<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi, YKS ile 189 öğrencisini üniversitelere yerleştirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kadikoy-anadolu-imam-hatip-lisesi-yks-ile-189-ogrencisini-universitelere-yerlestirdi/896472/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kadikoy-anadolu-imam-hatip-lisesi-yks-ile-189-ogrencisini-universitelere-yerlestirdi/896472/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:39:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Türkiye'nin köklü imam hatip okullarından Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'ndaki başarısını bu yıl da devam ettirerek Boğaziçi, İstanbul Teknik, Yıldız Teknik, İstanbul Üniversitesi, Marmara ve Hacettepe'nin de aralarında bulunduğu Türkiye'nin seçkin üniversitelerine 189 öğrenci gönderdi - Okulun YKS'de dereceye giren öğrencilerinin çoğunun tıp ve mühendislik fakültelerini tercih ettiği görüldü]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesinin kız ve erkek okullarından bu yıl mezun olan 218 öğrencinin 189'u, Türkiye'nin seçkin üniversitelerinde yüksek puanlı bölümlere yerleşti.Türkiye'nin köklü imam hatip okullarından Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'ndaki (YKS) başarısını devam ettiriyor.Okul, bu yıl mezun verdiği 76 kız öğrencinin 68'ini Boğaziçi, İstanbul Teknik, Yıldız Teknik, İstanbul Üniversitesi, Marmara ve Hacettepe gibi ülkenin önemli üniversitelerine yerleştirdi.Mezunların 14'ü tıp, 12'si mühendislik, 6'sı dil, 5'i psikoloji, 4'ü öğretmenlik, 3'ü diş hekimliği, 3'ü hukuk, 3'ü siyasal, 2'si mimarlık, 2'si eczacılık, 2'si ilahiyat bölümlerini tercih ederken, 12 öğrenci farklı alanlarda fakültelere yerleşti.Yüzde 90 oranında öğrencimiz arzu ettikleri bölümlere yerleştiKadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Şeyma Şahin, AA muhabirine, teknoloji okulu olarak faaliyet gösteren okulun bu yıl ağırlıklı olarak tıp ve mühendislik alanlarına öğrenci yerleştirdiğini söyledi.1975'te kurulan okulun bugüne kadar çok başarılı mezunlar verdiğini belirten Şahin, başarıyı gelenek haline getirdiklerini ifade etti.Başarıyı disiplinli çalışmaya borçlu olduklarını dile getiren Şahin, Lise birinci sınıftan itibaren bütünleşik üniversite hazırlık modeli uyguluyoruz. Çünkü üniversite sınavında sorulan sorular lise birinci sınıftan itibaren olan konulardan geliyor. Bu sebeple bir bütünleşik program uyguluyoruz. O bütünleşik program çerçevesinde de çok iyi öğretmenlerle çalışıyoruz. Disiplinli bir sistem kurduk, Allah'ın izniyle de çok güzel başarıların altına imza attık. dedi.Öğrencilerin tamamına yakınının istedikleri bölümlere yerleştiğinin altını çizen Şahin, Yüzde 90 oranında öğrencimiz arzu ettikleri bölümlere yerleşti. Genellikle öğrencilerimizin bu sene bakış açısı derece yapmaktan öte, hangi bölümler onlar için bir hedefse o bölümlere yerleşme üzerine bir politika uyguladılar ve istedikleri bölümlere yerleştiler. değerlendirmesini yaptı.İlk 1000'de ve ilk 10 binde çok sayıda öğrencilerinin bulunduğunu anlatan Şahin, şunları kaydetti:10 binde çok sayıda öğrencimiz var. Özellikle sayısal alanda okulumuz ön plana çıkıyor ama eşit ağırlıkta da ilk 1000'de çok sayıda öğrencimiz var. Bunlar genellikle sözel, eşit ağırlık alanlarında önemli yerlere yerleştiler. Sayısal alandaki öğrencilerimiz de mühendislik ve tıp fakültelerine ağırlıklı olarak yerleştiler. Özellikle uçak mühendisliği bunlar içinde dikkati çekiyor. Bilgisayar, veri bilimi mühendisliği dikkati çeken bölümler arasında. Öğrencilerimiz şu anda dünyanın gittiği yönü fark ederek, özellikle yapay zeka ve veri alanındaki mühendisliklere doğru bir yönelim izlediler.Öğrencilerimiz dershaneye gitmeden burada hazırlanırKadıköy Anadolu Erkek İmam Hatip Lisesi Müdürü Nazmi Yıldırım da bu yıl mezun olan 142 öğrencinin 13'ünün YKS'de ilk 1000'e girdiğini, toplamda 121 öğrencinin üniversiteye yerleşmeye hak kazandığını söyledi.Üniversiteye yerleşen mezunların yüzde 80'inin devlet, yüzde 20'sinin ise özel üniversiteleri tercih ettiğini vurgulayan Yıldırım, bu öğrencilerin yüzde 80'inin İstanbul, yüzde 20'sinin de Anadolu'daki üniversitelere gittiğinin altını çizdi.Yıldırım, mezunlardan 18'inin Boğaziçi, 15'inin Marmara, 12'sinin İstanbul Teknik, 6'sının Yıldız Teknik ve 5'er öğrencinin de İstanbul Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa'ya yerleştiğini aktarırken, diğer mezunların da aynı şekilde Türkiye'nin önde gelen üniversitelerine yerleştiğini kaydetti.Bu sene yaklaşık 50 öğrencinin mühendislik fakültelerini tercih ettiğini, 13 öğrencinin de tıp fakültesine yerleştiğini dile getiren Yıldırım, YKS'de sözelde 2'nci, eşit ağırlıkta 3'üncü olarak derece elde eden okul öğrencisinin Boğaziçi İktisat Fakültesine yerleştiğini ifade etti.Başarının tesadüf olmadığını, çalışarak elde edildiğini anlatan Yıldırım, Bizim YKS'de Türkiye genelinde bilinen, tanınan bir özelliğimiz var. Öğrencilerimiz dershaneye gitmeden burada hazırlanır. Kaynaklar, denemeler ve birebir derslerle çocuklarımızı üniversiteye yerleştirmeye çalışıyoruz. dedi.Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesinin marka değeri tescillenmiş bir okul olduğunu anlatan Yıldırım, gelecek yıllarda çok daha iyi dereceler elde edeceklerine inandığını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesinin kız ve erkek okullarından bu yıl mezun olan 218 öğrencinin 189'u, Türkiye'nin seçkin üniversitelerinde yüksek puanlı bölümlere yerleşti.Türkiye'nin köklü imam hatip okullarından Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'ndaki (YKS) başarısını devam ettiriyor.Okul, bu yıl mezun verdiği 76 kız öğrencinin 68'ini Boğaziçi, İstanbul Teknik, Yıldız Teknik, İstanbul Üniversitesi, Marmara ve Hacettepe gibi ülkenin önemli üniversitelerine yerleştirdi.Mezunların 14'ü tıp, 12'si mühendislik, 6'sı dil, 5'i psikoloji, 4'ü öğretmenlik, 3'ü diş hekimliği, 3'ü hukuk, 3'ü siyasal, 2'si mimarlık, 2'si eczacılık, 2'si ilahiyat bölümlerini tercih ederken, 12 öğrenci farklı alanlarda fakültelere yerleşti.Yüzde 90 oranında öğrencimiz arzu ettikleri bölümlere yerleştiKadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Şeyma Şahin, AA muhabirine, teknoloji okulu olarak faaliyet gösteren okulun bu yıl ağırlıklı olarak tıp ve mühendislik alanlarına öğrenci yerleştirdiğini söyledi.1975'te kurulan okulun bugüne kadar çok başarılı mezunlar verdiğini belirten Şahin, başarıyı gelenek haline getirdiklerini ifade etti.Başarıyı disiplinli çalışmaya borçlu olduklarını dile getiren Şahin, Lise birinci sınıftan itibaren bütünleşik üniversite hazırlık modeli uyguluyoruz. Çünkü üniversite sınavında sorulan sorular lise birinci sınıftan itibaren olan konulardan geliyor. Bu sebeple bir bütünleşik program uyguluyoruz. O bütünleşik program çerçevesinde de çok iyi öğretmenlerle çalışıyoruz. Disiplinli bir sistem kurduk, Allah'ın izniyle de çok güzel başarıların altına imza attık. dedi.Öğrencilerin tamamına yakınının istedikleri bölümlere yerleştiğinin altını çizen Şahin, Yüzde 90 oranında öğrencimiz arzu ettikleri bölümlere yerleşti. Genellikle öğrencilerimizin bu sene bakış açısı derece yapmaktan öte, hangi bölümler onlar için bir hedefse o bölümlere yerleşme üzerine bir politika uyguladılar ve istedikleri bölümlere yerleştiler. değerlendirmesini yaptı.İlk 1000'de ve ilk 10 binde çok sayıda öğrencilerinin bulunduğunu anlatan Şahin, şunları kaydetti:10 binde çok sayıda öğrencimiz var. Özellikle sayısal alanda okulumuz ön plana çıkıyor ama eşit ağırlıkta da ilk 1000'de çok sayıda öğrencimiz var. Bunlar genellikle sözel, eşit ağırlık alanlarında önemli yerlere yerleştiler. Sayısal alandaki öğrencilerimiz de mühendislik ve tıp fakültelerine ağırlıklı olarak yerleştiler. Özellikle uçak mühendisliği bunlar içinde dikkati çekiyor. Bilgisayar, veri bilimi mühendisliği dikkati çeken bölümler arasında. Öğrencilerimiz şu anda dünyanın gittiği yönü fark ederek, özellikle yapay zeka ve veri alanındaki mühendisliklere doğru bir yönelim izlediler.Öğrencilerimiz dershaneye gitmeden burada hazırlanırKadıköy Anadolu Erkek İmam Hatip Lisesi Müdürü Nazmi Yıldırım da bu yıl mezun olan 142 öğrencinin 13'ünün YKS'de ilk 1000'e girdiğini, toplamda 121 öğrencinin üniversiteye yerleşmeye hak kazandığını söyledi.Üniversiteye yerleşen mezunların yüzde 80'inin devlet, yüzde 20'sinin ise özel üniversiteleri tercih ettiğini vurgulayan Yıldırım, bu öğrencilerin yüzde 80'inin İstanbul, yüzde 20'sinin de Anadolu'daki üniversitelere gittiğinin altını çizdi.Yıldırım, mezunlardan 18'inin Boğaziçi, 15'inin Marmara, 12'sinin İstanbul Teknik, 6'sının Yıldız Teknik ve 5'er öğrencinin de İstanbul Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa'ya yerleştiğini aktarırken, diğer mezunların da aynı şekilde Türkiye'nin önde gelen üniversitelerine yerleştiğini kaydetti.Bu sene yaklaşık 50 öğrencinin mühendislik fakültelerini tercih ettiğini, 13 öğrencinin de tıp fakültesine yerleştiğini dile getiren Yıldırım, YKS'de sözelde 2'nci, eşit ağırlıkta 3'üncü olarak derece elde eden okul öğrencisinin Boğaziçi İktisat Fakültesine yerleştiğini ifade etti.Başarının tesadüf olmadığını, çalışarak elde edildiğini anlatan Yıldırım, Bizim YKS'de Türkiye genelinde bilinen, tanınan bir özelliğimiz var. Öğrencilerimiz dershaneye gitmeden burada hazırlanır. Kaynaklar, denemeler ve birebir derslerle çocuklarımızı üniversiteye yerleştirmeye çalışıyoruz. dedi.Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesinin marka değeri tescillenmiş bir okul olduğunu anlatan Yıldırım, gelecek yıllarda çok daha iyi dereceler elde edeceklerine inandığını sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>A Milli Kadın Basketbol Takımı'nda Dünya Kupası öncesi medya günü gerçekleştirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/a-milli-kadin-basketbol-takimi-nda-dunya-kupasi-oncesi-medya-gunu-gerceklestirildi/896471/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/a-milli-kadin-basketbol-takimi-nda-dunya-kupasi-oncesi-medya-gunu-gerceklestirildi/896471/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:39:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Türkiye Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Gülşah Akkaya: Hedefimiz en iyi dereceyi elde etmek ve Türk halkının gurur duyacağı bir takım olmak - A Milli Takımlar Direktörü Alper Yılmaz: Berlin'deki maçlarda ev sahibi avantajını da elde etmek istiyoruz - Başantrenör Andrea Mazzon: Dünyanın en iyi 16 takımından biri olduğumuz için gurur duymalıyız - Oyunculardan Olcay Çakır Turgut: Birbiriyle bütünleşmiş bir takımız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Almanya'nın başkenti Berlin'de 4-13 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek FIBA 2026 Dünya Kupası'nda mücadele edecek A Milli Kadın Basketbol Takımı'nın medya günü yapıldı.Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi'nde gerçekleştirilen medya gününde Türkiye Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Gülşah Akkaya, A Milli Takımlar Direktörü Alper Yılmaz, A Milli Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü Andrea Mazzon ve oyunculardan Olcay Çakır Turgut hazır bulundu.Dünya Kupası'nda Türkiye'yi temsil edecek olmanın gurur ve heyecanını yaşadıklarını belirten Gülşah Akkaya, Önemli bir süreçten geçtik. Dünya Kupası elemelerine ev sahipliği yaptık. Başkanımızın vizyonu bu yolculuğun önemli bir parçasıydı. Önümüzde yeni bir heyecan ve büyük bir mücadele var. Takımımıza güvenimiz tam. Hedefimiz en iyi dereceyi elde etmek ve Türk halkının gurur duyacağı bir takım olmak. Bunu da mücadelemizle, duruşumuzla göstermek istiyoruz. Bir sporcu için bunun ne ifade ettiğini çok iyi biliyorum. Sayın Başkanımız Hidayet Türkoğlu başta olmak üzere yönetim kurulu olarak bizler her zaman takımımızın yanındayız. Eleme maçlarını izlemişsinizdir. Mücadelemizi gördünüz. Bu jenerasyonda yaş ortalamamız 26. Genç bir takımız. İlk hedeflerimize adım adım ulaştık. Teknik ekibimiz takıma hayal kurdurtuyor. Sağlam adımları atarak bu hedeflere sporcularımızın ulaşacağını düşünüyorum. değerlendirmesinde bulundu.Alper Yılmaz, takımın uzun zamandır antrenman yaptığını belirterek şunları söyledi:3 Ağustos'tan beri kamptayız. Kızlar aslında hazır geldi, beklediğimizden iyilerdi. Dünya Kupası'nın öneminin onlar da farkında. Grubumuz zorlu ama adım adım gidebildiğimiz kadar gitmek istiyoruz. Hayallerimizi gerçekleştirmek için ciddi çalışıyorlar ve hiç şikayet etmediler. WNBA'deki oyuncuların geç gelmesi bizim için bir problem yaratıyor. İnşallah sakatlıksız atlatırız ve ülkemizi en iyi şekilde temsil ederiz. Berlin'deki maçlarda ev sahibi avantajını da elde etmek istiyoruz. Seyirciyle daha iyi işler yapacağız. Umarım iyi bir turnuva geçiririz.Andrea Mazzon: Elimizden gelen her şeyi yapacağız ve hazır olacağızA Milli Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü Andrea Mazzon, organizasyon öncesi hazırlıkların iyi gittiğini kaydetti.Tüm oyuncuları eşit seviyeye getirmek için çalıştıklarını anlatan Mazzon, şunları ifade etti:Şu anda 10 üzerinden 7 düzeyindeyiz. Önümüzdeki idmanlarımız bizi organizasyona hazırlayacak. Bazı kızlarımızda fiziksel sorunlar var ama büyük bir sorun yok. Çok şanslıyız. Güzel bir tesisimiz var. Federasyonumuz bizi inanılmaz bir şekilde destekliyor. Takımdaki hiç kimsenin bize sağlanan imkanlar hakkında bir şikayeti olamaz diye düşünüyorum. Oyuncuların tek yapması gereken şey basket atmak. Çok pozitifim. Negatif enerji sadece olumsuz düşünceyi getirir. Çok şanslıyız çünkü Almanya'da çok fazla Türk yaşıyor ve onlara ihtiyacımız var. Çok destekçimiz olacak. Biz de elimizden gelen her şeyi yapacağız ve hazır olacağız. Sonuç olarak dünyanın en iyi 16 takımından biri olduğumuz için gurur duymalıyız. Bu kolay bir şey değil. Gruba baktığımızda şu an bir stratejimiz olamaz. Önce kendimizi düşünmemiz gerekiyor. Kibirli şeyler söylemek istemem ama öncelikle diğerleri bize göre oynamalı. Herkesin bizim hakkımızda endişelenmesi gerektiğini takımımız da anlamalı. Grubumuzda Avrupa'nın en iyi takımı var. Avustralya da olimpiyatlarda bronz madalya kazandı ama neden olmasın. Deneyeceğiz. Mazzon, WNBA'de Connecticut Sun forması giyen Beren Burke'yi yalnızca televizyonda görebildiğini dile getirerek, ABD ile sadece siyasi değil, basketbol anlamında da büyük bir sorunumuz var. Bütün genç oyuncuları üniversitelerden alıyorlar ve çılgın bir kural koymuşlar. Dünya Kupası başlamadan beş gün önce gelebiliyorlar ama bence milli takımlara bunun faydası olmuyor. Mesela Fransa'nın 12 oyuncusu orada. Bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorum. ifadelerini kullandı.Olcay Çakır Turgut: Adım adım hedefimize yürüdüğümüze inanıyorumMilli oyunculardan Olcay Çakır Turgut, hazırlıkların iyi gittiğini belirterek şöyle konuştu:Hazırlık maçları yapıyoruz. Adım adım hedefimize yürüdüğümüze inanıyorum. Hayallerimiz çok büyük ama asıl amacımız adım adım gitmek. Uzun aradan sonra yine Dünya Kupası'na katılmak çok önemliydi. Şimdi sırada adım adım giderek gruptan çıkmak var. Grup çok zor ama bundan sonra kolay bir grup olmayacak. Belçika ile takım olarak çok oynamasak da bireysel olarak tanıyoruz. Zor bir maç olacak. Avustralya ile en son güzel bir maç oynadık ama orada Dünya Kupası'na gitmeyi garantilemiş bir takım vardı. Şu anki maçta daha sert oynayacaklardır ama burada oynadığımız gibi elimizden geleni yapacağız. Porto Riko'yu çok tanımıyoruz ama gruptan çıkmak için o maçı kesinlikle kazanmalıyız. Birbiriyle bütünleşmiş bir takımız. Beraber zaman geçirmekten çok zevk alıyoruz. Bu da sahaya yansıyor. Herkes en iyisi olsun diye çabalıyor. Genç arkadaşlarımız da bize karşı çok saygılılar. Çok uyumlular. Tecrübesizliklerimiz var gençler olarak ama bizler de yanlarında olarak üstesinden geleceğiz.Basına açık antrenman yapıldıMedya gününün ardından A Milli Kadın Basketbol Takımı, ilk 15 dakikası basına açık antrenman gerçekleştirdi.Antrenmanın başında Başantrenör Andrea Mazzon, takımı toplayarak konuşma yaptı.Ardından oyuncular, gruplar halinde pas ve şut çalışması yaptı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Almanya'nın başkenti Berlin'de 4-13 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek FIBA 2026 Dünya Kupası'nda mücadele edecek A Milli Kadın Basketbol Takımı'nın medya günü yapıldı.Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi'nde gerçekleştirilen medya gününde Türkiye Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Gülşah Akkaya, A Milli Takımlar Direktörü Alper Yılmaz, A Milli Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü Andrea Mazzon ve oyunculardan Olcay Çakır Turgut hazır bulundu.Dünya Kupası'nda Türkiye'yi temsil edecek olmanın gurur ve heyecanını yaşadıklarını belirten Gülşah Akkaya, Önemli bir süreçten geçtik. Dünya Kupası elemelerine ev sahipliği yaptık. Başkanımızın vizyonu bu yolculuğun önemli bir parçasıydı. Önümüzde yeni bir heyecan ve büyük bir mücadele var. Takımımıza güvenimiz tam. Hedefimiz en iyi dereceyi elde etmek ve Türk halkının gurur duyacağı bir takım olmak. Bunu da mücadelemizle, duruşumuzla göstermek istiyoruz. Bir sporcu için bunun ne ifade ettiğini çok iyi biliyorum. Sayın Başkanımız Hidayet Türkoğlu başta olmak üzere yönetim kurulu olarak bizler her zaman takımımızın yanındayız. Eleme maçlarını izlemişsinizdir. Mücadelemizi gördünüz. Bu jenerasyonda yaş ortalamamız 26. Genç bir takımız. İlk hedeflerimize adım adım ulaştık. Teknik ekibimiz takıma hayal kurdurtuyor. Sağlam adımları atarak bu hedeflere sporcularımızın ulaşacağını düşünüyorum. değerlendirmesinde bulundu.Alper Yılmaz, takımın uzun zamandır antrenman yaptığını belirterek şunları söyledi:3 Ağustos'tan beri kamptayız. Kızlar aslında hazır geldi, beklediğimizden iyilerdi. Dünya Kupası'nın öneminin onlar da farkında. Grubumuz zorlu ama adım adım gidebildiğimiz kadar gitmek istiyoruz. Hayallerimizi gerçekleştirmek için ciddi çalışıyorlar ve hiç şikayet etmediler. WNBA'deki oyuncuların geç gelmesi bizim için bir problem yaratıyor. İnşallah sakatlıksız atlatırız ve ülkemizi en iyi şekilde temsil ederiz. Berlin'deki maçlarda ev sahibi avantajını da elde etmek istiyoruz. Seyirciyle daha iyi işler yapacağız. Umarım iyi bir turnuva geçiririz.Andrea Mazzon: Elimizden gelen her şeyi yapacağız ve hazır olacağızA Milli Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü Andrea Mazzon, organizasyon öncesi hazırlıkların iyi gittiğini kaydetti.Tüm oyuncuları eşit seviyeye getirmek için çalıştıklarını anlatan Mazzon, şunları ifade etti:Şu anda 10 üzerinden 7 düzeyindeyiz. Önümüzdeki idmanlarımız bizi organizasyona hazırlayacak. Bazı kızlarımızda fiziksel sorunlar var ama büyük bir sorun yok. Çok şanslıyız. Güzel bir tesisimiz var. Federasyonumuz bizi inanılmaz bir şekilde destekliyor. Takımdaki hiç kimsenin bize sağlanan imkanlar hakkında bir şikayeti olamaz diye düşünüyorum. Oyuncuların tek yapması gereken şey basket atmak. Çok pozitifim. Negatif enerji sadece olumsuz düşünceyi getirir. Çok şanslıyız çünkü Almanya'da çok fazla Türk yaşıyor ve onlara ihtiyacımız var. Çok destekçimiz olacak. Biz de elimizden gelen her şeyi yapacağız ve hazır olacağız. Sonuç olarak dünyanın en iyi 16 takımından biri olduğumuz için gurur duymalıyız. Bu kolay bir şey değil. Gruba baktığımızda şu an bir stratejimiz olamaz. Önce kendimizi düşünmemiz gerekiyor. Kibirli şeyler söylemek istemem ama öncelikle diğerleri bize göre oynamalı. Herkesin bizim hakkımızda endişelenmesi gerektiğini takımımız da anlamalı. Grubumuzda Avrupa'nın en iyi takımı var. Avustralya da olimpiyatlarda bronz madalya kazandı ama neden olmasın. Deneyeceğiz. Mazzon, WNBA'de Connecticut Sun forması giyen Beren Burke'yi yalnızca televizyonda görebildiğini dile getirerek, ABD ile sadece siyasi değil, basketbol anlamında da büyük bir sorunumuz var. Bütün genç oyuncuları üniversitelerden alıyorlar ve çılgın bir kural koymuşlar. Dünya Kupası başlamadan beş gün önce gelebiliyorlar ama bence milli takımlara bunun faydası olmuyor. Mesela Fransa'nın 12 oyuncusu orada. Bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorum. ifadelerini kullandı.Olcay Çakır Turgut: Adım adım hedefimize yürüdüğümüze inanıyorumMilli oyunculardan Olcay Çakır Turgut, hazırlıkların iyi gittiğini belirterek şöyle konuştu:Hazırlık maçları yapıyoruz. Adım adım hedefimize yürüdüğümüze inanıyorum. Hayallerimiz çok büyük ama asıl amacımız adım adım gitmek. Uzun aradan sonra yine Dünya Kupası'na katılmak çok önemliydi. Şimdi sırada adım adım giderek gruptan çıkmak var. Grup çok zor ama bundan sonra kolay bir grup olmayacak. Belçika ile takım olarak çok oynamasak da bireysel olarak tanıyoruz. Zor bir maç olacak. Avustralya ile en son güzel bir maç oynadık ama orada Dünya Kupası'na gitmeyi garantilemiş bir takım vardı. Şu anki maçta daha sert oynayacaklardır ama burada oynadığımız gibi elimizden geleni yapacağız. Porto Riko'yu çok tanımıyoruz ama gruptan çıkmak için o maçı kesinlikle kazanmalıyız. Birbiriyle bütünleşmiş bir takımız. Beraber zaman geçirmekten çok zevk alıyoruz. Bu da sahaya yansıyor. Herkes en iyisi olsun diye çabalıyor. Genç arkadaşlarımız da bize karşı çok saygılılar. Çok uyumlular. Tecrübesizliklerimiz var gençler olarak ama bizler de yanlarında olarak üstesinden geleceğiz.Basına açık antrenman yapıldıMedya gününün ardından A Milli Kadın Basketbol Takımı, ilk 15 dakikası basına açık antrenman gerçekleştirdi.Antrenmanın başında Başantrenör Andrea Mazzon, takımı toplayarak konuşma yaptı.Ardından oyuncular, gruplar halinde pas ve şut çalışması yaptı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/a-milli-kadin-basketbol-takimi-nda-dunya-kupasi-oncesi-medya-gunu-gerceklestirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>BUÜ, DAÜ ve ÜSİGED arasında akademik ve bilimsel işbirliği protokolü imzalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/buu-dau-ve-usiged-arasinda-akademik-ve-bilimsel-isbirligi-protokolu-imzalandi/896470/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/buu-dau-ve-usiged-arasinda-akademik-ve-bilimsel-isbirligi-protokolu-imzalandi/896470/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:36:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bursa / Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) ve Üniversite Sanayi İşbirliği Geliştirme ve Eğitim Derneği (ÜSİGED) arasında akademik, bilimsel ve eğitim alanlarında işbirliğinin geliştirilmesini amaçlayan protokol imzalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bursa Haberleri : Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) ve Üniversite Sanayi İşbirliği Geliştirme ve Eğitim Derneği (ÜSİGED) arasında akademik, bilimsel ve eğitim alanlarında işbirliğinin geliştirilmesini amaçlayan protokol imzalandı.BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, BUÜ'de düzenlenen imza töreninde yaptığı konuşmada, üniversiteler arası ve uluslararası işbirliklerini önemsediklerini belirterek, DAÜ'nün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güçlü bir akademik geleneğe sahip üniversitelerinden biri olduğunu söyledi.DAÜ ile mevcut ilişkilerini imzalanan protokolle daha ileri bir düzeye taşımak istediklerini ifade eden Yılmaz, işbirliğinin öğretim üyesi dinamizmine, eğitime ve araştırma ekosistemine önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.Yılmaz, ulusal ve uluslararası alanda üniversitenin sıralamalardaki yerinin daha yukarılara taşınması açısından bu tür işbirliklerinin önem taşıdığını belirterek, şöyle devam etti:Ancak ondan da önemlisi bu işbirliğinin öğretim üyesi dinamizmine yapacağı katkı, eğitime yapacağı katkı, araştırma ekosistemimize yapacağı katkı bizim için son derece kıymetli. Elbette mukayese ettiğimizde biz hem öğrenci sayısı itibarıyla hem de kurumsal geçmiş itibarıyla daha tecrübeli bir üniversiteyiz ama bu tarz etkileşimler karşılıklı etkileşimlerdir ve karşılıklı kazanımlar ortaya çıkarır. Dolayısıyla biz de buradan böyle bir beklentiye sahibiz.Yılmaz, DAÜ ile BUÜ arasındaki akademik ilişkilerin geçmişe dayandığını anlatarak, özellikle iktisat alanında geçmişten gelen akademik bağların bulunduğunu aktardı.Ziraat ve veterinerlik fakülteleri başta olmak üzere farklı alanlarda da iki üniversite arasında öğretim üyesi hareketliliğinin yaşandığını ifade eden Yılmaz, DAÜ'de ihtiyaç duyulan öğretim üyelerinin yetiştirilmesinde BUÜ'nün lisansüstü programlarının geçmişte katkılar sunduğuna dikkati çekti.Yılmaz, bundan sonraki süreçte bu ilişkinin daha üst düzeyde, özellikle araştırma ekosistemlerine karşılıklı katkı sağlayacak şekilde geliştirilmesini hedeflediklerini kaydetti.Protokolün hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden Yılmaz, Ayrımız gayrımız olmayan Kıbrıs'ımızla, oranın mümtaz üniversitelerinden biriyle yaptığımız bu anlaşmadan dolayı da memnuniyetimi bir kere daha ifade etmek istiyorum. diye konuştu.Üniversitelerin temel görevleri eğitim, araştırma ve topluma hizmetDAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç da işbirliğinin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.Üniversitelerin temel görevlerinin eğitim vermek, araştırma-geliştirme faaliyetleri yürütmek ve topluma hizmet etmek olduğunu ifade eden Kılıç, imzalanan protokolün bu üç alanın bir araya gelmesine örnek oluşturduğunu söyledi.Üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilmesi ve elde edilen bilgi ve sonuçların toplumun faydasına sunulmasının önemine işaret eden Kılıç, araştırma ve proje çalışmalarında işbirliği, birlikte hareket etme ve sinerji oluşturma anlayışıyla hareket ettiklerini kaydetti.Kılıç, protokolün araştırma ve yükseköğretime önemli katkılar sağlayacağına inandığını belirterek, şöyle konuştu:Hem sanayi-üniversite arasındaki işbirliğini geliştirmek ve bunu topluma yönlendirerek toplumun da bundan fayda sağlamasını gerçekleştirmek istiyoruz. Tabii üniversite araştırma yaparken, proje üretirken hep bir işbirliği, hareketlilik, sinerji yaratmak duygusuyla hareket ediliyor. Türkiye'mizin, anavatanımızın en kıymetli, en değerli, en köklü üniversitelerinden Bursa Uludağ Üniversitesi ve Üniversite Sanayi İşbirliği Geliştirme ve Eğitim Derneği ile bu işin gerçekleştirilmiş olması bizi mutlu ediyor, heyecanlandırıyor ve gururlandırıyor. Ümit ediyorum ki bu çerçevede imzaladığımız protokol hem araştırma anlamında katkı verecek hem eğitime, yükseköğrenime de önemli katkı verecek.ÜSİGED Başkanı Prof. Dr. Ozan Gürbüz ise DAÜ ile işbirliği protokolü imzalamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.İşbirliği kapsamında DAÜ'nün ihtiyaç duyduğu alanlarda AR-GE faaliyetleri, proje destekleri ve sanayiyle yürütülecek çalışmalara katkı sunulmasının hedeflendiğini belirten Gürbüz, protokolün hayırlı olmasını diledi.Konuşmaların ardından taraflarca 3 yıl süreyle geçerli olacak işbirliği protokolü imzalandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bursa Haberleri : Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) ve Üniversite Sanayi İşbirliği Geliştirme ve Eğitim Derneği (ÜSİGED) arasında akademik, bilimsel ve eğitim alanlarında işbirliğinin geliştirilmesini amaçlayan protokol imzalandı.BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, BUÜ'de düzenlenen imza töreninde yaptığı konuşmada, üniversiteler arası ve uluslararası işbirliklerini önemsediklerini belirterek, DAÜ'nün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güçlü bir akademik geleneğe sahip üniversitelerinden biri olduğunu söyledi.DAÜ ile mevcut ilişkilerini imzalanan protokolle daha ileri bir düzeye taşımak istediklerini ifade eden Yılmaz, işbirliğinin öğretim üyesi dinamizmine, eğitime ve araştırma ekosistemine önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.Yılmaz, ulusal ve uluslararası alanda üniversitenin sıralamalardaki yerinin daha yukarılara taşınması açısından bu tür işbirliklerinin önem taşıdığını belirterek, şöyle devam etti:Ancak ondan da önemlisi bu işbirliğinin öğretim üyesi dinamizmine yapacağı katkı, eğitime yapacağı katkı, araştırma ekosistemimize yapacağı katkı bizim için son derece kıymetli. Elbette mukayese ettiğimizde biz hem öğrenci sayısı itibarıyla hem de kurumsal geçmiş itibarıyla daha tecrübeli bir üniversiteyiz ama bu tarz etkileşimler karşılıklı etkileşimlerdir ve karşılıklı kazanımlar ortaya çıkarır. Dolayısıyla biz de buradan böyle bir beklentiye sahibiz.Yılmaz, DAÜ ile BUÜ arasındaki akademik ilişkilerin geçmişe dayandığını anlatarak, özellikle iktisat alanında geçmişten gelen akademik bağların bulunduğunu aktardı.Ziraat ve veterinerlik fakülteleri başta olmak üzere farklı alanlarda da iki üniversite arasında öğretim üyesi hareketliliğinin yaşandığını ifade eden Yılmaz, DAÜ'de ihtiyaç duyulan öğretim üyelerinin yetiştirilmesinde BUÜ'nün lisansüstü programlarının geçmişte katkılar sunduğuna dikkati çekti.Yılmaz, bundan sonraki süreçte bu ilişkinin daha üst düzeyde, özellikle araştırma ekosistemlerine karşılıklı katkı sağlayacak şekilde geliştirilmesini hedeflediklerini kaydetti.Protokolün hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden Yılmaz, Ayrımız gayrımız olmayan Kıbrıs'ımızla, oranın mümtaz üniversitelerinden biriyle yaptığımız bu anlaşmadan dolayı da memnuniyetimi bir kere daha ifade etmek istiyorum. diye konuştu.Üniversitelerin temel görevleri eğitim, araştırma ve topluma hizmetDAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç da işbirliğinin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.Üniversitelerin temel görevlerinin eğitim vermek, araştırma-geliştirme faaliyetleri yürütmek ve topluma hizmet etmek olduğunu ifade eden Kılıç, imzalanan protokolün bu üç alanın bir araya gelmesine örnek oluşturduğunu söyledi.Üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilmesi ve elde edilen bilgi ve sonuçların toplumun faydasına sunulmasının önemine işaret eden Kılıç, araştırma ve proje çalışmalarında işbirliği, birlikte hareket etme ve sinerji oluşturma anlayışıyla hareket ettiklerini kaydetti.Kılıç, protokolün araştırma ve yükseköğretime önemli katkılar sağlayacağına inandığını belirterek, şöyle konuştu:Hem sanayi-üniversite arasındaki işbirliğini geliştirmek ve bunu topluma yönlendirerek toplumun da bundan fayda sağlamasını gerçekleştirmek istiyoruz. Tabii üniversite araştırma yaparken, proje üretirken hep bir işbirliği, hareketlilik, sinerji yaratmak duygusuyla hareket ediliyor. Türkiye'mizin, anavatanımızın en kıymetli, en değerli, en köklü üniversitelerinden Bursa Uludağ Üniversitesi ve Üniversite Sanayi İşbirliği Geliştirme ve Eğitim Derneği ile bu işin gerçekleştirilmiş olması bizi mutlu ediyor, heyecanlandırıyor ve gururlandırıyor. Ümit ediyorum ki bu çerçevede imzaladığımız protokol hem araştırma anlamında katkı verecek hem eğitime, yükseköğrenime de önemli katkı verecek.ÜSİGED Başkanı Prof. Dr. Ozan Gürbüz ise DAÜ ile işbirliği protokolü imzalamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.İşbirliği kapsamında DAÜ'nün ihtiyaç duyduğu alanlarda AR-GE faaliyetleri, proje destekleri ve sanayiyle yürütülecek çalışmalara katkı sunulmasının hedeflendiğini belirten Gürbüz, protokolün hayırlı olmasını diledi.Konuşmaların ardından taraflarca 3 yıl süreyle geçerli olacak işbirliği protokolü imzalandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/buu-dau-ve-usiged-arasinda-akademik-ve-bilimsel-isbirligi-protokolu-imzalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>MHP Kırıkkale Milletvekili Öztürk, basın mensuplarıyla buluştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mhp-kirikkale-milletvekili-ozturk-basin-mensuplariyla-bulustu/896469/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mhp-kirikkale-milletvekili-ozturk-basin-mensuplariyla-bulustu/896469/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:36:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kırıkkale / MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, basın mensuplarıyla bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kırıkkale Haberleri : MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, basın mensuplarıyla bir araya geldi.Öztürk, bir restoranda düzenlenen programda, Kırıkkale'nin milletvekili olmaktan gurur duyduğunu belirterek, MHP'nin Kırıkkale’de yenilenmiş kadrolarıyla yoluna devam ettiğini söyledi.TBMM'de kabul edilen çerçeve yasa ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Öztürk, yasanın, ülkenin en önemli sorunu olan terörün ortadan kaldırılması, milli birliğin, beraberliğin, dayanışmanın ve kardeşliğin güçlendirilmesi amacıyla çıkartılan bir kanun olduğunu vurguladı.Artık teröre dur demenin vaktinin geldiğini belirten Öztürk, şöyle konuştu:Biz istiyoruz ki artık herkes ruh ve can sağlığı içerisinde, gelecek kuşaklara daha güçlü ve yaşanabilir Türkiye'ye ulaşsın. Bu sebeple teröre giden kaynaklar bitsin, teröre giden canlar artık olmasın, analar ağlamasın, artık kadınlar eşsiz, çocuklar öksüz kalmasın istiyoruz. Toplumsal huzur ve barışa Orta Doğu coğrafyasında çok daha fazla ihtiyaç olduğu dönemi yaşıyoruzTerörsüz Türkiye süreci kapsamında yaklaşık 2 yıldır TBMM'de görüşmelerin yürütüldüğünü anımsatan Öztürk, çerçeve yasanın Meclis'te çok ciddi bir rakamla kabul edildiğini, şu anda grubu olan partilerin yüzde 95'inin ittifakıyla bu sürecin yürüdüğünü söyledi.Öztürk, bundan sonraki süreçte de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin herhangi bir soruna meydan vermeksizin bu işi yürüteceğini ifade ederek, bu sürecin Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kontrolünde giden bir süreç olduğunu kaydetti.Toplantıya, MHP İl Başkanı Mekki Varol, Merkez İlçe Başkanı Melike Boran İsmailoğulları ile gazeteciler katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kırıkkale Haberleri : MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, basın mensuplarıyla bir araya geldi.Öztürk, bir restoranda düzenlenen programda, Kırıkkale'nin milletvekili olmaktan gurur duyduğunu belirterek, MHP'nin Kırıkkale’de yenilenmiş kadrolarıyla yoluna devam ettiğini söyledi.TBMM'de kabul edilen çerçeve yasa ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Öztürk, yasanın, ülkenin en önemli sorunu olan terörün ortadan kaldırılması, milli birliğin, beraberliğin, dayanışmanın ve kardeşliğin güçlendirilmesi amacıyla çıkartılan bir kanun olduğunu vurguladı.Artık teröre dur demenin vaktinin geldiğini belirten Öztürk, şöyle konuştu:Biz istiyoruz ki artık herkes ruh ve can sağlığı içerisinde, gelecek kuşaklara daha güçlü ve yaşanabilir Türkiye'ye ulaşsın. Bu sebeple teröre giden kaynaklar bitsin, teröre giden canlar artık olmasın, analar ağlamasın, artık kadınlar eşsiz, çocuklar öksüz kalmasın istiyoruz. Toplumsal huzur ve barışa Orta Doğu coğrafyasında çok daha fazla ihtiyaç olduğu dönemi yaşıyoruzTerörsüz Türkiye süreci kapsamında yaklaşık 2 yıldır TBMM'de görüşmelerin yürütüldüğünü anımsatan Öztürk, çerçeve yasanın Meclis'te çok ciddi bir rakamla kabul edildiğini, şu anda grubu olan partilerin yüzde 95'inin ittifakıyla bu sürecin yürüdüğünü söyledi.Öztürk, bundan sonraki süreçte de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin herhangi bir soruna meydan vermeksizin bu işi yürüteceğini ifade ederek, bu sürecin Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kontrolünde giden bir süreç olduğunu kaydetti.Toplantıya, MHP İl Başkanı Mekki Varol, Merkez İlçe Başkanı Melike Boran İsmailoğulları ile gazeteciler katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/mhp-kirikkale-milletvekili-ozturk-basin-mensuplariyla-bulustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Somali ziyaretinin 15. yıl dönümünde Türkiye-Somali ilişkileri değerlendirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cumhurbaskani-erdogan-in-somali-ziyaretinin-15-yil-donumunde-turkiye-somali-iliskileri-degerlendirildi/896466/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cumhurbaskani-erdogan-in-somali-ziyaretinin-15-yil-donumunde-turkiye-somali-iliskileri-degerlendirildi/896466/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:33:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Mogadişu / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 19 Ağustos 2011'de Somali'ye gerçekleştirdiği tarihi ziyaretin 15.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Mogadişu Haberleri : Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 19 Ağustos 2011'de Somali'ye gerçekleştirdiği tarihi ziyaretin 15. yıl dönümü dolayısıyla başkent Mogadişu'da düzenlenen programda, Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin geçmişi, mevcut durumu ve geleceği değerlendirildi.Program kapsamında düzenlenen panelde Toronto Üniversitesi Secure Futures Lab Araştırmacısı Ebuzer Demirci ile Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Dış Politika Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş konuşma yaptı.Demirci, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2011'de Somali'yi ziyaretinin, ülkenin uzun yıllar boyunca iç savaş, kıtlık, terör ve siyasi istikrarsızlıkla mücadele ettiği bir dönemde gerçekleştiğini belirterek ziyaretin, Somali açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.Somali halkının en ağır şartlarda dahi direnmeye devam ettiğini vurgulayan Demirci, Erdoğan'ın ziyaretinin yalnızca insani yardım bakımından değil, Somali'nin yeniden uluslararası toplumun gündemine gelmesi açısından da önemli olduğunu ifade etti.Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin tarihinin yüzyıllar öncesine dayandığını aktaran Demirci, Osmanlı döneminden itibaren Kızıldeniz ve Hint Okyanusu bölgesinde kurulan temaslara işaret etti.Demirci, Ahmed Gurey'in Portekizliler ve Etiyopyalılarla mücadelesinden, Seyyid Muhammed Abdullah Hasan'ın İngilizlere karşı direnişine kadar farklı dönemlerde Türklerle Somalililer arasında dayanışma örnekleri görüldüğünü anlattı.Somali'nin 1960'ta bağımsızlığını kazanmasının ardından Türkiye'nin ülkeyi tanıyan devletler arasında yer aldığını hatırlatan Demirci, iki ülke ilişkilerinin sonraki dönemlerde farklı uluslararası şartlardan etkilendiğini, 1990'larda Somali'de yaşanan devlet otoritesi krizinin ise diplomatik ilişkilerin devamlılığını zorlaştırdığını dile getirdi.Türkiye-Somali ilişkilerinde yeni bir dönemDemirci, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2011'deki ziyaretinin Türkiye-Somali ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu vurgulayarak, o dönemde birçok ülkenin diplomatik faaliyetlerini ve yardım operasyonlarını Somali dışından yürüttüğünü anımsattı.Erdoğan'ın ailesi, bakanlar, milletvekilleri ve beraberindeki heyetle Mogadişu'ya gelmesinin uluslararası toplum açısından güçlü bir mesaj oluşturduğunu söyleyen Demirci, ziyaretin ardından Türkiye'nin Somali'deki diplomatik, insani ve kalkınma odaklı faaliyetlerinin hız kazandığının altını çizdi.Demirci, Türkiye'nin Mogadişu'daki diplomatik varlığının güçlendirilmesi, Türk Hava Yollarının (THY) uçuşlarının başlaması, liman ve havalimanı yatırımları, sağlık hizmetleri, eğitim faaliyetleri, Türkiye Maarif Vakfı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Türk sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının iki ülke arasındaki ilişkileri genişlettiğini ifade etti.İnsani yardımla başlayan sürecin bugün çok daha kapsamlı bir ortaklığa dönüştüğünü dile getiren Demirci, Türkiye ile Somali'nin artık hidrokarbon, mavi ekonomi, uzay, limanlar ve stratejik işbirliği gibi alanları konuştuğunu belirtti.Somali'ye yönelik silah ambargosunun kaldırılması, ülkenin Doğu Afrika Topluluğuna katılması, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilmesi ve borçlarının önemli bölümünün silinmesi gibi gelişmelere de değinen Demirci, Somali'nin özellikle son yıllarda önemli ilerleme kaydettiğini söyledi.Demirci, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'un bu süreçteki çabalarının da önemli olduğuna değinerek, Türk ve Somalili yetkililerin iki ülke ilişkilerinin daha ileri taşınması için gösterdiği çalışmalara teşekkür etti.Somali, gelecek 10 yılın belirleyici ülkelerinden biri olabilirSETA Dış Politika Araştırmacısı Dr. Demirtaş da Türkiye ile Somali arasındaki diplomatik ilişkilerin 60. yıl dönümünün kutlandığı bir dönemde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2011'deki tarihi ziyaretinin 15. yıl dönümünün anılmasının ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı.Somali'ye birçok kez geldiğini anlatan Demirtaş, yeniden Somalililerle bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek programın düzenlenmesinde emeği geçenlere ve gösterilen misafirperverliğe teşekkür etti.Demirtaş, bugün Mogadişu'da daha güvenli bir ortamda bulunulabilmesini sağlayan sürecin en önemli dönüm noktalarından birinin 19 Ağustos 2011'de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Somali'ye gerçekleştirdiği ziyaret olduğunu vurguladı.Türkiye-Somali ilişkilerinin geçmişte yaşananların tekrarından ziyade bundan sonraki dönemde nasıl şekilleneceğinin ele alınması gerektiğini belirten Demirtaş, uluslararası sistemin hızla değiştiği ve küresel belirsizliklerin arttığı bir ortamda iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da güçlendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.Demirtaş, güvenlikten ekonomiye, eğitimden ticarete kadar birçok alanda Türkiye-Somali ilişkilerinin ivme kazandığını dile getirdi.Somali'nin jeopolitik konumuna işaret eden Demirtaş, ülkenin yalnızca Afrika Boynuzu açısından değil, Doğu Afrika, Afrika kıtası ve küresel sistem bakımından da giderek daha önemli hale geldiğinin altını çizdi.Somali'nin gelecek 10 yıl içerisinde bölgenin ve küresel sistemin belirleyici ülkelerinden biri olabileceğini ifade eden Demirtaş, ülkenin küresel ticaret yollarındaki konumu ile uluslararası güvenlik mimarisinde artan önemine dikkati çekti.Demirtaş, küresel sistemde yaşanan dönüşümlerin Somali'nin stratejik önemini daha da artırdığını kaydederek, Türkiye-Somali ilişkilerinin kardeşlik temelinde daha fazla pekiştirilerek ve farklı alanlarda derinleştirilerek sürdürülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Mogadişu Haberleri : Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 19 Ağustos 2011'de Somali'ye gerçekleştirdiği tarihi ziyaretin 15. yıl dönümü dolayısıyla başkent Mogadişu'da düzenlenen programda, Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin geçmişi, mevcut durumu ve geleceği değerlendirildi.Program kapsamında düzenlenen panelde Toronto Üniversitesi Secure Futures Lab Araştırmacısı Ebuzer Demirci ile Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Dış Politika Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş konuşma yaptı.Demirci, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2011'de Somali'yi ziyaretinin, ülkenin uzun yıllar boyunca iç savaş, kıtlık, terör ve siyasi istikrarsızlıkla mücadele ettiği bir dönemde gerçekleştiğini belirterek ziyaretin, Somali açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.Somali halkının en ağır şartlarda dahi direnmeye devam ettiğini vurgulayan Demirci, Erdoğan'ın ziyaretinin yalnızca insani yardım bakımından değil, Somali'nin yeniden uluslararası toplumun gündemine gelmesi açısından da önemli olduğunu ifade etti.Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin tarihinin yüzyıllar öncesine dayandığını aktaran Demirci, Osmanlı döneminden itibaren Kızıldeniz ve Hint Okyanusu bölgesinde kurulan temaslara işaret etti.Demirci, Ahmed Gurey'in Portekizliler ve Etiyopyalılarla mücadelesinden, Seyyid Muhammed Abdullah Hasan'ın İngilizlere karşı direnişine kadar farklı dönemlerde Türklerle Somalililer arasında dayanışma örnekleri görüldüğünü anlattı.Somali'nin 1960'ta bağımsızlığını kazanmasının ardından Türkiye'nin ülkeyi tanıyan devletler arasında yer aldığını hatırlatan Demirci, iki ülke ilişkilerinin sonraki dönemlerde farklı uluslararası şartlardan etkilendiğini, 1990'larda Somali'de yaşanan devlet otoritesi krizinin ise diplomatik ilişkilerin devamlılığını zorlaştırdığını dile getirdi.Türkiye-Somali ilişkilerinde yeni bir dönemDemirci, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2011'deki ziyaretinin Türkiye-Somali ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu vurgulayarak, o dönemde birçok ülkenin diplomatik faaliyetlerini ve yardım operasyonlarını Somali dışından yürüttüğünü anımsattı.Erdoğan'ın ailesi, bakanlar, milletvekilleri ve beraberindeki heyetle Mogadişu'ya gelmesinin uluslararası toplum açısından güçlü bir mesaj oluşturduğunu söyleyen Demirci, ziyaretin ardından Türkiye'nin Somali'deki diplomatik, insani ve kalkınma odaklı faaliyetlerinin hız kazandığının altını çizdi.Demirci, Türkiye'nin Mogadişu'daki diplomatik varlığının güçlendirilmesi, Türk Hava Yollarının (THY) uçuşlarının başlaması, liman ve havalimanı yatırımları, sağlık hizmetleri, eğitim faaliyetleri, Türkiye Maarif Vakfı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Türk sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının iki ülke arasındaki ilişkileri genişlettiğini ifade etti.İnsani yardımla başlayan sürecin bugün çok daha kapsamlı bir ortaklığa dönüştüğünü dile getiren Demirci, Türkiye ile Somali'nin artık hidrokarbon, mavi ekonomi, uzay, limanlar ve stratejik işbirliği gibi alanları konuştuğunu belirtti.Somali'ye yönelik silah ambargosunun kaldırılması, ülkenin Doğu Afrika Topluluğuna katılması, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilmesi ve borçlarının önemli bölümünün silinmesi gibi gelişmelere de değinen Demirci, Somali'nin özellikle son yıllarda önemli ilerleme kaydettiğini söyledi.Demirci, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'un bu süreçteki çabalarının da önemli olduğuna değinerek, Türk ve Somalili yetkililerin iki ülke ilişkilerinin daha ileri taşınması için gösterdiği çalışmalara teşekkür etti.Somali, gelecek 10 yılın belirleyici ülkelerinden biri olabilirSETA Dış Politika Araştırmacısı Dr. Demirtaş da Türkiye ile Somali arasındaki diplomatik ilişkilerin 60. yıl dönümünün kutlandığı bir dönemde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2011'deki tarihi ziyaretinin 15. yıl dönümünün anılmasının ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı.Somali'ye birçok kez geldiğini anlatan Demirtaş, yeniden Somalililerle bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek programın düzenlenmesinde emeği geçenlere ve gösterilen misafirperverliğe teşekkür etti.Demirtaş, bugün Mogadişu'da daha güvenli bir ortamda bulunulabilmesini sağlayan sürecin en önemli dönüm noktalarından birinin 19 Ağustos 2011'de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Somali'ye gerçekleştirdiği ziyaret olduğunu vurguladı.Türkiye-Somali ilişkilerinin geçmişte yaşananların tekrarından ziyade bundan sonraki dönemde nasıl şekilleneceğinin ele alınması gerektiğini belirten Demirtaş, uluslararası sistemin hızla değiştiği ve küresel belirsizliklerin arttığı bir ortamda iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da güçlendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.Demirtaş, güvenlikten ekonomiye, eğitimden ticarete kadar birçok alanda Türkiye-Somali ilişkilerinin ivme kazandığını dile getirdi.Somali'nin jeopolitik konumuna işaret eden Demirtaş, ülkenin yalnızca Afrika Boynuzu açısından değil, Doğu Afrika, Afrika kıtası ve küresel sistem bakımından da giderek daha önemli hale geldiğinin altını çizdi.Somali'nin gelecek 10 yıl içerisinde bölgenin ve küresel sistemin belirleyici ülkelerinden biri olabileceğini ifade eden Demirtaş, ülkenin küresel ticaret yollarındaki konumu ile uluslararası güvenlik mimarisinde artan önemine dikkati çekti.Demirtaş, küresel sistemde yaşanan dönüşümlerin Somali'nin stratejik önemini daha da artırdığını kaydederek, Türkiye-Somali ilişkilerinin kardeşlik temelinde daha fazla pekiştirilerek ve farklı alanlarda derinleştirilerek sürdürülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/cumhurbaskani-erdogan-in-somali-ziyaretinin-15-yil-donumunde-turkiye-somali-iliskileri-degerlendirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kerküklü sporseverlerin yeni tutkusu: Kürek sörfü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kerkuklu-sporseverlerin-yeni-tutkusu-kurek-sorfu/896464/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kerkuklu-sporseverlerin-yeni-tutkusu-kurek-sorfu/896464/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:30:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kerkük / Kentte kürek sörfüne öncülük eden Zanyar Mübarek, hemen her yaş grubundan bu spora ilgi olduğunu özellikle 17 yaş ve üzerindeki gençlerin etkinliklere yoğun katılım gösterdiğini belirtti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kerkük Haberleri : ALİ MAKRAM GHAREEB - Irak'ın Kerkük kentinin kuzeyindeki Hasasu Gölü'nde bu yaz ilk kez yapılmaya başlanan kürek sörfü, Kerküklülerin yanı sıra çevre kentlerden gelen sporseverler ve bu sporla tanışmak isteyenlerden yoğun ilgi görüyor.Farklı meslek gruplarından, özellikle gençlerin ilgi gösterdiği kürek sörfü için sporseverler Hasasu Gölü kıyısında bir araya geliyor. Irak'ta etkili olan sıcak hava nedeniyle sporseverler, kürek sörfü etkinliklerine akşam saatlerinde katılıyor.Bu sporun Kerkük'te yaygınlaşmasına öncülük eden Zanyar Mübarek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce iki farklı SUP kulübünde antrenörlük yaptığını söyledi.Mübarek, edindiği deneyimi Kerkük'e taşımak amacıyla iki arkadaşıyla bu girişimi başlattıklarını anlattı.Kerkük'e farklı ve yeni bir spor dalı kazandırmak istediklerini belirten Mübarek, kentte ilk kez başlattıkları kürek sörfünü daha geniş kitlelerle tanıştırmayı amaçladıklarını söyledi.Her yaş grubundan kürek sörfüne ilgi varKürek sörfüne hemen her yaş grubundan ilgi olduğunu ifade eden Mübarek, özellikle 17 yaş ve üzerindeki gençlerin etkinliklere yoğun katılım gösterdiğini dile getirdi.Mübarek, kürek sörfünün Basra, Musul ve Süleymaniye kentlerinde yapıldığını gördükten sonra bu sporu Kerkük'e de taşımaya karar verdiklerini söyledi.Kürek sörfüyle sosyal medya aracılığıyla tanıştığını anlatan Kerküklü Ömer Muvaffak da kentte bu tür yeni spor ve etkinliklerin düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.  Kerkük'te bu tür spor alanlarının yaygınlaşmasını ve devletin de bu faaliyetlere destek vermesini isteyen Muvaffak, şunları kaydetti:Yurt dışında göllerde ve durgun sularda bu sporun yapıldığını görüyorduk. Ülkemizde ve Kerkük'te de çok sayıda göl var, neden burada da yapılmasın? Elbette zaman zaman suya düşüyoruz ancak korkulacak bir durum yok. Can yeleklerimiz sayesinde yüzme bilmeyenler bile bu sporu yapabilir.Kürek sörfünün daha önce Irak'ın çeşitli kentlerinde yapıldığını gördüğünü belirten Ravuşt Rakib de bu sporun Kerkük'te başlatılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, benzer girişimlerin artmasını istedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kerkük Haberleri : ALİ MAKRAM GHAREEB - Irak'ın Kerkük kentinin kuzeyindeki Hasasu Gölü'nde bu yaz ilk kez yapılmaya başlanan kürek sörfü, Kerküklülerin yanı sıra çevre kentlerden gelen sporseverler ve bu sporla tanışmak isteyenlerden yoğun ilgi görüyor.Farklı meslek gruplarından, özellikle gençlerin ilgi gösterdiği kürek sörfü için sporseverler Hasasu Gölü kıyısında bir araya geliyor. Irak'ta etkili olan sıcak hava nedeniyle sporseverler, kürek sörfü etkinliklerine akşam saatlerinde katılıyor.Bu sporun Kerkük'te yaygınlaşmasına öncülük eden Zanyar Mübarek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce iki farklı SUP kulübünde antrenörlük yaptığını söyledi.Mübarek, edindiği deneyimi Kerkük'e taşımak amacıyla iki arkadaşıyla bu girişimi başlattıklarını anlattı.Kerkük'e farklı ve yeni bir spor dalı kazandırmak istediklerini belirten Mübarek, kentte ilk kez başlattıkları kürek sörfünü daha geniş kitlelerle tanıştırmayı amaçladıklarını söyledi.Her yaş grubundan kürek sörfüne ilgi varKürek sörfüne hemen her yaş grubundan ilgi olduğunu ifade eden Mübarek, özellikle 17 yaş ve üzerindeki gençlerin etkinliklere yoğun katılım gösterdiğini dile getirdi.Mübarek, kürek sörfünün Basra, Musul ve Süleymaniye kentlerinde yapıldığını gördükten sonra bu sporu Kerkük'e de taşımaya karar verdiklerini söyledi.Kürek sörfüyle sosyal medya aracılığıyla tanıştığını anlatan Kerküklü Ömer Muvaffak da kentte bu tür yeni spor ve etkinliklerin düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.  Kerkük'te bu tür spor alanlarının yaygınlaşmasını ve devletin de bu faaliyetlere destek vermesini isteyen Muvaffak, şunları kaydetti:Yurt dışında göllerde ve durgun sularda bu sporun yapıldığını görüyorduk. Ülkemizde ve Kerkük'te de çok sayıda göl var, neden burada da yapılmasın? Elbette zaman zaman suya düşüyoruz ancak korkulacak bir durum yok. Can yeleklerimiz sayesinde yüzme bilmeyenler bile bu sporu yapabilir.Kürek sörfünün daha önce Irak'ın çeşitli kentlerinde yapıldığını gördüğünü belirten Ravuşt Rakib de bu sporun Kerkük'te başlatılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, benzer girişimlerin artmasını istedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Vanspor FK, Ilias Alhaft'ı kadrosuna kattı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/vanspor-fk-ilias-alhaft-i-kadrosuna-katti/896463/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/vanspor-fk-ilias-alhaft-i-kadrosuna-katti/896463/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:30:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Trendyol 1.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol 1. Lig ekiplerinden Vanspor FK, sağ kanat oyuncusu Ilias Alhaft'ı transfer etti.Kulüpten yapılan açıklamada, 29 yaşındaki futbolcuyla 2 yıllık sözleşme imzalandığı belirtildi.Açıklamada, Kulübümüz, profesyonel futbolcu Ilias Alhaft ile 2 yıllık sözleşme imzalamıştır. Yeni transferimiz Ilias Alhaft'a kırmızı-siyah formamız altında başarılar diliyor, anlaşmanın oyuncumuza ve camiamıza hayırlı olmasını temenni ediyoruz. ifadelerine yer verildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol 1. Lig ekiplerinden Vanspor FK, sağ kanat oyuncusu Ilias Alhaft'ı transfer etti.Kulüpten yapılan açıklamada, 29 yaşındaki futbolcuyla 2 yıllık sözleşme imzalandığı belirtildi.Açıklamada, Kulübümüz, profesyonel futbolcu Ilias Alhaft ile 2 yıllık sözleşme imzalamıştır. Yeni transferimiz Ilias Alhaft'a kırmızı-siyah formamız altında başarılar diliyor, anlaşmanın oyuncumuza ve camiamıza hayırlı olmasını temenni ediyoruz. ifadelerine yer verildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>BAE'nin İran'la 30 milyar dolarlık ticareti askıya alması Tahran'ın önemli bir dış ticaret kanalını kapatıyor </title>
      <link>https://www.canligaste.com/bae-nin-iran-la-30-milyar-dolarlik-ticareti-askiya-almasi-tahran-in-onemli-bir-dis-ticaret-kanalini-kapatiyor/896462/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bae-nin-iran-la-30-milyar-dolarlik-ticareti-askiya-almasi-tahran-in-onemli-bir-dis-ticaret-kanalini-kapatiyor/896462/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:24:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / İran'ın BAE'den yaptığı ithalat 21,9 milyar dolar, BAE'ye yaptığı petrol dışı ihracat ise 7,2 milyar dolar olarak kaydedildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : ABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla gerilen ilişkiler sonrası Tahran ile yaklaşık 30 milyar dolarlık ticaret hacmine sahip Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) ticari ve finansal işlemleri askıya alması, İran ekonomisi için kritik bir dış ticaret kanalının devre dışı kalması anlamını taşıyor.BAE, İran’dan atıldığını belirttiği 2 füzenin ardından 18 Ağustos'ta Tahran ile tüm ticari faaliyetleri ve finansal işlemleri bir sonraki duyuruya kadar askıya aldığını açıkladı.Kararın kapsamı yalnızca mal ticaretini değil, finansal işlemleri de içerdiği için ekonomik etkisinin iki ülke açısından klasik bir ticaret kısıtlamasından daha geniş olabileceği tahmin ediliyor.- İran-BAE ticaret hacmi yaklaşık 30 milyar dolarBAE ile İran arasındaki ticaretin büyüklüğüne ilişkin farklı rakamlar bulunuyor. Bunun temel nedeni verilerin farklı dönemleri ve farklı ticaret tanımlarını kullanması.İran resmi haber ajansı IRNA, 2024'te iki ülke arasındaki ticaretin bir önceki yıl yaklaşık 27 milyar dolara ulaştığını bildirmişti. İranlı yetkililer de aynı dönemde ticaret hacmini 30 milyar dolara çıkarma hedefinden söz etmişti.Dünya Ticaret Örgütü'nün 2024 verilerine göre ise İran'ın toplam mal ithalatı 68,5 milyar dolar oldu.Bunun 21,01 milyar doları BAE'den gelirken bu ülkenin İran'ın toplam ithalatındaki payı yüzde 30,6 oldu. Çin'in payı yüzde 26 ile ikinci sırada kalırken Türkiye'nin payı da yüzde 16,3 olarak kaydedildi. Başka bir ifadeyle BAE, İran'ın en büyük ithalat kaynağı konumunda.İran'ın Mart 2025'te sona eren mali yılına ilişkin verileri ise BAE'nin İran ekonomisindeki ağırlığını daha net gösteriyor. Bu dönemde İran'ın BAE'den yaptığı ithalat 21,9 milyar dolar, BAE'ye yaptığı petrol dışı ihracat ise 7,2 milyar dolar olarak kaydedildi. Bu veriler, iki ülke arasındaki yıllık ticaretin yaklaşık 30 milyar dolar seviyesinde olduğunu gösteren hesaplamalarla uyumlu.BAE, İran'ın ithalatında önemli bir merkez olduğu için karar, İranlı şirketlerin tedarik zincirlerini de doğrudan etkiliyor. İran açısından ilişki yalnızca ithalat bağımlılığından ibaret değil. Dünya Ticaret Örgütü'nün 2024 verilerine göre, İran'ın toplam mal ihracatı 56,0 milyar dolar seviyesindeydi.BAE, İran'ın ihracatında, 7,16 milyar dolarlık hacim ve yüzde 12,8 payla üçüncü büyük pazar konumundaydı. Çin yüzde 26 ile ilk sırada, Irak ise yüzde 20,9 ile ikinci sırada bulunuyordu.Dolayısıyla BAE ile ticaretin kesilmesi, İran'ın ihracat gelirlerini de azaltma potansiyeline sahip.İran'ın ekonomisi halihazırda dış finansmana ve döviz girişlerine erişim konusunda ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya.Dubai, İran için yeniden ihracat merkeziİran'ın BAE'den ithalatında yalnızca bu ülkede üretilen mallar bulunmuyor. Özellikle Dubai uzun yıllardır İran açısından bir yeniden ihracat merkezi olarak çalışıyor.Bu modelde bir ürün Çin, Avrupa, Hindistan veya başka bir ülkeden BAE'ye geliyor; ardından Dubai'deki ticaret şirketleri ve lojistik ağı üzerinden İran'a gönderilebiliyor.Bu nedenle BAE'nin İran için 21 milyar dolarlık ithalat kaynağı olması, BAE'nin İran'a 21 milyar dolarlık yerli ürün sattığı anlamına gelmiyor.Finansal işlemler de askıya alındıKararın en kritik kısmı belki de ticaretten çok finansal işlemlerin askıya alınması.İran yıllardır ABD yaptırımları nedeniyle uluslararası bankacılık sistemine erişimde ciddi sorunlar yaşıyor.BAE'nin bu ortamda sağladığı avantaj, yalnızca İran'a mal göndermek değildi. Dubai'deki şirketler ve finansal altyapı, İranlı işletmelerin bölgesel ve uluslararası ticaret bağlantılarında önemli rol oynuyordu.Dolayısıyla ticaretin askıya alınması uzun sürerse İranlı şirketler açısından, ödeme kanallarının daralması, ticaret finansmanının pahalılaşması ve lojistik maliyetlerinin artması gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu durum da İran'da ithal malların maliyetini yükselterek özellikle zaten yüksek enflasyonla mücadele eden ekonomide fiyat baskısını daha da artırabilir.BAE&#039;deki yeniden ihracat, lojistik ve finans hizmetleri etkilenebilirKararın ekonomik maliyeti yalnızca İran'la sınırlı değil. İran, Dubai'nin uzun yıllardır önemli ticaret ortaklarından biri olduğu için ticari ve finansal ilişkilerin kesilmesi, BAE'deki yeniden ihracat, lojistik ve finans hizmetlerini de olumsuz etkileyebilir.Nitekim kararın ardından BAE borsalarında düşüş görüldü. Abu Dabi endeksi yüzde 0,9, Dubai endeksi ise yüzde 0,3 geriledi.Karar, ilişkilerdeki normalleşme sürecine ara verdiBAE ile İran son yıllarda ekonomik ilişkileri yeniden geliştirmeye çalışıyordu.İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler 2016'da gerilemiş, ancak 2019'dan itibaren yeniden yakınlaşma başlamıştı.2023'te diplomatik ilişkiler yeniden güçlendirilirken ekonomik temaslar da arttı.Nisan 2024'te iki ülkenin ortak ekonomik komisyonu 10 yıl aradan sonra ilk kez Abu Dabi'de toplandı. Son karar, bu ekonomik yakınlaşmanın ardından iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde yeni bir kesinti anlamına geliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : ABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla gerilen ilişkiler sonrası Tahran ile yaklaşık 30 milyar dolarlık ticaret hacmine sahip Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) ticari ve finansal işlemleri askıya alması, İran ekonomisi için kritik bir dış ticaret kanalının devre dışı kalması anlamını taşıyor.BAE, İran’dan atıldığını belirttiği 2 füzenin ardından 18 Ağustos'ta Tahran ile tüm ticari faaliyetleri ve finansal işlemleri bir sonraki duyuruya kadar askıya aldığını açıkladı.Kararın kapsamı yalnızca mal ticaretini değil, finansal işlemleri de içerdiği için ekonomik etkisinin iki ülke açısından klasik bir ticaret kısıtlamasından daha geniş olabileceği tahmin ediliyor.- İran-BAE ticaret hacmi yaklaşık 30 milyar dolarBAE ile İran arasındaki ticaretin büyüklüğüne ilişkin farklı rakamlar bulunuyor. Bunun temel nedeni verilerin farklı dönemleri ve farklı ticaret tanımlarını kullanması.İran resmi haber ajansı IRNA, 2024'te iki ülke arasındaki ticaretin bir önceki yıl yaklaşık 27 milyar dolara ulaştığını bildirmişti. İranlı yetkililer de aynı dönemde ticaret hacmini 30 milyar dolara çıkarma hedefinden söz etmişti.Dünya Ticaret Örgütü'nün 2024 verilerine göre ise İran'ın toplam mal ithalatı 68,5 milyar dolar oldu.Bunun 21,01 milyar doları BAE'den gelirken bu ülkenin İran'ın toplam ithalatındaki payı yüzde 30,6 oldu. Çin'in payı yüzde 26 ile ikinci sırada kalırken Türkiye'nin payı da yüzde 16,3 olarak kaydedildi. Başka bir ifadeyle BAE, İran'ın en büyük ithalat kaynağı konumunda.İran'ın Mart 2025'te sona eren mali yılına ilişkin verileri ise BAE'nin İran ekonomisindeki ağırlığını daha net gösteriyor. Bu dönemde İran'ın BAE'den yaptığı ithalat 21,9 milyar dolar, BAE'ye yaptığı petrol dışı ihracat ise 7,2 milyar dolar olarak kaydedildi. Bu veriler, iki ülke arasındaki yıllık ticaretin yaklaşık 30 milyar dolar seviyesinde olduğunu gösteren hesaplamalarla uyumlu.BAE, İran'ın ithalatında önemli bir merkez olduğu için karar, İranlı şirketlerin tedarik zincirlerini de doğrudan etkiliyor. İran açısından ilişki yalnızca ithalat bağımlılığından ibaret değil. Dünya Ticaret Örgütü'nün 2024 verilerine göre, İran'ın toplam mal ihracatı 56,0 milyar dolar seviyesindeydi.BAE, İran'ın ihracatında, 7,16 milyar dolarlık hacim ve yüzde 12,8 payla üçüncü büyük pazar konumundaydı. Çin yüzde 26 ile ilk sırada, Irak ise yüzde 20,9 ile ikinci sırada bulunuyordu.Dolayısıyla BAE ile ticaretin kesilmesi, İran'ın ihracat gelirlerini de azaltma potansiyeline sahip.İran'ın ekonomisi halihazırda dış finansmana ve döviz girişlerine erişim konusunda ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya.Dubai, İran için yeniden ihracat merkeziİran'ın BAE'den ithalatında yalnızca bu ülkede üretilen mallar bulunmuyor. Özellikle Dubai uzun yıllardır İran açısından bir yeniden ihracat merkezi olarak çalışıyor.Bu modelde bir ürün Çin, Avrupa, Hindistan veya başka bir ülkeden BAE'ye geliyor; ardından Dubai'deki ticaret şirketleri ve lojistik ağı üzerinden İran'a gönderilebiliyor.Bu nedenle BAE'nin İran için 21 milyar dolarlık ithalat kaynağı olması, BAE'nin İran'a 21 milyar dolarlık yerli ürün sattığı anlamına gelmiyor.Finansal işlemler de askıya alındıKararın en kritik kısmı belki de ticaretten çok finansal işlemlerin askıya alınması.İran yıllardır ABD yaptırımları nedeniyle uluslararası bankacılık sistemine erişimde ciddi sorunlar yaşıyor.BAE'nin bu ortamda sağladığı avantaj, yalnızca İran'a mal göndermek değildi. Dubai'deki şirketler ve finansal altyapı, İranlı işletmelerin bölgesel ve uluslararası ticaret bağlantılarında önemli rol oynuyordu.Dolayısıyla ticaretin askıya alınması uzun sürerse İranlı şirketler açısından, ödeme kanallarının daralması, ticaret finansmanının pahalılaşması ve lojistik maliyetlerinin artması gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu durum da İran'da ithal malların maliyetini yükselterek özellikle zaten yüksek enflasyonla mücadele eden ekonomide fiyat baskısını daha da artırabilir.BAE&#039;deki yeniden ihracat, lojistik ve finans hizmetleri etkilenebilirKararın ekonomik maliyeti yalnızca İran'la sınırlı değil. İran, Dubai'nin uzun yıllardır önemli ticaret ortaklarından biri olduğu için ticari ve finansal ilişkilerin kesilmesi, BAE'deki yeniden ihracat, lojistik ve finans hizmetlerini de olumsuz etkileyebilir.Nitekim kararın ardından BAE borsalarında düşüş görüldü. Abu Dabi endeksi yüzde 0,9, Dubai endeksi ise yüzde 0,3 geriledi.Karar, ilişkilerdeki normalleşme sürecine ara verdiBAE ile İran son yıllarda ekonomik ilişkileri yeniden geliştirmeye çalışıyordu.İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler 2016'da gerilemiş, ancak 2019'dan itibaren yeniden yakınlaşma başlamıştı.2023'te diplomatik ilişkiler yeniden güçlendirilirken ekonomik temaslar da arttı.Nisan 2024'te iki ülkenin ortak ekonomik komisyonu 10 yıl aradan sonra ilk kez Abu Dabi'de toplandı. Son karar, bu ekonomik yakınlaşmanın ardından iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde yeni bir kesinti anlamına geliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/bae-nin-iran-la-30-milyar-dolarlik-ticareti-askiya-almasi-tahran-in-onemli-bir-dis-ticaret-kanalini-kapatiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Trendyol 1. Lig'de 3. hafta maçlarını yönetecek hakemler belli oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trendyol-super-lig-de-2-hafta-maclarinda-gorev-alacak-hakemler-aciklandi/896460/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trendyol-super-lig-de-2-hafta-maclarinda-gorev-alacak-hakemler-aciklandi/896460/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:24:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Trendyol 1.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol 1. Lig'de 3. hafta maçlarında görev alacak hakemler açıklandı.Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulunun yaptığı açıklamaya göre ligde 3. hafta karşılaşmalarında düdük çalacak hakemler şu şekilde:Yarın:21.30 Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük-Bursaspor: Gürcan Hasova22 Ağustos Cumartesi:19.00 Alagöz Holding Iğdır FK-Metro Holding Kayserispor: Alper Akarsu19.00 Eminevim Ümraniyespor-Turka Esenler Erokspor: Oğuzhan Gökçen21.30 Bodrum FK-Muğlaspor: İbrahim Güner21.30 Antalyaspor-Orfa Yapı Pendikspor: Yusuf Adnan Kendirciler23 Ağustos Pazar:17.00 Bandırmaspor-Keçtaş Ankara Keçiörengücü: Turgut Doman19.00 Boluspor-Mardin 1969: Yusuf Ziya Gündüz21.30 Vanspor FK-İstanbulspor: Davut Dakul Çelik21.30 SMS Grup Sarıyer-Batman Petrolspor: Birkan Altındaş24 Ağustos Pazartesi:21.30 Ekenler Beton Sivasspor-Manisa FK: Abdullah Buğra Taşkınsoy]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol 1. Lig'de 3. hafta maçlarında görev alacak hakemler açıklandı.Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulunun yaptığı açıklamaya göre ligde 3. hafta karşılaşmalarında düdük çalacak hakemler şu şekilde:Yarın:21.30 Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük-Bursaspor: Gürcan Hasova22 Ağustos Cumartesi:19.00 Alagöz Holding Iğdır FK-Metro Holding Kayserispor: Alper Akarsu19.00 Eminevim Ümraniyespor-Turka Esenler Erokspor: Oğuzhan Gökçen21.30 Bodrum FK-Muğlaspor: İbrahim Güner21.30 Antalyaspor-Orfa Yapı Pendikspor: Yusuf Adnan Kendirciler23 Ağustos Pazar:17.00 Bandırmaspor-Keçtaş Ankara Keçiörengücü: Turgut Doman19.00 Boluspor-Mardin 1969: Yusuf Ziya Gündüz21.30 Vanspor FK-İstanbulspor: Davut Dakul Çelik21.30 SMS Grup Sarıyer-Batman Petrolspor: Birkan Altındaş24 Ağustos Pazartesi:21.30 Ekenler Beton Sivasspor-Manisa FK: Abdullah Buğra Taşkınsoy]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/trendyol-super-lig-de-2-hafta-maclarinda-gorev-alacak-hakemler-aciklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Piyasalarda gün ortası / 20 Ağustos 2026</title>
      <link>https://www.canligaste.com/piyasalarda-gun-ortasi-20-agustos-2026/896458/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/piyasalarda-gun-ortasi-20-agustos-2026/896458/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:18:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / İstanbul serbest piyasada dolar 47,9560 liradan, avro 56,2780 liradan satılıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,57 değer kaybederek 14.377,17 puana geriledi.Dün günü 14.458,98 puandan kapatan BIST 100 endeksi, güne 10,09 puan ve yüzde 0,07 artışla 14.469,07 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 81,81 puan ve yüzde 0,57 azalışla 14.377,17 puana düştü.Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.341,15, en yüksek 14.562,51 puanı gördü.Günün ilk yarısında teknoloji endeksi yüzde 2,22, hizmetler endeksi yüzde 0,10 değer kaybederken sanayi endeksi yüzde 0,01, mali endeks yüzde 0,02 değer kazandı.Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 48'i yükselirken 45'i düştü, 7'si yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri Tüpraş, ASELSAN, Akbank, Türk Hava Yolları ile Ereğli Demir Çelik oldu.Altının ons fiyatı 4 bin 481 dolarBorsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı'nda işlem gören gösterge kağıdı 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 37,30, bileşik getirisi yüzde 40,78 seviyesinde gerçekleşti.Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1707, sterlin/dolar paritesi 1,3647 ve dolar/yen paritesi 158,3 düzeyinde seyrediyor.İstanbul serbest piyasada dolar 47,9560 liradan, avro 56,2780 liradan satılıyor.Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,9 azalışla 4 bin 481 dolardan, Londra'da ekim vadeli Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 2,3 artışla 93,7 dolardan işlem görüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,57 değer kaybederek 14.377,17 puana geriledi.Dün günü 14.458,98 puandan kapatan BIST 100 endeksi, güne 10,09 puan ve yüzde 0,07 artışla 14.469,07 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 81,81 puan ve yüzde 0,57 azalışla 14.377,17 puana düştü.Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.341,15, en yüksek 14.562,51 puanı gördü.Günün ilk yarısında teknoloji endeksi yüzde 2,22, hizmetler endeksi yüzde 0,10 değer kaybederken sanayi endeksi yüzde 0,01, mali endeks yüzde 0,02 değer kazandı.Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 48'i yükselirken 45'i düştü, 7'si yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri Tüpraş, ASELSAN, Akbank, Türk Hava Yolları ile Ereğli Demir Çelik oldu.Altının ons fiyatı 4 bin 481 dolarBorsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı'nda işlem gören gösterge kağıdı 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 37,30, bileşik getirisi yüzde 40,78 seviyesinde gerçekleşti.Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1707, sterlin/dolar paritesi 1,3647 ve dolar/yen paritesi 158,3 düzeyinde seyrediyor.İstanbul serbest piyasada dolar 47,9560 liradan, avro 56,2780 liradan satılıyor.Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,9 azalışla 4 bin 481 dolardan, Londra'da ekim vadeli Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 2,3 artışla 93,7 dolardan işlem görüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/piyasalarda-gun-ortasi-20-agustos-2026.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Galatasaray, Rus futbolcu Batrakov'un transferi için görüşmelerin başladığını duyurdu </title>
      <link>https://www.canligaste.com/galatasaray-rus-futbolcu-batrakov-un-transferi-icin-gorusmelerin-basladigini-duyurdu/896457/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/galatasaray-rus-futbolcu-batrakov-un-transferi-icin-gorusmelerin-basladigini-duyurdu/896457/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:18:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Galatasaray, 21 yaşındaki Rus futbolcu Aleksey Batrakov'un transferi için oyuncu ve kulübü Lokomotiv Moskova ile görüşmelere başlandığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Galatasaray, 21 yaşındaki Rus futbolcu Aleksey Batrakov'un transferi için oyuncu ve kulübü Lokomotiv Moskova ile görüşmelere başlandığını duyurdu. Kulüpten yapılan açıklamada, Profesyonel futbolcu Aleksey Batrakov'un transferi konusunda futbolcu ve kulübü Lokomotiv Moskova ile resmi görüşmelere başlanmıştır. denildi.Rus orta saha oyuncusu, Lokomotiv Moskova formasıyla 84 maçta 34 gol kaydetti.Genç oyuncu, Rusya Milli Takımı'nda da görev yaptığı 12 karşılaşmada 4 kez gol sevinci yaşadı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Galatasaray, 21 yaşındaki Rus futbolcu Aleksey Batrakov'un transferi için oyuncu ve kulübü Lokomotiv Moskova ile görüşmelere başlandığını duyurdu. Kulüpten yapılan açıklamada, Profesyonel futbolcu Aleksey Batrakov'un transferi konusunda futbolcu ve kulübü Lokomotiv Moskova ile resmi görüşmelere başlanmıştır. denildi.Rus orta saha oyuncusu, Lokomotiv Moskova formasıyla 84 maçta 34 gol kaydetti.Genç oyuncu, Rusya Milli Takımı'nda da görev yaptığı 12 karşılaşmada 4 kez gol sevinci yaşadı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/galatasaray-rus-futbolcu-batrakov-un-transferi-icin-gorusmelerin-basladigini-duyurdu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fransa'da yolsuzluktan suçlu bulunan eski Başbakan Fillon'un onur nişanı geri alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fransa-da-yolsuzluktan-suclu-bulunan-eski-basbakan-fillon-un-onur-nisani-geri-alindi/896456/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fransa-da-yolsuzluktan-suclu-bulunan-eski-basbakan-fillon-un-onur-nisani-geri-alindi/896456/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:15:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Fransa / Fransa'da yolsuzluktan hüküm giyen eski Başbakan François Fillon, ülkeye hizmetlerinden dolayı verilen onur nişanını (Legion d'honneur) kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Fransa Haberleri : Fransa'da yolsuzluktan hüküm giyen eski Başbakan François Fillon, ülkeye hizmetlerinden dolayı verilen onur nişanını (Legion d'honneur) kaybetti.Geçen yıl yolsuzluktan suçlu bulunan eski Fransa Başbakanı Fillon'dan, ülkenin en yüksek onur nişanı Legion d'honneur ve ulusal liyakat nişanının (Ordre national du Merite) geri alınmasına ilişkin kararname Resmi Gazete'de yayımlandı. Kararnamede ayrıca, Fillon'un 10 yıl süreyle nişan sahiplerinin yararlandığı ayrıcalıklardan men edildiği belirtildi.Fillon yolsuzluktan hüküm giymiştiFransa'da 2017'de düzenlenen cumhurbaşkanı seçimlerinde merkez sağın cumhurbaşkanı adayı olan eski Başbakan Fillon'un eşi ve çocuklarının, çalışmadan parlamentodan danışman sıfatıyla maaş aldıkları ortaya çıkmıştı.Bunun üzerine Paris Savcılığı, Fillon ve eşi hakkında yolsuzluk ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından dava açılmasına karar vermişti.Paris Temyiz Mahkemesi, Temmuz 2025'te yolsuzluktan yargılandığı davada Fillon'u 4 yıl tecilli hapis, 375 bin avro para ve 5 yıl siyasetten men cezalarına çarptırmıştı.Mahkeme ayrıca, Fillon'un Ulusal Meclise yaklaşık 126 bin avro tazminat ödemesine hükmetmişti.Fillon, 2007-2012 yıllarında Fransa Başbakanı olarak görev yapmıştı.Fransa'da yasalar gereği, hakkında bir yıl ve üzeri kesinleşmiş hapis cezası bulunanlardan onur ve liyakat nişanı geri alınıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Fransa Haberleri : Fransa'da yolsuzluktan hüküm giyen eski Başbakan François Fillon, ülkeye hizmetlerinden dolayı verilen onur nişanını (Legion d'honneur) kaybetti.Geçen yıl yolsuzluktan suçlu bulunan eski Fransa Başbakanı Fillon'dan, ülkenin en yüksek onur nişanı Legion d'honneur ve ulusal liyakat nişanının (Ordre national du Merite) geri alınmasına ilişkin kararname Resmi Gazete'de yayımlandı. Kararnamede ayrıca, Fillon'un 10 yıl süreyle nişan sahiplerinin yararlandığı ayrıcalıklardan men edildiği belirtildi.Fillon yolsuzluktan hüküm giymiştiFransa'da 2017'de düzenlenen cumhurbaşkanı seçimlerinde merkez sağın cumhurbaşkanı adayı olan eski Başbakan Fillon'un eşi ve çocuklarının, çalışmadan parlamentodan danışman sıfatıyla maaş aldıkları ortaya çıkmıştı.Bunun üzerine Paris Savcılığı, Fillon ve eşi hakkında yolsuzluk ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından dava açılmasına karar vermişti.Paris Temyiz Mahkemesi, Temmuz 2025'te yolsuzluktan yargılandığı davada Fillon'u 4 yıl tecilli hapis, 375 bin avro para ve 5 yıl siyasetten men cezalarına çarptırmıştı.Mahkeme ayrıca, Fillon'un Ulusal Meclise yaklaşık 126 bin avro tazminat ödemesine hükmetmişti.Fillon, 2007-2012 yıllarında Fransa Başbakanı olarak görev yapmıştı.Fransa'da yasalar gereği, hakkında bir yıl ve üzeri kesinleşmiş hapis cezası bulunanlardan onur ve liyakat nişanı geri alınıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/fransa-da-yolsuzluktan-suclu-bulunan-eski-basbakan-fillon-un-onur-nisani-geri-alindi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nemrut Dağı'nda kapsamlı koruma çalışmaları sürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nemrut-dagi-nda-kapsamli-koruma-calismalari-suruyor/896455/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nemrut-dagi-nda-kapsamli-koruma-calismalari-suruyor/896455/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:15:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: - Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğümüzün uzmanlarınca yürütülen ve ilk etabı beş yıl sürecek çalışmalarla insanlığın ortak mirası Nemrut'u özgünlüğünü koruyarak gelecek kuşaklara taşıyacağız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlarınca yürütülen ve ilk etabı beş yıl sürecek çalışmalarla insanlığın ortak mirası Nemrut'un, özgünlüğü korunarak gelecek kuşaklara taşınacağını bildirdi. Bakan Ersoy, NSosyal hesabındaki paylaşımında, Nemrut'un binlerce yıllık mirasını bilim ve teknolojinin imkanlarıyla korumaya devam ettiklerini belirtti.Geçen yıl başlatılan sağlamlaştırma çalışmalarının belirlenen yol haritası doğrultusunda aralıksız sürdüğünü ifade eden Ersoy, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Nemrut Dağı'nda ilk kez bu ölçekte yürüttüğümüz kapsamlı koruma çalışmaları kapsamında anıtsal heykelleri nanoteknolojik çözeltilerle güçlendiriyor, tüm çatlakları taşların bünyesine su girişini önleyen kireç bağlayıcılı harçlarla dolduruyoruz. bilgisini paylaştı.Bakan Ersoy, şunları kaydetti:Eserlerin özgün görünümünde hiçbir değişikliğe yol açmadan gerçekleştirilen bu titiz müdahalelerle Nemrut'un eşsiz değerlerini zamana ve zorlu iklim koşullarına karşı koruma altına alıyoruz. Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğümüz uzmanlarınca yürütülen ve ilk etabı beş yıl sürecek çalışmalarla insanlığın ortak mirası Nemrut'u özgünlüğünü koruyarak gelecek kuşaklara taşıyacağız. Bu önemli çalışmada emeği geçen tüm uzmanlarımıza ve ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlarınca yürütülen ve ilk etabı beş yıl sürecek çalışmalarla insanlığın ortak mirası Nemrut'un, özgünlüğü korunarak gelecek kuşaklara taşınacağını bildirdi. Bakan Ersoy, NSosyal hesabındaki paylaşımında, Nemrut'un binlerce yıllık mirasını bilim ve teknolojinin imkanlarıyla korumaya devam ettiklerini belirtti.Geçen yıl başlatılan sağlamlaştırma çalışmalarının belirlenen yol haritası doğrultusunda aralıksız sürdüğünü ifade eden Ersoy, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Nemrut Dağı'nda ilk kez bu ölçekte yürüttüğümüz kapsamlı koruma çalışmaları kapsamında anıtsal heykelleri nanoteknolojik çözeltilerle güçlendiriyor, tüm çatlakları taşların bünyesine su girişini önleyen kireç bağlayıcılı harçlarla dolduruyoruz. bilgisini paylaştı.Bakan Ersoy, şunları kaydetti:Eserlerin özgün görünümünde hiçbir değişikliğe yol açmadan gerçekleştirilen bu titiz müdahalelerle Nemrut'un eşsiz değerlerini zamana ve zorlu iklim koşullarına karşı koruma altına alıyoruz. Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğümüz uzmanlarınca yürütülen ve ilk etabı beş yıl sürecek çalışmalarla insanlığın ortak mirası Nemrut'u özgünlüğünü koruyarak gelecek kuşaklara taşıyacağız. Bu önemli çalışmada emeği geçen tüm uzmanlarımıza ve ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/nemrut-dagi-nda-kapsamli-koruma-calismalari-suruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da düzenlediği baskınlarda 3 Filistinli yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-ingiltere-nin-tepkisine-karsi-isgal-altindaki-filistin-topraklarinin-kendilerine-ait-oldugunu-savundu/896454/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-ingiltere-nin-tepkisine-karsi-isgal-altindaki-filistin-topraklarinin-kendilerine-ait-oldugunu-savundu/896454/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:15:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Baskınlar sırasında 6 Filistinli gözaltına alındı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : İsrail ordusunun işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyindeki Nablus kentinde düzenlediği baskınlarda 3 Filistinli yaralandı, en az 6 kişi gözaltına alındı.Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre İsrail ordusu, Nablus kentinin Salim, Bazarya, Madama, Aynabus ve Avarta belde ve köylerine gece baskınlar gerçekleştirdi.İsrail güçleri, Nablus kentindeki Rafidya, Mahfiyye bölgeleri ile Kudüs ve Tunus caddeleri ve Eski Şehir çevresi dahil çok sayıda mahalle ve bölgeye de baskın düzenledi.Filistin Kızılayı, kentin batısındaki Rafidya Mahallesi'ne düzenlenen baskın sırasında darp sonucu yaralanan 3 kişiye ekiplerinin müdahale ettiğini ve yaralıları hastaneye naklettiğini bildirdi.İsrail askerleri çok sayıda konuta baskın düzenleyerek gençleri saha sorgusuna tabi tuttu ve bazı Filistinlileri gözaltına aldı.Arama ve baskınlar sırasında bazı Filistinlileri darbeden İsrail askerleri, mahallelerde yoğun şekilde konuşlandı ve bazı yolları kapattı.İsrail güçleri Nablus'un güneyindeki Madma ve Aynabus köylerindeki evlere baskın düzenleyip eşyalarını yağmaladıktan sonra 2 Filistinliyi gözaltına aldı. İsrail ordusu, Nablus'un doğusundaki Salim beldesinde 3, Beyta beldesinde ise 1 Filistinliyi gözaltına aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : İsrail ordusunun işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyindeki Nablus kentinde düzenlediği baskınlarda 3 Filistinli yaralandı, en az 6 kişi gözaltına alındı.Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre İsrail ordusu, Nablus kentinin Salim, Bazarya, Madama, Aynabus ve Avarta belde ve köylerine gece baskınlar gerçekleştirdi.İsrail güçleri, Nablus kentindeki Rafidya, Mahfiyye bölgeleri ile Kudüs ve Tunus caddeleri ve Eski Şehir çevresi dahil çok sayıda mahalle ve bölgeye de baskın düzenledi.Filistin Kızılayı, kentin batısındaki Rafidya Mahallesi'ne düzenlenen baskın sırasında darp sonucu yaralanan 3 kişiye ekiplerinin müdahale ettiğini ve yaralıları hastaneye naklettiğini bildirdi.İsrail askerleri çok sayıda konuta baskın düzenleyerek gençleri saha sorgusuna tabi tuttu ve bazı Filistinlileri gözaltına aldı.Arama ve baskınlar sırasında bazı Filistinlileri darbeden İsrail askerleri, mahallelerde yoğun şekilde konuşlandı ve bazı yolları kapattı.İsrail güçleri Nablus'un güneyindeki Madma ve Aynabus köylerindeki evlere baskın düzenleyip eşyalarını yağmaladıktan sonra 2 Filistinliyi gözaltına aldı. İsrail ordusu, Nablus'un doğusundaki Salim beldesinde 3, Beyta beldesinde ise 1 Filistinliyi gözaltına aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/israil-in-isgal-altindaki-bati-seria-da-duzenledigi-baskinlarda-3-filistinli-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışı'nın Türkiye ayağı Antalya'da yapılacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sea-to-sky-enduro-motosiklet-yarisi-nin-turkiye-ayagi-antalya-da-yapilacak/896453/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sea-to-sky-enduro-motosiklet-yarisi-nin-turkiye-ayagi-antalya-da-yapilacak/896453/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:15:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Uluslararası Motosiklet Federasyonunun (FIM) 2026 takviminde yer alan Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışı'nın Türkiye ayağı, 7-10 Ekim'de Antalya'nın Kemer ilçesinde gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Uluslararası Motosiklet Federasyonunun (FIM) 2026 takviminde yer alan Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışı'nın Türkiye ayağı, 7-10 Ekim'de Antalya'nın Kemer ilçesinde gerçekleştirilecek.FIM Hard Enduro Motosiklet Dünya Şampiyonası'nda Avrupa, Asya, Amerika ile Afrika olmak üzere 4 kıtada 8 yarıştan oluşan şampiyonada Türkiye, organizasyonun 7'nci etabına ev sahipliği yapacak.Kemer Enduro Motosiklet Kulübü tarafından düzenlenen ve Akdeniz’in kıyısından başlayıp Toroslar’ın zirvesine uzanan parkuruyla dünyada kendine özgü bir yere sahip olan Sea to Sky, sporculara deniz seviyesinden yüksek rakımlı dağlara uzanan zorlu bir mücadele sunacak.Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, Türkiye Motosiklet Federasyonu, Antalya Valiliği, Olympos Teleferik’in destekleriyle gerçekleştirilecek organizasyonda,  Cazador ortak olarak yer alacak.Dünyanın farklı ülkelerinden sporcuların, ekiplerin ve yarış takipçilerinin Kemer'de buluşması, bölgenin dünya çapında tanıtılmasına katkı sağlıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Uluslararası Motosiklet Federasyonunun (FIM) 2026 takviminde yer alan Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışı'nın Türkiye ayağı, 7-10 Ekim'de Antalya'nın Kemer ilçesinde gerçekleştirilecek.FIM Hard Enduro Motosiklet Dünya Şampiyonası'nda Avrupa, Asya, Amerika ile Afrika olmak üzere 4 kıtada 8 yarıştan oluşan şampiyonada Türkiye, organizasyonun 7'nci etabına ev sahipliği yapacak.Kemer Enduro Motosiklet Kulübü tarafından düzenlenen ve Akdeniz’in kıyısından başlayıp Toroslar’ın zirvesine uzanan parkuruyla dünyada kendine özgü bir yere sahip olan Sea to Sky, sporculara deniz seviyesinden yüksek rakımlı dağlara uzanan zorlu bir mücadele sunacak.Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, Türkiye Motosiklet Federasyonu, Antalya Valiliği, Olympos Teleferik’in destekleriyle gerçekleştirilecek organizasyonda,  Cazador ortak olarak yer alacak.Dünyanın farklı ülkelerinden sporcuların, ekiplerin ve yarış takipçilerinin Kemer'de buluşması, bölgenin dünya çapında tanıtılmasına katkı sağlıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/sea-to-sky-enduro-motosiklet-yarisi-nin-turkiye-ayagi-antalya-da-yapilacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Borsa günün ilk yarısında değer kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/borsa-gunun-ilk-yarisinda-deger-kaybetti/896452/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/borsa-gunun-ilk-yarisinda-deger-kaybetti/896452/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:15:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,57 değer kaybederek 14.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,57 değer kaybederek 14.377,17 puana geriledi.Günün ilk yarısında düşüş eğiliminde hareket eden BIST 100 endeksi, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 81,81 puan ve yüzde 0,57 azalışla 14.377,17 puana düştü.Toplam işlem hacmi 84 milyar lira oldu. Bankacılık endeksi yüzde 0,39, holding endeksi yüzde 0,07 değer kaybetti.Sektör endekslerinden en çok yükselen yüzde 4,59 ile spor, en fazla kaybeden ise yüzde 4,12 ile bilişim oldu.Küresel piyasalarda, ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil geri alım operasyonlarının büyüklüğünü artırma kararı sonrasında tahvil piyasasında satış baskısının azalmasıyla karışık bir seyir izleniyor.Analistler, günün geri kalanında yurt içinde haftalık para ve banka istatistiklerinin, yurt dışında ise ABD'de Philadelphia Fed imalat endeksi ve haftalık işsizlik maaşı başvurularının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.300 ve 14.200 puanın destek, 14.500 ve 14.600 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,57 değer kaybederek 14.377,17 puana geriledi.Günün ilk yarısında düşüş eğiliminde hareket eden BIST 100 endeksi, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 81,81 puan ve yüzde 0,57 azalışla 14.377,17 puana düştü.Toplam işlem hacmi 84 milyar lira oldu. Bankacılık endeksi yüzde 0,39, holding endeksi yüzde 0,07 değer kaybetti.Sektör endekslerinden en çok yükselen yüzde 4,59 ile spor, en fazla kaybeden ise yüzde 4,12 ile bilişim oldu.Küresel piyasalarda, ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil geri alım operasyonlarının büyüklüğünü artırma kararı sonrasında tahvil piyasasında satış baskısının azalmasıyla karışık bir seyir izleniyor.Analistler, günün geri kalanında yurt içinde haftalık para ve banka istatistiklerinin, yurt dışında ise ABD'de Philadelphia Fed imalat endeksi ve haftalık işsizlik maaşı başvurularının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.300 ve 14.200 puanın destek, 14.500 ve 14.600 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/borsa-gunun-ilk-yarisinda-deger-kaybetti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Esenyurt'ta trafikte bir araca kesici aletle saldıran sürücüye 180 bin lira para cezası</title>
      <link>https://www.canligaste.com/esenyurt-ta-trafikte-bir-araca-kesici-aletle-saldiran-surucuye-180-bin-lira-para-cezasi/896450/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/esenyurt-ta-trafikte-bir-araca-kesici-aletle-saldiran-surucuye-180-bin-lira-para-cezasi/896450/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:15:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Esenyurt'ta trafikte tartıştığı sürücünün otomobilinin önünü aracıyla kesip kesici aletle araca zarar veren şüpheliye 180 bin lira idari para cezası uygulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Esenyurt'ta trafikte tartıştığı sürücünün otomobilinin önünü aracıyla kesip kesici aletle araca zarar veren şüpheliye 180 bin lira idari para cezası uygulandı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, sanal devriye çalışmaları kapsamında, sosyal medyada paylaşılan görüntülerde trafikte aracıyla önünü kestiği otomobile elindeki kesici aletle araca zarar verdiği belirlenen şüpheliyi yakalamak için çalışma yaptı.Görüntülerdeki sürücünün O.Ç. (35) olduğu belirlendi. Gözaltına alınan şüpheliye, 180 bin lira idari para cezası kesildi. Sürücünün ehliyetine 60 gün süreyle geçici olarak el konulurken, aracı da 60 gün trafikten men edildi.Şüpheli, trafik güvenliğini tehlikeye düşürme ve mala zarar verme suçlarından yürütülen işlemlerin ardından dosyası ikmalen gönderilmek üzere serbest bırakıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Esenyurt'ta trafikte tartıştığı sürücünün otomobilinin önünü aracıyla kesip kesici aletle araca zarar veren şüpheliye 180 bin lira idari para cezası uygulandı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, sanal devriye çalışmaları kapsamında, sosyal medyada paylaşılan görüntülerde trafikte aracıyla önünü kestiği otomobile elindeki kesici aletle araca zarar verdiği belirlenen şüpheliyi yakalamak için çalışma yaptı.Görüntülerdeki sürücünün O.Ç. (35) olduğu belirlendi. Gözaltına alınan şüpheliye, 180 bin lira idari para cezası kesildi. Sürücünün ehliyetine 60 gün süreyle geçici olarak el konulurken, aracı da 60 gün trafikten men edildi.Şüpheli, trafik güvenliğini tehlikeye düşürme ve mala zarar verme suçlarından yürütülen işlemlerin ardından dosyası ikmalen gönderilmek üzere serbest bırakıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsviçre hükümeti hava savunma sistemini güçlendirmek için ek 970 milyon İsviçre frangı talep ediyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/isvicre-hukumeti-hava-savunma-sistemini-guclendirmek-icin-ek-970-milyon-isvicre-frangi-talep-ediyor/896449/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/isvicre-hukumeti-hava-savunma-sistemini-guclendirmek-icin-ek-970-milyon-isvicre-frangi-talep-ediyor/896449/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:15:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Cenevre / İsviçre hükümeti, artan tehditleri gerekçe göstererek hava savunma sistemini güçlendirmek için parlamentodan 970 milyon İsviçre frangı (yaklaşık 59 milyon Türk Lirası) tutarında ek kaynak talep etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cenevre Haberleri : İsviçre hükümeti, artan tehditleri gerekçe göstererek hava savunma sistemini güçlendirmek için parlamentodan 970 milyon İsviçre frangı (yaklaşık 59 milyon Türk Lirası) tutarında ek kaynak talep etti.İsviçre'nin kamu yayın kuruluşu SRF'nin haberine göre, hükümet tarafından yapılan açıklamada, artan tehdit durumu gerekçe gösterilerek hava savunma sistemini güçlendirmek istendiği belirtildi.Açıklamada, bu sebeple parlamentodan 970 milyon İsviçre frangı tutarında ek kaynak talep edildiğine işaret edilerek, Söz konusu fonlar, silahların teslimat tarihlerini güvence altına almak için ön ödemeler yapmak amacıyla kullanılacak. Özellikle 250 milyon İsviçre frangı kısa menzilli kara tabanlı hava savunması ve 650 milyon İsviçre frangı ise orta menzilli kara tabanlı hava savunması için ayrıldı. ifadesi kullanıldı.Radar ve mini insansız hava araçlarına karşı savunma sistemlerine de 70 milyon İsviçre frangı tutarında yatırım yapılacağı aktarılan açıklamada, üreticilerin giderek daha fazla miktarda ön ödeme talep ettiği ve bu ön ödemelerin olmaması halinde tedariklerin yıllarca gecikebileceği kaydedildi.Açıklamada, 970 milyon franklık kredinin kurumlar vergisinden elde edilen gelirlerin artması ve federal hükümetin buna bağlı olarak iyileşen gelir tahminleri sayesinde finanse edilebileceği de vurgulandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Cenevre Haberleri : İsviçre hükümeti, artan tehditleri gerekçe göstererek hava savunma sistemini güçlendirmek için parlamentodan 970 milyon İsviçre frangı (yaklaşık 59 milyon Türk Lirası) tutarında ek kaynak talep etti.İsviçre'nin kamu yayın kuruluşu SRF'nin haberine göre, hükümet tarafından yapılan açıklamada, artan tehdit durumu gerekçe gösterilerek hava savunma sistemini güçlendirmek istendiği belirtildi.Açıklamada, bu sebeple parlamentodan 970 milyon İsviçre frangı tutarında ek kaynak talep edildiğine işaret edilerek, Söz konusu fonlar, silahların teslimat tarihlerini güvence altına almak için ön ödemeler yapmak amacıyla kullanılacak. Özellikle 250 milyon İsviçre frangı kısa menzilli kara tabanlı hava savunması ve 650 milyon İsviçre frangı ise orta menzilli kara tabanlı hava savunması için ayrıldı. ifadesi kullanıldı.Radar ve mini insansız hava araçlarına karşı savunma sistemlerine de 70 milyon İsviçre frangı tutarında yatırım yapılacağı aktarılan açıklamada, üreticilerin giderek daha fazla miktarda ön ödeme talep ettiği ve bu ön ödemelerin olmaması halinde tedariklerin yıllarca gecikebileceği kaydedildi.Açıklamada, 970 milyon franklık kredinin kurumlar vergisinden elde edilen gelirlerin artması ve federal hükümetin buna bağlı olarak iyileşen gelir tahminleri sayesinde finanse edilebileceği de vurgulandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Telekom, Anıl Alyanak'ı kadrosuna kattı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turk-telekom-anil-alyanak-i-kadrosuna-katti/896448/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turk-telekom-anil-alyanak-i-kadrosuna-katti/896448/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:00:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Türk Telekom Erkek Basketbol Takımı, 18 yaşındaki Anıl Alyanak'ı transfer etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Türk Telekom Erkek Basketbol Takımı, 18 yaşındaki Anıl Alyanak'ı transfer etti.Başkent ekibinden yapılan açıklamada, Anıl Alyanak, yeni sezonda Türk Telekom formasıyla parkede olacak. denildi.Uzun forvet pozisyonunda oynayan genç basketbolcu, geride kalan sezonda Mersin Spor formasıyla A takım maçlarında ve Basketbol Gençler Ligi'nde mücadele etti.Anıl Alyanak, 18 Yaş Altı Erkekler Avrupa Basketbol Şampiyonası'nı 8. sırada tamamlayan milli takımın kadrosunda da yer aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Türk Telekom Erkek Basketbol Takımı, 18 yaşındaki Anıl Alyanak'ı transfer etti.Başkent ekibinden yapılan açıklamada, Anıl Alyanak, yeni sezonda Türk Telekom formasıyla parkede olacak. denildi.Uzun forvet pozisyonunda oynayan genç basketbolcu, geride kalan sezonda Mersin Spor formasıyla A takım maçlarında ve Basketbol Gençler Ligi'nde mücadele etti.Anıl Alyanak, 18 Yaş Altı Erkekler Avrupa Basketbol Şampiyonası'nı 8. sırada tamamlayan milli takımın kadrosunda da yer aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul'da Aile ve Nüfus On Yılına Başlarken: İmkanlar, Riskler ve Politika Önerileri çalıştayı düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-da-aile-ve-nufus-on-yilina-baslarken-imkanlar-riskler-ve-politika-onerileri-calistayi-duzenlendi/896447/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-da-aile-ve-nufus-on-yilina-baslarken-imkanlar-riskler-ve-politika-onerileri-calistayi-duzenlendi/896447/</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:57:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Enstitü Sosyal tarafından Türkiye’nin demografik geleceğini ve aile yapısını doğrudan ilgilendiren çok boyutlu meseleleri bütüncül yaklaşımla ele almak amacıyla Aile ve Nüfus On Yılına Başlarken: İmkanlar, Riskler ve Politika Önerileri çalıştayı gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Enstitü Sosyal tarafından Türkiye’nin demografik geleceğini ve aile yapısını doğrudan ilgilendiren çok boyutlu meseleleri bütüncül yaklaşımla ele almak amacıyla Aile ve Nüfus On Yılına Başlarken: İmkanlar, Riskler ve Politika Önerileri çalıştayı gerçekleştirildi.Üsküdar'daki genel merkezde düzenlenen çalıştayın açılışında konuşan Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü İpek Coşkun Armağan, bugün yaptıkları toplantının, enstitünün kuruluşundan bu yana ana gündem konusu olarak belirlediği ve akabinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığıyla yürüttüğü Türkiye'de evlilik ve doğurganlığa ilişkin bakış çalışmalarından hareketle ortaya çıktığını söyledi.Coşkun, Türkiye'nin en büyük saha çalışmasında pek çok ilde 10 binden fazla kişiyle derinlemesine görüşmeler, mülakatlar ve odak grup görüşmeleri yaparak, konuyu analiz ettiklerini belirtti.Karşılaştıkları manzarada konuyu ele alış şeklindeki bazı sorunlara dikkati çeken Coşkun, konunun sadece askere gönderecek çocuk bulamıyoruz meselesi olmadığını, asli meselenin toplumsal sağlamlık, toplumsal dayanıklılık olduğunu anlattı.Coşkun, toplumsal dayanıklılığın nüfusun nasıl bir eğilimde gittiği ve hızlı düşüşün olması anlamına geldiğini kaydederek, Şu an pek çok Avrupa ülkesinden çok daha modern bir şekilde ilerliyor olmamız bizim toplumsal sağlamlığımız için risk. dedi.Toplumsal sağlamlıktan kastını bireysel iyi oluşlar, birlikte iyi oluşlar ve toplumsal güven olarak ifade eden Coşkun, Toplumsal güven ne durumda şu anda? Çünkü bizim konuyu ele alış şeklimizde, nüfus konusunu ve doğurganlığın düşüşüyle ilgili konuyu ele alış şeklimizde iki dinamiğimiz var. Bir, bu konu bir halk sağlığı problemidir. İki, bu konu bir toplumsal güven problemidir. En azından bizim saha bulgularımız, derinlemesine görüşmelerimiz bize bunu gösterdi. değerlendirmesinde bulundu.Çalıştayda katılımcıların yarı yapılandırılmış, iki yıllık epizotlar ve aralıklarla planlanmış 10 yıllık bir tasarımla karşılaşacaklarını belirten Coşkun, katılımcıların değerlendirmelerinin ve perspektiflerinin çerçeve planı zenginleştireceğini kaydetti.Coşkun, çerçeveyi öncelikle Nüfus Politikaları Kuruluna, akabinde de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına çok da zaman kaybetmeden sunmayı düşündüklerini söyledi.Doğurganlık hızı küresel ölçekte yenilenme eşiğinin altına inecekÇalıştaydaki Dünyada ve Türkiye'de Mevcut Durum başlıklı ilk sunumda konuşan Doç. Dr. Tarık Yiğit ise 'Aile ve Nüfus On Yılı' kapsamında hazırlanan çerçeveyi sunmak istediklerini belirterek, dünya genelinde 1960 yılında 4,7 olan doğurganlık hızının kritik seviyelere gerilediğini ve birkaç yıl içinde 2,1 olan yenilenme eşiğinin altına ineceğini vurguladı.Yiğit, demografik sürdürülebilirliğin tüm ülkeler için temel bir varlık ve yokluk meselesi halini aldığını ifade ederek, 1960’lardaki yüksek doğurganlığın fakirlik göstergesi olduğu anlayışının terk edilmesinin ardından 1980'lerden sonra uygulanan teşvik modellerinin de düşüşü durduramadığını hatırlattı.Doğurganlığın yalnızca bireysel iradeyle açıklanamayacak kadar kompleks bir konu olduğunu belirten Yiğit, Güney Kore'nin 0,7 ile dünyanın en düşük doğurganlık oranına sahip olduğuna ve Japonya'nın her yıl 1 milyon nüfus kaybettiğine ve artık bu süreçle baş edemediğine işaret ederek, bu ülkelerin geçmişte aldıkları politik kararların maliyetini ödediğini aktardı.Temel hedefin salt niceliksel nüfus artışı değil, dayanıklı, sürdürülebilir ve nitelikli bir toplum yapısı oluşturmak olduğunu vurgulayan Yiğit, konuşmasını şöyle tamamladı:İnsan bir kriz ya da külfet değil, umut ve yüksek potansiyeldir. Yeni bir toplumsal norm inşa edilmelidir. Çocuğun artık gerçek anlamda insanların öncelikli ve değerli yaşam deneyimi olması gerektiğine tekrar inanılması gerekiyor. Çocuk yoksa hayat yok demektir. Çocuk hayatın ta kendisi, temel yaşam göstergesi çocuktur. Çocuk yoksa yaşayan yoktur yani kesinlikle. Bu dışarıdan nüfus alarak çözülecek bir mesele de değil.Konuşmalarının ardından çalıştaya geçildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Enstitü Sosyal tarafından Türkiye’nin demografik geleceğini ve aile yapısını doğrudan ilgilendiren çok boyutlu meseleleri bütüncül yaklaşımla ele almak amacıyla Aile ve Nüfus On Yılına Başlarken: İmkanlar, Riskler ve Politika Önerileri çalıştayı gerçekleştirildi.Üsküdar'daki genel merkezde düzenlenen çalıştayın açılışında konuşan Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü İpek Coşkun Armağan, bugün yaptıkları toplantının, enstitünün kuruluşundan bu yana ana gündem konusu olarak belirlediği ve akabinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığıyla yürüttüğü Türkiye'de evlilik ve doğurganlığa ilişkin bakış çalışmalarından hareketle ortaya çıktığını söyledi.Coşkun, Türkiye'nin en büyük saha çalışmasında pek çok ilde 10 binden fazla kişiyle derinlemesine görüşmeler, mülakatlar ve odak grup görüşmeleri yaparak, konuyu analiz ettiklerini belirtti.Karşılaştıkları manzarada konuyu ele alış şeklindeki bazı sorunlara dikkati çeken Coşkun, konunun sadece askere gönderecek çocuk bulamıyoruz meselesi olmadığını, asli meselenin toplumsal sağlamlık, toplumsal dayanıklılık olduğunu anlattı.Coşkun, toplumsal dayanıklılığın nüfusun nasıl bir eğilimde gittiği ve hızlı düşüşün olması anlamına geldiğini kaydederek, Şu an pek çok Avrupa ülkesinden çok daha modern bir şekilde ilerliyor olmamız bizim toplumsal sağlamlığımız için risk. dedi.Toplumsal sağlamlıktan kastını bireysel iyi oluşlar, birlikte iyi oluşlar ve toplumsal güven olarak ifade eden Coşkun, Toplumsal güven ne durumda şu anda? Çünkü bizim konuyu ele alış şeklimizde, nüfus konusunu ve doğurganlığın düşüşüyle ilgili konuyu ele alış şeklimizde iki dinamiğimiz var. Bir, bu konu bir halk sağlığı problemidir. İki, bu konu bir toplumsal güven problemidir. En azından bizim saha bulgularımız, derinlemesine görüşmelerimiz bize bunu gösterdi. değerlendirmesinde bulundu.Çalıştayda katılımcıların yarı yapılandırılmış, iki yıllık epizotlar ve aralıklarla planlanmış 10 yıllık bir tasarımla karşılaşacaklarını belirten Coşkun, katılımcıların değerlendirmelerinin ve perspektiflerinin çerçeve planı zenginleştireceğini kaydetti.Coşkun, çerçeveyi öncelikle Nüfus Politikaları Kuruluna, akabinde de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına çok da zaman kaybetmeden sunmayı düşündüklerini söyledi.Doğurganlık hızı küresel ölçekte yenilenme eşiğinin altına inecekÇalıştaydaki Dünyada ve Türkiye'de Mevcut Durum başlıklı ilk sunumda konuşan Doç. Dr. Tarık Yiğit ise 'Aile ve Nüfus On Yılı' kapsamında hazırlanan çerçeveyi sunmak istediklerini belirterek, dünya genelinde 1960 yılında 4,7 olan doğurganlık hızının kritik seviyelere gerilediğini ve birkaç yıl içinde 2,1 olan yenilenme eşiğinin altına ineceğini vurguladı.Yiğit, demografik sürdürülebilirliğin tüm ülkeler için temel bir varlık ve yokluk meselesi halini aldığını ifade ederek, 1960’lardaki yüksek doğurganlığın fakirlik göstergesi olduğu anlayışının terk edilmesinin ardından 1980'lerden sonra uygulanan teşvik modellerinin de düşüşü durduramadığını hatırlattı.Doğurganlığın yalnızca bireysel iradeyle açıklanamayacak kadar kompleks bir konu olduğunu belirten Yiğit, Güney Kore'nin 0,7 ile dünyanın en düşük doğurganlık oranına sahip olduğuna ve Japonya'nın her yıl 1 milyon nüfus kaybettiğine ve artık bu süreçle baş edemediğine işaret ederek, bu ülkelerin geçmişte aldıkları politik kararların maliyetini ödediğini aktardı.Temel hedefin salt niceliksel nüfus artışı değil, dayanıklı, sürdürülebilir ve nitelikli bir toplum yapısı oluşturmak olduğunu vurgulayan Yiğit, konuşmasını şöyle tamamladı:İnsan bir kriz ya da külfet değil, umut ve yüksek potansiyeldir. Yeni bir toplumsal norm inşa edilmelidir. Çocuğun artık gerçek anlamda insanların öncelikli ve değerli yaşam deneyimi olması gerektiğine tekrar inanılması gerekiyor. Çocuk yoksa hayat yok demektir. Çocuk hayatın ta kendisi, temel yaşam göstergesi çocuktur. Çocuk yoksa yaşayan yoktur yani kesinlikle. Bu dışarıdan nüfus alarak çözülecek bir mesele de değil.Konuşmalarının ardından çalıştaya geçildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
