<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Kırkpınar'da sıcaktan bunalan pehlivanlar çeşme başında serinledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kirkpinar-da-sicaktan-bunalan-pehlivanlar-cesme-basinda-serinledi/874061/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kirkpinar-da-sicaktan-bunalan-pehlivanlar-cesme-basinda-serinledi/874061/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:45:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: 665.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin ilk gününde sıcak havadan bunalan pehlivanlar, Er Meydanı'ndaki çeşme başında serinlemeye çalıştı.Tarihi Sarayiçi Er Meydanı'ndaki organizasyonun ikinci günü, çeşitli boylarda pehlivanların kıyasıya mücadeleleriyle devam ediyor.Yağcılar tarafından yağlanan pehlivanlar, rakipleriyle kol bağlayıp güreş tuttu. Etkisini sabahtan bu yana giderek artıran ve 30 dereceye ulaşan hava sıcaklığı, çayırdaki sporculara zor anlar yaşattı.Vücutlarına sürülen yağın ve zorlu karşılaşmalarda sarf ettikleri yoğun eforun etkisiyle bunalan pehlivanlar, çareyi Er Meydanı'nın kenarında bulunan çeşmenin başına gitmekte buldu.Pehlivanlardan bazıları el ve yüzlerini yıkarken, bazıları ise doğrudan çeşmenin altına girerek serinlemeye çalıştı.Güreşler çeşitli boylarda yapılan müsabakalarla devam ediliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin ilk gününde sıcak havadan bunalan pehlivanlar, Er Meydanı'ndaki çeşme başında serinlemeye çalıştı.Tarihi Sarayiçi Er Meydanı'ndaki organizasyonun ikinci günü, çeşitli boylarda pehlivanların kıyasıya mücadeleleriyle devam ediyor.Yağcılar tarafından yağlanan pehlivanlar, rakipleriyle kol bağlayıp güreş tuttu. Etkisini sabahtan bu yana giderek artıran ve 30 dereceye ulaşan hava sıcaklığı, çayırdaki sporculara zor anlar yaşattı.Vücutlarına sürülen yağın ve zorlu karşılaşmalarda sarf ettikleri yoğun eforun etkisiyle bunalan pehlivanlar, çareyi Er Meydanı'nın kenarında bulunan çeşmenin başına gitmekte buldu.Pehlivanlardan bazıları el ve yüzlerini yıkarken, bazıları ise doğrudan çeşmenin altına girerek serinlemeye çalıştı.Güreşler çeşitli boylarda yapılan müsabakalarla devam ediliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/kirkpinar-da-sicaktan-bunalan-pehlivanlar-cesme-basinda-serinledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ordu'da uyuşturucu operasyonunda 11 şüpheli tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ordu-da-uyusturucu-operasyonunda-11-supheli-tutuklandi/874060/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ordu-da-uyusturucu-operasyonunda-11-supheli-tutuklandi/874060/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:42:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ordu — Ordu'da uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 15 kişiden 11'i tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ordu Haberleri — Ordu'da uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 15 kişiden 11'i tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu satanların tespiti ve yakalanmasına yönelik çalışma yapıldı.Altınordu ilçesinde belirlenen adreslere operasyon düzenleyen ekipler, 15 şüpheliyi yakaladı.Şüphelilerin evlerinde yapılan aramalarda 342 gram sentetik uyuşturucu ham maddesi, 34 gram sentetik uyuşturucu, 45 sentetik hap, 2 yivsiz av tüfeği, ruhsatsız tabanca ile 74 fişek ele geçirildi.Emniyette işlemleri tamamlanan 15 zanlıdan 4'ü savcılıktan adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı, 11'i ise çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ordu Haberleri — Ordu'da uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 15 kişiden 11'i tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu satanların tespiti ve yakalanmasına yönelik çalışma yapıldı.Altınordu ilçesinde belirlenen adreslere operasyon düzenleyen ekipler, 15 şüpheliyi yakaladı.Şüphelilerin evlerinde yapılan aramalarda 342 gram sentetik uyuşturucu ham maddesi, 34 gram sentetik uyuşturucu, 45 sentetik hap, 2 yivsiz av tüfeği, ruhsatsız tabanca ile 74 fişek ele geçirildi.Emniyette işlemleri tamamlanan 15 zanlıdan 4'ü savcılıktan adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı, 11'i ise çıkarıldıkları nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/ordu-da-uyusturucu-operasyonunda-11-supheli-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Suriye'de Halk Meclisine atanan gazeteci görevi şehit meslektaşlarının sesi olmak için kabul ettiğini söyledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/suriye-de-halk-meclisine-atanan-gazeteci-gorevi-sehit-meslektaslarinin-sesi-olmak-icin-kabul-ettigini-soyledi/874059/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/suriye-de-halk-meclisine-atanan-gazeteci-gorevi-sehit-meslektaslarinin-sesi-olmak-icin-kabul-ettigini-soyledi/874059/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:42:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Şam Haberleri — değerlendirdi.İdlib'in Sincar beldesinde aşiret yapısının hakim olduğu tarıma dayalı bir çevrede büyüdüğünü anlatan Belaas, ailesinin uzun yıllar rejimin baskılarına maruz kaldığını söyledi.Dayısının 27 yıl boyunca Suriye rejiminin hapishanelerinde tutulduğunu belirten Belaas, bu nedenle ailesinin sürekli baskı altında yaşadığını ifade etti.Dera'da çocukların gözaltına alınarak işkenceye uğratılmasının devrim sürecinde kendisini harekete geçiren en önemli olaylardan biri olduğunu vurgulayan gazeteci Belaas, devrimin ilk günlerinden itibaren gösterilerin organizasyonunda yer aldığını ve yaşananları dünyaya duyurmak amacıyla görüntülediğini belirtti.Rejimin gazetecilere yönelik baskıları nedeniyle bir vatandaş gazeteci olarak sahada çalıştığını anlatan Belaas, Amacım insanların sesi olmak ve yaşadıkları acıları dünyaya duyurmaktı. dedi.Kaybettiklerimizden daha değerli olan ülkemizi kazandıkDevrim yıllarında iş yerini, evini ve mal varlığının önemli bölümünü kaybettiğini söyleyen Belaas, buna rağmen yaşanan fedakarlıkları ülkenin özgürlüğüyle kıyaslamadığını dile getirdi.Rejimin şirketini yağmalayıp yaktığını, 2018'de evinin de yıkıldığını anlatan Belaas, şunları söyledi:Bir evi, bir şirketi ya da zeytinliği ülkenizle kıyaslayamazsınız. Biz onurumuzu ve ülkemizi geri kazandık. Kaybettiklerimizden daha değerli olan ülkemizi kazandık.Belaas, hayatındaki en zor anlardan birinin ailesiyle birlikte evini terk etmek zorunda kaldığı gün olduğunu ifade ederek, insanın doğup büyüdüğü topraklardan ayrılmasının derin bir iz bıraktığını kaydetti.Görevi, şehit düşen meslektaşlarımızın sesi olmak için kabul ettimMilletvekili olarak atanmasının kendisi için büyük bir sürpriz olduğunu ifade eden Belaas, kurtuluş gününde görüntülerini çektiği Mecliste bugün milletvekili olarak görev yapacak olmasının farklı duygular yaşattığını dile getirdi.Kararı almadan önce yakın çevresiyle istişare ettiğini anlatan Belaas, Görevi, yıllardır emek veren gazetecilerin, şehit düşen meslektaşlarımızın sesi olmak için kabul ettim. Devrik rejimin yarattığı merkez-çevre ayrımını ortadan kaldırmak için çalışacağım. diye konuştu.Belaas, Mecliste öncelik vereceği başlıkların özgürlük, insan onuru, geçiş dönemi adaleti ve ekonomik iyileşme olacağını belirtti.Toplum ile devlet arasındaki güven ilişkisinin yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyleyen Belaas, geçiş dönemi adaletinin de kalıcı istikrarın temel şartlarından biri olduğunu vurguladı.Belaas, ekonomik sıkıntıların özellikle kırsal bölgelerde yoğun şekilde hissedildiğine dikkati çekerek küçük ölçekli kalkınma projelerinin yerel topluluklar için önemli fırsatlar oluşturabileceğini söyledi.Büyük yatırımların zaman aldığını aktaran Belaas, kırsal bölgelerde uygulanacak küçük projelerin doğrudan ailelerin yaşamına katkı sağlayacağını ifade etti. Aşiret toplumsal bir yapı, siyasi otorite devlettirAşiret kimliği ile vatandaşlık kavramı arasında bir çelişki görmediğini belirten Belaas, Aşiret toplumsal bir yapı, siyasi otorite devlettir. Siyasi karar alma ve hukuk düzeninin devletin yetkisinde bulunması gerekiyor. ifadesini kullandı.Yeni Suriye'nin tüm vatandaşlarına eşit haklar tanıyan bir devlet anlayışı üzerine kurulması gerektiğini kaydeden Belaas, İdlib kırsalındaki bir genç ile Şam, Suveyda veya sahil bölgesindeki bir genç hak ve sorumluluklar bakımından eşit olmalıdır. dedi. Bugün tarihi bir fırsatla karşı karşıyayızSuriye toplumunun bütün kesimlerinin ortak bir gelecek inşa etmesi gerektiğini belirten Belaas, mezhep, etnik köken veya bölgesel aidiyet temelinde ayrışmayı reddettiğini vurguladı.Belaas, Bugün tarihi bir fırsatla karşı karşıyayız. Hep birlikte gurur duyacağımız, özgürlük, adalet ve eşit vatandaşlık temelinde yükselen yeni bir Suriye inşa edebiliriz. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Şam Haberleri — değerlendirdi.İdlib'in Sincar beldesinde aşiret yapısının hakim olduğu tarıma dayalı bir çevrede büyüdüğünü anlatan Belaas, ailesinin uzun yıllar rejimin baskılarına maruz kaldığını söyledi.Dayısının 27 yıl boyunca Suriye rejiminin hapishanelerinde tutulduğunu belirten Belaas, bu nedenle ailesinin sürekli baskı altında yaşadığını ifade etti.Dera'da çocukların gözaltına alınarak işkenceye uğratılmasının devrim sürecinde kendisini harekete geçiren en önemli olaylardan biri olduğunu vurgulayan gazeteci Belaas, devrimin ilk günlerinden itibaren gösterilerin organizasyonunda yer aldığını ve yaşananları dünyaya duyurmak amacıyla görüntülediğini belirtti.Rejimin gazetecilere yönelik baskıları nedeniyle bir vatandaş gazeteci olarak sahada çalıştığını anlatan Belaas, Amacım insanların sesi olmak ve yaşadıkları acıları dünyaya duyurmaktı. dedi.Kaybettiklerimizden daha değerli olan ülkemizi kazandıkDevrim yıllarında iş yerini, evini ve mal varlığının önemli bölümünü kaybettiğini söyleyen Belaas, buna rağmen yaşanan fedakarlıkları ülkenin özgürlüğüyle kıyaslamadığını dile getirdi.Rejimin şirketini yağmalayıp yaktığını, 2018'de evinin de yıkıldığını anlatan Belaas, şunları söyledi:Bir evi, bir şirketi ya da zeytinliği ülkenizle kıyaslayamazsınız. Biz onurumuzu ve ülkemizi geri kazandık. Kaybettiklerimizden daha değerli olan ülkemizi kazandık.Belaas, hayatındaki en zor anlardan birinin ailesiyle birlikte evini terk etmek zorunda kaldığı gün olduğunu ifade ederek, insanın doğup büyüdüğü topraklardan ayrılmasının derin bir iz bıraktığını kaydetti.Görevi, şehit düşen meslektaşlarımızın sesi olmak için kabul ettimMilletvekili olarak atanmasının kendisi için büyük bir sürpriz olduğunu ifade eden Belaas, kurtuluş gününde görüntülerini çektiği Mecliste bugün milletvekili olarak görev yapacak olmasının farklı duygular yaşattığını dile getirdi.Kararı almadan önce yakın çevresiyle istişare ettiğini anlatan Belaas, Görevi, yıllardır emek veren gazetecilerin, şehit düşen meslektaşlarımızın sesi olmak için kabul ettim. Devrik rejimin yarattığı merkez-çevre ayrımını ortadan kaldırmak için çalışacağım. diye konuştu.Belaas, Mecliste öncelik vereceği başlıkların özgürlük, insan onuru, geçiş dönemi adaleti ve ekonomik iyileşme olacağını belirtti.Toplum ile devlet arasındaki güven ilişkisinin yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyleyen Belaas, geçiş dönemi adaletinin de kalıcı istikrarın temel şartlarından biri olduğunu vurguladı.Belaas, ekonomik sıkıntıların özellikle kırsal bölgelerde yoğun şekilde hissedildiğine dikkati çekerek küçük ölçekli kalkınma projelerinin yerel topluluklar için önemli fırsatlar oluşturabileceğini söyledi.Büyük yatırımların zaman aldığını aktaran Belaas, kırsal bölgelerde uygulanacak küçük projelerin doğrudan ailelerin yaşamına katkı sağlayacağını ifade etti. Aşiret toplumsal bir yapı, siyasi otorite devlettirAşiret kimliği ile vatandaşlık kavramı arasında bir çelişki görmediğini belirten Belaas, Aşiret toplumsal bir yapı, siyasi otorite devlettir. Siyasi karar alma ve hukuk düzeninin devletin yetkisinde bulunması gerekiyor. ifadesini kullandı.Yeni Suriye'nin tüm vatandaşlarına eşit haklar tanıyan bir devlet anlayışı üzerine kurulması gerektiğini kaydeden Belaas, İdlib kırsalındaki bir genç ile Şam, Suveyda veya sahil bölgesindeki bir genç hak ve sorumluluklar bakımından eşit olmalıdır. dedi. Bugün tarihi bir fırsatla karşı karşıyayızSuriye toplumunun bütün kesimlerinin ortak bir gelecek inşa etmesi gerektiğini belirten Belaas, mezhep, etnik köken veya bölgesel aidiyet temelinde ayrışmayı reddettiğini vurguladı.Belaas, Bugün tarihi bir fırsatla karşı karşıyayız. Hep birlikte gurur duyacağımız, özgürlük, adalet ve eşit vatandaşlık temelinde yükselen yeni bir Suriye inşa edebiliriz. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/suriye-de-halk-meclisine-atanan-gazeteci-gorevi-sehit-meslektaslarinin-sesi-olmak-icin-kabul-ettigini-soyledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kırıkkale’de motosiklet kazasında yaralanan sürücü hastanede hayatını kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kirikkale-de-motosiklet-kazasinda-yaralanan-surucu-hastanede-hayatini-kaybetti/874058/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kirikkale-de-motosiklet-kazasinda-yaralanan-surucu-hastanede-hayatini-kaybetti/874058/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:40:06 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kırıkkale — Kırıkkale'nin Keskin ilçesinde, motosiklet kazasında yaralanan sürücü tedavi gördüğü hastaneye yaşamını yitirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kırıkkale Haberleri — Kırıkkale'nin Keskin ilçesinde, motosiklet kazasında yaralanan sürücü tedavi gördüğü hastaneye yaşamını yitirdi.İlçeye bağlı Gündoğdu Mahallesi'nde, 2 Temmuz'da plakası öğrenilemeyen motosikletiyle elektrik direğine çarpan Murat Güneşli (19), kaldırıldığı hastane hayatını kaybetti.Kazada, motosiklette bulunan İ.E.B. (15) de yaralanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kırıkkale Haberleri — Kırıkkale'nin Keskin ilçesinde, motosiklet kazasında yaralanan sürücü tedavi gördüğü hastaneye yaşamını yitirdi.İlçeye bağlı Gündoğdu Mahallesi'nde, 2 Temmuz'da plakası öğrenilemeyen motosikletiyle elektrik direğine çarpan Murat Güneşli (19), kaldırıldığı hastane hayatını kaybetti.Kazada, motosiklette bulunan İ.E.B. (15) de yaralanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/kirikkale-de-motosiklet-kazasinda-yaralanan-surucu-hastanede-hayatini-kaybetti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Beşiktaş Kulübü Divan Kurulu Toplantısı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/besiktas-kulubu-divan-kurulu-toplantisi/874057/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/besiktas-kulubu-divan-kurulu-toplantisi/874057/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:36:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Divan Kurulu Başkanı Ahmet Ürkmezgil:  - Yönetim kulumuzdan beklentimiz nettir. Mali disiplinin kalıcı olarak oturtulması ve kulübümüzün istikrarlı, öngörülebilir bir finansal yapıya kavuşturulmasıdır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Beşiktaş Kulübü Divan Kurulu Başkanı Ahmet Ürkmezgil, yönetim kurulundan mali disiplini sağlamasını beklediklerini söyledi.Ürkmezgil, Beşiktaş Belediyesi Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen 2026 Yılı 2. Olağan Divan Kurulu Toplantısı'nda konuştu.Beşiktaş'ın gelecek nesillerin emaneti olduğunu belirten Ürkmezgil, Beşiktaş hiçbirimizin değildir. Babalarımızdan aldığımız, çocuklarımıza devredeceğimiz bir emanettir. Arsalarımız, tesislerimiz, markamız bir yönetim döneminin bütçe kalemi değil, gelecek nesillerin varlığıdır. Bir emanetçinin ilk sorumluluğu da emaneti aldığından daha güçlü şekilde teslim etmektir. ifadelerini kullandı.Ahmet Ürkmezgil, kulübün ancak kazandığı kadar harcadığında ayakta kalabileceğini dile getirerek, şunları kaydetti:Tek seferlik gelirlerle günü kurtarmak mümkündür ama geleceği kurtarmak düzenli ve kalıcı gelirlerle sağlanır. Endişemiz, bugünün rakamları kadar yarının kaynaklarının da bugünden tütetilmesi ihtimalidir. Yarının gelirini bugün harcayan yarına borç bırakmış olur. Beşiktaş'ı büyük yok yapan kişiler değil değerlerdir. Hangi yönetim gelirse gelsin mali disiplin, şeffaflık ve hesap verilebilirlik değişmeyen kurallar haline gelmelidir. Kimseyi işaret etmiyoruz. Kişileri değil, sistemi konuşuyoruz. Beşiktaş, en zor günlerinde dahi değerlerinden taviz vermeden ayağa kalkmış bir camiadır. Aynı basireti bugün de göstereceğimize olan inancımız tamdır. Herkes gibi bizler de çok iyi transferlerle zirve mcüadelesinden kopmayan bir takım oluşturulmasını istiyoruz. Ancak mali istikrar her şeyin önünde gelmelidir. Kulübümüzün son yıllardaki en büyük sorunu mali yapısını sürdürülebilir hale getirememesidir. Yönetim kulumuzdan beklentimiz nettir. Mali disiplinin kalıcı olarak oturtulması ve kulübümüzün istikrarlı, öngörülebilir bir finansal yapıya kavuşturulmasıdır. Bütçe hedeflerine bağlılık, harcama kalemlerinde şeffaflık ve gelir-gider dengesinin gözetilmesi bundan sonraki sürecin temek önceliği olmalıdır. Bu tek bir yönetimin değil kulübün tamamının benimsemesi gereken bir anlayış olmalıdır.Siyah-beyazlı kulübün gelecek nesillere daha güçlü şekilde devredilmesi gerektiğini aktaran Ürkmezgil, Beşiktaş, bize emanettir. Bu emanete sahada kazanılan kupalar kadar mali disiplin ve güçlenen kurumsal yapısıyla geleceğe taşımak zorundayız. Yönetim kurulundan beklentimiz bu anlayış doğrultusunda kararlılıkla hareket etmesidir. Bizlere düşen ise birlik ve beraberliğimizi koruyarak Beşiktaş'ın yanında durmak, bu büyük emaneti gelecek nesillere daha güçlü şekilde devretmektir. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Beşiktaş Kulübü Divan Kurulu Başkanı Ahmet Ürkmezgil, yönetim kurulundan mali disiplini sağlamasını beklediklerini söyledi.Ürkmezgil, Beşiktaş Belediyesi Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen 2026 Yılı 2. Olağan Divan Kurulu Toplantısı'nda konuştu.Beşiktaş'ın gelecek nesillerin emaneti olduğunu belirten Ürkmezgil, Beşiktaş hiçbirimizin değildir. Babalarımızdan aldığımız, çocuklarımıza devredeceğimiz bir emanettir. Arsalarımız, tesislerimiz, markamız bir yönetim döneminin bütçe kalemi değil, gelecek nesillerin varlığıdır. Bir emanetçinin ilk sorumluluğu da emaneti aldığından daha güçlü şekilde teslim etmektir. ifadelerini kullandı.Ahmet Ürkmezgil, kulübün ancak kazandığı kadar harcadığında ayakta kalabileceğini dile getirerek, şunları kaydetti:Tek seferlik gelirlerle günü kurtarmak mümkündür ama geleceği kurtarmak düzenli ve kalıcı gelirlerle sağlanır. Endişemiz, bugünün rakamları kadar yarının kaynaklarının da bugünden tütetilmesi ihtimalidir. Yarının gelirini bugün harcayan yarına borç bırakmış olur. Beşiktaş'ı büyük yok yapan kişiler değil değerlerdir. Hangi yönetim gelirse gelsin mali disiplin, şeffaflık ve hesap verilebilirlik değişmeyen kurallar haline gelmelidir. Kimseyi işaret etmiyoruz. Kişileri değil, sistemi konuşuyoruz. Beşiktaş, en zor günlerinde dahi değerlerinden taviz vermeden ayağa kalkmış bir camiadır. Aynı basireti bugün de göstereceğimize olan inancımız tamdır. Herkes gibi bizler de çok iyi transferlerle zirve mcüadelesinden kopmayan bir takım oluşturulmasını istiyoruz. Ancak mali istikrar her şeyin önünde gelmelidir. Kulübümüzün son yıllardaki en büyük sorunu mali yapısını sürdürülebilir hale getirememesidir. Yönetim kulumuzdan beklentimiz nettir. Mali disiplinin kalıcı olarak oturtulması ve kulübümüzün istikrarlı, öngörülebilir bir finansal yapıya kavuşturulmasıdır. Bütçe hedeflerine bağlılık, harcama kalemlerinde şeffaflık ve gelir-gider dengesinin gözetilmesi bundan sonraki sürecin temek önceliği olmalıdır. Bu tek bir yönetimin değil kulübün tamamının benimsemesi gereken bir anlayış olmalıdır.Siyah-beyazlı kulübün gelecek nesillere daha güçlü şekilde devredilmesi gerektiğini aktaran Ürkmezgil, Beşiktaş, bize emanettir. Bu emanete sahada kazanılan kupalar kadar mali disiplin ve güçlenen kurumsal yapısıyla geleceğe taşımak zorundayız. Yönetim kurulundan beklentimiz bu anlayış doğrultusunda kararlılıkla hareket etmesidir. Bizlere düşen ise birlik ve beraberliğimizi koruyarak Beşiktaş'ın yanında durmak, bu büyük emaneti gelecek nesillere daha güçlü şekilde devretmektir. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/besiktas-kulubu-divan-kurulu-toplantisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Alanya'da ayakları misinaya takılan martı amatör balıkçılarca kurtarıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/alanya-da-ayaklari-misinaya-takilan-marti-amator-balikcilarca-kurtarildi/874056/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/alanya-da-ayaklari-misinaya-takilan-marti-amator-balikcilarca-kurtarildi/874056/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:33:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya — Antalya'nın Alanya ilçesinde, denizde ayakları misinaya takılan martı amatör balıkçılar tarafından kurtarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri — Antalya'nın Alanya ilçesinde, denizde ayakları misinaya takılan martı amatör balıkçılar tarafından kurtarıldı.Alınan bilgiye göre, balık avlamak amacıyla tekneyle denize açılan iki amatör balıkçı, Alanya Kalesi açıklarında yüzeyde bir martının çırpındığını fark etti.Kuşun yanına yaklaşınca ayaklarına misina dolandığını gören balıkçılar, martıyı tekneye aldı. Ayaklarındaki misina temizlenen martı, daha sonra yeniden doğal ortamına bırakıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri — Antalya'nın Alanya ilçesinde, denizde ayakları misinaya takılan martı amatör balıkçılar tarafından kurtarıldı.Alınan bilgiye göre, balık avlamak amacıyla tekneyle denize açılan iki amatör balıkçı, Alanya Kalesi açıklarında yüzeyde bir martının çırpındığını fark etti.Kuşun yanına yaklaşınca ayaklarına misina dolandığını gören balıkçılar, martıyı tekneye aldı. Ayaklarındaki misina temizlenen martı, daha sonra yeniden doğal ortamına bırakıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/alanya-da-ayaklari-misinaya-takilan-marti-amator-balikcilarca-kurtarildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Litvanya Başbakanı, Türkiye'nin Baltık bölgesinde güvenliğe katkısını takdirle karşıladıklarını belirtti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/litvanya-basbakani-turkiye-nin-baltik-bolgesinde-guvenlige-katkisini-takdirle-karsiladiklarini-belirtti/874055/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/litvanya-basbakani-turkiye-nin-baltik-bolgesinde-guvenlige-katkisini-takdirle-karsiladiklarini-belirtti/874055/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:27:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Brüksel Haberleri — ŞERİFE ÇETİN - Litvanya Başbakanı Inga Ruginiene, Türkiye'nin güçlü askeri kabiliyetlere ve stratejik coğrafi konuma sahip önemli bir NATO müttefiki olduğunu belirterek, Türkiye'nin Baltık bölgesinin güvenliğine yönelik dayanışmasını ve katkısını büyük takdirle karşılıyoruz. ifadesini kullandı.Ruginiene, 7-8 Temmuz'da düzenlenecek Ankara Zirvesi öncesinde AA muhabirinin sorularına yazılı yanıt verdi.​​​​​​​Transatlantik birliği ve tüm müttefiklerin, Washington Antlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirme konusundaki güçlü taahhüdünü Ankara Zirvesi'nin yeniden teyit etmesini beklediklerini vurgulayan Ruginiene, Bu kapsamda güvenilir caydırıcılık ve savunma duruşu için gerekli savunma harcamalarının artırılması ve savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. değerlendirmesinde bulundu.Ruginiene, Rusya'nın Avro-Atlantik güvenliği açısından uzun vadede en doğrudan tehdit olmayı sürdürdüğüne işaret ederek, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın komşu ülkeler dahil, Avrupa'nın güvenlik ortamını daha da kötüleştirdiğinin altını çizdi.Son dönemde Rusya ve Belarus yönünden gelen insansız hava araçlarının (İHA), Baltık hava sahasında sınırları ihlal ederek NATO'nun doğu kanadını etkilemesini de kınadıklarını belirten Ruginiene, Rusya'yı caydırmak ve güvenilir savunma duruşu sağlamak amacıyla Litvanya'nın Ankara Zirvesi'nde gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5'inin savunmaya ayrılması hedefi doğrultusunda somut ilerleme kaydedilmesini, özellikle hava savunması alanında savunma kabiliyetlerinin güçlendirilmesini beklediğini ifade etti.Ruginiene, Savunma sanayisinin güçlendirilmesi, önceliklerimiz arasında yer alıyor. Müttefiklerin üretim kapasitesini artırması, inovasyonu hızlandırması ve maliyetleri kontrol altında tutması gerekiyor. görüşünü paylaştı.Yeni güvenlik ortamında savunma bütçelerinin artırılmasından başka seçenek yokUkrayna'nın sahadaki askeri ivmeyi lehine çevirdiği dönemde İttifak'ın tüm müttefiklerin katkısıyla Ukrayna'nın savunma kapasitesine yönelik askeri desteği sürdürmesinin büyük önem taşıdığına işaret eden Ruginiene, şu ifadeleri kullandı:Mesajımız açık olmalı. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısı, askeri yığınağı ve müttefiklere karşı yürüttüğü hibrit faaliyetler nedeniyle Avrupa'nın güvenlik ortamı köklü biçimde değişti. Bu yeni tehdit ortamına karşı savunma bütçelerinin artırılmasından başka seçenek yok. Güvenlik, kendiliğinden varlığını sürdürecek bir unsur olarak görülemez.Ruginiene, savunma harcamalarının ülkeler için yeni ekonomik ve ticari fırsatlar sunduğuna dikkati çekerek, Avrupalı müttefikler, sorumluluklarını daha fazla üstlenirken transatlantik bağ, Avro-Atlantik güvenliğinin temel taşı olmayı sürdürüyor. ABD'nin rolü değişse de vazgeçilmez ve yerine başka bir aktörün geçmesi mümkün olmayan bir önem taşımaya devam edecektir. değerlendirmesinde bulundu.Güçlü müttefikler, güçlü NATO anlamına gelirNATO içinde Avrupa ayağı kavramının bir ölçüde yanıltıcı olduğuna işaret eden Ruginiene, her müttefikin ister savunma harcamaları ister kabiliyet hedefleri olsun NATO'ya verdikleri taahhütleri yerine getirmeleri gerektiğini belirtti.Ruginiene, NATO, her müttefikin önem taşıdığı bütünleşik bir yapıdır. Güçlü müttefikler, güçlü NATO anlamına gelir. mesajını verdi.Litvanya'nın daha derin transatlantik işbirliği ve güçlü NATO'nun kararlı destekçisi olduğunun altını çizen Ruginiene, Amerikalı müttefiklerinin İttifak içinde külfet paylaşımının daha dengeli olması yönündeki kaygılarını paylaştığını belirtti.Litvanya Başbakanı, uzun yıllar süren yetersiz savunma yatırımlarının ardından Avrupa'nın savunma hazırlığını artırmak için kararlı adımlar atmasından memnuniyet duyduğunu dile getirerek, Daha güçlü ve daha yetkin bir Avrupa, küresel ve transatlantik güvenliğe olumlu katkı sağlayacak, NATO'yu daha da güçlendirecektir. değerlendirmesinde bulundu.Avrupa Birliği'nin (AB) savunma alanındaki girişimleriyle ulusal savunma harcamalarının çoğalması sayesinde Avrupa'nın konvansiyonel askeri gücünün önemli ölçüde artacağını kaydeden Ruginiene, İttifak, Avrupa ve transatlantik çıkarlarını koruyacak gerekli askeri kapasiteye kavuşarak dış tehditlere karşı daha güçlü bir caydırıcılık sağlayacaktır. görüşünü paylaştı.Türkiye, önemli bir NATO müttefikiRuginiene, Türkiye'nin İttifak'a katkıları konusunda da şunları kaydetti:Türkiye, güçlü askeri kabiliyetlere ve stratejik coğrafi konuma sahip önemli bir NATO müttefikidir. Türkiye'nin Baltık bölgesinin güvenliğine yönelik dayanışmasını ve katkısını büyük takdirle karşılıyoruz. Güvenlik ortamının, özellikle Rusya'nın askeri yığınağı ve müttefiklere yönelik hibrit faaliyetleri nedeniyle giderek zorlaştığı bir dönemde birlik ve etkili işbirliği, her zamankinden daha büyük önem taşıyor.Ruginiene, her müttefikin NATO'nun caydırıcılık ve savunma kapasitesini güçlendirmede, dayanıklılığını artırmada ve İttifak'ın ister konvansiyonel ister hibrit nitelikte olsun her yönden gelen tehditlere karşı hazırlıklı olmasını sağlamada üstleneceği önemli bir rolünün bulunduğuna dikkati çekti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Brüksel Haberleri — ŞERİFE ÇETİN - Litvanya Başbakanı Inga Ruginiene, Türkiye'nin güçlü askeri kabiliyetlere ve stratejik coğrafi konuma sahip önemli bir NATO müttefiki olduğunu belirterek, Türkiye'nin Baltık bölgesinin güvenliğine yönelik dayanışmasını ve katkısını büyük takdirle karşılıyoruz. ifadesini kullandı.Ruginiene, 7-8 Temmuz'da düzenlenecek Ankara Zirvesi öncesinde AA muhabirinin sorularına yazılı yanıt verdi.​​​​​​​Transatlantik birliği ve tüm müttefiklerin, Washington Antlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirme konusundaki güçlü taahhüdünü Ankara Zirvesi'nin yeniden teyit etmesini beklediklerini vurgulayan Ruginiene, Bu kapsamda güvenilir caydırıcılık ve savunma duruşu için gerekli savunma harcamalarının artırılması ve savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. değerlendirmesinde bulundu.Ruginiene, Rusya'nın Avro-Atlantik güvenliği açısından uzun vadede en doğrudan tehdit olmayı sürdürdüğüne işaret ederek, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın komşu ülkeler dahil, Avrupa'nın güvenlik ortamını daha da kötüleştirdiğinin altını çizdi.Son dönemde Rusya ve Belarus yönünden gelen insansız hava araçlarının (İHA), Baltık hava sahasında sınırları ihlal ederek NATO'nun doğu kanadını etkilemesini de kınadıklarını belirten Ruginiene, Rusya'yı caydırmak ve güvenilir savunma duruşu sağlamak amacıyla Litvanya'nın Ankara Zirvesi'nde gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5'inin savunmaya ayrılması hedefi doğrultusunda somut ilerleme kaydedilmesini, özellikle hava savunması alanında savunma kabiliyetlerinin güçlendirilmesini beklediğini ifade etti.Ruginiene, Savunma sanayisinin güçlendirilmesi, önceliklerimiz arasında yer alıyor. Müttefiklerin üretim kapasitesini artırması, inovasyonu hızlandırması ve maliyetleri kontrol altında tutması gerekiyor. görüşünü paylaştı.Yeni güvenlik ortamında savunma bütçelerinin artırılmasından başka seçenek yokUkrayna'nın sahadaki askeri ivmeyi lehine çevirdiği dönemde İttifak'ın tüm müttefiklerin katkısıyla Ukrayna'nın savunma kapasitesine yönelik askeri desteği sürdürmesinin büyük önem taşıdığına işaret eden Ruginiene, şu ifadeleri kullandı:Mesajımız açık olmalı. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısı, askeri yığınağı ve müttefiklere karşı yürüttüğü hibrit faaliyetler nedeniyle Avrupa'nın güvenlik ortamı köklü biçimde değişti. Bu yeni tehdit ortamına karşı savunma bütçelerinin artırılmasından başka seçenek yok. Güvenlik, kendiliğinden varlığını sürdürecek bir unsur olarak görülemez.Ruginiene, savunma harcamalarının ülkeler için yeni ekonomik ve ticari fırsatlar sunduğuna dikkati çekerek, Avrupalı müttefikler, sorumluluklarını daha fazla üstlenirken transatlantik bağ, Avro-Atlantik güvenliğinin temel taşı olmayı sürdürüyor. ABD'nin rolü değişse de vazgeçilmez ve yerine başka bir aktörün geçmesi mümkün olmayan bir önem taşımaya devam edecektir. değerlendirmesinde bulundu.Güçlü müttefikler, güçlü NATO anlamına gelirNATO içinde Avrupa ayağı kavramının bir ölçüde yanıltıcı olduğuna işaret eden Ruginiene, her müttefikin ister savunma harcamaları ister kabiliyet hedefleri olsun NATO'ya verdikleri taahhütleri yerine getirmeleri gerektiğini belirtti.Ruginiene, NATO, her müttefikin önem taşıdığı bütünleşik bir yapıdır. Güçlü müttefikler, güçlü NATO anlamına gelir. mesajını verdi.Litvanya'nın daha derin transatlantik işbirliği ve güçlü NATO'nun kararlı destekçisi olduğunun altını çizen Ruginiene, Amerikalı müttefiklerinin İttifak içinde külfet paylaşımının daha dengeli olması yönündeki kaygılarını paylaştığını belirtti.Litvanya Başbakanı, uzun yıllar süren yetersiz savunma yatırımlarının ardından Avrupa'nın savunma hazırlığını artırmak için kararlı adımlar atmasından memnuniyet duyduğunu dile getirerek, Daha güçlü ve daha yetkin bir Avrupa, küresel ve transatlantik güvenliğe olumlu katkı sağlayacak, NATO'yu daha da güçlendirecektir. değerlendirmesinde bulundu.Avrupa Birliği'nin (AB) savunma alanındaki girişimleriyle ulusal savunma harcamalarının çoğalması sayesinde Avrupa'nın konvansiyonel askeri gücünün önemli ölçüde artacağını kaydeden Ruginiene, İttifak, Avrupa ve transatlantik çıkarlarını koruyacak gerekli askeri kapasiteye kavuşarak dış tehditlere karşı daha güçlü bir caydırıcılık sağlayacaktır. görüşünü paylaştı.Türkiye, önemli bir NATO müttefikiRuginiene, Türkiye'nin İttifak'a katkıları konusunda da şunları kaydetti:Türkiye, güçlü askeri kabiliyetlere ve stratejik coğrafi konuma sahip önemli bir NATO müttefikidir. Türkiye'nin Baltık bölgesinin güvenliğine yönelik dayanışmasını ve katkısını büyük takdirle karşılıyoruz. Güvenlik ortamının, özellikle Rusya'nın askeri yığınağı ve müttefiklere yönelik hibrit faaliyetleri nedeniyle giderek zorlaştığı bir dönemde birlik ve etkili işbirliği, her zamankinden daha büyük önem taşıyor.Ruginiene, her müttefikin NATO'nun caydırıcılık ve savunma kapasitesini güçlendirmede, dayanıklılığını artırmada ve İttifak'ın ister konvansiyonel ister hibrit nitelikte olsun her yönden gelen tehditlere karşı hazırlıklı olmasını sağlamada üstleneceği önemli bir rolünün bulunduğuna dikkati çekti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/litvanya-basbakani-turkiye-nin-baltik-bolgesinde-guvenlige-katkisini-takdirle-karsiladiklarini-belirtti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kalp hastalıklarının çoğu sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla önlenebiliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kalp-hastaliklarinin-cogu-saglikli-yasam-aliskanliklariyla-onlenebiliyor/874054/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kalp-hastaliklarinin-cogu-saglikli-yasam-aliskanliklariyla-onlenebiliyor/874054/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:24:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Sedat Kalkan: - Yaşımızı ve genetiğimizi değiştiremeyiz ancak yaşam tarzımızı değiştirerek kalp damar hastalığı riskimizi önemli ölçüde azaltabiliriz. Kalbimize bugün göstereceğimiz özen, yarın yaşayacağımız hayatın kalitesini ve süresini belirleyecektir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Sedat Kalkan, yaşam tarzını değiştirerek kalp damar hastalığı riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini bildirdi.Doç. Dr. Kalkan, yaptığı yazılı açıklamada, sigara ve diğer tütün ürünleri ile hareketsiz yaşam ve obezitenin kalp sağlığı üzerindeki etkilerini, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının ise kalp krizi ve inme riskini azaltmadaki önemini değerlendirdi.Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 18 milyon kişinin kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiğini, bu hastalıkların tüm dünyada en sık ölüm nedeni olduğunu aktaran Kalkan, kalp ve damar hastalıklarının bir anda ortaya çıkmadığını, yıllar içinde gelişen damar sertliğinin kalp krizi ve inmeyle sonuçlanabildiğini belirtti.Özellikle genç yaşlarda sigara kullanımı, paketli gıda tüketiminin yaygınlaşması, obezite ve fiziksel aktivitenin azalmasının kalp ve damar hastalıklarını daha erken yaşlara çektiğini ifade eden Kalkan, hastalıklardan korunmanın temel yolunun erken yaşlardan itibaren sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmak olduğunu kaydetti.Kalkan, modern yaşamın hareketi önemli ölçüde azalttığını vurgulayarak, Hareketsiz yaşam, kilo artışına, yüksek tansiyona, diyabete ve kolesterol dengesinin bozulmasına zemin hazırlıyor. Aynı zamanda damarların sağlıklı çalışmasını da olumsuz etkiliyor. Düzenli fiziksel aktivite ise kan basıncını dengelemeye, kan şekerini kontrol etmeye, kilo yönetimine ve damar sağlığının korunmasına katkı sağlıyor. Günlük yaşamda küçük değişiklikler bile önemlidir. Birkaç kat için asansör yerine merdiven kullanmak, kısa mesafeleri yürümek veya her gün düzenli yürüyüş yapmak uzun vadede kalbimiz için önemli kazanımlar sağlayabilir. ifadelerini kullandı.Düzenli fiziksel aktivitenin damar sağlığını koruduğuna işaret eden Kalkan, şunları kaydetti:Avrupa Kardiyoloji Derneği ve Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlerin haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapmasını öneriyor. Orta şiddetten kastımız şu, yürürken yanınızdakiyle konuşabilmeli ama şarkı söyleyemeyecek kadar da hafifçe nefes nefese kalmalısınız. Kalbi çalıştıran yağ yakımı için önerilen ideal tempo budur. Egzersizin mutlaka ağır sporlar şeklinde olması gerekmiyor. Tempolu yürüyüş, bisiklet, yüzme veya düzenli yapılan fiziksel aktivitelerin tamamı kalp sağlığı açısından değerlidir. Burada önemli olan, kişinin yaşamına uygun ve sürdürülebilir bir alışkanlık oluşturmasıdır. Çünkü kalbimizi koruyan en etkili egzersiz, kısa süreli ve yoğun yapılan değil, düzenli olarak sürdürebildiğimiz egzersizdir.Sigara, ilk kullanımdan itibaren damarların iç yüzeyini kaplayan hücrelere zarar verirDoç. Dr. Kalkan, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktiviteyle sağlanan mütevazı bir kilo kaybının bile kalp ve damar sağlığı açısından anlamlı faydalar sağlayabileceğine dikkati çekti.Obezitenin kalp krizi ve inme açısından bağımsız bir risk faktörü olduğunu belirten Kalkan, artık sadece tartıdaki rakama değil, bel çevresine de önem verdiklerini vurguladı.Sigara kullanımına da değinen Kalkan, Sigara, ilk kullanımdan itibaren damarların iç yüzeyini kaplayan hücrelere zarar verir. Bu hasar damar sertliğinin gelişimini hızlandırır, damarların daralmasına ve pıhtı oluşumuna zemin hazırlar. Sonuç olarak, yalnızca kalp krizi değil, inme ve periferik arter hastalığı riski de belirgin şekilde artar. açıklamasında bulundu.Periferik arter hastalığının özellikle bacak damarlarını etkileyen ciddi bir damar hastalığı olduğunu kaydeden Kalkan, Başlangıçta yürürken baldır ağrısıyla kendini gösterebilir, ilerleyen dönemlerde ise iyileşmeyen yaralara, hatta uzuv kaybına kadar gidebilen ciddi sonuçlara yol açabilir. Sigara bu hastalık için en güçlü risk faktörlerinden biridir. Bu nedenle şunu özellikle vurgulamak isterim, sigaranın güvenli dozu yoktur. Kalp ve damar sağlığı açısından en doğru tercih, hiç başlamamak ve kullananların da mümkün olan en kısa sürede bırakmasıdır. değerlendirmesini yaptı.Kalkan, elektronik sigara, nargile ve ısıtılmış tütün ürünlerinin de damar fonksiyonlarını bozabildiğini ve kalp ve damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini ifade etti.Kalp ve damar hastalıklarının önemli kısmının önlenebilir hastalıklar olduğuna dikkati çeken Kalkan, şu ifadeleri kullandı:Mucizevi bir yöntem aramaya gerek yok. Bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış temel adımlar belli. Sigara ve diğer tütün ürünlerinden uzak durmak, düzenli fiziksel aktivite yapmak, sağlıklı beslenmek, ideal kiloyu korumak ve tansiyon, kolesterolle kan şekerini düzenli olarak kontrol ettirmek. Kalbimiz bize yaşam boyunca durmadan hizmet ediyor. Ona daha iyi bakmak için küçük ama sürdürülebilir alışkanlıklar uzun vadede büyük fark oluşturabilir. Yaşımızı ve genetiğimizi değiştiremeyiz ancak yaşam tarzımızı değiştirerek kalp damar hastalığı riskimizi önemli ölçüde azaltabiliriz. Kalbimize bugün göstereceğimiz özen, yarın yaşayacağımız hayatın kalitesini ve süresini belirleyecektir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Sedat Kalkan, yaşam tarzını değiştirerek kalp damar hastalığı riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini bildirdi.Doç. Dr. Kalkan, yaptığı yazılı açıklamada, sigara ve diğer tütün ürünleri ile hareketsiz yaşam ve obezitenin kalp sağlığı üzerindeki etkilerini, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının ise kalp krizi ve inme riskini azaltmadaki önemini değerlendirdi.Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 18 milyon kişinin kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiğini, bu hastalıkların tüm dünyada en sık ölüm nedeni olduğunu aktaran Kalkan, kalp ve damar hastalıklarının bir anda ortaya çıkmadığını, yıllar içinde gelişen damar sertliğinin kalp krizi ve inmeyle sonuçlanabildiğini belirtti.Özellikle genç yaşlarda sigara kullanımı, paketli gıda tüketiminin yaygınlaşması, obezite ve fiziksel aktivitenin azalmasının kalp ve damar hastalıklarını daha erken yaşlara çektiğini ifade eden Kalkan, hastalıklardan korunmanın temel yolunun erken yaşlardan itibaren sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmak olduğunu kaydetti.Kalkan, modern yaşamın hareketi önemli ölçüde azalttığını vurgulayarak, Hareketsiz yaşam, kilo artışına, yüksek tansiyona, diyabete ve kolesterol dengesinin bozulmasına zemin hazırlıyor. Aynı zamanda damarların sağlıklı çalışmasını da olumsuz etkiliyor. Düzenli fiziksel aktivite ise kan basıncını dengelemeye, kan şekerini kontrol etmeye, kilo yönetimine ve damar sağlığının korunmasına katkı sağlıyor. Günlük yaşamda küçük değişiklikler bile önemlidir. Birkaç kat için asansör yerine merdiven kullanmak, kısa mesafeleri yürümek veya her gün düzenli yürüyüş yapmak uzun vadede kalbimiz için önemli kazanımlar sağlayabilir. ifadelerini kullandı.Düzenli fiziksel aktivitenin damar sağlığını koruduğuna işaret eden Kalkan, şunları kaydetti:Avrupa Kardiyoloji Derneği ve Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlerin haftada en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapmasını öneriyor. Orta şiddetten kastımız şu, yürürken yanınızdakiyle konuşabilmeli ama şarkı söyleyemeyecek kadar da hafifçe nefes nefese kalmalısınız. Kalbi çalıştıran yağ yakımı için önerilen ideal tempo budur. Egzersizin mutlaka ağır sporlar şeklinde olması gerekmiyor. Tempolu yürüyüş, bisiklet, yüzme veya düzenli yapılan fiziksel aktivitelerin tamamı kalp sağlığı açısından değerlidir. Burada önemli olan, kişinin yaşamına uygun ve sürdürülebilir bir alışkanlık oluşturmasıdır. Çünkü kalbimizi koruyan en etkili egzersiz, kısa süreli ve yoğun yapılan değil, düzenli olarak sürdürebildiğimiz egzersizdir.Sigara, ilk kullanımdan itibaren damarların iç yüzeyini kaplayan hücrelere zarar verirDoç. Dr. Kalkan, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktiviteyle sağlanan mütevazı bir kilo kaybının bile kalp ve damar sağlığı açısından anlamlı faydalar sağlayabileceğine dikkati çekti.Obezitenin kalp krizi ve inme açısından bağımsız bir risk faktörü olduğunu belirten Kalkan, artık sadece tartıdaki rakama değil, bel çevresine de önem verdiklerini vurguladı.Sigara kullanımına da değinen Kalkan, Sigara, ilk kullanımdan itibaren damarların iç yüzeyini kaplayan hücrelere zarar verir. Bu hasar damar sertliğinin gelişimini hızlandırır, damarların daralmasına ve pıhtı oluşumuna zemin hazırlar. Sonuç olarak, yalnızca kalp krizi değil, inme ve periferik arter hastalığı riski de belirgin şekilde artar. açıklamasında bulundu.Periferik arter hastalığının özellikle bacak damarlarını etkileyen ciddi bir damar hastalığı olduğunu kaydeden Kalkan, Başlangıçta yürürken baldır ağrısıyla kendini gösterebilir, ilerleyen dönemlerde ise iyileşmeyen yaralara, hatta uzuv kaybına kadar gidebilen ciddi sonuçlara yol açabilir. Sigara bu hastalık için en güçlü risk faktörlerinden biridir. Bu nedenle şunu özellikle vurgulamak isterim, sigaranın güvenli dozu yoktur. Kalp ve damar sağlığı açısından en doğru tercih, hiç başlamamak ve kullananların da mümkün olan en kısa sürede bırakmasıdır. değerlendirmesini yaptı.Kalkan, elektronik sigara, nargile ve ısıtılmış tütün ürünlerinin de damar fonksiyonlarını bozabildiğini ve kalp ve damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini ifade etti.Kalp ve damar hastalıklarının önemli kısmının önlenebilir hastalıklar olduğuna dikkati çeken Kalkan, şu ifadeleri kullandı:Mucizevi bir yöntem aramaya gerek yok. Bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış temel adımlar belli. Sigara ve diğer tütün ürünlerinden uzak durmak, düzenli fiziksel aktivite yapmak, sağlıklı beslenmek, ideal kiloyu korumak ve tansiyon, kolesterolle kan şekerini düzenli olarak kontrol ettirmek. Kalbimiz bize yaşam boyunca durmadan hizmet ediyor. Ona daha iyi bakmak için küçük ama sürdürülebilir alışkanlıklar uzun vadede büyük fark oluşturabilir. Yaşımızı ve genetiğimizi değiştiremeyiz ancak yaşam tarzımızı değiştirerek kalp damar hastalığı riskimizi önemli ölçüde azaltabiliriz. Kalbimize bugün göstereceğimiz özen, yarın yaşayacağımız hayatın kalitesini ve süresini belirleyecektir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kocaeli'de tıra çarpan otomobildeki baba ve oğlu öldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kocaeli-de-tira-carpan-otomobildeki-baba-ve-oglu-oldu/874053/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kocaeli-de-tira-carpan-otomobildeki-baba-ve-oglu-oldu/874053/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:24:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kocaeli — Kocaeli'nin Körfez ilçesinde, tıra çarpan otomobildeki baba ve oğlu yaşamını yitirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kocaeli Haberleri — Kocaeli'nin Körfez ilçesinde, tıra çarpan otomobildeki baba ve oğlu yaşamını yitirdi.D-100 kara yolu Ankara istikametinde seyreden Musa T. (55) idaresindeki 41 APR 786 plakalı otomobil, sürücüsünün ismi ve plakası öğrenilemeyen tıra arkadan çarptı.İhbar üzerine kaza yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.Sağlık personelinin yaptığı kontrolde sürücü ile otomobilde yolcu olarak bulunan oğlu Emin T'nin (28) hayatını kaybettiği belirlendi.Cenazelerin, öğle vakti Dilovası ilçesindeki Orhangazi Camisi'nde kılınacak namazın ardından defnedileceği öğrenildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kocaeli Haberleri — Kocaeli'nin Körfez ilçesinde, tıra çarpan otomobildeki baba ve oğlu yaşamını yitirdi.D-100 kara yolu Ankara istikametinde seyreden Musa T. (55) idaresindeki 41 APR 786 plakalı otomobil, sürücüsünün ismi ve plakası öğrenilemeyen tıra arkadan çarptı.İhbar üzerine kaza yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.Sağlık personelinin yaptığı kontrolde sürücü ile otomobilde yolcu olarak bulunan oğlu Emin T'nin (28) hayatını kaybettiği belirlendi.Cenazelerin, öğle vakti Dilovası ilçesindeki Orhangazi Camisi'nde kılınacak namazın ardından defnedileceği öğrenildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/kocaeli-de-tira-carpan-otomobildeki-baba-ve-oglu-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kadın istihdamını önceledi küresel pazara açıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kadin-istihdamini-onceledi-kuresel-pazara-acildi/874052/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kadin-istihdamini-onceledi-kuresel-pazara-acildi/874052/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:21:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya — Türkiye'den dünyanın birçok ülkesine lojistik hizmeti sağlayan firmanın dördüncü kuşak temsilcisi Selin Obdan, kadın istihdamını öncelediği iş yerinde 65 beyaz yakalı kadına iş veriyor - Yönetici Selin Obdan: - Özellikle gümrükleme ofisinde çalışanlarımızın birçoğu kadın. Depomuzda da aynı şekilde. Özellikle çok fazla beyaz yakalı kadın çalışanımız var. Çalışanlarımızın yarısından fazlası kadınlardan oluşuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri — AYŞE ŞENSOY BOZTEPE - Aile şirketinde gümrükleme ve lojistik sektöründe dördüncü kuşak temsilci olarak görev yapan Selin Obdan, firmadaki kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Dedesinin 1945 yılında kurduğu gümrükleme, antrepo ve lojistik şirketinde yurt dışı eğitiminin ardından yaklaşık 5 yıl önce yöneticiliği üstlenen Obdan, operasyon yönetimi ve uluslararası iş ağlarının kurulması alanlarında faaliyet gösteriyor.Firmanın dördüncü kuşak kadın temsilcisi Obdan, ağırlıklı olarak kadınlardan oluşan ekibiyle uluslararası ticaret ve lojistik operasyonlarını başarıyla yürütürken, sektörde kadınların daha görünür ve etkin rol üstlenebileceğini ortaya koyuyor.Kadınlar birçok işi aynı anda yürütme konusunda uzmanSelin Obdan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, lojistik sektörünün dışarıdan bakıldığında erkek ağırlıklı bir alan olarak görüldüğünü ancak sektörde çok sayıda başarılı kadın profesyonelin görev yaptığını söyledi.Uluslararası ticaret ve lojistik alanında faaliyet gösteren kadınların oluşturduğu geniş bir ağın parçası olduğunu belirten Obdan, Afrika ülkelerinden ABD ve İngiltere'ye kadar farklı coğrafyalardan sektör temsilcileriyle iş birliği yürüttüklerini ifade etti.Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) ile lojistikte kadınların etkisini ortaya koyan çalışmalar gerçekleştirdiklerini aktaran Obdan, Sektörümüz için hazırladığımız Kadın Etki Raporu ile lojistikte kadınların oluşturduğu değeri görünür kılmayı amaçlıyoruz. dedi.Kadınların iş hayatında risk yönetimi ve sosyal sorumluluk gibi birçok alanda olumlu etkisi olduğunu vurgulayan Obdan, şöyle devam etti:Risk yönetmesi biraz kadına atfedilmiş bir şey ama kadınların sosyal sorumluluk alanında da çok etkisi var. Birçok işi aynı anda yürütme konusunda bence uzmanız. Bu durum lojistik sektöründe önemli avantaj sağlıyor. Lojistikte özellikle birden fazla işi aynı anda yürütmek, operasyona hakim olmak, güçlü ilişkiler kurmak açısından kadının rolü çok kıymetli ve bence bu alanda çok güçlüyüz.Çalışanlarımızın yarısından fazlası kadınlardan oluşuyorTürkiye'nin farklı kentlerinde şubeleri bulunduğunu belirten Obdan, lojistik ve gümrük hizmetlerini uluslararası ölçekte sürdürdüklerini söyledi.Son yıllarda yeni iş birlikleri geliştirdiklerini anlatan Obdan, Çok sayıda ülkeyle uzun yıllardır network ve iş birliklerimiz mevcut. Yeni yapımıza kattığımız bir firmayla artık Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde güçlü bir ortaklık aracılığıyla ofislerimiz bulunuyor. Mısır, Dubai, Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerdeyiz. diye konuştu.Şirket yönetiminde babası ve amcasıyla görev aldığını belirten Obdan, aile içindeki dayanışmanın iş süreçlerine de olumlu yansıdığını dile getirdi.Kadın istihdamına önem verdiklerini, ofis ve depo bölümünde beyaz yakalı çalışan 132 personelden 65'inin kadın olduğunu vurgulayan Obdan, Bizim özellikle gümrükleme ofisinde çalışanlarımızın birçoğu kadın. Depomuzda da aynı şekilde. Özellikle çok fazla beyaz yakalı kadın çalışanımız var. Bunun yanında çeşitli birimlerimizde de kadınları istihdam ediyoruz. Böylece çalışanlarımızın yarısından fazlası kadınlardan oluşuyor. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri — AYŞE ŞENSOY BOZTEPE - Aile şirketinde gümrükleme ve lojistik sektöründe dördüncü kuşak temsilci olarak görev yapan Selin Obdan, firmadaki kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Dedesinin 1945 yılında kurduğu gümrükleme, antrepo ve lojistik şirketinde yurt dışı eğitiminin ardından yaklaşık 5 yıl önce yöneticiliği üstlenen Obdan, operasyon yönetimi ve uluslararası iş ağlarının kurulması alanlarında faaliyet gösteriyor.Firmanın dördüncü kuşak kadın temsilcisi Obdan, ağırlıklı olarak kadınlardan oluşan ekibiyle uluslararası ticaret ve lojistik operasyonlarını başarıyla yürütürken, sektörde kadınların daha görünür ve etkin rol üstlenebileceğini ortaya koyuyor.Kadınlar birçok işi aynı anda yürütme konusunda uzmanSelin Obdan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, lojistik sektörünün dışarıdan bakıldığında erkek ağırlıklı bir alan olarak görüldüğünü ancak sektörde çok sayıda başarılı kadın profesyonelin görev yaptığını söyledi.Uluslararası ticaret ve lojistik alanında faaliyet gösteren kadınların oluşturduğu geniş bir ağın parçası olduğunu belirten Obdan, Afrika ülkelerinden ABD ve İngiltere'ye kadar farklı coğrafyalardan sektör temsilcileriyle iş birliği yürüttüklerini ifade etti.Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) ile lojistikte kadınların etkisini ortaya koyan çalışmalar gerçekleştirdiklerini aktaran Obdan, Sektörümüz için hazırladığımız Kadın Etki Raporu ile lojistikte kadınların oluşturduğu değeri görünür kılmayı amaçlıyoruz. dedi.Kadınların iş hayatında risk yönetimi ve sosyal sorumluluk gibi birçok alanda olumlu etkisi olduğunu vurgulayan Obdan, şöyle devam etti:Risk yönetmesi biraz kadına atfedilmiş bir şey ama kadınların sosyal sorumluluk alanında da çok etkisi var. Birçok işi aynı anda yürütme konusunda bence uzmanız. Bu durum lojistik sektöründe önemli avantaj sağlıyor. Lojistikte özellikle birden fazla işi aynı anda yürütmek, operasyona hakim olmak, güçlü ilişkiler kurmak açısından kadının rolü çok kıymetli ve bence bu alanda çok güçlüyüz.Çalışanlarımızın yarısından fazlası kadınlardan oluşuyorTürkiye'nin farklı kentlerinde şubeleri bulunduğunu belirten Obdan, lojistik ve gümrük hizmetlerini uluslararası ölçekte sürdürdüklerini söyledi.Son yıllarda yeni iş birlikleri geliştirdiklerini anlatan Obdan, Çok sayıda ülkeyle uzun yıllardır network ve iş birliklerimiz mevcut. Yeni yapımıza kattığımız bir firmayla artık Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde güçlü bir ortaklık aracılığıyla ofislerimiz bulunuyor. Mısır, Dubai, Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerdeyiz. diye konuştu.Şirket yönetiminde babası ve amcasıyla görev aldığını belirten Obdan, aile içindeki dayanışmanın iş süreçlerine de olumlu yansıdığını dile getirdi.Kadın istihdamına önem verdiklerini, ofis ve depo bölümünde beyaz yakalı çalışan 132 personelden 65'inin kadın olduğunu vurgulayan Obdan, Bizim özellikle gümrükleme ofisinde çalışanlarımızın birçoğu kadın. Depomuzda da aynı şekilde. Özellikle çok fazla beyaz yakalı kadın çalışanımız var. Bunun yanında çeşitli birimlerimizde de kadınları istihdam ediyoruz. Böylece çalışanlarımızın yarısından fazlası kadınlardan oluşuyor. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/kadin-istihdamini-onceledi-kuresel-pazara-acildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yargıtay, pislik sözcüğünü hakaret saymadı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yargitay-pislik-sozcugunu-hakaret-saymadi/874051/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yargitay-pislik-sozcugunu-hakaret-saymadi/874051/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:20:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Bir siyasetçiye yönelik pislik sözlerini kullanan kişiye yerel mahkemece hakaret suçundan 6 ay hapis cezası verildi - Yargıtay, pislik sözcüğünün rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı olduğunu belirterek, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kararı bozdu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — İSMET KARAKAŞ - Yargıtay 4. Ceza Dairesi, bir siyasetçiye pislik diyen sanığa hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünü hukuka aykırı bularak bozdu.Dairenin kararına göre, Ankara'da yaşayan bir kişi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bir siyasetçi hakkında pislik ifadelerini kullandı. Siyasetçinin şikayeti üzerine paylaşım sahibi hakkında hakaret suçundan dava açıldı.Yargılamayı yapan Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesi, eyleminin suç olduğunu belirterek, üzerine atılı suçtan sanığa 6 ay hapis cezası verdi. Sanık, istinaf başvurusunun da reddedilmesi üzerine kararı temyiz etti.Pislik kelimesinin Türk Dil Kurumuna göre kötü, zararlı davranış veya iş, kötü durum ve başkalarına zarar veren kimse manasına geldiğini belirten sanık, siyasetçilerin ağır eleştirilere katlanması gerektiğini ve hakaret etme amacıyla hareket etmediğini ileri sürdü.Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesi, pislik sözcüğünün hakaret olmadığına hükmederek, sanık hakkındaki mahkumiyet kararını bozdu.Kararın gerekçesindenDairenin kararında, hakaret suçu için kişilerin onur, şeref ve saygınlığının hedef alınması gerektiğini, bu suçun oluşabilmesi için davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerektiği ifade edildi.Hareketin tahkir edici olup olmadığının bazı durumlarda nispi olduğu, zamana, yere ve duruma göre değişebildiğine işaret edilen kararda, Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. değerlendirmesine yer verildi.Sanığın, paylaşıma konu pislik sözünün rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu belirtilen kararda, yargılama konusu olayda hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — İSMET KARAKAŞ - Yargıtay 4. Ceza Dairesi, bir siyasetçiye pislik diyen sanığa hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünü hukuka aykırı bularak bozdu.Dairenin kararına göre, Ankara'da yaşayan bir kişi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bir siyasetçi hakkında pislik ifadelerini kullandı. Siyasetçinin şikayeti üzerine paylaşım sahibi hakkında hakaret suçundan dava açıldı.Yargılamayı yapan Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesi, eyleminin suç olduğunu belirterek, üzerine atılı suçtan sanığa 6 ay hapis cezası verdi. Sanık, istinaf başvurusunun da reddedilmesi üzerine kararı temyiz etti.Pislik kelimesinin Türk Dil Kurumuna göre kötü, zararlı davranış veya iş, kötü durum ve başkalarına zarar veren kimse manasına geldiğini belirten sanık, siyasetçilerin ağır eleştirilere katlanması gerektiğini ve hakaret etme amacıyla hareket etmediğini ileri sürdü.Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 4. Ceza Dairesi, pislik sözcüğünün hakaret olmadığına hükmederek, sanık hakkındaki mahkumiyet kararını bozdu.Kararın gerekçesindenDairenin kararında, hakaret suçu için kişilerin onur, şeref ve saygınlığının hedef alınması gerektiğini, bu suçun oluşabilmesi için davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerektiği ifade edildi.Hareketin tahkir edici olup olmadığının bazı durumlarda nispi olduğu, zamana, yere ve duruma göre değişebildiğine işaret edilen kararda, Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. değerlendirmesine yer verildi.Sanığın, paylaşıma konu pislik sözünün rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu belirtilen kararda, yargılama konusu olayda hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/yargitay-pislik-sozcugunu-hakaret-saymadi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çorum FK, Düzce'de yeni sezon hazırlıklarına başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/corum-fk-duzce-de-yeni-sezon-hazirliklarina-basladi/874050/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/corum-fk-duzce-de-yeni-sezon-hazirliklarina-basladi/874050/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Trendyol Süper Lig'in yeni ekiplerinden Arca Çorum FK'nin Düzce kampı başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol Süper Lig'in yeni ekiplerinden Arca Çorum FK'nin Düzce kampı başladı.Kulüpten yapılan açıklamaya göre Düzce Fenerbahçe Topuk Yaylası Tesisleri'nde kampa giren kırmızı siyahlı ekip, bu sabah teknik direktör Uğur Uçar yönetiminde ilk antrenmanı gerçekleştirdi.Çorum FK, birinci etap çalışmalarını 17 Temmuz'a kadar burada sürdürecek.İkinci etap çalışmalarını 20-29 Temmuz tarihlerinde Bolu'da yapacak kırmızı siyahlılar, hazırlıklarını 1-6 Ağustos tarihlerinde Topuk Yaylası'nda tamamlayacak.Takım, 3 etaplık kamp döneminde 5 hazırlık maçı yapacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol Süper Lig'in yeni ekiplerinden Arca Çorum FK'nin Düzce kampı başladı.Kulüpten yapılan açıklamaya göre Düzce Fenerbahçe Topuk Yaylası Tesisleri'nde kampa giren kırmızı siyahlı ekip, bu sabah teknik direktör Uğur Uçar yönetiminde ilk antrenmanı gerçekleştirdi.Çorum FK, birinci etap çalışmalarını 17 Temmuz'a kadar burada sürdürecek.İkinci etap çalışmalarını 20-29 Temmuz tarihlerinde Bolu'da yapacak kırmızı siyahlılar, hazırlıklarını 1-6 Ağustos tarihlerinde Topuk Yaylası'nda tamamlayacak.Takım, 3 etaplık kamp döneminde 5 hazırlık maçı yapacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/corum-fk-duzce-de-yeni-sezon-hazirliklarina-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ASKON Antalya Şubesi heyeti İstanbul'da ticari işbirliklerini ele aldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/askon-antalya-subesi-heyeti-istanbul-da-ticari-isbirliklerini-ele-aldi/874049/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/askon-antalya-subesi-heyeti-istanbul-da-ticari-isbirliklerini-ele-aldi/874049/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — Anadolu Aslanları İş İnsanları Derneği (ASKON) Antalya Şubesi heyetinin İstanbul'da gerçekleştirdiği ziyaretlerde üretim, yatırım, ihracat ve ticari işbirlikleri değerlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Anadolu Aslanları İş İnsanları Derneği (ASKON) Antalya Şubesi heyetinin İstanbul'da gerçekleştirdiği ziyaretlerde üretim, yatırım, ihracat ve ticari işbirlikleri değerlendirildi.ASKON Antalya Şubesinden yapılan açıklamaya göre heyet, program kapsamında ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın ile bir araya geldi.Görüşmede derneğin gelecek dönem çalışmaları, teşkilatlanma faaliyetleri, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu, ihracat odaklı büyüme stratejileri ile Antalya Şubesi'nin yürüttüğü projeler ele alındı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Genel Başkan Orhan Aydın, üretim odaklı kalkınma, yüksek katma değerli sanayi ve ihracatın Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesi açısından önem taşıdığını belirtti. Aydın, ASKON teşkilatlarının beraber hareket etmesinin ülke ekonomisine katkı sağlayacağını ifade etti.Ziyaretler kapsamında heyet, ASKON Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve Efor Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Akkuş ile İsra Holding Yönetim Kurulu Üyesi Muhammed Veysel Vural ile de görüştü.Söz konusu görüşmelerde üretim ekonomisi, ihracatın geliştirilmesi, sanayi yatırımları, finans sektörü, gayrimenkul projeleri, uluslararası işbirlikleri ve ortak yatırım imkanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğu bildirildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Anadolu Aslanları İş İnsanları Derneği (ASKON) Antalya Şubesi heyetinin İstanbul'da gerçekleştirdiği ziyaretlerde üretim, yatırım, ihracat ve ticari işbirlikleri değerlendirildi.ASKON Antalya Şubesinden yapılan açıklamaya göre heyet, program kapsamında ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın ile bir araya geldi.Görüşmede derneğin gelecek dönem çalışmaları, teşkilatlanma faaliyetleri, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu, ihracat odaklı büyüme stratejileri ile Antalya Şubesi'nin yürüttüğü projeler ele alındı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Genel Başkan Orhan Aydın, üretim odaklı kalkınma, yüksek katma değerli sanayi ve ihracatın Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesi açısından önem taşıdığını belirtti. Aydın, ASKON teşkilatlarının beraber hareket etmesinin ülke ekonomisine katkı sağlayacağını ifade etti.Ziyaretler kapsamında heyet, ASKON Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve Efor Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Akkuş ile İsra Holding Yönetim Kurulu Üyesi Muhammed Veysel Vural ile de görüştü.Söz konusu görüşmelerde üretim ekonomisi, ihracatın geliştirilmesi, sanayi yatırımları, finans sektörü, gayrimenkul projeleri, uluslararası işbirlikleri ve ortak yatırım imkanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğu bildirildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/askon-antalya-subesi-heyeti-istanbul-da-ticari-isbirliklerini-ele-aldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul'un bazı bölgelerinde gökgürültülü sağanak etkili oluyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-un-bazi-bolgelerinde-gokgurultulu-saganak-etkili-oluyor/874048/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-un-bazi-bolgelerinde-gokgurultulu-saganak-etkili-oluyor/874048/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:16:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İstanbul'un bazı ilçelerinde gökgürültülü sağanak etkisini gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — İstanbul'un bazı ilçelerinde gökgürültülü sağanak etkisini gösteriyor.Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde yağış etkili olmaya başladı.Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Bakırköy, Eyüpsultan, Sultangazi ve Kağıthane ilçelerinde aralıklarla sağanak etkili oldu.Anadolu Yakası'nda ise Ümraniye, Kadıköy, Beykoz ve Üsküdar başta olmak üzere bazı bölgelerde yer yer gök gürültülü yağış etkisini gösteriyor.Yağışa hazırlıklı olan vatandaşlar şemsiyeleriyle yolda ilerlerken, hazırlıksız yakalananlar ise otobüs duraklarında ve dükkan tenteleri altında beklemeyi tercih etti.Kuvvetli yağışın etkili olduğu bazı bölgelerde yollarda su birikintileri oluştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — İstanbul'un bazı ilçelerinde gökgürültülü sağanak etkisini gösteriyor.Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde yağış etkili olmaya başladı.Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Bakırköy, Eyüpsultan, Sultangazi ve Kağıthane ilçelerinde aralıklarla sağanak etkili oldu.Anadolu Yakası'nda ise Ümraniye, Kadıköy, Beykoz ve Üsküdar başta olmak üzere bazı bölgelerde yer yer gök gürültülü yağış etkisini gösteriyor.Yağışa hazırlıklı olan vatandaşlar şemsiyeleriyle yolda ilerlerken, hazırlıksız yakalananlar ise otobüs duraklarında ve dükkan tenteleri altında beklemeyi tercih etti.Kuvvetli yağışın etkili olduğu bazı bölgelerde yollarda su birikintileri oluştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/istanbul-un-bazi-bolgelerinde-gokgurultulu-saganak-etkili-oluyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Emtia piyasasında baz metallerde yılın ilk yarısında bakır ve alüminyum fırtınası esti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/emtia-piyasasinda-baz-metallerde-yilin-ilk-yarisinda-bakir-ve-aluminyum-firtinasi-esti/874045/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/emtia-piyasasinda-baz-metallerde-yilin-ilk-yarisinda-bakir-ve-aluminyum-firtinasi-esti/874045/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — Yılın ilk yarısında bakırın libresi 6,67 dolarla rekor kırarken, alüminyumun ton başına fiyatı 3 bin 787 dolara kadar çıkarak 4 yılın en yüksek seviyesini gördü - Capital.com Kıdemli Finansal Piyasalar Analisti Kyle Rodda: - Günün sonunda mesele, yapay zeka ve arz dengesinde bitiyor. Bu durum da bize fiyatların güçlü bir şekilde desteklenmeye devam edebileceğini düşündürüyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : BURHAN SANSARLIOĞLU - EMİRHAN YILMAZ - Emtia piyasasında baz metal grubunda yılın ilk yarısında yapay zeka veri merkezlerinden gelen taleple bakır fiyatları rekor kırarken, jeopolitik risklerden kaynaklı arz endişeleriyle alüminyum fiyatları 4 yılın zirvesini test etti.Teknoloji şirketlerinin yapay zeka yatırımlarının artması ve ABD/İsrail-İran Savaşı'ndan kaynaklı arz endişeleri yılın ilk yarısında baz metal fiyatlarını yukarı yönlü etkilerken, bakır ve alüminyum fiyatları bu yükselişlerde başrol oynadı.Bakırın libresi, söz konusu dönemde uluslararası piyasalarda yapay zeka veri merkezlerinden gelen yoğun talep ve küresel arza yönelik sıkıntılarla 6,67 dolara ulaşarak rekor kırdı.Orta Doğu'daki gerginliklerin küresel ekonomik aktivite üzerinde risk oluşturmasıyla ABD/İsrail-İran Savaşı başladıktan sonra bakır fiyatlarında geri çekilmeler görülmesine karşın bu ürünün tedarikine ilişkin sıkıntıların ve talebin devam etmesi fiyatların tekrar toparlanmasını sağladı.ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlaması sonrasında petrol tedarikine ilişkin bozulmaların yenilenebilir enerjiye ilgiyi artırması da bakır fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu.Özellikle Asya ve Avrupa ülkelerinin fosil yakıtlara ulaşımının sınırlı hale gelmesiyle bu ülkeler, yenilenebilir enerji tarafına tekrar yoğunlaştı.Petrol arzının belirli bir coğrafyada yoğunlaşması, bölgesel gerilimlerin küresel enerji fiyatları üzerinden hızla yayılmasına neden olurken enerji ithalatçısı ülkeler açısından maliyet enflasyonunun kolayca tetiklenmesine yol açtı.Öte yandan, enerji arz güvenliğine ilişkin belirsizlikler, sadece kısa vadeli fiyatlamaları değil, orta-uzun vadede tedarik zincirinde çeşitlendirme, enerji dönüşümü ve stratejik rezerv politikalarının önemini de artırdı.Son zamanlarda da Hürmüz Boğazı kaynaklı sıkıntılardan dolayı kükürt tedarikinin de olumsuz etkilenmesi bakır fiyatlarının rekor kırmasında etkili oldu. Özellikle Zambiya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki bakır üretim hatları, cevher ayrıştırma için gereken sülfürik asit üretiminde bu kükürde bağımlı durumda. Bu lojistik darboğaz, küresel bakır arzını doğrudan tehdit eder duruma geldi.Artan yapay zeka altyapısı yatırımları, elektrikli araç talebindeki büyüme ve yenilenebilir enerji dönüşümünün bakıra yönelik küresel talebini hızla artırdı. Diğer yandan savaş kaynaklı yükselen enerji ve nakliye maliyetleri hem üretim hem de lojistik tarafında ciddi maliyet baskısı oluşturdu.Dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili'de üretimde yaşanan düşüş, arz-talep dengesini talep lehine bozarak fiyatları destekleyen önemli unsurlardan biri olarak öne çıktı. Çin'in bakır ithalatının güçlü seyretmesi de bakır talebinin güçlü kaldığını gösterdi.ABD merkezli Freeport şirketinin Endonezya'daki Grasberg madeninde yaşanan ıslak cevher sorunu nedeniyle bakır üretiminin 2027 sonuna kadar tam kapasiteye ulaşamayacağına ilişkin haberler de arz endişelerini artırdı.Bakırın libresi böylece ocak ayında yüzde 5, şubat ayında yüzde 1,2 arttı.Orta Doğu'daki savaşın başlamasının ardından mart ayında yüzde 6 azalan bakırın libresi bu gelişmelerle kayıplarını telafi etti. Nisan ayında yüzde 6 değer kazanan bakırın libresi, mayıs ayında da yükselişlerine devam etti. Mayıs ayında yüzde 6,8 değer kazanan bakırın libresi, 2 Haziranda 6,67 dolarla rekor kırdı.Haziran ayını yüzde 2,8 düşüşle tamamlayan bakırın libresi, bu düşüşe karşın yıl genelinde yatırımcısını sevindirdi.Bakırın libresi yılın ilk yarısını yüzde 9,8 artışla 6,09 dolardan tamamladı.Alüminyum üretiminde Orta Doğu öne çıkıyorAlüminyum fiyatları da Londra Metal Borsasında ABD/İsrail-İran Savaşı kaynaklı risklerin arz endişelerine neden olmasıyla bu yıl sert yükseldi.ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlaması sonrasında emtia piyasasında alüminyum en çok etkilenen ürünlerden bir tanesi oldu.Hürmüz Boğazı'nın kapanması ile Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) toplam 6,2 milyon ton civarındaki yıllık alüminyum üretimi ve ihracatı risk altında kaldı. Bu üç ülkenin Hürmüz Boğazı üzerinden alüminyum ihracatı yüzde 80'lik orana sahip.ABD/İsrail-İran Savaşı başladıktan sonra BAE merkezli Emirates Global Aluminium'a (EGA) ait Et-Tavila tesisinin, İran'ın füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) Halife Ekonomik Bölgesi'ne düzenlediği saldırılarda zarar görmesi de arza ilişkin endişelerin kayda değer bir şekilde artmasına neden oldu.Savaş başlamadan önce de küresel alüminyum piyasasında arz sıkıntıları varken savaş sonrası arz sıkıntıları daha da şiddetlendi.Bu durum, Hürmüz Boğazı'nın global ham madde piyasaları açısından petrol ve doğal gaz dışında da oldukça kritik olduğunun net göstergesi oldu.Alüminyum üretiminde maliyetin yaklaşık yüzde 40'ı elektrik maliyetinden kaynaklanıyor. Söz konusu enerji maliyetinde son dönemde yaşanan artış alüminyum maliyetlerinde artışa yol açtı. Bu da fiyatlamaları yukarı çeken diğer bir unsur oldu.Dünyada en fazla alüminyum üreten ülke olan Çin'in söz konusu madenin üretimine üst sınır getirmiş olması nedeniyle, talep arttığı zaman arz bunu desteklemiyor ve bu da fiyatlara yansıyor.Bu gelişmelerle Londra Metal Borsası'nda işlem gören alüminyumun ton başına fiyatı ocak ayında yüzde 5 artarak 3 bin 144 dolara çıktı. Şubat ayında yüzde 0,1 azalarak 3 bin 140 dolara inen alüminyum martta yüzde 10,4 artışla 3 bin 467 dolara, nisanda yüzde 0,2 yükselişle 3 bin 474 dolara, mayısta yüzde 5,5 artışla 3 bin 666,5 dolara ulaştı.Söz konusu madenin ton fiyatı, 2 Haziran'da 3 bin 787 dolara kadar çıkarak 4 yılın en yüksek seviyesini görse de ABD ve İran arasında imzalanan barış anlaşmasının jeopolitik gerilimlere yönelik kaygıları azaltması nedeniyle ayı yüzde 15,8 azalışla 3 bin 88,5 dolardan tamamladı.Haziran ayındaki düşüşe karşın alüminyumun ton başına fiyatı yılın ilk yarısında yüzde 3 arttı.Bakırdaki yükselişin sebebi yapay zeka yatırımlarındaki patlamaFinansal hizmetler şirketi Capital.com Kıdemli Finansal Piyasalar Analisti Kyle Rodda, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, bakırdaki yükselişin sebebi olarak yapay zeka yatırımlarındaki patlama olduğunu söyledi.Rodda, bu durumun çoğunlukla veri merkezlerinin inşasından kaynaklı olarak piyasada ciddi bir sıkışıklığa yol açtığını belirtti.ABD ticaret politikasının da yılın farklı dönemlerinde bakır fiyatlarına etkisi olduğunu ifade eden Rodda, ayrıca 2026'nın başlarında doların değer kaybetmesinin de bakır piyasasını desteklediğini vurguladı.Rodda, Ancak günün sonunda mesele, yapay zeka ve arz dengesinde bitiyor. Bu durum da bize fiyatların güçlü bir şekilde desteklenmeye devam edebileceğini düşündürüyor. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : BURHAN SANSARLIOĞLU - EMİRHAN YILMAZ - Emtia piyasasında baz metal grubunda yılın ilk yarısında yapay zeka veri merkezlerinden gelen taleple bakır fiyatları rekor kırarken, jeopolitik risklerden kaynaklı arz endişeleriyle alüminyum fiyatları 4 yılın zirvesini test etti.Teknoloji şirketlerinin yapay zeka yatırımlarının artması ve ABD/İsrail-İran Savaşı'ndan kaynaklı arz endişeleri yılın ilk yarısında baz metal fiyatlarını yukarı yönlü etkilerken, bakır ve alüminyum fiyatları bu yükselişlerde başrol oynadı.Bakırın libresi, söz konusu dönemde uluslararası piyasalarda yapay zeka veri merkezlerinden gelen yoğun talep ve küresel arza yönelik sıkıntılarla 6,67 dolara ulaşarak rekor kırdı.Orta Doğu'daki gerginliklerin küresel ekonomik aktivite üzerinde risk oluşturmasıyla ABD/İsrail-İran Savaşı başladıktan sonra bakır fiyatlarında geri çekilmeler görülmesine karşın bu ürünün tedarikine ilişkin sıkıntıların ve talebin devam etmesi fiyatların tekrar toparlanmasını sağladı.ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlaması sonrasında petrol tedarikine ilişkin bozulmaların yenilenebilir enerjiye ilgiyi artırması da bakır fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu.Özellikle Asya ve Avrupa ülkelerinin fosil yakıtlara ulaşımının sınırlı hale gelmesiyle bu ülkeler, yenilenebilir enerji tarafına tekrar yoğunlaştı.Petrol arzının belirli bir coğrafyada yoğunlaşması, bölgesel gerilimlerin küresel enerji fiyatları üzerinden hızla yayılmasına neden olurken enerji ithalatçısı ülkeler açısından maliyet enflasyonunun kolayca tetiklenmesine yol açtı.Öte yandan, enerji arz güvenliğine ilişkin belirsizlikler, sadece kısa vadeli fiyatlamaları değil, orta-uzun vadede tedarik zincirinde çeşitlendirme, enerji dönüşümü ve stratejik rezerv politikalarının önemini de artırdı.Son zamanlarda da Hürmüz Boğazı kaynaklı sıkıntılardan dolayı kükürt tedarikinin de olumsuz etkilenmesi bakır fiyatlarının rekor kırmasında etkili oldu. Özellikle Zambiya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki bakır üretim hatları, cevher ayrıştırma için gereken sülfürik asit üretiminde bu kükürde bağımlı durumda. Bu lojistik darboğaz, küresel bakır arzını doğrudan tehdit eder duruma geldi.Artan yapay zeka altyapısı yatırımları, elektrikli araç talebindeki büyüme ve yenilenebilir enerji dönüşümünün bakıra yönelik küresel talebini hızla artırdı. Diğer yandan savaş kaynaklı yükselen enerji ve nakliye maliyetleri hem üretim hem de lojistik tarafında ciddi maliyet baskısı oluşturdu.Dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili'de üretimde yaşanan düşüş, arz-talep dengesini talep lehine bozarak fiyatları destekleyen önemli unsurlardan biri olarak öne çıktı. Çin'in bakır ithalatının güçlü seyretmesi de bakır talebinin güçlü kaldığını gösterdi.ABD merkezli Freeport şirketinin Endonezya'daki Grasberg madeninde yaşanan ıslak cevher sorunu nedeniyle bakır üretiminin 2027 sonuna kadar tam kapasiteye ulaşamayacağına ilişkin haberler de arz endişelerini artırdı.Bakırın libresi böylece ocak ayında yüzde 5, şubat ayında yüzde 1,2 arttı.Orta Doğu'daki savaşın başlamasının ardından mart ayında yüzde 6 azalan bakırın libresi bu gelişmelerle kayıplarını telafi etti. Nisan ayında yüzde 6 değer kazanan bakırın libresi, mayıs ayında da yükselişlerine devam etti. Mayıs ayında yüzde 6,8 değer kazanan bakırın libresi, 2 Haziranda 6,67 dolarla rekor kırdı.Haziran ayını yüzde 2,8 düşüşle tamamlayan bakırın libresi, bu düşüşe karşın yıl genelinde yatırımcısını sevindirdi.Bakırın libresi yılın ilk yarısını yüzde 9,8 artışla 6,09 dolardan tamamladı.Alüminyum üretiminde Orta Doğu öne çıkıyorAlüminyum fiyatları da Londra Metal Borsasında ABD/İsrail-İran Savaşı kaynaklı risklerin arz endişelerine neden olmasıyla bu yıl sert yükseldi.ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlaması sonrasında emtia piyasasında alüminyum en çok etkilenen ürünlerden bir tanesi oldu.Hürmüz Boğazı'nın kapanması ile Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) toplam 6,2 milyon ton civarındaki yıllık alüminyum üretimi ve ihracatı risk altında kaldı. Bu üç ülkenin Hürmüz Boğazı üzerinden alüminyum ihracatı yüzde 80'lik orana sahip.ABD/İsrail-İran Savaşı başladıktan sonra BAE merkezli Emirates Global Aluminium'a (EGA) ait Et-Tavila tesisinin, İran'ın füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) Halife Ekonomik Bölgesi'ne düzenlediği saldırılarda zarar görmesi de arza ilişkin endişelerin kayda değer bir şekilde artmasına neden oldu.Savaş başlamadan önce de küresel alüminyum piyasasında arz sıkıntıları varken savaş sonrası arz sıkıntıları daha da şiddetlendi.Bu durum, Hürmüz Boğazı'nın global ham madde piyasaları açısından petrol ve doğal gaz dışında da oldukça kritik olduğunun net göstergesi oldu.Alüminyum üretiminde maliyetin yaklaşık yüzde 40'ı elektrik maliyetinden kaynaklanıyor. Söz konusu enerji maliyetinde son dönemde yaşanan artış alüminyum maliyetlerinde artışa yol açtı. Bu da fiyatlamaları yukarı çeken diğer bir unsur oldu.Dünyada en fazla alüminyum üreten ülke olan Çin'in söz konusu madenin üretimine üst sınır getirmiş olması nedeniyle, talep arttığı zaman arz bunu desteklemiyor ve bu da fiyatlara yansıyor.Bu gelişmelerle Londra Metal Borsası'nda işlem gören alüminyumun ton başına fiyatı ocak ayında yüzde 5 artarak 3 bin 144 dolara çıktı. Şubat ayında yüzde 0,1 azalarak 3 bin 140 dolara inen alüminyum martta yüzde 10,4 artışla 3 bin 467 dolara, nisanda yüzde 0,2 yükselişle 3 bin 474 dolara, mayısta yüzde 5,5 artışla 3 bin 666,5 dolara ulaştı.Söz konusu madenin ton fiyatı, 2 Haziran'da 3 bin 787 dolara kadar çıkarak 4 yılın en yüksek seviyesini görse de ABD ve İran arasında imzalanan barış anlaşmasının jeopolitik gerilimlere yönelik kaygıları azaltması nedeniyle ayı yüzde 15,8 azalışla 3 bin 88,5 dolardan tamamladı.Haziran ayındaki düşüşe karşın alüminyumun ton başına fiyatı yılın ilk yarısında yüzde 3 arttı.Bakırdaki yükselişin sebebi yapay zeka yatırımlarındaki patlamaFinansal hizmetler şirketi Capital.com Kıdemli Finansal Piyasalar Analisti Kyle Rodda, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, bakırdaki yükselişin sebebi olarak yapay zeka yatırımlarındaki patlama olduğunu söyledi.Rodda, bu durumun çoğunlukla veri merkezlerinin inşasından kaynaklı olarak piyasada ciddi bir sıkışıklığa yol açtığını belirtti.ABD ticaret politikasının da yılın farklı dönemlerinde bakır fiyatlarına etkisi olduğunu ifade eden Rodda, ayrıca 2026'nın başlarında doların değer kaybetmesinin de bakır piyasasını desteklediğini vurguladı.Rodda, Ancak günün sonunda mesele, yapay zeka ve arz dengesinde bitiyor. Bu durum da bize fiyatların güçlü bir şekilde desteklenmeye devam edebileceğini düşündürüyor. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Venezuela'da depremlerden en çok etkilenen La Guaira'nın Valisi Teran'dan Türkiye'ye teşekkür:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/venezuela-da-depremlerden-en-cok-etkilenen-la-guaira-nin-valisi-teran-dan-turkiye-ye-tesekkur/874044/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/venezuela-da-depremlerden-en-cok-etkilenen-la-guaira-nin-valisi-teran-dan-turkiye-ye-tesekkur/874044/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:12:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Caracas — Sadece can kayıpları değil çok korkunç hasarlar meydana geldi. La Guaira'da 750'den fazla çöken binamız var, bunlardan 180'i tamamen ve kesin olarak yıkıldı, geri kalanı ise ciddi şekilde hasarlı durumda ve artık kullanılamayacak - Bizi derin bir sevgiyle karşılayan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Hanım'a hissettiğimiz bu sevgi ve dayanışma jestinden dolayı buradan bir selam göndermek istiyorum: Gaziantep, La Guaira'nın kardeş şehridir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Caracas Haberleri — SİNAN DOĞAN - Venezuela'daki iki büyük deprem felaketinde en fazla can ve mal kaybının kaydedildiği La Guaira eyaletinin Valisi Jose Alejandro Teran, Türkiye'nin sağladığı insani yardım ve arama kurtarma ekipmanı desteği için minnettar olduklarını belirtti.La Guaira kentindeki Jose Maria Vargas Spor Kompleksi'nde AA muhabirine açıklamalarda bulunan Vali Teran, çifte deprem felaketinden sonra Türkiye'nin gönderdiği insani yardım ve arama kurtarma ekipmanı desteğine minnettar olduklarını söyledi.Teran, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Türkiye’nin Caracas Büyükelçisi Naci Aydan Karamanoğlu'nun desteğine de teşekkür ederek, Öncelikle eyaletimizi yasa boğan bu trajedinin ortasında kardeş şehirlerden biri olan La Guaira'ya verdiği tüm destek için Türkiye'ye teşekkür etmek istiyorum. La Guaira halkına yardım etmek için şimdiden birden fazla kez yanımızda olan TİKA'nın desteğinin altını çizmek istiyorum. ifadelerini kullandı.Uluslararası arama kurtarma ekiplerinin dayanışması ve gayreti sayesinde 6 binden fazla kişinin enkaz altından kurtarıldığını belirten Teran, Bugün itibarıyla hastanede yatan sadece 37 kişi kaldı. Bu trajedinin ortasında uluslararası diplomasi çerçevesindeki en güzel şey ortaya çıkıyor, halkların dostluğu ve halklar olarak birbirimize ihtiyaç duyduğumuzda kurulan o güzel kardeşlik ilişkilerinin pekişmesi. diye konuştu.La Guaira'daki yıkıma dikkati çeken Teran, sözlerini şöyle sürdürdü:Sadece can kayıpları değil çok korkunç hasarlar meydana geldi. La Guaira'da 750'den fazla çöken binamız var, bunlardan 180'i tamamen ve kesin olarak yıkıldı, geri kalanı ise ciddi şekilde hasarlı durumda ve artık kullanılamayacak. Bu durum, yaklaşık 30 bin kişinin etkilenmesine yol açtı, bugün evsiz kalan çok sayıda aile var ancak ulusal hükümetin, silahlı kuvvetlerin ve her şeyden önce uluslararası toplumun insani yardımlarının tam desteğiyle geçici ve mobil kamplar kurarak onlara zamanında müdahale ediyoruz.Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'in bir maaşını depremler için Venezuela'ya bağışladığını açıklamasına ilişkin Teran, Bizi derin bir sevgiyle karşılayan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Hanım'a hissettiğimiz bu sevgi ve dayanışma jestinden dolayı buradan bir selam göndermek istiyorum: Gaziantep, La Guaira'nın kardeş şehridir. Gaziantep'ten La Guaira'ya ulaşan o sevgi dolu enerjiyi hissetmek için mesafelerin hiçbir önemi yok. ifadelerini kullandı.Pek çok insanın kurtarılmasına yardım eden isimsiz bir kahraman olduTürk vatandaşı İbrahim Eser'in iki büyük deprem felaketi esnasında komşularının yardımına koşarak 38 kişiyi enkaz altından çıkardığına dikkati çeken Teran, Pek çok insanın kahramanlığını da vurgulamak gerek. Bunların arasında uzun yıllardır burada, La Guaira'da yaşayan ve bize her zaman çok yardımcı olmuş bir Türk var. Playa Grande sakini olan İbrahim, bu trajedinin ortasında, o çaresizlik anlarında binalarından çıkan pek çok insanın kurtarılmasına yardım eden isimsiz bir kahraman oldu. diye konuştu.Teran, afetzedelere yardımlarından dolayı Eser'e minnettar olduklarını belirterek, şunları kaydetti:İbrahim, bu halka duyduğun tüm sevgi ve kurtardığın hayatlar için gerçekten teşekkür ederim. İlk andan itibaren hayat kurtarmakla kalmadın, kendi halkına yardım etmeye devam etmek için hemen TİKA'nın ve Büyükelçiliğin emrine girdin. Sen, La Guaira halkının ruhunu, duygusunu, kişiliğini ve karakterini herkesten, belki de her Türk'ten daha iyi biliyor ve tanıyorsun, teşekkürler kardeşim.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Caracas Haberleri — SİNAN DOĞAN - Venezuela'daki iki büyük deprem felaketinde en fazla can ve mal kaybının kaydedildiği La Guaira eyaletinin Valisi Jose Alejandro Teran, Türkiye'nin sağladığı insani yardım ve arama kurtarma ekipmanı desteği için minnettar olduklarını belirtti.La Guaira kentindeki Jose Maria Vargas Spor Kompleksi'nde AA muhabirine açıklamalarda bulunan Vali Teran, çifte deprem felaketinden sonra Türkiye'nin gönderdiği insani yardım ve arama kurtarma ekipmanı desteğine minnettar olduklarını söyledi.Teran, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Türkiye’nin Caracas Büyükelçisi Naci Aydan Karamanoğlu'nun desteğine de teşekkür ederek, Öncelikle eyaletimizi yasa boğan bu trajedinin ortasında kardeş şehirlerden biri olan La Guaira'ya verdiği tüm destek için Türkiye'ye teşekkür etmek istiyorum. La Guaira halkına yardım etmek için şimdiden birden fazla kez yanımızda olan TİKA'nın desteğinin altını çizmek istiyorum. ifadelerini kullandı.Uluslararası arama kurtarma ekiplerinin dayanışması ve gayreti sayesinde 6 binden fazla kişinin enkaz altından kurtarıldığını belirten Teran, Bugün itibarıyla hastanede yatan sadece 37 kişi kaldı. Bu trajedinin ortasında uluslararası diplomasi çerçevesindeki en güzel şey ortaya çıkıyor, halkların dostluğu ve halklar olarak birbirimize ihtiyaç duyduğumuzda kurulan o güzel kardeşlik ilişkilerinin pekişmesi. diye konuştu.La Guaira'daki yıkıma dikkati çeken Teran, sözlerini şöyle sürdürdü:Sadece can kayıpları değil çok korkunç hasarlar meydana geldi. La Guaira'da 750'den fazla çöken binamız var, bunlardan 180'i tamamen ve kesin olarak yıkıldı, geri kalanı ise ciddi şekilde hasarlı durumda ve artık kullanılamayacak. Bu durum, yaklaşık 30 bin kişinin etkilenmesine yol açtı, bugün evsiz kalan çok sayıda aile var ancak ulusal hükümetin, silahlı kuvvetlerin ve her şeyden önce uluslararası toplumun insani yardımlarının tam desteğiyle geçici ve mobil kamplar kurarak onlara zamanında müdahale ediyoruz.Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'in bir maaşını depremler için Venezuela'ya bağışladığını açıklamasına ilişkin Teran, Bizi derin bir sevgiyle karşılayan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Hanım'a hissettiğimiz bu sevgi ve dayanışma jestinden dolayı buradan bir selam göndermek istiyorum: Gaziantep, La Guaira'nın kardeş şehridir. Gaziantep'ten La Guaira'ya ulaşan o sevgi dolu enerjiyi hissetmek için mesafelerin hiçbir önemi yok. ifadelerini kullandı.Pek çok insanın kurtarılmasına yardım eden isimsiz bir kahraman olduTürk vatandaşı İbrahim Eser'in iki büyük deprem felaketi esnasında komşularının yardımına koşarak 38 kişiyi enkaz altından çıkardığına dikkati çeken Teran, Pek çok insanın kahramanlığını da vurgulamak gerek. Bunların arasında uzun yıllardır burada, La Guaira'da yaşayan ve bize her zaman çok yardımcı olmuş bir Türk var. Playa Grande sakini olan İbrahim, bu trajedinin ortasında, o çaresizlik anlarında binalarından çıkan pek çok insanın kurtarılmasına yardım eden isimsiz bir kahraman oldu. diye konuştu.Teran, afetzedelere yardımlarından dolayı Eser'e minnettar olduklarını belirterek, şunları kaydetti:İbrahim, bu halka duyduğun tüm sevgi ve kurtardığın hayatlar için gerçekten teşekkür ederim. İlk andan itibaren hayat kurtarmakla kalmadın, kendi halkına yardım etmeye devam etmek için hemen TİKA'nın ve Büyükelçiliğin emrine girdin. Sen, La Guaira halkının ruhunu, duygusunu, kişiliğini ve karakterini herkesten, belki de her Türk'ten daha iyi biliyor ve tanıyorsun, teşekkürler kardeşim.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/venezuela-da-depremlerden-en-cok-etkilenen-la-guaira-nin-valisi-teran-dan-turkiye-ye-tesekkur.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çubuklu güreşçiler Türkiye Şampiyonası'na madalyalarla gidiyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cubuklu-guresciler-turkiye-sampiyonasi-na-madalyalarla-gidiyor/874043/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cubuklu-guresciler-turkiye-sampiyonasi-na-madalyalarla-gidiyor/874043/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:12:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ankara'da düzenlenen Türkiye Güreş Şampiyonası İl Seçmeleri'nde mücadele eden Çubuk Belediyesi Engelsiz Spor Kulübü sporcuları, katıldıkları tüm sıkletlerde madalya kazanarak Türkiye Şampiyonası'na katılma hakkı elde etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara'da düzenlenen Türkiye Güreş Şampiyonası İl Seçmeleri'nde mücadele eden Çubuk Belediyesi Engelsiz Spor Kulübü sporcuları, katıldıkları tüm sıkletlerde madalya kazanarak Türkiye Şampiyonası'na katılma hakkı elde etti.Yaşar Doğu Güreş Salonu'nda gerçekleştirilen il seçmelerinde kulüp adına mindere çıkan 8 sporcu, 3 altın, 1 gümüş ve 4 bronz madalya kazandı.Şampiyonada 68 kiloda Ebrar Kılıç, 42 kiloda İranur Günay ve 32 kiloda Miraç Tekeci altın madalyanın sahibi olurken, 40 kiloda Mete Tekeci gümüş madalya elde etti.70 kiloda Enes Musa Kılıç, 45 kiloda Muharrem Lafçı, 28 kiloda Kasım Lafçı ve 43 kiloda Abdulkadir Lafçı ise bronz madalya kazandı.İl seçmelerinde dereceye giren sporcular, 16-20 Temmuz tarihlerinde Ankara'da yapılacak Türkiye Güreş Şampiyonası'nda Çubuk'u temsil edecek.Kulübün gönüllü güreş antrenörü Ahmet Günay, gündüzleri sanayi sitesinde lastikçilik yaptığını, akşam saatlerinde ise çocuklara güreş antrenmanı verdiğini söyledi.1998 yılından bu yana güreş sporunun içinde olduğunu belirten Günay, amaçlarının çocukları spora kazandırmak olduğunu ifade ederek, Sabah işimde çalışıyor, akşam çocuklarımızla antrenman yapıyorum. En büyük hedefim onları spora yönlendirmek ve kötü alışkanlıklardan uzak tutmak. Güreş bizim ata sporumuz. Yaz kurslarımız başladı. Tüm çocuklarımızı salonumuza bekliyoruz. dedi.İl seçmelerinde bronz madalya kazanan 12 yaşındaki Enes Musa Kılıç ise yaz spor okulunda başladığı güreşi çok sevdiğini belirterek, Ankara üçüncüsü olmaktan mutluluk duyduğunu ve yaşıtlarına güreş yapmalarını tavsiye etti.Altın madalya kazanan Ebrar Kılıç da dört yıldır güreş yaptığını belirterek, özellikle kız çocuklarının bu branşa ilgi göstermesi gerektiğini söyledi.Kılıç, antrenmanların hem eğlenceli hem de kendilerine önemli kazanımlar sağladığını dile getirerek, kendine güvenen tüm kızları güreşe davet etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara'da düzenlenen Türkiye Güreş Şampiyonası İl Seçmeleri'nde mücadele eden Çubuk Belediyesi Engelsiz Spor Kulübü sporcuları, katıldıkları tüm sıkletlerde madalya kazanarak Türkiye Şampiyonası'na katılma hakkı elde etti.Yaşar Doğu Güreş Salonu'nda gerçekleştirilen il seçmelerinde kulüp adına mindere çıkan 8 sporcu, 3 altın, 1 gümüş ve 4 bronz madalya kazandı.Şampiyonada 68 kiloda Ebrar Kılıç, 42 kiloda İranur Günay ve 32 kiloda Miraç Tekeci altın madalyanın sahibi olurken, 40 kiloda Mete Tekeci gümüş madalya elde etti.70 kiloda Enes Musa Kılıç, 45 kiloda Muharrem Lafçı, 28 kiloda Kasım Lafçı ve 43 kiloda Abdulkadir Lafçı ise bronz madalya kazandı.İl seçmelerinde dereceye giren sporcular, 16-20 Temmuz tarihlerinde Ankara'da yapılacak Türkiye Güreş Şampiyonası'nda Çubuk'u temsil edecek.Kulübün gönüllü güreş antrenörü Ahmet Günay, gündüzleri sanayi sitesinde lastikçilik yaptığını, akşam saatlerinde ise çocuklara güreş antrenmanı verdiğini söyledi.1998 yılından bu yana güreş sporunun içinde olduğunu belirten Günay, amaçlarının çocukları spora kazandırmak olduğunu ifade ederek, Sabah işimde çalışıyor, akşam çocuklarımızla antrenman yapıyorum. En büyük hedefim onları spora yönlendirmek ve kötü alışkanlıklardan uzak tutmak. Güreş bizim ata sporumuz. Yaz kurslarımız başladı. Tüm çocuklarımızı salonumuza bekliyoruz. dedi.İl seçmelerinde bronz madalya kazanan 12 yaşındaki Enes Musa Kılıç ise yaz spor okulunda başladığı güreşi çok sevdiğini belirterek, Ankara üçüncüsü olmaktan mutluluk duyduğunu ve yaşıtlarına güreş yapmalarını tavsiye etti.Altın madalya kazanan Ebrar Kılıç da dört yıldır güreş yaptığını belirterek, özellikle kız çocuklarının bu branşa ilgi göstermesi gerektiğini söyledi.Kılıç, antrenmanların hem eğlenceli hem de kendilerine önemli kazanımlar sağladığını dile getirerek, kendine güvenen tüm kızları güreşe davet etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/cubuklu-guresciler-turkiye-sampiyonasi-na-madalyalarla-gidiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yılın ilk 6 ayında tedavisi tamamlanan 2 bin 205 yaban hayvanı doğaya salındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yilin-ilk-6-ayinda-tedavisi-tamamlanan-2-bin-205-yaban-hayvani-dogaya-salindi/874042/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yilin-ilk-6-ayinda-tedavisi-tamamlanan-2-bin-205-yaban-hayvani-dogaya-salindi/874042/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:12:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Kadir Çokçetin: - 2012-2025 yılları arasında, 84 bin yaban hayvanı tedavi ve rehabilitasyonu tamamlanarak, doğal yaşam alanlarına bırakıldı - Yılın ilk 6 ayında ülke genelinde tedavisi tamamlanan 2 bin 205 yaban hayvanı, yeniden doğayla buluşturuldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : MEHMET CAN TOPTAŞ - Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürü Kadir Çokçetin, Ankara'da tedavileri tamamlanan 2 şah kartal ile 6 kerkenezin doğal yaşam alanlarına salındığını belirterek, Yılın ilk 6 ayında ülke genelinde tedavisi tamamlanan 2 bin 205 yaban hayvanı, yeniden doğayla buluşturuldu. dedi.Çokçetin, AA muhabirine, DKMP'nin yaban hayvanı tedavi ve rehabilitasyon faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.Doğal afet, yaralanma, hastalık ve bitkin düşme gibi nedenlerle yardıma ihtiyaç duyan yaban hayvanlarının, tedavi edilerek yeniden doğal yaşam alanlarına kazandırıldığını anlatan Çokçetin, yaban hayatının korunmasına yönelik çalışmaların, kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı.Çokçetin, bu kapsamda, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi Yaban Hayvanları Birimi ile yürütülen işbirliği sayesinde, tedavileri tamamlanan 2 kartal ve 6 kerkenezin, yeniden ait oldukları doğal yaşam alanlarına salındığını söyledi. Salım sonrası izleme çalışmalarında kullanılmak üzere 2 şah kartala uydu vericisi de takıldığını kaydeden Çokçetin, böylece doğal yaşamlarına dönen kartalların hareket ve doğaya uyum süreçlerinin, bilimsel yöntemlerle takip edilebilir hale geldiğini bildirdi.Tedavi sonrası yaban hayvanları takip ediliyorTedavi ve rehabilitasyon çalışmalarının, 2000'li yılların başına kadar üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve belediyelerin işbirliğiyle yürütüldüğünü hatırlatan Çokçetin, Bugün ise Genel Müdürlük bünyesinde, ülke genelinde faaliyet gösteren 11 yaban hayvanı kurtarma ve rehabilitasyon merkezinde bu hizmetler modern imkanlarla sürdürülüyor. 2012-2025 yılları arasında, 84 bin yaban hayvanı tedavi ve rehabilitasyonu tamamlanarak, doğal yaşam alanlarına bırakıldı. Yılın ilk 6 ayında ise ülke genelinde tedavisi tamamlanan 2 bin 205 yaban hayvanı, yeniden doğayla buluşturuldu. şeklinde konuştu.Çokçetin, rehabilitasyon merkezlerinde acil müdahale, görüntüleme, cerrahi ve yoğun bakım hizmetlerinin yanı sıra, türlere özgü davranış rehabilitasyonu programlarının da uygulandığını dile getirerek, salım öncesinde kapsamlı sağlık taramalarıyla, paraziter ve enfeksiyöz hastalık kontrollerinin de gerçekleştirildiğini anlattı.Salım sonrasında halkalama, elektronik verici ve diğer işaretleme yöntemleriyle, hayvanların doğal yaşama uyum süreçlerinin takip edildiğinin altını çizen Çokçetin, bu sayede yaban hayvanlarının hareket, yaşam alanı kullanımları ve doğaya adaptasyonlarının bilimsel olarak izlenebildiğini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : MEHMET CAN TOPTAŞ - Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürü Kadir Çokçetin, Ankara'da tedavileri tamamlanan 2 şah kartal ile 6 kerkenezin doğal yaşam alanlarına salındığını belirterek, Yılın ilk 6 ayında ülke genelinde tedavisi tamamlanan 2 bin 205 yaban hayvanı, yeniden doğayla buluşturuldu. dedi.Çokçetin, AA muhabirine, DKMP'nin yaban hayvanı tedavi ve rehabilitasyon faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.Doğal afet, yaralanma, hastalık ve bitkin düşme gibi nedenlerle yardıma ihtiyaç duyan yaban hayvanlarının, tedavi edilerek yeniden doğal yaşam alanlarına kazandırıldığını anlatan Çokçetin, yaban hayatının korunmasına yönelik çalışmaların, kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı.Çokçetin, bu kapsamda, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi Yaban Hayvanları Birimi ile yürütülen işbirliği sayesinde, tedavileri tamamlanan 2 kartal ve 6 kerkenezin, yeniden ait oldukları doğal yaşam alanlarına salındığını söyledi. Salım sonrası izleme çalışmalarında kullanılmak üzere 2 şah kartala uydu vericisi de takıldığını kaydeden Çokçetin, böylece doğal yaşamlarına dönen kartalların hareket ve doğaya uyum süreçlerinin, bilimsel yöntemlerle takip edilebilir hale geldiğini bildirdi.Tedavi sonrası yaban hayvanları takip ediliyorTedavi ve rehabilitasyon çalışmalarının, 2000'li yılların başına kadar üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve belediyelerin işbirliğiyle yürütüldüğünü hatırlatan Çokçetin, Bugün ise Genel Müdürlük bünyesinde, ülke genelinde faaliyet gösteren 11 yaban hayvanı kurtarma ve rehabilitasyon merkezinde bu hizmetler modern imkanlarla sürdürülüyor. 2012-2025 yılları arasında, 84 bin yaban hayvanı tedavi ve rehabilitasyonu tamamlanarak, doğal yaşam alanlarına bırakıldı. Yılın ilk 6 ayında ise ülke genelinde tedavisi tamamlanan 2 bin 205 yaban hayvanı, yeniden doğayla buluşturuldu. şeklinde konuştu.Çokçetin, rehabilitasyon merkezlerinde acil müdahale, görüntüleme, cerrahi ve yoğun bakım hizmetlerinin yanı sıra, türlere özgü davranış rehabilitasyonu programlarının da uygulandığını dile getirerek, salım öncesinde kapsamlı sağlık taramalarıyla, paraziter ve enfeksiyöz hastalık kontrollerinin de gerçekleştirildiğini anlattı.Salım sonrasında halkalama, elektronik verici ve diğer işaretleme yöntemleriyle, hayvanların doğal yaşama uyum süreçlerinin takip edildiğinin altını çizen Çokçetin, bu sayede yaban hayvanlarının hareket, yaşam alanı kullanımları ve doğaya adaptasyonlarının bilimsel olarak izlenebildiğini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>El emeğiyle kurduğu mesire alanında ziyaretçilerini ağırlıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/el-emegiyle-kurdugu-mesire-alaninda-ziyaretcilerini-agirliyor/874041/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/el-emegiyle-kurdugu-mesire-alaninda-ziyaretcilerini-agirliyor/874041/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Çorum — Çorum'un Örencik köyünde yaşayan 52 yaşındaki Serdar Uysal arazisinde, çevredeki kütükleri kullanarak oturma ve çocuk oyun grupları, salıncak gibi eşyalar yapıp mesire alanı oluşturdu - Alana eski küpler ve kilimler, çeşitli enstrümanları da dekor amaçlı koyan Uysal, bölgeye gelen ziyaretçilere yaptığı yiyecek ve içeceklerden sunuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Çorum Haberleri — YASEMİN ALEYNA TUFAN - Çorum'un Örencik köyünde yaşayan 52 yaşındaki Serdar Uysal, arazisinde kendi imkanları ve el emeğiyle oluşturduğu mesire alanında doğaseverleri ağırlıyor.Geçimini çiftçilikle sağlayan Uysal, köyün dışında bulunan tarlasına gidip gelirken yağışlı havalarda barınabileceği ve ihtiyaçlarını karşılayabileceği küçük bir yapı oluşturdu.Zaman içinde alanı geliştiren Uysal, çevreden topladığı kütükleri işleyerek oturma grupları, masa, salıncak ve çocuk oyun araçlarının yer aldığı mesire alanı yaptı.Örencik Şelalesi'ne yakın konumda bulunan mesire alanı, zamanla bölgeyi ziyaret edenlerin de uğrak noktalarından biri haline geldi. Aileler burada dinlenip piknik yaparken, çocuklar da oyun alanlarında vakit geçiriyor.Uysal da ziyaretçilere yaptığı yiyecek ve içeceklerden sunuyor.Kendi el emeğiyle hazırladığı mesire alanına vefat eden ağabeyi Ünal Uysal'ın adını veren Uysal, hem onun hatırasını yaşatıyor hem de bölgedeki şelaleyi ziyaret edenlere doğayla iç içe vakit geçirebilecekleri ortam sağlıyor.En azından piknik alanı tarzında olsun diye burayı yaptımSerdar Uysal, AA muhabirine, sebze yetiştirdiğini tarlasında yıllar önce çalışırken yağmura yakalandığını ve ıslandığını, kapalı alanı olmadığı için bir yapı yapmaya karar verdiğini söyledi.Kapalı alanı oluşturmaya başladığını belirten Uysal, İlk çatıyı yaptık. Sonra dedik ki, 'Bir masa yapalım. Masadan sonra bir salıncak yapalım' dedik. Yeğenlerim, kuzenlerim geliyor. Çocuklar eğlensin, sıkılmasın, vakit geçirsinler istedik. dedi.Bahçenin zamanla yaşam alanına dönüştüğünü dile getiren Uysal, Yukarıda bir şelalemiz var. İnsanlar şelaleye geldikleri zaman eğlensin, bahçeye geldiğimizde en azından piknik alanı tarzında olsun diye burayı yaptım. İnsanların hobi bahçesi var. Benim hobi bahçem yok ama en azından burayı hobi bahçesine çevirebilirim düşüncesiyle zamanla bir şeyler yapmaya başladık. ifadelerini kullandı.Uysal, oluşturduğu alana hayatını kaybeden ağabeyinin adını verdiğine işaret ederek, Rahmetli ağabeyimi çok severim. Manevi anlamda bana çok değer kattı. İsmi yaşasın diye buraya 'Ünal'ın Yeri' ismini verdim. diye konuştu.Uysal, mesire alanındaki oturma grupları, salıncak, merdiven ve diğer eşyaların tamamını kendi eliyle yaptığını vurgulayarak, Burada gördüğünüz ahşap oymaların hepsini kendim yaptım. Salıncakları, merdivenleri, ağaç dekorlarının hepsini kendim kurguladım. Köyde kullanılmayan eski küpleri, tarihi kilimleri, çeşitli enstrümanları da dekor amaçlı getirerek alana yerleştirdim. diye konuştu.Uysal, mesire alanına ve şelaleye gelenlere çevreyi temiz tutmaları, çöpleri yanlarında götürmeleri uyarısında bulunduğunu kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Çorum Haberleri — YASEMİN ALEYNA TUFAN - Çorum'un Örencik köyünde yaşayan 52 yaşındaki Serdar Uysal, arazisinde kendi imkanları ve el emeğiyle oluşturduğu mesire alanında doğaseverleri ağırlıyor.Geçimini çiftçilikle sağlayan Uysal, köyün dışında bulunan tarlasına gidip gelirken yağışlı havalarda barınabileceği ve ihtiyaçlarını karşılayabileceği küçük bir yapı oluşturdu.Zaman içinde alanı geliştiren Uysal, çevreden topladığı kütükleri işleyerek oturma grupları, masa, salıncak ve çocuk oyun araçlarının yer aldığı mesire alanı yaptı.Örencik Şelalesi'ne yakın konumda bulunan mesire alanı, zamanla bölgeyi ziyaret edenlerin de uğrak noktalarından biri haline geldi. Aileler burada dinlenip piknik yaparken, çocuklar da oyun alanlarında vakit geçiriyor.Uysal da ziyaretçilere yaptığı yiyecek ve içeceklerden sunuyor.Kendi el emeğiyle hazırladığı mesire alanına vefat eden ağabeyi Ünal Uysal'ın adını veren Uysal, hem onun hatırasını yaşatıyor hem de bölgedeki şelaleyi ziyaret edenlere doğayla iç içe vakit geçirebilecekleri ortam sağlıyor.En azından piknik alanı tarzında olsun diye burayı yaptımSerdar Uysal, AA muhabirine, sebze yetiştirdiğini tarlasında yıllar önce çalışırken yağmura yakalandığını ve ıslandığını, kapalı alanı olmadığı için bir yapı yapmaya karar verdiğini söyledi.Kapalı alanı oluşturmaya başladığını belirten Uysal, İlk çatıyı yaptık. Sonra dedik ki, 'Bir masa yapalım. Masadan sonra bir salıncak yapalım' dedik. Yeğenlerim, kuzenlerim geliyor. Çocuklar eğlensin, sıkılmasın, vakit geçirsinler istedik. dedi.Bahçenin zamanla yaşam alanına dönüştüğünü dile getiren Uysal, Yukarıda bir şelalemiz var. İnsanlar şelaleye geldikleri zaman eğlensin, bahçeye geldiğimizde en azından piknik alanı tarzında olsun diye burayı yaptım. İnsanların hobi bahçesi var. Benim hobi bahçem yok ama en azından burayı hobi bahçesine çevirebilirim düşüncesiyle zamanla bir şeyler yapmaya başladık. ifadelerini kullandı.Uysal, oluşturduğu alana hayatını kaybeden ağabeyinin adını verdiğine işaret ederek, Rahmetli ağabeyimi çok severim. Manevi anlamda bana çok değer kattı. İsmi yaşasın diye buraya 'Ünal'ın Yeri' ismini verdim. diye konuştu.Uysal, mesire alanındaki oturma grupları, salıncak, merdiven ve diğer eşyaların tamamını kendi eliyle yaptığını vurgulayarak, Burada gördüğünüz ahşap oymaların hepsini kendim yaptım. Salıncakları, merdivenleri, ağaç dekorlarının hepsini kendim kurguladım. Köyde kullanılmayan eski küpleri, tarihi kilimleri, çeşitli enstrümanları da dekor amaçlı getirerek alana yerleştirdim. diye konuştu.Uysal, mesire alanına ve şelaleye gelenlere çevreyi temiz tutmaları, çöpleri yanlarında götürmeleri uyarısında bulunduğunu kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/el-emegiyle-kurdugu-mesire-alaninda-ziyaretcilerini-agirliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Berçelan Yaylası verimli otlaklarıyla göçerlerin, eşsiz güzellikleriyle doğaseverlerin rotasında</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bercelan-yaylasi-verimli-otlaklariyla-gocerlerin-essiz-guzellikleriyle-dogaseverlerin-rotasinda/874040/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bercelan-yaylasi-verimli-otlaklariyla-gocerlerin-essiz-guzellikleriyle-dogaseverlerin-rotasinda/874040/</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Hakkari — Çevresindeki dağların zirvelerinin karla kaplı olduğu yaylaya gelen ziyaretçiler, bölgenin eşsiz doğasını keşfetme imkanı bulurken hayvan yetiştiricileri ise verimli otlaklarda konaklayarak sürülerini besliyor - Hakkari Valisi ve Belediye Başkan Vekili İbrahim Taşyapan: - Burada flora ve fauna çok çeşitli. Ülkemizdeki güzelliklerin bir parçası, bu anlamda en zengin yerlerinden birisi. Biz de herkesi buralara bekliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Hakkari Haberleri — SAYİM HARMANCI - Hakkari'de 3 bin 300 rakımlı Berçelan Yaylası, serin havası, temiz su kaynakları ve verimli otlaklarıyla hayvan yetiştiricilerinin, sunduğu görsel zenginlikle doğaseverlerin ilgisini çekiyor. Kışın kayak merkezi, yazın doğal güzellikleri ve yaylalarıyla öne çıkan Hakkari, yılın her döneminde birçok ülkeden kamp tutkunlarını, dağcıları, fotoğraf sanatçılarını ve doğaseverleri ağırlıyor.Kent merkezine 25 kilometre mesafede bulunan Berçelan Yaylası da doğasıyla ziyaretçilerin en çok tercih ettiği yerlerin başında geliyor.Çevresindeki dağlarda halen kar örtüsünün bulunduğu, yeşile bürünen alanlarda ise rengarenk çiçeklerin açtığı yaylaya gelen doğaseverler ve fotoğraf tutkunları, doğayla iç içe gezinti yapıyor, fotoğraf çekiyor.Yaylada kamp kurarak eşsiz manzaranın tadını çıkaran doğaseverler, yaptıkları paylaşımlarla bölgenin tanıtımına katkı sağlıyor.Göçerler verimli otlaklar için Berçelan Yaylası&#039;nı tercih ediyorYaz aylarında Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki illerden gelerek sürüleriyle yaylaya çıkan göçer aileler, su kaynaklarına yakın noktalarda kurdukları çadırlarda konaklıyor.Günün büyük bölümünü yaylanın verimli otlaklarında besledikleri sürülerin bakımıyla geçiren göçerler, elde ettikleri sütü çadırlara taşıyarak peynir ve tereyağına dönüştürüyor.Aileleriyle yaylada kalan çocuklar ise hayvanların bakımında, sütün taşınmasında ve günlük işlerde anne ve babalarına yardım ederek zaman geçiriyor.Dağların arasında nice güzellikler varYaylaya çıkarak doğayla iç içe zaman geçiren Hakkari Valisi ve Belediye Başkan Vekili İbrahim Taşyapan, AA muhabirine, Berçelan Yaylası'nın bölgenin önemli güzelliklerinden biri olduğunu söyledi.Ziyaretçilerine sunduğu eşsiz manzarayla öne çıkan yaylanın çeşitlilik açısından güzel bir yer olduğunu belirten Taşyapan, şöyle konuştu:Buralar son yıllarda çok rağbet görüyor. Şu anda da gruplar burada geziyor. Bu sene Hakkari'mize geçen yıllardan daha çok kar yağdı. Karların erimesiyle her taraftan su akıyor. Bereket olur inşallah. Bu güzellikleri herkesin görmesini istiyoruz. Bu kentin sadece dağları yok, dağların arasında nice güzellikler var. Burada flora ve fauna çok çeşitli. Ülkemizdeki güzelliklerin bir parçası, bu anlamda en zengin yerlerinden birisi. Biz de herkesi buralara bekliyoruz. Uygun bir ortamımız da huzurumuz da var, çok şükür. Yolunu buraya düşürmede tereddüt edenlere, tereddüt etmeden yolunu buralara düşürmelerini bekliyoruz. Yukarıya çıktıkça hava serinledi. Bahar da bu sene biraz geç geldi. Doğa burada yeni canlanıyor.Baharın tadını çıkarmak isteyenler Berçelan Yaylası&#039;na gelsinAdıyaman'dan gelen fotoğraf tutkunu İsmail Kara da Berçelan'ı çok beğendiğini, daha önce de birkaç kez burayı ziyaret ettiğini dile getirdi.Yaylada ilkbaharın en güzel anlarının yaşandığını belirten Kara, Göçerler de buraya gelerek konaklıyor. Onları da fotoğraflama imkanımız oldu. Yüksek kesimlerde her taraf kar altında. Baharın tadını çıkarmak isteyenler Berçelan Yaylası'na gelsin. Burada çiçeklerle kar örtüsünün buluşması da Hakkari insanının misafirperverliği de çok etkileyici. Batman'dan gelen arkadaşlar var. Burası bir doğa harikası. Her fotoğrafçının buraya gelmesi gerekiyor. diye konuştu.Batman'dan gelen göçerlerden Bayram Calp ise haziranın başında yaylada konaklamaya başladıklarını belirterek Eylülde tekrar döneceğiz. Göçerliğin de zorlukları var ama buraların havası güzel. Hayvancılıkla uğraşıyoruz. Elde ettiğimiz sütü peynir yaparak satıyoruz. Bu şekilde geçiniyoruz. Bu da bizim mesleğimiz. İşimizi seviyoruz. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Hakkari Haberleri — SAYİM HARMANCI - Hakkari'de 3 bin 300 rakımlı Berçelan Yaylası, serin havası, temiz su kaynakları ve verimli otlaklarıyla hayvan yetiştiricilerinin, sunduğu görsel zenginlikle doğaseverlerin ilgisini çekiyor. Kışın kayak merkezi, yazın doğal güzellikleri ve yaylalarıyla öne çıkan Hakkari, yılın her döneminde birçok ülkeden kamp tutkunlarını, dağcıları, fotoğraf sanatçılarını ve doğaseverleri ağırlıyor.Kent merkezine 25 kilometre mesafede bulunan Berçelan Yaylası da doğasıyla ziyaretçilerin en çok tercih ettiği yerlerin başında geliyor.Çevresindeki dağlarda halen kar örtüsünün bulunduğu, yeşile bürünen alanlarda ise rengarenk çiçeklerin açtığı yaylaya gelen doğaseverler ve fotoğraf tutkunları, doğayla iç içe gezinti yapıyor, fotoğraf çekiyor.Yaylada kamp kurarak eşsiz manzaranın tadını çıkaran doğaseverler, yaptıkları paylaşımlarla bölgenin tanıtımına katkı sağlıyor.Göçerler verimli otlaklar için Berçelan Yaylası&#039;nı tercih ediyorYaz aylarında Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki illerden gelerek sürüleriyle yaylaya çıkan göçer aileler, su kaynaklarına yakın noktalarda kurdukları çadırlarda konaklıyor.Günün büyük bölümünü yaylanın verimli otlaklarında besledikleri sürülerin bakımıyla geçiren göçerler, elde ettikleri sütü çadırlara taşıyarak peynir ve tereyağına dönüştürüyor.Aileleriyle yaylada kalan çocuklar ise hayvanların bakımında, sütün taşınmasında ve günlük işlerde anne ve babalarına yardım ederek zaman geçiriyor.Dağların arasında nice güzellikler varYaylaya çıkarak doğayla iç içe zaman geçiren Hakkari Valisi ve Belediye Başkan Vekili İbrahim Taşyapan, AA muhabirine, Berçelan Yaylası'nın bölgenin önemli güzelliklerinden biri olduğunu söyledi.Ziyaretçilerine sunduğu eşsiz manzarayla öne çıkan yaylanın çeşitlilik açısından güzel bir yer olduğunu belirten Taşyapan, şöyle konuştu:Buralar son yıllarda çok rağbet görüyor. Şu anda da gruplar burada geziyor. Bu sene Hakkari'mize geçen yıllardan daha çok kar yağdı. Karların erimesiyle her taraftan su akıyor. Bereket olur inşallah. Bu güzellikleri herkesin görmesini istiyoruz. Bu kentin sadece dağları yok, dağların arasında nice güzellikler var. Burada flora ve fauna çok çeşitli. Ülkemizdeki güzelliklerin bir parçası, bu anlamda en zengin yerlerinden birisi. Biz de herkesi buralara bekliyoruz. Uygun bir ortamımız da huzurumuz da var, çok şükür. Yolunu buraya düşürmede tereddüt edenlere, tereddüt etmeden yolunu buralara düşürmelerini bekliyoruz. Yukarıya çıktıkça hava serinledi. Bahar da bu sene biraz geç geldi. Doğa burada yeni canlanıyor.Baharın tadını çıkarmak isteyenler Berçelan Yaylası&#039;na gelsinAdıyaman'dan gelen fotoğraf tutkunu İsmail Kara da Berçelan'ı çok beğendiğini, daha önce de birkaç kez burayı ziyaret ettiğini dile getirdi.Yaylada ilkbaharın en güzel anlarının yaşandığını belirten Kara, Göçerler de buraya gelerek konaklıyor. Onları da fotoğraflama imkanımız oldu. Yüksek kesimlerde her taraf kar altında. Baharın tadını çıkarmak isteyenler Berçelan Yaylası'na gelsin. Burada çiçeklerle kar örtüsünün buluşması da Hakkari insanının misafirperverliği de çok etkileyici. Batman'dan gelen arkadaşlar var. Burası bir doğa harikası. Her fotoğrafçının buraya gelmesi gerekiyor. diye konuştu.Batman'dan gelen göçerlerden Bayram Calp ise haziranın başında yaylada konaklamaya başladıklarını belirterek Eylülde tekrar döneceğiz. Göçerliğin de zorlukları var ama buraların havası güzel. Hayvancılıkla uğraşıyoruz. Elde ettiğimiz sütü peynir yaparak satıyoruz. Bu şekilde geçiniyoruz. Bu da bizim mesleğimiz. İşimizi seviyoruz. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/bercelan-yaylasi-verimli-otlaklariyla-gocerlerin-essiz-guzellikleriyle-dogaseverlerin-rotasinda.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
