<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Beşiktaş GAİN'de Hırvat basketbolcu Ante Zizic ameliyat edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/besiktas-gain-de-hirvat-basketbolcu-ante-zizic-ameliyat-edildi/860167/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/besiktas-gain-de-hirvat-basketbolcu-ante-zizic-ameliyat-edildi/860167/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:30:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Beşiktaş GAİN Erkek Basketbol Takımı'nda Hırvat pivot Ante Zizic, sol omuz eklem çıkığı nedeniyle ameliyat edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Beşiktaş GAİN Erkek Basketbol Takımı'nda Hırvat pivot Ante Zizic, sol omuz eklem çıkığı nedeniyle ameliyat edildi.Siyah-beyazlı kulübün internet sitesinden yapılan açıklamada, Beşiktaş GAİN takımımızın oyuncusu Ante Zizic, sol omuz akromiyoklaviküler eklem çıkığı sebebiyle Acıbadem Altunizade Hastanesi'nde ameliyat oldu. Ante Zizic'e, Prof. Dr. Barış Kocaoğlu tarafından gerçekleştirilen artroskopik akromiyoklaviküler eklem çıkık tamiri sonrası oyuncumuzun rehabilitasyon sürecine başlanmıştır. Oyuncumuz Ante Zizic'e, geçmiş olsun dileklerimizi sunuyor; en kısa sürede parkelere dönmesini temenni ediyoruz. ifadeleri kullanıldı.Zizic, Bahçeşehir Koleji ile oynanan Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı finali ikinci maçının 4. periyodunda sakatlanarak oyundan çıkmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Beşiktaş GAİN Erkek Basketbol Takımı'nda Hırvat pivot Ante Zizic, sol omuz eklem çıkığı nedeniyle ameliyat edildi.Siyah-beyazlı kulübün internet sitesinden yapılan açıklamada, Beşiktaş GAİN takımımızın oyuncusu Ante Zizic, sol omuz akromiyoklaviküler eklem çıkığı sebebiyle Acıbadem Altunizade Hastanesi'nde ameliyat oldu. Ante Zizic'e, Prof. Dr. Barış Kocaoğlu tarafından gerçekleştirilen artroskopik akromiyoklaviküler eklem çıkık tamiri sonrası oyuncumuzun rehabilitasyon sürecine başlanmıştır. Oyuncumuz Ante Zizic'e, geçmiş olsun dileklerimizi sunuyor; en kısa sürede parkelere dönmesini temenni ediyoruz. ifadeleri kullanıldı.Zizic, Bahçeşehir Koleji ile oynanan Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi play-off yarı finali ikinci maçının 4. periyodunda sakatlanarak oyundan çıkmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/besiktas-gain-de-hirvat-basketbolcu-ante-zizic-ameliyat-edildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye Katılım Finans Açık Veri ve Bilgi Merkezi için imzalar atıldı  </title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-katilim-finans-acik-veri-ve-bilgi-merkezi-icin-imzalar-atildi/860166/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-katilim-finans-acik-veri-ve-bilgi-merkezi-icin-imzalar-atildi/860166/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:30:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu: - (Katılım finans verileri) Dijital bir platformda bu verileri sektörün ve akademinin kullanımına sunmaya niyetliyiz. Hızlıca bir aksiyon planıyla da bunu realize etmek istiyoruz - İstanbul Finans Merkezi Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem: - KFInfo çalışmasıyla birlikte ekosistem etkisine özellikle katılım finans alanında büyük bir katkı sunacağını değerlendiriyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, İstanbul Finans Merkezi (İFM) ve İbn Haldun Üniversitesi işbirliğiyle Türkiye Katılım Finans Açık Veri ve Bilgi Merkezi (KFInfo) kurulacak. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, İFM Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem ve İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan'ın katılımıyla İFM'de Türkiye Katılım Finans Açık Veri ve Bilgi Merkezi imza töreni düzenlendi.Dağlıoğlu, Erdem ve Arkan, Merkezin kurulumu ve işletmesine ilişkin protokolü imzaladı.Törende yaptığı konuşmada Dağlıoğlu, imzaları atılan çalışmanın önemli bir arka planı olduğunu belirterek, Özellikle son bir yıldan fazla süredir Finans Ofisi ile birleştikten sonra sektörle çalışmalarımızı yürütürken, akademisyenlerden ve sektörde araştırma yapanlardan çok sıklıkla duyduğumuz bir yorumdu. Türkiye'de katılım finansla ilgili verilerin, bankacılık tarafı, sigorta tarafı, sermaye piyasaları tarafı dahil erişilebilirliğiyle ilgili bir destek aradıkları, bir çözüm aradıklarıyla ilgili. dedi.İFM ve İbn Haldun Üniversitesinin katılım finans alanında çalışmalar yaptığını söyleyen Dağlıoğlu, Bu anlamda çok doğru paydaşlarla önemli bir ihtiyacı görmek üzere bir araya geldik. Dijital bir platformda bu verileri sektörün ve akademinin kullanımına sunmaya niyetliyiz. Hızlıca bir aksiyon planıyla da bunu realize etmek istiyoruz. ifadesini kullandı.Dağlıoğlu, söz konusu çalışmada İbn Haldun Üniversitesi'ndeki akademisyenlerin işin nasıl olması gerektiğiyle ilgili yol gösterici olduğunu belirterek, Önümüzdeki dönemde de beraber çalışıyor olacağız. Hızlıca hayata geçirip katılım finansın Türkiye'deki büyüme serüvenine biraz daha bilimsel veri akademik taraftan da destek olmuş olur diye ümit ediyoruz. diye konuştu.- İFM önemli bir fiziki altyapıya sahipİFM Genel Müdürü Erdem de İFM'nin en önemli sac ayaklarından birinin katılım finans ekosistemi olduğunu dile getirerek, Katılım finans ekosisteminin ihtiyaç duyacağı veri tabanını müşahhas bir şekilde gerek Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi'miz gerek İbn Haldun Üniversitemizin katkısıyla birlikte ve bizim de vereceğimiz destekle ülkemize, daha sonra da tüm ilgili uluslararası camiaya sunulacak olmasından dolayı büyük memnuniyet duyuyorum. dedi.Erdem, İFM'nin önemli bir fiziki altyapıya sahip olduğunu ifade ederek, Türkiye Varlık Fonunun himayesinde ilerleyen bir proje. Bu fiziki altyapının yanında daha da önemlisi belki ekosistem etkisi. KFInfo çalışmasıyla birlikte ekosistem etkisine özellikle katılım finans alanında büyük bir katkı sunacağını değerlendiriyorum. diye konuştu.İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arkan da KFInfo'da, bir tür veri merkezi olarak katılım bankacılığına dair bütün verilerin bir araya getirileceğini belirterek şunları kaydetti:İbn Haldun Üniversitesi adına düşen hem bu yazılım tarafını yapıp hem de bundan sonra verileri analitik, akademik olarak inceleyip bu sistemin nasıl gelişeceğine dair fikir üretmek. Dolayısıyla Türkiye'nin ihtiyacı olduğu örnek işbirliği, beraber çalışma örneklerinden birisi olmasını ümit ediyoruz.- Katılım finans verileri KFInfo'da olacakKatılım finans sektörünün kurumsal altyapısının güçlendirilmesinin amaçlandığı KFInfo ile sektöre ilişkin veri, analiz ve akademik bilgi üretimi tek bir merkezde toplanacak. Kamu, özel sektör, akademi, sivil toplum ve uluslararası kuruluşlar tarafından üretilen içerikler, bu platform üzerinden tüm paydaşlar için erişilebilir olacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, İstanbul Finans Merkezi (İFM) ve İbn Haldun Üniversitesi işbirliğiyle Türkiye Katılım Finans Açık Veri ve Bilgi Merkezi (KFInfo) kurulacak. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, İFM Genel Müdürü Ahmet İhsan Erdem ve İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan'ın katılımıyla İFM'de Türkiye Katılım Finans Açık Veri ve Bilgi Merkezi imza töreni düzenlendi.Dağlıoğlu, Erdem ve Arkan, Merkezin kurulumu ve işletmesine ilişkin protokolü imzaladı.Törende yaptığı konuşmada Dağlıoğlu, imzaları atılan çalışmanın önemli bir arka planı olduğunu belirterek, Özellikle son bir yıldan fazla süredir Finans Ofisi ile birleştikten sonra sektörle çalışmalarımızı yürütürken, akademisyenlerden ve sektörde araştırma yapanlardan çok sıklıkla duyduğumuz bir yorumdu. Türkiye'de katılım finansla ilgili verilerin, bankacılık tarafı, sigorta tarafı, sermaye piyasaları tarafı dahil erişilebilirliğiyle ilgili bir destek aradıkları, bir çözüm aradıklarıyla ilgili. dedi.İFM ve İbn Haldun Üniversitesinin katılım finans alanında çalışmalar yaptığını söyleyen Dağlıoğlu, Bu anlamda çok doğru paydaşlarla önemli bir ihtiyacı görmek üzere bir araya geldik. Dijital bir platformda bu verileri sektörün ve akademinin kullanımına sunmaya niyetliyiz. Hızlıca bir aksiyon planıyla da bunu realize etmek istiyoruz. ifadesini kullandı.Dağlıoğlu, söz konusu çalışmada İbn Haldun Üniversitesi'ndeki akademisyenlerin işin nasıl olması gerektiğiyle ilgili yol gösterici olduğunu belirterek, Önümüzdeki dönemde de beraber çalışıyor olacağız. Hızlıca hayata geçirip katılım finansın Türkiye'deki büyüme serüvenine biraz daha bilimsel veri akademik taraftan da destek olmuş olur diye ümit ediyoruz. diye konuştu.- İFM önemli bir fiziki altyapıya sahipİFM Genel Müdürü Erdem de İFM'nin en önemli sac ayaklarından birinin katılım finans ekosistemi olduğunu dile getirerek, Katılım finans ekosisteminin ihtiyaç duyacağı veri tabanını müşahhas bir şekilde gerek Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi'miz gerek İbn Haldun Üniversitemizin katkısıyla birlikte ve bizim de vereceğimiz destekle ülkemize, daha sonra da tüm ilgili uluslararası camiaya sunulacak olmasından dolayı büyük memnuniyet duyuyorum. dedi.Erdem, İFM'nin önemli bir fiziki altyapıya sahip olduğunu ifade ederek, Türkiye Varlık Fonunun himayesinde ilerleyen bir proje. Bu fiziki altyapının yanında daha da önemlisi belki ekosistem etkisi. KFInfo çalışmasıyla birlikte ekosistem etkisine özellikle katılım finans alanında büyük bir katkı sunacağını değerlendiriyorum. diye konuştu.İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arkan da KFInfo'da, bir tür veri merkezi olarak katılım bankacılığına dair bütün verilerin bir araya getirileceğini belirterek şunları kaydetti:İbn Haldun Üniversitesi adına düşen hem bu yazılım tarafını yapıp hem de bundan sonra verileri analitik, akademik olarak inceleyip bu sistemin nasıl gelişeceğine dair fikir üretmek. Dolayısıyla Türkiye'nin ihtiyacı olduğu örnek işbirliği, beraber çalışma örneklerinden birisi olmasını ümit ediyoruz.- Katılım finans verileri KFInfo'da olacakKatılım finans sektörünün kurumsal altyapısının güçlendirilmesinin amaçlandığı KFInfo ile sektöre ilişkin veri, analiz ve akademik bilgi üretimi tek bir merkezde toplanacak. Kamu, özel sektör, akademi, sivil toplum ve uluslararası kuruluşlar tarafından üretilen içerikler, bu platform üzerinden tüm paydaşlar için erişilebilir olacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>9 il için gök gürültülü sağanak uyarısı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/9-il-icin-gok-gurultulu-saganak-uyarisi/860165/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/9-il-icin-gok-gurultulu-saganak-uyarisi/860165/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:30:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 9 il için gök gürültülü sağanak uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 9 il için gök gürültülü sağanak uyarısında bulundu.Genel Müdürlükten yapılan açıklamaya göre, bugün öğle saatlerinden sonra Manisa'nın doğusu, Kütahya, Uşak, Denizli, Afyonkarahisar, Isparta, Burdur, Konya'nın batısı ve Eskişehir'de yerel kuvvetli ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.Sel, su baskını, yıldırım, ulaşımda aksamalar, dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 9 il için gök gürültülü sağanak uyarısında bulundu.Genel Müdürlükten yapılan açıklamaya göre, bugün öğle saatlerinden sonra Manisa'nın doğusu, Kütahya, Uşak, Denizli, Afyonkarahisar, Isparta, Burdur, Konya'nın batısı ve Eskişehir'de yerel kuvvetli ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.Sel, su baskını, yıldırım, ulaşımda aksamalar, dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/9-il-icin-gok-gurultulu-saganak-uyarisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail Miras Bakanı, Sovyet Yahudi Mirası Merkezi projesi için Rusya'yı ziyaret etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-miras-bakani-sovyet-yahudi-mirasi-merkezi-projesi-icin-rusya-yi-ziyaret-etti/860164/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-miras-bakani-sovyet-yahudi-mirasi-merkezi-projesi-icin-rusya-yi-ziyaret-etti/860164/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:30:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kudüs — İsrail Miras Bakanı Amihai Eliyahu'nun İsrail'de kurulacak Sovyet Yahudi Mirası Merkezi projesi için Rusya'ya kamuoyuna duyurulmayan bir ziyaret gerçekleştirdiği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kudüs Haberleri — İsrail Miras Bakanı Amihai Eliyahu'nun İsrail'de kurulacak Sovyet Yahudi Mirası Merkezi projesi için Rusya'ya kamuoyuna duyurulmayan bir ziyaret gerçekleştirdiği belirtildi.Yedioth Ahronoth gazetesi, Eliyahu'nun, İsrail'in Rishon Lezion kentinde yaklaşık 27 milyar dolar bütçeyle Sovyet Yahudi Mirası Merkezi kurulması projesi için Rusya'ya gittiğini aktardı.Haberde, 3 yıl aradan sonra Rusya'yı ziyaret eden ilk İsrailli bakan olan Eliyahu'nun Sovyet Yahudi Mirası Merkezi projesinin ilerletilmesi için Rus Yahudi temsilcileriyle, finansal ortaklarla ve projeye destek verecek kişilerle görüştüğü kaydedildi.Ayrıca Eliyahu'nun Moskova'daki Yahudi Müzesi'ni de ziyaret ettiği belirtildi.Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere yakınlığıyla bilinen Arutz Sheva gazetesi ise ziyaretin kamuoyuna duyurulmadan yapıldığını ve Eliyahu'nun hafta sonu boyunca Moskova'da temaslarda bulunduğunu yazdı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kudüs Haberleri — İsrail Miras Bakanı Amihai Eliyahu'nun İsrail'de kurulacak Sovyet Yahudi Mirası Merkezi projesi için Rusya'ya kamuoyuna duyurulmayan bir ziyaret gerçekleştirdiği belirtildi.Yedioth Ahronoth gazetesi, Eliyahu'nun, İsrail'in Rishon Lezion kentinde yaklaşık 27 milyar dolar bütçeyle Sovyet Yahudi Mirası Merkezi kurulması projesi için Rusya'ya gittiğini aktardı.Haberde, 3 yıl aradan sonra Rusya'yı ziyaret eden ilk İsrailli bakan olan Eliyahu'nun Sovyet Yahudi Mirası Merkezi projesinin ilerletilmesi için Rus Yahudi temsilcileriyle, finansal ortaklarla ve projeye destek verecek kişilerle görüştüğü kaydedildi.Ayrıca Eliyahu'nun Moskova'daki Yahudi Müzesi'ni de ziyaret ettiği belirtildi.Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere yakınlığıyla bilinen Arutz Sheva gazetesi ise ziyaretin kamuoyuna duyurulmadan yapıldığını ve Eliyahu'nun hafta sonu boyunca Moskova'da temaslarda bulunduğunu yazdı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israil-miras-bakani-sovyet-yahudi-mirasi-merkezi-projesi-icin-rusya-yi-ziyaret-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) Spor Okulları'nda yaz dönemi başlıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/genclik-ve-spor-bakanligi-gsb-spor-okullari-nda-yaz-donemi-basliyor/860163/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/genclik-ve-spor-bakanligi-gsb-spor-okullari-nda-yaz-donemi-basliyor/860163/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:27:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) Spor Okulları ve Engelsiz Spor Okulları'nda yaz dönemi kayıtları başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) Spor Okulları ve Engelsiz Spor Okulları'nda yaz dönemi kayıtları başladı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, çocuk ve gençlerin yaz aylarında hem vakitlerini daha verimli geçirmesi hem de sporla tanışmalarını sağlamak amacıyla düzenlenen GSB Spor Okulları ve GSB Engelsiz Spor Okulları, bu yıl da uygulanmaya devam edilecek. Kamplardan 03-18 yaş grubundaki çocuk ve gençler ücretsiz yararlanabilecek.Okullardaki eğitimlerden yararlanmak isteyenler, Türkiye'nin 81 ilindeki Gençlik ve Spor İl veya İlçe Müdürlüklerine giderek başvurulabileceği gibi e-devlet kapısı üzerinden de online başvuru yapabilecek. Uzman antrenörler eşliğinde verilecek eğitimlerin ardından tüm katılımcılara spor bilgi sistemi üzerinden sporcu kartı oluşturulacak. GSB Spor Okulları ve GSB Engelsiz Spor Okulları'nda yetenekleriyle ön plana çıkan sporcu çocuklar, spor kulüplerine, Anadolu Yıldızlar Ligi ve okul spor faaliyetlerine yönlendirilecek.GSB Spor Okullarının temsili açılışı, 29 Haziran'da gerçekleştirilecek. ​​​​​​​- Spor okullarında ücretsiz eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, futboldan basketbola, yüzmeden tenise, voleyboldan cimnastiğe kadar farklı branşlarda eğitim verildiğini belirterek, ailelere çocuklarını Bakanlık tesislerine getirmeleri çağrısında bulundu. Sporun bir yaşam biçimi haline gelmesini arzuladıklarını ifade eden Bakan Bak, şunları kaydetti:​​​​​​​Bakanlık olarak öncelikli görevimiz, çocuk ve gençlere sporu sevdirerek onları spora yönlendirmek. GSB Spor Okullarında eğitim görenlerin en az bir spor dalında uzmanlaşmasını ve sporun daha geniş kitlelere yayılmasını sağlamak amacındayız. Bunun yanında engelli bireylerin spora erişimlerini kolaylaştırıp, potansiyeli yüksek engelli bireylerin kulüp sporcusu olmalarını sağlıyoruz. Bu vesileyle ailelere seslenmek istiyorum, çocuklarınızı kendilerini geliştirebilecekleri, güvenli ve modern tesislerimize getirsinler. Spor okullarımızda eğitim ücretsiz. Gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için sporun birleştirici ve iyileştirici gücünü kullanmalıyız.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) Spor Okulları ve Engelsiz Spor Okulları'nda yaz dönemi kayıtları başladı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, çocuk ve gençlerin yaz aylarında hem vakitlerini daha verimli geçirmesi hem de sporla tanışmalarını sağlamak amacıyla düzenlenen GSB Spor Okulları ve GSB Engelsiz Spor Okulları, bu yıl da uygulanmaya devam edilecek. Kamplardan 03-18 yaş grubundaki çocuk ve gençler ücretsiz yararlanabilecek.Okullardaki eğitimlerden yararlanmak isteyenler, Türkiye'nin 81 ilindeki Gençlik ve Spor İl veya İlçe Müdürlüklerine giderek başvurulabileceği gibi e-devlet kapısı üzerinden de online başvuru yapabilecek. Uzman antrenörler eşliğinde verilecek eğitimlerin ardından tüm katılımcılara spor bilgi sistemi üzerinden sporcu kartı oluşturulacak. GSB Spor Okulları ve GSB Engelsiz Spor Okulları'nda yetenekleriyle ön plana çıkan sporcu çocuklar, spor kulüplerine, Anadolu Yıldızlar Ligi ve okul spor faaliyetlerine yönlendirilecek.GSB Spor Okullarının temsili açılışı, 29 Haziran'da gerçekleştirilecek. ​​​​​​​- Spor okullarında ücretsiz eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, futboldan basketbola, yüzmeden tenise, voleyboldan cimnastiğe kadar farklı branşlarda eğitim verildiğini belirterek, ailelere çocuklarını Bakanlık tesislerine getirmeleri çağrısında bulundu. Sporun bir yaşam biçimi haline gelmesini arzuladıklarını ifade eden Bakan Bak, şunları kaydetti:​​​​​​​Bakanlık olarak öncelikli görevimiz, çocuk ve gençlere sporu sevdirerek onları spora yönlendirmek. GSB Spor Okullarında eğitim görenlerin en az bir spor dalında uzmanlaşmasını ve sporun daha geniş kitlelere yayılmasını sağlamak amacındayız. Bunun yanında engelli bireylerin spora erişimlerini kolaylaştırıp, potansiyeli yüksek engelli bireylerin kulüp sporcusu olmalarını sağlıyoruz. Bu vesileyle ailelere seslenmek istiyorum, çocuklarınızı kendilerini geliştirebilecekleri, güvenli ve modern tesislerimize getirsinler. Spor okullarımızda eğitim ücretsiz. Gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için sporun birleştirici ve iyileştirici gücünü kullanmalıyız.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>PORTRE - Milli Hatip Hamdullah Suphi Tanrıöver vefatının 60. yılında anılıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/portre-milli-hatip-hamdullah-suphi-tanriover-vefatinin-60-yilinda-aniliyor/860162/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/portre-milli-hatip-hamdullah-suphi-tanriover-vefatinin-60-yilinda-aniliyor/860162/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:27:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Mehmet Akif Ersoy'un İstiklal Marşı yarışmasına katılması için girişimlerde bulunan Tanrıöver, milli marşın kabul edilmesi sürecinde önemli rol üstlendi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — ÖZLEM LİMON - İstiklal Marşı'nın kabul sürecinde üstlendiği rol, etkili hitabeti ve siyasi faaliyetleriyle Türk düşünce ve siyaset hayatında iz bırakan edebiyatçı, eğitimci, siyasetçi ve diplomat Hamdullah Suphi Tanrıöver'in vefatının üzerinden 60 yıl geçti.TBMM'de yaptığı etkili konuşmalarla Milli Hatip olarak tanınan Tanrıöver, 1885'te İstanbul'da, Osmanlı devlet adamlarından Abdüllatif Suphi Paşa ile Ülfet Havva Hanım'ın oğlu olarak dünyaya geldi. Küçük yaşta babasını kaybeden Tanrıöver, çocukluk yıllarını büyükbabasının Çamlıca'daki köşkü ile ailesinin Fatih'teki konağında geçirdi.İlk öğrenimini Kısıklı, Altunizade ve Numune-i Terakki mekteplerinde tamamlayan Tanrıöver, daha sonra Galatasaray Mekteb-i Sultanisi'nde eğitim gördü. Edebiyata genç yaşlarda ilgi duyan Tanrıöver'in Namık Kemal adlı ilk şiiri, 1902'de Jön Türklerin Paris'te yayımladığı Şura-yı Ümmet dergisinde yayımlandı.- Eğitim ve edebiyat alanında çalışmalar yürüttüTanrıöver, 1905-1907'de çeşitli devlet kurumlarında görev yaptıktan sonra öğretmenliğe yöneldi. Ayasofya Rüşdiyesi, Darülmuallimin ve Darülfünun Edebiyat Fakültesinde çeşitli dersler verdi.Fecri Ati topluluğu içinde şair ve eleştirmen olarak yer alan Tanrıöver, aynı zamanda Servet-i Fünun, Türk Yurdu, Genç Kalemler, İkdam, Akşam ve Hakimiyet-i Milliye gibi gazete ve dergilerde yazılar kaleme aldı.Balkan Savaşı'nın ardından Edirne ve Trakya'nın Osmanlı Devleti bünyesinde kalması amacıyla oluşturulan çalışmalar kapsamında 1913'te Berlin ve Petersburg'a giden Tanrıöver, Türk Derneği, Türk Yurdu Cemiyeti, Türk Bilgi Derneği ve Türk Ocaklarının faaliyetlerinde aktif görev aldı.- Milli Mücadele'nin öne çıkan isimlerinden biri olduİzmir'in 15 Mayıs 1919'da işgal edilmesinin ardından İstanbul'da düzenlenen protesto mitinglerinde yaptığı konuşmalarla dikkati çeken Tanrıöver, işgale karşı yürütülen milli direnişin öne çıkan isimleri arasında yer aldı.Son Osmanlı Mebusan Meclisinde Saruhan (Manisa) milletvekili olarak görev yapan Tanrıöver, İstanbul'un işgal edilmesinin ardından Ankara'ya geçerek Milli Mücadele'ye katıldı.Tanrıöver, 1920'de Maarif Vekilliği görevine getirildi. Matbuat ve İstihbarat Umum Müdürlüğü görevlerinde de bulunan Tanrıöver, Milli Mücadele'yi destekleyen yazılar yayımladı.Mehmet Akif Ersoy'un İstiklal Marşı yarışmasına katılması için girişimlerde bulunan Tanrıöver, milli marşın kabul edilmesi sürecinde önemli rol üstlendi.TBMM'de yapılan görüşmeler sırasında İstiklal Marşı'nı kürsüden okuyan Tanrıöver, eseri Milli Mücadele'nin en önemli sembollerinden biri olarak değerlendirdi.Hitabet gücü sayesinde geniş kitleler tarafından tanınan Tanrıöver, bu özelliği nedeniyle Milli Hatip olarak anıldı.- Cumhuriyet döneminde de görev aldıCumhuriyet'in ilanından sonra da siyasi çalışmalarını sürdüren Tanrıöver, İstanbul milletvekili olarak Mecliste görev aldı. Türk Ocaklarının yeniden faaliyete geçirilmesi için çalışmalarda bulundu ve Ankara Etnografya Müzesinin kuruluş sürecine katkı sağladı.Hamdullah Suphi Tanrıöver, 1931-1944 yıllarında Türkiye Cumhuriyeti'nin Bükreş Büyükelçisi olarak görev yaptı. Büyükelçiliği döneminde Dobruca ve Besarabya'da yaşayan, Gagauz Türkleriyle yakından ilgilenen Tanrıöver, bu toplulukların eğitim, dil ve kültürel hayatlarının desteklenmesi amacıyla çeşitli girişimlerde bulundu. Gagauz gençlerinin Türkiye'de eğitim görmesine yönelik çalışmalara da katkı sağladı.Daha sonra yeniden siyasete dönen Tanrıöver, 1944'te İçel, 1946'da İstanbul milletvekili seçildi. 1950'de Demokrat Parti listesinden bağımsız Manisa milletvekili, 1954'te ise İstanbul milletvekili oldu. Hürriyet Partisi adayı olarak katıldığı 1957 genel seçimlerinde seçilmeyince aktif siyasetten çekildi.- Çok sayıda eser kaleme aldıŞiir, hikaye, makale ve eleştiri türlerinde eserler veren Tanrıöver, Namık Kemal Bey Magosa'da, Dağ Yolu, Günebakan, Anadolu Milli Mücadelesi ve La Question Armenienne et un Point de Vue Turc adlı eserleriyle tanındı.Milli edebiyat anlayışını benimseyen Tanrıöver, aruz vezninin yanı sıra hece ölçüsüyle de şiirler yazdı. Yazı ve konuşmalarında Anadolu'nun milli kültürün temel dayanaklarından biri olduğunu vurguladı.Toplu İğne, Yutmaz, Hasad, Keçiboynuzu, İstanbulin ve Münekkid gibi takma adlarla da yazıları yayınlanan Tanrıöver, mizahi yönüyle de dikkati çekti.Türk siyasi, kültürel ve edebi hayatında önemli izler bırakan Hamdullah Suphi Tanrıöver, 10 Haziran 1966'da İstanbul'da vefat etti. Tanrıöver'in cenazesi, Merkezefendi'deki aile kabristanında toprağa verildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — ÖZLEM LİMON - İstiklal Marşı'nın kabul sürecinde üstlendiği rol, etkili hitabeti ve siyasi faaliyetleriyle Türk düşünce ve siyaset hayatında iz bırakan edebiyatçı, eğitimci, siyasetçi ve diplomat Hamdullah Suphi Tanrıöver'in vefatının üzerinden 60 yıl geçti.TBMM'de yaptığı etkili konuşmalarla Milli Hatip olarak tanınan Tanrıöver, 1885'te İstanbul'da, Osmanlı devlet adamlarından Abdüllatif Suphi Paşa ile Ülfet Havva Hanım'ın oğlu olarak dünyaya geldi. Küçük yaşta babasını kaybeden Tanrıöver, çocukluk yıllarını büyükbabasının Çamlıca'daki köşkü ile ailesinin Fatih'teki konağında geçirdi.İlk öğrenimini Kısıklı, Altunizade ve Numune-i Terakki mekteplerinde tamamlayan Tanrıöver, daha sonra Galatasaray Mekteb-i Sultanisi'nde eğitim gördü. Edebiyata genç yaşlarda ilgi duyan Tanrıöver'in Namık Kemal adlı ilk şiiri, 1902'de Jön Türklerin Paris'te yayımladığı Şura-yı Ümmet dergisinde yayımlandı.- Eğitim ve edebiyat alanında çalışmalar yürüttüTanrıöver, 1905-1907'de çeşitli devlet kurumlarında görev yaptıktan sonra öğretmenliğe yöneldi. Ayasofya Rüşdiyesi, Darülmuallimin ve Darülfünun Edebiyat Fakültesinde çeşitli dersler verdi.Fecri Ati topluluğu içinde şair ve eleştirmen olarak yer alan Tanrıöver, aynı zamanda Servet-i Fünun, Türk Yurdu, Genç Kalemler, İkdam, Akşam ve Hakimiyet-i Milliye gibi gazete ve dergilerde yazılar kaleme aldı.Balkan Savaşı'nın ardından Edirne ve Trakya'nın Osmanlı Devleti bünyesinde kalması amacıyla oluşturulan çalışmalar kapsamında 1913'te Berlin ve Petersburg'a giden Tanrıöver, Türk Derneği, Türk Yurdu Cemiyeti, Türk Bilgi Derneği ve Türk Ocaklarının faaliyetlerinde aktif görev aldı.- Milli Mücadele'nin öne çıkan isimlerinden biri olduİzmir'in 15 Mayıs 1919'da işgal edilmesinin ardından İstanbul'da düzenlenen protesto mitinglerinde yaptığı konuşmalarla dikkati çeken Tanrıöver, işgale karşı yürütülen milli direnişin öne çıkan isimleri arasında yer aldı.Son Osmanlı Mebusan Meclisinde Saruhan (Manisa) milletvekili olarak görev yapan Tanrıöver, İstanbul'un işgal edilmesinin ardından Ankara'ya geçerek Milli Mücadele'ye katıldı.Tanrıöver, 1920'de Maarif Vekilliği görevine getirildi. Matbuat ve İstihbarat Umum Müdürlüğü görevlerinde de bulunan Tanrıöver, Milli Mücadele'yi destekleyen yazılar yayımladı.Mehmet Akif Ersoy'un İstiklal Marşı yarışmasına katılması için girişimlerde bulunan Tanrıöver, milli marşın kabul edilmesi sürecinde önemli rol üstlendi.TBMM'de yapılan görüşmeler sırasında İstiklal Marşı'nı kürsüden okuyan Tanrıöver, eseri Milli Mücadele'nin en önemli sembollerinden biri olarak değerlendirdi.Hitabet gücü sayesinde geniş kitleler tarafından tanınan Tanrıöver, bu özelliği nedeniyle Milli Hatip olarak anıldı.- Cumhuriyet döneminde de görev aldıCumhuriyet'in ilanından sonra da siyasi çalışmalarını sürdüren Tanrıöver, İstanbul milletvekili olarak Mecliste görev aldı. Türk Ocaklarının yeniden faaliyete geçirilmesi için çalışmalarda bulundu ve Ankara Etnografya Müzesinin kuruluş sürecine katkı sağladı.Hamdullah Suphi Tanrıöver, 1931-1944 yıllarında Türkiye Cumhuriyeti'nin Bükreş Büyükelçisi olarak görev yaptı. Büyükelçiliği döneminde Dobruca ve Besarabya'da yaşayan, Gagauz Türkleriyle yakından ilgilenen Tanrıöver, bu toplulukların eğitim, dil ve kültürel hayatlarının desteklenmesi amacıyla çeşitli girişimlerde bulundu. Gagauz gençlerinin Türkiye'de eğitim görmesine yönelik çalışmalara da katkı sağladı.Daha sonra yeniden siyasete dönen Tanrıöver, 1944'te İçel, 1946'da İstanbul milletvekili seçildi. 1950'de Demokrat Parti listesinden bağımsız Manisa milletvekili, 1954'te ise İstanbul milletvekili oldu. Hürriyet Partisi adayı olarak katıldığı 1957 genel seçimlerinde seçilmeyince aktif siyasetten çekildi.- Çok sayıda eser kaleme aldıŞiir, hikaye, makale ve eleştiri türlerinde eserler veren Tanrıöver, Namık Kemal Bey Magosa'da, Dağ Yolu, Günebakan, Anadolu Milli Mücadelesi ve La Question Armenienne et un Point de Vue Turc adlı eserleriyle tanındı.Milli edebiyat anlayışını benimseyen Tanrıöver, aruz vezninin yanı sıra hece ölçüsüyle de şiirler yazdı. Yazı ve konuşmalarında Anadolu'nun milli kültürün temel dayanaklarından biri olduğunu vurguladı.Toplu İğne, Yutmaz, Hasad, Keçiboynuzu, İstanbulin ve Münekkid gibi takma adlarla da yazıları yayınlanan Tanrıöver, mizahi yönüyle de dikkati çekti.Türk siyasi, kültürel ve edebi hayatında önemli izler bırakan Hamdullah Suphi Tanrıöver, 10 Haziran 1966'da İstanbul'da vefat etti. Tanrıöver'in cenazesi, Merkezefendi'deki aile kabristanında toprağa verildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (1)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisi-nda-konustu-1/860160/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisi-nda-konustu-1/860160/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:27:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tbmm — Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a dönük askeri ve siyasi baskısı, bölgesel gerilimi söndürmekten ziyade daha da derinleştirmektedir. Bir yanda müzakere denilmekte, diğer yanda tehdit dili yükselmektedir - Bir yanda ateşkesten bahsedilmekte, diğer yanda Hürmüz Boğazı'nda askeri operasyonlar sürdürülmektedir. Bir yanda barış masası kuruluyormuş gibi yapılmakta, diğer yanda savaşın ihtimal hesapları hala canlı tutulmaktadır. Bu nasıl diplomasidir? Bu nasıl barış arayışıdır? Bu nasıl uluslararası hukuk düzenidir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tbmm Haberleri — MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a dönük askeri ve siyasi baskısı, bölgesel gerilimi söndürmekten ziyade daha da derinleştirmektedir. Bir yanda müzakere denilmekte, diğer yanda tehdit dili yükselmektedir. dedi.MHP TBMM Grup Toplantısı'nda, 2026 Dünya Kupası'nda Türkiye'yi temsil edecek A Milli Futbol Takımı için MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin isteğiyle Ahmet Öngel'in hazırladığı Arkanızdayız isimli marş dinletildi.Marşın dinlenmesinin ardından konuşan Bahçeli, Ülkücü sanatçılarımızdan istirham ettim, 'kısa sürede bir marş hazırlayın ve bunu ABD'ye gitmeden evvel Türkiye duysun' istedim. Sizlere arz edilen marş, odur. O sanatçıları tebrik ediyor gözlerinden öpüyorum. bilgisini paylaştı.Güç dengelerinin değiştiğini, insanlığın müşterek vicdanının, kan kokusuna karışmış petrol ve toprak rant siyasetleri arasında ağır bir imtihana mahkum edildiğini söyleyen Bahçeli, Washington'un tehdit dili ile Tel Aviv'in Lübnan ve Gazze'deki masumlar üzerinden yürüttüğü katliam düzeni aynı karanlık masada buluşmakta, Orta Doğu'da kazan kaynamakta, bölgemizin kalbine her geçen gün yeni hançerler saplanmaktadır. diye konuştu.Orta Doğu'da yaşanan gerilimi sadece İran ile İsrail arasında cereyan eden bir çatışma olarak görmenin büyük bir yanılgı olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu meselenin yalnızca Tahran'ın, Tel Aviv'in, Washington'un veya Beyrut'un meselesi olmadığını dile getirdi.Bahçeli, Bu mesele Hürmüz Boğazı’ndan Doğu Akdeniz’e, Lübnan’dan Suriye’ye, Irak’ın kuzeyinden Kızıldeniz’e, Körfez’den Kıbrıs’a kadar uzanan; deniz ticaret yollarından petrol ve doğal gaz yataklarına, su güvenliği havzalarından enerji geçiş güzergahlarına yayılan; bölgedeki tarihi, kültürel, etnik ve mezhepsel hassasiyetleri kışkırtmaktan geri durmayan geniş bir güvenlik denklemidir. ifadesini kullandı.Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgenin, masa başı hesaplara, cetvelle çizilen haritalara, dışarıdan dayatılan statülere ve emperyal niyetlere ilk kez maruz kalmadığını hatırlatan Bahçeli, Sykes-Picot Anlaşması ile coğrafyanın damarlarının kesilmek istendiğini, Balfour Deklarasyonu ile Filistin'in kalbine zehirli bir tohum ekildiğini, Sevr Anlaşması ile Türk milletine kefen biçildiğini söyledi.MHP Genel Başkanı Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:Dün Musul'dan Kerkük'e, Halep'ten Kudüs'e, Kıbrıs'tan Batı Trakya'ya kadar nice vatan parçası üzerinde hesap yapıldı. Fakat hesap sahipleri bir şeyi unuttu, Türk milleti köşeye sıkıştırılacak bir millet değildir. Türk milletinin, karşısına yedi düvel de dizilse tarih sahnesinden silinecek bir millet değildir. Türkiye, ham hayaller kurulup çizilen haritaların kenarına sıkıştırılacak, eline bir avuç toprak verilip denizlerinden koparılacak bir ülke değildir. Lozan'da varlığını tescilleyen, Kıbrıs'ta kardeşinin imdadına yetişen, terörle mücadelede dağları titreten, Adalar Denizi'nde baskılar ve hukuksuzluklar karşısında geri adım atmayan, enginlere Türk mührünü vuran Türkiye, bugün de aynı tarihi şuurla ayaktadır.Türkiye'yi çevresinden kuşatılmış, yılgınlığa sürüklenmiş, kolay lokma haline gelmiş bir ülke olarak görmek isteyen karanlık odakların bir yılan gibi pusuda beklediğini ifade eden Bahçeli, Gaflete düşmeyecek, rehavete kapılmayacağız. Fitnenin diline, fesadın gölgesine, fettanın oyununa teslim olmayacağız. Bir olacağız, diri duracağız, aynı bayrağın altında aynı istikbale yürüyeceğiz. değerlendirmesinde bulundu.Devlet Bahçeli, İsrail'in bölgede uyguladığı saldırgan, hukuk tanımaz ve kan dökmekten çekinmeyen siyasetinin artık yalnız Filistin'i değil Lübnan'ı, Suriye'yi, İran'ı, Körfez ülkelerini ve Doğu Akdeniz'i aynı anda tehdit eden bir yangına dönüştüğünü belirtti.Gazze'de bebeklerin, kadınların, yaşlıların, hastaların üzerine bomba yağdıran hasta ve işgalci zihniyetin bugün Lübnan'da da aynı hain yöntemi sürdürdüğünü dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti:Beyrut'un semalarında dolaşan savaş uçakları, sadece Lübnan'ın egemenliğine değil, bölgesel barış çağrılarına meydan okumakta, huzur arayış ve arzularına kulak tıkamaktadır. Arz-ı Mevud yalanıyla, vadedilmiş topraklar masallarıyla meşrulaştırılmak istenen işgalci iştah, milletlerin kaderini siyonist yayılmacılık saplantılarına göre yeniden biçimlendirme hevesindedir. Lübnan zaten yıllardır siyasi kırılganlıklarla, ekonomik buhranlarla, toplumsal ayrışmalarla ve dış müdahalelerle yıpratılmış bir ülkedir. Böyle bir ülkenin yeniden saldırıların hedefi haline getirilmesi, bölgesel yangının bilinçli biçimde diri tutulduğunu göstermektedir.Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a dönük askeri ve siyasi baskısı, bölgesel gerilimi söndürmekten ziyade daha da derinleştirmektedir. Bir yanda müzakere denilmekte, diğer yanda tehdit dili yükselmektedir. Bir yanda ateşkesten bahsedilmekte, diğer yanda Hürmüz Boğazı'nda askeri operasyonlar sürdürülmektedir. Bir yanda barış masası kuruluyormuş gibi yapılmakta, diğer yanda savaşın ihtimal hesapları hala canlı tutulmaktadır. Bu nasıl diplomasidir? Bu nasıl barış arayışıdır? Bu nasıl uluslararası hukuk düzenidir? Eğer bir ülke, 'olmazsa başka yolla yaparız' diyerek müzakere masasına bomba gölgesi düşürüyorsa, orada diplomasi değil şantaj vardır. Eğer bir devlet, 'ateşkes sürüyor' derken aynı anda deniz yollarında abluka, askeri tehdit ve düşük yoğunluklu çatışma dili kullanıyorsa, orada baskı vardır. Eğer bir işgal yönetimi, anasının kucağından koparılmış süt kuzusu bebeklerin kanını güvenlik kalkanı gibi kullanıyor, enkaza çevrilmiş şehirlerin, yetim kalmış çocukların üstüne siyaset bina ediyorsa, orada katliam vardır. Barış kelimesini ağzına alıp savaşın fitilini cebinde taşıyanlar, insanlığı aldatamayacaktır. Gözünü kan ve petrol hırsı bürümüş olanlar, bölgemizi Mesiyanik hezeyanlarına kurban edemeyecektir. Mağdurun çığlığı, mazlumun ahı, mahzunun sessizliği er ya da geç zalimlerin yakasına yapışacaktır.(Sürecek)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tbmm Haberleri — MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a dönük askeri ve siyasi baskısı, bölgesel gerilimi söndürmekten ziyade daha da derinleştirmektedir. Bir yanda müzakere denilmekte, diğer yanda tehdit dili yükselmektedir. dedi.MHP TBMM Grup Toplantısı'nda, 2026 Dünya Kupası'nda Türkiye'yi temsil edecek A Milli Futbol Takımı için MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin isteğiyle Ahmet Öngel'in hazırladığı Arkanızdayız isimli marş dinletildi.Marşın dinlenmesinin ardından konuşan Bahçeli, Ülkücü sanatçılarımızdan istirham ettim, 'kısa sürede bir marş hazırlayın ve bunu ABD'ye gitmeden evvel Türkiye duysun' istedim. Sizlere arz edilen marş, odur. O sanatçıları tebrik ediyor gözlerinden öpüyorum. bilgisini paylaştı.Güç dengelerinin değiştiğini, insanlığın müşterek vicdanının, kan kokusuna karışmış petrol ve toprak rant siyasetleri arasında ağır bir imtihana mahkum edildiğini söyleyen Bahçeli, Washington'un tehdit dili ile Tel Aviv'in Lübnan ve Gazze'deki masumlar üzerinden yürüttüğü katliam düzeni aynı karanlık masada buluşmakta, Orta Doğu'da kazan kaynamakta, bölgemizin kalbine her geçen gün yeni hançerler saplanmaktadır. diye konuştu.Orta Doğu'da yaşanan gerilimi sadece İran ile İsrail arasında cereyan eden bir çatışma olarak görmenin büyük bir yanılgı olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu meselenin yalnızca Tahran'ın, Tel Aviv'in, Washington'un veya Beyrut'un meselesi olmadığını dile getirdi.Bahçeli, Bu mesele Hürmüz Boğazı’ndan Doğu Akdeniz’e, Lübnan’dan Suriye’ye, Irak’ın kuzeyinden Kızıldeniz’e, Körfez’den Kıbrıs’a kadar uzanan; deniz ticaret yollarından petrol ve doğal gaz yataklarına, su güvenliği havzalarından enerji geçiş güzergahlarına yayılan; bölgedeki tarihi, kültürel, etnik ve mezhepsel hassasiyetleri kışkırtmaktan geri durmayan geniş bir güvenlik denklemidir. ifadesini kullandı.Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgenin, masa başı hesaplara, cetvelle çizilen haritalara, dışarıdan dayatılan statülere ve emperyal niyetlere ilk kez maruz kalmadığını hatırlatan Bahçeli, Sykes-Picot Anlaşması ile coğrafyanın damarlarının kesilmek istendiğini, Balfour Deklarasyonu ile Filistin'in kalbine zehirli bir tohum ekildiğini, Sevr Anlaşması ile Türk milletine kefen biçildiğini söyledi.MHP Genel Başkanı Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:Dün Musul'dan Kerkük'e, Halep'ten Kudüs'e, Kıbrıs'tan Batı Trakya'ya kadar nice vatan parçası üzerinde hesap yapıldı. Fakat hesap sahipleri bir şeyi unuttu, Türk milleti köşeye sıkıştırılacak bir millet değildir. Türk milletinin, karşısına yedi düvel de dizilse tarih sahnesinden silinecek bir millet değildir. Türkiye, ham hayaller kurulup çizilen haritaların kenarına sıkıştırılacak, eline bir avuç toprak verilip denizlerinden koparılacak bir ülke değildir. Lozan'da varlığını tescilleyen, Kıbrıs'ta kardeşinin imdadına yetişen, terörle mücadelede dağları titreten, Adalar Denizi'nde baskılar ve hukuksuzluklar karşısında geri adım atmayan, enginlere Türk mührünü vuran Türkiye, bugün de aynı tarihi şuurla ayaktadır.Türkiye'yi çevresinden kuşatılmış, yılgınlığa sürüklenmiş, kolay lokma haline gelmiş bir ülke olarak görmek isteyen karanlık odakların bir yılan gibi pusuda beklediğini ifade eden Bahçeli, Gaflete düşmeyecek, rehavete kapılmayacağız. Fitnenin diline, fesadın gölgesine, fettanın oyununa teslim olmayacağız. Bir olacağız, diri duracağız, aynı bayrağın altında aynı istikbale yürüyeceğiz. değerlendirmesinde bulundu.Devlet Bahçeli, İsrail'in bölgede uyguladığı saldırgan, hukuk tanımaz ve kan dökmekten çekinmeyen siyasetinin artık yalnız Filistin'i değil Lübnan'ı, Suriye'yi, İran'ı, Körfez ülkelerini ve Doğu Akdeniz'i aynı anda tehdit eden bir yangına dönüştüğünü belirtti.Gazze'de bebeklerin, kadınların, yaşlıların, hastaların üzerine bomba yağdıran hasta ve işgalci zihniyetin bugün Lübnan'da da aynı hain yöntemi sürdürdüğünü dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti:Beyrut'un semalarında dolaşan savaş uçakları, sadece Lübnan'ın egemenliğine değil, bölgesel barış çağrılarına meydan okumakta, huzur arayış ve arzularına kulak tıkamaktadır. Arz-ı Mevud yalanıyla, vadedilmiş topraklar masallarıyla meşrulaştırılmak istenen işgalci iştah, milletlerin kaderini siyonist yayılmacılık saplantılarına göre yeniden biçimlendirme hevesindedir. Lübnan zaten yıllardır siyasi kırılganlıklarla, ekonomik buhranlarla, toplumsal ayrışmalarla ve dış müdahalelerle yıpratılmış bir ülkedir. Böyle bir ülkenin yeniden saldırıların hedefi haline getirilmesi, bölgesel yangının bilinçli biçimde diri tutulduğunu göstermektedir.Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a dönük askeri ve siyasi baskısı, bölgesel gerilimi söndürmekten ziyade daha da derinleştirmektedir. Bir yanda müzakere denilmekte, diğer yanda tehdit dili yükselmektedir. Bir yanda ateşkesten bahsedilmekte, diğer yanda Hürmüz Boğazı'nda askeri operasyonlar sürdürülmektedir. Bir yanda barış masası kuruluyormuş gibi yapılmakta, diğer yanda savaşın ihtimal hesapları hala canlı tutulmaktadır. Bu nasıl diplomasidir? Bu nasıl barış arayışıdır? Bu nasıl uluslararası hukuk düzenidir? Eğer bir ülke, 'olmazsa başka yolla yaparız' diyerek müzakere masasına bomba gölgesi düşürüyorsa, orada diplomasi değil şantaj vardır. Eğer bir devlet, 'ateşkes sürüyor' derken aynı anda deniz yollarında abluka, askeri tehdit ve düşük yoğunluklu çatışma dili kullanıyorsa, orada baskı vardır. Eğer bir işgal yönetimi, anasının kucağından koparılmış süt kuzusu bebeklerin kanını güvenlik kalkanı gibi kullanıyor, enkaza çevrilmiş şehirlerin, yetim kalmış çocukların üstüne siyaset bina ediyorsa, orada katliam vardır. Barış kelimesini ağzına alıp savaşın fitilini cebinde taşıyanlar, insanlığı aldatamayacaktır. Gözünü kan ve petrol hırsı bürümüş olanlar, bölgemizi Mesiyanik hezeyanlarına kurban edemeyecektir. Mağdurun çığlığı, mazlumun ahı, mahzunun sessizliği er ya da geç zalimlerin yakasına yapışacaktır.(Sürecek)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisi-nda-konustu-1.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gün ortasında deprem hareketliliği: Güncel liste (09.06.2026)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gun-ortasinda-deprem-hareketliligi-guncel-liste-09-06-2026/860159/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gun-ortasinda-deprem-hareketliligi-guncel-liste-09-06-2026/860159/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:25:03 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bugün sabah saatlerinden öğleye kadar meydana gelen depremler açıklandı. AFAD ve Kandilli'nin paylaştığı güncel deprem verileri haberimizin detaylarında.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Türkiye ve çevresinde meydana gelen son depremler, AFAD ve Kandilli Rasathanesi tarafından paylaşılan veriler doğrultusunda güncellendi. Son yaşanan depremlere ait veriler haberimizde.Aşağıdaki listede;Az önce meydana gelen depremlerBugün yaşanan sarsıntılarİl il deprem bilgileriyer almaktadır.Canlı son depremler listesine buradan ulaşabilirsiniz.Son Depremler ListesiAşağıda son 24 saatte meydana gelen depremler listelenmektedir:Son 24 saatte deprem kaydedilmemiştir.Not: Deprem verileri Kandilli Rasathanesi ve AFAD kaynaklıdır. Veriler bilgilendirme amaçlıdır.Bu haber otomatik olarak oluşturulmuştur ve güncel deprem verilerini içermektedir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Türkiye ve çevresinde meydana gelen son depremler, AFAD ve Kandilli Rasathanesi tarafından paylaşılan veriler doğrultusunda güncellendi. Son yaşanan depremlere ait veriler haberimizde.Aşağıdaki listede;Az önce meydana gelen depremlerBugün yaşanan sarsıntılarİl il deprem bilgileriyer almaktadır.Canlı son depremler listesine buradan ulaşabilirsiniz.Son Depremler ListesiAşağıda son 24 saatte meydana gelen depremler listelenmektedir:Son 24 saatte deprem kaydedilmemiştir.Not: Deprem verileri Kandilli Rasathanesi ve AFAD kaynaklıdır. Veriler bilgilendirme amaçlıdır.Bu haber otomatik olarak oluşturulmuştur ve güncel deprem verilerini içermektedir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/gun-ortasinda-deprem-hareketliligi-guncel-liste-09-06-2026-20260609122503.jpg" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsviçre Frangı Kaç TL? Güncel CHF/TL Öğle Kuru (09 Haziran 2026)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/isvicre-frangi-kac-tl-guncel-chf-tl-ogle-kuru-09-haziran-2026/860158/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/isvicre-frangi-kac-tl-guncel-chf-tl-ogle-kuru-09-haziran-2026/860158/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:25:02 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum: Frank kuru 09 Haziran 2026 Öğle saatlerinde 57,93 TL seviyesinde işlem görüyor. Saat 12:25 itibarıyla CHF/TL kuru yüzde 0,21 yükseliş gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum - Frank/TL kuru güne yüzde sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde frank, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 09 Haziran 2026 saat 12:25 itibarıyla:

1 İsviçre Frangı (CHF): 57,9261 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,21 yükseldi gösterdi.

1 İsviçre Frangı (CHF) Alış 57,9097 TL, 1 İsviçre Frangı satış fiyatı ise 57,9261 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, frank kurunun seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel frank kuru, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest döviz piyasasında:

Frank alış fiyatı: 57,9097 TL

Frank satış fiyatı: 57,9261 TL

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, frank kurunun seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel döviz kurları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum - Frank/TL kuru güne yüzde sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde frank, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 09 Haziran 2026 saat 12:25 itibarıyla:

1 İsviçre Frangı (CHF): 57,9261 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,21 yükseldi gösterdi.

1 İsviçre Frangı (CHF) Alış 57,9097 TL, 1 İsviçre Frangı satış fiyatı ise 57,9261 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, frank kurunun seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel frank kuru, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest döviz piyasasında:

Frank alış fiyatı: 57,9097 TL

Frank satış fiyatı: 57,9261 TL

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, frank kurunun seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel döviz kurları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/isvicre-frangi-kac-tl-guncel-chf-tl-ogle-kuru-09-haziran-2026-20260609122502.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Malezya Başbakanı Enver'den insani ve etik değerlere dayalı yapay zeka çağrısı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/malezya-basbakani-enver-den-insani-ve-etik-degerlere-dayali-yapay-zeka-cagrisi/860157/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/malezya-basbakani-enver-den-insani-ve-etik-degerlere-dayali-yapay-zeka-cagrisi/860157/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:24:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Malezya Başbakanı Enver İbrahim, yapay zeka alanındaki gelişmelerin insani, etik ve ahlaki değerlere bağlı kalması çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Malezya Başbakanı Enver İbrahim, yapay zeka alanındaki gelişmelerin insani, etik ve ahlaki değerlere bağlı kalması çağrısı yaptı.Enver, Japonya'daki Tokyo Üniversitesi'nde katıldığı bir konferansta konuştu.Başbakan Enver, YouTube kanalından paylaştığı konuşmasında, teknolojik ilerlemenin insan onuru pahasına olmaması gerektiğini vurgulayarak hükümetlere, akademisyenlere ve sektör liderlerine yapay zeka alanındaki gelişmelerin insani, etik ve ahlaki değerlere bağlı kalmasını sağlama çağrısında bulundu.Yapay zeka ve diğer gelişmekte olan teknolojilerin ekonomileri dönüştürmek, kamu hizmetlerini iyileştirmek ve yaşam standartlarını yükseltmek adına büyük bir potansiyel barındırdığını belirten Enver, teknolojik gelişmelerin toplumun tamamına fayda sağlaması için yeniliklerin güçlü bir etik çerçeveyle yönlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.Enver, ilerlemenin gerçek ölçütünün, yalnızca teknolojik kabiliyet değil, yeniliklerin insanlığa ne ölçüde hizmet ettiği ve ortak çıkarı ne kadar desteklediği olduğunu ifade etti.Yapay zekanın gelişimine adalet, hesap verebilirlik ve merhamet ilkelerinin eşlik etmesi gerektiğini savunan Enver, politika yapıcıların, araştırmacıların ve iş dünyasının, toplumsal uyumu ve insani değerleri zayıflatmak yerine güçlendiren teknolojilere yön verme konusunda ortak sorumluluk taşıdığını sözlerine ekledi.Enver, hızlı teknolojik değişimlerin getirdiği zorluklar ve fırsatlarla mücadelede uluslararası işbirliğinin önemine de dikkati çekerek ülkelerin etik standartları korurken, yapay zekanın kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlaması için birlikte çalışması gerektiğini vurguladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Malezya Başbakanı Enver İbrahim, yapay zeka alanındaki gelişmelerin insani, etik ve ahlaki değerlere bağlı kalması çağrısı yaptı.Enver, Japonya'daki Tokyo Üniversitesi'nde katıldığı bir konferansta konuştu.Başbakan Enver, YouTube kanalından paylaştığı konuşmasında, teknolojik ilerlemenin insan onuru pahasına olmaması gerektiğini vurgulayarak hükümetlere, akademisyenlere ve sektör liderlerine yapay zeka alanındaki gelişmelerin insani, etik ve ahlaki değerlere bağlı kalmasını sağlama çağrısında bulundu.Yapay zeka ve diğer gelişmekte olan teknolojilerin ekonomileri dönüştürmek, kamu hizmetlerini iyileştirmek ve yaşam standartlarını yükseltmek adına büyük bir potansiyel barındırdığını belirten Enver, teknolojik gelişmelerin toplumun tamamına fayda sağlaması için yeniliklerin güçlü bir etik çerçeveyle yönlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.Enver, ilerlemenin gerçek ölçütünün, yalnızca teknolojik kabiliyet değil, yeniliklerin insanlığa ne ölçüde hizmet ettiği ve ortak çıkarı ne kadar desteklediği olduğunu ifade etti.Yapay zekanın gelişimine adalet, hesap verebilirlik ve merhamet ilkelerinin eşlik etmesi gerektiğini savunan Enver, politika yapıcıların, araştırmacıların ve iş dünyasının, toplumsal uyumu ve insani değerleri zayıflatmak yerine güçlendiren teknolojilere yön verme konusunda ortak sorumluluk taşıdığını sözlerine ekledi.Enver, hızlı teknolojik değişimlerin getirdiği zorluklar ve fırsatlarla mücadelede uluslararası işbirliğinin önemine de dikkati çekerek ülkelerin etik standartları korurken, yapay zekanın kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlaması için birlikte çalışması gerektiğini vurguladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/malezya-basbakani-enver-den-insani-ve-etik-degerlere-dayali-yapay-zeka-cagrisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İnebolu'dan Kastamonu'ya 95 kilometrelik Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşü başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/inebolu-dan-kastamonu-ya-95-kilometrelik-ataturk-ve-istiklal-yolu-yuruyusu-basladi/860156/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/inebolu-dan-kastamonu-ya-95-kilometrelik-ataturk-ve-istiklal-yolu-yuruyusu-basladi/860156/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:24:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kastamonu — Kurtuluş Savaşı'nda İnebolu Limanı'na gelen silah ve cephanenin Anadolu'ya sevk edildiği 95 kilometrelik güzergahta düzenlenen Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşü başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kastamonu Haberleri — Kurtuluş Savaşı'nda İnebolu Limanı'na gelen silah ve cephanenin Anadolu'ya sevk edildiği 95 kilometrelik güzergahta düzenlenen Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşü başladı.İnebolu Limanı'nda, İnebolu Şeref ve Kahramanlık Günü'nün 105. yıl dönümü kutlamaları ile yürüyüşün başlaması dolayısıyla düzenlenen programda, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.Programda, İnebolu Belediyesi Heyemola ekibinin gösterisinin ardından, cephanenin kayıklarla karaya çıkarılması canlandırıldı. Ardından Sahil Güvenlik botu tarafından protokol selamlandı.Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, yaptığı konuşmada, İnebolu'nun önemini vurguladı.Kahraman ecdadın izinden yürümenin, bu topraklara hizmet etmenin gururunu yaşadıklarını anlatan Ergün, Bugün sadece tarihi bir yolu yürümek için değil, bir milletin namusunu, istikbalini ve hürriyetini sırtında taşıyan o devleşmiş ruhu yeniden solumak için buradayız. Bundan bir asır önce önümüzde uzanan Karadeniz dalgalarından kayıklarla kıyıya çıkan her bir mermi, Türk milletinin bükülmez bileğinin memlekete vurduğu mühürdü. dedi.Etkinliğin anlamına, ruhuna uygun kutlanması gerektiğini belirten Ergün, Biraz rutinleşmeye, spor faaliyeti gibi kutlanmaya başlanmıştı. Bu yıl ve önümüzdeki yıllardaki amacımız bunu değiştirmek. Asıl amacımız İstanbul'da Kastamonulu hemşehrilerimizle bu kutlamayı başlatmak. Onları burada karşılayabilmek. Çankırı'yı da dahil ederek, bunu Tarihi Kentler Birliği Kültür Rotası içerisine dahil ederek bir Sarıkamış gibi organize etmek, kutlayabilmek. Bu sene bunun bir başlangıcı olabileceğini düşünüyorum. diye konuştu.AK Parti Kastamonu Milletvekili Fatma Serap Ekmekci ise Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası ile İnebolu halkının kahramanlığının tescillendiğini belirtti.Her limanın bir destanı olmadığını ifade eden Ekmekci, şunları kaydetti:İnebolu'muzun farkı da işte burada. 9 Haziran tarihi, vatan söz konusu olduğunda bir ilçenin nasıl bir kaleye dönüştüğünün, kadınından çocuğuna, yaşlısından gencine, balıkçısından kayıkçısına herkesin aynı hedef etrafında nasıl kenetlendiğinin de tarihi günüdür. Bu madalya bir milletin vefasının, şükranının sembolüdür. Aradan 105 yıl geçti, zaman değişti, insanlar değişti, nesiller değişti ama İnebolu'nun mayasında bulunan vatan sevgisi, birlik beraberlik ruhu daim, baki kaldı. Cumhuriyet'in ikinci yüzyılına adım attığımız 'Türkiye Yüzyılı'nda geçmişten aldığımız güçle geleceğe emin adımlarla güvenle yürüyoruz. İşte bize düşen görev, burada bu büyük mirası korumak, ecdat mirasına sahip çıkmak, onu yeni nesillere en doğru şekilde aktarabilmektir.İnebolu Belediye Başkan Yardımcısı Fevzi Sünnetçi de ilçenin Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası ile onurlandırıldığını hatırlatarak, yürüyüşün düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti.Programın ardından başlayan yürüyüşe, vatandaşlar ellerindeki Türk bayraklarıyla katıldı.İstiklal Yolu güzergahında 4 gün sürecek 95 kilometrelik yürüyüş, 12 Haziran Cuma günü Kastamonu'da sona erecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kastamonu Haberleri — Kurtuluş Savaşı'nda İnebolu Limanı'na gelen silah ve cephanenin Anadolu'ya sevk edildiği 95 kilometrelik güzergahta düzenlenen Atatürk ve İstiklal Yolu Yürüyüşü başladı.İnebolu Limanı'nda, İnebolu Şeref ve Kahramanlık Günü'nün 105. yıl dönümü kutlamaları ile yürüyüşün başlaması dolayısıyla düzenlenen programda, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.Programda, İnebolu Belediyesi Heyemola ekibinin gösterisinin ardından, cephanenin kayıklarla karaya çıkarılması canlandırıldı. Ardından Sahil Güvenlik botu tarafından protokol selamlandı.Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, yaptığı konuşmada, İnebolu'nun önemini vurguladı.Kahraman ecdadın izinden yürümenin, bu topraklara hizmet etmenin gururunu yaşadıklarını anlatan Ergün, Bugün sadece tarihi bir yolu yürümek için değil, bir milletin namusunu, istikbalini ve hürriyetini sırtında taşıyan o devleşmiş ruhu yeniden solumak için buradayız. Bundan bir asır önce önümüzde uzanan Karadeniz dalgalarından kayıklarla kıyıya çıkan her bir mermi, Türk milletinin bükülmez bileğinin memlekete vurduğu mühürdü. dedi.Etkinliğin anlamına, ruhuna uygun kutlanması gerektiğini belirten Ergün, Biraz rutinleşmeye, spor faaliyeti gibi kutlanmaya başlanmıştı. Bu yıl ve önümüzdeki yıllardaki amacımız bunu değiştirmek. Asıl amacımız İstanbul'da Kastamonulu hemşehrilerimizle bu kutlamayı başlatmak. Onları burada karşılayabilmek. Çankırı'yı da dahil ederek, bunu Tarihi Kentler Birliği Kültür Rotası içerisine dahil ederek bir Sarıkamış gibi organize etmek, kutlayabilmek. Bu sene bunun bir başlangıcı olabileceğini düşünüyorum. diye konuştu.AK Parti Kastamonu Milletvekili Fatma Serap Ekmekci ise Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası ile İnebolu halkının kahramanlığının tescillendiğini belirtti.Her limanın bir destanı olmadığını ifade eden Ekmekci, şunları kaydetti:İnebolu'muzun farkı da işte burada. 9 Haziran tarihi, vatan söz konusu olduğunda bir ilçenin nasıl bir kaleye dönüştüğünün, kadınından çocuğuna, yaşlısından gencine, balıkçısından kayıkçısına herkesin aynı hedef etrafında nasıl kenetlendiğinin de tarihi günüdür. Bu madalya bir milletin vefasının, şükranının sembolüdür. Aradan 105 yıl geçti, zaman değişti, insanlar değişti, nesiller değişti ama İnebolu'nun mayasında bulunan vatan sevgisi, birlik beraberlik ruhu daim, baki kaldı. Cumhuriyet'in ikinci yüzyılına adım attığımız 'Türkiye Yüzyılı'nda geçmişten aldığımız güçle geleceğe emin adımlarla güvenle yürüyoruz. İşte bize düşen görev, burada bu büyük mirası korumak, ecdat mirasına sahip çıkmak, onu yeni nesillere en doğru şekilde aktarabilmektir.İnebolu Belediye Başkan Yardımcısı Fevzi Sünnetçi de ilçenin Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası ile onurlandırıldığını hatırlatarak, yürüyüşün düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti.Programın ardından başlayan yürüyüşe, vatandaşlar ellerindeki Türk bayraklarıyla katıldı.İstiklal Yolu güzergahında 4 gün sürecek 95 kilometrelik yürüyüş, 12 Haziran Cuma günü Kastamonu'da sona erecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/inebolu-dan-kastamonu-ya-95-kilometrelik-ataturk-ve-istiklal-yolu-yuruyusu-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>26. Uluslararası Arena AquaChallenge Yüzme Şampiyonası, Antalya'da yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/26-uluslararasi-arena-aquachallenge-yuzme-sampiyonasi-antalya-da-yapildi/860155/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/26-uluslararasi-arena-aquachallenge-yuzme-sampiyonasi-antalya-da-yapildi/860155/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:21:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya — 26.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri — 26. Uluslararası Arena AquaChallenge Yüzme Şampiyonası, Antalya'nın Kaş ilçesinde yapıldı.Setur Kaş Marina ve Doria Beach Club ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyona Türkiye ve dünyanın farklı noktalarından sporcular katıldı.Şampiyona kapsamında 9 farklı kategorideki gündüz yarışlarının yanı sıra Shell 300 Metre Gece Yüzme Etkinliği gerçekleştirildi.İzleyicilerden büyük ilgi gören, takım ruhunun ön plana çıktığı bayrak yarışlarında ise sporcular, bireysel performanslarının yanı sıra takım uyumu ve stratejileriyle mücadele etti.Sporcular, Akdeniz'in turkuaz sularında Servet Karma Bayrak, The Beaver Cafe Kadınlar Bayrak ve Laps Erkekler Bayrak yarışlarında da kıyasıya rekabet etti.Yarışlar, bu yıl da sporculara uluslararası standartlarda mücadele etme deneyimi sunarken Kaş'ın doğal, kültürel ve turistik değerlerini de geniş kitlelere tanıttı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri — 26. Uluslararası Arena AquaChallenge Yüzme Şampiyonası, Antalya'nın Kaş ilçesinde yapıldı.Setur Kaş Marina ve Doria Beach Club ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyona Türkiye ve dünyanın farklı noktalarından sporcular katıldı.Şampiyona kapsamında 9 farklı kategorideki gündüz yarışlarının yanı sıra Shell 300 Metre Gece Yüzme Etkinliği gerçekleştirildi.İzleyicilerden büyük ilgi gören, takım ruhunun ön plana çıktığı bayrak yarışlarında ise sporcular, bireysel performanslarının yanı sıra takım uyumu ve stratejileriyle mücadele etti.Sporcular, Akdeniz'in turkuaz sularında Servet Karma Bayrak, The Beaver Cafe Kadınlar Bayrak ve Laps Erkekler Bayrak yarışlarında da kıyasıya rekabet etti.Yarışlar, bu yıl da sporculara uluslararası standartlarda mücadele etme deneyimi sunarken Kaş'ın doğal, kültürel ve turistik değerlerini de geniş kitlelere tanıttı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/26-uluslararasi-arena-aquachallenge-yuzme-sampiyonasi-antalya-da-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail’in İran’a yönelik son saldırılarında iki üst düzey askeri yetkili hayatını kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-in-iran-a-yonelik-son-saldirilarinda-iki-ust-duzey-askeri-yetkili-hayatini-kaybetti/860154/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-in-iran-a-yonelik-son-saldirilarinda-iki-ust-duzey-askeri-yetkili-hayatini-kaybetti/860154/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:21:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İran — İsrail’in İran’a düzenlediği son saldırılarda İran Ordusu Hava Savunma Kuvvetleri’ne bağlı iki üst düzey askeri yetkilinin hayatını kaybettiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İran Haberleri — İsrail’in İran’a düzenlediği son saldırılarda İran Ordusu Hava Savunma Kuvvetleri’ne bağlı iki üst düzey askeri yetkilinin hayatını kaybettiği bildirildi.İran devlet televizyonu, iki üst düzey askeri yetkilinin, İsrail saldırıları sonucu yaşamını yitirdiğini duyurdu.Buna göre, İsrail’in İran’a yönelik son saldırılarında hava savunma kuvvetlerine bağlı Seyyid Behmen Hüseyni ve Ali Rıza Abiri isimli iki askeri yetkili hayatını kaybetti.Askerler için bugün başkent Tahran’da cenaze töreni düzenleneceği belirtildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İran Haberleri — İsrail’in İran’a düzenlediği son saldırılarda İran Ordusu Hava Savunma Kuvvetleri’ne bağlı iki üst düzey askeri yetkilinin hayatını kaybettiği bildirildi.İran devlet televizyonu, iki üst düzey askeri yetkilinin, İsrail saldırıları sonucu yaşamını yitirdiğini duyurdu.Buna göre, İsrail’in İran’a yönelik son saldırılarında hava savunma kuvvetlerine bağlı Seyyid Behmen Hüseyni ve Ali Rıza Abiri isimli iki askeri yetkili hayatını kaybetti.Askerler için bugün başkent Tahran’da cenaze töreni düzenleneceği belirtildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Euro Kaç TL? Güncel EUR/TL Öğle Kuru (09 Haziran 2026)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/euro-kac-tl-guncel-eur-tl-ogle-kuru-09-haziran-2026/860153/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/euro-kac-tl-guncel-eur-tl-ogle-kuru-09-haziran-2026/860153/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:20:01 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum: Euro kuru 09 Haziran 2026 Öğle saatlerinde 53,35 TL seviyesinde işlem görüyor. Saat 12:20 itibarıyla EUR/TL kuru yüzde 0,25 yükseliş gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum - Euro/TL kuru güne yüzde sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde euro, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 09 Haziran 2026 saat 12:20 itibarıyla:

1 Euro (EUR): 53,3523 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,25 yükseldi gösterdi.

1 Euro (EUR) Alış 53,3376 TL, 1 Euro satış fiyatı ise 53,3523 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, euro kurunun seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel euro kuru, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest döviz piyasasında:

Euro alış fiyatı: 53,3376 TL

Euro satış fiyatı: 53,3523 TL

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, euro kurunun seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel döviz kurları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum - Euro/TL kuru güne yüzde sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde euro, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 09 Haziran 2026 saat 12:20 itibarıyla:

1 Euro (EUR): 53,3523 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,25 yükseldi gösterdi.

1 Euro (EUR) Alış 53,3376 TL, 1 Euro satış fiyatı ise 53,3523 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, euro kurunun seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel euro kuru, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest döviz piyasasında:

Euro alış fiyatı: 53,3376 TL

Euro satış fiyatı: 53,3523 TL

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, euro kurunun seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel döviz kurları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/euro-kac-tl-guncel-eur-tl-ogle-kuru-09-haziran-2026-20260609122001.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kuzey ışıkları ve doğanın sesleri AURORA konserinde sahneye taşındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kuzey-isiklari-ve-doganin-sesleri-aurora-konserinde-sahneye-tasindi/860151/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kuzey-isiklari-ve-doganin-sesleri-aurora-konserinde-sahneye-tasindi/860151/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:18:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünce düzenlenen 17.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünce düzenlenen 17. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivalinde, AURORA başlıklı konser müzikseverlerle buluştu.Müdürlükten yapılan açıklamaya göre, Devlet Çoksesli Korosu'nun ilgi gören sahne projelerinden biri olan konser, Devlet Çoksesli Korosu ile İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) işbirliğinde, Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu'nda gerçekleştirildi.Adını kuzey ışıklarından alan programda, İsveç, Estonya, Letonya, Norveç ve ABD'den bestecilerin eserleri seslendirilirken, doğanın sesleri ve insanın içsel yolculuğu müzik aracılığıyla sahneye taşındı.Konserde, besteciler Henriette Renie, Eriks Esenvalds, Raimund Tiguls, Eric Whitacre, Bodvar Moe ve Veljo Tormis'in eserlerinden oluşan seçki sunuldu.Programın dikkati çeken bölümlerinden biri Esenvalds'un Stars adlı eseri oldu. Eserde cam bardak rezonansları kullanılarak, kuzey ışıklarını çağrıştıran sahne ve ışık tasarımı, konserin görsel anlatımına katkı sundu.Veljo Tormis'in Kalevala geleneğinden beslenen Curse Upon Iron (Demire Lanet) adlı eseri ise Devlet Çoksesli Korosu tarafından Türkçe çevirisiyle seslendirildi. İnsanlığın savaş ve şiddetle ilişkisini sorgulayan eser, konserin öne çıkan bölümleri arasında yer aldı.Eric Whitacre'ın Cloudburst adlı eseri de insan sesi, alkış ve beden ritimleriyle yağmur fırtınasının atmosferini sahneye taşıdı. İsveç halk ezgisi Trilo ise Bodvar Moe düzenlemesiyle yorumlandı.Doğa ile insan arasındaki ilişkiyi farklı yönleriyle ele alan konser, arkaik seslerden çağdaş koro repertuvarına uzanan geniş bir müzikal yelpaze sundu.Devlet Çoksesli Korosu Şefi Burak Onur Erdem yönetiminde gerçekleştirilen konserde piyanoda Gülce Sevgen, arpta İlayda Sezen, perküsyonda ise Miraç Biçer ve Mehmet Çınar Yılmaz görev aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünce düzenlenen 17. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivalinde, AURORA başlıklı konser müzikseverlerle buluştu.Müdürlükten yapılan açıklamaya göre, Devlet Çoksesli Korosu'nun ilgi gören sahne projelerinden biri olan konser, Devlet Çoksesli Korosu ile İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) işbirliğinde, Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu'nda gerçekleştirildi.Adını kuzey ışıklarından alan programda, İsveç, Estonya, Letonya, Norveç ve ABD'den bestecilerin eserleri seslendirilirken, doğanın sesleri ve insanın içsel yolculuğu müzik aracılığıyla sahneye taşındı.Konserde, besteciler Henriette Renie, Eriks Esenvalds, Raimund Tiguls, Eric Whitacre, Bodvar Moe ve Veljo Tormis'in eserlerinden oluşan seçki sunuldu.Programın dikkati çeken bölümlerinden biri Esenvalds'un Stars adlı eseri oldu. Eserde cam bardak rezonansları kullanılarak, kuzey ışıklarını çağrıştıran sahne ve ışık tasarımı, konserin görsel anlatımına katkı sundu.Veljo Tormis'in Kalevala geleneğinden beslenen Curse Upon Iron (Demire Lanet) adlı eseri ise Devlet Çoksesli Korosu tarafından Türkçe çevirisiyle seslendirildi. İnsanlığın savaş ve şiddetle ilişkisini sorgulayan eser, konserin öne çıkan bölümleri arasında yer aldı.Eric Whitacre'ın Cloudburst adlı eseri de insan sesi, alkış ve beden ritimleriyle yağmur fırtınasının atmosferini sahneye taşıdı. İsveç halk ezgisi Trilo ise Bodvar Moe düzenlemesiyle yorumlandı.Doğa ile insan arasındaki ilişkiyi farklı yönleriyle ele alan konser, arkaik seslerden çağdaş koro repertuvarına uzanan geniş bir müzikal yelpaze sundu.Devlet Çoksesli Korosu Şefi Burak Onur Erdem yönetiminde gerçekleştirilen konserde piyanoda Gülce Sevgen, arpta İlayda Sezen, perküsyonda ise Miraç Biçer ve Mehmet Çınar Yılmaz görev aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İngiltere merkezli ilaç şirketi GSK, ABD'li Nuvalent'i 10,6 milyar dolara satın alıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ingiltere-merkezli-ilac-sirketi-gsk-abd-li-nuvalent-i-10-6-milyar-dolara-satin-aliyor/860150/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ingiltere-merkezli-ilac-sirketi-gsk-abd-li-nuvalent-i-10-6-milyar-dolara-satin-aliyor/860150/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:18:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[London, City Of — İngiltere merkezli çok uluslu ilaç şirketi GSK, ABD'li Nuvalent'i 10,6 milyar dolara satın almak üzere anlaşmaya varıldığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[London, City Of Haberleri — İngiltere merkezli çok uluslu ilaç şirketi GSK, ABD'li Nuvalent'i 10,6 milyar dolara satın almak üzere anlaşmaya varıldığını duyurdu.Şirketten yapılan açıklamaya göre, GSK hassas hedeflenmiş onkoloji tedavileri geliştirmeye odaklanan Boston merkezli, klinik aşamadaki biyofarma şirketi Nuvalent'i satın alıyor.Ekonomik değeri 10,6 milyar dolar olarak açıklanan anlaşma, tek işlem kapsamında akciğer kanserine yönelik üç ürünü içeriyor. Satın alınan nakit varlıklar düşüldüğünde GSK'nin toplam yatırımının 9,4 milyar dolar olacağı hesaplanıyor.Söz konusu satın almanın 2027'den itibaren GSK'nin gelir büyümesine katkı sağlaması ve grubun 2031'e kadar 40 milyar sterlinin üzerinde satış hedefini desteklemesi bekleniyor.ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nin bu yıl onay vermesi beklenen satın alma işlemiyle GSK'nin akciğer kanseri tedavisi alanında girişini hızlandırması hedefleniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[London, City Of Haberleri — İngiltere merkezli çok uluslu ilaç şirketi GSK, ABD'li Nuvalent'i 10,6 milyar dolara satın almak üzere anlaşmaya varıldığını duyurdu.Şirketten yapılan açıklamaya göre, GSK hassas hedeflenmiş onkoloji tedavileri geliştirmeye odaklanan Boston merkezli, klinik aşamadaki biyofarma şirketi Nuvalent'i satın alıyor.Ekonomik değeri 10,6 milyar dolar olarak açıklanan anlaşma, tek işlem kapsamında akciğer kanserine yönelik üç ürünü içeriyor. Satın alınan nakit varlıklar düşüldüğünde GSK'nin toplam yatırımının 9,4 milyar dolar olacağı hesaplanıyor.Söz konusu satın almanın 2027'den itibaren GSK'nin gelir büyümesine katkı sağlaması ve grubun 2031'e kadar 40 milyar sterlinin üzerinde satış hedefini desteklemesi bekleniyor.ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nin bu yıl onay vermesi beklenen satın alma işlemiyle GSK'nin akciğer kanseri tedavisi alanında girişini hızlandırması hedefleniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Göktaş, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu Toplantısında konuştu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-goktas-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-koordinasyon-kurulu-toplantisinda-konustu/860149/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-goktas-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-koordinasyon-kurulu-toplantisinda-konustu/860149/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:15:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Şiddetsiz yaşam ve saygı kültürünü temel alan 5. Ulusal Eylem Planı doğrultusunda kurumsal kapasitemizi daha da güçlendiriyoruz. Bu amaç doğrultusunda 'Koruyucu ve Önleyici Hizmetler Daire Başkanlığı'mızı kuruyoruz. Böylece erken müdahale ve önleme mekanizmalarını daha da güçlendireceğiz - Kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstü bir meseledir. Bir insan hakları mücadelesidir. Bu anlamda kadın ile aileyi karşı karşıya getirmeye çalışan söylemleri asla kabul etmediğimizi ve doğru olmadığını bir kez daha açıkça ifade etmek isterim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 5. Ulusal Eylem Planı doğrultusunda Koruyucu ve Önleyici Hizmetler Daire Başkanlığnı kuracaklarını, bu sayede erken müdahale ve önleme mekanizmalarını daha da güçlendireceklerini ifade etti.Bakan Göktaş, Ankara Hakimevi'nde düzenlenen Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu 19. Toplantısında konuştu.Toplantıda, şiddetle mücadelede mevcut çalışmaları değerlendireceklerini, koruyucu ve önleyici hizmetlerin sahada daha etkin uygulanması için atacakları yeni adımları istişare edeceklerini belirten Göktaş, ele alınacak konuların şiddetle mücadelede daha güçlü ve hızlı bir koruma sisteminin inşasına katkı sunacağını söyledi.Alınacak her isabetli kararın, bir hayatı koruyan, bir aileyi ayakta tutan ve bir çocuğun geleceğini değiştiren sonuçlar doğuracağına işaret eden Göktaş, bugün Türkiye'nin, kurduğu hizmet ağı, güçlü kurumları ve sahadaki kararlı çalışmalarıyla öncü bir ülke olduğunun altını çizdi.Bunun temelinde, şiddeti ortaya çıkmadan önlemeye yönelik, ihtiyaç anında hızlı destek sunan ve her süreci yakından takip eden sağlam bir altyapı bulunduğunu dile getiren Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi adalet, sosyal hizmet, sağlık, eğitim, güvenlik, yerel yönetimler ve sivil toplum boyutlarıyla birlikte yürüttüklerini kaydetti.Göktaş, şiddet vakalarında tek bir kurumun çabasının yeterli olmadığını vurgulayarak, şunları ifade etti:Kolluk biriminin hızlı müdahalesi ve adli makamların etkin adımları mücadelenin ilk ve en kritik aşamasını oluşturuyor. Sağlık personeli ile sosyal hizmet çalışanlarının çalışmaları, mağdurun güvenliğini ve ihtiyaç duyduğu desteğe erişimini güçlendiriyor. Yerel yönetimlerin çalışmaları ve sivil toplumun katkıları da aynı hedefte birleştiğinde, kalıcı ve etkili sonuçlar alabiliyoruz. Riski önceden gören, başvuruyu hızla alan, kadını güvenli alana ulaştıran bir sistemle çalışıyoruz. Çocuğu destekleyen, hukuki süreci takip eden ve kadının yeniden hayat kurmasına eşlik eden bir yapıyla hareket ediyoruz. Bugün Türkiye'nin bu alandaki en önemli gücü budur.- Koruyucu ve önleyici hizmet ağımızı 81 ilimizde yaygınlaştırdıkBakan Göktaş, bu güçlü yapının temelinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kadını, aileyi ve sosyal politikaların merkezine taşıyan liderliğinin bulunduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:Şüphesiz ki Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı iradesi, kadına yönelik şiddetle mücadelemize istikamet kazandırdı. Son 24 yılda 'sıfır tolerans' ilkesi doğrultusunda güçlü bir mevzuat ve kurumsal altyapı oluşturduk. 6284 sayılı Kanun başta olmak üzere mevcut hukuki çerçeveyle mağdurların korunmasını güçlendirdik ve yaptırımların etkinliğini artırdık. Israrlı takip fiilini müstakil bir suç olarak düzenledik. Ulusal Eylem Planlarımızla kadına yönelik şiddetle mücadeleyi kesintisiz şekilde yürüttük. Koruyucu ve önleyici hizmet ağımızı 81 ilimizde yaygınlaştırdık. 81 ilimizde 86 ŞÖNİM'lerimizle bu yapının koordinasyonunu merkeze aldık. Kadın konukevlerimiz, şiddet mağduru kadınlar ve beraberindeki çocukları için güvenli bir yaşam alanıdır. ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattımız, ihtiyaç anında ilk temas noktalarımızdan biridir. KADES, acil durumlarda kadının kolluk birimlerine hızla ulaşmasını sağlayan güçlü bir hamledir.Elektronik kelepçe uygulamasının, yüksek riskli vakalarda mağdurun güvenliğini artıran önemli bir tedbir olduğunu belirten Göktaş, gizlilik kararları, kimlik değişikliği, barınma desteği, psikososyal destek, hukuki yönlendirme ve ekonomik güçlenme çalışmalarının ise bu sistemin birbirini tamamlayan parçaları olduğuna işaret etti.Bu güçlü altyapının, kadına yönelik şiddetle mücadelede mağduru koruma altına alan hizmet anlayışının somut karşılığı olduğunu dile getiren Göktaş, Bugün sahip olduğumuz bu birikimi daha ileri bir aşamaya taşıyoruz. Şiddetsiz yaşam ve saygı kültürü temelinde 5. Ulusal Eylem Planı doğrultusunda kurumsal kapasitemizi daha da güçlendiriyoruz. Bu amaç doğrultusunda 'Koruyucu ve Önleyici Hizmetler Daire Başkanlığı'mızı kuruyoruz. Böylece erken müdahale ve önleme mekanizmalarını daha da güçlendireceğiz. diye konuştu.- Toplumsal duyarlılığı artırmayı hedefliyoruzŞÖNİM'lerin koordinasyonunu daha etkin hale getireceklerinin altını çizen Göktaş, Hedefimiz, vatandaşlarımıza daha hızlı ulaşan, ihtisaslaşmış bir sosyal hizmet sistemi inşa etmek. Bu anlayışla şiddetle mücadelede vatandaşımızın güven içinde yaşayacağı bir hizmet ağını yaygınlaştıracağız. dedi.Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadelenin etkinliği için veri, sahadan gelen bilgi ve somut uygulamalara dayalı bir politika anlayışı gerektiğini ifade ederek, bu süreçte politikalarına yön veren temel kaynaklardan birinin de 10 yıllık bir aranın ardından gerçekleştirdikleri Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması olduğunu söyledi.Araştırma sonuçlarına göre 15-59 yaş aralığındaki kadınların hayatlarının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz kalma oranının yüzde 12,8 olduğunu aktaran Göktaş, Araştırmadaki psikolojik, ekonomik ve dijital şiddet, ısrarlı takip gibi yeni risk alanları, mücadele politikalarımızın kapsamını sürekli güncellememiz gerektiğini gösteriyor. Tam da bu noktadan hareketle 5. Ulusal Eylem Planımızı yeni risklere karşı daha güçlü bir mücadele zemini olarak hazırladık. diye konuştu.Göktaş, temel önceliklerinin şiddet ortaya çıkmadan önce riskleri tespit eden ve saygı kültürünü hayatın her alanında güçlendiren bir yaklaşımı hakim kılmak olduğunu vurgulayarak, bu çerçevede şiddetin zeminini oluşturan tutum ve davranış kalıplarını erkenden dönüştürmeyi hedefleyen bir politika çerçevesiyle hareket ettiklerini kaydetti.Kapsayıcı farkındalık ve eğitim çalışmalarını da sürdürdüklerini belirten Göktaş, Şiddet işaretlerinin erken fark edilmesini önemsiyoruz ve 'İşareti Fark Et' yaklaşımıyla toplumsal duyarlılığı artırmayı hedefliyoruz. Bunun için modüler eğitim programları geliştiriyoruz. Medya, dijital platformlar, kültür ve sanat alanlarının dönüştürücü etkisinden yararlanmak için projeler geliştiriyoruz. Bugünkü toplantımızda V. Ulusal Eylem Planımızın sahada güçlü biçimde uygulanması için kurumların sorumluluklarını ve işbirliği alanlarını da ele alacağız. ifadelerini kullandı.- Çalışmalar, tamamlayıcı ve önleyici bir politika aracıdırBakan Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadelede şiddet uygulayan bireylerin davranış örüntülerinin dönüştürülmesinin bu mücadelenin parçası olduğunu, bu nedenle şiddet uygulayanlara yönelik psikososyal müdahale programlarını güçlendirdiklerini bildirdi.Yürüttükleri çalışmaların, şiddet uygulayan bireylerin önemli kısmının çocukluğunda şiddete tanıklık ettiğini gösterdiğini aktaran Göktaş, şunları kaydetti:Öfke kontrolü, empati, sağlıksız iletişim biçimleri ve öğrenilmiş davranış kalıpları gibi durumların öne çıkan temel risk başlıkları olduğunu tespit ettik. Dijitalleşmeyle beraber kontrol, baskı ve takip davranışları daha görünür hale geldi. Bu durum müdahale süreçlerimizi yeni risklere duyarlı biçimde ele almamızı zorunlu kıldı. Bu tespitler doğrultusunda failin risk durumuna göre özelleştirilen müdahaleleri içeren modelimizi en kısa sürede 81 ilimizde uygulamaya koyacağız. Şiddet uygulayanlara yönelik çalışmalar, cezai süreçlerin alternatifi asla değildir. Bu çalışmalar, şiddetin tekrarını önlemeyi hedefleyen tamamlayıcı ve önleyici bir politika aracıdır.Kadına yönelik şiddet sosyal risk haritasını, yüksek riskli haneleri tespit edecek şekilde Türkiye genelinde uygulamaya aldıklarını anımsatan Göktaş, 81 ilimizde 14 bin 841 personelimize eğitim verdik. Eğitimlerini tamamlayan ekiplerimiz yüz yüze görüşmeler yapmaya başladı. Görüşmeler sonucunda ortaya çıkan ihtiyaçlara göre önleyici hizmetlerimizi daha güçlü ve daha etkili hale getiriyoruz. Böylece risk altında olduğunu tespit ettiğimiz vatandaşlarımızı ihtiyaç duydukları hizmetlere hemen yönlendiriyoruz. ifadelerini kullandı.- Kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstüKadına yönelik şiddetin bugün hala küresel ölçekte varlığını sürdüren ciddi bir sorun olduğunun altını çizen Göktaş, Biz bu meseleyi toplumun huzurunu, sosyal dayanışmayı, çalışma hayatını, aile içi ilişkileri ve sağlıklı nesillerin yetişmesini doğrudan etkileyen bir sorun olarak görüyoruz. Her zaman belirttiğimiz gibi kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstü bir meseledir. Bir insan hakları mücadelesidir. Bu anlamda kadın ile aileyi karşı karşıya getirmeye çalışan söylemleri asla kabul etmediğimizi ve doğru olmadığını bir kez daha açıkça ifade etmek isterim. dedi.Göktaş, Aile ve Nüfus 10 Yılı'nın kadınların, çocukların ve ailelerin refahını güçlendirmeyi amaçlayan vizyonlarının adı olduğunu dile getirerek, aynı durumun aile hukuku için de söz konusu olduğunu söyledi.Bu alanda yasal düzenlemeler yapılırken Anayasa'nın, ailenin korunmasına dair temel kurallarının göz ardı edilmemesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti:Dolayısıyla aile hukukunda yapılacak her yasal değişikliğin bu anayasal güvencelerle tam bir uyum içinde şekillenmesi zorunludur. Yoksulluk nafakası başta olmak üzere bu alandaki konular çocuk refahını, ailenin korunmasını, kadın haklarını, toplumu ve nüfus politikalarını doğrudan etkileyen çok boyutlu meselelerdir. Bu nedenle aile hukukunda atılacak her adımın, söz konusu alanların tamamını gözeten bir yaklaşımla ele alınması büyük önem taşımaktadır.- Amacımız tek bir vakayı bile önlemekBakan Göktaş, Meclis tarafından yapılacak yeni düzenlemenin hakkaniyeti esas alan ve toplumsal ihtiyaçları gözeten bir anlayışla hazırlanacağına inandıklarını söyledi.Düzenleme sürecinde bir yandan uygulamada ortaya çıkan problemlerin giderilmesi ve diğer yandan yeni mağduriyetlerin oluşmasının önlenmesinin temel öncelik olması gerektiğini dile getiren Göktaş, Bu düzenlemenin, kadınları koruyan, çocukların üstün yararını esas alan, aileyi ve toplumun adalet duygusunu güçlendiren bir çerçevede ele alınmasını bekliyoruz. ifadelerini kullandı.Kadına yönelik şiddetle mücadelenin, kurumların aynı amaç doğrultusunda, aynı kararlılıkla yürümesiyle mümkün olduğuna işaret eden Göktaş, Alacağımız kararların kadınları ve çocukları koruyan, sahadaki koordinasyonu daha ileri seviyeye taşıyan sonuçlara vesile olacağına inanıyoruz. Başta ilgili bakanlıklarımız olmak üzere bu mücadeleye katkı sunan tüm kurumlarımıza ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Amacımız tek bir vakayı bile önlemek. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 5. Ulusal Eylem Planı doğrultusunda Koruyucu ve Önleyici Hizmetler Daire Başkanlığnı kuracaklarını, bu sayede erken müdahale ve önleme mekanizmalarını daha da güçlendireceklerini ifade etti.Bakan Göktaş, Ankara Hakimevi'nde düzenlenen Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu 19. Toplantısında konuştu.Toplantıda, şiddetle mücadelede mevcut çalışmaları değerlendireceklerini, koruyucu ve önleyici hizmetlerin sahada daha etkin uygulanması için atacakları yeni adımları istişare edeceklerini belirten Göktaş, ele alınacak konuların şiddetle mücadelede daha güçlü ve hızlı bir koruma sisteminin inşasına katkı sunacağını söyledi.Alınacak her isabetli kararın, bir hayatı koruyan, bir aileyi ayakta tutan ve bir çocuğun geleceğini değiştiren sonuçlar doğuracağına işaret eden Göktaş, bugün Türkiye'nin, kurduğu hizmet ağı, güçlü kurumları ve sahadaki kararlı çalışmalarıyla öncü bir ülke olduğunun altını çizdi.Bunun temelinde, şiddeti ortaya çıkmadan önlemeye yönelik, ihtiyaç anında hızlı destek sunan ve her süreci yakından takip eden sağlam bir altyapı bulunduğunu dile getiren Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi adalet, sosyal hizmet, sağlık, eğitim, güvenlik, yerel yönetimler ve sivil toplum boyutlarıyla birlikte yürüttüklerini kaydetti.Göktaş, şiddet vakalarında tek bir kurumun çabasının yeterli olmadığını vurgulayarak, şunları ifade etti:Kolluk biriminin hızlı müdahalesi ve adli makamların etkin adımları mücadelenin ilk ve en kritik aşamasını oluşturuyor. Sağlık personeli ile sosyal hizmet çalışanlarının çalışmaları, mağdurun güvenliğini ve ihtiyaç duyduğu desteğe erişimini güçlendiriyor. Yerel yönetimlerin çalışmaları ve sivil toplumun katkıları da aynı hedefte birleştiğinde, kalıcı ve etkili sonuçlar alabiliyoruz. Riski önceden gören, başvuruyu hızla alan, kadını güvenli alana ulaştıran bir sistemle çalışıyoruz. Çocuğu destekleyen, hukuki süreci takip eden ve kadının yeniden hayat kurmasına eşlik eden bir yapıyla hareket ediyoruz. Bugün Türkiye'nin bu alandaki en önemli gücü budur.- Koruyucu ve önleyici hizmet ağımızı 81 ilimizde yaygınlaştırdıkBakan Göktaş, bu güçlü yapının temelinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kadını, aileyi ve sosyal politikaların merkezine taşıyan liderliğinin bulunduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:Şüphesiz ki Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı iradesi, kadına yönelik şiddetle mücadelemize istikamet kazandırdı. Son 24 yılda 'sıfır tolerans' ilkesi doğrultusunda güçlü bir mevzuat ve kurumsal altyapı oluşturduk. 6284 sayılı Kanun başta olmak üzere mevcut hukuki çerçeveyle mağdurların korunmasını güçlendirdik ve yaptırımların etkinliğini artırdık. Israrlı takip fiilini müstakil bir suç olarak düzenledik. Ulusal Eylem Planlarımızla kadına yönelik şiddetle mücadeleyi kesintisiz şekilde yürüttük. Koruyucu ve önleyici hizmet ağımızı 81 ilimizde yaygınlaştırdık. 81 ilimizde 86 ŞÖNİM'lerimizle bu yapının koordinasyonunu merkeze aldık. Kadın konukevlerimiz, şiddet mağduru kadınlar ve beraberindeki çocukları için güvenli bir yaşam alanıdır. ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattımız, ihtiyaç anında ilk temas noktalarımızdan biridir. KADES, acil durumlarda kadının kolluk birimlerine hızla ulaşmasını sağlayan güçlü bir hamledir.Elektronik kelepçe uygulamasının, yüksek riskli vakalarda mağdurun güvenliğini artıran önemli bir tedbir olduğunu belirten Göktaş, gizlilik kararları, kimlik değişikliği, barınma desteği, psikososyal destek, hukuki yönlendirme ve ekonomik güçlenme çalışmalarının ise bu sistemin birbirini tamamlayan parçaları olduğuna işaret etti.Bu güçlü altyapının, kadına yönelik şiddetle mücadelede mağduru koruma altına alan hizmet anlayışının somut karşılığı olduğunu dile getiren Göktaş, Bugün sahip olduğumuz bu birikimi daha ileri bir aşamaya taşıyoruz. Şiddetsiz yaşam ve saygı kültürü temelinde 5. Ulusal Eylem Planı doğrultusunda kurumsal kapasitemizi daha da güçlendiriyoruz. Bu amaç doğrultusunda 'Koruyucu ve Önleyici Hizmetler Daire Başkanlığı'mızı kuruyoruz. Böylece erken müdahale ve önleme mekanizmalarını daha da güçlendireceğiz. diye konuştu.- Toplumsal duyarlılığı artırmayı hedefliyoruzŞÖNİM'lerin koordinasyonunu daha etkin hale getireceklerinin altını çizen Göktaş, Hedefimiz, vatandaşlarımıza daha hızlı ulaşan, ihtisaslaşmış bir sosyal hizmet sistemi inşa etmek. Bu anlayışla şiddetle mücadelede vatandaşımızın güven içinde yaşayacağı bir hizmet ağını yaygınlaştıracağız. dedi.Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadelenin etkinliği için veri, sahadan gelen bilgi ve somut uygulamalara dayalı bir politika anlayışı gerektiğini ifade ederek, bu süreçte politikalarına yön veren temel kaynaklardan birinin de 10 yıllık bir aranın ardından gerçekleştirdikleri Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması olduğunu söyledi.Araştırma sonuçlarına göre 15-59 yaş aralığındaki kadınların hayatlarının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz kalma oranının yüzde 12,8 olduğunu aktaran Göktaş, Araştırmadaki psikolojik, ekonomik ve dijital şiddet, ısrarlı takip gibi yeni risk alanları, mücadele politikalarımızın kapsamını sürekli güncellememiz gerektiğini gösteriyor. Tam da bu noktadan hareketle 5. Ulusal Eylem Planımızı yeni risklere karşı daha güçlü bir mücadele zemini olarak hazırladık. diye konuştu.Göktaş, temel önceliklerinin şiddet ortaya çıkmadan önce riskleri tespit eden ve saygı kültürünü hayatın her alanında güçlendiren bir yaklaşımı hakim kılmak olduğunu vurgulayarak, bu çerçevede şiddetin zeminini oluşturan tutum ve davranış kalıplarını erkenden dönüştürmeyi hedefleyen bir politika çerçevesiyle hareket ettiklerini kaydetti.Kapsayıcı farkındalık ve eğitim çalışmalarını da sürdürdüklerini belirten Göktaş, Şiddet işaretlerinin erken fark edilmesini önemsiyoruz ve 'İşareti Fark Et' yaklaşımıyla toplumsal duyarlılığı artırmayı hedefliyoruz. Bunun için modüler eğitim programları geliştiriyoruz. Medya, dijital platformlar, kültür ve sanat alanlarının dönüştürücü etkisinden yararlanmak için projeler geliştiriyoruz. Bugünkü toplantımızda V. Ulusal Eylem Planımızın sahada güçlü biçimde uygulanması için kurumların sorumluluklarını ve işbirliği alanlarını da ele alacağız. ifadelerini kullandı.- Çalışmalar, tamamlayıcı ve önleyici bir politika aracıdırBakan Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadelede şiddet uygulayan bireylerin davranış örüntülerinin dönüştürülmesinin bu mücadelenin parçası olduğunu, bu nedenle şiddet uygulayanlara yönelik psikososyal müdahale programlarını güçlendirdiklerini bildirdi.Yürüttükleri çalışmaların, şiddet uygulayan bireylerin önemli kısmının çocukluğunda şiddete tanıklık ettiğini gösterdiğini aktaran Göktaş, şunları kaydetti:Öfke kontrolü, empati, sağlıksız iletişim biçimleri ve öğrenilmiş davranış kalıpları gibi durumların öne çıkan temel risk başlıkları olduğunu tespit ettik. Dijitalleşmeyle beraber kontrol, baskı ve takip davranışları daha görünür hale geldi. Bu durum müdahale süreçlerimizi yeni risklere duyarlı biçimde ele almamızı zorunlu kıldı. Bu tespitler doğrultusunda failin risk durumuna göre özelleştirilen müdahaleleri içeren modelimizi en kısa sürede 81 ilimizde uygulamaya koyacağız. Şiddet uygulayanlara yönelik çalışmalar, cezai süreçlerin alternatifi asla değildir. Bu çalışmalar, şiddetin tekrarını önlemeyi hedefleyen tamamlayıcı ve önleyici bir politika aracıdır.Kadına yönelik şiddet sosyal risk haritasını, yüksek riskli haneleri tespit edecek şekilde Türkiye genelinde uygulamaya aldıklarını anımsatan Göktaş, 81 ilimizde 14 bin 841 personelimize eğitim verdik. Eğitimlerini tamamlayan ekiplerimiz yüz yüze görüşmeler yapmaya başladı. Görüşmeler sonucunda ortaya çıkan ihtiyaçlara göre önleyici hizmetlerimizi daha güçlü ve daha etkili hale getiriyoruz. Böylece risk altında olduğunu tespit ettiğimiz vatandaşlarımızı ihtiyaç duydukları hizmetlere hemen yönlendiriyoruz. ifadelerini kullandı.- Kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstüKadına yönelik şiddetin bugün hala küresel ölçekte varlığını sürdüren ciddi bir sorun olduğunun altını çizen Göktaş, Biz bu meseleyi toplumun huzurunu, sosyal dayanışmayı, çalışma hayatını, aile içi ilişkileri ve sağlıklı nesillerin yetişmesini doğrudan etkileyen bir sorun olarak görüyoruz. Her zaman belirttiğimiz gibi kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstü bir meseledir. Bir insan hakları mücadelesidir. Bu anlamda kadın ile aileyi karşı karşıya getirmeye çalışan söylemleri asla kabul etmediğimizi ve doğru olmadığını bir kez daha açıkça ifade etmek isterim. dedi.Göktaş, Aile ve Nüfus 10 Yılı'nın kadınların, çocukların ve ailelerin refahını güçlendirmeyi amaçlayan vizyonlarının adı olduğunu dile getirerek, aynı durumun aile hukuku için de söz konusu olduğunu söyledi.Bu alanda yasal düzenlemeler yapılırken Anayasa'nın, ailenin korunmasına dair temel kurallarının göz ardı edilmemesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti:Dolayısıyla aile hukukunda yapılacak her yasal değişikliğin bu anayasal güvencelerle tam bir uyum içinde şekillenmesi zorunludur. Yoksulluk nafakası başta olmak üzere bu alandaki konular çocuk refahını, ailenin korunmasını, kadın haklarını, toplumu ve nüfus politikalarını doğrudan etkileyen çok boyutlu meselelerdir. Bu nedenle aile hukukunda atılacak her adımın, söz konusu alanların tamamını gözeten bir yaklaşımla ele alınması büyük önem taşımaktadır.- Amacımız tek bir vakayı bile önlemekBakan Göktaş, Meclis tarafından yapılacak yeni düzenlemenin hakkaniyeti esas alan ve toplumsal ihtiyaçları gözeten bir anlayışla hazırlanacağına inandıklarını söyledi.Düzenleme sürecinde bir yandan uygulamada ortaya çıkan problemlerin giderilmesi ve diğer yandan yeni mağduriyetlerin oluşmasının önlenmesinin temel öncelik olması gerektiğini dile getiren Göktaş, Bu düzenlemenin, kadınları koruyan, çocukların üstün yararını esas alan, aileyi ve toplumun adalet duygusunu güçlendiren bir çerçevede ele alınmasını bekliyoruz. ifadelerini kullandı.Kadına yönelik şiddetle mücadelenin, kurumların aynı amaç doğrultusunda, aynı kararlılıkla yürümesiyle mümkün olduğuna işaret eden Göktaş, Alacağımız kararların kadınları ve çocukları koruyan, sahadaki koordinasyonu daha ileri seviyeye taşıyan sonuçlara vesile olacağına inanıyoruz. Başta ilgili bakanlıklarımız olmak üzere bu mücadeleye katkı sunan tüm kurumlarımıza ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Amacımız tek bir vakayı bile önlemek. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/bakan-goktas-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-koordinasyon-kurulu-toplantisinda-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD'ye girişi reddedilen Somalili hakem Artan, Dünya Kupası'nda görev alamayacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-ye-girisi-reddedilen-somalili-hakem-artan-dunya-kupasi-nda-gorev-alamayacak/860148/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-ye-girisi-reddedilen-somalili-hakem-artan-dunya-kupasi-nda-gorev-alamayacak/860148/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:15:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği: - FIFA, vize değerlendirmeleri de dahil olmak üzere ev sahibi ülkenin göçmenlik süreçlerine dahil değildir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), ABD'ye girişi reddedilen Somalili hakem Omar Abdulkadir Artan'ın 2026 FIFA Dünya Kupası'nda görev alamayacağını duyurdu.FIFA yaptığı açıklamada, 34 yaşındaki Somalili hakemin durumunun değiştirilemeyeceğini belirterek FIFA, vize değerlendirmeleri de dahil olmak üzere ev sahibi ülkenin göçmenlik süreçlerine dahil değildir ve yetkililer tarafından Sayın Artan'ın durumunun şu anda değiştirilmeyeceği konusunda bilgilendirilmiştir. ifadelerini kullandı.Turnuvaya ev sahibi olan ülkelerin, vize verilmesi konusunda tek yetkili merci olduğunu aktaran FIFA, Önceki FIFA organizasyonlarına paralel olarak, ev sahibi hükümet nihayetinde kimin vize alacağına ve kimin ülkeye kabul edileceğine karar verir. dedi.Somalili futbol hakemi Artan, Miami Uluslararası Havalimanı'nda durdurulmasının ardından ABD'ye girişine izin verilmemiş ve dün İstanbul'a geri gönderilmişti.Afrika Futbol Konfederasyonu tarafından 2025'te yılın hakemi seçilen deneyimli isim, aynı zamanda Dünya Kupası tarihinde görev yapacak ilk Somalili hakem olmaya hazırlanıyordu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), ABD'ye girişi reddedilen Somalili hakem Omar Abdulkadir Artan'ın 2026 FIFA Dünya Kupası'nda görev alamayacağını duyurdu.FIFA yaptığı açıklamada, 34 yaşındaki Somalili hakemin durumunun değiştirilemeyeceğini belirterek FIFA, vize değerlendirmeleri de dahil olmak üzere ev sahibi ülkenin göçmenlik süreçlerine dahil değildir ve yetkililer tarafından Sayın Artan'ın durumunun şu anda değiştirilmeyeceği konusunda bilgilendirilmiştir. ifadelerini kullandı.Turnuvaya ev sahibi olan ülkelerin, vize verilmesi konusunda tek yetkili merci olduğunu aktaran FIFA, Önceki FIFA organizasyonlarına paralel olarak, ev sahibi hükümet nihayetinde kimin vize alacağına ve kimin ülkeye kabul edileceğine karar verir. dedi.Somalili futbol hakemi Artan, Miami Uluslararası Havalimanı'nda durdurulmasının ardından ABD'ye girişine izin verilmemiş ve dün İstanbul'a geri gönderilmişti.Afrika Futbol Konfederasyonu tarafından 2025'te yılın hakemi seçilen deneyimli isim, aynı zamanda Dünya Kupası tarihinde görev yapacak ilk Somalili hakem olmaya hazırlanıyordu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/abd-ye-girisi-reddedilen-somalili-hakem-artan-dunya-kupasi-nda-gorev-alamayacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Almanya 2023'ten bu yana ilk kez elektrikte net ihracatçı konumuna yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/almanya-2023-ten-bu-yana-ilk-kez-elektrikte-net-ihracatci-konumuna-yukseldi/860147/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/almanya-2023-ten-bu-yana-ilk-kez-elektrikte-net-ihracatci-konumuna-yukseldi/860147/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:15:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Berlin — Ülkede elektrik ihracatı yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 20,4 artışla 19,5 milyar kilovatsaate çıktı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Berlin Haberleri — Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya, bu yıl elektrik ticaretinde 2023'ün son çeyreğinden bu yana ilk kez net ihracatçı konumuna geri döndü.Almanya Federal İstatistik Ofisinin (Destatis) verilerine göre, elektrik ithalatı bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 15,5 geriledi. Ülkede bu dönemde 16,4 milyar kilovatsaat elektrik ithalatı yapıldı. Geçen yılın ilk çeyreğinde bu rakam 19,4 milyar kilovatsaat seviyesindeydi. Buna karşılık, Almanya'nın elektrik ihracatı bu dönemde dikkate değer bir artış sergiledi. Yıllık bazda yüzde 20,4 yükselen elektrik ihracatı, bu yılın ilk çeyreğinde 19,5 milyar kilovatsaate ulaştı. Almanya, 2025'in ilk çeyreğinde ise 16,2 milyar kilovatsaat elektrik ihracatı yapmıştı.Bu veriler doğrultusunda Almanya, bu yılın ilk çeyreğinde 3,1 milyar kilovatsaatlik ihracat fazlası elde ederek 2023'ün son çeyreğinden bu yana ilk kez bir çeyreğin tamamını net elektrik ihracatçısı olarak tamamladı.- Yenilenebilir enerjinin payı yüzde 50'yi aştıYılın ilk çeyreğinde, ülkenin toplam elektrik üretimi ise 126,6 milyar kilovatsaate ulaştı. Böylece, yüzde 53,3'le Almanya'da üretilen toplam elektriğin yarıdan fazlası yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edildi.Yenilenebilir kaynaklardan sağlanan elektrik üretimi, yıllık bazda yüzde 13,9 artarak 67,5 milyar kilovatsaate çıktı.Buna karşın, kömür, petrol ve doğal gaz gibi konvansiyonel enerji kaynaklarından elde edilen elektrik üretimi yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,8 düşüşle 59,1 milyar kilovatsaate geriledi. Böylece konvansiyonel kaynakların toplam üretimdeki payı yüzde 46,7'ye düştü.- Rüzgar enerjisi birincil kaynak olduBu dönemde yenilenebilir enerjideki büyümenin arkasındaki ana itici güç rüzgar enerjisi oldu. Rüzgar enerjisinden elektrik üretimi yüzde 28,8 artışla 42,8 milyar kilovatsaate çıktı. Rüzgar, yaklaşık yüzde 34 payla Almanya'nın birincil enerji kaynağı haline geldi.Geleneksel enerji kaynakları arasında yer alan kömürden elektrik üretimi, yüzde 5,1 azalarak 30,5 milyar kilovatsaate gerilemesine rağmen ülkenin ikinci önemli enerji kaynağı olmaya devam etti.Doğal gazdan elektrik üretimi ise bir önceki yıla göre yüzde 3,2 artış gösterdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Berlin Haberleri — Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya, bu yıl elektrik ticaretinde 2023'ün son çeyreğinden bu yana ilk kez net ihracatçı konumuna geri döndü.Almanya Federal İstatistik Ofisinin (Destatis) verilerine göre, elektrik ithalatı bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 15,5 geriledi. Ülkede bu dönemde 16,4 milyar kilovatsaat elektrik ithalatı yapıldı. Geçen yılın ilk çeyreğinde bu rakam 19,4 milyar kilovatsaat seviyesindeydi. Buna karşılık, Almanya'nın elektrik ihracatı bu dönemde dikkate değer bir artış sergiledi. Yıllık bazda yüzde 20,4 yükselen elektrik ihracatı, bu yılın ilk çeyreğinde 19,5 milyar kilovatsaate ulaştı. Almanya, 2025'in ilk çeyreğinde ise 16,2 milyar kilovatsaat elektrik ihracatı yapmıştı.Bu veriler doğrultusunda Almanya, bu yılın ilk çeyreğinde 3,1 milyar kilovatsaatlik ihracat fazlası elde ederek 2023'ün son çeyreğinden bu yana ilk kez bir çeyreğin tamamını net elektrik ihracatçısı olarak tamamladı.- Yenilenebilir enerjinin payı yüzde 50'yi aştıYılın ilk çeyreğinde, ülkenin toplam elektrik üretimi ise 126,6 milyar kilovatsaate ulaştı. Böylece, yüzde 53,3'le Almanya'da üretilen toplam elektriğin yarıdan fazlası yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edildi.Yenilenebilir kaynaklardan sağlanan elektrik üretimi, yıllık bazda yüzde 13,9 artarak 67,5 milyar kilovatsaate çıktı.Buna karşın, kömür, petrol ve doğal gaz gibi konvansiyonel enerji kaynaklarından elde edilen elektrik üretimi yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,8 düşüşle 59,1 milyar kilovatsaate geriledi. Böylece konvansiyonel kaynakların toplam üretimdeki payı yüzde 46,7'ye düştü.- Rüzgar enerjisi birincil kaynak olduBu dönemde yenilenebilir enerjideki büyümenin arkasındaki ana itici güç rüzgar enerjisi oldu. Rüzgar enerjisinden elektrik üretimi yüzde 28,8 artışla 42,8 milyar kilovatsaate çıktı. Rüzgar, yaklaşık yüzde 34 payla Almanya'nın birincil enerji kaynağı haline geldi.Geleneksel enerji kaynakları arasında yer alan kömürden elektrik üretimi, yüzde 5,1 azalarak 30,5 milyar kilovatsaate gerilemesine rağmen ülkenin ikinci önemli enerji kaynağı olmaya devam etti.Doğal gazdan elektrik üretimi ise bir önceki yıla göre yüzde 3,2 artış gösterdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/almanya-2023-ten-bu-yana-ilk-kez-elektrikte-net-ihracatci-konumuna-yukseldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TBMM önünde CHP'liler arasında arbede yaşandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tbmm-onunde-chp-liler-arasinda-arbede-yasandi/860146/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tbmm-onunde-chp-liler-arasinda-arbede-yasandi/860146/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:15:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tbmm — CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP Grup Başkanı Özgür Özel'i destekleyen partililer arasında Meclis önünde yaşanan arbedeyi polis ayırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tbmm Haberleri — CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP Grup Başkanı Özgür Özel'i destekleyen partililer arasında Meclis önünde yaşanan arbedeyi polis ayırdı.Kılıçdaroğlu ile Özel'i destekleyen partililer, CHP Grup Toplantısı öncesinde sabahın erken saatlerinde Meclis'e geldi. Meclis'in Dikmen ve Çankaya kapılarının önünde gruplar arasında zaman zaman gerginlik yaşandı. Dikmen Kapısı önünde slogan atan gruplar arasında yaşanan kısa süreli arbede polisin müdahalesiyle sona erdi.Arbedenin ardından Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nu destekleyen grup, Genel Merkez'de yapılacağı duyurulan toplantıya katılmak üzere Meclis'in önünden ayrıldı.Yaşananların ardından Meclis'in Dikmen Kapısı önünde bekleyen partililere hitap eden Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, sakin olunmasını istedi.CHP Grup Başkanvekili Murat Emir'in, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüşmeye devam ettiğini aktaran Başarır, Türkiye'nin her yerinden gelen partililerin salona alınmasına yönelik isteklerini ilettiklerini kaydetti.Partililerin grup salonuna alınması için her şeyi yapacaklarını dile getiren Başarır, partililerden güvenlik görevlilerine yardım etmelerini istedi.CHP Grup Başkanvekili Başarır, CHP'nin grup toplantısı halka ve millete açıktır. Sayın Özgür Özel, saat 13.30'da konuşmasını yapacak. Halkın umudu, milletin Genel Başkanı Özgür Özel'i hep beraber izleyeceğiz. diye konuştu.Öte yandan yaşananlar öncesi polis ekiplerince kapı önünde bekleyenlere TBMM Başkanlığının CHP'nin grup toplantısına ziyaretçi alınmayacağına yönelik duyurusu okundu, dağılmaları çağrısında bulunuldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tbmm Haberleri — CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP Grup Başkanı Özgür Özel'i destekleyen partililer arasında Meclis önünde yaşanan arbedeyi polis ayırdı.Kılıçdaroğlu ile Özel'i destekleyen partililer, CHP Grup Toplantısı öncesinde sabahın erken saatlerinde Meclis'e geldi. Meclis'in Dikmen ve Çankaya kapılarının önünde gruplar arasında zaman zaman gerginlik yaşandı. Dikmen Kapısı önünde slogan atan gruplar arasında yaşanan kısa süreli arbede polisin müdahalesiyle sona erdi.Arbedenin ardından Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nu destekleyen grup, Genel Merkez'de yapılacağı duyurulan toplantıya katılmak üzere Meclis'in önünden ayrıldı.Yaşananların ardından Meclis'in Dikmen Kapısı önünde bekleyen partililere hitap eden Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, sakin olunmasını istedi.CHP Grup Başkanvekili Murat Emir'in, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüşmeye devam ettiğini aktaran Başarır, Türkiye'nin her yerinden gelen partililerin salona alınmasına yönelik isteklerini ilettiklerini kaydetti.Partililerin grup salonuna alınması için her şeyi yapacaklarını dile getiren Başarır, partililerden güvenlik görevlilerine yardım etmelerini istedi.CHP Grup Başkanvekili Başarır, CHP'nin grup toplantısı halka ve millete açıktır. Sayın Özgür Özel, saat 13.30'da konuşmasını yapacak. Halkın umudu, milletin Genel Başkanı Özgür Özel'i hep beraber izleyeceğiz. diye konuştu.Öte yandan yaşananlar öncesi polis ekiplerince kapı önünde bekleyenlere TBMM Başkanlığının CHP'nin grup toplantısına ziyaretçi alınmayacağına yönelik duyurusu okundu, dağılmaları çağrısında bulunuldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/tbmm-onunde-chp-liler-arasinda-arbede-yasandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
