<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Almanya Başbakanı Merz, Lübnan'ın güneyinde artan gerilimi endişeyle takip ettiklerini söyledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/almanya-basbakani-merz-lubnan-in-guneyinde-artan-gerilimi-endiseyle-takip-ettiklerini-soyledi/856120/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/almanya-basbakani-merz-lubnan-in-guneyinde-artan-gerilimi-endiseyle-takip-ettiklerini-soyledi/856120/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:30:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Berlin — Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Lübnan'ın güneyinde son dönemde artan gerilimi büyük endişeyle takip ettiklerini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Berlin Haberleri — Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Lübnan'ın güneyinde son dönemde artan gerilimi büyük endişeyle takip ettiklerini bildirdi.Merz, Macaristan Başbakanı Peter Magyar ile Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına değinen Merz, Lübnan'ın güneyinde son zamanlarda şiddetin tırmanışını büyük endişeyle izlediklerini söyledi.Hizbullah'ın İsrail'dekilere yönelik saldırılarını derhal sonlandırması ve silahlarını bırakması gerektiğini savunan Merz, İsrail'e de nisan ayında varılan ateşkes anlaşmasına bağlı kalması ve Lübnan'daki sivil halkı koruması çağrısında bulundu.İsrail ve Lübnan arasında başlatılan doğrudan görüşme sürecinin sürdürülmesini desteklediklerini ifade eden Merz, bölgede tansiyonun düşürülmesinin önemli olduğunu kaydetti.Merz, ABD Başkanı Donald Trump ile İran yönetimi arasında yürütülen müzakerelerde ilerleme sağlanabilmesi için gerilimin azaltılmasının gerekli olduğunu belirtti.Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'un New York'ta yaptığı değerlendirmelere katıldığını kaydeden Merz, hükümet olarak gerginliğin azaltılmasına katkı sunmak ve ateşkesin yeniden tesisi için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.Öte yandan Merz, Ukrayna'ya yönelik desteklerinin süreceğini vurgulayarak, Macaristan hükümetiyle askeri yardım konusunu görüşeceklerini ifade etti.Ukrayna'ya olan bağlılıklarından taviz vermeyeceklerini belirten Merz, Rusya'ya yönelik yaptırımlar ve Kiev'e sağlanan askeri desteğin savaşın mümkün olan en kısa sürede sona erdirilmesi için doğru araçlar olduğunu kaydetti.- Macaristan Başbakanı MagyarMacaristan Başbakanı Magyar ise ülkesinin Ukrayna'ya ne asker ne de silah göndereceğini vurguladı.Magyar, Ukrayna ile Macaristan arasında Ukrayna'daki Macar azınlığın dil, kültür ve eğitim haklarıyla ilgili teknik müzakereler yürütüldüğünü dile getirdi.Ukrayna'daki Macar azınlığa işaret eden Magyar, Elbette bir azınlık iseniz, bir azınlığın parçasıysanız, okulda, idarede veya kültürde kendi ana dilinizi kullanabilmeniz önemlidir. Bu bir lüks değildir. Bu temel bir insan hakkıdır ve Avrupa Birliği'ne üyelik müzakerelerini başlatmak isteyen bir ülkenin bu temel insan haklarına uyması gerektiğine inanıyoruz. Ukrayna ile bu konuyu çözüme kavuşturabileceğimiz konusunda çok iyimserim ve Ukrayna-Macaristan ilişkilerinde yeni bir sayfa açmaya hazırım. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Berlin Haberleri — Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Lübnan'ın güneyinde son dönemde artan gerilimi büyük endişeyle takip ettiklerini bildirdi.Merz, Macaristan Başbakanı Peter Magyar ile Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına değinen Merz, Lübnan'ın güneyinde son zamanlarda şiddetin tırmanışını büyük endişeyle izlediklerini söyledi.Hizbullah'ın İsrail'dekilere yönelik saldırılarını derhal sonlandırması ve silahlarını bırakması gerektiğini savunan Merz, İsrail'e de nisan ayında varılan ateşkes anlaşmasına bağlı kalması ve Lübnan'daki sivil halkı koruması çağrısında bulundu.İsrail ve Lübnan arasında başlatılan doğrudan görüşme sürecinin sürdürülmesini desteklediklerini ifade eden Merz, bölgede tansiyonun düşürülmesinin önemli olduğunu kaydetti.Merz, ABD Başkanı Donald Trump ile İran yönetimi arasında yürütülen müzakerelerde ilerleme sağlanabilmesi için gerilimin azaltılmasının gerekli olduğunu belirtti.Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'un New York'ta yaptığı değerlendirmelere katıldığını kaydeden Merz, hükümet olarak gerginliğin azaltılmasına katkı sunmak ve ateşkesin yeniden tesisi için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.Öte yandan Merz, Ukrayna'ya yönelik desteklerinin süreceğini vurgulayarak, Macaristan hükümetiyle askeri yardım konusunu görüşeceklerini ifade etti.Ukrayna'ya olan bağlılıklarından taviz vermeyeceklerini belirten Merz, Rusya'ya yönelik yaptırımlar ve Kiev'e sağlanan askeri desteğin savaşın mümkün olan en kısa sürede sona erdirilmesi için doğru araçlar olduğunu kaydetti.- Macaristan Başbakanı MagyarMacaristan Başbakanı Magyar ise ülkesinin Ukrayna'ya ne asker ne de silah göndereceğini vurguladı.Magyar, Ukrayna ile Macaristan arasında Ukrayna'daki Macar azınlığın dil, kültür ve eğitim haklarıyla ilgili teknik müzakereler yürütüldüğünü dile getirdi.Ukrayna'daki Macar azınlığa işaret eden Magyar, Elbette bir azınlık iseniz, bir azınlığın parçasıysanız, okulda, idarede veya kültürde kendi ana dilinizi kullanabilmeniz önemlidir. Bu bir lüks değildir. Bu temel bir insan hakkıdır ve Avrupa Birliği'ne üyelik müzakerelerini başlatmak isteyen bir ülkenin bu temel insan haklarına uyması gerektiğine inanıyoruz. Ukrayna ile bu konuyu çözüme kavuşturabileceğimiz konusunda çok iyimserim ve Ukrayna-Macaristan ilişkilerinde yeni bir sayfa açmaya hazırım. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/almanya-basbakani-merz-lubnan-in-guneyinde-artan-gerilimi-endiseyle-takip-ettiklerini-soyledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana ateşkese rağmen Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 35 artarak, 3 bin 468'e yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-ordusunun-2-mart-tan-bu-yana-ateskese-ragmen-lubnan-a-duzenledigi-saldirilarda-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-35-artarak-3-bin-468-e-yukseldi/856119/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-ordusunun-2-mart-tan-bu-yana-ateskese-ragmen-lubnan-a-duzenledigi-saldirilarda-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-35-artarak-3-bin-468-e-yukseldi/856119/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:27:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Beyrut — ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Beyrut Haberleri —]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Beyrut Haberleri —]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israil-ordusunun-2-mart-tan-bu-yana-ateskese-ragmen-lubnan-a-duzenledigi-saldirilarda-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-35-artarak-3-bin-468-e-yukseldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Göktaş, Veriden Vizyona Üç Kuşak Türkiye araştırmasına ilişkin düzenlenen programda konuştu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-goktas-veriden-vizyona-uc-kusak-turkiye-arastirmasina-iliskin-duzenlenen-programda-konustu/856117/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-goktas-veriden-vizyona-uc-kusak-turkiye-arastirmasina-iliskin-duzenlenen-programda-konustu/856117/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:21:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Araştırmamızı, farklı bölgesel ve sosyoekonomik özelliklere sahip 12 ilde yürüttük. 6 bin 530 haneye ulaşıldı. 10 bin 408 vatandaşımızla yüz yüze görüşmeler yaptık - Araştırmamızda, dört bölgesel tipolojiyi ve üç kuşağı birlikte ele aldık. Kadınların ve erkeklerin beklentileri birlikte değerlendirildi. Bu yönüyle çalışma, ülkemizde bu ölçekte yapılmış nadir araştırmalar arasına adını yazdırdı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Veriden Vizyona Üç Kuşak Türkiye araştırmasını farklı bölgesel ve sosyoekonomik özelliklere sahip 12 ilde yürüttüklerini, 6 bin 530 haneye ulaşıldığını, 10 bin 408 vatandaşla yüz yüze görüşmeler yaptıklarını söyledi.Bakan Göktaş, Ankara Hakimevi'nde düzenlenen Veriden Vizyona Üç Kuşak Türkiye araştırma bulguları paylaşım programında yaptığı konuşmada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Enstitü Sosyal işbirliğinde gerçekleştirdikleri ve aileye dair bilinenleri yeniden düşündürecek çalışmanın sonuçlarını paylaşacaklarını belirtti.Evlilik ve Doğurganlığın Çok Boyutlu Perspektiften Karşılaştırmalı İncelenmesi: Deneyimler, Algılar ve Planlar Araştırması ile aile hayatına yön veren tercihlerin sadece bugünün şartlarıyla değil, kuşaktan kuşağa aktarılan tecrübelerle nasıl şekillendiğini görmek istediklerini belirten Göktaş, evlilik ve çocuk sahibi olma fikrinin farklı bölgelerde nasıl karşılık bulduğunu veriler üzerinden okumayı hedeflediklerini bildirdi.- Kuşaklar arası ilişkiler farklılaşıyorÇalışmanın Türkiye ve aileler için hayırlara vesile olmasını dileyen Bakan Göktaş, şunları kaydetti:Çocuğun güven duygusu, bir gencin yön bulma arayışı, yaşlının huzurlu bir hayat sürmesi öncelikle aile içinde karşılık bulur. Genç ve dinamik nüfus, bu tablonun ayrılmaz parçasıdır. Dolayısıyla aileyi yalnızca bireysel tercihlerden ibaret, nüfusu da sadece sayısal artış veya azalış meselesi olarak ele alamayız. Çünkü bugün sadece Türkiye'de değil, birçok ülkede aile yapıları değişiyor. Nüfus dengeleri dönüşüyor, kuşaklar arası ilişkiler farklılaşıyor. Evliliklerin azalması, gençlerin daha geç evlenmesi, çocuk sahibi olma kararının ertelenmesi ve doğurganlık hızının düşmesi artık geçici eğilimler olarak görülemez. Bu gelişmeler, çalışma hayatını, sosyal güvenlik sistemini, milli savunma gücünü, sağlık ve bakım hizmetlerini, üretim kapasitesini ve kuşaklar arası dayanışmayı doğrudan etkilemektedir.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllar önce güçlü bir öngörüyle, aile ve dinamik nüfus yapısının karşı karşıya kaldığı risklere dikkati çektiğini hatırlatan Göktaş, Geldiğimiz nokta, Sayın Cumhurbaşkanımızın, bu riskleri varoluşsal bir tehdit olarak görmesinin ne kadar isabetli olduğunu teyit etmekte. Biz, bugün, bu uyarıyı, devlet aklıyla ve kararlı bir iradeyle üstlenilmesi gereken tarihi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Aileyi güçlendirmeyi, dinamik nüfusumuzu korumayı, milletimizin bekası ve devletimizin istikbaliyle doğrudan ilgili stratejik bir alan olarak görüyoruz. diye konuştu.Çalışmaları, sahip oldukları köklü tarihi birikim, bilimsel zeminde şekillenen politikalar ve insanı merkeze alan bir yönetim anlayışı üzerine kurduklarını vurgulayan Göktaş, Hiç şüphesiz, son yıllarda attığımız tüm adımlar, bu esaslar üzerinde yükselen, büyük medeniyet yürüyüşümüzün birbirini tamamlayan halkalarıdır. dedi.Göktaş, 2024'te yürürlüğe koydukları, ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik bir ilk olan Vizyon Belgesi ve Eylem Planı politikalarında yeni bir dönemin kapısını araladıklarını söyledi.- Aile dostu ekosistemi kamu politikalarının merkezine yerleştirdikNüfus Politikaları Kurulu ile çalışmaları kurumlar arası güçlü bir eş güdüm zeminine taşıdıklarını dile getiren Göktaş, aile ve nüfus politikalarını sahayı doğrudan dikkate alan bir yaklaşımla şekillendirmek için Aile Enstitüsünü kurduklarını belirtti.Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:2025 Aile Yılı'nda, çalışmalarımıza güçlü bir ivme kazandırdık. Aile Yılı boyunca 20 bine yakın etkinlik düzenledik. Hanelerimize dokunan projeler hayata geçirdik. Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerimizin kuracağı yuvaların huzuruna hizmet eden bereketli bir desteğe dönüştürdük. Doğum desteklerimizi yeniden yapılandırarak büyüyen ailelerimize destek sunduk. TOKİ sosyal konutlarında, üç ve daha fazla çocuğa sahip ailelerimize özel kontenjan ayırdık. Memurlarımızın, çocukları ilkokul çağına gelene kadar yarı zamanlı çalışma hakkından yararlanmalarının önünü açtık. Kamu kurum ve kuruluşlarımızda kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için adımlar attık. Doğum sonrası annelik ve babalık izni sürelerinin uzatılması çalışmalarına öncülük ettik. Çocuklarımızı dijital mecraların zararlı etkilerinden korumak amacıyla kapsamlı bir hukuki düzenlemeyi hayata geçirdik. Geliştirdiğimiz özgün modeli, 'aile diplomasisi' ile bu alandaki tecrübemizi uluslararası düzeyde daha da görünür hale getirdik. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2026-2035 dönemini 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' olarak ilan etmesiyle, uzun soluklu bir dönüşümün ilk atılımlarını yaptık. 'Aileyle köklenen, nüfusla güçlenen, istikbale yükselen Türkiye' idealini yeni dönemin ana istikameti haline getirdik.Milli Aile Haftası ile aile bağlarını ve nesiller arası dayanışmayı, Türkiye'nin geleceğine güç veren milli bir sahiplenmeye dönüştürdüklerini söyleyen Göktaş, Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi ile de Türkiye'nin geleceğini kuşatan stratejik politikalarını ortaya koyduklarını belirtti.Aile ve nüfus politikalarıyla Türkiye'nin kalkınma ve gelecek vizyonunu ana akım unsurlarından biri haline getirdiklerini ifade eden Göktaş, Bu anlayışla aile dostu ekosistemi kamu politikalarının merkezine yerleştirdik. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz. Devletimizin çatısı ne kadar sağlam olursa olsun, o çatıyı ayakta tutacak olan güçlü ailelerdir. dedi.- Araştırmamızda, dört bölgesel tipolojiyi ve üç kuşağı birlikte ele aldıkAraştırma sonuçlarının büyük vizyonun hanelere temas eden yüzü olduğuna işaret eden Göktaş, araştırmaya ilişkin şunları kaydetti:Araştırmamızı, farklı bölgesel ve sosyoekonomik özelliklere sahip 12 ilde yürüttük. 6 bin 530 haneye ulaşıldı. 10 bin 408 vatandaşımızla yüz yüze görüşmeler yaptık. Araştırmamızda, dört bölgesel tipolojiyi ve üç kuşağı birlikte ele aldık. Kadınların ve erkeklerin beklentileri birlikte değerlendirildi. Bu yönüyle çalışma, ülkemizde bu ölçekte yapılmış nadir araştırmalar arasına adını yazdırdı. Araştırmamız evlilik ve doğurganlık olgularını üç temel boyutta inceledi, deneyimler, algılar ve planlar. Yani sadece 'Ne oldu?' sorusuna değil. 'İnsanlar bunu nasıl değerlendiriyor?', 'Nasıl anlamlandırılıyor?' ve 'Gelecek için ne düşünüyor, ne istiyor?' sorularına cevap da aradık. Bu çalışma bizlere yalnızca bugünün fotoğrafını sunmadı. Aynı zamanda, kuşaklar arası değişimi, bölgesel farklılıkları ve toplumsal beklentileri bir arada resmeden dinamik bir Türkiye tablosunu ortaya koydu.Göktaş, araştırmanın, evlilik kurumunun, toplumun ana omurgası olmayı sürdürdüğünü, evli bireylerin yüzde 96,28'inin hayatında tek evlilik yapması ve evlilik süresinin yaklaşık 20 yıl olmasının evliliklerin büyük oranda kalıcı bir yapı taşıdığını gösterdiğini belirtti.Bu tablonun, toplumun aileye ve evliliğe verdiği değerin, hala güçlü biçimde devam ettiğini ortaya koyduğunu söyleyen Göktaş, şöyle devam etti:Ancak aynı araştırma, üzerinde dikkatle durmamız gereken bazı uyarılar da veriyor. Özellikle doğurganlık konusunda, kuşaklar arasında belirgin bir değişim görüyoruz. Ortalama canlı doğum sayısının, birinci kuşaktan ikinci kuşağa neredeyse yarı yarıya gerilediği dikkat çekiyor. Üstelik bu düşüş, ülke genelinde aynı seyri izlemiyor. Bölgelerimiz arasında belirgin farklılıklar da gösteriyor. Vizyon belgemizin temel ilkelerinden biri olan yerele duyarlılık tam da burada anlam kazanıyor. Çözümün tek tip reçetelerle değil, her bölgenin ihtiyacını, sosyolojik yapısını, beklentisini ve imkanlarını dikkate alan politikalarla mümkün olduğunun altını çiziyor.- Bu araştırma ile Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuz bütün dünya için güçlü bir referans olacaktırÜçüncü kuşakta evlenmeyi düşünmeyenlerin oranının yüzde 40'a yaklaşmasının da herkes için ciddi bir uyarı olduğuna dikkati çeken Göktaş, şunları kaydetti:İdeal ilk evlilik yaşının yükselmesi ile ideal çocuk sayısına dair tercihlerin düşmesi de dikkatle okunması gereken önemli göstergelerdir. Öte yandan, katılımcıların yüzde 90'ından fazlası çocuk sahibi olmanın aile olma duygusunu pekiştirdiğini düşünüyor. Bir çocuğun kardeşi olması gerektiği fikri de yine yüzde 90'ların üzerinde destek görüyor. Bu sonuçlar bize çok kıymetli bir hakikati gösteriyor. Toplumumuzun aileye, çocuğa ve kardeşlik duygusuna verdiği değer güçlü biçimde yaşamaya devam ediyor. Bizim görevimiz, bu zemini doğru politikalarla desteklemektir. Gençlerin yuva kurmasını, ailelerin çocuk sahibi olmasını, çocukların güvenli ve huzurlu evlerde büyümesini kolaylaştırmaktır. Daha kalabalık ailelerle daha müreffeh bir geleceğe hep birlikte hazırlanmaktır. Türkiye, bu alanda sadece kendi tedbirlerini alan bir ülke değildir. Aynı hassasiyeti taşıyan ülkelerle işbirliği geliştiren, uluslararası mecralarda aile ve nüfus meselesine dikkat çeken öncü bir ülkedir. İnşallah bu araştırma ile Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuz, bütün dünya için güçlü bir referans olacaktır.Bakan Göktaş, programda paylaşılan her bulgunun en güçlü zırhları olan ailelerin, ışıkları hiç sönmeyen hanelerin hikayesine katkı sunacağını belirterek, Biz, aileyle köklenen, nüfusla güçlenen, istikbale yükselen bir Türkiye için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. Hep birlikte aile tezgahında dokunan güçlü nesiller yetiştirmeyi sürdüreceğiz. Bu milletin vicdanını, merhametli çocukların kalplerinde büyüteceğiz. dedi.Saha çalışmaları için TÜİK'e, işbirliği için Enstitü Sosyal ve çalışma arkadaşlarına teşekkür eden Göktaş, araştırmanın hayırlar getirmesini diledi.Programda, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Mehmet Arabacı ve Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr. İpek Coşkun Armağan da konuşma yaptı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Veriden Vizyona Üç Kuşak Türkiye araştırmasını farklı bölgesel ve sosyoekonomik özelliklere sahip 12 ilde yürüttüklerini, 6 bin 530 haneye ulaşıldığını, 10 bin 408 vatandaşla yüz yüze görüşmeler yaptıklarını söyledi.Bakan Göktaş, Ankara Hakimevi'nde düzenlenen Veriden Vizyona Üç Kuşak Türkiye araştırma bulguları paylaşım programında yaptığı konuşmada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Enstitü Sosyal işbirliğinde gerçekleştirdikleri ve aileye dair bilinenleri yeniden düşündürecek çalışmanın sonuçlarını paylaşacaklarını belirtti.Evlilik ve Doğurganlığın Çok Boyutlu Perspektiften Karşılaştırmalı İncelenmesi: Deneyimler, Algılar ve Planlar Araştırması ile aile hayatına yön veren tercihlerin sadece bugünün şartlarıyla değil, kuşaktan kuşağa aktarılan tecrübelerle nasıl şekillendiğini görmek istediklerini belirten Göktaş, evlilik ve çocuk sahibi olma fikrinin farklı bölgelerde nasıl karşılık bulduğunu veriler üzerinden okumayı hedeflediklerini bildirdi.- Kuşaklar arası ilişkiler farklılaşıyorÇalışmanın Türkiye ve aileler için hayırlara vesile olmasını dileyen Bakan Göktaş, şunları kaydetti:Çocuğun güven duygusu, bir gencin yön bulma arayışı, yaşlının huzurlu bir hayat sürmesi öncelikle aile içinde karşılık bulur. Genç ve dinamik nüfus, bu tablonun ayrılmaz parçasıdır. Dolayısıyla aileyi yalnızca bireysel tercihlerden ibaret, nüfusu da sadece sayısal artış veya azalış meselesi olarak ele alamayız. Çünkü bugün sadece Türkiye'de değil, birçok ülkede aile yapıları değişiyor. Nüfus dengeleri dönüşüyor, kuşaklar arası ilişkiler farklılaşıyor. Evliliklerin azalması, gençlerin daha geç evlenmesi, çocuk sahibi olma kararının ertelenmesi ve doğurganlık hızının düşmesi artık geçici eğilimler olarak görülemez. Bu gelişmeler, çalışma hayatını, sosyal güvenlik sistemini, milli savunma gücünü, sağlık ve bakım hizmetlerini, üretim kapasitesini ve kuşaklar arası dayanışmayı doğrudan etkilemektedir.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllar önce güçlü bir öngörüyle, aile ve dinamik nüfus yapısının karşı karşıya kaldığı risklere dikkati çektiğini hatırlatan Göktaş, Geldiğimiz nokta, Sayın Cumhurbaşkanımızın, bu riskleri varoluşsal bir tehdit olarak görmesinin ne kadar isabetli olduğunu teyit etmekte. Biz, bugün, bu uyarıyı, devlet aklıyla ve kararlı bir iradeyle üstlenilmesi gereken tarihi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Aileyi güçlendirmeyi, dinamik nüfusumuzu korumayı, milletimizin bekası ve devletimizin istikbaliyle doğrudan ilgili stratejik bir alan olarak görüyoruz. diye konuştu.Çalışmaları, sahip oldukları köklü tarihi birikim, bilimsel zeminde şekillenen politikalar ve insanı merkeze alan bir yönetim anlayışı üzerine kurduklarını vurgulayan Göktaş, Hiç şüphesiz, son yıllarda attığımız tüm adımlar, bu esaslar üzerinde yükselen, büyük medeniyet yürüyüşümüzün birbirini tamamlayan halkalarıdır. dedi.Göktaş, 2024'te yürürlüğe koydukları, ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik bir ilk olan Vizyon Belgesi ve Eylem Planı politikalarında yeni bir dönemin kapısını araladıklarını söyledi.- Aile dostu ekosistemi kamu politikalarının merkezine yerleştirdikNüfus Politikaları Kurulu ile çalışmaları kurumlar arası güçlü bir eş güdüm zeminine taşıdıklarını dile getiren Göktaş, aile ve nüfus politikalarını sahayı doğrudan dikkate alan bir yaklaşımla şekillendirmek için Aile Enstitüsünü kurduklarını belirtti.Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:2025 Aile Yılı'nda, çalışmalarımıza güçlü bir ivme kazandırdık. Aile Yılı boyunca 20 bine yakın etkinlik düzenledik. Hanelerimize dokunan projeler hayata geçirdik. Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerimizin kuracağı yuvaların huzuruna hizmet eden bereketli bir desteğe dönüştürdük. Doğum desteklerimizi yeniden yapılandırarak büyüyen ailelerimize destek sunduk. TOKİ sosyal konutlarında, üç ve daha fazla çocuğa sahip ailelerimize özel kontenjan ayırdık. Memurlarımızın, çocukları ilkokul çağına gelene kadar yarı zamanlı çalışma hakkından yararlanmalarının önünü açtık. Kamu kurum ve kuruluşlarımızda kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için adımlar attık. Doğum sonrası annelik ve babalık izni sürelerinin uzatılması çalışmalarına öncülük ettik. Çocuklarımızı dijital mecraların zararlı etkilerinden korumak amacıyla kapsamlı bir hukuki düzenlemeyi hayata geçirdik. Geliştirdiğimiz özgün modeli, 'aile diplomasisi' ile bu alandaki tecrübemizi uluslararası düzeyde daha da görünür hale getirdik. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2026-2035 dönemini 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' olarak ilan etmesiyle, uzun soluklu bir dönüşümün ilk atılımlarını yaptık. 'Aileyle köklenen, nüfusla güçlenen, istikbale yükselen Türkiye' idealini yeni dönemin ana istikameti haline getirdik.Milli Aile Haftası ile aile bağlarını ve nesiller arası dayanışmayı, Türkiye'nin geleceğine güç veren milli bir sahiplenmeye dönüştürdüklerini söyleyen Göktaş, Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi ile de Türkiye'nin geleceğini kuşatan stratejik politikalarını ortaya koyduklarını belirtti.Aile ve nüfus politikalarıyla Türkiye'nin kalkınma ve gelecek vizyonunu ana akım unsurlarından biri haline getirdiklerini ifade eden Göktaş, Bu anlayışla aile dostu ekosistemi kamu politikalarının merkezine yerleştirdik. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz. Devletimizin çatısı ne kadar sağlam olursa olsun, o çatıyı ayakta tutacak olan güçlü ailelerdir. dedi.- Araştırmamızda, dört bölgesel tipolojiyi ve üç kuşağı birlikte ele aldıkAraştırma sonuçlarının büyük vizyonun hanelere temas eden yüzü olduğuna işaret eden Göktaş, araştırmaya ilişkin şunları kaydetti:Araştırmamızı, farklı bölgesel ve sosyoekonomik özelliklere sahip 12 ilde yürüttük. 6 bin 530 haneye ulaşıldı. 10 bin 408 vatandaşımızla yüz yüze görüşmeler yaptık. Araştırmamızda, dört bölgesel tipolojiyi ve üç kuşağı birlikte ele aldık. Kadınların ve erkeklerin beklentileri birlikte değerlendirildi. Bu yönüyle çalışma, ülkemizde bu ölçekte yapılmış nadir araştırmalar arasına adını yazdırdı. Araştırmamız evlilik ve doğurganlık olgularını üç temel boyutta inceledi, deneyimler, algılar ve planlar. Yani sadece 'Ne oldu?' sorusuna değil. 'İnsanlar bunu nasıl değerlendiriyor?', 'Nasıl anlamlandırılıyor?' ve 'Gelecek için ne düşünüyor, ne istiyor?' sorularına cevap da aradık. Bu çalışma bizlere yalnızca bugünün fotoğrafını sunmadı. Aynı zamanda, kuşaklar arası değişimi, bölgesel farklılıkları ve toplumsal beklentileri bir arada resmeden dinamik bir Türkiye tablosunu ortaya koydu.Göktaş, araştırmanın, evlilik kurumunun, toplumun ana omurgası olmayı sürdürdüğünü, evli bireylerin yüzde 96,28'inin hayatında tek evlilik yapması ve evlilik süresinin yaklaşık 20 yıl olmasının evliliklerin büyük oranda kalıcı bir yapı taşıdığını gösterdiğini belirtti.Bu tablonun, toplumun aileye ve evliliğe verdiği değerin, hala güçlü biçimde devam ettiğini ortaya koyduğunu söyleyen Göktaş, şöyle devam etti:Ancak aynı araştırma, üzerinde dikkatle durmamız gereken bazı uyarılar da veriyor. Özellikle doğurganlık konusunda, kuşaklar arasında belirgin bir değişim görüyoruz. Ortalama canlı doğum sayısının, birinci kuşaktan ikinci kuşağa neredeyse yarı yarıya gerilediği dikkat çekiyor. Üstelik bu düşüş, ülke genelinde aynı seyri izlemiyor. Bölgelerimiz arasında belirgin farklılıklar da gösteriyor. Vizyon belgemizin temel ilkelerinden biri olan yerele duyarlılık tam da burada anlam kazanıyor. Çözümün tek tip reçetelerle değil, her bölgenin ihtiyacını, sosyolojik yapısını, beklentisini ve imkanlarını dikkate alan politikalarla mümkün olduğunun altını çiziyor.- Bu araştırma ile Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuz bütün dünya için güçlü bir referans olacaktırÜçüncü kuşakta evlenmeyi düşünmeyenlerin oranının yüzde 40'a yaklaşmasının da herkes için ciddi bir uyarı olduğuna dikkati çeken Göktaş, şunları kaydetti:İdeal ilk evlilik yaşının yükselmesi ile ideal çocuk sayısına dair tercihlerin düşmesi de dikkatle okunması gereken önemli göstergelerdir. Öte yandan, katılımcıların yüzde 90'ından fazlası çocuk sahibi olmanın aile olma duygusunu pekiştirdiğini düşünüyor. Bir çocuğun kardeşi olması gerektiği fikri de yine yüzde 90'ların üzerinde destek görüyor. Bu sonuçlar bize çok kıymetli bir hakikati gösteriyor. Toplumumuzun aileye, çocuğa ve kardeşlik duygusuna verdiği değer güçlü biçimde yaşamaya devam ediyor. Bizim görevimiz, bu zemini doğru politikalarla desteklemektir. Gençlerin yuva kurmasını, ailelerin çocuk sahibi olmasını, çocukların güvenli ve huzurlu evlerde büyümesini kolaylaştırmaktır. Daha kalabalık ailelerle daha müreffeh bir geleceğe hep birlikte hazırlanmaktır. Türkiye, bu alanda sadece kendi tedbirlerini alan bir ülke değildir. Aynı hassasiyeti taşıyan ülkelerle işbirliği geliştiren, uluslararası mecralarda aile ve nüfus meselesine dikkat çeken öncü bir ülkedir. İnşallah bu araştırma ile Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuz, bütün dünya için güçlü bir referans olacaktır.Bakan Göktaş, programda paylaşılan her bulgunun en güçlü zırhları olan ailelerin, ışıkları hiç sönmeyen hanelerin hikayesine katkı sunacağını belirterek, Biz, aileyle köklenen, nüfusla güçlenen, istikbale yükselen bir Türkiye için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. Hep birlikte aile tezgahında dokunan güçlü nesiller yetiştirmeyi sürdüreceğiz. Bu milletin vicdanını, merhametli çocukların kalplerinde büyüteceğiz. dedi.Saha çalışmaları için TÜİK'e, işbirliği için Enstitü Sosyal ve çalışma arkadaşlarına teşekkür eden Göktaş, araştırmanın hayırlar getirmesini diledi.Programda, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Mehmet Arabacı ve Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr. İpek Coşkun Armağan da konuşma yaptı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/bakan-goktas-veriden-vizyona-uc-kusak-turkiye-arastirmasina-iliskin-duzenlenen-programda-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Döviz kurları / 2 Haziran 2026</title>
      <link>https://www.canligaste.com/doviz-kurlari-2-haziran-2026/856116/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/doviz-kurlari-2-haziran-2026/856116/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:18:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İstanbul ve Ankara serbest piyasalarında alınıp satılan döviz türlerinin dünkü ve bugünkü alış ile satış fiyatları şöyle:PAZARTESİSALIİSTANBULAlışSatışAlışSatışABD doları45,890045,906045,927045,9280Avro53,317053,447053,507053,5080Sterlin61,601061,882061,907061,9170İsviçre frangı58,276058,553058,420058,4300ANKARAABD doları45,875045,955045,897045,9770Avro53,406053,486053,467053,5470Sterlin61,818062,028061,847062,0570.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — İstanbul ve Ankara serbest piyasalarında alınıp satılan döviz türlerinin dünkü ve bugünkü alış ile satış fiyatları şöyle:PAZARTESİSALIİSTANBULAlışSatışAlışSatışABD doları45,890045,906045,927045,9280Avro53,317053,447053,507053,5080Sterlin61,601061,882061,907061,9170İsviçre frangı58,276058,553058,420058,4300ANKARAABD doları45,875045,955045,897045,9770Avro53,406053,486053,467053,5470Sterlin61,818062,028061,847062,0570]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — İstanbul ve Ankara serbest piyasalarında alınıp satılan döviz türlerinin dünkü ve bugünkü alış ile satış fiyatları şöyle:PAZARTESİSALIİSTANBULAlışSatışAlışSatışABD doları45,890045,906045,927045,9280Avro53,317053,447053,507053,5080Sterlin61,601061,882061,907061,9170İsviçre frangı58,276058,553058,420058,4300ANKARAABD doları45,875045,955045,897045,9770Avro53,406053,486053,467053,5470Sterlin61,818062,028061,847062,0570]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İran basını: Tahran-Washington arasındaki mesaj alışverişi birkaç gündür kesintiye uğradı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iran-basini-tahran-washington-arasindaki-mesaj-alisverisi-birkac-gundur-kesintiye-ugradi/856115/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iran-basini-tahran-washington-arasindaki-mesaj-alisverisi-birkac-gundur-kesintiye-ugradi/856115/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:12:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — İran basını, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamasının aksine Tahran-Washington arasında mesaj alışverişinin birkaç gündür kesintiye uğradığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — İran basını, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamasının aksine Tahran-Washington arasında mesaj alışverişinin birkaç gündür kesintiye uğradığını bildirdi.İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansının, İran-ABD müzakere süreci hakkında bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, İran-ABD arasında şu anda mesaj alışverişi durdu.ABD Başkanı Trump'ın, İran ile görüşmelerin devam ettiğine dair açıklamasına rağmen görüşmelerin birkaç gündür durdurulduğunu aktaran söz konusu kaynak, İran'ın ABD'ye son mesajının İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü Lübnan ile ilgili olduğunu belirtti.İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi başta olmak üzere İranlı yetkililer, dün yaptıkları açıklamalarda, Lübnan'daki saldırıların durdurulmasının da İran-ABD arasındaki geçici ateşkesin parçası olduğunu belirterek, buna karşılık verileceğini duyurmuştu.İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı ise İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının devam etmesi nedeniyle İran'ın arabulucular üzerinden ABD ile gerçekleştirdiği mesaj alışverişini durdurduğunu, görüşmelerin tekrar başlaması için İsrail’in Lübnan’a saldırıları sonlandırmasını ve işgal ettiği bölgelerden çekilmesini şart koştuğunu bildirmişti.Haberde ayrıca, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapatmayı ve Babulmendeb Boğazı dahil olmak üzere diğer cephelerin aktif hale getirilmesini gündeme aldığı belirtilmişti.ABD Başkanı Trump ise dün yaptığı açıklamada, müzakerelerin hızlı bir tempoda devam ettiğini öne sürmüştü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — İran basını, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamasının aksine Tahran-Washington arasında mesaj alışverişinin birkaç gündür kesintiye uğradığını bildirdi.İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansının, İran-ABD müzakere süreci hakkında bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, İran-ABD arasında şu anda mesaj alışverişi durdu.ABD Başkanı Trump'ın, İran ile görüşmelerin devam ettiğine dair açıklamasına rağmen görüşmelerin birkaç gündür durdurulduğunu aktaran söz konusu kaynak, İran'ın ABD'ye son mesajının İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü Lübnan ile ilgili olduğunu belirtti.İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi başta olmak üzere İranlı yetkililer, dün yaptıkları açıklamalarda, Lübnan'daki saldırıların durdurulmasının da İran-ABD arasındaki geçici ateşkesin parçası olduğunu belirterek, buna karşılık verileceğini duyurmuştu.İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı ise İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının devam etmesi nedeniyle İran'ın arabulucular üzerinden ABD ile gerçekleştirdiği mesaj alışverişini durdurduğunu, görüşmelerin tekrar başlaması için İsrail’in Lübnan’a saldırıları sonlandırmasını ve işgal ettiği bölgelerden çekilmesini şart koştuğunu bildirmişti.Haberde ayrıca, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapatmayı ve Babulmendeb Boğazı dahil olmak üzere diğer cephelerin aktif hale getirilmesini gündeme aldığı belirtilmişti.ABD Başkanı Trump ise dün yaptığı açıklamada, müzakerelerin hızlı bir tempoda devam ettiğini öne sürmüştü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/iran-basini-tahran-washington-arasindaki-mesaj-alisverisi-birkac-gundur-kesintiye-ugradi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yunanistan, Kerpe Adası'nda yaşanabilecek su sıkıntısı ihtimaline karşı olağanüstü hal ilan etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yunanistan-kerpe-adasi-nda-yasanabilecek-su-sikintisi-ihtimaline-karsi-olaganustu-hal-ilan-etti/856114/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yunanistan-kerpe-adasi-nda-yasanabilecek-su-sikintisi-ihtimaline-karsi-olaganustu-hal-ilan-etti/856114/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:12:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Atina — Yunanistan, yaz aylarında beklenen turist yoğunluğunun su sıkıntısını artırabileceği endişesiyle Kerpe Adası'nda 3 aylık olağanüstü hal ilan etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Atina Haberleri — Yunanistan, yaz aylarında beklenen turist yoğunluğunun su sıkıntısını artırabileceği endişesiyle Kerpe Adası'nda 3 aylık olağanüstü hal ilan etti.Yunan Devlet Televizyonu ERT'nin haberine göre, Ege Denizi'nde bulunan Kerpe Adası'nda barajın su seviyesinin düşmesi ve yaz sezonuna kadar artması beklenen su tüketimi nedeniyle olağanüstü hal kararı alındı.Yunanistan Denizcilik ve Ada Politikaları Bakanlığının aldığı karar 3 ay süreyle geçerli olacak.Olağanüstü hal kararıyla, Ada'daki su sıkıntısıyla mücadele kapsamında alınacak tedbirlerin ve ilgili süreçlerin hızlandırılmasının amaçlandığı belirtildi.Yaz aylarında turist sayısının artması dolayısıyla birçok adada su sıkıntısı yaşanıyor. Kerpe Adası'nda önceki yıllarda da benzer sıkıntılar yüzünden aşırı su kullanımını kısıtlayıcı tedbirler alınmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Atina Haberleri — Yunanistan, yaz aylarında beklenen turist yoğunluğunun su sıkıntısını artırabileceği endişesiyle Kerpe Adası'nda 3 aylık olağanüstü hal ilan etti.Yunan Devlet Televizyonu ERT'nin haberine göre, Ege Denizi'nde bulunan Kerpe Adası'nda barajın su seviyesinin düşmesi ve yaz sezonuna kadar artması beklenen su tüketimi nedeniyle olağanüstü hal kararı alındı.Yunanistan Denizcilik ve Ada Politikaları Bakanlığının aldığı karar 3 ay süreyle geçerli olacak.Olağanüstü hal kararıyla, Ada'daki su sıkıntısıyla mücadele kapsamında alınacak tedbirlerin ve ilgili süreçlerin hızlandırılmasının amaçlandığı belirtildi.Yaz aylarında turist sayısının artması dolayısıyla birçok adada su sıkıntısı yaşanıyor. Kerpe Adası'nda önceki yıllarda da benzer sıkıntılar yüzünden aşırı su kullanımını kısıtlayıcı tedbirler alınmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aksaray'da sanayi tüpü yüklü tırda çıkan yangında hasar oluştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aksaray-da-sanayi-tupu-yuklu-tirda-cikan-yanginda-hasar-olustu/856113/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aksaray-da-sanayi-tupu-yuklu-tirda-cikan-yanginda-hasar-olustu/856113/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:12:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Aksaray — Aksaray'da sanayi tipi tüp yüklü tırda çıkan yangın hasara neden oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Aksaray Haberleri — Aksaray'da sanayi tipi tüp yüklü tırda çıkan yangın hasara neden oldu.Aksaray-Nevşehir kara yolunun 10. kilometresinde sürücüsü ve plakası öğrenilemeyen sanayi tipi tüp yüklü tırda, henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.Yangın, rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı.Ekiplerin yaklaşık 2 saatlik müdahalesinin ardından araç ve ormanlık alandaki yangın söndürüldü.Araç ve ormanda hasara yol açan yangın nedeniyle kapatılan Aksaray-Nevşehir kara yolu olay sonrası yeniden trafiğe açıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Aksaray Haberleri — Aksaray'da sanayi tipi tüp yüklü tırda çıkan yangın hasara neden oldu.Aksaray-Nevşehir kara yolunun 10. kilometresinde sürücüsü ve plakası öğrenilemeyen sanayi tipi tüp yüklü tırda, henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.Yangın, rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı.Ekiplerin yaklaşık 2 saatlik müdahalesinin ardından araç ve ormanlık alandaki yangın söndürüldü.Araç ve ormanda hasara yol açan yangın nedeniyle kapatılan Aksaray-Nevşehir kara yolu olay sonrası yeniden trafiğe açıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/aksaray-da-sanayi-tupu-yuklu-tirda-cikan-yanginda-hasar-olustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada sanıkların yargılanmasına devam edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutune-yonelik-davada-saniklarin-yargilanmasina-devam-edildi/856112/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutune-yonelik-davada-saniklarin-yargilanmasina-devam-edildi/856112/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:06:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararının ardından 76 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararının ardından 76 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, Serdar Sertçelik ve Bora Kaplan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.Mahkeme başkanı, duruşmaya sanık beyanlarıyla devam edileceğini bildirdi.Tutuksuz sanık Tansel Aktan, önceki beyanlarının geçerli olduğunu, dosyaya zorla dahil edildiğini ileri sürerek, olaylarla ilgisinin olmadığını, Bora Kaplan'ın yanında yalnızca sigortalı şekilde çalıştığını beyan etti.Söz alan tutuklu sanık Bora Kaplan, avukatı Umut Köroğlu'nun tanık olarak dinlenilmesini talep etti.Bunun üzerine tanık olarak beyanda bulunan Umut Köroğlu, Bora'nın ifadesi alınmadan önce polisler, 'Murat müdürün selamını getirdik. Buraya geliş amacımız yalnızca ifade almak değil, seninle konuşmak ve senden bazı taleplerde bulunmak istiyoruz.' dediler. diye konuştu.Polislerin, Bora Kaplan'a, eşi ile kız kardeşlerinin gözaltında olduğunu söylediklerini öne süren Köroğlu, Kaplan'a bazı kişiler hakkında ifade vermesi halinde kendisine yardımcı olunacağının, eşi ve kız kardeşlerinin serbest bırakılacağının, örgüt yöneticiliği suçlamasının örgüt üyeliğine dönüştürülebileceğinin ve kısa sürede tahliye olabileceğinin söylendiğini iddia etti. Tanık beyanının ardından savunma yapması için söz verilen sanık Bora Kaplan, dosyadaki dijital materyallerin yeterince incelenmediğini ileri sürerek, şu beyanda bulundu:Burada bizim masumiyetimizi ortaya çıkaracak ses kayıtları, görüntüler ve yazışmalar var. Bunların saklanmaya çalışıldığını düşünüyoruz. Adamlar sahte telefon yapmışlar. Bu telefonu bile kabul ediyorsunuz. Biz resmi yazışmaları getiriyoruz ama delilleri gizlemek için gözümüze bakarak, bizi katlediyorsunuz. Dijital verilerin hepsini kısa sürede incelemek mümkün değil. Olay tarihlerini, kişileri ve bağlantılarını bilmeden bu kayıtların anlamını çözemezsiniz. Mahkemenin veya dosyayı bilen bir bilirkişinin kapsamlı inceleme yapması gerekiyor.Sanık Murat Çelik ve diğer polislerin kendisine düşman gibi davrandıklarını, ayrıca Esenboğa Havaliman'ında gözaltına alındığı sırada arabadan inerken elinde silah olmadığını savunan Kaplan, Gözaltına alındığımda dizi seti gibi bir sahne oluşturmuşlar, ben ellerimi kaldırmama rağmen beni beton zemine yatırdılar. ifadelerini kullandı.Duruşmaya, yarın sanık beyanlarıyla devam edilecek.- Davanın geçmişiAnkara Cumhuriyet Başsavcılığınca suç örgütünün kurucusu ve yöneticisi Ayhan kod adlı sanık Bora Kaplan ile diğer yönetici sanıklar Fethi Koyuncu, Mutlu Ayaş, Yusuf İzzet Savaş, Kanber Keskin ve Serdar Sertçelik'in aralarında bulunduğu 61 sanığın suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek, kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma, eziyet, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, suç üstlenme ve suçluyu kayırma suçlarından cezalandırılması talebiyle iddianame düzenlendi.İddianame, 17 Ocak 2024'te Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.61 sanığın yargılandığı davada karar 3 Aralık 2024'te çıktı, örgüt elebaşı Bora Kaplan'a 68 yıl, diğer 36 sanığa ise 1 yıl 6 ay 22 günden 21 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası verildi.Bölge Adliye Mahkemesi, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü üyelerinin yeniden yargılanması için dosyayı Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'ne geri gönderdi.- Yeni iddianame düzenlendiAyhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik yeni iddianame, 12 Eylül 2025'te Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturmasında görev alan ve sonrasında tutuklanan eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan'ın avukatının hukuk bürosunun kapısına bırakılan poşetin içerisinde bir cep telefonu bulunması ve telefonun savcılığa teslim edilmesi üzerine başlayan soruşturma sonucunda hazırlandı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosunca, birleştirme talebiyle Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik, aralarında elebaşı Kaplan'ın olduğu 6 sanık hakkında hazırlanan yeni iddianame, 20 Mart'ta Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.İddianamede, Bora Kaplan suç örgütü elebaşı, kırmızı bültenle aranırken Macaristan'da yakalanarak Türkiye'ye getirilen Serdar Sertçelik ile Cengiz Haliç, Erhan Bakioğlu, Önder Polat ve Tarık Teoman ise şüpheli olarak yer aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararının ardından 76 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, Serdar Sertçelik ve Bora Kaplan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.Mahkeme başkanı, duruşmaya sanık beyanlarıyla devam edileceğini bildirdi.Tutuksuz sanık Tansel Aktan, önceki beyanlarının geçerli olduğunu, dosyaya zorla dahil edildiğini ileri sürerek, olaylarla ilgisinin olmadığını, Bora Kaplan'ın yanında yalnızca sigortalı şekilde çalıştığını beyan etti.Söz alan tutuklu sanık Bora Kaplan, avukatı Umut Köroğlu'nun tanık olarak dinlenilmesini talep etti.Bunun üzerine tanık olarak beyanda bulunan Umut Köroğlu, Bora'nın ifadesi alınmadan önce polisler, 'Murat müdürün selamını getirdik. Buraya geliş amacımız yalnızca ifade almak değil, seninle konuşmak ve senden bazı taleplerde bulunmak istiyoruz.' dediler. diye konuştu.Polislerin, Bora Kaplan'a, eşi ile kız kardeşlerinin gözaltında olduğunu söylediklerini öne süren Köroğlu, Kaplan'a bazı kişiler hakkında ifade vermesi halinde kendisine yardımcı olunacağının, eşi ve kız kardeşlerinin serbest bırakılacağının, örgüt yöneticiliği suçlamasının örgüt üyeliğine dönüştürülebileceğinin ve kısa sürede tahliye olabileceğinin söylendiğini iddia etti. Tanık beyanının ardından savunma yapması için söz verilen sanık Bora Kaplan, dosyadaki dijital materyallerin yeterince incelenmediğini ileri sürerek, şu beyanda bulundu:Burada bizim masumiyetimizi ortaya çıkaracak ses kayıtları, görüntüler ve yazışmalar var. Bunların saklanmaya çalışıldığını düşünüyoruz. Adamlar sahte telefon yapmışlar. Bu telefonu bile kabul ediyorsunuz. Biz resmi yazışmaları getiriyoruz ama delilleri gizlemek için gözümüze bakarak, bizi katlediyorsunuz. Dijital verilerin hepsini kısa sürede incelemek mümkün değil. Olay tarihlerini, kişileri ve bağlantılarını bilmeden bu kayıtların anlamını çözemezsiniz. Mahkemenin veya dosyayı bilen bir bilirkişinin kapsamlı inceleme yapması gerekiyor.Sanık Murat Çelik ve diğer polislerin kendisine düşman gibi davrandıklarını, ayrıca Esenboğa Havaliman'ında gözaltına alındığı sırada arabadan inerken elinde silah olmadığını savunan Kaplan, Gözaltına alındığımda dizi seti gibi bir sahne oluşturmuşlar, ben ellerimi kaldırmama rağmen beni beton zemine yatırdılar. ifadelerini kullandı.Duruşmaya, yarın sanık beyanlarıyla devam edilecek.- Davanın geçmişiAnkara Cumhuriyet Başsavcılığınca suç örgütünün kurucusu ve yöneticisi Ayhan kod adlı sanık Bora Kaplan ile diğer yönetici sanıklar Fethi Koyuncu, Mutlu Ayaş, Yusuf İzzet Savaş, Kanber Keskin ve Serdar Sertçelik'in aralarında bulunduğu 61 sanığın suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek, kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma, eziyet, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, suç üstlenme ve suçluyu kayırma suçlarından cezalandırılması talebiyle iddianame düzenlendi.İddianame, 17 Ocak 2024'te Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.61 sanığın yargılandığı davada karar 3 Aralık 2024'te çıktı, örgüt elebaşı Bora Kaplan'a 68 yıl, diğer 36 sanığa ise 1 yıl 6 ay 22 günden 21 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası verildi.Bölge Adliye Mahkemesi, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü üyelerinin yeniden yargılanması için dosyayı Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'ne geri gönderdi.- Yeni iddianame düzenlendiAyhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik yeni iddianame, 12 Eylül 2025'te Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturmasında görev alan ve sonrasında tutuklanan eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan'ın avukatının hukuk bürosunun kapısına bırakılan poşetin içerisinde bir cep telefonu bulunması ve telefonun savcılığa teslim edilmesi üzerine başlayan soruşturma sonucunda hazırlandı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosunca, birleştirme talebiyle Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik, aralarında elebaşı Kaplan'ın olduğu 6 sanık hakkında hazırlanan yeni iddianame, 20 Mart'ta Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.İddianamede, Bora Kaplan suç örgütü elebaşı, kırmızı bültenle aranırken Macaristan'da yakalanarak Türkiye'ye getirilen Serdar Sertçelik ile Cengiz Haliç, Erhan Bakioğlu, Önder Polat ve Tarık Teoman ise şüpheli olarak yer aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutune-yonelik-davada-saniklarin-yargilanmasina-devam-edildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yozgat'ta 2 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yozgat-ta-2-kisi-kkka-hastaligi-teshisiyle-tedavi-goruyor/856111/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yozgat-ta-2-kisi-kkka-hastaligi-teshisiyle-tedavi-goruyor/856111/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:03:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Yozgat — Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan 2 kişi, Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde tedavi ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yozgat Haberleri — Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan 2 kişi, Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde tedavi ediliyor.Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde gazetecilere açıklamada bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şebnem Eren Gök, hastanede KKKA hastalığı şüphesiyle tedavi gören 2 hasta olduğunu söyledi.Hastalığın insanlara kene aracılığıyla bulaştığını anımsatan Gök, özellikle tarım, hayvancılık ve çiftçilikle uğraşan kişilerin kene ile daha sık karşılaştığını ifade etti. Gök, Kene tuttuğu zaman eğer virüs taşıyorsa hastalığı kişilere de bulaştırıyor. İlk belirtileri, halsizlik, ateş, kas ağrısı, bulantı, kusma olarak herhangi bir hastalık gibi başlıyor. Daha sonra kanamalarla seyrediyor. Eğer hastalık ağır seyrederse ölüme kadar gidebiliyor. diye konuştu.Gök, hastaneye KKKA hastalığı tanısıyla gelen 3 hastadan 2'sinin tedavisinin sürdüğünü, birinin ise taburcu edildiğini belirtti.Hastanede KKKA hastalığı tanısıyla tedavi gören Cengiz Berk de yaşadığı sürecin oldukça zor geçtiğini ifade ederek, kenenin asla hafife alınmaması gerektiğine dikkati çekti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Yozgat Haberleri — Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan 2 kişi, Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde tedavi ediliyor.Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde gazetecilere açıklamada bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şebnem Eren Gök, hastanede KKKA hastalığı şüphesiyle tedavi gören 2 hasta olduğunu söyledi.Hastalığın insanlara kene aracılığıyla bulaştığını anımsatan Gök, özellikle tarım, hayvancılık ve çiftçilikle uğraşan kişilerin kene ile daha sık karşılaştığını ifade etti. Gök, Kene tuttuğu zaman eğer virüs taşıyorsa hastalığı kişilere de bulaştırıyor. İlk belirtileri, halsizlik, ateş, kas ağrısı, bulantı, kusma olarak herhangi bir hastalık gibi başlıyor. Daha sonra kanamalarla seyrediyor. Eğer hastalık ağır seyrederse ölüme kadar gidebiliyor. diye konuştu.Gök, hastaneye KKKA hastalığı tanısıyla gelen 3 hastadan 2'sinin tedavisinin sürdüğünü, birinin ise taburcu edildiğini belirtti.Hastanede KKKA hastalığı tanısıyla tedavi gören Cengiz Berk de yaşadığı sürecin oldukça zor geçtiğini ifade ederek, kenenin asla hafife alınmaması gerektiğine dikkati çekti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/yozgat-ta-2-kisi-kkka-hastaligi-teshisiyle-tedavi-goruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rize'de Sağlığını Tanı Geleceğini Koru etkinliği düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/rize-de-sagligini-tani-gelecegini-koru-etkinligi-duzenlendi/856110/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/rize-de-sagligini-tani-gelecegini-koru-etkinligi-duzenlendi/856110/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:00:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Rize — Rize'de, Sağlığını Tanı Geleceğini Koru etkinliği organize edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Rize Haberleri — Rize'de, Sağlığını Tanı Geleceğini Koru etkinliği organize edildi.Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Aktif Yaşlanma ve Sağlıklı Yaşam Topluluğu gönüllülerince, bir alışveriş merkezinde düzenlenen etkinlikte, vatandaşların boy, kilo, tansiyon ve şeker ölçümü yapıldı.Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Hilal Pekmezci, proje ile toplumsal farkındalık kazandırmayı amaçladıklarını söyledi.Koruyucu sağlık hizmetlerine odaklanmanın önemine işaret eden Pekmezci, kişilerin sağlık okuryazarlıklarını artırmayı hedeflediklerini vurguladı.Ölçüm yaptıran 69 yaşındaki Emine Taşçı da Alışveriş merkezine gezmeye geldim. Ölçümlerimi yaptırdım, her şey güzel çıktı. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Rize Haberleri — Rize'de, Sağlığını Tanı Geleceğini Koru etkinliği organize edildi.Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Aktif Yaşlanma ve Sağlıklı Yaşam Topluluğu gönüllülerince, bir alışveriş merkezinde düzenlenen etkinlikte, vatandaşların boy, kilo, tansiyon ve şeker ölçümü yapıldı.Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Hilal Pekmezci, proje ile toplumsal farkındalık kazandırmayı amaçladıklarını söyledi.Koruyucu sağlık hizmetlerine odaklanmanın önemine işaret eden Pekmezci, kişilerin sağlık okuryazarlıklarını artırmayı hedeflediklerini vurguladı.Ölçüm yaptıran 69 yaşındaki Emine Taşçı da Alışveriş merkezine gezmeye geldim. Ölçümlerimi yaptırdım, her şey güzel çıktı. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/rize-de-sagligini-tani-gelecegini-koru-etkinligi-duzenlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Karan uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçundan hakim karşısında</title>
      <link>https://www.canligaste.com/umit-karan-uyusturucu-madde-ticareti-yapma-veya-saglama-sucundan-hakim-karsisinda/856109/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/umit-karan-uyusturucu-madde-ticareti-yapma-veya-saglama-sucundan-hakim-karsisinda/856109/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:00:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Mahkeme heyeti, Karan'ın yurt dışı çıkış yasağı ve imza atma şeklindeki adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — İstanbul'daki uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan eski futbolcu Ümit Karan'ın, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı davada adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verildi.İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Ümit Karan ve avukatları katıldı.Kimlik tespitinde lise mezunu olduğunu belirten Karan, aylık gelirinin de 700 bin lira olduğunu söyledi.Karan savunmasında, kimseye uyuşturucu temin etmediğini ve ticaretini yapmadığını öne sürdü.Mahkemede olmasının nedeninin eski sevgilisi Ş.N.Ö'nün hakkında verdiği beyanlar olduğunu ileri süren Karan, Kendisiyle ilişki yaşadık ayrıldık ama bunu kabul edemedi. Bana ve yakın çevreme ulaşmaya çalıştı. Ben engelledim, en sonunda intikam almak için bana bu iftirayı attı. iddiasında bulundu.Duruşmada tanık olarak dinlenen Ş.N.Ö, sanık Karan'dan uyuşturucu madde satın almadığını belirterek, Karan'ın el çantasında uyuşturucu madde bulundurduğunu, kendisine de ikram edince kullandığını ifade etti. Ş.N.Ö, bu durumun hatırladığı kadarıyla iki kere olduğunu söyledi.Tanık S.D. ise sanık Karan'la fotoğrafını sosyal medyada paylaştıktan sonra, tanık Ş.N.Ö'nün kendisine ulaşarak tehdit içerikli mesajlar gönderdiğini dile getirdi. Karan'a sebebini sorduğunda, eski sevgilisi olduğunu, engellediğini ama her yerden ulaşmaya çalıştığını söylediğini aktaran S.D, Karan'ın uyuşturucu madde sattığını veya temin ettiğini hiç görmediğini belirtti.Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanık Karan'ın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Karan'ın yurt dışı çıkış yasağı ve imza atma şeklindeki adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek, duruşmayı Eylül ayına erteledi.- İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, eski futbolcu Ümit Karan'ın evinde arama yapıldığı, herhangi bir suç veya suç unsuruna rastlanmadığı belirtiliyor.Soruşturma dosyasına dilekçe sunan E.Ö. adlı kişinin, Ümit Karan maddeyi müdüriyette içiyordu, polis geldiğini duyunca başka bir mekana geçtik, cebinde 3-4 tane küçük poşette bir şeyler vardı. Orada tanımadığım birilerine verdi, yasaklı maddeyi ilk defa orada gördüm. şeklindeki beyanları iddianamede yer alıyor.İddianamede, Karan'ın savunmasında her ne kadar üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçlamasını kabul etmese de uyuşturucu madde kullandığına dair aleyhine birçok beyanın olması, kullanıcı olduğu değerlendirilen Ş.N.Ö'nün Karan hakkında bana farklı zamanlarda uyuşturucu madde verdi demesi, Adli Tıp Kurumu raporlarıyla Karan ile Ş.N.Ö'nün kokain kullandığının tespit edilmesi hususlarının ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirildiği belirtiliyor.Hazırlanan iddianamede, Şüphelinin soruşturma kapsamında, kullanıcının vücut örneklerinde tespit edilen kokain uyuşturucu maddesini 3 farklı zamanda bir kullanıcıya temin etmek, sağlamak, başkasına vermek suretiyle üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği hususunda kamu davası açmaya yeter delile ulaşıldığı anlaşılmıştır. ifadelerine yer veriliyor.Karan'ın, zincirleme şekilde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği belirtilen iddianamede, 12,5 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılması isteniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — İstanbul'daki uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan eski futbolcu Ümit Karan'ın, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı davada adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verildi.İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Ümit Karan ve avukatları katıldı.Kimlik tespitinde lise mezunu olduğunu belirten Karan, aylık gelirinin de 700 bin lira olduğunu söyledi.Karan savunmasında, kimseye uyuşturucu temin etmediğini ve ticaretini yapmadığını öne sürdü.Mahkemede olmasının nedeninin eski sevgilisi Ş.N.Ö'nün hakkında verdiği beyanlar olduğunu ileri süren Karan, Kendisiyle ilişki yaşadık ayrıldık ama bunu kabul edemedi. Bana ve yakın çevreme ulaşmaya çalıştı. Ben engelledim, en sonunda intikam almak için bana bu iftirayı attı. iddiasında bulundu.Duruşmada tanık olarak dinlenen Ş.N.Ö, sanık Karan'dan uyuşturucu madde satın almadığını belirterek, Karan'ın el çantasında uyuşturucu madde bulundurduğunu, kendisine de ikram edince kullandığını ifade etti. Ş.N.Ö, bu durumun hatırladığı kadarıyla iki kere olduğunu söyledi.Tanık S.D. ise sanık Karan'la fotoğrafını sosyal medyada paylaştıktan sonra, tanık Ş.N.Ö'nün kendisine ulaşarak tehdit içerikli mesajlar gönderdiğini dile getirdi. Karan'a sebebini sorduğunda, eski sevgilisi olduğunu, engellediğini ama her yerden ulaşmaya çalıştığını söylediğini aktaran S.D, Karan'ın uyuşturucu madde sattığını veya temin ettiğini hiç görmediğini belirtti.Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanık Karan'ın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Karan'ın yurt dışı çıkış yasağı ve imza atma şeklindeki adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek, duruşmayı Eylül ayına erteledi.- İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, eski futbolcu Ümit Karan'ın evinde arama yapıldığı, herhangi bir suç veya suç unsuruna rastlanmadığı belirtiliyor.Soruşturma dosyasına dilekçe sunan E.Ö. adlı kişinin, Ümit Karan maddeyi müdüriyette içiyordu, polis geldiğini duyunca başka bir mekana geçtik, cebinde 3-4 tane küçük poşette bir şeyler vardı. Orada tanımadığım birilerine verdi, yasaklı maddeyi ilk defa orada gördüm. şeklindeki beyanları iddianamede yer alıyor.İddianamede, Karan'ın savunmasında her ne kadar üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçlamasını kabul etmese de uyuşturucu madde kullandığına dair aleyhine birçok beyanın olması, kullanıcı olduğu değerlendirilen Ş.N.Ö'nün Karan hakkında bana farklı zamanlarda uyuşturucu madde verdi demesi, Adli Tıp Kurumu raporlarıyla Karan ile Ş.N.Ö'nün kokain kullandığının tespit edilmesi hususlarının ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirildiği belirtiliyor.Hazırlanan iddianamede, Şüphelinin soruşturma kapsamında, kullanıcının vücut örneklerinde tespit edilen kokain uyuşturucu maddesini 3 farklı zamanda bir kullanıcıya temin etmek, sağlamak, başkasına vermek suretiyle üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği hususunda kamu davası açmaya yeter delile ulaşıldığı anlaşılmıştır. ifadelerine yer veriliyor.Karan'ın, zincirleme şekilde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği belirtilen iddianamede, 12,5 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılması isteniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/umit-karan-uyusturucu-madde-ticareti-yapma-veya-saglama-sucundan-hakim-karsisinda.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>MÜSİAD İzmir Şubesi'nin yeni hizmet binası açıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/musiad-izmir-subesi-nin-yeni-hizmet-binasi-acildi/856108/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/musiad-izmir-subesi-nin-yeni-hizmet-binasi-acildi/856108/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:57:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir — Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: - Türkiye bugün, Çin'den sonra, Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir - AK Parti Genel Sekreteri İnan: - 25 sene boyunca bir arada olanların bu şehir, bu şehrin esnafları ve sanayicisi için tek bir adım atmadığını gördük. Şimdi ise bölünmüşlüklerinden bir fayda beklemek açıkçası çölde su aramak gibi bir şey]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri — Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin bugün Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta Çin'den sonra en önde gelen ihracatçı ülke olduğunu söyledi.Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Şubesi'nin yeni hizmet binasının açılış törenine katılan Bakan Kacır, dünyanın jeopolitik, ekonomik ve teknolojik açıdan önemli dönüşümler yaşandığı bir süreçten geçtiğini belirtti.Bu dönemde ülkelerin yüksek teknoloji alanlarında üretim kapasitesini artırmaya ve tedarik zincirlerini güçlendirmeye yöneldiğini ifade eden Kacır, Türkiye'nin son 23 yılda oluşturduğu güçlü üretim ve teknoloji alt yapısıyla büyüme ve kalkınma yolculuğunu sürdürdüğünü, 2002 yılında 41 milyar dolar olan sanayi katma değerinin 250 milyar doların üzerine yükseldiğini kaydetti.Kacır, Türkiye'nin askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada, ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde de Avrupa'da lider olduğunu anlatarak, alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgar türbini üretiminde de Avrupa'nın önde gelen üreticileri arasında olduğunu ifade etti.İhracatta rekabet gücü ve kapasitenin arttığını belirten Kacır, 2002'de 36 milyar dolar olan yıllık ürün ihracatımızı 276 milyar dolara çıkardık. Türkiye bugün, Çin'den sonra, Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir. dedi.- Yatırım, üretim ve teknolojiye desteklerBakan Kacır, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda yatırım, üretim ve teknolojiyi desteklemeyi sürdüreceklerini belirterek, yüksek teknoloji yatırımlarını teşvik etmek amacıyla HIT-30 Programı'nı hayata geçirdiklerini söyledi.Kritik ve stratejik alanlarda yatırımlara finansman desteği sağladıklarını ifade eden Kacır, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı kapsamında 445 milyar lira yatırım tutarına sahip 81 projenin önünü açtıklarını kaydetti.Kacır, yeni teşvik sistemiyle teknoloji odaklı yatırımları desteklediklerini dile getirerek, Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında toplam yatırım büyüklüğü 194 milyar lira olan 215 projenin desteklenmesine karar verildiğini söyledi.İleri malzeme teknolojileri ve kritik ham maddeler ile biyoteknoloji ve sürdürülebilir yaşam teknolojileri yatırımlarının hızlandırılacağını belirten Kacır, Bu vesileyle siz kıymetli müteşebbislerimizi, başvuruları 31 Temmuz'a kadar devam edecek olan bu çağrılarımıza katılmaya, Türkiye'nin kritik teknolojilerde üretim kabiliyetini daha ileri taşımaya davet ediyorum. ifadelerini kullandı.Bakan Kacır yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarına da ayrıcalıklı destekler sunduklarını aktararak, şöyle devam etti:Her üç program kapsamındaki yatırımlar için öz kaynakla gerçekleştirilecek makine alımlarında makine bedelinin yüzde 25'ine, yatırım tutarının yüzde 15'ine ve 301 milyon liraya kadar nakdi destek sunuyoruz. Yatırım kredilerinde 14,8 puana kadar desteği sağlıyoruz.Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi istihdam yoğun sektörlerde İstihdamı Koruma Programı'nı devreye aldıklarına değinen Kacır, hem KOBİ'lere hem büyük ölçekli işletmelere çalışan başına aylık 3 bin 500 lira destek sağladıklarını ifade etti. Kacır, imalat sanayisine yönelik 100 milyar liralık finansman desteği sunduklarını, Türkiye'nin kalkınma hedeflerine ulaşmasında iş dünyasının önemli rol üstlendiğini kaydetti.- Çölde su aramak gibi bir şeyAK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan da yeni hizmet binasının hayırlı olmasını diledi.Kentte önemli binalar inşa edilirken İzmir Büyükşehir Belediyesinin binasının nerede olduğunu bilmediklerini ifade eden İnan, Düşünün biz parti olarak da MÜSİAD olarak da vatandaşımıza hizmet ettiğimiz adresleri güçlendirerek yolumuza devam ediyoruz. Ama 25 senelik Cumhuriyet Halk Partisi belediyesi bugün İzmirliye uzun senedir, 6-7 senedir tek bir hizmet binasını kazandıramadı. dedi.İnan ilk yerel seçimde netice alarak İzmir'e belediye hizmet binası kazandıracaklarını vurgulayarak şunları kaydetti:25 sene boyunca bir arada olanların bu şehir, bu şehrin esnafları ve sanayicisi için tek bir adım atmadığını gördük. Şimdi ise bölünmüşlüklerinden bir fayda beklemek açıkçası çölde su aramak gibi bir şey. O nedenle bugün İzmirli hemşehrilerimizin gönlü ferah olsun, hizmet getirecek hamdolsun Valimiz, odalarımız, Cumhur İttifakı milletvekillerimiz, rektörlerimiz, MÜSİAD'ımız var.Programda İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir ve MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan Temur da konuşma yaptı.Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri — Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin bugün Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta Çin'den sonra en önde gelen ihracatçı ülke olduğunu söyledi.Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Şubesi'nin yeni hizmet binasının açılış törenine katılan Bakan Kacır, dünyanın jeopolitik, ekonomik ve teknolojik açıdan önemli dönüşümler yaşandığı bir süreçten geçtiğini belirtti.Bu dönemde ülkelerin yüksek teknoloji alanlarında üretim kapasitesini artırmaya ve tedarik zincirlerini güçlendirmeye yöneldiğini ifade eden Kacır, Türkiye'nin son 23 yılda oluşturduğu güçlü üretim ve teknoloji alt yapısıyla büyüme ve kalkınma yolculuğunu sürdürdüğünü, 2002 yılında 41 milyar dolar olan sanayi katma değerinin 250 milyar doların üzerine yükseldiğini kaydetti.Kacır, Türkiye'nin askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada, ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde de Avrupa'da lider olduğunu anlatarak, alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgar türbini üretiminde de Avrupa'nın önde gelen üreticileri arasında olduğunu ifade etti.İhracatta rekabet gücü ve kapasitenin arttığını belirten Kacır, 2002'de 36 milyar dolar olan yıllık ürün ihracatımızı 276 milyar dolara çıkardık. Türkiye bugün, Çin'den sonra, Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir. dedi.- Yatırım, üretim ve teknolojiye desteklerBakan Kacır, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda yatırım, üretim ve teknolojiyi desteklemeyi sürdüreceklerini belirterek, yüksek teknoloji yatırımlarını teşvik etmek amacıyla HIT-30 Programı'nı hayata geçirdiklerini söyledi.Kritik ve stratejik alanlarda yatırımlara finansman desteği sağladıklarını ifade eden Kacır, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı kapsamında 445 milyar lira yatırım tutarına sahip 81 projenin önünü açtıklarını kaydetti.Kacır, yeni teşvik sistemiyle teknoloji odaklı yatırımları desteklediklerini dile getirerek, Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında toplam yatırım büyüklüğü 194 milyar lira olan 215 projenin desteklenmesine karar verildiğini söyledi.İleri malzeme teknolojileri ve kritik ham maddeler ile biyoteknoloji ve sürdürülebilir yaşam teknolojileri yatırımlarının hızlandırılacağını belirten Kacır, Bu vesileyle siz kıymetli müteşebbislerimizi, başvuruları 31 Temmuz'a kadar devam edecek olan bu çağrılarımıza katılmaya, Türkiye'nin kritik teknolojilerde üretim kabiliyetini daha ileri taşımaya davet ediyorum. ifadelerini kullandı.Bakan Kacır yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarına da ayrıcalıklı destekler sunduklarını aktararak, şöyle devam etti:Her üç program kapsamındaki yatırımlar için öz kaynakla gerçekleştirilecek makine alımlarında makine bedelinin yüzde 25'ine, yatırım tutarının yüzde 15'ine ve 301 milyon liraya kadar nakdi destek sunuyoruz. Yatırım kredilerinde 14,8 puana kadar desteği sağlıyoruz.Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi istihdam yoğun sektörlerde İstihdamı Koruma Programı'nı devreye aldıklarına değinen Kacır, hem KOBİ'lere hem büyük ölçekli işletmelere çalışan başına aylık 3 bin 500 lira destek sağladıklarını ifade etti. Kacır, imalat sanayisine yönelik 100 milyar liralık finansman desteği sunduklarını, Türkiye'nin kalkınma hedeflerine ulaşmasında iş dünyasının önemli rol üstlendiğini kaydetti.- Çölde su aramak gibi bir şeyAK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan da yeni hizmet binasının hayırlı olmasını diledi.Kentte önemli binalar inşa edilirken İzmir Büyükşehir Belediyesinin binasının nerede olduğunu bilmediklerini ifade eden İnan, Düşünün biz parti olarak da MÜSİAD olarak da vatandaşımıza hizmet ettiğimiz adresleri güçlendirerek yolumuza devam ediyoruz. Ama 25 senelik Cumhuriyet Halk Partisi belediyesi bugün İzmirliye uzun senedir, 6-7 senedir tek bir hizmet binasını kazandıramadı. dedi.İnan ilk yerel seçimde netice alarak İzmir'e belediye hizmet binası kazandıracaklarını vurgulayarak şunları kaydetti:25 sene boyunca bir arada olanların bu şehir, bu şehrin esnafları ve sanayicisi için tek bir adım atmadığını gördük. Şimdi ise bölünmüşlüklerinden bir fayda beklemek açıkçası çölde su aramak gibi bir şey. O nedenle bugün İzmirli hemşehrilerimizin gönlü ferah olsun, hizmet getirecek hamdolsun Valimiz, odalarımız, Cumhur İttifakı milletvekillerimiz, rektörlerimiz, MÜSİAD'ımız var.Programda İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir ve MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan Temur da konuşma yaptı.Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail'in, Lübnan'ın Sur kentinde hastane çevresine düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısı 4'e yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-in-lubnan-in-sur-kentinde-hastane-cevresine-duzenledigi-saldirilarda-olenlerin-sayisi-4-e-yukseldi/856107/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-in-lubnan-in-sur-kentinde-hastane-cevresine-duzenledigi-saldirilarda-olenlerin-sayisi-4-e-yukseldi/856107/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:57:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Beyrut — İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Sur kentinde bulunan Cebel Amil Hastanesi çevresine dün düzenlediği hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 4'e yükseldiği, 127 kişinin de yaralandığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Beyrut Haberleri — İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Sur kentinde bulunan Cebel Amil Hastanesi çevresine dün düzenlediği hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 4'e yükseldiği, 127 kişinin de yaralandığı bildirildi.İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in dün akşam saatlerinde Cebel Amil Hastanesi çevresini hedef alan hava saldırılarında 4 kişinin yaşamını yitirdiği, 127 kişinin yaralandığı belirtildi.Açıklamada, yaralılardan 39'unun hastanenin sağlık, hemşirelik ve idari personelinden oluştuğu kaydedildi.Hastane çalışanları arasındaki yaralıların 4 doktor, 27 hemşire ve 8 idari personelden oluştuğu ifade edilen açıklamada, bunlardan 4'ünün durumunun ağır olduğu ve yoğun bakımda tedavi gördüğü aktarıldı.Saldırının hastanenin çeşitli kat ve bölümlerinde büyük hasara yol açtığı belirtilen açıklamada, otoparkın da ciddi şekilde zarar gördüğü kaydedildi.Sağlık Bakanlığı açıklamasında, tüm risklere rağmen hastaneyi açık tutarak sağlık hizmetlerini sürdürmeye devam eden yönetim ve çalışanların gösterdiği cesaret ve fedakarlığın takdirle karşılandığı ifade edildi.Açıklamada ayrıca, saldırının yol açtığı can kayıpları, yaralanmalar ve maddi hasarın, İsrail'in uluslararası hukuk ile uluslararası toplumun kabul ettiği kural ve kararları hiçe saydığını bir kez daha ortaya koyduğu savunuldu.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti bu süreçte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmeler sonucunda 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.Lübnan Sağlık Bakanlığı yaptığı son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan beri ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 433 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Beyrut Haberleri — İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Sur kentinde bulunan Cebel Amil Hastanesi çevresine dün düzenlediği hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 4'e yükseldiği, 127 kişinin de yaralandığı bildirildi.İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in dün akşam saatlerinde Cebel Amil Hastanesi çevresini hedef alan hava saldırılarında 4 kişinin yaşamını yitirdiği, 127 kişinin yaralandığı belirtildi.Açıklamada, yaralılardan 39'unun hastanenin sağlık, hemşirelik ve idari personelinden oluştuğu kaydedildi.Hastane çalışanları arasındaki yaralıların 4 doktor, 27 hemşire ve 8 idari personelden oluştuğu ifade edilen açıklamada, bunlardan 4'ünün durumunun ağır olduğu ve yoğun bakımda tedavi gördüğü aktarıldı.Saldırının hastanenin çeşitli kat ve bölümlerinde büyük hasara yol açtığı belirtilen açıklamada, otoparkın da ciddi şekilde zarar gördüğü kaydedildi.Sağlık Bakanlığı açıklamasında, tüm risklere rağmen hastaneyi açık tutarak sağlık hizmetlerini sürdürmeye devam eden yönetim ve çalışanların gösterdiği cesaret ve fedakarlığın takdirle karşılandığı ifade edildi.Açıklamada ayrıca, saldırının yol açtığı can kayıpları, yaralanmalar ve maddi hasarın, İsrail'in uluslararası hukuk ile uluslararası toplumun kabul ettiği kural ve kararları hiçe saydığını bir kez daha ortaya koyduğu savunuldu.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti bu süreçte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmeler sonucunda 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.Lübnan Sağlık Bakanlığı yaptığı son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan beri ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 433 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israil-in-lubnan-in-sur-kentinde-hastane-cevresine-duzenledigi-saldirilarda-olenlerin-sayisi-4-e-yukseldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Finlandiya Dışişleri Bakanı Valtonen'i kabul etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tbmm-baskani-kurtulmus-finlandiya-disisleri-bakani-valtonen-i-kabul-etti/856105/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tbmm-baskani-kurtulmus-finlandiya-disisleri-bakani-valtonen-i-kabul-etti/856105/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:54:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tbmm — TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret gerçekleştirdiği Helsinki'de Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen'i kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tbmm Haberleri — TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret gerçekleştirdiği Helsinki'de Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen'i kabul etti.Kurtulmuş, Finlandiya Parlamentosu'nda (Eduskunta) gerçekleşen kabulde, Türkiye ve Finlandiya arasındaki karşılıklı ziyaretlerin ilişkilerin her alanda gelişmesine olumlu katkı sunacağına inandığını ifade etti.Türkiye'nin yakın dönemde NATO çerçevesinde iki önemli toplantıya ev sahipliği yapacağını, bunlardan birisinin de 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO Liderler Zirvesi, diğerinin ise 28-29 Haziran'da İstanbul'da gerçekleştirilecek NATO Parlamenter Zirvesi olduğunu anımsatan Kurtulmuş, bu toplantıların NATO'nun geleceği ve Avrupa'nın güvenliği bakımından yeni perspektiflerin ortaya çıkmasına vesile olacağını vurguladı.Hem NATO hem Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin yeni ve daha önce olmayan sınamalarla, görüş ayrılıklarıyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Kurtulmuş, yaşanan gelişmelerin Avrupa'nın güvenliğinin yeniden düşünülmesini, NATO'nun fonksiyonlarının gözden geçirilmesini zorunlu kıldığını kaydetti.Türkiye'nin, AB üyeliğini stratejik bir hedef olarak gördüğünü belirten Kurtulmuş, Finlandiya'ya bu konuda verdiği destek için teşekkür etti.Son dönemlerde yaşanan sınamaların, birçok meselenin sadece silahla çözülebilecek sorunlar olmadığını gösterdiğini ifade eden Kurtulmuş, Türkiye'nin ülkeler arasındaki sorunların çözümünde diplomasiyi, müzakereyi, karşılıklı rızaya dayalı görüşmeleri en geçerli yol olarak kabul ettiğini vurguladı.Finlandiya'nın da arabuluculuk konusunda ciddi tecrübeye sahip olduğunu belirten Kurtulmuş, bölgesel ve küresel sorunların çözülmesi konusunda müzakereye dayalı anlayışı geliştirmenin önemine değindi.İki ülkenin, NATO'nun yeni fonksiyonları ve Avrupa'da güvenliğin nasıl artırılabileceği gibi birçok konuda yaklaşımının benzer olduğunu söyleyen Kurtulmuş, başta savunma sanayi olmak üzere, eğitim, enerji, turizm alanlarında iki ülke arasında ciddi iş birliklerinin geliştirilmesi imkanının bulunduğunu kaydetti.Görüşmede, Türkiye-Finlandiya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, Türkiye-İsveç Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Konya Milletvekili Abdullah Ağralı, TBMM İdare Amiri ve DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, TBMM İdare Amiri ve MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay, TBMM Katip Üyesi ve CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç ile Türkiye’nin Helsinki Büyükelçisi Deniz Çakar da yer aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tbmm Haberleri — TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret gerçekleştirdiği Helsinki'de Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen'i kabul etti.Kurtulmuş, Finlandiya Parlamentosu'nda (Eduskunta) gerçekleşen kabulde, Türkiye ve Finlandiya arasındaki karşılıklı ziyaretlerin ilişkilerin her alanda gelişmesine olumlu katkı sunacağına inandığını ifade etti.Türkiye'nin yakın dönemde NATO çerçevesinde iki önemli toplantıya ev sahipliği yapacağını, bunlardan birisinin de 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO Liderler Zirvesi, diğerinin ise 28-29 Haziran'da İstanbul'da gerçekleştirilecek NATO Parlamenter Zirvesi olduğunu anımsatan Kurtulmuş, bu toplantıların NATO'nun geleceği ve Avrupa'nın güvenliği bakımından yeni perspektiflerin ortaya çıkmasına vesile olacağını vurguladı.Hem NATO hem Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin yeni ve daha önce olmayan sınamalarla, görüş ayrılıklarıyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Kurtulmuş, yaşanan gelişmelerin Avrupa'nın güvenliğinin yeniden düşünülmesini, NATO'nun fonksiyonlarının gözden geçirilmesini zorunlu kıldığını kaydetti.Türkiye'nin, AB üyeliğini stratejik bir hedef olarak gördüğünü belirten Kurtulmuş, Finlandiya'ya bu konuda verdiği destek için teşekkür etti.Son dönemlerde yaşanan sınamaların, birçok meselenin sadece silahla çözülebilecek sorunlar olmadığını gösterdiğini ifade eden Kurtulmuş, Türkiye'nin ülkeler arasındaki sorunların çözümünde diplomasiyi, müzakereyi, karşılıklı rızaya dayalı görüşmeleri en geçerli yol olarak kabul ettiğini vurguladı.Finlandiya'nın da arabuluculuk konusunda ciddi tecrübeye sahip olduğunu belirten Kurtulmuş, bölgesel ve küresel sorunların çözülmesi konusunda müzakereye dayalı anlayışı geliştirmenin önemine değindi.İki ülkenin, NATO'nun yeni fonksiyonları ve Avrupa'da güvenliğin nasıl artırılabileceği gibi birçok konuda yaklaşımının benzer olduğunu söyleyen Kurtulmuş, başta savunma sanayi olmak üzere, eğitim, enerji, turizm alanlarında iki ülke arasında ciddi iş birliklerinin geliştirilmesi imkanının bulunduğunu kaydetti.Görüşmede, Türkiye-Finlandiya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, Türkiye-İsveç Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Konya Milletvekili Abdullah Ağralı, TBMM İdare Amiri ve DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, TBMM İdare Amiri ve MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay, TBMM Katip Üyesi ve CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç ile Türkiye’nin Helsinki Büyükelçisi Deniz Çakar da yer aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/tbmm-baskani-kurtulmus-finlandiya-disisleri-bakani-valtonen-i-kabul-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Washington'daki İsrail-Lübnan 4. tur görüşmeleri başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/washington-daki-israil-lubnan-4-tur-gorusmeleri-basladi/856104/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/washington-daki-israil-lubnan-4-tur-gorusmeleri-basladi/856104/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:51:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Washington Dc — İsrail ile Lübnan arasındaki 4.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Washington Dc Haberleri — İsrail ile Lübnan arasındaki 4. tur doğrudan görüşmelerinin ABD Dışişleri Bakanlığında başladığı bildirildi.İsrail ve Arap medyasına açıklama yapan yetkililer, Washington'daki Dışişleri Bakanlığında doğrudan görüşmelerin yeni turunun yerel saatle 09.00 civarında başladığını belirtti.Söz konusu görüşmelere, daha önceki turlarda olduğu gibi ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ve Bakanlık Yetkilisi Mike Needham, Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh ile eski Büyükelçisi ve Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Simon Karam, İsrail'i temsilen ise İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter ile İsrail'in Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Yossi Draznin'in ve diğer bazı yetkililerin katıldığı aktarıldı.- İsrail ile Lübnan arasındaki görüşmelerİsrail ve Lübnan'ın Washington'daki büyükelçileri, 14 Nisan, 23 Nisan ve 14 Mayıs'ta ABD arabuluculuğunda müzakerelere hazırlık kapsamında bir araya gelmişti.ABD Dışişleri Bakanlığında gerçekleştirilen ilk toplantı, 1993'ten bu yana en üst düzey doğrudan görüşme olarak kayıtlara geçmişti.Görüşmelere, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Lübnan ve İsrail'in Washington büyükelçileri katılmıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etmişti.Lübnan'da İsrail ile doğrudan müzakere başlığı, iç siyasette ve kamuoyunda en tartışmalı konuların başında geliyor.Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Nevvaf Selam, müzakereleri kanın durdurulması ve kalıcı çözüm için zorunlu ve tek seçenek olarak değerlendirirken, Hizbullah ve ona yakın çevreler ise doğrudan temasları teslimiyet şeklinde nitelendirerek sürece karşı çıkıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Washington Dc Haberleri — İsrail ile Lübnan arasındaki 4. tur doğrudan görüşmelerinin ABD Dışişleri Bakanlığında başladığı bildirildi.İsrail ve Arap medyasına açıklama yapan yetkililer, Washington'daki Dışişleri Bakanlığında doğrudan görüşmelerin yeni turunun yerel saatle 09.00 civarında başladığını belirtti.Söz konusu görüşmelere, daha önceki turlarda olduğu gibi ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ve Bakanlık Yetkilisi Mike Needham, Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh ile eski Büyükelçisi ve Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Simon Karam, İsrail'i temsilen ise İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter ile İsrail'in Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Yossi Draznin'in ve diğer bazı yetkililerin katıldığı aktarıldı.- İsrail ile Lübnan arasındaki görüşmelerİsrail ve Lübnan'ın Washington'daki büyükelçileri, 14 Nisan, 23 Nisan ve 14 Mayıs'ta ABD arabuluculuğunda müzakerelere hazırlık kapsamında bir araya gelmişti.ABD Dışişleri Bakanlığında gerçekleştirilen ilk toplantı, 1993'ten bu yana en üst düzey doğrudan görüşme olarak kayıtlara geçmişti.Görüşmelere, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Lübnan ve İsrail'in Washington büyükelçileri katılmıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etmişti.Lübnan'da İsrail ile doğrudan müzakere başlığı, iç siyasette ve kamuoyunda en tartışmalı konuların başında geliyor.Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Nevvaf Selam, müzakereleri kanın durdurulması ve kalıcı çözüm için zorunlu ve tek seçenek olarak değerlendirirken, Hizbullah ve ona yakın çevreler ise doğrudan temasları teslimiyet şeklinde nitelendirerek sürece karşı çıkıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/washington-daki-israil-lubnan-4-tur-gorusmeleri-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GÜNCELLEME - Dışişleri Bakanı Fidan, Trump'ın NATO Zirvesi'ne katılmayı planladığını söyledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/guncelleme-disisleri-bakani-fidan-trump-in-nato-zirvesi-ne-katilmayi-planladigini-soyledi/856103/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/guncelleme-disisleri-bakani-fidan-trump-in-nato-zirvesi-ne-katilmayi-planladigini-soyledi/856103/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:48:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — RÖPORTAJIN DETAYLARI EKLENDİ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen ay birkaç kez telefonda görüştüğü ABD Başkanı Donald Trump'ın, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne katılmayı planladığını ifade etti. Fidan, Singapur ziyareti kapsamında Bloomberg TV'ye değerlendirmede bulundu.ABD Başkanı Trump'ın, NATO Ankara Zirvesi'ne katılımına ilişkin soruya Bildiğimiz kadarıyla evet, katılmayı planlıyor. yanıtını veren Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçen ay birkaç kez telefonda görüştüğü Trump'ın her seferinde zirveye katılacağını belirttiğini aktardı.Fidan, siyasi söylemlere rağmen ABD'nin İttifaka bağlılığını sürdürdüğünü ve NATO'dan çekilebileceği yönündeki uyarıları hayata geçirmeyi planladığına dair hiçbir belirti göstermediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:ABD, müttefiklere savunma harcamalarını artırmaları ve kendi güvenlikleri için daha büyük sorumluluk almaları konusunda sürekli baskı yapıyor. Avrupalılar mesajı aldı ve NATO bünyesinde savunma bütçelerini yükseltmek için şimdiden adım attı. Liderler bir araya geldiğinde kaydedilen ilerlemeyi gözden geçireceğiz.Bakan Fidan, ABD-İran arasında yürütülen müzakerelerde Türkiye'nin desteğini vurgulayarak her iki tarafın da ateşkesi uzatmak için samimi bir çaba içinde olduğunun altını çizdi.Ateşkese rağmen İsrail ordusunun, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'a yönelik saldırılarının, bu görüşmeleri baltalayabilecek önemli bir risk oluşturduğuna işaret eden Fidan, Amerikalıların ve İranlıların samimi olduklarına eminim. Ateşkes ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasını istiyorlar ancak İsrail'in niyetinden emin değilim. dedi.Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile İsrail'in Lübnan'daki askeri operasyonlarını genişletmesine ilişkin telefonda görüştüğünü belirterek şunları söyledi:İran, Amerikalılarla tüm cephelerde ateşkes sağlanması konusunda bir mutabakat sağladıklarını düşünüyor. Bu yüzden müzakerelere katılıyorlar. İsrail'in son müdahalesi, işgali ve operasyonlarının ateşkes anlaşmasının açık bir ihlali olduğunu düşünüyorlar. Bence bu durum, müzakereleri sürdürmelerini son derece zorlaştıracaktır.Fidan, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından, tarafların birbirlerine saldırmama konusunda mutabık kaldıklarını belirttiği sosyal medya paylaşımını da hatırlattı.İran'a yönelik ABD saldırılarının tekrar başlama ihtimaline yönelik soruya yanıt veren Fidan, şöyle devam etti:Umarız böyle bir şey olmaz zira geçen sefer böyle bir durum yaşandığında özellikle enerji, güvenlik ve enflasyon alanlarında küresel ekonomik etkilerini gördük. Sadece İran’da ve Körfez ülkelerinde kaybedilecek insan hayatlarını, altyapı ve üst yapının tahribatını ve savaşın başka bölgelere sıçrama olasılığını hesaba katmıyorum. İşte bu yüzden arabulucular, tarafların gerçekten bir uzlaşma ve anlaşmaya varmalarına yardımcı olmak için ellerinden geleni yapıyorlar.- Bölgesel krizlerFidan, ABD'nin NATO'dan çıkacağına ilişkin siyasi tartışmaların yer almasına rağmen İsveç'te düzenlenen NATO Gayriresmi Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda görüştüğü ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'dan bu yönde bir işaret almadığını söyledi.Bakan Fidan, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Savaş Bakanlığının NATO üyesi ülkelerle işbirliğini sürdürdüğüne dikkati çekti.Bölgesel krizlerin Türkiye'nin ticaret ve ekonomisinin üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Fidan, Türk ekonomisinin ihracat, turizm ve sanayiye dayalı olduğunu fakat petrol zenginliğine sahip olmadığını dile getirdi.Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Kovid-19 salgınının ardından İran'daki savaşın da Türkiye'nin üzerine ağır yük getirdiğine dikkati çekerek şunları ifade etti:Enerji fiyatlarına büyük bir yük bindirdi. Enerji güvenliği ve enerjiye erişim bakımından Körfez ülkelerinden gemiyle gelen enerjiye bağlı olan ülkeler gibi değiliz. Çünkü Rusya, Azerbaycan ve İran'dan gelen boru hatlarımız var. Bu açıdan bir sorunumuz yok. Ancak bu, bizi enerji, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artıştan korumuyor. Bu nedenle fiyatlar etkileniyor, enflasyon üzerinde baskıya sebep oluyor.Hakan Fidan, diplomatlar olarak savaşı durdurmak, barış, istikrar, kalkınma ve ticarete müsait bir ortam oluşturmak için çalıştıklarını vurguladı.ABD'den bir dolar swap hattı görebilir miyiz? sorusunu yanıtlayan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanımızla yakın zamanda bir görüşmem olmadı. Ancak böyle bir konunun gündeme gelmediğini biliyorum. dedi.Fidan, muhabirin böyle bir hattın faydalı olup olmayacağı sorusuna cevaben, Emin değilim. Hazine ve Maliye Bakanı ile görüşmem gerekiyor çünkü mikro göstergeler, rakamlar ve veriler kendisinde bulunuyor. Ayrıca bu konunun kabinemiz içinde derinlemesine tartışılması ve elbette nihai olarak Sayın Cumhurbaşkanı'nın onayından geçmesi gerektiğini düşünüyorum. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen ay birkaç kez telefonda görüştüğü ABD Başkanı Donald Trump'ın, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne katılmayı planladığını ifade etti. Fidan, Singapur ziyareti kapsamında Bloomberg TV'ye değerlendirmede bulundu.ABD Başkanı Trump'ın, NATO Ankara Zirvesi'ne katılımına ilişkin soruya Bildiğimiz kadarıyla evet, katılmayı planlıyor. yanıtını veren Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçen ay birkaç kez telefonda görüştüğü Trump'ın her seferinde zirveye katılacağını belirttiğini aktardı.Fidan, siyasi söylemlere rağmen ABD'nin İttifaka bağlılığını sürdürdüğünü ve NATO'dan çekilebileceği yönündeki uyarıları hayata geçirmeyi planladığına dair hiçbir belirti göstermediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:ABD, müttefiklere savunma harcamalarını artırmaları ve kendi güvenlikleri için daha büyük sorumluluk almaları konusunda sürekli baskı yapıyor. Avrupalılar mesajı aldı ve NATO bünyesinde savunma bütçelerini yükseltmek için şimdiden adım attı. Liderler bir araya geldiğinde kaydedilen ilerlemeyi gözden geçireceğiz.Bakan Fidan, ABD-İran arasında yürütülen müzakerelerde Türkiye'nin desteğini vurgulayarak her iki tarafın da ateşkesi uzatmak için samimi bir çaba içinde olduğunun altını çizdi.Ateşkese rağmen İsrail ordusunun, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'a yönelik saldırılarının, bu görüşmeleri baltalayabilecek önemli bir risk oluşturduğuna işaret eden Fidan, Amerikalıların ve İranlıların samimi olduklarına eminim. Ateşkes ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasını istiyorlar ancak İsrail'in niyetinden emin değilim. dedi.Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile İsrail'in Lübnan'daki askeri operasyonlarını genişletmesine ilişkin telefonda görüştüğünü belirterek şunları söyledi:İran, Amerikalılarla tüm cephelerde ateşkes sağlanması konusunda bir mutabakat sağladıklarını düşünüyor. Bu yüzden müzakerelere katılıyorlar. İsrail'in son müdahalesi, işgali ve operasyonlarının ateşkes anlaşmasının açık bir ihlali olduğunu düşünüyorlar. Bence bu durum, müzakereleri sürdürmelerini son derece zorlaştıracaktır.Fidan, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından, tarafların birbirlerine saldırmama konusunda mutabık kaldıklarını belirttiği sosyal medya paylaşımını da hatırlattı.İran'a yönelik ABD saldırılarının tekrar başlama ihtimaline yönelik soruya yanıt veren Fidan, şöyle devam etti:Umarız böyle bir şey olmaz zira geçen sefer böyle bir durum yaşandığında özellikle enerji, güvenlik ve enflasyon alanlarında küresel ekonomik etkilerini gördük. Sadece İran’da ve Körfez ülkelerinde kaybedilecek insan hayatlarını, altyapı ve üst yapının tahribatını ve savaşın başka bölgelere sıçrama olasılığını hesaba katmıyorum. İşte bu yüzden arabulucular, tarafların gerçekten bir uzlaşma ve anlaşmaya varmalarına yardımcı olmak için ellerinden geleni yapıyorlar.- Bölgesel krizlerFidan, ABD'nin NATO'dan çıkacağına ilişkin siyasi tartışmaların yer almasına rağmen İsveç'te düzenlenen NATO Gayriresmi Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda görüştüğü ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'dan bu yönde bir işaret almadığını söyledi.Bakan Fidan, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Savaş Bakanlığının NATO üyesi ülkelerle işbirliğini sürdürdüğüne dikkati çekti.Bölgesel krizlerin Türkiye'nin ticaret ve ekonomisinin üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Fidan, Türk ekonomisinin ihracat, turizm ve sanayiye dayalı olduğunu fakat petrol zenginliğine sahip olmadığını dile getirdi.Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Kovid-19 salgınının ardından İran'daki savaşın da Türkiye'nin üzerine ağır yük getirdiğine dikkati çekerek şunları ifade etti:Enerji fiyatlarına büyük bir yük bindirdi. Enerji güvenliği ve enerjiye erişim bakımından Körfez ülkelerinden gemiyle gelen enerjiye bağlı olan ülkeler gibi değiliz. Çünkü Rusya, Azerbaycan ve İran'dan gelen boru hatlarımız var. Bu açıdan bir sorunumuz yok. Ancak bu, bizi enerji, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki artıştan korumuyor. Bu nedenle fiyatlar etkileniyor, enflasyon üzerinde baskıya sebep oluyor.Hakan Fidan, diplomatlar olarak savaşı durdurmak, barış, istikrar, kalkınma ve ticarete müsait bir ortam oluşturmak için çalıştıklarını vurguladı.ABD'den bir dolar swap hattı görebilir miyiz? sorusunu yanıtlayan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanımızla yakın zamanda bir görüşmem olmadı. Ancak böyle bir konunun gündeme gelmediğini biliyorum. dedi.Fidan, muhabirin böyle bir hattın faydalı olup olmayacağı sorusuna cevaben, Emin değilim. Hazine ve Maliye Bakanı ile görüşmem gerekiyor çünkü mikro göstergeler, rakamlar ve veriler kendisinde bulunuyor. Ayrıca bu konunun kabinemiz içinde derinlemesine tartışılması ve elbette nihai olarak Sayın Cumhurbaşkanı'nın onayından geçmesi gerektiğini düşünüyorum. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/guncelleme-disisleri-bakani-fidan-trump-in-nato-zirvesi-ne-katilmayi-planladigini-soyledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rize'de hastanede bebeğe kötü muamelede bulunulduğu iddiası üzerine inceleme başlatıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/rize-de-hastanede-bebege-kotu-muamelede-bulunuldugu-iddiasi-uzerine-inceleme-baslatildi/856102/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/rize-de-hastanede-bebege-kotu-muamelede-bulunuldugu-iddiasi-uzerine-inceleme-baslatildi/856102/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:45:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Rize — Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi gören bir bebeğe yönelik kötü muamelede bulunulduğu iddiaları üzerine inceleme başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Rize Haberleri — Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi gören bir bebeğe yönelik kötü muamelede bulunulduğu iddiaları üzerine inceleme başlatıldı.İl Sağlık Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, İlimiz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi görmekte olan bir bebeğe yönelik kötü muamelede bulunulduğuna ilişkin iddialar üzerine hastane yönetimimiz tarafından inceleme başlatılmıştır. ifadelerine yer verildi.Açıklamada, hasta güvenliği ve sağlık hizmetlerinin etik ilkeler doğrultusunda yürütülmesi hususunda kurumun hassasiyetinin en üst düzeyde olduğu kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Rize Haberleri — Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi gören bir bebeğe yönelik kötü muamelede bulunulduğu iddiaları üzerine inceleme başlatıldı.İl Sağlık Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, İlimiz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi görmekte olan bir bebeğe yönelik kötü muamelede bulunulduğuna ilişkin iddialar üzerine hastane yönetimimiz tarafından inceleme başlatılmıştır. ifadelerine yer verildi.Açıklamada, hasta güvenliği ve sağlık hizmetlerinin etik ilkeler doğrultusunda yürütülmesi hususunda kurumun hassasiyetinin en üst düzeyde olduğu kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/rize-de-hastanede-bebege-kotu-muamelede-bulunuldugu-iddiasi-uzerine-inceleme-baslatildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>AB, yaz yangınlarına karşı en güçlü kapasiteyle mücadele edecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ab-yaz-yanginlarina-karsi-en-guclu-kapasiteyle-mucadele-edecek/856101/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ab-yaz-yanginlarina-karsi-en-guclu-kapasiteyle-mucadele-edecek/856101/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:45:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Brüksel — Avrupa Birliği (AB), artan orman yangını riskine karşı 2026 yaz sezonunda şimdiye kadarki en büyük ortak yangınla mücadele kapasitesini devreye alacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Brüksel Haberleri — Avrupa Birliği (AB), artan orman yangını riskine karşı 2026 yaz sezonunda şimdiye kadarki en büyük ortak yangınla mücadele kapasitesini devreye alacak. AB Komisyonu, artan orman yangını risklerine karşı bu yaz AB Sivil Koruma Mekanizması kapsamında şimdiye kadarki en büyük ortak müdahale kapasitesinin hazırlandığını duyurdu.Açıklamada, 14 Avrupa ülkesinden 777 itfaiyecinin yangın riski yüksek olan Yunanistan, İtalya, Fransa, İspanya, Portekiz ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) önceden konuşlandırılacağı belirtildi.AB filosunda bulunan 22 yangın söndürme uçağı ve 5 helikopterin de ihtiyaç halinde destek vermeye hazır tutulacağı bilgisi verilen açıklamada, bunun 2022'de başlatılan ön konuşlandırma programından bu yana en yüksek katılım seviyesi olduğu ifade edildi.Açıklamada, son yıllarda orman yangını dönemlerinin uzadığı, yangınların daha erken ve daha yıkıcı hale geldiği belirtilerek, orman yangını sezonu boyunca AB'nin 7 gün 24 saat Acil Durum Müdahale Koordinasyon Merkezi'nden riskleri takip edeceği ve konuşlandırmaları destekleyeceği kaydedildi.Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi'nin sürekli orman yangını risk tahminleri sağlayacağı belirtilen açıklamada, Copernicus gibi AB uydu hizmetlerinin sahada karar alma süreçlerini desteklemek için acil durum haritalaması ve coğrafi analiz sunacağı ifade edildi.Açıklamada, AB'nin, Avrupa ve Güney Akdeniz bölgesinde orman yangını hazırlık ve müdahale kapasitelerini güçlendirmek amacıyla 2026 yılında GKRY'de yeni bir Avrupa bölgesel yangın söndürme istasyonu kuracağı, istasyonun 6 uçağın önceden konuşlandırılmasına olanak sağlayacağı, sivil koruma uygulayıcıları için eğitim ve tatbikatlar düzenleyeceği belirtildi.Avrupa'da orman yangınlarının boyutu ve şiddeti artarken, kıta genelinde 2025 yılında 1 milyon hektardan fazla alanın yanmasıyla şimdiye kadarki en kötü sezon yaşanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Brüksel Haberleri — Avrupa Birliği (AB), artan orman yangını riskine karşı 2026 yaz sezonunda şimdiye kadarki en büyük ortak yangınla mücadele kapasitesini devreye alacak. AB Komisyonu, artan orman yangını risklerine karşı bu yaz AB Sivil Koruma Mekanizması kapsamında şimdiye kadarki en büyük ortak müdahale kapasitesinin hazırlandığını duyurdu.Açıklamada, 14 Avrupa ülkesinden 777 itfaiyecinin yangın riski yüksek olan Yunanistan, İtalya, Fransa, İspanya, Portekiz ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) önceden konuşlandırılacağı belirtildi.AB filosunda bulunan 22 yangın söndürme uçağı ve 5 helikopterin de ihtiyaç halinde destek vermeye hazır tutulacağı bilgisi verilen açıklamada, bunun 2022'de başlatılan ön konuşlandırma programından bu yana en yüksek katılım seviyesi olduğu ifade edildi.Açıklamada, son yıllarda orman yangını dönemlerinin uzadığı, yangınların daha erken ve daha yıkıcı hale geldiği belirtilerek, orman yangını sezonu boyunca AB'nin 7 gün 24 saat Acil Durum Müdahale Koordinasyon Merkezi'nden riskleri takip edeceği ve konuşlandırmaları destekleyeceği kaydedildi.Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi'nin sürekli orman yangını risk tahminleri sağlayacağı belirtilen açıklamada, Copernicus gibi AB uydu hizmetlerinin sahada karar alma süreçlerini desteklemek için acil durum haritalaması ve coğrafi analiz sunacağı ifade edildi.Açıklamada, AB'nin, Avrupa ve Güney Akdeniz bölgesinde orman yangını hazırlık ve müdahale kapasitelerini güçlendirmek amacıyla 2026 yılında GKRY'de yeni bir Avrupa bölgesel yangın söndürme istasyonu kuracağı, istasyonun 6 uçağın önceden konuşlandırılmasına olanak sağlayacağı, sivil koruma uygulayıcıları için eğitim ve tatbikatlar düzenleyeceği belirtildi.Avrupa'da orman yangınlarının boyutu ve şiddeti artarken, kıta genelinde 2025 yılında 1 milyon hektardan fazla alanın yanmasıyla şimdiye kadarki en kötü sezon yaşanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gümüşhane'de bir kişi karısını darbederek öldürdü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gumushane-de-bir-kisi-karisini-darbederek-oldurdu/856100/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gumushane-de-bir-kisi-karisini-darbederek-oldurdu/856100/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:45:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gümüşhane — Gümüşhane'nin Torul ilçesinde bir kişi eşini darbederek öldürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane Haberleri — Gümüşhane'nin Torul ilçesinde bir kişi eşini darbederek öldürdü.Merkez Mahallesi'ndeki evlerinin önünde H.P. (27) ile eşi Arzu P. (26) henüz belirlenemeyen nedenle tartıştı.Tartışmanın büyümesi üzerine H.P, karısını darbetti.İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Ekiplerce yapılan incelemede, kafasına darbe alan Arzu P'nin hayatını kaybettiği belirlendi.Arzu P'nin cenazesi, incelemenin ardından Gümüşhane Devlet Hastanesi morguna gönderildi.Olay yerinden kaçan zanlının yakalanması için çalışmalar devam ediyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gümüşhane Haberleri — Gümüşhane'nin Torul ilçesinde bir kişi eşini darbederek öldürdü.Merkez Mahallesi'ndeki evlerinin önünde H.P. (27) ile eşi Arzu P. (26) henüz belirlenemeyen nedenle tartıştı.Tartışmanın büyümesi üzerine H.P, karısını darbetti.İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Ekiplerce yapılan incelemede, kafasına darbe alan Arzu P'nin hayatını kaybettiği belirlendi.Arzu P'nin cenazesi, incelemenin ardından Gümüşhane Devlet Hastanesi morguna gönderildi.Olay yerinden kaçan zanlının yakalanması için çalışmalar devam ediyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/gumushane-de-bir-kisi-karisini-darbederek-oldurdu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrailli aşırı sağcı milletvekilleri, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetine ilişkin Meclis’te düzenlenen paneli bastı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israilli-asiri-sagci-milletvekilleri-bati-seria-daki-yerlesimci-siddetine-iliskin-meclis-te-duzenlenen-paneli-basti/856099/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israilli-asiri-sagci-milletvekilleri-bati-seria-daki-yerlesimci-siddetine-iliskin-meclis-te-duzenlenen-paneli-basti/856099/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:45:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kudüs — Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon iktidarına mensup aşırı sağcı milletvekilleri, panele katılanlara sürgün tehditleri savurdu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kudüs Haberleri — İsrail'de koalisyon iktidarının aşırı sağcı milletvekilleri, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin işgal altındaki Batı Şeria'da giderek artan şiddet eylemlerini ele almak için Meclis’te düzenlenen paneli basarak katılımcıları sürgün etmekle tehdit etti.The Times of Israel gazetesinin haberine göre, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Hadaş ve Ta'al partileri tarafından Meclis'te düzenlenen Uygulamada Tehcir: Saldırı Altındaki Filistinli Topluluklar başlıklı panelde Filistinlilerin Batı Şeria’dan zorla sürgün ettirilmesi ve giderek artan yerleşimci şiddeti ele alındı.Aşırı sağcı koalisyona iktidarına mensup bazı milletvekilleri, barış aktivistleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, yabancı diplomatlar ve Filistin asıllı İsrail milletvekillerinin katıldığı paneli basarak tehditler savurdu.- İsrailli aşırı sağcı vekillerden sürgün tehditleriEtkinliği basan aşırı sağcı milletvekilleri arasında yer alan Dini Siyonizm Partisi Milletvekili Zvi Sukkot, Sizi tehcir edeceğiz ancak bunu kurallara uygun olarak yapacağız. sözleriyle katılımcıları tehdit etti.Yahudi Gücü Partisi milletvekili Almog Cohen ise Bizden bir anne ağlayacağına sizden iki bin anne ağlasın. şeklinde bağırdı.Öte yandan Likud Partisinin aşırı sağcı Milletvekili Nissim Vaturi’nin, panel için hazırlanan ikramları salondan alarak Meclis koridorlarında dağıttığı ve bu sırada yiyecekleri teröristlerden alıyorum şeklinde bağırdığı anlara ait görüntüleri sosyal medyada paylaşıldı.Hadaş ve Ta’al partilerinden yapılan ortak açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerden Yoram Metzger’in gelini Ayala Metzger’in de aşırı sağcı milletvekillerinin terör destekçisi şeklindeki hakaret ve tehditlerine maruz kaldığının altı çizildi.Açıklamada, aşırı sağcı milletvekillerinin paneli basması şiddet gösterisi, kışkırtıcılık ve siyasi haydutluk olarak nitelendirildi.İsrail'in Gazze'ye saldırı başlattığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki BatıŞeria'da baskın, gözaltı ve saldırılarda ciddi artış yaşanıyor. İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, neredeyse her gün Batı Şeria'nın farklı bölgelerine baskınlar düzenliyor. Bu saldırılar, sık sık ölüm, yaralanma, gözaltı, mülkü tahrip etme; ekin ve hayvanları zarar vermeyle sonuçlanıyor.Filistin makamlarının verilerine göre, İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te düzenlediği saldırılarda yaklaşık 1200 Filistinli hayatını kaybetti, 13 bin kişi yaralandı, 23 bin kişi gözaltına alındı, 33 bin kişi ise zorla yerinden edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kudüs Haberleri — İsrail'de koalisyon iktidarının aşırı sağcı milletvekilleri, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin işgal altındaki Batı Şeria'da giderek artan şiddet eylemlerini ele almak için Meclis’te düzenlenen paneli basarak katılımcıları sürgün etmekle tehdit etti.The Times of Israel gazetesinin haberine göre, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Hadaş ve Ta'al partileri tarafından Meclis'te düzenlenen Uygulamada Tehcir: Saldırı Altındaki Filistinli Topluluklar başlıklı panelde Filistinlilerin Batı Şeria’dan zorla sürgün ettirilmesi ve giderek artan yerleşimci şiddeti ele alındı.Aşırı sağcı koalisyona iktidarına mensup bazı milletvekilleri, barış aktivistleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, yabancı diplomatlar ve Filistin asıllı İsrail milletvekillerinin katıldığı paneli basarak tehditler savurdu.- İsrailli aşırı sağcı vekillerden sürgün tehditleriEtkinliği basan aşırı sağcı milletvekilleri arasında yer alan Dini Siyonizm Partisi Milletvekili Zvi Sukkot, Sizi tehcir edeceğiz ancak bunu kurallara uygun olarak yapacağız. sözleriyle katılımcıları tehdit etti.Yahudi Gücü Partisi milletvekili Almog Cohen ise Bizden bir anne ağlayacağına sizden iki bin anne ağlasın. şeklinde bağırdı.Öte yandan Likud Partisinin aşırı sağcı Milletvekili Nissim Vaturi’nin, panel için hazırlanan ikramları salondan alarak Meclis koridorlarında dağıttığı ve bu sırada yiyecekleri teröristlerden alıyorum şeklinde bağırdığı anlara ait görüntüleri sosyal medyada paylaşıldı.Hadaş ve Ta’al partilerinden yapılan ortak açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirlerden Yoram Metzger’in gelini Ayala Metzger’in de aşırı sağcı milletvekillerinin terör destekçisi şeklindeki hakaret ve tehditlerine maruz kaldığının altı çizildi.Açıklamada, aşırı sağcı milletvekillerinin paneli basması şiddet gösterisi, kışkırtıcılık ve siyasi haydutluk olarak nitelendirildi.İsrail'in Gazze'ye saldırı başlattığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki BatıŞeria'da baskın, gözaltı ve saldırılarda ciddi artış yaşanıyor. İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, neredeyse her gün Batı Şeria'nın farklı bölgelerine baskınlar düzenliyor. Bu saldırılar, sık sık ölüm, yaralanma, gözaltı, mülkü tahrip etme; ekin ve hayvanları zarar vermeyle sonuçlanıyor.Filistin makamlarının verilerine göre, İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te düzenlediği saldırılarda yaklaşık 1200 Filistinli hayatını kaybetti, 13 bin kişi yaralandı, 23 bin kişi gözaltına alındı, 33 bin kişi ise zorla yerinden edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israilli-asiri-sagci-milletvekilleri-bati-seria-daki-yerlesimci-siddetine-iliskin-meclis-te-duzenlenen-paneli-basti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
