<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>İsrail saldırısıyla hayallerini kaybeden Filistinli küçük kız, kopan bacağını fotoğraflarda arıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-saldirisiyla-hayallerini-kaybeden-filistinli-kucuk-kiz-kopan-bacagini-fotograflarda-ariyor/893343/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-saldirisiyla-hayallerini-kaybeden-filistinli-kucuk-kiz-kopan-bacagini-fotograflarda-ariyor/893343/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:27:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Gazzeli küçük Cemalat’ın annesi Reşa Dabban: - Hayalleri gitti, çocukluğu elinden alındı. Kızım çok hareketliydi. Koşturmayı, hareket etmeyi, oyun oynamayı çok severdi - Onun tek suçu Gazze’de yaşayan bir çocuk olmak. Şu anda bizim taşıdığımız en büyük ‘suç’ da bu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : GAZZE - Gazze Şeridi’nde ailesinin sığındığı çadırın yakınında düzenlenen saldırıda sol bacağını kaybeden 4 yaşındaki Cemalat Alaa Dabban, eski fotoğraflarına bakarak geçmiş günlerini hatırlamaya çalışıyor.Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze kentinin Et-Tuvam bölgesinde Mayıs 2026’da meydana gelen saldırıda yaralanan Cemalat’ın bazı aile üyeleri de saldırıdan etkilendi. Cemalat saldırının ardından sol bacağını kaybetti, ailesi ise onun yeni koşullara alışabilmesi için çaba gösteriyor.Henüz hayatının ilk yıllarındaki Cemalat için çadırdaki günler artık ailesinin yardımıyla geçirilen uzun saatler ve yeniden öğrenilmesi gereken günlük alışkanlıklarla geçiyor. Bir zamanlar koşup oynayan küçük kız, şimdi hareket edebilmek ve günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için ailesinin desteğine ihtiyaç duyuyor.Cemalat’ın annesi Reşa Dabban, kızının saldırıdan sonraki hayatını ve küçük yaşında karşı karşıya kaldığı zorlukları anlattı.Çocuklarını yedi yıllık bir mücadelenin ardından kucağına alabildiğini aktaran anne Dabban, kızının İsrail’in saldırısı sonucu sol ayağını kaybettiğini ve bacağının ampute edildiğini söyledi.Öncesinde Beyt Lahiya bölgesinde yaşadıklarını ve İsrail saldırıları nedeniyle yerlerinden edildiğini aktaran Gazzeli acılı anne saldırı gününü ve yaşananları şöyle anlattı:Çadırda kalıyorduk. Biz sıradan bir aileydik. İsrail’e karşı herhangi bir eylemimiz yoktu, onlara zarar verecek hiçbir şey de yapmamıştık. O gün sıradan bir gündü. Kahvaltımızı yapmış, çadırda oturuyorduk. Bir anda kaldığımız çadırın hemen yanı doğrudan hedef alındı. Hemen ardından kızımın bacağı parçalandı. Ben de yaralandım, oğlum da yaralandı. Ama Rabbimize şükür, bizim yaralarımız çok şükür atlatabileceğimiz yaralardı. Bu olaydan sağ salim çıktık. Maalesef kızım bacağını kaybetti.Kızının bebekliğinden itibaren çok sevecen ve oyunu seven biri olduğunu belirten Dabban, “Hayalleri gitti, çocukluğu elinden alındı. Kızım çok hareketliydi. Koşturmayı, hareket etmeyi, oyun oynamayı çok severdi.” dedi.Onun tek suçu Gazze’de yaşayan bir çocuk olmakKızının, Mayıs 2026’daki saldırıdan bu yana çadırın kapısından bile tek başına çıkamadığını aktaran Reşa Dabban, küçük Cemalat'ı kucaklarına alıp çıkarmadıkları sürece kendisinin dışarı çıkamadığını vurguladı.Kızının diğer çocuklar ve eskiden olduğu gibi dışarı çıkıp oynayamadığını ve koşamadığını içli içli aktaran anne, duygusal anlar yaşayarak, çocuğunun elinden bütün isteklerinin alındığını, Bu çocuğun yaşananlarda ne günahı vardı? diyerek tepkisini gösterdi.Şu anda kızının bütün hayallerinin yıkıldığını gördüğünü dile getiren acılı anne, Onun tek suçu Gazze’de yaşayan bir çocuk olmak. Şu anda bizim taşıdığımız en büyük ‘suç’ da bu. O daha bir çocuk. Oynamaya, koşmaya, dışarı çıkıp hayatı keşfetmeye hakkı var. Ama şimdi bunların hepsini kaybetti. Artık hayal kurabileceği hiçbir şeyi kalmadı. diye konuştu.Bacağını fotoğrafta arıyorYaşananlardan dolayı çok zorlandığını, kendisinin de yaralı olduğunu hatırlatan Filistinli anne, kızının, ihtiyaçlarını karşılamanın kendisi için de oldukça zorlayıcı olduğunu vurguladı.Cemalat'ın hala bacağını aradığını söyleyen Gazzeli anne, bu yürekleri acıtan durumu şu sözlerle anlattı:Önceki gün babasının telefonunda oynarken saldırıdan önce çekilmiş bir fotoğrafını gördü. Fotoğrafta ağabeyiyle birlikte ayakta duruyor. Beni çağırdı. Ben de korkup hemen yanına gittim, ‘Kızıma ne oldu, bir şey mi oldu, bir yeri mi acıdı?’ diye düşündüm. Bana, ‘Anne, gel, gel.’ dedi. ‘Ne oldu?’ diye sordum. ‘Anne, şu fotoğrafa bak. Bacağım burada. Onu bana uzat, gidip Mahmud’la oynayacağım.’ dedi. Ben de, ‘Anne, bacağın nerede?’ diye sordum. Bana, ‘İşte burada, görmüyor musun, ayakta duruyorum.’ dedi. Ben de ona, ‘Hayır anneciğim, senin bacağın gökyüzünde.’ dedim. ​Ertesi gün uyandığında bana, ‘Anne, sen bana bacağımın yukarıda olduğunu söylememiş miydin?’ dedi. ‘Evet.’ dedim. Bana, ‘İyileşmiş işte, bacağımı getir. Gidip oyun oynamak istiyorum, artık çok sıkıldım.’ dedi. Söyledikleri beni, annesi olarak gerçekten çok zorluyor.”]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : GAZZE - Gazze Şeridi’nde ailesinin sığındığı çadırın yakınında düzenlenen saldırıda sol bacağını kaybeden 4 yaşındaki Cemalat Alaa Dabban, eski fotoğraflarına bakarak geçmiş günlerini hatırlamaya çalışıyor.Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze kentinin Et-Tuvam bölgesinde Mayıs 2026’da meydana gelen saldırıda yaralanan Cemalat’ın bazı aile üyeleri de saldırıdan etkilendi. Cemalat saldırının ardından sol bacağını kaybetti, ailesi ise onun yeni koşullara alışabilmesi için çaba gösteriyor.Henüz hayatının ilk yıllarındaki Cemalat için çadırdaki günler artık ailesinin yardımıyla geçirilen uzun saatler ve yeniden öğrenilmesi gereken günlük alışkanlıklarla geçiyor. Bir zamanlar koşup oynayan küçük kız, şimdi hareket edebilmek ve günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için ailesinin desteğine ihtiyaç duyuyor.Cemalat’ın annesi Reşa Dabban, kızının saldırıdan sonraki hayatını ve küçük yaşında karşı karşıya kaldığı zorlukları anlattı.Çocuklarını yedi yıllık bir mücadelenin ardından kucağına alabildiğini aktaran anne Dabban, kızının İsrail’in saldırısı sonucu sol ayağını kaybettiğini ve bacağının ampute edildiğini söyledi.Öncesinde Beyt Lahiya bölgesinde yaşadıklarını ve İsrail saldırıları nedeniyle yerlerinden edildiğini aktaran Gazzeli acılı anne saldırı gününü ve yaşananları şöyle anlattı:Çadırda kalıyorduk. Biz sıradan bir aileydik. İsrail’e karşı herhangi bir eylemimiz yoktu, onlara zarar verecek hiçbir şey de yapmamıştık. O gün sıradan bir gündü. Kahvaltımızı yapmış, çadırda oturuyorduk. Bir anda kaldığımız çadırın hemen yanı doğrudan hedef alındı. Hemen ardından kızımın bacağı parçalandı. Ben de yaralandım, oğlum da yaralandı. Ama Rabbimize şükür, bizim yaralarımız çok şükür atlatabileceğimiz yaralardı. Bu olaydan sağ salim çıktık. Maalesef kızım bacağını kaybetti.Kızının bebekliğinden itibaren çok sevecen ve oyunu seven biri olduğunu belirten Dabban, “Hayalleri gitti, çocukluğu elinden alındı. Kızım çok hareketliydi. Koşturmayı, hareket etmeyi, oyun oynamayı çok severdi.” dedi.Onun tek suçu Gazze’de yaşayan bir çocuk olmakKızının, Mayıs 2026’daki saldırıdan bu yana çadırın kapısından bile tek başına çıkamadığını aktaran Reşa Dabban, küçük Cemalat'ı kucaklarına alıp çıkarmadıkları sürece kendisinin dışarı çıkamadığını vurguladı.Kızının diğer çocuklar ve eskiden olduğu gibi dışarı çıkıp oynayamadığını ve koşamadığını içli içli aktaran anne, duygusal anlar yaşayarak, çocuğunun elinden bütün isteklerinin alındığını, Bu çocuğun yaşananlarda ne günahı vardı? diyerek tepkisini gösterdi.Şu anda kızının bütün hayallerinin yıkıldığını gördüğünü dile getiren acılı anne, Onun tek suçu Gazze’de yaşayan bir çocuk olmak. Şu anda bizim taşıdığımız en büyük ‘suç’ da bu. O daha bir çocuk. Oynamaya, koşmaya, dışarı çıkıp hayatı keşfetmeye hakkı var. Ama şimdi bunların hepsini kaybetti. Artık hayal kurabileceği hiçbir şeyi kalmadı. diye konuştu.Bacağını fotoğrafta arıyorYaşananlardan dolayı çok zorlandığını, kendisinin de yaralı olduğunu hatırlatan Filistinli anne, kızının, ihtiyaçlarını karşılamanın kendisi için de oldukça zorlayıcı olduğunu vurguladı.Cemalat'ın hala bacağını aradığını söyleyen Gazzeli anne, bu yürekleri acıtan durumu şu sözlerle anlattı:Önceki gün babasının telefonunda oynarken saldırıdan önce çekilmiş bir fotoğrafını gördü. Fotoğrafta ağabeyiyle birlikte ayakta duruyor. Beni çağırdı. Ben de korkup hemen yanına gittim, ‘Kızıma ne oldu, bir şey mi oldu, bir yeri mi acıdı?’ diye düşündüm. Bana, ‘Anne, gel, gel.’ dedi. ‘Ne oldu?’ diye sordum. ‘Anne, şu fotoğrafa bak. Bacağım burada. Onu bana uzat, gidip Mahmud’la oynayacağım.’ dedi. Ben de, ‘Anne, bacağın nerede?’ diye sordum. Bana, ‘İşte burada, görmüyor musun, ayakta duruyorum.’ dedi. Ben de ona, ‘Hayır anneciğim, senin bacağın gökyüzünde.’ dedim. ​Ertesi gün uyandığında bana, ‘Anne, sen bana bacağımın yukarıda olduğunu söylememiş miydin?’ dedi. ‘Evet.’ dedim. Bana, ‘İyileşmiş işte, bacağımı getir. Gidip oyun oynamak istiyorum, artık çok sıkıldım.’ dedi. Söyledikleri beni, annesi olarak gerçekten çok zorluyor.”]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Polat, Yozgat'ta Keklik Üretim İstasyonu'nu ziyaret etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tarim-ve-orman-bakan-yardimcisi-polat-yozgat-ta-keklik-uretim-istasyonu-nu-ziyaret-etti/893340/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tarim-ve-orman-bakan-yardimcisi-polat-yozgat-ta-keklik-uretim-istasyonu-nu-ziyaret-etti/893340/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:18:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Yozgat / Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat, Yozgat'taki Çalatlı Keklik Üretim İstasyonu'nda incelemede bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yozgat Haberleri : Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat, Yozgat'taki Çalatlı Keklik Üretim İstasyonu'nda incelemede bulundu.Çeşitli ziyaretler için kente gelen Polat, ilk olarak Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan'ı ziyaret etti. Ziyarette Valilik Şeref Defteri'ni imzalayan Polat, bir süre Vali Özkan'la görüştü.Daha sonra Çalatlı Keklik Üretim İstasyonu'na geçen Polat ve Özkan, yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.Polat, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Dünya Bankası tarafından fonlanan Türkiye Dayanıklı Peyzaj Entegrasyonu Projesi'nin (TULİP) uygulama sahalarında inceleme yapmak üzere Yozgat'a geldiklerini söyledi.Ziyaretleri kapsamında havzada yürütülen çeşitli projeleri inceleyeceklerini belirten Polat, Çalatlı Keklik Üretim İstasyonumuza geldik. Burada 10 bin kapasiteli bir tesisimiz mevcut. Yaban ve av hayatının sağlıklı döngüsünü sağlamak üzere bu istasyonları kurup keklik ve diğer türleri başka istasyonlarımızda üretiyoruz. Bu tesisimizde bugün itibarıyla 2026 yılı için 7 bin 250 kekliğimiz, başka illerimize dağıtılmak üzere tahsis edilmiş bulunmaktadır. diye konuştu.Polat, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce 2007'de Yozgat'ta kurulan Çalatlı Keklik Üretim İstasyonu'nda bugüne kadar 223 bin kekliğin üretildiğini kaydetti.Vali Özkan ise Yozgat'ın verimli ovaları, yaylaları ve ormanlarıyla Türkiye'nin önemli tarım kentlerinden biri olduğunu, özellikle hububat üretiminde ilk 5 il arasında yer aldığını söyledi.Tarım ve Orman Bakanlığının destekleriyle tarımsal üretimin sürdürülmesi ve tarımsal sanayinin geliştirilmesi için çalıştıklarını anlatan Özkan, TULIP Çekerek Havzası Projesi de bizim için önemli projelerden birisi. Uygulamalarımız hızla devam ediyor ve Bakanlığımız da bu konuda bizlere büyük destek oluyor. Bugün de bakan yardımcımızı özellikle Çekerek Havzası ve havza içerisinde yer alan kırsal yerleşim birimlerindeki çalışmaları değerlendirmek üzere misafir ediyoruz. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Yozgat Haberleri : Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat, Yozgat'taki Çalatlı Keklik Üretim İstasyonu'nda incelemede bulundu.Çeşitli ziyaretler için kente gelen Polat, ilk olarak Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan'ı ziyaret etti. Ziyarette Valilik Şeref Defteri'ni imzalayan Polat, bir süre Vali Özkan'la görüştü.Daha sonra Çalatlı Keklik Üretim İstasyonu'na geçen Polat ve Özkan, yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.Polat, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Dünya Bankası tarafından fonlanan Türkiye Dayanıklı Peyzaj Entegrasyonu Projesi'nin (TULİP) uygulama sahalarında inceleme yapmak üzere Yozgat'a geldiklerini söyledi.Ziyaretleri kapsamında havzada yürütülen çeşitli projeleri inceleyeceklerini belirten Polat, Çalatlı Keklik Üretim İstasyonumuza geldik. Burada 10 bin kapasiteli bir tesisimiz mevcut. Yaban ve av hayatının sağlıklı döngüsünü sağlamak üzere bu istasyonları kurup keklik ve diğer türleri başka istasyonlarımızda üretiyoruz. Bu tesisimizde bugün itibarıyla 2026 yılı için 7 bin 250 kekliğimiz, başka illerimize dağıtılmak üzere tahsis edilmiş bulunmaktadır. diye konuştu.Polat, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce 2007'de Yozgat'ta kurulan Çalatlı Keklik Üretim İstasyonu'nda bugüne kadar 223 bin kekliğin üretildiğini kaydetti.Vali Özkan ise Yozgat'ın verimli ovaları, yaylaları ve ormanlarıyla Türkiye'nin önemli tarım kentlerinden biri olduğunu, özellikle hububat üretiminde ilk 5 il arasında yer aldığını söyledi.Tarım ve Orman Bakanlığının destekleriyle tarımsal üretimin sürdürülmesi ve tarımsal sanayinin geliştirilmesi için çalıştıklarını anlatan Özkan, TULIP Çekerek Havzası Projesi de bizim için önemli projelerden birisi. Uygulamalarımız hızla devam ediyor ve Bakanlığımız da bu konuda bizlere büyük destek oluyor. Bugün de bakan yardımcımızı özellikle Çekerek Havzası ve havza içerisinde yer alan kırsal yerleşim birimlerindeki çalışmaları değerlendirmek üzere misafir ediyoruz. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/tarim-ve-orman-bakan-yardimcisi-polat-yozgat-ta-keklik-uretim-istasyonu-nu-ziyaret-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Piyasalarda gün ortası / 13 Ağustos 2026</title>
      <link>https://www.canligaste.com/piyasalarda-gun-ortasi-13-agustos-2026/893339/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/piyasalarda-gun-ortasi-13-agustos-2026/893339/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:18:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / İstanbul serbest piyasada dolar 47,7760 liradan, avro 55,2390 liradan satılıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,06 değer kazanarak 14.118,26 puana yükseldi.Dün günü 14.110,14 puandan kapatan BIST 100 endeksi, güne 14,05 puan ve yüzde 0,10 artışla 14.124,18 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 8,13 puan ve yüzde 0,06 artışla 14.118,26 puana yükseldi.Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.078,41, en yüksek 14.228,81 puanı gördü.Günün ilk yarısında teknoloji endeksi yüzde 2,97, sanayi endeksi yüzde 0,23 değer kazanırken, mali endeks yüzde 0,45, hizmetler endeksi yüzde 0,54 değer kaybetti.Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 46'sı yükselirken 47'si düştü, 7 tanesi yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri Astor Enerji, ASELSAN, Akbank, Sasa Polyester ile Ereğli Demir ve Çelik oldu.Altının ons fiyatı 4 bin 385 dolarUluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1540, sterlin/dolar paritesi 1,3490 ve dolar/yen paritesi 159,4 düzeyinde seyrediyor.İstanbul serbest piyasada dolar 47,7760 liradan, avro 55,2390 liradan satılıyor.Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,6 azalışla 4 bin 385 dolardan, Londra'da ekim vadeli Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 1,5 düşüşle 87,7 dolardan işlem görüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,06 değer kazanarak 14.118,26 puana yükseldi.Dün günü 14.110,14 puandan kapatan BIST 100 endeksi, güne 14,05 puan ve yüzde 0,10 artışla 14.124,18 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 8,13 puan ve yüzde 0,06 artışla 14.118,26 puana yükseldi.Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.078,41, en yüksek 14.228,81 puanı gördü.Günün ilk yarısında teknoloji endeksi yüzde 2,97, sanayi endeksi yüzde 0,23 değer kazanırken, mali endeks yüzde 0,45, hizmetler endeksi yüzde 0,54 değer kaybetti.Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 46'sı yükselirken 47'si düştü, 7 tanesi yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri Astor Enerji, ASELSAN, Akbank, Sasa Polyester ile Ereğli Demir ve Çelik oldu.Altının ons fiyatı 4 bin 385 dolarUluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1540, sterlin/dolar paritesi 1,3490 ve dolar/yen paritesi 159,4 düzeyinde seyrediyor.İstanbul serbest piyasada dolar 47,7760 liradan, avro 55,2390 liradan satılıyor.Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,6 azalışla 4 bin 385 dolardan, Londra'da ekim vadeli Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 1,5 düşüşle 87,7 dolardan işlem görüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/piyasalarda-gun-ortasi-13-agustos-2026.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, haziran ayı ödemeler dengesi verilerini değerlendirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-haziran-ayi-odemeler-dengesi-verilerini-degerlendirdi/893338/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-haziran-ayi-odemeler-dengesi-verilerini-degerlendirdi/893338/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:15:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, haziranda yıllıklandırılmış cari açığın 38,9 milyar dolar olduğunu belirterek, Enerji ve diğer emtia fiyatlarının yüksek seyri cari denge üzerinde baskı oluştursa da cari açığın sürdürülebilir seviyelerde kalacağını öngörüyoruz. ifadesini kullandı.Şimşek, NSosyal'deki hesabından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haziran ayı ödemeler dengesi verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.Haziranda yıllıklandırılmış cari açığın 38,9 milyar dolar olduğunu aktaran Şimşek, şunları kaydetti:İkinci çeyrek itibarıyla cari açığın milli gelire oranının yaklaşık yüzde 2,3 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Enerji ve diğer emtia fiyatlarının yüksek seyri cari denge üzerinde baskı oluştursa da cari açığın sürdürülebilir seviyelerde kalacağını öngörüyoruz. Dış finansmana erişimdeki güçlü görünüm, program döneminde tesis ettiğimiz güvenin önemli göstergesidir. Son bir yılda dış borç çevirme oranları bankacılık sektöründe yüzde 161, reel sektörde yüzde 246 oldu. Cari dengede elde ettiğimiz kazanımları kalıcı hale getirmek için verimlilik ve dönüşüm odaklı politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, haziranda yıllıklandırılmış cari açığın 38,9 milyar dolar olduğunu belirterek, Enerji ve diğer emtia fiyatlarının yüksek seyri cari denge üzerinde baskı oluştursa da cari açığın sürdürülebilir seviyelerde kalacağını öngörüyoruz. ifadesini kullandı.Şimşek, NSosyal'deki hesabından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haziran ayı ödemeler dengesi verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.Haziranda yıllıklandırılmış cari açığın 38,9 milyar dolar olduğunu aktaran Şimşek, şunları kaydetti:İkinci çeyrek itibarıyla cari açığın milli gelire oranının yaklaşık yüzde 2,3 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Enerji ve diğer emtia fiyatlarının yüksek seyri cari denge üzerinde baskı oluştursa da cari açığın sürdürülebilir seviyelerde kalacağını öngörüyoruz. Dış finansmana erişimdeki güçlü görünüm, program döneminde tesis ettiğimiz güvenin önemli göstergesidir. Son bir yılda dış borç çevirme oranları bankacılık sektöründe yüzde 161, reel sektörde yüzde 246 oldu. Cari dengede elde ettiğimiz kazanımları kalıcı hale getirmek için verimlilik ve dönüşüm odaklı politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-haziran-ayi-odemeler-dengesi-verilerini-degerlendirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fethiye'de tur teknesinde yangın çıktı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fethiye-de-tur-teknesinde-yangin-cikti/893337/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fethiye-de-tur-teknesinde-yangin-cikti/893337/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:15:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya / Muğla'nın Fethiye ilçesinde günlük tur teknesinde çıkan yangına ekipler müdahale ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri : Muğla'nın Fethiye ilçesinde günlük tur teknesinde çıkan yangına ekipler müdahale ediyor.İlçede günübirlik mavi tur düzenlenen teknede, Katrancı Koyu yakınlarında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Alevler kısa sürede tekneye yayıldı.Teknede bulunanlar can yelekleriyle denize atladı.İhbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve deniz polisi ekipleri sevk edildi.Ekiplerin çalışması sonucu 107 kişinin tahliyesi gerçekleştirildi.Yangının söndürülmesi için ekiplerin çalışması sürüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri : Muğla'nın Fethiye ilçesinde günlük tur teknesinde çıkan yangına ekipler müdahale ediyor.İlçede günübirlik mavi tur düzenlenen teknede, Katrancı Koyu yakınlarında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Alevler kısa sürede tekneye yayıldı.Teknede bulunanlar can yelekleriyle denize atladı.İhbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve deniz polisi ekipleri sevk edildi.Ekiplerin çalışması sonucu 107 kişinin tahliyesi gerçekleştirildi.Yangının söndürülmesi için ekiplerin çalışması sürüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/fethiye-de-tur-teknesinde-yangin-cikti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fatih'te tarihi caddelerin çehresi cephe rehabilitasyonuyla yenileniyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fatih-te-tarihi-caddelerin-cehresi-cephe-rehabilitasyonuyla-yenileniyor/893336/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fatih-te-tarihi-caddelerin-cehresi-cephe-rehabilitasyonuyla-yenileniyor/893336/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:15:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan: - Hepsini zemin kat seviyesinin üstünde hiçbir şey bırakmadan temizliyoruz ve bu kısımları da tekrar bir proje kapsamında boyuyoruz. Böylece de çok güzel bir ticari aksımız tekrar canlanmış oluyor. Şu anda 21 binayı bitirdik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Fatih Belediyesince ilçenin önemli ulaşım ve ticaret akslarından Fevzipaşa ve Macar Kardeşler caddelerinde başlatılan cephe rehabilitasyonu çalışması kapsamında, 92 binanın dış cephesinde düzenleme yapılıyor.Akşemsettin, İskenderpaşa, Ali Kuşçu ve Zeyrek mahallelerini kapsayan çalışma kapsamında, binalarda yıllar içerisinde oluşan görsel kirliliğin giderilmesi, niteliksiz eklentilerin kaldırılması ve cephelerin belirlenen proje doğrultusunda yeniden düzenlenmesi amaçlanıyor.Yürütülen çalışmalarla ilgili AA muhabirine açıklamada bulunan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, ilçenin kültürel mirasının önemli bir bölümünü sivil mimari örneklerinin oluşturduğunu belirterek, geçmiş yıllarda Fener-Balat bölgesinde yaklaşık 1000 binanın cephesine müdahalede bulunduklarını söyledi.Bu çalışmaların ardından bölgenin yeniden ilgi görmeye başladığını ifade eden Turan, Fatih Camisi'ne bağlanan Büyük Karaman Caddesi'nde de yüzlerce binada benzer uygulamalar gerçekleştirdiklerini anlattı.Turan, Fevzipaşa ve Macar Kardeşler caddelerinde yürütülen çalışmanın da bu anlayışın devamı olduğunu belirterek, Fevzipaşa ve Macar Kardeşler caddeleri, Edirnekapı'dan başlayıp Vezneciler'e kadar giden Fatih'in en önemli ticari akslarından bir tanesi. Burada tespit ettiğimiz, çok nitelikli binaların yoğun olduğu bir bölgedeyiz. Bu binalar hemen hemen hepsi Son Osmanlı, İlk Cumhuriyet Dönemi mimarisini yansıtan binalar. diye konuştu.Zaman içerisinde binaların cephelerinde tabela, klima, anten ve benzeri niteliksiz eklentilerin oluştuğunu aktaran Turan, bu unsurların düzenlenmesiyle cephelerin özgün görünümünün yeniden ortaya çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti.Turan, bölgedeki çalışmanın toplam 92 binayı kapsadığını bildirerek, şunları kaydetti:Şimdi bütün hepsini zemin kat seviyesinin üstünde hiçbir şey bırakmadan temizliyoruz ve bu kısımları da tekrar bir proje kapsamında boyuyoruz. Böylece de çok güzel bir ticari aksımız tekrar canlanmış oluyor. Şu anda 21 binayı bitirdik. Bu şu demek. Tek tek bu binaların önüne iskelemizi kuruyoruz, tek tek binadaki her bir aykırılığı gideriyoruz ve onların tekrar boya işlemlerini yapıyoruz. Vatandaşlarımız da bu değişimi görüyor. Geçmişteki o heyecanı tekrar uyandırmak istiyoruz.Yaptığımız çalışma yalnızca estetik bir çalışma değilKlimalar, antenler, kablolar, tabelalar ve tentelerin belirli bir düzen içerisinde ele alındığını anlatan Turan, özellikle ticari hareketliliğin yoğun olduğu caddelerde estetik düzenlemenin yanı sıra şehir yaşamının niteliğinin de gözetildiğini ifade etti.Turan, çalışmanın yalnızca binaların boyanmasından ibaret olmadığına işaret ederek, Burası aynı zamanda çok önemli bir ticaret aksı. Dolayısıyla yaptığımız çalışma yalnızca estetik bir çalışma değil. Daha düzenli, daha nitelikli ve insanların yürümekten, alışveriş yapmaktan keyif aldığı bir cadde oluşturmak istiyoruz. dedi.Çalışmaların teknik ekipler tarafından yürütüldüğünü aktaran Turan, belediyenin Koruma Uygulama ve Denetim Birimi (KUDEB) tarafından yapılan değerlendirmelerin yanı sıra gerekli durumlarda bilim kurulu ve koruma kurullarının da sürece dahil edildiğini söyledi.Turan, uygulamaların geçmişe ilişkin görsel ve teknik veriler değerlendirilerek hazırlandığını, bu nedenle çalışmanın multidisipliner bir anlayışla yürütüldüğünü belirtti.Fatih'in tarihi dokusunun yalnızca anıtsal yapılardan oluşmadığını, ilçedeki sivil mimari örneklerinin de kültürel hafızanın önemli parçaları olduğunu ifade eden Turan, çalışmaların esnaf tarafından da olumlu karşılandığını, belediyenin uygulama kapsamında çoğunlukla bina sahiplerinden ücret almadığını, ekiplerin iskeleleri kurarak cephelerdeki düzenlemeleri gerçekleştirdiğini aktardı.Turan, şehir hayatının belirli kurallar çerçevesinde sürdürülmesi gerektiğini, özellikle üst katlarda ve cephelerde görüntü kirliliğine neden olan tabelalara ilişkin düzenlemelerin de yapıldığını kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Fatih Belediyesince ilçenin önemli ulaşım ve ticaret akslarından Fevzipaşa ve Macar Kardeşler caddelerinde başlatılan cephe rehabilitasyonu çalışması kapsamında, 92 binanın dış cephesinde düzenleme yapılıyor.Akşemsettin, İskenderpaşa, Ali Kuşçu ve Zeyrek mahallelerini kapsayan çalışma kapsamında, binalarda yıllar içerisinde oluşan görsel kirliliğin giderilmesi, niteliksiz eklentilerin kaldırılması ve cephelerin belirlenen proje doğrultusunda yeniden düzenlenmesi amaçlanıyor.Yürütülen çalışmalarla ilgili AA muhabirine açıklamada bulunan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, ilçenin kültürel mirasının önemli bir bölümünü sivil mimari örneklerinin oluşturduğunu belirterek, geçmiş yıllarda Fener-Balat bölgesinde yaklaşık 1000 binanın cephesine müdahalede bulunduklarını söyledi.Bu çalışmaların ardından bölgenin yeniden ilgi görmeye başladığını ifade eden Turan, Fatih Camisi'ne bağlanan Büyük Karaman Caddesi'nde de yüzlerce binada benzer uygulamalar gerçekleştirdiklerini anlattı.Turan, Fevzipaşa ve Macar Kardeşler caddelerinde yürütülen çalışmanın da bu anlayışın devamı olduğunu belirterek, Fevzipaşa ve Macar Kardeşler caddeleri, Edirnekapı'dan başlayıp Vezneciler'e kadar giden Fatih'in en önemli ticari akslarından bir tanesi. Burada tespit ettiğimiz, çok nitelikli binaların yoğun olduğu bir bölgedeyiz. Bu binalar hemen hemen hepsi Son Osmanlı, İlk Cumhuriyet Dönemi mimarisini yansıtan binalar. diye konuştu.Zaman içerisinde binaların cephelerinde tabela, klima, anten ve benzeri niteliksiz eklentilerin oluştuğunu aktaran Turan, bu unsurların düzenlenmesiyle cephelerin özgün görünümünün yeniden ortaya çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti.Turan, bölgedeki çalışmanın toplam 92 binayı kapsadığını bildirerek, şunları kaydetti:Şimdi bütün hepsini zemin kat seviyesinin üstünde hiçbir şey bırakmadan temizliyoruz ve bu kısımları da tekrar bir proje kapsamında boyuyoruz. Böylece de çok güzel bir ticari aksımız tekrar canlanmış oluyor. Şu anda 21 binayı bitirdik. Bu şu demek. Tek tek bu binaların önüne iskelemizi kuruyoruz, tek tek binadaki her bir aykırılığı gideriyoruz ve onların tekrar boya işlemlerini yapıyoruz. Vatandaşlarımız da bu değişimi görüyor. Geçmişteki o heyecanı tekrar uyandırmak istiyoruz.Yaptığımız çalışma yalnızca estetik bir çalışma değilKlimalar, antenler, kablolar, tabelalar ve tentelerin belirli bir düzen içerisinde ele alındığını anlatan Turan, özellikle ticari hareketliliğin yoğun olduğu caddelerde estetik düzenlemenin yanı sıra şehir yaşamının niteliğinin de gözetildiğini ifade etti.Turan, çalışmanın yalnızca binaların boyanmasından ibaret olmadığına işaret ederek, Burası aynı zamanda çok önemli bir ticaret aksı. Dolayısıyla yaptığımız çalışma yalnızca estetik bir çalışma değil. Daha düzenli, daha nitelikli ve insanların yürümekten, alışveriş yapmaktan keyif aldığı bir cadde oluşturmak istiyoruz. dedi.Çalışmaların teknik ekipler tarafından yürütüldüğünü aktaran Turan, belediyenin Koruma Uygulama ve Denetim Birimi (KUDEB) tarafından yapılan değerlendirmelerin yanı sıra gerekli durumlarda bilim kurulu ve koruma kurullarının da sürece dahil edildiğini söyledi.Turan, uygulamaların geçmişe ilişkin görsel ve teknik veriler değerlendirilerek hazırlandığını, bu nedenle çalışmanın multidisipliner bir anlayışla yürütüldüğünü belirtti.Fatih'in tarihi dokusunun yalnızca anıtsal yapılardan oluşmadığını, ilçedeki sivil mimari örneklerinin de kültürel hafızanın önemli parçaları olduğunu ifade eden Turan, çalışmaların esnaf tarafından da olumlu karşılandığını, belediyenin uygulama kapsamında çoğunlukla bina sahiplerinden ücret almadığını, ekiplerin iskeleleri kurarak cephelerdeki düzenlemeleri gerçekleştirdiğini aktardı.Turan, şehir hayatının belirli kurallar çerçevesinde sürdürülmesi gerektiğini, özellikle üst katlarda ve cephelerde görüntü kirliliğine neden olan tabelalara ilişkin düzenlemelerin de yapıldığını kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rönesans Gayrimenkul Yatırım'ın net operasyonel geliri 116 milyon avroya ulaştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ronesans-gayrimenkul-yatirim-in-net-operasyonel-geliri-116-milyon-avroya-ulasti/893335/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ronesans-gayrimenkul-yatirim-in-net-operasyonel-geliri-116-milyon-avroya-ulasti/893335/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar: - Güçlü nakit akışımız ve disiplinli bilanço yönetimimiz sayesinde hem mevcut varlıklarımızda değer yaratmaya hem de seçici büyüme fırsatlarını değerlendirmeye devam ediyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Rönesans Gayrimenkul Yatırım AŞ (RGY) 2026'nın ilk yarısında 116 milyon avro operasyonel gelir elde etti.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Rönesans Holding'in ticari gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi RGY, yılın ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını paylaştı. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Şanlıurfa, Samsun ve Kahramanmaraş'ta bulunan 12 alışveriş merkezi ve 4 ofis binasıyla hizmet veren şirket, yaklaşık 737 bin metrekarelik kiralanabilir alanı ve yüzde 99,1 doluluk oranıyla öne çıkıyor. Şirketin düzeltilmiş brüt varlık değeri 4,1 milyar avro olurken, Avrupa Kamu Gayrimenkul Birliği (EPRA) standartlarına göre düzeltilmiş net aktif değeri ise 3,6 milyar avroya yükseldi.RGY'nin portföyündeki kiracıların ciroları da ilk yarıda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 arttı. Portföy genelindeki doluluk oranı yüzde 99,1 seviyesinde korunurken, son 12 aylık ziyaretçi sayısı 114 milyona ulaştı. Yılın ilk yarısında yeniden kiralama ve geliştirme çalışmaları kapsamında toplam 14 bin 250 metrekarelik alanda 75 mağaza açılışı gerçekleştirildi.Rönesans Gayrimenkul Yatırım&#039;ın operasyonel performansı güçlendiAçıklamada görüşlerine yer verilen Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, yılın ilk yarısında düzeltilmiş net operasyonel gelirlerinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 artırarak 116 milyon avroya taşıdıklarını belirtti.Yaşar, söz konusu artışın 12,2 milyon avrosunun mevcut portföyün organik büyümesinden geldiğini, 11 milyon avronun ise geçen yılın ikinci yarısında tamamlanan İzmir Optimum ve Ankara Optimum Outlet satın almalarından kaynaklandığını anlattı.Operasyonel performans ve giderlerde sağlanan optimizasyon sayesinde serbest nakit akışının 82 milyon avroya ulaştığını ifade eden Yaşar, elde edilen sonuçların, portföyün sürdürülebilir gelir yaratma kapasitesi ve büyüme stratejisinin gücünü ortaya koyduğunu kaydetti.Portföy performansı güçlü kiracı karmasıyla destekleniyorYaşar, finansal yapıdaki iyileşmenin büyüme stratejisini desteklediğine işaret ederek, Güçlü nakit akışımız ve disiplinli bilanço yönetimimiz sayesinde hem mevcut varlıklarımızda değer yaratmaya hem de seçici büyüme fırsatlarını değerlendirmeye devam ediyoruz. Borçluluk göstergelerimizdeki iyileşme, şirketimizin ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklılığını güçlendirirken yeni yatırımlar için de önemli bir hareket alanı yaratıyor. değerlendirmesini yaptı. Dinamik kiralama modeli ve aktif varlık yönetimi yaklaşımının portföy performanslarını desteklediğini vurgulayan Yaşar, şunları kaydetti:Tüketici fiyat endeksine ve kiracı cirolarına bağlı kira yapımız, gelirlerimizin enflasyona karşı korunmasını ve reel olarak büyümesini sağlıyor. Güçlü kiracı karmamız, yüksek doluluk oranımız ve aktif kiralama çalışmalarımız sayesinde portföyümüzün performansını sürekli geliştiriyoruz. Kiracı cirolarının hem enflasyonun hem de sektör ortalamasının üzerinde artması, varlıklarımızın güçlü ve dayanıklı yapısını bir kez daha gösteriyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Rönesans Gayrimenkul Yatırım AŞ (RGY) 2026'nın ilk yarısında 116 milyon avro operasyonel gelir elde etti.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Rönesans Holding'in ticari gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi RGY, yılın ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını paylaştı. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Şanlıurfa, Samsun ve Kahramanmaraş'ta bulunan 12 alışveriş merkezi ve 4 ofis binasıyla hizmet veren şirket, yaklaşık 737 bin metrekarelik kiralanabilir alanı ve yüzde 99,1 doluluk oranıyla öne çıkıyor. Şirketin düzeltilmiş brüt varlık değeri 4,1 milyar avro olurken, Avrupa Kamu Gayrimenkul Birliği (EPRA) standartlarına göre düzeltilmiş net aktif değeri ise 3,6 milyar avroya yükseldi.RGY'nin portföyündeki kiracıların ciroları da ilk yarıda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 arttı. Portföy genelindeki doluluk oranı yüzde 99,1 seviyesinde korunurken, son 12 aylık ziyaretçi sayısı 114 milyona ulaştı. Yılın ilk yarısında yeniden kiralama ve geliştirme çalışmaları kapsamında toplam 14 bin 250 metrekarelik alanda 75 mağaza açılışı gerçekleştirildi.Rönesans Gayrimenkul Yatırım&#039;ın operasyonel performansı güçlendiAçıklamada görüşlerine yer verilen Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar, yılın ilk yarısında düzeltilmiş net operasyonel gelirlerinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 artırarak 116 milyon avroya taşıdıklarını belirtti.Yaşar, söz konusu artışın 12,2 milyon avrosunun mevcut portföyün organik büyümesinden geldiğini, 11 milyon avronun ise geçen yılın ikinci yarısında tamamlanan İzmir Optimum ve Ankara Optimum Outlet satın almalarından kaynaklandığını anlattı.Operasyonel performans ve giderlerde sağlanan optimizasyon sayesinde serbest nakit akışının 82 milyon avroya ulaştığını ifade eden Yaşar, elde edilen sonuçların, portföyün sürdürülebilir gelir yaratma kapasitesi ve büyüme stratejisinin gücünü ortaya koyduğunu kaydetti.Portföy performansı güçlü kiracı karmasıyla destekleniyorYaşar, finansal yapıdaki iyileşmenin büyüme stratejisini desteklediğine işaret ederek, Güçlü nakit akışımız ve disiplinli bilanço yönetimimiz sayesinde hem mevcut varlıklarımızda değer yaratmaya hem de seçici büyüme fırsatlarını değerlendirmeye devam ediyoruz. Borçluluk göstergelerimizdeki iyileşme, şirketimizin ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklılığını güçlendirirken yeni yatırımlar için de önemli bir hareket alanı yaratıyor. değerlendirmesini yaptı. Dinamik kiralama modeli ve aktif varlık yönetimi yaklaşımının portföy performanslarını desteklediğini vurgulayan Yaşar, şunları kaydetti:Tüketici fiyat endeksine ve kiracı cirolarına bağlı kira yapımız, gelirlerimizin enflasyona karşı korunmasını ve reel olarak büyümesini sağlıyor. Güçlü kiracı karmamız, yüksek doluluk oranımız ve aktif kiralama çalışmalarımız sayesinde portföyümüzün performansını sürekli geliştiriyoruz. Kiracı cirolarının hem enflasyonun hem de sektör ortalamasının üzerinde artması, varlıklarımızın güçlü ve dayanıklı yapısını bir kez daha gösteriyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Borsa günün ilk yarısında değer kazandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/borsa-gunun-ilk-yarisinda-deger-kazandi/893333/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/borsa-gunun-ilk-yarisinda-deger-kazandi/893333/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,06 değer kazanarak 14.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,06 değer kazanarak 14.118,26 puana yükseldi.Günün ilk yarısında yükseliş eğiliminde hareket eden BIST 100 endeksi, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 8,13 puan ve yüzde 0,06 artışla 14.118,26 puana yükseldi.Toplam işlem hacmi 94,1 milyar lira oldu. Bankacılık endeksi yüzde 0,99, holding endeksi yüzde 0,24 değer kaybetti.Sektör endekslerinden en çok yükselen yüzde 3,92 ile bilişim, en fazla kaybeden ise yüzde 1,77 ile ticaret oldu.Küresel piyasalarda, ABD'de ılımlı gelen enflasyon verilerinin risk iştahını desteklemesine karşın, Orta Doğu'da yeni bir ateşkes konusunda taraflardan henüz net bir açıklama gelmemesi iyimserlikleri sınırlıyor.Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi de Avrupa borsalarına paralel pozitif seyrediyor.Bu gelişmelerin yanı sıra yurt içinde yılın üçüncü Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında TCMB Başkanı Fatih Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28 olarak yukarı yönlü güncellediklerini kaydetti.Analistler, günün geri kalanında yurt içinde para ve banka istatistiklerinin, yurt dışında ise ABD'de ÜFE başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.200 ve 14.300 puanın direnç, 14.000 ve 13.900 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,06 değer kazanarak 14.118,26 puana yükseldi.Günün ilk yarısında yükseliş eğiliminde hareket eden BIST 100 endeksi, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 8,13 puan ve yüzde 0,06 artışla 14.118,26 puana yükseldi.Toplam işlem hacmi 94,1 milyar lira oldu. Bankacılık endeksi yüzde 0,99, holding endeksi yüzde 0,24 değer kaybetti.Sektör endekslerinden en çok yükselen yüzde 3,92 ile bilişim, en fazla kaybeden ise yüzde 1,77 ile ticaret oldu.Küresel piyasalarda, ABD'de ılımlı gelen enflasyon verilerinin risk iştahını desteklemesine karşın, Orta Doğu'da yeni bir ateşkes konusunda taraflardan henüz net bir açıklama gelmemesi iyimserlikleri sınırlıyor.Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi de Avrupa borsalarına paralel pozitif seyrediyor.Bu gelişmelerin yanı sıra yurt içinde yılın üçüncü Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında TCMB Başkanı Fatih Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 28 olarak yukarı yönlü güncellediklerini kaydetti.Analistler, günün geri kalanında yurt içinde para ve banka istatistiklerinin, yurt dışında ise ABD'de ÜFE başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.200 ve 14.300 puanın direnç, 14.000 ve 13.900 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Süper Lig'de sezonun ilk hafta maçlarını yönetecek hakemler açıklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trendyol-1-lig-de-2-hafta-maclarini-yonetecek-hakemler-belli-oldu/893332/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trendyol-1-lig-de-2-hafta-maclarini-yonetecek-hakemler-belli-oldu/893332/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:12:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Trendyol Süper Lig'de yarın başlayacak 2026-2027 sezonunun ilk hafta maçlarını yönetecek hakemler belli oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol Süper Lig'de yarın başlayacak 2026-2027 sezonunun ilk hafta maçlarını yönetecek hakemler belli oldu.Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulunun açıklamasına göre, ligde ilk hafta maçlarında düdük çalacak hakemler şunlar:Yarın:21.30 Galatasaray-Arca Çorum FK: Batuhan Kolak15 Ağustos Cumartesi:19.00 Kasımpaşa-Trabzonspor: Gürcan Hasova19.00 TÜMOSAN Konyaspor-Çaykur Rizespor: Cihan Aydın21.30 Gençlerbirliği-Fenerbahçe: Oğuzhan Aksu21.30 Gaziantep FK-Corendon Alanyaspor: Yasin Kol16 Ağustos Pazar:19.00 İstanbul Başakşehir-Kocaelispor: Mehmet Türkmen21.30 Amed Sportif Faaliyetler-Erzurumspor FK: Halil Umut Meler21.30 Beşiktaş-Eyüpspor: Oğuzhan Çakır17 Ağustos Pazartesi:21.30 Samsunspor-Göztepe: Kadir Sağlam]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol Süper Lig'de yarın başlayacak 2026-2027 sezonunun ilk hafta maçlarını yönetecek hakemler belli oldu.Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulunun açıklamasına göre, ligde ilk hafta maçlarında düdük çalacak hakemler şunlar:Yarın:21.30 Galatasaray-Arca Çorum FK: Batuhan Kolak15 Ağustos Cumartesi:19.00 Kasımpaşa-Trabzonspor: Gürcan Hasova19.00 TÜMOSAN Konyaspor-Çaykur Rizespor: Cihan Aydın21.30 Gençlerbirliği-Fenerbahçe: Oğuzhan Aksu21.30 Gaziantep FK-Corendon Alanyaspor: Yasin Kol16 Ağustos Pazar:19.00 İstanbul Başakşehir-Kocaelispor: Mehmet Türkmen21.30 Amed Sportif Faaliyetler-Erzurumspor FK: Halil Umut Meler21.30 Beşiktaş-Eyüpspor: Oğuzhan Çakır17 Ağustos Pazartesi:21.30 Samsunspor-Göztepe: Kadir Sağlam]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/trendyol-1-lig-de-2-hafta-maclarini-yonetecek-hakemler-belli-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fındıkkıran: Bu Bir Masal Değil gösterisi AKM'de sahnelenecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/findikkiran-bu-bir-masal-degil-gosterisi-akm-de-sahnelenecek/893331/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/findikkiran-bu-bir-masal-degil-gosterisi-akm-de-sahnelenecek/893331/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:09:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Novaya Opera/Balet Moskva'nın çağdaş bale prodüksiyonu Fındıkkıran: Bu Bir Masal Değil 11-12 Eylül'de Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) sanatseverlerle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Novaya Opera/Balet Moskva'nın çağdaş bale prodüksiyonu Fındıkkıran: Bu Bir Masal Değil 11-12 Eylül'de Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) sanatseverlerle buluşacak.Art Seasons'tan yapılan açıklamaya göre, Moskova'da prömiyerini yapan, koreograf Pavel Glukhov'un imzasını taşıyan yapım, Çaykovski'nin klasik eseri Fındıkkıran'ı 1. Dünya Savaşı'nın gölgesinde yeniden yorumluyor.Gösteride, Çaykovski'nin eseri Novaya Opera Orkestrası tarafından kesintisiz ve canlı olarak seslendirilecek.İki perde, bir prolog ve bir epilogdan oluşan yapım, 1. Dünya Savaşı'ndan dönen genç bir askerin travmalarını, hafızasını çağdaş dansın anlatım olanaklarıyla sahneye taşıyacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Novaya Opera/Balet Moskva'nın çağdaş bale prodüksiyonu Fındıkkıran: Bu Bir Masal Değil 11-12 Eylül'de Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) sanatseverlerle buluşacak.Art Seasons'tan yapılan açıklamaya göre, Moskova'da prömiyerini yapan, koreograf Pavel Glukhov'un imzasını taşıyan yapım, Çaykovski'nin klasik eseri Fındıkkıran'ı 1. Dünya Savaşı'nın gölgesinde yeniden yorumluyor.Gösteride, Çaykovski'nin eseri Novaya Opera Orkestrası tarafından kesintisiz ve canlı olarak seslendirilecek.İki perde, bir prolog ve bir epilogdan oluşan yapım, 1. Dünya Savaşı'ndan dönen genç bir askerin travmalarını, hafızasını çağdaş dansın anlatım olanaklarıyla sahneye taşıyacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TCMB Başkanı Karahan Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı'nda soruları yanıtladı: (2)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tcmb-baskani-karahan-enflasyon-raporu-bilgilendirme-toplantisi-nda-sorulari-yanitladi-1/893330/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tcmb-baskani-karahan-enflasyon-raporu-bilgilendirme-toplantisi-nda-sorulari-yanitladi-1/893330/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:09:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Önümüzdeki dönemde temel fonlama aracımız olan bir hafta vadeli repoya dönüş gündemimizde, zamanlama olarak piyasa koşullarına tabii bakacağız mevcut veriler ışığında, önümüzdeki dönemde bunu değerlendirebiliriz - (Gıda enflasyonu) Güçlü rekolte beklentileri var, özellikle tahıl, bakliyat ve meyve gruplarında. Burada belki önümüzdeki dönemde yıl sonuna kadar biraz daha gıda enflasyonunun aşağı gelmesini bekliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, orta vadeli enflasyon görünümünün bozulmadığını, hatta bunun üzerindeki yukarı yönlü risklerin ciddi anlamda azaldığını belirterek, Önümüzdeki dönemde temel fonlama aracımız olan bir hafta vadeli repoya dönüş gündemimizde, zamanlama olarak piyasa koşullarına tabii bakacağız mevcut veriler ışığında, önümüzdeki dönemde bunu değerlendirebiliriz. dedi. Fatih Karahan, yılın üçüncü Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında, başkan yardımcıları Hatice Karahan, Fatma Özkul, Gazi İshak Kara ve Yusuf Emre Akgündüz ile soruları yanıtladı.Karahan, ülkede yerel paranın payının artmasının risk olarak değerlendirilmesini anlamakta zorlandığını söyledi. Finansal sistemi sağlıklı işleyen, ekonomi politikalarına ve yerel paraya güvenin olduğu sürdürülebilir ekonomide bu oranların yüksek olmasının beklendiğini dile getiren Karahan, şöyle devam etti:Geçmişte düşüktü ama politikalar eşliğinde belli bir noktaya geldik. Bunu bir risk değil, bir başarı unsuru olarak görüyorum. Tabii ki TL payının sıkı para politikası altında cazip olması anlaşılır bir durum, tercih edilmesi normal bir durum. Yakın geçmişte çok fazla oynaklık yaşadık. Dolayısıyla Türk lirasına güvenin tesis edilmesini oldukça önemli buluyorum ve Türk lirasının cazibesinin de korunması gerektiğini düşünüyorum. Geçen seneden bu yana aslında para politikası faizi yüzde 50'den yüzde 37'ye geldi. Yani bugün bakıyorsunuz aslında mevcut enflasyona göre oldukça sıkıyız, doğru bir sıkılığı sağladığımızı düşünüyoruz ama ciddi indirimler de yapıldı bu süreçte. Bu düşen getiriye rağmen aslında, bu süreçte aynı zamanda çok ciddi şoklarla da karşılaştık, hem algıya yönelik şoklar hem cari açıkla bozulacak şoklar hem işte küresel portföy akımlarını etkileyecek şoklar... Bütün bu şoklara rağmen getirilerin azaldığı bu dönemde Türk lirası payının azalmadığını, tam tersine arttığını görüyoruz. Bu da aslında politikalara olan güvenin arttığını gösteriyor ve bunu da tekrar en başta söylediğim gibi tekrar etmek gerekirse bir risk unsuru değil, bir başarı unsuru olarak görüyorum.Önümüzdeki dönemde temel fonlama aracımız olan bir hafta vadeli repoya dönüş gündemimizdeTCMB Başkanı Karahan, bir katılımcının, Merkez Bankasının para politikası faizi ile fonlama maliyeti arasındaki farkın giderilmesiyle ilgili bir karar alırsa bunun fonlama kompozisyonunda nasıl bir değişimle mümkün olabileceği yönündeki sorusunu yanıtlarken, Orta Doğu'da savaşın başlamasıyla birlikte proaktif bir politika tepkisi verdiklerini ifade etti. Karahan, koridor uygulamalarının kendilerine bu gibi hızlı değişen ve riskin çok hızlı artabildiği durumlarda oldukça esneklik sağladığını belirterek, burada aslında bir hafta vadeli repo uygulamasına ara verirken iki temel riske vurgu yaptıklarını dile getirdi. Bunlardan birinin savaşın gidişatının hem büyüklüğü hem süresi itibarıyla belirsizlikle yukarı yönlü risk oluşturması olduğunu söyleyen Karahan, İkincisi bu savaşın çıkardığı duruma yönelik ya da bunun sonucunda beklentilerde yaşanabilecek olası bozulma. Çünkü enflasyon bir süre aylık bazda yüksek seyredecekti ve seyretti. Bunun beklentiler üzerinden yaratabileceği ikincil etkiler... İkincisi de aktivitede, ekonomik aktivitede gördüğümüz soğumanın savaşın da etkisiyle belirginleşerek orta vadeli enflasyon görünümüne yönelik aşağı yönlü etkileri... Burada söz konusu riskler tabii aradan geçen sürede devamlı belirsizlik sergiledi ve yüksek oynaklık sergiledi. Biz de bu belirsizlikler azalana kadar açıkçası mevcut duruşun sürdürülmesi gerektiğine karar verdik. Geldiğimiz noktada bakacak olursak, en azından piyasa fiyatlamalarına baktığımızda, en kötünün aslında geride kaldığını, çok uç gelişmelerin artık beklenmediğini görüyoruz. dedi.Karahan, enflasyon görünümü özelinde etkili olabilecek iki unsurdan bahsettiğini hatırlatarak, bunların ekonomideki soğuma ve enflasyon beklentileri olduğunu ifade etti. Soğumanın iyice netleştiğini gördüklerini belirten Karahan, şöyle konuştu:Özellikle iç talebe dair göstergelerde bunu net okuyabiliyoruz. Bununla beraber de enflasyon beklentilerindeki bozulmanın sınırlı kaldığını görüyoruz. Piyasa katılımcılarında sadece bir bozulma oldu ama bizim 3 yıldır aslında vurguladığımız, daha önemli, bir miktar daha önemli gördüğümüz reel sektör ve hanehalkı beklentilerinde ise iyileşmenin artık devam ettiğini, belirginleştiğini görüyoruz. Tabii kısa vadeli enflasyon verilerinde yüksek oynaklık var, birçok faktör var ancak saydığım nedenlerle orta vadeli enflasyon görünümünün aslında bozulmadığını, hatta bunun üzerindeki yukarı yönlü risklerin ciddi anlamda azaldığını düşünüyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde temel fonlama aracımız olan bir hafta vadeli repoya dönüş gündemimizde, zamanlama olarak piyasa koşullarına tabii bakacağız mevcut veriler ışığında, önümüzdeki dönemde bunu değerlendirebiliriz. Şu anda üst bant oluşumunu, yani para piyasasındaki faizlerin üst bantta oluşumunu sterilizasyonla aslında sağlıyoruz. Çünkü piyasada likidite fazlası var. Fonlama üzerinden değil de repo ihalelerini üst banttan karşılayarak bunu sağlıyoruz. Burada tabii ki bir hafta vadeli repoyu açtığımızda farklı bir görünüm ortaya çıkacak ve para piyasasındaki faizlerin bu dönemde para politikası faizine yakınsamasını bekliyoruz.Doğru politikayı doğru şekilde uyguladığımız zaman TL payının yüksek kalacağını göreceğizFatih Karahan, bir katılımcının TL'ye yönelime dikkati çekerek, faiz indirimi döngüsüne girildiği zaman burada bir risk görülüp görülmediğini sorması üzerine, savaş öncesinde yüzde 58 olan TL payının şu anda yüzde 62'ye ulaşmış olduğu bilgisini verdi. Karahan, burada vurguladığı dönemde önemli bir dış şoka da maruz kaldıklarını ve enflasyon beklentilerinin bozulma riski de olduğunu, cari açığın çok yüksek seviyelere çıkabileceğinin konuşulduğunu dile getirdi. Politikaları sayesinde bunun gerçekleşmediğinin altını çizen Karahan, şunları söyledi:O dönem çok yüksek tahminler piyasada dolanıyordu. Bütün bunlara rağmen aslında hanehalkının TL ilgisinin çok güçlü olduğunu, hatta artarak devam ettiğini görüyoruz. YP mevduat üzerinden bakacak olursak bu süreçte 12 milyar dolar kadar arttı YP mevduat. Bunun çok çok büyük bir kısmı şirketler tarafından, orada farklı unsurlar söz konusu ama hanehalkı tarafında sadece 1 milyar dolarlık bir artış söz konusu. Bunu da gerçekten önemli bir kazanım olarak düşünmeliyiz. Burada getirilerle ilgili söylediğiniz konuda tekrar bir vurgulamam gerekirse, faizlerin yüzde 50'den yüzde 37'ye geldiği bir dönem yaşadık. Bu süreçte çok ciddi algıyı bozucu şoklar, TL'ye olan algıyı bozabilecek potansiyeli olan şoklar da yaşadık. Tabiri caizse birkaç kez test edildi bu politika ama her seferinde başarıyla çıktığını düşünüyorum. Bunun neticesinde de aslında güvenin her seferinde artarak devam ettiğini düşünüyorum. Önümüzdeki süreçte de önemli olan, indirim ileride olacak olursa, ne zaman başlayacak olursa, o süreçten sonra da o dönemin doğru yönetilmesi hem iletişim anlamında hem de indirimlerin zamanının ve miktarının bu tür hassasiyetler gözetilerek yapılması. Doğru politikayı doğru şekilde uyguladığımız zaman da TL payının yüksek kalacağını göreceğiz. Bu süreçte de enflasyonun birlikte düşeceğini göreceğiz diye değerlendiriyorum.Karahan, bir gazetecinin Açık Piyasa İşlemleri (APİ) portföy büyüklüğünde hedeflenen 450 milyar liraya yaklaşıldığını belirterek, burada durulup durulmayacağını veya portföyün daha da büyütülüp büyütülmeyeceğini sorması üzerine, Bu hedefi belirlerken belli bir bilanço büyüklüğü üzerinden bu hesabı yapmıştık. Bugüne kadar 220 milyar lira kadar alım yaptık ve bu alımlar sonucunda aslında APİ portföyümüz 450 milyar liraya ulaştı. Son dönemde belli itfalar olduğu için bir miktar azaldı, dolayısıyla onları yerine koyabiliriz ama şunu vurgulamak lazım, bu 450 milyarı hesaplarken biz belli bir bilanço, yıl sonu bilanço büyüklüğü üzerinden bu hesabı yapmıştık. Şu anda yıl içinde yaşanan gelişmeler nedeniyle bilanço büyüklüğümüz biraz daha fazla olacak gibi gözüküyor. Dolayısıyla bu sene için bir miktar daha alım imkanımız olduğunu, alanımız olduğunu değerlendiriyoruz aynı hedefe ulaşabilmek için. Bu alımların zamanlamasını önümüzdeki dönemde ve miktarını piyasa koşullarına göre belirleyeceğiz. dedi.Yıl sonuna kadar biraz daha gıda enflasyonunun aşağı gelmesini bekliyoruzKarahan, bir gazetecinin gıda enflasyonunun hala yüksek seyrettiğini, talepteki soğumanın son tüketiciye yansımadığını ve bu sebeple dezenflasyon programına yönelik eleştiriler olduğunu söylemesi üzerine gıda enflasyonunun önemli ölçüde arz yönlü gelişmelerden etkilenen bir kalem olduğunu ifade etti. Gıda fiyatlarının yıl boyunca oldukça oynak bir seyir izlediğini, özellikle son dönemde manşet enflasyonun da oldukça üstünde olduğunu belirten Karahan, şunları kaydetti:Şimdi önümüzdeki seyrine bakacak olursak, burada girdi fiyatlarına biz baktık. Bu incelediğimiz, sizin sorduğunuz soruyu incelediğimiz bir kutumuz da var, özetle oraya referans verebilirim ama... Orada tarımsal girdi fiyat endeksine baktık. Burada yıllık bazda yüzde 36 civarında bir artış var. 'Acaba bu mevcut seviyeyi açıklayabilir mi?' diye bunu incelediğimizde aslında burada geçişkenliğin yüzde 50 civarında olduğunu, dolayısıyla buradaki maliyet artışlarının ki sübvansiyonları da göz önünde bulundurduğumuzda aslında mevcut gıda enflasyonunu açıklayamadığını fark ettik. Dolayısıyla mevcut gıda enflasyonu bu dışsal unsurların, maliyet yönlü unsurların ima ettiğinin oldukça üstünde. Bu da aslında olumlu arz koşullarına karşın, gıda enflasyonunun yüksek seyretmesi, burada yapısal unsurların çok net bir şekilde öne çıktığını, önemli olduğunu kesinlikle gösteriyor. Önümüzdeki döneme yönelik sadece şunu söyleyebilirim, güçlü rekolte beklentileri var, özellikle tahıl, bakliyat ve meyve gruplarında. Burada belki önümüzdeki dönemde yıl sonuna kadar biraz daha gıda enflasyonunun aşağı gelmesini bekliyoruz.(Sürecek)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, orta vadeli enflasyon görünümünün bozulmadığını, hatta bunun üzerindeki yukarı yönlü risklerin ciddi anlamda azaldığını belirterek, Önümüzdeki dönemde temel fonlama aracımız olan bir hafta vadeli repoya dönüş gündemimizde, zamanlama olarak piyasa koşullarına tabii bakacağız mevcut veriler ışığında, önümüzdeki dönemde bunu değerlendirebiliriz. dedi. Fatih Karahan, yılın üçüncü Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında, başkan yardımcıları Hatice Karahan, Fatma Özkul, Gazi İshak Kara ve Yusuf Emre Akgündüz ile soruları yanıtladı.Karahan, ülkede yerel paranın payının artmasının risk olarak değerlendirilmesini anlamakta zorlandığını söyledi. Finansal sistemi sağlıklı işleyen, ekonomi politikalarına ve yerel paraya güvenin olduğu sürdürülebilir ekonomide bu oranların yüksek olmasının beklendiğini dile getiren Karahan, şöyle devam etti:Geçmişte düşüktü ama politikalar eşliğinde belli bir noktaya geldik. Bunu bir risk değil, bir başarı unsuru olarak görüyorum. Tabii ki TL payının sıkı para politikası altında cazip olması anlaşılır bir durum, tercih edilmesi normal bir durum. Yakın geçmişte çok fazla oynaklık yaşadık. Dolayısıyla Türk lirasına güvenin tesis edilmesini oldukça önemli buluyorum ve Türk lirasının cazibesinin de korunması gerektiğini düşünüyorum. Geçen seneden bu yana aslında para politikası faizi yüzde 50'den yüzde 37'ye geldi. Yani bugün bakıyorsunuz aslında mevcut enflasyona göre oldukça sıkıyız, doğru bir sıkılığı sağladığımızı düşünüyoruz ama ciddi indirimler de yapıldı bu süreçte. Bu düşen getiriye rağmen aslında, bu süreçte aynı zamanda çok ciddi şoklarla da karşılaştık, hem algıya yönelik şoklar hem cari açıkla bozulacak şoklar hem işte küresel portföy akımlarını etkileyecek şoklar... Bütün bu şoklara rağmen getirilerin azaldığı bu dönemde Türk lirası payının azalmadığını, tam tersine arttığını görüyoruz. Bu da aslında politikalara olan güvenin arttığını gösteriyor ve bunu da tekrar en başta söylediğim gibi tekrar etmek gerekirse bir risk unsuru değil, bir başarı unsuru olarak görüyorum.Önümüzdeki dönemde temel fonlama aracımız olan bir hafta vadeli repoya dönüş gündemimizdeTCMB Başkanı Karahan, bir katılımcının, Merkez Bankasının para politikası faizi ile fonlama maliyeti arasındaki farkın giderilmesiyle ilgili bir karar alırsa bunun fonlama kompozisyonunda nasıl bir değişimle mümkün olabileceği yönündeki sorusunu yanıtlarken, Orta Doğu'da savaşın başlamasıyla birlikte proaktif bir politika tepkisi verdiklerini ifade etti. Karahan, koridor uygulamalarının kendilerine bu gibi hızlı değişen ve riskin çok hızlı artabildiği durumlarda oldukça esneklik sağladığını belirterek, burada aslında bir hafta vadeli repo uygulamasına ara verirken iki temel riske vurgu yaptıklarını dile getirdi. Bunlardan birinin savaşın gidişatının hem büyüklüğü hem süresi itibarıyla belirsizlikle yukarı yönlü risk oluşturması olduğunu söyleyen Karahan, İkincisi bu savaşın çıkardığı duruma yönelik ya da bunun sonucunda beklentilerde yaşanabilecek olası bozulma. Çünkü enflasyon bir süre aylık bazda yüksek seyredecekti ve seyretti. Bunun beklentiler üzerinden yaratabileceği ikincil etkiler... İkincisi de aktivitede, ekonomik aktivitede gördüğümüz soğumanın savaşın da etkisiyle belirginleşerek orta vadeli enflasyon görünümüne yönelik aşağı yönlü etkileri... Burada söz konusu riskler tabii aradan geçen sürede devamlı belirsizlik sergiledi ve yüksek oynaklık sergiledi. Biz de bu belirsizlikler azalana kadar açıkçası mevcut duruşun sürdürülmesi gerektiğine karar verdik. Geldiğimiz noktada bakacak olursak, en azından piyasa fiyatlamalarına baktığımızda, en kötünün aslında geride kaldığını, çok uç gelişmelerin artık beklenmediğini görüyoruz. dedi.Karahan, enflasyon görünümü özelinde etkili olabilecek iki unsurdan bahsettiğini hatırlatarak, bunların ekonomideki soğuma ve enflasyon beklentileri olduğunu ifade etti. Soğumanın iyice netleştiğini gördüklerini belirten Karahan, şöyle konuştu:Özellikle iç talebe dair göstergelerde bunu net okuyabiliyoruz. Bununla beraber de enflasyon beklentilerindeki bozulmanın sınırlı kaldığını görüyoruz. Piyasa katılımcılarında sadece bir bozulma oldu ama bizim 3 yıldır aslında vurguladığımız, daha önemli, bir miktar daha önemli gördüğümüz reel sektör ve hanehalkı beklentilerinde ise iyileşmenin artık devam ettiğini, belirginleştiğini görüyoruz. Tabii kısa vadeli enflasyon verilerinde yüksek oynaklık var, birçok faktör var ancak saydığım nedenlerle orta vadeli enflasyon görünümünün aslında bozulmadığını, hatta bunun üzerindeki yukarı yönlü risklerin ciddi anlamda azaldığını düşünüyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde temel fonlama aracımız olan bir hafta vadeli repoya dönüş gündemimizde, zamanlama olarak piyasa koşullarına tabii bakacağız mevcut veriler ışığında, önümüzdeki dönemde bunu değerlendirebiliriz. Şu anda üst bant oluşumunu, yani para piyasasındaki faizlerin üst bantta oluşumunu sterilizasyonla aslında sağlıyoruz. Çünkü piyasada likidite fazlası var. Fonlama üzerinden değil de repo ihalelerini üst banttan karşılayarak bunu sağlıyoruz. Burada tabii ki bir hafta vadeli repoyu açtığımızda farklı bir görünüm ortaya çıkacak ve para piyasasındaki faizlerin bu dönemde para politikası faizine yakınsamasını bekliyoruz.Doğru politikayı doğru şekilde uyguladığımız zaman TL payının yüksek kalacağını göreceğizFatih Karahan, bir katılımcının TL'ye yönelime dikkati çekerek, faiz indirimi döngüsüne girildiği zaman burada bir risk görülüp görülmediğini sorması üzerine, savaş öncesinde yüzde 58 olan TL payının şu anda yüzde 62'ye ulaşmış olduğu bilgisini verdi. Karahan, burada vurguladığı dönemde önemli bir dış şoka da maruz kaldıklarını ve enflasyon beklentilerinin bozulma riski de olduğunu, cari açığın çok yüksek seviyelere çıkabileceğinin konuşulduğunu dile getirdi. Politikaları sayesinde bunun gerçekleşmediğinin altını çizen Karahan, şunları söyledi:O dönem çok yüksek tahminler piyasada dolanıyordu. Bütün bunlara rağmen aslında hanehalkının TL ilgisinin çok güçlü olduğunu, hatta artarak devam ettiğini görüyoruz. YP mevduat üzerinden bakacak olursak bu süreçte 12 milyar dolar kadar arttı YP mevduat. Bunun çok çok büyük bir kısmı şirketler tarafından, orada farklı unsurlar söz konusu ama hanehalkı tarafında sadece 1 milyar dolarlık bir artış söz konusu. Bunu da gerçekten önemli bir kazanım olarak düşünmeliyiz. Burada getirilerle ilgili söylediğiniz konuda tekrar bir vurgulamam gerekirse, faizlerin yüzde 50'den yüzde 37'ye geldiği bir dönem yaşadık. Bu süreçte çok ciddi algıyı bozucu şoklar, TL'ye olan algıyı bozabilecek potansiyeli olan şoklar da yaşadık. Tabiri caizse birkaç kez test edildi bu politika ama her seferinde başarıyla çıktığını düşünüyorum. Bunun neticesinde de aslında güvenin her seferinde artarak devam ettiğini düşünüyorum. Önümüzdeki süreçte de önemli olan, indirim ileride olacak olursa, ne zaman başlayacak olursa, o süreçten sonra da o dönemin doğru yönetilmesi hem iletişim anlamında hem de indirimlerin zamanının ve miktarının bu tür hassasiyetler gözetilerek yapılması. Doğru politikayı doğru şekilde uyguladığımız zaman da TL payının yüksek kalacağını göreceğiz. Bu süreçte de enflasyonun birlikte düşeceğini göreceğiz diye değerlendiriyorum.Karahan, bir gazetecinin Açık Piyasa İşlemleri (APİ) portföy büyüklüğünde hedeflenen 450 milyar liraya yaklaşıldığını belirterek, burada durulup durulmayacağını veya portföyün daha da büyütülüp büyütülmeyeceğini sorması üzerine, Bu hedefi belirlerken belli bir bilanço büyüklüğü üzerinden bu hesabı yapmıştık. Bugüne kadar 220 milyar lira kadar alım yaptık ve bu alımlar sonucunda aslında APİ portföyümüz 450 milyar liraya ulaştı. Son dönemde belli itfalar olduğu için bir miktar azaldı, dolayısıyla onları yerine koyabiliriz ama şunu vurgulamak lazım, bu 450 milyarı hesaplarken biz belli bir bilanço, yıl sonu bilanço büyüklüğü üzerinden bu hesabı yapmıştık. Şu anda yıl içinde yaşanan gelişmeler nedeniyle bilanço büyüklüğümüz biraz daha fazla olacak gibi gözüküyor. Dolayısıyla bu sene için bir miktar daha alım imkanımız olduğunu, alanımız olduğunu değerlendiriyoruz aynı hedefe ulaşabilmek için. Bu alımların zamanlamasını önümüzdeki dönemde ve miktarını piyasa koşullarına göre belirleyeceğiz. dedi.Yıl sonuna kadar biraz daha gıda enflasyonunun aşağı gelmesini bekliyoruzKarahan, bir gazetecinin gıda enflasyonunun hala yüksek seyrettiğini, talepteki soğumanın son tüketiciye yansımadığını ve bu sebeple dezenflasyon programına yönelik eleştiriler olduğunu söylemesi üzerine gıda enflasyonunun önemli ölçüde arz yönlü gelişmelerden etkilenen bir kalem olduğunu ifade etti. Gıda fiyatlarının yıl boyunca oldukça oynak bir seyir izlediğini, özellikle son dönemde manşet enflasyonun da oldukça üstünde olduğunu belirten Karahan, şunları kaydetti:Şimdi önümüzdeki seyrine bakacak olursak, burada girdi fiyatlarına biz baktık. Bu incelediğimiz, sizin sorduğunuz soruyu incelediğimiz bir kutumuz da var, özetle oraya referans verebilirim ama... Orada tarımsal girdi fiyat endeksine baktık. Burada yıllık bazda yüzde 36 civarında bir artış var. 'Acaba bu mevcut seviyeyi açıklayabilir mi?' diye bunu incelediğimizde aslında burada geçişkenliğin yüzde 50 civarında olduğunu, dolayısıyla buradaki maliyet artışlarının ki sübvansiyonları da göz önünde bulundurduğumuzda aslında mevcut gıda enflasyonunu açıklayamadığını fark ettik. Dolayısıyla mevcut gıda enflasyonu bu dışsal unsurların, maliyet yönlü unsurların ima ettiğinin oldukça üstünde. Bu da aslında olumlu arz koşullarına karşın, gıda enflasyonunun yüksek seyretmesi, burada yapısal unsurların çok net bir şekilde öne çıktığını, önemli olduğunu kesinlikle gösteriyor. Önümüzdeki döneme yönelik sadece şunu söyleyebilirim, güçlü rekolte beklentileri var, özellikle tahıl, bakliyat ve meyve gruplarında. Burada belki önümüzdeki dönemde yıl sonuna kadar biraz daha gıda enflasyonunun aşağı gelmesini bekliyoruz.(Sürecek)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/tcmb-baskani-karahan-enflasyon-raporu-bilgilendirme-toplantisi-nda-sorulari-yanitladi-1.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kahramanmaraş'ta Göksun Çayı'na düşen kişi boğuldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kahramanmaras-ta-goksun-cayi-na-dusen-kisi-boguldu/893329/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kahramanmaras-ta-goksun-cayi-na-dusen-kisi-boguldu/893329/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:09:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş / Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde dengesini kaybedip çaya düşen kişi boğuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kahramanmaraş Haberleri : Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde dengesini kaybedip çaya düşen kişi boğuldu.Bilal Kocakaya (82), Pınarbaşı Mahallesi'nde yürüdüğü sırada dengesini kaybedip Göksun Çayı'na düştü.Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.İtfaiye ekiplerince sudan çıkarılan Kocakaya'nın, sağlık ekiplerince yapılan kontrolde hayatını kaybettiği belirlendi.Kocakaya'nın cenazesi, incelemenin ardından otopsi için Kahramanmaraş Adli Tıp Kurumuna gönderildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kahramanmaraş Haberleri : Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde dengesini kaybedip çaya düşen kişi boğuldu.Bilal Kocakaya (82), Pınarbaşı Mahallesi'nde yürüdüğü sırada dengesini kaybedip Göksun Çayı'na düştü.Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.İtfaiye ekiplerince sudan çıkarılan Kocakaya'nın, sağlık ekiplerince yapılan kontrolde hayatını kaybettiği belirlendi.Kocakaya'nın cenazesi, incelemenin ardından otopsi için Kahramanmaraş Adli Tıp Kurumuna gönderildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/kahramanmaras-ta-goksun-cayi-na-dusen-kisi-boguldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Anadolu Üniversitesinin İkinci Üniversite başvuruları başlıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/anadolu-universitesinin-ikinci-universite-basvurulari-basliyor/893327/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/anadolu-universitesinin-ikinci-universite-basvurulari-basliyor/893327/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:03:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Eskişehir / Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinin farklı alanlarda eğitim almak veya mevcut bilgi ve becerilerini geliştirmek isteyen öğrenci ve mezunlara sunduğu İkinci Üniversite uygulamasında başvurular 17 Ağustos'ta başlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Eskişehir Haberleri : Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinin farklı alanlarda eğitim almak veya mevcut bilgi ve becerilerini geliştirmek isteyen öğrenci ve mezunlara sunduğu İkinci Üniversite uygulamasında başvurular 17 Ağustos'ta başlayacak. Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, yükseköğretim kurumlarının örgün veya uzaktan eğitim programlarında öğrenim gören ya da mezun olan adaylar, sınavsız olarak AÖF bünyesindeki İkinci Üniversite programlarından birine kayıt yaptırabilecek.Yeni öğretim yılında İkinci Üniversite kapsamında öğrenci kabul edecek yeni programlar arasında Yapay Zeka Destekli Kodlama Önlisans Programı ile Veri Görselleştirme ve Bilgi Tasarımı Önlisans Programı da yer alacak.Yapay Zeka Destekli Kodlama Önlisans Programı ile yapay zeka teknolojilerinin yazılım geliştirme süreçlerinde etkin kullanımına yönelik bilgi ve beceri kazandırılması hedefleniyor. Programın, yapay zeka araçlarından yararlanarak kodlama yapabilen ve dijital teknolojilere uyum sağlayabilen nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunması amaçlanıyor.Veri Görselleştirme ve Bilgi Tasarımı Önlisans Programı'nda ise veri analizi, bilgi tasarımı ve görsel iletişim alanları bir araya getiriliyor. Öğrencilerin verileri analiz etme, anlamlandırma ve etkili biçimde görselleştirme becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor.İkinci Üniversite kapsamında teknoloji alanlarının yanı sıra farklı disiplinlerde de çok sayıda program bulunuyor.Önlisans düzeyinde Acil Durum ve Afet Yönetimi, Aşçılık, Bankacılık ve Sigortacılık, Bilgisayar Programcılığı, Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı, Coğrafi Bilgi Sistemleri, Dış Ticaret, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, İnsan Kaynakları Yönetimi, İşletme Yönetimi, Kültürel Miras ve Turizm, Lojistik, Marka İletişimi, Medya ve İletişim, Sosyal Medya Yöneticiliği, Tarım Teknolojisi ile Web Tasarımı ve Kodlama programları öğrencilerin tercihine sunuluyor.Lisans düzeyinde ise Görsel İletişim Tasarımı, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık, Sağlık Yönetimi, Yönetim Bilişim Sistemleri, İktisat, İşletme, Maliye, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler ile Uluslararası Ticaret ve Lojistik programları bulunuyor.Anadolu Üniversitesi İkinci Üniversite kapsamında çevrim içi başvuru ve kayıt işlemleri 17 Ağustos-19 Ekim 2026 tarihlerinde yapılacak. Adayların e-Devlet üzerinden başvuru yapabilmeleri için öğrenim bilgilerinin Yükseköğretim Bilgi Sistemi'nde güncel olması gerekiyor.İkinci Üniversite kapsamında sunulan programlar ve başvuru sürecine ilişkin ayrıntılı bilgiye Anadolu Üniversitesinin ikinciuniversite.anadolu.edu.tr adresinden ulaşılabilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Eskişehir Haberleri : Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinin farklı alanlarda eğitim almak veya mevcut bilgi ve becerilerini geliştirmek isteyen öğrenci ve mezunlara sunduğu İkinci Üniversite uygulamasında başvurular 17 Ağustos'ta başlayacak. Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, yükseköğretim kurumlarının örgün veya uzaktan eğitim programlarında öğrenim gören ya da mezun olan adaylar, sınavsız olarak AÖF bünyesindeki İkinci Üniversite programlarından birine kayıt yaptırabilecek.Yeni öğretim yılında İkinci Üniversite kapsamında öğrenci kabul edecek yeni programlar arasında Yapay Zeka Destekli Kodlama Önlisans Programı ile Veri Görselleştirme ve Bilgi Tasarımı Önlisans Programı da yer alacak.Yapay Zeka Destekli Kodlama Önlisans Programı ile yapay zeka teknolojilerinin yazılım geliştirme süreçlerinde etkin kullanımına yönelik bilgi ve beceri kazandırılması hedefleniyor. Programın, yapay zeka araçlarından yararlanarak kodlama yapabilen ve dijital teknolojilere uyum sağlayabilen nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunması amaçlanıyor.Veri Görselleştirme ve Bilgi Tasarımı Önlisans Programı'nda ise veri analizi, bilgi tasarımı ve görsel iletişim alanları bir araya getiriliyor. Öğrencilerin verileri analiz etme, anlamlandırma ve etkili biçimde görselleştirme becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor.İkinci Üniversite kapsamında teknoloji alanlarının yanı sıra farklı disiplinlerde de çok sayıda program bulunuyor.Önlisans düzeyinde Acil Durum ve Afet Yönetimi, Aşçılık, Bankacılık ve Sigortacılık, Bilgisayar Programcılığı, Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı, Coğrafi Bilgi Sistemleri, Dış Ticaret, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, İnsan Kaynakları Yönetimi, İşletme Yönetimi, Kültürel Miras ve Turizm, Lojistik, Marka İletişimi, Medya ve İletişim, Sosyal Medya Yöneticiliği, Tarım Teknolojisi ile Web Tasarımı ve Kodlama programları öğrencilerin tercihine sunuluyor.Lisans düzeyinde ise Görsel İletişim Tasarımı, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık, Sağlık Yönetimi, Yönetim Bilişim Sistemleri, İktisat, İşletme, Maliye, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler ile Uluslararası Ticaret ve Lojistik programları bulunuyor.Anadolu Üniversitesi İkinci Üniversite kapsamında çevrim içi başvuru ve kayıt işlemleri 17 Ağustos-19 Ekim 2026 tarihlerinde yapılacak. Adayların e-Devlet üzerinden başvuru yapabilmeleri için öğrenim bilgilerinin Yükseköğretim Bilgi Sistemi'nde güncel olması gerekiyor.İkinci Üniversite kapsamında sunulan programlar ve başvuru sürecine ilişkin ayrıntılı bilgiye Anadolu Üniversitesinin ikinciuniversite.anadolu.edu.tr adresinden ulaşılabilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/anadolu-universitesinin-ikinci-universite-basvurulari-basliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nemrut Dağı'nda gün batımı yoğunluğu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nemrut-dagi-nda-gun-batimi-yogunlugu/893325/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nemrut-dagi-nda-gun-batimi-yogunlugu/893325/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:03:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Adıyaman / UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Nemrut Dağı Ören Yeri, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Adıyaman Haberleri : UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Nemrut Dağı Ören Yeri, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekiyor.Adıyaman'ın Kahta ilçesinde 2 bin 206 metre rakımda bulunan Nemrut Dağı, tarihi eserleri ve gün doğumu ile gün batımının izlenebildiği eşsiz manzarasıyla ziyaretçilerini ağırlıyor.Kommagene Krallığı döneminden günümüze ulaşan dev heykelleri görmek için bölgeye gelen turistler, zirvede fotoğraf çektirerek tarihi atmosferi yakından deneyimliyor.Özellikle yaz döneminde artan ziyaretçi hareketliliğiyle Nemrut Dağı'nın zirvesinde yoğunluk oluşuyor.Ziyaretçilerden Hüseyin Kavak, AA muhabirine, ören yerine Uşak'tan geldiğini söyledi.Gün batımını izlemek için Nemrut Dağı'na geldiğini belirten Kavak, Burası çok etkileyici. Buradaki doğal güzelliği görmek ve kendi çevremize de tanıtmak istiyoruz. Ülkemizin her yeri gibi Nemrut Dağı da çok güzel. Oldukça kalabalık var. dedi.Ziyaretçilerden Yeşim Kılınç ise her yıl Nemrut Dağı'na geldiğini, burada gün doğumu ve gün batımını izlediğini anlattı.Yerli ziyaretçilerden Yusuf Yolcu da gün batımının en güzel izlendiği yerin Nemrut Dağı Ören Yeri olduğunu ifade etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Adıyaman Haberleri : UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Nemrut Dağı Ören Yeri, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekiyor.Adıyaman'ın Kahta ilçesinde 2 bin 206 metre rakımda bulunan Nemrut Dağı, tarihi eserleri ve gün doğumu ile gün batımının izlenebildiği eşsiz manzarasıyla ziyaretçilerini ağırlıyor.Kommagene Krallığı döneminden günümüze ulaşan dev heykelleri görmek için bölgeye gelen turistler, zirvede fotoğraf çektirerek tarihi atmosferi yakından deneyimliyor.Özellikle yaz döneminde artan ziyaretçi hareketliliğiyle Nemrut Dağı'nın zirvesinde yoğunluk oluşuyor.Ziyaretçilerden Hüseyin Kavak, AA muhabirine, ören yerine Uşak'tan geldiğini söyledi.Gün batımını izlemek için Nemrut Dağı'na geldiğini belirten Kavak, Burası çok etkileyici. Buradaki doğal güzelliği görmek ve kendi çevremize de tanıtmak istiyoruz. Ülkemizin her yeri gibi Nemrut Dağı da çok güzel. Oldukça kalabalık var. dedi.Ziyaretçilerden Yeşim Kılınç ise her yıl Nemrut Dağı'na geldiğini, burada gün doğumu ve gün batımını izlediğini anlattı.Yerli ziyaretçilerden Yusuf Yolcu da gün batımının en güzel izlendiği yerin Nemrut Dağı Ören Yeri olduğunu ifade etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/nemrut-dagi-nda-gun-batimi-yogunlugu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Pendik'te 328 bin 200 makaron ele geçirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/pendik-te-328-bin-200-makaron-ele-gecirildi/893324/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/pendik-te-328-bin-200-makaron-ele-gecirildi/893324/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 12:54:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Pendik'te düzenlenen kaçakçılık operasyonunda 328 bin 200 makaron (filtreli sigara kağıdı) ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Pendik'te düzenlenen kaçakçılık operasyonunda 328 bin 200 makaron (filtreli sigara kağıdı) ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Kavakpınar Mahallesi'nde bandrolsüz tütün ürünlerinin bulundurulduğu ve üretim yapıldığı bilgisi üzerine çalışma başlattı.Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince belirlenen adrese operasyon düzenlendi.Operasyonda D.K. (47) gözaltına alınırken, adreste 328 bin 200 makaron, 440 kilogram kıyılmış açık tütün, 5 bin 800 dal içime hazır bandrolsüz sigara, 8 bin boş sigara kutusu, 2 tütün sarma makinesi ve hava kompresörü ele geçirildi.Şüpheli, işlemleri için emniyete götürüldü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Pendik'te düzenlenen kaçakçılık operasyonunda 328 bin 200 makaron (filtreli sigara kağıdı) ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Kavakpınar Mahallesi'nde bandrolsüz tütün ürünlerinin bulundurulduğu ve üretim yapıldığı bilgisi üzerine çalışma başlattı.Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince belirlenen adrese operasyon düzenlendi.Operasyonda D.K. (47) gözaltına alınırken, adreste 328 bin 200 makaron, 440 kilogram kıyılmış açık tütün, 5 bin 800 dal içime hazır bandrolsüz sigara, 8 bin boş sigara kutusu, 2 tütün sarma makinesi ve hava kompresörü ele geçirildi.Şüpheli, işlemleri için emniyete götürüldü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/pendik-te-328-bin-200-makaron-ele-gecirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Orta Anadolu'daki 5 ilde geçen ay 2 bin 594 konut satıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/orta-anadolu-daki-5-ilde-gecen-ay-2-bin-594-konut-satildi/893323/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/orta-anadolu-daki-5-ilde-gecen-ay-2-bin-594-konut-satildi/893323/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 12:52:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Nevşehir / Nevşehir, Kırıkkale, Kırşehir, Aksaray ve Niğde'de geçen ay 2 bin 594 konut satıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Nevşehir Haberleri : Nevşehir, Kırıkkale, Kırşehir, Aksaray ve Niğde'de geçen ay 2 bin 594 konut satıldı.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Nevşehir Bölge Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, bölge müdürlüğünün faaliyet alanında bulunan Orta Anadolu'daki 5 ilde temmuz ayında 2 bin 594 konut satışı yapıldı.Geçen ay en çok konut satışı 776 ile Aksaray'da, en az 383 konut satışı ile Kırşehir'de gerçekleşti.Temmuz ayında Nevşehir'de 510, Kırıkkale'de 481, Niğde'de ise 444 konut satıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Nevşehir Haberleri : Nevşehir, Kırıkkale, Kırşehir, Aksaray ve Niğde'de geçen ay 2 bin 594 konut satıldı.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Nevşehir Bölge Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, bölge müdürlüğünün faaliyet alanında bulunan Orta Anadolu'daki 5 ilde temmuz ayında 2 bin 594 konut satışı yapıldı.Geçen ay en çok konut satışı 776 ile Aksaray'da, en az 383 konut satışı ile Kırşehir'de gerçekleşti.Temmuz ayında Nevşehir'de 510, Kırıkkale'de 481, Niğde'de ise 444 konut satıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/orta-anadolu-daki-5-ilde-gecen-ay-2-bin-594-konut-satildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>IBS Sigorta'dan elektrikli araçlarda kasko seçimine ilişkin değerlendirme</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ibs-sigorta-dan-elektrikli-araclarda-kasko-secimine-iliskin-degerlendirme/893322/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ibs-sigorta-dan-elektrikli-araclarda-kasko-secimine-iliskin-degerlendirme/893322/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 12:48:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi: - Elektrikli araç sahiplenme maliyetini hesaplarken sigortayı son aşamada düşünmek yerine satın alma kararının bir parçası haline getirmek gerekiyor. Doğru poliçe, hasar meydana geldikten sonra değil, poliçe seçilirken başlar]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği Üst Yöneticisi (CEO) Murat Çiftçi, elektrikli araçlarda kasko değerlendirmesinin yalnızca aracın piyasa değeri üzerinden yapılmaması, batarya, şarj ekipmanları, yangın ve onarım süreçlerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Haziran 2026 Motorlu Kara Taşıtları verilerinde, ocak-haziran döneminde trafiğe kaydı yapılan 456 bin 50 otomobilin yüzde 17,8'ini tamamen elektrikli araçlar oluşturdu.Haziran sonu itibarıyla Türkiye'de trafiğe kayıtlı 17 milyon 867 bin 368 otomobil içinde elektrikli otomobillerin payı yüzde 2,5'e ulaştı.Yakın zamana kadar oldukça sınırlı bir kullanıcı kitlesine hitap eden elektrikli araçların yeni otomobil kayıtlarında ulaştığı bu oran, sigorta sektörünün de hızla değişen bir risk profiliyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.Elektrikli araçlarda yüksek voltajlı batarya sistemleri, güç elektroniği ve şarj altyapısı ise olası hasarın niteliğinden onarım sürecine kadar çeşitli alanlarda geleneksel araçlardan farklı risklerin değerlendirilmesini gerektiriyor.Batarya elektrikli araçların en kritik ve maliyetli bileşenlerinden biriAçıklamada görüşlerine yer verilen IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi, elektrikli araç sayısındaki artışın otomotiv sektöründeki yapısal dönüşümün önemli bir parçası haline geldiğini belirtti.Sigorta sektörünün de bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğine işaret eden Çiftçi, Elektrikli bir araçta karşı karşıya olduğumuz risk yapısı geleneksel içten yanmalı motorlu araçlardan farklı. Batarya, yüksek voltajlı elektrik sistemi, yazılım altyapısı ve şarj ekipmanları aracın hem değerini hem de olası bir hasarın maliyetini doğrudan etkileyebiliyor. ifadelerini kullandı.Çiftçi, bataryanın elektrikli araçların en kritik ve maliyetli bileşenlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, küçük görünen bir kazanın ardından dahi batarya sisteminin ayrıca değerlendirilmesinin gerekebileceğini kaydetti.Kaza sonrasında bataryanın zarar görmesi, yüksek voltaj sisteminde oluşabilecek problemler veya şarj ekipmanlarındaki hasarların farklı maliyetler ortaya çıkarabileceğini belirten Çiftçi, elektrikli araçlarda risk yönetiminin aracın teknolojik özellikleri ve kullanım biçimini de kapsaması gerektiğini aktardı.Çiftçi, elektrikli araç sahiplerinin kasko seçiminde yalnızca poliçe fiyatına odaklanmaması gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:Elektrikli araç kasko poliçesi satın alırken tüketicinin ilk sorması gereken sorulardan biri bataryanın hangi koşullarda ve hangi hasarlar karşısında teminat altında olduğudur. Bunun yanında araca ait şarj kablosu ve diğer şarj ekipmanlarının kapsamı, şarj sırasında oluşabilecek hasarlar, çekici ve yol yardım hizmetleri ile onarımın nerede ve hangi koşullarda gerçekleştirileceği de önem taşıyor.Her kasko poliçesinin aynı kapsamı sunmadığını kaydeden Çiftçi, araç sahiplerinin poliçe satın almadan önce teminatları, istisnaları, muafiyetleri ve özel şartları kontrol etmesini önerdi.Şarj altyapısının da risk yönetimine dahil edilmesi gerekiyorÇiftçi, elektrikli araç ekosisteminin yalnızca otomobilden oluşmadığını, ev ve iş yerlerinde kullanılan şarj ekipmanlarının da risk yönetiminin parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla konut, iş yeri, otopark ve ticari alanlardaki şarj altyapısının da büyüdüğünü aktaran Çiftçi, şu değerlendirmelerde bulundu:Uygun olmayan elektrik altyapısı, hatalı kurulum veya standart dışı ekipman kullanımı farklı riskler yaratabilir. Aracı sigortalayıp şarj sürecini tamamen ayrı düşünmek mümkün değil. Özellikle ev veya iş yerinde şarj ünitesi kullanan araç sahiplerinin kurulumun yetkili kişiler tarafından ve gerekli teknik standartlara uygun biçimde yapılmasına dikkat etmesi gerekiyor. Şarj istasyonu hasar sigortası ve ilgili mülk poliçelerinin kapsamı da ihtiyaca göre ayrıca değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında.Çiftçi, elektrikli araçlarla ilgili tartışılan konulardan birinin batarya yangınları olduğunu, elektrikli araçların geleneksel araçlardan daha fazla yangına neden olduğu yönünde genelleme yapılmasının doğru olmayacağını kaydetti.Lityum-iyon bataryaların hasar görmesi durumunda ortaya çıkabilecek termal süreçlerin yangına müdahale ve aracın daha sonra güvenli şekilde muhafaza edilmesi açısından farklı prosedürler gerektirebileceğini aktaran Çiftçi, Sigorta sektörünün görevi riski büyütmek değil; riskin niteliğini doğru anlamak ve buna uygun korumayı oluşturmaktır. Bu nedenle elektrikli araçlarda yangın riskinin ve kasko teminatlarının değerlendirilmesinde yalnızca yangının kendisinin değil, yangın sonrası oluşabilecek hasar, kurtarma, çekme ve onarım süreçlerinin de dikkate alınması gerekiyor. Araç sahiplerinin poliçelerindeki ilgili teminatları açık biçimde öğrenmeleri önemli. değerlendirmesinde bulundu.Elektrikli araç sahiplerine 3 öneriÇiftçi, elektrikli araçlarda riskin azaltılmasında kullanıcı davranışlarının da önemli olduğunu, araç sahiplerinin batarya ve elektrik sistemlerinin kontrollerini üreticinin önerdiği dönemlerde yaptırması gerektiğini vurguladı.Şarj işlemlerinde üreticinin onayladığı ekipmanların ve güvenilir şarj noktalarının kullanılmasını öneren Çiftçi, kasko poliçesi seçiminde de yalnızca prim fiyatının değil teminat kapsamının da karşılaştırılması gerektiğini belirtti.Çiftçi, ikinci el elektrikli araç pazarının büyümesiyle batarya geçmişi ve teknik kontrollerin daha önemli hale geleceğine dikkati çekerek, Elektrikli araç sahiplenme maliyetini hesaplarken sigortayı son aşamada düşünmek yerine satın alma kararının bir parçası haline getirmek gerekiyor. Doğru poliçe, hasar meydana geldikten sonra değil, poliçe seçilirken başlar. ifadelerini kullandı.Elektrikli araç pazarındaki büyümenin sigorta ürünlerinin gelişimini de hızlandıracağını öngördüklerini belirten Çiftçi, araç teknolojisi, kullanım biçimi, batarya özellikleri ve şarj alışkanlıklarının risk değerlendirmelerinde daha fazla rol oynayacağını aktardı.Bataryaya özel korumalar, şarj ekipmanlarına yönelik teminatlar, yol yardım hizmetleri ve araçların teknik özelliklerine göre şekillenen çözümlerin yaygınlaşmasını beklediklerini kaydeden Çiftçi, şunları kaydetti:Sigortacılıkta temel yaklaşımımız, müşterinin karşılaşabileceği riski hasar meydana gelmeden önce doğru tanımlamak. Elektrikli araçlarda da mesele yalnızca bir kasko poliçesi düzenlemek değil; aracın teknolojisini, kullanım biçimini ve beraberindeki yeni riskleri anlayarak doğru teminat yapısını oluşturmak. Elektrikli araç pazarı büyüdükçe bu alandaki sigorta çözümlerinin de çok daha kapsamlı ve kişiselleştirilmiş hale geleceğini düşünüyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği Üst Yöneticisi (CEO) Murat Çiftçi, elektrikli araçlarda kasko değerlendirmesinin yalnızca aracın piyasa değeri üzerinden yapılmaması, batarya, şarj ekipmanları, yangın ve onarım süreçlerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Haziran 2026 Motorlu Kara Taşıtları verilerinde, ocak-haziran döneminde trafiğe kaydı yapılan 456 bin 50 otomobilin yüzde 17,8'ini tamamen elektrikli araçlar oluşturdu.Haziran sonu itibarıyla Türkiye'de trafiğe kayıtlı 17 milyon 867 bin 368 otomobil içinde elektrikli otomobillerin payı yüzde 2,5'e ulaştı.Yakın zamana kadar oldukça sınırlı bir kullanıcı kitlesine hitap eden elektrikli araçların yeni otomobil kayıtlarında ulaştığı bu oran, sigorta sektörünün de hızla değişen bir risk profiliyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.Elektrikli araçlarda yüksek voltajlı batarya sistemleri, güç elektroniği ve şarj altyapısı ise olası hasarın niteliğinden onarım sürecine kadar çeşitli alanlarda geleneksel araçlardan farklı risklerin değerlendirilmesini gerektiriyor.Batarya elektrikli araçların en kritik ve maliyetli bileşenlerinden biriAçıklamada görüşlerine yer verilen IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi, elektrikli araç sayısındaki artışın otomotiv sektöründeki yapısal dönüşümün önemli bir parçası haline geldiğini belirtti.Sigorta sektörünün de bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğine işaret eden Çiftçi, Elektrikli bir araçta karşı karşıya olduğumuz risk yapısı geleneksel içten yanmalı motorlu araçlardan farklı. Batarya, yüksek voltajlı elektrik sistemi, yazılım altyapısı ve şarj ekipmanları aracın hem değerini hem de olası bir hasarın maliyetini doğrudan etkileyebiliyor. ifadelerini kullandı.Çiftçi, bataryanın elektrikli araçların en kritik ve maliyetli bileşenlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, küçük görünen bir kazanın ardından dahi batarya sisteminin ayrıca değerlendirilmesinin gerekebileceğini kaydetti.Kaza sonrasında bataryanın zarar görmesi, yüksek voltaj sisteminde oluşabilecek problemler veya şarj ekipmanlarındaki hasarların farklı maliyetler ortaya çıkarabileceğini belirten Çiftçi, elektrikli araçlarda risk yönetiminin aracın teknolojik özellikleri ve kullanım biçimini de kapsaması gerektiğini aktardı.Çiftçi, elektrikli araç sahiplerinin kasko seçiminde yalnızca poliçe fiyatına odaklanmaması gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:Elektrikli araç kasko poliçesi satın alırken tüketicinin ilk sorması gereken sorulardan biri bataryanın hangi koşullarda ve hangi hasarlar karşısında teminat altında olduğudur. Bunun yanında araca ait şarj kablosu ve diğer şarj ekipmanlarının kapsamı, şarj sırasında oluşabilecek hasarlar, çekici ve yol yardım hizmetleri ile onarımın nerede ve hangi koşullarda gerçekleştirileceği de önem taşıyor.Her kasko poliçesinin aynı kapsamı sunmadığını kaydeden Çiftçi, araç sahiplerinin poliçe satın almadan önce teminatları, istisnaları, muafiyetleri ve özel şartları kontrol etmesini önerdi.Şarj altyapısının da risk yönetimine dahil edilmesi gerekiyorÇiftçi, elektrikli araç ekosisteminin yalnızca otomobilden oluşmadığını, ev ve iş yerlerinde kullanılan şarj ekipmanlarının da risk yönetiminin parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla konut, iş yeri, otopark ve ticari alanlardaki şarj altyapısının da büyüdüğünü aktaran Çiftçi, şu değerlendirmelerde bulundu:Uygun olmayan elektrik altyapısı, hatalı kurulum veya standart dışı ekipman kullanımı farklı riskler yaratabilir. Aracı sigortalayıp şarj sürecini tamamen ayrı düşünmek mümkün değil. Özellikle ev veya iş yerinde şarj ünitesi kullanan araç sahiplerinin kurulumun yetkili kişiler tarafından ve gerekli teknik standartlara uygun biçimde yapılmasına dikkat etmesi gerekiyor. Şarj istasyonu hasar sigortası ve ilgili mülk poliçelerinin kapsamı da ihtiyaca göre ayrıca değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında.Çiftçi, elektrikli araçlarla ilgili tartışılan konulardan birinin batarya yangınları olduğunu, elektrikli araçların geleneksel araçlardan daha fazla yangına neden olduğu yönünde genelleme yapılmasının doğru olmayacağını kaydetti.Lityum-iyon bataryaların hasar görmesi durumunda ortaya çıkabilecek termal süreçlerin yangına müdahale ve aracın daha sonra güvenli şekilde muhafaza edilmesi açısından farklı prosedürler gerektirebileceğini aktaran Çiftçi, Sigorta sektörünün görevi riski büyütmek değil; riskin niteliğini doğru anlamak ve buna uygun korumayı oluşturmaktır. Bu nedenle elektrikli araçlarda yangın riskinin ve kasko teminatlarının değerlendirilmesinde yalnızca yangının kendisinin değil, yangın sonrası oluşabilecek hasar, kurtarma, çekme ve onarım süreçlerinin de dikkate alınması gerekiyor. Araç sahiplerinin poliçelerindeki ilgili teminatları açık biçimde öğrenmeleri önemli. değerlendirmesinde bulundu.Elektrikli araç sahiplerine 3 öneriÇiftçi, elektrikli araçlarda riskin azaltılmasında kullanıcı davranışlarının da önemli olduğunu, araç sahiplerinin batarya ve elektrik sistemlerinin kontrollerini üreticinin önerdiği dönemlerde yaptırması gerektiğini vurguladı.Şarj işlemlerinde üreticinin onayladığı ekipmanların ve güvenilir şarj noktalarının kullanılmasını öneren Çiftçi, kasko poliçesi seçiminde de yalnızca prim fiyatının değil teminat kapsamının da karşılaştırılması gerektiğini belirtti.Çiftçi, ikinci el elektrikli araç pazarının büyümesiyle batarya geçmişi ve teknik kontrollerin daha önemli hale geleceğine dikkati çekerek, Elektrikli araç sahiplenme maliyetini hesaplarken sigortayı son aşamada düşünmek yerine satın alma kararının bir parçası haline getirmek gerekiyor. Doğru poliçe, hasar meydana geldikten sonra değil, poliçe seçilirken başlar. ifadelerini kullandı.Elektrikli araç pazarındaki büyümenin sigorta ürünlerinin gelişimini de hızlandıracağını öngördüklerini belirten Çiftçi, araç teknolojisi, kullanım biçimi, batarya özellikleri ve şarj alışkanlıklarının risk değerlendirmelerinde daha fazla rol oynayacağını aktardı.Bataryaya özel korumalar, şarj ekipmanlarına yönelik teminatlar, yol yardım hizmetleri ve araçların teknik özelliklerine göre şekillenen çözümlerin yaygınlaşmasını beklediklerini kaydeden Çiftçi, şunları kaydetti:Sigortacılıkta temel yaklaşımımız, müşterinin karşılaşabileceği riski hasar meydana gelmeden önce doğru tanımlamak. Elektrikli araçlarda da mesele yalnızca bir kasko poliçesi düzenlemek değil; aracın teknolojisini, kullanım biçimini ve beraberindeki yeni riskleri anlayarak doğru teminat yapısını oluşturmak. Elektrikli araç pazarı büyüdükçe bu alandaki sigorta çözümlerinin de çok daha kapsamlı ve kişiselleştirilmiş hale geleceğini düşünüyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kazakistan'da Telegram'a erişimde sorun yaşanıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kazakistan-da-telegram-a-erisimde-sorun-yasaniyor/893321/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kazakistan-da-telegram-a-erisimde-sorun-yasaniyor/893321/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 12:45:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kazakistan / Kazakistan'da Telegram uygulamasına erişimde sorun yaşandığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kazakistan Haberleri : Kazakistan'da Telegram uygulamasına erişimde sorun yaşandığı bildirildi.Kazakistan Dijital Kalkınma ve Yapay Zeka Bakanlığından, Telegram'a erişimde yaşanan sorunlara ilişkin açıklama yapıldı.Açıklamada, Telegram'a erişimde sorun yaşandığına dair kullanıcı başvurularının alındığı belirtilerek, Şu anda Telegram mesajlaşma uygulamasına erişilememesiyle ilgili münferit kullanıcı başvuruları kaydediliyor. Teknik uzmanlar durumu inceliyor. ifadeleri kullanıldı.Kazakistan'ın telekomünikasyon şirketi Kazakhtelecom'dan yapılan açıklamada da Telegram uygulamasına erişilebilirlikte azalma ve kısıtlamalar tespit edildiği kaydedildi.Açıklamada, yapılan çalışmalarda Telegram yönündeki trafiğin Frankfurt ve Moskova'daki önemli uluslararası veri değişim noktalarında (peering noktaları) keskin şekilde azaldığının belirlendiğine işaret edildi.Kazakhtelecom'un sorumluluk alanında herhangi bir kaza, teknik arıza veya altyapı işleyişini etkileyen iç kaynaklı sorun tespit edilmediği vurgulanan açıklamada, operatör ağının normal şekilde çalıştığı belirtildi.Açıklamada, erişim sorununun nedenlerinin belirlenmesi için Telegram'a resmi başvuruda bulunulduğu, yanıt alınmasının ardından konuya ilişkin ek bilgi paylaşılacağı bildirildi.Sorun bazı bölgelerde başladıKazakistan'da bugün Telegram'a erişim sorunu yaşanıyor.Kullanıcılardan ilk şikayetler, başkent Astana'nın yanı sıra Karagandı, Pavlodar, Kostanay ve Doğu Kazakistan bölgelerinden, daha sonra da ülkenin en büyük şehri Almatı'dan gelmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kazakistan Haberleri : Kazakistan'da Telegram uygulamasına erişimde sorun yaşandığı bildirildi.Kazakistan Dijital Kalkınma ve Yapay Zeka Bakanlığından, Telegram'a erişimde yaşanan sorunlara ilişkin açıklama yapıldı.Açıklamada, Telegram'a erişimde sorun yaşandığına dair kullanıcı başvurularının alındığı belirtilerek, Şu anda Telegram mesajlaşma uygulamasına erişilememesiyle ilgili münferit kullanıcı başvuruları kaydediliyor. Teknik uzmanlar durumu inceliyor. ifadeleri kullanıldı.Kazakistan'ın telekomünikasyon şirketi Kazakhtelecom'dan yapılan açıklamada da Telegram uygulamasına erişilebilirlikte azalma ve kısıtlamalar tespit edildiği kaydedildi.Açıklamada, yapılan çalışmalarda Telegram yönündeki trafiğin Frankfurt ve Moskova'daki önemli uluslararası veri değişim noktalarında (peering noktaları) keskin şekilde azaldığının belirlendiğine işaret edildi.Kazakhtelecom'un sorumluluk alanında herhangi bir kaza, teknik arıza veya altyapı işleyişini etkileyen iç kaynaklı sorun tespit edilmediği vurgulanan açıklamada, operatör ağının normal şekilde çalıştığı belirtildi.Açıklamada, erişim sorununun nedenlerinin belirlenmesi için Telegram'a resmi başvuruda bulunulduğu, yanıt alınmasının ardından konuya ilişkin ek bilgi paylaşılacağı bildirildi.Sorun bazı bölgelerde başladıKazakistan'da bugün Telegram'a erişim sorunu yaşanıyor.Kullanıcılardan ilk şikayetler, başkent Astana'nın yanı sıra Karagandı, Pavlodar, Kostanay ve Doğu Kazakistan bölgelerinden, daha sonra da ülkenin en büyük şehri Almatı'dan gelmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/kazakistan-da-telegram-a-erisimde-sorun-yasaniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'nin hububat sektörü ihracatı 7 ayda 6,9 milyar dolara ulaştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-nin-hububat-sektoru-ihracati-7-ayda-6-9-milyar-dolara-ulasti/893320/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-nin-hububat-sektoru-ihracati-7-ayda-6-9-milyar-dolara-ulasti/893320/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 12:42:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Türkiye'nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, ocak-temmuz döneminde 6,9 milyar dolarlık ihracat yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye'nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, ocak-temmuz döneminde 6,9 milyar dolarlık ihracat yaptı. Türkiye İhracatçılar Meclisinden​​​​​​​ (TİM) yapılan açıklamaya göre, ayçiçeği yağı, makarna, buğday unu, çikolata ve kakaolu ürünlerin yanı sıra bisküvi, gofret ve şekerleme çeşitlerini de kapsayan sektörün kilogram başına ortalama ihracat birim fiyatı yüzde 6,5 artarak 1,1 dolara yükseldi.Geçen yılın aynı dönemine göre ihracatı yüzde 21,2 artarak 769,3 milyon dolara ulaşan ayçiçeği yağı, sektörün en fazla ihraç edilen ürünü oldu. Çikolata ve kakao bazlı ürünlerin ihracatı ise 588,7 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.Ülke bazında 855,9 milyon dolarla Irak en büyük ihracat pazarı olurken, bu ülkeyi 538,5 milyon dolarla ABD izledi.Açıklamada değerlendirmesine yer verilen TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, küresel tarım ticaretinin iklimsel anomaliler, jeopolitik gerilimler ve lojistik darboğazların eş zamanlı hissedildiği karmaşık bir süreçten geçtiğini belirtti.ABD, Fransa, Almanya ve Avustralya gibi önemli üretici ülkelerde El Nino hava olayı ve aşırı sıcakların rekolte beklentilerini düşürdüğünü belirten Uysallı, buğday fiyatlarının kile başına 7 doların üzerine çıkmasının gıda piyasalarını etkilediğini ifade etti.Karadeniz hattında Azak Denizi'nde yaşanan aksamalar ve liman altyapılarındaki aksamaların sevkiyat hızını düşürdüğüne dikkati çeken Uysallı, şunları kaydetti:Karadeniz'deki fiyatlar kağıt üzerinde gerilemiş olsa da savaş riski priminin Baltık ve Romanya limanlarında neden olduğu yüksek navlun farklarından dolayı bölgeden buğday alımlarının azaldığı görülüyor. Küresel emtia akışını etkileyen bu koşullar altında gıda sanayimiz, ham madde hatlarındaki operasyonel ve lojistik riskleri esnek tedarik ağlarından ve yüksek işleme kapasitesinden aldığı güçle proaktif şekilde yönetmeye çalışıyor.Uysallı, dünya gıda piyasalarındaki fiyat hareketleri ve lojistik belirsizlikler karşısında Türk gıda sanayisinin en önemli güvencelerinden birinin, bu sezon 23 milyon tonu aşarak tarihi seviyelere ulaşan buğday rekoltesi olduğunu kaydetti.Toprak Mahsulleri Ofisinin​​​​​​​ 11 milyon tona ulaşan alım garantisinin piyasa istikrarını desteklediğini ifade eden Uysallı, yurt içindeki yüksek rekoltenin uluslararası piyasalardaki arz sıkıntılarına karşı önemli bir stratejik ihtiyat oluşturduğunu belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye'nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, ocak-temmuz döneminde 6,9 milyar dolarlık ihracat yaptı. Türkiye İhracatçılar Meclisinden​​​​​​​ (TİM) yapılan açıklamaya göre, ayçiçeği yağı, makarna, buğday unu, çikolata ve kakaolu ürünlerin yanı sıra bisküvi, gofret ve şekerleme çeşitlerini de kapsayan sektörün kilogram başına ortalama ihracat birim fiyatı yüzde 6,5 artarak 1,1 dolara yükseldi.Geçen yılın aynı dönemine göre ihracatı yüzde 21,2 artarak 769,3 milyon dolara ulaşan ayçiçeği yağı, sektörün en fazla ihraç edilen ürünü oldu. Çikolata ve kakao bazlı ürünlerin ihracatı ise 588,7 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.Ülke bazında 855,9 milyon dolarla Irak en büyük ihracat pazarı olurken, bu ülkeyi 538,5 milyon dolarla ABD izledi.Açıklamada değerlendirmesine yer verilen TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, küresel tarım ticaretinin iklimsel anomaliler, jeopolitik gerilimler ve lojistik darboğazların eş zamanlı hissedildiği karmaşık bir süreçten geçtiğini belirtti.ABD, Fransa, Almanya ve Avustralya gibi önemli üretici ülkelerde El Nino hava olayı ve aşırı sıcakların rekolte beklentilerini düşürdüğünü belirten Uysallı, buğday fiyatlarının kile başına 7 doların üzerine çıkmasının gıda piyasalarını etkilediğini ifade etti.Karadeniz hattında Azak Denizi'nde yaşanan aksamalar ve liman altyapılarındaki aksamaların sevkiyat hızını düşürdüğüne dikkati çeken Uysallı, şunları kaydetti:Karadeniz'deki fiyatlar kağıt üzerinde gerilemiş olsa da savaş riski priminin Baltık ve Romanya limanlarında neden olduğu yüksek navlun farklarından dolayı bölgeden buğday alımlarının azaldığı görülüyor. Küresel emtia akışını etkileyen bu koşullar altında gıda sanayimiz, ham madde hatlarındaki operasyonel ve lojistik riskleri esnek tedarik ağlarından ve yüksek işleme kapasitesinden aldığı güçle proaktif şekilde yönetmeye çalışıyor.Uysallı, dünya gıda piyasalarındaki fiyat hareketleri ve lojistik belirsizlikler karşısında Türk gıda sanayisinin en önemli güvencelerinden birinin, bu sezon 23 milyon tonu aşarak tarihi seviyelere ulaşan buğday rekoltesi olduğunu kaydetti.Toprak Mahsulleri Ofisinin​​​​​​​ 11 milyon tona ulaşan alım garantisinin piyasa istikrarını desteklediğini ifade eden Uysallı, yurt içindeki yüksek rekoltenin uluslararası piyasalardaki arz sıkıntılarına karşı önemli bir stratejik ihtiyat oluşturduğunu belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fransa'da itfaiye erleri daha fazla imkan talebiyle greve gitti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fransa-da-itfaiye-erleri-daha-fazla-imkan-talebiyle-greve-gitti/893318/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fransa-da-itfaiye-erleri-daha-fazla-imkan-talebiyle-greve-gitti/893318/</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 12:39:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ile-De-France / Aşırı sıcakların orman yangınlarını olumsuz etkilediği Fransa'da itfaiye erleri, daha fazla imkan talebiyle greve gitti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ile-De-France Haberleri : Aşırı sıcakların orman yangınlarını olumsuz etkilediği Fransa'da itfaiye erleri, daha fazla imkan talebiyle greve gitti.9 itfaiye sendikasının çağrısıyla Fransa genelindeki itfaiye erleri, 1 günlük iş bırakma eylemi yapıyor.Greve giden itfaiye erleri, görevlerini yerine getirebilmek için devletten daha fazla imkan talep ed