<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Irak Başbakanı Zeydi, ABD’nin yeni Irak Büyükelçiliği Maslahatgüzarı ile bölgedeki gelişmeleri görüştü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/irak-basbakani-zeydi-abd-nin-yeni-irak-buyukelciligi-maslahatguzari-ile-bolgedeki-gelismeleri-gorustu/904828/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/irak-basbakani-zeydi-abd-nin-yeni-irak-buyukelciligi-maslahatguzari-ile-bolgedeki-gelismeleri-gorustu/904828/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 17:12:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD’nin yeni Irak Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Steven Fagin ile bölgedeki gelişmeler ve mevcut durumu ele aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD’nin yeni Irak Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Steven Fagin ile bölgedeki gelişmeler ve mevcut durumu ele aldı.Irak Başbakanlık Basın Ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Başbakan Zeydi, başkent Bağdat'ta ABD’nin yeni Irak Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Fagin'i kabul etti.Görüşmede, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve çeşitli alanlarda ortak işbirliği imkanlarının genişletilmesi ele alındı.Görüşmede ayrıca bölgedeki gelişmeler ve mevcut durum değerlendirildi. Taraflar, gerilimin azaltılması ve bölgesel güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesi açısından diyalog ve diplomatik araçların önemine vurgu yaptı.Açıklamada, görüşmenin iki ülke arasındaki ortaklığın geliştirilmesine katkı sağlayacağı belirtildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD’nin yeni Irak Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Steven Fagin ile bölgedeki gelişmeler ve mevcut durumu ele aldı.Irak Başbakanlık Basın Ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Başbakan Zeydi, başkent Bağdat'ta ABD’nin yeni Irak Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Fagin'i kabul etti.Görüşmede, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve çeşitli alanlarda ortak işbirliği imkanlarının genişletilmesi ele alındı.Görüşmede ayrıca bölgedeki gelişmeler ve mevcut durum değerlendirildi. Taraflar, gerilimin azaltılması ve bölgesel güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesi açısından diyalog ve diplomatik araçların önemine vurgu yaptı.Açıklamada, görüşmenin iki ülke arasındaki ortaklığın geliştirilmesine katkı sağlayacağı belirtildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/irak-basbakani-zeydi-abd-nin-yeni-irak-buyukelciligi-maslahatguzari-ile-bolgedeki-gelismeleri-gorustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hindistan'da çöken binada 1 kişi öldü, en az 30 kişi enkaz altında kaldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hindistan-da-coken-binada-1-kisi-oldu-en-az-30-kisi-enkaz-altinda-kaldi/904827/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hindistan-da-coken-binada-1-kisi-oldu-en-az-30-kisi-enkaz-altinda-kaldi/904827/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 17:08:06 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de bir binanın çökmesi sonucu 1 kişinin öldüğü, enkaz altında en az 30 kişinin kaldığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de bir binanın çökmesi sonucu 1 kişinin öldüğü, enkaz altında en az 30 kişinin kaldığı belirtildi.Yerel yetkililerin açıklamalarına göre, Yeni Delhi'nin Satya Niketan bölgesinde öğrenci yurdu olarak kullanılan 5 katlı bir bina çöktü.Binanın çökmesi sonucu 1 kişi yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.Enkaz altında en az 30 kişinin kaldığı belirtilirken, arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.Yetkililer, binanın çökme nedenine ilişkin açıklamada bulunmadı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de bir binanın çökmesi sonucu 1 kişinin öldüğü, enkaz altında en az 30 kişinin kaldığı belirtildi.Yerel yetkililerin açıklamalarına göre, Yeni Delhi'nin Satya Niketan bölgesinde öğrenci yurdu olarak kullanılan 5 katlı bir bina çöktü.Binanın çökmesi sonucu 1 kişi yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.Enkaz altında en az 30 kişinin kaldığı belirtilirken, arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.Yetkililer, binanın çökme nedenine ilişkin açıklamada bulunmadı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/hindistan-da-coken-binada-1-kisi-oldu-en-az-30-kisi-enkaz-altinda-kaldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yemen’de 4 vilayette hükümet güçleri ile Husiler çatıştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yemen-de-4-vilayette-hukumet-gucleri-ile-husiler-catisti/904826/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yemen-de-4-vilayette-hukumet-gucleri-ile-husiler-catisti/904826/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 17:03:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Yemen / Yemen’de hükümet güçleri ile Husiler arasında son haftalarda artan çatışmalar kapsamında 4 vilayette karşılıklı saldırılar ve çatışmalar yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yemen Haberleri : Yemen’de hükümet güçleri ile Husiler arasında son haftalarda artan çatışmalar kapsamında 4 vilayette karşılıklı saldırılar ve çatışmalar yaşandı.Çatışmaların özellikle ülkenin batısındaki Taiz ve Hudeyde vilayetlerinde yoğunlaştığı, Babülmendep Boğazı’na yakın cephelerde de çatışmaların sürdüğü bildirildi.Hükümete bağlı Ulusal Direniş güçlerinden yapılan yazılı açıklamada, Taiz’in batısındaki El-Kedha bölgesinde Husilerle “şiddetli çatışmalar” yaşandığı belirtildi.Açıklamada, çatışmalarda Husilere “ağır kayıplar verdirildiği” ifade edilirken, kayıpların niteliğine ilişkin bilgi verilmedi.Öte yandan Yemen resmi haber ajansı SABA, yerel kaynaklara dayandırdığı haberinde Husilerin Taiz kentine 3 balistik füze fırlattığını bildirdi.Füzelerin sosyal yardım binası, Tıp Fakültesi çevresi ve kentin batısındaki merkez cezaevi yakınlarına düştüğü, saldırılarda can kaybı yaşanmadığı aktarıldı.Hükümete bağlı Ulusal Direniş güçleri, ülkenin batısındaki Hudeyde vilayetinde de Husilere ait mevzi ve askeri noktalara “nokta atışı saldırılar” düzenlediğini açıkladı.Açıklamada, topçu birliklerinin, batı kıyısı cephelerindeki Husi toplanma alanları ve askeri mevzilerini doğrudan vurduğu ileri sürüldü.Hükümete bağlı güçlerin Marib’in güneyinde Husilere ait mevzi, askeri nokta ve tahkimatlara ağır silahlarla yoğun saldırılar düzenlediği belirtildi.Saldırıların sonuçlarına ilişkin bilgi verilmezken Husilerden konuya dair henüz açıklama yapılmadı.Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Macid en-Nuzeyli de X hesabından yaptığı açıklamada, hükümet güçlerinin Husilerin “tırmanışı ve ihlallerine” karşılık olarak Cevf vilayetindeki Lebenat Kampı’nda bulunan Husi mevzilerine operasyon düzenlediğini duyurdu.Nuzeyli, operasyonda “kısa süre önce hizmete alınan nitelikli imkanların” kullanıldığını belirtirken bunların niteliği ve operasyonun sonuçlarına ilişkin ayrıntı vermedi.Diğer yandan, Husiler ise hükümet güçlerine yönelik saldırıların sürdüğü Yemen’de, hükümete yakın güçlerin toplantısına balistik füzeyle saldırı düzenlediklerini ileri sürdü.Husilere bağlı sosyal medya hesapları tarafından paylaşılan görüntülerde, yan yana duran 3 aracın saldırı sonrası alev aldığı ve yoğun dumanın yükseldiği görüldü.Husiler saldırının yeri ve tarihine ilişkin bilgi vermezken, Yemen hükümeti veya Suudi Arabistan’dan iddiaya dair henüz açıklama yapılmadı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Yemen Haberleri : Yemen’de hükümet güçleri ile Husiler arasında son haftalarda artan çatışmalar kapsamında 4 vilayette karşılıklı saldırılar ve çatışmalar yaşandı.Çatışmaların özellikle ülkenin batısındaki Taiz ve Hudeyde vilayetlerinde yoğunlaştığı, Babülmendep Boğazı’na yakın cephelerde de çatışmaların sürdüğü bildirildi.Hükümete bağlı Ulusal Direniş güçlerinden yapılan yazılı açıklamada, Taiz’in batısındaki El-Kedha bölgesinde Husilerle “şiddetli çatışmalar” yaşandığı belirtildi.Açıklamada, çatışmalarda Husilere “ağır kayıplar verdirildiği” ifade edilirken, kayıpların niteliğine ilişkin bilgi verilmedi.Öte yandan Yemen resmi haber ajansı SABA, yerel kaynaklara dayandırdığı haberinde Husilerin Taiz kentine 3 balistik füze fırlattığını bildirdi.Füzelerin sosyal yardım binası, Tıp Fakültesi çevresi ve kentin batısındaki merkez cezaevi yakınlarına düştüğü, saldırılarda can kaybı yaşanmadığı aktarıldı.Hükümete bağlı Ulusal Direniş güçleri, ülkenin batısındaki Hudeyde vilayetinde de Husilere ait mevzi ve askeri noktalara “nokta atışı saldırılar” düzenlediğini açıkladı.Açıklamada, topçu birliklerinin, batı kıyısı cephelerindeki Husi toplanma alanları ve askeri mevzilerini doğrudan vurduğu ileri sürüldü.Hükümete bağlı güçlerin Marib’in güneyinde Husilere ait mevzi, askeri nokta ve tahkimatlara ağır silahlarla yoğun saldırılar düzenlediği belirtildi.Saldırıların sonuçlarına ilişkin bilgi verilmezken Husilerden konuya dair henüz açıklama yapılmadı.Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Macid en-Nuzeyli de X hesabından yaptığı açıklamada, hükümet güçlerinin Husilerin “tırmanışı ve ihlallerine” karşılık olarak Cevf vilayetindeki Lebenat Kampı’nda bulunan Husi mevzilerine operasyon düzenlediğini duyurdu.Nuzeyli, operasyonda “kısa süre önce hizmete alınan nitelikli imkanların” kullanıldığını belirtirken bunların niteliği ve operasyonun sonuçlarına ilişkin ayrıntı vermedi.Diğer yandan, Husiler ise hükümet güçlerine yönelik saldırıların sürdüğü Yemen’de, hükümete yakın güçlerin toplantısına balistik füzeyle saldırı düzenlediklerini ileri sürdü.Husilere bağlı sosyal medya hesapları tarafından paylaşılan görüntülerde, yan yana duran 3 aracın saldırı sonrası alev aldığı ve yoğun dumanın yükseldiği görüldü.Husiler saldırının yeri ve tarihine ilişkin bilgi vermezken, Yemen hükümeti veya Suudi Arabistan’dan iddiaya dair henüz açıklama yapılmadı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/yemen-de-4-vilayette-hukumet-gucleri-ile-husiler-catisti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli yüzücü İbrahim Burhan, Arjantin'de bronz madalya kazandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-yuzucu-ibrahim-burhan-arjantin-de-bronz-madalya-kazandi/904825/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-yuzucu-ibrahim-burhan-arjantin-de-bronz-madalya-kazandi/904825/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 17:03:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: İpek Su Ersan ve Cemil Cankat Er dünya 8'incisi, Su İnal dünya 12'ncisi oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Milli yüzücü İbrahim Burhan, Arjantin'de düzenlenen Gençler Dünya Açık Su Yüzme Şampiyonası'nda 5 kilometrede bronz madalya kazandı.Türkiye Yüzme Federasyonunun açıklamasına göre Santa Fe kentinde gerçekleştirilen organizasyonda İbrahim Burhan, 5 kilometre yarışını 56 dakika 38.50 saniyelik derecesiyle tamamlayarak dünya üçüncülüğünü elde etti.Milli sporculardan İpek Su Ersan, 5 kilometrede 1 saat 1 dakika 15.50 saniyelik derecesiyle, Cemil Cankat Er ise 7,5 kilometrede 1 saat 23 dakika 44.10 saniyeyle dünya 8'incisi oldu.Su İnal da 7,5 kilometreyi 1 saat 33 dakika 1.30 saniyede tamamlayarak dünya 12'nciliğini elde etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Milli yüzücü İbrahim Burhan, Arjantin'de düzenlenen Gençler Dünya Açık Su Yüzme Şampiyonası'nda 5 kilometrede bronz madalya kazandı.Türkiye Yüzme Federasyonunun açıklamasına göre Santa Fe kentinde gerçekleştirilen organizasyonda İbrahim Burhan, 5 kilometre yarışını 56 dakika 38.50 saniyelik derecesiyle tamamlayarak dünya üçüncülüğünü elde etti.Milli sporculardan İpek Su Ersan, 5 kilometrede 1 saat 1 dakika 15.50 saniyelik derecesiyle, Cemil Cankat Er ise 7,5 kilometrede 1 saat 23 dakika 44.10 saniyeyle dünya 8'incisi oldu.Su İnal da 7,5 kilometreyi 1 saat 33 dakika 1.30 saniyede tamamlayarak dünya 12'nciliğini elde etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Katar Savunma Bakanı, Sudanlı mevkidaşıyla bölgesel gelişmeleri ele aldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/katar-savunma-bakani-sudanli-mevkidasiyla-bolgesel-gelismeleri-ele-aldi/904824/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/katar-savunma-bakani-sudanli-mevkidasiyla-bolgesel-gelismeleri-ele-aldi/904824/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 17:00:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Doha / Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Saud bin Abdurrahman bin Hasan Al Sani, Sudan Savunma Bakanı Hasan Davud Kabrun Kiyan ile iki ülke arasındaki ilişkiler ile bölgesel konuları görüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Doha Haberleri : Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Saud bin Abdurrahman bin Hasan Al Sani, Sudan Savunma Bakanı Hasan Davud Kabrun Kiyan ile iki ülke arasındaki ilişkiler ile bölgesel konuları görüştü.Katar Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Al Sani ile Kiyan, başkent Doha’da bir araya geldi.Görüşmede, iki ülke arasında ortak ilgi alanına giren konular ile bunların geliştirilmesine yönelik yollar ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı belirtildi.Görüşmeye, iki tarafın üst düzey askeri yetkilileri ve sorumlularının da katıldığı kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Doha Haberleri : Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Saud bin Abdurrahman bin Hasan Al Sani, Sudan Savunma Bakanı Hasan Davud Kabrun Kiyan ile iki ülke arasındaki ilişkiler ile bölgesel konuları görüştü.Katar Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Al Sani ile Kiyan, başkent Doha’da bir araya geldi.Görüşmede, iki ülke arasında ortak ilgi alanına giren konular ile bunların geliştirilmesine yönelik yollar ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı belirtildi.Görüşmeye, iki tarafın üst düzey askeri yetkilileri ve sorumlularının da katıldığı kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/katar-savunma-bakani-sudanli-mevkidasiyla-bolgesel-gelismeleri-ele-aldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kurda, Kuşa, Aşa… Ve Göze sergisi, 12 Eylül'e kadar ziyaretçilerini ağırlayacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kurda-kusa-asa-ve-goze-sergisi-12-eylul-e-kadar-ziyaretcilerini-agirlayacak/904823/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kurda-kusa-asa-ve-goze-sergisi-12-eylul-e-kadar-ziyaretcilerini-agirlayacak/904823/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 17:00:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Grafik tasarımcı ve Tohum Gözlemcisi Lalehan Uysal'ın, Kurda, Kuşa, Aşa… Ve Göze başlıklı sergisi, 12 Eylül'e kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Grafik tasarımcı ve Tohum Gözlemcisi Lalehan Uysal'ın, Kurda, Kuşa, Aşa… Ve Göze başlıklı sergisi, 12 Eylül'e kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.Arkeoloji ve Sanat Yayınları Kitabevi bünyesindeki ArkeoPera'da açılan sergi, Uysal'ın yıllardır gözlemleyerek fotoğrafladığı tohumları konu alıyor.Sergide, alışılmış ölçeklerinin dışına taşınan tohumların doğada çoğu zaman gözden kaçan biçim, renk ve dokuları fotoğraf aracılığıyla görünür hale getiriliyor.Uysal'ın makrografik olarak tanımladığı fotoğraflarında, gündelik hayatta avuç içine sığan tohumların geometrik yapıları, yüzeyleri, renkleri ve farklı biçimleri öne çıkıyor.Uysal&#039;ın tohumlara ilgisinin temelleri çocukluk yıllarına uzanıyorBuğday Derneği ile Bomonti/Feriköy Ekolojik Pazar'ın kurucuları arasında yer alan Uysal, kendisini sahip olduğu ünvanlardan uzak yalnızca Tohum Gözlemcisi olarak tanımlıyor.Uysal'ın tohumlara ilgisinin temelleri çocukluk yıllarına uzanıyor. Babaannesinin küçük bahçesi, anneannesinin tohum saklama alışkanlığı ve annesinin giysi dolabında ve mücevher kutularında koruduğu sebze ve çiçek tohumları, sanatçının tohumlarla kurduğu ilişkinin ilk izlerini oluşturuyor.Zamanla bu kişisel merakını farklı yerel tohumları araştırdığı, gözlemlediği ve fotoğrafladığı uzun soluklu bir çalışmaya dönüştüren Uysal, tohumları neden yakın plan fotoğrafladığını şu sözlerle anlatıyor:Tohumları ancak bu kadar yakın plan ve estetik kaygılarla fotoğraflarsam görünür olacaklarına inanıyorum. Çünkü çiçeğin, ağacın, meyvenin tohumlarının fark edilmesini istiyorum.Uysal'ın çalışmalarında fotoğraf, yalnızca bir kayıt aracı olarak değil, doğaya daha yakından bakmayı ve fark etmeyi sağlayan bir araç olarak öne çıkıyor.Tohum fotoğrafları farklı şehirlerde sergilendiUysal'ın tohum fotoğraflarından oluşan ilk sergisi, 2018'de Oxford Üniversitesi St. Catherine's College'da gerçekleştirilen Oxford on Food and Cookery Symposium kapsamında izleyiciyle buluştu.Sanatçı daha sonra Gaziantep Uluslararası Gastronomi Festivali için bölgenin yerel tohumlarından ilham alan bir fotoğraf sergisi hazırladı. Çukurova'ya özgü yerel tohumları fotoğraflayan Uysal, çalışmalarını Adana Lezzet Festivali'nde de sergiledi.Uysal'ın 2019'da Ark Kültür'de açtığı Kurda, Kuşa, Aşa… Ve Göze sergisinin ardından çalışmalarını Bodrum Gümüşlük, Düzce, İzmir, Urla ve Kaş’ın da aralarında bulunduğu farklı şehirlerde sürdürdü.Uysal'ın ArkeoPera'daki sergisi, tohumlar üzerine gerçekleştirdiği 23. sergi olma özelliğini taşıyor.Sergide ayrıca Uysal'ın tohum fotoğraflarından aldığı detaylarla kağıttan tasarladığı ve içlerine gerçek tohumlar yerleştirdiği takılar da yer alıyor.Sergi, pazar günleri hariç 10.00-18.00 saatlerinde gezilebilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Grafik tasarımcı ve Tohum Gözlemcisi Lalehan Uysal'ın, Kurda, Kuşa, Aşa… Ve Göze başlıklı sergisi, 12 Eylül'e kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.Arkeoloji ve Sanat Yayınları Kitabevi bünyesindeki ArkeoPera'da açılan sergi, Uysal'ın yıllardır gözlemleyerek fotoğrafladığı tohumları konu alıyor.Sergide, alışılmış ölçeklerinin dışına taşınan tohumların doğada çoğu zaman gözden kaçan biçim, renk ve dokuları fotoğraf aracılığıyla görünür hale getiriliyor.Uysal'ın makrografik olarak tanımladığı fotoğraflarında, gündelik hayatta avuç içine sığan tohumların geometrik yapıları, yüzeyleri, renkleri ve farklı biçimleri öne çıkıyor.Uysal&#039;ın tohumlara ilgisinin temelleri çocukluk yıllarına uzanıyorBuğday Derneği ile Bomonti/Feriköy Ekolojik Pazar'ın kurucuları arasında yer alan Uysal, kendisini sahip olduğu ünvanlardan uzak yalnızca Tohum Gözlemcisi olarak tanımlıyor.Uysal'ın tohumlara ilgisinin temelleri çocukluk yıllarına uzanıyor. Babaannesinin küçük bahçesi, anneannesinin tohum saklama alışkanlığı ve annesinin giysi dolabında ve mücevher kutularında koruduğu sebze ve çiçek tohumları, sanatçının tohumlarla kurduğu ilişkinin ilk izlerini oluşturuyor.Zamanla bu kişisel merakını farklı yerel tohumları araştırdığı, gözlemlediği ve fotoğrafladığı uzun soluklu bir çalışmaya dönüştüren Uysal, tohumları neden yakın plan fotoğrafladığını şu sözlerle anlatıyor:Tohumları ancak bu kadar yakın plan ve estetik kaygılarla fotoğraflarsam görünür olacaklarına inanıyorum. Çünkü çiçeğin, ağacın, meyvenin tohumlarının fark edilmesini istiyorum.Uysal'ın çalışmalarında fotoğraf, yalnızca bir kayıt aracı olarak değil, doğaya daha yakından bakmayı ve fark etmeyi sağlayan bir araç olarak öne çıkıyor.Tohum fotoğrafları farklı şehirlerde sergilendiUysal'ın tohum fotoğraflarından oluşan ilk sergisi, 2018'de Oxford Üniversitesi St. Catherine's College'da gerçekleştirilen Oxford on Food and Cookery Symposium kapsamında izleyiciyle buluştu.Sanatçı daha sonra Gaziantep Uluslararası Gastronomi Festivali için bölgenin yerel tohumlarından ilham alan bir fotoğraf sergisi hazırladı. Çukurova'ya özgü yerel tohumları fotoğraflayan Uysal, çalışmalarını Adana Lezzet Festivali'nde de sergiledi.Uysal'ın 2019'da Ark Kültür'de açtığı Kurda, Kuşa, Aşa… Ve Göze sergisinin ardından çalışmalarını Bodrum Gümüşlük, Düzce, İzmir, Urla ve Kaş’ın da aralarında bulunduğu farklı şehirlerde sürdürdü.Uysal'ın ArkeoPera'daki sergisi, tohumlar üzerine gerçekleştirdiği 23. sergi olma özelliğini taşıyor.Sergide ayrıca Uysal'ın tohum fotoğraflarından aldığı detaylarla kağıttan tasarladığı ve içlerine gerçek tohumlar yerleştirdiği takılar da yer alıyor.Sergi, pazar günleri hariç 10.00-18.00 saatlerinde gezilebilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Trabzonspor Kulübü Başkanı Doğan'dan hakemlere hata eleştirisi:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trabzonspor-kulubu-baskani-dogan-dan-hakemlere-hata-elestirisi/904822/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trabzonspor-kulubu-baskani-dogan-dan-hakemlere-hata-elestirisi/904822/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:57:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Sezonun ilk haftasından itibaren Kasımpaşa, Başakşehir ve Amedspor karşılaşmalarında takımımız aleyhine verilen kritik kararlar artık 'hata' kelimesiyle açıklanabilecek sınırların çok ötesine geçmiştir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, sezonun ilk haftasından itibaren bordo-mavili takım aleyhine verilen kritik kararların, hata kelimesiyle açıklanabilecek sınırların ötesine geçtiğini belirtti.Doğan, yaptığı yazılı açıklamada, Türk futbolunda takımlar, yönetimler, kadrolar ve yatırımların değiştiğini, futbolun her alanında yeni standartlardan söz edildiğini ifade etti.Bu gelişmelere rağmen hakem hatalarının değişmediğini aktaran Doğan, Henüz sezonun başında olmamıza rağmen hakem performanslarının Türk futbolunun bir kez daha en önemli gündem maddesi haline gelmesi, sistemdeki sorunun ne kadar köklü ve ciddi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. değerlendirmesinde bulundu.Doğan, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun göreve geldiği günden bu yana hakemlerin gelişimi için ortaya koyduğu çabayı görmezden gelemeyeceklerine işaret ederek, şunları kaydetti:TFF Başkanı'nın bu konudaki hassasiyeti ortadayken, mevcut hakem kadrolarının hala yetersiz kalması, sorunun yapısal boyutunu açıkça göstermektedir. Sezonun ilk haftasından itibaren Kasımpaşa, Başakşehir ve Amedspor karşılaşmalarında takımımız aleyhine verilen kritik kararlar artık 'hata' kelimesiyle açıklanabilecek sınırların çok ötesine geçmiştir. Sahada verilen yanlış kararların VAR tarafından düzeltilmediği, VAR müdahalesi gereken pozisyonlarda sessiz kalındığı, futbolun temel kurallarının dahi farklı maçlarda farklı şekilde yorumlandığı bir düzeni kabul etmemiz mümkün değildir.Kulüp olarak bu sezon ulaşmak istedikleri çok önemli hedefleri olduğunu vurgulayan Doğan, camianın da bu hedefler doğrultusunda büyük bir mücadele ortaya koyduğunu belirtti.Bu emeğin, kabul edilemez hakem kararlarıyla gölgelenmesine sessiz kalmayacağız. ifadesini kullanan Doğan, Biz yalnızca adalet istiyoruz yıllardır. Türk futbolunun artık Avrupa standartlarında eğitim almış, fiziksel ve mental olarak yeterli, baskı altında doğru karar verebilen, futbolun kurallarına hakim hakemlere ihtiyacı vardır. Aynı şekilde VAR odalarında görev yapan isimlerin de pozisyonları yorumlayan değil, kuralları eksiksiz uygulayan ve gerektiğinde sahadaki hakemin açık hatasını düzeltebilecek yetkinlikte kişilerden oluşması zorunluluktur. değerlendirmesinde bulundu.Ertuğrul Doğan, Trabzonspor'un kaybedecek zamanı olmadığına işaret ederek, Türk futbolunun da tahammülü kalmamıştır. Bugün oynayacağımız Gençlerbirliği karşılaşması öncesinde açıkça ifade ediyorum, sahada futbolcuların mücadelesinin önüne geçen, maçın sonucuna etki eden, konsantrasyonu ve öz güveni tartışmalı bir hakem yönetimi görmek istemiyoruz. Pozisyonunuzu değiştirin, emeğin karşısında durmayın. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, sezonun ilk haftasından itibaren bordo-mavili takım aleyhine verilen kritik kararların, hata kelimesiyle açıklanabilecek sınırların ötesine geçtiğini belirtti.Doğan, yaptığı yazılı açıklamada, Türk futbolunda takımlar, yönetimler, kadrolar ve yatırımların değiştiğini, futbolun her alanında yeni standartlardan söz edildiğini ifade etti.Bu gelişmelere rağmen hakem hatalarının değişmediğini aktaran Doğan, Henüz sezonun başında olmamıza rağmen hakem performanslarının Türk futbolunun bir kez daha en önemli gündem maddesi haline gelmesi, sistemdeki sorunun ne kadar köklü ve ciddi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. değerlendirmesinde bulundu.Doğan, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun göreve geldiği günden bu yana hakemlerin gelişimi için ortaya koyduğu çabayı görmezden gelemeyeceklerine işaret ederek, şunları kaydetti:TFF Başkanı'nın bu konudaki hassasiyeti ortadayken, mevcut hakem kadrolarının hala yetersiz kalması, sorunun yapısal boyutunu açıkça göstermektedir. Sezonun ilk haftasından itibaren Kasımpaşa, Başakşehir ve Amedspor karşılaşmalarında takımımız aleyhine verilen kritik kararlar artık 'hata' kelimesiyle açıklanabilecek sınırların çok ötesine geçmiştir. Sahada verilen yanlış kararların VAR tarafından düzeltilmediği, VAR müdahalesi gereken pozisyonlarda sessiz kalındığı, futbolun temel kurallarının dahi farklı maçlarda farklı şekilde yorumlandığı bir düzeni kabul etmemiz mümkün değildir.Kulüp olarak bu sezon ulaşmak istedikleri çok önemli hedefleri olduğunu vurgulayan Doğan, camianın da bu hedefler doğrultusunda büyük bir mücadele ortaya koyduğunu belirtti.Bu emeğin, kabul edilemez hakem kararlarıyla gölgelenmesine sessiz kalmayacağız. ifadesini kullanan Doğan, Biz yalnızca adalet istiyoruz yıllardır. Türk futbolunun artık Avrupa standartlarında eğitim almış, fiziksel ve mental olarak yeterli, baskı altında doğru karar verebilen, futbolun kurallarına hakim hakemlere ihtiyacı vardır. Aynı şekilde VAR odalarında görev yapan isimlerin de pozisyonları yorumlayan değil, kuralları eksiksiz uygulayan ve gerektiğinde sahadaki hakemin açık hatasını düzeltebilecek yetkinlikte kişilerden oluşması zorunluluktur. değerlendirmesinde bulundu.Ertuğrul Doğan, Trabzonspor'un kaybedecek zamanı olmadığına işaret ederek, Türk futbolunun da tahammülü kalmamıştır. Bugün oynayacağımız Gençlerbirliği karşılaşması öncesinde açıkça ifade ediyorum, sahada futbolcuların mücadelesinin önüne geçen, maçın sonucuna etki eden, konsantrasyonu ve öz güveni tartışmalı bir hakem yönetimi görmek istemiyoruz. Pozisyonunuzu değiştirin, emeğin karşısında durmayın. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/trabzonspor-kulubu-baskani-dogan-dan-hakemlere-hata-elestirisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>CTP Genel Başkanı İncirli: Yasımızı tutarken sorumluluklarımızı da unutmayacağız</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ctp-genel-baskani-incirli-yasimizi-tutarken-sorumluluklarimizi-da-unutmayacagiz/904821/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ctp-genel-baskani-incirli-yasimizi-tutarken-sorumluluklarimizi-da-unutmayacagiz/904821/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:54:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Lefkoşa / Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ana muhalefet partisi Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, çok fazla duygu yüklü bir süreçten geçildiği için Girne açıklarında batan gemi ile ilgili şu an birçok şeyi konuşmanın yeri ve zamanı olmadığını belirterek, Yasımızı tutarken sorumluluklarımızı da unutmayacağız.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Lefkoşa Haberleri : Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ana muhalefet partisi Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, çok fazla duygu yüklü bir süreçten geçildiği için Girne açıklarında batan gemi ile ilgili şu an birçok şeyi konuşmanın yeri ve zamanı olmadığını belirterek, Yasımızı tutarken sorumluluklarımızı da unutmayacağız. ifadesini kullandı.Girne Limanı'na gelerek dışarıda bekleyen kayıp yolcu yakınlarıyla görüşen İncirli, kamuoyunu bilgilendirme amacıyla görev yapan basın mensuplarına dikkatli hassasiyetleri nedeniyle teşekkür etti.İncirli, geminin batması ve ardından yaşanan sürecin bundan sonraki yaşamlarında etkileri olacağına dikkati çekerek, şöyle konuştu:Bugün burada tuttuğumuz yasın anlamlı olabilmesi için bazı soruların cevaplarının olması gerekiyor. Bu kadar ağır bir olaydan sonra 'Nasıl oldu? Kimler bundan sorumluydu? Ve en önemlisi de bundan sonra böyle bir olay olmaması için ne yapılması gerekiyor?' Bunlar çok kritik yaşamsal sorulardır ve bu soruların cevapsız kalması halinde bu ülke bir adım ileriye gidemez.Genel Başkan İncirli, geminin batması ve sonraki süreçle ilgili kendi teknik ve hukuki araştırmaları ve değerlendirmeleri bulunduğunu belirterek, kazada yaşamını yitirenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı ve gemiden kurtarılanlara acil şifalar diledi.İncirli, Girne açıklarında batan gemi ile ilgili şu an birçok şeyin, çok fazla duygu yüklü bir süreçten geçildiği için konuşmanın yeri ve zamanı olmadığını belirterek, Yasımızı tutarken sorumluluklarımızı da unutmayacağız. dedi.Girne&#039;de batan gemiKKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan Filo Jet isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos Pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamış, Girne Limanı'na dönmeye çalıştığı sırada batmıştı.KKTC Başbakanı Ünal Üstel, gemide toplam 267 yolcu ve mürettebatın bulunduğuna dikkati çekerek, geminin batmasının ardından 239 kişinin kurtarıldığını, 13 kişinin cenazelerine ulaşıldığını ve kayıp 15 kişi için arama çalışmalarının sürdüğünü açıklamıştı.Batan geminin enkazının Girne açıklarında 554 metre derinlikte bulunduğu bildiriliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Lefkoşa Haberleri : Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ana muhalefet partisi Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, çok fazla duygu yüklü bir süreçten geçildiği için Girne açıklarında batan gemi ile ilgili şu an birçok şeyi konuşmanın yeri ve zamanı olmadığını belirterek, Yasımızı tutarken sorumluluklarımızı da unutmayacağız. ifadesini kullandı.Girne Limanı'na gelerek dışarıda bekleyen kayıp yolcu yakınlarıyla görüşen İncirli, kamuoyunu bilgilendirme amacıyla görev yapan basın mensuplarına dikkatli hassasiyetleri nedeniyle teşekkür etti.İncirli, geminin batması ve ardından yaşanan sürecin bundan sonraki yaşamlarında etkileri olacağına dikkati çekerek, şöyle konuştu:Bugün burada tuttuğumuz yasın anlamlı olabilmesi için bazı soruların cevaplarının olması gerekiyor. Bu kadar ağır bir olaydan sonra 'Nasıl oldu? Kimler bundan sorumluydu? Ve en önemlisi de bundan sonra böyle bir olay olmaması için ne yapılması gerekiyor?' Bunlar çok kritik yaşamsal sorulardır ve bu soruların cevapsız kalması halinde bu ülke bir adım ileriye gidemez.Genel Başkan İncirli, geminin batması ve sonraki süreçle ilgili kendi teknik ve hukuki araştırmaları ve değerlendirmeleri bulunduğunu belirterek, kazada yaşamını yitirenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı ve gemiden kurtarılanlara acil şifalar diledi.İncirli, Girne açıklarında batan gemi ile ilgili şu an birçok şeyin, çok fazla duygu yüklü bir süreçten geçildiği için konuşmanın yeri ve zamanı olmadığını belirterek, Yasımızı tutarken sorumluluklarımızı da unutmayacağız. dedi.Girne&#039;de batan gemiKKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan Filo Jet isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos Pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamış, Girne Limanı'na dönmeye çalıştığı sırada batmıştı.KKTC Başbakanı Ünal Üstel, gemide toplam 267 yolcu ve mürettebatın bulunduğuna dikkati çekerek, geminin batmasının ardından 239 kişinin kurtarıldığını, 13 kişinin cenazelerine ulaşıldığını ve kayıp 15 kişi için arama çalışmalarının sürdüğünü açıklamıştı.Batan geminin enkazının Girne açıklarında 554 metre derinlikte bulunduğu bildiriliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ctp-genel-baskani-incirli-yasimizi-tutarken-sorumluluklarimizi-da-unutmayacagiz.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, OVP'yi değerlendirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-sigorta-birligi-baskani-ahmet-yasar-ovp-yi-degerlendirdi/904820/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-sigorta-birligi-baskani-ahmet-yasar-ovp-yi-degerlendirdi/904820/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:48:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programa (OVP) ilişkin, OVP'de ihracat sigortalarının daha etkin kullanılmasına yönelik yaklaşımı da son derece önemli buluyoruz. Türkiye'nin ihracat hedeflerini büyütürken ihracatçılarımızın ticari ve politik risklere karşı korunması, firmalarımızın yeni pazarlara daha güvenli biçimde açılabilmesine ve rekabet güçlerinin artırılmasına katkı sağlayacaktır. dedi.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı açıkladı.Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, yaptığı değerlendirmede, açıklanan yeni OVP'nin Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık döneme ilişkin temel politika önceliklerini ve yol haritasını ortaya koyması bakımından büyük önem taşıdığını ifade etti.Yaşar, Türkiye Sigorta Birliği olarak Program'a ilişkin ilk değerlendirmelerimizi paylaşırken dezenflasyon ve sürdürülebilir büyümenin yanı sıra yatırımların, üretimin ve ihracatın desteklenmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması, uzun vadeli tasarrufların artırılması, yeşil ve dijital dönüşüm ile ekonomik güvenlik ve dayanıklılığın güçlendirilmesinin temel politika eksenleri arasında yer almasını son derece önemli buluyoruz. ifadelerini kullandı.Özellikle dayanıklılık kavramının OVP'de güçlü biçimde yer almasını sigorta sektörü açısından son derece kıymetli gördüklerini vurgulayan Yaşar, enerji ve su arz güvenliğinden tarımsal dayanıklılığa, stratejik sektörlerden afet risklerine kadar oldukça geniş bir risk alanından söz edildiğini belirtti. Sigortacılığın risklerin önceden yönetilmesi, ekonomik kayıpların paylaşılması ve kamu maliyesi üzerindeki yükün azaltılması yoluyla ekonomik ve toplumsal dayanıklılığın temel finansal araçlarından biri olduğunu kaydetti.OVP&#039;de ihracat sigortalarının daha etkin kullanılmasına yönelik yaklaşımı son derece önemli buluyoruzYaşar, 6 Şubat depremlerinin afet risklerinin ekonomik ve mali boyutunu en çarpıcı biçimde ortaya koyduğuna dikkati çekerek, bugün açıklanan verilere göre 2023-2026 döneminde, 2026 yılı fiyatlarıyla deprem harcamalarının 5,4 trilyon liraya (yaklaşık 104 milyar dolar), toplam harcamanın ise yaklaşık 116 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini ve 2027 yılında da yaklaşık 10 milyar dolarlık ilave harcama öngörüldüğünü bildirdi.TSB Başkanı Yaşar, şunları kaydetti:Bu rakamlar, afetlerin yalnızca insani ve sosyal sonuçlar doğurmadığını, aynı zamanda ülke ekonomisi ve kamu maliyesi açısından son derece büyük bir risk oluşturduğunu göstermektedir. Bu nedenle afet sonrasında kamu kaynaklarıyla kayıpların telafi edilmesinin yanında, afet öncesinde riski azaltan kentsel dönüşüm politikalarının hızlandırılması ve kalan riskin daha büyük bölümünün sigorta, reasürans ve sermaye piyasaları aracılığıyla paylaşılması gerektiğine inanıyoruz.Zorunlu Afet Sigortası'nın kapsamının genişletilmesini de afetlere karşı finansal dayanıklılığın güçlendirilmesine yönelik bütüncül yaklaşımın önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriyoruz. OVP'de ihracat sigortalarının daha etkin kullanılmasına yönelik yaklaşımı da son derece önemli buluyoruz. Türkiye'nin ihracat hedeflerini büyütürken ihracatçılarımızın ticari ve politik risklere karşı korunması, firmalarımızın yeni pazarlara daha güvenli biçimde açılabilmesine ve rekabet güçlerinin artırılmasına katkı sağlayacaktır.Bu çerçevede sigorta sektörünün, ihracat politikasını tamamlayan tali bir unsur olarak değil, finansmanla birlikte ihracat politikalarının temel araçlarından biri olarak değerlendirilmesi gerektiğine inandıklarına değinen Yaşar, Programda banka dışı finansal kuruluşların geliştirilmesi ve finansmana erişimin kolaylaştırılmasına yönelik ortaya konulan yaklaşım, finansal sistemimizin derinleşmesi açısından da önem taşımaktadır. Türkiye'nin büyümesinin ağırlıklı olarak bankacılık sistemi üzerinden finanse edildiği yapıdan, sigorta, emeklilik, sermaye piyasaları ve diğer banka dışı finansal kuruluşların daha güçlü rol üstlendiği dengeli ve derinlikli bir finansal mimariye geçişi destekliyoruz. ifadelerini kullandı.Sigorta sektörünün rolü giderek daha kritik hale gelmektedirYaşar, sigorta ve emeklilik sektörlerinin büyümesinin risklerin finansal sistem içinde daha geniş bir tabana yayılmasına katkı sağlarken aynı zamanda uzun vadeli fonların ekonomiye kazandırılmasını da mümkün kılacağını belirterek, OVP'de uzun vadeli tasarrufların teşvik edilmesine yönelik hedeflerin sigorta ve emeklilik sektörü açısından özel bir öneme sahip olduğunu düşündüklerini bildirdi.Hayat sigortaları ve Bireysel Emeklilik Sistemi'nin büyümesinin yalnızca bireylerin geleceklerini güvence altına almalarına katkı sağlamadığını, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin ihtiyaç duyduğu uzun vadeli yerli kaynakların oluşmasına ve sermaye piyasalarının derinleşmesine de destek verdiğine dikkati çeken Yaşar, tasarrufların artırılması ve uzun vadeye yönlendirilmesinin Türkiye'nin yatırımlarını daha güçlü bir yerli finansman tabanıyla destekleyebilmesi bakımından stratejik önem taşıdığını belirtti.TSB Başkanı Yaşar, şu değerlendirmede bulundu:Yenilenebilir enerji yatırımlarından enerji verimliliğine, iklim risklerinden yeni teknolojilere ve dijital altyapılara kadar dönüşümün beraberinde getirdiği yeni risklerin doğru şekilde yönetilmesinde sigorta sektörünün rolü giderek daha kritik hale gelmektedir. Sigorta, yalnızca gerçekleşen risklerin sonuçlarını karşılayan bir mekanizma değil; yatırımın önünü açan, finansmana erişimi destekleyen ve yatırımların sürdürülebilirliğini güvence altına alan stratejik bir araçtır.Önümüzdeki dönemde sektör olarak enflasyon kaynaklı nominal prim artışından reel büyümeye, prim tutarından poliçe ve sigortalı sayısının artırılmasına, finansal gelirlerden sürdürülebilir teknik karlılığa ve sigorta penetrasyonunun yükseltilmesine daha fazla odaklanmamız gerekecektir. Türkiye'de sigortacılığın ekonomideki payının artırılması, koruma açığının azaltılması ve daha geniş kesimlerin sigorta güvencesine erişebilmesi, sektörümüzün önümüzdeki dönemdeki temel öncelikleri arasında yer alacaktır.Sigorta sektörünün OVP'nin sonuçlarından yalnızca yararlanan bir sektör değil, Program'da ortaya konulan hedeflerin gerçekleşmesine doğrudan katkı sağlayabilecek stratejik sektörlerden biri olduğunu vurgulayan Yaşar, afetlerin kamu maliyesi üzerindeki yükünün azaltılmasından ihracatın güvence altına alınmasına, yatırımların korunmasından uzun vadeli tasarrufların artırılmasına, yeşil dönüşümün desteklenmesinden finansal sistemin derinleşmesine kadar çok geniş bir alanda sektörün üstlenebileceği önemli sorumlulukların bulunduğunu ifade etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programa (OVP) ilişkin, OVP'de ihracat sigortalarının daha etkin kullanılmasına yönelik yaklaşımı da son derece önemli buluyoruz. Türkiye'nin ihracat hedeflerini büyütürken ihracatçılarımızın ticari ve politik risklere karşı korunması, firmalarımızın yeni pazarlara daha güvenli biçimde açılabilmesine ve rekabet güçlerinin artırılmasına katkı sağlayacaktır. dedi.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı açıkladı.Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, yaptığı değerlendirmede, açıklanan yeni OVP'nin Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık döneme ilişkin temel politika önceliklerini ve yol haritasını ortaya koyması bakımından büyük önem taşıdığını ifade etti.Yaşar, Türkiye Sigorta Birliği olarak Program'a ilişkin ilk değerlendirmelerimizi paylaşırken dezenflasyon ve sürdürülebilir büyümenin yanı sıra yatırımların, üretimin ve ihracatın desteklenmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması, uzun vadeli tasarrufların artırılması, yeşil ve dijital dönüşüm ile ekonomik güvenlik ve dayanıklılığın güçlendirilmesinin temel politika eksenleri arasında yer almasını son derece önemli buluyoruz. ifadelerini kullandı.Özellikle dayanıklılık kavramının OVP'de güçlü biçimde yer almasını sigorta sektörü açısından son derece kıymetli gördüklerini vurgulayan Yaşar, enerji ve su arz güvenliğinden tarımsal dayanıklılığa, stratejik sektörlerden afet risklerine kadar oldukça geniş bir risk alanından söz edildiğini belirtti. Sigortacılığın risklerin önceden yönetilmesi, ekonomik kayıpların paylaşılması ve kamu maliyesi üzerindeki yükün azaltılması yoluyla ekonomik ve toplumsal dayanıklılığın temel finansal araçlarından biri olduğunu kaydetti.OVP&#039;de ihracat sigortalarının daha etkin kullanılmasına yönelik yaklaşımı son derece önemli buluyoruzYaşar, 6 Şubat depremlerinin afet risklerinin ekonomik ve mali boyutunu en çarpıcı biçimde ortaya koyduğuna dikkati çekerek, bugün açıklanan verilere göre 2023-2026 döneminde, 2026 yılı fiyatlarıyla deprem harcamalarının 5,4 trilyon liraya (yaklaşık 104 milyar dolar), toplam harcamanın ise yaklaşık 116 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini ve 2027 yılında da yaklaşık 10 milyar dolarlık ilave harcama öngörüldüğünü bildirdi.TSB Başkanı Yaşar, şunları kaydetti:Bu rakamlar, afetlerin yalnızca insani ve sosyal sonuçlar doğurmadığını, aynı zamanda ülke ekonomisi ve kamu maliyesi açısından son derece büyük bir risk oluşturduğunu göstermektedir. Bu nedenle afet sonrasında kamu kaynaklarıyla kayıpların telafi edilmesinin yanında, afet öncesinde riski azaltan kentsel dönüşüm politikalarının hızlandırılması ve kalan riskin daha büyük bölümünün sigorta, reasürans ve sermaye piyasaları aracılığıyla paylaşılması gerektiğine inanıyoruz.Zorunlu Afet Sigortası'nın kapsamının genişletilmesini de afetlere karşı finansal dayanıklılığın güçlendirilmesine yönelik bütüncül yaklaşımın önemli unsurlarından biri olarak değerlendiriyoruz. OVP'de ihracat sigortalarının daha etkin kullanılmasına yönelik yaklaşımı da son derece önemli buluyoruz. Türkiye'nin ihracat hedeflerini büyütürken ihracatçılarımızın ticari ve politik risklere karşı korunması, firmalarımızın yeni pazarlara daha güvenli biçimde açılabilmesine ve rekabet güçlerinin artırılmasına katkı sağlayacaktır.Bu çerçevede sigorta sektörünün, ihracat politikasını tamamlayan tali bir unsur olarak değil, finansmanla birlikte ihracat politikalarının temel araçlarından biri olarak değerlendirilmesi gerektiğine inandıklarına değinen Yaşar, Programda banka dışı finansal kuruluşların geliştirilmesi ve finansmana erişimin kolaylaştırılmasına yönelik ortaya konulan yaklaşım, finansal sistemimizin derinleşmesi açısından da önem taşımaktadır. Türkiye'nin büyümesinin ağırlıklı olarak bankacılık sistemi üzerinden finanse edildiği yapıdan, sigorta, emeklilik, sermaye piyasaları ve diğer banka dışı finansal kuruluşların daha güçlü rol üstlendiği dengeli ve derinlikli bir finansal mimariye geçişi destekliyoruz. ifadelerini kullandı.Sigorta sektörünün rolü giderek daha kritik hale gelmektedirYaşar, sigorta ve emeklilik sektörlerinin büyümesinin risklerin finansal sistem içinde daha geniş bir tabana yayılmasına katkı sağlarken aynı zamanda uzun vadeli fonların ekonomiye kazandırılmasını da mümkün kılacağını belirterek, OVP'de uzun vadeli tasarrufların teşvik edilmesine yönelik hedeflerin sigorta ve emeklilik sektörü açısından özel bir öneme sahip olduğunu düşündüklerini bildirdi.Hayat sigortaları ve Bireysel Emeklilik Sistemi'nin büyümesinin yalnızca bireylerin geleceklerini güvence altına almalarına katkı sağlamadığını, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin ihtiyaç duyduğu uzun vadeli yerli kaynakların oluşmasına ve sermaye piyasalarının derinleşmesine de destek verdiğine dikkati çeken Yaşar, tasarrufların artırılması ve uzun vadeye yönlendirilmesinin Türkiye'nin yatırımlarını daha güçlü bir yerli finansman tabanıyla destekleyebilmesi bakımından stratejik önem taşıdığını belirtti.TSB Başkanı Yaşar, şu değerlendirmede bulundu:Yenilenebilir enerji yatırımlarından enerji verimliliğine, iklim risklerinden yeni teknolojilere ve dijital altyapılara kadar dönüşümün beraberinde getirdiği yeni risklerin doğru şekilde yönetilmesinde sigorta sektörünün rolü giderek daha kritik hale gelmektedir. Sigorta, yalnızca gerçekleşen risklerin sonuçlarını karşılayan bir mekanizma değil; yatırımın önünü açan, finansmana erişimi destekleyen ve yatırımların sürdürülebilirliğini güvence altına alan stratejik bir araçtır.Önümüzdeki dönemde sektör olarak enflasyon kaynaklı nominal prim artışından reel büyümeye, prim tutarından poliçe ve sigortalı sayısının artırılmasına, finansal gelirlerden sürdürülebilir teknik karlılığa ve sigorta penetrasyonunun yükseltilmesine daha fazla odaklanmamız gerekecektir. Türkiye'de sigortacılığın ekonomideki payının artırılması, koruma açığının azaltılması ve daha geniş kesimlerin sigorta güvencesine erişebilmesi, sektörümüzün önümüzdeki dönemdeki temel öncelikleri arasında yer alacaktır.Sigorta sektörünün OVP'nin sonuçlarından yalnızca yararlanan bir sektör değil, Program'da ortaya konulan hedeflerin gerçekleşmesine doğrudan katkı sağlayabilecek stratejik sektörlerden biri olduğunu vurgulayan Yaşar, afetlerin kamu maliyesi üzerindeki yükünün azaltılmasından ihracatın güvence altına alınmasına, yatırımların korunmasından uzun vadeli tasarrufların artırılmasına, yeşil dönüşümün desteklenmesinden finansal sistemin derinleşmesine kadar çok geniş bir alanda sektörün üstlenebileceği önemli sorumlulukların bulunduğunu ifade etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>YÜZAG'ın Geniş Aile projesinin sonuç raporu tanıtıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yuzag-in-genis-aile-projesinin-sonuc-raporu-tanitildi/904819/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yuzag-in-genis-aile-projesinin-sonuc-raporu-tanitildi/904819/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:48:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak: - Bu çalışmanın da en kıymetli tarafı, geniş aileyi geçmişe ait bir hatıra olarak değil, bugüne taşınabilecek bir imkan olarak ele alıyoruz. Zira aile bağı aynı evde yaşamakla sınırlı değildir. Bir telefon, bir ziyaret, bir bayram sabahı da o bağı ayakta tutar. Mesele hane büyüklüğünden önce gönül bağının canlı kalmasıdır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Yüzyılın Aile ve Gençlik Hareketi (YÜZAG), Geniş Aile: Köklerden Geleceğe Aile Bağları projesi kapsamında hazırlanan Geniş Aile: Hafıza, Kimlik ve Gelecek başlıklı sonuç raporu tanıtıldı.Eyüpsultan'daki Zal Mahmut Paşa Külliyesi'nde düzenlenen lansman programında, gençlerin aile, kökler, kimlik, aidiyet ve kuşaklar arası ilişkilerle ilgili düşünce ve deneyimlerinin ele alındığı projenin sonuçları anlatıldı.Programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak, 5 asır önce Mimar Sinan tarafından inşa edilen külliyede hafıza, kimlik ve geleceğin konuşulmasının anlamlı olduğunu belirterek, tarihi yapının bir medeniyetin nesilden nesile aktarıldığı ölçüde yaşayabildiğini gösterdiğini söyledi.YÜZAG'ın Köklerden Geleceğe Aile Bağları anlayışıyla çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Madak, Bugün sonuçlarını paylaşacağımız proje de bu anlayışın olgunlaşmış bir meyvesi. Ağustos ayında Bakanlığımız ile YÜZAG arasında imzaladığımız işbirliği protokolü tam da bu ortak zemin üzerine kuruldu. dedi.Madak, aileyi korumayı ve güçlendirmeyi, gençleri evlilik sürecine hazırlamayı ve aile içi iletişimi desteklemeyi hedeflediklerini aktararak bu projenin en güzel örneklerden olduğunu söyledi.Geniş ailenin yalnızca bir hane tipi olmadığını, dayanışma biçimi ve aidiyet mektebi olduğunu kaydeden Madak, Bizim kuşağımız geniş bir aileyle büyüdü. Kardeşi, ablayı, ağabeyi, teyzeyi, dayıyı, amcayı, halayı bildik. Değerlerimizi kitaptan önce sofralardan öğrendik. Bir çocuğun eksikliği yalnızca bir odanın sessizliği değil, bir kardeşin oyun arkadaşını, bir teyzenin yeğenini, bir dayının sevincini, bir halanın muhabbetini eksiltir. diye konuştu.Madak, günümüzde hanelerin yüzde 58'inde 18 yaş altı hiç çocuk bulunmadığını belirterek, Bu tablo bize aile ve nüfus politikalarımızın neden hayati olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Haziran ayında paylaştığımız 'Veriden Vizyona: Üç Kuşak Bir Türkiye' araştırmamız da bunu doğruluyor. Ortalama canlı doğum sayısı birinci kuşaktan ikinci kuşağa neredeyse yarı yarıya gelmiş durumda. Buna mukabil aynı araştırmamız evlilik kurumunun bu toplumun ana omurgası olmayı sürdürdüğünü gösteriyor. ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aile kurumu ve dinamik nüfus yapısının karşı karşıya olduğu risklere daha önce dikkati çektiğini vurgulayan Madak 2025 Aile Yılı'nda başlattığımız bu seferberliği Sayın Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği 2026-2035 Aile ve Nüfus 10 Yılı ile çok daha geniş bir ufka taşıdık. dedi.Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Belgesi ile aile ve nüfus politikalarının Türkiye'nin kalkınma ve gelecek vizyonunun ana unsurlarından biri haline getirildiğini ifade eden Madak, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş'ın öncülüğünde çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti.Madak, Modüler Aile Eğitim Programı'nı 2026'da 81 ilde yaygınlaştırdıklarını belirterek, YÜZAG ile işbirliği içerisinde daha fazla aileye ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti.Evlilik öncesi ve aile danışmanlığı hizmetlerinin il müdürlükleri ve sosyal hizmet merkezlerinde ücretsiz sunulduğunu aktaran Madak, Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerin yuva kurmalarına destek olduklarını anlattı.Madak, anne ve babalara yönelik İlk Öğretmenim Aile mobil uygulamasını da hayata geçirdiklerini belirterek, uygulamada çocuk gelişimi, ebeveynlik ve evlilik hayatına yönelik bilgilendirici içerik, aktivite ve eğitici videoların yer aldığını söyledi.Politikaları sahadan elde edilen veriler doğrultusunda şekillendirdiklerini vurgulayan Madak, Bu çalışmanın da en kıymetli tarafı geniş aileyi geçmişe ait bir hatıra olarak değil, bugüne taşınabilecek bir imkan olarak ele alıyoruz. Zira aile bağı aynı evde yaşamakla sınırlı değildir. Bir telefon, bir ziyaret, bir bayram sabahı da o bağı ayakta tutar. Mesele hane büyüklüğünden önce gönül bağının canlı kalmasıdır. diye konuştu.YÜZAG Genel Başkanı Güleser Topuz da YÜZAG'ın kuruluş sürecine değinerek, derneğin adının yapılan değerlendirmelerin ardından Yüzyılın Aile ve Gençlik Hareketi olarak belirlendiğini anlattı.Hareketin gelecek dönemdeki çalışmalarına ilişkin Topuz, Hareketli olmak zorundayız. Dünyanın gittiği yer belli, ülkemizin ihtiyaçları belli, ailelerimiz belli, gençlerimiz belli. Biz sadece burada bugün bu lansman için değil, geleceğe ufuk açacak, geleceğe hizmet edecek, gelecek için çalışacak biz burada hizmetler yapacağız. dedi.Projede aile hafızası ve kuşaklar arası iletişim ele alındıYÜZAG çatısı altında yürütülen projeyle aile bağlarının güçlendirilmesi, gençlerin aileleri ve kökleriyle kurdukları ilişkinin anlaşılması, kuşaklar arası iletişimin geliştirilmesi ve aile hafızasının gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlanması amaçlandı.Proje kapsamında gençlerin kendi aile geçmişlerini araştırmaları, aile büyükleriyle iletişim kurmaları ve kuşaktan kuşağa aktarılan hikaye, söz, deneyim ve hatıraları keşfetmeleri amacıyla aile hafızası çalışmaları gerçekleştirildi.Çalışmada ayrıca araştırma sonuçlarının uygulamaya dönüştürülmesi amacıyla eğitim, dijital aile uygulamaları, medya ve kültür politikaları ile sosyal destek mekanizmaları başta olmak üzere çeşitli alanlarda stratejik politika önerileri geliştirildi.Proje kapsamında gerçekleştirilen anket, odak grup çalışmaları, çalıştay, aile hafızası uygulamaları, gençlik kampı ile sanat ve kültür faaliyetlerinden elde edilen değerlendirmeler de Geniş Aile Projesi Sonuç Bildirgesinde bir araya getirildi.Bildiride gençlerin aile, aidiyet, kimlik, kuşaklar arası ilişkiler ve aile hafızasına yönelik görüşleri ile proje sürecinde ortaya çıkan temel tespitler bütüncül olarak değerlendirildi.Programa, İçişleri Bakan Müşaviri Hatice Atan, Sağlık Bakanlığı Müşaviri Fatma Aktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan, AK Parti İstanbul Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer, Beyoğlu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy, Kağıthane Belediye Başkan Yardımcısı Musa Alibaşoğlu ve akademisyenler katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Yüzyılın Aile ve Gençlik Hareketi (YÜZAG), Geniş Aile: Köklerden Geleceğe Aile Bağları projesi kapsamında hazırlanan Geniş Aile: Hafıza, Kimlik ve Gelecek başlıklı sonuç raporu tanıtıldı.Eyüpsultan'daki Zal Mahmut Paşa Külliyesi'nde düzenlenen lansman programında, gençlerin aile, kökler, kimlik, aidiyet ve kuşaklar arası ilişkilerle ilgili düşünce ve deneyimlerinin ele alındığı projenin sonuçları anlatıldı.Programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak, 5 asır önce Mimar Sinan tarafından inşa edilen külliyede hafıza, kimlik ve geleceğin konuşulmasının anlamlı olduğunu belirterek, tarihi yapının bir medeniyetin nesilden nesile aktarıldığı ölçüde yaşayabildiğini gösterdiğini söyledi.YÜZAG'ın Köklerden Geleceğe Aile Bağları anlayışıyla çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Madak, Bugün sonuçlarını paylaşacağımız proje de bu anlayışın olgunlaşmış bir meyvesi. Ağustos ayında Bakanlığımız ile YÜZAG arasında imzaladığımız işbirliği protokolü tam da bu ortak zemin üzerine kuruldu. dedi.Madak, aileyi korumayı ve güçlendirmeyi, gençleri evlilik sürecine hazırlamayı ve aile içi iletişimi desteklemeyi hedeflediklerini aktararak bu projenin en güzel örneklerden olduğunu söyledi.Geniş ailenin yalnızca bir hane tipi olmadığını, dayanışma biçimi ve aidiyet mektebi olduğunu kaydeden Madak, Bizim kuşağımız geniş bir aileyle büyüdü. Kardeşi, ablayı, ağabeyi, teyzeyi, dayıyı, amcayı, halayı bildik. Değerlerimizi kitaptan önce sofralardan öğrendik. Bir çocuğun eksikliği yalnızca bir odanın sessizliği değil, bir kardeşin oyun arkadaşını, bir teyzenin yeğenini, bir dayının sevincini, bir halanın muhabbetini eksiltir. diye konuştu.Madak, günümüzde hanelerin yüzde 58'inde 18 yaş altı hiç çocuk bulunmadığını belirterek, Bu tablo bize aile ve nüfus politikalarımızın neden hayati olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Haziran ayında paylaştığımız 'Veriden Vizyona: Üç Kuşak Bir Türkiye' araştırmamız da bunu doğruluyor. Ortalama canlı doğum sayısı birinci kuşaktan ikinci kuşağa neredeyse yarı yarıya gelmiş durumda. Buna mukabil aynı araştırmamız evlilik kurumunun bu toplumun ana omurgası olmayı sürdürdüğünü gösteriyor. ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aile kurumu ve dinamik nüfus yapısının karşı karşıya olduğu risklere daha önce dikkati çektiğini vurgulayan Madak 2025 Aile Yılı'nda başlattığımız bu seferberliği Sayın Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği 2026-2035 Aile ve Nüfus 10 Yılı ile çok daha geniş bir ufka taşıdık. dedi.Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Belgesi ile aile ve nüfus politikalarının Türkiye'nin kalkınma ve gelecek vizyonunun ana unsurlarından biri haline getirildiğini ifade eden Madak, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş'ın öncülüğünde çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti.Madak, Modüler Aile Eğitim Programı'nı 2026'da 81 ilde yaygınlaştırdıklarını belirterek, YÜZAG ile işbirliği içerisinde daha fazla aileye ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti.Evlilik öncesi ve aile danışmanlığı hizmetlerinin il müdürlükleri ve sosyal hizmet merkezlerinde ücretsiz sunulduğunu aktaran Madak, Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerin yuva kurmalarına destek olduklarını anlattı.Madak, anne ve babalara yönelik İlk Öğretmenim Aile mobil uygulamasını da hayata geçirdiklerini belirterek, uygulamada çocuk gelişimi, ebeveynlik ve evlilik hayatına yönelik bilgilendirici içerik, aktivite ve eğitici videoların yer aldığını söyledi.Politikaları sahadan elde edilen veriler doğrultusunda şekillendirdiklerini vurgulayan Madak, Bu çalışmanın da en kıymetli tarafı geniş aileyi geçmişe ait bir hatıra olarak değil, bugüne taşınabilecek bir imkan olarak ele alıyoruz. Zira aile bağı aynı evde yaşamakla sınırlı değildir. Bir telefon, bir ziyaret, bir bayram sabahı da o bağı ayakta tutar. Mesele hane büyüklüğünden önce gönül bağının canlı kalmasıdır. diye konuştu.YÜZAG Genel Başkanı Güleser Topuz da YÜZAG'ın kuruluş sürecine değinerek, derneğin adının yapılan değerlendirmelerin ardından Yüzyılın Aile ve Gençlik Hareketi olarak belirlendiğini anlattı.Hareketin gelecek dönemdeki çalışmalarına ilişkin Topuz, Hareketli olmak zorundayız. Dünyanın gittiği yer belli, ülkemizin ihtiyaçları belli, ailelerimiz belli, gençlerimiz belli. Biz sadece burada bugün bu lansman için değil, geleceğe ufuk açacak, geleceğe hizmet edecek, gelecek için çalışacak biz burada hizmetler yapacağız. dedi.Projede aile hafızası ve kuşaklar arası iletişim ele alındıYÜZAG çatısı altında yürütülen projeyle aile bağlarının güçlendirilmesi, gençlerin aileleri ve kökleriyle kurdukları ilişkinin anlaşılması, kuşaklar arası iletişimin geliştirilmesi ve aile hafızasının gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlanması amaçlandı.Proje kapsamında gençlerin kendi aile geçmişlerini araştırmaları, aile büyükleriyle iletişim kurmaları ve kuşaktan kuşağa aktarılan hikaye, söz, deneyim ve hatıraları keşfetmeleri amacıyla aile hafızası çalışmaları gerçekleştirildi.Çalışmada ayrıca araştırma sonuçlarının uygulamaya dönüştürülmesi amacıyla eğitim, dijital aile uygulamaları, medya ve kültür politikaları ile sosyal destek mekanizmaları başta olmak üzere çeşitli alanlarda stratejik politika önerileri geliştirildi.Proje kapsamında gerçekleştirilen anket, odak grup çalışmaları, çalıştay, aile hafızası uygulamaları, gençlik kampı ile sanat ve kültür faaliyetlerinden elde edilen değerlendirmeler de Geniş Aile Projesi Sonuç Bildirgesinde bir araya getirildi.Bildiride gençlerin aile, aidiyet, kimlik, kuşaklar arası ilişkiler ve aile hafızasına yönelik görüşleri ile proje sürecinde ortaya çıkan temel tespitler bütüncül olarak değerlendirildi.Programa, İçişleri Bakan Müşaviri Hatice Atan, Sağlık Bakanlığı Müşaviri Fatma Aktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ömer Turan, AK Parti İstanbul Kadın Kolları Başkanı Saliha Demirer, Beyoğlu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy, Kağıthane Belediye Başkan Yardımcısı Musa Alibaşoğlu ve akademisyenler katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aydın'da çatısına düştüğü evin tavanında sıkışan danayı itfaiye kurtardı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aydin-da-catisina-dustugu-evin-tavaninda-sikisan-danayi-itfaiye-kurtardi/904818/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aydin-da-catisina-dustugu-evin-tavaninda-sikisan-danayi-itfaiye-kurtardi/904818/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:48:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Aydın / Aydın'ın Nazilli ilçesinde bir evin çatısına düşerek tavanda sıkışan dana kurtarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Aydın Haberleri : Aydın'ın Nazilli ilçesinde bir evin çatısına düşerek tavanda sıkışan dana kurtarıldı.Kıracıklı Mahallesi'nde, Ali Aldemir'e ait, yol seviyesinin altında kalan evin çatısına dana düştüğü ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi.Ekipler, salonun tavanında asılı kalan hayvanı kurtarmak için çalışma başlattı.Dana sıkıştığı yerden ekiplerce çıkarıldı.Çatıda hasar oluştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Aydın Haberleri : Aydın'ın Nazilli ilçesinde bir evin çatısına düşerek tavanda sıkışan dana kurtarıldı.Kıracıklı Mahallesi'nde, Ali Aldemir'e ait, yol seviyesinin altında kalan evin çatısına dana düştüğü ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi.Ekipler, salonun tavanında asılı kalan hayvanı kurtarmak için çalışma başlattı.Dana sıkıştığı yerden ekiplerce çıkarıldı.Çatıda hasar oluştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/aydin-da-catisina-dustugu-evin-tavaninda-sikisan-danayi-itfaiye-kurtardi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrailli aşırı sağcı bakan, Gazze'de etnik temizlik için göç ofisi kuracaklarını söyledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israilli-asiri-sagci-bakan-gazze-de-etnik-temizlik-icin-goc-ofisi-kuracaklarini-soyledi/904817/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israilli-asiri-sagci-bakan-gazze-de-etnik-temizlik-icin-goc-ofisi-kuracaklarini-soyledi/904817/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:45:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gazze Haberleri : İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlileri gönüllü göç adı altında etnik temizliğe tabi tutmak için, gelecek dönemde bir hükümet göç ofisi kuracağını ilan etti.Ben-Gvir, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze'de sözde gönüllü göçü teşvik etmenin gerçek ve tek çözüm olduğunu savundu.Bunun Gazze'deki Filistinlilere iyi bir hayat imkanı sunacağını ileri süren Ben-Gvir, 27 Ekim'deki seçimlerden sonra, gelecek dönemde bir hükümet göç ofisi kuracaklarını kaydetti.Ben-Gvir, partisi Yahudi Gücü'nün bu ofisin başında olacağını iddia etti.İsrail basını, Ben-Gvir'in Bağı koparma 710 adını taşıyan ve Gazze'den “gönüllü göç” olarak nitelendirdiği sürece dair planını kamuoyuna sunmaya hazırlandığını, bu plan kapsamında 2 milyon 200 bin kişinin yaşadığı Gazze'den ilk yıl 250 bin Filistinlinin, 3 yıl içinde 1,11 milyon kişinin ve 7 yılın sonunda 1 milyon 860 bin civarında kişinin zorla göç ettirilmesinin hedeflendiğini bildirmişti.İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da Filistinlilerin Gazze'den sürgün planının iptal edilmediğini, hala görüşüldüğünü ancak şu anda dondurulduğunu kaydetmişti.Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, Ben-Gvir ve Katz'ın Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarını şiddetle kınamıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gazze Haberleri : İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlileri gönüllü göç adı altında etnik temizliğe tabi tutmak için, gelecek dönemde bir hükümet göç ofisi kuracağını ilan etti.Ben-Gvir, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze'de sözde gönüllü göçü teşvik etmenin gerçek ve tek çözüm olduğunu savundu.Bunun Gazze'deki Filistinlilere iyi bir hayat imkanı sunacağını ileri süren Ben-Gvir, 27 Ekim'deki seçimlerden sonra, gelecek dönemde bir hükümet göç ofisi kuracaklarını kaydetti.Ben-Gvir, partisi Yahudi Gücü'nün bu ofisin başında olacağını iddia etti.İsrail basını, Ben-Gvir'in Bağı koparma 710 adını taşıyan ve Gazze'den “gönüllü göç” olarak nitelendirdiği sürece dair planını kamuoyuna sunmaya hazırlandığını, bu plan kapsamında 2 milyon 200 bin kişinin yaşadığı Gazze'den ilk yıl 250 bin Filistinlinin, 3 yıl içinde 1,11 milyon kişinin ve 7 yılın sonunda 1 milyon 860 bin civarında kişinin zorla göç ettirilmesinin hedeflendiğini bildirmişti.İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da Filistinlilerin Gazze'den sürgün planının iptal edilmediğini, hala görüşüldüğünü ancak şu anda dondurulduğunu kaydetmişti.Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, Ben-Gvir ve Katz'ın Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin yerinden edilmesine yönelik açıklamalarını şiddetle kınamıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/israilli-asiri-sagci-bakan-gazze-de-etnik-temizlik-icin-goc-ofisi-kuracaklarini-soyledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail askerlerince öldürülen Ayşenur Ezgi Eygi, vefatının 2. yılında kabri başında anıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-askerlerince-oldurulen-aysenur-ezgi-eygi-vefatinin-2-yilinda-kabri-basinda-anildi/904816/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-askerlerince-oldurulen-aysenur-ezgi-eygi-vefatinin-2-yilinda-kabri-basinda-anildi/904816/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:42:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Aydın / Eygi'nin eşi Hamid Mazhar Ali: - İki yıl geçti, acı hala aynı şekilde devam ediyor. Yapanların sorumlu tutulması adına hiçbir şey yapılmamış olması da bu acıyı ve hayal kırıklığını artırıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Aydın Haberleri : İşgal altındaki Batı Şeria'da katıldığı barışçıl gösteride İsrail askerlerinin ateş açması sonucu öldürülen Ayşenur Ezgi Eygi, vefatının ikinci yılında Aydın'ın Didim ilçesinde anıldı.Eygi için Didim Asri Mezarlığı'ndaki mezarı başında anma gerçekleştirildi. Yakınlarının katıldığı programda Kur'an-ı Kerim okundu, dua edildi.Eygi'nin ABD'den gelen eşi Hamid Mazhar Ali, gazetecilere eşinin vefatının üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen acısının ilk günkü gibi taze olduğunu söyledi.Ali, İki yıl geçti, acı hala aynı şekilde devam ediyor. Yapanların sorumlu tutulması adına hiçbir şey yapılmamış olması da bu acıyı ve hayal kırıklığını artırıyor. ifadelerini kullandı.Eygi'nin kuzeni Bahar Tıkkın da çok üzgün olduklarını belirterek, Ayşenur'un 'Filistin'de olup bitenler bu şekilde olup bitmemeli. Bunun için elimden gelen ne varsa bütün gücümle yapacağım. Değiştirmeye gücüm yetmiyorsa da gideceğim' şeklinde bir duruşu olduğunu biliyoruz. İnsanlık adına çok değerli bir duruş. diye konuştu.Olayİsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'da barışçıl bir gösteri sırasında katılımcıların üzerine ateş açmış, Filistinlilere destek amacıyla gösteriye katılan ve ABD vatandaşlığı da bulunan Ayşenur Ezgi Eygi, başından vurularak ağır yaralanmıştı.Filistinlilere ait bir hastaneye kaldırılan Eygi, 6 Eylül 2024'te hayatını kaybetmiş, cenazesi 14 Eylül'de Aydın'ın Didim ilçesinde toprağa verilmişti.Eygi, Filistin topraklarının İsrail tarafından işgaline karşı barışçıl ve sivil yöntemlerle Filistinlilere destek veren Uluslararası Dayanışma Hareketi gönüllüsü bir insan hakları aktivistiydi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Aydın Haberleri : İşgal altındaki Batı Şeria'da katıldığı barışçıl gösteride İsrail askerlerinin ateş açması sonucu öldürülen Ayşenur Ezgi Eygi, vefatının ikinci yılında Aydın'ın Didim ilçesinde anıldı.Eygi için Didim Asri Mezarlığı'ndaki mezarı başında anma gerçekleştirildi. Yakınlarının katıldığı programda Kur'an-ı Kerim okundu, dua edildi.Eygi'nin ABD'den gelen eşi Hamid Mazhar Ali, gazetecilere eşinin vefatının üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen acısının ilk günkü gibi taze olduğunu söyledi.Ali, İki yıl geçti, acı hala aynı şekilde devam ediyor. Yapanların sorumlu tutulması adına hiçbir şey yapılmamış olması da bu acıyı ve hayal kırıklığını artırıyor. ifadelerini kullandı.Eygi'nin kuzeni Bahar Tıkkın da çok üzgün olduklarını belirterek, Ayşenur'un 'Filistin'de olup bitenler bu şekilde olup bitmemeli. Bunun için elimden gelen ne varsa bütün gücümle yapacağım. Değiştirmeye gücüm yetmiyorsa da gideceğim' şeklinde bir duruşu olduğunu biliyoruz. İnsanlık adına çok değerli bir duruş. diye konuştu.Olayİsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'da barışçıl bir gösteri sırasında katılımcıların üzerine ateş açmış, Filistinlilere destek amacıyla gösteriye katılan ve ABD vatandaşlığı da bulunan Ayşenur Ezgi Eygi, başından vurularak ağır yaralanmıştı.Filistinlilere ait bir hastaneye kaldırılan Eygi, 6 Eylül 2024'te hayatını kaybetmiş, cenazesi 14 Eylül'de Aydın'ın Didim ilçesinde toprağa verilmişti.Eygi, Filistin topraklarının İsrail tarafından işgaline karşı barışçıl ve sivil yöntemlerle Filistinlilere destek veren Uluslararası Dayanışma Hareketi gönüllüsü bir insan hakları aktivistiydi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/israil-askerlerince-oldurulen-aysenur-ezgi-eygi-vefatinin-2-yilinda-kabri-basinda-anildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yeni Parti Genel Başkanı Özel, İBB Başkan Vekili Aslan'a taziye ziyaretinde bulundu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yeni-parti-genel-baskani-ozel-milletvekili-meric-i-hastanede-ziyaret-etti/904815/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yeni-parti-genel-baskani-ozel-milletvekili-meric-i-hastanede-ziyaret-etti/904815/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:33:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, babası vefat eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan'ı ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, babası vefat eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan'ı ziyaret etti.Partiden yapılan açıklamaya göre, Özel, babası Muharrem Aslan'ı kaybeden Nuri Aslan'a İstanbul'da taziye ziyaretinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, babası vefat eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan'ı ziyaret etti.Partiden yapılan açıklamaya göre, Özel, babası Muharrem Aslan'ı kaybeden Nuri Aslan'a İstanbul'da taziye ziyaretinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/yeni-parti-genel-baskani-ozel-milletvekili-meric-i-hastanede-ziyaret-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TMOK Başkanı Çakır, İtalya'dan ödüle layık görüldü </title>
      <link>https://www.canligaste.com/tmok-baskani-cakir-italya-dan-odule-layik-goruldu/904814/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tmok-baskani-cakir-italya-dan-odule-layik-goruldu/904814/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:30:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı ve Spor Hizmetleri Genel Müdürü Veli Ozan Çakır, 2026 Avrupa-Akdeniz Mükemmeliyet Ödülü'ne layık görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı ve Spor Hizmetleri Genel Müdürü Veli Ozan Çakır, 2026 Avrupa-Akdeniz Mükemmeliyet Ödülü'ne layık görüldü.TMOK'tan yapılan açıklamaya göre uluslararası jüri, yaptığı değerlendirmede Çakır'ın Türk sporunun uluslararası gelişimine sunduğu katkılarını, olimpik değerlere bağlılığını ve genç nesilleri spora kazandırmaya yönelik çalışmalarını takdir etti.Avrupa-Akdeniz bölgesinin saygın uluslararası ödülleri arasında gösterilen ödül, 14 Ekim Çarşamba günü Roma'da İtalya Kültür Bakanlığının ev sahipliği ve Akdeniz Gazeteciler Derneği, İtalya Spor Yazarları Derneği (USSI), Avrupa Spor Yazarları Birliği (AIPS Europe) işbirliğiyle gerçekleştirilecek törende takdim edilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı ve Spor Hizmetleri Genel Müdürü Veli Ozan Çakır, 2026 Avrupa-Akdeniz Mükemmeliyet Ödülü'ne layık görüldü.TMOK'tan yapılan açıklamaya göre uluslararası jüri, yaptığı değerlendirmede Çakır'ın Türk sporunun uluslararası gelişimine sunduğu katkılarını, olimpik değerlere bağlılığını ve genç nesilleri spora kazandırmaya yönelik çalışmalarını takdir etti.Avrupa-Akdeniz bölgesinin saygın uluslararası ödülleri arasında gösterilen ödül, 14 Ekim Çarşamba günü Roma'da İtalya Kültür Bakanlığının ev sahipliği ve Akdeniz Gazeteciler Derneği, İtalya Spor Yazarları Derneği (USSI), Avrupa Spor Yazarları Birliği (AIPS Europe) işbirliğiyle gerçekleştirilecek törende takdim edilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Giresun'da Islık Dili Kültür ve Sanat Festivalinin 27'ncisi gerçekleştirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/giresun-da-islik-dili-kultur-ve-sanat-festivalinin-27-ncisi-gerceklestirildi/904813/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/giresun-da-islik-dili-kultur-ve-sanat-festivalinin-27-ncisi-gerceklestirildi/904813/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:24:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Giresun / Giresun'un Çanakçı ilçesine bağlı Kuşköy köyünde 27.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Giresun Haberleri : Giresun'un Çanakçı ilçesine bağlı Kuşköy köyünde 27. Islık Dili Kültür ve Sanat Festivali düzenlendi.UNESCO Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne alınan ve kuş dili olarak da bilinen ıslık dilinin korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için organize edilen etkinlik, köyün festival alanında gerçekleştirildi.Festivalde ıslık diliyle konuşma yarışması yapıldı. Köy halkının bazı cümleleri ıslıkla anlatmaya çalışması renkli görüntülere sahne oldu.Vali Mustafa Koç, yaptığı konuşmada, ıslık dilinin nesilden nesile aktarılan eşsiz bir kültür olduğunu söyledi.Islık dilinin Türkiye'nin kültürel zenginliğinin önemli bir parçası haline geldiğini belirten Vali Koç, Kuş dili ilk bakışta yalnızca bir ıslık sesi olarak duyulabilir ama o sesin içinde bir hayat biçimi, bir coğrafya, bir hatıra ve güçlü bir dayanışma biçimi vardır. dedi.Koç, ıslık dilinin en büyük özelliğinin söze gerek duymadan da insanın insana ulaşması olduğunu kaydetti.Festivale, AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Çanakçı Kaymakamı Zübeyir Özdemir, Görele Belediye Başkan Vekili Aysel Uzun ile vatandaşlar katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Giresun Haberleri : Giresun'un Çanakçı ilçesine bağlı Kuşköy köyünde 27. Islık Dili Kültür ve Sanat Festivali düzenlendi.UNESCO Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne alınan ve kuş dili olarak da bilinen ıslık dilinin korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için organize edilen etkinlik, köyün festival alanında gerçekleştirildi.Festivalde ıslık diliyle konuşma yarışması yapıldı. Köy halkının bazı cümleleri ıslıkla anlatmaya çalışması renkli görüntülere sahne oldu.Vali Mustafa Koç, yaptığı konuşmada, ıslık dilinin nesilden nesile aktarılan eşsiz bir kültür olduğunu söyledi.Islık dilinin Türkiye'nin kültürel zenginliğinin önemli bir parçası haline geldiğini belirten Vali Koç, Kuş dili ilk bakışta yalnızca bir ıslık sesi olarak duyulabilir ama o sesin içinde bir hayat biçimi, bir coğrafya, bir hatıra ve güçlü bir dayanışma biçimi vardır. dedi.Koç, ıslık dilinin en büyük özelliğinin söze gerek duymadan da insanın insana ulaşması olduğunu kaydetti.Festivale, AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Çanakçı Kaymakamı Zübeyir Özdemir, Görele Belediye Başkan Vekili Aysel Uzun ile vatandaşlar katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/giresun-da-islik-dili-kultur-ve-sanat-festivalinin-27-ncisi-gerceklestirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Osmaniye'de kooperatif kuran kadınlar yün iplikten tescilli kilim dokuyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/osmaniye-de-kooperatif-kuran-kadinlar-yun-iplikten-tescilli-kilim-dokuyor/904812/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/osmaniye-de-kooperatif-kuran-kadinlar-yun-iplikten-tescilli-kilim-dokuyor/904812/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:21:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Osmaniye / Osmaniye'nin Toprakkale ilçesinde kooperatif kuran 7 kadın, kök boyayla renklendirdikleri yün iplikten coğrafi işaret tescilli Karatepe kilimi üretiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Osmaniye Haberleri : Osmaniye'nin Toprakkale ilçesinde kooperatif kuran 7 kadın, kök boyayla renklendirdikleri yün iplikten coğrafi işaret tescilli Karatepe kilimi üretiyor.Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansının, Toprakkale Kaymakamlığı Girişimcilik Merkezinin desteğiyle yürüttüğü projeye katılan 7 kadın, aldıkları destekle 2 yıl önce Toprakkale Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifini kurdu.Coğrafi işaret tescilli Karatepe kilimi üretmek için kolları sıvayan kadınlar, atölye açıp dokuma tezgahları aldı.Hafta içi her gün atölyede bir araya gelen kadınlar, kök boyayla renklendirdikleri yün iplikten dokudukları kilimlere geometrik motifler işliyor.Çift taraflı kullanılabilen el emeği kilimlerin satışından elde edilen gelir, kooperatif üyeleri arasında paylaşılıyor.Amacımız geleneğimizi sürdürmekToprakkale Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Şule Çukadar, AA muhabirine, projenin 7 ev hanımını buluşturduğunu söyledi.Üyelerin kilim dokuma eğitimi aldığını belirten Çukadar, Ürettiğimiz ürünlerin satışını internetten ve sosyal medya hesaplarından yapıyoruz. Yüzde 100 doğal ve kök boya olduğu için insanlar ürünlerin sağlıklı olduğunu biliyor. Satılan ürünlerden gelen parayı aramızda bölüşüyoruz. dedi.Çukadar, kooperatifin kadınlara sosyalleşme imkanı da sunduğunu dile getirdi.Kooperatif üyesi Elif Çolak da Karatepe kiliminin kültürel miras olduğunu vurgulayarak, Asıl amacımız geleneğimizi sürdürmek, geçmişten geleceğe bir köprü kurmak. Aynı zamanda aile bütçemize de katkıda bulunuyoruz. Kilim harici farklı tasarımlar da yapıyoruz. Anahtarlık ve çanta yapıyoruz. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Osmaniye Haberleri : Osmaniye'nin Toprakkale ilçesinde kooperatif kuran 7 kadın, kök boyayla renklendirdikleri yün iplikten coğrafi işaret tescilli Karatepe kilimi üretiyor.Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansının, Toprakkale Kaymakamlığı Girişimcilik Merkezinin desteğiyle yürüttüğü projeye katılan 7 kadın, aldıkları destekle 2 yıl önce Toprakkale Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifini kurdu.Coğrafi işaret tescilli Karatepe kilimi üretmek için kolları sıvayan kadınlar, atölye açıp dokuma tezgahları aldı.Hafta içi her gün atölyede bir araya gelen kadınlar, kök boyayla renklendirdikleri yün iplikten dokudukları kilimlere geometrik motifler işliyor.Çift taraflı kullanılabilen el emeği kilimlerin satışından elde edilen gelir, kooperatif üyeleri arasında paylaşılıyor.Amacımız geleneğimizi sürdürmekToprakkale Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Şule Çukadar, AA muhabirine, projenin 7 ev hanımını buluşturduğunu söyledi.Üyelerin kilim dokuma eğitimi aldığını belirten Çukadar, Ürettiğimiz ürünlerin satışını internetten ve sosyal medya hesaplarından yapıyoruz. Yüzde 100 doğal ve kök boya olduğu için insanlar ürünlerin sağlıklı olduğunu biliyor. Satılan ürünlerden gelen parayı aramızda bölüşüyoruz. dedi.Çukadar, kooperatifin kadınlara sosyalleşme imkanı da sunduğunu dile getirdi.Kooperatif üyesi Elif Çolak da Karatepe kiliminin kültürel miras olduğunu vurgulayarak, Asıl amacımız geleneğimizi sürdürmek, geçmişten geleceğe bir köprü kurmak. Aynı zamanda aile bütçemize de katkıda bulunuyoruz. Kilim harici farklı tasarımlar da yapıyoruz. Anahtarlık ve çanta yapıyoruz. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/osmaniye-de-kooperatif-kuran-kadinlar-yun-iplikten-tescilli-kilim-dokuyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Beyşehir'de kahramanlar dualarla anıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/beysehir-de-kahramanlar-dualarla-anildi/904811/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/beysehir-de-kahramanlar-dualarla-anildi/904811/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:20:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Konya / Milli Mücadele kahramanlarından Kara Ali Çavuş ile oğlu Sancaktar Mehmet Onbaşı, şehadetlerinin 104.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Konya Haberleri : Milli Mücadele kahramanlarından Kara Ali Çavuş ile oğlu Sancaktar Mehmet Onbaşı, şehadetlerinin 104. yıl dönümünde memleketleri Beyşehir'in Çetmi Mahallesi'nde düzenlenen programla anıldı.Mahalledeki parkta bulunan baba-oğul anıtının önünde Türk bayrağının göndere çekilmesinin ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.Mevlid okunan ve dua edilen anma programında, AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, Beyşehir Kaymakamı Mehmet Kemal Akpınar ve Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır da birer konuşma yaptı.Programa, Beyşehir İlçe Jandarma Komutanı Serhat Arlı, İlçe Emniyet Müdürü Abdullah Kaymakçı, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının  temsilcileri, muhtarlar, gaziler, şehit yakınları ve mahalle sakinleri katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Konya Haberleri : Milli Mücadele kahramanlarından Kara Ali Çavuş ile oğlu Sancaktar Mehmet Onbaşı, şehadetlerinin 104. yıl dönümünde memleketleri Beyşehir'in Çetmi Mahallesi'nde düzenlenen programla anıldı.Mahalledeki parkta bulunan baba-oğul anıtının önünde Türk bayrağının göndere çekilmesinin ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.Mevlid okunan ve dua edilen anma programında, AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, Beyşehir Kaymakamı Mehmet Kemal Akpınar ve Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır da birer konuşma yaptı.Programa, Beyşehir İlçe Jandarma Komutanı Serhat Arlı, İlçe Emniyet Müdürü Abdullah Kaymakçı, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının  temsilcileri, muhtarlar, gaziler, şehit yakınları ve mahalle sakinleri katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/beysehir-de-kahramanlar-dualarla-anildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İş dünyası temsilcileri OVP'yi değerlendirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/is-dunyasi-temsilcileri-ovp-yi-degerlendirdi/904810/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/is-dunyasi-temsilcileri-ovp-yi-degerlendirdi/904810/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:18:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İş dünyası temsilcileri, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın açıkladığı 2027-2029 dönemini içeren Orta Vadeli Program'ı (OVP) değerlendirdi.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı açıkladı.İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, OVP'ye ilişkin, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ın (OVP) ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyoruz. Programda üretim ve ihracatın, küresel yatırımların ve yeteneklerin teşvikine yönelik düzenlemelere kapsamlı şekilde yer verilmesini olumlu buluyoruz. dedi.Üreten ve ihracat yapan işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştıracak somut ve kalıcı mekanizmaların OVP hedeflerine ulaşılmasına katkı vereceğini belirten Avdagiç, Dezenflasyon programının kararlı biçimde uygulanması ve oluşacak alanın 'kademeli bir faiz normalizasyonuna' dönüştürülmesi önem taşımaktadır. İş dünyası olarak ülkemizin üretim, ihracat ve istihdam hedeflerine katkı sunmak için çalışmaya devam edeceğiz. ifadelerini kullandı.Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ise yeni OVP'nin küresel belirsizlikleri ve mevcut ekonomik koşulları dikkate alan daha temkinli bir çerçeve sunduğunu gördüklerini belirtti.Programda imalat sanayisinin üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasına özel önem verilmesini, finansman, işletme sermayesi ve emek yoğun sektörlere yönelik desteklerin daha somut biçimde ele alınmasını önemli bulduklarını vurgulayan Gültepe, özellikle ihracatçı ve döviz kazandırıcı faaliyet yürüten firmalara yönelik finansman imkanlarının güçlendirilmesinin, sektörlerin ihtiyaçlarına göre hızlı müdahale mekanizmalarının devreye alınmasının ve dış ticarette rekabetçiliğin ayrı bir politika alanı olarak ele alınmasının ihracatçı açısından kıymetli adımlar olduğunu ifade etti.Gültepe, şu değerlendirmede bulundu:İhracat tarafında 2027 hedefi 294 milyar dolardan 292 milyar dolara, 2028 hedefi ise 308,5 milyar dolardan 302,5 milyar dolara revize edildi. 2029 yılı için de 316 milyar dolarlık mal ihracatı öngörülüyor. Program dönemi sonunda mal ve hizmet ihracatının toplamda 450 milyar dolara ulaşması hedefi, hizmet ihracatında yaklaşık 134 milyar dolarlık bir büyüklüğe işaret ediyor.Buna karşılık net ihracatın büyümeye katkısının 2027'de sıfır, 2028'de 0,1 ve 2029'da 0,2 puanla sınırlı öngörülmesini dikkati çekici buluyoruz. Önümüzdeki dönemde beklentimiz, programda yer alan finansman, maliyet, pazara erişim ve rekabetçilik adımlarının sahaya güçlü biçimde yansıması ve üretim ile ihracatın büyümeye katkısının daha belirgin hale gelmesidir. Türkiye'nin mal ve hizmet ihracatında daha yüksek bir performans ortaya koyabilecek kapasiteye sahip olduğuna inanıyoruz.Büyümenin niteliğine yapılan vurgu çok önemliDış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı'nı, ekonominin gelecek üç yıllık yol haritasını ortaya koyması ve iş dünyasının geleceğe ilişkin planlamalarına rehberlik etmesi açısından önemli bulduklarını belirtti.İş dünyası olarak öngörülebilirliğin güçlendirilmesini yatırım ve sürdürülebilir büyümenin temeli olarak gördüklerini ifade eden Olpak, programın temel hedefi olarak ifade edilen istikrarın güçlendirilmesini de enflasyonla mücadelede kalıcı başarı, üretim yapısının geliştirilmesi ve yatırım ortamına duyulan güvenin pekiştirilmesiyle birlikte değerlendirdiklerini aktardı.Nail Olpak, sözlerini şöyle sürdürdü:Sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmak için büyümenin niteliğine yapılan vurgu çok önemli. Verimlilik artışına, yüksek katma değerli üretime, güçlü ihracata ve nitelikli istihdama dayanan bir büyüme yapısı, ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını artıracaktır. Büyümenin kalıcı refaha dönüşebilmesi için kaynaklarımızı etkin kullanan, teknolojik gelişimi ve çevresel sürdürülebilirliği gözeten yatırımları desteklemeliyiz.İş dünyamız açısından programın başarısını sahada hissedilir kılacak başlıkların başında uygun koşullarda finansmana erişim geliyor. Üretim ve ihracat yapan firmalarımızın işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması, yatırım kredilerinde vade ve maliyet koşullarının iyileştirilmesi, özellikle KOBİ'lerimizin dönüşüm yatırımlarının desteklenmesi büyük önem taşıyor. Enflasyonla mücadele sürecinde üretim kabiliyetimizi korumamız, önümüzdeki dönemin büyüme potansiyelini de güçlendirecektir.Bugün küresel rekabeti aynı zamanda bir güven rekabeti olarak gördüklerini ifade eden Olpak, uluslararası yatırımcılar ve ticaret ortaklarının maliyet ve pazar avantajlarının yanında kuralların öngörülebilirliğine, tedarikin sürekliliğine ve uzun vadeli iş yapabilme güvencesine de baktığına, Türkiye'nin üretim kabiliyetini, coğrafi konumunu ve güçlü ticari bağlantılarını kalıcı bir avantaja dönüştürmenin yolunun bu güveni her alanda pekiştirmekten geçtiğine dikkati çekti.Olpak, Programda ilk kez yer alan 'Ekonomik Güvenlik ve Dayanıklılık' başlığını da ayrıca önemli buluyoruz. Küresel zorluklar birçok alanda güvenlilik ve dayanıklılık kavramını ön plana çıkardı. Böyle bir başlık altında enerji ve doğal gazda arz güvenliliğinin güçlendirilmesi, gıdada arz güvenliği ve tarımsal dayanıklılık, kritik teknolojilerde yerli üretimin artırılması, aile ile toplumsal ve fiziki dayanıklılığın sağlanması alanları bütüncül bir yaklaşımı ifade ediyor. değerlendirmesinde bulundu.İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz, 2027-2029 Orta Vadeli Programı'nın gelecek üç yıllık dönemde fiyat istikrarını, büyümeyi, yatırımı ve ihracatı güçlendirmeyi hedefleyen bir perspektif ortaya koymasını önemli bulduklarını vurgulayarak, küresel ve bölgesel sorunların 2026 yılı ekonomik göstergeleri üzerindeki baskısına rağmen ifade edilen seçici finansman imkanlarının katma değer üreten, yatırım yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdam sağlayan işletmelere etkin biçimde yönlendirilmesinin ekonominin üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artıracağına inandıklarını kaydetti.Kopuz, şu değerlendirmede bulundu:Tarımsal üretim ve gıda açısından baktığımızda programda da vurgulandığı gibi, fiyat istikrarının kalıcı hale gelmesinde tarım ve gıda politikaları önemli bir unsurdur. OVP'de ilk kez açılan 'Ekonomik Güvenlik ve Dayanıklılık' başlığı altında, su güvenliği ve gıda arz güvenliğine özel önem verilmesi bu anlamda isabetli bir yaklaşımdır. Tarımsal üretimde devamlılık ve yüksek verimlilik artışı önümüzdeki dönemin öncelikleri arasında olmalıdır. Bu nedenle tarım sayımının artık tamamlanarak planlı üretime zemin oluşturması ve üreticinin mahsul bazlı teşviklerle de desteklenmesi bu amaca hizmet edecektir.Aynı şekilde tarımın yüksek teknoloji ve yapay zeka kullanımıyla kalkınma politikasının temel unsurlarından biri haline geleceğine inandıklarını belirten Kopuz, Türkiye'nin müteşebbisleri olarak programda ortaya konulan hedeflerin sahadaki uygulayıcıları olduklarının bilinciyle üretmeye, yatırım yapmaya, istihdam sağlamaya ve ihracatı artırmaya devam edeceklerini vurguladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İş dünyası temsilcileri, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın açıkladığı 2027-2029 dönemini içeren Orta Vadeli Program'ı (OVP) değerlendirdi.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı açıkladı.İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, OVP'ye ilişkin, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ın (OVP) ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyoruz. Programda üretim ve ihracatın, küresel yatırımların ve yeteneklerin teşvikine yönelik düzenlemelere kapsamlı şekilde yer verilmesini olumlu buluyoruz. dedi.Üreten ve ihracat yapan işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştıracak somut ve kalıcı mekanizmaların OVP hedeflerine ulaşılmasına katkı vereceğini belirten Avdagiç, Dezenflasyon programının kararlı biçimde uygulanması ve oluşacak alanın 'kademeli bir faiz normalizasyonuna' dönüştürülmesi önem taşımaktadır. İş dünyası olarak ülkemizin üretim, ihracat ve istihdam hedeflerine katkı sunmak için çalışmaya devam edeceğiz. ifadelerini kullandı.Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ise yeni OVP'nin küresel belirsizlikleri ve mevcut ekonomik koşulları dikkate alan daha temkinli bir çerçeve sunduğunu gördüklerini belirtti.Programda imalat sanayisinin üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasına özel önem verilmesini, finansman, işletme sermayesi ve emek yoğun sektörlere yönelik desteklerin daha somut biçimde ele alınmasını önemli bulduklarını vurgulayan Gültepe, özellikle ihracatçı ve döviz kazandırıcı faaliyet yürüten firmalara yönelik finansman imkanlarının güçlendirilmesinin, sektörlerin ihtiyaçlarına göre hızlı müdahale mekanizmalarının devreye alınmasının ve dış ticarette rekabetçiliğin ayrı bir politika alanı olarak ele alınmasının ihracatçı açısından kıymetli adımlar olduğunu ifade etti.Gültepe, şu değerlendirmede bulundu:İhracat tarafında 2027 hedefi 294 milyar dolardan 292 milyar dolara, 2028 hedefi ise 308,5 milyar dolardan 302,5 milyar dolara revize edildi. 2029 yılı için de 316 milyar dolarlık mal ihracatı öngörülüyor. Program dönemi sonunda mal ve hizmet ihracatının toplamda 450 milyar dolara ulaşması hedefi, hizmet ihracatında yaklaşık 134 milyar dolarlık bir büyüklüğe işaret ediyor.Buna karşılık net ihracatın büyümeye katkısının 2027'de sıfır, 2028'de 0,1 ve 2029'da 0,2 puanla sınırlı öngörülmesini dikkati çekici buluyoruz. Önümüzdeki dönemde beklentimiz, programda yer alan finansman, maliyet, pazara erişim ve rekabetçilik adımlarının sahaya güçlü biçimde yansıması ve üretim ile ihracatın büyümeye katkısının daha belirgin hale gelmesidir. Türkiye'nin mal ve hizmet ihracatında daha yüksek bir performans ortaya koyabilecek kapasiteye sahip olduğuna inanıyoruz.Büyümenin niteliğine yapılan vurgu çok önemliDış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı'nı, ekonominin gelecek üç yıllık yol haritasını ortaya koyması ve iş dünyasının geleceğe ilişkin planlamalarına rehberlik etmesi açısından önemli bulduklarını belirtti.İş dünyası olarak öngörülebilirliğin güçlendirilmesini yatırım ve sürdürülebilir büyümenin temeli olarak gördüklerini ifade eden Olpak, programın temel hedefi olarak ifade edilen istikrarın güçlendirilmesini de enflasyonla mücadelede kalıcı başarı, üretim yapısının geliştirilmesi ve yatırım ortamına duyulan güvenin pekiştirilmesiyle birlikte değerlendirdiklerini aktardı.Nail Olpak, sözlerini şöyle sürdürdü:Sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmak için büyümenin niteliğine yapılan vurgu çok önemli. Verimlilik artışına, yüksek katma değerli üretime, güçlü ihracata ve nitelikli istihdama dayanan bir büyüme yapısı, ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını artıracaktır. Büyümenin kalıcı refaha dönüşebilmesi için kaynaklarımızı etkin kullanan, teknolojik gelişimi ve çevresel sürdürülebilirliği gözeten yatırımları desteklemeliyiz.İş dünyamız açısından programın başarısını sahada hissedilir kılacak başlıkların başında uygun koşullarda finansmana erişim geliyor. Üretim ve ihracat yapan firmalarımızın işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması, yatırım kredilerinde vade ve maliyet koşullarının iyileştirilmesi, özellikle KOBİ'lerimizin dönüşüm yatırımlarının desteklenmesi büyük önem taşıyor. Enflasyonla mücadele sürecinde üretim kabiliyetimizi korumamız, önümüzdeki dönemin büyüme potansiyelini de güçlendirecektir.Bugün küresel rekabeti aynı zamanda bir güven rekabeti olarak gördüklerini ifade eden Olpak, uluslararası yatırımcılar ve ticaret ortaklarının maliyet ve pazar avantajlarının yanında kuralların öngörülebilirliğine, tedarikin sürekliliğine ve uzun vadeli iş yapabilme güvencesine de baktığına, Türkiye'nin üretim kabiliyetini, coğrafi konumunu ve güçlü ticari bağlantılarını kalıcı bir avantaja dönüştürmenin yolunun bu güveni her alanda pekiştirmekten geçtiğine dikkati çekti.Olpak, Programda ilk kez yer alan 'Ekonomik Güvenlik ve Dayanıklılık' başlığını da ayrıca önemli buluyoruz. Küresel zorluklar birçok alanda güvenlilik ve dayanıklılık kavramını ön plana çıkardı. Böyle bir başlık altında enerji ve doğal gazda arz güvenliliğinin güçlendirilmesi, gıdada arz güvenliği ve tarımsal dayanıklılık, kritik teknolojilerde yerli üretimin artırılması, aile ile toplumsal ve fiziki dayanıklılığın sağlanması alanları bütüncül bir yaklaşımı ifade ediyor. değerlendirmesinde bulundu.İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz, 2027-2029 Orta Vadeli Programı'nın gelecek üç yıllık dönemde fiyat istikrarını, büyümeyi, yatırımı ve ihracatı güçlendirmeyi hedefleyen bir perspektif ortaya koymasını önemli bulduklarını vurgulayarak, küresel ve bölgesel sorunların 2026 yılı ekonomik göstergeleri üzerindeki baskısına rağmen ifade edilen seçici finansman imkanlarının katma değer üreten, yatırım yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdam sağlayan işletmelere etkin biçimde yönlendirilmesinin ekonominin üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artıracağına inandıklarını kaydetti.Kopuz, şu değerlendirmede bulundu:Tarımsal üretim ve gıda açısından baktığımızda programda da vurgulandığı gibi, fiyat istikrarının kalıcı hale gelmesinde tarım ve gıda politikaları önemli bir unsurdur. OVP'de ilk kez açılan 'Ekonomik Güvenlik ve Dayanıklılık' başlığı altında, su güvenliği ve gıda arz güvenliğine özel önem verilmesi bu anlamda isabetli bir yaklaşımdır. Tarımsal üretimde devamlılık ve yüksek verimlilik artışı önümüzdeki dönemin öncelikleri arasında olmalıdır. Bu nedenle tarım sayımının artık tamamlanarak planlı üretime zemin oluşturması ve üreticinin mahsul bazlı teşviklerle de desteklenmesi bu amaca hizmet edecektir.Aynı şekilde tarımın yüksek teknoloji ve yapay zeka kullanımıyla kalkınma politikasının temel unsurlarından biri haline geleceğine inandıklarını belirten Kopuz, Türkiye'nin müteşebbisleri olarak programda ortaya konulan hedeflerin sahadaki uygulayıcıları olduklarının bilinciyle üretmeye, yatırım yapmaya, istihdam sağlamaya ve ihracatı artırmaya devam edeceklerini vurguladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Trabzon'da yarın denize girmek yasaklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trabzon-da-yarin-denize-girmek-yasaklandi/904809/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trabzon-da-yarin-denize-girmek-yasaklandi/904809/</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:15:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Trabzon / Trabzon Valiliği, olumsuz hava koşulları nedeniyle 7 Eylül'de denize girişi yasakladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Trabzon Haberleri : Trabzon Valiliği, olumsuz hava koşulları nedeniyle 7 Eylül'de denize girişi yasakladı.Valilikten yapılan açıklamada, son meteorolojik değerlendirmeler doğrultusunda il genelinde beklenen olumsuz hava şartları nedeniyle vatandaşların can güvenliğinin sağlanması ve suda boğulma vakalarının önlenmesi amacıyla yarın il genelinde denize girişlerin yasaklandığı belirtildi.Açıklamada, vatandaşların üzücü olayların yaşanmaması adına alınan yasağa titizlikle uymalarının önem arz ettiği vurgulandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Trabzon Haberleri : Trabzon Valiliği, olumsuz hava koşulları nedeniyle 7 Eylül'de denize girişi yasakladı.Valilikten yapılan açıklamada, son meteorolojik değerlendirmeler doğrultusunda il genelinde beklenen olumsuz hava şartları nedeniyle vatandaşların can güvenliğinin sağlanması ve suda boğulma vakalarının önlenmesi amacıyla yarın il genelinde denize girişlerin yasaklandığı belirtildi.Açıklamada, vatandaşların üzücü olayların yaşanmaması adına alınan yasağa titizlikle uymalarının önem arz ettiği vurgulandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/trabzon-da-yarin-denize-girmek-yasaklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
