<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Akdeniz İklim Zirvesi Muğla'da başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/akdeniz-iklim-zirvesi-mugla-da-basladi/917428/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/akdeniz-iklim-zirvesi-mugla-da-basladi/917428/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:51:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muğla / Üç kıtadan katılımcıların yer aldığı zirvede, Akdeniz'in iklim sorunları ve çözüm önerileri ele alınıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muğla Haberleri : Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Sürdürülebilirlik İçin Yerel Yönetimler Ağı (ICLEI Europe) işbirliğinde düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi başladı.Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi'ndeki zirveye, Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerden yerel yöneticiler, akademisyenler ve iklim alanında çalışan temsilciler katıldı.Zirvede, Akdeniz'in iklim değişikliğinden kaynaklanan sorunları, yerel yönetimlerin çalışmaları ve bölgesel işbirliği imkanları ele alınıyor.Zirvenin açılışında konuşan Muğla Vali Vekili İsmail Soykan, kentin doğasını, denizini, kıyılarını, ormanlarını ve su kaynaklarını korumanın gelecek açısından önem taşıdığını belirtti.Soykan, Akdeniz Havzası'nın tarih boyunca önemli medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu ifade ederek, çevre bilincinin eğitim yoluyla geliştirilmesi gerektiğini söyledi.Çocuklara küçük yaşlardan itibaren çevre bilinci kazandırmaya çalıştıklarını belirten Soykan, Şehrimizin geleceğini korumak, doğasını, denizini, kıyısını, ormanını ve suyunu korumakla eş değerdir. Bu nedenle bu önemli işe eğitimden başladık. Okullarda çocuklarımıza çevre bilinci ve sıfır atık kültürünü en temelden inşa ediyoruz. dedi.Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ise Muğla'nın iklim değişikliğinin etkilerini yoğun yaşayan kentlerden biri olduğunu belirterek, kıyı temizliği, güneş enerjisi ve deniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi.Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş da Muğla'nın iklim krizinin etkilerini yoğun şekilde hisseden bölgelerden biri olduğunu ifade ederek, kuraklık, su kıtlığı, aşırı sıcaklıklar ve orman yangınlarının güncel sorunlar haline geldiğini kaydetti.Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, iklim projelerinin hayata geçirilmesinde finansmana erişim, kapasite geliştirme ve bilgi paylaşımının önemine dikkati çekti.Fas Şafşavan Belediye Başkanı ve ICLEI Başkan Yardımcısı Mohamed Sefiani ise iklim krizinin tek başına çözülemeyeceğini belirterek, Akdeniz kentleri arasında işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Feridun Ulutaş da iklim değişikliğinin etkilerinin yerelde daha fazla hissedildiğini ve çözümün önemli bölümünün yerel yönetimler tarafından üretildiğini ifade etti.Zirvenin ilk gününde yerel liderlik, bölgesel işbirliği ve iklim değişikliğine karşı ortak eylem konuları ele alındı.Yarın yapılacak zirvenin ikinci gününde ise COP31'e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu ve Değişen İklim Koşullarında Dirençli Kentler başlıklı oturumlar gerçekleştirilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muğla Haberleri : Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Sürdürülebilirlik İçin Yerel Yönetimler Ağı (ICLEI Europe) işbirliğinde düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi başladı.Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi'ndeki zirveye, Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerden yerel yöneticiler, akademisyenler ve iklim alanında çalışan temsilciler katıldı.Zirvede, Akdeniz'in iklim değişikliğinden kaynaklanan sorunları, yerel yönetimlerin çalışmaları ve bölgesel işbirliği imkanları ele alınıyor.Zirvenin açılışında konuşan Muğla Vali Vekili İsmail Soykan, kentin doğasını, denizini, kıyılarını, ormanlarını ve su kaynaklarını korumanın gelecek açısından önem taşıdığını belirtti.Soykan, Akdeniz Havzası'nın tarih boyunca önemli medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu ifade ederek, çevre bilincinin eğitim yoluyla geliştirilmesi gerektiğini söyledi.Çocuklara küçük yaşlardan itibaren çevre bilinci kazandırmaya çalıştıklarını belirten Soykan, Şehrimizin geleceğini korumak, doğasını, denizini, kıyısını, ormanını ve suyunu korumakla eş değerdir. Bu nedenle bu önemli işe eğitimden başladık. Okullarda çocuklarımıza çevre bilinci ve sıfır atık kültürünü en temelden inşa ediyoruz. dedi.Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ise Muğla'nın iklim değişikliğinin etkilerini yoğun yaşayan kentlerden biri olduğunu belirterek, kıyı temizliği, güneş enerjisi ve deniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi.Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş da Muğla'nın iklim krizinin etkilerini yoğun şekilde hisseden bölgelerden biri olduğunu ifade ederek, kuraklık, su kıtlığı, aşırı sıcaklıklar ve orman yangınlarının güncel sorunlar haline geldiğini kaydetti.Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, iklim projelerinin hayata geçirilmesinde finansmana erişim, kapasite geliştirme ve bilgi paylaşımının önemine dikkati çekti.Fas Şafşavan Belediye Başkanı ve ICLEI Başkan Yardımcısı Mohamed Sefiani ise iklim krizinin tek başına çözülemeyeceğini belirterek, Akdeniz kentleri arasında işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Feridun Ulutaş da iklim değişikliğinin etkilerinin yerelde daha fazla hissedildiğini ve çözümün önemli bölümünün yerel yönetimler tarafından üretildiğini ifade etti.Zirvenin ilk gününde yerel liderlik, bölgesel işbirliği ve iklim değişikliğine karşı ortak eylem konuları ele alındı.Yarın yapılacak zirvenin ikinci gününde ise COP31'e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu ve Değişen İklim Koşullarında Dirençli Kentler başlıklı oturumlar gerçekleştirilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/akdeniz-iklim-zirvesi-mugla-da-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-toplandi/917424/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-toplandi/917424/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:33:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı, saat 16.25'te başladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı, saat 16.25'te başladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/cumhurbaskanligi-kabinesi-toplandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Şehit yakınları umre ibadetini yerine getirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sehit-yakinlari-umre-ibadetini-yerine-getirdi/917423/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sehit-yakinlari-umre-ibadetini-yerine-getirdi/917423/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:28:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 20-28 Eylül'de gerçekleştirilen Umre Programı'na katılan şehit yakınlarının yurda döndüğünü bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 20-28 Eylül'de gerçekleştirilen Umre Programı'na katılan şehit yakınlarının yurda döndüğünü bildirdi.Bakanlığın NSosyal hesabından, Şehitlerimizin kıymetli emanetleri kutsal topraklardan yurda döndü başlığıyla yapılan paylaşımda, 20-28 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen Umre Programı'na katılan aziz şehitlerimizin kıymetli yakınları, manevi yolculuklarını tamamlayarak yurda döndü. Aziz şehitlerimizin kıymetli emanetlerinin her daim yanında olmaya, onlar için çalışmalarımızı aynı hassasiyet ve özenle sürdürmeye devam edeceğiz. ifadelerine yer verildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 20-28 Eylül'de gerçekleştirilen Umre Programı'na katılan şehit yakınlarının yurda döndüğünü bildirdi.Bakanlığın NSosyal hesabından, Şehitlerimizin kıymetli emanetleri kutsal topraklardan yurda döndü başlığıyla yapılan paylaşımda, 20-28 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen Umre Programı'na katılan aziz şehitlerimizin kıymetli yakınları, manevi yolculuklarını tamamlayarak yurda döndü. Aziz şehitlerimizin kıymetli emanetlerinin her daim yanında olmaya, onlar için çalışmalarımızı aynı hassasiyet ve özenle sürdürmeye devam edeceğiz. ifadelerine yer verildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/sehit-yakinlari-umre-ibadetini-yerine-getirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TİKA'nın Kırgızistan'da kurduğu Teknogirişim Merkezi ve Dijital Kütüphane açıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tika-nin-kirgizistan-da-kurdugu-teknogirisim-merkezi-ve-dijital-kutuphane-acildi/917422/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tika-nin-kirgizistan-da-kurdugu-teknogirisim-merkezi-ve-dijital-kutuphane-acildi/917422/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:28:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te Teknogirişim Merkezi ve Dijital Kütüphane, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren'in katılımıyla törenle açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te Teknogirişim Merkezi ve Dijital Kütüphane, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren'in katılımıyla törenle açıldı.TİKA Bişkek Program Koordinatörlüğü tarafından Kırgızistan'ın en prestijli yükseköğretim kurumlarından biri olan Bişkek Sosyal Bilimler Kuseyin Karasayev Üniversitesi (BSBÜ) bünyesinde kurulan Teknogirişim Merkezi ve Dijital Kütüphane, gençlerin teknoloji ve dijital kaynaklara erişimini güçlendirmeyi hedefliyor.Üniversitenin ana bina girişinde düzenlenen ve Kırgızistan ile Türkiye'nin milli marşlarının okunmasıyla başlayan açılış törenine, Türkiye'nin Bişkek Büyükelçisi Mekin Mustafa Kemal Ökem, ülkeye çalışma ziyaretinde bulunan TİKA Başkanı Abdullah Eren ve beraberindeki heyet, Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mirlan Dıldayev ve çok sayıda öğrenci katıldı.Türkiye, destek elini uzatan ilk ülke olduRektör Dıldayev, açılışta yaptığı konuşmada, Türk ile Kırgız devleti arasındaki kardeşliği pekiştirmek adına pek çok faaliyet yürütüldüğünü belirterek, Kırgızistan'ın bağımsızlığını kazanmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti'nin cömertliği ve desteğiyle yardım elini uzatan ilk ülke olduğunu hatırlattı.Türkiye'nin prestijli kuruluşlarından TİKA'nın Kırgızistan'daki çalışmalarına övgüde bulunan Dıldayev, TİKA'nın ülkede çok sayıda sosyal tesis inşa ettiğini, okul ve anaokullarının yapımına öncülük ettiğini, hastane ile sağlık ocaklarının kurulmasına büyük katkı sağladığını söyledi.Dıldayev, TİKA'nın eğitim kurumlarına, liselere, üniversitelere ve enstitülere sunduğu desteklerin iki ülke arasındaki yakınlığı açıkça kanıtladığını dile getirdi.Üniversite bünyesinde açılan yeni merkezlerin önemine değinen Dıldayev, TİKA'ya yapılan başvuru sonucunda Teknogirişim Merkezi ve Dijital Kütüphane Kurulumu projesinin onaylandığını hatırlattı. Dıldayev, gerçekleştirilen bu projelerin mevcut öğrenciler, genç öğretmenler ve gelecek nesiller üzerinde son derece olumlu bir etki bırakacağına inandığını kaydetti.Dıldayev, Gençlerimiz ne kadar eğitimli ve açık fikirli olursa, dünyanın dört bir yanındaki gelecek nesillerin gençleri ve bir bütün olarak dünyanın geleceği o kadar iyi olur. Türkiye devleti ile Kırgızistan devletinin ortak çalışmalarının artarak devam edeceğine şüphem yok. Bu bizim için büyük bir onur ve büyük bir başarıdır. diye konuştu.Kırgızistan&#039;ın yanında olmaya devam edeceğizEren de TİKA'nın 1992 yılından bu yana bu ülkede faaliyet gösterdiğini, 1993 yılında ise Bişkek'te resmi ofislerini açtıklarını belirterek, o günden bu yana Kırgızistan genelinde 1300'den fazla projenin hayata geçirildiğinin altını çizdi.Bir ağacın toprağın altında kökleri ve göğe uzanan dalları olduğu gibi, milletlerin de tarih ve kültür köklerinin bulunduğunu ifade eden Eren, Türk milleti ile Kırgız milletinin, Türkiye ile Kırgızistan'ın aynı köklere sahip iki ülke ve iki devlet olduğunu vurguladı.Eren, açılışı yapılan Teknogirişim Merkezi ve Dijital Kütüphane'nin gençlere sağlayacağı katkıya dikkati çekerek, İnşallah, bu teknoloji merkezinde nice güzel fikirler üretilecek. Kırgız halkına, Kırgızistan'a ve Türk dünyasına fayda sağlayacak nice önemli teknolojik buluşlar ve çalışmalar yapılacak. Sizler ne kadar çok çalışırsanız, bu güzel ülke de o kadar güçlü bir ülke olur. ifadelerini kullandı.Türkiye'nin her zaman Kırgızistan'ın en yakın dostlarından biri olduğunu ve elinden gelenin en iyisini yapmaya gayret ettiğini dile getiren Eren, TİKA olarak Kırgızistan'da bulunmaktan ve bu ülkeye hizmet etmekten büyük mutluluk duyduklarını, Türkiye ve TİKA’nın bundan sonra da benzer projelerle Kırgızistan'ın yanında olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.Kurdele kesiminin ardından protokol üyeleri, öğrencilerle birlikte üniversitenin ana binasının giriş katında kurulan modern Teknogirişim Merkezi ve Dijital Kütüphane'yi gezdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te Teknogirişim Merkezi ve Dijital Kütüphane, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren'in katılımıyla törenle açıldı.TİKA Bişkek Program Koordinatörlüğü tarafından Kırgızistan'ın en prestijli yükseköğretim kurumlarından biri olan Bişkek Sosyal Bilimler Kuseyin Karasayev Üniversitesi (BSBÜ) bünyesinde kurulan Teknogirişim Merkezi ve Dijital Kütüphane, gençlerin teknoloji ve dijital kaynaklara erişimini güçlendirmeyi hedefliyor.Üniversitenin ana bina girişinde düzenlenen ve Kırgızistan ile Türkiye'nin milli marşlarının okunmasıyla başlayan açılış törenine, Türkiye'nin Bişkek Büyükelçisi Mekin Mustafa Kemal Ökem, ülkeye çalışma ziyaretinde bulunan TİKA Başkanı Abdullah Eren ve beraberindeki heyet, Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mirlan Dıldayev ve çok sayıda öğrenci katıldı.Türkiye, destek elini uzatan ilk ülke olduRektör Dıldayev, açılışta yaptığı konuşmada, Türk ile Kırgız devleti arasındaki kardeşliği pekiştirmek adına pek çok faaliyet yürütüldüğünü belirterek, Kırgızistan'ın bağımsızlığını kazanmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti'nin cömertliği ve desteğiyle yardım elini uzatan ilk ülke olduğunu hatırlattı.Türkiye'nin prestijli kuruluşlarından TİKA'nın Kırgızistan'daki çalışmalarına övgüde bulunan Dıldayev, TİKA'nın ülkede çok sayıda sosyal tesis inşa ettiğini, okul ve anaokullarının yapımına öncülük ettiğini, hastane ile sağlık ocaklarının kurulmasına büyük katkı sağladığını söyledi.Dıldayev, TİKA'nın eğitim kurumlarına, liselere, üniversitelere ve enstitülere sunduğu desteklerin iki ülke arasındaki yakınlığı açıkça kanıtladığını dile getirdi.Üniversite bünyesinde açılan yeni merkezlerin önemine değinen Dıldayev, TİKA'ya yapılan başvuru sonucunda Teknogirişim Merkezi ve Dijital Kütüphane Kurulumu projesinin onaylandığını hatırlattı. Dıldayev, gerçekleştirilen bu projelerin mevcut öğrenciler, genç öğretmenler ve gelecek nesiller üzerinde son derece olumlu bir etki bırakacağına inandığını kaydetti.Dıldayev, Gençlerimiz ne kadar eğitimli ve açık fikirli olursa, dünyanın dört bir yanındaki gelecek nesillerin gençleri ve bir bütün olarak dünyanın geleceği o kadar iyi olur. Türkiye devleti ile Kırgızistan devletinin ortak çalışmalarının artarak devam edeceğine şüphem yok. Bu bizim için büyük bir onur ve büyük bir başarıdır. diye konuştu.Kırgızistan&#039;ın yanında olmaya devam edeceğizEren de TİKA'nın 1992 yılından bu yana bu ülkede faaliyet gösterdiğini, 1993 yılında ise Bişkek'te resmi ofislerini açtıklarını belirterek, o günden bu yana Kırgızistan genelinde 1300'den fazla projenin hayata geçirildiğinin altını çizdi.Bir ağacın toprağın altında kökleri ve göğe uzanan dalları olduğu gibi, milletlerin de tarih ve kültür köklerinin bulunduğunu ifade eden Eren, Türk milleti ile Kırgız milletinin, Türkiye ile Kırgızistan'ın aynı köklere sahip iki ülke ve iki devlet olduğunu vurguladı.Eren, açılışı yapılan Teknogirişim Merkezi ve Dijital Kütüphane'nin gençlere sağlayacağı katkıya dikkati çekerek, İnşallah, bu teknoloji merkezinde nice güzel fikirler üretilecek. Kırgız halkına, Kırgızistan'a ve Türk dünyasına fayda sağlayacak nice önemli teknolojik buluşlar ve çalışmalar yapılacak. Sizler ne kadar çok çalışırsanız, bu güzel ülke de o kadar güçlü bir ülke olur. ifadelerini kullandı.Türkiye'nin her zaman Kırgızistan'ın en yakın dostlarından biri olduğunu ve elinden gelenin en iyisini yapmaya gayret ettiğini dile getiren Eren, TİKA olarak Kırgızistan'da bulunmaktan ve bu ülkeye hizmet etmekten büyük mutluluk duyduklarını, Türkiye ve TİKA’nın bundan sonra da benzer projelerle Kırgızistan'ın yanında olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.Kurdele kesiminin ardından protokol üyeleri, öğrencilerle birlikte üniversitenin ana binasının giriş katında kurulan modern Teknogirişim Merkezi ve Dijital Kütüphane'yi gezdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/tika-nin-kirgizistan-da-kurdugu-teknogirisim-merkezi-ve-dijital-kutuphane-acildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gaziantep'te hafif ticari araç ile kamyonetin çarpıştığı kazada 14 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gaziantep-te-hafif-ticari-arac-ile-kamyonetin-carpistigi-kazada-14-kisi-yaralandi/917419/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gaziantep-te-hafif-ticari-arac-ile-kamyonetin-carpistigi-kazada-14-kisi-yaralandi/917419/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:18:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gaziantep / Gaziantep'in Araban ilçesinde hafif ticari araç ile kamyonetin çarpışması sonucu 14 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gaziantep Haberleri : Gaziantep'in Araban ilçesinde hafif ticari araç ile kamyonetin çarpışması sonucu 14 kişi yaralandı.Yunus Emre Yaşar yönetimindeki 31 SJ 264 plakalı hafif ticari araç, Yolveren Mahallesi yol ayrımında Müslüm Demirel idaresindeki 16 CPY 01 plakalı kamyonet ile çarpıştı.İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.Kazada hafif ticari araç sürücüsü Yaşar ile kamyonette bulunan 13 kişi yaralandı. Yaralılar, 112 Acil Servis ekiplerince kentteki çeşitli hastanelere kaldırıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gaziantep Haberleri : Gaziantep'in Araban ilçesinde hafif ticari araç ile kamyonetin çarpışması sonucu 14 kişi yaralandı.Yunus Emre Yaşar yönetimindeki 31 SJ 264 plakalı hafif ticari araç, Yolveren Mahallesi yol ayrımında Müslüm Demirel idaresindeki 16 CPY 01 plakalı kamyonet ile çarpıştı.İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.Kazada hafif ticari araç sürücüsü Yaşar ile kamyonette bulunan 13 kişi yaralandı. Yaralılar, 112 Acil Servis ekiplerince kentteki çeşitli hastanelere kaldırıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/gaziantep-te-hafif-ticari-arac-ile-kamyonetin-carpistigi-kazada-14-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Niğde'de restoranın mutfağında çıkan yangın söndürüldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nigde-de-restoranin-mutfaginda-cikan-yangin-sonduruldu/917418/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nigde-de-restoranin-mutfaginda-cikan-yangin-sonduruldu/917418/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:16:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Niğde / Niğde'de bir restoranın mutfağında çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Niğde Haberleri : Niğde'de bir restoranın mutfağında çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.Aşağı Kayabaşı Mahallesi'ndeki bir restoranın mutfak bölümünde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.Çalışanların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis, sağlık ve doğal gaz ekipleri sevk edildi.İtfaye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında, mutfak zarar gördü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Niğde Haberleri : Niğde'de bir restoranın mutfağında çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.Aşağı Kayabaşı Mahallesi'ndeki bir restoranın mutfak bölümünde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.Çalışanların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, polis, sağlık ve doğal gaz ekipleri sevk edildi.İtfaye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında, mutfak zarar gördü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/nigde-de-restoranin-mutfaginda-cikan-yangin-sonduruldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sivas Gazeteciler Cemiyeti'nde başkanlığa Kemal Doğan seçildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sivas-gazeteciler-cemiyeti-nde-baskanliga-kemal-dogan-secildi/917417/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sivas-gazeteciler-cemiyeti-nde-baskanliga-kemal-dogan-secildi/917417/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:16:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas / Sivas Gazeteciler Cemiyeti Olağan Genel Kurulu'nda başkanlığa, görevi vekaleten yürüten Kemal Doğan seçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri : Sivas Gazeteciler Cemiyeti Olağan Genel Kurulu'nda başkanlığa, görevi vekaleten yürüten Kemal Doğan seçildi.Gazeteciler Cemiyeti binasında düzenlenen genel kurula, Büyük Birlik Partisi İl Başkanı Hakan Sezerer, cemiyet başkanlığını vekaleten yürüten Kemal Doğan ve cemiyet üyeleri katıldı.Divan başkanlığını Aydın Deliktaş'ın yaptığı ve tek listeyle gidilen genel kurulda, Doğan cemiyetin 4'üncü başkanı seçildi. Cemiyet yönetiminde de Başkan Vekili Şeref Gülmez, gazeteciler Ali İzgi, Eraydın Aytekin, Göktürk Fırat, Erhan Ceylan ve Serhat Zafer yer aldı.Doğan, burada yaptığı konuşmada, bunun bir bayrak yarışı olduğunu ve geçmiş dönemde görev yapan başkanlara her zaman destek olmaya çalıştıklarını söyledi.Amaçlarının birlik ve beraberlik olduğunu belirten Doğan, Bir tabela derneği olmak değil, birlik ve beraberlik içerisinde cemiyetimizi güçlü bir hale getirmek istiyoruz. Bunu da ancak bir ve beraber olabilirsek yapabiliriz. Gazeteci arkadaşlarımıza ev yapımı noktasında, projenin çözümünda ne yapabiliriz, nasıl evi olmayan arkadaşlarımız ev sahibi olabilir, bununla ilgili ciddi bir çalışma yapmalıyız. Onun haricinde hizmet içi eğitimler, ayda bir binamızda toplanmayı, istişare programları yapmayı hedefliyoruz. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri : Sivas Gazeteciler Cemiyeti Olağan Genel Kurulu'nda başkanlığa, görevi vekaleten yürüten Kemal Doğan seçildi.Gazeteciler Cemiyeti binasında düzenlenen genel kurula, Büyük Birlik Partisi İl Başkanı Hakan Sezerer, cemiyet başkanlığını vekaleten yürüten Kemal Doğan ve cemiyet üyeleri katıldı.Divan başkanlığını Aydın Deliktaş'ın yaptığı ve tek listeyle gidilen genel kurulda, Doğan cemiyetin 4'üncü başkanı seçildi. Cemiyet yönetiminde de Başkan Vekili Şeref Gülmez, gazeteciler Ali İzgi, Eraydın Aytekin, Göktürk Fırat, Erhan Ceylan ve Serhat Zafer yer aldı.Doğan, burada yaptığı konuşmada, bunun bir bayrak yarışı olduğunu ve geçmiş dönemde görev yapan başkanlara her zaman destek olmaya çalıştıklarını söyledi.Amaçlarının birlik ve beraberlik olduğunu belirten Doğan, Bir tabela derneği olmak değil, birlik ve beraberlik içerisinde cemiyetimizi güçlü bir hale getirmek istiyoruz. Bunu da ancak bir ve beraber olabilirsek yapabiliriz. Gazeteci arkadaşlarımıza ev yapımı noktasında, projenin çözümünda ne yapabiliriz, nasıl evi olmayan arkadaşlarımız ev sahibi olabilir, bununla ilgili ciddi bir çalışma yapmalıyız. Onun haricinde hizmet içi eğitimler, ayda bir binamızda toplanmayı, istişare programları yapmayı hedefliyoruz. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/sivas-gazeteciler-cemiyeti-nde-baskanliga-kemal-dogan-secildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gaziantep'te firari FETÖ hükümlüsü yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gaziantep-te-firari-feto-hukumlusu-yakalandi/917416/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gaziantep-te-firari-feto-hukumlusu-yakalandi/917416/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:13:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gaziantep / Gaziantep'in Nizip ilçesinde, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olduğu gerekçesiyle hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gaziantep Haberleri : Gaziantep'in Nizip ilçesinde, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olduğu gerekçesiyle hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, terör örgütlerinin ve işbirlikçilerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma başlattı.Ekipler, FETÖ üyesi olmak suçundan hakkında 3 yıl 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan M.Ç'yi Nizip ilçesinde tespit etti.Hükümlü, jandarmadaki işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gaziantep Haberleri : Gaziantep'in Nizip ilçesinde, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olduğu gerekçesiyle hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, terör örgütlerinin ve işbirlikçilerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma başlattı.Ekipler, FETÖ üyesi olmak suçundan hakkında 3 yıl 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan M.Ç'yi Nizip ilçesinde tespit etti.Hükümlü, jandarmadaki işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/gaziantep-te-firari-feto-hukumlusu-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>DSÖ: Yemen'de 6 Ağustos'tan bu yana çatışmalarda 838 kişi hayatını kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dso-yemen-de-6-agustos-tan-bu-yana-catismalarda-838-kisi-hayatini-kaybetti/917414/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dso-yemen-de-6-agustos-tan-bu-yana-catismalarda-838-kisi-hayatini-kaybetti/917414/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:08:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Ülkede kolera ve akut sulu ishal vakalarının da arttığına dikkati çekilerek sağlık sisteminin salgınlarla mücadelede baskı altında olduğu uyarısında bulunuldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Yemen'de 6 Ağustos'tan bu yana devam eden çatışmalarda hayatını kaybedenlerin sayısının 838'e yükseldiğini, yaralananların ise 3 bin 643 olduğunu bildirdi.DSÖ'nün Yemen'deki Çatışmaların Tırmanışına İlişkin Durum Raporu'na göre, 19-26 Eylül döneminde çatışmalarda 164 kişi yaşamını yitirdi, 645 kişi yaralandı.Son verilerle birlikte çatışmaların şiddetlendiği 6 Ağustos'tan bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 838'e, yaralananların sayısı ise 3 bin 643'e yükseldi.Örgüt, ölen ve yaralananların asker veya sivil olup olmadığına ilişkin detay vermedi.Yemen&#039;de kolera vakaları artıyorDSÖ, Yemen'de çatışmaların yanı sıra kolera ve akut sulu ishal vakalarının da arttığına dikkati çekti.Rapora göre, şüpheli kolera vakalarının sayısı ağustos başında 6 bin 134 iken 38. epidemiyolojik hafta itibarıyla 7 bin 784'e yükseldi. Kolera nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı da aynı dönemde 7'den 22'ye çıktı.Aden'deki iki yerinden edilmiş kişi kampında kolera alarmı verildiği, DSÖ ile Yemen Halk Sağlığı ve Nüfus Bakanlığının vakaları tespit etmek amacıyla hızlı müdahale ekiplerini harekete geçirdiği belirtildi.Raporda, Yemen'in Ebyen, Lahic, Dali, Aden ve Taiz vilayetlerinde kolera bulaşının arttığı, şüpheli vakaların yaklaşık yüzde 60'ının hızlı tanı testleriyle incelendiği ve test yapılanların yüzde 70'inin pozitif çıktığı aktarıldı.DSÖ, çatışmalarda yaralanan 4 bin 400'den fazla kişinin tedavi edildiği hastanelerin aynı zamanda salgın hastalıklarla mücadele etmek zorunda kaldığını, bunun aşılama ve rutin sağlık hizmetleri için ayrılan personel, tıbbi malzeme ve kaynaklar üzerinde baskı oluşturduğu bilgisine yer verdi.Raporda ayrıca, çatışmalara ilişkin can kaybı ve yaralanma verilerinin Yemen Sağlık Bakanlığı Acil Durum Operasyon Merkezinin kayıtlarından derlendiği belirtildi. Husilerin kontrolündeki bölgelerden verilere erişilememesi nedeniyle açıklanan sayıların Yemen'deki gerçek can kaybı ve yaralanmaların tamamını yansıtmayabileceği ve mevcut rakamların asgari düzeyi gösterdiği kaydedildi.Yemen&#039;deki çatışmalarYemen'de temmuz ayından bu yana yeniden tırmanan çatışmalar, sahadaki kontrol haritasını belirgin şekilde değiştirdi.İran destekli Husiler, Hudeyde vilayetinin tamamında kontrolü sağladıktan sonra Taiz'in batısına doğru ilerleyerek Muha gibi Kızıldeniz kıyısındaki kentleri ve Babulmendeb'e erişim sağlayan hatları da ele geçirdi.Husilerin, Kızıldeniz kıyısındaki Taiz'e bağlı Muha kentinin ardından Babulmendeb Boğazı çevresindeki Haniş Takım Adası, Meyyun Adası ile Zubab'ı da ele geçirmesi, çatışma sahasında belirgin değişikliğe neden oldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Yemen'de 6 Ağustos'tan bu yana devam eden çatışmalarda hayatını kaybedenlerin sayısının 838'e yükseldiğini, yaralananların ise 3 bin 643 olduğunu bildirdi.DSÖ'nün Yemen'deki Çatışmaların Tırmanışına İlişkin Durum Raporu'na göre, 19-26 Eylül döneminde çatışmalarda 164 kişi yaşamını yitirdi, 645 kişi yaralandı.Son verilerle birlikte çatışmaların şiddetlendiği 6 Ağustos'tan bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 838'e, yaralananların sayısı ise 3 bin 643'e yükseldi.Örgüt, ölen ve yaralananların asker veya sivil olup olmadığına ilişkin detay vermedi.Yemen&#039;de kolera vakaları artıyorDSÖ, Yemen'de çatışmaların yanı sıra kolera ve akut sulu ishal vakalarının da arttığına dikkati çekti.Rapora göre, şüpheli kolera vakalarının sayısı ağustos başında 6 bin 134 iken 38. epidemiyolojik hafta itibarıyla 7 bin 784'e yükseldi. Kolera nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı da aynı dönemde 7'den 22'ye çıktı.Aden'deki iki yerinden edilmiş kişi kampında kolera alarmı verildiği, DSÖ ile Yemen Halk Sağlığı ve Nüfus Bakanlığının vakaları tespit etmek amacıyla hızlı müdahale ekiplerini harekete geçirdiği belirtildi.Raporda, Yemen'in Ebyen, Lahic, Dali, Aden ve Taiz vilayetlerinde kolera bulaşının arttığı, şüpheli vakaların yaklaşık yüzde 60'ının hızlı tanı testleriyle incelendiği ve test yapılanların yüzde 70'inin pozitif çıktığı aktarıldı.DSÖ, çatışmalarda yaralanan 4 bin 400'den fazla kişinin tedavi edildiği hastanelerin aynı zamanda salgın hastalıklarla mücadele etmek zorunda kaldığını, bunun aşılama ve rutin sağlık hizmetleri için ayrılan personel, tıbbi malzeme ve kaynaklar üzerinde baskı oluşturduğu bilgisine yer verdi.Raporda ayrıca, çatışmalara ilişkin can kaybı ve yaralanma verilerinin Yemen Sağlık Bakanlığı Acil Durum Operasyon Merkezinin kayıtlarından derlendiği belirtildi. Husilerin kontrolündeki bölgelerden verilere erişilememesi nedeniyle açıklanan sayıların Yemen'deki gerçek can kaybı ve yaralanmaların tamamını yansıtmayabileceği ve mevcut rakamların asgari düzeyi gösterdiği kaydedildi.Yemen&#039;deki çatışmalarYemen'de temmuz ayından bu yana yeniden tırmanan çatışmalar, sahadaki kontrol haritasını belirgin şekilde değiştirdi.İran destekli Husiler, Hudeyde vilayetinin tamamında kontrolü sağladıktan sonra Taiz'in batısına doğru ilerleyerek Muha gibi Kızıldeniz kıyısındaki kentleri ve Babulmendeb'e erişim sağlayan hatları da ele geçirdi.Husilerin, Kızıldeniz kıyısındaki Taiz'e bağlı Muha kentinin ardından Babulmendeb Boğazı çevresindeki Haniş Takım Adası, Meyyun Adası ile Zubab'ı da ele geçirmesi, çatışma sahasında belirgin değişikliğe neden oldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/dso-yemen-de-6-agustos-tan-bu-yana-catismalarda-838-kisi-hayatini-kaybetti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Niğde'de gıda güvenliği denetimi yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nigde-de-gida-guvenligi-denetimi-yapildi/917412/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nigde-de-gida-guvenligi-denetimi-yapildi/917412/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:06:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Niğde / Niğde'de sahte, taklit ve tağşiş gıdalara yönelik ortak denetim gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Niğde Haberleri : Niğde'de sahte, taklit ve tağşiş gıdalara yönelik ortak denetim gerçekleştirildi.İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü koordinasyonunda ülke genelinde yürütülen Gıda Güvenliği-1 operasyonu kapsamında, eylül ayında kent genelinde müşterek denetimler yapıldı.Gıda kontrol görevlileri ile İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince belirlenen gıda işletmelerinde gerçekleştirilen denetimlerde, başta sahte, taklit ve tağşiş şüphesi bulunan ürünler olmak üzere işletmelerin mevzuata uygunluğu kontrol edildi.Denetimlerde tespit edilen uygunsuzluklarla ilgili mevzuat kapsamında gerekli işlemler yapıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Niğde Haberleri : Niğde'de sahte, taklit ve tağşiş gıdalara yönelik ortak denetim gerçekleştirildi.İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü koordinasyonunda ülke genelinde yürütülen Gıda Güvenliği-1 operasyonu kapsamında, eylül ayında kent genelinde müşterek denetimler yapıldı.Gıda kontrol görevlileri ile İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince belirlenen gıda işletmelerinde gerçekleştirilen denetimlerde, başta sahte, taklit ve tağşiş şüphesi bulunan ürünler olmak üzere işletmelerin mevzuata uygunluğu kontrol edildi.Denetimlerde tespit edilen uygunsuzluklarla ilgili mevzuat kapsamında gerekli işlemler yapıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/nigde-de-gida-guvenligi-denetimi-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Deniz Göktaş hakkındaki davada karar</title>
      <link>https://www.canligaste.com/deniz-goktas-hakkindaki-davada-karar/917410/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/deniz-goktas-hakkindaki-davada-karar/917410/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Sosyal medyada yayımladığı videolarda suç unsuru tespit edilmesi üzerine yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Deniz Göktaş hakkında 18 ay 35 gün hapis cezası verilerek tahliyesine hükmedildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Sosyal medyada yayımladığı videolarda suç unsuru tespit edilmesi üzerine yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Deniz Göktaş hakkında 18 ay 35 gün hapis cezası verilerek, tahliyesine hükmedildi.İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Ali Büyüközdemir ve sanığın avukatları ile çok sayıda izleyici katıldı.Sanık Göktaş, söz konusu konuşmasının mizahi eleştirisinin parçası olduğunu savundu.Hakkında CİMER'e yapılan şikayetlerin bazı hesapların kampanyası olduğunu iddia eden Göktaş, politik mizahı yargının koruması gerektiğini öne sürdü.Göktaş, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek tahliyesini talep etti. Avukatı Metin Sinan Aslan da müvekkilinin tahliyesini ve beraatını istedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Büyüközdemir sanıktan şikayetçi olunduğunu ifade ederek, davaya katılma talebinde bulundu.Mahkeme, suçtan zarar görmesi ihtimaline binaen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın davaya katılmasının kabulüne karar verdi.Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, Göktaş'ın üzerine atılı suçlardan cezalandırılması talebinde bulundu.Savcı, ayrıca Göktaş'ın kararla birlikte tahliyesine karar verilmesini de istedi.Davayı karara bağlayan mahkeme, her ne kadar sanık hakkında halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılsa da bu eyleminin kül halinde halkın bir kesiminin benimsediği dini değerlere alenen aşağılama suçunu oluşturduğuna işaret ederek, 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı.Sanık Göktaş'a Cumhurbaşkanına hakaret suçundan 11 ay 20 gün hapis cezası veren mahkeme, suçu ve suçluyu övme suçundan ise yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle Göktaş'ın beraatına hükmetti.Göktaş'ın, ifadelerin alınması ve delillerin toplanması, sanık tarafından delilleri karartma imkanının bulunmaması, tutuklamanın tedbir olması, tutuklulukta geçirdiği süre göz önüne alındığında tutuklamanın amacını gerçekleştirilmiş olması dikkate alınarak, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verildi.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede, şüpheli İmran Deniz Göktaş'ın 24 Haziran'da YouTube'da Ölü Deniz adıyla yayımlanan gösteride sarf ettiği söz ve ifadelerle cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama ile suçu ve suçluyu övme suçlarını işlediği değerlendirilmişti.Göktaş'ın 2 yıl 2 aydan 9 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, şüphelinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili, YouTube'da yer alan bir videodaki söylemlerinin eleştiri sınırlarını aşan ve Cumhurbaşkanı'nın toplum nezdindeki şeref, onur ile saygınlığını rencide edecek boyutta olduğu kaydedilmişti.Şüphelinin Ölü Deniz isimli gösterisindeki Hala korkuyorum. Canlı bombalar ama en çok da oruç tutan canlı bombalardan korkuyorum. Çünkü normal canlı bombalardan Taksim'e, meydanlara, kalabalık yerlere gitmeden kaçabilirsin ancak oruç tutan canlı bombaların nerede patlayacağı belli olmaz. şeklindeki sözleri aktarılan iddianamede, Göktaş'ın halkın din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edici söylemlerde bulunduğu belirtilmişti.İddianamede, Göktaş'ın başka bir videoda, halkın büyük bir kesiminin benimsediği İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'an-ı Kerim'le ilgili halkın din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğeri aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edici söylemlerde bulunduğu ifade edilmişti.Göktaş'ın İslam dininin inanışına göre denize haşemayla giren kadınlarla ilgili sözlerine yer verilen iddianamede, halkın din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edici söylemlerde bulunduğu, ifadesinde de dalgıç kelimesiyle denize haşemayla giren kadınları kastettiğini ikrar ettiği belirtilmişti.Şüphelinin gösterisinde sarf ettiği bu sözlerin toplumsal barışı zedeleyici, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı mahiyet arz ettiği, dini inançları gereği denize kapalı kıyafetle giren kadınları hedef alıp, nefret söyleminde bulunduğu, bu nedenle 500'ü aşkın CİMER başvurusunun yapıldığı anlatılan iddianamede, Göktaş'ın sarf ettiği sözlerin toplumun geniş kesimlerinde infial uyandırmaya elverişli olduğunun, kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikeyi ortaya çıkardığının anlaşıldığı aktarılmıştı.İddianamede, Göktaş'ın gösterisinde, kamuoyunda Daltonlar çetesi olarak bilinen grupla ilgili sözlerine yer verilmişti.Suç grubunun suç içerikli eylemlerini öven ve meşru gösteren ifadelerin kullanıldığı belirtilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Sosyal medyada yayımladığı videolarda suç unsuru tespit edilmesi üzerine yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Deniz Göktaş hakkında 18 ay 35 gün hapis cezası verilerek, tahliyesine hükmedildi.İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Ali Büyüközdemir ve sanığın avukatları ile çok sayıda izleyici katıldı.Sanık Göktaş, söz konusu konuşmasının mizahi eleştirisinin parçası olduğunu savundu.Hakkında CİMER'e yapılan şikayetlerin bazı hesapların kampanyası olduğunu iddia eden Göktaş, politik mizahı yargının koruması gerektiğini öne sürdü.Göktaş, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek tahliyesini talep etti. Avukatı Metin Sinan Aslan da müvekkilinin tahliyesini ve beraatını istedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Büyüközdemir sanıktan şikayetçi olunduğunu ifade ederek, davaya katılma talebinde bulundu.Mahkeme, suçtan zarar görmesi ihtimaline binaen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın davaya katılmasının kabulüne karar verdi.Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, Göktaş'ın üzerine atılı suçlardan cezalandırılması talebinde bulundu.Savcı, ayrıca Göktaş'ın kararla birlikte tahliyesine karar verilmesini de istedi.Davayı karara bağlayan mahkeme, her ne kadar sanık hakkında halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılsa da bu eyleminin kül halinde halkın bir kesiminin benimsediği dini değerlere alenen aşağılama suçunu oluşturduğuna işaret ederek, 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı.Sanık Göktaş'a Cumhurbaşkanına hakaret suçundan 11 ay 20 gün hapis cezası veren mahkeme, suçu ve suçluyu övme suçundan ise yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle Göktaş'ın beraatına hükmetti.Göktaş'ın, ifadelerin alınması ve delillerin toplanması, sanık tarafından delilleri karartma imkanının bulunmaması, tutuklamanın tedbir olması, tutuklulukta geçirdiği süre göz önüne alındığında tutuklamanın amacını gerçekleştirilmiş olması dikkate alınarak, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verildi.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamede, şüpheli İmran Deniz Göktaş'ın 24 Haziran'da YouTube'da Ölü Deniz adıyla yayımlanan gösteride sarf ettiği söz ve ifadelerle cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama ile suçu ve suçluyu övme suçlarını işlediği değerlendirilmişti.Göktaş'ın 2 yıl 2 aydan 9 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, şüphelinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili, YouTube'da yer alan bir videodaki söylemlerinin eleştiri sınırlarını aşan ve Cumhurbaşkanı'nın toplum nezdindeki şeref, onur ile saygınlığını rencide edecek boyutta olduğu kaydedilmişti.Şüphelinin Ölü Deniz isimli gösterisindeki Hala korkuyorum. Canlı bombalar ama en çok da oruç tutan canlı bombalardan korkuyorum. Çünkü normal canlı bombalardan Taksim'e, meydanlara, kalabalık yerlere gitmeden kaçabilirsin ancak oruç tutan canlı bombaların nerede patlayacağı belli olmaz. şeklindeki sözleri aktarılan iddianamede, Göktaş'ın halkın din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edici söylemlerde bulunduğu belirtilmişti.İddianamede, Göktaş'ın başka bir videoda, halkın büyük bir kesiminin benimsediği İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'an-ı Kerim'le ilgili halkın din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğeri aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edici söylemlerde bulunduğu ifade edilmişti.Göktaş'ın İslam dininin inanışına göre denize haşemayla giren kadınlarla ilgili sözlerine yer verilen iddianamede, halkın din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edici söylemlerde bulunduğu, ifadesinde de dalgıç kelimesiyle denize haşemayla giren kadınları kastettiğini ikrar ettiği belirtilmişti.Şüphelinin gösterisinde sarf ettiği bu sözlerin toplumsal barışı zedeleyici, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı mahiyet arz ettiği, dini inançları gereği denize kapalı kıyafetle giren kadınları hedef alıp, nefret söyleminde bulunduğu, bu nedenle 500'ü aşkın CİMER başvurusunun yapıldığı anlatılan iddianamede, Göktaş'ın sarf ettiği sözlerin toplumun geniş kesimlerinde infial uyandırmaya elverişli olduğunun, kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikeyi ortaya çıkardığının anlaşıldığı aktarılmıştı.İddianamede, Göktaş'ın gösterisinde, kamuoyunda Daltonlar çetesi olarak bilinen grupla ilgili sözlerine yer verilmişti.Suç grubunun suç içerikli eylemlerini öven ve meşru gösteren ifadelerin kullanıldığı belirtilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nvidia'dan Hugging Face ihlalinin ardından yapay zeka ajanlarına karşı yeni güvenlik platformu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nvidia-dan-hugging-face-ihlalinin-ardindan-yapay-zeka-ajanlarina-karsi-yeni-guvenlik-platformu/917409/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nvidia-dan-hugging-face-ihlalinin-ardindan-yapay-zeka-ajanlarina-karsi-yeni-guvenlik-platformu/917409/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / ABD merkezli çip üreticisi Nvidia, Hugging Face vakasının ardından yapay zeka ajanlarının kontrolden çıkmasını önlemek amacıyla geliştirdiği yeni güvenlik platformunu duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : ABD merkezli çip üreticisi Nvidia, Hugging Face vakasının ardından yapay zeka ajanlarının kontrolden çıkmasını önlemek amacıyla geliştirdiği yeni güvenlik platformunu duyurdu.Nvidia Kurumsal Yapay Zekadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Justin Boitano, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Open Agent Safety Platform adlı sistemin, yapay zeka ajanlarının hareket alanına sınırlar getiren açık kaynaklı yazılımlar içerdiği bildirildi.Hugging Face vakasına da değinen Boitano, Bildiğimiz kadarıyla bu yeni güvenlik platformu, öncü laboratuvarlarda model değerlendirme süreçlerinde erkenden kullanılmış olsaydı bu ihlali (Hugging Face vakası) durdurabilirdi. değerlendirmesinde bulundu.OpenShell adı verilen yazılımın, geliştiricilere bir yapay zeka ajanının yalnızca görevini yapmaya yetecek kadar yetkiye sahip olduğunu resmi olarak doğrulama imkanı sunduğunu kaydeden Boitano, açık kaynaklı yazılımın çeşitli bilgi işlem platformlarında da çalışabilecek şekilde genişletilebildiğini aktardı.Şirketten yapılan açıklamada da platformun ayrıca doğrudan çip üzerinde çalışan ve yapay zeka ajanının faaliyetlerini anlık izleyen Sentry adlı bağımsız bir güvenlik katmanı içerdiği belirtilerek, sistemin, ajanın belirlenen hedefin dışına çıkmaya çalışması durumunda anında müdahale edebildiği bildirildi.Boitano, bu konuya ilişkin, Sistem, şüpheli aracıları milisaniyeler içinde karantinaya alabiliyor. OpenShell aracının eylemlerini yönetirken, Sentry bağımsız olarak şüpheli davranışları izliyor ve kontrol altına alıyor. ifadelerini kullandı.Açıklamada, aralarında Microsoft, Perplexity, Accenture ve JPMorgan Chase'in de yer aldığı 100'den fazla kurum ve kuruluşun platformu kullanmaya başladığı bildirildi.Hugging Face vakasıOpenAI'ın Temmuz 2026'da yapay zeka modellerinin kabiliyetlerini ölçmeye yönelik yürüttüğü testler, ciddi bir güvenlik olayına dönüşmüştü.Şirketin 26 Ağustos'ta yayımladığı inceleme raporuna göre, OpenAI'ın yalnızca araştırmalarda kullandığı Internal Model 1 (IM1) adlı modeli olayda başrol oynamıştı.Yapay zeka ajanı, testte başarılı olmak için kendisine konulan sınırları aşarak şirketin sistemlerine ve internete erişmiş, başka yapay zeka ajanlarıyla iletişim kurmuştu.Yapay zeka ajanlarından biri, açık kaynaklı yapay zeka modelleri platformu Hugging Facee erişim sağlayabilecek 14 kimlik bilgisini tespit etmiş ve bunları diğer ajanlarla paylaşmıştı.Ajanlar, daha sonra Hugging Face'in sistemlerindeki güvenlik açıklarından yararlanarak sunucularda kod çalıştırmış, özel verilere ve farklı sistemlere ait erişim bilgilerine ulaşmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : ABD merkezli çip üreticisi Nvidia, Hugging Face vakasının ardından yapay zeka ajanlarının kontrolden çıkmasını önlemek amacıyla geliştirdiği yeni güvenlik platformunu duyurdu.Nvidia Kurumsal Yapay Zekadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Justin Boitano, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Open Agent Safety Platform adlı sistemin, yapay zeka ajanlarının hareket alanına sınırlar getiren açık kaynaklı yazılımlar içerdiği bildirildi.Hugging Face vakasına da değinen Boitano, Bildiğimiz kadarıyla bu yeni güvenlik platformu, öncü laboratuvarlarda model değerlendirme süreçlerinde erkenden kullanılmış olsaydı bu ihlali (Hugging Face vakası) durdurabilirdi. değerlendirmesinde bulundu.OpenShell adı verilen yazılımın, geliştiricilere bir yapay zeka ajanının yalnızca görevini yapmaya yetecek kadar yetkiye sahip olduğunu resmi olarak doğrulama imkanı sunduğunu kaydeden Boitano, açık kaynaklı yazılımın çeşitli bilgi işlem platformlarında da çalışabilecek şekilde genişletilebildiğini aktardı.Şirketten yapılan açıklamada da platformun ayrıca doğrudan çip üzerinde çalışan ve yapay zeka ajanının faaliyetlerini anlık izleyen Sentry adlı bağımsız bir güvenlik katmanı içerdiği belirtilerek, sistemin, ajanın belirlenen hedefin dışına çıkmaya çalışması durumunda anında müdahale edebildiği bildirildi.Boitano, bu konuya ilişkin, Sistem, şüpheli aracıları milisaniyeler içinde karantinaya alabiliyor. OpenShell aracının eylemlerini yönetirken, Sentry bağımsız olarak şüpheli davranışları izliyor ve kontrol altına alıyor. ifadelerini kullandı.Açıklamada, aralarında Microsoft, Perplexity, Accenture ve JPMorgan Chase'in de yer aldığı 100'den fazla kurum ve kuruluşun platformu kullanmaya başladığı bildirildi.Hugging Face vakasıOpenAI'ın Temmuz 2026'da yapay zeka modellerinin kabiliyetlerini ölçmeye yönelik yürüttüğü testler, ciddi bir güvenlik olayına dönüşmüştü.Şirketin 26 Ağustos'ta yayımladığı inceleme raporuna göre, OpenAI'ın yalnızca araştırmalarda kullandığı Internal Model 1 (IM1) adlı modeli olayda başrol oynamıştı.Yapay zeka ajanı, testte başarılı olmak için kendisine konulan sınırları aşarak şirketin sistemlerine ve internete erişmiş, başka yapay zeka ajanlarıyla iletişim kurmuştu.Yapay zeka ajanlarından biri, açık kaynaklı yapay zeka modelleri platformu Hugging Facee erişim sağlayabilecek 14 kimlik bilgisini tespit etmiş ve bunları diğer ajanlarla paylaşmıştı.Ajanlar, daha sonra Hugging Face'in sistemlerindeki güvenlik açıklarından yararlanarak sunucularda kod çalıştırmış, özel verilere ve farklı sistemlere ait erişim bilgilerine ulaşmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/nvidia-dan-hugging-face-ihlalinin-ardindan-yapay-zeka-ajanlarina-karsi-yeni-guvenlik-platformu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yeni Parti Grup Başkanvekili Günaydın, gündemi değerlendirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yeni-parti-grup-baskanvekili-gunaydin-gundemi-degerlendirdi/917407/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yeni-parti-grup-baskanvekili-gunaydin-gundemi-degerlendirdi/917407/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:03:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[TBMM Haberleri : Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla Meclis'te düzenlenecek resepsiyona katılmayacağını bildirdi.Günaydın, Meclis'teki basın toplantısında, sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Türkiye'nin eşi benzeri görülmemiş bir dolandırıcılık süreciyle karşı karşı olduğunu savunan Günaydın, konu üzerinden hükümeti eleştirdi.Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK), tasfiye sürecindeki fonların talimatlarına ilişkin bugünkü açıklamasına değinen Günaydın, SPK'nin aldığı karara tepki gösterdi. Günaydın, şöyle konuştu:Bunun anlamı açıkça şudur: AKP'li elitler paralarını alıp kaçtılar, içeride kalan vatandaşın üzerine kapı kilitlendi. Peki acaba 17 Eylül'de SPK'nin işlemleri durdurma kararını daha evvelden haber almışlar mıydı? Bu haberin alındığına ilişkin karineleri özetle sunacağım. Kesinlikle bu haber alındı, içeriden bilgi aktarıldı ve böylece kaçan kaçtı, AKP elitleri paralarını aldılar, kurtardılar, içeride vatandaş kaldı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26 Eylül'de bazı sermaye piyasası araçlarının dondurulmasına yönelik karar aldığını ifade eden Günaydın, aynı gün Kuruldan Başsavcılığa bir yazı gönderildiğini söyledi.Günaydın, ertesi gün bazı şirket ve fonlar hakkındaki tedbirlerin kaldırıldığını iddia ederek, bunların arasında Varlık Fonuna bağlı kamu şirketlerinin de bulunduğunu ileri sürdü.Yaşanan gelişmelerin yalnızca belirli yatırımcıları değil, borsanın tamamını etkilediğini dile getiren Günaydın, Borsa an itibarıyla 9 ay öncesinin endeksine dönmüştür. 15 binlere çıkan borsa endeksi, bugün 9 ay öncesinin endeksine, 12 bin 500'e düşmüştür. Enflasyonun yüzde 30 olduğu bir ortamda borsanın böylesine değer kaybetmesi bir faciadır. Bugün itibarıyla borsanın krizden bu yanaki değer kaybının en az 3 trilyon lira olduğunu hesap ediyoruz. ifadesini kullandı.Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Günaydın, Fatma Betül Sayan Kaya'nın AK Parti'deki tüm görevlerinden istifa ettiği anımsatılarak değerlendirmesinin sorulması üzerine, şunları paylaştı:Insider trading yaptığı azıcık aklı olan herkesin çok açık görebildiği bir şey. Bunun, Sermaye Piyasası Kanununun 107. maddesinde karşılığı var. İstifa ederek kurtuldu mu, yoksa ona yönelik bir soruşturma başlatıldı mı? Adalet Bakanı'nı bekliyoruz, bir soruşturma başlatılıp başlatılmadığını söylesin. Biz de oradan buna ilişkin bir açıklama yapalım.Yeni Partinin 1 Ekim'de yeni yasama yılı dolayısıyla TBMM'de düzenlenecek resepsiyon ve Genel Kurul toplantısına katılıp katılmayacağı sorulan Günaydın, 30 Eylül'de partilerinin genel merkezinde milletvekili kampı niteliği taşıyan bir günlük toplantı yapacaklarını aktardı.Toplantıda çeşitli değerlendirmelerde bulunacaklarını kaydeden Günaydın, Yeni Parti heyeti Genel Kurul'da olacak. Genel Kurul sonrasında da Merkez Yönetim Kurulu toplantımızı yapacağız. Dolayısıyla, Yeni Parti resepsiyonda olmayacak. açıklamasında bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[TBMM Haberleri : Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla Meclis'te düzenlenecek resepsiyona katılmayacağını bildirdi.Günaydın, Meclis'teki basın toplantısında, sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Türkiye'nin eşi benzeri görülmemiş bir dolandırıcılık süreciyle karşı karşı olduğunu savunan Günaydın, konu üzerinden hükümeti eleştirdi.Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK), tasfiye sürecindeki fonların talimatlarına ilişkin bugünkü açıklamasına değinen Günaydın, SPK'nin aldığı karara tepki gösterdi. Günaydın, şöyle konuştu:Bunun anlamı açıkça şudur: AKP'li elitler paralarını alıp kaçtılar, içeride kalan vatandaşın üzerine kapı kilitlendi. Peki acaba 17 Eylül'de SPK'nin işlemleri durdurma kararını daha evvelden haber almışlar mıydı? Bu haberin alındığına ilişkin karineleri özetle sunacağım. Kesinlikle bu haber alındı, içeriden bilgi aktarıldı ve böylece kaçan kaçtı, AKP elitleri paralarını aldılar, kurtardılar, içeride vatandaş kaldı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26 Eylül'de bazı sermaye piyasası araçlarının dondurulmasına yönelik karar aldığını ifade eden Günaydın, aynı gün Kuruldan Başsavcılığa bir yazı gönderildiğini söyledi.Günaydın, ertesi gün bazı şirket ve fonlar hakkındaki tedbirlerin kaldırıldığını iddia ederek, bunların arasında Varlık Fonuna bağlı kamu şirketlerinin de bulunduğunu ileri sürdü.Yaşanan gelişmelerin yalnızca belirli yatırımcıları değil, borsanın tamamını etkilediğini dile getiren Günaydın, Borsa an itibarıyla 9 ay öncesinin endeksine dönmüştür. 15 binlere çıkan borsa endeksi, bugün 9 ay öncesinin endeksine, 12 bin 500'e düşmüştür. Enflasyonun yüzde 30 olduğu bir ortamda borsanın böylesine değer kaybetmesi bir faciadır. Bugün itibarıyla borsanın krizden bu yanaki değer kaybının en az 3 trilyon lira olduğunu hesap ediyoruz. ifadesini kullandı.Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Günaydın, Fatma Betül Sayan Kaya'nın AK Parti'deki tüm görevlerinden istifa ettiği anımsatılarak değerlendirmesinin sorulması üzerine, şunları paylaştı:Insider trading yaptığı azıcık aklı olan herkesin çok açık görebildiği bir şey. Bunun, Sermaye Piyasası Kanununun 107. maddesinde karşılığı var. İstifa ederek kurtuldu mu, yoksa ona yönelik bir soruşturma başlatıldı mı? Adalet Bakanı'nı bekliyoruz, bir soruşturma başlatılıp başlatılmadığını söylesin. Biz de oradan buna ilişkin bir açıklama yapalım.Yeni Partinin 1 Ekim'de yeni yasama yılı dolayısıyla TBMM'de düzenlenecek resepsiyon ve Genel Kurul toplantısına katılıp katılmayacağı sorulan Günaydın, 30 Eylül'de partilerinin genel merkezinde milletvekili kampı niteliği taşıyan bir günlük toplantı yapacaklarını aktardı.Toplantıda çeşitli değerlendirmelerde bulunacaklarını kaydeden Günaydın, Yeni Parti heyeti Genel Kurul'da olacak. Genel Kurul sonrasında da Merkez Yönetim Kurulu toplantımızı yapacağız. Dolayısıyla, Yeni Parti resepsiyonda olmayacak. açıklamasında bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Güney Kore, Zelenskiy'nin Kuzey Koreli 2 askere dair açıklaması nedeniyle özür talep etti (GÜNCELLEME)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/guney-kore-zelenskiy-nin-kuzey-koreli-2-askere-dair-aciklamasi-nedeniyle-ozur-talep-etti-guncelleme/917406/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/guney-kore-zelenskiy-nin-kuzey-koreli-2-askere-dair-aciklamasi-nedeniyle-ozur-talep-etti-guncelleme/917406/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:03:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Seul hükümeti, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda yakalanan Kuzey Koreli 2 askerin Güney Kore'ye gönderildiğini kamuoyuna duyurması nedeniyle Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'den, gizlilik anlaşmasının ihlal edildiği gerekçesiyle özür talebinde bulun…. GÜNEY KORE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞININ UKRAYNA'NIN SEUL MASLAHATGÜZARINI BAKANLIĞA ÇAĞIRMASI EKLENDİ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Seul hükümeti, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda yakalanan Kuzey Koreli 2 askerin Güney Kore'ye gönderildiğini kamuoyuna duyurması nedeniyle Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'den, gizlilik anlaşmasının ihlal edildiği gerekçesiyle özür talebinde bulundu.Zelenskiy'nin 23 Eylül'de Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulunda yaptığı konuşmadaki açıklaması, Güney Kore'nin tepkisini çekti.Güney Kore Devlet Başkanlığı Halkla İlişkiler Sekreteri Seong Ghi-hong, yaptığı açıklamada, ülkeye kabul ettikleri 2 Kuzey Koreli askerin güvenliğinden endişelendikleri gerekçesiyle ve başka bazı tedbirler kapsamında Ukrayna ile gizlilik anlaşması imzaladıklarını öne sürdü.Seong, Ukrayna'nın Kuzey Koreli 2 askerin transferini kamuoyuna duyurduğu olayla ilgili derin üzüntü duyduklarını ve resmi olarak özür ve izahat beklediklerini kaydetti.Ukrayna'nın iki ülke arasında gizlilik anlaşmasının varlığını inkar etmesinin de gerçekleri yansıtmadığını savunan Seong, bu adımın iki hükümet arasındaki güvene de ciddi tehdit oluşturduğunu ifade etti.Öte yandan Yonhap ajansının haberine göre, Güney Kore Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Ukrayna'nın Seul Maslahatgüzarı'nın konuyla alakalı bakanlığa çağırıldığı belirtildi.Açıklamada, Güney Kore Dışişleri Bakan Yardımcısı Park Yoon-joo'nun Maslahatgüzar'a, Ukrayna'nın taraflar arasındaki gizlilik anlaşmasını reddetmesinden duyduğu endişeyi ilettiği ifade edilerek, bu tür eylemlerin karşılıklı güveni zedelediği ve iki ülke arasındaki dostane ilişkileri etkilediği kaydedildi.Park'ın Ukrayna'dan konuya ilişkin resmi açıklama ve özür talebinde bulunduğu aktarılan açıklamada, Maslahatgüzar'ın Seul'ün tutumunu Kiev'e doğru şekilde bildireceğini belirttiği bildirildi.Zelenskiy, Güney Kore'nin tepkisini çeken konuşmasında, Rusya-Ukrayna Savaşı'na gönderilen Kuzey Koreli askerlerden 2'sinin 2025'in başlarında yakalandığını ve Güney Kore'ye gönderildiklerini açıklamıştı.Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, Zelenskiy'nin bu açıklamasının, askerlerin transferi konusunda iki ülke arasında varılan gizlilik anlaşmasını ihlal ettiğini iddia etmiş, Ukrayna ise böyle bir anlaşmanın var olmadığını ileri sürmüştü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Seul hükümeti, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda yakalanan Kuzey Koreli 2 askerin Güney Kore'ye gönderildiğini kamuoyuna duyurması nedeniyle Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'den, gizlilik anlaşmasının ihlal edildiği gerekçesiyle özür talebinde bulundu.Zelenskiy'nin 23 Eylül'de Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulunda yaptığı konuşmadaki açıklaması, Güney Kore'nin tepkisini çekti.Güney Kore Devlet Başkanlığı Halkla İlişkiler Sekreteri Seong Ghi-hong, yaptığı açıklamada, ülkeye kabul ettikleri 2 Kuzey Koreli askerin güvenliğinden endişelendikleri gerekçesiyle ve başka bazı tedbirler kapsamında Ukrayna ile gizlilik anlaşması imzaladıklarını öne sürdü.Seong, Ukrayna'nın Kuzey Koreli 2 askerin transferini kamuoyuna duyurduğu olayla ilgili derin üzüntü duyduklarını ve resmi olarak özür ve izahat beklediklerini kaydetti.Ukrayna'nın iki ülke arasında gizlilik anlaşmasının varlığını inkar etmesinin de gerçekleri yansıtmadığını savunan Seong, bu adımın iki hükümet arasındaki güvene de ciddi tehdit oluşturduğunu ifade etti.Öte yandan Yonhap ajansının haberine göre, Güney Kore Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Ukrayna'nın Seul Maslahatgüzarı'nın konuyla alakalı bakanlığa çağırıldığı belirtildi.Açıklamada, Güney Kore Dışişleri Bakan Yardımcısı Park Yoon-joo'nun Maslahatgüzar'a, Ukrayna'nın taraflar arasındaki gizlilik anlaşmasını reddetmesinden duyduğu endişeyi ilettiği ifade edilerek, bu tür eylemlerin karşılıklı güveni zedelediği ve iki ülke arasındaki dostane ilişkileri etkilediği kaydedildi.Park'ın Ukrayna'dan konuya ilişkin resmi açıklama ve özür talebinde bulunduğu aktarılan açıklamada, Maslahatgüzar'ın Seul'ün tutumunu Kiev'e doğru şekilde bildireceğini belirttiği bildirildi.Zelenskiy, Güney Kore'nin tepkisini çeken konuşmasında, Rusya-Ukrayna Savaşı'na gönderilen Kuzey Koreli askerlerden 2'sinin 2025'in başlarında yakalandığını ve Güney Kore'ye gönderildiklerini açıklamıştı.Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, Zelenskiy'nin bu açıklamasının, askerlerin transferi konusunda iki ülke arasında varılan gizlilik anlaşmasını ihlal ettiğini iddia etmiş, Ukrayna ise böyle bir anlaşmanın var olmadığını ileri sürmüştü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/guney-kore-zelenskiy-nin-kuzey-koreli-2-askere-dair-aciklamasi-nedeniyle-ozur-talep-etti-guncelleme.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Trabzonspor'da Malinovskyi, Belçika'da ameliyat edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trabzonspor-da-malinovskyi-belcika-da-ameliyat-edildi/917404/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trabzonspor-da-malinovskyi-belcika-da-ameliyat-edildi/917404/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:03:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Trabzonspor'un Ukraynalı oyuncusu Ruslan Malinovskyi, sol dizinde meydana gelen kemik ödemi ve mekanik şikayetleri nedeniyle Belçika'da ameliyat edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trabzonspor'un Ukraynalı oyuncusu Ruslan Malinovskyi, sol dizinde meydana gelen kemik ödemi ve mekanik şikayetleri nedeniyle Belçika'da ameliyat edildi.Trabzonspor Sağlık Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Beşir, bordo-mavili kulübün internet sitesinden Ruslan Malinovskyi'nin sağlık durumuna ilişkin açıklamada bulundu.Beşir, açıklamasında, Futbolcumuz Ruslan Malinovskyi'nin sol dizinde meydana gelen yaygın kemik ödemi ve mekanik şikayetlerinin devam etmesi üzerine kendisine Belçika'da Dr. Koen Lagea tarafından başarılı bir artroskopik debridman cerrahisi uygulanmıştır. Futbolcumuzun ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecine sağlık ekibimizce başlanacaktır. ifadesine yer verdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trabzonspor'un Ukraynalı oyuncusu Ruslan Malinovskyi, sol dizinde meydana gelen kemik ödemi ve mekanik şikayetleri nedeniyle Belçika'da ameliyat edildi.Trabzonspor Sağlık Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Beşir, bordo-mavili kulübün internet sitesinden Ruslan Malinovskyi'nin sağlık durumuna ilişkin açıklamada bulundu.Beşir, açıklamasında, Futbolcumuz Ruslan Malinovskyi'nin sol dizinde meydana gelen yaygın kemik ödemi ve mekanik şikayetlerinin devam etmesi üzerine kendisine Belçika'da Dr. Koen Lagea tarafından başarılı bir artroskopik debridman cerrahisi uygulanmıştır. Futbolcumuzun ameliyat sonrası rehabilitasyon sürecine sağlık ekibimizce başlanacaktır. ifadesine yer verdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/trabzonspor-da-malinovskyi-belcika-da-ameliyat-edildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Wüst'ü kabul etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cumhurbaskani-erdogan-kuzey-ren-vestfalya-eyaleti-basbakani-wust-u-kabul-etti/917403/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cumhurbaskani-erdogan-kuzey-ren-vestfalya-eyaleti-basbakani-wust-u-kabul-etti/917403/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 16:01:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaletinin Başbakanı Hendrik Wüst'ü kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaletinin Başbakanı Hendrik Wüst'ü kabul etti.Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabul, basına kapalı gerçekleştirildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaletinin Başbakanı Hendrik Wüst'ü kabul etti.Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabul, basına kapalı gerçekleştirildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-kuzey-ren-vestfalya-eyaleti-basbakani-wust-u-kabul-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Avustralya'da devlet sistemine sızan yapay zeka özerklik endişelerini gündeme getirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/avustralya-da-devlet-sistemine-sizan-yapay-zeka-ozerklik-endiselerini-gundeme-getirdi/917402/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/avustralya-da-devlet-sistemine-sizan-yapay-zeka-ozerklik-endiselerini-gundeme-getirdi/917402/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:58:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Buckingham Üniversitesinde bilgisayar bilimleri alanında öğretim üyesi Doç. Dr. Hisham Al-Assam: - Yıllarca sistemleri, bilgisayar kullanan insanlara karşı güvence altına almak için çalıştık. Artık onları, insanlara çok benzeyen davranışlar sergileyebilen bilgisayarlara karşı nasıl güvence altına alacağımızı düşünmeye başlamamız gerekiyor - Lancaster Üniversitesinde yapay zeka güvenliği alanında çalışmalar yapan Prof. Dr. Peter Garraghan: - Ajanlar dış sistemlere daha fazla erişim sağladıkça bu olaylardan daha fazlasını beklemeliyiz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : RABİA ALİ - ABD merkezli OpenAI şirketinin geliştirdiği yapay zeka ajanının, Avustralya hükümetinin sağlık sistemine sızarak bir devlet kurumunun altyapısını ihlal etmesi, bu teknolojinin özerk hareket etmesine ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı.OpenAI'ın yapay zeka ajanına, Avustralya hükümetinin sağlık istatistiklerini araştırması komutu verildi.Görevi portaldaki bilgiye erişmekten ibaret olan ajan, hükümetin internet sitesinde dijital bir bariyerle karşılaşmasının ardından komutlara rağmen güvenlik bariyerini aşmaya çalıştı.Ajan, Avustralya hükümetine ait sistemde kamuya açık olmayan belgelere yetkisiz erişim sağladı. Uzmanlar, bu olayı bir yapay zeka ajanının bir devlet kurumunu bağımsız olarak ihlal ettiğinin kamuoyuna yansıyan ilk örneği olarak nitelendirdi.Söz konusu güvenlik ihlali haziranda meydana gelse de, Avustralya Başbakanı Anthony Albanese'in geçen hafta 81. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kapsamında yaptığı açıklamayla gün yüzüne çıktı.Albanese, şu ana kadar kişisel bilgilere erişildiğine veya ağın daha geniş çaplı bir şekilde tehlikeye atıldığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığını söylese de soruşturma devam ediyor.Yapay zeka ve siber güvenlik uzmanlarına göre bu durum, veri ihlalinin ötesine taşınarak, Önüne hedef koyulan bir yapay zeka sistemine, ilk girişimi başarısız olduğunda sıradaki hareketine karar verebilecek ölçüde 'özerklik' tanınırsa ne olur? sorusunu gündeme getiriyor.⁠İlk örnek olarak nitelendirilmemesi gerekiyorİngiltere'deki Buckingham Üniversitesinde bilgisayar bilimleri alanında öğretim üyesi Doç. Dr. Hisham Al-Assam, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bunun şimdiye kadarki ilk örnek olarak nitelendirilmemesi gerektiğini zira benzer olayların daha önce de yaşanmış ancak kamuoyuna açıklanmamış olabileceğini belirtti.Bu vakayı ilginç kılan durumun, ajana Avustralya hükümetini hackle komutu verilmemiş olması olduğunu kaydeden Al-Assam, araştırma için görevlendirilen yapay zeka ajanının bilgiye erişmeye çalışırken bir kısıtlamayla karşılaştığında ise durmak yerine, engeli aşmanın başka bir yolunu bulmaya çalıştığını anlattı.Al-Assam, Bu ayrım önemli, çünkü bir yapay zeka ajanının bir hedefi takip etmekten, karşısına bir engel çıktığında davranışını buna göre uyarlamaya nasıl geçebileceğini gösteriyor. ifadelerini kullandı.Bir yapay zeka ajanının doğası gereği neyin yasal, etik veya yetkisi dahilinde olduğunu anlayamadığını kaydeden Al-Assam, bunun ayrıca yapay zekanın bir anda süper bir hackera dönüştüğü anlamına gelmediğini vurguladı.Al-Assam, Ancak bu, kuruluşların, bir hedef doğrultusunda hareket edebilen, diğer sistemlerle etkileşime girebilen ve her bir adımı bir insanın tek tek belirlemesine gerek kalmadan davranışlarını değiştirebilen sistemler hakkında farklı düşünmeleri gerektiğini gösteriyor. değerlendirmesinde bulundu.Güçlü teknik sınırlara duyulan ihtiyaçYapay zeka ajanının Buna erişemiyorum. ve Buna erişim yetkim yok. arasındaki farkı doğal olarak anlayamadığına dikkati çeken Al-Assam, şu yorumu yaptı:Amacı bilgi bulmaksa, teknik bir kısıtlamayı saygı göstermesi gereken bir sınır değil, çözmesi gereken bir sorun olarak yorumlayabilir.Al-Assam, bu durumun özellikle sağlıkta endişe verici olduğunun, çünkü sistemlerin son derece hassas bilgiler içerdiğinin altını çizerek, Yapay zeka ajanlarının, onlara ne yapmaları veya yapmamaları gerektiğini söylemekten çok daha güçlü teknik sınırlara ihtiyaçları var. ifadesini kullandı.Bunlar arasında en düşük seviye erişim yetkisi, güçlü kimlik doğrulama aşamaları, ağ kısıtlamaları, sürekli takip bulunduğuna işaret eden Al-Assam, Yüksek riskli eylemler için de insan onayı gerekli olmalıdır. görüşünü paylaştı.Al-Assam, Yıllarca sistemleri, bilgisayar kullanan insanlara karşı güvence altına almak için çalıştık. Artık onları, insanlara çok benzeyen davranışlar sergileyebilen bilgisayarlara karşı nasıl güvence altına alacağımızı düşünmeye başlamamız gerekiyor. değerlendirmesinde bulundu.Siber saldırılarda yeni aşamaİngiltere'deki Lancaster Üniversitesinde yapay zeka güvenliği alanında çalışmalar yapan Prof. Dr. Peter Garraghan da olayı son derece önemli olarak niteledi.Garraghan, konunun hala soruşturma aşamasında olması nedeniyle ajanın güvenlik açığını bağımsız olarak keşfettiği sonucuna varmak için henüz erken olduğunu kaydetti.Bu olayın, yapay zeka ajanlarının verilen görevlerinin ötesinde önemli eylemlerde bulunabileceğini gösterdiğini belirten Garraghan, Ajanlar dış sistemlere daha fazla erişim sağladıkça bu olaylardan daha fazlasını beklemeliyiz. Bu nedenle izolasyon, düşük seviye erişim yetkisi, sürekli güvenlik testleri, takip ve kamuoyuna hızla duyurma elzemdir. ifadelerini kullandı.Süper zeka geliştirmede temkin çağrısıBir yandan da önde gelen yapay zeka şirketleri, bazı görevlerde insanları aşabilen sistemler şeklinde tanımlanan süper zeka teknolojisini tartışıyor.İngiltere'deki Portsmouth Üniversitesinde siber güvenlik ve uygulamalı yapay zeka alanında çalışan Prof. Dr. Stavros Shiaeles, süper zekanın geliştirilmesi konusunda temkinli olunması gerektiğini vurguladı.Yapay zeka ajanlarının spesifik görevler için üretilmesi, tüm bilim dallarının tek bir yapay zeka modelinde birleştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Shiaeles, buna rağmen süper zeka teknolojisine yönlenildiğini ve insanların yakında bu durumla ilgili sorunlar yaşayacağını belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : RABİA ALİ - ABD merkezli OpenAI şirketinin geliştirdiği yapay zeka ajanının, Avustralya hükümetinin sağlık sistemine sızarak bir devlet kurumunun altyapısını ihlal etmesi, bu teknolojinin özerk hareket etmesine ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı.OpenAI'ın yapay zeka ajanına, Avustralya hükümetinin sağlık istatistiklerini araştırması komutu verildi.Görevi portaldaki bilgiye erişmekten ibaret olan ajan, hükümetin internet sitesinde dijital bir bariyerle karşılaşmasının ardından komutlara rağmen güvenlik bariyerini aşmaya çalıştı.Ajan, Avustralya hükümetine ait sistemde kamuya açık olmayan belgelere yetkisiz erişim sağladı. Uzmanlar, bu olayı bir yapay zeka ajanının bir devlet kurumunu bağımsız olarak ihlal ettiğinin kamuoyuna yansıyan ilk örneği olarak nitelendirdi.Söz konusu güvenlik ihlali haziranda meydana gelse de, Avustralya Başbakanı Anthony Albanese'in geçen hafta 81. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kapsamında yaptığı açıklamayla gün yüzüne çıktı.Albanese, şu ana kadar kişisel bilgilere erişildiğine veya ağın daha geniş çaplı bir şekilde tehlikeye atıldığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığını söylese de soruşturma devam ediyor.Yapay zeka ve siber güvenlik uzmanlarına göre bu durum, veri ihlalinin ötesine taşınarak, Önüne hedef koyulan bir yapay zeka sistemine, ilk girişimi başarısız olduğunda sıradaki hareketine karar verebilecek ölçüde 'özerklik' tanınırsa ne olur? sorusunu gündeme getiriyor.⁠İlk örnek olarak nitelendirilmemesi gerekiyorİngiltere'deki Buckingham Üniversitesinde bilgisayar bilimleri alanında öğretim üyesi Doç. Dr. Hisham Al-Assam, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bunun şimdiye kadarki ilk örnek olarak nitelendirilmemesi gerektiğini zira benzer olayların daha önce de yaşanmış ancak kamuoyuna açıklanmamış olabileceğini belirtti.Bu vakayı ilginç kılan durumun, ajana Avustralya hükümetini hackle komutu verilmemiş olması olduğunu kaydeden Al-Assam, araştırma için görevlendirilen yapay zeka ajanının bilgiye erişmeye çalışırken bir kısıtlamayla karşılaştığında ise durmak yerine, engeli aşmanın başka bir yolunu bulmaya çalıştığını anlattı.Al-Assam, Bu ayrım önemli, çünkü bir yapay zeka ajanının bir hedefi takip etmekten, karşısına bir engel çıktığında davranışını buna göre uyarlamaya nasıl geçebileceğini gösteriyor. ifadelerini kullandı.Bir yapay zeka ajanının doğası gereği neyin yasal, etik veya yetkisi dahilinde olduğunu anlayamadığını kaydeden Al-Assam, bunun ayrıca yapay zekanın bir anda süper bir hackera dönüştüğü anlamına gelmediğini vurguladı.Al-Assam, Ancak bu, kuruluşların, bir hedef doğrultusunda hareket edebilen, diğer sistemlerle etkileşime girebilen ve her bir adımı bir insanın tek tek belirlemesine gerek kalmadan davranışlarını değiştirebilen sistemler hakkında farklı düşünmeleri gerektiğini gösteriyor. değerlendirmesinde bulundu.Güçlü teknik sınırlara duyulan ihtiyaçYapay zeka ajanının Buna erişemiyorum. ve Buna erişim yetkim yok. arasındaki farkı doğal olarak anlayamadığına dikkati çeken Al-Assam, şu yorumu yaptı:Amacı bilgi bulmaksa, teknik bir kısıtlamayı saygı göstermesi gereken bir sınır değil, çözmesi gereken bir sorun olarak yorumlayabilir.Al-Assam, bu durumun özellikle sağlıkta endişe verici olduğunun, çünkü sistemlerin son derece hassas bilgiler içerdiğinin altını çizerek, Yapay zeka ajanlarının, onlara ne yapmaları veya yapmamaları gerektiğini söylemekten çok daha güçlü teknik sınırlara ihtiyaçları var. ifadesini kullandı.Bunlar arasında en düşük seviye erişim yetkisi, güçlü kimlik doğrulama aşamaları, ağ kısıtlamaları, sürekli takip bulunduğuna işaret eden Al-Assam, Yüksek riskli eylemler için de insan onayı gerekli olmalıdır. görüşünü paylaştı.Al-Assam, Yıllarca sistemleri, bilgisayar kullanan insanlara karşı güvence altına almak için çalıştık. Artık onları, insanlara çok benzeyen davranışlar sergileyebilen bilgisayarlara karşı nasıl güvence altına alacağımızı düşünmeye başlamamız gerekiyor. değerlendirmesinde bulundu.Siber saldırılarda yeni aşamaİngiltere'deki Lancaster Üniversitesinde yapay zeka güvenliği alanında çalışmalar yapan Prof. Dr. Peter Garraghan da olayı son derece önemli olarak niteledi.Garraghan, konunun hala soruşturma aşamasında olması nedeniyle ajanın güvenlik açığını bağımsız olarak keşfettiği sonucuna varmak için henüz erken olduğunu kaydetti.Bu olayın, yapay zeka ajanlarının verilen görevlerinin ötesinde önemli eylemlerde bulunabileceğini gösterdiğini belirten Garraghan, Ajanlar dış sistemlere daha fazla erişim sağladıkça bu olaylardan daha fazlasını beklemeliyiz. Bu nedenle izolasyon, düşük seviye erişim yetkisi, sürekli güvenlik testleri, takip ve kamuoyuna hızla duyurma elzemdir. ifadelerini kullandı.Süper zeka geliştirmede temkin çağrısıBir yandan da önde gelen yapay zeka şirketleri, bazı görevlerde insanları aşabilen sistemler şeklinde tanımlanan süper zeka teknolojisini tartışıyor.İngiltere'deki Portsmouth Üniversitesinde siber güvenlik ve uygulamalı yapay zeka alanında çalışan Prof. Dr. Stavros Shiaeles, süper zekanın geliştirilmesi konusunda temkinli olunması gerektiğini vurguladı.Yapay zeka ajanlarının spesifik görevler için üretilmesi, tüm bilim dallarının tek bir yapay zeka modelinde birleştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Shiaeles, buna rağmen süper zeka teknolojisine yönlenildiğini ve insanların yakında bu durumla ilgili sorunlar yaşayacağını belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/avustralya-da-devlet-sistemine-sizan-yapay-zeka-ozerklik-endiselerini-gundeme-getirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Siyasal-askeri casusluk soruşturmasında ihale alan şirketlerin FETÖ bağlantısı tespiti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/siyasal-askeri-casusluk-sorusturmasinda-ihale-alan-sirketlerin-feto-baglantisi-tespiti/917401/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/siyasal-askeri-casusluk-sorusturmasinda-ihale-alan-sirketlerin-feto-baglantisi-tespiti/917401/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:58:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, 4 şüpheli hakkında savcılıkça hazırlanan sevk yazısında, zanlıların eylemleriyle kamu kurum ve kuruluşların sistemlerini geliştirmek veya yapmak maskesi altında devletin gizli bilgi ve belgelerini casusluk amacıyla FETÖ'ye aktardıklarına yönelik tespite yer verildi - Yazıdan: - PEP sisteminin devre dışı bırakıldığı 2 Eylül 2016-31 Aralık 2018 arasında ise siyasi nüfusa sahip kişilerin ve ailelerinin en çok sorgulandığı zaman dilimlerinin olduğu, PEP sisteminin 31 Aralık 2018 tarihinde güncellendiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda Cumhuriyet Başsavcılığımızca aşağıda açık kimlik bilgileri yazılı şüpheliler hakkında 'devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme' suçundan soruşturma işlemlerine başlanılmıştır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığının 2012-2018'de kritik dijital altyapısının geliştirilmesi ve sürdürülmesinde Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) mahrem yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketlerin etkili olduğuna yönelik siyasal veya askeri casusluk soruşturmasında savcılığın sevk yazısında 4 şüpheli ile bazı şirketlerin FETÖ'yle iltisaklarına yönelik tespitlere yer verildi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan, şüphelilerin Eda Aydoğan, Güner Eke, İnönü Akgün Alp ve Zehra Yılmaz tutuklama, Zeki Özcan ve Mehmet Yazıcı'nın adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildiği soruşturma sürüyor.Savcılığın 4 şüpheli hakkında tutuklama talebiyle hazırladığı sevk yazısına ulaşıldı.Yazıda, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme suçuna ilişkin soruşturmada kayyum atanan AGMLAB AŞ ve MRD AŞ ünvanlı şirketler hakkındaki tespitler yer aldı.2011-2012 yıllarının Haziran döneminde 1 yıllık bakım ve idame sözleşmesinin süresinin 30 Haziran 2012'de sona erdiği, bu kapsamda MASAK Bilgi Sistemleri Yazılım Geliştirme 2012 Yılı Bakım, İşletim Destek ve Hizmet Alımı İhalesi yapılmasına karar verildiği belirtilen yazıda, 20 Haziran 2012'den sonra ise bu ihalenin doğrudan AGMLAB AŞ'ye verildiği kaydedildi.Yazıda bu şirketin, 2012-2018'de MASAK tarafından kullanılan Entegre Mali İstihbarat Sistemi (EMİS) yazılımını geliştirdiği, ortaklık veya yöneticilik durumlarına bakıldığında özellikle 2010'dan itibaren AGMLAB AŞ, MRD AŞ ve Barış Ata AŞ'nin birbirleriyle ilişkili firmalar oldukları, ortakların bunlar arasında pay alım ve satımı suretiyle sürekli yer değiştirdikleri, eğitim sektöründe faaliyet gösteren Barış Ata AŞ'nin 23 Temmuz 2016'da Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle kapatıldığı anlatıldı.Şirket ortaklarının birçoğunun FETÖ'nün mahrem yapılanmasında çeşitli pozisyonlarda üst düzey yönetici oldukları, çoğunluğunun 15 Temmuz 2016'daki darbe kalkışması öncesi veya hemen akabinde Türkiye'den kaçtığı, özellikle şirket ortaklıklarından Hakan Çiçek'in (Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sözde sivil imamı) Akıncılar Üssü'nde yakalandığı aktarılan yazıda, her üç şirketin ortaklık yapısında yer alan İsmail Kokuroğlu'nun bu kişiden önceki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sözde sivil imamı olduğu, diğer birçok ortağın ise bilişim imamı veya farklı dönemlerde jandarma sivil imamı olarak örgüt içerisinde faaliyette bulundukları belirtildi.Yazıda, soruşturmanın başlamasına neden olan usulsüz sorgulama eylemlerine ilişkin MASAK'ın mevzuatla kendisine verilen görevleri EMİS isimli sorgulama programını kullanarak kurum içindeki ağ altyapısı üzerinden yürüttüğü, PEP (Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler Listesi) listesindeki kişi ve kurum sorgularının özel prosedüre tabi olduğu, PEP sisteminin 4 Ağustos 2015'te, dönemin MASAK Başkanı İbrahim Hakkı Polat'ın oluruyla devreye alındığı bilgisi yer aldı.Güncellemede yaşanan sorunlar nedeniyle 2 Eylül 2016'da dönemin MASAK Başkanı Osman Dereli'nin oluruyla bunun devre dışı bırakıldığı, söz konusu sistemin devre dışı bırakılmasının kurum içinde herhangi bir personele tebliğ edilmediği, 4 Ağustos 2015-2 Eylül 2016 arasında siyasi nüfusa sahip kişilerin sorgusuna rastlanmadığı kaydedilen yazıda, PEP sisteminin devre dışı bırakıldığı 2 Eylül 2016-31 Aralık 2018 arasında ise siyasi nüfusa sahip kişilerin ve ailelerinin en çok sorgulanan zaman dilimlerinin olduğu, PEP sisteminin 31 Aralık 2018 tarihinde güncellendiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda Cumhuriyet Başsavcılığımızca aşağıda açık kimlik bilgileri yazılı şüpheliler hakkında 'devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme' suçundan soruşturma işlemlerine başlanılmıştır. ifadelerine yer verildi.Devlet büyüklerinin EMİS&#039;ten sorgulanmasıYazıda, PEP listesindeki kişi ve kurum sorgularının özel prosedüre tabi olduğu, liste dahilindeki kişi sorgulanmak istenirse sistemin uyarı verdiğine dikkati çekilerek, yetkili kişinin sorgulamayı devam ettirmesi halinde onun amirlerine bilgi amaçlı elektronik posta atıldığı, MASAK'ta görevli bazı personelin, değişik tarihlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakınlarını ve bazı bakanları, muhtelif parametreleri üzerinden EMİS'ten sorguladıkları anlatıldı.Eylül 2016 ve Aralık 2018'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yakınlarının ve bazı bakanların en çok sorgulanandığı zaman dilimi olduğu belirtilen yazıda, Bu sorguların toplu sorgudan kaynaklı olduğu belirtilmişse de DDK'nin (Devlet Denetleme Kurulu) raporunda toplu sorgu olmaksızın tekil olarak Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın doğrudan kimlik numarası ve vergi kimlik numarası üzerinden de sorgulandığının belirtildiği, bu hususlarla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019 ve 2020'de yürütülen soruşturmalar kapsamında KYOK (kovuşturmaya yer olmadığına dair) kararı verildiği anlaşılmıştır. bilgisi verildi.Yazıda, bu şirketlerin stratejik kurumların yazılımlarına sızmak ve devletin hassas verilerine ulaşabilmek amacıyla kurulduğunun değerlendirildiği belirtildi.Şüphelilerin FETÖ bağlantılarıDosyada yer alan şüpheliler Abdurrahman Özkan, Bekir Özel, Emir Üner, Erdal Çoban, Erhan Doğruöz, Faik Akbaba, Gökhan Çelik, Güngör Tıraş, Hakan Çiçek, İrfan Hacan, İshak Uysal, İsmail Gül, İsmail Kokuroğlu, Kerim Öztemel, Lütfi Ruhioğlu, Mehmet Sami Kuzey, Mustafa Durap, Onur Gökdemir ve Sadettin Özkan'ın belli bir amaç doğrultusunda kurdukları şirketler üzerinden yine aynı örgüte mensup kamu kurum veya kuruluş çalışanlarının, Faruk Eliyioğlu ve Kemalettin Kolutek'in vasıtasıyla/yardımıyla kamu kurum ve kuruluşlarından aldıkları ihalelerle aynı zamanda örgütü finanse ettikleri yazıda vurgulandı.Yazıda, bu kamu kurum ve kuruluşlarına kendi bünyelerindeki mühendisler ve yazılımcıları Atilla Tanrıkulu, Kubilay Can Tıraş, Hasan Demir ve Gökhan Kesici'yi görevlendirdikleri, Eda Aydoğan, Etem Volkan Çevik, Güner Eke, Özlem Dobur ve Zehra Yılmaz (Keziban Karakoç) ile AGMLAB personeli Kesici'nin sistemlerin veri tabanları üzerindeki hareketlerinin tespit edilmesini önlemek üzere loglarını ve izlerini kaydetmedikleri anlatıldı.Şüphelilerin kritik kişilerin bilgilerini sorguladıkları, bunlara ilişkin log kayıtlarını silmek veya değiştirmek suretiyle bilişim sistemini bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunu işlediklerine dikkati çekilen yazıda, şüphelilerin Eda Aydoğan, Güner Eke, İnönü Akgün Alp ve Zehra Yılmaz'ın eylemleriyle kamu kurum ve kuruluşların yazılımlarını veya sistemlerini geliştirmek ya da kurmak maskesi altında stratejik veya devletin gizli bilgi ve belgelerini casusluk amacıyla temin edip, örgüte aktarmak suretiyle devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçunu işledikleri vurgulandı.Soruşturmaİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012-2018 yılları arasında MASAK'ın kritik dijital altyapısının geliştirilmesi ve sürdürülmesi süreçlerinde FETÖ/PDY’nin mahrem yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketlerin etkili olduğuna yönelik yapılan tespitler doğrultusunda yürütülen soruşturmada, gözaltına alınan 6 şüpheli Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne getirilmişti.Savcılıkta ifade veren şüpheliler Eda Aydoğan, Güner Eke, İnönü Akgün Alp ve Zehra Yılmaz tutuklama, Zeki Özcan ve Mehmet Yazıcı adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.Öte yandan 2012-2018 arasında MASAK Başkanı olarak görev yapan Mürsel Ali Kaplan, İbrahim Hakkı Polat ve Osman Dereli'nin ifade vereceği öğrenilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığının 2012-2018'de kritik dijital altyapısının geliştirilmesi ve sürdürülmesinde Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) mahrem yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketlerin etkili olduğuna yönelik siyasal veya askeri casusluk soruşturmasında savcılığın sevk yazısında 4 şüpheli ile bazı şirketlerin FETÖ'yle iltisaklarına yönelik tespitlere yer verildi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan, şüphelilerin Eda Aydoğan, Güner Eke, İnönü Akgün Alp ve Zehra Yılmaz tutuklama, Zeki Özcan ve Mehmet Yazıcı'nın adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildiği soruşturma sürüyor.Savcılığın 4 şüpheli hakkında tutuklama talebiyle hazırladığı sevk yazısına ulaşıldı.Yazıda, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme suçuna ilişkin soruşturmada kayyum atanan AGMLAB AŞ ve MRD AŞ ünvanlı şirketler hakkındaki tespitler yer aldı.2011-2012 yıllarının Haziran döneminde 1 yıllık bakım ve idame sözleşmesinin süresinin 30 Haziran 2012'de sona erdiği, bu kapsamda MASAK Bilgi Sistemleri Yazılım Geliştirme 2012 Yılı Bakım, İşletim Destek ve Hizmet Alımı İhalesi yapılmasına karar verildiği belirtilen yazıda, 20 Haziran 2012'den sonra ise bu ihalenin doğrudan AGMLAB AŞ'ye verildiği kaydedildi.Yazıda bu şirketin, 2012-2018'de MASAK tarafından kullanılan Entegre Mali İstihbarat Sistemi (EMİS) yazılımını geliştirdiği, ortaklık veya yöneticilik durumlarına bakıldığında özellikle 2010'dan itibaren AGMLAB AŞ, MRD AŞ ve Barış Ata AŞ'nin birbirleriyle ilişkili firmalar oldukları, ortakların bunlar arasında pay alım ve satımı suretiyle sürekli yer değiştirdikleri, eğitim sektöründe faaliyet gösteren Barış Ata AŞ'nin 23 Temmuz 2016'da Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle kapatıldığı anlatıldı.Şirket ortaklarının birçoğunun FETÖ'nün mahrem yapılanmasında çeşitli pozisyonlarda üst düzey yönetici oldukları, çoğunluğunun 15 Temmuz 2016'daki darbe kalkışması öncesi veya hemen akabinde Türkiye'den kaçtığı, özellikle şirket ortaklıklarından Hakan Çiçek'in (Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sözde sivil imamı) Akıncılar Üssü'nde yakalandığı aktarılan yazıda, her üç şirketin ortaklık yapısında yer alan İsmail Kokuroğlu'nun bu kişiden önceki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sözde sivil imamı olduğu, diğer birçok ortağın ise bilişim imamı veya farklı dönemlerde jandarma sivil imamı olarak örgüt içerisinde faaliyette bulundukları belirtildi.Yazıda, soruşturmanın başlamasına neden olan usulsüz sorgulama eylemlerine ilişkin MASAK'ın mevzuatla kendisine verilen görevleri EMİS isimli sorgulama programını kullanarak kurum içindeki ağ altyapısı üzerinden yürüttüğü, PEP (Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler Listesi) listesindeki kişi ve kurum sorgularının özel prosedüre tabi olduğu, PEP sisteminin 4 Ağustos 2015'te, dönemin MASAK Başkanı İbrahim Hakkı Polat'ın oluruyla devreye alındığı bilgisi yer aldı.Güncellemede yaşanan sorunlar nedeniyle 2 Eylül 2016'da dönemin MASAK Başkanı Osman Dereli'nin oluruyla bunun devre dışı bırakıldığı, söz konusu sistemin devre dışı bırakılmasının kurum içinde herhangi bir personele tebliğ edilmediği, 4 Ağustos 2015-2 Eylül 2016 arasında siyasi nüfusa sahip kişilerin sorgusuna rastlanmadığı kaydedilen yazıda, PEP sisteminin devre dışı bırakıldığı 2 Eylül 2016-31 Aralık 2018 arasında ise siyasi nüfusa sahip kişilerin ve ailelerinin en çok sorgulanan zaman dilimlerinin olduğu, PEP sisteminin 31 Aralık 2018 tarihinde güncellendiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda Cumhuriyet Başsavcılığımızca aşağıda açık kimlik bilgileri yazılı şüpheliler hakkında 'devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme' suçundan soruşturma işlemlerine başlanılmıştır. ifadelerine yer verildi.Devlet büyüklerinin EMİS&#039;ten sorgulanmasıYazıda, PEP listesindeki kişi ve kurum sorgularının özel prosedüre tabi olduğu, liste dahilindeki kişi sorgulanmak istenirse sistemin uyarı verdiğine dikkati çekilerek, yetkili kişinin sorgulamayı devam ettirmesi halinde onun amirlerine bilgi amaçlı elektronik posta atıldığı, MASAK'ta görevli bazı personelin, değişik tarihlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakınlarını ve bazı bakanları, muhtelif parametreleri üzerinden EMİS'ten sorguladıkları anlatıldı.Eylül 2016 ve Aralık 2018'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yakınlarının ve bazı bakanların en çok sorgulanandığı zaman dilimi olduğu belirtilen yazıda, Bu sorguların toplu sorgudan kaynaklı olduğu belirtilmişse de DDK'nin (Devlet Denetleme Kurulu) raporunda toplu sorgu olmaksızın tekil olarak Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın doğrudan kimlik numarası ve vergi kimlik numarası üzerinden de sorgulandığının belirtildiği, bu hususlarla ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019 ve 2020'de yürütülen soruşturmalar kapsamında KYOK (kovuşturmaya yer olmadığına dair) kararı verildiği anlaşılmıştır. bilgisi verildi.Yazıda, bu şirketlerin stratejik kurumların yazılımlarına sızmak ve devletin hassas verilerine ulaşabilmek amacıyla kurulduğunun değerlendirildiği belirtildi.Şüphelilerin FETÖ bağlantılarıDosyada yer alan şüpheliler Abdurrahman Özkan, Bekir Özel, Emir Üner, Erdal Çoban, Erhan Doğruöz, Faik Akbaba, Gökhan Çelik, Güngör Tıraş, Hakan Çiçek, İrfan Hacan, İshak Uysal, İsmail Gül, İsmail Kokuroğlu, Kerim Öztemel, Lütfi Ruhioğlu, Mehmet Sami Kuzey, Mustafa Durap, Onur Gökdemir ve Sadettin Özkan'ın belli bir amaç doğrultusunda kurdukları şirketler üzerinden yine aynı örgüte mensup kamu kurum veya kuruluş çalışanlarının, Faruk Eliyioğlu ve Kemalettin Kolutek'in vasıtasıyla/yardımıyla kamu kurum ve kuruluşlarından aldıkları ihalelerle aynı zamanda örgütü finanse ettikleri yazıda vurgulandı.Yazıda, bu kamu kurum ve kuruluşlarına kendi bünyelerindeki mühendisler ve yazılımcıları Atilla Tanrıkulu, Kubilay Can Tıraş, Hasan Demir ve Gökhan Kesici'yi görevlendirdikleri, Eda Aydoğan, Etem Volkan Çevik, Güner Eke, Özlem Dobur ve Zehra Yılmaz (Keziban Karakoç) ile AGMLAB personeli Kesici'nin sistemlerin veri tabanları üzerindeki hareketlerinin tespit edilmesini önlemek üzere loglarını ve izlerini kaydetmedikleri anlatıldı.Şüphelilerin kritik kişilerin bilgilerini sorguladıkları, bunlara ilişkin log kayıtlarını silmek veya değiştirmek suretiyle bilişim sistemini bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunu işlediklerine dikkati çekilen yazıda, şüphelilerin Eda Aydoğan, Güner Eke, İnönü Akgün Alp ve Zehra Yılmaz'ın eylemleriyle kamu kurum ve kuruluşların yazılımlarını veya sistemlerini geliştirmek ya da kurmak maskesi altında stratejik veya devletin gizli bilgi ve belgelerini casusluk amacıyla temin edip, örgüte aktarmak suretiyle devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçunu işledikleri vurgulandı.Soruşturmaİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012-2018 yılları arasında MASAK'ın kritik dijital altyapısının geliştirilmesi ve sürdürülmesi süreçlerinde FETÖ/PDY’nin mahrem yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketlerin etkili olduğuna yönelik yapılan tespitler doğrultusunda yürütülen soruşturmada, gözaltına alınan 6 şüpheli Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne getirilmişti.Savcılıkta ifade veren şüpheliler Eda Aydoğan, Güner Eke, İnönü Akgün Alp ve Zehra Yılmaz tutuklama, Zeki Özcan ve Mehmet Yazıcı adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti.Öte yandan 2012-2018 arasında MASAK Başkanı olarak görev yapan Mürsel Ali Kaplan, İbrahim Hakkı Polat ve Osman Dereli'nin ifade vereceği öğrenilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/siyasal-askeri-casusluk-sorusturmasinda-ihale-alan-sirketlerin-feto-baglantisi-tespiti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Osmaniye'de yayla evinde 2 kilo 800 gram esrar ele geçirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/osmaniye-de-yayla-evinde-2-kilo-800-gram-esrar-ele-gecirildi/917400/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/osmaniye-de-yayla-evinde-2-kilo-800-gram-esrar-ele-gecirildi/917400/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:58:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Osmaniye / Osmaniye'de yayla evinde 2 kilo 800 gram esrar ele geçirildi, 3 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Osmaniye Haberleri : Osmaniye'de yayla evinde 2 kilo 800 gram esrar ele geçirildi, 3 şüpheli tutuklandı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, aldıkları ihbar üzerine Zorkun Yaylası'ndaki bir ikamette arama yaptı.Adreste 2 kilo 800 gram esrar bulan ekipler, evdeki 4 şüpheliyi gözaltına aldı.İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 3'ü çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı, 1'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Osmaniye Haberleri : Osmaniye'de yayla evinde 2 kilo 800 gram esrar ele geçirildi, 3 şüpheli tutuklandı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, aldıkları ihbar üzerine Zorkun Yaylası'ndaki bir ikamette arama yaptı.Adreste 2 kilo 800 gram esrar bulan ekipler, evdeki 4 şüpheliyi gözaltına aldı.İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 3'ü çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı, 1'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/osmaniye-de-yayla-evinde-2-kilo-800-gram-esrar-ele-gecirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Osmaniye'deki okul bahçesindeki silahlı saldırıya ilişkin yayın yasağı getirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/osmaniye-deki-okul-bahcesindeki-silahli-saldiriya-iliskin-yayin-yasagi-getirildi/917399/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/osmaniye-deki-okul-bahcesindeki-silahli-saldiriya-iliskin-yayin-yasagi-getirildi/917399/</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:58:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmene yönelik okulun bahçesinde yaşanan silahlı saldırıyla ilgili yayın yasağı getirildiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmene yönelik okulun bahçesinde yaşanan silahlı saldırıyla ilgili yayın yasağı getirildiğini bildirdi.RTÜK'ten yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28 Eylül 2026 tarihli ve 2026/5294 sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir. Karar, toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir.Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri gibi yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir. Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması halinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmene yönelik okulun bahçesinde yaşanan silahlı saldırıyla ilgili yayın yasağı getirildiğini bildirdi.RTÜK'ten yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28 Eylül 2026 tarihli ve 2026/5294 sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir. Karar, toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir.Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri gibi yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir. Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması halinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/osmaniye-deki-okul-bahcesindeki-silahli-saldiriya-iliskin-yayin-yasagi-getirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
