<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, Aydın'da incir hasadında konuştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-aydin-da-incir-hasadinda-konustu/901679/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-aydin-da-incir-hasadinda-konustu/901679/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:48:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Aydın Haberleri : Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye, dünya incir üretiminde yüzde 28'lik oranla birinci sırada. Aynı zamanda kuru incirde de çok önemli bir ihracatçı. 2026 rekolte tahmini yaklaşık 388 bin ton yaş incir, 94 bin ton da kuru incir olarak gerçekleşmiş olacak. dedi.Yumaklı, İncirliova ilçesinde bulunan İncir Araştırma Enstitüsü'nde incir hasadına katıldı.Tarım işçileriyle bir araya gelen Yumaklı, işçilerle birlikte örtü üstüne düşen kuru incirleri ve ağaçlardaki yaş incirleri topladı.Bakan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki Girne Limanı açıklarında batan gemide hayatını kaybedenlere başsağlığı, yaralılara şifa diledi.Aydın'a incir hasadına katılmak için geldiğini belirten Yumaklı, Türkiye'nin bu yıl son 66 yılın en iyi yağışını aldığını ifade etti.Birçok üründe yüksek rekolte beklendiğini aktaran Yumaklı, Özellikle hububatta artık tamamlanma aşamasına geldi. 140 milyon tonun üzerinde bir bitkisel üretim miktarı bekliyoruz. Bu bütün zamanların en önemli en büyük rekoru olmuş olacak. dedi.Türkiye'nin incir üretiminde dünyada ilk sırada olduğunu vurgulayan Yumaklı, şöyle konuştu:Türkiye, dünya incir üretiminde yüzde 28'lik oranla birinci sırada. Aynı zamanda kuru incirde de çok önemli bir ihracatçı. 2026 rekolte tahmini yaklaşık 388 bin ton yaş incir, 94 bin ton da kuru incir olarak gerçekleşmiş olacak. Dünya kuru incir talebinin de ülkemiz yaklaşık yüzde 60 ila 65'i oranında bir yüzdesini karşılıyor. Bu anlamda hakikaten çok emsalsiz bir ürünün dünya birinciliği de ülkemizde.Türkiye'deki incirin de yüzde 60'ı aynı zamanda Aydın'da üretiliyor. Aynı zamanda organik incir üretimi de yine Aydın'da çok önemli miktarlarda gerçekleşiyor. Türkiye'de üretilen organik incirin de yüzde 84'ü Aydın'da.İncir Araştırma Enstitüsü'nün Aydın başta olmak üzere Türkiye'deki incir üretimine yönelik Ar-Ge çalışmalarını yürüttüğünü belirten Yumaklı, enstitünün gen bankasında 354 incir çeşidinin genetik kaynaklarının korunduğunu söyledi.Yumaklı, incirde hasat, depolama, işleme, iklim ve diğer koşullara bağlı olarak aflatoksin ve okratoksin oluşabildiğine dikkati çekti.Bu tür sorunların ihracatta ürünlerin geri dönmesine neden olabileceğini ifade eden Yumaklı, Biz sorunların minimuma indirilmesi için hem kendimiz bakanlık olarak hem üreticiler olarak hem de bunun ihracatını yapanlar olarak birlikte çalışmaya gayret ediyoruz. dedi.İncirin Türkiye için önemli bir geçim kaynağı ve dünya birinciliğine sahip bir ürün olduğunu vurgulayan Yumaklı, sektördeki sorunların çözümü için üretici, ihracatçı ve kamu kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.İncir işleme tesislerinin sözleşmeli üretim yapmasının sektöre disiplin getirmesi açısından önemli olduğunu belirten Yumaklı, ürünün toplanmasından pazara sunulmasına kadar farklı aşamalarda bakanlığın destek ve teşviklerinin bulunduğunu ifade etti.Yumaklı, ülkede hasat döneminin tüm üreticiler için hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulundu.Yumaklı'ya programda AK Parti Aydın milletvekilleri Seda Sarıbaş, Ömer Karakaş, Mustafa Savaş ve Ömer Özmen ile Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Aydın Valisi Osman Varol eşlik etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Aydın Haberleri : Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye, dünya incir üretiminde yüzde 28'lik oranla birinci sırada. Aynı zamanda kuru incirde de çok önemli bir ihracatçı. 2026 rekolte tahmini yaklaşık 388 bin ton yaş incir, 94 bin ton da kuru incir olarak gerçekleşmiş olacak. dedi.Yumaklı, İncirliova ilçesinde bulunan İncir Araştırma Enstitüsü'nde incir hasadına katıldı.Tarım işçileriyle bir araya gelen Yumaklı, işçilerle birlikte örtü üstüne düşen kuru incirleri ve ağaçlardaki yaş incirleri topladı.Bakan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki Girne Limanı açıklarında batan gemide hayatını kaybedenlere başsağlığı, yaralılara şifa diledi.Aydın'a incir hasadına katılmak için geldiğini belirten Yumaklı, Türkiye'nin bu yıl son 66 yılın en iyi yağışını aldığını ifade etti.Birçok üründe yüksek rekolte beklendiğini aktaran Yumaklı, Özellikle hububatta artık tamamlanma aşamasına geldi. 140 milyon tonun üzerinde bir bitkisel üretim miktarı bekliyoruz. Bu bütün zamanların en önemli en büyük rekoru olmuş olacak. dedi.Türkiye'nin incir üretiminde dünyada ilk sırada olduğunu vurgulayan Yumaklı, şöyle konuştu:Türkiye, dünya incir üretiminde yüzde 28'lik oranla birinci sırada. Aynı zamanda kuru incirde de çok önemli bir ihracatçı. 2026 rekolte tahmini yaklaşık 388 bin ton yaş incir, 94 bin ton da kuru incir olarak gerçekleşmiş olacak. Dünya kuru incir talebinin de ülkemiz yaklaşık yüzde 60 ila 65'i oranında bir yüzdesini karşılıyor. Bu anlamda hakikaten çok emsalsiz bir ürünün dünya birinciliği de ülkemizde.Türkiye'deki incirin de yüzde 60'ı aynı zamanda Aydın'da üretiliyor. Aynı zamanda organik incir üretimi de yine Aydın'da çok önemli miktarlarda gerçekleşiyor. Türkiye'de üretilen organik incirin de yüzde 84'ü Aydın'da.İncir Araştırma Enstitüsü'nün Aydın başta olmak üzere Türkiye'deki incir üretimine yönelik Ar-Ge çalışmalarını yürüttüğünü belirten Yumaklı, enstitünün gen bankasında 354 incir çeşidinin genetik kaynaklarının korunduğunu söyledi.Yumaklı, incirde hasat, depolama, işleme, iklim ve diğer koşullara bağlı olarak aflatoksin ve okratoksin oluşabildiğine dikkati çekti.Bu tür sorunların ihracatta ürünlerin geri dönmesine neden olabileceğini ifade eden Yumaklı, Biz sorunların minimuma indirilmesi için hem kendimiz bakanlık olarak hem üreticiler olarak hem de bunun ihracatını yapanlar olarak birlikte çalışmaya gayret ediyoruz. dedi.İncirin Türkiye için önemli bir geçim kaynağı ve dünya birinciliğine sahip bir ürün olduğunu vurgulayan Yumaklı, sektördeki sorunların çözümü için üretici, ihracatçı ve kamu kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.İncir işleme tesislerinin sözleşmeli üretim yapmasının sektöre disiplin getirmesi açısından önemli olduğunu belirten Yumaklı, ürünün toplanmasından pazara sunulmasına kadar farklı aşamalarda bakanlığın destek ve teşviklerinin bulunduğunu ifade etti.Yumaklı, ülkede hasat döneminin tüm üreticiler için hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulundu.Yumaklı'ya programda AK Parti Aydın milletvekilleri Seda Sarıbaş, Ömer Karakaş, Mustafa Savaş ve Ömer Özmen ile Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Aydın Valisi Osman Varol eşlik etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-aydin-da-incir-hasadinda-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fransa'da sosyalistlerin gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçimlerinde adayı Olivier Faure olacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fransa-da-sosyalistlerin-gelecek-yil-yapilacak-cumhurbaskani-secimlerinde-adayi-olivier-faure-olacak/901678/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fransa-da-sosyalistlerin-gelecek-yil-yapilacak-cumhurbaskani-secimlerinde-adayi-olivier-faure-olacak/901678/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:48:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Fransa'da Sosyalist Parti (PS) Genel Sekreteri Olivier Faure, 2027 cumhurbaşkanı seçimi için adaylığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Fransa'da Sosyalist Parti (PS) Genel Sekreteri Olivier Faure, 2027 cumhurbaşkanı seçimi için adaylığını açıkladı.PS Genel Sekreteri Faure, TF1 kanalında katıldığı programda gelecek yıl yapılacak seçimlere ilişkin değerlendirmede bulundu.Faure, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un görevi devredeceği seçimlerde olası adaylığına ilişkin soruya Evet, adayım. yanıtını verdi.Daha adil bir ülke istediği için aday olduğunu belirten Faure, Fransa'yı yeniden inşa edecekleri vaadinde bulundu.Fransa'da gelecek yıl düzenlenecek cumhurbaşkanı seçimlerinde iki dönem üst üste görev yapan Emmanuel Macron yeniden aday olamayacak. İki turlu seçimin ilk turu 18 Nisan, ikinci turu ise 2 Mayıs 2027'de yapılacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Fransa'da Sosyalist Parti (PS) Genel Sekreteri Olivier Faure, 2027 cumhurbaşkanı seçimi için adaylığını açıkladı.PS Genel Sekreteri Faure, TF1 kanalında katıldığı programda gelecek yıl yapılacak seçimlere ilişkin değerlendirmede bulundu.Faure, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un görevi devredeceği seçimlerde olası adaylığına ilişkin soruya Evet, adayım. yanıtını verdi.Daha adil bir ülke istediği için aday olduğunu belirten Faure, Fransa'yı yeniden inşa edecekleri vaadinde bulundu.Fransa'da gelecek yıl düzenlenecek cumhurbaşkanı seçimlerinde iki dönem üst üste görev yapan Emmanuel Macron yeniden aday olamayacak. İki turlu seçimin ilk turu 18 Nisan, ikinci turu ise 2 Mayıs 2027'de yapılacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/fransa-da-sosyalistlerin-gelecek-yil-yapilacak-cumhurbaskani-secimlerinde-adayi-olivier-faure-olacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Beypazarı'nda çıkan anız yangını söndürüldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/beypazari-nda-cikan-aniz-yangini-sonduruldu/901676/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/beypazari-nda-cikan-aniz-yangini-sonduruldu/901676/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:44:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Ankara'nın Beypazarı ilçesinde çıkan anız yangını söndürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara'nın Beypazarı ilçesinde çıkan anız yangını söndürüldü.Oymaağaç Mahallesi Ada mevkisinde henüz belirlenemeyen nedenle anız yangını çıktı.Vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ile jandarma ekipleri sevk edildi.Yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara'nın Beypazarı ilçesinde çıkan anız yangını söndürüldü.Oymaağaç Mahallesi Ada mevkisinde henüz belirlenemeyen nedenle anız yangını çıktı.Vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ile jandarma ekipleri sevk edildi.Yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/beypazari-nda-cikan-aniz-yangini-sonduruldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli Savunma Bakanı Güler, Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı Munir ile görüştü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-savunma-bakani-guler-pakistan-kara-kuvvetleri-ve-savunma-kuvvetleri-komutani-munir-ile-gorustu/901675/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-savunma-bakani-guler-pakistan-kara-kuvvetleri-ve-savunma-kuvvetleri-komutani-munir-ile-gorustu/901675/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:42:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asim Munir ile görüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asim Munir ile görüştü.Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi Toplantısı'nın ilki, bugün İstanbul'da yapılacak.Toplantı öncesinde ikili görüşmelere devam eden Güler, bu kapsamda, Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı Munir ile görüştü.Görüşmede, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da yer aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asim Munir ile görüştü.Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi Toplantısı'nın ilki, bugün İstanbul'da yapılacak.Toplantı öncesinde ikili görüşmelere devam eden Güler, bu kapsamda, Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı Munir ile görüştü.Görüşmede, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da yer aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/milli-savunma-bakani-guler-pakistan-kara-kuvvetleri-ve-savunma-kuvvetleri-komutani-munir-ile-gorustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bursa'da düğün yemeği sonrası 367 kişinin rahatsızlanmasına ilişkin soruşturma başlatıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bursa-da-dugun-yemegi-sonrasi-367-kisinin-rahatsizlanmasina-iliskin-sorusturma-baslatildi/901674/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bursa-da-dugun-yemegi-sonrasi-367-kisinin-rahatsizlanmasina-iliskin-sorusturma-baslatildi/901674/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:42:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bursa / İl Sağlık Müdürlüğü: - İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile koordineli hareket edilerek gıda numunesi alınması sağlanmış ve Orhaneli İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerimiz tarafından da su numunesi alınmıştır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bursa Haberleri : Bursa'nın Orhaneli ilçesinde sünnet düğünü yemeğinin ardından 367 kişinin rahatsızlanmasına ilişkin adli ve idari soruşturma başlatıldığı bildirildi.İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada, dün sünnet düğününde verilen yemekten dolayı rahatsızlanan 367 kişinin gece boyunca Orhaneli Devlet Hastanesinin yanı sıra çeşitli hastanelere başvurduğu aktarıldı.Orhaneli Devlet Hastanesine başvuran 74 kişinin ambulanslarla merkezdeki hastanelere sevk edildiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:Hastaların çoğu şifa ile taburcu edilmiş olup, tedavisi devam eden 23 hastanın ise genel durumları iyidir. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile koordineli hareket edilerek gıda numunesi alınması sağlanmış ve Orhaneli İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerimiz tarafından da su numunesi alınmıştır. Olayla ilgili adli ve idari tahkikat başlamıştır.OlayDün Karıncalı Mahallesi'nde düzenlenen bir sünnet düğününde ikram edilen tavuklu pilavdan yiyen bazı davetliler, bir süre sonra rahatsızlanmıştı. Mide bulantısı ve kusma şikayetleriyle hastanelere başvuran çok sayıda kişi, tedavi altına alınmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bursa Haberleri : Bursa'nın Orhaneli ilçesinde sünnet düğünü yemeğinin ardından 367 kişinin rahatsızlanmasına ilişkin adli ve idari soruşturma başlatıldığı bildirildi.İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada, dün sünnet düğününde verilen yemekten dolayı rahatsızlanan 367 kişinin gece boyunca Orhaneli Devlet Hastanesinin yanı sıra çeşitli hastanelere başvurduğu aktarıldı.Orhaneli Devlet Hastanesine başvuran 74 kişinin ambulanslarla merkezdeki hastanelere sevk edildiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:Hastaların çoğu şifa ile taburcu edilmiş olup, tedavisi devam eden 23 hastanın ise genel durumları iyidir. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile koordineli hareket edilerek gıda numunesi alınması sağlanmış ve Orhaneli İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerimiz tarafından da su numunesi alınmıştır. Olayla ilgili adli ve idari tahkikat başlamıştır.OlayDün Karıncalı Mahallesi'nde düzenlenen bir sünnet düğününde ikram edilen tavuklu pilavdan yiyen bazı davetliler, bir süre sonra rahatsızlanmıştı. Mide bulantısı ve kusma şikayetleriyle hastanelere başvuran çok sayıda kişi, tedavi altına alınmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/bursa-da-dugun-yemegi-sonrasi-367-kisinin-rahatsizlanmasina-iliskin-sorusturma-baslatildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Şimşek, yılın ikinci çeyreğine ilişkin büyüme verilerini değerlendirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-simsek-yilin-ikinci-ceyregine-iliskin-buyume-verilerini-degerlendirdi/901673/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-simsek-yilin-ikinci-ceyregine-iliskin-buyume-verilerini-degerlendirdi/901673/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:39:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dezenflasyon sürecindeki ilerleme ve daha destekleyici küresel koşullar sayesinde gelecek dönem büyümenin kademeli olarak artmasını beklediklerini, 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program (OVP) ile kalıcı refah artışını temin etmek için yol haritasını ortaya koyacaklarını bildirdi.Şimşek, yazılı açıklamasında, yılın ikinci çeyreğine ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini değerlendirdi.Türkiye ekonomisinin jeopolitik gerilimlerin öne çıktığı 2026'nın ikinci çeyreğinde zorlu küresel koşullara rağmen çeyreklik bazda yüzde 1,1, yıllık yüzde 2,3 büyüdüğüne dikkati çeken Şimşek, yıllıklandırılmış milli gelirin 1,7 trilyon doları aştığını aktardı.Şimşek, teknoloji yoğun sektörlerdeki olumlu görünümün desteğiyle sanayi katma değerinin yıllık yüzde 2,4 arttığını, tarım sektörünün ise yüzde 13,3 ile güçlü büyümesini sürdürdüğünü belirterek, şu ifadeleri kullandı:Özel tüketim yüzde 3,5, yatırımlar yüzde 0,6 büyürken net dış talep büyümeye pozitif katkı verdi. Böylece ikinci çeyrekte iç ve dış talebin desteğiyle dengeli bir büyüme gerçekleşti. Jeopolitik gelişmelerin ticaret ortaklarımız üzerindeki etkileri ve başta enerji olmak üzere emtia fiyatlarındaki artışla yıllıklandırılmış cari açık ikinci çeyrekte 38,9 milyar dolar olurken cari açığın milli gelire oranı yüzde 2,3 ile sürdürülebilir seviyelerde kaldı.Kalıcı refah artışı için yol haritamızı ortaya koyacağızKayıt dışılıkla mücadele, vergide adaletin güçlendirilmesi ve harcama disiplini sayesinde önemli bir mali alan sağladıklarını vurgulayan Şimşek, küresel fiyat şoklarının vatandaşlara etkisini sınırlamak ve dezenflasyonu desteklemek amacıyla eşel mobil uygulamasıyla önemli bir vergi gelirinden vazgeçilmesine rağmen bütçe performansının olumlu seyrini sürdürdüğünü belirtti.Şimşek, yılın ikinci çeyreği itibarıyla brüt dış borç stokunun milli gelire oranının yüzde 31,6 seviyesinde yatay seyrettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:Türkiye'nin toplam borcunun milli gelire oranı yüzde 91 ile gelişmekte olan ülkeler ortalaması olan yüzde 229'un ve dünya ortalaması olan yüzde 306'nın oldukça altında bulunuyor. Ekonomimizin güçlenen makroekonomik temelleri, şoklara karşı direncimizi artırıyor. Dezenflasyon sürecindeki ilerleme ve daha destekleyici küresel koşullar sayesinde önümüzdeki dönemde büyümenin kademeli olarak artmasını bekliyoruz. 2027-2029 dönemi OVP ile fiyat istikrarını sağlamak, teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışıyla büyüme potansiyelimizi güçlendirmek ve kalıcı refah artışını temin etmek için yol haritamızı ortaya koyacağız.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dezenflasyon sürecindeki ilerleme ve daha destekleyici küresel koşullar sayesinde gelecek dönem büyümenin kademeli olarak artmasını beklediklerini, 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program (OVP) ile kalıcı refah artışını temin etmek için yol haritasını ortaya koyacaklarını bildirdi.Şimşek, yazılı açıklamasında, yılın ikinci çeyreğine ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini değerlendirdi.Türkiye ekonomisinin jeopolitik gerilimlerin öne çıktığı 2026'nın ikinci çeyreğinde zorlu küresel koşullara rağmen çeyreklik bazda yüzde 1,1, yıllık yüzde 2,3 büyüdüğüne dikkati çeken Şimşek, yıllıklandırılmış milli gelirin 1,7 trilyon doları aştığını aktardı.Şimşek, teknoloji yoğun sektörlerdeki olumlu görünümün desteğiyle sanayi katma değerinin yıllık yüzde 2,4 arttığını, tarım sektörünün ise yüzde 13,3 ile güçlü büyümesini sürdürdüğünü belirterek, şu ifadeleri kullandı:Özel tüketim yüzde 3,5, yatırımlar yüzde 0,6 büyürken net dış talep büyümeye pozitif katkı verdi. Böylece ikinci çeyrekte iç ve dış talebin desteğiyle dengeli bir büyüme gerçekleşti. Jeopolitik gelişmelerin ticaret ortaklarımız üzerindeki etkileri ve başta enerji olmak üzere emtia fiyatlarındaki artışla yıllıklandırılmış cari açık ikinci çeyrekte 38,9 milyar dolar olurken cari açığın milli gelire oranı yüzde 2,3 ile sürdürülebilir seviyelerde kaldı.Kalıcı refah artışı için yol haritamızı ortaya koyacağızKayıt dışılıkla mücadele, vergide adaletin güçlendirilmesi ve harcama disiplini sayesinde önemli bir mali alan sağladıklarını vurgulayan Şimşek, küresel fiyat şoklarının vatandaşlara etkisini sınırlamak ve dezenflasyonu desteklemek amacıyla eşel mobil uygulamasıyla önemli bir vergi gelirinden vazgeçilmesine rağmen bütçe performansının olumlu seyrini sürdürdüğünü belirtti.Şimşek, yılın ikinci çeyreği itibarıyla brüt dış borç stokunun milli gelire oranının yüzde 31,6 seviyesinde yatay seyrettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:Türkiye'nin toplam borcunun milli gelire oranı yüzde 91 ile gelişmekte olan ülkeler ortalaması olan yüzde 229'un ve dünya ortalaması olan yüzde 306'nın oldukça altında bulunuyor. Ekonomimizin güçlenen makroekonomik temelleri, şoklara karşı direncimizi artırıyor. Dezenflasyon sürecindeki ilerleme ve daha destekleyici küresel koşullar sayesinde önümüzdeki dönemde büyümenin kademeli olarak artmasını bekliyoruz. 2027-2029 dönemi OVP ile fiyat istikrarını sağlamak, teknolojik dönüşüm ve verimlilik artışıyla büyüme potansiyelimizi güçlendirmek ve kalıcı refah artışını temin etmek için yol haritamızı ortaya koyacağız.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/bakan-simsek-yilin-ikinci-ceyregine-iliskin-buyume-verilerini-degerlendirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İmamoğlu / İBB davasının 72. duruşması başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/imamoglu-ibb-davasinin-72-durusmasi-basladi/901671/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/imamoglu-ibb-davasinin-72-durusmasi-basladi/901671/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:36:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 72.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 72. duruşması başladı.İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.Bir kısım tutuksuz sanık ile avukatların da geldiği duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.Duruşma, tutuklu sanıkların ve avukatlarının aylık tutukluluk incelemesi kapsamında tahliye taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ihbar eden sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı suçtan zarar gören sıfatıyla yer alıyor.İddianamede, 16 kişi müşteki, 7'si firari, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 kişi sanık olarak bulunuyor.Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna ilişkin değerlendirme yapılıyor.İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun örgüt elebaşı, sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da örgüt yöneticisi olduğu belirtiliyor.Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun suç işleme amacıyla örgüt kurmak, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, suç delillerini gizleme, haberleşmenin engellenmesi, kamu malına zarar verme, rüşvet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, irtikap, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet ve Maden Kanunu'na muhalefet suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.İddianamede, Keleş'in 48 kez rüşvet, rüşvet alma, rüşvet verme, 55 kez ihaleye fesat karıştırma, 39 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 8 kez suç gelirlerini aklama, Maden Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet, çevre kirliliğine neden olma, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, irtikap, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile haberleşmenin engellenmesi suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Ongun'un rüşvet, 53 kez ihaleye fesat karıştırma, 33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ile suç gelirlerini aklama suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.İddianamede, Soytekin'in rüşvet, zincirleme şekilde rüşvet, irtikap ve suç gelirlerini aklama suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, suç gelirlerini aklama, evrakta sahtecilik, Maden Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet, çevre kirliliğine neden olma ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.Gün'ün suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması isteniyor.Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez rüşvet alma, 2 kez irtikap, kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez rüşvet alma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Birleşen dosyaBeyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 sanığın tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu sanık bulunuyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 72. duruşması başladı.İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.Bir kısım tutuksuz sanık ile avukatların da geldiği duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.Duruşma, tutuklu sanıkların ve avukatlarının aylık tutukluluk incelemesi kapsamında tahliye taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ihbar eden sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı suçtan zarar gören sıfatıyla yer alıyor.İddianamede, 16 kişi müşteki, 7'si firari, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 kişi sanık olarak bulunuyor.Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna ilişkin değerlendirme yapılıyor.İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun örgüt elebaşı, sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da örgüt yöneticisi olduğu belirtiliyor.Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun suç işleme amacıyla örgüt kurmak, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, suç delillerini gizleme, haberleşmenin engellenmesi, kamu malına zarar verme, rüşvet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, irtikap, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet ve Maden Kanunu'na muhalefet suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.İddianamede, Keleş'in 48 kez rüşvet, rüşvet alma, rüşvet verme, 55 kez ihaleye fesat karıştırma, 39 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 8 kez suç gelirlerini aklama, Maden Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet, çevre kirliliğine neden olma, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, irtikap, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile haberleşmenin engellenmesi suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Ongun'un rüşvet, 53 kez ihaleye fesat karıştırma, 33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ile suç gelirlerini aklama suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.İddianamede, Soytekin'in rüşvet, zincirleme şekilde rüşvet, irtikap ve suç gelirlerini aklama suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, suç gelirlerini aklama, evrakta sahtecilik, Maden Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet, çevre kirliliğine neden olma ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.Gün'ün suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması isteniyor.Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez rüşvet alma, 2 kez irtikap, kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez rüşvet alma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Birleşen dosyaBeyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 sanığın tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu sanık bulunuyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/imamoglu-ibb-davasinin-72-durusmasi-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Almanya'ya doğrudan yabancı yatırımlar 2025'te 86 milyar avroyu aştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/almanya-ya-dogrudan-yabanci-yatirimlar-2025-te-86-milyar-avroyu-asti/901670/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/almanya-ya-dogrudan-yabanci-yatirimlar-2025-te-86-milyar-avroyu-asti/901670/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:36:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / ABD menşeli şirketlerin Almanya'daki yatırımları yüzde 44 azalırken Birleşik Krallık kaynaklı yatırımlar yüzde 284'lük rekor artışla 26,4 milyar avroya ulaştı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Almanya'ya yönelik doğrudan yabancı yatırımların, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 50 artarak 86 milyar avroyu aştığı bildirildi.Alman Ekonomi Enstitüsü (IW), Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) verilerine dayandırarak yaptığı hesaplamalarla ülkeye yönelik 2025 yılı doğrudan yabancı yatırım verilerini açıkladı.Buna göre, yabancı sermayeli şirketlerin geçen yıl Almanya'da gerçekleştirdiği doğrudan yatırım tutarı 86 milyar 145 milyon avro olarak kayıtlara geçti.Yatırımlar, küresel ekonomideki dalgalanmalar ve büyük ölçekli münferit işlemler nedeniyle yıllık bazda keskin hareketler gösterse de geçen yıl ulaşılan seviye, 2015-2024 döneminin ortanca değerinin yüzde 11 üzerine çıktı. Böylece, 2024 yılında yaşanan yüzde 32’lik daralmanın ardından doğrudan yabancı yatırımlarda yeniden dengelenme süreci başladı.Birleşik Krallık liderliği ABD&#039;den devraldıVeriler, Almanya'ya sermaye ihraç eden ülkelerin sıralamasında radikal değişimler yaşandığını ortaya koydu. ABD'li şirketlerin yatırımlarındaki sert düşüşe rağmen, Birleşik Krallık kaynaklı sermaye girişlerindeki rekor artış ülkenin yatırım performansını yukarı taşıdı.Buna göre, ABD menşeli şirketlerin Almanya'daki yatırımları 2025'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 44 azalarak 11 milyar 763 milyon avroya geriledi.Bu gelişmeyle ABD'nin Almanya'daki toplam yabancı yatırımlar içindeki payı yüzde 36'dan yüzde 14'e düştü.ABD'den doğan boşluğu ise Birleşik Krallık doldurdu. İngiliz şirketlerinin Almanya'daki yatırımları yüzde 284'lük rekor artışla 26 milyar 365 milyon avroya ulaştı.Toplam yatırımlar içinde yaklaşık yüzde 31 pay alan Birleşik Krallık, ABD'yi geride bırakarak Almanya'nın en büyük tekil yabancı sermaye kaynağı oldu.Aynı dönemde Çin'den gelen yatırımlar yüzde 51 artışla 199 milyon avroya çıksa da genel toplam içindeki payı yüzde 0,2 ile sınırlı kaldı.Suudi Arabistan’dan gelen yatırımlar yüzde 43 artarak 1 milyar 88 milyon avroya, Şili yatırımları ise yüzde 41 yükselişle 2 milyar 836 milyon avroya ulaştı.En fazla yatırım Avrupa kıtasındanAlmanya’ya gelen yabancı sermayenin ana merkezi Avrupa kıtası olmaya devam etti.Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, yatırımlarında yaşanan yüzde 3'lük hafif gerilemeye rağmen 2025 yılında Almanya'ya 43 milyar 122 milyon avro fon sağladı. Bu tutar, toplam yabancı yatırımların yarısından fazlasına karşılık geldi.Birleşik Krallık da dahil edildiğinde, Almanya’ya giren yabancı sermayenin yüzde 80’inden fazlasının Avrupa çıkışlı olduğu görüldü. Uzmanlar, bu verilerin Berlin yönetiminin en yakın ve en istikrarlı ekonomik bağlarının Avrupalı komşularıyla kalmaya devam ettiğini gösterdiğini vurguladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Almanya'ya yönelik doğrudan yabancı yatırımların, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 50 artarak 86 milyar avroyu aştığı bildirildi.Alman Ekonomi Enstitüsü (IW), Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) verilerine dayandırarak yaptığı hesaplamalarla ülkeye yönelik 2025 yılı doğrudan yabancı yatırım verilerini açıkladı.Buna göre, yabancı sermayeli şirketlerin geçen yıl Almanya'da gerçekleştirdiği doğrudan yatırım tutarı 86 milyar 145 milyon avro olarak kayıtlara geçti.Yatırımlar, küresel ekonomideki dalgalanmalar ve büyük ölçekli münferit işlemler nedeniyle yıllık bazda keskin hareketler gösterse de geçen yıl ulaşılan seviye, 2015-2024 döneminin ortanca değerinin yüzde 11 üzerine çıktı. Böylece, 2024 yılında yaşanan yüzde 32’lik daralmanın ardından doğrudan yabancı yatırımlarda yeniden dengelenme süreci başladı.Birleşik Krallık liderliği ABD&#039;den devraldıVeriler, Almanya'ya sermaye ihraç eden ülkelerin sıralamasında radikal değişimler yaşandığını ortaya koydu. ABD'li şirketlerin yatırımlarındaki sert düşüşe rağmen, Birleşik Krallık kaynaklı sermaye girişlerindeki rekor artış ülkenin yatırım performansını yukarı taşıdı.Buna göre, ABD menşeli şirketlerin Almanya'daki yatırımları 2025'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 44 azalarak 11 milyar 763 milyon avroya geriledi.Bu gelişmeyle ABD'nin Almanya'daki toplam yabancı yatırımlar içindeki payı yüzde 36'dan yüzde 14'e düştü.ABD'den doğan boşluğu ise Birleşik Krallık doldurdu. İngiliz şirketlerinin Almanya'daki yatırımları yüzde 284'lük rekor artışla 26 milyar 365 milyon avroya ulaştı.Toplam yatırımlar içinde yaklaşık yüzde 31 pay alan Birleşik Krallık, ABD'yi geride bırakarak Almanya'nın en büyük tekil yabancı sermaye kaynağı oldu.Aynı dönemde Çin'den gelen yatırımlar yüzde 51 artışla 199 milyon avroya çıksa da genel toplam içindeki payı yüzde 0,2 ile sınırlı kaldı.Suudi Arabistan’dan gelen yatırımlar yüzde 43 artarak 1 milyar 88 milyon avroya, Şili yatırımları ise yüzde 41 yükselişle 2 milyar 836 milyon avroya ulaştı.En fazla yatırım Avrupa kıtasındanAlmanya’ya gelen yabancı sermayenin ana merkezi Avrupa kıtası olmaya devam etti.Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, yatırımlarında yaşanan yüzde 3'lük hafif gerilemeye rağmen 2025 yılında Almanya'ya 43 milyar 122 milyon avro fon sağladı. Bu tutar, toplam yabancı yatırımların yarısından fazlasına karşılık geldi.Birleşik Krallık da dahil edildiğinde, Almanya’ya giren yabancı sermayenin yüzde 80’inden fazlasının Avrupa çıkışlı olduğu görüldü. Uzmanlar, bu verilerin Berlin yönetiminin en yakın ve en istikrarlı ekonomik bağlarının Avrupalı komşularıyla kalmaya devam ettiğini gösterdiğini vurguladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/almanya-ya-dogrudan-yabanci-yatirimlar-2025-te-86-milyar-avroyu-asti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fransa'da aşırı sağcı milletvekili seçimi kazanmaları halinde başörtülülere para cezası uygulanacağını söyledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fransa-da-asiri-sagci-milletvekili-secimi-kazanmalari-halinde-basortululere-para-cezasi-uygulanacagini-soyledi/901669/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fransa-da-asiri-sagci-milletvekili-secimi-kazanmalari-halinde-basortululere-para-cezasi-uygulanacagini-soyledi/901669/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:36:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi milletvekili Jean-Philippe Tanguy, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçimlerini kazanmaları halinde başörtüsü takanlara para cezası uygulayacaklarını açıkladı.Tanguy, BFMTV kanalında katıldığı programda 2027 cumhurbaşkanı seçimlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.Marine Le Pen'in, RN'nin adayı olduğu seçimleri kazanmaları halinde başörtüsü takanlara para cezası uygulamayı planladıklarını duyuran Tanguy, İslamcı ideoloji ile kesinlikle mücadele edeceğiz. dedi.Tanguy, çocukluğunun Paris'in bir banliyösünde geçtiğini ve büyüdüğü sokakların çehresinin zamanla değiştiğini, bu değişimin ne göçmen ne de Müslüman sayısındaki artıştan kaynaklandığını belirterek başörtülü kadınları hedef gösterdi.Fransa'da başörtülü kadın sayısındaki artıştan duyduğu rahatsızlığı dile getiren Tanguy, bu durumun kontrolden çıktığını ileri sürdü.Aşırı sağcı milletvekili Tanguy'un açıklamaları, özellikle aşırı solcu siyasiler tarafından tepkiyle karşılandı.Ülkede kamusal alanda başörtüsü yasağı, halihazırda aşırı sağcı partinin seçim vaatleri arasında yer alıyor.Fransa'da iki dönem üst üste görev yapan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, gelecek yıl düzenlenecek seçimlerde aday olamayacak. İki turlu seçimlerin ilk turu 18 Nisan, ikinci turu da 2 Mayıs 2027'de yapılacak.Ülkede kamu çalışanlarına yönelik başörtüsü yasağı, 2004'ten itibaren ilk ve ortaöğretim seviyesindeki öğrenciler için de uygulanmaya başlanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi milletvekili Jean-Philippe Tanguy, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçimlerini kazanmaları halinde başörtüsü takanlara para cezası uygulayacaklarını açıkladı.Tanguy, BFMTV kanalında katıldığı programda 2027 cumhurbaşkanı seçimlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.Marine Le Pen'in, RN'nin adayı olduğu seçimleri kazanmaları halinde başörtüsü takanlara para cezası uygulamayı planladıklarını duyuran Tanguy, İslamcı ideoloji ile kesinlikle mücadele edeceğiz. dedi.Tanguy, çocukluğunun Paris'in bir banliyösünde geçtiğini ve büyüdüğü sokakların çehresinin zamanla değiştiğini, bu değişimin ne göçmen ne de Müslüman sayısındaki artıştan kaynaklandığını belirterek başörtülü kadınları hedef gösterdi.Fransa'da başörtülü kadın sayısındaki artıştan duyduğu rahatsızlığı dile getiren Tanguy, bu durumun kontrolden çıktığını ileri sürdü.Aşırı sağcı milletvekili Tanguy'un açıklamaları, özellikle aşırı solcu siyasiler tarafından tepkiyle karşılandı.Ülkede kamusal alanda başörtüsü yasağı, halihazırda aşırı sağcı partinin seçim vaatleri arasında yer alıyor.Fransa'da iki dönem üst üste görev yapan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, gelecek yıl düzenlenecek seçimlerde aday olamayacak. İki turlu seçimlerin ilk turu 18 Nisan, ikinci turu da 2 Mayıs 2027'de yapılacak.Ülkede kamu çalışanlarına yönelik başörtüsü yasağı, 2004'ten itibaren ilk ve ortaöğretim seviyesindeki öğrenciler için de uygulanmaya başlanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/fransa-da-asiri-sagci-milletvekili-secimi-kazanmalari-halinde-basortululere-para-cezasi-uygulanacagini-soyledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRK-İŞ Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırmasının ağustos ayı sonuçlarını açıkladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turk-is-aclik-ve-yoksulluk-siniri-arastirmasinin-agustos-ayi-sonuclarini-acikladi/901668/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turk-is-aclik-ve-yoksulluk-siniri-arastirmasinin-agustos-ayi-sonuclarini-acikladi/901668/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:36:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : TÜRK-İŞ, ağustosta 4 kişilik aile için açlık sınırını 37 bin 388 lira, yoksulluk sınırını 121 bin 786 lira olarak hesapladı.TÜRK-İŞ, çalışanların geçim şartlarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek için her ay yaptığı Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırmasının ağustos 2026 sonuçlarını açıkladı.Araştırmaya göre, ağustosta Ankara'da yaşayan 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden açlık sınırı 37 bin 388 lira 30 kuruş oldu.Gıda, giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen yoksulluk sınırı ise 121 bin 786 lira olarak hesaplandı.Bekar bir çalışanın yaşama maliyeti de aylık 48 bin 305 lira 38 kuruş oldu.Yumurta fiyatlarında artış yaşandıAraştırmada, süt, peynir ve yoğurt grubunda ağustosta belirgin bir fiyat değişikliği görülmezken, dana kıyma ve kuşbaşı ile tavuk eti fiyatlarında artış kaydedildi. Kuzu eti fiyatlarında ise bir miktar gerileme görüldü.Yumurta fiyatlarında okulların açılmasının yaklaşmasıyla artış yaşanırken, nohut, kuru fasulye ve mercimek fiyatlarında belirgin değişiklik olmadı.Meyve ve sebze grubunda mevsim etkisiyle beklenen fiyat düşüşünün gerçekleşmediği belirtilirken, özellikle patates ve soğanın yüksek fiyat seviyesini koruduğu bildirildi.Ekmek, pirinç, un, makarna ve irmik fiyatlarında önemli bir değişiklik görülmezken, bulgur fiyatında bir miktar artış kaydedildi.Temel yağ ürünlerinde ise fiyatlar genel olarak yükseldi. En fazla fiyat artışı ayçiçek yağında görülürken, margarin, tereyağı ve zeytinyağı fiyatlarında da artış tespit edildi.Çay fiyatlarındaki artış eğilimi ağustosta da devam ederken, baharat, ıhlamur, tuz, bal ve reçel fiyatlarında belirgin değişiklik görülmedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : TÜRK-İŞ, ağustosta 4 kişilik aile için açlık sınırını 37 bin 388 lira, yoksulluk sınırını 121 bin 786 lira olarak hesapladı.TÜRK-İŞ, çalışanların geçim şartlarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek için her ay yaptığı Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırmasının ağustos 2026 sonuçlarını açıkladı.Araştırmaya göre, ağustosta Ankara'da yaşayan 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden açlık sınırı 37 bin 388 lira 30 kuruş oldu.Gıda, giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen yoksulluk sınırı ise 121 bin 786 lira olarak hesaplandı.Bekar bir çalışanın yaşama maliyeti de aylık 48 bin 305 lira 38 kuruş oldu.Yumurta fiyatlarında artış yaşandıAraştırmada, süt, peynir ve yoğurt grubunda ağustosta belirgin bir fiyat değişikliği görülmezken, dana kıyma ve kuşbaşı ile tavuk eti fiyatlarında artış kaydedildi. Kuzu eti fiyatlarında ise bir miktar gerileme görüldü.Yumurta fiyatlarında okulların açılmasının yaklaşmasıyla artış yaşanırken, nohut, kuru fasulye ve mercimek fiyatlarında belirgin değişiklik olmadı.Meyve ve sebze grubunda mevsim etkisiyle beklenen fiyat düşüşünün gerçekleşmediği belirtilirken, özellikle patates ve soğanın yüksek fiyat seviyesini koruduğu bildirildi.Ekmek, pirinç, un, makarna ve irmik fiyatlarında önemli bir değişiklik görülmezken, bulgur fiyatında bir miktar artış kaydedildi.Temel yağ ürünlerinde ise fiyatlar genel olarak yükseldi. En fazla fiyat artışı ayçiçek yağında görülürken, margarin, tereyağı ve zeytinyağı fiyatlarında da artış tespit edildi.Çay fiyatlarındaki artış eğilimi ağustosta da devam ederken, baharat, ıhlamur, tuz, bal ve reçel fiyatlarında belirgin değişiklik görülmedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/turk-is-aclik-ve-yoksulluk-siniri-arastirmasinin-agustos-ayi-sonuclarini-acikladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Haaretz: YPG'nin Şam yönetimine entegre olması, İsrail'in bölünmüş Suriye planını çıkmaza soktu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/haaretz-ypg-nin-sam-yonetimine-entegre-olmasi-israil-in-bolunmus-suriye-planini-cikmaza-soktu/901666/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/haaretz-ypg-nin-sam-yonetimine-entegre-olmasi-israil-in-bolunmus-suriye-planini-cikmaza-soktu/901666/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:33:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / İsrail basınındaki köşe yazısında, Suriye'de terör örgütü YPG'nin feshedilerek Suriye ordusuna entegrasyonu konusunda varılan uzlaşının, bölünmüş bir Suriye üzerinden hesap yapan Tel Aviv'in sahadaki etki alanını ve elindeki nüfuz kozlarını daralttığı değerlendirmesine yer verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : İsrail basınındaki köşe yazısında, Suriye'de terör örgütü YPG'nin feshedilerek Suriye ordusuna entegrasyonu konusunda varılan uzlaşının, bölünmüş bir Suriye üzerinden hesap yapan Tel Aviv'in sahadaki etki alanını ve elindeki nüfuz kozlarını daralttığı değerlendirmesine yer verildi.Haaretz gazetesi yazarı Zvi Barel'in köşe yazısına göre, YPG ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetimi arasında varılan anlaşma, Washington ve Türkiye'nin de desteklediği birleşik Suriye sürecini hızlandırırken, Tel Aviv yönetiminin sahadaki etnik ve mezhepsel azınlıklar üzerinden yürüttüğü stratejik kozları neredeyse tamamen elinden aldı.Köşe yazısında Barel, böylece Şara'nın Suriye'yi kendi liderliği altında birleştirmesinin önündeki en çetin engellerden birinin ortadan kalkmış olduğunu vurguladı.İsrail, YPG&#039;yi Şam, Tahran ve Ankara&#039;ya karşı kullanmak istiyorduBarel'e göre, İsrail, Irak ve İran'da olduğu gibi Suriye'deki YPG'yi de Şam, Tahran ve Ankara'ya karşı hem bir istihbarat üssü hem de bölgesel dengeleri bozan bir tampon güç olarak kullanmayı hedefliyordu.Esad rejiminin çöküşünün ardından İsrail'in, Türkiye'nin desteğiyle kurulacak tek parça bir Suriye yönetimini engellemek için sahadaki YPG ve Dürzi unsurları stratejik bir koz olarak gördüğünü yazan Barel, İsrail'in bu hesabının, YPG ile güneydeki Süveyda vilayetinde bulunan bazı Dürzi milislerin işbirliği yapması ve Şam'daki yeni yönetime karşı ortak bir direniş sergilemesiyle daha da güçlendiğini anımsattı.Barel'e göre, Temmuz 2025'te yaşanan olaylar, İsrail'in öne sürdüğü tezlere hizmet eden mezhepsel korkular oluşturdu. Bu teze göre Suriye, tüm ülkeyi yönetme kabiliyetini sınırlayan mezhepsel duvarlarla kuşatılacak ve bu durum İsrail'i Suriye'nin siyasi alanında hayati bir aktör haline getirecekti.Barel, İsrail'in bu konseptine ortak çıkmadığına, çünkü bu yaklaşımın hem Türkiye'nin hem de ABD'nin politikalarıyla doğrudan taban tabana zıt olduğuna dikkati çekti.İsrailli köşe yazarına göre, Trump'ın Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da Şara'ya sarılmasıyla ABD'nin Suriye'deki Kürtlere yönelik politikası netleşmişti.Barel, ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın, Şara ile örgüt arasında bir anlaşmaya varmak için çalıştığını, yoğun baskı ve hatta tehditler kullanarak örgütü hiçbir yardım ve finansman olmaksızın yapayalnız kalacakları konusunda uyardığını vurguladı.İsrail&#039;in bölünmüş Suriye hedefi, bölgesel gerçeklikle çatışıyorBarel'e göre, YPG'nin devre dışı kalmasıyla İsrail'in stratejisi, yalnızca Süveyda vilayetindeki bazı Dürzilere bel bağlamak durumunda kaldı. İsrail'in açıktan destek verdiği Dürzi lider Hikmet el-Hecri, Süveyda'daki Dürzilerin kendilerini İsrail'in bir parçası olarak gördüklerini, hatta aynı inancı paylaştıklarını beyan etti.Hecri'nin bile ABD'nin İsrail'e, politikasını değiştirmesini ve Suriye'nin bütünleşmesini baltalamayı bırakmasını söylemeyeceğinden emin olamayacağını vurgulayan Barel, ayrıca bu bütünleşmenin, Trump'ın talimatıyla Barrack'ın öncülüğünde, aynı zamanda Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar'ın etkisiyle yürütülen bir süreç olduğuna işaret etti.Barel, YPG'nin feshinin, yalnızca Suriye içi bir hesabın kapatılması değil, aynı zamanda İsrail için de ciddi bir uyarı işareti olduğunu yazdı.Barel'e göre, İsrail'in azınlıklara dayanma, Şam'ı engelleme ve bölünmüş bir Suriye hayaline bel bağlama politikası; bölgesel gerçeklikle ve Amerikan politikalarıyla açıkça çatışıyor.Son olarak Barel; İsrail'in manevra alanını korumak ve oyunun tamamen dışında kalmamak istiyorsa bölünme yanılsamasını terk etmesi, Suriye yönetimini ise yalnızca bir düşman değil, mutabakata varabileceği potansiyel bir muhatap olarak görmeye başlaması gerektiğini yazdı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : İsrail basınındaki köşe yazısında, Suriye'de terör örgütü YPG'nin feshedilerek Suriye ordusuna entegrasyonu konusunda varılan uzlaşının, bölünmüş bir Suriye üzerinden hesap yapan Tel Aviv'in sahadaki etki alanını ve elindeki nüfuz kozlarını daralttığı değerlendirmesine yer verildi.Haaretz gazetesi yazarı Zvi Barel'in köşe yazısına göre, YPG ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetimi arasında varılan anlaşma, Washington ve Türkiye'nin de desteklediği birleşik Suriye sürecini hızlandırırken, Tel Aviv yönetiminin sahadaki etnik ve mezhepsel azınlıklar üzerinden yürüttüğü stratejik kozları neredeyse tamamen elinden aldı.Köşe yazısında Barel, böylece Şara'nın Suriye'yi kendi liderliği altında birleştirmesinin önündeki en çetin engellerden birinin ortadan kalkmış olduğunu vurguladı.İsrail, YPG&#039;yi Şam, Tahran ve Ankara&#039;ya karşı kullanmak istiyorduBarel'e göre, İsrail, Irak ve İran'da olduğu gibi Suriye'deki YPG'yi de Şam, Tahran ve Ankara'ya karşı hem bir istihbarat üssü hem de bölgesel dengeleri bozan bir tampon güç olarak kullanmayı hedefliyordu.Esad rejiminin çöküşünün ardından İsrail'in, Türkiye'nin desteğiyle kurulacak tek parça bir Suriye yönetimini engellemek için sahadaki YPG ve Dürzi unsurları stratejik bir koz olarak gördüğünü yazan Barel, İsrail'in bu hesabının, YPG ile güneydeki Süveyda vilayetinde bulunan bazı Dürzi milislerin işbirliği yapması ve Şam'daki yeni yönetime karşı ortak bir direniş sergilemesiyle daha da güçlendiğini anımsattı.Barel'e göre, Temmuz 2025'te yaşanan olaylar, İsrail'in öne sürdüğü tezlere hizmet eden mezhepsel korkular oluşturdu. Bu teze göre Suriye, tüm ülkeyi yönetme kabiliyetini sınırlayan mezhepsel duvarlarla kuşatılacak ve bu durum İsrail'i Suriye'nin siyasi alanında hayati bir aktör haline getirecekti.Barel, İsrail'in bu konseptine ortak çıkmadığına, çünkü bu yaklaşımın hem Türkiye'nin hem de ABD'nin politikalarıyla doğrudan taban tabana zıt olduğuna dikkati çekti.İsrailli köşe yazarına göre, Trump'ın Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da Şara'ya sarılmasıyla ABD'nin Suriye'deki Kürtlere yönelik politikası netleşmişti.Barel, ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın, Şara ile örgüt arasında bir anlaşmaya varmak için çalıştığını, yoğun baskı ve hatta tehditler kullanarak örgütü hiçbir yardım ve finansman olmaksızın yapayalnız kalacakları konusunda uyardığını vurguladı.İsrail&#039;in bölünmüş Suriye hedefi, bölgesel gerçeklikle çatışıyorBarel'e göre, YPG'nin devre dışı kalmasıyla İsrail'in stratejisi, yalnızca Süveyda vilayetindeki bazı Dürzilere bel bağlamak durumunda kaldı. İsrail'in açıktan destek verdiği Dürzi lider Hikmet el-Hecri, Süveyda'daki Dürzilerin kendilerini İsrail'in bir parçası olarak gördüklerini, hatta aynı inancı paylaştıklarını beyan etti.Hecri'nin bile ABD'nin İsrail'e, politikasını değiştirmesini ve Suriye'nin bütünleşmesini baltalamayı bırakmasını söylemeyeceğinden emin olamayacağını vurgulayan Barel, ayrıca bu bütünleşmenin, Trump'ın talimatıyla Barrack'ın öncülüğünde, aynı zamanda Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar'ın etkisiyle yürütülen bir süreç olduğuna işaret etti.Barel, YPG'nin feshinin, yalnızca Suriye içi bir hesabın kapatılması değil, aynı zamanda İsrail için de ciddi bir uyarı işareti olduğunu yazdı.Barel'e göre, İsrail'in azınlıklara dayanma, Şam'ı engelleme ve bölünmüş bir Suriye hayaline bel bağlama politikası; bölgesel gerçeklikle ve Amerikan politikalarıyla açıkça çatışıyor.Son olarak Barel; İsrail'in manevra alanını korumak ve oyunun tamamen dışında kalmamak istiyorsa bölünme yanılsamasını terk etmesi, Suriye yönetimini ise yalnızca bir düşman değil, mutabakata varabileceği potansiyel bir muhatap olarak görmeye başlaması gerektiğini yazdı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/haaretz-ypg-nin-sam-yonetimine-entegre-olmasi-israil-in-bolunmus-suriye-planini-cikmaza-soktu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title> Coral Travel premium tur portföyünü 6 yeni rotayla genişletiyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/coral-travel-premium-tur-portfoyunu-6-yeni-rotayla-genisletiyor/901663/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/coral-travel-premium-tur-portfoyunu-6-yeni-rotayla-genisletiyor/901663/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:24:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı: - Rotaların oluşturulmasından şehirlerde geçirilecek süreye, otel ve araç seçiminden rehber atamalarına kadar tüm kararları yıllar içinde edindiğimiz deneyim ve misafirlerimizden aldığımız geri bildirimler doğrultusunda veriyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Coral Travel, uzak coğrafyaları, yerel kültürleri ve konforu bir arada yaşamak isteyen deneyim odaklı tatilciler için portföyüne Çin'den Vietnam'a, Zanzibar'dan Victoria Şelaleleri'ne uzanan altı yeni program daha eklemeye hazırlanıyor.Şirketten yapılan açıklamaya göre, yurt dışı turlara olan talep 2026'nın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artarken, konaklamadan ulaşıma, rehberlikten çevre gezilerine kadar tatilin farklı aşamalarını tek programda buluşturan premium turlar giderek daha fazla talep görüyor.Yurt dışı seyahatlerinde tüketiciler artık yalnızca tur fiyatına değil, ödedikleri tutar karşılığında sunulan hizmetlerin kapsamına ve seyahatin toplam maliyetine de odaklanıyor. Konaklamadan ulaşıma, rehberlikten çevre gezilerine kadar tatilin farklı aşamalarını tek programda buluşturan, ek harcamaları azaltan ve bütçe planlamasını kolaylaştıran kapsamlı tur paketleri bu nedenle daha fazla ilgi görüyor.Coral Travel'ın 2026'da premium ürünlerinde İspanya-Endülüs, Bernina Treni ile İsviçre Alpleri, İskandinavya ve Fiyortlar ile İtalya Çizme rotası gibi Avrupa'nın ikonik kentlerinin yanı sıra Bali, Singapur, Japonya, Güney Kore, Güney Afrika, Tayland, ABD ve Özbekistan gibi uzak ve egzotik rotalar öne çıktı.Bu tablo, Türk turistlerin bir yandan klasik Avrupa rotalarına ilgisini sürdürürken bir yandan ve deneyim odaklı destinasyonlara da yöneldiğini gösteriyor. Japonya, Güney Kore ve Sri Lanka Türk turistlerin ilgisinin arttığı destinasyonlar arasında öne çıktı. Japonya'ya olan talep geçen yıla göre yüzde 70, Güney Kore'ye olan talep ise yüzde 50 arttı. Yeni deneyimler sunan bu rotaların yanı sıra Azerbaycan, diğer Türk Cumhuriyetleri ve Gürcistan gibi yakın coğrafyalar da ürün çeşitliliğini güçlendiriyor.Premium seyahatin deneyim boyutunu besleyen yeni eğilimlerden biri de film ve dizilerde görülen lokasyonlardan ilhamla seyahat planlama anlamına gelen set-jetting olarak öne çıkıyor. 18 ülkede 24 bin yetişkinle gerçekleştirilen Unpack '26 araştırmasına göre Z ve Y kuşağı seyahatseverlerin yüzde 81'i tatil planlarını film ve televizyon yapımlarında gördükleri lokasyonlardan hareketle oluşturuyor. Küresel seyahatseverlerin yüzde 53'ü ise ekranlardan ilham alan seyahatlere ilgisinin son bir yılda arttığını belirtiyor.Christopher Nolan'ın Homeros'un destanından uyarladığı The Odyssey de bu eğilimin 2026'daki dikkati çekici örneklerinden biri oldu. Filmin Peloponez başta olmak üzere Yunanistan'daki çekim noktalarının yanı sıra Sicilya, Fas ve İskoçya gibi lokasyonları yeniden seyahat gündemine taşıması, sinema ile destinasyon keşfi arasındaki bağı güçlendirdi.Coral Travel, gelecek dönemde premium tur ağını farklı coğrafyalarda yeni programlarla genişletmeye hazırlanıyor. Portföye eklenmesi planlanan rotalar arasında Yangtze Nehri'nde Çin, Kızıl Nehir'den Mekong'a Vietnam, Asya'nın ödüllü egzotik adası Phu Quoc, Okyanusun İncisi Zanzibar, Güney Afrika-Botsvana-Victoria Şelaleleri ve Kahire'den Abu Simbel'e Mısır'ın Altın Rotası bulunuyor.Şirket verilerine göre 2026'da bugüne kadar premium turlarla seyahat eden misafirlerin memnuniyet oranı yüzde 97,8 olarak gerçekleşti. Artan rekabet ortamında uzun vadeli marka değerinin yalnızca fiyat avantajıyla değil, güven, memnuniyet ve tekrar seyahat eden sadık misafirlerle oluşturulabileceği yaklaşımını benimseyen Coral Travel, premium tur programlarını konfor, hizmet kalitesi ve maliyet öngörülebilirliği ekseninde şekillendiriyor.Baştan sona konforla örülmüş bir yaşam deneyimi sunuyoruzAçıklamada görüşlerine yer verilen Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı, premium yaklaşımının yalnızca konaklama standardıyla tanımlanmadığını belirtti.Premium ifadesinin kendileri için yalnızca otel kategorisini anlatmadığını vurgulayan Kamçı, Seyahatin uçtan uca doğru planlanması ve nitelikli bir deneyim sunulması anlamına geliyor. Misafirlerimize sadece bir seyahat değil, baştan sona konforla örülmüş bir yaşam deneyimi sunuyoruz. Rotaların oluşturulmasından şehirlerde geçirilecek süreye, otel ve araç seçiminden rehber atamalarına kadar tüm kararları yıllar içinde edindiğimiz deneyim ve misafirlerimizden aldığımız geri bildirimler doğrultusunda veriyoruz. Amacımız, misafirimizin turu satın alırken gördüğü fiyatın seyahatin gerçek ve toplam maliyeti olması. ifadelerini kullandı.Kamçı, Avrupa rotalarında merkezi konumdaki 4 yıldızlı oteller, uzak destinasyonlarda ise bölgenin özelliklerine göre seçilen 4 ve 5 yıldızlı tesislerin tercih edildiğini vurguladı.Premium turların ilk bakışta standart ürünlerden bir miktar daha yüksek fiyatlı görünebileceğini vurgulayan Kamçı, Ancak standart bir turun fiyatına ekstra turlar, giriş ücretleri ve şehir vergileri gibi dahil olmayan kalemler eklendiğinde toplam maliyet farkı önemli ölçüde azalıyor. Bizim için mesele yalnızca bir kez tur satmak değil, misafirimizin satın alma aşamasından eve dönüşüne kadar iyi bir deneyim yaşamasını ve sonraki seyahatlerinde de bizi tercih etmesini sağlamak. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Coral Travel, uzak coğrafyaları, yerel kültürleri ve konforu bir arada yaşamak isteyen deneyim odaklı tatilciler için portföyüne Çin'den Vietnam'a, Zanzibar'dan Victoria Şelaleleri'ne uzanan altı yeni program daha eklemeye hazırlanıyor.Şirketten yapılan açıklamaya göre, yurt dışı turlara olan talep 2026'nın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artarken, konaklamadan ulaşıma, rehberlikten çevre gezilerine kadar tatilin farklı aşamalarını tek programda buluşturan premium turlar giderek daha fazla talep görüyor.Yurt dışı seyahatlerinde tüketiciler artık yalnızca tur fiyatına değil, ödedikleri tutar karşılığında sunulan hizmetlerin kapsamına ve seyahatin toplam maliyetine de odaklanıyor. Konaklamadan ulaşıma, rehberlikten çevre gezilerine kadar tatilin farklı aşamalarını tek programda buluşturan, ek harcamaları azaltan ve bütçe planlamasını kolaylaştıran kapsamlı tur paketleri bu nedenle daha fazla ilgi görüyor.Coral Travel'ın 2026'da premium ürünlerinde İspanya-Endülüs, Bernina Treni ile İsviçre Alpleri, İskandinavya ve Fiyortlar ile İtalya Çizme rotası gibi Avrupa'nın ikonik kentlerinin yanı sıra Bali, Singapur, Japonya, Güney Kore, Güney Afrika, Tayland, ABD ve Özbekistan gibi uzak ve egzotik rotalar öne çıktı.Bu tablo, Türk turistlerin bir yandan klasik Avrupa rotalarına ilgisini sürdürürken bir yandan ve deneyim odaklı destinasyonlara da yöneldiğini gösteriyor. Japonya, Güney Kore ve Sri Lanka Türk turistlerin ilgisinin arttığı destinasyonlar arasında öne çıktı. Japonya'ya olan talep geçen yıla göre yüzde 70, Güney Kore'ye olan talep ise yüzde 50 arttı. Yeni deneyimler sunan bu rotaların yanı sıra Azerbaycan, diğer Türk Cumhuriyetleri ve Gürcistan gibi yakın coğrafyalar da ürün çeşitliliğini güçlendiriyor.Premium seyahatin deneyim boyutunu besleyen yeni eğilimlerden biri de film ve dizilerde görülen lokasyonlardan ilhamla seyahat planlama anlamına gelen set-jetting olarak öne çıkıyor. 18 ülkede 24 bin yetişkinle gerçekleştirilen Unpack '26 araştırmasına göre Z ve Y kuşağı seyahatseverlerin yüzde 81'i tatil planlarını film ve televizyon yapımlarında gördükleri lokasyonlardan hareketle oluşturuyor. Küresel seyahatseverlerin yüzde 53'ü ise ekranlardan ilham alan seyahatlere ilgisinin son bir yılda arttığını belirtiyor.Christopher Nolan'ın Homeros'un destanından uyarladığı The Odyssey de bu eğilimin 2026'daki dikkati çekici örneklerinden biri oldu. Filmin Peloponez başta olmak üzere Yunanistan'daki çekim noktalarının yanı sıra Sicilya, Fas ve İskoçya gibi lokasyonları yeniden seyahat gündemine taşıması, sinema ile destinasyon keşfi arasındaki bağı güçlendirdi.Coral Travel, gelecek dönemde premium tur ağını farklı coğrafyalarda yeni programlarla genişletmeye hazırlanıyor. Portföye eklenmesi planlanan rotalar arasında Yangtze Nehri'nde Çin, Kızıl Nehir'den Mekong'a Vietnam, Asya'nın ödüllü egzotik adası Phu Quoc, Okyanusun İncisi Zanzibar, Güney Afrika-Botsvana-Victoria Şelaleleri ve Kahire'den Abu Simbel'e Mısır'ın Altın Rotası bulunuyor.Şirket verilerine göre 2026'da bugüne kadar premium turlarla seyahat eden misafirlerin memnuniyet oranı yüzde 97,8 olarak gerçekleşti. Artan rekabet ortamında uzun vadeli marka değerinin yalnızca fiyat avantajıyla değil, güven, memnuniyet ve tekrar seyahat eden sadık misafirlerle oluşturulabileceği yaklaşımını benimseyen Coral Travel, premium tur programlarını konfor, hizmet kalitesi ve maliyet öngörülebilirliği ekseninde şekillendiriyor.Baştan sona konforla örülmüş bir yaşam deneyimi sunuyoruzAçıklamada görüşlerine yer verilen Coral Travel Türkiye Genel Müdürü Mehmet Kamçı, premium yaklaşımının yalnızca konaklama standardıyla tanımlanmadığını belirtti.Premium ifadesinin kendileri için yalnızca otel kategorisini anlatmadığını vurgulayan Kamçı, Seyahatin uçtan uca doğru planlanması ve nitelikli bir deneyim sunulması anlamına geliyor. Misafirlerimize sadece bir seyahat değil, baştan sona konforla örülmüş bir yaşam deneyimi sunuyoruz. Rotaların oluşturulmasından şehirlerde geçirilecek süreye, otel ve araç seçiminden rehber atamalarına kadar tüm kararları yıllar içinde edindiğimiz deneyim ve misafirlerimizden aldığımız geri bildirimler doğrultusunda veriyoruz. Amacımız, misafirimizin turu satın alırken gördüğü fiyatın seyahatin gerçek ve toplam maliyeti olması. ifadelerini kullandı.Kamçı, Avrupa rotalarında merkezi konumdaki 4 yıldızlı oteller, uzak destinasyonlarda ise bölgenin özelliklerine göre seçilen 4 ve 5 yıldızlı tesislerin tercih edildiğini vurguladı.Premium turların ilk bakışta standart ürünlerden bir miktar daha yüksek fiyatlı görünebileceğini vurgulayan Kamçı, Ancak standart bir turun fiyatına ekstra turlar, giriş ücretleri ve şehir vergileri gibi dahil olmayan kalemler eklendiğinde toplam maliyet farkı önemli ölçüde azalıyor. Bizim için mesele yalnızca bir kez tur satmak değil, misafirimizin satın alma aşamasından eve dönüşüne kadar iyi bir deneyim yaşamasını ve sonraki seyahatlerinde de bizi tercih etmesini sağlamak. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kunduracı göğsünde ileri çöküklük kalp ve akciğerleri etkileyebiliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kunduraci-gogsunde-ileri-cokukluk-kalp-ve-akcigerleri-etkileyebiliyor/901661/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kunduraci-gogsunde-ileri-cokukluk-kalp-ve-akcigerleri-etkileyebiliyor/901661/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:21:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Uğur Temel: - Her göğüs çöküklüğü ameliyat edilmek zorunda değildir. Deformitenin derecesi, hastanın yaşı, şikayetleri, kalp ve akciğerlerin etkilenip etkilenmediği ve kişinin yaşam kalitesi birlikte değerlendirilmelidir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Uğur Temel, halk arasında kunduracı göğsü olarak bilinen pektus ekskavatumda ileri derecedeki çöküklüğün kalp ve akciğerler üzerinde baskıya yol açabileceğini belirtti.Hastaneden yapılan açıklamaya göre, pektus ekskavatum, göğüs kemiği ve ön göğüs duvarının içe doğru çökmesiyle ortaya çıkan göğüs duvarı deformitesi olarak tanımlanıyor.Çöküklük bazı kişilerde hafif düzeyde kalırken özellikle ergenlik dönemindeki hızlı büyümeyle daha belirgin hale gelebiliyor. İleri vakalarda ise göğüs kafesinin görünümünün yanı sıra göğüs boşluğundaki organlar da bu durumdan etkilenebiliyor.Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Uğur Temel, kunduracı göğsünün yalnızca estetik bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, deformitenin derecesi arttıkça göğüs boşluğundaki yapılara baskı oluşabileceğini kaydetti.Özellikle kalbin sağ bölümlerinde bası meydana gelebileceğini ve akciğerlerin genişleyebileceği alanın azalabileceğini aktaran Temel, pektus ekskavatumu bulunan birçok kişinin herhangi bir fiziksel yakınma yaşamayabileceğini ifade etti.Temel, deformitenin derecesine bağlı olarak bazı hastaların günlük aktivitelerinin ve egzersiz kapasitesinin etkilenebileceğini vurgulayarak, şöyle devam etti:Özellikle koşarken, merdiven çıkarken veya spor yaparken yaşıtlarına göre daha çabuk yorulma, nefes darlığı, göğüste ağrı veya baskı hissi ve çarpıntı gibi şikayetler görülebilir. Bu belirtilerin tamamının nedeni pektus ekskavatum değildir ancak belirgin bir göğüs duvarı deformitesiyle birlikte ortaya çıkıyorsa kalp ve akciğer fonksiyonlarının değerlendirilmesi önem taşır.Hastalığın etkisinin kişiden kişiye değişebildiğini vurgulayan Temel, deformitenin derecesiyle hastanın şikayetlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.Ergenlik döneminde daha belirgin hale gelebiliyorGöğüs kafesindeki çöküklüğün doğumdan itibaren fark edilebildiğini ancak bazı çocuklarda küçük yaşlarda çok belirgin olmayabileceğini aktaran Temel, Özellikle ergenlik çağında hızlı boy uzaması ve göğüs kafesinin gelişimi sırasında deformitedeki artış daha kolay fark edilebilir. Bu dönemde yalnızca görünüm değil; çocuğun spor yaparken zorlanıp zorlanmadığı, nefes darlığı veya çabuk yorulma yaşayıp yaşamadığı da gözlemlenmelidir. ifadelerini kullandı.Temel, deformitenin çocuk ve gençlerin beden algısını da etkileyebildiğine işaret ederek, bazı gençlerin göğüslerinin görünümü nedeniyle yüzme ve spor gibi aktivitelerden uzaklaşabildiğini ve sosyal ortamlarda rahatsızlık hissedebildiğini aktardı.Pektus ekskavatum tanısında öncelikle göğüs kafesinin fizik muayeneyle değerlendirildiğini belirten Temel, gerekli görülen hastalarda bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans (MR) görüntüleme, solunum fonksiyon testleri, elektrokardiyografi, ekokardiyografi ve kardiyopulmoner egzersiz testlerinden yararlanılabileceğini kaydetti.Temel, tedavi kararının kişiye özel verilmesi gerektiğine dikkati çekerek, Her göğüs çöküklüğü ameliyat edilmek zorunda değildir. Deformitenin derecesi, hastanın yaşı, şikayetleri, kalp ve akciğerlerin etkilenip etkilenmediği ve kişinin yaşam kalitesi birlikte değerlendirilmelidir. Hafif vakalarda takip yeterli olabilirken, uygun hastalarda cerrahi tedavi gündeme gelebilir. değerlendirmelerinde bulundu.Uygun hastalarda göğüs duvarı deformitelerinin minimal invaziv cerrahi yöntemlerle düzeltilebildiğini belirten Temel, şunları kaydetti:Cerrahinin amacı yalnızca göğüs kafesinin dış görünümünü değiştirmek değildir. Uygun hastada göğüs kemiğinin daha normal anatomik konuma getirilmesiyle göğüs boşluğu içerisindeki baskının azaltılması da hedeflenir. Ancak ameliyat kararı hastanın beklentileri, deformitenin derecesi ve fonksiyonel değerlendirme sonuçları dikkate alınarak verilmelidir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Uğur Temel, halk arasında kunduracı göğsü olarak bilinen pektus ekskavatumda ileri derecedeki çöküklüğün kalp ve akciğerler üzerinde baskıya yol açabileceğini belirtti.Hastaneden yapılan açıklamaya göre, pektus ekskavatum, göğüs kemiği ve ön göğüs duvarının içe doğru çökmesiyle ortaya çıkan göğüs duvarı deformitesi olarak tanımlanıyor.Çöküklük bazı kişilerde hafif düzeyde kalırken özellikle ergenlik dönemindeki hızlı büyümeyle daha belirgin hale gelebiliyor. İleri vakalarda ise göğüs kafesinin görünümünün yanı sıra göğüs boşluğundaki organlar da bu durumdan etkilenebiliyor.Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Uğur Temel, kunduracı göğsünün yalnızca estetik bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, deformitenin derecesi arttıkça göğüs boşluğundaki yapılara baskı oluşabileceğini kaydetti.Özellikle kalbin sağ bölümlerinde bası meydana gelebileceğini ve akciğerlerin genişleyebileceği alanın azalabileceğini aktaran Temel, pektus ekskavatumu bulunan birçok kişinin herhangi bir fiziksel yakınma yaşamayabileceğini ifade etti.Temel, deformitenin derecesine bağlı olarak bazı hastaların günlük aktivitelerinin ve egzersiz kapasitesinin etkilenebileceğini vurgulayarak, şöyle devam etti:Özellikle koşarken, merdiven çıkarken veya spor yaparken yaşıtlarına göre daha çabuk yorulma, nefes darlığı, göğüste ağrı veya baskı hissi ve çarpıntı gibi şikayetler görülebilir. Bu belirtilerin tamamının nedeni pektus ekskavatum değildir ancak belirgin bir göğüs duvarı deformitesiyle birlikte ortaya çıkıyorsa kalp ve akciğer fonksiyonlarının değerlendirilmesi önem taşır.Hastalığın etkisinin kişiden kişiye değişebildiğini vurgulayan Temel, deformitenin derecesiyle hastanın şikayetlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.Ergenlik döneminde daha belirgin hale gelebiliyorGöğüs kafesindeki çöküklüğün doğumdan itibaren fark edilebildiğini ancak bazı çocuklarda küçük yaşlarda çok belirgin olmayabileceğini aktaran Temel, Özellikle ergenlik çağında hızlı boy uzaması ve göğüs kafesinin gelişimi sırasında deformitedeki artış daha kolay fark edilebilir. Bu dönemde yalnızca görünüm değil; çocuğun spor yaparken zorlanıp zorlanmadığı, nefes darlığı veya çabuk yorulma yaşayıp yaşamadığı da gözlemlenmelidir. ifadelerini kullandı.Temel, deformitenin çocuk ve gençlerin beden algısını da etkileyebildiğine işaret ederek, bazı gençlerin göğüslerinin görünümü nedeniyle yüzme ve spor gibi aktivitelerden uzaklaşabildiğini ve sosyal ortamlarda rahatsızlık hissedebildiğini aktardı.Pektus ekskavatum tanısında öncelikle göğüs kafesinin fizik muayeneyle değerlendirildiğini belirten Temel, gerekli görülen hastalarda bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans (MR) görüntüleme, solunum fonksiyon testleri, elektrokardiyografi, ekokardiyografi ve kardiyopulmoner egzersiz testlerinden yararlanılabileceğini kaydetti.Temel, tedavi kararının kişiye özel verilmesi gerektiğine dikkati çekerek, Her göğüs çöküklüğü ameliyat edilmek zorunda değildir. Deformitenin derecesi, hastanın yaşı, şikayetleri, kalp ve akciğerlerin etkilenip etkilenmediği ve kişinin yaşam kalitesi birlikte değerlendirilmelidir. Hafif vakalarda takip yeterli olabilirken, uygun hastalarda cerrahi tedavi gündeme gelebilir. değerlendirmelerinde bulundu.Uygun hastalarda göğüs duvarı deformitelerinin minimal invaziv cerrahi yöntemlerle düzeltilebildiğini belirten Temel, şunları kaydetti:Cerrahinin amacı yalnızca göğüs kafesinin dış görünümünü değiştirmek değildir. Uygun hastada göğüs kemiğinin daha normal anatomik konuma getirilmesiyle göğüs boşluğu içerisindeki baskının azaltılması da hedeflenir. Ancak ameliyat kararı hastanın beklentileri, deformitenin derecesi ve fonksiyonel değerlendirme sonuçları dikkate alınarak verilmelidir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Son Dakika Gelişmesi! Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Dezenflasyon sürecindeki ilerleme ve destekleyici küresel koşullar sayesinde önümüzdeki dönemde büyümenin kademeli olarak artmasını bekliyoruz</title>
      <link>https://www.canligaste.com/son-dakika-gelismesi-hazine-ve-maliye-bakani-simsek-dezenflasyon-surecindeki-ilerleme-ve-destekleyici-kuresel-kosullar-sayesinde-onumuzdeki-donemde-buyumenin-kademeli-olarak-artmasini-bekliyoruz/901660/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/son-dakika-gelismesi-hazine-ve-maliye-bakani-simsek-dezenflasyon-surecindeki-ilerleme-ve-destekleyici-kuresel-kosullar-sayesinde-onumuzdeki-donemde-buyumenin-kademeli-olarak-artmasini-bekliyoruz/901660/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:18:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi Flaş Haber / Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Dezenflasyon sürecindeki ilerleme ve destekleyici küresel koşullar sayesinde önümüzdeki dönemde büyümenin kademeli olarak artmasını bekliyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Son Dakika Flaş Haber : Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Dezenflasyon sürecindeki ilerleme ve destekleyici küresel koşullar sayesinde önümüzdeki dönemde büyümenin kademeli olarak artmasını bekliyoruz.Bu flaş haber gelişmesidir! Haber güncellendikçe içerik eklenecektir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Son Dakika Flaş Haber : Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: Dezenflasyon sürecindeki ilerleme ve destekleyici küresel koşullar sayesinde önümüzdeki dönemde büyümenin kademeli olarak artmasını bekliyoruz.Bu flaş haber gelişmesidir! Haber güncellendikçe içerik eklenecektir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Erzurum'da balkon camları arasından kurtarılan delice doğan doğaya salındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/erzurum-da-balkon-camlari-arasindan-kurtarilan-delice-dogan-dogaya-salindi/901659/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/erzurum-da-balkon-camlari-arasindan-kurtarilan-delice-dogan-dogaya-salindi/901659/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:18:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Erzurum / Erzurum'da bir dairenin balkon camlarının arasında sıkışan delice doğan, doğa koruma ekiplerinin müdahalesiyle kurtarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Erzurum Haberleri : Erzurum'da bir dairenin balkon camlarının arasında sıkışan delice doğan, doğa koruma ekiplerinin müdahalesiyle kurtarıldı.Hüseyin Avni Ulaş Mahallesi'nde 7 katlı apartmanın 5. katında bulunan dairenin balkon camlarının arasında mahsur kalan delice doğanı fark eden ev sahibi, durumu Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Erzurum 13. Bölge Müdürlüğü ekiplerine bildirdi.İhbar üzerine adrese gelen ekipler, bitkin haldeki yırtıcı kuşu sıkıştığı dar alandan zarar vermeden çıkardı.İlk müdahalesi yapılan delice doğan, sağlık kontrolü için DKMP bünyesindeki Yaban Hayvanları İlk Yardım ve Tedavi Birimi'ne nakledildi.Burada yaban hayatı uzmanı veteriner hekim Dr. Selçuk Albayrak tarafından muayenesi yapılan delice doğanın, herhangi bir kırık ya da doku hasarının bulunmadığı belirlendi.Kısa süreli bakım ve besleme programına alınan ve avlanma yetisini koruduğu belirlenen yırtıcı kuş, DKMP ekiplerince Erzurum kırsalında doğaya salındı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Erzurum Haberleri : Erzurum'da bir dairenin balkon camlarının arasında sıkışan delice doğan, doğa koruma ekiplerinin müdahalesiyle kurtarıldı.Hüseyin Avni Ulaş Mahallesi'nde 7 katlı apartmanın 5. katında bulunan dairenin balkon camlarının arasında mahsur kalan delice doğanı fark eden ev sahibi, durumu Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Erzurum 13. Bölge Müdürlüğü ekiplerine bildirdi.İhbar üzerine adrese gelen ekipler, bitkin haldeki yırtıcı kuşu sıkıştığı dar alandan zarar vermeden çıkardı.İlk müdahalesi yapılan delice doğan, sağlık kontrolü için DKMP bünyesindeki Yaban Hayvanları İlk Yardım ve Tedavi Birimi'ne nakledildi.Burada yaban hayatı uzmanı veteriner hekim Dr. Selçuk Albayrak tarafından muayenesi yapılan delice doğanın, herhangi bir kırık ya da doku hasarının bulunmadığı belirlendi.Kısa süreli bakım ve besleme programına alınan ve avlanma yetisini koruduğu belirlenen yırtıcı kuş, DKMP ekiplerince Erzurum kırsalında doğaya salındı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/erzurum-da-balkon-camlari-arasindan-kurtarilan-delice-dogan-dogaya-salindi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aileler çocuklarının okula uyum sürecine İlk Adım Defteriyle eşlik edecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aileler-cocuklarinin-okula-uyum-surecine-ilk-adim-defteriyle-eslik-edecek/901658/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aileler-cocuklarinin-okula-uyum-surecine-ilk-adim-defteriyle-eslik-edecek/901658/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:16:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / MEB, okul öncesi eğitim ve ilkokul 1. sınıf öğrencilerinin okula uyum süreçlerine ailelerin etkin katılımını desteklemek amacıyla Çocuğumla Okula İlk Adım Defteri hazırladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) okul öncesi eğitim ve ilkokul 1. sınıf öğrencilerinin okula uyum süreçlerine ailelerin etkin katılımını desteklemek amacıyla Çocuğumla Okula İlk Adım Defteri hazırlandı.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 2026-2027 eğitim öğretim yılında ailelerin çocuklarının okula uyum ve gelişim süreçlerine daha yakından eşlik etmeleri hedefleniyor.Bu çerçevede hayata geçirilen Ailemle Okul Yolu Programı kapsamında okul öncesi eğitim ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri için ayrı ayrı hazırlanan Çocuğumla Okula İlk Adım Defteri, çocukların eğitim yolculuğunun ilk yılında aileleriyle birlikte öğrenmelerine, okul deneyimlerini paylaşmalarına ve anılar biriktirmelerine imkan sunacak.Hazırlanan defterlerle çocukların okuldaki ilk günlerinden eğitim öğretim yılı sonuna kadar aileleriyle yaşadıkları deneyimler, kayıt altına alınarak bu dönemin kalıcı bir hatıraya dönüştürülmesi sağlanacak.Bir ödev niteliği taşımayan, oyun ve etkinliklerle ilişkilendirilmiş bir çocuk-aile paylaşım materyali olarak yapılandırılan defterler, çocuklar ve aileleri tarafından birlikte kullanılacak. Defterlerde yer alan çalışmalar, çocuk ile ailesinin birlikte düşünmesine, üretmesine, paylaşımda bulunmasına ve iletişim kurmasına olanak sağlayacak.Okul-aile işbirliğinin eğitim öğretim yılı boyunca güçlendirilmesi hedefleniyorAileler, çocuklarıyla birlikte gerçekleştirdikleri etkinlikleri, paylaşımları ve okul deneyimlerini bu defterler aracılığıyla yıl boyunca kayıt altına alabilecek. Böylece çocukların okula ilk adımları, aile katılımıyla zenginleşen anlamlı ve kalıcı bir öğrenme yolculuğuna dönüşecek.Defterlerdeki çalışmalar aracılığıyla ailelerin çocuklarının duygu ve düşüncelerini, meraklarını ve heyecanlarını daha yakından tanımaları, birlikte nitelikli zaman geçirmeleri ve çocuklarının eğitim yaşantılarına etkin biçimde katılmaları amaçlanıyor. Aynı zamanda okul-aile işbirliğinin eğitim öğretim yılı boyunca güçlendirilmesi hedefleniyor.Defter, 7 bölümden oluşuyorOkul öncesi eğitim için hazırlanan defter, Okula Başlıyorum, Ailemle Oynuyorum, Ailemle Doğadayım, Ailemle Deniyorum, Ailemle Üretiyorum, Ailemle Okuyorum ve Defterimi Tamamlıyorum bölümlerinden oluşuyor.Defterde ailelerin çocuklarıyla oyun oynamalarına, doğayı gözlemlemelerine, deney yapmalarına, birlikte üretmelerine ve kitap okumalarına yönelik çeşitli etkinliklere yer veriliyor.Ailemden Mektup, İlk Gün Fotoğrafımız ve Gelecekteki Bana Mektup gibi çalışmalar ise bu özel dönemde yaşananların kayıt altına alınmasına ve anıların yıllar boyunca saklanmasına imkan sunuyor.Her etkinliğin sonunda yer alan Ailemden Not bölümünde aileler, çocuklarının duygu ve düşüncelerine, etkinlik sırasında yaptıkları gözlemlere ve birlikte yaşadıkları anlara ilişkin notlarını paylaşabilecek.1. sınıfta ilk günden yıl sonuna kadar anılar birikecekİlkokul 1. sınıf öğrencileri için hazırlanan Çocuğumla Okula İlk Adım 1. Sınıf Veli Hatıra Defteri, öğrencilerin ilkokuldaki ilk yıllarında aileleriyle etkinlikler gerçekleştirmeleri, gelişimlerini takip etmeleri ve bu özel yıla ilişkin anılar biriktirmeleri amacıyla hazırlandı.Uyum haftasıyla başlayan ve eğitim öğretim yılı boyunca aylara göre devam eden defterde, okulda ve sınıfta ilk gün, Ailemden Mektup ile aile yaşamı, sorumluluklar, masallar ve geleneksel oyunlar gibi farklı alanlara yönelik çalışmalar bulunuyor.Her etkinliğin sonunda yer alan Ailemden Not ile veliler, gözlemlerini ve çocuklarında fark ettikleri gelişimleri kaydedebilecek ve öğretmenler de öğrencinin çalışmasını inceleyerek gelişimine ilişkin kısa geri bildirimlerde bulunabilecek. Böylece aile ve öğretmen, öğrencinin ilkokuldaki ilk yılının gelişim sürecini birlikte takip edebilecek.Eğitim öğretim yılı sonunda defterler, öğrenciler ve aileleri için okula ilk adımla başlayan ve yıl boyunca birlikte oluşturulan kalıcı bir hatıraya dönüşecek.Ailemle Okul Yolu Programı&#039;yla aileler, çocuklarının eğitim yolculuklarına eşlik edecekMilli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de her iki defterde yer alan ön sözünde, çocukların eğitim yolculuğunun sağlam temeller üzerinde yükselmesinde aile ile okulun karşılıklı güven ve işbirliği içinde hareket etmesinin önemine dikkati çekti.Okula başlamanın çocukların hayatındaki en kıymetli dönüm noktalarından biri olduğunu belirten Tekin, bu yeni başlangıçta ailenin çocuğuna eşlik etmesinin onun okula güvenle adım atmasını ve okuluyla güçlü bir bağ kurmasını desteklediğini ifade etti.Ailemle Okul Yolu Programı ile ailelerin çocuklarının eğitim yolculuklarına eşlik etmelerinin ve okul-aile işbirliğinin eğitim öğretim yılı boyunca güçlendirilmesinin amaçlandığını vurgulayan Tekin, Çocuğumla Okula İlk Adım Defterinin de çocukların aileleriyle birlikte öğrenmelerine, okul deneyimlerini paylaşmalarına ve eğitim yolculuklarına ilişkin anılar biriktirmelerine imkan sunacağını kaydetti.Defterlerde yer alan çalışmaların ailelerin çocuklarını daha yakından tanımalarına, onların duygu ve düşüncelerini anlamalarına, meraklarına ve heyecanlarına eşlik etmelerine ve verimli ve keyifli zaman geçirmelerine katkı sunmasını temenni eden Bakan Tekin, çocukların aileleriyle attıkları her adımın güçlü aile, güçlü toplum ve güçlü Türkiye idealine katkı sunacağına inandıklarını belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) okul öncesi eğitim ve ilkokul 1. sınıf öğrencilerinin okula uyum süreçlerine ailelerin etkin katılımını desteklemek amacıyla Çocuğumla Okula İlk Adım Defteri hazırlandı.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 2026-2027 eğitim öğretim yılında ailelerin çocuklarının okula uyum ve gelişim süreçlerine daha yakından eşlik etmeleri hedefleniyor.Bu çerçevede hayata geçirilen Ailemle Okul Yolu Programı kapsamında okul öncesi eğitim ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri için ayrı ayrı hazırlanan Çocuğumla Okula İlk Adım Defteri, çocukların eğitim yolculuğunun ilk yılında aileleriyle birlikte öğrenmelerine, okul deneyimlerini paylaşmalarına ve anılar biriktirmelerine imkan sunacak.Hazırlanan defterlerle çocukların okuldaki ilk günlerinden eğitim öğretim yılı sonuna kadar aileleriyle yaşadıkları deneyimler, kayıt altına alınarak bu dönemin kalıcı bir hatıraya dönüştürülmesi sağlanacak.Bir ödev niteliği taşımayan, oyun ve etkinliklerle ilişkilendirilmiş bir çocuk-aile paylaşım materyali olarak yapılandırılan defterler, çocuklar ve aileleri tarafından birlikte kullanılacak. Defterlerde yer alan çalışmalar, çocuk ile ailesinin birlikte düşünmesine, üretmesine, paylaşımda bulunmasına ve iletişim kurmasına olanak sağlayacak.Okul-aile işbirliğinin eğitim öğretim yılı boyunca güçlendirilmesi hedefleniyorAileler, çocuklarıyla birlikte gerçekleştirdikleri etkinlikleri, paylaşımları ve okul deneyimlerini bu defterler aracılığıyla yıl boyunca kayıt altına alabilecek. Böylece çocukların okula ilk adımları, aile katılımıyla zenginleşen anlamlı ve kalıcı bir öğrenme yolculuğuna dönüşecek.Defterlerdeki çalışmalar aracılığıyla ailelerin çocuklarının duygu ve düşüncelerini, meraklarını ve heyecanlarını daha yakından tanımaları, birlikte nitelikli zaman geçirmeleri ve çocuklarının eğitim yaşantılarına etkin biçimde katılmaları amaçlanıyor. Aynı zamanda okul-aile işbirliğinin eğitim öğretim yılı boyunca güçlendirilmesi hedefleniyor.Defter, 7 bölümden oluşuyorOkul öncesi eğitim için hazırlanan defter, Okula Başlıyorum, Ailemle Oynuyorum, Ailemle Doğadayım, Ailemle Deniyorum, Ailemle Üretiyorum, Ailemle Okuyorum ve Defterimi Tamamlıyorum bölümlerinden oluşuyor.Defterde ailelerin çocuklarıyla oyun oynamalarına, doğayı gözlemlemelerine, deney yapmalarına, birlikte üretmelerine ve kitap okumalarına yönelik çeşitli etkinliklere yer veriliyor.Ailemden Mektup, İlk Gün Fotoğrafımız ve Gelecekteki Bana Mektup gibi çalışmalar ise bu özel dönemde yaşananların kayıt altına alınmasına ve anıların yıllar boyunca saklanmasına imkan sunuyor.Her etkinliğin sonunda yer alan Ailemden Not bölümünde aileler, çocuklarının duygu ve düşüncelerine, etkinlik sırasında yaptıkları gözlemlere ve birlikte yaşadıkları anlara ilişkin notlarını paylaşabilecek.1. sınıfta ilk günden yıl sonuna kadar anılar birikecekİlkokul 1. sınıf öğrencileri için hazırlanan Çocuğumla Okula İlk Adım 1. Sınıf Veli Hatıra Defteri, öğrencilerin ilkokuldaki ilk yıllarında aileleriyle etkinlikler gerçekleştirmeleri, gelişimlerini takip etmeleri ve bu özel yıla ilişkin anılar biriktirmeleri amacıyla hazırlandı.Uyum haftasıyla başlayan ve eğitim öğretim yılı boyunca aylara göre devam eden defterde, okulda ve sınıfta ilk gün, Ailemden Mektup ile aile yaşamı, sorumluluklar, masallar ve geleneksel oyunlar gibi farklı alanlara yönelik çalışmalar bulunuyor.Her etkinliğin sonunda yer alan Ailemden Not ile veliler, gözlemlerini ve çocuklarında fark ettikleri gelişimleri kaydedebilecek ve öğretmenler de öğrencinin çalışmasını inceleyerek gelişimine ilişkin kısa geri bildirimlerde bulunabilecek. Böylece aile ve öğretmen, öğrencinin ilkokuldaki ilk yılının gelişim sürecini birlikte takip edebilecek.Eğitim öğretim yılı sonunda defterler, öğrenciler ve aileleri için okula ilk adımla başlayan ve yıl boyunca birlikte oluşturulan kalıcı bir hatıraya dönüşecek.Ailemle Okul Yolu Programı&#039;yla aileler, çocuklarının eğitim yolculuklarına eşlik edecekMilli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de her iki defterde yer alan ön sözünde, çocukların eğitim yolculuğunun sağlam temeller üzerinde yükselmesinde aile ile okulun karşılıklı güven ve işbirliği içinde hareket etmesinin önemine dikkati çekti.Okula başlamanın çocukların hayatındaki en kıymetli dönüm noktalarından biri olduğunu belirten Tekin, bu yeni başlangıçta ailenin çocuğuna eşlik etmesinin onun okula güvenle adım atmasını ve okuluyla güçlü bir bağ kurmasını desteklediğini ifade etti.Ailemle Okul Yolu Programı ile ailelerin çocuklarının eğitim yolculuklarına eşlik etmelerinin ve okul-aile işbirliğinin eğitim öğretim yılı boyunca güçlendirilmesinin amaçlandığını vurgulayan Tekin, Çocuğumla Okula İlk Adım Defterinin de çocukların aileleriyle birlikte öğrenmelerine, okul deneyimlerini paylaşmalarına ve eğitim yolculuklarına ilişkin anılar biriktirmelerine imkan sunacağını kaydetti.Defterlerde yer alan çalışmaların ailelerin çocuklarını daha yakından tanımalarına, onların duygu ve düşüncelerini anlamalarına, meraklarına ve heyecanlarına eşlik etmelerine ve verimli ve keyifli zaman geçirmelerine katkı sunmasını temenni eden Bakan Tekin, çocukların aileleriyle attıkları her adımın güçlü aile, güçlü toplum ve güçlü Türkiye idealine katkı sunacağına inandıklarını belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/aileler-cocuklarinin-okula-uyum-surecine-ilk-adim-defteriyle-eslik-edecek.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'nin PISA 2025 sonuçları gelecek hafta belli olacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-nin-pisa-2025-sonuclari-gelecek-hafta-belli-olacak/901657/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-nin-pisa-2025-sonuclari-gelecek-hafta-belli-olacak/901657/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / OECD tarafından yapılan ve 15 yaş grubunda örgün eğitime devam eden öğrencilerin matematik, fen bilimleri ve okuma becerileri alanlarında kazandıkları bilgi ve becerileri değerlendirmek ve eğitim politikalarının geliştirilmesine veri sağlamak amacıyla gerçekleştirilen PISA 2025 araştırmasının sonuçları, 8 Eylül Salı günü açıklanacak - PISA'ya ilk kez 2003'te katılan Türkiye, 2003 ve son sonuçların açıklandığı 2022 verileri karşılaştırıldığında matematik, fen bilimleri ve okuma becerilerinin üçünde de puanını artırdı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : BUĞRAHAN AYHAN - Türkiye'nin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı'na (PISA) ilk kez katıldığı 2003'ten bu yana gösterdiği performansın ardından gözler, 8 Eylül'de açıklanacak PISA 2025 sonuçlarına çevrildi.Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından uygulanan PISA, 15 yaş grubunda örgün eğitime devam eden öğrencilerin matematik, fen bilimleri ve okuma becerileri alanlarında kazandıkları bilgi ve becerileri değerlendirmek, ülkelerin eğitim sistemlerindeki değişimleri karşılaştırmak ve eğitim politikalarının geliştirilmesine veri sağlamak amacıyla gerçekleştiriliyor.AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türkiye'nin ilk kez 2003'te katıldığı araştırmada 41 ülke yer alırken, 2006'da 57, 2009 ve 2012'de 65, 2015'te 72, 2018'de 79 ülke araştırmaya katıldı.Kovid-19 salgını nedeniyle 2021'den 2022'ye ertelenen PISA 2022'de ise katılımcı ülke sayısı 81'e yükseldi.Türkiye, 2003&#039;te üç alanda da alt sıralardaydıPISA'ya ilk kez 2003'te katılan Türkiye, 2003 ve son sonuçların açıklandığı 2022 verileri karşılaştırıldığında matematik, fen bilimleri ve okuma becerilerinin üçünde de puanını artırdı.PISA 2003'te Türkiye, matematik alanında 423 puanla 41 ülke arasında 34'üncü, fen bilimlerinde 434 puanla 35'inci, okuma becerilerinde ise 441 puanla 33'üncü sırada yer aldı.O dönem araştırmaya katılan 30 OECD ülkesi arasında ise Türkiye, üç alanda da 28'inci sırada bulunuyordu. Aradan geçen yıllarda Türkiye'nin PISA performansında dalgalanmalar yaşansa da uzun vadede özellikle matematik ve fen bilimleri alanlarındaki yükselişi öne çıktı.Matematikte 30, fen bilimlerinde 42 puanlık artışPISA 2022'de Türkiye, matematik alanında 453 puana ulaştı. Böylece, Türkiye'nin matematik puanı 2003'e göre 30 puan yükseldi.Türkiye, 81 ülke ve ekonominin katıldığı PISA 2022'de matematikte 39'uncu sırada yer aldı. OECD ülkeleri arasındaki sıralaması ise 32 oldu.PISA 2022'de OECD ülkelerinin matematik ortalaması 472, araştırmaya katılan tüm ülkelerin ortalaması 438 olarak hesaplandı. Türkiye'nin 453 puanlık performansı tüm ülkeler ortalamasının üzerinde, OECD ortalamasının ise 19 puan altında gerçekleşti.Türkiye'nin en belirgin gelişim gösterdiği alanlardan biri fen bilimleri oldu. PISA 2003'te 434 olan Türkiye'nin fen bilimleri puanı, PISA 2022'de 476'ya yükseldi. Böylece yaklaşık 20 yıllık dönemde 42 puanlık artış kaydedildi.Türkiye, PISA 2022'de fen bilimlerinde 81 ülke arasında 34'üncü, 37 OECD ülkesi arasında ise 29'uncu sıraya yerleşti.Aynı araştırmada OECD ülkelerinin fen bilimleri ortalaması 485, tüm ülkelerin ortalaması 447 olarak hesaplandı. Türkiye, 476 puanla tüm ülkeler ortalamasının 29 puan üzerine çıkarken OECD ortalamasının 9 puan altında yer aldı.Türkiye'nin PISA 2022'de fen bilimlerinde elde ettiği 476 puan, ülkenin bu alanda PISA uygulamalarındaki en yüksek ortalama puanı olarak kayıtlara geçti.Okuma becerilerinde 441&#039;den 456 puanaTürkiye'nin okuma becerilerindeki puanı da 2003'teki 441 seviyesinden 2022'de 456'ya çıktı. Böylece iki uygulama arasında 15 puanlık artış gerçekleşti.İlk katıldığı 2003 uygulamasında okuma becerilerinde 41 ülke arasında 33'üncü sırada yer alan Türkiye, son açıklanan PISA 2022'de 81 ülke arasında 36'ncı oldu. OECD ülkeleri arasında ise Türkiye'nin sıralaması 2003'te 30 ülke arasında 28'inci, 2022'de 37 ülke arasında 30'uncu olarak kayıtlara geçti.PISA 2022'de tüm ülkelerin okuma becerileri ortalaması 435, OECD ülkelerinin ortalaması ise 476 oldu. Türkiye, 456 puanla OECD ortalamasının 20 puan altında, tüm ülkeler ortalamasının ise 21 puan üzerinde yer aldı.Böylece Türkiye'nin 2003'ten 2022'ye puanı matematikte 30, fen bilimlerinde 42, okuma becerilerinde ise 15 puan arttı.PISA 2025 sonuçları 8 Eylül&#039;deTürkiye'nin 2003'ten bu yana araştırmaya katılarak gösterdiği performansın ardından gözler, 8 Eylül 2026'da açıklanacak PISA 2025 sonuçlarına çevrildi.PISA 2025 uygulaması ise 14 Nisan-16 Mayıs 2025'te bilgisayar tabanlı gerçekleştirildi. Türkiye'den araştırmaya 56 ildeki 203 okuldan 7 bin 702 öğrenci katıldı.Araştırmada temel alanların yanı sıra öğrencilerin teknolojinin sunduğu imkanları kullanarak kendi öğrenmelerini düzenleme ve yeni bilgiler edinme kapasitelerini değerlendirmek amacıyla Dijital Dünyada Öğrenme de yenilikçi alan olarak ele alındı. Katılan öğrencilere diğer temel testlerin yanında bu alana ilişkin de sorular yöneltildi.91 ülkenin katıldığı PISA 2025 uygulamasının sonuçları, 8 Eylül'de Slovakya'nın başkenti Bratislava'da Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in de katılacağı toplantıda tüm dünyayla eş zamanlı olarak açıklanacak.Öte yandan OECD yetkilileri, PISA 2025 uygulamasında Türkiye'den beklentilerinin yüksek olduğunu dile getirmiş, Bakan Tekin de konuya ilişkin, İnşallah 8 Eylül 2026'da PISA skorları açıklanacak ve orada da OECD Genel Sekreteri'nin açıklaması doğrultusunda söylüyoruz ki çok iyi bir derece bekliyoruz. açıklamasında bulunmuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : BUĞRAHAN AYHAN - Türkiye'nin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı'na (PISA) ilk kez katıldığı 2003'ten bu yana gösterdiği performansın ardından gözler, 8 Eylül'de açıklanacak PISA 2025 sonuçlarına çevrildi.Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından uygulanan PISA, 15 yaş grubunda örgün eğitime devam eden öğrencilerin matematik, fen bilimleri ve okuma becerileri alanlarında kazandıkları bilgi ve becerileri değerlendirmek, ülkelerin eğitim sistemlerindeki değişimleri karşılaştırmak ve eğitim politikalarının geliştirilmesine veri sağlamak amacıyla gerçekleştiriliyor.AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Türkiye'nin ilk kez 2003'te katıldığı araştırmada 41 ülke yer alırken, 2006'da 57, 2009 ve 2012'de 65, 2015'te 72, 2018'de 79 ülke araştırmaya katıldı.Kovid-19 salgını nedeniyle 2021'den 2022'ye ertelenen PISA 2022'de ise katılımcı ülke sayısı 81'e yükseldi.Türkiye, 2003&#039;te üç alanda da alt sıralardaydıPISA'ya ilk kez 2003'te katılan Türkiye, 2003 ve son sonuçların açıklandığı 2022 verileri karşılaştırıldığında matematik, fen bilimleri ve okuma becerilerinin üçünde de puanını artırdı.PISA 2003'te Türkiye, matematik alanında 423 puanla 41 ülke arasında 34'üncü, fen bilimlerinde 434 puanla 35'inci, okuma becerilerinde ise 441 puanla 33'üncü sırada yer aldı.O dönem araştırmaya katılan 30 OECD ülkesi arasında ise Türkiye, üç alanda da 28'inci sırada bulunuyordu. Aradan geçen yıllarda Türkiye'nin PISA performansında dalgalanmalar yaşansa da uzun vadede özellikle matematik ve fen bilimleri alanlarındaki yükselişi öne çıktı.Matematikte 30, fen bilimlerinde 42 puanlık artışPISA 2022'de Türkiye, matematik alanında 453 puana ulaştı. Böylece, Türkiye'nin matematik puanı 2003'e göre 30 puan yükseldi.Türkiye, 81 ülke ve ekonominin katıldığı PISA 2022'de matematikte 39'uncu sırada yer aldı. OECD ülkeleri arasındaki sıralaması ise 32 oldu.PISA 2022'de OECD ülkelerinin matematik ortalaması 472, araştırmaya katılan tüm ülkelerin ortalaması 438 olarak hesaplandı. Türkiye'nin 453 puanlık performansı tüm ülkeler ortalamasının üzerinde, OECD ortalamasının ise 19 puan altında gerçekleşti.Türkiye'nin en belirgin gelişim gösterdiği alanlardan biri fen bilimleri oldu. PISA 2003'te 434 olan Türkiye'nin fen bilimleri puanı, PISA 2022'de 476'ya yükseldi. Böylece yaklaşık 20 yıllık dönemde 42 puanlık artış kaydedildi.Türkiye, PISA 2022'de fen bilimlerinde 81 ülke arasında 34'üncü, 37 OECD ülkesi arasında ise 29'uncu sıraya yerleşti.Aynı araştırmada OECD ülkelerinin fen bilimleri ortalaması 485, tüm ülkelerin ortalaması 447 olarak hesaplandı. Türkiye, 476 puanla tüm ülkeler ortalamasının 29 puan üzerine çıkarken OECD ortalamasının 9 puan altında yer aldı.Türkiye'nin PISA 2022'de fen bilimlerinde elde ettiği 476 puan, ülkenin bu alanda PISA uygulamalarındaki en yüksek ortalama puanı olarak kayıtlara geçti.Okuma becerilerinde 441&#039;den 456 puanaTürkiye'nin okuma becerilerindeki puanı da 2003'teki 441 seviyesinden 2022'de 456'ya çıktı. Böylece iki uygulama arasında 15 puanlık artış gerçekleşti.İlk katıldığı 2003 uygulamasında okuma becerilerinde 41 ülke arasında 33'üncü sırada yer alan Türkiye, son açıklanan PISA 2022'de 81 ülke arasında 36'ncı oldu. OECD ülkeleri arasında ise Türkiye'nin sıralaması 2003'te 30 ülke arasında 28'inci, 2022'de 37 ülke arasında 30'uncu olarak kayıtlara geçti.PISA 2022'de tüm ülkelerin okuma becerileri ortalaması 435, OECD ülkelerinin ortalaması ise 476 oldu. Türkiye, 456 puanla OECD ortalamasının 20 puan altında, tüm ülkeler ortalamasının ise 21 puan üzerinde yer aldı.Böylece Türkiye'nin 2003'ten 2022'ye puanı matematikte 30, fen bilimlerinde 42, okuma becerilerinde ise 15 puan arttı.PISA 2025 sonuçları 8 Eylül&#039;deTürkiye'nin 2003'ten bu yana araştırmaya katılarak gösterdiği performansın ardından gözler, 8 Eylül 2026'da açıklanacak PISA 2025 sonuçlarına çevrildi.PISA 2025 uygulaması ise 14 Nisan-16 Mayıs 2025'te bilgisayar tabanlı gerçekleştirildi. Türkiye'den araştırmaya 56 ildeki 203 okuldan 7 bin 702 öğrenci katıldı.Araştırmada temel alanların yanı sıra öğrencilerin teknolojinin sunduğu imkanları kullanarak kendi öğrenmelerini düzenleme ve yeni bilgiler edinme kapasitelerini değerlendirmek amacıyla Dijital Dünyada Öğrenme de yenilikçi alan olarak ele alındı. Katılan öğrencilere diğer temel testlerin yanında bu alana ilişkin de sorular yöneltildi.91 ülkenin katıldığı PISA 2025 uygulamasının sonuçları, 8 Eylül'de Slovakya'nın başkenti Bratislava'da Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in de katılacağı toplantıda tüm dünyayla eş zamanlı olarak açıklanacak.Öte yandan OECD yetkilileri, PISA 2025 uygulamasında Türkiye'den beklentilerinin yüksek olduğunu dile getirmiş, Bakan Tekin de konuya ilişkin, İnşallah 8 Eylül 2026'da PISA skorları açıklanacak ve orada da OECD Genel Sekreteri'nin açıklaması doğrultusunda söylüyoruz ki çok iyi bir derece bekliyoruz. açıklamasında bulunmuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/turkiye-nin-pisa-2025-sonuclari-gelecek-hafta-belli-olacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>BAE Devlet Başkanı'nın danışmanı Gargaş'tan, bölgedeki krizler için gerçekçi siyasi çözüm çağrısı:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bae-devlet-baskani-nin-danismani-gargas-tan-bolgedeki-krizler-icin-gercekci-siyasi-cozum-cagrisi/901656/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bae-devlet-baskani-nin-danismani-gargas-tan-bolgedeki-krizler-icin-gercekci-siyasi-cozum-cagrisi/901656/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Gerilimin aşılması ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüseferin normale dönülmesiyle başlayan, pratik ve makul bir yol haritası sunmakta başarısız olan mutabakat zaptının ötesine geçen bir yaklaşım benimsenmeli]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın Diplomasi Danışmanı Enver Gargaş, bölgede ne savaş ne barış durumu olduğunu belirterek, bunun sürdürülebilir olmadığını ifade etti.Gargaş, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, bölgede yaşanan son gelişmeleri ve krizlerin çözüm yollarını değerlendirdi.Savaşsızlık ve barışsızlık durumu sürdürülebilir bir çözüm olamaz. ifadelerini kullanan Gargaş, Körfez ülkelerini ve Ürdün'ü hedef alma politikasının başarısızlığa uğradığını savundu.Krizin siyasi ve ekonomik boyutlarını ele alan, gerçekçi ve sürdürülebilir siyasi çözümlere ihtiyaç olduğunu kaydeden Gargaş, Gerilimin aşılması ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüseferin normale dönülmesiyle​​​​​​​ başlayan, pratik ve makul bir yol haritası sunmakta başarısız olan mutabakat zaptının ötesine geçen bir yaklaşım benimsenmelidir. değerlendirmesinde bulundu.İran-ABD arasında varılan mutabakatİran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran'da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu.İslamabad Mutabakatı adı verilen mutabakat zaptı, 18 Haziran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girmişti.Mutabakat, Lübnan dahil olmak üzere savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın açılması, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması gibi maddeleri içeriyor.İran, ABD'nin saldırılarına misilleme olarak Körfez ülkelerindeki ABD askeri üslerini füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın Diplomasi Danışmanı Enver Gargaş, bölgede ne savaş ne barış durumu olduğunu belirterek, bunun sürdürülebilir olmadığını ifade etti.Gargaş, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, bölgede yaşanan son gelişmeleri ve krizlerin çözüm yollarını değerlendirdi.Savaşsızlık ve barışsızlık durumu sürdürülebilir bir çözüm olamaz. ifadelerini kullanan Gargaş, Körfez ülkelerini ve Ürdün'ü hedef alma politikasının başarısızlığa uğradığını savundu.Krizin siyasi ve ekonomik boyutlarını ele alan, gerçekçi ve sürdürülebilir siyasi çözümlere ihtiyaç olduğunu kaydeden Gargaş, Gerilimin aşılması ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüseferin normale dönülmesiyle​​​​​​​ başlayan, pratik ve makul bir yol haritası sunmakta başarısız olan mutabakat zaptının ötesine geçen bir yaklaşım benimsenmelidir. değerlendirmesinde bulundu.İran-ABD arasında varılan mutabakatİran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran'da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu.İslamabad Mutabakatı adı verilen mutabakat zaptı, 18 Haziran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girmişti.Mutabakat, Lübnan dahil olmak üzere savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın açılması, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması gibi maddeleri içeriyor.İran, ABD'nin saldırılarına misilleme olarak Körfez ülkelerindeki ABD askeri üslerini füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/bae-devlet-baskani-nin-danismani-gargas-tan-bolgedeki-krizler-icin-gercekci-siyasi-cozum-cagrisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Özelleştirme İdaresinin bazı taşınmaz satışları ile imar planı kararları onaylandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ozellestirme-idaresinin-bazi-tasinmaz-satislari-ile-imar-plani-kararlari-onaylandi/901655/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ozellestirme-idaresinin-bazi-tasinmaz-satislari-ile-imar-plani-kararlari-onaylandi/901655/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Özelleştirme İdaresi Başkanlığının (ÖİB) bazı taşınmaz satışları ile imar planı kararlarına onay verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Özelleştirme İdaresi Başkanlığının (ÖİB) bazı taşınmaz satışları ile imar planı kararlarına onay verildi.Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı.Buna göre mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı İstanbul'un Sarıyer ilçesi Gümüşdere Mahallesi'ndeki taşınmazın 78,5 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Fatih Düzgün'e satışı uygun bulundu.Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ'ye ait Tekirdağ'ın Marmaraereğlisi ilçesi Çeşmeli Mahallesi'ndeki Tekirdağ Çeşmeli Liman Sahası'nın ve liman geri bölgesindeki taşınmazın 45 yıl süreyle 4,3 milyon dolar bedelle DBH Global Liman İşletmeciliği AŞ'ye işletme hakkının verilmesi kararlaştırıldı.Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Sakarya'nın Arifiye ilçesi Arifbey Mahallesi'ndeki taşınmazın 709 milyon lira bedelle CRU Lojistik Depolama Ltd. Şti.'ye satışı onaylandı.ÖİB adına kayıtlı İstanbul'un Eyüpsultan ilçesi Kemerburgaz Köyü'ndeki taşınmazın 515 milyon lira bedelle Ceynak Lojistik ve Ticaret AŞ'ye satılması uygun bulundu.Mülkiyetleri Maliye Hazinesi, Sümer Holding AŞ, Karayolları Genel Müdürlüğü, Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ ve Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Adana, Ankara, İstanbul, Muğla ve Muş illerindeki özelleştirme kapsam ve programındaki bazı taşınmazların imar planı değişikliklerine de onay verildi.Öte yandan mülkiyeti Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü adına kayıtlı Ankara ve Kütahya'daki 3 taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınması kararlaştırıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Özelleştirme İdaresi Başkanlığının (ÖİB) bazı taşınmaz satışları ile imar planı kararlarına onay verildi.Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı kararları, Resmi Gazete'de yayımlandı.Buna göre mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı İstanbul'un Sarıyer ilçesi Gümüşdere Mahallesi'ndeki taşınmazın 78,5 milyon lira bedelle en yüksek teklifi veren Fatih Düzgün'e satışı uygun bulundu.Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ'ye ait Tekirdağ'ın Marmaraereğlisi ilçesi Çeşmeli Mahallesi'ndeki Tekirdağ Çeşmeli Liman Sahası'nın ve liman geri bölgesindeki taşınmazın 45 yıl süreyle 4,3 milyon dolar bedelle DBH Global Liman İşletmeciliği AŞ'ye işletme hakkının verilmesi kararlaştırıldı.Mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı Sakarya'nın Arifiye ilçesi Arifbey Mahallesi'ndeki taşınmazın 709 milyon lira bedelle CRU Lojistik Depolama Ltd. Şti.'ye satışı onaylandı.ÖİB adına kayıtlı İstanbul'un Eyüpsultan ilçesi Kemerburgaz Köyü'ndeki taşınmazın 515 milyon lira bedelle Ceynak Lojistik ve Ticaret AŞ'ye satılması uygun bulundu.Mülkiyetleri Maliye Hazinesi, Sümer Holding AŞ, Karayolları Genel Müdürlüğü, Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ ve Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ adına kayıtlı Adana, Ankara, İstanbul, Muğla ve Muş illerindeki özelleştirme kapsam ve programındaki bazı taşınmazların imar planı değişikliklerine de onay verildi.Öte yandan mülkiyeti Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü adına kayıtlı Ankara ve Kütahya'daki 3 taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınması kararlaştırıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TZOB Genel Başkanı Bayraktar yeni balıkçılık av sezonunun bereketli geçmesini diledi:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tzob-genel-baskani-bayraktar-yeni-balikcilik-av-sezonunun-bereketli-gecmesini-diledi/901654/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tzob-genel-baskani-bayraktar-yeni-balikcilik-av-sezonunun-bereketli-gecmesini-diledi/901654/</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:12:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2028 yılı için belirlenen 3 milyar dolarlık ihracat hedefi, sektörün üretim ve dış ticaret kapasitesinin geliştirilmesi bakımından önemli bir fırsat sunuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye'nin su ürünleri üretiminin son yıllarda genel olarak artış eğilimi gösterdiğini belirterek, yarın başlayacak yeni balıkçılık av sezonunun balıkçılar için kazasız, bereketli ve sürdürülebilir olması dileğinde bulundu. Bayraktar, 1 Eylül'de başlayacak balıkçılık av sezonu nedeniyle yazılı açıklama yaptı.İlk kez 2023'te 1 milyon ton sınırını aşan toplam su ürünleri üretiminin, 2024'teki düşüşün ardından 2025'te yüzde 11,1 artarak 1 milyon 37 bin 19 tona ulaştığına işaret eden Bayraktar, böylece son 5 yıldaki toplam üretim artışının yüzde 31,9 olarak gerçekleştiğini bildirdi.Bayraktar, 2025 yılı su ürünleri üretiminin yüzde 33,4'ünü avcılık yoluyla elde edilen deniz balıkları, yüzde 3'ünü diğer deniz ürünleri, yüzde 3,1'ini iç su ürünleri ve yüzde 60,4'ünü yetiştiricilik ürünlerinin oluşturduğunu ifade ederek, su ürünleri avcılığının 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 15,3 artarak 410 bin 428 tona yükseldiğine dikkati çekti.Avcılık üretiminin 2020'de kaydedilen 364 bin 100 tonluk seviyeye göre yüzde 12,6 arttığının bilgisini veren Bayraktar, avlanan deniz balıklarının toplam miktarının ise 346 bin 366 ton olarak gerçekleştiğini kaydetti.Bayraktar, hamsinin 245 bin 261 tonluk üretimle ilk sırada yer aldığını, hamsiyi 28 bin 388 tonla çaça ve 19 bin 667 tonla sardalyanın takip ettiğini belirtti.Türkiye'nin uzun kıyı şeridi, zengin denizleri, yaygın iç su kaynakları ve akarsularıyla güçlü bir balıkçılık potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Bayraktar, bu potansiyelin devamlılığının deniz ve iç su ekosistemlerinin korunmasına ve su ürünleri kaynaklarının bilimsel esaslara göre yönetilmesine bağlı olduğunun altını çizdi.Su ürünleri ihracatı 2025&#039;te 2,3 milyar dolara ulaştıBayraktar, Türkiye'nin su ürünleri dış ticaretinde net ihracatçı konumunda olduğunu, son yıllarda üretim kapasitesinde, ürün çeşitliliğinde ve ihracat pazarlarında kaydedilen gelişmelerin dış satıma da olumlu yansıdığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:İlk kez 2024'te 2 milyar dolar sınırını aşan su ürünleri ihracatı 2025'te 2,3 milyar dolara ulaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2028 yılı için belirlenen 3 milyar dolarlık ihracat hedefi, sektörün üretim ve dış ticaret kapasitesinin geliştirilmesi bakımından önemli bir fırsat sunuyor.Türkiye'de su ürünleri tüketiminin son yıllarda artmasına rağmen dünya ortalamasının altında kaldığına dikkati çeken Bayraktar, dünyada kişi başına yıllık ortalama su ürünleri tüketiminin yaklaşık 19 kilogram olduğunu, Türkiye'de ise bu miktarın 8,8 kilogram seviyesinde bulunduğunu belirtti.Eğitim ve tanıtım çalışmalarının yaygınlaştırılması çağrısıBayraktar, tüketimin artırılabilmesi için ürünlerin uygun fiyatlarla ve düzenli olarak tüketiciye ulaştırılması, soğuk zincir ve dağıtım altyapısının geliştirilmesi, balığın beslenmedeki yeri konusunda eğitim ve tanıtım çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiğini bildirdi.Balıkçılık faaliyetlerinde kısa vadeli üretim artışından ziyade stokların korunmasını ve sürdürülebilir kullanımını esas alan bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini kaydeden Bayraktar, bilimsel araştırmaların güçlendirilmesi, stokların düzenli olarak izlenmesi, koruma ve kontrol faaliyetlerine öncelik verilmesi ve av baskısının kaynakların yenilenme kapasitesine uygun şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade etti.Bayraktar, balıkçıların av yasaklarına, asgari avlanabilir boylara, zaman ve alan sınırlamalarına ve mevzuatla getirilen diğer düzenlemelere titizlikle uymaları gerektiğini belirterek, yasa dışı, kayıt dışı ve düzenlenmemiş avcılıkla mücadelenin etkin biçimde sürdürülmesi gerektiğine işaret etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye'nin su ürünleri üretiminin son yıllarda genel olarak artış eğilimi gösterdiğini belirterek, yarın başlayacak yeni balıkçılık av sezonunun balıkçılar için kazasız, bereketli ve sürdürülebilir olması dileğinde bulundu. Bayraktar, 1 Eylül'de başlayacak balıkçılık av sezonu nedeniyle yazılı açıklama yaptı.İlk kez 2023'te 1 milyon ton sınırını aşan toplam su ürünleri üretiminin, 2024'teki düşüşün ardından 2025'te yüzde 11,1 artarak 1 milyon 37 bin 19 tona ulaştığına işaret eden Bayraktar, böylece son 5 yıldaki toplam üretim artışının yüzde 31,9 olarak gerçekleştiğini bildirdi.Bayraktar, 2025 yılı su ürünleri üretiminin yüzde 33,4'ünü avcılık yoluyla elde edilen deniz balıkları, yüzde 3'ünü diğer deniz ürünleri, yüzde 3,1'ini iç su ürünleri ve yüzde 60,4'ünü yetiştiricilik ürünlerinin oluşturduğunu ifade ederek, su ürünleri avcılığının 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 15,3 artarak 410 bin 428 tona yükseldiğine dikkati çekti.Avcılık üretiminin 2020'de kaydedilen 364 bin 100 tonluk seviyeye göre yüzde 12,6 arttığının bilgisini veren Bayraktar, avlanan deniz balıklarının toplam miktarının ise 346 bin 366 ton olarak gerçekleştiğini kaydetti.Bayraktar, hamsinin 245 bin 261 tonluk üretimle ilk sırada yer aldığını, hamsiyi 28 bin 388 tonla çaça ve 19 bin 667 tonla sardalyanın takip ettiğini belirtti.Türkiye'nin uzun kıyı şeridi, zengin denizleri, yaygın iç su kaynakları ve akarsularıyla güçlü bir balıkçılık potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Bayraktar, bu potansiyelin devamlılığının deniz ve iç su ekosistemlerinin korunmasına ve su ürünleri kaynaklarının bilimsel esaslara göre yönetilmesine bağlı olduğunun altını çizdi.Su ürünleri ihracatı 2025&#039;te 2,3 milyar dolara ulaştıBayraktar, Türkiye'nin su ürünleri dış ticaretinde net ihracatçı konumunda olduğunu, son yıllarda üretim kapasitesinde, ürün çeşitliliğinde ve ihracat pazarlarında kaydedilen gelişmelerin dış satıma da olumlu yansıdığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:İlk kez 2024'te 2 milyar dolar sınırını aşan su ürünleri ihracatı 2025'te 2,3 milyar dolara ulaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2028 yılı için belirlenen 3 milyar dolarlık ihracat hedefi, sektörün üretim ve dış ticaret kapasitesinin geliştirilmesi bakımından önemli bir fırsat sunuyor.Türkiye'de su ürünleri tüketiminin son yıllarda artmasına rağmen dünya ortalamasının altında kaldığına dikkati çeken Bayraktar, dünyada kişi başına yıllık ortalama su ürünleri tüketiminin yaklaşık 19 kilogram olduğunu, Türkiye'de ise bu miktarın 8,8 kilogram seviyesinde bulunduğunu belirtti.Eğitim ve tanıtım çalışmalarının yaygınlaştırılması çağrısıBayraktar, tüketimin artırılabilmesi için ürünlerin uygun fiyatlarla ve düzenli olarak tüketiciye ulaştırılması, soğuk zincir ve dağıtım altyapısının geliştirilmesi, balığın beslenmedeki yeri konusunda eğitim ve tanıtım çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiğini bildirdi.Balıkçılık faaliyetlerinde kısa vadeli üretim artışından ziyade stokların korunmasını ve sürdürülebilir kullanımını esas alan bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini kaydeden Bayraktar, bilimsel araştırmaların güçlendirilmesi, stokların düzenli olarak izlenmesi, koruma ve kontrol faaliyetlerine öncelik verilmesi ve av baskısının kaynakların yenilenme kapasitesine uygun şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade etti.Bayraktar, balıkçıların av yasaklarına, asgari avlanabilir boylara, zaman ve alan sınırlamalarına ve mevzuatla getirilen diğer düzenlemelere titizlikle uymaları gerektiğini belirterek, yasa dışı, kayıt dışı ve düzenlenmemiş avcılıkla mücadelenin etkin biçimde sürdürülmesi gerektiğine işaret etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/tzob-genel-baskani-bayraktar-yeni-balikcilik-av-sezonunun-bereketli-gecmesini-diledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
