<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş'tan Aile Günü paylaşımı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-tan-aile-gunu-paylasimi/846598/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-tan-aile-gunu-paylasimi/846598/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:40:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü dolayısıyla paylaşımda bulunduBakan Göktaş, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Büyük Türkiye ailemizin 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü kutlu olsun ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü dolayısıyla paylaşımda bulunduBakan Göktaş, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Büyük Türkiye ailemizin 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü kutlu olsun ifadesini kullandı.Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü'nü büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını bildiren Göktaş, şunları kaydetti:Yapılan araştırmalar da açıkça gösteriyor ki, toplumumuzu en çok mutlu eden değerlerin başında her şeyden öte, yine ailemiz geliyor. Biz de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuz doğrultusunda mayıs ayının son haftasını Milli Aile Haftası ilan ederek bu kutsal yapıyı korumak ve güçlendirmek için tarihi bir seferberlik başlatıyoruz. Çünkü güçlü aile, güçlü toplumun, güçlü toplum ise güçlü Türkiye'nin temelidir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü dolayısıyla paylaşımda bulunduBakan Göktaş, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Büyük Türkiye ailemizin 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü kutlu olsun ifadesini kullandı.Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü'nü büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını bildiren Göktaş, şunları kaydetti:Yapılan araştırmalar da açıkça gösteriyor ki, toplumumuzu en çok mutlu eden değerlerin başında her şeyden öte, yine ailemiz geliyor. Biz de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuz doğrultusunda mayıs ayının son haftasını Milli Aile Haftası ilan ederek bu kutsal yapıyı korumak ve güçlendirmek için tarihi bir seferberlik başlatıyoruz. Çünkü güçlü aile, güçlü toplumun, güçlü toplum ise güçlü Türkiye'nin temelidir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-tan-aile-gunu-paylasimi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bağcılar'da millet bahçesi sayısı 5'e yükselecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bagcilar-da-millet-bahcesi-sayisi-5-e-yukselecek/846597/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bagcilar-da-millet-bahcesi-sayisi-5-e-yukselecek/846597/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:39:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Bağcılar Belediyesi, ilçede 4 yeni millet bahçesini daha hizmete alarak toplam sayıyı 5'e çıkaracak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Bağcılar Belediyesi, ilçede 4 yeni millet bahçesini daha hizmete alarak toplam sayıyı 5'e çıkaracak.Belediyeden yapılan açıklamaya göre, ilçeyi yeşil alanlarla donatmak için hayata geçirilen projeler çerçevesinde, şehrin kalabalığından kaçmak isteyen vatandaşlara nefes olan millet bahçelerinin sayısı artırılıyor.Bu kapsamda ilçe sakinlerinin uğrak noktası olan Bağcılar Millet Bahçesi'ne ek olarak, Göztepe Mahallesi'nde millet bahçesi projesi devam ediyor.Bu projenin yanı sıra, Fevzi Çakmak, Kirazlı ve 15 Temmuz mahallelerinde de millet bahçesi yapılacak. Böylece ilçedeki millet bahçesi sayısı 5'e yükselecek.Göztepe Mahallesi'nde yapımı süren, 10 bin metrekarelik alandaki millet bahçesinde Bağ Kafe, çocuk oyun alanı, çok amaçlı spor sahası, koşu parkuru, pati park ve dinlenme alanları olacak. Göztepe Millet Bahçesi'nin gelecek yaz hizmete sunulması bekleniyor.Fevzi Çakmak Mahallesi'nde planlanan Dökümcüler Millet Bahçesi ise 21 bin metrekareden oluşuyor. Bahçe, konum olarak Fevzi Çakmak, Yavuzselim, Sancaktepe, Kemalpaşa ve Fatih mahallelerinin kesişme noktasında bulunuyor.Bahçe içinde ise Bağ Kafe, etüt merkezi, sosyal tesis, yürüme yolları, rekreasyon alanları, spor sahaları ve kamelyaların yer alması planlanıyor.15 Temmuz Mahallesi'nde de 16 bin 341 metrekarelik bir alan millet bahçesi için planlandı. Burada, diğer bahçelerdekilere ek olarak özellikle spor yapmak isteyenler için özel alanlar oluşturulacak. Gençlerin spor ihtiyacını karşılayacak tesislerin arasında 2 basketbol, 1 futbol sahası da bulunacak.Kirazlı Mahallesi'ne planlanan millet bahçesinin ise Kirazlı Metro İstasyonu'nun hemen yanına yapılması bekleniyor. 9 bin 800 metrekarelik yeşil alanın içinde çocuk oyun grupları da yer alacak.Açıklamada görüşlerine yer verilen Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, özverili çalışmaları neticesinde yeşil alanlarla birlikte vatandaşların sosyalleşebileceği ve sevdikleriyle keyifli vakit geçirebileceği alanları artırdıklarını kaydetti.Ailelerin, şehrin yoğun temposundan uzaklaşıp doğayla iç içe vakit geçirme fırsatı bulacağını, çocukların da güvenli ortamda oyunlar oynayacağını belirten Yıldız, Bu amaçla millet bahçesi sayımızı 5'e çıkarıyoruz. Millet bahçelerimiz sadece yeşil alan imkanı sunmasının dışında tam bir yaşam merkezi özelliği taşıyacak. Ayrıca bu noktaları afet zamanlarında vatandaşlarımız için toplanma alanı olarak da kullanılabileceğiz. Bu faaliyetlerin yapımında bizlerden hiçbir zaman desteğini esirgemeyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum'a da teşekkür ediyoruz. ifadelerini kullandı.Çalışmaların her aşamasını yakından takip eden Yıldız, bu kapsamda saha ziyaretlerini sürdürüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Bağcılar Belediyesi, ilçede 4 yeni millet bahçesini daha hizmete alarak toplam sayıyı 5'e çıkaracak.Belediyeden yapılan açıklamaya göre, ilçeyi yeşil alanlarla donatmak için hayata geçirilen projeler çerçevesinde, şehrin kalabalığından kaçmak isteyen vatandaşlara nefes olan millet bahçelerinin sayısı artırılıyor.Bu kapsamda ilçe sakinlerinin uğrak noktası olan Bağcılar Millet Bahçesi'ne ek olarak, Göztepe Mahallesi'nde millet bahçesi projesi devam ediyor.Bu projenin yanı sıra, Fevzi Çakmak, Kirazlı ve 15 Temmuz mahallelerinde de millet bahçesi yapılacak. Böylece ilçedeki millet bahçesi sayısı 5'e yükselecek.Göztepe Mahallesi'nde yapımı süren, 10 bin metrekarelik alandaki millet bahçesinde Bağ Kafe, çocuk oyun alanı, çok amaçlı spor sahası, koşu parkuru, pati park ve dinlenme alanları olacak. Göztepe Millet Bahçesi'nin gelecek yaz hizmete sunulması bekleniyor.Fevzi Çakmak Mahallesi'nde planlanan Dökümcüler Millet Bahçesi ise 21 bin metrekareden oluşuyor. Bahçe, konum olarak Fevzi Çakmak, Yavuzselim, Sancaktepe, Kemalpaşa ve Fatih mahallelerinin kesişme noktasında bulunuyor.Bahçe içinde ise Bağ Kafe, etüt merkezi, sosyal tesis, yürüme yolları, rekreasyon alanları, spor sahaları ve kamelyaların yer alması planlanıyor.15 Temmuz Mahallesi'nde de 16 bin 341 metrekarelik bir alan millet bahçesi için planlandı. Burada, diğer bahçelerdekilere ek olarak özellikle spor yapmak isteyenler için özel alanlar oluşturulacak. Gençlerin spor ihtiyacını karşılayacak tesislerin arasında 2 basketbol, 1 futbol sahası da bulunacak.Kirazlı Mahallesi'ne planlanan millet bahçesinin ise Kirazlı Metro İstasyonu'nun hemen yanına yapılması bekleniyor. 9 bin 800 metrekarelik yeşil alanın içinde çocuk oyun grupları da yer alacak.Açıklamada görüşlerine yer verilen Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, özverili çalışmaları neticesinde yeşil alanlarla birlikte vatandaşların sosyalleşebileceği ve sevdikleriyle keyifli vakit geçirebileceği alanları artırdıklarını kaydetti.Ailelerin, şehrin yoğun temposundan uzaklaşıp doğayla iç içe vakit geçirme fırsatı bulacağını, çocukların da güvenli ortamda oyunlar oynayacağını belirten Yıldız, Bu amaçla millet bahçesi sayımızı 5'e çıkarıyoruz. Millet bahçelerimiz sadece yeşil alan imkanı sunmasının dışında tam bir yaşam merkezi özelliği taşıyacak. Ayrıca bu noktaları afet zamanlarında vatandaşlarımız için toplanma alanı olarak da kullanılabileceğiz. Bu faaliyetlerin yapımında bizlerden hiçbir zaman desteğini esirgemeyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum'a da teşekkür ediyoruz. ifadelerini kullandı.Çalışmaların her aşamasını yakından takip eden Yıldız, bu kapsamda saha ziyaretlerini sürdürüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail saldırısında 3 torunu, 2 oğlu ve gelinini kaybeden Lübnanlı: Cehennemi gözlerimle gördüm</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-saldirisinda-3-torunu-2-oglu-ve-gelinini-kaybeden-lubnanli-cehennemi-gozlerimle-gordum/846596/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-saldirisinda-3-torunu-2-oglu-ve-gelinini-kaybeden-lubnanli-cehennemi-gozlerimle-gordum/846596/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:39:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Beyrut — Cehennemin ne olduğunu duyardık ama ben onu sesiyle, görüntüsüyle yaşadım. Hala o anın etkisindeyim, konuşmakta zorlanıyorum. Allah bunu kimseye yaşatmasın. İnsan hayal edebileceğinden çok daha büyük bir acıyla karşı karşıya kalıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Beyrut Haberleri — ETHEM EMRE ÖZCAN - İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki Arabsalim beldesine düzenlediği hava saldırısında 2 oğlunu, gelinini ve 3 torununu kaybeden Faris Ferhat, yaşadıklarını anlattı.İsrail ordusunca 13 Mayıs'ta Nebatiye vilayetine bağlı Arabsalim beldesinde hedef alınan ev tamamen yıkılırken aynı aileden 6 kişi yaşamını yitirdi.Saldırı sırasında evin dışında olduğu için kurtulan Ferhat, söz konusu saldırıda 2 oğlunu, gelinini ve 3 torununu kaybetti.AA muhabirine konuşan Ferhat, akşam saatlerinde ailesiyle evin önünde oturduklarını, namaz vakti yaklaşınca aile fertlerinin eve geçtiğini, kendisinin ise evin yanındaki fideleri sulamak için dışarı çıktığını söyledi.İsrail savaş uçaklarının kısa süre sonra evlerini hedef aldığını aktaran Ferhat, büyük patlamanın ardından çocuklarını ve torunlarını enkazın arasında aramaya başladığını ifade etti.Saldırı sırasında bisikletleriyle evin önünde oynayan iki torunundan birinin olay yerinde hayatını kaybettiğini belirten Ferhat, diğer torununun ise ağır yaralı olarak Beyrut’taki bir hastaneye kaldırıldığını söyledi.Yaşadığı anları güçlükle anlatan Ferhat, Patlamanın ardından ortalık tamamen karardı. Çocukları aramaya başladım. Aramızda birkaç metre vardı ama torunumu yerde görünce oyuncak sandım. Her yer simsiyah olmuştu.” dedi.Saldırının ardından yaşadığı acının tarif edilemeyecek kadar ağır olduğunu dile getiren Ferhat, Ben cehennemi gözlerimle gördüm. Cehennemin ne olduğunu duyardık ama ben onu sesiyle, görüntüsüyle yaşadım. Hala o anın etkisindeyim, konuşmakta zorlanıyorum. Allah bunu kimseye yaşatmasın. İnsan hayal edebileceğinden çok daha büyük bir acıyla karşı karşıya kalıyor. ifadelerini kullandı.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti, bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı. Sağlık Bakanlığı, 2 Mart'tan beri İsrail saldırılarında yaklaşık 2 bin 900 kişinin öldüğünü bildirmişti.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah da ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Beyrut Haberleri — ETHEM EMRE ÖZCAN - İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki Arabsalim beldesine düzenlediği hava saldırısında 2 oğlunu, gelinini ve 3 torununu kaybeden Faris Ferhat, yaşadıklarını anlattı.İsrail ordusunca 13 Mayıs'ta Nebatiye vilayetine bağlı Arabsalim beldesinde hedef alınan ev tamamen yıkılırken aynı aileden 6 kişi yaşamını yitirdi.Saldırı sırasında evin dışında olduğu için kurtulan Ferhat, söz konusu saldırıda 2 oğlunu, gelinini ve 3 torununu kaybetti.AA muhabirine konuşan Ferhat, akşam saatlerinde ailesiyle evin önünde oturduklarını, namaz vakti yaklaşınca aile fertlerinin eve geçtiğini, kendisinin ise evin yanındaki fideleri sulamak için dışarı çıktığını söyledi.İsrail savaş uçaklarının kısa süre sonra evlerini hedef aldığını aktaran Ferhat, büyük patlamanın ardından çocuklarını ve torunlarını enkazın arasında aramaya başladığını ifade etti.Saldırı sırasında bisikletleriyle evin önünde oynayan iki torunundan birinin olay yerinde hayatını kaybettiğini belirten Ferhat, diğer torununun ise ağır yaralı olarak Beyrut’taki bir hastaneye kaldırıldığını söyledi.Yaşadığı anları güçlükle anlatan Ferhat, Patlamanın ardından ortalık tamamen karardı. Çocukları aramaya başladım. Aramızda birkaç metre vardı ama torunumu yerde görünce oyuncak sandım. Her yer simsiyah olmuştu.” dedi.Saldırının ardından yaşadığı acının tarif edilemeyecek kadar ağır olduğunu dile getiren Ferhat, Ben cehennemi gözlerimle gördüm. Cehennemin ne olduğunu duyardık ama ben onu sesiyle, görüntüsüyle yaşadım. Hala o anın etkisindeyim, konuşmakta zorlanıyorum. Allah bunu kimseye yaşatmasın. İnsan hayal edebileceğinden çok daha büyük bir acıyla karşı karşıya kalıyor. ifadelerini kullandı.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti, bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı. Sağlık Bakanlığı, 2 Mart'tan beri İsrail saldırılarında yaklaşık 2 bin 900 kişinin öldüğünü bildirmişti.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah da ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü'nü kutladı: </title>
      <link>https://www.canligaste.com/cumhurbaskani-erdogan-15-mayis-uluslararasi-aile-gunu-nu-kutladi/846595/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cumhurbaskani-erdogan-15-mayis-uluslararasi-aile-gunu-nu-kutladi/846595/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:36:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — İnancımızda, geleneğimizde, tarihimizde kutsal bir yeri olan, toplumumuzun temelini oluşturan tüm ailelerimizin 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü'nü tebrik ediyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İnancımızda, geleneğimizde, tarihimizde kutsal bir yeri olan, toplumumuzun temelini oluşturan tüm ailelerimizin 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü'nü tebrik ediyorum. ifadesini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü dolayısıyla sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:İnancımızda, geleneğimizde, tarihimizde kutsal bir yeri olan, toplumumuzun temelini oluşturan tüm ailelerimizin 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü'nü tebrik ediyorum. Ailelerimizi destekleyerek, aile kurumunu güçlendirerek inşallah daha müreffeh yarınlara hep birlikte ulaşacağız.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İnancımızda, geleneğimizde, tarihimizde kutsal bir yeri olan, toplumumuzun temelini oluşturan tüm ailelerimizin 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü'nü tebrik ediyorum. ifadesini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü dolayısıyla sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:İnancımızda, geleneğimizde, tarihimizde kutsal bir yeri olan, toplumumuzun temelini oluşturan tüm ailelerimizin 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü'nü tebrik ediyorum. Ailelerimizi destekleyerek, aile kurumunu güçlendirerek inşallah daha müreffeh yarınlara hep birlikte ulaşacağız.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-15-mayis-uluslararasi-aile-gunu-nu-kutladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sumud Kara Konvoyu aktivistleri tek amaçlarının Gazze'ye insani yardım ulaştırmak olduğunu vurguladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sumud-kara-konvoyu-aktivistleri-tek-amaclarinin-gazze-ye-insani-yardim-ulastirmak-oldugunu-vurguladi/846594/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sumud-kara-konvoyu-aktivistleri-tek-amaclarinin-gazze-ye-insani-yardim-ulastirmak-oldugunu-vurguladi/846594/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:36:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Trablus — Türkiye'den konvoya katılan Mühendis Sabahattin Ceyhun: Yanımızda ambulanslar var, yardım malzemeleri, konteyner malzemeleri. Yani oradaki çocuklara verebileceğimiz oyuncaklara kadar malzeme araçlarımızda bulunuyor. Derdimiz tamamen onları o insanlara ulaştırmak, yardım malzemeleri oraya sokabilmek - Endonezya'dan katılan Ha Kam Ahmed: Biz her zaman elimizden geleni yapıyoruz ama belki yetersiz diye düşündük. O yüzden daha fazlasını yapmak istiyoruz ve konvoya katılıyoruz - Tunus'tan katılan Fatıma Zehra el-Habib: Trablus'a doğru yola çıkacağız sonra Misrata, Sellum ve inşallah hedefimiz Gazze olacak - Cezayir Heyetinin Organizatörü Mervan bin Kattane: Ailelerini geride bırakıp gelen herkes, turistik bir gezide olmadıklarının farkında. Bu yolculuğun pek çok risk, zorluk ve tehdit barındırdığını biliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Trablus Haberleri — MUHAMMED SEMİZ - Libya'nın Zaviye kentinde Gazze'deki ablukayı kırmak için yola çıkmaya hazırlanan Sumud Kara Konvoyundaki aktivistler, tek amaçlarının bölgedekilere insani yardım ulaştırmak olduğunu vurguladı.Cezayir, Tunus, Fas, Moritanya, Türkiye, Endonezya, Çin, ABD, Almanya, İspanya, İtalya ve İngiltere'nin de aralarında bulunduğu 30 ülkeden 300'ün üzerinde aktivist, Libya'nın başkenti Trablus'un yaklaşık 40 kilometre batısındaki Zaviye kentinde toplandı.Kafileye katılması planlanan tüm aktivistlerin Libya'ya ulaşması ve hazırlıkların tamamlanmasının ardından Sumud Kara Konvoyunun Gazze'ye doğru yola çıkması planlanıyor.Türkiye'den konvoya katılan Mühendis Sabahattin Ceyhun, AA muhabirine, Gazze'deki insanlara insani yardım ulaştırmanın bir çaresini bulmak için Libya'da Sumud Kara Konvoyuna katıldığını söyledi.İsrail'in Gazze'ye yardımları sokmadığını ve insanların açlığa mahkum edildiğini kaydeden Ceyhun, Her gün çocuklar öldürülmeye devam ediyor. İçeriye girmesi gereken 600 tırlık yardım malzemesi sokulmuyor. 600 tır girmesi gerekirken 80 tır giriyor. İçeride 2 milyona yakın insan var. Bu insana 80 tır ki çoğu ticari, nasıl yetecek? İnsanlar asgari sınırlarda yaşamaya çalışıyor. ifadelerini kullandı.- Derdimiz sadece Gazze'ye insani yardım ulaştırmakKonvoyun amacının yalnızca Gazze'ye insani yardım malzemesini sokabilmek olduğunu vurgulayan Ceyhun, Yani bizim şu an burada yanımızda ambulanslar var, yardım malzemeleri, konteyner malzemeleri. Yani oradaki çocuklara verebileceğimiz oyuncaklara kadar malzeme araçlarımızda bulunuyor. Derdimiz tamamen onları o insanlara ulaştırmak, yardım malzemelerini oraya sokabilmek. İsrail izin vermiyor. Refah kapısını istediği zaman açıyor, istediği zaman kapatıyor. diye konuştu.Libya'ya dünyanın dört bir yanından insanın Gazze'ye İnsani yardım malzemesi ulaştırmak için toplandığını belirten Ceyhun, şöyle devam etti:Şu an Libya'dayız. Cezayir'den, Tunus'tan ve dünyanın birçok ülkesinden arkadaşları görüyorsunuzdur. Birçok ülkeden birer ikişer Şili'den Paraguay'dan bile var. Çin'den Kore'den biz de inanamıyoruz... Yani her ülkeden temsilen insanların bulunduğunu görüyoruz ve bu bizi gerçekten umutlandırıyor. Demek ki her ülkeden vicdan sahibi birçok insan var.Öncelikle Mısır sınırını geçtikten sonra Refah. Refah'tan sonra da amacımız Gazze'ye ulaşmak ve bu yardım malzemelerini kardeşlerimize birebir elden teslim etmek. Amacımız budur. - Bundan sonra susmak yok, durmak yokKonvoya Endonezya'dan katılan Ha Kam Ahmed, ülkesinden 7 arkadaşıyla birlikte geldiğini ve Gazze'ye insani yardım malzemesi ulaştırmayı hedeflediklerini söyledi.Ülkesinde Gazze için çok çeşitli faaliyetler düzenlediklerini aktaran Ahmed, Biz her zaman elimizden geleni yapıyoruz. Ama belki yetersiz diye düşündük. O yüzden daha fazlasını yapmak istiyoruz ve konvoya katılıyoruz şu an. İşte bu sefer bu konvoya katılıp belki oraya kadar girebiliriz. Bundan sonra inşallah susmak yok. Sadece söylemek de yok. Belki biz uzaktan sadece sosyal medyadan şey yapıyoruz. Susmak yok, durmak da yok. ifadelerini kullandı.Konvoya Tunus'tan katılan Fatıma Zehra el-Habib ise Filistin davasının hak bir dava olduğunu, Gazze'ye doğru azim ve inançla ilerlediklerini söyledi.Libya'da hazırlıkları tamamladıktan sonra yola çıkacaklarını dile getiren Habibi, Trablus'a doğru yola çıkacağız sonra Misrata, sonra Sellum ve inşallah hedefimiz Gazze olacak. dedi.Tabi ki biz 7 Ekim öncesinde yaşanan zulmü de kabul etmiyoruz, 7 Ekim sonrasını da. İşte bu yüzden Araplar ve Müslümanlar olarak artık konuşmamız gereken vaktin geldiğini söyledik. Bu yüzden İsrail'in yaptığı zulmü kesinlikle kabul etmiyoruz. diyen Habibi, konvoyun amacının Gazze'ye insani yardım malzemesi götürmek olduğunu vurguladı.- Konvoydaki herkes, turistik bir gezide olmadığını, risk ve tehditleri farkındaKonvoydaki Cezayir Heyetinin Organizatörü Mervan bin Kattane, Cezayir'den konvoya 96 kişi katıldığını ve heyette doktor, mühendis ve akademisyenler olduğunu söyledi.Gazze'de olanlara sessiz kalınamayacağını dile getiren Kattane, Bu yardım amaçlı, insani ve barışçıl konvoyla tek istediğimiz; Gazze'deki halkımızın ve kardeşlerimizin yardıma ve desteğe ihtiyacı olduğuna dikkati çekmektir. ifadelerini kullandı.Dünyanın dört bir yanından özgür insanlarla yola çıkacaklarını belirten Kattane, Gazze Şeridi'nde çocuklara, kadınlara ve oradaki mazlumlara yönelik yapılan soykırımı kesin bir dille reddediyoruz. dedi.Yol boyunca her türlü risk ve tehdidi göze aldıklarını kaydeden Kattane, şöyle devam etti:Dünyanın her yerinden halkların buluşması başlı başına büyük bir başarıdır. Kültürlerin, ideolojilerin ve fikirlerin farklılığına rağmen bu çabalar tek bir başlık altında birleşti; bizi birleştiren Filistin'dir.Biz ve ailelerini geride bırakıp gelen herkes, turistik bir gezide olmadıklarının farkında. Bu yolculuğun pek çok risk, zorluk ve tehdit barındırdığını biliyor.Konvoyda, İtalya'dan, Çin'den, Türkiye'den ve çok sayıda ülkeden insanın tek hedef için bulunduğunu paylaşan Cezayirli Kattane, Bu aşamadaki güzel olan şey şu ki; Müslüman olmayan dünyanın özgür insanları bile o acı manzaralardan, evsiz kalan çocukların görüntülerinden etkilendiler. Dünyadaki her sağduyulu ve hür insanda bulunan o insaniyet duygusu harekete geçti. Bugün İspanya'dan, Endülüs'ten de bu küresel, barışçıl insani konvoyda bize katılmak üzere heyetler geldi. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Trablus Haberleri — MUHAMMED SEMİZ - Libya'nın Zaviye kentinde Gazze'deki ablukayı kırmak için yola çıkmaya hazırlanan Sumud Kara Konvoyundaki aktivistler, tek amaçlarının bölgedekilere insani yardım ulaştırmak olduğunu vurguladı.Cezayir, Tunus, Fas, Moritanya, Türkiye, Endonezya, Çin, ABD, Almanya, İspanya, İtalya ve İngiltere'nin de aralarında bulunduğu 30 ülkeden 300'ün üzerinde aktivist, Libya'nın başkenti Trablus'un yaklaşık 40 kilometre batısındaki Zaviye kentinde toplandı.Kafileye katılması planlanan tüm aktivistlerin Libya'ya ulaşması ve hazırlıkların tamamlanmasının ardından Sumud Kara Konvoyunun Gazze'ye doğru yola çıkması planlanıyor.Türkiye'den konvoya katılan Mühendis Sabahattin Ceyhun, AA muhabirine, Gazze'deki insanlara insani yardım ulaştırmanın bir çaresini bulmak için Libya'da Sumud Kara Konvoyuna katıldığını söyledi.İsrail'in Gazze'ye yardımları sokmadığını ve insanların açlığa mahkum edildiğini kaydeden Ceyhun, Her gün çocuklar öldürülmeye devam ediyor. İçeriye girmesi gereken 600 tırlık yardım malzemesi sokulmuyor. 600 tır girmesi gerekirken 80 tır giriyor. İçeride 2 milyona yakın insan var. Bu insana 80 tır ki çoğu ticari, nasıl yetecek? İnsanlar asgari sınırlarda yaşamaya çalışıyor. ifadelerini kullandı.- Derdimiz sadece Gazze'ye insani yardım ulaştırmakKonvoyun amacının yalnızca Gazze'ye insani yardım malzemesini sokabilmek olduğunu vurgulayan Ceyhun, Yani bizim şu an burada yanımızda ambulanslar var, yardım malzemeleri, konteyner malzemeleri. Yani oradaki çocuklara verebileceğimiz oyuncaklara kadar malzeme araçlarımızda bulunuyor. Derdimiz tamamen onları o insanlara ulaştırmak, yardım malzemelerini oraya sokabilmek. İsrail izin vermiyor. Refah kapısını istediği zaman açıyor, istediği zaman kapatıyor. diye konuştu.Libya'ya dünyanın dört bir yanından insanın Gazze'ye İnsani yardım malzemesi ulaştırmak için toplandığını belirten Ceyhun, şöyle devam etti:Şu an Libya'dayız. Cezayir'den, Tunus'tan ve dünyanın birçok ülkesinden arkadaşları görüyorsunuzdur. Birçok ülkeden birer ikişer Şili'den Paraguay'dan bile var. Çin'den Kore'den biz de inanamıyoruz... Yani her ülkeden temsilen insanların bulunduğunu görüyoruz ve bu bizi gerçekten umutlandırıyor. Demek ki her ülkeden vicdan sahibi birçok insan var.Öncelikle Mısır sınırını geçtikten sonra Refah. Refah'tan sonra da amacımız Gazze'ye ulaşmak ve bu yardım malzemelerini kardeşlerimize birebir elden teslim etmek. Amacımız budur. - Bundan sonra susmak yok, durmak yokKonvoya Endonezya'dan katılan Ha Kam Ahmed, ülkesinden 7 arkadaşıyla birlikte geldiğini ve Gazze'ye insani yardım malzemesi ulaştırmayı hedeflediklerini söyledi.Ülkesinde Gazze için çok çeşitli faaliyetler düzenlediklerini aktaran Ahmed, Biz her zaman elimizden geleni yapıyoruz. Ama belki yetersiz diye düşündük. O yüzden daha fazlasını yapmak istiyoruz ve konvoya katılıyoruz şu an. İşte bu sefer bu konvoya katılıp belki oraya kadar girebiliriz. Bundan sonra inşallah susmak yok. Sadece söylemek de yok. Belki biz uzaktan sadece sosyal medyadan şey yapıyoruz. Susmak yok, durmak da yok. ifadelerini kullandı.Konvoya Tunus'tan katılan Fatıma Zehra el-Habib ise Filistin davasının hak bir dava olduğunu, Gazze'ye doğru azim ve inançla ilerlediklerini söyledi.Libya'da hazırlıkları tamamladıktan sonra yola çıkacaklarını dile getiren Habibi, Trablus'a doğru yola çıkacağız sonra Misrata, sonra Sellum ve inşallah hedefimiz Gazze olacak. dedi.Tabi ki biz 7 Ekim öncesinde yaşanan zulmü de kabul etmiyoruz, 7 Ekim sonrasını da. İşte bu yüzden Araplar ve Müslümanlar olarak artık konuşmamız gereken vaktin geldiğini söyledik. Bu yüzden İsrail'in yaptığı zulmü kesinlikle kabul etmiyoruz. diyen Habibi, konvoyun amacının Gazze'ye insani yardım malzemesi götürmek olduğunu vurguladı.- Konvoydaki herkes, turistik bir gezide olmadığını, risk ve tehditleri farkındaKonvoydaki Cezayir Heyetinin Organizatörü Mervan bin Kattane, Cezayir'den konvoya 96 kişi katıldığını ve heyette doktor, mühendis ve akademisyenler olduğunu söyledi.Gazze'de olanlara sessiz kalınamayacağını dile getiren Kattane, Bu yardım amaçlı, insani ve barışçıl konvoyla tek istediğimiz; Gazze'deki halkımızın ve kardeşlerimizin yardıma ve desteğe ihtiyacı olduğuna dikkati çekmektir. ifadelerini kullandı.Dünyanın dört bir yanından özgür insanlarla yola çıkacaklarını belirten Kattane, Gazze Şeridi'nde çocuklara, kadınlara ve oradaki mazlumlara yönelik yapılan soykırımı kesin bir dille reddediyoruz. dedi.Yol boyunca her türlü risk ve tehdidi göze aldıklarını kaydeden Kattane, şöyle devam etti:Dünyanın her yerinden halkların buluşması başlı başına büyük bir başarıdır. Kültürlerin, ideolojilerin ve fikirlerin farklılığına rağmen bu çabalar tek bir başlık altında birleşti; bizi birleştiren Filistin'dir.Biz ve ailelerini geride bırakıp gelen herkes, turistik bir gezide olmadıklarının farkında. Bu yolculuğun pek çok risk, zorluk ve tehdit barındırdığını biliyor.Konvoyda, İtalya'dan, Çin'den, Türkiye'den ve çok sayıda ülkeden insanın tek hedef için bulunduğunu paylaşan Cezayirli Kattane, Bu aşamadaki güzel olan şey şu ki; Müslüman olmayan dünyanın özgür insanları bile o acı manzaralardan, evsiz kalan çocukların görüntülerinden etkilendiler. Dünyadaki her sağduyulu ve hür insanda bulunan o insaniyet duygusu harekete geçti. Bugün İspanya'dan, Endülüs'ten de bu küresel, barışçıl insani konvoyda bize katılmak üzere heyetler geldi. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/sumud-kara-konvoyu-aktivistleri-tek-amaclarinin-gazze-ye-insani-yardim-ulastirmak-oldugunu-vurguladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ile görüştü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cumhurbaskani-erdogan-ozbekistan-cumhurbaskani-mirziyoyev-ile-gorustu/846592/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cumhurbaskani-erdogan-ozbekistan-cumhurbaskani-mirziyoyev-ile-gorustu/846592/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:33:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir araya geldi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan'ın Türkistan şehrinde düzenlenen ⁠Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi kapsamında Mirziyoyev ile görüştü.Erdoğan'ın konakladığı otelde, basına kapalı gerçekleştirilen görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da hazır bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile bir araya geldi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan'ın Türkistan şehrinde düzenlenen ⁠Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi kapsamında Mirziyoyev ile görüştü.Erdoğan'ın konakladığı otelde, basına kapalı gerçekleştirilen görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da hazır bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/cumhurbaskani-erdogan-ozbekistan-cumhurbaskani-mirziyoyev-ile-gorustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bitlis'te asırların izini taşıyan Ayasofya Cami ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkarıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bitlis-te-asirlarin-izini-tasiyan-ayasofya-cami-ziyaretcilerini-tarihi-yolculuga-cikariyor/846591/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bitlis-te-asirlarin-izini-tasiyan-ayasofya-cami-ziyaretcilerini-tarihi-yolculuga-cikariyor/846591/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:33:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bitlis — Türkiye'deki 9 Ayasofya Camisi'nden biri olan Bitlis'in Tatvan ilçesindeki cami, gün yüzüne çıkarılan tarihi dokusu, mimarisi, duvarlarındaki motifler, süslemeler ve yazılarla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor - Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğü Sanat Eserleri Şube Müdürü Taha Mamuk: - Bitlis'te han, medrese ve çeşitli camiler bulunmaktadır ama kiliseden camiye dönmüş tek eserimiz bu. Dolayısıyla bölgemizde turizm açısından değerli bir eserimiz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bitlis Haberleri — ŞENER TOKTAŞ/BERFİN SİDAR AŞİT - Bitlis'in Tatvan ilçesinde bulunan ve kiliseden dönüştürülen Çekmece Köyü Ayasofya Cami, tarihi dokusuyla ve ihtişamlı mimarisiyle ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkarıyor. Nemrut Dağı eteğindeki Çekmece köyünde kitabesi bulunmadığı için milattan sonra 500'lü yıllarda kesme taştan inşa edildiği değerlendirilen tarihi yapı, 1930'dan bu yana cami olarak kullanılıyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünce Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğünün koordinesinde 2013-2015 yılları arasında restore edilerek yeniden turizme kazandırılan tarihi cami, taş işçiliği ve mimari detaylarıyla öne çıkıyor.İnanç ve kültür turizmi açısından kentin en önemli değerleri arasında yer alan cami, gün yüzüne çıkarılan tarihi dokusu, ihtişamlı mimarisi, duvarlarındaki motifler, süslemeler ve yazılar ile her yıl çok sayıda ziyaretçi ağırlıyor. - Türkiye'deki 9 Ayasofya Camisi'nden biriBitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğü Sanat Eserleri Şube Müdürü Taha Mamuk, AA muhabirine, Tatvan'ın Çekmece köyündeki Ayasofya Cami'nin, ülkedeki küçük Ayasofya camilerinden biri olduğunu söyledi.Bilimsel olarak Türkiye'de 9 Ayasofya Cami'nin bulunduğunu belirten Mamuk, şöyle konuştu:Bu camilerden biri Bitlis'in Tatvan ilçesinde Nemrut Kalderası güzergahındaki Çekmece köyünde yer alıyor. Türkiye'deki 9 Ayasofya Camisi'nden biri. Bu caminin milattan sonra 500'lü yıllarda inşa edildiği bilinmektedir. Restorasyonlarda inşasıyla ilgili kitabeye rastlamadık ama bilimsel verilere dayanarak benzer kiliselerle kıyaslandığında bu tarihte inşa edildiği düşünülmektedir.Kentte bulunan 71 kültür varlığının yüzde 90'ından fazlasını restore ettiklerini anlatan Mamuk, 2013-2015 yılları arasında Çekmece Köyü Ayasofya Camisi'ni de restore ederek ibadete açtıkları bilgisini verdi.Tarihi yapının 1930'lu yıllardan itibaren cami olarak ibadete açıldığını dile getiren Mamuk, şunları kaydetti:Nemrut yolu üzerinde olduğu için turizm açısından da kıymetli bir eserimiz. Kiliseden camiye dönüştürülen bir eser olması hasebiyle Ayasofya Cami olarak isim altlığı bu şekilde oluşturuluyor. Bu şekilde Trabzon'da, İstanbul'da ve belli yerlerde 9 Ayasofya Cami bulunuyor. Burası kiliseden camiye dönüştürülen bir yapı olduğu için kıymetli. Bitlis'te han, medrese ve çeşitli camiler bulunmaktadır ama kiliseden camiye dönmüş tek eserimiz bu. Dolayısıyla bölgemizde turizm açısından değerli bir eserimiz.Nemrut Kalderası güzergahındaki caminin ziyaretçilerin uğrak yeri olduğunu anlatan Mamuk, Bitlis yerelinde bölgemizin en önemli ve nadide eserlerinden biri tüm ihtişamıyla ayakta duruyor. Bu yapı şehrimizin önemli kültür varlıklarından biri niteliğindedir. dedi.- Camimiz 3 bölümden oluşuyorBitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğünde görev yapan mimar Metin Akşit ise tarihi yapının kentin önemli kültür varlıklarından biri olduğunu vurguladı.Caminin mihrap nişi ve minaresinin eklenmesiyle şu anki halini aldığını anlatan Akşit, Detaylı bir restorasyondan geçirilen ve volkan tüfü olan Nemrut kesme taştan yapılan camimiz üç bölümden oluşuyor. Düz dam örtülü bir yapıya sahiptir. ifadelerini kullandı.Bölgede turizmin gelişmesiyle kültür varlıklarına talebin her geçen gün arttığını dile getiren Akşit, yapının barındırdığı mimari ögeleriyle ilgi çektiğini söyledi.Akşit, Gelen vatandaşlarımız camideki bezemeleri, işlemeleri ve taşlara işlenen yazıtları inceliyor. Nemrut güzergahında bulunması da yoğun bir turist potansiyeli oluşturuyor. Buraya gelen yerli ve yabancı turistlerin şehrimize de katkısı oluyor. dedi.Çekmece köyü muhtarı Mahir Akhan da Nemrut bölgesine gelenlerin camiyi de ziyaret ettiğini belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bitlis Haberleri — ŞENER TOKTAŞ/BERFİN SİDAR AŞİT - Bitlis'in Tatvan ilçesinde bulunan ve kiliseden dönüştürülen Çekmece Köyü Ayasofya Cami, tarihi dokusuyla ve ihtişamlı mimarisiyle ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkarıyor. Nemrut Dağı eteğindeki Çekmece köyünde kitabesi bulunmadığı için milattan sonra 500'lü yıllarda kesme taştan inşa edildiği değerlendirilen tarihi yapı, 1930'dan bu yana cami olarak kullanılıyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünce Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğünün koordinesinde 2013-2015 yılları arasında restore edilerek yeniden turizme kazandırılan tarihi cami, taş işçiliği ve mimari detaylarıyla öne çıkıyor.İnanç ve kültür turizmi açısından kentin en önemli değerleri arasında yer alan cami, gün yüzüne çıkarılan tarihi dokusu, ihtişamlı mimarisi, duvarlarındaki motifler, süslemeler ve yazılar ile her yıl çok sayıda ziyaretçi ağırlıyor. - Türkiye'deki 9 Ayasofya Camisi'nden biriBitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğü Sanat Eserleri Şube Müdürü Taha Mamuk, AA muhabirine, Tatvan'ın Çekmece köyündeki Ayasofya Cami'nin, ülkedeki küçük Ayasofya camilerinden biri olduğunu söyledi.Bilimsel olarak Türkiye'de 9 Ayasofya Cami'nin bulunduğunu belirten Mamuk, şöyle konuştu:Bu camilerden biri Bitlis'in Tatvan ilçesinde Nemrut Kalderası güzergahındaki Çekmece köyünde yer alıyor. Türkiye'deki 9 Ayasofya Camisi'nden biri. Bu caminin milattan sonra 500'lü yıllarda inşa edildiği bilinmektedir. Restorasyonlarda inşasıyla ilgili kitabeye rastlamadık ama bilimsel verilere dayanarak benzer kiliselerle kıyaslandığında bu tarihte inşa edildiği düşünülmektedir.Kentte bulunan 71 kültür varlığının yüzde 90'ından fazlasını restore ettiklerini anlatan Mamuk, 2013-2015 yılları arasında Çekmece Köyü Ayasofya Camisi'ni de restore ederek ibadete açtıkları bilgisini verdi.Tarihi yapının 1930'lu yıllardan itibaren cami olarak ibadete açıldığını dile getiren Mamuk, şunları kaydetti:Nemrut yolu üzerinde olduğu için turizm açısından da kıymetli bir eserimiz. Kiliseden camiye dönüştürülen bir eser olması hasebiyle Ayasofya Cami olarak isim altlığı bu şekilde oluşturuluyor. Bu şekilde Trabzon'da, İstanbul'da ve belli yerlerde 9 Ayasofya Cami bulunuyor. Burası kiliseden camiye dönüştürülen bir yapı olduğu için kıymetli. Bitlis'te han, medrese ve çeşitli camiler bulunmaktadır ama kiliseden camiye dönmüş tek eserimiz bu. Dolayısıyla bölgemizde turizm açısından değerli bir eserimiz.Nemrut Kalderası güzergahındaki caminin ziyaretçilerin uğrak yeri olduğunu anlatan Mamuk, Bitlis yerelinde bölgemizin en önemli ve nadide eserlerinden biri tüm ihtişamıyla ayakta duruyor. Bu yapı şehrimizin önemli kültür varlıklarından biri niteliğindedir. dedi.- Camimiz 3 bölümden oluşuyorBitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğünde görev yapan mimar Metin Akşit ise tarihi yapının kentin önemli kültür varlıklarından biri olduğunu vurguladı.Caminin mihrap nişi ve minaresinin eklenmesiyle şu anki halini aldığını anlatan Akşit, Detaylı bir restorasyondan geçirilen ve volkan tüfü olan Nemrut kesme taştan yapılan camimiz üç bölümden oluşuyor. Düz dam örtülü bir yapıya sahiptir. ifadelerini kullandı.Bölgede turizmin gelişmesiyle kültür varlıklarına talebin her geçen gün arttığını dile getiren Akşit, yapının barındırdığı mimari ögeleriyle ilgi çektiğini söyledi.Akşit, Gelen vatandaşlarımız camideki bezemeleri, işlemeleri ve taşlara işlenen yazıtları inceliyor. Nemrut güzergahında bulunması da yoğun bir turist potansiyeli oluşturuyor. Buraya gelen yerli ve yabancı turistlerin şehrimize de katkısı oluyor. dedi.Çekmece köyü muhtarı Mahir Akhan da Nemrut bölgesine gelenlerin camiyi de ziyaret ettiğini belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/bitlis-te-asirlarin-izini-tasiyan-ayasofya-cami-ziyaretcilerini-tarihi-yolculuga-cikariyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Güney Kore'de ABD ordusuna ait helikopter acil iniş yaptı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/guney-kore-de-abd-ordusuna-ait-helikopter-acil-inis-yapti/846588/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/guney-kore-de-abd-ordusuna-ait-helikopter-acil-inis-yapti/846588/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:30:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — ABD ordusuna ait AH-64E Apache helikopteri Güney Kore'nin başkenti Seul'ün güneyindeki bir pirinç tarlasına acil iniş yaptı, olayda yaralanan ya da ölen olmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ABD ordusuna ait AH-64E Apache helikopteri Güney Kore'nin başkenti Seul'ün güneyindeki bir pirinç tarlasına acil iniş yaptı, olayda yaralanan ya da ölen olmadı.Yonhap'ın haberine göre, Seul'ün 65 kilometre güneyindeki Gyeonggi eyaletindeki bir pirinç tarlasına yerel saatle öğle vakti ABD ordusuna ait AH-64E Apache helikopteri acil iniş yaptı.Olayda helikopterde bulunan 2 pilot yara almadı.Yerel polisten yapılan açıklamada, Güney Kore'deki ABD kuvvetlerinin, helikopterin bakımını yapıp, bölgeden ayrılmasını sağlayacağı ve bunun birkaç gün süreceği belirtildi.Olaya ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ABD ordusuna ait AH-64E Apache helikopteri Güney Kore'nin başkenti Seul'ün güneyindeki bir pirinç tarlasına acil iniş yaptı, olayda yaralanan ya da ölen olmadı.Yonhap'ın haberine göre, Seul'ün 65 kilometre güneyindeki Gyeonggi eyaletindeki bir pirinç tarlasına yerel saatle öğle vakti ABD ordusuna ait AH-64E Apache helikopteri acil iniş yaptı.Olayda helikopterde bulunan 2 pilot yara almadı.Yerel polisten yapılan açıklamada, Güney Kore'deki ABD kuvvetlerinin, helikopterin bakımını yapıp, bölgeden ayrılmasını sağlayacağı ve bunun birkaç gün süreceği belirtildi.Olaya ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/guney-kore-de-abd-ordusuna-ait-helikopter-acil-inis-yapti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>BAE'den Hürmüz Boğazı'nı baypas eden yeni boru hattı projesini hızlandırma kararı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bae-den-hurmuz-bogazi-ni-baypas-eden-yeni-boru-hatti-projesini-hizlandirma-karari/846587/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bae-den-hurmuz-bogazi-ni-baypas-eden-yeni-boru-hatti-projesini-hizlandirma-karari/846587/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:30:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İnşa halindeki projenin 2027'de faaliyete geçmesi planlanıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC), Hürmüz Boğazı'nı baypas eden ve 2027'de faaliyete geçmesi planlanan yeni Batı-Doğu Boru Hattı projesini hızlandırma kararı aldı.Abu Dabi Medya Ofisi'nden yapılan açıklamaya göre, Abu Dabi Veliaht Prensi Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan şirketin yönetim kurulu toplantısına başkanlık etti.Prens Al Nahyan, ADNOC'un güvenli operasyonları sürdürme ve güvenilir enerji tedarik etme kararlığından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.Al Nahyan, ADNOC'un Fuceyra üzerinden ihracat kapasitesini ikiye katlayacak olan yeni Batı-Doğu Boru Hattı projesi hakkında bilgi aldı.Halihazırda inşa aşamasında olan ve 2027'de faaliyete geçmesi beklenen hatta ilişkin Al Nahyan, ADNOC'un küresel talebi karşılamak için dünya çapında proje gerçekleştirmesi nedeniyle projenin hızlandırılması talimatını verdi.BAE'nin Batı-Doğu Boru Hattı olarak da bilinen Habshan–Fuceyra Boru Hattı, Hürmüz Boğazı'nı baypas ederek petrol ihracatı imkanı sağlıyor.Habshan kara tesislerinden Umman Körfezi kıyısındaki Fuceyra Limanı'na uzanan hat günlük 1,5-1,8 milyon varil kapasiteye sahip olduğu biliniyor. Ancak kullanılabilir kapasitenin günlük 700 bin varil olduğu değerlendiriliyor.- İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması ve ABD'nin deniz ablukasıİran, ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta ortak saldırılarıyla başlayan savaş sonrasında küresel enerjinin stratejik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'nı geçişlere kapatmıştı. Bu kararla petrol fiyatlarında savaş öncesine kıyasla yüzde 65'lere kadar artış görüldü.ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşması sonrasında Pakistan arabuluculuğunda yapılan görüşmelerde sonuç çıkmayınca ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan'da İran'a deniz ablukası uygulama kararı almış ve Hürmüz Boğazı'na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başlamıştı.İran, 17 Nisan'da Lübnan'da ateşkes sağlanması üzerine ateşkes süresince Hürmüz Boğazı'nın İran donanması ile koordinasyon halinde olmak şartıyla ticari gemilerin geçişlerine açık olduğunu duyurmuş ancak ABD'nin deniz ablukasına devam edeceğini duyurması üzerine boğazdan geçişlere yeniden kısıtlamalar getirdiğini açıklamıştı.ABD, bu süreçte Umman Denizi ve Hint Okyanusu'nda İran'a ait bazı ticari gemilere saldırarak ele geçirmiş İran da buna karşılık Hürmüz Boğazı yakınlarında biri İsrail'le bağlantılı bazı gemilere müdahale ederek el koymuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC), Hürmüz Boğazı'nı baypas eden ve 2027'de faaliyete geçmesi planlanan yeni Batı-Doğu Boru Hattı projesini hızlandırma kararı aldı.Abu Dabi Medya Ofisi'nden yapılan açıklamaya göre, Abu Dabi Veliaht Prensi Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan şirketin yönetim kurulu toplantısına başkanlık etti.Prens Al Nahyan, ADNOC'un güvenli operasyonları sürdürme ve güvenilir enerji tedarik etme kararlığından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.Al Nahyan, ADNOC'un Fuceyra üzerinden ihracat kapasitesini ikiye katlayacak olan yeni Batı-Doğu Boru Hattı projesi hakkında bilgi aldı.Halihazırda inşa aşamasında olan ve 2027'de faaliyete geçmesi beklenen hatta ilişkin Al Nahyan, ADNOC'un küresel talebi karşılamak için dünya çapında proje gerçekleştirmesi nedeniyle projenin hızlandırılması talimatını verdi.BAE'nin Batı-Doğu Boru Hattı olarak da bilinen Habshan–Fuceyra Boru Hattı, Hürmüz Boğazı'nı baypas ederek petrol ihracatı imkanı sağlıyor.Habshan kara tesislerinden Umman Körfezi kıyısındaki Fuceyra Limanı'na uzanan hat günlük 1,5-1,8 milyon varil kapasiteye sahip olduğu biliniyor. Ancak kullanılabilir kapasitenin günlük 700 bin varil olduğu değerlendiriliyor.- İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması ve ABD'nin deniz ablukasıİran, ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta ortak saldırılarıyla başlayan savaş sonrasında küresel enerjinin stratejik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'nı geçişlere kapatmıştı. Bu kararla petrol fiyatlarında savaş öncesine kıyasla yüzde 65'lere kadar artış görüldü.ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşması sonrasında Pakistan arabuluculuğunda yapılan görüşmelerde sonuç çıkmayınca ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan'da İran'a deniz ablukası uygulama kararı almış ve Hürmüz Boğazı'na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başlamıştı.İran, 17 Nisan'da Lübnan'da ateşkes sağlanması üzerine ateşkes süresince Hürmüz Boğazı'nın İran donanması ile koordinasyon halinde olmak şartıyla ticari gemilerin geçişlerine açık olduğunu duyurmuş ancak ABD'nin deniz ablukasına devam edeceğini duyurması üzerine boğazdan geçişlere yeniden kısıtlamalar getirdiğini açıklamıştı.ABD, bu süreçte Umman Denizi ve Hint Okyanusu'nda İran'a ait bazı ticari gemilere saldırarak ele geçirmiş İran da buna karşılık Hürmüz Boğazı yakınlarında biri İsrail'le bağlantılı bazı gemilere müdahale ederek el koymuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/bae-den-hurmuz-bogazi-ni-baypas-eden-yeni-boru-hatti-projesini-hizlandirma-karari.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ASO ile Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği arasında vize kolaylığı anlaşması</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aso-ile-fransa-nin-ankara-buyukelciligi-arasinda-vize-kolayligi-anlasmasi/846586/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aso-ile-fransa-nin-ankara-buyukelciligi-arasinda-vize-kolayligi-anlasmasi/846586/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:27:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç: - İmzalanan anlaşmanın, üyelerimizin Fransa ile kuracağı ticari ilişkileri daha da güçlendireceğine, karşılıklı yatırımları artıracağına ve teknoloji odaklı işbirliklerine katkı sağlayacağına inanıyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara Sanayi Odası (ASO) ile Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği, Türk sanayicilerinin vize süreçlerinin kolaylaştırılmasına yönelik anlaşma yaptı.ASO'dan yapılan açıklamaya göre, Vize Alanında Ortaklık Anlaşmasının imza töreni, Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği'nde gerçekleştirildi.Anlaşmaya ASO Başkanı Seyit Ardıç ile Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont imza attı.Anlaşma, Fransa'ya iş seyahati gerçekleştirecek Türk iş insanlarının Schengen vize süreçlerinin öngörülebilir ve hızlı olmasını, ticari temasların artırılmasını, yatırım ilişkilerinin güçlendirilmesini ve iki ülke sanayi çevreleri arasındaki işbirliklerinin geliştirilmesini amaçlıyor.Anlaşma kapsamında, ASO yönetim organlarında görev yapan temsilciler, meslek komitesi üyeleri ve oda üyesi firmaların üst düzey yöneticilerinin ticari faaliyetlerine yönelik vize süreçleri için özel bir mekanizma oluşturulacak. Fransa'nın yetkilendirdiği dış hizmet sağlayıcısı üzerinden belirli kontenjanlarda randevu tahsis edilmesi ve başvuruların daha etkin değerlendirilmesi sağlanacak.- Fransa ile hızlı ve etkin temas kurulacakASO Başkanı Ardıç, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin en önemli ekonomik ortaklarından birinin Fransa olduğuna dikkati çekti.İki ülke arasındaki ticaret hacminin geçen yıl itibarıyla yaklaşık 24 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirten Ardıç, Fransız yatırımcıların Türkiye ekonomisine güveninin, doğrudan yatırım tutarlarıyla da görüldüğünü aktardı.Ardıç, Fransız şirketlerinin uzun yıllardır Türkiye'de yatırım, üretim ve finans alanlarında faaliyet gösterdiğini bildirdi.Ankara sanayisinin güçlü üretim kapasitesi ile Fransa'nın ileri teknoloji ve yüksek katma değerli sanayi altyapısının önemli işbirliği fırsatları sunduğuna işaret eden Ardıç, Bu potansiyelin daha verimli değerlendirilebilmesi için iş insanlarımızın Fransa ile daha hızlı ve etkin temas kurabilmesi büyük önem taşıyor. İmzalanan anlaşmanın, üyelerimizin Fransa ile kuracağı ticari ilişkileri daha da güçlendireceğine, karşılıklı yatırımları artıracağına ve teknoloji odaklı işbirliklerine katkı sağlayacağına inanıyorum. ifadelerini kullandı.Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Dumont da protokolün önemli bir adım niteliği taşıdığını, sürecin etkili şekilde yönetilmesinin her iki taraf için de faydalı olacağını belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara Sanayi Odası (ASO) ile Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği, Türk sanayicilerinin vize süreçlerinin kolaylaştırılmasına yönelik anlaşma yaptı.ASO'dan yapılan açıklamaya göre, Vize Alanında Ortaklık Anlaşmasının imza töreni, Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği'nde gerçekleştirildi.Anlaşmaya ASO Başkanı Seyit Ardıç ile Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont imza attı.Anlaşma, Fransa'ya iş seyahati gerçekleştirecek Türk iş insanlarının Schengen vize süreçlerinin öngörülebilir ve hızlı olmasını, ticari temasların artırılmasını, yatırım ilişkilerinin güçlendirilmesini ve iki ülke sanayi çevreleri arasındaki işbirliklerinin geliştirilmesini amaçlıyor.Anlaşma kapsamında, ASO yönetim organlarında görev yapan temsilciler, meslek komitesi üyeleri ve oda üyesi firmaların üst düzey yöneticilerinin ticari faaliyetlerine yönelik vize süreçleri için özel bir mekanizma oluşturulacak. Fransa'nın yetkilendirdiği dış hizmet sağlayıcısı üzerinden belirli kontenjanlarda randevu tahsis edilmesi ve başvuruların daha etkin değerlendirilmesi sağlanacak.- Fransa ile hızlı ve etkin temas kurulacakASO Başkanı Ardıç, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin en önemli ekonomik ortaklarından birinin Fransa olduğuna dikkati çekti.İki ülke arasındaki ticaret hacminin geçen yıl itibarıyla yaklaşık 24 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirten Ardıç, Fransız yatırımcıların Türkiye ekonomisine güveninin, doğrudan yatırım tutarlarıyla da görüldüğünü aktardı.Ardıç, Fransız şirketlerinin uzun yıllardır Türkiye'de yatırım, üretim ve finans alanlarında faaliyet gösterdiğini bildirdi.Ankara sanayisinin güçlü üretim kapasitesi ile Fransa'nın ileri teknoloji ve yüksek katma değerli sanayi altyapısının önemli işbirliği fırsatları sunduğuna işaret eden Ardıç, Bu potansiyelin daha verimli değerlendirilebilmesi için iş insanlarımızın Fransa ile daha hızlı ve etkin temas kurabilmesi büyük önem taşıyor. İmzalanan anlaşmanın, üyelerimizin Fransa ile kuracağı ticari ilişkileri daha da güçlendireceğine, karşılıklı yatırımları artıracağına ve teknoloji odaklı işbirliklerine katkı sağlayacağına inanıyorum. ifadelerini kullandı.Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Dumont da protokolün önemli bir adım niteliği taşıdığını, sürecin etkili şekilde yönetilmesinin her iki taraf için de faydalı olacağını belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/aso-ile-fransa-nin-ankara-buyukelciligi-arasinda-vize-kolayligi-anlasmasi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Şekerbank'ın Yerinde Kredi platformuna ödül</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sekerbank-in-yerinde-kredi-platformuna-odul/846585/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sekerbank-in-yerinde-kredi-platformuna-odul/846585/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:27:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Şekerbank Dijital Çözümler ve İşletme Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çamlar: - The Banker tarafından bu alanda ödüle layık görülmek, yıllardır kesintisiz sürdürdüğümüz dijital yatırımlarımızın karşılığını aldığımızın bir göstergesi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Şekerbank, İngiltere merkezli The Financial Times gazetesi bünyesindeki The Banker tarafından düzenlenen Technology Awards 2026da Dijital Dönüşüm Projesi kategorisinde ödüle layık görüldü.Bankadan yapılan açıklamaya göre, Şekerbank'ın dijital finansman çözümü Yerinde Kredi platformu, Technology Awards 2026'da ödül almaya hak kazandı.Kendi kategorisinde değerlendirilen 30 global proje arasından birinci seçilen Yerinde Kredi platformu, öncelikli olarak tarımsal yatırımların desteklenmesine yönelik sunduğu yenilikçi yaklaşımı, müşteri deneyimini iyileştiren ve dijital dönüşüm odaklı yapısıyla öne çıktı.Şekerbank'ın çiftçi ve esnaf müşterilerinin nakit ihtiyaçlarına yönelik finansman desteğine erişimini daha hızlı, kolay ve erişilebilir hale getirmek amacıyla geliştirdiği Yerinde Kredi platformu, sahada anında kredi kullanımına imkan sağlayarak tarımsal üretimin ve işletme faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine katkı sunuyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Şekerbank Dijital Çözümler ve İşletme Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çamlar, teknolojiyi, müşterilerin hayatını kolaylaştıran ve finansmana erişimi hızlandıran çözümler üretmenin önemli bir aracı olarak gördüklerini belirtti.Çamlar, Yerinde Kredi platformuyla çiftçi ve esnaf müşterilerinin ihtiyaç duydukları finansmana daha hızlı ve pratik şekilde ulaşmalarını sağlarken, bankacılık deneyimini de daha erişilebilir hale getirdiklerini vurgulayarak, The Banker tarafından bu alanda ödüle layık görülmek, yıllardır kesintisiz sürdürdüğümüz dijital yatırımlarımızın karşılığını aldığımızın bir göstergesi. Bankamızın dijital dönüşüm yolculuğunda yeni başarılar sağlamaya yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Şekerbank, İngiltere merkezli The Financial Times gazetesi bünyesindeki The Banker tarafından düzenlenen Technology Awards 2026da Dijital Dönüşüm Projesi kategorisinde ödüle layık görüldü.Bankadan yapılan açıklamaya göre, Şekerbank'ın dijital finansman çözümü Yerinde Kredi platformu, Technology Awards 2026'da ödül almaya hak kazandı.Kendi kategorisinde değerlendirilen 30 global proje arasından birinci seçilen Yerinde Kredi platformu, öncelikli olarak tarımsal yatırımların desteklenmesine yönelik sunduğu yenilikçi yaklaşımı, müşteri deneyimini iyileştiren ve dijital dönüşüm odaklı yapısıyla öne çıktı.Şekerbank'ın çiftçi ve esnaf müşterilerinin nakit ihtiyaçlarına yönelik finansman desteğine erişimini daha hızlı, kolay ve erişilebilir hale getirmek amacıyla geliştirdiği Yerinde Kredi platformu, sahada anında kredi kullanımına imkan sağlayarak tarımsal üretimin ve işletme faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine katkı sunuyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Şekerbank Dijital Çözümler ve İşletme Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çamlar, teknolojiyi, müşterilerin hayatını kolaylaştıran ve finansmana erişimi hızlandıran çözümler üretmenin önemli bir aracı olarak gördüklerini belirtti.Çamlar, Yerinde Kredi platformuyla çiftçi ve esnaf müşterilerinin ihtiyaç duydukları finansmana daha hızlı ve pratik şekilde ulaşmalarını sağlarken, bankacılık deneyimini de daha erişilebilir hale getirdiklerini vurgulayarak, The Banker tarafından bu alanda ödüle layık görülmek, yıllardır kesintisiz sürdürdüğümüz dijital yatırımlarımızın karşılığını aldığımızın bir göstergesi. Bankamızın dijital dönüşüm yolculuğunda yeni başarılar sağlamaya yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Samsun'un Havza ilçesinde selin geliş anına ait yeni görüntüler ortaya çıktı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/samsun-un-havza-ilcesinde-selin-gelis-anina-ait-yeni-goruntuler-ortaya-cikti/846584/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/samsun-un-havza-ilcesinde-selin-gelis-anina-ait-yeni-goruntuler-ortaya-cikti/846584/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:27:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Samsun — Samsun'un Havza ilçesinde 12 Mayıs akşamı sağanak sonrası oluşan selin geliş anı ve suların yükselişinin görüldüğü yeni güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Samsun Haberleri — Samsun'un Havza ilçesinde 12 Mayıs akşamı sağanak sonrası oluşan selin geliş anı ve suların yükselişinin görüldüğü yeni güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı.İlçe merkezinden geçen Hacıosman Deresi'nin taşması sonucu çok sayıda ev ve iş yeri su altında kaldı, araçlar sürüklendi, altyapının zarar görmesi nedeniyle taşkın bölgesinde kesilen elektrik, kontrollerin ardından kamu binaları öncelikli olmak üzere verilmeye başlandı.Selden etkilenen bölgenin alt kısmındaki iş yerine ait güvenlik kamerası kayıtlarında suların 18.20'de hafif şekilde gelmeye başladığı, 18.24'te yükselmeye başlayarak eşyaları götürdüğü, 18.27'de şiddetini artırıp araçları sürüklediği, 18.48'de ise su seviyesinin tamamen yükseldiği görülüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Samsun Haberleri — Samsun'un Havza ilçesinde 12 Mayıs akşamı sağanak sonrası oluşan selin geliş anı ve suların yükselişinin görüldüğü yeni güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı.İlçe merkezinden geçen Hacıosman Deresi'nin taşması sonucu çok sayıda ev ve iş yeri su altında kaldı, araçlar sürüklendi, altyapının zarar görmesi nedeniyle taşkın bölgesinde kesilen elektrik, kontrollerin ardından kamu binaları öncelikli olmak üzere verilmeye başlandı.Selden etkilenen bölgenin alt kısmındaki iş yerine ait güvenlik kamerası kayıtlarında suların 18.20'de hafif şekilde gelmeye başladığı, 18.24'te yükselmeye başlayarak eşyaları götürdüğü, 18.27'de şiddetini artırıp araçları sürüklediği, 18.48'de ise su seviyesinin tamamen yükseldiği görülüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/samsun-un-havza-ilcesinde-selin-gelis-anina-ait-yeni-goruntuler-ortaya-cikti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Balıkesir’de araştırma görevlisinin öldürülmesine ilişkin davada 2 sanığa müebbet hapis</title>
      <link>https://www.canligaste.com/balikesir-de-arastirma-gorevlisinin-oldurulmesine-iliskin-davada-2-saniga-muebbet-hapis/846583/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/balikesir-de-arastirma-gorevlisinin-oldurulmesine-iliskin-davada-2-saniga-muebbet-hapis/846583/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:27:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Balıkesir — Balıkesir’in merkez Altıeylül ilçesinde 17 Nisan’da bir markete düzenledikleri silahlı saldırıda, yan taraftaki dükkanda yemek yiyen araştırma görevlisi Semih Kaçmaz’ın ölümüne neden oldukları gerekçesiyle yargılanan 2 sanığa müebbet hapis cezası verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Balıkesir Haberleri — Balıkesir’in merkez Altıeylül ilçesinde 17 Nisan’da bir markete düzenledikleri silahlı saldırıda, yan taraftaki dükkanda yemek yiyen araştırma görevlisi Semih Kaçmaz’ın ölümüne neden oldukları gerekçesiyle yargılanan 2 sanığa müebbet hapis cezası verildi.Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar T.K. ve A.S. ile taraf avukatları katıldı.Mahkeme heyeti, sanıkları kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı.Ayrıca sanıklar, işletme sahibi M.G'ye yönelik silahlı saldırıdan dolayı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan da 12'şer yıl hapis cezasına çarptırıldı.- OlayAltıeylül ilçesi Gaziosmanpaşa Mahallesi 209. Sokak'taki markete motosikletli iki kişi tarafından silahlı saldırı düzenlenmiş, o sırada kurşunlardan biri marketin yanında bulunan dürümcü dükkanında yemek yiyen Balıkesir Üniversitesi Hukuk Fakültesinde araştırma görevlisi olarak görev yapan Semih Kaçmaz'a isabet etmişti. Kaçmaz, sağlık ekiplerince kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti​​​​​​​. Olayın ardından yakalanan zanlılar T.K. ve A.S, işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Balıkesir Haberleri — Balıkesir’in merkez Altıeylül ilçesinde 17 Nisan’da bir markete düzenledikleri silahlı saldırıda, yan taraftaki dükkanda yemek yiyen araştırma görevlisi Semih Kaçmaz’ın ölümüne neden oldukları gerekçesiyle yargılanan 2 sanığa müebbet hapis cezası verildi.Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar T.K. ve A.S. ile taraf avukatları katıldı.Mahkeme heyeti, sanıkları kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı.Ayrıca sanıklar, işletme sahibi M.G'ye yönelik silahlı saldırıdan dolayı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan da 12'şer yıl hapis cezasına çarptırıldı.- OlayAltıeylül ilçesi Gaziosmanpaşa Mahallesi 209. Sokak'taki markete motosikletli iki kişi tarafından silahlı saldırı düzenlenmiş, o sırada kurşunlardan biri marketin yanında bulunan dürümcü dükkanında yemek yiyen Balıkesir Üniversitesi Hukuk Fakültesinde araştırma görevlisi olarak görev yapan Semih Kaçmaz'a isabet etmişti. Kaçmaz, sağlık ekiplerince kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti​​​​​​​. Olayın ardından yakalanan zanlılar T.K. ve A.S, işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/balikesir-de-arastirma-gorevlisinin-oldurulmesine-iliskin-davada-2-saniga-muebbet-hapis.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Af Örgütü Genel Sekreteri Callamard'dan, Finlandiya'nın İsrailli savunma heyetiyle görüşmesine tepki</title>
      <link>https://www.canligaste.com/af-orgutu-genel-sekreteri-callamard-dan-finlandiya-nin-israilli-savunma-heyetiyle-gorusmesine-tepki/846582/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/af-orgutu-genel-sekreteri-callamard-dan-finlandiya-nin-israilli-savunma-heyetiyle-gorusmesine-tepki/846582/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:24:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, Finlandiyalı temsilcilerin İsrail'den savunma heyetiyle başkent Helsinki'de bir araya gelmesine tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, Finlandiyalı temsilcilerin İsrail'den savunma heyetiyle başkent Helsinki'de bir araya gelmesine tepki gösterdi.Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Callamard, İsrail Savunma Bakanlığı heyetinin Helsinki'de görüşmeler yapmasını utanç verici bulduğunu belirterek, Buna artık bir son verilmeli. Finlandiya'nın uluslararası yükümlülükleri ve güvenilirliği tehlikede. dedi.İsrail'in Finlandiya'nın savunması için ihtiyaç duyduğu teçhizatı sağlayacak bir ülke olmadığını söyleyen Callamard, Neden soykırımcı bir devleti tercih ediyorsunuz? Finlandiya halkı ve siyasi temsilcileri doğru olanın arkasında durmalı. ifadelerini kullandı.Callamard, İsrailli savunma heyetinin Helsinki'de ağırlanmasına tepki göstererek İsrail silahları satın almak doğru değil ve bu uluslararası hukuku da ihlal edebilir. değerlendirmesini yaptı.Uluslararası Af Örgütü Finlandiya Direktörü Frank Johansson da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Tamamen anlaşılmaz ve utanç verici bir durum. Finlandiya, soykırıma bulaşmış İsrail'in silah endüstrisi firmalarını Helsinki'ye davet edip işbirliği görüşmeleri yapıyor. ifadelerine yer verdi.Paylaşımında Finlandiya Savunma Bakanlığı ve Finlandiya Savunma Bakanı Antti Hakkanen'i etiketleyen Johansson, ahlaki pusulanın ciddi bir şekilde kaydığını belirtti.İsrail Savunma Bakanlığınca yapılan paylaşımda, savunma sanayi heyetinin Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de savaş alanında kanıtlanmış teknolojiler ve savunma alanında yeni kurulan şirketlerin tanıtıldığı bir etkinliğe katıldığı aktarıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, Finlandiyalı temsilcilerin İsrail'den savunma heyetiyle başkent Helsinki'de bir araya gelmesine tepki gösterdi.Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Callamard, İsrail Savunma Bakanlığı heyetinin Helsinki'de görüşmeler yapmasını utanç verici bulduğunu belirterek, Buna artık bir son verilmeli. Finlandiya'nın uluslararası yükümlülükleri ve güvenilirliği tehlikede. dedi.İsrail'in Finlandiya'nın savunması için ihtiyaç duyduğu teçhizatı sağlayacak bir ülke olmadığını söyleyen Callamard, Neden soykırımcı bir devleti tercih ediyorsunuz? Finlandiya halkı ve siyasi temsilcileri doğru olanın arkasında durmalı. ifadelerini kullandı.Callamard, İsrailli savunma heyetinin Helsinki'de ağırlanmasına tepki göstererek İsrail silahları satın almak doğru değil ve bu uluslararası hukuku da ihlal edebilir. değerlendirmesini yaptı.Uluslararası Af Örgütü Finlandiya Direktörü Frank Johansson da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Tamamen anlaşılmaz ve utanç verici bir durum. Finlandiya, soykırıma bulaşmış İsrail'in silah endüstrisi firmalarını Helsinki'ye davet edip işbirliği görüşmeleri yapıyor. ifadelerine yer verdi.Paylaşımında Finlandiya Savunma Bakanlığı ve Finlandiya Savunma Bakanı Antti Hakkanen'i etiketleyen Johansson, ahlaki pusulanın ciddi bir şekilde kaydığını belirtti.İsrail Savunma Bakanlığınca yapılan paylaşımda, savunma sanayi heyetinin Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de savaş alanında kanıtlanmış teknolojiler ve savunma alanında yeni kurulan şirketlerin tanıtıldığı bir etkinliğe katıldığı aktarıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/af-orgutu-genel-sekreteri-callamard-dan-finlandiya-nin-israilli-savunma-heyetiyle-gorusmesine-tepki.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kayseri'de 4. yüzyılda yapılan hastane binasının bulunduğu bölge sit alanı ilan edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kayseri-de-4-yuzyilda-yapilan-hastane-binasinin-bulundugu-bolge-sit-alani-ilan-edildi/846581/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kayseri-de-4-yuzyilda-yapilan-hastane-binasinin-bulundugu-bolge-sit-alani-ilan-edildi/846581/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:24:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kayseri — Battalgazi Mahallesi'nde yer alan ve günümüze kalıntıları ulaşan hastanenin bulunduğu alanın, temizleme çalışmalarının ardından turizme kazandırılması hedefleniyor - Kapadokya-Kültepe-Koramaz Tarih, Kültür, Eğitim ve Araştırma Derneği Başkanı Halit Erkiletlioğlu: - Burayı öne çıkaracak temizleme çalışması yapılması gerekiyor. Batılı turistler burayı ziyaret ettiğinde kendi kültürlerini görmek istiyor. Burada Hristiyanlığın başlangıcı var, hastanelerin başlangıcı var, çok önemli]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kayseri Haberleri — ESMA KÜÇÜKŞAHİN - Kayseri'de, 4. yüzyılda inşa edilen hastane binasının bulunduğu alan, 3. derece sit alanı ilan edilerek koruma altına alındı.Battalgazi Mahallesi'nde yer alan ve günümüze kalıntıları ulaşan hastanenin bulunduğu alanın, temizleme çalışmalarının ardından turizme kazandırılması hedefleniyor.Kapadokya-Kültepe-Koramaz Tarih, Kültür, Eğitim ve Araştırma Derneği Başkanı ve araştırmacı yazar Halit Erkiletlioğlu, AA muhabirine, külliye şeklindeki yapının 368-375 yılları arasında inşa edildiğini söyledi.Yapının inşa tarihinin Hristiyanlığın Anadolu'da hızla yayılmaya başladığı döneme denk geldiğini belirten Erkiletlioğlu, Kayseri'de yaşayan Aziz Basil'in de o dönem dinin yayılmasında önemli rol oynadığına dikkati çekti.Basil'in şimdiki Battalgazi Mahallesi olarak bilinen alana aşevi, yurt, kilise ve hastane yaptırdığının bilindiğini anlatan Erkiletlioğlu, 4. yüzyılda inşa edilen hastanenin ise o güne kadar hizmet veren sağlık komplekslerinden farklı olduğunu dile getirdi.Diğer hastanelerin askerleri tedavi amacıyla kurulduğunu, kırık, çıkık ve ok yaralanmalarıyla ilgilendiğini ifade eden Erkiletlioğlu, Buraya yapılan hastane ise profesyonel hekimler sayesinde ve onlara yardım eden rahibelerle yataklı tedavi kurumu olarak hizmet veriyor. Hastanenin en önemli özelliği, kadın, erkek, köle, asil demeden kim ihtiyaç sahibiyse ücret almadan yataklı tedavi hizmeti vermesi. Hastanenin günümüze ulaşan gravürleri var. Gravürlerde 3-4 katlı büyük bir yapı olduğundan bahsediliyor. dedi.Erkiletlioğlu, hastanenin ABD'li arkeolog John Henry Haynes'in yazdığı bir makalede dünyanın ilk hastanesi olarak ele alındığı bilgisini verdi.- Burada hastanelerin başlangıcı varKurumların da desteğiyle hastane kalıntısının bulunduğu bölgenin Tabiat Varlıkları ve Koruma Kurulunca 3. derece sit alanı ilan edilmesinin Kayseri için önemli olduğunu vurgulayan Erkiletlioğlu, Alanda hem binalar hem gecekondular var. Burası Batı ve Hristiyanlık için bir zenginlik. Hastaneler şehri, sağlık şehri Kayseri için bir zenginlik. Uzun bir çalışma gerekiyor. Burayı öne çıkaracak temizleme çalışması yapılması gerekiyor. Batılı turistler burayı ziyaret ettiğinde kendi kültürlerini görmek istiyor. Burada Hristiyanlığın başlangıcı var, hastanelerin başlangıcı var, çok önemli. diye konuştu.Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) Kayseri Temsilcisi Prof. Dr. Osman Özsoy ise bölgenin Kayseri'nin kurulduğu yer olduğunu, bu nedenle şehrin darphanesini, tapınağını, kışlasını, hipodromunu, hastanesini burada aramak gerektiğini söyledi.Yerel yönetimlerin de desteğiyle kültürel varlıklara hassasiyetin gün geçtikçe arttığını belirten Özsoy, Bulunduğumuz bölgede muhtemelen önümüzdeki zaman diliminde bunun gibi değişik yapılar, buluntular, yerleşimler karşımıza çıkacak. Kültür varlığı olarak çok zengin bir altyapıya sahip olduğumuzun her geçen gün belgelenmesi çok önemli. Tarihin literatür bilgisine göre burada ilk hastanenin olması, yataklı ve ücretsiz olması şimdiki hastane vasıflarının hepsini karşılaması son derece önemli. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kayseri Haberleri — ESMA KÜÇÜKŞAHİN - Kayseri'de, 4. yüzyılda inşa edilen hastane binasının bulunduğu alan, 3. derece sit alanı ilan edilerek koruma altına alındı.Battalgazi Mahallesi'nde yer alan ve günümüze kalıntıları ulaşan hastanenin bulunduğu alanın, temizleme çalışmalarının ardından turizme kazandırılması hedefleniyor.Kapadokya-Kültepe-Koramaz Tarih, Kültür, Eğitim ve Araştırma Derneği Başkanı ve araştırmacı yazar Halit Erkiletlioğlu, AA muhabirine, külliye şeklindeki yapının 368-375 yılları arasında inşa edildiğini söyledi.Yapının inşa tarihinin Hristiyanlığın Anadolu'da hızla yayılmaya başladığı döneme denk geldiğini belirten Erkiletlioğlu, Kayseri'de yaşayan Aziz Basil'in de o dönem dinin yayılmasında önemli rol oynadığına dikkati çekti.Basil'in şimdiki Battalgazi Mahallesi olarak bilinen alana aşevi, yurt, kilise ve hastane yaptırdığının bilindiğini anlatan Erkiletlioğlu, 4. yüzyılda inşa edilen hastanenin ise o güne kadar hizmet veren sağlık komplekslerinden farklı olduğunu dile getirdi.Diğer hastanelerin askerleri tedavi amacıyla kurulduğunu, kırık, çıkık ve ok yaralanmalarıyla ilgilendiğini ifade eden Erkiletlioğlu, Buraya yapılan hastane ise profesyonel hekimler sayesinde ve onlara yardım eden rahibelerle yataklı tedavi kurumu olarak hizmet veriyor. Hastanenin en önemli özelliği, kadın, erkek, köle, asil demeden kim ihtiyaç sahibiyse ücret almadan yataklı tedavi hizmeti vermesi. Hastanenin günümüze ulaşan gravürleri var. Gravürlerde 3-4 katlı büyük bir yapı olduğundan bahsediliyor. dedi.Erkiletlioğlu, hastanenin ABD'li arkeolog John Henry Haynes'in yazdığı bir makalede dünyanın ilk hastanesi olarak ele alındığı bilgisini verdi.- Burada hastanelerin başlangıcı varKurumların da desteğiyle hastane kalıntısının bulunduğu bölgenin Tabiat Varlıkları ve Koruma Kurulunca 3. derece sit alanı ilan edilmesinin Kayseri için önemli olduğunu vurgulayan Erkiletlioğlu, Alanda hem binalar hem gecekondular var. Burası Batı ve Hristiyanlık için bir zenginlik. Hastaneler şehri, sağlık şehri Kayseri için bir zenginlik. Uzun bir çalışma gerekiyor. Burayı öne çıkaracak temizleme çalışması yapılması gerekiyor. Batılı turistler burayı ziyaret ettiğinde kendi kültürlerini görmek istiyor. Burada Hristiyanlığın başlangıcı var, hastanelerin başlangıcı var, çok önemli. diye konuştu.Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) Kayseri Temsilcisi Prof. Dr. Osman Özsoy ise bölgenin Kayseri'nin kurulduğu yer olduğunu, bu nedenle şehrin darphanesini, tapınağını, kışlasını, hipodromunu, hastanesini burada aramak gerektiğini söyledi.Yerel yönetimlerin de desteğiyle kültürel varlıklara hassasiyetin gün geçtikçe arttığını belirten Özsoy, Bulunduğumuz bölgede muhtemelen önümüzdeki zaman diliminde bunun gibi değişik yapılar, buluntular, yerleşimler karşımıza çıkacak. Kültür varlığı olarak çok zengin bir altyapıya sahip olduğumuzun her geçen gün belgelenmesi çok önemli. Tarihin literatür bilgisine göre burada ilk hastanenin olması, yataklı ve ücretsiz olması şimdiki hastane vasıflarının hepsini karşılaması son derece önemli. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/kayseri-de-4-yuzyilda-yapilan-hastane-binasinin-bulundugu-bolge-sit-alani-ilan-edildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Netanyahu, ateşkese rağmen Gazze'deki işgali genişlettiklerini kabul etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/netanyahu-ateskese-ragmen-gazze-deki-isgali-genislettiklerini-kabul-etti/846580/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/netanyahu-ateskese-ragmen-gazze-deki-isgali-genislettiklerini-kabul-etti/846580/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:21:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ndeki işgal ettikleri bölgeyi yüzde 60’a çıkardıklarını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ndeki işgal ettikleri bölgeyi yüzde 60’a çıkardıklarını bildirdi.Haaretz gazetesinin haberine göre Netanyahu, Batı Kudüs'te Yahudilere ait dini bir okulda yaptığı açıklamada, Gazze'deki işgale ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Netanyahu, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ndeki topraklarının bugün itibariyle yüzde 60'ını işgal altında tuttuğunu ifade etti.Hamas ile varılan ateşkes anlaşmasından sonra İsrail ordusu bazı bölgelerden çekilse de Gazze'nin yüzde 53'ünü işgal altında tutmaya devam etmişti.Sarı hat olarak belirlenen noktaya çekilen İsrail ordusunun ateşkesin anlaşmasının ikinci aşamasından sonra kırmızı hat olarak adlandırılan bölgeye çekilmesi gerekiyordu.Netanyahu'nun açıklaması, İsrail'in anlaşmanın aksine sarı hattı da geçerek Gazze'de işgali genişlettiğini ortaya koydu.- İsrail, ateşkese rağmen işgali genişlettiSınır Tanımayan Doktorlar (MSF) için Amman'dan çalışan coğrafi bilgi sistemleri uzmanı Laurie Bouvier, yaptığı açıklamada, İsrail işgalinin genişlemeye devam ettiğini ve son haftalarda örneğin Gazze'nin Zeytun Mahallesi'nde yeni sarı bloklar tespit edildiğini kaydetti.İsrail basınında Ocak 2026'da sarı hattın batıya doğru kaydığı yazılmıştı. Bu genişleme son aylarda da devam etti ve her seferinde Filistinliler için kalan zaten oldukça kısıtlı yaşam alanlarına daha fazla müdahale edildi.Kudüs Uygulamalı Araştırma Enstitüsü’nün (ARIJ) Direktörü Tad Isaac, 30 Nisan'da yaptığı açıklamada, İsrail’in mevcut durumda Gazze Şeridi’nin yüzde 64’ünü işgal ettiğini söyleyerek, Mümkün olduğunca çok Filistinliyi en küçük alana koymak istiyorlar, çünkü Gazze'den geriye kalan kısımda herhangi bir yaşanabilirlik veya sürdürülebilirlik kalmadı. demişti.Başbakan Binyamin Netanyahu'nun koalisyon hükümetindeki aşırı sağcı bakanlardan biri olan Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in de aralarında bulunduğu İsrailli yetkililer, Filistinlilere Gazze'yi terk etmeleri yönünde çağrıda bulunmuştu.İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki işgalini ilerletmesi, Tel Aviv'in Filistinlileri Gazze'den sürmek istediğine dair endişeleri güçlendiriyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ndeki işgal ettikleri bölgeyi yüzde 60’a çıkardıklarını bildirdi.Haaretz gazetesinin haberine göre Netanyahu, Batı Kudüs'te Yahudilere ait dini bir okulda yaptığı açıklamada, Gazze'deki işgale ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Netanyahu, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ndeki topraklarının bugün itibariyle yüzde 60'ını işgal altında tuttuğunu ifade etti.Hamas ile varılan ateşkes anlaşmasından sonra İsrail ordusu bazı bölgelerden çekilse de Gazze'nin yüzde 53'ünü işgal altında tutmaya devam etmişti.Sarı hat olarak belirlenen noktaya çekilen İsrail ordusunun ateşkesin anlaşmasının ikinci aşamasından sonra kırmızı hat olarak adlandırılan bölgeye çekilmesi gerekiyordu.Netanyahu'nun açıklaması, İsrail'in anlaşmanın aksine sarı hattı da geçerek Gazze'de işgali genişlettiğini ortaya koydu.- İsrail, ateşkese rağmen işgali genişlettiSınır Tanımayan Doktorlar (MSF) için Amman'dan çalışan coğrafi bilgi sistemleri uzmanı Laurie Bouvier, yaptığı açıklamada, İsrail işgalinin genişlemeye devam ettiğini ve son haftalarda örneğin Gazze'nin Zeytun Mahallesi'nde yeni sarı bloklar tespit edildiğini kaydetti.İsrail basınında Ocak 2026'da sarı hattın batıya doğru kaydığı yazılmıştı. Bu genişleme son aylarda da devam etti ve her seferinde Filistinliler için kalan zaten oldukça kısıtlı yaşam alanlarına daha fazla müdahale edildi.Kudüs Uygulamalı Araştırma Enstitüsü’nün (ARIJ) Direktörü Tad Isaac, 30 Nisan'da yaptığı açıklamada, İsrail’in mevcut durumda Gazze Şeridi’nin yüzde 64’ünü işgal ettiğini söyleyerek, Mümkün olduğunca çok Filistinliyi en küçük alana koymak istiyorlar, çünkü Gazze'den geriye kalan kısımda herhangi bir yaşanabilirlik veya sürdürülebilirlik kalmadı. demişti.Başbakan Binyamin Netanyahu'nun koalisyon hükümetindeki aşırı sağcı bakanlardan biri olan Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in de aralarında bulunduğu İsrailli yetkililer, Filistinlilere Gazze'yi terk etmeleri yönünde çağrıda bulunmuştu.İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki işgalini ilerletmesi, Tel Aviv'in Filistinlileri Gazze'den sürmek istediğine dair endişeleri güçlendiriyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/netanyahu-ateskese-ragmen-gazze-deki-isgali-genislettiklerini-kabul-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Beykoz'da bataklığa saplanan at arama kurtarma ekiplerince kurtarıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/beykoz-da-batakliga-saplanan-at-arama-kurtarma-ekiplerince-kurtarildi/846579/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/beykoz-da-batakliga-saplanan-at-arama-kurtarma-ekiplerince-kurtarildi/846579/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:21:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Yaklaşık 20 saat mahsur kalan at, zaman zaman elleriyle kazı yapan ekiplerin kurduğu vinç sistemiyle çıkarıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — CÜNEYT SEVİNDİK - Beykoz'da dere yatağında bataklığa saplanan at, arama kurtarma ekiplerinin çalışmasıyla çıkarıldı.Paşamandıra Mahallesi'nde çiftlikten kaçan at, Çayağız Deresi çevresindeki sazlık ve bataklık alana saplandı. Yaklaşık 20 saat boyunca bataklıkta mahsur kalan atı kendi imkanlarıyla kurtaramayan sahipleri, SAR-TİM Afetle Mücadele Arama Kurtarma Derneğinden yardım istedi.İş makineleri ve büyük araçların giriş yapamadığı ağaçlık ve bahçe içindeki alana arama kurtarma ekipleri off-road araçlarıyla gelerek çalışma başlattı.Önce küreklerle çevresindeki çamuru boşaltan ekipler, atın ayaklarına zarar vermemek için bazı bölümlerde elleriyle kazı yaptı. Ayrıca, off-road araca bağlı vinç sistemi kullanıldı.Ekiplerin yaklaşık 2 saat süren çalışmasının ardından bataklıktan çıkarılan ata veteriner ekibi ilk müdahaleyi yaptı. Serum takılan at tedavisinin ardından sahiplerine teslim edildi.SAR-TİM Afetle Mücadele Arama Kurtarma Derneği Başkanı Yahya Kemal Çimen, AA muhabirine, sabah saatlerinde gelen ihbar üzerine bölgeye 4 kişilik ekiple geldiklerini söyledi.Çimen, Alan çok ağaçlık olduğu için itfaiye araçlarının girmesi mümkün değildi. Biz de tahta malzemelerle platform oluşturduk. Vinçli off-road araçlarımızla birkaç saatlik çalışma sonucunda atı bulunduğu yerden çıkardık. dedi.Dernek üyesi Mesut Tezcan da çalışmayı hassas şekilde yürüttüklerini belirterek, Kürek ya da kazma atın ayaklarına zarar verebilirdi. Bu yüzden yakın bölgeleri ellerimizle kazdık. Amacımız onu zarar vermeden kurtarmaktı. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — CÜNEYT SEVİNDİK - Beykoz'da dere yatağında bataklığa saplanan at, arama kurtarma ekiplerinin çalışmasıyla çıkarıldı.Paşamandıra Mahallesi'nde çiftlikten kaçan at, Çayağız Deresi çevresindeki sazlık ve bataklık alana saplandı. Yaklaşık 20 saat boyunca bataklıkta mahsur kalan atı kendi imkanlarıyla kurtaramayan sahipleri, SAR-TİM Afetle Mücadele Arama Kurtarma Derneğinden yardım istedi.İş makineleri ve büyük araçların giriş yapamadığı ağaçlık ve bahçe içindeki alana arama kurtarma ekipleri off-road araçlarıyla gelerek çalışma başlattı.Önce küreklerle çevresindeki çamuru boşaltan ekipler, atın ayaklarına zarar vermemek için bazı bölümlerde elleriyle kazı yaptı. Ayrıca, off-road araca bağlı vinç sistemi kullanıldı.Ekiplerin yaklaşık 2 saat süren çalışmasının ardından bataklıktan çıkarılan ata veteriner ekibi ilk müdahaleyi yaptı. Serum takılan at tedavisinin ardından sahiplerine teslim edildi.SAR-TİM Afetle Mücadele Arama Kurtarma Derneği Başkanı Yahya Kemal Çimen, AA muhabirine, sabah saatlerinde gelen ihbar üzerine bölgeye 4 kişilik ekiple geldiklerini söyledi.Çimen, Alan çok ağaçlık olduğu için itfaiye araçlarının girmesi mümkün değildi. Biz de tahta malzemelerle platform oluşturduk. Vinçli off-road araçlarımızla birkaç saatlik çalışma sonucunda atı bulunduğu yerden çıkardık. dedi.Dernek üyesi Mesut Tezcan da çalışmayı hassas şekilde yürüttüklerini belirterek, Kürek ya da kazma atın ayaklarına zarar verebilirdi. Bu yüzden yakın bölgeleri ellerimizle kazdık. Amacımız onu zarar vermeden kurtarmaktı. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıyafet seçimleri, diplomatik ve politik mesajların aracı olarak öne çıkıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kiyafet-secimleri-diplomatik-ve-politik-mesajlarin-araci-olarak-one-cikiyor/846577/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kiyafet-secimleri-diplomatik-ve-politik-mesajlarin-araci-olarak-one-cikiyor/846577/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:20:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Eski İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in 2011'deki İrlanda ziyareti sırasında giydiği yeşil takım, uluslararası medya tarafından İrlanda'ya yönelik sembolik bir jest olarak yorumlandı - Eski Kanada Başbakanı Justin Trudeau'nun Mayıs 2017'de Brüksel'deki NATO Zirvesi'ne NATO bayrağı işlenmiş pembe çoraplarıyla katılması, çorap diplomasisi söylemini gündeme getirdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — AYBÜKE İNAL KAMACI - Dünya genelindeki siyasi figürler giydikleri kıyafetlerin renkleri, kıyafetlerde yer alan desenler, renkler ve sembolik mesajlar içeren aksesuarlarıyla diplomatik ve politik mesajlar veriyor.Giyim, aksesuar ve stil tercihleri, estetik bir seçim olmanın ötesinde diplomatik ve politik mesaj iletmenin stratejik araçlarından biri olarak değerlendiriliyor.Liderler, lider eşleri ve resmi temsilciler kıyafetlerini, bunların renk ve desenleri ile sembolik detaylar içeren aksesuarlarını bilinçli olarak seçiyor ve bu şekilde mesaj vermeyi amaçlıyor.Bu yaklaşımla, giyim tercihlerinin kimlik, değerler ve politik duruşun görsel olarak ifade edilmesini sağladığı ve aynı zamanda uluslararası ilişkilerde yumuşak güç oluşturduğu vurgulanıyor.- Moda, Kraliçe Elizabeth'in dış politikadaki araçlarından biri olduKıyafet seçimlerini bilinçli olarak planladığı ve sembolik seçimlerde bulunduğu değerlendirilen siyasi figürlerin başında eski İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in geldiği düşünülüyor.Tahtta kaldığı 70 yıl boyunca giyim tarzı ve şapka tasarımlarıyla dikkati çeken Elizabeth'in gardırobunun bir arka plan mekanizması olarak işlev gördüğü ve politik mesaj iletmenin aracı olarak kullanıldığı vurgulanıyor.Kullandığı broşlardan gittiği ülkelerin yerel estetiğine uygun desen ve renkler seçmesine kadar her tercihini etkin şekilde planlayan Kraliçe'nin modayı en sofistike diplomasi araçlarından biri olarak kullandığı değerlendiriliyor.Özellikle Elizabeth'in 17 Mayıs 2011'deki İrlanda ziyareti sırasında yeşil takım giymesi uluslararası medya kuruluşları tarafından İrlanda'ya yönelik sembolik bir jest ve barış mesajı olarak yorumlandı.- Trudeau'nun çorap diplomasisi uluslararası etkinliklere damga vurguGiyim tercihlerinin resmi etkinliklerde nasıl iletişim aracına dönüşebileceğine ilişkin örnek teşkil eden isimlerden biri de Kanada'nın eski Başbakanı Justin Trudeau oldu.Çeşitli sembol ve mesajlar içeren çoraplarıyla uluslararası kamuoyunda adından sıkça söz ettiren Trudeau, New York Times'ın çorap diplomasisi adını verdiği yeni bir söylemi gündemi getirdi.Mayıs 2017'de Brüksel'de gerçekleştirilen NATO Zirvesi'ne NATO bayrağı işlenmiş pembe renkli çoraplarıyla katılan Trudeau'nun eski Almanya Başbakanı Angela Merkel'e çoraplarını gösterdiği ve Merkel'in şaşkınlığını gizleyemediği anlar uzun süre konuşuldu.Ayrıca, resmi ziyaretleri sırasında tercih ettiği kıyafetleriyle de sık sık gündeme gelen Trudeau, 2018'deki Hindistan ziyareti sırasında aile üyeleriyle birlikte geleneksel Hint kıyafetleri giydi.Bazı yorumcular, Trudeau'nun bu tercihini Hint kültürüne saygı olarak değerlendirirken bazı medya kuruluşları bunu abartılı bir jest olarak yorumladı.- Zelenskiy'nin kıyafetleri askerlerle dayanışmanın sembolü olduBir süredir kıyafetleri üzerinden diplomatik mesaj vermeyi sürdüren liderler arasında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de yer alıyor.Zelenskiy, 4 yılı aşkın süredir devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan bu yana takım elbise yerine askeri tarzda kıyafetler giymeyi tercih etti.Bu seçim, birçok ülke tarafından cephedeki askerlerle dayanışmanın sembolü ve savaş dönemi liderliğinin bir yansıması olarak değerlendirilirken bazı protokol çevrelerince resmiyetten uzak bir tercih olarak yorumlandı.ABD Başkanı Donald Trump ile 28 Şubat 2025'te Oval Ofis'te bir araya gelen Zelenskiy'e bir muhabir, neden takım elbise giymediği ve saygısızlık ettiği yönünde bir soru yöneltti.Zelenskiy ise bu soruya Bu savaş bittikten sonra giyeceğim. yanıtını verdi. Yaşananların ardından Zelenskiy'nin kıyafet seçimi, bir süre daha kamuoyunu meşgul etti.- Merkel'in blazer ceketleri onun üniforması haline geldiÖte yandan, büyük ölçüde aynı tür takımlar giymeyi tercih eden eski Almanya Başbakanı Angela Merkel'in takımlarıyla ilgili de pek çok yorum yapıldı.Merkel'in üniforması olarak değerlendirilen blazer ceketleri, koyu renk, geniş kesim pantolonları ve buna uygun olarak tercih ettiği düz siyah ayakkabıları sık sık onun siyasi tarzıyla özdeşleşti.Bazı yorumcular, Merkel'in kolay kombinlenen, basit ve aşırı süslemelerden uzak tarzını, dış görüntüsü yerine çalışmalarıyla gündemde kalma tercihi olarak değerlendirdi.- Japonya Prensesi'nin Türk bayraklı ojesi, dostluğun simgesi olduBu arada, Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa​​​​​​​, 17 Eylül 2025'teki Türkiye ziyareti sırasında tercih ettiği Türk bayraklı oje tasarımıyla ön plana çıktı.Prenses Akiko'nun bu jesti, sosyal medyada kısa sürede viral olurken, Türkiye‐Japonya arasındaki tarihi bağlara vurgu yapan yorumları beraberinde getirdi.- Modi'nin geleneksel kıyafetleri uluslararası kamuoyunda sıkça tartışıldıHindistan Başbakanı Narendra Modi de kökleriyle bağını yansıtan geleneksel kıyafetler tercih etmesi nedeniyle öne çıkan isimlerden biri oldu.Özellikle kurta adı verilen geleneksel kıyafetiyle dikkati çeken Modi'nin bu şekilde milliyetçi bir imaj oluşturmaya çalıştığı öne sürüldü.Liderlerle temaslarında bu tarzını koruyan Modi'nin, eski ABD Başkanı Barack Obama ile eşi Michelle Obama'nın Ocak 2015'teki Hindistan ziyareti sırasında giydiği kıyafetler medyanın ilgisini çekti.Bazı medya kuruluşlarının analizinde, Modi'nin havalimanında giydiği kıyafetiyle Michelle Obama'yı gölgede bıraktığı ifade edildi.Gezi sırasında, eski Başkan Barack Obama da Hint liderin tarzı hakkında esprili bir yorumda bulunarak Bu akşam ben de bir Modi kurtası giymeyi düşünüyorum. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — AYBÜKE İNAL KAMACI - Dünya genelindeki siyasi figürler giydikleri kıyafetlerin renkleri, kıyafetlerde yer alan desenler, renkler ve sembolik mesajlar içeren aksesuarlarıyla diplomatik ve politik mesajlar veriyor.Giyim, aksesuar ve stil tercihleri, estetik bir seçim olmanın ötesinde diplomatik ve politik mesaj iletmenin stratejik araçlarından biri olarak değerlendiriliyor.Liderler, lider eşleri ve resmi temsilciler kıyafetlerini, bunların renk ve desenleri ile sembolik detaylar içeren aksesuarlarını bilinçli olarak seçiyor ve bu şekilde mesaj vermeyi amaçlıyor.Bu yaklaşımla, giyim tercihlerinin kimlik, değerler ve politik duruşun görsel olarak ifade edilmesini sağladığı ve aynı zamanda uluslararası ilişkilerde yumuşak güç oluşturduğu vurgulanıyor.- Moda, Kraliçe Elizabeth'in dış politikadaki araçlarından biri olduKıyafet seçimlerini bilinçli olarak planladığı ve sembolik seçimlerde bulunduğu değerlendirilen siyasi figürlerin başında eski İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in geldiği düşünülüyor.Tahtta kaldığı 70 yıl boyunca giyim tarzı ve şapka tasarımlarıyla dikkati çeken Elizabeth'in gardırobunun bir arka plan mekanizması olarak işlev gördüğü ve politik mesaj iletmenin aracı olarak kullanıldığı vurgulanıyor.Kullandığı broşlardan gittiği ülkelerin yerel estetiğine uygun desen ve renkler seçmesine kadar her tercihini etkin şekilde planlayan Kraliçe'nin modayı en sofistike diplomasi araçlarından biri olarak kullandığı değerlendiriliyor.Özellikle Elizabeth'in 17 Mayıs 2011'deki İrlanda ziyareti sırasında yeşil takım giymesi uluslararası medya kuruluşları tarafından İrlanda'ya yönelik sembolik bir jest ve barış mesajı olarak yorumlandı.- Trudeau'nun çorap diplomasisi uluslararası etkinliklere damga vurguGiyim tercihlerinin resmi etkinliklerde nasıl iletişim aracına dönüşebileceğine ilişkin örnek teşkil eden isimlerden biri de Kanada'nın eski Başbakanı Justin Trudeau oldu.Çeşitli sembol ve mesajlar içeren çoraplarıyla uluslararası kamuoyunda adından sıkça söz ettiren Trudeau, New York Times'ın çorap diplomasisi adını verdiği yeni bir söylemi gündemi getirdi.Mayıs 2017'de Brüksel'de gerçekleştirilen NATO Zirvesi'ne NATO bayrağı işlenmiş pembe renkli çoraplarıyla katılan Trudeau'nun eski Almanya Başbakanı Angela Merkel'e çoraplarını gösterdiği ve Merkel'in şaşkınlığını gizleyemediği anlar uzun süre konuşuldu.Ayrıca, resmi ziyaretleri sırasında tercih ettiği kıyafetleriyle de sık sık gündeme gelen Trudeau, 2018'deki Hindistan ziyareti sırasında aile üyeleriyle birlikte geleneksel Hint kıyafetleri giydi.Bazı yorumcular, Trudeau'nun bu tercihini Hint kültürüne saygı olarak değerlendirirken bazı medya kuruluşları bunu abartılı bir jest olarak yorumladı.- Zelenskiy'nin kıyafetleri askerlerle dayanışmanın sembolü olduBir süredir kıyafetleri üzerinden diplomatik mesaj vermeyi sürdüren liderler arasında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de yer alıyor.Zelenskiy, 4 yılı aşkın süredir devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan bu yana takım elbise yerine askeri tarzda kıyafetler giymeyi tercih etti.Bu seçim, birçok ülke tarafından cephedeki askerlerle dayanışmanın sembolü ve savaş dönemi liderliğinin bir yansıması olarak değerlendirilirken bazı protokol çevrelerince resmiyetten uzak bir tercih olarak yorumlandı.ABD Başkanı Donald Trump ile 28 Şubat 2025'te Oval Ofis'te bir araya gelen Zelenskiy'e bir muhabir, neden takım elbise giymediği ve saygısızlık ettiği yönünde bir soru yöneltti.Zelenskiy ise bu soruya Bu savaş bittikten sonra giyeceğim. yanıtını verdi. Yaşananların ardından Zelenskiy'nin kıyafet seçimi, bir süre daha kamuoyunu meşgul etti.- Merkel'in blazer ceketleri onun üniforması haline geldiÖte yandan, büyük ölçüde aynı tür takımlar giymeyi tercih eden eski Almanya Başbakanı Angela Merkel'in takımlarıyla ilgili de pek çok yorum yapıldı.Merkel'in üniforması olarak değerlendirilen blazer ceketleri, koyu renk, geniş kesim pantolonları ve buna uygun olarak tercih ettiği düz siyah ayakkabıları sık sık onun siyasi tarzıyla özdeşleşti.Bazı yorumcular, Merkel'in kolay kombinlenen, basit ve aşırı süslemelerden uzak tarzını, dış görüntüsü yerine çalışmalarıyla gündemde kalma tercihi olarak değerlendirdi.- Japonya Prensesi'nin Türk bayraklı ojesi, dostluğun simgesi olduBu arada, Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa​​​​​​​, 17 Eylül 2025'teki Türkiye ziyareti sırasında tercih ettiği Türk bayraklı oje tasarımıyla ön plana çıktı.Prenses Akiko'nun bu jesti, sosyal medyada kısa sürede viral olurken, Türkiye‐Japonya arasındaki tarihi bağlara vurgu yapan yorumları beraberinde getirdi.- Modi'nin geleneksel kıyafetleri uluslararası kamuoyunda sıkça tartışıldıHindistan Başbakanı Narendra Modi de kökleriyle bağını yansıtan geleneksel kıyafetler tercih etmesi nedeniyle öne çıkan isimlerden biri oldu.Özellikle kurta adı verilen geleneksel kıyafetiyle dikkati çeken Modi'nin bu şekilde milliyetçi bir imaj oluşturmaya çalıştığı öne sürüldü.Liderlerle temaslarında bu tarzını koruyan Modi'nin, eski ABD Başkanı Barack Obama ile eşi Michelle Obama'nın Ocak 2015'teki Hindistan ziyareti sırasında giydiği kıyafetler medyanın ilgisini çekti.Bazı medya kuruluşlarının analizinde, Modi'nin havalimanında giydiği kıyafetiyle Michelle Obama'yı gölgede bıraktığı ifade edildi.Gezi sırasında, eski Başkan Barack Obama da Hint liderin tarzı hakkında esprili bir yorumda bulunarak Bu akşam ben de bir Modi kurtası giymeyi düşünüyorum. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/kiyafet-secimleri-diplomatik-ve-politik-mesajlarin-araci-olarak-one-cikiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hindistan'da akaryakıt fiyatları 4 yılın ardından ilk kez arttı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hindistan-da-akaryakit-fiyatlari-4-yilin-ardindan-ilk-kez-artti/846576/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hindistan-da-akaryakit-fiyatlari-4-yilin-ardindan-ilk-kez-artti/846576/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:20:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Orta Doğu'daki çatışmalar petrol fiyatlarının yükselmesine neden olurken, Hindistan'da 4 yılın ardından ilk kez benzin ve mazot fiyatlarına zam yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Orta Doğu'daki çatışmalar petrol fiyatlarının yükselmesine neden olurken, Hindistan'da 4 yılın ardından ilk kez benzin ve mazot fiyatlarına zam yapıldı.The Indian Express gazetesinin haberine göre, Hindistan'da akaryakıt şirketleri, benzin ve mazot fiyatlarını litre başına 3 rupi (0,031 dolar) artırdı.Son zamla birlikte Delhi'de benzinin litre fiyatı 97,77 rupiye (1,02 dolar), mazotun litre fiyatı ise 90,67 rupiye (0,95 dolar) çıktı.Söz konusu artış, ülkede 4 yılın ardından akaryakıta yapılan ilk fiyat düzenlemesi olarak kayıtlara geçti.Hindistan'da akaryakıt fiyatları, eyaletlerin uyguladığı farklı vergi oranları nedeniyle bölgeden bölgeye değişiklik gösterebiliyor.Hindistan Başbakanı Narendra Modi, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle derinleşen enerji krizi ve yükselen petrol fiyatlarının ardından yakıt tüketiminin ve döviz çıkışının azaltılması ile yerli ürün kullanımının artırılması çağrısında bulunmuştu.Modi, döviz üzerindeki baskının azaltılması için halktan bir yıl boyunca zorunlu olmayan altın alımlarından kaçınmalarını istemiş, yurt dışı tatilleri ve yabancı ülkelerde düzenlenen düğün organizasyonlarının da sınırlandırılması gerektiğini belirtmiş, metro ve toplu taşıma kullanımının yaygınlaştırılması çağrısı yapmıştı.ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle Basra Körfezi'nin ağzında Orta Doğu'daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretiminin Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılmasını sağlayan Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, enerji piyasalarında krize yol açmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Orta Doğu'daki çatışmalar petrol fiyatlarının yükselmesine neden olurken, Hindistan'da 4 yılın ardından ilk kez benzin ve mazot fiyatlarına zam yapıldı.The Indian Express gazetesinin haberine göre, Hindistan'da akaryakıt şirketleri, benzin ve mazot fiyatlarını litre başına 3 rupi (0,031 dolar) artırdı.Son zamla birlikte Delhi'de benzinin litre fiyatı 97,77 rupiye (1,02 dolar), mazotun litre fiyatı ise 90,67 rupiye (0,95 dolar) çıktı.Söz konusu artış, ülkede 4 yılın ardından akaryakıta yapılan ilk fiyat düzenlemesi olarak kayıtlara geçti.Hindistan'da akaryakıt fiyatları, eyaletlerin uyguladığı farklı vergi oranları nedeniyle bölgeden bölgeye değişiklik gösterebiliyor.Hindistan Başbakanı Narendra Modi, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle derinleşen enerji krizi ve yükselen petrol fiyatlarının ardından yakıt tüketiminin ve döviz çıkışının azaltılması ile yerli ürün kullanımının artırılması çağrısında bulunmuştu.Modi, döviz üzerindeki baskının azaltılması için halktan bir yıl boyunca zorunlu olmayan altın alımlarından kaçınmalarını istemiş, yurt dışı tatilleri ve yabancı ülkelerde düzenlenen düğün organizasyonlarının da sınırlandırılması gerektiğini belirtmiş, metro ve toplu taşıma kullanımının yaygınlaştırılması çağrısı yapmıştı.ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle Basra Körfezi'nin ağzında Orta Doğu'daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretiminin Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılmasını sağlayan Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, enerji piyasalarında krize yol açmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kapadokya'daki kültürel varlıkların üç boyutlu dijital arşivi oluşturuluyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kapadokya-daki-kulturel-varliklarin-uc-boyutlu-dijital-arsivi-olusturuluyor/846575/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kapadokya-daki-kulturel-varliklarin-uc-boyutlu-dijital-arsivi-olusturuluyor/846575/</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:20:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Nevşehir — Bölgede milyonlarca yıllık tarihe sahip kültürel varlıklar, yüksek çözünürlükte taranıp Periplus adı verilen yerli yazılımla işlenerek dijital envanter haline getiriliyor - Proje sorumlularından Nail Uslu: - Kapadokya verilerinin saklanması, gelecek nesillere aktarılması gerekiyor. Kullandığımız sistem kendi geliştirdiğimiz bir uygulama. Ayrıca bu verileri Türkiye sınırları içerisinde saklıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Nevşehir Haberleri — BEHÇET ALKAN - İleri seviye fotogrametri yöntemiyle taranan Kapadokya'daki milyonlarca yıllık tarihe sahip kültürel varlıkların üç boyutlu dijital arşivleri oluşturuluyor.Kapadokya Teknopark'ta Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) desteğiyle faaliyet gösteren yazılım firması, peribacaları, kaya oyma kiliseler, freskler ve tarihi yapıları, lazer tarama cihazları, dron destekli fotogrametri sistemleri ve gelişmiş GPS teknolojileriyle kayıt altına alıyor.Sahada toplanan milyonlarca veri, peribacalarından ilham alınarak geliştirilen ve Periplus adı verilen yerli yazılımla işlenerek dijital envanter haline getiriliyor.Üç boyutlu dijital ikiz sistemi sayesinde bölgenin doğal ve kültürel mirasının olası afet, tahribat ve zamanın yıpratıcı etkilerine karşı korunması hedefleniyor.Proje sorumlularından Nail Uslu, AA muhabirine, Kapadokya'nın tamamına yakınının sit alanı içerisinde bulunduğuna dikkati çekerek, doğal ve kültürel mirasın korunmasının bölge açısından hayati önem taşıdığını söyledi.Kapadokya'nın tüm insanlık için önemli bir kültürel miras olduğunu vurgulayan Uslu, Peribacaları, kaya oluşumları, jeolojik ve arkeolojik altyapı çok fazla. Kapadokya verilerinin saklanması, gelecek nesillere aktarılması gerekiyor. Kullandığımız sistem kendi geliştirdiğimiz bir uygulama. Ayrıca bu verileri Türkiye sınırları içerisinde saklıyoruz. dedi.Proje ekibinde yer alan Hasan Keleş ise sahadaki çalışmalarda çeşitli cihazlar kullanarak topladıkları verileri bilgisayarda işleyerek arşivlediklerini anlattı.Çalışmanın meşakkatli ancak keyifli olduğunu kaydeden Keleş, Bu bölgede doğup büyümüş olmanın etkisiyle proje bizi çok mutlu hissettiriyor. Bunu bir iş olarak değil, bir gereklilik olarak görüyoruz. Bölgenin yapısından dolayı arazi şartları bazen bizi zorlayabiliyor ama önümüze veri çıktığı zaman da mutlu oluyoruz. O yorgunluğumuzu unutuyoruz. diye konuştu.- Risk haritaları oluşturularak sit durumları sisteme eklenebiliyorÖmer Büyükaktan da savaş, afet veya doğal süreç gibi koşulların dünyanın farklı yerlerindeki önemli tarihi alanlarda kayıplara neden olabildiğini belirterek, dijital ikiz arşivi olmadığı için onarılmak istense de orijinalliğin yakalanamadığını dile getirdi.Kapadokya'da da zaman zaman peribacalarında yıkılma, çökme ve kopma gibi sorunlar yaşandığını hatırlatan Büyükaktan, bundan dolayı projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.Geliştirdikleri yazılımla çok yüksek çözünürlükte tarayıp arşivledikleri verilerin, yazılım sayesinde bilgisayarda birkaç saniyede açılarak kolaylıkla kullanılabildiğine dikkati çeken Büyükaktan, şunları kaydetti:Bizim için önemli olan kısmı, resmi kurumlar tarafından çok rahat bir şekilde erişilebilecek ve kullanılabilecek olması. Lazer tarama cihazları, standart dışı dronlar kullanılıyor. Lazer tarama cihazları iç mekanlarda kendine yer buluyor ve milyonlarca nokta atıp fresklerin, kayadan oyma mekanlarının iç haritalarını güzel bir şekilde çıkartıyor. Üç boyutlu modeli çok küçük varyasyonlara dönüştürüp sisteme bu şekilde yükleyebiliyoruz. Bu da Periplus'un medarı iftiharı diyebiliriz. Nokta bulutlarına da bakacak olursak, çok büyük verilerin yaklaşık 5 saniye içerisinde açılabildiğini görüyoruz ki bu da kültür mirasının çok daha rahat bir şekilde envanter eklenmesine olanak sağlıyor. Diğer taraftan hem bunların risk haritaları oluşturulabiliyor, hem sit durumları buraya eklenebiliyor. Bir veri tabanı sistemi de var.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Nevşehir Haberleri — BEHÇET ALKAN - İleri seviye fotogrametri yöntemiyle taranan Kapadokya'daki milyonlarca yıllık tarihe sahip kültürel varlıkların üç boyutlu dijital arşivleri oluşturuluyor.Kapadokya Teknopark'ta Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) desteğiyle faaliyet gösteren yazılım firması, peribacaları, kaya oyma kiliseler, freskler ve tarihi yapıları, lazer tarama cihazları, dron destekli fotogrametri sistemleri ve gelişmiş GPS teknolojileriyle kayıt altına alıyor.Sahada toplanan milyonlarca veri, peribacalarından ilham alınarak geliştirilen ve Periplus adı verilen yerli yazılımla işlenerek dijital envanter haline getiriliyor.Üç boyutlu dijital ikiz sistemi sayesinde bölgenin doğal ve kültürel mirasının olası afet, tahribat ve zamanın yıpratıcı etkilerine karşı korunması hedefleniyor.Proje sorumlularından Nail Uslu, AA muhabirine, Kapadokya'nın tamamına yakınının sit alanı içerisinde bulunduğuna dikkati çekerek, doğal ve kültürel mirasın korunmasının bölge açısından hayati önem taşıdığını söyledi.Kapadokya'nın tüm insanlık için önemli bir kültürel miras olduğunu vurgulayan Uslu, Peribacaları, kaya oluşumları, jeolojik ve arkeolojik altyapı çok fazla. Kapadokya verilerinin saklanması, gelecek nesillere aktarılması gerekiyor. Kullandığımız sistem kendi geliştirdiğimiz bir uygulama. Ayrıca bu verileri Türkiye sınırları içerisinde saklıyoruz. dedi.Proje ekibinde yer alan Hasan Keleş ise sahadaki çalışmalarda çeşitli cihazlar kullanarak topladıkları verileri bilgisayarda işleyerek arşivlediklerini anlattı.Çalışmanın meşakkatli ancak keyifli olduğunu kaydeden Keleş, Bu bölgede doğup büyümüş olmanın etkisiyle proje bizi çok mutlu hissettiriyor. Bunu bir iş olarak değil, bir gereklilik olarak görüyoruz. Bölgenin yapısından dolayı arazi şartları bazen bizi zorlayabiliyor ama önümüze veri çıktığı zaman da mutlu oluyoruz. O yorgunluğumuzu unutuyoruz. diye konuştu.- Risk haritaları oluşturularak sit durumları sisteme eklenebiliyorÖmer Büyükaktan da savaş, afet veya doğal süreç gibi koşulların dünyanın farklı yerlerindeki önemli tarihi alanlarda kayıplara neden olabildiğini belirterek, dijital ikiz arşivi olmadığı için onarılmak istense de orijinalliğin yakalanamadığını dile getirdi.Kapadokya'da da zaman zaman peribacalarında yıkılma, çökme ve kopma gibi sorunlar yaşandığını hatırlatan Büyükaktan, bundan dolayı projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.Geliştirdikleri yazılımla çok yüksek çözünürlükte tarayıp arşivledikleri verilerin, yazılım sayesinde bilgisayarda birkaç saniyede açılarak kolaylıkla kullanılabildiğine dikkati çeken Büyükaktan, şunları kaydetti:Bizim için önemli olan kısmı, resmi kurumlar tarafından çok rahat bir şekilde erişilebilecek ve kullanılabilecek olması. Lazer tarama cihazları, standart dışı dronlar kullanılıyor. Lazer tarama cihazları iç mekanlarda kendine yer buluyor ve milyonlarca nokta atıp fresklerin, kayadan oyma mekanlarının iç haritalarını güzel bir şekilde çıkartıyor. Üç boyutlu modeli çok küçük varyasyonlara dönüştürüp sisteme bu şekilde yükleyebiliyoruz. Bu da Periplus'un medarı iftiharı diyebiliriz. Nokta bulutlarına da bakacak olursak, çok büyük verilerin yaklaşık 5 saniye içerisinde açılabildiğini görüyoruz ki bu da kültür mirasının çok daha rahat bir şekilde envanter eklenmesine olanak sağlıyor. Diğer taraftan hem bunların risk haritaları oluşturulabiliyor, hem sit durumları buraya eklenebiliyor. Bir veri tabanı sistemi de var.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/kapadokya-daki-kulturel-varliklarin-uc-boyutlu-dijital-arsivi-olusturuluyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
