<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Eti Bakır'dan amatör sporlara destek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/eti-bakir-dan-amator-sporlara-destek/917786/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/eti-bakir-dan-amator-sporlara-destek/917786/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 12:21:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Kastamonu Dinamik Spor Kulübü Antrenörü Fatih Muhammed İkbal: - Katıldığımız müsabakalarda gördüğümüz yetenekli fakat eğitim ve spor hayatlarını birlikte yürütmeye yerel ve ekonomik şartlar dahilinde gücü olmayan gençlerimizi Kastamonu'ya davet ediyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Cengiz Holding'in grup şirketi Eti Bakır, amatör sporların gelişimine de katkı sağlayarak, farklı branşlarda genç yeteneklerin yetişmesine destek oluyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, masa tenisinden satranca, basketboldan hentbola ve futbola kadar amatör ve profesyonel sporlara destek olan Eti Bakır, genç sporcuların spor kariyerlerini geliştirmelerine de imkan sağlıyor.Bu kapsamda, şirketin desteklediği spor kulüpleri arasındaki Kastamonu Dinamik Spor Kulübü, genç kadınların hentbolla tanışmalarına ve bu alanda kariyer yapmalarına fırsat sunuyor. Bünyesinde 47 sporcuyu barındıran kulüp, farklı yaş gruplarındaki müsabakalarda mücadele ederken, iki yıl sonra gerçekleştirilecek Dünya Kupası için de bugünden hazırlık yapıyor. Kulüp, bu hedef doğrultusunda 27 genç sporcuyu belirleyerek çalışmalarına başladı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Kastamonu Dinamik Spor Kulübü Antrenörü Fatih Muhammed İkbal, her yıl 8-10 sporcuyu çeşitli alt yaş kategorilerindeki milli takımlara gönderdiklerini belirtti.Öncelikli amaçlarının genç sporcuları yetiştirerek, ana takımda yer almalarını sağlamak olduğunu aktaran İkbal, şu ifadeleri kullandı:Belli bir tecrübeye sahip olan sporcularımıza ise başka kulüplere transfer olma imkanı sağlıyoruz. Bulunduğumuz ligde ortalama 18,5 yaş ortalamasıyla  en genç kulüplerden biriyiz. Katıldığımız müsabakalarda gördüğümüz yetenekli fakat eğitim ve spor hayatlarını birlikte yürütmeye yerel ve ekonomik şartlar dahilinde gücü olmayan gençlerimizi Kastamonu'ya davet ediyoruz. Burada hem eğitim hayatlarına devam ediyorlar hem de hentbol kariyerlerini sürdürebiliyorlar.İkbal, amatör sporların sürdürülebilirliği açısından sponsorluk desteklerinin önemine vurgu yaparak, destek olmadığı için altyapı sistemi kuramayan, altyapı kuramadığı için de sportif faaliyetlerine devam edemeyen birçok kulüp olduğunu, Eti Bakır'ın destekleri sayesinde kurdukları sistemle farklı yaş gruplarında Türkiye dereceleri ve şampiyonluğu kazanabildiklerini anlattı.  Kendileri için bu desteğin, yalnızca bir kulübün ayakta kalmasını değil, amatör sporların daha da güçlenmesini sağladığını belirten İkbal, Sporun farklı branşlarda gelişmesi ve daha fazla insanın sporla buluşabilmesi için bu tür desteklerin artarak devam etmesi büyük önem taşıyor. ifadelerini kullandı. - Eğitimime devam ederken Kastamonu Dinamik Spor Kulübü'nde oynamayı düşünüyorumKastamonu Dinamik Spor Kulübü'nün girişimleri sonucunda Manisa'dan Kastamonu'ya gelen Eflin Çokgüreşçi de hentbola 7. sınıfta başladığını, okulunun hentbol takımı olduğunu ve öğretmeninin beden eğitimi derslerinde yeteneğini fark ederek takıma çağırdığını kaydetti.Çokgüreşçi, Sonrasında okul maçlarında antrenörümüz Fatih Hoca izlediği maçlarda benim yetenekli olduğumu düşünmüş, hocamla görüşmüş. O şekilde ben de buraya geldim. Hentbolun hayatımın hep içinde olmasını istiyorum. ifadelerini kullandı.Şırnak'tan Kastamonu'ya gelen Çimen Bulut da beden eğitimi öğretmeninin yeteneğini keşfetmesi üzerine kariyer yolculuğuna başladığını vurguladı.Anadolu Yıldızlar Ligi maçlarına çıktıklarında Fatih Muhammed İkbal'in yeteneğini fark ettiğini belirten Bulut, şu ifadeleri kullandı:Hocalarım ve ailemle görüştükten sonra Kastamonu'ya geldim. Ailem de yeteneğimin farkındaydı ve beni destekledi. Şu an takımımdan çok memnunum. Çok geliştiğimi hissediyorum. Üniversiteyi de burada okumayı, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda (BESYO) eğitimime devam ederken Kastamonu Dinamik Spor Kulübü'nde oynamayı düşünüyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Cengiz Holding'in grup şirketi Eti Bakır, amatör sporların gelişimine de katkı sağlayarak, farklı branşlarda genç yeteneklerin yetişmesine destek oluyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, masa tenisinden satranca, basketboldan hentbola ve futbola kadar amatör ve profesyonel sporlara destek olan Eti Bakır, genç sporcuların spor kariyerlerini geliştirmelerine de imkan sağlıyor.Bu kapsamda, şirketin desteklediği spor kulüpleri arasındaki Kastamonu Dinamik Spor Kulübü, genç kadınların hentbolla tanışmalarına ve bu alanda kariyer yapmalarına fırsat sunuyor. Bünyesinde 47 sporcuyu barındıran kulüp, farklı yaş gruplarındaki müsabakalarda mücadele ederken, iki yıl sonra gerçekleştirilecek Dünya Kupası için de bugünden hazırlık yapıyor. Kulüp, bu hedef doğrultusunda 27 genç sporcuyu belirleyerek çalışmalarına başladı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Kastamonu Dinamik Spor Kulübü Antrenörü Fatih Muhammed İkbal, her yıl 8-10 sporcuyu çeşitli alt yaş kategorilerindeki milli takımlara gönderdiklerini belirtti.Öncelikli amaçlarının genç sporcuları yetiştirerek, ana takımda yer almalarını sağlamak olduğunu aktaran İkbal, şu ifadeleri kullandı:Belli bir tecrübeye sahip olan sporcularımıza ise başka kulüplere transfer olma imkanı sağlıyoruz. Bulunduğumuz ligde ortalama 18,5 yaş ortalamasıyla  en genç kulüplerden biriyiz. Katıldığımız müsabakalarda gördüğümüz yetenekli fakat eğitim ve spor hayatlarını birlikte yürütmeye yerel ve ekonomik şartlar dahilinde gücü olmayan gençlerimizi Kastamonu'ya davet ediyoruz. Burada hem eğitim hayatlarına devam ediyorlar hem de hentbol kariyerlerini sürdürebiliyorlar.İkbal, amatör sporların sürdürülebilirliği açısından sponsorluk desteklerinin önemine vurgu yaparak, destek olmadığı için altyapı sistemi kuramayan, altyapı kuramadığı için de sportif faaliyetlerine devam edemeyen birçok kulüp olduğunu, Eti Bakır'ın destekleri sayesinde kurdukları sistemle farklı yaş gruplarında Türkiye dereceleri ve şampiyonluğu kazanabildiklerini anlattı.  Kendileri için bu desteğin, yalnızca bir kulübün ayakta kalmasını değil, amatör sporların daha da güçlenmesini sağladığını belirten İkbal, Sporun farklı branşlarda gelişmesi ve daha fazla insanın sporla buluşabilmesi için bu tür desteklerin artarak devam etmesi büyük önem taşıyor. ifadelerini kullandı. - Eğitimime devam ederken Kastamonu Dinamik Spor Kulübü'nde oynamayı düşünüyorumKastamonu Dinamik Spor Kulübü'nün girişimleri sonucunda Manisa'dan Kastamonu'ya gelen Eflin Çokgüreşçi de hentbola 7. sınıfta başladığını, okulunun hentbol takımı olduğunu ve öğretmeninin beden eğitimi derslerinde yeteneğini fark ederek takıma çağırdığını kaydetti.Çokgüreşçi, Sonrasında okul maçlarında antrenörümüz Fatih Hoca izlediği maçlarda benim yetenekli olduğumu düşünmüş, hocamla görüşmüş. O şekilde ben de buraya geldim. Hentbolun hayatımın hep içinde olmasını istiyorum. ifadelerini kullandı.Şırnak'tan Kastamonu'ya gelen Çimen Bulut da beden eğitimi öğretmeninin yeteneğini keşfetmesi üzerine kariyer yolculuğuna başladığını vurguladı.Anadolu Yıldızlar Ligi maçlarına çıktıklarında Fatih Muhammed İkbal'in yeteneğini fark ettiğini belirten Bulut, şu ifadeleri kullandı:Hocalarım ve ailemle görüştükten sonra Kastamonu'ya geldim. Ailem de yeteneğimin farkındaydı ve beni destekledi. Şu an takımımdan çok memnunum. Çok geliştiğimi hissediyorum. Üniversiteyi de burada okumayı, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda (BESYO) eğitimime devam ederken Kastamonu Dinamik Spor Kulübü'nde oynamayı düşünüyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TEKNOFEST Güneydoğu yarın kapılarını açıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/teknofest-guneydogu-yarin-kapilarini-aciyor/917780/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/teknofest-guneydogu-yarin-kapilarini-aciyor/917780/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 12:08:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa / SOLOTÜRK ve Türk Yıldızları'nın hava gösterilerinin yanı sıra konserler, eğitici atölyeler, simülasyon alanları, planetaryum ve bilim şovları ziyaretçilere teknoloji ve eğlence dolu 5 gün yaşatacak - TEKNOFEST Güneydoğu kapsamında Şanlıurfa'da 14 kategoride düzenlenecek teknoloji yarışmalarında finalist takımlar birincilik için mücadele edecek - Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda 191 bin metrekare alanda düzenlenecek TEKNOFEST Güneydoğu, çevrim içi kayıt şartıyla ziyaretçilere ücretsiz olacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa Haberleri : quot;Global İletişim Ortağı olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ'nin yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, 30 Eylül-4 Ekim'de Şanlıurfa'da gerçekleştirilecek.Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda 191 bin metrekare alanda düzenlenecek festival, yarışmalardan hava gösterilerine kadar birçok etkinliğe ev sahipliği yapacak.Gökte heyecan yerde coşkuBugüne kadar düzenlenen etkinlikleriyle yaklaşık 12 milyon ziyaretçiyi ağırlayan TEKNOFEST, Şanlıurfa'da da 5 gün boyunca her yaşa hitap eden aktiviteleri katılımcılarla buluşturacak.Havacılık ve savunma sanayisinin hava gösterilerine de sahne olacak festivalde SOLOTÜRK, Türk Yıldızları ve savaş uçakları gösteri uçuşu yapacak.Festivalde ATAK helikopterleri, HÜRKUŞ, ANKA, Bayraktar TB2, Bayraktar TB3 ve Bayraktar AKINCI ile kara ve deniz araçları da yer alacak.Festivalde ayrıca konserler, sahne gösterileri, sergiler, eğitici atölyeler, simülasyon deneyim alanları, planetaryum, bilim şovları, TEKNOFEST Zaman Tüneli, milli deniz, kara ve hava araçlarının sergisi, fuar etkinlikleri ve öğrencilere özel ilk uçuş etkinlikleri gibi birçok deneyim ziyaretçilere sunulacak.99 ülkeden 1 milyon 600 bini aşkın yarışmacı başvurduTEKNOFEST Güneydoğu, kritik alanlarda teknolojik gelişimi destekleyen yarışma kategorileriyle öne çıkarken yarışmalarda ön eleme aşamasını geçen takımlara da destek sağlanacak.TEKNOFEST Güneydoğu kapsamında düzenlenen teknoloji yarışmalarına, hayallerini gerçeğe dönüştürmek isteyen binlerce takım ve 1 milyon 600 bini aşkın yarışmacı başvuruda bulundu. Başvuran 730 binden fazla takımdan ise 2 bini finale kaldı. Başarılı yarışmacılara 100 milyon lirayı aşan destek sağlanacak.Bu yıl Amerika, Fransa, Çin ve Japonya'nın da aralarında bulunduğu 99 ülkeden başvuruların yapıldığı TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları'na 5G, Yapay Zeka ile Akıllı Yol Güvenliği Yarışması, Bağımlılıklarla Mücadelede Teknolojik Uygulamalar Yarışması ve Elektronik Harp Yarışması gibi 11 yeni kategori eklendi.Şanlıurfa&#039;da teknoloji yarışmalarının finalleri gerçekleştirilecekTEKNOFEST Güneydoğu kapsamında Şanlıurfa'da 14 kategoride teknoloji yarışmalarının finalleri yapılacak.Türkiye Yeşilay Cemiyeti yürütücülüğünde Bağımlılıklarla Mücadelede Teknolojik Uygulamalar Yarışması, TÜBİTAK yürütücülüğünde Blokzincir Yarışması, ASELSAN yürütücülüğünde Çelikkubbe Hava Savunma Sistemleri Yarışması ile Hareketli Uydu Terminali Yarışması, Takasbank ve Merkez Bankası işbirliğinde Finansal Teknolojiler Yarışması, Siber Güvenlik Başkanlığı yürütücülüğünde HackMasters Güneydoğu Yarışması, Türk Patent ve Marka Kurumu yürütücülüğünde ISIF kapsamında Uluslararası Buluş Yarışması, Türk Altın AŞ yürütücülüğünde Maden Teknolojileri Yarışması, KÜME Vakfı yürütücülüğünde Mimari ve Görsel Tasarım Yarışması, Cansağlığı yürütücülüğünde Onkolojide 3T Yarışması, Bilişim Vadisi ve TÜME yürütücülüğünde Tarım Teknolojileri Yarışması, STM yürütücülüğünde TEKNOFEST Dron Şampiyonası ile World Drone Cup Yarışması, T3 Vakfı yürütücülüğünde TEKNOFEST Robolig Yarışması düzenlenecek.Ücretsiz katılım için çevrim içi kayıt gerekiyorKatılımın tamamen ücretsiz olduğu TEKNOFEST Güneydoğu'ya giriş yapabilmek için ziyaretçilerin çevrim içi kayıt yaptırması gerekiyor. Etkinlik alanına ziyaretçi giriş ve çıkışları 09.00-19.00 saatleri arasında yapılabilecek.Festival alanına ulaşımda toplu taşıma araçlarının kullanılması, ziyaretçilere hızlı ve kolay erişim imkanı sağlayacak.TEKNOFEST Güneydoğu ve ziyaretçi kaydı konusunda detaylı bilgiye www.teknofest.org adresinden ulaşılabiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Şanlıurfa Haberleri : quot;Global İletişim Ortağı olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ'nin yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, 30 Eylül-4 Ekim'de Şanlıurfa'da gerçekleştirilecek.Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda 191 bin metrekare alanda düzenlenecek festival, yarışmalardan hava gösterilerine kadar birçok etkinliğe ev sahipliği yapacak.Gökte heyecan yerde coşkuBugüne kadar düzenlenen etkinlikleriyle yaklaşık 12 milyon ziyaretçiyi ağırlayan TEKNOFEST, Şanlıurfa'da da 5 gün boyunca her yaşa hitap eden aktiviteleri katılımcılarla buluşturacak.Havacılık ve savunma sanayisinin hava gösterilerine de sahne olacak festivalde SOLOTÜRK, Türk Yıldızları ve savaş uçakları gösteri uçuşu yapacak.Festivalde ATAK helikopterleri, HÜRKUŞ, ANKA, Bayraktar TB2, Bayraktar TB3 ve Bayraktar AKINCI ile kara ve deniz araçları da yer alacak.Festivalde ayrıca konserler, sahne gösterileri, sergiler, eğitici atölyeler, simülasyon deneyim alanları, planetaryum, bilim şovları, TEKNOFEST Zaman Tüneli, milli deniz, kara ve hava araçlarının sergisi, fuar etkinlikleri ve öğrencilere özel ilk uçuş etkinlikleri gibi birçok deneyim ziyaretçilere sunulacak.99 ülkeden 1 milyon 600 bini aşkın yarışmacı başvurduTEKNOFEST Güneydoğu, kritik alanlarda teknolojik gelişimi destekleyen yarışma kategorileriyle öne çıkarken yarışmalarda ön eleme aşamasını geçen takımlara da destek sağlanacak.TEKNOFEST Güneydoğu kapsamında düzenlenen teknoloji yarışmalarına, hayallerini gerçeğe dönüştürmek isteyen binlerce takım ve 1 milyon 600 bini aşkın yarışmacı başvuruda bulundu. Başvuran 730 binden fazla takımdan ise 2 bini finale kaldı. Başarılı yarışmacılara 100 milyon lirayı aşan destek sağlanacak.Bu yıl Amerika, Fransa, Çin ve Japonya'nın da aralarında bulunduğu 99 ülkeden başvuruların yapıldığı TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları'na 5G, Yapay Zeka ile Akıllı Yol Güvenliği Yarışması, Bağımlılıklarla Mücadelede Teknolojik Uygulamalar Yarışması ve Elektronik Harp Yarışması gibi 11 yeni kategori eklendi.Şanlıurfa&#039;da teknoloji yarışmalarının finalleri gerçekleştirilecekTEKNOFEST Güneydoğu kapsamında Şanlıurfa'da 14 kategoride teknoloji yarışmalarının finalleri yapılacak.Türkiye Yeşilay Cemiyeti yürütücülüğünde Bağımlılıklarla Mücadelede Teknolojik Uygulamalar Yarışması, TÜBİTAK yürütücülüğünde Blokzincir Yarışması, ASELSAN yürütücülüğünde Çelikkubbe Hava Savunma Sistemleri Yarışması ile Hareketli Uydu Terminali Yarışması, Takasbank ve Merkez Bankası işbirliğinde Finansal Teknolojiler Yarışması, Siber Güvenlik Başkanlığı yürütücülüğünde HackMasters Güneydoğu Yarışması, Türk Patent ve Marka Kurumu yürütücülüğünde ISIF kapsamında Uluslararası Buluş Yarışması, Türk Altın AŞ yürütücülüğünde Maden Teknolojileri Yarışması, KÜME Vakfı yürütücülüğünde Mimari ve Görsel Tasarım Yarışması, Cansağlığı yürütücülüğünde Onkolojide 3T Yarışması, Bilişim Vadisi ve TÜME yürütücülüğünde Tarım Teknolojileri Yarışması, STM yürütücülüğünde TEKNOFEST Dron Şampiyonası ile World Drone Cup Yarışması, T3 Vakfı yürütücülüğünde TEKNOFEST Robolig Yarışması düzenlenecek.Ücretsiz katılım için çevrim içi kayıt gerekiyorKatılımın tamamen ücretsiz olduğu TEKNOFEST Güneydoğu'ya giriş yapabilmek için ziyaretçilerin çevrim içi kayıt yaptırması gerekiyor. Etkinlik alanına ziyaretçi giriş ve çıkışları 09.00-19.00 saatleri arasında yapılabilecek.Festival alanına ulaşımda toplu taşıma araçlarının kullanılması, ziyaretçilere hızlı ve kolay erişim imkanı sağlayacak.TEKNOFEST Güneydoğu ve ziyaretçi kaydı konusunda detaylı bilgiye www.teknofest.org adresinden ulaşılabiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Samsun'da traktör ile kamyonetin çarpıştığı kazada sürücüler yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/samsun-da-traktor-ile-kamyonetin-carpistigi-kazada-suruculer-yaralandi/917779/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/samsun-da-traktor-ile-kamyonetin-carpistigi-kazada-suruculer-yaralandi/917779/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 12:08:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Samsun / Samsun'un Çarşamba ilçesinde traktör ile kamyonetin çarpışması sonucu 2 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Samsun Haberleri : Samsun'un Çarşamba ilçesinde traktör ile kamyonetin çarpışması sonucu 2 kişi yaralandı. Samsun-Ordu kara yolu Samsun Çarşamba Havalimanı kavşağında Ercan Sağlam'ın kullandığı 55 ART 926 plakalı traktöre aynı yönde seyreden Alaattin Kul idaresindeki 35 COZ 213 plakalı kamyonet arkadan çarptı.Kazada sürücüler yaralandı.Sağlık ekibince ilk müdahaleleri yapılan yaralılar ambulansla çevredeki hastanelere kaldırıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Samsun Haberleri : Samsun'un Çarşamba ilçesinde traktör ile kamyonetin çarpışması sonucu 2 kişi yaralandı. Samsun-Ordu kara yolu Samsun Çarşamba Havalimanı kavşağında Ercan Sağlam'ın kullandığı 55 ART 926 plakalı traktöre aynı yönde seyreden Alaattin Kul idaresindeki 35 COZ 213 plakalı kamyonet arkadan çarptı.Kazada sürücüler yaralandı.Sağlık ekibince ilk müdahaleleri yapılan yaralılar ambulansla çevredeki hastanelere kaldırıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/samsun-da-traktor-ile-kamyonetin-carpistigi-kazada-suruculer-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Estonya: Milrem Robotics tesisinin kundaklanması Rus sabotajı olarak değerlendirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/estonya-milrem-robotics-tesisinin-kundaklanmasi-rus-sabotaji-olarak-degerlendirildi/917778/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/estonya-milrem-robotics-tesisinin-kundaklanmasi-rus-sabotaji-olarak-degerlendirildi/917778/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 12:08:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, ulusal savunma sanayi şirketlerinden Milrem Robotics'in tesisinin kundaklanmasının Rus özel servislerinin talimatıyla gerçekleştirilen bir sabotaj olduğunu ileri sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, ulusal savunma sanayi şirketlerinden Milrem Robotics'in tesisinin kundaklanmasının Rus özel servislerinin talimatıyla gerçekleştirilen bir sabotaj olduğunu ileri sürdü.Dışişleri Bakanı Tsahkna, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Estonya’nın başkenti Tallinn’deki Milrem Robotics tesisinin 15 Ağustos gecesi kundaklanmasına ilişkin Estonya İç Güvenlik Servisinin bulgularını paylaştı.Tsahkna, bulgularda, söz konusu kundaklamanın Rusya özel servislerinin emriyle gerçekleştirilen bir sabotaj olduğu sonucuna kesin olarak vardıklarını belirtti.Saldırının kesinlikle kabul edilemez olduğunu ifade eden Tsahkna, Estonya Dışişleri Bakanlığının bugün Rusya'nın Tallinn maslahatgüzarını çağıracağını bildirdi.Saldırının faillerinin yakalandığını ve artık Estonya'nın ulusal güvenliği açısından tehdit oluşturmadığını vurgulayan Tsahkna, Estonya'nın, devletini korumak için kararlı ve hızlı hareket etmesi nedeniyle Rusya'nın bu tür eylemleri gerçekleştirmesinin zor olduğunu kaydetti.Tsahkna, sabotaja karşı Estonya'nın Ukrayna'ya desteğini ve Rusya'ya yönelik baskıyı artıracağını ve Rusya'nın eylemlerinin uygulanan ortak baskının işe yaradığını gösterdiğini ifade etti.Estonya İç Güvenlik Servisinden yapılan yazılı açıklamada ise Estonya merkezli savunma sanayi şirketi Milrem Robotics'e ait tesisin kundaklanması yönteminin Rusya adına Avrupa'da gerçekleştirilen diğer sabotaj eylemleriyle örtüştüğüne ve saldırının doğrudan Rusya’ya atfedilebileceğine işaret edildi.Açıklamada, Rus özel servislerinin Ukrayna'daki savaşın başlamasından bu yana özellikle savunma sanayisi şirketlerini, insansız hava aracı (İHA) teknolojisiyle uğraşan kuruluşları ve Ukrayna'yı destekleyen kurumları hedef aldığı kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna, ulusal savunma sanayi şirketlerinden Milrem Robotics'in tesisinin kundaklanmasının Rus özel servislerinin talimatıyla gerçekleştirilen bir sabotaj olduğunu ileri sürdü.Dışişleri Bakanı Tsahkna, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Estonya’nın başkenti Tallinn’deki Milrem Robotics tesisinin 15 Ağustos gecesi kundaklanmasına ilişkin Estonya İç Güvenlik Servisinin bulgularını paylaştı.Tsahkna, bulgularda, söz konusu kundaklamanın Rusya özel servislerinin emriyle gerçekleştirilen bir sabotaj olduğu sonucuna kesin olarak vardıklarını belirtti.Saldırının kesinlikle kabul edilemez olduğunu ifade eden Tsahkna, Estonya Dışişleri Bakanlığının bugün Rusya'nın Tallinn maslahatgüzarını çağıracağını bildirdi.Saldırının faillerinin yakalandığını ve artık Estonya'nın ulusal güvenliği açısından tehdit oluşturmadığını vurgulayan Tsahkna, Estonya'nın, devletini korumak için kararlı ve hızlı hareket etmesi nedeniyle Rusya'nın bu tür eylemleri gerçekleştirmesinin zor olduğunu kaydetti.Tsahkna, sabotaja karşı Estonya'nın Ukrayna'ya desteğini ve Rusya'ya yönelik baskıyı artıracağını ve Rusya'nın eylemlerinin uygulanan ortak baskının işe yaradığını gösterdiğini ifade etti.Estonya İç Güvenlik Servisinden yapılan yazılı açıklamada ise Estonya merkezli savunma sanayi şirketi Milrem Robotics'e ait tesisin kundaklanması yönteminin Rusya adına Avrupa'da gerçekleştirilen diğer sabotaj eylemleriyle örtüştüğüne ve saldırının doğrudan Rusya’ya atfedilebileceğine işaret edildi.Açıklamada, Rus özel servislerinin Ukrayna'daki savaşın başlamasından bu yana özellikle savunma sanayisi şirketlerini, insansız hava aracı (İHA) teknolojisiyle uğraşan kuruluşları ve Ukrayna'yı destekleyen kurumları hedef aldığı kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İmamoğlu / İBB davasının 89. duruşması başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/imamoglu-ibb-davasinin-89-durusmasi-basladi/917777/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/imamoglu-ibb-davasinin-89-durusmasi-basladi/917777/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 12:03:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 89.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 89. duruşması başladı.İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.Öte yandan tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 4 sanığın, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince casusluk suçundan yargılanmaları Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki farklı bir duruşma salonunda yapılıyor.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ihbar eden sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı suçtan zarar gören sıfatıyla yer alıyor.İddianamede, 16 kişi müşteki, 7'si firari, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 kişi sanık olarak bulunuyor.Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna ilişkin değerlendirme yapılıyor.İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun örgüt elebaşı, sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da örgüt yöneticisi olduğu belirtiliyor.Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun suç işleme amacıyla örgüt kurmak, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, suç delillerini gizleme, haberleşmenin engellenmesi, kamu malına zarar verme, rüşvet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, irtikap, kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet ve Maden Kanunu'na muhalefet suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.İddianamede, Keleş'in 48 kez rüşvet, rüşvet alma ve rüşvet verme, 55 kez ihaleye fesat karıştırma, 39 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 8 kez suç gelirlerini aklama, Maden Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet, çevre kirliliğine neden olma, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, irtikap, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile haberleşmenin engellenmesi suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Ongun'un rüşvet ve 53 kez ihaleye fesat karıştırma, 33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ile suç gelirlerini aklama suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor. İddianamede, Soytekin'in rüşvet, zincirleme şekilde rüşvet, irtikap ve suç gelirlerini aklama suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, suç gelirlerini aklama, evrakta sahtecilik, Maden Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet, çevre kirliliğine neden olma ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.Gün'ün suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması isteniyor.Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez rüşvet alma, 2 kez irtikap, kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez rüşvet alma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Birleşen dosyaBeyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.Birleşen ikinci dosyaAğaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın ihaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik, rüşvet alma ve verme ile rüşvete aracılık etme suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 89. duruşması başladı.İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarının da bulunduğu duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.Öte yandan tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 4 sanığın, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince casusluk suçundan yargılanmaları Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki farklı bir duruşma salonunda yapılıyor.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ihbar eden sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İBB Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı suçtan zarar gören sıfatıyla yer alıyor.İddianamede, 16 kişi müşteki, 7'si firari, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 kişi sanık olarak bulunuyor.Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaat ile sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna ilişkin değerlendirme yapılıyor.İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun örgüt elebaşı, sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da örgüt yöneticisi olduğu belirtiliyor.Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun suç işleme amacıyla örgüt kurmak, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, suç delillerini gizleme, haberleşmenin engellenmesi, kamu malına zarar verme, rüşvet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, irtikap, kamu, kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet ve Maden Kanunu'na muhalefet suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.İddianamede, Keleş'in 48 kez rüşvet, rüşvet alma ve rüşvet verme, 55 kez ihaleye fesat karıştırma, 39 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 8 kez suç gelirlerini aklama, Maden Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet, çevre kirliliğine neden olma, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, irtikap, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile haberleşmenin engellenmesi suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Ongun'un rüşvet ve 53 kez ihaleye fesat karıştırma, 33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ile suç gelirlerini aklama suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor. İddianamede, Soytekin'in rüşvet, zincirleme şekilde rüşvet, irtikap ve suç gelirlerini aklama suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, suç gelirlerini aklama, evrakta sahtecilik, Maden Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet, çevre kirliliğine neden olma ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.Gün'ün suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması isteniyor.Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez rüşvet alma, 2 kez irtikap, kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez rüşvet alma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Birleşen dosyaBeyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.Birleşen ikinci dosyaAğaç ve Peyzaj AŞ üzerinden usulsüzce kurgusal ihale sistematiği işletilerek ihalelere fesat karıştırıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma tamamlanmış ve 29 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.Sanıklar Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Ali Sukas'ın ihaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik, rüşvet alma ve verme ile rüşvete aracılık etme suçlarından 62'şer yıldan 168'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları, diğer 26 sanık hakkında ise aynı suçlardan 3 yıldan 168 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası isteniyor.Yargılama sürecinde, birleşen dosyalarla birlikte 59 sanığın tahliye edilmesiyle davada 57 tutuklu sanık bulunuyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/imamoglu-ibb-davasinin-89-durusmasi-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kartal'da yağış nedeniyle iki katlı evi su bastı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kartal-da-yagis-nedeniyle-iki-katli-evi-su-basti/917775/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kartal-da-yagis-nedeniyle-iki-katli-evi-su-basti/917775/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:58:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kartal / Kartal'da yolda biriken yağmur suyunun taşması sonucu iki katlı evi su bastı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kartal Haberleri : Kartal'da yolda biriken yağmur suyunun taşması sonucu iki katlı evi su bastı.Hürriyet Mahallesi'nde yağışın etkisiyle bir caddede su birikintisi oluştu. Taşan su, caddenin alt kısmında kalan 2 katlı eve girdi.Dün, evin alt katında biriken suyu tahliye çalışması yapıldı. Yağışın devam etmesi üzerine evdeki su üst kata da ulaştı. Su baskını nedeniyle evde hasar oluştu.Ekipler, evdeki ve caddedeki suyun tahliyesi için çalışma başlattı.Evde yaşayan Tuğba Kaya, gazetecilere, sorunun çözülmesi için yardım beklediklerini belirterek, Gece yatarken denk gelseydi ne olacaktı? Bunun vebalini kim verecekti? Bugün su tahliyesi yaptım ama yeteri kadar olmadı. dedi.Mustafa İnce ise dün sabaha karşı evi su basması üzerine belediye ekiplerine haber verdiklerini belirterek, Yetkililer, polis ve itfaiye geldi. Bugün üst katı da su bastı. Kepçe şu an kazıyor ama soruna çözüm bulunmuyor. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kartal Haberleri : Kartal'da yolda biriken yağmur suyunun taşması sonucu iki katlı evi su bastı.Hürriyet Mahallesi'nde yağışın etkisiyle bir caddede su birikintisi oluştu. Taşan su, caddenin alt kısmında kalan 2 katlı eve girdi.Dün, evin alt katında biriken suyu tahliye çalışması yapıldı. Yağışın devam etmesi üzerine evdeki su üst kata da ulaştı. Su baskını nedeniyle evde hasar oluştu.Ekipler, evdeki ve caddedeki suyun tahliyesi için çalışma başlattı.Evde yaşayan Tuğba Kaya, gazetecilere, sorunun çözülmesi için yardım beklediklerini belirterek, Gece yatarken denk gelseydi ne olacaktı? Bunun vebalini kim verecekti? Bugün su tahliyesi yaptım ama yeteri kadar olmadı. dedi.Mustafa İnce ise dün sabaha karşı evi su basması üzerine belediye ekiplerine haber verdiklerini belirterek, Yetkililer, polis ve itfaiye geldi. Bugün üst katı da su bastı. Kepçe şu an kazıyor ama soruna çözüm bulunmuyor. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>HDI Sigorta milli tenisçi Zeynep Sönmez'in ana sponsorluğunu üstlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hdi-sigorta-milli-tenisci-zeynep-sonmez-in-ana-sponsorlugunu-ustlendi/917773/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hdi-sigorta-milli-tenisci-zeynep-sonmez-in-ana-sponsorlugunu-ustlendi/917773/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:58:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: HDI Sigorta CEO'su Firuzan İşcan: - Zeynep Sönmez'in enerjisinin ve hayallerinin peşinden kararlılıkla ilerlemesinin özellikle genç sporcular için çok değerli bir örnek olduğuna inanıyoruz. Bundan sonra çıktığı her maçta ve attığı her serviste HDI Sigorta'nın desteği onunla olacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- HDI Sigorta, milli tenisçi Zeynep Sönmez ile üç yıllık ana sponsorluk sözleşmesi imzaladı.Şirketten yapılan açıklamaya göre, anlaşma kapsamında ilk kez Profesyonel Sporcu Sigortası güvencesine kavuşan Sönmez, işbirliği süresince katıldığı tüm resmi müsabakalarda HDI Sigorta logosunu formasında taşıyacak.Sönmez'e, üç yıllık anlaşma kapsamında profesyonel spor yaşamının ihtiyaçları doğrultusunda özel bir güvence paketi sunulacak.Bu kapsamda Sönmez, kariyerinde ilk kez muhtemel kalıcı ve geçici sakatlık durumlarında devreye girecek Profesyonel Sporcu Sigortası kapsamına alınacak.Özel sağlık ve seyahat sağlık sigortaları da sporcunun yıl boyunca farklı ülkelerde sürdürdüğü turnuva takvimini kapsayacak.HDI Sigorta'nın İstanbul'daki genel merkezinde HDI Sigorta Üst Yöneticisi (CEO) Firuzan İşcan ve şirket çalışanlarıyla bir araya gelen Sönmez, üç yıllık ana sponsorluk sözleşmesini imzaladı.Her Anında Daima Yanında marka vaadiyle bugüne kadar 75 profesyonel spor takımı, 3 federasyon ve 5 bireysel sporcuya destek veren HDI Sigorta, Sönmez'in ana sponsorluğunu da üç yıl boyunca sürdürecek.Tören, Sönmez'in şirket çalışanlarının sorularını yanıtlaması ve imzalı hediyelerin takdimiyle sona erdi.Yeni bir yolculuğa çıkmanın heyecanını yaşıyoruzAçıklamada görüşlerine yer verilen HDI Sigorta CEO'su Firuzan İşcan, milli tenisçi Zeynep Sönmez'e sponsor olmaktan büyük mutluluk ve gurur duyduklarını belirtti.İşcan, uzun yıllardır futboldan basketbola, voleyboldan masa tenisine kadar geniş bir yelpazede spor ve sporcu ekosistemini desteklemek üzere çalışmalarını sürdürdüklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:Bugün de Zeynep ile yan yana yeni bir yolculuğa çıkmanın heyecanını yaşıyoruz. Zeynep'i izlerken kortta yalnızca başarılı bir tenisçi değil, vazgeçmeyen bir mücadele ruhu, güçlü bir disiplin ve büyük bir tutku görüyoruz. İlk WTA şampiyonluğu, Grand Slam turnuvalarında elde ettiği tarihi sonuçlar ve Türk kadın tenisinin en yüksek WTA sıralamasına ulaşması, bu kararlılığın en güçlü göstergeleri. Zeynep'in enerjisinin ve hayallerinin peşinden kararlılıkla ilerlemesinin özellikle genç sporcular için çok değerli bir örnek olduğuna inanıyoruz. Bundan sonra çıktığı her maçta ve attığı her serviste HDI Sigorta'nın desteği onunla olacak. Zeynep'e aramıza hoş geldin diyor, yolunun açık, başarılarının daim olmasını diliyorum. Milli tenisçi Sönmez de tenisin kendisi için yalnızca başarılı olmak ya da dünya sıralamasında iyi bir yere gelmekten ibaret olmadığını anlattı.Sönmez, hikayesinin başkalarına ulaşması, mücadelesinin anlaşılması ve özellikle genç sporculara ilham verebilmenin kendisi için çok değerli olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:Birlikte çalıştığım markalarla kendimi aynı ailenin parçası gibi hissetmeyi önemsiyorum. HDI Sigorta ile ilk andan itibaren bu samimiyeti ve yakınlığı hissettim. Yılın büyük bölümünü turnuvalar nedeniyle farklı ülkelerde geçiriyorum. Böyle yoğun bir yolculukta yanımda güçlü bir destek olduğunu bilmek bana güven veriyor. Yanımda olduğu için HDI Sigorta ailesine çok teşekkür ediyorum. Birlikte çok güzel bir yolculuk yapacağımıza inanıyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- HDI Sigorta, milli tenisçi Zeynep Sönmez ile üç yıllık ana sponsorluk sözleşmesi imzaladı.Şirketten yapılan açıklamaya göre, anlaşma kapsamında ilk kez Profesyonel Sporcu Sigortası güvencesine kavuşan Sönmez, işbirliği süresince katıldığı tüm resmi müsabakalarda HDI Sigorta logosunu formasında taşıyacak.Sönmez'e, üç yıllık anlaşma kapsamında profesyonel spor yaşamının ihtiyaçları doğrultusunda özel bir güvence paketi sunulacak.Bu kapsamda Sönmez, kariyerinde ilk kez muhtemel kalıcı ve geçici sakatlık durumlarında devreye girecek Profesyonel Sporcu Sigortası kapsamına alınacak.Özel sağlık ve seyahat sağlık sigortaları da sporcunun yıl boyunca farklı ülkelerde sürdürdüğü turnuva takvimini kapsayacak.HDI Sigorta'nın İstanbul'daki genel merkezinde HDI Sigorta Üst Yöneticisi (CEO) Firuzan İşcan ve şirket çalışanlarıyla bir araya gelen Sönmez, üç yıllık ana sponsorluk sözleşmesini imzaladı.Her Anında Daima Yanında marka vaadiyle bugüne kadar 75 profesyonel spor takımı, 3 federasyon ve 5 bireysel sporcuya destek veren HDI Sigorta, Sönmez'in ana sponsorluğunu da üç yıl boyunca sürdürecek.Tören, Sönmez'in şirket çalışanlarının sorularını yanıtlaması ve imzalı hediyelerin takdimiyle sona erdi.Yeni bir yolculuğa çıkmanın heyecanını yaşıyoruzAçıklamada görüşlerine yer verilen HDI Sigorta CEO'su Firuzan İşcan, milli tenisçi Zeynep Sönmez'e sponsor olmaktan büyük mutluluk ve gurur duyduklarını belirtti.İşcan, uzun yıllardır futboldan basketbola, voleyboldan masa tenisine kadar geniş bir yelpazede spor ve sporcu ekosistemini desteklemek üzere çalışmalarını sürdürdüklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:Bugün de Zeynep ile yan yana yeni bir yolculuğa çıkmanın heyecanını yaşıyoruz. Zeynep'i izlerken kortta yalnızca başarılı bir tenisçi değil, vazgeçmeyen bir mücadele ruhu, güçlü bir disiplin ve büyük bir tutku görüyoruz. İlk WTA şampiyonluğu, Grand Slam turnuvalarında elde ettiği tarihi sonuçlar ve Türk kadın tenisinin en yüksek WTA sıralamasına ulaşması, bu kararlılığın en güçlü göstergeleri. Zeynep'in enerjisinin ve hayallerinin peşinden kararlılıkla ilerlemesinin özellikle genç sporcular için çok değerli bir örnek olduğuna inanıyoruz. Bundan sonra çıktığı her maçta ve attığı her serviste HDI Sigorta'nın desteği onunla olacak. Zeynep'e aramıza hoş geldin diyor, yolunun açık, başarılarının daim olmasını diliyorum. Milli tenisçi Sönmez de tenisin kendisi için yalnızca başarılı olmak ya da dünya sıralamasında iyi bir yere gelmekten ibaret olmadığını anlattı.Sönmez, hikayesinin başkalarına ulaşması, mücadelesinin anlaşılması ve özellikle genç sporculara ilham verebilmenin kendisi için çok değerli olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:Birlikte çalıştığım markalarla kendimi aynı ailenin parçası gibi hissetmeyi önemsiyorum. HDI Sigorta ile ilk andan itibaren bu samimiyeti ve yakınlığı hissettim. Yılın büyük bölümünü turnuvalar nedeniyle farklı ülkelerde geçiriyorum. Böyle yoğun bir yolculukta yanımda güçlü bir destek olduğunu bilmek bana güven veriyor. Yanımda olduğu için HDI Sigorta ailesine çok teşekkür ediyorum. Birlikte çok güzel bir yolculuk yapacağımıza inanıyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>AK Parti Genel Sekreteri İnan'dan Özgür Özel'e tepki:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ak-parti-genel-sekreteri-inan-dan-ozgur-ozel-e-tepki/917771/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ak-parti-genel-sekreteri-inan-dan-ozgur-ozel-e-tepki/917771/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:56:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Büyük davalar şahısların kusurlarıyla değil, o kusurlara karşı gösterilen tavizsiz duruşla yücelir. Sen asil duruşlardan anlamazsın Özgür Özel, çünkü siyasi mayanda yok]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamalarına ilişkin, Büyük davalar şahısların kusurlarıyla değil, o kusurlara karşı gösterilen tavizsiz duruşla yücelir. Sen asil duruşlardan anlamazsın Özgür Özel, çünkü siyasi mayanda yok. ifadelerini kullandı.İnan, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Özel'e tepki gösterdi.Açıklamasında, Büyük davalar şahısların kusurlarıyla değil, o kusurlara karşı gösterilen tavizsiz duruşla yücelir. değerlendirmesinde bulunan İnan, şunları kaydetti:Sen asil duruşlardan anlamazsın Özgür Özel, çünkü siyasi mayanda yok. Senin kariyerin, yanındaki yolsuzluklara ve irtikapa sessiz kalarak koltuk kapma hikayelerinden ibaret. Kendi içindeki soygunculara tek kelime edemeyen sen, ancak hırsızların, rüşvetçilerin ve karanlık odakların esiri ve eseri olursun. Sen git, cevapsız kalan sarhoş aramalarının ve elinden kayıp giden şehirlerin paniğiyle kendi belediye başkanlarının kapısında yalvarmaya devam et.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamalarına ilişkin, Büyük davalar şahısların kusurlarıyla değil, o kusurlara karşı gösterilen tavizsiz duruşla yücelir. Sen asil duruşlardan anlamazsın Özgür Özel, çünkü siyasi mayanda yok. ifadelerini kullandı.İnan, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Özel'e tepki gösterdi.Açıklamasında, Büyük davalar şahısların kusurlarıyla değil, o kusurlara karşı gösterilen tavizsiz duruşla yücelir. değerlendirmesinde bulunan İnan, şunları kaydetti:Sen asil duruşlardan anlamazsın Özgür Özel, çünkü siyasi mayanda yok. Senin kariyerin, yanındaki yolsuzluklara ve irtikapa sessiz kalarak koltuk kapma hikayelerinden ibaret. Kendi içindeki soygunculara tek kelime edemeyen sen, ancak hırsızların, rüşvetçilerin ve karanlık odakların esiri ve eseri olursun. Sen git, cevapsız kalan sarhoş aramalarının ve elinden kayıp giden şehirlerin paniğiyle kendi belediye başkanlarının kapısında yalvarmaya devam et.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ak-parti-genel-sekreteri-inan-dan-ozgur-ozel-e-tepki.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tokyo'da, gevşetilen kurallar kapsamında ilk kez bir ayı vurularak öldürüldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tokyo-da-gevsetilen-kurallar-kapsaminda-ilk-kez-bir-ayi-vurularak-olduruldu/917770/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tokyo-da-gevsetilen-kurallar-kapsaminda-ilk-kez-bir-ayi-vurularak-olduruldu/917770/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:53:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Japonya'nın başkenti Tokyo'da, artan ayı saldırıları nedeniyle geçen yıl tehlikeli hayvanların vurulmasına ilişkin gevşetilen kurallar kapsamında ilk kez bir ayı vurularak öldürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Japonya'nın başkenti Tokyo'da, artan ayı saldırıları nedeniyle geçen yıl tehlikeli hayvanların vurulmasına ilişkin gevşetilen kurallar kapsamında ilk kez bir ayı vurularak öldürüldü.Kyodo ajansının haberine göre, Hachioji Belediyesinden konuya ilişkin açıklama yapıldı.Tokyo'nun batısındaki Otsumachi bölgesinde tarım arazisine kurulan kapanda yaklaşık 70 santimetre uzunluğunda bir Asya kara ayısı tespit edildiği belirtilen açıklamada, yerel yönetimin bölge halkının güvenliğinin sağlanması amacıyla ayının vurulmasına onay verdiği kaydedildi.Açıklamada, ayının yaklaşık iki saat sonra avcılar tarafından vurularak öldürüldüğü aktarıldı.Japonya, artan ayı saldırılarına karşı önlem alıyorJaponya hükümeti, son dönemde çoğalan ayı saldırılarına karşı tedbirleri artırıyor.Saldırılarla mücadele için yeni lisanslı avcıların istihdam edilmesinin planlandığını açıklayan hükümet, ülkenin kuzeyinde saldırıların yoğunlaştığı Akita eyaletine de asker gönderme kararı almıştı.Japonya Ulusal Polis Ajansı, ayıların avlanması sürecinde polislerin tüfekle ateş açmasına izin vermişti.Başbakan Takaiçi Sanae de ülkede giderek artan ayı saldırılarına karşı yerel yönetimlere ek bütçe teklifi sunmayı planladığını bildirmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Japonya'nın başkenti Tokyo'da, artan ayı saldırıları nedeniyle geçen yıl tehlikeli hayvanların vurulmasına ilişkin gevşetilen kurallar kapsamında ilk kez bir ayı vurularak öldürüldü.Kyodo ajansının haberine göre, Hachioji Belediyesinden konuya ilişkin açıklama yapıldı.Tokyo'nun batısındaki Otsumachi bölgesinde tarım arazisine kurulan kapanda yaklaşık 70 santimetre uzunluğunda bir Asya kara ayısı tespit edildiği belirtilen açıklamada, yerel yönetimin bölge halkının güvenliğinin sağlanması amacıyla ayının vurulmasına onay verdiği kaydedildi.Açıklamada, ayının yaklaşık iki saat sonra avcılar tarafından vurularak öldürüldüğü aktarıldı.Japonya, artan ayı saldırılarına karşı önlem alıyorJaponya hükümeti, son dönemde çoğalan ayı saldırılarına karşı tedbirleri artırıyor.Saldırılarla mücadele için yeni lisanslı avcıların istihdam edilmesinin planlandığını açıklayan hükümet, ülkenin kuzeyinde saldırıların yoğunlaştığı Akita eyaletine de asker gönderme kararı almıştı.Japonya Ulusal Polis Ajansı, ayıların avlanması sürecinde polislerin tüfekle ateş açmasına izin vermişti.Başbakan Takaiçi Sanae de ülkede giderek artan ayı saldırılarına karşı yerel yönetimlere ek bütçe teklifi sunmayı planladığını bildirmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/tokyo-da-gevsetilen-kurallar-kapsaminda-ilk-kez-bir-ayi-vurularak-olduruldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Edirne'de hasat edilen çeltik kurutularak satışa hazırlanıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/edirne-de-hasat-edilen-celtik-kurutularak-satisa-hazirlaniyor/917769/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/edirne-de-hasat-edilen-celtik-kurutularak-satisa-hazirlaniyor/917769/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:53:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Edirne / Türkiye'nin önemli çeltik üretim merkezlerinden Edirne'de üreticiler, hasat ettikleri çeltiği satışa hazır hale getirmek için kurutuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Edirne Haberleri : Türkiye'nin önemli çeltik üretim merkezlerinden Edirne'de üreticiler, hasat ettikleri çeltiği satışa hazır hale getirmek için kurutuyor.Yüksek verimi ve getirisi nedeniyle sulama imkanının bulunduğu bölgelerde üreticilerin tercih ettiği çeltiğin hasadı sürüyor.Biçerdöverler yardımıyla hasat edilen çeltik, traktör römorklarına yüklenerek kurutma makinelerine götürülüyor.Su dolu tavalarda yetiştirildiği için nemli olan çeltik, kabuğundan ayrılmadan önce uygun nem oranına getirilmesi amacıyla sıcak hava yardımıyla kurutuluyor.Merkeze bağlı Üyüklütatar köyünden üretici Özcan Çetin, AA muhabirine, nisan ortasında ekilen ve eylül ayı sonunda hasadına başladıkları çeltiğin kurutma işleminin sürdüğünü söyledi.Çeltik kurutmanın yorucu, meşakkatli ve masraflı bir iş olduğunu belirten Çetin, Tarladan 26-28 nemle biçtiğimiz çeltiği kurutma kazanlarına getiriyoruz. Burada 14 rutubete kadar kurutup fabrikada pirinç olacak hale getiriyoruz. Ürün hem temizleniyor hem de kuruyor. dedi.Çetin, çeltiği yaklaşık 55-60 derece sıcaklıkta 8-10 saatte kuruttuklarını, kazanları kömürle ısıttıklarını dile getirdi.Üreticiler olarak kaliteli ürün sunduklarını ifade eden Çetin, Biz üreticiler olarak bu yıl vatandaşlık görevimizi yaptık. Devletimizden iyi bir fiyat açıklamasını bekliyoruz. diye konuştu.Ahmet Bıyıklı da çeltiğin hasat süresinin çeşidine göre değiştiğini, tarladaki ürüne bebek gibi baktıklarını belirtti.Çeltiğin kurutma süresinin rutubet oranına göre belirlendiğini vurgulayan Bıyıklı, Kurutma sonrası ürünü depoya döküp satışa hazır hale getiriyoruz. Herkes yoğun bir mesai harcıyor. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Edirne Haberleri : Türkiye'nin önemli çeltik üretim merkezlerinden Edirne'de üreticiler, hasat ettikleri çeltiği satışa hazır hale getirmek için kurutuyor.Yüksek verimi ve getirisi nedeniyle sulama imkanının bulunduğu bölgelerde üreticilerin tercih ettiği çeltiğin hasadı sürüyor.Biçerdöverler yardımıyla hasat edilen çeltik, traktör römorklarına yüklenerek kurutma makinelerine götürülüyor.Su dolu tavalarda yetiştirildiği için nemli olan çeltik, kabuğundan ayrılmadan önce uygun nem oranına getirilmesi amacıyla sıcak hava yardımıyla kurutuluyor.Merkeze bağlı Üyüklütatar köyünden üretici Özcan Çetin, AA muhabirine, nisan ortasında ekilen ve eylül ayı sonunda hasadına başladıkları çeltiğin kurutma işleminin sürdüğünü söyledi.Çeltik kurutmanın yorucu, meşakkatli ve masraflı bir iş olduğunu belirten Çetin, Tarladan 26-28 nemle biçtiğimiz çeltiği kurutma kazanlarına getiriyoruz. Burada 14 rutubete kadar kurutup fabrikada pirinç olacak hale getiriyoruz. Ürün hem temizleniyor hem de kuruyor. dedi.Çetin, çeltiği yaklaşık 55-60 derece sıcaklıkta 8-10 saatte kuruttuklarını, kazanları kömürle ısıttıklarını dile getirdi.Üreticiler olarak kaliteli ürün sunduklarını ifade eden Çetin, Biz üreticiler olarak bu yıl vatandaşlık görevimizi yaptık. Devletimizden iyi bir fiyat açıklamasını bekliyoruz. diye konuştu.Ahmet Bıyıklı da çeltiğin hasat süresinin çeşidine göre değiştiğini, tarladaki ürüne bebek gibi baktıklarını belirtti.Çeltiğin kurutma süresinin rutubet oranına göre belirlendiğini vurgulayan Bıyıklı, Kurutma sonrası ürünü depoya döküp satışa hazır hale getiriyoruz. Herkes yoğun bir mesai harcıyor. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/edirne-de-hasat-edilen-celtik-kurutularak-satisa-hazirlaniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GRAFİKLİ - Irak'ta 9 askeri üssü bulunan ABD ülkeden ayrılıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/grafikli-irak-ta-9-askeri-ussu-bulunan-abd-ulkeden-ayriliyor/917768/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/grafikli-irak-ta-9-askeri-ussu-bulunan-abd-ulkeden-ayriliyor/917768/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:53:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bağdat / Irak'ta 2003'teki işgalin ardından askeri varlığını sürdüren ABD'nin, 30 Eylül itibarıyla ülkedeki askeri misyonunu tamamlaması bekleniyor - Iraklı yetkililer, ülkede yabancı askeri üs kalmayacağını belirtirken, IKBY yönetimi hava savunması konusunda endişelerini dile getiriyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bağdat Haberleri : HAYDAR KARAALP - Irak'ta 9 askeri üsse sahip olan ABD'nin son askeri 23 yıl işgalin ardından ülkeden çekiliyor.Irak Silahlı Kuvvetler Komutanı Sözcüsü Sabah en-Numan, Irak resmi haber ajansı INA'ya yaptığı açıklamada, ABD güçleri ve uluslararası koalisyon güçleri, Irak'tan çekilme sürecini bu ayın 30'unda tamamlayacak. Irak topraklarında yabancı asker veya askeri üs bulunmuyor. dedi.Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Ofisi Direktörü Abulemir eş-Şammari, 26 Eylül'de yaptığı açıklamada, 30 Eylül'de ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri karargahının kapanacağını ve Irak topraklarında yabancı askeri üs bulunmadığını söyledi.Şammari, ülkenin güvenlik durumunun iyi olduğunu ve Irak güçlerinin tüm ülke topraklarını kontrol ettiğini belirtti.Koalisyonun askeri misyonunun sona ermesinin ardından Bağdat ile Washington arasındaki güvenlik ilişkilerinin istihbarat paylaşımı, koordinasyon ve silah programları gibi alanlarda ikili işbirliği çerçevesinde sürdürülmesi öngörülüyor.IKBY&#039;den savunma endişesiÖte yandan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Peşmerge Bakanlığı, koalisyonun çekilmesinin yaklaşmasıyla bölgenin hava savunma kapasitesine ilişkin endişelerini dile getirdi.Bakanlık, ABD ile İran arasındaki son gerilim sürecinde IKBY'nin 1000'den fazla insansız hava aracı (İHA) ve balistik füze saldırısına maruz kaldığını bildirerek, bölge hava sahasının Irak'ın ulusal hava sahasının ayrılmaz bir parçası olduğunu ve bu alanın korunmasının federal hükümetin anayasal sorumluluğunda bulunduğunu kaydetti.IKBY Başbakanı Mesrur Barzani de ABD güçlerinin çekilmesinin bölgeyi savunmasız bırakabileceği uyarısında bulunarak, Irak'ın kuzeyinde hava savunma sistemlerinin yetersizliğine dikkati çekti.ABD'nin 2011'deki çekilme kararının ardından oluşan güvenlik boşluğunun DEAŞ'ın yükselişine zemin hazırladığını hatırlatan Barzani, benzer bir tablonun yeniden yaşanabileceğini vurguladı.Irak'ta ABD öncülüğündeki koalisyonun askeri üs ve karargah düzeninin 30 Eylül itibarıyla resmen sona ermesi; ülkedeki yabancı askeri varlığın yerini tamamen Irak güçlerinin sorumluluğuna ve Bağdat-Washington arasındaki ikili güvenlik işbirliğine bırakması bekleniyor.ABD&#039;nin Irak&#039;taki üsleriSaddam Hüseyin rejimini devirmek için Mart 2003'te Irak'ı işgal eden ABD'nin bu ülkede bilinen 9 askeri üssü bulunuyordu. ABD, 2011'de Irak'tan çekilse de buradaki varlığını söz konusu askeri üslerle güçlendirdi.ABD, Uluslararası Bağdat Havalimanı'daki Victory Askeri Üssü'nün yanı sıra başkentin Taci bölgesinde de eğitim amaçlı bir üsse sahipti.Ülkenin batısındaki Enbar'da Habaniyye ve Aynü'l Esed adlı iki askeri üssü daha bulunan ABD, özellikle 2014 yazında DEAŞ saldırıları sırasında bu üsleri aktif şekilde kullanmaya başladı.Amerikan askerleri, Salahaddin vilayetindeki Beled Hava Üssü'nü de kullandı.Irak'ı işgal eden ABD, Kerkük'teki K1 Askeri Üssü'nün yanı sıra ülkenin ikinci büyük kenti Musul'da da askeri üslerle varlık gösterdi.ABD güçleri ayrıca Musul'da Kayarra (Geyyara) Askeri Üssü'nde de bulundu.Erbil&#039;de 2 askeri üsTrump'ın askerlerini Suriye'den çekme kararının ardından gündeme gelen Erbil'deki Harir Hava Üssü de ABD güçlerinin bulunduğu üsler arasında yer aldı. ABD, Uluslararası Erbil Havalimanı'nında da bir askeri üsse sahipti.Washington yönetimi, 2015'ten bu yana kontrolünde tuttuğu Erbil'deki Harir Hava Üssü'nün pistini genişleterek tesisi aktif biçimde kullanmaya başladı.ABD, 2003 yılında işgal ettiği Irak'ta yaklaşık 166 bin askeriyle Aralık 2011'e kadar varlık gösterdi. Bu tarihten sonra eski Başkan Barack Obama'nın talimatı üzerine tüm askerlerini Irak'tan çekti.Ancak terör örgütü DEAŞ'ın 10 Haziran 2014'te ortaya çıkmasından sonra dönemin Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin çağrısı üzerine ABD yeniden askerlerini Irak'a gönderdi.ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yayımladığı son verilere göre, iki ülke arasında 2014 yılında imzalanan askeri stratejik anlaşma uyarınca Irak'ta 5 bine yakın ABD askeri bulunuyordu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bağdat Haberleri : HAYDAR KARAALP - Irak'ta 9 askeri üsse sahip olan ABD'nin son askeri 23 yıl işgalin ardından ülkeden çekiliyor.Irak Silahlı Kuvvetler Komutanı Sözcüsü Sabah en-Numan, Irak resmi haber ajansı INA'ya yaptığı açıklamada, ABD güçleri ve uluslararası koalisyon güçleri, Irak'tan çekilme sürecini bu ayın 30'unda tamamlayacak. Irak topraklarında yabancı asker veya askeri üs bulunmuyor. dedi.Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Ofisi Direktörü Abulemir eş-Şammari, 26 Eylül'de yaptığı açıklamada, 30 Eylül'de ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri karargahının kapanacağını ve Irak topraklarında yabancı askeri üs bulunmadığını söyledi.Şammari, ülkenin güvenlik durumunun iyi olduğunu ve Irak güçlerinin tüm ülke topraklarını kontrol ettiğini belirtti.Koalisyonun askeri misyonunun sona ermesinin ardından Bağdat ile Washington arasındaki güvenlik ilişkilerinin istihbarat paylaşımı, koordinasyon ve silah programları gibi alanlarda ikili işbirliği çerçevesinde sürdürülmesi öngörülüyor.IKBY&#039;den savunma endişesiÖte yandan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Peşmerge Bakanlığı, koalisyonun çekilmesinin yaklaşmasıyla bölgenin hava savunma kapasitesine ilişkin endişelerini dile getirdi.Bakanlık, ABD ile İran arasındaki son gerilim sürecinde IKBY'nin 1000'den fazla insansız hava aracı (İHA) ve balistik füze saldırısına maruz kaldığını bildirerek, bölge hava sahasının Irak'ın ulusal hava sahasının ayrılmaz bir parçası olduğunu ve bu alanın korunmasının federal hükümetin anayasal sorumluluğunda bulunduğunu kaydetti.IKBY Başbakanı Mesrur Barzani de ABD güçlerinin çekilmesinin bölgeyi savunmasız bırakabileceği uyarısında bulunarak, Irak'ın kuzeyinde hava savunma sistemlerinin yetersizliğine dikkati çekti.ABD'nin 2011'deki çekilme kararının ardından oluşan güvenlik boşluğunun DEAŞ'ın yükselişine zemin hazırladığını hatırlatan Barzani, benzer bir tablonun yeniden yaşanabileceğini vurguladı.Irak'ta ABD öncülüğündeki koalisyonun askeri üs ve karargah düzeninin 30 Eylül itibarıyla resmen sona ermesi; ülkedeki yabancı askeri varlığın yerini tamamen Irak güçlerinin sorumluluğuna ve Bağdat-Washington arasındaki ikili güvenlik işbirliğine bırakması bekleniyor.ABD&#039;nin Irak&#039;taki üsleriSaddam Hüseyin rejimini devirmek için Mart 2003'te Irak'ı işgal eden ABD'nin bu ülkede bilinen 9 askeri üssü bulunuyordu. ABD, 2011'de Irak'tan çekilse de buradaki varlığını söz konusu askeri üslerle güçlendirdi.ABD, Uluslararası Bağdat Havalimanı'daki Victory Askeri Üssü'nün yanı sıra başkentin Taci bölgesinde de eğitim amaçlı bir üsse sahipti.Ülkenin batısındaki Enbar'da Habaniyye ve Aynü'l Esed adlı iki askeri üssü daha bulunan ABD, özellikle 2014 yazında DEAŞ saldırıları sırasında bu üsleri aktif şekilde kullanmaya başladı.Amerikan askerleri, Salahaddin vilayetindeki Beled Hava Üssü'nü de kullandı.Irak'ı işgal eden ABD, Kerkük'teki K1 Askeri Üssü'nün yanı sıra ülkenin ikinci büyük kenti Musul'da da askeri üslerle varlık gösterdi.ABD güçleri ayrıca Musul'da Kayarra (Geyyara) Askeri Üssü'nde de bulundu.Erbil&#039;de 2 askeri üsTrump'ın askerlerini Suriye'den çekme kararının ardından gündeme gelen Erbil'deki Harir Hava Üssü de ABD güçlerinin bulunduğu üsler arasında yer aldı. ABD, Uluslararası Erbil Havalimanı'nında da bir askeri üsse sahipti.Washington yönetimi, 2015'ten bu yana kontrolünde tuttuğu Erbil'deki Harir Hava Üssü'nün pistini genişleterek tesisi aktif biçimde kullanmaya başladı.ABD, 2003 yılında işgal ettiği Irak'ta yaklaşık 166 bin askeriyle Aralık 2011'e kadar varlık gösterdi. Bu tarihten sonra eski Başkan Barack Obama'nın talimatı üzerine tüm askerlerini Irak'tan çekti.Ancak terör örgütü DEAŞ'ın 10 Haziran 2014'te ortaya çıkmasından sonra dönemin Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin çağrısı üzerine ABD yeniden askerlerini Irak'a gönderdi.ABD Dışişleri Bakanlığı'nın yayımladığı son verilere göre, iki ülke arasında 2014 yılında imzalanan askeri stratejik anlaşma uyarınca Irak'ta 5 bine yakın ABD askeri bulunuyordu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/grafikli-irak-ta-9-askeri-ussu-bulunan-abd-ulkeden-ayriliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Biyoteknoloji Vadisi'nin ekosistem vizyonu üniversite öğrencileriyle paylaşıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/biyoteknoloji-vadisi-nin-ekosistem-vizyonu-universite-ogrencileriyle-paylasildi/917767/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/biyoteknoloji-vadisi-nin-ekosistem-vizyonu-universite-ogrencileriyle-paylasildi/917767/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:51:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / BİYOSAD ve BİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Varlıbaş: - Türkiye'nin güçlü üniversiteleri, yetenekli araştırmacıları, girişimcileri ve sanayi altyapısı bulunuyor. Şimdi ihtiyaç duyduğumuz şey, bu güçlü unsurları daha güçlü bağlantılarla bir araya getirmek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) ve Biyoteknoloji İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (BİOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Varlıbaş, Avrupa Araştırmacılar Gecesi kapsamında Biyoteknoloji Vadisi'nin vizyonunu ve hedeflerini üniversite öğrencileriyle paylaştı.Biyoteknoloji Vadisi'nden yapılan açıklamaya göre, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) liderliğinde, Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Gazi Üniversitesi işbirliğiyle yürütülen Avrupa Birliği destekli Avrupa Araştırmacılar Gecesi, araştırmacılar ve bilim insanlarını toplumla buluşturdu.Biyoteknoloji, iklim değişikliği, sürdürülebilirlik ve yapay zeka gibi konuların ele alındığı etkinliğe katılan Varlıbaş, YTÜ ve İTÜ'deki programlarda açılış konuşmalarını gerçekleştirdi.BİYOSAD ve BİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Varlıbaş, konuşmalarında Biyoteknoloji Vadisi'nin vizyonu ve hedefleri ile Türkiye'nin biyoteknoloji ekosistemine sağlaması öngörülen katkılara ilişkin bilgi verdi.BİOSB Yönetim Kurulu Üyesi Çağlar Kahraman da program kapsamında Biyoteknoloji Vadisi'nin çevre politikalarını anlattı.Varlıbaş, program kapsamında Avrupa Araştırma Yürütme Ajansı Birim Başkan Yardımcısı Renat Bilyalov ile de bir araya geldi.Görüşmede, Avrupa'daki araştırma ve inovasyon ekosistemi, biyoteknoloji alanındaki gelişmeler ve Türkiye'nin bu alandaki potansiyeli değerlendirildi.- Bilim, teknoloji, girişimcilik, yatırım ve üretimin bir araya geldiği bir ekosistemAçıklamada görüşlerine yer verilen Varlıbaş, bilimsel çalışmaların teknolojiye ve ürüne dönüşebilmesi için üniversiteler, sanayi, girişimciler, yatırımcılar ve kamu kurumları arasındaki işbirliğinin önem taşıdığını belirtti.Varlıbaş, iyi bir fikir, bilimsel sonuç veya başarılı bir araştırma projesinin tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak, Önemli olan, bu bilgi ve fikirleri laboratuvardan çıkararak teknolojiye, ürüne ve nihayetinde topluma ulaştırabilmektir. Bunun için üniversitelerin, sanayinin, girişimcilerin, yatırımcıların ve kamu kurumlarının birlikte hareket etmesi gerekiyor. Biyoteknoloji alanında gerçek bir dönüşüm yaratmak istiyorsak, araştırmadan üretime uzanan bu yolculuğu kolaylaştıracak güçlü ekosistemler kurmalıyız. değerlendirmelerinde bulundu.Biyoteknoloji Vadisi'ni bu anlayış doğrultusunda ele aldıklarını aktaran Varlıbaş, vadinin yalnızca sanayi bölgesi veya binalardan oluşan bir yapı olarak düşünülmediğini kaydetti.Varlıbaş, Biyoteknoloji Vadisi'ni bilimin, teknolojinin, girişimciliğin, yatırımın, üretimin ve yeteneğin bir araya geldiği yaşayan bir ekosistem olarak tanımlayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:Özellikle genç araştırmacıların ve öğrencilerin bilim ile girişimcilik, akademi ile sanayi arasında seçim yapmak zorunda kalmadan her iki dünyayla da temas edebilmelerini önemsiyoruz. Türkiye'nin güçlü üniversiteleri, yetenekli araştırmacıları, girişimcileri ve sanayi altyapısı bulunuyor. Şimdi ihtiyaç duyduğumuz şey, bu güçlü unsurları daha güçlü bağlantılarla bir araya getirmek. Böylece yalnızca Türkiye için değil, Avrupa ve dünya için de değer üreten teknolojiler geliştirebiliriz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) ve Biyoteknoloji İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (BİOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Varlıbaş, Avrupa Araştırmacılar Gecesi kapsamında Biyoteknoloji Vadisi'nin vizyonunu ve hedeflerini üniversite öğrencileriyle paylaştı.Biyoteknoloji Vadisi'nden yapılan açıklamaya göre, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) liderliğinde, Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Gazi Üniversitesi işbirliğiyle yürütülen Avrupa Birliği destekli Avrupa Araştırmacılar Gecesi, araştırmacılar ve bilim insanlarını toplumla buluşturdu.Biyoteknoloji, iklim değişikliği, sürdürülebilirlik ve yapay zeka gibi konuların ele alındığı etkinliğe katılan Varlıbaş, YTÜ ve İTÜ'deki programlarda açılış konuşmalarını gerçekleştirdi.BİYOSAD ve BİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Varlıbaş, konuşmalarında Biyoteknoloji Vadisi'nin vizyonu ve hedefleri ile Türkiye'nin biyoteknoloji ekosistemine sağlaması öngörülen katkılara ilişkin bilgi verdi.BİOSB Yönetim Kurulu Üyesi Çağlar Kahraman da program kapsamında Biyoteknoloji Vadisi'nin çevre politikalarını anlattı.Varlıbaş, program kapsamında Avrupa Araştırma Yürütme Ajansı Birim Başkan Yardımcısı Renat Bilyalov ile de bir araya geldi.Görüşmede, Avrupa'daki araştırma ve inovasyon ekosistemi, biyoteknoloji alanındaki gelişmeler ve Türkiye'nin bu alandaki potansiyeli değerlendirildi.- Bilim, teknoloji, girişimcilik, yatırım ve üretimin bir araya geldiği bir ekosistemAçıklamada görüşlerine yer verilen Varlıbaş, bilimsel çalışmaların teknolojiye ve ürüne dönüşebilmesi için üniversiteler, sanayi, girişimciler, yatırımcılar ve kamu kurumları arasındaki işbirliğinin önem taşıdığını belirtti.Varlıbaş, iyi bir fikir, bilimsel sonuç veya başarılı bir araştırma projesinin tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak, Önemli olan, bu bilgi ve fikirleri laboratuvardan çıkararak teknolojiye, ürüne ve nihayetinde topluma ulaştırabilmektir. Bunun için üniversitelerin, sanayinin, girişimcilerin, yatırımcıların ve kamu kurumlarının birlikte hareket etmesi gerekiyor. Biyoteknoloji alanında gerçek bir dönüşüm yaratmak istiyorsak, araştırmadan üretime uzanan bu yolculuğu kolaylaştıracak güçlü ekosistemler kurmalıyız. değerlendirmelerinde bulundu.Biyoteknoloji Vadisi'ni bu anlayış doğrultusunda ele aldıklarını aktaran Varlıbaş, vadinin yalnızca sanayi bölgesi veya binalardan oluşan bir yapı olarak düşünülmediğini kaydetti.Varlıbaş, Biyoteknoloji Vadisi'ni bilimin, teknolojinin, girişimciliğin, yatırımın, üretimin ve yeteneğin bir araya geldiği yaşayan bir ekosistem olarak tanımlayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:Özellikle genç araştırmacıların ve öğrencilerin bilim ile girişimcilik, akademi ile sanayi arasında seçim yapmak zorunda kalmadan her iki dünyayla da temas edebilmelerini önemsiyoruz. Türkiye'nin güçlü üniversiteleri, yetenekli araştırmacıları, girişimcileri ve sanayi altyapısı bulunuyor. Şimdi ihtiyaç duyduğumuz şey, bu güçlü unsurları daha güçlü bağlantılarla bir araya getirmek. Böylece yalnızca Türkiye için değil, Avrupa ve dünya için de değer üreten teknolojiler geliştirebiliriz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Beyaz Saray'a girişleri yasaklanan medya kuruluşları, dava sonuçlanana kadar giriş hakkı istedi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/beyaz-saray-a-girisleri-yasaklanan-medya-kuruluslari-dava-sonuclanana-kadar-giris-hakki-istedi/917764/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/beyaz-saray-a-girisleri-yasaklanan-medya-kuruluslari-dava-sonuclanana-kadar-giris-hakki-istedi/917764/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:48:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / ABD Başkanı Donald Trump tarafından Beyaz Saray'a girişleri yasaklanan CNN, MS NOW ve Politico medya kuruluşları, geçici akreditasyonlarının dava sonuçlanana kadar uzatılması talebiyle mahkemeye başvurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : ABD Başkanı Donald Trump tarafından Beyaz Saray'a girişleri yasaklanan CNN, MS NOW ve Politico medya kuruluşları, geçici akreditasyonlarının dava sonuçlanana kadar uzatılması talebiyle mahkemeye başvurdu.Trump'ın yalan haber suçlamasıyla Beyaz Saray'dan yasakladığı üç medya kuruluşu, ABD Anayasası'nın Birinci Ek Maddesince güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğüne doğrudan bir saldırı olduğunu savunduğu hamleye karşı hukuki mücadelesini sürdürüyor.CNN, MS NOW ve Politico, federal mahkemeye sundukları dilekçede, akreditasyonlarının geçen hafta yargıç kararıyla 14 günlüğüne iade edilmesine rağmen Beyaz Saray'a girişlerinin öngörülemez ve tutarsız şekilde engellenmeye devam edildiğini belirtti.Haber kuruluşları, konuyla ilgili dava sonuçlanana kadar, Beyaz Saray'a girişlerine yönelik engelin kaldırılmasını istedi.Politico, karara rağmen Beyaz Saray&#039;a alınmadığını duyurmuştuTrump, 18 Eylül'de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, CNN, MS NOW ve Politico'nun Beyaz Saray'dan derhal yasaklandığını açıklamış ve bu karara gerekçe olarak sürekli yalan haber yapmalarını göstermişti.CNN, MS NOW ve Politico ise Trump'ın, muhabirlerinin Beyaz Saray'a girişini yasaklama kararına karşı federal mahkemede dava açmıştı.ABD'de federal yargıç 24 Eylül'de CNN, MS NOW ve Politico'nun Beyaz Saray'a erişimleri için gerekli akreditasyonlarının 8 Ekim'e kadar iadesine hükmetmişti.Ancak Politico karara rağmen, bir muhabirinin Beyaz Saray'a girişine izin verilmediğini açıklamıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : ABD Başkanı Donald Trump tarafından Beyaz Saray'a girişleri yasaklanan CNN, MS NOW ve Politico medya kuruluşları, geçici akreditasyonlarının dava sonuçlanana kadar uzatılması talebiyle mahkemeye başvurdu.Trump'ın yalan haber suçlamasıyla Beyaz Saray'dan yasakladığı üç medya kuruluşu, ABD Anayasası'nın Birinci Ek Maddesince güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğüne doğrudan bir saldırı olduğunu savunduğu hamleye karşı hukuki mücadelesini sürdürüyor.CNN, MS NOW ve Politico, federal mahkemeye sundukları dilekçede, akreditasyonlarının geçen hafta yargıç kararıyla 14 günlüğüne iade edilmesine rağmen Beyaz Saray'a girişlerinin öngörülemez ve tutarsız şekilde engellenmeye devam edildiğini belirtti.Haber kuruluşları, konuyla ilgili dava sonuçlanana kadar, Beyaz Saray'a girişlerine yönelik engelin kaldırılmasını istedi.Politico, karara rağmen Beyaz Saray&#039;a alınmadığını duyurmuştuTrump, 18 Eylül'de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, CNN, MS NOW ve Politico'nun Beyaz Saray'dan derhal yasaklandığını açıklamış ve bu karara gerekçe olarak sürekli yalan haber yapmalarını göstermişti.CNN, MS NOW ve Politico ise Trump'ın, muhabirlerinin Beyaz Saray'a girişini yasaklama kararına karşı federal mahkemede dava açmıştı.ABD'de federal yargıç 24 Eylül'de CNN, MS NOW ve Politico'nun Beyaz Saray'a erişimleri için gerekli akreditasyonlarının 8 Ekim'e kadar iadesine hükmetmişti.Ancak Politico karara rağmen, bir muhabirinin Beyaz Saray'a girişine izin verilmediğini açıklamıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/beyaz-saray-a-girisleri-yasaklanan-medya-kuruluslari-dava-sonuclanana-kadar-giris-hakki-istedi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kalp ve damar sağlığı için Akdeniz tipi beslenme ve düzenli egzersiz öneriliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kalp-ve-damar-sagligi-icin-akdeniz-tipi-beslenme-ve-duzenli-egzersiz-oneriliyor/917763/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kalp-ve-damar-sagligi-icin-akdeniz-tipi-beslenme-ve-duzenli-egzersiz-oneriliyor/917763/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:48:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Erzurum / Erzurum Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniğinden Dr.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Erzurum Haberleri : Erzurum Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniğinden Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ve haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını önerdi.Dr. Fikret Sefa Yağış, 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla kalp ve damar sağlığına ilişkin yaptığı değerlendirmede, düzenli fiziksel aktivite ile sağlıklı beslenmenin kalp sağlığının korunmasında önemli rol oynadığını belirtti.Kalp ve damar sağlığını korumanın günlük yaşamda uygulanacak basit ama etkili adımlarla mümkün olduğunu ifade eden Yağış, şunları kaydetti:Tereyağı gibi doymuş yağlar yerine zeytinyağı gibi doymamış yağlar tercih edilmelidir. Kırmızı ve işlenmiş et tüketimi sınırlandırılmalı, meyve ve sebze ağırlıklı Akdeniz tipi beslenme bir alışkanlık haline getirilmelidir. Sağlıklı bir kalp için sadece beslenmenin yeterli değil, fiziksel aktivite ve yaşam kalitesinin de belirleyici olması gerekiyor. Bu kapsamda haftada 150 ila 300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını öneriyoruz.Yağış, kalp sağlığı için tütün ürünleri ve alkolden de uzak durulması gerektiğini vurgulayarak, Yeterli uyku, stres yönetimi ve düzenli sağlık kontrolleri kalp sağlığını korumada hayati rol oynuyor. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Erzurum Haberleri : Erzurum Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniğinden Dr. Fikret Sefa Yağış, kalp sağlığını korumak için Akdeniz tipi beslenme ve haftada 150-300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını önerdi.Dr. Fikret Sefa Yağış, 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla kalp ve damar sağlığına ilişkin yaptığı değerlendirmede, düzenli fiziksel aktivite ile sağlıklı beslenmenin kalp sağlığının korunmasında önemli rol oynadığını belirtti.Kalp ve damar sağlığını korumanın günlük yaşamda uygulanacak basit ama etkili adımlarla mümkün olduğunu ifade eden Yağış, şunları kaydetti:Tereyağı gibi doymuş yağlar yerine zeytinyağı gibi doymamış yağlar tercih edilmelidir. Kırmızı ve işlenmiş et tüketimi sınırlandırılmalı, meyve ve sebze ağırlıklı Akdeniz tipi beslenme bir alışkanlık haline getirilmelidir. Sağlıklı bir kalp için sadece beslenmenin yeterli değil, fiziksel aktivite ve yaşam kalitesinin de belirleyici olması gerekiyor. Bu kapsamda haftada 150 ila 300 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını öneriyoruz.Yağış, kalp sağlığı için tütün ürünleri ve alkolden de uzak durulması gerektiğini vurgulayarak, Yeterli uyku, stres yönetimi ve düzenli sağlık kontrolleri kalp sağlığını korumada hayati rol oynuyor. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kalp-ve-damar-sagligi-icin-akdeniz-tipi-beslenme-ve-duzenli-egzersiz-oneriliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çocuk yaşta başladığı berberlikte 63 yılı geride bıraktı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cocuk-yasta-basladigi-berberlikte-63-yili-geride-birakti/917762/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cocuk-yasta-basladigi-berberlikte-63-yili-geride-birakti/917762/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:48:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Artvin / Artvin'de 12 yaşında çırak olarak başladığı berberlik mesleğini ilerleyen yaşına rağmen sürdüren Hakkı Seyhan, ailesinin artık bırak tavsiyesine rağmen her sabah 6 metrekarelik dükkanının yolunu tutuyor - Makasını ve usturasını 63 yıldır elinden düşürmeyen Seyhan: - Berberlik zamanla hayatımın ayrılmaz bir parçası haline geldi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Artvin Haberleri : YUSUF OKUR - Artvinli 75 yaşındaki Hakkı Seyhan, çocuk yaşta başladığı berberlik mesleğini, işine duyduğu sevgi ve çalışma azmiyle yıllardır sürdürüyor.Babası hayatını kaybedince ailesine destek olmak amacıyla 12 yaşında berber çırağı olarak çalışmaya başlayan Seyhan, ustasının yanında yıllarca mesleğin inceliklerini öğrendi.Askerliğini de berber olarak yapan Seyhan, terhisinin ardından kendi iş yerini açtı. 1975'te açtığı ilk dükkanının ardından 1988'de bugün çalıştığı iş yerine geçen Seyhan, yaklaşık 38 yıldır 6 metrekarelik dükkanında müşterilerine hizmet veriyor.İlerleyen yaşına rağmen mesleğini sürdürmeye devam eden Seyhan, ailesinin artık bırak yönündeki tavsiyelerine rağmen her sabah iş yerinin yolunu tutuyor.Bu iş yeri olmazsa sağlığımı kaybederimMakasını ve usturasını 63 yıldır elinden düşürmeyen Hakkı Seyhan, AA muhabirine, çocuk yaşta başladığı berberliğin zamanla hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini söyledi.Babasının 1962'de vefat etmesinin ardından Kılıçkaya köyünden Artvin'e geldiğini anlatan Seyhan, 12 yaşında çırak olarak başladığı mesleğini yıllar boyunca sürdürdüğünü belirtti.Seyhan, ustasının yanında yıllarca çalıştığını dile getirerek, askerliğini de berber olarak yaptığını, terhisinin ardından kendi iş yerini açtığını ifade etti.Mesleği bırakması yönündeki aile tavsiyelerine rağmen çalışmaya devam ettiğini aktaran Seyhan, geçen yıl bel fıtığı ameliyatı geçirdiğini ve 10 günlük dinlenmenin ardından yeniden dükkanının yolunu tuttuğunu kaydetti.Seyhan, çalışmanın kendisi için yalnızca geçim kaynağı olmadığını vurgulayarak, Bu iş yeri olmazsa sağlığımı kaybederim. Sabahtan kalkacağım, dükkana gideceğim. Dükkanı temizleyeceğim, oturacağım, müşteri gelecek, sohbet edeceğim. Ben buna alışmışım. dedi.Hayatım berberlikte geçtiSağlığı elverdiği sürece mesleğini sürdürmek istediğine dikkati çeken Seyhan, Askerde de berberdim. Burada da berberim. Hayatım berberlikte geçti. diye konuştu.Seyhan, klasik stilleri tercih ettiğini belirterek, Ben tıraşlarda eski model gidiyorum. Yeni modellerden pek anlamıyorum. Belli yaş grubuna hitap ediyorum. O yüzden genç berberlere hayranım. ifadesini kullandı.Genç berberlere mesleklerini sabırla sürdürmeleri tavsiyesinde bulunan Seyhan, zanaatın altın bir bilezik olduğunu sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Artvin Haberleri : YUSUF OKUR - Artvinli 75 yaşındaki Hakkı Seyhan, çocuk yaşta başladığı berberlik mesleğini, işine duyduğu sevgi ve çalışma azmiyle yıllardır sürdürüyor.Babası hayatını kaybedince ailesine destek olmak amacıyla 12 yaşında berber çırağı olarak çalışmaya başlayan Seyhan, ustasının yanında yıllarca mesleğin inceliklerini öğrendi.Askerliğini de berber olarak yapan Seyhan, terhisinin ardından kendi iş yerini açtı. 1975'te açtığı ilk dükkanının ardından 1988'de bugün çalıştığı iş yerine geçen Seyhan, yaklaşık 38 yıldır 6 metrekarelik dükkanında müşterilerine hizmet veriyor.İlerleyen yaşına rağmen mesleğini sürdürmeye devam eden Seyhan, ailesinin artık bırak yönündeki tavsiyelerine rağmen her sabah iş yerinin yolunu tutuyor.Bu iş yeri olmazsa sağlığımı kaybederimMakasını ve usturasını 63 yıldır elinden düşürmeyen Hakkı Seyhan, AA muhabirine, çocuk yaşta başladığı berberliğin zamanla hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini söyledi.Babasının 1962'de vefat etmesinin ardından Kılıçkaya köyünden Artvin'e geldiğini anlatan Seyhan, 12 yaşında çırak olarak başladığı mesleğini yıllar boyunca sürdürdüğünü belirtti.Seyhan, ustasının yanında yıllarca çalıştığını dile getirerek, askerliğini de berber olarak yaptığını, terhisinin ardından kendi iş yerini açtığını ifade etti.Mesleği bırakması yönündeki aile tavsiyelerine rağmen çalışmaya devam ettiğini aktaran Seyhan, geçen yıl bel fıtığı ameliyatı geçirdiğini ve 10 günlük dinlenmenin ardından yeniden dükkanının yolunu tuttuğunu kaydetti.Seyhan, çalışmanın kendisi için yalnızca geçim kaynağı olmadığını vurgulayarak, Bu iş yeri olmazsa sağlığımı kaybederim. Sabahtan kalkacağım, dükkana gideceğim. Dükkanı temizleyeceğim, oturacağım, müşteri gelecek, sohbet edeceğim. Ben buna alışmışım. dedi.Hayatım berberlikte geçtiSağlığı elverdiği sürece mesleğini sürdürmek istediğine dikkati çeken Seyhan, Askerde de berberdim. Burada da berberim. Hayatım berberlikte geçti. diye konuştu.Seyhan, klasik stilleri tercih ettiğini belirterek, Ben tıraşlarda eski model gidiyorum. Yeni modellerden pek anlamıyorum. Belli yaş grubuna hitap ediyorum. O yüzden genç berberlere hayranım. ifadesini kullandı.Genç berberlere mesleklerini sabırla sürdürmeleri tavsiyesinde bulunan Seyhan, zanaatın altın bir bilezik olduğunu sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/cocuk-yasta-basladigi-berberlikte-63-yili-geride-birakti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Irak'ta 12 yıllık uluslararası koalisyon misyonu sona eriyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/irak-ta-12-yillik-uluslararasi-koalisyon-misyonu-sona-eriyor/917761/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/irak-ta-12-yillik-uluslararasi-koalisyon-misyonu-sona-eriyor/917761/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:48:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bağdat / ⁠Irak Başbakanı Askeri Sözcüsü Sabah en-Numan: - Son koalisyon askeri 30 Eylül’de ayrılacak - ⁠Güvenlik uzmanı Safa el-Assam: - Irak, DEAŞ hücreleriyle mücadele edebilecek kapasitede ancak hava ve savunma kabiliyetlerini geliştirmesi gerekiyor - ⁠Siyasi analist Hilal el-Ubeydi: - Koalisyon misyonunun sona ermesi yeni bir ortaklık döneminin önünü açacak ve silahlı grupların silah bulundurma gerekçelerinden birini ortadan kaldıracak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bağdat Haberleri : HAYDAR KARAALP - ABD’nin 2003’teki Irak işgaliyle başlayan ve yıllar boyunca savaş, yıkım ve ağır can kayıplarına sahne olan askeri varlığı sona eriyor. Son ABD askerlerinin yarın ülkeden ayrılmasıyla Irak’ta yeni bir dönem başlayacak.Irak ile ABD, Eylül 2024’te ülkedeki ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun askeri misyonunun sona erdirilmesine ilişkin iki aşamalı bir geçiş planı açıklamıştı.Bu planın ilk aşamasında Irak’taki askeri misyonun tamamlanarak ikili güvenlik işbirliklerine geçilmesi, ikinci aşamasında ise Suriye’deki DEAŞ karşıtı operasyonlara Irak topraklarından verilen desteğin sürdürülmesi öngörülmüştü.Son ABD askerleri 30 Eylül’de ayrılacakIrak Başbakanı Askeri Sözcüsü Sabah en-Numan, AA'ya yaptığı açıklamada, 30 Eylül, uluslararası koalisyonun Irak’taki misyonunun sona erdirileceği, koalisyon karargahının kapatılacağı ve Doğal Kararlılık Operasyonu’nun sona ereceği son gündür. dedi.Numan, Son koalisyon askeri 30 Eylül’de ayrılacak ve böylece Irak'ın tam egemenliği geri dönmüş olacak diyerek, Irak güvenlik güçlerinin ülkenin ulusal güvenliğini sağlama görevini üstlenmeye hazır olduğunu belirtti.30 Eylül'den sonra koalisyon ülkelerinin bazılarıyla ikili ilişkiler kurulacağını ifade eden Numan, bu ilişkilerin eşitlik ve karşılıklılık temelinde yürütüleceğini söyledi.Uluslararası koalisyonun Irak güçlerine hava savunması, hava desteği, eğitim ve mühimmat temini gibi alanlarda katkı sunduğunu belirten Numan, kara operasyonlarının ise tamamen Irak Silahlı Kuvvetlerince yürütüldüğünü kaydetti.Numan, Irak'ın silahlanma ve askeri teçhizat alanında önemli mesafe katettiğini dile getirerek, özellikle hava savunma sistemlerinin geliştirilmesine dikkati çekti.Irak Hava Kuvvetlerinin operasyonları artık bağımsız yürütebildiğini kaydeden Numan, “Bu yılın başından bu yana tüm hava operasyonları ve destek uçuşları doğrudan kendi filomuz tarafından gerçekleştiriliyor.” dedi.DEAŞ hücreleriyle mücadeleGüvenlik uzmanı Safa el-Assam ise AA’ya yaptığı değerlendirmede, Irak’ta DEAŞ’ın geride kalan unsurlarının çoğunlukla Irak vatandaşlarından oluşan “uyuyan hücreler” olduğunu söyledi.Bu unsurların özellikle vilayet merkezlerinin dışındaki köy, ilçe ve nahiyelerde bulunduğunu belirten Assam, güvenlik durumunun büyük ölçüde kontrol altında olduğunu ifade etti.Assam, Irak güvenlik ve askeri kurumlarının DEAŞ ile mücadele kapasitesine sahip olduğunu vurgulayarak, Irak’ın 2017’den sonra örgüte karşı operasyonlarını büyük ölçüde kendi imkanlarıyla yürüttüğünü dile getirdi.Musul’daki sürece değinen Assam, Irak güçlerinin dar sokaklarda, ev ev sürdürülen ve şiddetli çatışmalara sahne olan zorlu operasyonlar gerçekleştirdiğini hatırlattı.Assam, Irak güvenlik güçlerinin özellikle kara operasyonları konusunda yeterli kapasiteye ulaştığını kaydetti.Hava ve savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesi gerekiyorBununla birlikte Irak’ın hava gücü, hava savunma sistemleri ve ileri teknoloji alanlarında geliştirmesi gereken kapasitesi bulunduğunu belirten Assam, özellikle radar sistemleri ve modern teknolojiler konusunda eksikliklerin devam ettiğini söyledi.Assam, “Irak, DEAŞ hücreleriyle mücadele edebilecek kapasitede ancak hava ve savunma kabiliyetlerini geliştirmesi gerekiyor.” dedi.Irak’ın bu alanlarda daha fazla uluslararası işbirliğine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Assam, Bağdat’ın silahlanma konusunda Fransa, Güney Kore ve Almanya gibi ülkelerle işbirliğine açık olduğunu kaydetti.Assam’a göre ABD askerlerinin çekilmesi, Irak’ın kara gücü ve DEAŞ hücreleriyle mücadele kapasitesi açısından doğrudan bir sorun oluşturmazken, hava gücü, hava savunması, radar ve askeri teknoloji alanlarında işbirliği ihtiyacı devam edecek.Bağdat ve Washington’ın farklı yaklaşımlarıSiyasi analist Hilal el-Ubeydi de 30 Eylül’ün 2014’te başlayan dönemi sona erdireceğini ve Irak ile ABD başta olmak üzere koalisyon ülkeleri arasında yeni bir ikili ortaklık döneminin başlayacağını söyledi.Bağdat ile Washington’ın önümüzdeki döneme ilişkin yaklaşımlarında belirgin görüş ayrılıkları bulunduğunu anlatan Ubeydi, Irak’ın 30 Eylül’ü, 2014 krizinden bu yana süren yabancı askeri varlığın tamamen sona ermesi, devletin karar alma yetkisinin güçlenmesi ve ulusal egemenliğin tesisi olarak gördüğünü kaydetti.Ubeydi’ye göre Washington ise 30 Eylül tarihini bir çekilmeden ziyade, 10 yılı aşkın süredir devam eden askeri misyonun ikili güvenlik ortaklığı çerçevesinde yeniden yapılandırılması olarak değerlendiriyor.Silahlı grupların silahlarıSiyasi analist Ubeydi, ABD askerlerinin çekilmesinin Irak’ın iç siyasetindeki en hassas başlıklardan biri olan devlet dışı silahlı grupların silahları konusunda da etkili olabileceğini belirtti.“Koalisyon misyonunun sona ermesi yeni bir ortaklık döneminin önünü açacak ve silahlı grupların silah bulundurma gerekçelerinden birini ortadan kaldıracak.” diyen Ubeydi, bunun hükümetin silahların devletin kontrolünde toplanması yönündeki girişimlerinde elini güçlendirebileceğini söyledi.Ubeydi, bazı grupların “işgal devam ettiği sürece silahlarımızı koruruz” şeklindeki yaklaşımının, ABD askerlerinin çekilmesinin ardından yeni bir durumla karşılaşacağını vurgulayarak, bu grupların silah bulundurma gerekçelerini yeniden tanımlamak durumunda kalabileceğini ifade etti.Bu dosyanın müzakere yoluyla ele alınmasının muhtemel olduğunu belirten Ubeydi, hükümetin silahlı grupların silah bulundurmasına ilişkin gerekçeleri ortadan kaldırmaya yönelik adımlar atabileceğini ve siyasi-ekonomik kazanımlar karşılığında yeni düzenlemeler gündeme gelebileceğini kaydetti.Washington ve Tahran arasında dengeIrak’ın ABD askerlerinin çekilmesinin ardından dış politikasına da değinen Ubeydi, Bağdat’ın Washington ve Tahran’la ilişkilerini yönetme konusunda yeni bir sınamayla karşı karşıya kalacağını söyledi.Ubeydi, Bağdat’ın Washington’a yalnızca İran veya silahlı gruplarla mücadelede kullanılan bir platform değil, bir ortak olduğunu kanıtlaması gerektiğini belirtti.Tahran’a da Irak’ın zaman zaman İran projelerinden ayrışan kendi çıkarları bulunan komşu bir ülke olduğunun gösterilmesi gerektiğini ifade eden Ubeydi, bu durumun iki güç arasındaki dengenin korunması açısından kritik olduğuna işaret etti.ABD öncülüğündeki koalisyon 2014’te kurulduABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon, DEAŞ’ın Irak ve Suriye’de geniş alanları kontrol ettiği 2014’te örgütle mücadele amacıyla kurulmuştu.Koalisyon, operasyonlar sırasında Irak güçlerine hava, istihbarat ve eğitim desteği sağlarken, Irak güvenlik güçleri DEAŞ’ın kontrolündeki kent ve bölgelerin geri alınması için geniş çaplı kara operasyonları yürütmüştü.Irak, Aralık 2017’de DEAŞ’ın kontrolündeki tüm toprakların geri alındığını ilan etmişti. Irak güvenlik güçleri sonraki yıllarda örgütün ülkedeki hücrelerine yönelik operasyonlarını sürdürmüştü.Uluslararası koalisyonun görevini sona erdirmek amacıyla oluşturulan Yüksek Askeri Komite, Ocak 2026’da planın ilk aşamasının tamamlandığını açıklamıştı. Bu kapsamda federal bölgelerdeki koalisyon danışmanlarının bulunduğu üs ve karargahlar, Ayn el-Esed Hava Üssü de dahil olmak üzere boşaltılmış ve ikili güvenlik ilişkilerine geçiş yapılmıştı.30 Eylül’de bu aşamanın da sona ermesiyle Irak, ABD ve diğer ülkelerle ilişkilerini ikili güvenlik ortaklıkları temelinde sürdürmeye hazırlanıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bağdat Haberleri : HAYDAR KARAALP - ABD’nin 2003’teki Irak işgaliyle başlayan ve yıllar boyunca savaş, yıkım ve ağır can kayıplarına sahne olan askeri varlığı sona eriyor. Son ABD askerlerinin yarın ülkeden ayrılmasıyla Irak’ta yeni bir dönem başlayacak.Irak ile ABD, Eylül 2024’te ülkedeki ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun askeri misyonunun sona erdirilmesine ilişkin iki aşamalı bir geçiş planı açıklamıştı.Bu planın ilk aşamasında Irak’taki askeri misyonun tamamlanarak ikili güvenlik işbirliklerine geçilmesi, ikinci aşamasında ise Suriye’deki DEAŞ karşıtı operasyonlara Irak topraklarından verilen desteğin sürdürülmesi öngörülmüştü.Son ABD askerleri 30 Eylül’de ayrılacakIrak Başbakanı Askeri Sözcüsü Sabah en-Numan, AA'ya yaptığı açıklamada, 30 Eylül, uluslararası koalisyonun Irak’taki misyonunun sona erdirileceği, koalisyon karargahının kapatılacağı ve Doğal Kararlılık Operasyonu’nun sona ereceği son gündür. dedi.Numan, Son koalisyon askeri 30 Eylül’de ayrılacak ve böylece Irak'ın tam egemenliği geri dönmüş olacak diyerek, Irak güvenlik güçlerinin ülkenin ulusal güvenliğini sağlama görevini üstlenmeye hazır olduğunu belirtti.30 Eylül'den sonra koalisyon ülkelerinin bazılarıyla ikili ilişkiler kurulacağını ifade eden Numan, bu ilişkilerin eşitlik ve karşılıklılık temelinde yürütüleceğini söyledi.Uluslararası koalisyonun Irak güçlerine hava savunması, hava desteği, eğitim ve mühimmat temini gibi alanlarda katkı sunduğunu belirten Numan, kara operasyonlarının ise tamamen Irak Silahlı Kuvvetlerince yürütüldüğünü kaydetti.Numan, Irak'ın silahlanma ve askeri teçhizat alanında önemli mesafe katettiğini dile getirerek, özellikle hava savunma sistemlerinin geliştirilmesine dikkati çekti.Irak Hava Kuvvetlerinin operasyonları artık bağımsız yürütebildiğini kaydeden Numan, “Bu yılın başından bu yana tüm hava operasyonları ve destek uçuşları doğrudan kendi filomuz tarafından gerçekleştiriliyor.” dedi.DEAŞ hücreleriyle mücadeleGüvenlik uzmanı Safa el-Assam ise AA’ya yaptığı değerlendirmede, Irak’ta DEAŞ’ın geride kalan unsurlarının çoğunlukla Irak vatandaşlarından oluşan “uyuyan hücreler” olduğunu söyledi.Bu unsurların özellikle vilayet merkezlerinin dışındaki köy, ilçe ve nahiyelerde bulunduğunu belirten Assam, güvenlik durumunun büyük ölçüde kontrol altında olduğunu ifade etti.Assam, Irak güvenlik ve askeri kurumlarının DEAŞ ile mücadele kapasitesine sahip olduğunu vurgulayarak, Irak’ın 2017’den sonra örgüte karşı operasyonlarını büyük ölçüde kendi imkanlarıyla yürüttüğünü dile getirdi.Musul’daki sürece değinen Assam, Irak güçlerinin dar sokaklarda, ev ev sürdürülen ve şiddetli çatışmalara sahne olan zorlu operasyonlar gerçekleştirdiğini hatırlattı.Assam, Irak güvenlik güçlerinin özellikle kara operasyonları konusunda yeterli kapasiteye ulaştığını kaydetti.Hava ve savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesi gerekiyorBununla birlikte Irak’ın hava gücü, hava savunma sistemleri ve ileri teknoloji alanlarında geliştirmesi gereken kapasitesi bulunduğunu belirten Assam, özellikle radar sistemleri ve modern teknolojiler konusunda eksikliklerin devam ettiğini söyledi.Assam, “Irak, DEAŞ hücreleriyle mücadele edebilecek kapasitede ancak hava ve savunma kabiliyetlerini geliştirmesi gerekiyor.” dedi.Irak’ın bu alanlarda daha fazla uluslararası işbirliğine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Assam, Bağdat’ın silahlanma konusunda Fransa, Güney Kore ve Almanya gibi ülkelerle işbirliğine açık olduğunu kaydetti.Assam’a göre ABD askerlerinin çekilmesi, Irak’ın kara gücü ve DEAŞ hücreleriyle mücadele kapasitesi açısından doğrudan bir sorun oluşturmazken, hava gücü, hava savunması, radar ve askeri teknoloji alanlarında işbirliği ihtiyacı devam edecek.Bağdat ve Washington’ın farklı yaklaşımlarıSiyasi analist Hilal el-Ubeydi de 30 Eylül’ün 2014’te başlayan dönemi sona erdireceğini ve Irak ile ABD başta olmak üzere koalisyon ülkeleri arasında yeni bir ikili ortaklık döneminin başlayacağını söyledi.Bağdat ile Washington’ın önümüzdeki döneme ilişkin yaklaşımlarında belirgin görüş ayrılıkları bulunduğunu anlatan Ubeydi, Irak’ın 30 Eylül’ü, 2014 krizinden bu yana süren yabancı askeri varlığın tamamen sona ermesi, devletin karar alma yetkisinin güçlenmesi ve ulusal egemenliğin tesisi olarak gördüğünü kaydetti.Ubeydi’ye göre Washington ise 30 Eylül tarihini bir çekilmeden ziyade, 10 yılı aşkın süredir devam eden askeri misyonun ikili güvenlik ortaklığı çerçevesinde yeniden yapılandırılması olarak değerlendiriyor.Silahlı grupların silahlarıSiyasi analist Ubeydi, ABD askerlerinin çekilmesinin Irak’ın iç siyasetindeki en hassas başlıklardan biri olan devlet dışı silahlı grupların silahları konusunda da etkili olabileceğini belirtti.“Koalisyon misyonunun sona ermesi yeni bir ortaklık döneminin önünü açacak ve silahlı grupların silah bulundurma gerekçelerinden birini ortadan kaldıracak.” diyen Ubeydi, bunun hükümetin silahların devletin kontrolünde toplanması yönündeki girişimlerinde elini güçlendirebileceğini söyledi.Ubeydi, bazı grupların “işgal devam ettiği sürece silahlarımızı koruruz” şeklindeki yaklaşımının, ABD askerlerinin çekilmesinin ardından yeni bir durumla karşılaşacağını vurgulayarak, bu grupların silah bulundurma gerekçelerini yeniden tanımlamak durumunda kalabileceğini ifade etti.Bu dosyanın müzakere yoluyla ele alınmasının muhtemel olduğunu belirten Ubeydi, hükümetin silahlı grupların silah bulundurmasına ilişkin gerekçeleri ortadan kaldırmaya yönelik adımlar atabileceğini ve siyasi-ekonomik kazanımlar karşılığında yeni düzenlemeler gündeme gelebileceğini kaydetti.Washington ve Tahran arasında dengeIrak’ın ABD askerlerinin çekilmesinin ardından dış politikasına da değinen Ubeydi, Bağdat’ın Washington ve Tahran’la ilişkilerini yönetme konusunda yeni bir sınamayla karşı karşıya kalacağını söyledi.Ubeydi, Bağdat’ın Washington’a yalnızca İran veya silahlı gruplarla mücadelede kullanılan bir platform değil, bir ortak olduğunu kanıtlaması gerektiğini belirtti.Tahran’a da Irak’ın zaman zaman İran projelerinden ayrışan kendi çıkarları bulunan komşu bir ülke olduğunun gösterilmesi gerektiğini ifade eden Ubeydi, bu durumun iki güç arasındaki dengenin korunması açısından kritik olduğuna işaret etti.ABD öncülüğündeki koalisyon 2014’te kurulduABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon, DEAŞ’ın Irak ve Suriye’de geniş alanları kontrol ettiği 2014’te örgütle mücadele amacıyla kurulmuştu.Koalisyon, operasyonlar sırasında Irak güçlerine hava, istihbarat ve eğitim desteği sağlarken, Irak güvenlik güçleri DEAŞ’ın kontrolündeki kent ve bölgelerin geri alınması için geniş çaplı kara operasyonları yürütmüştü.Irak, Aralık 2017’de DEAŞ’ın kontrolündeki tüm toprakların geri alındığını ilan etmişti. Irak güvenlik güçleri sonraki yıllarda örgütün ülkedeki hücrelerine yönelik operasyonlarını sürdürmüştü.Uluslararası koalisyonun görevini sona erdirmek amacıyla oluşturulan Yüksek Askeri Komite, Ocak 2026’da planın ilk aşamasının tamamlandığını açıklamıştı. Bu kapsamda federal bölgelerdeki koalisyon danışmanlarının bulunduğu üs ve karargahlar, Ayn el-Esed Hava Üssü de dahil olmak üzere boşaltılmış ve ikili güvenlik ilişkilerine geçiş yapılmıştı.30 Eylül’de bu aşamanın da sona ermesiyle Irak, ABD ve diğer ülkelerle ilişkilerini ikili güvenlik ortaklıkları temelinde sürdürmeye hazırlanıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/irak-ta-12-yillik-uluslararasi-koalisyon-misyonu-sona-eriyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kırıkkale'de firari hükümlü yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kirikkale-de-firari-hukumlu-yakalandi/917760/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kirikkale-de-firari-hukumlu-yakalandi/917760/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:46:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kırıkkale / Kırıkkale'de hakkında 17 yıl 6 ay 12 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kırıkkale Haberleri : Kırıkkale'de hakkında 17 yıl 6 ay 12 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.Kırıkkale Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, arananların yakalanmasına yönelik çalışma yürüttü.Bu kapsamda, gece vakti yağma ve tutuklu veya hükümlünün kaçması suçlarından hakkında 17 yıl 6 ay 12 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan E.A. (33) yakalandı.Hükümlü, işlemlerinin ardındın cezaevine teslim edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kırıkkale Haberleri : Kırıkkale'de hakkında 17 yıl 6 ay 12 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.Kırıkkale Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, arananların yakalanmasına yönelik çalışma yürüttü.Bu kapsamda, gece vakti yağma ve tutuklu veya hükümlünün kaçması suçlarından hakkında 17 yıl 6 ay 12 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan E.A. (33) yakalandı.Hükümlü, işlemlerinin ardındın cezaevine teslim edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kirikkale-de-firari-hukumlu-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Atık mermerler kadın usta öğreticinin elinde sanat eserine dönüşüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/atik-mermerler-kadin-usta-ogreticinin-elinde-sanat-eserine-donusuyor/917758/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/atik-mermerler-kadin-usta-ogreticinin-elinde-sanat-eserine-donusuyor/917758/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:43:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar / Afyonkarahisar Olgunlaşma Enstitüsünde usta öğretici olarak görev yapan Ayşegül Bilensoy, farklı renk ve damarlardaki atık mermerleri sabırla işleyerek özgün tasarımlar ortaya çıkarıyor - Ayşegül Bilensoy: - Afyonkarahisar mermer şehri. Biz de mermercilerin atıklarını değerlendirerek mozaikleme tekniğiyle sanat eserine dönüştürüyoruz. Ev aksesuarları yapıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Afyonkarahisar Haberleri : CANAN TÜKELAY - Afyonkarahisar Olgunlaşma Enstitüsünde usta öğretici olarak görev yapan Ayşegül Bilensoy, atık mermerlere el işçiliğiyle yeniden hayat veriyor.Üç çocuk annesi Ayşegül Bilensoy, AA muhabirine, 20 yıldır mermer mozaik üzerine usta öğreticilik yaptığını söyledi.Dedesinin taş ustası olduğunu, kendisinin de onun yolundan gitmeye çalıştığını ifade eden Bilensoy, Dedem cami ve minareler yapardı. Sonrasında mesleği babam devraldı. Babamın bir süre sürdürdüğü taş ustalığını şimdi ben yapıyorum. Kerpeten tutmayı babamdan öğrendim. Sonra kurslara gittim. Mermer bir tutkudur. 'Tozunu yutmaya gör' derler. Mermer tozunu yuttuktan sonra tutku olarak devam eder. dedi.Bir ürünü 2,5 ay gibi sürede yapıyorumBilensoy, enstitüde atık mermerleri değerlendirdiklerini vurgulayarak, Afyonkarahisar mermer şehri. Biz de mermercilerin atıklarını değerlendirerek mozaikleme tekniğiyle sanat eserine dönüştürüyoruz. Ev aksesuarları yapıyoruz. Geleneksel motifleri özgün çalışmalarla buluşturuyoruz. Her taşın ayrı damarı oluyor. Bir ürünü 2,5 ay gibi sürede yapıyorum. dedi.Daha çok vazo ve tablo gibi eserler yaptığını dile getiren Bilensoy, Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında şehit olan Ömer Halisdemir'in de yer aldığı büyük ebatlı tabloyu da yaklaşık 2 yıl önce kendisinin hazırladığını bildirdi.Enstitü Müdürü Mine Yalavaç Saban da yaptıkları çalışmalarda mermerin doğal renklerini kullandıklarını söyledi.Farklı renk tonlarındaki parçalanmış mermerlerin bir araya getirilmesiyle geleneksel ve özgün motiflerin oluşturulduğunu vurgulayan Saban, El işçiliği ile hazırlanan eserler, kültürel mirasın yaşatılmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına da katkı sağlamaktadır. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Afyonkarahisar Haberleri : CANAN TÜKELAY - Afyonkarahisar Olgunlaşma Enstitüsünde usta öğretici olarak görev yapan Ayşegül Bilensoy, atık mermerlere el işçiliğiyle yeniden hayat veriyor.Üç çocuk annesi Ayşegül Bilensoy, AA muhabirine, 20 yıldır mermer mozaik üzerine usta öğreticilik yaptığını söyledi.Dedesinin taş ustası olduğunu, kendisinin de onun yolundan gitmeye çalıştığını ifade eden Bilensoy, Dedem cami ve minareler yapardı. Sonrasında mesleği babam devraldı. Babamın bir süre sürdürdüğü taş ustalığını şimdi ben yapıyorum. Kerpeten tutmayı babamdan öğrendim. Sonra kurslara gittim. Mermer bir tutkudur. 'Tozunu yutmaya gör' derler. Mermer tozunu yuttuktan sonra tutku olarak devam eder. dedi.Bir ürünü 2,5 ay gibi sürede yapıyorumBilensoy, enstitüde atık mermerleri değerlendirdiklerini vurgulayarak, Afyonkarahisar mermer şehri. Biz de mermercilerin atıklarını değerlendirerek mozaikleme tekniğiyle sanat eserine dönüştürüyoruz. Ev aksesuarları yapıyoruz. Geleneksel motifleri özgün çalışmalarla buluşturuyoruz. Her taşın ayrı damarı oluyor. Bir ürünü 2,5 ay gibi sürede yapıyorum. dedi.Daha çok vazo ve tablo gibi eserler yaptığını dile getiren Bilensoy, Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında şehit olan Ömer Halisdemir'in de yer aldığı büyük ebatlı tabloyu da yaklaşık 2 yıl önce kendisinin hazırladığını bildirdi.Enstitü Müdürü Mine Yalavaç Saban da yaptıkları çalışmalarda mermerin doğal renklerini kullandıklarını söyledi.Farklı renk tonlarındaki parçalanmış mermerlerin bir araya getirilmesiyle geleneksel ve özgün motiflerin oluşturulduğunu vurgulayan Saban, El işçiliği ile hazırlanan eserler, kültürel mirasın yaşatılmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına da katkı sağlamaktadır. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/atik-mermerler-kadin-usta-ogreticinin-elinde-sanat-eserine-donusuyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Almanya'nın kamu borcu ikinci çeyrekte özel fonların etkisiyle 2 trilyon 753,5 milyar avroya çıktı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/almanya-nin-kamu-borcu-ikinci-ceyrekte-ozel-fonlarin-etkisiyle-2-trilyon-753-5-milyar-avroya-cikti/917757/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/almanya-nin-kamu-borcu-ikinci-ceyrekte-ozel-fonlarin-etkisiyle-2-trilyon-753-5-milyar-avroya-cikti/917757/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:43:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Almanya'nın kamu borcu, ekonomideki toparlanma eğilimine rağmen altyapı, iklim yatırımları ve savunma sanayisine yönelik özel fon harcamalarının etkisiyle yılın ikinci çeyreğinde 2 trilyon 753,5 milyar avroya yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Almanya'nın kamu borcu, ekonomideki toparlanma eğilimine rağmen altyapı, iklim yatırımları ve savunma sanayisine yönelik özel fon harcamalarının etkisiyle yılın ikinci çeyreğinde 2 trilyon 753,5 milyar avroya yükseldi. Almanya Federal İstatistik Ofisi, 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin kamu borç stoku öncü verilerini açıkladı.Buna göre, ikinci çeyrekte federal, eyalet, sosyal güvenlik fonları, belediye ve belediye birlikleri düzeyinde, tüm temel ve ilave bütçeleri de dahil, kamuya ait tüm kurum ve kuruluşların kamu dışı kurumlara borcu 26,3 milyar avro arttı.Böylece kamu borcu, birinci çeyrek sonuna göre yüzde 1 yükselişle 2 trilyon 753,5 milyar avroya çıktı.Söz konusu dönemde federal kamu borcu, 20,5 milyar avro artarak 1 trilyon 907,1 milyar avroya ulaştı. Federal borçlanmadaki yükselişte özellikle altyapı ve savunma sanayisine yönelik oluşturulan iki büyük özel fonun harcamaları belirleyici rol oynadı.Bu dönemde Altyapı ve İklim Nötrlüğü Özel Fonunun borç miktarı bir önceki çeyreğe göre yüzde 39,1 arttı. Söz konusu fonun borç yükü 13,8 milyar avroluk artışla 48,9 milyar avroya ulaştı.Alman Silahlı Kuvvetlerinin modernizasyonu için ayrılan Alman Silahlı Kuvvetleri Özel Fonu ise borç yükünü çeyreklik bazda yüzde 8,8 artırdı. Yaşanan 4,2 milyar avroluk yükselişle birlikte askeri fonun toplam borcu 51,6 milyar avroya tırmandı.Eyaletlerin borcu ise yüzde 0,5 (2,9 milyar avro) artışla 646,2 milyar avroya yükseldi.Büyüme tahminleri yükseldi ancak bütçe açığı baskısı sürüyorÖte yandan, Alman ekonomisi, İran'daki savaşın yol açtığı yüksek enerji fiyatlarının getirdiği yüke rağmen yılın ikinci çeyreğinde beklentilerin üzerinde büyüyerek yeniden zemin kazandı.Bölgesel gerilimler ve yüksek enerji maliyetlerinin yarattığı olumsuz iklime rağmen yapay zeka ve savunma odaklı harcamaların sanayi üretimindeki büyümeyi sırtladığı belirtiliyor.Ekonomi enstitülerinin birçoğu, ülkenin bu yılki büyüme tahminlerini ortalama yüzde 1,3'e yükseltirken, hükümet şu an için yüzde 0,5'lik büyüme öngörüyor.Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü de Almanya ekonomisi için 2026 büyüme tahminini yüzde 0,7'den 1,1'e yükseltti. Bu yükselişte yapay zeka ivmesinin ihracata etkisi ile savunma ve altyapı yatırımları belirleyici oldu.Öte yandan, ekonomik toparlanmaya ve artan yeni borçlanmaya bağlı olarak genel devlet bütçe açığı tahmininin bu yıl geçen yılki yüzde 3 seviyesinden yüzde 4,1'e, 2027'de ise yüzde 4,7'ye çıkması bekleniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Almanya'nın kamu borcu, ekonomideki toparlanma eğilimine rağmen altyapı, iklim yatırımları ve savunma sanayisine yönelik özel fon harcamalarının etkisiyle yılın ikinci çeyreğinde 2 trilyon 753,5 milyar avroya yükseldi. Almanya Federal İstatistik Ofisi, 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin kamu borç stoku öncü verilerini açıkladı.Buna göre, ikinci çeyrekte federal, eyalet, sosyal güvenlik fonları, belediye ve belediye birlikleri düzeyinde, tüm temel ve ilave bütçeleri de dahil, kamuya ait tüm kurum ve kuruluşların kamu dışı kurumlara borcu 26,3 milyar avro arttı.Böylece kamu borcu, birinci çeyrek sonuna göre yüzde 1 yükselişle 2 trilyon 753,5 milyar avroya çıktı.Söz konusu dönemde federal kamu borcu, 20,5 milyar avro artarak 1 trilyon 907,1 milyar avroya ulaştı. Federal borçlanmadaki yükselişte özellikle altyapı ve savunma sanayisine yönelik oluşturulan iki büyük özel fonun harcamaları belirleyici rol oynadı.Bu dönemde Altyapı ve İklim Nötrlüğü Özel Fonunun borç miktarı bir önceki çeyreğe göre yüzde 39,1 arttı. Söz konusu fonun borç yükü 13,8 milyar avroluk artışla 48,9 milyar avroya ulaştı.Alman Silahlı Kuvvetlerinin modernizasyonu için ayrılan Alman Silahlı Kuvvetleri Özel Fonu ise borç yükünü çeyreklik bazda yüzde 8,8 artırdı. Yaşanan 4,2 milyar avroluk yükselişle birlikte askeri fonun toplam borcu 51,6 milyar avroya tırmandı.Eyaletlerin borcu ise yüzde 0,5 (2,9 milyar avro) artışla 646,2 milyar avroya yükseldi.Büyüme tahminleri yükseldi ancak bütçe açığı baskısı sürüyorÖte yandan, Alman ekonomisi, İran'daki savaşın yol açtığı yüksek enerji fiyatlarının getirdiği yüke rağmen yılın ikinci çeyreğinde beklentilerin üzerinde büyüyerek yeniden zemin kazandı.Bölgesel gerilimler ve yüksek enerji maliyetlerinin yarattığı olumsuz iklime rağmen yapay zeka ve savunma odaklı harcamaların sanayi üretimindeki büyümeyi sırtladığı belirtiliyor.Ekonomi enstitülerinin birçoğu, ülkenin bu yılki büyüme tahminlerini ortalama yüzde 1,3'e yükseltirken, hükümet şu an için yüzde 0,5'lik büyüme öngörüyor.Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü de Almanya ekonomisi için 2026 büyüme tahminini yüzde 0,7'den 1,1'e yükseltti. Bu yükselişte yapay zeka ivmesinin ihracata etkisi ile savunma ve altyapı yatırımları belirleyici oldu.Öte yandan, ekonomik toparlanmaya ve artan yeni borçlanmaya bağlı olarak genel devlet bütçe açığı tahmininin bu yıl geçen yılki yüzde 3 seviyesinden yüzde 4,1'e, 2027'de ise yüzde 4,7'ye çıkması bekleniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/almanya-nin-kamu-borcu-ikinci-ceyrekte-ozel-fonlarin-etkisiyle-2-trilyon-753-5-milyar-avroya-cikti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD'nin USS Dwight D. Eisenhower uçak gemisindeki kazada 4 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-nin-uss-dwight-d-eisenhower-ucak-gemisindeki-kazada-4-kisi-yaralandi/917756/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-nin-uss-dwight-d-eisenhower-ucak-gemisindeki-kazada-4-kisi-yaralandi/917756/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 11:43:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / ABD'ye ait USS Dwight D.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : ABD'ye ait USS Dwight D. Eisenhower uçak gemisinde meydana gelen kazada 4 personelin yaralandığı, uçaktan fırlatma koltuğuyla ayrılan 2 pilotun kurtarıldığı bildirildi.ABD Donanması'nın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre, ülkenin doğusunda yer alan Virginia eyaletinin açıklarında bulunan Nimitz sınıfı USS Dwight D. Eisenhower uçak gemisinde, yerel saatle 18.18'de kaza meydana geldi.Uçaktan fırlatma koltuğunu kullanarak ayrılan 2 pilot, arama kurtarma ekiplerince kısa sürede kurtarılarak sağlık kontrollerinin yapılması için güvenli şekilde gemiye getirildi.Kaza sırasında gemide bulunan 4 personel yaralandı, hayati tehlikeleri bulunmuyor.Açıklamada, kazanın nasıl meydana geldiğine ilişkin detaylı bilgi verilmedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : ABD'ye ait USS Dwight D. Eisenhower uçak gemisinde meydana gelen kazada 4 personelin yaralandığı, uçaktan fırlatma koltuğuyla ayrılan 2 pilotun kurtarıldığı bildirildi.ABD Donanması'nın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre, ülkenin doğusunda yer alan Virginia eyaletinin açıklarında bulunan Nimitz sınıfı USS Dwight D. Eisenhower uçak gemisinde, yerel saatle 18.18'de kaza meydana geldi.Uçaktan fırlatma koltuğunu kullanarak ayrılan 2 pilot, arama kurtarma ekiplerince kısa sürede kurtarılarak sağlık kontrollerinin yapılması için güvenli şekilde gemiye getirildi.Kaza sırasında gemide bulunan 4 personel yaralandı, hayati tehlikeleri bulunmuyor.Açıklamada, kazanın nasıl meydana geldiğine ilişkin detaylı bilgi verilmedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/abd-nin-uss-dwight-d-eisenhower-ucak-gemisindeki-kazada-4-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
