<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Basketbol Avrupa Ligi'nin en çok kazananı Real Madrid</title>
      <link>https://www.canligaste.com/basketbol-avrupa-ligi-nin-en-cok-kazanani-real-madrid/914480/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/basketbol-avrupa-ligi-nin-en-cok-kazanani-real-madrid/914480/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:13:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Avrupa Ligi'nde 11 şampiyonluk yaşayan İspanya temsilcisi, kupayı en çok müzesine götüren takım olarak öne çıkıyor - Turnuvada CSKA Moskova 8, Panathinaikos 7 kez şampiyonluğa ulaştı - Avrupa basketbolunun kulüpler düzeyindeki bir numaralı organizasyonunda Anadolu Efes ile Fenerbahçe Tarfin, 2'şer kez kupanın sahibi oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRE DOĞAN - 2026-2027 sezonunun perdesinin yarın açılacağı Basketbol Avrupa Ligi'nde (EuroLeague) 11 şampiyonlukla Real Madrid, turnuvanın en başarılı takımı olarak öne çıkıyor.İspanya temsilcisi, 1958'den bu yana farklı isimler altında düzenlenen turnuvada 11 kez kupayı müzesine götürdü.Avrupa Ligi'nde ilk şampiyonluğunu 1964 yılında elde eden Real Madrid, 1965, 1967, 1968, 1974, 1978, 1980, 1995, 2015, 2018 ve 2023'te zirvede yer aldı.CSKA Moskova, 8 şampiyonluk yaşadıRus temsilcisi CSKA Moskova, 8 şampiyonlukla Avrupa Ligi'nin en başarılı ikinci takımı konumunda bulunuyor.Organizasyonda ilk kez 1961 yılında zirveye çıkan CSKA Moskova, 1963, 1969, 1971, 2006, 2008, 2016 ve 2019'da kupayı müzesine götürdü.Panathinaikos, kupayı 7 kez kazandıYunanistan temsilcisi, Avrupa basketbolunun kulüpler düzeyindeki bir numaralı organizasyonunda 7 şampiyonluk yaşadı.Turnuvada 8 kez final oynayan Panathinaikos, 1996, 2000, 2002, 2007, 2009, 2011 ve 2024 yıllarında kupayı müzesine götürdü.Maccabi'nin 6 kez mutlu sona ulaştığı Avrupa Ligi'nde İtalya ekibi Varese 5, Yunanistan temsilcisi Olympiakos ise 4 şampiyonluk elde etti.Türk ekipleri, 4 kez Avrupa&#039;nın zirvesine çıktıBasketbol Avrupa Ligi'nde Türk temsilcileri Anadolu Efes ile Fenerbahçe Tarfin, 2'şer şampiyonluk yaşadı.Anadolu Efes, organizasyonda 2021 ve 2022'de kupayı müzesine götürdü.Fenerbahçe ise Avrupa Ligi'nde 2017 ve 2025'te şampiyonluk ipini göğüsledi.2001&#039;de iki turnuva düzenlendiAvrupa basketbolunda 2000-2001 sezonu, Uluslararası Basketbol Federasyonları Birliği (FIBA) ve Avrupa Basketbol Ligleri Birliği (ULEB) arasındaki anlaşmazlık nedeniyle iki ayrı organizasyona sahne oldu.FIBA tarafından 20 takımla Suprolig düzenlenirken, ULEB ise 24 ekibin yer aldığı Avrupa Ligi'ni organize etti.Suprolig'in Dörtlü Final organizasyonu Fransa'nın başkenti Paris'te oynandı. Finalde Panathinaikos'u 81-67 yenen Maccabi, şampiyon oldu.Avrupa Ligi'nde ise 5 maçlık final serisinde TAU Ceramica'ya 3-2 üstünlük kuran Kinder Bologna mutlu sona ulaştı.FIBA ve ULEB'in anlaşmasının ardından Avrupa'nın kulüpler düzeyindeki en büyük organizasyonu, 2002 yılından itibaren Avrupa Ligi adıyla düzenlenmeye başlandı.Dörtlü Final dönemi 1988&#039;de başladıAvrupa basketbolunun kulüpler düzeyindeki bir numaralı organizasyonunda Dörtlü Final (Final Four) sistemine 1988 yılında geçildi.İlk yıllarda çift maç üzerinden yapılan finaller, daha sonra 1987'ye kadar tarafsız sahada tek müsabaka şeklinde oynandı.EuroLeague'de 1988 yılından itibaren ise Dörtlü Final düzenlenmeye başlandı.Avrupa Ligi&#039;nin şampiyonları, finalistleri ve sonuçlarOrganizasyonda şampiyonluk yaşayan takımlar, finalistler ve final maçlarının sonuçları şöyle:YılYerFinalSonuç1958Riga/SofyaASK RİGA-Akademik Sofya86-81 / 84-711959Riga/SofyaASK RİGA-Akademik Sofya79-58 / 69-671960Tiflis/RigaASK RİGA-Dinamo Tiflis61-51 / 69-621961Riga/MoskovaCSKA MOSKOVA-ASK Riga61-66 / 87-621962CenevreDİNAMO TİFLİS-Real Madrid90-831963Madrid/MoskovaCSKA MOSKOVA-Real Madrid69-86 / 99-801964Brno/MadridREAL MADRİD-Spartak Brno99-110 / 84-641965Moskova/MadridREAL MADRİD-CSKA Moskova81-88 / 76-621966BolognaSİMMENTHAL MİLANO-Slavia Prag77-721967MadridREAL MADRİD-Simmenthal Milano91-831968LyonREAL MADRİD-Spartak Brno98-951969BarcelonaCSKA MOSKOVA-Real Madrid103-991970SaraybosnaIGNİS VARESE-CSKA Moskova79-741971AntwerpCSKA MOSKOVA-Ignis Varese67-531972Tel AvivIGNİS VARESE-Jugoplastica Split70-691973LiegeIGNİS VARESE-CSKA Moskova71-661974NantesREAL MADRİD-Ignis Varese84-821975AntwerpIGNİS VARESE-Real Madrid79-661976CenevreM. VARESE-Real Madrid81-741977BelgradMACCABİ TEL AVİV-Mobilgirgi Varese78-771978MünihREAL MADRİD-Mobilgirgi Varese75-671979GrenobleBOSNA SARAJEVO-Emerson Varese96-931980BerlinREAL MADRİD-Maccabi Tel Aviv89-851981StrasbourgMACCABİ TEL AVİV-S.Bologna80-791982KölnSQUİBB CANTU-Maccabi Tel Aviv86-801983GrenobleFORD CANTU-Billy Milano69-681984CenevreBANCO Dİ ROMA-Barcelona79-731985AtinaCİBONA ZAGREB-Real Madrid87-781986BudapeşteCİBONA ZAGREB-Zalgiris94-821987LozanTRACER MİLANO-Maccabi Tel Aviv71-691988GentPHİLİPS MİLANO-Maccabi Tel Aviv90-841989MünihJUGOPLASTİKA SPLİT-Maccabi Tel Aviv75-691990ZaragozaJUGOPLASTİKA SPLİT-Barcelona72-671991ParisPOP 84 SPLİT-Barcelona70-651992İstanbulPARTİZAN-Joventut Badalona71-701993AtinaCSP LİMOGES-Benetton Treviso59-551994Tel AvivJOVENTUT BADALONA-Olympiakos59-571995ZaragozaREAL MADRİD-Olympiakos73-611996ParisPANATHİNAİKOS-Barcelona67-661997RomaOLYMPİAKOS-Barcelona73-581998BarcelonaKİNDER BOLOGNA-AEK58-441999MünihZALGİRİS-Kinder Bologna82-742000SelanikPANATHİNAİKOS-Maccabi Tel Aviv73-672001Paris(Suprolig)MACCABİ TEL AVİV-Panathinaikos81-672001Bologna/VitoriaKİNDER BOLOGNA-TAU Ceramica65-78,94-73,80-60,79-96,82-742002BolognaPANATHİNAİKOS-Kinder Bologna89-832003BarcelonaBARCELONA-Benetton Treviso76-652004Tel AvivMACCABİ TEL AVİV-Skipper Bologna118-742005MoskovaMACCABİ TEL AVİV-TAU Ceramica90-782006PragCSKA MOSKOVA-Maccabi Tel Aviv73-692007AtinaPANATHİNAİKOS-CSKA Moskova93-912008MadridCSKA MOSKOVA-Maccabi Tel Aviv91-772009BerlinPANATHİNAİKOS-CSKA Moskova73-712010ParisBARCELONA-Olympiakos86-682011BarcelonaPANATHİNAİKOS-Maccabi Tel Aviv78-702012İstanbulOLYMPİAKOS-CSKA Moskova62-612013LondraOLYMPİAKOS-Real Madrid100-882014MilanoMACCABİ ELECTRA-Real Madrid98-862015MadridREAL MADRİD-Olympiakos78-592016BerlinCSKA MOSKOVA-Fenerbahçe101-962017İstanbulFENERBAHÇE-Olympiakos80-642018BelgradREAL MADRİD-Fenerbahçe85-802019VitoriaCSKA MOSKOVA-Anadolu Efes91-832021KölnANADOLU EFES-Barcelona86-812022BelgradANADOLU EFES-Real Madrid58-572023KaunasREAL MADRİD-Olympiakos79-782024BerlinPANATHİNAİKOS-Real Madrid95-802025Abu DabiFENERBAHÇE BEKO-Monaco81-702026AtinaOLYMPİAKOS-Real Madrid92-85NOT: Avrupa Ligi'nde 2019-2020 sezonu, Kovid-19 salgını nedeniyle tamamlanamadı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRE DOĞAN - 2026-2027 sezonunun perdesinin yarın açılacağı Basketbol Avrupa Ligi'nde (EuroLeague) 11 şampiyonlukla Real Madrid, turnuvanın en başarılı takımı olarak öne çıkıyor.İspanya temsilcisi, 1958'den bu yana farklı isimler altında düzenlenen turnuvada 11 kez kupayı müzesine götürdü.Avrupa Ligi'nde ilk şampiyonluğunu 1964 yılında elde eden Real Madrid, 1965, 1967, 1968, 1974, 1978, 1980, 1995, 2015, 2018 ve 2023'te zirvede yer aldı.CSKA Moskova, 8 şampiyonluk yaşadıRus temsilcisi CSKA Moskova, 8 şampiyonlukla Avrupa Ligi'nin en başarılı ikinci takımı konumunda bulunuyor.Organizasyonda ilk kez 1961 yılında zirveye çıkan CSKA Moskova, 1963, 1969, 1971, 2006, 2008, 2016 ve 2019'da kupayı müzesine götürdü.Panathinaikos, kupayı 7 kez kazandıYunanistan temsilcisi, Avrupa basketbolunun kulüpler düzeyindeki bir numaralı organizasyonunda 7 şampiyonluk yaşadı.Turnuvada 8 kez final oynayan Panathinaikos, 1996, 2000, 2002, 2007, 2009, 2011 ve 2024 yıllarında kupayı müzesine götürdü.Maccabi'nin 6 kez mutlu sona ulaştığı Avrupa Ligi'nde İtalya ekibi Varese 5, Yunanistan temsilcisi Olympiakos ise 4 şampiyonluk elde etti.Türk ekipleri, 4 kez Avrupa&#039;nın zirvesine çıktıBasketbol Avrupa Ligi'nde Türk temsilcileri Anadolu Efes ile Fenerbahçe Tarfin, 2'şer şampiyonluk yaşadı.Anadolu Efes, organizasyonda 2021 ve 2022'de kupayı müzesine götürdü.Fenerbahçe ise Avrupa Ligi'nde 2017 ve 2025'te şampiyonluk ipini göğüsledi.2001&#039;de iki turnuva düzenlendiAvrupa basketbolunda 2000-2001 sezonu, Uluslararası Basketbol Federasyonları Birliği (FIBA) ve Avrupa Basketbol Ligleri Birliği (ULEB) arasındaki anlaşmazlık nedeniyle iki ayrı organizasyona sahne oldu.FIBA tarafından 20 takımla Suprolig düzenlenirken, ULEB ise 24 ekibin yer aldığı Avrupa Ligi'ni organize etti.Suprolig'in Dörtlü Final organizasyonu Fransa'nın başkenti Paris'te oynandı. Finalde Panathinaikos'u 81-67 yenen Maccabi, şampiyon oldu.Avrupa Ligi'nde ise 5 maçlık final serisinde TAU Ceramica'ya 3-2 üstünlük kuran Kinder Bologna mutlu sona ulaştı.FIBA ve ULEB'in anlaşmasının ardından Avrupa'nın kulüpler düzeyindeki en büyük organizasyonu, 2002 yılından itibaren Avrupa Ligi adıyla düzenlenmeye başlandı.Dörtlü Final dönemi 1988&#039;de başladıAvrupa basketbolunun kulüpler düzeyindeki bir numaralı organizasyonunda Dörtlü Final (Final Four) sistemine 1988 yılında geçildi.İlk yıllarda çift maç üzerinden yapılan finaller, daha sonra 1987'ye kadar tarafsız sahada tek müsabaka şeklinde oynandı.EuroLeague'de 1988 yılından itibaren ise Dörtlü Final düzenlenmeye başlandı.Avrupa Ligi&#039;nin şampiyonları, finalistleri ve sonuçlarOrganizasyonda şampiyonluk yaşayan takımlar, finalistler ve final maçlarının sonuçları şöyle:YılYerFinalSonuç1958Riga/SofyaASK RİGA-Akademik Sofya86-81 / 84-711959Riga/SofyaASK RİGA-Akademik Sofya79-58 / 69-671960Tiflis/RigaASK RİGA-Dinamo Tiflis61-51 / 69-621961Riga/MoskovaCSKA MOSKOVA-ASK Riga61-66 / 87-621962CenevreDİNAMO TİFLİS-Real Madrid90-831963Madrid/MoskovaCSKA MOSKOVA-Real Madrid69-86 / 99-801964Brno/MadridREAL MADRİD-Spartak Brno99-110 / 84-641965Moskova/MadridREAL MADRİD-CSKA Moskova81-88 / 76-621966BolognaSİMMENTHAL MİLANO-Slavia Prag77-721967MadridREAL MADRİD-Simmenthal Milano91-831968LyonREAL MADRİD-Spartak Brno98-951969BarcelonaCSKA MOSKOVA-Real Madrid103-991970SaraybosnaIGNİS VARESE-CSKA Moskova79-741971AntwerpCSKA MOSKOVA-Ignis Varese67-531972Tel AvivIGNİS VARESE-Jugoplastica Split70-691973LiegeIGNİS VARESE-CSKA Moskova71-661974NantesREAL MADRİD-Ignis Varese84-821975AntwerpIGNİS VARESE-Real Madrid79-661976CenevreM. VARESE-Real Madrid81-741977BelgradMACCABİ TEL AVİV-Mobilgirgi Varese78-771978MünihREAL MADRİD-Mobilgirgi Varese75-671979GrenobleBOSNA SARAJEVO-Emerson Varese96-931980BerlinREAL MADRİD-Maccabi Tel Aviv89-851981StrasbourgMACCABİ TEL AVİV-S.Bologna80-791982KölnSQUİBB CANTU-Maccabi Tel Aviv86-801983GrenobleFORD CANTU-Billy Milano69-681984CenevreBANCO Dİ ROMA-Barcelona79-731985AtinaCİBONA ZAGREB-Real Madrid87-781986BudapeşteCİBONA ZAGREB-Zalgiris94-821987LozanTRACER MİLANO-Maccabi Tel Aviv71-691988GentPHİLİPS MİLANO-Maccabi Tel Aviv90-841989MünihJUGOPLASTİKA SPLİT-Maccabi Tel Aviv75-691990ZaragozaJUGOPLASTİKA SPLİT-Barcelona72-671991ParisPOP 84 SPLİT-Barcelona70-651992İstanbulPARTİZAN-Joventut Badalona71-701993AtinaCSP LİMOGES-Benetton Treviso59-551994Tel AvivJOVENTUT BADALONA-Olympiakos59-571995ZaragozaREAL MADRİD-Olympiakos73-611996ParisPANATHİNAİKOS-Barcelona67-661997RomaOLYMPİAKOS-Barcelona73-581998BarcelonaKİNDER BOLOGNA-AEK58-441999MünihZALGİRİS-Kinder Bologna82-742000SelanikPANATHİNAİKOS-Maccabi Tel Aviv73-672001Paris(Suprolig)MACCABİ TEL AVİV-Panathinaikos81-672001Bologna/VitoriaKİNDER BOLOGNA-TAU Ceramica65-78,94-73,80-60,79-96,82-742002BolognaPANATHİNAİKOS-Kinder Bologna89-832003BarcelonaBARCELONA-Benetton Treviso76-652004Tel AvivMACCABİ TEL AVİV-Skipper Bologna118-742005MoskovaMACCABİ TEL AVİV-TAU Ceramica90-782006PragCSKA MOSKOVA-Maccabi Tel Aviv73-692007AtinaPANATHİNAİKOS-CSKA Moskova93-912008MadridCSKA MOSKOVA-Maccabi Tel Aviv91-772009BerlinPANATHİNAİKOS-CSKA Moskova73-712010ParisBARCELONA-Olympiakos86-682011BarcelonaPANATHİNAİKOS-Maccabi Tel Aviv78-702012İstanbulOLYMPİAKOS-CSKA Moskova62-612013LondraOLYMPİAKOS-Real Madrid100-882014MilanoMACCABİ ELECTRA-Real Madrid98-862015MadridREAL MADRİD-Olympiakos78-592016BerlinCSKA MOSKOVA-Fenerbahçe101-962017İstanbulFENERBAHÇE-Olympiakos80-642018BelgradREAL MADRİD-Fenerbahçe85-802019VitoriaCSKA MOSKOVA-Anadolu Efes91-832021KölnANADOLU EFES-Barcelona86-812022BelgradANADOLU EFES-Real Madrid58-572023KaunasREAL MADRİD-Olympiakos79-782024BerlinPANATHİNAİKOS-Real Madrid95-802025Abu DabiFENERBAHÇE BEKO-Monaco81-702026AtinaOLYMPİAKOS-Real Madrid92-85NOT: Avrupa Ligi'nde 2019-2020 sezonu, Kovid-19 salgını nedeniyle tamamlanamadı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/basketbol-avrupa-ligi-nin-en-cok-kazanani-real-madrid.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Trabzonspor'da Onuachu, ilk haftalarda fazla katkı sağlayamadı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trabzonspor-da-onuachu-ilk-haftalarda-fazla-katki-saglayamadi/914479/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trabzonspor-da-onuachu-ilk-haftalarda-fazla-katki-saglayamadi/914479/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:13:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Geçen sezonu 22 golle Başakşehirli Eldor Shomurodov ile birlikte gol kralı olarak tamamlayan Nijeryalı oyuncu, bu sezon 8 resmi karşılaşmanın sadece birinde rakip fileleri havalandırdı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- SELÇUK KILIÇ - Trabzonspor'un Nijeryalı oyuncusu Paul Onuachu, bu sezonun ilk bölümünde fazla katkı sağlayamadı.Geçen sezonu 22 golle Başakşehirli Eldor Shomurodov ile birlikte gol kralı olarak tamamlayan Nijeryalı futbolcu, bu sezona iyi başlangıç yapamadı.Trabzonspor'un golcüsü, takımının 2'si Avrupa kupaları, 6'sı da Süper Lig'de olmak üzere 8 resmi müsabakasının birinde gol kaydetti.Paul Onuachu, ligin 4. haftasında Trabzonspor'un Gençlerbirliği'ni 5-0 yendiği karşılaşmada rakip fileleri 2 kez havalandırdı.Bordo-mavili futbolcu, sezonun ilk bölümünde görev aldığı 8 resmi karşılaşmada 2 gol katkısı yaptı.Geçen sezon aynı dönemde 3 maçta gol kaydetmiştiPaul Onuachu, geçen sezon ligin ilk 6 haftasında 3 maçta rakip fileleri havalandırmıştı.Nijeryalı oyuncu, ligin ilk haftasında Trabzonspor'un Kocaelispor'u 1-0 yendiği karşılaşma ile dördüncü hafta Samsunspor ile sahasında, 6. hafta deplasmanda Gaziantep FK ile 1-1 biten maçlarda takımının gollerini kaydeden isim olmuştu.Trabzonspor, geçen sezon Onuachu'nun gol attığı bu 3 karşılaşmada hanesine 5 puan yazdırmıştı.Yedek duruma düştüPaul Onuachu, teknik direktör Thomas Reis'in göreve gelmesinin ardından ilk maçta yedek kulübesine çekildi.Bordo-mavili takımın yeni teknik adamı, Galatasaray karşısında Onuachu'yu yedek soyundurdu. Oyuncu, takıma transferin son günü katılan genç golcü Franculino Dju'nun yerine 59. dakikada oyuna dahil oldu.Salah, gol yükünü çektiTrabzonspor'da ligin ilk 6 haftasında gollerin yarısından fazlası Muhammed Salah'tan geldi.Mısırlı yıldız, ilk 6 haftayı 7 golle kapatarak takımının en skorer oyuncusu oldu ve gollerin yüzde 54'ünü tek başına kaydetti.Onuachu ve Saviola 2'şer gol atarken Muçi ve Dju da birer kez rakip fileleri havalandırdı.Kulüp tarihine geçmiştiPaul Onuachu, geçen sezon ligde 22 golle Başakşehirli Eldor Shomurodov ile birlikte gol kralı olarak, kulüp tarihinde bu başarıya ulaşan 6. oyuncu olmuştu.Bordo-mavili takımda daha önce Necmi Perekli (18), Fatih Tekke (31), Şota Arveladze (25), Burak Yılmaz (33) ve Alexander Sörloth (24), gol krallığı ünvanını elde etmişti.Nijeryalı santrfor, Şota Arveladze ve Alexander Sörloth'tan sonra Trabzonspor'da gol krallığı ünvanını elde eden üçüncü yabancı futbolcu olmuştu.Onuachu, geçen sezon Ziraat Türkiye Kupası'nda da attığı 4 golle takımının Ernest Muçi ile birlikte en golcülerinden biri olurken kupanın kazanılmasında büyük rol oynamıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- SELÇUK KILIÇ - Trabzonspor'un Nijeryalı oyuncusu Paul Onuachu, bu sezonun ilk bölümünde fazla katkı sağlayamadı.Geçen sezonu 22 golle Başakşehirli Eldor Shomurodov ile birlikte gol kralı olarak tamamlayan Nijeryalı futbolcu, bu sezona iyi başlangıç yapamadı.Trabzonspor'un golcüsü, takımının 2'si Avrupa kupaları, 6'sı da Süper Lig'de olmak üzere 8 resmi müsabakasının birinde gol kaydetti.Paul Onuachu, ligin 4. haftasında Trabzonspor'un Gençlerbirliği'ni 5-0 yendiği karşılaşmada rakip fileleri 2 kez havalandırdı.Bordo-mavili futbolcu, sezonun ilk bölümünde görev aldığı 8 resmi karşılaşmada 2 gol katkısı yaptı.Geçen sezon aynı dönemde 3 maçta gol kaydetmiştiPaul Onuachu, geçen sezon ligin ilk 6 haftasında 3 maçta rakip fileleri havalandırmıştı.Nijeryalı oyuncu, ligin ilk haftasında Trabzonspor'un Kocaelispor'u 1-0 yendiği karşılaşma ile dördüncü hafta Samsunspor ile sahasında, 6. hafta deplasmanda Gaziantep FK ile 1-1 biten maçlarda takımının gollerini kaydeden isim olmuştu.Trabzonspor, geçen sezon Onuachu'nun gol attığı bu 3 karşılaşmada hanesine 5 puan yazdırmıştı.Yedek duruma düştüPaul Onuachu, teknik direktör Thomas Reis'in göreve gelmesinin ardından ilk maçta yedek kulübesine çekildi.Bordo-mavili takımın yeni teknik adamı, Galatasaray karşısında Onuachu'yu yedek soyundurdu. Oyuncu, takıma transferin son günü katılan genç golcü Franculino Dju'nun yerine 59. dakikada oyuna dahil oldu.Salah, gol yükünü çektiTrabzonspor'da ligin ilk 6 haftasında gollerin yarısından fazlası Muhammed Salah'tan geldi.Mısırlı yıldız, ilk 6 haftayı 7 golle kapatarak takımının en skorer oyuncusu oldu ve gollerin yüzde 54'ünü tek başına kaydetti.Onuachu ve Saviola 2'şer gol atarken Muçi ve Dju da birer kez rakip fileleri havalandırdı.Kulüp tarihine geçmiştiPaul Onuachu, geçen sezon ligde 22 golle Başakşehirli Eldor Shomurodov ile birlikte gol kralı olarak, kulüp tarihinde bu başarıya ulaşan 6. oyuncu olmuştu.Bordo-mavili takımda daha önce Necmi Perekli (18), Fatih Tekke (31), Şota Arveladze (25), Burak Yılmaz (33) ve Alexander Sörloth (24), gol krallığı ünvanını elde etmişti.Nijeryalı santrfor, Şota Arveladze ve Alexander Sörloth'tan sonra Trabzonspor'da gol krallığı ünvanını elde eden üçüncü yabancı futbolcu olmuştu.Onuachu, geçen sezon Ziraat Türkiye Kupası'nda da attığı 4 golle takımının Ernest Muçi ile birlikte en golcülerinden biri olurken kupanın kazanılmasında büyük rol oynamıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/trabzonspor-da-onuachu-ilk-haftalarda-fazla-katki-saglayamadi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'de edindiği sanayi tecrübesini ülkesine taşıyan Suriyeli Muhammed, Halep'te çuval fabrikası kurdu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-de-edindigi-sanayi-tecrubesini-ulkesine-tasiyan-suriyeli-muhammed-halep-te-cuval-fabrikasi-kurdu/914477/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-de-edindigi-sanayi-tecrubesini-ulkesine-tasiyan-suriyeli-muhammed-halep-te-cuval-fabrikasi-kurdu/914477/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:13:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Türkiye / Muhammed Şevvaf: - Türkiye'de sanayi çok geniş, güçlü ve teknolojik açıdan gelişmiş. Orada çok fazla tecrübe kazandık. Yaklaşık 10 yıl Türkiye'de kaldık - Gaziantep'teki tesisimizden dokuma, ekstrüder ve farklı renklerde baskı yapabilen makinelerimizi Suriye'ye getirdik. Yaklaşık 13 ay süren altyapı ve kurulum çalışmalarının ardından 'Ağa Polipropilen Çuval Üretim ve Baskı Tesisi' adını verdiğimiz fabrikamızda üretime start verdik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Türkiye Haberleri : AHMET KARAAHMET - Suriyeli Muhammed Şevvaf, Türkiye'de kazandığı sanayi tecrübesi ve üretim makinelerini memleketine taşıyarak Halep'te çuval fabrikası kurdu.Suriye'nin Halep kentinde nesillerdir ailesinin sürdürdüğü çuval imalatına devam eden Şevvaf, iç savaş nedeniyle geldiği Türkiye'de edindiği deneyim ve teknolojik birikimin ardından ülkesine dönerek yeniden üretime başladı.Nesillerdir sektörün içinde yer alan ve 1990'lı yıllardan itibaren çuval bezinden plastik esaslı üretime geçişe tanıklık eden Şevvaf ailesi, Suriye'deki iç savaşın şiddetlenmesi nedeniyle 2016'da Türkiye'ye sığındı.Gaziantep'te Türk ortaklarıyla sanayi üretimine devam eden ve yaklaşık 10 yıl boyunca burada faaliyet gösteren Muhammed Şevvaf, Esed rejiminin devrilmesinin ardından binlerce Suriyeli gibi ülkesine döndü.Türkiye&#039;de sanayi çok güçlü ve teknolojik açıdan gelişmişAA muhabirine konuşan Muhammed Şevvaf, Türkiye'de geçirdiği yılların mesleki gelişimine önemli katkı sağladığını belirterek, Türkiye'de sanayi çok geniş, güçlü ve teknolojik açıdan gelişmiş. Orada çok fazla tecrübe kazandık. Yaklaşık 10 yıl Türkiye'de kaldık. dedi.Türkiye'den dönerken başlangıçta yalnızca kaplama, laminasyon ve baskı makinelerini Suriye'ye götürmeyi düşündüklerini anlatan Şevvaf, şartların uygun olduğunu görünce tüm ekipman ve makineleri taşıma kararı aldıklarını dile getirdi.Şevvaf, şöyle konuştu:Gaziantep'teki tesisimizden dokuma, ekstrüder ve farklı renklerde baskı yapabilen makinelerimizi Suriye'ye getirdik. Yaklaşık 13 ay süren altyapı ve kurulum çalışmalarının ardından 'Ağa Polipropilen Çuval Üretim ve Baskı Tesisi' adını verdiğimiz fabrikamızda üretime start verdik.Türkiye, üretim ve ihracat yapan insanlara değer veriyorTürkiye'de bulunduğu dönemde herhangi bir engelle karşılaşmadığını dile getiren Şevvaf, şunları söyledi:Türkiye, üretim ve ihracat yapan insanlara değer veriyor. Bana ve çocuklarıma vatandaşlık da verildi. Orada hiçbir sorun yaşamadık, çok rahat ettik ve var olan tecrübemizin üzerine yenilerini ekledik.Türkiye&#039;de öğrendiği mühendislik çözümlerini de Suriye&#039;ye taşımak istiyorPolipropilen sektöründe gramaj hesabının kritik öneme sahip olduğuna dikkati çeken Şevvaf, Türkiye'deki sanayicilerin bu alandaki mühendislik çözümlerini Suriye'ye taşımayı hedeflediklerini belirtti.Şevvaf, Türkiye'deki üreticiler gramajı düşürüp kaliteden ve çuvalın taşıma kapasitesinden ödün vermeden yaklaşık yüzde 20 tasarruf sağlıyor. Bu konuda çok gelişmiş bir sanayi tecrübesine sahipler. dedi.Suriye&#039;de şu an üretimin önündeki en büyük sorun elektrikSuriye'de imalat sektörünün yeniden ayağa kalkması için öncelikle altyapı sorunlarının çözülmesi gerektiğini vurgulayan Şevvaf, yetkililerden enerji tedariki konusunda destek beklediklerini söyledi.Üretimin önündeki en önemli sorunlardan birinin elektrik olduğunu belirten Şevvaf, elektrik sıkıntısına rağmen fabrikasını işletmeye ve üretime devam etmeye kararlı olduğunu sözlerine ekledi.​​​​​​​]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Türkiye Haberleri : AHMET KARAAHMET - Suriyeli Muhammed Şevvaf, Türkiye'de kazandığı sanayi tecrübesi ve üretim makinelerini memleketine taşıyarak Halep'te çuval fabrikası kurdu.Suriye'nin Halep kentinde nesillerdir ailesinin sürdürdüğü çuval imalatına devam eden Şevvaf, iç savaş nedeniyle geldiği Türkiye'de edindiği deneyim ve teknolojik birikimin ardından ülkesine dönerek yeniden üretime başladı.Nesillerdir sektörün içinde yer alan ve 1990'lı yıllardan itibaren çuval bezinden plastik esaslı üretime geçişe tanıklık eden Şevvaf ailesi, Suriye'deki iç savaşın şiddetlenmesi nedeniyle 2016'da Türkiye'ye sığındı.Gaziantep'te Türk ortaklarıyla sanayi üretimine devam eden ve yaklaşık 10 yıl boyunca burada faaliyet gösteren Muhammed Şevvaf, Esed rejiminin devrilmesinin ardından binlerce Suriyeli gibi ülkesine döndü.Türkiye&#039;de sanayi çok güçlü ve teknolojik açıdan gelişmişAA muhabirine konuşan Muhammed Şevvaf, Türkiye'de geçirdiği yılların mesleki gelişimine önemli katkı sağladığını belirterek, Türkiye'de sanayi çok geniş, güçlü ve teknolojik açıdan gelişmiş. Orada çok fazla tecrübe kazandık. Yaklaşık 10 yıl Türkiye'de kaldık. dedi.Türkiye'den dönerken başlangıçta yalnızca kaplama, laminasyon ve baskı makinelerini Suriye'ye götürmeyi düşündüklerini anlatan Şevvaf, şartların uygun olduğunu görünce tüm ekipman ve makineleri taşıma kararı aldıklarını dile getirdi.Şevvaf, şöyle konuştu:Gaziantep'teki tesisimizden dokuma, ekstrüder ve farklı renklerde baskı yapabilen makinelerimizi Suriye'ye getirdik. Yaklaşık 13 ay süren altyapı ve kurulum çalışmalarının ardından 'Ağa Polipropilen Çuval Üretim ve Baskı Tesisi' adını verdiğimiz fabrikamızda üretime start verdik.Türkiye, üretim ve ihracat yapan insanlara değer veriyorTürkiye'de bulunduğu dönemde herhangi bir engelle karşılaşmadığını dile getiren Şevvaf, şunları söyledi:Türkiye, üretim ve ihracat yapan insanlara değer veriyor. Bana ve çocuklarıma vatandaşlık da verildi. Orada hiçbir sorun yaşamadık, çok rahat ettik ve var olan tecrübemizin üzerine yenilerini ekledik.Türkiye&#039;de öğrendiği mühendislik çözümlerini de Suriye&#039;ye taşımak istiyorPolipropilen sektöründe gramaj hesabının kritik öneme sahip olduğuna dikkati çeken Şevvaf, Türkiye'deki sanayicilerin bu alandaki mühendislik çözümlerini Suriye'ye taşımayı hedeflediklerini belirtti.Şevvaf, Türkiye'deki üreticiler gramajı düşürüp kaliteden ve çuvalın taşıma kapasitesinden ödün vermeden yaklaşık yüzde 20 tasarruf sağlıyor. Bu konuda çok gelişmiş bir sanayi tecrübesine sahipler. dedi.Suriye&#039;de şu an üretimin önündeki en büyük sorun elektrikSuriye'de imalat sektörünün yeniden ayağa kalkması için öncelikle altyapı sorunlarının çözülmesi gerektiğini vurgulayan Şevvaf, yetkililerden enerji tedariki konusunda destek beklediklerini söyledi.Üretimin önündeki en önemli sorunlardan birinin elektrik olduğunu belirten Şevvaf, elektrik sıkıntısına rağmen fabrikasını işletmeye ve üretime devam etmeye kararlı olduğunu sözlerine ekledi.​​​​​​​]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Süper Lig'de 2026-27 sezonunda her galibiyetin ödülü 9,8 milyon lira</title>
      <link>https://www.canligaste.com/super-lig-de-2026-27-sezonunda-her-galibiyetin-odulu-9-8-milyon-lira/914476/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/super-lig-de-2026-27-sezonunda-her-galibiyetin-odulu-9-8-milyon-lira/914476/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:13:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Süper Lig'deki her takım, yayın gelirinden eşit olarak 174,5 milyon lira pay alacak - Şampiyon takım 126 milyon lira birincilik primi alacak - Kulüplerin yayın havuzundan tek taraflı olarak çıkması kanunen mümkün değil]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- EYÜP KARAKUŞ - Süper Lig'in 2026-27 sezonu yayın hakkı bedeli 9 milyar lirayı aşacak.Anadolu Ajansı muhabirinin derlediği bilgilere göre, 182 milyon dolarlık ihale bedelinin yarısı sabit, diğer yarısı ise güncel kur üzerinden hesaplanacak.Mart 2024'te yapılan ihale şartları uyarınca 31,3 lira olarak belirlenen sabit kur, iki yılllık enflasyon güncellemelleri sonucunda 52,91 liraya yükselecek.Bu çerçevede yayın gelirlerinin dağılımında her galibiyetin karşılığı yaklaşık 9,8 milyon lira olacak. Süper Lig’de mücadele eden 18 kulübün her biri ayrıca 174,5 milyon lira katılım payı alacak.Toplam yayın gelirinin yüzde 28’lik bölümü; Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), alt ligler, hakem ücretleri, Video Yardımcı Hakem (VAR) giderleri ve küme düşen takımlara yapılacak paraşüt ödemeleri için ayrılacak.Süper Lig kulüplerinin payı 6,5 milyar liraKesintilerin ardından Süper Lig kulüpleri arasında paylaştırılacak tutar yaklaşık 6,5 milyar lira olacak.Kulüplere ayrılan gelirin yüzde 48’i eşit olarak dağıtılırken, yüzde 46’sı takımların sezon içindeki performansına göre paylaştırılacak. Kalan yüzde 6’lık bölüm ise ligi ilk 6 sırada tamamlayan takımlara verilecek.Eşit dağıtılacak bölüm kapsamında Süper Lig’de mücadele eden 18 kulübün her biri yaklaşık 174,5 milyon lira katılım payı alacak.Performans için ayrılan yaklaşık 3 milyar liralık pay dikkate alındığında ise takımlar, kazandıkları her maç için yaklaşık 9,8 milyon lira gelir elde edecek. Beraberlikle sonuçlanan karşılaşmalarda bu tutar iki takım arasında eşit olarak paylaştırılacak.Şampiyon takıma 126 milyon lira birincilik primiSüper Lig’de sezonu ilk 6 sırada tamamlayan takımlar, katılım ve performans paylarının yanı sıra ligdeki derecelerine göre de yayın geliri elde edecek.Bu kapsamda şampiyon takım, birincilik primi olarak yaklaşık 126 milyon lira kazanacak.Ligi ikinci sırada tamamlayan ekip 101 milyon, üçüncü 76 milyon, dördüncü 51 milyon, beşinci 26 milyon, altıncı ise 13 milyon lira ilave gelir elde edecek.Kulüplerin bu sezon yayın havuzundan alacağı paylar ve bunların güncel döviz kuruyla karşılıkları şöyle:SÜPER LİG YAYIN GELİRİ DAĞILIMIDağıtım kalemlerimilyon ₺milyon €Katılım Bedeli174,53,13Galibiyet Primi9,80,18Birincilik Primi1262,3İkincilik Primi1011,8Üçüncülük Primi761,3Dördüncülük Primi510,9Beşincilik Primi260,45Altıncılık Primi130,23Havuzdan çıkmak mümkün mü?Türk futbolunda yayın gelirlerinin paylaşımı tartışmalarında zaman zaman kulüplerin yayın havuzundan çıkabileceği yönündeki açıklamalar gündeme gelirken, taraftarlar da özellikle yayıncı kuruluşla yaşanan anlaşmazlıkların ardından yöneticilerine havuzdan çıkın çağrısında bulunabiliyor.Peki, bir Süper Lig kulübünün tek taraflı karar alarak yayın havuzundan çıkması ve iç saha maçlarının yayın haklarını kendisinin pazarlaması hukuken mümkün mü?Mevcut yasal düzenlemeler buna izin vermiyor.5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 13. maddesi, Türkiye sınırları içerisindeki futbol müsabakalarının televizyon, radyo, internet ve diğer araçlarla yayınlanması, iletilmesi, düzenlenmesi ve programlanması konusunda TFF Yönetim Kurulu'nu münhasıran yetkili kılıyor.Kanunun 13. maddesinin ikinci fıkrasında bu yetkinin kapsamı, TFF'nin yayın haklarının merkezi olarak pazarlanmasını ve elde edilen gelirin yetkili organlar tarafından alınan kararlar uyarınca kulüplere dağıtılmasını kapsar. hükmüyle açıklanıyor.Dolayısıyla Süper Lig yayın haklarının TFF tarafından merkezi olarak pazarlandığı mevcut sistemde bir kulübün tek taraflı kararla havuzdan ayrılarak maçlarının yayın haklarını başka bir yayın kuruluşuna satmasına mevcut mevzuat imkan tanımıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- EYÜP KARAKUŞ - Süper Lig'in 2026-27 sezonu yayın hakkı bedeli 9 milyar lirayı aşacak.Anadolu Ajansı muhabirinin derlediği bilgilere göre, 182 milyon dolarlık ihale bedelinin yarısı sabit, diğer yarısı ise güncel kur üzerinden hesaplanacak.Mart 2024'te yapılan ihale şartları uyarınca 31,3 lira olarak belirlenen sabit kur, iki yılllık enflasyon güncellemelleri sonucunda 52,91 liraya yükselecek.Bu çerçevede yayın gelirlerinin dağılımında her galibiyetin karşılığı yaklaşık 9,8 milyon lira olacak. Süper Lig’de mücadele eden 18 kulübün her biri ayrıca 174,5 milyon lira katılım payı alacak.Toplam yayın gelirinin yüzde 28’lik bölümü; Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), alt ligler, hakem ücretleri, Video Yardımcı Hakem (VAR) giderleri ve küme düşen takımlara yapılacak paraşüt ödemeleri için ayrılacak.Süper Lig kulüplerinin payı 6,5 milyar liraKesintilerin ardından Süper Lig kulüpleri arasında paylaştırılacak tutar yaklaşık 6,5 milyar lira olacak.Kulüplere ayrılan gelirin yüzde 48’i eşit olarak dağıtılırken, yüzde 46’sı takımların sezon içindeki performansına göre paylaştırılacak. Kalan yüzde 6’lık bölüm ise ligi ilk 6 sırada tamamlayan takımlara verilecek.Eşit dağıtılacak bölüm kapsamında Süper Lig’de mücadele eden 18 kulübün her biri yaklaşık 174,5 milyon lira katılım payı alacak.Performans için ayrılan yaklaşık 3 milyar liralık pay dikkate alındığında ise takımlar, kazandıkları her maç için yaklaşık 9,8 milyon lira gelir elde edecek. Beraberlikle sonuçlanan karşılaşmalarda bu tutar iki takım arasında eşit olarak paylaştırılacak.Şampiyon takıma 126 milyon lira birincilik primiSüper Lig’de sezonu ilk 6 sırada tamamlayan takımlar, katılım ve performans paylarının yanı sıra ligdeki derecelerine göre de yayın geliri elde edecek.Bu kapsamda şampiyon takım, birincilik primi olarak yaklaşık 126 milyon lira kazanacak.Ligi ikinci sırada tamamlayan ekip 101 milyon, üçüncü 76 milyon, dördüncü 51 milyon, beşinci 26 milyon, altıncı ise 13 milyon lira ilave gelir elde edecek.Kulüplerin bu sezon yayın havuzundan alacağı paylar ve bunların güncel döviz kuruyla karşılıkları şöyle:SÜPER LİG YAYIN GELİRİ DAĞILIMIDağıtım kalemlerimilyon ₺milyon €Katılım Bedeli174,53,13Galibiyet Primi9,80,18Birincilik Primi1262,3İkincilik Primi1011,8Üçüncülük Primi761,3Dördüncülük Primi510,9Beşincilik Primi260,45Altıncılık Primi130,23Havuzdan çıkmak mümkün mü?Türk futbolunda yayın gelirlerinin paylaşımı tartışmalarında zaman zaman kulüplerin yayın havuzundan çıkabileceği yönündeki açıklamalar gündeme gelirken, taraftarlar da özellikle yayıncı kuruluşla yaşanan anlaşmazlıkların ardından yöneticilerine havuzdan çıkın çağrısında bulunabiliyor.Peki, bir Süper Lig kulübünün tek taraflı karar alarak yayın havuzundan çıkması ve iç saha maçlarının yayın haklarını kendisinin pazarlaması hukuken mümkün mü?Mevcut yasal düzenlemeler buna izin vermiyor.5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 13. maddesi, Türkiye sınırları içerisindeki futbol müsabakalarının televizyon, radyo, internet ve diğer araçlarla yayınlanması, iletilmesi, düzenlenmesi ve programlanması konusunda TFF Yönetim Kurulu'nu münhasıran yetkili kılıyor.Kanunun 13. maddesinin ikinci fıkrasında bu yetkinin kapsamı, TFF'nin yayın haklarının merkezi olarak pazarlanmasını ve elde edilen gelirin yetkili organlar tarafından alınan kararlar uyarınca kulüplere dağıtılmasını kapsar. hükmüyle açıklanıyor.Dolayısıyla Süper Lig yayın haklarının TFF tarafından merkezi olarak pazarlandığı mevcut sistemde bir kulübün tek taraflı kararla havuzdan ayrılarak maçlarının yayın haklarını başka bir yayın kuruluşuna satmasına mevcut mevzuat imkan tanımıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/super-lig-de-2026-27-sezonunda-her-galibiyetin-odulu-9-8-milyon-lira.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Basketbol Süper Ligi'nde Aydan Siyavuş, 7 şampiyonlukla 28 yıldır zirvede</title>
      <link>https://www.canligaste.com/basketbol-super-ligi-nde-aydan-siyavus-7-sampiyonlukla-28-yildir-zirvede/914475/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/basketbol-super-ligi-nde-aydan-siyavus-7-sampiyonlukla-28-yildir-zirvede/914475/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:13:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: 1998 yılında hayatını kaybeden Siyavuş, 7 şampiyonlukla ligde en fazla kupa kazanan başantrenör konumunda bulunuyor - Aydın Örs ve Ergin Ataman, 6'şar şampiyonlukla ikinci sırada yer alıyor - Ataman, Basketbol Süper Ligi'nde 3 farklı takımla kupa kazanan tek başantrenör olarak dikkati çekiyor - Ligde 20 Türk, 7 yabancı başantrenör şampiyonluk sevinci yaşadı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRE DOĞAN - Basketbol Süper Ligi'nde 7 şampiyonluk elde eden başantrenör Aydan Siyavuş'un rekoru, 28 yıldır geçilemedi.Galatasaray'ın başantrenörlüğünü yaptığı 1998 yılında 50 yaşında hayatını kaybeden Siyavuş, vefatının üzerinden 28 yıl geçmesine rağmen 7 şampiyonlukla ligde en fazla kupa kazanan başantrenör olma özelliğini koruyor.Eczacıbaşı ile 1975-1976, 1976-1977, 1977-1978 ve 1979-1980, 1980-1981, 1981-1982 sezonlarında üst üste 3'er şampiyonluk yaşayan tek başantrenör Aydan Siyavuş, 1983-1984'te de Anadolu Efes'in başında mutlu sona ulaştı.Siyavuş&#039;u, Örs ve Ataman takip ediyorAydın Örs ve Ergin Ataman, 6'şar şampiyonlukla Aydan Siyavuş'un ardından ikinci sırada yer aldı.Örs, Efes Pilsen ile 1991-1992, 1992-1993 ve 1993-1994 sezonlarında üst üste 3 kez, 1995-1996 ve 1996-1997'de ise 2 kez şampiyonluk sevinci yaşadı. Aydın Örs, 2006-2007 sezonunda da Fenerbahçe Ülker'i şampiyonluğa taşıyarak 6. kez bu başarıya ulaştı.Ataman ise Anadolu Efes ile 2008-2009, 2018-2019, 2020-2021 ve 2022-2023 sezonlarında, Beşiktaş ile 2011-2012'de, Galatasaray ile de 2012-2013'te şampiyonluk yaşadı.Ergin Ataman, 3 farklı takımla şampiyon olduErgin Ataman, Basketbol Süper Ligi'nde 3 farklı takımla şampiyonluk yaşayan tek başantrenör olarak öne çıkıyor.İlk şampiyonluğuna 2008-2009 sezonunda Anadolu Efes (Efes Pilsen) ile ulaşan Ergin Ataman, 2011-2012'de Beşiktaş'ın 37 yıllık şampiyonluk özlemine son vererek ligde ikinci kez kupa kaldırdı. Tecrübeli başantrenör, 2012-2013 sezonunda bu kez Galatasaray'ın başında ligdeki 3. şampiyonluğunu elde etti.Ergin Ataman, 2018-2019, 2020-2021 ve 2022-2023 sezonlarında yine Anadolu Efes ile Basketbol Süper Ligi'nde şampiyonluğa ulaştı.Oktay Mahmuti, üst üste 4 şampiyonluk yaşadıBasketbol Süper Ligi'nde Oktay Mahmuti, üst üste 4 şampiyonluk yaşayan ilk ve tek başantrenör konumunda bulunuyor.Mahmuti, Efes Pilsen ile 2001-2002 sezonundan itibaren art arda 4 sezon şampiyonluk yaşadı.Ligde Mehmet Baturalp ve Zeljko Obradovic de 4'er kez şampiyonluk yaşayan başantrenörler arasında yer aldı.En fazla şampiyonluk yaşayan yabancı başantrenör ObradovicZeljko Obradovic, Basketbol Süper Ligi'nde en fazla şampiyonluk kazanan yabancı başantrenör olarak öne çıkıyor.Sırp çalıştırıcı, Fenerbahçe'nin başında 2013-2014, 2015-2016, 2016-2017 ve 2017-2018 sezonlarında şampiyonluğa ulaştı.Fenerbahçe yabancı başantrenörlerle sevindiSarı-lacivertli ekip, ligde son 11 şampiyonluğunu yabancı başantrenörlerin yönetiminde elde etti.Zeljko Obradovic ile 4, Sarunas Jasikevicius yönetiminde 3 ve Bogdan Tanjevic ile 2 şampiyonluk kazanan Fenerbahçe, Neven Spahija ve Aleksandar Djordjevic ile de birer kez kupayı müzesine götürdü.Ligde 20 Türk, 7 yabancı başantrenör şampiyonluk yaşadıBasketbol Süper Ligi'nde 20 Türk, 7 yabancı başantrenör şampiyonluk sevinci yaşadı.1968-1969 sezonunda Galatasaray'a ilk şampiyonluğunu kazandıran Bulgar Petar Simenov, ligde şampiyonluk yaşayan ilk yabancı başantrenör olarak tarihe geçti.Hırvat Jasmin Repesa, 1998-1999 sezonunda TOFAŞ'a ligdeki ilk şampiyonluğunu kazandırdı.Karadağlı Bogdan Tanjevic, Fenerbahçe Ülker ile 2007-2008 ve 2009-2010 sezonlarında şampiyonluk yaşadı. Hırvat Neven Spahija, sarı-lacivertlilerin başında 2010-2011 sezonunda mutlu sona ulaştı.Sırp başantrenör Zeljko Obradovic, 2013-2014, 2015-2016, 2016-2017 ve 2017-2018 sezonlarında 4 kez Fenerbahçe'yi şampiyonluğa taşıdı.Obradovic'in vatandaşı Aleksandar Djordjevic, 2021-2022 sezonunda sarı-lacivertli takımla şampiyonluk kupasını kaldırdı. Litvanyalı Sarunas Jasikevicius da 2023-2024, 2024-2025 ve 2025-2026 sezonlarında Fenerbahçe'yi lig şampiyonluğuna taşıyarak önemli bir başarı elde etti.Basketbol Süper Ligi'nde Samim Göreç, Mehmet Baturalp, Şengün Kaplanoğlu, Öner Şaylan, Armağan Asena, Cavit Altunay, Aydan Siyavuş, Faruk Akagün, Rıza Erverdi, Nur Germen, Fehmi Sadıkoğlu, Nadir Vekiloğlu, Çetin Yılmaz, Aydın Örs, Tolga Öngören, Murat Didin, Oktay Mahmuti, Murat Özyer, Ergin Ataman ve Ufuk Sarıca, Türk başantrenörler olarak şampiyonluk yaşadı.Şampiyon takımlar ve başantrenörleriBasketbol Süper Ligi'nde şampiyonluk yaşayan takımlar ve başantrenörleri şöyle:SezonŞampiyonAntrenör1966-67AltınorduSamim Göreç1967-68İTÜMehmet Baturalp1968-69GalatasarayPetar Simenov1969-70İTÜMehmet Baturalp1970-71İTÜŞengün Kaplanoğlu1971-72İTÜSamim Göreç1972-73İTÜÖner Şaylan1973-74MuhafızgücüArmağan Asena1974-75BeşiktaşCavit Altunay1975-76EczacıbaşıAydan Siyavuş1976-77EczacıbaşıAydan Siyavuş1977-78EczacıbaşıAydan Siyavuş1978-79Efes PilsenFaruk Akagün1979-80EczacıbaşıAydan Siyavuş1980-81EczacıbaşıAydan Siyavuş1981-82EczacıbaşıAydan Siyavuş1982-83Efes PilsenRıza Erverdi1983-84Efes PilsenAydan Siyavuş1984-85GalatasarayNur Germen1985-86GalatasarayFehmi Sadıkoğlu1986-87KarşıyakaNadir Vekiloğlu1987-88EczacıbaşıMehmet Baturalp1988-89EczacıbaşıMehmet Baturalp1989-90GalatasarayFaruk Akagün1990-91FenerbahçeÇetin Yılmaz1991-92Efes PilsenAydın Örs1992-93Efes PilsenAydın Örs1993-94Efes PilsenAydın Örs1994-95ÜlkersporÇetin Yılmaz1995-96Efes PilsenAydın Örs1996-97Efes PilsenAydın Örs1997-98ÜlkersporÇetin Yılmaz1998-99TOFAŞJasmin Repesa1999-00TOFAŞTolga Öngören2000-01ÜlkersporMurat Didin2001-02Efes PilsenOktay Mahmuti2002-03Efes PilsenOktay Mahmuti2003-04Efes PilsenOktay Mahmuti2004-05Efes PilsenOktay Mahmuti2005-06ÜlkersporMurat Özyer2006-07Fenerbahçe ÜlkerAydın Örs2007-08Fenerbahçe ÜlkerBogdan Tanjevic2008-09Efes PilsenErgin Ataman2009-10Fenerbahçe ÜlkerBogdan Tanjevic2010-11Fenerbahçe ÜlkerNeven Spahija2011-12Beşiktaş MilangazErgin Ataman2012-13Galatasaray Medical ParkErgin Ataman2013-14Fenerbahçe ÜlkerZeljko Obradovic2014-15Pınar KarşıyakaUfuk Sarıca2015-16FenerbahçeZeljko Obradovic2016-17FenerbahçeZeljko Obradovic2017-18Fenerbahçe DoğuşZeljko Obradovic2018-19Anadolu EfesErgin Ataman2020-21Anadolu EfesErgin Ataman2021-22Fenerbahçe BekoAleksandar Djordjevic2022-23Anadolu EfesErgin Ataman2023-24Fenerbahçe BekoSarunas Jasikevicius2024-25Fenerbahçe BekoSarunas Jasikevicius2025-26Fenerbahçe BekoSarunas JasikeviciusNOT: Ligde 2019-2020 sezonu, Kovid-19 salgını nedeniyle tamamlanamadı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRE DOĞAN - Basketbol Süper Ligi'nde 7 şampiyonluk elde eden başantrenör Aydan Siyavuş'un rekoru, 28 yıldır geçilemedi.Galatasaray'ın başantrenörlüğünü yaptığı 1998 yılında 50 yaşında hayatını kaybeden Siyavuş, vefatının üzerinden 28 yıl geçmesine rağmen 7 şampiyonlukla ligde en fazla kupa kazanan başantrenör olma özelliğini koruyor.Eczacıbaşı ile 1975-1976, 1976-1977, 1977-1978 ve 1979-1980, 1980-1981, 1981-1982 sezonlarında üst üste 3'er şampiyonluk yaşayan tek başantrenör Aydan Siyavuş, 1983-1984'te de Anadolu Efes'in başında mutlu sona ulaştı.Siyavuş&#039;u, Örs ve Ataman takip ediyorAydın Örs ve Ergin Ataman, 6'şar şampiyonlukla Aydan Siyavuş'un ardından ikinci sırada yer aldı.Örs, Efes Pilsen ile 1991-1992, 1992-1993 ve 1993-1994 sezonlarında üst üste 3 kez, 1995-1996 ve 1996-1997'de ise 2 kez şampiyonluk sevinci yaşadı. Aydın Örs, 2006-2007 sezonunda da Fenerbahçe Ülker'i şampiyonluğa taşıyarak 6. kez bu başarıya ulaştı.Ataman ise Anadolu Efes ile 2008-2009, 2018-2019, 2020-2021 ve 2022-2023 sezonlarında, Beşiktaş ile 2011-2012'de, Galatasaray ile de 2012-2013'te şampiyonluk yaşadı.Ergin Ataman, 3 farklı takımla şampiyon olduErgin Ataman, Basketbol Süper Ligi'nde 3 farklı takımla şampiyonluk yaşayan tek başantrenör olarak öne çıkıyor.İlk şampiyonluğuna 2008-2009 sezonunda Anadolu Efes (Efes Pilsen) ile ulaşan Ergin Ataman, 2011-2012'de Beşiktaş'ın 37 yıllık şampiyonluk özlemine son vererek ligde ikinci kez kupa kaldırdı. Tecrübeli başantrenör, 2012-2013 sezonunda bu kez Galatasaray'ın başında ligdeki 3. şampiyonluğunu elde etti.Ergin Ataman, 2018-2019, 2020-2021 ve 2022-2023 sezonlarında yine Anadolu Efes ile Basketbol Süper Ligi'nde şampiyonluğa ulaştı.Oktay Mahmuti, üst üste 4 şampiyonluk yaşadıBasketbol Süper Ligi'nde Oktay Mahmuti, üst üste 4 şampiyonluk yaşayan ilk ve tek başantrenör konumunda bulunuyor.Mahmuti, Efes Pilsen ile 2001-2002 sezonundan itibaren art arda 4 sezon şampiyonluk yaşadı.Ligde Mehmet Baturalp ve Zeljko Obradovic de 4'er kez şampiyonluk yaşayan başantrenörler arasında yer aldı.En fazla şampiyonluk yaşayan yabancı başantrenör ObradovicZeljko Obradovic, Basketbol Süper Ligi'nde en fazla şampiyonluk kazanan yabancı başantrenör olarak öne çıkıyor.Sırp çalıştırıcı, Fenerbahçe'nin başında 2013-2014, 2015-2016, 2016-2017 ve 2017-2018 sezonlarında şampiyonluğa ulaştı.Fenerbahçe yabancı başantrenörlerle sevindiSarı-lacivertli ekip, ligde son 11 şampiyonluğunu yabancı başantrenörlerin yönetiminde elde etti.Zeljko Obradovic ile 4, Sarunas Jasikevicius yönetiminde 3 ve Bogdan Tanjevic ile 2 şampiyonluk kazanan Fenerbahçe, Neven Spahija ve Aleksandar Djordjevic ile de birer kez kupayı müzesine götürdü.Ligde 20 Türk, 7 yabancı başantrenör şampiyonluk yaşadıBasketbol Süper Ligi'nde 20 Türk, 7 yabancı başantrenör şampiyonluk sevinci yaşadı.1968-1969 sezonunda Galatasaray'a ilk şampiyonluğunu kazandıran Bulgar Petar Simenov, ligde şampiyonluk yaşayan ilk yabancı başantrenör olarak tarihe geçti.Hırvat Jasmin Repesa, 1998-1999 sezonunda TOFAŞ'a ligdeki ilk şampiyonluğunu kazandırdı.Karadağlı Bogdan Tanjevic, Fenerbahçe Ülker ile 2007-2008 ve 2009-2010 sezonlarında şampiyonluk yaşadı. Hırvat Neven Spahija, sarı-lacivertlilerin başında 2010-2011 sezonunda mutlu sona ulaştı.Sırp başantrenör Zeljko Obradovic, 2013-2014, 2015-2016, 2016-2017 ve 2017-2018 sezonlarında 4 kez Fenerbahçe'yi şampiyonluğa taşıdı.Obradovic'in vatandaşı Aleksandar Djordjevic, 2021-2022 sezonunda sarı-lacivertli takımla şampiyonluk kupasını kaldırdı. Litvanyalı Sarunas Jasikevicius da 2023-2024, 2024-2025 ve 2025-2026 sezonlarında Fenerbahçe'yi lig şampiyonluğuna taşıyarak önemli bir başarı elde etti.Basketbol Süper Ligi'nde Samim Göreç, Mehmet Baturalp, Şengün Kaplanoğlu, Öner Şaylan, Armağan Asena, Cavit Altunay, Aydan Siyavuş, Faruk Akagün, Rıza Erverdi, Nur Germen, Fehmi Sadıkoğlu, Nadir Vekiloğlu, Çetin Yılmaz, Aydın Örs, Tolga Öngören, Murat Didin, Oktay Mahmuti, Murat Özyer, Ergin Ataman ve Ufuk Sarıca, Türk başantrenörler olarak şampiyonluk yaşadı.Şampiyon takımlar ve başantrenörleriBasketbol Süper Ligi'nde şampiyonluk yaşayan takımlar ve başantrenörleri şöyle:SezonŞampiyonAntrenör1966-67AltınorduSamim Göreç1967-68İTÜMehmet Baturalp1968-69GalatasarayPetar Simenov1969-70İTÜMehmet Baturalp1970-71İTÜŞengün Kaplanoğlu1971-72İTÜSamim Göreç1972-73İTÜÖner Şaylan1973-74MuhafızgücüArmağan Asena1974-75BeşiktaşCavit Altunay1975-76EczacıbaşıAydan Siyavuş1976-77EczacıbaşıAydan Siyavuş1977-78EczacıbaşıAydan Siyavuş1978-79Efes PilsenFaruk Akagün1979-80EczacıbaşıAydan Siyavuş1980-81EczacıbaşıAydan Siyavuş1981-82EczacıbaşıAydan Siyavuş1982-83Efes PilsenRıza Erverdi1983-84Efes PilsenAydan Siyavuş1984-85GalatasarayNur Germen1985-86GalatasarayFehmi Sadıkoğlu1986-87KarşıyakaNadir Vekiloğlu1987-88EczacıbaşıMehmet Baturalp1988-89EczacıbaşıMehmet Baturalp1989-90GalatasarayFaruk Akagün1990-91FenerbahçeÇetin Yılmaz1991-92Efes PilsenAydın Örs1992-93Efes PilsenAydın Örs1993-94Efes PilsenAydın Örs1994-95ÜlkersporÇetin Yılmaz1995-96Efes PilsenAydın Örs1996-97Efes PilsenAydın Örs1997-98ÜlkersporÇetin Yılmaz1998-99TOFAŞJasmin Repesa1999-00TOFAŞTolga Öngören2000-01ÜlkersporMurat Didin2001-02Efes PilsenOktay Mahmuti2002-03Efes PilsenOktay Mahmuti2003-04Efes PilsenOktay Mahmuti2004-05Efes PilsenOktay Mahmuti2005-06ÜlkersporMurat Özyer2006-07Fenerbahçe ÜlkerAydın Örs2007-08Fenerbahçe ÜlkerBogdan Tanjevic2008-09Efes PilsenErgin Ataman2009-10Fenerbahçe ÜlkerBogdan Tanjevic2010-11Fenerbahçe ÜlkerNeven Spahija2011-12Beşiktaş MilangazErgin Ataman2012-13Galatasaray Medical ParkErgin Ataman2013-14Fenerbahçe ÜlkerZeljko Obradovic2014-15Pınar KarşıyakaUfuk Sarıca2015-16FenerbahçeZeljko Obradovic2016-17FenerbahçeZeljko Obradovic2017-18Fenerbahçe DoğuşZeljko Obradovic2018-19Anadolu EfesErgin Ataman2020-21Anadolu EfesErgin Ataman2021-22Fenerbahçe BekoAleksandar Djordjevic2022-23Anadolu EfesErgin Ataman2023-24Fenerbahçe BekoSarunas Jasikevicius2024-25Fenerbahçe BekoSarunas Jasikevicius2025-26Fenerbahçe BekoSarunas JasikeviciusNOT: Ligde 2019-2020 sezonu, Kovid-19 salgını nedeniyle tamamlanamadı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/basketbol-super-ligi-nde-aydan-siyavus-7-sampiyonlukla-28-yildir-zirvede.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türk okçuluğu, 2026'da 72 madalya almanın gururunu yaşıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turk-okculugu-2026-da-72-madalya-almanin-gururunu-yasiyor/914474/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turk-okculugu-2026-da-72-madalya-almanin-gururunu-yasiyor/914474/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:13:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Okçuluk Milli Takımlar Teknik Direktörü Yusuf Göktuğ Ergin: Bu yıl katıldığımız uluslararası yarışlarda tüm kategorilerde 72 madalya elde ettik. Bu çok değerli ve güzel bir rakam]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- SÜLEYMAN ELÇİN - Okçuluk Milli Takımlar Teknik Direktörü Yusuf Göktuğ Ergin, milli takımlarının bu yıl katıldıkları uluslararası yarışmalarda tüm kategorilerde 72 madalya kazandığını belirtti.Ergin, milli takımın kamp yaptığı Antalya'da AA muhabirine, bu yıl önemli uluslararası turnuvaların sonuna geldiklerini ve 2026'nın Türk okçuluğu açısından oldukça başarılı geçtiğini söyledi.Türk okçuluğunun her yıl üzerine koyarak ilerlediğini ifade eden Ergin, milli sporcuların katıldıkları tüm yarışmalarda mutlaka podyumda yer almayı başardığını, bu durumun kendilerini mutlu ettiğini ve gururlandırdığını dile getirdi.Milli takım olarak dünyada başarılarıyla tanınan çok değerli bir sporcu grubuna sahip olduklarını vurgulayan Ergin, Erkek ve kadın takımımız ile katıldığımız her turnuvada favori gösteriliyoruz. Türk milli takımları olarak bu yıl katıldığımız uluslararası yarışlarda tüm kategorilerde 72 madalya elde ettik. Bu çok değerli ve güzel bir rakam. Kasım'da Gençlik Olimpiyatları var. Oradan en az 1 daha almayı bekliyoruz. dedi.Bütün önemli turnuvalarda kürsüye çıkmayı başardıkBu yılki bütün önemli turnuvalarda kürsüye çıkmayı başardıklarına dikkati çeken Ergin, Yaptığımız çalışmaların karşılığını aldığımızı görmek gelecek yıllar için bize umut veriyor. Çünkü hala genç bir takımız. Milli takımımızın yaş ortalaması 24. Alttan gelen jenerasyonda çok başarılı. Türk okçuluğu olarak uzun yıllar dünya okçuluğunda önemli yere sahip olacağımızı düşünüyorum. diye konuştu.Türk milli takımının elde ettiği başarıların okçuluk sporuna duyulan ilgiyi de artırdığını anlatan Ergin, Dünyada da ünlü sporcularımızın olması, sosyal medyanın gelişmesi, organizasyonların televizyonlardan canlı yayınlanması bu sporun daha büyük kitlelere ulaşmasını sağladı. Bu durum da altyapıdaki sporcu havuzunun artmasını ve yetenekli sporcuların çıkmasını sağladı. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- SÜLEYMAN ELÇİN - Okçuluk Milli Takımlar Teknik Direktörü Yusuf Göktuğ Ergin, milli takımlarının bu yıl katıldıkları uluslararası yarışmalarda tüm kategorilerde 72 madalya kazandığını belirtti.Ergin, milli takımın kamp yaptığı Antalya'da AA muhabirine, bu yıl önemli uluslararası turnuvaların sonuna geldiklerini ve 2026'nın Türk okçuluğu açısından oldukça başarılı geçtiğini söyledi.Türk okçuluğunun her yıl üzerine koyarak ilerlediğini ifade eden Ergin, milli sporcuların katıldıkları tüm yarışmalarda mutlaka podyumda yer almayı başardığını, bu durumun kendilerini mutlu ettiğini ve gururlandırdığını dile getirdi.Milli takım olarak dünyada başarılarıyla tanınan çok değerli bir sporcu grubuna sahip olduklarını vurgulayan Ergin, Erkek ve kadın takımımız ile katıldığımız her turnuvada favori gösteriliyoruz. Türk milli takımları olarak bu yıl katıldığımız uluslararası yarışlarda tüm kategorilerde 72 madalya elde ettik. Bu çok değerli ve güzel bir rakam. Kasım'da Gençlik Olimpiyatları var. Oradan en az 1 daha almayı bekliyoruz. dedi.Bütün önemli turnuvalarda kürsüye çıkmayı başardıkBu yılki bütün önemli turnuvalarda kürsüye çıkmayı başardıklarına dikkati çeken Ergin, Yaptığımız çalışmaların karşılığını aldığımızı görmek gelecek yıllar için bize umut veriyor. Çünkü hala genç bir takımız. Milli takımımızın yaş ortalaması 24. Alttan gelen jenerasyonda çok başarılı. Türk okçuluğu olarak uzun yıllar dünya okçuluğunda önemli yere sahip olacağımızı düşünüyorum. diye konuştu.Türk milli takımının elde ettiği başarıların okçuluk sporuna duyulan ilgiyi de artırdığını anlatan Ergin, Dünyada da ünlü sporcularımızın olması, sosyal medyanın gelişmesi, organizasyonların televizyonlardan canlı yayınlanması bu sporun daha büyük kitlelere ulaşmasını sağladı. Bu durum da altyapıdaki sporcu havuzunun artmasını ve yetenekli sporcuların çıkmasını sağladı. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kars'ta ambulans ile otomobil çarpıştı, 3'ü sağlık görevlisi 4 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kars-ta-ambulans-ile-otomobil-carpisti-3-u-saglik-gorevlisi-4-kisi-yaralandi/914473/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kars-ta-ambulans-ile-otomobil-carpisti-3-u-saglik-gorevlisi-4-kisi-yaralandi/914473/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:13:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kars / Kars'ta ambulans ile otomobilin çarpışması sonucu 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kars Haberleri : Kars'ta ambulans ile otomobilin çarpışması sonucu 4 kişi yaralandı.Hasta almaya giden M.E'nin kullandığı 36 AAE 160 plakalı ambulans, Harakani Havalimanı Kavşağı'nda, Ş.Ü. idaresindeki 36 FP 390 plakalı otomobille çarpıştı.Ambulans daha sonra yol kenarındaki trafik levhası direğine çarparak durabildi.Kazada ambulans ve otomobil sürücüsü ile sağlık görevlileri S.Ö. ve A.F.Ö. yaralandı. Sağlık ekiplerince Harakani Devlet Hastanesine kaldırılan yaralıların genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kars Haberleri : Kars'ta ambulans ile otomobilin çarpışması sonucu 4 kişi yaralandı.Hasta almaya giden M.E'nin kullandığı 36 AAE 160 plakalı ambulans, Harakani Havalimanı Kavşağı'nda, Ş.Ü. idaresindeki 36 FP 390 plakalı otomobille çarpıştı.Ambulans daha sonra yol kenarındaki trafik levhası direğine çarparak durabildi.Kazada ambulans ve otomobil sürücüsü ile sağlık görevlileri S.Ö. ve A.F.Ö. yaralandı. Sağlık ekiplerince Harakani Devlet Hastanesine kaldırılan yaralıların genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kars-ta-ambulans-ile-otomobil-carpisti-3-u-saglik-gorevlisi-4-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fon piyasalarındaki son gelişmeler BES fonlarında likidite sorununa yol açmadı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fon-piyasalarindaki-son-gelismeler-bes-fonlarinda-likidite-sorununa-yol-acmadi/914472/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fon-piyasalarindaki-son-gelismeler-bes-fonlarinda-likidite-sorununa-yol-acmadi/914472/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:13:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar: - Bugüne kadar yaşanan süreçte emeklilik fonlarımızda herhangi bir likidite sorunu ortaya çıkmadığını görüyoruz. Bu tablo, BES'in uzun vadeli tasarruf sistemi olarak sahip olduğu sağlam yapıyı bir kez daha ortaya koyuyor - Şu ana kadar aldığımız bilgiler, gelişmeler nedeniyle BES katılımcılarında olağan dışı bir davranış veya sistemden ayrılma talebi oluşmadığını gösteriyor. Elbette piyasa dalgalanmaları özellikle hisse senetlerine yatırım yapan emeklilik fonlarının kısa dönemli getirilerinde etkili olabilir. Ancak BES'e uzun vadeli perspektiften baktığımızda farklı bir tablo görüyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : BAHAR YAKAR - Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, fon piyasalarında yaşanan son gelişmelere ilişkin, bugüne kadar emeklilik fonlarında herhangi bir likidite sorunu ortaya çıkmadığını belirterek, Şu ana kadar aldığımız bilgiler, gelişmeler nedeniyle Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) katılımcılarında olağan dışı bir davranış veya sistemden ayrılma talebi oluşmadığını gösteriyor. dedi.Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK), geçen hafta yaptığı duyuruyla Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy Yönetimi AŞ'den oluşan 7 portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu ve katılma payları Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda (TEFAS) işlem gören tüm yatırım fonları işleme kapatılırken, bu şirketlere ait 131 yatırım fonu tasfiye edildi.Söz konusu gelişmelerin ardından gözler emeklilik fonlarına da çevrildi. Bu bağlamda, risk altında fon bulunup bulunmadığı ve sürecin BES katılımcılarının birikimlerine bir yansıması olup olmayacağı merak konusu oldu.BES katılımcılarımız açısından aceleci karar almaya yol açacak bir tablo görmüyoruzKonuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan TSB Başkanı Yaşar, sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, yatırım fonları ile emeklilik yatırım fonlarının birbirinden ayrı yapılar olduğuna dikkati çekti.Emeklilik yatırım fonlarının teknik ve hukuki yapıları ile tabi oldukları gözetim ve denetim mekanizmaları bakımından güçlü koruma mekanizmalarına sahip olduklarının altını çizen Yaşar, Bugüne kadar yaşanan süreçte emeklilik fonlarımızda herhangi bir likidite sorunu ortaya çıkmadığını görüyoruz. Bu tablo, BES'in uzun vadeli tasarruf sistemi olarak sahip olduğu sağlam yapıyı bir kez daha ortaya koyuyor. diye konuştu.Yaşar, emeklilik fonlarının kurucularının emeklilik şirketleri olduğunu, 18 milyonu aşan BES katılımcısının tasarruflarının ise profesyonel portföy yönetim şirketleri tarafından yönetildiğini anımsatarak, Burada önemli bir başka gösterge de yaklaşık 400 emeklilik fonunun 353'ünün bankaların sahibi olduğu portföy yönetim şirketleri tarafından yönetiliyor olması. Dolayısıyla bugün itibarıyla BES katılımcılarımız açısından aceleci karar almaya yol açacak bir tablo görmüyoruz. açıklamasını yaptı.(BES) Fon büyüklüklerinde kısa sürede yeniden artış kaydedildiPiyasalarda yaşanan dalgalanmanın emeklilik yatırım fonlarına etkisinin sınırlı ve kısa süreli kaldığını gördüklerini belirten Yaşar, bunun en önemli nedenlerinden birinin BES fonlarının farklı varlık sınıflarına yayılan çeşitlendirilmiş portföy yapısı olduğunu vurguladı.Yaşar, Borsa İstanbul'daki kısa vadeli dalgalanmalara rağmen emeklilik yatırım fonlarında belirgin ve kalıcı bir olumsuz etki gözlenmediğine dikkati çekerek, Fon büyüklüklerinde kısa sürede yeniden artış kaydedildi. BES'i zaten günlük veya haftalık piyasa hareketleri üzerinden değerlendirmemek gerekiyor. Bu sistemin temel özelliği uzun vadeli tasarruf olmasıdır. şeklinde konuştu.SPK tarafından tasfiye edilen yatırım fonlarının içindeki en büyük payın serbest fon türü olduğunun görüldüğünü dile getiren Yaşar, BES fonlarında risk limitleri ve varlık yoğunlaşmaları farklı olan bu fon türünün bulunmadığını belirtti.Ahmet Yaşar, BES katılımcılarının söz konusu gelişmelere yönelik ilk tepkilerine de değinerek, Sektörümüzle yakın temas içerisindeyiz. Şu ana kadar aldığımız bilgiler, gelişmeler nedeniyle BES katılımcılarında olağan dışı bir davranış veya sistemden ayrılma talebi oluşmadığını gösteriyor. Elbette piyasa dalgalanmaları özellikle hisse senetlerine yatırım yapan emeklilik fonlarının kısa dönemli getirilerinde etkili olabilir. Ancak BES’e uzun vadeli perspektiften baktığımızda farklı bir tablo görüyoruz. ifadelerini kullandı.Takasbank'ın 21 Eylül itibarıyla emeklilik yatırım fonlarına ilişkin verilerini aktaran Yaşar, başlıca varlık gruplarının dağılımında (toplam yüzde 94) kıymetli madenlerin yüzde 38, hisse senedinin yüzde 16, kamu borçlanma araçlarının yüzde 14, fon katılma payları/ters repo ve repo işlemlerinin yüzde 6, diğer alternatif yatırım araçlarının ise yüzde 20 paya sahip olduğunu bildirdi.Yaşar, Bu dengeli dağılım, borsa dalgalanmalarının toplam fon büyüklüğüne zarar vermesini engellemektedir. Bu nedenle katılımcılarımızın kısa vadeli piyasa hareketlerinden ziyade kendi risk profillerini ve uzun vadeli tasarruf hedeflerini dikkate almalarının daha doğru olduğunu düşünüyoruz. dedi.Sektörümüzün uğraşları sonucu devreye alınan Fon Gözetim Platformu&#039;nu önemsiyoruzYaşar, BES fonlarına yönelik denetim mekanizmalarının önemine dikkati çekerek, BES'i diğer yatırım fonlarından ayıran en önemli unsurlardan birinin de güçlü ve çok katmanlı gözetim yapısı olduğunu dile getirdi.Emeklilik fonlarının uzun vadeli emeklilik tasarruflarını yönetmesi nedeniyle denetim ve takiplerinin de buna uygun şekilde gerçekleştirildiğini belirten Yaşar, SPK ve Takasbank'ın yanı sıra Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) ve Emeklilik Gözetim Merkezinin (EGM) de sistemin gözetiminde rol aldığını anlattı.Yaşar, bu kapsamda Fon Gözetim Platformu'na değinerek, Özellikle sektörümüzün uzun uğraşları sonucunda devreye alınan Fon Gözetim Platformu'nu çok önemsiyoruz. Entegre veri paylaşımı sayesinde fonların izlenebilirliğini artıran bu yapı, olası hata ve suistimallerin erken tespit edilmesine katkı sağlıyor. Son yaşanan gelişmeler bize bir kez daha gösteriyor ki finansal sistemlerde güven sadece iyi düzenlemelerle değil, etkin gözetim, şeffaflık ve zamanında müdahaleyle korunabilir. değerlendirmesinde bulundu.Emeklilik fonlarının tercih edilmesinin temel avantajlarına ilişkin Yaşar, şu ifadeleri kullandı:BES'in temel gücü 3 noktada toplanıyor, uzun vadeli tasarruf disiplini, genişleyen fon çeşitliliği ve devlet katkısı. Yatırım fonları toplu para ile fon alımı ağırlıklı bir yapı gösterirken, BES'in uzun vadeli ve düzenli katkı payı ödemeleriyle büyümesi, sistemi bu tür piyasa riskleri karşısında farklılaştıran önemli unsurlardan biridir. Emeklilik yatırım fonları sıkı biçimde gözetilen yapılarıyla katılımcılara farklı risk ve getiri tercihlerine göre yatırım yapabilme imkanı sunuyor. Üstelik son dönemde fon çeşitliliğinin ciddi biçimde artması katılımcılarımızın birikimlerini kendi tercihlerine göre daha etkin yönetmelerine imkan veriyor. Buna bir de yüzde 20 devlet katkısını eklediğimizde BES'in uzun vadeli tasarruf açısından sahip olduğu avantaj daha net ortaya çıkıyor. Burada vatandaşımıza vereceğimiz mesaj çok açık, BES uzun vadeli bir tasarruf sistemidir. Günlük piyasa hareketleri karşısında sistemin sağlamlığını, güçlü gözetim mekanizmalarını ve uzun vadeli yapısını birlikte değerlendirmek gerekir. Bugünkü veriler bize BES'te sistemik bir sorun veya likidite problemi olmadığını gösteriyor. Katılımcılarımızın tasarruflarını güvenle büyütebilecekleri güçlü bir sistemi daha da geliştirmeye devam edeceğiz.Bu arada, EGM verilerine göre, 21 Eylül itibarıyla BES ve OKS'de toplam fon büyüklüğü 2 trilyon 621 milyar 854,9 milyon liraya ulaşırken, toplam katılımcı sayısı 18 milyon 278 bin 778 olarak kayıtlara geçti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : BAHAR YAKAR - Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, fon piyasalarında yaşanan son gelişmelere ilişkin, bugüne kadar emeklilik fonlarında herhangi bir likidite sorunu ortaya çıkmadığını belirterek, Şu ana kadar aldığımız bilgiler, gelişmeler nedeniyle Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) katılımcılarında olağan dışı bir davranış veya sistemden ayrılma talebi oluşmadığını gösteriyor. dedi.Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK), geçen hafta yaptığı duyuruyla Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy Yönetimi AŞ'den oluşan 7 portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu ve katılma payları Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda (TEFAS) işlem gören tüm yatırım fonları işleme kapatılırken, bu şirketlere ait 131 yatırım fonu tasfiye edildi.Söz konusu gelişmelerin ardından gözler emeklilik fonlarına da çevrildi. Bu bağlamda, risk altında fon bulunup bulunmadığı ve sürecin BES katılımcılarının birikimlerine bir yansıması olup olmayacağı merak konusu oldu.BES katılımcılarımız açısından aceleci karar almaya yol açacak bir tablo görmüyoruzKonuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan TSB Başkanı Yaşar, sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, yatırım fonları ile emeklilik yatırım fonlarının birbirinden ayrı yapılar olduğuna dikkati çekti.Emeklilik yatırım fonlarının teknik ve hukuki yapıları ile tabi oldukları gözetim ve denetim mekanizmaları bakımından güçlü koruma mekanizmalarına sahip olduklarının altını çizen Yaşar, Bugüne kadar yaşanan süreçte emeklilik fonlarımızda herhangi bir likidite sorunu ortaya çıkmadığını görüyoruz. Bu tablo, BES'in uzun vadeli tasarruf sistemi olarak sahip olduğu sağlam yapıyı bir kez daha ortaya koyuyor. diye konuştu.Yaşar, emeklilik fonlarının kurucularının emeklilik şirketleri olduğunu, 18 milyonu aşan BES katılımcısının tasarruflarının ise profesyonel portföy yönetim şirketleri tarafından yönetildiğini anımsatarak, Burada önemli bir başka gösterge de yaklaşık 400 emeklilik fonunun 353'ünün bankaların sahibi olduğu portföy yönetim şirketleri tarafından yönetiliyor olması. Dolayısıyla bugün itibarıyla BES katılımcılarımız açısından aceleci karar almaya yol açacak bir tablo görmüyoruz. açıklamasını yaptı.(BES) Fon büyüklüklerinde kısa sürede yeniden artış kaydedildiPiyasalarda yaşanan dalgalanmanın emeklilik yatırım fonlarına etkisinin sınırlı ve kısa süreli kaldığını gördüklerini belirten Yaşar, bunun en önemli nedenlerinden birinin BES fonlarının farklı varlık sınıflarına yayılan çeşitlendirilmiş portföy yapısı olduğunu vurguladı.Yaşar, Borsa İstanbul'daki kısa vadeli dalgalanmalara rağmen emeklilik yatırım fonlarında belirgin ve kalıcı bir olumsuz etki gözlenmediğine dikkati çekerek, Fon büyüklüklerinde kısa sürede yeniden artış kaydedildi. BES'i zaten günlük veya haftalık piyasa hareketleri üzerinden değerlendirmemek gerekiyor. Bu sistemin temel özelliği uzun vadeli tasarruf olmasıdır. şeklinde konuştu.SPK tarafından tasfiye edilen yatırım fonlarının içindeki en büyük payın serbest fon türü olduğunun görüldüğünü dile getiren Yaşar, BES fonlarında risk limitleri ve varlık yoğunlaşmaları farklı olan bu fon türünün bulunmadığını belirtti.Ahmet Yaşar, BES katılımcılarının söz konusu gelişmelere yönelik ilk tepkilerine de değinerek, Sektörümüzle yakın temas içerisindeyiz. Şu ana kadar aldığımız bilgiler, gelişmeler nedeniyle BES katılımcılarında olağan dışı bir davranış veya sistemden ayrılma talebi oluşmadığını gösteriyor. Elbette piyasa dalgalanmaları özellikle hisse senetlerine yatırım yapan emeklilik fonlarının kısa dönemli getirilerinde etkili olabilir. Ancak BES’e uzun vadeli perspektiften baktığımızda farklı bir tablo görüyoruz. ifadelerini kullandı.Takasbank'ın 21 Eylül itibarıyla emeklilik yatırım fonlarına ilişkin verilerini aktaran Yaşar, başlıca varlık gruplarının dağılımında (toplam yüzde 94) kıymetli madenlerin yüzde 38, hisse senedinin yüzde 16, kamu borçlanma araçlarının yüzde 14, fon katılma payları/ters repo ve repo işlemlerinin yüzde 6, diğer alternatif yatırım araçlarının ise yüzde 20 paya sahip olduğunu bildirdi.Yaşar, Bu dengeli dağılım, borsa dalgalanmalarının toplam fon büyüklüğüne zarar vermesini engellemektedir. Bu nedenle katılımcılarımızın kısa vadeli piyasa hareketlerinden ziyade kendi risk profillerini ve uzun vadeli tasarruf hedeflerini dikkate almalarının daha doğru olduğunu düşünüyoruz. dedi.Sektörümüzün uğraşları sonucu devreye alınan Fon Gözetim Platformu&#039;nu önemsiyoruzYaşar, BES fonlarına yönelik denetim mekanizmalarının önemine dikkati çekerek, BES'i diğer yatırım fonlarından ayıran en önemli unsurlardan birinin de güçlü ve çok katmanlı gözetim yapısı olduğunu dile getirdi.Emeklilik fonlarının uzun vadeli emeklilik tasarruflarını yönetmesi nedeniyle denetim ve takiplerinin de buna uygun şekilde gerçekleştirildiğini belirten Yaşar, SPK ve Takasbank'ın yanı sıra Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) ve Emeklilik Gözetim Merkezinin (EGM) de sistemin gözetiminde rol aldığını anlattı.Yaşar, bu kapsamda Fon Gözetim Platformu'na değinerek, Özellikle sektörümüzün uzun uğraşları sonucunda devreye alınan Fon Gözetim Platformu'nu çok önemsiyoruz. Entegre veri paylaşımı sayesinde fonların izlenebilirliğini artıran bu yapı, olası hata ve suistimallerin erken tespit edilmesine katkı sağlıyor. Son yaşanan gelişmeler bize bir kez daha gösteriyor ki finansal sistemlerde güven sadece iyi düzenlemelerle değil, etkin gözetim, şeffaflık ve zamanında müdahaleyle korunabilir. değerlendirmesinde bulundu.Emeklilik fonlarının tercih edilmesinin temel avantajlarına ilişkin Yaşar, şu ifadeleri kullandı:BES'in temel gücü 3 noktada toplanıyor, uzun vadeli tasarruf disiplini, genişleyen fon çeşitliliği ve devlet katkısı. Yatırım fonları toplu para ile fon alımı ağırlıklı bir yapı gösterirken, BES'in uzun vadeli ve düzenli katkı payı ödemeleriyle büyümesi, sistemi bu tür piyasa riskleri karşısında farklılaştıran önemli unsurlardan biridir. Emeklilik yatırım fonları sıkı biçimde gözetilen yapılarıyla katılımcılara farklı risk ve getiri tercihlerine göre yatırım yapabilme imkanı sunuyor. Üstelik son dönemde fon çeşitliliğinin ciddi biçimde artması katılımcılarımızın birikimlerini kendi tercihlerine göre daha etkin yönetmelerine imkan veriyor. Buna bir de yüzde 20 devlet katkısını eklediğimizde BES'in uzun vadeli tasarruf açısından sahip olduğu avantaj daha net ortaya çıkıyor. Burada vatandaşımıza vereceğimiz mesaj çok açık, BES uzun vadeli bir tasarruf sistemidir. Günlük piyasa hareketleri karşısında sistemin sağlamlığını, güçlü gözetim mekanizmalarını ve uzun vadeli yapısını birlikte değerlendirmek gerekir. Bugünkü veriler bize BES'te sistemik bir sorun veya likidite problemi olmadığını gösteriyor. Katılımcılarımızın tasarruflarını güvenle büyütebilecekleri güçlü bir sistemi daha da geliştirmeye devam edeceğiz.Bu arada, EGM verilerine göre, 21 Eylül itibarıyla BES ve OKS'de toplam fon büyüklüğü 2 trilyon 621 milyar 854,9 milyon liraya ulaşırken, toplam katılımcı sayısı 18 milyon 278 bin 778 olarak kayıtlara geçti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Baba oğul itfaiyeciler hayat kurtarmak için birlikte çalışıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/baba-ogul-itfaiyeciler-hayat-kurtarmak-icin-birlikte-calisiyor/914470/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/baba-ogul-itfaiyeciler-hayat-kurtarmak-icin-birlikte-calisiyor/914470/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:13:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa / Şanlıurfa'da meslekte 30 yılı geride bırakmaya hazırlanan itfaiyeci baba ile 10 yıldır babasının izinden giden oğlu, zorlu görevlerde birbirlerine destek oluyor - İsmet Karaçizmeli: - Bin defa ölsem, tekrar bin defa dirilsem yine itfaiyeciliği tercih ederim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa Haberleri : CEBRAİL CAYMAZ - Şanlıurfa'da 30 yıldır itfaiyecilik yapan baba ile 10 yıl önce aynı mesleği seçen oğlu, insanların canını ve malını kurtarmak için aynı üniformayla görev yapmanın gururunu yaşıyor.Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında eğitim birimi amiri olarak görev yapan 60 yaşındaki İsmet Karaçizmeli, meslek sevgisini oğluna da aşıladı.Mesleğe 30 yıl önce başlayan ve çok sayıda yangın, kaza ve arama kurtarma operasyonunda görev alan Karaçizmeli'nin oğlu 37 yaşındaki Ahmet Karaçizmeli de babasının izinden gitmeyi tercih etti.Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümünü tamamladıktan sonra 10 yıl önce itfaiye teşkilatına katılan Ahmet Karaçizmeli, babasıyla aynı daire başkanlığı çatısı altında görev yapmaya başladı.Meslek hayatlarında çok sayıda zorlu olayla karşılaşan baba ve oğul, görev sırasında birbirleriyle meslektaş, günlük yaşamda ise baba oğul olarak destek oluyor.Bin defa ölsem yine itfaiyeciliği tercih ederimİsmet Karaçizmeli, AA muhabirine, itfaiyeciliğin gönül ve fedakarlık gerektiren bir meslek olduğunu söyledi.Mesleğini severek yaptığını belirten Karaçizmeli, insanların canını ve malını kurtarmaya çalışmanın kendisi için büyük anlam taşıdığını ifade etti.Karaçizmeli, itfaiyeciliğe duyduğu sevgiyi şu sözlerle anlattı:İtfaiyecilik kutsal bir meslek. Biz evde de bunları çocuklarımıza anlatıyoruz. Hatta arkadaş ortamlarında bile diyordum ki ben bin defa ölsem, tekrar bin defa dirilsem yine itfaiyeciliği tercih ederim. Çünkü zorda olan insanların malını ve canını kurtarmaya çalışıyoruz. Olaylara gidiyoruz, insanlar bize tepki gösteriyorlar. Olay bittikten sonra sarılıp bizi öpüyorlar, bize dua ediyorlar. Çünkü yaptığımız görev kutsal bir görev. İnsan hayatı söz konusu.Oğlunun itfaiyecilik mesleğini seçmesinden ve görevini en iyi şekilde yapmaya çalışmasından mutluluk duyduğunu dile getiren Karaçizmeli, Ahmet'e mesleğe başladığında sorumluluk bilinciyle hareket etmesini tavsiye ettiğini aktardı.Karaçizmeli, oğluna Sırtını bana dayama, sen Ahmet Karaçizmeli ol. Benim babam müdür veya amirdir diye sırtını bana dayama. İşini düzgün yap, gerisini yaradana bırak. dediğini, Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır düsturuyla hareket ettiklerini kaydetti.İş yerinde amirim eve gidince babamAhmet Karaçizmeli ise babasının itfaiyecilik görevlerini evde anlatmasının kendisinde mesleğe karşı ilgi oluşturduğunu söyledi.İtfaiyeci olma hayalini gerçekleştirmek için Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümünü tamamladığını belirten Karaçizmeli, babasıyla aynı mesleği yapmaktan gurur duyduğunu ifade etti.Babasının mesleğine duyduğu sevginin kendisini de etkilediğini belirten Karaçizmeli, birlikte görev yaptıkları zorlu operasyonlardan birinin Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremleri sırasında yaşandığını anlattı.Depremde babasıyla Şanlıurfa'nın Bahçelievler bölgesinde yıkılan bir binanın enkazında 2-3 gün görev yaptıklarını aktaran Karaçizmeli, Çok farklı bir duygu. İnsan anlatamıyor. Ancak kendi babanızla aynı yerde çalışmanın duygularını insan yaşaması lazım. dedi.Karaçizmeli, itfaiyeciliğin insanların hayatına dokunan bir meslek olduğunu, kurtarılan insanların mutluluğunun kendilerini daha fazla motive ettiğini dile getirdi.Babasıyla iş yerindeki ve evdeki ilişkilerinin farklı olduğunu belirten Karaçizmeli, İş yerinde amirim, eve gidince babam. ifadesini kullandı.Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Halil Kırmızı ise baba ve oğlunun özverili çalışmasından memnun olduklarını belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Şanlıurfa Haberleri : CEBRAİL CAYMAZ - Şanlıurfa'da 30 yıldır itfaiyecilik yapan baba ile 10 yıl önce aynı mesleği seçen oğlu, insanların canını ve malını kurtarmak için aynı üniformayla görev yapmanın gururunu yaşıyor.Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında eğitim birimi amiri olarak görev yapan 60 yaşındaki İsmet Karaçizmeli, meslek sevgisini oğluna da aşıladı.Mesleğe 30 yıl önce başlayan ve çok sayıda yangın, kaza ve arama kurtarma operasyonunda görev alan Karaçizmeli'nin oğlu 37 yaşındaki Ahmet Karaçizmeli de babasının izinden gitmeyi tercih etti.Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümünü tamamladıktan sonra 10 yıl önce itfaiye teşkilatına katılan Ahmet Karaçizmeli, babasıyla aynı daire başkanlığı çatısı altında görev yapmaya başladı.Meslek hayatlarında çok sayıda zorlu olayla karşılaşan baba ve oğul, görev sırasında birbirleriyle meslektaş, günlük yaşamda ise baba oğul olarak destek oluyor.Bin defa ölsem yine itfaiyeciliği tercih ederimİsmet Karaçizmeli, AA muhabirine, itfaiyeciliğin gönül ve fedakarlık gerektiren bir meslek olduğunu söyledi.Mesleğini severek yaptığını belirten Karaçizmeli, insanların canını ve malını kurtarmaya çalışmanın kendisi için büyük anlam taşıdığını ifade etti.Karaçizmeli, itfaiyeciliğe duyduğu sevgiyi şu sözlerle anlattı:İtfaiyecilik kutsal bir meslek. Biz evde de bunları çocuklarımıza anlatıyoruz. Hatta arkadaş ortamlarında bile diyordum ki ben bin defa ölsem, tekrar bin defa dirilsem yine itfaiyeciliği tercih ederim. Çünkü zorda olan insanların malını ve canını kurtarmaya çalışıyoruz. Olaylara gidiyoruz, insanlar bize tepki gösteriyorlar. Olay bittikten sonra sarılıp bizi öpüyorlar, bize dua ediyorlar. Çünkü yaptığımız görev kutsal bir görev. İnsan hayatı söz konusu.Oğlunun itfaiyecilik mesleğini seçmesinden ve görevini en iyi şekilde yapmaya çalışmasından mutluluk duyduğunu dile getiren Karaçizmeli, Ahmet'e mesleğe başladığında sorumluluk bilinciyle hareket etmesini tavsiye ettiğini aktardı.Karaçizmeli, oğluna Sırtını bana dayama, sen Ahmet Karaçizmeli ol. Benim babam müdür veya amirdir diye sırtını bana dayama. İşini düzgün yap, gerisini yaradana bırak. dediğini, Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır düsturuyla hareket ettiklerini kaydetti.İş yerinde amirim eve gidince babamAhmet Karaçizmeli ise babasının itfaiyecilik görevlerini evde anlatmasının kendisinde mesleğe karşı ilgi oluşturduğunu söyledi.İtfaiyeci olma hayalini gerçekleştirmek için Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümünü tamamladığını belirten Karaçizmeli, babasıyla aynı mesleği yapmaktan gurur duyduğunu ifade etti.Babasının mesleğine duyduğu sevginin kendisini de etkilediğini belirten Karaçizmeli, birlikte görev yaptıkları zorlu operasyonlardan birinin Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremleri sırasında yaşandığını anlattı.Depremde babasıyla Şanlıurfa'nın Bahçelievler bölgesinde yıkılan bir binanın enkazında 2-3 gün görev yaptıklarını aktaran Karaçizmeli, Çok farklı bir duygu. İnsan anlatamıyor. Ancak kendi babanızla aynı yerde çalışmanın duygularını insan yaşaması lazım. dedi.Karaçizmeli, itfaiyeciliğin insanların hayatına dokunan bir meslek olduğunu, kurtarılan insanların mutluluğunun kendilerini daha fazla motive ettiğini dile getirdi.Babasıyla iş yerindeki ve evdeki ilişkilerinin farklı olduğunu belirten Karaçizmeli, İş yerinde amirim, eve gidince babam. ifadesini kullandı.Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Halil Kırmızı ise baba ve oğlunun özverili çalışmasından memnun olduklarını belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/baba-ogul-itfaiyeciler-hayat-kurtarmak-icin-birlikte-calisiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Samsunspor'dan sezona kötü başlangıç</title>
      <link>https://www.canligaste.com/samsunspor-dan-sezona-kotu-baslangic/914469/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/samsunspor-dan-sezona-kotu-baslangic/914469/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:13:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Karadeniz ekibi, bu sezon ilk 6 haftadaki performansıyla önceki iki sezonun gerisinde kaldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- İLYAS GÜN - Trendyol Süper Lig ekiplerinden Samsunspor, bu sezonun ilk 6 haftasında hanesine 4 puan yazdırarak beklentilerin gerisinde kaldı.Kırmızı-beyazlı takım, 2024-2025 ve 2025-2026 sezonlarının ilk 6 haftalarında elde ettiği sonuçların ardından 2026-2027 sezonuna istediği başlangıcı yapamadı. Samsunspor, 2024-2025 sezonunun ilk 6 haftasında 4 galibiyet ve 2 mağlubiyet alarak 12 puan toplarken, attığı 7 gole karşılık kalesinde 3 gol gördü.Geçen sezon ise ilk 6 haftayı 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyetle tamamlayan Samsunspor, 11 puan topladı. Kırmızı-beyazlılar bu maçlarda 8 gol atarken kalesinde 6 gol gördü.Kırmızı-beyazlılar, bu sezon ilk 6 haftadaki performansıyla önceki iki sezonun gerisinde kaldı.Sezona sahasında Göztepe ile 3-3 berabere kalarak başlayan Samsunspor, ardından Çaykur Rizespor'u deplasmanda 2-0 mağlup etti. Daha sonra sırasıyla Fenerbahçe'ye 2-0, Kocaelispor'a 1-0, Arca Çorum FK'ye 5-1 ve Erzurumspor FK'ye 1-0 mağlup olan kırmızı-beyazlılar, ilk 6 haftayı 4 puanla tamamladı. Bu süreçte 6 gol atan Samsunspor, kalesinde 12 gol gördü.Oyuncu satışından yüksek gelir elde ettiSamsunspor, 2026 yılında gerçekleştirdiği oyuncu satışlarıyla kulüp tarihindeki en yüksek transfer gelirlerinden birine ulaştı.Kırmızı-beyazlı takım, 2026 yılındaki ilk satışını Anthony Musaba ile gerçekleştirdi. Sezon başında 1 milyon avroya kadrosuna kattığı Musaba, 5,75 milyon avro bonservis bedeli karşılığında devre arasında Fenerbahçe'ye transfer oldu.Yaz transfer döneminde ise Ali Badra Diabate'yi 8 milyon avro, Marius Mouandilmadji'yi bonuslarla 9 milyon avro, Carlo Holse'yi 5,2 milyon avro, Rick van Drongelen'i 5 milyon avro, Arbnor Muja'yı da 1,5 milyon avroya satan Samsunspor, bu transferlerden 34,45 milyon avro gelir sağladı.Karadeniz ekibi, ayrılıkların ardından 10 transfer yapmasına rağmen özellikle savunmada sorunlar yaşadı. Geçen sezonun ilk 6 haftasında yalnızca 6 gol yiyen Samsunspor'un bu sezon aynı dönemde kalesinde 12 gol görmesi, savunmadaki gerilemenin göstergelerinden biri oldu.Kırmızı-beyazlılar, gelecek haftalarda puan kayıplarını telafi ederek düşme hattından uzaklaşmayı hedefliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- İLYAS GÜN - Trendyol Süper Lig ekiplerinden Samsunspor, bu sezonun ilk 6 haftasında hanesine 4 puan yazdırarak beklentilerin gerisinde kaldı.Kırmızı-beyazlı takım, 2024-2025 ve 2025-2026 sezonlarının ilk 6 haftalarında elde ettiği sonuçların ardından 2026-2027 sezonuna istediği başlangıcı yapamadı. Samsunspor, 2024-2025 sezonunun ilk 6 haftasında 4 galibiyet ve 2 mağlubiyet alarak 12 puan toplarken, attığı 7 gole karşılık kalesinde 3 gol gördü.Geçen sezon ise ilk 6 haftayı 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyetle tamamlayan Samsunspor, 11 puan topladı. Kırmızı-beyazlılar bu maçlarda 8 gol atarken kalesinde 6 gol gördü.Kırmızı-beyazlılar, bu sezon ilk 6 haftadaki performansıyla önceki iki sezonun gerisinde kaldı.Sezona sahasında Göztepe ile 3-3 berabere kalarak başlayan Samsunspor, ardından Çaykur Rizespor'u deplasmanda 2-0 mağlup etti. Daha sonra sırasıyla Fenerbahçe'ye 2-0, Kocaelispor'a 1-0, Arca Çorum FK'ye 5-1 ve Erzurumspor FK'ye 1-0 mağlup olan kırmızı-beyazlılar, ilk 6 haftayı 4 puanla tamamladı. Bu süreçte 6 gol atan Samsunspor, kalesinde 12 gol gördü.Oyuncu satışından yüksek gelir elde ettiSamsunspor, 2026 yılında gerçekleştirdiği oyuncu satışlarıyla kulüp tarihindeki en yüksek transfer gelirlerinden birine ulaştı.Kırmızı-beyazlı takım, 2026 yılındaki ilk satışını Anthony Musaba ile gerçekleştirdi. Sezon başında 1 milyon avroya kadrosuna kattığı Musaba, 5,75 milyon avro bonservis bedeli karşılığında devre arasında Fenerbahçe'ye transfer oldu.Yaz transfer döneminde ise Ali Badra Diabate'yi 8 milyon avro, Marius Mouandilmadji'yi bonuslarla 9 milyon avro, Carlo Holse'yi 5,2 milyon avro, Rick van Drongelen'i 5 milyon avro, Arbnor Muja'yı da 1,5 milyon avroya satan Samsunspor, bu transferlerden 34,45 milyon avro gelir sağladı.Karadeniz ekibi, ayrılıkların ardından 10 transfer yapmasına rağmen özellikle savunmada sorunlar yaşadı. Geçen sezonun ilk 6 haftasında yalnızca 6 gol yiyen Samsunspor'un bu sezon aynı dönemde kalesinde 12 gol görmesi, savunmadaki gerilemenin göstergelerinden biri oldu.Kırmızı-beyazlılar, gelecek haftalarda puan kayıplarını telafi ederek düşme hattından uzaklaşmayı hedefliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/samsunspor-dan-sezona-kotu-baslangic.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı, F1'in Türkiye’ye dönmesinden dolayı gururlu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tosfed-baskani-eren-uclertopragi-f1-in-turkiye-ye-donmesinden-dolayi-gururlu/914468/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tosfed-baskani-eren-uclertopragi-f1-in-turkiye-ye-donmesinden-dolayi-gururlu/914468/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:13:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Gerçek anlamda 16 yıl sonra bu yarışı tekrar ülkemizde düzenlemek hepimiz için gurur verici - Pistimiz kasım ayı itibarıyla çok kapsamlı modernizasyon çalışmasına girecek - Takvime bu şekilde dönüyor olmamız, İstanbul Park’ın var olan değerini daha da artıracaktır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- MUTLU DEMİRTAŞTAN - Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Eren Üçlertoprağı, Formula 1'in Türkiye'ye dönmesinden dolayı gurur duyduklarını söyledi. Eren Üçlertoprağı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Formula 1'in Türkiye'ye dönüş süreci ve İstanbul Park'ın son durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.Türkiye'nin F1 takvimine döneceğinin açıklanmasının ardından hem yurt dışından hem de yurt içinden yarışa büyük ilgi olduğunu vurgulayan Eren Üçlertoprağı, Devletimizin yetkilendirmesiyle uzun bir müzakere süreci gerçekleştirdik. Bu süreç nihayetinde de ülkemiz için en iyi paket diyebileceğim şekilde sağ olsun Sayın Cumhurbaşkanımızın himayesinde 24 Nisan'da Dolmabahçe'de bunu dünyaya duyurduk. Gerçek anlamda 16 yıl sonra bu yarışı tekrar ülkemizde düzenlemek hepimiz için çok gurur verici. ifadelerini kullandı.Pistimiz kasım ayı itibarıyla çok kapsamlı modernizasyon çalışmasına girecekEren Üçlertoprağı, F1 severlere daha iyi bir yarış deneyimi sunmak amacıyla İstanbul Park pistinde kasım ayında kapsamlı modernizasyon çalışmalarına başlanacağını söyledi.Pistin geçmişte bakımsız kaldığını dile getiren TOSFED Başkanı, Pistin zamana dayalı aşınmadan dolayı, daha önemlisi teknolojinin de gelişmesiyle birinci sınıf pist dediğimiz, dünyada F1 yarışlarına ev sahipliği yapmak için gereken asgari koşullara ulaşması için birtakım modernizasyon çalışmaları yapacağız. Bunu da Gençlik ve Spor Bakanlığımızın bize sağladığı imkanlarla yapacağız. Sağ olsun Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak da bize çok destek oluyor. Pistimiz kasım ayı itibarıyla çok kapsamlı modernizasyon çalışmasına girecek. Ciddi şekilde seyirci konforunu artıracak. Yurt içi ve dışından gelen misafirlerimize daha iyi bir yarış ve izleme tecrübesi sunulacak. Pistimizin altyapısı tamamen değişecek. Teknolojik olarak kameralardan, kablolara ve tribünlere kadar çok kapsamlı, ciddi bir revizyon yapılacak. diye konuştu.Takvime dönüyor olmamız İstanbul Park&#039;ın var olan değerini daha da artıracaktırEren Üçlertoprağı, İstanbul'da gerçekleştirilen tüm yarışların otomobil sporları tutkunlarının hafızalarında çok iyi yer ettiğini belirtti.Madrid gibi yeni pistlerin takvime girmesinin de İstanbul Park'ın kıymetini artırdığını kaydeden Eren Üçlertoprağı, Bizim gerçekten safkan, tamamen yarış pisti olarak rekabeti de ön plana çıkaran, kaçış noktaları, geçiş elverişliliği ve daha önemlisi çizimiyle ve pilotlar tarafından da çok ciddi şekilde beğeni alan bir piste sahibiz. Takvime bu şekilde dönüyor olmamız İstanbul Park'ın var olan değerini daha da artıracaktır. Mevcut otomobillerin buradaki halleriyle, virajlarımızın özellikleri ve tabii ki biliyorsunuz sekizinci virajımız... İstanbul'da gerçekleşen bütün yarışlar, otomobil sporları tutkunlarının hafızalarında çok iyi yer etti. Dolayısıyla önümüzdeki beş yıl boyunca burada herkesin hafızasına kazınacak çok önemli yarışlara ev sahipliği yapacağımızı düşünüyorum. şeklinde sözlerini tamamladı.Türkiye Grand Prix&#039;si, 1-3 Ekim 2027&#039;deTürkiye Grand Prix'si, Formula 1 takvimine gelecek yıl itibarıyla yeniden girecek.Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın 17. etabı olarak gerçekleştirilecek Türkiye Grand Prix'si, 1-3 Ekim 2027'de düzenlenecek.İstanbul Park, gelecek seneden itibaren 5 yıl boyunca Formula 1'e ev sahipliği yapacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- MUTLU DEMİRTAŞTAN - Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Eren Üçlertoprağı, Formula 1'in Türkiye'ye dönmesinden dolayı gurur duyduklarını söyledi. Eren Üçlertoprağı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Formula 1'in Türkiye'ye dönüş süreci ve İstanbul Park'ın son durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.Türkiye'nin F1 takvimine döneceğinin açıklanmasının ardından hem yurt dışından hem de yurt içinden yarışa büyük ilgi olduğunu vurgulayan Eren Üçlertoprağı, Devletimizin yetkilendirmesiyle uzun bir müzakere süreci gerçekleştirdik. Bu süreç nihayetinde de ülkemiz için en iyi paket diyebileceğim şekilde sağ olsun Sayın Cumhurbaşkanımızın himayesinde 24 Nisan'da Dolmabahçe'de bunu dünyaya duyurduk. Gerçek anlamda 16 yıl sonra bu yarışı tekrar ülkemizde düzenlemek hepimiz için çok gurur verici. ifadelerini kullandı.Pistimiz kasım ayı itibarıyla çok kapsamlı modernizasyon çalışmasına girecekEren Üçlertoprağı, F1 severlere daha iyi bir yarış deneyimi sunmak amacıyla İstanbul Park pistinde kasım ayında kapsamlı modernizasyon çalışmalarına başlanacağını söyledi.Pistin geçmişte bakımsız kaldığını dile getiren TOSFED Başkanı, Pistin zamana dayalı aşınmadan dolayı, daha önemlisi teknolojinin de gelişmesiyle birinci sınıf pist dediğimiz, dünyada F1 yarışlarına ev sahipliği yapmak için gereken asgari koşullara ulaşması için birtakım modernizasyon çalışmaları yapacağız. Bunu da Gençlik ve Spor Bakanlığımızın bize sağladığı imkanlarla yapacağız. Sağ olsun Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak da bize çok destek oluyor. Pistimiz kasım ayı itibarıyla çok kapsamlı modernizasyon çalışmasına girecek. Ciddi şekilde seyirci konforunu artıracak. Yurt içi ve dışından gelen misafirlerimize daha iyi bir yarış ve izleme tecrübesi sunulacak. Pistimizin altyapısı tamamen değişecek. Teknolojik olarak kameralardan, kablolara ve tribünlere kadar çok kapsamlı, ciddi bir revizyon yapılacak. diye konuştu.Takvime dönüyor olmamız İstanbul Park&#039;ın var olan değerini daha da artıracaktırEren Üçlertoprağı, İstanbul'da gerçekleştirilen tüm yarışların otomobil sporları tutkunlarının hafızalarında çok iyi yer ettiğini belirtti.Madrid gibi yeni pistlerin takvime girmesinin de İstanbul Park'ın kıymetini artırdığını kaydeden Eren Üçlertoprağı, Bizim gerçekten safkan, tamamen yarış pisti olarak rekabeti de ön plana çıkaran, kaçış noktaları, geçiş elverişliliği ve daha önemlisi çizimiyle ve pilotlar tarafından da çok ciddi şekilde beğeni alan bir piste sahibiz. Takvime bu şekilde dönüyor olmamız İstanbul Park'ın var olan değerini daha da artıracaktır. Mevcut otomobillerin buradaki halleriyle, virajlarımızın özellikleri ve tabii ki biliyorsunuz sekizinci virajımız... İstanbul'da gerçekleşen bütün yarışlar, otomobil sporları tutkunlarının hafızalarında çok iyi yer etti. Dolayısıyla önümüzdeki beş yıl boyunca burada herkesin hafızasına kazınacak çok önemli yarışlara ev sahipliği yapacağımızı düşünüyorum. şeklinde sözlerini tamamladı.Türkiye Grand Prix&#039;si, 1-3 Ekim 2027&#039;deTürkiye Grand Prix'si, Formula 1 takvimine gelecek yıl itibarıyla yeniden girecek.Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın 17. etabı olarak gerçekleştirilecek Türkiye Grand Prix'si, 1-3 Ekim 2027'de düzenlenecek.İstanbul Park, gelecek seneden itibaren 5 yıl boyunca Formula 1'e ev sahipliği yapacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ekran ışığına maruz kalmak ve sosyal medyayı uzun süre kullanmak uyku kalitesini bozuyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ekran-isigina-maruz-kalmak-ve-sosyal-medyayi-uzun-sure-kullanmak-uyku-kalitesini-bozuyor/914467/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ekran-isigina-maruz-kalmak-ve-sosyal-medyayi-uzun-sure-kullanmak-uyku-kalitesini-bozuyor/914467/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:13:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu: - Özellikle cep telefonu ve sosyal medya inanılmaz fazla kullanılıyor. Bunu kullandığımızda çok ışık aldığınız için uykumuz bozuluyor, orada okuduğunuz şeyler sizin uyumamanıza, sürekli merak etmenize neden oluyor. Dolayısıyla siz uyumuyorsunuz, geç uyuyorsunuz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : İLHAMİ ERKILIÇ - Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu, gece ekranlardan yayılan ışığın beyni, sosyal medya içeriklerinin ise zihni uyanık tuttuğunu belirterek, dijital ekran ve sosyal medya kullanımının uyku kalitesi, sağlık ve iş verimliliğini olumsuz etkilediğini söyledi.Erzurum'a Palandöken-3 Solunum Zirvesine katılmak için gelen Prof. Dr. Çuhadaroğlu, AA muhabirine, göğüs hastalıklarının yan dalı olan uyku tıbbıyla ilgili birçok göğüs hastalıkları uzmanının bu konuyla ilgili eğitim ve ileri araştırmalar yaptığını ifade etti.Çuhadaroğlu, uyku kalitesinin bozulmasının yalnızca insan sağlığını değil, iş verimliliğini ve ekonomik hayatı da olumsuz etkilediğini belirterek, Son aylarda artmakla birlikte özellikle son 3-4 yıldır uyku kalitesindeki bozukluğun gerek ekonomik hayata gerek insan sağlığına etkileri kapsamlı bir biçimde inceleniyor. En basiti işin içine para girince daha çok dikkati çekiyor. Örneğin, Amerika'da uyku kalitesi bozukluğunun iş kazaları ve verimsiz çalışmalar nedeniyle ekonomiye 400 milyar doların üzerinde zarar verdiği belirtiliyor. Yani insanlar daha iyi uyur ve dinlenirse bu paranın ekonomide kalacağı yönünde çalışmalar yapılıyor. dedi.Artan sosyal medya ve internet kullanımı ile gün içinde iş hayatında bilgisayar kullanımının çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığını işaret eden Çuhadaroğlu, bu ortamlarda görülen ve okunan içeriklerin zihinsel uyarılmayı da artırıp uykuya geçişi geciktirebildiğini aktardı.Çuhadaroğlu, fazla sosyal medya ve dijital medya kullanımının uyku kalitesini bozduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:Sürekli ekrandan ışık alıyoruz. Beynimiz o ışığı aldıkça 'gündüz, uyanık kal' derken öbür taraftan da beyin, 'çok ışık aldık, ağır ağır birkaç saat sonra uykuya hazırla kendini' diyor. Ama biz işimiz bitiyor gece bilgisayar kullanıyoruz, eve gidiyoruz cep telefonları elimizde. Özellikle cep telefonu ve sosyal medya inanılmaz fazla kullanılıyor. Bunu kullandığımızda çok ışık aldığınız için uykumuz bozuluyor, orada okuduğunuz şeyler sizin uyumamanıza, sürekli merak etmenize neden oluyor. Dolayısıyla siz uyumuyorsunuz, geç uyuyorsunuz.Uykusuzluk hem iş hayatını hem de bedeni olumsuz olarak etkiliyorDijital ekran kullanımında maruz kalınan ışığın yanı sıra içeriklerin de uykuya geçişi etkileyebildiğini belirten Çuhadaroğlu, şöyle devam etti:Sabah işe gitmek için kalktığınızda bedeniniz dinlenmiyor, böyle bir koşulda kaliteli iş hayatı olamıyor. Az uyuduğunuzda dinlenmesi gerek vücut dinlenemediğinden sizin kalbiniz, sağlığınız, akciğer ve solunumunuz düzenli olamaz. O nedenle uykusuzluk hem iş hayatını hem de bedeni olumsuz olarak etkiliyor.Prof. Dr. Çuhadaroğlu, fazla sosyal medya ve dijital medya kullanımının uyku kalitesini, iş verimliliğini ve insan sağlığını bozduğuna ilişkin bilgileri Avrupa ve ABD'deki kongrelerin ardından Türkiye'de anlattığını belirterek, uyku kalitesini ölçmeye yönelik teknolojik cihazlarla bilimsel çalışmaların yapıldığını dile getirdi.Çok yüksek ışıkta çalışmamak gerekiyorÇuhadaroğlu, uyku kalitesini ölçen bileklik, yüzük ya da bantlarla bilimsel çalışmalar yapıldığını ifade ederek konuyla ilgili şu tavsiyelerde bulundu:Çok yüksek ışıkta çalışmamak gerekiyor. Kullandığımız bilgisayarlar ve dijital ekranların ışıklarını azaltmalıyız, mavi ışık gibi filtreleri var onları kullanmalıyız ve kullanım süresini azaltmalıyız. İş hayatında dijital cihazları kullanıyorsanız evde kullanmayın. Bu dijital ürünleri üreten firmaların sahipleri çocuklarına cep telefonu ya da bilgisayar kullanımı günde 30-40 dakika ya da 1 saat olarak sınırlıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : İLHAMİ ERKILIÇ - Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu, gece ekranlardan yayılan ışığın beyni, sosyal medya içeriklerinin ise zihni uyanık tuttuğunu belirterek, dijital ekran ve sosyal medya kullanımının uyku kalitesi, sağlık ve iş verimliliğini olumsuz etkilediğini söyledi.Erzurum'a Palandöken-3 Solunum Zirvesine katılmak için gelen Prof. Dr. Çuhadaroğlu, AA muhabirine, göğüs hastalıklarının yan dalı olan uyku tıbbıyla ilgili birçok göğüs hastalıkları uzmanının bu konuyla ilgili eğitim ve ileri araştırmalar yaptığını ifade etti.Çuhadaroğlu, uyku kalitesinin bozulmasının yalnızca insan sağlığını değil, iş verimliliğini ve ekonomik hayatı da olumsuz etkilediğini belirterek, Son aylarda artmakla birlikte özellikle son 3-4 yıldır uyku kalitesindeki bozukluğun gerek ekonomik hayata gerek insan sağlığına etkileri kapsamlı bir biçimde inceleniyor. En basiti işin içine para girince daha çok dikkati çekiyor. Örneğin, Amerika'da uyku kalitesi bozukluğunun iş kazaları ve verimsiz çalışmalar nedeniyle ekonomiye 400 milyar doların üzerinde zarar verdiği belirtiliyor. Yani insanlar daha iyi uyur ve dinlenirse bu paranın ekonomide kalacağı yönünde çalışmalar yapılıyor. dedi.Artan sosyal medya ve internet kullanımı ile gün içinde iş hayatında bilgisayar kullanımının çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığını işaret eden Çuhadaroğlu, bu ortamlarda görülen ve okunan içeriklerin zihinsel uyarılmayı da artırıp uykuya geçişi geciktirebildiğini aktardı.Çuhadaroğlu, fazla sosyal medya ve dijital medya kullanımının uyku kalitesini bozduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:Sürekli ekrandan ışık alıyoruz. Beynimiz o ışığı aldıkça 'gündüz, uyanık kal' derken öbür taraftan da beyin, 'çok ışık aldık, ağır ağır birkaç saat sonra uykuya hazırla kendini' diyor. Ama biz işimiz bitiyor gece bilgisayar kullanıyoruz, eve gidiyoruz cep telefonları elimizde. Özellikle cep telefonu ve sosyal medya inanılmaz fazla kullanılıyor. Bunu kullandığımızda çok ışık aldığınız için uykumuz bozuluyor, orada okuduğunuz şeyler sizin uyumamanıza, sürekli merak etmenize neden oluyor. Dolayısıyla siz uyumuyorsunuz, geç uyuyorsunuz.Uykusuzluk hem iş hayatını hem de bedeni olumsuz olarak etkiliyorDijital ekran kullanımında maruz kalınan ışığın yanı sıra içeriklerin de uykuya geçişi etkileyebildiğini belirten Çuhadaroğlu, şöyle devam etti:Sabah işe gitmek için kalktığınızda bedeniniz dinlenmiyor, böyle bir koşulda kaliteli iş hayatı olamıyor. Az uyuduğunuzda dinlenmesi gerek vücut dinlenemediğinden sizin kalbiniz, sağlığınız, akciğer ve solunumunuz düzenli olamaz. O nedenle uykusuzluk hem iş hayatını hem de bedeni olumsuz olarak etkiliyor.Prof. Dr. Çuhadaroğlu, fazla sosyal medya ve dijital medya kullanımının uyku kalitesini, iş verimliliğini ve insan sağlığını bozduğuna ilişkin bilgileri Avrupa ve ABD'deki kongrelerin ardından Türkiye'de anlattığını belirterek, uyku kalitesini ölçmeye yönelik teknolojik cihazlarla bilimsel çalışmaların yapıldığını dile getirdi.Çok yüksek ışıkta çalışmamak gerekiyorÇuhadaroğlu, uyku kalitesini ölçen bileklik, yüzük ya da bantlarla bilimsel çalışmalar yapıldığını ifade ederek konuyla ilgili şu tavsiyelerde bulundu:Çok yüksek ışıkta çalışmamak gerekiyor. Kullandığımız bilgisayarlar ve dijital ekranların ışıklarını azaltmalıyız, mavi ışık gibi filtreleri var onları kullanmalıyız ve kullanım süresini azaltmalıyız. İş hayatında dijital cihazları kullanıyorsanız evde kullanmayın. Bu dijital ürünleri üreten firmaların sahipleri çocuklarına cep telefonu ya da bilgisayar kullanımı günde 30-40 dakika ya da 1 saat olarak sınırlıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>OECD, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,7 büyümesini bekliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/oecd-turkiye-ekonomisinin-bu-yil-yuzde-2-7-buyumesini-bekliyor/914464/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/oecd-turkiye-ekonomisinin-bu-yil-yuzde-2-7-buyumesini-bekliyor/914464/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:13:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / OECD'nin Ekonomik Görünüm raporuna göre, küresel ekonomik görünüm büyük ölçüde Orta Doğu'daki gelişmelere bağlı kalmaya devam ediyor - Kurum, küresel ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 2,9 ve 2027'de yüzde 3 büyüyeceğini öngörürken, Türkiye'de büyümenin sırasıyla yüzde 2,7 ve 3,6 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,7 büyüyeceğini tahmin ederken, küresel ekonomide büyümenin yüzde 2,9 olacağını öngördü.OECD, ara dönem Ekonomik Görünüm raporunu Arka Arkaya Şoklarla Başa Çıkmak başlığıyla yayımladı.Rapora göre, küresel ekonomi 2025'te yüzde 3,4 büyüdü. Ekonomik büyüme hızı bu yılın ilk yarısında yavaşladı ancak Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin olumsuz etkilerine rağmen ekonomide büyüme birçok ülkede dayanıklılığını korudu.Yapay zeka alanındaki gelişmelerin güçlü seyrini sürdürmesi de yatırım, üretim ve ticareti destekledi.Ancak küresel ekonomik görünüm, büyük ölçüde Orta Doğu'daki savaşta kalıcı bir çözüm bulunup bulunmamasına bağlı olmaya devam ediyor. Üretimdeki darboğazlardan kaynaklanan yüksek rafineri marjları, tüketici fiyatları ve işletme maliyetleri üzerinde ek bir yukarı yönlü baskı oluşturuyor.Enerji fiyatlarının yanı sıra bazı tarım ürünlerinin fiyatları da aşırı hava koşullarının arz üzerindeki etkisiyle yüksek seyretmeye devam ediyor.Gümrük vergileri ve ihracat kısıtları dahil olmak üzere, ticaret politikalarında süregelen değişiklikler politika belirsizliğini artırarak arz kesintilerine katkıda bulunuyor.Uzun vadeli mali riskler ve yapay zeka şirketlerinin yoğun tahvil ihracı konusundaki endişelerin artmasıyla, birçok ekonomide uzun vadeli faiz oranları en az 15 yılın en yüksek seviyesine çıktı.Bu gelişmelerin etkisiyle OECD, bu yıl için küresel ekonomik büyüme tahminini hazirandaki öngörüsüne göre 0,1 puan artırarak yüzde 2,9'a yükseltirken, 2027 için tahminini ise 0,1 puan düşürerek yüzde 3'e revize etti.Artan fiyat baskıları, reel gelir artışındaki zayıflama ve yüksek faiz oranlarının, birçok ekonomide kısa vadeli büyüme ivmesini yavaşlatacağı tahmin ediliyor. Ancak yapay zeka alanında yatırımların sürmesi ve enerji fiyatlarında beklenen düşüş nedeniyle ekonomik faaliyetin 2027'de hafif güçlenmesi bekleniyor.Enflasyon kısa vadede hız kazanacakEnflasyonun küresel çapta, emtia fiyatlarındaki artışları yansıtacak şekilde kısa vadede hızlanacağı ancak enerji fiyatlarında beklenen yavaşlama ve sıkılaştırılan para politikasının genel fiyat baskılarını sınırlamaya yardımcı olmasıyla 2027'de kademeli olarak yavaşlayacağı tahmin ediliyor.Öte yandan OECD, özellikle enerji piyasalarındaki olası gelişmeler nedeniyle söz konusu tahminler konusunda önemli bir belirsizlik olduğu uyarısında da bulunuyor.Kuruma göre, petrol ve doğal gaz fiyatlarının seyri, arz kesintilerinin süresine, üreticilerin ve tüketicilerin uyum sağlayabilme derecesine ve jeopolitik gelişmelere büyük ölçüde bağlı.Enerji piyasalarının daha hızlı bir şekilde normale dönmesi, enflasyonist baskıları hafifletirken, ekonomik faaliyeti destekleyebilir. Buna karşın, yeniden ortaya çıkabilecek veya daha uzun süreli aksaklıklar, enflasyonun hızlanmasına ve büyümenin zayıflamasına yol açabilir.Bu kapsamda, enerji fiyat şoku ve hedefin üzerinde seyreden enflasyon karşısında, merkez bankalarının para politikasında ilave ayarlamalar yapmasının gerekebileceği tahmin ediliyor.Türkiye&#039;de dezenflasyonun devam etmesi bekleniyorOECD, 2025'te yüzde 3,7 büyüyen Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,7 büyüyeceğini öngördü. Kurumun 2027 için büyüme tahmini ise yüzde 3,6 oldu. Bu oranlar, kurumun hazirandaki tahminlerine göre 2026 için 0,4 ve 2027 için 0,2 puan aşağı yönlü revize anlamına geliyor.OECD, Türkiye'de enerji ve gübre fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan olumsuzluklara rağmen, dezenflasyonun devam edeceğini, enflasyonun bu yıl yüzde 31,5 ve 2027'de ise yüzde 24,7 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyor.Dezenflasyonun sürmesiyle Türkiye ve Brezilya gibi bazı gelişmekte olan ülkelerde para politikasındaki gevşemenin, ekonomik büyümeyi desteklemesi bekleniyor.En yüksek büyüme Hindistan ekonomisindeOECD'ye göre, ABD'de ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 2,2 ve 2027'de yüzde 2,1 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.Avro Bölgesi'nde ekonomik büyümenin bu yıl ve 2027'de yüzde 1 olacağı, Çin'de ise bu oranın sırasıyla yüzde 4,5 ve 4,2 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyor.Bu yıl en yüksek ekonomik büyüme oranının yüzde 7,8 ile Hindistan'da görüleceği, bunu yüzde 5,2 ile Endonezya'nın izleyeceği tahmin ediliyor.En büyük ekonomik daralmanın ise eksi yüzde 1,8 ile Suudi Arabistan'da gerçekleşeceği değerlendiriliyor. Bu oran, OECD'nin hazirandaki büyüme tahminine göre eksi 5 puan aşağı yönlü revizeye karşılık gelirken, savaş sonrası Suudi Arabistan'ın özellikle petrol üretimi ve ihracatındaki düşüşü ekonomik daralmada belirleyici rol oynuyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,7 büyüyeceğini tahmin ederken, küresel ekonomide büyümenin yüzde 2,9 olacağını öngördü.OECD, ara dönem Ekonomik Görünüm raporunu Arka Arkaya Şoklarla Başa Çıkmak başlığıyla yayımladı.Rapora göre, küresel ekonomi 2025'te yüzde 3,4 büyüdü. Ekonomik büyüme hızı bu yılın ilk yarısında yavaşladı ancak Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin olumsuz etkilerine rağmen ekonomide büyüme birçok ülkede dayanıklılığını korudu.Yapay zeka alanındaki gelişmelerin güçlü seyrini sürdürmesi de yatırım, üretim ve ticareti destekledi.Ancak küresel ekonomik görünüm, büyük ölçüde Orta Doğu'daki savaşta kalıcı bir çözüm bulunup bulunmamasına bağlı olmaya devam ediyor. Üretimdeki darboğazlardan kaynaklanan yüksek rafineri marjları, tüketici fiyatları ve işletme maliyetleri üzerinde ek bir yukarı yönlü baskı oluşturuyor.Enerji fiyatlarının yanı sıra bazı tarım ürünlerinin fiyatları da aşırı hava koşullarının arz üzerindeki etkisiyle yüksek seyretmeye devam ediyor.Gümrük vergileri ve ihracat kısıtları dahil olmak üzere, ticaret politikalarında süregelen değişiklikler politika belirsizliğini artırarak arz kesintilerine katkıda bulunuyor.Uzun vadeli mali riskler ve yapay zeka şirketlerinin yoğun tahvil ihracı konusundaki endişelerin artmasıyla, birçok ekonomide uzun vadeli faiz oranları en az 15 yılın en yüksek seviyesine çıktı.Bu gelişmelerin etkisiyle OECD, bu yıl için küresel ekonomik büyüme tahminini hazirandaki öngörüsüne göre 0,1 puan artırarak yüzde 2,9'a yükseltirken, 2027 için tahminini ise 0,1 puan düşürerek yüzde 3'e revize etti.Artan fiyat baskıları, reel gelir artışındaki zayıflama ve yüksek faiz oranlarının, birçok ekonomide kısa vadeli büyüme ivmesini yavaşlatacağı tahmin ediliyor. Ancak yapay zeka alanında yatırımların sürmesi ve enerji fiyatlarında beklenen düşüş nedeniyle ekonomik faaliyetin 2027'de hafif güçlenmesi bekleniyor.Enflasyon kısa vadede hız kazanacakEnflasyonun küresel çapta, emtia fiyatlarındaki artışları yansıtacak şekilde kısa vadede hızlanacağı ancak enerji fiyatlarında beklenen yavaşlama ve sıkılaştırılan para politikasının genel fiyat baskılarını sınırlamaya yardımcı olmasıyla 2027'de kademeli olarak yavaşlayacağı tahmin ediliyor.Öte yandan OECD, özellikle enerji piyasalarındaki olası gelişmeler nedeniyle söz konusu tahminler konusunda önemli bir belirsizlik olduğu uyarısında da bulunuyor.Kuruma göre, petrol ve doğal gaz fiyatlarının seyri, arz kesintilerinin süresine, üreticilerin ve tüketicilerin uyum sağlayabilme derecesine ve jeopolitik gelişmelere büyük ölçüde bağlı.Enerji piyasalarının daha hızlı bir şekilde normale dönmesi, enflasyonist baskıları hafifletirken, ekonomik faaliyeti destekleyebilir. Buna karşın, yeniden ortaya çıkabilecek veya daha uzun süreli aksaklıklar, enflasyonun hızlanmasına ve büyümenin zayıflamasına yol açabilir.Bu kapsamda, enerji fiyat şoku ve hedefin üzerinde seyreden enflasyon karşısında, merkez bankalarının para politikasında ilave ayarlamalar yapmasının gerekebileceği tahmin ediliyor.Türkiye&#039;de dezenflasyonun devam etmesi bekleniyorOECD, 2025'te yüzde 3,7 büyüyen Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,7 büyüyeceğini öngördü. Kurumun 2027 için büyüme tahmini ise yüzde 3,6 oldu. Bu oranlar, kurumun hazirandaki tahminlerine göre 2026 için 0,4 ve 2027 için 0,2 puan aşağı yönlü revize anlamına geliyor.OECD, Türkiye'de enerji ve gübre fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan olumsuzluklara rağmen, dezenflasyonun devam edeceğini, enflasyonun bu yıl yüzde 31,5 ve 2027'de ise yüzde 24,7 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyor.Dezenflasyonun sürmesiyle Türkiye ve Brezilya gibi bazı gelişmekte olan ülkelerde para politikasındaki gevşemenin, ekonomik büyümeyi desteklemesi bekleniyor.En yüksek büyüme Hindistan ekonomisindeOECD'ye göre, ABD'de ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 2,2 ve 2027'de yüzde 2,1 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.Avro Bölgesi'nde ekonomik büyümenin bu yıl ve 2027'de yüzde 1 olacağı, Çin'de ise bu oranın sırasıyla yüzde 4,5 ve 4,2 seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyor.Bu yıl en yüksek ekonomik büyüme oranının yüzde 7,8 ile Hindistan'da görüleceği, bunu yüzde 5,2 ile Endonezya'nın izleyeceği tahmin ediliyor.En büyük ekonomik daralmanın ise eksi yüzde 1,8 ile Suudi Arabistan'da gerçekleşeceği değerlendiriliyor. Bu oran, OECD'nin hazirandaki büyüme tahminine göre eksi 5 puan aşağı yönlü revizeye karşılık gelirken, savaş sonrası Suudi Arabistan'ın özellikle petrol üretimi ve ihracatındaki düşüşü ekonomik daralmada belirleyici rol oynuyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Berlin'de çevreciler, Başbakan Merz'in partisi CDU'nun genel merkezinde eylem yaptı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/berlin-de-cevreciler-basbakan-merz-in-partisi-cdu-nun-genel-merkezinde-eylem-yapti/914462/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/berlin-de-cevreciler-basbakan-merz-in-partisi-cdu-nun-genel-merkezinde-eylem-yapti/914462/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:11:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Berlin / Almanya'da çevre örgütü Robin Wood aktivistleri, Hristiyan Demokrat Birlik Partisinin (CDU) Berlin'deki genel merkez binasının çatısına çıkarak, hükümetin iklim politikalarını ve Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yükselişine karşı tutumunu protesto etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Berlin Haberleri : Almanya'da çevre örgütü Robin Wood aktivistleri, Hristiyan Demokrat Birlik Partisinin (CDU) Berlin'deki genel merkez binasının çatısına çıkarak, hükümetin iklim politikalarını ve Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yükselişine karşı tutumunu protesto etti.Aktivistler, CDU genel merkez binasının çatısına çıkarak üzerinde Aşırı sağa karşı net bir duruş-Sosyal kesintilere son verin, iklim kriziyle mücadele edin yazılı pankart astı.Robin Wood aktivisti Hanni Probst AA muhabirine yaptığı açıklamada, CDU liderliğindeki federal hükümetin iklim korumasını ikinci plana attığı ve AfD'nin yükselişini durdurmaya yönelik yeterli bir politika ortaya koymadığını söyledi.Hanni Probst, Sosyal adalet politikası, aşırı sağın yükselişini durdurmanın en iyi yoludur. Bunun için iklim politikası ve sosyal önlemlerin birlikte uygulanması gerekir. ifadelerini kullandı.Probst, Başbakan Friedrich Merz ve Ekonomi Bakanı Katherina Reiche'nin enerji politikasını eleştirerek, Gaz lobisiyle birlikte halkın iradesini hiçe sayan bir politika izliyorlarsa, seçimlerde bunun bedelini ödemek zorunda kalacaklarına şaşırmamalılar. değerlendirmesinde bulundu.Berlin Polis Sözcüsü Florian Nath da AA muhabirine, eylemcilerin sabah erken saatlerinde çatıya tırmandığını ve genel merkezin cephesine pankart açtıklarını belirtti.Nath, eylemi insansız hava aracıyla görüntülemek isteyen bir aktivistin de hava trafiğini tehlikeye attığı gerekçesiyle kısa süreliğine gözaltına alındığını aktardı.Eylem nedeniyle CDU genel merkez binasının çevresinde yoğun güvenlik önlemi alınırken, genel merkezde çalışanların işlerine gidebilmek için ana kapı yerine farklı bir kapı kullandıkları görüldü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Berlin Haberleri : Almanya'da çevre örgütü Robin Wood aktivistleri, Hristiyan Demokrat Birlik Partisinin (CDU) Berlin'deki genel merkez binasının çatısına çıkarak, hükümetin iklim politikalarını ve Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yükselişine karşı tutumunu protesto etti.Aktivistler, CDU genel merkez binasının çatısına çıkarak üzerinde Aşırı sağa karşı net bir duruş-Sosyal kesintilere son verin, iklim kriziyle mücadele edin yazılı pankart astı.Robin Wood aktivisti Hanni Probst AA muhabirine yaptığı açıklamada, CDU liderliğindeki federal hükümetin iklim korumasını ikinci plana attığı ve AfD'nin yükselişini durdurmaya yönelik yeterli bir politika ortaya koymadığını söyledi.Hanni Probst, Sosyal adalet politikası, aşırı sağın yükselişini durdurmanın en iyi yoludur. Bunun için iklim politikası ve sosyal önlemlerin birlikte uygulanması gerekir. ifadelerini kullandı.Probst, Başbakan Friedrich Merz ve Ekonomi Bakanı Katherina Reiche'nin enerji politikasını eleştirerek, Gaz lobisiyle birlikte halkın iradesini hiçe sayan bir politika izliyorlarsa, seçimlerde bunun bedelini ödemek zorunda kalacaklarına şaşırmamalılar. değerlendirmesinde bulundu.Berlin Polis Sözcüsü Florian Nath da AA muhabirine, eylemcilerin sabah erken saatlerinde çatıya tırmandığını ve genel merkezin cephesine pankart açtıklarını belirtti.Nath, eylemi insansız hava aracıyla görüntülemek isteyen bir aktivistin de hava trafiğini tehlikeye attığı gerekçesiyle kısa süreliğine gözaltına alındığını aktardı.Eylem nedeniyle CDU genel merkez binasının çevresinde yoğun güvenlik önlemi alınırken, genel merkezde çalışanların işlerine gidebilmek için ana kapı yerine farklı bir kapı kullandıkları görüldü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/berlin-de-cevreciler-basbakan-merz-in-partisi-cdu-nun-genel-merkezinde-eylem-yapti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bilek güreşinde Avrupa şampiyonu Neslihan'ın hedefi dünya şampiyonluğu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bilek-guresinde-avrupa-sampiyonu-neslihan-in-hedefi-dunya-sampiyonlugu/914461/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bilek-guresinde-avrupa-sampiyonu-neslihan-in-hedefi-dunya-sampiyonlugu/914461/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:11:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Avrupa şampiyonluğunu ilk kez katılacağı Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'nda altın madalyayla taçlandırmak isteyen milli sporcu Neslihan Kibar: - Kendime güveniyorum, inşallah iki kolda da şampiyonluğu alıp geleceğim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- MÜZAHİM ZAHİD TÜZÜN - Kayseri'de yaşayan 15 yaşındaki bilek güreşçisi Neslihan Kibar, Avrupa şampiyonluğunun ardından katılacağı Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'nda da zirveyi hedefliyor.Demir Karamancı Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi Neslihan, bu yıl mayıs ayında Macaristan'da düzenlenen Avrupa Bilek Güreşi Şampiyonası'nda altın madalya kazanmayı başardı.Çalışmalarını yüksek tempoyla sürdüren milli sporcu, 26 Ekim-7 Kasım tarihleri arasında Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de düzenlenecek Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı.Vali Gökmen Çiçek öncülüğünde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde açılan Gençlik ERVA Spor Kulübü sporcusu Neslihan Kibar, AA muhabirine, Avrupa başarısını dünya şampiyonluğu ile taçlandırmak istediğini söyledi.Yaklaşık 4 yıldır yaptığı bilek güreşinde birçok başarı elde ettiğini ifade eden Neslihan, Geçtiğimiz aylarda Avrupa şampiyonası için Macaristan'ın başkenti Budapeşte'ye gittim. Sistemli çalışmalarımızın sonucu Avrupa şampiyonu oldum. Oradan geldiğimiz gibi tekrardan antrenmanlarımıza başladık. Düzenli ve disiplinli bir şekilde antrenmanlarımıza devam ediyoruz. Şimdi, 26 Ekim'de Hindistan'ın Yeni Delhi şehrinde düzenlenecek olan Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'na hazırlanıyoruz. diye konuştu.Herkesi gururlandırmak istiyorumNeslihan, şampiyonaya gidecek Huri Uçar'la birlikte antrenörleri Davut Gökdoğan önderliğinde haftada 4 gün çalıştıklarını anlattı.Çalışmalarının düzenli olduğunu dile getiren Neslihan, şunları kaydetti:Avrupa'da şampiyon oldum ve Hindistan'da da aynı şekilde bunu devam ettirmek, bayrağımı gururla dalgalandırmak, hocamın yüzünü kara çıkarmamak, herkesi gururlandırmak istiyorum. Verilen imkanları hakkıyla değerlendirmek istiyorum. Şampiyon gidip, şampiyon dönmek istiyorum. Orada hem sağ hem de sol kolumla mücadele edeceğim. Bu şampiyonaya ilk defa katılıyorum. Avrupa'dan biraz tecrübem olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden fazla bir sıkıntı yaşayacağımı düşünmüyorum. Kendime güveniyorum, inşallah iki kolda da şampiyonluğu alıp geleceğim.Sporcumuza son derece güveniyorumAntrenör Davut Gökdoğan da Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'na yaklaşık 60 ülkeden katılım sağlanacağını söyledi.Neslihan'dan önemli başarılar beklediklerini vurgulayan Gökdoğan, şöyle konuştu:Sistemli çalışmamızın neticesinde Neslihan kızımız kısa sürede Türkiye şampiyonu oldu, devamında da Macaristan'da yapılan Avrupa şampiyonasında Avrupa şampiyonu oldu. Yakında da Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'na gidecek. Öğrencimiz hem sağ kol hem sol kolda sahneye çıkacak. Sporcumuza son derece güveniyorum. Avrupa Şampiyonası'nda zaten şampiyon olarak kendini ispatladı. Doğru çalışmamızın, sistemli çalışmamızın neticesini, meyvesini bize kazandırdı. Aynı tecrübeyle dünyada her iki kolda da altın madalya bekliyorum.Gökdoğan, Vali Çiçek'e, verdiği destek ve inşaatı devam eden Bilek Güreşi Eğitim Merkezi için teşekkür etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- MÜZAHİM ZAHİD TÜZÜN - Kayseri'de yaşayan 15 yaşındaki bilek güreşçisi Neslihan Kibar, Avrupa şampiyonluğunun ardından katılacağı Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'nda da zirveyi hedefliyor.Demir Karamancı Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi Neslihan, bu yıl mayıs ayında Macaristan'da düzenlenen Avrupa Bilek Güreşi Şampiyonası'nda altın madalya kazanmayı başardı.Çalışmalarını yüksek tempoyla sürdüren milli sporcu, 26 Ekim-7 Kasım tarihleri arasında Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de düzenlenecek Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı.Vali Gökmen Çiçek öncülüğünde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde açılan Gençlik ERVA Spor Kulübü sporcusu Neslihan Kibar, AA muhabirine, Avrupa başarısını dünya şampiyonluğu ile taçlandırmak istediğini söyledi.Yaklaşık 4 yıldır yaptığı bilek güreşinde birçok başarı elde ettiğini ifade eden Neslihan, Geçtiğimiz aylarda Avrupa şampiyonası için Macaristan'ın başkenti Budapeşte'ye gittim. Sistemli çalışmalarımızın sonucu Avrupa şampiyonu oldum. Oradan geldiğimiz gibi tekrardan antrenmanlarımıza başladık. Düzenli ve disiplinli bir şekilde antrenmanlarımıza devam ediyoruz. Şimdi, 26 Ekim'de Hindistan'ın Yeni Delhi şehrinde düzenlenecek olan Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'na hazırlanıyoruz. diye konuştu.Herkesi gururlandırmak istiyorumNeslihan, şampiyonaya gidecek Huri Uçar'la birlikte antrenörleri Davut Gökdoğan önderliğinde haftada 4 gün çalıştıklarını anlattı.Çalışmalarının düzenli olduğunu dile getiren Neslihan, şunları kaydetti:Avrupa'da şampiyon oldum ve Hindistan'da da aynı şekilde bunu devam ettirmek, bayrağımı gururla dalgalandırmak, hocamın yüzünü kara çıkarmamak, herkesi gururlandırmak istiyorum. Verilen imkanları hakkıyla değerlendirmek istiyorum. Şampiyon gidip, şampiyon dönmek istiyorum. Orada hem sağ hem de sol kolumla mücadele edeceğim. Bu şampiyonaya ilk defa katılıyorum. Avrupa'dan biraz tecrübem olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden fazla bir sıkıntı yaşayacağımı düşünmüyorum. Kendime güveniyorum, inşallah iki kolda da şampiyonluğu alıp geleceğim.Sporcumuza son derece güveniyorumAntrenör Davut Gökdoğan da Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'na yaklaşık 60 ülkeden katılım sağlanacağını söyledi.Neslihan'dan önemli başarılar beklediklerini vurgulayan Gökdoğan, şöyle konuştu:Sistemli çalışmamızın neticesinde Neslihan kızımız kısa sürede Türkiye şampiyonu oldu, devamında da Macaristan'da yapılan Avrupa şampiyonasında Avrupa şampiyonu oldu. Yakında da Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'na gidecek. Öğrencimiz hem sağ kol hem sol kolda sahneye çıkacak. Sporcumuza son derece güveniyorum. Avrupa Şampiyonası'nda zaten şampiyon olarak kendini ispatladı. Doğru çalışmamızın, sistemli çalışmamızın neticesini, meyvesini bize kazandırdı. Aynı tecrübeyle dünyada her iki kolda da altın madalya bekliyorum.Gökdoğan, Vali Çiçek'e, verdiği destek ve inşaatı devam eden Bilek Güreşi Eğitim Merkezi için teşekkür etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Başkentte selden çöken yolda onarım çalışmaları sürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/baskentte-selden-coken-yolda-onarim-calismalari-suruyor/914460/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/baskentte-selden-coken-yolda-onarim-calismalari-suruyor/914460/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:11:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Ankara'da dün akşam saatlerinde etkili olan sağanakta Keçiören ilçesinde çöken yolda onarım çalışmaları sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara'da dün akşam saatlerinde etkili olan sağanakta Keçiören ilçesinde çöken yolda onarım çalışmaları sürüyor.Sağanak nedeniyle Gülgün Sokak'ta çöken yolda Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından onarım çalışmaları başlatıldı.Belediye ekiplerince iş makineleri ve hafriyat kamyonlarıyla göçük kapatılırken vatandaşlar da çalışmalara destek verdi.Çökme nedeniyle park halindeki çok sayıdaki araç hasar görmüştü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara'da dün akşam saatlerinde etkili olan sağanakta Keçiören ilçesinde çöken yolda onarım çalışmaları sürüyor.Sağanak nedeniyle Gülgün Sokak'ta çöken yolda Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından onarım çalışmaları başlatıldı.Belediye ekiplerince iş makineleri ve hafriyat kamyonlarıyla göçük kapatılırken vatandaşlar da çalışmalara destek verdi.Çökme nedeniyle park halindeki çok sayıdaki araç hasar görmüştü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/baskentte-selden-coken-yolda-onarim-calismalari-suruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bursa'da hafif ticari aracın çarptığı elektrikli bisikletin sürücüsü öldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bursa-da-hafif-ticari-aracin-carptigi-elektrikli-bisikletin-surucusu-oldu/914459/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bursa-da-hafif-ticari-aracin-carptigi-elektrikli-bisikletin-surucusu-oldu/914459/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:08:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bursa / Bursa'nın Yıldırım ilçesinde hafif ticari aracın çarptığı elektrikli bisikletin sürücüsü hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bursa Haberleri : Bursa'nın Yıldırım ilçesinde hafif ticari aracın çarptığı elektrikli bisikletin sürücüsü hayatını kaybetti.Çelebi Mehmet Mahallesi 11 Eylül Bulvarı'nda seyir halinde olan sürücüsünün ismi henüz öğrenilemeyen 16 BF 268 plakalı hafif ticari araç, aynı yönde seyreden elektrikli bisikletliye çarptı.Bisikletli, yol kenarında bekleyen otomobil yüklü çekiciye de çarparak durabilen hafif ticari aracın altında sıkıştı.İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde üzerinden kimlik çıkmayan bisikletlinin hayatını kaybettiği belirlendi.İtfaiye ekiplerince bulunduğu yerden çıkarılan ceset, Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.Hafif ticari araç sürücüsü ise polis ekiplerince gözaltına alındı.Bu arada kaza anı çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasınca kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bursa Haberleri : Bursa'nın Yıldırım ilçesinde hafif ticari aracın çarptığı elektrikli bisikletin sürücüsü hayatını kaybetti.Çelebi Mehmet Mahallesi 11 Eylül Bulvarı'nda seyir halinde olan sürücüsünün ismi henüz öğrenilemeyen 16 BF 268 plakalı hafif ticari araç, aynı yönde seyreden elektrikli bisikletliye çarptı.Bisikletli, yol kenarında bekleyen otomobil yüklü çekiciye de çarparak durabilen hafif ticari aracın altında sıkıştı.İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde üzerinden kimlik çıkmayan bisikletlinin hayatını kaybettiği belirlendi.İtfaiye ekiplerince bulunduğu yerden çıkarılan ceset, Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.Hafif ticari araç sürücüsü ise polis ekiplerince gözaltına alındı.Bu arada kaza anı çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasınca kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bursa-da-hafif-ticari-aracin-carptigi-elektrikli-bisikletin-surucusu-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ahlat'ta evlerine yerleşen Ahıska Türkleri kimliklerine de kavuştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ahlat-ta-evlerine-yerlesen-ahiska-turkleri-kimliklerine-de-kavustu/914458/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ahlat-ta-evlerine-yerlesen-ahiska-turkleri-kimliklerine-de-kavustu/914458/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:08:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ahlat / Ukrayna'dan 2022'de tahliye edilerek Türkiye'ye getirilen ve geçen ay Bitlis'in Ahlat ilçesindeki kalıcı konutlarına yerleştirilen Ahıska Türkleri, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartlarını teslim aldı - Dünya Ahıskalı Türkler Birliği Ahlat Temsilcisi Murat Resuloğlu: - Ay yıldızlı kimlik taşımak bizim için büyük bir gururdur. Bunu anlatmak zor ancak yaşanabilir. Yıllarca gurbetlerde, sürgünlerde yaşayan bir halkın yeni vatanına, toprağına, bayrağına ve kimliğine kavuşması çok büyük mutluluktur]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ahlat Haberleri : ŞENER TOKTAŞ / SERDAR ADIYAMAN - Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle 2022'de Türkiye'ye getirilerek geçen ay Bitlis'in Ahlat ilçesine yerleştirilen Ahıska Türkleri, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ilçede huzur ve güven içinde yaşamlarını sürdürüyor.Yaşadıkları topraklardan 1944'te farklı ülkelere sürgün edilen, 2022 yılında da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Ukrayna'dan tahliye edilerek Elazığ'daki geçici barınma alanına yerleştirilen Ahıska Türkleri için Ahlat'taki Tunus Mahallesi'nde 371 konut inşa edildi.Geçen ay anahtarları verilen konutlara yerleşen Ahıska Türkü aileler, yürütülen işlemlerin ardından Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartlarını da teslim aldı.Uzun yıllar süren göç ve sürgün nedeniyle zor günler yaşayan aileler, şimdi kendileri için oluşturulan yeni yerleşim alanında huzur ve güven içinde yaşamlarını sürdürmeye başladı.Ahıska Türkleri, zorluklarla geçen yılların ardından hem evlerine kavuşmanın hem de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın sevincini yaşıyor. İnşallah artık sürgünler, göçler yaşanmayacakDünya Ahıskalı Türkler Birliği Ahlat Temsilcisi Murat Resuloğlu, AA muhabirine, 2024 yılında 218 ailenin konutlarına yerleştirildiği ilçede 371 yeni konutun inşa edilmesiyle diğer ailelerin de geçen aydan itibaren evlerinde yaşamaya başladığını söyledi.Resuloğlu, yaklaşık 1000 Ahıska Türkü'nün de kimliklerine kavuştuğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:Bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Başka kimliklerimiz ve vatandaşlıklarımız olsa da bu ay yıldızlar kalbimize kazınmıştı. Ay yıldızlı kimlik taşımak bizim için büyük bir gururdur. Bunu anlatmak zor ancak yaşanabilir. Yıllarca gurbetlerde, sürgünlerde yaşayan bir halkın yeni vatanına, toprağına, bayrağına ve kimliğine kavuşması çok büyük mutluluktur. Gelen insanlarımızla bu mutluluğu hep beraber yaşıyoruz. Halkımız da böyle bir Cumhurbaşkanımız olduğu için Allah'a şükrediyor.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendilerine sahip çıktığını belirten Resuloğlu, Şimdi de ebediyen yaşayacağımız yerimiz, yurdumuz var. Artık öz topraklarımızda, vatanımızdayız. O yüzden rahatız ve artık bir yere gitmeyeceğiz. İnşallah artık sürgünler, göçler yaşanmayacak. Herkes onun sevincini yaşıyor. dedi.Allah&#039;a şükür ebedi vatanımıza kavuştukKimliğini alan 77 yaşındaki Şeker Rüştüoğlu ise sürgünde özellikle büyüklerinin sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Şimdi huzurlu bir yaşam sürdürdüklerini ifade eden Rüştüoğlu, Allah'ın büyüklüğüne çok şükür. Vatanımız, milletimiz sağ olsun. Ayaklarına taş değmesin. Her şey için yardımda bulundular. Bundan büyük iyilik olmaz. Türk vatandaşı olduk, kimliğimizi ve evimizi verdiler. Çok mutluyuz. Ömrümüz Türkiye diye diye, Türkiye'ye dua ede ede geçti ve öyle yaşadık. 5 kez sürgün gördük. Her yerden dışlandık, sürüldük. Allah'a şükür ebedi vatanımıza kavuştuk. Allah Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan razı olsun, ömrü uzun olsun. diye konuştu.76 yaşındaki Marziye Ahmedoğlu da Türkiye'ye kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, Çok razıyız. Evlerimiz, vatanımız güzel. Vatanımıza geldik, çok şükür kimliğimize kavuştuk. Allah Cumhurbaşkanımızdan razı olsun. Hayal bile edemiyordum. Türkiye'ye yerleşmeyi çok istiyordum. Allah nasip etti ve geldik. Şimdi vatanımızda huzurlu yaşıyoruz. ifadelerini kullandı.64 yaşındaki Ravil Ahmedoğlu ise Türkiye'nin savaş nedeniyle tahliye ettiği Ahıskalıları zulümden kurtardığını kaydetti.Şimdi hayal bile edemedikleri evlerde oturduklarını vurgulayan Ahmedoğlu, şöyle konuştu:Allah nasip etti ve buranın vatandaşı da olduk. Türkiye'nin bir avuç toprağı canımdır, kanımdır. Dişimle, tırnağımla da olsa bu toprağı koruyacağım, savaşacağım. Her vakit milletimin arkasındayım. Rabb'ime şükürler olsun. Yaşadığımız zulümlerden sonra Allah kimliğimize kavuşmayı nasip etti. Öz vatanımıza, toprağımıza kavuştuğumuz için seviniyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ahlat Haberleri : ŞENER TOKTAŞ / SERDAR ADIYAMAN - Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle 2022'de Türkiye'ye getirilerek geçen ay Bitlis'in Ahlat ilçesine yerleştirilen Ahıska Türkleri, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ilçede huzur ve güven içinde yaşamlarını sürdürüyor.Yaşadıkları topraklardan 1944'te farklı ülkelere sürgün edilen, 2022 yılında da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Ukrayna'dan tahliye edilerek Elazığ'daki geçici barınma alanına yerleştirilen Ahıska Türkleri için Ahlat'taki Tunus Mahallesi'nde 371 konut inşa edildi.Geçen ay anahtarları verilen konutlara yerleşen Ahıska Türkü aileler, yürütülen işlemlerin ardından Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartlarını da teslim aldı.Uzun yıllar süren göç ve sürgün nedeniyle zor günler yaşayan aileler, şimdi kendileri için oluşturulan yeni yerleşim alanında huzur ve güven içinde yaşamlarını sürdürmeye başladı.Ahıska Türkleri, zorluklarla geçen yılların ardından hem evlerine kavuşmanın hem de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın sevincini yaşıyor. İnşallah artık sürgünler, göçler yaşanmayacakDünya Ahıskalı Türkler Birliği Ahlat Temsilcisi Murat Resuloğlu, AA muhabirine, 2024 yılında 218 ailenin konutlarına yerleştirildiği ilçede 371 yeni konutun inşa edilmesiyle diğer ailelerin de geçen aydan itibaren evlerinde yaşamaya başladığını söyledi.Resuloğlu, yaklaşık 1000 Ahıska Türkü'nün de kimliklerine kavuştuğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:Bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Başka kimliklerimiz ve vatandaşlıklarımız olsa da bu ay yıldızlar kalbimize kazınmıştı. Ay yıldızlı kimlik taşımak bizim için büyük bir gururdur. Bunu anlatmak zor ancak yaşanabilir. Yıllarca gurbetlerde, sürgünlerde yaşayan bir halkın yeni vatanına, toprağına, bayrağına ve kimliğine kavuşması çok büyük mutluluktur. Gelen insanlarımızla bu mutluluğu hep beraber yaşıyoruz. Halkımız da böyle bir Cumhurbaşkanımız olduğu için Allah'a şükrediyor.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendilerine sahip çıktığını belirten Resuloğlu, Şimdi de ebediyen yaşayacağımız yerimiz, yurdumuz var. Artık öz topraklarımızda, vatanımızdayız. O yüzden rahatız ve artık bir yere gitmeyeceğiz. İnşallah artık sürgünler, göçler yaşanmayacak. Herkes onun sevincini yaşıyor. dedi.Allah&#039;a şükür ebedi vatanımıza kavuştukKimliğini alan 77 yaşındaki Şeker Rüştüoğlu ise sürgünde özellikle büyüklerinin sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Şimdi huzurlu bir yaşam sürdürdüklerini ifade eden Rüştüoğlu, Allah'ın büyüklüğüne çok şükür. Vatanımız, milletimiz sağ olsun. Ayaklarına taş değmesin. Her şey için yardımda bulundular. Bundan büyük iyilik olmaz. Türk vatandaşı olduk, kimliğimizi ve evimizi verdiler. Çok mutluyuz. Ömrümüz Türkiye diye diye, Türkiye'ye dua ede ede geçti ve öyle yaşadık. 5 kez sürgün gördük. Her yerden dışlandık, sürüldük. Allah'a şükür ebedi vatanımıza kavuştuk. Allah Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan razı olsun, ömrü uzun olsun. diye konuştu.76 yaşındaki Marziye Ahmedoğlu da Türkiye'ye kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, Çok razıyız. Evlerimiz, vatanımız güzel. Vatanımıza geldik, çok şükür kimliğimize kavuştuk. Allah Cumhurbaşkanımızdan razı olsun. Hayal bile edemiyordum. Türkiye'ye yerleşmeyi çok istiyordum. Allah nasip etti ve geldik. Şimdi vatanımızda huzurlu yaşıyoruz. ifadelerini kullandı.64 yaşındaki Ravil Ahmedoğlu ise Türkiye'nin savaş nedeniyle tahliye ettiği Ahıskalıları zulümden kurtardığını kaydetti.Şimdi hayal bile edemedikleri evlerde oturduklarını vurgulayan Ahmedoğlu, şöyle konuştu:Allah nasip etti ve buranın vatandaşı da olduk. Türkiye'nin bir avuç toprağı canımdır, kanımdır. Dişimle, tırnağımla da olsa bu toprağı koruyacağım, savaşacağım. Her vakit milletimin arkasındayım. Rabb'ime şükürler olsun. Yaşadığımız zulümlerden sonra Allah kimliğimize kavuşmayı nasip etti. Öz vatanımıza, toprağımıza kavuştuğumuz için seviniyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tüketici güveninde yükseliş eğiliminin sürmesi bekleniyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tuketici-guveninde-yukselis-egiliminin-surmesi-bekleniyor/914457/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tuketici-guveninde-yukselis-egiliminin-surmesi-bekleniyor/914457/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:08:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Ekonomist Bora Tamer Yılmaz: - Tüketici güven endeksi Temmuz 2018'den bu yana en yüksek değerine ulaştı, 2023 yılındaki kısa vadeli sıçramanın aksine kalıcı bir yükseliş eğilimi izlenebilir. Bu yıl tarım hasadı çok iyi geçti, bunlar tüketicilerin mutfak harcamalarına olumlu yansıyor, gıda enflasyonu ile tüketici güveni arasında sıkı bir eşgüdüm söz konusu - Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çetinkaya: - Tüketicinin bugünkü maddi durum algısından çok geleceğe ilişkin beklentilerinin iyileştiğini görüyoruz - İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener: - Gelecek 12 aylık döneme ilişkin dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesinin yükselmesi piyasadaki beklentilerin iyileşmesi anlamına geliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : HÜLYA ÖMÜR UYLAŞ - Tüketici güven endeksinde son dönemde gerçekleşen yükselişte, özellikle gelecek döneme ilişkin beklentilerdeki iyileşme öne çıkarken ekonomistler bu eğilimin süreceğini tahmin ediyor.AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre tüketici güven endeksi, ağustosta 90,8 iken eylülde yüzde 1,3 yükselerek 91,9 oldu.Bu değerle endeks, Temmuz 2018'den sonraki en yüksek seviyesine ulaştı. Endeks, söz konusu ayda 92,9 seviyesinde gerçekleşmişti.Mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi, eylülde aylık yüzde 0,1 azalışla 75,4'ten 75,3'e geriledi.Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi, ağustosta 93,1 iken yüzde 0,6 artışla eylülde 93,7 olarak belirlendi.Geçen ay 89,4 olan gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi endeksi, bu ay yüzde 0,5 yükselişle 89,8 olarak hesaplandı.Gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi de geçen ay 105,1 iken bu ay yüzde 3,6 artışla 108,8 olarak gerçekleşti.Gıda enflasyonu ve tüketici güveni arasında sıkı bir eşgüdüm söz konusuEkonomist Bora Tamer Yılmaz, endeksteki artış eğilimine ilişkin, Tüketici güven endeksi Temmuz 2018'den bu yana en yüksek değerine ulaştı. 2023 yılındaki kısa vadeli sıçramanın aksine kalıcı bir yükseliş eğilimi izlenebilir. Bu yıl tarım hasadı çok iyi geçti, yüksek rekolte elde edildi. Bitkisel üretimle birlikte hayvansal üretim de güçlü seyrediyor. Tüm bunlar tüketicilerin mutfak harcamalarına olumlu yansıyor. Gıda enflasyonu ile tüketici güveni arasında sıkı bir eşgüdüm söz konusu. dedi.Ayrıca, uygulanan kur politikasının da tüketim malları fiyatlarının istikrarlı seyretmesini sağladığını vurgulayan Yılmaz, Tüketici güven endeksinin önümüzdeki süreçte 100 eşiğini aşarak gerçek anlamda ekonomik koşulların iyileştiğini görebilmemiz için hem gıda enflasyonundaki düşüşün sürmesi hem de kur politikasının muhafaza edilerek mal fiyatlarındaki istikrarın sürdürülmesi gerekiyor. diye konuştu.Yılmaz, dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesinin arttığına işaret ederek, şunları söyledi:Bireylerin kazançlarından sarf malzemeye düşen pay azalıyor. Bu da vatandaşlara tasarruf yapmak ya da dayanıklı mal almak için alan açmışa benziyor. İlaveten geleceğe dönük faiz hadlerinde düşüş beklentisi de uygun finansman koşulları sağlayacağı umudunu artırıyor. Yıl sonunda yüzde 30'a yakın enflasyon neticesinde ücretlerde de uygun artış beklentisi hesaba katıldığında bugün olmasa bile önümüzdeki dönemde bireylere dayanıklı mal alımları için imkan sunacağa benziyor.Endeks son 6 aydır kesintisiz yükseliş eğilimindeAnkara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çetinkaya da tüketici güveninde 2026'nın başından bu yana dikkati çekici normalleşme gördüklerini belirterek, endekste marttan bu yana 6 aydır kesintisiz yükseliş eğilimi olduğunu bildirdi.Gelecek dönem verilerine dikkati çeken Çetinkaya, Tüketicinin bugünkü maddi durum algısından çok geleceğe ilişkin beklentilerinin iyileştiğini görüyoruz. Eylülde mevcut maddi durum endeksi hafif gerilerken dayanıklı tüketim harcaması eğiliminin yüzde 3,6 yükselmesi bunun en açık göstergesi. ifadelerini kullandı.Çetinkaya, dayanıklı tüketim mallarına ilişkin endekse değinerek, bu göstergedeki iyileşmenin iki farklı mekanizmayı aynı anda yansıtabileceğini dile getirdi. Birincisinin tüketicinin geleceğe ilişkin gelir ve ekonomik koşullara yönelik güveninin artmasından kaynaklanabileceğine işaret eden Çetinkaya, ikincisinin ise gelecekte beklenen fiyat artışlarından korunmak amacıyla talebin bugüne çekilmesinden olabileceğini dile getirdi.Çetinkaya, gelecek dönemde tüketici güvenini yukarı yönlü gördüğünü belirterek, Hızının aynı kalmasını beklemiyorum. 91,9'dan 100'e giden yol, 80'lerden 90'lara gelişten daha zor olacaktır. dedi.Enflasyonla ilgili olumlu hava tüketicilerin güven endeksine de yansıdıİstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, tüketici güven endeksinin 91,9'a yükselmesinin gelecekle ilgili beklentilerin yavaş yavaş pozitife döndüğünün işareti olduğunu söyledi.Şener, Türkiye, cari açık, büyüme, enflasyon gibi makro verilerini düzeltiyor. Dezenflasyon sürecinin beklenenden yavaş olmasına rağmen iyi gittiğinin göstergesi. Enflasyonla ilgili olumlu hava tüketicilerin güven endeksine de yansımış durumda. diye konuştu.Gelecek 12 aylık döneme ilişkin tüketici güveninin yavaş yavaş iyimser tarafa doğru geçtiğini vurgulayan Şener, şunları kaydetti:Gelecek 12 aylık döneme ilişkin dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesinin yükselmesi piyasadaki beklentilerin iyileşmesi anlamına geliyor. Çünkü, zorunlu ihtiyaç görünmediği için dayanıklı tüketim mallarının alınması erteleniyor. Piyasalar açısından kesinlikle beklentilerin pozitife dönüyor olması gelecek döneme ilişkin umutların artması demek, gelecek döneme ilişkin bu beklentinin iyileşmesi enflasyon ve üretim üzerine yansıması demek. Konjonktürel ve jeopolitik riske rağmen tüketici güveninin hala pozitif tarafta kalması ekonominin geleceği açısından önemli.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : HÜLYA ÖMÜR UYLAŞ - Tüketici güven endeksinde son dönemde gerçekleşen yükselişte, özellikle gelecek döneme ilişkin beklentilerdeki iyileşme öne çıkarken ekonomistler bu eğilimin süreceğini tahmin ediyor.AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre tüketici güven endeksi, ağustosta 90,8 iken eylülde yüzde 1,3 yükselerek 91,9 oldu.Bu değerle endeks, Temmuz 2018'den sonraki en yüksek seviyesine ulaştı. Endeks, söz konusu ayda 92,9 seviyesinde gerçekleşmişti.Mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi, eylülde aylık yüzde 0,1 azalışla 75,4'ten 75,3'e geriledi.Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi, ağustosta 93,1 iken yüzde 0,6 artışla eylülde 93,7 olarak belirlendi.Geçen ay 89,4 olan gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi endeksi, bu ay yüzde 0,5 yükselişle 89,8 olarak hesaplandı.Gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi de geçen ay 105,1 iken bu ay yüzde 3,6 artışla 108,8 olarak gerçekleşti.Gıda enflasyonu ve tüketici güveni arasında sıkı bir eşgüdüm söz konusuEkonomist Bora Tamer Yılmaz, endeksteki artış eğilimine ilişkin, Tüketici güven endeksi Temmuz 2018'den bu yana en yüksek değerine ulaştı. 2023 yılındaki kısa vadeli sıçramanın aksine kalıcı bir yükseliş eğilimi izlenebilir. Bu yıl tarım hasadı çok iyi geçti, yüksek rekolte elde edildi. Bitkisel üretimle birlikte hayvansal üretim de güçlü seyrediyor. Tüm bunlar tüketicilerin mutfak harcamalarına olumlu yansıyor. Gıda enflasyonu ile tüketici güveni arasında sıkı bir eşgüdüm söz konusu. dedi.Ayrıca, uygulanan kur politikasının da tüketim malları fiyatlarının istikrarlı seyretmesini sağladığını vurgulayan Yılmaz, Tüketici güven endeksinin önümüzdeki süreçte 100 eşiğini aşarak gerçek anlamda ekonomik koşulların iyileştiğini görebilmemiz için hem gıda enflasyonundaki düşüşün sürmesi hem de kur politikasının muhafaza edilerek mal fiyatlarındaki istikrarın sürdürülmesi gerekiyor. diye konuştu.Yılmaz, dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesinin arttığına işaret ederek, şunları söyledi:Bireylerin kazançlarından sarf malzemeye düşen pay azalıyor. Bu da vatandaşlara tasarruf yapmak ya da dayanıklı mal almak için alan açmışa benziyor. İlaveten geleceğe dönük faiz hadlerinde düşüş beklentisi de uygun finansman koşulları sağlayacağı umudunu artırıyor. Yıl sonunda yüzde 30'a yakın enflasyon neticesinde ücretlerde de uygun artış beklentisi hesaba katıldığında bugün olmasa bile önümüzdeki dönemde bireylere dayanıklı mal alımları için imkan sunacağa benziyor.Endeks son 6 aydır kesintisiz yükseliş eğilimindeAnkara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çetinkaya da tüketici güveninde 2026'nın başından bu yana dikkati çekici normalleşme gördüklerini belirterek, endekste marttan bu yana 6 aydır kesintisiz yükseliş eğilimi olduğunu bildirdi.Gelecek dönem verilerine dikkati çeken Çetinkaya, Tüketicinin bugünkü maddi durum algısından çok geleceğe ilişkin beklentilerinin iyileştiğini görüyoruz. Eylülde mevcut maddi durum endeksi hafif gerilerken dayanıklı tüketim harcaması eğiliminin yüzde 3,6 yükselmesi bunun en açık göstergesi. ifadelerini kullandı.Çetinkaya, dayanıklı tüketim mallarına ilişkin endekse değinerek, bu göstergedeki iyileşmenin iki farklı mekanizmayı aynı anda yansıtabileceğini dile getirdi. Birincisinin tüketicinin geleceğe ilişkin gelir ve ekonomik koşullara yönelik güveninin artmasından kaynaklanabileceğine işaret eden Çetinkaya, ikincisinin ise gelecekte beklenen fiyat artışlarından korunmak amacıyla talebin bugüne çekilmesinden olabileceğini dile getirdi.Çetinkaya, gelecek dönemde tüketici güvenini yukarı yönlü gördüğünü belirterek, Hızının aynı kalmasını beklemiyorum. 91,9'dan 100'e giden yol, 80'lerden 90'lara gelişten daha zor olacaktır. dedi.Enflasyonla ilgili olumlu hava tüketicilerin güven endeksine de yansıdıİstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, tüketici güven endeksinin 91,9'a yükselmesinin gelecekle ilgili beklentilerin yavaş yavaş pozitife döndüğünün işareti olduğunu söyledi.Şener, Türkiye, cari açık, büyüme, enflasyon gibi makro verilerini düzeltiyor. Dezenflasyon sürecinin beklenenden yavaş olmasına rağmen iyi gittiğinin göstergesi. Enflasyonla ilgili olumlu hava tüketicilerin güven endeksine de yansımış durumda. diye konuştu.Gelecek 12 aylık döneme ilişkin tüketici güveninin yavaş yavaş iyimser tarafa doğru geçtiğini vurgulayan Şener, şunları kaydetti:Gelecek 12 aylık döneme ilişkin dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesinin yükselmesi piyasadaki beklentilerin iyileşmesi anlamına geliyor. Çünkü, zorunlu ihtiyaç görünmediği için dayanıklı tüketim mallarının alınması erteleniyor. Piyasalar açısından kesinlikle beklentilerin pozitife dönüyor olması gelecek döneme ilişkin umutların artması demek, gelecek döneme ilişkin bu beklentinin iyileşmesi enflasyon ve üretim üzerine yansıması demek. Konjonktürel ve jeopolitik riske rağmen tüketici güveninin hala pozitif tarafta kalması ekonominin geleceği açısından önemli.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Samsun'da 10 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan hükümlü yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/samsun-da-10-yil-10-ay-kesinlesmis-hapis-cezasiyla-aranan-hukumlu-yakalandi/914456/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/samsun-da-10-yil-10-ay-kesinlesmis-hapis-cezasiyla-aranan-hukumlu-yakalandi/914456/</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:08:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Samsun / Samsun'da hakkında 10 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlü yakalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Samsun Haberleri : Samsun'da hakkında 10 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlü yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, uyuşturucu ile mücadele kapsamında çalışma yürüttü.Kentte belirlenen adrese operasyon düzenleyen ekipler, uyuşturucu madde kullanmak suçundan hakkında 10 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan D.A'yı (25) yakaladı.Hükümlü, işlemleri için emniyete götürüldü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Samsun Haberleri : Samsun'da hakkında 10 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlü yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, uyuşturucu ile mücadele kapsamında çalışma yürüttü.Kentte belirlenen adrese operasyon düzenleyen ekipler, uyuşturucu madde kullanmak suçundan hakkında 10 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan D.A'yı (25) yakaladı.Hükümlü, işlemleri için emniyete götürüldü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/samsun-da-10-yil-10-ay-kesinlesmis-hapis-cezasiyla-aranan-hukumlu-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
