<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Anket: Kasımdaki ABD ara seçimleri öncesi bağımsız seçmenler Demokrat Partiye yöneliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/anket-kasimdaki-abd-ara-secimleri-oncesi-bagimsiz-secmenler-demokrat-partiye-yoneliyor/904744/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/anket-kasimdaki-abd-ara-secimleri-oncesi-bagimsiz-secmenler-demokrat-partiye-yoneliyor/904744/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 14:12:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / ABD'de yapılan anket, kasımdaki ABD ara seçimleri öncesi bağımsız seçmenlerin Demokrat Partiye yöneldiğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : ABD'de yapılan anket, kasımdaki ABD ara seçimleri öncesi bağımsız seçmenlerin Demokrat Partiye yöneldiğini ortaya koydu.ABD merkezli araştırma şirketi Gallup, ABD'de yaşayan 3 binden fazla kişiye Demokrat Partiye mi yoksa Cumhuriyetçi Partiye mi daha çok yakınsınız? sorusunu yöneltti.Amerikalıların Parti Kimliği ve Amerikalıların Eğilim Gösterdiği Parti Kimliği - Üç Aylık başlığıyla yayımlanan ankette kendilerini Cumhuriyetçi ya da Demokrat olarak nitelendirmeyen katılımcılar, bağımsız seçmen olarak tanımlandı.Sonuçlar doğrultusunda ülke genelinde ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve geldiği Ocak 2025'ten beri Cumhuriyetçi Partiye yönelim oranları karşılaştırıldı.Buna göre 2025 yılının ilk çeyreğinde yüzde 45 olan Cumhuriyetçi Partiye yönelim, ikinci çeyrekte yüzde 43'e, üçüncü çeyrekte yüzde 41'e ve son çeyrekte yüzde 40'a geriledi.Cumhuriyetçi Partiye yönelenlerin oranı 2026'nın ilk çeyreğinde de yüzde 39'a düştü.Bağımsız seçmenler arasında Demokrat Partiye yönelim ise 2025 yılının ilk çeyreğinden 2026'nın ilk çeyreğine kadar yüzde 45'ten yüzde 49'a yükseldi.Demokratlar yükselişteAynı ankette katılımcılara “Siyasette kendinizi Cumhuriyetçi, Demokrat veya bağımsız olarak mı görüyorsunuz?” diye de soruldu.Trump'ın göreve geldiği Ocak 2025'ten beri kendilerini Cumhuriyetçi olarak tanımlayanların oranı yüzde 27'den yüzde 25'e geriledi.Kendilerini Demokrat olarak tanımlayanların oranı ise yüzde 27'den yüzde 31'e yükseldi.En büyük avantajNew York Times gazetesi, yayımladığı haberde Gallup anketindeki rakamların Demokratlar için 2008'den bu yana Cumhuriyetçiler karşısındaki en büyük avantaj olduğunu gösterdiğini belirtti.Gallup, Amerikalıların parti bağlılıklarını ve parti eğilimlerini raporlamak amacıyla yıllık veya üç aylık dönemlerde toplu anket verileri yayımlıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : ABD'de yapılan anket, kasımdaki ABD ara seçimleri öncesi bağımsız seçmenlerin Demokrat Partiye yöneldiğini ortaya koydu.ABD merkezli araştırma şirketi Gallup, ABD'de yaşayan 3 binden fazla kişiye Demokrat Partiye mi yoksa Cumhuriyetçi Partiye mi daha çok yakınsınız? sorusunu yöneltti.Amerikalıların Parti Kimliği ve Amerikalıların Eğilim Gösterdiği Parti Kimliği - Üç Aylık başlığıyla yayımlanan ankette kendilerini Cumhuriyetçi ya da Demokrat olarak nitelendirmeyen katılımcılar, bağımsız seçmen olarak tanımlandı.Sonuçlar doğrultusunda ülke genelinde ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve geldiği Ocak 2025'ten beri Cumhuriyetçi Partiye yönelim oranları karşılaştırıldı.Buna göre 2025 yılının ilk çeyreğinde yüzde 45 olan Cumhuriyetçi Partiye yönelim, ikinci çeyrekte yüzde 43'e, üçüncü çeyrekte yüzde 41'e ve son çeyrekte yüzde 40'a geriledi.Cumhuriyetçi Partiye yönelenlerin oranı 2026'nın ilk çeyreğinde de yüzde 39'a düştü.Bağımsız seçmenler arasında Demokrat Partiye yönelim ise 2025 yılının ilk çeyreğinden 2026'nın ilk çeyreğine kadar yüzde 45'ten yüzde 49'a yükseldi.Demokratlar yükselişteAynı ankette katılımcılara “Siyasette kendinizi Cumhuriyetçi, Demokrat veya bağımsız olarak mı görüyorsunuz?” diye de soruldu.Trump'ın göreve geldiği Ocak 2025'ten beri kendilerini Cumhuriyetçi olarak tanımlayanların oranı yüzde 27'den yüzde 25'e geriledi.Kendilerini Demokrat olarak tanımlayanların oranı ise yüzde 27'den yüzde 31'e yükseldi.En büyük avantajNew York Times gazetesi, yayımladığı haberde Gallup anketindeki rakamların Demokratlar için 2008'den bu yana Cumhuriyetçiler karşısındaki en büyük avantaj olduğunu gösterdiğini belirtti.Gallup, Amerikalıların parti bağlılıklarını ve parti eğilimlerini raporlamak amacıyla yıllık veya üç aylık dönemlerde toplu anket verileri yayımlıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/anket-kasimdaki-abd-ara-secimleri-oncesi-bagimsiz-secmenler-demokrat-partiye-yoneliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan, partisinin il başkanları toplantısında konuştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-erbakan-partisinin-il-baskanlari-toplantisinda-konustu/904743/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yeniden-refah-partisi-genel-baskani-erbakan-partisinin-il-baskanlari-toplantisinda-konustu/904743/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 14:06:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Eğer bu hızla giderse 2070-2080 yıllarına geldiğimizde Türkiye'nin nüfusunun 50 milyonlara düşmesiyle karşı karşıya kalacağız. Milletimiz aile yapısından koparılmak isteniyor. dedi.Erbakan, Milli Gençlik Derneğinde düzenlenen, partisinin İl Sorumluları ve İl Başkanları Toplantısında yaptığı konuşmada, aile kurumunun milletin temeli ve çekirdeği olduğunu belirtti.Türkiye'deki boşanma oranlarına dikkati çeken Erbakan, Bakın, resmi rakamlara göre, bir yılda 200 bine yakın boşanma gerçekleşiyor. 200 bine yakın boşanma ailesiyle, çoluğuyla, çocuğuyla, anne babasıyla milyonlarca insanın olumsuz etkilenmesi demektir. ifadesini kullandı.Fatih Erbakan, Türkiye'nin doğurganlık hızının 1,42'ye kadar düştüğünü ve nüfusun yaşlanmaya başladığını belirterek, Eğer bu hızla giderse 2070-2080 yıllarına geldiğimizde Türkiye'nin nüfusunun 50 milyonlara düşmesiyle karşı karşıya kalacağız. Milletimiz aile yapısından koparılmak isteniyor, köklerinden, inancından, bizi biz yapan temel değerlerden koparılmak isteniyor. Malazgirt'i, Dumlupınar'ı, 30 Ağustos'u kazandıran o manevi cephe bugün adım adım aşındırılmaya çalışılıyor. Bu defa manevi vatanımız tehdit altındadır. Bu maddi tehditlerden çok daha büyük ve tehlikeli bir tehdittir. diye konuştu.Yeniden Refah Partisi olarak duruşumuz nettirErbakan, Meclis'te kabul edilen çerçeve yasa oylamasında partisinin çekimser kalma gerekçesine ilişkin, şunları paylaştı:Şehitlerin yeniden gelmemesi, annelerin ağlamaması, terörsüz bir Türkiye, milletimizin ortak hayalidir. Yeniden Refah Partisisi olarak duruşumuz nettir. Neye 'hayır', neye 'evet' dediğimiz son derece nettir. Çekimser oy kullanmış olmamız kararsız olduğumuz anlamına gelmemektedir. Biz yeniden Refah Partisi olarak neye 'evet' diyoruz? Terörün bitmesine, silahların teslim edilmesine, Kürt kardeşlerimizin hak ve adalet zemininde kucaklanmasına 'evet' diyoruz elbette ki. Neye 'hayır' diyoruz. Şartlı tahliye ya da infaz düzenlemesi adı altında pişmanlık şartı dahi aranmaksızın müebbet hapse mahkum olmuş, yıllarca hapse mahkum olmuş olan teröristlerin sokağa salınmasına ve 2 ila 3 yıl arasında siyaset sahnesine girmesine de 'hayır' diyoruz. Dolayısıyla terörün bitmesine 'evet' ancak teröristlerin affedilmesine 'hayır' dedik.Çerçeve yasa kapsamında atılacak adımların referanduma götürülmesi gerektiğini savunan Erbakan, Bu ülkenin geleceğini ilgilendiren en kritik kararı ancak ve ancak milletimiz verebilir. değerlendirmesinde bulundu.İş başa düştüErbakan, iktidara gelmeleri halinde mevcut ekonomi politikalarının yerine üretim, istihdam ve ihracata dayalı bir model uygulayacaklarını dile getirdi.81 ile yönelik projelerinin bulunduğunu aktaran Erbakan, Her zaman söylediğimiz gibi makam ve rakam için değil, Allah rızası için çalışan kadrolarımızla bu ülkeyi yönetmeye hazırız. sözlerini sarf etti.Manevi kalkınmayı sağlayacaklarını ve dış politikada Milli Görüş'ün şahsiyetli dış politika anlayışını hayata geçireceklerini vurgulayan Erbakan, teşkilat mensuplarına sahada daha aktif çalışma çağrısında bulundu.Fatih Erbakan, Sıkılmadık el, gidilmedik kapı, girilmedik gönül bırakmayacağız. İş başa düştü. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır. Önümüzdeki ilk seçimlerde bu salondaki kadrolarla, iman, azim ve aşkla yeniden Refah Parti'mizi iktidara getireceğiz. dedi.- Davutoğlu'na soruşturmaEski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanı'na hakaret iddiasıyla soruşturma başlatılmasına ilişkin değerlendirmesi sorulan Erbakan, eski bir başbakanın sözleri nedeniyle bu şekilde üzerine gidilmesini uygun bulmadığını kaydetti.Söz konusu konuşmanın 2022'de yapıldığını anımsatan Erbakan, Aradan 4 sene geçmiş. 2026'da şimdi neden bu eski dosyalar karıştırılıp da bu çıkartılıyor? Madem bir suç unsuru varsa 2022'den beri herhangi bir adım neden atılmadı? diye konuştu.Melih Gökçek ailesi hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin de değerlendirmede bulunan Erbakan, ortaya bir iddia konulmuşsa ilgililerin bunun aksini ispatlaması gerektiğini belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Eğer bu hızla giderse 2070-2080 yıllarına geldiğimizde Türkiye'nin nüfusunun 50 milyonlara düşmesiyle karşı karşıya kalacağız. Milletimiz aile yapısından koparılmak isteniyor. dedi.Erbakan, Milli Gençlik Derneğinde düzenlenen, partisinin İl Sorumluları ve İl Başkanları Toplantısında yaptığı konuşmada, aile kurumunun milletin temeli ve çekirdeği olduğunu belirtti.Türkiye'deki boşanma oranlarına dikkati çeken Erbakan, Bakın, resmi rakamlara göre, bir yılda 200 bine yakın boşanma gerçekleşiyor. 200 bine yakın boşanma ailesiyle, çoluğuyla, çocuğuyla, anne babasıyla milyonlarca insanın olumsuz etkilenmesi demektir. ifadesini kullandı.Fatih Erbakan, Türkiye'nin doğurganlık hızının 1,42'ye kadar düştüğünü ve nüfusun yaşlanmaya başladığını belirterek, Eğer bu hızla giderse 2070-2080 yıllarına geldiğimizde Türkiye'nin nüfusunun 50 milyonlara düşmesiyle karşı karşıya kalacağız. Milletimiz aile yapısından koparılmak isteniyor, köklerinden, inancından, bizi biz yapan temel değerlerden koparılmak isteniyor. Malazgirt'i, Dumlupınar'ı, 30 Ağustos'u kazandıran o manevi cephe bugün adım adım aşındırılmaya çalışılıyor. Bu defa manevi vatanımız tehdit altındadır. Bu maddi tehditlerden çok daha büyük ve tehlikeli bir tehdittir. diye konuştu.Yeniden Refah Partisi olarak duruşumuz nettirErbakan, Meclis'te kabul edilen çerçeve yasa oylamasında partisinin çekimser kalma gerekçesine ilişkin, şunları paylaştı:Şehitlerin yeniden gelmemesi, annelerin ağlamaması, terörsüz bir Türkiye, milletimizin ortak hayalidir. Yeniden Refah Partisisi olarak duruşumuz nettir. Neye 'hayır', neye 'evet' dediğimiz son derece nettir. Çekimser oy kullanmış olmamız kararsız olduğumuz anlamına gelmemektedir. Biz yeniden Refah Partisi olarak neye 'evet' diyoruz? Terörün bitmesine, silahların teslim edilmesine, Kürt kardeşlerimizin hak ve adalet zemininde kucaklanmasına 'evet' diyoruz elbette ki. Neye 'hayır' diyoruz. Şartlı tahliye ya da infaz düzenlemesi adı altında pişmanlık şartı dahi aranmaksızın müebbet hapse mahkum olmuş, yıllarca hapse mahkum olmuş olan teröristlerin sokağa salınmasına ve 2 ila 3 yıl arasında siyaset sahnesine girmesine de 'hayır' diyoruz. Dolayısıyla terörün bitmesine 'evet' ancak teröristlerin affedilmesine 'hayır' dedik.Çerçeve yasa kapsamında atılacak adımların referanduma götürülmesi gerektiğini savunan Erbakan, Bu ülkenin geleceğini ilgilendiren en kritik kararı ancak ve ancak milletimiz verebilir. değerlendirmesinde bulundu.İş başa düştüErbakan, iktidara gelmeleri halinde mevcut ekonomi politikalarının yerine üretim, istihdam ve ihracata dayalı bir model uygulayacaklarını dile getirdi.81 ile yönelik projelerinin bulunduğunu aktaran Erbakan, Her zaman söylediğimiz gibi makam ve rakam için değil, Allah rızası için çalışan kadrolarımızla bu ülkeyi yönetmeye hazırız. sözlerini sarf etti.Manevi kalkınmayı sağlayacaklarını ve dış politikada Milli Görüş'ün şahsiyetli dış politika anlayışını hayata geçireceklerini vurgulayan Erbakan, teşkilat mensuplarına sahada daha aktif çalışma çağrısında bulundu.Fatih Erbakan, Sıkılmadık el, gidilmedik kapı, girilmedik gönül bırakmayacağız. İş başa düştü. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır. Önümüzdeki ilk seçimlerde bu salondaki kadrolarla, iman, azim ve aşkla yeniden Refah Parti'mizi iktidara getireceğiz. dedi.- Davutoğlu'na soruşturmaEski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanı'na hakaret iddiasıyla soruşturma başlatılmasına ilişkin değerlendirmesi sorulan Erbakan, eski bir başbakanın sözleri nedeniyle bu şekilde üzerine gidilmesini uygun bulmadığını kaydetti.Söz konusu konuşmanın 2022'de yapıldığını anımsatan Erbakan, Aradan 4 sene geçmiş. 2026'da şimdi neden bu eski dosyalar karıştırılıp da bu çıkartılıyor? Madem bir suç unsuru varsa 2022'den beri herhangi bir adım neden atılmadı? diye konuştu.Melih Gökçek ailesi hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkin de değerlendirmede bulunan Erbakan, ortaya bir iddia konulmuşsa ilgililerin bunun aksini ispatlaması gerektiğini belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>CSO, dünyanın seçkin sahnelerinde sanatseverlerle buluşacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cso-dunyanin-seckin-sahnelerinde-sanatseverlerle-bulusacak/904742/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cso-dunyanin-seckin-sahnelerinde-sanatseverlerle-bulusacak/904742/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 14:06:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: - 1826'dan bu yana ülkemizin müzik hafızasına yön veren CSO'muz Bükreş, Prag, Viyana ve New York'ta vereceği konserlerle Türkiye'nin zengin sanat birikimini müziğin evrensel diliyle dünyaya anlatacak - Bu özel yolculuk, 21 Eylül 2027'de klasik müziğin simge mekanlarından New York Carnegie Hall'da taçlanacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 1826'dan bu yana ülkemizin müzik hafızasına yön veren CSO'muz Bükreş, Prag, Viyana ve New York'ta vereceği konserlerle Türkiye'nin zengin sanat birikimini müziğin evrensel diliyle dünyaya anlatacak. ifadelerini kullandı.Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının (CSO) uluslararası konser programına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.CSO'nun iki asırlık sanat yolculuğunu dünyanın seçkin sahnelerinde sürdürdüğünü belirten Ersoy, şunları kaydetti:1826'dan bu yana ülkemizin müzik hafızasına yön veren CSO'muz Bükreş, Prag, Viyana ve New York'ta vereceği konserlerle Türkiye'nin zengin sanat birikimini müziğin evrensel diliyle dünyaya anlatacak. Bu özel yolculuk, 21 Eylül 2027'de klasik müziğin simge mekanlarından New York Carnegie Hall'da taçlanacak. Köklerinden aldığı ilhamı çağdaş yorumlarla buluşturan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestramızın 200. yılını kutluyor, değerli şefimiz Cemi'i Can Deliorman'a ve bütün sanatçılarımıza dünya sahnelerindeki konserlerinde başarılar diliyorum.Uluslararası yolculuk Bükreş&#039;te başlayacakCSO'nun 200. yıl sezonundaki uluslararası konser programı Bükreş, Prag, Viyana ve New York'u kapsayacak.Orkestra, uluslararası takvimin ilk konserini 3 Kasım 2026'da Bükreş Ulusal Opera Binası'nda verecek. Cumhuriyet Bayramı'na özel düzenlenecek konseri şef Bujor Hoinic yönetecek.Konser programında Ferit Tüzün'ün Türk Kapriçyosu, Mozart'ın 20. Piyano Konçertosu ve Bujor Hoinic'in Angora adlı senfonik şiiri yer alacak.CSO Avrupa turnesine çıkıyorCSO'nun Avrupa turnesi Mart 2027'de başlayacak. Şef Cemi'i Can Deliorman yönetimindeki orkestra, 29 Mart'ta Prag'ın simge sanat mekanlarından Rudolfinum'un Dvorak Salonu'nda, 31 Mart'ta ise Viyana Konzerthaus’ta dinleyiciyle buluşacak. Turnenin solisti, çağın önde gelen viyolonsel sanatçılarından Mischa Maisky olacak.Avrupa turnesi programında Ferit Tüzün'ün Nasreddin Hoca Süiti, Antonin Dvorak'ın viyolonsel konçertosu ve Dmitri Şostakoviç'in 10. Senfonisi seslendirilecek.Prag konserinin Rudolfinum'un Dvorak Salonu'nda gerçekleştirilecek olması, programda Dvorak'ın eserine özel bir anlam kazandıracak.CSO, Avrupa turnesinde seslendireceği programı 26 Mart'ta Ankara'da da sanatseverlerle buluşturacak.200. yılın zirve noktası Carnegie HallBakanlıktan yapılan açıklamaya göre, CSO'nun 200. yıl sezonundaki uluslararası programı, 21 Eylül 2027'de New York Carnegie Hall'da verilecek konserle tamamlanacak.Dünya klasik müzik sahnesinin en önemli salonlarından biri kabul edilen Carnegie Hall'daki konseri Cemi'i Can Deliorman yönetecek. Konser programına ilişkin ayrıntılar gelecek aylarda açıklanacak.Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Bükreş'ten Prag ve Viyana'ya, oradan New York'a uzanan programıyla 200 yıllık sanat birikimini uluslararası dinleyicilerle buluşturacak.CSO sahnesinde dünya yıldızlarıCumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, bu sezon da dünyanın önde gelen şef ve solistlerini Ankara'da sanatseverlerle buluşturacak.Klasik müziğin uluslararası yıldızlarının yer alacağı sezon programı, dünya kültür metropollerinin en seçkin konser salonlarında karşılaşılabilecek nitelikte bir repertuvar ve sanatçı kadrosunu Ankara'ya taşıyacak.Sanatseverler, dünyanın farklı merkezlerinde takip edilen usta şef ve solistleri, CSO sahnesinde dinleme ayrıcalığına sahip olacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 1826'dan bu yana ülkemizin müzik hafızasına yön veren CSO'muz Bükreş, Prag, Viyana ve New York'ta vereceği konserlerle Türkiye'nin zengin sanat birikimini müziğin evrensel diliyle dünyaya anlatacak. ifadelerini kullandı.Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının (CSO) uluslararası konser programına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.CSO'nun iki asırlık sanat yolculuğunu dünyanın seçkin sahnelerinde sürdürdüğünü belirten Ersoy, şunları kaydetti:1826'dan bu yana ülkemizin müzik hafızasına yön veren CSO'muz Bükreş, Prag, Viyana ve New York'ta vereceği konserlerle Türkiye'nin zengin sanat birikimini müziğin evrensel diliyle dünyaya anlatacak. Bu özel yolculuk, 21 Eylül 2027'de klasik müziğin simge mekanlarından New York Carnegie Hall'da taçlanacak. Köklerinden aldığı ilhamı çağdaş yorumlarla buluşturan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestramızın 200. yılını kutluyor, değerli şefimiz Cemi'i Can Deliorman'a ve bütün sanatçılarımıza dünya sahnelerindeki konserlerinde başarılar diliyorum.Uluslararası yolculuk Bükreş&#039;te başlayacakCSO'nun 200. yıl sezonundaki uluslararası konser programı Bükreş, Prag, Viyana ve New York'u kapsayacak.Orkestra, uluslararası takvimin ilk konserini 3 Kasım 2026'da Bükreş Ulusal Opera Binası'nda verecek. Cumhuriyet Bayramı'na özel düzenlenecek konseri şef Bujor Hoinic yönetecek.Konser programında Ferit Tüzün'ün Türk Kapriçyosu, Mozart'ın 20. Piyano Konçertosu ve Bujor Hoinic'in Angora adlı senfonik şiiri yer alacak.CSO Avrupa turnesine çıkıyorCSO'nun Avrupa turnesi Mart 2027'de başlayacak. Şef Cemi'i Can Deliorman yönetimindeki orkestra, 29 Mart'ta Prag'ın simge sanat mekanlarından Rudolfinum'un Dvorak Salonu'nda, 31 Mart'ta ise Viyana Konzerthaus’ta dinleyiciyle buluşacak. Turnenin solisti, çağın önde gelen viyolonsel sanatçılarından Mischa Maisky olacak.Avrupa turnesi programında Ferit Tüzün'ün Nasreddin Hoca Süiti, Antonin Dvorak'ın viyolonsel konçertosu ve Dmitri Şostakoviç'in 10. Senfonisi seslendirilecek.Prag konserinin Rudolfinum'un Dvorak Salonu'nda gerçekleştirilecek olması, programda Dvorak'ın eserine özel bir anlam kazandıracak.CSO, Avrupa turnesinde seslendireceği programı 26 Mart'ta Ankara'da da sanatseverlerle buluşturacak.200. yılın zirve noktası Carnegie HallBakanlıktan yapılan açıklamaya göre, CSO'nun 200. yıl sezonundaki uluslararası programı, 21 Eylül 2027'de New York Carnegie Hall'da verilecek konserle tamamlanacak.Dünya klasik müzik sahnesinin en önemli salonlarından biri kabul edilen Carnegie Hall'daki konseri Cemi'i Can Deliorman yönetecek. Konser programına ilişkin ayrıntılar gelecek aylarda açıklanacak.Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Bükreş'ten Prag ve Viyana'ya, oradan New York'a uzanan programıyla 200 yıllık sanat birikimini uluslararası dinleyicilerle buluşturacak.CSO sahnesinde dünya yıldızlarıCumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, bu sezon da dünyanın önde gelen şef ve solistlerini Ankara'da sanatseverlerle buluşturacak.Klasik müziğin uluslararası yıldızlarının yer alacağı sezon programı, dünya kültür metropollerinin en seçkin konser salonlarında karşılaşılabilecek nitelikte bir repertuvar ve sanatçı kadrosunu Ankara'ya taşıyacak.Sanatseverler, dünyanın farklı merkezlerinde takip edilen usta şef ve solistleri, CSO sahnesinde dinleme ayrıcalığına sahip olacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/cso-dunyanin-seckin-sahnelerinde-sanatseverlerle-bulusacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Zelenskiy, Rusların ABD heyetinin uçakla gelmesine izin vermediğini belirtti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/zelenskiy-ruslarin-abd-heyetinin-ucakla-gelmesine-izin-vermedigini-belirtti/904740/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/zelenskiy-ruslarin-abd-heyetinin-ucakla-gelmesine-izin-vermedigini-belirtti/904740/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 14:03:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusların ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner'ın Kiev'e uçakla gelmesine izin vermediğini söyledi.Zelenskiy, gazetecilere yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın havalimanlarının ABD heyetini karşılamaya hazır olduğunu, ancak Rusların heyetin uçakla gelmesine izin vermediğini öne sürdü.ABD'li heyetle samimi diyalog gerçekleştirmeyi umduğunu belirten Zelenskiy, müzakerelere daha sonra Avrupalı temsilcilerin de katılacağını aktardı.Dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le bir araya gelen Witkoff ve Kushner, uçakla Polonya'ya, ardından trenle Ukrayna'ya geçti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusların ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner'ın Kiev'e uçakla gelmesine izin vermediğini söyledi.Zelenskiy, gazetecilere yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın havalimanlarının ABD heyetini karşılamaya hazır olduğunu, ancak Rusların heyetin uçakla gelmesine izin vermediğini öne sürdü.ABD'li heyetle samimi diyalog gerçekleştirmeyi umduğunu belirten Zelenskiy, müzakerelere daha sonra Avrupalı temsilcilerin de katılacağını aktardı.Dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le bir araya gelen Witkoff ve Kushner, uçakla Polonya'ya, ardından trenle Ukrayna'ya geçti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/zelenskiy-ruslarin-abd-heyetinin-ucakla-gelmesine-izin-vermedigini-belirtti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İBB davasında bugün / 6 Eylül 2026</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ibb-davasinda-bugun-6-eylul-2026/904738/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ibb-davasinda-bugun-6-eylul-2026/904738/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:45:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanlık Konutu'na materyal alımı işinin de bulunduğu bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve kamu zararına neden olunduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheli adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanlık Konutu'na materyal alımı işinin de bulunduğu bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve kamu zararına neden olunduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheli adliyeye sevk edildi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından tanzim edilen ön inceleme raporu ile bilirkişi raporları uyarınca, İBB Satınalma Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen, İBB Başkanlık Konutu'na materyal alımı işi dahil bir kısım ihalelere fesat karıştırıldığı ve kamu zararına neden olunduğu iddiasıyla ilgili gözaltına alınan 13 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.Emniyetteki işlemlerinin ardından şüpheliler Abdulkerim Hazırbaba, Mustafa Delipoyraz, Volkan Karagöz, Talha Özyurt, Rezzan Neslihan Vural, Gökhan Fırtına, Saliha Ülkü Aydoğan, Ali Toy, Mehmet Yücetürk, Mustafa Sökmen, Vedat Taşdelen, Ekrem Baki ve Onur Gülin hastanede sağlık kontrolünden geçirildi.Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilen şüphelilerin savcılıktaki işlemleri devam ediyor.Soruşturmaİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından 3 Eylül'de yapılan açıklamada, Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulan suç örgütünün eylem ve faaliyetlerine yönelik soruşturmalar kapsamında, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından tanzim edilen ön inceleme raporu ile bilirkişi raporları uyarınca, İBB Satınalma Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen, İBB Başkanlık Konutu'na materyal alımı işi dahil bir kısım ihalelere fesat karıştırıldığı ve kamu zararına neden olunduğuna yönelik tespitlere yer verildiği bildirilmişti.Bu kapsamda 14 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon ile zanlılar hakkında gözaltı kararının verildiği kaydedilen açıklamada, 12 şüpheli şahıs İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yakalanarak gözaltına alınmış, 1 şüpheli şahıs hakkında ise yurt dışında bulunması nedeniyle yakalama çalışmalarına devam edilmektedir, soruşturmalar titizlikle yürütülmekte olup kamuoyunun bilgisine sunulur. ifadeleri kullanılmıştı.Operasyon kapsamında 1 şüpheli daha yakalanırken, böylece gözaltına alınan şüpheli sayısı 13'e çıkmıştı.Şüphelilerden Gülin'in başka suçtan dolayı cezaevinde, Mahmut Berk Şahin'in ise yurt dışında olduğu ve yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanlık Konutu'na materyal alımı işinin de bulunduğu bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve kamu zararına neden olunduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 şüpheli adliyeye sevk edildi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından tanzim edilen ön inceleme raporu ile bilirkişi raporları uyarınca, İBB Satınalma Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen, İBB Başkanlık Konutu'na materyal alımı işi dahil bir kısım ihalelere fesat karıştırıldığı ve kamu zararına neden olunduğu iddiasıyla ilgili gözaltına alınan 13 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.Emniyetteki işlemlerinin ardından şüpheliler Abdulkerim Hazırbaba, Mustafa Delipoyraz, Volkan Karagöz, Talha Özyurt, Rezzan Neslihan Vural, Gökhan Fırtına, Saliha Ülkü Aydoğan, Ali Toy, Mehmet Yücetürk, Mustafa Sökmen, Vedat Taşdelen, Ekrem Baki ve Onur Gülin hastanede sağlık kontrolünden geçirildi.Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilen şüphelilerin savcılıktaki işlemleri devam ediyor.Soruşturmaİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından 3 Eylül'de yapılan açıklamada, Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulan suç örgütünün eylem ve faaliyetlerine yönelik soruşturmalar kapsamında, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından tanzim edilen ön inceleme raporu ile bilirkişi raporları uyarınca, İBB Satınalma Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen, İBB Başkanlık Konutu'na materyal alımı işi dahil bir kısım ihalelere fesat karıştırıldığı ve kamu zararına neden olunduğuna yönelik tespitlere yer verildiği bildirilmişti.Bu kapsamda 14 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon ile zanlılar hakkında gözaltı kararının verildiği kaydedilen açıklamada, 12 şüpheli şahıs İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yakalanarak gözaltına alınmış, 1 şüpheli şahıs hakkında ise yurt dışında bulunması nedeniyle yakalama çalışmalarına devam edilmektedir, soruşturmalar titizlikle yürütülmekte olup kamuoyunun bilgisine sunulur. ifadeleri kullanılmıştı.Operasyon kapsamında 1 şüpheli daha yakalanırken, böylece gözaltına alınan şüpheli sayısı 13'e çıkmıştı.Şüphelilerden Gülin'in başka suçtan dolayı cezaevinde, Mahmut Berk Şahin'in ise yurt dışında olduğu ve yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ibb-davasinda-bugun-6-eylul-2026.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Kiev'e ulaştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trump-in-ozel-temsilcileri-steve-witkoff-ve-jared-kushner-kiev-e-ulasti/904737/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trump-in-ozel-temsilcileri-steve-witkoff-ve-jared-kushner-kiev-e-ulasti/904737/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:42:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kiev / ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Ukrayna krizinin çözümüyle ilgili temaslarda bulunmak üzere Kiev'e geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kiev Haberleri : ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Ukrayna krizinin çözümüyle ilgili temaslarda bulunmak üzere Kiev'e geldi.Ukrayna basınında yer alan haberlere göre, dün Moskova'da temaslarda bulunan Witkoff ve Kushner, uçakla Polonya'ya, ardından trenle Ukrayna'ya geçti.Witkoff ve Kushner'i tren garında Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kirilo Budanov, Dış İstihbarat Servisi Başkanı Rüstem Umerov ile milletvekili David Arakhamia karşıladı.Dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le bir araya gelen Witkoff ve Kushner, bugün de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'le görüşecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kiev Haberleri : ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, Ukrayna krizinin çözümüyle ilgili temaslarda bulunmak üzere Kiev'e geldi.Ukrayna basınında yer alan haberlere göre, dün Moskova'da temaslarda bulunan Witkoff ve Kushner, uçakla Polonya'ya, ardından trenle Ukrayna'ya geçti.Witkoff ve Kushner'i tren garında Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kirilo Budanov, Dış İstihbarat Servisi Başkanı Rüstem Umerov ile milletvekili David Arakhamia karşıladı.Dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le bir araya gelen Witkoff ve Kushner, bugün de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'le görüşecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/trump-in-ozel-temsilcileri-steve-witkoff-ve-jared-kushner-kiev-e-ulasti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Huzur Bocce Ligi'nin şampiyonu Osmaniye Huzurevi oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/huzur-bocce-ligi-nin-sampiyonu-osmaniye-huzurevi-oldu/904736/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/huzur-bocce-ligi-nin-sampiyonu-osmaniye-huzurevi-oldu/904736/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:42:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Çanakkale / Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinesinde bu yıl 8'incisi Çanakkale'de düzenlenen Türkiye 60 Yaş ve Üstü Yetişkin Gençler Huzur Bocce Ligi Şampiyona Finallerinde Osmaniye Huzurevi Takımı birinci oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Çanakkale Haberleri : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinesinde bu yıl 8'incisi Çanakkale'de düzenlenen Türkiye 60 Yaş ve Üstü Yetişkin Gençler Huzur Bocce Ligi Şampiyona Finallerinde Osmaniye Huzurevi Takımı birinci oldu.Güzelyalı Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Merkezi'nde gerçekleştirilen final maçı, Türkiye'nin farklı illerindeki huzurevi sakinlerinin tören seremonisiyle başladı.Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ile AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış, yarışma öncesi deneme atışı yaptı.Osmaniye Huzurevi Takımı ile Fethiye Huzurevi Takımı'nın yer aldığı final karşılaşmasını protokol üyeleri ile Türkiye'nin farklı illerinden huzurevi sakinleri ilgiyle izledi.Çekişmeli geçen final karşılaşması sonunda Osmaniye Huzurevi Takımı, Fethiye Huzurevi Takımı'nı 12-2 yendi.Bakan Yardımcısı Çalışkan ve protokol üyelerince maç sonunda dereceye girenlere madalya ve kupaları takdim edildi.Şampiyonada birinci olan takımın üyeleri, Erik Dalı türküsü eşliğinde oynayarak başarılarını kutladı.Çalışkan, törende yaptığı konuşmada, Türkiye'de, spor salonundan konaklama tesislerine, huzurevlerinden yetiştirme yurtlarına kadar vatandaşların ihtiyaçlarının en yüksek seviyeye çıkarılmasının amaçlandığını ifade etti.Hayat mücadelesinden daha etkin yarışmalara daha uygun koşullarda daha sağlıklı ortamlara ulaşmayı arzu ettiklerini dile getiren Çalışkan, Bu sene Isparta'da Tazelenme Olimpiyatları'nı yaptık ama Osmaniye yoktu. Sordum niye yoktu? Uzak dediler. Bu sene o zaman ortada bir yerde yaparız Tazelenme Olimpiyatları'nı. Biz artık huzurevlerinin yoğun olduğu bir Tazelenme Olimpiyatları katılımı görmek istiyoruz. Dolayısıyla hepiniz iyi çalışın. İnşallah orada da yine sizleri yalnız bırakmadan böyle güzel ortamları sağlıkla, huzurla, neşeyle yaparız. dedi.Final karşılaşmasını izleyenler arasında Çanakkale Vali Yardımcısı Polat Kara, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Taha Kürşad Sezen, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer Kalkan, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Evren Karayel Gökkaya da yer aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Çanakkale Haberleri : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinesinde bu yıl 8'incisi Çanakkale'de düzenlenen Türkiye 60 Yaş ve Üstü Yetişkin Gençler Huzur Bocce Ligi Şampiyona Finallerinde Osmaniye Huzurevi Takımı birinci oldu.Güzelyalı Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Merkezi'nde gerçekleştirilen final maçı, Türkiye'nin farklı illerindeki huzurevi sakinlerinin tören seremonisiyle başladı.Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ile AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış, yarışma öncesi deneme atışı yaptı.Osmaniye Huzurevi Takımı ile Fethiye Huzurevi Takımı'nın yer aldığı final karşılaşmasını protokol üyeleri ile Türkiye'nin farklı illerinden huzurevi sakinleri ilgiyle izledi.Çekişmeli geçen final karşılaşması sonunda Osmaniye Huzurevi Takımı, Fethiye Huzurevi Takımı'nı 12-2 yendi.Bakan Yardımcısı Çalışkan ve protokol üyelerince maç sonunda dereceye girenlere madalya ve kupaları takdim edildi.Şampiyonada birinci olan takımın üyeleri, Erik Dalı türküsü eşliğinde oynayarak başarılarını kutladı.Çalışkan, törende yaptığı konuşmada, Türkiye'de, spor salonundan konaklama tesislerine, huzurevlerinden yetiştirme yurtlarına kadar vatandaşların ihtiyaçlarının en yüksek seviyeye çıkarılmasının amaçlandığını ifade etti.Hayat mücadelesinden daha etkin yarışmalara daha uygun koşullarda daha sağlıklı ortamlara ulaşmayı arzu ettiklerini dile getiren Çalışkan, Bu sene Isparta'da Tazelenme Olimpiyatları'nı yaptık ama Osmaniye yoktu. Sordum niye yoktu? Uzak dediler. Bu sene o zaman ortada bir yerde yaparız Tazelenme Olimpiyatları'nı. Biz artık huzurevlerinin yoğun olduğu bir Tazelenme Olimpiyatları katılımı görmek istiyoruz. Dolayısıyla hepiniz iyi çalışın. İnşallah orada da yine sizleri yalnız bırakmadan böyle güzel ortamları sağlıkla, huzurla, neşeyle yaparız. dedi.Final karşılaşmasını izleyenler arasında Çanakkale Vali Yardımcısı Polat Kara, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Taha Kürşad Sezen, Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer Kalkan, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Evren Karayel Gökkaya da yer aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/huzur-bocce-ligi-nin-sampiyonu-osmaniye-huzurevi-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Irak basınında koalisyon güçlerinin bu ay sonuna kadar Irak'ın kuzeyinden de çekileceği iddia edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/irak-basininda-koalisyon-guclerinin-bu-ay-sonuna-kadar-irak-in-kuzeyinden-de-cekilecegi-iddia-edildi/904735/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/irak-basininda-koalisyon-guclerinin-bu-ay-sonuna-kadar-irak-in-kuzeyinden-de-cekilecegi-iddia-edildi/904735/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:33:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Irak Başbakanı Ali el-Zeydi’nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci: -“Koalisyon güçlerinin Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) askerlerinin yanı sıra Erbil’de bulunanlar da dahil tüm hava savunma sistemleri ay sonuna kadar bölgeden çekilecek”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Irak Başbakanı Ali el-Zeydi’nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin ay sonunda hava savunma sistemleri de dahil Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nden (IKBY) de çekileceğini ileri sürdü.Araci, Erbil merkezli Rudaw TV’ye yaptığı açıklamada, çekilmenin Erbil’de kalanlar da dahil olmak üzere tüm hava savunma sistemlerini kapsadığını belirtti.Araci ayrıca, asker ve askeri teçhizatın aşamalı olarak çekilmesine şimdiden başlandığını da sözlerine ekledi.Irak Başbakanı Zeydi, daha önce yaptığı açıklamada, silahlı grupların silahlarını devlete teslim etmesi için son tarihin 30 Eylül olduğunu duyurmuştu.ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin de 30 Eylül'e kadar Irak'tan tamamen çekilmesi bekleniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Irak Başbakanı Ali el-Zeydi’nin Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin ay sonunda hava savunma sistemleri de dahil Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nden (IKBY) de çekileceğini ileri sürdü.Araci, Erbil merkezli Rudaw TV’ye yaptığı açıklamada, çekilmenin Erbil’de kalanlar da dahil olmak üzere tüm hava savunma sistemlerini kapsadığını belirtti.Araci ayrıca, asker ve askeri teçhizatın aşamalı olarak çekilmesine şimdiden başlandığını da sözlerine ekledi.Irak Başbakanı Zeydi, daha önce yaptığı açıklamada, silahlı grupların silahlarını devlete teslim etmesi için son tarihin 30 Eylül olduğunu duyurmuştu.ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin de 30 Eylül'e kadar Irak'tan tamamen çekilmesi bekleniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/irak-basininda-koalisyon-guclerinin-bu-ay-sonuna-kadar-irak-in-kuzeyinden-de-cekilecegi-iddia-edildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaokul öğrencileri Bolu Aladağlar'da doğa eğitimi aldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ortaokul-ogrencileri-bolu-aladaglar-da-doga-egitimi-aldi/904734/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ortaokul-ogrencileri-bolu-aladaglar-da-doga-egitimi-aldi/904734/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:30:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bolu / TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları kapsamında hayata geçirilen Bolu Aladağlar'da Yeşil Sınıf Eğitimi-3 projesiyle 24 ortaokul öğrencisi, sınıf yerine doğada ders işledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bolu Haberleri : TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları kapsamında hayata geçirilen Bolu Aladağlar'da Yeşil Sınıf Eğitimi-3 projesiyle 24 ortaokul öğrencisi, sınıf yerine doğada ders işledi.Bolu Bilim ve Sanat Merkezince yürütülen proje kapsamında üçüncüsü düzenlenen etkinlikte, farklı okullardan seçilen 7. sınıf öğrencileri, Aladağlar'ın doğal ortamında gözlem, araştırma ve uygulamalı eğitim çalışmalarına katıldı.Bolu Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Aladağ Orman İşletme Müdürlüğü Eğitim ve Dinlenme Tesisleri'nde konaklamalı olarak gerçekleştirilen etkinlikte, öğrencilerin doğayı bilimsel bakış açısıyla tanımaları ve doğayla ilişkilerinin güçlendirilmesi amaçlandı.Orantılı tabakalı örnekleme yöntemiyle belirlenen katılımcıların 12'si köy ve belde ortaokullarından, 6'sı merkez ilçedeki ortaokullardan, 6'sı ise Bolu Bilim ve Sanat Merkezi genel yetenek alanından seçildi. Toplam 24 öğrenci, proje süresince doğayla doğrudan temas halinde gerçekleştirilen eğitim faaliyetlerine katıldı.Bir proje yürütücüsü, bir uzman, 15 eğitmen, 6 rehber ve bir sağlık personelinden oluşan 24 kişilik ekibin bulunduğu eğitim programında ornitoloji, memeli yaban hayvanları, ekoloji-hidrobiyoloji, orman botaniği, fosil araştırmaları, orman entomolojisi, yaban hayatı ve koruma, doğa tarihi, astronomi, fen öğretimi, matematik, görsel sanatlar, felsefe-drama ve eğitsel oyunlar gibi farklı alanlara yer verildi.Proje kapsamında kuş ve yaban hayatı gözlemleri yaparak orman ekosistemlerini inceleyen öğrenciler, doğal çevreyi bilimsel yöntemlerle araştırdı, Aladağlar'ın doğal zenginliklerini yerinde keşfetti.Hayvanları ve bitkileri inceleyip fosillerin oluşumu hakkında bilgilendirilen öğrenciler ayrıca oluşturulan özel alanda ellerindeki fırça ve küreklerle fosil aradı.Bolu Bağışçılar Vakfının hibe desteğiyle gerçekleştirilen proje, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Bolu Orman Bölge Müdürlüğü, Bolu Belediyesi, Batı Karadeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Bolu Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ile Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Yaban Hayatı Çalışmaları Uygulamaları ve Araştırma Merkezi işbirliğinde düzenlendi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bolu Haberleri : TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları kapsamında hayata geçirilen Bolu Aladağlar'da Yeşil Sınıf Eğitimi-3 projesiyle 24 ortaokul öğrencisi, sınıf yerine doğada ders işledi.Bolu Bilim ve Sanat Merkezince yürütülen proje kapsamında üçüncüsü düzenlenen etkinlikte, farklı okullardan seçilen 7. sınıf öğrencileri, Aladağlar'ın doğal ortamında gözlem, araştırma ve uygulamalı eğitim çalışmalarına katıldı.Bolu Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Aladağ Orman İşletme Müdürlüğü Eğitim ve Dinlenme Tesisleri'nde konaklamalı olarak gerçekleştirilen etkinlikte, öğrencilerin doğayı bilimsel bakış açısıyla tanımaları ve doğayla ilişkilerinin güçlendirilmesi amaçlandı.Orantılı tabakalı örnekleme yöntemiyle belirlenen katılımcıların 12'si köy ve belde ortaokullarından, 6'sı merkez ilçedeki ortaokullardan, 6'sı ise Bolu Bilim ve Sanat Merkezi genel yetenek alanından seçildi. Toplam 24 öğrenci, proje süresince doğayla doğrudan temas halinde gerçekleştirilen eğitim faaliyetlerine katıldı.Bir proje yürütücüsü, bir uzman, 15 eğitmen, 6 rehber ve bir sağlık personelinden oluşan 24 kişilik ekibin bulunduğu eğitim programında ornitoloji, memeli yaban hayvanları, ekoloji-hidrobiyoloji, orman botaniği, fosil araştırmaları, orman entomolojisi, yaban hayatı ve koruma, doğa tarihi, astronomi, fen öğretimi, matematik, görsel sanatlar, felsefe-drama ve eğitsel oyunlar gibi farklı alanlara yer verildi.Proje kapsamında kuş ve yaban hayatı gözlemleri yaparak orman ekosistemlerini inceleyen öğrenciler, doğal çevreyi bilimsel yöntemlerle araştırdı, Aladağlar'ın doğal zenginliklerini yerinde keşfetti.Hayvanları ve bitkileri inceleyip fosillerin oluşumu hakkında bilgilendirilen öğrenciler ayrıca oluşturulan özel alanda ellerindeki fırça ve küreklerle fosil aradı.Bolu Bağışçılar Vakfının hibe desteğiyle gerçekleştirilen proje, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Bolu Orman Bölge Müdürlüğü, Bolu Belediyesi, Batı Karadeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Bolu Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ile Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Yaban Hayatı Çalışmaları Uygulamaları ve Araştırma Merkezi işbirliğinde düzenlendi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ortaokul-ogrencileri-bolu-aladaglar-da-doga-egitimi-aldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ardahan'daki Şeytan Kalesi'nin üzerinde yağışın ardından gökkuşağı oluştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ardahan-daki-seytan-kalesi-nin-uzerinde-yagisin-ardindan-gokkusagi-olustu/904733/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ardahan-daki-seytan-kalesi-nin-uzerinde-yagisin-ardindan-gokkusagi-olustu/904733/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:30:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ardahan / Ardahan'ın Çıldır ilçesindeki Şeytan Kalesi, yağışın ardından ortaya çıkan gökkuşağıyla güzel görüntü oluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ardahan Haberleri : Ardahan'ın Çıldır ilçesindeki Şeytan Kalesi, yağışın ardından ortaya çıkan gökkuşağıyla güzel görüntü oluşturdu.Bölgenin önemli turizm noktaları arasında yer alan kale, tarihi ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.Geçmişte savunma amacıyla inşa edilen ve gizli giriş kapısıyla dikkati çeken Şeytan Kalesi, Karaçay Kanyonu'ndaki konumu ve çevresindeki doğal güzellikleriyle öne çıkıyor.Yeşile bürünen doğası ve etkileyici manzarasıyla yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çeken kale, fotoğraf tutkunları ve doğaseverlerin de uğrak noktaları arasında bulunuyor.Bölgede etkili olan yağmurun ardından güneşin açmasıyla kalenin üzerinde beliren gökkuşağı, tarihi yapı ve çevresindeki doğal güzelliklerle bütünleşerek güzel manzara oluşturdu.Ziyaretçilerden Sergül Keskin, Şeytan Kalesi'nin bulunduğu bölgenin ziyaret edilmeye değer olduğunu söyledi.Keskin, Amacımız, hem tarihi ve kültürel değerimizi ziyaret edip görmek hem de buranın turizm potansiyelini artırmak. Ziyaretimiz sırasında yağmur yağdı. Aynı zamanda burada çok güzel bir görsel şölen oluştu. Kalenin üzerinden gökkuşağını çok güzel bir şekilde izledik. Bu da bize ayrıca keyif verdi. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ardahan Haberleri : Ardahan'ın Çıldır ilçesindeki Şeytan Kalesi, yağışın ardından ortaya çıkan gökkuşağıyla güzel görüntü oluşturdu.Bölgenin önemli turizm noktaları arasında yer alan kale, tarihi ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.Geçmişte savunma amacıyla inşa edilen ve gizli giriş kapısıyla dikkati çeken Şeytan Kalesi, Karaçay Kanyonu'ndaki konumu ve çevresindeki doğal güzellikleriyle öne çıkıyor.Yeşile bürünen doğası ve etkileyici manzarasıyla yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çeken kale, fotoğraf tutkunları ve doğaseverlerin de uğrak noktaları arasında bulunuyor.Bölgede etkili olan yağmurun ardından güneşin açmasıyla kalenin üzerinde beliren gökkuşağı, tarihi yapı ve çevresindeki doğal güzelliklerle bütünleşerek güzel manzara oluşturdu.Ziyaretçilerden Sergül Keskin, Şeytan Kalesi'nin bulunduğu bölgenin ziyaret edilmeye değer olduğunu söyledi.Keskin, Amacımız, hem tarihi ve kültürel değerimizi ziyaret edip görmek hem de buranın turizm potansiyelini artırmak. Ziyaretimiz sırasında yağmur yağdı. Aynı zamanda burada çok güzel bir görsel şölen oluştu. Kalenin üzerinden gökkuşağını çok güzel bir şekilde izledik. Bu da bize ayrıca keyif verdi. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ardahan-daki-seytan-kalesi-nin-uzerinde-yagisin-ardindan-gokkusagi-olustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fanatik Yahudi kadın, işgal altındaki Doğu Kudüs'te Ermeni Kilisesi'nin önüne tükürdü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fanatik-yahudi-kadin-isgal-altindaki-dogu-kudus-te-ermeni-kilisesi-nin-onune-tukurdu/904732/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fanatik-yahudi-kadin-isgal-altindaki-dogu-kudus-te-ermeni-kilisesi-nin-onune-tukurdu/904732/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:27:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Işgal Altındaki Doğu Kudüs / İşgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde İsraillilerin hedefindeki Ermeni Kilisesi, bir kez daha fanatik Yahudilerin tükürüklü saldırısına uğradı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Işgal Altındaki Doğu Kudüs Haberleri : İşgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde İsraillilerin hedefindeki Ermeni Kilisesi, bir kez daha fanatik Yahudilerin tükürüklü saldırısına uğradı.İsrail polisinin nöbet tuttuğu Ermeni Kilisesi'nin önünden geçen iki kadından birinin kiliseye doğru tükürdüğü görüntüler basına yansıdı.Fanatik Yahudi kadının tükürüklü aşağılaması, siyasi baskılar nedeniyle İsrail makamlarının kilisenin önüne polis yerleştirmesine rağmen gerçekleşti.Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, işgal altındaki Doğu Kudüs'te Hristiyanlara yönelik taciz, nefret suçları ile sözlü ve fiziki saldırıları son dönemde artış gösteriyor. Bu saldırıların önemli bir bölümünü kutsal mekanlara ve din adamlarına yönelik tükürme eylemleri oluşturuyor.Öte yandan işgal altındaki Batı Şeria'da da Hristiyanlar, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ve İsrail ordusunun saldırılarına maruz kalıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Işgal Altındaki Doğu Kudüs Haberleri : İşgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde İsraillilerin hedefindeki Ermeni Kilisesi, bir kez daha fanatik Yahudilerin tükürüklü saldırısına uğradı.İsrail polisinin nöbet tuttuğu Ermeni Kilisesi'nin önünden geçen iki kadından birinin kiliseye doğru tükürdüğü görüntüler basına yansıdı.Fanatik Yahudi kadının tükürüklü aşağılaması, siyasi baskılar nedeniyle İsrail makamlarının kilisenin önüne polis yerleştirmesine rağmen gerçekleşti.Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, işgal altındaki Doğu Kudüs'te Hristiyanlara yönelik taciz, nefret suçları ile sözlü ve fiziki saldırıları son dönemde artış gösteriyor. Bu saldırıların önemli bir bölümünü kutsal mekanlara ve din adamlarına yönelik tükürme eylemleri oluşturuyor.Öte yandan işgal altındaki Batı Şeria'da da Hristiyanlar, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ve İsrail ordusunun saldırılarına maruz kalıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/fanatik-yahudi-kadin-isgal-altindaki-dogu-kudus-te-ermeni-kilisesi-nin-onune-tukurdu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Antalya'da orman yakınında çıkan yangına müdahale ediliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/antalya-da-orman-yakininda-cikan-yangina-mudahale-ediliyor/904730/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/antalya-da-orman-yakininda-cikan-yangina-mudahale-ediliyor/904730/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:27:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya / Antalya'nın Kepez ilçesinde orman yakınında çıkan yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri : Antalya'nın Kepez ilçesinde orman yakınında çıkan yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor.Kızıllı Mahallesi'ndeki ormanlık alanın yakınında henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.İhbar üzerine bölgeye Antalya Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.Yangına, 6 yangın söndürme helikopteri, 2 yangın söndürme uçağı, 12 arazöz, 4 su ikmal aracı, 3 ilk müdahale aracı, 85 teknik personel ve yangın işçisi ile müdahale ediliyor.Ekipler, yangını kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri : Antalya'nın Kepez ilçesinde orman yakınında çıkan yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor.Kızıllı Mahallesi'ndeki ormanlık alanın yakınında henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı.İhbar üzerine bölgeye Antalya Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.Yangına, 6 yangın söndürme helikopteri, 2 yangın söndürme uçağı, 12 arazöz, 4 su ikmal aracı, 3 ilk müdahale aracı, 85 teknik personel ve yangın işçisi ile müdahale ediliyor.Ekipler, yangını kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/antalya-da-orman-yakininda-cikan-yangina-mudahale-ediliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Erzurum'da Geleneksel Rahvan At Yarışları düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/erzurum-da-geleneksel-rahvan-at-yarislari-duzenlendi/904729/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/erzurum-da-geleneksel-rahvan-at-yarislari-duzenlendi/904729/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:21:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Erzurum / Yarışlarda 20 ilden katılan 120 sporcu mücadele etti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Erzurum Haberleri : Erzurum Büyükşehir Belediyesi ile Geleneksel Spor Dalları Federasyonunun katkılarıyla düzenlenen Geleneksel Rahvan At Yarışlarında 20 ilden 120 sporcu mücadele etti.Yakutiye ilçesine bağlı Umudum Mahallesi'ndeki Rahvan At Yarış Tesisleri'nde gerçekleştirilen yarışlarda sporcular, çeşitli kategorilerde dereceye girebilmek için atlarını sürdü.Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türk milletinin Orta Asya'dan Anadolu'ya at sırtında geldiğini söyledi.Kültürü, geleneği ve görenekleri yaşatmaya özen gösterdiklerini belirten Sekmen, şunları kaydetti:Biliyoruz ki bir millet gelenekleri, görenekleri, adetleri ve inançlarıyla yaşar. Bunun için geleneksel hale gelen bu yarışların yaşatılmasına özen gösteriyoruz. Hamdolsun bu yarışlara da vatandaşlarımızın ilgisi büyük. Biz de bu geleneğimizi yaşatarak destek oluyoruz. Yarışlara katılan tüm yarışmacılara başarılar diliyorum. Dereceye girmek önemli ama asıl önemli olan da dostluk, kardeşlik, ve birbirimize olan ilgi alakayı geliştirmek, ülkemizin bütünlüğüne önem göstermek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Erzurum Haberleri : Erzurum Büyükşehir Belediyesi ile Geleneksel Spor Dalları Federasyonunun katkılarıyla düzenlenen Geleneksel Rahvan At Yarışlarında 20 ilden 120 sporcu mücadele etti.Yakutiye ilçesine bağlı Umudum Mahallesi'ndeki Rahvan At Yarış Tesisleri'nde gerçekleştirilen yarışlarda sporcular, çeşitli kategorilerde dereceye girebilmek için atlarını sürdü.Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türk milletinin Orta Asya'dan Anadolu'ya at sırtında geldiğini söyledi.Kültürü, geleneği ve görenekleri yaşatmaya özen gösterdiklerini belirten Sekmen, şunları kaydetti:Biliyoruz ki bir millet gelenekleri, görenekleri, adetleri ve inançlarıyla yaşar. Bunun için geleneksel hale gelen bu yarışların yaşatılmasına özen gösteriyoruz. Hamdolsun bu yarışlara da vatandaşlarımızın ilgisi büyük. Biz de bu geleneğimizi yaşatarak destek oluyoruz. Yarışlara katılan tüm yarışmacılara başarılar diliyorum. Dereceye girmek önemli ama asıl önemli olan da dostluk, kardeşlik, ve birbirimize olan ilgi alakayı geliştirmek, ülkemizin bütünlüğüne önem göstermek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/erzurum-da-geleneksel-rahvan-at-yarislari-duzenlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Galatasaray'dan Osimhen ve Lemina'nın sağlık durumuyla ilgili açıklama</title>
      <link>https://www.canligaste.com/galatasaray-dan-osimhen-ve-lemina-nin-saglik-durumuyla-ilgili-aciklama/904728/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/galatasaray-dan-osimhen-ve-lemina-nin-saglik-durumuyla-ilgili-aciklama/904728/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:15:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Galatasaray, Victor Osimhen ile Mario Lemina'nın kasık adale grubunda ileri-orta düzeyde kanama ve zorlanma tespit edildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Galatasaray, Victor Osimhen ile Mario Lemina'nın kasık adale grubunda ileri-orta düzeyde kanama ve zorlanma tespit edildiğini açıkladı.Kulüpten yapılan açıklamada, MR ve ileri tetkikleri tamamlanan futbolcularımızdan Victor Osimhen’in sağ adduktor (kasık) adale grubunda ileri-orta düzeyde strain (kanama ve zorlanma), benzer şekilde tetkikleri tamamlanan oyuncumuz Mario Lemina’nın sağ adduktor adale grubunda ileri-orta düzeyde strain (kanama ve zorlanma) tespit edilmiş olup tedavi süreçleri devam etmektedir. ifadeleri kullanıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Galatasaray, Victor Osimhen ile Mario Lemina'nın kasık adale grubunda ileri-orta düzeyde kanama ve zorlanma tespit edildiğini açıkladı.Kulüpten yapılan açıklamada, MR ve ileri tetkikleri tamamlanan futbolcularımızdan Victor Osimhen’in sağ adduktor (kasık) adale grubunda ileri-orta düzeyde strain (kanama ve zorlanma), benzer şekilde tetkikleri tamamlanan oyuncumuz Mario Lemina’nın sağ adduktor adale grubunda ileri-orta düzeyde strain (kanama ve zorlanma) tespit edilmiş olup tedavi süreçleri devam etmektedir. ifadeleri kullanıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/galatasaray-dan-osimhen-ve-lemina-nin-saglik-durumuyla-ilgili-aciklama.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Güvenlik-İş Genel Başkanı Çağırıcı işçilerin sendikal tercihlerine saygı duyulmasını istedi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/guvenlik-is-genel-baskani-cagirici-iscilerin-sendikal-tercihlerine-saygi-duyulmasini-istedi/904727/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/guvenlik-is-genel-baskani-cagirici-iscilerin-sendikal-tercihlerine-saygi-duyulmasini-istedi/904727/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:09:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Güvenlik-İş Genel Başkanı Ömer Çağırıcı, Sendika seçmek işverenin değil, emekçinin hakkıdır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Güvenlik-İş Genel Başkanı Ömer Çağırıcı, Sendika seçmek işverenin değil, emekçinin hakkıdır. Çalışanlara sendikalarını değiştirmelerine yönelik yapılacak her türlü baskı anayasal bir suçtur. ifadelerini kullandı.Çağrıcı, yaptığı yazılı açıklamada, Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yapan özel güvenlik emekçilerinin bir süredir Güvenlik-İş'ten istifa ettirilerek başka bir sendikaya üye yapılmaya çalışıldığını belirtti.Ağustos ayında görev yeri değişikliği ve işten çıkarma tehditlerinin etkisiyle 260 üyenin 2 Ağustos'ta sendikalarından istifa ettiğine dikkati çeken Çağrıcı, sendika olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına gerekli tüm şikayetleri yaptıklarını, belediyenin incelemeye alındığını kaydetti.Güvenlik-İş'in 2011'de Antalya Büyükşehir Belediyesinde görev yapan özel güvenlik işçilerince kurulduğunu hatırlatan Çağrıcı, şunları ifade etti:Güvenlik-İş Sendikası Antalya Büyükşehir Belediyesinde var olmaya devam edecektir. Her şartta, ne olursa olsun, bu belediyede hangi siyasi parti kazanırsa kazansın. Çünkü Antalya Büyükşehir Belediyesi sendikamızın kuruluş yeridir. Belediye yönetimine şunu bir kez daha anımsatmak isterim, Anayasa'mızın 51. maddesi sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkını güvence altına almıştır. Sendika seçmek işverenin değil, emekçinin hakkıdır. Çalışanlara sendikalarını değiştirmelerine yönelik yapılacak her türlü baskı anayasal bir suçtur. Bir işçinin hangi sendikaya üye olacağına, hangi sendikada mücadele edeceğine veya hangi sendikadan ayrılacağına hiç kimse karar veremez.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Güvenlik-İş Genel Başkanı Ömer Çağırıcı, Sendika seçmek işverenin değil, emekçinin hakkıdır. Çalışanlara sendikalarını değiştirmelerine yönelik yapılacak her türlü baskı anayasal bir suçtur. ifadelerini kullandı.Çağrıcı, yaptığı yazılı açıklamada, Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yapan özel güvenlik emekçilerinin bir süredir Güvenlik-İş'ten istifa ettirilerek başka bir sendikaya üye yapılmaya çalışıldığını belirtti.Ağustos ayında görev yeri değişikliği ve işten çıkarma tehditlerinin etkisiyle 260 üyenin 2 Ağustos'ta sendikalarından istifa ettiğine dikkati çeken Çağrıcı, sendika olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına gerekli tüm şikayetleri yaptıklarını, belediyenin incelemeye alındığını kaydetti.Güvenlik-İş'in 2011'de Antalya Büyükşehir Belediyesinde görev yapan özel güvenlik işçilerince kurulduğunu hatırlatan Çağrıcı, şunları ifade etti:Güvenlik-İş Sendikası Antalya Büyükşehir Belediyesinde var olmaya devam edecektir. Her şartta, ne olursa olsun, bu belediyede hangi siyasi parti kazanırsa kazansın. Çünkü Antalya Büyükşehir Belediyesi sendikamızın kuruluş yeridir. Belediye yönetimine şunu bir kez daha anımsatmak isterim, Anayasa'mızın 51. maddesi sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkını güvence altına almıştır. Sendika seçmek işverenin değil, emekçinin hakkıdır. Çalışanlara sendikalarını değiştirmelerine yönelik yapılacak her türlü baskı anayasal bir suçtur. Bir işçinin hangi sendikaya üye olacağına, hangi sendikada mücadele edeceğine veya hangi sendikadan ayrılacağına hiç kimse karar veremez.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/guvenlik-is-genel-baskani-cagirici-iscilerin-sendikal-tercihlerine-saygi-duyulmasini-istedi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye ve 7 ülke, İsrailli yetkililerin Filistinlilerin Gazze'den zorla yerinden edilmesine yönelik ifadelerini kınadı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-ve-7-ulke-israilli-yetkililerin-filistinlilerin-gazze-den-zorla-yerinden-edilmesine-yonelik-ifadelerini-kinadi/904726/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-ve-7-ulke-israilli-yetkililerin-filistinlilerin-gazze-den-zorla-yerinden-edilmesine-yonelik-ifadelerini-kinadi/904726/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:09:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Türkiye ve 7 ülke, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarını şiddetle kınadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Türkiye ve 7 ülke, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarını şiddetle kınadı.Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, Ben-Gvir ve Katz'ın Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarına dair ortak açıklama yaptı.Açıklamaya göre bakanlar, Filistinlileri zorla topraklarından çıkarmayı amaçlayan plan ve mekanizmalara yönelik öneriler dahil olmak üzere, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik iki İsrailli yetkilinin yaptığı açıklamaları şiddetle kınadı.Bakanlar, bu tür kışkırtıcı açıklamaların ve önerilerin, uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal ettiğini ve Filistin halkının meşru ve devredilemez haklarına doğrudan tehdit oluşturduğunu vurguladı. Bakanlar, herhangi bir bahane veya gerekçeyle işgal altındaki Filistin toprakları içinde veya dışında Filistin halkını yerinden etmeyi amaçlayan her türlü girişimi veya planı kesin bir dille reddettiklerini ve kınadıklarını teyit etti.Zorla yerinden etme çağrılarının Filistinlileri topraklarından söküp atmayı amaçlayan resmi bir politikaya veya somut önlemlere dönüştürülmesinin yol açacağı ciddi sonuçlara karşı uyarıda bulunan bakanlar, bu tür eylemlerin, zorla yerinden edilmeyi kesin bir dille reddeden ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Planı dahil, barışın sağlanmasına yönelik uluslararası çabalara doğrudan bir zorluk oluşturduğunu ve bölgedeki istikrar umudunu ciddi şekilde tehlikeye attığını belirtti.Bakanlar, Gazze Şeridi'nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki Filistin topraklarının bütünlüğünün korunmasının zorunlu olduğunun altını çizdi.Adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın tek yolunun iki devletli çözümün uygulanması olduğunu kaydeden bakanlar, uluslararası meşruiyetin ilgili kararlarına uygun olarak 4 Haziran 1967 sınırları çerçevesinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devletinin kurulmasını teyit etti.Bakanlar, uluslararası topluma, özellikle de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine, sorumluluklarını üstlenmeleri ve işgal altındaki Filistin topraklarında yeni bir demografik veya coğrafi gerçeklik dayatmaya yönelik her türlü girişime kararlılıkla karşı çıkmaları ve uluslararası hukuk kurallarına uyulmasını sağlamaları çağrısında bulundu.Ayrıca bakanlar, Filistin halkının kendi topraklarında gösterdiği metanete verdikleri tam desteği ve Filistin davasını ortadan kaldırmayı veya Filistin halkının meşru haklarını zayıflatmayı amaçlayan tüm girişimleri reddettiklerini bir kez daha teyit etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Türkiye ve 7 ülke, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarını şiddetle kınadı.Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, Ben-Gvir ve Katz'ın Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarına dair ortak açıklama yaptı.Açıklamaya göre bakanlar, Filistinlileri zorla topraklarından çıkarmayı amaçlayan plan ve mekanizmalara yönelik öneriler dahil olmak üzere, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik iki İsrailli yetkilinin yaptığı açıklamaları şiddetle kınadı.Bakanlar, bu tür kışkırtıcı açıklamaların ve önerilerin, uluslararası insani hukuk da dahil olmak üzere uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal ettiğini ve Filistin halkının meşru ve devredilemez haklarına doğrudan tehdit oluşturduğunu vurguladı. Bakanlar, herhangi bir bahane veya gerekçeyle işgal altındaki Filistin toprakları içinde veya dışında Filistin halkını yerinden etmeyi amaçlayan her türlü girişimi veya planı kesin bir dille reddettiklerini ve kınadıklarını teyit etti.Zorla yerinden etme çağrılarının Filistinlileri topraklarından söküp atmayı amaçlayan resmi bir politikaya veya somut önlemlere dönüştürülmesinin yol açacağı ciddi sonuçlara karşı uyarıda bulunan bakanlar, bu tür eylemlerin, zorla yerinden edilmeyi kesin bir dille reddeden ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Planı dahil, barışın sağlanmasına yönelik uluslararası çabalara doğrudan bir zorluk oluşturduğunu ve bölgedeki istikrar umudunu ciddi şekilde tehlikeye attığını belirtti.Bakanlar, Gazze Şeridi'nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki Filistin topraklarının bütünlüğünün korunmasının zorunlu olduğunun altını çizdi.Adil ve kalıcı bir barışa ulaşmanın tek yolunun iki devletli çözümün uygulanması olduğunu kaydeden bakanlar, uluslararası meşruiyetin ilgili kararlarına uygun olarak 4 Haziran 1967 sınırları çerçevesinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devletinin kurulmasını teyit etti.Bakanlar, uluslararası topluma, özellikle de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine, sorumluluklarını üstlenmeleri ve işgal altındaki Filistin topraklarında yeni bir demografik veya coğrafi gerçeklik dayatmaya yönelik her türlü girişime kararlılıkla karşı çıkmaları ve uluslararası hukuk kurallarına uyulmasını sağlamaları çağrısında bulundu.Ayrıca bakanlar, Filistin halkının kendi topraklarında gösterdiği metanete verdikleri tam desteği ve Filistin davasını ortadan kaldırmayı veya Filistin halkının meşru haklarını zayıflatmayı amaçlayan tüm girişimleri reddettiklerini bir kez daha teyit etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/turkiye-ve-7-ulke-israilli-yetkililerin-filistinlilerin-gazze-den-zorla-yerinden-edilmesine-yonelik-ifadelerini-kinadi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2027-2029 Dönemi Orta Vadeli Program'ı açıkladı: (2)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/son-dakika-gelismesi-cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ovp-yi-hazirlarken-secimlerin-zamaninda-olacagini-dusunerek-hazirladik-spekulatif-varsayimda-olmadik-secimi-one-alacaksa-meclis-in-takdirinde/904725/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/son-dakika-gelismesi-cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ovp-yi-hazirlarken-secimlerin-zamaninda-olacagini-dusunerek-hazirladik-spekulatif-varsayimda-olmadik-secimi-one-alacaksa-meclis-in-takdirinde/904725/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:09:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / 2026'da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun, 2027 yılında yüzde 21'e, 2028 yılında yüzde 13,5'e ve 2029 yılında yüzde 9'a gerileyerek program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz - 2026 yılında yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediğimiz büyümenin, kademeli olarak güçlenerek 2027 yılında yüzde 4,2'ye, 2028 yılında yüzde 4,6'ya ve 2029 yılında yüzde 5'e ulaşmasını öngörüyoruz - 2026 yılı sonunda milli gelirimizin Cumhuriyet tarihimizde ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasını, kişi başına milli gelirimizin de yine ilk kez 20 bin doları geçmesini bekliyoruz - 2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda yüzde 28,4 seviyelerinde olmasını bekliyoruz - (OVP) Program dönemi sonunda milli gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatımızı ise 450 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026'da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun, 2027 yılında yüzde 21'e, 2028 yılında yüzde 13,5'e ve 2029 yılında yüzde 9'a gerileyerek program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz. dedi.Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 2027-2029 dönemini içeren Orta Vadeli Program'ı (OVP) açıkladı.Programın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe katettiklerini belirten Yılmaz, Mayıs 2024'te yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyonun, uygulanan politikalarla belirgin düşüş eğilimine girdiğini ifade etti.Yılmaz, enflasyondaki güçlü düşüş eğiliminin savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle geçici olarak yataylaştığını, 2026 Ağustos itibarıyla yüzde 31,5 seviyesinde gerçekleştiğini kaydetti.2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda yüzde 28,4 seviyelerinde olmasını bekliyoruz. değerlendirmesinde bulunan Yılmaz, TÜFE sepetinin yüzde 34,5'ini oluşturan gıda, akaryakıt, doğal gaz ve ulaştırma hizmetlerinden oluşturdukları endekste savaş kaynaklı belirgin bir yükseliş gördüklerini söyledi.Buna karşılık, savaştan doğrudan etkilenen bu kalemleri dışarıda bıraktıklarında, enflasyonun ana eğilimindeki aşağı yönlü seyrin devam ettiğini gördüklerini dile getiren Yılmaz, mevcut verilerin son dönemde manşet enflasyondaki düşüşün yavaşlamasında, programın temel dinamiklerinden ziyade, savaşın doğrudan etkilediği ve TÜFE sepetinde önemli bir ağırlığa sahip olan kalemlerden gelen ilave fiyat baskılarının etkili olduğunu gösterdiğini ifade etti.Yılmaz, Merkez Bankamıza göre savaşın enflasyon üzerindeki maliyeti, doğrudan ve dolaylı etkileri yaklaşık 7 puan olarak hesaplanmıştır. Arz şoklarının etkisinin zayıflamasıyla birlikte, uyguladığımız sıkı ve koordineli politika çerçevesinin desteğiyle enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden belirginleşmesini bekliyoruz. dedi.Bir önceki OVP'de 2025 yılı için bütçe açığının milli gelire oranının, yüzde 0,8 seviyesindeki deprem harcamalarına rağmen 2025 yıl sonunda yüzde 2,9 oranında gerçekleştiğini hatırlatan Yılmaz, bu gelişmede, deprem kaynaklı harcamalar sürerken, diğer harcamalar üzerinde alınan ilave tedbirlerin etkili olduğunu söyledi.Yılmaz, Tasarruf Genelgesi'yle harcama disiplinini güçlendirdiklerini, Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemi ile 260 kamu idaresini yakından takip ettiklerini aktardı.Programımızı kararlılıkla ve bütüncül bir anlayışla sürdürüyoruzTedbirlerin uygulanmasına yönelik denetimlerin aralıksız sürdürüldüğünü, bugüne kadar 2 bin 16 harcama biriminde denetim gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, denetim raporlarının Cumhurbaşkanlığı ve ilgili idarelerle paylaşıldığını kaydetti.Genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payının uzun dönem ortalaması olan yüzde 4,6'dan, 2024 yılında yüzde 3,1'e, 2025 yılında ise yüzde 2,9 seviyesine gerilediğini anımsatan Yılmaz, bu yöndeki kararlılığı gelecek dönemde de sürdüreceklerini vurguladı.Cevdet Yılmaz, şunları ifade etti:2002 yılında 238 milyar dolar ekonomik büyüklüğümüz ve 3600 dolar civarında kişi başına gelirimiz vardı. 2026 yılı sonunda milli gelirimizin Cumhuriyet tarihimizde ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasını, kişi başına milli gelirimizin de yine ilk kez 20 bin doları geçmesini bekliyoruz. Türkiye'nin 2026 yılında da yüksek gelirli ülkeler grubu eşiğini aşmasını bekliyoruz. Bu rakamlarla 2026 yılında dünyada nominal olarak 16'ncı büyük ekonomi, satın alma gücü paritesine göre ise 11'inci ekonomi konumumuzu da sürdüreceğiz. Bu tabloyu yalnızca rakamsal bir büyüme olarak değerlendirmiyoruz. Ülkemizin üretim kapasitesinin, girişimcilik gücünün ve ekonomik potansiyelinin ulaştığı seviyenin önemli bir göstergesi olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle ortaya koyduğu vizyonla programımızı, 2023 yılından bu yana kararlılıkla ve bütüncül bir anlayışla sürdürüyoruz.İstihdamı artıracak, atıl iş gücünü azaltacağızYılmaz, bu süreçte, kırılganlıkları azaltırken makroekonomik istikrarın sürdürülmesi ve büyümenin dengeli kompozisyonunun sağlanması, enflasyondaki belirgin gerileme, dış dengenin güçlendirilmesi, rezervlerin artırılması ve finansal dayanıklılığın güçlendirilmesi alanlarında önemli mesafeler kaydettiklerinin altını çizdi.Gelecek dönemde temel hedefin, fiyat istikrarını kalıcı hale getirerek enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek ve mali disiplini güçlü bir şekilde muhafaza etmek olduğunu belirten Yılmaz, büyümenin toplumun tüm kesimlerine daha güçlü şekilde yansıması amacıyla istihdamı artıracaklarını, atıl iş gücünü azaltacaklarını söyledi.Enerji başta olmak üzere kritik girdilerde arz güvenliğini güçlendirecek ve arz şoklarının ekonomi üzerindeki etkilerini en aza indirecek politikaları sürdüreceklerini dile getiren Yılmaz, programda öngördükleri rekabet gücünü yükselteceklerini kaydetti.Yılmaz, istikrarsızlığın ve belirsizliğin arttığı bir küresel ortamda, siyasi istikrar ve öngörülebilir politikalar ile oluşturulan bu çerçevenin, fırsatların değerlendirilmesi ve ülkenin cazibesinin artırılmasına katkı sunacağını vurguladı.Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı ile vergi mimarisinde küresel ölçekte çok önemli düzenlemeleri hayata geçirdiklerini anımsatan Yılmaz, düzenlemelerle uluslararası doğrudan yatırımları artırmayı, rekabetçi bir transit ticaret merkezi oluşturmayı, küresel yeteneklerin, girişimcilerin, teknoloji şirketlerinin ve çok uluslu firmaların merkez operasyonlarını Türkiye'ye çekmeyi amaçladıklarını vurguladı.Yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruzYılmaz, vergiye uyumu güçlendirmek ve yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye'ye getirilerek milli ekonomiye kazandırılmasını teşvik etmek için düzenlemeler yaptıklarını hatırlattı.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları kaydetti:2026 yılında yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediğimiz büyümenin, kademeli olarak güçlenerek 2027 yılında yüzde 4,2'ye, 2028 yılında yüzde 4,6'ya ve 2029 yılında yüzde 5'e ulaşmasını öngörüyoruz. Yeni Program döneminde makroekonomik istikrarla uyumlu, üretim kapasitesi ve verimliliği artıran, enflasyonist baskı oluşturmayan sürdürülebilir bir büyüme anlayışı içindeyiz. Bunun için büyümenin niteliğini de dönüştürüyoruz. Tarımda teknoloji ve verimlilik artışını, sanayide üretim kapasitesi ile teknoloji yoğunluğunun yükselmesini, hizmetlerde ise bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli faaliyetlerin daha fazla ön plana çıkmasını sağlayacağız. Beşeri sermayemizi güçlendirirken kamu yatırımlarının özel sektör yatırımları açısından ön açıcı ve tamamlayıcı hale gelmesine özen göstereceğiz. Bu yaklaşımın merkezinde verimlilik yer alıyor. Kaynaklarımızı daha etkin kullanan, teknolojiyi üretim süreçlerine güçlü biçimde dahil eden ve toplam faktör verimliliğini kalıcı olarak artıran bir ekonomik yapı oluşturmayı hedefliyoruz.Program döneminde her yıl ortalama toplam faktör verimliliğinin 1,1 puanlık büyüme desteği getirmesini bekledilerini aktaran Yılmaz, Büyüme kadar öncelik verdiğimiz bir diğer temel alan ise istihdamdır. 2026 yılında yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz işsizlik oranını, 2027’de yüzde 8'e, 2028'de yüzde 7,8'e ve 2029'da yüzde 7,6'ya düşürmeyi hedefliyoruz. Program döneminde ekonomimize yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam kazandırarak iş gücü piyasasına daha fazla bireyin katılımını sağlamayı ve toplumsal refahı artırmayı amaçlıyoruz. ifadelerini kullandı.Sürdürülebilir büyüme hedefiyle programın önceliğinin dezenflasyon sürecini kararlılıkla sürdürerek fiyat istikrarını kalıcı biçimde tesis etmek olduğunu belirten Yılmaz, 2026'da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun, 2027 yılında yüzde 21'e, 2028 yılında yüzde 13,5'e ve 2029 yılında yüzde 9'a gerileyerek Program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz. dedi.Disiplinli mali duruşu sürdürmeyi öngörüyoruzYılmaz, bölgedeki savaşın etkisinin azalmasıyla cari işlemler açığının yeniden kademeli olarak gerilemesini, 2027'de yüzde 1,9'a, 2028 yılında yüzde 1,8'e ve 2029 yılında yüzde 1,6'ya düşmesini öngördüklerini söyledi.Programda, bütçe açığının kademeli bir şekilde düşürülmesini hedeflediklerini aktaran Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:Geçtiğimiz yıl 2026 için yüzde 3,5 olarak öngördüğümüz bütçe açığımızın milli gelire oranının, aldığımız tedbirlerle yüzde 3,1 olarak gerçekleştirmeyi bekliyoruz. Kalan deprem harcamaları 2027 bütçesine de yansıyacak olmasına rağmen benzer bir yaklaşımla önümüzdeki yılda da hedeflenenden daha iyi bir bütçe açığı için gerekli çabayı göstereceğiz. Geçen yıl 3,5 demiştik, bu yıl 3,1 olacak. Gördüğünüz gibi bazı hedeflerde de olumlu yönde sapmalar yaşıyoruz. Gelecek yıl için de 3,5 diyoruz ama daha iyi performans göstermek için gayretimizi ortaya koyacağız.Afet sonrası dönemde devam eden ihtiyaçlar süratle karşılanırken, savunma, personel giderleri ve sosyal güvenlik harcamalarındaki artışa rağmen alınacak ilave tedbirlerin etkisiyle disiplinli mali duruşu sürdürmeyi öngördüklerini belirten Yılmaz, 2027'de yüzde 3,5 olarak öngördüğümüz bütçe açığımızın milli gelire oranını, program dönemi sonunda yüzde 2,8'e düşürmeyi hedefliyoruz. diye konuştu.Ekonomimizin ölçeğini önemli ölçüde büyüteceğizYılmaz, 2023-2026 yılları arasında depremin yol açtığı kayıp ve zararın telafi edilmesi ile afet risklerinin azaltılmasına yönelik 2026 yılı fiyatlarıyla toplam 5,4 trilyon Türk lirası (104 milyar dolar) tutarında harcama yapılmış olacağının tahmin edildiğini söyledi.Bu tutarın büyük ölçüde yeniden inşa edilen konut ve iş yerleri ile yenilenen kamu altyapısı için yapılan harcamalardan oluştuğunu belirten Yılmaz, 2027 sonunda bu rakamın 116 milyar doları aşacağının tahmin edildiğini kaydetti.Depremle ilgili kalan ihtiyaçların karşılanması için 2027'de de kaynak ayrılacağını dile getiren Yılmaz, Son 4 yıla bakıldığında 25-26 milyar dolar her yıl depreme para harcamışız. Gelecek yıl bunun 10 milyar dolara düşeceği görülüyor. dedi.Programın kararlılıkla uygulanmasıyla, dönem sonunda daha fazla istihdam üreten, ekonomik ölçeğini büyüten ve oluşturduğu refahı toplumun geneline daha güçlü biçimde yansıtan bir Türkiye hedeflediklerini vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:Bu dönemde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulmasını ve işsizlik oranının yüzde 8'in altına gerilemesini öngörüyoruz. Üretim kapasitemizi, verimliliğimizi ve rekabet gücümüzü artırmaya yönelik politikalarımızla ekonomimizin ölçeğini de önemli ölçüde büyüteceğiz. Program dönemi sonunda milli gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatımızı ise 450 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz.Enflasyonun tek haneli seviyelere gerilemesini öngörüyoruzEsas hedeflerinin büyümeyi vatandaşların yaşam standartlarına yansıyan kalıcı sosyal refah artışına dönüştürmek olduğunu belirten Yılmaz, Bu doğrultuda kişi başına milli gelirin 25 bin dolar seviyesine ulaşmasını, artan refahın geniş toplumsal kesimlere yansıtılmasını ve enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere gerilemesini öngörüyoruz. dedi.Yapay zeka destekli ve otonom üretim sistemleriyle enerji, ham madde, işgücü ve makine kullanımında verimliliği artırırken düşük karbonlu üretim, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştıracaklarını dile getiren Yılmaz, bu dönüşümün gerektirdiği beşeri ve fiziki altyapıyı da eş zamanlı olarak güçlendireceklerini söyledi.İmalat Sanayii Güçlendirme Programını hayata geçirdiklerini anımsatan Yılmaz, bu yılki OVP’nin en temel vurgularından birinin bu yaklaşım olacağını kaydetti.İmalat Sanayii Finansman Desteği Programı kapsamında 250 milyar lira büyüklüğünde ilave kredi desteği sağladıklarını aktaran Yılmaz, İhracatçımıza düşük faizli reeskont kredisi sunarken, orta-yüksek ve yüksek teknoloji ağırlıklı sanayi yatırımlarına yönelik olarak 3 yıl için ayırdığımız 750 milyar liralık YTAK kredilerini kullandırmaya devam edeceğiz. dedi.(Sürecek)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026'da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun, 2027 yılında yüzde 21'e, 2028 yılında yüzde 13,5'e ve 2029 yılında yüzde 9'a gerileyerek program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz. dedi.Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 2027-2029 dönemini içeren Orta Vadeli Program'ı (OVP) açıkladı.Programın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe katettiklerini belirten Yılmaz, Mayıs 2024'te yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyonun, uygulanan politikalarla belirgin düşüş eğilimine girdiğini ifade etti.Yılmaz, enflasyondaki güçlü düşüş eğiliminin savaş koşullarının oluşturduğu arz yönlü baskılar nedeniyle geçici olarak yataylaştığını, 2026 Ağustos itibarıyla yüzde 31,5 seviyesinde gerçekleştiğini kaydetti.2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda yüzde 28,4 seviyelerinde olmasını bekliyoruz. değerlendirmesinde bulunan Yılmaz, TÜFE sepetinin yüzde 34,5'ini oluşturan gıda, akaryakıt, doğal gaz ve ulaştırma hizmetlerinden oluşturdukları endekste savaş kaynaklı belirgin bir yükseliş gördüklerini söyledi.Buna karşılık, savaştan doğrudan etkilenen bu kalemleri dışarıda bıraktıklarında, enflasyonun ana eğilimindeki aşağı yönlü seyrin devam ettiğini gördüklerini dile getiren Yılmaz, mevcut verilerin son dönemde manşet enflasyondaki düşüşün yavaşlamasında, programın temel dinamiklerinden ziyade, savaşın doğrudan etkilediği ve TÜFE sepetinde önemli bir ağırlığa sahip olan kalemlerden gelen ilave fiyat baskılarının etkili olduğunu gösterdiğini ifade etti.Yılmaz, Merkez Bankamıza göre savaşın enflasyon üzerindeki maliyeti, doğrudan ve dolaylı etkileri yaklaşık 7 puan olarak hesaplanmıştır. Arz şoklarının etkisinin zayıflamasıyla birlikte, uyguladığımız sıkı ve koordineli politika çerçevesinin desteğiyle enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden belirginleşmesini bekliyoruz. dedi.Bir önceki OVP'de 2025 yılı için bütçe açığının milli gelire oranının, yüzde 0,8 seviyesindeki deprem harcamalarına rağmen 2025 yıl sonunda yüzde 2,9 oranında gerçekleştiğini hatırlatan Yılmaz, bu gelişmede, deprem kaynaklı harcamalar sürerken, diğer harcamalar üzerinde alınan ilave tedbirlerin etkili olduğunu söyledi.Yılmaz, Tasarruf Genelgesi'yle harcama disiplinini güçlendirdiklerini, Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemi ile 260 kamu idaresini yakından takip ettiklerini aktardı.Programımızı kararlılıkla ve bütüncül bir anlayışla sürdürüyoruzTedbirlerin uygulanmasına yönelik denetimlerin aralıksız sürdürüldüğünü, bugüne kadar 2 bin 16 harcama biriminde denetim gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, denetim raporlarının Cumhurbaşkanlığı ve ilgili idarelerle paylaşıldığını kaydetti.Genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payının uzun dönem ortalaması olan yüzde 4,6'dan, 2024 yılında yüzde 3,1'e, 2025 yılında ise yüzde 2,9 seviyesine gerilediğini anımsatan Yılmaz, bu yöndeki kararlılığı gelecek dönemde de sürdüreceklerini vurguladı.Cevdet Yılmaz, şunları ifade etti:2002 yılında 238 milyar dolar ekonomik büyüklüğümüz ve 3600 dolar civarında kişi başına gelirimiz vardı. 2026 yılı sonunda milli gelirimizin Cumhuriyet tarihimizde ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasını, kişi başına milli gelirimizin de yine ilk kez 20 bin doları geçmesini bekliyoruz. Türkiye'nin 2026 yılında da yüksek gelirli ülkeler grubu eşiğini aşmasını bekliyoruz. Bu rakamlarla 2026 yılında dünyada nominal olarak 16'ncı büyük ekonomi, satın alma gücü paritesine göre ise 11'inci ekonomi konumumuzu da sürdüreceğiz. Bu tabloyu yalnızca rakamsal bir büyüme olarak değerlendirmiyoruz. Ülkemizin üretim kapasitesinin, girişimcilik gücünün ve ekonomik potansiyelinin ulaştığı seviyenin önemli bir göstergesi olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle ortaya koyduğu vizyonla programımızı, 2023 yılından bu yana kararlılıkla ve bütüncül bir anlayışla sürdürüyoruz.İstihdamı artıracak, atıl iş gücünü azaltacağızYılmaz, bu süreçte, kırılganlıkları azaltırken makroekonomik istikrarın sürdürülmesi ve büyümenin dengeli kompozisyonunun sağlanması, enflasyondaki belirgin gerileme, dış dengenin güçlendirilmesi, rezervlerin artırılması ve finansal dayanıklılığın güçlendirilmesi alanlarında önemli mesafeler kaydettiklerinin altını çizdi.Gelecek dönemde temel hedefin, fiyat istikrarını kalıcı hale getirerek enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek ve mali disiplini güçlü bir şekilde muhafaza etmek olduğunu belirten Yılmaz, büyümenin toplumun tüm kesimlerine daha güçlü şekilde yansıması amacıyla istihdamı artıracaklarını, atıl iş gücünü azaltacaklarını söyledi.Enerji başta olmak üzere kritik girdilerde arz güvenliğini güçlendirecek ve arz şoklarının ekonomi üzerindeki etkilerini en aza indirecek politikaları sürdüreceklerini dile getiren Yılmaz, programda öngördükleri rekabet gücünü yükselteceklerini kaydetti.Yılmaz, istikrarsızlığın ve belirsizliğin arttığı bir küresel ortamda, siyasi istikrar ve öngörülebilir politikalar ile oluşturulan bu çerçevenin, fırsatların değerlendirilmesi ve ülkenin cazibesinin artırılmasına katkı sunacağını vurguladı.Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı ile vergi mimarisinde küresel ölçekte çok önemli düzenlemeleri hayata geçirdiklerini anımsatan Yılmaz, düzenlemelerle uluslararası doğrudan yatırımları artırmayı, rekabetçi bir transit ticaret merkezi oluşturmayı, küresel yeteneklerin, girişimcilerin, teknoloji şirketlerinin ve çok uluslu firmaların merkez operasyonlarını Türkiye'ye çekmeyi amaçladıklarını vurguladı.Yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruzYılmaz, vergiye uyumu güçlendirmek ve yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye'ye getirilerek milli ekonomiye kazandırılmasını teşvik etmek için düzenlemeler yaptıklarını hatırlattı.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları kaydetti:2026 yılında yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediğimiz büyümenin, kademeli olarak güçlenerek 2027 yılında yüzde 4,2'ye, 2028 yılında yüzde 4,6'ya ve 2029 yılında yüzde 5'e ulaşmasını öngörüyoruz. Yeni Program döneminde makroekonomik istikrarla uyumlu, üretim kapasitesi ve verimliliği artıran, enflasyonist baskı oluşturmayan sürdürülebilir bir büyüme anlayışı içindeyiz. Bunun için büyümenin niteliğini de dönüştürüyoruz. Tarımda teknoloji ve verimlilik artışını, sanayide üretim kapasitesi ile teknoloji yoğunluğunun yükselmesini, hizmetlerde ise bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli faaliyetlerin daha fazla ön plana çıkmasını sağlayacağız. Beşeri sermayemizi güçlendirirken kamu yatırımlarının özel sektör yatırımları açısından ön açıcı ve tamamlayıcı hale gelmesine özen göstereceğiz. Bu yaklaşımın merkezinde verimlilik yer alıyor. Kaynaklarımızı daha etkin kullanan, teknolojiyi üretim süreçlerine güçlü biçimde dahil eden ve toplam faktör verimliliğini kalıcı olarak artıran bir ekonomik yapı oluşturmayı hedefliyoruz.Program döneminde her yıl ortalama toplam faktör verimliliğinin 1,1 puanlık büyüme desteği getirmesini bekledilerini aktaran Yılmaz, Büyüme kadar öncelik verdiğimiz bir diğer temel alan ise istihdamdır. 2026 yılında yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz işsizlik oranını, 2027’de yüzde 8'e, 2028'de yüzde 7,8'e ve 2029'da yüzde 7,6'ya düşürmeyi hedefliyoruz. Program döneminde ekonomimize yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam kazandırarak iş gücü piyasasına daha fazla bireyin katılımını sağlamayı ve toplumsal refahı artırmayı amaçlıyoruz. ifadelerini kullandı.Sürdürülebilir büyüme hedefiyle programın önceliğinin dezenflasyon sürecini kararlılıkla sürdürerek fiyat istikrarını kalıcı biçimde tesis etmek olduğunu belirten Yılmaz, 2026'da yüzde 28,4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun, 2027 yılında yüzde 21'e, 2028 yılında yüzde 13,5'e ve 2029 yılında yüzde 9'a gerileyerek Program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz. dedi.Disiplinli mali duruşu sürdürmeyi öngörüyoruzYılmaz, bölgedeki savaşın etkisinin azalmasıyla cari işlemler açığının yeniden kademeli olarak gerilemesini, 2027'de yüzde 1,9'a, 2028 yılında yüzde 1,8'e ve 2029 yılında yüzde 1,6'ya düşmesini öngördüklerini söyledi.Programda, bütçe açığının kademeli bir şekilde düşürülmesini hedeflediklerini aktaran Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:Geçtiğimiz yıl 2026 için yüzde 3,5 olarak öngördüğümüz bütçe açığımızın milli gelire oranının, aldığımız tedbirlerle yüzde 3,1 olarak gerçekleştirmeyi bekliyoruz. Kalan deprem harcamaları 2027 bütçesine de yansıyacak olmasına rağmen benzer bir yaklaşımla önümüzdeki yılda da hedeflenenden daha iyi bir bütçe açığı için gerekli çabayı göstereceğiz. Geçen yıl 3,5 demiştik, bu yıl 3,1 olacak. Gördüğünüz gibi bazı hedeflerde de olumlu yönde sapmalar yaşıyoruz. Gelecek yıl için de 3,5 diyoruz ama daha iyi performans göstermek için gayretimizi ortaya koyacağız.Afet sonrası dönemde devam eden ihtiyaçlar süratle karşılanırken, savunma, personel giderleri ve sosyal güvenlik harcamalarındaki artışa rağmen alınacak ilave tedbirlerin etkisiyle disiplinli mali duruşu sürdürmeyi öngördüklerini belirten Yılmaz, 2027'de yüzde 3,5 olarak öngördüğümüz bütçe açığımızın milli gelire oranını, program dönemi sonunda yüzde 2,8'e düşürmeyi hedefliyoruz. diye konuştu.Ekonomimizin ölçeğini önemli ölçüde büyüteceğizYılmaz, 2023-2026 yılları arasında depremin yol açtığı kayıp ve zararın telafi edilmesi ile afet risklerinin azaltılmasına yönelik 2026 yılı fiyatlarıyla toplam 5,4 trilyon Türk lirası (104 milyar dolar) tutarında harcama yapılmış olacağının tahmin edildiğini söyledi.Bu tutarın büyük ölçüde yeniden inşa edilen konut ve iş yerleri ile yenilenen kamu altyapısı için yapılan harcamalardan oluştuğunu belirten Yılmaz, 2027 sonunda bu rakamın 116 milyar doları aşacağının tahmin edildiğini kaydetti.Depremle ilgili kalan ihtiyaçların karşılanması için 2027'de de kaynak ayrılacağını dile getiren Yılmaz, Son 4 yıla bakıldığında 25-26 milyar dolar her yıl depreme para harcamışız. Gelecek yıl bunun 10 milyar dolara düşeceği görülüyor. dedi.Programın kararlılıkla uygulanmasıyla, dönem sonunda daha fazla istihdam üreten, ekonomik ölçeğini büyüten ve oluşturduğu refahı toplumun geneline daha güçlü biçimde yansıtan bir Türkiye hedeflediklerini vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:Bu dönemde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulmasını ve işsizlik oranının yüzde 8'in altına gerilemesini öngörüyoruz. Üretim kapasitemizi, verimliliğimizi ve rekabet gücümüzü artırmaya yönelik politikalarımızla ekonomimizin ölçeğini de önemli ölçüde büyüteceğiz. Program dönemi sonunda milli gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatımızı ise 450 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz.Enflasyonun tek haneli seviyelere gerilemesini öngörüyoruzEsas hedeflerinin büyümeyi vatandaşların yaşam standartlarına yansıyan kalıcı sosyal refah artışına dönüştürmek olduğunu belirten Yılmaz, Bu doğrultuda kişi başına milli gelirin 25 bin dolar seviyesine ulaşmasını, artan refahın geniş toplumsal kesimlere yansıtılmasını ve enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere gerilemesini öngörüyoruz. dedi.Yapay zeka destekli ve otonom üretim sistemleriyle enerji, ham madde, işgücü ve makine kullanımında verimliliği artırırken düşük karbonlu üretim, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştıracaklarını dile getiren Yılmaz, bu dönüşümün gerektirdiği beşeri ve fiziki altyapıyı da eş zamanlı olarak güçlendireceklerini söyledi.İmalat Sanayii Güçlendirme Programını hayata geçirdiklerini anımsatan Yılmaz, bu yılki OVP’nin en temel vurgularından birinin bu yaklaşım olacağını kaydetti.İmalat Sanayii Finansman Desteği Programı kapsamında 250 milyar lira büyüklüğünde ilave kredi desteği sağladıklarını aktaran Yılmaz, İhracatçımıza düşük faizli reeskont kredisi sunarken, orta-yüksek ve yüksek teknoloji ağırlıklı sanayi yatırımlarına yönelik olarak 3 yıl için ayırdığımız 750 milyar liralık YTAK kredilerini kullandırmaya devam edeceğiz. dedi.(Sürecek)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/son-dakika-gelismesi-cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ovp-yi-hazirlarken-secimlerin-zamaninda-olacagini-dusunerek-hazirladik-spekulatif-varsayimda-olmadik-secimi-one-alacaksa-meclis-in-takdirinde.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kırgızistan'da 6. Dünya Göçebe Oyunları kapsamında Kırçın Yaylası ziyaretçi akınına uğradı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kirgizistan-da-6-dunya-gocebe-oyunlari-kapsaminda-kircin-yaylasi-ziyaretci-akinina-ugradi/904724/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kirgizistan-da-6-dunya-gocebe-oyunlari-kapsaminda-kircin-yaylasi-ziyaretci-akinina-ugradi/904724/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:06:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kırgızistan / Kırgızistan'da düzenlenen 6.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kırgızistan Haberleri : Kırgızistan'da düzenlenen 6. Dünya Göçebe Oyunları kapsamında, Issık Göl bölgesindeki Kırçın Yaylası'nda kurulan Göçebeler Dünyası etno kenti, yerli ve yabancı turistlerin akınına uğradı.Oyunların kültürel kalbi olarak kabul edilen yayla, kurulan devasa etno kentle binlerce ziyaretçinin ilgi odağı haline geldi.Göçebeler Dünyası, sağanak yağış ve olumsuz hava şartlarına rağmen 5 gün boyunca açık kalarak ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.Oyunlar komitesi, Issık Göl bölgesindeki 3 farklı noktadan Kırçın Yaylası'na seyircilerin ulaşımını sağlamak amacıyla ücretsiz servis hatları oluşturdu.Bölgedeki olumsuz hava koşulları ve yoğun ilgi, ulaşım hatlarında zaman zaman uzun kuyruklara yol açtı.Organizasyon yetkilileri duruma müdahale ederek ek otobüs ve minibüs seferleri düzenledi.500 çadırla Kırgız gelenekleri canlandırıldıKırçın Yaylası’nda, Kırgızistan’ın tüm bölgelerini ve kültürel zenginliklerini temsil eden yaklaşık 500 geleneksel Kırgız çadırı (bozüy) kuruldu.Doğal güzelliğiyle dikkati çeken yayladaki organizasyon alanı, Orta Çağ mimarisini yansıtan dev şehir kapısıyla başlıyor.Surların ardında sırasıyla Kırgızistan'ın 7 bölgesi (Issık Göl, Çuy, Narın, Celalabad, Talas, Batken ve Oş) ile Bişkek ve Oş şehirleri, kurdukları çadır kentlerde geçmişten bugüne taşıdıkları köklü geleneklerini sergiliyor.Her bölge, kendisine has kültürel kimliğini yansıtan özel giriş kapıları hazırladı.Çadır kentlerde ikram edilen geleneksel yemekler, sergilenen halk oyunları, müzik dinletileri ve yöresel kıyafetler, yabancı turistlerin ve katılımcıların büyük beğenisini topladı.Yaklaşık 30 farklı etnik diasporanın derneğini barındıran Kırgızistan Halklar Asamblesi tarafından kurulan Dostluk Çadır Kenti'nde ise ziyaretçiler farklı etnik grupların zengin kültürel mirasıyla tanıştı.Bu alanda Özbekler, Uygurlar, Dunganlar, Ahıska Türkleri, Tatarlar, Başkurtlar, Kazaklar, Karaçaylılar, Yakutlar, Azerbaycanlılar, Tacikler, Koreliler, Ukraynalılar ve Ruslar kendi kültürleriyle temsil edildi.Antik kerpiç kent, ziyaretçilerin çekim merkezi olduYaylada yükselen çamur duvarları, devasa giriş kapıları ve görkemli gözetleme kuleleriyle dikkati çeken iki büyük kültür ve etkinlik kompleksi, festivalin yeni buluşma noktası haline geldi.Tamamen kerpiç malzemeden inşa edilen bu yapılar, göçebe halkların Orta Çağ'da yerleşik hayata geçiş sürecinde tanıştığı ilk antik yerleşim birimlerini anımsatıyor.Devasa surların ardında yer alan tek odalı geleneksel dükkânlar, gözetleme kuleleri, nostaljik at arabası tekerlekleri ve camsız, ahşap pencereli otantik konutlar, ziyaretçileri tarih yolculuğuna çıkarıyor.Bu antik kent, Kırgız zanaatkarlarının el emeği ürünleri ile modern tasarımcıların geleneksel motifleri harmanladığı eserlerin sergilendiği açık hava müzesine dönüştü.Kültür şöleninin yaşandığı alanda ziyaretçiler, Orta Asya'nın benzersiz ulusal lezzetlerini tatma fırsatı bulurken, yemeklerin asırlık geleneksel yöntemlerle hazırlanışına da tanıklık etti.Yaylada yemek yarışması düzenlendi6. Dünya Göçebe Oyunları kapsamında, Kırçın Yaylası'nda Dünya Göçebe Mutfağı 2026 yemek yarışması düzenlendi.15 ülkeden şeflerin katıldığı yarışmada, en iyi göçebe mutfağı ustası ünvanı ve para ödülü için mücadele edildi.Türkiye'den katılan ve finale kalan Ercan Keleş, 5 finalist arasında üçüncü oldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kırgızistan Haberleri : Kırgızistan'da düzenlenen 6. Dünya Göçebe Oyunları kapsamında, Issık Göl bölgesindeki Kırçın Yaylası'nda kurulan Göçebeler Dünyası etno kenti, yerli ve yabancı turistlerin akınına uğradı.Oyunların kültürel kalbi olarak kabul edilen yayla, kurulan devasa etno kentle binlerce ziyaretçinin ilgi odağı haline geldi.Göçebeler Dünyası, sağanak yağış ve olumsuz hava şartlarına rağmen 5 gün boyunca açık kalarak ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.Oyunlar komitesi, Issık Göl bölgesindeki 3 farklı noktadan Kırçın Yaylası'na seyircilerin ulaşımını sağlamak amacıyla ücretsiz servis hatları oluşturdu.Bölgedeki olumsuz hava koşulları ve yoğun ilgi, ulaşım hatlarında zaman zaman uzun kuyruklara yol açtı.Organizasyon yetkilileri duruma müdahale ederek ek otobüs ve minibüs seferleri düzenledi.500 çadırla Kırgız gelenekleri canlandırıldıKırçın Yaylası’nda, Kırgızistan’ın tüm bölgelerini ve kültürel zenginliklerini temsil eden yaklaşık 500 geleneksel Kırgız çadırı (bozüy) kuruldu.Doğal güzelliğiyle dikkati çeken yayladaki organizasyon alanı, Orta Çağ mimarisini yansıtan dev şehir kapısıyla başlıyor.Surların ardında sırasıyla Kırgızistan'ın 7 bölgesi (Issık Göl, Çuy, Narın, Celalabad, Talas, Batken ve Oş) ile Bişkek ve Oş şehirleri, kurdukları çadır kentlerde geçmişten bugüne taşıdıkları köklü geleneklerini sergiliyor.Her bölge, kendisine has kültürel kimliğini yansıtan özel giriş kapıları hazırladı.Çadır kentlerde ikram edilen geleneksel yemekler, sergilenen halk oyunları, müzik dinletileri ve yöresel kıyafetler, yabancı turistlerin ve katılımcıların büyük beğenisini topladı.Yaklaşık 30 farklı etnik diasporanın derneğini barındıran Kırgızistan Halklar Asamblesi tarafından kurulan Dostluk Çadır Kenti'nde ise ziyaretçiler farklı etnik grupların zengin kültürel mirasıyla tanıştı.Bu alanda Özbekler, Uygurlar, Dunganlar, Ahıska Türkleri, Tatarlar, Başkurtlar, Kazaklar, Karaçaylılar, Yakutlar, Azerbaycanlılar, Tacikler, Koreliler, Ukraynalılar ve Ruslar kendi kültürleriyle temsil edildi.Antik kerpiç kent, ziyaretçilerin çekim merkezi olduYaylada yükselen çamur duvarları, devasa giriş kapıları ve görkemli gözetleme kuleleriyle dikkati çeken iki büyük kültür ve etkinlik kompleksi, festivalin yeni buluşma noktası haline geldi.Tamamen kerpiç malzemeden inşa edilen bu yapılar, göçebe halkların Orta Çağ'da yerleşik hayata geçiş sürecinde tanıştığı ilk antik yerleşim birimlerini anımsatıyor.Devasa surların ardında yer alan tek odalı geleneksel dükkânlar, gözetleme kuleleri, nostaljik at arabası tekerlekleri ve camsız, ahşap pencereli otantik konutlar, ziyaretçileri tarih yolculuğuna çıkarıyor.Bu antik kent, Kırgız zanaatkarlarının el emeği ürünleri ile modern tasarımcıların geleneksel motifleri harmanladığı eserlerin sergilendiği açık hava müzesine dönüştü.Kültür şöleninin yaşandığı alanda ziyaretçiler, Orta Asya'nın benzersiz ulusal lezzetlerini tatma fırsatı bulurken, yemeklerin asırlık geleneksel yöntemlerle hazırlanışına da tanıklık etti.Yaylada yemek yarışması düzenlendi6. Dünya Göçebe Oyunları kapsamında, Kırçın Yaylası'nda Dünya Göçebe Mutfağı 2026 yemek yarışması düzenlendi.15 ülkeden şeflerin katıldığı yarışmada, en iyi göçebe mutfağı ustası ünvanı ve para ödülü için mücadele edildi.Türkiye'den katılan ve finale kalan Ercan Keleş, 5 finalist arasında üçüncü oldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kirgizistan-da-6-dunya-gocebe-oyunlari-kapsaminda-kircin-yaylasi-ziyaretci-akinina-ugradi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Erzurum'da iki kişinin öldüğü yangında iş yeri sahibi asli kusurlu bulundu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/erzurum-da-iki-kisinin-oldugu-yanginda-is-yeri-sahibi-asli-kusurlu-bulundu/904723/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/erzurum-da-iki-kisinin-oldugu-yanginda-is-yeri-sahibi-asli-kusurlu-bulundu/904723/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 13:06:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Erzurum / Keresteciler Sitesi'ndeki yangınla ilgili davanın gerekçeli kararından: - Bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere sanığın işveren olarak iş yerindeki ilgili tehlikeleri ve riskleri önlemek adına gerekli önlemleri almadığı, riskleri ve kazaları ortadan kaldırmak için gereken dikkat ve özeni göstermediği, dolayısıyla sanığın meydana gelen iş kazası olayında tek ve asli kusurlu olduğu, olayda vefat eden kişilerin ölümünün iş yerinde çıkan yangından kaynaklı olarak gerçekleştiği anlaşılmıştır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Erzurum Haberleri : MUHAMMET MUTAF - Erzurum'da 2 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı iş yeri yangınına ilişkin davanın gerekçeli kararında iş yeri sahibinin olayda tek ve asli kusurlu olduğu belirtildi.Yakutiye ilçesinde Kurtuluş Mahallesi Keresteciler Sitesi'nde 17 Ocak'ta saat 12.30'da bir mobilyacıda çıkan ve bitişiğindeki iş yerlerine sıçrayan yangında, Musa Coşkan ve Serhat Kısa'nın hayatını kaybetmesi, 6 kişinin ise yaralanması üzerine kamu davası açıldı.Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında toplanan deliller sonucu iş yeri sahibi Muzaffer Ş. (65) hakkında 27 Ocak'ta iddianame hazırlandı.Erzurum 5. Ağır Ceza Mahkemesince 29 Ocak'ta iddianamenin kabul edilmesinin ardından 5 Şubat'ta hakim karşısına çıkan tutuklu sanık Muzaffer Ş, ilk duruşmada, Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.Muzaffer Ş'nin kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, pişmanlığı, mağdurların maddi manevi zararlarının karşılanmış olması ve mağdurların şikayetinin bulunmamasını göz önüne alan mahkeme heyeti, hapis cezasını 1520 gün karşılığı olarak 228 bin lira adli para cezasına çevirdi.Mahkeme heyeti, sıfır gecikmeli yargı kapsamında kısa sürede sonuçlanan davada gerekçeli kararını açıkladı.Gerekçeli karardanGerekçeli kararda, mağdurların sanık Muzaffer Ş'den şikayetçi olmadıklarını, maddi ve manevi zararlarının karşılandığını beyan ettikleri belirtildi.Sanık Muzaffer Ş'nin savunmasında, atölyede bilmedikleri bir nedenle patlama olduğunu, bugüne kadar karşılaşmadıkları bir durum olduğunu anlatarak tahliyesini ve beraatini talep ettiği belirtilen kararda, iddia makamının esas hakkındaki mütalaasında Muzaffer Ş'nin asli kusurlu olduğu tespit edildiğinden Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak suçundan cezalandırılmasını ve hükümle birlikte tahliyesine karar verilmesini istediği kaydedildi.Gerekçeli kararda, yangında iş yeri çalışanları Salih Palo, Enes Utku, İbrahim Utku, Selçuk Yalçın, Berat Yıldırım ve Muharrem Döner'in yaralanmalarıyla ilgili Taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçu yönünden şikayet yokluğu nedeniyle ve iş yerinin bitişiğinde bulunan iş yerlerinde meydana gelen zarara ilişkin Taksirle yangına neden olmak suçu yönünden ön ödeme nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği belirtildi.Taksirli hareketleri neticesinde iki kişinin ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılmıştırGerekçeli kararda şunları kaydedildi:Olay günü gerçekleşen iş yeri yangınında düzenlenen bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere sanığın işveren olarak iş yerindeki ilgili tehlikeleri ve riskleri önlemek adına gerekli önlemleri almadığı, riskleri ve kazaları ortadan kaldırmak için gereken dikkat ve özeni göstermediği, dolayısıyla sanığın meydana gelen iş kazası olayında tek ve asli kusurlu olduğu, olayda vefat eden kişilerin ölümünün iş yerinde çıkan yangından kaynaklı olarak gerçekleştiği, bu kapsamda iş yerindeki asma katın taşıyıcı unsurlarının zaman içerisinde deformasyona uğrayarak yıkılması sonucunda asma kat üzerinde bulunan talaş tozlarının ortama yayılması, toz bulutu oluşturması ve yıkılma sırasında meydana gelen statik elektriklenmenin bu toz bulutunu alevlendirmesi ile patlama ve buna bağlı olarak meydana çıkan yangına ilişkin sanığın yetkilisi olduğu iş yerinde işveren sıfatıyla ve kanun hükümleri kapsamında iş yerinde riskleri ve kazaları ortadan kaldırmak için gerekli olan tedbirleri almayarak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği ve tek-asli kusurlu olarak taksirli hareketleri neticesinde gerçekleşen iş kazası sonucu iki kişinin ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.Kararda, Bu nedenle sanığın üzerine atılı taksirle öldürme suçunu işlediği sabit olmakla sanığın sübut bulan eylemine uyan taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan suçun işleniş şekli, sanığın olayda asli kusurlu olması, iki kişinin ölümüne sebebiyet vermesi hususları dikkate alınarak temel cezada alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle sanığın takdiren ve teşdiden hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. ifadeleri kullanıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Erzurum Haberleri : MUHAMMET MUTAF - Erzurum'da 2 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı iş yeri yangınına ilişkin davanın gerekçeli kararında iş yeri sahibinin olayda tek ve asli kusurlu olduğu belirtildi.Yakutiye ilçesinde Kurtuluş Mahallesi Keresteciler Sitesi'nde 17 Ocak'ta saat 12.30'da bir mobilyacıda çıkan ve bitişiğindeki iş yerlerine sıçrayan yangında, Musa Coşkan ve Serhat Kısa'nın hayatını kaybetmesi, 6 kişinin ise yaralanması üzerine kamu davası açıldı.Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında toplanan deliller sonucu iş yeri sahibi Muzaffer Ş. (65) hakkında 27 Ocak'ta iddianame hazırlandı.Erzurum 5. Ağır Ceza Mahkemesince 29 Ocak'ta iddianamenin kabul edilmesinin ardından 5 Şubat'ta hakim karşısına çıkan tutuklu sanık Muzaffer Ş, ilk duruşmada, Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.Muzaffer Ş'nin kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, pişmanlığı, mağdurların maddi manevi zararlarının karşılanmış olması ve mağdurların şikayetinin bulunmamasını göz önüne alan mahkeme heyeti, hapis cezasını 1520 gün karşılığı olarak 228 bin lira adli para cezasına çevirdi.Mahkeme heyeti, sıfır gecikmeli yargı kapsamında kısa sürede sonuçlanan davada gerekçeli kararını açıkladı.Gerekçeli karardanGerekçeli kararda, mağdurların sanık Muzaffer Ş'den şikayetçi olmadıklarını, maddi ve manevi zararlarının karşılandığını beyan ettikleri belirtildi.Sanık Muzaffer Ş'nin savunmasında, atölyede bilmedikleri bir nedenle patlama olduğunu, bugüne kadar karşılaşmadıkları bir durum olduğunu anlatarak tahliyesini ve beraatini talep ettiği belirtilen kararda, iddia makamının esas hakkındaki mütalaasında Muzaffer Ş'nin asli kusurlu olduğu tespit edildiğinden Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak suçundan cezalandırılmasını ve hükümle birlikte tahliyesine karar verilmesini istediği kaydedildi.Gerekçeli kararda, yangında iş yeri çalışanları Salih Palo, Enes Utku, İbrahim Utku, Selçuk Yalçın, Berat Yıldırım ve Muharrem Döner'in yaralanmalarıyla ilgili Taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçu yönünden şikayet yokluğu nedeniyle ve iş yerinin bitişiğinde bulunan iş yerlerinde meydana gelen zarara ilişkin Taksirle yangına neden olmak suçu yönünden ön ödeme nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği belirtildi.Taksirli hareketleri neticesinde iki kişinin ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılmıştırGerekçeli kararda şunları kaydedildi:Olay günü gerçekleşen iş yeri yangınında düzenlenen bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere sanığın işveren olarak iş yerindeki ilgili tehlikeleri ve riskleri önlemek adına gerekli önlemleri almadığı, riskleri ve kazaları ortadan kaldırmak için gereken dikkat ve özeni göstermediği, dolayısıyla sanığın meydana gelen iş kazası olayında tek ve asli kusurlu olduğu, olayda vefat eden kişilerin ölümünün iş yerinde çıkan yangından kaynaklı olarak gerçekleştiği, bu kapsamda iş yerindeki asma katın taşıyıcı unsurlarının zaman içerisinde deformasyona uğrayarak yıkılması sonucunda asma kat üzerinde bulunan talaş tozlarının ortama yayılması, toz bulutu oluşturması ve yıkılma sırasında meydana gelen statik elektriklenmenin bu toz bulutunu alevlendirmesi ile patlama ve buna bağlı olarak meydana çıkan yangına ilişkin sanığın yetkilisi olduğu iş yerinde işveren sıfatıyla ve kanun hükümleri kapsamında iş yerinde riskleri ve kazaları ortadan kaldırmak için gerekli olan tedbirleri almayarak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği ve tek-asli kusurlu olarak taksirli hareketleri neticesinde gerçekleşen iş kazası sonucu iki kişinin ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.Kararda, Bu nedenle sanığın üzerine atılı taksirle öldürme suçunu işlediği sabit olmakla sanığın sübut bulan eylemine uyan taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan suçun işleniş şekli, sanığın olayda asli kusurlu olması, iki kişinin ölümüne sebebiyet vermesi hususları dikkate alınarak temel cezada alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle sanığın takdiren ve teşdiden hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. ifadeleri kullanıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/erzurum-da-iki-kisinin-oldugu-yanginda-is-yeri-sahibi-asli-kusurlu-bulundu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Soykırımcı İsrail ordusunun askerini reklam yüzü yapan Adidas'a tepkiler artıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/soykirimci-israil-ordusunun-askerini-reklam-yuzu-yapan-adidas-a-tepkiler-artiyor/904722/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/soykirimci-israil-ordusunun-askerini-reklam-yuzu-yapan-adidas-a-tepkiler-artiyor/904722/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 12:54:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Spor ürünleri üreticisi Adidas’ın, 2021'de Gazze'ye yönelik saldırılara katılan ve İsrail ordusunda görev yaparken bacağını kaybeden askeri, şirketin tek ayakkabı hizmeti (Single Shoe Service) için reklam yüzü yapmasına tepkiler artarak devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Spor ürünleri üreticisi Adidas’ın, 2021'de Gazze'ye yönelik saldırılara katılan ve İsrail ordusunda görev yaparken bacağını kaybeden askeri, şirketin tek ayakkabı hizmeti (Single Shoe Service) için reklam yüzü yapmasına tepkiler artarak devam ediyor.Gazze Şeridi'nde binlerce Filistinlinin uzuvlarını kaybetmesine neden olan İsrail ordusundan emekli Shalev Biton'u tek ayakkabı hizmeti için reklam yüzü olarak tercih etmesi, markaya karşı tepkileri ve boykot çağrılarını artırdı.ABD'li sosyal medya fenomeni Guy Christensen, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze'deki çocukların bir daha asla yürüyemeyebileceğini bilmek gerçekten iğrenç. ifadesini kullanarak şirkete karşı boykot çağrısında bulundu.Filistinliler için Boykot, Tecrit ve Yaptırım (BDS) hareketinin parçası olan İsrail'in Akademik ve Kültürel Boykotu için Filistin Kampanyasının (PACBI) koordinatörü Stephanie Westbrook da Adidas'ın kampanyasını Filistinlilere hakaret olarak niteledi.Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) tahminlerine göre Ekim 2023'ten bu yana 5 binden fazla Filistinlinin uzuv kaybı yaşadığına dikkati çeken Westbrook, Bu, sadece Adidas'ın duyarsızlığı veya hassasiyeti değil. İsrail tarafından öldürülen, sevdiklerini kaybeden veya İsrail yüzünden uzuvlarını kaybeden Filistinlilere karşı mutlak bir hakarettir. değerlendirmesinde bulundu.Markalar suçluları seçtiğinde insanlar da direnişi seçerİtalyan aktivist Vincenzo Fullone de sosyal medya hesabından reklam filmine ilişkin paylaşımda bulundu.Adidas marka ayakkabıların çöpe atıldığı anların videosunu paylaşan Fullone, Markalar suçluları seçtiğinde insanlar da direnişi seçer. ifadesine yer vererek boykot çağrısında bulundu.İspanyol aktör Javier Bardem de Fullone'nin çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşarak Adidas'ın boykot edilmesini istedi.Arizona Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. Khaled Beydoun da Adidas'ın reklam filmine tepki gösteren isimlerden oldu.Gazze'de ampute edilmiş çocuğun görseli ile Adidas'ın reklam filminde oynayan İsrailli askerin fotoğrafını paylaşan Beydoun, Adidas, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) askerini öne çıkaran tek ayakkabı programını başlattı ancak Gazze'de bacakları kesilmiş çocukları görmezden gelmeye devam ediyor. ifadesini kullandı.Filistinli mağdurların trajedisini tamamen görmezden geliyorShalev Biton'un ve İsrail'deki Kanal 12'nin Instagram hesaplarından Biton'un reklam yüzü olmasına ilişkin yapılan ortak paylaşıma da çok sayıda tepki geldi. Özgür Filistin, Filistin için Adalet, Filistinlilerin acılarını görmezden gelmeyin ve Boykot Adidas yazılı yorumlarda Adidas'a ve İsrail'e karşı çok sayıda tepki yer aldı.Adidas'ın X hesabından yaptığı farklı paylaşımların altına da reklama yönelik birçok tepki gösterildi. Paylaşımlarda, Asla başka ürün almayacağım, Ürünlerinizi asla tekrar almayacağım, Adidas çocuk katillerini desteklememeli, Bir savaş suçlusuna sponsor oluyorsunuz ve İsrail'in soykırımını desteklediği için Adidas'ı boykot ediyorum gibi çok sayıda yorum yer aldı.Eye on Palestine tarafından Adidas reklamına ilişkin sosyal medya paylaşımında ise markanın ampute bireylere yönelik tek ayakkabı hizmetini tanıttığı İsrailli asker Shalev Biton'un 2021'de Gazze'ye yapılan saldırılar sırasında bir ayağını kaybettiği belirtildi.Paylaşımda, bu reklamın tepki aldığına işaret edilerek, (Reklam) Dünyada en fazla çocuğun ampute edilmesinden sorumlu bir işgal ordusu mensubuna dikkati çekiyor ve şu anda devam eden saldırılar nedeniyle uzuvlarını kaybeden Filistinli mağdurların trajedisini tamamen görmezden geliyor. ifadesi kullanıldı.Paylaşıma gelen çok sayıda yorumda reklam tercihi nedeniyle Adidas'a yönelik boykot çağrısı yapıldı.Adidas&#039;a soykırımı desteklemenin bedelini öğretinAvrupa Parlamentosu (AP) üyesi Rima Hassan da ABD merkezli sosyal medya platformu Instagram hesabından Adidas'ın reklamına ilişkin paylaşımında, dünyada çocukların en fazla ampute edilme oranının Gazze'de olduğuna dikkati çekti. Bu paylaşımın altında çok sayıda boykot çağrısı yapıldı.Amerikalı yazar ve insan hakları savunucusu Susan Abulhawa, X hesabından yaptığı paylaşımda, Adidas'a soykırımı desteklemenin bedelini öğretin ve bu ders, şirketin temelleri tamamen sarsılana kadar etkisini sürdürsün. çağrısında bulundu.İsrail&#039;e yönelik muafiyet Alman politikasıİstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İslam Dünyası ve Küresel İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Sami Al Arian, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Almanya menşeli firmanın Alman politikası izlediğini ve İsrail'e yönelik muafiyet uyguladığını söyledi.Arian, Şirket, yaşananlardan ders çıkarmıyor. Bu, bir siyonist tavırdır. Burada şirketin ders çıkarabileceği tek yaptırım boykottur. Herkes tarafından desteklenmeli ve tanıtılmalı. dedi.Adidas, Filistin kökenli Amerikalı model Hadid&#039;i reklamdan çıkarmıştıŞirket, 2024 yılında da Filistin’e verdiği destekle bilinen ünlü model Bella Hadid’i reklam kampanyasından çıkarması sonrası boykot çağrılarının hedefi olmuştu.Paylaşımda Hadid antisemitizm ile suçlanmış ve şiddet çağrısında bulunan bir isim olduğu öne sürülmüştü.Şirketin sözcüsü, Hadid'in, 1972 Münih Olimpiyatları'nda kullanılan ayakkabının reklamında yer almasının üzüntü ve sıkıntıya sebep olduğunu savunarak özür dilemişti. Sözcü, ayakkabı reklamı nedeniyle trajik tarihi olaylar ile bağlantı kurulduğunu iddia etmişti.Neden boykot ediliyor?İsrail askeri Biton'un tek ayakkabı hizmeti için reklam yüzü olarak tercih edilmesi, markaya karşı tepkileri ve boykot çağrılarını artırdı.BDS hareketinin sosyal medya hesaplarındaki açıklamalara göre İsrail askerini reklam yüzü seçen Adidas, uzun yıllar İsrail Futbol Federasyonunun (IFA) sponsorluğunu yapmıştı.İsrail merkezli tekstil şirketi Delta Galil ile 2019'da küresel iç çamaşırı lisans anlaşması yapan Adidas, Maccabi Haifa ve Maccabi Tel Aviv gibi İsrail merkezli spor kulüpleriyle güncel ticari ortaklıklar yürütüyor.İsrail pazarına özel resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına sahip şirket, Tel Aviv, Kudüs ve Hayfa gibi büyük şehirlerde birçok resmi mağaza işletiyor.Şirket, Tel Aviv Maratonu dahil bazı spor etkinliklerinde de sponsorluklar üstlendi.Adidas Foundation'ın internet sitesindeki açıklamaya göre, kurucu şirketle güçlü bir ilişkiye sahip bağımsız bir kuruluş olarak tanımlanan kurum, Yafa merkezli ve 2007-2014'te İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in kurduğu Peres Center for Peace and Innovation (Peres Barış ve İnovasyon Merkezi) kuruluşuna 2025-2028 dönemi için 700 bin avro hibe anlaşması sağlamıştı.Kendisini tarafsız olarak tanımlayan şirket, tek uzvunu kaybeden müşterilere ihtiyaç duydukları tek ayakkabıyı, çift ayakkabı fiyatının yüzde 50'sine satın alabilme fırsatı veriyor.​​​​​​​]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Spor ürünleri üreticisi Adidas’ın, 2021'de Gazze'ye yönelik saldırılara katılan ve İsrail ordusunda görev yaparken bacağını kaybeden askeri, şirketin tek ayakkabı hizmeti (Single Shoe Service) için reklam yüzü yapmasına tepkiler artarak devam ediyor.Gazze Şeridi'nde binlerce Filistinlinin uzuvlarını kaybetmesine neden olan İsrail ordusundan emekli Shalev Biton'u tek ayakkabı hizmeti için reklam yüzü olarak tercih etmesi, markaya karşı tepkileri ve boykot çağrılarını artırdı.ABD'li sosyal medya fenomeni Guy Christensen, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze'deki çocukların bir daha asla yürüyemeyebileceğini bilmek gerçekten iğrenç. ifadesini kullanarak şirkete karşı boykot çağrısında bulundu.Filistinliler için Boykot, Tecrit ve Yaptırım (BDS) hareketinin parçası olan İsrail'in Akademik ve Kültürel Boykotu için Filistin Kampanyasının (PACBI) koordinatörü Stephanie Westbrook da Adidas'ın kampanyasını Filistinlilere hakaret olarak niteledi.Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) tahminlerine göre Ekim 2023'ten bu yana 5 binden fazla Filistinlinin uzuv kaybı yaşadığına dikkati çeken Westbrook, Bu, sadece Adidas'ın duyarsızlığı veya hassasiyeti değil. İsrail tarafından öldürülen, sevdiklerini kaybeden veya İsrail yüzünden uzuvlarını kaybeden Filistinlilere karşı mutlak bir hakarettir. değerlendirmesinde bulundu.Markalar suçluları seçtiğinde insanlar da direnişi seçerİtalyan aktivist Vincenzo Fullone de sosyal medya hesabından reklam filmine ilişkin paylaşımda bulundu.Adidas marka ayakkabıların çöpe atıldığı anların videosunu paylaşan Fullone, Markalar suçluları seçtiğinde insanlar da direnişi seçer. ifadesine yer vererek boykot çağrısında bulundu.İspanyol aktör Javier Bardem de Fullone'nin çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşarak Adidas'ın boykot edilmesini istedi.Arizona Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. Khaled Beydoun da Adidas'ın reklam filmine tepki gösteren isimlerden oldu.Gazze'de ampute edilmiş çocuğun görseli ile Adidas'ın reklam filminde oynayan İsrailli askerin fotoğrafını paylaşan Beydoun, Adidas, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) askerini öne çıkaran tek ayakkabı programını başlattı ancak Gazze'de bacakları kesilmiş çocukları görmezden gelmeye devam ediyor. ifadesini kullandı.Filistinli mağdurların trajedisini tamamen görmezden geliyorShalev Biton'un ve İsrail'deki Kanal 12'nin Instagram hesaplarından Biton'un reklam yüzü olmasına ilişkin yapılan ortak paylaşıma da çok sayıda tepki geldi. Özgür Filistin, Filistin için Adalet, Filistinlilerin acılarını görmezden gelmeyin ve Boykot Adidas yazılı yorumlarda Adidas'a ve İsrail'e karşı çok sayıda tepki yer aldı.Adidas'ın X hesabından yaptığı farklı paylaşımların altına da reklama yönelik birçok tepki gösterildi. Paylaşımlarda, Asla başka ürün almayacağım, Ürünlerinizi asla tekrar almayacağım, Adidas çocuk katillerini desteklememeli, Bir savaş suçlusuna sponsor oluyorsunuz ve İsrail'in soykırımını desteklediği için Adidas'ı boykot ediyorum gibi çok sayıda yorum yer aldı.Eye on Palestine tarafından Adidas reklamına ilişkin sosyal medya paylaşımında ise markanın ampute bireylere yönelik tek ayakkabı hizmetini tanıttığı İsrailli asker Shalev Biton'un 2021'de Gazze'ye yapılan saldırılar sırasında bir ayağını kaybettiği belirtildi.Paylaşımda, bu reklamın tepki aldığına işaret edilerek, (Reklam) Dünyada en fazla çocuğun ampute edilmesinden sorumlu bir işgal ordusu mensubuna dikkati çekiyor ve şu anda devam eden saldırılar nedeniyle uzuvlarını kaybeden Filistinli mağdurların trajedisini tamamen görmezden geliyor. ifadesi kullanıldı.Paylaşıma gelen çok sayıda yorumda reklam tercihi nedeniyle Adidas'a yönelik boykot çağrısı yapıldı.Adidas&#039;a soykırımı desteklemenin bedelini öğretinAvrupa Parlamentosu (AP) üyesi Rima Hassan da ABD merkezli sosyal medya platformu Instagram hesabından Adidas'ın reklamına ilişkin paylaşımında, dünyada çocukların en fazla ampute edilme oranının Gazze'de olduğuna dikkati çekti. Bu paylaşımın altında çok sayıda boykot çağrısı yapıldı.Amerikalı yazar ve insan hakları savunucusu Susan Abulhawa, X hesabından yaptığı paylaşımda, Adidas'a soykırımı desteklemenin bedelini öğretin ve bu ders, şirketin temelleri tamamen sarsılana kadar etkisini sürdürsün. çağrısında bulundu.İsrail&#039;e yönelik muafiyet Alman politikasıİstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İslam Dünyası ve Küresel İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Sami Al Arian, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Almanya menşeli firmanın Alman politikası izlediğini ve İsrail'e yönelik muafiyet uyguladığını söyledi.Arian, Şirket, yaşananlardan ders çıkarmıyor. Bu, bir siyonist tavırdır. Burada şirketin ders çıkarabileceği tek yaptırım boykottur. Herkes tarafından desteklenmeli ve tanıtılmalı. dedi.Adidas, Filistin kökenli Amerikalı model Hadid&#039;i reklamdan çıkarmıştıŞirket, 2024 yılında da Filistin’e verdiği destekle bilinen ünlü model Bella Hadid’i reklam kampanyasından çıkarması sonrası boykot çağrılarının hedefi olmuştu.Paylaşımda Hadid antisemitizm ile suçlanmış ve şiddet çağrısında bulunan bir isim olduğu öne sürülmüştü.Şirketin sözcüsü, Hadid'in, 1972 Münih Olimpiyatları'nda kullanılan ayakkabının reklamında yer almasının üzüntü ve sıkıntıya sebep olduğunu savunarak özür dilemişti. Sözcü, ayakkabı reklamı nedeniyle trajik tarihi olaylar ile bağlantı kurulduğunu iddia etmişti.Neden boykot ediliyor?İsrail askeri Biton'un tek ayakkabı hizmeti için reklam yüzü olarak tercih edilmesi, markaya karşı tepkileri ve boykot çağrılarını artırdı.BDS hareketinin sosyal medya hesaplarındaki açıklamalara göre İsrail askerini reklam yüzü seçen Adidas, uzun yıllar İsrail Futbol Federasyonunun (IFA) sponsorluğunu yapmıştı.İsrail merkezli tekstil şirketi Delta Galil ile 2019'da küresel iç çamaşırı lisans anlaşması yapan Adidas, Maccabi Haifa ve Maccabi Tel Aviv gibi İsrail merkezli spor kulüpleriyle güncel ticari ortaklıklar yürütüyor.İsrail pazarına özel resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına sahip şirket, Tel Aviv, Kudüs ve Hayfa gibi büyük şehirlerde birçok resmi mağaza işletiyor.Şirket, Tel Aviv Maratonu dahil bazı spor etkinliklerinde de sponsorluklar üstlendi.Adidas Foundation'ın internet sitesindeki açıklamaya göre, kurucu şirketle güçlü bir ilişkiye sahip bağımsız bir kuruluş olarak tanımlanan kurum, Yafa merkezli ve 2007-2014'te İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in kurduğu Peres Center for Peace and Innovation (Peres Barış ve İnovasyon Merkezi) kuruluşuna 2025-2028 dönemi için 700 bin avro hibe anlaşması sağlamıştı.Kendisini tarafsız olarak tanımlayan şirket, tek uzvunu kaybeden müşterilere ihtiyaç duydukları tek ayakkabıyı, çift ayakkabı fiyatının yüzde 50'sine satın alabilme fırsatı veriyor.​​​​​​​]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/soykirimci-israil-ordusunun-askerini-reklam-yuzu-yapan-adidas-a-tepkiler-artiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
