<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Milli bilek güreşçi 15 yaşındaki Taha'nın hedefi dünya şampiyonluğu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-bilek-guresci-15-yasindaki-taha-nin-hedefi-dunya-sampiyonlugu/852952/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-bilek-guresci-15-yasindaki-taha-nin-hedefi-dunya-sampiyonlugu/852952/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Van — Van'ın Erciş ilçesinde yaşayan milli sporcu Taha Yasin Zortul, Avrupa Şampiyonası'ndaki başarısını dünya şampiyonluğuyla taçlandırmak için çalışmalarını sürdürüyor - Milli sporcu Taha: - Avrupa Şampiyonası'nda 15 yaş kategorisinde emeklerim, dualarım ve inancımla sol kolda Avrupa şampiyonu oldum. Sağ kolda ise Avrupa ikinciliği elde ettim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Van Haberleri — NECMETTİN KARACA - Van'ın Erciş ilçesinde yaşayan milli sporcu Taha Yasin Zortul, Avrupa Bilek Güreşi Şampiyonası'nda kazandığı altın ve gümüş madalyaların ardından gözünü dünya şampiyonluğuna çevirdi.Erciş Sosyal Bilimler Lisesi öğrencisi 15 yaşındaki Taha, 9 Nisan'da Yalova'da düzenlenen Nurettin Yüksel Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonası'nda 45 kiloda birinci oldu ve milli takıma seçildi.Milli sporcu, 10-14 Mayıs'ta Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Avrupa Bilek Güreşi Şampiyonası'nda sol kolda altın, sağ kolda gümüş madalya kazandı.Milli sporcu, 26 Ekim-7 Kasım'da Hindistan'da yapılacak Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'nda iki kolda da altın madalya kazanmayı hedefliyor.- Altın madalya kazanmayı hedefliyorumTaha, AA muhabirine, yaklaşık iki yıldır bilek güreşi sporuyla ilgilendiğini söyledi.Başarılarıyla gurur duyduğunu, daha büyük zaferlere odaklandığını aktaran Taha, Bilek güreşi sporuna 9. sınıfta, okul sporları aracılığıyla başladım. Türkiye birinciliği elde ettim. Bu başarı sayesinde milli takıma girmeye hak kazandım. Avrupa Şampiyonası'nda 15 yaş kategorisinde emeklerim, dualarım ve inancımla sol kolda Avrupa şampiyonu oldum. Sağ kolda ise Avrupa ikinciliği elde ettim. Bu sonuçlar benim için büyük bir gurur kaynağı oldu. Başarımı dünya şampiyonasında da sürdürmeyi hedefliyorum. diye konuştu.Onlarca ülkeden yüzlerce sporcunun mücadele ettiği organizasyonda İstiklal Marşı'nı okutmanın ve ay-yıldızlı bayrağı dalgalandırmanın gururunu yaşadığını dile getiren Taha Yasin, Şu an hedefim dünya şampiyonluğu. Önümde yaklaşık 4-5 aylık hazırlık süreci var. Şampiyonada ülkemizi en iyi şekilde temsil ederek birinci olmayı, altın madalya kazanmayı hedefliyorum. dedi.- Ülkemize birçok madalya kazandırmayı hedefliyoruzAntrenör Ali Tunahan Şefketoğlu, Taha Yasin'in, Avrupa Şampiyonası'nda elde ettiği başarıyla gurur duyduklarını ifade etti.Şefketoğlu, dünya şampiyonasına hazırlandıklarını aktaran Şefketoğlu, Orada da şampiyonluk hedefliyoruz. İlçemizde yaklaşık 50 sporcumuz var. Hepsini Türkiye şampiyonasına hazırlıyoruz. Gelecek yıllarda da ülkemize birçok madalya kazandırmayı hedefliyoruz. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Van Haberleri — NECMETTİN KARACA - Van'ın Erciş ilçesinde yaşayan milli sporcu Taha Yasin Zortul, Avrupa Bilek Güreşi Şampiyonası'nda kazandığı altın ve gümüş madalyaların ardından gözünü dünya şampiyonluğuna çevirdi.Erciş Sosyal Bilimler Lisesi öğrencisi 15 yaşındaki Taha, 9 Nisan'da Yalova'da düzenlenen Nurettin Yüksel Türkiye Bilek Güreşi Şampiyonası'nda 45 kiloda birinci oldu ve milli takıma seçildi.Milli sporcu, 10-14 Mayıs'ta Macaristan'ın başkenti Budapeşte'deki Avrupa Bilek Güreşi Şampiyonası'nda sol kolda altın, sağ kolda gümüş madalya kazandı.Milli sporcu, 26 Ekim-7 Kasım'da Hindistan'da yapılacak Dünya Bilek Güreşi Şampiyonası'nda iki kolda da altın madalya kazanmayı hedefliyor.- Altın madalya kazanmayı hedefliyorumTaha, AA muhabirine, yaklaşık iki yıldır bilek güreşi sporuyla ilgilendiğini söyledi.Başarılarıyla gurur duyduğunu, daha büyük zaferlere odaklandığını aktaran Taha, Bilek güreşi sporuna 9. sınıfta, okul sporları aracılığıyla başladım. Türkiye birinciliği elde ettim. Bu başarı sayesinde milli takıma girmeye hak kazandım. Avrupa Şampiyonası'nda 15 yaş kategorisinde emeklerim, dualarım ve inancımla sol kolda Avrupa şampiyonu oldum. Sağ kolda ise Avrupa ikinciliği elde ettim. Bu sonuçlar benim için büyük bir gurur kaynağı oldu. Başarımı dünya şampiyonasında da sürdürmeyi hedefliyorum. diye konuştu.Onlarca ülkeden yüzlerce sporcunun mücadele ettiği organizasyonda İstiklal Marşı'nı okutmanın ve ay-yıldızlı bayrağı dalgalandırmanın gururunu yaşadığını dile getiren Taha Yasin, Şu an hedefim dünya şampiyonluğu. Önümde yaklaşık 4-5 aylık hazırlık süreci var. Şampiyonada ülkemizi en iyi şekilde temsil ederek birinci olmayı, altın madalya kazanmayı hedefliyorum. dedi.- Ülkemize birçok madalya kazandırmayı hedefliyoruzAntrenör Ali Tunahan Şefketoğlu, Taha Yasin'in, Avrupa Şampiyonası'nda elde ettiği başarıyla gurur duyduklarını ifade etti.Şefketoğlu, dünya şampiyonasına hazırlandıklarını aktaran Şefketoğlu, Orada da şampiyonluk hedefliyoruz. İlçemizde yaklaşık 50 sporcumuz var. Hepsini Türkiye şampiyonasına hazırlıyoruz. Gelecek yıllarda da ülkemize birçok madalya kazandırmayı hedefliyoruz. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hindistan, ABD, Avustralya ve Japonya dışişleri bakanları, Quad toplantısı kapsamında görüştü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hindistan-abd-avustralya-ve-japonya-disisleri-bakanlari-quad-toplantisi-kapsaminda-gorustu/852950/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hindistan-abd-avustralya-ve-japonya-disisleri-bakanlari-quad-toplantisi-kapsaminda-gorustu/852950/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Hindistan, ABD, Avustralya ve Japonya dışişleri bakanları, Quad toplantısı kapsamında Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Hindistan, ABD, Avustralya ve Japonya dışişleri bakanları, Quad toplantısı kapsamında Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de bir araya geldi.Indian Express gazetesinin haberine göre, Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong ve Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu, yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısında konuştu.Hindistan Dışişleri Bakanı Jaishankar, Hint-Pasifik bölgesinin farklı uçlarında yer alan ülkeler olarak özellikle bu bölgeyi ilgilendiren konularda görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti.Denizcilik alanındaki işbirliğini derinleştirmeye devam edeceklerini vurgulayan Jaishankar, üye ülkelerin yenilik ve yaratıcılığı teşvik eden açık toplumlar olduğunu ifade etti.ABD Dışişleri Bakanı Rubio, görüşme sonucunda deniz güvenliği alanında somut adımlar atıldığını ifade ederek, Hint-Pasifik Deniz Gözetleme İşbirliği Girişiminin başlatıldığını, Hint-Pasifik Deniz Alanı Farkındalık Girişiminin de genişletildiğini duyurdu.Rubio, kritik mineraller, enerji, yakıt güvenliği gibi konularda çeşitli girişimlerin hayata geçirileceğini aktararak, ülkesinin ittifaka son derece bağlı olduğunu söyledi.Avustralya Dışişleri Bakanı Wong, bölgenin ciddi ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu belirterek, denizcilik alanında duyurulan girişimlerin önemine değindi.Japonya Dışişleri Bakanı Motegi, Hürmüz Boğazı'nda serbest ve güvenli seyrüseferin sağlanması konusundaki diplomatik çabaların önemini teyit ettiklerini dile getirdi.Motegi, Quad kapsamında birlikte çalışarak bölgeye gerçek anlamda fayda sağlayacak bir işbirliğini teşvik etmek istediklerini söyledi.- QuadDörtlü Güvenlik Diyaloğu (QSD) ya da Quad olarak bilinen, ABD, Avustralya, Hindistan ve Japonya arasında 2007'de başlatılan diyalog forumu 2017'de dörtlü ittifak haline dönüştürülmüştü.Çin'e karşı gayri resmi stratejik forum olarak bilinen ve Asya'daki demokrasi yayı şeklinde nitelendirilen ittifak, düzenli toplantılarla karşılıklı bilgi alışverişi yapıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Hindistan, ABD, Avustralya ve Japonya dışişleri bakanları, Quad toplantısı kapsamında Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de bir araya geldi.Indian Express gazetesinin haberine göre, Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong ve Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu, yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısında konuştu.Hindistan Dışişleri Bakanı Jaishankar, Hint-Pasifik bölgesinin farklı uçlarında yer alan ülkeler olarak özellikle bu bölgeyi ilgilendiren konularda görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti.Denizcilik alanındaki işbirliğini derinleştirmeye devam edeceklerini vurgulayan Jaishankar, üye ülkelerin yenilik ve yaratıcılığı teşvik eden açık toplumlar olduğunu ifade etti.ABD Dışişleri Bakanı Rubio, görüşme sonucunda deniz güvenliği alanında somut adımlar atıldığını ifade ederek, Hint-Pasifik Deniz Gözetleme İşbirliği Girişiminin başlatıldığını, Hint-Pasifik Deniz Alanı Farkındalık Girişiminin de genişletildiğini duyurdu.Rubio, kritik mineraller, enerji, yakıt güvenliği gibi konularda çeşitli girişimlerin hayata geçirileceğini aktararak, ülkesinin ittifaka son derece bağlı olduğunu söyledi.Avustralya Dışişleri Bakanı Wong, bölgenin ciddi ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu belirterek, denizcilik alanında duyurulan girişimlerin önemine değindi.Japonya Dışişleri Bakanı Motegi, Hürmüz Boğazı'nda serbest ve güvenli seyrüseferin sağlanması konusundaki diplomatik çabaların önemini teyit ettiklerini dile getirdi.Motegi, Quad kapsamında birlikte çalışarak bölgeye gerçek anlamda fayda sağlayacak bir işbirliğini teşvik etmek istediklerini söyledi.- QuadDörtlü Güvenlik Diyaloğu (QSD) ya da Quad olarak bilinen, ABD, Avustralya, Hindistan ve Japonya arasında 2007'de başlatılan diyalog forumu 2017'de dörtlü ittifak haline dönüştürülmüştü.Çin'e karşı gayri resmi stratejik forum olarak bilinen ve Asya'daki demokrasi yayı şeklinde nitelendirilen ittifak, düzenli toplantılarla karşılıklı bilgi alışverişi yapıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/hindistan-abd-avustralya-ve-japonya-disisleri-bakanlari-quad-toplantisi-kapsaminda-gorustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adana'da köpek kulübesine sakladığı uyuşturucuyu satarken yakalanan sanığa dava</title>
      <link>https://www.canligaste.com/adana-da-kopek-kulubesine-sakladigi-uyusturucuyu-satarken-yakalanan-saniga-dava/852949/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/adana-da-kopek-kulubesine-sakladigi-uyusturucuyu-satarken-yakalanan-saniga-dava/852949/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:18:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Adana — Adana'da evinin bahçesindeki köpek kulübesine gizlediği uyuşturucuyu satarken yakalanan sanığa 22 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle dava açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Adana Haberleri — Adana'da evinin bahçesindeki köpek kulübesine gizlediği uyuşturucuyu satarken yakalanan sanığa 22 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle dava açıldı.Seyhan ilçesi Yeşilyurt Mahallesi'ndeki iki katlı müstakil evinde uyuşturucu ticareti yaptığı gerekçesiyle 2 Nisan'da tutuklanan T.D. hakkında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın tamamlanmasıyla iddianame hazırlandı.Sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 7 yıl 6 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapsinin istendiği iddianame, Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.İddianamede T.D'nin, evinin bahçesindeki köpek kulübesine gizlediği 20,98 gram sentetik uyuşturucu ve 152 uyuşturucu hapı, gece saatlerinde yanına gelen kişiye satarken polis ekiplerince yakalandığı belirtildi.Sanığın ikametinde hassas terazi ve kenevir parçaları, telefon yazışmalarında da uyuşturucu ticaretine ilişkin şifreli konuşmalar bulunduğu bilgisi iddianamede yer aldı.Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen T.D'nin yargılanmasına gelecek günlerde başlanacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Adana Haberleri — Adana'da evinin bahçesindeki köpek kulübesine gizlediği uyuşturucuyu satarken yakalanan sanığa 22 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle dava açıldı.Seyhan ilçesi Yeşilyurt Mahallesi'ndeki iki katlı müstakil evinde uyuşturucu ticareti yaptığı gerekçesiyle 2 Nisan'da tutuklanan T.D. hakkında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın tamamlanmasıyla iddianame hazırlandı.Sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 7 yıl 6 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapsinin istendiği iddianame, Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.İddianamede T.D'nin, evinin bahçesindeki köpek kulübesine gizlediği 20,98 gram sentetik uyuşturucu ve 152 uyuşturucu hapı, gece saatlerinde yanına gelen kişiye satarken polis ekiplerince yakalandığı belirtildi.Sanığın ikametinde hassas terazi ve kenevir parçaları, telefon yazışmalarında da uyuşturucu ticaretine ilişkin şifreli konuşmalar bulunduğu bilgisi iddianamede yer aldı.Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen T.D'nin yargılanmasına gelecek günlerde başlanacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/adana-da-kopek-kulubesine-sakladigi-uyusturucuyu-satarken-yakalanan-saniga-dava.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli Halterci Harun Algül'ün hedefi dördüncü Avrupa şampiyonluğu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-halterci-harun-algul-un-hedefi-dorduncu-avrupa-sampiyonlugu/852948/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-halterci-harun-algul-un-hedefi-dorduncu-avrupa-sampiyonlugu/852948/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gaziantep — Şampiyonada yeniden altın madalya kazanarak, ülkemi dördüncü kez Avrupa şampiyonluğuyla gururlandıracağıma inanıyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gaziantep Haberleri — BEYZA KAYNARPUNAR - Kariyerinde 3 Avrupa şampiyonluğu bulunan milli halterci Harun Algül, 12-19 Ekim tarihlerinde Arnavutluk'ta düzenlenecek Avrupa Gençler ve 23 Yaş Altı Halter Şampiyonası'nda dördüncü kez zirveye çıkmayı hedefliyor.Gaziantep Üniversitesi öğrencisi Harun Algül, AA muhabirine, elde ettiği başarıların kendisini mutlu ettiğini söyledi.Harun Algül, 2023 yılında Romanya'da düzenlenen Gençler Avrupa Şampiyonası'nda, 2024'te Polonya'da gerçekleştirilen Gençler ve 23 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası'nda, 2025'te de Moldova'da yapılan Büyükler Avrupa Şampiyonası'nda altın madalya kazandığını hatırlattı.Çalışmalarını Gaziantep'teki Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezinde sürdürdüğünü belirten Harun, yeni başarılara odaklandığını ifade etti.Halterin zor bir spor dalı olduğunu dile getiren Harun Algül, Halter benim için pes etmemeyi ifade ediyor. Her zorluğun üstesinden gelerek zirveye çıkmayı öğretiyor. Aynı zamanda sabrı, çalışmayı ve emek vermeyi de öğretiyor. dedi.Hedefine ulaşmak için yoğun tempoda çalıştığını vurgulayan Harun, şunları kaydetti:Şu an Gençler ve 23 Yaş Altı Avrupa Halter Şampiyonası'na hazırlanıyorum. Antrenmanlarımı aksatmadan sürdürüyorum. Çünkü ben bu sporu bayrağımı ve ülkemi gururlandırmak için yapıyorum. Bu nedenle elimden gelenin en iyisini ortaya koymaya çalışıyorum. Arnavutluk'un Durres kentinde düzenlenecek şampiyonada yeniden altın madalya kazanarak, ülkemi dördüncü kez Avrupa şampiyonluğuyla gururlandıracağıma inanıyorum.- Hocasının güveni tamAntrenör Murat Özaslan da sporcusuyla gurur duyduğunu belirtti.Şampiyonaya kısa süre kaldığını ve hazırlıkların yoğun şekilde devam ettiğini aktaran Özaslan, şöyle konuştu:Avrupa Şampiyonası'na kısa bir süre kaldı. Bu nedenle çalışmalarımız daha da yoğunlaştı. Kuvvet antrenmanlarımızı tamamladık, artık ağır antrenman dönemine girdik. Temennimiz yeniden Avrupa şampiyonu olup kürsünün en üst basamağında İstiklal Marşı'mızı okutması ve bayrağımızı göndere çektirmesi. İnşallah başarılı oluruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gaziantep Haberleri — BEYZA KAYNARPUNAR - Kariyerinde 3 Avrupa şampiyonluğu bulunan milli halterci Harun Algül, 12-19 Ekim tarihlerinde Arnavutluk'ta düzenlenecek Avrupa Gençler ve 23 Yaş Altı Halter Şampiyonası'nda dördüncü kez zirveye çıkmayı hedefliyor.Gaziantep Üniversitesi öğrencisi Harun Algül, AA muhabirine, elde ettiği başarıların kendisini mutlu ettiğini söyledi.Harun Algül, 2023 yılında Romanya'da düzenlenen Gençler Avrupa Şampiyonası'nda, 2024'te Polonya'da gerçekleştirilen Gençler ve 23 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası'nda, 2025'te de Moldova'da yapılan Büyükler Avrupa Şampiyonası'nda altın madalya kazandığını hatırlattı.Çalışmalarını Gaziantep'teki Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezinde sürdürdüğünü belirten Harun, yeni başarılara odaklandığını ifade etti.Halterin zor bir spor dalı olduğunu dile getiren Harun Algül, Halter benim için pes etmemeyi ifade ediyor. Her zorluğun üstesinden gelerek zirveye çıkmayı öğretiyor. Aynı zamanda sabrı, çalışmayı ve emek vermeyi de öğretiyor. dedi.Hedefine ulaşmak için yoğun tempoda çalıştığını vurgulayan Harun, şunları kaydetti:Şu an Gençler ve 23 Yaş Altı Avrupa Halter Şampiyonası'na hazırlanıyorum. Antrenmanlarımı aksatmadan sürdürüyorum. Çünkü ben bu sporu bayrağımı ve ülkemi gururlandırmak için yapıyorum. Bu nedenle elimden gelenin en iyisini ortaya koymaya çalışıyorum. Arnavutluk'un Durres kentinde düzenlenecek şampiyonada yeniden altın madalya kazanarak, ülkemi dördüncü kez Avrupa şampiyonluğuyla gururlandıracağıma inanıyorum.- Hocasının güveni tamAntrenör Murat Özaslan da sporcusuyla gurur duyduğunu belirtti.Şampiyonaya kısa süre kaldığını ve hazırlıkların yoğun şekilde devam ettiğini aktaran Özaslan, şöyle konuştu:Avrupa Şampiyonası'na kısa bir süre kaldı. Bu nedenle çalışmalarımız daha da yoğunlaştı. Kuvvet antrenmanlarımızı tamamladık, artık ağır antrenman dönemine girdik. Temennimiz yeniden Avrupa şampiyonu olup kürsünün en üst basamağında İstiklal Marşı'mızı okutması ve bayrağımızı göndere çektirmesi. İnşallah başarılı oluruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Lokman Hekim Üniversitesinde işitme, denge ve dil konuşma hizmeti tek çatı altında</title>
      <link>https://www.canligaste.com/lokman-hekim-universitesinde-isitme-denge-ve-dil-konusma-hizmeti-tek-cati-altinda/852947/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/lokman-hekim-universitesinde-isitme-denge-ve-dil-konusma-hizmeti-tek-cati-altinda/852947/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:15:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Lokman Hekim Akay Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı ve Lokman Hekim Üniversitesi İşitme, Denge ve Dil Konuşma Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Hatice Seyra Erbek: - Özellikle 4 yaş öncesinde tanı konulması çok önemli. Bu dönemde müdahale edildiğinde çocukların dil gelişimi ve akademik becerilerinde kayıp yaşanmıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Lokman Hekim Üniversitesi bünyesinde yaklaşık iki yıldır faaliyet gösteren İşitme, Denge ve Dil Konuşma Merkezi, Türkiye'de bu üç alanı tek çatı altında buluşturan yapı olarak hizmet vermeye devam ediyor.Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Lokman Hekim Akay Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı ve Lokman Hekim Üniversitesi İşitme, Denge ve Dil Konuşma Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Hatice Seyra Erbek, yaklaşık iki yıldır hizmet veren merkezin aynı zamanda eğitim amacıyla da kullanıldığını belirtti.Erbek, Lokman Hekim Üniversitesi Tıp Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji, Dil Konuşma Bölümleri öğrencilerimiz burada birebir hasta gözlemleme imkanı buluyor. Hizmet veren kadromuz tamamen akademik kişilerden oluşuyor. ifadelerini kullandı.Merkezin teknik altyapısına da değinen Erbek, kullanılan cihazların güncel teknolojiye sahip olduğunu belirterek, kapsamlı değerlendirme yapılabildiğini kaydetti.Erbek, merkezde yenidoğandan ileri yaş grubuna kadar tüm bireylere yönelik hizmet verildiğini aktararak, İşitme kaybına neden olan hastalıklar kapsamlı testlerle değerlendiriliyor. Sadece işitme değil, denge bozukluklarıyla ilgili de kapsamlı inceleme yapabiliyoruz. Beyin sapı, beyincik ve denge organlarını ayrı ayrı değerlendirme imkanımız bulunuyor. değerlendirmelerinde bulundu.Vertigo tedavisinde kullanılan vestibüler rehabilitasyon uygulamalarına ilişkin bilgi veren Erbek, sanal gerçeklik destekli sistemlerle hastaların takip edildiğini ve tedavi sürecinin kayıt altına alınabildiğini belirtti.- Özellikle 4 yaş öncesinde tanı konulması çok önemliLokman Hekim Üniversitesinde bulunan merkezin Türkiye'de işitme, denge ve dil-konuşma alanlarını aynı çatı altında buluşturan ilk yapı olduğunun bilgisini veren Erbek, Sıfır yaştan ileri yaş grubuna kadar işitmeyi etkileyen tüm hastalıklara tanı koyabiliyoruz. ifadesini kullandı.Erbek, yenidoğan işitme taramasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, Türkiye'de her 1000 doğumda 1 ila 4 arasında işitme kaybının görülebildiğini anlattı.Erbek, Özellikle 4 yaş öncesinde tanı konulması çok önemli. Bu dönemde müdahale edildiğinde çocukların dil gelişimi ve akademik becerilerinde kayıp yaşanmıyor. değerlendirmesinde bulundu.Merkezin, Sağlık Bakanlığı tarafından yönlendirilen yenidoğanların değerlendirildiği referans merkezlerinden biri olduğunu belirten Erbek, yenidoğan işitme tarama hizmetinin ücretsiz sunulduğunu kaydetti.Dil ve konuşma alanında da hizmet verildiğini aktaran Prof. Dr. Erbek, özellikle yutma bozukluğu yaşayan hastaların multidisipliner yaklaşımla değerlendirildiğini aktardı.Erbek, Burada önemli olan doğru nedeni tespit etmek ve hastaya uygun çözümü üretmek. Hasta normal beslenmeye dönebiliyorsa bu bizim için önemli bir başarı ölçütü. değerlendirmesini yaptı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Lokman Hekim Üniversitesi bünyesinde yaklaşık iki yıldır faaliyet gösteren İşitme, Denge ve Dil Konuşma Merkezi, Türkiye'de bu üç alanı tek çatı altında buluşturan yapı olarak hizmet vermeye devam ediyor.Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Lokman Hekim Akay Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı ve Lokman Hekim Üniversitesi İşitme, Denge ve Dil Konuşma Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Hatice Seyra Erbek, yaklaşık iki yıldır hizmet veren merkezin aynı zamanda eğitim amacıyla da kullanıldığını belirtti.Erbek, Lokman Hekim Üniversitesi Tıp Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji, Dil Konuşma Bölümleri öğrencilerimiz burada birebir hasta gözlemleme imkanı buluyor. Hizmet veren kadromuz tamamen akademik kişilerden oluşuyor. ifadelerini kullandı.Merkezin teknik altyapısına da değinen Erbek, kullanılan cihazların güncel teknolojiye sahip olduğunu belirterek, kapsamlı değerlendirme yapılabildiğini kaydetti.Erbek, merkezde yenidoğandan ileri yaş grubuna kadar tüm bireylere yönelik hizmet verildiğini aktararak, İşitme kaybına neden olan hastalıklar kapsamlı testlerle değerlendiriliyor. Sadece işitme değil, denge bozukluklarıyla ilgili de kapsamlı inceleme yapabiliyoruz. Beyin sapı, beyincik ve denge organlarını ayrı ayrı değerlendirme imkanımız bulunuyor. değerlendirmelerinde bulundu.Vertigo tedavisinde kullanılan vestibüler rehabilitasyon uygulamalarına ilişkin bilgi veren Erbek, sanal gerçeklik destekli sistemlerle hastaların takip edildiğini ve tedavi sürecinin kayıt altına alınabildiğini belirtti.- Özellikle 4 yaş öncesinde tanı konulması çok önemliLokman Hekim Üniversitesinde bulunan merkezin Türkiye'de işitme, denge ve dil-konuşma alanlarını aynı çatı altında buluşturan ilk yapı olduğunun bilgisini veren Erbek, Sıfır yaştan ileri yaş grubuna kadar işitmeyi etkileyen tüm hastalıklara tanı koyabiliyoruz. ifadesini kullandı.Erbek, yenidoğan işitme taramasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, Türkiye'de her 1000 doğumda 1 ila 4 arasında işitme kaybının görülebildiğini anlattı.Erbek, Özellikle 4 yaş öncesinde tanı konulması çok önemli. Bu dönemde müdahale edildiğinde çocukların dil gelişimi ve akademik becerilerinde kayıp yaşanmıyor. değerlendirmesinde bulundu.Merkezin, Sağlık Bakanlığı tarafından yönlendirilen yenidoğanların değerlendirildiği referans merkezlerinden biri olduğunu belirten Erbek, yenidoğan işitme tarama hizmetinin ücretsiz sunulduğunu kaydetti.Dil ve konuşma alanında da hizmet verildiğini aktaran Prof. Dr. Erbek, özellikle yutma bozukluğu yaşayan hastaların multidisipliner yaklaşımla değerlendirildiğini aktardı.Erbek, Burada önemli olan doğru nedeni tespit etmek ve hastaya uygun çözümü üretmek. Hasta normal beslenmeye dönebiliyorsa bu bizim için önemli bir başarı ölçütü. değerlendirmesini yaptı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hakkari-Van kara yolundaki ulaşım sorunu kurumların ortak çabasıyla giderildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hakkari-van-kara-yolundaki-ulasim-sorunu-kurumlarin-ortak-cabasiyla-giderildi/852945/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hakkari-van-kara-yolundaki-ulasim-sorunu-kurumlarin-ortak-cabasiyla-giderildi/852945/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Hakkari — Heyelan sonucu kapanan yolda Milli Savunma Bakanlığı, Hakkari Valiliği, Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü ve DSİ 17. Bölge Müdürlüğünün çalışmaları sonucu açılan alternatif güzergah ve kurulan panel köprüler sayesinde yeniden kesintisiz ulaşım imkanı sağlandı - Bölgeden geçen sürücülerden Murat Arslan: - Önceki geçici alternatif güzergahlardan 1,5 saate yakın yol gidiyorduk. Hem rampaydı hem de sıkıntılıydı ama şu an çok şükür rahat. Köprülerimiz de iyi. Buradan gidince 10 dakikada geçiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Hakkari Haberleri — SAYİM HARMANCI/HİKMET TEMEŞ - Hakkari'de meydana gelen heyelan sonucu Hakkari-Van kara yolunda yaşanan ulaşım sıkıntısı, Milli Savunma Bakanlığı, Hakkari Valiliği, Karayolları ve DSİ ekiplerinin çalışmaları sonucu açılan alternatif güzergah ve kurulan iki panel köprüyle giderildi.Merkeze bağlı Akçalı köyü mevkisinde 13 Nisan'da meydana gelen heyelan sonucu yolun kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle vatandaşların ulaşımda sorun yaşamaması için Karayolları 11. Bölge Müdürlüğünce çalışma yürütüldü.Bu kapsamda Tatlı köyü mevkisinde yapılan 2,5 kilometrelik alternatif yolun ana yola bağlanması için devreye giren Milli Savunma Bakanlığınca Zap Suyu'nun üzerinde 39 metrelik panel köprü inşa edildi.Köprünün tamamlanmasıyla kontrollü geçişlerin başladığı söz konusu güzergahın gidiş geliş şeklinde kullanılması için Mehmetçiğin inşa ettiği köprünün yanına Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü tarafından da ikinci panel köprü kuruldu.Alternatif güzergah ve inşa edilen panel köprüler sayesinde yaşanan sorunu ortadan kaldırıldı, sürücü ve yolcular yeniden kesintisiz ulaşım imkanına kavuştu.Devlet Su İşleri 17. Bölge Müdürlüğü ekipleri de kütle halinde kayan toprak nedeniyle yatağı daralan Zap Suyu kenarında çalışma yürüttü.Bölgede olası taşkın tehlikesine karşı gece gündüz çalışan ekipler, köprülerin bulunduğu noktada da tahkimat işlemi yaptı.Bölgeden geçen sürücülerden Murat Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çalışmalarda emeği geçen kurumlara ve personele teşekkür etti.Kentte meydana gelen heyelan nedeniyle ulaşımda sıkıntı yaşadıklarını belirten Arslan, şunları kaydetti:Şu an çok güzel iki köprümüz var. Tonajlı araçların geçebileceği şekilde inşa edilmiş. Yol sıkıntımız şu an yok. Kentteki herkesin beklentisi Berçelan'da yapılacak bir alternatif yoldur. Önce açılan geçici güzergahlardan 1,5 saate yakın yol gidiyorduk. Hem rampaydı hem de sıkıntılıydı ama şu an çok şükür rahat. Köprülerimiz de iyi. Buradan gidince 10 dakikada geçiyoruz. Allah razı olsun.- Önceki güzergahtan ulaşım sıkıntılıydıSürücü Seyfettin Seyhan ise yapılan yeni yol ve köprülerden memnun kaldıklarını dile getirerek, Çok şükür ulaşım rahatladı. Önceki güzergahtan ulaşım sıkıntılıydı. Buranın açılması iyi oldu. dedi.DSİ personeli Engin Çiğdem de bölgede iki panel köprünün trafiğe açıldığını anlatarak, Şu an bir sıkıntı yok. İlerleyen süreçte yeni köprüler de yapılacak. Biz de DSİ olarak taş tahkimatı yapıyoruz. Ulaşım çok rahatladı. İki şeritli bir yol açıldı. Çalışmalar da sürüyor. diye konuştu.Esnaf Fevzi İrdem de heyelan nedeniyle ulaşımda sıkıntı yaşadıklarını, yapılan yol ve köprülerle bu sorunun aşıldığını belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.Kentin coğrafi olarak zorlu bir yapısı olduğunu kaydeden İrdem, Allah'a şükür şu an alternatif yolumuz açıldı. Devlet büyüklerimizden isteğimiz, Berçelan yolunun açılmasıdır. Yol konusu herkesi ilgilendiren bir konu. Yapılan hizmeti ufak görmemek lazım ama bu hizmetle de yetinmemek lazım. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Hakkari Haberleri — SAYİM HARMANCI/HİKMET TEMEŞ - Hakkari'de meydana gelen heyelan sonucu Hakkari-Van kara yolunda yaşanan ulaşım sıkıntısı, Milli Savunma Bakanlığı, Hakkari Valiliği, Karayolları ve DSİ ekiplerinin çalışmaları sonucu açılan alternatif güzergah ve kurulan iki panel köprüyle giderildi.Merkeze bağlı Akçalı köyü mevkisinde 13 Nisan'da meydana gelen heyelan sonucu yolun kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle vatandaşların ulaşımda sorun yaşamaması için Karayolları 11. Bölge Müdürlüğünce çalışma yürütüldü.Bu kapsamda Tatlı köyü mevkisinde yapılan 2,5 kilometrelik alternatif yolun ana yola bağlanması için devreye giren Milli Savunma Bakanlığınca Zap Suyu'nun üzerinde 39 metrelik panel köprü inşa edildi.Köprünün tamamlanmasıyla kontrollü geçişlerin başladığı söz konusu güzergahın gidiş geliş şeklinde kullanılması için Mehmetçiğin inşa ettiği köprünün yanına Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü tarafından da ikinci panel köprü kuruldu.Alternatif güzergah ve inşa edilen panel köprüler sayesinde yaşanan sorunu ortadan kaldırıldı, sürücü ve yolcular yeniden kesintisiz ulaşım imkanına kavuştu.Devlet Su İşleri 17. Bölge Müdürlüğü ekipleri de kütle halinde kayan toprak nedeniyle yatağı daralan Zap Suyu kenarında çalışma yürüttü.Bölgede olası taşkın tehlikesine karşı gece gündüz çalışan ekipler, köprülerin bulunduğu noktada da tahkimat işlemi yaptı.Bölgeden geçen sürücülerden Murat Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çalışmalarda emeği geçen kurumlara ve personele teşekkür etti.Kentte meydana gelen heyelan nedeniyle ulaşımda sıkıntı yaşadıklarını belirten Arslan, şunları kaydetti:Şu an çok güzel iki köprümüz var. Tonajlı araçların geçebileceği şekilde inşa edilmiş. Yol sıkıntımız şu an yok. Kentteki herkesin beklentisi Berçelan'da yapılacak bir alternatif yoldur. Önce açılan geçici güzergahlardan 1,5 saate yakın yol gidiyorduk. Hem rampaydı hem de sıkıntılıydı ama şu an çok şükür rahat. Köprülerimiz de iyi. Buradan gidince 10 dakikada geçiyoruz. Allah razı olsun.- Önceki güzergahtan ulaşım sıkıntılıydıSürücü Seyfettin Seyhan ise yapılan yeni yol ve köprülerden memnun kaldıklarını dile getirerek, Çok şükür ulaşım rahatladı. Önceki güzergahtan ulaşım sıkıntılıydı. Buranın açılması iyi oldu. dedi.DSİ personeli Engin Çiğdem de bölgede iki panel köprünün trafiğe açıldığını anlatarak, Şu an bir sıkıntı yok. İlerleyen süreçte yeni köprüler de yapılacak. Biz de DSİ olarak taş tahkimatı yapıyoruz. Ulaşım çok rahatladı. İki şeritli bir yol açıldı. Çalışmalar da sürüyor. diye konuştu.Esnaf Fevzi İrdem de heyelan nedeniyle ulaşımda sıkıntı yaşadıklarını, yapılan yol ve köprülerle bu sorunun aşıldığını belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.Kentin coğrafi olarak zorlu bir yapısı olduğunu kaydeden İrdem, Allah'a şükür şu an alternatif yolumuz açıldı. Devlet büyüklerimizden isteğimiz, Berçelan yolunun açılmasıdır. Yol konusu herkesi ilgilendiren bir konu. Yapılan hizmeti ufak görmemek lazım ama bu hizmetle de yetinmemek lazım. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/hakkari-van-kara-yolundaki-ulasim-sorunu-kurumlarin-ortak-cabasiyla-giderildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hikaye anlatıcısı Nadir Nahdi, ortak hikayelerin toplulukları bir araya getirdiğini söyledi:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hikaye-anlaticisi-nadir-nahdi-ortak-hikayelerin-topluluklari-bir-araya-getirdigini-soyledi/852944/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hikaye-anlaticisi-nadir-nahdi-ortak-hikayelerin-topluluklari-bir-araya-getirdigini-soyledi/852944/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Hem Batılı hem Doğuluydum ve bu deneyimin sosyal medyada yeterince ifade edilmediğini ya da temsil edilmediğini hissettim. İnsanların örnek alabileceği seslere ihtiyacı vardı. Ben de o kuşağa ses veren birçok insandan biri oldum - Büyük etkiye sahip insanlar sorumluluk almadığında büyük hayal kırıklıkları yaratabiliyor. Güçlü etkiye sahip olmak büyük bir güç ama aynı zamanda büyük sorumluluk getiriyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — ÖZLEM LİMON - Hikaye anlatım platformu BENI'nin kurucusu, sunucu, sinemacı ve yapımcı Nadir Nahdi, BENI'nin temelinde insanların kendi hikayelerini anlatabilmesi fikrinin yer aldığını, ortak bir gelecek vizyonu kurmanın toplulukları bir araya getiren en önemli unsur olduğunu söyledi.Londra'da doğan ve yüksek lisansını London School of Economics'te tamamlayan Nahdi, akademik eğitimi ile kişisel deneyimlerinin şekillendirdiği, stratejik ve araştırma temelli bir hikaye anlatımı yaklaşımını benimsiyor.Nahdi, Yemen, Pakistan, Kenya ve Endonezya kökenlerinden beslenen anlatılarında kimlik, aidiyet ve kültürel nüanslara odaklanıyor, miras ile modern kimlik arasında köprü kuran anlatılar üzerinden farklı coğrafyalardaki izleyicilerle bağ kurmayı amaçlıyor.- İnsanların örnek alabileceği seslere ihtiyacı vardıNadir Nahdi, anlatı odaklı içeriğe ve kültürel bağ kurmaya odaklanan BENI platformunu AA muhabirine anlattı.BENI'nin temelinde Eğer kendi hikayeni anlatmazsan, başkası senin yerine anlatır. fikrinin yer aldığını belirten Nahdi, bu nedenle deneyimleri ifade etme konusunda büyük tutku duyduğunu söyledi.Nahdi, diaspora geçmişine sahip insanların ifade etmekte zorlandığı deneyimleri anlatmaya çalıştığına değinerek, şunları kaydetti:Her şey hikayeyle ve insanları bir araya getirebilecek bir gelecek vizyonu oluşturmakla ilgili. Çok kültürlü bir evde, Batı'da büyüdüm ama başka bir mirasa da sahiptim. Aynı anda hem Batılı hem Doğuluydum ve bu deneyimin sosyal medyada yeterince ifade edilmediğini ya da temsil edilmediğini hissettim. Benim kuşağımdan birçok insan dışlanma, yanlış temsil edilme ve ana akım medyada ötekileştirilme gibi zorluklarla büyüdü. İnsanların örnek alabileceği seslere ihtiyacı vardı. Ben de o kuşağa ses veren birçok insandan biri oldum. Bu benim için çok ilham verici.Geleceğe dair bir vizyon olması gerektiğini aktaran Nahdi, insanların inanabileceği ve ilham alabileceği hikayelere ihtiyaç duyduğunu, geleceğin yalnızca karamsarlık ve felaket üzerinden anlatılması halinde insanların anlamlı şekilde bir araya gelemeyeceğini vurguladı.Ortak vizyonun önemini dile getiren Nahdi, Annem bana ilişkiler bağlamında hep şunu söylerdi: 'Bir evliliği ayakta tutan şey aşk ya da para değildir, ortak bir vizyondur.' Bir partnerle ortak bir vizyon paylaştığınızda hayatın uzun yolculuğunu birlikte sürdürebilirsiniz. İster toplum, ister arkadaşlık, ister topluluk olsun bence tüm ilişkiler böyle. İnsanların ortak hikaye ya da ortak vizyon etrafında birleşmesi gerekiyor. Asıl zor olan da o vizyonu tanımlamak. İnsanlık olarak ne için bir araya geldiğimizi, ne için mücadele edip fedakarlık yapacağımızı bulmamız gerekiyor. şeklinde konuştu.- Sizi fazla niş ya da zor yapan şey aslında sizin süper gücünüz olabilirHikaye anlatıcısı Nahdi, insanların ve kurumların kendilerini özdeşleşemedikleri biçimlerde temsil etmesinden yorulduğunu dile getirerek, sosyal medya kuşağını güçlü yapan şeyin de bu olduğunu söyledi.Dünyada krizler ya da önemli olaylar yaşandığında insanların güvendikleri kişilerin ne söylediğine önem verdiğinin altını çizen Nahdi, şunları kaydetti:Çünkü onlar bir marka yüzü değil, hikayesi, ailesi ve gerçek hayatı olan insanlar. Bu da onları güçlü kılıyor. Ama bu aynı zamanda iki tarafı keskin bir kılıç. Çünkü büyük etkiye sahip insanlar sorumluluk almadığında büyük hayal kırıklıkları yaratabiliyor. Güçlü etkiye sahip olmak büyük bir güç ama aynı zamanda büyük sorumluluk getiriyor.Nadir Nahdi, uzun zamandır temsil meselesine çok odaklanıldığına işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:Son yıllarda gördük ki sadece bir odada temsil edilmek, temsil ettiğin insanlar için sorumluluk almıyorsan hiçbir işe yaramıyor. Odaya girince sizi mi değiştirecekler, yoksa siz mi odayı değiştireceksiniz? Bu sorumluluğu sahiplenin. Bundan korkmayın. Kendinizi asla küçültmeyin. Sizi fazla niş ya da zor yapan şey aslında sizin süper gücünüz olabilir. Bu yüzden asla geri çekilmeyin. Daha büyük, daha cesur ve kendiniz olmaktan çekinmeyin.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — ÖZLEM LİMON - Hikaye anlatım platformu BENI'nin kurucusu, sunucu, sinemacı ve yapımcı Nadir Nahdi, BENI'nin temelinde insanların kendi hikayelerini anlatabilmesi fikrinin yer aldığını, ortak bir gelecek vizyonu kurmanın toplulukları bir araya getiren en önemli unsur olduğunu söyledi.Londra'da doğan ve yüksek lisansını London School of Economics'te tamamlayan Nahdi, akademik eğitimi ile kişisel deneyimlerinin şekillendirdiği, stratejik ve araştırma temelli bir hikaye anlatımı yaklaşımını benimsiyor.Nahdi, Yemen, Pakistan, Kenya ve Endonezya kökenlerinden beslenen anlatılarında kimlik, aidiyet ve kültürel nüanslara odaklanıyor, miras ile modern kimlik arasında köprü kuran anlatılar üzerinden farklı coğrafyalardaki izleyicilerle bağ kurmayı amaçlıyor.- İnsanların örnek alabileceği seslere ihtiyacı vardıNadir Nahdi, anlatı odaklı içeriğe ve kültürel bağ kurmaya odaklanan BENI platformunu AA muhabirine anlattı.BENI'nin temelinde Eğer kendi hikayeni anlatmazsan, başkası senin yerine anlatır. fikrinin yer aldığını belirten Nahdi, bu nedenle deneyimleri ifade etme konusunda büyük tutku duyduğunu söyledi.Nahdi, diaspora geçmişine sahip insanların ifade etmekte zorlandığı deneyimleri anlatmaya çalıştığına değinerek, şunları kaydetti:Her şey hikayeyle ve insanları bir araya getirebilecek bir gelecek vizyonu oluşturmakla ilgili. Çok kültürlü bir evde, Batı'da büyüdüm ama başka bir mirasa da sahiptim. Aynı anda hem Batılı hem Doğuluydum ve bu deneyimin sosyal medyada yeterince ifade edilmediğini ya da temsil edilmediğini hissettim. Benim kuşağımdan birçok insan dışlanma, yanlış temsil edilme ve ana akım medyada ötekileştirilme gibi zorluklarla büyüdü. İnsanların örnek alabileceği seslere ihtiyacı vardı. Ben de o kuşağa ses veren birçok insandan biri oldum. Bu benim için çok ilham verici.Geleceğe dair bir vizyon olması gerektiğini aktaran Nahdi, insanların inanabileceği ve ilham alabileceği hikayelere ihtiyaç duyduğunu, geleceğin yalnızca karamsarlık ve felaket üzerinden anlatılması halinde insanların anlamlı şekilde bir araya gelemeyeceğini vurguladı.Ortak vizyonun önemini dile getiren Nahdi, Annem bana ilişkiler bağlamında hep şunu söylerdi: 'Bir evliliği ayakta tutan şey aşk ya da para değildir, ortak bir vizyondur.' Bir partnerle ortak bir vizyon paylaştığınızda hayatın uzun yolculuğunu birlikte sürdürebilirsiniz. İster toplum, ister arkadaşlık, ister topluluk olsun bence tüm ilişkiler böyle. İnsanların ortak hikaye ya da ortak vizyon etrafında birleşmesi gerekiyor. Asıl zor olan da o vizyonu tanımlamak. İnsanlık olarak ne için bir araya geldiğimizi, ne için mücadele edip fedakarlık yapacağımızı bulmamız gerekiyor. şeklinde konuştu.- Sizi fazla niş ya da zor yapan şey aslında sizin süper gücünüz olabilirHikaye anlatıcısı Nahdi, insanların ve kurumların kendilerini özdeşleşemedikleri biçimlerde temsil etmesinden yorulduğunu dile getirerek, sosyal medya kuşağını güçlü yapan şeyin de bu olduğunu söyledi.Dünyada krizler ya da önemli olaylar yaşandığında insanların güvendikleri kişilerin ne söylediğine önem verdiğinin altını çizen Nahdi, şunları kaydetti:Çünkü onlar bir marka yüzü değil, hikayesi, ailesi ve gerçek hayatı olan insanlar. Bu da onları güçlü kılıyor. Ama bu aynı zamanda iki tarafı keskin bir kılıç. Çünkü büyük etkiye sahip insanlar sorumluluk almadığında büyük hayal kırıklıkları yaratabiliyor. Güçlü etkiye sahip olmak büyük bir güç ama aynı zamanda büyük sorumluluk getiriyor.Nadir Nahdi, uzun zamandır temsil meselesine çok odaklanıldığına işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:Son yıllarda gördük ki sadece bir odada temsil edilmek, temsil ettiğin insanlar için sorumluluk almıyorsan hiçbir işe yaramıyor. Odaya girince sizi mi değiştirecekler, yoksa siz mi odayı değiştireceksiniz? Bu sorumluluğu sahiplenin. Bundan korkmayın. Kendinizi asla küçültmeyin. Sizi fazla niş ya da zor yapan şey aslında sizin süper gücünüz olabilir. Bu yüzden asla geri çekilmeyin. Daha büyük, daha cesur ve kendiniz olmaktan çekinmeyin.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Crystal Palace'ta hedef ilk finalde ilk şampiyonluk</title>
      <link>https://www.canligaste.com/crystal-palace-ta-hedef-ilk-finalde-ilk-sampiyonluk/852942/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/crystal-palace-ta-hedef-ilk-finalde-ilk-sampiyonluk/852942/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Almanya — Crystal Palace, geçen sezon Federasyon Kupası'nı kazandı ancak çok kulüplü mülkiyet kriterlerini ihlal ettiği gerekçesiyle UEFA Konferans Ligi'ne düşürüldü - Londra takımı, yarı finalde Arda Turan'ın çalıştırdığı Ukrayna ekibi Shakhtar Donetsk'i geçerer finale adını yazdırdı - Oliver Glasner yönetimindeki Crystal Palace'ta bu sezonki performanslarıyla Ismaila Sarr ve Jean-Philippe Mateta ön plana çıkıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Almanya Haberleri — METİN ARSLANCAN - İngiliz takımı Crystal Palace, Avrupa kupalarında çıktığı ilk finalde İspanyol ekibi Rayo Vallecano karşısında kupayı hedefliyor.İngiliz temsilcisi, yarın TSİ 22.00'de Rayo Vallecano ile Leipzig Stadı'nda UEFA Konferans Ligi şampiyonluğu için karşılaşacak.İngiltere'de 2024-2025 sezonunda Federasyon Kupası'nı (FA Cup) kazanan ancak çok kulüplü mülkiyet kriterlerini ihlal ettiği gerekçesiyle UEFA Avrupa Ligi yerine UEFA Konferans Ligi'ne düşürülen Crystal Palace, play-off turunda Norveç'in Fredrikstad ekibiyle eşleşti.İlk maçı sahasında 1-0 kazanan Londra ekibi, deplasmanda 0-0 berabere kaldı ve lig aşamasına yükselmeyi başardı.Lig aşamasında Dinamo Kiev, AEK Larnaca, AZ Alkmaar, Strasbourg, Shelbourne ve KuPS Kuopio ile karşılaşan İngiliz temsilcisi, bu maçlarda 3 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 yenilgi yaşadı.Crystal Palace, 10 puanla ligi averajla 10. sırada tamamladı. 6 karşılaşmada 11 gol atan İngiliz takımı, kalesinde ise 6 gol gördü.- Arda Turan'ın takımı Shakhtar Donetsk'i geçip finale çıktıLig aşamasının ardından son 16 play-off turunda Crystal Palace, Bosna Hersek ekibi Zrinjski ile eşleşti.Deplasmanda 1-1 berabere kaldığı ilk maçın ardından sahasında 2-0'lık skorla galip gelen İngiliz takımı, son 16 turunda ise AEK Larnaca ile karşı karşıya geldi. Lig aşamasında rakibine 1-0 yenilen Londra ekibi, bu kez sahasında 0-0 berabere kalıp, deplasmanda 2-1 kazandı ve çeyrek finale yükseldi.Çeyrek finalde ise organizasyonda daha önce üst üste 2 sezon final oynayan Fiorentina, Ada temsilcisinin rakibi oldu. İlk müsabakayı 3-0 kazanan Crystal Palace, deplasmanda 2-1 yenilse de adını son 4 takım arasına yazdırdı.Yarı finalde İngiltere ekibinin rakibi Arda Turan'ın çalıştırdığı Ukrayna temsilcisi Shakhtar Donetsk oldu. Londra takımı, deplasmanda 3-1 galip geldiği maçın rövanşını da 2-1 kazanarak tur atladı.Crystal Palace, Avrupa kupalarında bu sezon toplam 16 karşılaşmaya çıkarken 9 galibiyet, 4 beraberlik, 3 yenilgi yaşadı.- Hedef Avrupa'da ilk finalde ilk şampiyonlukUEFA Avrupa Konferans Ligi'nde boy gösterdiği ilk sezonunda finale yükselmeyi başaran Crystal Palace'ın kulüp tarihinde Avrupa'da başarısı bulunmuyor.Crystal Palace, 1998'de ilk Avrupa macerasında o dönemki UEFA Intertoto Kupası'nda üçüncü turda Samsunspor'a 2-0'lık skorlarla kaybederek elendi.İngiltere dışında ikinci defa mücadele eden Londra ekibi, ilk kez çıktığı finalde ilk kupasını hedefliyor.Finalin ardından takımdan ayrılacağı konuşulan teknik direktör Oliver Glasner ile son iki sezonda önce Federasyon Kupası (FA Cup), sonra Süper Kupa (FA Community Shield) şampiyonlukları yaşayan Crystal Palace, müzesine bir kupa daha eklemek istiyor.- Glasner'in en büyük kozu Sarr ve MatetaOliver Glasner yönetimindeki Crystal Palace'ta bu sezonki performanslarıyla Ismaila Sarr ve Jean-Philippe Mateta, ön plana çıkıyor.Bu sezon 59 maça çıkan Glasner'in ekibi, 23 galibiyet, 16 beraberlik ve 20 yenilgi yaşadı. Rakip fileleri 89 kez havalandıran Crystal Palace, 81 gole ise engel olamadı.Londra takımının 89 golünden 36'sını da Sarr (21 gol) ve Mateta (15) kaydetti.Senegalli futbolcu Sarr, 2'si lig aşamasında, 7'si eleme turlarında olmak üzere UEFA Konferans Ligi'nde 9 gol atmayı başardı.Crystal Palace'ta ayrıca 15 oyuncu, tüm kulvarlarda skor üretti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Almanya Haberleri — METİN ARSLANCAN - İngiliz takımı Crystal Palace, Avrupa kupalarında çıktığı ilk finalde İspanyol ekibi Rayo Vallecano karşısında kupayı hedefliyor.İngiliz temsilcisi, yarın TSİ 22.00'de Rayo Vallecano ile Leipzig Stadı'nda UEFA Konferans Ligi şampiyonluğu için karşılaşacak.İngiltere'de 2024-2025 sezonunda Federasyon Kupası'nı (FA Cup) kazanan ancak çok kulüplü mülkiyet kriterlerini ihlal ettiği gerekçesiyle UEFA Avrupa Ligi yerine UEFA Konferans Ligi'ne düşürülen Crystal Palace, play-off turunda Norveç'in Fredrikstad ekibiyle eşleşti.İlk maçı sahasında 1-0 kazanan Londra ekibi, deplasmanda 0-0 berabere kaldı ve lig aşamasına yükselmeyi başardı.Lig aşamasında Dinamo Kiev, AEK Larnaca, AZ Alkmaar, Strasbourg, Shelbourne ve KuPS Kuopio ile karşılaşan İngiliz temsilcisi, bu maçlarda 3 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 yenilgi yaşadı.Crystal Palace, 10 puanla ligi averajla 10. sırada tamamladı. 6 karşılaşmada 11 gol atan İngiliz takımı, kalesinde ise 6 gol gördü.- Arda Turan'ın takımı Shakhtar Donetsk'i geçip finale çıktıLig aşamasının ardından son 16 play-off turunda Crystal Palace, Bosna Hersek ekibi Zrinjski ile eşleşti.Deplasmanda 1-1 berabere kaldığı ilk maçın ardından sahasında 2-0'lık skorla galip gelen İngiliz takımı, son 16 turunda ise AEK Larnaca ile karşı karşıya geldi. Lig aşamasında rakibine 1-0 yenilen Londra ekibi, bu kez sahasında 0-0 berabere kalıp, deplasmanda 2-1 kazandı ve çeyrek finale yükseldi.Çeyrek finalde ise organizasyonda daha önce üst üste 2 sezon final oynayan Fiorentina, Ada temsilcisinin rakibi oldu. İlk müsabakayı 3-0 kazanan Crystal Palace, deplasmanda 2-1 yenilse de adını son 4 takım arasına yazdırdı.Yarı finalde İngiltere ekibinin rakibi Arda Turan'ın çalıştırdığı Ukrayna temsilcisi Shakhtar Donetsk oldu. Londra takımı, deplasmanda 3-1 galip geldiği maçın rövanşını da 2-1 kazanarak tur atladı.Crystal Palace, Avrupa kupalarında bu sezon toplam 16 karşılaşmaya çıkarken 9 galibiyet, 4 beraberlik, 3 yenilgi yaşadı.- Hedef Avrupa'da ilk finalde ilk şampiyonlukUEFA Avrupa Konferans Ligi'nde boy gösterdiği ilk sezonunda finale yükselmeyi başaran Crystal Palace'ın kulüp tarihinde Avrupa'da başarısı bulunmuyor.Crystal Palace, 1998'de ilk Avrupa macerasında o dönemki UEFA Intertoto Kupası'nda üçüncü turda Samsunspor'a 2-0'lık skorlarla kaybederek elendi.İngiltere dışında ikinci defa mücadele eden Londra ekibi, ilk kez çıktığı finalde ilk kupasını hedefliyor.Finalin ardından takımdan ayrılacağı konuşulan teknik direktör Oliver Glasner ile son iki sezonda önce Federasyon Kupası (FA Cup), sonra Süper Kupa (FA Community Shield) şampiyonlukları yaşayan Crystal Palace, müzesine bir kupa daha eklemek istiyor.- Glasner'in en büyük kozu Sarr ve MatetaOliver Glasner yönetimindeki Crystal Palace'ta bu sezonki performanslarıyla Ismaila Sarr ve Jean-Philippe Mateta, ön plana çıkıyor.Bu sezon 59 maça çıkan Glasner'in ekibi, 23 galibiyet, 16 beraberlik ve 20 yenilgi yaşadı. Rakip fileleri 89 kez havalandıran Crystal Palace, 81 gole ise engel olamadı.Londra takımının 89 golünden 36'sını da Sarr (21 gol) ve Mateta (15) kaydetti.Senegalli futbolcu Sarr, 2'si lig aşamasında, 7'si eleme turlarında olmak üzere UEFA Konferans Ligi'nde 9 gol atmayı başardı.Crystal Palace'ta ayrıca 15 oyuncu, tüm kulvarlarda skor üretti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rüzgarın kızları sörf dünyasında kalıcı olmak istiyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ruzgarin-kizlari-sorf-dunyasinda-kalici-olmak-istiyor/852941/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ruzgarin-kizlari-sorf-dunyasinda-kalici-olmak-istiyor/852941/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Çanakkale — Rüzgar sörfünde dünya dereceleri elde eden Elisa Özer ile Alya Güneş Canan, Avrupa Şampiyonası'nda Türkiye'ye yeni başarılar kazandırmayı hedefliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Çanakkale Haberleri — ÇİĞDEM ALYANAK - SEVİ GÖZAY ASLAN - Rüzgar sörfünde gelecek vaat eden 12 yaşındaki Elisa Özer ile 11 yaşındaki Alya Güneş Canan, Çanakkale Boğazı'nda Avrupa Şampiyonası'na hazırlanıyor.İzmir'in Foça ilçesinde 3-9 Nisan'da 17 ülkeden 265 sporcunun katılımıyla düzenlenen Techno 293 Dünya Şampiyonası'nda 13 yaş altı kızlar techno 293 kategorisinde ikinci olan Elisa Özer ile 13 yaş altı kızlar 5.0 kategorisinde üçüncülük elde eden Alya Güneş Canan, 3 yıl önce kursiyer olarak eğitime başladıkları İÇDAŞ Spor Kulübü çatısı altında yelken antrenörü Nadir Demir yönetiminde antrenmanlarını sürdürüyor.Hüseyin Akif Terzioğlu Ortaokulu öğrencisi iki sporcu, okuldaki eğitimlerinin ardından soluğu kent merkezindeki İÇDAŞ Spor Kulübünde alıyor.Havanın durumuna göre sörf malzemelerini hazırlayan sporcular, kendilerine denizde botla eşlik eden antrenör Demir'in yönlendirmesiyle antrenman yapıyor.Başarılı iki sporcu, ağustos ayında Polonya'da yapılacak Avrupa Şampiyonası'na iddialı hazırlanıyor.- Bir şeyleri aynı anda yürütmeyi öğrenmemiz gerekiyorHüseyin Akif Terzioğlu Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Elisa Özer, AA muhabirine, yaklaşık 7 yıl cimnastik yaptığını, babasının arkadaşının önerisiyle rüzgar sörfüne başladığını anlattı.Elisa, 1 yıl önce katıldığı Türkiye Şampiyonası'nda birinci olduğunu ve milli takıma girdiğini aktardı.Sörf yaparken rüzgarla hareket etmeyi eğlenceli bulduğunu dile getiren Elisa Özer, Bu sporun zorluğu elbette oluyor. Yarışlar öncesi her hafta çok fazla antrenman yapıyoruz. Kışın Çanakkale çok soğuk oluyor. Soğukta suya çıkmak zor olabiliyor. Bazen çok sert bir hava oluyor. Ona göre kıyafetler giyiyoruz. İnsan bir şekilde alışıyor. dedi.Elisa, güne sörf ve okul çantasını kontrol ederek başladığını belirterek, şöyle devam etti:Bazen son derse girmeyip antrenmana giriyorum ama çok önemli derslerime giriyorum. Ödevlerimi genelde okulda öğle aralarında veya teneffüslerde yapmaya çalışıyorum. Öğretmenlerim de bana çok anlayışlı davranıyor. Kendime de zaman ayırıyorum, çok az telefona bakıyorum. Kitap okuyorum. Bu sporla uğraşmam derslerime de yardımcı oldu. Spor ile bir şeyleri aynı anda yürütmeyi öğrenmemiz gerekiyor.İspanya'da da sörf yapmak istediğini ifade eden Elisa Özer, dünya şampiyonası ve olimpiyat hedefiyle çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.- Avrupa Şampiyonası'nda genel kürsü yapmak istiyorumAynı okulun 5. sınıf öğrencisi Alya Güneş Canan da 3 yıl önce İÇDAŞ Spor Kulübünde antrenman yapan arkadaşlarını gördüğünü, bunun üzerine bu spora başlamaya karar verdiğini dile getirdi.Rüzgar sörfünün zorluklarını olduğunu ancak aldığı eğitimle bunu aştığını anlatan Alya Güneş, Kulüpte uzunca bir süre kursiyer olarak devam ettim. Antrenörüm Nadir Demir'in İÇDAŞ Spor Kulübüne gelmesinin ardından profesyonel olarak yarışlara katılmaya başladım. Avrupa Şampiyonası'nda da genel kürsü yapmak, kızlarda da derece almak istiyorum. Spor sayesinde daha sosyal oldum, farklı illerden de arkadaşlarım oldu. ifadelerini kullandı.Alya Güneş Canan, şu ana kadar yurt içindeki ulusal ve uluslararası yarışlara katıldığını, bu yaz ilk kez Avrupa Şampiyonası için Polonya'ya gideceğini sözlerine ekledi.- En yakın hedefimiz Avrupa'da derece yapmakAntrenör Nadir Demir de yeteneğin sporcuyu bir yere kadar getirdiğini ancak isteğin de başarıda çok önemli bir faktör olduğunu söyledi.Rüzgar sörfünün maliyetli ama Türkiye'de yükselen bir branş olduğunu belirten Demir, Maliyete istinaden sporcu sayıları belli dönemlerde artıyor belli dönemlerde azalıyor. Fakat Avrupa ve dünya derecelerine baktığımızda her iki kategoride de iyi dereceler yakalıyoruz. diye konuştu.Demir, olimpiyatların her sporcunun hayali olması gerektiğini ifade ederek, şunları kaydetti:Olimpiyat için sadece derece yakalamak değil, sürekli kazanmayı alışkanlık haline getiren, sürekli kürsüde bulunan sporcuya ihtiyaç var. Hem bilişsel hem de zihinsel olarak sürekli gelişim sağlamak isteyen sporcuya ihtiyaç var. Alya ve Elisa için yakın mesafede baktığımızda her yıl dünya birinciliğini hedef olarak belirleyebilirim. En yakın hedefimiz Avrupa'da derece yapmak.Antrenör Demir, sporcuların tüm ekipman ve yarışma bütçesine destek sağlayan İÇDAŞ'a teşekkür etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Çanakkale Haberleri — ÇİĞDEM ALYANAK - SEVİ GÖZAY ASLAN - Rüzgar sörfünde gelecek vaat eden 12 yaşındaki Elisa Özer ile 11 yaşındaki Alya Güneş Canan, Çanakkale Boğazı'nda Avrupa Şampiyonası'na hazırlanıyor.İzmir'in Foça ilçesinde 3-9 Nisan'da 17 ülkeden 265 sporcunun katılımıyla düzenlenen Techno 293 Dünya Şampiyonası'nda 13 yaş altı kızlar techno 293 kategorisinde ikinci olan Elisa Özer ile 13 yaş altı kızlar 5.0 kategorisinde üçüncülük elde eden Alya Güneş Canan, 3 yıl önce kursiyer olarak eğitime başladıkları İÇDAŞ Spor Kulübü çatısı altında yelken antrenörü Nadir Demir yönetiminde antrenmanlarını sürdürüyor.Hüseyin Akif Terzioğlu Ortaokulu öğrencisi iki sporcu, okuldaki eğitimlerinin ardından soluğu kent merkezindeki İÇDAŞ Spor Kulübünde alıyor.Havanın durumuna göre sörf malzemelerini hazırlayan sporcular, kendilerine denizde botla eşlik eden antrenör Demir'in yönlendirmesiyle antrenman yapıyor.Başarılı iki sporcu, ağustos ayında Polonya'da yapılacak Avrupa Şampiyonası'na iddialı hazırlanıyor.- Bir şeyleri aynı anda yürütmeyi öğrenmemiz gerekiyorHüseyin Akif Terzioğlu Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Elisa Özer, AA muhabirine, yaklaşık 7 yıl cimnastik yaptığını, babasının arkadaşının önerisiyle rüzgar sörfüne başladığını anlattı.Elisa, 1 yıl önce katıldığı Türkiye Şampiyonası'nda birinci olduğunu ve milli takıma girdiğini aktardı.Sörf yaparken rüzgarla hareket etmeyi eğlenceli bulduğunu dile getiren Elisa Özer, Bu sporun zorluğu elbette oluyor. Yarışlar öncesi her hafta çok fazla antrenman yapıyoruz. Kışın Çanakkale çok soğuk oluyor. Soğukta suya çıkmak zor olabiliyor. Bazen çok sert bir hava oluyor. Ona göre kıyafetler giyiyoruz. İnsan bir şekilde alışıyor. dedi.Elisa, güne sörf ve okul çantasını kontrol ederek başladığını belirterek, şöyle devam etti:Bazen son derse girmeyip antrenmana giriyorum ama çok önemli derslerime giriyorum. Ödevlerimi genelde okulda öğle aralarında veya teneffüslerde yapmaya çalışıyorum. Öğretmenlerim de bana çok anlayışlı davranıyor. Kendime de zaman ayırıyorum, çok az telefona bakıyorum. Kitap okuyorum. Bu sporla uğraşmam derslerime de yardımcı oldu. Spor ile bir şeyleri aynı anda yürütmeyi öğrenmemiz gerekiyor.İspanya'da da sörf yapmak istediğini ifade eden Elisa Özer, dünya şampiyonası ve olimpiyat hedefiyle çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.- Avrupa Şampiyonası'nda genel kürsü yapmak istiyorumAynı okulun 5. sınıf öğrencisi Alya Güneş Canan da 3 yıl önce İÇDAŞ Spor Kulübünde antrenman yapan arkadaşlarını gördüğünü, bunun üzerine bu spora başlamaya karar verdiğini dile getirdi.Rüzgar sörfünün zorluklarını olduğunu ancak aldığı eğitimle bunu aştığını anlatan Alya Güneş, Kulüpte uzunca bir süre kursiyer olarak devam ettim. Antrenörüm Nadir Demir'in İÇDAŞ Spor Kulübüne gelmesinin ardından profesyonel olarak yarışlara katılmaya başladım. Avrupa Şampiyonası'nda da genel kürsü yapmak, kızlarda da derece almak istiyorum. Spor sayesinde daha sosyal oldum, farklı illerden de arkadaşlarım oldu. ifadelerini kullandı.Alya Güneş Canan, şu ana kadar yurt içindeki ulusal ve uluslararası yarışlara katıldığını, bu yaz ilk kez Avrupa Şampiyonası için Polonya'ya gideceğini sözlerine ekledi.- En yakın hedefimiz Avrupa'da derece yapmakAntrenör Nadir Demir de yeteneğin sporcuyu bir yere kadar getirdiğini ancak isteğin de başarıda çok önemli bir faktör olduğunu söyledi.Rüzgar sörfünün maliyetli ama Türkiye'de yükselen bir branş olduğunu belirten Demir, Maliyete istinaden sporcu sayıları belli dönemlerde artıyor belli dönemlerde azalıyor. Fakat Avrupa ve dünya derecelerine baktığımızda her iki kategoride de iyi dereceler yakalıyoruz. diye konuştu.Demir, olimpiyatların her sporcunun hayali olması gerektiğini ifade ederek, şunları kaydetti:Olimpiyat için sadece derece yakalamak değil, sürekli kazanmayı alışkanlık haline getiren, sürekli kürsüde bulunan sporcuya ihtiyaç var. Hem bilişsel hem de zihinsel olarak sürekli gelişim sağlamak isteyen sporcuya ihtiyaç var. Alya ve Elisa için yakın mesafede baktığımızda her yıl dünya birinciliğini hedef olarak belirleyebilirim. En yakın hedefimiz Avrupa'da derece yapmak.Antrenör Demir, sporcuların tüm ekipman ve yarışma bütçesine destek sağlayan İÇDAŞ'a teşekkür etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kayseri'de doğuştan omurilik felçli Asya, yaşama sevinciyle çevresine ışık saçıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kayseri-de-dogustan-omurilik-felcli-asya-yasama-sevinciyle-cevresine-isik-saciyor/852939/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kayseri-de-dogustan-omurilik-felcli-asya-yasama-sevinciyle-cevresine-isik-saciyor/852939/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:08:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kayseri — Kayseri'de kafasında kitleyle doğan ve 4 ameliyat geçiren omurilik felçli 9 yaşındaki Asya Kocakaya, hem neşesi hem de konuşkanlığıyla dikkati çekiyor - Anne Döndü Özkılıç: - Bulunduğu ortamda herkese neşe saçıyor, algısı çok yüksek. İnsanlarla iletişimi çok iyi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kayseri Haberleri — ESMA KÜÇÜKŞAHİN - Kayseri'de doğuştan omurilik felci olan ve yaklaşık 6 yıldır tekerlekli sandalye kullanan 9 yaşındaki Asya Kocakaya, yaşama sevinciyle çevresindekilere örnek oluyor.Mehmet İlgü İlkokulu 2. sınıf öğrencisi Asya, yaşadığı fiziksel zorluklara rağmen annesinin desteğiyle sosyal hayattan kopmadan yaşamına devam ediyor.Hem öğretmeni hem de arkadaşları tarafından sevilen Asya, ileride doktor ya da öğretmen olmak istiyor.Asya'nın annesi hemşire Döndü Özkılıç, AA muhabirine, 20. haftada Asya'nın felçli doğacağının kendisine bildirildiğini, bunu bir imtihan gibi düşündüğünü ve kızını dünyaya getirdiğini söyledi.Kızının felçli olacağını öğrendikten sonra neler hissettiğini anlatan 3 çocuk annesi Özkılıç, Birtakım sıkıntılar yaşadık, gerek ameliyat döneminde gerek eğitim alanında. Sosyal alanda da biraz zorlanıyoruz. Asya, çok iyi bir çocuk, 9 yaşında şu an, 9 senedir bize şifa oldu diyebilirim. Felçli kalacağını ve hayatının devamlı birine bağlı kalacağını öğrendikten sonra bu kabullenme süreci zor oldu. dedi.- 'Anne, ben ne zaman yürüyeceğim' diye soruyorAsya'nın doğduğunda kafasının su topladığını ve kafasının arkasında bir kitle bulunduğunu dile getiren Özkılıç, şöyle konuştu:Ayakları, bacakları eğrildi yürüyemeyince. Cihaz kullanıma geçtik, fizik tedavi süreci oldu. Aile için zor süreçlerdi ama şükür hepsi geçiyor, geçti de. Artık büyüdüğü için zaman zaman sorular soruyor, 'Anne, ben ne zaman yürüyeceğim, ablam gibi ne zaman markete gideceğim' diyor. 'Kızım, kuşların da elleri yok, balıkların da ayakları yok. Allah onları öyle güzel yarattı, seni de böyle güzel yarattı' şeklinde anlatıyorum. Asya, dünyaya bakış açımızı da değiştirdi. Eskiden bir engelli annesi nasıl zorluklara katlanıyormuş hiç farkında değilmişiz, bu dünyanın içine girince anlıyormuş insan ne olduğunu. Elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışıyoruz. Maddi ve manevi biraz yıpratıcı oluyor ama hepsi geçiyor, üstesinden geliyoruz.- İnsanlarla iletişimi çok iyiÖzkılıç, kızını haftanın 2 günü yüzme kursuna götürdüğünü, çeşitli sosyal gruplara kattığını, yakın zamanda da keman kursuna başlayacağını ifade etti.Kızını sosyal bir birey olarak yetiştirmeye çalıştığını anlatan Özkılıç, Yaşadığımız alan, toplum bazı konularda zorluyor ki çalışan bir anne olarak gerçekten zorlanıyorum. Bir yere alışverişe gittiğimizde, sosyal alanlarda birtakım zorluklarla karşılaşsak da üstesinden gelebiliyoruz. Asya da bu durumlara alıştı. Tekerlekli sandalye ile bir hayat nasıl geçer, nasıl yaşanır ona da alıştık. Bulunduğu ortamda herkese neşe saçıyor, algısı çok yüksek. İnsanlarla iletişimi çok iyi. Tanımadığımız insanlarla bile konuşuyor, konuşmayı çok seviyor. Kendisini bu şekilde rahatlatıyor, bizi de rahatlatıyor. diye konuştu.- Arkadaşlarımı çok seviyorumAsya Kocakaya da okuldan gelince oyuncaklarıyla oynadığını ve resim yaptığını söyledi.Keman kursuna başlayacağını belirten Asya, Haftada iki gün yüzmeye gidiyorum. Yüzmeyi çok seviyorum. Arkadaşlarımı çok seviyorum, özellikle Erva'yı çok seviyorum. dedi.Tekerlekli sandalye kullanırken yaşadığı zorluklardan bahseden Asya, Bir gün markete gittik. Orada bir ağabey arabayı engelli rampasının oraya çekmiş. Numara filan da koymamış. Markete girdik herkese sorduk, çok şükür bulabildik. Arabasını çekmesini söyledik. Biz de rahatça geçtik. diye konuştu.Asya, büyüyünce öğretmen ya da doktor olmak istediğini belirtti.Öğretmeni Semra Orhan ise birçok etkinliği Asya'ya göre planladıklarını, öğrencisinin arkadaşları tarafından çok sevilen bir çocuk olduğunu, teneffüslerde kendisine yardımcı olduklarını dile getirdi.Asya'nın en yakın arkadaşı Erva Karayonca ise Asya çok güzel bir arkadaş, çok komik, eğlenceli. Asya'yı çok seviyorum, hiç ayırmıyorum yanımdan. Ayrı oturduğumuz için de biraz üzülüyorum. Yerlerimiz kuradan çıkıyor, şansımıza da bizim ayrı çıktı. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kayseri Haberleri — ESMA KÜÇÜKŞAHİN - Kayseri'de doğuştan omurilik felci olan ve yaklaşık 6 yıldır tekerlekli sandalye kullanan 9 yaşındaki Asya Kocakaya, yaşama sevinciyle çevresindekilere örnek oluyor.Mehmet İlgü İlkokulu 2. sınıf öğrencisi Asya, yaşadığı fiziksel zorluklara rağmen annesinin desteğiyle sosyal hayattan kopmadan yaşamına devam ediyor.Hem öğretmeni hem de arkadaşları tarafından sevilen Asya, ileride doktor ya da öğretmen olmak istiyor.Asya'nın annesi hemşire Döndü Özkılıç, AA muhabirine, 20. haftada Asya'nın felçli doğacağının kendisine bildirildiğini, bunu bir imtihan gibi düşündüğünü ve kızını dünyaya getirdiğini söyledi.Kızının felçli olacağını öğrendikten sonra neler hissettiğini anlatan 3 çocuk annesi Özkılıç, Birtakım sıkıntılar yaşadık, gerek ameliyat döneminde gerek eğitim alanında. Sosyal alanda da biraz zorlanıyoruz. Asya, çok iyi bir çocuk, 9 yaşında şu an, 9 senedir bize şifa oldu diyebilirim. Felçli kalacağını ve hayatının devamlı birine bağlı kalacağını öğrendikten sonra bu kabullenme süreci zor oldu. dedi.- 'Anne, ben ne zaman yürüyeceğim' diye soruyorAsya'nın doğduğunda kafasının su topladığını ve kafasının arkasında bir kitle bulunduğunu dile getiren Özkılıç, şöyle konuştu:Ayakları, bacakları eğrildi yürüyemeyince. Cihaz kullanıma geçtik, fizik tedavi süreci oldu. Aile için zor süreçlerdi ama şükür hepsi geçiyor, geçti de. Artık büyüdüğü için zaman zaman sorular soruyor, 'Anne, ben ne zaman yürüyeceğim, ablam gibi ne zaman markete gideceğim' diyor. 'Kızım, kuşların da elleri yok, balıkların da ayakları yok. Allah onları öyle güzel yarattı, seni de böyle güzel yarattı' şeklinde anlatıyorum. Asya, dünyaya bakış açımızı da değiştirdi. Eskiden bir engelli annesi nasıl zorluklara katlanıyormuş hiç farkında değilmişiz, bu dünyanın içine girince anlıyormuş insan ne olduğunu. Elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışıyoruz. Maddi ve manevi biraz yıpratıcı oluyor ama hepsi geçiyor, üstesinden geliyoruz.- İnsanlarla iletişimi çok iyiÖzkılıç, kızını haftanın 2 günü yüzme kursuna götürdüğünü, çeşitli sosyal gruplara kattığını, yakın zamanda da keman kursuna başlayacağını ifade etti.Kızını sosyal bir birey olarak yetiştirmeye çalıştığını anlatan Özkılıç, Yaşadığımız alan, toplum bazı konularda zorluyor ki çalışan bir anne olarak gerçekten zorlanıyorum. Bir yere alışverişe gittiğimizde, sosyal alanlarda birtakım zorluklarla karşılaşsak da üstesinden gelebiliyoruz. Asya da bu durumlara alıştı. Tekerlekli sandalye ile bir hayat nasıl geçer, nasıl yaşanır ona da alıştık. Bulunduğu ortamda herkese neşe saçıyor, algısı çok yüksek. İnsanlarla iletişimi çok iyi. Tanımadığımız insanlarla bile konuşuyor, konuşmayı çok seviyor. Kendisini bu şekilde rahatlatıyor, bizi de rahatlatıyor. diye konuştu.- Arkadaşlarımı çok seviyorumAsya Kocakaya da okuldan gelince oyuncaklarıyla oynadığını ve resim yaptığını söyledi.Keman kursuna başlayacağını belirten Asya, Haftada iki gün yüzmeye gidiyorum. Yüzmeyi çok seviyorum. Arkadaşlarımı çok seviyorum, özellikle Erva'yı çok seviyorum. dedi.Tekerlekli sandalye kullanırken yaşadığı zorluklardan bahseden Asya, Bir gün markete gittik. Orada bir ağabey arabayı engelli rampasının oraya çekmiş. Numara filan da koymamış. Markete girdik herkese sorduk, çok şükür bulabildik. Arabasını çekmesini söyledik. Biz de rahatça geçtik. diye konuştu.Asya, büyüyünce öğretmen ya da doktor olmak istediğini belirtti.Öğretmeni Semra Orhan ise birçok etkinliği Asya'ya göre planladıklarını, öğrencisinin arkadaşları tarafından çok sevilen bir çocuk olduğunu, teneffüslerde kendisine yardımcı olduklarını dile getirdi.Asya'nın en yakın arkadaşı Erva Karayonca ise Asya çok güzel bir arkadaş, çok komik, eğlenceli. Asya'yı çok seviyorum, hiç ayırmıyorum yanımdan. Ayrı oturduğumuz için de biraz üzülüyorum. Yerlerimiz kuradan çıkıyor, şansımıza da bizim ayrı çıktı. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/kayseri-de-dogustan-omurilik-felcli-asya-yasama-sevinciyle-cevresine-isik-saciyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GRAFİKLİ - UEFA Konferans Ligi'nde 5'inci final heyecanı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/grafikli-uefa-konferans-ligi-nde-5-inci-final-heyecani/852938/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/grafikli-uefa-konferans-ligi-nde-5-inci-final-heyecani/852938/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Almanya — Crystal Palace ile Rayo Vallecano, yarın finalde karşı karşıya gelecek - Konferans Ligi'nde geride kalan dört sezonda İngiliz ekipleri 2, İtalya ve Yunanistan temsilcileri 1'er kez kupayı kazandı - Fenerbahçe'nin eski teknik direktörü Jose Mourinho, 2021-22 sezonunda Roma ile bu alan ilk teknik adam olarak kayıtlara geçti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Almanya Haberleri — METİN ARSLANCAN - UEFA Konferans Ligi tarihindeki 5'nci finalde yarın Crystal Palace ile Rayo Vallecano, karşı karşıya gelecek.Almanya'nın Leipzig şehrindeki Leipzig Stadı'nda oynanacak final, TSİ 22.00'de başlayacak.UEFA tarafından 2021-22 sezonunda düzenlenmeye başlanan Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki üç numaralı turnuvasının ilk finalinde, İtalya'nın Roma ve Hollanda'nın Feyenoord ekipleri karşı karşıya geldi.Arnavutluk'taki Air Albania Stadı'nda yapılan karşılaşmada rakibini 1-0 mağlup eden Roma, organizasyonda şampiyonluğa ulaşan ilk ekip oldu.- Kupayı ilk kazanan teknik adam MourinhoFenerbahçe'nin eski teknik direktörü Jose Mourinho, 2021-22 sezonunda Roma ile bu kupayı kazanan ilk teknik adam ünvanını aldı.Portekizli çalıştırıcı, İtalyan ekibiyle yaşadığı başarıyla kariyerinde Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Konferans Ligi'ni kazanan tek teknik adam olarak kayıdedildi.- Fiorentina, üst üste iki final kaybettiİngiltere'nin West Ham United ekibiyle İtalya'nın Fiorentina takımı 2022-23 sezonu finalinde karşı karşıya geldi.İngiliz ekibi, Jarrod Bowen'in 90. dakikada attığı golle karşılaşmayı 2-1 kazanarak şampiyon oldu.Fiorentina, 2023-24 sezonunda da finale yükselme başarısı gösterdi.İtalya temsilcisi, finalde Yunan ekibi Olympiakos ile karşılaştı. Normal süresi 0-0 biten karşılaşmada Olympiakos, 116. dakikada eski Hataysporlu futbolcu El Kaabi'nin golüyle 1-0 kazanarak kupayı müzesine götürdü.Üst üste 2 sezon final oynayan Fiorentina, geçen sezon yarı, bu sezon ise çeyrek finalde organizasyona veda etti.- Son final İngiliz ekibininUEFA Konferans Ligi'nde son finali geçen sezon İngiltere temsilcisi Chelsea kazandı.Polonya'nın Wroclaw kentindeki Wroclaw Stadı'nda oynanan finalde Chelsea, İspanyol ekibi Real Betis ile kozlarını paylaştı.Real Betis, ilk yarıyı 1-0 önde tamamlarken İngiliz ekibi, ikinci yarıda üst üste bulduğu gollerle rakibini 4-1 yendi ve şampiyon oldu.- İspanyolların ikinci, İngilizlerin üçüncü finaliUEFA Konferans Ligi'nde geçen sezon olduğu gibi bu yıl da İspanyol ve İngiliz ekipleri finalde mücadele edecek.Organizasyonun 5. sezonunda İspanyollar ikinci, İngilizler ise üçüncü kez finalde boy gösterecek.Bugüne kadar oynanan 4 finalde 3 kez İtalyan takımı yer alırken 2 defa İngiliz, 1'er kez de Hollanda, Yunanistan ve İspanya takımları karşı karşıya geldi.- İspanyol ekipleri finallerde başarılıİspanyol takımları, Avrupa'nın üç önemli organizasyonundaki finallerde rakiplerine üstünlük kurdu.İspanya temsilcilerinin 2000-01 sezonundan bu yana 26 kez yer aldığı Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi (UEFA Kupası) ve Konferans Ligi'ndeki finallerin 23'ünün sonucunda kupa İspanya'ya gitti.Şampiyonlar Ligi'nde 2014 ve 2016'da oynanan finallerin yanı sıra 2007 ve 2012'deki Avrupa Ligi finallerinde İspanyol takımları karşı karşıya geldi.UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2000-01 sezonunda oynanan finalde Alman ekibi Bayern Münih, Valencia'yı normal süresi ve uzatmaları 1-1 sona eren karşılaşmada penaltılarda yenerek kupayı kazandı. Aynı sezon UEFA Kupası'nda ise Liverpool, gol düellosu yaşanan maçta İspanyol ekibi Alaves'i altın golle 5-4 yendi ve kupa 2'de mutlu sona ulaştı.İspanyol ekipleri, 2000-01'den sonra 2024-25 sezonuna kadar çıktıkları hiçbir Avrupa finalini kaybetmedi. Konferans Ligi finalinde geçen sezon Chelsea, Real Betis'i 4-1 yendi ve İspanya temsilcilerinin serisini sona erdirdi.Söz konusu süreçte İspanyollar, Şampiyonlar Ligi kupasını 11, Avrupa Ligi kupasını 12 kez müzesine götürdü.- ŞampiyonlarKonferans Ligi'nde geride kalan dört sezonda İngiliz ekipleri 2, İtalya ve Yunanistan temsilcileri ise 1'er kez kupayı kazandı.Organizasyonda ilk kupayı 2021-22 sezonunda İtalyan ekibi Roma kazanırken 2022-23'te İngiliz takımı West Ham United, mutlu sona ulaştı.Yunan takımı Olimpiakos, 2023-24 sezonunda kupa zaferi yaşarken 2024-25'te İngiltere temsilcisi Chelsea, organizasyonu şampiyon tamamladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Almanya Haberleri — METİN ARSLANCAN - UEFA Konferans Ligi tarihindeki 5'nci finalde yarın Crystal Palace ile Rayo Vallecano, karşı karşıya gelecek.Almanya'nın Leipzig şehrindeki Leipzig Stadı'nda oynanacak final, TSİ 22.00'de başlayacak.UEFA tarafından 2021-22 sezonunda düzenlenmeye başlanan Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki üç numaralı turnuvasının ilk finalinde, İtalya'nın Roma ve Hollanda'nın Feyenoord ekipleri karşı karşıya geldi.Arnavutluk'taki Air Albania Stadı'nda yapılan karşılaşmada rakibini 1-0 mağlup eden Roma, organizasyonda şampiyonluğa ulaşan ilk ekip oldu.- Kupayı ilk kazanan teknik adam MourinhoFenerbahçe'nin eski teknik direktörü Jose Mourinho, 2021-22 sezonunda Roma ile bu kupayı kazanan ilk teknik adam ünvanını aldı.Portekizli çalıştırıcı, İtalyan ekibiyle yaşadığı başarıyla kariyerinde Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Konferans Ligi'ni kazanan tek teknik adam olarak kayıdedildi.- Fiorentina, üst üste iki final kaybettiİngiltere'nin West Ham United ekibiyle İtalya'nın Fiorentina takımı 2022-23 sezonu finalinde karşı karşıya geldi.İngiliz ekibi, Jarrod Bowen'in 90. dakikada attığı golle karşılaşmayı 2-1 kazanarak şampiyon oldu.Fiorentina, 2023-24 sezonunda da finale yükselme başarısı gösterdi.İtalya temsilcisi, finalde Yunan ekibi Olympiakos ile karşılaştı. Normal süresi 0-0 biten karşılaşmada Olympiakos, 116. dakikada eski Hataysporlu futbolcu El Kaabi'nin golüyle 1-0 kazanarak kupayı müzesine götürdü.Üst üste 2 sezon final oynayan Fiorentina, geçen sezon yarı, bu sezon ise çeyrek finalde organizasyona veda etti.- Son final İngiliz ekibininUEFA Konferans Ligi'nde son finali geçen sezon İngiltere temsilcisi Chelsea kazandı.Polonya'nın Wroclaw kentindeki Wroclaw Stadı'nda oynanan finalde Chelsea, İspanyol ekibi Real Betis ile kozlarını paylaştı.Real Betis, ilk yarıyı 1-0 önde tamamlarken İngiliz ekibi, ikinci yarıda üst üste bulduğu gollerle rakibini 4-1 yendi ve şampiyon oldu.- İspanyolların ikinci, İngilizlerin üçüncü finaliUEFA Konferans Ligi'nde geçen sezon olduğu gibi bu yıl da İspanyol ve İngiliz ekipleri finalde mücadele edecek.Organizasyonun 5. sezonunda İspanyollar ikinci, İngilizler ise üçüncü kez finalde boy gösterecek.Bugüne kadar oynanan 4 finalde 3 kez İtalyan takımı yer alırken 2 defa İngiliz, 1'er kez de Hollanda, Yunanistan ve İspanya takımları karşı karşıya geldi.- İspanyol ekipleri finallerde başarılıİspanyol takımları, Avrupa'nın üç önemli organizasyonundaki finallerde rakiplerine üstünlük kurdu.İspanya temsilcilerinin 2000-01 sezonundan bu yana 26 kez yer aldığı Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi (UEFA Kupası) ve Konferans Ligi'ndeki finallerin 23'ünün sonucunda kupa İspanya'ya gitti.Şampiyonlar Ligi'nde 2014 ve 2016'da oynanan finallerin yanı sıra 2007 ve 2012'deki Avrupa Ligi finallerinde İspanyol takımları karşı karşıya geldi.UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2000-01 sezonunda oynanan finalde Alman ekibi Bayern Münih, Valencia'yı normal süresi ve uzatmaları 1-1 sona eren karşılaşmada penaltılarda yenerek kupayı kazandı. Aynı sezon UEFA Kupası'nda ise Liverpool, gol düellosu yaşanan maçta İspanyol ekibi Alaves'i altın golle 5-4 yendi ve kupa 2'de mutlu sona ulaştı.İspanyol ekipleri, 2000-01'den sonra 2024-25 sezonuna kadar çıktıkları hiçbir Avrupa finalini kaybetmedi. Konferans Ligi finalinde geçen sezon Chelsea, Real Betis'i 4-1 yendi ve İspanya temsilcilerinin serisini sona erdirdi.Söz konusu süreçte İspanyollar, Şampiyonlar Ligi kupasını 11, Avrupa Ligi kupasını 12 kez müzesine götürdü.- ŞampiyonlarKonferans Ligi'nde geride kalan dört sezonda İngiliz ekipleri 2, İtalya ve Yunanistan temsilcileri ise 1'er kez kupayı kazandı.Organizasyonda ilk kupayı 2021-22 sezonunda İtalyan ekibi Roma kazanırken 2022-23'te İngiliz takımı West Ham United, mutlu sona ulaştı.Yunan takımı Olimpiakos, 2023-24 sezonunda kupa zaferi yaşarken 2024-25'te İngiltere temsilcisi Chelsea, organizasyonu şampiyon tamamladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/grafikli-uefa-konferans-ligi-nde-5-inci-final-heyecani.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Düzce'deki iki bakımevi sahipsiz hayvanlara yuva oluyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/duzce-deki-iki-bakimevi-sahipsiz-hayvanlara-yuva-oluyor/852937/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/duzce-deki-iki-bakimevi-sahipsiz-hayvanlara-yuva-oluyor/852937/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Düzce — Düzce Belediyesi bünyesinde 2019'da kurulan Kurtsuyu ile 2025'te faaliyete geçen Mergiç hayvan bakımevlerinde bugüne kadar 45 bine yakın sahipsiz hayvan tedavi edildi, 1709 sahiplendirme yapıldı - Mergiç Hayvan Bakımevi'nde atık yiyeceklerden günlük 250 kilogram mama üretilerek sahipsiz hayvanların beslenme ihtiyacı da karşılanıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Düzce Haberleri — GÖKSEL CÜNEYT İĞDE - Düzce'deki bakımevleri, sahipsiz hayvanları tedavi etmenin yanı sıra yeni yuvalarına kavuşturuyor.Düzce Belediyesi bünyesinde 2019'da kurulan Kurtsuyu ile 2025'te faaliyete geçen Mergiç hayvan bakımevlerinde sahipsiz hayvanlar için tedavi ve rehabilitasyon hizmeti veriliyor, sahiplendirme çalışmaları yapılıyor.Kurtsuyu Hayvan Bakımevi'nde 80 tekli kafes, 40 yarı açık çoklu kafes, 40 metrekarelik 3 açık kafesin yanı sıra 80 bin metrekare açık sosyal yaşam alanı bulunuyor. Anne ve yavru köpeklerin bakımı için hizmet veren 350 hayvan kapasiteli Mergiç Hayvan Bakımevi'nde ise mama üretim ünitesi de yer alıyor.Tüm cerrahi işlemlerinin gerçekleştirildiği 7 yataklı ameliyathane, eczane, laboratuvar, görüntüleme odası, yoğun bakım ve ameliyat sonrası bakım üniteleri bulunan iki merkezde, 3 veteriner hekim, 11 tekniker ve yardımcı personel görev yapıyor.Merkezlerde bugüne kadar toplam 12 bin 564 köpek ile 1467 kedinin kısırlaştırma işlemi yapıldı, 45 bine yakın sahipsiz hayvan tedavi edildi, 1709 sahiplendirme gerçekleştirildi.- 3 ekibimiz 7/24 esaslı çalışıyorMergiç Hayvan Bakımevi sorumlusu veteriner hekim Berat Çarıkçı, AA muhabirine, sahipsiz hayvanların tedavi, bakım ve beslenmesine yönelik hizmet verdiklerini söyledi.Çarıkçı, Kurtsuyu'ndaki ana tesisin 10 bin, Mergiç'tekinin ise 350 kapasiteye sahip olduğunu belirterek, Kedi ve köpeklerimizin çoğunluğu Kurtsuyu'nda yer alıyor. Mergiç'te ise genelde vatandaşlar tarafından günlük getirilen sahipsiz hayvanlar ile yavrular ve annelerinin tedavi, bakım ve barınmaları sağlanıyor. dedi.Sahipsiz hayvanlarla ilgili Alo 153 Beyaz Masaya gelen ihbarlar üzerine harekete geçtiklerini anlatan Çarıkçı, şöyle devam etti:Bu konuda 3 ekibimiz var, 7/24 esaslı çalışıyor. Sahipsiz hayvanların sağlık durumuna göre sınıflandırma sistemimiz var. Hasta, yaralı ve kısırlaştırılmak üzere 3 ana kolda hayvanları sokaklardan topluyoruz. Bunları derecelendirdikten sonra veteriner arkadaşlarımız hayvanları muayene ediyor. Öncelik sırasına göre uygulamalarımız var. Örneğin çok acil durumdaysa, ameliyat gerekiyorsa bunu sağlıyoruz veya enfeksiyon varsa ona göre tedavi yapıyoruz. Yani tedavi protokollerimiz var. Hiçbir sağlık sorunu yoksa birkaç gün gözlem altında tutuyoruz, sonrasında kısırlaştırma işlemini yapıyoruz.Çarıkçı, hayvanların iyileşme döneminde kapalı alanlarda tutulduğunu dile getirerek, Tamamen iyileştikten sonra da onları yasa gereği oluşturduğumuz 80 bin metrekarelik doğal yaşam alanına bırakıyoruz. Bunu da boyuna, kilosuna, cinsine göre yapıyoruz ki saldığımız yerde uyumları kolay olsun. dedi.Bakımevlerinde tedavisi tamamlanan hayvanların kısırlaştırıldığını ve küpelendiğini anlatan Çarıkçı, Sahipsiz hayvanların rehabilitasyon dönemlerinde beslenmelerine de dikkat ediyoruz. Sıfır Atık Projesi kapsamında değerlendirdiğimiz evsel atıklar var. Düzce'de yemek yapan yerlerden topladığımız yiyecekleri mama ünitemizde değerlendirip mamaya çeviriyoruz. Bu sayede besinlerin içeriklerini de kendimiz belirlediğimiz için sahipsiz hayvanların eksik vitamin ihtiyaçlarını saptayabiliyoruz. Bununla alakalı testler yapıyoruz. Günlük 250 kilogram mama üretimimiz var. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Düzce Haberleri — GÖKSEL CÜNEYT İĞDE - Düzce'deki bakımevleri, sahipsiz hayvanları tedavi etmenin yanı sıra yeni yuvalarına kavuşturuyor.Düzce Belediyesi bünyesinde 2019'da kurulan Kurtsuyu ile 2025'te faaliyete geçen Mergiç hayvan bakımevlerinde sahipsiz hayvanlar için tedavi ve rehabilitasyon hizmeti veriliyor, sahiplendirme çalışmaları yapılıyor.Kurtsuyu Hayvan Bakımevi'nde 80 tekli kafes, 40 yarı açık çoklu kafes, 40 metrekarelik 3 açık kafesin yanı sıra 80 bin metrekare açık sosyal yaşam alanı bulunuyor. Anne ve yavru köpeklerin bakımı için hizmet veren 350 hayvan kapasiteli Mergiç Hayvan Bakımevi'nde ise mama üretim ünitesi de yer alıyor.Tüm cerrahi işlemlerinin gerçekleştirildiği 7 yataklı ameliyathane, eczane, laboratuvar, görüntüleme odası, yoğun bakım ve ameliyat sonrası bakım üniteleri bulunan iki merkezde, 3 veteriner hekim, 11 tekniker ve yardımcı personel görev yapıyor.Merkezlerde bugüne kadar toplam 12 bin 564 köpek ile 1467 kedinin kısırlaştırma işlemi yapıldı, 45 bine yakın sahipsiz hayvan tedavi edildi, 1709 sahiplendirme gerçekleştirildi.- 3 ekibimiz 7/24 esaslı çalışıyorMergiç Hayvan Bakımevi sorumlusu veteriner hekim Berat Çarıkçı, AA muhabirine, sahipsiz hayvanların tedavi, bakım ve beslenmesine yönelik hizmet verdiklerini söyledi.Çarıkçı, Kurtsuyu'ndaki ana tesisin 10 bin, Mergiç'tekinin ise 350 kapasiteye sahip olduğunu belirterek, Kedi ve köpeklerimizin çoğunluğu Kurtsuyu'nda yer alıyor. Mergiç'te ise genelde vatandaşlar tarafından günlük getirilen sahipsiz hayvanlar ile yavrular ve annelerinin tedavi, bakım ve barınmaları sağlanıyor. dedi.Sahipsiz hayvanlarla ilgili Alo 153 Beyaz Masaya gelen ihbarlar üzerine harekete geçtiklerini anlatan Çarıkçı, şöyle devam etti:Bu konuda 3 ekibimiz var, 7/24 esaslı çalışıyor. Sahipsiz hayvanların sağlık durumuna göre sınıflandırma sistemimiz var. Hasta, yaralı ve kısırlaştırılmak üzere 3 ana kolda hayvanları sokaklardan topluyoruz. Bunları derecelendirdikten sonra veteriner arkadaşlarımız hayvanları muayene ediyor. Öncelik sırasına göre uygulamalarımız var. Örneğin çok acil durumdaysa, ameliyat gerekiyorsa bunu sağlıyoruz veya enfeksiyon varsa ona göre tedavi yapıyoruz. Yani tedavi protokollerimiz var. Hiçbir sağlık sorunu yoksa birkaç gün gözlem altında tutuyoruz, sonrasında kısırlaştırma işlemini yapıyoruz.Çarıkçı, hayvanların iyileşme döneminde kapalı alanlarda tutulduğunu dile getirerek, Tamamen iyileştikten sonra da onları yasa gereği oluşturduğumuz 80 bin metrekarelik doğal yaşam alanına bırakıyoruz. Bunu da boyuna, kilosuna, cinsine göre yapıyoruz ki saldığımız yerde uyumları kolay olsun. dedi.Bakımevlerinde tedavisi tamamlanan hayvanların kısırlaştırıldığını ve küpelendiğini anlatan Çarıkçı, Sahipsiz hayvanların rehabilitasyon dönemlerinde beslenmelerine de dikkat ediyoruz. Sıfır Atık Projesi kapsamında değerlendirdiğimiz evsel atıklar var. Düzce'de yemek yapan yerlerden topladığımız yiyecekleri mama ünitemizde değerlendirip mamaya çeviriyoruz. Bu sayede besinlerin içeriklerini de kendimiz belirlediğimiz için sahipsiz hayvanların eksik vitamin ihtiyaçlarını saptayabiliyoruz. Bununla alakalı testler yapıyoruz. Günlük 250 kilogram mama üretimimiz var. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/duzce-deki-iki-bakimevi-sahipsiz-hayvanlara-yuva-oluyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Dünya turuna çıkan Çinli gezgin Türkiye'ye hayran kaldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dunya-turuna-cikan-cinli-gezgin-turkiye-ye-hayran-kaldi/852936/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dunya-turuna-cikan-cinli-gezgin-turkiye-ye-hayran-kaldi/852936/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Düzce — Çevre konusunda farkındalık oluşturmak için ülkesinden yola çıkan Xiong Xianjun, yaklaşık 7 bin 100 kilometre yol kat ederek geldiği Türkiye'de doğal güzelliklerden ve Türk misafirperverliğinden etkilendi - 39 yaşındaki Xiong Xianjun: - Türkiye'yi gerçekten çok sevdim. Gelmeden önce Türkiye'nin bu kadar güzel olacağını hiç hayal etmemiştim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Düzce Haberleri — ÖMER ÜRER - Dünya turu için ülkesinden yürüyerek yola çıkan Çinli gezgin Xiong Xianjun, Türkiye'nin doğal güzelliklerine ve Türk misafirperverliğine hayran kaldı.Çevre konusunda farkındalık oluşturmak ve doğal güzellikleri keşfetmek isteyen Xiong, yaklaşık 400 gün önce kişisel eşyaları ve çadırı bulunan el arabasıyla ülkesinden yola çıktı.Yaklaşık 7 bin 100 kilometrelik yolculuğunda birçok ülkeden geçen Xiong, Türkiye'ye geldi.Düzce'de yolculuğuna devam eden Xiong, yaklaşık 1 aydır çeşitli şehirlerini gördüğü Türkiye'nin doğal güzelliklerinden ve Türk misafirperverliğinden etkilendi.Geçtiği güzergahlarda yöre halkının kendisini evlerine davet etmesini ve esnafın ikramda bulunmasını memnuniyetle karşılayan Xiong, Ankara'ya doğru yol aldığı dünya turunu 10 yılda tamamlamayı planlıyor.- Tüm kıtalarda 100 ülkeyi ziyaret etmeyi planlıyorumXiong Xianjun, AA muhabirine, Çin'de bir yazılım şirketinde çalışırken çevre konusuna dikkati çekmek istediğini, bu doğrultuda geçen yılın başlarında yürüyerek dünya turuna çıktığını söyledi.Türkiye'ye gelmeden önce birçok ülkeden geçtiğini belirten Xiong, 400 günden fazladır yollardayım. 7 bin 100 kilometre yol kat ettim ve 8 ülke ziyaret ettim. Tüm kıtalarda 100 ülkeyi ziyaret etmeyi planlıyorum. Bu, önümüzdeki 10 yıl için hayalim. diye konuştu.Xiong, Türkiye'ye hayran kaldığını dile getirerek, şöyle devam etti:Herkese çok teşekkür ederim. Türkiye'yi gerçekten çok sevdim. Türkiye cana yakın insanların olduğu güzel bir ülke. Gelmeden önce Türkiye'nin bu kadar güzel olacağını hiç hayal etmemiştim. Geldiğimde Türkiye'nin manzaralarının inanılmaz derecede güzel, tarihinin de zengin olduğunu gördüm. En önemlisi, Türkiye'de çok iyi kalpli arkadaşlar edindim, yerel halk bana çok yardımcı oldu ve destek verdi.Yolculuğuna Ermenistan-Azerbaycan-Kazakistan rotası üzerinden devam edeceğini ifade eden Xiong, Türkiye ile ilgili anılarını hafızasında yaşatacağını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Düzce Haberleri — ÖMER ÜRER - Dünya turu için ülkesinden yürüyerek yola çıkan Çinli gezgin Xiong Xianjun, Türkiye'nin doğal güzelliklerine ve Türk misafirperverliğine hayran kaldı.Çevre konusunda farkındalık oluşturmak ve doğal güzellikleri keşfetmek isteyen Xiong, yaklaşık 400 gün önce kişisel eşyaları ve çadırı bulunan el arabasıyla ülkesinden yola çıktı.Yaklaşık 7 bin 100 kilometrelik yolculuğunda birçok ülkeden geçen Xiong, Türkiye'ye geldi.Düzce'de yolculuğuna devam eden Xiong, yaklaşık 1 aydır çeşitli şehirlerini gördüğü Türkiye'nin doğal güzelliklerinden ve Türk misafirperverliğinden etkilendi.Geçtiği güzergahlarda yöre halkının kendisini evlerine davet etmesini ve esnafın ikramda bulunmasını memnuniyetle karşılayan Xiong, Ankara'ya doğru yol aldığı dünya turunu 10 yılda tamamlamayı planlıyor.- Tüm kıtalarda 100 ülkeyi ziyaret etmeyi planlıyorumXiong Xianjun, AA muhabirine, Çin'de bir yazılım şirketinde çalışırken çevre konusuna dikkati çekmek istediğini, bu doğrultuda geçen yılın başlarında yürüyerek dünya turuna çıktığını söyledi.Türkiye'ye gelmeden önce birçok ülkeden geçtiğini belirten Xiong, 400 günden fazladır yollardayım. 7 bin 100 kilometre yol kat ettim ve 8 ülke ziyaret ettim. Tüm kıtalarda 100 ülkeyi ziyaret etmeyi planlıyorum. Bu, önümüzdeki 10 yıl için hayalim. diye konuştu.Xiong, Türkiye'ye hayran kaldığını dile getirerek, şöyle devam etti:Herkese çok teşekkür ederim. Türkiye'yi gerçekten çok sevdim. Türkiye cana yakın insanların olduğu güzel bir ülke. Gelmeden önce Türkiye'nin bu kadar güzel olacağını hiç hayal etmemiştim. Geldiğimde Türkiye'nin manzaralarının inanılmaz derecede güzel, tarihinin de zengin olduğunu gördüm. En önemlisi, Türkiye'de çok iyi kalpli arkadaşlar edindim, yerel halk bana çok yardımcı oldu ve destek verdi.Yolculuğuna Ermenistan-Azerbaycan-Kazakistan rotası üzerinden devam edeceğini ifade eden Xiong, Türkiye ile ilgili anılarını hafızasında yaşatacağını sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/dunya-turuna-cikan-cinli-gezgin-turkiye-ye-hayran-kaldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Iğdır'da bu sezon 18 kuş uydu vericisiyle takibe alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/igdir-da-bu-sezon-18-kus-uydu-vericisiyle-takibe-alindi/852935/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/igdir-da-bu-sezon-18-kus-uydu-vericisiyle-takibe-alindi/852935/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Iğdır — Aras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi'nde uydu vericili takip çalışmalarıyla yırtıcı kuşların kıtalar arası göç rotaları ve yaşam döngüleri bilimsel olarak kayıt altına alınıyor - Yürütülen kuş araştırmalarında bu yıl 1 şahin, 10 bozkır delicesi, 2 gökçe delice ve 5 çayır delicesine uydu vericisi takılarak göç hareketleri izlenmeye başlandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Iğdır Haberleri — HÜSEYİN YILDIZ - Iğdır'da 10 Mart'ta başlayan kuş araştırma çalışmalarında bu yıl ağlara takılan 18 kuş, uydu vericisiyle takibe alındı.KuzeyDoğa Derneğinin, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün (DKMP) izniyle Iğdır'da sürdürdüğü kuş araştırma çalışmaları sürüyor.Tuzluca ilçesine bağlı Yukarı Çıyrıklı köyünde kurulan Aras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi'nde ağlara takılan kuşlara halkanın yanı sıra uydu vericisi de takılıyor.Genellikle kıtalararası göçen yırtıcı kuşlara takılan uydu vericiler, birçok verinin anlık olarak kayda alınmasını sağlıyor.Merkezdeki gönüllü ve bilim insanları, ağırlıkları kuşun boyutuna göre değişen vericileri kuşların kanatlarının arasına takıp tekrar doğal ortamına salarak takibe alıyor.Bu yıl 10 Mart'ta başlayan çalışmalarda ise şu ana kadar 1 şahin, 10 bozkır delicesi, 2 gökçe delice ve 5 çayır delicesine uydu vericisi takıldı.Güney yarımküreden gelip kuzeye doğru göçen kuşlar, uydu vericisi takıldıktan sonra Kazakistan'a göçtü. Kuşların bundan sonraki tüm göç hareketleri bilim insanlarınca izlenecek.- 20 yıldır çalışma yürütülüyorAras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi istasyon sorumlusu Gül Tutar, AA muhabirine, 2006 yılından beri merkezde çalışma yürüttüklerini söyledi.Halkalama çalışmasının en temel haliyle kuşun kimliklendirilmesi olduğunu belirten Tutar,  Aslında kuşların temelde göç rotalarını takip edebiliyoruz ama çok farklı çalışmalar da yapılabiliyor. Bunlardan biri de uydu vericili takip çalışması. Bazı kuşlara uydu vericisi yerleştirebiliyoruz. Bu vericilerin bazıları 10, bazıları 6 gram olabiliyor. diye konuştu.- Uydu vericileri sayesinde kuşun anlık olarak nerede olduğunu takip edebiliyoruzBu sezonki uydu verici çalışmalarını değerlendiren Tutar, Bu sezon, 18 kuşa verici yerleştirdik. 1 şahin, 10 bozkır delicesi, 2 gökçe delice ve 5 de çayır delicesine bu sezon uydu vericisi taktık. Uydu vericileri sayesinde kuşun anlık olarak nerede olduğunu takip edebiliyoruz. ifadelerini kullandı.Tutar, uydu vericilerinin kuş araştırmalarına çok ciddi katkı sağladığını vurgulayarak, şunları kaydetti:Üzerinde bulunan küçük bir güneş enerjisi paneli var, bu sayede bize veri yollayabiliyor. Hızından, bulunduğu yüksekliğe kadar buradan bütün bilgilere ulaşabiliyoruz. Kuşların birçoğu şu an Kazakistan'ın kuzeyine gitti, genelde bu rotayı tercih ediyorlar. Üreme ya da konaklama bölgelerine gittikten sonra aşağıya, Türkiye üzerinden tekrar Afrika'ya devam ediyorlar.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Iğdır Haberleri — HÜSEYİN YILDIZ - Iğdır'da 10 Mart'ta başlayan kuş araştırma çalışmalarında bu yıl ağlara takılan 18 kuş, uydu vericisiyle takibe alındı.KuzeyDoğa Derneğinin, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün (DKMP) izniyle Iğdır'da sürdürdüğü kuş araştırma çalışmaları sürüyor.Tuzluca ilçesine bağlı Yukarı Çıyrıklı köyünde kurulan Aras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi'nde ağlara takılan kuşlara halkanın yanı sıra uydu vericisi de takılıyor.Genellikle kıtalararası göçen yırtıcı kuşlara takılan uydu vericiler, birçok verinin anlık olarak kayda alınmasını sağlıyor.Merkezdeki gönüllü ve bilim insanları, ağırlıkları kuşun boyutuna göre değişen vericileri kuşların kanatlarının arasına takıp tekrar doğal ortamına salarak takibe alıyor.Bu yıl 10 Mart'ta başlayan çalışmalarda ise şu ana kadar 1 şahin, 10 bozkır delicesi, 2 gökçe delice ve 5 çayır delicesine uydu vericisi takıldı.Güney yarımküreden gelip kuzeye doğru göçen kuşlar, uydu vericisi takıldıktan sonra Kazakistan'a göçtü. Kuşların bundan sonraki tüm göç hareketleri bilim insanlarınca izlenecek.- 20 yıldır çalışma yürütülüyorAras Kuş Araştırma ve Eğitim Merkezi istasyon sorumlusu Gül Tutar, AA muhabirine, 2006 yılından beri merkezde çalışma yürüttüklerini söyledi.Halkalama çalışmasının en temel haliyle kuşun kimliklendirilmesi olduğunu belirten Tutar,  Aslında kuşların temelde göç rotalarını takip edebiliyoruz ama çok farklı çalışmalar da yapılabiliyor. Bunlardan biri de uydu vericili takip çalışması. Bazı kuşlara uydu vericisi yerleştirebiliyoruz. Bu vericilerin bazıları 10, bazıları 6 gram olabiliyor. diye konuştu.- Uydu vericileri sayesinde kuşun anlık olarak nerede olduğunu takip edebiliyoruzBu sezonki uydu verici çalışmalarını değerlendiren Tutar, Bu sezon, 18 kuşa verici yerleştirdik. 1 şahin, 10 bozkır delicesi, 2 gökçe delice ve 5 de çayır delicesine bu sezon uydu vericisi taktık. Uydu vericileri sayesinde kuşun anlık olarak nerede olduğunu takip edebiliyoruz. ifadelerini kullandı.Tutar, uydu vericilerinin kuş araştırmalarına çok ciddi katkı sağladığını vurgulayarak, şunları kaydetti:Üzerinde bulunan küçük bir güneş enerjisi paneli var, bu sayede bize veri yollayabiliyor. Hızından, bulunduğu yüksekliğe kadar buradan bütün bilgilere ulaşabiliyoruz. Kuşların birçoğu şu an Kazakistan'ın kuzeyine gitti, genelde bu rotayı tercih ediyorlar. Üreme ya da konaklama bölgelerine gittikten sonra aşağıya, Türkiye üzerinden tekrar Afrika'ya devam ediyorlar.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/igdir-da-bu-sezon-18-kus-uydu-vericisiyle-takibe-alindi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İş ahlaklı nesiller yetiştirmek için gönüllü staj programı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/is-ahlakli-nesiller-yetistirmek-icin-gonullu-staj-programi/852934/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/is-ahlakli-nesiller-yetistirmek-icin-gonullu-staj-programi/852934/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneğince (İGİAD) 30 Haziran'da başlatılacak İşte Staj İşte Ahlak programıyla, üniversite öğrencilerinin çalıştıkları kurumlara değer katmaları ve kariyer yolculuklarını değer bilinci temeline oturtmaları hedefleniyor - İGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akça: - İş ahlakında bizim için asıl olan ölçü, aldatmayan, sözünde dürüst, cömert olan esnaftır. Bunların sayısının çoğalması demek de ülkenin hem ticaretinin hem de güvenilirliğinin artması demektir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — KAAN BOZDOĞAN - Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD), iş ahlakına sahip, çalıştıkları kurumlara değer katan nesiller yetiştirmek amacıyla İşte Staj İşte Ahlak programını hayata geçiriyor.İşletmelerin, yöneticilerin ve çalışanların karar alma ve davranış süreçlerinde uymaları gereken ahlaki ilkeler, değerler ve standartlar bütünü olarak öne çıkan, toplumun her kesimini ilgilendiren iş ahlakı, temelde doğru olanı yapma prensibine dayanıyor.Dürüstlük, şeffaflık, adalet ve eşitlik, sorumluluk, güvenilirlik, sürdürülebilirlik, gizlilik ve kişisel çıkar çatışmalarından kaçınma gibi ilkeleri içinde bulunduran bu kavram, toplumun sağlıklı işlemesinin de önündeki en önemli unsur olarak belirleyici rol oynuyor.İş ahlakını önceleyen tutum ve hizmetlerle faaliyet yürüten, etik kurallar çerçevesinde hizmet sağlayan işletmelerin uzun vadede daha başarılı olduğu araştırmalarla ortaya konuluyor. Bu ilkelerden uzak, ticarete halel getiren uygulamalar, toplumda eleştirilerin odağı haline geliyor.2003 yılından bugüne iş ahlakı konusunda faaliyet yürüten ve araştırmalar yapan, bu alanda birçok kurum, kuruluş ve üniversiteyle işbirliği içerisinde çalışan dernek, bu kapsamda öğrencilere yönelik yeni staj programını devreye alıyor.İş ahlakına sahip nesillerin yetiştirilmesi için hayata geçirilecek program kapsamındaki saha uygulamalarıyla gençlerin sektörel farkındalık kazanmaları ve kariyer yolculuklarını değer bilinci temeline oturtmaları hedefleniyor.Program boyunca öğrenciler üç farklı sektörde, her birinde ikişer hafta kalarak deneyim kazanma şansı bulacak.Salı, çarşamba ve perşembe günleri üye iş yerlerinde saha deneyimi kazanacak öğrenciler, cumaları ise derneğin genel merkezinde eğitim görecek.Eğitimlerde ana kaynak olarak derneğin yayını olan Temelleri ve Uygulamalarıyla İş Ahlakı kitabından istifade edilecek.Gönüllü staj formatında gerçekleşecek, yurdun dört bir tarafından öğrencilerin istifadesine sunulan program kapsamında stajyerlerin maaş ve sigorta giderleri dernek tarafından karşılanacak.Devam zorunluluğu bulunan programa, 18-25 yaş aralığındaki üniversitelerin lisans 2, 3 ve 4'üncü sınıf öğrencileri başvurabilecek.Başvuru formunu dolduran adaylar, ilk aşama olarak dernek merkezinde yapılacak yazılı sınava davet edilecek. Sınavda başarı sağlayan adaylar ikinci aşama olan yüz yüze mülakata hak kazanacak. Bu aşamayı da başarıyla geçen adaylar programa katılma hakkı elde edecek.- Üniversitelileri kapsayan 10 haftalık programİGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akça, AA muhabirine, ahlaklı nesillerin yetişmesi kapsamında bu yıl İşte Staj İşte Ahlak programını devreye aldıklarını, üniversite 2, 3 ve 4'üncü sınıf öğrencilerini kapsayan programın 10 hafta süreceğini ifade etti.Akça, maksatlarının üniversiteyi bitiren gençlerin diplomalarının yanı sıra gittikleri kuruma değer taşımalarını sağlamak olduğunu söyledi.İGİAD'ın iş ahlakı noktasında uzaktan eğitim modülleriyle girişimcilere yönelik müfredat hazırlığı yaptığını dile getiren Akça, girişimcileri bu konuda eğitmeye çalıştıklarını anlattı.Ahlakın anne karnından başlayıp aile, okul, iş ve sosyal hayatla şekillendiğini aktaran Akça, her evrenin farklı yoğunluk alanlarının bulunduğunu kaydetti.Akça, özellikle 18 ve 25 yaş arasındaki gençlere ilgi duydukları bir işte çalışmalarını veya staj yapmalarını önerdi.- İş ahlakı işletmelerin toplumsal imajını da etkiliyorİş ahlakının işletmelerle birlikte toplumu da etkilediğini, ahlakın fıtrat yaratılışıyla doğrudan alakalı olduğunu belirten Akça, güzel ahlakı Hak için hakkıyla yapılan ve yapıldığında başkasına zarar vermeyen davranış olarak tanımladı.Akça, evinin önünü temizleyen kimsenin başkasının evinin önünü kirletmemesi örneğini vererek, doğru yapılan işin başkasına zarar vermesi durumunda ahlaki olmaktan uzaklaştığını dile getirdi.Firmaların ahlaki tutum kavramını bugün etik olarak kullandığını anlatan Akça, bunun ahlak kelimesinin anlamını tam manasıyla karşılamadığını kaydetti.Akça, hakkın tüm kapsayıcıları için gerekli olduğunu vurgulayarak, Bir sanayici tesisindeki atık suyu dereye boşaltıyorsa ve o dereden dolayı gelecek nesiller zehirleniyorsa, oradaki balık popülasyonu ortadan kalkıyorsa, denizler kirleniyorsa, o akar sular kirleniyorsa, bu iş hakkıyla yapılmış olmuyor. dedi.Ahlaki tutumun toplumun tüm bileşenlerini etkilediğini dile getiren Akça, yaşamı idame ettirmek için hava, su ve toprak neyse ahlakın da insanca yaşayabilmek için olmazsa olmaz olduğunu anlattı.Akça, gayriahlaki tutumların insanın yaşam alanında derin etki oluşturduğuna işaret ederek, Allah'ın kutsal saydığı, bütün hukuksal metinlerde yer alan insanca yaşam hakkının korunması gerektiğini söyledi.Ahlakın değerli bilinip korunması ve hayatın içerisine uyarlanması durumunda toplumsal barış, toplumsal refah ve gelir adaletsizliği gibi bugün problem olarak görünen birçok başlıktan ülkenin ve içinde bulunduğu coğrafyanın kurtarılabileceğini belirten Akça, iş ahlakından beklentilerini aldatılmamak, güvenilir olmak ve emin olmak kavramlarıyla aktardı.Akça, kökünde ahilik bulunan teşkilatların yaptırım güçlerinin güncellenmesini, Aldatan bizden değildir. düsturunun tekrar canlı tutulmasını önererek, İş ahlakında bizim için asıl olan ölçü, aldatmayan, sözünde dürüst olan, cömert olan esnaftır. Bunların sayısının çoğalması demek de ülkenin hem ticaretinin hem de güvenilirliğinin artması demektir. diye konuştu.Zarar etmek pahasına doğruyu söyleyerek bir coğrafyanın Müslümanlaşmasına vesile olan anlayışın öneminin altını çizen Akça, şöyle devam etti:Tüccar elbette ki kar etmek için iş yapıyordur, zarar etmek için yapmıyordur ama dürüst olmak eğer zarar etmeyi gerektiriyorsa bunu göze alabilen tüccarlar yetiştirmemiz lazım. Bununla ilgili çalışmalar yapmamız lazım. Sadece kazanan değil, çok satan değil, sadece çok biriktiren değil, helali gözeten, helal kazancın adil paylaşımını ilke edinen tüccarlar yetiştirmemiz lazım.Akça, aldatmanın kısa zamanlı kazanç sağlayabileceğini, uzun vadeli kazancın dürüstlükten ve güvenilir olmaktan geçtiğini söyledi.Hukuk ile ahlak arasında ciddi etkileşim bulunduğuna dikkati çeken Akça, güçlünün değil haklı olanın hukukunun önemsenmesi gerektiğini vurguladı.Son açıklanan istatistiklere göre sözünde durmamak ve tağşiş ürünlerin Türkiye'de iş yapma risklerinin önde gelen sebebini oluşturduğunu belirten Akça, son dönemlerde ülke imajını zedeleyecek uygulamalara karşı iyileşmeleri de görmeye başladıklarını kaydetti.- En fazla iyilik yapanın kazandığı kutu oyunuAkça, İGİAD İş Geliştirme Komisyonunca profesyonel kutu oyunu tasarımcılarının desteğiyle çocukların hem ticareti hem de ahiliğin 7 ahlaki ilkesini eğlenerek öğrendiği Ahilik Yolu kutu oyununun hazırlandığını bildirdi.Ticarette şikayet edilen davranışların önüne geçebilmek, bu konuda farkındalık oluşturmak için projeyi hayata geçirdiklerini anlatan Akça, mevcut bazı kutu oyunlarının ise Yakalanmadan kasadan çalabiliyorsan çal. formatında olduğunu aktardı.Çocuklara bu şuurun empoze edilmesinin yanlış olduğuna işaret eden Akça, oyun profesyonelleriyle ahilik ilkelerinin yer aldığı oyunu tasarladıklarından bahsetti.Akça, dijital bağımlılık konusuna hassasiyetlerinden dolayı projelerini kutu oyunu şeklinde hayata geçirdiklerini, paylaşmaya teşvik eden oyunda en fazla para kazananın veya kupon toplayanın değil, aynı zamanda en fazla iyilik yapanın zirveye ulaştığını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — KAAN BOZDOĞAN - Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD), iş ahlakına sahip, çalıştıkları kurumlara değer katan nesiller yetiştirmek amacıyla İşte Staj İşte Ahlak programını hayata geçiriyor.İşletmelerin, yöneticilerin ve çalışanların karar alma ve davranış süreçlerinde uymaları gereken ahlaki ilkeler, değerler ve standartlar bütünü olarak öne çıkan, toplumun her kesimini ilgilendiren iş ahlakı, temelde doğru olanı yapma prensibine dayanıyor.Dürüstlük, şeffaflık, adalet ve eşitlik, sorumluluk, güvenilirlik, sürdürülebilirlik, gizlilik ve kişisel çıkar çatışmalarından kaçınma gibi ilkeleri içinde bulunduran bu kavram, toplumun sağlıklı işlemesinin de önündeki en önemli unsur olarak belirleyici rol oynuyor.İş ahlakını önceleyen tutum ve hizmetlerle faaliyet yürüten, etik kurallar çerçevesinde hizmet sağlayan işletmelerin uzun vadede daha başarılı olduğu araştırmalarla ortaya konuluyor. Bu ilkelerden uzak, ticarete halel getiren uygulamalar, toplumda eleştirilerin odağı haline geliyor.2003 yılından bugüne iş ahlakı konusunda faaliyet yürüten ve araştırmalar yapan, bu alanda birçok kurum, kuruluş ve üniversiteyle işbirliği içerisinde çalışan dernek, bu kapsamda öğrencilere yönelik yeni staj programını devreye alıyor.İş ahlakına sahip nesillerin yetiştirilmesi için hayata geçirilecek program kapsamındaki saha uygulamalarıyla gençlerin sektörel farkındalık kazanmaları ve kariyer yolculuklarını değer bilinci temeline oturtmaları hedefleniyor.Program boyunca öğrenciler üç farklı sektörde, her birinde ikişer hafta kalarak deneyim kazanma şansı bulacak.Salı, çarşamba ve perşembe günleri üye iş yerlerinde saha deneyimi kazanacak öğrenciler, cumaları ise derneğin genel merkezinde eğitim görecek.Eğitimlerde ana kaynak olarak derneğin yayını olan Temelleri ve Uygulamalarıyla İş Ahlakı kitabından istifade edilecek.Gönüllü staj formatında gerçekleşecek, yurdun dört bir tarafından öğrencilerin istifadesine sunulan program kapsamında stajyerlerin maaş ve sigorta giderleri dernek tarafından karşılanacak.Devam zorunluluğu bulunan programa, 18-25 yaş aralığındaki üniversitelerin lisans 2, 3 ve 4'üncü sınıf öğrencileri başvurabilecek.Başvuru formunu dolduran adaylar, ilk aşama olarak dernek merkezinde yapılacak yazılı sınava davet edilecek. Sınavda başarı sağlayan adaylar ikinci aşama olan yüz yüze mülakata hak kazanacak. Bu aşamayı da başarıyla geçen adaylar programa katılma hakkı elde edecek.- Üniversitelileri kapsayan 10 haftalık programİGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akça, AA muhabirine, ahlaklı nesillerin yetişmesi kapsamında bu yıl İşte Staj İşte Ahlak programını devreye aldıklarını, üniversite 2, 3 ve 4'üncü sınıf öğrencilerini kapsayan programın 10 hafta süreceğini ifade etti.Akça, maksatlarının üniversiteyi bitiren gençlerin diplomalarının yanı sıra gittikleri kuruma değer taşımalarını sağlamak olduğunu söyledi.İGİAD'ın iş ahlakı noktasında uzaktan eğitim modülleriyle girişimcilere yönelik müfredat hazırlığı yaptığını dile getiren Akça, girişimcileri bu konuda eğitmeye çalıştıklarını anlattı.Ahlakın anne karnından başlayıp aile, okul, iş ve sosyal hayatla şekillendiğini aktaran Akça, her evrenin farklı yoğunluk alanlarının bulunduğunu kaydetti.Akça, özellikle 18 ve 25 yaş arasındaki gençlere ilgi duydukları bir işte çalışmalarını veya staj yapmalarını önerdi.- İş ahlakı işletmelerin toplumsal imajını da etkiliyorİş ahlakının işletmelerle birlikte toplumu da etkilediğini, ahlakın fıtrat yaratılışıyla doğrudan alakalı olduğunu belirten Akça, güzel ahlakı Hak için hakkıyla yapılan ve yapıldığında başkasına zarar vermeyen davranış olarak tanımladı.Akça, evinin önünü temizleyen kimsenin başkasının evinin önünü kirletmemesi örneğini vererek, doğru yapılan işin başkasına zarar vermesi durumunda ahlaki olmaktan uzaklaştığını dile getirdi.Firmaların ahlaki tutum kavramını bugün etik olarak kullandığını anlatan Akça, bunun ahlak kelimesinin anlamını tam manasıyla karşılamadığını kaydetti.Akça, hakkın tüm kapsayıcıları için gerekli olduğunu vurgulayarak, Bir sanayici tesisindeki atık suyu dereye boşaltıyorsa ve o dereden dolayı gelecek nesiller zehirleniyorsa, oradaki balık popülasyonu ortadan kalkıyorsa, denizler kirleniyorsa, o akar sular kirleniyorsa, bu iş hakkıyla yapılmış olmuyor. dedi.Ahlaki tutumun toplumun tüm bileşenlerini etkilediğini dile getiren Akça, yaşamı idame ettirmek için hava, su ve toprak neyse ahlakın da insanca yaşayabilmek için olmazsa olmaz olduğunu anlattı.Akça, gayriahlaki tutumların insanın yaşam alanında derin etki oluşturduğuna işaret ederek, Allah'ın kutsal saydığı, bütün hukuksal metinlerde yer alan insanca yaşam hakkının korunması gerektiğini söyledi.Ahlakın değerli bilinip korunması ve hayatın içerisine uyarlanması durumunda toplumsal barış, toplumsal refah ve gelir adaletsizliği gibi bugün problem olarak görünen birçok başlıktan ülkenin ve içinde bulunduğu coğrafyanın kurtarılabileceğini belirten Akça, iş ahlakından beklentilerini aldatılmamak, güvenilir olmak ve emin olmak kavramlarıyla aktardı.Akça, kökünde ahilik bulunan teşkilatların yaptırım güçlerinin güncellenmesini, Aldatan bizden değildir. düsturunun tekrar canlı tutulmasını önererek, İş ahlakında bizim için asıl olan ölçü, aldatmayan, sözünde dürüst olan, cömert olan esnaftır. Bunların sayısının çoğalması demek de ülkenin hem ticaretinin hem de güvenilirliğinin artması demektir. diye konuştu.Zarar etmek pahasına doğruyu söyleyerek bir coğrafyanın Müslümanlaşmasına vesile olan anlayışın öneminin altını çizen Akça, şöyle devam etti:Tüccar elbette ki kar etmek için iş yapıyordur, zarar etmek için yapmıyordur ama dürüst olmak eğer zarar etmeyi gerektiriyorsa bunu göze alabilen tüccarlar yetiştirmemiz lazım. Bununla ilgili çalışmalar yapmamız lazım. Sadece kazanan değil, çok satan değil, sadece çok biriktiren değil, helali gözeten, helal kazancın adil paylaşımını ilke edinen tüccarlar yetiştirmemiz lazım.Akça, aldatmanın kısa zamanlı kazanç sağlayabileceğini, uzun vadeli kazancın dürüstlükten ve güvenilir olmaktan geçtiğini söyledi.Hukuk ile ahlak arasında ciddi etkileşim bulunduğuna dikkati çeken Akça, güçlünün değil haklı olanın hukukunun önemsenmesi gerektiğini vurguladı.Son açıklanan istatistiklere göre sözünde durmamak ve tağşiş ürünlerin Türkiye'de iş yapma risklerinin önde gelen sebebini oluşturduğunu belirten Akça, son dönemlerde ülke imajını zedeleyecek uygulamalara karşı iyileşmeleri de görmeye başladıklarını kaydetti.- En fazla iyilik yapanın kazandığı kutu oyunuAkça, İGİAD İş Geliştirme Komisyonunca profesyonel kutu oyunu tasarımcılarının desteğiyle çocukların hem ticareti hem de ahiliğin 7 ahlaki ilkesini eğlenerek öğrendiği Ahilik Yolu kutu oyununun hazırlandığını bildirdi.Ticarette şikayet edilen davranışların önüne geçebilmek, bu konuda farkındalık oluşturmak için projeyi hayata geçirdiklerini anlatan Akça, mevcut bazı kutu oyunlarının ise Yakalanmadan kasadan çalabiliyorsan çal. formatında olduğunu aktardı.Çocuklara bu şuurun empoze edilmesinin yanlış olduğuna işaret eden Akça, oyun profesyonelleriyle ahilik ilkelerinin yer aldığı oyunu tasarladıklarından bahsetti.Akça, dijital bağımlılık konusuna hassasiyetlerinden dolayı projelerini kutu oyunu şeklinde hayata geçirdiklerini, paylaşmaya teşvik eden oyunda en fazla para kazananın veya kupon toplayanın değil, aynı zamanda en fazla iyilik yapanın zirveye ulaştığını sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/is-ahlakli-nesiller-yetistirmek-icin-gonullu-staj-programi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yağışlarla çoğalan sulak alanlar Canova'ya gelen leylek sayısını da artırdı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yagislarla-cogalan-sulak-alanlar-canova-ya-gelen-leylek-sayisini-da-artirdi/852933/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yagislarla-cogalan-sulak-alanlar-canova-ya-gelen-leylek-sayisini-da-artirdi/852933/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas — Sivas'ta yoğun yağışların ardından sulak alan sayısının artması, Zara ilçesindeki Canova köyüne gelen leylek sayısına da yansıdı - Canova köyü sakinlerinden Ali Toprak: - Gençliğimizde buralardaki sulak alanda güneşin ışığını kesecek vaziyette kuş kalktığını biliyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri — SERHAT ZAFER / MUZAFFER AKYÜZ - Sivas'ın Zara ve Hafik ilçelerinde yoğun yağışların ardından sulak alan sayısındaki artış bölgede leylek popülasyonunu da artırdı.Zara ve Hafik ilçeleri arasındaki irili ufaklı göller ve bölgedeki sulak alanlar çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapıyor.Sivas-Erzincan kara yolunda seyahat edenler, iki ilçe arasında yol boyunca farklı türdeki kuşları gözlemleyebiliyor.Bölgedeki sulak alanlarda beslenen ve yol kenarındaki elektrik direklerinin ev sahipliği yaptığı leyleklerin bu yıl sayısındaki artış ise dikkati çekti.Canova köyünde yaşayan Ali Toprak, AA muhabirine, köylerinin sulak alanda yer aldığını söyledi.Leyleğin yanı sıra çok sayıda kuş türünün bölgede yaşadığını belirten Toprak, Bu sene yağışların bol gitmesi sebebiyle leylek sayısı biraz daha fazla. Eskiden daha fazlaydı çünkü su rejimi daha düzgündü. dedi.Önceki yıllarda bölgede etkili olan kuraklık nedeniyle kuşların göç yolunu değiştirdiğini dile getiren Toprak, Belki sular böyle devam ederse hayvanlar burayı göç yolunda dinlenme yeri olarak kullanabilir. Gençliğimizde buralardaki sulak alanda güneşin ışığını kesecek vaziyette kuş kalktığını biliyorum. diye konuştu.- Leylekler gerçekten vefalı hayvanlarToprak, köylerine leyleklerin her sene geldiğini anlatarak, şunları kaydetti:Leylekler gerçekten vefalı hayvanlar. Geçen sene köyümüzde bir direk yıkılmıştı, üzerinde çok büyük yuvası vardı ve yıllarca gidip geliyordu. Hayvan tekrar geldi, aynı yerine uğraşarak yuvayı kurdu. Leylekler sulak alanda barınıyor, o nedenle bu yıl sayıları fazla. Sulak alan olduğu için angut da var, türlü türlü kuşlar var. Kazların da göç yolu üzerinde burası, her zaman takip ediyoruz. Sabah akşam gidip geliyorlar. Geçen sene şeker pancarı sulamaya gittiğimde görüyordum, koyun sürüsü gibi kazlar vardı. Saymakla baş edemezsiniz, yüzlerce. Onlar bizim bir parçamız, onlar olmadan olmaz. Onlara yavrularını doğuracak ve büyütecek imkanı tanımak lazım. Biz nasıl bir canlı varlıksak, onlar da bir canlı varlık.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri — SERHAT ZAFER / MUZAFFER AKYÜZ - Sivas'ın Zara ve Hafik ilçelerinde yoğun yağışların ardından sulak alan sayısındaki artış bölgede leylek popülasyonunu da artırdı.Zara ve Hafik ilçeleri arasındaki irili ufaklı göller ve bölgedeki sulak alanlar çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapıyor.Sivas-Erzincan kara yolunda seyahat edenler, iki ilçe arasında yol boyunca farklı türdeki kuşları gözlemleyebiliyor.Bölgedeki sulak alanlarda beslenen ve yol kenarındaki elektrik direklerinin ev sahipliği yaptığı leyleklerin bu yıl sayısındaki artış ise dikkati çekti.Canova köyünde yaşayan Ali Toprak, AA muhabirine, köylerinin sulak alanda yer aldığını söyledi.Leyleğin yanı sıra çok sayıda kuş türünün bölgede yaşadığını belirten Toprak, Bu sene yağışların bol gitmesi sebebiyle leylek sayısı biraz daha fazla. Eskiden daha fazlaydı çünkü su rejimi daha düzgündü. dedi.Önceki yıllarda bölgede etkili olan kuraklık nedeniyle kuşların göç yolunu değiştirdiğini dile getiren Toprak, Belki sular böyle devam ederse hayvanlar burayı göç yolunda dinlenme yeri olarak kullanabilir. Gençliğimizde buralardaki sulak alanda güneşin ışığını kesecek vaziyette kuş kalktığını biliyorum. diye konuştu.- Leylekler gerçekten vefalı hayvanlarToprak, köylerine leyleklerin her sene geldiğini anlatarak, şunları kaydetti:Leylekler gerçekten vefalı hayvanlar. Geçen sene köyümüzde bir direk yıkılmıştı, üzerinde çok büyük yuvası vardı ve yıllarca gidip geliyordu. Hayvan tekrar geldi, aynı yerine uğraşarak yuvayı kurdu. Leylekler sulak alanda barınıyor, o nedenle bu yıl sayıları fazla. Sulak alan olduğu için angut da var, türlü türlü kuşlar var. Kazların da göç yolu üzerinde burası, her zaman takip ediyoruz. Sabah akşam gidip geliyorlar. Geçen sene şeker pancarı sulamaya gittiğimde görüyordum, koyun sürüsü gibi kazlar vardı. Saymakla baş edemezsiniz, yüzlerce. Onlar bizim bir parçamız, onlar olmadan olmaz. Onlara yavrularını doğuracak ve büyütecek imkanı tanımak lazım. Biz nasıl bir canlı varlıksak, onlar da bir canlı varlık.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Süper Lig'de 2025-2026 sezonu 26,7 yaş ortalamasıyla oynandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/super-lig-de-2025-2026-sezonu-26-7-yas-ortalamasiyla-oynandi/852932/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/super-lig-de-2025-2026-sezonu-26-7-yas-ortalamasiyla-oynandi/852932/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Ligdeki en yaşlı ekip, 27,94 yaş ortalamasıyla Kocaelispor oldu - Göztepe ise 25,06 yaş ortalamasıyla ligin en genç ekibi olarak sezonu bitirdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — CAN ÖCAL - Trendyol Süper Lig'in tamamlanan 2025-2026 sezonunda forma giyen oyuncuların yaş ortalaması 26,7 olarak kayıtlara geçti.Ligde bu sezon mücadele eden 18 takımda toplam 571 futbolcu forma giydi.Süper Lig'deki en yaşlı ekip, 27,94 yaş ortalamasıyla Kocaelispor oldu. Yeşil-siyahlıları 27,90 yaş ortalamasıyla Kasımpaşa ve 27,53 ortalamayla Hesap.com Antalyaspor takip etti.- En genci GöztepeGöztepe, yaş ortalamasında Süper Lig'in en genç takımı oldu.İzmir ekibinde 2025-2026 sezonunda top koşturan oyuncuların yaş ortalaması 25,06 olarak gerçekleşti.Göztepe'yi 25,08'lik yaş ortalamasıyla Trabzonspor ve 25,67'lik ortalamayla TÜMOSAN Konyaspor izledi.- OrtalamalarSüper Lig'de 2025-2026 sezonunda mücadele eden takımların yaş ortalaması şöyle:TakımYaş ortalamasıGöztepe25,06Trabzonspor25,08TÜMOSAN Konyaspor25,67Galatasaray26,15Samsunspor26,16Çaykur Rizespor26,33Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük26,39Gaziantep FK26,66ikas Eyüpspor26,80Beşiktaş26,90Natura Dünyası Gençlerbirliği27,15RAMS Başakşehir27,30Fenerbahçe27,34Corendon Alanyaspor27,46Zecorner Kayserispor27,47Hesap.com Antalyaspor27,53Kasımpaşa27,90Kocaelispor27,94- En yaşlısı Paulo VictorSüper Lig'in en tecrübeli ismi Corendon Alanyaspor'un 39 yaşındaki kalecisi Paulo Victor oldu.Bu sezon 14 lig maçında görev alan Victor, 571 futbolcu arasında en yaşlısı olarak öne çıktı. Brezilyalı kaleciyi 37 yaşındaki 4 farklı isim takip etti. Hesap.com Antalyaspor'un futbolcusu Veysel Sarı, Fenerbahçe'nin kalecisi Mert Günok, Trabzonspor'un Nijeryalı oyuncusu Anthony Nwakaeme ve Kocaelispor'un file bekçisi Gökhan Değirmenci, Victor'un ardından ligdeki en tecrübeli isimler olarak dikkati çekti.Ayrıca sezona Antalyaspor'da başlayan ancak sonrasında Trendyol 1. Lig ekibi Alagöz Holding Iğdır FK'ye transfer olan Güray Vural, bu sezon 37 yaşındayken 4 Süper Lig maçında oynadı.- En genci Ayaz ÖzcanLigde bu sezon forma giyen oyuncular arasında en genci Natura Dünyası Gençlerbirliği'ndeki Ayaz Özcan oldu.Süper Lig'de 3 maça çıkan 1 Ekim 2009 doğumlu Ayaz, sezonu 16 yaşında tamamladı. 6 Haziran 2009 doğumlu Gaziantep FK oyuncusu Muhammet Akmelek de Ayaz ile birlikte 16 yaşında sezonu bitirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — CAN ÖCAL - Trendyol Süper Lig'in tamamlanan 2025-2026 sezonunda forma giyen oyuncuların yaş ortalaması 26,7 olarak kayıtlara geçti.Ligde bu sezon mücadele eden 18 takımda toplam 571 futbolcu forma giydi.Süper Lig'deki en yaşlı ekip, 27,94 yaş ortalamasıyla Kocaelispor oldu. Yeşil-siyahlıları 27,90 yaş ortalamasıyla Kasımpaşa ve 27,53 ortalamayla Hesap.com Antalyaspor takip etti.- En genci GöztepeGöztepe, yaş ortalamasında Süper Lig'in en genç takımı oldu.İzmir ekibinde 2025-2026 sezonunda top koşturan oyuncuların yaş ortalaması 25,06 olarak gerçekleşti.Göztepe'yi 25,08'lik yaş ortalamasıyla Trabzonspor ve 25,67'lik ortalamayla TÜMOSAN Konyaspor izledi.- OrtalamalarSüper Lig'de 2025-2026 sezonunda mücadele eden takımların yaş ortalaması şöyle:TakımYaş ortalamasıGöztepe25,06Trabzonspor25,08TÜMOSAN Konyaspor25,67Galatasaray26,15Samsunspor26,16Çaykur Rizespor26,33Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük26,39Gaziantep FK26,66ikas Eyüpspor26,80Beşiktaş26,90Natura Dünyası Gençlerbirliği27,15RAMS Başakşehir27,30Fenerbahçe27,34Corendon Alanyaspor27,46Zecorner Kayserispor27,47Hesap.com Antalyaspor27,53Kasımpaşa27,90Kocaelispor27,94- En yaşlısı Paulo VictorSüper Lig'in en tecrübeli ismi Corendon Alanyaspor'un 39 yaşındaki kalecisi Paulo Victor oldu.Bu sezon 14 lig maçında görev alan Victor, 571 futbolcu arasında en yaşlısı olarak öne çıktı. Brezilyalı kaleciyi 37 yaşındaki 4 farklı isim takip etti. Hesap.com Antalyaspor'un futbolcusu Veysel Sarı, Fenerbahçe'nin kalecisi Mert Günok, Trabzonspor'un Nijeryalı oyuncusu Anthony Nwakaeme ve Kocaelispor'un file bekçisi Gökhan Değirmenci, Victor'un ardından ligdeki en tecrübeli isimler olarak dikkati çekti.Ayrıca sezona Antalyaspor'da başlayan ancak sonrasında Trendyol 1. Lig ekibi Alagöz Holding Iğdır FK'ye transfer olan Güray Vural, bu sezon 37 yaşındayken 4 Süper Lig maçında oynadı.- En genci Ayaz ÖzcanLigde bu sezon forma giyen oyuncular arasında en genci Natura Dünyası Gençlerbirliği'ndeki Ayaz Özcan oldu.Süper Lig'de 3 maça çıkan 1 Ekim 2009 doğumlu Ayaz, sezonu 16 yaşında tamamladı. 6 Haziran 2009 doğumlu Gaziantep FK oyuncusu Muhammet Akmelek de Ayaz ile birlikte 16 yaşında sezonu bitirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/super-lig-de-2025-2026-sezonu-26-7-yas-ortalamasiyla-oynandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>CHP'de parti çalışanlarının maaş ve bayram ikramiyeleri yatırılacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/chp-de-parti-calisanlarinin-maas-ve-bayram-ikramiyeleri-yatirilacak/852931/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/chp-de-parti-calisanlarinin-maas-ve-bayram-ikramiyeleri-yatirilacak/852931/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Kemal Kılıçdaroğlu'nun ekibinden alınan bilgiye göre, parti personelinin ödemeleri kesintisiz yapılacak, hiçbir çalışan mağdur edilmeyecek - Partinin internet sitesinin yönetimi Kılıçdaroğlu'nun ekibine teslim edildi, sosyal medya hesaplarının devri için de talepte bulunuldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) çalışanların maaşları ile bayram ikramiyelerinin yatırılacağı ve hiçbir personelin mağdur edilmeyeceği belirtildi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun çalışma ekibinden alınan bilgiye göre, parti çalışanlarının maaş ve bayram ikramiyesi ödemeleri planlandığı gibi gerçekleştirilecek.Kamuoyuna yansıyan CHP'de maaş ödemeleri donduruldu şeklindeki iddiaların doğru olmadığı belirtildi. Hiçbir personelin bu süreçte mağdur edilmeyeceği kaydedildi.Ayrıca CHP'nin kurumsal internet sitesinin yönetiminin Kılıçdaroğlu'nun ekibine teslim edildiği aktarıldı. Partinin sosyal medya hesaplarının devri konusunda da talepte bulunulduğu ifade edildi.Kılıçdaroğlu'nun bugün evinde kalması ve bazı görüşme ile kabulleri gerçekleştirmesi bekleniyor.- Çalışan sayısı 2 kata yakın arttıKamuoyuna yansıyan bazı çalışanların işten çıkartıldığı yönündeki iddialara ilişkin de değerlendirme yapıldı.Bu dönemde partideki çalışan sayısının 2 kata yakın arttığı belirtildi. Bazı personelin işe gelmediği yönünde tespitler bulunduğuna işaret edilerek, işten çıkarmaların bu kapsamda yapılmış olabileceği belirtildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) çalışanların maaşları ile bayram ikramiyelerinin yatırılacağı ve hiçbir personelin mağdur edilmeyeceği belirtildi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun çalışma ekibinden alınan bilgiye göre, parti çalışanlarının maaş ve bayram ikramiyesi ödemeleri planlandığı gibi gerçekleştirilecek.Kamuoyuna yansıyan CHP'de maaş ödemeleri donduruldu şeklindeki iddiaların doğru olmadığı belirtildi. Hiçbir personelin bu süreçte mağdur edilmeyeceği kaydedildi.Ayrıca CHP'nin kurumsal internet sitesinin yönetiminin Kılıçdaroğlu'nun ekibine teslim edildiği aktarıldı. Partinin sosyal medya hesaplarının devri konusunda da talepte bulunulduğu ifade edildi.Kılıçdaroğlu'nun bugün evinde kalması ve bazı görüşme ile kabulleri gerçekleştirmesi bekleniyor.- Çalışan sayısı 2 kata yakın arttıKamuoyuna yansıyan bazı çalışanların işten çıkartıldığı yönündeki iddialara ilişkin de değerlendirme yapıldı.Bu dönemde partideki çalışan sayısının 2 kata yakın arttığı belirtildi. Bazı personelin işe gelmediği yönünde tespitler bulunduğuna işaret edilerek, işten çıkarmaların bu kapsamda yapılmış olabileceği belirtildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/chp-de-parti-calisanlarinin-maas-ve-bayram-ikramiyeleri-yatirilacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İş insanının esans merakı koleksiyona dönüştü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/is-insaninin-esans-meraki-koleksiyona-donustu/852930/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/is-insaninin-esans-meraki-koleksiyona-donustu/852930/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Konya — Konya'da kauçuk zemin üretimi yapan iş insanı Seyfettin Kocaman: - Yaklaşık 400 çeşit esans var. 14 yıl oldu. Sevdiğim için kendim karışım da yapıyorum. İlk etaplarda mesela esansı da bilmezdim. Esansı karıştırmaya başladım - Misafirlerimiz geldiğinde şaşırıyor çünkü bunu işimizin bir parçası sanıyorlar ama öyle değil. Hobi olarak yaptığımızı söylüyoruz. Bu kadar olacağını ben de bilmiyordum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Konya Haberleri — ABDULLAH DOĞAN - Konya'da 41 yaşındaki iş insanı Seyfettin Kocaman, yaklaşık 14 yıl önce hobi olarak başladığı esans merakını özel bir koleksiyona dönüştürdü.Kent merkezinde fabrikasında park ve bahçelerde kullanılan kauçuk zemin üretimi yapan Kocaman'ın ofisindeki farklı ülkelerden ve şehirlerden topladığı esans şişeleri dikkati çekiyor.Özel yaptırdığı vitrinde yüzlerce çeşit koku bulunduran Kocaman, AA muhabirine, hayatın yoğun temposundan uzaklaşmak için kokularla ilgilendiğini söyledi.Zamanla bu uğraşın kendisi için vazgeçilmez bir hobiye dönüştüğünü anlatan Kocaman, Gittiğim yerlerden beğendiklerimi almaya başladım. Elimdekilerden karıştırmaya başladım, dinlendirdiğim kokular oldu. Beklettikçe güzelleşen kokular ortaya çıktı. dedi.- Vitrininde 400 çeşit esans yer alıyorKocaman, esansların özel seyrelticiler ve farklı içeriklerle zenginleştirilebildiğini, yeni karışımlar elde edilebildiğini belirterek, şunları kaydetti:Yaklaşık 400 çeşit esans var. 14 yıl oldu. Sevdiğim için kendim karışım da yapıyorum. Başlarda esanslarla ilgili bilgim de yoktu. Esansı karıştırmaya başladım. Misafirlerimiz geldiğinde şaşırıyor çünkü bunu işimizin bir parçası sanıyorlar ama öyle değil. Hobi olarak yaptığımızı söylüyoruz. Bu kadar olacağını ben de bilmiyordum.Kokuların zamanla olgunlaştığını, karakter kazandığını vurgulayan Kocaman, kaliteli esansların yıllarca bozulmadan saklanabildiğini dile getirdi.- 5 yıldır beklettiği koku varKocaman, yaptığı bazı karışımları 4-5 yıl dinlendirdiğine değinerek, Demlendikçe güzelleşir deriz ya koku da öyle. Bekledikçe daha güzel hale geliyor. Kaliteli bir esans yıllarca dayanabiliyor. Burada 8-10 yıllık esanslarımız var. Hala kullandığım özel kokular bulunuyor. Zaten zamanla benim için bir tutku haline geldi. ifadelerini kullandı.Farklı ülkelerden getirttiği özel esansların da koleksiyonunda yer aldığını aktaran Kocaman, özellikle yıllardır kullandığı bazı kokuların kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Konya Haberleri — ABDULLAH DOĞAN - Konya'da 41 yaşındaki iş insanı Seyfettin Kocaman, yaklaşık 14 yıl önce hobi olarak başladığı esans merakını özel bir koleksiyona dönüştürdü.Kent merkezinde fabrikasında park ve bahçelerde kullanılan kauçuk zemin üretimi yapan Kocaman'ın ofisindeki farklı ülkelerden ve şehirlerden topladığı esans şişeleri dikkati çekiyor.Özel yaptırdığı vitrinde yüzlerce çeşit koku bulunduran Kocaman, AA muhabirine, hayatın yoğun temposundan uzaklaşmak için kokularla ilgilendiğini söyledi.Zamanla bu uğraşın kendisi için vazgeçilmez bir hobiye dönüştüğünü anlatan Kocaman, Gittiğim yerlerden beğendiklerimi almaya başladım. Elimdekilerden karıştırmaya başladım, dinlendirdiğim kokular oldu. Beklettikçe güzelleşen kokular ortaya çıktı. dedi.- Vitrininde 400 çeşit esans yer alıyorKocaman, esansların özel seyrelticiler ve farklı içeriklerle zenginleştirilebildiğini, yeni karışımlar elde edilebildiğini belirterek, şunları kaydetti:Yaklaşık 400 çeşit esans var. 14 yıl oldu. Sevdiğim için kendim karışım da yapıyorum. Başlarda esanslarla ilgili bilgim de yoktu. Esansı karıştırmaya başladım. Misafirlerimiz geldiğinde şaşırıyor çünkü bunu işimizin bir parçası sanıyorlar ama öyle değil. Hobi olarak yaptığımızı söylüyoruz. Bu kadar olacağını ben de bilmiyordum.Kokuların zamanla olgunlaştığını, karakter kazandığını vurgulayan Kocaman, kaliteli esansların yıllarca bozulmadan saklanabildiğini dile getirdi.- 5 yıldır beklettiği koku varKocaman, yaptığı bazı karışımları 4-5 yıl dinlendirdiğine değinerek, Demlendikçe güzelleşir deriz ya koku da öyle. Bekledikçe daha güzel hale geliyor. Kaliteli bir esans yıllarca dayanabiliyor. Burada 8-10 yıllık esanslarımız var. Hala kullandığım özel kokular bulunuyor. Zaten zamanla benim için bir tutku haline geldi. ifadelerini kullandı.Farklı ülkelerden getirttiği özel esansların da koleksiyonunda yer aldığını aktaran Kocaman, özellikle yıllardır kullandığı bazı kokuların kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/is-insaninin-esans-meraki-koleksiyona-donustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli iradeye karşı ilk askeri darbenin üzerinden 66 yıl geçti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-iradeye-karsi-ilk-askeri-darbenin-uzerinden-66-yil-gecti/852927/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-iradeye-karsi-ilk-askeri-darbenin-uzerinden-66-yil-gecti/852927/</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:04:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Seçilmiş başbakan ve iki bakanı idama götüren, Türk demokrasi tarihinin kara lekesi olarak adlandırılan 27 Mayıs Darbesi'nin üzerinden 66 yıl geçti - 27 Mayıs 1960 sabahı gerçekleştirilen askeri ihtilal sonrası, Anayasa ve TBMM feshedildi, siyasi faaliyetler askıya alındı - Yassıada yargılamaları sonucunda Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idamına karar verildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Türk demokrasi tarihinin kara lekelerinden biri olan, milletin vicdanında derin yaralar açan, seçilmiş başbakan ve iki bakanı idama götüren 27 Mayıs Darbesi'nin üzerinden 66 yıl geçti.AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, tarihe bir utanç vesikası olarak geçen 27 Mayıs 1960 ihtilaliyle Anayasa ve TBMM feshedilirken, ülkenin başbakanı ve iki bakanı idam edildi.Takvimler 1960 yılını gösterdiğinde Türkiye Cumhuriyeti 37 yaşındaydı. İktidarda, 10 yıl önce ülkedeki tek parti devrine son veren Demokrat Parti (DP) bulunuyordu. Başbakan koltuğunda 14 Mayıs 1950 ve 2 Mayıs 1954 seçimlerinden zaferle çıkan Adnan Menderes oturuyordu, Cumhurbaşkanı ise Celal Bayar'dı.7 partinin katıldığı 14 Mayıs 1950'deki seçimlerde, DP ilk büyük zaferini kazanmış, yüzde 53 oy ve 416 milletvekiliyle Meclis'e girmiş, CHP ise ancak 69 sandalye kazanabilmişti.DP'nin ilk yıllarında yaptığı en önemli icraatların başında, Türkçe okunan ezanın tekrar Arapça okunmasına dair kanunun Meclis'e sunulup kabul edilmesi gelmişti.Katılımın yüzde 88,63 gibi oldukça yüksek bir oranda gerçekleştiği 1954 seçimlerinde Türkiye Cumhuriyeti'nin en yüksek oyunu alarak iktidarda kalmayı başaran DP, ilk yıllarından itibaren sivil ve askeri kanadın muhalefetiyle karşı karşıya kaldı.Selanik'te Atatürk'ün doğduğu evin yanındaki Türk konsolosluğunun bahçesine atılan iki bombadan birinin patladığı, evin ve konsolosluk binasının camlarının kırıldığı haberi üzerine Ankara, İstanbul ve İzmir'de halkın sokağa dökülmesiyle 6 Eylül 1955'te başlayan 6-7 Eylül Olayları'nda, azınlıkların yaşadıkları semtlerde yangınlar çıkarılmış, kiliselere ve mezarlıklara saldırılarda bulunulmuştu. 6-7 Eylül olaylarına ilişkin Yassıada'da dava açılmasında en büyük rol, Fuad Köprülü'nün olmuştu.27 Mayıs 1960 darbesinden sadece 8 gün sonra bir gazeteye röportaj veren Köprülü, 6-7 Eylül olaylarıyla ilgili dönemin Başbakan Yardımcısı Fatin Rüştü Zorlu ve Başbakan Adnan Menderes'i suçlayarak, Bu müessif hadisenin baş tertipçisi ve müsebbibi bizzat Menderes'ti. Kıbrıs'ı fethetmek için bu şekilde bir yol takip etmeyi doğru bulmuştur. ifadelerini kullandı.Atatürk'ün evinin bombalanması hadisesinin de bir tertip olduğunu ileri süren Köprülü, Bizzat tertipçisi Menderes'tir. Kendisine bu aklı yine Kıbrıs fatihlerinden Zorlu vermiştir. iddiasında bulundu. Bu iddialar üzerine darbeden sonra Yassıada'da alelacele bir 6-7 Eylül olayları davası açılmış ve Adnan Menderes ile Fatin Rüştü Zorlu altışar yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.DP'nin kurucularından ve Dışişleri Bakanı olan Fuad Köprülü ile hayli uzun süren bir çekişme içine giren Zorlu, 1957 seçimlerinden sonra 25 Kasım 1957'de Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturdu. Fuad Köprülü'nün kişisel husumeti nedeniyle böyle bir röportaj verdiği ve Zorlu'nun mahkum edilmesini istediği iddia edilmişti.- 9 Subay OlayıDP, 1957 seçimlerinde oy kaybetmiş olmasına rağmen 424 sandalye kazanmayı başardı. Seçimlerden kısa süre sonra yaşanan 9 Subay Olayı, ordu içinde bir grup subayın hükümete komplo hazırlamak suçundan tutuklanıp yargılanmaları şeklinde gerçekleşti. DP'nin iktidara gelmesinin ardından bir grup subayın ordu içinde kurduğu örgüt, 1950'li yılların ikinci yarısında genişlemeye başladı.Hükümete yapılan ihbar neticesinde ortaya çıkan grup, DP iktidarına karşı darbe düzenlemek amacıyla kurulmuştu. 9 Subay Olayı, yaklaşık 3 yıl İstanbul'da etkinlik gösteren, ordu içindeki gizli örgütün kısa dönemde zayıflamasıyla son buldu.- İstanbul ve Ankara'da sıkıyönetim ilan edildiTürkiye'de 1946 yılında çok partili hayata geçilmesinin ardından 1950 yılında iktidara gelen DP, 10 yıl iktidarda kaldı.DP iktidarının son dönemlerinde ülkede yaşanan gerilim, zaman zaman şiddetle kendini gösterdi. Muhalefet partisi CHP'nin Genel Başkanı İsmet İnönü'nün bazı yurt gezilerinin engellendiği ve saldırıya uğradığı iddiaları ortaya atıldı.Üniversite öğrencileri, hükümet aleyhine gösterilere başladı. İstanbul Beyazıt Meydanı'nda üniversite öğrencilerinin eylemi sırasında orman fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz, seken bir kurşunun başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. Emeksiz'in polis kurşunuyla hayatını kaybettiği yönündeki haberler dolayısıyla olaylar daha da şiddetlendi. Ülkede yaşananlar nedeniyle İstanbul ve Ankara'da sıkıyönetim ilan edildi.Ankara'da 5 Mayıs 1960'da bir öğrenci grubu, 555K yani 5'inci ayın 5'inde saat 5'te Kızılay'da koduyla gösteri düzenledi. Adnan Menderes, kendisine karşı eylem yapılan yere giderek eylemcilerin arasına girdi. O sırada bir genç Menderes'in boğazını sıktı. Ne istiyorsun? diye sorduğu gençten Hürriyet istiyorum. cevabını alan Menderes, Bir başbakanın boğazını sıkıyorsun, bundan ala hürriyet mi var? ifadesini kullandı.21 Mayıs'ta da Harp Okulu öğrencileri sokağa çıktı ve Zafer Anıtı'na kadar sessiz yürüyüş yaptı.- 27 Mayıs'ta sabaha karşı yönetime el konulduOlaylardan rahatsızlık duyulduğu iddiasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki bazı general ve subayların oluşturduğu 38 kişilik Milli Birlik Komitesi, DP'nin ülkeyi gitgide bir baskı rejimine ve kardeş kavgasına götürdüğü gerekçelerini ileri sürerek, 27 Mayıs'ta sabaha karşı yönetime el koydu. Kurmay Albay Alparslan Türkeş tarafından Ankara Radyosundan okunan bildiriyle ihtilal duyuruldu.Bildiride şöyle denildi:Bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetleri, memleketin idaresini ele almıştır. Bu harekata Silahlı Kuvvetlerimiz, partileri içine düştükleri uzlaşmaz durumdan kurtarmak ve partiler üstü tarafsız bir idarenin nezaret ve hakemliği altında en kısa zamanda adil ve serbest seçimler yaptırarak idareyi, hangi tarafa mensup olursa olsun, seçimi kazananlara devir ve teslim etmek üzere girişmiş bulunmaktadır.- Anayasa ve TBMM feshedildiÜlkenin gitgide baskı rejimine götürüldüğü iddiasıyla Milli Birlik Komitesi tarafından gerçekleştirilen darbe sonrasında bütün antidemokratik yöntemler devreye sokuldu.Milli Birlik Komitesi, Anayasa ve TBMM'yi feshetti, siyasi faaliyetleri askıya aldı. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, hükümet üyeleri, DP'li milletvekilleri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rüştü Erdelhun ile asker ve bazı üst düzey kamu görevlileri gözaltına alındı. Adnan Menderes, aynı gün yurt gezisi kapsamında bulunduğu Kütahya'da Albay Muhsin Batur tarafından gözaltına alınarak Ankara'ya götürüldü ve daha sonra diğer tutuklu DP üyeleriyle Yassıada'da hapsedildi.Bu tutuklamaların yanı sıra 235 general ve 3 bin 500 subay emekli edildi. 147 öğretim görevlisinin işine son verildi, 520 hakim ve yargıç görevden alındı.- 592 sanıktan 288'i için idam istendiYassıada'daki yargılamalar, 14 Ekim 1960'ta başlayıp 15 Eylül 1961'de karara bağlandı. Toplam 19 dosyada toplanan davalar, anayasayı ihlal davasıyla birleştirildi. 592 sanıktan 288'i için idam istendi. Kararı açıklayan Yüksek Adalet Divanı, 15 sanığı idam cezasına çarptırdı. Eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar, eski Başbakan Adnan Menderes, eski Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, eski Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idam kararları oy birliğiyle alındı. Celal Bayar hakkındaki karar, yaş haddi nedeniyle müebbet hapis cezasına çevrildi.Eski TBMM Başkanı Refik Koraltan, eski TBMM Başkanvekilleri Agah Erozsan, İbrahim Kirazoğlu, eski Tahkikat Komisyonu Başkanı Ahmet Hamdi Sancar, eski Tahkikat Komisyonu üyeleri Nusret Kirişçioğlu, Bahadır Dülger, eski bakan Emin Kalafat, eski milletvekilleri Baha Akşit, Osman Kavrakoğlu, Zeki Erataman ile eski Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun hakkındaki idam kararları ise oy çokluğuyla alındı.Aralarında eski bakan, eski milletvekilleri, Tahkikat Komisyonu üyeleri, İstanbul Valisi ile İstanbul Belediye Başkanı'nın da bulunduğu 31 sanık hakkında ise müebbet hapis cezası verildi. Sanıklardan 92 kişiye 20 yıl ile 6 yıl arasında ağır hapis, 94 kişiye de 5 yıl ağır hapis cezası verildi. Diğer sanıkların bazıları da kısa süreli hapis cezaları aldı, bazıları ise beraat etti.Birçok yabancı ülke lideri, idamların durdurulması için Cemal Gürsel başkanlığındaki Milli Birlik Komitesine defalarca çağrıda bulundu. Bunun üzerine Komite, Celal Bayar, Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu dışındakilerin idam cezasını affetti. Celal Bayar'ın cezası, yaş haddi nedeniyle ömür boyu hapse çevrildi.Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül 1961'de sabaha karşı, o gün başarısız bir intihar girişiminde bulunan Adnan Menderes ise İmralı Adası'nda 17 Eylül 1961'de sağlık muayenesini yapan doktor heyetinden sağlam raporu alındıktan sonra saat 13.21'de idam edildi.- Yassıada, Demokrasi ve Özgürlükler Adası yapıldıTBMM tarafından 11 Nisan 1990'da kabul edilen bir kanunla Adnan Menderes ve onunla idam edilen arkadaşlarının itibarları iade edildi. Aynı kanun uyarınca Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun naaşları, 17 Eylül 1990'da İmralı'dan alınarak devlet töreniyle İstanbul Vatan Caddesi'nde yaptırılan anıt mezara taşındı.27 Mayıs 1960 darbesinin ardından 592 kişinin yargılandığı ve bu yargılamaların sonunda Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idamına karar verildiği Marmara'daki Yassıada ise darbenin 60. yıl dönümünde Demokrasi ve Özgürlükler Adası adıyla açıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Türk demokrasi tarihinin kara lekelerinden biri olan, milletin vicdanında derin yaralar açan, seçilmiş başbakan ve iki bakanı idama götüren 27 Mayıs Darbesi'nin üzerinden 66 yıl geçti.AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, tarihe bir utanç vesikası olarak geçen 27 Mayıs 1960 ihtilaliyle Anayasa ve TBMM feshedilirken, ülkenin başbakanı ve iki bakanı idam edildi.Takvimler 1960 yılını gösterdiğinde Türkiye Cumhuriyeti 37 yaşındaydı. İktidarda, 10 yıl önce ülkedeki tek parti devrine son veren Demokrat Parti (DP) bulunuyordu. Başbakan koltuğunda 14 Mayıs 1950 ve 2 Mayıs 1954 seçimlerinden zaferle çıkan Adnan Menderes oturuyordu, Cumhurbaşkanı ise Celal Bayar'dı.7 partinin katıldığı 14 Mayıs 1950'deki seçimlerde, DP ilk büyük zaferini kazanmış, yüzde 53 oy ve 416 milletvekiliyle Meclis'e girmiş, CHP ise ancak 69 sandalye kazanabilmişti.DP'nin ilk yıllarında yaptığı en önemli icraatların başında, Türkçe okunan ezanın tekrar Arapça okunmasına dair kanunun Meclis'e sunulup kabul edilmesi gelmişti.Katılımın yüzde 88,63 gibi oldukça yüksek bir oranda gerçekleştiği 1954 seçimlerinde Türkiye Cumhuriyeti'nin en yüksek oyunu alarak iktidarda kalmayı başaran DP, ilk yıllarından itibaren sivil ve askeri kanadın muhalefetiyle karşı karşıya kaldı.Selanik'te Atatürk'ün doğduğu evin yanındaki Türk konsolosluğunun bahçesine atılan iki bombadan birinin patladığı, evin ve konsolosluk binasının camlarının kırıldığı haberi üzerine Ankara, İstanbul ve İzmir'de halkın sokağa dökülmesiyle 6 Eylül 1955'te başlayan 6-7 Eylül Olayları'nda, azınlıkların yaşadıkları semtlerde yangınlar çıkarılmış, kiliselere ve mezarlıklara saldırılarda bulunulmuştu. 6-7 Eylül olaylarına ilişkin Yassıada'da dava açılmasında en büyük rol, Fuad Köprülü'nün olmuştu.27 Mayıs 1960 darbesinden sadece 8 gün sonra bir gazeteye röportaj veren Köprülü, 6-7 Eylül olaylarıyla ilgili dönemin Başbakan Yardımcısı Fatin Rüştü Zorlu ve Başbakan Adnan Menderes'i suçlayarak, Bu müessif hadisenin baş tertipçisi ve müsebbibi bizzat Menderes'ti. Kıbrıs'ı fethetmek için bu şekilde bir yol takip etmeyi doğru bulmuştur. ifadelerini kullandı.Atatürk'ün evinin bombalanması hadisesinin de bir tertip olduğunu ileri süren Köprülü, Bizzat tertipçisi Menderes'tir. Kendisine bu aklı yine Kıbrıs fatihlerinden Zorlu vermiştir. iddiasında bulundu. Bu iddialar üzerine darbeden sonra Yassıada'da alelacele bir 6-7 Eylül olayları davası açılmış ve Adnan Menderes ile Fatin Rüştü Zorlu altışar yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.DP'nin kurucularından ve Dışişleri Bakanı olan Fuad Köprülü ile hayli uzun süren bir çekişme içine giren Zorlu, 1957 seçimlerinden sonra 25 Kasım 1957'de Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturdu. Fuad Köprülü'nün kişisel husumeti nedeniyle böyle bir röportaj verdiği ve Zorlu'nun mahkum edilmesini istediği iddia edilmişti.- 9 Subay OlayıDP, 1957 seçimlerinde oy kaybetmiş olmasına rağmen 424 sandalye kazanmayı başardı. Seçimlerden kısa süre sonra yaşanan 9 Subay Olayı, ordu içinde bir grup subayın hükümete komplo hazırlamak suçundan tutuklanıp yargılanmaları şeklinde gerçekleşti. DP'nin iktidara gelmesinin ardından bir grup subayın ordu içinde kurduğu örgüt, 1950'li yılların ikinci yarısında genişlemeye başladı.Hükümete yapılan ihbar neticesinde ortaya çıkan grup, DP iktidarına karşı darbe düzenlemek amacıyla kurulmuştu. 9 Subay Olayı, yaklaşık 3 yıl İstanbul'da etkinlik gösteren, ordu içindeki gizli örgütün kısa dönemde zayıflamasıyla son buldu.- İstanbul ve Ankara'da sıkıyönetim ilan edildiTürkiye'de 1946 yılında çok partili hayata geçilmesinin ardından 1950 yılında iktidara gelen DP, 10 yıl iktidarda kaldı.DP iktidarının son dönemlerinde ülkede yaşanan gerilim, zaman zaman şiddetle kendini gösterdi. Muhalefet partisi CHP'nin Genel Başkanı İsmet İnönü'nün bazı yurt gezilerinin engellendiği ve saldırıya uğradığı iddiaları ortaya atıldı.Üniversite öğrencileri, hükümet aleyhine gösterilere başladı. İstanbul Beyazıt Meydanı'nda üniversite öğrencilerinin eylemi sırasında orman fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz, seken bir kurşunun başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. Emeksiz'in polis kurşunuyla hayatını kaybettiği yönündeki haberler dolayısıyla olaylar daha da şiddetlendi. Ülkede yaşananlar nedeniyle İstanbul ve Ankara'da sıkıyönetim ilan edildi.Ankara'da 5 Mayıs 1960'da bir öğrenci grubu, 555K yani 5'inci ayın 5'inde saat 5'te Kızılay'da koduyla gösteri düzenledi. Adnan Menderes, kendisine karşı eylem yapılan yere giderek eylemcilerin arasına girdi. O sırada bir genç Menderes'in boğazını sıktı. Ne istiyorsun? diye sorduğu gençten Hürriyet istiyorum. cevabını alan Menderes, Bir başbakanın boğazını sıkıyorsun, bundan ala hürriyet mi var? ifadesini kullandı.21 Mayıs'ta da Harp Okulu öğrencileri sokağa çıktı ve Zafer Anıtı'na kadar sessiz yürüyüş yaptı.- 27 Mayıs'ta sabaha karşı yönetime el konulduOlaylardan rahatsızlık duyulduğu iddiasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki bazı general ve subayların oluşturduğu 38 kişilik Milli Birlik Komitesi, DP'nin ülkeyi gitgide bir baskı rejimine ve kardeş kavgasına götürdüğü gerekçelerini ileri sürerek, 27 Mayıs'ta sabaha karşı yönetime el koydu. Kurmay Albay Alparslan Türkeş tarafından Ankara Radyosundan okunan bildiriyle ihtilal duyuruldu.Bildiride şöyle denildi:Bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetleri, memleketin idaresini ele almıştır. Bu harekata Silahlı Kuvvetlerimiz, partileri içine düştükleri uzlaşmaz durumdan kurtarmak ve partiler üstü tarafsız bir idarenin nezaret ve hakemliği altında en kısa zamanda adil ve serbest seçimler yaptırarak idareyi, hangi tarafa mensup olursa olsun, seçimi kazananlara devir ve teslim etmek üzere girişmiş bulunmaktadır.- Anayasa ve TBMM feshedildiÜlkenin gitgide baskı rejimine götürüldüğü iddiasıyla Milli Birlik Komitesi tarafından gerçekleştirilen darbe sonrasında bütün antidemokratik yöntemler devreye sokuldu.Milli Birlik Komitesi, Anayasa ve TBMM'yi feshetti, siyasi faaliyetleri askıya aldı. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, hükümet üyeleri, DP'li milletvekilleri, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rüştü Erdelhun ile asker ve bazı üst düzey kamu görevlileri gözaltına alındı. Adnan Menderes, aynı gün yurt gezisi kapsamında bulunduğu Kütahya'da Albay Muhsin Batur tarafından gözaltına alınarak Ankara'ya götürüldü ve daha sonra diğer tutuklu DP üyeleriyle Yassıada'da hapsedildi.Bu tutuklamaların yanı sıra 235 general ve 3 bin 500 subay emekli edildi. 147 öğretim görevlisinin işine son verildi, 520 hakim ve yargıç görevden alındı.- 592 sanıktan 288'i için idam istendiYassıada'daki yargılamalar, 14 Ekim 1960'ta başlayıp 15 Eylül 1961'de karara bağlandı. Toplam 19 dosyada toplanan davalar, anayasayı ihlal davasıyla birleştirildi. 592 sanıktan 288'i için idam istendi. Kararı açıklayan Yüksek Adalet Divanı, 15 sanığı idam cezasına çarptırdı. Eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar, eski Başbakan Adnan Menderes, eski Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, eski Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idam kararları oy birliğiyle alındı. Celal Bayar hakkındaki karar, yaş haddi nedeniyle müebbet hapis cezasına çevrildi.Eski TBMM Başkanı Refik Koraltan, eski TBMM Başkanvekilleri Agah Erozsan, İbrahim Kirazoğlu, eski Tahkikat Komisyonu Başkanı Ahmet Hamdi Sancar, eski Tahkikat Komisyonu üyeleri Nusret Kirişçioğlu, Bahadır Dülger, eski bakan Emin Kalafat, eski milletvekilleri Baha Akşit, Osman Kavrakoğlu, Zeki Erataman ile eski Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun hakkındaki idam kararları ise oy çokluğuyla alındı.Aralarında eski bakan, eski milletvekilleri, Tahkikat Komisyonu üyeleri, İstanbul Valisi ile İstanbul Belediye Başkanı'nın da bulunduğu 31 sanık hakkında ise müebbet hapis cezası verildi. Sanıklardan 92 kişiye 20 yıl ile 6 yıl arasında ağır hapis, 94 kişiye de 5 yıl ağır hapis cezası verildi. Diğer sanıkların bazıları da kısa süreli hapis cezaları aldı, bazıları ise beraat etti.Birçok yabancı ülke lideri, idamların durdurulması için Cemal Gürsel başkanlığındaki Milli Birlik Komitesine defalarca çağrıda bulundu. Bunun üzerine Komite, Celal Bayar, Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu dışındakilerin idam cezasını affetti. Celal Bayar'ın cezası, yaş haddi nedeniyle ömür boyu hapse çevrildi.Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül 1961'de sabaha karşı, o gün başarısız bir intihar girişiminde bulunan Adnan Menderes ise İmralı Adası'nda 17 Eylül 1961'de sağlık muayenesini yapan doktor heyetinden sağlam raporu alındıktan sonra saat 13.21'de idam edildi.- Yassıada, Demokrasi ve Özgürlükler Adası yapıldıTBMM tarafından 11 Nisan 1990'da kabul edilen bir kanunla Adnan Menderes ve onunla idam edilen arkadaşlarının itibarları iade edildi. Aynı kanun uyarınca Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun naaşları, 17 Eylül 1990'da İmralı'dan alınarak devlet töreniyle İstanbul Vatan Caddesi'nde yaptırılan anıt mezara taşındı.27 Mayıs 1960 darbesinin ardından 592 kişinin yargılandığı ve bu yargılamaların sonunda Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idamına karar verildiği Marmara'daki Yassıada ise darbenin 60. yıl dönümünde Demokrasi ve Özgürlükler Adası adıyla açıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
