<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Gemerek Devlet Hastanesine yeni ambulans tahsis edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gemerek-devlet-hastanesine-yeni-ambulans-tahsis-edildi/911901/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gemerek-devlet-hastanesine-yeni-ambulans-tahsis-edildi/911901/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:56:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas / Gemerek Devlet Hastanesine tahsis edilen yeni ambulans hizmet vermeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri : Gemerek Devlet Hastanesine tahsis edilen yeni ambulans hizmet vermeye başladı.İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Gemerek Devlet Hastanesine tahsis edilen tam donanımlı ambulansın teslimi için tören düzenlendi.Törene, Gemerek Devlet Hastanesi Başhekimi Doktor Murat Kılıç, Hastane Müdürü Tolunay Üstün, Müdür Yardımcısı Makbule Alıcı ile hastane çalışanları katıldı.Kılıç, ilçede acil servis hizmetine katkı sunacak aracın hayırlı olmasını diledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri : Gemerek Devlet Hastanesine tahsis edilen yeni ambulans hizmet vermeye başladı.İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Gemerek Devlet Hastanesine tahsis edilen tam donanımlı ambulansın teslimi için tören düzenlendi.Törene, Gemerek Devlet Hastanesi Başhekimi Doktor Murat Kılıç, Hastane Müdürü Tolunay Üstün, Müdür Yardımcısı Makbule Alıcı ile hastane çalışanları katıldı.Kılıç, ilçede acil servis hizmetine katkı sunacak aracın hayırlı olmasını diledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/gemerek-devlet-hastanesine-yeni-ambulans-tahsis-edildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hırvatistan'da mısır tarlasına düşen küçük uçağın pilotu öldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hirvatistan-da-misir-tarlasina-dusen-kucuk-ucagin-pilotu-oldu/911898/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hirvatistan-da-misir-tarlasina-dusen-kucuk-ucagin-pilotu-oldu/911898/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:53:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Hırvatistan / Hırvatistan'ın Vinkovci kenti yakınlarındaki bir mısır tarlasına düşen küçük uçağın pilotu hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Hırvatistan Haberleri : Hırvatistan'ın Vinkovci kenti yakınlarındaki bir mısır tarlasına düşen küçük uçağın pilotu hayatını kaybetti.Hırvatistan medyasında yer alan haberlere göre, sabah saatlerinde Vinkovci yakınlarında bulunan Rokovci köyündeki bir mısır tarlasına küçük uçak düştü.Kaza yerine ilk yardım ekipleri sevk edildi, uçağın pilotunun hayatını kaybettiği belirlendi.Emniyet yetkilileri de olay yeri incelemesinin devam ettiğini açıkladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Hırvatistan Haberleri : Hırvatistan'ın Vinkovci kenti yakınlarındaki bir mısır tarlasına düşen küçük uçağın pilotu hayatını kaybetti.Hırvatistan medyasında yer alan haberlere göre, sabah saatlerinde Vinkovci yakınlarında bulunan Rokovci köyündeki bir mısır tarlasına küçük uçak düştü.Kaza yerine ilk yardım ekipleri sevk edildi, uçağın pilotunun hayatını kaybettiği belirlendi.Emniyet yetkilileri de olay yeri incelemesinin devam ettiğini açıkladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bursa Vakıf Eserleri Kitabı tanıtıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bursa-vakif-eserleri-kitabi-tanitildi/911897/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bursa-vakif-eserleri-kitabi-tanitildi/911897/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:53:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bursa / Vakıf Katılım'ın vakıf eserlerini yaşatmak ve geleceğe taşımak amacıyla hayata geçirdiği Vakıf Eserleri Envanter Projesi kapsamında kaleme alınan Bursa Vakıf Eserleri Kitabı tanıtıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bursa Haberleri : Vakıf Katılım'ın vakıf eserlerini yaşatmak ve geleceğe taşımak amacıyla hayata geçirdiği Vakıf Eserleri Envanter Projesi kapsamında kaleme alınan Bursa Vakıf Eserleri Kitabı tanıtıldı.Proje kapsamında Tayyare Kültür Merkezi'nde, 385 vakıf eserinin 34 bin 952 fotoğraf karesiyle belgelendiği çalışma sonucunda hazırlanan Bursa Vakıf Eserleri Kitabının lansmanı yapıldı.Projeden seçilen 320 fotoğraftan oluşan Bir Rüyanın İzinde fotoğraf ve deneyim sergisi de ziyarete açıldı.Vakıf Katılım'ın 2022 yılında Hatay Vakıf Eserleri Kitabıyla başlattığı Vakıf Eserleri Envanter Projesi, ardından Konya Vakıf Eserleri Kitabıyla devam etti. Projenin üçüncü durağı olan Bursa'da ise kent genelindeki 385 vakıf eseri, yürütülen kapsamlı saha çalışmaları sonucunda 34 bin 952 fotoğraf karesiyle kayıt altına alındı.Eserlere ilişkin tarihi bilgiler, mimari özellikler ve görsel kayıtlar Bursa Vakıf Eserleri Kitabında bir araya getirilerek kapsamlı bir kaynak oluşturuldu. Şehrin vakıf mirasını bütüncül bir bakışla ele alan kitapla hem kültürel hafızanın korunmasına katkı sunulması hem de tarih, sanat tarihi, mimarlık ve şehir araştırmaları alanlarında yapılacak çalışmalara kaynak oluşturulması amaçlanıyor.Bursa Valisi Erol Ayyıldız, programda, Bursa'nın Osmanlı medeniyetinin kuruluşuna ve gelişimine tanıklık etmiş ve kaynak olmuş kadim bir şehir olduğunu dile getirdi.Tanıtımı yapılan kitabın Bursa'nın tarihi hafızasını, vakıf kültürünü ve medeniyet mirasını geleceğe taşıyan önemli bir adım olduğunu ifade eden Ayyıldız, şöyle konuştu:Korumak için önce tanımak, yaşatmak için ise kayıt altına almak gerekir. Kayıt altına alınan her eser, geleceğe bırakılan bir emanettir. Bu anlamda fotoğraf ve deneyim sergisinin de özellikle gençlerimizin bu mirası tanımasına ve eserleri yalnızca geçmişin yapıları olarak değil, kendi medeniyetlerinin ve kültürel kimliklerinin canlı şahitleri olarak görmelerine vesile olacağına inanıyoruz.Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben de vakıf eserlerinin yalnızca geçmişten günümüze ulaşan mimari yapılar olmadığını, şehirlerin hafızasını, toplumsal dayanışma anlayışını ve medeniyet tasavvurunu bugüne taşıyan kıymetli tanıklar olduğunu söyledi.Bursa'nın, vakıf kültürünün bir şehrin sosyal ve kültürel dokusunu nasıl şekillendirdiğinin bütün zenginliğiyle gösterildiği müstesna şehirlerden biri olduğuna değinen Akben, şunları kaydetti:Nitekim Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık ile 2014'te UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Bursa, zanaat ve halk sanatları alanındaki köklü birikimiyle de UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na 2021 yılında dahil olmuştur. Bu uluslararası kabuller, Bursa'nın tarihi ve kültürel mirasının evrensel ölçekte taşıdığı değeri ortaya koyuyor. Böylesine kıymetli bir mirasın doğru biçimde belgelenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması da ayrı bir önem taşıyor.Akben, bu doğrultuda Bursa'daki vakıf eserlerini yalnızca tespit etmekle kalmadıklarını, tarihsel bağlamları, mimari nitelikleri ve mevcut durumlarını sistemli biçimde belgelediklerini ifade ederek, şöyle konuştu:Ortaya koyduğumuz Bursa Vakıf Eserleri Kitabı'nın, bu kıymetli mirası kayıt altına almanın ötesinde, gelecekte yapılacak araştırmalara da kaynaklık edecek kalıcı bir eser olduğuna inanıyoruz. Kültürel mirasın geleceğe taşınabilmesi için önce doğru biçimde kayıt altına alınması, ardından görünür ve erişilebilir kılınması gerekiyor. Çalışmamızı, kitapla sınırlamadık. Fotoğraf sergisiyle farklı bir anlatım alanına da taşıdık. Vakıf Katılım olarak kurumsal kimliğimizde taşıdığımız vakıf anlayışının bize yüklediği sorumlulukla, geçmişle gelecek arasında köprü kuran çalışmalara önümüzdeki dönemde de katkı sunmayı sürdüreceğiz. Projenin hayata geçirilmesindeki değerli katkıları dolayısıyla Vakıflar Genel Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.Programa, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken ve protokol üyeleri katıldı.Katılımcılar, program sonunda sergiyi gezerek, fotoğrafları inceledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bursa Haberleri : Vakıf Katılım'ın vakıf eserlerini yaşatmak ve geleceğe taşımak amacıyla hayata geçirdiği Vakıf Eserleri Envanter Projesi kapsamında kaleme alınan Bursa Vakıf Eserleri Kitabı tanıtıldı.Proje kapsamında Tayyare Kültür Merkezi'nde, 385 vakıf eserinin 34 bin 952 fotoğraf karesiyle belgelendiği çalışma sonucunda hazırlanan Bursa Vakıf Eserleri Kitabının lansmanı yapıldı.Projeden seçilen 320 fotoğraftan oluşan Bir Rüyanın İzinde fotoğraf ve deneyim sergisi de ziyarete açıldı.Vakıf Katılım'ın 2022 yılında Hatay Vakıf Eserleri Kitabıyla başlattığı Vakıf Eserleri Envanter Projesi, ardından Konya Vakıf Eserleri Kitabıyla devam etti. Projenin üçüncü durağı olan Bursa'da ise kent genelindeki 385 vakıf eseri, yürütülen kapsamlı saha çalışmaları sonucunda 34 bin 952 fotoğraf karesiyle kayıt altına alındı.Eserlere ilişkin tarihi bilgiler, mimari özellikler ve görsel kayıtlar Bursa Vakıf Eserleri Kitabında bir araya getirilerek kapsamlı bir kaynak oluşturuldu. Şehrin vakıf mirasını bütüncül bir bakışla ele alan kitapla hem kültürel hafızanın korunmasına katkı sunulması hem de tarih, sanat tarihi, mimarlık ve şehir araştırmaları alanlarında yapılacak çalışmalara kaynak oluşturulması amaçlanıyor.Bursa Valisi Erol Ayyıldız, programda, Bursa'nın Osmanlı medeniyetinin kuruluşuna ve gelişimine tanıklık etmiş ve kaynak olmuş kadim bir şehir olduğunu dile getirdi.Tanıtımı yapılan kitabın Bursa'nın tarihi hafızasını, vakıf kültürünü ve medeniyet mirasını geleceğe taşıyan önemli bir adım olduğunu ifade eden Ayyıldız, şöyle konuştu:Korumak için önce tanımak, yaşatmak için ise kayıt altına almak gerekir. Kayıt altına alınan her eser, geleceğe bırakılan bir emanettir. Bu anlamda fotoğraf ve deneyim sergisinin de özellikle gençlerimizin bu mirası tanımasına ve eserleri yalnızca geçmişin yapıları olarak değil, kendi medeniyetlerinin ve kültürel kimliklerinin canlı şahitleri olarak görmelerine vesile olacağına inanıyoruz.Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben de vakıf eserlerinin yalnızca geçmişten günümüze ulaşan mimari yapılar olmadığını, şehirlerin hafızasını, toplumsal dayanışma anlayışını ve medeniyet tasavvurunu bugüne taşıyan kıymetli tanıklar olduğunu söyledi.Bursa'nın, vakıf kültürünün bir şehrin sosyal ve kültürel dokusunu nasıl şekillendirdiğinin bütün zenginliğiyle gösterildiği müstesna şehirlerden biri olduğuna değinen Akben, şunları kaydetti:Nitekim Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık ile 2014'te UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Bursa, zanaat ve halk sanatları alanındaki köklü birikimiyle de UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na 2021 yılında dahil olmuştur. Bu uluslararası kabuller, Bursa'nın tarihi ve kültürel mirasının evrensel ölçekte taşıdığı değeri ortaya koyuyor. Böylesine kıymetli bir mirasın doğru biçimde belgelenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması da ayrı bir önem taşıyor.Akben, bu doğrultuda Bursa'daki vakıf eserlerini yalnızca tespit etmekle kalmadıklarını, tarihsel bağlamları, mimari nitelikleri ve mevcut durumlarını sistemli biçimde belgelediklerini ifade ederek, şöyle konuştu:Ortaya koyduğumuz Bursa Vakıf Eserleri Kitabı'nın, bu kıymetli mirası kayıt altına almanın ötesinde, gelecekte yapılacak araştırmalara da kaynaklık edecek kalıcı bir eser olduğuna inanıyoruz. Kültürel mirasın geleceğe taşınabilmesi için önce doğru biçimde kayıt altına alınması, ardından görünür ve erişilebilir kılınması gerekiyor. Çalışmamızı, kitapla sınırlamadık. Fotoğraf sergisiyle farklı bir anlatım alanına da taşıdık. Vakıf Katılım olarak kurumsal kimliğimizde taşıdığımız vakıf anlayışının bize yüklediği sorumlulukla, geçmişle gelecek arasında köprü kuran çalışmalara önümüzdeki dönemde de katkı sunmayı sürdüreceğiz. Projenin hayata geçirilmesindeki değerli katkıları dolayısıyla Vakıflar Genel Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.Programa, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken ve protokol üyeleri katıldı.Katılımcılar, program sonunda sergiyi gezerek, fotoğrafları inceledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bursa-vakif-eserleri-kitabi-tanitildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sağlıklı Çocuk Festivali'nin ikinci durağı Malatya olacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/saglikli-cocuk-festivali-nin-ikinci-duragi-malatya-olacak/911896/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/saglikli-cocuk-festivali-nin-ikinci-duragi-malatya-olacak/911896/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:48:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Malatya / Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürü Kenan Volkan Demirel: - Gençlerimize 112'yi, UMKE'yi, acil hizmetleri ve aile hekimlerini tanıtacağız. Eğlenirken öğrenmelerini sağlayacağız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Malatya Haberleri : Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürü Kenan Volkan Demirel, Sağlıklı Çocuk Festivali'nin ikincisini Malatya'da düzenleyeceklerini söyledi.Demirel, Battalgazi Devlet Hastanesi'nde yaptığı açıklamada, İl Sağlık Müdürlüğü ile genel bir istişare ve değerlendirme toplantısı yaptıklarını belirtti.Bakanlık olarak oluşturdukları kararlı politikalar ve vizyoner yatırımlar sayesinde Türkiye'nin dünyada örnek gösterilen bir ülke haline geldiğini anlatan Demirel, Vatandaşlarımıza nitelikli, erişilebilir ve güçlü bir temelde yardımcı olmaya çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız, oluşturduğu Türkiye Yüzyılı vizyonunda güçlü toplumların sağlıklı nesillerle oluşturabileceğini vurgulamıştı. Bu doğrultuda Sayın Bakanımızın oluşturduğu koruyan, geliştiren ve üreten sağlık modeliyle de biz bu süreci yakından takip ediyoruz. Amacımız, bu modelde sağlık okuryazarlığını artırmak. diye konuştu.Hafta sonu kentte Sağlıklı Çocuk Festivali düzenleyeceklerini bildiren Demirel, Festivaldeki amacımız, çocuklara, gençlere sağlık okuryazarlığını anlatmak. Festival iki gün sürecek, gençlerimize 112'yi, UMKE'yi, acil hizmetleri ve aile hekimlerini tanıtacağız. Eğlenirken öğrenmelerini sağlayacağız. Festivalimize herkesi davet ediyoruz. dedi.Festivalin ilkini Ankara'da düzenlediklerini hatırlatan Demirel, şunları kaydetti:Festivale başlarken amacımız, gençlerimize bu sağlıklı yaşam modelini anlatmak, onları eğlendirmek. Keyifli bir festival havası geçireceğiz. En sonunda da öğrendikleriyle hepsini sağlık elçisi ilan edeceğiz. Deprem bölgesi olması dolayısıyla Malatya'yı ikinci durak yaptık. İstanbul ve İzmir'de de bu programlarımızı yapacağız.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Malatya Haberleri : Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürü Kenan Volkan Demirel, Sağlıklı Çocuk Festivali'nin ikincisini Malatya'da düzenleyeceklerini söyledi.Demirel, Battalgazi Devlet Hastanesi'nde yaptığı açıklamada, İl Sağlık Müdürlüğü ile genel bir istişare ve değerlendirme toplantısı yaptıklarını belirtti.Bakanlık olarak oluşturdukları kararlı politikalar ve vizyoner yatırımlar sayesinde Türkiye'nin dünyada örnek gösterilen bir ülke haline geldiğini anlatan Demirel, Vatandaşlarımıza nitelikli, erişilebilir ve güçlü bir temelde yardımcı olmaya çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız, oluşturduğu Türkiye Yüzyılı vizyonunda güçlü toplumların sağlıklı nesillerle oluşturabileceğini vurgulamıştı. Bu doğrultuda Sayın Bakanımızın oluşturduğu koruyan, geliştiren ve üreten sağlık modeliyle de biz bu süreci yakından takip ediyoruz. Amacımız, bu modelde sağlık okuryazarlığını artırmak. diye konuştu.Hafta sonu kentte Sağlıklı Çocuk Festivali düzenleyeceklerini bildiren Demirel, Festivaldeki amacımız, çocuklara, gençlere sağlık okuryazarlığını anlatmak. Festival iki gün sürecek, gençlerimize 112'yi, UMKE'yi, acil hizmetleri ve aile hekimlerini tanıtacağız. Eğlenirken öğrenmelerini sağlayacağız. Festivalimize herkesi davet ediyoruz. dedi.Festivalin ilkini Ankara'da düzenlediklerini hatırlatan Demirel, şunları kaydetti:Festivale başlarken amacımız, gençlerimize bu sağlıklı yaşam modelini anlatmak, onları eğlendirmek. Keyifli bir festival havası geçireceğiz. En sonunda da öğrendikleriyle hepsini sağlık elçisi ilan edeceğiz. Deprem bölgesi olması dolayısıyla Malatya'yı ikinci durak yaptık. İstanbul ve İzmir'de de bu programlarımızı yapacağız.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/saglikli-cocuk-festivali-nin-ikinci-duragi-malatya-olacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ATO Başkanı Baran Ankara Raporunu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sundu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ato-baskani-baran-ankara-raporunu-cumhurbaskani-erdogan-a-sundu/911895/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ato-baskani-baran-ankara-raporunu-cumhurbaskani-erdogan-a-sundu/911895/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:48:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Anadolu'nun dünyaya açılan kapısı niteliğindeki Ankara'nın dünya ile bağını güçlendirecek yurt dışına direkt uçuşların artırılması konusuna ilişkin çalışmalarımız hakkında bilgi arz ettik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Ankara iş dünyasının beklenti ve önerileriyle, başkentin ekonomik ve ticari gelişimini hızlandıracak, uluslararası konumunu daha da güçlendirecek konuları arz ettiklerini bildirdi. ATO'dan yapılan yazılı açıklamada, Baran'ın, Ankara ekonomi ve ticaretinin gelişimine ilişkin Ankara Raporunu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunduğu belirtildi.Söz konusu raporda, Ankara iş dünyasının gündemindeki konular yer aldı.Finansmana erişimin zorlaştığı ve finansman maliyetlerinin yükseldiği mevcut koşullarda, işletmelerin nakit sıkıntısı yaşadığı ve ticaretin vadeli satışlarla gerçekleştirildiği aktarılan raporda, ATO üyelerinin, Katma Değer Vergisi (KDV) yükümlülüğünün işletmelerin nakit akışı ve işletme sermayesi üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmelerine yer verildi.Raporda, KDV ödeme süresinin ticari işlemin tahsilat vadesi dikkate alınarak belirlenmesi ve satış bedeli henüz tahsil edilmemiş işlemlerde KDV ödeme yükümlülüğünün 3 veya 6 ay süreyle ertelenmesine imkan sağlayacak bir düzenleme yapılması önerisinde de bulunuldu.Outlet Köyü Projesi&#039;ni dile getirdikAçıklamada, Baran'ın, kabule ilişkin değerlendirmelerine de yer verildi.Baran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Ankara iş dünyasının beklenti ve önerileri ile başkentin ekonomik ve ticari gelişimini hızlandıracak, uluslararası konumunu daha da güçlendirecek konuları arz ettiklerini bildirdi.Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı'ndan (YHT), Esenboğa Havalimanı'na uzanacak olan ve ihale aşaması tamamlanan metro hattının Ankara'nın ticaret, turizm ve yatırım potansiyelini yükselteceğini ve Ankara'nın gelişimine önemli katkılar sağlayacağına işaret eden Baran, şunları kaydetti:Anadolu'nun dünyaya açılan kapısı niteliğindeki Ankara'nın dünya ile bağını güçlendirecek yurt dışına direkt uçuşların artırılması konusuna ilişkin çalışmalarımız hakkında bilgi arz ettik. Başkentimizin ticaret, ihracat ve turizm alanındaki gelişimine dikkati çektiğimiz kabulde, şehrimizde bir serbest bölge kurulması ile Outlet Köyü Projesi'ni de dile getirdik.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Ankara iş dünyasının beklenti ve önerileriyle, başkentin ekonomik ve ticari gelişimini hızlandıracak, uluslararası konumunu daha da güçlendirecek konuları arz ettiklerini bildirdi. ATO'dan yapılan yazılı açıklamada, Baran'ın, Ankara ekonomi ve ticaretinin gelişimine ilişkin Ankara Raporunu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunduğu belirtildi.Söz konusu raporda, Ankara iş dünyasının gündemindeki konular yer aldı.Finansmana erişimin zorlaştığı ve finansman maliyetlerinin yükseldiği mevcut koşullarda, işletmelerin nakit sıkıntısı yaşadığı ve ticaretin vadeli satışlarla gerçekleştirildiği aktarılan raporda, ATO üyelerinin, Katma Değer Vergisi (KDV) yükümlülüğünün işletmelerin nakit akışı ve işletme sermayesi üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmelerine yer verildi.Raporda, KDV ödeme süresinin ticari işlemin tahsilat vadesi dikkate alınarak belirlenmesi ve satış bedeli henüz tahsil edilmemiş işlemlerde KDV ödeme yükümlülüğünün 3 veya 6 ay süreyle ertelenmesine imkan sağlayacak bir düzenleme yapılması önerisinde de bulunuldu.Outlet Köyü Projesi&#039;ni dile getirdikAçıklamada, Baran'ın, kabule ilişkin değerlendirmelerine de yer verildi.Baran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Ankara iş dünyasının beklenti ve önerileri ile başkentin ekonomik ve ticari gelişimini hızlandıracak, uluslararası konumunu daha da güçlendirecek konuları arz ettiklerini bildirdi.Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı'ndan (YHT), Esenboğa Havalimanı'na uzanacak olan ve ihale aşaması tamamlanan metro hattının Ankara'nın ticaret, turizm ve yatırım potansiyelini yükselteceğini ve Ankara'nın gelişimine önemli katkılar sağlayacağına işaret eden Baran, şunları kaydetti:Anadolu'nun dünyaya açılan kapısı niteliğindeki Ankara'nın dünya ile bağını güçlendirecek yurt dışına direkt uçuşların artırılması konusuna ilişkin çalışmalarımız hakkında bilgi arz ettik. Başkentimizin ticaret, ihracat ve turizm alanındaki gelişimine dikkati çektiğimiz kabulde, şehrimizde bir serbest bölge kurulması ile Outlet Köyü Projesi'ni de dile getirdik.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ato-baskani-baran-ankara-raporunu-cumhurbaskani-erdogan-a-sundu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çorum'da boğazından canlı sülük çıkarılan Nurettin Açıkgöz yaşadıklarını anlattı:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/corum-da-bogazindan-canli-suluk-cikarilan-nurettin-acikgoz-yasadiklarini-anlatti/911894/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/corum-da-bogazindan-canli-suluk-cikarilan-nurettin-acikgoz-yasadiklarini-anlatti/911894/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:48:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Çorum / Boğazımda sülük olduğunu öğrenince biraz rahatladım, biraz da orada çoğalırsa, vücuduma yayılırsa diye panik oldum. Biraz da kanama olduğu için gırtlağım delindi, yara oldu diye korktum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Çorum Haberleri : Çorum'da boğazından ameliyatla canlı sülük çıkarılan 59 yaşındaki öğretmen Nurettin Açıkgöz, yaşadıklarını anlattı.Ankara'daki bir okulda öğretmenlik yapan Açıkgöz, Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Muhammet Gömeç ve kulak burun boğaz uzmanı doktor Ömer Gönen'in basın toplantısına telefon bağlantısıyla katıldı.Yaz dönemlerinde Çorum'un Sungurlu ilçesine bağlı Çiçeklikeller köyünde yaşadığını ve arazide çalıştığını belirten Açıkgöz, kan tükürmeye başladığında Sungurlu Devlet Hastanesi'ne başvurduğunu, burada mide ve akciğer muayenesinde olumsuzluk tespit edilmediğini söyledi.Kan tükürmenin yanı sıra solunum sıkıntısı, konuşamama, şiddetli ateş gibi şikayetlerin artarak devam etmesi üzerine Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvurduğunu anlatan Açıkgöz, Tükürdüğümde, kan çıktığında bir süre rahatlıyordum, sonra tekrar nefesim daralıyordu, konuşamıyordum. Yemek yiyemiyordum, üşüyordum. Doktorumuz Ömer Bey çok ilgilendi, kamera ile bakıp sülüğü gördü ve ameliyatla alacağını söyledi. Ben panikledim. Gırtlağımda yara olduğunu tahmin etmiştim. Acil ameliyata aldılar, sülüğü aldılar ve beni hastalıktan kurtardılar. dedi.Talihsiz bir olay yaşadığına işaret eden Açıkgöz, Boğazımda sülük olduğunu öğrenince biraz rahatladım, biraz da orada çoğalırsa, vücuduma yayılırsa diye panik oldum. Biraz da kanama olduğu için gırtlağım delindi, yara oldu diye korktum. ifadelerini kullandı.Açıkgöz, ameliyattan sonra sağlığına kavuştuğunu sözlerine ekledi.Herhangi bir canlının o bölgeye tutunduğunu ilk defa gördümDoktor Ömer Gönen de daha önce bir insanın boğazına sülük yapışması vakasıyla karşılaşmadığını söyledi.Muayenede hastanın ses tellerinin arka kısmında, alt yutak arka duvarına yapışmış vaziyette canlı sülük tespit ettiğini anlatan Gönen, Sülük, salgıladığı enzimlerle kanamaya neden olabilen bir canlı. Hastanın kan tükürme nedeni bu. Ses tellerinin, nefes borusunun hemen girişinde olması nedeniyle sülüğün nefes borusuna kaçması riskiyle hastayı genel anestezi altında ameliyata aldık. Ameliyatta sülüğü tutunduğu yerden çıkardık, kanamayı durdurduk. diye konuştu.Hastanın ertesi gün kan tükürme, boğaz ağrısı ve solunum sıkıntısı şikayetlerinin sona erdiğini dile getiren Gönen, bu nedenle hastanın taburcu edildiğini kaydetti.Hastanın 3 hafta önce köyündeki bir çeşmeden su içtiğini tespit ettiklerini belirten Gönen, sülüğün bu sırada hastanın boğazına yapışmış olabileceğine dikkati çekti.Gönen, Takma dişlerin ya da balık kılçığının bu bölgeye yapıştığını tespit ediyoruz ama herhangi bir canlının o bölgeye tutunduğunu ilk defa gördüm. Bu da benim için ilginç bir deneyim oldu. diye konuştu.Sülüğün tutunduğu yerden kan emdiğini, belli hacme ulaştıktan sonra tutunduğu yerden düşebildiğini vurgulayan Gönen, Hastanın şanslı olduğu kısım şu, sülük tutunduğu yerden henüz kopmamıştı. Kopsaydı doğrudan nefes borusuna düşme ihtimali vardı. Bu durum ölümcül olabilirdi. dedi.Başhekim Gömeç ise vatandaşlara kaynağını bilmedikleri sudan içmemelerini tavsiye etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Çorum Haberleri : Çorum'da boğazından ameliyatla canlı sülük çıkarılan 59 yaşındaki öğretmen Nurettin Açıkgöz, yaşadıklarını anlattı.Ankara'daki bir okulda öğretmenlik yapan Açıkgöz, Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Muhammet Gömeç ve kulak burun boğaz uzmanı doktor Ömer Gönen'in basın toplantısına telefon bağlantısıyla katıldı.Yaz dönemlerinde Çorum'un Sungurlu ilçesine bağlı Çiçeklikeller köyünde yaşadığını ve arazide çalıştığını belirten Açıkgöz, kan tükürmeye başladığında Sungurlu Devlet Hastanesi'ne başvurduğunu, burada mide ve akciğer muayenesinde olumsuzluk tespit edilmediğini söyledi.Kan tükürmenin yanı sıra solunum sıkıntısı, konuşamama, şiddetli ateş gibi şikayetlerin artarak devam etmesi üzerine Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvurduğunu anlatan Açıkgöz, Tükürdüğümde, kan çıktığında bir süre rahatlıyordum, sonra tekrar nefesim daralıyordu, konuşamıyordum. Yemek yiyemiyordum, üşüyordum. Doktorumuz Ömer Bey çok ilgilendi, kamera ile bakıp sülüğü gördü ve ameliyatla alacağını söyledi. Ben panikledim. Gırtlağımda yara olduğunu tahmin etmiştim. Acil ameliyata aldılar, sülüğü aldılar ve beni hastalıktan kurtardılar. dedi.Talihsiz bir olay yaşadığına işaret eden Açıkgöz, Boğazımda sülük olduğunu öğrenince biraz rahatladım, biraz da orada çoğalırsa, vücuduma yayılırsa diye panik oldum. Biraz da kanama olduğu için gırtlağım delindi, yara oldu diye korktum. ifadelerini kullandı.Açıkgöz, ameliyattan sonra sağlığına kavuştuğunu sözlerine ekledi.Herhangi bir canlının o bölgeye tutunduğunu ilk defa gördümDoktor Ömer Gönen de daha önce bir insanın boğazına sülük yapışması vakasıyla karşılaşmadığını söyledi.Muayenede hastanın ses tellerinin arka kısmında, alt yutak arka duvarına yapışmış vaziyette canlı sülük tespit ettiğini anlatan Gönen, Sülük, salgıladığı enzimlerle kanamaya neden olabilen bir canlı. Hastanın kan tükürme nedeni bu. Ses tellerinin, nefes borusunun hemen girişinde olması nedeniyle sülüğün nefes borusuna kaçması riskiyle hastayı genel anestezi altında ameliyata aldık. Ameliyatta sülüğü tutunduğu yerden çıkardık, kanamayı durdurduk. diye konuştu.Hastanın ertesi gün kan tükürme, boğaz ağrısı ve solunum sıkıntısı şikayetlerinin sona erdiğini dile getiren Gönen, bu nedenle hastanın taburcu edildiğini kaydetti.Hastanın 3 hafta önce köyündeki bir çeşmeden su içtiğini tespit ettiklerini belirten Gönen, sülüğün bu sırada hastanın boğazına yapışmış olabileceğine dikkati çekti.Gönen, Takma dişlerin ya da balık kılçığının bu bölgeye yapıştığını tespit ediyoruz ama herhangi bir canlının o bölgeye tutunduğunu ilk defa gördüm. Bu da benim için ilginç bir deneyim oldu. diye konuştu.Sülüğün tutunduğu yerden kan emdiğini, belli hacme ulaştıktan sonra tutunduğu yerden düşebildiğini vurgulayan Gönen, Hastanın şanslı olduğu kısım şu, sülük tutunduğu yerden henüz kopmamıştı. Kopsaydı doğrudan nefes borusuna düşme ihtimali vardı. Bu durum ölümcül olabilirdi. dedi.Başhekim Gömeç ise vatandaşlara kaynağını bilmedikleri sudan içmemelerini tavsiye etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/corum-da-bogazindan-canli-suluk-cikarilan-nurettin-acikgoz-yasadiklarini-anlatti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bolivya'da yeni bir benekli yaban kedisi türü keşfedildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bolivya-da-yeni-bir-benekli-yaban-kedisi-turu-kesfedildi/911892/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bolivya-da-yeni-bir-benekli-yaban-kedisi-turu-kesfedildi/911892/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:43:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Güney Amerika ülkesi Bolivya'nın ormanlarında yaşayan ve daha önce bilinen türlerle karıştırılan küçük benekli yaban kedisinin, DNA analizleri sonucunda yeni bir tür olduğu tespit edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Güney Amerika ülkesi Bolivya'nın ormanlarında yaşayan ve daha önce bilinen türlerle karıştırılan küçük benekli yaban kedisinin, DNA analizleri sonucunda yeni bir tür olduğu tespit edildi.BBC'nin haberine göre, Bolivya'nın başkenti La Paz yakınlarındaki dağlık Yungas bölgesi sakinleri tarafından ormanda yavruyken bulunan kedinin, büyüme sürecindeki davranışları üzerine inceleme başlatıldı.Başkent La Paz'da bulunan San Andrés Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen DNA çalışmaları, benekli yaban kedisinin yeni bir tür olduğunu ortaya koydu. Yerel halkın kullandığı isimden esinlenilerek Leopardus tilcayo (Tilcaya kedisi) adı verilen yeni tür, yaklaşık 45 santimetre gövde uzunluğuyla ortalama bir evcil kedi boyutunda.Yuvarlak kulakları ve benekli kürkü ise onu bölgedeki diğer küçük kedi türlerinden ayırt eden fiziksel özellikleri arasında gösteriliyor.Bolivya'daki bir koruma barınağında yaşayan yaklaşık 10 yaşındaki kedinin, bulunmasından önce nehir ve yoğun ormanlık alanlarda uzun süre gizlendiği belirtiliyor.Araştırmacılar, bu keşfin ormansızlaşma, yaşam alanı kaybı ve yasa dışı avlanma tehdidi altındaki yaban kedilerinin korunmasına dikkati çektiğini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Güney Amerika ülkesi Bolivya'nın ormanlarında yaşayan ve daha önce bilinen türlerle karıştırılan küçük benekli yaban kedisinin, DNA analizleri sonucunda yeni bir tür olduğu tespit edildi.BBC'nin haberine göre, Bolivya'nın başkenti La Paz yakınlarındaki dağlık Yungas bölgesi sakinleri tarafından ormanda yavruyken bulunan kedinin, büyüme sürecindeki davranışları üzerine inceleme başlatıldı.Başkent La Paz'da bulunan San Andrés Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen DNA çalışmaları, benekli yaban kedisinin yeni bir tür olduğunu ortaya koydu. Yerel halkın kullandığı isimden esinlenilerek Leopardus tilcayo (Tilcaya kedisi) adı verilen yeni tür, yaklaşık 45 santimetre gövde uzunluğuyla ortalama bir evcil kedi boyutunda.Yuvarlak kulakları ve benekli kürkü ise onu bölgedeki diğer küçük kedi türlerinden ayırt eden fiziksel özellikleri arasında gösteriliyor.Bolivya'daki bir koruma barınağında yaşayan yaklaşık 10 yaşındaki kedinin, bulunmasından önce nehir ve yoğun ormanlık alanlarda uzun süre gizlendiği belirtiliyor.Araştırmacılar, bu keşfin ormansızlaşma, yaşam alanı kaybı ve yasa dışı avlanma tehdidi altındaki yaban kedilerinin korunmasına dikkati çektiğini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hatay'da ormanlık alanda çıkan yangın kontrol altına alındı (GÜNCELLEME)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hatay-da-ormanlik-alanda-cikan-yangin-kontrol-altina-alindi-guncelleme/911889/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hatay-da-ormanlik-alanda-cikan-yangin-kontrol-altina-alindi-guncelleme/911889/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:43:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Hatay / Hatay'ın Dörtyol ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın ekiplerin havadan ve karadan müdahalesiyle kontrol altına alındı.Karakese Mahallesi Gürleyik mevkisindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.İhbar üzerine bölgeye 2 söndür…. YANGININ KONTROL ALTINA ALINMASI EKLENDİ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Hatay Haberleri : Hatay'ın Dörtyol ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın ekiplerin havadan ve karadan müdahalesiyle kontrol altına alındı.Karakese Mahallesi Gürleyik mevkisindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.İhbar üzerine bölgeye 2 söndürme helikopteri, 8 arazöz, 75 orman işçisi, 6 teknik personel ve itfaiye ekipleri sevk edildi.Ekiplerin havadan ve karadan müdahalesiyle yangın kontrol altına alındı.Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Hatay Haberleri : Hatay'ın Dörtyol ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın ekiplerin havadan ve karadan müdahalesiyle kontrol altına alındı.Karakese Mahallesi Gürleyik mevkisindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.İhbar üzerine bölgeye 2 söndürme helikopteri, 8 arazöz, 75 orman işçisi, 6 teknik personel ve itfaiye ekipleri sevk edildi.Ekiplerin havadan ve karadan müdahalesiyle yangın kontrol altına alındı.Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/hatay-da-ormanlik-alanda-cikan-yangin-kontrol-altina-alindi-guncelleme.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>KÜMAŞ manyezit ürünlerini 60'tan fazla ülkeye ihraç ediyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kumas-manyezit-urunlerini-60-tan-fazla-ulkeye-ihrac-ediyor/911888/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kumas-manyezit-urunlerini-60-tan-fazla-ulkeye-ihrac-ediyor/911888/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:33:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / KÜMAŞ Genel Müdürü Atilla Adem Aydın: - En büyük gücümüz, sahip olduğumuz doğal kaynağı entegre üretim altyapımız sayesinde yüksek katma değerli ürünlere dönüştürebilmemiz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : KÜMAŞ Genel Müdürü Atilla Adem Aydın, rezerv güçlerini AR-GE, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı üretim modeliyle birleştirerek, küresel pazarlarda rekabet gücüne dönüştürdüklerini belirtti.Şirketten yapılan açıklamaya göre, dünya kripto kristalin manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20'sine sahip OYAK şirketlerinden KÜMAŞ, yüksek katma değerli ürünlerini 60'tan fazla ülkeye ihraç ediyor.Demir çelikten çimentoya, camdan refrakter sanayisine kadar pek çok temel sektörün üretim süreçlerinde yer alan manyezit, şirketin müşteri odaklı üretim ve sürdürülebilirlik modeliyle işleniyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Aydın, rezerv güçlerini AR-GE, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı üretim modeliyle birleştirdiklerini ve doğal kaynak avantajlarını küresel pazarlarda rekabet gücüne dönüştürdüklerini belirtti.AR-GE'yi üretim süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline getirdiklerini, böylece yalnızca yeni ürünler geliştirmekle kalmayıp üretim süreçlerini de sürekli iyileştirdiklerini aktaran Aydın, şunları kaydetti:KÜMAŞ Manyezit Sanayi, üretim modelini madencilikten nihai ürüne kadar uzanan entegre yapısı üzerinde inşa ediyor. Bu yapı şirkete kalite, maliyet yönetimi ve tedarik güvenliği açısından rekabette önemli bir avantaj sağlıyor. KÜMAŞ'ın dünya kripto kristalin manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20'sine sahip olması, sadece şirket için değil, Türkiye için de stratejik bir avantaj. Manyezit demir çelik, çimento ve cam gibi temel sanayi sektörlerinin kritik ham maddelerinden biri. Bu rezerv gücü, ülkemizin küresel rekabetçiliğini artırırken, kritik ham maddelerde dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyor. En büyük gücümüz, sahip olduğumuz doğal kaynağı entegre üretim altyapımız sayesinde yüksek katma değerli ürünlere dönüştürebilmemiz.Aydın, ocaklarından çıkardıkları cevheri sinter, kalsine ve fused manyezit ile refrakter ürünlere dönüştürdüklerini, üretim süreçlerini tek çatı altında yönetmeleri sayesinde kalite, verimlilik ve tedarik güvenliği açısından önemli avantajlar elde ettiklerini aktardı.Şirketin üretim kapasitesiyle yurt içi ihtiyacı karşıladığını, refrakter ve magnezyum oksit (MgO) bazlı ürünleriyle de ithal ikameye katkı verdiğini belirten Aydın, ihracatla Türkiye'ye önemli ölçüde katma değer ve döviz girdisi sağladıklarını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:KÜMAŞ manyezit rezerv gücü, entegre üretim modeli, yüksek katma değeri üretimi ve ihracattaki güçlü duruşuyla Türkiye'yi en iyi şekilde temsil ediyor. Dünyanın önde gelen çelik ve çimento üreticileri arasında yer alan Türkiye, şirketimize güçlü bir iç pazar, ürün geliştirme ve saha doğrulama imkanı sunuyor. Ülkemiz zaten bizim için önemli bir referans. Bu sayede ürünlerimizi müşteri ihtiyaçlarına göre sürekli geliştiriyor ve rekabet gücümüzü artırıyoruz.- Çin, Hindistan ve Avrupa merkezli üreticilerle rekabet ediyoruzAydın, küresel pazarda Çin, Hindistan ve Avrupa merkezli üreticilerle rekabet ettiklerine değinerek, söz konusu rekabette KÜMAŞ'ı öne çıkaran önemli unsurların kripto kristalin manyezit rezervleri, dikey entegre üretim yapısı, AR-GE, mühendislik kabiliyeti ve sürdürülebilirlik olduğunu ifade etti.Çevresel Ürün Beyanı (EPD), karbon ayak izi yönetimi ve sürdürülebilirlik raporlaması gibi alanları rekabet avantajı olarak değerlendirdiklerini aktaran Aydın, şu değerlendirmelerde bulundu:EPD, Küresel Raporlama Girişimi ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarına uyumlu sürdürülebilirlik raporlaması çalışmaları yapıyoruz. Enerji tüketimini azaltmaya yönelik uygulamalar ve dijitalleşme yatırımlarıyla üretim verimliliğimizi sürekli artırıyoruz. ISO 14064 ve ISO 14067 standartlarıyla karbon ayak izimizi ölçüyor, düşük karbonlu üretim teknolojileri ve alternatif ham maddeler üzerinde çalışıyoruz. Net sıfır emisyon hedefimizi yenilikçi ürünler ve teknolojilerle geliştirirken, sürdürülebilirliği hem sorumluluk hem de şirketimizin uzun vadeli rekabet gücünü destekleyen stratejik bir unsur olarak görüyoruz. Sıfır atık, su yönetimi ve kaynak verimliliğine yönelik uygulamalarla çevresel performansımızı geliştiriyoruz. Madencilik faaliyetlerimizi de sorumluluk anlayışıyla yürütüyoruz. Çalışma alanlarımızda rehabilitasyon çalışmaları, biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliğini destekleyen uygulamalara öncelik veriyoruz.Aydın, 60'tan fazla ülkeye ihracat yapmalarının KÜMAŞ'ın uluslararası pazarlarda referans ve güvenilir bir çözüm ortağı olduğunun göstergesi olduğuna dikkati çekerek, Avrupa Birliği regülasyonları ve sürdürülebilirlik standartlarının şirketin temel uygulamaları arasında yer aldığını kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : KÜMAŞ Genel Müdürü Atilla Adem Aydın, rezerv güçlerini AR-GE, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı üretim modeliyle birleştirerek, küresel pazarlarda rekabet gücüne dönüştürdüklerini belirtti.Şirketten yapılan açıklamaya göre, dünya kripto kristalin manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20'sine sahip OYAK şirketlerinden KÜMAŞ, yüksek katma değerli ürünlerini 60'tan fazla ülkeye ihraç ediyor.Demir çelikten çimentoya, camdan refrakter sanayisine kadar pek çok temel sektörün üretim süreçlerinde yer alan manyezit, şirketin müşteri odaklı üretim ve sürdürülebilirlik modeliyle işleniyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Aydın, rezerv güçlerini AR-GE, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı üretim modeliyle birleştirdiklerini ve doğal kaynak avantajlarını küresel pazarlarda rekabet gücüne dönüştürdüklerini belirtti.AR-GE'yi üretim süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline getirdiklerini, böylece yalnızca yeni ürünler geliştirmekle kalmayıp üretim süreçlerini de sürekli iyileştirdiklerini aktaran Aydın, şunları kaydetti:KÜMAŞ Manyezit Sanayi, üretim modelini madencilikten nihai ürüne kadar uzanan entegre yapısı üzerinde inşa ediyor. Bu yapı şirkete kalite, maliyet yönetimi ve tedarik güvenliği açısından rekabette önemli bir avantaj sağlıyor. KÜMAŞ'ın dünya kripto kristalin manyezit rezervlerinin yaklaşık yüzde 20'sine sahip olması, sadece şirket için değil, Türkiye için de stratejik bir avantaj. Manyezit demir çelik, çimento ve cam gibi temel sanayi sektörlerinin kritik ham maddelerinden biri. Bu rezerv gücü, ülkemizin küresel rekabetçiliğini artırırken, kritik ham maddelerde dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyor. En büyük gücümüz, sahip olduğumuz doğal kaynağı entegre üretim altyapımız sayesinde yüksek katma değerli ürünlere dönüştürebilmemiz.Aydın, ocaklarından çıkardıkları cevheri sinter, kalsine ve fused manyezit ile refrakter ürünlere dönüştürdüklerini, üretim süreçlerini tek çatı altında yönetmeleri sayesinde kalite, verimlilik ve tedarik güvenliği açısından önemli avantajlar elde ettiklerini aktardı.Şirketin üretim kapasitesiyle yurt içi ihtiyacı karşıladığını, refrakter ve magnezyum oksit (MgO) bazlı ürünleriyle de ithal ikameye katkı verdiğini belirten Aydın, ihracatla Türkiye'ye önemli ölçüde katma değer ve döviz girdisi sağladıklarını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:KÜMAŞ manyezit rezerv gücü, entegre üretim modeli, yüksek katma değeri üretimi ve ihracattaki güçlü duruşuyla Türkiye'yi en iyi şekilde temsil ediyor. Dünyanın önde gelen çelik ve çimento üreticileri arasında yer alan Türkiye, şirketimize güçlü bir iç pazar, ürün geliştirme ve saha doğrulama imkanı sunuyor. Ülkemiz zaten bizim için önemli bir referans. Bu sayede ürünlerimizi müşteri ihtiyaçlarına göre sürekli geliştiriyor ve rekabet gücümüzü artırıyoruz.- Çin, Hindistan ve Avrupa merkezli üreticilerle rekabet ediyoruzAydın, küresel pazarda Çin, Hindistan ve Avrupa merkezli üreticilerle rekabet ettiklerine değinerek, söz konusu rekabette KÜMAŞ'ı öne çıkaran önemli unsurların kripto kristalin manyezit rezervleri, dikey entegre üretim yapısı, AR-GE, mühendislik kabiliyeti ve sürdürülebilirlik olduğunu ifade etti.Çevresel Ürün Beyanı (EPD), karbon ayak izi yönetimi ve sürdürülebilirlik raporlaması gibi alanları rekabet avantajı olarak değerlendirdiklerini aktaran Aydın, şu değerlendirmelerde bulundu:EPD, Küresel Raporlama Girişimi ve Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarına uyumlu sürdürülebilirlik raporlaması çalışmaları yapıyoruz. Enerji tüketimini azaltmaya yönelik uygulamalar ve dijitalleşme yatırımlarıyla üretim verimliliğimizi sürekli artırıyoruz. ISO 14064 ve ISO 14067 standartlarıyla karbon ayak izimizi ölçüyor, düşük karbonlu üretim teknolojileri ve alternatif ham maddeler üzerinde çalışıyoruz. Net sıfır emisyon hedefimizi yenilikçi ürünler ve teknolojilerle geliştirirken, sürdürülebilirliği hem sorumluluk hem de şirketimizin uzun vadeli rekabet gücünü destekleyen stratejik bir unsur olarak görüyoruz. Sıfır atık, su yönetimi ve kaynak verimliliğine yönelik uygulamalarla çevresel performansımızı geliştiriyoruz. Madencilik faaliyetlerimizi de sorumluluk anlayışıyla yürütüyoruz. Çalışma alanlarımızda rehabilitasyon çalışmaları, biyoçeşitliliğin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliğini destekleyen uygulamalara öncelik veriyoruz.Aydın, 60'tan fazla ülkeye ihracat yapmalarının KÜMAŞ'ın uluslararası pazarlarda referans ve güvenilir bir çözüm ortağı olduğunun göstergesi olduğuna dikkati çekerek, Avrupa Birliği regülasyonları ve sürdürülebilirlik standartlarının şirketin temel uygulamaları arasında yer aldığını kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Diyarbakır ve çevre illerde Kahramanlarla Kardeşlik Yolunda Gaziler Günü Yürüyüşü düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/diyarbakir-ve-cevre-illerde-kahramanlarla-kardeslik-yolunda-gaziler-gunu-yuruyusu-duzenlendi/911887/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/diyarbakir-ve-cevre-illerde-kahramanlarla-kardeslik-yolunda-gaziler-gunu-yuruyusu-duzenlendi/911887/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:33:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Diyarbakır / Diyarbakır, Elazığ, Bingöl ve Siirt'te 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla Kahramanlarla Kardeşlik Yolunda Gaziler Günü Yürüyüşü programları gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır Haberleri : Diyarbakır, Elazığ, Bingöl ve Siirt'te 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla Kahramanlarla Kardeşlik Yolunda Gaziler Günü Yürüyüşü programları gerçekleştirildi.Diyarbakır'da Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce düzenlenen etkinlikte, müdürlük hizmet binasından Valilik önündeki Anıtpark'a kadar yürüyüş düzenlendi.Burada yapılan törende, Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.Vali Yardımcısı Hatice Cemre İncesu, yaptığı konuşmada, yürüyüşün 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirildiğini söyledi.Yürüyüşü büyük bir coşkuyla tamamladıklarını belirten İncesu, Gazilerimize kahramanlıkları, fedakarlıkları ve özverileri için teşekkür ediyoruz. dedi.Törende, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ali Sait Çeçen ile Muharip Gaziler Derneği Şube Başkanı Siraç Sezer de birer konuşma yaptı.Törene, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, gaziler, şehit aileleri ve öğrenciler katıldı.ElazığElazığ'da 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda bir araya gelen katılımcılar, mehteran takımı eşliğinde Valiliğe kadar yürüdü.Burada il protokolü ve katılımcılar toplu fotoğraf çektirdi.Programa, Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, 8. Kolordu Komutanı Tümgeneral Ümit Durmaz, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Elazığ Adalet Komisyonu Başkanı Abdullah Güray Şahin, İl Emniyet Müdürü Aydın Karan, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Alpaslan Doğan, gaziler, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.BingölBingöl'de ise Genç Caddesi'ndeki bir alışveriş merkezinin önünde bir araya gelen katılımcılar, Valiliğe kadar yürüyüş düzenledi.Yürüyüşe katılan Bingöl Valisi Cahit Çelik, gazetecilere, 19 Eylül'ün Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e mareşallik ve gazilik unvanlarının verildiği günün yıl dönümü olduğunu ifade etti.Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve onun kahraman silah arkadaşlarını, ülke ve memleket için canlarını feda eden tüm şehitleri rahmet ve minnetle andığını dile getiren Çelik, ülkenin birlik ve beraberliği için fedakarlık gösteren gazilere de şükranlarını sunduğunu belirtti.Yürüyüşe, Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan, kamu kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.SiirtSiirt'teki programda ise eski Siirt Üniversitesi merkez kampüsü önünde başlayan yürüyüş 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda sona erdi.Yürüyüşe, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Sabri Sidar, gaziler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Diyarbakır Haberleri : Diyarbakır, Elazığ, Bingöl ve Siirt'te 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla Kahramanlarla Kardeşlik Yolunda Gaziler Günü Yürüyüşü programları gerçekleştirildi.Diyarbakır'da Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünce düzenlenen etkinlikte, müdürlük hizmet binasından Valilik önündeki Anıtpark'a kadar yürüyüş düzenlendi.Burada yapılan törende, Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.Vali Yardımcısı Hatice Cemre İncesu, yaptığı konuşmada, yürüyüşün 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirildiğini söyledi.Yürüyüşü büyük bir coşkuyla tamamladıklarını belirten İncesu, Gazilerimize kahramanlıkları, fedakarlıkları ve özverileri için teşekkür ediyoruz. dedi.Törende, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ali Sait Çeçen ile Muharip Gaziler Derneği Şube Başkanı Siraç Sezer de birer konuşma yaptı.Törene, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, gaziler, şehit aileleri ve öğrenciler katıldı.ElazığElazığ'da 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda bir araya gelen katılımcılar, mehteran takımı eşliğinde Valiliğe kadar yürüdü.Burada il protokolü ve katılımcılar toplu fotoğraf çektirdi.Programa, Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, 8. Kolordu Komutanı Tümgeneral Ümit Durmaz, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Elazığ Adalet Komisyonu Başkanı Abdullah Güray Şahin, İl Emniyet Müdürü Aydın Karan, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Alpaslan Doğan, gaziler, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.BingölBingöl'de ise Genç Caddesi'ndeki bir alışveriş merkezinin önünde bir araya gelen katılımcılar, Valiliğe kadar yürüyüş düzenledi.Yürüyüşe katılan Bingöl Valisi Cahit Çelik, gazetecilere, 19 Eylül'ün Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e mareşallik ve gazilik unvanlarının verildiği günün yıl dönümü olduğunu ifade etti.Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve onun kahraman silah arkadaşlarını, ülke ve memleket için canlarını feda eden tüm şehitleri rahmet ve minnetle andığını dile getiren Çelik, ülkenin birlik ve beraberliği için fedakarlık gösteren gazilere de şükranlarını sunduğunu belirtti.Yürüyüşe, Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan, kamu kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.SiirtSiirt'teki programda ise eski Siirt Üniversitesi merkez kampüsü önünde başlayan yürüyüş 15 Temmuz Demokrasi Meydanı'nda sona erdi.Yürüyüşe, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Sabri Sidar, gaziler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/diyarbakir-ve-cevre-illerde-kahramanlarla-kardeslik-yolunda-gaziler-gunu-yuruyusu-duzenlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Anadolu Otoyolu'nun Kocaeli kesiminde bariyere çarpan tır ulaşımı aksattı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/anadolu-otoyolu-nun-kocaeli-kesiminde-bariyere-carpan-tir-ulasimi-aksatti/911886/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/anadolu-otoyolu-nun-kocaeli-kesiminde-bariyere-carpan-tir-ulasimi-aksatti/911886/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:28:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kocaeli / Anadolu Otoyolu'nun Kocaeli geçişinde tırın bariyere çarpması nedeniyle ulaşım aksadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kocaeli Haberleri : Anadolu Otoyolu'nun Kocaeli geçişinde tırın bariyere çarpması nedeniyle ulaşım aksadı.Otoyolun Ankara istikametinde sürücüsünün ismi ve plakası öğrenilemeyen tır, Alikahya mevkisinde bariyerlere çarptı.Kaza nedeniyle otoyolun Ankara istikameti ulaşıma kapandı. Bölgede araç kuyruğu oluştu.İhbar üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi.Otoyolun Ankara istikameti, ekiplerin çalışmasının ardından yeniden ulaşıma açıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kocaeli Haberleri : Anadolu Otoyolu'nun Kocaeli geçişinde tırın bariyere çarpması nedeniyle ulaşım aksadı.Otoyolun Ankara istikametinde sürücüsünün ismi ve plakası öğrenilemeyen tır, Alikahya mevkisinde bariyerlere çarptı.Kaza nedeniyle otoyolun Ankara istikameti ulaşıma kapandı. Bölgede araç kuyruğu oluştu.İhbar üzerine bölgeye jandarma ekipleri sevk edildi.Otoyolun Ankara istikameti, ekiplerin çalışmasının ardından yeniden ulaşıma açıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/anadolu-otoyolu-nun-kocaeli-kesiminde-bariyere-carpan-tir-ulasimi-aksatti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız'dan uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığı operasyonuna ilişkin açıklama:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-emniyet-muduru-selami-yildiz-dan-uluslararasi-yasa-disi-forex-dolandiriciligi-operasyonuna-iliskin-aciklama/911885/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-emniyet-muduru-selami-yildiz-dan-uluslararasi-yasa-disi-forex-dolandiriciligi-operasyonuna-iliskin-aciklama/911885/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:28:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Operasyonda 174 şahıs gözaltına alınmış, halen finans ofisi ve çağrı merkezi gibi yerlerde arama ve el koyma işlemleri devam etmektedir - Ulusal ve uluslararası düzeyde suç ve suçlara müsamaha yok. Suça geçit yok]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik 174 şüphelinin yakalandığı operasyonda halen finans ofisi ile çağrı merkezi gibi yerlerde arama ve el koyma işlemlerinin devam ettiğini bildirdi.Yıldız, İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İçişleri Bakanlığının öncülüğünde Interpol Genel Sekreterliğiyle birlikte çalışma yapıldığını belirtti.İşbirliği kapsamında MİT Başkanlığı, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile İnterpol-Europol Daire Başkanlığının katkılarıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından ulusal ve uluslararası düzeydeki dolandırıcılık suçlarına yönelik operasyon düzenlendiğini belirten Yıldız, Operasyonda 174 şahıs gözaltına alınmış, halen finans ofisi ve çağrı merkezi gibi yerlerde arama ve el koyma işlemleri devam etmektedir. Ulusal ve uluslararası düzeyde suç ve suçlara müsamaha yok. Suça geçit yok. Buradan bize destek olan İstanbul'umuzda misafir ettiğimiz, katılımcı katkılarıyla destek olan İnterpol yetkililerine ve görev alan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. diye konuştu.Operasyonİçişleri Bakanlığı ve Millî İstihbarat Teşkilatı öncülüğünde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İnterpol, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve İnterpol Genel Merkezinin katkılarıyla, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ve Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlükleri tarafından uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik operasyon düzenlendi.Çalışmalarda, Türkiye'de faaliyet gösteren uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığı kapsamında 25 şirkete bağlı 40 çağrı merkezi ve finans ofisi ile bu yapıları yöneten şüpheliler tespit edildi. Çağrı merkezlerinde çok sayıda yerli ve yabancı kişinin çalıştığı da belirlendi.Suç faaliyetlerinin aydınlatılması ve delillerin toplanması amacıyla şüphelilere, çağrı merkezleri ve finans ofislerine yönelik bugün mesai saatinin başlamasıyla düzenlenen eş zamanlı operasyonda 174 şüpheli yakalandı.Şüphelilere ait, suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar lira değerindeki mal varlığına, 80 araç ve 12 mülke el konuldu, banka, kripto varlık ve şirket hesaplarına bloke uygulandı.Operasyon kapsamında şirketlerdeki aramaların devam ettiği öğrenildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik 174 şüphelinin yakalandığı operasyonda halen finans ofisi ile çağrı merkezi gibi yerlerde arama ve el koyma işlemlerinin devam ettiğini bildirdi.Yıldız, İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İçişleri Bakanlığının öncülüğünde Interpol Genel Sekreterliğiyle birlikte çalışma yapıldığını belirtti.İşbirliği kapsamında MİT Başkanlığı, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile İnterpol-Europol Daire Başkanlığının katkılarıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından ulusal ve uluslararası düzeydeki dolandırıcılık suçlarına yönelik operasyon düzenlendiğini belirten Yıldız, Operasyonda 174 şahıs gözaltına alınmış, halen finans ofisi ve çağrı merkezi gibi yerlerde arama ve el koyma işlemleri devam etmektedir. Ulusal ve uluslararası düzeyde suç ve suçlara müsamaha yok. Suça geçit yok. Buradan bize destek olan İstanbul'umuzda misafir ettiğimiz, katılımcı katkılarıyla destek olan İnterpol yetkililerine ve görev alan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. diye konuştu.Operasyonİçişleri Bakanlığı ve Millî İstihbarat Teşkilatı öncülüğünde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İnterpol, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve İnterpol Genel Merkezinin katkılarıyla, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ve Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlükleri tarafından uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik operasyon düzenlendi.Çalışmalarda, Türkiye'de faaliyet gösteren uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığı kapsamında 25 şirkete bağlı 40 çağrı merkezi ve finans ofisi ile bu yapıları yöneten şüpheliler tespit edildi. Çağrı merkezlerinde çok sayıda yerli ve yabancı kişinin çalıştığı da belirlendi.Suç faaliyetlerinin aydınlatılması ve delillerin toplanması amacıyla şüphelilere, çağrı merkezleri ve finans ofislerine yönelik bugün mesai saatinin başlamasıyla düzenlenen eş zamanlı operasyonda 174 şüpheli yakalandı.Şüphelilere ait, suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar lira değerindeki mal varlığına, 80 araç ve 12 mülke el konuldu, banka, kripto varlık ve şirket hesaplarına bloke uygulandı.Operasyon kapsamında şirketlerdeki aramaların devam ettiği öğrenildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/istanbul-emniyet-muduru-selami-yildiz-dan-uluslararasi-yasa-disi-forex-dolandiriciligi-operasyonuna-iliskin-aciklama.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>BM, Yemen'den yaklaşık 3 bin kişinin Cibuti'ye ulaştığını bildirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bm-yemen-den-yaklasik-3-bin-kisinin-cibuti-ye-ulastigini-bildirdi/911884/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bm-yemen-den-yaklasik-3-bin-kisinin-cibuti-ye-ulastigini-bildirdi/911884/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:28:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yemen Haberleri : Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Cibuti Temsilcisi Sandrine Desamours, Yemen'de artan şiddet olayları nedeniyle bir haftadan kısa bir sürede yaklaşık 3 bin kişinin Babulmendeb Boğazı üzerinden tehlikeli bir deniz yolculuğu yaparak Cibuti'ye ulaştığını bildirdi. Desamours, BM Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısına çevrim içi katılarak ordu ile Husiler arasında çatışmaların yaşandığı Yemen'deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Yemen'de artan şiddet olaylarının daha fazla aileyi Yemen'den kaçmaya zorladığını belirten Desamours, Bir haftadan kısa bir sürede yaklaşık 3 bin kişi Babulmendeb Boğazı üzerinden tehlikeli bir deniz yolculuğu yaparak Cibuti'ye ulaştı. dedi.Desamours, mültecilerin küçük teknelerle yaptıkları zorlu yolculukların ardından Obock, Khor Angar, Moulhoule ve Godoria üzerinden tekneyle gelmeye devam ettiğini belirterek, Yemen'den ayrılmaya çalışan binlerce kişinin güvenlik sorunları ve tekneler için yakıt sıkıntısı nedeniyle kaçamadığını ve mahsur kaldığını söyledi.Cibuti'ye gelen Yemenlilerin can güvenliklerinden endişe ettiğini kaydeden Desamours, Yemenli mültecilerin yarıdan fazlasını kadınlar ve çocukların oluşturduğunu ifade etti.Desamours, Cibuti halihazırda büyük kısmı Somali ve Etiyopya'dan gelen yaklaşık 36 bin mülteciye ev sahipliği yapıyor. Yemen'den gelen son gruplar ise zaten sınırlarını zorlayan müdahale kapasitesi üzerinde ilave bir baskı oluşturuyor. Hem Yemen içinde hem de Cibuti'ye kaçmak zorunda kalan insanların hızla artan ihtiyaçlarını karşılamak üzere acil uluslararası destek çağrısında bulunuyoruz. Şu anda ek kaynak sağlanmadığı takdirde, yerinden edilme olayları artmaya devam ederken, halihazırda kapasitesinin sınırında olan koruma ve yardım çalışmaları yetersiz kalma riskiyle karşı karşıya kalacak. dedi.Yemen&#039;deki çatışmalarYemen'de temmuz ayından bu yana yeniden tırmanan çatışmalar, sahadaki kontrol haritasını belirgin şekilde değiştirdi.Husiler, Hudeyde vilayetinin tamamında kontrolü sağladıktan sonra Taiz'in batısına doğru ilerleyerek Muha gibi Kızıldeniz kıyısındaki kentleri ve Babulmendeb'e erişim sağlayan hatları da ele geçirdi.Husilerin, Kızıldeniz kıyısındaki Taiz'e bağlı Muha kentinin ardından Babulmendeb Boğazı çevresindeki Haniş Takım Adası, Meyyun Adası ile Zubab'ı da ele geçirmesi, çatışma sahasında belirgin değişikliğe neden oldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Yemen Haberleri : Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Cibuti Temsilcisi Sandrine Desamours, Yemen'de artan şiddet olayları nedeniyle bir haftadan kısa bir sürede yaklaşık 3 bin kişinin Babulmendeb Boğazı üzerinden tehlikeli bir deniz yolculuğu yaparak Cibuti'ye ulaştığını bildirdi. Desamours, BM Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısına çevrim içi katılarak ordu ile Husiler arasında çatışmaların yaşandığı Yemen'deki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Yemen'de artan şiddet olaylarının daha fazla aileyi Yemen'den kaçmaya zorladığını belirten Desamours, Bir haftadan kısa bir sürede yaklaşık 3 bin kişi Babulmendeb Boğazı üzerinden tehlikeli bir deniz yolculuğu yaparak Cibuti'ye ulaştı. dedi.Desamours, mültecilerin küçük teknelerle yaptıkları zorlu yolculukların ardından Obock, Khor Angar, Moulhoule ve Godoria üzerinden tekneyle gelmeye devam ettiğini belirterek, Yemen'den ayrılmaya çalışan binlerce kişinin güvenlik sorunları ve tekneler için yakıt sıkıntısı nedeniyle kaçamadığını ve mahsur kaldığını söyledi.Cibuti'ye gelen Yemenlilerin can güvenliklerinden endişe ettiğini kaydeden Desamours, Yemenli mültecilerin yarıdan fazlasını kadınlar ve çocukların oluşturduğunu ifade etti.Desamours, Cibuti halihazırda büyük kısmı Somali ve Etiyopya'dan gelen yaklaşık 36 bin mülteciye ev sahipliği yapıyor. Yemen'den gelen son gruplar ise zaten sınırlarını zorlayan müdahale kapasitesi üzerinde ilave bir baskı oluşturuyor. Hem Yemen içinde hem de Cibuti'ye kaçmak zorunda kalan insanların hızla artan ihtiyaçlarını karşılamak üzere acil uluslararası destek çağrısında bulunuyoruz. Şu anda ek kaynak sağlanmadığı takdirde, yerinden edilme olayları artmaya devam ederken, halihazırda kapasitesinin sınırında olan koruma ve yardım çalışmaları yetersiz kalma riskiyle karşı karşıya kalacak. dedi.Yemen&#039;deki çatışmalarYemen'de temmuz ayından bu yana yeniden tırmanan çatışmalar, sahadaki kontrol haritasını belirgin şekilde değiştirdi.Husiler, Hudeyde vilayetinin tamamında kontrolü sağladıktan sonra Taiz'in batısına doğru ilerleyerek Muha gibi Kızıldeniz kıyısındaki kentleri ve Babulmendeb'e erişim sağlayan hatları da ele geçirdi.Husilerin, Kızıldeniz kıyısındaki Taiz'e bağlı Muha kentinin ardından Babulmendeb Boğazı çevresindeki Haniş Takım Adası, Meyyun Adası ile Zubab'ı da ele geçirmesi, çatışma sahasında belirgin değişikliğe neden oldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bm-yemen-den-yaklasik-3-bin-kisinin-cibuti-ye-ulastigini-bildirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gaziosmanpaşa'da binanın çatı katında çıkan yangın söndürüldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gaziosmanpasa-da-binanin-cati-katinda-cikan-yangin-sonduruldu/911883/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gaziosmanpasa-da-binanin-cati-katinda-cikan-yangin-sonduruldu/911883/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:28:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İstanbul Gaziosmanpaşa'da, bir binanın çatı katında çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul Gaziosmanpaşa'da, bir binanın çatı katında çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü.Karadeniz Mahallesi Mehmet Akif Caddesi'ndeki bir binanın çatı katında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.İhbar üzerine bölgeye itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın söndürüldü.Yangın, binada hasara yol açtı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul Gaziosmanpaşa'da, bir binanın çatı katında çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü.Karadeniz Mahallesi Mehmet Akif Caddesi'ndeki bir binanın çatı katında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.İhbar üzerine bölgeye itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın söndürüldü.Yangın, binada hasara yol açtı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/gaziosmanpasa-da-binanin-cati-katinda-cikan-yangin-sonduruldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bodrum'da kayalıklara çarpan gulet yan yattı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bodrum-da-kayaliklara-carpan-gulet-yan-yatti/911882/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bodrum-da-kayaliklara-carpan-gulet-yan-yatti/911882/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:28:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muğla / Muğla'nın Bodrum ilçesinde kayalıklara çarpan 36 metrelik gulet yan yattı, teknedeki 4'ü yolcu 7 kişi kurtarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muğla Haberleri : Muğla'nın Bodrum ilçesinde kayalıklara çarpan 36 metrelik gulet yan yattı, teknedeki 4'ü yolcu 7 kişi kurtarıldı.Karaada açıklarında seyreden gulet, henüz belirlenemeyen nedenle kayalıklara çarptı.Çarpmanın ardından yan yatan guletin bir bölümü suya gömüldü.Teknede bulunan 4 yolcu ve 3 kişilik mürettebat, yardımcı botlarla guleti terk etti.Olayda yaralanan olmazken, ihbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Bodrum Bölge Liman Başkanlığı ekipleri sevk edildi.Ekipler, yan yatan guletin bulunduğu yerden kaldırılması için çalışma başlattı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muğla Haberleri : Muğla'nın Bodrum ilçesinde kayalıklara çarpan 36 metrelik gulet yan yattı, teknedeki 4'ü yolcu 7 kişi kurtarıldı.Karaada açıklarında seyreden gulet, henüz belirlenemeyen nedenle kayalıklara çarptı.Çarpmanın ardından yan yatan guletin bir bölümü suya gömüldü.Teknede bulunan 4 yolcu ve 3 kişilik mürettebat, yardımcı botlarla guleti terk etti.Olayda yaralanan olmazken, ihbar üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Bodrum Bölge Liman Başkanlığı ekipleri sevk edildi.Ekipler, yan yatan guletin bulunduğu yerden kaldırılması için çalışma başlattı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bodrum-da-kayaliklara-carpan-gulet-yan-yatti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kök hücre naklinde uygun bağışçı tedavi sürecinde önem taşıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kok-hucre-naklinde-uygun-bagisci-tedavi-surecinde-onem-tasiyor/911879/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kok-hucre-naklinde-uygun-bagisci-tedavi-surecinde-onem-tasiyor/911879/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:28:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Hematolojisi Uzmanı Prof. Dr. Hilmi Apak: - Kök hücre bağışı, tedavi bekleyen çocuklar için hayati önem taşıyabilir. Bu nedenle gönüllü bağışçı havuzuna katılan her sağlıklı birey yeni bir eşleşme ihtimali demektir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Hematolojisi Uzmanı Prof. Dr. Hilmi Apak, lösemi başta olmak üzere bazı kan hastalıkları, kemik iliği yetmezlikleri ve bağışıklık sistemi hastalıklarında kök hücre naklinin önemli bir tedavi seçeneği olabildiğini belirtti.Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Apak, Dünya Kemik İliği Bağışçıları Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Apak, kemik iliği ve kök hücre bağışına ilişkin doğru bilginin yaygınlaşmasının daha fazla kişinin gönüllü bağışçı olmasına katkı sağlayabileceğini vurguladı.Kemik iliğinin vücutta kan hücrelerinin üretildiği temel dokulardan biri olduğunu ifade eden Apak, burada bulunan kan yapıcı kök hücrelerin alyuvar, akyuvar ve trombositlerin oluşmasını sağladığını aktardı.Apak, bazı hastalıklarda kemik iliğinin sağlıklı kan hücreleri üretme işlevinin bozulabildiğini belirterek, şunları kaydetti:Uygun hastalarda, sağlıklı bir vericiden alınan kan yapıcı kök hücrelerin hastaya nakledilmesiyle yeniden sağlıklı kan üretiminin sağlanması amaçlanıyor. Aile içinde uygun verici bulunamayan hastalar için gönüllü bağışçılar büyük önem taşıyor. Bugün bağışçı havuzuna katılan sağlıklı bir kişi, ileride hiç tanımadığı bir çocuğun tedavisi için uygun bağışçı olabilir.Kemik iliği bağışı konusunda en sık karşılaşılan yanlış bilgilerden birinin işlemin omurilikten yapıldığı düşüncesi olduğunu vurgulayan Apak, kemik iliği ile omuriliğin birbirinden farklı yapılar olduğuna dikkati çekti.Apak, kemik iliği bağışında omuriliğe müdahale edilmediğini aktararak, Kök hücreler dolaşımdaki kandan toplanabileceği gibi gerekli durumlarda anestezi altında leğen kemiğinin arka bölümünden de alınabilir. Hangi yöntemin uygulanacağı hasta ve bağışçının durumuna göre değerlendirilir. değerlendirmesini yaptı. Kök hücre bağışının bağışçının vücudundaki kök hücrelerin tükenmesine yol açmadığını da belirten Apak, kök hücrelerin en önemli özelliklerinden birinin kendilerini yenileyebilme yeteneği olduğunu kaydetti.Her yeni gönüllü, bir hasta için yeni bir eşleşme ihtimali oluşturuyorTürkiye'de gönüllü akraba dışı kök hücre bağışçı adayı olabilmek için 18-35 yaş arasında olunması ve genel sağlık durumunun bağışa uygun olması gerektiğini vurgulayan Apak, ilk aşamada kişinin bağışa uygunluğunun değerlendirildiğini ifade etti.Apak, doku tipinin belirlenmesi için kan örneği alındığını aktararak, şu değerlendirmelerde bulundu:Bir hastayla doku uyumu tespit edilmesi halinde bağışçıyla yeniden iletişime geçiliyor. Ayrıntılı sağlık değerlendirmesinin ardından bağış süreci planlanıyor. Gönüllü olmak isteyenler, yetkili kök hücre bağışçı merkezleri ve sabit kan alma merkezlerinden bilgi alarak bağışçı adaylığı sürecini başlatabilir. Başvuru sırasında hemen kemik iliği veya kök hücre alınmıyor. Öncelikle gönüllünün gerekli değerlendirmeleri yapılıyor, onamı alınıyor ve doku özelliklerinin belirlenmesi amacıyla kan örneği alınıyor. Ancak bir hastayla uygun eşleşmenin gerçekleşmesi halinde sonraki aşamalara geçiliyor.Nakilde kan grubu uyumundan çok HLA olarak adlandırılan doku özelliklerinin uyumunun önem taşıdığını belirten Apak, her bireyin doku özellikleri farklı olduğu için bir hasta için uygun bağışçının bulunmasının geniş bir bağışçı havuzunun taranmasını gerektirebildiğini vurguladı. Apak, kök hücre bağışının, tedavi bekleyen çocuklar için hayati önem taşıyabildiğini, bu nedenle gönüllü bağışçı havuzuna katılan her sağlıklı bireyin yeni bir eşleşme ihtimali anlamına geldiğini ifade ederek, şu bilgileri verdi:Kök hücre nakli her hastaya uygulanmıyor ve nakil kararı hastalığın türü ile hastanın klinik özelliklerine göre veriliyor. Çocukluk çağı lösemilerinin bazı türlerinde ve yüksek riskli olgularda kök hücre nakli tedavi seçeneklerinden biri olabiliyor. Bunun yanı sıra aplastik anemi ve bazı kemik iliği yetmezliklerinde, talasemi ve orak hücreli anemi gibi kalıtsal kan hastalıklarında da kök hücre nakline başvurulabiliyor. Bazı ciddi bağışıklık sistemi hastalıkları ile kalıtsal metabolik hastalıklarda da hastanın durumuna göre kök hücre nakli değerlendirilebiliyor.​​​​​​​Bağışçı olmaya karar veren kişinin sürecin sorumluluğunu bilmesinin de önemli olduğuna değinen Apak, uygun eşleşme gerçekleştikten sonra hastanın tedavi sürecinin bağış planına göre şekillenebildiğine dikkati çekti.Apak, bağışçı adayının sisteme kaydolurken söz konusu kararı bilinçli şekilde vermesi gerektiğini, bir hastayla uygun eşleşme gerçekleştiğinde sürecin yalnızca bağışçıyı değil, tedavi bekleyen hastayı da doğrudan ilgilendirdiğini aktardı.Özellikle hastanın nakil öncesi tedavisine başlanmasının ardından bağışçının vazgeçmesinin hasta açısından çok ciddi sonuçlara yol açabildiğini belirten Apak, bu nedenle kişilerin süreci doğru kaynaklardan öğrenerek ve gerçekten bağış yapmaya hazır olarak sisteme kaydolmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Hematolojisi Uzmanı Prof. Dr. Hilmi Apak, lösemi başta olmak üzere bazı kan hastalıkları, kemik iliği yetmezlikleri ve bağışıklık sistemi hastalıklarında kök hücre naklinin önemli bir tedavi seçeneği olabildiğini belirtti.Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Apak, Dünya Kemik İliği Bağışçıları Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Apak, kemik iliği ve kök hücre bağışına ilişkin doğru bilginin yaygınlaşmasının daha fazla kişinin gönüllü bağışçı olmasına katkı sağlayabileceğini vurguladı.Kemik iliğinin vücutta kan hücrelerinin üretildiği temel dokulardan biri olduğunu ifade eden Apak, burada bulunan kan yapıcı kök hücrelerin alyuvar, akyuvar ve trombositlerin oluşmasını sağladığını aktardı.Apak, bazı hastalıklarda kemik iliğinin sağlıklı kan hücreleri üretme işlevinin bozulabildiğini belirterek, şunları kaydetti:Uygun hastalarda, sağlıklı bir vericiden alınan kan yapıcı kök hücrelerin hastaya nakledilmesiyle yeniden sağlıklı kan üretiminin sağlanması amaçlanıyor. Aile içinde uygun verici bulunamayan hastalar için gönüllü bağışçılar büyük önem taşıyor. Bugün bağışçı havuzuna katılan sağlıklı bir kişi, ileride hiç tanımadığı bir çocuğun tedavisi için uygun bağışçı olabilir.Kemik iliği bağışı konusunda en sık karşılaşılan yanlış bilgilerden birinin işlemin omurilikten yapıldığı düşüncesi olduğunu vurgulayan Apak, kemik iliği ile omuriliğin birbirinden farklı yapılar olduğuna dikkati çekti.Apak, kemik iliği bağışında omuriliğe müdahale edilmediğini aktararak, Kök hücreler dolaşımdaki kandan toplanabileceği gibi gerekli durumlarda anestezi altında leğen kemiğinin arka bölümünden de alınabilir. Hangi yöntemin uygulanacağı hasta ve bağışçının durumuna göre değerlendirilir. değerlendirmesini yaptı. Kök hücre bağışının bağışçının vücudundaki kök hücrelerin tükenmesine yol açmadığını da belirten Apak, kök hücrelerin en önemli özelliklerinden birinin kendilerini yenileyebilme yeteneği olduğunu kaydetti.Her yeni gönüllü, bir hasta için yeni bir eşleşme ihtimali oluşturuyorTürkiye'de gönüllü akraba dışı kök hücre bağışçı adayı olabilmek için 18-35 yaş arasında olunması ve genel sağlık durumunun bağışa uygun olması gerektiğini vurgulayan Apak, ilk aşamada kişinin bağışa uygunluğunun değerlendirildiğini ifade etti.Apak, doku tipinin belirlenmesi için kan örneği alındığını aktararak, şu değerlendirmelerde bulundu:Bir hastayla doku uyumu tespit edilmesi halinde bağışçıyla yeniden iletişime geçiliyor. Ayrıntılı sağlık değerlendirmesinin ardından bağış süreci planlanıyor. Gönüllü olmak isteyenler, yetkili kök hücre bağışçı merkezleri ve sabit kan alma merkezlerinden bilgi alarak bağışçı adaylığı sürecini başlatabilir. Başvuru sırasında hemen kemik iliği veya kök hücre alınmıyor. Öncelikle gönüllünün gerekli değerlendirmeleri yapılıyor, onamı alınıyor ve doku özelliklerinin belirlenmesi amacıyla kan örneği alınıyor. Ancak bir hastayla uygun eşleşmenin gerçekleşmesi halinde sonraki aşamalara geçiliyor.Nakilde kan grubu uyumundan çok HLA olarak adlandırılan doku özelliklerinin uyumunun önem taşıdığını belirten Apak, her bireyin doku özellikleri farklı olduğu için bir hasta için uygun bağışçının bulunmasının geniş bir bağışçı havuzunun taranmasını gerektirebildiğini vurguladı. Apak, kök hücre bağışının, tedavi bekleyen çocuklar için hayati önem taşıyabildiğini, bu nedenle gönüllü bağışçı havuzuna katılan her sağlıklı bireyin yeni bir eşleşme ihtimali anlamına geldiğini ifade ederek, şu bilgileri verdi:Kök hücre nakli her hastaya uygulanmıyor ve nakil kararı hastalığın türü ile hastanın klinik özelliklerine göre veriliyor. Çocukluk çağı lösemilerinin bazı türlerinde ve yüksek riskli olgularda kök hücre nakli tedavi seçeneklerinden biri olabiliyor. Bunun yanı sıra aplastik anemi ve bazı kemik iliği yetmezliklerinde, talasemi ve orak hücreli anemi gibi kalıtsal kan hastalıklarında da kök hücre nakline başvurulabiliyor. Bazı ciddi bağışıklık sistemi hastalıkları ile kalıtsal metabolik hastalıklarda da hastanın durumuna göre kök hücre nakli değerlendirilebiliyor.​​​​​​​Bağışçı olmaya karar veren kişinin sürecin sorumluluğunu bilmesinin de önemli olduğuna değinen Apak, uygun eşleşme gerçekleştikten sonra hastanın tedavi sürecinin bağış planına göre şekillenebildiğine dikkati çekti.Apak, bağışçı adayının sisteme kaydolurken söz konusu kararı bilinçli şekilde vermesi gerektiğini, bir hastayla uygun eşleşme gerçekleştiğinde sürecin yalnızca bağışçıyı değil, tedavi bekleyen hastayı da doğrudan ilgilendirdiğini aktardı.Özellikle hastanın nakil öncesi tedavisine başlanmasının ardından bağışçının vazgeçmesinin hasta açısından çok ciddi sonuçlara yol açabildiğini belirten Apak, bu nedenle kişilerin süreci doğru kaynaklardan öğrenerek ve gerçekten bağış yapmaya hazır olarak sisteme kaydolmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bodrum'a iki kruvaziyerle 957 turist geldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bodrum-a-iki-kruvaziyerle-957-turist-geldi/911878/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bodrum-a-iki-kruvaziyerle-957-turist-geldi/911878/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:28:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Muğla'nın Bodrum ilçesine iki kruvaziyerle 957 yolcu geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Muğla'nın Bodrum ilçesine iki kruvaziyerle 957 yolcu geldi.Bahama bayraklı, 243 metre uzunluğundaki Silver Nova, Santorini Limanı'ndan Bodrum'a ulaştı.Gemide çoğunluğu ABD'li 695 yolcu ile 534 mürettebat bulunuyor. Gemi, gece Patmos Limanı'na hareket edecek.Palau bayraklı, 193 metrelik Astoria Grande ise Bozcaada Limanı'ndan geldi.Gemide ağırlıklı olarak 262 Rus yolcu ile 381 mürettebat bulunuyor. Gemi, akşam Antalya Limanı'na hareket edecek.Her iki gemiden inen yolcuların gün boyunca Bodrum'un tarihi ve turistik noktalarını ziyaret etmesi bekleniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Muğla'nın Bodrum ilçesine iki kruvaziyerle 957 yolcu geldi.Bahama bayraklı, 243 metre uzunluğundaki Silver Nova, Santorini Limanı'ndan Bodrum'a ulaştı.Gemide çoğunluğu ABD'li 695 yolcu ile 534 mürettebat bulunuyor. Gemi, gece Patmos Limanı'na hareket edecek.Palau bayraklı, 193 metrelik Astoria Grande ise Bozcaada Limanı'ndan geldi.Gemide ağırlıklı olarak 262 Rus yolcu ile 381 mürettebat bulunuyor. Gemi, akşam Antalya Limanı'na hareket edecek.Her iki gemiden inen yolcuların gün boyunca Bodrum'un tarihi ve turistik noktalarını ziyaret etmesi bekleniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ulaş'ta din görevlileri Kur'an kursu binasını gönüllü onardı </title>
      <link>https://www.canligaste.com/ulas-ta-din-gorevlileri-kur-an-kursu-binasini-gonullu-onardi/911877/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ulas-ta-din-gorevlileri-kur-an-kursu-binasini-gonullu-onardi/911877/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:26:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas / Sivas'ın Ulaş ilçesinde görevli imam-hatipler Kur'an kursu binasının tadilatını gönüllü olarak yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri : Sivas'ın Ulaş ilçesinde görevli imam-hatipler Kur'an kursu binasının tadilatını gönüllü olarak yaptı.Ulaş Müftüsü Mehmet Zahid İçli, Yeşilyurt Mahallesi'ndeki Kur'an kursu binasının tadilat, tamirat ve boya işlerini gönüllü olarak yapan din görevlilerini ziyaret ederek çalışma arkadaşlarına duyarlılıklarından dolayı teşekkür etti.Gönüllü çalışmalarından dolayı Şenyurt Köyü İmam-Hatibi Mehmet Taş ile imam-hatipler Erkan Evcioğlu, Mehmet Ali Akarçay'a teşekkür eden İçli, ​Camilerimizin ve Kur'an kurslarımızın zamanla oluşan eksiklerini, bakım ve onarım gereksinimlerini hayırseverlerimizin ve hocalarımızın gayretleriyle gidermeye çalışıyoruz. dedi.Merkez Kur'an Kursu'nun bakım ve onarımının da geçen yıl gönüllü din görevlilerinin çalışmasıyla tamamlandığını belirten İçli, Bu süreçte duyarlılık gösteren tüm hayırseverlerimize ve fedakarca çalışan personelimize gönülden teşekkür ederim. dedi.İçli, Kur'an kursu halılarının da hayırseverlerin desteğiyle yenileneceğini ifade etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri : Sivas'ın Ulaş ilçesinde görevli imam-hatipler Kur'an kursu binasının tadilatını gönüllü olarak yaptı.Ulaş Müftüsü Mehmet Zahid İçli, Yeşilyurt Mahallesi'ndeki Kur'an kursu binasının tadilat, tamirat ve boya işlerini gönüllü olarak yapan din görevlilerini ziyaret ederek çalışma arkadaşlarına duyarlılıklarından dolayı teşekkür etti.Gönüllü çalışmalarından dolayı Şenyurt Köyü İmam-Hatibi Mehmet Taş ile imam-hatipler Erkan Evcioğlu, Mehmet Ali Akarçay'a teşekkür eden İçli, ​Camilerimizin ve Kur'an kurslarımızın zamanla oluşan eksiklerini, bakım ve onarım gereksinimlerini hayırseverlerimizin ve hocalarımızın gayretleriyle gidermeye çalışıyoruz. dedi.Merkez Kur'an Kursu'nun bakım ve onarımının da geçen yıl gönüllü din görevlilerinin çalışmasıyla tamamlandığını belirten İçli, Bu süreçte duyarlılık gösteren tüm hayırseverlerimize ve fedakarca çalışan personelimize gönülden teşekkür ederim. dedi.İçli, Kur'an kursu halılarının da hayırseverlerin desteğiyle yenileneceğini ifade etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ulas-ta-din-gorevlileri-kur-an-kursu-binasini-gonullu-onardi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu: (1)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-gundeme-iliskin-aciklamalarda-bulundu-1/911875/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-gundeme-iliskin-aciklamalarda-bulundu-1/911875/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:23:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / ⁠ Piyasalarda dün itibarıyla yaşananların esas temeli, sınırlı sayıda fonlardaki kredi ve likidite problemi. Genele yayılmış bir sistemik risk söz konusu değil. Borsada ve fon piyasasında yapısal bir sorun yok - Riskin piyasanın tamamına yayılmaması için dün çok güçlü tedbirler devreye alındı ve süreç sağlıklı bir şekilde işleyecek. Alınan tedbirler şu aşamada yeterli - ⁠⁠Sorunlu alanı karantinaya aldık. Tasfiye sürecini açıkladık. Piyasada güven devam ediyor. Piyasanın yüzde 90'ında zaten sorun yoktu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, piyasalarda dün yaşananların temelinde sınırlı sayıda fonlardaki kredi ve likidite probleminin bulunduğunu belirterek, Genele yayılmış bir sistemik risk söz konusu değil. Borsada ve piyasada yapısal sorun yok. dedi. Şimşek, NTV özel yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.Finansal İstikrar Komitesinin (FİK) dün toplandığını anımsatan Şimşek, Piyasalarda dün itibarıyla yaşananların esas temeli, sınırlı sayılan fonlardaki kredi ve likidite problemi. Genele yayılmış bir sistemik risk söz konusu değil. Borsada ve fon piyasasında yapısal bir sorun yok. diye konuştu.Serbest fon diye tabir edilen bir alan bulunduğunu ve bu alanın dünyada serbest ve nitelikli yatırımcıların yatırım yaptığı bir alan olduğunu belirten Şimşek, şunları kaydetti:Nispeten oradaki regülasyon daha esnek. 2006'da Türkiye'de mevzuata girmiş. 2008'de ilk o anlamda fonlar oluşmaya başlamış. Uzun bir sürede bu nispeten sınırlı bir alan olmuş. 2019'da Türkiye Elektronik Fon Alım Satım (TEFAS) Platformu orada işlem görmeye başlayınca bu alan biraz büyüyor. Türkiye'de 2038 tane fon var, bunların 131'inde bahsediyoruz. Bunlara ilişkin de Sermaye Piyasası Kurulundan (SPK) detaylı açıklamayla cevap verdiler.Sınırlı sayıda bir fonda piyasa bozucu eylemler var, gereken yapıldıŞimşek, 2025'in sonlarında, FİK toplantısı sonrasında, bu alanda bir sorun olabileceği kaygısı üzerine konuya çalışılması, gerekli düzenlemelerin yapılarak tedbirlerin alınması gerektiğini söylediklerini hatırlattı.Serbest fon alanını dünyadaki uygulamalarına göre çok daha katı kurallara bağlayan fon rehberinin ağustos sonunda açıklandığını anlatan Şimşek, şu ifadeleri kullandı:Piyasanın uyum sağlaması için geçiş süreçleri var. Bir kere teminat yapısı güçlendirildi. Asıl teminata ilişkin daha önce kaygıları giderecek bazı adımlar attık. Kasım 2024'te para piyasası fonlarına yönelik önemli bir adım atıldı. Bu fonların portföylerinin en az yüzde 10'unu, Hazine tahvil ve bonolarına yatırması zorunlu hale getirildi. Bakın o düzenleme bugün işe yarayacak. Serbest fonlar içinde bir geçiş dönemi öngörüyoruz, uygulamaya koyacağız. Çok sınırlı sayıda bir fonda maalesef piyasa bozucu eylemler var. Buna ilişkin gereken yapılmıştır. 7 portföy yönetim şirketinin bir şekilde işlettiği ve 131 fon SPK tarafından tasfiye sürecine konulmuştu.Şimşek, tasfiye sürecine ilişkin de SPK'nin dün akşam üç aylık kapsamlı bir yol haritası ortaya koyduğuna dikkati çekti.⁠⁠Alınan tedbirler şu aşamada yeterliSPK'nin işlem yaptığı fonlara ilişkin de bilgi veren Şimşek, şöyle devam etti:Kurul, riskli olanlara ilişkin gerekli adımları atmıştır. Fon piyasasının yüzde 90'ı sağlıklı şekilde işlemeye devam etti. Son müdahalelerden etkilenen fonlar, toplam fon büyüklüğünün yaklaşık yüzde 10'unu oluşturuyor. Bu durum, söz konusu fonların hiçbir varlığının bulunmadığı anlamına gelmiyor. Tasfiye süreci SPK'nin yaptığı görevlendirme ve ilkeler çerçevesinde yapılacak. Sürecin önümüzdeki dönemde borsa üzerinde bir baskı oluşturmasını beklemiyoruz. Sınırlı sayıdaki fonda ortaya çıkan yoğunlaşma riskinin diğer fonlara ve piyasanın geneline yayılmasını önlemek amacıyla güçlü tedbirler devreye alındı. Süreç sağlıklı şekilde ilerlemektedir. Mevcut aşamada alınan tedbirler yeterli.Şimşek, son yıllarda bankacılık dışı finans sektörüne ilişkin çok hızlı bir büyüme olduğunu ve bu alana ilişkin birtakım adımlar atıldığını belirterek, dünyada da bu konuda bazı değerlendirmeler olduğunu, buna ilişkin ilave tedbirlere yönelik çalışma yapılacağını dile getirdi.⁠⁠Sorunlu alanı karantinaya aldıkBankacılık dışı finans sektörünün farklı bir alan olduğunu ifade eden Şimşek, şunları kaydetti:Orada nitelikli yatırımcılardan bahsetmiyoruz. Ev ve araba almak için birikimlerin bir şekilde yönetildiği bir alan. Orada bankalar gibi daha katı kurallara ihtiyacımız olduğu net. Fonlarla ilgili, tekrar ediyorum, gerekeni yaptık. Sorunlu alanı karantinaya aldık. Tasfiye süreci yapılacak. Yatırımcıların oradaki birikimleri belli bir sürece yayılacak oradaki varlıklar korunacak. Tasarruf finansman şirketi kapsamındaki alan ise farklı. Orası bankacılık benzeri bir alan ve çok daha farklı bir süreç işliyor. Tasarruf finansman şirketlerinde, bir portföy yönetim şirketiyle ilişkili bir iki kuruluş var. Emlak Katılım, konut finansmanı konusunda uzman. Katılımevim ve Birevim, bu alanda faaliyet gösteriyor. O nedenle Emlak Katılım dün itibarıyla bir süreç başlattı. Süreç oradaki yatırımcıları korumaya yönelik. Bu sürecin tamamlanması için Rekabet Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve SPK onay sürecine bakacak.Şimşek, fon rehberiyle son dönemde sınırlı sayıda fonda yaşanan sorunların bir daha yaşanmaması için düzenleme sürecinin büyük oranda tamamlandığını söyledi.Türkiye'de dünyaya oranla serbest fon alanının çok daha katı kurala bağlandığını bildiren Şimşek, şu ifadeleri kullandı:Dünya da serbest fonlara ilişkin yoğunlaşma konularına sınırlama yok. Biz o konuları ciddi şekilde sınırladık. Serbest fonlara ilişkin alan çok güçlü şekilde düzenlendi, bir daha bu türden bir hareketliliğin, oynaklığın yaşanma riski oldukça düşük. Yinede yakından takip edeceğiz. Biz, vatandaşlarımızın portföy tercihlerine saygılıyız. Yüksek getiri ve risk peşinde koşanlar olabilir bunun alanı belli. Finansal okur yazarlığa güçlü yatırım yaptık. SPK'nin bu konuda zengin bir platfomu var. Oradan milyonlarca kişiye erişip finansal okur yazarlık konusunda eğitim veriyoruz. Bu okur yazarlık temel okur yazarlık kadar değerlidir. Finansal okur yazarlığa yatırım yapmaya devam edeceğiz.Şimşek, banka dışı finans sektörünün hızlı büyüdüğünü ve hızlı büyüyen alanların yakından izlenmesi, kaynakların mutlaka doğru alanlarda tutulması, vatandaşların rağbet gösterdiği alanlarda korumanın daha güçlü olması gerektiğini vurguladı.Katılımevim, Birevim konusunda tereddüt yokŞimşek, Katılımevim ve Birevim'deki katılımcıların haklarına ilişkin ne gerekiyorsa yapılacağına işaret ederek, şunları kaydetti:Emlak Katılım'ın Katılımevim ve Birevim ile ilgili bir açıklaması var. Oradaki katılımcıların haklarına ilişkin ne gerekiyorsa yapılacak. Orada bir tereddüt yok. Çünkü onlar, nitelikli ve profesyonel yatırımcı değil, bizim onlara muamelemiz farklı olacak. Tabiri caizse orta ve uzun vadede onu bankalar gibi düşünmek lazım. Dolayısyla TMSF vari bir yapı, fon, teminat havuzu gibi bir yapı... Kaynakların nerede kullanılacağına ilişkin bir düzenleme temmuz ayında yapıldı ve geçiş dönemi öngörüldü. O alanla ilgili olarak da tedbir aldık, adımlar attık ama o alana ilişkin tabii ki ilave çalışmalar devam edecek.⁠Piyasada güven devam ediyorŞimşek, sistemik bir risk olasılığının düşük olduğunu ancak kendilerinin gerekli tedbirler için hazırlıklı olduklarını belirterek, her senaryoya karşı alternatif planlarının bulunduğunu söyledi.Dün düşündükleri tedbirlerin çoğuna ihtiyaç kalmadığına dikkati çeken Şimşek, Merkez Bankamız, 'Rahat olun, ben gereken likiditeyi sağlayacağım.' dedi. Likidite bu tür durumlarda çok kritiktir. Çünkü likidite sonra kredi sorununa dönüşebilir. Orada gerekeni yaptık, aslında çok da ihtiyaç olmadı. ifadelerini kullandı.Şimşek, BDDK ve SPK'nin de gerekli adımları atarak üzerine düşen görevleri yerine getirdiğini dile getirerek, şu değerlendirmede bulundu:Gerekeni yaptık, sorunlu alanı karantinaya aldık. Tasfiye sürecini açıkladık. Piyasada güven devam ediyor. Piyasanın yüzde 90'ında zaten sorun yoktu. Sorunlu alan dar bir alan, yüzde 10'dan bahsediyoruz, bu önemsizdir demiyorum ama onu ayırdık. Piyasanın geneline bakarsanız, geleneksel ve diğer serbest fonların tamamı normal işleyiş içerisinde, piyasa güveninde sorun yok ve sistemi bir risk yok. Bankacılık sistemini de genelde çok katı kurallara tabi tutuyoruz. Sermaye yeterliliği Basel III'ün gerektirdiği oranın bile iki katından fazla. Yani sermaye yeterli, likiditede, varlık kalitesinde ve karşılıklarda sorun yok. Dün, risk algısı yüksek olsaydı CDS yükselirdi. Bırakın yükselmeyi, sınırlı da olsa önceki güne göre düştü.Söz konusu gelişmlerin stresini Hazine'nin tahvil piyasasında hissettiklerini belirten Şimşek, 2,5 ve 10 yıl vadeli kağıtların faizlerinde likidite ihtiyacı kaynaklı 16 Eylül'de satışlar görüldüğünü, dün o stresin de tamamen kaybolduğunu ve faizlerin düştüğünü söyledi.Şimşek, bu durumun temel nedeninin alınan doğru tedbirler olduğunu bildirerek, Şu an piyasalar işlemesi gerektiği gibi işliyor. Piyasa bozucu eylemlere girenlere ilişkin olarak SPK, lisans iptalinden suç duyurularına kadar bütün gerekli adımları attı, şimdi konu adli makamların konusu. Hiçbir ayrım gözetmeksizin yanlış yapanlar sonuçlarına katlanacak. diye konuştu.(Sürecek)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, piyasalarda dün yaşananların temelinde sınırlı sayıda fonlardaki kredi ve likidite probleminin bulunduğunu belirterek, Genele yayılmış bir sistemik risk söz konusu değil. Borsada ve piyasada yapısal sorun yok. dedi. Şimşek, NTV özel yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.Finansal İstikrar Komitesinin (FİK) dün toplandığını anımsatan Şimşek, Piyasalarda dün itibarıyla yaşananların esas temeli, sınırlı sayılan fonlardaki kredi ve likidite problemi. Genele yayılmış bir sistemik risk söz konusu değil. Borsada ve fon piyasasında yapısal bir sorun yok. diye konuştu.Serbest fon diye tabir edilen bir alan bulunduğunu ve bu alanın dünyada serbest ve nitelikli yatırımcıların yatırım yaptığı bir alan olduğunu belirten Şimşek, şunları kaydetti:Nispeten oradaki regülasyon daha esnek. 2006'da Türkiye'de mevzuata girmiş. 2008'de ilk o anlamda fonlar oluşmaya başlamış. Uzun bir sürede bu nispeten sınırlı bir alan olmuş. 2019'da Türkiye Elektronik Fon Alım Satım (TEFAS) Platformu orada işlem görmeye başlayınca bu alan biraz büyüyor. Türkiye'de 2038 tane fon var, bunların 131'inde bahsediyoruz. Bunlara ilişkin de Sermaye Piyasası Kurulundan (SPK) detaylı açıklamayla cevap verdiler.Sınırlı sayıda bir fonda piyasa bozucu eylemler var, gereken yapıldıŞimşek, 2025'in sonlarında, FİK toplantısı sonrasında, bu alanda bir sorun olabileceği kaygısı üzerine konuya çalışılması, gerekli düzenlemelerin yapılarak tedbirlerin alınması gerektiğini söylediklerini hatırlattı.Serbest fon alanını dünyadaki uygulamalarına göre çok daha katı kurallara bağlayan fon rehberinin ağustos sonunda açıklandığını anlatan Şimşek, şu ifadeleri kullandı:Piyasanın uyum sağlaması için geçiş süreçleri var. Bir kere teminat yapısı güçlendirildi. Asıl teminata ilişkin daha önce kaygıları giderecek bazı adımlar attık. Kasım 2024'te para piyasası fonlarına yönelik önemli bir adım atıldı. Bu fonların portföylerinin en az yüzde 10'unu, Hazine tahvil ve bonolarına yatırması zorunlu hale getirildi. Bakın o düzenleme bugün işe yarayacak. Serbest fonlar içinde bir geçiş dönemi öngörüyoruz, uygulamaya koyacağız. Çok sınırlı sayıda bir fonda maalesef piyasa bozucu eylemler var. Buna ilişkin gereken yapılmıştır. 7 portföy yönetim şirketinin bir şekilde işlettiği ve 131 fon SPK tarafından tasfiye sürecine konulmuştu.Şimşek, tasfiye sürecine ilişkin de SPK'nin dün akşam üç aylık kapsamlı bir yol haritası ortaya koyduğuna dikkati çekti.⁠⁠Alınan tedbirler şu aşamada yeterliSPK'nin işlem yaptığı fonlara ilişkin de bilgi veren Şimşek, şöyle devam etti:Kurul, riskli olanlara ilişkin gerekli adımları atmıştır. Fon piyasasının yüzde 90'ı sağlıklı şekilde işlemeye devam etti. Son müdahalelerden etkilenen fonlar, toplam fon büyüklüğünün yaklaşık yüzde 10'unu oluşturuyor. Bu durum, söz konusu fonların hiçbir varlığının bulunmadığı anlamına gelmiyor. Tasfiye süreci SPK'nin yaptığı görevlendirme ve ilkeler çerçevesinde yapılacak. Sürecin önümüzdeki dönemde borsa üzerinde bir baskı oluşturmasını beklemiyoruz. Sınırlı sayıdaki fonda ortaya çıkan yoğunlaşma riskinin diğer fonlara ve piyasanın geneline yayılmasını önlemek amacıyla güçlü tedbirler devreye alındı. Süreç sağlıklı şekilde ilerlemektedir. Mevcut aşamada alınan tedbirler yeterli.Şimşek, son yıllarda bankacılık dışı finans sektörüne ilişkin çok hızlı bir büyüme olduğunu ve bu alana ilişkin birtakım adımlar atıldığını belirterek, dünyada da bu konuda bazı değerlendirmeler olduğunu, buna ilişkin ilave tedbirlere yönelik çalışma yapılacağını dile getirdi.⁠⁠Sorunlu alanı karantinaya aldıkBankacılık dışı finans sektörünün farklı bir alan olduğunu ifade eden Şimşek, şunları kaydetti:Orada nitelikli yatırımcılardan bahsetmiyoruz. Ev ve araba almak için birikimlerin bir şekilde yönetildiği bir alan. Orada bankalar gibi daha katı kurallara ihtiyacımız olduğu net. Fonlarla ilgili, tekrar ediyorum, gerekeni yaptık. Sorunlu alanı karantinaya aldık. Tasfiye süreci yapılacak. Yatırımcıların oradaki birikimleri belli bir sürece yayılacak oradaki varlıklar korunacak. Tasarruf finansman şirketi kapsamındaki alan ise farklı. Orası bankacılık benzeri bir alan ve çok daha farklı bir süreç işliyor. Tasarruf finansman şirketlerinde, bir portföy yönetim şirketiyle ilişkili bir iki kuruluş var. Emlak Katılım, konut finansmanı konusunda uzman. Katılımevim ve Birevim, bu alanda faaliyet gösteriyor. O nedenle Emlak Katılım dün itibarıyla bir süreç başlattı. Süreç oradaki yatırımcıları korumaya yönelik. Bu sürecin tamamlanması için Rekabet Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve SPK onay sürecine bakacak.Şimşek, fon rehberiyle son dönemde sınırlı sayıda fonda yaşanan sorunların bir daha yaşanmaması için düzenleme sürecinin büyük oranda tamamlandığını söyledi.Türkiye'de dünyaya oranla serbest fon alanının çok daha katı kurala bağlandığını bildiren Şimşek, şu ifadeleri kullandı:Dünya da serbest fonlara ilişkin yoğunlaşma konularına sınırlama yok. Biz o konuları ciddi şekilde sınırladık. Serbest fonlara ilişkin alan çok güçlü şekilde düzenlendi, bir daha bu türden bir hareketliliğin, oynaklığın yaşanma riski oldukça düşük. Yinede yakından takip edeceğiz. Biz, vatandaşlarımızın portföy tercihlerine saygılıyız. Yüksek getiri ve risk peşinde koşanlar olabilir bunun alanı belli. Finansal okur yazarlığa güçlü yatırım yaptık. SPK'nin bu konuda zengin bir platfomu var. Oradan milyonlarca kişiye erişip finansal okur yazarlık konusunda eğitim veriyoruz. Bu okur yazarlık temel okur yazarlık kadar değerlidir. Finansal okur yazarlığa yatırım yapmaya devam edeceğiz.Şimşek, banka dışı finans sektörünün hızlı büyüdüğünü ve hızlı büyüyen alanların yakından izlenmesi, kaynakların mutlaka doğru alanlarda tutulması, vatandaşların rağbet gösterdiği alanlarda korumanın daha güçlü olması gerektiğini vurguladı.Katılımevim, Birevim konusunda tereddüt yokŞimşek, Katılımevim ve Birevim'deki katılımcıların haklarına ilişkin ne gerekiyorsa yapılacağına işaret ederek, şunları kaydetti:Emlak Katılım'ın Katılımevim ve Birevim ile ilgili bir açıklaması var. Oradaki katılımcıların haklarına ilişkin ne gerekiyorsa yapılacak. Orada bir tereddüt yok. Çünkü onlar, nitelikli ve profesyonel yatırımcı değil, bizim onlara muamelemiz farklı olacak. Tabiri caizse orta ve uzun vadede onu bankalar gibi düşünmek lazım. Dolayısyla TMSF vari bir yapı, fon, teminat havuzu gibi bir yapı... Kaynakların nerede kullanılacağına ilişkin bir düzenleme temmuz ayında yapıldı ve geçiş dönemi öngörüldü. O alanla ilgili olarak da tedbir aldık, adımlar attık ama o alana ilişkin tabii ki ilave çalışmalar devam edecek.⁠Piyasada güven devam ediyorŞimşek, sistemik bir risk olasılığının düşük olduğunu ancak kendilerinin gerekli tedbirler için hazırlıklı olduklarını belirterek, her senaryoya karşı alternatif planlarının bulunduğunu söyledi.Dün düşündükleri tedbirlerin çoğuna ihtiyaç kalmadığına dikkati çeken Şimşek, Merkez Bankamız, 'Rahat olun, ben gereken likiditeyi sağlayacağım.' dedi. Likidite bu tür durumlarda çok kritiktir. Çünkü likidite sonra kredi sorununa dönüşebilir. Orada gerekeni yaptık, aslında çok da ihtiyaç olmadı. ifadelerini kullandı.Şimşek, BDDK ve SPK'nin de gerekli adımları atarak üzerine düşen görevleri yerine getirdiğini dile getirerek, şu değerlendirmede bulundu:Gerekeni yaptık, sorunlu alanı karantinaya aldık. Tasfiye sürecini açıkladık. Piyasada güven devam ediyor. Piyasanın yüzde 90'ında zaten sorun yoktu. Sorunlu alan dar bir alan, yüzde 10'dan bahsediyoruz, bu önemsizdir demiyorum ama onu ayırdık. Piyasanın geneline bakarsanız, geleneksel ve diğer serbest fonların tamamı normal işleyiş içerisinde, piyasa güveninde sorun yok ve sistemi bir risk yok. Bankacılık sistemini de genelde çok katı kurallara tabi tutuyoruz. Sermaye yeterliliği Basel III'ün gerektirdiği oranın bile iki katından fazla. Yani sermaye yeterli, likiditede, varlık kalitesinde ve karşılıklarda sorun yok. Dün, risk algısı yüksek olsaydı CDS yükselirdi. Bırakın yükselmeyi, sınırlı da olsa önceki güne göre düştü.Söz konusu gelişmlerin stresini Hazine'nin tahvil piyasasında hissettiklerini belirten Şimşek, 2,5 ve 10 yıl vadeli kağıtların faizlerinde likidite ihtiyacı kaynaklı 16 Eylül'de satışlar görüldüğünü, dün o stresin de tamamen kaybolduğunu ve faizlerin düştüğünü söyledi.Şimşek, bu durumun temel nedeninin alınan doğru tedbirler olduğunu bildirerek, Şu an piyasalar işlemesi gerektiği gibi işliyor. Piyasa bozucu eylemlere girenlere ilişkin olarak SPK, lisans iptalinden suç duyurularına kadar bütün gerekli adımları attı, şimdi konu adli makamların konusu. Hiçbir ayrım gözetmeksizin yanlış yapanlar sonuçlarına katlanacak. diye konuştu.(Sürecek)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Piyasalarda gün ortası / 18 Eylül 2026</title>
      <link>https://www.canligaste.com/piyasalarda-gun-ortasi-18-eylul-2026/911874/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/piyasalarda-gun-ortasi-18-eylul-2026/911874/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:23:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / İstanbul serbest piyasada dolar 48,7850 liradan, avro 56,0720 liradan satılıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 1,67 değer kaybederek 13.283,55 puana geriledi.Dün günü 13.509,76 puandan kapatan BIST 100 endeksi, güne 153,04 puan ve yüzde 1,13 azalışla 13.356,72 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 226,22 puan ve yüzde 1,67 azalışla 13.283,55 puana geriledi.Endeks, günün ilk yarısında en düşük 13.216,60, en yüksek 13.427,05 puanı gördü.Günün ilk yarısında mali endeks yüzde 3,46, hizmetler endeksi yüzde 2,27, teknoloji endeksi yüzde 2,13 ve sanayi endeksi yüzde 1,80 değer kaybetti.Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 10'u yükselirken 90'ı düştü. En çok işlem gören hisse senetleri Akbank, Türk Hava Yolları, ASELSAN, Yapı ve Kredi Bankası ile Türkiye İş Bankası (C) oldu.Altının ons fiyatı 4 bin 378 dolarBorsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı'nda işlem gören gösterge kağıdı 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 36,90, bileşik getirisi yüzde 40,30 seviyesinde gerçekleşti.Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1490, sterlin/dolar paritesi 1,3370 ve dolar/yen paritesi 157,9 düzeyinde seyrediyor.İstanbul serbest piyasada dolar 48,7850 liradan, avro 56,0720 liradan satılıyor.Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,8 artışla 4 bin 378 dolardan, Londra'da kasım vadeli Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 1,4 azalışla 103,4 dolardan işlem görüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 1,67 değer kaybederek 13.283,55 puana geriledi.Dün günü 13.509,76 puandan kapatan BIST 100 endeksi, güne 153,04 puan ve yüzde 1,13 azalışla 13.356,72 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 226,22 puan ve yüzde 1,67 azalışla 13.283,55 puana geriledi.Endeks, günün ilk yarısında en düşük 13.216,60, en yüksek 13.427,05 puanı gördü.Günün ilk yarısında mali endeks yüzde 3,46, hizmetler endeksi yüzde 2,27, teknoloji endeksi yüzde 2,13 ve sanayi endeksi yüzde 1,80 değer kaybetti.Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 10'u yükselirken 90'ı düştü. En çok işlem gören hisse senetleri Akbank, Türk Hava Yolları, ASELSAN, Yapı ve Kredi Bankası ile Türkiye İş Bankası (C) oldu.Altının ons fiyatı 4 bin 378 dolarBorsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı'nda işlem gören gösterge kağıdı 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 36,90, bileşik getirisi yüzde 40,30 seviyesinde gerçekleşti.Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1490, sterlin/dolar paritesi 1,3370 ve dolar/yen paritesi 157,9 düzeyinde seyrediyor.İstanbul serbest piyasada dolar 48,7850 liradan, avro 56,0720 liradan satılıyor.Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,8 artışla 4 bin 378 dolardan, Londra'da kasım vadeli Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 1,4 azalışla 103,4 dolardan işlem görüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/piyasalarda-gun-ortasi-18-eylul-2026.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
