<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>AK Parti Genel Başkanvekili Elitaş, Şehitler Abidesi'ni ziyaretinde konuştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ak-parti-genel-baskanvekili-elitas-sehitler-abidesi-ni-ziyaretinde-konustu/913302/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ak-parti-genel-baskanvekili-elitas-sehitler-abidesi-ni-ziyaretinde-konustu/913302/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 12:03:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Çanakkale Haberleri : AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Çanakkale'nin en önemli özelliklerinden birisi, Sayın Cumhurbaşkanımızın 26 Ağustos 2024 tarihinde Malazgirt'te, Ahlat'ta yaptığı konuşmayla birlikte 'İç cephemizi tahkim etmemiz gerekir.' söyleminin hangi manaya geldiğinin en güzel göstergesi bu Çanakkale. dedi.Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında geldiği kentte Gelibolu Yarımadası'ndaki Çanakkale Şehitler Abidesi'ne ziyarette bulunan Elitaş, temsili şehitliklere karanfil bıraktı ve dua etti.Elitaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, genel başkan yardımcıları, milletvekilleri ve genel başkanvekillerinin 81 vilayeti, 922 ilçe ve beldeyi karış karış gezerek Türkiye Yüzyılı'nın inşası için gerekli meseleleri AK Parti'nin görüşü olarak anlatmaya gayret ettiklerini söyledi.Bugün de partililerle Çanakkale'nin ilçelerinde Türkiye Yüzyılı Buluşmaları'nı anlatmaya çalışacaklarını dile getiren Elitaş, sözlerine şöyle devam etti:Çanakkale'nin en önemli özelliklerinden birisi, Sayın Cumhurbaşkanımızın 26 Ağustos 2024 tarihinde Malazgirt'te, Ahlat'ta yaptığı konuşmayla birlikte 'İç cephemizi tahkim etmemiz gerekir.' söyleminin hangi manaya geldiğinin en güzel göstergesi bu Çanakkale. Biraz önce şehitliği gezdik. O zaman kaç vilayet vardı bilmiyorum ama 81 vilayetin her bir karışından ülkemizi savunabilmek için, vatanımızı koruyabilmek için, birliğimizi, beraberliğimizi sağlayabilmek için şehit olmaya gelmiş bir topluluğun burada bulunduğu, bütün vatan topraklarının her bir karışından gelerek ülkeyi koruyabilmek için kanlarını akıttığı bir bölgedeyiz. Aslında Terörsüz Türkiye ve Türkiye Yüzyılı'nı anlatmak isteyenler, buna itiraz edenler Çanakkale'ye gelip buradaki hatıraları, destanı izledikten sonra sanıyorum söylemlerinden vazgeçecektir.Kardeşin kardeşe kırdırıldığı bir ortamı hep birlikte yaşadıkElitaş, Çanakkale'de Türkiye'nin her yerinden herkesin atası, yakını ve akrabasının vatanın birliği, beraberliği, kardeşliği için tek vücut olduğunu söyledi.Burada yatanların her biri bizim atamız ve ülkemizin bekası için 253 bin şehit ve kaybımızın var olduğu bir toprak üzerinde bulunuyoruz. diyen Elitaş, şunları kaydetti:Altını çizerek söylüyorum, Terörsüz Türkiye ve Türkiye Yüzyılı inşası için anlayıp buradaki o günleri tasavvur ederek, düşünüp ona göre hareket etmemiz gerektiğidir. 1984 yılında başlayan terör olaylarında 42 yıl boyunca 50 binin üzerinde vatan evladının hayatlarının kaybolduğu, 10 binin üzerinde güvenlik görevlimizin şehit olduğu bir ortamı, kardeşin, kardeşe kırdırıldığı bir ortamı hep birlikte yaşadık ama diyorum ki vatanı bölmek isteyenler, bu ülke üzerinde başkalarının hesaplarına taşeron olarak çalışmak isteyenler buraya gelseler, tahmin ediyorum ki buradaki ruh, buradaki manevi hava, onların satılmışlıklarına da en engel olacak bir noktaya getirir diye düşünüyorum. 111 yıl önce ülkemizi savunmak için Türkiye'nin, Osmanlının dört bir tarafından gelerek şehit olan ecdadımıza Allah'tan rahmet diliyorum, ruhları şad olsun. Onlar sayesinde biriz, beraberiz, bütünüz.Elitaş'a ziyareti sırasında eşlik eden Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, bölge ve çalışmalarla ilgili bilgi vererek günün anısına 57. Piyade Alayı'nın temsili sancağını takdim etti.Çanakkale Şehitler Abidesi ziyaretindeki heyette AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Kuzu, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış, AK Parti MKYK üyeleri Naim Makas ve Jülide İskenderoğlu da yer aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Çanakkale Haberleri : AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Çanakkale'nin en önemli özelliklerinden birisi, Sayın Cumhurbaşkanımızın 26 Ağustos 2024 tarihinde Malazgirt'te, Ahlat'ta yaptığı konuşmayla birlikte 'İç cephemizi tahkim etmemiz gerekir.' söyleminin hangi manaya geldiğinin en güzel göstergesi bu Çanakkale. dedi.Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında geldiği kentte Gelibolu Yarımadası'ndaki Çanakkale Şehitler Abidesi'ne ziyarette bulunan Elitaş, temsili şehitliklere karanfil bıraktı ve dua etti.Elitaş, gazetecilere yaptığı açıklamada, genel başkan yardımcıları, milletvekilleri ve genel başkanvekillerinin 81 vilayeti, 922 ilçe ve beldeyi karış karış gezerek Türkiye Yüzyılı'nın inşası için gerekli meseleleri AK Parti'nin görüşü olarak anlatmaya gayret ettiklerini söyledi.Bugün de partililerle Çanakkale'nin ilçelerinde Türkiye Yüzyılı Buluşmaları'nı anlatmaya çalışacaklarını dile getiren Elitaş, sözlerine şöyle devam etti:Çanakkale'nin en önemli özelliklerinden birisi, Sayın Cumhurbaşkanımızın 26 Ağustos 2024 tarihinde Malazgirt'te, Ahlat'ta yaptığı konuşmayla birlikte 'İç cephemizi tahkim etmemiz gerekir.' söyleminin hangi manaya geldiğinin en güzel göstergesi bu Çanakkale. Biraz önce şehitliği gezdik. O zaman kaç vilayet vardı bilmiyorum ama 81 vilayetin her bir karışından ülkemizi savunabilmek için, vatanımızı koruyabilmek için, birliğimizi, beraberliğimizi sağlayabilmek için şehit olmaya gelmiş bir topluluğun burada bulunduğu, bütün vatan topraklarının her bir karışından gelerek ülkeyi koruyabilmek için kanlarını akıttığı bir bölgedeyiz. Aslında Terörsüz Türkiye ve Türkiye Yüzyılı'nı anlatmak isteyenler, buna itiraz edenler Çanakkale'ye gelip buradaki hatıraları, destanı izledikten sonra sanıyorum söylemlerinden vazgeçecektir.Kardeşin kardeşe kırdırıldığı bir ortamı hep birlikte yaşadıkElitaş, Çanakkale'de Türkiye'nin her yerinden herkesin atası, yakını ve akrabasının vatanın birliği, beraberliği, kardeşliği için tek vücut olduğunu söyledi.Burada yatanların her biri bizim atamız ve ülkemizin bekası için 253 bin şehit ve kaybımızın var olduğu bir toprak üzerinde bulunuyoruz. diyen Elitaş, şunları kaydetti:Altını çizerek söylüyorum, Terörsüz Türkiye ve Türkiye Yüzyılı inşası için anlayıp buradaki o günleri tasavvur ederek, düşünüp ona göre hareket etmemiz gerektiğidir. 1984 yılında başlayan terör olaylarında 42 yıl boyunca 50 binin üzerinde vatan evladının hayatlarının kaybolduğu, 10 binin üzerinde güvenlik görevlimizin şehit olduğu bir ortamı, kardeşin, kardeşe kırdırıldığı bir ortamı hep birlikte yaşadık ama diyorum ki vatanı bölmek isteyenler, bu ülke üzerinde başkalarının hesaplarına taşeron olarak çalışmak isteyenler buraya gelseler, tahmin ediyorum ki buradaki ruh, buradaki manevi hava, onların satılmışlıklarına da en engel olacak bir noktaya getirir diye düşünüyorum. 111 yıl önce ülkemizi savunmak için Türkiye'nin, Osmanlının dört bir tarafından gelerek şehit olan ecdadımıza Allah'tan rahmet diliyorum, ruhları şad olsun. Onlar sayesinde biriz, beraberiz, bütünüz.Elitaş'a ziyareti sırasında eşlik eden Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, bölge ve çalışmalarla ilgili bilgi vererek günün anısına 57. Piyade Alayı'nın temsili sancağını takdim etti.Çanakkale Şehitler Abidesi ziyaretindeki heyette AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Kuzu, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış, AK Parti MKYK üyeleri Naim Makas ve Jülide İskenderoğlu da yer aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ak-parti-genel-baskanvekili-elitas-sehitler-abidesi-ni-ziyaretinde-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Afganistan, Pakistan'ın hava saldırılarında en az 3 sivilin öldüğünü açıkladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/afganistan-pakistan-in-hava-saldirilarinda-en-az-3-sivilin-oldugunu-acikladi/913301/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/afganistan-pakistan-in-hava-saldirilarinda-en-az-3-sivilin-oldugunu-acikladi/913301/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 12:03:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Afganistan, Pakistan ordusunun ülkenin doğusuna düzenlediği hava saldırılarında 3 kişinin hayatını kaybettiğini, 4 kişinin yaralandığını bildirdi.Afganistan'ın Pajhwok haber ajansına göre, Afganistan yönetimi sözcüsü Zabihullah Mücahid, ülkenin doğusundaki Paktika vilayetinin Nurgal ilçesine Pakistan ordusunun hava saldırıları düzenlediğini açıkladı.Mücahid, saldırıda 3 sivilin yaşamını yitirdiğini, 4 kişinin yaralandığını bildirdi.Sözcü Mücahid ayrıca, saldırıda bazı ev ve iş yerlerinin de hasar gördüğü bilgisini paylaştı.Mücahid, saldırıları kınayarak, uygun karşılık vereceklerini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Afganistan, Pakistan ordusunun ülkenin doğusuna düzenlediği hava saldırılarında 3 kişinin hayatını kaybettiğini, 4 kişinin yaralandığını bildirdi.Afganistan'ın Pajhwok haber ajansına göre, Afganistan yönetimi sözcüsü Zabihullah Mücahid, ülkenin doğusundaki Paktika vilayetinin Nurgal ilçesine Pakistan ordusunun hava saldırıları düzenlediğini açıkladı.Mücahid, saldırıda 3 sivilin yaşamını yitirdiğini, 4 kişinin yaralandığını bildirdi.Sözcü Mücahid ayrıca, saldırıda bazı ev ve iş yerlerinin de hasar gördüğü bilgisini paylaştı.Mücahid, saldırıları kınayarak, uygun karşılık vereceklerini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Diyarbakır'da yılana av olmamak için mücadele eden balık kamerada</title>
      <link>https://www.canligaste.com/diyarbakir-da-yilana-av-olmamak-icin-mucadele-eden-balik-kamerada/913300/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/diyarbakir-da-yilana-av-olmamak-icin-mucadele-eden-balik-kamerada/913300/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:58:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Diyarbakır / Diyarbakır'ın Çüngüş ilçesinde, dere yatağında bir yılanın avlamaya çalıştığı balıkla mücadelesi cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır Haberleri : Diyarbakır'ın Çüngüş ilçesinde, dere yatağında bir yılanın avlamaya çalıştığı balıkla mücadelesi cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.Kırsal Avut Mahallesi Muhtarı İbrahim Aydoğdu, bahçesinde gezinirken yaklaşık 1,5 metre uzunluğundaki ​​​​​​​yılanın avlamaya çalıştığı balıkla mücadelesine tanık oldu.Aydoğdu, o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti.Görüntülerde, yılanın avlamaya çalıştığı balığı sudan çıkarmaya çalıştığı, balığın ise yılanı suya çekmesinin ardından ikisinin de gözden kaybolduğu görülüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Diyarbakır Haberleri : Diyarbakır'ın Çüngüş ilçesinde, dere yatağında bir yılanın avlamaya çalıştığı balıkla mücadelesi cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.Kırsal Avut Mahallesi Muhtarı İbrahim Aydoğdu, bahçesinde gezinirken yaklaşık 1,5 metre uzunluğundaki ​​​​​​​yılanın avlamaya çalıştığı balıkla mücadelesine tanık oldu.Aydoğdu, o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti.Görüntülerde, yılanın avlamaya çalıştığı balığı sudan çıkarmaya çalıştığı, balığın ise yılanı suya çekmesinin ardından ikisinin de gözden kaybolduğu görülüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/diyarbakir-da-yilana-av-olmamak-icin-mucadele-eden-balik-kamerada.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Diyarbakır'da 217 bin 608 kök kenevir ve skunk ele geçirildi </title>
      <link>https://www.canligaste.com/diyarbakir-da-217-bin-608-kok-kenevir-ve-skunk-ele-gecirildi/913299/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/diyarbakir-da-217-bin-608-kok-kenevir-ve-skunk-ele-gecirildi/913299/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:58:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır'ın Lice ve Kulp ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda, 217 bin 608 kök kenevir ve skunk ile 15 kilogram esrarın ele geçirildiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır'ın Lice ve Kulp ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda, 217 bin 608 kök kenevir ve skunk ile 15 kilogram esrarın ele geçirildiğini bildirdi.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Lice ve Kulp Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Narkotik Şube Müdürlüğü ekiplerince, yasa dışı kenevir ekimine yönelik operasyonlar düzenlendi.Diyarbakır'ın Lice ve Kulp ilçelerinde Yasa Dışı Kenevir Ekimi ile Mücadele Eylem Planı kapsamında, 64 operasyonel tim, 570 personelin katılımı ve uzaktan algılama sistemlerinin desteğiyle gerçekleştirilen operasyonlarda, 99 yasa dışı kenevir ekim alanı tespit edildi.Çalışmalar sonucunda, 5 ton toz esrar elde edilebilecek 217 bin 608 kök kenevir ve skunk imha edildi. Ayrıca 15 kilogram esrar ele geçirildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır'ın Lice ve Kulp ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda, 217 bin 608 kök kenevir ve skunk ile 15 kilogram esrarın ele geçirildiğini bildirdi.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Lice ve Kulp Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı Narkotik Şube Müdürlüğü ekiplerince, yasa dışı kenevir ekimine yönelik operasyonlar düzenlendi.Diyarbakır'ın Lice ve Kulp ilçelerinde Yasa Dışı Kenevir Ekimi ile Mücadele Eylem Planı kapsamında, 64 operasyonel tim, 570 personelin katılımı ve uzaktan algılama sistemlerinin desteğiyle gerçekleştirilen operasyonlarda, 99 yasa dışı kenevir ekim alanı tespit edildi.Çalışmalar sonucunda, 5 ton toz esrar elde edilebilecek 217 bin 608 kök kenevir ve skunk imha edildi. Ayrıca 15 kilogram esrar ele geçirildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/diyarbakir-da-217-bin-608-kok-kenevir-ve-skunk-ele-gecirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul merkezli usulsüz vatandaşlık operasyonunda 73 zanlı yakalandı (GÜNCELLEME)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-merkezli-usulsuz-vatandaslik-operasyonunda-73-zanli-yakalandi-guncelleme/913298/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-merkezli-usulsuz-vatandaslik-operasyonunda-73-zanli-yakalandi-guncelleme/913298/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:58:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı: - Yapılan tespitlere göre, usulsüz işlemler sonucunda bin 70 yabancı uyruklu kişinin Türk vatandaşlığı kazandığı, bu işlemler nedeniyle ödenmesi gereken toplam 72 milyon 250 bin dolar tutarındaki işlemin muvazaalı yapıldığı anlaşılmış olup, usulsüz şekilde kazanılan vatandaşlıkların iptaline yönelik gerekli idari süreç başlatılmıştır  BAŞSAVCILIĞIN AÇIKLAMASI EKLENDİ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul merkezli 13 ilde düzenlenen operasyonda, Türk vatandaşlığı için muvazaalı gayrimenkul satışları ile usulsüz işlemler yaptığı iddia edilen toplam 73 şüpheli gözaltına alındı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğünce, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, göçmen kaçakçılığı, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarına ilişkin bilirkişi raporları ve MASAK raporları doğrultusunda, usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı alan yabancı uyrukluların tespitine yönelik çalışma gerçekleştirildi.Çalışmada, Türk vatandaşlığının kazanılması için gerekli miktarda dövizin Türkiye'ye girişi sağlanmadan para trafiği varmış gibi gösterilerek muvazaalı gayrimenkul satışları yapıldığı tespit edildi.Gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenlendiği, bu işlemler karşılığında yabancı uyruklu kişilerden maddi menfaat temin edildiği ve devletin zarara uğratıldığı çalışma sonucunda belirlendi.Bu kapsamda yapılan operasyonda 73 şüpheli gözaltına alındı.Başsavcılığın açıklamasıİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde, mülk edinme yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan yabancı uyruklu kişilere yönelik bazı gayrimenkul satışlarının muvazaalı olduğu yönünde elde edilen bilgiler üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.Soruşturma kapsamında Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğünden temin edilen kayıtlar, bilirkişi raporları, MASAK analizleri ve diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği, Türk vatandaşlığının kazanılması için gerekli döviz girişinin gerçekte sağlanmadığı, alım satım işlemlerinin aracı şirketler veya satıcıların mali kaynakları kullanılarak muvazaalı şekilde gerçekleştirildiği aktarılan açıklamada, gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenleyerek 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'na aykırı biçimde işlem tesis edildiği kaydedildi.Bu yöntemle yabancı uyruklu kişilerden haksız menfaat temin edildiğine dikkati çekilen açıklamada, soruşturmada alınan bilirkişi raporları, finansal analizler ve MASAK verileri doğrultusunda suç örgütünün hiyerarşik yapısı, para trafiği ile eylem yönteminin ortaya çıkarıldığı ve suçta kullanılan paravan şirketlerin belirlendiği vurgulandı.Açıklamada, Yapılan tespitlere göre, usulsüz işlemler sonucunda bin 70 yabancı uyruklu kişinin Türk vatandaşlığı kazandığı, bu işlemler nedeniyle ödenmesi gereken toplam 72 milyon 250 bin dolar tutarındaki işlemin muvazaalı yapıldığı anlaşılmış olup, usulsüz şekilde kazanılan vatandaşlıkların iptaline yönelik gerekli idari süreç başlatılmıştır. ifadelerine yer verildi.Soruşturma kapsamında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, üye olma, göçmen kaçakçılığı, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve belgede sahtecilik suçları kapsamında 88 şüphelinin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli 13 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiğinin altı çizilen açıklamada, zanlılara ait 78 adreste ve şirketlerde arama yapıldığı belirtildi.Açıklamada şüphelilere ait dijital materyallere, 2 bin 11 taşınmaza, Bağcılar'daki otele, 86 motorlu araca, 2 yata, 42 banka hesabına, 30 anonim şirkete el konulduğu ve şirketlere kayyum atandığı bildirildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul merkezli 13 ilde düzenlenen operasyonda, Türk vatandaşlığı için muvazaalı gayrimenkul satışları ile usulsüz işlemler yaptığı iddia edilen toplam 73 şüpheli gözaltına alındı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğünce, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, göçmen kaçakçılığı, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarına ilişkin bilirkişi raporları ve MASAK raporları doğrultusunda, usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı alan yabancı uyrukluların tespitine yönelik çalışma gerçekleştirildi.Çalışmada, Türk vatandaşlığının kazanılması için gerekli miktarda dövizin Türkiye'ye girişi sağlanmadan para trafiği varmış gibi gösterilerek muvazaalı gayrimenkul satışları yapıldığı tespit edildi.Gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenlendiği, bu işlemler karşılığında yabancı uyruklu kişilerden maddi menfaat temin edildiği ve devletin zarara uğratıldığı çalışma sonucunda belirlendi.Bu kapsamda yapılan operasyonda 73 şüpheli gözaltına alındı.Başsavcılığın açıklamasıİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde, mülk edinme yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan yabancı uyruklu kişilere yönelik bazı gayrimenkul satışlarının muvazaalı olduğu yönünde elde edilen bilgiler üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.Soruşturma kapsamında Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğünden temin edilen kayıtlar, bilirkişi raporları, MASAK analizleri ve diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği, Türk vatandaşlığının kazanılması için gerekli döviz girişinin gerçekte sağlanmadığı, alım satım işlemlerinin aracı şirketler veya satıcıların mali kaynakları kullanılarak muvazaalı şekilde gerçekleştirildiği aktarılan açıklamada, gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenleyerek 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'na aykırı biçimde işlem tesis edildiği kaydedildi.Bu yöntemle yabancı uyruklu kişilerden haksız menfaat temin edildiğine dikkati çekilen açıklamada, soruşturmada alınan bilirkişi raporları, finansal analizler ve MASAK verileri doğrultusunda suç örgütünün hiyerarşik yapısı, para trafiği ile eylem yönteminin ortaya çıkarıldığı ve suçta kullanılan paravan şirketlerin belirlendiği vurgulandı.Açıklamada, Yapılan tespitlere göre, usulsüz işlemler sonucunda bin 70 yabancı uyruklu kişinin Türk vatandaşlığı kazandığı, bu işlemler nedeniyle ödenmesi gereken toplam 72 milyon 250 bin dolar tutarındaki işlemin muvazaalı yapıldığı anlaşılmış olup, usulsüz şekilde kazanılan vatandaşlıkların iptaline yönelik gerekli idari süreç başlatılmıştır. ifadelerine yer verildi.Soruşturma kapsamında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, üye olma, göçmen kaçakçılığı, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve belgede sahtecilik suçları kapsamında 88 şüphelinin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli 13 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiğinin altı çizilen açıklamada, zanlılara ait 78 adreste ve şirketlerde arama yapıldığı belirtildi.Açıklamada şüphelilere ait dijital materyallere, 2 bin 11 taşınmaza, Bağcılar'daki otele, 86 motorlu araca, 2 yata, 42 banka hesabına, 30 anonim şirkete el konulduğu ve şirketlere kayyum atandığı bildirildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/istanbul-merkezli-usulsuz-vatandaslik-operasyonunda-73-zanli-yakalandi-guncelleme.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>MİT koordinesindeki operasyonda 375 bin uyuşturucu hap ele geçirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mit-koordinesindeki-operasyonda-375-bin-uyusturucu-hap-ele-gecirildi/913297/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mit-koordinesindeki-operasyonda-375-bin-uyusturucu-hap-ele-gecirildi/913297/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:53:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Adana Emniyet Müdürlüğünün düzenlediği ortak operasyonda 375 bin uyuşturucu hap ele geçirildi, 6 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Adana Emniyet Müdürlüğünün düzenlediği ortak operasyonda 375 bin uyuşturucu hap ele geçirildi, 6 şüpheli gözaltına alındı.Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre MİT, uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen şahısları bir ay boyunca fiziki ve teknik takibe aldı.Takibin ardından operasyon için harekete geçen MİT ve Adana İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 18 Eylül'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.Operasyonda 375 bin uyuşturucu hap ele geçirilirken, uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilen 6 şüpheli gözaltına alındı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Adana Emniyet Müdürlüğünün düzenlediği ortak operasyonda 375 bin uyuşturucu hap ele geçirildi, 6 şüpheli gözaltına alındı.Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre MİT, uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen şahısları bir ay boyunca fiziki ve teknik takibe aldı.Takibin ardından operasyon için harekete geçen MİT ve Adana İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 18 Eylül'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.Operasyonda 375 bin uyuşturucu hap ele geçirilirken, uyuşturucu ticareti yaptığı tespit edilen 6 şüpheli gözaltına alındı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/mit-koordinesindeki-operasyonda-375-bin-uyusturucu-hap-ele-gecirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Gürlek'ten İstanbul'daki usulsüz vatandaşlık operasyonuna ilişkin açıklama: </title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-gurlek-ten-istanbul-daki-usulsuz-vatandaslik-operasyonuna-iliskin-aciklama/913296/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-gurlek-ten-istanbul-daki-usulsuz-vatandaslik-operasyonuna-iliskin-aciklama/913296/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:53:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Şüphelilere ait adresler ve şirketlerde dijital materyallere el konulmuştur. 2 bin 11 taşınmaz, bir otel, 86 motorlu araç, 2 yat ve 42 banka hesabı hakkında tedbir uygulanmış, 30 şirkete el konularak kayyum atanmıştır. Usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığı tespit edilen kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik gerekli idari süreç başlatılmıştır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türk vatandaşlığı için muvazaalı gayrimenkul satışları yapanlara yönelik ikinci dalga operasyonda, gözaltına alınan şüphelilere ait adresler ve şirketlerde dijital materyallere el konulduğunu ve 30 şirkete kayyum atandığını bildirdi.Bakan Gürlek, NSosyal hesabından muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik soruşturmaya ilişkin açıklamada bulundu.Vatandaşlık hukukunu istismar eden, kamu kurumlarını yanıltarak haksız menfaat sağlayan ve sahtecilik yöntemlerine başvuran yapılara karşı mücadelenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik soruşturmanın ikinci dalgasına yönelik operasyonun bu sabah gerçekleştirildiğini aktardı.Soruşturma kapsamındaki ilk dalga operasyonda Babacan İnşaat bağlantılı işlemlerin mercek altına alındığını, düşük bedelli gayrimenkullerin gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporlarıyla satıldığının belirlendiğini, 687 kişinin usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığının tespit edildiğini ve bu kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik sürecin başlatıldığını anımsatan Gürlek, şunları kaydetti:İkinci dalgada ise 'Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat' üzerinden gerçekleştirilen gayrimenkul satışları incelenmiş, bu kapsamda 734 yabancı uyruklu şahsa yapılan satışlar değerlendirilmiş, 274 satış işleminin muvazaalı olduğu tespit edilmiştir.Yapılan incelemelerde, söz konusu işlemler sonucunda aile bireyleriyle birlikte 1070 kişinin usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindiği, 11 kişinin ise vatandaşlık edinme sürecinin devam ettiği belirlenmiştir. Ayrıca 3,5 milyar lirayı aşkın tutardaki işlemin muvazaalı şekilde gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Bu sabah gerçekleştirilen operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 72 şüpheli gözaltına alınmıştır. Şüphelilere ait adresler ve şirketlerde dijital materyallere el konulmuştur. 2 bin 11 taşınmaz, bir otel, 86 motorlu araç, 2 yat ve 42 banka hesabı hakkında tedbir uygulanmış, 30 şirkete el konularak kayyum atanmıştır. Usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığı tespit edilen kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik gerekli idari süreç başlatılmıştır.Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile operasyonu başarıyla gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve süreçte görev alan tüm kamu görevlilerini tebrik ederek, Kamu zararının ortaya çıkarılması, suçtan elde edilen kazancın izinin sonuna kadar sürülmesi ve vatandaşlık hukukumuzun korunması için hukukun bütün imkanları kararlılıkla kullanılacaktır. açıklamasında bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türk vatandaşlığı için muvazaalı gayrimenkul satışları yapanlara yönelik ikinci dalga operasyonda, gözaltına alınan şüphelilere ait adresler ve şirketlerde dijital materyallere el konulduğunu ve 30 şirkete kayyum atandığını bildirdi.Bakan Gürlek, NSosyal hesabından muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik soruşturmaya ilişkin açıklamada bulundu.Vatandaşlık hukukunu istismar eden, kamu kurumlarını yanıltarak haksız menfaat sağlayan ve sahtecilik yöntemlerine başvuran yapılara karşı mücadelenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik soruşturmanın ikinci dalgasına yönelik operasyonun bu sabah gerçekleştirildiğini aktardı.Soruşturma kapsamındaki ilk dalga operasyonda Babacan İnşaat bağlantılı işlemlerin mercek altına alındığını, düşük bedelli gayrimenkullerin gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporlarıyla satıldığının belirlendiğini, 687 kişinin usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığının tespit edildiğini ve bu kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik sürecin başlatıldığını anımsatan Gürlek, şunları kaydetti:İkinci dalgada ise 'Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat' üzerinden gerçekleştirilen gayrimenkul satışları incelenmiş, bu kapsamda 734 yabancı uyruklu şahsa yapılan satışlar değerlendirilmiş, 274 satış işleminin muvazaalı olduğu tespit edilmiştir.Yapılan incelemelerde, söz konusu işlemler sonucunda aile bireyleriyle birlikte 1070 kişinin usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindiği, 11 kişinin ise vatandaşlık edinme sürecinin devam ettiği belirlenmiştir. Ayrıca 3,5 milyar lirayı aşkın tutardaki işlemin muvazaalı şekilde gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Bu sabah gerçekleştirilen operasyonda 88 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 72 şüpheli gözaltına alınmıştır. Şüphelilere ait adresler ve şirketlerde dijital materyallere el konulmuştur. 2 bin 11 taşınmaz, bir otel, 86 motorlu araç, 2 yat ve 42 banka hesabı hakkında tedbir uygulanmış, 30 şirkete el konularak kayyum atanmıştır. Usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığı tespit edilen kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik gerekli idari süreç başlatılmıştır.Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile operasyonu başarıyla gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve süreçte görev alan tüm kamu görevlilerini tebrik ederek, Kamu zararının ortaya çıkarılması, suçtan elde edilen kazancın izinin sonuna kadar sürülmesi ve vatandaşlık hukukumuzun korunması için hukukun bütün imkanları kararlılıkla kullanılacaktır. açıklamasında bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bakan-gurlek-ten-istanbul-daki-usulsuz-vatandaslik-operasyonuna-iliskin-aciklama.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İşitme cihazıyla eşinin sesini 53 yıl sonra ilk kez duydu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/isitme-cihaziyla-esinin-sesini-53-yil-sonra-ilk-kez-duydu/913295/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/isitme-cihaziyla-esinin-sesini-53-yil-sonra-ilk-kez-duydu/913295/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:51:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Aksaray / Aksaray’da 14 yaşında geçirdiği kaza sonrası büyük ölçüde işitme kaybı yaşayan 72 yaşındaki Hayriye Avşar, hayırseverlerin desteğiyle kavuştuğu işitme cihazıyla yıllar sonra çevresindeki sesleri yeniden duymaya başladı - Hayriye Avşar: - Onun gerçek sesini ilk defa duyunca, 'Senin sesin böyle miydi?' demişim. 'Ben yeni duyuyorum senin sesini' dedim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Aksaray Haberleri : AYTEN TOSUN - Aksaray'da geçirdiği kaza nedeniyle 14 yaşından bu yana büyük ölçüde işitme kaybı yaşayan 72 yaşındaki Hayriye Avşar, muhtar ve hayırseverlerin desteğiyle alınan cihazla yıllar sonra çevresindeki sesleri duymaya başladı.Sultanhanı ilçesinde yaşayan Hayriye Avşar, çocukluğunda geçirdiği kaza nedeniyle işitme yetisini büyük ölçüde kaybetti.Bir süre tedavi görmesine rağmen işitme yetisini kazanamayan Avşar, 1973'te evlendiği eşi Orhan Avşar ile yıllarca hareketlerle iletişim kurmak zorunda kaldı.Selçuk Mahalle Muhtarı Mustafa Solak'ın girişimiyle yıllar sonra hastanede muayene edilen Avşar için doktorun önerdiği işitme cihazının temini için çalışma başlatıldı.Hayırseverlerin de desteğiyle 38 bin liraya alınan işitme cihazına kavuşan Avşar, çevresindeki sesleri yeniden duymaya başladı.Eşinin sesine şaşırmışYaşadığı mutluluğu AA muhabiri ile paylaşan Avşar, 53 yıllık eşinin sesini net duymasının kendisi için unutulmaz olduğunu söyledi.Cihaz takıldıktan sonra en çok eşinin sesini duymasının kendisini etkilediğini belirten Avşar, Kulağım açıldıktan sonra o da sevindi, ben de sevindim. Onun gerçek sesini ilk defa duyunca, 'Senin sesin böyle miydi?' demişim. 'Ben yeni duyuyorum senin sesini.' dedim. dedi.Avşar, oğlunun sesini de telefonda ilk kez duyduğunu belirterek, Oğlum babasıyla telefonda konuşurken ben de hemen sesini duydum. Oğluma 'Cüneyt' diye seslendim. Oğlum, 'Anne, sen duyuyor musun?' dedi. 'Evet' dedim. 'Yavrum, senin sesin de bir başkaymış.' dedim. Kaynım geldiğinde de 'Sizin sesiniz de böyle miymiş, ilk defa duyuyorum.' dedim. diye konuştu.Maddi imkansızlık nedeniyle daha önce işitme cihazı alamadığını dile getiren Avşar, Maddi durumumuz yoktu. Eşim de ameliyat olmuştu, düzenli bir işte çalışamadı. Elin işinde çalışıp zar zor geçindik. Sonra Allah razı olsun, muhtar geldi, randevumu aldı, doktora götürdü. Doktor da iyi bir doktormuş, bizi cihaz alınan yere gönderdi. Muhtar ve hayırseverler yardımcı oldu, cihazı aldık ve onunla duymaya başladım. ifadelerini kullandı.Muhtarın girişimiyle cihazına kavuştuHayriye Avşar'ın 76 yaşındaki eşi Orhan Avşar da eşinin yıllardır yaşadığı işitme sorununa rağmen birlikte hayatlarını sürdürdüklerini aktardı.Orhan Avşar, Tesadüfen dışarı bakarsa beni görür, geldiğimi anlardı. Böyle gelip geçtik. Hiç terslemedim, kötü davranmadım. O zamanlar imkanım da yoktu. Götürdüğüm yerlerde de böyle cihazlar yoktu. Şimdi 76 yaşındayım, halen çalışıyorum. dedi.Muhtar Mustafa Solak ise uzun süredir tanıdığı Avşar'ın iletişim kurmakta güçlük çektiğini fark edince kendisine yardımcı olmak için harekete geçtiğini anlattı.Hayırseverlerin desteğiyle 38 bin liraya işitme cihazı temin edildiğini belirten Solak, bu hayırlı işe vesile olmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Aksaray Haberleri : AYTEN TOSUN - Aksaray'da geçirdiği kaza nedeniyle 14 yaşından bu yana büyük ölçüde işitme kaybı yaşayan 72 yaşındaki Hayriye Avşar, muhtar ve hayırseverlerin desteğiyle alınan cihazla yıllar sonra çevresindeki sesleri duymaya başladı.Sultanhanı ilçesinde yaşayan Hayriye Avşar, çocukluğunda geçirdiği kaza nedeniyle işitme yetisini büyük ölçüde kaybetti.Bir süre tedavi görmesine rağmen işitme yetisini kazanamayan Avşar, 1973'te evlendiği eşi Orhan Avşar ile yıllarca hareketlerle iletişim kurmak zorunda kaldı.Selçuk Mahalle Muhtarı Mustafa Solak'ın girişimiyle yıllar sonra hastanede muayene edilen Avşar için doktorun önerdiği işitme cihazının temini için çalışma başlatıldı.Hayırseverlerin de desteğiyle 38 bin liraya alınan işitme cihazına kavuşan Avşar, çevresindeki sesleri yeniden duymaya başladı.Eşinin sesine şaşırmışYaşadığı mutluluğu AA muhabiri ile paylaşan Avşar, 53 yıllık eşinin sesini net duymasının kendisi için unutulmaz olduğunu söyledi.Cihaz takıldıktan sonra en çok eşinin sesini duymasının kendisini etkilediğini belirten Avşar, Kulağım açıldıktan sonra o da sevindi, ben de sevindim. Onun gerçek sesini ilk defa duyunca, 'Senin sesin böyle miydi?' demişim. 'Ben yeni duyuyorum senin sesini.' dedim. dedi.Avşar, oğlunun sesini de telefonda ilk kez duyduğunu belirterek, Oğlum babasıyla telefonda konuşurken ben de hemen sesini duydum. Oğluma 'Cüneyt' diye seslendim. Oğlum, 'Anne, sen duyuyor musun?' dedi. 'Evet' dedim. 'Yavrum, senin sesin de bir başkaymış.' dedim. Kaynım geldiğinde de 'Sizin sesiniz de böyle miymiş, ilk defa duyuyorum.' dedim. diye konuştu.Maddi imkansızlık nedeniyle daha önce işitme cihazı alamadığını dile getiren Avşar, Maddi durumumuz yoktu. Eşim de ameliyat olmuştu, düzenli bir işte çalışamadı. Elin işinde çalışıp zar zor geçindik. Sonra Allah razı olsun, muhtar geldi, randevumu aldı, doktora götürdü. Doktor da iyi bir doktormuş, bizi cihaz alınan yere gönderdi. Muhtar ve hayırseverler yardımcı oldu, cihazı aldık ve onunla duymaya başladım. ifadelerini kullandı.Muhtarın girişimiyle cihazına kavuştuHayriye Avşar'ın 76 yaşındaki eşi Orhan Avşar da eşinin yıllardır yaşadığı işitme sorununa rağmen birlikte hayatlarını sürdürdüklerini aktardı.Orhan Avşar, Tesadüfen dışarı bakarsa beni görür, geldiğimi anlardı. Böyle gelip geçtik. Hiç terslemedim, kötü davranmadım. O zamanlar imkanım da yoktu. Götürdüğüm yerlerde de böyle cihazlar yoktu. Şimdi 76 yaşındayım, halen çalışıyorum. dedi.Muhtar Mustafa Solak ise uzun süredir tanıdığı Avşar'ın iletişim kurmakta güçlük çektiğini fark edince kendisine yardımcı olmak için harekete geçtiğini anlattı.Hayırseverlerin desteğiyle 38 bin liraya işitme cihazı temin edildiğini belirten Solak, bu hayırlı işe vesile olmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/isitme-cihaziyla-esinin-sesini-53-yil-sonra-ilk-kez-duydu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Barcelona, Manchester City ve Borussia Dortmund, kayıpsız zirvede yer aldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/barcelona-manchester-city-ve-borussia-dortmund-kayipsiz-zirvede-yer-aldi/913293/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/barcelona-manchester-city-ve-borussia-dortmund-kayipsiz-zirvede-yer-aldi/913293/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:48:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: LaLiga'da Barcelona 7'de 7, Premier Lig'de Manchester City 5'te 5, Bundesliga'da ise Borussia Dortmund 4'te 4 yaptı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH EREL -  Avrupa'nın 5 büyük futbol ülkesi Almanya (Bundesliga), Fransa (Ligue 1), İngiltere (Premier Lig), İspanya (LaLiga) ve İtalya'daki (Serie A) maçlara hafta sonu devam edildi.Premier Lig'de Manchester City, LaLiga'da Barcelona, Bundesliga'da Borussia Dortmund, Serie A'da Roma, Ligue 1'de Monaco puan tablosunun zirvesinde yer aldı.Avrupa'da UEFA Uluslar Ligi maçları nedeniyle liglere 2 hafta ara verilecek.Premier Lig&#039;de Manchester City 5&#039;te 5 yaptıPremier Lig'in 5. haftasında Manchester City, konuk ettiği Sunderland'i 5-3 mağlup ederek milli araya 5'te 5'le galibiyetle zirvede girdi.Arsenal ise deplasmanda milli futbolcu Ferdi Kadıoğlu'nun forma giydiği Brighton'a 3-0 mağlup olarak sezona 4'te 4 galibiyetle başladıktan sonra ilk yenilgisini aldı.Hull City, deplasmanda Newcastle United'a 2-1 yenilerek bu sezonki ilk mağlubiyetini yaşadı.Premier Lig'in ilk 4 haftasında ikişer galibiyet ve beraberlik alan Türk iş insanı Acun Ilıcalı'nın sahibi olduğu Hull City, bu sonuçla 5. hafta maçının ardından 8 puanda kaldı.Liverpool ise deplasmanda Bournemouth'u 1-0 mağlup etti.Premier Lig'in ilk 5 haftasının ardından Manchester City, 15 puanla milli araya zirvede girerken son şampiyon Arsenal ise 12 puanda kaldı.Barcelona 7&#039;de 7 yaptıLaLiga'nın 7. haftasında Barcelona, Raphinha'nın hat trick yaptığı maçta deplasmanda Sevilla'yı 3-1 yenerek 7'de 7 yaptı ve milli araya kayıpsız lider girdi.Derbi maçta Real Madrid, deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup oldu. Maçın 52. dakikasında Real Madrid'in defans oyuncusu Dean Huijsen, bariz gol şansını engellediği gerekçesiyle kırmızı kart gördü ve takımını 10 kişi bıraktı.Real Madrid forması giyen milli futbolcu Arda Güler, maça ilk 11'de başladı ve 54. dakikada oyundan çıktı.Bu sonuçla Real Madrid, 7. hafta maçlarının ardından 15 puanda kalarak lider Barcelona'nın 6 puan gerisine düştü. Atletico Madrid ise puanını 16'ya yükseltti.Ligin 7. haftasının ardından Barcelona, 21 puanla zirvedeki yerini korudu. Atletico Madrid ve Real Betis 16'şar, Real Madrid ise 15 puan topladı.Bundesliga&#039;da Borussia Dortmund kayıpsızBundesliga'nın 4. haftasında Borussia Dortmund, deplasmanda Stuttgart'ı 1-0 mağlup ederek 4'te 4 yaptı ve milli araya zirvede girdi.Sezona 3'te 3 ile başlayan Freiburg ise deplasmanda Eintracht Frankfurt ile 2-2 berabere kaldı ve bu sezonki ilk puan kaybını yaşadı.Son şampiyon Bayern Münih'te Harry Kane, Bundesliga'da 100 gole en hızlı ulaşan futbolcu oldu.33 yaşındaki İngiliz futbolcu, Bayern'in Union Berlin ile oynadığı 4. hafta maçında attığı ilk golle önceki rekorun sahibi Dieter Müller'den 30 maç daha hızlı şekilde 100 gole ulaştı. Müller, aynı sayıya Köln formasıyla 129 maçta erişmişti.Kane'in 2 gol attığı maçta Bayern Münih, konuk ettiği Union Berlin'i 7-0 mağlup etti. Michael Olise ise maçta hat trick yaptı.Bu sonuçla Bayern Münih, Bundesliga'da sezonun ilk 4 haftasında 10 puan toplarken Kane ise ligde forma giydiği 98 maçta 101 gole ulaştı.Ligde 4'te 4 yapan Borussia Dortmund, 12 puanla zirvede yer alırken Bayern Münih ve Freiburg ise 10'ar puan elde etti.Serie A&#039;da Roma ilk sıradaİtalya Serie A'da Roma ile Inter arasındaki haftanın maçında 2-2'lik beraberlik çıktı. Kone'nin golleriyle ilk yarıyı 2-0 önde tamamlayan Roma, ikinci yarıda Martinez'in gollerine engel olamadı ve iki takım puanları paylaştı.Roma ve Inter, 5. hafta sonunda 13 puanla ligde ilk iki sırada yer aldı.Inter'de milli futbolcu Hakan Çalhanoğlu, sakatlığı nedeniyle bu maçın kadrosunda yer almadı.Lazio, deplasmanda Venezia'yı 2-0 yenerken Juventus ise konuk ettiği Atalanta'yı 2-0 mağlup etti.Serie A'nın 5. haftasının ardından Roma, Inter ve Lazio 13'er puan topladı.Ligue 1&#039;de Monaco zirvedeFransa Ligue 1'in 5. haftasında Monaco, konuk ettiği Lens'i 2-1 yenerek milli araya zirvede girdi.Son şampiyon Paris Saint-Germain (PSG) ise deplasmanda Olimpik Marsilya'yı 2-1 mağlup etti.Olimpik Lyon, konuk ettiği Rennes'i 4-0 yenerken Lille ise deplasmanda Nice'e 2-1 yenildi.Ligue 1'de 5. haftanın ardından Monaco, 13 puanla zirveye yerleşirken son şampiyon PSG ise 8 puana ulaştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH EREL -  Avrupa'nın 5 büyük futbol ülkesi Almanya (Bundesliga), Fransa (Ligue 1), İngiltere (Premier Lig), İspanya (LaLiga) ve İtalya'daki (Serie A) maçlara hafta sonu devam edildi.Premier Lig'de Manchester City, LaLiga'da Barcelona, Bundesliga'da Borussia Dortmund, Serie A'da Roma, Ligue 1'de Monaco puan tablosunun zirvesinde yer aldı.Avrupa'da UEFA Uluslar Ligi maçları nedeniyle liglere 2 hafta ara verilecek.Premier Lig&#039;de Manchester City 5&#039;te 5 yaptıPremier Lig'in 5. haftasında Manchester City, konuk ettiği Sunderland'i 5-3 mağlup ederek milli araya 5'te 5'le galibiyetle zirvede girdi.Arsenal ise deplasmanda milli futbolcu Ferdi Kadıoğlu'nun forma giydiği Brighton'a 3-0 mağlup olarak sezona 4'te 4 galibiyetle başladıktan sonra ilk yenilgisini aldı.Hull City, deplasmanda Newcastle United'a 2-1 yenilerek bu sezonki ilk mağlubiyetini yaşadı.Premier Lig'in ilk 4 haftasında ikişer galibiyet ve beraberlik alan Türk iş insanı Acun Ilıcalı'nın sahibi olduğu Hull City, bu sonuçla 5. hafta maçının ardından 8 puanda kaldı.Liverpool ise deplasmanda Bournemouth'u 1-0 mağlup etti.Premier Lig'in ilk 5 haftasının ardından Manchester City, 15 puanla milli araya zirvede girerken son şampiyon Arsenal ise 12 puanda kaldı.Barcelona 7&#039;de 7 yaptıLaLiga'nın 7. haftasında Barcelona, Raphinha'nın hat trick yaptığı maçta deplasmanda Sevilla'yı 3-1 yenerek 7'de 7 yaptı ve milli araya kayıpsız lider girdi.Derbi maçta Real Madrid, deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup oldu. Maçın 52. dakikasında Real Madrid'in defans oyuncusu Dean Huijsen, bariz gol şansını engellediği gerekçesiyle kırmızı kart gördü ve takımını 10 kişi bıraktı.Real Madrid forması giyen milli futbolcu Arda Güler, maça ilk 11'de başladı ve 54. dakikada oyundan çıktı.Bu sonuçla Real Madrid, 7. hafta maçlarının ardından 15 puanda kalarak lider Barcelona'nın 6 puan gerisine düştü. Atletico Madrid ise puanını 16'ya yükseltti.Ligin 7. haftasının ardından Barcelona, 21 puanla zirvedeki yerini korudu. Atletico Madrid ve Real Betis 16'şar, Real Madrid ise 15 puan topladı.Bundesliga&#039;da Borussia Dortmund kayıpsızBundesliga'nın 4. haftasında Borussia Dortmund, deplasmanda Stuttgart'ı 1-0 mağlup ederek 4'te 4 yaptı ve milli araya zirvede girdi.Sezona 3'te 3 ile başlayan Freiburg ise deplasmanda Eintracht Frankfurt ile 2-2 berabere kaldı ve bu sezonki ilk puan kaybını yaşadı.Son şampiyon Bayern Münih'te Harry Kane, Bundesliga'da 100 gole en hızlı ulaşan futbolcu oldu.33 yaşındaki İngiliz futbolcu, Bayern'in Union Berlin ile oynadığı 4. hafta maçında attığı ilk golle önceki rekorun sahibi Dieter Müller'den 30 maç daha hızlı şekilde 100 gole ulaştı. Müller, aynı sayıya Köln formasıyla 129 maçta erişmişti.Kane'in 2 gol attığı maçta Bayern Münih, konuk ettiği Union Berlin'i 7-0 mağlup etti. Michael Olise ise maçta hat trick yaptı.Bu sonuçla Bayern Münih, Bundesliga'da sezonun ilk 4 haftasında 10 puan toplarken Kane ise ligde forma giydiği 98 maçta 101 gole ulaştı.Ligde 4'te 4 yapan Borussia Dortmund, 12 puanla zirvede yer alırken Bayern Münih ve Freiburg ise 10'ar puan elde etti.Serie A&#039;da Roma ilk sıradaİtalya Serie A'da Roma ile Inter arasındaki haftanın maçında 2-2'lik beraberlik çıktı. Kone'nin golleriyle ilk yarıyı 2-0 önde tamamlayan Roma, ikinci yarıda Martinez'in gollerine engel olamadı ve iki takım puanları paylaştı.Roma ve Inter, 5. hafta sonunda 13 puanla ligde ilk iki sırada yer aldı.Inter'de milli futbolcu Hakan Çalhanoğlu, sakatlığı nedeniyle bu maçın kadrosunda yer almadı.Lazio, deplasmanda Venezia'yı 2-0 yenerken Juventus ise konuk ettiği Atalanta'yı 2-0 mağlup etti.Serie A'nın 5. haftasının ardından Roma, Inter ve Lazio 13'er puan topladı.Ligue 1&#039;de Monaco zirvedeFransa Ligue 1'in 5. haftasında Monaco, konuk ettiği Lens'i 2-1 yenerek milli araya zirvede girdi.Son şampiyon Paris Saint-Germain (PSG) ise deplasmanda Olimpik Marsilya'yı 2-1 mağlup etti.Olimpik Lyon, konuk ettiği Rennes'i 4-0 yenerken Lille ise deplasmanda Nice'e 2-1 yenildi.Ligue 1'de 5. haftanın ardından Monaco, 13 puanla zirveye yerleşirken son şampiyon PSG ise 8 puana ulaştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/barcelona-manchester-city-ve-borussia-dortmund-kayipsiz-zirvede-yer-aldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'den Suriye'ye dönen Türkmen öğrenciler, eğitimlerini sürdürebilmek için birçok zorluğu aşmak zorunda</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-den-suriye-ye-donen-turkmen-ogrenciler-egitimlerini-surdurebilmek-icin-bircok-zorlugu-asmak-zorunda/913292/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-den-suriye-ye-donen-turkmen-ogrenciler-egitimlerini-surdurebilmek-icin-bircok-zorlugu-asmak-zorunda/913292/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:48:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Türkiye / 9. sınıf öğrencisi İsmail Karaca: - Köyümüzde okul olmadığı için 11 kilometre uzaklıktaki okula gitmek zorundayız - Öğrenci velisi Beşir Kürdi:  - Türkiye'de Türkçe eğitim alan çocuklarımız Arapça eğitim sistemine uyum sağlamakta zorlanıyor. Hükümetten talebimiz Arapçanın yanında Türkçe eğitim de verilmesi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Türkiye Haberleri : MUHAMMED KARABACAK - Suriye'de Esed rejiminin devrilerek savaşın sona ermesinin ardından Türkiye'den Lazkiye kırsalındaki Bayırbucak bölgesine dönen Türkmen aileler, çocuklarının eğitimlerine devam edebilmesi için okul eksikliği, ulaşım yetersizliği ve dil bariyeri gibi sorunların acilen çözülmesini istiyor.Türkmen Dağı'ndaki köylerde okul binalarının büyük ölçüde harabe halinde olması, çocukları kilometrelerce uzaklıktaki eğitim kurumlarına gitmeye mecbur bırakıyor.Öğrenci, veli ve öğretmenler, özellikle Türkiye'de uzun yıllar eğitim görerek Arapça müfredata yabancılaşan çocuklar için Türkmen bölgelerinde Türkçe destekli eğitim modellerinin uygulanmasını talep ediyor.11 kilometre uzaklıktaki okula gitmek zorundayızAA ekibi, Bayırbucak bölgesindeki Türkmen öğrenciler, veliler ve öğretmenlerle görüştü.Türkiye'den dönen 9. sınıf öğrencisi İsmail Karaca, Türkmen Dağı'ndaki Murtlu köyünde yaşadığını söyledi.Yaklaşık 1,5 yıl önce Türkiye'den döndüklerini dile getiren Karaca, köylerindeki okulun kullanılamaz durumda olduğunu, bu nedenle Gebelli beldesindeki bir okula gitmek zorunda kaldığını dile getirdi.Karaca, Köyümüzde okul olmadığı için 11 kilometre uzaklıktaki okula gitmek zorundayız. dedi.Kışın okullara ulaşım daha da zorYaz aylarında okula motosikletle gitmeye çalışacaklarını belirten Karaca, kışın ulaşımı nasıl sağlayacaklarını ise bilmediklerini söyledi.Türkiye'de eğitim gördükleri için Arapça eğitim almakta zorlandıklarını anlatan Karaca, derslerin Türkçe ve Arapça olarak desteklenmesinin dil sorununu aşmalarına yardımcı olabileceğini söyledi.Gebelli beldesindeki okulun gelecek hafta açılacağının söylendiğini aktaran Karaca, 9. sınıf öğrencilerinin köylerine 11 kilometre mesafedeki Zinzif'e yönlendirildiğini belirtti.Öğretmenler dersleri iki dilde anlatarak çocuklara yardımcı olmaya çalışıyorTürkmen Dağı'ndaki Zinzif Okulu'nda görev yapan öğretmen Emel Abdullah, geçen yıl Türkiye'den döndüklerini ve burada eğitim alanında pek çok sorunla karşılaştıklarını ifade etti.Türkiye'den dönen öğrencilerin Arapça bilmediğini kaydeden Abdullah, öğretmenler olarak her iki dili de bildikleri için çocuklara yardımcı olmaya çalıştıklarını anlattı.Abdullah, Türkçenin eğitim müfredatına dahil edilmesini istedi.Öğretmenlerin Lazkiye'den Türkmen Dağı'na ulaşmakta büyük zorluk yaşadığını belirten Abdullah, ulaşım konusunda kendilerinin de öğrencilerle benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.Kendisinin Çümeren köyünden olduğunu söyleyen Abdullah, devrik rejimin bombardımanı nedeniyle neredeyse hiçbir yapının ayakta kalmadığını bu nedenle köyüne geri dönemediğini söyledi.Köyde sağlık ocağı ve okulun da bulunmadığını belirten Abdullah, Yaşam şartlarının hiçbiri uygun değil. dedi.Abdullah, öğretmenlerin bu bölgelere de yönlendirilmesini talep etti.Öğrenciler için servis imkanı sağlanmalıÇukurcak köyü muhtarı Nureddin Bal, ailelerin çocuklarını okula götürüp getirmekte zorlandığını, özellikle uzak köylerde yaşayan öğrencilerin ciddi güçlüklerle karşılaştığını söyledi.Kış aylarında ulaşım şartlarının daha da zorlaşacağını vurgulayan Bal, öğrencilerin okula gidip gelmesinin büyük bir sorun olduğunu ifade etti.Köyler arasında öğrenciler için servis veya nakil imkanlarının oluşturulmasını isteyen Bal, bunun yalnızca kendi köyleri için değil, bölgedeki tüm yerleşimler için gerekli olduğunun altını çizdi.Türkçe ile eğitim gerekliTürkiye'den dönen öğrencilerin önemli bir bölümünün Arapça bilmediğini belirten Bal, geçen yıl kısa süreli bazı çalışmalar yapıldığını ancak bunların yeterli olup olmadığını bilmediğini dile getirdi.“Türkçe ile eğitim gerekli. diyen Bal, özellikle Türkiye'den dönen öğrencilerin bu desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi.Bal, Türkiye'den gelenlerin 6. ve 7. sınıftaki çocukları gelip burada 1. sınıftan başlayamaz. dedi.Çocukların geleceği çalınıyorKepir köyünde yaşayan öğrenci velisi Beşir Kürdi, bölgede yeterli sayıda okul bulunmadığını, yalnızca Gebelli, Zinzif ve Gökdağ'da okul olduğunu belirtti.Özellikle kış aylarında çocukların okula gidip gelmesinin çok zor olduğunu vurgulayan Kürdi, bu soruna çözüm bulunmasını istedi.“Çocukların geleceği çalınıyor. diyen Kürdi, çocukların eğitim hayatına devam edebilmesi için yetkililerden destek beklediklerini dile getirdi.Dil bariyerinin de önemli bir problem olduğunu belirten Kürdi, Türkiye'de Türkçe eğitim alan çocuklarımız Arapça eğitim sistemine uyum sağlamakta zorlanıyor. Hükümetten talebimiz Arapçanın yanında Türkçe eğitim de verilmesi. dedi.Kürdi, bölgede yaşayan Türkmenlerin ana dillerinde eğitim görmek istediğini dile getirdi.Türkçe eğitim verilmesi halinde öğrencilerin daha başarılı olacağına inandığını söyleyen Kürdi, mevcut şartların çocukların eğitim hayatını olumsuz etkilediğini ifade etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Türkiye Haberleri : MUHAMMED KARABACAK - Suriye'de Esed rejiminin devrilerek savaşın sona ermesinin ardından Türkiye'den Lazkiye kırsalındaki Bayırbucak bölgesine dönen Türkmen aileler, çocuklarının eğitimlerine devam edebilmesi için okul eksikliği, ulaşım yetersizliği ve dil bariyeri gibi sorunların acilen çözülmesini istiyor.Türkmen Dağı'ndaki köylerde okul binalarının büyük ölçüde harabe halinde olması, çocukları kilometrelerce uzaklıktaki eğitim kurumlarına gitmeye mecbur bırakıyor.Öğrenci, veli ve öğretmenler, özellikle Türkiye'de uzun yıllar eğitim görerek Arapça müfredata yabancılaşan çocuklar için Türkmen bölgelerinde Türkçe destekli eğitim modellerinin uygulanmasını talep ediyor.11 kilometre uzaklıktaki okula gitmek zorundayızAA ekibi, Bayırbucak bölgesindeki Türkmen öğrenciler, veliler ve öğretmenlerle görüştü.Türkiye'den dönen 9. sınıf öğrencisi İsmail Karaca, Türkmen Dağı'ndaki Murtlu köyünde yaşadığını söyledi.Yaklaşık 1,5 yıl önce Türkiye'den döndüklerini dile getiren Karaca, köylerindeki okulun kullanılamaz durumda olduğunu, bu nedenle Gebelli beldesindeki bir okula gitmek zorunda kaldığını dile getirdi.Karaca, Köyümüzde okul olmadığı için 11 kilometre uzaklıktaki okula gitmek zorundayız. dedi.Kışın okullara ulaşım daha da zorYaz aylarında okula motosikletle gitmeye çalışacaklarını belirten Karaca, kışın ulaşımı nasıl sağlayacaklarını ise bilmediklerini söyledi.Türkiye'de eğitim gördükleri için Arapça eğitim almakta zorlandıklarını anlatan Karaca, derslerin Türkçe ve Arapça olarak desteklenmesinin dil sorununu aşmalarına yardımcı olabileceğini söyledi.Gebelli beldesindeki okulun gelecek hafta açılacağının söylendiğini aktaran Karaca, 9. sınıf öğrencilerinin köylerine 11 kilometre mesafedeki Zinzif'e yönlendirildiğini belirtti.Öğretmenler dersleri iki dilde anlatarak çocuklara yardımcı olmaya çalışıyorTürkmen Dağı'ndaki Zinzif Okulu'nda görev yapan öğretmen Emel Abdullah, geçen yıl Türkiye'den döndüklerini ve burada eğitim alanında pek çok sorunla karşılaştıklarını ifade etti.Türkiye'den dönen öğrencilerin Arapça bilmediğini kaydeden Abdullah, öğretmenler olarak her iki dili de bildikleri için çocuklara yardımcı olmaya çalıştıklarını anlattı.Abdullah, Türkçenin eğitim müfredatına dahil edilmesini istedi.Öğretmenlerin Lazkiye'den Türkmen Dağı'na ulaşmakta büyük zorluk yaşadığını belirten Abdullah, ulaşım konusunda kendilerinin de öğrencilerle benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.Kendisinin Çümeren köyünden olduğunu söyleyen Abdullah, devrik rejimin bombardımanı nedeniyle neredeyse hiçbir yapının ayakta kalmadığını bu nedenle köyüne geri dönemediğini söyledi.Köyde sağlık ocağı ve okulun da bulunmadığını belirten Abdullah, Yaşam şartlarının hiçbiri uygun değil. dedi.Abdullah, öğretmenlerin bu bölgelere de yönlendirilmesini talep etti.Öğrenciler için servis imkanı sağlanmalıÇukurcak köyü muhtarı Nureddin Bal, ailelerin çocuklarını okula götürüp getirmekte zorlandığını, özellikle uzak köylerde yaşayan öğrencilerin ciddi güçlüklerle karşılaştığını söyledi.Kış aylarında ulaşım şartlarının daha da zorlaşacağını vurgulayan Bal, öğrencilerin okula gidip gelmesinin büyük bir sorun olduğunu ifade etti.Köyler arasında öğrenciler için servis veya nakil imkanlarının oluşturulmasını isteyen Bal, bunun yalnızca kendi köyleri için değil, bölgedeki tüm yerleşimler için gerekli olduğunun altını çizdi.Türkçe ile eğitim gerekliTürkiye'den dönen öğrencilerin önemli bir bölümünün Arapça bilmediğini belirten Bal, geçen yıl kısa süreli bazı çalışmalar yapıldığını ancak bunların yeterli olup olmadığını bilmediğini dile getirdi.“Türkçe ile eğitim gerekli. diyen Bal, özellikle Türkiye'den dönen öğrencilerin bu desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi.Bal, Türkiye'den gelenlerin 6. ve 7. sınıftaki çocukları gelip burada 1. sınıftan başlayamaz. dedi.Çocukların geleceği çalınıyorKepir köyünde yaşayan öğrenci velisi Beşir Kürdi, bölgede yeterli sayıda okul bulunmadığını, yalnızca Gebelli, Zinzif ve Gökdağ'da okul olduğunu belirtti.Özellikle kış aylarında çocukların okula gidip gelmesinin çok zor olduğunu vurgulayan Kürdi, bu soruna çözüm bulunmasını istedi.“Çocukların geleceği çalınıyor. diyen Kürdi, çocukların eğitim hayatına devam edebilmesi için yetkililerden destek beklediklerini dile getirdi.Dil bariyerinin de önemli bir problem olduğunu belirten Kürdi, Türkiye'de Türkçe eğitim alan çocuklarımız Arapça eğitim sistemine uyum sağlamakta zorlanıyor. Hükümetten talebimiz Arapçanın yanında Türkçe eğitim de verilmesi. dedi.Kürdi, bölgede yaşayan Türkmenlerin ana dillerinde eğitim görmek istediğini dile getirdi.Türkçe eğitim verilmesi halinde öğrencilerin daha başarılı olacağına inandığını söyleyen Kürdi, mevcut şartların çocukların eğitim hayatını olumsuz etkilediğini ifade etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/turkiye-den-suriye-ye-donen-turkmen-ogrenciler-egitimlerini-surdurebilmek-icin-bircok-zorlugu-asmak-zorunda.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Girit Adası'nda suç örgütü kurmak iddiasıyla 10 zanlı yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/girit-adasi-nda-suc-orgutu-kurmak-iddiasiyla-10-zanli-yakalandi/913291/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/girit-adasi-nda-suc-orgutu-kurmak-iddiasiyla-10-zanli-yakalandi/913291/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:48:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Atina / Yunanistan’da Girit Adası’nın Resmo ilinde suç örgütü kurmak iddiasıyla 10 şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Atina Haberleri : Yunanistan’da Girit Adası’nın Resmo ilinde suç örgütü kurmak iddiasıyla 10 şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi.Yunan basınında yer alan haberlere göre, Girit Adası'nda 2’si yabancı uyruklu 8’i Yunanistan vatandaşı olmak üzere 10 zanlı suç örgütü kurmak suçlamasıyla yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilere, besicilik yapanlara devletin verdiği sübvansiyonlarda yolsuzluk, yasaklı madde kaçakçılığı, vergi kaçırma, yabancı mülke zarar verme, hırsızlık gibi suçlamalar yöneltiliyor.Konuya ilişkin soruşturma, Resmo Narkotik Suçlarla Mücadele Birimi tarafından yürütülüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Atina Haberleri : Yunanistan’da Girit Adası’nın Resmo ilinde suç örgütü kurmak iddiasıyla 10 şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi.Yunan basınında yer alan haberlere göre, Girit Adası'nda 2’si yabancı uyruklu 8’i Yunanistan vatandaşı olmak üzere 10 zanlı suç örgütü kurmak suçlamasıyla yakalandı. Gözaltına alınan şüphelilere, besicilik yapanlara devletin verdiği sübvansiyonlarda yolsuzluk, yasaklı madde kaçakçılığı, vergi kaçırma, yabancı mülke zarar verme, hırsızlık gibi suçlamalar yöneltiliyor.Konuya ilişkin soruşturma, Resmo Narkotik Suçlarla Mücadele Birimi tarafından yürütülüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/girit-adasi-nda-suc-orgutu-kurmak-iddiasiyla-10-zanli-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adalet Bakan Yardımcısı Ayyıldız, Antalya'daki Uluslararası 21. Adli Tıp Günleri'nde konuştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/adalet-bakan-yardimcisi-ayyildiz-antalya-daki-uluslararasi-21-adli-tip-gunleri-nde-konustu/913290/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/adalet-bakan-yardimcisi-ayyildiz-antalya-daki-uluslararasi-21-adli-tip-gunleri-nde-konustu/913290/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:43:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri : Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Adli Tıp Kurumumuz iki asra yaklaşan birikimiyle resmi bilirkişilik hizmeti sunan ülkemizin en köklü kurumlarından biri. dedi.Ayyıldız, Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı (ATGV) Antalya Eğitim ve Sosyal Tesisi'nde düzenlenen, Anadolu Ajansı'nın Global İletişim Ortağı olduğu Uluslararası 21. Adli Tıp Günleri'nde yaptığı konuşmada, adli tıp ve adli bilimlerin, maddi gerçeğin bilimsel yöntemlerle ortaya çıkarılmasına yardımcı olarak hukukun ve yargının önünü aydınlattığını söyledi.Mahkemelerin ve Cumhuriyet savcılıklarının önüne gelen dosyalarda Adli Tıp Kurumunun yaptığı incelemelerin, verdiği raporların ve bilimsel mütalaaların son derece önemli olduğunu belirten Ayyıldız, bilirkişilikte yapılan doğru tespitin, bir kişinin hakkının teslim edilmesinde, bir mağduriyetin giderilmesinde, bazen de gerçeğin yıllar sonra ortaya çıkarılmasında belirleyici olabildiğini ifade etti.Ayyıldız, bilimsel, güvenilir ve tarafsız bilirkişilik hizmetinin, güçlü bir adalet sisteminin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:Adli Tıp Kurumumuz da iki asra yaklaşan birikimiyle resmi bilirkişilik hizmeti sunan ülkemizin en köklü kurumlarından biri. Bugün geldiğimiz noktada Adli Tıp Kurumu yalnızca klasik anlamda otopsi yapan veya tıbbi değerlendirme sunan bir kurum değildir. Adli genetikten adli toksikolojiye, adli bilişimden adli belge incelemeye, adli trafik incelemelerinden adli psikiyatriye kadar çok geniş bir alanda, hekimlerin yanında mühendislerin, kimyagerlerin, biyologların ve farklı disiplinlerden uzmanların birlikte çalıştığı çok yönlü bir resmi bilirkişilik kurumu haline gelmiştir. Son yıllarda Adalet Bakanlığı olarak yapılan yatırımlarla Adli Tıp Kurumunun teşkilat yapısı güçlendirilmiş, hizmet ağı ülke geneline yaygınlaştırılmış, yeni ihtisas kurulları ve daireleri kurulmuş ve fiziki ve teknik kapasitesi geliştirilmiştir.Ayyıldız, Adli Tıp Kurumunun 16 Adli Tıp Grup Başkanlığı, 161 Adli Tıp Şube Müdürlüğü ile yılda 1 milyona varan adli dosyada yargı mercilerine bilimsel ve teknik bilirkişilik hizmeti verdiğini kaydetti.Adli Tıp Kurumu laboratuvarlarının uluslararası standartlarda çalışmasına, kalite ve akreditasyon sisteminin yaygınlaştırılmasına özel önem verdiklerini aktaran Ayyıldız, Bilirkişilikte güven, yalnızca sonuca değil, o sonuca hangi yöntemle, hangi standartta ve hangi bilimsel süreçten geçilerek ulaşıldığına da bağlıdır. Adalet Bakanlığı olarak, Adli Tıp Kurumumuzun insan kaynağını, teknolojik imkanlarını ve hizmet kapasitesini geliştirmeyi bundan sonra da desteklemeye devam edeceğiz. diye konuştu.Adli tıp ve adli bilimler kurumlarının sabit kalması düşünülemezBakan Yardımcısı Ayyıldız, bilim ve teknolojinin çok hızlı değiştiğini, bundan yalnızca birkaç yıl önce adli tıp ve adli bilimlerin gündeminde sınırlı ölçüde bulunan birçok konunun bugün daha sık karşılaşılmaya başlandığını dile getirdi.Yapay zeka, dijital deliller, deepfake görüntü ve sesler, yeni nesil DNA teknolojileri, gelişmiş toksikolojik analizler, adli radyoloji ve virtopsinin bunlardan sadece birkaçı olduğunu ifade eden Ayyıldız, konuşmasını şöyle tamamladı:Adli tıp ve adli bilimler kurumlarının sabit kalması düşünülemez. Yeni suç biçimlerine, yeni delil türlerine ve yeni teknolojilere bilimsel yöntemlerle cevap verebilen, dünyadaki gelişmeleri takip eden ve gerektiğinde bu gelişmelere yön verebilen kurumlara ihtiyacımız var. Adli Tıp Kurumumuzun son yıllarda uluslararası adli tıp ve adli bilim kurumları ile geliştirdiği iş birliği ve ilişkileri bu nedenle ayrıca önemsiyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri : Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Adli Tıp Kurumumuz iki asra yaklaşan birikimiyle resmi bilirkişilik hizmeti sunan ülkemizin en köklü kurumlarından biri. dedi.Ayyıldız, Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı (ATGV) Antalya Eğitim ve Sosyal Tesisi'nde düzenlenen, Anadolu Ajansı'nın Global İletişim Ortağı olduğu Uluslararası 21. Adli Tıp Günleri'nde yaptığı konuşmada, adli tıp ve adli bilimlerin, maddi gerçeğin bilimsel yöntemlerle ortaya çıkarılmasına yardımcı olarak hukukun ve yargının önünü aydınlattığını söyledi.Mahkemelerin ve Cumhuriyet savcılıklarının önüne gelen dosyalarda Adli Tıp Kurumunun yaptığı incelemelerin, verdiği raporların ve bilimsel mütalaaların son derece önemli olduğunu belirten Ayyıldız, bilirkişilikte yapılan doğru tespitin, bir kişinin hakkının teslim edilmesinde, bir mağduriyetin giderilmesinde, bazen de gerçeğin yıllar sonra ortaya çıkarılmasında belirleyici olabildiğini ifade etti.Ayyıldız, bilimsel, güvenilir ve tarafsız bilirkişilik hizmetinin, güçlü bir adalet sisteminin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:Adli Tıp Kurumumuz da iki asra yaklaşan birikimiyle resmi bilirkişilik hizmeti sunan ülkemizin en köklü kurumlarından biri. Bugün geldiğimiz noktada Adli Tıp Kurumu yalnızca klasik anlamda otopsi yapan veya tıbbi değerlendirme sunan bir kurum değildir. Adli genetikten adli toksikolojiye, adli bilişimden adli belge incelemeye, adli trafik incelemelerinden adli psikiyatriye kadar çok geniş bir alanda, hekimlerin yanında mühendislerin, kimyagerlerin, biyologların ve farklı disiplinlerden uzmanların birlikte çalıştığı çok yönlü bir resmi bilirkişilik kurumu haline gelmiştir. Son yıllarda Adalet Bakanlığı olarak yapılan yatırımlarla Adli Tıp Kurumunun teşkilat yapısı güçlendirilmiş, hizmet ağı ülke geneline yaygınlaştırılmış, yeni ihtisas kurulları ve daireleri kurulmuş ve fiziki ve teknik kapasitesi geliştirilmiştir.Ayyıldız, Adli Tıp Kurumunun 16 Adli Tıp Grup Başkanlığı, 161 Adli Tıp Şube Müdürlüğü ile yılda 1 milyona varan adli dosyada yargı mercilerine bilimsel ve teknik bilirkişilik hizmeti verdiğini kaydetti.Adli Tıp Kurumu laboratuvarlarının uluslararası standartlarda çalışmasına, kalite ve akreditasyon sisteminin yaygınlaştırılmasına özel önem verdiklerini aktaran Ayyıldız, Bilirkişilikte güven, yalnızca sonuca değil, o sonuca hangi yöntemle, hangi standartta ve hangi bilimsel süreçten geçilerek ulaşıldığına da bağlıdır. Adalet Bakanlığı olarak, Adli Tıp Kurumumuzun insan kaynağını, teknolojik imkanlarını ve hizmet kapasitesini geliştirmeyi bundan sonra da desteklemeye devam edeceğiz. diye konuştu.Adli tıp ve adli bilimler kurumlarının sabit kalması düşünülemezBakan Yardımcısı Ayyıldız, bilim ve teknolojinin çok hızlı değiştiğini, bundan yalnızca birkaç yıl önce adli tıp ve adli bilimlerin gündeminde sınırlı ölçüde bulunan birçok konunun bugün daha sık karşılaşılmaya başlandığını dile getirdi.Yapay zeka, dijital deliller, deepfake görüntü ve sesler, yeni nesil DNA teknolojileri, gelişmiş toksikolojik analizler, adli radyoloji ve virtopsinin bunlardan sadece birkaçı olduğunu ifade eden Ayyıldız, konuşmasını şöyle tamamladı:Adli tıp ve adli bilimler kurumlarının sabit kalması düşünülemez. Yeni suç biçimlerine, yeni delil türlerine ve yeni teknolojilere bilimsel yöntemlerle cevap verebilen, dünyadaki gelişmeleri takip eden ve gerektiğinde bu gelişmelere yön verebilen kurumlara ihtiyacımız var. Adli Tıp Kurumumuzun son yıllarda uluslararası adli tıp ve adli bilim kurumları ile geliştirdiği iş birliği ve ilişkileri bu nedenle ayrıca önemsiyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/adalet-bakan-yardimcisi-ayyildiz-antalya-daki-uluslararasi-21-adli-tip-gunleri-nde-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ANALİZ - Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern seçimleri: Almanya’da değişen siyasi dengeler</title>
      <link>https://www.canligaste.com/analiz-berlin-ve-mecklenburg-vorpommern-secimleri-almanya-da-degisen-siyasi-dengeler/913289/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/analiz-berlin-ve-mecklenburg-vorpommern-secimleri-almanya-da-degisen-siyasi-dengeler/913289/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:43:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / 20 Eylül seçimlerinin en önemli sonucu bir partinin diğerine karşı elde ettiği başarıdan ziyade, Almanya'nın parti sistemindeki merkezkaç dinamiklerin güçlenmesi olarak görülebilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Akademisyen Doç. Dr. Nurgül Bekar, 20 Eylül 2026'da Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern'de gerçekleştirilen eyalet seçimlerinin sonuçlarını ve bu seçimlerin Alman siyasetinin geleceğine olası etkilerini AA Analiz için kaleme aldı. ***20 Eylül 2026'da Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern'de gerçekleştirilen eyalet seçimleri, Almanya'nın son yıllarda geçirdiği siyasi dönüşümün önemli bir aşamasını ortaya koydu. İki eyalette sonuçlar birbirinden oldukça farklı olsa da geleneksel merkez partilerinin siyasal ağırlığı azalırken seçmenin farklı yönlerdeki alternatiflere daha fazla yöneldiği görülüyor. Mecklenburg-Vorpommern'de Almanya için Alternatif partisi (AfD) yüzde 38,2 ile birinci olurken Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 35,5'te kaldı. Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) bu seçimlerde  yüzde 4,9 ile yüzde 5'lik seçim barajının altında kaldı. Berlin'de ise Sol Parti yüzde 25,9 ile birinci parti oldu. CDU yüzde 18,8, AfD yüzde 16,3, Yeşiller yüzde 14,3 ve SPD yüzde 12,1 oy aldı. AfD, 6 Eylül Sachsen-Anhalt seçimlerinde yüzde 43,8 ile birinci olmuştu. Kısa bir zaman aralığında iki Doğu Almanya eyaletinde yüzde 40 civarında oy oranlarına ulaşılması, ayrıca Batı Alman eyaletlerinde de iki haneli oy oranlarına sahip olması AfD’nin artık Almanya siyasetinde kalıcı olduğunu göstermesi açısından büyük öneme sahip. Bu sonuçlar aynı zamanda Almanya’da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk defa, göçmen karşıtı ve milliyetçi aşırı sağ söylemin ne denli güçlendiğini gösteriyor. Bu çerçevede AfD’nin her seçimde daha sağlam bir seçmen tabanı oluşturduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak parti bu desteği Berlin’de alamamış görünüyor. AfD burada da önceki seçime göre önemli bir artış gösterse de Sol Parti'nin oldukça gerisinde kaldı. Üstelik, AfD ile diğer partiler koalisyon kurmak istemediği için partinin oy oranının hükümet etmeye dönüşeceğini söylemek zor.Sol Parti&#039;nin yükselişiBerlin seçimlerinin asıl siyasi önemi Sol Parti'nin performansında ortaya çıkıyor. Parti özellikle konut, kira ve sosyal politika başlıklarını merkeze alan bir kampanya uyguladı ve oylarını artırarak yaklaşık yüzde 26 civarındaki oy oranıyla Berlin’de ilk defa birinci çıktı. Berlin'deki yüksek konut maliyetleri ve yaşam giderlerinin, Sol Parti'nin politika öncelikleriyle örtüşmesi bu başarıda etkili oldu. Diğer bir etkenin de genç seçmenin sol partiye yönelmesi olduğunu söyleyebiliriz, zira Berlin’de de Almanya’nın birçok eyaleti gibi seçmen yaşı 16 yaşa indi. Bu kapsamda Sol Parti'nin başbakan adayı olarak seçim kampanyasının merkezinde yer alan Türk kökenli Elif Eralp'in rolü siyasi açıdan özellikle dikkat çekici. Eralp, seçim sonrasında Berlin'i yönetmek istediğini ve büyük konut şirketlerinin kamulaştırılması yönündeki seçim vaadini uygulamaya koyacağını açıkladı. Ancak aldığı oy oranı tek başına hükümet kurmaya yetmiyor, dolayısıyla kimin hükümet kuracağını koalisyon görüşmeleri belirleyecek.Merz ve CDU&#039;nun geleceğiŞansölye Friedrich Merz ve CDU açısından seçim sonuçları daha olumsuz bir tablo çiziyor. Mecklenburg-Vorpommern'deki barajın altında kalan sonuç, CDU'nun herhangi bir eyalet parlamentosunda sandalye kazanamama ihtimali bakımından, tarihi önem taşıyor. Bu, 1949'dan bu yana parti açısından bir eyalet seçimindeki en düşük sonuç olarak değerlendiriliyor. Üstelik bu sonuç Sachsen-Anhalt'taki tabloyla birleşiyor. Orada AfD yüzde 43,8'e çıkarken CDU yüzde 17,2'de kalmıştı. Bu bağlamda, Merz'in liderliğindeki CDU'nun özellikle Doğu Almanya'da AfD karşısında ciddi bir seçmen kaybıyla karşı karşıya olduğu görülüyor.Berlin'de ise farklı bir problem ortaya çıkıyor. CDU yüzde 18,8 ile ikinci olmasına rağmen Sol Parti, Yeşiller ve AfD'nin güçlü performansı karşısında merkez sağın başkentteki alanının daraldığı görülüyor. Bunun Merz'in siyasi kariyeri açısından doğrudan bir sonuca işaret ettiğini söylemek için henüz erken. Merz seçim sonuçlarını felaket olarak nitelendirse de görevinden ayrılmayacağını ve reform programını sürdüreceğini açıkça belirtti. Dolayısıyla kısa vadede asıl soru liderlik değişikliğinden ziyade CDU'nun bu sonuçlara nasıl cevap vereceğidir. Ekonomik performansın iyileştirilmesi, yaşam maliyetleri, göç politikası ve AfD karşısında izlenecek strateji, Merz'in federal düzeydeki siyasi konumunu belirleyecek başlıca alanlar olacak. SPD, Yeşiller ve BSW nasıl konumlandı?SPD açısından da sonuçlar dikkat çekici. Parti Mecklenburg-Vorpommern'de güçlü kalmasına rağmen AfD'ye birinciliği kaptırdı, Berlin'de ise yalnızca yüzde 12 oy alabildi. Yeşiller, Berlin’de önemli bir aktör olmaya devam ederken Mecklenburg-Vorpommern'de seçim barajını zor geçebildi. Bu farklılıklar, Almanya'nın parti rekabetinin giderek daha fazla bölgesel özellik kazandığını gösteriyor. Aynı parti, farklı eyaletlerde birbirinden oldukça farklı siyasi koşullarla karşılaşabiliyor.Sosyal Adalet ve Ekonomik Anlayış İttifakının (BSW) konumu da bu parçalanmanın başka bir boyutunu oluşturuyor. Parti Sachsen-Anhalt da barajı geçebildi ama 20 Eylül seçimlerinde barajın altında kaldı. Ekonomik ve sosyal politikalarında sola yakın, göç ve bazı kültürel konularda daha muhafazakar bir çizgi izlemesi ve Rusya-Ukrayna Savaşı ile silahlanma konularında ana akım partilerden ayrılması, BSW'yi klasik sağ-sol eksenine tam olarak oturmayan bir aktör haline getiriyor. 2025 federal seçiminde yüzde 5 barajını çok küçük bir farkla aşamaması nedeniyle Parlamento dışında kalan parti, varlığını sürdürebildiği ölçüde Almanya'daki siyasi parçalanmanın önemli unsurlarından biri olmaya devam edebilir.Almanya siyasetini neler bekliyor?Bütün bu gelişmeler Almanya'da siyasetin dönüştüğüne işaret ediyor. Almanya'da bir yandan aşırı sağ hızla güçlenirken diğer yanda Berlin'de Sol Parti'nin başarısı ve SPD'nin gerilemesi, CDU'nun özellikle Doğu'daki kayıpları ve BSW'nin baraj çevresindeki varlığı, geleneksel merkez partilerinin seçmeni eskisi kadar kolay birleştiremediğini gösteriyor. Bu nedenle, 20 Eylül seçimlerinin en önemli sonucu bir partinin diğerine karşı elde ettiği başarıdan ziyade, Almanya'nın parti sistemindeki merkezkaç dinamiklerin güçlenmesi olarak görülebilir. Bu gelişmeler aynı zamanda 2029'da yapılması öngörülen bir sonraki federal seçimin zeminini oluşturuyor. Bu çerçevede Almanya’daki merkez partilerin seçmeni yeniden kazanıp kazanamayacakları ve aşırı sağcı AfD’nin yükselişini engelleyip engelleyemeyecekleri önümüzdeki üç yılın siyasetinin en belirleyici unsurları olacak. Bu bağlamda son eyalet seçimleri 2029'da yapılacak seçimlerin sonuçlarını öngörmek için elbette yeterli değil. Ancak İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana iki büyük merkez parti etrafında şekillenmiş geleneksel Alman siyasetinin şimdilerde kayda değer bir değişim yaşadığını söyleyebiliriz. [Doç. Dr. Nurgül Bekar, Akademisyendir.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.Muhabir: Sena Çavuş]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Akademisyen Doç. Dr. Nurgül Bekar, 20 Eylül 2026'da Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern'de gerçekleştirilen eyalet seçimlerinin sonuçlarını ve bu seçimlerin Alman siyasetinin geleceğine olası etkilerini AA Analiz için kaleme aldı. ***20 Eylül 2026'da Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern'de gerçekleştirilen eyalet seçimleri, Almanya'nın son yıllarda geçirdiği siyasi dönüşümün önemli bir aşamasını ortaya koydu. İki eyalette sonuçlar birbirinden oldukça farklı olsa da geleneksel merkez partilerinin siyasal ağırlığı azalırken seçmenin farklı yönlerdeki alternatiflere daha fazla yöneldiği görülüyor. Mecklenburg-Vorpommern'de Almanya için Alternatif partisi (AfD) yüzde 38,2 ile birinci olurken Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 35,5'te kaldı. Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) bu seçimlerde  yüzde 4,9 ile yüzde 5'lik seçim barajının altında kaldı. Berlin'de ise Sol Parti yüzde 25,9 ile birinci parti oldu. CDU yüzde 18,8, AfD yüzde 16,3, Yeşiller yüzde 14,3 ve SPD yüzde 12,1 oy aldı. AfD, 6 Eylül Sachsen-Anhalt seçimlerinde yüzde 43,8 ile birinci olmuştu. Kısa bir zaman aralığında iki Doğu Almanya eyaletinde yüzde 40 civarında oy oranlarına ulaşılması, ayrıca Batı Alman eyaletlerinde de iki haneli oy oranlarına sahip olması AfD’nin artık Almanya siyasetinde kalıcı olduğunu göstermesi açısından büyük öneme sahip. Bu sonuçlar aynı zamanda Almanya’da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk defa, göçmen karşıtı ve milliyetçi aşırı sağ söylemin ne denli güçlendiğini gösteriyor. Bu çerçevede AfD’nin her seçimde daha sağlam bir seçmen tabanı oluşturduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak parti bu desteği Berlin’de alamamış görünüyor. AfD burada da önceki seçime göre önemli bir artış gösterse de Sol Parti'nin oldukça gerisinde kaldı. Üstelik, AfD ile diğer partiler koalisyon kurmak istemediği için partinin oy oranının hükümet etmeye dönüşeceğini söylemek zor.Sol Parti&#039;nin yükselişiBerlin seçimlerinin asıl siyasi önemi Sol Parti'nin performansında ortaya çıkıyor. Parti özellikle konut, kira ve sosyal politika başlıklarını merkeze alan bir kampanya uyguladı ve oylarını artırarak yaklaşık yüzde 26 civarındaki oy oranıyla Berlin’de ilk defa birinci çıktı. Berlin'deki yüksek konut maliyetleri ve yaşam giderlerinin, Sol Parti'nin politika öncelikleriyle örtüşmesi bu başarıda etkili oldu. Diğer bir etkenin de genç seçmenin sol partiye yönelmesi olduğunu söyleyebiliriz, zira Berlin’de de Almanya’nın birçok eyaleti gibi seçmen yaşı 16 yaşa indi. Bu kapsamda Sol Parti'nin başbakan adayı olarak seçim kampanyasının merkezinde yer alan Türk kökenli Elif Eralp'in rolü siyasi açıdan özellikle dikkat çekici. Eralp, seçim sonrasında Berlin'i yönetmek istediğini ve büyük konut şirketlerinin kamulaştırılması yönündeki seçim vaadini uygulamaya koyacağını açıkladı. Ancak aldığı oy oranı tek başına hükümet kurmaya yetmiyor, dolayısıyla kimin hükümet kuracağını koalisyon görüşmeleri belirleyecek.Merz ve CDU&#039;nun geleceğiŞansölye Friedrich Merz ve CDU açısından seçim sonuçları daha olumsuz bir tablo çiziyor. Mecklenburg-Vorpommern'deki barajın altında kalan sonuç, CDU'nun herhangi bir eyalet parlamentosunda sandalye kazanamama ihtimali bakımından, tarihi önem taşıyor. Bu, 1949'dan bu yana parti açısından bir eyalet seçimindeki en düşük sonuç olarak değerlendiriliyor. Üstelik bu sonuç Sachsen-Anhalt'taki tabloyla birleşiyor. Orada AfD yüzde 43,8'e çıkarken CDU yüzde 17,2'de kalmıştı. Bu bağlamda, Merz'in liderliğindeki CDU'nun özellikle Doğu Almanya'da AfD karşısında ciddi bir seçmen kaybıyla karşı karşıya olduğu görülüyor.Berlin'de ise farklı bir problem ortaya çıkıyor. CDU yüzde 18,8 ile ikinci olmasına rağmen Sol Parti, Yeşiller ve AfD'nin güçlü performansı karşısında merkez sağın başkentteki alanının daraldığı görülüyor. Bunun Merz'in siyasi kariyeri açısından doğrudan bir sonuca işaret ettiğini söylemek için henüz erken. Merz seçim sonuçlarını felaket olarak nitelendirse de görevinden ayrılmayacağını ve reform programını sürdüreceğini açıkça belirtti. Dolayısıyla kısa vadede asıl soru liderlik değişikliğinden ziyade CDU'nun bu sonuçlara nasıl cevap vereceğidir. Ekonomik performansın iyileştirilmesi, yaşam maliyetleri, göç politikası ve AfD karşısında izlenecek strateji, Merz'in federal düzeydeki siyasi konumunu belirleyecek başlıca alanlar olacak. SPD, Yeşiller ve BSW nasıl konumlandı?SPD açısından da sonuçlar dikkat çekici. Parti Mecklenburg-Vorpommern'de güçlü kalmasına rağmen AfD'ye birinciliği kaptırdı, Berlin'de ise yalnızca yüzde 12 oy alabildi. Yeşiller, Berlin’de önemli bir aktör olmaya devam ederken Mecklenburg-Vorpommern'de seçim barajını zor geçebildi. Bu farklılıklar, Almanya'nın parti rekabetinin giderek daha fazla bölgesel özellik kazandığını gösteriyor. Aynı parti, farklı eyaletlerde birbirinden oldukça farklı siyasi koşullarla karşılaşabiliyor.Sosyal Adalet ve Ekonomik Anlayış İttifakının (BSW) konumu da bu parçalanmanın başka bir boyutunu oluşturuyor. Parti Sachsen-Anhalt da barajı geçebildi ama 20 Eylül seçimlerinde barajın altında kaldı. Ekonomik ve sosyal politikalarında sola yakın, göç ve bazı kültürel konularda daha muhafazakar bir çizgi izlemesi ve Rusya-Ukrayna Savaşı ile silahlanma konularında ana akım partilerden ayrılması, BSW'yi klasik sağ-sol eksenine tam olarak oturmayan bir aktör haline getiriyor. 2025 federal seçiminde yüzde 5 barajını çok küçük bir farkla aşamaması nedeniyle Parlamento dışında kalan parti, varlığını sürdürebildiği ölçüde Almanya'daki siyasi parçalanmanın önemli unsurlarından biri olmaya devam edebilir.Almanya siyasetini neler bekliyor?Bütün bu gelişmeler Almanya'da siyasetin dönüştüğüne işaret ediyor. Almanya'da bir yandan aşırı sağ hızla güçlenirken diğer yanda Berlin'de Sol Parti'nin başarısı ve SPD'nin gerilemesi, CDU'nun özellikle Doğu'daki kayıpları ve BSW'nin baraj çevresindeki varlığı, geleneksel merkez partilerinin seçmeni eskisi kadar kolay birleştiremediğini gösteriyor. Bu nedenle, 20 Eylül seçimlerinin en önemli sonucu bir partinin diğerine karşı elde ettiği başarıdan ziyade, Almanya'nın parti sistemindeki merkezkaç dinamiklerin güçlenmesi olarak görülebilir. Bu gelişmeler aynı zamanda 2029'da yapılması öngörülen bir sonraki federal seçimin zeminini oluşturuyor. Bu çerçevede Almanya’daki merkez partilerin seçmeni yeniden kazanıp kazanamayacakları ve aşırı sağcı AfD’nin yükselişini engelleyip engelleyemeyecekleri önümüzdeki üç yılın siyasetinin en belirleyici unsurları olacak. Bu bağlamda son eyalet seçimleri 2029'da yapılacak seçimlerin sonuçlarını öngörmek için elbette yeterli değil. Ancak İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana iki büyük merkez parti etrafında şekillenmiş geleneksel Alman siyasetinin şimdilerde kayda değer bir değişim yaşadığını söyleyebiliriz. [Doç. Dr. Nurgül Bekar, Akademisyendir.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.Muhabir: Sena Çavuş]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/analiz-berlin-ve-mecklenburg-vorpommern-secimleri-almanya-da-degisen-siyasi-dengeler.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye Innovation Week 2026 15 Ekim'de başlayacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-innovation-week-2026-15-ekim-de-baslayacak/913288/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-innovation-week-2026-15-ekim-de-baslayacak/913288/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:43:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Etkinlikte, insan-yapay zeka birlikteliği, yeniden tasarlanan eğitim, dönüşen kurumlar, güven, dijital kimlik ve toplumsal dayanıklılık yeni çağın ekonomik ve sosyal dinamikleri çerçevesinde tartışılacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye'nin ve yakın coğrafyanın en kapsamlı inovasyon buluşmalarından biri olan Türkiye Innovation Week 2026 (TIW-Türkiye İnovasyon Haftası),15-17 Ekim'de Haliç Kongre Merkezi’nde 13'üncü kez gerçekleştirilecek.Türkiye İhracatçılar Meclisi'nden (TİM) yapılan açıklamaya göre, Ticaret Bakanlığının destekleriyle, TİM ev sahipliğinde düzenlenecek TIW26, bu yıl Humanity 6.0-İnsanlığın Yeni Evresi temasıyla düzenlenecek.12 yılda 600 binden fazla katılımcıya, 10 milyon izleyiciye ve 255 milyon etkileşime ulaşan TIW'ın bu yılki etkinliğinde, yapay zekadan robotik teknolojilere, biyoteknolojiden yeni nesil eğitime kadar dünyayı ve ekonomiyi dönüştüren gelişmeler insan odağında ele alınacak.Yapay zeka, robotik, biyoteknoloji ve veri sistemlerinin üretim modellerinden iş yapış biçimlerine kadar ekonominin tüm dinamiklerini değiştirdiği yeni dönemde TIW26, Teknoloji hazır. Peki ya biz? sorusuna odaklanacak. Humanity 6.0 yaklaşımıyla küresel rekabetin yalnızca teknolojik kapasiteyle değil, değişime uyum sağlayan insan kaynağı, dayanıklı kurumlar, yeni yetkinlikler ve güçlü işbirliği ekosistemleriyle şekilleneceğine dikkat çekilecek.İnsan-yapay zeka birlikteliği, yeniden tasarlanan eğitim, dönüşen kurumlar, güven, dijital kimlik ve toplumsal dayanıklılık yeni çağın ekonomik ve sosyal dinamikleri çerçevesinde tartışılacak.Dünyaca ünlü isimler sahne alacakÜç gün boyunca dünyanın farklı noktalarından düşünce liderleri, akademisyenler, girişimciler, ihracatçılar, yatırımcılar, teknoloji şirketleri ve gençleri İstanbul'da buluşturacak TIW26, inovasyon ekosisteminin farklı aktörlerini aynı çatı altında bir araya getirecek.TIW26, panellerden master class'lara, ödül programlarından oyun deneyim alanlarına, sergilerden hackathon ve atölyelere uzanan zengin bir programa ev sahipliği yapacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye'nin ve yakın coğrafyanın en kapsamlı inovasyon buluşmalarından biri olan Türkiye Innovation Week 2026 (TIW-Türkiye İnovasyon Haftası),15-17 Ekim'de Haliç Kongre Merkezi’nde 13'üncü kez gerçekleştirilecek.Türkiye İhracatçılar Meclisi'nden (TİM) yapılan açıklamaya göre, Ticaret Bakanlığının destekleriyle, TİM ev sahipliğinde düzenlenecek TIW26, bu yıl Humanity 6.0-İnsanlığın Yeni Evresi temasıyla düzenlenecek.12 yılda 600 binden fazla katılımcıya, 10 milyon izleyiciye ve 255 milyon etkileşime ulaşan TIW'ın bu yılki etkinliğinde, yapay zekadan robotik teknolojilere, biyoteknolojiden yeni nesil eğitime kadar dünyayı ve ekonomiyi dönüştüren gelişmeler insan odağında ele alınacak.Yapay zeka, robotik, biyoteknoloji ve veri sistemlerinin üretim modellerinden iş yapış biçimlerine kadar ekonominin tüm dinamiklerini değiştirdiği yeni dönemde TIW26, Teknoloji hazır. Peki ya biz? sorusuna odaklanacak. Humanity 6.0 yaklaşımıyla küresel rekabetin yalnızca teknolojik kapasiteyle değil, değişime uyum sağlayan insan kaynağı, dayanıklı kurumlar, yeni yetkinlikler ve güçlü işbirliği ekosistemleriyle şekilleneceğine dikkat çekilecek.İnsan-yapay zeka birlikteliği, yeniden tasarlanan eğitim, dönüşen kurumlar, güven, dijital kimlik ve toplumsal dayanıklılık yeni çağın ekonomik ve sosyal dinamikleri çerçevesinde tartışılacak.Dünyaca ünlü isimler sahne alacakÜç gün boyunca dünyanın farklı noktalarından düşünce liderleri, akademisyenler, girişimciler, ihracatçılar, yatırımcılar, teknoloji şirketleri ve gençleri İstanbul'da buluşturacak TIW26, inovasyon ekosisteminin farklı aktörlerini aynı çatı altında bir araya getirecek.TIW26, panellerden master class'lara, ödül programlarından oyun deneyim alanlarına, sergilerden hackathon ve atölyelere uzanan zengin bir programa ev sahipliği yapacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bursa'da toplu taşımada kullanılacak yeni elektrikli otobüsler tanıtıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bursa-da-toplu-tasimada-kullanilacak-yeni-elektrikli-otobusler-tanitildi/913286/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bursa-da-toplu-tasimada-kullanilacak-yeni-elektrikli-otobusler-tanitildi/913286/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:38:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bursa / Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba: - Hedefimiz, önümüzdeki yıl terminal hatlarımızın tamamını elektrikli otobüse çevirmek. Ondan sonraki süreçte de aslında bütün şehrimizi elektrikli otobüslere çevirmek olacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bursa Haberleri : Bursa Büyükşehir Belediyesince alınan elektrikli otobüsler tanıtıldı.Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa Şehirlerarası ve Uluslararası Otobüs Terminali'nde düzenlenen programda, filolarına kattıkları 4 elektrikli otobüsün test sürüşünü yaptıklarını söyledi.Araçların yüzde 100 elektrikli olduğunu belirten Biba, daha sessiz, çevreci ve ekonomik ulaşımı kentle buluşturmayı hedeflediklerini söyledi.Biba, çevreci araçlara dönüş noktasında ilk adımı attıklarını vurgulayarak, Hedefimiz, önümüzdeki yıl terminal hatlarımızın tamamını elektrikli otobüse çevirmek. Ondan sonraki süreçte de aslında bütün şehrimizi elektrikli otobüslere çevirmek olacak. Bunlar, adım adım gerçekleştirilecek. Bursa'da ulaşımı daha uygun hale, daha ekonomik hale getirebilme adına gereken bütün adımları biz atmaya hazırız ve her zaman da atacağız. ifadelerini kullandı.Gelecek yılın ilk yarısında toplu ulaşımda toplam 50 elektrikli araca sahip olacaklarını belirten Biba, Bunlar, bizim belediyemizin kendi araçları, ilk kendi araçlarımızdan başladık. Ondan sonraki süreçte de özel halk otobüslerimizle de işbirliği içinde olacak şekilde onların da otobüslerini elektrikli otobüslere çevirmeyi amaçlıyoruz. diye konuştu.Kendi enerjimizi üretebilir hale getirmemiz gerekiyorBiba, kendi enerjilerini üretebilir hale geleceklerini vurgulayarak, Bundan sonraki süreçte zaten güneş enerjisi panellerinden tutun rüzgar gülleri aracılığıyla kendi enerjimizi üretebilir hale getirmemiz gerekiyor. Aksi takdirde bizim elektrikli otobüslere dönüşümüz, arzu ettiğimiz ekonomik şartları sağlamayacaktır. Bununla ilgili de hedeflerimizi masaya yatırdık ve inşallah en kısa sürede de bizim bu manadaki ihtiyaçlarımızı besleyen, enerji manasındaki kurulu gücü de sağlayacağız. ifadelerini kullandı.Şahin Biba, her gün yaklaşık 1 milyon yolcunun toplu taşımayla ulaşımının sağlandığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:Bunun yaklaşık 600 bini, belediye marifetleriyle taşınmış oluyor. Bunların da yüzde 20'si ücretsiz bir şekilde ulaşımını sağlıyor. Dolayısıyla baktığımız zaman ortalamada ayda yaklaşık 330-350 milyon lira gibi bir para Burulaş'a, vatandaşımızın, Bursalı hemşehrilerimizin daha uygun ulaşım sağlayabilmesi için aktarılıyor yani biz, her ay 330-350 milyon lira yaklaşık bir sübvanse rakamından bahsediyoruz. Bu da yılda yaklaşık 4-4,5 milyar liraya tekabül ediyor.Biba, programın ardından elektrikli otobüse binerek yolcularla seyahat etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bursa Haberleri : Bursa Büyükşehir Belediyesince alınan elektrikli otobüsler tanıtıldı.Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa Şehirlerarası ve Uluslararası Otobüs Terminali'nde düzenlenen programda, filolarına kattıkları 4 elektrikli otobüsün test sürüşünü yaptıklarını söyledi.Araçların yüzde 100 elektrikli olduğunu belirten Biba, daha sessiz, çevreci ve ekonomik ulaşımı kentle buluşturmayı hedeflediklerini söyledi.Biba, çevreci araçlara dönüş noktasında ilk adımı attıklarını vurgulayarak, Hedefimiz, önümüzdeki yıl terminal hatlarımızın tamamını elektrikli otobüse çevirmek. Ondan sonraki süreçte de aslında bütün şehrimizi elektrikli otobüslere çevirmek olacak. Bunlar, adım adım gerçekleştirilecek. Bursa'da ulaşımı daha uygun hale, daha ekonomik hale getirebilme adına gereken bütün adımları biz atmaya hazırız ve her zaman da atacağız. ifadelerini kullandı.Gelecek yılın ilk yarısında toplu ulaşımda toplam 50 elektrikli araca sahip olacaklarını belirten Biba, Bunlar, bizim belediyemizin kendi araçları, ilk kendi araçlarımızdan başladık. Ondan sonraki süreçte de özel halk otobüslerimizle de işbirliği içinde olacak şekilde onların da otobüslerini elektrikli otobüslere çevirmeyi amaçlıyoruz. diye konuştu.Kendi enerjimizi üretebilir hale getirmemiz gerekiyorBiba, kendi enerjilerini üretebilir hale geleceklerini vurgulayarak, Bundan sonraki süreçte zaten güneş enerjisi panellerinden tutun rüzgar gülleri aracılığıyla kendi enerjimizi üretebilir hale getirmemiz gerekiyor. Aksi takdirde bizim elektrikli otobüslere dönüşümüz, arzu ettiğimiz ekonomik şartları sağlamayacaktır. Bununla ilgili de hedeflerimizi masaya yatırdık ve inşallah en kısa sürede de bizim bu manadaki ihtiyaçlarımızı besleyen, enerji manasındaki kurulu gücü de sağlayacağız. ifadelerini kullandı.Şahin Biba, her gün yaklaşık 1 milyon yolcunun toplu taşımayla ulaşımının sağlandığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:Bunun yaklaşık 600 bini, belediye marifetleriyle taşınmış oluyor. Bunların da yüzde 20'si ücretsiz bir şekilde ulaşımını sağlıyor. Dolayısıyla baktığımız zaman ortalamada ayda yaklaşık 330-350 milyon lira gibi bir para Burulaş'a, vatandaşımızın, Bursalı hemşehrilerimizin daha uygun ulaşım sağlayabilmesi için aktarılıyor yani biz, her ay 330-350 milyon lira yaklaşık bir sübvanse rakamından bahsediyoruz. Bu da yılda yaklaşık 4-4,5 milyar liraya tekabül ediyor.Biba, programın ardından elektrikli otobüse binerek yolcularla seyahat etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bursa-da-toplu-tasimada-kullanilacak-yeni-elektrikli-otobusler-tanitildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sivas'ta iki otomobilin çarpıştığı kazada 5 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sivas-ta-iki-otomobilin-carpistigi-kazada-5-kisi-yaralandi/913285/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sivas-ta-iki-otomobilin-carpistigi-kazada-5-kisi-yaralandi/913285/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:36:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas / Sivas'ın Ulaş ilçesinde iki otomobilin çarpıştığı kazada 5 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri : Sivas'ın Ulaş ilçesinde iki otomobilin çarpıştığı kazada 5 kişi yaralandı.A.A. (55) yönetimindeki 58 AGZ 664 plakalı otomobil, Sivas-Malatya kara yolunun Yukarıada Kavşağı'nda U.K. (35) idaresindeki 58 ADZ 696 plakalı otomobille çarpıştı.İhbar üzerine bölgeye polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.Kazada, sürücüler ile araçlarda bulunan S.Ş. (43), M.K. (52) ile M.Ö. (55) yaralandı.Yaralılar, ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri : Sivas'ın Ulaş ilçesinde iki otomobilin çarpıştığı kazada 5 kişi yaralandı.A.A. (55) yönetimindeki 58 AGZ 664 plakalı otomobil, Sivas-Malatya kara yolunun Yukarıada Kavşağı'nda U.K. (35) idaresindeki 58 ADZ 696 plakalı otomobille çarpıştı.İhbar üzerine bölgeye polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.Kazada, sürücüler ile araçlarda bulunan S.Ş. (43), M.K. (52) ile M.Ö. (55) yaralandı.Yaralılar, ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/sivas-ta-iki-otomobilin-carpistigi-kazada-5-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ulaşımda rota yerli ve milli üretim ile öncelikli yatırımları gösteriyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ulasimda-rota-yerli-ve-milli-uretim-ile-oncelikli-yatirimlari-gosteriyor/913283/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ulasimda-rota-yerli-ve-milli-uretim-ile-oncelikli-yatirimlari-gosteriyor/913283/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:28:22 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Kamu Yatırım Programı Hazırlama Rehberi'ne göre gelecek 3 yılda Mersin-Gaziantep, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Osmaneli, Halkalı-Kapıkule projelerinin yapımına devam edilecek, ikinci hat yapımları, sinyalizasyon ve elektrifikasyon çalışmaları, iltisak hatları ve raylı sistem araçlarının yerli üretimi öne çıkacak - Doğu Akdeniz Ana Konteyner Limanı ile Rize İyidere Lojistik Limanı'na yönelik yatırımlar da öncelikli projeler arasında yer alıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : ARİFE YILDIZ ÜNAL - Türkiye'nin 2027-2029 döneminde ulaştırma yatırımlarında çok sayıda demir, deniz, hava ve kara yolu projesi dikkati çekerken raylı sistemlerde yerli ve milli üretim öncelik taşıyacak.AA muhabirinin 2027-2029 dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlama Rehberi'nden yaptığı derlemeye göre demir yolu sektörü öne çıkan alanlardan biri olacak.Bu kapsamda, Mersin-Gaziantep, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Osmaneli, Halkalı-Kapıkule projelerini tamamlamak için çalışmalar aralıksız devam edecek.Ayrıca, ikinci hat yapımları, sinyalizasyon ve elektrifikasyon yatırımları ile iltisak hatları da odaklanılacak alanlar arasında yer alacak. Hat kapasitesini ve verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yapılacak. Raylı sistem araçlarının yerli ve milli üretimine yönelik projelere ise öncelik verilecek.Konteyner ve lojistik limanları ön plandaDeniz yolunda, Adana'nın Yumurtalık bölgesindeki Doğu Akdeniz Ana Konteyner Limanı ile Rize'deki İyidere Lojistik Limanı'nın yapımına yönelik yatırımlar öncelik taşıyor.Tüm limanlardaki işlem ve maliyetleri ile bürokratik süreçleri asgari düzeye indirmeye yönelik yatırım ve projelere önem verilecek.Hava ve kara yollarında güvenliği artırıcı adımlarHava yolunda mevcut havalimanlarında uçuş güvenliğinin sürdürülebilmesini teminen pist, apron ve taksi yolu onarım ve iyileştirmeleri ile hava seyrüsefer emniyetini artırıcı projeler öncelikli olacak.Kara yollarında 12. Kalkınma Planı'nda belirtilen öncelikli sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda, trafik akışındaki darboğazların giderilmesi, varlık yönetim sisteminin geliştirilmesi ve trafik akışının ihtiyaç duyulan hizmet seviyesinde sürdürülmesini sağlayacak yatırımlar ile kara yollarında trafik güvenliği projelerine öncelik tanınacak.Ayrıca ortalama günlük ağır taşıt trafiği 1000 aracın üzerinde olan güzergahlarda bitümlü sıcak karışım kaplama yapılacak.Toplu taşımanın yetersiz kaldığı güzergahlarda raylı sistemler değerlendirilecekKent içi ulaşım sektöründe, toplu taşımada trafik yoğunluğu ve yolculuk talebindeki gelişmeler dikkate alınarak öncelikle otobüs, metrobüs ve benzeri sistemlere öncelik verilecek. Bunların yetersiz kaldığı güzergahlarda raylı sistem alternatifleri değerlendirilecek.Raylı sistemlerde, bir gün içinde insan hareketliliğinin, trafik yoğunluğunun veya iletişim sistemlerindeki veri akışının en üst düzeye ulaştığı zaman dilimi dikkate alınarak projeler yapılacak. Bu kapsamda, doruk saatte-tek yön yolculuk talebinin tramvay sistemleri için saatte en az 7 bin yolcu, hafif raylı sistemler için saatte en az 10 bin yolcu, metro sistemleri için ise saatte en az 15 bin yolcu düzeyinde gerçekleşeceği öngörülen koridorlarda planlanması şartı aranacak.Haberleşme sektöründe TRT'nin teknolojik altyapısı yenilenecek.Lojistik merkezlerin standartları yükseltilecekTamamlanma aşamasındaki otoyol ve bağlantı yolu projeleri ile mevcut otoyol sisteminin korunmasını ve etkin kullanımını sağlayacak, üstyapı iyileştirme, trafik güvenliği ile köprü ve viyadüklerin onarımına yönelik projelere önem ve öncelik verilecek.Çukurova, Batı Karadeniz ve Marmara bölgeleri başta olmak üzere mevcut ve yapımı devam eden lojistik merkezlerin standartları artırılacak. Yeni yapılacak yük ve lojistik merkezleri yük talebinin yüksek olduğu demir yolu koridorlarında planlanacak.Türkiye'nin lojistikte bölgesel açıdan daha etkin olması yönünde, lojistik maliyetleri ile işlem süre ve süreçlerinin azaltılmasını sağlayacak, ulaştırma türlerinin bütünleşmiş bir şekilde işletilmesini temin edecek, kombine taşımacılık uygulamalarını geliştirecek, ulaştırma planlamasında kalite ve güvenliği artıracak projeler ile Türkiye Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı sonuçları dikkate alınarak lojistik merkezlerin/üslerin yapımı öncelikli olacak.Bilgi ve iletişim teknolojileri yatırımlarını etkinleştirecek ve kurum içi ortak ihtiyaçları giderecek projeler kapsamında operasyonel maliyetleri azaltan, katma değerli ve paylaşılabilir veri yaratan projelere öncelik verilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : ARİFE YILDIZ ÜNAL - Türkiye'nin 2027-2029 döneminde ulaştırma yatırımlarında çok sayıda demir, deniz, hava ve kara yolu projesi dikkati çekerken raylı sistemlerde yerli ve milli üretim öncelik taşıyacak.AA muhabirinin 2027-2029 dönemi Kamu Yatırım Programı Hazırlama Rehberi'nden yaptığı derlemeye göre demir yolu sektörü öne çıkan alanlardan biri olacak.Bu kapsamda, Mersin-Gaziantep, Ankara-İzmir, Bandırma-Bursa-Osmaneli, Halkalı-Kapıkule projelerini tamamlamak için çalışmalar aralıksız devam edecek.Ayrıca, ikinci hat yapımları, sinyalizasyon ve elektrifikasyon yatırımları ile iltisak hatları da odaklanılacak alanlar arasında yer alacak. Hat kapasitesini ve verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yapılacak. Raylı sistem araçlarının yerli ve milli üretimine yönelik projelere ise öncelik verilecek.Konteyner ve lojistik limanları ön plandaDeniz yolunda, Adana'nın Yumurtalık bölgesindeki Doğu Akdeniz Ana Konteyner Limanı ile Rize'deki İyidere Lojistik Limanı'nın yapımına yönelik yatırımlar öncelik taşıyor.Tüm limanlardaki işlem ve maliyetleri ile bürokratik süreçleri asgari düzeye indirmeye yönelik yatırım ve projelere önem verilecek.Hava ve kara yollarında güvenliği artırıcı adımlarHava yolunda mevcut havalimanlarında uçuş güvenliğinin sürdürülebilmesini teminen pist, apron ve taksi yolu onarım ve iyileştirmeleri ile hava seyrüsefer emniyetini artırıcı projeler öncelikli olacak.Kara yollarında 12. Kalkınma Planı'nda belirtilen öncelikli sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda, trafik akışındaki darboğazların giderilmesi, varlık yönetim sisteminin geliştirilmesi ve trafik akışının ihtiyaç duyulan hizmet seviyesinde sürdürülmesini sağlayacak yatırımlar ile kara yollarında trafik güvenliği projelerine öncelik tanınacak.Ayrıca ortalama günlük ağır taşıt trafiği 1000 aracın üzerinde olan güzergahlarda bitümlü sıcak karışım kaplama yapılacak.Toplu taşımanın yetersiz kaldığı güzergahlarda raylı sistemler değerlendirilecekKent içi ulaşım sektöründe, toplu taşımada trafik yoğunluğu ve yolculuk talebindeki gelişmeler dikkate alınarak öncelikle otobüs, metrobüs ve benzeri sistemlere öncelik verilecek. Bunların yetersiz kaldığı güzergahlarda raylı sistem alternatifleri değerlendirilecek.Raylı sistemlerde, bir gün içinde insan hareketliliğinin, trafik yoğunluğunun veya iletişim sistemlerindeki veri akışının en üst düzeye ulaştığı zaman dilimi dikkate alınarak projeler yapılacak. Bu kapsamda, doruk saatte-tek yön yolculuk talebinin tramvay sistemleri için saatte en az 7 bin yolcu, hafif raylı sistemler için saatte en az 10 bin yolcu, metro sistemleri için ise saatte en az 15 bin yolcu düzeyinde gerçekleşeceği öngörülen koridorlarda planlanması şartı aranacak.Haberleşme sektöründe TRT'nin teknolojik altyapısı yenilenecek.Lojistik merkezlerin standartları yükseltilecekTamamlanma aşamasındaki otoyol ve bağlantı yolu projeleri ile mevcut otoyol sisteminin korunmasını ve etkin kullanımını sağlayacak, üstyapı iyileştirme, trafik güvenliği ile köprü ve viyadüklerin onarımına yönelik projelere önem ve öncelik verilecek.Çukurova, Batı Karadeniz ve Marmara bölgeleri başta olmak üzere mevcut ve yapımı devam eden lojistik merkezlerin standartları artırılacak. Yeni yapılacak yük ve lojistik merkezleri yük talebinin yüksek olduğu demir yolu koridorlarında planlanacak.Türkiye'nin lojistikte bölgesel açıdan daha etkin olması yönünde, lojistik maliyetleri ile işlem süre ve süreçlerinin azaltılmasını sağlayacak, ulaştırma türlerinin bütünleşmiş bir şekilde işletilmesini temin edecek, kombine taşımacılık uygulamalarını geliştirecek, ulaştırma planlamasında kalite ve güvenliği artıracak projeler ile Türkiye Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı sonuçları dikkate alınarak lojistik merkezlerin/üslerin yapımı öncelikli olacak.Bilgi ve iletişim teknolojileri yatırımlarını etkinleştirecek ve kurum içi ortak ihtiyaçları giderecek projeler kapsamında operasyonel maliyetleri azaltan, katma değerli ve paylaşılabilir veri yaratan projelere öncelik verilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ulasimda-rota-yerli-ve-milli-uretim-ile-oncelikli-yatirimlari-gosteriyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Boyun kütletme kalıcı hasara ve ölüme yol açabiliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/boyun-kutletme-kalici-hasara-ve-olume-yol-acabiliyor/913282/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/boyun-kutletme-kalici-hasara-ve-olume-yol-acabiliyor/913282/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:28:21 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Özgür Yiğit: - Birileri ağrıyı düzelttiğini iddia edebilir, birileri işitmeye iyi geldiğini söyleyebilir. Bunların hepsi deyim yerindeyse şarlatanlıktır. Konunun hekiminden bağımsız bir işlem yapmak aslında hem tıbba hem hukuka aykırıdır. Tedaviye ancak hekim karar verir - Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Suat Turgut: - Kişinin anatomik yapısı uygun olmayabilir, kemik erimesine bağlı bir durum olabilir veya boyun fıtığı olabilir. Kişinin durumu ve anatomisini bilmeden körlemesine yapılan boyun hareketleri çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : KAAN BOZDOĞAN - Boyun ağrılarını dindirmek için gelişigüzel yapılan kütletme gibi hareketlerin bir tedavi yöntemi olmadığı, bunun tehlikeli sonuçlar doğurarak ölüme yol açabileceği bildirildi.Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi ve Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Özgür Yiğit, AA muhabirine, boyun kütletmenin bir tedavi metodu olmadığını söyledi.Bu tip işlemlerin doktorun yönlendirmesi ve planlamasıyla yapılması gerektiğini belirten Yiğit, Birileri ağrıyı düzelttiğini iddia edebilir, birileri işitmeye iyi geldiğini söyleyebilir. Bunların hepsi deyim yerindeyse şarlatanlıktır. Konunun hekiminden bağımsız bir işlem yapmak aslında hem tıbba hem hukuka aykırıdır. Tedaviye ancak hekim karar verir. dedi.Fizyoterapistlerin dahi tanı konulmadan kendi başlarına hastaya tedavi uygulayamayacağının altını çizen Yiğit, Bir fizyoterapist kendi başına hastayı alıp tedavi uygulayamaz. Böyle bir yetkisi yok. Ancak hekim gözetiminde o istediği şeyleri yapabilir. Biz bunlara dikkat etmezsek, halkımız bunlara dikkat etmezse başına ne gelir bilemeyiz. değerlendirmesinde bulundu.Yiğit, ağrı ve hastalıkların birçok nedeni olabileceğini dile getirerek, Nedenini bilmeden, konuyu araştırmadan, 'Masaj yaptı iyi geldi.' denebilir. Tamam tesadüfen gelmiş de olabilir ama o tedavi değildir. Tedaviden daha önemli olan hastalığın tanısını ortaya koymaktır. Her hastalığın ayrı tedavisi vardır. Her hareket, bu boyun kütletme olabilir, her ağrıya, her kas ve boyun ağrısına iyi gelemez. Böyle bir tedavi metodu olsaydı, her şeye iyi gelen bir mucize olsaydı hekimlere ihtiyaç olmazdı. diye konuştu.Vatandaşın, Ben gittim iyi geldi. lafına kanmamasını isteyen Yiğit, O kişiye iyi geldiyse bile kendi hastalığı o iyi gelen kişiyle aynı olmayabilir. Konuştuğu kişi fayda görmüş olabilir ama kendisi bundan zarar görür. ifadelerini kullandı.Yanlış bir tedavinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkati çeken Yiğit, şunları kaydetti:Yanlış yapılan bir tedavide beyne pıhtı atmadan tutun da felç kalmaya kadar, boyundaki omurların kırılmasına kadar, oradaki omurganın, beyin sapının zedelenmesine kadar bir sürü şey olabilir. Biz hastayı uyuturken bile, hastanın başını eğerken dikkatli ve nazik oluruz. Dolayısıyla vücuda yapılacak her hareketin vücutta farklı etkileri ve farklı zararları olabilir. Bunu da ancak hekim bilir, planlamayı da hekim yapar. Halkımızdan ricamız, bu tip piyasada merdiven altı olan ya da 'El aldım.' diyen insanlara kanmaması, uzmanına müracaat ederek güvenmeleridir.Solunum durması ve ani ölüm riski varTürk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Suat Turgut ise boyun kütletmenin yararlı bir eylem olmadığını söyledi.Boyundaki ani hareketin boyun omurlarına vereceği zararın öngörülemez olduğunu belirten Turgut, şöyle konuştu:Kişinin anatomik yapısı uygun olmayabilir, kemik erimesine bağlı bir durum olabilir veya boyun fıtığı olabilir. Kişinin durumu ve anatomisini bilmeden körlemesine yapılan boyun hareketleri çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Neler var? Mesela, boyun omurlarının arkasından geçen, beyni besleyen iki ana damarımız var. Biz klinikte ani harekete bağlı boyun damarlarında yırtılma ve ani felçler görebiliyoruz. Ani vertigo, baş dönmesi, beyincik kanamalarını klinikte görüyoruz.Literatürde 'kamçı yaralanması' diye bir olay var. Boyun omurlarının ani öne ve arkaya hareketinde solunum durması ve ani ölüm riski var. Kişinin ne durumda olduğunu bilmeden boynu hareket ettirmenin ne gibi sonuçlar doğuracağını bilemeyiz. Onun için bu durum yararlı olan bir şey değil. Belki geçici bir rahatlama hissedebilir insan, psikolojik de olabilir ama bu durum bu işin masum olduğu anlamına gelmiyor. İşin profesyoneli olsanız dahi, burada yetkisiz şekilde bu masajları, bu hareketleri yapanları kastetmiyorum, eğitimli profesyonel, bir fizyoterapist de olabilir, boyun omurlarındaki ani hareketlerin tehlikeli sonuç doğurabileceğini o da kestiremeyebilir. Bu hareketlerde kas içi kanamalar olabilir, kaslarda zedelenme olabilir. Bunlar ileride zarar veren bir neticeyle sonuçlanabilir.Ani boyun hareketlerinde oluşan rahatsızlık sonrası vatandaşların vakit kaybetmeden doktora başvurmasını öneren Turgut, O işlemin nasıl bir sonuç doğurduğunu bilemediğimiz için mutlaka kontrol edilmesi gerekiyor. Acil bir durumla karşılaşıldığında mutlaka incelemeye tabi tutulmalı. Ona göre acil müdahaleler, tedaviler gerekebilir. Geç kalınması durumunda, şu anda gündemde olan ani ölümlere yol açabilir. Belki erken dönemdeki damar yırtılmaları geç dönemde beyin içine kanama yapabilir, beyin kanaması oluşturabilir. Bu ihmal edilirse işlemden bir süre sonra da ölüm hadisesi yaşanabilir. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : KAAN BOZDOĞAN - Boyun ağrılarını dindirmek için gelişigüzel yapılan kütletme gibi hareketlerin bir tedavi yöntemi olmadığı, bunun tehlikeli sonuçlar doğurarak ölüme yol açabileceği bildirildi.Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi ve Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Özgür Yiğit, AA muhabirine, boyun kütletmenin bir tedavi metodu olmadığını söyledi.Bu tip işlemlerin doktorun yönlendirmesi ve planlamasıyla yapılması gerektiğini belirten Yiğit, Birileri ağrıyı düzelttiğini iddia edebilir, birileri işitmeye iyi geldiğini söyleyebilir. Bunların hepsi deyim yerindeyse şarlatanlıktır. Konunun hekiminden bağımsız bir işlem yapmak aslında hem tıbba hem hukuka aykırıdır. Tedaviye ancak hekim karar verir. dedi.Fizyoterapistlerin dahi tanı konulmadan kendi başlarına hastaya tedavi uygulayamayacağının altını çizen Yiğit, Bir fizyoterapist kendi başına hastayı alıp tedavi uygulayamaz. Böyle bir yetkisi yok. Ancak hekim gözetiminde o istediği şeyleri yapabilir. Biz bunlara dikkat etmezsek, halkımız bunlara dikkat etmezse başına ne gelir bilemeyiz. değerlendirmesinde bulundu.Yiğit, ağrı ve hastalıkların birçok nedeni olabileceğini dile getirerek, Nedenini bilmeden, konuyu araştırmadan, 'Masaj yaptı iyi geldi.' denebilir. Tamam tesadüfen gelmiş de olabilir ama o tedavi değildir. Tedaviden daha önemli olan hastalığın tanısını ortaya koymaktır. Her hastalığın ayrı tedavisi vardır. Her hareket, bu boyun kütletme olabilir, her ağrıya, her kas ve boyun ağrısına iyi gelemez. Böyle bir tedavi metodu olsaydı, her şeye iyi gelen bir mucize olsaydı hekimlere ihtiyaç olmazdı. diye konuştu.Vatandaşın, Ben gittim iyi geldi. lafına kanmamasını isteyen Yiğit, O kişiye iyi geldiyse bile kendi hastalığı o iyi gelen kişiyle aynı olmayabilir. Konuştuğu kişi fayda görmüş olabilir ama kendisi bundan zarar görür. ifadelerini kullandı.Yanlış bir tedavinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkati çeken Yiğit, şunları kaydetti:Yanlış yapılan bir tedavide beyne pıhtı atmadan tutun da felç kalmaya kadar, boyundaki omurların kırılmasına kadar, oradaki omurganın, beyin sapının zedelenmesine kadar bir sürü şey olabilir. Biz hastayı uyuturken bile, hastanın başını eğerken dikkatli ve nazik oluruz. Dolayısıyla vücuda yapılacak her hareketin vücutta farklı etkileri ve farklı zararları olabilir. Bunu da ancak hekim bilir, planlamayı da hekim yapar. Halkımızdan ricamız, bu tip piyasada merdiven altı olan ya da 'El aldım.' diyen insanlara kanmaması, uzmanına müracaat ederek güvenmeleridir.Solunum durması ve ani ölüm riski varTürk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Suat Turgut ise boyun kütletmenin yararlı bir eylem olmadığını söyledi.Boyundaki ani hareketin boyun omurlarına vereceği zararın öngörülemez olduğunu belirten Turgut, şöyle konuştu:Kişinin anatomik yapısı uygun olmayabilir, kemik erimesine bağlı bir durum olabilir veya boyun fıtığı olabilir. Kişinin durumu ve anatomisini bilmeden körlemesine yapılan boyun hareketleri çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Neler var? Mesela, boyun omurlarının arkasından geçen, beyni besleyen iki ana damarımız var. Biz klinikte ani harekete bağlı boyun damarlarında yırtılma ve ani felçler görebiliyoruz. Ani vertigo, baş dönmesi, beyincik kanamalarını klinikte görüyoruz.Literatürde 'kamçı yaralanması' diye bir olay var. Boyun omurlarının ani öne ve arkaya hareketinde solunum durması ve ani ölüm riski var. Kişinin ne durumda olduğunu bilmeden boynu hareket ettirmenin ne gibi sonuçlar doğuracağını bilemeyiz. Onun için bu durum yararlı olan bir şey değil. Belki geçici bir rahatlama hissedebilir insan, psikolojik de olabilir ama bu durum bu işin masum olduğu anlamına gelmiyor. İşin profesyoneli olsanız dahi, burada yetkisiz şekilde bu masajları, bu hareketleri yapanları kastetmiyorum, eğitimli profesyonel, bir fizyoterapist de olabilir, boyun omurlarındaki ani hareketlerin tehlikeli sonuç doğurabileceğini o da kestiremeyebilir. Bu hareketlerde kas içi kanamalar olabilir, kaslarda zedelenme olabilir. Bunlar ileride zarar veren bir neticeyle sonuçlanabilir.Ani boyun hareketlerinde oluşan rahatsızlık sonrası vatandaşların vakit kaybetmeden doktora başvurmasını öneren Turgut, O işlemin nasıl bir sonuç doğurduğunu bilemediğimiz için mutlaka kontrol edilmesi gerekiyor. Acil bir durumla karşılaşıldığında mutlaka incelemeye tabi tutulmalı. Ona göre acil müdahaleler, tedaviler gerekebilir. Geç kalınması durumunda, şu anda gündemde olan ani ölümlere yol açabilir. Belki erken dönemdeki damar yırtılmaları geç dönemde beyin içine kanama yapabilir, beyin kanaması oluşturabilir. Bu ihmal edilirse işlemden bir süre sonra da ölüm hadisesi yaşanabilir. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/boyun-kutletme-kalici-hasara-ve-olume-yol-acabiliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli muaythaici Enes, ilk kez katıldığı dünya şampiyonasından altın madalyayla döndü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-muaythaici-enes-ilk-kez-katildigi-dunya-sampiyonasindan-altin-madalyayla-dondu/913281/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-muaythaici-enes-ilk-kez-katildigi-dunya-sampiyonasindan-altin-madalyayla-dondu/913281/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:28:21 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: 18 yaşındaki sporcu: - Bundan sonraki hedefim elit kategoride önce Türkiye şampiyonu, sonra dünya şampiyonu olmak. Sıkı şekilde çalışmalara devam ediyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- MESUT KARADUMAN - Milli muaythaici Enes Güven, ilk defa katıldığı dünya şampiyonasında altın madalya kazanmanın gururunu yaşıyor.Enes Güven, antrenörü ve arkadaşlarının sosyal medya paylaşımlarını gördükten sonra heves ederek 4 yıl önce muaythaiye başladı.Zamanla kendini geliştiren 18 yaşındaki sporcu, uluslararası organizasyonda birincilik ve Türkiye şampiyonluğu elde etti.Türkiye şampiyonluğuyla milli takıma girmeye hak kazanan Enes Güven, geçen hafta Kosova'da yapılan 24 Yaş Altı Dünya Şampiyonası'nda mücadele verdi.Genç sporcu, ilk defa katıldığı şampiyonada birincilik kürsüsünde yer alarak önemli bir başarıya imza attı.Ringe çıkarken kendimden emindimMilli sporcu Enes Güven, AA muhabirine, dünya şampiyonasının kendisi için çok önemli bir tecrübe olduğunu söyledi.Muaythaiye büyük hevesle başladığını belirten Enes, İlk başladığımda tek motivasyonum şampiyonluktu. Zorlandığımız zamanlar, bırakmak istediğimiz zamanlar da oldu ama çok şükür bırakmadık. 1,5 sene yaptıktan sonra da ilk maçıma katıldım. Açık Avrupa Kupası'nda bir şampiyonluk elde ettim. Ondan sonra çalışmalara devam ederek Türkiye şampiyonasına katıldım. Orada istediğim sonucu alamadım.Bu yıl Türkiye şampiyonu olarak milli takımda yer aldığını aktaran Enes Güven, Türkiye şampiyonasından sonra bu sene ilk defa dünya şampiyonasına katıldım. Benim için gerçekten ayrı bir heyecandı. Çok güzel bir atmosferdi. İstiklal Marşı'mızı okuttum. Çok şükür şampiyonluk nasip oldu. Şampiyonluğun baş mimarı antrenörüme çok teşekkür ederim. Ringe çıkarken kendimden emindim. Çok iyi şekilde de sonuç aldım. diye konuştu.Enes, sporda ilk günden itibaren hedefinin şampiyonluk olduğunu anlatarak, Bundan sonraki hedefim elit kategoride önce Türkiye şampiyonu, sonra tekrardan dünya şampiyonu olmak. Sıkı şekilde çalışmalara devam ediyoruz. Yine en iyi sonuçları almaya devam edeceğiz. ifadelerini kullandı.Antrenör Yahya Geylani de Enes'in başarılı olacağına her zaman inandığını belirtti.Sporcusunun başarısının kendisini çok gururlandırdığını dile getiren Geylani, Enes çok hırslı bir sporcu. Kesinlikle ondan da bir başarı bekliyordum. Ama tabii onunla ilgili hedeflerimiz bitmedi. Büyükler, elit klasta da dünya şampiyonu olması için mücadele edeceğiz. Biz şampiyon çıkarmaya devam edeceğiz. Bize destek olan herkese çok teşekkür ederim. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- MESUT KARADUMAN - Milli muaythaici Enes Güven, ilk defa katıldığı dünya şampiyonasında altın madalya kazanmanın gururunu yaşıyor.Enes Güven, antrenörü ve arkadaşlarının sosyal medya paylaşımlarını gördükten sonra heves ederek 4 yıl önce muaythaiye başladı.Zamanla kendini geliştiren 18 yaşındaki sporcu, uluslararası organizasyonda birincilik ve Türkiye şampiyonluğu elde etti.Türkiye şampiyonluğuyla milli takıma girmeye hak kazanan Enes Güven, geçen hafta Kosova'da yapılan 24 Yaş Altı Dünya Şampiyonası'nda mücadele verdi.Genç sporcu, ilk defa katıldığı şampiyonada birincilik kürsüsünde yer alarak önemli bir başarıya imza attı.Ringe çıkarken kendimden emindimMilli sporcu Enes Güven, AA muhabirine, dünya şampiyonasının kendisi için çok önemli bir tecrübe olduğunu söyledi.Muaythaiye büyük hevesle başladığını belirten Enes, İlk başladığımda tek motivasyonum şampiyonluktu. Zorlandığımız zamanlar, bırakmak istediğimiz zamanlar da oldu ama çok şükür bırakmadık. 1,5 sene yaptıktan sonra da ilk maçıma katıldım. Açık Avrupa Kupası'nda bir şampiyonluk elde ettim. Ondan sonra çalışmalara devam ederek Türkiye şampiyonasına katıldım. Orada istediğim sonucu alamadım.Bu yıl Türkiye şampiyonu olarak milli takımda yer aldığını aktaran Enes Güven, Türkiye şampiyonasından sonra bu sene ilk defa dünya şampiyonasına katıldım. Benim için gerçekten ayrı bir heyecandı. Çok güzel bir atmosferdi. İstiklal Marşı'mızı okuttum. Çok şükür şampiyonluk nasip oldu. Şampiyonluğun baş mimarı antrenörüme çok teşekkür ederim. Ringe çıkarken kendimden emindim. Çok iyi şekilde de sonuç aldım. diye konuştu.Enes, sporda ilk günden itibaren hedefinin şampiyonluk olduğunu anlatarak, Bundan sonraki hedefim elit kategoride önce Türkiye şampiyonu, sonra tekrardan dünya şampiyonu olmak. Sıkı şekilde çalışmalara devam ediyoruz. Yine en iyi sonuçları almaya devam edeceğiz. ifadelerini kullandı.Antrenör Yahya Geylani de Enes'in başarılı olacağına her zaman inandığını belirtti.Sporcusunun başarısının kendisini çok gururlandırdığını dile getiren Geylani, Enes çok hırslı bir sporcu. Kesinlikle ondan da bir başarı bekliyordum. Ama tabii onunla ilgili hedeflerimiz bitmedi. Büyükler, elit klasta da dünya şampiyonu olması için mücadele edeceğiz. Biz şampiyon çıkarmaya devam edeceğiz. Bize destek olan herkese çok teşekkür ederim. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/milli-muaythaici-enes-ilk-kez-katildigi-dunya-sampiyonasindan-altin-madalyayla-dondu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Erdem Can, Türk Telekom'da istikrarın avantaj sağlayacağı görüşünde</title>
      <link>https://www.canligaste.com/erdem-can-turk-telekom-da-istikrarin-avantaj-saglayacagi-gorusunde/913276/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/erdem-can-turk-telekom-da-istikrarin-avantaj-saglayacagi-gorusunde/913276/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 11:28:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Türk Telekom Basketbol Takımı Başantrenörü Erdem Can: Takımımızın önemli bir bölümünü geçen yıldan devam ettiriyoruz. Bunun bizim için bir avantaj olmasını umuyoruz - İsimler kağıt üzerinde kalıyor. Bizim sahada doğru mücadeleyi ortaya koyabilmemiz lazım]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- ÇAĞLANUR TUNCEL - Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Türk Telekom'un başantrenörü Erdem Can, kadrodaki istikrarın kendilerine katkı sağlayacağını söyledi.Başantrenör Can, AA muhabirine, yeni sezon öncesi kadro yapılanmaları, Süper Lig ve BKT Avrupa Kupası'ndaki rekabet ile taraftar desteğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Yeni sezonda hedeflerinde değişiklik olmadığını belirte Can, kadroda bazı değişikliklere gitmelerine rağmen geçen sezon takımda yer alan oyuncuların önemli bölümüyle yollarına devam etmelerinin uyum açısından kendilerine katkı sağlayacağını ifade etti.Sahada mücadele gücü yüksek bir takım görmek istediklerini vurgulayan Erdem Can, Yeni bir kadromuz var ancak diğer yıllara oranla takımımızın önemli bir bölümünü bu sezon geçen yıldan devam ettiriyoruz. Dolayısıyla bunun bizim için bir avantaj olmasını umuyoruz. Hedeflerimiz her zamanki gibi oynayacağımız basketbolu doğru şekilde sahaya yansıtmak, her maç sonuna kadar mücadele edebilmek ve Ankaralı basketbolseverlerin bizimle birlikte keyif alacakları, o mücadeleyi hissedecekleri bir ortam oluşturmak. diye konuştu.Kurduğumuz takımdan memnunuzKadroda bazı değişikliklere gittiklerini anlatan Erdem Can, oyuncu tercihleri kadar finansal koşulların da yapılanmada etkili olduğunu dile getirdi.Bazı oyuncularla yolları kendi tercihleri doğrultusunda ayırdıklarını, bazı isimleri ise ekonomik şartlar nedeniyle takımda tutamadıklarını aktaran Can, şöyle devam etti:Takımın belli bir bölümünü değiştirdik. Bazı oyuncu değişimleriyle ilgili bizim tasarrufumuz oldu, bazı oyuncuları ise tutamadık çünkü finansal olarak artık karşılayamayacağımız düzeylere gelebiliyorlar. Ancak kurduğumuz takımdan memnunuz. Çok iyi karakterlere ve önemli tecrübelere sahibiz. İsimler kağıt üzerinde kalıyor. Bizim sahada doğru mücadeleyi ortaya koyabilmemiz lazım. Tek hedefimiz beraber o doğru mücadeleyi sahaya yansıtabilmek.Avrupa Kupası geçen yıldan daha zorlu olacakBKT Avrupa Kupası'nda bu sezon rekabet seviyesinin yükseleceğini belirten Erdem Can, organizasyondaki takım sayısının ve kulüplerin yaptığı yatırımların zorluluğu artıracağını söyledi.Kupada önemli bütçelere sahip kulüplerin yer aldığını kaydeden Can, Avrupa Kupası geçen yıldan çok daha zorlu olacak. 32 takımlı bir organizasyon var ve Avrupa Ligi hedefi doğrultusunda çok ciddi yatırım yapan, önemli bütçelere sahip kulüpler bulunuyor. Dolayısıyla geçen sezonlara göre daha da zor bir Avrupa Kupası bizi bekliyor. değerlendirmesinde bulundu.Her şeye rağmen oyun anlayışlarından vazgeçmeyeceklerini ifade eden Can, Bizim için hedef değişmiyor. Her zaman sahaya çıkıp en doğru mücadeleyi vererek şehrimizi ve ülkemizi en iyi şekilde temsil edecek basketbolu oynamak istiyoruz. dedi.Taraftar desteğinin başarıda önemli rol oynadığını vurgulayan Can, Taraftarlarımız bizimle olduğu zaman çok daha büyük bir enerji ortaya koyabiliyoruz. En büyük dileğimiz bizi yalnız bırakmamaları ve salonumuzu doldurmaları. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- ÇAĞLANUR TUNCEL - Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ekiplerinden Türk Telekom'un başantrenörü Erdem Can, kadrodaki istikrarın kendilerine katkı sağlayacağını söyledi.Başantrenör Can, AA muhabirine, yeni sezon öncesi kadro yapılanmaları, Süper Lig ve BKT Avrupa Kupası'ndaki rekabet ile taraftar desteğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Yeni sezonda hedeflerinde değişiklik olmadığını belirte Can, kadroda bazı değişikliklere gitmelerine rağmen geçen sezon takımda yer alan oyuncuların önemli bölümüyle yollarına devam etmelerinin uyum açısından kendilerine katkı sağlayacağını ifade etti.Sahada mücadele gücü yüksek bir takım görmek istediklerini vurgulayan Erdem Can, Yeni bir kadromuz var ancak diğer yıllara oranla takımımızın önemli bir bölümünü bu sezon geçen yıldan devam ettiriyoruz. Dolayısıyla bunun bizim için bir avantaj olmasını umuyoruz. Hedeflerimiz her zamanki gibi oynayacağımız basketbolu doğru şekilde sahaya yansıtmak, her maç sonuna kadar mücadele edebilmek ve Ankaralı basketbolseverlerin bizimle birlikte keyif alacakları, o mücadeleyi hissedecekleri bir ortam oluşturmak. diye konuştu.Kurduğumuz takımdan memnunuzKadroda bazı değişikliklere gittiklerini anlatan Erdem Can, oyuncu tercihleri kadar finansal koşulların da yapılanmada etkili olduğunu dile getirdi.Bazı oyuncularla yolları kendi tercihleri doğrultusunda ayırdıklarını, bazı isimleri ise ekonomik şartlar nedeniyle takımda tutamadıklarını aktaran Can, şöyle devam etti:Takımın belli bir bölümünü değiştirdik. Bazı oyuncu değişimleriyle ilgili bizim tasarrufumuz oldu, bazı oyuncuları ise tutamadık çünkü finansal olarak artık karşılayamayacağımız düzeylere gelebiliyorlar. Ancak kurduğumuz takımdan memnunuz. Çok iyi karakterlere ve önemli tecrübelere sahibiz. İsimler kağıt üzerinde kalıyor. Bizim sahada doğru mücadeleyi ortaya koyabilmemiz lazım. Tek hedefimiz beraber o doğru mücadeleyi sahaya yansıtabilmek.Avrupa Kupası geçen yıldan daha zorlu olacakBKT Avrupa Kupası'nda bu sezon rekabet seviyesinin yükseleceğini belirten Erdem Can, organizasyondaki takım sayısının ve kulüplerin yaptığı yatırımların zorluluğu artıracağını söyledi.Kupada önemli bütçelere sahip kulüplerin yer aldığını kaydeden Can, Avrupa Kupası geçen yıldan çok daha zorlu olacak. 32 takımlı bir organizasyon var ve Avrupa Ligi hedefi doğrultusunda çok ciddi yatırım yapan, önemli bütçelere sahip kulüpler bulunuyor. Dolayısıyla geçen sezonlara göre daha da zor bir Avrupa Kupası bizi bekliyor. değerlendirmesinde bulundu.Her şeye rağmen oyun anlayışlarından vazgeçmeyeceklerini ifade eden Can, Bizim için hedef değişmiyor. Her zaman sahaya çıkıp en doğru mücadeleyi vererek şehrimizi ve ülkemizi en iyi şekilde temsil edecek basketbolu oynamak istiyoruz. dedi.Taraftar desteğinin başarıda önemli rol oynadığını vurgulayan Can, Taraftarlarımız bizimle olduğu zaman çok daha büyük bir enerji ortaya koyabiliyoruz. En büyük dileğimiz bizi yalnız bırakmamaları ve salonumuzu doldurmaları. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
