<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Yemen'deki Marib Valiliği: Husilerin kente düzenlediği saldırıda 2 çocuk hayatını kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yemen-deki-marib-valiligi-husilerin-kente-duzenledigi-saldirida-2-cocuk-hayatini-kaybetti/905595/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yemen-deki-marib-valiligi-husilerin-kente-duzenledigi-saldirida-2-cocuk-hayatini-kaybetti/905595/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:06:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Yemen'deki İran destekli Husilerin, Marib kentinde yerinden edilenlerin bulunduğu alana düzenlediği saldırıda 2 çocuğun hayatını kaybettiği, 8'i çocuk 15 kişinin yaralandığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Yemen'deki İran destekli Husilerin, Marib kentinde yerinden edilenlerin bulunduğu alana düzenlediği saldırıda 2 çocuğun hayatını kaybettiği, 8'i çocuk 15 kişinin yaralandığı bildirildi.Marib Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, Husilerin dün akşam saatlerinde kentin kuzeyindeki Ragvan bölgesinde yerinden edilenlerin bulunduğu alana saldırı düzenlediği belirtildi.Husilerin korkunç bir katliam gerçekleştirdiği ifade edilen açıklamada, 2 çocuğun hayatını kaybettiği, 8’i çocuk 15 kişinin yaralandığı kaydedildi.Bombalı saldırının yerinden edilenlerin barındığı bölgede ciddi hasara yol açtığı belirtilen açıklamada, 3 aracın hasar gördüğü, 16 barınağın içindeki mobilya, yatak takımı ve ev eşyalarıyla birlikte yıkıldığı ve 23 ailenin barınma yerini kaybettiği ifade edildi.Husilerden ise saldırıya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.Yemen hükümetinin yayımladığı raporlara göre, ülke genelinde yerinden edilen yaklaşık 5 milyon kişiden 2,2 milyondan fazlası Marib'de yaşıyor.Temmuz ayından bu yana Yemen'in başta Taiz, Cevf ve Beyda olmak üzere çeşitli kentlerinde hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalarda artış yaşanıyor.İran destekli Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana başta olmak üzere Yemen'in bazı bölgelerinin kontrolünü elinde bulunduruyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu ise Mart 2015'ten bu yana Yemen hükümetine destek veriyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Yemen'deki İran destekli Husilerin, Marib kentinde yerinden edilenlerin bulunduğu alana düzenlediği saldırıda 2 çocuğun hayatını kaybettiği, 8'i çocuk 15 kişinin yaralandığı bildirildi.Marib Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, Husilerin dün akşam saatlerinde kentin kuzeyindeki Ragvan bölgesinde yerinden edilenlerin bulunduğu alana saldırı düzenlediği belirtildi.Husilerin korkunç bir katliam gerçekleştirdiği ifade edilen açıklamada, 2 çocuğun hayatını kaybettiği, 8’i çocuk 15 kişinin yaralandığı kaydedildi.Bombalı saldırının yerinden edilenlerin barındığı bölgede ciddi hasara yol açtığı belirtilen açıklamada, 3 aracın hasar gördüğü, 16 barınağın içindeki mobilya, yatak takımı ve ev eşyalarıyla birlikte yıkıldığı ve 23 ailenin barınma yerini kaybettiği ifade edildi.Husilerden ise saldırıya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.Yemen hükümetinin yayımladığı raporlara göre, ülke genelinde yerinden edilen yaklaşık 5 milyon kişiden 2,2 milyondan fazlası Marib'de yaşıyor.Temmuz ayından bu yana Yemen'in başta Taiz, Cevf ve Beyda olmak üzere çeşitli kentlerinde hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmalarda artış yaşanıyor.İran destekli Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana başta olmak üzere Yemen'in bazı bölgelerinin kontrolünü elinde bulunduruyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu ise Mart 2015'ten bu yana Yemen hükümetine destek veriyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/yemen-deki-marib-valiligi-husilerin-kente-duzenledigi-saldirida-2-cocuk-hayatini-kaybetti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Guatemala'nın Ankara Büyükelçisi Recinos, Muğla Valisi Akbıyık'ı ziyaret etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/guatemala-nin-ankara-buyukelcisi-recinos-mugla-valisi-akbiyik-i-ziyaret-etti/905594/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/guatemala-nin-ankara-buyukelcisi-recinos-mugla-valisi-akbiyik-i-ziyaret-etti/905594/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:06:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muğla / Guatemala'nın Ankara Büyükelçisi Eduardo Enrique Hernandez Recinos, Muğla Valisi İdris Akbıyık'ı makamında ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muğla Haberleri : Guatemala'nın Ankara Büyükelçisi Eduardo Enrique Hernandez Recinos, Muğla Valisi İdris Akbıyık'ı makamında ziyaret etti.Valilik Şeref Defteri'ni imzalayan Recinos, Muğla ile özellikle ticaret, kültür ve turizm alanlarında işbirliğini geliştirmek istediklerini söyledi.Marmaris'te düzenlenmeye başlanan Latin Fest'in bu işbirliğinin ilk adımlarından biri olduğunu ifade eden Recinos, Muğla'da Fahri Konsolosluk açılması için çalışmaların sürdüğünü bildirdi.Recinos, Türk şirketlerini Guatemala'ya yatırım yapmaya davet etti.Vali Akbıyık ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, heyete Muğla'nın ekonomik, kültürel ve turizm potansiyeli hakkında bilgi verdi.İşbirliği yapılabilecek alanlar ve ortak projelerin ele alındığı görüşmede Akbıyık, ilgili alanlarda gerçekleştirilecek çalışmalara destek vermeye hazır olduklarını kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muğla Haberleri : Guatemala'nın Ankara Büyükelçisi Eduardo Enrique Hernandez Recinos, Muğla Valisi İdris Akbıyık'ı makamında ziyaret etti.Valilik Şeref Defteri'ni imzalayan Recinos, Muğla ile özellikle ticaret, kültür ve turizm alanlarında işbirliğini geliştirmek istediklerini söyledi.Marmaris'te düzenlenmeye başlanan Latin Fest'in bu işbirliğinin ilk adımlarından biri olduğunu ifade eden Recinos, Muğla'da Fahri Konsolosluk açılması için çalışmaların sürdüğünü bildirdi.Recinos, Türk şirketlerini Guatemala'ya yatırım yapmaya davet etti.Vali Akbıyık ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, heyete Muğla'nın ekonomik, kültürel ve turizm potansiyeli hakkında bilgi verdi.İşbirliği yapılabilecek alanlar ve ortak projelerin ele alındığı görüşmede Akbıyık, ilgili alanlarda gerçekleştirilecek çalışmalara destek vermeye hazır olduklarını kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/guatemala-nin-ankara-buyukelcisi-recinos-mugla-valisi-akbiyik-i-ziyaret-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Atlas Üniversitesinden Dünya Fizyoterapistler Günü'ne ilişkin değerlendirme</title>
      <link>https://www.canligaste.com/atlas-universitesinden-dunya-fizyoterapistler-gunu-ne-iliskin-degerlendirme/905593/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/atlas-universitesinden-dunya-fizyoterapistler-gunu-ne-iliskin-degerlendirme/905593/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hikmet Uçgun: - Kronik hastalığı, ağrısı veya hareket kısıtlılığı bulunan bireylerin uygun egzersiz programı oluşturmak için fizyoterapistlerden destek almaları önem arz ediyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hikmet Uçgun, fizyoterapinin yalnızca hastalık ve yaralanma sonrası uygulanan bir rehabilitasyon hizmeti olmadığını belirterek, hareketin sağlığın korunması, geliştirilmesi ve sağlıklı yaşlanmadaki önemine dikkati çekti.Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Uçgun, 8 Eylül Dünya Fizyoterapistler Günü kapsamında değerlendirmelerde bulundu.Uçgun, fizyoterapinin yalnızca hastalık veya yaralanma sonrasında başvurulan bir rehabilitasyon hizmeti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini aktararak, sağlığın korunması ve geliştirilmesi ile sağlıklı yaşlanmanın desteklenmesinde yaşam boyu rol alan bilimsel bir sağlık disiplini olduğunu kaydetti.Fizyoterapistlerin görevlerinin yalnızca mevcut sağlık sorunlarının tedavisi ve rehabilitasyonuna katkı sağlamakla sınırlı olmadığına işaret eden Uçgun, Koruyucu yaklaşımları da mesleğin önemli sorumlulukları arasında yer alıyor. Fizyoterapistlerin en önemli sorumluluklarından biri, mevcut sağlık sorunlarının tedavi ve rehabilitasyonuna katkı sağlamanın yanı sıra bu sorunların oluşmasını veya ilerlemesini önlemeye yönelik koruyucu yaklaşımlar geliştirmektir. ifadelerini kullandı.Uçgun, fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi, hareketsiz yaşamın olumsuz etkilerinin azaltılması, kas-iskelet sistemi sorunlarının önlenmesi, sağlıklı yaşlanmanın desteklenmesi ve kronik hastalıklarda fonksiyonel kapasitenin korunmasının fizyoterapistlerin toplum sağlığına sunduğu önemli katkılar arasında bulunduğunu belirtti.Fizyoterapistlerin bireylerin hareketliliğini ve bağımsızlığını desteklediğini ifade eden Uçgun, bu yaklaşımın daha sağlıklı ve aktif bir toplumun oluşmasına katkı sunduğuna dikkati çekti.Doç. Dr. Uçgun, sağlığın korunması ve yaşam kalitesinin artırılması için bireylere önerilerde bulunarak, sağlıklı yaşamın temelinde hareketin bulunduğunu vurguladı.Fiziksel aktivitenin günlük yaşamın doğal ve sürdürülebilir bir parçası haline getirilmesi gerektiğini belirten Uçgun, şöyle devam etti:Uzun süreli hareketsizlikten kaçınılması, düzenli egzersiz yapılması, kas kuvveti ve dayanıklılığın korunması, uyku ve beslenme alışkanlıklarına özen gösterilmesinin sağlıklı yaşamın temel bileşenlerin, oluşturuyor. Egzersizin herkes için aynı şekilde planlanmaması gerekiyor. Özellikle kronik hastalığı, ağrısı veya hareket kısıtlılığı bulunan bireylerin uygun egzersiz programı oluşturmak için fizyoterapistlerden destek almaları önem arz ediyor.Uçgun, sağlıklı yaşam için büyük değişikliklerden ziyade küçük ancak sürdürülebilir yaşam tarzı değişikliklerinin uzun vadede sağlık ve yaşam kalitesinde önemli kazanımlar sağlayabileceğini belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hikmet Uçgun, fizyoterapinin yalnızca hastalık ve yaralanma sonrası uygulanan bir rehabilitasyon hizmeti olmadığını belirterek, hareketin sağlığın korunması, geliştirilmesi ve sağlıklı yaşlanmadaki önemine dikkati çekti.Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Doç. Dr. Uçgun, 8 Eylül Dünya Fizyoterapistler Günü kapsamında değerlendirmelerde bulundu.Uçgun, fizyoterapinin yalnızca hastalık veya yaralanma sonrasında başvurulan bir rehabilitasyon hizmeti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini aktararak, sağlığın korunması ve geliştirilmesi ile sağlıklı yaşlanmanın desteklenmesinde yaşam boyu rol alan bilimsel bir sağlık disiplini olduğunu kaydetti.Fizyoterapistlerin görevlerinin yalnızca mevcut sağlık sorunlarının tedavisi ve rehabilitasyonuna katkı sağlamakla sınırlı olmadığına işaret eden Uçgun, Koruyucu yaklaşımları da mesleğin önemli sorumlulukları arasında yer alıyor. Fizyoterapistlerin en önemli sorumluluklarından biri, mevcut sağlık sorunlarının tedavi ve rehabilitasyonuna katkı sağlamanın yanı sıra bu sorunların oluşmasını veya ilerlemesini önlemeye yönelik koruyucu yaklaşımlar geliştirmektir. ifadelerini kullandı.Uçgun, fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi, hareketsiz yaşamın olumsuz etkilerinin azaltılması, kas-iskelet sistemi sorunlarının önlenmesi, sağlıklı yaşlanmanın desteklenmesi ve kronik hastalıklarda fonksiyonel kapasitenin korunmasının fizyoterapistlerin toplum sağlığına sunduğu önemli katkılar arasında bulunduğunu belirtti.Fizyoterapistlerin bireylerin hareketliliğini ve bağımsızlığını desteklediğini ifade eden Uçgun, bu yaklaşımın daha sağlıklı ve aktif bir toplumun oluşmasına katkı sunduğuna dikkati çekti.Doç. Dr. Uçgun, sağlığın korunması ve yaşam kalitesinin artırılması için bireylere önerilerde bulunarak, sağlıklı yaşamın temelinde hareketin bulunduğunu vurguladı.Fiziksel aktivitenin günlük yaşamın doğal ve sürdürülebilir bir parçası haline getirilmesi gerektiğini belirten Uçgun, şöyle devam etti:Uzun süreli hareketsizlikten kaçınılması, düzenli egzersiz yapılması, kas kuvveti ve dayanıklılığın korunması, uyku ve beslenme alışkanlıklarına özen gösterilmesinin sağlıklı yaşamın temel bileşenlerin, oluşturuyor. Egzersizin herkes için aynı şekilde planlanmaması gerekiyor. Özellikle kronik hastalığı, ağrısı veya hareket kısıtlılığı bulunan bireylerin uygun egzersiz programı oluşturmak için fizyoterapistlerden destek almaları önem arz ediyor.Uçgun, sağlıklı yaşam için büyük değişikliklerden ziyade küçük ancak sürdürülebilir yaşam tarzı değişikliklerinin uzun vadede sağlık ve yaşam kalitesinde önemli kazanımlar sağlayabileceğini belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>QNB İstanbul Challenger TED Open Tenis Turnuvası'nın basın toplantısı yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/qnb-istanbul-challenger-ted-open-tenis-turnuvasi-nin-basin-toplantisi-yapildi/905592/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/qnb-istanbul-challenger-ted-open-tenis-turnuvasi-nin-basin-toplantisi-yapildi/905592/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Tenis Eskrim Dağcılık (TED) Spor Kulübü tarafından organize edilen QRB İstanbul Challenger 78.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Tenis Eskrim Dağcılık (TED) Spor Kulübü tarafından organize edilen QRB İstanbul Challenger 78. TED Open Tenis Turnuvası'nın basın toplantısı yapıldı.İstanbul'da bir oteldeki toplantıya TTF Başkanı Şafak Müderrisgil, TED Spor Kulübü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tınaz, QNB Türkiye Bireysel Bankacılık ve İşletme Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Enis Kurtoğlu, Hilton İstanbul Maslak Genel Müdürü Ahmet Özkan, Turnuva Direktörü Melis Yafe ve sporcu Atakan Karahan katıldı.5 Eylül'de başlayan turnuva, TED Spor Kulübü'nde 13 Eylül'de oynanacak final maçlarıyla tamamlanacak.TED Spor Kulübü Başkanı Mehmet Tınaz, turnuvanın 78 yıldır aralıksız düzenlemenin gururunu yaşadıklarını belirtti.Organizasyonun birbirinden heyecanlı müsabakalara sahne olacağını aktaran Tınaz, Kulübümüzün değerli üyeleri turnuvanın en iyi şekilde gerçekleşmesi için büyük özveriyle çalışıyor. Umuyorum ki bu yıl da güzel bir turnuva ve unutulmaz bir final yaşayacağız. Final öncesinde ise uluslararası tenis dünyasında önemli kariyerlere sahip Fabrice Santoro, Cedric Pioline, Jacco Eltingh ve Richard Krajicek’i özel bir gösteri maçında kortta buluşturacağız. Bu organizasyonun, kulübümüzün 90. yılına yakışır şekilde, hep birlikte unutulmaz bir tenis şölenine dönüşmesini diliyorum. ifadelerini kullandı.Kendisinin eski tenisçi olduğunu anlatan Tınaz, Türkiye'de Kırkpınar ve Gazi Koşusu'nun ardından en uzun soluklu turnuvayız. İlk başkan olduğumda ikinci senemde dünyanın en iyi challenger'ı seçildik. Hatta ödülü Federer'den aldım. Bu turnuvayla insanların spor dolu bir gün geçirmesini istiyoruz. Her geçen yıl ilgi arttı. Hatta bu sene 8 numaralı korta tribün yapıyoruz. diye konuştu.Müderrisgil: Türk tenisinin uluslararası alandaki en köklü markalarından biriTürkiye Tenis Federasyonu Başkanı Şafak Müderrisgil, TED Open'ın 78. kez düzenlenmesinin önemine dikkati çekti.TED Spor Kulübü'nün kuruluşunun 90. yılı olduğunu ifade eden Müderrisgil, Bu sene 78. kez düzenlenen TED Open, Türk tenisinin uluslararası alandaki en köklü markalarından biri. TED Spor Kulübü’nün böylesine güçlü bir tenis mirasını nesiller boyunca yaşatıyor olması organizasyona ayrı bir anlam kazandırıyor. Bu kadar uzun ve istikrarlı şekilde bu organizasyonu yaptıkları için defalarca ödül de kazandılar. TED Open yıllar içinde Goran Ivanisevic, Thomas Muster, Richard Gasquet, Tomas Berdych, Matteo Berrettini, Karen Khachanov, Stefanos Tsitsipas ve Ugo Humbert gibi dünya tenisinde çok önemli noktalara ulaşan sporcuları İstanbul’da ağırladı. Bugün ATP Challenger Tour’un önemli duraklarından biri olmayı sürdürmesi, 78 yıllık bu geleneğin yalnızca geçmişe ait olmadığını, aynı zamanda günümüz profesyonel tenisinin de güçlü bir parçası olduğunu gösteriyor. değerlendirmesinde bulundu.TED Open'da 15 Türk sporcunun korta çıkacağı bilgisini paylaşan Şafak Müderrisgil, şöyle devam etti:Sporcularımızın kendi ülkelerinde ATP seviyesinde maç oynayabilmeleri, uluslararası rakiplerle karşılaşmaları, puan mücadelesi vermeleri ve profesyonel turun atmosferini yaşamaları son derece önemli. Türkiye Tenis Federasyonu olarak bu nedenle ülkemizde düzenlenen ATP, WTA ve World Tennis organizasyonlarını sadece birer turnuva olarak değil, sporcu gelişim sistemimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz. Hedefimiz, TED Open gibi köklü organizasyonları daha da güçlendirmek ve ülkemizin uluslararası tenis takvimindeki yerini her geçen yıl daha ileriye taşımak. Tenisi tabana yaymak için projelerimiz var. 'Haydi tenise' projesine depremden etkilenen 11 şehirle başladık, bu yıl 11 il daha eklendi, önümüzdeki yıl 11 il daha olacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın sağladığı antrenör desteğiyle yapıyoruz ve ekipman desteği sağlıyoruz. Projemizi Uluslararası Tenis Federasyonu (ATP) da takip ediyor. Onların da yıllardır süren projesi var. Gelişim Ligi önemli bir adım oldu. 12-14 yaş sporcular il, bölge ve Türkiye bazında yarışıyor.QNB Türkiye Bireysel Bankacılık ve İşletme Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Enis Kurtoğlu, TED Open gibi uzun soluklu bir turnuvaya sponsor olarak genç sporcuların güçlü organizasyonlarda yer almasına destek verdiklerini vurguladı.Sporcu Atakan Karahan da böylesine uzun soluklu bir turnuvada yer almanın kendileri için avantaj olduğunu ifade etti.Atakan, Buraya gelen önemli sporcular var. Biz de bu sporcularla antrenman yapma ve maç yapma fırsatı buluyoruz. Bu turnuvada bir tur geçince 6 puan alıyorsunuz. Başka turnuvalarda 6 puan alabilmek için yarı final oynamanız gerekiyor. Bu da bizim gelişimimiz açısından çok önemli bir organizasyon. diye konuştu.Toplantı fotoğraf çekimiyle tamamlandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Tenis Eskrim Dağcılık (TED) Spor Kulübü tarafından organize edilen QRB İstanbul Challenger 78. TED Open Tenis Turnuvası'nın basın toplantısı yapıldı.İstanbul'da bir oteldeki toplantıya TTF Başkanı Şafak Müderrisgil, TED Spor Kulübü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tınaz, QNB Türkiye Bireysel Bankacılık ve İşletme Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Enis Kurtoğlu, Hilton İstanbul Maslak Genel Müdürü Ahmet Özkan, Turnuva Direktörü Melis Yafe ve sporcu Atakan Karahan katıldı.5 Eylül'de başlayan turnuva, TED Spor Kulübü'nde 13 Eylül'de oynanacak final maçlarıyla tamamlanacak.TED Spor Kulübü Başkanı Mehmet Tınaz, turnuvanın 78 yıldır aralıksız düzenlemenin gururunu yaşadıklarını belirtti.Organizasyonun birbirinden heyecanlı müsabakalara sahne olacağını aktaran Tınaz, Kulübümüzün değerli üyeleri turnuvanın en iyi şekilde gerçekleşmesi için büyük özveriyle çalışıyor. Umuyorum ki bu yıl da güzel bir turnuva ve unutulmaz bir final yaşayacağız. Final öncesinde ise uluslararası tenis dünyasında önemli kariyerlere sahip Fabrice Santoro, Cedric Pioline, Jacco Eltingh ve Richard Krajicek’i özel bir gösteri maçında kortta buluşturacağız. Bu organizasyonun, kulübümüzün 90. yılına yakışır şekilde, hep birlikte unutulmaz bir tenis şölenine dönüşmesini diliyorum. ifadelerini kullandı.Kendisinin eski tenisçi olduğunu anlatan Tınaz, Türkiye'de Kırkpınar ve Gazi Koşusu'nun ardından en uzun soluklu turnuvayız. İlk başkan olduğumda ikinci senemde dünyanın en iyi challenger'ı seçildik. Hatta ödülü Federer'den aldım. Bu turnuvayla insanların spor dolu bir gün geçirmesini istiyoruz. Her geçen yıl ilgi arttı. Hatta bu sene 8 numaralı korta tribün yapıyoruz. diye konuştu.Müderrisgil: Türk tenisinin uluslararası alandaki en köklü markalarından biriTürkiye Tenis Federasyonu Başkanı Şafak Müderrisgil, TED Open'ın 78. kez düzenlenmesinin önemine dikkati çekti.TED Spor Kulübü'nün kuruluşunun 90. yılı olduğunu ifade eden Müderrisgil, Bu sene 78. kez düzenlenen TED Open, Türk tenisinin uluslararası alandaki en köklü markalarından biri. TED Spor Kulübü’nün böylesine güçlü bir tenis mirasını nesiller boyunca yaşatıyor olması organizasyona ayrı bir anlam kazandırıyor. Bu kadar uzun ve istikrarlı şekilde bu organizasyonu yaptıkları için defalarca ödül de kazandılar. TED Open yıllar içinde Goran Ivanisevic, Thomas Muster, Richard Gasquet, Tomas Berdych, Matteo Berrettini, Karen Khachanov, Stefanos Tsitsipas ve Ugo Humbert gibi dünya tenisinde çok önemli noktalara ulaşan sporcuları İstanbul’da ağırladı. Bugün ATP Challenger Tour’un önemli duraklarından biri olmayı sürdürmesi, 78 yıllık bu geleneğin yalnızca geçmişe ait olmadığını, aynı zamanda günümüz profesyonel tenisinin de güçlü bir parçası olduğunu gösteriyor. değerlendirmesinde bulundu.TED Open'da 15 Türk sporcunun korta çıkacağı bilgisini paylaşan Şafak Müderrisgil, şöyle devam etti:Sporcularımızın kendi ülkelerinde ATP seviyesinde maç oynayabilmeleri, uluslararası rakiplerle karşılaşmaları, puan mücadelesi vermeleri ve profesyonel turun atmosferini yaşamaları son derece önemli. Türkiye Tenis Federasyonu olarak bu nedenle ülkemizde düzenlenen ATP, WTA ve World Tennis organizasyonlarını sadece birer turnuva olarak değil, sporcu gelişim sistemimizin önemli bir parçası olarak görüyoruz. Hedefimiz, TED Open gibi köklü organizasyonları daha da güçlendirmek ve ülkemizin uluslararası tenis takvimindeki yerini her geçen yıl daha ileriye taşımak. Tenisi tabana yaymak için projelerimiz var. 'Haydi tenise' projesine depremden etkilenen 11 şehirle başladık, bu yıl 11 il daha eklendi, önümüzdeki yıl 11 il daha olacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın sağladığı antrenör desteğiyle yapıyoruz ve ekipman desteği sağlıyoruz. Projemizi Uluslararası Tenis Federasyonu (ATP) da takip ediyor. Onların da yıllardır süren projesi var. Gelişim Ligi önemli bir adım oldu. 12-14 yaş sporcular il, bölge ve Türkiye bazında yarışıyor.QNB Türkiye Bireysel Bankacılık ve İşletme Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Enis Kurtoğlu, TED Open gibi uzun soluklu bir turnuvaya sponsor olarak genç sporcuların güçlü organizasyonlarda yer almasına destek verdiklerini vurguladı.Sporcu Atakan Karahan da böylesine uzun soluklu bir turnuvada yer almanın kendileri için avantaj olduğunu ifade etti.Atakan, Buraya gelen önemli sporcular var. Biz de bu sporcularla antrenman yapma ve maç yapma fırsatı buluyoruz. Bu turnuvada bir tur geçince 6 puan alıyorsunuz. Başka turnuvalarda 6 puan alabilmek için yarı final oynamanız gerekiyor. Bu da bizim gelişimimiz açısından çok önemli bir organizasyon. diye konuştu.Toplantı fotoğraf çekimiyle tamamlandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/qnb-istanbul-challenger-ted-open-tenis-turnuvasi-nin-basin-toplantisi-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kaspersky KOBİ'lere yönelik küresel siber güvenlik araştırması yayımladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kaspersky-kobi-lere-yonelik-kuresel-siber-guvenlik-arastirmasi-yayimladi/905591/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kaspersky-kobi-lere-yonelik-kuresel-siber-guvenlik-arastirmasi-yayimladi/905591/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:03:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Kaspersky Birleşik Platform Ürün Grubu Başkanı İlya Markelov: - KOBİ'lerin farklılaşan yoğun tehditler, operasyonel sınırlandırmalar ve ticari büyüme hedefleri karşısında acil olarak ölçeklenebilir ve ihtiyaçlarına özel geliştirilmiş çözümlere ihtiyacı var]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Kaspersky, tehdit aktörlerinin motivasyonlarına dikkati çekmek ve siber saldırıların yol açabileceği olmsuz sonuçlara karşı uyarmak amacıyla küçük ve orta boy işletmelere (KOBİ) yönelik gerçekleştirdiği siber güvenlik araştırmasının sonuçlarını paylaştı.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Brezilya, Meksika, Kolombiya, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Rusya, Hindistan, Endonezya, Malezya, Çin, Tayland, Vietnam, Mısır, Güney Afrika, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere 18 ülkeden 1800 katılımcıyla gerçekleştirilen araştırmada KOBİ segmenti 616 temsilciyle yer aldı.BT ve BT güvenliği uzmanlarıyla gerçekleştirilen anket sonuçlarına göre, küresel çaptaki katılımcıların yüzde 58'i Orta Doğu, Türkiye, Afrika (META) bölgesindekilerin ise yüzde 82'si geçen yıl en az bir siber olay yaşadı. Türkiye'de söz konusu oran yüzde 58 olarak kaydedildilirken, Mısır'da yüzde 99, Suudi Arabistan'da yüzde 93 ve Güney Afrika'da yüzde 78 olarak ölçüldü. Katılımcılara göre, en fazla zarar veren başlıca saldırı türleri arasında kimlik avı, yazılım ve web uygulamalarındaki güvenlik açıklarının istismarı, kitlesel kötü amaçlı yazılım, fidye yazılımları, harici uzaktan erişim ve yapay zeka güvenlik açıkları yer aldı.En ciddi sonuçlardan biri olarak öne çıkan maddi kayıp, dünya genelindeki katılımcıların yüzde 22'si, META bölgesindeki katılımcıların ise yüzde 26'sı tarafından belirtildi. Türkiye kırılımında en ciddi siber olayın sonucu olarak maddi kayıp bildirenlerin oranı da yüzde 26 oldu. Söz konusu oran, Suudi Arabistan'da yüzde 35, Güney Afrika'da yüzde 16 ve Mısır'da yüzde 15 olarak kaydedildi.Katılımcılar, saldırganların doğrudan maddi etkinin ötesinde, veri hırsızlığına yoğun şekilde odaklandığını aktardı. En sık hedef alınan bilgiler arasında müşterilere ait veriler (yüzde 35), finansal kimlik bilgileri ve hukuki belgeler gibi hassas kurum içi bilgiler (yüzde 38), çalışanların kimlik bilgileri (yüzde 25) ve kuruluşun iş stratejisi (yüzde 23) yer aldı.Türkiye'deki katılımcıların yanıtlarında müşterilere ait kişisel verilerin ve çalışanlara ait kişisel verilerin çalınması yüzde 35 ile en sık karşılaşılan saldırgan motivasyonları arasında ilk sırada yer aldı. Bunları, yüzde 30 ile para sızdırılması izledi. Teknik ekipler siber saldırıların öncelikli hedefleri arasındaAraştırma sonuçları, siber suçluların öncelikli olarak teknik ekipleri hedef aldığını ortaya koyuyor. En ciddi saldırıların yüzde 61'i BT departmanlarına, yüzde 46'sı ise BT güvenliği birimlerine yöneldi. Türkiye verileri de benzer bir tabloya işaret etti. En fazla hedef alınan departmanlar yüzde 61 ile BT, yüzde 39 ile BT güvenliği ve yüzde 22 ile AR-GE oldu. Muhasebe ve finans departmanları ise yüzde 24 ile en fazla hedef alınan üçüncü alan olarak öne çıktı. En ciddi siber olaylarda ortalama üç departmanın aynı anda etkilendiği görüldü. KOBİ'lerin müşteri hizmetleri kanalları üzerinden saldırıya uğrama oranının yüzde 21 ile orta ölçekli şirketlerdeki yüzde 15 ve büyük işletmelerdeki yüzde 17'lik orandan daha yüksek olması da dikkati çekti.Son dönemde yaşanan ihlaller, şirketleri süreçler, insan kaynağı ve teknoloji genelinde ek siber güvenlik önlemleri almaya yöneltti. Küresel ölçekte öncelikli adımların başında yüzde 24 ile BT güvenliği izleme çözümlerinin devreye alınması gelirken, bunu yüzde 23 ile üçüncü taraflara yönelik uyumluluk gerekliliklerinin güçlendirilmesi ve kimlik bilgisi yönetimi uygulamalarının iyileştirilmesi izledi.Türkiye'de öne çıkan önlemler arasında ise tüm çalışanlar için zorunlu BT güvenliği eğitimlerinin başlatılması veya güncellenmesi (yüzde 39) ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın devreye alınması (yüzde 39) ilk sırada yer aldı. Bunları yüzde 35 ile parola politikasının başlatılması veya güncellenmesi takip etti. Küresel ölçekte kuruluşların yüzde 22'si ise tüm çalışan cihazlarında güvenlik yazılımlarını devreye almaya ve BT ekiplerinin uzmanlığını geliştirmeye yönelik özel eğitimlere yatırım yapmaya odaklandı.Kaspersky, siber olayların yol açabileceği kayıp riskini en aza indirmek için KOBİ'lere yedekleme rutinlerini operasyonlarının bir parçası haline getirerek kritik bilgileri acil durumlara ve fidye yazılımı saldırılarına karşı güvence altına almasını öneriyor. - Kaspersky GITEX AI Türkiye 2026'ya katılacakŞirket, 9-10 Eylül'de düzenlenecek GITEX AI Türkiye 2026 kapsamında KOBİ'lerin karşı karşıya olduğu temel siber güvenlik sorunlarına ilişkin içgörülerini paylaşacak ve kuruluşların güvenliklerini güçlendirmelerine yardımcı olabilecek yaklaşım ve teknolojileri aktaracak.Kaspersky, Türkiye pazarındaki iş ortağı Redington Türkiye ile etkinlikte yer alacak. Etkinlik boyunca şirket uzmanları, müşteriler ve iş ortaklarıyla bilgi güvenliğindeki temel zorluklar, yeni ortaya çıkan siber güvenlik trendleri ve modern güvenlik teknolojileri hakkında görüş alışverişinde bulunacak. Ziyaretçiler, mevcut güvenlik önceliklerini Kaspersky uzmanlarıyla değerlendirme ve şirketin siber güvenlik çözümleri hakkında bilgi edinme fırsatı bulacak.Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky Birleşik Platform Ürün Grubu Başkanı İlya Markelov, siber olayların küçük ve orta ölçekli şirketlerde büyük holdinglere kıyasla çoğu zaman çok daha yıkıcı izler bıraktığını belirtti.Markelov, söz konusu olayların kısıtlı kaynaklara sahip küçük ve orta ölçekli işletmeler için doğrudan bir varoluş tehdidine dönüşebildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:KOBİ'lerin farklılaşan yoğun tehditler, operasyonel sınırlandırmalar ve ticari büyüme hedefleri karşısında acil olarak ölçeklenebilir ve ihtiyaçlarına özel geliştirilmiş çözümlere ihtiyacı var. Bu segmentteki amiral gemimiz Kaspersky Next Optimum, büyüyen işletmelerin esnek ve uzman seviyesindeki bir güvenliğe kolayca erişebilmesi için tasarlandı. Kullanıcılar, yeni özelleştirilebilir ek Güvenlik Modülleri sayesinde ana ürünün yeteneklerini genişleterek, ortaya çıkan yeni risk ve ihtiyaçlara karşı savunma hatlarını güçlendirebiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Kaspersky, tehdit aktörlerinin motivasyonlarına dikkati çekmek ve siber saldırıların yol açabileceği olmsuz sonuçlara karşı uyarmak amacıyla küçük ve orta boy işletmelere (KOBİ) yönelik gerçekleştirdiği siber güvenlik araştırmasının sonuçlarını paylaştı.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Brezilya, Meksika, Kolombiya, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Rusya, Hindistan, Endonezya, Malezya, Çin, Tayland, Vietnam, Mısır, Güney Afrika, Suudi Arabistan ve Türkiye olmak üzere 18 ülkeden 1800 katılımcıyla gerçekleştirilen araştırmada KOBİ segmenti 616 temsilciyle yer aldı.BT ve BT güvenliği uzmanlarıyla gerçekleştirilen anket sonuçlarına göre, küresel çaptaki katılımcıların yüzde 58'i Orta Doğu, Türkiye, Afrika (META) bölgesindekilerin ise yüzde 82'si geçen yıl en az bir siber olay yaşadı. Türkiye'de söz konusu oran yüzde 58 olarak kaydedildilirken, Mısır'da yüzde 99, Suudi Arabistan'da yüzde 93 ve Güney Afrika'da yüzde 78 olarak ölçüldü. Katılımcılara göre, en fazla zarar veren başlıca saldırı türleri arasında kimlik avı, yazılım ve web uygulamalarındaki güvenlik açıklarının istismarı, kitlesel kötü amaçlı yazılım, fidye yazılımları, harici uzaktan erişim ve yapay zeka güvenlik açıkları yer aldı.En ciddi sonuçlardan biri olarak öne çıkan maddi kayıp, dünya genelindeki katılımcıların yüzde 22'si, META bölgesindeki katılımcıların ise yüzde 26'sı tarafından belirtildi. Türkiye kırılımında en ciddi siber olayın sonucu olarak maddi kayıp bildirenlerin oranı da yüzde 26 oldu. Söz konusu oran, Suudi Arabistan'da yüzde 35, Güney Afrika'da yüzde 16 ve Mısır'da yüzde 15 olarak kaydedildi.Katılımcılar, saldırganların doğrudan maddi etkinin ötesinde, veri hırsızlığına yoğun şekilde odaklandığını aktardı. En sık hedef alınan bilgiler arasında müşterilere ait veriler (yüzde 35), finansal kimlik bilgileri ve hukuki belgeler gibi hassas kurum içi bilgiler (yüzde 38), çalışanların kimlik bilgileri (yüzde 25) ve kuruluşun iş stratejisi (yüzde 23) yer aldı.Türkiye'deki katılımcıların yanıtlarında müşterilere ait kişisel verilerin ve çalışanlara ait kişisel verilerin çalınması yüzde 35 ile en sık karşılaşılan saldırgan motivasyonları arasında ilk sırada yer aldı. Bunları, yüzde 30 ile para sızdırılması izledi. Teknik ekipler siber saldırıların öncelikli hedefleri arasındaAraştırma sonuçları, siber suçluların öncelikli olarak teknik ekipleri hedef aldığını ortaya koyuyor. En ciddi saldırıların yüzde 61'i BT departmanlarına, yüzde 46'sı ise BT güvenliği birimlerine yöneldi. Türkiye verileri de benzer bir tabloya işaret etti. En fazla hedef alınan departmanlar yüzde 61 ile BT, yüzde 39 ile BT güvenliği ve yüzde 22 ile AR-GE oldu. Muhasebe ve finans departmanları ise yüzde 24 ile en fazla hedef alınan üçüncü alan olarak öne çıktı. En ciddi siber olaylarda ortalama üç departmanın aynı anda etkilendiği görüldü. KOBİ'lerin müşteri hizmetleri kanalları üzerinden saldırıya uğrama oranının yüzde 21 ile orta ölçekli şirketlerdeki yüzde 15 ve büyük işletmelerdeki yüzde 17'lik orandan daha yüksek olması da dikkati çekti.Son dönemde yaşanan ihlaller, şirketleri süreçler, insan kaynağı ve teknoloji genelinde ek siber güvenlik önlemleri almaya yöneltti. Küresel ölçekte öncelikli adımların başında yüzde 24 ile BT güvenliği izleme çözümlerinin devreye alınması gelirken, bunu yüzde 23 ile üçüncü taraflara yönelik uyumluluk gerekliliklerinin güçlendirilmesi ve kimlik bilgisi yönetimi uygulamalarının iyileştirilmesi izledi.Türkiye'de öne çıkan önlemler arasında ise tüm çalışanlar için zorunlu BT güvenliği eğitimlerinin başlatılması veya güncellenmesi (yüzde 39) ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın devreye alınması (yüzde 39) ilk sırada yer aldı. Bunları yüzde 35 ile parola politikasının başlatılması veya güncellenmesi takip etti. Küresel ölçekte kuruluşların yüzde 22'si ise tüm çalışan cihazlarında güvenlik yazılımlarını devreye almaya ve BT ekiplerinin uzmanlığını geliştirmeye yönelik özel eğitimlere yatırım yapmaya odaklandı.Kaspersky, siber olayların yol açabileceği kayıp riskini en aza indirmek için KOBİ'lere yedekleme rutinlerini operasyonlarının bir parçası haline getirerek kritik bilgileri acil durumlara ve fidye yazılımı saldırılarına karşı güvence altına almasını öneriyor. - Kaspersky GITEX AI Türkiye 2026'ya katılacakŞirket, 9-10 Eylül'de düzenlenecek GITEX AI Türkiye 2026 kapsamında KOBİ'lerin karşı karşıya olduğu temel siber güvenlik sorunlarına ilişkin içgörülerini paylaşacak ve kuruluşların güvenliklerini güçlendirmelerine yardımcı olabilecek yaklaşım ve teknolojileri aktaracak.Kaspersky, Türkiye pazarındaki iş ortağı Redington Türkiye ile etkinlikte yer alacak. Etkinlik boyunca şirket uzmanları, müşteriler ve iş ortaklarıyla bilgi güvenliğindeki temel zorluklar, yeni ortaya çıkan siber güvenlik trendleri ve modern güvenlik teknolojileri hakkında görüş alışverişinde bulunacak. Ziyaretçiler, mevcut güvenlik önceliklerini Kaspersky uzmanlarıyla değerlendirme ve şirketin siber güvenlik çözümleri hakkında bilgi edinme fırsatı bulacak.Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky Birleşik Platform Ürün Grubu Başkanı İlya Markelov, siber olayların küçük ve orta ölçekli şirketlerde büyük holdinglere kıyasla çoğu zaman çok daha yıkıcı izler bıraktığını belirtti.Markelov, söz konusu olayların kısıtlı kaynaklara sahip küçük ve orta ölçekli işletmeler için doğrudan bir varoluş tehdidine dönüşebildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:KOBİ'lerin farklılaşan yoğun tehditler, operasyonel sınırlandırmalar ve ticari büyüme hedefleri karşısında acil olarak ölçeklenebilir ve ihtiyaçlarına özel geliştirilmiş çözümlere ihtiyacı var. Bu segmentteki amiral gemimiz Kaspersky Next Optimum, büyüyen işletmelerin esnek ve uzman seviyesindeki bir güvenliğe kolayca erişebilmesi için tasarlandı. Kullanıcılar, yeni özelleştirilebilir ek Güvenlik Modülleri sayesinde ana ürünün yeteneklerini genişleterek, ortaya çıkan yeni risk ve ihtiyaçlara karşı savunma hatlarını güçlendirebiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İmamoğlu / İBB davasının 77. duruşması başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/imamoglu-ibb-davasinin-77-durusmasi-basladi/905590/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/imamoglu-ibb-davasinin-77-durusmasi-basladi/905590/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:03:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 51'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 77.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 51'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 77. duruşması başladı.İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ve avukat Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bir kısım tutuklu sanıklar katıldı.Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının bulunduğu duruşmada sanıkların yakınları da izleyici olarak yer aldı.Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ihbar eden sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı suçtan zarar gören sıfatıyla yer alıyor.İddianamede, 16 kişi müşteki, 7'si firari, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 kişi sanık olarak bulunuyor.Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna ilişkin değerlendirme yapılıyor.İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun örgüt elebaşı, sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da örgüt yöneticisi olduğu belirtiliyor.Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun suç işleme amacıyla örgüt kurmak, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, suç delillerini gizleme, haberleşmenin engellenmesi, kamu malına zarar verme, rüşvet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, irtikap, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet ve Maden Kanunu'na muhalefet suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.İddianamede, Keleş'in 48 kez rüşvet, rüşvet alma, rüşvet verme, 55 kez ihaleye fesat karıştırma, 39 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 8 kez suç gelirlerini aklama, Maden Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet, çevre kirliliğine neden olma, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, irtikap, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile haberleşmenin engellenmesi suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Ongun'un rüşvet, 53 kez ihaleye fesat karıştırma, 33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ile suç gelirlerini aklama suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.İddianamede, Soytekin'in rüşvet, zincirleme şekilde rüşvet, irtikap ve suç gelirlerini aklama suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, suç gelirlerini aklama, evrakta sahtecilik, Maden Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet, çevre kirliliğine neden olma ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.Gün'ün suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması isteniyor.Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez rüşvet alma, 2 kez irtikap, kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez rüşvet alma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Birleşen dosyaBeyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 51 tutuklu sanık bulunuyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 51'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 77. duruşması başladı.İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ve avukat Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bir kısım tutuklu sanıklar katıldı.Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının bulunduğu duruşmada sanıkların yakınları da izleyici olarak yer aldı.Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ihbar eden sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı suçtan zarar gören sıfatıyla yer alıyor.İddianamede, 16 kişi müşteki, 7'si firari, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 kişi sanık olarak bulunuyor.Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna ilişkin değerlendirme yapılıyor.İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun örgüt elebaşı, sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da örgüt yöneticisi olduğu belirtiliyor.Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun suç işleme amacıyla örgüt kurmak, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, suç delillerini gizleme, haberleşmenin engellenmesi, kamu malına zarar verme, rüşvet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, irtikap, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet ve Maden Kanunu'na muhalefet suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.İddianamede, Keleş'in 48 kez rüşvet, rüşvet alma, rüşvet verme, 55 kez ihaleye fesat karıştırma, 39 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 8 kez suç gelirlerini aklama, Maden Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet, çevre kirliliğine neden olma, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, irtikap, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile haberleşmenin engellenmesi suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Ongun'un rüşvet, 53 kez ihaleye fesat karıştırma, 33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ile suç gelirlerini aklama suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.İddianamede, Soytekin'in rüşvet, zincirleme şekilde rüşvet, irtikap ve suç gelirlerini aklama suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, suç gelirlerini aklama, evrakta sahtecilik, Maden Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet, çevre kirliliğine neden olma ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.Gün'ün suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması isteniyor.Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez rüşvet alma, 2 kez irtikap, kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez rüşvet alma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Birleşen dosyaBeyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 51 tutuklu sanık bulunuyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/imamoglu-ibb-davasinin-77-durusmasi-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Galatasaray, Sporting Lizbon maçı için Portekiz'e hareket etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/galatasaray-sporting-lizbon-maci-icin-portekiz-e-hareket-etti/905588/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/galatasaray-sporting-lizbon-maci-icin-portekiz-e-hareket-etti/905588/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:03:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Galatasaray Futbol Takımı, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftasında yarın Sporting Lizbon ile deplasmanda oynayacağı maç için Portekiz'e gitti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Galatasaray Futbol Takımı, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftasında yarın Sporting Lizbon ile deplasmanda oynayacağı maç için Portekiz'e gitti.İstanbul Havalimanı Genel Havacılık Terminali'nden Lizbon'a hareket eden kafileye Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk ve sarı-kırmızılı kulübün yönetim kurulu üyeleri Abdullah Kavukcu ile Fatih Demircan eşlik etti. Sarı-kırmızılı futbolcuların bazıları otobüsle bazıları da özel araçla havalimanına geldi. Oyunculardan Victor Osimhen, Günay Güvenç, Mario Lemina ve Wilfried Singo kafilede yer almadı.Portekiz'de müsabakanın oynanacağı Jose Alvalade Stadı'nda hazırlıklarını  tamamlayacak Galatasaray'ın Sporting Lizbon maçının aday kadrosunda şu futbolcular bulunuyor:Uğurcan Çakır, El Chadaille Bitshiabu, Ismail Jakobs, Davinson Sanchez, Roland Sallai, Gabriel Sara, Leroy Sane, Yunus Akgün, Eren Elmalı, Lesley Ugochukwu, İlkay Gündoğan, Deniz Gül, Jankat Yılmaz, Rafael Leao, Lucas Torreira, Abdülkerim Bardakcı, Barış Alper Yılmaz, Enes Emre Büyük, Renato Nhaga, Berat Luş, Aleksey Batrakov.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Galatasaray Futbol Takımı, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftasında yarın Sporting Lizbon ile deplasmanda oynayacağı maç için Portekiz'e gitti.İstanbul Havalimanı Genel Havacılık Terminali'nden Lizbon'a hareket eden kafileye Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk ve sarı-kırmızılı kulübün yönetim kurulu üyeleri Abdullah Kavukcu ile Fatih Demircan eşlik etti. Sarı-kırmızılı futbolcuların bazıları otobüsle bazıları da özel araçla havalimanına geldi. Oyunculardan Victor Osimhen, Günay Güvenç, Mario Lemina ve Wilfried Singo kafilede yer almadı.Portekiz'de müsabakanın oynanacağı Jose Alvalade Stadı'nda hazırlıklarını  tamamlayacak Galatasaray'ın Sporting Lizbon maçının aday kadrosunda şu futbolcular bulunuyor:Uğurcan Çakır, El Chadaille Bitshiabu, Ismail Jakobs, Davinson Sanchez, Roland Sallai, Gabriel Sara, Leroy Sane, Yunus Akgün, Eren Elmalı, Lesley Ugochukwu, İlkay Gündoğan, Deniz Gül, Jankat Yılmaz, Rafael Leao, Lucas Torreira, Abdülkerim Bardakcı, Barış Alper Yılmaz, Enes Emre Büyük, Renato Nhaga, Berat Luş, Aleksey Batrakov.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/galatasaray-sporting-lizbon-maci-icin-portekiz-e-hareket-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İzmir ve çevre illerde kırtasiyeler denetlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/izmir-ve-cevre-illerde-kirtasiyeler-denetlendi/905587/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/izmir-ve-cevre-illerde-kirtasiyeler-denetlendi/905587/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:00:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / İzmir, Aydın, Denizli ve Manisa'da 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye ve okul ürünleri satan iş yerleri denetlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İzmir, Aydın, Denizli ve Manisa'da 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye ve okul ürünleri satan iş yerleri denetlendi.İzmir Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, Konak ilçesindeki denetimlerde ürünlerin raflarda fiyat etiketi olup olmadığını inceledi, raf ve kasa fiyatlarını karşılaştırdı, güvenlik standartlarına uygunluğu kontrol etti.Denetimlerin, eğitim-öğretim yılı öncesinde öğrenci ve velilerin okul alışverişlerinde mağduriyet yaşamamaları amacıyla yoğunlaştırıldığı belirtildi.Piyasa koşulları ve risk analizleri doğrultusunda eğitim-öğretim dönemi boyunca denetimlerin sürdürüleceği kaydedildi.AydınAydın Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri kırtasiyelerdeki denetimlerde ürünlerin fiyat etiketlerini, etiket ile kasa fiyatları arasındaki uyumu ve tüketicilerin doğru bilgilendirilmesine ilişkin hususları kontrol etti.Satışa sunulan ürünlerin mevzuata uygunluğu incelendi, işletme sahiplerine uymaları gereken kurallar hakkında bilgi verildi.DenizliDenizli'de Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri Merkezefendi ilçesindeki bir kırtasiyede inceleme gerçekleştirdi. Ticaret İl Müdürlüğü Şube Müdürü Meliha Üstün, AA muhabirine, tüketicinin korunmasına yönelik denetimlerin aralıksız sürdürüldüğünü söyledi.Okul sezonunun yaklaşmasıyla kırtasiye ürünlerini de denetim programına dahil ettiklerini ifade eden Üstün, Ağırlıklı olarak kırtasiye ürünlerimizi denetliyoruz. Fiyat etiketlerinin olup olmadığına bakıyoruz. Fiyat etiketiyle raftaki fiyat ve kasa fiyatı arasında fark olup olmadığını kontrol ediyoruz. dedi.Üstün, ağustos ayında yaklaşık 100 işletmede denetim gerçekleştirildiğini, bu işletmelerde yaklaşık 5 bin ürünün kontrol edildiğini kaydetti.Denetimlerde 20 aykırılık tespit edildiğini aktaran Üstün, Tespit edilen aykırılıklarla ilgili toplam 79 bin 500 lira tutarında idari yaptırım cezası uygulandı. Denetimlerimiz kapsamında hem tüketicilerimizi hem de işletme sahiplerimizi mevzuat hükümleri konusunda bilgilendirmeye devam ediyoruz. diye konuştu.​​​​​​​ManisaManisa Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri Şehzadeler ilçesindeki bir kırtasiye ürünleri satış mağazasında denetim gerçekleştirdi.Ürünlerde fiyat etiketi olup olmadığı kontrol edildi, sırt çantası, boya, kalem ve silgi gibi ürünlerin fiyat etiketi incelendi, raf ve kasa fiyatları karşılaştırıldı.Denetimlere katılan Manisa Ticaret İl Müdürü Haydar Aydemir, Bakanlığın talimatları doğrultusunda tüketici haklarının korunması, piyasada adil ve dürüst ticaret ortamının sağlanması amacıyla denetimlerin yıl başından bu yana aralıksız sürdürüldüğünü söyledi.Aydemir, ocak ayından bu yana 1013 firma ile 68 bin 351 ürünün denetlendiğini ifade ederek, şöyle konuştu:Mevzuata aykırılığı tespit edilen 223 firma ve 415 ürün hakkında gerekli işlemler yapıldı. Fahiş fiyat artışına geçit vermemek adına 607 firma tarafından satışa sunulan 1181 ürün incelendi. Denetimler sonucunda kurallara aykırı hareket ettiği belirlenen 232 firma ve 452 ürün, haklarında gerekli yasal işlemlerin uygulanması amacıyla Haksız Fiyat Değerlendirme Kuruluna gönderildi.Aydemir, son bir ayda kırtasiye denetimlerine ağırlık verdiklerini vurgulayarak, Bu süreçte 222 firmaya ait 16 bin 984 ürün incelendi. Kurallara uymadığı tespit edilen 33 firma ve 56 ürün hakkında idari yaptırım uygulandı. ​Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması ve piyasa dengesinin korunması adına denetimlerimiz aralıksız ve kararlılıkla devam edecektir. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İzmir, Aydın, Denizli ve Manisa'da 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye ve okul ürünleri satan iş yerleri denetlendi.İzmir Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, Konak ilçesindeki denetimlerde ürünlerin raflarda fiyat etiketi olup olmadığını inceledi, raf ve kasa fiyatlarını karşılaştırdı, güvenlik standartlarına uygunluğu kontrol etti.Denetimlerin, eğitim-öğretim yılı öncesinde öğrenci ve velilerin okul alışverişlerinde mağduriyet yaşamamaları amacıyla yoğunlaştırıldığı belirtildi.Piyasa koşulları ve risk analizleri doğrultusunda eğitim-öğretim dönemi boyunca denetimlerin sürdürüleceği kaydedildi.AydınAydın Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri kırtasiyelerdeki denetimlerde ürünlerin fiyat etiketlerini, etiket ile kasa fiyatları arasındaki uyumu ve tüketicilerin doğru bilgilendirilmesine ilişkin hususları kontrol etti.Satışa sunulan ürünlerin mevzuata uygunluğu incelendi, işletme sahiplerine uymaları gereken kurallar hakkında bilgi verildi.DenizliDenizli'de Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri Merkezefendi ilçesindeki bir kırtasiyede inceleme gerçekleştirdi. Ticaret İl Müdürlüğü Şube Müdürü Meliha Üstün, AA muhabirine, tüketicinin korunmasına yönelik denetimlerin aralıksız sürdürüldüğünü söyledi.Okul sezonunun yaklaşmasıyla kırtasiye ürünlerini de denetim programına dahil ettiklerini ifade eden Üstün, Ağırlıklı olarak kırtasiye ürünlerimizi denetliyoruz. Fiyat etiketlerinin olup olmadığına bakıyoruz. Fiyat etiketiyle raftaki fiyat ve kasa fiyatı arasında fark olup olmadığını kontrol ediyoruz. dedi.Üstün, ağustos ayında yaklaşık 100 işletmede denetim gerçekleştirildiğini, bu işletmelerde yaklaşık 5 bin ürünün kontrol edildiğini kaydetti.Denetimlerde 20 aykırılık tespit edildiğini aktaran Üstün, Tespit edilen aykırılıklarla ilgili toplam 79 bin 500 lira tutarında idari yaptırım cezası uygulandı. Denetimlerimiz kapsamında hem tüketicilerimizi hem de işletme sahiplerimizi mevzuat hükümleri konusunda bilgilendirmeye devam ediyoruz. diye konuştu.​​​​​​​ManisaManisa Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri Şehzadeler ilçesindeki bir kırtasiye ürünleri satış mağazasında denetim gerçekleştirdi.Ürünlerde fiyat etiketi olup olmadığı kontrol edildi, sırt çantası, boya, kalem ve silgi gibi ürünlerin fiyat etiketi incelendi, raf ve kasa fiyatları karşılaştırıldı.Denetimlere katılan Manisa Ticaret İl Müdürü Haydar Aydemir, Bakanlığın talimatları doğrultusunda tüketici haklarının korunması, piyasada adil ve dürüst ticaret ortamının sağlanması amacıyla denetimlerin yıl başından bu yana aralıksız sürdürüldüğünü söyledi.Aydemir, ocak ayından bu yana 1013 firma ile 68 bin 351 ürünün denetlendiğini ifade ederek, şöyle konuştu:Mevzuata aykırılığı tespit edilen 223 firma ve 415 ürün hakkında gerekli işlemler yapıldı. Fahiş fiyat artışına geçit vermemek adına 607 firma tarafından satışa sunulan 1181 ürün incelendi. Denetimler sonucunda kurallara aykırı hareket ettiği belirlenen 232 firma ve 452 ürün, haklarında gerekli yasal işlemlerin uygulanması amacıyla Haksız Fiyat Değerlendirme Kuruluna gönderildi.Aydemir, son bir ayda kırtasiye denetimlerine ağırlık verdiklerini vurgulayarak, Bu süreçte 222 firmaya ait 16 bin 984 ürün incelendi. Kurallara uymadığı tespit edilen 33 firma ve 56 ürün hakkında idari yaptırım uygulandı. ​Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması ve piyasa dengesinin korunması adına denetimlerimiz aralıksız ve kararlılıkla devam edecektir. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Samsun'da kırtasiye ürünü satan iş yerleri denetleniyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/samsun-da-kirtasiye-urunu-satan-is-yerleri-denetleniyor/905586/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/samsun-da-kirtasiye-urunu-satan-is-yerleri-denetleniyor/905586/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:00:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Samsun / Samsun'da Ticaret İl Müdürlüğünce, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde kırtasiye ve okul ürünleri satan iş yerlerine yönelik fahiş fiyat ve fiyat etiketi denetimi gerçekleştiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Samsun Haberleri : Samsun'da Ticaret İl Müdürlüğünce, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde kırtasiye ve okul ürünleri satan iş yerlerine yönelik fahiş fiyat ve fiyat etiketi denetimi gerçekleştiriliyor.Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, Atakum ilçesindeki bir kırtasiyede gerçekleştirilen denetimin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde kırtasiye alışverişlerinin hız kazandığını söyledi.Öğrenci ve velilerin sağlığı ile ekonomik çıkarlarını korumak amacıyla 10 Ağustos'tan bu yana denetimleri yoğunlaştırdıklarını belirten Turpçu, çalışmalarını Güvensiz ürüne karşı sıfır tolerans ilkesi kapsamında yürüttüklerini söyledi.Turpçu, kırtasiye alışverişlerinde ürünlerin üzerindeki bilgilere dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak, Tüketicilerimizin, imalatçı veya ithalatçının açık adı ve adresi ile marka ve model bilgilerinin üzerinde yer aldığı ürünleri tercih etmelerini özellikle vurgulamak istiyorum. Güvensiz olduğu tespit edilen ürünlere yönelik toplatma ve idari para cezası gibi yaptırımlar uygulanıyor. Bu ürünler Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi'ne kaydediliyor. Vatandaşlar sistem üzerinden söz konusu ürünleri takip edebilir. dedi.Denetimlere ilişkin bilgi veren Turpçu, şunları kaydetti:Ürünlerin üzerinde etiket fiyatlarının bulunup bulunmadığını, etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark olup olmadığını kontrol ediyoruz. Etiket fiyatının değişim tarihi ile ürünün önceki fiyatı arasında haksız fiyat artışı bulunup bulunmadığını da inceliyoruz. Buradaki amacımız hem tüketicilerimizin ekonomik çıkarlarını korumak hem de piyasada fiyat etiketi mevzuatına uygun hareket edilmesini sağlamak. Kırtasiye ve okul ürünleri, özellikle çocuklarımız tarafından kullanıldığı için ürün güvenliği yönünden de hassasiyetle denetleniyor.Orta Karadeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne bağlı ürün güvenliği denetmenlerinin de kırtasiye malzemeleri ve okul ürünlerine yönelik çalışma yürüttüğünü dile getiren Turpçu, Ürünlerin üzerinde 'CE' işareti ile üretici ve ithalatçı firmaya ait bilgilerin bulunup bulunmadığı ve ürünlerin teknik düzenlemelere uygunluğu denetleniyor. ifadesini kullandı.Turpçu, Samsun genelinde 10 Ağustos'tan bu yana ürün güvenliği, fiyat etiketi ve haksız fiyat artışı kapsamında 300'ün üzerinde işletmede 50 binden fazla ürünün denetlendiğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Samsun Haberleri : Samsun'da Ticaret İl Müdürlüğünce, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde kırtasiye ve okul ürünleri satan iş yerlerine yönelik fahiş fiyat ve fiyat etiketi denetimi gerçekleştiriliyor.Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, Atakum ilçesindeki bir kırtasiyede gerçekleştirilen denetimin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, yeni eğitim öğretim yılı öncesinde kırtasiye alışverişlerinin hız kazandığını söyledi.Öğrenci ve velilerin sağlığı ile ekonomik çıkarlarını korumak amacıyla 10 Ağustos'tan bu yana denetimleri yoğunlaştırdıklarını belirten Turpçu, çalışmalarını Güvensiz ürüne karşı sıfır tolerans ilkesi kapsamında yürüttüklerini söyledi.Turpçu, kırtasiye alışverişlerinde ürünlerin üzerindeki bilgilere dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak, Tüketicilerimizin, imalatçı veya ithalatçının açık adı ve adresi ile marka ve model bilgilerinin üzerinde yer aldığı ürünleri tercih etmelerini özellikle vurgulamak istiyorum. Güvensiz olduğu tespit edilen ürünlere yönelik toplatma ve idari para cezası gibi yaptırımlar uygulanıyor. Bu ürünler Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi'ne kaydediliyor. Vatandaşlar sistem üzerinden söz konusu ürünleri takip edebilir. dedi.Denetimlere ilişkin bilgi veren Turpçu, şunları kaydetti:Ürünlerin üzerinde etiket fiyatlarının bulunup bulunmadığını, etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark olup olmadığını kontrol ediyoruz. Etiket fiyatının değişim tarihi ile ürünün önceki fiyatı arasında haksız fiyat artışı bulunup bulunmadığını da inceliyoruz. Buradaki amacımız hem tüketicilerimizin ekonomik çıkarlarını korumak hem de piyasada fiyat etiketi mevzuatına uygun hareket edilmesini sağlamak. Kırtasiye ve okul ürünleri, özellikle çocuklarımız tarafından kullanıldığı için ürün güvenliği yönünden de hassasiyetle denetleniyor.Orta Karadeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne bağlı ürün güvenliği denetmenlerinin de kırtasiye malzemeleri ve okul ürünlerine yönelik çalışma yürüttüğünü dile getiren Turpçu, Ürünlerin üzerinde 'CE' işareti ile üretici ve ithalatçı firmaya ait bilgilerin bulunup bulunmadığı ve ürünlerin teknik düzenlemelere uygunluğu denetleniyor. ifadesini kullandı.Turpçu, Samsun genelinde 10 Ağustos'tan bu yana ürün güvenliği, fiyat etiketi ve haksız fiyat artışı kapsamında 300'ün üzerinde işletmede 50 binden fazla ürünün denetlendiğini sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/samsun-da-kirtasiye-urunu-satan-is-yerleri-denetleniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TRT 1'in yeni dizisi Evlilik Güzeldir ekran yolculuğuna başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trt-1-in-yeni-dizisi-evlilik-guzeldir-ekran-yolculuguna-basladi/905583/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trt-1-in-yeni-dizisi-evlilik-guzeldir-ekran-yolculuguna-basladi/905583/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:57:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / TRT 1'in yeni dizisi Evlilik Güzeldirin ilk bölüm izlemesi, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı’nın ev sahipliğinde düzenlenen galayla gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : TRT 1'in yeni dizisi Evlilik Güzeldirin ilk bölüm izlemesi, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı’nın ev sahipliğinde düzenlenen galayla gerçekleştirildi.TRT'den yapılan açıklamaya göre, gösterime İstanbul Valisi Davut Gül, TRT yöneticileri, oyuncular ve davetliler katıldı.Sobacı, gösterim öncesi yaptığı konuşmada, dizinin kamu yayıncılığı misyonuyla hayata geçirildiğini ifade etti.İzleyicileri yeni bir aile dizisiyle temiz bir içerikle buluşturmanın memnuniyetini yaşadıklarını dile getiren Sobacı, Türkiye'nin kamu yayıncısı olarak bizi biz yapan değerleri yaşatmayı, nesilden nesle aktarmayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Uzun zamandan beri ekranlarımızda böyle bir dizi yoktu. değerlendirmesinde bulundu.Galada söz alan oyunculardan Fikret Kuşkan, yapımın örf, adet ve geleneklere ait değerleri işlediğini kaydetti.Oyuncular Hande Soral ve Seçkin Özdemir ise dizinin, izleyicilerin uzun zamandır özlediği sıcak bir aile hikayesini ekrana taşıdığına işaret etti.Yıllardır binlerce çiftin nikahını kıyan Mesut Bahtiyar'ın, birbirinden farklı karakterlere sahip beş kızını evlendirme sürecinde evinde yaşadığı olayları ve aile içi dayanışmayı konu alan yapım, her pazartesi saat 20.00'de TRT 1'de izleyiciyle buluşacak.Yapımın oyuncu kadrosunda Fikret Kuşkan, İlayda Alişan, Hande Soral, Seçkin Özdemir, Yusuf Çim, Nil Sude Albayrak, Berk Bakioğlu, Gözde Okur, Ferit Aktuğ, Anıl Çelik, Sera Tokdemir, Hazım Körmükçü, Öznur Ön, Hande Katipoğlu, Derda Yasir Yenal ve Yıldız Kültür yer alıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : TRT 1'in yeni dizisi Evlilik Güzeldirin ilk bölüm izlemesi, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı’nın ev sahipliğinde düzenlenen galayla gerçekleştirildi.TRT'den yapılan açıklamaya göre, gösterime İstanbul Valisi Davut Gül, TRT yöneticileri, oyuncular ve davetliler katıldı.Sobacı, gösterim öncesi yaptığı konuşmada, dizinin kamu yayıncılığı misyonuyla hayata geçirildiğini ifade etti.İzleyicileri yeni bir aile dizisiyle temiz bir içerikle buluşturmanın memnuniyetini yaşadıklarını dile getiren Sobacı, Türkiye'nin kamu yayıncısı olarak bizi biz yapan değerleri yaşatmayı, nesilden nesle aktarmayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Uzun zamandan beri ekranlarımızda böyle bir dizi yoktu. değerlendirmesinde bulundu.Galada söz alan oyunculardan Fikret Kuşkan, yapımın örf, adet ve geleneklere ait değerleri işlediğini kaydetti.Oyuncular Hande Soral ve Seçkin Özdemir ise dizinin, izleyicilerin uzun zamandır özlediği sıcak bir aile hikayesini ekrana taşıdığına işaret etti.Yıllardır binlerce çiftin nikahını kıyan Mesut Bahtiyar'ın, birbirinden farklı karakterlere sahip beş kızını evlendirme sürecinde evinde yaşadığı olayları ve aile içi dayanışmayı konu alan yapım, her pazartesi saat 20.00'de TRT 1'de izleyiciyle buluşacak.Yapımın oyuncu kadrosunda Fikret Kuşkan, İlayda Alişan, Hande Soral, Seçkin Özdemir, Yusuf Çim, Nil Sude Albayrak, Berk Bakioğlu, Gözde Okur, Ferit Aktuğ, Anıl Çelik, Sera Tokdemir, Hazım Körmükçü, Öznur Ön, Hande Katipoğlu, Derda Yasir Yenal ve Yıldız Kültür yer alıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bursaspor'da Iheanacho boş geçmiyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bursaspor-da-iheanacho-bos-gecmiyor/905582/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bursaspor-da-iheanacho-bos-gecmiyor/905582/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:57:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Trendyol 1. Lig'deki 6 maçın 5'ini kazanan Bursaspor'da Nijeryalı golcü Iheanacho bütün karşılaşmalarda tabelayı değiştirmeyi başardı - Iheanacho, yeşil-beyazlıların 6 müsabakadaki 12 golünün 8'ine imza attı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- SERGEN SEZGİN - Trendyol 1. Lig ekiplerinden Bursaspor'un forveti Kelechi Iheanacho, 6 maçta attığı 8 golle ön plana çıkıyor.Türk futbol tarihinde Süper Lig'de 2009-10 sezonunda kazandığı şampiyonlukla önemli başarıya imza atan Anadolu'nun köklü kulübü Bursaspor, kötü günleri geride bırakmayı hedefliyor.Zor dönemlerden geçen ve 3. Lig'e kadar düşen yeşil-beyazlılar, bu sezon yükseldikleri Trendyol 1. Lig'de de hedefe ulaşarak yeniden Süper Lig'e çıkmanın hesaplarını yapıyor.Trendyol 1. Lig'in iddialı ekiplerinden yeşil-beyazlılar, sezondaki 6 maçın 5'ini kazanmayı başardı.Ligdeki tek mağlubiyetini deplasmanda Mısırlıcomtr Fatih Karagümrük'e karşı 2-1'lik skorla alan yeşil-beyazlılar, 15 puanla 2. sırada yer alıyor.Bursa temsilcisi, bu sezon 6 maçta rakip fileleri 12 kez havalandırdı.- Iheanacho 6 maçı da boş geçmediYeşil-beyazlı ekibin 6. haftanın sonunda en çok dikkati çeken oyuncusu 29 yaşındaki Nijeryalı forvet Kelechi Iheanacho, bütün maçlarda gol atma sevinci yaşadı.Tüm lig maçlarında tabelayı değiştirmeyi başaran Iheanacho, 8 kez topu ağlarla buluşturdu. Nijeryalı forvet, sezonun ilk haftasında 2-0 kazanılan Bodrum FK maçında ilk golü, ikinci haftasında 1-0 kazanılan Alagöz Holding Iğdır FK maçında skoru belirleyen golü, 2-1 kaybedilen Fatih Karagümrük maçında ise takımının tek golünü attı.Yeşil-beyazlılar, 4. haftadaki Kayserispor ve 6. haftada Manisa FK deplasmanlarında 1-0 geriye düşse de bu maçlardan 2-1 galip ayrılmayı başardı. Bursa temsilcisinin bu galibiyetlerinde önemli rol oynayan Iheanacho, Manisa FK maçında 2 golü de atarken Kayserispor müsabakasında ilk golü kaydetti.Iheanacho, takımının 4-0 kazandığı İstanbulspor maçında ise 2 gol atma sevinci yaşadı.Trendyol 1. Lig'in en çok gol atan oyuncusu konumunda bulunan Nijeryalı golcüyü, Sivasspor'dan Rey Manaj 6 golle takip ediyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- SERGEN SEZGİN - Trendyol 1. Lig ekiplerinden Bursaspor'un forveti Kelechi Iheanacho, 6 maçta attığı 8 golle ön plana çıkıyor.Türk futbol tarihinde Süper Lig'de 2009-10 sezonunda kazandığı şampiyonlukla önemli başarıya imza atan Anadolu'nun köklü kulübü Bursaspor, kötü günleri geride bırakmayı hedefliyor.Zor dönemlerden geçen ve 3. Lig'e kadar düşen yeşil-beyazlılar, bu sezon yükseldikleri Trendyol 1. Lig'de de hedefe ulaşarak yeniden Süper Lig'e çıkmanın hesaplarını yapıyor.Trendyol 1. Lig'in iddialı ekiplerinden yeşil-beyazlılar, sezondaki 6 maçın 5'ini kazanmayı başardı.Ligdeki tek mağlubiyetini deplasmanda Mısırlıcomtr Fatih Karagümrük'e karşı 2-1'lik skorla alan yeşil-beyazlılar, 15 puanla 2. sırada yer alıyor.Bursa temsilcisi, bu sezon 6 maçta rakip fileleri 12 kez havalandırdı.- Iheanacho 6 maçı da boş geçmediYeşil-beyazlı ekibin 6. haftanın sonunda en çok dikkati çeken oyuncusu 29 yaşındaki Nijeryalı forvet Kelechi Iheanacho, bütün maçlarda gol atma sevinci yaşadı.Tüm lig maçlarında tabelayı değiştirmeyi başaran Iheanacho, 8 kez topu ağlarla buluşturdu. Nijeryalı forvet, sezonun ilk haftasında 2-0 kazanılan Bodrum FK maçında ilk golü, ikinci haftasında 1-0 kazanılan Alagöz Holding Iğdır FK maçında skoru belirleyen golü, 2-1 kaybedilen Fatih Karagümrük maçında ise takımının tek golünü attı.Yeşil-beyazlılar, 4. haftadaki Kayserispor ve 6. haftada Manisa FK deplasmanlarında 1-0 geriye düşse de bu maçlardan 2-1 galip ayrılmayı başardı. Bursa temsilcisinin bu galibiyetlerinde önemli rol oynayan Iheanacho, Manisa FK maçında 2 golü de atarken Kayserispor müsabakasında ilk golü kaydetti.Iheanacho, takımının 4-0 kazandığı İstanbulspor maçında ise 2 gol atma sevinci yaşadı.Trendyol 1. Lig'in en çok gol atan oyuncusu konumunda bulunan Nijeryalı golcüyü, Sivasspor'dan Rey Manaj 6 golle takip ediyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bursaspor-da-iheanacho-bos-gecmiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Memişoğlu'ndan Dünya Fizyoterapi Günü mesajı:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-memisoglu-ndan-dunya-fizyoterapi-gunu-mesaji/905581/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-memisoglu-ndan-dunya-fizyoterapi-gunu-mesaji/905581/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:57:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Bilgi, tecrübe ve özverileriyle iyileşme yolculuğunda vatandaşlarımızın yanında olan tüm fizyoterapistlerimizin Dünya Fizyoterapi Günü'nü kutluyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Dünya Fizyoterapi Günü'nü kutladı.Memişoğlu, Dünya Fizyoterapi Günü dolayısıyla NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:Nice güzel adımın atılmasına emek veren kıymetli fizyoterapistlerimiz... Bilgi, tecrübe ve özverileriyle iyileşme yolculuğunda vatandaşlarımızın yanında olan tüm fizyoterapistlerimizin Dünya Fizyoterapi Günü'nü kutluyorum. İyi ki varsınız.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Dünya Fizyoterapi Günü'nü kutladı.Memişoğlu, Dünya Fizyoterapi Günü dolayısıyla NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:Nice güzel adımın atılmasına emek veren kıymetli fizyoterapistlerimiz... Bilgi, tecrübe ve özverileriyle iyileşme yolculuğunda vatandaşlarımızın yanında olan tüm fizyoterapistlerimizin Dünya Fizyoterapi Günü'nü kutluyorum. İyi ki varsınız.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bakan-memisoglu-ndan-dunya-fizyoterapi-gunu-mesaji.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İşiten, işitmeyen, gören ve görmeyen çocukları aynı ekranda buluşturan çizgi film: Gigi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/isiten-isitmeyen-goren-ve-gormeyen-cocuklari-ayni-ekranda-bulusturan-cizgi-film-gigi/905580/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/isiten-isitmeyen-goren-ve-gormeyen-cocuklari-ayni-ekranda-bulusturan-cizgi-film-gigi/905580/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:51:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / İşitme engelli çizgi film karakteri Gigi, işaret dili, seslendirme, alt yazı ve doğal akışa yerleştirilen betimlemelerle farklı erişim ihtiyaçlarına sahip çocukların aynı içeriği eş zamanlı takip edebilmesini amaçlıyor - Projenin yönetmeni ve senaristi Suat Emuce: - Farklılıklarımızı birbirimizin yüzüne vurduğumuz değil, bunları hayatın içerisinde bir renk olarak kuşatabildiğimiz bir dünya istedik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : ŞULE ÖZKAN - Yönetmen ve senarist Suat Emuce'nin hayata geçirdiği işitme engelli çizgi film karakteri Gigi, işaret dili, seslendirme, alt yazı ve görsel betimlemeyi hikayenin doğal akışına dahil ederek farklı erişim ihtiyaçlarına sahip çocuklarla işiten çocukları aynı çizgi film dünyasında buluşturuyor.Sosyal medya platformlarında izleyiciyle buluşan Gigi, işitme ve görme engelli çocukların hikayeyi diğer çocuklarla birlikte deneyimleyebilmesini amaçlıyor.Hikaye boyunca işaret diliyle iletişim kuran Gigi'nin replikleri aynı zamanda seslendirilip alt yazıyla desteklenirken, görme engelli çocukların ihtiyaç duyduğu görsel bilgiler de diyalogların doğal akışı içinde aktarılıyor. Böylece erişilebilirlik, içeriğe sonradan eklenen bir unsur olmaktan çıkarılarak hikayenin doğrudan bir parçası haline getiriliyor.Gigi, çocuklara yönelik erişilebilir içeriklerde yaygın olarak kullanılan ekranın köşesine işaret dili tercümanı yerleştirilmesi veya görsel unsurların ayrıca sesli betimlemeyle aktarılması gibi yöntemlerin ötesine geçerek, tüm çocukların hikayeyi aynı anlatı içinde deneyimleyebilmesini hedefliyor.- Farklılıklarımızı hayatın içinde bir renk olarak kuşatabildiğimiz bir dünya hayal ettikGigi projesinin yönetmeni ve senaristi Emuce, AA muhabirine, klasik medya içeriklerinin çoğunlukla gören ve duyan izleyiciler dikkate alınarak üretildiğini, erişilebilirlik uygulamalarının ise çoğu zaman içeriğe sonradan eklenen unsurlar olarak kaldığını anlattı.Emuce, Gigi ile erişilebilirliği yapım sürecinin en başından itibaren hikayenin bir parçası olarak ele almayı amaçladıklarını vurguladı.Özellikle çocuklara yönelik tam erişilebilir içerik konusunda ciddi bir eksik bulunduğunu belirten Emuce, yaklaşık 7-8 yıl önce işaret dili tercümanı ve belgesel yapımcısı Nurben Kendirli ile duyan, duymayan, gören ve görmeyen herkesin aynı anda izleyebileceği bir içerik geliştirme fikriyle yola çıktıklarını söyledi.Emuce, o dönemde bu fikri anlattıkları medya profesyonellerinden sık sık Bu nasıl olabilir? sorusunu duyduklarını, belgesel ve aktüel programlarda farklı yöntemler denedikten sonra aynı yaklaşımı çocuk içeriklerine taşımaya karar verdiklerini ifade etti.Gigi'nin sosyal medyada paylaşılmaya başlamasının ardından yalnızca engelli çocuklardan değil, farklı çocuk gruplarından da ilgi gördüğünü dile getiren Emuce, Birlikte yaşama kültürü, beraber eğlenebilme ve birbirimizi kabullenebilme üzerine bir dünya hayal ettik. Farklılıklarımızı birbirimizin yüzüne vurduğumuz değil, bunları hayatın içerisinde bir renk olarak kuşatabildiğimiz bir dünya istedik. dedi.Çocukların aynı ekrana bakıp aynı anda eğlenebilmesini projenin en önemli hedeflerinden biri olarak gördüklerini söyleyen Emuce, erişilebilirliğin yalnızca teknik bir düzenleme olmadığını, çocukların birlikte vakit geçirmesini ve birbirlerinin farklılıklarını doğal biçimde görmesini sağlayan bir yaklaşım olduğunu belirtti.Emuce, Bütün çocuklarımız aynı perdeye, aynı ekrana bakarak beraberce eğlenecekler, beraberce patlamış mısır yiyecekler, beraberce Gigi ile bir maceraya çıkmış olacaklar. diye konuştu.Erişilebilirlik hikayenin doğal akışına yerleştiriliyorGigi'nin erişilebilirlik özelliklerinin filmin dışına eklenen ayrı unsurlar olarak değil, senaryonun içine yerleştirildiğine dikkati çeken Emuce, örneğin sahnede kocaman gri bir kazan bulunuyorsa, bunun repliğin doğal akışı içinde tarif edildiğini, böylece görme engelli bir çocuğun da sahnedeki temel görsel bilgiyi başka bir kişinin yardımına ihtiyaç duymadan edinebildiğini anlattı.Emuce, bu yöntemle işitme engelli çocukların işaret dilini, işiten çocukların seslendirmeyi, görme engelli çocukların ise doğal diyalogların içine yerleştirilen betimlemeleri takip edebildiğini kaydetti.Gigi'yi Türkiye'nin ve dünyanın ilk tam erişilebilir çizgi film evreni olarak tanımladıklarını belirten Emuce, Çocuklarımız herhangi bir ebeveynine, arkadaşına ihtiyaç duymadan sinemada veya ekranda bu filmi izleyebilmiş olacak. ifadesini kullandı.Gigi&#039;nin ilk uluslararası durağı Tacikistan olduGigi'nin ilk uluslararası yolculuğunun TİKA işbirliğiyle Tacikistan'a gerçekleştirildiğini anlatan Emuce, karakterin burada bir hafta boyunca çocuklarla çeşitli etkinliklerde buluştuğunu ve ziyaretin ardından Gigi Tacikistan'da adlı yaklaşık 10 dakikalık animasyon filminin hazırlandığını aktardı.Emuce, Türkçe seslendirme ve Türk işaret dilinin yanı sıra Tacikçe seslendirme ve Tacik işaret diliyle hazırlanan filmin Duşanbe'de çocuklarla buluştuğunu belirterek, yapımın Tacik işaret diliyle hazırlanan ilk çizgi film olma özelliği taşıdığını söyledi.Gösterimlerdeki ilginin kendilerini çok mutlu ettiğini dile getiren Emuce, Bazı çocuklarımız ilk kez çizgi film izlemiş oldu. Ekranda bir çizgi film var ama anlayamadığı için o çizgi filmi izlememeyi tercih etmiş. İlk kez çocuklarımız heyecanla, coşkuyla, tebessümle, hatta gözlerini kırpmadan Gigi'yi izlediler. diye konuştu.Gigi'nin ekim başından itibaren 81 ilde çocuklarla buluşturulmasının planlandığı bilgisini veren Emuce, karakterin 2027'de yeni içeriklerle ve farklı coğrafyalarla yolculuğunu sürdürmesinin hedeflendiğini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : ŞULE ÖZKAN - Yönetmen ve senarist Suat Emuce'nin hayata geçirdiği işitme engelli çizgi film karakteri Gigi, işaret dili, seslendirme, alt yazı ve görsel betimlemeyi hikayenin doğal akışına dahil ederek farklı erişim ihtiyaçlarına sahip çocuklarla işiten çocukları aynı çizgi film dünyasında buluşturuyor.Sosyal medya platformlarında izleyiciyle buluşan Gigi, işitme ve görme engelli çocukların hikayeyi diğer çocuklarla birlikte deneyimleyebilmesini amaçlıyor.Hikaye boyunca işaret diliyle iletişim kuran Gigi'nin replikleri aynı zamanda seslendirilip alt yazıyla desteklenirken, görme engelli çocukların ihtiyaç duyduğu görsel bilgiler de diyalogların doğal akışı içinde aktarılıyor. Böylece erişilebilirlik, içeriğe sonradan eklenen bir unsur olmaktan çıkarılarak hikayenin doğrudan bir parçası haline getiriliyor.Gigi, çocuklara yönelik erişilebilir içeriklerde yaygın olarak kullanılan ekranın köşesine işaret dili tercümanı yerleştirilmesi veya görsel unsurların ayrıca sesli betimlemeyle aktarılması gibi yöntemlerin ötesine geçerek, tüm çocukların hikayeyi aynı anlatı içinde deneyimleyebilmesini hedefliyor.- Farklılıklarımızı hayatın içinde bir renk olarak kuşatabildiğimiz bir dünya hayal ettikGigi projesinin yönetmeni ve senaristi Emuce, AA muhabirine, klasik medya içeriklerinin çoğunlukla gören ve duyan izleyiciler dikkate alınarak üretildiğini, erişilebilirlik uygulamalarının ise çoğu zaman içeriğe sonradan eklenen unsurlar olarak kaldığını anlattı.Emuce, Gigi ile erişilebilirliği yapım sürecinin en başından itibaren hikayenin bir parçası olarak ele almayı amaçladıklarını vurguladı.Özellikle çocuklara yönelik tam erişilebilir içerik konusunda ciddi bir eksik bulunduğunu belirten Emuce, yaklaşık 7-8 yıl önce işaret dili tercümanı ve belgesel yapımcısı Nurben Kendirli ile duyan, duymayan, gören ve görmeyen herkesin aynı anda izleyebileceği bir içerik geliştirme fikriyle yola çıktıklarını söyledi.Emuce, o dönemde bu fikri anlattıkları medya profesyonellerinden sık sık Bu nasıl olabilir? sorusunu duyduklarını, belgesel ve aktüel programlarda farklı yöntemler denedikten sonra aynı yaklaşımı çocuk içeriklerine taşımaya karar verdiklerini ifade etti.Gigi'nin sosyal medyada paylaşılmaya başlamasının ardından yalnızca engelli çocuklardan değil, farklı çocuk gruplarından da ilgi gördüğünü dile getiren Emuce, Birlikte yaşama kültürü, beraber eğlenebilme ve birbirimizi kabullenebilme üzerine bir dünya hayal ettik. Farklılıklarımızı birbirimizin yüzüne vurduğumuz değil, bunları hayatın içerisinde bir renk olarak kuşatabildiğimiz bir dünya istedik. dedi.Çocukların aynı ekrana bakıp aynı anda eğlenebilmesini projenin en önemli hedeflerinden biri olarak gördüklerini söyleyen Emuce, erişilebilirliğin yalnızca teknik bir düzenleme olmadığını, çocukların birlikte vakit geçirmesini ve birbirlerinin farklılıklarını doğal biçimde görmesini sağlayan bir yaklaşım olduğunu belirtti.Emuce, Bütün çocuklarımız aynı perdeye, aynı ekrana bakarak beraberce eğlenecekler, beraberce patlamış mısır yiyecekler, beraberce Gigi ile bir maceraya çıkmış olacaklar. diye konuştu.Erişilebilirlik hikayenin doğal akışına yerleştiriliyorGigi'nin erişilebilirlik özelliklerinin filmin dışına eklenen ayrı unsurlar olarak değil, senaryonun içine yerleştirildiğine dikkati çeken Emuce, örneğin sahnede kocaman gri bir kazan bulunuyorsa, bunun repliğin doğal akışı içinde tarif edildiğini, böylece görme engelli bir çocuğun da sahnedeki temel görsel bilgiyi başka bir kişinin yardımına ihtiyaç duymadan edinebildiğini anlattı.Emuce, bu yöntemle işitme engelli çocukların işaret dilini, işiten çocukların seslendirmeyi, görme engelli çocukların ise doğal diyalogların içine yerleştirilen betimlemeleri takip edebildiğini kaydetti.Gigi'yi Türkiye'nin ve dünyanın ilk tam erişilebilir çizgi film evreni olarak tanımladıklarını belirten Emuce, Çocuklarımız herhangi bir ebeveynine, arkadaşına ihtiyaç duymadan sinemada veya ekranda bu filmi izleyebilmiş olacak. ifadesini kullandı.Gigi&#039;nin ilk uluslararası durağı Tacikistan olduGigi'nin ilk uluslararası yolculuğunun TİKA işbirliğiyle Tacikistan'a gerçekleştirildiğini anlatan Emuce, karakterin burada bir hafta boyunca çocuklarla çeşitli etkinliklerde buluştuğunu ve ziyaretin ardından Gigi Tacikistan'da adlı yaklaşık 10 dakikalık animasyon filminin hazırlandığını aktardı.Emuce, Türkçe seslendirme ve Türk işaret dilinin yanı sıra Tacikçe seslendirme ve Tacik işaret diliyle hazırlanan filmin Duşanbe'de çocuklarla buluştuğunu belirterek, yapımın Tacik işaret diliyle hazırlanan ilk çizgi film olma özelliği taşıdığını söyledi.Gösterimlerdeki ilginin kendilerini çok mutlu ettiğini dile getiren Emuce, Bazı çocuklarımız ilk kez çizgi film izlemiş oldu. Ekranda bir çizgi film var ama anlayamadığı için o çizgi filmi izlememeyi tercih etmiş. İlk kez çocuklarımız heyecanla, coşkuyla, tebessümle, hatta gözlerini kırpmadan Gigi'yi izlediler. diye konuştu.Gigi'nin ekim başından itibaren 81 ilde çocuklarla buluşturulmasının planlandığı bilgisini veren Emuce, karakterin 2027'de yeni içeriklerle ve farklı coğrafyalarla yolculuğunu sürdürmesinin hedeflendiğini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/isiten-isitmeyen-goren-ve-gormeyen-cocuklari-ayni-ekranda-bulusturan-cizgi-film-gigi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fransa'da aşırı sağcı milletvekilinin başörtüsünü tahkir eden paylaşımına suç duyurusu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fransa-da-asiri-sagci-milletvekilinin-basortusunu-tahkir-eden-paylasimina-suc-duyurusu/905579/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fransa-da-asiri-sagci-milletvekilinin-basortusunu-tahkir-eden-paylasimina-suc-duyurusu/905579/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:51:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ile-De-France / Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi Milletvekili Julien Odoul'un başörtüsünü tahkir eden paylaşımıyla ilgili suç duyurusunda bulunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ile-De-France Haberleri : Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi Milletvekili Julien Odoul'un başörtüsünü tahkir eden paylaşımıyla ilgili suç duyurusunda bulunuldu.Odoul'un başörtüsünü tahkir eden sosyal medya paylaşımı tepki çekmeye devam ediyor.Fransa'da Yeşiller Partisi (EELV) Milletvekili Sabrina Sebaihi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Odoul'un başörtülü bir kadının resmini yapay zekayla değiştirmesinin ardından Paris Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu belirtti.Sebaihi, Orijinal resimde, bu genç kadın başörtüsü takıyor ve uzun bir kıyafet giyiyordu. ifadesini kullanarak, bu resmin yapay zekayla oluşturulan ve kamuoyuna açık şekilde paylaşılan versiyonunda, genç kadının başörtüsünün olmadığını ve kıyafetlerinin değiştirildiğini aktardı.Yapay zekayla üretilen resmin Odoul tarafından Fransız özgürlüğü yazısıyla paylaşıldığını belirten Sebaihi, bu değişimin yalnızca basit bir resimle ilgili olmadığını, bir kadının görünüşünün ve dini aidiyetinin hedef alındığını vurguladı.Sebaihi, genç kadının rızası olmadan yapılan bu değişimi RN Partisinin ırkçı bir tasviri olarak nitelendirerek, Son günlerde, Ulusal Birlik'in kamusal alanda başörtüsü takmayı yasaklamayı ve cezalandırmayı amaçlayan ırkçı, cinsiyetçi ve Müslüman karşıtı söylemlerinde büyük bir artış gözlemliyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Fransız milletvekili Sebaihi, Yapay zeka, kendi özgürlük anlayışlarını kadınlara daha etkili şekilde dayatmak için kadınların bedenini kontrol etmek isteyenlerin bir aracı haline asla gelmemeli. ifadesini kullandı.Fransa&#039;da başörtüsü yasağı tartışmalarıFransa'da kamusal alanda başörtüsü takmayı yasaklamak, aşırı sağcı partinin seçim vaatleri arasında yer alıyor. RN Partisi, seçimi kazanması halinde, başörtüsü yasağını referandumla geçirmeyi planlıyor.Fransız Le Parisien gazetesi, başörtüsü yasağı tartışmalarına ilişkin internet sitesinde yayımladığı haberde, başörtülü bir genç kadının fotoğrafını da kullanmıştı. Bu fotoğraf, sosyal medyada birçok kez paylaşılmıştı.Odoul, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, söz konusu fotoğrafın yapay zekayla değiştirilmiş halini 5 Eylül'de paylaşmıştı.Fransa'da bir kişinin görüntüsünün yer aldığı resmi rızası olmadan montajlayarak başkalarıyla paylaşan kişi, 1 yıl hapis ve 15 bin avro para cezasına çarptırılabilir. Kişi, bu suçu internet ortamındaki bir iletişim hizmeti aracıyla işlerse, o zaman 2 yıl hapis ve 45 bin avro para cezası alabilir.Odoul, Besançon kentinde 11 Ekim 2019'da bir toplantıda, refakatçi anneden oğlunun yanında başörtüsünü çıkarmasını istemiş ve sözlü saldırıda bulunmuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ile-De-France Haberleri : Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi Milletvekili Julien Odoul'un başörtüsünü tahkir eden paylaşımıyla ilgili suç duyurusunda bulunuldu.Odoul'un başörtüsünü tahkir eden sosyal medya paylaşımı tepki çekmeye devam ediyor.Fransa'da Yeşiller Partisi (EELV) Milletvekili Sabrina Sebaihi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Odoul'un başörtülü bir kadının resmini yapay zekayla değiştirmesinin ardından Paris Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu belirtti.Sebaihi, Orijinal resimde, bu genç kadın başörtüsü takıyor ve uzun bir kıyafet giyiyordu. ifadesini kullanarak, bu resmin yapay zekayla oluşturulan ve kamuoyuna açık şekilde paylaşılan versiyonunda, genç kadının başörtüsünün olmadığını ve kıyafetlerinin değiştirildiğini aktardı.Yapay zekayla üretilen resmin Odoul tarafından Fransız özgürlüğü yazısıyla paylaşıldığını belirten Sebaihi, bu değişimin yalnızca basit bir resimle ilgili olmadığını, bir kadının görünüşünün ve dini aidiyetinin hedef alındığını vurguladı.Sebaihi, genç kadının rızası olmadan yapılan bu değişimi RN Partisinin ırkçı bir tasviri olarak nitelendirerek, Son günlerde, Ulusal Birlik'in kamusal alanda başörtüsü takmayı yasaklamayı ve cezalandırmayı amaçlayan ırkçı, cinsiyetçi ve Müslüman karşıtı söylemlerinde büyük bir artış gözlemliyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Fransız milletvekili Sebaihi, Yapay zeka, kendi özgürlük anlayışlarını kadınlara daha etkili şekilde dayatmak için kadınların bedenini kontrol etmek isteyenlerin bir aracı haline asla gelmemeli. ifadesini kullandı.Fransa&#039;da başörtüsü yasağı tartışmalarıFransa'da kamusal alanda başörtüsü takmayı yasaklamak, aşırı sağcı partinin seçim vaatleri arasında yer alıyor. RN Partisi, seçimi kazanması halinde, başörtüsü yasağını referandumla geçirmeyi planlıyor.Fransız Le Parisien gazetesi, başörtüsü yasağı tartışmalarına ilişkin internet sitesinde yayımladığı haberde, başörtülü bir genç kadının fotoğrafını da kullanmıştı. Bu fotoğraf, sosyal medyada birçok kez paylaşılmıştı.Odoul, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, söz konusu fotoğrafın yapay zekayla değiştirilmiş halini 5 Eylül'de paylaşmıştı.Fransa'da bir kişinin görüntüsünün yer aldığı resmi rızası olmadan montajlayarak başkalarıyla paylaşan kişi, 1 yıl hapis ve 15 bin avro para cezasına çarptırılabilir. Kişi, bu suçu internet ortamındaki bir iletişim hizmeti aracıyla işlerse, o zaman 2 yıl hapis ve 45 bin avro para cezası alabilir.Odoul, Besançon kentinde 11 Ekim 2019'da bir toplantıda, refakatçi anneden oğlunun yanında başörtüsünü çıkarmasını istemiş ve sözlü saldırıda bulunmuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/fransa-da-asiri-sagci-milletvekilinin-basortusunu-tahkir-eden-paylasimina-suc-duyurusu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Ersoy, İslam İşbirliği Teşkilatı Üye Devletleri 1. Müslüman Diaspora Forumu'nda konuştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-ersoy-islam-isbirligi-teskilati-uye-devletleri-1-musluman-diaspora-forumu-nda-konustu/905578/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-ersoy-islam-isbirligi-teskilati-uye-devletleri-1-musluman-diaspora-forumu-nda-konustu/905578/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:51:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Büyük İslam medeniyetinin çocukları olarak bugün, İslamofobiye karşı kullanabileceğimiz en güçlü araçlardan biri yine medeniyetimizin en muhkem bileşenlerinden dil ve kültürdür. dedi.Ersoy, bir otelde düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Üye Devletleri 1. Müslüman Diaspora Forumu'nda yaptığı konuşmada, dünyanın farklı coğrafyalarından ortak bir heyecan ve sorumluluk bilinciyle Türkiye'ye gelen değerli misafirlerle buluşmuş olmayı anlamlı ve kıymetli bulduğunu belirtti.Diaspora kavramının geçmişle bugünü, bugünle geleceği sentezleyen, yeni ve belirleyici bir ilişkiler ağını beraberinde getirdiğini belirten Ersoy, bugün dünyanın dört bir yanında yaşayan milyonlarca Müslümanın bir yandan kendi kültürel ve tarihi köklerini yaşatırken, diğer yandan da içinde bulundukları toplumların değerleriyle etkileşim halinde olduğunu kaydetti.Dünyanın farklı coğrafyalarına yayılmış Müslüman diasporaların, ortak değerler ve kültürel bağlar etrafında bir araya geldiklerinde küresel ölçekte önemli bir yumuşak güç potansiyelini de ortaya koyabildiklerini vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti:Müslüman diasporalar kavramı konjonktürel bir sıkışmışlık içindeki dünya devletlerine ve anlam krizi içindeki dünya halklarına yeni ufukları ve yeni anlam kapılarını işaret etmektedir. Forumumuzun ana temasını oluşturan 'Köklerden Ufuklara' ifadesi, bugün burada neden toplandığımızı çok güçlü biçimde anlatmaktadır. Geçmişten bugüne Müslüman diasporalar, yaşadıkları ülkelerin yalnızca ekonomik kalkınmasına değil, bilimden sanata, girişimcilikten kamu hizmetine kadar hayatın her alanına değer katmış, bilgi ve üretimleriyle toplumların gelişimine yön veren güçlü bir aktör haline gelmiştir. Dünyanın dört bir yanında, emeğini ve üretimini insani olduğu kadar akidevi bir zeminde de inşa etme iradesi taşıyan, muazzam büyüklükte bir insan kaynağı bulunmaktadır. Müslüman toplumların ve diasporaların nitelik ve nicelik açısından barındırdığı zenginliği hatırda tutarken, özgüvenimiz ve ortak değerlerimiz doğrultusunda bu büyük potansiyeli insanlığın ortak geleceğine katkı sunacak bir güce dönüştürme sorumluluğumuz da vardır. Ancak, bu ufukla yaklaştığımızda Müslüman kültür ve medeniyeti doğudan batıya sınırların, dillerin ve coğrafyaların ötesindeki kuşatıcı konumuna ve dünyayı dönüştüren yapısına, eskisinden çok daha güçlü bir şekilde yeniden erişecektir.Gazze, birlikte hareket etme refleksi kazanması hususunda bize büyük bir hatırlatıcı olmalıdırBakan Ersoy, tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen Gazze soykırımının insanlığın ortak vicdanını ve adalet duygusunu sınayan büyük bir imtihan olduğunu ifade etti.Gazze, İslam ülkelerinin ve diasporalarının birbirini kültür, dil, üretim ve tüketim gibi alanlar başta olmak üzere hayatın her alanında derinlikli tanıması ve birlikte hareket etme refleksi kazanması hususunda bize büyük bir hatırlatıcı olmalıdır. diyen Ersoy, Müslüman diasporaların, Filistin mücadelesini dünyaya anlatma konusundaki kritik rolünü yakinen müşahede ettiğini ve bu duruşa çok kıymet verdiklerini söyledi.Kültürün, dilin, üretimin ve bilinçli tüketimin mevcudiyet için ne kadar elzem olduğunun her geçen gün daha iyi anlaşıldığını kaydeden Ersoy, Kültürel kimliğimizi ve dilimizi korumalı, ülkemize, coğrafyamıza ve tüm insanlığa faydalı olacak her alandaki üretimi desteklemenin yollarını hep beraber arayıp bulmalıyız. dedi.Bakan Ersoy, İslamiyet'in sadece manevi ve kişisel bir yolculuk olmadığını, medeniyet, bilim, sanat, edebiyat, mimari, müzik, felsefe, şehir kültürü ve insanlık tarihine yapılmış muazzam katkıların da kaynağı olduğunu belirtti.Ersoy, şunları kaydetti:Büyük İslam medeniyetinin çocukları olarak bugün, İslamofobiye karşı kullanabileceğimiz en güçlü araçlardan biri yine medeniyetimizin en muhkem bileşenlerinden dil ve kültürdür. İçinde sanatı, eğitimi, tarihi, felsefeyi, mimariyi ve siyaseti barındıran bu iki büyük kavramı zamanın ruhuna uygun, zamana ve mekana yeni bir ruh katacak şekilde yeniden ele almamız gerekmektedir. Müslüman ülkeler ve diasporalar olarak, sanattan bilime, siyasetten iş dünyasına kadar hayatın her alanında, değerlerimizden ve birbirimizden güç alabileceğimiz, ortak aklı ve dayanışmayı büyütecek güçlü bir ekosistem inşa etmeyi temel bir ideal haline getirmeliyiz. Amacımız başka ve daha iyi bir dünyanın mümkün olduğu fikrini akıllara, umudunu gönüllere düşürmektir.Dünyanın dört bir yanındaki Müslüman diasporaların gençlerinin birden fazla kültürün kesiştiği bir atmosferin içinde büyüdüğünü belirten Ersoy, isimlerini ve hikayelerini dünyaya duyurabilmeleri için çağa uygun ve güvenilir imkanlar sunduklarını söyledi.Bakan Mehmet Nuri Ersoy, tüm diasporalarda olduğu gibi Müslüman diasporalarda da kültürün, kimliğin ve hatta mevcudiyetin muhafazasının özellikle gençlerin kendi hikayelerini anlatabilmesine ve değerlerini hayatın her alanında görünür kılabilmesine bağlı olduğunu söyledi.Dünyaya yön verecek bir güce sahip olduğumuzu yeniden hatırlamalıyızErsoy, sözlerini şöyle sürdürdü:Birlikte iş üretebildiğimiz, ortak değerler etrafında somut eserler ve başarılar ortaya koyabildiğimiz, hayatın her alanında birbirimize güven ve dayanışma duygusuyla yaslanabildiğimiz ölçüde, dünyaya yön verecek ve geleceği şekillendirecek bir güce sahip olduğumuzu yeniden hatırlamalıyız. Tüm bu altını çizmeye gayret ettiğim konularda artık yapmamız gereken bilgiyi, tecrübeyi ve insan kaynağını birleştirmektir. Bunu başardığımız takdirde, Müslüman diasporalarımızı yaşadıkları ülkelerin ve dünyanın daha güçlü aktörleri haline getirebileceğiz. İnanıyoruz ki farklı kültürler arasında, nesiller arasında, toplumlar ve diller arasında ve tüm insanlık arasında daha önce kurulmamış ve kurulabilecek yeni ilişkiler, söylenmemiş ama söylenmesi gereken sözler ve inşa edilmesi gereken yeni köprüler var. Arzumuz, tüm bunları gerçekleştirmek ve gerçekleştirilmesine vesile olmaktır.Bakan Ersoy, forumun tüm İslam alemi ve dünyanın farklı coğrafyalarındaki Müslüman topluluklar için faydalı, anlamlı ve hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ettiğini sözlerine ekledi.Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcıları Serdar Çam ve Coşkun Yılmaz, Eski Diyanet İşleri Başkanı ve Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Görmez, diplomatlar ve akademisyenler katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Büyük İslam medeniyetinin çocukları olarak bugün, İslamofobiye karşı kullanabileceğimiz en güçlü araçlardan biri yine medeniyetimizin en muhkem bileşenlerinden dil ve kültürdür. dedi.Ersoy, bir otelde düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Üye Devletleri 1. Müslüman Diaspora Forumu'nda yaptığı konuşmada, dünyanın farklı coğrafyalarından ortak bir heyecan ve sorumluluk bilinciyle Türkiye'ye gelen değerli misafirlerle buluşmuş olmayı anlamlı ve kıymetli bulduğunu belirtti.Diaspora kavramının geçmişle bugünü, bugünle geleceği sentezleyen, yeni ve belirleyici bir ilişkiler ağını beraberinde getirdiğini belirten Ersoy, bugün dünyanın dört bir yanında yaşayan milyonlarca Müslümanın bir yandan kendi kültürel ve tarihi köklerini yaşatırken, diğer yandan da içinde bulundukları toplumların değerleriyle etkileşim halinde olduğunu kaydetti.Dünyanın farklı coğrafyalarına yayılmış Müslüman diasporaların, ortak değerler ve kültürel bağlar etrafında bir araya geldiklerinde küresel ölçekte önemli bir yumuşak güç potansiyelini de ortaya koyabildiklerini vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti:Müslüman diasporalar kavramı konjonktürel bir sıkışmışlık içindeki dünya devletlerine ve anlam krizi içindeki dünya halklarına yeni ufukları ve yeni anlam kapılarını işaret etmektedir. Forumumuzun ana temasını oluşturan 'Köklerden Ufuklara' ifadesi, bugün burada neden toplandığımızı çok güçlü biçimde anlatmaktadır. Geçmişten bugüne Müslüman diasporalar, yaşadıkları ülkelerin yalnızca ekonomik kalkınmasına değil, bilimden sanata, girişimcilikten kamu hizmetine kadar hayatın her alanına değer katmış, bilgi ve üretimleriyle toplumların gelişimine yön veren güçlü bir aktör haline gelmiştir. Dünyanın dört bir yanında, emeğini ve üretimini insani olduğu kadar akidevi bir zeminde de inşa etme iradesi taşıyan, muazzam büyüklükte bir insan kaynağı bulunmaktadır. Müslüman toplumların ve diasporaların nitelik ve nicelik açısından barındırdığı zenginliği hatırda tutarken, özgüvenimiz ve ortak değerlerimiz doğrultusunda bu büyük potansiyeli insanlığın ortak geleceğine katkı sunacak bir güce dönüştürme sorumluluğumuz da vardır. Ancak, bu ufukla yaklaştığımızda Müslüman kültür ve medeniyeti doğudan batıya sınırların, dillerin ve coğrafyaların ötesindeki kuşatıcı konumuna ve dünyayı dönüştüren yapısına, eskisinden çok daha güçlü bir şekilde yeniden erişecektir.Gazze, birlikte hareket etme refleksi kazanması hususunda bize büyük bir hatırlatıcı olmalıdırBakan Ersoy, tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleşen Gazze soykırımının insanlığın ortak vicdanını ve adalet duygusunu sınayan büyük bir imtihan olduğunu ifade etti.Gazze, İslam ülkelerinin ve diasporalarının birbirini kültür, dil, üretim ve tüketim gibi alanlar başta olmak üzere hayatın her alanında derinlikli tanıması ve birlikte hareket etme refleksi kazanması hususunda bize büyük bir hatırlatıcı olmalıdır. diyen Ersoy, Müslüman diasporaların, Filistin mücadelesini dünyaya anlatma konusundaki kritik rolünü yakinen müşahede ettiğini ve bu duruşa çok kıymet verdiklerini söyledi.Kültürün, dilin, üretimin ve bilinçli tüketimin mevcudiyet için ne kadar elzem olduğunun her geçen gün daha iyi anlaşıldığını kaydeden Ersoy, Kültürel kimliğimizi ve dilimizi korumalı, ülkemize, coğrafyamıza ve tüm insanlığa faydalı olacak her alandaki üretimi desteklemenin yollarını hep beraber arayıp bulmalıyız. dedi.Bakan Ersoy, İslamiyet'in sadece manevi ve kişisel bir yolculuk olmadığını, medeniyet, bilim, sanat, edebiyat, mimari, müzik, felsefe, şehir kültürü ve insanlık tarihine yapılmış muazzam katkıların da kaynağı olduğunu belirtti.Ersoy, şunları kaydetti:Büyük İslam medeniyetinin çocukları olarak bugün, İslamofobiye karşı kullanabileceğimiz en güçlü araçlardan biri yine medeniyetimizin en muhkem bileşenlerinden dil ve kültürdür. İçinde sanatı, eğitimi, tarihi, felsefeyi, mimariyi ve siyaseti barındıran bu iki büyük kavramı zamanın ruhuna uygun, zamana ve mekana yeni bir ruh katacak şekilde yeniden ele almamız gerekmektedir. Müslüman ülkeler ve diasporalar olarak, sanattan bilime, siyasetten iş dünyasına kadar hayatın her alanında, değerlerimizden ve birbirimizden güç alabileceğimiz, ortak aklı ve dayanışmayı büyütecek güçlü bir ekosistem inşa etmeyi temel bir ideal haline getirmeliyiz. Amacımız başka ve daha iyi bir dünyanın mümkün olduğu fikrini akıllara, umudunu gönüllere düşürmektir.Dünyanın dört bir yanındaki Müslüman diasporaların gençlerinin birden fazla kültürün kesiştiği bir atmosferin içinde büyüdüğünü belirten Ersoy, isimlerini ve hikayelerini dünyaya duyurabilmeleri için çağa uygun ve güvenilir imkanlar sunduklarını söyledi.Bakan Mehmet Nuri Ersoy, tüm diasporalarda olduğu gibi Müslüman diasporalarda da kültürün, kimliğin ve hatta mevcudiyetin muhafazasının özellikle gençlerin kendi hikayelerini anlatabilmesine ve değerlerini hayatın her alanında görünür kılabilmesine bağlı olduğunu söyledi.Dünyaya yön verecek bir güce sahip olduğumuzu yeniden hatırlamalıyızErsoy, sözlerini şöyle sürdürdü:Birlikte iş üretebildiğimiz, ortak değerler etrafında somut eserler ve başarılar ortaya koyabildiğimiz, hayatın her alanında birbirimize güven ve dayanışma duygusuyla yaslanabildiğimiz ölçüde, dünyaya yön verecek ve geleceği şekillendirecek bir güce sahip olduğumuzu yeniden hatırlamalıyız. Tüm bu altını çizmeye gayret ettiğim konularda artık yapmamız gereken bilgiyi, tecrübeyi ve insan kaynağını birleştirmektir. Bunu başardığımız takdirde, Müslüman diasporalarımızı yaşadıkları ülkelerin ve dünyanın daha güçlü aktörleri haline getirebileceğiz. İnanıyoruz ki farklı kültürler arasında, nesiller arasında, toplumlar ve diller arasında ve tüm insanlık arasında daha önce kurulmamış ve kurulabilecek yeni ilişkiler, söylenmemiş ama söylenmesi gereken sözler ve inşa edilmesi gereken yeni köprüler var. Arzumuz, tüm bunları gerçekleştirmek ve gerçekleştirilmesine vesile olmaktır.Bakan Ersoy, forumun tüm İslam alemi ve dünyanın farklı coğrafyalarındaki Müslüman topluluklar için faydalı, anlamlı ve hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ettiğini sözlerine ekledi.Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcıları Serdar Çam ve Coşkun Yılmaz, Eski Diyanet İşleri Başkanı ve Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Görmez, diplomatlar ve akademisyenler katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bakan-ersoy-islam-isbirligi-teskilati-uye-devletleri-1-musluman-diaspora-forumu-nda-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Eğirdir Gölü'nün su kaynaklarına yağış desteği hedefleniyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/egirdir-golu-nun-su-kaynaklarina-yagis-destegi-hedefleniyor/905577/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/egirdir-golu-nun-su-kaynaklarina-yagis-destegi-hedefleniyor/905577/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:51:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Isparta / Isparta'nın Eğirdir ilçesindeki gölde su seviyesini artırmaya yönelik yağış artırma ve yağış destekleme teknolojisinin kullanılması planlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Isparta Haberleri : Isparta'nın Eğirdir ilçesindeki gölde su seviyesini artırmaya yönelik yağış artırma ve yağış destekleme teknolojisinin kullanılması planlanıyor.Atmosferik teknolojiler ve hava durumu modifikasyonu (yağış artırma, kuraklıkla mücadele) alanlarında faaliyet gösteren Ulusal Atmosferik İyonizasyon Teknolojileri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (UASIT) üst düzey yöneticisi Burak Akpınar, gazetecilere, Eğirdir Gölü için hazırlanan eylem planına destek bulmak için çalışma başlattıklarını söyledi.ABD'de su stresi yaşayan bölgelerde uygulanan Hava Durumu İyileştirme Teknolojisi Dizisi (Weather Enhancement Technology Array - WETA) çalışmalarının, Eğirdir Gölü Havzası'nda uygulanabilmesi için ABD merkezli Rain Enhancement Technologies Holdco, Inc. firması ile anlaşma yaptıklarını dile getiren Akpınar, bu anlaşma kapsamında ABD'de uygulanan bir teknolojiyi Türkiye'ye transfer ettiklerini belirtti.Teknoloji ile meteorolojik uygunluk analizleri, saha yer seçiminin belirlenmesi, ölçüm altyapısının kurulması, yağış ve nem verilerinin toplanması, radar ve model verilerinin değerlendirilmesi, sistemin uygun koşullarda işletilmesi ve sonuçlarının bağımsız biçimde analiz edilmesinin sağlanacağını anlatan Akpınar, şu bilgileri paylaştı:Sistem mevcut ve uygun meteorolojik koşullarda yağış oluşumunu desteklemeye yönelik. Normalde olmayan bir bulutu veya yağmuru yaratma gibi bir iddiamız yok. Böyle bir şeyin bilimsel olarak mümkün olmadığını biliyoruz. Uygun meteorolojik koşullarda, bulut fiziğine göre yağış meydana gelmesi beklenen ancak yağışın gerçekleşmediği bulut sistemlerinde yağış oluşumunu destekliyoruz. Bir nevi mevcut bulutu yağış bırakması için tetikliyoruz.Akpınar, sistemde iyonizasyon teknolojisinin kullanıldığını, uygulamanın radar ve sensörler aracılığıyla çevrim içi olarak takip edildiğini kaydetti.Sistemin kontrollü şekilde açılıp kapatılabildiğini belirten Akpınar, Kışın kar veya yağmur yağışının meydana gelmesi için gerekli bulut ve meteorolojik şartlar oluşuyor ancak yağış gerçekleşmiyorsa bu sistem, mevcut bulutun yağış bırakmasını destekleyen bir yapı olarak çalışıyor. diye konuştu.Eğirdir Gölü'ndeki su seviyesinin son yıllarda önemli ölçüde gerilediğine dikkati çeken Akpınar, sistem ile mevcut yağışlara ek olarak kar ve yağmur yağışlarının desteklenmesinin havzaya olumlu katkı sağlayabileceğini bildirdi.Burak Akpınar, sistemin, ilgili kurumlardan gerekli onay belgelerini aldıktan sonra uygulanacağını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Isparta Haberleri : Isparta'nın Eğirdir ilçesindeki gölde su seviyesini artırmaya yönelik yağış artırma ve yağış destekleme teknolojisinin kullanılması planlanıyor.Atmosferik teknolojiler ve hava durumu modifikasyonu (yağış artırma, kuraklıkla mücadele) alanlarında faaliyet gösteren Ulusal Atmosferik İyonizasyon Teknolojileri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (UASIT) üst düzey yöneticisi Burak Akpınar, gazetecilere, Eğirdir Gölü için hazırlanan eylem planına destek bulmak için çalışma başlattıklarını söyledi.ABD'de su stresi yaşayan bölgelerde uygulanan Hava Durumu İyileştirme Teknolojisi Dizisi (Weather Enhancement Technology Array - WETA) çalışmalarının, Eğirdir Gölü Havzası'nda uygulanabilmesi için ABD merkezli Rain Enhancement Technologies Holdco, Inc. firması ile anlaşma yaptıklarını dile getiren Akpınar, bu anlaşma kapsamında ABD'de uygulanan bir teknolojiyi Türkiye'ye transfer ettiklerini belirtti.Teknoloji ile meteorolojik uygunluk analizleri, saha yer seçiminin belirlenmesi, ölçüm altyapısının kurulması, yağış ve nem verilerinin toplanması, radar ve model verilerinin değerlendirilmesi, sistemin uygun koşullarda işletilmesi ve sonuçlarının bağımsız biçimde analiz edilmesinin sağlanacağını anlatan Akpınar, şu bilgileri paylaştı:Sistem mevcut ve uygun meteorolojik koşullarda yağış oluşumunu desteklemeye yönelik. Normalde olmayan bir bulutu veya yağmuru yaratma gibi bir iddiamız yok. Böyle bir şeyin bilimsel olarak mümkün olmadığını biliyoruz. Uygun meteorolojik koşullarda, bulut fiziğine göre yağış meydana gelmesi beklenen ancak yağışın gerçekleşmediği bulut sistemlerinde yağış oluşumunu destekliyoruz. Bir nevi mevcut bulutu yağış bırakması için tetikliyoruz.Akpınar, sistemde iyonizasyon teknolojisinin kullanıldığını, uygulamanın radar ve sensörler aracılığıyla çevrim içi olarak takip edildiğini kaydetti.Sistemin kontrollü şekilde açılıp kapatılabildiğini belirten Akpınar, Kışın kar veya yağmur yağışının meydana gelmesi için gerekli bulut ve meteorolojik şartlar oluşuyor ancak yağış gerçekleşmiyorsa bu sistem, mevcut bulutun yağış bırakmasını destekleyen bir yapı olarak çalışıyor. diye konuştu.Eğirdir Gölü'ndeki su seviyesinin son yıllarda önemli ölçüde gerilediğine dikkati çeken Akpınar, sistem ile mevcut yağışlara ek olarak kar ve yağmur yağışlarının desteklenmesinin havzaya olumlu katkı sağlayabileceğini bildirdi.Burak Akpınar, sistemin, ilgili kurumlardan gerekli onay belgelerini aldıktan sonra uygulanacağını sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/egirdir-golu-nun-su-kaynaklarina-yagis-destegi-hedefleniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kocaeli'de cankurtaranlar yaz sezonunda 527 kişiyi boğulmaktan kurtardı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kocaeli-de-cankurtaranlar-yaz-sezonunda-527-kisiyi-bogulmaktan-kurtardi/905576/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kocaeli-de-cankurtaranlar-yaz-sezonunda-527-kisiyi-bogulmaktan-kurtardi/905576/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:51:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kocaeli / Kocaeli sahillerinde yaz sezonu boyunca görev yapan cankurtaran ekipleri, boğulma tehlikesi geçiren 527 kişiyi kurtardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kocaeli Haberleri : Kocaeli sahillerinde yaz sezonu boyunca görev yapan cankurtaran ekipleri, boğulma tehlikesi geçiren 527 kişiyi kurtardı.Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, belediye ekipleri yaz boyunca sahillerin bakım ve düzenini sağlarken, vatandaşların deniz keyfini güvenli şekilde yaşayabilmesi için de çalışmalarını sürdürdü.Bu kapsamda faaliyet gösteren Kocaeli Sahilleri Su Kazaları Engelleme Merkezi (KOSKEM) ekipleri, sorumluluk alanlarında olası tehlikelere karşı sürekli teyakkuz halinde görev yaptı.Ekipler, 31 Ağustos-6 Eylül tarihlerinde Cebeci'de 24, Kumcağız'da ise 3 kişiyi boğulmaktan kurtardı.Cankurtaranlar, sezon boyunca toplam 527 boğulma vakasına müdahale ederek can kayıplarının önüne geçti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kocaeli Haberleri : Kocaeli sahillerinde yaz sezonu boyunca görev yapan cankurtaran ekipleri, boğulma tehlikesi geçiren 527 kişiyi kurtardı.Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, belediye ekipleri yaz boyunca sahillerin bakım ve düzenini sağlarken, vatandaşların deniz keyfini güvenli şekilde yaşayabilmesi için de çalışmalarını sürdürdü.Bu kapsamda faaliyet gösteren Kocaeli Sahilleri Su Kazaları Engelleme Merkezi (KOSKEM) ekipleri, sorumluluk alanlarında olası tehlikelere karşı sürekli teyakkuz halinde görev yaptı.Ekipler, 31 Ağustos-6 Eylül tarihlerinde Cebeci'de 24, Kumcağız'da ise 3 kişiyi boğulmaktan kurtardı.Cankurtaranlar, sezon boyunca toplam 527 boğulma vakasına müdahale ederek can kayıplarının önüne geçti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kocaeli-de-cankurtaranlar-yaz-sezonunda-527-kisiyi-bogulmaktan-kurtardi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail'de muhalefetin Netanyahu'ya 7 Ekim ihmali tepkisi büyüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-de-muhalefetin-netanyahu-ya-7-ekim-ihmali-tepkisi-buyuyor/905574/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-de-muhalefetin-netanyahu-ya-7-ekim-ihmali-tepkisi-buyuyor/905574/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:48:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İsrail / Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın 7 Ekim 2023'ten yaklaşık 10 gün önce, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu Gazze Şeridi'nden bir operasyon yapılacağı konusunda uyardığı iddialarının ardından İsrail muhalefetinden Netanyahu'ya tepki geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İsrail Haberleri : Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın 7 Ekim 2023'ten yaklaşık 10 gün önce, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu Gazze Şeridi'nden bir operasyon yapılacağı konusunda uyardığı iddialarının ardından İsrail muhalefetinden Netanyahu'ya tepki geldi.Netanyahu'nun seçimlerdeki en büyük rakibi ve anketlerde önde görünen Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı'nı hedef aldı.Eisenkot, Netanyahu'nun İsrail’i kör şekilde felakete sürüklediğini ancak tüm uyarılara rağmen sorumluluktan kaçmak için uyarılmadım yalanına sığındığını belirterek, İsrail Başbakanı'nı eleştirdi.Netanyahu'nun 7 Ekim hakkında düzinelerce uyarı almasına rağmen hepsini görmezden geldiği değerlendirmesinde bulunan Eisenkot, Yeni hükümet kurulur kurulmaz, önceki 10 yılı araştıracak, Netanyahu'nun ne bildiğini ve ne bilmediğini açıklığa kavuşturacak, gerçeğe ulaşacak ve bir sonraki felaketi önleyecek bir devlet soruşturma komisyonu kuracağız. ifadelerini kullandı.Demokratlar Partisi lideri Yair Golan da X hesabından yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun İsrail’e karşı işlediği suçlar nedeniyle hapishanede olması gerektiğini belirterek, 'Beni uyandırmadılar, hikayeleri bitti. O biliyordu, uyarılmıştı. değerlendirmesinde bulundu.Araştırmaların, Netanyahu'nun BAE Devlet Başkanı Bin Zayid'den aldığı uyarıyı kasıtlı şekilde İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) ve ordudan gizlediğini kaydeden Golan, Netanyahu'nun siyasi bekası için uyarılara değil aşırlıkçılara kulak verdiği yorumunu yaptı.Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett de BAE'nin Netanyahu'yu 7 Ekim saldırıları hakkında uyardığı iddialarının doğru olduğunu söyleyerek, Netanyahu, kendi yönetimi sırasında binlerce İsraillinin ölümüne yol açan başarısızlığın kişisel ve doğrudan sorumluluğunu taşımaktadır. ifadelerini kullandı.Netanyahu'nun uyarılara rağmen sahaya inmediğini ve güvenlik birimlerini uyarmadığını kaydeden Bennet, bu ihmalin ceza gerektirdiğini ve bu yüzden Netanyahu’nu gerçeği ortaya çıkaracak bir devlet soruşturma komisyonunun kurulmaması için elinden geleni yaptığını belirtti.İsrail Başbakanlık Ofisi, iddiaları yalanladıİsrail'in Haaretz gazetesinin çok sayıda kaynak ve üst düzey yetkililere dayandırdığı araştırma haberinde, BAE liderinin, Eylül 2023 sonunda Netanyahu ile 45 dakikalık bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği aktarılmıştı.Doğrudan Muhammed bin Zayid'in danışmanına atıfta bulunulan ve telefon görüşmesi hakkında üç üst düzey yabancı yetkiliye bilgi verildiği belirtilen haberde, BAE liderinin İsrail Başbakanı'na, eski Hamas lideri Yahya Sinvar'ın Gazze Şeridi'nde İsrail'e büyük çaplı bir saldırı planladığı uyarısında bulunmasına rağmen Netanyahu'nun bu bilgiyi güvenlik yetkililerine aktarmadığı ve herhangi bir önlem almadığı ileri sürülmüştü.İsrail Başbakanlık Ofisi ise, söz konusu haberi yalanlayarak Netanyahu'nun Muhammed bin Zayid ile görüştüğünü reddetti.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 7 Ekim 2023’teki Aksa Tufanı’na ilişkin Beni uyandırmadılar diyerek kendisini savunurken, eski İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ile İsrail İç İstihbarat Teşkilatı Şin Bet (Şabak) Başkanı Ronen Bar'ı hedef almıştı]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İsrail Haberleri : Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın 7 Ekim 2023'ten yaklaşık 10 gün önce, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu Gazze Şeridi'nden bir operasyon yapılacağı konusunda uyardığı iddialarının ardından İsrail muhalefetinden Netanyahu'ya tepki geldi.Netanyahu'nun seçimlerdeki en büyük rakibi ve anketlerde önde görünen Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı'nı hedef aldı.Eisenkot, Netanyahu'nun İsrail’i kör şekilde felakete sürüklediğini ancak tüm uyarılara rağmen sorumluluktan kaçmak için uyarılmadım yalanına sığındığını belirterek, İsrail Başbakanı'nı eleştirdi.Netanyahu'nun 7 Ekim hakkında düzinelerce uyarı almasına rağmen hepsini görmezden geldiği değerlendirmesinde bulunan Eisenkot, Yeni hükümet kurulur kurulmaz, önceki 10 yılı araştıracak, Netanyahu'nun ne bildiğini ve ne bilmediğini açıklığa kavuşturacak, gerçeğe ulaşacak ve bir sonraki felaketi önleyecek bir devlet soruşturma komisyonu kuracağız. ifadelerini kullandı.Demokratlar Partisi lideri Yair Golan da X hesabından yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun İsrail’e karşı işlediği suçlar nedeniyle hapishanede olması gerektiğini belirterek, 'Beni uyandırmadılar, hikayeleri bitti. O biliyordu, uyarılmıştı. değerlendirmesinde bulundu.Araştırmaların, Netanyahu'nun BAE Devlet Başkanı Bin Zayid'den aldığı uyarıyı kasıtlı şekilde İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) ve ordudan gizlediğini kaydeden Golan, Netanyahu'nun siyasi bekası için uyarılara değil aşırlıkçılara kulak verdiği yorumunu yaptı.Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett de BAE'nin Netanyahu'yu 7 Ekim saldırıları hakkında uyardığı iddialarının doğru olduğunu söyleyerek, Netanyahu, kendi yönetimi sırasında binlerce İsraillinin ölümüne yol açan başarısızlığın kişisel ve doğrudan sorumluluğunu taşımaktadır. ifadelerini kullandı.Netanyahu'nun uyarılara rağmen sahaya inmediğini ve güvenlik birimlerini uyarmadığını kaydeden Bennet, bu ihmalin ceza gerektirdiğini ve bu yüzden Netanyahu’nu gerçeği ortaya çıkaracak bir devlet soruşturma komisyonunun kurulmaması için elinden geleni yaptığını belirtti.İsrail Başbakanlık Ofisi, iddiaları yalanladıİsrail'in Haaretz gazetesinin çok sayıda kaynak ve üst düzey yetkililere dayandırdığı araştırma haberinde, BAE liderinin, Eylül 2023 sonunda Netanyahu ile 45 dakikalık bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği aktarılmıştı.Doğrudan Muhammed bin Zayid'in danışmanına atıfta bulunulan ve telefon görüşmesi hakkında üç üst düzey yabancı yetkiliye bilgi verildiği belirtilen haberde, BAE liderinin İsrail Başbakanı'na, eski Hamas lideri Yahya Sinvar'ın Gazze Şeridi'nde İsrail'e büyük çaplı bir saldırı planladığı uyarısında bulunmasına rağmen Netanyahu'nun bu bilgiyi güvenlik yetkililerine aktarmadığı ve herhangi bir önlem almadığı ileri sürülmüştü.İsrail Başbakanlık Ofisi ise, söz konusu haberi yalanlayarak Netanyahu'nun Muhammed bin Zayid ile görüştüğünü reddetti.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 7 Ekim 2023’teki Aksa Tufanı’na ilişkin Beni uyandırmadılar diyerek kendisini savunurken, eski İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ile İsrail İç İstihbarat Teşkilatı Şin Bet (Şabak) Başkanı Ronen Bar'ı hedef almıştı]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/israil-de-muhalefetin-netanyahu-ya-7-ekim-ihmali-tepkisi-buyuyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasına ilişkin ailelerden açıklama</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kocaeli-de-7-kisinin-oldugu-fabrika-yangini-davasina-iliskin-ailelerden-aciklama/905573/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kocaeli-de-7-kisinin-oldugu-fabrika-yangini-davasina-iliskin-ailelerden-aciklama/905573/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:48:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kocaeli / Yangında hayatını kaybeden Nisa Taşdemir'in annesi Hatun Taşdemir: - Niye öldü çocuklarımız? Bizim ana şefkatimizi elimizden aldılar]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kocaeli Haberleri : Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikası yangını davası öncesi olayda yaşamını yitirenlerin aileleri ve avukatları açıklama yaptı.Aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 5'i tutuklu, 1'i firari 16 sanığın yargılandığı, 7 kamu görevlisinin dosyasının da birleştirildiği davanın 4. duruşması görülüyor.Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki duruşma öncesi açıklama yapan avukat Saruhan Efe Kadayıfçı, kamu görevlilerinin dosyaya dahil olduğu bir tabloyla karşı karşıya olduklarını belirterek, avukatlar, sendikalar ve aileler olarak hem hayatını kaybedenler için hem de benzer olayların bir daha yaşanmaması amacıyla duruşmayı takip edeceklerini söyledi.Yangında hayatını kaybeden Nisa Taşdemir'in annesi Hatun Taşdemir de çocuklarının gerekli güvenlik önlemleri alınmadığı için yaşamını yitirdiğini belirterek, Çocuklarımız ölümü hak etmediler. Niye öldü çocuklarımız? Bizim ana şefkatimizi elimizden aldılar. dedi.Hayatını kaybeden Cansu Esatoğlu'nun babası İbrahim Esatoğlu, adalet istediklerini ifade ederek, çocuklarının can güvenliğinin sağlanamadığını ancak sanıkların, can güvenliği gerekçesiyle Kandıra Cezaevi'nde yargılandığını söyledi.Avukat Mürsel Ünder, davada, yapı kontrol müdürlüğü, zabıta ve belediye yönetiminden sanıkların bulunduğunu, katliamdan sorumlu olan herkesin en alt düzeyden en üst düzeye kadar hesap vermesi için mücadele edeceklerini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kocaeli Haberleri : Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikası yangını davası öncesi olayda yaşamını yitirenlerin aileleri ve avukatları açıklama yaptı.Aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 5'i tutuklu, 1'i firari 16 sanığın yargılandığı, 7 kamu görevlisinin dosyasının da birleştirildiği davanın 4. duruşması görülüyor.Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki duruşma öncesi açıklama yapan avukat Saruhan Efe Kadayıfçı, kamu görevlilerinin dosyaya dahil olduğu bir tabloyla karşı karşıya olduklarını belirterek, avukatlar, sendikalar ve aileler olarak hem hayatını kaybedenler için hem de benzer olayların bir daha yaşanmaması amacıyla duruşmayı takip edeceklerini söyledi.Yangında hayatını kaybeden Nisa Taşdemir'in annesi Hatun Taşdemir de çocuklarının gerekli güvenlik önlemleri alınmadığı için yaşamını yitirdiğini belirterek, Çocuklarımız ölümü hak etmediler. Niye öldü çocuklarımız? Bizim ana şefkatimizi elimizden aldılar. dedi.Hayatını kaybeden Cansu Esatoğlu'nun babası İbrahim Esatoğlu, adalet istediklerini ifade ederek, çocuklarının can güvenliğinin sağlanamadığını ancak sanıkların, can güvenliği gerekçesiyle Kandıra Cezaevi'nde yargılandığını söyledi.Avukat Mürsel Ünder, davada, yapı kontrol müdürlüğü, zabıta ve belediye yönetiminden sanıkların bulunduğunu, katliamdan sorumlu olan herkesin en alt düzeyden en üst düzeye kadar hesap vermesi için mücadele edeceklerini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kocaeli-de-7-kisinin-oldugu-fabrika-yangini-davasina-iliskin-ailelerden-aciklama.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Silahlı saldırıda bir bacağını kaybeden doktor başhekim oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/silahli-saldirida-bir-bacagini-kaybeden-doktor-bashekim-oldu/905572/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/silahli-saldirida-bir-bacagini-kaybeden-doktor-bashekim-oldu/905572/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:45:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Erzincan / Mersin'de 3 yıl önce intern doktorken silahlı saldırıya uğrayan Nida Nur Nergiz, tedavisinin ardından eğitimini tamamlayarak doktor oldu ve Erzincan İl Ambulans Servisi Başhekimi olarak göreve başladı - Erzincan İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin: - Bütün bu süreci değerlendirdiğimizde gerçekten hepimizin gurur duyması gereken, hepimizin gurur duyduğu bir başarı öyküsü ortaya çıktı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Erzincan Haberleri : Mersin'de 2023'te intern doktorken uğradığı silahlı saldırıda bir bacağı ampute edilen 26 yaşındaki Nida Nur Nergiz, tedavisinin ardından eğitimini tamamlayarak doktor oldu ve Erzincan İl Ambulans Servisi Başhekimliği görevine getirildi.Memleketi Erzincan'da yeni görevine başlayan Nergiz, İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin ile Vali Hamza Aydoğdu'yu makamında ziyaret etti. Nergiz'i tebrik eden Vali Aydoğdu, yeni görevi dolayısıyla başarı dileklerini iletti. Nida Nur Nergiz, gazetecilere, 3 yıl önce yaşadığı saldırı sonrası zorlu bir süreç atlattığını söyledi.Göreve Erzincan 112 Komuta Kontrol Merkezi'nde doktor olarak başladığını ve şimdi de İl Ambulans Servisi'nde başhekim olduğunu ifade eden Nergiz, şöyle konuştu:Bu yaşadığım zorlu süreçte çok şükür sağlık durumum elverdiğince ilerledim, buralara geldim. Öncelikle Sayın Valimizin, Cihan hocamızın sayesinde ve ailemin desteğiyle birlikte bugünlere geldim. Bu süreçte yanımda olan herkese çok teşekkür ediyorum. Ben ilk tıp fakültesine başlarken de daha öncesinde de bir amacım, hayattan bir beklentim vardı, insanlara yardımcı olmak. Zorlu olaylar yaşayabiliriz, zorlu süreçler atlatabiliriz ama yani ne olursa olsun, sonuçta bir hayalimiz, isteğimiz var, buna devam ediyoruz. Sevenlerimiz, sevdiğimiz insanlar, ailemiz var. Pes etmek istemedim. Hem kendime bunu yapmak istemem açıkçası hem ailemin beklentisi var, kimseyi üzmek istemem.Hepimizin gurur duyduğu bir başarı öyküsü ortaya çıktıİl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin ise Vali Aydoğdu ile birlikte yaklaşık 2 yıl önce Nergiz'i evinde ziyaret ettiklerini ve bu süreçte maddi ve manevi yanında olduklarını anlattı.Tekin, Bu süreç içinde bizler de İl Sağlık Müdürlüğü olarak elimizden geldiğince her konuda kendisine destek olmaya, bu süreci atlatmasında yanında bulunmaya ve mevcut çalışmış olduğu ortam koşullarını en iyi şekilde sunarak onun da daha sağlıklı bir şekilde hizmet vermesini sağladık. Geldiğimiz bu noktada bugün itibarıyla bir başhekim olarak karşınıza çıkmış oldu. Bütün bu süreci değerlendirdiğimizde gerçekten hepimizin gurur duyması gereken, hepimizin gurur duyduğu bir başarı öyküsü ortaya çıktı. diye konuştu.Nergiz'i azmi ve başarısı nedeniyle tebrik eden Tekin, Gerek süreç içindeki destekleri, gerekse başhekim olarak onayı nedeniyle Sayın Valimizi de bugün ziyaret ettik ve kendisine şükranlarımızı arz ettik. Bundan sonraki süreçte de inşallah Nida kızımıza her türlü desteği verip başhekimliğinde de başarılı olmasını sağlayacağız. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Erzincan Haberleri : Mersin'de 2023'te intern doktorken uğradığı silahlı saldırıda bir bacağı ampute edilen 26 yaşındaki Nida Nur Nergiz, tedavisinin ardından eğitimini tamamlayarak doktor oldu ve Erzincan İl Ambulans Servisi Başhekimliği görevine getirildi.Memleketi Erzincan'da yeni görevine başlayan Nergiz, İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin ile Vali Hamza Aydoğdu'yu makamında ziyaret etti. Nergiz'i tebrik eden Vali Aydoğdu, yeni görevi dolayısıyla başarı dileklerini iletti. Nida Nur Nergiz, gazetecilere, 3 yıl önce yaşadığı saldırı sonrası zorlu bir süreç atlattığını söyledi.Göreve Erzincan 112 Komuta Kontrol Merkezi'nde doktor olarak başladığını ve şimdi de İl Ambulans Servisi'nde başhekim olduğunu ifade eden Nergiz, şöyle konuştu:Bu yaşadığım zorlu süreçte çok şükür sağlık durumum elverdiğince ilerledim, buralara geldim. Öncelikle Sayın Valimizin, Cihan hocamızın sayesinde ve ailemin desteğiyle birlikte bugünlere geldim. Bu süreçte yanımda olan herkese çok teşekkür ediyorum. Ben ilk tıp fakültesine başlarken de daha öncesinde de bir amacım, hayattan bir beklentim vardı, insanlara yardımcı olmak. Zorlu olaylar yaşayabiliriz, zorlu süreçler atlatabiliriz ama yani ne olursa olsun, sonuçta bir hayalimiz, isteğimiz var, buna devam ediyoruz. Sevenlerimiz, sevdiğimiz insanlar, ailemiz var. Pes etmek istemedim. Hem kendime bunu yapmak istemem açıkçası hem ailemin beklentisi var, kimseyi üzmek istemem.Hepimizin gurur duyduğu bir başarı öyküsü ortaya çıktıİl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin ise Vali Aydoğdu ile birlikte yaklaşık 2 yıl önce Nergiz'i evinde ziyaret ettiklerini ve bu süreçte maddi ve manevi yanında olduklarını anlattı.Tekin, Bu süreç içinde bizler de İl Sağlık Müdürlüğü olarak elimizden geldiğince her konuda kendisine destek olmaya, bu süreci atlatmasında yanında bulunmaya ve mevcut çalışmış olduğu ortam koşullarını en iyi şekilde sunarak onun da daha sağlıklı bir şekilde hizmet vermesini sağladık. Geldiğimiz bu noktada bugün itibarıyla bir başhekim olarak karşınıza çıkmış oldu. Bütün bu süreci değerlendirdiğimizde gerçekten hepimizin gurur duyması gereken, hepimizin gurur duyduğu bir başarı öyküsü ortaya çıktı. diye konuştu.Nergiz'i azmi ve başarısı nedeniyle tebrik eden Tekin, Gerek süreç içindeki destekleri, gerekse başhekim olarak onayı nedeniyle Sayın Valimizi de bugün ziyaret ettik ve kendisine şükranlarımızı arz ettik. Bundan sonraki süreçte de inşallah Nida kızımıza her türlü desteği verip başhekimliğinde de başarılı olmasını sağlayacağız. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/silahli-saldirida-bir-bacagini-kaybeden-doktor-bashekim-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
