<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Bakan Işıkhan, Türk Metal Sendikası 3. Genç İşçiler Kurultayında konuştu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-isikhan-turk-metal-sendikasi-3-genc-isciler-kurultayinda-konustu/863871/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-isikhan-turk-metal-sendikasi-3-genc-isciler-kurultayinda-konustu/863871/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:45:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Dijital bağımlılık, aşırı sosyal medya kullanımından, illegal siteler aracılığıyla bahis oyunlarına varıncaya kadar pek çok alt kategorisi bulunan ve toplumsal geleceğimiz adına çok yönlü bir şekilde ele alınması gereken ciddi bir tehdittir - Teknolojinin karanlık yanına, dijital bağımlılık konusuna özellikle gençlerimizin dikkatle eğilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sosyalleşme kavramının ihtiva ettiği özelliklerin, artık birer birer sanal dünyaya, yapay ilişkilere ve anlık keyiflere dönüşmesi, sadece toplumsal hayatı değil, aynı zamanda bireysel yaşamı da olumsuz yönde etkilemektedir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Dijital bağımlılık, aşırı sosyal medya kullanımından, illegal siteler aracılığıyla bahis oyunlarına varıncaya kadar pek çok alt kategorisi bulunan ve toplumsal geleceğimiz adına çok yönlü bir şekilde ele alınması gereken ciddi bir tehdittir. dedi.Bakan Işıkhan, Türk Metal Sendikasınca bir otelde düzenlenen Genç İşçiler 3. Büyük Kurultayına katıldı.Küresel ölçekteki büyüme mücadelesine, her geçen gün yeni bir cephe kazandıran Türkiye'nin en büyük sermayesinin beşeri güç olduğunu belirten Işıkhan, gençlerin, ülkenin yerli ve milli kalkınma yolculuğunu aklıyla, fikriyle ve enerjisiyle omuzladığını vurguladı.Işıkhan, metal sektöründe faaliyet gösteren, çalışan, üreten, milli kalkınmaya ivme katan sendikalı gençlerin dinamizminin hem Türkiye'nin üretim ve iş gücü potansiyelinin hem de gittikçe gençleşen sendikacılık ve sivil toplum faaliyetlerinin önemli bir yansıması olduğunu ifade etti.Bugün gençlerin, teknoloji ve enformasyon çağının da etkisiyle, geçmişe kıyasla daha pratik, inovatif, bilinçli ve bunun doğal bir sonucu olarak daha üretken konumda olduğunu dile getiren Işıkhan, teknolojinin hızla ilerlediği ve sosyal hayatı da aynı hızla dijitalleştirdiği bir dönemden geçildiğini kaydetti.Yapay zekadan otomasyona ve bilişimden enerji verimliliğine kadar her alanda, gençlerin varlığını ve başarılarını görmenin kendilerini gururlandırdığını vurgulayan Işıkhan, şunları paylaştı:Bugün, Kurultay kapsamında, teknolojinin karanlık yanına, dijital bağımlılık konusuna özellikle gençlerimizin dikkatle eğilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sosyalleşme kavramının ihtiva ettiği özelliklerin, artık birer birer sanal dünyaya, yapay ilişkilere ve anlık keyiflere dönüşmesi, sadece toplumsal hayatı değil, aynı zamanda bireysel yaşamı da olumsuz yönde etkilemektedir. Dijital araçlara ulaşımın gittikçe kolaylaşmasıyla birlikte sanal dünyaya yüklediğimiz anlam, maalesef bizi, dijital bağımlılık riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Dijital bağımlılık, aşırı sosyal medya kullanımından, illegal siteler aracılığıyla bahis oyunlarına varıncaya kadar pek çok alt kategorisi bulunan ve toplumsal geleceğimiz adına çok yönlü bir şekilde ele alınması gereken ciddi bir tehdittir.Dijital dünyayla fazla temasın, iş sağlığı ve güvenliğini riske attığı, iş performansını düşürdüğü ve iş kazalarına neden olduğu uzmanlarca ortaya konulan bir gerçektir. Bu tehdit bugün, ailede, iş ve sosyal hayatta ilişkileri bozmakla kalmamakta, ruhsal ve bedensel sağlık sorunları başta olmak üzere, yaşam kalitemizi düşürecek birçok olumsuzluğu da beraberinde getirmektedir. Teknoloji ve dijital araçlar, sosyal hayatın kaçış noktası veya sorumluluklarımızın acil çıkış kapısı değildir. Dolayısıyla dijital bağımlılıktan korunmanın ve gençlerimizi de bu tehlikelerden korumanın öncelikli yolu, dijital mecralara dair gerçeklik algımızı doğru yönde belirlemek ve bu alanları birer sorun çözücü bir araç olarak görmekten vazgeçmektir.- Riskleri azami ölçüde azaltmak hepimizin elindeDijital dünyayla kurulacak ilişkilerde belli sınırlar koymak ve iradenin yönetimini sanal dünyaya teslim etmekten kaçınmak gerektiğinin altını çizen Işıkhan, dijital bağımlılığın bir salgın halinde yayılmasını engelleyerek, teknolojiyi sadece hayatı kolaylaştıracak bir araca dönüştürmenin herkesin kendi elinde olduğunu söyledi.Metal sektörünün, Türkiye'nin üretim ve ihracatında büyük payı bulunan, aynı zamanda dijitalleşmenin de en çok etkilendiği sektörlerden bir tanesi olduğuna işaret eden Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:Türk Metal Sendikası, işkolunun en büyük sendikası olmanın yanı sıra üyelerinin yüzde 40'ı genç üyelerden oluşmaktadır. Türk sendikal hareketinde ilklere imza atan bir sendika olmasının yanı sıra işkolundaki gelişmelere de öncülük etmektedir. Sizlerin de emek verdiği, ekmeğini kazandığı bu sektörde dijital dönüşümü doğru yönetmek, değişimi olumlu bir gelişime çevirmek, faydalarından maksimum yararlanmak ve riskleri azami ölçüde azaltmak hepimizin elindedir.Vedat Işıkhan, Bakanlık olarak İŞKUR aracılığıyla, özellikle kadınlara ve gençlere yönelik yürüttükleri dijital okuryazarlık ve teknolojik okuryazarlık eğitimlerinin de tam da bu noktada önemli bir işlevi yerine getirdiğini aktardı.Işıkhan, 2026 ocak-nisan ayı içerisinde, 3 bin 797 kişinin bu eğitimlerden faydalanmasını sağladıklarını, çalışma hayatında dönüşüme yön verecek bu tür eğitim ve projelerle, sendikalar, konfederasyonlar başta olmak üzere tüm paydaşlarla işbirliği yapmaya devam edeceklerini belirtti.- Silahın, paran, güvenliğin yoksa, ailen de yok, fabrikan da yokTÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay ise savaşların yaşandığı bir dünyada, güvenliğin olmadığı bir bölgede diğer konuların ikincil önemde olacağına dikkati çekerek, Silahın, paran, güvenliğin yoksa, ailen de yok, fabrikan da yok, işin de yok, iş yerin de yok. değerlendirmesinde bulundu.Türkiye'de etik yasasına ihtiyaç olduğu dile getiren Atalay, sendikalar, siyasi partiler ve belediyelerin de bu yasaya tabi olmasını istedi.Atalay, Hırsızın, terör örgütünden farkı yok. Biz işçiler, vatan hainlerini, emek hırsızlarını dışlayacağız. Giresun'da, Beypazarı'nda, Soma'da bir işveren var ki, kim bu işveren? Yerin altında işçiyi çalıştırıyor, aylardır maaşını vermiyor. Türkiye duyuyor, devletin tamamı duyuyor. Bu işverenlerin lisansı iptal edilmeli, ülke sınırlarından aldığı ihaleleri bırakarak, gitsin buradan. ifadesini kullandı.Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Uysal Altundağ ve Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) Genel Sekreteri Fatih Ay da sendikanın çalışmalarına ilişkin konuşma yaptı.Konuşmaların ardından Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Uysal Altundağ, Bakan Işıkhan'a plaket takdim etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Dijital bağımlılık, aşırı sosyal medya kullanımından, illegal siteler aracılığıyla bahis oyunlarına varıncaya kadar pek çok alt kategorisi bulunan ve toplumsal geleceğimiz adına çok yönlü bir şekilde ele alınması gereken ciddi bir tehdittir. dedi.Bakan Işıkhan, Türk Metal Sendikasınca bir otelde düzenlenen Genç İşçiler 3. Büyük Kurultayına katıldı.Küresel ölçekteki büyüme mücadelesine, her geçen gün yeni bir cephe kazandıran Türkiye'nin en büyük sermayesinin beşeri güç olduğunu belirten Işıkhan, gençlerin, ülkenin yerli ve milli kalkınma yolculuğunu aklıyla, fikriyle ve enerjisiyle omuzladığını vurguladı.Işıkhan, metal sektöründe faaliyet gösteren, çalışan, üreten, milli kalkınmaya ivme katan sendikalı gençlerin dinamizminin hem Türkiye'nin üretim ve iş gücü potansiyelinin hem de gittikçe gençleşen sendikacılık ve sivil toplum faaliyetlerinin önemli bir yansıması olduğunu ifade etti.Bugün gençlerin, teknoloji ve enformasyon çağının da etkisiyle, geçmişe kıyasla daha pratik, inovatif, bilinçli ve bunun doğal bir sonucu olarak daha üretken konumda olduğunu dile getiren Işıkhan, teknolojinin hızla ilerlediği ve sosyal hayatı da aynı hızla dijitalleştirdiği bir dönemden geçildiğini kaydetti.Yapay zekadan otomasyona ve bilişimden enerji verimliliğine kadar her alanda, gençlerin varlığını ve başarılarını görmenin kendilerini gururlandırdığını vurgulayan Işıkhan, şunları paylaştı:Bugün, Kurultay kapsamında, teknolojinin karanlık yanına, dijital bağımlılık konusuna özellikle gençlerimizin dikkatle eğilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sosyalleşme kavramının ihtiva ettiği özelliklerin, artık birer birer sanal dünyaya, yapay ilişkilere ve anlık keyiflere dönüşmesi, sadece toplumsal hayatı değil, aynı zamanda bireysel yaşamı da olumsuz yönde etkilemektedir. Dijital araçlara ulaşımın gittikçe kolaylaşmasıyla birlikte sanal dünyaya yüklediğimiz anlam, maalesef bizi, dijital bağımlılık riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Dijital bağımlılık, aşırı sosyal medya kullanımından, illegal siteler aracılığıyla bahis oyunlarına varıncaya kadar pek çok alt kategorisi bulunan ve toplumsal geleceğimiz adına çok yönlü bir şekilde ele alınması gereken ciddi bir tehdittir.Dijital dünyayla fazla temasın, iş sağlığı ve güvenliğini riske attığı, iş performansını düşürdüğü ve iş kazalarına neden olduğu uzmanlarca ortaya konulan bir gerçektir. Bu tehdit bugün, ailede, iş ve sosyal hayatta ilişkileri bozmakla kalmamakta, ruhsal ve bedensel sağlık sorunları başta olmak üzere, yaşam kalitemizi düşürecek birçok olumsuzluğu da beraberinde getirmektedir. Teknoloji ve dijital araçlar, sosyal hayatın kaçış noktası veya sorumluluklarımızın acil çıkış kapısı değildir. Dolayısıyla dijital bağımlılıktan korunmanın ve gençlerimizi de bu tehlikelerden korumanın öncelikli yolu, dijital mecralara dair gerçeklik algımızı doğru yönde belirlemek ve bu alanları birer sorun çözücü bir araç olarak görmekten vazgeçmektir.- Riskleri azami ölçüde azaltmak hepimizin elindeDijital dünyayla kurulacak ilişkilerde belli sınırlar koymak ve iradenin yönetimini sanal dünyaya teslim etmekten kaçınmak gerektiğinin altını çizen Işıkhan, dijital bağımlılığın bir salgın halinde yayılmasını engelleyerek, teknolojiyi sadece hayatı kolaylaştıracak bir araca dönüştürmenin herkesin kendi elinde olduğunu söyledi.Metal sektörünün, Türkiye'nin üretim ve ihracatında büyük payı bulunan, aynı zamanda dijitalleşmenin de en çok etkilendiği sektörlerden bir tanesi olduğuna işaret eden Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:Türk Metal Sendikası, işkolunun en büyük sendikası olmanın yanı sıra üyelerinin yüzde 40'ı genç üyelerden oluşmaktadır. Türk sendikal hareketinde ilklere imza atan bir sendika olmasının yanı sıra işkolundaki gelişmelere de öncülük etmektedir. Sizlerin de emek verdiği, ekmeğini kazandığı bu sektörde dijital dönüşümü doğru yönetmek, değişimi olumlu bir gelişime çevirmek, faydalarından maksimum yararlanmak ve riskleri azami ölçüde azaltmak hepimizin elindedir.Vedat Işıkhan, Bakanlık olarak İŞKUR aracılığıyla, özellikle kadınlara ve gençlere yönelik yürüttükleri dijital okuryazarlık ve teknolojik okuryazarlık eğitimlerinin de tam da bu noktada önemli bir işlevi yerine getirdiğini aktardı.Işıkhan, 2026 ocak-nisan ayı içerisinde, 3 bin 797 kişinin bu eğitimlerden faydalanmasını sağladıklarını, çalışma hayatında dönüşüme yön verecek bu tür eğitim ve projelerle, sendikalar, konfederasyonlar başta olmak üzere tüm paydaşlarla işbirliği yapmaya devam edeceklerini belirtti.- Silahın, paran, güvenliğin yoksa, ailen de yok, fabrikan da yokTÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay ise savaşların yaşandığı bir dünyada, güvenliğin olmadığı bir bölgede diğer konuların ikincil önemde olacağına dikkati çekerek, Silahın, paran, güvenliğin yoksa, ailen de yok, fabrikan da yok, işin de yok, iş yerin de yok. değerlendirmesinde bulundu.Türkiye'de etik yasasına ihtiyaç olduğu dile getiren Atalay, sendikalar, siyasi partiler ve belediyelerin de bu yasaya tabi olmasını istedi.Atalay, Hırsızın, terör örgütünden farkı yok. Biz işçiler, vatan hainlerini, emek hırsızlarını dışlayacağız. Giresun'da, Beypazarı'nda, Soma'da bir işveren var ki, kim bu işveren? Yerin altında işçiyi çalıştırıyor, aylardır maaşını vermiyor. Türkiye duyuyor, devletin tamamı duyuyor. Bu işverenlerin lisansı iptal edilmeli, ülke sınırlarından aldığı ihaleleri bırakarak, gitsin buradan. ifadesini kullandı.Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Uysal Altundağ ve Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) Genel Sekreteri Fatih Ay da sendikanın çalışmalarına ilişkin konuşma yaptı.Konuşmaların ardından Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Uysal Altundağ, Bakan Işıkhan'a plaket takdim etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/bakan-isikhan-turk-metal-sendikasi-3-genc-isciler-kurultayinda-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Endonezya ve Malezya, ABD-İran mutabakatını memnuniyetle karşıladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/endonezya-ve-malezya-abd-iran-mutabakatini-memnuniyetle-karsiladi/863869/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/endonezya-ve-malezya-abd-iran-mutabakatini-memnuniyetle-karsiladi/863869/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:42:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Endonezya ve Malezya, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Endonezya ve Malezya, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını duyurdu.Endonezya Dışişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın memnuniyetle karşılandığı bildirildi.Açıklamada, diyaloğun kolaylaştırılmasına ve anlaşmazlıkların barışçıl şekilde çözülmesine katkıda bulunan tüm tarafların ve arabulucuların çabalarının takdir edildiği belirtildi.Tüm taraflara, itidal göstermeye devam etmeleri, taahhütlerine sadık kalmaları ve diyaloğa yapıcı şekilde katılmaları çağrısı yapılan açıklamada, Endonezya'nın mutabakatın yürürlüğe girmesini sabırsızlıkla beklediği vurgulandı.Açıklamada, Endonezya'nın uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın amaç ve ilkelerine uygun, bölgede barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmeye yönelik çabaları desteklemeye hazır olduğu ifade edildi.- MalezyaMalezya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada da ABD-İran mutabakatının duyurulmasının memnuniyetle karşılandığı belirtilerek, bunun Batı Asya'da gerilimin azaltılması ile kapsamlı ve kalıcı çözüme yönelik önemli bir adım olduğuna işaret edildi.Açıklamada, Malezya’nın, taraflar arasındaki diplomatik çabaları ve diyaloğu destekleme rollerinden dolayı Türkiye, Pakistan, Katar, Mısır, Suudi Arabistan ve diğer bölgesel ülkelere memnuniyetini bildirdiği aktarılan açıklamada, kalıcı barışın ancak diyalog, diplomasi ve karşılıklı saygı yoluyla sağlanabileceği konusundaki kararlılığın sürdürüldüğü kaydedildi.​​​]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Endonezya ve Malezya, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını duyurdu.Endonezya Dışişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın memnuniyetle karşılandığı bildirildi.Açıklamada, diyaloğun kolaylaştırılmasına ve anlaşmazlıkların barışçıl şekilde çözülmesine katkıda bulunan tüm tarafların ve arabulucuların çabalarının takdir edildiği belirtildi.Tüm taraflara, itidal göstermeye devam etmeleri, taahhütlerine sadık kalmaları ve diyaloğa yapıcı şekilde katılmaları çağrısı yapılan açıklamada, Endonezya'nın mutabakatın yürürlüğe girmesini sabırsızlıkla beklediği vurgulandı.Açıklamada, Endonezya'nın uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın amaç ve ilkelerine uygun, bölgede barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmeye yönelik çabaları desteklemeye hazır olduğu ifade edildi.- MalezyaMalezya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada da ABD-İran mutabakatının duyurulmasının memnuniyetle karşılandığı belirtilerek, bunun Batı Asya'da gerilimin azaltılması ile kapsamlı ve kalıcı çözüme yönelik önemli bir adım olduğuna işaret edildi.Açıklamada, Malezya’nın, taraflar arasındaki diplomatik çabaları ve diyaloğu destekleme rollerinden dolayı Türkiye, Pakistan, Katar, Mısır, Suudi Arabistan ve diğer bölgesel ülkelere memnuniyetini bildirdiği aktarılan açıklamada, kalıcı barışın ancak diyalog, diplomasi ve karşılıklı saygı yoluyla sağlanabileceği konusundaki kararlılığın sürdürüldüğü kaydedildi.​​​]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/endonezya-ve-malezya-abd-iran-mutabakatini-memnuniyetle-karsiladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Van'daki Kızılmeydan Yaylası düğün çiçekleriyle renklendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/van-daki-kizilmeydan-yaylasi-dugun-cicekleriyle-renklendi/863868/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/van-daki-kizilmeydan-yaylasi-dugun-cicekleriyle-renklendi/863868/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:40:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Van — Van'ın Gürpınar ilçesinde bulunan Kızılmeydan Yaylası, düğün çiçeklerinin açmasıyla sarı renge büründü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Van Haberleri — Van'ın Gürpınar ilçesinde bulunan Kızılmeydan Yaylası, düğün çiçeklerinin açmasıyla sarı renge büründü.İlçe merkezine yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Yoldüştü Mahallesi sınırlarında yer alan 2 bin 700 rakımlı Kızılmeydan Yaylası, bugünlerde doğaseverlere eşsiz manzaralar sunuyor.Haziran ayının ortalarında halen yüksek kesimlerde kışın izlerinin görüldüğü yayla, yeni açan düğün çiçekleriyle renklendi.Yeşilin her tonunun görülebildiği yaylada açan sarı renkli çiçekler, seyrine doyum olmayan manzara oluşturdu.Bir yanda sarı çiçeklerle bezeli yayla, bir yanda da zirvelerinde kar örtüsü duran dağlar, bölgeyi ziyaret edenlerin ilgisini çekiyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Van Haberleri — Van'ın Gürpınar ilçesinde bulunan Kızılmeydan Yaylası, düğün çiçeklerinin açmasıyla sarı renge büründü.İlçe merkezine yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Yoldüştü Mahallesi sınırlarında yer alan 2 bin 700 rakımlı Kızılmeydan Yaylası, bugünlerde doğaseverlere eşsiz manzaralar sunuyor.Haziran ayının ortalarında halen yüksek kesimlerde kışın izlerinin görüldüğü yayla, yeni açan düğün çiçekleriyle renklendi.Yeşilin her tonunun görülebildiği yaylada açan sarı renkli çiçekler, seyrine doyum olmayan manzara oluşturdu.Bir yanda sarı çiçeklerle bezeli yayla, bir yanda da zirvelerinde kar örtüsü duran dağlar, bölgeyi ziyaret edenlerin ilgisini çekiyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/van-daki-kizilmeydan-yaylasi-dugun-cicekleriyle-renklendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adıyaman'da girdiği çayda akıntıya kapılan genci arama çalışmaları sürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/adiyaman-da-girdigi-cayda-akintiya-kapilan-genci-arama-calismalari-suruyor/863866/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/adiyaman-da-girdigi-cayda-akintiya-kapilan-genci-arama-calismalari-suruyor/863866/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:39:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Adıyaman — Adıyaman'ın Besni ilçesinde Göksu Çayı'nda akıntıya kapılarak kaybolan 18 yaşındaki İsa Özkul'un bulunması için arama çalışmaları 4.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Adıyaman Haberleri — Adıyaman'ın Besni ilçesinde Göksu Çayı'nda akıntıya kapılarak kaybolan 18 yaşındaki İsa Özkul'un bulunması için arama çalışmaları 4. gününde devam ediyor.Kızılin köyündeki tarihi Kızılin Köprüsü mevkisinde 12 Haziran Cuma günü serinlemek için girdiği Göksu Çayı'nda akıntıya kapılarak kaybolan Özkul'u arama çalışmalarına sabah saatlerinde yeniden başlandı.AFAD, Jandarma Arama Kurtarma, Polis Arama Kurtarma ile Adıyaman ve Şanlıurfa'dan gelen polis su altı arama kurtarma ekipleri, bölgede çalışmalarını sürdürüyor. 84 kişilik ekip, dron desteğiyle su altında ve çevrede arama faaliyetleri yürütüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Adıyaman Haberleri — Adıyaman'ın Besni ilçesinde Göksu Çayı'nda akıntıya kapılarak kaybolan 18 yaşındaki İsa Özkul'un bulunması için arama çalışmaları 4. gününde devam ediyor.Kızılin köyündeki tarihi Kızılin Köprüsü mevkisinde 12 Haziran Cuma günü serinlemek için girdiği Göksu Çayı'nda akıntıya kapılarak kaybolan Özkul'u arama çalışmalarına sabah saatlerinde yeniden başlandı.AFAD, Jandarma Arama Kurtarma, Polis Arama Kurtarma ile Adıyaman ve Şanlıurfa'dan gelen polis su altı arama kurtarma ekipleri, bölgede çalışmalarını sürdürüyor. 84 kişilik ekip, dron desteğiyle su altında ve çevrede arama faaliyetleri yürütüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/adiyaman-da-girdigi-cayda-akintiya-kapilan-genci-arama-calismalari-suruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli sporcular, Serbest Dalış Havuz Dünya Şampiyonası'nda 14 madalya kazandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-sporcular-serbest-dalis-havuz-dunya-sampiyonasi-nda-14-madalya-kazandi/863861/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-sporcular-serbest-dalis-havuz-dunya-sampiyonasi-nda-14-madalya-kazandi/863861/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:33:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Sırbistan'da düzenlenen 2026 CMAS Serbest Dalış Havuz Dünya Şampiyonası'nda mücadele eden milli sporcular, 4'ü altın toplamda 14 madalya kazanarak dünya rekoru elde etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Sırbistan'da düzenlenen 2026 CMAS Serbest Dalış Havuz Dünya Şampiyonası'nda mücadele eden milli sporcular, 4'ü altın toplamda 14 madalya kazanarak dünya rekoru elde etti.Türkiye Sualtı Sporları Federasyonunun (TSSF) açıklamasına göre milliler, Novi Sad kentinde düzenlenen organizasyonu 14 madalyayla tamamladı.Genç erkekler yaş grubu statik apnea disiplininde 6 dakika 23 saniye nefesini tutarak dünya şampiyonu olan milli sporcu Yusuf Kıvanç Erkan, bu dereceyle dünya rekoru kırdı. Aynı kategoride yarışan Timur Kuru ise 5 dakika 20 saniyeyle bronz madalya elde etti.Genç kadınlar yaş grubu statik apnea disiplininde mücadele eden Ada Olpak, 4 dakika 37 saniye ile altın madalya kazanırken, Kardelen Çarpar, 4 dakika 24 saniye ile gümüş madalya aldı.Genç erkekler 4x50 metre hız apneada disiplininde yarışan Polat Kaan Perçiner, 2.16.43'lük zamanla, 2x50 metre hız apnea genç kadınlarda ise Irmak Doğruel 40 saniye 41 salise ile bronz madalyanın sahibi oldu.Milli sporcu Timur Alp Kuru, genç erkekler dinamik apnea disiplininde 149 metre ile dünya şampiyonu olurken Yusuf Erkan, 139 metreyle organizasyonu üçüncü tamamladı. Milli sporcu Ediz Duman da genç erkekler dinamik apnea paletsiz disiplininde 113,5 metre ile dünya şampiyonu oldu. Timur Alp Kuru da 106 metre ile gümüş, Yusuf Erkan 103,5 metre ile bronz madalya aldı.Dinamik apnea çift palet müsabakalarında yarışan Ediz Duman, 160 metrelik mesafe ile altın madalya kazandı. Ay-yıldızlı sporcu Yusuf Erkan, 156 metre ile gümüş alırken Timur Alp Kuru, 135 metre ile bronz madalya kazandı.Açıklamada görüşlerine yer verilen TSSF Başkanı Kadir Sağlam, milli sporcuları ve antrenörleri kutladığını belirterek Genç millilerimizin, bayrağımızı dalgalandıran, ülkemizi gururlandıran bu uluslararası rekor ve başarıları Türkiye için tarihi sportif kazanımlardır. Gerçekten mutlu ve heyecanlıyız. Kazandığımız bu zaferlerin arkasında çok değerli katkıları olan Gençlik ve Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak ve Bakan Yardımcımız Hamza Yerlikaya başta olmak üzere Bakanlığımızın tüm çalışanlarına, sualtı sporları camiamız adına teşekkürlerimizi sunarız. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Sırbistan'da düzenlenen 2026 CMAS Serbest Dalış Havuz Dünya Şampiyonası'nda mücadele eden milli sporcular, 4'ü altın toplamda 14 madalya kazanarak dünya rekoru elde etti.Türkiye Sualtı Sporları Federasyonunun (TSSF) açıklamasına göre milliler, Novi Sad kentinde düzenlenen organizasyonu 14 madalyayla tamamladı.Genç erkekler yaş grubu statik apnea disiplininde 6 dakika 23 saniye nefesini tutarak dünya şampiyonu olan milli sporcu Yusuf Kıvanç Erkan, bu dereceyle dünya rekoru kırdı. Aynı kategoride yarışan Timur Kuru ise 5 dakika 20 saniyeyle bronz madalya elde etti.Genç kadınlar yaş grubu statik apnea disiplininde mücadele eden Ada Olpak, 4 dakika 37 saniye ile altın madalya kazanırken, Kardelen Çarpar, 4 dakika 24 saniye ile gümüş madalya aldı.Genç erkekler 4x50 metre hız apneada disiplininde yarışan Polat Kaan Perçiner, 2.16.43'lük zamanla, 2x50 metre hız apnea genç kadınlarda ise Irmak Doğruel 40 saniye 41 salise ile bronz madalyanın sahibi oldu.Milli sporcu Timur Alp Kuru, genç erkekler dinamik apnea disiplininde 149 metre ile dünya şampiyonu olurken Yusuf Erkan, 139 metreyle organizasyonu üçüncü tamamladı. Milli sporcu Ediz Duman da genç erkekler dinamik apnea paletsiz disiplininde 113,5 metre ile dünya şampiyonu oldu. Timur Alp Kuru da 106 metre ile gümüş, Yusuf Erkan 103,5 metre ile bronz madalya aldı.Dinamik apnea çift palet müsabakalarında yarışan Ediz Duman, 160 metrelik mesafe ile altın madalya kazandı. Ay-yıldızlı sporcu Yusuf Erkan, 156 metre ile gümüş alırken Timur Alp Kuru, 135 metre ile bronz madalya kazandı.Açıklamada görüşlerine yer verilen TSSF Başkanı Kadir Sağlam, milli sporcuları ve antrenörleri kutladığını belirterek Genç millilerimizin, bayrağımızı dalgalandıran, ülkemizi gururlandıran bu uluslararası rekor ve başarıları Türkiye için tarihi sportif kazanımlardır. Gerçekten mutlu ve heyecanlıyız. Kazandığımız bu zaferlerin arkasında çok değerli katkıları olan Gençlik ve Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak ve Bakan Yardımcımız Hamza Yerlikaya başta olmak üzere Bakanlığımızın tüm çalışanlarına, sualtı sporları camiamız adına teşekkürlerimizi sunarız. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ankara'da NATO'nun Görünmeyen Bağı: İstihbarat adlı panel düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ankara-da-nato-nun-gorunmeyen-bagi-istihbarat-adli-panel-duzenlendi/863859/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ankara-da-nato-nun-gorunmeyen-bagi-istihbarat-adli-panel-duzenlendi/863859/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:30:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Akron Üniversitesinden Emeritus Profesör James Clyde Sperling: - NATO içerisinde katmanlara bakmak önemli. Özellikle buradaki çevresel istihbarat paylaşımının çeperlerine geldiğimiz zaman, paylaşılan bilgilerin son derece önemli olduğunu söylemek lazım - Eski NATO İstihbarat ve Güvenlikten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı David Matthew Cattler: - İstihbarat, doğru öncelikleri almamıza ve kolektif şekilde yol belirlememize yardımcı olur. Bunlar aksiyonlarımıza yön verir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Milli İstihbarat Akademisi, 36. NATO Zirvesi öncesinde NATO Ankara Zirvesi: İstihbarat ve Dayanıklılık başlıklı program kapsamında NATO'nun Görünmeyen Bağı: İstihbarat adlı panel düzenledi.Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse'nin moderatörlüğünü yaptığı panelde, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç, Akron Üniversitesinden Emeritus Profesör James Clyde Sperling ve Eski NATO İstihbarat ve Güvenlikten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı David Matthew Cattler panelist olarak katıldı.Sperling, istihbaratın öneminin giderek arttığına dikkati çekerek, istihbaratın ne kadar çok özgürce paylaşılırsa NATO içinde daha iyi sonuç alınacağını söyledi.İstihbaratın bir bakıma kaynak olduğunu belirten Sperling, Yalnızca avantajı olduğu zaman paylaşılan, aynı zamanda güven duyduğunuz kişilerle paylaşılan bir kaynak aslında. dedi.Sperling, NATO özelinde bakıldığında istihbaratın hedefe ulaşabilmek, kabiliyeti artırabilmek ve tehditlere karşı yanıt verilebilirliği artırabilmek gibi maliyetleri olduğuna işaret etti.İstihbaratı paylaşıp paylaşmama kararının karmaşık olduğunu, birincil oyunculara bakıldığında akut ihtiyaçların karşılanması gibi bir durum olabileceğini anlatan Sperling, İstihbaratta çok hızlı olmak, çok net olmak önemli. NATO içerisinde katmanlara bakmak önemli. Özellikle buradaki çevresel istihbarat paylaşımının çeperlerine geldiğimiz zaman, paylaşılan bilgilerin son derece önemli olduğunu söylemek lazım. Buna göre ilerlemek çok kıymetli.” diye konuştu.Sperling, NATO'nun adaptasyon ve uyum kapasitesine ilişkin soru üzerine, Almanya'nın ve Fransa'nın otonomiye önem verdiğini dile getirdi.Bazı ülkelerin, istihbaratı özel mülkiyet olarak gördüğünü vurgulayan Sperling, Avrupa Birliği (AB) otonomi tartışmalarını hiç bırakmıyor, bu otonomiler bilgi paylaşımına engel teşkil edebiliyor. ifadesini kullandı.- İstihbarat, doğru öncelikleri almamıza ve kolektif bir şekilde yol belirlememize yardımcı olurPanelde yayınlanmak üzere video mesaj gönderen Cattler da NATO'nun istikrarının, gönüllülüğe dayanan bir girişim olduğunu ve ülkelerin neyi, nasıl paylaşacağını kendilerinin tayin ettiğini söyledi.NATO istihbaratının, egemen ülkelerin güvende olmasını amaçladığına işaret eden Cattler, son yıllarda çok uluslu şirketlerin egemen devletler yerine karar verme gibi bir role büründüğünü aktardı.Cattler, bu noktada istihbaratın çok önemli bir hal aldığına dikkati çekerek, NATO ittifakı içerisinde işbirliklerin artırılmasının amaçlandığının altını çizdi.NATO'da ülkelerin ihtiyaç duyduğu yardımın sunulmaya çalışıldığını söyleyen Cattler, amacın karar ve aksiyon almayı destekleyebilmek olduğunu vurguladı.Cattler, Rusya-Ukrayna Savaşı başlamadan önce yaşanan gerilime değinerek, Gerilimle birlikte bir şeylerin gelmek üzere olduğunu anladık. Rusya'nın daha büyük bir şeyi hedeflediğini anlamıştık. şeklinde konuştu.David Matthew Cattler, İstihbarat, doğru öncelikleri almamıza ve kolektif şekilde yol belirlememize yardımcı olur. Bunlar aksiyonlarımıza yön verir. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Milli İstihbarat Akademisi, 36. NATO Zirvesi öncesinde NATO Ankara Zirvesi: İstihbarat ve Dayanıklılık başlıklı program kapsamında NATO'nun Görünmeyen Bağı: İstihbarat adlı panel düzenledi.Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse'nin moderatörlüğünü yaptığı panelde, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç, Akron Üniversitesinden Emeritus Profesör James Clyde Sperling ve Eski NATO İstihbarat ve Güvenlikten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı David Matthew Cattler panelist olarak katıldı.Sperling, istihbaratın öneminin giderek arttığına dikkati çekerek, istihbaratın ne kadar çok özgürce paylaşılırsa NATO içinde daha iyi sonuç alınacağını söyledi.İstihbaratın bir bakıma kaynak olduğunu belirten Sperling, Yalnızca avantajı olduğu zaman paylaşılan, aynı zamanda güven duyduğunuz kişilerle paylaşılan bir kaynak aslında. dedi.Sperling, NATO özelinde bakıldığında istihbaratın hedefe ulaşabilmek, kabiliyeti artırabilmek ve tehditlere karşı yanıt verilebilirliği artırabilmek gibi maliyetleri olduğuna işaret etti.İstihbaratı paylaşıp paylaşmama kararının karmaşık olduğunu, birincil oyunculara bakıldığında akut ihtiyaçların karşılanması gibi bir durum olabileceğini anlatan Sperling, İstihbaratta çok hızlı olmak, çok net olmak önemli. NATO içerisinde katmanlara bakmak önemli. Özellikle buradaki çevresel istihbarat paylaşımının çeperlerine geldiğimiz zaman, paylaşılan bilgilerin son derece önemli olduğunu söylemek lazım. Buna göre ilerlemek çok kıymetli.” diye konuştu.Sperling, NATO'nun adaptasyon ve uyum kapasitesine ilişkin soru üzerine, Almanya'nın ve Fransa'nın otonomiye önem verdiğini dile getirdi.Bazı ülkelerin, istihbaratı özel mülkiyet olarak gördüğünü vurgulayan Sperling, Avrupa Birliği (AB) otonomi tartışmalarını hiç bırakmıyor, bu otonomiler bilgi paylaşımına engel teşkil edebiliyor. ifadesini kullandı.- İstihbarat, doğru öncelikleri almamıza ve kolektif bir şekilde yol belirlememize yardımcı olurPanelde yayınlanmak üzere video mesaj gönderen Cattler da NATO'nun istikrarının, gönüllülüğe dayanan bir girişim olduğunu ve ülkelerin neyi, nasıl paylaşacağını kendilerinin tayin ettiğini söyledi.NATO istihbaratının, egemen ülkelerin güvende olmasını amaçladığına işaret eden Cattler, son yıllarda çok uluslu şirketlerin egemen devletler yerine karar verme gibi bir role büründüğünü aktardı.Cattler, bu noktada istihbaratın çok önemli bir hal aldığına dikkati çekerek, NATO ittifakı içerisinde işbirliklerin artırılmasının amaçlandığının altını çizdi.NATO'da ülkelerin ihtiyaç duyduğu yardımın sunulmaya çalışıldığını söyleyen Cattler, amacın karar ve aksiyon almayı destekleyebilmek olduğunu vurguladı.Cattler, Rusya-Ukrayna Savaşı başlamadan önce yaşanan gerilime değinerek, Gerilimle birlikte bir şeylerin gelmek üzere olduğunu anladık. Rusya'nın daha büyük bir şeyi hedeflediğini anlamıştık. şeklinde konuştu.David Matthew Cattler, İstihbarat, doğru öncelikleri almamıza ve kolektif şekilde yol belirlememize yardımcı olur. Bunlar aksiyonlarımıza yön verir. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/ankara-da-nato-nun-gorunmeyen-bagi-istihbarat-adli-panel-duzenlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Spot piyasada doğal gaz fiyatları / 15 Haziran 2026</title>
      <link>https://www.canligaste.com/spot-piyasada-dogal-gaz-fiyatlari-15-haziran-2026/863858/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/spot-piyasada-dogal-gaz-fiyatlari-15-haziran-2026/863858/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:21:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Spot doğal gaz piyasasında dün 1000 metreküp doğal gazın referans fiyatı 17 bin 188 lira olarak belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Spot doğal gaz piyasasında dün 1000 metreküp doğal gazın referans fiyatı 17 bin 188 lira olarak belirlendi.Enerji Piyasaları İşletme AŞ verilerine göre, dün spot doğal gaz piyasasında işlem hacmi 3 milyon 746 bin 984 lira oldu. Bu tutar, önceki gün 7 milyon 407 bin 690 lira olarak açıklanmıştı.Spot doğal gaz piyasasında dün 1000 metreküp doğal gazın referans fiyatı 17 bin 188 lira olarak belirlenirken, gaz ticaret miktarı 218 bin metreküp oldu.Piyasa katılımcıları için dengeleme gazı alış fiyatı 18 bin 47 lira 40 kuruş, satış fiyatı ise 16 bin 328 lira 60 kuruş olarak belirlendi.Türkiye'ye dün 108 milyon 24 bin 547 metreküp gaz girişi gerçekleşti. Piyasaya arz edilen doğal gaz miktarı ise 108 milyon 29 bin 547 metreküp olarak kayıtlara geçti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Spot doğal gaz piyasasında dün 1000 metreküp doğal gazın referans fiyatı 17 bin 188 lira olarak belirlendi.Enerji Piyasaları İşletme AŞ verilerine göre, dün spot doğal gaz piyasasında işlem hacmi 3 milyon 746 bin 984 lira oldu. Bu tutar, önceki gün 7 milyon 407 bin 690 lira olarak açıklanmıştı.Spot doğal gaz piyasasında dün 1000 metreküp doğal gazın referans fiyatı 17 bin 188 lira olarak belirlenirken, gaz ticaret miktarı 218 bin metreküp oldu.Piyasa katılımcıları için dengeleme gazı alış fiyatı 18 bin 47 lira 40 kuruş, satış fiyatı ise 16 bin 328 lira 60 kuruş olarak belirlendi.Türkiye'ye dün 108 milyon 24 bin 547 metreküp gaz girişi gerçekleşti. Piyasaya arz edilen doğal gaz miktarı ise 108 milyon 29 bin 547 metreküp olarak kayıtlara geçti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/spot-piyasada-dogal-gaz-fiyatlari-15-haziran-2026.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail'in yerinden ettiği Lübnanlılar, ABD-İran mutabakatının ardından temkinli şekilde evlerine dönüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-in-yerinden-ettigi-lubnanlilar-abd-iran-mutabakatinin-ardindan-temkinli-sekilde-evlerine-donuyor/863857/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-in-yerinden-ettigi-lubnanlilar-abd-iran-mutabakatinin-ardindan-temkinli-sekilde-evlerine-donuyor/863857/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:21:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Beyrut — Hasan Sayyid: - Şu anda yıkıma bakmıyoruz. Biz geri döneceğimiz toprağa bakıyoruz. Çünkü biz o topraktan yetiştik. Şimdi de köklerimize dönüyoruz; bizim temelimiz budur. Lübnan’ın tamamı bizim ülkemizdir - Hasan Naim: - Umarım İsrail buna uyar. Zaten buna uymak zorunda. Köyümüzü gördüğümüzde mutlu oluyoruz. Hepimiz savaşın bitmesini istiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Beyrut Haberleri — ETHEM EMRE ÖZCAN - Lübnan'da İsrail'in saldırıları nedeniyle yerinden edilenler, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın ardından yerel yönetimlerin acele etmeyin uyarılarına rağmen  temkinli şekilde evlerine dönmeye başladı.ABD ve İran arasında sağlanan mutabakatta Lübnan'ın da yer aldığının açıklanması, haftalardır saldırılar ve zorunlu göçlerle karşı karşıya kalan Lübnanlılarda yeniden eve dönüş umudunu artırdı.Mutabakatın duyurulmasının ardından özellikle ülkenin güneyindeki beldelere doğru araç hareketliliği gözlenirken, birçok aile evlerini ve arazilerini kontrol etmek amacıyla dönüş yoluna çıktı.Evlerine yeniden kavuşma umuduyla sevinç yaşayan bölge halkı, mutabakatın kalıcı olup olmayacağı konusunda temkinli davranıyor.17 Nisan'da ilan edilen ateşkesin ardından da çok sayıda Lübnanlı evlerine dönmüş, ancak İsrail'in sürdürdüğü saldırılar nedeniyle birçok aile yeniden yerinden edilmişti.- Temkinli dönüş çağrısıGüvenlik durumunun henüz netlik kazanmaması nedeniyle güneydeki bazı belediyeler de vatandaşlara acele etmemeleri yönünde çağrıda bulundu.Gece saatlerinde Emel Hareketi de benzer bir açıklama yaparak vatandaşlardan köylerine dönme konusunda acele etmemelerini talep etti.Buna rağmen uzun süredir evlerinden uzak kalan çok sayıda Lübnanlı, mutabakat haberinin ardından doğup büyüdükleri beldelere dönmeye başladı.Lübnan ordusu da ABD ve İran arasında sağlanan mutabakatın ardından yerinden edilenlerin güneydeki evlerine dönmeye başlaması üzerine vatandaşlara acele etmemeleri çağrısında bulundu.Öte yandan İsrail, mutabakata rağmen Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini duyurdu.Saldırıların devam etmesi nedeniyle zorla yerinden edilen Lübnanlıların bir kısmı ise belde ve köylerine dönmeyi şu an için bir sonraki güne ertelemiş durumda.- Lübnan'ın tamamı bizim ülkemiz, sadece güney değilGüneydeki Mervaniyye beldesinden olan Hasan Sayyid, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail saldırıları nedeniyle evlerinden çıkmak zorunda kaldıklarını anlattı.Topraklarına yeniden kavuşmanın her şeyden daha değerli olduğunu dile getiren Seyyid, Şu anda yıkıma bakmıyoruz. Biz geri döneceğimiz toprağa bakıyoruz. Çünkü biz o topraktan yetiştik. Şimdi de köklerimize dönüyoruz; bizim temelimiz budur. Lübnan’ın tamamı bizim ülkemizdir, sadece güney değil. Bizim ülkemiz Lübnan’ın tamamıdır. Biz yalnızca güneyin insanları değiliz. diye konuştu.Seyyid, yaşananların ardından Lübnanlıların birlik içinde olması gerektiğini belirterek, ülkenin her bölgesinin ortak vatan olduğunu ve insanların yeniden normal hayatlarına dönmeyi umut ettiğini ifade etti.- Hepimiz savaşın bitmesini istiyoruzMercayun ilçesine bağlı Kantara beldesinden Hasan Naim, son haftaları Sayda yakınlarındaki Gaziyye beldesinde geçirdiğini belirterek daha önce yaşananlar nedeniyle bu kez daha temkinli olduklarını söyledi.Evine döner dönmez ilk olarak ailesini ve köyünü görmek istediğini anlatan Naim, Şimdi güç bizim elimizde. Dün olan da buydu. İran'ın (İsrail'e) sadece karşılık vereceğini söylemesiyle ateşkes oldu. Umarım İsrail buna uyar. Zaten buna uymak zorunda. Köyümüzü gördüğümüzde mutlu oluyoruz. Hepimiz savaşın bitmesini istiyoruz. dedi.Sur kentine bağlı Sıddikin beldesinden Ali isimli Lübnan vatandaşı da, Şimdi Lübnan'ın güneyine dönüyoruz. Biz bu bu toprakların sahibiyiz. İnşallah biz kazandık, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum. diye konuştu.- 1 milyondan fazla kişi yerinden edildiİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.Lübnan Sağlık Bakanlığı, dünkü açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 783 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran'ın mutabakata varıldığını duyurarak, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etti. ifadesini kullanmıştı.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ile mutabakata varıldığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını açıklamıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Beyrut Haberleri — ETHEM EMRE ÖZCAN - Lübnan'da İsrail'in saldırıları nedeniyle yerinden edilenler, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın ardından yerel yönetimlerin acele etmeyin uyarılarına rağmen  temkinli şekilde evlerine dönmeye başladı.ABD ve İran arasında sağlanan mutabakatta Lübnan'ın da yer aldığının açıklanması, haftalardır saldırılar ve zorunlu göçlerle karşı karşıya kalan Lübnanlılarda yeniden eve dönüş umudunu artırdı.Mutabakatın duyurulmasının ardından özellikle ülkenin güneyindeki beldelere doğru araç hareketliliği gözlenirken, birçok aile evlerini ve arazilerini kontrol etmek amacıyla dönüş yoluna çıktı.Evlerine yeniden kavuşma umuduyla sevinç yaşayan bölge halkı, mutabakatın kalıcı olup olmayacağı konusunda temkinli davranıyor.17 Nisan'da ilan edilen ateşkesin ardından da çok sayıda Lübnanlı evlerine dönmüş, ancak İsrail'in sürdürdüğü saldırılar nedeniyle birçok aile yeniden yerinden edilmişti.- Temkinli dönüş çağrısıGüvenlik durumunun henüz netlik kazanmaması nedeniyle güneydeki bazı belediyeler de vatandaşlara acele etmemeleri yönünde çağrıda bulundu.Gece saatlerinde Emel Hareketi de benzer bir açıklama yaparak vatandaşlardan köylerine dönme konusunda acele etmemelerini talep etti.Buna rağmen uzun süredir evlerinden uzak kalan çok sayıda Lübnanlı, mutabakat haberinin ardından doğup büyüdükleri beldelere dönmeye başladı.Lübnan ordusu da ABD ve İran arasında sağlanan mutabakatın ardından yerinden edilenlerin güneydeki evlerine dönmeye başlaması üzerine vatandaşlara acele etmemeleri çağrısında bulundu.Öte yandan İsrail, mutabakata rağmen Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini duyurdu.Saldırıların devam etmesi nedeniyle zorla yerinden edilen Lübnanlıların bir kısmı ise belde ve köylerine dönmeyi şu an için bir sonraki güne ertelemiş durumda.- Lübnan'ın tamamı bizim ülkemiz, sadece güney değilGüneydeki Mervaniyye beldesinden olan Hasan Sayyid, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail saldırıları nedeniyle evlerinden çıkmak zorunda kaldıklarını anlattı.Topraklarına yeniden kavuşmanın her şeyden daha değerli olduğunu dile getiren Seyyid, Şu anda yıkıma bakmıyoruz. Biz geri döneceğimiz toprağa bakıyoruz. Çünkü biz o topraktan yetiştik. Şimdi de köklerimize dönüyoruz; bizim temelimiz budur. Lübnan’ın tamamı bizim ülkemizdir, sadece güney değil. Bizim ülkemiz Lübnan’ın tamamıdır. Biz yalnızca güneyin insanları değiliz. diye konuştu.Seyyid, yaşananların ardından Lübnanlıların birlik içinde olması gerektiğini belirterek, ülkenin her bölgesinin ortak vatan olduğunu ve insanların yeniden normal hayatlarına dönmeyi umut ettiğini ifade etti.- Hepimiz savaşın bitmesini istiyoruzMercayun ilçesine bağlı Kantara beldesinden Hasan Naim, son haftaları Sayda yakınlarındaki Gaziyye beldesinde geçirdiğini belirterek daha önce yaşananlar nedeniyle bu kez daha temkinli olduklarını söyledi.Evine döner dönmez ilk olarak ailesini ve köyünü görmek istediğini anlatan Naim, Şimdi güç bizim elimizde. Dün olan da buydu. İran'ın (İsrail'e) sadece karşılık vereceğini söylemesiyle ateşkes oldu. Umarım İsrail buna uyar. Zaten buna uymak zorunda. Köyümüzü gördüğümüzde mutlu oluyoruz. Hepimiz savaşın bitmesini istiyoruz. dedi.Sur kentine bağlı Sıddikin beldesinden Ali isimli Lübnan vatandaşı da, Şimdi Lübnan'ın güneyine dönüyoruz. Biz bu bu toprakların sahibiyiz. İnşallah biz kazandık, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum. diye konuştu.- 1 milyondan fazla kişi yerinden edildiİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.Lübnan Sağlık Bakanlığı, dünkü açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 783 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran'ın mutabakata varıldığını duyurarak, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etti. ifadesini kullanmıştı.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ile mutabakata varıldığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını açıklamıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bahreyn'de İran saldırılarını destekledikleri gerekçesiyle 12 kişiye 10'ar yıl hapis</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bahreyn-de-iran-saldirilarini-destekledikleri-gerekcesiyle-12-kisiye-10-ar-yil-hapis/863855/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bahreyn-de-iran-saldirilarini-destekledikleri-gerekcesiyle-12-kisiye-10-ar-yil-hapis/863855/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:15:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Bahreyn'de, İran'ın ülkeye yönelik saldırılarını destekleyen içerikler paylaştıkları ve yalan haber yaydıkları gerekçesiyle 12 kişiye 10'ar yıl hapis cezası verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Bahreyn'de, İran'ın ülkeye yönelik saldırılarını destekleyen içerikler paylaştıkları ve yalan haber yaydıkları gerekçesiyle 12 kişiye 10'ar yıl hapis cezası verildi.Karar, Bahreyn resmi haber ajansı BNA'da yayımlandı.Haberde, Ağır Ceza Mahkemesi'nin İran'ın Bahreyn'e yönelik saldırılarını desteklemekle suçlanan kişilere ilişkin davaları karara bağladığı belirtildi.Mahkemenin, İran saldırılarını destekleyici açıklama ve içerik paylaşmak, yalan haber yaymak ve paylaşımı yasaklanan görüntüleri yayımlamak gibi suçlamalarla yargılanan 12 sanığa 10'ar yıl hapis cezası verdiği ifade edildi.ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılar başlatmasının ardından İran da Bahreyn dahil bazı Körfez ülkelerini insansız hava araçları (İHA) ve füzelerle hedef almıştı.Körfezi hedef alan saldırılardan bazıları ölüm ve yaralanmalarla sonuçlanırken, İran, ABD'nin saldırılarına karşılık BAE, Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün'deki bazı ABD noktalarını hedef aldığını açıklamıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Bahreyn'de, İran'ın ülkeye yönelik saldırılarını destekleyen içerikler paylaştıkları ve yalan haber yaydıkları gerekçesiyle 12 kişiye 10'ar yıl hapis cezası verildi.Karar, Bahreyn resmi haber ajansı BNA'da yayımlandı.Haberde, Ağır Ceza Mahkemesi'nin İran'ın Bahreyn'e yönelik saldırılarını desteklemekle suçlanan kişilere ilişkin davaları karara bağladığı belirtildi.Mahkemenin, İran saldırılarını destekleyici açıklama ve içerik paylaşmak, yalan haber yaymak ve paylaşımı yasaklanan görüntüleri yayımlamak gibi suçlamalarla yargılanan 12 sanığa 10'ar yıl hapis cezası verdiği ifade edildi.ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılar başlatmasının ardından İran da Bahreyn dahil bazı Körfez ülkelerini insansız hava araçları (İHA) ve füzelerle hedef almıştı.Körfezi hedef alan saldırılardan bazıları ölüm ve yaralanmalarla sonuçlanırken, İran, ABD'nin saldırılarına karşılık BAE, Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün'deki bazı ABD noktalarını hedef aldığını açıklamıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/bahreyn-de-iran-saldirilarini-destekledikleri-gerekcesiyle-12-kisiye-10-ar-yil-hapis.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kayseri Vali Yardımcısı Esmer'in cenazesi memleketi Trabzon'da defnedildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kayseri-vali-yardimcisi-esmer-in-cenazesi-memleketi-trabzon-da-defnedildi/863854/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kayseri-vali-yardimcisi-esmer-in-cenazesi-memleketi-trabzon-da-defnedildi/863854/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:15:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Trabzon — Kayseri'de geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Vali Yardımcısı Şenol Esmer'in cenazesi, memleketi Trabzon'da toprağa verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Trabzon Haberleri — Kayseri'de geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Vali Yardımcısı Şenol Esmer'in cenazesi, memleketi Trabzon'da toprağa verildi.Tedavi gördüğü hastanede 13 Haziran'da vefat eden Şenol Esmer (59) için Tonya ilçesindeki Merkez Ulu Camisi'nde cenaze töreni düzenlendi.Törene, Esmer'in ailesi ve yakınlarının yanı sıra Trabzon Valisi Tahir Şahin, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Çorum Valisi Ali Çalgan, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Gümüşhane Valisi Cevdet Atay, Trabzon İl Emniyet Müdürü Ali Loğoğlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bahittin Murat Yakın, Sahil Güvenlik Doğu Karadeniz Grup Komutanı Binbaşı Aytaç Bayırlı ile vali yardımcıları, belediye başkan vekilleri, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları, diğer protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.Esmer'in cenazesi, öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Kaleönü Mahallesi'ndeki aile mezarlığına defnedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Trabzon Haberleri — Kayseri'de geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Vali Yardımcısı Şenol Esmer'in cenazesi, memleketi Trabzon'da toprağa verildi.Tedavi gördüğü hastanede 13 Haziran'da vefat eden Şenol Esmer (59) için Tonya ilçesindeki Merkez Ulu Camisi'nde cenaze töreni düzenlendi.Törene, Esmer'in ailesi ve yakınlarının yanı sıra Trabzon Valisi Tahir Şahin, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Çorum Valisi Ali Çalgan, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Gümüşhane Valisi Cevdet Atay, Trabzon İl Emniyet Müdürü Ali Loğoğlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bahittin Murat Yakın, Sahil Güvenlik Doğu Karadeniz Grup Komutanı Binbaşı Aytaç Bayırlı ile vali yardımcıları, belediye başkan vekilleri, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları, diğer protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.Esmer'in cenazesi, öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Kaleönü Mahallesi'ndeki aile mezarlığına defnedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/kayseri-vali-yardimcisi-esmer-in-cenazesi-memleketi-trabzon-da-defnedildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İtalya: İsrail, Beyrut'u bombalamayı durdurmalı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/italya-israil-beyrut-u-bombalamayi-durdurmali/863853/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/italya-israil-beyrut-u-bombalamayi-durdurmali/863853/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:12:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Roma — İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD ile İran arasındaki mutabakatın ardından Lübnan'daki çatışmaların sonlanması ve İsrail'in Beyrut'a yönelik bombardımanlarını durdurması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Roma Haberleri — İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD ile İran arasındaki mutabakatın ardından Lübnan'daki çatışmaların sonlanması ve İsrail'in Beyrut'a yönelik bombardımanlarını durdurması gerektiğini söyledi.Lüksemburg'da düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde basına açıklamalarda bulunan Tajani, ABD ve İran arasındaki mutabakatın önemli olduğunu ve diplomatik çabalarla desteklenmesi gerektiğini belirtti.Tajani, bu konuda özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliği için Bakanlıkta toplantı yapacakları bilgisini verdi.İsrail’in Lübnan'a yönelik saldırılarına da değinen Tajani, Lübnan'daki çatışmaların da durmasını, İsrail'in daha fazla Beyrut'u bombalamamasını sağlamalıyız. dedi.Tajani, Rusya'nın Kiev'de Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) koruması altındaki manastıra yönelik saldırısının son derece vahim olduğunu vurgulayarak, Moskova'nın barış istemediğini söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Roma Haberleri — İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD ile İran arasındaki mutabakatın ardından Lübnan'daki çatışmaların sonlanması ve İsrail'in Beyrut'a yönelik bombardımanlarını durdurması gerektiğini söyledi.Lüksemburg'da düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde basına açıklamalarda bulunan Tajani, ABD ve İran arasındaki mutabakatın önemli olduğunu ve diplomatik çabalarla desteklenmesi gerektiğini belirtti.Tajani, bu konuda özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliği için Bakanlıkta toplantı yapacakları bilgisini verdi.İsrail’in Lübnan'a yönelik saldırılarına da değinen Tajani, Lübnan'daki çatışmaların da durmasını, İsrail'in daha fazla Beyrut'u bombalamamasını sağlamalıyız. dedi.Tajani, Rusya'nın Kiev'de Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) koruması altındaki manastıra yönelik saldırısının son derece vahim olduğunu vurgulayarak, Moskova'nın barış istemediğini söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sanayi üretim endeksi son 8 ayın en yüksek artışını gösterdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sanayi-uretim-endeksi-son-8-ayin-en-yuksek-artisini-gosterdi/863852/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sanayi-uretim-endeksi-son-8-ayin-en-yuksek-artisini-gosterdi/863852/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:12:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener: - Trump tarifeleri ve bölgesel savaşlar gibi dış pazarları daraltan unsurlara rağmen yüksek teknolojili üretimin aylık ve yıllık bazda sürekli artması, geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor - TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Talha Yalta: - Sanayinin motor sesi, nisanda belirgin biçimde yükselmiştir. Ancak büyümenin hızı kadar kompozisyonu da dezenflasyon süreci için kritik. Bizim için en değerli büyüme, fiyatları yeniden ateşlemeden üretim kapasitesini canlı tutabilen büyümedir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — SERHAT TUTAK - Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden sanayi, küresel ve jeopolitik risklere rağmen vites yükseltirken, sanayi üretim endeksi de nisanda son 8 ayın en yüksek artışını elde etti.AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği bilgiye göre, sanayi üretim endeksi nisanda aylık bazda yüzde 3,7, yıllık bazda yüzde 6 artış gösterdi.Bu rakam, Ağustos 2025'ten bu yana yıllık bazda en yüksek artış oranı olarak kayıtlara geçti.Bu artışta imalat sanayisinin etkisi dikkati çekti. Söz konusu sektörün toplam sanayi üretim endeksindeki değişime etkisi 6,1 puanı buldu.- Büyüme rakamlarına pozitif yansıyacakİstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, küresel piyasalardaki savaş tamtamları ve ticaret tarifelerine rağmen gelen bu artışın, stratejik önemde olduğuna işaret etti.Özellikle yüksek teknoloji kaynaklı sanayi üretim endeksinin yıllık bazda yüzde 36'nın üzerine çıktığına dikkati çeken Şener, şu ifadeleri kullandı:Nisanda toplam sanayi üretimindeki yıllık artışın yarısını aşan kısmı, orta-yüksek ve yüksek teknolojiden kaynaklandı. Sermaye malları artışının yüzde 20'lere dayanması, sanayide yatırımların devam ettiğini gösteriyor. Trump tarifeleri ve bölgesel savaşlar gibi dış pazarları daraltan unsurlara rağmen yüksek teknolojili üretimin aylık ve yıllık bazda sürekli artması, geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor. Bu ivme, mayıs ve haziran aylarında da sürerek ikinci çeyrek büyüme rakamlarına doğrudan pozitif yansıyacaktır.- Motorun sesi yükseldi, tüm silindirler aynı ritimde çalışmalıTOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Talha Yalta da nisan ayı verisinin, sanayideki toparlanmanın niteliğine ilişkin önemli bir sinyal olduğunu söyledi.Sanayinin ikinci çeyreğe güçlü üretim hacmiyle başladığını belirten Yalta, şu değerlendirmede bulundu:Sanayinin motor sesi, nisan ayında belirgin biçimde yükselmiştir. Ancak büyümenin hızı kadar kompozisyonu da dezenflasyon süreci için kritik. Bizim için en değerli büyüme, fiyatları yeniden ateşlemeden üretim kapasitesini canlı tutabilen büyümedir. Mevcut tabloda üretim hacmi güçlü artarken, PMI gibi öncü göstergelerde sipariş ve maliyet kalemlerinin daha temkinli bir seyir izlediğini görüyoruz. Bu ivmenin kalıcı bir ritme dönüşmesi için üretim artışının önümüzdeki aylarda siparişlere, ihracata ve istihdama daha fazla yansıması gerekiyor.- Kısa sürede düşük teknolojili sektörlere de yansıyacakSpectrum Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay İnci de yüksek maliyetlerin düşük teknolojili sektörler üzerinde baskı kurmaya devam ettiğini belirtti.Yüksek teknolojili ürünlerdeki üretim artışının, Türkiye'nin geleceği adına sevindirici olduğunu ancak düşük teknolojili ürünlerde maliyet baskısı nedeniyle istenilen düzeyde hareketlilik olmadığını aktaran İnci, şunları kaydetti:Sanayide hızlanan çarkların, finansman maliyetlerinin zamanla gerilemesi ve finansmana erişimin kolaylaşmasıyla birlikte kısa sürede düşük teknolojili sektörlere de yansıması beklenmektedir. Ayrıca bu sektörlerde teknolojinin daha yaygın ve etkin kullanılması, üretim süreçlerindeki verimliliği artırarak rekabet gücünün güçlenmesine katkı sağlayacaktır.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — SERHAT TUTAK - Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden sanayi, küresel ve jeopolitik risklere rağmen vites yükseltirken, sanayi üretim endeksi de nisanda son 8 ayın en yüksek artışını elde etti.AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği bilgiye göre, sanayi üretim endeksi nisanda aylık bazda yüzde 3,7, yıllık bazda yüzde 6 artış gösterdi.Bu rakam, Ağustos 2025'ten bu yana yıllık bazda en yüksek artış oranı olarak kayıtlara geçti.Bu artışta imalat sanayisinin etkisi dikkati çekti. Söz konusu sektörün toplam sanayi üretim endeksindeki değişime etkisi 6,1 puanı buldu.- Büyüme rakamlarına pozitif yansıyacakİstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, küresel piyasalardaki savaş tamtamları ve ticaret tarifelerine rağmen gelen bu artışın, stratejik önemde olduğuna işaret etti.Özellikle yüksek teknoloji kaynaklı sanayi üretim endeksinin yıllık bazda yüzde 36'nın üzerine çıktığına dikkati çeken Şener, şu ifadeleri kullandı:Nisanda toplam sanayi üretimindeki yıllık artışın yarısını aşan kısmı, orta-yüksek ve yüksek teknolojiden kaynaklandı. Sermaye malları artışının yüzde 20'lere dayanması, sanayide yatırımların devam ettiğini gösteriyor. Trump tarifeleri ve bölgesel savaşlar gibi dış pazarları daraltan unsurlara rağmen yüksek teknolojili üretimin aylık ve yıllık bazda sürekli artması, geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor. Bu ivme, mayıs ve haziran aylarında da sürerek ikinci çeyrek büyüme rakamlarına doğrudan pozitif yansıyacaktır.- Motorun sesi yükseldi, tüm silindirler aynı ritimde çalışmalıTOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Talha Yalta da nisan ayı verisinin, sanayideki toparlanmanın niteliğine ilişkin önemli bir sinyal olduğunu söyledi.Sanayinin ikinci çeyreğe güçlü üretim hacmiyle başladığını belirten Yalta, şu değerlendirmede bulundu:Sanayinin motor sesi, nisan ayında belirgin biçimde yükselmiştir. Ancak büyümenin hızı kadar kompozisyonu da dezenflasyon süreci için kritik. Bizim için en değerli büyüme, fiyatları yeniden ateşlemeden üretim kapasitesini canlı tutabilen büyümedir. Mevcut tabloda üretim hacmi güçlü artarken, PMI gibi öncü göstergelerde sipariş ve maliyet kalemlerinin daha temkinli bir seyir izlediğini görüyoruz. Bu ivmenin kalıcı bir ritme dönüşmesi için üretim artışının önümüzdeki aylarda siparişlere, ihracata ve istihdama daha fazla yansıması gerekiyor.- Kısa sürede düşük teknolojili sektörlere de yansıyacakSpectrum Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay İnci de yüksek maliyetlerin düşük teknolojili sektörler üzerinde baskı kurmaya devam ettiğini belirtti.Yüksek teknolojili ürünlerdeki üretim artışının, Türkiye'nin geleceği adına sevindirici olduğunu ancak düşük teknolojili ürünlerde maliyet baskısı nedeniyle istenilen düzeyde hareketlilik olmadığını aktaran İnci, şunları kaydetti:Sanayide hızlanan çarkların, finansman maliyetlerinin zamanla gerilemesi ve finansmana erişimin kolaylaşmasıyla birlikte kısa sürede düşük teknolojili sektörlere de yansıması beklenmektedir. Ayrıca bu sektörlerde teknolojinin daha yaygın ve etkin kullanılması, üretim süreçlerindeki verimliliği artırarak rekabet gücünün güçlenmesine katkı sağlayacaktır.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD-İran mutabakatındaki bazı konulara ilişkin belirsizlik sürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-iran-mutabakatindaki-bazi-konulara-iliskin-belirsizlik-suruyor/863851/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-iran-mutabakatindaki-bazi-konulara-iliskin-belirsizlik-suruyor/863851/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:12:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Arabulucu Pakistan ve taraf İran, mutabakatta Lübnan'ın da dahil olduğunu belirtirken, İsrail ise Lübnan'ın güneyindeki işgalini sürdüreceğini açıkladı - ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin ücretsiz olacağını, İran tarafı ise hizmet bedeli alınacağını savunuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — MUSTAFA DEVECİ/CAN EFESOY - ABD ile İran arasında mutabakat sağlandığı duyurulsa da Lübnan'daki ateşkes ve Hürmüz Boğazı'ndan geçişler başta olmak üzere bazı konularda taraflardan gelen farklı açıklamalar nedeniyle belirsizlikler sürüyor.ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırısıyla başlayan savaş, müzakerelerin sonunda mutabakatla sonuçlandı.Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, yaptığı açıklamada, ABD ve İran'ın mutabakata vardığını duyurarak, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etti.Bu açıklamadan sonra gözler, ABD ile İran arasında varılan mutabakatın maddelerine çevrildi.Resmi olarak mutabakatta yer alan maddeler duyurulmasa da İran basını 14 maddelik mutabakat taslağı olduğu söylenen bir metni paylaştı.Bu metne göre, taraflar Lübnan dahil tüm cephelerde kalıcı bir ateşkesi kabul ediyor. Washington'ın Tahran yönetiminin içişlerine karışmama taahhüdü, ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasını kaldırması da mutabakattaki maddeler arasında yer alıyor.Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın İran'ın düzenlemeleri çerçevesinde 30 gün içinde yeniden açılması, İran petrolü ve enerji ürünlerine yönelik yaptırımların kaldırılması da mutabakat taslağında bulunuyor.Buna ek olarak, ABD'nin İran'ın dondurulmuş varlıklarının Tahran'ın erişimine açılması, İran'ın ise nükleer silah üretmeme taahhüdünün yenilenmesi de mutabakat taslağında öne çıkan maddeler olarak dikkati çekiyor. Ancak, Lübnan'daki ateşkes ve Hürmüz Boğazı'ndan geçişlere ilişkin taraflardan gelen farklı açıklamalar, mutabakata ilişkin bazı belirsizliklerin ortaya çıkmasına neden oldu.19 Haziran'da İsviçre'de düzenlenecek resmi imza töreniyle taraflar arasındaki savaşın sona erdirilmesi hedeflenirken, ABD ile İran arasındaki anlaşmazlığa yol açan konular arasında netlik kazanmayan başlıklar yer alıyor.Hürmüz Boğazı, İsrail ordusunun Lübnan'a saldırıları, İran'ın nükleer programı, yaptırımlar ve tazminat meselesinin yanı sıra İran'ın vekil güçleri ve füze programına ilişkin konular önem arz ediyor.AA muhabiri, tarafların mutabakat hakkındaki açıklamalarını derledi.- Hürmüz BoğazıABD Başkanı Donald Trump, küresel ticaret bakımından büyük önem arz eden Hürmüz Boğazı'nın ücretsiz olarak açılmasını onayladığını ve bunun kalıcı olacağını iddia etti.Anlaşmanın 19 Haziran'da imzalanacağını duyuran Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki mayınların temizlenerek petrol taşımacılığının devam edeceğini söyledi.İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise Hürmüz Boğazı'ndan geçiş düzenlemesi ile ilgili yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda sunulan hizmetlerin bedelini almalıyız. dedi.İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansının 14 maddelik mutabakat zaptı taslağına ilişkin haberinde, Hürmüz Boğazı'nda geçişlerde ücret toplama hakkının sadece İran ve Umman'a ait olduğunu ve üçüncü tarafların bu konuda karar alma yetkisine sahip olmadığını söylendi.- Lübnan'a saldırılarPakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan ettiğini aktarırken, İsrail tarafından mutabakata yönelik itirazlar geldi.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun itirazlarına rağmen mutabakatın sağlandığını aktaran Trump, İran ile mutabakata yaklaşılan bir dönemde İsrail'in Beyrut'a saldırısını eleştirerek bunun yaşanmaması gerektiğini vurguladı.Ancak Trump, mutabakata tüm Lübnan'ın dahil olduğuna dair henüz bir ifade kullanmadı.İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Trump'ın yaptığı mutabakatın kendilerini bağlamayacağını ve İsrail'in ABD'nin sömürgesi olmadığını savundu.İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da Washington ile Tahran arasındaki mutabakata rağmen, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde, Suriye ve Gazze'de işgal ettiği bölgelerde ucu açık bir süreyle kalmaya devam edeceğini açıkladı.Ancak Katz, Lübnan'a saldırıların sürüp sürmeyeceğine ilişkin de bir ifade kullanmadı.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise mutabakatın Lübnan'ı da kapsadığını belirterek, Lübnan da dahil olmak üzere çeşitli cephelerdeki savaş ve askeri operasyonlara derhal ve kalıcı olarak son verileceği bu gece açıklanacak. demişti.İran basınındaki mutabakat taslağında, İran ve Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde mevcut savaşın durdurulmasının şart koşulduğu belirtilerek, ABD'nin bu kararlılığı İsrail adına da taahhüt edeceği kaydedildi.İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İsrail'in Lübnan'daki saldırılarının tamamen durması gerektiğini vurgulayarak, ABD'nin anlaşmayı uygulama sorumluluğu taşıdığına dikkati çekti.İsrail ordusu, dün Lübnan'ın başkenti Beyrut ile güneydeki beldelere saldırılar düzenlemiş, bugün de ateşkese rağmen güneydeki Kefertebnit ve Yukarı Nebatiye beldelerine hava ve topçu saldırıları düzenlemişti.- Nükleer program ve yaptırımlarTrump, İran'ın ABD ile nihai bir nükleer anlaşmaya varamaması halinde Tahran'a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatacağını kaydetti.Yeni mutabakatın İran'ın nükleer silah geliştirememesini veya satın alamamasını güvence altına alacağını savunan Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl süreyle askıya alması meselesini hala müzakere ettiklerine ancak 15 yıllık süreci de kabul edebileceğine işaret etti.Trump, İran'ın kapasitesinin askeri amaçlara asla hizmet edemeyecek düşük düzeyde uranyum zenginleştirmeyle sınırlı tutulacağını aktardı.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi, anlaşmanın imzalanmasından sonraki 60 günlük süre içerisinde yaptırımlar, nükleer program ve ekonomik kalkınma mekanizması gibi konuların müzakere edileceğini kaydetti.İran basınındaki mutabakat taslağında İran'ın nükleer programına ilişkin taleplerin zenginleştirilmiş uranyumla ilgili olduğunu ve İran'ın diğer nükleer faaliyetlerine ilişkin görüşme yapılmadığı belirtildi.Taslakta, nihai bir anlaşmaya varılsa bile İran'ın yükümlülüklerinin, nükleer silah üretmeme taahhüdüyle ve yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stoku meselesinim Tahran tarafından önerilen bir formülle çözülmesiyle sınırlı kalacağı kaydedildi.Uranyumun seyreltilmesi durumunda ülke içerisinde kalacağı aktarılan taslakta, gerekirse malzemenin kısa süre içerisinde daha yüksek zenginleştirme seviyelerine getirilebileceği ifade edildi.ABD'nin birincil ve ikincil yaptırımları kaldırmayı taahhüt ettiği iddia edilen taslakta, müzakerelerin ikinci aşamasına gelinene kadar kapsamlı bir yaptırım muafiyeti veya hafifletilmesi sağlanmayacağı kaydedildi.- İran'ın dondurulmuş varlıklarıTaslağın paylaşıldığı haberde, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, petrol yaptırımlarının durdurulması ve Lübnan'daki savaşın bitirilmesinin görüşmelerin bir sonraki aşamasının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini belirleyebileceği dile getirildi.Öte yandan ABD tarafı ve ara bulucu Pakistan, yaptırımlar konusunda güncel bir açıklama yapmadı.- TazminatTaslağın paylaşıldığı haberde, 300 milyar dolarlık kalkınma ve yeniden imar fonu teklif edildiği belirtilerek, yeniden imar teriminin savaş kaynaklı hasarlara ilişkin olduğu öne sürüldü.ABD tarafında bu iddiayı doğrulayan veya yalanlayan bir açıklamaya henüz rastlanmadı.- İran'ın vekil güçleri ve füze programıABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve müzakere sürecinde sık sık gündeme gelen İran'ın bölgedeki vekil güçleri ve füze programı da hala belirsizliğini koruyan konular arasında yer alıyor.Özellikle İsrail'in peşinde olduğu iki konu dönem dönem ABD diplomasisinin de ısrar ettiği meseleler olarak öne çıkmıştı.Ancak Tahran yönetimi, müzakerelerde bu konuların masaya yatırılmasına karşı olduğunu yinelemişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — MUSTAFA DEVECİ/CAN EFESOY - ABD ile İran arasında mutabakat sağlandığı duyurulsa da Lübnan'daki ateşkes ve Hürmüz Boğazı'ndan geçişler başta olmak üzere bazı konularda taraflardan gelen farklı açıklamalar nedeniyle belirsizlikler sürüyor.ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırısıyla başlayan savaş, müzakerelerin sonunda mutabakatla sonuçlandı.Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, yaptığı açıklamada, ABD ve İran'ın mutabakata vardığını duyurarak, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etti.Bu açıklamadan sonra gözler, ABD ile İran arasında varılan mutabakatın maddelerine çevrildi.Resmi olarak mutabakatta yer alan maddeler duyurulmasa da İran basını 14 maddelik mutabakat taslağı olduğu söylenen bir metni paylaştı.Bu metne göre, taraflar Lübnan dahil tüm cephelerde kalıcı bir ateşkesi kabul ediyor. Washington'ın Tahran yönetiminin içişlerine karışmama taahhüdü, ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasını kaldırması da mutabakattaki maddeler arasında yer alıyor.Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın İran'ın düzenlemeleri çerçevesinde 30 gün içinde yeniden açılması, İran petrolü ve enerji ürünlerine yönelik yaptırımların kaldırılması da mutabakat taslağında bulunuyor.Buna ek olarak, ABD'nin İran'ın dondurulmuş varlıklarının Tahran'ın erişimine açılması, İran'ın ise nükleer silah üretmeme taahhüdünün yenilenmesi de mutabakat taslağında öne çıkan maddeler olarak dikkati çekiyor. Ancak, Lübnan'daki ateşkes ve Hürmüz Boğazı'ndan geçişlere ilişkin taraflardan gelen farklı açıklamalar, mutabakata ilişkin bazı belirsizliklerin ortaya çıkmasına neden oldu.19 Haziran'da İsviçre'de düzenlenecek resmi imza töreniyle taraflar arasındaki savaşın sona erdirilmesi hedeflenirken, ABD ile İran arasındaki anlaşmazlığa yol açan konular arasında netlik kazanmayan başlıklar yer alıyor.Hürmüz Boğazı, İsrail ordusunun Lübnan'a saldırıları, İran'ın nükleer programı, yaptırımlar ve tazminat meselesinin yanı sıra İran'ın vekil güçleri ve füze programına ilişkin konular önem arz ediyor.AA muhabiri, tarafların mutabakat hakkındaki açıklamalarını derledi.- Hürmüz BoğazıABD Başkanı Donald Trump, küresel ticaret bakımından büyük önem arz eden Hürmüz Boğazı'nın ücretsiz olarak açılmasını onayladığını ve bunun kalıcı olacağını iddia etti.Anlaşmanın 19 Haziran'da imzalanacağını duyuran Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki mayınların temizlenerek petrol taşımacılığının devam edeceğini söyledi.İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise Hürmüz Boğazı'ndan geçiş düzenlemesi ile ilgili yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda sunulan hizmetlerin bedelini almalıyız. dedi.İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansının 14 maddelik mutabakat zaptı taslağına ilişkin haberinde, Hürmüz Boğazı'nda geçişlerde ücret toplama hakkının sadece İran ve Umman'a ait olduğunu ve üçüncü tarafların bu konuda karar alma yetkisine sahip olmadığını söylendi.- Lübnan'a saldırılarPakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan ettiğini aktarırken, İsrail tarafından mutabakata yönelik itirazlar geldi.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun itirazlarına rağmen mutabakatın sağlandığını aktaran Trump, İran ile mutabakata yaklaşılan bir dönemde İsrail'in Beyrut'a saldırısını eleştirerek bunun yaşanmaması gerektiğini vurguladı.Ancak Trump, mutabakata tüm Lübnan'ın dahil olduğuna dair henüz bir ifade kullanmadı.İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Trump'ın yaptığı mutabakatın kendilerini bağlamayacağını ve İsrail'in ABD'nin sömürgesi olmadığını savundu.İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da Washington ile Tahran arasındaki mutabakata rağmen, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde, Suriye ve Gazze'de işgal ettiği bölgelerde ucu açık bir süreyle kalmaya devam edeceğini açıkladı.Ancak Katz, Lübnan'a saldırıların sürüp sürmeyeceğine ilişkin de bir ifade kullanmadı.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise mutabakatın Lübnan'ı da kapsadığını belirterek, Lübnan da dahil olmak üzere çeşitli cephelerdeki savaş ve askeri operasyonlara derhal ve kalıcı olarak son verileceği bu gece açıklanacak. demişti.İran basınındaki mutabakat taslağında, İran ve Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde mevcut savaşın durdurulmasının şart koşulduğu belirtilerek, ABD'nin bu kararlılığı İsrail adına da taahhüt edeceği kaydedildi.İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İsrail'in Lübnan'daki saldırılarının tamamen durması gerektiğini vurgulayarak, ABD'nin anlaşmayı uygulama sorumluluğu taşıdığına dikkati çekti.İsrail ordusu, dün Lübnan'ın başkenti Beyrut ile güneydeki beldelere saldırılar düzenlemiş, bugün de ateşkese rağmen güneydeki Kefertebnit ve Yukarı Nebatiye beldelerine hava ve topçu saldırıları düzenlemişti.- Nükleer program ve yaptırımlarTrump, İran'ın ABD ile nihai bir nükleer anlaşmaya varamaması halinde Tahran'a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatacağını kaydetti.Yeni mutabakatın İran'ın nükleer silah geliştirememesini veya satın alamamasını güvence altına alacağını savunan Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl süreyle askıya alması meselesini hala müzakere ettiklerine ancak 15 yıllık süreci de kabul edebileceğine işaret etti.Trump, İran'ın kapasitesinin askeri amaçlara asla hizmet edemeyecek düşük düzeyde uranyum zenginleştirmeyle sınırlı tutulacağını aktardı.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi, anlaşmanın imzalanmasından sonraki 60 günlük süre içerisinde yaptırımlar, nükleer program ve ekonomik kalkınma mekanizması gibi konuların müzakere edileceğini kaydetti.İran basınındaki mutabakat taslağında İran'ın nükleer programına ilişkin taleplerin zenginleştirilmiş uranyumla ilgili olduğunu ve İran'ın diğer nükleer faaliyetlerine ilişkin görüşme yapılmadığı belirtildi.Taslakta, nihai bir anlaşmaya varılsa bile İran'ın yükümlülüklerinin, nükleer silah üretmeme taahhüdüyle ve yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stoku meselesinim Tahran tarafından önerilen bir formülle çözülmesiyle sınırlı kalacağı kaydedildi.Uranyumun seyreltilmesi durumunda ülke içerisinde kalacağı aktarılan taslakta, gerekirse malzemenin kısa süre içerisinde daha yüksek zenginleştirme seviyelerine getirilebileceği ifade edildi.ABD'nin birincil ve ikincil yaptırımları kaldırmayı taahhüt ettiği iddia edilen taslakta, müzakerelerin ikinci aşamasına gelinene kadar kapsamlı bir yaptırım muafiyeti veya hafifletilmesi sağlanmayacağı kaydedildi.- İran'ın dondurulmuş varlıklarıTaslağın paylaşıldığı haberde, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, petrol yaptırımlarının durdurulması ve Lübnan'daki savaşın bitirilmesinin görüşmelerin bir sonraki aşamasının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini belirleyebileceği dile getirildi.Öte yandan ABD tarafı ve ara bulucu Pakistan, yaptırımlar konusunda güncel bir açıklama yapmadı.- TazminatTaslağın paylaşıldığı haberde, 300 milyar dolarlık kalkınma ve yeniden imar fonu teklif edildiği belirtilerek, yeniden imar teriminin savaş kaynaklı hasarlara ilişkin olduğu öne sürüldü.ABD tarafında bu iddiayı doğrulayan veya yalanlayan bir açıklamaya henüz rastlanmadı.- İran'ın vekil güçleri ve füze programıABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve müzakere sürecinde sık sık gündeme gelen İran'ın bölgedeki vekil güçleri ve füze programı da hala belirsizliğini koruyan konular arasında yer alıyor.Özellikle İsrail'in peşinde olduğu iki konu dönem dönem ABD diplomasisinin de ısrar ettiği meseleler olarak öne çıkmıştı.Ancak Tahran yönetimi, müzakerelerde bu konuların masaya yatırılmasına karşı olduğunu yinelemişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail, Gazze Şeridi'nde Ekim 2025'te varılan ateşkesi 3 bin 269 kez ihlal etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-gazze-seridi-nde-ekim-2025-te-varilan-ateskesi-3-bin-269-kez-ihlal-etti/863850/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-gazze-seridi-nde-ekim-2025-te-varilan-ateskesi-3-bin-269-kez-ihlal-etti/863850/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:09:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İsrail ordusu, 10 Ekim 2025'ten bu yana Gazze'de 992 kişiyi öldürdü, 3 bin 138 kişiyi yaraladı, 95 kişiyi alıkoydu - Ateşkes anlaşması gereğince Gazze Şeridi'ne giriş yapması gereken 147 bin yardım tırından yalnızca 52 bin 740'ının bölgeye girişine izin verildi - Anlaşma kapsamında Gazze'den tahliye edilmesi öngörülen 19 bin 600 kişiden sadece 6 bin 845'inin tahliyesine izin verildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Gazze Şeridi'ndeki Filistin hükümeti, İsrail'in 10 Ekim 2025'ten bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasını 3 bin 269 kez ihlal ettiğini açıkladı.Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi'nden yapılan yazılı açıklamada, Gazze Şeridi'nde ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten 31 Mayıs'a kadar geçen 247 günlük dönemdeki ihlallere ilişkin bilgi verildi.Açıklamaya göre, İsrail 247 günlük zaman diliminde ateşkesi 3 bin 269 kez ihlal etti; bu ihlaller kapsamında 992 kişi öldürüldü, 3 bin 138 kişi yaralandı, 95 kişi alıkonuldu.- Gazze'ye ürün girişlerinin kısıtlanmasıAteşkes anlaşmasına göre günde 600, haftada 4 bin 400 tırın girmesi gereken Gazze Şeridi'nde İsrail, anlaşmanın insani yardımların bölgeye girişiyle ilgili maddelerine de uymuyor.Söz konusu dönemde Gazze Şeridi'ne girmesi öngörülen 147 bin yardım tırından yalnızca 52 bin 740'ının girişine izin verildiği, bunun da taahhüt edilen miktarın yüzde 36'sına tekabül ettiği belirtildi.Ateşkes anlaşmasına göre söz konusu dönemde Gazze'den tahliye edilmesi öngörülen 19 bin 600 kişiden sadece 6 bin 845'inin tahliyesine izin verildi. Bu rakamın, tedavi için tahliyesi kararlaştırılan rakamın yüzde 35'ine karşılık geldiği ifade edildi.Gazze hükümeti, bu rakamların seyahat özgürlüğünün kısıtlanması politikasının sürdürülmesi anlamına geldiğini vurguladı.İsrail, 10 Ekim 2025'ten bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerine saldırılarını sürdürüyor.Ateşkes anlaşması kapsamında Refah Sınır Kapısı'nı çift yönlü geçişlere açması ve yardım tırlarının girişlerine izin vermesi gereken İsrail hükümeti, bu yükümlülüğü büyük oranda yerine getirmedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Gazze Şeridi'ndeki Filistin hükümeti, İsrail'in 10 Ekim 2025'ten bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasını 3 bin 269 kez ihlal ettiğini açıkladı.Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi'nden yapılan yazılı açıklamada, Gazze Şeridi'nde ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten 31 Mayıs'a kadar geçen 247 günlük dönemdeki ihlallere ilişkin bilgi verildi.Açıklamaya göre, İsrail 247 günlük zaman diliminde ateşkesi 3 bin 269 kez ihlal etti; bu ihlaller kapsamında 992 kişi öldürüldü, 3 bin 138 kişi yaralandı, 95 kişi alıkonuldu.- Gazze'ye ürün girişlerinin kısıtlanmasıAteşkes anlaşmasına göre günde 600, haftada 4 bin 400 tırın girmesi gereken Gazze Şeridi'nde İsrail, anlaşmanın insani yardımların bölgeye girişiyle ilgili maddelerine de uymuyor.Söz konusu dönemde Gazze Şeridi'ne girmesi öngörülen 147 bin yardım tırından yalnızca 52 bin 740'ının girişine izin verildiği, bunun da taahhüt edilen miktarın yüzde 36'sına tekabül ettiği belirtildi.Ateşkes anlaşmasına göre söz konusu dönemde Gazze'den tahliye edilmesi öngörülen 19 bin 600 kişiden sadece 6 bin 845'inin tahliyesine izin verildi. Bu rakamın, tedavi için tahliyesi kararlaştırılan rakamın yüzde 35'ine karşılık geldiği ifade edildi.Gazze hükümeti, bu rakamların seyahat özgürlüğünün kısıtlanması politikasının sürdürülmesi anlamına geldiğini vurguladı.İsrail, 10 Ekim 2025'ten bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerine saldırılarını sürdürüyor.Ateşkes anlaşması kapsamında Refah Sınır Kapısı'nı çift yönlü geçişlere açması ve yardım tırlarının girişlerine izin vermesi gereken İsrail hükümeti, bu yükümlülüğü büyük oranda yerine getirmedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israil-gazze-seridi-nde-ekim-2025-te-varilan-ateskesi-3-bin-269-kez-ihlal-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İngiltere'de Temyiz Mahkemesi, Palestine Action grubunun yasaklanmasının yasal olduğuna hükmetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ingiltere-de-temyiz-mahkemesi-palestine-action-grubunun-yasaklanmasinin-yasal-olduguna-hukmetti/863849/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ingiltere-de-temyiz-mahkemesi-palestine-action-grubunun-yasaklanmasinin-yasal-olduguna-hukmetti/863849/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:09:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İngiltere — İngiltere'de Temyiz Mahkemesi, İsrail ile iş yapan şirketlere karşı düzenlediği eylemlerle tanınan ve geçen yıl yasaklı örgüt ilan edilen Palestine Action grubunun yasaklanması kararının yasal olduğuna hükmetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İngiltere Haberleri — İngiltere'de Temyiz Mahkemesi, İsrail ile iş yapan şirketlere karşı düzenlediği eylemlerle tanınan ve geçen yıl yasaklı örgüt ilan edilen Palestine Action grubunun yasaklanması kararının yasal olduğuna hükmetti.İngiltere'de Yüksek Mahkemenin, Palestine Action grubunun terör örgütü olmadığı yönündeki kararının ardından İçişleri Bakanlığının Temyiz Mahkemesinde açtığı davada karar açıklandı.Mahkemede kararı okuyan Başyargıç Sue Carr, İngiltere İçişleri Bakanlığının grubu yasaklı örgüt ilan etmesinin yasal olduğu yönünde karar alındığını bildirdi.Carr, mahkeme yargıçlarının Palestine Action'ın sadece mülke değil, aynı zamanda halka da ciddi bir zarar verme riski oluşturduğu konusunda hemfikir olduklarını ifade etti.Duruşma sırasında Temyiz Mahkemesi önünde toplanan çok sayıda Filistin destekçisi gösterici de kararın ardından hayal kırıklığına uğradıklarını dile getirdi.- Grup, İsrail ile iş yapan firmalara yönelik eylemleriyle tanınıyorİngiltere'de İsrail ile iş yapan şirketlerde üretimi veya çalışmaları durduran eylemler gerçekleştiren Palestine Action, son olarak Haziran 2025'te İngiltere'nin Brize Norton Hava Üssü'nde düzenlediği eylemle gündeme gelmişti.Palestine Action aktivistleri, üsse telleri keserek girmiş, askeri uçakların motorlarına kırmızı boya püskürtmüş ve Filistin bayrağı bırakmıştı.Bu eylemden sonra dönemin İçişleri Bakanı Yvette Cooper, grubun yasaklı örgüt ilan edilmesi sürecini başlatmış, Temmuz 2025'te de grup yasaklanmıştı. O tarihten sonra yasağın kaldırılması için yasal girişimler sürdüren Defend Our Juries adlı grup, Palestine Action'a destek eylemleri başlatmış, çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı.İfade özgürlüğünün engellendiği gerekçesiyle yapılan eylemlerde binlerce gösterici, Soykırıma karşıyım, Palestine Action'ı destekliyorum yazılı pankartlar taşıyarak kendilerini kasten gözaltına aldırmıştı.İngiliz yasalarının 14 yıla kadar hapis cezası öngördüğü yasaklı örgüte destek vermek suçunu kasten işleyen eylemciler arasında çoğunlukla yaşlı İngilizler yer almıştı.İngiliz Yüksek Mahkemesi, 13 Şubat'ta Palestine Action grubunun İçişleri Bakanlığı kararıyla yasaklı örgüt ilan edilmesini kanuna aykırı bularak, yasağın kaldırılmasına hükmetmişti.Ancak hükümete temyiz hakkı verildiği için yasağın kaldırılması gerçekleşmemiş, Londra Metropolitan Polisi, gruba destek veren kişileri gözaltına almaya devam edeceğini bildirmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İngiltere Haberleri — İngiltere'de Temyiz Mahkemesi, İsrail ile iş yapan şirketlere karşı düzenlediği eylemlerle tanınan ve geçen yıl yasaklı örgüt ilan edilen Palestine Action grubunun yasaklanması kararının yasal olduğuna hükmetti.İngiltere'de Yüksek Mahkemenin, Palestine Action grubunun terör örgütü olmadığı yönündeki kararının ardından İçişleri Bakanlığının Temyiz Mahkemesinde açtığı davada karar açıklandı.Mahkemede kararı okuyan Başyargıç Sue Carr, İngiltere İçişleri Bakanlığının grubu yasaklı örgüt ilan etmesinin yasal olduğu yönünde karar alındığını bildirdi.Carr, mahkeme yargıçlarının Palestine Action'ın sadece mülke değil, aynı zamanda halka da ciddi bir zarar verme riski oluşturduğu konusunda hemfikir olduklarını ifade etti.Duruşma sırasında Temyiz Mahkemesi önünde toplanan çok sayıda Filistin destekçisi gösterici de kararın ardından hayal kırıklığına uğradıklarını dile getirdi.- Grup, İsrail ile iş yapan firmalara yönelik eylemleriyle tanınıyorİngiltere'de İsrail ile iş yapan şirketlerde üretimi veya çalışmaları durduran eylemler gerçekleştiren Palestine Action, son olarak Haziran 2025'te İngiltere'nin Brize Norton Hava Üssü'nde düzenlediği eylemle gündeme gelmişti.Palestine Action aktivistleri, üsse telleri keserek girmiş, askeri uçakların motorlarına kırmızı boya püskürtmüş ve Filistin bayrağı bırakmıştı.Bu eylemden sonra dönemin İçişleri Bakanı Yvette Cooper, grubun yasaklı örgüt ilan edilmesi sürecini başlatmış, Temmuz 2025'te de grup yasaklanmıştı. O tarihten sonra yasağın kaldırılması için yasal girişimler sürdüren Defend Our Juries adlı grup, Palestine Action'a destek eylemleri başlatmış, çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı.İfade özgürlüğünün engellendiği gerekçesiyle yapılan eylemlerde binlerce gösterici, Soykırıma karşıyım, Palestine Action'ı destekliyorum yazılı pankartlar taşıyarak kendilerini kasten gözaltına aldırmıştı.İngiliz yasalarının 14 yıla kadar hapis cezası öngördüğü yasaklı örgüte destek vermek suçunu kasten işleyen eylemciler arasında çoğunlukla yaşlı İngilizler yer almıştı.İngiliz Yüksek Mahkemesi, 13 Şubat'ta Palestine Action grubunun İçişleri Bakanlığı kararıyla yasaklı örgüt ilan edilmesini kanuna aykırı bularak, yasağın kaldırılmasına hükmetmişti.Ancak hükümete temyiz hakkı verildiği için yasağın kaldırılması gerçekleşmemiş, Londra Metropolitan Polisi, gruba destek veren kişileri gözaltına almaya devam edeceğini bildirmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi play-off yarı final</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tekerlekli-sandalye-basketbol-super-ligi-play-off-yari-final/863848/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tekerlekli-sandalye-basketbol-super-ligi-play-off-yari-final/863848/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:09:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Yalova — Fenerbahçe İstanbul Jet: 93 - TSK Rehabilitasyon Merkezi: 57]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yalova Haberleri — Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi play-off yarı final ilk maçında Fenerbahçe İstanbul Jet, TSK Rehabilitasyon Merkezi'ni 93-57 mağlup ederek seride 1-0 öne geçti.Yalova'daki 90. Yıl Spor Salonu'nda oynanan karşılaşmanın ilk yarısı, Fenerbahçe İstanbul Jet'in 52-34'lük üstünlüğüyle geçildi. İkinci devrede de üstünlüğünü sürdüren sarı-lacivertli ekip, TSK Rehabilitasyon Merkezi karşısında salondan 93-57 galip ayrıldı.İki galibiyete ulaşan tarafın adını finale yazdıracağı seride ikinci maç da yarın Yalova 90. Yıl Spor Salonu'nda oynanacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Yalova Haberleri — Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi play-off yarı final ilk maçında Fenerbahçe İstanbul Jet, TSK Rehabilitasyon Merkezi'ni 93-57 mağlup ederek seride 1-0 öne geçti.Yalova'daki 90. Yıl Spor Salonu'nda oynanan karşılaşmanın ilk yarısı, Fenerbahçe İstanbul Jet'in 52-34'lük üstünlüğüyle geçildi. İkinci devrede de üstünlüğünü sürdüren sarı-lacivertli ekip, TSK Rehabilitasyon Merkezi karşısında salondan 93-57 galip ayrıldı.İki galibiyete ulaşan tarafın adını finale yazdıracağı seride ikinci maç da yarın Yalova 90. Yıl Spor Salonu'nda oynanacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/tekerlekli-sandalye-basketbol-super-ligi-play-off-yari-final.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kocaeli'de tırın dorsesi ile bahçe duvarı arasında kalan 16 yaşındaki genç öldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kocaeli-de-tirin-dorsesi-ile-bahce-duvari-arasinda-kalan-16-yasindaki-genc-oldu/863847/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kocaeli-de-tirin-dorsesi-ile-bahce-duvari-arasinda-kalan-16-yasindaki-genc-oldu/863847/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:09:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kocaeli — Kocaeli'nin Gebze ilçesinde tırın dorsesi ile bahçe duvarı arasında kalan 16 yaşındaki genç hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kocaeli Haberleri — Kocaeli'nin Gebze ilçesinde tırın dorsesi ile bahçe duvarı arasında kalan 16 yaşındaki genç hayatını kaybetti.Özcan Ç. idaresindeki 41 AAJ 484 plakalı demir yüklü tır, Tatlıkuyu Mahallesi 1319/2 Sokak'ta manevra yaptığı sırada kaldırımda yürüyen Berat Eker'e çarptı. Dorse ile bahçe duvarı arasında kalan Eker, ağır yaralandı.İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.Ambulansla özel hastaneye kaldırılan Eker, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.Eker'in cenazesi Gebze Adli Tıp Şube Müdürlüğü morguna kaldırıldı.Tırın sürücüsü gözaltına alındı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kocaeli Haberleri — Kocaeli'nin Gebze ilçesinde tırın dorsesi ile bahçe duvarı arasında kalan 16 yaşındaki genç hayatını kaybetti.Özcan Ç. idaresindeki 41 AAJ 484 plakalı demir yüklü tır, Tatlıkuyu Mahallesi 1319/2 Sokak'ta manevra yaptığı sırada kaldırımda yürüyen Berat Eker'e çarptı. Dorse ile bahçe duvarı arasında kalan Eker, ağır yaralandı.İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.Ambulansla özel hastaneye kaldırılan Eker, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.Eker'in cenazesi Gebze Adli Tıp Şube Müdürlüğü morguna kaldırıldı.Tırın sürücüsü gözaltına alındı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/kocaeli-de-tirin-dorsesi-ile-bahce-duvari-arasinda-kalan-16-yasindaki-genc-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Eğitim-Bir-Sen, eğitimde şiddetle mücadele için bütüncül mücadele modeli önerdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/egitim-bir-sen-egitimde-siddetle-mucadele-icin-butuncul-mucadele-modeli-onerdi/863845/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/egitim-bir-sen-egitimde-siddetle-mucadele-icin-butuncul-mucadele-modeli-onerdi/863845/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:09:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Sendika tarafından hazırlanan raporda, şiddete karşı erken uyarı ve önleme mekanizmalarını merkeze alan, kurumlar arası koordinasyonu zorunlu kılan, aileyi sürecin aktif paydaşı haline getiren ve çocuğu sistem içinde tutmayı hedefleyen bütüncül bir yaklaşım tavsiyesinde bulunuldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen), Eğitim Ekosisteminde Şiddet: Kurumlar Arası Koordinasyon ve Sorumluluklar başlıklı çalıştayın raporunu yayımladı.Sendikadan yapılan açıklamaya göre, Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezince (EBSAM) hazırlanan rapor, eğitim ortamlarında giderek daha görünür hale gelen şiddet olgusunu, aile, okul, medya, dijital ortamlar, toplumsal dinamikler ve kurumsal yapı boyutlarıyla ele alıyor.Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okullara yönelik saldırıların ardından düzenlenen çalıştayın bulguları doğrultusunda hazırlanan raporda, eğitimde şiddeti besleyen temel sorun alanları, aile ve erken dönem faktörleri, okul ve eğitim sistemi, okul güvenliği, hukuki ve kurumsal yapı, medya ve dijital etki, toplumsal dinamikler ile erken uyarı ve önleme mekanizmaları başlıkları altında değerlendirildi.Eğitim, sosyal hizmetler, sağlık, güvenlik ve adli kurumlar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret edilen raporda, risklerin erken aşamada tespit edilmesini sağlayacak bütünleşik bir sistem kurulmasının önemi vurgulandı.- Caydırıcı düzenlemeler hayata geçirilmeliEğitimde şiddetin azaltılmasına yönelik kapsamlı politika önerileri ve uygulanabilir bir eylem planı da sunan raporda, özellikle okul temelli psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi, kurumlar arası entegre erken uyarı sistemlerinin kurulması, ailelerin sürece daha etkin katılımının sağlanması, dijital risklere karşı koruyucu mekanizmaların geliştirilmesi ve okul güvenliğinin sürdürülebilir bir anlayışla yeniden yapılandırılması önerisinde bulunuldu.Raporda öne çıkan tavsiyeler şöyle:Eğitimde şiddetle mücadelede olay sonrası müdahale yerine önleyici ve erken müdahale yaklaşımı esas alınmalıdır. Okul, sosyal hizmetler, sağlık ve güvenlik birimlerinin birlikte çalışacağı entegre erken uyarı sistemleri kurulmalıdır. Ailelerin çocuk gelişimi, dijital riskler ve davranış yönetimi konularında destekleneceği sürekli eğitim mekanizmaları oluşturulmalıdır. Öğretmenlerin sınıf yönetimi, kriz yönetimi ve şiddetle baş etme becerilerini güçlendirecek uygulamalı eğitimler yaygınlaştırılmalıdır. Öğrencilerin aidiyet duygusunu güçlendiren sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler artırılmalıdır. Dijital ortamlarda şiddeti teşvik eden içeriklere yönelik daha hızlı ve caydırıcı düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Eğitimde şiddetle mücadele, okul merkezli ancak okul ile sınırlı olmayan, tüm kurumların sorumluluk üstlendiği bir yaklaşımla ele alınmalıdır.Eğitimde şiddetle mücadelede yaptırım odaklı ve parçalı yaklaşımlardan uzaklaşılması gerektiği vurgulanan raporda, erken uyarı ve önleme mekanizmalarını merkeze alan, kurumlar arası koordinasyonu zorunlu kılan, aileyi sürecin aktif paydaşı haline getiren ve çocuğu sistem içinde tutmayı hedefleyen bütüncül bir model önerildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen), Eğitim Ekosisteminde Şiddet: Kurumlar Arası Koordinasyon ve Sorumluluklar başlıklı çalıştayın raporunu yayımladı.Sendikadan yapılan açıklamaya göre, Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezince (EBSAM) hazırlanan rapor, eğitim ortamlarında giderek daha görünür hale gelen şiddet olgusunu, aile, okul, medya, dijital ortamlar, toplumsal dinamikler ve kurumsal yapı boyutlarıyla ele alıyor.Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okullara yönelik saldırıların ardından düzenlenen çalıştayın bulguları doğrultusunda hazırlanan raporda, eğitimde şiddeti besleyen temel sorun alanları, aile ve erken dönem faktörleri, okul ve eğitim sistemi, okul güvenliği, hukuki ve kurumsal yapı, medya ve dijital etki, toplumsal dinamikler ile erken uyarı ve önleme mekanizmaları başlıkları altında değerlendirildi.Eğitim, sosyal hizmetler, sağlık, güvenlik ve adli kurumlar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret edilen raporda, risklerin erken aşamada tespit edilmesini sağlayacak bütünleşik bir sistem kurulmasının önemi vurgulandı.- Caydırıcı düzenlemeler hayata geçirilmeliEğitimde şiddetin azaltılmasına yönelik kapsamlı politika önerileri ve uygulanabilir bir eylem planı da sunan raporda, özellikle okul temelli psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi, kurumlar arası entegre erken uyarı sistemlerinin kurulması, ailelerin sürece daha etkin katılımının sağlanması, dijital risklere karşı koruyucu mekanizmaların geliştirilmesi ve okul güvenliğinin sürdürülebilir bir anlayışla yeniden yapılandırılması önerisinde bulunuldu.Raporda öne çıkan tavsiyeler şöyle:Eğitimde şiddetle mücadelede olay sonrası müdahale yerine önleyici ve erken müdahale yaklaşımı esas alınmalıdır. Okul, sosyal hizmetler, sağlık ve güvenlik birimlerinin birlikte çalışacağı entegre erken uyarı sistemleri kurulmalıdır. Ailelerin çocuk gelişimi, dijital riskler ve davranış yönetimi konularında destekleneceği sürekli eğitim mekanizmaları oluşturulmalıdır. Öğretmenlerin sınıf yönetimi, kriz yönetimi ve şiddetle baş etme becerilerini güçlendirecek uygulamalı eğitimler yaygınlaştırılmalıdır. Öğrencilerin aidiyet duygusunu güçlendiren sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler artırılmalıdır. Dijital ortamlarda şiddeti teşvik eden içeriklere yönelik daha hızlı ve caydırıcı düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Eğitimde şiddetle mücadele, okul merkezli ancak okul ile sınırlı olmayan, tüm kurumların sorumluluk üstlendiği bir yaklaşımla ele alınmalıdır.Eğitimde şiddetle mücadelede yaptırım odaklı ve parçalı yaklaşımlardan uzaklaşılması gerektiği vurgulanan raporda, erken uyarı ve önleme mekanizmalarını merkeze alan, kurumlar arası koordinasyonu zorunlu kılan, aileyi sürecin aktif paydaşı haline getiren ve çocuğu sistem içinde tutmayı hedefleyen bütüncül bir model önerildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/egitim-bir-sen-egitimde-siddetle-mucadele-icin-butuncul-mucadele-modeli-onerdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TSKB'den Ova Enerji'nin depolamalı rüzgar santrali yatırımına 45 milyon dolarlık finansman</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tskb-den-ova-enerji-nin-depolamali-ruzgar-santrali-yatirimina-45-milyon-dolarlik-finansman/863844/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tskb-den-ova-enerji-nin-depolamali-ruzgar-santrali-yatirimina-45-milyon-dolarlik-finansman/863844/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:08:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), Ova Enerji'nin İzmir Bergama'daki Çayırlar Depolamalı Rüzgar Enerjisi Santrali (DRES) projesi için 45 milyon dolar yatırım kredisi sağladığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), Ova Enerji'nin İzmir Bergama'daki Çayırlar Depolamalı Rüzgar Enerjisi Santrali (DRES) projesi için 45 milyon dolar yatırım kredisi sağladığını bildirdi.Bankadan yapılan açıklamada, TSKB'nin Erdem Holding grup şirketlerinden Ova Enerji ile imzaladığı anlaşma kapsamında Çayırlar DRES yatırımı için 45 milyon dolar finansman sağladığı belirtildi.Açıklamada, İzmir Bergama'da hayata geçirilecek ve toplam 43,5 megavat kurulum kapasitesine sahip olacak projenin bünyesindeki batarya enerji depolama sistemi (BEDS) sayesinde Türk şebekesine sağlam ve yönlendirilebilir yenilenebilir enerji arzı sunacağı kaydedildi.Ayrıca, gelişmiş rüzgar enerjisiyle depolama teknolojilerini entegre eden projenin şebeke istikrarı ve kapasite faktörünün artırılmasının yanı sıra Türkiye'nin karbon azaltım hedeflerine de doğrudan etki etmesinin amaçlandığı ifade edildi.Açıklamada görüşlerine yer verilen TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, şunları kaydetti:Ülkemizin sürdürülebilir kalkınma yolculuğunda, yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesinin yanında enerji arz güvenliğini ve şebeke istikrarını güvence altına alan teknoloji odaklı yatırımları da stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Erdem Holding grup şirketlerinden Ova Enerji'nin ülkemizin temiz enerji dönüşümüne katkı sunan bu anlamlı projesine finansman sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. TSKB olarak, ülkemizin düşük karbonlu ekonomiye geçişine küresel standartlarda katma değer sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz.Ova Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Rıza Erdem de Türkiye'nin temiz enerji geleceğine katkı sunacak Çayırlar DRES projesi için TSKB ile yeni bir finansman anlaşmasına imza attıklarını belirterek, 20 yıla yaklaşan TSKB ve Erdem Holding iş birliğine yeni bir proje eklemenin sevincini yaşıyoruz. Batarya depolama sistemine sahip bu entegre yatırımımız şebeke altyapımızı güçlendirirken karbon azaltım hedeflerimize de doğrudan hizmet edecek. Güçlü ortağımız TSKB ile Türkiye’nin büyümesini destekleyen sürdürülebilir yatırımlara devam edeceğiz. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), Ova Enerji'nin İzmir Bergama'daki Çayırlar Depolamalı Rüzgar Enerjisi Santrali (DRES) projesi için 45 milyon dolar yatırım kredisi sağladığını bildirdi.Bankadan yapılan açıklamada, TSKB'nin Erdem Holding grup şirketlerinden Ova Enerji ile imzaladığı anlaşma kapsamında Çayırlar DRES yatırımı için 45 milyon dolar finansman sağladığı belirtildi.Açıklamada, İzmir Bergama'da hayata geçirilecek ve toplam 43,5 megavat kurulum kapasitesine sahip olacak projenin bünyesindeki batarya enerji depolama sistemi (BEDS) sayesinde Türk şebekesine sağlam ve yönlendirilebilir yenilenebilir enerji arzı sunacağı kaydedildi.Ayrıca, gelişmiş rüzgar enerjisiyle depolama teknolojilerini entegre eden projenin şebeke istikrarı ve kapasite faktörünün artırılmasının yanı sıra Türkiye'nin karbon azaltım hedeflerine de doğrudan etki etmesinin amaçlandığı ifade edildi.Açıklamada görüşlerine yer verilen TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, şunları kaydetti:Ülkemizin sürdürülebilir kalkınma yolculuğunda, yenilenebilir enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesinin yanında enerji arz güvenliğini ve şebeke istikrarını güvence altına alan teknoloji odaklı yatırımları da stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Erdem Holding grup şirketlerinden Ova Enerji'nin ülkemizin temiz enerji dönüşümüne katkı sunan bu anlamlı projesine finansman sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. TSKB olarak, ülkemizin düşük karbonlu ekonomiye geçişine küresel standartlarda katma değer sağlamaya kararlılıkla devam edeceğiz.Ova Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Rıza Erdem de Türkiye'nin temiz enerji geleceğine katkı sunacak Çayırlar DRES projesi için TSKB ile yeni bir finansman anlaşmasına imza attıklarını belirterek, 20 yıla yaklaşan TSKB ve Erdem Holding iş birliğine yeni bir proje eklemenin sevincini yaşıyoruz. Batarya depolama sistemine sahip bu entegre yatırımımız şebeke altyapımızı güçlendirirken karbon azaltım hedeflerimize de doğrudan hizmet edecek. Güçlü ortağımız TSKB ile Türkiye’nin büyümesini destekleyen sürdürülebilir yatırımlara devam edeceğiz. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/tskb-den-ova-enerji-nin-depolamali-ruzgar-santrali-yatirimina-45-milyon-dolarlik-finansman.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Arap Birliği, KİK, İİT, Ürdün ve  Filistin ABD-İran mutabakatını memnuniyetle karşıladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/arap-birligi-kik-iit-urdun-ve-filistin-abd-iran-mutabakatini-memnuniyetle-karsiladi/863843/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/arap-birligi-kik-iit-urdun-ve-filistin-abd-iran-mutabakatini-memnuniyetle-karsiladi/863843/</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:06:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Arap Birliği, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Ürdün ve Filistin ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Arap Birliği, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Ürdün ve Filistin ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladığını duyurdu.Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, yaptığı yazılı açıklamada, ABD-İran mutabakatını memnuniyetle karşıladığını belirterek, bu gelişmenin İran ve İsrail'in Arap ülkelerine yönelik saldırılarına nihai olarak son verilmesi yönünde önemli bir adım olmasını temenni etti.Mutabakatın, savaşın sona erdirilmesine yönelik sürecin başlatılması ile bölgede kalıcı istikrarın sağlanması için uygun koşulları hazırlamasını temenni eden Ebu Gayt, İsrail'in anlaşmayı sabote etmeye ve savaşı sürdürmeye yönelik girişimlerine karşı uyarıda bulundu.Nihai olarak varılacak herhangi bir anlaşmanın, Arap ülkelerinin egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesi gerektiğini vurgulayan Ebu Gayt, söz konusu anlaşmanın ayrıca bölgede güvenliğin sağlanmasına yönelik meşru Arap taleplerini de dikkate alması gerektiğinin altını çizdi.- KİKKİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ABD-İran arasındaki mutabakatın bölgede çözüm bekleyen konularda tüm taraflar arasında kalıcı bir anlaşmanın yolunu açmasını temenni etti.Mutabakatın bölgenin güvenlik ve istikrarını sağlayan uzlaşılara götürmesini isteyen Budeyvi, KİK'in çatışmaların çözümünde uluslararası hukuka göre diplomasi ve diyaloğa bağlı kalınmasını desteklediğini ifade etti.- İİTİİT'den yapılan yazılı açıklamada, saldırıları sona erdirecek, Hürmüz Boğazı'nda güvenliği ve seyrüsefer serbestisi sağlayacak ABD-İran mutabakatının memnuniyetle karşılandığı belirtildi.Mutabakatın tam olarak uygulanmasının temenni edildiği açıklamada, ilgili tarafların tüm meselelerin ele alınması, bölgede güvenlik ve istikrarın korunması amacıyla yapılacak müzakerelere katılmasının umulduğu ifade edildi.- FilistinFilistin yönetiminden yapılan açıklamada, ABD-İran mutabakatının bölgede gerginliğin azaltılmasında, kalıcı ateşkesin sağlanmasında, askıda kalan sorunların çözümünde ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasında önemli bir adım olduğu vurgulandı.Mutabakatın Lübnan'ın güvenlik ve istikrarını sağlayacak barışçıl çözüme ulaşılması için harcanan çabalara da destek olacağı kaydedilen açıklamada, krizlerin ve anlaşmazlıkların çözümünde diplomasi ve diyaloğun tercih edilmesi gerektiği bildirildi.Bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasının, uluslararası meşruiyet ilkeleri doğrultusunda gerilim ve istikrarsızlığa yol açan sebeplerin ele alınmasını gerektirdiği vurgulandı.- ÜrdünÜrdün Dışişleri Bakanlığı açıklamasında da ABD-İran mutabakatının bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarın tesisinde önemli bir adım olduğu belirtilerek, mutabakatın bölge ülkelerinin güvenliğini, çıkarlarını, iyi komşuluk ilişkilerini ve iç işlerine müdahale edilmemesini garanti altına alan kalıcı anlaşmaya götürmesi temennisinde bulunuldu.Bakanlık ayrıca Hürmüz Boğazı'nda güvenliğin ve seyrüsefer serbestisinin, 28 Şubat öncesindeki durumuna uygun şekilde yeniden tesis edilmesinin önemine dikkati çekti.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, 15 Haziran'ın ilk saatlerinde, ABD ile mutabakat sağlandığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını açıklamıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Arap Birliği, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Ürdün ve Filistin ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladığını duyurdu.Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, yaptığı yazılı açıklamada, ABD-İran mutabakatını memnuniyetle karşıladığını belirterek, bu gelişmenin İran ve İsrail'in Arap ülkelerine yönelik saldırılarına nihai olarak son verilmesi yönünde önemli bir adım olmasını temenni etti.Mutabakatın, savaşın sona erdirilmesine yönelik sürecin başlatılması ile bölgede kalıcı istikrarın sağlanması için uygun koşulları hazırlamasını temenni eden Ebu Gayt, İsrail'in anlaşmayı sabote etmeye ve savaşı sürdürmeye yönelik girişimlerine karşı uyarıda bulundu.Nihai olarak varılacak herhangi bir anlaşmanın, Arap ülkelerinin egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesi gerektiğini vurgulayan Ebu Gayt, söz konusu anlaşmanın ayrıca bölgede güvenliğin sağlanmasına yönelik meşru Arap taleplerini de dikkate alması gerektiğinin altını çizdi.- KİKKİK Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ABD-İran arasındaki mutabakatın bölgede çözüm bekleyen konularda tüm taraflar arasında kalıcı bir anlaşmanın yolunu açmasını temenni etti.Mutabakatın bölgenin güvenlik ve istikrarını sağlayan uzlaşılara götürmesini isteyen Budeyvi, KİK'in çatışmaların çözümünde uluslararası hukuka göre diplomasi ve diyaloğa bağlı kalınmasını desteklediğini ifade etti.- İİTİİT'den yapılan yazılı açıklamada, saldırıları sona erdirecek, Hürmüz Boğazı'nda güvenliği ve seyrüsefer serbestisi sağlayacak ABD-İran mutabakatının memnuniyetle karşılandığı belirtildi.Mutabakatın tam olarak uygulanmasının temenni edildiği açıklamada, ilgili tarafların tüm meselelerin ele alınması, bölgede güvenlik ve istikrarın korunması amacıyla yapılacak müzakerelere katılmasının umulduğu ifade edildi.- FilistinFilistin yönetiminden yapılan açıklamada, ABD-İran mutabakatının bölgede gerginliğin azaltılmasında, kalıcı ateşkesin sağlanmasında, askıda kalan sorunların çözümünde ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasında önemli bir adım olduğu vurgulandı.Mutabakatın Lübnan'ın güvenlik ve istikrarını sağlayacak barışçıl çözüme ulaşılması için harcanan çabalara da destek olacağı kaydedilen açıklamada, krizlerin ve anlaşmazlıkların çözümünde diplomasi ve diyaloğun tercih edilmesi gerektiği bildirildi.Bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasının, uluslararası meşruiyet ilkeleri doğrultusunda gerilim ve istikrarsızlığa yol açan sebeplerin ele alınmasını gerektirdiği vurgulandı.- ÜrdünÜrdün Dışişleri Bakanlığı açıklamasında da ABD-İran mutabakatının bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarın tesisinde önemli bir adım olduğu belirtilerek, mutabakatın bölge ülkelerinin güvenliğini, çıkarlarını, iyi komşuluk ilişkilerini ve iç işlerine müdahale edilmemesini garanti altına alan kalıcı anlaşmaya götürmesi temennisinde bulunuldu.Bakanlık ayrıca Hürmüz Boğazı'nda güvenliğin ve seyrüsefer serbestisinin, 28 Şubat öncesindeki durumuna uygun şekilde yeniden tesis edilmesinin önemine dikkati çekti.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, 15 Haziran'ın ilk saatlerinde, ABD ile mutabakat sağlandığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını açıklamıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/arap-birligi-kik-iit-urdun-ve-filistin-abd-iran-mutabakatini-memnuniyetle-karsiladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
