<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>MHP'nin kurucusu Alparslan Türkeş'in vefatının 29. yılı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mhp-nin-kurucusu-alparslan-turkes-in-vefatinin-29-yili/822250/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mhp-nin-kurucusu-alparslan-turkes-in-vefatinin-29-yili/822250/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:32:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Başbakan yardımcılığı ve devlet bakanlığı dahil devletin önemli kademelerinde görev üstlenen, MHP'nin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in vefatının üzerinden 29 yıl geçti - Devlet Planlama Teşkilatı, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü gibi kurum ve kuruluşların hayata geçirilmesine öncülük eden Türkeş 4 Nisan 1997'de hayatını kaybetti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — BETÜL BİLSEL - MHP'nin Kurucu Genel Başkanı ve ülkücü hareketin lideri Alparslan Türkeş'in vefatının üzerinden 29 yıl geçti.Türkeş, Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşkerli köyünden 1860 yılında, toprak meselesi yüzünden yaşanan kavganın ardından Sultan Abdülaziz'in fermanıyla Kıbrıs'a sürgün edilen Tuzlalı Ahmet Hamdi Bey ve eşi Fatma Zehra Hanım'ın oğlu olarak 25 Kasım 1917'de Lefkoşa'da dünyaya geldi.Türkeş'in Ali Arslan olan ismi, orta öğretim yıllarında öğretmeni Osman Zeki Bey tarafından Sultan Alpaslan'a denk bir yiğit Türk ol denilerek Alparslan olarak değiştirildi.Ailesiyle 1933'te İstanbul'a yerleşen Türkeş, Kuleli Askeri Lisesine kaydoldu. 1936'da Kuleli Askeri Lisesini pekiyi derecesiyle bitiren Türkeş'in, Ankara ve Harp Akademisi yılları başladı. Türkeş, 1938'de genç bir teğmen olarak Harbiyeden mezun oldu.Türkeş, 1944'te Muzaffer Şükriye ile evlendi. Bu evlilikten Ayzit, Umay, Selcen, Sevenbige (Çağrı) ve Yıldırım Tuğrul adlı çocukları olan Türkeş 1974'te eşini kaybetti.Daha sonra Seval Hanım ile ikinci evliliğini yapan Türkeş'in, Ayyüce ve Ahmet Kutalmış adlı iki çocuğu daha dünyaya geldi.1944'te üsteğmen rütbesindeyken Nihal Atsız ve Nejdet Sançar ile Irkçılık-Turancılık davasından yargılanan Türkeş, 9 ay 10 gün Tophane Askeri Hapishanesi'nde kaldı. 1945'te de Askeri Yargıtay kararıyla tahliye edilen Türkeş 1947'de bu davadan beraat etti.Türkeş, 1947'de 15 Türk subayıyla ABD Kara Harp Akademisi ve Piyade Okulunda iki yıl eğitim gördü. 1951'de kurmaylık sınavını kazanan Türkeş, 1955'te Harp Akademisinden Kurmay Binbaşı olarak mezun oldu.Daha sonra dış görev için açılan sınavı kazanarak ABD Pentagon'da NATO Türk Temsil Heyeti üyeliğine atanan Türkeş, bu arada ekonomi eğitimi de aldı.1957'de Türkiye'ye dönen Türkeş, 1959'da Almanya'ya Atom ve Nükleer Okuluna gönderildi. Alparslan Türkeş, bu okulu başarıyla bitirmesinin ardından kurmay albaylığa yükseldi.- 27 Mayıs darbesi27 Mayıs 1960'da Milli Birlik Komitesinin ülke yönetimine el koyduğunu açıklayan bildiriyi radyodan okuyan Türkeş, ihtilal hükümetinde Başbakanlık Müsteşarlığı görevini üstlendi. Türkeş, bu vazifesi sırasında Devlet Planlama Teşkilatı ve Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü gibi kurum ve kuruluşları kurdu.Milli Birlik Komitesinde ortaya çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle 13 Kasım 1960'da Türkeş ve ondörtler olarak bilinen arkadaşları, emekliye sevk edilerek tasfiye edildi ve zorla evlerinden alınıp yurt dışında görevlendirilmek suretiyle sürgüne gönderildi. Türkeş, Türkiye'nin Hindistan Büyükelçiliği müşaviri sıfatıyla sürgün edildi.Alparslan Türkeş, 1963'te yurda dönerek arkadaşlarıyla kadro oluşturup partileşmek amacıyla Huzur ve Yükseliş Derneğini kurdu.Kısa bir süre sonra Talat Aydemir'in giriştiği darbe teşebbüsüne karıştığı iddiasıyla tutuklanan ve Mamak Askeri Cezaevi'nde 4 ay hücre hapsinde yatan Türkeş yargılandı ve beraat etti.- CKMP Genel Başkanlığı'na seçildiAlparslan Türkeş, 1965'te Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisine (CKMP) katıldı. Partinin Büyük Kurultayında Genel Başkanlığa seçilen Türkeş, aynı yıl yapılan genel seçimlerde ise Ankara milletvekili oldu.CKMP'nin adı 1969'da Milliyetçi Hareket Partisi, amblemi de üç hilal olarak değiştirilirken, Türkeş o yıl yapılan genel seçimlerde Adana milletvekili seçildi.Türkeş, ilki 31 Mart 1975-13 Haziran 1977 yılları, ikincisi de 1 Ağustos-31 Aralık 1977 tarihlerinde, Süleyman Demirel başkanlığında kurulan koalisyon hükümetlerinde MHP Genel Başkanı olarak, başbakan yardımcılığı ve devlet bakanlığı yaptı.Türkiye'de 1968'den itibaren Marksist ve komünist gençlik hareketlerinin üniversitelerde yer almaya başlamasıyla Türkeş, toplanan çok az sayıdaki gence verdiği seminerlerde Millet ve ülkemizi bölüp yıkmak isteyen her türlü yabancı ideoloji zehirlerinin panzehiri Türk milliyetçiliği ideolojisidir. vurgusu yaparak Türk toplumculuğu ve milliyetçiliğini anlattı. Kısa zamanda çoğalan ve örgütlenen gençler, Dokuz Işık etrafında toplandı.- 12 Eylül askeri darbesi12 Eylül 1980'de gerçekleşen askeri darbeden 3 gün sonra teslim olan Türkeş, önce Uzunada'da daha sonra da Ankara Askeri Dil Okulu ve hastalandığı dönemde de Mevki Hastanesi'nde 4,5 yıl hapis yattı. Bu süreçte Türkeş ve 218 ülkücünün idamı istendi. Türkeş, 9 Nisan 1985'te tahliye oldu ve beraat etti.Türkeş, 1987'de siyaset yapma yasağının kalkmasının ardından Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) olağanüstü kongresinde partinin Genel Başkanı oldu. Türkeş, 1991'deki genel seçimlerde MÇP'nin, Refah Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi ile yaptığı seçim ittifakı neticesinde Yozgat milletvekili seçildi.1992'de 12 Eylül'ün kapattığı partilerin tekrar açılabilmesine ilişkin değişikliğin ardından MHP'nin son kurultay delegeleri, MHP'nin isim ve amblemini MÇP'nin kullanabilmesine karar verdi.Bu çerçevede, 1992'de yapılan MÇP'nin 4. Olağanüstü Kurultayı'nda partinin adı MHP, amblemi üç hilal olarak değiştirildi, genel başkanlığa tekrar Alparslan Türkeş seçildi.Türkeş, 4 Nisan 1997'de geçirdiği kalp krizi sonucu 80 yaşında hayatını kaybetti. Türkeş için 8 Nisan 1997'de düzenlenen cenaze törenine yoğun katılım oldu. Türkeş'in naaşı, Beşevler'deki anıt mezara defnedildi. Türkiye'nin tüm illeri ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırım, Balkanlar ve Türkistan'daki Hoca Ahmet Yesevi'nin türbesinden getirilen topraklar, Türkeş'in mezarına konuldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — BETÜL BİLSEL - MHP'nin Kurucu Genel Başkanı ve ülkücü hareketin lideri Alparslan Türkeş'in vefatının üzerinden 29 yıl geçti.Türkeş, Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşkerli köyünden 1860 yılında, toprak meselesi yüzünden yaşanan kavganın ardından Sultan Abdülaziz'in fermanıyla Kıbrıs'a sürgün edilen Tuzlalı Ahmet Hamdi Bey ve eşi Fatma Zehra Hanım'ın oğlu olarak 25 Kasım 1917'de Lefkoşa'da dünyaya geldi.Türkeş'in Ali Arslan olan ismi, orta öğretim yıllarında öğretmeni Osman Zeki Bey tarafından Sultan Alpaslan'a denk bir yiğit Türk ol denilerek Alparslan olarak değiştirildi.Ailesiyle 1933'te İstanbul'a yerleşen Türkeş, Kuleli Askeri Lisesine kaydoldu. 1936'da Kuleli Askeri Lisesini pekiyi derecesiyle bitiren Türkeş'in, Ankara ve Harp Akademisi yılları başladı. Türkeş, 1938'de genç bir teğmen olarak Harbiyeden mezun oldu.Türkeş, 1944'te Muzaffer Şükriye ile evlendi. Bu evlilikten Ayzit, Umay, Selcen, Sevenbige (Çağrı) ve Yıldırım Tuğrul adlı çocukları olan Türkeş 1974'te eşini kaybetti.Daha sonra Seval Hanım ile ikinci evliliğini yapan Türkeş'in, Ayyüce ve Ahmet Kutalmış adlı iki çocuğu daha dünyaya geldi.1944'te üsteğmen rütbesindeyken Nihal Atsız ve Nejdet Sançar ile Irkçılık-Turancılık davasından yargılanan Türkeş, 9 ay 10 gün Tophane Askeri Hapishanesi'nde kaldı. 1945'te de Askeri Yargıtay kararıyla tahliye edilen Türkeş 1947'de bu davadan beraat etti.Türkeş, 1947'de 15 Türk subayıyla ABD Kara Harp Akademisi ve Piyade Okulunda iki yıl eğitim gördü. 1951'de kurmaylık sınavını kazanan Türkeş, 1955'te Harp Akademisinden Kurmay Binbaşı olarak mezun oldu.Daha sonra dış görev için açılan sınavı kazanarak ABD Pentagon'da NATO Türk Temsil Heyeti üyeliğine atanan Türkeş, bu arada ekonomi eğitimi de aldı.1957'de Türkiye'ye dönen Türkeş, 1959'da Almanya'ya Atom ve Nükleer Okuluna gönderildi. Alparslan Türkeş, bu okulu başarıyla bitirmesinin ardından kurmay albaylığa yükseldi.- 27 Mayıs darbesi27 Mayıs 1960'da Milli Birlik Komitesinin ülke yönetimine el koyduğunu açıklayan bildiriyi radyodan okuyan Türkeş, ihtilal hükümetinde Başbakanlık Müsteşarlığı görevini üstlendi. Türkeş, bu vazifesi sırasında Devlet Planlama Teşkilatı ve Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü gibi kurum ve kuruluşları kurdu.Milli Birlik Komitesinde ortaya çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle 13 Kasım 1960'da Türkeş ve ondörtler olarak bilinen arkadaşları, emekliye sevk edilerek tasfiye edildi ve zorla evlerinden alınıp yurt dışında görevlendirilmek suretiyle sürgüne gönderildi. Türkeş, Türkiye'nin Hindistan Büyükelçiliği müşaviri sıfatıyla sürgün edildi.Alparslan Türkeş, 1963'te yurda dönerek arkadaşlarıyla kadro oluşturup partileşmek amacıyla Huzur ve Yükseliş Derneğini kurdu.Kısa bir süre sonra Talat Aydemir'in giriştiği darbe teşebbüsüne karıştığı iddiasıyla tutuklanan ve Mamak Askeri Cezaevi'nde 4 ay hücre hapsinde yatan Türkeş yargılandı ve beraat etti.- CKMP Genel Başkanlığı'na seçildiAlparslan Türkeş, 1965'te Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisine (CKMP) katıldı. Partinin Büyük Kurultayında Genel Başkanlığa seçilen Türkeş, aynı yıl yapılan genel seçimlerde ise Ankara milletvekili oldu.CKMP'nin adı 1969'da Milliyetçi Hareket Partisi, amblemi de üç hilal olarak değiştirilirken, Türkeş o yıl yapılan genel seçimlerde Adana milletvekili seçildi.Türkeş, ilki 31 Mart 1975-13 Haziran 1977 yılları, ikincisi de 1 Ağustos-31 Aralık 1977 tarihlerinde, Süleyman Demirel başkanlığında kurulan koalisyon hükümetlerinde MHP Genel Başkanı olarak, başbakan yardımcılığı ve devlet bakanlığı yaptı.Türkiye'de 1968'den itibaren Marksist ve komünist gençlik hareketlerinin üniversitelerde yer almaya başlamasıyla Türkeş, toplanan çok az sayıdaki gence verdiği seminerlerde Millet ve ülkemizi bölüp yıkmak isteyen her türlü yabancı ideoloji zehirlerinin panzehiri Türk milliyetçiliği ideolojisidir. vurgusu yaparak Türk toplumculuğu ve milliyetçiliğini anlattı. Kısa zamanda çoğalan ve örgütlenen gençler, Dokuz Işık etrafında toplandı.- 12 Eylül askeri darbesi12 Eylül 1980'de gerçekleşen askeri darbeden 3 gün sonra teslim olan Türkeş, önce Uzunada'da daha sonra da Ankara Askeri Dil Okulu ve hastalandığı dönemde de Mevki Hastanesi'nde 4,5 yıl hapis yattı. Bu süreçte Türkeş ve 218 ülkücünün idamı istendi. Türkeş, 9 Nisan 1985'te tahliye oldu ve beraat etti.Türkeş, 1987'de siyaset yapma yasağının kalkmasının ardından Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) olağanüstü kongresinde partinin Genel Başkanı oldu. Türkeş, 1991'deki genel seçimlerde MÇP'nin, Refah Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi ile yaptığı seçim ittifakı neticesinde Yozgat milletvekili seçildi.1992'de 12 Eylül'ün kapattığı partilerin tekrar açılabilmesine ilişkin değişikliğin ardından MHP'nin son kurultay delegeleri, MHP'nin isim ve amblemini MÇP'nin kullanabilmesine karar verdi.Bu çerçevede, 1992'de yapılan MÇP'nin 4. Olağanüstü Kurultayı'nda partinin adı MHP, amblemi üç hilal olarak değiştirildi, genel başkanlığa tekrar Alparslan Türkeş seçildi.Türkeş, 4 Nisan 1997'de geçirdiği kalp krizi sonucu 80 yaşında hayatını kaybetti. Türkeş için 8 Nisan 1997'de düzenlenen cenaze törenine yoğun katılım oldu. Türkeş'in naaşı, Beşevler'deki anıt mezara defnedildi. Türkiye'nin tüm illeri ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırım, Balkanlar ve Türkistan'daki Hoca Ahmet Yesevi'nin türbesinden getirilen topraklar, Türkeş'in mezarına konuldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/mhp-nin-kurucusu-alparslan-turkes-in-vefatinin-29-yili.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'den yılın ilk çeyreğinde 180 milyon dolarlık domates ihracatı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-den-yilin-ilk-ceyreginde-180-milyon-dolarlik-domates-ihracati/822249/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-den-yilin-ilk-ceyreginde-180-milyon-dolarlik-domates-ihracati/822249/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:30:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa — Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği Başkanı Onur Girdap: - Önümüzdeki dönemde Türk ürünlerinin uluslararası pazarlarda daha fazla tercih edileceğini öngörüyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa Haberleri — EŞBER AYAYDIN - Türkiye'den ocak-mart döneminde 180 milyon 163 bin dolarlık domates ihracatı gerçekleştirildi.AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'den 2025 yılında 51 ülkeye 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihracatı yapıldı.Geçen yılın ocak-mart döneminde domates ihracatından 161 milyon 183 bin dolarlık gelir elde edilirken, bu yılın aynı döneminde bu rakam yüzde 11,80'lik artışla 180 milyon 163 bin dolara yükseldi.Bu yıl, dünyanın 44 ülkesine domates satan Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı ülkelerin başında Romanya yer aldı. Ocak-mart döneminde Türkiye, Romanya'ya 42 milyon 766 bin dolarlık domates satarken, bu ülkeyi 27 milyon 263 bin dolarla Rusya, 16 milyon 776 bin dolarla Ukrayna izledi.Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (SERA-BİR) Başkanı Onur Girdap, AA muhabirine, domates ihracatının yılın ilk 3 ayında bir önceki seneye göre artış göstermesinin sevindirici olduğunu söyledi.Domates ihracatının Türk tarımı açısından stratejik önem taşıdığını aktaran Girdap, Yılın ilk üç ayında ihracatta kaydedilen yüzde 11,80'lik artış sektörümüz adına son derece sevindirici bir gelişme. Bu artış, hem üreticilerimizin emeğinin karşılık bulduğunu hem de Türk domatesinin uluslararası pazarlarda güçlü bir konumda olduğunu göstermekte. Özellikle kalite, sürdürülebilir üretim ve modern sera yatırımlarının etkisiyle ihracat performansımızın her geçen yıl daha da iyileştiğini görüyoruz. Başta Romanya olmak üzere Avrupa pazarında artan talep, Rusya ve Ukrayna gibi önemli alıcı ülkelerdeki süreklilik, sektörümüz açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır. Cumhurbaşkanımızın izlediği olağanüstü dış politika sayesinde Türkiye tüm taraflar tarafından aranılan, ilk akla gelen ülke olmuş, biz de bunun etkisiyle dış pazarlarda ilk tercih edilen ülke haline gelmiş bulunuyoruz. dedi.Onur Girdap, SERA-BİR olarak bir yandan yeni pazarlar oluşturmak için çalışmalarını sürdürdüklerini, diğer yandan da yeni yatırımların hayata geçirilmesine yönelik adımlar attıklarını belirtti.- Enerji maliyetleri Türkiye'ye avantaj sağlıyorDünya genelinde artan enerji maliyetlerine dikkati çeken Girdap, sürece ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:İran, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasında devam eden savaşın etkisiyle, Avrupa başta olmak üzere dünya genelinde doğal gaz ve enerji maliyetlerinde ciddi artışlar yaşanıyor. Bu durum, özellikle Avrupa'daki üretim maliyetlerini önemli ölçüde yükseltiyor. Yurt dışında doğal gazla üretim yapan seralarda faaliyet gösteren üreticiler için bu artışlar sürdürülebilirliği zorlaştırıyor. Türkiye, sahip olduğu jeotermal kaynaklar sayesinde üretimde önemli bir maliyet avantajı elde etmiş durumda. Jeotermal enerji kullanımının yaygınlığı, özellikle seracılık sektöründe Türkiye'yi birçok ülkeye kıyasla daha rekabetçi hale getiriyor. Önümüzdeki dönemde Türk ürünlerinin uluslararası pazarlarda daha fazla tercih edileceğini öngörüyoruz. Türkiye, domates üretimi ve ihracatında sahip olduğu kapasite, deneyim ve kalite avantajıyla küresel pazardaki konumunu daha da güçlendirecek, ihracat rakamlarının da önemli ölçüde artacağına inanıyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Şanlıurfa Haberleri — EŞBER AYAYDIN - Türkiye'den ocak-mart döneminde 180 milyon 163 bin dolarlık domates ihracatı gerçekleştirildi.AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'den 2025 yılında 51 ülkeye 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihracatı yapıldı.Geçen yılın ocak-mart döneminde domates ihracatından 161 milyon 183 bin dolarlık gelir elde edilirken, bu yılın aynı döneminde bu rakam yüzde 11,80'lik artışla 180 milyon 163 bin dolara yükseldi.Bu yıl, dünyanın 44 ülkesine domates satan Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı ülkelerin başında Romanya yer aldı. Ocak-mart döneminde Türkiye, Romanya'ya 42 milyon 766 bin dolarlık domates satarken, bu ülkeyi 27 milyon 263 bin dolarla Rusya, 16 milyon 776 bin dolarla Ukrayna izledi.Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (SERA-BİR) Başkanı Onur Girdap, AA muhabirine, domates ihracatının yılın ilk 3 ayında bir önceki seneye göre artış göstermesinin sevindirici olduğunu söyledi.Domates ihracatının Türk tarımı açısından stratejik önem taşıdığını aktaran Girdap, Yılın ilk üç ayında ihracatta kaydedilen yüzde 11,80'lik artış sektörümüz adına son derece sevindirici bir gelişme. Bu artış, hem üreticilerimizin emeğinin karşılık bulduğunu hem de Türk domatesinin uluslararası pazarlarda güçlü bir konumda olduğunu göstermekte. Özellikle kalite, sürdürülebilir üretim ve modern sera yatırımlarının etkisiyle ihracat performansımızın her geçen yıl daha da iyileştiğini görüyoruz. Başta Romanya olmak üzere Avrupa pazarında artan talep, Rusya ve Ukrayna gibi önemli alıcı ülkelerdeki süreklilik, sektörümüz açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır. Cumhurbaşkanımızın izlediği olağanüstü dış politika sayesinde Türkiye tüm taraflar tarafından aranılan, ilk akla gelen ülke olmuş, biz de bunun etkisiyle dış pazarlarda ilk tercih edilen ülke haline gelmiş bulunuyoruz. dedi.Onur Girdap, SERA-BİR olarak bir yandan yeni pazarlar oluşturmak için çalışmalarını sürdürdüklerini, diğer yandan da yeni yatırımların hayata geçirilmesine yönelik adımlar attıklarını belirtti.- Enerji maliyetleri Türkiye'ye avantaj sağlıyorDünya genelinde artan enerji maliyetlerine dikkati çeken Girdap, sürece ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:İran, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri arasında devam eden savaşın etkisiyle, Avrupa başta olmak üzere dünya genelinde doğal gaz ve enerji maliyetlerinde ciddi artışlar yaşanıyor. Bu durum, özellikle Avrupa'daki üretim maliyetlerini önemli ölçüde yükseltiyor. Yurt dışında doğal gazla üretim yapan seralarda faaliyet gösteren üreticiler için bu artışlar sürdürülebilirliği zorlaştırıyor. Türkiye, sahip olduğu jeotermal kaynaklar sayesinde üretimde önemli bir maliyet avantajı elde etmiş durumda. Jeotermal enerji kullanımının yaygınlığı, özellikle seracılık sektöründe Türkiye'yi birçok ülkeye kıyasla daha rekabetçi hale getiriyor. Önümüzdeki dönemde Türk ürünlerinin uluslararası pazarlarda daha fazla tercih edileceğini öngörüyoruz. Türkiye, domates üretimi ve ihracatında sahip olduğu kapasite, deneyim ve kalite avantajıyla küresel pazardaki konumunu daha da güçlendirecek, ihracat rakamlarının da önemli ölçüde artacağına inanıyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD-İsrail'in, Irak’ta Haşdi Şabi’ye yönelik saldırısında 1 kişi öldü 5 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-israil-in-irak-ta-hasdi-sabi-ye-yonelik-saldirisinda-1-kisi-oldu-5-kisi-yaralandi/822248/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-israil-in-irak-ta-hasdi-sabi-ye-yonelik-saldirisinda-1-kisi-oldu-5-kisi-yaralandi/822248/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:30:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bağdat — ABD-İsrail'in, Irak'ta İran’a yakın milis gruplardan Haşdi Şabi'nin karargahına düzenlediği hava saldırısında 1 kişinin öldüğü, 5 kişinin yaralandığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bağdat Haberleri — ABD-İsrail'in, Irak'ta İran’a yakın milis gruplardan Haşdi Şabi'nin karargahına düzenlediği hava saldırısında 1 kişinin öldüğü, 5 kişinin yaralandığı belirtildi.Haşdi Şabi’den konuyla ilgili yazılı açıklama yapıldı.Açıklamaya göre, yerel saatle 05.10’da Enbar’da görev yapan Haşdi Şabi 45. Tugayı, ABD-İsrail hava saldırısıyla hedef alındı.Saldırı sonucu 1 Haşdi Şabi mensubu öldü, 5 kişi yaralandı. Yaralılar arasında Savunma Bakanlığına bağlı bir personelin de bulunduğu kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bağdat Haberleri — ABD-İsrail'in, Irak'ta İran’a yakın milis gruplardan Haşdi Şabi'nin karargahına düzenlediği hava saldırısında 1 kişinin öldüğü, 5 kişinin yaralandığı belirtildi.Haşdi Şabi’den konuyla ilgili yazılı açıklama yapıldı.Açıklamaya göre, yerel saatle 05.10’da Enbar’da görev yapan Haşdi Şabi 45. Tugayı, ABD-İsrail hava saldırısıyla hedef alındı.Saldırı sonucu 1 Haşdi Şabi mensubu öldü, 5 kişi yaralandı. Yaralılar arasında Savunma Bakanlığına bağlı bir personelin de bulunduğu kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/abd-israil-in-irak-ta-hasdi-sabi-ye-yonelik-saldirisinda-1-kisi-oldu-5-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kars'ta kızıl tilki karla kaplı mesire alanında yiyecekle beslenirken görüntülendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kars-ta-kizil-tilki-karla-kapli-mesire-alaninda-yiyecekle-beslenirken-goruntulendi/822247/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kars-ta-kizil-tilki-karla-kapli-mesire-alaninda-yiyecekle-beslenirken-goruntulendi/822247/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:27:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kars — Türkiye'nin en yüksek yerleşim yerlerinden Kars'ın Sarıkamış ilçesinde kızıl tilki, karla kaplı mesire alanında ekmek ve kemik kırıntılarıyla beslenirken görüntülendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kars Haberleri — Türkiye'nin en yüksek yerleşim yerlerinden Kars'ın Sarıkamış ilçesinde kızıl tilki, karla kaplı mesire alanında ekmek ve kemik kırıntılarıyla beslenirken görüntülendi.Uzun ve çetin geçen kışın yaşandığı ilçeyi çevreleyen sarıçam ormanları, bozayı, kurt, vaşak, tilki gibi birçok yabani hayvana ev sahipliği yapıyor.Kar kalınlığının 1 metreyi aştığı Acısu bölgesindeki mesire alanına gelen kızıl tilki, yiyecek aradıktan sonra ekmek ve kemik kırıntılarıyla beslenip bölgeden ayrıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kars Haberleri — Türkiye'nin en yüksek yerleşim yerlerinden Kars'ın Sarıkamış ilçesinde kızıl tilki, karla kaplı mesire alanında ekmek ve kemik kırıntılarıyla beslenirken görüntülendi.Uzun ve çetin geçen kışın yaşandığı ilçeyi çevreleyen sarıçam ormanları, bozayı, kurt, vaşak, tilki gibi birçok yabani hayvana ev sahipliği yapıyor.Kar kalınlığının 1 metreyi aştığı Acısu bölgesindeki mesire alanına gelen kızıl tilki, yiyecek aradıktan sonra ekmek ve kemik kırıntılarıyla beslenip bölgeden ayrıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/kars-ta-kizil-tilki-karla-kapli-mesire-alaninda-yiyecekle-beslenirken-goruntulendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aile Akademi Platformu'ndan 67 bin 754 kişi yararlandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aile-akademi-platformu-ndan-67-bin-754-kisi-yararlandi/822246/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aile-akademi-platformu-ndan-67-bin-754-kisi-yararlandi/822246/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:27:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş: - Vatandaşlara yönelik eğitimlerde, aile eğitimi ve iletişimi, evlilik ve sağlık, çocukların ve gençlerin gelişimi, mahremiyet bilinci ile sosyal hizmetlere erişim gibi konular yer alıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, aile eğitimi, evlilik, sağlık, çocuk ve genç gelişimi ile mahremiyet bilinci gibi başlıklarda eğitimlerin yer aldığı Aile Akademi Platformu'ndan bugüne kadar 67 bin 754 kişinin yararlandığını bildirdi.Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, Aile Akademi Platformu ile sağlıklı aile yapısını güçlendirmeyi, bilgi ve bilinç düzeyini artırmayı, ebeveynlere rehberlik etmeyi ve toplumsal dayanışmayı pekiştirmeyi hedeflediklerini belirtti.Ebeveynlere rehberlik etmek amacıyla hizmetleri yaygınlaştırdıklarını aktaran Göktaş, eğitim, ekonomi, kültür, sanat, sağlık ve ulaşım başta olmak üzere her alanda ailelerin yanında olmaya gayret ettiklerini vurguladı.Göktaş, Aile Dostu Ekosistem anlayışıyla, aileyi koruyan, değerlerini yaşatan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren ve güçlü bir toplumun temelini ailede gören bir vizyonla çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.- Aileleri dijital dünyanın tehlikelerinden korumak için yoğun mesai harcıyoruzSon yıllarda sosyal medyanın etkileri ve dijital risklerin aileler için önemli bir endişe kaynağı haline geldiğine dikkati çeken Göktaş, Bu sorunları aşmanın yolu ancak bilinçli kullanım ve dijital farkındalıkla mümkündür. Bu kapsamda bakanlık olarak toplumu, aileleri, özellikle de çocuklarımızı dijital dünyanın tehlikelerinden korumak için yoğun mesai harcıyoruz. ifadelerini kullandı.Aile Akademi Platformu'nun, aile yapısını koruma, destekleme ve geleceğe taşıma yolunda önemli katkılar sunduğunu belirten Göktaş, platform kapsamında hem vatandaşlara hem de bakanlık personeline yönelik çeşitli eğitim içeriklerinin sunulduğunu aktardı.Ailelerin birlik ve beraberliğini güçlendiren projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirten Göktaş, şunları kaydetti:Aile yapısının güçlendirilmesi, sosyal hizmetlerin etkinliğinin artırılması, toplumsal farkındalığın yükseltilmesi ve bakanlık personelinin bilgi ve beceri düzeylerinin geliştirilmesi amacıyla geçen yıl Aile Akademi Platformu'nu hayata geçirdik. Aile Eğitim Programı, Bilgi Güvenliği Farkındalık Eğitimi, Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı, Veri Güvenliği ve Kötüye Kullanım Senaryoları, ANKA Çocuk Destek Programı modülleri ile Siber Güvenlik Farkındalık Eğitimleri başta olmak üzere geniş bir yelpazede eğitim içerikleri sunuyoruz. Platform sayesinde bugüne kadar 67 bin 754 kişi, bakanlığın sunduğu içerik ve eğitimlere erişti.- Kriz yönetimi ve teknoloji kullanımı başlıkları bulunuyorGöktaş, söz konusu eğitimlerle bireylerin ve bakanlık çalışanlarının bilgi, farkındalık ve yetkinliklerinin artırılmasının hedeflendiğini belirterek, Vatandaşlara yönelik eğitimlerde, aile eğitimi ve iletişimi, evlilik ve sağlık, çocukların ve gençlerin gelişimi, mahremiyet bilinci ile sosyal hizmetlere erişim gibi konular yer alıyor. Bakanlık personeline yönelik eğitimlerde ise mesleki becerilerin geliştirilmesi, yasal düzenlemeler, kriz yönetimi ve teknoloji kullanımı başlıkları bulunuyor. değerlendirmesinde bulundu.Aile Akademi Platformu'nun e-Devlet ile entegre şekilde tasarlandığını ve eğitimlere katılım ile başarı belgelerinin doğrulanabildiğini aktaran Göktaş, bu entegrasyon sayesinde katılımcıların kendilerine uygun zamanlarda eğitimlere erişebildiğini belirtti.Göktaş ayrıca, eğitimlerin çevrim içi sunulmasının hedef kitleyi genişlettiğini, geleneksel yöntemlere kıyasla zaman ve maliyet tasarrufu sağlayarak bütçeye katkı sunduğunu ifade etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, aile eğitimi, evlilik, sağlık, çocuk ve genç gelişimi ile mahremiyet bilinci gibi başlıklarda eğitimlerin yer aldığı Aile Akademi Platformu'ndan bugüne kadar 67 bin 754 kişinin yararlandığını bildirdi.Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, Aile Akademi Platformu ile sağlıklı aile yapısını güçlendirmeyi, bilgi ve bilinç düzeyini artırmayı, ebeveynlere rehberlik etmeyi ve toplumsal dayanışmayı pekiştirmeyi hedeflediklerini belirtti.Ebeveynlere rehberlik etmek amacıyla hizmetleri yaygınlaştırdıklarını aktaran Göktaş, eğitim, ekonomi, kültür, sanat, sağlık ve ulaşım başta olmak üzere her alanda ailelerin yanında olmaya gayret ettiklerini vurguladı.Göktaş, Aile Dostu Ekosistem anlayışıyla, aileyi koruyan, değerlerini yaşatan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren ve güçlü bir toplumun temelini ailede gören bir vizyonla çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.- Aileleri dijital dünyanın tehlikelerinden korumak için yoğun mesai harcıyoruzSon yıllarda sosyal medyanın etkileri ve dijital risklerin aileler için önemli bir endişe kaynağı haline geldiğine dikkati çeken Göktaş, Bu sorunları aşmanın yolu ancak bilinçli kullanım ve dijital farkındalıkla mümkündür. Bu kapsamda bakanlık olarak toplumu, aileleri, özellikle de çocuklarımızı dijital dünyanın tehlikelerinden korumak için yoğun mesai harcıyoruz. ifadelerini kullandı.Aile Akademi Platformu'nun, aile yapısını koruma, destekleme ve geleceğe taşıma yolunda önemli katkılar sunduğunu belirten Göktaş, platform kapsamında hem vatandaşlara hem de bakanlık personeline yönelik çeşitli eğitim içeriklerinin sunulduğunu aktardı.Ailelerin birlik ve beraberliğini güçlendiren projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirten Göktaş, şunları kaydetti:Aile yapısının güçlendirilmesi, sosyal hizmetlerin etkinliğinin artırılması, toplumsal farkındalığın yükseltilmesi ve bakanlık personelinin bilgi ve beceri düzeylerinin geliştirilmesi amacıyla geçen yıl Aile Akademi Platformu'nu hayata geçirdik. Aile Eğitim Programı, Bilgi Güvenliği Farkındalık Eğitimi, Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı, Veri Güvenliği ve Kötüye Kullanım Senaryoları, ANKA Çocuk Destek Programı modülleri ile Siber Güvenlik Farkındalık Eğitimleri başta olmak üzere geniş bir yelpazede eğitim içerikleri sunuyoruz. Platform sayesinde bugüne kadar 67 bin 754 kişi, bakanlığın sunduğu içerik ve eğitimlere erişti.- Kriz yönetimi ve teknoloji kullanımı başlıkları bulunuyorGöktaş, söz konusu eğitimlerle bireylerin ve bakanlık çalışanlarının bilgi, farkındalık ve yetkinliklerinin artırılmasının hedeflendiğini belirterek, Vatandaşlara yönelik eğitimlerde, aile eğitimi ve iletişimi, evlilik ve sağlık, çocukların ve gençlerin gelişimi, mahremiyet bilinci ile sosyal hizmetlere erişim gibi konular yer alıyor. Bakanlık personeline yönelik eğitimlerde ise mesleki becerilerin geliştirilmesi, yasal düzenlemeler, kriz yönetimi ve teknoloji kullanımı başlıkları bulunuyor. değerlendirmesinde bulundu.Aile Akademi Platformu'nun e-Devlet ile entegre şekilde tasarlandığını ve eğitimlere katılım ile başarı belgelerinin doğrulanabildiğini aktaran Göktaş, bu entegrasyon sayesinde katılımcıların kendilerine uygun zamanlarda eğitimlere erişebildiğini belirtti.Göktaş ayrıca, eğitimlerin çevrim içi sunulmasının hedef kitleyi genişlettiğini, geleneksel yöntemlere kıyasla zaman ve maliyet tasarrufu sağlayarak bütçeye katkı sunduğunu ifade etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/aile-akademi-platformu-ndan-67-bin-754-kisi-yararlandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tarım arazilerinin korunması ve kullanılmasına ilişkin esaslar düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tarim-arazilerinin-korunmasi-ve-kullanilmasina-iliskin-esaslar-duzenlendi/822245/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tarim-arazilerinin-korunmasi-ve-kullanilmasina-iliskin-esaslar-duzenlendi/822245/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:27:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'da belirtilen istisnalar hariç olmak üzere arazi kullanım planlarında belirtilen amaçlar dışında kullanılamayacak - Tarımsal amaçlı yapılarda ve tarım dışı arazi kullanımlarında izin alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunlu olacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Türkiye'nin toprak ve arazi varlığının belirlenmesi ile bu varlığın kullanımına ilişkin usul ve esaslar belirlendi.Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Yönetmelikle, toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, geliştirilmesi, toprağın korunması, toprak koruma projelerinin hazırlanması ve uygulanması ile çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak arazilerin planlı kullanımının sağlanmasına yönelik usul ve esaslar düzenlendi.Tarım arazilerinin amaç dışı kullanım taleplerinde birden çok kişiyi ilgilendiren ve birden çok fonksiyonu içeren planlara yönelik çalışmalara başlanmadan önce, planlamayı yapacak kamu kurum ve kuruluşları veya plan yapma yetkisine sahip kamu kurum ve kuruluşlarınca yetkilendirilen plan müellifleri tarafından Tarım Arazileri Değerlendirme ve Bilgilendirme Sistemi (TAD Portal) kullanılarak il müdürlüklerine başvuru yapılacak.Gerçek veya tüzel kişiler tarafından tarım arazilerinin tarımsal veya tarım dışı amaçlı kullanım talepleri için arazinin belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde olması durumunda belediyelere, belediye ve mücavir alan sınırları dışında olması durumunda ise il özel idarelerine veya diğer plan yapma yetkisine sahip kuruluşlara başvurulacak.Arazi incelemesi sonucu hazırlanan arazi etüt raporlarında tarımsal arazi kullanım bütünlüğünün bozulduğunun tespit edilmesi durumunda, talep reddedilecek ve konu, Toprak Koruma Kurulu gündemine alınmayacak.- Toprak Koruma Kurulu ayda en az bir kez olağan toplanacakTarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'da belirtilen istisnalar hariç olmak üzere arazi kullanım planlarında belirtilen amaçları dışında kullanılamayacak. Arazi kullanım planlaması yapılan alanlarda amaç dışı kullanımlara ayrılan yerler bulunması halinde, buralar alternatif alan olarak değerlendirilecek.Tarım arazilerinin korunması, geliştirilmesi ve verimli kullanılmasına yönelik inceleme, değerlendirme ve izleme yapmak, ortaya çıkan olumsuzlukları belirlemek, toprağı korumak ve toprakla ilgili sorunları giderici önlemleri almak, geliştirmek, uygulanmasını sağlamak için görüş oluşturmak amacıyla ayda en az bir kez olağan toplanacak Toprak Koruma Kurulu, en az 9 üyeden oluşacak.Kurulun üye tam sayısı ile toplanması esasken, zorunluluk halinde en az 6 üye ile toplantı yapılabilecek. Kurul gündemindeki konular hakkındaki görüşün olumlu sayılması için en az 6 üyenin olumlu yönde oy kullanması gerekecek.Büyük ova koruma alanı olarak belirlenen alanlarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamayacak. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla Bakanlıkça izin verilebilecek.- İzinsiz yapılar bir ayda yıkılacakTarımsal amaçlı yapılarda ve tarım dışı arazi kullanımlarında izin alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunlu olacak.İzinsiz bütün yapıların yıkılması ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi gerektiği belediyelere veya il özel idarelerine bildirilecek. İlgili belediye veya il özel idaresi bir ay içinde yıkımı yapacak ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesini sağlayacak.Hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, Bakanlıkça yıkılabilecek veya yıktırılabilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Türkiye'nin toprak ve arazi varlığının belirlenmesi ile bu varlığın kullanımına ilişkin usul ve esaslar belirlendi.Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Yönetmelikle, toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, geliştirilmesi, toprağın korunması, toprak koruma projelerinin hazırlanması ve uygulanması ile çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak arazilerin planlı kullanımının sağlanmasına yönelik usul ve esaslar düzenlendi.Tarım arazilerinin amaç dışı kullanım taleplerinde birden çok kişiyi ilgilendiren ve birden çok fonksiyonu içeren planlara yönelik çalışmalara başlanmadan önce, planlamayı yapacak kamu kurum ve kuruluşları veya plan yapma yetkisine sahip kamu kurum ve kuruluşlarınca yetkilendirilen plan müellifleri tarafından Tarım Arazileri Değerlendirme ve Bilgilendirme Sistemi (TAD Portal) kullanılarak il müdürlüklerine başvuru yapılacak.Gerçek veya tüzel kişiler tarafından tarım arazilerinin tarımsal veya tarım dışı amaçlı kullanım talepleri için arazinin belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde olması durumunda belediyelere, belediye ve mücavir alan sınırları dışında olması durumunda ise il özel idarelerine veya diğer plan yapma yetkisine sahip kuruluşlara başvurulacak.Arazi incelemesi sonucu hazırlanan arazi etüt raporlarında tarımsal arazi kullanım bütünlüğünün bozulduğunun tespit edilmesi durumunda, talep reddedilecek ve konu, Toprak Koruma Kurulu gündemine alınmayacak.- Toprak Koruma Kurulu ayda en az bir kez olağan toplanacakTarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'da belirtilen istisnalar hariç olmak üzere arazi kullanım planlarında belirtilen amaçları dışında kullanılamayacak. Arazi kullanım planlaması yapılan alanlarda amaç dışı kullanımlara ayrılan yerler bulunması halinde, buralar alternatif alan olarak değerlendirilecek.Tarım arazilerinin korunması, geliştirilmesi ve verimli kullanılmasına yönelik inceleme, değerlendirme ve izleme yapmak, ortaya çıkan olumsuzlukları belirlemek, toprağı korumak ve toprakla ilgili sorunları giderici önlemleri almak, geliştirmek, uygulanmasını sağlamak için görüş oluşturmak amacıyla ayda en az bir kez olağan toplanacak Toprak Koruma Kurulu, en az 9 üyeden oluşacak.Kurulun üye tam sayısı ile toplanması esasken, zorunluluk halinde en az 6 üye ile toplantı yapılabilecek. Kurul gündemindeki konular hakkındaki görüşün olumlu sayılması için en az 6 üyenin olumlu yönde oy kullanması gerekecek.Büyük ova koruma alanı olarak belirlenen alanlarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamayacak. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla Bakanlıkça izin verilebilecek.- İzinsiz yapılar bir ayda yıkılacakTarımsal amaçlı yapılarda ve tarım dışı arazi kullanımlarında izin alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunlu olacak.İzinsiz bütün yapıların yıkılması ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi gerektiği belediyelere veya il özel idarelerine bildirilecek. İlgili belediye veya il özel idaresi bir ay içinde yıkımı yapacak ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesini sağlayacak.Hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, Bakanlıkça yıkılabilecek veya yıktırılabilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD, 23 yıl sonra ilk kez askeri çatışmada uçak kaybı yaşadı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-23-yil-sonra-ilk-kez-askeri-catismada-ucak-kaybi-yasadi/822244/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-23-yil-sonra-ilk-kez-askeri-catismada-ucak-kaybi-yasadi/822244/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:24:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Düşürülen son 2 uçakla birlikte ABD'nin bugüne kadar İran'a yönelik saldırılarda kaybettiği bilinen uçak sayısı 7'ye yükselmiş oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ABD’nin İran’da düşürülen son iki uçağı, bu ülkenin 23 yıl aradan sonra bir çatışmada kaybettiği ilk uçaklar oldu.ABD medyası ve İran medyası dün ABD'nin iki uçağının düştüğünü duyurdu.Dün sabah saatlerinde ikinci bir savaş uçağının vurulduğunu duyuran İran ordusu enkaz görselleri paylaştıArdından ABD medyası da ABD’ye ait bir F-15 savaş uçağı vurularak düşürüldüğünü, pilotların birinin sağ kurtulduğunu diğeri için arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü yazdı.Bunun da ardından Amerikan basını F-15 uçağıyla aynı anlarda Hürmüz Boğazı yakınlarında ikinci bir ABD savaş uçağının (A-10) vurulduğunu paylaştı. Haberlerde pilotunun uçağı Kuveyt hava sahasına yönlendirdiği ve atlayarak kurtulduğu belirtildi.- 23 yıl sonra ilk uçak kaybıAmerikan basınında yer alan haberlere göre, söz konusu uçaklar, ABD'nin 23 yıl aradan sonra bir çatışmada kaybettiği ilk uçaklar oldu.Associated Press'e (AP) konuşan ABD Hava Kuvvetlerinden emekli eski F-16 pilotu Houston Cantwell, ABD'nin en son 2003'te Irak işgali esnasında bir A-10 Thunderbolt uçağı kaybettiğini hatırlattı.- ABD İran'a saldırılarında bugüne kadar 7 uçağını kaybettiği biliniyorÖte yandan söz konusu iki uçakla birlikte ABD'nin bugüne kadar İran'a yönelik saldırılarda kaybettiği bilinen uçak sayısı 7'ye yükselmiş oldu.ABD, 28 Şubat'ta başlattığı saldırılarda ilk kaybını 2 Mart'ta verdi. ABD'ye ait 3 F-15, Kuveyt'in dost ateşi sonucu düştü. Uçaklarda bulunan 6 pilot sağ kurtuldu.Tarihler 12 Mart'ı gösterdiğinde KC-135 tipi yakıt ikmal uçağı Irak'ta düştü. ABD yönetimi bu uçağın dost ya da düşman ateşi sonucu düşmediğini olayın kaza olduğunu açıkladı. Uçakta bulunan 6 mürettebat yaşamını yitirdi.ABD'ye ait E-3 Sentry uçağı ise 27 Mart'ta Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssünde İran saldırısı sonucu pistte hasar aldı. Olayda 10 ABD askeri yaralandı.- ABD askerlerinin düşen uçaklardan sağ kurtulduğu örnekler varÖte yandan ABD askerlerinin dün düşen uçaklardan sağ kurtulmasının ardından benzeri olaylar akıllara geldi.Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, 2011'de F-15E tipi ABD savaş uçağı Libya'da mekanik sorunlar nedeniyle düştüğünde pilot atlayarak sağ kurtuldu.Ayrıca 1999 Kosova Savaşı ve 1991 Körfez Savaşı'nda düşen ABD uçaklarında pilotlar atlayarak kendilerini kurtardı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ABD’nin İran’da düşürülen son iki uçağı, bu ülkenin 23 yıl aradan sonra bir çatışmada kaybettiği ilk uçaklar oldu.ABD medyası ve İran medyası dün ABD'nin iki uçağının düştüğünü duyurdu.Dün sabah saatlerinde ikinci bir savaş uçağının vurulduğunu duyuran İran ordusu enkaz görselleri paylaştıArdından ABD medyası da ABD’ye ait bir F-15 savaş uçağı vurularak düşürüldüğünü, pilotların birinin sağ kurtulduğunu diğeri için arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü yazdı.Bunun da ardından Amerikan basını F-15 uçağıyla aynı anlarda Hürmüz Boğazı yakınlarında ikinci bir ABD savaş uçağının (A-10) vurulduğunu paylaştı. Haberlerde pilotunun uçağı Kuveyt hava sahasına yönlendirdiği ve atlayarak kurtulduğu belirtildi.- 23 yıl sonra ilk uçak kaybıAmerikan basınında yer alan haberlere göre, söz konusu uçaklar, ABD'nin 23 yıl aradan sonra bir çatışmada kaybettiği ilk uçaklar oldu.Associated Press'e (AP) konuşan ABD Hava Kuvvetlerinden emekli eski F-16 pilotu Houston Cantwell, ABD'nin en son 2003'te Irak işgali esnasında bir A-10 Thunderbolt uçağı kaybettiğini hatırlattı.- ABD İran'a saldırılarında bugüne kadar 7 uçağını kaybettiği biliniyorÖte yandan söz konusu iki uçakla birlikte ABD'nin bugüne kadar İran'a yönelik saldırılarda kaybettiği bilinen uçak sayısı 7'ye yükselmiş oldu.ABD, 28 Şubat'ta başlattığı saldırılarda ilk kaybını 2 Mart'ta verdi. ABD'ye ait 3 F-15, Kuveyt'in dost ateşi sonucu düştü. Uçaklarda bulunan 6 pilot sağ kurtuldu.Tarihler 12 Mart'ı gösterdiğinde KC-135 tipi yakıt ikmal uçağı Irak'ta düştü. ABD yönetimi bu uçağın dost ya da düşman ateşi sonucu düşmediğini olayın kaza olduğunu açıkladı. Uçakta bulunan 6 mürettebat yaşamını yitirdi.ABD'ye ait E-3 Sentry uçağı ise 27 Mart'ta Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssünde İran saldırısı sonucu pistte hasar aldı. Olayda 10 ABD askeri yaralandı.- ABD askerlerinin düşen uçaklardan sağ kurtulduğu örnekler varÖte yandan ABD askerlerinin dün düşen uçaklardan sağ kurtulmasının ardından benzeri olaylar akıllara geldi.Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, 2011'de F-15E tipi ABD savaş uçağı Libya'da mekanik sorunlar nedeniyle düştüğünde pilot atlayarak sağ kurtuldu.Ayrıca 1999 Kosova Savaşı ve 1991 Körfez Savaşı'nda düşen ABD uçaklarında pilotlar atlayarak kendilerini kurtardı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/abd-23-yil-sonra-ilk-kez-askeri-catismada-ucak-kaybi-yasadi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İnfaz koruma memuruyken hukuka duyduğu ilgiyle avukat oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/infaz-koruma-memuruyken-hukuka-duydugu-ilgiyle-avukat-oldu/822243/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/infaz-koruma-memuruyken-hukuka-duydugu-ilgiyle-avukat-oldu/822243/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:24:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Eskişehir — Eskişehir'de cezaevinde görevliyken İnfaz Kanunu'nu incelemeye başlamasıyla hukukçu olmaya karar veren Ali Fuat Özkan, eğitiminin ardından mesleğini avukat olarak sürdürüyor - Avukat Özkan: - Benim hikayem, cezaevi maltalarından (cezaevinin ana avlusu) adliye koridorlarına uzanan bir yolculuk. Hiçbir zaman pes etmedim. Bu hikayenin başkalarına da ilham olmasını istiyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Eskişehir Haberleri — ZEHRA ONGAN - Eskişehir'de avukatlık yapan 38 yaşındaki Ali Fuat Özkan, infaz koruma memuruyken kurduğu hukukçu olma hayalini gerçeğe dönüştürdü.Meslek hayatına 2009'da başlayan Özkan, görev yaptığı süreçte İnfaz Kanunu'nu incelemeye başladı.Kanunla ilgilenirken hukuka ilgi duyan Özkan, bu alanda eğitim almak istedi.Anadolu Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulunu tamamlayan Özkan, daha sonra Dikey Geçiş Sınavı (DGS) ile İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesine yerleşti.Başladığı hukuk eğitimine çeşitli nedenlerle 2014'te ara veren, 2018'de öğrenci affından yararlanarak eğitimine yeniden başlayan Özkan, mezun olduğu 2021 yılından beri Eskişehir Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapıyor.- Müvekkillerimle iletişimimde bu tecrübeden faydalanıyorumAli Fuat Özkan, AA muhabirine, cezaevinde çalıştığı yıllarda tutuklu ve hükümlülerle birebir temas kurma imkanı bulduğunu söyledi.Cezaevinde çalışırken infaz hukukunu yerinde gözlemlediğini belirten Özkan, Bu durum, avukatlık mesleğimde bana önemli katkı sağladı. Müvekkillerimle iletişimimde bu tecrübeden faydalanıyorum. dedi.Ailesinde eğitim seviyesinin sınırlı olduğunu ve kendi çabasıyla eğitim hayatını sürdürdüğünü anlatan Özkan, şöyle devam etti:Önce kendime veli oldum, sonra kendimi okuttum. Hem memuriyet hayatı hem hukuk fakültesi okumak biraz zordu. İzinlerimi ayarlayıp derslere o şekilde katılıyordum. Başlangıçta hakimlik ve savcılık düşünmüştüm ama sonra avukatlığın mizacıma ve karakterime daha yakın olduğunu anladım. Daha özgür bir alan. Mücadelenin tam ortasında olmak istedim.- Cezaevine bu kez avukat olarak gitmek benim için çok farklı bir histiCeza infaz kurumunda görev yapan arkadaşlarına da örnek olduğunu vurgulayan Özkan, bazı meslektaşlarının sınavlara girerek farklı görevlerde başarı elde ettiğini dile getirdi.Özkan, birkaç arkadaşının kendisinden aldığı motivasyonla üniversite okuduğunu ifade ederek, Onlara ilham oldum. Şu an bir arkadaşım da benden aldığı motivasyonla icra müdürü olarak görev yapmakta. Görüştüğümüz zaman bana duyduğu minnetten bahseder. Umarım bu hikaye daha çok kişiye ulaşır ve ilham kaynağı olur. Kimse hayallerinden vazgeçmesin. diye konuştu.Avukat olarak ilk kez ceza infaz kurumuna gittiğinde duygusal anlar yaşadığını anlatan Özkan, Cezaevine bu kez avukat olarak gitmek benim için çok farklı bir histi. dedi.Özkan, 2008 yılında not defterine yazdığı hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığını belirterek, Benim hikayem, cezaevi maltalarından (cezaevinin ana avlusu) adliye koridorlarına uzanan bir yolculuk. Hiçbir zaman pes etmedim. Bu hikayenin başkalarına da ilham olmasını istiyorum. şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Eskişehir Haberleri — ZEHRA ONGAN - Eskişehir'de avukatlık yapan 38 yaşındaki Ali Fuat Özkan, infaz koruma memuruyken kurduğu hukukçu olma hayalini gerçeğe dönüştürdü.Meslek hayatına 2009'da başlayan Özkan, görev yaptığı süreçte İnfaz Kanunu'nu incelemeye başladı.Kanunla ilgilenirken hukuka ilgi duyan Özkan, bu alanda eğitim almak istedi.Anadolu Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulunu tamamlayan Özkan, daha sonra Dikey Geçiş Sınavı (DGS) ile İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesine yerleşti.Başladığı hukuk eğitimine çeşitli nedenlerle 2014'te ara veren, 2018'de öğrenci affından yararlanarak eğitimine yeniden başlayan Özkan, mezun olduğu 2021 yılından beri Eskişehir Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapıyor.- Müvekkillerimle iletişimimde bu tecrübeden faydalanıyorumAli Fuat Özkan, AA muhabirine, cezaevinde çalıştığı yıllarda tutuklu ve hükümlülerle birebir temas kurma imkanı bulduğunu söyledi.Cezaevinde çalışırken infaz hukukunu yerinde gözlemlediğini belirten Özkan, Bu durum, avukatlık mesleğimde bana önemli katkı sağladı. Müvekkillerimle iletişimimde bu tecrübeden faydalanıyorum. dedi.Ailesinde eğitim seviyesinin sınırlı olduğunu ve kendi çabasıyla eğitim hayatını sürdürdüğünü anlatan Özkan, şöyle devam etti:Önce kendime veli oldum, sonra kendimi okuttum. Hem memuriyet hayatı hem hukuk fakültesi okumak biraz zordu. İzinlerimi ayarlayıp derslere o şekilde katılıyordum. Başlangıçta hakimlik ve savcılık düşünmüştüm ama sonra avukatlığın mizacıma ve karakterime daha yakın olduğunu anladım. Daha özgür bir alan. Mücadelenin tam ortasında olmak istedim.- Cezaevine bu kez avukat olarak gitmek benim için çok farklı bir histiCeza infaz kurumunda görev yapan arkadaşlarına da örnek olduğunu vurgulayan Özkan, bazı meslektaşlarının sınavlara girerek farklı görevlerde başarı elde ettiğini dile getirdi.Özkan, birkaç arkadaşının kendisinden aldığı motivasyonla üniversite okuduğunu ifade ederek, Onlara ilham oldum. Şu an bir arkadaşım da benden aldığı motivasyonla icra müdürü olarak görev yapmakta. Görüştüğümüz zaman bana duyduğu minnetten bahseder. Umarım bu hikaye daha çok kişiye ulaşır ve ilham kaynağı olur. Kimse hayallerinden vazgeçmesin. diye konuştu.Avukat olarak ilk kez ceza infaz kurumuna gittiğinde duygusal anlar yaşadığını anlatan Özkan, Cezaevine bu kez avukat olarak gitmek benim için çok farklı bir histi. dedi.Özkan, 2008 yılında not defterine yazdığı hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığını belirterek, Benim hikayem, cezaevi maltalarından (cezaevinin ana avlusu) adliye koridorlarına uzanan bir yolculuk. Hiçbir zaman pes etmedim. Bu hikayenin başkalarına da ilham olmasını istiyorum. şeklinde konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hobisini mesleğe dönüştüren kadın kendi işinin patronu oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hobisini-meslege-donusturen-kadin-kendi-isinin-patronu-oldu/822242/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hobisini-meslege-donusturen-kadin-kendi-isinin-patronu-oldu/822242/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:24:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Niğde — Niğde'de yaklaşık 14 yıl sürdürdüğü ve doğum nedeniyle ara verdiği öğretmenliği bırakıp 8 yıl önce ahşap ve polyester boyamaya başlayan Nazan Ata: - Para kazanmak için değil, zevk almak için yaptığım bir işin bana ekstra gelir getirmesinden çok keyif alıyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Niğde Haberleri — AHMET DEMİRCAN - Niğde'de yaşayan 44 yaşındaki Nazan Ata, 14 yıl sürdürdüğü öğretmenliği 8 yıl önce doğum nedeniyle bırakarak başladığı ahşap ve polyester boyama hobisini mesleğe dönüştürdü.Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Fizik Bölümünden 2004'te mezun olan 2 çocuk annesi Ata, yaklaşık 14 yıl özel okullarda öğretmenlik yaptı.Ata, ikinci çocuğunun doğumu sonrası öğretmenliğe ara verip evdeki ahşap eşyaları boyamaya başladı ve bu alana ilgi duydu.Zamanla kendisini geliştirerek hobisini mesleğe dönüştüren Ata, babasından kalan dükkanı bu yıl yenileyip, yaptığı ürünleri burada satmaya başladı.Ata, el emeği ürünleriyle hem aile ekonomisine katkı sağlıyor hem de kendi işini kurarak girişimci kadınlara örnek oluyor.Nazan Ata, AA muhabirine, kendi işini kurmasının en büyük nedenlerinden birinin çocuklarıyla vakit geçirmek olduğunu söyledi.Doğum sonrası evde değişiklik yapmak istediğini ve bu şekilde boyama işine başladığını anlatan Ata, evdeki tüm ahşap malzemeleri boyadığını belirtti.Hobisini mesleğe dönüştürmekten mutlu olduğunu dile getiren Ata, şunları kaydetti:Evde boyanacak bir şey kalmayınca ve bundan çok keyif aldığım için devam ettirmek istedim ama bir yere gidip de başkalarının masalarını boyamak bana cazip gelmedi. Evde boyayıp dışarıya satabileceğim bir şeyler bulayım dedim. Araştırmalarımdan sonra ufak tefek ahşap ve polyesterle tanıştım. Bunları boyayıp dışarıya satmaya başladım.Bu işi 7-8 yıldır yapıyorum. Öğretmenliği bırakıp tamamen bu işe yönelmiştim zaten. Çocuklar da büyüdüğü için beni tutan bir şey olmadı, tamamen profesyonel hale getirelim dedik ve bu dükkanı açtık. Burada polyester ve ahşap boyama yapıyoruz. Biblo, ahşap ürünler, kutu, tepsiler gibi şeyleri boyuyoruz. Ürünlerin boyama süreleri büyüklüklerine göre değişiyor. Küçük ürünleri kısa süreli bitirebiliyoruz ama büyük ürünler zaman alıyor.- Ortaya bir sanat eseri çıkarmanın verdiği haz bambaşkaAta, iş yerinin vatandaşlara da açık olduğunu belirterek, isteyenlerin gelerek diledikleri ürünü boyayabileceklerini söyledi.Kendi işini yapmanın güzel bir his olduğunu anlatan Ata, Bir şeyi boyarken kendimi tamamen kaptırıyorum ve o işin içinde buluyorum. Para kazanmak için değil, zevk almak için yaptığım bir işin bana ekstra gelir getirmesinden çok keyif alıyorum. Kadınlar evde boş oturuyorlarsa ya da kendilerine bir hobi arıyorlarsa muhakkak bulsunlar. Ortaya bir sanat eseri çıkarmanın verdiği haz bambaşka. İlla sanat eseriyle de uğraşmaları gerekmiyor, muhakkak kendilerine uğraşacak bir şeyler bulabilirler ve uğraştıkları şeyden belki de para kazanabilirler. ifadelerini kullandı.Ata, işini büyütme hayali kurduğunu belirterek, önce şehir dışına, daha sonra yurt dışına satış yapmak istediğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Niğde Haberleri — AHMET DEMİRCAN - Niğde'de yaşayan 44 yaşındaki Nazan Ata, 14 yıl sürdürdüğü öğretmenliği 8 yıl önce doğum nedeniyle bırakarak başladığı ahşap ve polyester boyama hobisini mesleğe dönüştürdü.Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Fizik Bölümünden 2004'te mezun olan 2 çocuk annesi Ata, yaklaşık 14 yıl özel okullarda öğretmenlik yaptı.Ata, ikinci çocuğunun doğumu sonrası öğretmenliğe ara verip evdeki ahşap eşyaları boyamaya başladı ve bu alana ilgi duydu.Zamanla kendisini geliştirerek hobisini mesleğe dönüştüren Ata, babasından kalan dükkanı bu yıl yenileyip, yaptığı ürünleri burada satmaya başladı.Ata, el emeği ürünleriyle hem aile ekonomisine katkı sağlıyor hem de kendi işini kurarak girişimci kadınlara örnek oluyor.Nazan Ata, AA muhabirine, kendi işini kurmasının en büyük nedenlerinden birinin çocuklarıyla vakit geçirmek olduğunu söyledi.Doğum sonrası evde değişiklik yapmak istediğini ve bu şekilde boyama işine başladığını anlatan Ata, evdeki tüm ahşap malzemeleri boyadığını belirtti.Hobisini mesleğe dönüştürmekten mutlu olduğunu dile getiren Ata, şunları kaydetti:Evde boyanacak bir şey kalmayınca ve bundan çok keyif aldığım için devam ettirmek istedim ama bir yere gidip de başkalarının masalarını boyamak bana cazip gelmedi. Evde boyayıp dışarıya satabileceğim bir şeyler bulayım dedim. Araştırmalarımdan sonra ufak tefek ahşap ve polyesterle tanıştım. Bunları boyayıp dışarıya satmaya başladım.Bu işi 7-8 yıldır yapıyorum. Öğretmenliği bırakıp tamamen bu işe yönelmiştim zaten. Çocuklar da büyüdüğü için beni tutan bir şey olmadı, tamamen profesyonel hale getirelim dedik ve bu dükkanı açtık. Burada polyester ve ahşap boyama yapıyoruz. Biblo, ahşap ürünler, kutu, tepsiler gibi şeyleri boyuyoruz. Ürünlerin boyama süreleri büyüklüklerine göre değişiyor. Küçük ürünleri kısa süreli bitirebiliyoruz ama büyük ürünler zaman alıyor.- Ortaya bir sanat eseri çıkarmanın verdiği haz bambaşkaAta, iş yerinin vatandaşlara da açık olduğunu belirterek, isteyenlerin gelerek diledikleri ürünü boyayabileceklerini söyledi.Kendi işini yapmanın güzel bir his olduğunu anlatan Ata, Bir şeyi boyarken kendimi tamamen kaptırıyorum ve o işin içinde buluyorum. Para kazanmak için değil, zevk almak için yaptığım bir işin bana ekstra gelir getirmesinden çok keyif alıyorum. Kadınlar evde boş oturuyorlarsa ya da kendilerine bir hobi arıyorlarsa muhakkak bulsunlar. Ortaya bir sanat eseri çıkarmanın verdiği haz bambaşka. İlla sanat eseriyle de uğraşmaları gerekmiyor, muhakkak kendilerine uğraşacak bir şeyler bulabilirler ve uğraştıkları şeyden belki de para kazanabilirler. ifadelerini kullandı.Ata, işini büyütme hayali kurduğunu belirterek, önce şehir dışına, daha sonra yurt dışına satış yapmak istediğini sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sahipsiz köpekler eğitim ve rehabilitasyon süreciyle yeni hayatlarına hazırlanıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sahipsiz-kopekler-egitim-ve-rehabilitasyon-sureciyle-yeni-hayatlarina-hazirlaniyor/822241/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sahipsiz-kopekler-egitim-ve-rehabilitasyon-sureciyle-yeni-hayatlarina-hazirlaniyor/822241/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:24:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Sahipsiz, sokaktan ya da barınaklardan sahiplenilen köpeklere eğitim ve rehabilitasyon verilen merkezde, hayvanlar sosyal yaşama entegre ediliyor - Köpek Eğitim ve Davranış Uzmanı Ahmet Kazım Müftüoğlu: - Hedefimiz, sahipsiz köpeklerin de her köpek gibi insan yaşamına, sosyal yaşama entegre olabileceğini göstermek - Köpek Eğitim ve Davranış Uzmanı Kemal Can Oral: - Sokak köpeklerine ikinci bir şans verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Sokaktan sahiplenilen bir köpek, eğitim verildikten ve rehabilite olduktan sonra herkesle uyumlu hale gelebilir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ZEHRA TEKECİ ESER - Ankara'da faaliyet gösteren merkezde, uzmanlar tarafından bireysel ihtiyaçlara göre şekillendirilen eğitim süreçlerini tamamlayan ve Sosyal Köpek sınavlarını başarıyla geçen sahipsiz, sokaktan ya da barınaktan sahiplenilen köpekler, sosyal yaşama uyumlu hale getiriliyor.Köpek eğitimi ve rehabilitasyon alanında hizmet verilen merkezde, sahipsiz köpeklerin sosyal yaşama kazandırılması ve ikinci bir şans verilmesi amacıyla danışmanlık da sunuluyor.Sokaktan ve barınaklardan gelen ya da bu alanlardan sahiplenilen köpekler, aşı ve çip kontrollerinin ardından uzmanlarca geçmiş deneyimi, mevcut durumu ve ihtiyaçları açısından değerlendiriliyor.Travma yaşayan veya kronik stres belirtileri gösteren köpeklere özel rehabilitasyon uygulanırken, davranış problemi bulunmayan hayvanlar temel eğitim programına alınıyor.Bu süreçte fiziksel ve zihinsel gelişimleri desteklenen köpekler, diğer hayvanlarla bir araya geliyor, sosyal yaşama ve insanlarla uyumlu hale getiriliyor.Sabır, disiplin ve sevgiyle yürütülen süreci tamamlayan köpekler, hem Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu tarafından düzenlenen Sosyal Köpek Sınavı'na (SKS) tabi tutuluyor hem de 19 Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi ve Köpek Davranış Uzmanı Prof. Dr. Duygu Dalgın tarafından sosyal hayata ve insanlara uyumlu olduklarına dair raporları veriliyor.Farklı çevresel uyaranlara verdikleri tepkilerin değerlendirildiği sınavı geçen köpekler, yeni yaşamlarına kazandırılıyor.Bünyesindeki diğer sahipsiz köpekleri de sosyal yaşama entegre ederek, uygun ailelerle buluşturmak üzere çalışmalarını sürdüren merkezdeki Tina isimli köpek ise yerleştirileceği huzurevi için hazırlanıyor.- ⁠Her köpeğin eğitim süreci farklılık gösteriyorKöpek Eğitim ve Davranış Uzmanı Ahmet Kazım Müftüoğlu, AA muhabirine, merkezin kurulduğundan bu yana sahipsiz sokak köpeklerine yönelik uygulamayı sürdürdüğünü anlattı.Müftüoğlu, Hedefimiz, sahipsiz köpeklerin de her köpek gibi insan yaşamına, sosyal yaşama entegre olabileceğini göstermek. Zaten sokak köpeklerini barınaklardan alıp rehabilite ederek, sınavlara sokup başarıyla geçmelerini sağlamamız da bunu kanıtlamak için. diye konuştu.Bu hayvanlara yönelik ücretsiz danışmanlık verdiklerini belirten Müftüoğlu, her köpeğin eğitim süreci ve uygulamalarının farklı olduğunu dile getirdi.Köpekler için koruma, numara (trick), rehabilitasyon ya da temel programlar uyguladıklarını aktaran Müftüoğlu, Köpeğin ihtiyacı neyse eğer post-travmatik bir olgusu varsa, kronik bir stresi varsa rehabilitasyon programımızı dahil ediyoruz. Köpeğin bize verdiği dönütler doğrultusunda süreç ilerliyor. Köpeğin eğer travmatik bir olgusu, kronik bir stresi veya davranış problemi yoksa temel programa alıyoruz. bilgisini verdi.Müftüoğlu, travma geçiren hayvanlar için sorunun kaynağına yöneldiklerini, kademeli olarak maruz bırakma yöntemiyle stresi minimize etmeye ve alternatif davranışlarla pekiştirerek bu olguyu kırmaya çalıştıklarını ifade etti.- ⁠Oyun, metodolojimiz arasında önemli yere sahipFiziksel aktiviteler ve oyunun köpek ile insan diyaloğundaki ana unsurlardan biri olduğuna değinen Müftüoğlu, Program rehabilitasyon da olsa, temel bir program da olsa köpeğe oyunu oynatmak ve sahibine de oyunun nasıl şekillenmesi gerektiğini anlatmak, bizim metodolojimiz arasında önemli yere sahip. dedi.Eğitim sürecini tamamlayan köpeklerin teste tabi tutulduğunu aktaran Müftüoğlu, çim biçme makinesi ve spor yapan insanlar gibi unsurlara verilen tepkilerin ölçüldüğünü anlattı.Müftüoğlu, bu zamana kadar birçok hayvanın bu şekilde yeni bir hayata kavuştuğuna işaret ederek, şöyle konuştu:Şu an danışanlarımızın köpeklerinin yanı sıra bu işi aşk ve tutkuyla yaptığımız için sahiplendiğimiz ve yine sınava sokma hedefi içinde olduğumuz köpekler var. Bu işe devam ediyor olmamızın sebebi de hayvan sahiplerinden aldığımız geri dönüşler ve tepkiler. Bize videolar, fotoğraflar atıyorlar, ziyaretimize geliyorlar. Bu işe devam ediyor olmamızın sebebi, sahibi ve köpeği o derece uyum içerisinde mutlu görmek.- ⁠Köpeklere ikinci bir şans verilmesi gerektiğini düşünüyoruzKöpek Eğitim ve Davranış Uzmanı Kemal Can Oral ise sokak köpeklerine ikinci bir şans verilmesi gerektiğini belirterek, Sahipsiz köpekler sosyal yaşama entegre olabilir. Sokaktan sahiplenilen bir köpek eğitim verildikten ve rehabilite olduktan sonra herkesle beraber uyumlu hale gelebilir. ifadesini kullandı.Türkiye'de ilk kez kanser hastalarına köpekle vizit uygulayan Doç. Dr. Eda Küçüktülü de Hayvan Destekli Tedavi çalışmalarında olumlu sonuçlar elde ettiğini, yurt dışındaki çalışmaların da bu tür tedavilerde özel ırklar ile miks ırklar arasında fark olmadığına işaret ettiğini bildirdi.Önemli olanın köpeklerin insanlarla iyi iletişim kurabilecek, bulunduğu ortama ayak uydurabilecek eğitimler alması gerektiğini belirten Küçüktülü, merkezin bu alandaki faaliyetleriyle bilimsel çalışmalar için önemli bulgular sunduğunu sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ZEHRA TEKECİ ESER - Ankara'da faaliyet gösteren merkezde, uzmanlar tarafından bireysel ihtiyaçlara göre şekillendirilen eğitim süreçlerini tamamlayan ve Sosyal Köpek sınavlarını başarıyla geçen sahipsiz, sokaktan ya da barınaktan sahiplenilen köpekler, sosyal yaşama uyumlu hale getiriliyor.Köpek eğitimi ve rehabilitasyon alanında hizmet verilen merkezde, sahipsiz köpeklerin sosyal yaşama kazandırılması ve ikinci bir şans verilmesi amacıyla danışmanlık da sunuluyor.Sokaktan ve barınaklardan gelen ya da bu alanlardan sahiplenilen köpekler, aşı ve çip kontrollerinin ardından uzmanlarca geçmiş deneyimi, mevcut durumu ve ihtiyaçları açısından değerlendiriliyor.Travma yaşayan veya kronik stres belirtileri gösteren köpeklere özel rehabilitasyon uygulanırken, davranış problemi bulunmayan hayvanlar temel eğitim programına alınıyor.Bu süreçte fiziksel ve zihinsel gelişimleri desteklenen köpekler, diğer hayvanlarla bir araya geliyor, sosyal yaşama ve insanlarla uyumlu hale getiriliyor.Sabır, disiplin ve sevgiyle yürütülen süreci tamamlayan köpekler, hem Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu tarafından düzenlenen Sosyal Köpek Sınavı'na (SKS) tabi tutuluyor hem de 19 Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi ve Köpek Davranış Uzmanı Prof. Dr. Duygu Dalgın tarafından sosyal hayata ve insanlara uyumlu olduklarına dair raporları veriliyor.Farklı çevresel uyaranlara verdikleri tepkilerin değerlendirildiği sınavı geçen köpekler, yeni yaşamlarına kazandırılıyor.Bünyesindeki diğer sahipsiz köpekleri de sosyal yaşama entegre ederek, uygun ailelerle buluşturmak üzere çalışmalarını sürdüren merkezdeki Tina isimli köpek ise yerleştirileceği huzurevi için hazırlanıyor.- ⁠Her köpeğin eğitim süreci farklılık gösteriyorKöpek Eğitim ve Davranış Uzmanı Ahmet Kazım Müftüoğlu, AA muhabirine, merkezin kurulduğundan bu yana sahipsiz sokak köpeklerine yönelik uygulamayı sürdürdüğünü anlattı.Müftüoğlu, Hedefimiz, sahipsiz köpeklerin de her köpek gibi insan yaşamına, sosyal yaşama entegre olabileceğini göstermek. Zaten sokak köpeklerini barınaklardan alıp rehabilite ederek, sınavlara sokup başarıyla geçmelerini sağlamamız da bunu kanıtlamak için. diye konuştu.Bu hayvanlara yönelik ücretsiz danışmanlık verdiklerini belirten Müftüoğlu, her köpeğin eğitim süreci ve uygulamalarının farklı olduğunu dile getirdi.Köpekler için koruma, numara (trick), rehabilitasyon ya da temel programlar uyguladıklarını aktaran Müftüoğlu, Köpeğin ihtiyacı neyse eğer post-travmatik bir olgusu varsa, kronik bir stresi varsa rehabilitasyon programımızı dahil ediyoruz. Köpeğin bize verdiği dönütler doğrultusunda süreç ilerliyor. Köpeğin eğer travmatik bir olgusu, kronik bir stresi veya davranış problemi yoksa temel programa alıyoruz. bilgisini verdi.Müftüoğlu, travma geçiren hayvanlar için sorunun kaynağına yöneldiklerini, kademeli olarak maruz bırakma yöntemiyle stresi minimize etmeye ve alternatif davranışlarla pekiştirerek bu olguyu kırmaya çalıştıklarını ifade etti.- ⁠Oyun, metodolojimiz arasında önemli yere sahipFiziksel aktiviteler ve oyunun köpek ile insan diyaloğundaki ana unsurlardan biri olduğuna değinen Müftüoğlu, Program rehabilitasyon da olsa, temel bir program da olsa köpeğe oyunu oynatmak ve sahibine de oyunun nasıl şekillenmesi gerektiğini anlatmak, bizim metodolojimiz arasında önemli yere sahip. dedi.Eğitim sürecini tamamlayan köpeklerin teste tabi tutulduğunu aktaran Müftüoğlu, çim biçme makinesi ve spor yapan insanlar gibi unsurlara verilen tepkilerin ölçüldüğünü anlattı.Müftüoğlu, bu zamana kadar birçok hayvanın bu şekilde yeni bir hayata kavuştuğuna işaret ederek, şöyle konuştu:Şu an danışanlarımızın köpeklerinin yanı sıra bu işi aşk ve tutkuyla yaptığımız için sahiplendiğimiz ve yine sınava sokma hedefi içinde olduğumuz köpekler var. Bu işe devam ediyor olmamızın sebebi de hayvan sahiplerinden aldığımız geri dönüşler ve tepkiler. Bize videolar, fotoğraflar atıyorlar, ziyaretimize geliyorlar. Bu işe devam ediyor olmamızın sebebi, sahibi ve köpeği o derece uyum içerisinde mutlu görmek.- ⁠Köpeklere ikinci bir şans verilmesi gerektiğini düşünüyoruzKöpek Eğitim ve Davranış Uzmanı Kemal Can Oral ise sokak köpeklerine ikinci bir şans verilmesi gerektiğini belirterek, Sahipsiz köpekler sosyal yaşama entegre olabilir. Sokaktan sahiplenilen bir köpek eğitim verildikten ve rehabilite olduktan sonra herkesle beraber uyumlu hale gelebilir. ifadesini kullandı.Türkiye'de ilk kez kanser hastalarına köpekle vizit uygulayan Doç. Dr. Eda Küçüktülü de Hayvan Destekli Tedavi çalışmalarında olumlu sonuçlar elde ettiğini, yurt dışındaki çalışmaların da bu tür tedavilerde özel ırklar ile miks ırklar arasında fark olmadığına işaret ettiğini bildirdi.Önemli olanın köpeklerin insanlarla iyi iletişim kurabilecek, bulunduğu ortama ayak uydurabilecek eğitimler alması gerektiğini belirten Küçüktülü, merkezin bu alandaki faaliyetleriyle bilimsel çalışmalar için önemli bulgular sunduğunu sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/sahipsiz-kopekler-egitim-ve-rehabilitasyon-sureciyle-yeni-hayatlarina-hazirlaniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Petrol Ofisi Maxima 2026 Türkiye Ralli Şampiyonası devam ediyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/petrol-ofisi-maxima-2026-turkiye-ralli-sampiyonasi-devam-ediyor/822240/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/petrol-ofisi-maxima-2026-turkiye-ralli-sampiyonasi-devam-ediyor/822240/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:21:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muğla — Petrol Ofisi Maxima 2026 Türkiye Ralli Şampiyonası'nın ilk ayağı Marmaris Ege Rallisi Marmaris'te sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muğla Haberleri — Petrol Ofisi Maxima 2026 Türkiye Ralli Şampiyonası'nın ilk ayağı Marmaris Ege Rallisi Marmaris'te sürüyor.Türkiye Otomobil Sporları Federasyonunun (TOSFED) organizasyonunda 35 otomobil ve 70 sporcu yarışıyor.Hisarönü Mahallesi Bördübet Mevkisinde Bugün 09.50'de 13,46 kilometrelik Remed Assistance etabıyla start alan ekipler, İçmeler Mahallesi'ndeki 7,15 kilometrelik Petrol Ofisi Maxiama etabında yarıştı.Virajlı ve zorlu etaplarda 35 ralli pilotunun kıyasıya mücadelesini ralli tutkunları özel alanlardan takip ediyor.Ekipler, öğlen saatlerinde aynı etapları bir kez daha geçtikten sonra Petrol Ofisi Maxima 2026 Türkiye Ralli Şampiyonası'nın ilk ayağı Marmaris Ege Rallisi tamamlanacak.Organizasyonun ödül töreni, saat 15.30'da Marmaris Atatürk Meydanı'nda yapılacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muğla Haberleri — Petrol Ofisi Maxima 2026 Türkiye Ralli Şampiyonası'nın ilk ayağı Marmaris Ege Rallisi Marmaris'te sürüyor.Türkiye Otomobil Sporları Federasyonunun (TOSFED) organizasyonunda 35 otomobil ve 70 sporcu yarışıyor.Hisarönü Mahallesi Bördübet Mevkisinde Bugün 09.50'de 13,46 kilometrelik Remed Assistance etabıyla start alan ekipler, İçmeler Mahallesi'ndeki 7,15 kilometrelik Petrol Ofisi Maxiama etabında yarıştı.Virajlı ve zorlu etaplarda 35 ralli pilotunun kıyasıya mücadelesini ralli tutkunları özel alanlardan takip ediyor.Ekipler, öğlen saatlerinde aynı etapları bir kez daha geçtikten sonra Petrol Ofisi Maxima 2026 Türkiye Ralli Şampiyonası'nın ilk ayağı Marmaris Ege Rallisi tamamlanacak.Organizasyonun ödül töreni, saat 15.30'da Marmaris Atatürk Meydanı'nda yapılacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yalova merkezli soruşturmada sahte psikoteknik raporu düzenledikleri iddia edilen 6 zanlı tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yalova-merkezli-sorusturmada-sahte-psikoteknik-raporu-duzenledikleri-iddia-edilen-6-zanli-tutuklandi/822239/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yalova-merkezli-sorusturmada-sahte-psikoteknik-raporu-duzenledikleri-iddia-edilen-6-zanli-tutuklandi/822239/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:21:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Yalova — Yalova merkezli 11 ilde düzenlenen operasyonda, ehliyet ve iş yeri için sahte psikoteknik raporu düzenledikleri iddiasıyla gözaltına alınan 29 şüpheliden 6'sı tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yalova Haberleri — Yalova merkezli 11 ilde düzenlenen operasyonda, ehliyet ve iş yeri için sahte psikoteknik raporu düzenledikleri iddiasıyla gözaltına alınan 29 şüpheliden 6'sı tutuklandı.Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin sahte psikoteknik raporu düzenlediği iddiasıyla gözaltına aldığı 29 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.Şüphelilerden 12'si kolluk ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.Sağlık kontrollerinin ardından adliyeye getirilen 17 şüpheliden 6'sı tutuklandı, 11'i adli kontrol şartıyla salıverildi.Şüphelilerin, kendilerine başvuran 1000'den fazla kişiye sahte rapor verdikleri ileri sürülüyor.- OlayYalova Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, 31 Mart'ta Yalova merkezli 11 ilde Çıkar amaçlı suç örgütü kurma, kamu zararına nitelikli dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik ve rüşvet suçlamalarının yöneltildiği 29 şüpheli gözaltına alınmıştı.Aralarında raporları düzenleyen doktorların da bulunduğu şüphelilerin, iş yerleri için 5 yılda bir yenilenmesi gereken ve ehliyeti geri alınanların tekrar ehliyet alabilmeleri için gerekli olan psikoteknik raporunun sahtesini düzenledikleri ileri sürülmüştü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Yalova Haberleri — Yalova merkezli 11 ilde düzenlenen operasyonda, ehliyet ve iş yeri için sahte psikoteknik raporu düzenledikleri iddiasıyla gözaltına alınan 29 şüpheliden 6'sı tutuklandı.Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin sahte psikoteknik raporu düzenlediği iddiasıyla gözaltına aldığı 29 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.Şüphelilerden 12'si kolluk ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.Sağlık kontrollerinin ardından adliyeye getirilen 17 şüpheliden 6'sı tutuklandı, 11'i adli kontrol şartıyla salıverildi.Şüphelilerin, kendilerine başvuran 1000'den fazla kişiye sahte rapor verdikleri ileri sürülüyor.- OlayYalova Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, 31 Mart'ta Yalova merkezli 11 ilde Çıkar amaçlı suç örgütü kurma, kamu zararına nitelikli dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik ve rüşvet suçlamalarının yöneltildiği 29 şüpheli gözaltına alınmıştı.Aralarında raporları düzenleyen doktorların da bulunduğu şüphelilerin, iş yerleri için 5 yılda bir yenilenmesi gereken ve ehliyeti geri alınanların tekrar ehliyet alabilmeleri için gerekli olan psikoteknik raporunun sahtesini düzenledikleri ileri sürülmüştü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/yalova-merkezli-sorusturmada-sahte-psikoteknik-raporu-duzenledikleri-iddia-edilen-6-zanli-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ankara merkezli 8 ildeki et fiyatları manipülasyonu operasyonunda yakalanan 7 şüpheli tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ankara-merkezli-8-ildeki-et-fiyatlari-manipulasyonu-operasyonunda-yakalanan-7-supheli-tutuklandi/822238/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ankara-merkezli-8-ildeki-et-fiyatlari-manipulasyonu-operasyonunda-yakalanan-7-supheli-tutuklandi/822238/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:20:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ankara merkezli 8 ilde et fiyatlarını manipüle ettikleri ve bozulmuş ürünleri piyasaya sürdükleri belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda gözaltına alınan 31 şüpheliden 7'si tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara merkezli 8 ilde et fiyatlarını manipüle ettikleri ve bozulmuş ürünleri piyasaya sürdükleri belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda gözaltına alınan 31 şüpheliden 7'si tutuklandı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) başvuruları ve Tarım ve Orman Bakanlığının suç duyurusu üzerine bazı besici tedarikçilerin et ürünlerinin fiyatlarını olağanüstü şekilde yükselttiği ve bozulmuş etleri piyasaya sürdüklerinin tespit edildiği hatırlatıldı.Bu tedarikçilere yönelik 31 Mart'ta Ankara merkezli Kırşehir, Kayseri, Konya, Bursa, Balıkesir, İstanbul ve Sakarya olmak üzere 8 ilde bulunan 28 şüpheli ile Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılacak denetimleri önceden haber veren 5 kamu görevlisi de dahil olmak üzere toplam 33 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, çalışmalar sonucu 31 şüphelinin gözaltına alındığı, 2 şüpheli hakkında ise firari olmaları nedeniyle yakalama emri düzenlendiği anımsatıldı.Gözaltındaki 5 şüpheli hakkında 1 Nisan'da, 16 şüpheli hakkında ise 3 Nisan'da Cumhuriyet Başsavcılığının talebiyle sulh ceza hakimliğince adli kontrol kararı verildiği, aynı tarihte 10 şüpheliden 7'sinin sulh ceza hakimliğince tutuklandığı, 3 şüphelinin de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı belirtildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara merkezli 8 ilde et fiyatlarını manipüle ettikleri ve bozulmuş ürünleri piyasaya sürdükleri belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda gözaltına alınan 31 şüpheliden 7'si tutuklandı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) başvuruları ve Tarım ve Orman Bakanlığının suç duyurusu üzerine bazı besici tedarikçilerin et ürünlerinin fiyatlarını olağanüstü şekilde yükselttiği ve bozulmuş etleri piyasaya sürdüklerinin tespit edildiği hatırlatıldı.Bu tedarikçilere yönelik 31 Mart'ta Ankara merkezli Kırşehir, Kayseri, Konya, Bursa, Balıkesir, İstanbul ve Sakarya olmak üzere 8 ilde bulunan 28 şüpheli ile Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılacak denetimleri önceden haber veren 5 kamu görevlisi de dahil olmak üzere toplam 33 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, çalışmalar sonucu 31 şüphelinin gözaltına alındığı, 2 şüpheli hakkında ise firari olmaları nedeniyle yakalama emri düzenlendiği anımsatıldı.Gözaltındaki 5 şüpheli hakkında 1 Nisan'da, 16 şüpheli hakkında ise 3 Nisan'da Cumhuriyet Başsavcılığının talebiyle sulh ceza hakimliğince adli kontrol kararı verildiği, aynı tarihte 10 şüpheliden 7'sinin sulh ceza hakimliğince tutuklandığı, 3 şüphelinin de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı belirtildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/ankara-merkezli-8-ildeki-et-fiyatlari-manipulasyonu-operasyonunda-yakalanan-7-supheli-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyine düzenlediği roketli saldırılarda bazı ev ve araçlar isabet aldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hizbullah-in-israil-in-kuzeyine-duzenledigi-roketli-saldirilarda-bazi-ev-ve-araclar-isabet-aldi/822237/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hizbullah-in-israil-in-kuzeyine-duzenledigi-roketli-saldirilarda-bazi-ev-ve-araclar-isabet-aldi/822237/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Lübnan'daki Hizbullah'ın roketli saldırıları sonucu İsrail'in kuzeyinde yer alan Kiryat Şimona bölgesindeki bazı ev ve araçlarda hasar oluştuğu bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Lübnan'daki Hizbullah'ın roketli saldırıları sonucu İsrail'in kuzeyinde yer alan Kiryat Şimona bölgesindeki bazı ev ve araçlarda hasar oluştuğu bildirildi.İsrail'in Yedioth Ahronot gazetesinde yer alan habere göre Hizbullah tarafından ülkenin kuzeyindeki Kiryat Şimona yerleşim yerine roketli saldırı düzenlendi.Lübnan'ın güneyinden atılan roketlerin Kiryat Şimona bölgesindeki bazı evlerin yanı sıra araç ve yollara isabet ettiği aktarıldı.Sirenlerin çalmadığı saldırıların can kaybına yol açmadığı kaydedildi.İsrail'in Walla haber sitesi ise roketli saldırıda sirenlerin çalmamasına ilişkin ordunun soruşturma başlattığına işaret etti.- İsrail'in Lübnan'a saldırılarıİsrail ordusundan 2 Mart'ta yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.Daha sonra Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut'u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı almıştı.Lübnan Sağlık Bakanlığı, dün, 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının 1368'e çıktığını duyurmuştu.Lübnan hükümeti, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini açıklamıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Lübnan'daki Hizbullah'ın roketli saldırıları sonucu İsrail'in kuzeyinde yer alan Kiryat Şimona bölgesindeki bazı ev ve araçlarda hasar oluştuğu bildirildi.İsrail'in Yedioth Ahronot gazetesinde yer alan habere göre Hizbullah tarafından ülkenin kuzeyindeki Kiryat Şimona yerleşim yerine roketli saldırı düzenlendi.Lübnan'ın güneyinden atılan roketlerin Kiryat Şimona bölgesindeki bazı evlerin yanı sıra araç ve yollara isabet ettiği aktarıldı.Sirenlerin çalmadığı saldırıların can kaybına yol açmadığı kaydedildi.İsrail'in Walla haber sitesi ise roketli saldırıda sirenlerin çalmamasına ilişkin ordunun soruşturma başlattığına işaret etti.- İsrail'in Lübnan'a saldırılarıİsrail ordusundan 2 Mart'ta yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.Daha sonra Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut'u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı almıştı.Lübnan Sağlık Bakanlığı, dün, 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının 1368'e çıktığını duyurmuştu.Lübnan hükümeti, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini açıklamıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tüm satışını içerik üreticisi etkisine bağlayan markalar itibar kaybı yaşayabilir</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tum-satisini-icerik-ureticisi-etkisine-baglayan-markalar-itibar-kaybi-yasayabilir/822235/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tum-satisini-icerik-ureticisi-etkisine-baglayan-markalar-itibar-kaybi-yasayabilir/822235/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:18:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — İstanbul Reklamcılar Esnaf Odası Başkanı Gülay Şele: - Markalar, satışının yüzde 100'ünü ünlülere ve influencera dayandırmamalı, bunu sadece bir araç gibi görmeli, kendi marka yatırımlarına, ürün iletişimlerine devam etmeliler - Markalara, ünlüleri ve influencerları kullanmaya devam etmelerini ancak bunu biraz daha disiplinli, ön araştırma yaparak ve olası krizlerde hızlı çözümler bularak yapmalarını öneriyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — SEDA TOLMAÇ - Firmaların son yıllarda markalarını tanıtırken sıklıkla sosyal medya içerik üreticileri veya ünlü isimlerle işbirliği yapması bir yandan görünürlüklerini artırmalarına katkı sağlarken, diğer yandan bu kişilerin olası krizlere konu olması, ekonomik ve itibar kayıplarına yol açabiliyor.AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, son yıllarda birçok marka, içerik üreticileri başta olmak üzere tanınmış isimlerle işbirlikleri yaparak, daha hızlı görünürlük elde etmeyi amaçlıyor.Ünlülerin sahip olduğu geniş kitleler, markanın bilinirliğini kısa sürede yukarı taşımaya katkı sağlarken, çeşitli yönlerden de riskleri beraberinde getirebiliyor.Özellikle son dönemde, sosyal medya üzerinden kısa sürede tanınan ünlü isimlerin ya da halihazırda uzun yıllardır tanınan isimlerin etik dışı davranışlar, şiddet, tutuklanma ya da yasaklı madde kullanımı gibi farklı olaylarla gündeme gelmesi, bu kişilerin reklam amacıyla çalıştığı marka açısından dezavantajlara neden olabiliyor.Çocuklara, gençlere veya toplumsal hassasiyetlerin yüksek olduğu alanlara hitap eden markalar için bu tür krizler, hem ekonomik, hem de itibar kayıplarına yol açabiliyor.- Markaların ünlülerle çalışırken detaylı araştırma yapması önemliİstanbul Reklamcılar Esnaf Odası Başkanı Gülay Şele, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı açıklamada, markaların bu tip risklere karşı ünlü isimlerle işbirliği yaparken, çeşitli hususlara dikkat etmesi gerektiğini söyledi.Şele, firmaların, markalarına uzun yıllar ciddi yatırımlar yaptıklarını belirterek, Günümüzde ünlü bir yüz kullanmak, markayı geliştirmek anlamında işe yarıyor. Diyelim ki, ben bir kozmetik markası çıkarttım, bunu ünlü bir yüzle birleştirdiğim zaman markam, o ünlü yüzün hedef kitlesine hızlıca gidiyor. Bu avantajlı kısmı, dezavantajı ise kullandığımız ünlünün, özel hayatında yaşadığı bir handikap markaya yansımış oluyor. Bu da markanın ciddi çalışmalarla başardığı raftaki yerini ve tüketiciler karşısındaki güvenini, sarsmış oluyor. ifadelerini kullandı.Bu noktada sürecin, profesyonelce yürütülmesinin önemli olduğuna işaret eden Şele, son dönemde fenomen adı altında bir anda insanların hayatlarına giren tanınmış isimlerin, aldıkları eğitimin, yetiştikleri kültürün yeterince bilinmediğine dikkati çekti. Markaların, ünlülerle çalışırken, dikkat etmeleri gereken noktalar hakkında bilgi veren Şele, bu kişilere yönelik detaylı araştırma yapılmasının çok önemli olduğunu vurguladı.Şele, söz konusu ünlülerin, sadece bir reklam yüzü olduğunun toplum tarafından bilinmesi ve markalarla özdeşleştirilmemesi gerektiğinin altını çizerek, Markalara, nihai tüketiciye ulaşmak için reklam harcamalarını sürdürmelerini, ünlüleri ve influencerları kullanmaya devam etmelerini ancak bunu biraz daha disiplinli, ön araştırma yaparak ve olası krizlerde hızlı çözümler bularak yapmalarını öneriyorum. Markalar, satışının yüzde 100'ünü ünlülere ve influencera dayandırmamalı, bunu sadece bir araç gibi görmeli, kendi marka yatırımlarına, ürün iletişimlerine devam etmeliler. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — SEDA TOLMAÇ - Firmaların son yıllarda markalarını tanıtırken sıklıkla sosyal medya içerik üreticileri veya ünlü isimlerle işbirliği yapması bir yandan görünürlüklerini artırmalarına katkı sağlarken, diğer yandan bu kişilerin olası krizlere konu olması, ekonomik ve itibar kayıplarına yol açabiliyor.AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, son yıllarda birçok marka, içerik üreticileri başta olmak üzere tanınmış isimlerle işbirlikleri yaparak, daha hızlı görünürlük elde etmeyi amaçlıyor.Ünlülerin sahip olduğu geniş kitleler, markanın bilinirliğini kısa sürede yukarı taşımaya katkı sağlarken, çeşitli yönlerden de riskleri beraberinde getirebiliyor.Özellikle son dönemde, sosyal medya üzerinden kısa sürede tanınan ünlü isimlerin ya da halihazırda uzun yıllardır tanınan isimlerin etik dışı davranışlar, şiddet, tutuklanma ya da yasaklı madde kullanımı gibi farklı olaylarla gündeme gelmesi, bu kişilerin reklam amacıyla çalıştığı marka açısından dezavantajlara neden olabiliyor.Çocuklara, gençlere veya toplumsal hassasiyetlerin yüksek olduğu alanlara hitap eden markalar için bu tür krizler, hem ekonomik, hem de itibar kayıplarına yol açabiliyor.- Markaların ünlülerle çalışırken detaylı araştırma yapması önemliİstanbul Reklamcılar Esnaf Odası Başkanı Gülay Şele, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı açıklamada, markaların bu tip risklere karşı ünlü isimlerle işbirliği yaparken, çeşitli hususlara dikkat etmesi gerektiğini söyledi.Şele, firmaların, markalarına uzun yıllar ciddi yatırımlar yaptıklarını belirterek, Günümüzde ünlü bir yüz kullanmak, markayı geliştirmek anlamında işe yarıyor. Diyelim ki, ben bir kozmetik markası çıkarttım, bunu ünlü bir yüzle birleştirdiğim zaman markam, o ünlü yüzün hedef kitlesine hızlıca gidiyor. Bu avantajlı kısmı, dezavantajı ise kullandığımız ünlünün, özel hayatında yaşadığı bir handikap markaya yansımış oluyor. Bu da markanın ciddi çalışmalarla başardığı raftaki yerini ve tüketiciler karşısındaki güvenini, sarsmış oluyor. ifadelerini kullandı.Bu noktada sürecin, profesyonelce yürütülmesinin önemli olduğuna işaret eden Şele, son dönemde fenomen adı altında bir anda insanların hayatlarına giren tanınmış isimlerin, aldıkları eğitimin, yetiştikleri kültürün yeterince bilinmediğine dikkati çekti. Markaların, ünlülerle çalışırken, dikkat etmeleri gereken noktalar hakkında bilgi veren Şele, bu kişilere yönelik detaylı araştırma yapılmasının çok önemli olduğunu vurguladı.Şele, söz konusu ünlülerin, sadece bir reklam yüzü olduğunun toplum tarafından bilinmesi ve markalarla özdeşleştirilmemesi gerektiğinin altını çizerek, Markalara, nihai tüketiciye ulaşmak için reklam harcamalarını sürdürmelerini, ünlüleri ve influencerları kullanmaya devam etmelerini ancak bunu biraz daha disiplinli, ön araştırma yaparak ve olası krizlerde hızlı çözümler bularak yapmalarını öneriyorum. Markalar, satışının yüzde 100'ünü ünlülere ve influencera dayandırmamalı, bunu sadece bir araç gibi görmeli, kendi marka yatırımlarına, ürün iletişimlerine devam etmeliler. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Jeopolitik gerilimler ilk çeyrekte Asya piyasalarındaki kazançları törpüledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/jeopolitik-gerilimler-ilk-ceyrekte-asya-piyasalarindaki-kazanclari-torpuledi/822234/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/jeopolitik-gerilimler-ilk-ceyrekte-asya-piyasalarindaki-kazanclari-torpuledi/822234/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:18:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Yıla çip ve teknoloji şirketlerinin öncülüğünde rekor yükselişlerle başlayan Asya borsaları, mart ayında Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimlerin gölgesinde sert satış baskısına maruz kaldı - Güney Kore'de Kospi endeksi, mart ayındaki yüzde 19,1'lik sert düşüşe rağmen ilk çeyreği yüzde 19,9 kazançla tamamlayarak bölgenin en çok kazandıran pay piyasası olmayı sürdürdü - Asya Piyasaları Uzmanı Süleyman Mete Özbalaban: - Jeopolitik riskin ve enerji ham madde fiyatlarının artması geleneksel olarak küresel piyasalarda düşüşe neden oluyor çünkü bu iki unsur global resesyon ihtimalini artırıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — MAHMUT ÇİL - Asya piyasaları, yılın ilk çeyreğinde bir yandan teknoloji hisseleri odaklı yükselişler diğer yandan küresel enerji tedarikini sarsan jeopolitik gelişmelerin gölgesinde karışık bir seyir izlerken, Orta Doğu'daki çatışmaların etkisiyle endeksler yılbaşından bu yana olan kazançlarının önemli bir kısmını sildi.Ocak ve şubat aylarında özellikle Güney Kore ve Japonya öncülüğünde esen yapay zeka ve teknoloji rüzgarı, mart ayında yerini jeopolitik riskler enerji arz endişelerine bıraktı. İsrail ve ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırı başlatmasının ardından Orta Doğu'da bölgeye yayılan gerilim, Asya borsalarında mart ayında satış baskısını tetikledi.İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri neredeyse tamamen durdurması, küresel enerji tedarik ağını derinden sarsarken, artan petrol fiyatları küresel çapta enflasyon endişelerini güçlendirdi. Artan risk algısı ve belirsizlik, yatırımcıların Asya piyasalarından hızlı bir şekilde çıkış yapmasına ve mart ayında tüm ana endekslerde sert kayıplar yaşanmasına neden oldu.Artan jeopolitik risklerin etkisiyle mart ayında Kospi endeksi yüzde 19,1, Nikkei 225 endeksi yüzde 13,2, Hang Seng endeksi yüzde 6,9 ve Şanghay bileşik endeksi yüzde 6,5 değer kaybetti.Yılın ilk çeyreğinde ise Kospi endeksi ilk iki aydaki güçlü rallisinin sağladığı tamponla yüzde 19,9 ve Nikkei 225 endeksi yüzde 1,4 artışla pozitif tarafta bulunurken, Hang Seng endeksi yüzde 3,3 ve Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,9 düşüş kaydederek ilk çeyreği ekside kapattı.- Orta Doğu'daki çatışmalar tüm dünya borsalarını olumsuz etkilerken, Asya borsalarında daha derin düşüşlere neden olduAsya Piyasaları Uzmanı Süleyman Mete Özbalaban, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Japonya, Güney Kore ve Çin'de 2025 yılında piyasaların ralli yaptığını ve bu yılın ocak-şubat döneminde de yükselişlerine devam ettiğini belirterek, mart ayında İran ile ABD-İsrail arasında patlak veren savaşın bu yükselişi durdurarak piyasalarda önemli kayıplara neden olduğunu söyledi.2026 yılında Nikkei 225 ve Kospi'nin tarihi zirvelerine ulaştığını aktaran Özbalaban, Orta Doğu'daki çatışmalar tüm dünya borsalarını olumsuz etkilerken, Asya borsalarında daha derin düşüşlere neden oldu. dedi.Özbalaban, yapay zeka ve veri merkezleri sektörlerinin yarattığı yarı iletken talebi, yen ve wonun tarihi düşük seviyelerde olması ve yabancı girişlerinin Nikkei ve Kospi'nin tarihi zirvelerini sürekli yukarı taşımasına neden olduğunu belirtti.Politik olarak ise bölgede zaten ABD ile müttefik olan Japonya ve Güney Kore’nin geçen yıl Çin’e karşı ABD ile daha da yakınlaşmalarının bu borsaların yükselmesine büyük katkı sağladığını aktaran Özbalaban, Çin borsalarının ise yabancı sermaye çıkışları, gayrimenkul sektöründeki devam eden sorunlar ve ülkenin yüzde 5 büyüme hedefinin gerisinde kalması nedenleriyle hem bu yıl hem de geçen yıl sınırlı bir yükseliş yaşandığını ifade etti.- Jeopolitik risk son yıllarda hiç olmadığı kadar arttıÖzbalaban, Nikkei 225 ve Kospi endekslerinin yılın ilk çeyreğini, savaşa rağmen, pozitif kapattığını belirterek şu değerlendirmeleri yaptı:Çin borsaları zaten çok yükselmedikleri için sınırlı düşüşle tamamladı. Diğer taraftan 2026 ilk çeyreğinde dolara karşı Japon yeni yüzde 1,29, Güney Kore wonu yüzde 4,39 değer kaybetti. Çin yuanı ise yüzde 1,37 değer kazandı.Orta Doğu'daki gelişmelerin petrolün varilinin 100 dolar üstüne çıkmasına neden olduğunu aktaran Özbalaban, savaşın uzaması halinde ise varil başı 150-200 dolar seviyelerinin görülmesi ihtimalinin gündeme geldiğini kaydetti.Özbalaban, global petrol arzının yaklaşık yüzde 30’unu karşılayan bölgenin üretim dışında kalmasının enerji tedariki sorununu da ortaya çıkardığını belirterek, şu değerlendirmeleri yaptı:Bu çerçevede, jeopolitik risk son yıllarda hiç olmadığı kadar arttı. Jeopolitik riskin ve enerji ham madde fiyatlarının artması geleneksel olarak küresel piyasalarda düşüşe neden oluyor çünkü bu iki unsur global resesyon ihtimalini artırıyor. Global ekonominin zaten kırılgan bir yapıda olması nedeniyle petrol fiyatlarının ve jeopolitik riskin artması en istenmeyen durumdur diyebiliriz.-Petrolün varilindeki her 10 dolar artış Asya Bölgesinin GSYH’sini 0,2-0,3 puan düşürüyorAsya bölgesinde ekonomilerin petrol fiyatlarından daha fazla etkilendiğini vurgulayan Özbalaban, Bu bakımdan bu ülkelerin borsalarındaki düşüş diğer borsalara göre daha büyük olmaktadır. dedi.Özbalaban, Morgan Stanley’e göre Asya'nın dünyada enerji bağımlılığı en yüksek bölge olduğunu kaydederek, şunları söyledi:Petrolün varilindeki her 10 dolar artış Asya Bölgesinin GSYH’sini 0,2-0,3 puan düşürüyor. Asya Bölgesinde ise petrol ve doğal gaza bağımlığı en yüksek ülkeler Güney Kore ve Japonya. Çin, yenilenebilir enerjiye önem vermesi, kısmen petrol üretiminin olması, Rus petrolünü kullanması nedenleriyle daha avantajlı. Genel olarak enerji ham madde ithalatının yüksek olması dışında bu ülkelerin Orta Doğu petrol ve gazına bağımlılığı da ayrı bir sorun teşkil ediyor.Yüksek enerji fiyatları, jeopolitik risk, global resesyon ihtimalinin Nikkei 225, Kospi, Hang Seng ve Shanghai endekslerini bir süre daha olumsuz etkileyebileceğini belirten Özbalaban, tarihsel olarak petrol fiyatlarının yüksek olduğu dönemlerde, ilk şok atlatıldıktan sonra borsaların yükseldiğini, bu kapsamda sonbahardan sonra bu endekslerin tekrar yükseleceğinin tahmin edildiğini ifade etti.Asya borsalarında mart ayı ve ilk çeyrek performansı şöyle gerçekleşti:ÜlkeEndeksMart ayı değişimi (%)Yılbaşından bu yana değişim (%)Güney KoreKospi-19,119,9Hong KongHang Seng-6,9-3,3JaponyaNikkei 225-13,21,4ÇinŞanghay Bileşik-6,5-1,9]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — MAHMUT ÇİL - Asya piyasaları, yılın ilk çeyreğinde bir yandan teknoloji hisseleri odaklı yükselişler diğer yandan küresel enerji tedarikini sarsan jeopolitik gelişmelerin gölgesinde karışık bir seyir izlerken, Orta Doğu'daki çatışmaların etkisiyle endeksler yılbaşından bu yana olan kazançlarının önemli bir kısmını sildi.Ocak ve şubat aylarında özellikle Güney Kore ve Japonya öncülüğünde esen yapay zeka ve teknoloji rüzgarı, mart ayında yerini jeopolitik riskler enerji arz endişelerine bıraktı. İsrail ve ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırı başlatmasının ardından Orta Doğu'da bölgeye yayılan gerilim, Asya borsalarında mart ayında satış baskısını tetikledi.İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri neredeyse tamamen durdurması, küresel enerji tedarik ağını derinden sarsarken, artan petrol fiyatları küresel çapta enflasyon endişelerini güçlendirdi. Artan risk algısı ve belirsizlik, yatırımcıların Asya piyasalarından hızlı bir şekilde çıkış yapmasına ve mart ayında tüm ana endekslerde sert kayıplar yaşanmasına neden oldu.Artan jeopolitik risklerin etkisiyle mart ayında Kospi endeksi yüzde 19,1, Nikkei 225 endeksi yüzde 13,2, Hang Seng endeksi yüzde 6,9 ve Şanghay bileşik endeksi yüzde 6,5 değer kaybetti.Yılın ilk çeyreğinde ise Kospi endeksi ilk iki aydaki güçlü rallisinin sağladığı tamponla yüzde 19,9 ve Nikkei 225 endeksi yüzde 1,4 artışla pozitif tarafta bulunurken, Hang Seng endeksi yüzde 3,3 ve Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,9 düşüş kaydederek ilk çeyreği ekside kapattı.- Orta Doğu'daki çatışmalar tüm dünya borsalarını olumsuz etkilerken, Asya borsalarında daha derin düşüşlere neden olduAsya Piyasaları Uzmanı Süleyman Mete Özbalaban, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Japonya, Güney Kore ve Çin'de 2025 yılında piyasaların ralli yaptığını ve bu yılın ocak-şubat döneminde de yükselişlerine devam ettiğini belirterek, mart ayında İran ile ABD-İsrail arasında patlak veren savaşın bu yükselişi durdurarak piyasalarda önemli kayıplara neden olduğunu söyledi.2026 yılında Nikkei 225 ve Kospi'nin tarihi zirvelerine ulaştığını aktaran Özbalaban, Orta Doğu'daki çatışmalar tüm dünya borsalarını olumsuz etkilerken, Asya borsalarında daha derin düşüşlere neden oldu. dedi.Özbalaban, yapay zeka ve veri merkezleri sektörlerinin yarattığı yarı iletken talebi, yen ve wonun tarihi düşük seviyelerde olması ve yabancı girişlerinin Nikkei ve Kospi'nin tarihi zirvelerini sürekli yukarı taşımasına neden olduğunu belirtti.Politik olarak ise bölgede zaten ABD ile müttefik olan Japonya ve Güney Kore’nin geçen yıl Çin’e karşı ABD ile daha da yakınlaşmalarının bu borsaların yükselmesine büyük katkı sağladığını aktaran Özbalaban, Çin borsalarının ise yabancı sermaye çıkışları, gayrimenkul sektöründeki devam eden sorunlar ve ülkenin yüzde 5 büyüme hedefinin gerisinde kalması nedenleriyle hem bu yıl hem de geçen yıl sınırlı bir yükseliş yaşandığını ifade etti.- Jeopolitik risk son yıllarda hiç olmadığı kadar arttıÖzbalaban, Nikkei 225 ve Kospi endekslerinin yılın ilk çeyreğini, savaşa rağmen, pozitif kapattığını belirterek şu değerlendirmeleri yaptı:Çin borsaları zaten çok yükselmedikleri için sınırlı düşüşle tamamladı. Diğer taraftan 2026 ilk çeyreğinde dolara karşı Japon yeni yüzde 1,29, Güney Kore wonu yüzde 4,39 değer kaybetti. Çin yuanı ise yüzde 1,37 değer kazandı.Orta Doğu'daki gelişmelerin petrolün varilinin 100 dolar üstüne çıkmasına neden olduğunu aktaran Özbalaban, savaşın uzaması halinde ise varil başı 150-200 dolar seviyelerinin görülmesi ihtimalinin gündeme geldiğini kaydetti.Özbalaban, global petrol arzının yaklaşık yüzde 30’unu karşılayan bölgenin üretim dışında kalmasının enerji tedariki sorununu da ortaya çıkardığını belirterek, şu değerlendirmeleri yaptı:Bu çerçevede, jeopolitik risk son yıllarda hiç olmadığı kadar arttı. Jeopolitik riskin ve enerji ham madde fiyatlarının artması geleneksel olarak küresel piyasalarda düşüşe neden oluyor çünkü bu iki unsur global resesyon ihtimalini artırıyor. Global ekonominin zaten kırılgan bir yapıda olması nedeniyle petrol fiyatlarının ve jeopolitik riskin artması en istenmeyen durumdur diyebiliriz.-Petrolün varilindeki her 10 dolar artış Asya Bölgesinin GSYH’sini 0,2-0,3 puan düşürüyorAsya bölgesinde ekonomilerin petrol fiyatlarından daha fazla etkilendiğini vurgulayan Özbalaban, Bu bakımdan bu ülkelerin borsalarındaki düşüş diğer borsalara göre daha büyük olmaktadır. dedi.Özbalaban, Morgan Stanley’e göre Asya'nın dünyada enerji bağımlılığı en yüksek bölge olduğunu kaydederek, şunları söyledi:Petrolün varilindeki her 10 dolar artış Asya Bölgesinin GSYH’sini 0,2-0,3 puan düşürüyor. Asya Bölgesinde ise petrol ve doğal gaza bağımlığı en yüksek ülkeler Güney Kore ve Japonya. Çin, yenilenebilir enerjiye önem vermesi, kısmen petrol üretiminin olması, Rus petrolünü kullanması nedenleriyle daha avantajlı. Genel olarak enerji ham madde ithalatının yüksek olması dışında bu ülkelerin Orta Doğu petrol ve gazına bağımlılığı da ayrı bir sorun teşkil ediyor.Yüksek enerji fiyatları, jeopolitik risk, global resesyon ihtimalinin Nikkei 225, Kospi, Hang Seng ve Shanghai endekslerini bir süre daha olumsuz etkileyebileceğini belirten Özbalaban, tarihsel olarak petrol fiyatlarının yüksek olduğu dönemlerde, ilk şok atlatıldıktan sonra borsaların yükseldiğini, bu kapsamda sonbahardan sonra bu endekslerin tekrar yükseleceğinin tahmin edildiğini ifade etti.Asya borsalarında mart ayı ve ilk çeyrek performansı şöyle gerçekleşti:ÜlkeEndeksMart ayı değişimi (%)Yılbaşından bu yana değişim (%)Güney KoreKospi-19,119,9Hong KongHang Seng-6,9-3,3JaponyaNikkei 225-13,21,4ÇinŞanghay Bileşik-6,5-1,9]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kripto para piyasasındaki düşüş serisi 5 ayın ardından martta sona erdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kripto-para-piyasasindaki-dusus-serisi-5-ayin-ardindan-martta-sona-erdi/822233/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kripto-para-piyasasindaki-dusus-serisi-5-ayin-ardindan-martta-sona-erdi/822233/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:15:38 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Küresel kripto para piyasasının toplam değerini ifade eden Total Market, mart ayında yüzde 1,8 artışla 2 trilyon 344,8 milyar dolara, bitcoin de yüzde 1,9 artarak 68 bin 195 dolara yükselerek 5 aylık düşüş serisini sonlandırdı - CoinTR Üst Yöneticisi Ali Eşelioğlu: - Bitcoin, tarihsel olarak kriz dönemlerinde iki farklı refleks gösterebiliyor, riskli varlık kategorisinde satış baskısına maruz kalmak ya da alternatif bir değer saklama aracı olarak öne çıkmak. Mart ayında ikinci eğilimin kısmen ağır bastığını söylemek mümkün]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — BURHAN SANSARLIOĞLU - Kripto piyasasındaki tüm kripto paraların toplam değerini ifade eden Total Market, mart ayında 5 ay sonra artış gösterirken, bitcoin ve ethereum da yatırımcısına kazandırdı.Bitcoin, mart ayında ABD/İsrail-İran arasındaki savaşa karşın borsalar ve değerli metallerin aksine kazandırdı.Son aylarda bitcoinin bireysel yatırımcıları panik satışlar yaparken, uzun vadeli yatırımcılar dirençli kalmaya devam ediyor.Mart ayının sonlarına doğru Orta Doğu'da ateşkes olacağına dair umutlar bir nebze de olsa yatırımcıların riskli varlıklara yönelmesine neden oldu.Söz konusu ayda kripto para piyasasının artmasının yanında bitcoin ve ethereumun da değer kazanması kripto paralara kurumsal ilginin devam ettiğini gösterdi.İlk çeyrekteki zayıf performansa rağmen, özellikle bitcoin mart ayında birçok kişinin beklediğinden daha iyi bir performans sergiledi.ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan gerilim, mart ayında küresel piyasalarda şok etkisi yaratarak, yatırımcıların arz risklerine ve artan maliyetlere tepki vermesiyle petrol fiyatları ve doların yükselmesine neden oldu.Bu dalgalanma, varlık sınıflarında keskin hareketlere yol açtı.Genellikle güvenli liman olarak kabul edilen altında teminat tamamlama çağrıları ve acil likidite ihtiyaçları nedeniyle hem kurumsal yatırımcılar hem de devlet kuruluşları tarafından satış yapılmasıyla yoğun satış baskısı görülürken, bitcoinde aynı düzeyde bir zorunlu pozisyon kapatma yaşanmadı.- Kripto para piyasasında önceki zayıf seyrin ardından toparlanma eğilimi görüldüBitcoinin mart ayındaki toparlanması, tek bir jeopolitik açıklamadan ziyade kurumsal fon akışları, teknik destek ve makro beklentilerden kaynaklanıyor.Mart ayındaki yükseliş, uzun vadeli yeni bir yükseliş trendine net bir girişten daha çok, önceki zayıflığın ardından yaşanan bir toparlanma evresine benzetiliyor. Bitcoin ETF'lerine yeniden yönelen girişler, fiyat istikrarını ve ay ortasındaki yükselişi destekledi. Bu girişler, kısa süreli kaldıraçlı yükselişler yerine istikrarlı spot alımlar, kurumların ve varlık yönetimi platformlarının daha geniş katılımı yoluyla oldu.Bu gelişmelerle küresel kripto para piyasasının toplam değerini ifade eden Total Market, mart ayında yüzde 1,8 artışla 2 trilyon 344,8 milyar dolara, bitcoin de yüzde 1,9 artarak 68 bin 195 dolara yükselerek 5 aylık düşüş serisini sonlandırdı.Ethereum yüzde 7,2 artışla 2 bin 107,7 dolara çıkarak 6 ay üst üste düştükten sonra yükseldi.- Jeopolitik gerilimler, yatırımcı davranışlarını doğrudan etkiliyorCoinTR Üst Yöneticisi (CEO) Ali Eşelioğlu, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, enerji piyasalarındaki dalgalanma ve risk iştahındaki zayıflamanın yatırımcı davranışlarını doğrudan etkilediğini belirtti.Böyle bir ortamda, uzun süredir negatif seyreden bir varlığın yön değiştirmesinin piyasa dinamikleri açısından dikkatle okunması gerektiğini ifade eden Eşelioğlu, Bitcoin, tarihsel olarak kriz dönemlerinde iki farklı refleks gösterebiliyor, riskli varlık kategorisinde satış baskısına maruz kalmak ya da alternatif bir değer saklama aracı olarak öne çıkmak. Mart ayında ikinci eğilimin kısmen ağır bastığını söylemek mümkün. dedi.Eşelioğlu, önümüzdeki dönemde ise belirsizliklerin devam edeceğinin görüldüğünü ifade etti.Jeopolitik gelişmeler, merkez bankalarının duruşu ve küresel likidite koşullarının kripto varlıkların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini dile getiren Eşelioğlu, Bu nedenle kısa vadede dalgalı bir seyir olası olmakla birlikte, bitcoinin makro gelişmelere verdiği tepki, yatırımcılar açısından yakından izlenmesi gereken bir gösterge olmaya devam ediyor. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — BURHAN SANSARLIOĞLU - Kripto piyasasındaki tüm kripto paraların toplam değerini ifade eden Total Market, mart ayında 5 ay sonra artış gösterirken, bitcoin ve ethereum da yatırımcısına kazandırdı.Bitcoin, mart ayında ABD/İsrail-İran arasındaki savaşa karşın borsalar ve değerli metallerin aksine kazandırdı.Son aylarda bitcoinin bireysel yatırımcıları panik satışlar yaparken, uzun vadeli yatırımcılar dirençli kalmaya devam ediyor.Mart ayının sonlarına doğru Orta Doğu'da ateşkes olacağına dair umutlar bir nebze de olsa yatırımcıların riskli varlıklara yönelmesine neden oldu.Söz konusu ayda kripto para piyasasının artmasının yanında bitcoin ve ethereumun da değer kazanması kripto paralara kurumsal ilginin devam ettiğini gösterdi.İlk çeyrekteki zayıf performansa rağmen, özellikle bitcoin mart ayında birçok kişinin beklediğinden daha iyi bir performans sergiledi.ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan gerilim, mart ayında küresel piyasalarda şok etkisi yaratarak, yatırımcıların arz risklerine ve artan maliyetlere tepki vermesiyle petrol fiyatları ve doların yükselmesine neden oldu.Bu dalgalanma, varlık sınıflarında keskin hareketlere yol açtı.Genellikle güvenli liman olarak kabul edilen altında teminat tamamlama çağrıları ve acil likidite ihtiyaçları nedeniyle hem kurumsal yatırımcılar hem de devlet kuruluşları tarafından satış yapılmasıyla yoğun satış baskısı görülürken, bitcoinde aynı düzeyde bir zorunlu pozisyon kapatma yaşanmadı.- Kripto para piyasasında önceki zayıf seyrin ardından toparlanma eğilimi görüldüBitcoinin mart ayındaki toparlanması, tek bir jeopolitik açıklamadan ziyade kurumsal fon akışları, teknik destek ve makro beklentilerden kaynaklanıyor.Mart ayındaki yükseliş, uzun vadeli yeni bir yükseliş trendine net bir girişten daha çok, önceki zayıflığın ardından yaşanan bir toparlanma evresine benzetiliyor. Bitcoin ETF'lerine yeniden yönelen girişler, fiyat istikrarını ve ay ortasındaki yükselişi destekledi. Bu girişler, kısa süreli kaldıraçlı yükselişler yerine istikrarlı spot alımlar, kurumların ve varlık yönetimi platformlarının daha geniş katılımı yoluyla oldu.Bu gelişmelerle küresel kripto para piyasasının toplam değerini ifade eden Total Market, mart ayında yüzde 1,8 artışla 2 trilyon 344,8 milyar dolara, bitcoin de yüzde 1,9 artarak 68 bin 195 dolara yükselerek 5 aylık düşüş serisini sonlandırdı.Ethereum yüzde 7,2 artışla 2 bin 107,7 dolara çıkarak 6 ay üst üste düştükten sonra yükseldi.- Jeopolitik gerilimler, yatırımcı davranışlarını doğrudan etkiliyorCoinTR Üst Yöneticisi (CEO) Ali Eşelioğlu, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, enerji piyasalarındaki dalgalanma ve risk iştahındaki zayıflamanın yatırımcı davranışlarını doğrudan etkilediğini belirtti.Böyle bir ortamda, uzun süredir negatif seyreden bir varlığın yön değiştirmesinin piyasa dinamikleri açısından dikkatle okunması gerektiğini ifade eden Eşelioğlu, Bitcoin, tarihsel olarak kriz dönemlerinde iki farklı refleks gösterebiliyor, riskli varlık kategorisinde satış baskısına maruz kalmak ya da alternatif bir değer saklama aracı olarak öne çıkmak. Mart ayında ikinci eğilimin kısmen ağır bastığını söylemek mümkün. dedi.Eşelioğlu, önümüzdeki dönemde ise belirsizliklerin devam edeceğinin görüldüğünü ifade etti.Jeopolitik gelişmeler, merkez bankalarının duruşu ve küresel likidite koşullarının kripto varlıkların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini dile getiren Eşelioğlu, Bu nedenle kısa vadede dalgalı bir seyir olası olmakla birlikte, bitcoinin makro gelişmelere verdiği tepki, yatırımcılar açısından yakından izlenmesi gereken bir gösterge olmaya devam ediyor. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/kripto-para-piyasasindaki-dusus-serisi-5-ayin-ardindan-martta-sona-erdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Göztepe'nin Avrupa şampiyonu sutopu takımında hedef çifte kupa</title>
      <link>https://www.canligaste.com/goztepe-nin-avrupa-sampiyonu-sutopu-takiminda-hedef-cifte-kupa/822232/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/goztepe-nin-avrupa-sampiyonu-sutopu-takiminda-hedef-cifte-kupa/822232/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:15:37 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir — Göztepe Kadın Sutopu Takımı Başantrenör Evangelos Pateros: - Çalışmalarımıza ve oyuncularımıza inanıyoruz - Takım kaptanı Kübra Kuş: - Türkiye kupasını da alıp Göztepe'ye bir senede ikinci kupamızı getirmek istiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri — MUSTAFA GÜNGÖR - Avrupa Sutopu Challenger Kupası'nı kazanan Göztepe Kadın Sutopu Takımı, ligde de şampiyon olup sezonu çifte kupayla tamamlamak istiyor.İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü bünyesinde 2011 yılında kurulan, 2023-24 ve 2024-25 sezonlarında üst üste Avrupa Sutopu Challenger Kupası'nı kazanan sutopu takımı, bu sezon başında Göztepe kulübüne katıldı.Avrupa kupasında bu yıl İzmir'deki ikinci ön eleme turunda grubunu yenilgisiz tamamlayarak 4'lü Final etabına yükselen sarı-kırmızılılar, geçen ay Malta'da gerçekleştirilen etapta finalde Hırvatistan takımı VK Jadran Split'i 16-7 mağlup etti.Göztepe, bu sonuçla Avrupa Sutopu Challenger Kupası'nda şampiyonluğa ulaştı.Avrupa'daki başarısını ligde de sürdürmek isteyen İzmir temsilcisi, Kadınlar 1. Lig'inde şampiyonluk için çalışmalarını sürdürüyor.- Biz hep ilk sıralara bakıyoruzBaşantrenör Evangelos Pateros, AA muhabirine, Avrupa hayallerinin 3 yıl önce başladığını ve 3 kupayla bunu başardıkları için mutlu olduklarını söyledi.Öncesinde belediye takımı olarak Avrupa kupası almanın kendilerini motive ettiğini dile getiren Pateros, Üçüncü yılda üçüncü kupayı kazandık. Bu bizim programımızdaydı. Bir sonraki yıl için hazırlık yapmaya çalışıyoruz. dedi.Gelecek sezon bir üst kupa olan konferans kupasına katılmak istediklerini ifade eden Pateros, şöyle konuştu:Biz hep ilk sıralara bakıyoruz. Hazır olduğumuzda birinci sırayı almaya çalışacağız ve konferans kupasına katılacağız. Konferans kupasından sonra da şampiyonlar ligini hedefliyoruz. Hayalimiz, takımımızı hazırlayıp bu başarıya ulaşmak. Oyuncularımızın yüzde 70-80'inin İzmir'den, akademilerimizden gelmesi çok önemli. Çünkü çok güçlü akademimiz var ve bu akademilerdeki çocuklarla çalışarak takımı şampiyonlar liginde temsil etmek istiyoruz. Bu bizim hayalimiz, takımı şampiyonlar liginde temsil etmek.Ligde finale çıkmak istediklerini vurgulayan Pateros, Birincilik için mücadele edeceğiz. Çalışmalarımıza ve oyuncularımıza inanıyoruz. Hayalimizi gerçekleştirmek için çok çalışacağız. Çünkü şampiyonluğu tekrar kazanmak istiyoruz. ifadelerini kullandı.Takım kaptanı Kübra Kuş da takımın parçası olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.Gururlu olduklarını anlatan Kübra Kuş, Sezon başından beri Avrupa kupasını hedef koymuştuk kendimize. Şimdi onu tamamladık. Bugünden itibaren de lige odaklanacağız. Ligde yarı finallere kaldık doğrudan. Yoğun bir hazırlık dönemimiz olacak. Türkiye kupasını da alıp Göztepe'ye bir senede ikinci kupamızı getirmek istiyoruz. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri — MUSTAFA GÜNGÖR - Avrupa Sutopu Challenger Kupası'nı kazanan Göztepe Kadın Sutopu Takımı, ligde de şampiyon olup sezonu çifte kupayla tamamlamak istiyor.İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü bünyesinde 2011 yılında kurulan, 2023-24 ve 2024-25 sezonlarında üst üste Avrupa Sutopu Challenger Kupası'nı kazanan sutopu takımı, bu sezon başında Göztepe kulübüne katıldı.Avrupa kupasında bu yıl İzmir'deki ikinci ön eleme turunda grubunu yenilgisiz tamamlayarak 4'lü Final etabına yükselen sarı-kırmızılılar, geçen ay Malta'da gerçekleştirilen etapta finalde Hırvatistan takımı VK Jadran Split'i 16-7 mağlup etti.Göztepe, bu sonuçla Avrupa Sutopu Challenger Kupası'nda şampiyonluğa ulaştı.Avrupa'daki başarısını ligde de sürdürmek isteyen İzmir temsilcisi, Kadınlar 1. Lig'inde şampiyonluk için çalışmalarını sürdürüyor.- Biz hep ilk sıralara bakıyoruzBaşantrenör Evangelos Pateros, AA muhabirine, Avrupa hayallerinin 3 yıl önce başladığını ve 3 kupayla bunu başardıkları için mutlu olduklarını söyledi.Öncesinde belediye takımı olarak Avrupa kupası almanın kendilerini motive ettiğini dile getiren Pateros, Üçüncü yılda üçüncü kupayı kazandık. Bu bizim programımızdaydı. Bir sonraki yıl için hazırlık yapmaya çalışıyoruz. dedi.Gelecek sezon bir üst kupa olan konferans kupasına katılmak istediklerini ifade eden Pateros, şöyle konuştu:Biz hep ilk sıralara bakıyoruz. Hazır olduğumuzda birinci sırayı almaya çalışacağız ve konferans kupasına katılacağız. Konferans kupasından sonra da şampiyonlar ligini hedefliyoruz. Hayalimiz, takımımızı hazırlayıp bu başarıya ulaşmak. Oyuncularımızın yüzde 70-80'inin İzmir'den, akademilerimizden gelmesi çok önemli. Çünkü çok güçlü akademimiz var ve bu akademilerdeki çocuklarla çalışarak takımı şampiyonlar liginde temsil etmek istiyoruz. Bu bizim hayalimiz, takımı şampiyonlar liginde temsil etmek.Ligde finale çıkmak istediklerini vurgulayan Pateros, Birincilik için mücadele edeceğiz. Çalışmalarımıza ve oyuncularımıza inanıyoruz. Hayalimizi gerçekleştirmek için çok çalışacağız. Çünkü şampiyonluğu tekrar kazanmak istiyoruz. ifadelerini kullandı.Takım kaptanı Kübra Kuş da takımın parçası olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.Gururlu olduklarını anlatan Kübra Kuş, Sezon başından beri Avrupa kupasını hedef koymuştuk kendimize. Şimdi onu tamamladık. Bugünden itibaren de lige odaklanacağız. Ligde yarı finallere kaldık doğrudan. Yoğun bir hazırlık dönemimiz olacak. Türkiye kupasını da alıp Göztepe'ye bir senede ikinci kupamızı getirmek istiyoruz. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/goztepe-nin-avrupa-sampiyonu-sutopu-takiminda-hedef-cifte-kupa.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tunceli merkezli dolandırıcılık operasyonunda yakalanan 6 zanlı tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tunceli-merkezli-dolandiricilik-operasyonunda-yakalanan-6-zanli-tutuklandi/822231/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tunceli-merkezli-dolandiricilik-operasyonunda-yakalanan-6-zanli-tutuklandi/822231/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:15:30 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tunceli — Tunceli merkezli dolandırıcılık operasyonunda gözaltına alınan 6 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tunceli Haberleri — Tunceli merkezli dolandırıcılık operasyonunda gözaltına alınan 6 şüpheli tutuklandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kentte yaşayan T.S.Ö'nün sahte kripto yatırım platformları aracılığıyla 8 farklı şirket hesabına toplam 3 milyon 480 bin lira göndererek dolandırılması üzerine çalışma başlattı.Ekipler, bu kapsamda İstanbul, Balıkesir, Hatay, Mersin ve Manisa'da belirledikleri adreslere düzenledikleri eş zamanlı operasyonda 6 şüpheliyi gözaltına aldı.Adreslerdeki aramalarda 5 cep telefonu, 3 SIM kart ve dizüstü bilgisayara el konuldu.​​​​​​​Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 6 zanlı, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.Zanlıların elde ettikleri paraların izini kaybettirmek amacıyla çok sayıda transfer işlemi gerçekleştirdikleri ve bu paraları farklı kripto hesaplarına aktardıkları belirlendi.Ayrıca, zanlıların nitelikli dolandırıcılık suçundan çok sayıda kayıtlarının bulunduğu ve yapılan mali incelemelerde kullanılan 8 farklı şirket hesabında toplam işlem hacminin 55 milyon lira olduğu tespit edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tunceli Haberleri — Tunceli merkezli dolandırıcılık operasyonunda gözaltına alınan 6 şüpheli tutuklandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kentte yaşayan T.S.Ö'nün sahte kripto yatırım platformları aracılığıyla 8 farklı şirket hesabına toplam 3 milyon 480 bin lira göndererek dolandırılması üzerine çalışma başlattı.Ekipler, bu kapsamda İstanbul, Balıkesir, Hatay, Mersin ve Manisa'da belirledikleri adreslere düzenledikleri eş zamanlı operasyonda 6 şüpheliyi gözaltına aldı.Adreslerdeki aramalarda 5 cep telefonu, 3 SIM kart ve dizüstü bilgisayara el konuldu.​​​​​​​Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 6 zanlı, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.Zanlıların elde ettikleri paraların izini kaybettirmek amacıyla çok sayıda transfer işlemi gerçekleştirdikleri ve bu paraları farklı kripto hesaplarına aktardıkları belirlendi.Ayrıca, zanlıların nitelikli dolandırıcılık suçundan çok sayıda kayıtlarının bulunduğu ve yapılan mali incelemelerde kullanılan 8 farklı şirket hesabında toplam işlem hacminin 55 milyon lira olduğu tespit edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/tunceli-merkezli-dolandiricilik-operasyonunda-yakalanan-6-zanli-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GÜNCELLEME 2 - Van'da 5,2 büyüklüğünde deprem</title>
      <link>https://www.canligaste.com/guncelleme-2-van-da-5-2-buyuklugunde-deprem/822230/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/guncelleme-2-van-da-5-2-buyuklugunde-deprem/822230/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 11:15:27 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Van — VATANDAŞ RÖPORTAJLARI EKLENDİ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Van Haberleri — Van'ın Tuşba ilçesinde saat 08.52'de 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Tuşba olan 5,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.Depremin, 7 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.Van Valisi Ozan Balcı, AA muhabirine, depremle ilgili şu ana kadar kendilerine yansıyan olumsuz bir durumun olmadığını söyledi.Balcı, Emniyet Müdürlüğü, jandarma ve AFAD'a şu ana kadar yapılan bir ihbar olmadı. Arkadaşlarımız arama tarama faaliyetlerini sürdürüyor. Muhtarlarımız ile görüşüyoruz. Sahadaki çalışmalarımız devam ediyor. Vatandaşlarımıza geçmiş olsun. dedi.Depremi hisseden bazı vatandaşlar, evlerinden çıktı ve kısa süreli tedirginlik yaşadı.- 2011'de büyük bir deprem yaşadığımız için korktukDepremin hissedildiği Erciş ilçesinde yaşayan Ongun Şener, deprem anında evde olduklarını ve çok sallandıklarını söyledi.Van'da 2011'de de büyük depremlerin yaşandığını anımsatan Şener, Sarsıntı sonrasında korkuyla kendimizi dışarı atmak zorunda kaldık. İş yerlerimizi kontrole geldik. Allah bir daha büyük depremleri ülkemize yaşatmasın. Çok acılar çektik. 2011'de büyük bir deprem yaşadığımız için korktuk. Korkan çocuğum da yanıma geldi. Eşim ve çocuğumla dışarı çıktık. diye konuştu.Deprem sırasında derste olduğunu dile getiren Furkan Akyol da Depreme derste yakalandık. Daha önceki depremler gibi kısa süreceğini sandık ama biraz daha uzun sürdü. Ondan dolayı biraz korktuk, dışarıya çıktık. Çok şükür hiç kimsede bir sıkıntı yok. Sadece biraz korktuk. dedi.Berken Yıldız ise Depremde sarsıntının şiddeti artınca panikle dışarıya çıktık. Yüzeye yakın olduğu için daha şiddetli hissettik. Şiddetli bir depremdi ve korkuttu. Çok şükür geçti. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Van Haberleri — Van'ın Tuşba ilçesinde saat 08.52'de 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Tuşba olan 5,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.Depremin, 7 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.Van Valisi Ozan Balcı, AA muhabirine, depremle ilgili şu ana kadar kendilerine yansıyan olumsuz bir durumun olmadığını söyledi.Balcı, Emniyet Müdürlüğü, jandarma ve AFAD'a şu ana kadar yapılan bir ihbar olmadı. Arkadaşlarımız arama tarama faaliyetlerini sürdürüyor. Muhtarlarımız ile görüşüyoruz. Sahadaki çalışmalarımız devam ediyor. Vatandaşlarımıza geçmiş olsun. dedi.Depremi hisseden bazı vatandaşlar, evlerinden çıktı ve kısa süreli tedirginlik yaşadı.- 2011'de büyük bir deprem yaşadığımız için korktukDepremin hissedildiği Erciş ilçesinde yaşayan Ongun Şener, deprem anında evde olduklarını ve çok sallandıklarını söyledi.Van'da 2011'de de büyük depremlerin yaşandığını anımsatan Şener, Sarsıntı sonrasında korkuyla kendimizi dışarı atmak zorunda kaldık. İş yerlerimizi kontrole geldik. Allah bir daha büyük depremleri ülkemize yaşatmasın. Çok acılar çektik. 2011'de büyük bir deprem yaşadığımız için korktuk. Korkan çocuğum da yanıma geldi. Eşim ve çocuğumla dışarı çıktık. diye konuştu.Deprem sırasında derste olduğunu dile getiren Furkan Akyol da Depreme derste yakalandık. Daha önceki depremler gibi kısa süreceğini sandık ama biraz daha uzun sürdü. Ondan dolayı biraz korktuk, dışarıya çıktık. Çok şükür hiç kimsede bir sıkıntı yok. Sadece biraz korktuk. dedi.Berken Yıldız ise Depremde sarsıntının şiddeti artınca panikle dışarıya çıktık. Yüzeye yakın olduğu için daha şiddetli hissettik. Şiddetli bir depremdi ve korkuttu. Çok şükür geçti. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/guncelleme-2-van-da-5-2-buyuklugunde-deprem.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
