<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Rami Kütüphanesi, 8. Türk-Arap Sanat Buluşması'na ev sahipliği yapacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/rami-kutuphanesi-8-turk-arap-sanat-bulusmasi-na-ev-sahipligi-yapacak/882174/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/rami-kutuphanesi-8-turk-arap-sanat-bulusmasi-na-ev-sahipligi-yapacak/882174/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:57:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Rami Kütüphanesi, Türk-Arap Derneği ile Türk-Arap Sanat Evi işbirliğinde düzenlenen 8.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Rami Kütüphanesi, Türk-Arap Derneği ile Türk-Arap Sanat Evi işbirliğinde düzenlenen 8. Türk-Arap Sanat Buluşması'na ev sahipliği yapacak.Kütüphaneden yapılan açıklamaya göre, bu yıl Renkler Hikayeler Çizer temasıyla düzenlenen etkinlik F3 Salonu'nda gerçekleştirilecek.Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki kültürel ve sanatsal etkileşimin geliştirilmesinin amaçlandığı organizasyonda, resim, hat sanatı ve el sanatlarından oluşan eserler sanatseverlerin beğenisine sunulacak.Program kapsamında sanatçı söyleşileri, seminerler, kültürel sunumlar, müzik dinletileri ve sanatçı buluşmaları gerçekleştirilecek.Etkinliğe Türkiye'nin yanı sıra Tunus, Fas, Mısır, Suriye, Irak, Lübnan, Yemen, Filistin, Kuveyt, Sudan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman'dan sanatçılar katılacak.Yaklaşık 80 sanatçının 90'a yakın eserinin görülebileceği etkinlik, 25-26 Temmuz'da 10.00-18.00 saatlerinde ziyaret edilebilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Rami Kütüphanesi, Türk-Arap Derneği ile Türk-Arap Sanat Evi işbirliğinde düzenlenen 8. Türk-Arap Sanat Buluşması'na ev sahipliği yapacak.Kütüphaneden yapılan açıklamaya göre, bu yıl Renkler Hikayeler Çizer temasıyla düzenlenen etkinlik F3 Salonu'nda gerçekleştirilecek.Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki kültürel ve sanatsal etkileşimin geliştirilmesinin amaçlandığı organizasyonda, resim, hat sanatı ve el sanatlarından oluşan eserler sanatseverlerin beğenisine sunulacak.Program kapsamında sanatçı söyleşileri, seminerler, kültürel sunumlar, müzik dinletileri ve sanatçı buluşmaları gerçekleştirilecek.Etkinliğe Türkiye'nin yanı sıra Tunus, Fas, Mısır, Suriye, Irak, Lübnan, Yemen, Filistin, Kuveyt, Sudan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman'dan sanatçılar katılacak.Yaklaşık 80 sanatçının 90'a yakın eserinin görülebileceği etkinlik, 25-26 Temmuz'da 10.00-18.00 saatlerinde ziyaret edilebilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/rami-kutuphanesi-8-turk-arap-sanat-bulusmasi-na-ev-sahipligi-yapacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrailli aşırı sağcı bakan, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına katılma niyetlerinin olmadığını söyledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israilli-asiri-sagci-bakan-abd-nin-iran-a-yonelik-saldirilarina-katilma-niyetlerinin-olmadigini-soyledi/882173/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israilli-asiri-sagci-bakan-abd-nin-iran-a-yonelik-saldirilarina-katilma-niyetlerinin-olmadigini-soyledi/882173/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:57:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri — İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, İran ile ABD arasında sınırlı çatışmaların yaşandığı mevcut durumun kendileri için en iyisi olduğunu savunarak, İran'a yönelik saldırılara doğrudan katılmak gibi bir niyetlerinin olmadığını belirtti.Bakan Smotrich, Gazze Şeridi'ndeki en büyük yasa dışı Yahudi yerleşim birimi Gush Katif'in tahliye edilmesinin 21. yıl dönümü için düzenlenen etkinlikte, ABD’nin İran’a saldırılarıyla ilgili konuştu.İran’a düzenlenen saldırılara doğrudan katılmak gibi bir niyetlerinin olmadığını dile getiren Bakan Smotrich, sözlerini şöyle sürdürdü:İran ile ABD arasında sınırlı çatışmaların yaşandığı mevcut durum bizim için en doğru ve en iyi durumdur. Kendimizi bu işin içine sokma niyetinde değiliz.İsrail'de yayın yapan i24News televizyonu, Washington yönetiminin İsrail'i şu an için İran'a yönelik saldırıların dışında tutma niyetinde olduğunu kaydetmişti.İsrail basını, ABD'nin ilerleyen günlerde İran'a yönelik süren hava saldırılarının kapsamını genişletmeye hazırlandığını ve bu bağlamda Orta Doğu'ya yakıt ikmal uçaklarının yanı sıra ilave savaş uçakları da sevk etmeye başladığını aktarıyor.ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşı sonlandırmak için Washington ve Tahran, 14 Haziran'da İslamabad Mutabakatı imzalamış, mutabakatla nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngörülmüştü.Ancak ABD ordusu, 8 Temmuz'da İran'a karşı yeni saldırılar başlatmış, İran da bu saldırılara misilleme olarak komşu ülkelerdeki ABD üslerini hedef almıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri — İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, İran ile ABD arasında sınırlı çatışmaların yaşandığı mevcut durumun kendileri için en iyisi olduğunu savunarak, İran'a yönelik saldırılara doğrudan katılmak gibi bir niyetlerinin olmadığını belirtti.Bakan Smotrich, Gazze Şeridi'ndeki en büyük yasa dışı Yahudi yerleşim birimi Gush Katif'in tahliye edilmesinin 21. yıl dönümü için düzenlenen etkinlikte, ABD’nin İran’a saldırılarıyla ilgili konuştu.İran’a düzenlenen saldırılara doğrudan katılmak gibi bir niyetlerinin olmadığını dile getiren Bakan Smotrich, sözlerini şöyle sürdürdü:İran ile ABD arasında sınırlı çatışmaların yaşandığı mevcut durum bizim için en doğru ve en iyi durumdur. Kendimizi bu işin içine sokma niyetinde değiliz.İsrail'de yayın yapan i24News televizyonu, Washington yönetiminin İsrail'i şu an için İran'a yönelik saldırıların dışında tutma niyetinde olduğunu kaydetmişti.İsrail basını, ABD'nin ilerleyen günlerde İran'a yönelik süren hava saldırılarının kapsamını genişletmeye hazırlandığını ve bu bağlamda Orta Doğu'ya yakıt ikmal uçaklarının yanı sıra ilave savaş uçakları da sevk etmeye başladığını aktarıyor.ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşı sonlandırmak için Washington ve Tahran, 14 Haziran'da İslamabad Mutabakatı imzalamış, mutabakatla nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngörülmüştü.Ancak ABD ordusu, 8 Temmuz'da İran'a karşı yeni saldırılar başlatmış, İran da bu saldırılara misilleme olarak komşu ülkelerdeki ABD üslerini hedef almıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fransa'da geçen yıl Louvre Müzesi'nde soygunun yapıldığı Apollo Galerisi yarın açılacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fransa-da-gecen-yil-louvre-muzesi-nde-soygunun-yapildigi-apollo-galerisi-yarin-acilacak/882172/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fransa-da-gecen-yil-louvre-muzesi-nde-soygunun-yapildigi-apollo-galerisi-yarin-acilacak/882172/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:57:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Fransa — Fransa'da geçen yıl tarihi eser değerinde mücevherlerin çalındığı Louvre Müzesi'ndeki Apollo Galerisi'nin soygunun ardından ilk kez ziyarete açılacağı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Fransa Haberleri — Fransa'da geçen yıl tarihi eser değerinde mücevherlerin çalındığı Louvre Müzesi'ndeki Apollo Galerisi'nin soygunun ardından ilk kez ziyarete açılacağı bildirildi.BFMTV'nin konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, Ekim 2025'te hırsızların vitrinlerini kırarak mücevherleri çaldığı Louvre Müzesi'nin Apollo Galerisi yarın kapılarını halka açacak.Ancak galerideki vitrinler kaldırılacak ve daha önce teşhir edilen mücevherler sergilenmeyecek.Louvre Müzesi Müdürü Christophe Leribault, Parisien gazetesine konuya ilişkin yaptığı açıklamada, galeride daha önce sergilenen değerli koleksiyon ve parçaların soygun sonrası müzeden kaldırıldığını belirtti.Tarihi eserler çalınmıştıYaklaşık 35 bin eserin sergilendiği dünyaca ünlü Louvre Müzesi 19 Ekim 2025'te soyulmuştu.Soygunda Kraliyet mücevherlerinin sergilendiği, Apollo Galerisi olarak adlandırılan bölümden paha biçilemez değerde 9 eser çalınmış, hırsızların kaçarken düşürdüğü değerlendirilen 3. Napolyon'un eşi İmparatoriçe Eugenie'ye ait taç ise daha sonra hasarlı halde müzenin dışında bulunmuştu. Tarihi değere sahip 8 mücevherle kaçan 4 hırsızın yaptığı soygun 7 dakika sürmüştü.Louvre Müzesi'ndeki tarihi eserleri çalan kişiler soygundan yaklaşık iki hafta sonra sırayla yakalanırken, tarihi eserler bulunamamıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Fransa Haberleri — Fransa'da geçen yıl tarihi eser değerinde mücevherlerin çalındığı Louvre Müzesi'ndeki Apollo Galerisi'nin soygunun ardından ilk kez ziyarete açılacağı bildirildi.BFMTV'nin konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, Ekim 2025'te hırsızların vitrinlerini kırarak mücevherleri çaldığı Louvre Müzesi'nin Apollo Galerisi yarın kapılarını halka açacak.Ancak galerideki vitrinler kaldırılacak ve daha önce teşhir edilen mücevherler sergilenmeyecek.Louvre Müzesi Müdürü Christophe Leribault, Parisien gazetesine konuya ilişkin yaptığı açıklamada, galeride daha önce sergilenen değerli koleksiyon ve parçaların soygun sonrası müzeden kaldırıldığını belirtti.Tarihi eserler çalınmıştıYaklaşık 35 bin eserin sergilendiği dünyaca ünlü Louvre Müzesi 19 Ekim 2025'te soyulmuştu.Soygunda Kraliyet mücevherlerinin sergilendiği, Apollo Galerisi olarak adlandırılan bölümden paha biçilemez değerde 9 eser çalınmış, hırsızların kaçarken düşürdüğü değerlendirilen 3. Napolyon'un eşi İmparatoriçe Eugenie'ye ait taç ise daha sonra hasarlı halde müzenin dışında bulunmuştu. Tarihi değere sahip 8 mücevherle kaçan 4 hırsızın yaptığı soygun 7 dakika sürmüştü.Louvre Müzesi'ndeki tarihi eserleri çalan kişiler soygundan yaklaşık iki hafta sonra sırayla yakalanırken, tarihi eserler bulunamamıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/fransa-da-gecen-yil-louvre-muzesi-nde-soygunun-yapildigi-apollo-galerisi-yarin-acilacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Marmaris'e MSC Divina kruvaziyeriyle 4 bin 220 turist geldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/marmaris-e-msc-divina-kruvaziyeriyle-4-bin-220-turist-geldi/882171/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/marmaris-e-msc-divina-kruvaziyeriyle-4-bin-220-turist-geldi/882171/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:57:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — Muğla'nın Marmaris ilçesine, Panama bayraklı MSC Divina adlı kruvaziyer 4 bin 220 turist getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Muğla'nın Marmaris ilçesine, Panama bayraklı MSC Divina adlı kruvaziyer 4 bin 220 turist getirdi.Aydın'ın Kuşadası ilçesinden gelen, 333 metre uzunluğundaki kruvaziyer, Marmaris Limanı'nın büyük iskelesine yanaştırıldı.Gemide 4 bin 220 yolcu ile bin 220 personelin bulunduğu bildirildi.Gümrük işlemlerinin ardından limandan ayrılan turistler, Marmaris Çarşısı, Kaleiçi Mahallesi, Marmaris Yat Limanı ve Uzunyalı Sahili'ni ziyaret etti.İlçe merkezindeki tarihi ve turistik alanları gezen turistlerin bir bölümü restoran ve kafelerde vakit geçirirken, çok sayıda yolcu da Dalyan, Kaunos ve günübirlik tekne turlarına katıldı.Kruvaziyerin bir sonraki durağının İtalya'nın Napoli Limanı olduğu öğrenildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Muğla'nın Marmaris ilçesine, Panama bayraklı MSC Divina adlı kruvaziyer 4 bin 220 turist getirdi.Aydın'ın Kuşadası ilçesinden gelen, 333 metre uzunluğundaki kruvaziyer, Marmaris Limanı'nın büyük iskelesine yanaştırıldı.Gemide 4 bin 220 yolcu ile bin 220 personelin bulunduğu bildirildi.Gümrük işlemlerinin ardından limandan ayrılan turistler, Marmaris Çarşısı, Kaleiçi Mahallesi, Marmaris Yat Limanı ve Uzunyalı Sahili'ni ziyaret etti.İlçe merkezindeki tarihi ve turistik alanları gezen turistlerin bir bölümü restoran ve kafelerde vakit geçirirken, çok sayıda yolcu da Dalyan, Kaunos ve günübirlik tekne turlarına katıldı.Kruvaziyerin bir sonraki durağının İtalya'nın Napoli Limanı olduğu öğrenildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/marmaris-e-msc-divina-kruvaziyeriyle-4-bin-220-turist-geldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ANALİZ - ABD-Irak ilişkilerinde yeni sayfa: Washington Bağdat'a hangi yolu çiziyor?</title>
      <link>https://www.canligaste.com/analiz-abd-irak-iliskilerinde-yeni-sayfa-washington-bagdat-a-hangi-yolu-ciziyor/882170/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/analiz-abd-irak-iliskilerinde-yeni-sayfa-washington-bagdat-a-hangi-yolu-ciziyor/882170/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:57:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya — Irak'ın başarısı, Washington ile Tahran arasında yeni bir denge kurmasından çok devlet otoritesini güçlendirirken, ülkeyi yeni bir vekalet rekabetine sürüklememesine bağlı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri — Anadolu Ajansı Akademi Müdür Yardımcısı Mehmet Alaca, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Washington ziyareti ekseninde Irak-ABD ilişkilerindeki yeni dönemi ve bunun bölgesel jeopolitik yansımalarını AA Analiz için kaleme aldı.***Irak'ın yeni Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin ilk yurt dışı ziyaretini Washington'a yapması, Bağdat'ın önündeki yeni dönemin yönünü göstermesi bakımından başlı başına bir mesaj oldu. Üstelik ziyaret için 14 Temmuz’un, yani Irak’ın krallıktan cumhuriyete geçtiği günün yıl dönümünün seçilmesi de tesadüf değildi. Zeydi, hem içeride yeni bir sayfa açtığını hem de bu sayfanın ABD ile kurulacak yeni ilişki üzerinden şekilleneceğini göstermeye çalıştı. Ziyaretin ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını yeniden başlattığı bir döneme denk gelmesi de Bağdat’ın Tahran’dan bağımsız hareket etme iradesini sergilemesi açısından dikkat çekiciydi.Washington ziyareti yeni dönemin işareti mi?Bu ziyaret, klasik bir ikili temasın ötesinde Irak’ın bölgesel konumuna ilişkin bir tercihe işaret ediyor. Washington açısından mesele artık yalnızca Irak’taki Amerikan askeri varlığı ya da DEAŞ'la mücadele değil. Trump yönetimi, askeri angajmandan ekonomik nüfuza, güvenlik merkezli politikadan enerji, yatırım ve ulaştırma hatları üzerinden kurulan daha geniş bir bölgesel stratejiye geçiyor. Zeydi’nin ABD-Irak ilişkileri askeri boyuttan ekonomik ortaklığa evriliyor. sözü de bu dönüşümü özetliyor.Zeydi’nin Washington’da gördüğü yakın ilgi de bu tercihin kişisel ve siyasi boyutunu ortaya koydu. ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni başbakanı Irak’ın ötesinde, Orta Doğu’da büyük bir lider. olarak tanımlaması, heyeti resmi program dışında öğle yemeğine davet etmesi ve iki lider arasındaki samimi görüntüler, ABD’nin yeni Irak yönetimine verdiği desteğin göstergeleriydi. İş dünyasından gelen, daha önce siyasi görev üstlenmemiş Zeydi, bürokrasiyi azaltmayı, yatırım çekmeyi ve ekonomik kalkınmayı önceleyen pragmatik bir profil çiziyor. Bu yönüyle anlaşma yapmayı ve dış politikayı ekonomik çıkarlar üzerinden yürütmeyi seven Trump yönetimiyle ortak bir zeminde buluşuyor.Trump’ın 2003 işgalini eleştirmesi ve Yanlış ülkeye saldırdılar. demesini sadece geçmişe dönük bir hesaplaşma olarak okumak eksik kalır. Bu durum, ABD’nin Irak’ta bundan sonra farklı araçlarla da var olmak istediğinin işareti. Bu yeni yaklaşımda asker sayısından çok Amerikan şirketlerinin imzalayacağı anlaşmalar önem taşıyor. Nitekim ziyaret sırasında petrol, enerji, teknoloji, finans, tarım, eğitim ve ilaç dahil çeşitli alanlarda 48 anlaşma, mutabakat ve ortaklık deklarasyonunun imzalanması, ilişkinin yeni omurgasının ekonomi olacağını gösteriyor. Irak’taki ABD askerlerinin 30 Eylül 2026 itibarıyla tamamen çekileceğinin açıklanması da askeri dönemin kapatılarak ekonomik ortaklığın öne çıkarılması bakımından kritik.Bağdat&#039;ın önündeki zorlu sınamalarAncak Washington’ın beklentileri ticaret anlaşmalarıyla sınırlı değil. ABD, Irak’ta İran’ın etki alanını daraltmaya çalışıyor. Nitekim Zeydi’nin ziyaret öncesinde devlet dışındaki silahlı yapıların silah bırakmasına yönelik süreç başlatması ve geniş çaplı bir yolsuzluk operasyonuna girişmesi, bu beklentilere verilmiş açık bir cevap niteliğindeydi. Seraya es-Selam’ın silahlarını devlete teslim edeceğini açıklaması, ardından Asaib Ehlil Hak ve Kataib İmam Ali’nin benzer yönde mesajlar vermesi, Zeydi’nin ilk somut kazanımları arasında sayılabilir. Hükümetin silahların teslimi için 30 Eylül’ü hedeflemesi ve bu tarihin uluslararası koalisyonun görev süresinin sona ermesiyle örtüşmesi de Bağdat’ın güvenlik boşluğu oluşmayacağı mesajını güçlendiriyor.Yine de bu sürecin kolay ilerlemesi beklenmemeli. Kataib Hizbullah ve Hareket en-Nuceba gibi daha ideolojik ve İran’a yakın yapılar silah bırakmaya sıcak bakmıyor. Üstelik İran’ın Irak’taki etkisi yalnızca milisler üzerinden yürüttüğü siyasetle sınırlı değil. Siyasi partilerden bürokrasiye, kamu ihalelerinden bankacılığa, sınır ticaretinden enerji ilişkilerine kadar uzanan derin bir ağ söz konusu. Dolayısıyla silahların toplanması önemli olsa da tek başına yeterli olmayacak. Irak devletinin karar alma kapasitesinin güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğünün geliştirilmesi, finans sisteminin uluslararası standartlara yaklaştırılması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi de aynı ölçüde belirleyici olacak.Türkiye sürecin neresinde?ABD’nin Irak’a çizdiği yol, ülkeyi yalnızca İran nüfuzunun sınırlandırılmasının ötesinde bir mesafe. ABD, Irak’ı Körfez, Türkiye, Suriye, Karadeniz ve Akdeniz arasında kurulacak enerji ve ticaret hatlarının merkezi olarak konumlandırıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki kilitlenme, Irak petrolü için kuzey ve batı yönünde yeni çıkışların önemini artırdı. Türkiye hattının kapasitesinin yükseltilmesi, Suriye üzerinden Banyas ve Tartus limanlarına uzanacak güzergahlar ve Amerikan enerji şirketlerinin Irak’taki yeni projeleri, “Dört Deniz Girişimi” etrafında şekillenen bölgesel mimarinin parçaları. Zeydi’nin Teksas’a gitmesi, Chevron ve diğer şirketlerle yürütülen temaslar, Irak’ın enerji politikasını Amerikan yatırımları ve çoklu ihracat rotalarıyla yeniden kurma arayışını gösteriyor. Ziyaretin ardından Zeydi'nin 28 Temmuz'da Türkiye’ye gideceğinin açıklanması da Ankara’nın bu yeni mimarideki yerini açık biçimde ortaya koyuyor.Bu noktada “Terörsüz Türkiye” süreci de Washington-Bağdat hattındaki yeni denklemin önemli bir parçasına dönüşüyor. Ankara’nın Bağdat ve Erbil’den beklentisi, PKK’nın çekildiği alanlarda yeni güvenlik boşluklarının oluşmaması, federal güçlerle Peşmerge arasında daha güçlü koordinasyon kurulması ve örgütün farklı isimler altında yeniden alan kazanmasının engellenmesi... Bu, Irak-Suriye arasındaki geçişkenliğin artması açısından da önemli olacak.Önümüzdeki dönemde belirleyici soru, Zeydi’nin Washington’da verdiği mesajları Bağdat’ta ne ölçüde uygulayabileceği olacak. ABD’nin desteği ekonomik fırsatlar yaratabilir ancak milislerin tasfiyesi, yolsuzlukla mücadele ve kurumsal reformlar, Zeydi’yi iktidara taşıyan koalisyonun çıkarlarıyla çatışabilir. Irak’ın başarısı, Washington ile Tahran arasında yeni bir denge kurmasından çok devlet otoritesini güçlendirirken, ülkeyi yeni bir vekalet rekabetine sürüklememesine bağlı. Bağdat, Erbil, Ankara ve Washington arasındaki mevcut uyum kalıcı bir işbirliğine dönüşürse Irak, uzun yıllar sonra ilk kez yalnızca rekabetin sahası değil, yeni bölgesel düzenin yönünü belirleyen aktörlerden biri olabilir.[Mehmet Alaca, Anadolu Ajansı Akademi Müdür Yardımcısıdır.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri — Anadolu Ajansı Akademi Müdür Yardımcısı Mehmet Alaca, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Washington ziyareti ekseninde Irak-ABD ilişkilerindeki yeni dönemi ve bunun bölgesel jeopolitik yansımalarını AA Analiz için kaleme aldı.***Irak'ın yeni Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin ilk yurt dışı ziyaretini Washington'a yapması, Bağdat'ın önündeki yeni dönemin yönünü göstermesi bakımından başlı başına bir mesaj oldu. Üstelik ziyaret için 14 Temmuz’un, yani Irak’ın krallıktan cumhuriyete geçtiği günün yıl dönümünün seçilmesi de tesadüf değildi. Zeydi, hem içeride yeni bir sayfa açtığını hem de bu sayfanın ABD ile kurulacak yeni ilişki üzerinden şekilleneceğini göstermeye çalıştı. Ziyaretin ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını yeniden başlattığı bir döneme denk gelmesi de Bağdat’ın Tahran’dan bağımsız hareket etme iradesini sergilemesi açısından dikkat çekiciydi.Washington ziyareti yeni dönemin işareti mi?Bu ziyaret, klasik bir ikili temasın ötesinde Irak’ın bölgesel konumuna ilişkin bir tercihe işaret ediyor. Washington açısından mesele artık yalnızca Irak’taki Amerikan askeri varlığı ya da DEAŞ'la mücadele değil. Trump yönetimi, askeri angajmandan ekonomik nüfuza, güvenlik merkezli politikadan enerji, yatırım ve ulaştırma hatları üzerinden kurulan daha geniş bir bölgesel stratejiye geçiyor. Zeydi’nin ABD-Irak ilişkileri askeri boyuttan ekonomik ortaklığa evriliyor. sözü de bu dönüşümü özetliyor.Zeydi’nin Washington’da gördüğü yakın ilgi de bu tercihin kişisel ve siyasi boyutunu ortaya koydu. ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni başbakanı Irak’ın ötesinde, Orta Doğu’da büyük bir lider. olarak tanımlaması, heyeti resmi program dışında öğle yemeğine davet etmesi ve iki lider arasındaki samimi görüntüler, ABD’nin yeni Irak yönetimine verdiği desteğin göstergeleriydi. İş dünyasından gelen, daha önce siyasi görev üstlenmemiş Zeydi, bürokrasiyi azaltmayı, yatırım çekmeyi ve ekonomik kalkınmayı önceleyen pragmatik bir profil çiziyor. Bu yönüyle anlaşma yapmayı ve dış politikayı ekonomik çıkarlar üzerinden yürütmeyi seven Trump yönetimiyle ortak bir zeminde buluşuyor.Trump’ın 2003 işgalini eleştirmesi ve Yanlış ülkeye saldırdılar. demesini sadece geçmişe dönük bir hesaplaşma olarak okumak eksik kalır. Bu durum, ABD’nin Irak’ta bundan sonra farklı araçlarla da var olmak istediğinin işareti. Bu yeni yaklaşımda asker sayısından çok Amerikan şirketlerinin imzalayacağı anlaşmalar önem taşıyor. Nitekim ziyaret sırasında petrol, enerji, teknoloji, finans, tarım, eğitim ve ilaç dahil çeşitli alanlarda 48 anlaşma, mutabakat ve ortaklık deklarasyonunun imzalanması, ilişkinin yeni omurgasının ekonomi olacağını gösteriyor. Irak’taki ABD askerlerinin 30 Eylül 2026 itibarıyla tamamen çekileceğinin açıklanması da askeri dönemin kapatılarak ekonomik ortaklığın öne çıkarılması bakımından kritik.Bağdat&#039;ın önündeki zorlu sınamalarAncak Washington’ın beklentileri ticaret anlaşmalarıyla sınırlı değil. ABD, Irak’ta İran’ın etki alanını daraltmaya çalışıyor. Nitekim Zeydi’nin ziyaret öncesinde devlet dışındaki silahlı yapıların silah bırakmasına yönelik süreç başlatması ve geniş çaplı bir yolsuzluk operasyonuna girişmesi, bu beklentilere verilmiş açık bir cevap niteliğindeydi. Seraya es-Selam’ın silahlarını devlete teslim edeceğini açıklaması, ardından Asaib Ehlil Hak ve Kataib İmam Ali’nin benzer yönde mesajlar vermesi, Zeydi’nin ilk somut kazanımları arasında sayılabilir. Hükümetin silahların teslimi için 30 Eylül’ü hedeflemesi ve bu tarihin uluslararası koalisyonun görev süresinin sona ermesiyle örtüşmesi de Bağdat’ın güvenlik boşluğu oluşmayacağı mesajını güçlendiriyor.Yine de bu sürecin kolay ilerlemesi beklenmemeli. Kataib Hizbullah ve Hareket en-Nuceba gibi daha ideolojik ve İran’a yakın yapılar silah bırakmaya sıcak bakmıyor. Üstelik İran’ın Irak’taki etkisi yalnızca milisler üzerinden yürüttüğü siyasetle sınırlı değil. Siyasi partilerden bürokrasiye, kamu ihalelerinden bankacılığa, sınır ticaretinden enerji ilişkilerine kadar uzanan derin bir ağ söz konusu. Dolayısıyla silahların toplanması önemli olsa da tek başına yeterli olmayacak. Irak devletinin karar alma kapasitesinin güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğünün geliştirilmesi, finans sisteminin uluslararası standartlara yaklaştırılması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi de aynı ölçüde belirleyici olacak.Türkiye sürecin neresinde?ABD’nin Irak’a çizdiği yol, ülkeyi yalnızca İran nüfuzunun sınırlandırılmasının ötesinde bir mesafe. ABD, Irak’ı Körfez, Türkiye, Suriye, Karadeniz ve Akdeniz arasında kurulacak enerji ve ticaret hatlarının merkezi olarak konumlandırıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki kilitlenme, Irak petrolü için kuzey ve batı yönünde yeni çıkışların önemini artırdı. Türkiye hattının kapasitesinin yükseltilmesi, Suriye üzerinden Banyas ve Tartus limanlarına uzanacak güzergahlar ve Amerikan enerji şirketlerinin Irak’taki yeni projeleri, “Dört Deniz Girişimi” etrafında şekillenen bölgesel mimarinin parçaları. Zeydi’nin Teksas’a gitmesi, Chevron ve diğer şirketlerle yürütülen temaslar, Irak’ın enerji politikasını Amerikan yatırımları ve çoklu ihracat rotalarıyla yeniden kurma arayışını gösteriyor. Ziyaretin ardından Zeydi'nin 28 Temmuz'da Türkiye’ye gideceğinin açıklanması da Ankara’nın bu yeni mimarideki yerini açık biçimde ortaya koyuyor.Bu noktada “Terörsüz Türkiye” süreci de Washington-Bağdat hattındaki yeni denklemin önemli bir parçasına dönüşüyor. Ankara’nın Bağdat ve Erbil’den beklentisi, PKK’nın çekildiği alanlarda yeni güvenlik boşluklarının oluşmaması, federal güçlerle Peşmerge arasında daha güçlü koordinasyon kurulması ve örgütün farklı isimler altında yeniden alan kazanmasının engellenmesi... Bu, Irak-Suriye arasındaki geçişkenliğin artması açısından da önemli olacak.Önümüzdeki dönemde belirleyici soru, Zeydi’nin Washington’da verdiği mesajları Bağdat’ta ne ölçüde uygulayabileceği olacak. ABD’nin desteği ekonomik fırsatlar yaratabilir ancak milislerin tasfiyesi, yolsuzlukla mücadele ve kurumsal reformlar, Zeydi’yi iktidara taşıyan koalisyonun çıkarlarıyla çatışabilir. Irak’ın başarısı, Washington ile Tahran arasında yeni bir denge kurmasından çok devlet otoritesini güçlendirirken, ülkeyi yeni bir vekalet rekabetine sürüklememesine bağlı. Bağdat, Erbil, Ankara ve Washington arasındaki mevcut uyum kalıcı bir işbirliğine dönüşürse Irak, uzun yıllar sonra ilk kez yalnızca rekabetin sahası değil, yeni bölgesel düzenin yönünü belirleyen aktörlerden biri olabilir.[Mehmet Alaca, Anadolu Ajansı Akademi Müdür Yardımcısıdır.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/analiz-abd-irak-iliskilerinde-yeni-sayfa-washington-bagdat-a-hangi-yolu-ciziyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sertab Erener, 4 Eylül'de Harbiye Açıkhava'da konser verecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sertab-erener-4-eylul-de-harbiye-acikhava-da-konser-verecek/882169/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sertab-erener-4-eylul-de-harbiye-acikhava-da-konser-verecek/882169/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:57:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Şarkıcı Sertab Erener, 4 Eylül'de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda dinleyicileriyle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Şarkıcı Sertab Erener, 4 Eylül'de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda dinleyicileriyle buluşacak.Epifoni organizasyonuyla gerçekleştirilecek konserde Erener, yaklaşık 35 yıllık kariyerinin farklı dönemlerinden eserlere yer verecek.Sanatçı, Rengarenk, Aşk, Vur Yüreğim, İncelikler Yüzünden ve Farzetin de aralarında bulunduğu bir repertuvarı yorumlayacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Şarkıcı Sertab Erener, 4 Eylül'de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda dinleyicileriyle buluşacak.Epifoni organizasyonuyla gerçekleştirilecek konserde Erener, yaklaşık 35 yıllık kariyerinin farklı dönemlerinden eserlere yer verecek.Sanatçı, Rengarenk, Aşk, Vur Yüreğim, İncelikler Yüzünden ve Farzetin de aralarında bulunduğu bir repertuvarı yorumlayacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Samsunspor'da 4 koldan 5 kıtada  transfer çalışmaları</title>
      <link>https://www.canligaste.com/samsunspor-da-4-koldan-5-kitada-transfer-calismalari/882168/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/samsunspor-da-4-koldan-5-kitada-transfer-calismalari/882168/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:57:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Kulübü Başkanı Yıldırım: - Bilinen oyunculara gitmiyoruz. O nedenle 5 kıtada oyuncu arayışımız dört koldan titizlikle devam ediyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol Süper Lig ekiplerinden Samsunspor'un Kulüp Başkanı Yüksel Yıldırım, eksik bölgelere yapılacak transferlerle takımı güçlendireceklerini bildirdi.Açıklamasında, takımın ikinci etap çalışmalarına Hollanda'da başladığını ve teknik ekiple takımın durumu hakkında fikir alışverişi yaptıklarını ifade eden Yıldırım, Eksik bölgelere yapılacak transferlerle kadromuzu daha da güçlendirmek için çalışıyoruz. Ayrılan ve ayrılacak oyuncuların yerlerine çok daha iyi oyuncular bakıyoruz. Bu şanlı armayı hak ettiği en üst noktalara taşımak için kenetlendik. Transfer döneminde hedefimiz çok net. Samsunspor'umuzu yeniden Avrupa kupaları mücadelesinin içinde yer alacak güçlü ruh ve kadro yapısına kavuşturmak. O nedenle transfer döneminde eksiklerimizi çok daha iyi yeni oyuncularla doldurmak istiyoruz. Süper Lig'e yeni, aç ve yetenekli yıldız adayı genç ve orta yaş oyuncular kazandırmak istiyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Samsunspor'un hedefine uygun oyuncular aradıklarını aktaran Yıldırım, şunları kaydetti:Maalesef bu işler göründüğü gibi kolay değil. Bilinen oyunculara gitmiyoruz. O nedenle 5 kıtada oyuncu arayışımız dört koldan titizlikle devam ediyor. Ricamız, bize güvenmeniz ve sabırla bizleri desteklemenizdir. Önümüzde harcama limiti engeli bulunmaktadır. Artık kendi ayakları üzerinde durabilen, denk bütçeli bir kulüp olmaya çalışıyoruz. Bu yolda gayet başarılı şekilde gidiyoruz. Artık eski kabusları tekrar yaşamak ve sizleri üzmek istemiyoruz. Taraftarımızın muhteşem enerjisiyle yeni sezonda hep birlikte yenilenmiş kadromuzla ve güçlü teknik ekibimizle çok güzel bir hikaye yazacağız. Biz buna inanıyoruz. İnancımız tam, hazır olun. İnananların ve inanarak çalışanların hikayesi mutlu biter.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol Süper Lig ekiplerinden Samsunspor'un Kulüp Başkanı Yüksel Yıldırım, eksik bölgelere yapılacak transferlerle takımı güçlendireceklerini bildirdi.Açıklamasında, takımın ikinci etap çalışmalarına Hollanda'da başladığını ve teknik ekiple takımın durumu hakkında fikir alışverişi yaptıklarını ifade eden Yıldırım, Eksik bölgelere yapılacak transferlerle kadromuzu daha da güçlendirmek için çalışıyoruz. Ayrılan ve ayrılacak oyuncuların yerlerine çok daha iyi oyuncular bakıyoruz. Bu şanlı armayı hak ettiği en üst noktalara taşımak için kenetlendik. Transfer döneminde hedefimiz çok net. Samsunspor'umuzu yeniden Avrupa kupaları mücadelesinin içinde yer alacak güçlü ruh ve kadro yapısına kavuşturmak. O nedenle transfer döneminde eksiklerimizi çok daha iyi yeni oyuncularla doldurmak istiyoruz. Süper Lig'e yeni, aç ve yetenekli yıldız adayı genç ve orta yaş oyuncular kazandırmak istiyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Samsunspor'un hedefine uygun oyuncular aradıklarını aktaran Yıldırım, şunları kaydetti:Maalesef bu işler göründüğü gibi kolay değil. Bilinen oyunculara gitmiyoruz. O nedenle 5 kıtada oyuncu arayışımız dört koldan titizlikle devam ediyor. Ricamız, bize güvenmeniz ve sabırla bizleri desteklemenizdir. Önümüzde harcama limiti engeli bulunmaktadır. Artık kendi ayakları üzerinde durabilen, denk bütçeli bir kulüp olmaya çalışıyoruz. Bu yolda gayet başarılı şekilde gidiyoruz. Artık eski kabusları tekrar yaşamak ve sizleri üzmek istemiyoruz. Taraftarımızın muhteşem enerjisiyle yeni sezonda hep birlikte yenilenmiş kadromuzla ve güçlü teknik ekibimizle çok güzel bir hikaye yazacağız. Biz buna inanıyoruz. İnancımız tam, hazır olun. İnananların ve inanarak çalışanların hikayesi mutlu biter.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/samsunspor-da-4-koldan-5-kitada-transfer-calismalari.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ANALİZ - Teknokutuplu dünyanın doğuşu: Pax Silica ve WAICO kıskacında küresel jeopolitik</title>
      <link>https://www.canligaste.com/analiz-teknokutuplu-dunyanin-dogusu-pax-silica-ve-waico-kiskacinda-kuresel-jeopolitik/882167/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/analiz-teknokutuplu-dunyanin-dogusu-pax-silica-ve-waico-kiskacinda-kuresel-jeopolitik/882167/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:57:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Soğuk Savaş'ta üçüncü bir yol arayanlar, Bağlantısızlar Hareketi’ni kurmuştu. Teknokutup çağda ise tarafsızlık değil, her iki kutupla da ticaret yapabilen, ancak verisini ve algoritmasını kendi iradesiyle yöneten bir bağlantılı egemenlik var.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Araştırmacısı Prof. Dr. Erman Akıllı, Teknokutup çağında küresel jeopolitik ve bağlantılı egemenlik kavramlarını AA Analiz için kaleme aldı.***Uluslararası sistemin dönüşüm anları, çoğu zaman geriye dönüp bakıldığında fark edilir. 16 Temmuz 2026 ise tarih yazıldığının bilincinde olduğumuz istisnai bir gündür. Zira 16 Temmuz tarihinde Şanghay’da, aralarında Rusya, Kazakistan, Pakistan, Endonezya ve Laos’un da bulunduğu 29 ülke, Dünya Yapay Zeka İşbirliği Örgütü’nün, yani WAICO’nun kuruluş anlaşmasını imzalamıştır. Anlaşmayı Çin adına Dışişleri Bakanı Wang Yi imzalamış, törene Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de katılmıştır. Merkezi Şanghay’da bulunacak bağımsız bir hükümetler arası örgüt olarak tasarlanan WAICO, ilk bakışta bir işbirliği platformu gibi görünse de daha önceki yazılarımızda ayrıntılarıyla ele aldığımız teknokutup dünya düzeni açısından çok daha derin bir anlam taşımaktadır. Kutuplar artık kurumsal kimliklerine, adreslerine ve tüzel kişiliklerine kavuşmuştur. Belirsizlik dönemi kapanmış, saflaşma dönemi resmen başlamıştır.Denklemin diğer tarafı, zaten aylardır inşa halinde olan, ABD Dışişleri Bakanlığının Aralık 2025’te başlattığı Pax Silica girişimidir. Yapay zeka modellerini, yarı iletken tedarik zincirlerini, kritik mineralleri ve hesaplama altyapısını güvenilir ortaklar arasında yeniden örgütlemeyi hedefleyen bu yapı, girişimden altı ay sonra yapılan Haziran 2026’daki ikinci zirvede imzacı sayısını 24’e çıkarmıştır. Enerji girdilerinden lojistiğe, ileri üretimden yapay zeka altyapısına uzanan bu mimari, teknolojiye erişimi jeopolitik uyum kriterlerine bağlayan bir filtreleme mekanizması olarak işlemektedir.16 Temmuz’un ardından teknokutup dünyada tablonun netleştiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Bir tarafta ABD, onun teknolojik altyapısı ve Pax Silica şemsiyesi altında toplanan devletler; diğer tarafta ise kutup lideri olarak Çin, onun teknoloji ekosistemi ve WAICO çatısı altında bir araya gelen devletler bulunmaktadır. Teknokutup dünyanın kutupları, nihayet isimleri ve adresleriyle tanımlanmıştır.Yeni sadakat testi: Hangi veri merkezindesiniz?Bu tablonun Soğuk Savaş yıllarını, iki kutuplu dünya düzenini, NATO ile Varşova Paktı karşıtlığını hatırlatması tesadüf değildir. O dönemde bloklar, tanklarla, balistik füzelerle ve askeri üslerle inşa edilmekteydi. Bugün ise sınırlar, çiplerle, veri merkezleriyle, algoritmalarla, yapay zeka modelleriyle ve bulut altyapılarıyla belirlenmektedir. Sadakat testleri artık silah alımlarından değil, hangi teknoloji altyapısının benimsendiğinden, verinin nerede işlendiğinden ve yapay zeka yönetişiminde hangi normların kabul edildiğinden geçmektedir. Üstelik bu yeni bloklaşmanın en kritik boyutu, görünmez olanıdır.Zira her iki kutup da yalnızca donanım ve altyapı sunmamakta, aynı zamanda birer bilgi üretim rejimi, birer “anlam mimarisi” ihraç etmektedir. Hangi kutbun modelleriyle düşünülüyorsa, dünya o kutbun kavramlarıyla yorumlanmaktadır. “Epistemik bağımlılık” olarak kavramsallaştırdığımız bu tehlike, bloklaşma derinleştikçe yapısal bir hal almaktadır. Bilişsel diplomasi merceğinden bakıldığında, teknoloji rekabetinin asıl sahasının zihinler ve bilgi altyapıları olduğu açıkça görülmektedir. Devletler bu sahada artık bilişsel varlık, bilişsel uygulama ve bilişsel dayanıklılık boyutlarında sınanmakta, hangi blokta yer aldıkları kadar, kendi hakikatlerini üretme ve koruma kapasiteleriyle de ölçülmektedirler.Soğuk Savaş analojisinin sınırları da tam bu noktada belirginleşmektedir. Yeni bloklaşma, katı “demir perdelerden” ziyade geçirgen ve katmanlı bir yapıya sahiptir. Nitekim Kazakistan, Haziran 2026’da Pax Silica Deklarasyonu’na imza atmış; birkaç hafta sonra ise WAICO’nun kurucu üyeleri arasında yer almıştır. Ankara’nın yakın ortağı ve Türk Devletleri Teşkilatı üyesi olan Astana’nın bu ikili tercihi, münferit bir durum değildir. Orta ölçekli güçlerin her iki kutupla da temas kurma arayışı, yeni düzenin, Soğuk Savaş'tan farklı olarak, mutlak sadakat yerine dereceli hizalanmalara imkân tanıdığını göstermektedir. Ancak bu esneklik aldatıcı da olabilir, zira altyapı tercihleri zamanla geri döndürülmesi güç bağımlılıklar üretmektedir.Türkiye bu tabloda nerede durmalı?Buna cevap, Pax Silica özelinde ortaya konan ilkenin devamı niteliğindedir. Mesele bloklara eklemlenmek değil, milli stratejik teknolojik kapasiteyi inşa etmektir. Nitekim Türkiye’nin son dönemdeki adımları, bu istikamettedir. Zirve değerlendirmelerine göre Türkiye, Haziran 2026’daki Washington zirvesinde 34 ülkeyle birlikte Yapay Zeka Fırsatı Ortak Bildirisi’ne imza atmış, ancak Pax Silica Deklarasyonu’nun imzacıları arasında yer almamıştır. Bu tercih, tam da seçici angajman olarak tanımlanabilecek stratejinin sahadaki karşılığıdır. Platformlarla temas kurmak, ancak blok disiplinine girmemek gerekir. Aynı ilke WAICO için de geçerli olmalı, diyalog kanalları açık tutulmalı, fakat hiçbir kutbun teknoloji yığınına yapısal bağımlılık kabul edilmemelidir.Bu ilkeli duruşun içi ise ancak yerli kapasiteyle doldurulabilir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 13 Haziran 2026’da açıklanan Yapay Zeka Eylem Planı, TÜBİTAK’ın geliştirdiği yerli büyük dil modeli Bilge ve Türk Devletleri Teşkilatı ortaklığında geliştirilecek Büyük Türk Dil Modeli, Türkiye’nin iki kutup arasında sıkışmış bir tüketici değil, kendi epistemik zeminini üreten bir aktör olma iradesinin somut göstergeleridir. Veri merkezi kapasitesinin artırılması, egemen hesaplama havuzlarının oluşturulması ve kamunun yerli ve milli teknolojilerde ilk alıcı rolünü üstlenmesi gibi eylem planında ilan edilen hedefler, bu iradenin altyapı ayağını oluşturmaktadır. Türkiye ayrıca OECD, BM ve G20 platformlarında insan merkezli yapay zeka standartları için yürüttüğü çalışmalarla bir norm girişimcisi olarak öne çıkmakta, Küresel Güney ile kurduğu köprüler sayesinde iki blokun dışında kalan geniş coğrafyanın sesi olma potansiyeli taşımaktadır.Soğuk Savaş'ın iki kutuplu dünyasında üçüncü bir yol arayanlar, Bağlantısızlar Hareketi’ni kurmuştu. Teknokutup çağın bağlantısızlığı ise fiziki tarafsızlık değil, bağlantılı egemenliktir. Yani bu, devlete her iki kutupla da ticaret yapabilme esnekliği sunan, ancak verisini, algoritmasını ve hesaplama gücünü kendi iradesiyle yöneten bir konumdur. Pax Silica ile WAICO arasında netleşen bu yeni düzende Türkiye’nin rotası bellidir. Hiçbir kutbun uydusu olmadan, kendi teknolojik egemenliğini inşa ederek Türkiye Yüzyılı’nı dijital alanda da taçlandırmak ana hedeftir.[Prof. Dr. Erman Akıllı, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nde Öğretim Üyesi ve SETA'da araştırmacıdır.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Araştırmacısı Prof. Dr. Erman Akıllı, Teknokutup çağında küresel jeopolitik ve bağlantılı egemenlik kavramlarını AA Analiz için kaleme aldı.***Uluslararası sistemin dönüşüm anları, çoğu zaman geriye dönüp bakıldığında fark edilir. 16 Temmuz 2026 ise tarih yazıldığının bilincinde olduğumuz istisnai bir gündür. Zira 16 Temmuz tarihinde Şanghay’da, aralarında Rusya, Kazakistan, Pakistan, Endonezya ve Laos’un da bulunduğu 29 ülke, Dünya Yapay Zeka İşbirliği Örgütü’nün, yani WAICO’nun kuruluş anlaşmasını imzalamıştır. Anlaşmayı Çin adına Dışişleri Bakanı Wang Yi imzalamış, törene Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de katılmıştır. Merkezi Şanghay’da bulunacak bağımsız bir hükümetler arası örgüt olarak tasarlanan WAICO, ilk bakışta bir işbirliği platformu gibi görünse de daha önceki yazılarımızda ayrıntılarıyla ele aldığımız teknokutup dünya düzeni açısından çok daha derin bir anlam taşımaktadır. Kutuplar artık kurumsal kimliklerine, adreslerine ve tüzel kişiliklerine kavuşmuştur. Belirsizlik dönemi kapanmış, saflaşma dönemi resmen başlamıştır.Denklemin diğer tarafı, zaten aylardır inşa halinde olan, ABD Dışişleri Bakanlığının Aralık 2025’te başlattığı Pax Silica girişimidir. Yapay zeka modellerini, yarı iletken tedarik zincirlerini, kritik mineralleri ve hesaplama altyapısını güvenilir ortaklar arasında yeniden örgütlemeyi hedefleyen bu yapı, girişimden altı ay sonra yapılan Haziran 2026’daki ikinci zirvede imzacı sayısını 24’e çıkarmıştır. Enerji girdilerinden lojistiğe, ileri üretimden yapay zeka altyapısına uzanan bu mimari, teknolojiye erişimi jeopolitik uyum kriterlerine bağlayan bir filtreleme mekanizması olarak işlemektedir.16 Temmuz’un ardından teknokutup dünyada tablonun netleştiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Bir tarafta ABD, onun teknolojik altyapısı ve Pax Silica şemsiyesi altında toplanan devletler; diğer tarafta ise kutup lideri olarak Çin, onun teknoloji ekosistemi ve WAICO çatısı altında bir araya gelen devletler bulunmaktadır. Teknokutup dünyanın kutupları, nihayet isimleri ve adresleriyle tanımlanmıştır.Yeni sadakat testi: Hangi veri merkezindesiniz?Bu tablonun Soğuk Savaş yıllarını, iki kutuplu dünya düzenini, NATO ile Varşova Paktı karşıtlığını hatırlatması tesadüf değildir. O dönemde bloklar, tanklarla, balistik füzelerle ve askeri üslerle inşa edilmekteydi. Bugün ise sınırlar, çiplerle, veri merkezleriyle, algoritmalarla, yapay zeka modelleriyle ve bulut altyapılarıyla belirlenmektedir. Sadakat testleri artık silah alımlarından değil, hangi teknoloji altyapısının benimsendiğinden, verinin nerede işlendiğinden ve yapay zeka yönetişiminde hangi normların kabul edildiğinden geçmektedir. Üstelik bu yeni bloklaşmanın en kritik boyutu, görünmez olanıdır.Zira her iki kutup da yalnızca donanım ve altyapı sunmamakta, aynı zamanda birer bilgi üretim rejimi, birer “anlam mimarisi” ihraç etmektedir. Hangi kutbun modelleriyle düşünülüyorsa, dünya o kutbun kavramlarıyla yorumlanmaktadır. “Epistemik bağımlılık” olarak kavramsallaştırdığımız bu tehlike, bloklaşma derinleştikçe yapısal bir hal almaktadır. Bilişsel diplomasi merceğinden bakıldığında, teknoloji rekabetinin asıl sahasının zihinler ve bilgi altyapıları olduğu açıkça görülmektedir. Devletler bu sahada artık bilişsel varlık, bilişsel uygulama ve bilişsel dayanıklılık boyutlarında sınanmakta, hangi blokta yer aldıkları kadar, kendi hakikatlerini üretme ve koruma kapasiteleriyle de ölçülmektedirler.Soğuk Savaş analojisinin sınırları da tam bu noktada belirginleşmektedir. Yeni bloklaşma, katı “demir perdelerden” ziyade geçirgen ve katmanlı bir yapıya sahiptir. Nitekim Kazakistan, Haziran 2026’da Pax Silica Deklarasyonu’na imza atmış; birkaç hafta sonra ise WAICO’nun kurucu üyeleri arasında yer almıştır. Ankara’nın yakın ortağı ve Türk Devletleri Teşkilatı üyesi olan Astana’nın bu ikili tercihi, münferit bir durum değildir. Orta ölçekli güçlerin her iki kutupla da temas kurma arayışı, yeni düzenin, Soğuk Savaş'tan farklı olarak, mutlak sadakat yerine dereceli hizalanmalara imkân tanıdığını göstermektedir. Ancak bu esneklik aldatıcı da olabilir, zira altyapı tercihleri zamanla geri döndürülmesi güç bağımlılıklar üretmektedir.Türkiye bu tabloda nerede durmalı?Buna cevap, Pax Silica özelinde ortaya konan ilkenin devamı niteliğindedir. Mesele bloklara eklemlenmek değil, milli stratejik teknolojik kapasiteyi inşa etmektir. Nitekim Türkiye’nin son dönemdeki adımları, bu istikamettedir. Zirve değerlendirmelerine göre Türkiye, Haziran 2026’daki Washington zirvesinde 34 ülkeyle birlikte Yapay Zeka Fırsatı Ortak Bildirisi’ne imza atmış, ancak Pax Silica Deklarasyonu’nun imzacıları arasında yer almamıştır. Bu tercih, tam da seçici angajman olarak tanımlanabilecek stratejinin sahadaki karşılığıdır. Platformlarla temas kurmak, ancak blok disiplinine girmemek gerekir. Aynı ilke WAICO için de geçerli olmalı, diyalog kanalları açık tutulmalı, fakat hiçbir kutbun teknoloji yığınına yapısal bağımlılık kabul edilmemelidir.Bu ilkeli duruşun içi ise ancak yerli kapasiteyle doldurulabilir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 13 Haziran 2026’da açıklanan Yapay Zeka Eylem Planı, TÜBİTAK’ın geliştirdiği yerli büyük dil modeli Bilge ve Türk Devletleri Teşkilatı ortaklığında geliştirilecek Büyük Türk Dil Modeli, Türkiye’nin iki kutup arasında sıkışmış bir tüketici değil, kendi epistemik zeminini üreten bir aktör olma iradesinin somut göstergeleridir. Veri merkezi kapasitesinin artırılması, egemen hesaplama havuzlarının oluşturulması ve kamunun yerli ve milli teknolojilerde ilk alıcı rolünü üstlenmesi gibi eylem planında ilan edilen hedefler, bu iradenin altyapı ayağını oluşturmaktadır. Türkiye ayrıca OECD, BM ve G20 platformlarında insan merkezli yapay zeka standartları için yürüttüğü çalışmalarla bir norm girişimcisi olarak öne çıkmakta, Küresel Güney ile kurduğu köprüler sayesinde iki blokun dışında kalan geniş coğrafyanın sesi olma potansiyeli taşımaktadır.Soğuk Savaş'ın iki kutuplu dünyasında üçüncü bir yol arayanlar, Bağlantısızlar Hareketi’ni kurmuştu. Teknokutup çağın bağlantısızlığı ise fiziki tarafsızlık değil, bağlantılı egemenliktir. Yani bu, devlete her iki kutupla da ticaret yapabilme esnekliği sunan, ancak verisini, algoritmasını ve hesaplama gücünü kendi iradesiyle yöneten bir konumdur. Pax Silica ile WAICO arasında netleşen bu yeni düzende Türkiye’nin rotası bellidir. Hiçbir kutbun uydusu olmadan, kendi teknolojik egemenliğini inşa ederek Türkiye Yüzyılı’nı dijital alanda da taçlandırmak ana hedeftir.[Prof. Dr. Erman Akıllı, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nde Öğretim Üyesi ve SETA'da araştırmacıdır.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ÖSYM, 2026-YKS sonuçlarının sayısal verilerini açıkladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/osym-2026-yks-sonuclarinin-sayisal-verilerini-acikladi/882166/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/osym-2026-yks-sonuclarinin-sayisal-verilerini-acikladi/882166/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:56:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme puanlarına göre, Temel Yeterlilik Testi'nde (TYT) 112, sayısalda 154, sözelde 4, eşit ağırlıkta 12, dilde 14 aday 550 ve üstünde puan aldı.Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026-YKS sonuçlarına ilişkin sayısal verileri açıkladı.Buna göre, TYT'ye başvuran 2 milyon 425 bin 627 adaydan 170 bin 551'i, Alan Yeterlilik Testleri'ne (AYT) başvuran 1 milyon 627 bin 970 adaydan 154 bin 857'si, Yabancı Dil Testi'ne (YDT) başvuran 203 bin 640 adaydan 60 bin 370'i sınava katılmadı.Katılanlardan, TYT oturumunda 246, AYT'de 49, YDT'de 6 olmak üzere 301 adayın sınavı geçersiz sayıldı.Yerleştirme puanlarıOrtaöğretim Başarı Puanı'nın sınav puanlarına eklenmesiyle hesaplanan 2026-YKS yerleştirme puanlarına göre, TYT'de 112, sayısalda 154, sözelde 4, eşit ağırlıkta 12, dilde 14 aday 550 ve üstünde puan aldı.Ayrıca, TYT'de 2 milyon 187 bin 743, sayısalda 1 milyon 135 bin 718, sözelde 1 milyon 85 bin 698, eşit ağırlıkta 1 milyon 421 bin 290, dilde 132 bin 826 adayın puanı 115 ve üzerinde hesaplandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme puanlarına göre, Temel Yeterlilik Testi'nde (TYT) 112, sayısalda 154, sözelde 4, eşit ağırlıkta 12, dilde 14 aday 550 ve üstünde puan aldı.Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026-YKS sonuçlarına ilişkin sayısal verileri açıkladı.Buna göre, TYT'ye başvuran 2 milyon 425 bin 627 adaydan 170 bin 551'i, Alan Yeterlilik Testleri'ne (AYT) başvuran 1 milyon 627 bin 970 adaydan 154 bin 857'si, Yabancı Dil Testi'ne (YDT) başvuran 203 bin 640 adaydan 60 bin 370'i sınava katılmadı.Katılanlardan, TYT oturumunda 246, AYT'de 49, YDT'de 6 olmak üzere 301 adayın sınavı geçersiz sayıldı.Yerleştirme puanlarıOrtaöğretim Başarı Puanı'nın sınav puanlarına eklenmesiyle hesaplanan 2026-YKS yerleştirme puanlarına göre, TYT'de 112, sayısalda 154, sözelde 4, eşit ağırlıkta 12, dilde 14 aday 550 ve üstünde puan aldı.Ayrıca, TYT'de 2 milyon 187 bin 743, sayısalda 1 milyon 135 bin 718, sözelde 1 milyon 85 bin 698, eşit ağırlıkta 1 milyon 421 bin 290, dilde 132 bin 826 adayın puanı 115 ve üzerinde hesaplandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/osym-2026-yks-sonuclarinin-sayisal-verilerini-acikladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Eskişehir Valisi Yılmaz vatandaşlarla buluştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/eskisehir-valisi-yilmaz-vatandaslarla-bulustu/882165/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/eskisehir-valisi-yilmaz-vatandaslarla-bulustu/882165/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:56:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Eskişehir — Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Halk Günü Toplantısı kapsamında vatandaşlarla bir araya gelerek talep, öneri ve sorunlarını dinledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Eskişehir Haberleri — Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Halk Günü Toplantısı kapsamında vatandaşlarla bir araya gelerek talep, öneri ve sorunlarını dinledi.Valilikten yapılan açıklamaya göre, toplantıda vatandaşlarla görüşen Vali Yılmaz, kendisine iletilen sorun, şikayet ve talepleri titizlikle değerlendirerek bunların çözülmesi için ilgili kurum ve kuruluşların yetkililerine gerekli talimatları verdi.Vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla gerçekleştirilen toplantıda Vali Yılmaz, vatandaşların taleplerinin en kısa sürede karşılanması için gerekli çalışmaların yürütülmesini istedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Eskişehir Haberleri — Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Halk Günü Toplantısı kapsamında vatandaşlarla bir araya gelerek talep, öneri ve sorunlarını dinledi.Valilikten yapılan açıklamaya göre, toplantıda vatandaşlarla görüşen Vali Yılmaz, kendisine iletilen sorun, şikayet ve talepleri titizlikle değerlendirerek bunların çözülmesi için ilgili kurum ve kuruluşların yetkililerine gerekli talimatları verdi.Vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla gerçekleştirilen toplantıda Vali Yılmaz, vatandaşların taleplerinin en kısa sürede karşılanması için gerekli çalışmaların yürütülmesini istedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/eskisehir-valisi-yilmaz-vatandaslarla-bulustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde mezuniyet töreni düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-bilgi-universitesi-nde-mezuniyet-toreni-duzenlendi/882164/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-bilgi-universitesi-nde-mezuniyet-toreni-duzenlendi/882164/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:52:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin 2025-2026 akademik yılı mezuniyet töreni santralistanbul Kampüsü'nde gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin 2025-2026 akademik yılı mezuniyet töreni santralistanbul Kampüsü'nde gerçekleştirildi.Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, kuruluşunun 30. yılını kutlayan İstanbul Bilgi Üniversitesinde ön lisans ve lisans eğitimlerini tamamlayan 5 bini aşkın öğrenci diplomalarını aldı.Öğrenciler, ailelerinin ve akademisyenlerin katıldığı törende mezuniyet sevinci yaşadı.Açıklamada törendeki konuşmasına yer verilen İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Ege Yazgan, öğrencilerin tarihi bir dönemde mezun olduklarını belirtti.İstanbul Bilgi Üniversitesinin, kuruluşunun 30. yılına ulaştığını aktaran Yazgan, Küçük bir sosyal bilimler üniversitesi olarak başladığımız yolculuğumuzda, bugün tam teşekküllü, büyük ve saygın bir üniversiteye dönüştük. Bu süreçte yalnızca büyümedik, eğitim kalitemizi ve ilkelerimizi koruyarak toplumla iç içe, ortak yaşamı ve ortak projeleri besleyen bir üniversite olmayı başardık. ifadelerini kullandı.Yazgan, bir üniversitenin gerçek değerinin, mezunlarının değeriyle ölçüldüğünü vurgulayarak, şunları kaydetti:Hayattaki başarıları, dirayetli ve karakterli duruşlarıyla gurur duyduğumuz, BİLGİ ilkelerini özümseyerek kendilerine pusula edinmiş 75 bine yaklaşan mezunumuz bulunuyor. Bugün sizlerin de aramıza katılmasıyla BİLGİ mezunlarının sayısı 80 bine yaklaşıyor. Hepinizi sevgi ve gururla gözlerinizden öpüyor, hayatta başarılarınızın parlak, bahtınızın daima açık olmasını yürekten diliyorum.Mezuniyet töreninde, BİLGİ Hukuk Fakültesi Mezunlar Derneği Başkanı Beritan Zorkun Arık, Sağlık Bilimleri Fakültesi mezunu Bilge Nur Yıldızbayrak, İşletme Fakültesi mezunu Bahar Taşkın Öztürk, Mimarlık Fakültesi mezunu Caner Bilgin ile İletişim Fakültesi mezunu Ayça Derin Karabulut da yeni mezunlara hitap ederek mezuniyet sonrası hayatlarında başarılar diledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin 2025-2026 akademik yılı mezuniyet töreni santralistanbul Kampüsü'nde gerçekleştirildi.Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, kuruluşunun 30. yılını kutlayan İstanbul Bilgi Üniversitesinde ön lisans ve lisans eğitimlerini tamamlayan 5 bini aşkın öğrenci diplomalarını aldı.Öğrenciler, ailelerinin ve akademisyenlerin katıldığı törende mezuniyet sevinci yaşadı.Açıklamada törendeki konuşmasına yer verilen İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Ege Yazgan, öğrencilerin tarihi bir dönemde mezun olduklarını belirtti.İstanbul Bilgi Üniversitesinin, kuruluşunun 30. yılına ulaştığını aktaran Yazgan, Küçük bir sosyal bilimler üniversitesi olarak başladığımız yolculuğumuzda, bugün tam teşekküllü, büyük ve saygın bir üniversiteye dönüştük. Bu süreçte yalnızca büyümedik, eğitim kalitemizi ve ilkelerimizi koruyarak toplumla iç içe, ortak yaşamı ve ortak projeleri besleyen bir üniversite olmayı başardık. ifadelerini kullandı.Yazgan, bir üniversitenin gerçek değerinin, mezunlarının değeriyle ölçüldüğünü vurgulayarak, şunları kaydetti:Hayattaki başarıları, dirayetli ve karakterli duruşlarıyla gurur duyduğumuz, BİLGİ ilkelerini özümseyerek kendilerine pusula edinmiş 75 bine yaklaşan mezunumuz bulunuyor. Bugün sizlerin de aramıza katılmasıyla BİLGİ mezunlarının sayısı 80 bine yaklaşıyor. Hepinizi sevgi ve gururla gözlerinizden öpüyor, hayatta başarılarınızın parlak, bahtınızın daima açık olmasını yürekten diliyorum.Mezuniyet töreninde, BİLGİ Hukuk Fakültesi Mezunlar Derneği Başkanı Beritan Zorkun Arık, Sağlık Bilimleri Fakültesi mezunu Bilge Nur Yıldızbayrak, İşletme Fakültesi mezunu Bahar Taşkın Öztürk, Mimarlık Fakültesi mezunu Caner Bilgin ile İletişim Fakültesi mezunu Ayça Derin Karabulut da yeni mezunlara hitap ederek mezuniyet sonrası hayatlarında başarılar diledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İlkokullarda Yetiştirme Programı 2. sınıfları da kapsayacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ilkokullarda-yetistirme-programi-2-siniflari-da-kapsayacak/882162/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ilkokullarda-yetistirme-programi-2-siniflari-da-kapsayacak/882162/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:48:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Milli Eğitim Bakanlığınca, daha önce yalnızca 3.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Milli Eğitim Bakanlığınca, daha önce yalnızca 3. sınıf düzeyinde uygulanan İlkokullarda Yetiştirme Programı'nın (İYEP), yapılan mevzuat düzenlemesiyle 2. sınıf öğrencilerini de kapsayacak şekilde uygulanmasının önü açıldı.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğünce Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında yürütülen İlkokullarda Yetiştirme Programı Güncelleme ve Materyal Hazırlama Çalıştayı, Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci'nin katılımıyla Niğde'de başladı.Programın açılışında konuşan Yelkenci, ilkokul yıllarında kazanılan temel becerilerin öğrencilerin tüm eğitim hayatını şekillendirdiğini, özellikle Türkçe ve matematik derslerinin çocukların hayat boyu öğrenme yolculuğunun temelini oluşturduğunu belirtti. Türkçenin yalnızca bir ders olmadığını vurgulayan Yelkenci, öğrencilerin okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerilerini güçlü bir şekilde kazanmalarının tüm öğrenme süreçlerinin ön koşulu olduğunu ifade etti. Matematiğin ise kendine özgü bir düşünme ve ifade biçimi olduğunu aktaran Yelkenci, bu alanın evrensel bir dil niteliği taşıdığını, Türkçe ve matematiği güçlü şekilde öğrenen çocukların yalnızca akademik hayatlarında değil, hayatın her alanında daha başarılı bireyler olarak yetişeceğini anlattı.Program artık 2. sınıf öğrencilerini de kapsayacakTürkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin beceri temelli eğitim anlayışı doğrultusunda güncellenen İYEP'in büyük önem taşıdığını belirten Yelkenci, programın öğrenme eksikliklerinin erken dönemde giderilmesine yönelik önemli bir destek mekanizması olduğunu aktardı. Ömer Faruk Yelkenci, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde tüm öğrenciler için farklılaştırılmış öğretim etkinliklerinin yer aldığını ancak buna rağmen bazı öğrencilerin çeşitli nedenlerle öğrenme eksikliği yaşayabildiğini dile getirdi. Yelkenci, bu noktada İYEP'in devreye girerek temel becerileri yeterli düzeyde kazanamamış öğrencilere yapılandırılmış ve hedefe yönelik bir destek sunduğuna işaret etti.Yoğun talep ve sahadan gelen geri bildirimler doğrultusunda yapılan mevzuat düzenlemesiyle programın kapsamının genişletildiğini aktaran Yelkenci, daha önce yalnızca üçüncü sınıf düzeyinde uygulanan İYEP'in artık ikinci sınıf öğrencilerini de kapsayacak şekilde uygulanmasının önünün açıldığı bilgisini verdi.Yelkenci, böylece öğrenme eksikliklerine daha erken dönemde müdahale edilerek öğrencilerin temel okuryazarlık ve matematik becerilerinin daha sağlam bir zeminde geliştirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Milli Eğitim Bakanlığınca, daha önce yalnızca 3. sınıf düzeyinde uygulanan İlkokullarda Yetiştirme Programı'nın (İYEP), yapılan mevzuat düzenlemesiyle 2. sınıf öğrencilerini de kapsayacak şekilde uygulanmasının önü açıldı.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğünce Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında yürütülen İlkokullarda Yetiştirme Programı Güncelleme ve Materyal Hazırlama Çalıştayı, Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci'nin katılımıyla Niğde'de başladı.Programın açılışında konuşan Yelkenci, ilkokul yıllarında kazanılan temel becerilerin öğrencilerin tüm eğitim hayatını şekillendirdiğini, özellikle Türkçe ve matematik derslerinin çocukların hayat boyu öğrenme yolculuğunun temelini oluşturduğunu belirtti. Türkçenin yalnızca bir ders olmadığını vurgulayan Yelkenci, öğrencilerin okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerilerini güçlü bir şekilde kazanmalarının tüm öğrenme süreçlerinin ön koşulu olduğunu ifade etti. Matematiğin ise kendine özgü bir düşünme ve ifade biçimi olduğunu aktaran Yelkenci, bu alanın evrensel bir dil niteliği taşıdığını, Türkçe ve matematiği güçlü şekilde öğrenen çocukların yalnızca akademik hayatlarında değil, hayatın her alanında daha başarılı bireyler olarak yetişeceğini anlattı.Program artık 2. sınıf öğrencilerini de kapsayacakTürkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin beceri temelli eğitim anlayışı doğrultusunda güncellenen İYEP'in büyük önem taşıdığını belirten Yelkenci, programın öğrenme eksikliklerinin erken dönemde giderilmesine yönelik önemli bir destek mekanizması olduğunu aktardı. Ömer Faruk Yelkenci, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde tüm öğrenciler için farklılaştırılmış öğretim etkinliklerinin yer aldığını ancak buna rağmen bazı öğrencilerin çeşitli nedenlerle öğrenme eksikliği yaşayabildiğini dile getirdi. Yelkenci, bu noktada İYEP'in devreye girerek temel becerileri yeterli düzeyde kazanamamış öğrencilere yapılandırılmış ve hedefe yönelik bir destek sunduğuna işaret etti.Yoğun talep ve sahadan gelen geri bildirimler doğrultusunda yapılan mevzuat düzenlemesiyle programın kapsamının genişletildiğini aktaran Yelkenci, daha önce yalnızca üçüncü sınıf düzeyinde uygulanan İYEP'in artık ikinci sınıf öğrencilerini de kapsayacak şekilde uygulanmasının önünün açıldığı bilgisini verdi.Yelkenci, böylece öğrenme eksikliklerine daha erken dönemde müdahale edilerek öğrencilerin temel okuryazarlık ve matematik becerilerinin daha sağlam bir zeminde geliştirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/ilkokullarda-yetistirme-programi-2-siniflari-da-kapsayacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tüpraş, HERMES Projesi ile temiz hidrojen teknolojisini sahada test edecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tupras-hermes-projesi-ile-temiz-hidrojen-teknolojisini-sahada-test-edecek/882161/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tupras-hermes-projesi-ile-temiz-hidrojen-teknolojisini-sahada-test-edecek/882161/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:48:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — Tüpraş, Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında düşük karbonlu ve yenilenebilir enerji çözümlerine odaklanarak temiz hidrojen teknolojileri alanında yenilikçi projelere öncülük ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Tüpraş, Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında düşük karbonlu ve yenilenebilir enerji çözümlerine odaklanarak temiz hidrojen teknolojileri alanında yenilikçi projelere öncülük ediyor.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Tüpraş AR-GE Merkezi'nin bu kapsamda yürüttüğü çalışmalar arasında Avrupa Birliği'nin (AB) Ufuk Avrupa Temiz Hidrojen Ortaklığı tarafından desteklenen Hydrogen Efficient Purification Using Membranes in Industrial Gas Streams (HERMES) Projesi de yer alıyor.Tüpraş'ın proje ortakları arasında yer aldığı HERMES projesinde endüstriyel gaz akışlarından elde edilen hidrojenin verimli şekilde ayrıştırılması, saflaştırılması ve yeniden üretim süreçlerinde kullanılması amacıyla geliştirilen yenilikçi membran teknolojileri sahada test edilecek.Proje ile enerji verimliliğinin artırılmasına ve emisyonların azaltılmasına yönelik teknolojik çözümler geliştirilmesi hedefleniyor.Enerjimiz Geleceğe yaklaşımı doğrultusunda, Türkiye'nin lider enerji şirketi olarak 2050 karbon nötr hedefine ilerleyen Tüpraş, düşük karbonlu enerji dönüşümü teknolojileri alanında uluslararası ölçekte çalışmalarını sürdürüyor.Dört ülkeden 7 paydaşın katılımıyla 2025'te başlayan HERMES projesinde, yenilikçi membran (filtreleme yoluyla saflaştırma) teknolojileri kullanılarak endüstriyel gaz akışlarından hidrojenin verimli şekilde ayrıştırılması ve saflaştırılması hedefleniyor.Proje ile geliştirilecek çözümler, hidrojenin yeniden süreçlere kazandırılmasını sağlayarak kaynak ve enerji verimliliğinin artırılmasına katkı sunacak, aynı zamanda, hidrojen saflaştırma teknolojilerinin endüstriyel ölçekte kullanım potansiyelini ortaya koyacak.Bu kapsamda geliştirilen yenilikçi membran sistemleri, İtalya ve Türkiye’de kurulacak iki ayrı prototipte test edilecek.Temiz hidrojenin sektörümüzde yaygınlaştırılmasına liderlik edeceğizTüpraş, İzmit Rafinerisi'nde gerçekleştireceği pilot uygulamalarla geliştirilen teknolojilerin saha performansını test ederken, rafineri süreçlerinde ortaya çıkan karışım gazlardan hidrojenin ayrıştırılarak saflaştırılması ve yeniden kullanımına yönelik önemli veriler elde edecek.HERMES projesinin pilot uygulamaları sonucunda operasyonel performans, hidrojen geri kazanım verimi, enerji dengesi ve saha ihtiyaçları açısından olumlu sonuçlar elde edilmesi halinde, geliştirilen sistemlerin Tüpraş'ın operasyonlarında yaygınlaştırılması hedefleniyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Tüpraş Teknik Genel Müdür Yardımcısı Murat Şimşek, Stratejik Dönüşüm Planı'nı destekleyen adımları kararlılıkla hayata geçirdiklerini belirterek, projeye ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:Stratejik Dönüşüm Planımız kapsamında yürüttüğümüz AR-GE projeleriyle yeni teknolojiler geliştirirken, enerji sektörünün geleceği için değer yaratma hedefiyle çalışıyoruz. İzmit Rafinerimizde testlerini gerçekleştireceğimiz HERMES Projesi ile yenilikçi hidrojen saflaştırma çözümleriyle ilgili teknik bilgi birikimimizi güçlendirmeyi ve ileri teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Böylece sanayinin karbonsuzlaşmasında ve enerji verimliliğinin artırılmasında öncü bir teknoloji olan temiz hidrojenin sektörümüzde yaygınlaştırılmasına liderlik edeceğiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Tüpraş, Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında düşük karbonlu ve yenilenebilir enerji çözümlerine odaklanarak temiz hidrojen teknolojileri alanında yenilikçi projelere öncülük ediyor.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Tüpraş AR-GE Merkezi'nin bu kapsamda yürüttüğü çalışmalar arasında Avrupa Birliği'nin (AB) Ufuk Avrupa Temiz Hidrojen Ortaklığı tarafından desteklenen Hydrogen Efficient Purification Using Membranes in Industrial Gas Streams (HERMES) Projesi de yer alıyor.Tüpraş'ın proje ortakları arasında yer aldığı HERMES projesinde endüstriyel gaz akışlarından elde edilen hidrojenin verimli şekilde ayrıştırılması, saflaştırılması ve yeniden üretim süreçlerinde kullanılması amacıyla geliştirilen yenilikçi membran teknolojileri sahada test edilecek.Proje ile enerji verimliliğinin artırılmasına ve emisyonların azaltılmasına yönelik teknolojik çözümler geliştirilmesi hedefleniyor.Enerjimiz Geleceğe yaklaşımı doğrultusunda, Türkiye'nin lider enerji şirketi olarak 2050 karbon nötr hedefine ilerleyen Tüpraş, düşük karbonlu enerji dönüşümü teknolojileri alanında uluslararası ölçekte çalışmalarını sürdürüyor.Dört ülkeden 7 paydaşın katılımıyla 2025'te başlayan HERMES projesinde, yenilikçi membran (filtreleme yoluyla saflaştırma) teknolojileri kullanılarak endüstriyel gaz akışlarından hidrojenin verimli şekilde ayrıştırılması ve saflaştırılması hedefleniyor.Proje ile geliştirilecek çözümler, hidrojenin yeniden süreçlere kazandırılmasını sağlayarak kaynak ve enerji verimliliğinin artırılmasına katkı sunacak, aynı zamanda, hidrojen saflaştırma teknolojilerinin endüstriyel ölçekte kullanım potansiyelini ortaya koyacak.Bu kapsamda geliştirilen yenilikçi membran sistemleri, İtalya ve Türkiye’de kurulacak iki ayrı prototipte test edilecek.Temiz hidrojenin sektörümüzde yaygınlaştırılmasına liderlik edeceğizTüpraş, İzmit Rafinerisi'nde gerçekleştireceği pilot uygulamalarla geliştirilen teknolojilerin saha performansını test ederken, rafineri süreçlerinde ortaya çıkan karışım gazlardan hidrojenin ayrıştırılarak saflaştırılması ve yeniden kullanımına yönelik önemli veriler elde edecek.HERMES projesinin pilot uygulamaları sonucunda operasyonel performans, hidrojen geri kazanım verimi, enerji dengesi ve saha ihtiyaçları açısından olumlu sonuçlar elde edilmesi halinde, geliştirilen sistemlerin Tüpraş'ın operasyonlarında yaygınlaştırılması hedefleniyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Tüpraş Teknik Genel Müdür Yardımcısı Murat Şimşek, Stratejik Dönüşüm Planı'nı destekleyen adımları kararlılıkla hayata geçirdiklerini belirterek, projeye ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:Stratejik Dönüşüm Planımız kapsamında yürüttüğümüz AR-GE projeleriyle yeni teknolojiler geliştirirken, enerji sektörünün geleceği için değer yaratma hedefiyle çalışıyoruz. İzmit Rafinerimizde testlerini gerçekleştireceğimiz HERMES Projesi ile yenilikçi hidrojen saflaştırma çözümleriyle ilgili teknik bilgi birikimimizi güçlendirmeyi ve ileri teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Böylece sanayinin karbonsuzlaşmasında ve enerji verimliliğinin artırılmasında öncü bir teknoloji olan temiz hidrojenin sektörümüzde yaygınlaştırılmasına liderlik edeceğiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kars'ta gençlerin bulduğu baykuş yavrusu tedaviye alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kars-ta-genclerin-buldugu-baykus-yavrusu-tedaviye-alindi/882160/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kars-ta-genclerin-buldugu-baykus-yavrusu-tedaviye-alindi/882160/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:44:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kars — Kars'ın Sarıkamış ilçesinde gençlerin taşlık alanda bulduğu uçamaz durumdaki baykuş yavrusu koruma altına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kars Haberleri — Kars'ın Sarıkamış ilçesinde gençlerin taşlık alanda bulduğu uçamaz durumdaki baykuş yavrusu koruma altına alındı.Bozat köyünde gezdikleri sırada taşlık alanda hareketsiz halde duran baykuş yavrusunu fark eden gençler, durumu Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Şube Müdürlüğüne bağlı Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parklar Şefliği ekiplerine bildirdi.DKMP ekiplerince teslim alınan baykuş yavrusu, tedavi ve rehabilitasyon süreci için Kafkas Üniversitesi Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi'ne gönderildi.Gençlerden Arda Turut, AA muhabirine, köydeki taşlık alanda uçamaz halde baykuş gördüğünü belirterek, Kuşu taşlar arasında sıkışmış şekilde bulduk, uçamıyordu. Biz de aldık milli parklar görevlilerine teslim ettik. İnşallah kısa sürede sağlığına kavuşur. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kars Haberleri — Kars'ın Sarıkamış ilçesinde gençlerin taşlık alanda bulduğu uçamaz durumdaki baykuş yavrusu koruma altına alındı.Bozat köyünde gezdikleri sırada taşlık alanda hareketsiz halde duran baykuş yavrusunu fark eden gençler, durumu Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Şube Müdürlüğüne bağlı Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parklar Şefliği ekiplerine bildirdi.DKMP ekiplerince teslim alınan baykuş yavrusu, tedavi ve rehabilitasyon süreci için Kafkas Üniversitesi Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi'ne gönderildi.Gençlerden Arda Turut, AA muhabirine, köydeki taşlık alanda uçamaz halde baykuş gördüğünü belirterek, Kuşu taşlar arasında sıkışmış şekilde bulduk, uçamıyordu. Biz de aldık milli parklar görevlilerine teslim ettik. İnşallah kısa sürede sağlığına kavuşur. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/kars-ta-genclerin-buldugu-baykus-yavrusu-tedaviye-alindi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TENMAK Lisans Başarı Bursu Programı başlıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tenmak-lisans-basari-bursu-programi-basliyor/882159/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tenmak-lisans-basari-bursu-programi-basliyor/882159/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:40:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: - Program kapsamında enerji, nükleer teknoloji, maden, bor, nadir toprak elementleri ve ileri malzeme gibi stratejik alanlarda lisans eğitimine başlayan, 2025 veya 2026 YKS başarı sıralamasına göre yerleşen 300 öğrencimize, eğitimleri boyunca akademik danışmanlık desteğiyle birlikte aylık 13 bin 750 lira başarı bursu sağlayacağız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, görev alanlarına giren konularda kariyer yapmak isteyen gençler için ilk destek programını hayata geçirdi.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 2025 veya 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) ilk 100 bine giren 300 lisans öğrencisine aylık 13 bin 750 lira burs verilecek.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, temmuzda bakanlığın ilgili kuruluşu Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) tarafından Araştırma Burs Programları başlatacağını duyurmuştu. Başarı ve araştırma olmak üzere iki kategoride kurgulanan program, lisans düzeyinden doktora sonrasına kadar gençlere önemli imkanlar sunuyor.TENMAK Araştırma Burs Programları'nın ilki, YKS'nin açıklandığı gün Bakan Bayraktar tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.Başvurular, 1-15 Eylül 2026'da TENMAK Destek Sistemi üzerinden çevrim içi olarak alınacak. Adaylar, başvuru süreçleri için https://girisimci.tenmak.gov.tr/burs adresini kullanacak. Ayrıca, başvuru sırasında adaylardan lisans kayıt belgesi ile YKS başarı sıralamasını gösteren belge talep edilecek.Bursiyerler, başvuru koşullarını sağlayan adaylar arasından her bir lisans programı için belirlenen burs kontenjanları esas alınarak belirlenecek. Değerlendirme sürecinde adayların yerleştikleri lisans programındaki YKS başarı sıralamaları dikkate alınacak. Bu nedenle burs almaya hak kazanan adayların başarı sıralaması, her lisans programı için belirlenen burs kontenjanına bağlı olarak farklılık gösterebilecek. Her lisans programına ayrılan burs kontenjanı ile değerlendirme usul ve esaslarına ilişkin ayrıntılar başvuru ilanında duyurulacak.Söz konusu burs programı ile başarılı öğrencilerin üniversite eğitimlerinin ilk yılından itibaren araştırma ekosistemine kazandırılması, enerji, nükleer teknoloji, maden, bor, nadir toprak elementleri ve ileri malzeme gibi Türkiye'nin stratejik öneme sahip alanlarında nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunulması amaçlanıyor. Gençlerin bilim ve teknoloji alanlarında kariyer yapmalarını teşvik etmesi öngörülen programın, Türkiye'nin AR-GE ve inovasyon ekosisteminin güçlendirilmesine de önemli katkı sağlaması hedefleniyor.Program kapsamında her bir bursiyere alanında uzman danışmanlar atanacak. Böylece öğrencilere Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının faaliyet alanlarında kariyer fırsatları da sunulacak.Programın kapsamı gelecek yıldan itibaren daha da genişletilerek lisans 3. ve 4. sınıf ve sonrası için de burs çağrıları açılacak.Bakan Bayraktar, NSosyal hesabından konuya ilişkin yaptığı paylaşımda, şu değerlendirmelerde bulundu:2026 YKS sonuçlarının gençlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum. Emek veren, hayallerinin peşinden kararlılıkla yürüyen tüm gençlerimizi yürekten tebrik ediyor, üniversite hayatlarında başarılar diliyorum. Bu vesileyle gençlerimizi üniversite eğitimlerinin ilk gününden itibaren destekleyeceğimiz TENMAK Lisans Bursu Programı çağrımızı başlatıyoruz. Program kapsamında enerji, nükleer teknoloji, maden, bor, nadir toprak elementleri ve ileri malzeme gibi stratejik alanlarda lisans eğitimine başlayan, 2025 veya 2026 YKS başarı sıralamasına göre yerleşen 300 öğrencimize, eğitimleri boyunca akademik danışmanlık desteğiyle birlikte aylık 13 bin 750 lira başarı bursu sağlayacağız. Bilim üreten, teknoloji geliştiren ve ülkemizin geleceğine değer katacak gençlerimizin her zaman yanında olacağız. Türkiye Yüzyılı'nı, sizlerin bilgi, emeği ve başarılarıyla birlikte inşa edeceğiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, görev alanlarına giren konularda kariyer yapmak isteyen gençler için ilk destek programını hayata geçirdi.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 2025 veya 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) ilk 100 bine giren 300 lisans öğrencisine aylık 13 bin 750 lira burs verilecek.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, temmuzda bakanlığın ilgili kuruluşu Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) tarafından Araştırma Burs Programları başlatacağını duyurmuştu. Başarı ve araştırma olmak üzere iki kategoride kurgulanan program, lisans düzeyinden doktora sonrasına kadar gençlere önemli imkanlar sunuyor.TENMAK Araştırma Burs Programları'nın ilki, YKS'nin açıklandığı gün Bakan Bayraktar tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.Başvurular, 1-15 Eylül 2026'da TENMAK Destek Sistemi üzerinden çevrim içi olarak alınacak. Adaylar, başvuru süreçleri için https://girisimci.tenmak.gov.tr/burs adresini kullanacak. Ayrıca, başvuru sırasında adaylardan lisans kayıt belgesi ile YKS başarı sıralamasını gösteren belge talep edilecek.Bursiyerler, başvuru koşullarını sağlayan adaylar arasından her bir lisans programı için belirlenen burs kontenjanları esas alınarak belirlenecek. Değerlendirme sürecinde adayların yerleştikleri lisans programındaki YKS başarı sıralamaları dikkate alınacak. Bu nedenle burs almaya hak kazanan adayların başarı sıralaması, her lisans programı için belirlenen burs kontenjanına bağlı olarak farklılık gösterebilecek. Her lisans programına ayrılan burs kontenjanı ile değerlendirme usul ve esaslarına ilişkin ayrıntılar başvuru ilanında duyurulacak.Söz konusu burs programı ile başarılı öğrencilerin üniversite eğitimlerinin ilk yılından itibaren araştırma ekosistemine kazandırılması, enerji, nükleer teknoloji, maden, bor, nadir toprak elementleri ve ileri malzeme gibi Türkiye'nin stratejik öneme sahip alanlarında nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunulması amaçlanıyor. Gençlerin bilim ve teknoloji alanlarında kariyer yapmalarını teşvik etmesi öngörülen programın, Türkiye'nin AR-GE ve inovasyon ekosisteminin güçlendirilmesine de önemli katkı sağlaması hedefleniyor.Program kapsamında her bir bursiyere alanında uzman danışmanlar atanacak. Böylece öğrencilere Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının faaliyet alanlarında kariyer fırsatları da sunulacak.Programın kapsamı gelecek yıldan itibaren daha da genişletilerek lisans 3. ve 4. sınıf ve sonrası için de burs çağrıları açılacak.Bakan Bayraktar, NSosyal hesabından konuya ilişkin yaptığı paylaşımda, şu değerlendirmelerde bulundu:2026 YKS sonuçlarının gençlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını diliyorum. Emek veren, hayallerinin peşinden kararlılıkla yürüyen tüm gençlerimizi yürekten tebrik ediyor, üniversite hayatlarında başarılar diliyorum. Bu vesileyle gençlerimizi üniversite eğitimlerinin ilk gününden itibaren destekleyeceğimiz TENMAK Lisans Bursu Programı çağrımızı başlatıyoruz. Program kapsamında enerji, nükleer teknoloji, maden, bor, nadir toprak elementleri ve ileri malzeme gibi stratejik alanlarda lisans eğitimine başlayan, 2025 veya 2026 YKS başarı sıralamasına göre yerleşen 300 öğrencimize, eğitimleri boyunca akademik danışmanlık desteğiyle birlikte aylık 13 bin 750 lira başarı bursu sağlayacağız. Bilim üreten, teknoloji geliştiren ve ülkemizin geleceğine değer katacak gençlerimizin her zaman yanında olacağız. Türkiye Yüzyılı'nı, sizlerin bilgi, emeği ve başarılarıyla birlikte inşa edeceğiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 53. duruşması başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasinin-53-durusmasi-basladi/882158/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasinin-53-durusmasi-basladi/882158/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:39:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 53.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 53. duruşması başladı.İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, 5'i tutuklu 10 sanık katıldı.Bazı sanık avukatları da duruşmada hazır bulundu.Duruşma, sanık avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya ilişkin beyanlarının alınmasıyla sürüyor.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü suçtan zarar gören 19 kişi mağdur, 200 kişi ise sanık olarak yer alıyor.İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 42 farklı fiilden ihaleye fesat karıştırma, 4 farklı fiilden edimin ifasına fesat karıştırma, 5 farklı fiilden resmi belgede sahtecilik, 21 farklı fiilden özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, 10 farklı fiilden rüşvet verme, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve gerçeğe aykırı fatura düzenleme suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet alma suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden ihaleye fesat karıştırma ve 2 farklı fiilden özel belgede sahtecilik suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin rüşvet alma suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın suç örgütüne üye olma, 26 farklı fiilden ihaleye fesat karıştırma, 3 farklı fiilden resmi belgede sahtecilik, 19 farklı fiilden özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 4 farklı fiilden rüşvet alma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve haksız mal edinme suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.MütalaadanCumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 29 kez ihaleye fesat karıştırma, 19 kez özel belgede sahtecilik, 4 kez resmi belgede sahtecilik, 3 kez rüşvet ve 3 kez edimin ifasına fesat karıştırmak suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep ediliyor.Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 30 kez ihaleye fesat karıştırma, 19 kez özel belgede sahtecilik, 4 kez resmi belgede sahtecilik, 7 kez rüşvet, 3 kez edimin ifasına fesat karıştırmak ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi isteniyor.Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez ihaleye fesat karıştırma, 17 kez özel belgede sahtecilik, 2 kez resmi belgede sahtecilik, 1 kez nitelikli dolandırıcılık, 2 kez rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez ihaleye fesat karıştırma, 17 kez özel belgede sahtecilik, 2 kez resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörülüyor.Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, ihaleye fesat karıştırma, özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve 3 kez rüşvet suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası isteniyor.Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in rüşvet suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması suçundan beraatiyle, rüşvet suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Toplam 26 sanık hakkında örgüte üye olma suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde bulunulan mütalaada, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 53. duruşması başladı.İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, 5'i tutuklu 10 sanık katıldı.Bazı sanık avukatları da duruşmada hazır bulundu.Duruşma, sanık avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya ilişkin beyanlarının alınmasıyla sürüyor.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü suçtan zarar gören 19 kişi mağdur, 200 kişi ise sanık olarak yer alıyor.İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 42 farklı fiilden ihaleye fesat karıştırma, 4 farklı fiilden edimin ifasına fesat karıştırma, 5 farklı fiilden resmi belgede sahtecilik, 21 farklı fiilden özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, 10 farklı fiilden rüşvet verme, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve gerçeğe aykırı fatura düzenleme suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet alma suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden ihaleye fesat karıştırma ve 2 farklı fiilden özel belgede sahtecilik suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin rüşvet alma suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın suç örgütüne üye olma, 26 farklı fiilden ihaleye fesat karıştırma, 3 farklı fiilden resmi belgede sahtecilik, 19 farklı fiilden özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 4 farklı fiilden rüşvet alma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve haksız mal edinme suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.MütalaadanCumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 29 kez ihaleye fesat karıştırma, 19 kez özel belgede sahtecilik, 4 kez resmi belgede sahtecilik, 3 kez rüşvet ve 3 kez edimin ifasına fesat karıştırmak suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep ediliyor.Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 30 kez ihaleye fesat karıştırma, 19 kez özel belgede sahtecilik, 4 kez resmi belgede sahtecilik, 7 kez rüşvet, 3 kez edimin ifasına fesat karıştırmak ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi isteniyor.Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez ihaleye fesat karıştırma, 17 kez özel belgede sahtecilik, 2 kez resmi belgede sahtecilik, 1 kez nitelikli dolandırıcılık, 2 kez rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez ihaleye fesat karıştırma, 17 kez özel belgede sahtecilik, 2 kez resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörülüyor.Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, ihaleye fesat karıştırma, özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve 3 kez rüşvet suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası isteniyor.Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in rüşvet suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması suçundan beraatiyle, rüşvet suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Toplam 26 sanık hakkında örgüte üye olma suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde bulunulan mütalaada, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasinin-53-durusmasi-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Jandarma 12 ilde 12 ayrı organize suç örgütüne operasyon düzenledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/jandarma-12-ilde-12-ayri-organize-suc-orgutune-operasyon-duzenledi/882157/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/jandarma-12-ilde-12-ayri-organize-suc-orgutune-operasyon-duzenledi/882157/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:39:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Operasyonlarda yakalanan 127 şüpheliden 74'ü tutuklandı, 37'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — İçişleri Bakanlığı, 12 ilde 12 ayrı organize suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan 127 şüpheliden 74'ünün tutuklandığını bildirdi.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti, yasa dışı bahis, tefecilik gibi suçları işledikleri gerekçesiyle bazı şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldı.Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ve Siber Suçlarla Mücadele daire başkanlıkları, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, il jandarma komutanlıklarınca şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyonlar düzenlendi.Jandarmanın, 12 ilde 12 ayrı organize suç örgütüne yönelik düzenlediği operasyonlarda 127 şüpheli yakalandı.Şüphelilerden 74'ü tutuklanırken, 37'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemleri devam ediyor.Zanlıların, Kocaeli'de sosyal medya platformlarında yatırım danışmanlığı gibi ilanlarla vatandaşları dolandırdıkları, Ankara ve Balıkesir'de uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttükleri, Tekirdağ'da internet sitelerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve para transferlerine aracılık ettikleri, Aydın ve Mersin'de baskı, darp ve tehdit ile bölgede bulunan işletmelerden maddi menfaat temin etmeye çalıştıkları, Bolu, Diyarbakır, Sinop, Van, Manisa ve Kırşehir'de tefecilik yaptıkları tespit edildi.MASAK incelemesinde, şüphelilerin banka hesaplarında 9 milyar 72 milyon lira hesap hareketliliği olduğu belirlendi.Açıklamada, Güvenlik güçlerimizin koordineli çalışmalarıyla, şehirlerimizin huzurunu bozan hiçbir suç ve suçlunun cezasız kalmaması için organize suç örgütlerine yönelik yürüttüğümüz mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Kahraman jandarmamızı, daire başkanlıklarımızı, MASAK'ımızı, Cumhuriyet başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. ifadelerine yer verildi.Bakanlık, operasyon anları, ele geçirilen malzeme ve şüphelilerin adliyeye sevk edilmelerine ilişkin görüntüleri de paylaştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — İçişleri Bakanlığı, 12 ilde 12 ayrı organize suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan 127 şüpheliden 74'ünün tutuklandığını bildirdi.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti, yasa dışı bahis, tefecilik gibi suçları işledikleri gerekçesiyle bazı şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldı.Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ve Siber Suçlarla Mücadele daire başkanlıkları, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, il jandarma komutanlıklarınca şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyonlar düzenlendi.Jandarmanın, 12 ilde 12 ayrı organize suç örgütüne yönelik düzenlediği operasyonlarda 127 şüpheli yakalandı.Şüphelilerden 74'ü tutuklanırken, 37'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemleri devam ediyor.Zanlıların, Kocaeli'de sosyal medya platformlarında yatırım danışmanlığı gibi ilanlarla vatandaşları dolandırdıkları, Ankara ve Balıkesir'de uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttükleri, Tekirdağ'da internet sitelerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve para transferlerine aracılık ettikleri, Aydın ve Mersin'de baskı, darp ve tehdit ile bölgede bulunan işletmelerden maddi menfaat temin etmeye çalıştıkları, Bolu, Diyarbakır, Sinop, Van, Manisa ve Kırşehir'de tefecilik yaptıkları tespit edildi.MASAK incelemesinde, şüphelilerin banka hesaplarında 9 milyar 72 milyon lira hesap hareketliliği olduğu belirlendi.Açıklamada, Güvenlik güçlerimizin koordineli çalışmalarıyla, şehirlerimizin huzurunu bozan hiçbir suç ve suçlunun cezasız kalmaması için organize suç örgütlerine yönelik yürüttüğümüz mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Kahraman jandarmamızı, daire başkanlıklarımızı, MASAK'ımızı, Cumhuriyet başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. ifadelerine yer verildi.Bakanlık, operasyon anları, ele geçirilen malzeme ve şüphelilerin adliyeye sevk edilmelerine ilişkin görüntüleri de paylaştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/jandarma-12-ilde-12-ayri-organize-suc-orgutune-operasyon-duzenledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bodrum FK, 2026-27 sezonu kombine bilet fiyatlarını açıkladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bodrum-fk-2026-27-sezonu-kombine-bilet-fiyatlarini-acikladi/882156/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bodrum-fk-2026-27-sezonu-kombine-bilet-fiyatlarini-acikladi/882156/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:39:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol 1. Lig ekiplerinden Bodrum FK, 2026-27 sezonu kombine bilet fiyatlarını duyurdu.Kulübün açıklamasına göre Bodrum temsilcisinde yeni sezon kombine bilet satışları başladı.Güney Kale Arkası ve Kuzey Kale Arkası tribünleri için kombine bilet fiyatı 2 bin lira, Maraton Tribünü için 3 bin 500 lira olarak belirlendi. VIP C, D, E ve F blokları için kombine fiyatı 8 bin 500 lira, VIP G, H ve İ blokları için ise 7 bin 500 lira olacak.Geçen sezon kombine sahibi taraftarlar, öncelikli satış döneminde kombinelerini yüzde 20 indirimle yenileyebilecek. Kadın, öğrenci ve engelli taraftarlar da kombine satış süresince yüzde 20 indirimden yararlanabilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol 1. Lig ekiplerinden Bodrum FK, 2026-27 sezonu kombine bilet fiyatlarını duyurdu.Kulübün açıklamasına göre Bodrum temsilcisinde yeni sezon kombine bilet satışları başladı.Güney Kale Arkası ve Kuzey Kale Arkası tribünleri için kombine bilet fiyatı 2 bin lira, Maraton Tribünü için 3 bin 500 lira olarak belirlendi. VIP C, D, E ve F blokları için kombine fiyatı 8 bin 500 lira, VIP G, H ve İ blokları için ise 7 bin 500 lira olacak.Geçen sezon kombine sahibi taraftarlar, öncelikli satış döneminde kombinelerini yüzde 20 indirimle yenileyebilecek. Kadın, öğrenci ve engelli taraftarlar da kombine satış süresince yüzde 20 indirimden yararlanabilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Vakıflar Genel Müdürlüğü, Suriye'deki ihtiyaç sahibi ailelere 30 bin gıda kolisi ulaştıracak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/vakiflar-genel-mudurlugu-suriye-deki-ihtiyac-sahibi-ailelere-30-bin-gida-kolisi-ulastiracak/882155/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/vakiflar-genel-mudurlugu-suriye-deki-ihtiyac-sahibi-ailelere-30-bin-gida-kolisi-ulastiracak/882155/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:39:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Gıda kolilerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir mektubu da yer alıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünün, Suriye'de Fırat Kalkanı Harekat Bölgesi'nde yer alan dağınık ve düzenli kamplarda yaşayan ailelere göndereceği 30 bin gıda kolisinin 2 bini Hatay İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü depolarına ulaştırılmak üzere yola çıktı.Genel Müdürlükten yapılan açıklamaya göre, Vakıflar Genel Müdürlüğü, vakıf geleneğinin dayanışma ve yardımlaşma anlayışını, sınır ötesindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya devam ediyor.Bu kapsamda, Genel Müdürlük tarafından Suriye'de Fırat Kalkanı Harekat Bölgesi'nde yer alan dağınık ve düzenli kamplarda yaşayan ailelere ulaştırılmak üzere 30 tırla toplam 30 bin gıda kolisi gönderilmesi planlandı.Bu kapsamda, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile işbirliği halinde sürdürülen sevkiyat programı kapsamında 2 bin gıda kolisi, Hatay İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü depolarına ulaştırılmak üzere yola çıktı.Temmuz ayı sonuna kadar 10 bin gıda kolisinin Kilis Çobanbey AFAD depolarına ve 18 bin gıda kolisinin de Hatay İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü depolarına teslim edilmesi planlanıyor.Un, salça, ayçiçeği yağı, kuru fasulye, makarna, kırmızı mercimek, şehriye, pirinç, tahin helvası, kuru üzüm gibi uzun süreli dayanıklılığa sahip temel gıda ürünlerinden oluşan 30 bin gıda kolisini kapsayan sevkiyatların, ay sonunda tamamlanması öngörülüyor.Kolilerde Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;ın mektubu da bulunuyorCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaleme aldığı, dayanışma ve destek mesajları içeren bir mektup da gıda kolilerinin içerisinde yer alıyor.Erdoğan, mektupta şunları kaydetti:Aziz Suriyeli kardeşlerim, Türkiye ve Türk milleti, dün olduğu gibi bugün de yarın da yanınızdadır. Siz, tüm imkansızlıklara rağmen kanınızla, canınızla, dişiniz ve tırnağınızla mücadele ederek Suriye'de yeni bir başlangıç yaptınız. Devrimden sonra ülkenizin toparlanması, birlik ve beraberlik içinde yeniden ayağa kalkması, dünyaya entegrasyonu yolunda kısa sürede ciddi mesafe aldınız. Bu güzel ilerlemeyi Türkiye olarak hep destekledik. Her zaman ifade ettiğimiz gibi biz bin yıldır buradayız, beraberiz, komşuyuz. İnşallah kıyamete kadar da burada olacağız, birlikte yaşayacağız. Suriye'yi oluşturan tüm kesimlerin yarınlarına güvenle bakabilmesi ancak ortak tarih ve ortak gelecek tasavvuruyla mümkündür.Komşunuz ve kardeşiniz olarak hürriyet ve adalet mücadelenizde nasıl sizi yalnız bırakmadıysak, inşallah kalkınma mücadelenizde de tüm imkanlarımızla sizi destekleyeceğiz. Gönül gönüle verecek, zorlukların, sıkıntıların, engellerin üstesinden Allah'ın yardımıyla birlikte geleceğiz. Geleceğin mutlu, müreffeh ve barış dolu Suriye’sini yine birlikte inşa edeceğiz. Bugün dünden daha güzeldir, inşallah yarınlarınız çok daha güzel olacaktır. Ecdadımızın emanetine sahip çıkan Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün bu ikramını kabul etmeniz dileğiyle sizleri Allah'a emanet ediyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünün, Suriye'de Fırat Kalkanı Harekat Bölgesi'nde yer alan dağınık ve düzenli kamplarda yaşayan ailelere göndereceği 30 bin gıda kolisinin 2 bini Hatay İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü depolarına ulaştırılmak üzere yola çıktı.Genel Müdürlükten yapılan açıklamaya göre, Vakıflar Genel Müdürlüğü, vakıf geleneğinin dayanışma ve yardımlaşma anlayışını, sınır ötesindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya devam ediyor.Bu kapsamda, Genel Müdürlük tarafından Suriye'de Fırat Kalkanı Harekat Bölgesi'nde yer alan dağınık ve düzenli kamplarda yaşayan ailelere ulaştırılmak üzere 30 tırla toplam 30 bin gıda kolisi gönderilmesi planlandı.Bu kapsamda, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile işbirliği halinde sürdürülen sevkiyat programı kapsamında 2 bin gıda kolisi, Hatay İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü depolarına ulaştırılmak üzere yola çıktı.Temmuz ayı sonuna kadar 10 bin gıda kolisinin Kilis Çobanbey AFAD depolarına ve 18 bin gıda kolisinin de Hatay İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü depolarına teslim edilmesi planlanıyor.Un, salça, ayçiçeği yağı, kuru fasulye, makarna, kırmızı mercimek, şehriye, pirinç, tahin helvası, kuru üzüm gibi uzun süreli dayanıklılığa sahip temel gıda ürünlerinden oluşan 30 bin gıda kolisini kapsayan sevkiyatların, ay sonunda tamamlanması öngörülüyor.Kolilerde Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;ın mektubu da bulunuyorCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaleme aldığı, dayanışma ve destek mesajları içeren bir mektup da gıda kolilerinin içerisinde yer alıyor.Erdoğan, mektupta şunları kaydetti:Aziz Suriyeli kardeşlerim, Türkiye ve Türk milleti, dün olduğu gibi bugün de yarın da yanınızdadır. Siz, tüm imkansızlıklara rağmen kanınızla, canınızla, dişiniz ve tırnağınızla mücadele ederek Suriye'de yeni bir başlangıç yaptınız. Devrimden sonra ülkenizin toparlanması, birlik ve beraberlik içinde yeniden ayağa kalkması, dünyaya entegrasyonu yolunda kısa sürede ciddi mesafe aldınız. Bu güzel ilerlemeyi Türkiye olarak hep destekledik. Her zaman ifade ettiğimiz gibi biz bin yıldır buradayız, beraberiz, komşuyuz. İnşallah kıyamete kadar da burada olacağız, birlikte yaşayacağız. Suriye'yi oluşturan tüm kesimlerin yarınlarına güvenle bakabilmesi ancak ortak tarih ve ortak gelecek tasavvuruyla mümkündür.Komşunuz ve kardeşiniz olarak hürriyet ve adalet mücadelenizde nasıl sizi yalnız bırakmadıysak, inşallah kalkınma mücadelenizde de tüm imkanlarımızla sizi destekleyeceğiz. Gönül gönüle verecek, zorlukların, sıkıntıların, engellerin üstesinden Allah'ın yardımıyla birlikte geleceğiz. Geleceğin mutlu, müreffeh ve barış dolu Suriye’sini yine birlikte inşa edeceğiz. Bugün dünden daha güzeldir, inşallah yarınlarınız çok daha güzel olacaktır. Ecdadımızın emanetine sahip çıkan Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün bu ikramını kabul etmeniz dileğiyle sizleri Allah'a emanet ediyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/vakiflar-genel-mudurlugu-suriye-deki-ihtiyac-sahibi-ailelere-30-bin-gida-kolisi-ulastiracak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>A Milli Kadın Voleybol Takımı 8'inci kez VNL finallerinde</title>
      <link>https://www.canligaste.com/a-milli-kadin-voleybol-takimi-8-inci-kez-vnl-finallerinde/882154/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/a-milli-kadin-voleybol-takimi-8-inci-kez-vnl-finallerinde/882154/</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:36:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: 2018'den bu yana düzenlenen Milletler Ligi'nde 8. kez finallerde mücadele edecek milli takım, çeyrek finalde Guidetti yönetimindeki Kanada ile karşılaşacak - Milli takım VNL'de oynadığı 4 karşılaşmada da yendiği Kanada'yı elemesi durumunda yarı finalde ABD-Çin eşleşmesinin galibiyle mücadele edecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- ÇAĞLANUR TUNCEL - A Milli Kadın Voleybol Takımı, FIVB Milletler Ligi (VNL) finallerinde üstüste 8. kez boy gösterecek.Çin'in Makau Özel İdari Bölgesi'nde 22 Temmuz'da başlayacak ve 26 Temmuz'a kadar devam edecek final etabında Türkiye, ABD, İtalya, Brezilya, Kanada, Japonya, Hollanda ile ev sahibi kontenjanından Çin yer alacak.Organizasyonun ilk haftasında Brezilya etabında Dominik Cumhuriyeti ile Bulgaristan'ı yenen ay-yıldızlı takım, Hollanda ve İtalya karşısında mağlubiyet yaşadı.Ankara'da düzenlenen ikinci etapta Almanya, Belçika, Fransa ve Çin ile karşılaşan milli takım, dört maçını da kazanarak etabı yenilgisiz tamamladı.Japonya'daki etapta Polonya, Japonya ve Tayland'ı mağlup eden milliler, ABD'ye yenildi.Türkiye, lig etabını 18 takım arasında 4. tamamladı. Ev sahibi Çin'in doğrudan katılım hakkına sahip olması nedeniyle sıralamadaki ilk 7 takımın final etabına yükseldiği organizasyonda ay-yıldızlılar ile ABD, İtalya, Brezilya, Kanada, Japonya ve Hollanda mücadele edecek.VNL'de 2018 yılında ikinci olan Türkiye, 2021 yılında bronz madalya alırken 2023 yılında şampiyon oldu.Milli takımın organizasyon tarihinde aldığı dereceler şu şekilde:SezonDerecesiŞehir2018İkinciNanjing/Çin2019DördüncüNanjing/Çin2021ÜçüncüRimini/İtalya2022DördüncüAnkara/Türkiye2023BirinciArlington/ABD2024AltıncıBangkok/Tayland2025AltıncıLodz/PolonyaRakip KanadaTürkiye'nin VNL çeyrek finalindeki rakibi, 2017-2022 yıllarında A Milli Kadın Voleybol Takımı'nı çalıştıran ve 2008'den bu yana VakıfBank Kadın Voleybol Takımı'nın başantrenörlüğünü üstlenen Giovanni Guidetti yönetimindeki Kanada oldu.Milliler, organizasyon tarihinde ilk kez finallere yükselen ve lig etabını 9 galibiyetle 5. tamamlayan Kanada ile VNL'de oynadığı 4 karşılaşmayı da galip tamamladı.Ay-yıldızlı ekip, 23 Temmuz TSİ 11.00'de oynanacak maçı kazanması halinde yarı finalde ABD-Çin eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak.KadroBaşantrenör Daniele Santarelli yönetimindeki milli takımın çeyrek final maç kadrosunda şu isimler bulunuyor:Pasör: Cansu Özbay, Dilay Özdemir, Elif ŞahinPasör çaprazı: Defne Başyolcu, Melissa VargasSmaçör: Hande Baladın, İlkin Aydın, Saliha Şahin, Yaprak ErkekOrta oyuncu: Berka Buse Özden, Deniz Uyanık, Sinead Jack Kısal, Zehra GüneşLibero: Eylül Akarçeşme Yatgın, Gizem Örge.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- ÇAĞLANUR TUNCEL - A Milli Kadın Voleybol Takımı, FIVB Milletler Ligi (VNL) finallerinde üstüste 8. kez boy gösterecek.Çin'in Makau Özel İdari Bölgesi'nde 22 Temmuz'da başlayacak ve 26 Temmuz'a kadar devam edecek final etabında Türkiye, ABD, İtalya, Brezilya, Kanada, Japonya, Hollanda ile ev sahibi kontenjanından Çin yer alacak.Organizasyonun ilk haftasında Brezilya etabında Dominik Cumhuriyeti ile Bulgaristan'ı yenen ay-yıldızlı takım, Hollanda ve İtalya karşısında mağlubiyet yaşadı.Ankara'da düzenlenen ikinci etapta Almanya, Belçika, Fransa ve Çin ile karşılaşan milli takım, dört maçını da kazanarak etabı yenilgisiz tamamladı.Japonya'daki etapta Polonya, Japonya ve Tayland'ı mağlup eden milliler, ABD'ye yenildi.Türkiye, lig etabını 18 takım arasında 4. tamamladı. Ev sahibi Çin'in doğrudan katılım hakkına sahip olması nedeniyle sıralamadaki ilk 7 takımın final etabına yükseldiği organizasyonda ay-yıldızlılar ile ABD, İtalya, Brezilya, Kanada, Japonya ve Hollanda mücadele edecek.VNL'de 2018 yılında ikinci olan Türkiye, 2021 yılında bronz madalya alırken 2023 yılında şampiyon oldu.Milli takımın organizasyon tarihinde aldığı dereceler şu şekilde:SezonDerecesiŞehir2018İkinciNanjing/Çin2019DördüncüNanjing/Çin2021ÜçüncüRimini/İtalya2022DördüncüAnkara/Türkiye2023BirinciArlington/ABD2024AltıncıBangkok/Tayland2025AltıncıLodz/PolonyaRakip KanadaTürkiye'nin VNL çeyrek finalindeki rakibi, 2017-2022 yıllarında A Milli Kadın Voleybol Takımı'nı çalıştıran ve 2008'den bu yana VakıfBank Kadın Voleybol Takımı'nın başantrenörlüğünü üstlenen Giovanni Guidetti yönetimindeki Kanada oldu.Milliler, organizasyon tarihinde ilk kez finallere yükselen ve lig etabını 9 galibiyetle 5. tamamlayan Kanada ile VNL'de oynadığı 4 karşılaşmayı da galip tamamladı.Ay-yıldızlı ekip, 23 Temmuz TSİ 11.00'de oynanacak maçı kazanması halinde yarı finalde ABD-Çin eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak.KadroBaşantrenör Daniele Santarelli yönetimindeki milli takımın çeyrek final maç kadrosunda şu isimler bulunuyor:Pasör: Cansu Özbay, Dilay Özdemir, Elif ŞahinPasör çaprazı: Defne Başyolcu, Melissa VargasSmaçör: Hande Baladın, İlkin Aydın, Saliha Şahin, Yaprak ErkekOrta oyuncu: Berka Buse Özden, Deniz Uyanık, Sinead Jack Kısal, Zehra GüneşLibero: Eylül Akarçeşme Yatgın, Gizem Örge.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/a-milli-kadin-voleybol-takimi-8-inci-kez-vnl-finallerinde.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
