<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>İran: ABD saldırıları ateşkesi fiilen işlevsiz hale getirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iran-abd-saldirilari-ateskesi-fiilen-islevsiz-hale-getirdi/861464/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iran-abd-saldirilari-ateskesi-fiilen-islevsiz-hale-getirdi/861464/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:33:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin son saldırılarının Birleşmiş Milletler (BM) Sözleşmesi ve uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal ettiğini belirterek, söz konusu saldırıların mevcut ateşkesi fiilen işlevsiz hale getirdiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin son saldırılarının Birleşmiş Milletler (BM) Sözleşmesi ve uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal ettiğini belirterek, söz konusu saldırıların mevcut ateşkesi fiilen işlevsiz hale getirdiğini bildirdi.İran resmi haber ajansı IRNA, bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.Açıklamada, ABD'nin son saldırılarının devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ilkesine aykırı olduğu ve bu eylemlerin 8 Nisan'da ilan edilen ateşkesi pratikte anlamsız hale getirdiği ifade edildi.ABD'nin bazı bölge ülkelerinin topraklarını söz konusu saldırılarda kullanmaya devam ettiği savunulan açıklamada, İran'ın saldırıların kaynağına karşı meşru müdafaa hakkını kullanacağını ve ülkeye yönelik tehditleri etkisiz hale getirmekte kararlı olduğu kaydedildi.İran ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile BM Genel Sekreteri'ni uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına ilişkin sorumluluklarını yerine getirmeye davet etti.ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), gece ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla İran'daki çok sayıda hedefe yönelik  saldırıları başlattığını duyurmuştu.İran Devrim Muhafızları Ordusu da ABD'nin saldırılarına karşılık Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün'deki bazı ABD noktalarını hedef aldığını açıklamıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin son saldırılarının Birleşmiş Milletler (BM) Sözleşmesi ve uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal ettiğini belirterek, söz konusu saldırıların mevcut ateşkesi fiilen işlevsiz hale getirdiğini bildirdi.İran resmi haber ajansı IRNA, bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.Açıklamada, ABD'nin son saldırılarının devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ilkesine aykırı olduğu ve bu eylemlerin 8 Nisan'da ilan edilen ateşkesi pratikte anlamsız hale getirdiği ifade edildi.ABD'nin bazı bölge ülkelerinin topraklarını söz konusu saldırılarda kullanmaya devam ettiği savunulan açıklamada, İran'ın saldırıların kaynağına karşı meşru müdafaa hakkını kullanacağını ve ülkeye yönelik tehditleri etkisiz hale getirmekte kararlı olduğu kaydedildi.İran ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile BM Genel Sekreteri'ni uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına ilişkin sorumluluklarını yerine getirmeye davet etti.ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), gece ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla İran'daki çok sayıda hedefe yönelik  saldırıları başlattığını duyurmuştu.İran Devrim Muhafızları Ordusu da ABD'nin saldırılarına karşılık Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün'deki bazı ABD noktalarını hedef aldığını açıklamıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TBMM Başkanı Kurtulmuş Türk Kızılayın kuruluş yıl dönümünü kutladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tbmm-baskani-kurtulmus-turk-kizilayin-kurulus-yil-donumunu-kutladi/861463/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tbmm-baskani-kurtulmus-turk-kizilayin-kurulus-yil-donumunu-kutladi/861463/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:30:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tbmm — TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türk Kızılayın 158'inci kuruluş yıl dönümünü tebrik etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tbmm Haberleri — TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türk Kızılayın 158'inci kuruluş yıl dönümünü tebrik etti. Kurtulmuş, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda şu ifadeyi kullandı:Milletimizin dayanışma ruhunun, kardeşlik bilincinin ve paylaşma kültürünün en güçlü örneklerinden biri olan Türk Kızılayın 158'inci kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. Dünyanın dört bir yanındaki ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için özveriyle çalışan Türk Kızılayın tüm mensuplarına ve gönüllülerine teşekkür ediyor, görevlerinde başarılar diliyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tbmm Haberleri — TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türk Kızılayın 158'inci kuruluş yıl dönümünü tebrik etti. Kurtulmuş, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda şu ifadeyi kullandı:Milletimizin dayanışma ruhunun, kardeşlik bilincinin ve paylaşma kültürünün en güçlü örneklerinden biri olan Türk Kızılayın 158'inci kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. Dünyanın dört bir yanındaki ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için özveriyle çalışan Türk Kızılayın tüm mensuplarına ve gönüllülerine teşekkür ediyor, görevlerinde başarılar diliyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/tbmm-baskani-kurtulmus-turk-kizilayin-kurulus-yil-donumunu-kutladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sivas'ta ambulans helikopter 962 hasta için havalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sivas-ta-ambulans-helikopter-962-hasta-icin-havalandi/861461/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sivas-ta-ambulans-helikopter-962-hasta-icin-havalandi/861461/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:28:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas — AK Parti Sivas Milletvekili Hakan Aksu, ambulans helikopterin kentte hizmete girdiği 2024'ten bugüne kadar 962 hastaya hizmet verdiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri — AK Parti Sivas Milletvekili Hakan Aksu, ambulans helikopterin kentte hizmete girdiği 2024'ten bugüne kadar 962 hastaya hizmet verdiğini belirtti.Aksu, yazılı açıklamasında, 29 Şubat 2024 tarihinde Sivas'ta göreve başlayan ambulans helikopterin, Sivas ve çevre illerdeki hastaların acil sağlık hizmetlerine hızlı ulaşmasına önemli katkı sağladığını belirtti.Sivas'ın geniş bir coğrafyaya sahip olduğuna dikkati çeken Aksu, şunları kaydetti:Ambulans helikopterimiz 2024'te 444, geçen yıl ise 416, 2026 yılında ise bugüne kadar 102 hastaya hizmet vermiştir. Birçok vatandaşımızın hayata tutunmasına vesile olan bu hizmet, can kayıplarının önlenmesinde önemli rol oynamıştır. Bu önemli hizmetin Sivas'ımıza kazandırılmasında başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, TBMM AK Parti Grup Başkanımız Abdullah Güler'e, Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu'na ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri — AK Parti Sivas Milletvekili Hakan Aksu, ambulans helikopterin kentte hizmete girdiği 2024'ten bugüne kadar 962 hastaya hizmet verdiğini belirtti.Aksu, yazılı açıklamasında, 29 Şubat 2024 tarihinde Sivas'ta göreve başlayan ambulans helikopterin, Sivas ve çevre illerdeki hastaların acil sağlık hizmetlerine hızlı ulaşmasına önemli katkı sağladığını belirtti.Sivas'ın geniş bir coğrafyaya sahip olduğuna dikkati çeken Aksu, şunları kaydetti:Ambulans helikopterimiz 2024'te 444, geçen yıl ise 416, 2026 yılında ise bugüne kadar 102 hastaya hizmet vermiştir. Birçok vatandaşımızın hayata tutunmasına vesile olan bu hizmet, can kayıplarının önlenmesinde önemli rol oynamıştır. Bu önemli hizmetin Sivas'ımıza kazandırılmasında başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, TBMM AK Parti Grup Başkanımız Abdullah Güler'e, Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu'na ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/sivas-ta-ambulans-helikopter-962-hasta-icin-havalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TÜVTÜRK'ten Adana ve Eskişehir'e iki yeni istasyon</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tuvturk-ten-adana-ve-eskisehir-e-iki-yeni-istasyon/861459/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tuvturk-ten-adana-ve-eskisehir-e-iki-yeni-istasyon/861459/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:28:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — TÜVTÜRK, Adana ve Eskişehir'de hayata geçireceği yeni araç muayene istasyonlarıyla hizmet kapasitesini artıracak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — TÜVTÜRK, Adana ve Eskişehir'de hayata geçireceği yeni araç muayene istasyonlarıyla hizmet kapasitesini artıracak. Şirketten yapılan açıklamaya göre, TÜVTÜRK, araç muayene hizmetlerine erişimi güçlendirmek amacıyla Adana ve Eskişehir'de yeni istasyon yatırımlarına devam ediyor. İş ortağı Adana İçel Hatay Araç Muayene Hizmetleri Yapım ve İşletim AŞ ile yürütülen çalışmalar kapsamında, şubatta temeli atılan Adana Büyükdikili Araç Muayene İstasyonu'nda inşaat çalışmaları sürüyor. İş ortağı Reysaş Taşıt Muayene İstasyonları İşletim AŞ ile hayata geçirilecek Eskişehir Odunpazarı Araç Muayene İstasyonu'nun da ihalesi tamamlanırken, ruhsat süreçleri devam ediyor. Adana'da Ceyhan, Seyhan, Yüreğir ve Kozan istasyonlarının ardından hizmet verecek beşinci araç muayene istasyonu olacak Büyükdikili İstasyonu'nun, eylül başında hizmete açılması planlanıyor.Eskişehir'de de Merkez ve Sivrihisar istasyonlarının ardından kentin üçüncü araç muayene istasyonu olacak Odunpazarı İstasyonu'nun yıl sonuna doğru hizmete alınması hedefleniyor.Toplam 6 muayene kanalına sahip olacak her iki istasyon da TÜVTÜRK'ün yeni konseptiyle hayata geçiriliyor. İstasyonlar hem binek hem de ağır vasıta araçlara hizmet verebilecek altyapıyla tasarlanıyor. TÜVTÜRK, yeni yatırımlarıyla araç muayene süreçlerini daha hızlı, verimli ve erişilebilir hale getirmeyi amaçlıyor.- Yeni istasyonlarla hizmet ağı genişliyorAdana Büyükdikili Araç Muayene İstasyonu D-400 kara yolu üzerinde konumlanırken, şehirlerarası otoban bağlantılarına yakınlığı, Çukurova Uluslararası Havalimanı'na erişimi ve bölgedeki lojistik merkezlere mesafesiyle öne çıkıyor.Yeni yatırımla Adana'daki araç muayene kapasitesinin yaklaşık yüzde 50 artırılması hedefleniyor. İstasyonun, Adana'nın yanı sıra çevre il ve ilçelerdeki araç muayene ihtiyacına da önemli ölçüde katkı sağlaması bekleniyor.Odunpazarı Sanayi Bölgesi'ne yakın konumda 6 muayene kanalına sahip olacak şekilde inşa edilecek Eskişehir Odunpazarı Araç Muayene İstasyonu da özellikle bölgedeki işletmelerin ve vatandaşların araç muayene hizmetlerine erişimini kolaylaştıracak. Yeni yatırımla Eskişehir'de halihazırda 5 kanalla sunulan araç muayene kapasitesinin iki katına çıkarılması hedefleniyor.İstasyonların, pazar hariç haftanın 6 günü hizmet vermesi planlanırken, araç sahipleri, her iki istasyon için de randevularını TÜVTÜRK'ün internet adresinden, çağrı merkezinden veya e-devlet üzerinden ücretsiz olarak alabilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — TÜVTÜRK, Adana ve Eskişehir'de hayata geçireceği yeni araç muayene istasyonlarıyla hizmet kapasitesini artıracak. Şirketten yapılan açıklamaya göre, TÜVTÜRK, araç muayene hizmetlerine erişimi güçlendirmek amacıyla Adana ve Eskişehir'de yeni istasyon yatırımlarına devam ediyor. İş ortağı Adana İçel Hatay Araç Muayene Hizmetleri Yapım ve İşletim AŞ ile yürütülen çalışmalar kapsamında, şubatta temeli atılan Adana Büyükdikili Araç Muayene İstasyonu'nda inşaat çalışmaları sürüyor. İş ortağı Reysaş Taşıt Muayene İstasyonları İşletim AŞ ile hayata geçirilecek Eskişehir Odunpazarı Araç Muayene İstasyonu'nun da ihalesi tamamlanırken, ruhsat süreçleri devam ediyor. Adana'da Ceyhan, Seyhan, Yüreğir ve Kozan istasyonlarının ardından hizmet verecek beşinci araç muayene istasyonu olacak Büyükdikili İstasyonu'nun, eylül başında hizmete açılması planlanıyor.Eskişehir'de de Merkez ve Sivrihisar istasyonlarının ardından kentin üçüncü araç muayene istasyonu olacak Odunpazarı İstasyonu'nun yıl sonuna doğru hizmete alınması hedefleniyor.Toplam 6 muayene kanalına sahip olacak her iki istasyon da TÜVTÜRK'ün yeni konseptiyle hayata geçiriliyor. İstasyonlar hem binek hem de ağır vasıta araçlara hizmet verebilecek altyapıyla tasarlanıyor. TÜVTÜRK, yeni yatırımlarıyla araç muayene süreçlerini daha hızlı, verimli ve erişilebilir hale getirmeyi amaçlıyor.- Yeni istasyonlarla hizmet ağı genişliyorAdana Büyükdikili Araç Muayene İstasyonu D-400 kara yolu üzerinde konumlanırken, şehirlerarası otoban bağlantılarına yakınlığı, Çukurova Uluslararası Havalimanı'na erişimi ve bölgedeki lojistik merkezlere mesafesiyle öne çıkıyor.Yeni yatırımla Adana'daki araç muayene kapasitesinin yaklaşık yüzde 50 artırılması hedefleniyor. İstasyonun, Adana'nın yanı sıra çevre il ve ilçelerdeki araç muayene ihtiyacına da önemli ölçüde katkı sağlaması bekleniyor.Odunpazarı Sanayi Bölgesi'ne yakın konumda 6 muayene kanalına sahip olacak şekilde inşa edilecek Eskişehir Odunpazarı Araç Muayene İstasyonu da özellikle bölgedeki işletmelerin ve vatandaşların araç muayene hizmetlerine erişimini kolaylaştıracak. Yeni yatırımla Eskişehir'de halihazırda 5 kanalla sunulan araç muayene kapasitesinin iki katına çıkarılması hedefleniyor.İstasyonların, pazar hariç haftanın 6 günü hizmet vermesi planlanırken, araç sahipleri, her iki istasyon için de randevularını TÜVTÜRK'ün internet adresinden, çağrı merkezinden veya e-devlet üzerinden ücretsiz olarak alabilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/tuvturk-ten-adana-ve-eskisehir-e-iki-yeni-istasyon.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Karlar eriyince Erciyes yaylalarında yılkı atları koşmaya başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/karlar-eriyince-erciyes-yaylalarinda-yilki-atlari-kosmaya-basladi/861458/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/karlar-eriyince-erciyes-yaylalarinda-yilki-atlari-kosmaya-basladi/861458/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:27:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kayseri — Erciyes Sarıgöl Yaylası Yılkı Atları ve Doğa Koruma Derneği Başkanı Muhammed Koçak: - Yılkı atı sayımız 80'e ulaştı. Doğumlarla beraber bu yıl muhtemelen 80'i geçecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kayseri Haberleri — ERGÜN HAKTANIYAN - Kayseri'de Erciyes'in yaylaları, karların erimeye başlamasıyla yeniden yılkı atlarını ağırlıyor. İç Anadolu'nun en yüksek dağı olan Erciyes'in eteklerindeki yaylalarda yaşayan ve kışın sert geçmesi nedeniyle bu mevsimde meralara inen yılkı atları, karların erimeye başlaması ve havaların ısınmasıyla tekrardan zirvelerin yolunu tuttu.Yaşam alanları yaklaşık 2 bin 500 rakımlı yaylalar olan atlar, kar ve yeşilliğin bir arada görüldüğü bölgede özgürce dolaşıyor.Taylarıyla sürü halinde gezinen atlar dronla görüntülendi.Erciyes Sarıgöl Yaylası Yılkı Atları ve Doğa Koruma Derneği Başkanı Muhammed Koçak, AA muhabirine, Derneğin 2021 yılında yılkı atlarını korumak için kurulduğunu söyledi.Atlar için baharın yeni geldiğini belirten Koçak, yağışların çok olması nedeniyle Erciyes'in yaylalarında yeşilliğin bu sene bol olduğunu ifade etti.Koçak, karlar eridikçe yılkı atlarının zirvelere doğru çıktığını dile getirerek, Bu sene taylarımız da çok. Bereketli bir sezon geçti. 20 de tayımız var. Yılkı atı sayımız 80'e ulaştı. Doğumlarla beraber bu yıl muhtemelen 80'i geçecek. Yılkı atlarını bir yerde durduramayız. Karlar eridikçe yukarıya çıkıyorlar. diye konuştu.Erciyes'in bu hayvanlar için önemli bir yaşam merkezi olduğunu belirten Koçak, atları bu zirvelerde görmenin herkesi mutlu ettiğini söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kayseri Haberleri — ERGÜN HAKTANIYAN - Kayseri'de Erciyes'in yaylaları, karların erimeye başlamasıyla yeniden yılkı atlarını ağırlıyor. İç Anadolu'nun en yüksek dağı olan Erciyes'in eteklerindeki yaylalarda yaşayan ve kışın sert geçmesi nedeniyle bu mevsimde meralara inen yılkı atları, karların erimeye başlaması ve havaların ısınmasıyla tekrardan zirvelerin yolunu tuttu.Yaşam alanları yaklaşık 2 bin 500 rakımlı yaylalar olan atlar, kar ve yeşilliğin bir arada görüldüğü bölgede özgürce dolaşıyor.Taylarıyla sürü halinde gezinen atlar dronla görüntülendi.Erciyes Sarıgöl Yaylası Yılkı Atları ve Doğa Koruma Derneği Başkanı Muhammed Koçak, AA muhabirine, Derneğin 2021 yılında yılkı atlarını korumak için kurulduğunu söyledi.Atlar için baharın yeni geldiğini belirten Koçak, yağışların çok olması nedeniyle Erciyes'in yaylalarında yeşilliğin bu sene bol olduğunu ifade etti.Koçak, karlar eridikçe yılkı atlarının zirvelere doğru çıktığını dile getirerek, Bu sene taylarımız da çok. Bereketli bir sezon geçti. 20 de tayımız var. Yılkı atı sayımız 80'e ulaştı. Doğumlarla beraber bu yıl muhtemelen 80'i geçecek. Yılkı atlarını bir yerde durduramayız. Karlar eridikçe yukarıya çıkıyorlar. diye konuştu.Erciyes'in bu hayvanlar için önemli bir yaşam merkezi olduğunu belirten Koçak, atları bu zirvelerde görmenin herkesi mutlu ettiğini söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/karlar-eriyince-erciyes-yaylalarinda-yilki-atlari-kosmaya-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fütüristler Derneği Başkanı Uzun'dan 2070'li yıllara ilişkin değerlendirme: </title>
      <link>https://www.canligaste.com/futuristler-dernegi-baskani-uzun-dan-2070-li-yillara-iliskin-degerlendirme/861455/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/futuristler-dernegi-baskani-uzun-dan-2070-li-yillara-iliskin-degerlendirme/861455/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:24:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir — Şirketlerde 20 yaşındaki stajyer ile 80 yaşındaki kıdemli çalışan aynı ekipte yer alacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri — Fütüristler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Yalım Uzun, 2070'lere gelindiğinde, 70 yaşındaki bir bireyin 50 yaşındaki birinin zihinsel ve fiziksel kapasitesine sahip olmasının beklendiğini, şirketlerde 20 yaşındaki stajyer ile 80 yaşındaki kıdemli çalışanın aynı ekipte yer alacağını ifade etti.Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneğinden (ESİAD) yapılan açıklamaya göre, dernek binasında İnsanlık 2.0: Yapay Zeka ve Uzun Yaşam başlıklı toplantıda, yapay zeka ve uzun yaşamın iş dünyasına etkileri ele alındı.Programda konuşan Fütüristler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Yalım Uzun, yapay zekadan uzun yaşam ekonomisine, dijital kimlikten çalışma hayatındaki dönüşüme kadar şirketleri etkileyecek küresel eğilimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.İnsan ömrünün uzamasının çalışma hayatını köklü bir biçimde değiştireceğini belirten Uzun, şunları kaydetti:2070'lere gelindiğinde, 70 yaşındaki bir bireyin 50 yaşındaki birinin zihinsel ve fiziksel kapasitesine sahip olması bekleniyor. 100 yaşındaki insan 80'ine kadar çalışmak zorunda kalacak. Şirketlerde 20 yaşındaki stajyer ile 80 yaşındaki kıdemli çalışan aynı ekipte yer alacak.Uzun, küresel ölçekte şirketlerin değişim hızına uyum sağlamak zorunda olduğuna dikkati çekerek, McKinsey Global Institute'ün 2024 araştırmasına göre, Fortune 500 listesindeki şirketlerin yüzde 40'ının önümüzdeki 10 yıl içinde yok olması bekleniyor. Bunun temel nedeni, değişim hızına adapte olabilme kabiliyetlerinin eksikliğidir. ifadelerini kullandı.ESİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Girişimcilik ve Dijital Dönüşüm Yuvarlak Masası Başkanı Yiğit Tatış ise teknolojik gelişmelere uyum sağlayamayan şirketlerin ayakta kalma şansının giderek zorlaştığını dile getirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri — Fütüristler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Yalım Uzun, 2070'lere gelindiğinde, 70 yaşındaki bir bireyin 50 yaşındaki birinin zihinsel ve fiziksel kapasitesine sahip olmasının beklendiğini, şirketlerde 20 yaşındaki stajyer ile 80 yaşındaki kıdemli çalışanın aynı ekipte yer alacağını ifade etti.Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneğinden (ESİAD) yapılan açıklamaya göre, dernek binasında İnsanlık 2.0: Yapay Zeka ve Uzun Yaşam başlıklı toplantıda, yapay zeka ve uzun yaşamın iş dünyasına etkileri ele alındı.Programda konuşan Fütüristler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Yalım Uzun, yapay zekadan uzun yaşam ekonomisine, dijital kimlikten çalışma hayatındaki dönüşüme kadar şirketleri etkileyecek küresel eğilimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.İnsan ömrünün uzamasının çalışma hayatını köklü bir biçimde değiştireceğini belirten Uzun, şunları kaydetti:2070'lere gelindiğinde, 70 yaşındaki bir bireyin 50 yaşındaki birinin zihinsel ve fiziksel kapasitesine sahip olması bekleniyor. 100 yaşındaki insan 80'ine kadar çalışmak zorunda kalacak. Şirketlerde 20 yaşındaki stajyer ile 80 yaşındaki kıdemli çalışan aynı ekipte yer alacak.Uzun, küresel ölçekte şirketlerin değişim hızına uyum sağlamak zorunda olduğuna dikkati çekerek, McKinsey Global Institute'ün 2024 araştırmasına göre, Fortune 500 listesindeki şirketlerin yüzde 40'ının önümüzdeki 10 yıl içinde yok olması bekleniyor. Bunun temel nedeni, değişim hızına adapte olabilme kabiliyetlerinin eksikliğidir. ifadelerini kullandı.ESİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Girişimcilik ve Dijital Dönüşüm Yuvarlak Masası Başkanı Yiğit Tatış ise teknolojik gelişmelere uyum sağlayamayan şirketlerin ayakta kalma şansının giderek zorlaştığını dile getirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Filistinli doktor Ebu Safiyye’nin oğlu: Görüntüler, işkenceyi ve sağlığının kötüye gittiğini ortaya koyuyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/filistinli-doktor-ebu-safiyye-nin-oglu-goruntuler-iskenceyi-ve-sagliginin-kotuye-gittigini-ortaya-koyuyor/861454/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/filistinli-doktor-ebu-safiyye-nin-oglu-goruntuler-iskenceyi-ve-sagliginin-kotuye-gittigini-ortaya-koyuyor/861454/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:24:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gazze — İsrail'in Gazze Şeridi'nde Aralık 2024'te alıkoyduğu ve o tarihten bu yana hapiste olan Kemal Advan Hastanesi Müdürü Dr. Husam Ebu Safiyye'nin ’nin oğlu İlyas Ebu Safiyye babasının hücredeki görüntüleri hakkında konuştu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gazze Haberleri — İsrail tarafından alıkonulan Filistinli doktor Hüsam Ebu Safiyye’nin oğlu İlyas Ebu Safiyye, babasının ortaya çıkan son görüntünün, yüzündeki işkence izlerini ve cilt hastalığının ellerine kadar yayıldığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi.İlyas Ebu Safiyye, AA muhabirine yaptığı açıklamada, babasının görüntülerinin İsrail gözaltı merkezlerinde yaşananlara ilişkin “canlı bir tanıklık” niteliği taşıdığını belirtti.Bir yıldan uzun süredir ilk kez kamuoyuna yansıyan babasının, Kudüs’teki İsrail Mahkemesi'ndeki duruşmasına tutulduğu hücreden video konferans yöntemiyle katıldığını ve görüntülerde ellerinin kelepçeli olduğunu aktaran İlyas Ebu Safiyye, aile olarak görüntüde sadece uzun aylardır görmedikleri babalarının yüzünü değil, aynı zamanda acının izlerinin çehresine kazındığını gördüklerini dile getirdi.Babasının yüzünün sol tarafında belirgin işkence izlerinin bulunduğunu ve cilt hastalığının ellerine kadar yayıldığını belirten İlyas, “karşılarında acıların tükettiği bir beden” gördüklerini ifade etti.Ailenin görüntüyü büyük bir şokla karşıladığını aktaran İlyas, evde bir anlık sessizliğin ardından gözyaşı, hüzün ve büyük bir sarsıntının yaşandığını dile getirdi.Sağlığına ilişkin iyi bir haber beklerken karşılarına çıkan görüntünün, babasının tutulduğu koşulları açıkça ortaya koyduğunu söyleyen İlyas, en büyük acının ise hayatını, hastaları tedavi etmeye adamış bir insanın bu halde görülmesi olduğunu kaydetti.Oğul İlyas, dünyanın ise tüm bu yaşananları sessizce izlediğini vurguladı.- “Sessizlik artık suça ortaklıktır”Aile bireylerinin derin bir çaresizlik yaşadığını belirten İlyas, babasının maruz kaldığı duruma ilişkin, Suskunluk artık yalnızca sessizlik olarak değerlendirilemez, aynı zamanda suça ortaklıktır. değerlendirmesinde bulundu.Bu sessizliğin yaşananlara ortak olmak anlamına geldiğini söyleyen İlyas, Son görüntüler, işkenceyi ve sağlığının kötüye gittiğini ortaya koyuyor. diye konuştu.“Eğer bu kamuoyuna yansıyan hal ise kim bilir görünmeyen tarafta neler yaşanıyor?” diyen İlyas, belirsizliğin aile üzerindeki yükünü anlattı.Babasının acı çektiğini ancak kendilerinin ona ulaşamadığını belirten İlyas, bunun aileyi derin bir çaresizliğe sürüklediğini vurguladı.İlyas, Babamın görüntüsü yalnızca bir tutukluluk fotoğrafı değil, aynı zamanda duyulmayan bir yardım çağrısıdır. ifadelerini dile getirdi.- “Hastaneden hücreye uzanan süreç”İsrail ordusu, 27 Aralık 2024’te Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Kemal Advan Hastanesine düzenlediği baskında hastane müdürü olan Dr. Hüsam Ebu Safiyye’yi alıkoymuştu.İsrail makamları, Ebu Safiyye’yi “Yasa Dışı Muharipler Yasası” kapsamında, herhangi bir resmi suçlama yöneltmeksizin tutmaya devam ediyor.Filistinli ve uluslararası insan hakları kuruluşları, Ebu Safiyye’nin sağlık durumuna ilişkin ciddi endişeler bulunduğunu belirterek derhal serbest bırakılması ve gerekli tıbbi bakımın sağlanması çağrısında bulunuyor.Uluslararası Af Örgütü daha önce yayımladığı raporlarda, Ebu Safiyye’nin gözaltı sürecinde kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin bulgular bulunduğunu açıklamıştı.Filistinli kurumlara göre İsrail hapishanelerinde yaklaşık 9 bin 500 Filistinli bulunuyor ve çok sayıda tutuklu kötü muamele, tıbbi ihmal ve ağır insani koşullarla karşı karşıya kalıyor.İsrail, 8 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını sürdürürken, bölgede büyük bir insani kriz yaşanıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gazze Haberleri — İsrail tarafından alıkonulan Filistinli doktor Hüsam Ebu Safiyye’nin oğlu İlyas Ebu Safiyye, babasının ortaya çıkan son görüntünün, yüzündeki işkence izlerini ve cilt hastalığının ellerine kadar yayıldığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi.İlyas Ebu Safiyye, AA muhabirine yaptığı açıklamada, babasının görüntülerinin İsrail gözaltı merkezlerinde yaşananlara ilişkin “canlı bir tanıklık” niteliği taşıdığını belirtti.Bir yıldan uzun süredir ilk kez kamuoyuna yansıyan babasının, Kudüs’teki İsrail Mahkemesi'ndeki duruşmasına tutulduğu hücreden video konferans yöntemiyle katıldığını ve görüntülerde ellerinin kelepçeli olduğunu aktaran İlyas Ebu Safiyye, aile olarak görüntüde sadece uzun aylardır görmedikleri babalarının yüzünü değil, aynı zamanda acının izlerinin çehresine kazındığını gördüklerini dile getirdi.Babasının yüzünün sol tarafında belirgin işkence izlerinin bulunduğunu ve cilt hastalığının ellerine kadar yayıldığını belirten İlyas, “karşılarında acıların tükettiği bir beden” gördüklerini ifade etti.Ailenin görüntüyü büyük bir şokla karşıladığını aktaran İlyas, evde bir anlık sessizliğin ardından gözyaşı, hüzün ve büyük bir sarsıntının yaşandığını dile getirdi.Sağlığına ilişkin iyi bir haber beklerken karşılarına çıkan görüntünün, babasının tutulduğu koşulları açıkça ortaya koyduğunu söyleyen İlyas, en büyük acının ise hayatını, hastaları tedavi etmeye adamış bir insanın bu halde görülmesi olduğunu kaydetti.Oğul İlyas, dünyanın ise tüm bu yaşananları sessizce izlediğini vurguladı.- “Sessizlik artık suça ortaklıktır”Aile bireylerinin derin bir çaresizlik yaşadığını belirten İlyas, babasının maruz kaldığı duruma ilişkin, Suskunluk artık yalnızca sessizlik olarak değerlendirilemez, aynı zamanda suça ortaklıktır. değerlendirmesinde bulundu.Bu sessizliğin yaşananlara ortak olmak anlamına geldiğini söyleyen İlyas, Son görüntüler, işkenceyi ve sağlığının kötüye gittiğini ortaya koyuyor. diye konuştu.“Eğer bu kamuoyuna yansıyan hal ise kim bilir görünmeyen tarafta neler yaşanıyor?” diyen İlyas, belirsizliğin aile üzerindeki yükünü anlattı.Babasının acı çektiğini ancak kendilerinin ona ulaşamadığını belirten İlyas, bunun aileyi derin bir çaresizliğe sürüklediğini vurguladı.İlyas, Babamın görüntüsü yalnızca bir tutukluluk fotoğrafı değil, aynı zamanda duyulmayan bir yardım çağrısıdır. ifadelerini dile getirdi.- “Hastaneden hücreye uzanan süreç”İsrail ordusu, 27 Aralık 2024’te Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Kemal Advan Hastanesine düzenlediği baskında hastane müdürü olan Dr. Hüsam Ebu Safiyye’yi alıkoymuştu.İsrail makamları, Ebu Safiyye’yi “Yasa Dışı Muharipler Yasası” kapsamında, herhangi bir resmi suçlama yöneltmeksizin tutmaya devam ediyor.Filistinli ve uluslararası insan hakları kuruluşları, Ebu Safiyye’nin sağlık durumuna ilişkin ciddi endişeler bulunduğunu belirterek derhal serbest bırakılması ve gerekli tıbbi bakımın sağlanması çağrısında bulunuyor.Uluslararası Af Örgütü daha önce yayımladığı raporlarda, Ebu Safiyye’nin gözaltı sürecinde kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin bulgular bulunduğunu açıklamıştı.Filistinli kurumlara göre İsrail hapishanelerinde yaklaşık 9 bin 500 Filistinli bulunuyor ve çok sayıda tutuklu kötü muamele, tıbbi ihmal ve ağır insani koşullarla karşı karşıya kalıyor.İsrail, 8 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını sürdürürken, bölgede büyük bir insani kriz yaşanıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Antalyalı kadın girişimcinin reçelleri 19 ülkede damakları tatlandırıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/antalyali-kadin-girisimcinin-recelleri-19-ulkede-damaklari-tatlandiriyor/861451/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/antalyali-kadin-girisimcinin-recelleri-19-ulkede-damaklari-tatlandiriyor/861451/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:21:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya — Kentteki 37 yıllık reçel firmasının ikinci kuşak temsilcisi Ebru Kocaacar: - 64 farklı meyve ve sebzeden yapılmış ürünlerimiz var, 600'ün üstünde ürün çeşitliliğine sahibiz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri — HATİCE ÖZDEMİR TOSUN - Antalya'da kurulu 37 yıllık reçel firmasının ikinci kuşak temsilcisi Ebru Kocaacar, ülke genelinde yetiştirilen 64 meyve ve sebzeden yaptıkları 600'den fazla ürünü iç pazarın yanı sıra yurt dışına gönderiyor.Numan Celal Kocaacar, İyi bir hediyelik ürün olur fikriyle 1989'da reçel firması kurdu. Kocaacar, aile şirketini gelecek nesillere aktarma isteğiyle bir kolejde İngilizce öğretmenliği yapan kızını yönetime davet etti.Babasının ısrarı üzerine 14 yıl görev yaptığı öğretmenlik mesleğinin ardından 2016'da şirkette çalışmaya başlayan 2 çocuk annesi Kocaacar, babasının 2019'daki vefatı sonrası tüm sorumluluğu üstlendi.Babasından aldığı bayrağı daha ileriye taşımak için kolları sıvayan Kocaacar, farklı tatları da üretim sürecine dahil ederek yurt içinde ve dışında sofraları lezzetlendiriyor.Firmanın ikinci kuşak temsilcisi Kocaacar, AA muhabirine, babasının Yoruldum kızım gel bana destek ol sözüyle öğretmenliği bırakıp iş dünyasına adım attığını söyledi.Şirket işlerini yakından takip edebilmek için öğretmenlik yaptığı dönemde Akdeniz Üniversitesinde işletme alanında master yaptığını belirten Kocaacar, 3 yıl babasıyla çalıştığını ancak babasının vefatı sonrası sorumluluk alanının daha da genişlediğini dile getirdi.- Çok geniş bir ürün çeşitliliğine sahibizKöklü bir firmayı daha üst seviyelere taşımak için ürün çeşitliliği alanında çalışmalar yaptığını söyleyen Kocaacar, şöyle dedi:Tek vardiyada 2 bin ton gibi bir yıllık kapasiteye sahibiz, 19 ülkeye ürünlerimiz gidiyor. Bunu artırmak için elimizden geldiğince çalışma yapıyoruz. En uzak Trinidad Tobago'ya ürünümüz gitti. ABD ağırlıklı çalışıyoruz. Kanada, Japonya, Hollanda, Belçika, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar başta olmak üzere toplamda 19 ülkeye ulaştık. 64 farklı meyve ve sebzeden yapılmış ürünlerimiz var, 600'ün üstünde ürün çeşitliliğine sahibiz. Hem yöresel geleneksel ürünlerimiz hem de farklı bakış açısıyla geliştirdiğimiz yenilikçi ürünlerimizle beraber çok geniş bir ürün çeşitliliğine sahibiz.Kocaacar, hem zeytin, acı biber gibi farklı tatlardan reçeller yaptıklarını hem de çeşitli baharatlarla eşleştirip aromatik soslar ürettiklerini belirtti.Farklı tatların buluşmasıyla eşsiz lezzetlerin ortaya çıktığını ifade eden Kocaacar, Kahvaltıda çilek reçelini tüketebilirsiniz ama öğle menüsünde bir balkabağı reçeli üzerine Manavgat'ın tahini ile beraber süslediğinizde hızlı bir tatlıya dönüşebiliyor. Ya da akşam yemeğinde eğer bir et yemeği varsa yanında acı biber reçelimiz tamamlayıcı bir sos olarak menüye renk katabiliyor. diye konuştu.- Yöresel ürünler tercih ediliyorEbru Kocaacar, kullanacakları malzemeleri seçerken de yerli üretime ve kalitesine özen gösterdiklerini söyledi.Aynı lezzeti yakalayabilmek için bölgelere özgü ürünleri tercih ettiklerini dile getiren Kocaacar, sözlerini şöyle sürdürdü:İthal ürün kullanmıyoruz. Yöresinden, yerinden doğru ürünlere ulaşmaya çalışıyoruz. Doğru ürünlere doğru şekilde ulaştığımız zaman da ekstra hiçbir katkı maddesi, koku verici, aroma kullanmaya ihtiyaç duymuyoruz. Çileği Konya Hüyük tarafından ya da Silifke tarafından alıyoruz. Çünkü orası bizim için aromatik olarak güzel ürünlere ulaşabileceğimiz noktalar. Vişneyi Afyon Çay bölgesinden, ayvayı Geyve'den, kayısıyı Malatya'dan almaya dikkat ediyoruz ki oranın aromatik özelliğiyle benim reçelim kendi güzelliğini koruyabilsin.Şu anda 90 kişiyi istihdam ettiklerini belirten Kocaacar, sayıyı artırmak için çalışmaya devam ettiklerini dile getirdi.Kocaacar, aile şirketlerinin daha uzun yıllar üretmeye devam etmesini, hatta kendi çocuklarının üçüncü, dördüncü kuşak olarak üretimi sürdürmelerini istediğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri — HATİCE ÖZDEMİR TOSUN - Antalya'da kurulu 37 yıllık reçel firmasının ikinci kuşak temsilcisi Ebru Kocaacar, ülke genelinde yetiştirilen 64 meyve ve sebzeden yaptıkları 600'den fazla ürünü iç pazarın yanı sıra yurt dışına gönderiyor.Numan Celal Kocaacar, İyi bir hediyelik ürün olur fikriyle 1989'da reçel firması kurdu. Kocaacar, aile şirketini gelecek nesillere aktarma isteğiyle bir kolejde İngilizce öğretmenliği yapan kızını yönetime davet etti.Babasının ısrarı üzerine 14 yıl görev yaptığı öğretmenlik mesleğinin ardından 2016'da şirkette çalışmaya başlayan 2 çocuk annesi Kocaacar, babasının 2019'daki vefatı sonrası tüm sorumluluğu üstlendi.Babasından aldığı bayrağı daha ileriye taşımak için kolları sıvayan Kocaacar, farklı tatları da üretim sürecine dahil ederek yurt içinde ve dışında sofraları lezzetlendiriyor.Firmanın ikinci kuşak temsilcisi Kocaacar, AA muhabirine, babasının Yoruldum kızım gel bana destek ol sözüyle öğretmenliği bırakıp iş dünyasına adım attığını söyledi.Şirket işlerini yakından takip edebilmek için öğretmenlik yaptığı dönemde Akdeniz Üniversitesinde işletme alanında master yaptığını belirten Kocaacar, 3 yıl babasıyla çalıştığını ancak babasının vefatı sonrası sorumluluk alanının daha da genişlediğini dile getirdi.- Çok geniş bir ürün çeşitliliğine sahibizKöklü bir firmayı daha üst seviyelere taşımak için ürün çeşitliliği alanında çalışmalar yaptığını söyleyen Kocaacar, şöyle dedi:Tek vardiyada 2 bin ton gibi bir yıllık kapasiteye sahibiz, 19 ülkeye ürünlerimiz gidiyor. Bunu artırmak için elimizden geldiğince çalışma yapıyoruz. En uzak Trinidad Tobago'ya ürünümüz gitti. ABD ağırlıklı çalışıyoruz. Kanada, Japonya, Hollanda, Belçika, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar başta olmak üzere toplamda 19 ülkeye ulaştık. 64 farklı meyve ve sebzeden yapılmış ürünlerimiz var, 600'ün üstünde ürün çeşitliliğine sahibiz. Hem yöresel geleneksel ürünlerimiz hem de farklı bakış açısıyla geliştirdiğimiz yenilikçi ürünlerimizle beraber çok geniş bir ürün çeşitliliğine sahibiz.Kocaacar, hem zeytin, acı biber gibi farklı tatlardan reçeller yaptıklarını hem de çeşitli baharatlarla eşleştirip aromatik soslar ürettiklerini belirtti.Farklı tatların buluşmasıyla eşsiz lezzetlerin ortaya çıktığını ifade eden Kocaacar, Kahvaltıda çilek reçelini tüketebilirsiniz ama öğle menüsünde bir balkabağı reçeli üzerine Manavgat'ın tahini ile beraber süslediğinizde hızlı bir tatlıya dönüşebiliyor. Ya da akşam yemeğinde eğer bir et yemeği varsa yanında acı biber reçelimiz tamamlayıcı bir sos olarak menüye renk katabiliyor. diye konuştu.- Yöresel ürünler tercih ediliyorEbru Kocaacar, kullanacakları malzemeleri seçerken de yerli üretime ve kalitesine özen gösterdiklerini söyledi.Aynı lezzeti yakalayabilmek için bölgelere özgü ürünleri tercih ettiklerini dile getiren Kocaacar, sözlerini şöyle sürdürdü:İthal ürün kullanmıyoruz. Yöresinden, yerinden doğru ürünlere ulaşmaya çalışıyoruz. Doğru ürünlere doğru şekilde ulaştığımız zaman da ekstra hiçbir katkı maddesi, koku verici, aroma kullanmaya ihtiyaç duymuyoruz. Çileği Konya Hüyük tarafından ya da Silifke tarafından alıyoruz. Çünkü orası bizim için aromatik olarak güzel ürünlere ulaşabileceğimiz noktalar. Vişneyi Afyon Çay bölgesinden, ayvayı Geyve'den, kayısıyı Malatya'dan almaya dikkat ediyoruz ki oranın aromatik özelliğiyle benim reçelim kendi güzelliğini koruyabilsin.Şu anda 90 kişiyi istihdam ettiklerini belirten Kocaacar, sayıyı artırmak için çalışmaya devam ettiklerini dile getirdi.Kocaacar, aile şirketlerinin daha uzun yıllar üretmeye devam etmesini, hatta kendi çocuklarının üçüncü, dördüncü kuşak olarak üretimi sürdürmelerini istediğini sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Türk Kızılayın 158. kuruluş yıl dönümü mesajı:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cumhurbaskani-erdogan-dan-turk-kizilayin-158-kurulus-yil-donumu-mesaji/861449/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cumhurbaskani-erdogan-dan-turk-kizilayin-158-kurulus-yil-donumu-mesaji/861449/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Zorlu koşullara rağmen mazlumlara ve mağdurlara şefkat elini uzatan, tüm ihtiyaç sahiplerinin yanında olan Türk Kızılay, savaşların ve doğal afetlerin açtığı yaraları sarmakta, insanlığın umudu olmaktadır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zorlu koşullara rağmen mazlumlara ve mağdurlara şefkat elini uzatan, tüm ihtiyaç sahiplerinin yanında olan Türk Kızılay, savaşların ve doğal afetlerin açtığı yaraları sarmakta, insanlığın umudu olmaktadır. ifadesini kullandı.Erdoğan, Türk Kızılayın 158. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, milletin yardımseverlik, merhamet, şefkat ve dayanışma hasletlerinin sembolü olan Türk Kızılayın özverili ve etkili bir şekilde yürüttüğü sınır tanımayan hizmetleriyle bu alanda dünyanın saygın kuruluşlarından biri olduğunu belirtti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:Zorlu koşullara rağmen mazlumlara ve mağdurlara şefkat elini uzatan, tüm ihtiyaç sahiplerinin yanında olan Türk Kızılay, savaşların ve doğal afetlerin açtığı yaraları sarmakta, insanlığın umudu olmaktadır. Bundan sonra da ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğine inandığım Türk Kızılayın barışa, huzura, kardeşlik ve dostluğa hizmet eden gücünü milletimizin yardım ve desteklerinden aldığını bir kez daha hatırlatıyor, kuruluş yıl dönümü vesilesiyle tüm gönüllülerini en kalbi duygularımla selamlıyor, aziz milletimizi bu güzide kuruluşumuzu desteklemeye çağırıyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zorlu koşullara rağmen mazlumlara ve mağdurlara şefkat elini uzatan, tüm ihtiyaç sahiplerinin yanında olan Türk Kızılay, savaşların ve doğal afetlerin açtığı yaraları sarmakta, insanlığın umudu olmaktadır. ifadesini kullandı.Erdoğan, Türk Kızılayın 158. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, milletin yardımseverlik, merhamet, şefkat ve dayanışma hasletlerinin sembolü olan Türk Kızılayın özverili ve etkili bir şekilde yürüttüğü sınır tanımayan hizmetleriyle bu alanda dünyanın saygın kuruluşlarından biri olduğunu belirtti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:Zorlu koşullara rağmen mazlumlara ve mağdurlara şefkat elini uzatan, tüm ihtiyaç sahiplerinin yanında olan Türk Kızılay, savaşların ve doğal afetlerin açtığı yaraları sarmakta, insanlığın umudu olmaktadır. Bundan sonra da ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğine inandığım Türk Kızılayın barışa, huzura, kardeşlik ve dostluğa hizmet eden gücünü milletimizin yardım ve desteklerinden aldığını bir kez daha hatırlatıyor, kuruluş yıl dönümü vesilesiyle tüm gönüllülerini en kalbi duygularımla selamlıyor, aziz milletimizi bu güzide kuruluşumuzu desteklemeye çağırıyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/cumhurbaskani-erdogan-dan-turk-kizilayin-158-kurulus-yil-donumu-mesaji.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD'nin Umman Körfezi'nde vurduğu petrol tankerinde 3 Hint denizci hayatını kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-nin-umman-korfezi-nde-vurdugu-petrol-tankerinde-3-hint-denizci-hayatini-kaybetti/861448/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-nin-umman-korfezi-nde-vurdugu-petrol-tankerinde-3-hint-denizci-hayatini-kaybetti/861448/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Hindistan Limanlar, Denizcilik ve Su Yolları Bakanı Sarbananda Sonowal: - Bu, denizcilik ailemiz için büyük bir kayıptır. Modi hükümeti, bu zor saatte kederli ailelerin yanında]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ABD ordusunun 10 Haziran'da Umman açıklarında vurduğu Palau bayraklı MT Settebello tankerinde 3 Hint denizcinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Hindistan Limanlar, Denizcilik ve Su Yolları Bakanı Sarbananda Sonowal, yaptığı açıklamada, ABD ordusunun Umman açıklarında vurduğu ve tamamı Hint vatandaşı 24 kişilik mürettebatı bulunan tankerde 3 denizcinin öldüğünü söyledi.Sonowal, trajik olay nedeniyle derin üzüntü duyduğunu dile getirerek Bu, denizcilik ailemiz için büyük bir kayıptır. (Narendra) Modi hükümeti, bu zor zamanda kederli ailelerin yanında durmaktadır. Destek için tam bir kararlılık gösterilmektedir. ifadelerini kullandı.The Times of India gazetesinin haberine göre, Umman Donanması, Hindistan'ın Muskat Büyükelçiliği ile koordineli olarak tankerde kalan 21 kişilik mürettebatı kurtardı.- Ticari gemilerin ve sivil altyapının hedef alınmasına son verilmeliBakanlık Sözcüsü Randhir Jaiswal da gazetecilere yaptığı açıklamada, Bölgedeki gemilere yönelik saldırıların devam etmesi son derece endişe vericidir ve süregelen çatışmanın doğrudan bir sonucudur. Bölgedeki ticari gemilerin ve sivil altyapının hedef alınmasına son verilmelidir. ifadelerini kullandı.Hindistan İleri Denizciler Birliği (FSUI) Genel Sekreteri Manoj Yadav da mürettebattan hayatını kaybeden 3 kişinin kimliklerinin tespit edildiğini açıkladı.Yadav, hayatını kaybedenlerin, güverte stajyeri Aditya Sharma, makine teknisyeni Shivanand Chaurasiya ve mühendis Patnala Suresh olduğunu belirtti.- Olay ve protestoABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) dün, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ordunun Umman Körfezi'nde İran'a yönelik ablukayı ihlal etmeye çalıştığı gerekçesiyle Palau bayraklı bir petrol tankerini vurduğunu bildirmişti.Açıklamada, Palau bayraklı MT Settebello adlı tankerin ABD güçlerinin uyarıları ve yönlendirmelerine uymamasının ardından hedef alındığı kaydedilmişti.The Hindu gazetesinin haberinde MT Settebello tankerinin, Umman'ın Sohar limanının 20 deniz mili kuzeydoğusunda uluslararası sularda vurulduğu bildirilmişti.Hindistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin Yeni Delhi Maslahatgüzarı Jason Meeks'in olaya yönelik protesto amaçlı Dışişleri Bakanlığına çağırıldığı belirtilmişti. Açıklamada, Umman açıklarında ticari gemi Settebello'ya düzenlenen saldırıyı kınıyoruz. ifadeleri kullanılmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ABD ordusunun 10 Haziran'da Umman açıklarında vurduğu Palau bayraklı MT Settebello tankerinde 3 Hint denizcinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Hindistan Limanlar, Denizcilik ve Su Yolları Bakanı Sarbananda Sonowal, yaptığı açıklamada, ABD ordusunun Umman açıklarında vurduğu ve tamamı Hint vatandaşı 24 kişilik mürettebatı bulunan tankerde 3 denizcinin öldüğünü söyledi.Sonowal, trajik olay nedeniyle derin üzüntü duyduğunu dile getirerek Bu, denizcilik ailemiz için büyük bir kayıptır. (Narendra) Modi hükümeti, bu zor zamanda kederli ailelerin yanında durmaktadır. Destek için tam bir kararlılık gösterilmektedir. ifadelerini kullandı.The Times of India gazetesinin haberine göre, Umman Donanması, Hindistan'ın Muskat Büyükelçiliği ile koordineli olarak tankerde kalan 21 kişilik mürettebatı kurtardı.- Ticari gemilerin ve sivil altyapının hedef alınmasına son verilmeliBakanlık Sözcüsü Randhir Jaiswal da gazetecilere yaptığı açıklamada, Bölgedeki gemilere yönelik saldırıların devam etmesi son derece endişe vericidir ve süregelen çatışmanın doğrudan bir sonucudur. Bölgedeki ticari gemilerin ve sivil altyapının hedef alınmasına son verilmelidir. ifadelerini kullandı.Hindistan İleri Denizciler Birliği (FSUI) Genel Sekreteri Manoj Yadav da mürettebattan hayatını kaybeden 3 kişinin kimliklerinin tespit edildiğini açıkladı.Yadav, hayatını kaybedenlerin, güverte stajyeri Aditya Sharma, makine teknisyeni Shivanand Chaurasiya ve mühendis Patnala Suresh olduğunu belirtti.- Olay ve protestoABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) dün, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ordunun Umman Körfezi'nde İran'a yönelik ablukayı ihlal etmeye çalıştığı gerekçesiyle Palau bayraklı bir petrol tankerini vurduğunu bildirmişti.Açıklamada, Palau bayraklı MT Settebello adlı tankerin ABD güçlerinin uyarıları ve yönlendirmelerine uymamasının ardından hedef alındığı kaydedilmişti.The Hindu gazetesinin haberinde MT Settebello tankerinin, Umman'ın Sohar limanının 20 deniz mili kuzeydoğusunda uluslararası sularda vurulduğu bildirilmişti.Hindistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin Yeni Delhi Maslahatgüzarı Jason Meeks'in olaya yönelik protesto amaçlı Dışişleri Bakanlığına çağırıldığı belirtilmişti. Açıklamada, Umman açıklarında ticari gemi Settebello'ya düzenlenen saldırıyı kınıyoruz. ifadeleri kullanılmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/abd-nin-umman-korfezi-nde-vurdugu-petrol-tankerinde-3-hint-denizci-hayatini-kaybetti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Pakistan'dan ABD ile İran'a ateşkese uyma ve diyalog için alan açma çağrısı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/pakistan-dan-abd-ile-iran-a-ateskese-uyma-ve-diyalog-icin-alan-acma-cagrisi/861447/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/pakistan-dan-abd-ile-iran-a-ateskese-uyma-ve-diyalog-icin-alan-acma-cagrisi/861447/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Pakistan Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İran arasında tırmanan gerilimden derin endişe duyduklarını belirterek, taraflara ateşkese uymaları ve diyalog için alan açmaları çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Pakistan Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İran arasında tırmanan gerilimden derin endişe duyduklarını belirterek, taraflara ateşkese uymaları ve diyalog için alan açmaları çağrısında bulundu.Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Hüseyin Andrabi, haftalık basın toplantısında yaptığı açıklamada, Orta Doğu'da tırmanan gerilim nedeniyle derin endişe duyduklarını söyledi.Andrabi, Taraflara, ateşkes konusunda varılan mutabakata uymaları, düşmanlığa son vermeleri ve diyalog ile diplomasi için alan açmaları çağrısında bulunuyoruz. dedi.Meselelerin barışçıl yolla çözümünü desteklediklerini yineleyen Andrabi, Diyalog ve diplomasinin, çekişmeli meselelerin müzakerelerle, tarafların hakları ve sorumlulukları doğrultusunda çözülmesinin sağlanması için yol gösteren ilkeler olması görüşündeyiz. ifadesini kullandı.Andrabi, Pakistan'ın arabulucu çabalarıyla düşmanlığa son verilmesi, hayatların kurtarılması ve diplomasiye bir şans verilmesi için çaba sarf ettiğini vurguladı.ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla İran'daki çok sayıda hedefe yönelik meşru müdafaa saldırıları başlattığını duyurmuştu.İran Devrim Muhafızları Ordusu da ABD'nin saldırılarına karşılık Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün'deki bazı ABD noktalarını hedef aldığını açıklamıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Pakistan Dışişleri Bakanlığı, ABD ile İran arasında tırmanan gerilimden derin endişe duyduklarını belirterek, taraflara ateşkese uymaları ve diyalog için alan açmaları çağrısında bulundu.Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Hüseyin Andrabi, haftalık basın toplantısında yaptığı açıklamada, Orta Doğu'da tırmanan gerilim nedeniyle derin endişe duyduklarını söyledi.Andrabi, Taraflara, ateşkes konusunda varılan mutabakata uymaları, düşmanlığa son vermeleri ve diyalog ile diplomasi için alan açmaları çağrısında bulunuyoruz. dedi.Meselelerin barışçıl yolla çözümünü desteklediklerini yineleyen Andrabi, Diyalog ve diplomasinin, çekişmeli meselelerin müzakerelerle, tarafların hakları ve sorumlulukları doğrultusunda çözülmesinin sağlanması için yol gösteren ilkeler olması görüşündeyiz. ifadesini kullandı.Andrabi, Pakistan'ın arabulucu çabalarıyla düşmanlığa son verilmesi, hayatların kurtarılması ve diplomasiye bir şans verilmesi için çaba sarf ettiğini vurguladı.ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla İran'daki çok sayıda hedefe yönelik meşru müdafaa saldırıları başlattığını duyurmuştu.İran Devrim Muhafızları Ordusu da ABD'nin saldırılarına karşılık Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün'deki bazı ABD noktalarını hedef aldığını açıklamıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/pakistan-dan-abd-ile-iran-a-ateskese-uyma-ve-diyalog-icin-alan-acma-cagrisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İran Silahlı Kuvvetleri: Ülkeye yönelik her türlü tehdide kararlılıkla karşılık verilecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iran-silahli-kuvvetleri-ulkeye-yonelik-her-turlu-tehdide-kararlilikla-karsilik-verilecek/861446/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iran-silahli-kuvvetleri-ulkeye-yonelik-her-turlu-tehdide-kararlilikla-karsilik-verilecek/861446/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:15:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Karargahı Komutanı Ali Abdullahi, ülkeye yönelik her türlü tehdide kararlılıkla karşılık vereceklerini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Karargahı Komutanı Ali Abdullahi, ülkeye yönelik her türlü tehdide kararlılıkla karşılık vereceklerini söyledi.Fars Haber Ajansı, Abdullahi'nin Haziran 2025'te İran ile İsrail arasında 12 gün süren savaş nedeniyle yaptığı yazılı açıklamayı yayımladı.Abdullahi, İsrail'in saldırılarıyla başlayan ve 12 gün süren savaşta silahlı kuvvetler personelinin büyük fedakarlık gösterdiğini belirterek övgüyle söz etti.ABD'nin İran'a son saldırılarına ilişkin ise Abdullahi, şu ifadeleri kullandı:Silahlı Kuvvetler, tam hazırlık, yüksek teyakkuz ve güçlü istihbarat kapasitesiyle, ülkenin güvenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne yönelik her türlü tehdide etkili, acı verici ve pişmanlık doğuracak operasyonlarla kesin şekilde karşılık verecektir.Abdullahi ayrıca yaklaşık 100 gündür meydanlarda destek gösterileri düzenleyen İranlılara da teşekkür etti.- ABD saldırılarında Tahran'da 3 kişi yaralandıÖte yandan Tahran Acil Servis Başkanı Muhammed İsmail Tevekküli, ABD'nin geçtiğimiz günlerde düzenlediği saldırılarda başkent Tahran'da 3 kişinin yaralandığını söyledi.- ⁠İsrail'in İran'a şiddetli saldırılarıyla başlayan 12 gün savaşıİsrail, 13 Haziran 2025'te İran'ın çeşitli kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenlemişti.İran'da Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda yaşamını yitirmişti.İsrail'e açıktan destek veren ABD, 22 Haziran'da İran'ın Natanz, Fordo ve İsfahan'daki 3 nükleer tesisine saldırı düzenlemişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Karargahı Komutanı Ali Abdullahi, ülkeye yönelik her türlü tehdide kararlılıkla karşılık vereceklerini söyledi.Fars Haber Ajansı, Abdullahi'nin Haziran 2025'te İran ile İsrail arasında 12 gün süren savaş nedeniyle yaptığı yazılı açıklamayı yayımladı.Abdullahi, İsrail'in saldırılarıyla başlayan ve 12 gün süren savaşta silahlı kuvvetler personelinin büyük fedakarlık gösterdiğini belirterek övgüyle söz etti.ABD'nin İran'a son saldırılarına ilişkin ise Abdullahi, şu ifadeleri kullandı:Silahlı Kuvvetler, tam hazırlık, yüksek teyakkuz ve güçlü istihbarat kapasitesiyle, ülkenin güvenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne yönelik her türlü tehdide etkili, acı verici ve pişmanlık doğuracak operasyonlarla kesin şekilde karşılık verecektir.Abdullahi ayrıca yaklaşık 100 gündür meydanlarda destek gösterileri düzenleyen İranlılara da teşekkür etti.- ABD saldırılarında Tahran'da 3 kişi yaralandıÖte yandan Tahran Acil Servis Başkanı Muhammed İsmail Tevekküli, ABD'nin geçtiğimiz günlerde düzenlediği saldırılarda başkent Tahran'da 3 kişinin yaralandığını söyledi.- ⁠İsrail'in İran'a şiddetli saldırılarıyla başlayan 12 gün savaşıİsrail, 13 Haziran 2025'te İran'ın çeşitli kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenlemişti.İran'da Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda yaşamını yitirmişti.İsrail'e açıktan destek veren ABD, 22 Haziran'da İran'ın Natanz, Fordo ve İsfahan'daki 3 nükleer tesisine saldırı düzenlemişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Muğla'da caretta carettaların yuvalama dönemi sürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mugla-da-caretta-carettalarin-yuvalama-donemi-suruyor/861445/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mugla-da-caretta-carettalarin-yuvalama-donemi-suruyor/861445/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:15:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muğla — Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Yakup Kaska: - Bu yıl yaklaşık 150 yuva tespit edildi. Sezon sonunda ortalamanın üzerinde bir yuva sayısına ulaşılacağımızı düşünüyorum - Bazen 100 yuvayı korursunuz ancak burada bir yuvayı koruyup binlerce insana göstermek, deniz kaplumbağalarını ve doğal çevreyi nasıl sahiplendiğimizi ortaya koyuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muğla Haberleri — DURMUŞ GENÇ - ÖMER KUNDAKÇI - Nesli tehlike altında bulunan caretta carettaların Muğla'nın Ortaca ilçesindeki İztuzu ve Sarıgerme sahillerinde yuvalama dönemi devam ediyor.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kapsamında korumaya alınan yuvalar, Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) görevlilerince kontrol ediliyor.Avrupa'nın en önemli caretta caretta yuvalama ve koruma alanlarından biri olan İztuzu Plajı yakınındaki DEKAMER'de görevli uzmanlar, 2008'den bu yana sahilde koruma çalışmalarını sürdürürken, Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaralı bulunan deniz kaplumbağalarının tedavi ve rehabilitasyonunu da gerçekleştiriyor.DEKAMER görevlilerince İztuzu'nda caretta carettalar için çeşitli önlemler alınıyor. Yumurtlama ve yavru çıkışlarının yaşandığı dönemde sahilde gece boyu tutulan nöbetle koruma çalışması yürütülüyor.DEKAMER ekipleri ve gönüllüler, sezonun başlamasıyla birlikte yürüttükleri tarama ve izleme çalışmalarında kumsalda yaklaşık 150 caretta caretta yuvası tespit etti.Görevliler, yuvalardaki yumurtaları tilki ve porsuk gibi yırtıcı hayvanlara karşı korumak amacıyla özel kafeslerle çevreleyip kayıt altına alıyor. Bu sayede yaklaşık 60 gün sonra yumurtadan çıkması beklenen yavruların gelişimi ve denize ulaşma süreci yakından takip ediliyor.Kaplumbağaların yuvalama alanlarına yakın bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin çalışanlarına da yuvaların korunması ve izlenmesine yönelik eğitimler veriliyor. Bu kapsamda, Sarıgerme sahilinde bir otelin yakınında tespit edilen yuva koruma altına alınarak kayıt altına alındı.DEKAMER Müdürü Prof. Dr. Yakup Kaska, AA muhabirine, deniz kaplumbağalarının korunmasının yalnızca bir kurumun değil, bölgedeki tüm paydaşların ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.Dalyan İztuzu Kumsalı'nda gece gündüz nöbet tuttuklarını belirten Kaska, Akdeniz kıyılarındaki diğer kumsallarda koruma çalışmalarının ancak yerel işletmelerle işbirliği sayesinde sürdürülebileceğini ifade etti.Kaska, otel yönetimi ve personeliyle kurulacak işbirliği sayesinde yuvadaki yavruların güvenli şekilde denize ulaşmasının sağlanacağını kaydederek, bu tür örneklerin tüm Akdeniz kıyılarına yayılmasını temenni etti.-Dişi carettalar 15 gün arayla 3-5 yuva yapıyorBir dişi caretta carettanın nisan ayı ortalarında çiftleştiğini ve yaklaşık 15'er gün arayla 3 ila 5 yuva yaptığını anlatan Kaska, yuvalama faaliyetlerinin su sıcaklığının artmasıyla temmuz ve ağustos aylarına kadar devam edeceğini belirterek, Bu yıl şu ana kadar yaklaşık 150 yuva tespit edildi. Sezon sonunda ortalamanın üzerinde bir yuva sayısına ulaşılacağımızı düşünüyorum. dedi.Kaska, koruma çalışmalarının kamuoyunda farkındalık oluşturduğunu vurgulayarak, Bazen 100 yuvayı korursunuz ancak burada bir yuvayı koruyup binlerce insana göstermek, deniz kaplumbağalarını ve doğal çevreyi nasıl sahiplendiğimizi ortaya koyuyor. dedi.Sahildeki otelin sahibi İsmet Kamış da DEKAMER ile işbirliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını dile getirerek, caretta carettaların korunmasına yönelik çalışmalara destek vermeyi sürdüreceklerini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muğla Haberleri — DURMUŞ GENÇ - ÖMER KUNDAKÇI - Nesli tehlike altında bulunan caretta carettaların Muğla'nın Ortaca ilçesindeki İztuzu ve Sarıgerme sahillerinde yuvalama dönemi devam ediyor.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kapsamında korumaya alınan yuvalar, Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) görevlilerince kontrol ediliyor.Avrupa'nın en önemli caretta caretta yuvalama ve koruma alanlarından biri olan İztuzu Plajı yakınındaki DEKAMER'de görevli uzmanlar, 2008'den bu yana sahilde koruma çalışmalarını sürdürürken, Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaralı bulunan deniz kaplumbağalarının tedavi ve rehabilitasyonunu da gerçekleştiriyor.DEKAMER görevlilerince İztuzu'nda caretta carettalar için çeşitli önlemler alınıyor. Yumurtlama ve yavru çıkışlarının yaşandığı dönemde sahilde gece boyu tutulan nöbetle koruma çalışması yürütülüyor.DEKAMER ekipleri ve gönüllüler, sezonun başlamasıyla birlikte yürüttükleri tarama ve izleme çalışmalarında kumsalda yaklaşık 150 caretta caretta yuvası tespit etti.Görevliler, yuvalardaki yumurtaları tilki ve porsuk gibi yırtıcı hayvanlara karşı korumak amacıyla özel kafeslerle çevreleyip kayıt altına alıyor. Bu sayede yaklaşık 60 gün sonra yumurtadan çıkması beklenen yavruların gelişimi ve denize ulaşma süreci yakından takip ediliyor.Kaplumbağaların yuvalama alanlarına yakın bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin çalışanlarına da yuvaların korunması ve izlenmesine yönelik eğitimler veriliyor. Bu kapsamda, Sarıgerme sahilinde bir otelin yakınında tespit edilen yuva koruma altına alınarak kayıt altına alındı.DEKAMER Müdürü Prof. Dr. Yakup Kaska, AA muhabirine, deniz kaplumbağalarının korunmasının yalnızca bir kurumun değil, bölgedeki tüm paydaşların ortak sorumluluğu olduğunu söyledi.Dalyan İztuzu Kumsalı'nda gece gündüz nöbet tuttuklarını belirten Kaska, Akdeniz kıyılarındaki diğer kumsallarda koruma çalışmalarının ancak yerel işletmelerle işbirliği sayesinde sürdürülebileceğini ifade etti.Kaska, otel yönetimi ve personeliyle kurulacak işbirliği sayesinde yuvadaki yavruların güvenli şekilde denize ulaşmasının sağlanacağını kaydederek, bu tür örneklerin tüm Akdeniz kıyılarına yayılmasını temenni etti.-Dişi carettalar 15 gün arayla 3-5 yuva yapıyorBir dişi caretta carettanın nisan ayı ortalarında çiftleştiğini ve yaklaşık 15'er gün arayla 3 ila 5 yuva yaptığını anlatan Kaska, yuvalama faaliyetlerinin su sıcaklığının artmasıyla temmuz ve ağustos aylarına kadar devam edeceğini belirterek, Bu yıl şu ana kadar yaklaşık 150 yuva tespit edildi. Sezon sonunda ortalamanın üzerinde bir yuva sayısına ulaşılacağımızı düşünüyorum. dedi.Kaska, koruma çalışmalarının kamuoyunda farkındalık oluşturduğunu vurgulayarak, Bazen 100 yuvayı korursunuz ancak burada bir yuvayı koruyup binlerce insana göstermek, deniz kaplumbağalarını ve doğal çevreyi nasıl sahiplendiğimizi ortaya koyuyor. dedi.Sahildeki otelin sahibi İsmet Kamış da DEKAMER ile işbirliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını dile getirerek, caretta carettaların korunmasına yönelik çalışmalara destek vermeyi sürdüreceklerini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/mugla-da-caretta-carettalarin-yuvalama-donemi-suruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsveç Parlamentosu, sığınmacılar için kalıcı oturum iznini kaldıran yasa tasarısını kabul etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/isvec-parlamentosu-siginmacilar-icin-kalici-oturum-iznini-kaldiran-yasa-tasarisini-kabul-etti/861444/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/isvec-parlamentosu-siginmacilar-icin-kalici-oturum-iznini-kaldiran-yasa-tasarisini-kabul-etti/861444/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:15:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — İsveç Parlamentosu, sığınmacılara yönelik kalıcı oturma izinlerini kaldıran hükümet destekli yasa tasarısını kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — İsveç Parlamentosu, sığınmacılara yönelik kalıcı oturma izinlerini kaldıran hükümet destekli yasa tasarısını kabul etti.İsveç devlet radyosu SR, İsveç Parlamentosunda yapılan oylamada sığınmacı ve diğer bazı göçmen kategorileri için kalıcı oturum izinlerini kaldıran yasa tasarısının oy çokluğuyla kabul edildiğini aktardı.Yeni uygulamaya göre, 12 Temmuz'dan itibaren İsveç'te sığınmacı ve belirli diğer göçmen gruplarına yalnızca geçici oturma izni verilebileceği belirtildi.Bu arada, uygulamanın halihazırda kalıcı oturum sahiplerini etkilemeyeceği ifade edilirken, gelecek dönemde yapılacak başvurularda kalıcı oturum seçeneğinin tamamen kaldırılmış olacağı kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — İsveç Parlamentosu, sığınmacılara yönelik kalıcı oturma izinlerini kaldıran hükümet destekli yasa tasarısını kabul etti.İsveç devlet radyosu SR, İsveç Parlamentosunda yapılan oylamada sığınmacı ve diğer bazı göçmen kategorileri için kalıcı oturum izinlerini kaldıran yasa tasarısının oy çokluğuyla kabul edildiğini aktardı.Yeni uygulamaya göre, 12 Temmuz'dan itibaren İsveç'te sığınmacı ve belirli diğer göçmen gruplarına yalnızca geçici oturma izni verilebileceği belirtildi.Bu arada, uygulamanın halihazırda kalıcı oturum sahiplerini etkilemeyeceği ifade edilirken, gelecek dönemde yapılacak başvurularda kalıcı oturum seçeneğinin tamamen kaldırılmış olacağı kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/isvec-parlamentosu-siginmacilar-icin-kalici-oturum-iznini-kaldiran-yasa-tasarisini-kabul-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tunceli'de itfaiyenin dalgıçları Munzur Çayı'ndaki zorlu eğitimlerle her an göreve hazır</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tunceli-de-itfaiyenin-dalgiclari-munzur-cayi-ndaki-zorlu-egitimlerle-her-an-goreve-hazir/861443/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tunceli-de-itfaiyenin-dalgiclari-munzur-cayi-ndaki-zorlu-egitimlerle-her-an-goreve-hazir/861443/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:15:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tunceli — Debisi yüksek Munzur Çayı'nda eğitim alan ekip, su üstü ve su altı kurtarma tekniklerini gerçek koşullarda uygulayarak dayanıklılığını artırıyor - Tunceli Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü Dalış Amiri Kerim Gündüz: - Munzur Çayı'nın 20 kilometrelik bir alanında eğitimlerimiz oluyor. Bu eğitimler gerçekten çok zor şartlarda yapılıyor ve kondisyon ile dayanıklılık gerektiriyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tunceli Haberleri — SİDAR CAN EREN - Tunceli'de itfaiyenin dalgıç ekibi, zorlu görevlere ve arama kurtarma çalışmalarına her an hazır olmak için Munzur Çayı'nda sıkı eğitimlerden geçiyor.Kentte doğal güzellikleriyle öne çıkan Munzur ve Pülümür çayları yaz aylarında yoğun ziyaretçi ağırlıyor.Tunceli Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü Arama Kurtarma Birimi dalgıçları da olası boğulma vakalarına ve su kaynaklı afetlere daha hızlı müdahale edebilmek amacıyla eğitimlere katılıyor.Debisi yüksek Munzur Çayı'nda belirli aralıklarla eğitim yapan dalgıçlar, temel dalış teknikleri, su altı acil durumlarda hareket tarzları, kısıtlı görüşlerde dalış ve ekipman kullanımı gibi birçok konuda uygulamalar gerçekleştiriyor.Bu sayede kabiliyet ve dayanıklılıklarını artıran dalgıçlar, Munzur Çayı'ndaki riskli noktaları da belirleyerek farklı senaryolar üzerinden zorlu tatbikatlar yapıyor.Dalış amiri Kerim Gündüz, AA muhabirine, arama kurtarma ekibinde 8 personelin görev aldığını söyledi.Periyodik olarak eğitimler düzenlediklerini belirten Gündüz, Munzur Çayı'nın 20 kilometrelik bir alanında eğitimlerimiz oluyor. Bu eğitimler gerçekten çok zor şartlarda yapılıyor ve kondisyon ile dayanıklılık gerektiriyor. dedi.- Amaç olası vakalara hızlı müdahaleBurak Doba da Tunceli Belediyesi'nde yaklaşık 6 yıldır itfaiye eri ve arama kurtarma dalgıcı olarak görevini sürdürdüğünü dile getirdi.Doba, olası vakalara hızlıca müdahale etmeye çalıştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:Eğitim faaliyetlerimizin temel amacı Munzur Çayı'na gelen misafirlerin olası yaşayabileceği kazalara karşı hızlı ve düzgün müdahale etmek. Eğitim parkurumuz Ovacık'tan Tunceli merkeze uzanan Munzur Çayı ile Pülümür'den Tunceli merkeze uzanan Pülümür Çayı olarak geçiyor. Bunu sektörlere ayırıp eğitimleri bu alanlar içerisinde yapıyoruz.Arama kurtarma teknikeri Barış Göktepe de eğitimler sayesinde Munzur ve Pülümür çaylarının riskli alanlarını belirlediklerini anlattı.Eğitimlerin kendilerine büyük katkı sağladığını vurgulayan Göktepe, Ağaç dallarının biriktiği ve girdapların oluştuğu yerlerde detaylı çalışmalar yapıyoruz. Böylelikle herhangi bir vaka yaşandığı zaman nasıl müdahale edeceğimiz konusunda kararlı ve pratik adımlar atıyoruz. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tunceli Haberleri — SİDAR CAN EREN - Tunceli'de itfaiyenin dalgıç ekibi, zorlu görevlere ve arama kurtarma çalışmalarına her an hazır olmak için Munzur Çayı'nda sıkı eğitimlerden geçiyor.Kentte doğal güzellikleriyle öne çıkan Munzur ve Pülümür çayları yaz aylarında yoğun ziyaretçi ağırlıyor.Tunceli Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü Arama Kurtarma Birimi dalgıçları da olası boğulma vakalarına ve su kaynaklı afetlere daha hızlı müdahale edebilmek amacıyla eğitimlere katılıyor.Debisi yüksek Munzur Çayı'nda belirli aralıklarla eğitim yapan dalgıçlar, temel dalış teknikleri, su altı acil durumlarda hareket tarzları, kısıtlı görüşlerde dalış ve ekipman kullanımı gibi birçok konuda uygulamalar gerçekleştiriyor.Bu sayede kabiliyet ve dayanıklılıklarını artıran dalgıçlar, Munzur Çayı'ndaki riskli noktaları da belirleyerek farklı senaryolar üzerinden zorlu tatbikatlar yapıyor.Dalış amiri Kerim Gündüz, AA muhabirine, arama kurtarma ekibinde 8 personelin görev aldığını söyledi.Periyodik olarak eğitimler düzenlediklerini belirten Gündüz, Munzur Çayı'nın 20 kilometrelik bir alanında eğitimlerimiz oluyor. Bu eğitimler gerçekten çok zor şartlarda yapılıyor ve kondisyon ile dayanıklılık gerektiriyor. dedi.- Amaç olası vakalara hızlı müdahaleBurak Doba da Tunceli Belediyesi'nde yaklaşık 6 yıldır itfaiye eri ve arama kurtarma dalgıcı olarak görevini sürdürdüğünü dile getirdi.Doba, olası vakalara hızlıca müdahale etmeye çalıştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:Eğitim faaliyetlerimizin temel amacı Munzur Çayı'na gelen misafirlerin olası yaşayabileceği kazalara karşı hızlı ve düzgün müdahale etmek. Eğitim parkurumuz Ovacık'tan Tunceli merkeze uzanan Munzur Çayı ile Pülümür'den Tunceli merkeze uzanan Pülümür Çayı olarak geçiyor. Bunu sektörlere ayırıp eğitimleri bu alanlar içerisinde yapıyoruz.Arama kurtarma teknikeri Barış Göktepe de eğitimler sayesinde Munzur ve Pülümür çaylarının riskli alanlarını belirlediklerini anlattı.Eğitimlerin kendilerine büyük katkı sağladığını vurgulayan Göktepe, Ağaç dallarının biriktiği ve girdapların oluştuğu yerlerde detaylı çalışmalar yapıyoruz. Böylelikle herhangi bir vaka yaşandığı zaman nasıl müdahale edeceğimiz konusunda kararlı ve pratik adımlar atıyoruz. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/tunceli-de-itfaiyenin-dalgiclari-munzur-cayi-ndaki-zorlu-egitimlerle-her-an-goreve-hazir.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Üniversite ve lise adaylarına sınav öncesi beslenme ve psikoloji önerileri</title>
      <link>https://www.canligaste.com/universite-ve-lise-adaylarina-sinav-oncesi-beslenme-ve-psikoloji-onerileri/861442/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/universite-ve-lise-adaylarina-sinav-oncesi-beslenme-ve-psikoloji-onerileri/861442/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:15:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Yeditepe Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Pınar Aylin Kaya: - Önemli olan kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değil, yönetilebilir seviyede tutabilmek - Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır: - Besin zehirlenmesi riskine karşı güvenilir olmayan yerlerden yemek tüketilmemeli, daha önce denenmemiş yeni besinler bu dönemde tercih edilmemeli]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Yeditepe Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Pınar Aylin Kaya, öğrencilerin sınav öncesinde günlerini planlamasını, çalışma ve dinlenme saatlerini belirlemesini önerdi.Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı 13 Haziran'da, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ise 20-21 Haziran'da gerçekleştirilecek. Sınavlara sayılı günler kala uzmanlar, akademik hazırlığın yanı sıra psikolojik dayanıklılık ve doğru beslenmenin başarı üzerinde belirleyici rol oynadığına dikkati çekiyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaya, kaygının beynin doğal bir alarm sistemi olduğunu belirterek, önemli sınavlar öncesinde hissedilen gerginlik, uyku sorunları, konsantrasyon güçlüğü ve fiziksel belirtilerin son derece normal olduğunu aktardı.Sınav kaygısının bilişsel ve bedensel olmak üzere iki boyutta ortaya çıktığını kaydeden Kaya, Ya başaramazsam?', 'Herkes benden daha iyi çalıştı' gibi düşünceler bilişsel boyutu oluştururken, çarpıntı, terleme ve ağız kuruluğu gibi belirtiler bedensel boyutu oluşturur. Ancak unutulmamalıdır ki belirli düzeyde kaygı performansı düşürmez, aksine artırır. Önemli olan kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değil, yönetilebilir seviyede tutabilmek. değerlendirmesinde bulundu.Kaya, sınava kısa süre kala öğrencilerin yeni konular öğrenmeye çalışmak yerine mevcut bilgilerini pekiştirmeye odaklanmasının daha faydalı olacağını ve günlük yaşam düzenini korumanın önemini vurguladı.Belirsizliğin kaygıyı artırdığını, düzenin ise zihni sakinleştirdiğini kaydeden Kaya, uzun saatler boyunca aralıksız çalışmak yerine belirli sürelerle yoğunlaşılmış çalışma seanslarının tercih edilmesinin daha verimli olduğunu aktararak, yeterli uykunun sınav başarısında kritik öneme sahip olduğunu kaydetti.Kaya, kaygının yükseldiği anlarda nefes tekniklerinin etkili bir araç olduğuna değinerek, diyafram nefesi uygulamalarının bedenin gevşeme sistemini harekete geçirdiğini belirtti.Özellikle sınav salonuna girerken birkaç derin nefes almanın kaygı düzeyini düşürmeye yardımcı olabileceğini belirten Kaya, şu değerlendirmeleri yaptı:Olumsuz düşüncelerin sorgulanması da önemli. 'Bu sınavı geçemezsem hayatım biter' düşüncesi yerine 'Bu sınav önemli ama hayatımın tek belirleyicisi değil' şeklinde düşünmek, öğrencinin üzerindeki baskıyı azaltabilir. Her düşünce gerçek değildir, onları sorgulamak mümkün.Sınav sırasında öğrencilerin ilk birkaç dakikayı sakinleşmek için kullanabileceğini aktaran Kaya, soru kitapçığını hızlıca gözden geçirmenin zaman yönetimi açısından fayda sağlayacağını kaydetti.Kaya, sınav esnasında yaşanan bildiklerimi unuttum hissinin yaygın bir durum olduğuna dikkati çekerek, öğrencilerin takıldıkları soruları geçerek diğer sorulara yönelmelerinin daha doğru bir strateji olduğunu bildirdi.Sınav sürecinde ailelerin tutumlarının öğrenciler üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurgulayan Kaya, ebeveynlerin başarı baskısı oluşturmak yerine çocuğun gösterdiği çabayı takdir etmesi gerektiğine değinerek, Bu sınavı kazanmalısın' yerine 'Elinden geleni yaptın, bu yeterli' yaklaşımı, öğrencinin güven duygusunu güçlendirir. Evde sınav konusunun sürekli gündemde tutulması da kaygıyı artırabilir. ifadelerini kullandı.- Sınav öncesi akşam hafif ve dengeli bir öğün tercih edilmeliYeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır da sınav öncesindeki günlerde beslenme düzeninde ani değişiklikler yapılmaması gerektiğinin altını çizdi.Sınavdan 3-4 gün önce dışarıda tüketilen yiyeceklere dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Bakır, Besin zehirlenmesi riskine karşı güvenilir olmayan yerlerden yemek tüketilmemeli, daha önce denenmemiş yeni besinler bu dönemde tercih edilmemeli. açıklamasını yaptı.Beyin fonksiyonlarının sağlıklı çalışabilmesi için yeterli sıvı alımının büyük önem taşıdığını aktaran Bakır, öğrencilerin sınavdan önceki gün yeterince su içmesini ancak sınav sabahı aşırı sıvı tüketiminden kaçınmasını önerdi.Sınav sabahı kahvaltının mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayan Bakır, şu tavsiyelerde bulundu:Kan şekerini dengeli tutacak kompleks karbonhidratlar tercih edilmeli. Tam buğday ekmeği, çavdar, yulaf ve sebzeler uygun seçenekler arasında yer alıyor. Yumurta ve peynir gibi protein kaynakları da kahvaltıda yer almalı. Sınavdan bir gece önce çok geç saatlerde yemek yenmemeli. Aşırı yağlı, kızartılmış ve tuzlu yiyecekler, uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir. İyi bir uyku, sınav sabahına zinde başlamak için en önemli unsurlardan biri. Bu nedenle sınav öncesi akşam hafif ve dengeli bir öğün tercih edilmeli.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Yeditepe Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Pınar Aylin Kaya, öğrencilerin sınav öncesinde günlerini planlamasını, çalışma ve dinlenme saatlerini belirlemesini önerdi.Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı 13 Haziran'da, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ise 20-21 Haziran'da gerçekleştirilecek. Sınavlara sayılı günler kala uzmanlar, akademik hazırlığın yanı sıra psikolojik dayanıklılık ve doğru beslenmenin başarı üzerinde belirleyici rol oynadığına dikkati çekiyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaya, kaygının beynin doğal bir alarm sistemi olduğunu belirterek, önemli sınavlar öncesinde hissedilen gerginlik, uyku sorunları, konsantrasyon güçlüğü ve fiziksel belirtilerin son derece normal olduğunu aktardı.Sınav kaygısının bilişsel ve bedensel olmak üzere iki boyutta ortaya çıktığını kaydeden Kaya, Ya başaramazsam?', 'Herkes benden daha iyi çalıştı' gibi düşünceler bilişsel boyutu oluştururken, çarpıntı, terleme ve ağız kuruluğu gibi belirtiler bedensel boyutu oluşturur. Ancak unutulmamalıdır ki belirli düzeyde kaygı performansı düşürmez, aksine artırır. Önemli olan kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değil, yönetilebilir seviyede tutabilmek. değerlendirmesinde bulundu.Kaya, sınava kısa süre kala öğrencilerin yeni konular öğrenmeye çalışmak yerine mevcut bilgilerini pekiştirmeye odaklanmasının daha faydalı olacağını ve günlük yaşam düzenini korumanın önemini vurguladı.Belirsizliğin kaygıyı artırdığını, düzenin ise zihni sakinleştirdiğini kaydeden Kaya, uzun saatler boyunca aralıksız çalışmak yerine belirli sürelerle yoğunlaşılmış çalışma seanslarının tercih edilmesinin daha verimli olduğunu aktararak, yeterli uykunun sınav başarısında kritik öneme sahip olduğunu kaydetti.Kaya, kaygının yükseldiği anlarda nefes tekniklerinin etkili bir araç olduğuna değinerek, diyafram nefesi uygulamalarının bedenin gevşeme sistemini harekete geçirdiğini belirtti.Özellikle sınav salonuna girerken birkaç derin nefes almanın kaygı düzeyini düşürmeye yardımcı olabileceğini belirten Kaya, şu değerlendirmeleri yaptı:Olumsuz düşüncelerin sorgulanması da önemli. 'Bu sınavı geçemezsem hayatım biter' düşüncesi yerine 'Bu sınav önemli ama hayatımın tek belirleyicisi değil' şeklinde düşünmek, öğrencinin üzerindeki baskıyı azaltabilir. Her düşünce gerçek değildir, onları sorgulamak mümkün.Sınav sırasında öğrencilerin ilk birkaç dakikayı sakinleşmek için kullanabileceğini aktaran Kaya, soru kitapçığını hızlıca gözden geçirmenin zaman yönetimi açısından fayda sağlayacağını kaydetti.Kaya, sınav esnasında yaşanan bildiklerimi unuttum hissinin yaygın bir durum olduğuna dikkati çekerek, öğrencilerin takıldıkları soruları geçerek diğer sorulara yönelmelerinin daha doğru bir strateji olduğunu bildirdi.Sınav sürecinde ailelerin tutumlarının öğrenciler üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurgulayan Kaya, ebeveynlerin başarı baskısı oluşturmak yerine çocuğun gösterdiği çabayı takdir etmesi gerektiğine değinerek, Bu sınavı kazanmalısın' yerine 'Elinden geleni yaptın, bu yeterli' yaklaşımı, öğrencinin güven duygusunu güçlendirir. Evde sınav konusunun sürekli gündemde tutulması da kaygıyı artırabilir. ifadelerini kullandı.- Sınav öncesi akşam hafif ve dengeli bir öğün tercih edilmeliYeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır da sınav öncesindeki günlerde beslenme düzeninde ani değişiklikler yapılmaması gerektiğinin altını çizdi.Sınavdan 3-4 gün önce dışarıda tüketilen yiyeceklere dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Bakır, Besin zehirlenmesi riskine karşı güvenilir olmayan yerlerden yemek tüketilmemeli, daha önce denenmemiş yeni besinler bu dönemde tercih edilmemeli. açıklamasını yaptı.Beyin fonksiyonlarının sağlıklı çalışabilmesi için yeterli sıvı alımının büyük önem taşıdığını aktaran Bakır, öğrencilerin sınavdan önceki gün yeterince su içmesini ancak sınav sabahı aşırı sıvı tüketiminden kaçınmasını önerdi.Sınav sabahı kahvaltının mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayan Bakır, şu tavsiyelerde bulundu:Kan şekerini dengeli tutacak kompleks karbonhidratlar tercih edilmeli. Tam buğday ekmeği, çavdar, yulaf ve sebzeler uygun seçenekler arasında yer alıyor. Yumurta ve peynir gibi protein kaynakları da kahvaltıda yer almalı. Sınavdan bir gece önce çok geç saatlerde yemek yenmemeli. Aşırı yağlı, kızartılmış ve tuzlu yiyecekler, uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir. İyi bir uyku, sınav sabahına zinde başlamak için en önemli unsurlardan biri. Bu nedenle sınav öncesi akşam hafif ve dengeli bir öğün tercih edilmeli.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Triatlon Okulu, 25 bin çocuğu sporla buluşturacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/triatlon-okulu-25-bin-cocugu-sporla-bulusturacak/861441/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/triatlon-okulu-25-bin-cocugu-sporla-bulusturacak/861441/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:12:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Türkiye Triatlon Federasyonu Başkanı Bayram Yalçınkaya: Hedefimiz, projeyi Bakanlığımızla birlikte yürüterek 81 ilden antrenörleri eğitime davet etmek ve yıl sonuna kadar Türkiye genelinde triatlon okulunu başlatmak - Türkiye genelindeki eğitim geçişlerini merkezi bir sistem üzerinden takip edebileceğiz - Triatlon okulu sistemine çocuk koruma eğitimini de dahil edeceğiz - Fransız triatlon eğitmeni Laurent Massias: Küçük çocuklara yönelik henüz bir faaliyet yoktu. Bu proje, bu boşluğu dolduracak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ÇAĞLANUR TUNCEL - Türkiye Triatlon Federasyonu Başkanı Bayram Yalçınkaya, federasyon tarafından hayata geçirilen Triatlon Okulu projesiyle çocukların erken yaşta çok yönlü sportif gelişimini hedeflediklerini belirterek, bu modelin yalnızca triatlona değil birçok branşın altyapısına katkı sağlayacağını söyledi.6-13 yaş aralığındaki çocukların triatlon sporuyla tanışmasını amaçlayan proje kapsamında sporcular, kendi illerinde kurulacak triatlon okullarında uzman antrenörler eşliğinde temel yüzme, bisiklet ve koşu eğitimleri alacak. Projenin bir sonraki aşamasında, farklı bölgelerde görev yapan antrenörlere yönelik Triatlon Okulu Eğitmeni Eğitimi programları düzenlenecek. Eğitimleri başarıyla tamamlayan ve gerekli kriterleri karşılayan illerde triatlon okulları kademeli olarak faaliyete geçirilecek. Triatlon okulu açılabilmesi için federasyon tarafından belirlenecek kriterlerin sağlanması gerekecek.Yalçınkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, triatlon okulunda eğitmen eğiticilerinin triatlonun üç branşına da hakim antrenörlerden oluştuğunu dile getirerek, şunları kaydetti:6-13 yaş eğitim modülü farklı bir yaklaşım gerektiriyor. Bu nedenle arkadaşlarımızı bu alanda özel olarak hazırlıyoruz. Hedefimiz, projeyi Bakanlığımızla birlikte yürüterek 81 ilden antrenörleri eğitime davet etmek ve yıl sonuna kadar Türkiye genelinde triatlon okulunu başlatmak. Yaklaşık iki yıl içinde 25 bin çocuğa ulaşmayı planlıyoruz. Bu proje, ileride yalnızca triatlonun değil atletizm, bisiklet ve diğer branşların altyapısına da önemli katkı sağlayacak.- Triatlonda eğitim modülüFederasyon başkanı Yalçınkaya, projenin yaklaşık 5 yıllık bir hazırlık sürecinin ardından hayata geçirildiğini ve proje kapsamında hazırlanan eğitim kitinde antrenör, sporcu ve velilere yönelik bölümlerin yer aldığını belirterek, Hazırladığımız eğitim kitinde antrenör, sporcu ve veli bölümleri yer alıyor. Bu modülün içerisine K12 eğitim sistemine benzer bir yapıyı da dahil ettik. Türkiye genelindeki eğitim geçişlerini merkezi bir sistem üzerinden takip edebileceğiz. Sistem içerisinde antrenörlerimiz için eğitim fişleri ve kartları bulunuyor. Sekiz seviyeden oluşan bu yapıda, karate branşındaki kuşak sistemine benzer şekilde bileklikler kullanılacak. Beyaz seviyedeki bir sporcunun yüzmede, bisiklette, koşuda ve çok yönlü motor gelişiminde hangi becerileri kazanması gerektiği bu fişlerde yer alıyor. Bu eğitim fişlerinin nasıl kullanılacağına ilişkin tüm içerikler de sistemimizde hazır. Şu anda eğitmen eğiticilerimiz, Fransız okulu modelindeki son dokunuşları öğreniyor. ifadelerini kullandı.Projenin elektronik sistem üzerinden yönetileceğine dikkati çeken federasyon başkanı Bayram Yalçınkaya, Örneğin Trabzon'daki bir aile Balıkesir'e taşındığında, çocuğunun hangi triatlon okuluna devam edeceğini sistem üzerinden seçebilecek. Gittiği ildeki antrenör de çocuğun geçmiş eğitim bilgilerini, testlerini ve gelişim sürecini otomatik olarak görebilecek. Böylece Türkiye genelinde sürdürülebilir ve takip edilebilir bir altyapı modeli oluşturmayı hedefliyoruz. diye konuştu.- Eğitimin olmazsa olmazı: 'Çocuk koruma programı'6-13 yaş aralığının velilerin çocuklarını en çok korumaya ihtiyaç duydukları ve güvenli ortamlarda bulundurmak istedikleri yaşlar olduğunun altını çizen Yalçınkaya, Bu çocukların güvenli ortamlarda spor yapması bizim için çok önemli. Bu nedenle triatlon okulu sistemine çocuk koruma eğitimini de dahil edeceğiz. Federasyon olarak çocuk koruma talimatını hazırladık, çok yakında yayımlanacak. Dünya Triatlon Federasyonunun da uluslararası geçerliliği olan çocuk koruma programı bulunuyor. Hangi sporcunun nasıl fotoğrafı çekilebilir veya nasıl yayımlanabilir, bir antrenör çocuğa dokunabilir mi, dokunursa nasıl dokunması gerekiyor gibi birçok başlık, bu programda yer alıyor.​​​​​​​ diyerek sözlerini tamamladı.- Buradaki antrenörler çok büyük yetkinliklere sahipFransa'da uygulanan Triatlon Okulu modeline ilişkin deneyimlerini Türk antrenörlerle paylaşmak üzere Türkiye'ye gelerek eğitim sistemi, sporcu gelişimi ve antrenman metotları hakkında bilgiler aktaran Fransız triatlon eğitmeni Laurent Massias, Üç gündür çok dostane bir ortamda, çok verimli fikir alışverişlerimiz oldu. Türkiye Triatlon Federasyonu uzun zamandır sınavları, yarışmalarıyla pek çok alanda faaliyet yürütüyor. Ancak küçük çocuklara yönelik henüz bir faaliyet yoktu. Bu proje de bu boşluğu dolduracak. Buradaki antrenörlerin çok büyük yetkinliklere sahip olan kişiler olduğunu fark ettim. Bazıları eski triatletler, gerçekten çok büyük tecrübeye sahip kişiler. şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ÇAĞLANUR TUNCEL - Türkiye Triatlon Federasyonu Başkanı Bayram Yalçınkaya, federasyon tarafından hayata geçirilen Triatlon Okulu projesiyle çocukların erken yaşta çok yönlü sportif gelişimini hedeflediklerini belirterek, bu modelin yalnızca triatlona değil birçok branşın altyapısına katkı sağlayacağını söyledi.6-13 yaş aralığındaki çocukların triatlon sporuyla tanışmasını amaçlayan proje kapsamında sporcular, kendi illerinde kurulacak triatlon okullarında uzman antrenörler eşliğinde temel yüzme, bisiklet ve koşu eğitimleri alacak. Projenin bir sonraki aşamasında, farklı bölgelerde görev yapan antrenörlere yönelik Triatlon Okulu Eğitmeni Eğitimi programları düzenlenecek. Eğitimleri başarıyla tamamlayan ve gerekli kriterleri karşılayan illerde triatlon okulları kademeli olarak faaliyete geçirilecek. Triatlon okulu açılabilmesi için federasyon tarafından belirlenecek kriterlerin sağlanması gerekecek.Yalçınkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, triatlon okulunda eğitmen eğiticilerinin triatlonun üç branşına da hakim antrenörlerden oluştuğunu dile getirerek, şunları kaydetti:6-13 yaş eğitim modülü farklı bir yaklaşım gerektiriyor. Bu nedenle arkadaşlarımızı bu alanda özel olarak hazırlıyoruz. Hedefimiz, projeyi Bakanlığımızla birlikte yürüterek 81 ilden antrenörleri eğitime davet etmek ve yıl sonuna kadar Türkiye genelinde triatlon okulunu başlatmak. Yaklaşık iki yıl içinde 25 bin çocuğa ulaşmayı planlıyoruz. Bu proje, ileride yalnızca triatlonun değil atletizm, bisiklet ve diğer branşların altyapısına da önemli katkı sağlayacak.- Triatlonda eğitim modülüFederasyon başkanı Yalçınkaya, projenin yaklaşık 5 yıllık bir hazırlık sürecinin ardından hayata geçirildiğini ve proje kapsamında hazırlanan eğitim kitinde antrenör, sporcu ve velilere yönelik bölümlerin yer aldığını belirterek, Hazırladığımız eğitim kitinde antrenör, sporcu ve veli bölümleri yer alıyor. Bu modülün içerisine K12 eğitim sistemine benzer bir yapıyı da dahil ettik. Türkiye genelindeki eğitim geçişlerini merkezi bir sistem üzerinden takip edebileceğiz. Sistem içerisinde antrenörlerimiz için eğitim fişleri ve kartları bulunuyor. Sekiz seviyeden oluşan bu yapıda, karate branşındaki kuşak sistemine benzer şekilde bileklikler kullanılacak. Beyaz seviyedeki bir sporcunun yüzmede, bisiklette, koşuda ve çok yönlü motor gelişiminde hangi becerileri kazanması gerektiği bu fişlerde yer alıyor. Bu eğitim fişlerinin nasıl kullanılacağına ilişkin tüm içerikler de sistemimizde hazır. Şu anda eğitmen eğiticilerimiz, Fransız okulu modelindeki son dokunuşları öğreniyor. ifadelerini kullandı.Projenin elektronik sistem üzerinden yönetileceğine dikkati çeken federasyon başkanı Bayram Yalçınkaya, Örneğin Trabzon'daki bir aile Balıkesir'e taşındığında, çocuğunun hangi triatlon okuluna devam edeceğini sistem üzerinden seçebilecek. Gittiği ildeki antrenör de çocuğun geçmiş eğitim bilgilerini, testlerini ve gelişim sürecini otomatik olarak görebilecek. Böylece Türkiye genelinde sürdürülebilir ve takip edilebilir bir altyapı modeli oluşturmayı hedefliyoruz. diye konuştu.- Eğitimin olmazsa olmazı: 'Çocuk koruma programı'6-13 yaş aralığının velilerin çocuklarını en çok korumaya ihtiyaç duydukları ve güvenli ortamlarda bulundurmak istedikleri yaşlar olduğunun altını çizen Yalçınkaya, Bu çocukların güvenli ortamlarda spor yapması bizim için çok önemli. Bu nedenle triatlon okulu sistemine çocuk koruma eğitimini de dahil edeceğiz. Federasyon olarak çocuk koruma talimatını hazırladık, çok yakında yayımlanacak. Dünya Triatlon Federasyonunun da uluslararası geçerliliği olan çocuk koruma programı bulunuyor. Hangi sporcunun nasıl fotoğrafı çekilebilir veya nasıl yayımlanabilir, bir antrenör çocuğa dokunabilir mi, dokunursa nasıl dokunması gerekiyor gibi birçok başlık, bu programda yer alıyor.​​​​​​​ diyerek sözlerini tamamladı.- Buradaki antrenörler çok büyük yetkinliklere sahipFransa'da uygulanan Triatlon Okulu modeline ilişkin deneyimlerini Türk antrenörlerle paylaşmak üzere Türkiye'ye gelerek eğitim sistemi, sporcu gelişimi ve antrenman metotları hakkında bilgiler aktaran Fransız triatlon eğitmeni Laurent Massias, Üç gündür çok dostane bir ortamda, çok verimli fikir alışverişlerimiz oldu. Türkiye Triatlon Federasyonu uzun zamandır sınavları, yarışmalarıyla pek çok alanda faaliyet yürütüyor. Ancak küçük çocuklara yönelik henüz bir faaliyet yoktu. Bu proje de bu boşluğu dolduracak. Buradaki antrenörlerin çok büyük yetkinliklere sahip olan kişiler olduğunu fark ettim. Bazıları eski triatletler, gerçekten çok büyük tecrübeye sahip kişiler. şeklinde konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Görme engelli öğrenciler gönüllü üniversitelilerin sesiyle sınava hazırlanıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gorme-engelli-ogrenciler-gonullu-universitelilerin-sesiyle-sinava-hazirlaniyor/861440/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gorme-engelli-ogrenciler-gonullu-universitelilerin-sesiyle-sinava-hazirlaniyor/861440/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gaziantep — Görme engelli ablasına sınavlara hazırlık süreçlerinde yardımcı olan Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Bayram Bala, öğrencilerin kaynaklara erişimini kolaylaştırmak amacıyla üniversitelilerin de desteğiyle proje başlattı - Bala: - Görme engelli vatandaşlarımızın ve öğrencilerimizin ne tür zorluklarla karşılaştıklarına birebir yaşayarak şahit oldum. Onların soru okumayla ilgili yaşadıkları zorlukları ortadan kaldırmak için de bu projeyi hayata geçirdim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gaziantep Haberleri — BEYZA KAYNARPUNAR - Gaziantep'te gönüllü üniversiteliler, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava hazırlanan görme engelli ortaokul öğrencilerine, deneme sınavlarında soruları seslendirerek destek oluyor.Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Bayram Bala, görme engelli öğrencilerin sınava hazırlık kaynaklarına erişimini kolaylaştırmak amacıyla sosyal sorumluluk projesi başlattı.Bu kapsamda, üniversite bünyesinde çalışmalarını yürüten Proje Üretim ve Yönetim Topluluğu üyeleriyle fikrini paylaşan Bala, onların da istekli olması üzerine projeyi hayata geçirdi.Bunun üzerine gönüllülük esasıyla bir araya gelen yaklaşık 70 üniversiteli, GAP Görme Engelliler Ortaokulunda LGS sınavına hazırlanan öğrenciler için düzenlenen deneme sınavlarında soruları sesli okuyarak öğrencilerin sınav deneyimi kazanmalarına katkı sağlıyor.Bir soru, bir ses, bir umut, bir gelecek sloganıyla yola çıkan gönüllüler, öğrencilerin gerçek sınav koşullarına benzer bir ortamda kendilerini deneme fırsatı bulmalarına yardımcı oluyor.Dr. Öğr. Üyesi Bayram Bala, AA muhabirine, bu projeyle görme engelli öğrencilerin erişilebilir eğitime ulaşmasını amaçladıklarını söyledi.Görme engelli ablasından esinlenerek projeyi hayata geçirdiğini anlatan Bala, Ablam bu okulda 22 yıldır Türkçe öğretmeni olarak görev yapıyor ve sınavlara hazırlandığı zamanlarda kendisine soru okuyordum. Bu yüzden de görme engelli vatandaşlarımızın ve öğrencilerimizin ne tür zorluklarla karşılaştıklarına birebir yaşayarak şahit oldum. Onların soru okumayla ilgili yaşadıkları zorlukları ortadan kaldırmak için de bu projeyi hayata geçirdik. dedi.- Daha fazla öğrenciye ses olmak istiyoruzEndüstri Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Pelin Günar, görme engelli öğrencilerin eğitim süreçlerine katkı sunabilmek için projeye dahil olduğunu dile getirdi.Sağladıkları desteğin görme engelli öğrencileri mutlu ettiğini belirten Günar, şöyle konuştu:Bu kardeşlerimize ses ve göz olmak, aynı zamanda geleceklerine bir nebze de olsa dokunmak istedik. Bu sürekli devam eden deneme sınavlarında onlarla ayrı bir bağ kurduk. Onlar dile getirmese de biz onların hareketlerinden mutlu olduklarını ve kendileri değerli hissettiklerini görebiliyoruz. Şu an 8 öğrencinin hayatına dokunabildik, ilerleyen zamanlarda bunu artırarak daha fazla görme engelli öğrencinin hayatına dokunmak ve onlara ses olmak istiyoruz.Elektrik, Elektronik Mühendisliği Bölümü 2. sınıf öğrencisi Hamza Gemici ise tüm derslerin okuyuculuğunu yaptıklarını ifade etti.Böyle bir gönüllülüğü üstlenmenin mutluluğunu yaşadığını dile getiren Gemici, şunları kaydetti:Bundan sonra e-KPSS'ye hazırlanan öğrencilere de yardımcı olmak istiyoruz. Bu 8 öğrenciden birinin bile ileride 'Gönüllü olarak okuyuculuk yapan ağabeylerim ve ablalarım sayesinde buralara geldim.' demesine şahit olabilirsek ne mutlu bize. Biz bunu üniversitemiz çapında kendi şehrimizde yaptık. Dilerim ki bu diğer üniversitelere ve şehirlere de örnek olur ve onlar da bu farkındalığa vararak özel gereksinimli bireylere yardımcı olurlar.LGS sınavına hazırlanan görme engelli Muhammed Can Küçükdere ise gönüllü üniversite öğrencilerinin desteği sayesinde sınava daha iyi hazırlandığını söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gaziantep Haberleri — BEYZA KAYNARPUNAR - Gaziantep'te gönüllü üniversiteliler, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava hazırlanan görme engelli ortaokul öğrencilerine, deneme sınavlarında soruları seslendirerek destek oluyor.Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Bayram Bala, görme engelli öğrencilerin sınava hazırlık kaynaklarına erişimini kolaylaştırmak amacıyla sosyal sorumluluk projesi başlattı.Bu kapsamda, üniversite bünyesinde çalışmalarını yürüten Proje Üretim ve Yönetim Topluluğu üyeleriyle fikrini paylaşan Bala, onların da istekli olması üzerine projeyi hayata geçirdi.Bunun üzerine gönüllülük esasıyla bir araya gelen yaklaşık 70 üniversiteli, GAP Görme Engelliler Ortaokulunda LGS sınavına hazırlanan öğrenciler için düzenlenen deneme sınavlarında soruları sesli okuyarak öğrencilerin sınav deneyimi kazanmalarına katkı sağlıyor.Bir soru, bir ses, bir umut, bir gelecek sloganıyla yola çıkan gönüllüler, öğrencilerin gerçek sınav koşullarına benzer bir ortamda kendilerini deneme fırsatı bulmalarına yardımcı oluyor.Dr. Öğr. Üyesi Bayram Bala, AA muhabirine, bu projeyle görme engelli öğrencilerin erişilebilir eğitime ulaşmasını amaçladıklarını söyledi.Görme engelli ablasından esinlenerek projeyi hayata geçirdiğini anlatan Bala, Ablam bu okulda 22 yıldır Türkçe öğretmeni olarak görev yapıyor ve sınavlara hazırlandığı zamanlarda kendisine soru okuyordum. Bu yüzden de görme engelli vatandaşlarımızın ve öğrencilerimizin ne tür zorluklarla karşılaştıklarına birebir yaşayarak şahit oldum. Onların soru okumayla ilgili yaşadıkları zorlukları ortadan kaldırmak için de bu projeyi hayata geçirdik. dedi.- Daha fazla öğrenciye ses olmak istiyoruzEndüstri Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Pelin Günar, görme engelli öğrencilerin eğitim süreçlerine katkı sunabilmek için projeye dahil olduğunu dile getirdi.Sağladıkları desteğin görme engelli öğrencileri mutlu ettiğini belirten Günar, şöyle konuştu:Bu kardeşlerimize ses ve göz olmak, aynı zamanda geleceklerine bir nebze de olsa dokunmak istedik. Bu sürekli devam eden deneme sınavlarında onlarla ayrı bir bağ kurduk. Onlar dile getirmese de biz onların hareketlerinden mutlu olduklarını ve kendileri değerli hissettiklerini görebiliyoruz. Şu an 8 öğrencinin hayatına dokunabildik, ilerleyen zamanlarda bunu artırarak daha fazla görme engelli öğrencinin hayatına dokunmak ve onlara ses olmak istiyoruz.Elektrik, Elektronik Mühendisliği Bölümü 2. sınıf öğrencisi Hamza Gemici ise tüm derslerin okuyuculuğunu yaptıklarını ifade etti.Böyle bir gönüllülüğü üstlenmenin mutluluğunu yaşadığını dile getiren Gemici, şunları kaydetti:Bundan sonra e-KPSS'ye hazırlanan öğrencilere de yardımcı olmak istiyoruz. Bu 8 öğrenciden birinin bile ileride 'Gönüllü olarak okuyuculuk yapan ağabeylerim ve ablalarım sayesinde buralara geldim.' demesine şahit olabilirsek ne mutlu bize. Biz bunu üniversitemiz çapında kendi şehrimizde yaptık. Dilerim ki bu diğer üniversitelere ve şehirlere de örnek olur ve onlar da bu farkındalığa vararak özel gereksinimli bireylere yardımcı olurlar.LGS sınavına hazırlanan görme engelli Muhammed Can Küçükdere ise gönüllü üniversite öğrencilerinin desteği sayesinde sınava daha iyi hazırlandığını söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/gorme-engelli-ogrenciler-gonullu-universitelilerin-sesiyle-sinava-hazirlaniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye genelinde rekor kıran yağışlar Akdeniz ve Karadeniz'de son 66 yılın zirvesine ulaştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-genelinde-rekor-kiran-yagislar-akdeniz-ve-karadeniz-de-son-66-yilin-zirvesine-ulasti/861439/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-genelinde-rekor-kiran-yagislar-akdeniz-ve-karadeniz-de-son-66-yilin-zirvesine-ulasti/861439/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ege Bölgesi'nde son 42, Doğu Anadolu Bölgesi'nde son 38, İç Anadolu Bölgesi'nde son 15, Marmara Bölgesi'nde de son 13 senenin en yüksek 8 aylık su yılı yağışı ölçüldü - Türkiye genelinde 2026 su yılının ilk 8 aylık döneminde ortalama 99,5 gün yağış görüldü]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — FATMA SEVİNÇ ÇETİN - Türkiye'de 1 Ekim 2025-31 Mayıs 2026 dönemini kapsayan 2026 su yılı yağışları, normaline göre yüzde 34, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 75 artış gösterirken, Akdeniz ve Karadeniz bölgeleri son 66 senenin en yağışlı 8 ayını yaşadı.Hidroloji ve meteorolojide su kaynaklarının, yağışların ve akarsu debilerinin daha doğru izlenebilmesi için kullanılan 12 aylık zaman dilimi olan su yılı, Türkiye'de 1 Ekim'de başlayıp 30 Eylül'de sona eriyor.AA muhabirinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğünden aldığı verilere göre, 2026 su yılında Türkiye genelinde ortalama 650,9 milimetre yağış kaydedildi. Bu dönemde su yılı normali 484,5 milimetre, geçen yılın aynı dönemi yağışı ise 371,1 milimetre olarak ölçüldü.Böylece su yılı yağışları normaline göre yüzde 34, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 75 artış gösterirken, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde 8 aylık dönemde son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.Yağışlar Tekirdağ, Bursa, Yalova, Kastamonu, Malatya, Bayburt, Erzurum, Rize, Artvin ve Ardahan çevrelerinde yer yer yüzde 20'ye kadar azalırken, Balıkesir ve İzmir'in batısı ile Antalya, Mersin, Tokat, Yozgat, Düzce, Amasya, Sivas, Bingöl, Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Hakkari ve Van çevrelerinde yüzde 60'ın üzerinde arttı.Tüm bölgelerde su yılı yağışları hem normallerin hem de geçen yılın üzerinde gerçekleşti. En yüksek artış yüzde 49 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kaydedildi.Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde son 66 yılın, Ege Bölgesi'nde son 42 yılın, Doğu Anadolu Bölgesi'nde son 38 yılın, İç Anadolu Bölgesi'nde son 15 yılın ve Marmara Bölgesi'nde son 13 yılın en yüksek 8 aylık su yılı yağışı ölçüldü.- 8 ayda 99,5 gün yağış kaydedildiİl bazında en fazla yağış 1150,8 milimetreyle Rize'ye, en az yağış ise 296 milimetreyle Iğdır'a düştü.Su yılı yağışlarında Ardahan ve Tekirdağ normalleri civarında yağış alırken, diğer tüm illerde yağışlar normalin üzerinde gerçekleşti. Adana, Bartın, Bolu, Düzce, Giresun, Hatay, Isparta, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Manisa, Niğde, Ordu, Osmaniye, Tokat, Tunceli, Uşak, Yozgat ve Zonguldak'ta son 66 yılın, Bingöl, Bitlis, Erzincan ve Sivas'ta son 38 yılın, Van'da son 33 yılın, Gaziantep'te ise son 30 yılın en yüksek su yılı yağışı kaydedildi.Öte yandan, Türkiye genelinde 2026 su yılının ilk 8 aylık döneminde ortalama 99,5 gün yağış görüldü. Bu sayı, 1991-2020 dönemine ait 83,1 günlük ortalamanın üzerinde gerçekleşti.- Tüm bölgelerde yağışlar normalin üzerinde gerçekleştiMarmara Bölgesi'nde su yılı yağışı 642,5 milimetre olarak ölçüldü. Yağışlar normaline kıyasla yüzde 18, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 55 arttı.Ege Bölgesi'nde 712,3 milimetre yağış kaydedilirken, yağışlar normaline göre yüzde 33, geçen yıla göre yüzde 78 artış gösterdi.Akdeniz Bölgesi'nde 884 milimetre yağış ölçüldü. Bölgede yağışlar normaline göre yüzde 45, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 100'ün üzerinde arttı.İç Anadolu Bölgesi'nde yağışlar 435,7 milimetreye ulaşırken, normaline göre yüzde 33, geçen yıla göre yüzde 99 artış gerçekleşti.Karadeniz Bölgesi'nde 632,5 milimetre yağış kaydedildi. Yağışlar normaline göre yüzde 24, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 arttı.Doğu Anadolu Bölgesi'nde yağışlar 638,6 milimetre oldu. Bölgede yağışlar normaline göre yüzde 37, geçen yıla göre yüzde 75 yükseldi.Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ise 767,3 milimetre yağış kaydedildi. Yağışlar normaline göre yüzde 49, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 100'ün üzerinde artış gösterdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — FATMA SEVİNÇ ÇETİN - Türkiye'de 1 Ekim 2025-31 Mayıs 2026 dönemini kapsayan 2026 su yılı yağışları, normaline göre yüzde 34, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 75 artış gösterirken, Akdeniz ve Karadeniz bölgeleri son 66 senenin en yağışlı 8 ayını yaşadı.Hidroloji ve meteorolojide su kaynaklarının, yağışların ve akarsu debilerinin daha doğru izlenebilmesi için kullanılan 12 aylık zaman dilimi olan su yılı, Türkiye'de 1 Ekim'de başlayıp 30 Eylül'de sona eriyor.AA muhabirinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğünden aldığı verilere göre, 2026 su yılında Türkiye genelinde ortalama 650,9 milimetre yağış kaydedildi. Bu dönemde su yılı normali 484,5 milimetre, geçen yılın aynı dönemi yağışı ise 371,1 milimetre olarak ölçüldü.Böylece su yılı yağışları normaline göre yüzde 34, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 75 artış gösterirken, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde 8 aylık dönemde son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.Yağışlar Tekirdağ, Bursa, Yalova, Kastamonu, Malatya, Bayburt, Erzurum, Rize, Artvin ve Ardahan çevrelerinde yer yer yüzde 20'ye kadar azalırken, Balıkesir ve İzmir'in batısı ile Antalya, Mersin, Tokat, Yozgat, Düzce, Amasya, Sivas, Bingöl, Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Hakkari ve Van çevrelerinde yüzde 60'ın üzerinde arttı.Tüm bölgelerde su yılı yağışları hem normallerin hem de geçen yılın üzerinde gerçekleşti. En yüksek artış yüzde 49 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kaydedildi.Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde son 66 yılın, Ege Bölgesi'nde son 42 yılın, Doğu Anadolu Bölgesi'nde son 38 yılın, İç Anadolu Bölgesi'nde son 15 yılın ve Marmara Bölgesi'nde son 13 yılın en yüksek 8 aylık su yılı yağışı ölçüldü.- 8 ayda 99,5 gün yağış kaydedildiİl bazında en fazla yağış 1150,8 milimetreyle Rize'ye, en az yağış ise 296 milimetreyle Iğdır'a düştü.Su yılı yağışlarında Ardahan ve Tekirdağ normalleri civarında yağış alırken, diğer tüm illerde yağışlar normalin üzerinde gerçekleşti. Adana, Bartın, Bolu, Düzce, Giresun, Hatay, Isparta, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Manisa, Niğde, Ordu, Osmaniye, Tokat, Tunceli, Uşak, Yozgat ve Zonguldak'ta son 66 yılın, Bingöl, Bitlis, Erzincan ve Sivas'ta son 38 yılın, Van'da son 33 yılın, Gaziantep'te ise son 30 yılın en yüksek su yılı yağışı kaydedildi.Öte yandan, Türkiye genelinde 2026 su yılının ilk 8 aylık döneminde ortalama 99,5 gün yağış görüldü. Bu sayı, 1991-2020 dönemine ait 83,1 günlük ortalamanın üzerinde gerçekleşti.- Tüm bölgelerde yağışlar normalin üzerinde gerçekleştiMarmara Bölgesi'nde su yılı yağışı 642,5 milimetre olarak ölçüldü. Yağışlar normaline kıyasla yüzde 18, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 55 arttı.Ege Bölgesi'nde 712,3 milimetre yağış kaydedilirken, yağışlar normaline göre yüzde 33, geçen yıla göre yüzde 78 artış gösterdi.Akdeniz Bölgesi'nde 884 milimetre yağış ölçüldü. Bölgede yağışlar normaline göre yüzde 45, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 100'ün üzerinde arttı.İç Anadolu Bölgesi'nde yağışlar 435,7 milimetreye ulaşırken, normaline göre yüzde 33, geçen yıla göre yüzde 99 artış gerçekleşti.Karadeniz Bölgesi'nde 632,5 milimetre yağış kaydedildi. Yağışlar normaline göre yüzde 24, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 arttı.Doğu Anadolu Bölgesi'nde yağışlar 638,6 milimetre oldu. Bölgede yağışlar normaline göre yüzde 37, geçen yıla göre yüzde 75 yükseldi.Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ise 767,3 milimetre yağış kaydedildi. Yağışlar normaline göre yüzde 49, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 100'ün üzerinde artış gösterdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/turkiye-genelinde-rekor-kiran-yagislar-akdeniz-ve-karadeniz-de-son-66-yilin-zirvesine-ulasti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bozbey suç örgütü iddianamesinde pasta kutusunda rüşvet ve çantacı iddiaları</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bozbey-suc-orgutu-iddianamesinde-pasta-kutusunda-rusvet-ve-cantaci-iddialari/861438/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bozbey-suc-orgutu-iddianamesinde-pasta-kutusunda-rusvet-ve-cantaci-iddialari/861438/</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bursa — Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, belediyedeki ihale süreçlerinin yönlendirildiği, imar uygulamalarında usulsüzlükler yapıldığı ve müteahhitlerden rüşvet istendiği iddialarına yer verildi - İnşaat firması sahibi sanıkların 2 bin 245 gayrimenkulü suç geliri olarak edindikleri tespiti iddianameye girdi - Sanık müteahhit Emin A: Ben ihaleyi aldıktan 1-2 gün sonra 2 milyon lirayı döviz bürosundan 500'er avro yaptırarak pasta kutusu içerisine koydum ve Naci K. isimli şahsa, Nilüfer Belediyesi içerisinde bulunan Nilbel'deki odasında yalnız başına bulunduğu sırada teslim ettim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bursa Haberleri — ELİF ÖZLEM ÇELİKLER - Bursa'daki rüşvet ve örgüt soruşturması kapsamında, İçişleri Bakanlığınca geçici tedbir olarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, müteahhitlerden ruhsat ve emsal işlemleri karşılığında daire ve para talep edildiği, bazı ödemelerin ise pasta kutusu içinde döviz olarak teslim edildiği iddialarına yer verildi.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca kısa sürede hazırlanan iddianamedeki müteahhit ifadelerinde, bazı projeler için daire ve para istendiği, ihale tekliflerinin önceden bildirildiği ve çeşitli menfaatlerin talep edildiği iddiaları yer aldı.Sanık müteahhit Emin A, iddianameye de giren ifadesinde 2015 ya da 2016 yılında, inşaat projesi için çizim yapan, Mustafa Bozbey'in gelini İldam Aydın Bozbey ve eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'e ait Tiba Mimarlık firmasına gittiğini belirtti.Burada, kentsel dönüşüme giren Nilüfer Sitesi'nin ruhsatıyla ilgili görüşme gerçekleştiğini dile getiren Emin A, o dönem ruhsatla ilgili konuları tek imza yetkisi olan Turgay Erdem ile görüştüğünü anlattı.Emin A, söz konusu inşaat alanı için Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinde oy birliğiyle 0,50 emsal artışı kararının alındığını belirterek, şunları kaydetti:Benim projemde yaptığım daireler, olması gerekenden 4-5 metrekare büyüktü ve bu sebeple belirtilen projeye ruhsat alamıyordum. Söz konusu projeyi de Tiba Mimarlık firması yapmıştır hatta ruhsatında da İldam Bozbey'in imzası vardır. Bu konudan Turgay Erdem'e bahsettim. Erdem bana hitaben, Bahri A'nın da bulunduğu ortamda Mustafa Bozbey ile yemekte görüştüğünü, ruhsata imza atması için yapılacak olan bu projeden 2 tane daire istediğini, aksi halde imza atmaması yönünde talimat verdiğini söyledi.Daha sonra Erdem ile bir daire için anlaştıklarını anlatan Emin A, Bu görüşmeden sonra ruhsatla ilgili evrakları Nilüfer Belediyesine sunduk. Yaklaşık 1 ay sonra Turgay Erdem'in tek imzasının bulunduğu ruhsat çıktı. Sonrasında kat irtifak tapuları çıktı. Ben de sözünü verdiğim Park Nilüfer Sitesi F Blok'ta bulunan 3+1 dairenin tapusunu, Erdem'in isteğiyle adını 'Muhkim' olarak hatırladığım, soyadını hatırlamadığım şahsa verdim. Muhkim isimli şahıs Mustafa Bozbey'in abisi olan Ramiz Bozbey'in bildiğim kadarıyla yolsuzlukla ilgili gayri resmi işlemlerini yaptırdığı şahıstır. ifadesini kullandı.- 2 milyon lirayı döviz bürosundan 500'er avro yaptırarak pasta kutusu içine koydumEmin A, iddianamede yer alan beyanlarında 2019 yılında Nilüfer'deki bir kafenin ihalesi için Bozbey ile görüştüğünü, Bozbey'in kendisini Nilbel şirketinin yönetim kurulu başkanı Naci K'nin yanına işini çözmesi için yönlendirdiğini vurguladı.Naci K'nin kendisinden elden 2 milyon lira bağış istediğini öne süren Emin A, şöyle devam etti:İhalenin olduğu gün Nilüfer Belediyesine gittim. Benim dışımda Hüseyin Ö. ve Ahmet E. de ihaleye katılmak için oradaydı. Ben orada bulunduğum sırada ismini bilmediğim ve eşkalini hatırlamadığım bir personeli yanıma gelerek, bizi kimsenin duyamayacağı bir köşeye gelmemi istedi ve bana kendisini Naci K'nin gönderdiğini, kapalı zarf usulü yapılan ihalede verilen teklifleri söyleyerek, kendilerinin benim adıma diğer tekliflerden daha yüksek bir teklif yapacaklarını söyledi, ben de kabul ettim. Hatırladığım kadarıyla ihaleyi benim adıma olan '8M Restorant' isimli firma kazandı. Ben ihaleyi aldıktan 1-2 gün sonra 2 milyon lirayı döviz bürosundan 500'er avro yaptırarak pasta kutusu içerisine koydum ve Naci K. isimli şahsa, Nilüfer Belediyesi içerisinde bulunan Nilbel'deki odasında yalnız başına bulunduğu sırada teslim ettim.Emin A, daha sonra sözleşmeyi imzaladıklarını, Eker Cafe isimli mekana yeni bir proje çizdirdiğini belirterek, Mustafa Bozbey ve Naci K'den sözlü onay aldım ve inşaata başladım. İnşaat esnasında Naci K. benden eşi için o günkü değeri 70 bin lira olan pırlanta yüzük talep etti, ben de söz konusu yüzüğü alıp fatura kestirdim. Yine bu projenin devam ettiği dönemde Naci K'nin isteği doğrultusunda şu an yerini hatırlamadığım bir arsaya köy evi yaptırdım. Ayrıca yine bu dönemde Naci K'nin yurt dışı seyahat ve tatillerinin ödemesini yaptım. beyanında bulundu.- 5 daire ve 20 milyon lira para lazımMüşteki müteahhit Deniz B. de iddianamede yer alan beyanında gayriresmi ortaklık yaptığı bir inşaat firmasının projesi için 2018 yılında çalışmalara başladıklarını, ilerleyen süreçte belediyeyle irtibat kurma ve projenin akıbetini öğrenme arayışına girdiklerini anlattı.Arkadaşı Sırrı A'nın, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'le yakın olan bir tanıdığıyla görüşme ayarladığını aktaran Deniz B, şunları kaydetti.Sırrı isimli şahsın Mustafa Bozbey'e yakın olarak tanıttığı kişi Hüseyin G. isimli şahısmış hatta bize Hüseyin G'yi tanıştırırken, 'Bu şahıs Mustafa Bozbey'in çantacısı, bu tür işleri bu şahıs yapar' şeklinde söylemde bulundu. Ben resmi olarak ortak olmadığım için yan masada oturdum. Bahse konu söylediğim şahıslar masada oturdular. Hararetli konuşmalar oldu. Ben her ne kadar yan masada otursam da bu şahıslara yakındım ve konuşmalara şahit oldum. Hüseyin G, 'Ben projeyi çıkartırım, emsali sonra hallederiz. 5 daire ve 20 milyon lira para lazım' şeklinde söyledi. Akabinde ortağım Tuğrul kendisinin bu kadar kazanmadığını, bunları karşılamayacağını lakin projenin çıkması için yine de bir şeyler verebileceğini söyledi. Akabinde konuşma hararetlendi. Belli bir süre sonra aynı muhabbetler yapıldı. Akabinde 14 milyon lira ve 3 daire karşılığında anlaşıldı.- Büyük adamın talimatı var, avukatın yanına gidinDeniz B, 2019'un ilk aylarında ise Hüseyin G'nin Tuğrul'a Büyük adamın talimatı var, avukatın yanına gidin, size söylemek istedikleri var dediğini belirterek, Bahse konu konuşmada geçen 'Büyük adam' isimli şahıs o dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey. Tuğrul ve Hüseyin G. birlikte kendilerinin söylediği yere gitti lakin ben gitmedim. Tuğrul geldiği zaman kendisine nereye gittiklerini ve avukat ile ne görüştüklerini sordum. Tuğrul bana bir avukat ofisine gittiklerini, bu ofiste adını hatırlamadığı bir erkek avukatın kendilerini beklediğini söyledi. Bu avukatın, 'Mustafa Bozbey'in söylediklerini aktarıyorum' şeklinde cümleye girdiğini ve yapılacak olan projeye ilişkin 3 adet taşınmazın Hüseyin G. adına yapılmasını, bu hususta aralarında 'Satım Vaatli Sözleşme' yapılmasını, 14 milyon lira nakit para istediğini, bu paraların yine nakit ve elden Yılmaz A'ya verilmesini istediğini söyledi. Yine Tuğrul tüm bu istekleri kabul ettiğini söyledi.İddianamede, usulsüz emsal artışları neticesinde suç geliri olarak tespiti yapılan gayrimenkul sayılarına da yer verildi.Yasal emsal artış oranı, usulsüz artırılan emsal oranı ve fazladan yapılan inşaat alanı metrekarelerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından tespit edildiği vurgulanan iddianamede, 12 kat olması gereken bir yapının 13 kat olarak yapıldığı, bina ve çevresinde yapılan araştırmada 3 blok olan binanın 13'üncü katlarında 36 adet mesken tespit edildiği, bahse konu meskenlerin suç geliri olduğu belirtildi.İddianamede, başka bir yapıda ise 5 kat olması gereken binanın 8 kat yapıldığı, tek blok olan binanın 6, 7 ve 8'inci katlarında 12 mesken tespit edildiği, söz konusu bu meskenlerin de suç geliri olduğu tespitine yer verildi.İnşaat firması sahibi sanıkların 2 bin 245 gayrimenkulü suç geliri olarak edindiklerinin tespit edildiği iddianamede vurgulandı.- Operasyon süreciBursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin belediye başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edilmesi üzerine 31 Mart'ta Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G, kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanları ve rüşvet verdiği öne sürülen çok sayıda iş insanının da aralarında yer aldığı 57 şüpheli gözaltına alınmıştı.Adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri savcılık sorgusunun ardından salıverilmişti. Daha sonra sulh ceza hakimliğine sevk edilen 56 şüpheliden Bozbey'in de aralarında bulunduğu 23 zanlı 4 Nisan'da tutuklanmıştı.Bu kişilerin dışında rüşvet, suç örgütü kurma, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama gibi suçlardan 14 Ekim 2025'te tutuklanan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 7 zanlının bu dosya kapsamında da tutuklanması kararlaştırılmıştı.Soruşturmanın ilerleyen safhalarında toplam tutuklu sayısı 37'ye yükselmiş, yurt dışında bulunan şüphelilerden Ş.G. ile T.K'nin de yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bursa Haberleri — ELİF ÖZLEM ÇELİKLER - Bursa'daki rüşvet ve örgüt soruşturması kapsamında, İçişleri Bakanlığınca geçici tedbir olarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, müteahhitlerden ruhsat ve emsal işlemleri karşılığında daire ve para talep edildiği, bazı ödemelerin ise pasta kutusu içinde döviz olarak teslim edildiği iddialarına yer verildi.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca kısa sürede hazırlanan iddianamedeki müteahhit ifadelerinde, bazı projeler için daire ve para istendiği, ihale tekliflerinin önceden bildirildiği ve çeşitli menfaatlerin talep edildiği iddiaları yer aldı.Sanık müteahhit Emin A, iddianameye de giren ifadesinde 2015 ya da 2016 yılında, inşaat projesi için çizim yapan, Mustafa Bozbey'in gelini İldam Aydın Bozbey ve eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'e ait Tiba Mimarlık firmasına gittiğini belirtti.Burada, kentsel dönüşüme giren Nilüfer Sitesi'nin ruhsatıyla ilgili görüşme gerçekleştiğini dile getiren Emin A, o dönem ruhsatla ilgili konuları tek imza yetkisi olan Turgay Erdem ile görüştüğünü anlattı.Emin A, söz konusu inşaat alanı için Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinde oy birliğiyle 0,50 emsal artışı kararının alındığını belirterek, şunları kaydetti:Benim projemde yaptığım daireler, olması gerekenden 4-5 metrekare büyüktü ve bu sebeple belirtilen projeye ruhsat alamıyordum. Söz konusu projeyi de Tiba Mimarlık firması yapmıştır hatta ruhsatında da İldam Bozbey'in imzası vardır. Bu konudan Turgay Erdem'e bahsettim. Erdem bana hitaben, Bahri A'nın da bulunduğu ortamda Mustafa Bozbey ile yemekte görüştüğünü, ruhsata imza atması için yapılacak olan bu projeden 2 tane daire istediğini, aksi halde imza atmaması yönünde talimat verdiğini söyledi.Daha sonra Erdem ile bir daire için anlaştıklarını anlatan Emin A, Bu görüşmeden sonra ruhsatla ilgili evrakları Nilüfer Belediyesine sunduk. Yaklaşık 1 ay sonra Turgay Erdem'in tek imzasının bulunduğu ruhsat çıktı. Sonrasında kat irtifak tapuları çıktı. Ben de sözünü verdiğim Park Nilüfer Sitesi F Blok'ta bulunan 3+1 dairenin tapusunu, Erdem'in isteğiyle adını 'Muhkim' olarak hatırladığım, soyadını hatırlamadığım şahsa verdim. Muhkim isimli şahıs Mustafa Bozbey'in abisi olan Ramiz Bozbey'in bildiğim kadarıyla yolsuzlukla ilgili gayri resmi işlemlerini yaptırdığı şahıstır. ifadesini kullandı.- 2 milyon lirayı döviz bürosundan 500'er avro yaptırarak pasta kutusu içine koydumEmin A, iddianamede yer alan beyanlarında 2019 yılında Nilüfer'deki bir kafenin ihalesi için Bozbey ile görüştüğünü, Bozbey'in kendisini Nilbel şirketinin yönetim kurulu başkanı Naci K'nin yanına işini çözmesi için yönlendirdiğini vurguladı.Naci K'nin kendisinden elden 2 milyon lira bağış istediğini öne süren Emin A, şöyle devam etti:İhalenin olduğu gün Nilüfer Belediyesine gittim. Benim dışımda Hüseyin Ö. ve Ahmet E. de ihaleye katılmak için oradaydı. Ben orada bulunduğum sırada ismini bilmediğim ve eşkalini hatırlamadığım bir personeli yanıma gelerek, bizi kimsenin duyamayacağı bir köşeye gelmemi istedi ve bana kendisini Naci K'nin gönderdiğini, kapalı zarf usulü yapılan ihalede verilen teklifleri söyleyerek, kendilerinin benim adıma diğer tekliflerden daha yüksek bir teklif yapacaklarını söyledi, ben de kabul ettim. Hatırladığım kadarıyla ihaleyi benim adıma olan '8M Restorant' isimli firma kazandı. Ben ihaleyi aldıktan 1-2 gün sonra 2 milyon lirayı döviz bürosundan 500'er avro yaptırarak pasta kutusu içerisine koydum ve Naci K. isimli şahsa, Nilüfer Belediyesi içerisinde bulunan Nilbel'deki odasında yalnız başına bulunduğu sırada teslim ettim.Emin A, daha sonra sözleşmeyi imzaladıklarını, Eker Cafe isimli mekana yeni bir proje çizdirdiğini belirterek, Mustafa Bozbey ve Naci K'den sözlü onay aldım ve inşaata başladım. İnşaat esnasında Naci K. benden eşi için o günkü değeri 70 bin lira olan pırlanta yüzük talep etti, ben de söz konusu yüzüğü alıp fatura kestirdim. Yine bu projenin devam ettiği dönemde Naci K'nin isteği doğrultusunda şu an yerini hatırlamadığım bir arsaya köy evi yaptırdım. Ayrıca yine bu dönemde Naci K'nin yurt dışı seyahat ve tatillerinin ödemesini yaptım. beyanında bulundu.- 5 daire ve 20 milyon lira para lazımMüşteki müteahhit Deniz B. de iddianamede yer alan beyanında gayriresmi ortaklık yaptığı bir inşaat firmasının projesi için 2018 yılında çalışmalara başladıklarını, ilerleyen süreçte belediyeyle irtibat kurma ve projenin akıbetini öğrenme arayışına girdiklerini anlattı.Arkadaşı Sırrı A'nın, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'le yakın olan bir tanıdığıyla görüşme ayarladığını aktaran Deniz B, şunları kaydetti.Sırrı isimli şahsın Mustafa Bozbey'e yakın olarak tanıttığı kişi Hüseyin G. isimli şahısmış hatta bize Hüseyin G'yi tanıştırırken, 'Bu şahıs Mustafa Bozbey'in çantacısı, bu tür işleri bu şahıs yapar' şeklinde söylemde bulundu. Ben resmi olarak ortak olmadığım için yan masada oturdum. Bahse konu söylediğim şahıslar masada oturdular. Hararetli konuşmalar oldu. Ben her ne kadar yan masada otursam da bu şahıslara yakındım ve konuşmalara şahit oldum. Hüseyin G, 'Ben projeyi çıkartırım, emsali sonra hallederiz. 5 daire ve 20 milyon lira para lazım' şeklinde söyledi. Akabinde ortağım Tuğrul kendisinin bu kadar kazanmadığını, bunları karşılamayacağını lakin projenin çıkması için yine de bir şeyler verebileceğini söyledi. Akabinde konuşma hararetlendi. Belli bir süre sonra aynı muhabbetler yapıldı. Akabinde 14 milyon lira ve 3 daire karşılığında anlaşıldı.- Büyük adamın talimatı var, avukatın yanına gidinDeniz B, 2019'un ilk aylarında ise Hüseyin G'nin Tuğrul'a Büyük adamın talimatı var, avukatın yanına gidin, size söylemek istedikleri var dediğini belirterek, Bahse konu konuşmada geçen 'Büyük adam' isimli şahıs o dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey. Tuğrul ve Hüseyin G. birlikte kendilerinin söylediği yere gitti lakin ben gitmedim. Tuğrul geldiği zaman kendisine nereye gittiklerini ve avukat ile ne görüştüklerini sordum. Tuğrul bana bir avukat ofisine gittiklerini, bu ofiste adını hatırlamadığı bir erkek avukatın kendilerini beklediğini söyledi. Bu avukatın, 'Mustafa Bozbey'in söylediklerini aktarıyorum' şeklinde cümleye girdiğini ve yapılacak olan projeye ilişkin 3 adet taşınmazın Hüseyin G. adına yapılmasını, bu hususta aralarında 'Satım Vaatli Sözleşme' yapılmasını, 14 milyon lira nakit para istediğini, bu paraların yine nakit ve elden Yılmaz A'ya verilmesini istediğini söyledi. Yine Tuğrul tüm bu istekleri kabul ettiğini söyledi.İddianamede, usulsüz emsal artışları neticesinde suç geliri olarak tespiti yapılan gayrimenkul sayılarına da yer verildi.Yasal emsal artış oranı, usulsüz artırılan emsal oranı ve fazladan yapılan inşaat alanı metrekarelerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından tespit edildiği vurgulanan iddianamede, 12 kat olması gereken bir yapının 13 kat olarak yapıldığı, bina ve çevresinde yapılan araştırmada 3 blok olan binanın 13'üncü katlarında 36 adet mesken tespit edildiği, bahse konu meskenlerin suç geliri olduğu belirtildi.İddianamede, başka bir yapıda ise 5 kat olması gereken binanın 8 kat yapıldığı, tek blok olan binanın 6, 7 ve 8'inci katlarında 12 mesken tespit edildiği, söz konusu bu meskenlerin de suç geliri olduğu tespitine yer verildi.İnşaat firması sahibi sanıkların 2 bin 245 gayrimenkulü suç geliri olarak edindiklerinin tespit edildiği iddianamede vurgulandı.- Operasyon süreciBursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin belediye başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edilmesi üzerine 31 Mart'ta Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G, kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanları ve rüşvet verdiği öne sürülen çok sayıda iş insanının da aralarında yer aldığı 57 şüpheli gözaltına alınmıştı.Adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri savcılık sorgusunun ardından salıverilmişti. Daha sonra sulh ceza hakimliğine sevk edilen 56 şüpheliden Bozbey'in de aralarında bulunduğu 23 zanlı 4 Nisan'da tutuklanmıştı.Bu kişilerin dışında rüşvet, suç örgütü kurma, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama gibi suçlardan 14 Ekim 2025'te tutuklanan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 7 zanlının bu dosya kapsamında da tutuklanması kararlaştırılmıştı.Soruşturmanın ilerleyen safhalarında toplam tutuklu sayısı 37'ye yükselmiş, yurt dışında bulunan şüphelilerden Ş.G. ile T.K'nin de yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/bozbey-suc-orgutu-iddianamesinde-pasta-kutusunda-rusvet-ve-cantaci-iddialari.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
