<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Eti Bakır Kastamonu'da tematik tarım lisesi inşa edecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/eti-bakir-kastamonu-da-tematik-tarim-lisesi-insa-edecek/905149/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/eti-bakir-kastamonu-da-tematik-tarim-lisesi-insa-edecek/905149/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:06:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Eti Bakır Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Osman Cengiz: - Kastamonu'ya güzel bir eser kazandırarak, iyi eğitim almış nesillerin yetişmesine biz de aracı olacağız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Eti Bakır, Küre işletmesinin bulunduğu Kastamonu'da tematik tarım lisesi inşa edecek.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin bakır ihtiyacının yüzde 25'ini karşılayan Eti Bakır, aynı zamanda ülkenin en büyük gübre üreticilerinden biri olarak tarıma ve Türk çiftçisine destek veriyor.Bu desteği eğitime de taşımayı hedefleyen Eti Bakır, Kastamonu'daki Gölköy Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin yapımını üstlenerek, Türkiye'nin tarım üssü haline gelme hedefine katkı sağlayacak. Okul, tüm bölgeye hizmet vererek, tarım sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesine katkıda bulunacak.Gölköy Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 16 derslikli okul binasının yanı sıra toplam 4 derslikli 180 metrekarelik 2 katlı atölye binası ve 2 adet 160 metrekarelik sera bulunacak.Tematik lise ile öğrencilerin sınıf ortamında edindikleri bilgileri uygulamalı eğitimlerle pekiştirmelerine imkan sağlayacak. Okul bünyesinde oluşturulacak uygulama alanlarıyla öğrencilerin tarım ve hayvancılık alanındaki bilgi ve becerilerini geliştirmeleri, teorik eğitimlerini uygulamalı çalışmalarla desteklemeleri hedefleniyor.Böylece Türkiye'nin tarım ve hayvancılıktaki potansiyelinin eğitim, bilim ve teknolojiyle buluşturulmasına katkı sağlanırken, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi amaçlanıyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Eti Bakır Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Osman Cengiz, okulun Kastamonu'daki eğitime değer katacağını vurgulayarak, 22 yıldır Kastamonu'nun Küre ilçesinde faaliyet gösterdiklerini belirtti.Kastamonu halkıyla iç içe olacak kadar zaman geçirdiklerini aktaran Cengiz, şunları kaydetti:Bu nedenle Kastamonuluların ihtiyacını karşılayacak bu okulun desteğimizle hayata geçecek olması bize mutluluk veriyor. Lise aynı zamanda yatılı bir okul olacak. Bu sayede sadece Kastamonu ve ilçeleri değil, komşu kentleri de kapsayan tüm bölge halkına hizmet verecek. Böyle bir eseri Kastamonu'ya kazandırmamıza vesile olanlara teşekkür ediyoruz. Kastamonu'ya güzel bir eser kazandırarak, iyi eğitim almış nesillerin yetişmesine biz de aracı olacağız. İmzaladığımız protokol kapsamında yapımını üstlendiğimiz okulumuzu 2 yıl içinde tamamlayarak, Milli Eğitim Bakanlığımıza teslim edeceğiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Eti Bakır, Küre işletmesinin bulunduğu Kastamonu'da tematik tarım lisesi inşa edecek.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin bakır ihtiyacının yüzde 25'ini karşılayan Eti Bakır, aynı zamanda ülkenin en büyük gübre üreticilerinden biri olarak tarıma ve Türk çiftçisine destek veriyor.Bu desteği eğitime de taşımayı hedefleyen Eti Bakır, Kastamonu'daki Gölköy Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin yapımını üstlenerek, Türkiye'nin tarım üssü haline gelme hedefine katkı sağlayacak. Okul, tüm bölgeye hizmet vererek, tarım sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesine katkıda bulunacak.Gölköy Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 16 derslikli okul binasının yanı sıra toplam 4 derslikli 180 metrekarelik 2 katlı atölye binası ve 2 adet 160 metrekarelik sera bulunacak.Tematik lise ile öğrencilerin sınıf ortamında edindikleri bilgileri uygulamalı eğitimlerle pekiştirmelerine imkan sağlayacak. Okul bünyesinde oluşturulacak uygulama alanlarıyla öğrencilerin tarım ve hayvancılık alanındaki bilgi ve becerilerini geliştirmeleri, teorik eğitimlerini uygulamalı çalışmalarla desteklemeleri hedefleniyor.Böylece Türkiye'nin tarım ve hayvancılıktaki potansiyelinin eğitim, bilim ve teknolojiyle buluşturulmasına katkı sağlanırken, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi amaçlanıyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Eti Bakır Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Osman Cengiz, okulun Kastamonu'daki eğitime değer katacağını vurgulayarak, 22 yıldır Kastamonu'nun Küre ilçesinde faaliyet gösterdiklerini belirtti.Kastamonu halkıyla iç içe olacak kadar zaman geçirdiklerini aktaran Cengiz, şunları kaydetti:Bu nedenle Kastamonuluların ihtiyacını karşılayacak bu okulun desteğimizle hayata geçecek olması bize mutluluk veriyor. Lise aynı zamanda yatılı bir okul olacak. Bu sayede sadece Kastamonu ve ilçeleri değil, komşu kentleri de kapsayan tüm bölge halkına hizmet verecek. Böyle bir eseri Kastamonu'ya kazandırmamıza vesile olanlara teşekkür ediyoruz. Kastamonu'ya güzel bir eser kazandırarak, iyi eğitim almış nesillerin yetişmesine biz de aracı olacağız. İmzaladığımız protokol kapsamında yapımını üstlendiğimiz okulumuzu 2 yıl içinde tamamlayarak, Milli Eğitim Bakanlığımıza teslim edeceğiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/eti-bakir-kastamonu-da-tematik-tarim-lisesi-insa-edecek.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yeni Parti Genel Başkanı Özel'den Bakırhan ve Hatimoğulları'na tebrik telefonu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yeni-parti-genel-baskani-ozel-den-bakirhan-ve-hatimogullari-na-tebrik-telefonu/905148/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yeni-parti-genel-baskani-ozel-den-bakirhan-ve-hatimogullari-na-tebrik-telefonu/905148/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:06:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti 5.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'nde eş genel başkanlık görevlerine yeniden seçilen Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları'nı telefonla arayarak tebrik etti.Partiden yapılan açıklamaya göre, Özel, telefon görüşmesinde, Bakırhan ve Hatimoğulları'nı kutladı, parti organlarına seçilen tüm isimlere de çalışmalarında başarılar diledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti 5. Olağan Büyük Kongresi'nde eş genel başkanlık görevlerine yeniden seçilen Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları'nı telefonla arayarak tebrik etti.Partiden yapılan açıklamaya göre, Özel, telefon görüşmesinde, Bakırhan ve Hatimoğulları'nı kutladı, parti organlarına seçilen tüm isimlere de çalışmalarında başarılar diledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/yeni-parti-genel-baskani-ozel-den-bakirhan-ve-hatimogullari-na-tebrik-telefonu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>KKTC'de geminin batması sonucu hayatını kaybeden Şerif Özdemir'in cenazesi Mersin'de toprağa verildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kktc-de-geminin-batmasi-sonucu-hayatini-kaybeden-serif-ozdemir-in-cenazesi-mersin-de-topraga-verildi/905147/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kktc-de-geminin-batmasi-sonucu-hayatini-kaybeden-serif-ozdemir-in-cenazesi-mersin-de-topraga-verildi/905147/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:03:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Mersin / İki çocuk annesi Özdemir'in naaşı, aynı olayda yaşamını yitiren eşinin kabrinin yanına defnedildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Mersin Haberleri : Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında yolcu gemisinin batması sonucu hayatını kaybeden Şerif Özdemir'in cenazesi, Mersin'in Silifke ilçesinde toprağa verildi.KKTC'nin Girne Limanı'ndan Mersin'in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı'na gitmek üzere demir alan Filo Jet isimli yüksek hızlı yolcu gemisinin, 30 Ağustos'ta batmasının ardından ekipler tarafından denizden çıkarılan 67 yaşındaki Özdemir'in naaşı, Silifke'nin Nuru Mahallesi'ndeki mezarlığa götürüldü.Burada kılınan cenaze namazına Özdemir'in ailesi ve yakınları ile CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Silifke Kaymakamı Eyüp Fırat, Silifke Belediye Başkan Vekili Oğuzhan Kökten, KKTC Mersin Konsolosu Ülkü Alemdar ve vatandaşlar katıldı.Namaz sonrası iki çocuk annesi Şerif Özdemir'in cenazesi, aynı kazada yaşamını yitiren eşi Hüseyin Özdemir'in (69) kabrinin yanına defnedildi.Şerif Özdemir, eşi Hüseyin Özdemir, damadı Hakkı Şahin, kızları Şengül Şahin ve Kamuran Ünal'ın, bir yakınlarının düğününe katılmak amacıyla KKTC'ye gittikleri, dönüş yolunda geminin battığı öğrenildi.Damat Hakkı Şahin, gazetecilere, yola çıkarken geminin su aldığını fark ettiklerini söyledi.Kaptanı uyardıklarını anlatan Şahin, Kaptana 'Yola çıkma!' dediğimiz halde çıktı, kötü havaya yakalandık. Yaklaşık bir saat gemide kaldık, çok çabaladık. Eşimi kurtardık, kayınbabam ve kayınvalidemi kurtaramadık, Allah rahmet eylesin. Devletimizden Allah razı olsun, çok iyi baktılar. Filo Denizcilik bitsin istiyorum. dedi.Girne&#039;de batan gemiKKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan Filo Jet isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos Pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamış, limana dönmeye çalıştığı sırada batmıştı.KKTC Başbakanı Ünal Üstel, 267 yolcu ve mürettebatın bulunduğu geminin batmasının ardından 239 kişinin kurtarıldığını, 14 yolcunun hayatını kaybettiğini, 14 kişinin bulunması için çalışmaların sürdüğünü belirtmişti.Batan geminin enkazının Girne açıklarında 554 metre derinlikte bulunduğu bildirilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Mersin Haberleri : Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında yolcu gemisinin batması sonucu hayatını kaybeden Şerif Özdemir'in cenazesi, Mersin'in Silifke ilçesinde toprağa verildi.KKTC'nin Girne Limanı'ndan Mersin'in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı'na gitmek üzere demir alan Filo Jet isimli yüksek hızlı yolcu gemisinin, 30 Ağustos'ta batmasının ardından ekipler tarafından denizden çıkarılan 67 yaşındaki Özdemir'in naaşı, Silifke'nin Nuru Mahallesi'ndeki mezarlığa götürüldü.Burada kılınan cenaze namazına Özdemir'in ailesi ve yakınları ile CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Silifke Kaymakamı Eyüp Fırat, Silifke Belediye Başkan Vekili Oğuzhan Kökten, KKTC Mersin Konsolosu Ülkü Alemdar ve vatandaşlar katıldı.Namaz sonrası iki çocuk annesi Şerif Özdemir'in cenazesi, aynı kazada yaşamını yitiren eşi Hüseyin Özdemir'in (69) kabrinin yanına defnedildi.Şerif Özdemir, eşi Hüseyin Özdemir, damadı Hakkı Şahin, kızları Şengül Şahin ve Kamuran Ünal'ın, bir yakınlarının düğününe katılmak amacıyla KKTC'ye gittikleri, dönüş yolunda geminin battığı öğrenildi.Damat Hakkı Şahin, gazetecilere, yola çıkarken geminin su aldığını fark ettiklerini söyledi.Kaptanı uyardıklarını anlatan Şahin, Kaptana 'Yola çıkma!' dediğimiz halde çıktı, kötü havaya yakalandık. Yaklaşık bir saat gemide kaldık, çok çabaladık. Eşimi kurtardık, kayınbabam ve kayınvalidemi kurtaramadık, Allah rahmet eylesin. Devletimizden Allah razı olsun, çok iyi baktılar. Filo Denizcilik bitsin istiyorum. dedi.Girne&#039;de batan gemiKKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan Filo Jet isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos Pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamış, limana dönmeye çalıştığı sırada batmıştı.KKTC Başbakanı Ünal Üstel, 267 yolcu ve mürettebatın bulunduğu geminin batmasının ardından 239 kişinin kurtarıldığını, 14 yolcunun hayatını kaybettiğini, 14 kişinin bulunması için çalışmaların sürdüğünü belirtmişti.Batan geminin enkazının Girne açıklarında 554 metre derinlikte bulunduğu bildirilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kktc-de-geminin-batmasi-sonucu-hayatini-kaybeden-serif-ozdemir-in-cenazesi-mersin-de-topraga-verildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Zelenskiy: Rusya'nın çeşitli bölgelerindeki petrol rafinerilerini ve İHA tesislerini vurduk</title>
      <link>https://www.canligaste.com/zelenskiy-rusya-nin-cesitli-bolgelerindeki-petrol-rafinerilerini-ve-iha-tesislerini-vurduk/905146/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/zelenskiy-rusya-nin-cesitli-bolgelerindeki-petrol-rafinerilerini-ve-iha-tesislerini-vurduk/905146/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:00:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kiev / Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın çeşitli bölgelerindeki petrol rafinerileri ve insansız hava aracı tesislerini (İHA) vurduklarını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kiev Haberleri : Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın çeşitli bölgelerindeki petrol rafinerileri ve insansız hava aracı tesislerini (İHA) vurduklarını bildirdi.Zelenskiy, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, Ukrayna ordusunun Rusya'nın saldırılarına adil şekilde karşılık vermeye devam ettiğini belirtti.Rusya'nın Ryazan bölgesindeki petrol rafinerisinin vurulduğunu ifade eden Zelenskiy, Perm bölgesi ve Tataristan'daki petrol rafinerilerine yönelik uzun menzilli saldırılar düzenlendiğini aktardı.Zelenskiy ayrıca Kursk bölgesinde saldırı amaçlı İHA'ların depolandığı ve fırlatıldığı tesis ile Karadeniz'deki bir hedefin de vurulduğunu kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kiev Haberleri : Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın çeşitli bölgelerindeki petrol rafinerileri ve insansız hava aracı tesislerini (İHA) vurduklarını bildirdi.Zelenskiy, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, Ukrayna ordusunun Rusya'nın saldırılarına adil şekilde karşılık vermeye devam ettiğini belirtti.Rusya'nın Ryazan bölgesindeki petrol rafinerisinin vurulduğunu ifade eden Zelenskiy, Perm bölgesi ve Tataristan'daki petrol rafinerilerine yönelik uzun menzilli saldırılar düzenlendiğini aktardı.Zelenskiy ayrıca Kursk bölgesinde saldırı amaçlı İHA'ların depolandığı ve fırlatıldığı tesis ile Karadeniz'deki bir hedefin de vurulduğunu kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/zelenskiy-rusya-nin-cesitli-bolgelerindeki-petrol-rafinerilerini-ve-iha-tesislerini-vurduk.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Trenlerde bilet bulamayan yolcular için Boş Yer Takip Butonu devreye alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trenlerde-bilet-bulamayan-yolcular-icin-bos-yer-takip-butonu-devreye-alindi/905145/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trenlerde-bilet-bulamayan-yolcular-icin-bos-yer-takip-butonu-devreye-alindi/905145/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:00:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: - Trenlerde bilet bulamayan yolcuların iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlayan 'Boş Yer Takip Butonu' özelliği hayata geçirildi - Dijital imkanları kullanarak vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmaya ve seyahat planlamalarını daha erişilebilir hale getirmeye devam ediyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bilet bulamayan yolcuların iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlayan Boş Yer Takip Butonu özelliğinin hayata geçirildiğini bildirdi.Uraloğlu, yazılı açıklamasında, TCDD Taşımacılık AŞ tarafından hayata geçirilen Boş Yer Takip Butonu özelliğine ilişkin bilgi verdi.TCDD Taşımacılık AŞ'nin dijital dönüşüm çalışmalarına bir yenisinin daha eklendiğini belirten Uraloğlu, Trenlerde bilet bulamayan yolcuların iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlayan 'Boş Yer Takip Butonu' özelliği hayata geçirildi. ifadesini kullandı.Uraloğlu, yeni uygulamayla bilet bulamayan yolcuların seyahat etmek istedikleri tren için uyarı talebi oluşturabileceğine dikkati çekti. Söz konusu uygulamayla sağlanan avantajlara işaret eden Uraloğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:Uygulamayla bilet bulamayan yolcularımız, trenler için sistem üzerinden e-posta adreslerini tanımlayarak, bilet satış ekranını sürekli kontrol etmesine gerek kalmayacak. Yolcularımızın iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde anında haberdar olmalarını ve biletlerini kolayca satın almalarını sağlıyoruz. Dijital imkanları kullanarak vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmaya ve seyahat planlamalarını daha erişilebilir hale getirmeye devam ediyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Bilet ve faturalara dijital erişimdeUraloğlu, TCDD Taşımacılık AŞ'nin e-belge dönüşüm çalışmaları kapsamında, 1 Eylül 2026 itibarıyla e-bilet ve e-fatura uygulamalarının da hayata geçirildiğini anımsatarak, e-Bilet uygulamasıyla yolcuların bilet satın alma işleminin ardından kendilerine gönderilen Yolculuk Bilgilendirme e-postasındaki PDF dokümanda yer alan bağlantı üzerinden e-biletlerine ulaşabildiklerini aktardı.e-Fatura uygulamasıyla da taşımacılık hizmetlerinden yararlanan müşterilerin, faturalarına dijital ortamda erişebileceğini değinen Uraloğlu, şunları kaydetti:Uygulama fatura oluşturma, iletme ve arşivleme süreçlerinde zaman ve maliyet avantajı sağlıyor. Kağıt, baskı ve fiziksel arşivleme ihtiyacını azaltarak, hem maliyetlerimizi düşürüyor, hem de doğal kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunuyoruz. Hedefimiz, dijital imkanlardan daha fazla yararlanarak, demir yolu hizmetlerimizi vatandaşlarımız her yerden, her zaman ulaşılabilir ve işlemleri daha hızlı, kolay, verimli ve çevreci hale getirmek. Bu kapsamda, ilk 4 günde yaklaşık 286 bin e-bilet ve 1554 e-fatura düzenlendi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bilet bulamayan yolcuların iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlayan Boş Yer Takip Butonu özelliğinin hayata geçirildiğini bildirdi.Uraloğlu, yazılı açıklamasında, TCDD Taşımacılık AŞ tarafından hayata geçirilen Boş Yer Takip Butonu özelliğine ilişkin bilgi verdi.TCDD Taşımacılık AŞ'nin dijital dönüşüm çalışmalarına bir yenisinin daha eklendiğini belirten Uraloğlu, Trenlerde bilet bulamayan yolcuların iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde otomatik olarak bilgilendirilmesini sağlayan 'Boş Yer Takip Butonu' özelliği hayata geçirildi. ifadesini kullandı.Uraloğlu, yeni uygulamayla bilet bulamayan yolcuların seyahat etmek istedikleri tren için uyarı talebi oluşturabileceğine dikkati çekti. Söz konusu uygulamayla sağlanan avantajlara işaret eden Uraloğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:Uygulamayla bilet bulamayan yolcularımız, trenler için sistem üzerinden e-posta adreslerini tanımlayarak, bilet satış ekranını sürekli kontrol etmesine gerek kalmayacak. Yolcularımızın iade, iptal veya başka nedenlerle yer açılması halinde anında haberdar olmalarını ve biletlerini kolayca satın almalarını sağlıyoruz. Dijital imkanları kullanarak vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmaya ve seyahat planlamalarını daha erişilebilir hale getirmeye devam ediyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Bilet ve faturalara dijital erişimdeUraloğlu, TCDD Taşımacılık AŞ'nin e-belge dönüşüm çalışmaları kapsamında, 1 Eylül 2026 itibarıyla e-bilet ve e-fatura uygulamalarının da hayata geçirildiğini anımsatarak, e-Bilet uygulamasıyla yolcuların bilet satın alma işleminin ardından kendilerine gönderilen Yolculuk Bilgilendirme e-postasındaki PDF dokümanda yer alan bağlantı üzerinden e-biletlerine ulaşabildiklerini aktardı.e-Fatura uygulamasıyla da taşımacılık hizmetlerinden yararlanan müşterilerin, faturalarına dijital ortamda erişebileceğini değinen Uraloğlu, şunları kaydetti:Uygulama fatura oluşturma, iletme ve arşivleme süreçlerinde zaman ve maliyet avantajı sağlıyor. Kağıt, baskı ve fiziksel arşivleme ihtiyacını azaltarak, hem maliyetlerimizi düşürüyor, hem de doğal kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunuyoruz. Hedefimiz, dijital imkanlardan daha fazla yararlanarak, demir yolu hizmetlerimizi vatandaşlarımız her yerden, her zaman ulaşılabilir ve işlemleri daha hızlı, kolay, verimli ve çevreci hale getirmek. Bu kapsamda, ilk 4 günde yaklaşık 286 bin e-bilet ve 1554 e-fatura düzenlendi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Heybe koleksiyonuyla geçmişin izlerini geleceğe taşıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/heybe-koleksiyonuyla-gecmisin-izlerini-gelecege-tasiyor/905144/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/heybe-koleksiyonuyla-gecmisin-izlerini-gelecege-tasiyor/905144/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:00:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kayseri / Türkiye'nin dört bir yanından 15 yıldır topladığı heybelerle Anadolu'nun kaybolmaya yüz tutmuş dokuma kültürünü gelecek kuşaklara aktaran Berna Özden: - Heybeler kadınlarımızın ilmek ilmek işlediği, içine duygularını, hasretlerini, özlemlerini, dualarını kattığı canlı birer kültür vesikası]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kayseri Haberleri : ERGÜN HAKTANIYAN - Türkiye'nin farklı illerinden 15 yıldır heybe toplayan Berna Özden'in koleksiyonu Anadolu'nun zengin dokuma kültürünü yaşatıyor.Anadolu insanının duygularını ilmek ilmek işlediği eserleri geleceğe aktarmak için çalışan Özden'in, 15 yılda oluşturduğu koleksiyonda 120'ye yakın parça bulunuyor.Geçmişi 70 ila 120 yıl arasında değişen heybeler, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, Aydın, Konya, Kayseri Yahyalı, Niğde Kaşıkçı, Çorum, Mersin, Malatya ve Sivas'a kadar uzanan geniş bir coğrafyanın kültürel izlerini taşıyor.Anadolu'nun zengin dokuma mirasını yansıtan heybeler, çeyiz, binek, günlük kullanım gibi işlevsel ve estetik detaylarıyla ön plana çıkıyor.Kültürün taşınan hafızası ismini verdiği eserlerle Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında sergi açan Berna Özden, AA muhabirine, Erciyes Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü'nden mezun olduğunu anlattı.Kayınpederi Lütfi Özden'in halı sanatıyla uğraştığını dile getiren Özden, Sivas'ın Zara bölgesine ait ilk heybeyi onun hediye etmesiyle koleksiyona başladığını söyledi.Yurt içinde ve dışında yapılan müzayedelerin yanı sıra seyahatlerinde heybeler aldığını, koleksiyonunda yaşları 70'ten 120'ye kadar olan 100'den fazla eserin mevcut olduğunu dile getiren Özden, Çanakkale'den Balıkesir'e, Konya'dan Kayseri'ye, Fethiye, Mersin Mut bölgesi, Elazığ gibi Anadolu'nun birçok yöresine ait heybelerim mevcut. dedi.Heybeler en önemli kültürel mirasımızdırHeybelerin bakımı ve korunmasının zor olduğunu vurgulayan Özden, havalandırılması, korunması, saklanması için evin bir bölümünü ayırdığını ve kekik tozu, lavanta çiçeği, ceviz yaprağı kullanılan çeşitli yöntemlerle bakımlarını sağladığını söyledi.Özden, atın terkisine takılan, insanların göç yollarında en büyük taşıma aracı olan heybelerin anlamı hakkında da bilgi vererek, şunları kaydetti:Heybeler sadece atın terkisinde ya da omuzda taşınan bir torba değildir. Heybeler en önemli kültürel mirasımızdır. Ona sahip çıkmak, korumak, gelecek kuşaklara aktarmak en büyük vazifemiz olmalıdır. Ben de bu koleksiyona başlarken bunu misyon edindim ve devam ettirmeye çalışıyorum. Heybeler kadınlarımızın ilmek ilmek işlediği, içine duygularını, hasretlerini, özlemlerini, dualarını kattığı canlı birer kültür vesikasıdır. Onları korumak ve yaşatmanın hepimizin bir vefa borcu olduğunu düşünüyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kayseri Haberleri : ERGÜN HAKTANIYAN - Türkiye'nin farklı illerinden 15 yıldır heybe toplayan Berna Özden'in koleksiyonu Anadolu'nun zengin dokuma kültürünü yaşatıyor.Anadolu insanının duygularını ilmek ilmek işlediği eserleri geleceğe aktarmak için çalışan Özden'in, 15 yılda oluşturduğu koleksiyonda 120'ye yakın parça bulunuyor.Geçmişi 70 ila 120 yıl arasında değişen heybeler, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, Aydın, Konya, Kayseri Yahyalı, Niğde Kaşıkçı, Çorum, Mersin, Malatya ve Sivas'a kadar uzanan geniş bir coğrafyanın kültürel izlerini taşıyor.Anadolu'nun zengin dokuma mirasını yansıtan heybeler, çeyiz, binek, günlük kullanım gibi işlevsel ve estetik detaylarıyla ön plana çıkıyor.Kültürün taşınan hafızası ismini verdiği eserlerle Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında sergi açan Berna Özden, AA muhabirine, Erciyes Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü'nden mezun olduğunu anlattı.Kayınpederi Lütfi Özden'in halı sanatıyla uğraştığını dile getiren Özden, Sivas'ın Zara bölgesine ait ilk heybeyi onun hediye etmesiyle koleksiyona başladığını söyledi.Yurt içinde ve dışında yapılan müzayedelerin yanı sıra seyahatlerinde heybeler aldığını, koleksiyonunda yaşları 70'ten 120'ye kadar olan 100'den fazla eserin mevcut olduğunu dile getiren Özden, Çanakkale'den Balıkesir'e, Konya'dan Kayseri'ye, Fethiye, Mersin Mut bölgesi, Elazığ gibi Anadolu'nun birçok yöresine ait heybelerim mevcut. dedi.Heybeler en önemli kültürel mirasımızdırHeybelerin bakımı ve korunmasının zor olduğunu vurgulayan Özden, havalandırılması, korunması, saklanması için evin bir bölümünü ayırdığını ve kekik tozu, lavanta çiçeği, ceviz yaprağı kullanılan çeşitli yöntemlerle bakımlarını sağladığını söyledi.Özden, atın terkisine takılan, insanların göç yollarında en büyük taşıma aracı olan heybelerin anlamı hakkında da bilgi vererek, şunları kaydetti:Heybeler sadece atın terkisinde ya da omuzda taşınan bir torba değildir. Heybeler en önemli kültürel mirasımızdır. Ona sahip çıkmak, korumak, gelecek kuşaklara aktarmak en büyük vazifemiz olmalıdır. Ben de bu koleksiyona başlarken bunu misyon edindim ve devam ettirmeye çalışıyorum. Heybeler kadınlarımızın ilmek ilmek işlediği, içine duygularını, hasretlerini, özlemlerini, dualarını kattığı canlı birer kültür vesikasıdır. Onları korumak ve yaşatmanın hepimizin bir vefa borcu olduğunu düşünüyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>CHP Grup Başkanvekili Türeli, gündemi değerlendirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/chp-grup-baskanvekili-tureli-gundemi-degerlendirdi/905143/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/chp-grup-baskanvekili-tureli-gundemi-degerlendirdi/905143/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:57:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[TBMM Haberleri : CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, Orta Vadeli Program, Türkiye'nin geleceğine yön verecek, ekonomideki karar alıcılara bir vizyon, bir perspektif ortaya koyacak, ekonomide güveni ve istikrarı sağlayacak bir program değil. dedi.Türeli, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin görüşlerini paylaştı.Yeni OVP'nin geçmiş dönemlerde hazırlananlarla hemen hemen aynı olduğunu savunan Türeli, bununla Türkiye'nin yapısal sorunlarının çözülmesinin mümkün görünmediğini ileri sürdü.Programda makroekonomik dengelerin uyumlu olmadığını, büyüme hedefleri, cari açık, enflasyon ve istihdamın birbiriyle çeliştiğini iddia eden Türeli, OVP'nin bir vizyonunun bulunmadığını savundu.Toplumun hiçbir kesiminin programda yer alan hedeflere inanmadığını anlatan Türeli, Hiç kimsenin ciddiye almadığı ama mecburen üzerinde konuştuğu, sonuçta iktidarın açıkladığı bir belge ama inanılırlığı, güvenilirliği yok. sözlerini sarf etti.Program kapsamında öngörülen özelleştirme gelirlerine işaret eden Türeli, Kamu kaynaklarını ve bütçe dengesini uzun vadede zayıflatan, gelecek dönemin gelirlerini sadece bugün için bütçe dengesi düzelsin diye öne alan bir yanlışın hemen ortadan kaldırılması ve bu şekildeki bir özelleştirme perspektifinin de kamuoyunda ciddi biçimde tartışılması gerekiyor. değerlendirmesinde bulundu.CHP olarak özelleştirme konusunu gündemde tutmaya devam edeceklerini aktaran Türeli, Bu ülkede yaşayan insanların, milyonlarca insanın vergileriyle finanse edilmiş birtakım kamusal varlıkların özelleştirme, işletme hakkının devri, adına ne derseniz, özel sektöre devredilmesine açık ve net olarak karşıyız. ifadesini kullandı.Yoksulluğun bugün Türkiye'yi yöneten siyasi iktidarın bilinçli uyguladığı politikaların bir sonucu olduğunu dile getiren Türeli, şöyle konuştu:Orta Vadeli Program, Türkiye'nin geleceğine yön verecek, ekonomideki karar alıcılara bir vizyon, bir perspektif ortaya koyacak, ekonomide güveni ve istikrarı sağlayacak bir program değil. Türkiye'nin yeniden yatırıma, üretime, istihdamı ve ihracatı artıran bir kalkınma modeline, kalkınma stratejisine geçmesi gerekiyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[TBMM Haberleri : CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, Orta Vadeli Program, Türkiye'nin geleceğine yön verecek, ekonomideki karar alıcılara bir vizyon, bir perspektif ortaya koyacak, ekonomide güveni ve istikrarı sağlayacak bir program değil. dedi.Türeli, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin görüşlerini paylaştı.Yeni OVP'nin geçmiş dönemlerde hazırlananlarla hemen hemen aynı olduğunu savunan Türeli, bununla Türkiye'nin yapısal sorunlarının çözülmesinin mümkün görünmediğini ileri sürdü.Programda makroekonomik dengelerin uyumlu olmadığını, büyüme hedefleri, cari açık, enflasyon ve istihdamın birbiriyle çeliştiğini iddia eden Türeli, OVP'nin bir vizyonunun bulunmadığını savundu.Toplumun hiçbir kesiminin programda yer alan hedeflere inanmadığını anlatan Türeli, Hiç kimsenin ciddiye almadığı ama mecburen üzerinde konuştuğu, sonuçta iktidarın açıkladığı bir belge ama inanılırlığı, güvenilirliği yok. sözlerini sarf etti.Program kapsamında öngörülen özelleştirme gelirlerine işaret eden Türeli, Kamu kaynaklarını ve bütçe dengesini uzun vadede zayıflatan, gelecek dönemin gelirlerini sadece bugün için bütçe dengesi düzelsin diye öne alan bir yanlışın hemen ortadan kaldırılması ve bu şekildeki bir özelleştirme perspektifinin de kamuoyunda ciddi biçimde tartışılması gerekiyor. değerlendirmesinde bulundu.CHP olarak özelleştirme konusunu gündemde tutmaya devam edeceklerini aktaran Türeli, Bu ülkede yaşayan insanların, milyonlarca insanın vergileriyle finanse edilmiş birtakım kamusal varlıkların özelleştirme, işletme hakkının devri, adına ne derseniz, özel sektöre devredilmesine açık ve net olarak karşıyız. ifadesini kullandı.Yoksulluğun bugün Türkiye'yi yöneten siyasi iktidarın bilinçli uyguladığı politikaların bir sonucu olduğunu dile getiren Türeli, şöyle konuştu:Orta Vadeli Program, Türkiye'nin geleceğine yön verecek, ekonomideki karar alıcılara bir vizyon, bir perspektif ortaya koyacak, ekonomide güveni ve istikrarı sağlayacak bir program değil. Türkiye'nin yeniden yatırıma, üretime, istihdamı ve ihracatı artıran bir kalkınma modeline, kalkınma stratejisine geçmesi gerekiyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/chp-grup-baskanvekili-tureli-gundemi-degerlendirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Samsun'da kuvvetli rüzgar nedeniyle denize girmeyin uyarısı yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/samsun-da-kuvvetli-ruzgar-nedeniyle-denize-girmeyin-uyarisi-yapildi/905142/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/samsun-da-kuvvetli-ruzgar-nedeniyle-denize-girmeyin-uyarisi-yapildi/905142/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:54:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Samsun / Samsun'da dalga yüksekliğinin 1 metreye, rüzgar hızının ise 15 deniz miline ulaşması beklendiğinden denize girilmemesi uyarısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Samsun Haberleri : Samsun'da dalga yüksekliğinin 1 metreye, rüzgar hızının ise 15 deniz miline ulaşması beklendiğinden denize girilmemesi uyarısı yapıldı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, Meteoroloji 10. Bölge Müdürlüğü ile Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığından alınan verilere göre, il genelinde bugün dalga yüksekliğinin 1 metre, rüzgar hızının ise 15 deniz mili olması bekleniyor.Muhtemel boğulma vakalarının önüne geçilebilmesi amacıyla vatandaşlardan bugün denize girmemeleri istendi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Samsun Haberleri : Samsun'da dalga yüksekliğinin 1 metreye, rüzgar hızının ise 15 deniz miline ulaşması beklendiğinden denize girilmemesi uyarısı yapıldı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, Meteoroloji 10. Bölge Müdürlüğü ile Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığından alınan verilere göre, il genelinde bugün dalga yüksekliğinin 1 metre, rüzgar hızının ise 15 deniz mili olması bekleniyor.Muhtemel boğulma vakalarının önüne geçilebilmesi amacıyla vatandaşlardan bugün denize girmemeleri istendi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/samsun-da-kuvvetli-ruzgar-nedeniyle-denize-girmeyin-uyarisi-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İzmir'de koca çınarlar üniversite sıralarında eğitim aldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/izmir-de-koca-cinarlar-universite-siralarinda-egitim-aldi/905141/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/izmir-de-koca-cinarlar-universite-siralarinda-egitim-aldi/905141/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:54:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir / İzmir Ekonomi Üniversitesince (İEÜ), Bilge Yaşam projesi kapsamında, 65 yaş üstü bireylerin sosyal hayata daha aktif katılmalarını ve yaşam boyu öğrenme süreçlerini desteklemek amacıyla eğitim verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri : İzmir Ekonomi Üniversitesince (İEÜ), Bilge Yaşam projesi kapsamında, 65 yaş üstü bireylerin sosyal hayata daha aktif katılmalarını ve yaşam boyu öğrenme süreçlerini desteklemek amacıyla eğitim verildi.Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, proje kapsamında 5 gün boyunca 26 katılımcı sandalye yogası ve meditasyon, sanat ve nefes terapisi, sosyal medya kullanımı, ilk yardım ve dijital güvenlik gibi konularda eğitim aldı.Kampüsün imkanlarından yararlanan, dersliklerde yeniden öğrenci olmanın heyecanını yaşayan koca çınarlar, sertifikalarını aldıktan sonra başarılarını pasta keserek kutladı.Açıklamada görüşlerine yer verilen İzmir Ekonomi Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (EKOSEM) Müdürü Prof. Dr. Nesrin Oruç Ertürk, proje kapsamında 300'ü aşkın kişiye eğitim verildiğini belirtti.Eğitimlere katılanların çok özel geri bildirimlerde bulunduğunu ifade eden Ertürk, şunları kaydetti: Katılımcılarımızdan biri, 'Buraya gelirken 73 yaşındaydım, çıkarken kendimi yeniden 20 yaşında bir üniversite öğrencisi gibi hissettim' dedi. Evden çıkmanın, yeni insanlarla tanışmanın, televizyon karşısında vakit geçirmek yerine sohbet etmenin çok iyi geldiğini, yeni arkadaşlıklar kurduklarını ifade ettiler. Hedefimiz, çok daha fazla kişiyi bu yapının içine dahil etmek. Çünkü biz yaş almanın, öğrenmenin, gelişmenin, sosyalleşmenin ya da hayata yeni şeyler katmanın önünde bir engel olmadığına inanıyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri : İzmir Ekonomi Üniversitesince (İEÜ), Bilge Yaşam projesi kapsamında, 65 yaş üstü bireylerin sosyal hayata daha aktif katılmalarını ve yaşam boyu öğrenme süreçlerini desteklemek amacıyla eğitim verildi.Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, proje kapsamında 5 gün boyunca 26 katılımcı sandalye yogası ve meditasyon, sanat ve nefes terapisi, sosyal medya kullanımı, ilk yardım ve dijital güvenlik gibi konularda eğitim aldı.Kampüsün imkanlarından yararlanan, dersliklerde yeniden öğrenci olmanın heyecanını yaşayan koca çınarlar, sertifikalarını aldıktan sonra başarılarını pasta keserek kutladı.Açıklamada görüşlerine yer verilen İzmir Ekonomi Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (EKOSEM) Müdürü Prof. Dr. Nesrin Oruç Ertürk, proje kapsamında 300'ü aşkın kişiye eğitim verildiğini belirtti.Eğitimlere katılanların çok özel geri bildirimlerde bulunduğunu ifade eden Ertürk, şunları kaydetti: Katılımcılarımızdan biri, 'Buraya gelirken 73 yaşındaydım, çıkarken kendimi yeniden 20 yaşında bir üniversite öğrencisi gibi hissettim' dedi. Evden çıkmanın, yeni insanlarla tanışmanın, televizyon karşısında vakit geçirmek yerine sohbet etmenin çok iyi geldiğini, yeni arkadaşlıklar kurduklarını ifade ettiler. Hedefimiz, çok daha fazla kişiyi bu yapının içine dahil etmek. Çünkü biz yaş almanın, öğrenmenin, gelişmenin, sosyalleşmenin ya da hayata yeni şeyler katmanın önünde bir engel olmadığına inanıyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/izmir-de-koca-cinarlar-universite-siralarinda-egitim-aldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Zonguldak'ta bol miktarda avlanan palamut balıkçıyı da tüketiciyi de sevindirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/zonguldak-ta-bol-miktarda-avlanan-palamut-balikciyi-da-tuketiciyi-de-sevindirdi/905140/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/zonguldak-ta-bol-miktarda-avlanan-palamut-balikciyi-da-tuketiciyi-de-sevindirdi/905140/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:54:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Zonguldak / Palamudun tanesi 75 ila 100 liradan satılıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Zonguldak Haberleri : Zonguldak'ta balıkçı tezgahlarında palamut bolluğu yaşanıyor.Av yasağının sona erdiği 1 Eylül'den bu yana balıkçıların denizlerdeki mesaisi devam ediyor. Son günlerde hava şartlarının da elverişli olmasıyla balıkçılar bol miktarda palamutla limana döndü.Kentte 25 yıldır balıkçılık yapan Zeki Beybeyoğlu, gazetecilere, geçen yıl palamudun olmadığını ancak bu yıl sezona iyi başladıklarını söyledi.Halkın ilgisinin çok iyi olduğunu belirten Beybeyoğlu, Fiyatlar uygun. En büyük balık yarım kiloya geliyor, fiyatı 100 lira. Onun bir ufağı 75 lira. İnşallah sezonun böyle devam etmesini istiyoruz. Kırmızı et ve tavuğun fiyatı belli. Üçünü yan yana koyduğunuzda en ucuzu balık. dedi.Balıkçı Batuhan Ertürk de vatandaşların palamudu özlediğini, geçen yıl balığın az, bu yıl ise palamudun bol olduğunu belirtti.Fiyatların daha da düşeceğini tahmin ettiklerini dile getiren Ertürk, balığın taze olduğunu ve bu fiyatlara herkesin alabileceğini ifade etti.Emekli öğretmen Mahmut Dübüş ise balığın bol olmasının vatandaşlar için sevindirici olduğunu dile getirerek, vatandaşların bu fırsatı kaçırmaması gerektiğini söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Zonguldak Haberleri : Zonguldak'ta balıkçı tezgahlarında palamut bolluğu yaşanıyor.Av yasağının sona erdiği 1 Eylül'den bu yana balıkçıların denizlerdeki mesaisi devam ediyor. Son günlerde hava şartlarının da elverişli olmasıyla balıkçılar bol miktarda palamutla limana döndü.Kentte 25 yıldır balıkçılık yapan Zeki Beybeyoğlu, gazetecilere, geçen yıl palamudun olmadığını ancak bu yıl sezona iyi başladıklarını söyledi.Halkın ilgisinin çok iyi olduğunu belirten Beybeyoğlu, Fiyatlar uygun. En büyük balık yarım kiloya geliyor, fiyatı 100 lira. Onun bir ufağı 75 lira. İnşallah sezonun böyle devam etmesini istiyoruz. Kırmızı et ve tavuğun fiyatı belli. Üçünü yan yana koyduğunuzda en ucuzu balık. dedi.Balıkçı Batuhan Ertürk de vatandaşların palamudu özlediğini, geçen yıl balığın az, bu yıl ise palamudun bol olduğunu belirtti.Fiyatların daha da düşeceğini tahmin ettiklerini dile getiren Ertürk, balığın taze olduğunu ve bu fiyatlara herkesin alabileceğini ifade etti.Emekli öğretmen Mahmut Dübüş ise balığın bol olmasının vatandaşlar için sevindirici olduğunu dile getirerek, vatandaşların bu fırsatı kaçırmaması gerektiğini söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/zonguldak-ta-bol-miktarda-avlanan-palamut-balikciyi-da-tuketiciyi-de-sevindirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Antalya'da esnaf kefalet kooperatifi ve pazarcılar odasına yönelik rüşvet davası devam etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/antalya-da-esnaf-kefalet-kooperatifi-ve-pazarcilar-odasina-yonelik-rusvet-davasi-devam-etti/905139/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/antalya-da-esnaf-kefalet-kooperatifi-ve-pazarcilar-odasina-yonelik-rusvet-davasi-devam-etti/905139/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:54:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya / Antalya'da esnaf kefalet kooperatifi ve pazarcılar odasına yönelik soruşturma kapsamında, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından 6'sı tutuklu 108 sanığın yargılanmasına devam edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri : Antalya'da esnaf kefalet kooperatifi ve pazarcılar odasına yönelik soruşturma kapsamında, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından 6'sı tutuklu 108 sanığın yargılanmasına devam edildi.Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar A.A, H.S, H.Ç, Antalya Semt Pazarcılar Odası eski Başkanı M.B, H.Y.K. ve S.S. Muratpaşa Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi eski Başkanı T.B ile tutuksuz sanıkların bir kısmı ve sanık avukatları katıldı.Duruşmada savunma yapan sanıklar, suçlamaları kabul etmeyerek suçsuz olduklarını savundu ve tahliyelerini talep etti.Mahkeme heyeti, ara kararında tutuklu 6 sanığın yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Duruşma ertelendi.OlayAntalya'da esnaf kefalet kooperatifi ve pazarcılar odasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından gözaltı kararı verilen 84 şüpheli yakalanmış, soruşturma kapsamında 36 kişinin de zanlı sıfatıyla ifadesine başvurulmuştu.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 12'si tutuklanmış, 72'si adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.Tutuklu sanıklardan 6'sı daha sonra yapılan itirazlar üzerine adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.Soruşturma kapsamında şüphelilerin suçtan elde ettikleri değerlendirilen 75 milyon lira değerindeki tapu ve mal varlıklarına el konulmuş, toplam 42 milyon 709 bin 140 lira kamu zararına yol açıldığı tespit edilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri : Antalya'da esnaf kefalet kooperatifi ve pazarcılar odasına yönelik soruşturma kapsamında, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından 6'sı tutuklu 108 sanığın yargılanmasına devam edildi.Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar A.A, H.S, H.Ç, Antalya Semt Pazarcılar Odası eski Başkanı M.B, H.Y.K. ve S.S. Muratpaşa Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi eski Başkanı T.B ile tutuksuz sanıkların bir kısmı ve sanık avukatları katıldı.Duruşmada savunma yapan sanıklar, suçlamaları kabul etmeyerek suçsuz olduklarını savundu ve tahliyelerini talep etti.Mahkeme heyeti, ara kararında tutuklu 6 sanığın yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Duruşma ertelendi.OlayAntalya'da esnaf kefalet kooperatifi ve pazarcılar odasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından gözaltı kararı verilen 84 şüpheli yakalanmış, soruşturma kapsamında 36 kişinin de zanlı sıfatıyla ifadesine başvurulmuştu.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 12'si tutuklanmış, 72'si adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.Tutuklu sanıklardan 6'sı daha sonra yapılan itirazlar üzerine adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.Soruşturma kapsamında şüphelilerin suçtan elde ettikleri değerlendirilen 75 milyon lira değerindeki tapu ve mal varlıklarına el konulmuş, toplam 42 milyon 709 bin 140 lira kamu zararına yol açıldığı tespit edilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/antalya-da-esnaf-kefalet-kooperatifi-ve-pazarcilar-odasina-yonelik-rusvet-davasi-devam-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title> ANALİZ - Dünyayı yeniden haritalamak: “Merkatör”den “Eşit Dünya”ya</title>
      <link>https://www.canligaste.com/analiz-dunyayi-yeniden-haritalamak-merkator-den-esit-dunya-ya/905138/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/analiz-dunyayi-yeniden-haritalamak-merkator-den-esit-dunya-ya/905138/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:54:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / “Earth Equal” gibi alternatif projeksiyonların öne çıkarılması, Batı-merkezci küresel anlatının mekansal hegemonyasını kırmaya ve daha adil, çok merkezli bir dünya algısı oluşturmaya yönelik kritik bir dekolonyal adımdır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Sarıaslan, BM Genel Kurulu’nun “Haritayı Düzelt” kararının dünya haritalarındaki Batı-merkezci algının kırılması açısından önemini AA Analiz için kaleme aldı.***Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 4 Eylül Cuma günü ABD’nin muhalefetine rağmen 164 ülkenin desteğiyle tarihi bir karara imza attı. Batı Afrika ülkesi Togo’nun öncülüğünde BM'ye sunularak kabul edilen karar, yüzyıllardır kullanılan dünya haritalarındaki Batı merkezli algıyı kırmayı ve başta Afrika olmak üzere kıtaların boyutlarını doğru yansıtan alternatif projeksiyonları öne çıkarmayı hedefliyor. Peki, ilk bakışta teknik bir kartografi tercihi gibi görünen bu mesele, nasıl oldu da uluslararası diplomasinin ana gündem maddelerinden birine dönüştü? Karara karşı çıkan tek ülkenin ABD olması ne anlama geliyor?Esasında bu soruların cevabı, ünlü Amerikalı şarkiyatçı ve dünya tarihçisi Marshall G.S.Hodgson’ın Merkatör Projeksiyonu'nu Jim Crow Projeksiyonu olarak adlandırmasında saklı. Hodgson, “Dünya Tarihini Yeniden Düşünmek” adlı kitabında Merkatör Projeksiyonu'nu, ABD’deki ırkçı ayrımcılık rejimini tesis eden Jim Crow yasalarına [1] atfen “Jim Crow Projeksiyonu” olarak nitelendirmişti. Avrupa merkezci yaklaşımlara ciddi eleştiriler getiren bir dünya tarihçisi tarafından, 1870’lerden itibaren özellikle ABD’nin Güney eyaletlerinde beyaz üstünlüğünü koruma amacıyla yürürlüğe giren ve 1960’ların ortalarına kadar yürürlükte kalan ırkçı yasalar ile 16. yüzyıldan beri yaygın bir biçimde kullanılan bir harita yönteminin özdeşleştirilmiş olması, meselenin sadece bir harita projeksiyon yöntemi olmadığına işaret ediyor. Bu durum, haritaların coğrafyanın basit bir gösteriminden çok daha fazlasını temsil ettiğini gösteriyor.Merkatör Projeksiyonu ve coğrafi çarpıtmaGörünüşte teknik olan bu tartışmanın ardında, tarih ve uluslararası ilişkilerin güç dağılımlarıyla ilgili daha büyük bir hesaplaşma yatıyor. 1569’da Flaman haritacı Gerardus Mercator (1512-1594) tarafından açıları koruyarak denizcilere doğru rota çizme imkanı sağlamak amacıyla geliştirilen Merkatör Projeksiyonu'nda, küre biçimindeki Dünya düz bir yüzeye aktarılırken alan bozulması enlemle birlikte artar. Bunun bir sonucu olarak, Avrupa, Rusya ve Kuzey Amerika gibi yüksek enlemdeki topraklar olduğundan çok daha büyük gösterilir, Afrika gibi alçak enlemdeki bölgeler ise yüksek enlemdeki bölgelere kıyasla görece küçük görünür. Örneğin, gerçekte Afrika’dan yaklaşık 14 kat küçük olan Grönland, haritada ona yakın bir büyüklükte görünmektedir. Bu orantısal büyütme, günümüzde özellikle web haritacılığında yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Bu görsel eşitsizlik eğitimden medyaya kadar bilinçaltına işleyerek Batı merkezci bir algı üretmektedir.BM Genel Kurulu’nun “Haritayı Düzelt” kararıBM Genel Kurulu 4 Eylül’de aldığı kararla, Merkatör Projeksiyonu'nun tesis ettiği bu Batı merkezli algıyı değiştirmeye yönelik tarihi bir adım attı. Togo tarafından Afrika Grubu (BM’deki 54 Afrika üye devleti) adına sunulan ve Afrika Birliği tarafından desteklenen “Haritayı Düzelt” (Correct the Map) tasarısı, BM Genel Kurulu’nda 164’e karşı 1 oyla kabul edildi. Karara karşı oy kullanan tek ülke, girişimi “radikal bir ideolojik projenin parçası” olarak nitelendiren ABD oldu.“Dünya beşten büyüktür” ilkesini benimseyen Türkiye ise bu karara destek vererek sömürgecilik döneminden kalma coğrafi algı çarpıtmalarının düzeltilmesini ve özellikle Küresel Güney (Afrika, Latin Amerika ve Güney Asya) ülkelerinin gerçek boyutlarıyla haritalarda temsil edilmesini destekleyen çoğunluğun yanında yer aldı.Çekimser kalan altı ülkeden dördünün (Ukrayna, Gürcistan, Moldova ve Sırbistan) toprak bütünlüğü krizleriyle karşı karşıya olması dikkati çekici bir örtüşme sunsa da tutanaklarda bu yönde resmi bir gerekçe yer almadı. Nitekim bu tutumu, doğrudan bir sınır kaygısından ziyade söz konusu ülkelerin güvenlik ve dış politikada ABD’ye olan yüksek stratejik bağımlılıklarıyla açıklamak daha makul görünüyor. Washington’ın Merkatör Projeksiyonu'na ilişkin kararda tek başına “ret” oyu kullandığı bir tabloda, bu ülkelerin “kabul” diyerek ana müttefikleriyle ters düşmekten kaçınırken “ret” de demeyerek Küresel Güney ile köprüleri atmayan temkinli bir hizalanma sergiledikleri görülüyor.ABD’nin itirazının anlamı ve söylem manevralarıBM Genel Kurulu’nda kabul edilen “Haritayı Düzelt” kararına tek ret oyunu veren ABD temsilciliğinin açıklaması [2] kartografik bir tartışmanın ötesinde küresel diplomasiye dair köklü bir söylem savaşına işaret etmektedir. Nitekim Washington’ın bahse konu kararı “uluslararası barış, refah ve uluslar arasında iyi ilişkiler geliştirmek gibi gerçek sorunlardan dikkat saptıran sembolik bir hamle” olarak nitelendirmesi, odağı başka yere çekmeyi amaçlayan bilinçli bir söylem stratejisidir.Oysa BM’nin yaşadığı meşruiyet erozyonunun asıl kaynağı, somut insani krizlerde örgütü yapısal olarak felç eden Güvenlik Konseyi’ndeki veto mekanizmasıdır. Esasında ABD’nin, bu türden sembolik kararları “gündemi işgal etmekle” suçlayan yaklaşımı, kendi kural koyucu rolünün aşındığı bir dönemde, bizatihi kendi veto yetkisiyle yarattığı sistemik tıkanıklığın sorumluluğunu örtmeye çalışan diplomatik bir manevra olarak değerlendirilebilir. Bu itibarla, bu tavır küresel çoğunluk nezdinde meşruiyet kaybı yaşayan ABD’nin, haritalardan uluslararası kurumlara kadar uzanan Batı-merkezci dünya düzenini ve kendi hegemonyasını ne pahasına olursa olsun sürdürme ısrarının bir yansıması olarak okunabilir.Nitekim ABD’nin 25 Mart 2026’da Gana’nın öncülüğünde sunulan ve transatlantik köle ticaretini “insanlığa karşı işlenmiş en ağır suç” ilan eden başka bir BM Genel Kurul kararında [3] (123 kabul, 3 ret, 52 çekimser) İsrail ve Arjantin ile birlikte ret oyu kullanması ve öne sürdüğü gerekçeler de benzer bir yaklaşıma işaret etmektedir. ABD Daimi Temsilcisi, o dönemde uluslararası hukuka göre yasa dışı sayılmayan tarihsel haksızlıklar için yasal bir tazminat yükümlülüğü tanımadıklarını ve kararın suçları hiyerarşik biçimde sıralamasına itiraz ettiklerini belirtmişti. Ancak ifade etmek gerekir ki, sömürgecilik mirasıyla yüzleşmeyi amaçlayan bu tür sembolik adımların tekrar tekrar “hukuki temelden yoksun” veya “gündemi saptıran” bir çerçeveye sıkıştırılması, küresel çoğunluğun hafıza ve adalet taleplerine karşı tutarlı bir direncin göstergesi olması bakımından dikkate değerdir.Peki, şimdi ne olacak?Aslında karara ilişkin 164’e 1 gibi bir oy oranı, konunun marjinal bir ideolojik gündem olmanın ötesinde, geniş bir uluslararası mutabakata işaret ettiğini gösteriyor. Bununla birlikte, BM Genel Kurulu kararlarının yasal olarak bağlayıcı olmadığını da hatırlamakta fayda var. Zira karar, Merkatör Projeksiyonu'nun kullanımını tamamen yasaklamıyor, sadece kara kütlelerini, özellikle de Afrika’nın boyutlarını daha doğru yansıtan “Earth Equal” (Eşit Dünya) gibi eşit alanlı projeksiyonların benimsenmesini ve yaygınlaştırılmasını tavsiye ediyor. 2018 yılında Tom Patterson ile arkadaşları tarafından geliştirilen ve kararda zikredilen bu projeksiyonun kullanımı elbette şimdilik tavsiye ve teşvik niteliğindedir.Ancak BM Genel Kurulunun 4 Eylül tarihli “Haritayı Düzelt” kararı, kimin bakış açısının “evrensel ve doğru” kabul edileceğine kimin karar verdiği yönündeki tarihsel hesaplaşmayı yeniden küresel gündeme taşıması açısından son derece değerli. “Earth Equal” gibi alternatif projeksiyonların öne çıkarılması pratik düzeyde bağlayıcı bir zorunluluk getirmese de bu karar Batı-merkezci küresel anlatının mekansal hegemonyasını kırmaya ve daha adil, çok merkezli bir dünyanın görsel-bilişsel hafızasını yeniden kurmaya dönük, kritik önemde somut bir dekolonyal adımdır. Bu adıma yöneltilen tek itirazın, BM’nin asıl işlevsizlik kaynağı olan veto yetkisini elinde tutan bir aktörden gelmesi, küresel temsil mücadelesinin bugün hangi cephede tıkandığını bir kez daha gözler önüne sermesi bakımından ayrıca önemlidir.[1] https://www.youtube.com/watch?v=HZ02sG2ZaIE[2] https://usun.usmission.gov/explanation-of-vote-before-the-vote-for-unga-80-adoption-on-the-resolution-to-correct-the-map/[3] https://news.un.org/en/story/2026/03/1167199[Doç. Dr. Fatma Sarıaslan, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesidir.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.Muhabir: Afra Betül Aydar]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Sarıaslan, BM Genel Kurulu’nun “Haritayı Düzelt” kararının dünya haritalarındaki Batı-merkezci algının kırılması açısından önemini AA Analiz için kaleme aldı.***Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 4 Eylül Cuma günü ABD’nin muhalefetine rağmen 164 ülkenin desteğiyle tarihi bir karara imza attı. Batı Afrika ülkesi Togo’nun öncülüğünde BM'ye sunularak kabul edilen karar, yüzyıllardır kullanılan dünya haritalarındaki Batı merkezli algıyı kırmayı ve başta Afrika olmak üzere kıtaların boyutlarını doğru yansıtan alternatif projeksiyonları öne çıkarmayı hedefliyor. Peki, ilk bakışta teknik bir kartografi tercihi gibi görünen bu mesele, nasıl oldu da uluslararası diplomasinin ana gündem maddelerinden birine dönüştü? Karara karşı çıkan tek ülkenin ABD olması ne anlama geliyor?Esasında bu soruların cevabı, ünlü Amerikalı şarkiyatçı ve dünya tarihçisi Marshall G.S.Hodgson’ın Merkatör Projeksiyonu'nu Jim Crow Projeksiyonu olarak adlandırmasında saklı. Hodgson, “Dünya Tarihini Yeniden Düşünmek” adlı kitabında Merkatör Projeksiyonu'nu, ABD’deki ırkçı ayrımcılık rejimini tesis eden Jim Crow yasalarına [1] atfen “Jim Crow Projeksiyonu” olarak nitelendirmişti. Avrupa merkezci yaklaşımlara ciddi eleştiriler getiren bir dünya tarihçisi tarafından, 1870’lerden itibaren özellikle ABD’nin Güney eyaletlerinde beyaz üstünlüğünü koruma amacıyla yürürlüğe giren ve 1960’ların ortalarına kadar yürürlükte kalan ırkçı yasalar ile 16. yüzyıldan beri yaygın bir biçimde kullanılan bir harita yönteminin özdeşleştirilmiş olması, meselenin sadece bir harita projeksiyon yöntemi olmadığına işaret ediyor. Bu durum, haritaların coğrafyanın basit bir gösteriminden çok daha fazlasını temsil ettiğini gösteriyor.Merkatör Projeksiyonu ve coğrafi çarpıtmaGörünüşte teknik olan bu tartışmanın ardında, tarih ve uluslararası ilişkilerin güç dağılımlarıyla ilgili daha büyük bir hesaplaşma yatıyor. 1569’da Flaman haritacı Gerardus Mercator (1512-1594) tarafından açıları koruyarak denizcilere doğru rota çizme imkanı sağlamak amacıyla geliştirilen Merkatör Projeksiyonu'nda, küre biçimindeki Dünya düz bir yüzeye aktarılırken alan bozulması enlemle birlikte artar. Bunun bir sonucu olarak, Avrupa, Rusya ve Kuzey Amerika gibi yüksek enlemdeki topraklar olduğundan çok daha büyük gösterilir, Afrika gibi alçak enlemdeki bölgeler ise yüksek enlemdeki bölgelere kıyasla görece küçük görünür. Örneğin, gerçekte Afrika’dan yaklaşık 14 kat küçük olan Grönland, haritada ona yakın bir büyüklükte görünmektedir. Bu orantısal büyütme, günümüzde özellikle web haritacılığında yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Bu görsel eşitsizlik eğitimden medyaya kadar bilinçaltına işleyerek Batı merkezci bir algı üretmektedir.BM Genel Kurulu’nun “Haritayı Düzelt” kararıBM Genel Kurulu 4 Eylül’de aldığı kararla, Merkatör Projeksiyonu'nun tesis ettiği bu Batı merkezli algıyı değiştirmeye yönelik tarihi bir adım attı. Togo tarafından Afrika Grubu (BM’deki 54 Afrika üye devleti) adına sunulan ve Afrika Birliği tarafından desteklenen “Haritayı Düzelt” (Correct the Map) tasarısı, BM Genel Kurulu’nda 164’e karşı 1 oyla kabul edildi. Karara karşı oy kullanan tek ülke, girişimi “radikal bir ideolojik projenin parçası” olarak nitelendiren ABD oldu.“Dünya beşten büyüktür” ilkesini benimseyen Türkiye ise bu karara destek vererek sömürgecilik döneminden kalma coğrafi algı çarpıtmalarının düzeltilmesini ve özellikle Küresel Güney (Afrika, Latin Amerika ve Güney Asya) ülkelerinin gerçek boyutlarıyla haritalarda temsil edilmesini destekleyen çoğunluğun yanında yer aldı.Çekimser kalan altı ülkeden dördünün (Ukrayna, Gürcistan, Moldova ve Sırbistan) toprak bütünlüğü krizleriyle karşı karşıya olması dikkati çekici bir örtüşme sunsa da tutanaklarda bu yönde resmi bir gerekçe yer almadı. Nitekim bu tutumu, doğrudan bir sınır kaygısından ziyade söz konusu ülkelerin güvenlik ve dış politikada ABD’ye olan yüksek stratejik bağımlılıklarıyla açıklamak daha makul görünüyor. Washington’ın Merkatör Projeksiyonu'na ilişkin kararda tek başına “ret” oyu kullandığı bir tabloda, bu ülkelerin “kabul” diyerek ana müttefikleriyle ters düşmekten kaçınırken “ret” de demeyerek Küresel Güney ile köprüleri atmayan temkinli bir hizalanma sergiledikleri görülüyor.ABD’nin itirazının anlamı ve söylem manevralarıBM Genel Kurulu’nda kabul edilen “Haritayı Düzelt” kararına tek ret oyunu veren ABD temsilciliğinin açıklaması [2] kartografik bir tartışmanın ötesinde küresel diplomasiye dair köklü bir söylem savaşına işaret etmektedir. Nitekim Washington’ın bahse konu kararı “uluslararası barış, refah ve uluslar arasında iyi ilişkiler geliştirmek gibi gerçek sorunlardan dikkat saptıran sembolik bir hamle” olarak nitelendirmesi, odağı başka yere çekmeyi amaçlayan bilinçli bir söylem stratejisidir.Oysa BM’nin yaşadığı meşruiyet erozyonunun asıl kaynağı, somut insani krizlerde örgütü yapısal olarak felç eden Güvenlik Konseyi’ndeki veto mekanizmasıdır. Esasında ABD’nin, bu türden sembolik kararları “gündemi işgal etmekle” suçlayan yaklaşımı, kendi kural koyucu rolünün aşındığı bir dönemde, bizatihi kendi veto yetkisiyle yarattığı sistemik tıkanıklığın sorumluluğunu örtmeye çalışan diplomatik bir manevra olarak değerlendirilebilir. Bu itibarla, bu tavır küresel çoğunluk nezdinde meşruiyet kaybı yaşayan ABD’nin, haritalardan uluslararası kurumlara kadar uzanan Batı-merkezci dünya düzenini ve kendi hegemonyasını ne pahasına olursa olsun sürdürme ısrarının bir yansıması olarak okunabilir.Nitekim ABD’nin 25 Mart 2026’da Gana’nın öncülüğünde sunulan ve transatlantik köle ticaretini “insanlığa karşı işlenmiş en ağır suç” ilan eden başka bir BM Genel Kurul kararında [3] (123 kabul, 3 ret, 52 çekimser) İsrail ve Arjantin ile birlikte ret oyu kullanması ve öne sürdüğü gerekçeler de benzer bir yaklaşıma işaret etmektedir. ABD Daimi Temsilcisi, o dönemde uluslararası hukuka göre yasa dışı sayılmayan tarihsel haksızlıklar için yasal bir tazminat yükümlülüğü tanımadıklarını ve kararın suçları hiyerarşik biçimde sıralamasına itiraz ettiklerini belirtmişti. Ancak ifade etmek gerekir ki, sömürgecilik mirasıyla yüzleşmeyi amaçlayan bu tür sembolik adımların tekrar tekrar “hukuki temelden yoksun” veya “gündemi saptıran” bir çerçeveye sıkıştırılması, küresel çoğunluğun hafıza ve adalet taleplerine karşı tutarlı bir direncin göstergesi olması bakımından dikkate değerdir.Peki, şimdi ne olacak?Aslında karara ilişkin 164’e 1 gibi bir oy oranı, konunun marjinal bir ideolojik gündem olmanın ötesinde, geniş bir uluslararası mutabakata işaret ettiğini gösteriyor. Bununla birlikte, BM Genel Kurulu kararlarının yasal olarak bağlayıcı olmadığını da hatırlamakta fayda var. Zira karar, Merkatör Projeksiyonu'nun kullanımını tamamen yasaklamıyor, sadece kara kütlelerini, özellikle de Afrika’nın boyutlarını daha doğru yansıtan “Earth Equal” (Eşit Dünya) gibi eşit alanlı projeksiyonların benimsenmesini ve yaygınlaştırılmasını tavsiye ediyor. 2018 yılında Tom Patterson ile arkadaşları tarafından geliştirilen ve kararda zikredilen bu projeksiyonun kullanımı elbette şimdilik tavsiye ve teşvik niteliğindedir.Ancak BM Genel Kurulunun 4 Eylül tarihli “Haritayı Düzelt” kararı, kimin bakış açısının “evrensel ve doğru” kabul edileceğine kimin karar verdiği yönündeki tarihsel hesaplaşmayı yeniden küresel gündeme taşıması açısından son derece değerli. “Earth Equal” gibi alternatif projeksiyonların öne çıkarılması pratik düzeyde bağlayıcı bir zorunluluk getirmese de bu karar Batı-merkezci küresel anlatının mekansal hegemonyasını kırmaya ve daha adil, çok merkezli bir dünyanın görsel-bilişsel hafızasını yeniden kurmaya dönük, kritik önemde somut bir dekolonyal adımdır. Bu adıma yöneltilen tek itirazın, BM’nin asıl işlevsizlik kaynağı olan veto yetkisini elinde tutan bir aktörden gelmesi, küresel temsil mücadelesinin bugün hangi cephede tıkandığını bir kez daha gözler önüne sermesi bakımından ayrıca önemlidir.[1] https://www.youtube.com/watch?v=HZ02sG2ZaIE[2] https://usun.usmission.gov/explanation-of-vote-before-the-vote-for-unga-80-adoption-on-the-resolution-to-correct-the-map/[3] https://news.un.org/en/story/2026/03/1167199[Doç. Dr. Fatma Sarıaslan, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesidir.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.Muhabir: Afra Betül Aydar]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sağlık Bakanlığından okula dönüşte ailelere öneriler:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/saglik-bakanligindan-okula-donuste-ailelere-oneriler/905137/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/saglik-bakanligindan-okula-donuste-ailelere-oneriler/905137/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:54:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Okula adaptasyon sürecinde ekran kullanımı günlük yaşamı aksatmayacak şekilde sınırlandırılmalı ve kurallar aile içerisinde belirlenmelidir. Ekran kullanımının azaltılması sürecinde tüm kuralların aynı anda uygulanması yerine kademeli bir yaklaşım benimsenmeli ve aşırı sınırlayıcı olunmamalıdır - Okula dönüş sürecinde çocukların yaşadığı kaygı ve diğer duyguların anlaşılması, duygularını paylaşmalarına fırsat verilmesi önemlidir. Çocuklar sınıflarındaki veya çevrelerindeki diğer çocuklarla kıyaslanmamalı, özgüvenlerine zarar verebilecek ifadelerden özellikle kaçınılmalıdır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Sağlık Bakanlığı, yaz tatilinin ardından çocuklar ve gençlerin okula dönüş sürecine uyum sağlamalarını kolaylaştırmak amacıyla ailelere yönelik önerilerde bulundu.Bakanlıktan, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde çocukların okula uyum sürecinde ailelere rehberlik etmek amacıyla yapılan yazılı açıklamada, yaz tatilinin ardından okula dönüş sürecinin, çocuklar ve gençler için çeşitli uyum sorunlarını beraberinde getirebildiği belirtildi.Tatilin ardından uyku düzenine dönmek, ekran kullanımını azaltmak veya ödev yapmak gibi sorumlulukların öğrenciler için zorlayıcı olabildiği ifade edilen açıklamada, bu süreçte çocukların ve gençlerin yaşadığı kaygının anlaşılması ve akademik başarının yanı sıra ruh sağlıklarının gözetilmesinin önem taşıdığı aktarıldı.Tatil sonrası süreçte ekran kullanımı dengelenmeliAçıklamada, Okula adaptasyon sürecinde ekran kullanımı günlük yaşamı aksatmayacak şekilde sınırlandırılmalı ve kurallar aile içerisinde belirlenmelidir. Ekran kullanımının azaltılması sürecinde tüm kuralların aynı anda uygulanması yerine kademeli bir yaklaşım benimsenmeli ve aşırı sınırlayıcı olunmamalıdır. ifadelerine yer verildi.Ekran kullanımının azaltılmasıyla birlikte çocukların spor, müzik, sanat ve hobi gibi farklı etkinliklere yönlendirilmesinin, ekran dışında geçirdikleri zamanın artırılmasına katkı sağladığı belirtilen açıklamada, yemek sırasında ve birlikte vakit geçirilen diğer zamanlarda ekran kullanımına yer verilmemesinin, uykudan en az 30 ila 60 dakika önce ekran kullanımının sonlandırılmasının ve ekranların yatak odasından çıkarılmasının da günlük düzenin oluşturulması açısından önem taşıdığı bildirildi.Okula başlama sürecinde ayrılık kaygısı dikkate alınmalıAçıklamada, okula başlamanın, özellikle okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencileri için önemli bir geçiş dönemi olduğuna dikkat çekilirken, çocukların aile ortamından çıkarak düzenli ve kurallı bir yapıya geçmelerinin ayrılık kaygısı ve uyum sorunlarına neden olabildiği, uyum sürecinde çocukların yaşadığı duyguların anlaşılması, kabul edilmesi ve desteklenmesinin önem taşıdığı dile getirildi.Okul hayatına yeni başlayacak çocukların zihninde okulun keyifli bir öğrenme ve sosyalleşme ortamı olduğuna ilişkin olumlu bir fikrin oluşmasının, okula uyum sürecini kolaylaştırdığı ve bu nedenle ebeveynlerin çocuklara okuldan söz ederken olumlu ifadeler kullanması gerektiği aktarıldı.Açıklamada, şunlar kaydedildi:Okulda çocukların hoşuna gidecek etkinliklerin yapıldığı, oyunlar oynandığı ve yeni arkadaşlar edinilebildiği vurgulanmalıdır. Çocukların okula ilişkin sorularının sabırla yanıtlanması, okulda karşılaşacakları günlük düzen hakkında önceden bilgilendirilmeleri gerekir. Ailelerin öğretmen ve okul yönetimi ile işbirliği içerisinde olması, öğretmenler tarafından açıklanan programa ve uygulama çizelgesine uyum sağlaması önem taşımaktadır. Okula dönüş sürecinde çocukların yaşadığı kaygı ve diğer duyguların anlaşılması, duygularını paylaşmalarına fırsat verilmesi önemlidir. Çocuklar sınıflarındaki veya çevrelerindeki diğer çocuklarla kıyaslanmamalı, özgüvenlerine zarar verebilecek ifadelerden özellikle kaçınılmalıdır.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Sağlık Bakanlığı, yaz tatilinin ardından çocuklar ve gençlerin okula dönüş sürecine uyum sağlamalarını kolaylaştırmak amacıyla ailelere yönelik önerilerde bulundu.Bakanlıktan, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde çocukların okula uyum sürecinde ailelere rehberlik etmek amacıyla yapılan yazılı açıklamada, yaz tatilinin ardından okula dönüş sürecinin, çocuklar ve gençler için çeşitli uyum sorunlarını beraberinde getirebildiği belirtildi.Tatilin ardından uyku düzenine dönmek, ekran kullanımını azaltmak veya ödev yapmak gibi sorumlulukların öğrenciler için zorlayıcı olabildiği ifade edilen açıklamada, bu süreçte çocukların ve gençlerin yaşadığı kaygının anlaşılması ve akademik başarının yanı sıra ruh sağlıklarının gözetilmesinin önem taşıdığı aktarıldı.Tatil sonrası süreçte ekran kullanımı dengelenmeliAçıklamada, Okula adaptasyon sürecinde ekran kullanımı günlük yaşamı aksatmayacak şekilde sınırlandırılmalı ve kurallar aile içerisinde belirlenmelidir. Ekran kullanımının azaltılması sürecinde tüm kuralların aynı anda uygulanması yerine kademeli bir yaklaşım benimsenmeli ve aşırı sınırlayıcı olunmamalıdır. ifadelerine yer verildi.Ekran kullanımının azaltılmasıyla birlikte çocukların spor, müzik, sanat ve hobi gibi farklı etkinliklere yönlendirilmesinin, ekran dışında geçirdikleri zamanın artırılmasına katkı sağladığı belirtilen açıklamada, yemek sırasında ve birlikte vakit geçirilen diğer zamanlarda ekran kullanımına yer verilmemesinin, uykudan en az 30 ila 60 dakika önce ekran kullanımının sonlandırılmasının ve ekranların yatak odasından çıkarılmasının da günlük düzenin oluşturulması açısından önem taşıdığı bildirildi.Okula başlama sürecinde ayrılık kaygısı dikkate alınmalıAçıklamada, okula başlamanın, özellikle okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencileri için önemli bir geçiş dönemi olduğuna dikkat çekilirken, çocukların aile ortamından çıkarak düzenli ve kurallı bir yapıya geçmelerinin ayrılık kaygısı ve uyum sorunlarına neden olabildiği, uyum sürecinde çocukların yaşadığı duyguların anlaşılması, kabul edilmesi ve desteklenmesinin önem taşıdığı dile getirildi.Okul hayatına yeni başlayacak çocukların zihninde okulun keyifli bir öğrenme ve sosyalleşme ortamı olduğuna ilişkin olumlu bir fikrin oluşmasının, okula uyum sürecini kolaylaştırdığı ve bu nedenle ebeveynlerin çocuklara okuldan söz ederken olumlu ifadeler kullanması gerektiği aktarıldı.Açıklamada, şunlar kaydedildi:Okulda çocukların hoşuna gidecek etkinliklerin yapıldığı, oyunlar oynandığı ve yeni arkadaşlar edinilebildiği vurgulanmalıdır. Çocukların okula ilişkin sorularının sabırla yanıtlanması, okulda karşılaşacakları günlük düzen hakkında önceden bilgilendirilmeleri gerekir. Ailelerin öğretmen ve okul yönetimi ile işbirliği içerisinde olması, öğretmenler tarafından açıklanan programa ve uygulama çizelgesine uyum sağlaması önem taşımaktadır. Okula dönüş sürecinde çocukların yaşadığı kaygı ve diğer duyguların anlaşılması, duygularını paylaşmalarına fırsat verilmesi önemlidir. Çocuklar sınıflarındaki veya çevrelerindeki diğer çocuklarla kıyaslanmamalı, özgüvenlerine zarar verebilecek ifadelerden özellikle kaçınılmalıdır.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/saglik-bakanligindan-okula-donuste-ailelere-oneriler.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Güney Kore'den Kuzey'in nükleer programına yönelik önce dondurma, sonra çözüm çağrısı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/guney-kore-den-kuzey-in-nukleer-programina-yonelik-once-dondurma-sonra-cozum-cagrisi/905136/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/guney-kore-den-kuzey-in-nukleer-programina-yonelik-once-dondurma-sonra-cozum-cagrisi/905136/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:54:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Güney Kore / Güney Kore'de iktidardaki Demokrat Parti (DP) lideri ve eski Başbakan Kim Min-seok, Kuzey Kore'nin nükleer silah programına yönelik önce dondurma, sonra çözüm yaklaşımının izlenmesinin önemini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Güney Kore Haberleri : Güney Kore'de iktidardaki Demokrat Parti (DP) lideri ve eski Başbakan Kim Min-seok, Kuzey Kore'nin nükleer silah programına yönelik önce dondurma, sonra çözüm yaklaşımının izlenmesinin önemini vurguladı.Yonhap ajansının haberine göre Kim, Ulusal Meclis oturumunda yaptığı konuşmada, Seul hükümetinin ABD ve Kuzey Kore arasındaki diyaloğu kolaylaştırması gerektiğini kaydetti.Kuzey Kore'nin nükleer silah programına yönelik önce dondurma, sonra çözüm yaklaşımının izlenmesinin önemini kaydeden Kim, şunları söyledi:ABD ve Kuzey Kore arasındaki ilişkilerde önemli bir iyileşme sağlanabileceği ve Kuzey Kore nükleer meselesinde 'önce dondurma, sonra çözüm' yaklaşımının benimsenebileceği olasılığını göz önünde bulundurarak, Güney Kore önceden bağımsız güvenlik yeteneklerini güçlendirmelidir.Kim, Güney Kore'nin yalnızca ABD'ye bağımlı olduğu günler sona erdi diyerek Washington yönetimine cömert bir ağabey olmaktan ziyade sert bir müzakere ortağı olması çağrısı yaptı.Temmuz 2025-Haziran 2026 arasında başbakanlık görevini üstlenen Kim, geçen ay düzenlenen ulusal kongrede iktidardaki DP'nin yeni lideri seçilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Güney Kore Haberleri : Güney Kore'de iktidardaki Demokrat Parti (DP) lideri ve eski Başbakan Kim Min-seok, Kuzey Kore'nin nükleer silah programına yönelik önce dondurma, sonra çözüm yaklaşımının izlenmesinin önemini vurguladı.Yonhap ajansının haberine göre Kim, Ulusal Meclis oturumunda yaptığı konuşmada, Seul hükümetinin ABD ve Kuzey Kore arasındaki diyaloğu kolaylaştırması gerektiğini kaydetti.Kuzey Kore'nin nükleer silah programına yönelik önce dondurma, sonra çözüm yaklaşımının izlenmesinin önemini kaydeden Kim, şunları söyledi:ABD ve Kuzey Kore arasındaki ilişkilerde önemli bir iyileşme sağlanabileceği ve Kuzey Kore nükleer meselesinde 'önce dondurma, sonra çözüm' yaklaşımının benimsenebileceği olasılığını göz önünde bulundurarak, Güney Kore önceden bağımsız güvenlik yeteneklerini güçlendirmelidir.Kim, Güney Kore'nin yalnızca ABD'ye bağımlı olduğu günler sona erdi diyerek Washington yönetimine cömert bir ağabey olmaktan ziyade sert bir müzakere ortağı olması çağrısı yaptı.Temmuz 2025-Haziran 2026 arasında başbakanlık görevini üstlenen Kim, geçen ay düzenlenen ulusal kongrede iktidardaki DP'nin yeni lideri seçilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/guney-kore-den-kuzey-in-nukleer-programina-yonelik-once-dondurma-sonra-cozum-cagrisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Avro Bölgesi ikinci çeyrekte yüzde 0,6 büyüdü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/avro-bolgesi-ikinci-ceyrekte-yuzde-0-6-buyudu/905135/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/avro-bolgesi-ikinci-ceyrekte-yuzde-0-6-buyudu/905135/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:54:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Avro Bölgesi'nin ekonomisi, bu yılın ikinci çeyreğinde önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,6 büyüme kaydetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Avro Bölgesi'nin ekonomisi, bu yılın ikinci çeyreğinde önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,6 büyüme kaydetti.Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ile Avro Bölgesi'nin 2026 yılı ikinci çeyrek dönemine ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) ve istihdam verilerini güncelledi.Verilere göre, Avro Bölgesi'nde mevsimsellikten arındırılmış GSYH, yılın ikinci çeyreğinde ilk çeyreğe kıyasla yüzde 0,6 arttı.Avro Bölgesi'nde GSYH, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre de yüzde 1,2 yükseldi.Böylece Eurostat, daha önce çeyreklik bazda yüzde 0,4, yıllık bazda yüzde 1 olarak açıkladığı Avro Bölgesi büyüme verilerini yukarı yönlü revize etti.AB'de mevsimsellikten arındırılmış GSYH ise ikinci çeyrekte önceki çeyreğe göre yüzde 0,7, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,4 arttı. AB için daha önce açıklanan çeyreklik yüzde 0,5 ve yıllık yüzde 1,2'lik büyüme oranları da yukarı yönlü güncellendi.GSYH, ikinci çeyrekte önceki çeyreğe kıyasla Almanya'da yüzde 0,3, İtalya'da yüzde 0,2 ve İspanya'da yüzde 0,7 artarken Fransa'da değişmedi.GSYH, ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre Almanya ve İtalya'da yüzde 1, Fransa'da yüzde 0,5 ve İspanya'da yüzde 2,7 yükseldi.İstihdam verileriAvro Bölgesi'nde istihdam, ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,1, geçen yılın aynı dönemine göre de yüzde 0,5 arttı.AB'de ise istihdam, ikinci çeyrekte önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,1, yıllık bazda yüzde 0,4 artış gösterdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Avro Bölgesi'nin ekonomisi, bu yılın ikinci çeyreğinde önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,6 büyüme kaydetti.Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ile Avro Bölgesi'nin 2026 yılı ikinci çeyrek dönemine ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) ve istihdam verilerini güncelledi.Verilere göre, Avro Bölgesi'nde mevsimsellikten arındırılmış GSYH, yılın ikinci çeyreğinde ilk çeyreğe kıyasla yüzde 0,6 arttı.Avro Bölgesi'nde GSYH, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre de yüzde 1,2 yükseldi.Böylece Eurostat, daha önce çeyreklik bazda yüzde 0,4, yıllık bazda yüzde 1 olarak açıkladığı Avro Bölgesi büyüme verilerini yukarı yönlü revize etti.AB'de mevsimsellikten arındırılmış GSYH ise ikinci çeyrekte önceki çeyreğe göre yüzde 0,7, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,4 arttı. AB için daha önce açıklanan çeyreklik yüzde 0,5 ve yıllık yüzde 1,2'lik büyüme oranları da yukarı yönlü güncellendi.GSYH, ikinci çeyrekte önceki çeyreğe kıyasla Almanya'da yüzde 0,3, İtalya'da yüzde 0,2 ve İspanya'da yüzde 0,7 artarken Fransa'da değişmedi.GSYH, ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre Almanya ve İtalya'da yüzde 1, Fransa'da yüzde 0,5 ve İspanya'da yüzde 2,7 yükseldi.İstihdam verileriAvro Bölgesi'nde istihdam, ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,1, geçen yılın aynı dönemine göre de yüzde 0,5 arttı.AB'de ise istihdam, ikinci çeyrekte önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,1, yıllık bazda yüzde 0,4 artış gösterdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/avro-bolgesi-ikinci-ceyrekte-yuzde-0-6-buyudu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Halkbank Erkek Voleybol Takımı sağlık kontrolünden geçti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/halkbank-erkek-voleybol-takimi-saglik-kontrolunden-gecti/905133/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/halkbank-erkek-voleybol-takimi-saglik-kontrolunden-gecti/905133/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:36:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: SMS Grup Efeler Ligi ekiplerinden Halkbank Erkek Voleybol Takımı'nın oyuncuları, 2026-2027 sezonu hazırlıkları kapsamında sağlık kontrolünden geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- SMS Grup Efeler Ligi ekiplerinden Halkbank Erkek Voleybol Takımı'nın oyuncuları, 2026-2027 sezonu hazırlıkları kapsamında sağlık kontrolünden geçti.Kulüpten yapılan açıklamaya göre, yeni sezon hazırlıklarını sürdüren başkent temsilcisinde sporcuların genel sağlık durumları değerlendirildi, çeşitli tetkik ve muayeneler gerçekleştirildi.2026 Avrupa Şampiyonası nedeniyle milli takım kamplarında bulunan oyuncuların sağlık kontrollerin ise takıma katılmalarının ardından yapılacak.Halkbank Erkek Voleybol Takımı, teknik ekibin belirlediği program doğrultusunda yeni sezon hazırlıklarına yarın başlayacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- SMS Grup Efeler Ligi ekiplerinden Halkbank Erkek Voleybol Takımı'nın oyuncuları, 2026-2027 sezonu hazırlıkları kapsamında sağlık kontrolünden geçti.Kulüpten yapılan açıklamaya göre, yeni sezon hazırlıklarını sürdüren başkent temsilcisinde sporcuların genel sağlık durumları değerlendirildi, çeşitli tetkik ve muayeneler gerçekleştirildi.2026 Avrupa Şampiyonası nedeniyle milli takım kamplarında bulunan oyuncuların sağlık kontrollerin ise takıma katılmalarının ardından yapılacak.Halkbank Erkek Voleybol Takımı, teknik ekibin belirlediği program doğrultusunda yeni sezon hazırlıklarına yarın başlayacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/halkbank-erkek-voleybol-takimi-saglik-kontrolunden-gecti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çeyrek Altın Kaç TL? Bugün Çeyrek Altın Fiyatı Öğle Kuru (07 Eylül 2026)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ceyrek-altin-kac-tl-bugun-ceyrek-altin-fiyati-ogle-kuru-07-eylul-2026/905131/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ceyrek-altin-kac-tl-bugun-ceyrek-altin-fiyati-ogle-kuru-07-eylul-2026/905131/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:35:02 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Altın Fiyatları Son Durum: Çeyrek Altın fiyatı 07 Eylül 2026 Öğle saatlerinde 11.154,07 TL seviyesinde işlem görüyor. Saat 12:35 itibarıyla Çeyrek Altın fiyatı yüzde 0,54 düşüş gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Altın Fiyatları Son Durum- Çeyrek Altın fiyatı güne düşüşle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde Çeyrek altın, aşağı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 07 Eylül 2026 saat 12:35 itibarıyla:

1 Çeyrek Altın: 11.154,07 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,54 düştü gösterdi.

1 Çeyrek Altın Alış 10.905,27 TL, 1 Çeyrek Altın satış fiyatı ise 11.154,07 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda altın fiyatlarını etkileyen faktörler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, Çeyrek altın fiyatının seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel Çeyrek altın fiyatı, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest altın piyasasında:

Çeyrek Altın alış fiyatı: 10.905,27 TL

Çeyrek Altın satış fiyatı: 11.154,07 TL

Küresel piyasalarda altın fiyatlarını etkileyen faktörler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, Çeyrek altın fiyatının seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel altın fiyatları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Altın Fiyatları Son Durum- Çeyrek Altın fiyatı güne düşüşle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde Çeyrek altın, aşağı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 07 Eylül 2026 saat 12:35 itibarıyla:

1 Çeyrek Altın: 11.154,07 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,54 düştü gösterdi.

1 Çeyrek Altın Alış 10.905,27 TL, 1 Çeyrek Altın satış fiyatı ise 11.154,07 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda altın fiyatlarını etkileyen faktörler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, Çeyrek altın fiyatının seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel Çeyrek altın fiyatı, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest altın piyasasında:

Çeyrek Altın alış fiyatı: 10.905,27 TL

Çeyrek Altın satış fiyatı: 11.154,07 TL

Küresel piyasalarda altın fiyatlarını etkileyen faktörler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, Çeyrek altın fiyatının seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel altın fiyatları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ceyrek-altin-kac-tl-bugun-ceyrek-altin-fiyati-ogle-kuru-07-eylul-2026-20260907123501.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aliyev ve Putin, Azerbaycan-Rusya ilişkilerinin yoğunlaştırılması konusunda mutabakat sağladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aliyev-ve-putin-azerbaycan-rusya-iliskilerinin-yogunlastirilmasi-konusunda-mutabakat-sagladi/905130/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aliyev-ve-putin-azerbaycan-rusya-iliskilerinin-yogunlastirilmasi-konusunda-mutabakat-sagladi/905130/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:33:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bakü / Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iki ülke ilişkilerinin farklı düzeylerde yoğunlaştırılması konusunda mutabakata vardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bakü Haberleri : Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iki ülke ilişkilerinin farklı düzeylerde yoğunlaştırılması konusunda mutabakata vardı.Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Putin, Aliyev'i telefonla aradı.Telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve insani işbirliğinin bazı güncel meseleleri ele alındı.Görüşmede, ikili ilişkilerin farklı düzeylerde yoğunlaştırılması konusunda mutabakata varıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bakü Haberleri : Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iki ülke ilişkilerinin farklı düzeylerde yoğunlaştırılması konusunda mutabakata vardı.Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Putin, Aliyev'i telefonla aradı.Telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve insani işbirliğinin bazı güncel meseleleri ele alındı.Görüşmede, ikili ilişkilerin farklı düzeylerde yoğunlaştırılması konusunda mutabakata varıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/aliyev-ve-putin-azerbaycan-rusya-iliskilerinin-yogunlastirilmasi-konusunda-mutabakat-sagladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yunanistan’ın Konitsa bölgesinde çıkan orman yangını 8 gündür kontrol altına alınamadı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yunanistan-in-konitsa-bolgesinde-cikan-orman-yangini-8-gundur-kontrol-altina-alinamadi/905129/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yunanistan-in-konitsa-bolgesinde-cikan-orman-yangini-8-gundur-kontrol-altina-alinamadi/905129/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:33:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gümülcine / ​​​​​​​Yunanistan’ın kuzeybatısındaki Konitsa bölgesinde 31 Ağustos’ta çıkan orman yangınının 8.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gümülcine Haberleri : ​​​​​​​Yunanistan’ın kuzeybatısındaki Konitsa bölgesinde 31 Ağustos’ta çıkan orman yangınının 8. gününde de kontrol altına alınamadığı bildirildi.Trapezitsa bölgesinde devam eden yangına 150 itfaiyeci, 10 yaya ekip ve 48 araçla müdahale edildiği belirtildi.Günün ilk ışıklarıyla birlikte 3 helikopterin söndürme çalışmalarına yeniden başladığı, hava araçlarının gün içinde takviye edilmesinin beklendiği kaydedildi.Yangının ormanlık alanda geniş bir bölgeyi etkilediği ve Aos Boğazı’na ulaştığı, sarp arazi nedeniyle kara ekiplerinin bazı noktalara erişmekte güçlük çektiği aktarıldı.Konitsa Sivil Koruma yetkililerinden Yorgos Mitsos, yangının yıldırım düşmesi sonucu başladığını, rüzgarın yön değiştirmesiyle alevlerin şu aşamada Konitsa kentine doğru ilerlemediğini belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gümülcine Haberleri : ​​​​​​​Yunanistan’ın kuzeybatısındaki Konitsa bölgesinde 31 Ağustos’ta çıkan orman yangınının 8. gününde de kontrol altına alınamadığı bildirildi.Trapezitsa bölgesinde devam eden yangına 150 itfaiyeci, 10 yaya ekip ve 48 araçla müdahale edildiği belirtildi.Günün ilk ışıklarıyla birlikte 3 helikopterin söndürme çalışmalarına yeniden başladığı, hava araçlarının gün içinde takviye edilmesinin beklendiği kaydedildi.Yangının ormanlık alanda geniş bir bölgeyi etkilediği ve Aos Boğazı’na ulaştığı, sarp arazi nedeniyle kara ekiplerinin bazı noktalara erişmekte güçlük çektiği aktarıldı.Konitsa Sivil Koruma yetkililerinden Yorgos Mitsos, yangının yıldırım düşmesi sonucu başladığını, rüzgarın yön değiştirmesiyle alevlerin şu aşamada Konitsa kentine doğru ilerlemediğini belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/yunanistan-in-konitsa-bolgesinde-cikan-orman-yangini-8-gundur-kontrol-altina-alinamadi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gazze'de seyyar sinemayla çocuklar yıkımın atmosferinden uzaklaştırılmaya çalışılıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gazze-de-seyyar-sinemayla-cocuklar-yikimin-atmosferinden-uzaklastirilmaya-calisiliyor/905127/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gazze-de-seyyar-sinemayla-cocuklar-yikimin-atmosferinden-uzaklastirilmaya-calisiliyor/905127/</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 12:30:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gazze / Proje ekibinden Esma Debabiş: - Sinemamıza 'Küçük Kanatlar' adını verdik çünkü her çocuğun hayal gücü ve umut dolu iki kanadı olduğuna inanıyoruz ve bu kanatlara, koşullar ne olursa olsun, uçma şansı vermeye çalışıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gazze Haberleri : MUHAMMED MACİD - İsrail ordusunun büyük yıkıma uğrattığı Gazze Şeridi'nde gönüllülerin girişimiyle kurulan gezici Küçük Kanatlar Sineması, enkaz arasında açtıkları beyaz perdeyle 3 yıldır büyük acılara şahit olan Filistinli çocukları neşelendiriyor.Küçük Kanatlar Sineması girişimcileri, Gazze'de çadır kampları ve barınakları gezerek Filistinli çocuklara hem çizgi film izleme fırsatı sunuyor hem de yüz boyama ve yöresel danslar gibi çeşitli etkinliklerle eğlenmelerini sağlıyor.Küçük Kanatlar Sineması girişimi, Kasım ve Aralık 2025 tarihlerinde Gazze'de gerçekleştirilen Gazze Çocuk Sineması Festivali'nin devamı niteliğini taşıyor.Filistinli çocuklar için kurulan seyyar sinema Gazze genelinde 500 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyor.Temel ihtiyaçların dahi bazen bulunamadığı Gazze'de film gösterimi yapmak da İsrail'in saldırılarını sürdürmesi nedeniyle bir yerden bir yere gitmek de güvenlik sıkıntılarını beraberinde getirebiliyor.Ayrıca elektrik şebekesinin neredeyse tamamen çökmüş olması nedeniyle çalışanlar projektör ve diğer ekipmanları çalıştırmak için güç kaynağı bulmak zorunda kalıyor.Proje ekibinden Esma Debabiş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nin kuzey ve güney bölgelerinde yerinden edilen Filistinlilerin kaldığı kamp ve barınma merkezlerinde çocuklar için film gösterimleri yaptıklarını söyledi.Yalnızca çocukların film izlemesini değil aynı zamanda kısa bir süreliğine de olsa Filistinli çocukların korku ve üzüntü halinden kurtulup neşeli bir şekilde eğlenmelerini hedeflediklerini aktaran Debabiş, karşılaştıkları zorluklara ilişkin  Ulaşım ve elektrik temini gibi çeşitli zorluklarla karşılaşıyoruz, bu nedenle her gösteride ekipmanı çalıştırmak için gerekli elektriği temin etmeye çalışıyoruz. diye konuştu.Küçük Kanatlar ismi Filistinli çocuklar için seçildiDebabiş, seyyar sinemaya Küçük Kanatlar isminin yaklaşık 3 yıldır korku yaşayan, sevdiklerini kaybeden ve yerinden edilmenin sıkıntısını yaşayan çocuklar için seçildiğini ifade etti.Filistinli Debabiş, Sinemamıza Küçük Kanatlar adını verdik çünkü her çocuğun hayal gücü ve umut dolu iki kanadı olduğuna inanıyoruz ve bu kanatlara, koşullar ne olursa olsun, uçma şansı vermeye çalışıyoruz. dedi.Gazze'de çocukların saldırıların sürdüğü dönemde benzer etkinliklerden mahrum kaldığını belirten Debabiş, düzenledikleri etkinliklerin Filistinli çocukları bir süreliğine de olsa korku ve yıkımın etkisinden çıkardığını aktardı.Projenin yürütücüsü Meşharavi Vakfı isimli sivil toplum kuruluşundan yapılan açıklamada ise gezici sinemayla Filistinli çocuklara sanat yoluyla psikolojik ve sosyal destek sağlanmasının, kendilerini ifade edebilecekleri, oyun oynayabilecekleri ve hayal kurabilecekleri bir alan açılmasının amaçlandığı aktarıldı.Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonundan (UNICEF) 30 Nisan'da yapılan açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki yaklaşık bir milyon çocuğun neredeyse tamamının savaş nedeniyle ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerine ihtiyaç duyduğu belirtilmişti.UNICEF'ten ağustosta yapılan açıklamalarda ise 5 günde 4 çocuğun İsrail saldırılarında hayatını kaybettiği, Gazze'de ateşkesin ilan edilmesinin üzerinden geçen 300 gün içinde her gün ortalama bir çocuğun İsrail saldırılarında yaşamını yitirdiği kaydedilmişti.Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisinin (OCHA) verilerine göre, Gazze nüfusunun yüzde 94'ü barınma ve temel ihtiyaçlar konusunda yardıma ihtiyaç duyuyor.Gazzelilerin yüzde 58'i kritik veya felaket niteliğinde barınma ihtiyacıyla karşı karşıya kalırken, Filistinli ailelerin yüzde 84'ü de yaşamaya uygun olmayan şartlarda hayata tutunmaya çalışıyor.Gazze'deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Gazze'de 10 Ekim 2025'te ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail ordusunun düzenlediği saldırılarda 1344 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 481'i de yaralandı.İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda ise 73 bin 651 Filistinli yaşamını yitirdi, 174 binden fazlası da yaralandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gazze Haberleri : MUHAMMED MACİD - İsrail ordusunun büyük yıkıma uğrattığı Gazze Şeridi'nde gönüllülerin girişimiyle kurulan gezici Küçük Kanatlar Sineması, enkaz arasında açtıkları beyaz perdeyle 3 yıldır büyük acılara şahit olan Filistinli çocukları neşelendiriyor.Küçük Kanatlar Sineması girişimcileri, Gazze'de çadır kampları ve barınakları gezerek Filistinli çocuklara hem çizgi film izleme fırsatı sunuyor hem de yüz boyama ve yöresel danslar gibi çeşitli etkinliklerle eğlenmelerini sağlıyor.Küçük Kanatlar Sineması girişimi, Kasım ve Aralık 2025 tarihlerinde Gazze'de gerçekleştirilen Gazze Çocuk Sineması Festivali'nin devamı niteliğini taşıyor.Filistinli çocuklar için kurulan seyyar sinema Gazze genelinde 500 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyor.Temel ihtiyaçların dahi bazen bulunamadığı Gazze'de film gösterimi yapmak da İsrail'in saldırılarını sürdürmesi nedeniyle bir yerden bir yere gitmek de güvenlik sıkıntılarını beraberinde getirebiliyor.Ayrıca elektrik şebekesinin neredeyse tamamen çökmüş olması nedeniyle çalışanlar projektör ve diğer ekipmanları çalıştırmak için güç kaynağı bulmak zorunda kalıyor.Proje ekibinden Esma Debabiş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nin kuzey ve güney bölgelerinde yerinden edilen Filistinlilerin kaldığı kamp ve barınma merkezlerinde çocuklar için film gösterimleri yaptıklarını söyledi.Yalnızca çocukların film izlemesini değil aynı zamanda kısa bir süreliğine de olsa Filistinli çocukların korku ve üzüntü halinden kurtulup neşeli bir şekilde eğlenmelerini hedeflediklerini aktaran Debabiş, karşılaştıkları zorluklara ilişkin  Ulaşım ve elektrik temini gibi çeşitli zorluklarla karşılaşıyoruz, bu nedenle her gösteride ekipmanı çalıştırmak için gerekli elektriği temin etmeye çalışıyoruz. diye konuştu.Küçük Kanatlar ismi Filistinli çocuklar için seçildiDebabiş, seyyar sinemaya Küçük Kanatlar isminin yaklaşık 3 yıldır korku yaşayan, sevdiklerini kaybeden ve yerinden edilmenin sıkıntısını yaşayan çocuklar için seçildiğini ifade etti.Filistinli Debabiş, Sinemamıza Küçük Kanatlar adını verdik çünkü her çocuğun hayal gücü ve umut dolu iki kanadı olduğuna inanıyoruz ve bu kanatlara, koşullar ne olursa olsun, uçma şansı vermeye çalışıyoruz. dedi.Gazze'de çocukların saldırıların sürdüğü dönemde benzer etkinliklerden mahrum kaldığını belirten Debabiş, düzenledikleri etkinliklerin Filistinli çocukları bir süreliğine de olsa korku ve yıkımın etkisinden çıkardığını aktardı.Projenin yürütücüsü Meşharavi Vakfı isimli sivil toplum kuruluşundan yapılan açıklamada ise gezici sinemayla Filistinli çocuklara sanat yoluyla psikolojik ve sosyal destek sağlanmasının, kendilerini ifade edebilecekleri, oyun oynayabilecekleri ve hayal kurabilecekleri bir alan açılmasının amaçlandığı aktarıldı.Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonundan (UNICEF) 30 Nisan'da yapılan açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki yaklaşık bir milyon çocuğun neredeyse tamamının savaş nedeniyle ruh sağlığı ve psikososyal destek hizmetlerine ihtiyaç duyduğu belirtilmişti.UNICEF'ten ağustosta yapılan açıklamalarda ise 5 günde 4 çocuğun İsrail saldırılarında hayatını kaybettiği, Gazze'de ateşkesin ilan edilmesinin üzerinden geçen 300 gün içinde her gün ortalama bir çocuğun İsrail saldırılarında yaşamını yitirdiği kaydedilmişti.Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisinin (OCHA) verilerine göre, Gazze nüfusunun yüzde 94'ü barınma ve temel ihtiyaçlar konusunda yardıma ihtiyaç duyuyor.Gazzelilerin yüzde 58'i kritik veya felaket niteliğinde barınma ihtiyacıyla karşı karşıya kalırken, Filistinli ailelerin yüzde 84'ü de yaşamaya uygun olmayan şartlarda hayata tutunmaya çalışıyor.Gazze'deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Gazze'de 10 Ekim 2025'te ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail ordusunun düzenlediği saldırılarda 1344 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 481'i de yaralandı.İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda ise 73 bin 651 Filistinli yaşamını yitirdi, 174 binden fazlası da yaralandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/gazze-de-seyyar-sinemayla-cocuklar-yikimin-atmosferinden-uzaklastirilmaya-calisiliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
