<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Fransa'nın Aude ilindeki orman yangınında 225 hektarlık alan küle döndü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fransa-nin-aude-ilindeki-orman-yangininda-225-hektarlik-alan-kule-dondu/904264/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fransa-nin-aude-ilindeki-orman-yangininda-225-hektarlik-alan-kule-dondu/904264/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:24:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Fransa'nın Aude iline bağlı Puilaurens köyü yakınlarında devam eden orman yangınında 225 hektarlık alan yandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Fransa'nın Aude iline bağlı Puilaurens köyü yakınlarında devam eden orman yangınında 225 hektarlık alan yandı.Aude Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, Puilaurens köyü yakınlarında dün yerel saatle 16.00 sıralarında orman yangını çıktı.Yangına müdahale etmek için farklı illerden 350 itfaiye eri, 100 araç, 1 helikopter ve 1 yangın söndürme uçağı bölgeye sevk edildi.Gece hava koşullarının daha iyi olmasına rağmen yangın henüz kontrol altına alınamadı.Yangın nedeniyle şu ana kadar 225 hektarlık alan küle dönerken, gün içinde bölgede etkili olacak aşırı sıcakların yangın söndürme faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarı yapıldı.Aude Valisi Alain Bucquet, vatandaşlardan bölgeden uzak durmalarını, itfaiye ve jandarma ekiplerinin talimatlarına uymalarını istedi.Valilik, yangının hangi nedenle çıktığına dair bilgi paylaşmadı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Fransa'nın Aude iline bağlı Puilaurens köyü yakınlarında devam eden orman yangınında 225 hektarlık alan yandı.Aude Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, Puilaurens köyü yakınlarında dün yerel saatle 16.00 sıralarında orman yangını çıktı.Yangına müdahale etmek için farklı illerden 350 itfaiye eri, 100 araç, 1 helikopter ve 1 yangın söndürme uçağı bölgeye sevk edildi.Gece hava koşullarının daha iyi olmasına rağmen yangın henüz kontrol altına alınamadı.Yangın nedeniyle şu ana kadar 225 hektarlık alan küle dönerken, gün içinde bölgede etkili olacak aşırı sıcakların yangın söndürme faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarı yapıldı.Aude Valisi Alain Bucquet, vatandaşlardan bölgeden uzak durmalarını, itfaiye ve jandarma ekiplerinin talimatlarına uymalarını istedi.Valilik, yangının hangi nedenle çıktığına dair bilgi paylaşmadı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/fransa-nin-aude-ilindeki-orman-yangininda-225-hektarlik-alan-kule-dondu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Trabzon'da konuştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-trabzon-da-konustu/904263/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-trabzon-da-konustu/904263/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:18:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Trabzon Haberleri : Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Biz sadece devlet memuru olarak, kamu personeli olarak öğretmen arkadaşlarımızın toplumsal rollerine uygun olan, itibarlarını zedelemeyecek şekilde giyinmelerini, bu şekilde giyinen nadir bir, iki örneğin de öğretmen arkadaşlarımızın itibarına zarar vermemesi için bir tedbir aldık. Bu konuda kararlıyız. dedi.Tekin, Karadeniz Teknik Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen 23. İmam Hatipliler Kurultayı öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, imam hatiplerin model olarak dünyada eşi benzeri olmadığını belirterek, Hem pozitif bilimlerle ilgili eğitimi hem de İslami eğitimi aynı anda veren Türkiye'ye özgü, Türkiye'nin kendi koşullarına göre üretilen bir model. O yüzden bu modeli hayata geçiren rahmetli Tevfik İleri ve Adnan Menderes ile başlayan bütün bu süreçte emeği geçenlere de teşekkür etmek istiyorum. Model kurgulanmış. Biz de şimdi bu modeli daha ileriye taşıyabilecek adımlar atıyoruz Milli Eğitim Bakanlığı olarak. diye konuştu.İmam hatip okullarını hem niteliği artıracak hem de program çeşitliliğini sağlayacak ve bütün bu yönleriyle de dünyada doldurduğu misyonu hakkıyla temsil edecek, farklı ülkelere örnek olacak hale dönüştürmeye çalıştıklarını aktaran Tekin, şu değerlendirmede bulundu:Bu süreçte de biz hem akademik çevrelerle hem Diyanet İşleri başta olmak üzere kamu kurumlarımızla hem de ÖNDER başta olmak üzere sivil toplum örgütleriyle yakın bir çalışma içerisindeyiz. Bu genel kurul da bizim bu anlamda imam hatip okullarıyla ilgili çizdiğimiz, tasarladığımız şeyler konusunda sivil toplumla hem bir dayanışma hem de bir istişare zemini oluşturuyor. O yüzden bugün burada hem arkadaşlarımızın heyecanını paylaşmış olacağız hem Diyanet İşleri Başkanımızla beraber karşılıklı işbirliği imkanlarımızı değerlendirmiş olacağız hem de ÖNDER gibi imam hatip camiasına, imam hatip davasına önderlik eden bir sivil toplum örgütüyle karşılıklı işbirliği imkanlarımızı istişare edeceğiz.Bakan Tekin, öğretmenlerin kılık kıyafet düzenlemesini de içeren kararla ilgili soru üzerine, şunları kaydetti:Bizim kültürümüzde, toplumsal yapımızda öğretmen toplumun önderi olarak kabul edilir. Öğretmen, çocuklarımızın rol modeli olarak görülür. Öğretmen çocuklara anlattığı bilgilerle, yaşantısıyla örnek olur. Bu anlamda öğretmen arkadaşlarımızın kılık kıyafet açısından da öğrencilerimize örnek olacak şekilde giyinebileceklerini, giyinmelerini biz kendilerine hatırlatıyoruz. Bakın altını çizerek söylüyorum, bu bir hatırlatmadır. Çünkü zaten cari mevzuata göre öğretmenler kamu personeli olarak kabul edildiği için devlet memurlarının, kamu personelinin kılık kıyafetle ilgili olarak uymak zorunda oldukları mevzuata zaten uyacaklar. Şimdi birileri çıkıyor, sendikalar, siyasi partiler eleştirilerini dile getiriyorlar. Ben de onlara şunu soruyorum. Bizim genelgemizde, benim görmediğim, sizin sendikanızda nasıl giyineceğinize dair bir ifade mi var? Ben sizin sendikadaki çalışan kişilerin kılığına, kıyafetine karışmıyorum. Bu genelge de karışmıyor. Bu genelge ne bir siyasi partinin, partisinin içerisindeki insanların kılığını, kıyafetini düzenliyor ne de bir sendikanın içindeki insanların kılıklarına, kıyafetlerine karışıyor. Bu genelge sadece öğretmen arkadaşlarımıza ki öğretmen arkadaşlarımızla ilgili de şunu söyleyeyim, öğretmenlerimizin tamamına yakını zaten öğretmene yakışır şekilde giyiniyor. Ben hepsine teşekkür ediyorum. Orada problemimiz yok.Bakan Yusuf Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:Ama bir tane kötü örnek, işte şurada herhangi bir ülkenin reklamını taşıyan, bayrağını taşıyan bir tişörtle sınıfa giren bir öğretmen otomatikman o çocuklara bir başka ülkenin reklamını yapmış oluyor, bir başka ülkenin tanıtımını yapmış oluyor ve çocuklarımıza kötü örnek oluyor. Bir tane örnek, bir tane öğretmen, 1,2 milyon öğretmenimizin hepsinin bir anda emeğinin önüne geçiyor. Bizim şu anda yaptığımız şey ne sendikalardaki kılık kıyafete karışıyoruz ne de başka bir şeye karışıyoruz. Biz sadece devlet memuru olarak, kamu personeli olarak öğretmen arkadaşlarımızın toplumsal rollerine uygun olan, itibarlarını zedelemeyecek şekilde giyinmelerini, bu şekilde giyinen nadir bir, iki örneğin de öğretmen arkadaşlarımızın itibarına zarar vermemesi için bir tedbir aldık. Bu konuda kararlıyız. Dün itibarıyla da bunlarla ilgili bir kılavuz okullarda paylaştık. Bizim derdimiz çocuklarımızın eğitim öğretim niteliğini artıracak tedbirler almak. Bu da öğretmenlerin itibarını korumaktan, öğretmen arkadaşlarımızın itibarına zarar verecek kötü uygulamaları ortadan kaldırmaktan geçiyor. Bu tedbirimiz de onunla alakalı.Bugünlere çok büyük fedakarlıklarla gelinmiştirDiyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş da imam hatip neslinin ülkedeki misyonu, vizyonu ve bütün çalışmalarıyla din eğitimi ve din hizmetleri alanında Diyanet İşleri Başkanlığının en büyük kaynağı olan kurumların başında geldiğini söyledi.İmam hatiplerin bugünlere çok önemli zaman dilimlerinden geldiğine işaret eden Arpaguş, Bugünlere çok büyük fedakarlıklarla gelinmiştir. Bugün elhamdülillah gerek Diyanet İşleri Başkanlığımız, gerekse Milli Eğitim Bakanlığımız bünyesinde imam hatip neslinin din eğitimi ve din hizmetleri konusunda ülkemize ciddi katkı sağladığını ve bu hizmetlerde kaynaklık ettiğini görüyoruz. Aslında imam hatip nesli geçmişten günümüze geleneğimizin, inancımızın, medeniyetimizin değerlerini topluma kazandırmaya çalışan bir eğitim öğretim hizmetinin toplum vasatına yayılmış hali olarak karşımıza çıkıyor. dedi.Arpaguş, şu değerlendirmede bulundu:Buradaki hizmetlerde, özellikle devlet kurumlarımız, Diyanet İşleri Başkanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığımız, bunun yanında ÖNDER gibi imam hatiplerle ilgili sivil toplum kuruluşlarımızdaki bütün çalışmalarda hedef ateşi canlı tutmak, külleri savurmak değil. Dolayısıyla çok büyük fedakarlıklarla tutuşturulmuş, yakılmış bu meşalenin ilelebet ülkemizin inancı, kültürü ve geleneğini canlı tutabilmemiz, gelecek nesillerimizi inşa edebilmemiz adına ayakta kalması ve güncellenerek günün şartlarına uygun bir şekilde nesillerimizi yetiştirebilmemiz için önemli. Ve tabii bir başka husus da nesillerimizi günümüzün modern dünyasının açmazlarıyla, çıkmazlarıyla, inanç problemleriyle karşılaşıldığında bunların sağlam, kendi inanç dünyamız, medeniyetimiz ve kültürümüzün kodlarında gençlerimizi, nesillerimizi ve insanımızı eğitim öğretim süreçleriyle birlikte ayakta tutma gayretimiz. Dolayısıyla imam hatip liselerimiz ve imam hatip neslimiz bu ülkenin hamurunda, mayasında o geleneksel insanımızın profilini ortaya çıkaran önemli kurumlar. Cenabıhak'tan bu kurumların ilelebet bu ülkeye, insanlığa ve İslam ümmetine hizmet etmesini diliyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Trabzon Haberleri : Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Biz sadece devlet memuru olarak, kamu personeli olarak öğretmen arkadaşlarımızın toplumsal rollerine uygun olan, itibarlarını zedelemeyecek şekilde giyinmelerini, bu şekilde giyinen nadir bir, iki örneğin de öğretmen arkadaşlarımızın itibarına zarar vermemesi için bir tedbir aldık. Bu konuda kararlıyız. dedi.Tekin, Karadeniz Teknik Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen 23. İmam Hatipliler Kurultayı öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, imam hatiplerin model olarak dünyada eşi benzeri olmadığını belirterek, Hem pozitif bilimlerle ilgili eğitimi hem de İslami eğitimi aynı anda veren Türkiye'ye özgü, Türkiye'nin kendi koşullarına göre üretilen bir model. O yüzden bu modeli hayata geçiren rahmetli Tevfik İleri ve Adnan Menderes ile başlayan bütün bu süreçte emeği geçenlere de teşekkür etmek istiyorum. Model kurgulanmış. Biz de şimdi bu modeli daha ileriye taşıyabilecek adımlar atıyoruz Milli Eğitim Bakanlığı olarak. diye konuştu.İmam hatip okullarını hem niteliği artıracak hem de program çeşitliliğini sağlayacak ve bütün bu yönleriyle de dünyada doldurduğu misyonu hakkıyla temsil edecek, farklı ülkelere örnek olacak hale dönüştürmeye çalıştıklarını aktaran Tekin, şu değerlendirmede bulundu:Bu süreçte de biz hem akademik çevrelerle hem Diyanet İşleri başta olmak üzere kamu kurumlarımızla hem de ÖNDER başta olmak üzere sivil toplum örgütleriyle yakın bir çalışma içerisindeyiz. Bu genel kurul da bizim bu anlamda imam hatip okullarıyla ilgili çizdiğimiz, tasarladığımız şeyler konusunda sivil toplumla hem bir dayanışma hem de bir istişare zemini oluşturuyor. O yüzden bugün burada hem arkadaşlarımızın heyecanını paylaşmış olacağız hem Diyanet İşleri Başkanımızla beraber karşılıklı işbirliği imkanlarımızı değerlendirmiş olacağız hem de ÖNDER gibi imam hatip camiasına, imam hatip davasına önderlik eden bir sivil toplum örgütüyle karşılıklı işbirliği imkanlarımızı istişare edeceğiz.Bakan Tekin, öğretmenlerin kılık kıyafet düzenlemesini de içeren kararla ilgili soru üzerine, şunları kaydetti:Bizim kültürümüzde, toplumsal yapımızda öğretmen toplumun önderi olarak kabul edilir. Öğretmen, çocuklarımızın rol modeli olarak görülür. Öğretmen çocuklara anlattığı bilgilerle, yaşantısıyla örnek olur. Bu anlamda öğretmen arkadaşlarımızın kılık kıyafet açısından da öğrencilerimize örnek olacak şekilde giyinebileceklerini, giyinmelerini biz kendilerine hatırlatıyoruz. Bakın altını çizerek söylüyorum, bu bir hatırlatmadır. Çünkü zaten cari mevzuata göre öğretmenler kamu personeli olarak kabul edildiği için devlet memurlarının, kamu personelinin kılık kıyafetle ilgili olarak uymak zorunda oldukları mevzuata zaten uyacaklar. Şimdi birileri çıkıyor, sendikalar, siyasi partiler eleştirilerini dile getiriyorlar. Ben de onlara şunu soruyorum. Bizim genelgemizde, benim görmediğim, sizin sendikanızda nasıl giyineceğinize dair bir ifade mi var? Ben sizin sendikadaki çalışan kişilerin kılığına, kıyafetine karışmıyorum. Bu genelge de karışmıyor. Bu genelge ne bir siyasi partinin, partisinin içerisindeki insanların kılığını, kıyafetini düzenliyor ne de bir sendikanın içindeki insanların kılıklarına, kıyafetlerine karışıyor. Bu genelge sadece öğretmen arkadaşlarımıza ki öğretmen arkadaşlarımızla ilgili de şunu söyleyeyim, öğretmenlerimizin tamamına yakını zaten öğretmene yakışır şekilde giyiniyor. Ben hepsine teşekkür ediyorum. Orada problemimiz yok.Bakan Yusuf Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:Ama bir tane kötü örnek, işte şurada herhangi bir ülkenin reklamını taşıyan, bayrağını taşıyan bir tişörtle sınıfa giren bir öğretmen otomatikman o çocuklara bir başka ülkenin reklamını yapmış oluyor, bir başka ülkenin tanıtımını yapmış oluyor ve çocuklarımıza kötü örnek oluyor. Bir tane örnek, bir tane öğretmen, 1,2 milyon öğretmenimizin hepsinin bir anda emeğinin önüne geçiyor. Bizim şu anda yaptığımız şey ne sendikalardaki kılık kıyafete karışıyoruz ne de başka bir şeye karışıyoruz. Biz sadece devlet memuru olarak, kamu personeli olarak öğretmen arkadaşlarımızın toplumsal rollerine uygun olan, itibarlarını zedelemeyecek şekilde giyinmelerini, bu şekilde giyinen nadir bir, iki örneğin de öğretmen arkadaşlarımızın itibarına zarar vermemesi için bir tedbir aldık. Bu konuda kararlıyız. Dün itibarıyla da bunlarla ilgili bir kılavuz okullarda paylaştık. Bizim derdimiz çocuklarımızın eğitim öğretim niteliğini artıracak tedbirler almak. Bu da öğretmenlerin itibarını korumaktan, öğretmen arkadaşlarımızın itibarına zarar verecek kötü uygulamaları ortadan kaldırmaktan geçiyor. Bu tedbirimiz de onunla alakalı.Bugünlere çok büyük fedakarlıklarla gelinmiştirDiyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş da imam hatip neslinin ülkedeki misyonu, vizyonu ve bütün çalışmalarıyla din eğitimi ve din hizmetleri alanında Diyanet İşleri Başkanlığının en büyük kaynağı olan kurumların başında geldiğini söyledi.İmam hatiplerin bugünlere çok önemli zaman dilimlerinden geldiğine işaret eden Arpaguş, Bugünlere çok büyük fedakarlıklarla gelinmiştir. Bugün elhamdülillah gerek Diyanet İşleri Başkanlığımız, gerekse Milli Eğitim Bakanlığımız bünyesinde imam hatip neslinin din eğitimi ve din hizmetleri konusunda ülkemize ciddi katkı sağladığını ve bu hizmetlerde kaynaklık ettiğini görüyoruz. Aslında imam hatip nesli geçmişten günümüze geleneğimizin, inancımızın, medeniyetimizin değerlerini topluma kazandırmaya çalışan bir eğitim öğretim hizmetinin toplum vasatına yayılmış hali olarak karşımıza çıkıyor. dedi.Arpaguş, şu değerlendirmede bulundu:Buradaki hizmetlerde, özellikle devlet kurumlarımız, Diyanet İşleri Başkanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığımız, bunun yanında ÖNDER gibi imam hatiplerle ilgili sivil toplum kuruluşlarımızdaki bütün çalışmalarda hedef ateşi canlı tutmak, külleri savurmak değil. Dolayısıyla çok büyük fedakarlıklarla tutuşturulmuş, yakılmış bu meşalenin ilelebet ülkemizin inancı, kültürü ve geleneğini canlı tutabilmemiz, gelecek nesillerimizi inşa edebilmemiz adına ayakta kalması ve güncellenerek günün şartlarına uygun bir şekilde nesillerimizi yetiştirebilmemiz için önemli. Ve tabii bir başka husus da nesillerimizi günümüzün modern dünyasının açmazlarıyla, çıkmazlarıyla, inanç problemleriyle karşılaşıldığında bunların sağlam, kendi inanç dünyamız, medeniyetimiz ve kültürümüzün kodlarında gençlerimizi, nesillerimizi ve insanımızı eğitim öğretim süreçleriyle birlikte ayakta tutma gayretimiz. Dolayısıyla imam hatip liselerimiz ve imam hatip neslimiz bu ülkenin hamurunda, mayasında o geleneksel insanımızın profilini ortaya çıkaran önemli kurumlar. Cenabıhak'tan bu kurumların ilelebet bu ülkeye, insanlığa ve İslam ümmetine hizmet etmesini diliyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/milli-egitim-bakani-yusuf-tekin-trabzon-da-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Küresel piyasalar gelecek hafta ABD'de açıklanacak enflasyon ve ECB'nin faiz kararına odaklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kuresel-piyasalar-gelecek-hafta-abd-de-aciklanacak-enflasyon-ve-ecb-nin-faiz-kararina-odaklandi/904262/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kuresel-piyasalar-gelecek-hafta-abd-de-aciklanacak-enflasyon-ve-ecb-nin-faiz-kararina-odaklandi/904262/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / ABD'de gelecek hafta açıklanacak enflasyon verisinin piyasa fiyatlamaları üzerinde belirleyici olması bekleniyor - ECB'nin faiz toplantısında politika faizlerini artırıma gitmesi bekleniyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : BURHAN SANSARLIOĞLU - Küresel piyasalarda, bu hafta ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını yoğunlaştırması nedeniyle yükselen petrol fiyatları ve artan tahvil faizlerinin etkileriyle karışık bir seyir izlenirken, gözler gelecek hafta ABD'de açıklanacak enflasyon verisi ve Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararına çevrildi.ABD'nin İran'a yönelik yenilenen saldırılarının petrol fiyatlarını yükseltmesi ve tahvil piyasasındaki satış baskısı küresel piyasalarda dalgalı bir seyre neden oldu.Bu hafta ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,82 ile Kasım 2023'ten bu yana, ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,42 ile Ocak 2025'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü.Haftayı ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, 6 baz puan artışla yüzde 4,79'dan tamamladı.ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları ise küresel piyasalarda risk algısının sınırlı da olsa azalmasını sağlayan unsurlar arasında yer aldı.New York Fed Başkanı John Williams, gümrük vergilerinin etkisinin zayıflaması ve yüksek enerji fiyatlarının diğer hizmet sektörlerine yayılmaması sayesinde ABD'de enflasyonun yavaşlamaya devam ettiğini belirtti.Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller da ekonomik verilerin enflasyon baskılarının hafiflediğini teyit etmesi halinde bu ayki para politikası toplantısında faiz oranlarının sabit tutulmasını destekleyebileceğini söyledi.Bu gelişmelere karşın ABD'de açıklanan tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin üzerinde gelmesi, Fed'in faiz artırımına gideceğine yönelik beklentilerin tekrar artmasına ve haftanın son işlem gününde borsaların düşmesine neden oldu.ABD'de tarım dışı istihdam ağustosta 162 bin kişi artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, işsizlik oranı değişim göstermeyerek yüzde 4,1 seviyesinde kaldı.Tarım dışı istihdama ilişkin haziran ve temmuz verilerinde ise yukarı yönlü revizyona gidildi. Böylece haziran ve temmuza ilişkin toplam istihdam, daha önce açıklanandan 55 bin kişi daha yüksek gerçekleşti.Öte yandan sosyal medya hesabından paylaşım yapan ABD Başkanı Donald Trump, istihdam verilerinin kendisininki hariç tüm tahminleri üçe katladığını vurgulayarak, faizlerin düşürülmesi gerektiğini ifade etti.Orta Doğu kaynaklı devam eden jeopolitik risklerin etkisiyle kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı bu hafta yüzde 6,4 artışla 96,4 dolara çıktı.Fed'in faiz artırımlarına ilişkin beklentilerle altının ons fiyatı haftayı yüzde 0,6 azalışla 4 bin 430 dolardan tamamladı.ABD'nin mali durumuna ilişkin endişelerin devam etmesiyle dolar endeksi yüzde 0,5 düşüşle 99,2'ye indi.ABD'de gelecek hafta açıklanacak enflasyon verisinin piyasa fiyatlamaları üzerinde belirleyici olması bekleniyor.New York borsası karışık seyrettiNew York borsası, Fed'in bu ay faiz artışına gidebileceğine yönelik beklentilerle karışık seyretti.Haftalık bazda New York borsasında S&amp;P 500 yüzde 0,09, Nasdaq endeksi yüzde 0,40 değer kazanırken, Dow Jones endeksi yüzde 0,27 değer kaybetti.Gelecek hafta perşembe Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), cuma Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi açıklanacak.Avrupa borsaları İngiltere hariç negatif seyrettiAvrupa borsaları, jeopolitik risklerden kaynaklanan enflasyonist endişeler ve tahvil getirilerindeki yükselişlerin etkisiyle satış ağırlıklı seyretti.Avro Bölgesi'nde temmuz ayına ilişkin ÜFE aylık yüzde 1,6, yıllık yüzde 5,8 artarak beklentileri aşarken, haziran ayına göre hızlandı.Bölgede, TÜFE de yıllık bazda enerji fiyatlarındaki hızlı artışın etkisiyle ağustosta yüzde 3,3'e çıkarak yaklaşık üç yılın en yüksek seviyesini gördü.Tahvil faizlerindeki sert yükselişler ve Orta Doğu'daki askeri çatışmaların tırmanması da Avrupa piyasalarında risk iştahını törpüledi.Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,39'a çıkarak 2011'den bu yana, İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,29 ile 2007'den bu yana, Fransa'nın 2 yıllık tahvil faizi yüzde 3,21 ile 2024 yılından bu yana en yüksek seviyelerini gördü.Öte yandan ECB'nin faiz kararı gelecek hafta piyasaların odağında yer alacak. ECB'nin faiz kararı toplantısında politika faizlerinde artırıma gitmesi bekleniyor. ECB açısından temel risk enerji fiyatları olarak öne çıkıyor. Orta Doğu’daki çatışmaların etkisiyle petrol fiyatları yeniden 100 dolara yaklaşırken, Avrupa'da doğal gaz fiyatları 2023’ten bu yana görülmeyen seviyelere yükseldi.ECB İcra Kurulu Üyesi Isabel Schnabel, faiz oranlarının daha yüksek seviyelerde olması gerektiğini söyledi.Bu arada Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in ECB'nin faiz kararı toplantısı öncesinde banka yetkilileriyle bir araya gelmesi bekleniyor.Söz konusu gelişmelerle bu hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,06 değer kazanırken, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,46 ve İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 0,98 ve Almanya'da DAX endeksi yüzde 1,97 değer kaybetti.Gelecek hafta pazartesi Avro Bölgesi'nde büyüme, perşembe Almanya'da enflasyon, ECB'nin faiz kararı, cuma İngiltere'de sanayi üretimi takip edilecek.Asya borsaları Hong Kong hariç gerilediAsya tarafında da artan enerji maliyetleri ve yüksek seyreden tahvil faizleri piyasaları baskıladı.Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, BoJ’un faiz artırımlarını değerlendirmeye devam edeceğini, ekonomik ve fiyat gelişmelerinin beklentilerle tutarlı olup olmadığını inceleyeceğini açıkladı.Bu gelişmelerle, Japonya'nın 5 yıllık tahvil faizi yüzde 2,31 ile 1994'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Ülkenin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,017 ile 1995'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü.Haftalık bazda Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 1,5, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,09, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,27 değer kaybederken, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,26 değer kazandı.Gelecek hafta salı Japonya'da büyüme ve dış ticaret dengesi, çarşamba Çin'de enflasyon, cuma Japonya'da sanayi üretimi takip edilecek.Yurt içinde TCMB&#039;nin faiz kararı ve ödemeler dengesi takip edilecekYurt içinde ise bu hafta satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 4,30 düşüşle 14.012,42 puandan kapandı.Dolar/TL de haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,40 üzerinde 48,4320'den tamamladı.Gelecek hafta pazartesi hazine nakit dengesi, perşembe Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararı ve sanayi üretimi, cuma ödemeler dengesi ve piyasa katılımcıları anketi takip edilecek.AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, eylül ayında TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor.Ankete katılan ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 35 olarak hesaplandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : BURHAN SANSARLIOĞLU - Küresel piyasalarda, bu hafta ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını yoğunlaştırması nedeniyle yükselen petrol fiyatları ve artan tahvil faizlerinin etkileriyle karışık bir seyir izlenirken, gözler gelecek hafta ABD'de açıklanacak enflasyon verisi ve Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararına çevrildi.ABD'nin İran'a yönelik yenilenen saldırılarının petrol fiyatlarını yükseltmesi ve tahvil piyasasındaki satış baskısı küresel piyasalarda dalgalı bir seyre neden oldu.Bu hafta ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,82 ile Kasım 2023'ten bu yana, ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,42 ile Ocak 2025'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü.Haftayı ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, 6 baz puan artışla yüzde 4,79'dan tamamladı.ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin açıklamaları ise küresel piyasalarda risk algısının sınırlı da olsa azalmasını sağlayan unsurlar arasında yer aldı.New York Fed Başkanı John Williams, gümrük vergilerinin etkisinin zayıflaması ve yüksek enerji fiyatlarının diğer hizmet sektörlerine yayılmaması sayesinde ABD'de enflasyonun yavaşlamaya devam ettiğini belirtti.Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller da ekonomik verilerin enflasyon baskılarının hafiflediğini teyit etmesi halinde bu ayki para politikası toplantısında faiz oranlarının sabit tutulmasını destekleyebileceğini söyledi.Bu gelişmelere karşın ABD'de açıklanan tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin üzerinde gelmesi, Fed'in faiz artırımına gideceğine yönelik beklentilerin tekrar artmasına ve haftanın son işlem gününde borsaların düşmesine neden oldu.ABD'de tarım dışı istihdam ağustosta 162 bin kişi artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, işsizlik oranı değişim göstermeyerek yüzde 4,1 seviyesinde kaldı.Tarım dışı istihdama ilişkin haziran ve temmuz verilerinde ise yukarı yönlü revizyona gidildi. Böylece haziran ve temmuza ilişkin toplam istihdam, daha önce açıklanandan 55 bin kişi daha yüksek gerçekleşti.Öte yandan sosyal medya hesabından paylaşım yapan ABD Başkanı Donald Trump, istihdam verilerinin kendisininki hariç tüm tahminleri üçe katladığını vurgulayarak, faizlerin düşürülmesi gerektiğini ifade etti.Orta Doğu kaynaklı devam eden jeopolitik risklerin etkisiyle kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı bu hafta yüzde 6,4 artışla 96,4 dolara çıktı.Fed'in faiz artırımlarına ilişkin beklentilerle altının ons fiyatı haftayı yüzde 0,6 azalışla 4 bin 430 dolardan tamamladı.ABD'nin mali durumuna ilişkin endişelerin devam etmesiyle dolar endeksi yüzde 0,5 düşüşle 99,2'ye indi.ABD'de gelecek hafta açıklanacak enflasyon verisinin piyasa fiyatlamaları üzerinde belirleyici olması bekleniyor.New York borsası karışık seyrettiNew York borsası, Fed'in bu ay faiz artışına gidebileceğine yönelik beklentilerle karışık seyretti.Haftalık bazda New York borsasında S&amp;P 500 yüzde 0,09, Nasdaq endeksi yüzde 0,40 değer kazanırken, Dow Jones endeksi yüzde 0,27 değer kaybetti.Gelecek hafta perşembe Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), cuma Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi açıklanacak.Avrupa borsaları İngiltere hariç negatif seyrettiAvrupa borsaları, jeopolitik risklerden kaynaklanan enflasyonist endişeler ve tahvil getirilerindeki yükselişlerin etkisiyle satış ağırlıklı seyretti.Avro Bölgesi'nde temmuz ayına ilişkin ÜFE aylık yüzde 1,6, yıllık yüzde 5,8 artarak beklentileri aşarken, haziran ayına göre hızlandı.Bölgede, TÜFE de yıllık bazda enerji fiyatlarındaki hızlı artışın etkisiyle ağustosta yüzde 3,3'e çıkarak yaklaşık üç yılın en yüksek seviyesini gördü.Tahvil faizlerindeki sert yükselişler ve Orta Doğu'daki askeri çatışmaların tırmanması da Avrupa piyasalarında risk iştahını törpüledi.Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,39'a çıkarak 2011'den bu yana, İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,29 ile 2007'den bu yana, Fransa'nın 2 yıllık tahvil faizi yüzde 3,21 ile 2024 yılından bu yana en yüksek seviyelerini gördü.Öte yandan ECB'nin faiz kararı gelecek hafta piyasaların odağında yer alacak. ECB'nin faiz kararı toplantısında politika faizlerinde artırıma gitmesi bekleniyor. ECB açısından temel risk enerji fiyatları olarak öne çıkıyor. Orta Doğu’daki çatışmaların etkisiyle petrol fiyatları yeniden 100 dolara yaklaşırken, Avrupa'da doğal gaz fiyatları 2023’ten bu yana görülmeyen seviyelere yükseldi.ECB İcra Kurulu Üyesi Isabel Schnabel, faiz oranlarının daha yüksek seviyelerde olması gerektiğini söyledi.Bu arada Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in ECB'nin faiz kararı toplantısı öncesinde banka yetkilileriyle bir araya gelmesi bekleniyor.Söz konusu gelişmelerle bu hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,06 değer kazanırken, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,46 ve İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 0,98 ve Almanya'da DAX endeksi yüzde 1,97 değer kaybetti.Gelecek hafta pazartesi Avro Bölgesi'nde büyüme, perşembe Almanya'da enflasyon, ECB'nin faiz kararı, cuma İngiltere'de sanayi üretimi takip edilecek.Asya borsaları Hong Kong hariç gerilediAsya tarafında da artan enerji maliyetleri ve yüksek seyreden tahvil faizleri piyasaları baskıladı.Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, BoJ’un faiz artırımlarını değerlendirmeye devam edeceğini, ekonomik ve fiyat gelişmelerinin beklentilerle tutarlı olup olmadığını inceleyeceğini açıkladı.Bu gelişmelerle, Japonya'nın 5 yıllık tahvil faizi yüzde 2,31 ile 1994'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Ülkenin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,017 ile 1995'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü.Haftalık bazda Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 1,5, Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,09, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,27 değer kaybederken, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,26 değer kazandı.Gelecek hafta salı Japonya'da büyüme ve dış ticaret dengesi, çarşamba Çin'de enflasyon, cuma Japonya'da sanayi üretimi takip edilecek.Yurt içinde TCMB&#039;nin faiz kararı ve ödemeler dengesi takip edilecekYurt içinde ise bu hafta satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 4,30 düşüşle 14.012,42 puandan kapandı.Dolar/TL de haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,40 üzerinde 48,4320'den tamamladı.Gelecek hafta pazartesi hazine nakit dengesi, perşembe Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararı ve sanayi üretimi, cuma ödemeler dengesi ve piyasa katılımcıları anketi takip edilecek.AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, eylül ayında TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor.Ankete katılan ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 35 olarak hesaplandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kuresel-piyasalar-gelecek-hafta-abd-de-aciklanacak-enflasyon-ve-ecb-nin-faiz-kararina-odaklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>KVKK, uçakta sunulan internet hizmeti için açık rıza istenmesine ceza verdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kvkk-ucakta-sunulan-internet-hizmeti-icin-acik-riza-istenmesine-ceza-verdi/904261/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kvkk-ucakta-sunulan-internet-hizmeti-icin-acik-riza-istenmesine-ceza-verdi/904261/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:15:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / KVKK'nin kararında, uçakta internet kullanımı için verilerin işlenmesine yönelik açık rıza verilmesinin zorunlu tutulması uygulamasının hukuka ve dürüstlük kurallarına uygunluk ilkesini ihlal ettiği kaydedildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : İSMET KARAKAŞ - Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), uçak yolculuğunda internet kullanmak isteyen yolcuya, verilerinin işlenmesi adına açık rıza vermesini zorunlu tutan internet servis sağlayıcısına 90 bin lira idari para cezası uyguladı.KVKK'nin kararına göre, uçak içi internet kullanmak isteyen bir yolcuya, kişisel verilerinin işlenmesi adına açık rıza vermesi zorunlu tutuldu. Verilerinin işlenmesini istemeyen, uygulamaya itiraz eden yolcu, KVKK'ye şikayette bulundu.Şikayeti değerlendiren KVKK, kanuna aykırı şekilde açık rıza isteyenin havayolu şirketi değil, internet servis sağlayıcısı olduğunu tespit ederek, ilgiliye 90 bin lira idari para cezası verilmesini kararlaştırdı.KVKK'nin kararında, internet kullanımı için yapılan sözleşmenin açık rıza vermeye yönlendirme olduğu, bunun 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na aykırılık teşkil ettiği belirtildi. Açık rıza dışındaki diğer işleme şartlarının da kanunda yer aldığı aktarılan kararda, internet servis sağlayıcısının uygulamasının hukuka ve dürüstlük kurallarına uygunluk ilkesini ihlal ettiği kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : İSMET KARAKAŞ - Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), uçak yolculuğunda internet kullanmak isteyen yolcuya, verilerinin işlenmesi adına açık rıza vermesini zorunlu tutan internet servis sağlayıcısına 90 bin lira idari para cezası uyguladı.KVKK'nin kararına göre, uçak içi internet kullanmak isteyen bir yolcuya, kişisel verilerinin işlenmesi adına açık rıza vermesi zorunlu tutuldu. Verilerinin işlenmesini istemeyen, uygulamaya itiraz eden yolcu, KVKK'ye şikayette bulundu.Şikayeti değerlendiren KVKK, kanuna aykırı şekilde açık rıza isteyenin havayolu şirketi değil, internet servis sağlayıcısı olduğunu tespit ederek, ilgiliye 90 bin lira idari para cezası verilmesini kararlaştırdı.KVKK'nin kararında, internet kullanımı için yapılan sözleşmenin açık rıza vermeye yönlendirme olduğu, bunun 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na aykırılık teşkil ettiği belirtildi. Açık rıza dışındaki diğer işleme şartlarının da kanunda yer aldığı aktarılan kararda, internet servis sağlayıcısının uygulamasının hukuka ve dürüstlük kurallarına uygunluk ilkesini ihlal ettiği kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kvkk-ucakta-sunulan-internet-hizmeti-icin-acik-riza-istenmesine-ceza-verdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Galatasaray, yaz transfer döneminde yıldız isimlerle kadrosunu güçlendirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/galatasaray-yaz-transfer-doneminde-yildiz-isimlerle-kadrosunu-guclendirdi/904260/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/galatasaray-yaz-transfer-doneminde-yildiz-isimlerle-kadrosunu-guclendirdi/904260/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:15:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Sarı-kırmızılı ekip, 38 milyon avro karşılığında Rafael Leao'yu transfer ederek uluslararası kamuoyunda ses getirdi - Galatasaray, bu transfer döneminde yaklaşık 80 milyon avro harcadı - Sarı-kırmızılıların kadrosuna kattığı 5 oyuncunun yaş ortalaması 22,6 oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- CAN ÖCAL - Trendyol Süper Lig'in son şampiyonu Galatasaray, birinci transfer ve tescil döneminde yıldız isimleri kadrosuna kattı.Sarı-kırmızılı ekip, bu yaz başta Arjantinli yıldız Mauro Icardi olmak üzere birçok futbolcuyla yollarını ayırdı.Teknik direktör Okan Buruk yönetimindeki Galatasaray, geçen sezonki şampiyonlukta katkıları büyük olan Uğurcan Çakır, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı, Ismail Jakobs, Roland Sallai, Wilfried Singo, İlkay Gündoğan, Lucas Torreira, Gabriel Sara, Mario Lemina, Yunus Akgün, Leroy Sane, Barış Alper Yılmaz ve Victor Osimhen gibi oyuncuları kadrosunda tuttu.Geçen sezon Süper Lig'de üst üste 4. kez şampiyonluğa ulaşan ve UEFA Şampiyonlar Ligi'nde son 16 turuna kalan sarı-kırmızılılar, teknik direktör Okan Buruk'un önderliğinde bu başarılarının üzerine çıkmak için kadrosuna yıldız futbolcuları kattı.Rafael Leao transferi uluslararası kamuoyunda dikkati çektiGalatasaray, Rafael Leao transferiyle uluslararası kamuoyunda ses getirdi.Bu sezon UEFA Şampiyonlar Ligi için hücum hattını güçlendirmek isteyen sarı-kırmızılı ekip, İtalya ekibi Milan'dan 38 milyon avro bonservis bedeli karşılığında Portekizli kanat oyuncusu Leao'yu kadrosuna kattı.Leao, böylece bu transfer döneminde sarı-kırmızılıların en fazla para harcadığı isim oldu.Önemli oyuncuları kadrosuna kattıGalatasaray, Leao dışında da önemli oyuncularla kadrosunu güçlendirdi.İlk olarak İngiltere ekibi Burnley'den Fransız orta saha oyuncusu Lesley Ugochukwu'yu şarta bağlı satın alma opsiyonuyla sezon sonuna kadar kiralayan sarı-kırmızılılar, sonrasında Rusya ekibi Lokomotiv Moskova'dan Rus futbolcu Aleksey Batrakov'u transfer etti.Leao'yu kadrosuna katan sarı-kırmızılı ekip, sonrasında Portekiz ekibi Porto'dan milli santrfor Deniz Gül'ü kadrosuna kattı. Arjantinli yıldız Mauro Icardi ile yolları ayıran Galatasaray, hem maliyet hem de yabancı oyuncu kontenjanı açısından rahatladı.Galatasaray, son olarak Almanya temsilcisi Leipzig'den Fransız futbolcu El Chadaille Bitshiabu'yu sezon sonuna kadar kiralayarak transfer dönemini kapattı.Bonservis ve kiralama bedellerine yaklaşık 80 milyon avro harcadıGalatasaray, birinci transfer ve tescil döneminde kadrosuna kattığı 5 futbolcu için yaklaşık 80 milyon avro ödedi.Rafael Leao'ya 38 milyon avro, Aleksey Batrakov'a 25 milyon avro ve Deniz Gül'e 10 milyon avro ödeyen sarı-kırmızılılar, Lesley Ugochukwu'yu yaklaşık 3 milyon 500 bin avro ve El Chadaille Bitshiabu'ya da 2 milyon avro karşılığında kiraladı.Ayrıca kiralanan oyunculardan Bitshiabu'nun satın alma opsiyonunun 28 milyon avro ve Lesley Ugochukwu'nun da şarta bağlı satın alma opsiyonunun yaklaşık 26 milyon 200 bin avro olduğu açıklandı.Galatasaray'ın yaz transfer döneminde kadrosuna kattığı oyuncular şöyle:FutbolcuÜlkesiGeldiği takımYaşBedel (avro)Rafael LeaoPortekizMilan2738 milyonAleksey BatrakovRusyaLokomotiv Moskova2125 milyonDeniz GülTürkiyePorto2210 milyonLesley UgochukwuFransaBurnley223,5 milyon (Kiralama)El Chadaille BitshiabuFransaLeipzig212 milyon (Kiralama)Gençlere yöneldiGalatasaray'ın bu transfer döneminde kadrosuna kattığı 5 oyuncunun yaş ortalaması 22,6 oldu.Sarı-kırmızılı ekip, 27 yaşındaki Rafael Leao'yu, 22 yaşındaki Deniz Gül ile Lesley Ugochukwu'yu ve 21 yaşındaki Aleksey Batrakov ile El Chadaille Bitshiabu'yu transfer etti.Geçen sezon forma giyen futbolcularının yaş ortalaması 26,1 olan Galatasaray, böylece bu transferlerle kadrosunu gençleştirdi.GidenlerGalatasaray'dan bu sezon giden oyuncular şu şekilde:Nicolo Zaniolo (Udinese), Ali Turap Bülbül (Amed Sportif Faaliyetler), Victor Nelsson (Nordsjaelland), Gökdeniz Gürpüz (Saarbrücken), Batuhan Şen (Mısırlıcomtr Fatih Karagümrük), Elias Jelert (Le Havre-kiralık), Ahmed Kutucu (Çaykur Rizespor-kiralık), Metehan Baltacı (Gençlerbirliği-kiralık), Halil Dervişoğlu (Gaziantep FK-kiralık), Ali Yeşilyurt (Seza Çimento Elazığspor-kiralık), Mauro Icardi (sözleşme sonu).]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- CAN ÖCAL - Trendyol Süper Lig'in son şampiyonu Galatasaray, birinci transfer ve tescil döneminde yıldız isimleri kadrosuna kattı.Sarı-kırmızılı ekip, bu yaz başta Arjantinli yıldız Mauro Icardi olmak üzere birçok futbolcuyla yollarını ayırdı.Teknik direktör Okan Buruk yönetimindeki Galatasaray, geçen sezonki şampiyonlukta katkıları büyük olan Uğurcan Çakır, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı, Ismail Jakobs, Roland Sallai, Wilfried Singo, İlkay Gündoğan, Lucas Torreira, Gabriel Sara, Mario Lemina, Yunus Akgün, Leroy Sane, Barış Alper Yılmaz ve Victor Osimhen gibi oyuncuları kadrosunda tuttu.Geçen sezon Süper Lig'de üst üste 4. kez şampiyonluğa ulaşan ve UEFA Şampiyonlar Ligi'nde son 16 turuna kalan sarı-kırmızılılar, teknik direktör Okan Buruk'un önderliğinde bu başarılarının üzerine çıkmak için kadrosuna yıldız futbolcuları kattı.Rafael Leao transferi uluslararası kamuoyunda dikkati çektiGalatasaray, Rafael Leao transferiyle uluslararası kamuoyunda ses getirdi.Bu sezon UEFA Şampiyonlar Ligi için hücum hattını güçlendirmek isteyen sarı-kırmızılı ekip, İtalya ekibi Milan'dan 38 milyon avro bonservis bedeli karşılığında Portekizli kanat oyuncusu Leao'yu kadrosuna kattı.Leao, böylece bu transfer döneminde sarı-kırmızılıların en fazla para harcadığı isim oldu.Önemli oyuncuları kadrosuna kattıGalatasaray, Leao dışında da önemli oyuncularla kadrosunu güçlendirdi.İlk olarak İngiltere ekibi Burnley'den Fransız orta saha oyuncusu Lesley Ugochukwu'yu şarta bağlı satın alma opsiyonuyla sezon sonuna kadar kiralayan sarı-kırmızılılar, sonrasında Rusya ekibi Lokomotiv Moskova'dan Rus futbolcu Aleksey Batrakov'u transfer etti.Leao'yu kadrosuna katan sarı-kırmızılı ekip, sonrasında Portekiz ekibi Porto'dan milli santrfor Deniz Gül'ü kadrosuna kattı. Arjantinli yıldız Mauro Icardi ile yolları ayıran Galatasaray, hem maliyet hem de yabancı oyuncu kontenjanı açısından rahatladı.Galatasaray, son olarak Almanya temsilcisi Leipzig'den Fransız futbolcu El Chadaille Bitshiabu'yu sezon sonuna kadar kiralayarak transfer dönemini kapattı.Bonservis ve kiralama bedellerine yaklaşık 80 milyon avro harcadıGalatasaray, birinci transfer ve tescil döneminde kadrosuna kattığı 5 futbolcu için yaklaşık 80 milyon avro ödedi.Rafael Leao'ya 38 milyon avro, Aleksey Batrakov'a 25 milyon avro ve Deniz Gül'e 10 milyon avro ödeyen sarı-kırmızılılar, Lesley Ugochukwu'yu yaklaşık 3 milyon 500 bin avro ve El Chadaille Bitshiabu'ya da 2 milyon avro karşılığında kiraladı.Ayrıca kiralanan oyunculardan Bitshiabu'nun satın alma opsiyonunun 28 milyon avro ve Lesley Ugochukwu'nun da şarta bağlı satın alma opsiyonunun yaklaşık 26 milyon 200 bin avro olduğu açıklandı.Galatasaray'ın yaz transfer döneminde kadrosuna kattığı oyuncular şöyle:FutbolcuÜlkesiGeldiği takımYaşBedel (avro)Rafael LeaoPortekizMilan2738 milyonAleksey BatrakovRusyaLokomotiv Moskova2125 milyonDeniz GülTürkiyePorto2210 milyonLesley UgochukwuFransaBurnley223,5 milyon (Kiralama)El Chadaille BitshiabuFransaLeipzig212 milyon (Kiralama)Gençlere yöneldiGalatasaray'ın bu transfer döneminde kadrosuna kattığı 5 oyuncunun yaş ortalaması 22,6 oldu.Sarı-kırmızılı ekip, 27 yaşındaki Rafael Leao'yu, 22 yaşındaki Deniz Gül ile Lesley Ugochukwu'yu ve 21 yaşındaki Aleksey Batrakov ile El Chadaille Bitshiabu'yu transfer etti.Geçen sezon forma giyen futbolcularının yaş ortalaması 26,1 olan Galatasaray, böylece bu transferlerle kadrosunu gençleştirdi.GidenlerGalatasaray'dan bu sezon giden oyuncular şu şekilde:Nicolo Zaniolo (Udinese), Ali Turap Bülbül (Amed Sportif Faaliyetler), Victor Nelsson (Nordsjaelland), Gökdeniz Gürpüz (Saarbrücken), Batuhan Şen (Mısırlıcomtr Fatih Karagümrük), Elias Jelert (Le Havre-kiralık), Ahmed Kutucu (Çaykur Rizespor-kiralık), Metehan Baltacı (Gençlerbirliği-kiralık), Halil Dervişoğlu (Gaziantep FK-kiralık), Ali Yeşilyurt (Seza Çimento Elazığspor-kiralık), Mauro Icardi (sözleşme sonu).]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/galatasaray-yaz-transfer-doneminde-yildiz-isimlerle-kadrosunu-guclendirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçimi yeterli çoğunluk sağlanamadığı için ertelendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/uskudar-belediye-baskan-vekilligi-secimi-yeterli-cogunluk-saglanamadigi-icin-ertelendi/904259/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/uskudar-belediye-baskan-vekilligi-secimi-yeterli-cogunluk-saglanamadigi-icin-ertelendi/904259/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:15:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Meclis Birinci Başkanvekili Ali Aral: - Biz, şu anda 22 kişiyiz. Bu sebepten ötürü toplantıyı 8 Eylül Salı günü sabah 09.00'a erteliyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Üsküdar Belediyesi Başkan Vekili'ni seçmek üzere yapılan toplantı, meclise katılan üyelerde yeterli çoğunluk sağlanamadığı gerekçesiyle 8 Eylül Salı gününe ertelendi.Belediye Meclisi, Meclis Birinci Başkanvekili Ali Aral'ın başkanlığında belediye binasındaki meclis salonunda toplandı.Aral, yoklamanın ardından salonda 22 meclis üyesinin bulunduğunu belirterek, toplantının açılabilmesi için gerekli salt çoğunluğun sağlanamadığını ifade etti.Toplantının ertelendiğini kaydeden Aral, Biz, şu anda 22 kişiyiz. Bu sebepten ötürü toplantıyı 8 Eylül Salı günü sabah 09.00'a erteliyorum. dedi.Salona basın mensupları alınmazken toplantı belediyenin internet üzerinden yaptığı çevrim içi yayından takip edildi.Yoklama sırasında CHP Grubunun meclis üyelerinin toplantıya katılmadığı görüldü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Üsküdar Belediyesi Başkan Vekili'ni seçmek üzere yapılan toplantı, meclise katılan üyelerde yeterli çoğunluk sağlanamadığı gerekçesiyle 8 Eylül Salı gününe ertelendi.Belediye Meclisi, Meclis Birinci Başkanvekili Ali Aral'ın başkanlığında belediye binasındaki meclis salonunda toplandı.Aral, yoklamanın ardından salonda 22 meclis üyesinin bulunduğunu belirterek, toplantının açılabilmesi için gerekli salt çoğunluğun sağlanamadığını ifade etti.Toplantının ertelendiğini kaydeden Aral, Biz, şu anda 22 kişiyiz. Bu sebepten ötürü toplantıyı 8 Eylül Salı günü sabah 09.00'a erteliyorum. dedi.Salona basın mensupları alınmazken toplantı belediyenin internet üzerinden yaptığı çevrim içi yayından takip edildi.Yoklama sırasında CHP Grubunun meclis üyelerinin toplantıya katılmadığı görüldü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Minik Herkülün hedefi Paralimpik Oyunları'nda altın madalya</title>
      <link>https://www.canligaste.com/minik-herkulun-hedefi-paralimpik-oyunlari-nda-altin-madalya/904258/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/minik-herkulun-hedefi-paralimpik-oyunlari-nda-altin-madalya/904258/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:15:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: 1 metre 25 santim boyundaki bedensel engelli milli para halterci Abdullah Kayapınar: - Türkiye, Avrupa ve dünya şampiyonlukları yaşadım. Olimpiyat şampiyonluğunu kıl payı kaçırarak ikinci oldum. İnşallah onu da elde edersem daha güzel olacak. Hamza Yerlikaya, Taha Akgül ve Naim Süleymanoğlu gibi kendimi zirvelerde görmek, onların yanlarında efsane olmak isterim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- SERHAT ZAFER - Sivas'ta doğuştan boy kısalığı bulunan 1 metre 25 santimetre boyundaki bedensel engelli milli halterci Abdullah Kayapınar, 2028 yılında Los Angeles'ta düzenlenecek Paralimpik Oyunları'na yoğun tempoda hazırlanıyor.Boyu nedeniyle Minik Herkül olarak tanınan ve 2028 yılında düzenlenecek Paralimpik Oyunları'nda yarışmayı hedefleyen 34 yaşındaki Abdullah, haftada 6 gün 4'er saat antrenmanla hazırlıklarını sürdürüyor.Kariyerinde Türkiye, Avrupa ve dünya şampiyonlukları ile Paralimpik Oyunları ikinciliği bulunan Abdullah, Halter ve Bedensel Engelliler Milli Takım Antrenörü Mehmet Semih Ceylan yönetiminde antrenmanlarına devam ediyor.Abdullah Kayapınar, AA muhabirine, 2014'te lokantada garson olarak çalıştığı sırada antrenörü Semih Ceylan'ın kendisini yönlendirmesiyle haltere başladığını söyledi.Kariyerinde onlarca şampiyonluk bulunduğunu ve 100'e yakın madalyasının olduğunu belirten Abdullah, Türkiye, Avrupa ve dünya şampiyonlukları yaşadım. Olimpiyat şampiyonluğunu kıl payı kaçırarak ikinci oldum. İnşallah onu da elde edersem daha güzel olacak. Hamza Yerlikaya, Taha Akgül ve Naim Süleymanoğlu gibi kendimi zirvelerde görmek, onların yanlarında efsane olmak isterim. dedi.Başarıya hiçbir şeyin engel olmadığını dile getiren Abdullah, antrenörü Semih Ceylan nezaretinde antrenman yaptığını ifade etti.2028 olimpiyatlarında rekor kırmak istiyorumAbdullah, antrenmanda ağır kiloların altına girdiğini anlatarak, Kendimi motive ederek geliştirmeye çalışıyorum. Çok çalışınca elhamdülillah başarı geliyor. Sürekli çalışmak önemli, yılmadan ve usanmadan çalışmaya devam edeceğim. diye konuştu.2024 Paris  Paralimpik Oyunları'nda şampiyonluğu kıl payı kaçırdığını ve gümüş madalya aldığını anımsatan Abdullah, şunları kaydetti:Şampiyonluk hedefiyle gitmiştim ama nasip ikincilikmiş. Biraz buruk oldu ama çok şükür bayrağımızı göklere çektirdik. İnşallah 2028 olimpiyatlarında rekor kırarak İstiklal Marşı'mızı okutacağız ve gururla ülkemize döneceğiz. Önümüzde kasım ayında Bahreyn'de yapılacak dünya şampiyonası var. İnşallah orada da dünya rekorumuzu kıracağız ve ülkemize altın madalyayı hediye edeceğiz. Elimizden geldiği kadar çalışmaya devam edeceğiz.Tek eskiğimiz olimpiyatlarda altın madalyaAntrenör Semih Ceylan ise 2024 Paris  Paralimpik Oyunları'nda Abdullah'ın 1 kilogram farkla şampiyonluğu kaçırdığını anımsattı.Hiç ara vermeden çalışmalara devam ettiklerini belirten Ceylan, Los Angeles'ta yapılacak olimpiyatlarda şampiyon olmayı hedefliyoruz. Olimpiyatlardan sonra Mısır'da yapılan ilk dünya şampiyonasında Abdullah şampiyon oldu ve kariyerine dünya şampiyonluğunu ekledi. Mart ayında Tiflis'te yapılan Avrupa Şampiyonası'nda rekor kırarak şampiyon oldu. ifadelerini kullandı.Abdullah'ın kariyerinde tek eksik madalyasının Paralimpik Oyunları şampiyonluğu olduğunu vurgulayan Ceylan, şunları kaydetti:Onu da 2028'de Los Angeles da yapılacak olimpiyatlarda Allah'ın izniyle alacağız. Abdullah hem spor disipliniyle hem yaşantısıyla sporcularımıza örnek oluyor. Abdullah, Paralimpik Oyunları'nda para halterde madalya kazanan ilk erkek Türk sporcu olma özelliğini de taşıyor. Özellikle engelli çocuğu bulunan ailelerimiz çocuklarını evlere kapatmasınlar. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın, devletimizin çok büyük tesisleri ve bu işlerle ilgilenen antrenörleri var. Çocuklarınızı yönlendirin evde kalmasınlar ve sporla hayata tutunsunlar. Buna en büyük örnek ise Abdullah.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- SERHAT ZAFER - Sivas'ta doğuştan boy kısalığı bulunan 1 metre 25 santimetre boyundaki bedensel engelli milli halterci Abdullah Kayapınar, 2028 yılında Los Angeles'ta düzenlenecek Paralimpik Oyunları'na yoğun tempoda hazırlanıyor.Boyu nedeniyle Minik Herkül olarak tanınan ve 2028 yılında düzenlenecek Paralimpik Oyunları'nda yarışmayı hedefleyen 34 yaşındaki Abdullah, haftada 6 gün 4'er saat antrenmanla hazırlıklarını sürdürüyor.Kariyerinde Türkiye, Avrupa ve dünya şampiyonlukları ile Paralimpik Oyunları ikinciliği bulunan Abdullah, Halter ve Bedensel Engelliler Milli Takım Antrenörü Mehmet Semih Ceylan yönetiminde antrenmanlarına devam ediyor.Abdullah Kayapınar, AA muhabirine, 2014'te lokantada garson olarak çalıştığı sırada antrenörü Semih Ceylan'ın kendisini yönlendirmesiyle haltere başladığını söyledi.Kariyerinde onlarca şampiyonluk bulunduğunu ve 100'e yakın madalyasının olduğunu belirten Abdullah, Türkiye, Avrupa ve dünya şampiyonlukları yaşadım. Olimpiyat şampiyonluğunu kıl payı kaçırarak ikinci oldum. İnşallah onu da elde edersem daha güzel olacak. Hamza Yerlikaya, Taha Akgül ve Naim Süleymanoğlu gibi kendimi zirvelerde görmek, onların yanlarında efsane olmak isterim. dedi.Başarıya hiçbir şeyin engel olmadığını dile getiren Abdullah, antrenörü Semih Ceylan nezaretinde antrenman yaptığını ifade etti.2028 olimpiyatlarında rekor kırmak istiyorumAbdullah, antrenmanda ağır kiloların altına girdiğini anlatarak, Kendimi motive ederek geliştirmeye çalışıyorum. Çok çalışınca elhamdülillah başarı geliyor. Sürekli çalışmak önemli, yılmadan ve usanmadan çalışmaya devam edeceğim. diye konuştu.2024 Paris  Paralimpik Oyunları'nda şampiyonluğu kıl payı kaçırdığını ve gümüş madalya aldığını anımsatan Abdullah, şunları kaydetti:Şampiyonluk hedefiyle gitmiştim ama nasip ikincilikmiş. Biraz buruk oldu ama çok şükür bayrağımızı göklere çektirdik. İnşallah 2028 olimpiyatlarında rekor kırarak İstiklal Marşı'mızı okutacağız ve gururla ülkemize döneceğiz. Önümüzde kasım ayında Bahreyn'de yapılacak dünya şampiyonası var. İnşallah orada da dünya rekorumuzu kıracağız ve ülkemize altın madalyayı hediye edeceğiz. Elimizden geldiği kadar çalışmaya devam edeceğiz.Tek eskiğimiz olimpiyatlarda altın madalyaAntrenör Semih Ceylan ise 2024 Paris  Paralimpik Oyunları'nda Abdullah'ın 1 kilogram farkla şampiyonluğu kaçırdığını anımsattı.Hiç ara vermeden çalışmalara devam ettiklerini belirten Ceylan, Los Angeles'ta yapılacak olimpiyatlarda şampiyon olmayı hedefliyoruz. Olimpiyatlardan sonra Mısır'da yapılan ilk dünya şampiyonasında Abdullah şampiyon oldu ve kariyerine dünya şampiyonluğunu ekledi. Mart ayında Tiflis'te yapılan Avrupa Şampiyonası'nda rekor kırarak şampiyon oldu. ifadelerini kullandı.Abdullah'ın kariyerinde tek eksik madalyasının Paralimpik Oyunları şampiyonluğu olduğunu vurgulayan Ceylan, şunları kaydetti:Onu da 2028'de Los Angeles da yapılacak olimpiyatlarda Allah'ın izniyle alacağız. Abdullah hem spor disipliniyle hem yaşantısıyla sporcularımıza örnek oluyor. Abdullah, Paralimpik Oyunları'nda para halterde madalya kazanan ilk erkek Türk sporcu olma özelliğini de taşıyor. Özellikle engelli çocuğu bulunan ailelerimiz çocuklarını evlere kapatmasınlar. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın, devletimizin çok büyük tesisleri ve bu işlerle ilgilenen antrenörleri var. Çocuklarınızı yönlendirin evde kalmasınlar ve sporla hayata tutunsunlar. Buna en büyük örnek ise Abdullah.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/minik-herkulun-hedefi-paralimpik-oyunlari-nda-altin-madalya.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Anadolu'nun geleneksel tatları COP31 için modern yorumlarla sofraya taşınacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/anadolu-nun-geleneksel-tatlari-cop31-icin-modern-yorumlarla-sofraya-tasinacak/904257/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/anadolu-nun-geleneksel-tatlari-cop31-icin-modern-yorumlarla-sofraya-tasinacak/904257/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:12:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya / Anadolu'nun 7 bölgesinden yöresel lezzetleri geleneksel dokusunu bozmadan modern tekniklerle yorumlayan şef Kasım Şentürk, COP31 kapsamında Antalya'ya gelecek konuklara Türk mutfağının zenginliğini yansıtan özel menü sunacak - Türkiye'nin zengin gastronomi kültürünü uluslararası alana taşımaya çalışan Şentürk: - COP31 için şimdiden 3 ülkeden gelecek heyetlerin ön rezervasyonlarını aldık. Bu, bizim için çok önemli]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri : AYŞE YILDIZ - Türkiye'nin 7 bölgesine ait yöresel lezzetleri geleneksel dokusunu bozmadan modern tekniklerle yorumlayan şef Kasım Şentürk, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında Antalya'ya gelecek konuklara Türk mutfağının zenginliğini yansıtan özel menü sunacak.Turizm sektöründe 43 yıllık deneyime sahip mutfak direktörü Şentürk, Anadolu'nun farklı bölgelerine ait geleneksel tarifleri modern sunum teknikleri ve sanatla buluşturuyor.Türkiye'nin gastronomi kültürünü uluslararası alanda tanıtmak amacıyla çalışma yürüten Şentürk, Antalya Diplomasi Forumu başta olmak üzere uluslararası organizasyonlar kapsamında kente gelen diplomatları ve devlet liderlerini ağırlıyor.Rixos oteller grubuna ait The Land of Legends içindeki Ala Akşam adını verdiği restoranda çalışmalarını sürdüren Şentürk, her bölgenin yöresel ürünlerini, özgün karakterini koruyarak yeniden yorumluyor.Şef Kasım Şentürk, COP31 dolayısıyla Antalya'ya gelecek konuklar için de Anadolu'nun farklı yörelerinden seçilen ürünlerle özel menü hazırlıyor.Şentürk, AA muhabirine, Anadolu Türk mutfağını yorumlayan konseptte hizmet verdiklerini söyledi.Türkiye ve Kazakistan'dan sonra Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde de 4. şubeyi açacaklarını belirten Şentürk, Türk mutfağının uluslararası platformlarda daha fazla tanınması için çalıştıklarını ifade etti.Annemizin, ninemizin lezzetlerini dokusunu bozmadan sunuyoruzTürk mutfağının özünü koruyarak uluslararası damaklara hitap etmeyi amaçladıklarını belirten Şentürk, Nasıl uluslararası restoranlar kendi kültürünü yansıtıyorsa biz de kültürümüzü yansıtmak için uluslararası platformda görev alıyoruz. Hikayemiz bu. Annemizin, ninemizin lezzetlerini, kültürümüzün dokusunu bozmadan yeteneklerimizi katarak sunuyoruz ama dokuyu bozmuyoruz yani Türk mutfağını keyifli hale getiriyoruz. Rusya, Avrupa, Orta Doğu başta olmak üzere tüm halklara hitap ediyoruz. diye konuştu.Restoranlarında sürdürülebilirlik ve sıfır atık yaklaşımını da önemsediklerini vurgulayan Şentürk, ürünleri mümkün olduğunca sipariş üzerine hazırladıklarını söyledi.COP31 için 3 ülkeden ön rezervasyonCOP31 için hazırlık yaptıklarını anlatan Şentürk, COP31 için şimdiden 3 ülkeden gelecek heyetlerin ön rezervasyonlarını aldık. Bu, bizim için çok önemli. İyi hazırlandık, yöresel tatlarımızı takdim edeceğiz. dedi.Her yörenin lezzetlerini yorumlayarak yemek çıkardıklarını ifade eden Şentürk, Trabzon tereyağına portakal, baharat, kumkat ve limon katarak başlangıç olarak servis ettiklerini söyledi.Kırmızı köz biberinden yaptıkları sosun da çok sevildiğine dikkati çeken Şentürk, şunları kaydetti:Ekmeği Afyon buğdayından, ekşi mayalı, ceviz ve Kayseri çemen aromalı yapıyoruz. Zeytinyağında dinlendirdiğimiz enginarı, pişen soğan, sarımsak, zeytinyağı, havuç, portakal suyunu sorbe edip farklı dokunuşlarla niş ürün haline getiriyoruz. Türkiye'nin meşhur Tokat yaprağından açık sarma yapıp yoğurdun kaymak çıtırıyla ve soğan külüyle servis ediyoruz. Keşkeği tavuk suyuyla fırına atıp sıcaklıkta sabaha kadar demleniyor. Üzerine kuzu gerdan veya oğlak eti kullanıyoruz. Trabzon yağlı peynirinden baklava yufkasıyla börek yapıp trüf aromalı balla servis ediyoruz. Yöresel ürün dokunuşlarıyla farkındalık yaratıyoruz.Türk mutfağını kebap ve dönerle sınırlamak doğru değilYemeklerin malzemelerini Trabzon, İstanbul ve Gaziantep, hangi yöreye aitse o şehirden aldıklarını anlatan Şentürk, kaliteden taviz vermeyerek zor olanı başardıklarını söyledi.Ana yemek için kaburga etini 8 saat pişirip tereyağıyla pürüzsüz hale getirdikleri püreyle servis ettiklerini dile getiren Şentürk, Üzerine 6 yıllık restoranımızın değişmeyen yoğurt tatlısını veriyoruz. NATO Zirvesi'nde de sunulmuştu. Doğal yoğurt alıyoruz, sorbesini taze meyvelerden yapıyoruz. Çikolatalarını doğru kullanıyoruz. Türk mutfağını kebapla, pideyle ya da bir dönerle sınırlamak doğru değil. 7 bölge çok zengin bir gastronomi. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri : AYŞE YILDIZ - Türkiye'nin 7 bölgesine ait yöresel lezzetleri geleneksel dokusunu bozmadan modern tekniklerle yorumlayan şef Kasım Şentürk, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında Antalya'ya gelecek konuklara Türk mutfağının zenginliğini yansıtan özel menü sunacak.Turizm sektöründe 43 yıllık deneyime sahip mutfak direktörü Şentürk, Anadolu'nun farklı bölgelerine ait geleneksel tarifleri modern sunum teknikleri ve sanatla buluşturuyor.Türkiye'nin gastronomi kültürünü uluslararası alanda tanıtmak amacıyla çalışma yürüten Şentürk, Antalya Diplomasi Forumu başta olmak üzere uluslararası organizasyonlar kapsamında kente gelen diplomatları ve devlet liderlerini ağırlıyor.Rixos oteller grubuna ait The Land of Legends içindeki Ala Akşam adını verdiği restoranda çalışmalarını sürdüren Şentürk, her bölgenin yöresel ürünlerini, özgün karakterini koruyarak yeniden yorumluyor.Şef Kasım Şentürk, COP31 dolayısıyla Antalya'ya gelecek konuklar için de Anadolu'nun farklı yörelerinden seçilen ürünlerle özel menü hazırlıyor.Şentürk, AA muhabirine, Anadolu Türk mutfağını yorumlayan konseptte hizmet verdiklerini söyledi.Türkiye ve Kazakistan'dan sonra Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde de 4. şubeyi açacaklarını belirten Şentürk, Türk mutfağının uluslararası platformlarda daha fazla tanınması için çalıştıklarını ifade etti.Annemizin, ninemizin lezzetlerini dokusunu bozmadan sunuyoruzTürk mutfağının özünü koruyarak uluslararası damaklara hitap etmeyi amaçladıklarını belirten Şentürk, Nasıl uluslararası restoranlar kendi kültürünü yansıtıyorsa biz de kültürümüzü yansıtmak için uluslararası platformda görev alıyoruz. Hikayemiz bu. Annemizin, ninemizin lezzetlerini, kültürümüzün dokusunu bozmadan yeteneklerimizi katarak sunuyoruz ama dokuyu bozmuyoruz yani Türk mutfağını keyifli hale getiriyoruz. Rusya, Avrupa, Orta Doğu başta olmak üzere tüm halklara hitap ediyoruz. diye konuştu.Restoranlarında sürdürülebilirlik ve sıfır atık yaklaşımını da önemsediklerini vurgulayan Şentürk, ürünleri mümkün olduğunca sipariş üzerine hazırladıklarını söyledi.COP31 için 3 ülkeden ön rezervasyonCOP31 için hazırlık yaptıklarını anlatan Şentürk, COP31 için şimdiden 3 ülkeden gelecek heyetlerin ön rezervasyonlarını aldık. Bu, bizim için çok önemli. İyi hazırlandık, yöresel tatlarımızı takdim edeceğiz. dedi.Her yörenin lezzetlerini yorumlayarak yemek çıkardıklarını ifade eden Şentürk, Trabzon tereyağına portakal, baharat, kumkat ve limon katarak başlangıç olarak servis ettiklerini söyledi.Kırmızı köz biberinden yaptıkları sosun da çok sevildiğine dikkati çeken Şentürk, şunları kaydetti:Ekmeği Afyon buğdayından, ekşi mayalı, ceviz ve Kayseri çemen aromalı yapıyoruz. Zeytinyağında dinlendirdiğimiz enginarı, pişen soğan, sarımsak, zeytinyağı, havuç, portakal suyunu sorbe edip farklı dokunuşlarla niş ürün haline getiriyoruz. Türkiye'nin meşhur Tokat yaprağından açık sarma yapıp yoğurdun kaymak çıtırıyla ve soğan külüyle servis ediyoruz. Keşkeği tavuk suyuyla fırına atıp sıcaklıkta sabaha kadar demleniyor. Üzerine kuzu gerdan veya oğlak eti kullanıyoruz. Trabzon yağlı peynirinden baklava yufkasıyla börek yapıp trüf aromalı balla servis ediyoruz. Yöresel ürün dokunuşlarıyla farkındalık yaratıyoruz.Türk mutfağını kebap ve dönerle sınırlamak doğru değilYemeklerin malzemelerini Trabzon, İstanbul ve Gaziantep, hangi yöreye aitse o şehirden aldıklarını anlatan Şentürk, kaliteden taviz vermeyerek zor olanı başardıklarını söyledi.Ana yemek için kaburga etini 8 saat pişirip tereyağıyla pürüzsüz hale getirdikleri püreyle servis ettiklerini dile getiren Şentürk, Üzerine 6 yıllık restoranımızın değişmeyen yoğurt tatlısını veriyoruz. NATO Zirvesi'nde de sunulmuştu. Doğal yoğurt alıyoruz, sorbesini taze meyvelerden yapıyoruz. Çikolatalarını doğru kullanıyoruz. Türk mutfağını kebapla, pideyle ya da bir dönerle sınırlamak doğru değil. 7 bölge çok zengin bir gastronomi. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/anadolu-nun-geleneksel-tatlari-cop31-icin-modern-yorumlarla-sofraya-tasinacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tarım lisesi öğrencisi okulda öğrendiklerini yaz tatilinde köyünde uyguladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tarim-lisesi-ogrencisi-okulda-ogrendiklerini-yaz-tatilinde-koyunde-uyguladi/904256/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tarim-lisesi-ogrencisi-okulda-ogrendiklerini-yaz-tatilinde-koyunde-uyguladi/904256/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:12:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Erzincan / Erzincan'da yaşayan 16 yaşındaki tarım lisesi öğrencisi Anıl Çinar, kuzu yetiştiriciliğinden elde edeceği gelirle üniversite hazırlık masraflarını karşılamayı planlıyor - Anıl Çinar: - Ailemin ekonomisine bu şekilde katkı sağladım, onlara maddi destek oldum. Babama maddi olarak destek olmaya çalıştım. Onun yükünü hafifletmek istedim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Erzincan Haberleri : EMİN FERHAT SEVİLİR - Erzincan Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Alanı 11. sınıf öğrencisi Anıl Çinar, okulda öğrendiği mesleki bilgileri yaz tatilinde köyünde uygulayarak üretim yapmanın inceliklerini deneyimledi.Üzümlü ilçesine bağlı Karakaya köyünde yaşayan 16 yaşındaki Çinar, yaklaşık 30 yıldır çiftçilik yapan babası Sedat Çinar'ın tecrübelerinden de yararlanarak okulda öğrendiği teorik bilgileri uygulama fırsatı buldu.Ailesine ait büyükbaş ve küçükbaş hayvanların bakım ve beslenmesiyle ilgilenen Çinar, bu yıl aldığı kuzuları yetiştirirken hayvan sağlığı ve yetiştiriciliğine ilişkin bilgilerini sahada pekiştirdi.Okulda yetiştirilen fideleri de köyde toprağa dikerek yetiştirme ve hasat süreçlerini deneyimleyen Çinar, yaz tatilini hem ailesine destek olarak hem de mesleki bilgisini uygulamaya dönüştürerek geçirdi.Kuzu yetiştiriciliğinden elde ettiği gelirle üniversite sınavına hazırlık için gideceği kursun masraflarını karşılamayı planlayan Çinar, ailesinin ekonomisine de katkı sağladı.Hedeflerim arasında veteriner hekimliği varAnıl Çinar, AA muhabirine, ilk ve ortaöğrenimini köyde tamamladıktan sonra tarım lisesine yerleştiğini söyledi.Ailesine destek olmak için bu sene kuzu aldığını, bu kuzuların bakım ve beslemesiyle ilgilendiğini anlatan Çinar, şöyle konuştu:Okulumuzda yetiştirdiğimiz fidelerden köyümüze getirdim, burada toprağımıza ektik ve mahsulünü aldık. Bu sayede üreticiliğin ne demek olduğunu anladım. Ailemin ekonomisine bu şekilde katkı sağladım, onlara maddi destek oldum. Babama maddi olarak destek olmaya çalıştım. Onun yükünü hafifletmek istedim. Hedeflerim arasında veteriner hekimliği var. Veteriner hekim olup bir klinik açarak tüm halka hizmet vermek istiyorum. Tüm sınıf ve okul arkadaşlarıma tavsiyem, onlar da kendi köylerine veya akrabalarının köylerine gidip bizim okulda öğrendiğimiz bilgileri uygulamalı olarak yapsınlar. Ben bu yaz okulda öğrendiğim bilgileri köyümüzde uygulamalı olarak yaptım. Bunları uygulamalı olarak yapınca insanda daha kalıcı oluyor.Okulda gördüğü bilgileri babasının tecrübesiyle birleştirerek daha iyi öğrendiğini vurgulayan Çinar, Yaz boyunca sabahları erken kalktım çünkü kuzu sıcağı sevmeyen bir hayvan. Hep serinde otlar. Serini ve suyu sever. Hayvanlarımı serinde otlatıp sıcakta da içeri getirip yatırdım. Benim tatilim üretim yaparak, öğrenerek, uygulayarak geçti. Okulumuzda bilgileri yazılı öğrendiğimiz için biraz basit gelebiliyor fakat bu bilgileri köyümüzde, bağımızda, bahçemizde uygulamalı olarak yapınca orada öğrendiğimiz kadar kolay olmadığını görüyoruz. diye konuştu.Yaşıtları tatil yaparken o çalıştı, gurur duyuyorumBaba Sedat Çinar ise oğlunun okulda öğrendiği bilgilerle kendisine yardımcı olduğunu anlattı. Oğlunun veteriner hekim olmasını isteğidini kaydeden Çinar, Hem bize yardımcı oldu hem de kendi dershaneye gideceğim dedi, dershane parasını çıkarttı. Ben maddi ve manevi olarak oğlumun arkasındayım, her türlü desteği ona vereceğim. O da başaracak. dedi.Çinar, oğluna inancının tam olduğunu vurgulayarak, Tüm yaz boyunca birlikteydik. Bana her türlü konuda yardımcı oldu. Yaşıtları gidip başka yerlerde tatil yaptı ama o bütün bildiklerini gelip bizimle paylaştı, bize yardımcı oldu. Onunla gurur duyuyorum. Okuduğu okuldan da biz memnunuz, güzel eğitim alıyor. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Erzincan Haberleri : EMİN FERHAT SEVİLİR - Erzincan Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Alanı 11. sınıf öğrencisi Anıl Çinar, okulda öğrendiği mesleki bilgileri yaz tatilinde köyünde uygulayarak üretim yapmanın inceliklerini deneyimledi.Üzümlü ilçesine bağlı Karakaya köyünde yaşayan 16 yaşındaki Çinar, yaklaşık 30 yıldır çiftçilik yapan babası Sedat Çinar'ın tecrübelerinden de yararlanarak okulda öğrendiği teorik bilgileri uygulama fırsatı buldu.Ailesine ait büyükbaş ve küçükbaş hayvanların bakım ve beslenmesiyle ilgilenen Çinar, bu yıl aldığı kuzuları yetiştirirken hayvan sağlığı ve yetiştiriciliğine ilişkin bilgilerini sahada pekiştirdi.Okulda yetiştirilen fideleri de köyde toprağa dikerek yetiştirme ve hasat süreçlerini deneyimleyen Çinar, yaz tatilini hem ailesine destek olarak hem de mesleki bilgisini uygulamaya dönüştürerek geçirdi.Kuzu yetiştiriciliğinden elde ettiği gelirle üniversite sınavına hazırlık için gideceği kursun masraflarını karşılamayı planlayan Çinar, ailesinin ekonomisine de katkı sağladı.Hedeflerim arasında veteriner hekimliği varAnıl Çinar, AA muhabirine, ilk ve ortaöğrenimini köyde tamamladıktan sonra tarım lisesine yerleştiğini söyledi.Ailesine destek olmak için bu sene kuzu aldığını, bu kuzuların bakım ve beslemesiyle ilgilendiğini anlatan Çinar, şöyle konuştu:Okulumuzda yetiştirdiğimiz fidelerden köyümüze getirdim, burada toprağımıza ektik ve mahsulünü aldık. Bu sayede üreticiliğin ne demek olduğunu anladım. Ailemin ekonomisine bu şekilde katkı sağladım, onlara maddi destek oldum. Babama maddi olarak destek olmaya çalıştım. Onun yükünü hafifletmek istedim. Hedeflerim arasında veteriner hekimliği var. Veteriner hekim olup bir klinik açarak tüm halka hizmet vermek istiyorum. Tüm sınıf ve okul arkadaşlarıma tavsiyem, onlar da kendi köylerine veya akrabalarının köylerine gidip bizim okulda öğrendiğimiz bilgileri uygulamalı olarak yapsınlar. Ben bu yaz okulda öğrendiğim bilgileri köyümüzde uygulamalı olarak yaptım. Bunları uygulamalı olarak yapınca insanda daha kalıcı oluyor.Okulda gördüğü bilgileri babasının tecrübesiyle birleştirerek daha iyi öğrendiğini vurgulayan Çinar, Yaz boyunca sabahları erken kalktım çünkü kuzu sıcağı sevmeyen bir hayvan. Hep serinde otlar. Serini ve suyu sever. Hayvanlarımı serinde otlatıp sıcakta da içeri getirip yatırdım. Benim tatilim üretim yaparak, öğrenerek, uygulayarak geçti. Okulumuzda bilgileri yazılı öğrendiğimiz için biraz basit gelebiliyor fakat bu bilgileri köyümüzde, bağımızda, bahçemizde uygulamalı olarak yapınca orada öğrendiğimiz kadar kolay olmadığını görüyoruz. diye konuştu.Yaşıtları tatil yaparken o çalıştı, gurur duyuyorumBaba Sedat Çinar ise oğlunun okulda öğrendiği bilgilerle kendisine yardımcı olduğunu anlattı. Oğlunun veteriner hekim olmasını isteğidini kaydeden Çinar, Hem bize yardımcı oldu hem de kendi dershaneye gideceğim dedi, dershane parasını çıkarttı. Ben maddi ve manevi olarak oğlumun arkasındayım, her türlü desteği ona vereceğim. O da başaracak. dedi.Çinar, oğluna inancının tam olduğunu vurgulayarak, Tüm yaz boyunca birlikteydik. Bana her türlü konuda yardımcı oldu. Yaşıtları gidip başka yerlerde tatil yaptı ama o bütün bildiklerini gelip bizimle paylaştı, bize yardımcı oldu. Onunla gurur duyuyorum. Okuduğu okuldan da biz memnunuz, güzel eğitim alıyor. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/tarim-lisesi-ogrencisi-okulda-ogrendiklerini-yaz-tatilinde-koyunde-uyguladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Deniz polisi kruvaziyerle gelen turistlerin huzuru için görev başında</title>
      <link>https://www.canligaste.com/deniz-polisi-kruvaziyerle-gelen-turistlerin-huzuru-icin-gorev-basinda/904255/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/deniz-polisi-kruvaziyerle-gelen-turistlerin-huzuru-icin-gorev-basinda/904255/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:12:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir / İzmir Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleri, kruvaziyer yolcularının turistik ziyaretlerini güven ve huzur içinde tamamlamaları için çalışıyor - İzmir İl Emniyet Müdürlüğü 2. Sınıf Emniyet Müdürü Kurbağa Adam Alper Tuğbay: - Gemilerin yaklaşma hattına girmesinden itibaren güvenliğini alarak daha rahat şekilde limana gelmelerini sağlıyoruz. Yanaştıktan sonra da güvenli, mutlu şekilde ülkemizden çıkış yapıp rotalarına devam etmelerini sağlamaya çalışıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri : METİN AYDEMİR - İzmir'de deniz polisi, kruvaziyerlerin limana yanaşmasından turistlerin kentteki ziyaretlerini tamamlayarak dönüşüne kadar tüm aşamalarda görev yapıyor.Kruvaziyer turizminin önemli kentlerinden İzmir'e yolcu gemileriyle gelen turistler, şehir merkezi ile Selçuk ve Bergama gibi turistik ilçeleri ziyaret ediyor. Turistlerin günlük ziyaretlerinin güven ve huzur içinde geçmesi için karadaki emniyet personelinin yanı sıra deniz polisi de sorumluluk sahasında çalışma yürütüyor.İzmir Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleri, kruvaziyerle kente gelen yerli ve yabancı turistlerin güvenliği için farklı birimlerle koordineli hareket ediyor.Çalışmalar gemi gelmeden başlıyorKent merkezi ile 7 ilçede deniz limanı şube müdürlükleri ve büro amirliklerinde görev yapan deniz polisi, geminin bir önceki limandan hareket etmesiyle yolcu ve mürettebat bilgileri üzerinden risk analizine başlıyor.Yapılan kontrollerde Türkiye'ye girişinde sakınca bulunan veya hakkında tahdit kararı olan kişiler tespit edilerek gerekli işlemler uygulanıyor. Geminin yaklaşma hattına girmesiyle gemi adamları ve seyir hizmetleri büro amirliğine bağlı botlar görev alıyor. Deniz polisi, gemiye denizde refakat ederek güvenli şekilde rıhtıma yanaşmasını sağlıyor.Ekipler, liman girişindeki pasaport kontrol işlemlerinden geminin limanda bulunduğu süre boyunca yürütülen güvenlik çalışmalarına kadar tüm işlemleri titizlikle sürdürüyor. Turistlerin kentte huzurlu ve güvenli vakit geçirmeleri, ziyaretlerinin ardından gemiye sorunsuz şekilde dönmeleri için önemli bir görev üstleniyor.Mutlu şekilde rotalarına devam etmelerini sağlamaya çalışıyoruzİzmir İl Emniyet Müdürlüğü 2. Sınıf Emniyet Müdürü Kurbağa Adam Alper Tuğbay, AA muhabirine teşkilat olarak güvenlik ve huzurun her alanda tesisi için çalıştıklarını söyledi.Tuğbay, yüzen otel olarak adlandırılan kruvaziyerlerle gelen turistler için emniyetin ilgili birimleriyle bilgi akışı içinde organize hareket ettiklerini anlatarak, şunları kaydetti:Kruvaziyer turizmimiz çok canlı şekilde devam ediyor. Yolcunun ülkemize getirdiği ekonomik katkıyı hepimiz biliyoruz. Biz bu ekonomik katkının kesintisiz, herhangi bir zarara uğramadan, güvenli bir şekilde olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Gemilerin yaklaşma hattına girmesinden itibaren güvenliğini alarak daha rahat şekilde limana gelmelerini sağlıyoruz. Yanaştıktan sonra da güvenli, mutlu şekilde ülkemizden çıkış yapıp rotalarına devam etmelerini sağlamaya çalışıyoruz.Mavi vatanda 7/24 görev yapıyoruzDeniz Limanı Şube Müdür Vekili Gemi Adamı Başkomiser Ahmet Hulusi Yıldırım da limanın kent merkezinde yer aldığını, ziyaretçilerin gezilerini huzurlu bir şekilde sürdürmeleri için çalıştıklarını kaydederek, Misafirlerimiz limana indikten sonra oluşturulan güvenlik koridoruyla, güvenlik büro amirliği ve suç önleme büro amirliği personelimiz, turistlerimizin güvenliklerini alıyorlar. Onların şehir içlerindeki ulaşımlarında ve Çeşme, Bergama, Meryem Ana bölgesi veya şehir merkezi, Kemeraltı Çarşısı'na kadar hem karadaki asayiş ve trafik ekipleriyle hem de liman çevresindeki asayiş ekiplerimizle koordineli bir şekilde misafirlerimizin güvenliğini sağlıyorlar. diye konuştu.Sadece liman güvenliği hizmeti sunmadıklarına değinen Yıldırım, Mavi vatanda 7/24 görev yaparak, can ve mal emniyetini sağlayarak hizmet ediyoruz. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri : METİN AYDEMİR - İzmir'de deniz polisi, kruvaziyerlerin limana yanaşmasından turistlerin kentteki ziyaretlerini tamamlayarak dönüşüne kadar tüm aşamalarda görev yapıyor.Kruvaziyer turizminin önemli kentlerinden İzmir'e yolcu gemileriyle gelen turistler, şehir merkezi ile Selçuk ve Bergama gibi turistik ilçeleri ziyaret ediyor. Turistlerin günlük ziyaretlerinin güven ve huzur içinde geçmesi için karadaki emniyet personelinin yanı sıra deniz polisi de sorumluluk sahasında çalışma yürütüyor.İzmir Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleri, kruvaziyerle kente gelen yerli ve yabancı turistlerin güvenliği için farklı birimlerle koordineli hareket ediyor.Çalışmalar gemi gelmeden başlıyorKent merkezi ile 7 ilçede deniz limanı şube müdürlükleri ve büro amirliklerinde görev yapan deniz polisi, geminin bir önceki limandan hareket etmesiyle yolcu ve mürettebat bilgileri üzerinden risk analizine başlıyor.Yapılan kontrollerde Türkiye'ye girişinde sakınca bulunan veya hakkında tahdit kararı olan kişiler tespit edilerek gerekli işlemler uygulanıyor. Geminin yaklaşma hattına girmesiyle gemi adamları ve seyir hizmetleri büro amirliğine bağlı botlar görev alıyor. Deniz polisi, gemiye denizde refakat ederek güvenli şekilde rıhtıma yanaşmasını sağlıyor.Ekipler, liman girişindeki pasaport kontrol işlemlerinden geminin limanda bulunduğu süre boyunca yürütülen güvenlik çalışmalarına kadar tüm işlemleri titizlikle sürdürüyor. Turistlerin kentte huzurlu ve güvenli vakit geçirmeleri, ziyaretlerinin ardından gemiye sorunsuz şekilde dönmeleri için önemli bir görev üstleniyor.Mutlu şekilde rotalarına devam etmelerini sağlamaya çalışıyoruzİzmir İl Emniyet Müdürlüğü 2. Sınıf Emniyet Müdürü Kurbağa Adam Alper Tuğbay, AA muhabirine teşkilat olarak güvenlik ve huzurun her alanda tesisi için çalıştıklarını söyledi.Tuğbay, yüzen otel olarak adlandırılan kruvaziyerlerle gelen turistler için emniyetin ilgili birimleriyle bilgi akışı içinde organize hareket ettiklerini anlatarak, şunları kaydetti:Kruvaziyer turizmimiz çok canlı şekilde devam ediyor. Yolcunun ülkemize getirdiği ekonomik katkıyı hepimiz biliyoruz. Biz bu ekonomik katkının kesintisiz, herhangi bir zarara uğramadan, güvenli bir şekilde olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Gemilerin yaklaşma hattına girmesinden itibaren güvenliğini alarak daha rahat şekilde limana gelmelerini sağlıyoruz. Yanaştıktan sonra da güvenli, mutlu şekilde ülkemizden çıkış yapıp rotalarına devam etmelerini sağlamaya çalışıyoruz.Mavi vatanda 7/24 görev yapıyoruzDeniz Limanı Şube Müdür Vekili Gemi Adamı Başkomiser Ahmet Hulusi Yıldırım da limanın kent merkezinde yer aldığını, ziyaretçilerin gezilerini huzurlu bir şekilde sürdürmeleri için çalıştıklarını kaydederek, Misafirlerimiz limana indikten sonra oluşturulan güvenlik koridoruyla, güvenlik büro amirliği ve suç önleme büro amirliği personelimiz, turistlerimizin güvenliklerini alıyorlar. Onların şehir içlerindeki ulaşımlarında ve Çeşme, Bergama, Meryem Ana bölgesi veya şehir merkezi, Kemeraltı Çarşısı'na kadar hem karadaki asayiş ve trafik ekipleriyle hem de liman çevresindeki asayiş ekiplerimizle koordineli bir şekilde misafirlerimizin güvenliğini sağlıyorlar. diye konuştu.Sadece liman güvenliği hizmeti sunmadıklarına değinen Yıldırım, Mavi vatanda 7/24 görev yaparak, can ve mal emniyetini sağlayarak hizmet ediyoruz. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Afrika'da gençler geleneksel siyasetten uzaklaşıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/afrika-da-gencler-geleneksel-siyasetten-uzaklasiyor/904254/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/afrika-da-gencler-geleneksel-siyasetten-uzaklasiyor/904254/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:12:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Afrika / Chatham House Afrika Programı Araştırma Görevlisi Fergus Kell: - Gençler giderek resmi siyasi yapılar içinde kendilerine bir çıkış yolu bulmakta zorlanıyor ve bu nedenle yeni siyasi katılım yolları arıyor - Muhalefet partileri çoğu zaman toplumun geniş kesimlerinden gelmeyen dar bir siyasi çevrenin parçası olarak görülüyor veya devlet baskısı nedeniyle etkili şekilde faaliyet gösteremiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Afrika Haberleri : GÜLSÜM İNCEKAYA - Chatham House Afrika Programı Araştırma Görevlisi Fergus Kell, Afrika'da gençlerin geleneksel siyasi yapılardan giderek uzaklaştığını, muhalefetin ise beklentilere yanıt vermediğini belirterek, Gençler giderek resmi siyasi yapılar içinde kendilerine bir çıkış yolu bulmakta zorlanıyor ve bu nedenle yeni siyasi katılım yolları arıyor. dedi.Afrika'da kamuoyu araştırmaları gerçekleştiren Afrobarometer'ın 39 ülkede 53 bin 444 kişiyle yaptığı araştırmalar, gençlerin oy verme, siyasi partiyle bağ kurma ve yerel yöneticilerle iletişim gibi geleneksel katılım biçimlerinde yaşlı kuşakların gerisinde kaldığını ortaya koyuyor.Gençlerin oy verme oranı yaşlı kuşakların 18 puan gerisinde kalırken, Senegal'de bu fark 29 puana ulaşıyor. Buna karşın protesto, gençlerin yaşlı kuşaklara göre daha fazla öne çıktığı siyasi katılım biçimlerinden biri olarak dikkati çekiyor.1999-2021 dönemine ilişkin uzun dönemli veriler de Sahra Altı Afrika'da genç nüfusun payı arttıkça seçimlere katılımın gerilediğini, protestoya katılımın ise yükseldiğini gösteriyor.Ekonomik sorunların yanı sıra siyasi temsil ve hesap verebilirliğe ilişkin memnuniyetsizlik de gençlerin geleneksel yapılardan uzaklaşmasında etkili olurken, işsizlik ve kamu hizmetlerine ilişkin sorunlar siyasi gündemin başında yer alıyor. Böylece gençlerin siyasetten kopmasından çok, siyasete dahil olma biçimlerini değiştirdiği bir tablo ortaya çıkıyor.Sosyal medya muhalefetin yeni alanına dönüşüyorKentleşme ve internet kullanımının yaygınlaşması, bu dönüşümü dijital alana taşırken, gençler sosyal medya üzerinden protesto çağrılarını yayabiliyor, yasa tasarılarını paylaşabiliyor ve güvenlik güçlerinin müdahalelerini kayıt altına alabiliyor.2023-2025 dönemindeki 12 büyük gençlik protestosunu inceleyen çalışmalar, Kenya, Nijerya, Senegal, Fas ve Madagaskar'daki hareketlerde sosyal medya ve şifreli iletişim uygulamalarının geleneksel siyasi yapıların dışında örgütlenmeyi kolaylaştırdığını ortaya koyuyor.Kenya&#039;da gençler partilerin dışında örgütlendiBu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri Kenya'da yaşandı. Hükümetin vergi artışlarını içeren Finans Yasa Tasarısı'na karşı 2024'te başlayan protestolar, büyük ölçüde gençlerin öncülüğünde ve siyasi partilerden bağımsız gelişti.Sosyal medya üzerinden yasa tasarısının maddeleri paylaşılırken gösteri noktaları duyuruldu, güvenlik güçlerinin müdahaleleri görüntülendi ve milletvekillerinin tutumları tartışmaya açıldı.Kenya'da siyaset veya toplumsal meseleler hakkında sosyal medyada paylaşım yapan kişilerin protestoya katılma ihtimali, paylaşım yapmayanlara kıyasla 1,9 kat daha fazla oldu. Hareketin baskısıyla hükümet vergi tekliflerini geri çekerken, Cumhurbaşkanı William Ruto da kabinesini dağıttı.Kenya&#039;dan Nijerya ve Senegal&#039;e yayılan hareketNijerya'da #EndSARS hareketi polis şiddetine ilişkin görüntülerin sosyal medyada yayılması ve protestoların farklı kentlerde koordinasyonuyla öne çıkarken, Senegal'de demokrasi ve yönetime yönelik gençlik tepkileri dijital kampanyalarla sokağa taşındı.Madagaskar'da 2025'te su ve elektrik kesintileri nedeniyle başlayan gençlik gösterileri kısa sürede hükümet karşıtı protestolara dönüştü. Gen Z Mada hareketinin günlük yaşam koşullarına ilişkin talepleri zamanla siyasi hesap verebilirlik ve yönetim değişikliği taleplerine evrildi.Muhalefet dijitale taşındıkça internet kısılıyorDijital mobilizasyonun güçlenmesi aynı zamanda Afrika ülkelerinde hükümetlerin internet üzerindeki kontrolünü de artırıyor. 2025'te Afrika'nın 15 ülkesinde 30 internet kesintisi yaşanırken, bunların 14'ü 8 ülkede protestolar veya siyasi istikrarsızlık dönemlerinde gerçekleşti.İnternet ve sosyal medya kısıtlamaları, merkezi liderlikten yoksun gençlik hareketlerinin iletişim ve koordinasyonunu zorlaştırırken, dijital alan dezenformasyon ve siyasi manipülasyon açısından da yeni bir mücadele alanı oluşturuyor.Afrika'nın genç nüfusu büyürken, sosyal medya kampanyaları, canlı yayınlar ve şifreli iletişim grupları sandıkların, siyasi partilerin ve mitinglerin yanına yeni siyasi katılım araçları olarak ortaya çıkıyor. Ancak bu hareketlerin kalıcı siyasi güce dönüşmesi, ortak taleplerin kalıcı siyasi temsile dönüştürülebilmesine bağlı görünüyor.Afrikalı gençler yeni siyasi katılım yolları arıyorChatham House Afrika Programı Araştırma Görevlisi Fergus Kell, Afrika'da gençlerin geleneksel siyasi yapılardan uzaklaşması, Z kuşağı protestoları ve sosyal medyanın bu hareketlerdeki rolüne ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.Kell, Afrika'da birçok gencin geleneksel siyasi yapılardan duyduğu hayal kırıklığının onları yeni siyasi katılım yolları aramaya yönelttiğini belirtti.Yeni kuşak Afrikalı gençlerin geleneksel siyasi yapıların dar bir siyasi elitin kontrolünde olduğunu düşündüklerini ifade eden Kell, Gençler bu yapıların halka karşı hesap vermediğini ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran yolsuzluk skandallarına rağmen değişmeden varlığını sürdürdüğünü düşünüyor. dedi.Afrika'da gençlerin geleneksel siyasi yapılardan giderek uzaklaştığını, Kenya'daki 2024 protestoları gibi hareketlerin tek bir siyasi lider etrafında değil, daha organik ve merkezi olmayan biçimde ortaya çıktığını söyledi.Kell, Geleneksel siyasete duyulan bu hayal kırıklığı yeni bir olgu değil, ancak gençler giderek resmi siyasi yapılar içinde kendilerine bir çıkış yolu bulmakta zorlanıyor ve bu nedenle yeni siyasi katılım yolları arıyor. ifadelerini kullandı.Muhalefetin de gençlerin beklentilerine cevap vermekte zorlandığını ifade eden Kell, Muhalefet partileri çoğu zaman toplumun geniş kesimlerinden gelmeyen dar bir siyasi çevrenin parçası olarak görülüyor veya devlet baskısı nedeniyle etkili şekilde faaliyet gösteremiyor. değerlendirmesinde bulundu.Kell, bu durumun Kenya'daki 2024 protesto hareketi gibi yeni siyasi katılım biçimlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirterek, “Bu hareketler daha organik bir şekilde ortaya çıktı ve kendilerini tek bir siyasi lider etrafında şekillendirmedi.” ifadesini kullandı.Afrika'daki Gen Z hareketlerinin homojen bir olgu olarak ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Kell, ortak bazı özellikler bulunsa da son dönemdeki protestoların temel nedenleri ve sonuçlarının ülkeden ülkeye önemli ölçüde farklılaştığını belirtti.Kell, sosyal medyanın anlatıları güçlendirmede ve dayanışma ifadelerini paylaşmada rol oynadığını, ancak bunun Afrika'daki gençlik hareketlerinin tamamının ortak bir siyasi eğilim oluşturduğu anlamına gelmediğini söyledi.Kenya'da 2024'teki protestolarda güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu en az 60 göstericinin hayatını kaybettiğini belirten Kell, şöyle konuştu:En az 60 göstericinin ölümüne yol açtı ancak protestolar, Cumhurbaşkanı'nın kabinesini dağıtmasına ve tepki çeken vergi tekliflerini geri çekmesine de yol açtı. Şimdi uzun vadeli bir siyasi hareketi resmileştirme çabaları devam ediyor.Komşu Tanzanya'da ise 2025'teki seçim protestolarına devlet müdahalesinin tahmini 1000 kişinin ölümüne yol açtığını söyleyen Kell, hükümetin protestocular hakkında cezai soruşturma başlattığını ve bunun siyasi katılım ile yaşanan olayların daha geniş biçimde tartışılması için alanı daralttığını kaydetti.Sosyal medya, karşıt görüşlülerinin kendilerini tanımlamalarına imkan veriyorKell, sosyal medyanın bu hareketlerdeki temel öneminin katalizör işlevinden kaynaklandığını vurgulayarak, Sosyal medya, protestocuların geniş anlatılar veya etiketler etrafında organik biçimde kendilerini tanımlamalarına imkan veriyor. Geçmişte bu tanımlama gücü daha çok geleneksel medyanın veya daha merkezi liderlik yapılarının elindeydi. diye konuştu.Sosyal medyanın diaspora topluluklarıyla daha güçlü ve hızlı bağlantılar kurulmasını da sağladığını ifade eden Kell, bu toplulukların önemli bir kaynak oluşturabildiğini ve devletin erişim alanının dışından daha açık biçimde konuşabildiğini ifade etti.Kell, bununla birlikte internet kesintileri ve platformlara getirilen kısıtlamaların bu tür hareketler açısından önemli bir engel olmaya devam ettiğini söyledi.Sosyal medya üzerinden örgütlenen bu hareketlerin sokak protestolarının ötesine geçerek kalıcı bir siyasi değişim yaratmasının çok da kolay olmayacağını dile getiren Kell, geleneksel siyasi yapıların ve yerleşik elitlerin gücünü korumasının gençlik hareketlerinin uzun vadede siyasi değişim yaratmasını zorlaştırdığını ifade etti.Kell, sözlerini şu şekilde tamamladı:Afrika ülkelerindeki siyasi koşullar birbirinden farklı. Bu nedenle gençlik hareketleri her ülkede aynı yolu izlemeyecektir. Kenya gibi bazı ülkelerde mevcut siyasi yapılar içinde hareket etmek mümkün ancak bazı ülkelerde ise bu mümkün değil, bu hareketlerin kendi koşullarına göre yeni yollar geliştirmesi gerekiyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Afrika Haberleri : GÜLSÜM İNCEKAYA - Chatham House Afrika Programı Araştırma Görevlisi Fergus Kell, Afrika'da gençlerin geleneksel siyasi yapılardan giderek uzaklaştığını, muhalefetin ise beklentilere yanıt vermediğini belirterek, Gençler giderek resmi siyasi yapılar içinde kendilerine bir çıkış yolu bulmakta zorlanıyor ve bu nedenle yeni siyasi katılım yolları arıyor. dedi.Afrika'da kamuoyu araştırmaları gerçekleştiren Afrobarometer'ın 39 ülkede 53 bin 444 kişiyle yaptığı araştırmalar, gençlerin oy verme, siyasi partiyle bağ kurma ve yerel yöneticilerle iletişim gibi geleneksel katılım biçimlerinde yaşlı kuşakların gerisinde kaldığını ortaya koyuyor.Gençlerin oy verme oranı yaşlı kuşakların 18 puan gerisinde kalırken, Senegal'de bu fark 29 puana ulaşıyor. Buna karşın protesto, gençlerin yaşlı kuşaklara göre daha fazla öne çıktığı siyasi katılım biçimlerinden biri olarak dikkati çekiyor.1999-2021 dönemine ilişkin uzun dönemli veriler de Sahra Altı Afrika'da genç nüfusun payı arttıkça seçimlere katılımın gerilediğini, protestoya katılımın ise yükseldiğini gösteriyor.Ekonomik sorunların yanı sıra siyasi temsil ve hesap verebilirliğe ilişkin memnuniyetsizlik de gençlerin geleneksel yapılardan uzaklaşmasında etkili olurken, işsizlik ve kamu hizmetlerine ilişkin sorunlar siyasi gündemin başında yer alıyor. Böylece gençlerin siyasetten kopmasından çok, siyasete dahil olma biçimlerini değiştirdiği bir tablo ortaya çıkıyor.Sosyal medya muhalefetin yeni alanına dönüşüyorKentleşme ve internet kullanımının yaygınlaşması, bu dönüşümü dijital alana taşırken, gençler sosyal medya üzerinden protesto çağrılarını yayabiliyor, yasa tasarılarını paylaşabiliyor ve güvenlik güçlerinin müdahalelerini kayıt altına alabiliyor.2023-2025 dönemindeki 12 büyük gençlik protestosunu inceleyen çalışmalar, Kenya, Nijerya, Senegal, Fas ve Madagaskar'daki hareketlerde sosyal medya ve şifreli iletişim uygulamalarının geleneksel siyasi yapıların dışında örgütlenmeyi kolaylaştırdığını ortaya koyuyor.Kenya&#039;da gençler partilerin dışında örgütlendiBu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri Kenya'da yaşandı. Hükümetin vergi artışlarını içeren Finans Yasa Tasarısı'na karşı 2024'te başlayan protestolar, büyük ölçüde gençlerin öncülüğünde ve siyasi partilerden bağımsız gelişti.Sosyal medya üzerinden yasa tasarısının maddeleri paylaşılırken gösteri noktaları duyuruldu, güvenlik güçlerinin müdahaleleri görüntülendi ve milletvekillerinin tutumları tartışmaya açıldı.Kenya'da siyaset veya toplumsal meseleler hakkında sosyal medyada paylaşım yapan kişilerin protestoya katılma ihtimali, paylaşım yapmayanlara kıyasla 1,9 kat daha fazla oldu. Hareketin baskısıyla hükümet vergi tekliflerini geri çekerken, Cumhurbaşkanı William Ruto da kabinesini dağıttı.Kenya&#039;dan Nijerya ve Senegal&#039;e yayılan hareketNijerya'da #EndSARS hareketi polis şiddetine ilişkin görüntülerin sosyal medyada yayılması ve protestoların farklı kentlerde koordinasyonuyla öne çıkarken, Senegal'de demokrasi ve yönetime yönelik gençlik tepkileri dijital kampanyalarla sokağa taşındı.Madagaskar'da 2025'te su ve elektrik kesintileri nedeniyle başlayan gençlik gösterileri kısa sürede hükümet karşıtı protestolara dönüştü. Gen Z Mada hareketinin günlük yaşam koşullarına ilişkin talepleri zamanla siyasi hesap verebilirlik ve yönetim değişikliği taleplerine evrildi.Muhalefet dijitale taşındıkça internet kısılıyorDijital mobilizasyonun güçlenmesi aynı zamanda Afrika ülkelerinde hükümetlerin internet üzerindeki kontrolünü de artırıyor. 2025'te Afrika'nın 15 ülkesinde 30 internet kesintisi yaşanırken, bunların 14'ü 8 ülkede protestolar veya siyasi istikrarsızlık dönemlerinde gerçekleşti.İnternet ve sosyal medya kısıtlamaları, merkezi liderlikten yoksun gençlik hareketlerinin iletişim ve koordinasyonunu zorlaştırırken, dijital alan dezenformasyon ve siyasi manipülasyon açısından da yeni bir mücadele alanı oluşturuyor.Afrika'nın genç nüfusu büyürken, sosyal medya kampanyaları, canlı yayınlar ve şifreli iletişim grupları sandıkların, siyasi partilerin ve mitinglerin yanına yeni siyasi katılım araçları olarak ortaya çıkıyor. Ancak bu hareketlerin kalıcı siyasi güce dönüşmesi, ortak taleplerin kalıcı siyasi temsile dönüştürülebilmesine bağlı görünüyor.Afrikalı gençler yeni siyasi katılım yolları arıyorChatham House Afrika Programı Araştırma Görevlisi Fergus Kell, Afrika'da gençlerin geleneksel siyasi yapılardan uzaklaşması, Z kuşağı protestoları ve sosyal medyanın bu hareketlerdeki rolüne ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.Kell, Afrika'da birçok gencin geleneksel siyasi yapılardan duyduğu hayal kırıklığının onları yeni siyasi katılım yolları aramaya yönelttiğini belirtti.Yeni kuşak Afrikalı gençlerin geleneksel siyasi yapıların dar bir siyasi elitin kontrolünde olduğunu düşündüklerini ifade eden Kell, Gençler bu yapıların halka karşı hesap vermediğini ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran yolsuzluk skandallarına rağmen değişmeden varlığını sürdürdüğünü düşünüyor. dedi.Afrika'da gençlerin geleneksel siyasi yapılardan giderek uzaklaştığını, Kenya'daki 2024 protestoları gibi hareketlerin tek bir siyasi lider etrafında değil, daha organik ve merkezi olmayan biçimde ortaya çıktığını söyledi.Kell, Geleneksel siyasete duyulan bu hayal kırıklığı yeni bir olgu değil, ancak gençler giderek resmi siyasi yapılar içinde kendilerine bir çıkış yolu bulmakta zorlanıyor ve bu nedenle yeni siyasi katılım yolları arıyor. ifadelerini kullandı.Muhalefetin de gençlerin beklentilerine cevap vermekte zorlandığını ifade eden Kell, Muhalefet partileri çoğu zaman toplumun geniş kesimlerinden gelmeyen dar bir siyasi çevrenin parçası olarak görülüyor veya devlet baskısı nedeniyle etkili şekilde faaliyet gösteremiyor. değerlendirmesinde bulundu.Kell, bu durumun Kenya'daki 2024 protesto hareketi gibi yeni siyasi katılım biçimlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirterek, “Bu hareketler daha organik bir şekilde ortaya çıktı ve kendilerini tek bir siyasi lider etrafında şekillendirmedi.” ifadesini kullandı.Afrika'daki Gen Z hareketlerinin homojen bir olgu olarak ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Kell, ortak bazı özellikler bulunsa da son dönemdeki protestoların temel nedenleri ve sonuçlarının ülkeden ülkeye önemli ölçüde farklılaştığını belirtti.Kell, sosyal medyanın anlatıları güçlendirmede ve dayanışma ifadelerini paylaşmada rol oynadığını, ancak bunun Afrika'daki gençlik hareketlerinin tamamının ortak bir siyasi eğilim oluşturduğu anlamına gelmediğini söyledi.Kenya'da 2024'teki protestolarda güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu en az 60 göstericinin hayatını kaybettiğini belirten Kell, şöyle konuştu:En az 60 göstericinin ölümüne yol açtı ancak protestolar, Cumhurbaşkanı'nın kabinesini dağıtmasına ve tepki çeken vergi tekliflerini geri çekmesine de yol açtı. Şimdi uzun vadeli bir siyasi hareketi resmileştirme çabaları devam ediyor.Komşu Tanzanya'da ise 2025'teki seçim protestolarına devlet müdahalesinin tahmini 1000 kişinin ölümüne yol açtığını söyleyen Kell, hükümetin protestocular hakkında cezai soruşturma başlattığını ve bunun siyasi katılım ile yaşanan olayların daha geniş biçimde tartışılması için alanı daralttığını kaydetti.Sosyal medya, karşıt görüşlülerinin kendilerini tanımlamalarına imkan veriyorKell, sosyal medyanın bu hareketlerdeki temel öneminin katalizör işlevinden kaynaklandığını vurgulayarak, Sosyal medya, protestocuların geniş anlatılar veya etiketler etrafında organik biçimde kendilerini tanımlamalarına imkan veriyor. Geçmişte bu tanımlama gücü daha çok geleneksel medyanın veya daha merkezi liderlik yapılarının elindeydi. diye konuştu.Sosyal medyanın diaspora topluluklarıyla daha güçlü ve hızlı bağlantılar kurulmasını da sağladığını ifade eden Kell, bu toplulukların önemli bir kaynak oluşturabildiğini ve devletin erişim alanının dışından daha açık biçimde konuşabildiğini ifade etti.Kell, bununla birlikte internet kesintileri ve platformlara getirilen kısıtlamaların bu tür hareketler açısından önemli bir engel olmaya devam ettiğini söyledi.Sosyal medya üzerinden örgütlenen bu hareketlerin sokak protestolarının ötesine geçerek kalıcı bir siyasi değişim yaratmasının çok da kolay olmayacağını dile getiren Kell, geleneksel siyasi yapıların ve yerleşik elitlerin gücünü korumasının gençlik hareketlerinin uzun vadede siyasi değişim yaratmasını zorlaştırdığını ifade etti.Kell, sözlerini şu şekilde tamamladı:Afrika ülkelerindeki siyasi koşullar birbirinden farklı. Bu nedenle gençlik hareketleri her ülkede aynı yolu izlemeyecektir. Kenya gibi bazı ülkelerde mevcut siyasi yapılar içinde hareket etmek mümkün ancak bazı ülkelerde ise bu mümkün değil, bu hareketlerin kendi koşullarına göre yeni yollar geliştirmesi gerekiyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Dünya Motokros Şampiyonası sporcuları memnun ediyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dunya-motokros-sampiyonasi-sporculari-memnun-ediyor/904253/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dunya-motokros-sampiyonasi-sporculari-memnun-ediyor/904253/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:12:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Mehmet Sadık Vefa: - Türkiye Motosiklet Federasyonu olarak her yıl daha iyisini yapmak, daha iyisini sunmak için çalışıyoruz. Yarış kalitesi zaten belli. Yabancılar zemin, tesis, hizmet olarak burada yarışmaktan çok mutlu - Bunun bir de sportif turizm sektörü var. Bölgedeki otellerin dolu olduğunu duyuyoruz, hatta yer olmadığını dün müşahede ettim. Bu da bize ayrı bir sevinç kaynağı oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- CANAN TÜKELAY - Afyonkarahisar'da düzenlenen Dünya Motokros Şampiyonası'nın Türkiye ayağı, yarış kalitesi, pist zemini ve tesis imkanlarıyla sporculara keyifli bir mücadele ortamı sunuyor.Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) Başkanı Mehmet Sadık Vefa, AA muhabirine, bugün ve yarın gerçekleştirilecek etkinliğin 9 yıl önce tasarlandığını söyledi.Bölge halkının da desteğiyle organizasyonun zamanla daha da büyüdüğünü anlatan Vefa, bu durumun kendilerini çok mutlu ettiğini dile getirdi.Mehmet Sadık Vefa, bu yıl 88 sporcunun yarışacağını belirterek, şöyle konuştu:Bunun içinde 1'i kadın 3 Türk sporcumuz var. Motokros dalında dünyanın en iyileri burada yarışacak. İnşallah bu yarışçılar, gençlere ilham olur, örnek olur. Türkiye Motosiklet Federasyonu olarak her yıl daha iyisini yapmak, daha iyisini sunmak için çalışıyoruz. Yarış kalitesi zaten belli. Yabancılar zemin, tesis, hizmet olarak burada yarışmaktan çok mutlu. Bunun bir de sportif turizm sektörü var. Bölgedeki otellerin dolu olduğunu duyuyoruz, hatta yer olmadığını dün müşahede ettim. Bu da bize ayrı bir sevinç kaynağı oldu.Sporculara centilmence yarışmalarını özellikle tavsiye ediyoruzOrganizasyona karavanlarıyla gelenlerin de olduğuna değinen Vefa, Çadırlarıyla da geliyorlar. Her türlü ortam mevcut. Gençler buraya gelmeden önce özel kıyafet alışverişlerinde bulunduklarını söylediler. Bu da ekonomiye ayrı katkı oluyor. dedi.Yarışların kazasız geçmesi temennisinde bulunan Mehmet Sadık Vefa, Hakikaten çok efendi ve tamamen sporcu kimliğine yakışır bir resim sergiliyorlar. Zaten öyle olması lazım. Buradan her ne kadar ailelere çocuklarını sporla buluşturdukları için teşekkür ediyorsak, sporculara da centilmence yarışmalarını özellikle tavsiye ediyoruz. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- CANAN TÜKELAY - Afyonkarahisar'da düzenlenen Dünya Motokros Şampiyonası'nın Türkiye ayağı, yarış kalitesi, pist zemini ve tesis imkanlarıyla sporculara keyifli bir mücadele ortamı sunuyor.Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) Başkanı Mehmet Sadık Vefa, AA muhabirine, bugün ve yarın gerçekleştirilecek etkinliğin 9 yıl önce tasarlandığını söyledi.Bölge halkının da desteğiyle organizasyonun zamanla daha da büyüdüğünü anlatan Vefa, bu durumun kendilerini çok mutlu ettiğini dile getirdi.Mehmet Sadık Vefa, bu yıl 88 sporcunun yarışacağını belirterek, şöyle konuştu:Bunun içinde 1'i kadın 3 Türk sporcumuz var. Motokros dalında dünyanın en iyileri burada yarışacak. İnşallah bu yarışçılar, gençlere ilham olur, örnek olur. Türkiye Motosiklet Federasyonu olarak her yıl daha iyisini yapmak, daha iyisini sunmak için çalışıyoruz. Yarış kalitesi zaten belli. Yabancılar zemin, tesis, hizmet olarak burada yarışmaktan çok mutlu. Bunun bir de sportif turizm sektörü var. Bölgedeki otellerin dolu olduğunu duyuyoruz, hatta yer olmadığını dün müşahede ettim. Bu da bize ayrı bir sevinç kaynağı oldu.Sporculara centilmence yarışmalarını özellikle tavsiye ediyoruzOrganizasyona karavanlarıyla gelenlerin de olduğuna değinen Vefa, Çadırlarıyla da geliyorlar. Her türlü ortam mevcut. Gençler buraya gelmeden önce özel kıyafet alışverişlerinde bulunduklarını söylediler. Bu da ekonomiye ayrı katkı oluyor. dedi.Yarışların kazasız geçmesi temennisinde bulunan Mehmet Sadık Vefa, Hakikaten çok efendi ve tamamen sporcu kimliğine yakışır bir resim sergiliyorlar. Zaten öyle olması lazım. Buradan her ne kadar ailelere çocuklarını sporla buluşturdukları için teşekkür ediyorsak, sporculara da centilmence yarışmalarını özellikle tavsiye ediyoruz. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Trabzonspor ile Gençlerbirliği 75. randevuda</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trabzonspor-ile-genclerbirligi-75-randevuda/904252/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trabzonspor-ile-genclerbirligi-75-randevuda/904252/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:12:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: İki takım arasında oynanan 74 lig maçında bordo-mavililerin galibiyetlerde 41-14 üstünlüğü bulunuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- SELÇUK KILIÇ - Trabzonspor ile Gençlerbirliği, yarın ligde 75. kez karşı karşıya gelecek.Ligde iki takım arasındaki 74 maçta bordo-mavililerin galibiyetlerde 41-14 üstünlüğü bulunuyor. Taraflar, 19 karşılaşmada sahadan beraberlikle ayrıldı.Bordo-mavililer, söz konusu maçlarda 140 gol attı, kalesinde 74 gol yedi.Trabzon&#039;daki maçlarTrabzonspor, Gençlerbirliği ile sahasında oynadığı 37 karşılaşmanın 25'inde galibiyet elde etti.Bordo-mavililer, 7 karşılaşmada sahadan beraberlikle, 5'inden ise yenilgiyle ayrıldı.- Trabzonspor geçen sezonki 2 maçı da kaybettiTrabzonspor, Süper Lig'de geçen sezon oynadığı 2 karşılaşmadan da mağlubiyetle ayrıldı.Bordo-mavili takım, geçen sezonun ilk yarısında Ankara'da karşılaştığı rakibine 4-3 yenildi.Karadeniz ekibi, sezonun ikinci yarısındaki müsabakada ise evinde başkent temsilcisine 3-0 mağlup oldu.En farklı galibiyetler Trabzonspor&#039;danİki takım arasında oynanan karşılaşmalarda en farklı galibiyetleri Trabzonspor aldı.Bordo-mavili takım, 1993-1994 sezonunda sahasında 6-0, 1989-1990 sezonunda 6-1 galip gelirken deplasmanda en farklı galibiyetleri ise 1989-1990 ve 2012-2013 sezonunda 4-0'lık sonuçlarla elde etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- SELÇUK KILIÇ - Trabzonspor ile Gençlerbirliği, yarın ligde 75. kez karşı karşıya gelecek.Ligde iki takım arasındaki 74 maçta bordo-mavililerin galibiyetlerde 41-14 üstünlüğü bulunuyor. Taraflar, 19 karşılaşmada sahadan beraberlikle ayrıldı.Bordo-mavililer, söz konusu maçlarda 140 gol attı, kalesinde 74 gol yedi.Trabzon&#039;daki maçlarTrabzonspor, Gençlerbirliği ile sahasında oynadığı 37 karşılaşmanın 25'inde galibiyet elde etti.Bordo-mavililer, 7 karşılaşmada sahadan beraberlikle, 5'inden ise yenilgiyle ayrıldı.- Trabzonspor geçen sezonki 2 maçı da kaybettiTrabzonspor, Süper Lig'de geçen sezon oynadığı 2 karşılaşmadan da mağlubiyetle ayrıldı.Bordo-mavili takım, geçen sezonun ilk yarısında Ankara'da karşılaştığı rakibine 4-3 yenildi.Karadeniz ekibi, sezonun ikinci yarısındaki müsabakada ise evinde başkent temsilcisine 3-0 mağlup oldu.En farklı galibiyetler Trabzonspor&#039;danİki takım arasında oynanan karşılaşmalarda en farklı galibiyetleri Trabzonspor aldı.Bordo-mavili takım, 1993-1994 sezonunda sahasında 6-0, 1989-1990 sezonunda 6-1 galip gelirken deplasmanda en farklı galibiyetleri ise 1989-1990 ve 2012-2013 sezonunda 4-0'lık sonuçlarla elde etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/trabzonspor-ile-genclerbirligi-75-randevuda.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>DOSYA HABER - Süper Lig kulüpleri 202 transfer yaptı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dosya-haber-super-lig-kulupleri-202-transfer-yapti/904251/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dosya-haber-super-lig-kulupleri-202-transfer-yapti/904251/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Trendyol Süper Lig'de mücadele eden 18 ekip, 2026-2027 sezonu yaz transfer döneminde 202 futbolcuyla sözleşme imzaladı - Ligin yeni ekiplerinden Çorum FK, transfer döneminde en fazla futbolcuyla sözleşme imzalayan kulüp oldu - Galatasaray ve Fenerbahçe 5'er transferle en az takviye yapan kulüpler oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- hazırladığı dosya haber çalışmasının bu bölümünde, Süper Lig takımlarının 2026-2027 sezonu birinci transfer ve tescil döneminde gerçekleştirdiği transferlerin sayıları ele alındı.Ligde 22 Haziran'da başlayan ve 76 gün süren sezonun ilk transfer ve tescil döneminde 18 kulüp, 202 futbolcuyla sözleşme imzaladı.202 futbolcunun 79'u yurt içinden, 123'ü ise yurt dışından transfer edildi.Fenerbahçe ve Galatasaray, yaptıkları transferlerin tamamını yurt dışından gerçekleştirdi.Ligde yurt içinden en fazla transfer yapan ekip Çorum FK oldu. Ligin yeni takımı, kadrosuna dahil ettiği 21 futbolcunun 10'unu yurt içinden tercih etti.Ligde en az transferi ise Galatasaray ve Fenerbahçe yaptı. Her iki takım da geçen yılki kadrolarını 5'er futbolcuyla takviye etti.En fazla transferi ligin yeni ekipleri yaptıSüper Lig takımları arasında transfer dönemini en hareketli geçiren ekip Çorum FK oldu. Ligin yeni ekibi, kadrosuna 21 futbolcu dahil etti.Çorum FK'yi ligin bir başka yeni takımı Amed Sportif Faaliyetler takip etti. Diyarbakır temsilcisi, kadrosuna 18 yeni isim kattı.Kulüplerin transfer sayılarıTakımların aldığı futbolcu sayıları şöyle:TakımTransfer sayısıÇorum FK21Amed Sportif Faaliyetler18Eyüpspor15Gaziantep FK14Kasımpaşa13Kocaelispor13Erzurumspor FK12Trabzonspor12Gençlerbirliği11Beşiktaş10Çaykur Rizespor10Konyaspor10Samsunspor10Göztepe9Alanyaspor8Başakşehir6Fenerbahçe5Galatasaray5TransferlerTrendyol Süper Lig'de 1. transfer ve tescil döneminde takımların kadrosuna kattıkları futbolcular şu şekilde:Çorum FK (21): Muhammed Diomande, Jesus Ramirez, Andrei Borza, Alexandros Kyziridis, Hrvoje Smolcic, Markus Karlsbakk, Ylber Ramadani, Arif Şimşir, Marcos Felipe, Serdar Saatçı, Gökhan Sazdağı, Emircan Gürlük, Erhan Erentürk, Hüseyin Bulut, Berat Özdemir, Alexandre Penetra, Ermin Mahmic, Youssoufa Moukoko, Cengiz Ünder, Göktan Gürpüz, Çağlar SöyüncüAmed Sportif Faaliyetler (18): Yira Sor, Samuel Ballet, Alban Lafont, Gift Orban, Lumbardh Dellova, Rayan Raveloson, David Bates, Muhammed Khalil, Burak Bozan, Furkan Soyalp, Umut Meraş, Rayan Lutin, Ermal Krasniqi, Gökhan Gül, Amadou Cisse, Berk Kızıldemir, Ali Turap Bülbül, Dilhan DemirEyüpspor (15): Ahmed Abdullahi, David Costa, Konrad Michalak, Jawad El Yamiq, Mete Demir, Zak Jules, Chandrel Massanga, Abdelhamid Sabiri, Bilal Boutobba, Musa Eren Karakaş, Yusuf Barasi, Emre Bilgin, Horatiu Moldovan, Simone Giordano, Yiğit DemirGaziantep FK (14): Trivante Stewart, Kacper Tobiasz, Kerim Çalhanoğlu, Florin Stefan, Sebahattin Destici, Ulrick Meleke, Fuat Bavuk, Serdar Dursun, Halil Dervişoğlu, Kadir Gümüş, Sontje Hansen, Ataberk Dadakdeniz, Abakar Sylla, Efe SarıkayaKasımpaşa (13): Thiemoko Diarra, Ayberk Karapo, Elson Mendes, Marcus Rafferty, Matei Ilie, Emirhan Boz, Sercan Deniz, Güven Yalçın, Muhammed Emin Bektaş, Jakob Jessen, Kevin Mouanga, Ömer Bayram, Jesurun Rak-SakyiKocaelispor (13): Metehan Altunbaş, Emir Ortakaya, Makana Baku, Onurcan Piri, Berkan Kutlu, Haydar Karataş, Uğur Kaan Yıldız, Tanguy Zoukrou, Matej Maglica, Gonçalo Sousa, Florian Aye, Tobias Gulliksen, Hulusi DesticiErzurumspor FK (12): Nihad Mujakic, Kerem Erener, Gyrano Kerk, Ertuğrul Taşkıran, Festy Ebosele, Nariman Akhundzada, Miguel Cardozo, Elisha Owusu, Ibrahim Diabate, Lawrence Agyekum, Emirhan Acar, Taha RençberTrabzonspor (12): Muhammed Salah, Fabinho, Aral Şimşir, Noah Saviolo, Sidny Lopes Cabral, Cenk Özkaçar, Melih Kabasakal, Samet Akaydin, Metehan Mimaroğlu, Ruslan Malinovskyi, Franculino Dju, Ali HabeşoğluGençlerbirliği (11): İrfan Can Eğribayat, Göktuğ Erdem, Salih Uçan, Ensar Çavuşoğlu, Kevin Rodrigues, Metehan Baltacı, Tiago Gouveia, Cheikh Niasse, Victor Orakpo, Pedro Mendes, Rafael LuisBeşiktaş (10): Leandro Trossard, Kassoum Ouattara, Alexander Nübel, Dusan Vlahovic, İlhan Fakılı, Doğan Alemdar, Salih Özcan, Ernest Poku, Fabio Miretti, Ümit AkdağÇaykur Rizespor (10): Zakaria Ariss, Siaka Bakayoko, Emirhan Yılmaz, Tayyip Talha Sanuç, Umut Erdem, Ahmed Kutucu, Moussa Diakite, Iustin Doicaru, Can Bozdoğan, Gennaro BorrelliKonyaspor (10): Chidozie Awaziem, Da Mata, Ebrima Colley, Enis Destan, Arthur Masuaku, Mücahit İbrahimoğlu, Rajmund Toth, Mustafa Muhammed, Jean-Luc Dompe, Ahmet OğuzSamsunspor (10): Gabriele Guarino, Igor Drapinski, Antoine Sekongo, Elliot Watt, Bilal Bayazıt, Samed Onur, Fatih Kaya, Oskar Ohlenschlaeger, Strahinja Erakovic, Muhammed BayoGöztepe (9): Sinclair Armstrong, Andre Henrique, Noah Sonko Sundberg, Gökdeniz Bayrakdar, Luka Gugeshashvili, Alex Matos, Richard Akkonor, Bekir Turaç Böke, Tino AnjorinAlanyaspor (8): Omar Ben Ali, Şahin Dik, Baran Ali Gezek, Arouna Soro, Ivan Cedric, Paolo Fernandes, Emre Demir, Nejdet BilinBaşakşehir (6): Emin Bayram, Saba Kharebashvili, Edin Visca, Michal Karbownik, Umut Bozok, Andreas Skov OlsenFenerbahçe (5): Mason Greenwood, Vedat Muric, Nathan Ake, Romelu Lukaku, Kojo Peprah OppongGalatasaray (5): Rafael Leao, Lesley Ugochukwu, Aleksey Batrakov, Deniz Gül, El Chadaille BitshiabuNot: Kulüplerin yaz transfer döneminde transfer edip başka takımlara kiraladığı isimler değerlendirmeye dahil edilmemiştir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- hazırladığı dosya haber çalışmasının bu bölümünde, Süper Lig takımlarının 2026-2027 sezonu birinci transfer ve tescil döneminde gerçekleştirdiği transferlerin sayıları ele alındı.Ligde 22 Haziran'da başlayan ve 76 gün süren sezonun ilk transfer ve tescil döneminde 18 kulüp, 202 futbolcuyla sözleşme imzaladı.202 futbolcunun 79'u yurt içinden, 123'ü ise yurt dışından transfer edildi.Fenerbahçe ve Galatasaray, yaptıkları transferlerin tamamını yurt dışından gerçekleştirdi.Ligde yurt içinden en fazla transfer yapan ekip Çorum FK oldu. Ligin yeni takımı, kadrosuna dahil ettiği 21 futbolcunun 10'unu yurt içinden tercih etti.Ligde en az transferi ise Galatasaray ve Fenerbahçe yaptı. Her iki takım da geçen yılki kadrolarını 5'er futbolcuyla takviye etti.En fazla transferi ligin yeni ekipleri yaptıSüper Lig takımları arasında transfer dönemini en hareketli geçiren ekip Çorum FK oldu. Ligin yeni ekibi, kadrosuna 21 futbolcu dahil etti.Çorum FK'yi ligin bir başka yeni takımı Amed Sportif Faaliyetler takip etti. Diyarbakır temsilcisi, kadrosuna 18 yeni isim kattı.Kulüplerin transfer sayılarıTakımların aldığı futbolcu sayıları şöyle:TakımTransfer sayısıÇorum FK21Amed Sportif Faaliyetler18Eyüpspor15Gaziantep FK14Kasımpaşa13Kocaelispor13Erzurumspor FK12Trabzonspor12Gençlerbirliği11Beşiktaş10Çaykur Rizespor10Konyaspor10Samsunspor10Göztepe9Alanyaspor8Başakşehir6Fenerbahçe5Galatasaray5TransferlerTrendyol Süper Lig'de 1. transfer ve tescil döneminde takımların kadrosuna kattıkları futbolcular şu şekilde:Çorum FK (21): Muhammed Diomande, Jesus Ramirez, Andrei Borza, Alexandros Kyziridis, Hrvoje Smolcic, Markus Karlsbakk, Ylber Ramadani, Arif Şimşir, Marcos Felipe, Serdar Saatçı, Gökhan Sazdağı, Emircan Gürlük, Erhan Erentürk, Hüseyin Bulut, Berat Özdemir, Alexandre Penetra, Ermin Mahmic, Youssoufa Moukoko, Cengiz Ünder, Göktan Gürpüz, Çağlar SöyüncüAmed Sportif Faaliyetler (18): Yira Sor, Samuel Ballet, Alban Lafont, Gift Orban, Lumbardh Dellova, Rayan Raveloson, David Bates, Muhammed Khalil, Burak Bozan, Furkan Soyalp, Umut Meraş, Rayan Lutin, Ermal Krasniqi, Gökhan Gül, Amadou Cisse, Berk Kızıldemir, Ali Turap Bülbül, Dilhan DemirEyüpspor (15): Ahmed Abdullahi, David Costa, Konrad Michalak, Jawad El Yamiq, Mete Demir, Zak Jules, Chandrel Massanga, Abdelhamid Sabiri, Bilal Boutobba, Musa Eren Karakaş, Yusuf Barasi, Emre Bilgin, Horatiu Moldovan, Simone Giordano, Yiğit DemirGaziantep FK (14): Trivante Stewart, Kacper Tobiasz, Kerim Çalhanoğlu, Florin Stefan, Sebahattin Destici, Ulrick Meleke, Fuat Bavuk, Serdar Dursun, Halil Dervişoğlu, Kadir Gümüş, Sontje Hansen, Ataberk Dadakdeniz, Abakar Sylla, Efe SarıkayaKasımpaşa (13): Thiemoko Diarra, Ayberk Karapo, Elson Mendes, Marcus Rafferty, Matei Ilie, Emirhan Boz, Sercan Deniz, Güven Yalçın, Muhammed Emin Bektaş, Jakob Jessen, Kevin Mouanga, Ömer Bayram, Jesurun Rak-SakyiKocaelispor (13): Metehan Altunbaş, Emir Ortakaya, Makana Baku, Onurcan Piri, Berkan Kutlu, Haydar Karataş, Uğur Kaan Yıldız, Tanguy Zoukrou, Matej Maglica, Gonçalo Sousa, Florian Aye, Tobias Gulliksen, Hulusi DesticiErzurumspor FK (12): Nihad Mujakic, Kerem Erener, Gyrano Kerk, Ertuğrul Taşkıran, Festy Ebosele, Nariman Akhundzada, Miguel Cardozo, Elisha Owusu, Ibrahim Diabate, Lawrence Agyekum, Emirhan Acar, Taha RençberTrabzonspor (12): Muhammed Salah, Fabinho, Aral Şimşir, Noah Saviolo, Sidny Lopes Cabral, Cenk Özkaçar, Melih Kabasakal, Samet Akaydin, Metehan Mimaroğlu, Ruslan Malinovskyi, Franculino Dju, Ali HabeşoğluGençlerbirliği (11): İrfan Can Eğribayat, Göktuğ Erdem, Salih Uçan, Ensar Çavuşoğlu, Kevin Rodrigues, Metehan Baltacı, Tiago Gouveia, Cheikh Niasse, Victor Orakpo, Pedro Mendes, Rafael LuisBeşiktaş (10): Leandro Trossard, Kassoum Ouattara, Alexander Nübel, Dusan Vlahovic, İlhan Fakılı, Doğan Alemdar, Salih Özcan, Ernest Poku, Fabio Miretti, Ümit AkdağÇaykur Rizespor (10): Zakaria Ariss, Siaka Bakayoko, Emirhan Yılmaz, Tayyip Talha Sanuç, Umut Erdem, Ahmed Kutucu, Moussa Diakite, Iustin Doicaru, Can Bozdoğan, Gennaro BorrelliKonyaspor (10): Chidozie Awaziem, Da Mata, Ebrima Colley, Enis Destan, Arthur Masuaku, Mücahit İbrahimoğlu, Rajmund Toth, Mustafa Muhammed, Jean-Luc Dompe, Ahmet OğuzSamsunspor (10): Gabriele Guarino, Igor Drapinski, Antoine Sekongo, Elliot Watt, Bilal Bayazıt, Samed Onur, Fatih Kaya, Oskar Ohlenschlaeger, Strahinja Erakovic, Muhammed BayoGöztepe (9): Sinclair Armstrong, Andre Henrique, Noah Sonko Sundberg, Gökdeniz Bayrakdar, Luka Gugeshashvili, Alex Matos, Richard Akkonor, Bekir Turaç Böke, Tino AnjorinAlanyaspor (8): Omar Ben Ali, Şahin Dik, Baran Ali Gezek, Arouna Soro, Ivan Cedric, Paolo Fernandes, Emre Demir, Nejdet BilinBaşakşehir (6): Emin Bayram, Saba Kharebashvili, Edin Visca, Michal Karbownik, Umut Bozok, Andreas Skov OlsenFenerbahçe (5): Mason Greenwood, Vedat Muric, Nathan Ake, Romelu Lukaku, Kojo Peprah OppongGalatasaray (5): Rafael Leao, Lesley Ugochukwu, Aleksey Batrakov, Deniz Gül, El Chadaille BitshiabuNot: Kulüplerin yaz transfer döneminde transfer edip başka takımlara kiraladığı isimler değerlendirmeye dahil edilmemiştir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/dosya-haber-super-lig-kulupleri-202-transfer-yapti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Coğrafi işaretli Taşköprü sarımsağından siyah püre üretti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cografi-isaretli-taskopru-sarimsagindan-siyah-pure-uretti/904250/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cografi-isaretli-taskopru-sarimsagindan-siyah-pure-uretti/904250/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kastamonu / Kastamonu'da sade ve nar ekşili siyah sarımsak püresi üreten girişimci Halit Cebeci: - Taşköprü sarımsağı bölgede 'beyaz altın' diye isimlendiriliyor. Biz de siyah sarımsağa 'siyah inci' diyoruz. Değişik bir tat, gurme bir lezzet]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kastamonu Haberleri : ÖZGÜR ALANTOR - Kastamonu'da bir girişimci, Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye'den coğrafi işaret tescili alan Taşköprü sarımsağından siyah püre üretti.Yaklaşık 14 yıl önce Güney Kore gezisinde siyah sarımsakla tanışan Halit Cebeci, 2015 yılında bu alanda yatırım yapmaya karar verdi.İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden bilimsel, KOSGEB'den de proje bazlı destek alan Cebeci, denemelerinin ardından fermantasyon yöntemiyle siyah sarımsak üretmeye başladı.Kastamonu'da küçük bir dükkanda başladığı üretimi zamanla büyüten Cebeci, çalışmalarını 750 metrekarelik tesiste sürdürüyor.Siyah sarımsaktan farklı ürünler geliştirmeye yönelen Cebeci, çalışmalar sonucu siyah püre üretti.Cebeci, AA muhabirine, üretimlerinde yalnızca coğrafi işaretli Taşköprü sarımsağını kullandıklarını söyledi.Yaklaşık 11 yıldır siyah sarımsak üzerine çalıştıklarını belirten Cebeci, Her yıl üretim kapasitemizi artırarak devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl 30 ton siyah sarımsak ürettik. Üretimimizde sadece coğrafi işaretli Taşköprü sarımsağını kullanıyoruz. Taşköprü sarımsağı, çok kıymetli bir ürün. Biz de onun peşinde gidiyoruz. Her yıl değişik ürünler geliştiriyoruz. Siyah sarımsak püresi bunlardan biri. dedi.Siyah sarımsağın gurme bir ürün olduğuna dikkati çeken Cebeci, şöyle devam etti:İnovatif bir ürün. Taşköprü sarımsağı, bölgede 'beyaz altın' diye isimlendiriliyor. Biz de siyah sarımsağa 'siyah inci' diyoruz. Değişik bir tat, gurme bir lezzet. Oldukça sağlıklı, içeriğinde hiçbir katkı maddesi olmayan bir ürün. Siyah sarımsak püresinin değişik versiyonlarını da yaptık. Nar ekşilisi bunlardan biri. Farklı şekillerde tüketilebilir. Kızarmış ekmeğin üzerine sürüp tüketebileceğiniz gibi salataların üzerine serpiştirmek mümkün. Sos yapmak mümkün. Yemeklerin, etin, balığın yanında çok güzel bir meze olabiliyor.Cebeci, siyah sarımsak ürünlerini farklı zincir marketlerde sattıklarını ve çevrim içi olarak tüketicilere ulaştırdıklarını anlattı.Firmanın gıda mühendisi Büşra Boz da ürünlerinde katkı maddesinin bulunmadığını söyledi.Siyah sarımsak dişlerini ezerek püre ürettiklerini anlatan Boz, Onun dışında farklı inovasyonlarımız da var. Nar ekşilisini yapıyoruz. Püreyi salatalarda, marinasyonlarda kullanabiliyorsunuz. Ekmeğin üzerine sürüp direkt de yiyebilirsiniz. Tamamen gurme bir ürün. Başta bu ürüne ön yargılı yaklaşıyorlar ama yediklerinde farklı bir tatla karşılaşıyorlar. ifadelerini kullandı.Ürünün belirgin bir kokusunun bulunmadığına işaret eden Boz, tüketicilerden olumlu dönüşler aldıklarını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kastamonu Haberleri : ÖZGÜR ALANTOR - Kastamonu'da bir girişimci, Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye'den coğrafi işaret tescili alan Taşköprü sarımsağından siyah püre üretti.Yaklaşık 14 yıl önce Güney Kore gezisinde siyah sarımsakla tanışan Halit Cebeci, 2015 yılında bu alanda yatırım yapmaya karar verdi.İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden bilimsel, KOSGEB'den de proje bazlı destek alan Cebeci, denemelerinin ardından fermantasyon yöntemiyle siyah sarımsak üretmeye başladı.Kastamonu'da küçük bir dükkanda başladığı üretimi zamanla büyüten Cebeci, çalışmalarını 750 metrekarelik tesiste sürdürüyor.Siyah sarımsaktan farklı ürünler geliştirmeye yönelen Cebeci, çalışmalar sonucu siyah püre üretti.Cebeci, AA muhabirine, üretimlerinde yalnızca coğrafi işaretli Taşköprü sarımsağını kullandıklarını söyledi.Yaklaşık 11 yıldır siyah sarımsak üzerine çalıştıklarını belirten Cebeci, Her yıl üretim kapasitemizi artırarak devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl 30 ton siyah sarımsak ürettik. Üretimimizde sadece coğrafi işaretli Taşköprü sarımsağını kullanıyoruz. Taşköprü sarımsağı, çok kıymetli bir ürün. Biz de onun peşinde gidiyoruz. Her yıl değişik ürünler geliştiriyoruz. Siyah sarımsak püresi bunlardan biri. dedi.Siyah sarımsağın gurme bir ürün olduğuna dikkati çeken Cebeci, şöyle devam etti:İnovatif bir ürün. Taşköprü sarımsağı, bölgede 'beyaz altın' diye isimlendiriliyor. Biz de siyah sarımsağa 'siyah inci' diyoruz. Değişik bir tat, gurme bir lezzet. Oldukça sağlıklı, içeriğinde hiçbir katkı maddesi olmayan bir ürün. Siyah sarımsak püresinin değişik versiyonlarını da yaptık. Nar ekşilisi bunlardan biri. Farklı şekillerde tüketilebilir. Kızarmış ekmeğin üzerine sürüp tüketebileceğiniz gibi salataların üzerine serpiştirmek mümkün. Sos yapmak mümkün. Yemeklerin, etin, balığın yanında çok güzel bir meze olabiliyor.Cebeci, siyah sarımsak ürünlerini farklı zincir marketlerde sattıklarını ve çevrim içi olarak tüketicilere ulaştırdıklarını anlattı.Firmanın gıda mühendisi Büşra Boz da ürünlerinde katkı maddesinin bulunmadığını söyledi.Siyah sarımsak dişlerini ezerek püre ürettiklerini anlatan Boz, Onun dışında farklı inovasyonlarımız da var. Nar ekşilisini yapıyoruz. Püreyi salatalarda, marinasyonlarda kullanabiliyorsunuz. Ekmeğin üzerine sürüp direkt de yiyebilirsiniz. Tamamen gurme bir ürün. Başta bu ürüne ön yargılı yaklaşıyorlar ama yediklerinde farklı bir tatla karşılaşıyorlar. ifadelerini kullandı.Ürünün belirgin bir kokusunun bulunmadığına işaret eden Boz, tüketicilerden olumlu dönüşler aldıklarını sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/cografi-isaretli-taskopru-sarimsagindan-siyah-pure-uretti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bisikletiyle işe giden aile hekimi, çocukları ve gençleri kitaplarla buluşturuyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bisikletiyle-ise-giden-aile-hekimi-cocuklari-ve-gencleri-kitaplarla-bulusturuyor/904249/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bisikletiyle-ise-giden-aile-hekimi-cocuklari-ve-gencleri-kitaplarla-bulusturuyor/904249/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:09:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Mardin / Mardin'in Kızıltepe ilçesinde aile hekimi Selman Yaşar, hareketli yaşamı teşvik ediyor, evinde ve görev yaptığı aile sağlığı merkezinde oluşturduğu kütüphanelerle çocuk ve gençlerin kitap okumasını sağlıyor - Selman Yaşar: - Hastalarımıza hareketli ve aktif bir yaşam sürmelerini öğütlüyoruz. Bunu kendi hayatımda yaşayarak ve örnek olarak yapmaya çalıştım. Sağlığımız için pedal çevirelim. İyi bir gelecek ve zihin sağlığımız için de kitap okuyalım]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Mardin Haberleri : HALİL İBRAHİM SİNCAR/BEŞİR ŞAVUR - Mardin'in Kızıltepe ilçesinde aile hekimi Selman Yaşar, çocukları ve gençleri kitapla buluşturuyor, görev yerine bisikletiyle gidip gelerek hareketli yaşam için örnek oluyor.Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesinden 2005'te mezun olan 45 yaşındaki Yaşar, yaklaşık 5 yıl Mardin 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde çalıştıktan sonra 2010'da Mardin'in Kızıltepe ilçesinde İpek Mahallesi'ndeki aile sağlığı merkezinde görev yapmaya başladı.Kitap okumayı seven Yaşar, bu alışkanlığını çocuk ve gençlere de kazandırmak istedi. Evinde ve görev yaptığı sağlık merkezinde kütüphane oluşturan Yaşar, çocukların ve gençlerin kitap okumasını sağlıyor.Evinden sağlık merkezine yaklaşık 8 kilometrelik yolu bisikletiyle kateden Yaşar, çevresine hareketli yaşam konusunda örnek oluyor.Yaşar, AA muhabirine, yaklaşık 16 yıldır aynı sağlık ocağında aile hekimi olarak görev yaptığını söyledi.Çocukluğundan bu yana kitap okumayı çok sevdiğini belirten Yaşar, küçüklüğünde kitaplara ulaşmanın daha zor olduğunu anlattı.Aile hekimi olduktan sonra bu sevgisini çocuklarla ve gençlerle paylaşmak ve onların da kitaplara kolayca ulaşmasını sağlamak istediğini ifade eden Yaşar, şunları kaydetti:Aile hekimliğinde uzun yıllar aynı ailelerle karşılaşma ihtimalimiz daha yüksek olduğu için aile hekimliğinin bu gücünü kullanmak istedim. 2010'dan beri kütüphane kurarak kitap okuma alışkanlığını kazandırmak istedim. Bölgedeki çocuklar da çok destek verdi, çok rağbet gördü. Bitirdikleri kitabı yenisiyle değiştiriyoruz. 16 senedir bu şekilde devam ediyor. Çocukluğundan beri kitap alıp şu an üniversite bitiren, öğretmen olan, tıp fakültesi okuyan gençlerimiz var. Bunun aynı zamanda toplum sağlığı açısından güzel bir proje olacağını düşündüm çünkü sağlıklı bir zihinle sağlıklı bir bedenin birlikte olması gerektiğini düşünüyorum.Aile hekimliğinin sağlığın temelini oluşturduğunu ifade eden Yaşar, kitap okuma ve bisiklet gibi alışkanlıkların sağlıklı toplum için önemli olduğunu, aile hekimliğinin de bu konuda kendisine fırsat sunduğunu belirtti.5 senedir bisikletle ulaşımımı sağlıyorumHayatı boyunca çevreye duyarlı olmaya çalıştığını, yıllardır görev yaptığı merkeze yürüyerek gidip geldiğini anlatan Yaşar, Daha önceki evim biraz daha yakındı. Şu an yürüme mesafesi için uzak. 5 senedir bisikletle ulaşımımı sağlıyorum. Bisiklet hem toplum sağlığı hem kendi sağlığımız için güzel bir spor. Çevreye de zararı yok, gürültü kirliliği yapmıyor. ifadelerini kullandı.Toplum sağlığı açısından herkese hareketli ve aktif yaşam önerdiklerini ifade eden Yaşar, yıllardır bisiklet kullanmasının vatandaşların da ilgisini çektiğini belirtti.Aile hekimliği sisteminin birinci basamak ve koruyucu sağlık hizmetlerinin temelini oluşturduğunu dile getiren Yaşar, sistemin yalnızca hastalık durumunda başvurulan bir alan olmadığını söyledi.Yıllardır sağlıklı yaşam konusunda örnek olmaya çalıştığını anlatan Yaşar, şunları ifade etti:Bisikletle gidip geliyorum. Kitap okuyorum, kitap okutuyorum. Bana göre aile hekimliği, vatandaşın hastalığını değil hayatını tanımaktır. Küçüklüğümden beri hayalim olan bir kütüphane oluşturma fikrini de aile hekimliği sisteminin gelmesiyle hayata geçirme imkanı buldum. Hastalarımıza hareketli ve aktif bir yaşam sürmelerini öğütlüyoruz. Bunu kendi hayatımda yaşayarak ve örnek olarak yapmaya çalıştım. Sağlığımız için pedal çevirelim. İyi bir gelecek ve zihin sağlığımız için de kitap okuyalım.Bizi de sporla uğraşmaya teşvik ediyorMahalle sakinlerinden 17 yaşındaki Helin Ekdiren de yaklaşık 10 yıldır aile hekimi Yaşar'ın kendileriyle her konuda ilgilendiğini söyledi.Yaşar'ın farklı alanlarda da örnek olduğunu dile getiren Ekdiren, Hem sağlığımızla ilgileniyor hem de kitap okumamıza yardımcı oluyor. Her geldiğimizde kitap dağıtıyor bize. Bisikletle geldiğini görünce gerçekten şaşırıyoruz. Kaskını, kolluğunu takmış böyle geliyor. Bizi de sporla uğraşmaya teşvik ediyor. Onu çok seviyoruz. O da bizi çok seviyor. Bize bir ağabey gibi yardımcı oluyor. dedi.Kitap almaya gelen 18 yaşındaki Haluk Poyraz da 2. sınıftan bu yana Yaşar'ı tanıdığını belirterek, doktordan ziyade ailelerinin üyesi gibi gördüklerini ifade etti.Poyraz, Selman Hoca, benim romanlara ve kitaplara başlamama neden olan ilk insan. Dostoyevski, Ömer Seyfettin gibi büyük yazarlarla onun sayesinde tanıştım. Şu an evimde küçük bir kütüphane var. Bunun en büyük mimarı da kendisi. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Mardin Haberleri : HALİL İBRAHİM SİNCAR/BEŞİR ŞAVUR - Mardin'in Kızıltepe ilçesinde aile hekimi Selman Yaşar, çocukları ve gençleri kitapla buluşturuyor, görev yerine bisikletiyle gidip gelerek hareketli yaşam için örnek oluyor.Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesinden 2005'te mezun olan 45 yaşındaki Yaşar, yaklaşık 5 yıl Mardin 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde çalıştıktan sonra 2010'da Mardin'in Kızıltepe ilçesinde İpek Mahallesi'ndeki aile sağlığı merkezinde görev yapmaya başladı.Kitap okumayı seven Yaşar, bu alışkanlığını çocuk ve gençlere de kazandırmak istedi. Evinde ve görev yaptığı sağlık merkezinde kütüphane oluşturan Yaşar, çocukların ve gençlerin kitap okumasını sağlıyor.Evinden sağlık merkezine yaklaşık 8 kilometrelik yolu bisikletiyle kateden Yaşar, çevresine hareketli yaşam konusunda örnek oluyor.Yaşar, AA muhabirine, yaklaşık 16 yıldır aynı sağlık ocağında aile hekimi olarak görev yaptığını söyledi.Çocukluğundan bu yana kitap okumayı çok sevdiğini belirten Yaşar, küçüklüğünde kitaplara ulaşmanın daha zor olduğunu anlattı.Aile hekimi olduktan sonra bu sevgisini çocuklarla ve gençlerle paylaşmak ve onların da kitaplara kolayca ulaşmasını sağlamak istediğini ifade eden Yaşar, şunları kaydetti:Aile hekimliğinde uzun yıllar aynı ailelerle karşılaşma ihtimalimiz daha yüksek olduğu için aile hekimliğinin bu gücünü kullanmak istedim. 2010'dan beri kütüphane kurarak kitap okuma alışkanlığını kazandırmak istedim. Bölgedeki çocuklar da çok destek verdi, çok rağbet gördü. Bitirdikleri kitabı yenisiyle değiştiriyoruz. 16 senedir bu şekilde devam ediyor. Çocukluğundan beri kitap alıp şu an üniversite bitiren, öğretmen olan, tıp fakültesi okuyan gençlerimiz var. Bunun aynı zamanda toplum sağlığı açısından güzel bir proje olacağını düşündüm çünkü sağlıklı bir zihinle sağlıklı bir bedenin birlikte olması gerektiğini düşünüyorum.Aile hekimliğinin sağlığın temelini oluşturduğunu ifade eden Yaşar, kitap okuma ve bisiklet gibi alışkanlıkların sağlıklı toplum için önemli olduğunu, aile hekimliğinin de bu konuda kendisine fırsat sunduğunu belirtti.5 senedir bisikletle ulaşımımı sağlıyorumHayatı boyunca çevreye duyarlı olmaya çalıştığını, yıllardır görev yaptığı merkeze yürüyerek gidip geldiğini anlatan Yaşar, Daha önceki evim biraz daha yakındı. Şu an yürüme mesafesi için uzak. 5 senedir bisikletle ulaşımımı sağlıyorum. Bisiklet hem toplum sağlığı hem kendi sağlığımız için güzel bir spor. Çevreye de zararı yok, gürültü kirliliği yapmıyor. ifadelerini kullandı.Toplum sağlığı açısından herkese hareketli ve aktif yaşam önerdiklerini ifade eden Yaşar, yıllardır bisiklet kullanmasının vatandaşların da ilgisini çektiğini belirtti.Aile hekimliği sisteminin birinci basamak ve koruyucu sağlık hizmetlerinin temelini oluşturduğunu dile getiren Yaşar, sistemin yalnızca hastalık durumunda başvurulan bir alan olmadığını söyledi.Yıllardır sağlıklı yaşam konusunda örnek olmaya çalıştığını anlatan Yaşar, şunları ifade etti:Bisikletle gidip geliyorum. Kitap okuyorum, kitap okutuyorum. Bana göre aile hekimliği, vatandaşın hastalığını değil hayatını tanımaktır. Küçüklüğümden beri hayalim olan bir kütüphane oluşturma fikrini de aile hekimliği sisteminin gelmesiyle hayata geçirme imkanı buldum. Hastalarımıza hareketli ve aktif bir yaşam sürmelerini öğütlüyoruz. Bunu kendi hayatımda yaşayarak ve örnek olarak yapmaya çalıştım. Sağlığımız için pedal çevirelim. İyi bir gelecek ve zihin sağlığımız için de kitap okuyalım.Bizi de sporla uğraşmaya teşvik ediyorMahalle sakinlerinden 17 yaşındaki Helin Ekdiren de yaklaşık 10 yıldır aile hekimi Yaşar'ın kendileriyle her konuda ilgilendiğini söyledi.Yaşar'ın farklı alanlarda da örnek olduğunu dile getiren Ekdiren, Hem sağlığımızla ilgileniyor hem de kitap okumamıza yardımcı oluyor. Her geldiğimizde kitap dağıtıyor bize. Bisikletle geldiğini görünce gerçekten şaşırıyoruz. Kaskını, kolluğunu takmış böyle geliyor. Bizi de sporla uğraşmaya teşvik ediyor. Onu çok seviyoruz. O da bizi çok seviyor. Bize bir ağabey gibi yardımcı oluyor. dedi.Kitap almaya gelen 18 yaşındaki Haluk Poyraz da 2. sınıftan bu yana Yaşar'ı tanıdığını belirterek, doktordan ziyade ailelerinin üyesi gibi gördüklerini ifade etti.Poyraz, Selman Hoca, benim romanlara ve kitaplara başlamama neden olan ilk insan. Dostoyevski, Ömer Seyfettin gibi büyük yazarlarla onun sayesinde tanıştım. Şu an evimde küçük bir kütüphane var. Bunun en büyük mimarı da kendisi. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bisikletiyle-ise-giden-aile-hekimi-cocuklari-ve-gencleri-kitaplarla-bulusturuyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türk iş dünyasının Hong Kong ziyareti Çin ve Asya-Pasifik'te işbirliklerinin kapısını aralayacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turk-is-dunyasinin-hong-kong-ziyareti-cin-ve-asya-pasifik-te-isbirliklerinin-kapisini-aralayacak/904248/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turk-is-dunyasinin-hong-kong-ziyareti-cin-ve-asya-pasifik-te-isbirliklerinin-kapisini-aralayacak/904248/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:08:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Kuşak ve Yol Zirvesi kapsamında, iş dünyasının 7-11 Eylül'de Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'ne düzenlemeyi planladığı ziyaret, ticari ilişkilerinin geliştirilmesi, yatırım ve işbirliği fırsatlarının değerlendirilmesini amaçlıyor - Ziyaret, Türk şirketlerinin bölge üzerinden, Çin başta olmak üzere, Asya-Pasifik pazarlarına erişimin artırılması, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki projelerde Türk firmalarının daha fazla rol üstlenmeleri açısından da önem taşıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : SEDA TOLMAÇ - Türk iş dünyasının Kuşak ve Yol Zirvesi kapsamında Hong Kong'a yapacağı ziyaretin, bölgeyle yatırım ve işbirliği fırsatlarının geliştirilmesinin yanı sıra Türk firmalarının Kuşak ve Yol Girişimi doğrultusundaki projelerde daha fazla yer almalarına katkı sunması bekleniyor.AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Hong Kong İş Konseyi tarafından Kuşak ve Yol Zirvesi kapsamında, 7-11 Eylül'de Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'ne bir heyet ziyaretinin gerçekleştirilmesi planlanıyor.Ziyarette Türkiye-Hong Kong arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi, yatırım ve işbirliği fırsatlarının değerlendirilmesi ile iş dünyaları arasında doğrudan temasların artırılması hedefleniyor.Çin'in tarihi İpek Yolu'nu modern altyapı ve ticaret projeleriyle canlandırmayı, Asya, Avrupa ve Afrika arasındaki küresel ticaret ve altyapı ağlarını yeniden şekillendirmeyi amaçlayan Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında düzenlenen zirveye, özellikle altyapı ve inşaat, bankacılık ve finans, yatırım, madencilik, teknoloji ve inovasyon, elektronik, enerji ve lojistik başta olmak üzere ilgili diğer sektörlerdeki firmaların katılması bekleniyor. Programda taraflar arasında ikili iş (B2B) ve yatırımcı görüşmelerinin yapılması planlanıyor.Hong Kong&#039;a ihracat bir yılda yüzde 9,2 arttıTürkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Hong Kong'a ihracat geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 9,2 artışla 976,2 milyon dolar oldu. Bu dönemde söz konusu bölgeden 65,2 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirildi. Böylelikle Türkiye, 911 milyon dolarlık dış ticaret fazlası elde etti.Türkiye-Hong Kong arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu dönemde Hong Kong'a ihracatta mücevherci eşyası, makineler, mekanik cihazlar, elektrikli makine ve cihazlar, gemiler, suda yüzen taşıt ve araçlar, demir ve çelik öne çıktı. Buradan yapılan dış alımda ise mücevherci eşyası, elektrikli makine ve cihazlar, basılı kitaplar, resimler vb., optik, fotoğraf, ölçü, tıbbi alet ve cihazlar ilk sırada yer aldı.Türkiye, 2024 yılında, yurt dışında yaklaşık 7 milyar dolarlık doğrudan yatırım gerçekleştirirken, Hong Kong'a yönelik yatırım 17 milyon dolar oldu. Aynı dönemde yurt dışından Türkiye'ye yaklaşık 7 milyar dolarlık toplam doğrudan yatırım yapılırken, Hong Kong'un yatırım tutarı 81 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.Bölge, Türk ihracatçılar için stratejik önemdeHong Kong, ana kara Çin pazarına hızlı ve kolay erişim sağlaması nedeniyle stratejik noktalardan biri olarak görülüyor. Bu durum, Türk ihracatçılar için de Hong Kong'u, Çin pazarına ve daha geniş Asya-Pasifik bölgesine açılmada önemli bir ticaret ve finans merkezi haline getiriyor.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da ortaya koyduğu, Hazar geçişli Orta Koridor girişiminin, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi ile uyumlu hale getirilmesine yönelik vurgusu, Türkiye'nin, Asya ile Avrupa arasındaki ticaret ve lojistik bağlantılarını güçlendirme hedefini öne çıkarıyor.Bu kapsamda iş dünyasının Hong Kong'a yapacağı ziyaret, bölgeyle ticaret hacminin artırılmasının yanı sıra Türk şirketlerinin Hong Kong üzerinden Çin başta olmak üzere Asya-Pasifik pazarlarına erişiminin artırılması, karşılıklı yatırımların geliştirilmesi, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki projelerde, Türk firmalarının daha fazla rol üstlenmesi açısından da önem taşıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : SEDA TOLMAÇ - Türk iş dünyasının Kuşak ve Yol Zirvesi kapsamında Hong Kong'a yapacağı ziyaretin, bölgeyle yatırım ve işbirliği fırsatlarının geliştirilmesinin yanı sıra Türk firmalarının Kuşak ve Yol Girişimi doğrultusundaki projelerde daha fazla yer almalarına katkı sunması bekleniyor.AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Hong Kong İş Konseyi tarafından Kuşak ve Yol Zirvesi kapsamında, 7-11 Eylül'de Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'ne bir heyet ziyaretinin gerçekleştirilmesi planlanıyor.Ziyarette Türkiye-Hong Kong arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi, yatırım ve işbirliği fırsatlarının değerlendirilmesi ile iş dünyaları arasında doğrudan temasların artırılması hedefleniyor.Çin'in tarihi İpek Yolu'nu modern altyapı ve ticaret projeleriyle canlandırmayı, Asya, Avrupa ve Afrika arasındaki küresel ticaret ve altyapı ağlarını yeniden şekillendirmeyi amaçlayan Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında düzenlenen zirveye, özellikle altyapı ve inşaat, bankacılık ve finans, yatırım, madencilik, teknoloji ve inovasyon, elektronik, enerji ve lojistik başta olmak üzere ilgili diğer sektörlerdeki firmaların katılması bekleniyor. Programda taraflar arasında ikili iş (B2B) ve yatırımcı görüşmelerinin yapılması planlanıyor.Hong Kong&#039;a ihracat bir yılda yüzde 9,2 arttıTürkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Hong Kong'a ihracat geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 9,2 artışla 976,2 milyon dolar oldu. Bu dönemde söz konusu bölgeden 65,2 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirildi. Böylelikle Türkiye, 911 milyon dolarlık dış ticaret fazlası elde etti.Türkiye-Hong Kong arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu dönemde Hong Kong'a ihracatta mücevherci eşyası, makineler, mekanik cihazlar, elektrikli makine ve cihazlar, gemiler, suda yüzen taşıt ve araçlar, demir ve çelik öne çıktı. Buradan yapılan dış alımda ise mücevherci eşyası, elektrikli makine ve cihazlar, basılı kitaplar, resimler vb., optik, fotoğraf, ölçü, tıbbi alet ve cihazlar ilk sırada yer aldı.Türkiye, 2024 yılında, yurt dışında yaklaşık 7 milyar dolarlık doğrudan yatırım gerçekleştirirken, Hong Kong'a yönelik yatırım 17 milyon dolar oldu. Aynı dönemde yurt dışından Türkiye'ye yaklaşık 7 milyar dolarlık toplam doğrudan yatırım yapılırken, Hong Kong'un yatırım tutarı 81 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.Bölge, Türk ihracatçılar için stratejik önemdeHong Kong, ana kara Çin pazarına hızlı ve kolay erişim sağlaması nedeniyle stratejik noktalardan biri olarak görülüyor. Bu durum, Türk ihracatçılar için de Hong Kong'u, Çin pazarına ve daha geniş Asya-Pasifik bölgesine açılmada önemli bir ticaret ve finans merkezi haline getiriyor.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da ortaya koyduğu, Hazar geçişli Orta Koridor girişiminin, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi ile uyumlu hale getirilmesine yönelik vurgusu, Türkiye'nin, Asya ile Avrupa arasındaki ticaret ve lojistik bağlantılarını güçlendirme hedefini öne çıkarıyor.Bu kapsamda iş dünyasının Hong Kong'a yapacağı ziyaret, bölgeyle ticaret hacminin artırılmasının yanı sıra Türk şirketlerinin Hong Kong üzerinden Çin başta olmak üzere Asya-Pasifik pazarlarına erişiminin artırılması, karşılıklı yatırımların geliştirilmesi, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki projelerde, Türk firmalarının daha fazla rol üstlenmesi açısından da önem taşıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/turk-is-dunyasinin-hong-kong-ziyareti-cin-ve-asya-pasifik-te-isbirliklerinin-kapisini-aralayacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Iğdırlı ressam Karabağ'dan getirilen taşa zaferin sembolünü nakşetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/igdirli-ressam-karabag-dan-getirilen-tasa-zaferin-sembolunu-naksetti/904247/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/igdirli-ressam-karabag-dan-getirilen-tasa-zaferin-sembolunu-naksetti/904247/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Iğdır / Ressamlığın yanı sıra minyatür boyama ve oyma sanatıyla da ilgilenen Iğdırlı Murat Çeçen, Karabağ'dan getirilen taşa işlediği Har-ı Bülbül çiçeği ile Türkiye ve Azerbaycan arasındaki gönül bağını sanatına yansıttı - Murat Çeçen: - Har-ı Bülbül çiçeği Karabağ'a bağlı Şuşa kentinde yetişiyor. Görüntüsü ile bülbülü andırıyor adeta. Tabii bu çiçek Karabağ'la bir gönül köprüsü oluşturdu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Iğdır Haberleri : HÜSEYİN YILDIZ - Iğdır'da yaşayan ressam Murat Çeçen, Azerbaycan'ın Ermenistan işgalinden kurtardığı Karabağ bölgesinden getirilen bir taşı oyarak, Karabağ zaferinin sembolü haline gelen Har-ı Bülbül çiçeğini nakşetti.Azerbaycan'ın Ermenistan işgalinden kurtardığı Karabağ bölgesine giden arkadaşından bölgeden bir taş getirmesini isteyen Çeçen, taşın Iğdır'a ulaştırılmasının ardından çalışmaya başladı.Taşı çeşitli işlemlerden geçirerek oyma tekniğiyle şekillendiren Çeçen, Karabağ'ın Şuşa kentiyle özdeşleşen ve Karabağ zaferinin sembolü haline gelen Har-ı Bülbül çiçeğini titizlikle taşa nakşetti.Ressamlığın yanı sıra minyatür boyama ve oyma sanatıyla da ilgilenen Çeçen, taşa işlediği çiçekle iki ülke arasındaki gönül bağını sanata yansıttı.Ortaya çıkan eseri Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e hediye etmek isteyen Çeçen, sanat yoluyla Karabağ zaferine bir nebze de olsa katkı sunmayı amaçlıyor.Taş Karabağ&#039;dan özel olarak getirildiMurat Çeçen, AA muhabirine, Har-ı Bülbül'ün Karabağ ile Türkiye arasında gönül köprüsüne dönüştüğünü söyledi.Taşın Karabağ'dan getirilmesinin önemli olduğunu belirten Çeçen, Har-ı Bülbül çiçeği Karabağ'a bağlı Şuşa kentinde yetişiyor. Görüntüsü ile bülbülü andırıyor adeta. Tabii bu çiçek Karabağ'la bir gönül köprüsü oluşturdu. Taşa yaptık ancak bu taşın bir özelliği var, Karabağ'dan özel olarak getirildi. Yontma tekniğiyle Har-ı Bülbül'ü taşın üzerine nakşettik. dedi.Azerbaycan'ın elde ettiği zafere katkı sunmak maksadıyla çalışmayı yaptığını dile getiren Çeçen, şunları kaydetti:Buradaki amacımız Har-ı Bülbül'ü taşın üzerine nakşederek Karabağ zaferine bir nebze de olsa sanatımızla destek vermektir. Bu çok farklı bir sanat. Taşı yontma zor bir sanat tekniğidir. Bundan dolayı da tabii ki çok önemli, çok güzel yorumlar, destekler alıyoruz. Bu taşı özellikle Karabağ'dan getirildiği için ben de Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev'e hediye etmek istiyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Iğdır Haberleri : HÜSEYİN YILDIZ - Iğdır'da yaşayan ressam Murat Çeçen, Azerbaycan'ın Ermenistan işgalinden kurtardığı Karabağ bölgesinden getirilen bir taşı oyarak, Karabağ zaferinin sembolü haline gelen Har-ı Bülbül çiçeğini nakşetti.Azerbaycan'ın Ermenistan işgalinden kurtardığı Karabağ bölgesine giden arkadaşından bölgeden bir taş getirmesini isteyen Çeçen, taşın Iğdır'a ulaştırılmasının ardından çalışmaya başladı.Taşı çeşitli işlemlerden geçirerek oyma tekniğiyle şekillendiren Çeçen, Karabağ'ın Şuşa kentiyle özdeşleşen ve Karabağ zaferinin sembolü haline gelen Har-ı Bülbül çiçeğini titizlikle taşa nakşetti.Ressamlığın yanı sıra minyatür boyama ve oyma sanatıyla da ilgilenen Çeçen, taşa işlediği çiçekle iki ülke arasındaki gönül bağını sanata yansıttı.Ortaya çıkan eseri Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e hediye etmek isteyen Çeçen, sanat yoluyla Karabağ zaferine bir nebze de olsa katkı sunmayı amaçlıyor.Taş Karabağ&#039;dan özel olarak getirildiMurat Çeçen, AA muhabirine, Har-ı Bülbül'ün Karabağ ile Türkiye arasında gönül köprüsüne dönüştüğünü söyledi.Taşın Karabağ'dan getirilmesinin önemli olduğunu belirten Çeçen, Har-ı Bülbül çiçeği Karabağ'a bağlı Şuşa kentinde yetişiyor. Görüntüsü ile bülbülü andırıyor adeta. Tabii bu çiçek Karabağ'la bir gönül köprüsü oluşturdu. Taşa yaptık ancak bu taşın bir özelliği var, Karabağ'dan özel olarak getirildi. Yontma tekniğiyle Har-ı Bülbül'ü taşın üzerine nakşettik. dedi.Azerbaycan'ın elde ettiği zafere katkı sunmak maksadıyla çalışmayı yaptığını dile getiren Çeçen, şunları kaydetti:Buradaki amacımız Har-ı Bülbül'ü taşın üzerine nakşederek Karabağ zaferine bir nebze de olsa sanatımızla destek vermektir. Bu çok farklı bir sanat. Taşı yontma zor bir sanat tekniğidir. Bundan dolayı da tabii ki çok önemli, çok güzel yorumlar, destekler alıyoruz. Bu taşı özellikle Karabağ'dan getirildiği için ben de Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev'e hediye etmek istiyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>33. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali Attila operasıyla başlayacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/33-uluslararasi-aspendos-opera-ve-bale-festivali-attila-operasiyla-baslayacak/904246/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/33-uluslararasi-aspendos-opera-ve-bale-festivali-attila-operasiyla-baslayacak/904246/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya / Antalya Devlet Opera ve Bale Müdürü Özgür Aslan: - Geçen yıl festivalde 15 bin 700 kişiyi ağırladık. Bu yıl bu sayının üzerinde olacağını umut ediyoruz. 16 bin 500 civarı bir hedefimiz var. Geçen yılki sayı rekordu. Rekorun da rekorunu kırma hedefindeyiz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri : AYŞE ŞENSOY BOZTEPE - Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünce düzenlenen 33. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali, 12-26 Eylül'de opera ve bale eserlerini sanatseverlerle buluşturacak.Aspendos Antik Tiyatrosu'nun tarihi atmosferinde gerçekleştirilecek festival kapsamında, 1 opera, 2 bale ve 1 sahne kantatı olmak üzere 4 eser, 6 temsille sahnelenecek.Festivalin açılışı, 12 Eylül'de Giuseppe Verdi'nin Attila operasıyla yapılacak.Antalya Devlet Opera ve Bale Müdürü Özgür Aslan, AA muhabirine, festivalin bu yıl da dünyaca tanınan sanatçıları ve nitelikli orkestra şeflerini ağırlayacağını söyledi.Festival kapsamında 15 Eylül'de Lev Tolstoy'un ölümsüz eseri Anna Kareninanın bale uyarlamasının sanatseverlerle buluşacağını belirten Aslan, eserin koreografisini dünyaca ünlü Young Soon Hue'nun üstlendiğini ifade etti.Carl Orff'un Carmina Burana sahne kantatının ise 19 ve 21 Eylül'de izleyici karşısına çıkacağını bildiren Aslan, eserin orkestra, bale, solistler ve koronun bir araya geldiği kapsamlı bir sahne gösterisi olarak hazırlandığını dile getirdi.Aslan, festivalin 25 ve 26 Eylül'deki kapanış gösterilerinde ise Kazakistan'dan Abay Adına Kazak Ulusal Opera ve Bale Tiyatrosu tarafından Spartacus balesinin sahneleneceğini kaydetti.Bu yıl ülkemizin en iyi solistlerini göreceğizÖzgür Aslan, festivalde bu yıl Türkiye'nin önde gelen opera sanatçılarına yer vereceklerini söyledi.Sanatçıların uluslararası standartlarda teknik ve sahne donanımına sahip olduğunu vurgulayan Aslan, şöyle konuştu:Bu yıl ülkemizin en iyi solistlerini göreceğiz. Çünkü ülkemizdeki sanatçılar da dünyada ses getirecek profesyonellikte ve donanımda. Bu nedenle bu yıl böyle bir tercihte bulunduk. Dünya opera camiasında gerçekten tekniğiyle, oyunculuğuyla ses getirecek sanatçı arkadaşlarımız orada olacak. Seyircilerimiz geldiğinde o atmosferde, o tınıdaki oyunculukları ve sesleri duyduklarında ne demek istediğimizi anlayacaklar.Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali'nin Antalya ve Türkiye açısından önemli bir kültür sanat değeri olduğuna işaret eden Aslan, sanatseverlerin festivale daha fazla ilgi göstermesini beklediklerini dile getirdi.Festival izleyicileri için kentin belirli noktalarından servis hizmeti sağlanacağını bildiren Aslan, Geçen yıl festivalde 15 bin 700 kişiyi ağırladık. Bu yıl bu sayının üzerinde olacağını umut ediyoruz. 16 bin 500 civarı bir hedefimiz var. Geçen yılki sayı rekordu. Rekorun da rekorunu kırma hedefindeyiz. dedi.Aslan, sanatseverleri opera ve bale eserlerini izlemeye davet etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri : AYŞE ŞENSOY BOZTEPE - Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünce düzenlenen 33. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali, 12-26 Eylül'de opera ve bale eserlerini sanatseverlerle buluşturacak.Aspendos Antik Tiyatrosu'nun tarihi atmosferinde gerçekleştirilecek festival kapsamında, 1 opera, 2 bale ve 1 sahne kantatı olmak üzere 4 eser, 6 temsille sahnelenecek.Festivalin açılışı, 12 Eylül'de Giuseppe Verdi'nin Attila operasıyla yapılacak.Antalya Devlet Opera ve Bale Müdürü Özgür Aslan, AA muhabirine, festivalin bu yıl da dünyaca tanınan sanatçıları ve nitelikli orkestra şeflerini ağırlayacağını söyledi.Festival kapsamında 15 Eylül'de Lev Tolstoy'un ölümsüz eseri Anna Kareninanın bale uyarlamasının sanatseverlerle buluşacağını belirten Aslan, eserin koreografisini dünyaca ünlü Young Soon Hue'nun üstlendiğini ifade etti.Carl Orff'un Carmina Burana sahne kantatının ise 19 ve 21 Eylül'de izleyici karşısına çıkacağını bildiren Aslan, eserin orkestra, bale, solistler ve koronun bir araya geldiği kapsamlı bir sahne gösterisi olarak hazırlandığını dile getirdi.Aslan, festivalin 25 ve 26 Eylül'deki kapanış gösterilerinde ise Kazakistan'dan Abay Adına Kazak Ulusal Opera ve Bale Tiyatrosu tarafından Spartacus balesinin sahneleneceğini kaydetti.Bu yıl ülkemizin en iyi solistlerini göreceğizÖzgür Aslan, festivalde bu yıl Türkiye'nin önde gelen opera sanatçılarına yer vereceklerini söyledi.Sanatçıların uluslararası standartlarda teknik ve sahne donanımına sahip olduğunu vurgulayan Aslan, şöyle konuştu:Bu yıl ülkemizin en iyi solistlerini göreceğiz. Çünkü ülkemizdeki sanatçılar da dünyada ses getirecek profesyonellikte ve donanımda. Bu nedenle bu yıl böyle bir tercihte bulunduk. Dünya opera camiasında gerçekten tekniğiyle, oyunculuğuyla ses getirecek sanatçı arkadaşlarımız orada olacak. Seyircilerimiz geldiğinde o atmosferde, o tınıdaki oyunculukları ve sesleri duyduklarında ne demek istediğimizi anlayacaklar.Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali'nin Antalya ve Türkiye açısından önemli bir kültür sanat değeri olduğuna işaret eden Aslan, sanatseverlerin festivale daha fazla ilgi göstermesini beklediklerini dile getirdi.Festival izleyicileri için kentin belirli noktalarından servis hizmeti sağlanacağını bildiren Aslan, Geçen yıl festivalde 15 bin 700 kişiyi ağırladık. Bu yıl bu sayının üzerinde olacağını umut ediyoruz. 16 bin 500 civarı bir hedefimiz var. Geçen yılki sayı rekordu. Rekorun da rekorunu kırma hedefindeyiz. dedi.Aslan, sanatseverleri opera ve bale eserlerini izlemeye davet etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/33-uluslararasi-aspendos-opera-ve-bale-festivali-attila-operasiyla-baslayacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>El Nino enerji piyasalarında talep ve üretim dengesini etkiliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/el-nino-enerji-piyasalarinda-talep-ve-uretim-dengesini-etkiliyor/904245/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/el-nino-enerji-piyasalarinda-talep-ve-uretim-dengesini-etkiliyor/904245/</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Güçlenmesi beklenen El Nino'nun etkilerinin, elektrik talebinden hidroelektrik ve yenilenebilir enerji üretimine, doğal gaz ve LNG kullanımından enerji taşımacılığına kadar uzanacağı öngörülüyor - ICIS Enerji Analitiği Başkanı Andreas Schroeder: - Daha yüksek yenilenebilir enerji kapasitesi El Nino kaynaklı hava şoklarının enerji sektöründeki etkisini absorbe etmeye yardımcı oluyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : GÖKÇE KÜÇÜK TOPBAŞ - Güçlenen El Nino iklim olayının neden olduğu sıcak ve kuru hava koşulları küresel elektrik talebini yükseltirken, yenilenebilir enerji kapasitesindeki artışın hava koşullarından kaynaklanan üretim kayıplarını dengelemede önemli rol oynayabileceği öngörülüyor.ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi, bu yıl sonuna kadar ve 2027 başında çok güçlü bir El Nino görülme olasılığının yüzde 90'ın üzerinde olduğunu kaydediyor.El Nino'nun sıcaklık, yağış ve rüzgar düzenlerinde oluşturduğu değişiklikler enerji piyasalarında talep, üretim ve ticaret dengelerini farklı şekillerde etkileyebiliyor. Sıcaklıkların yükselmesiyle klima ve diğer soğutma sistemlerinin daha fazla kullanılması, elektrik tüketimini artırarak El Nino'nun enerji sistemleri üzerindeki doğrudan etkilerinden biri olarak öne çıkıyor.Uluslararası Enerji Ajansına (IEA) göre küresel elektrik talebi, bu yıl geçen yıla göre yüzde 3,6, 2027'de ise yüzde 3,8 büyüyecek. IEA, beklenenden daha güçlü El Nino'nun bazı bölgelerde soğutma ihtiyacını artırarak elektrik tüketimini mevcut tahminlerin üzerine taşıyabileceğine işaret ediyor.IEA'ya göre, dünyada binaların soğutulması için kullanılan elektrik miktarı 2015'ten bu yana yüzde 50 artarak yaklaşık 2 bin 900 teravatsaate ulaştı. Bu büyüklük, yüksek sıcaklıkların soğutma talebi üzerinden elektrik sistemlerine oluşturabileceği ilave yüke dikkati çekiyor.El Nino güneş üretimini artırabilirRüzgar ve güneş enerjisi üretimi, El Nino'nun atmosferik basınç, bulutluluk ve rüzgar düzenleri üzerindeki etkilerinin bölgelere göre değişmesiyle farklı düzeyde etkileniyor.Enerji ve emtia piyasaları veri ve analiz şirketi ICIS'in projeksiyonuna göre, El Nino kaynaklı sıcaklık artışının bazı bölgelerde güneş enerjisi üretimini artırabileceği öngörülüyor. Avrupa'da güneş enerjisi üretiminin bu yılın üçüncü çeyreğinde normal hava koşullarına kıyasla yüzde 1,1 ila yüzde 2,1 artması bekleniyor.Başka bölgelerde ise El Nino'nun güneş radyasyonunu azaltarak verimliliği düşürebileceği tahmin ediliyor. Güçlü El Nino koşullarının atmosferik dolaşımı değiştirerek bazı bölgelerde ise rüzgar hızlarını ve buna bağlı olarak rüzgar enerjisi üretimini azaltabileceği öngörülüyor. ICIS, Avrupa'da rüzgar üretiminde 2027'nin ilk çeyreğinde normal dönemlere göre yüzde 9,8 düşüş olabileceğini hesaplıyor.Kuraklık sebebiyle yağış miktarı, nehir akımları ve rezervuar seviyelerindeki değişimler hidroelektrik üretimini olumsuz yönde etkiliyor. Sıcak ve kuru koşulların güçlenmesi halinde hidroelektrik üretiminin gerileyebileceği belirtiliyor. Uluslararası Enerji Ajansı, güçlü El Nino koşullarının gelecek dönemde Latin Amerika ve Güneydoğu Asya'nın bazı bölgelerinde hidroelektrik üretimini baskılayabileceğine işaret ediyor.El Nino'nun elektrik talebi ve üretim üzerindeki etkileri doğal gaz ve LNG piyasalarına da yansıyabiliyor. Hidroelektrik üretiminin gerilemesi halinde elektrik talebinin karşılanması için doğal gaz ve kömür santrallerinin daha fazla devreye alınması gerekebileceği, bunun da fosil yakıtlara talebi artırabileceği değerlendiriliyor.ICIS'e göre, El Nino kaynaklı sıcak yaz koşullarının üçüncü çeyrekte Asya'nın sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) talebini yaklaşık 1,6 milyon ton artırabileceği hesaplanıyor. Bu miktar, aynı dönemde Asya LNG talebinde yaklaşık yüzde 2,5'lik ilave talebe karşılık geliyor.El Nino&#039;nun etkileri enerji ticaretine uzanıyorEl Nino'nun enerji piyasalarındaki etkilerinin bir diğer boyutu küresel enerji taşımacılığında görülüyor.Panama Kanalı'ndaki gemi geçişleri, kanal havzasındaki yağış miktarı ve su rezervleriyle yakından bağlantılı bulunuyor. Kanalın kilit sisteminin gemilerin geçişi sırasında tatlı su kullanması nedeniyle rezervuar seviyelerindeki düşüş günlük geçiş kapasitesinin sınırlandırılmasına yol açabiliyor.Panama Kanalı İdaresi, havzadaki yağışların beklentilerin altında kalması nedeniyle su tasarrufuna yönelik tedbirleri sürdürüyor. Bu kapsamda, 3 Eylül'den itibaren Neopanamax kilitlerinde günlük geçiş kontenjanı 9'a, Panamax kilitlerinde ise 25'e düşürüldü. Panamax geçiş kontenjanının 15 Eylül'den itibaren günlük 23'e indirilmesi planlanıyor.Kanaldaki geçiş kısıtlamalarının enerji kargolarını da etkileyebileceği değerlendiriliyor.Güçlü El Nino LNG rekabetini artırabilirICIS Enerji Analitiği Başkanı Andreas Schroeder, AA muhabirine, El Nino'nun etkilerinin yılın ilerleyen döneminde güçlenmesini beklediklerini söyledi.Schroeder, sıcak hava sebebiyle artan klima kullanımının gaz yakıtlı santrallerin kullanımını artırarak ilave LNG ithalat talebi oluşturduğunu belirtti.Sıcak ve kuru hava koşullarının LNG ithalatı yapan Güney ve Doğu Asya ülkeleri ile Güney Amerika'daki bazı piyasalarda fosil yakıtlardan elektrik üretimini artırabileceğini belirten Schroeder, Bu durum özellikle yaz aylarında daha kıt LNG arzı için rekabetin artması anlamına geliyor. dedi.Schroeder, Güney Asya'da zayıf muson, bazı ülkelerde kuraklığa yol açtı. Bu durum hidroelektrik üretimini baskılarken yaz döneminde elektrik fiyatlarını yükseltti. dedi.Enerji sistemlerinin hava kaynaklı şoklara karşı dayanıklılığında yenilenebilir enerji kapasitesinin önemli olduğuna işaret eden Schroeder, Daha yüksek yenilenebilir enerji kapasitesi El Nino kaynaklı hava şoklarının enerji sektöründeki etkisini absorbe etmeye yardımcı oluyor. Kurak koşullar hidroelektrik üretimini zayıflatıyor ancak bunun etkisi daha yüksek güneş enerjisi üretimiyle kısmen telafi edilebiliyor. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : GÖKÇE KÜÇÜK TOPBAŞ - Güçlenen El Nino iklim olayının neden olduğu sıcak ve kuru hava koşulları küresel elektrik talebini yükseltirken, yenilenebilir enerji kapasitesindeki artışın hava koşullarından kaynaklanan üretim kayıplarını dengelemede önemli rol oynayabileceği öngörülüyor.ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi, bu yıl sonuna kadar ve 2027 başında çok güçlü bir El Nino görülme olasılığının yüzde 90'ın üzerinde olduğunu kaydediyor.El Nino'nun sıcaklık, yağış ve rüzgar düzenlerinde oluşturduğu değişiklikler enerji piyasalarında talep, üretim ve ticaret dengelerini farklı şekillerde etkileyebiliyor. Sıcaklıkların yükselmesiyle klima ve diğer soğutma sistemlerinin daha fazla kullanılması, elektrik tüketimini artırarak El Nino'nun enerji sistemleri üzerindeki doğrudan etkilerinden biri olarak öne çıkıyor.Uluslararası Enerji Ajansına (IEA) göre küresel elektrik talebi, bu yıl geçen yıla göre yüzde 3,6, 2027'de ise yüzde 3,8 büyüyecek. IEA, beklenenden daha güçlü El Nino'nun bazı bölgelerde soğutma ihtiyacını artırarak elektrik tüketimini mevcut tahminlerin üzerine taşıyabileceğine işaret ediyor.IEA'ya göre, dünyada binaların soğutulması için kullanılan elektrik miktarı 2015'ten bu yana yüzde 50 artarak yaklaşık 2 bin 900 teravatsaate ulaştı. Bu büyüklük, yüksek sıcaklıkların soğutma talebi üzerinden elektrik sistemlerine oluşturabileceği ilave yüke dikkati çekiyor.El Nino güneş üretimini artırabilirRüzgar ve güneş enerjisi üretimi, El Nino'nun atmosferik basınç, bulutluluk ve rüzgar düzenleri üzerindeki etkilerinin bölgelere göre değişmesiyle farklı düzeyde etkileniyor.Enerji ve emtia piyasaları veri ve analiz şirketi ICIS'in projeksiyonuna göre, El Nino kaynaklı sıcaklık artışının bazı bölgelerde güneş enerjisi üretimini artırabileceği öngörülüyor. Avrupa'da güneş enerjisi üretiminin bu yılın üçüncü çeyreğinde normal hava koşullarına kıyasla yüzde 1,1 ila yüzde 2,1 artması bekleniyor.Başka bölgelerde ise El Nino'nun güneş radyasyonunu azaltarak verimliliği düşürebileceği tahmin ediliyor. Güçlü El Nino koşullarının atmosferik dolaşımı değiştirerek bazı bölgelerde ise rüzgar hızlarını ve buna bağlı olarak rüzgar enerjisi üretimini azaltabileceği öngörülüyor. ICIS, Avrupa'da rüzgar üretiminde 2027'nin ilk çeyreğinde normal dönemlere göre yüzde 9,8 düşüş olabileceğini hesaplıyor.Kuraklık sebebiyle yağış miktarı, nehir akımları ve rezervuar seviyelerindeki değişimler hidroelektrik üretimini olumsuz yönde etkiliyor. Sıcak ve kuru koşulların güçlenmesi halinde hidroelektrik üretiminin gerileyebileceği belirtiliyor. Uluslararası Enerji Ajansı, güçlü El Nino koşullarının gelecek dönemde Latin Amerika ve Güneydoğu Asya'nın bazı bölgelerinde hidroelektrik üretimini baskılayabileceğine işaret ediyor.El Nino'nun elektrik talebi ve üretim üzerindeki etkileri doğal gaz ve LNG piyasalarına da yansıyabiliyor. Hidroelektrik üretiminin gerilemesi halinde elektrik talebinin karşılanması için doğal gaz ve kömür santrallerinin daha fazla devreye alınması gerekebileceği, bunun da fosil yakıtlara talebi artırabileceği değerlendiriliyor.ICIS'e göre, El Nino kaynaklı sıcak yaz koşullarının üçüncü çeyrekte Asya'nın sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) talebini yaklaşık 1,6 milyon ton artırabileceği hesaplanıyor. Bu miktar, aynı dönemde Asya LNG talebinde yaklaşık yüzde 2,5'lik ilave talebe karşılık geliyor.El Nino&#039;nun etkileri enerji ticaretine uzanıyorEl Nino'nun enerji piyasalarındaki etkilerinin bir diğer boyutu küresel enerji taşımacılığında görülüyor.Panama Kanalı'ndaki gemi geçişleri, kanal havzasındaki yağış miktarı ve su rezervleriyle yakından bağlantılı bulunuyor. Kanalın kilit sisteminin gemilerin geçişi sırasında tatlı su kullanması nedeniyle rezervuar seviyelerindeki düşüş günlük geçiş kapasitesinin sınırlandırılmasına yol açabiliyor.Panama Kanalı İdaresi, havzadaki yağışların beklentilerin altında kalması nedeniyle su tasarrufuna yönelik tedbirleri sürdürüyor. Bu kapsamda, 3 Eylül'den itibaren Neopanamax kilitlerinde günlük geçiş kontenjanı 9'a, Panamax kilitlerinde ise 25'e düşürüldü. Panamax geçiş kontenjanının 15 Eylül'den itibaren günlük 23'e indirilmesi planlanıyor.Kanaldaki geçiş kısıtlamalarının enerji kargolarını da etkileyebileceği değerlendiriliyor.Güçlü El Nino LNG rekabetini artırabilirICIS Enerji Analitiği Başkanı Andreas Schroeder, AA muhabirine, El Nino'nun etkilerinin yılın ilerleyen döneminde güçlenmesini beklediklerini söyledi.Schroeder, sıcak hava sebebiyle artan klima kullanımının gaz yakıtlı santrallerin kullanımını artırarak ilave LNG ithalat talebi oluşturduğunu belirtti.Sıcak ve kuru hava koşullarının LNG ithalatı yapan Güney ve Doğu Asya ülkeleri ile Güney Amerika'daki bazı piyasalarda fosil yakıtlardan elektrik üretimini artırabileceğini belirten Schroeder, Bu durum özellikle yaz aylarında daha kıt LNG arzı için rekabetin artması anlamına geliyor. dedi.Schroeder, Güney Asya'da zayıf muson, bazı ülkelerde kuraklığa yol açtı. Bu durum hidroelektrik üretimini baskılarken yaz döneminde elektrik fiyatlarını yükseltti. dedi.Enerji sistemlerinin hava kaynaklı şoklara karşı dayanıklılığında yenilenebilir enerji kapasitesinin önemli olduğuna işaret eden Schroeder, Daha yüksek yenilenebilir enerji kapasitesi El Nino kaynaklı hava şoklarının enerji sektöründeki etkisini absorbe etmeye yardımcı oluyor. Kurak koşullar hidroelektrik üretimini zayıflatıyor ancak bunun etkisi daha yüksek güneş enerjisi üretimiyle kısmen telafi edilebiliyor. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
