<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>UNICEF: 21 ülkede çocukların 5'te 1'i teknoloji aracılığıyla cinsel sömürü ve istismara maruz kalıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/unicef-21-ulkede-cocuklarin-5-te-1-i-teknoloji-araciligiyla-cinsel-somuru-ve-istismara-maruz-kaliyor/903163/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/unicef-21-ulkede-cocuklarin-5-te-1-i-teknoloji-araciligiyla-cinsel-somuru-ve-istismara-maruz-kaliyor/903163/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Unicef: 21 Ülkede Çocukların 5 / UNICEF'in raporuna göre teknoloji kaynaklı cinsel sömürü ve istismarların yarısından fazlası sosyal medya platformları üzerinden gerçekleşiyor ve yüzde 1'inden azı yetkili makamlara bildiriliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Unicef: 21 Ülkede Çocukların 5 Haberleri : Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), bir yıl içinde 21 ülkede 12 ila 17 yaşlarındaki çocukların 5'te 1'inin cinsel sömürü ve istismara maruz kaldığını bildirdi.UNICEF, çocuklara yönelik teknoloji destekli cinsel sömürü ve istismarı ele aldığı Çocukların gözünden: Dijital Teknolojiler Çocuk İstismarını Nasıl Kolaylaştırıyor? başlıklı rapor yayımladı.Raporda, 21 ülkeden 15 milyon çocuğun istenmeyen cinsel içeriklere maruz kaldığı, 9 milyon çocuğun iradeleri dışında cinsel içerikli sohbetlere katılmaya ya da cinsel içerikli görselleri paylaşmaya zorlandığı ve 4 milyon çocuğun cinsel görsellerinin paylaşıldığı belirtildi.İncelenen ülkelerdeki çocukların 5'te 1'inin bu tarz cinsel sömürü ve istismara maruz kaldığı bildirildi. Ayrıca, raporda çocukların her vakayı bildirmediği göz önüne alınarak gerçek rakamların daha yüksek olabileceği vurgulandı.Teknoloji kaynaklı cinsel sömürü ve istismarların yarısından fazlası sosyal medya platformları üzerinden gerçekleşiyor ve yüzde 1'inden azı yetkili makamlara bildiriliyor.Rapora göre vakaların yüzde 60'a yakını sosyal medya platformlarında, yüzde 14'ü de çevrim içi oyun platformlarında yaşanıyor.Birçok çocuk kimden yardım isteyeceğini bilemeden sessizce acı çekiyorRaporda görüşlerine yer verilen UNICEF Direktörü Catherine Russell, Bu rapor, çok acı verici bir gerçeği gün yüzüne çıkarıyor. İncelenen ülkelerdeki 20 milyondan fazla çocuk, genellikle öğrendikleri, oynadıkları ve arkadaşlarıyla iletişim kurdukları dijital ortamlarda istenmeyen müstehcen içeriklere maruz kalmış ya da çevrim içi istismara uğramıştır. ifadelerini kullandı.Bu durumun çok fazla duygusal ve zihinsel strese yol açtığına işaret eden Russell, Birçok çocuk kimden yardım isteyeceğini bilemeden sessizce acı çekiyor. Görmezden gelemeyiz. uyarısında bulundu.Hükümetler, teknoloji şirketleri ve paydaşlara dijital çağda çocukların korunması çağrısıRaporda hükümetler, teknoloji şirketleri ve paydaşlara dijital çağda çocukların daha iyi korunması için çağrıda bulunuldu ve bazı çözüm önerileri sunuldu.Bu çözüm önerileri arasında dijital platformların daha güvenli hale getirilmesi, ilgili kanunlar ve düzenlemelerin güçlendirilmesi, çocukların güvenebileceği ihbar ve destek sistemlerinin kurulması, ekonomik dezavantajların azaltılması gibi maddeler yer alıyor.Rapor kapsamında 21 ülkeden yaşları 12 ile 17 arasında değişen ve internet kullanan 21 bine yakın çocuk incelendi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Unicef: 21 Ülkede Çocukların 5 Haberleri : Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), bir yıl içinde 21 ülkede 12 ila 17 yaşlarındaki çocukların 5'te 1'inin cinsel sömürü ve istismara maruz kaldığını bildirdi.UNICEF, çocuklara yönelik teknoloji destekli cinsel sömürü ve istismarı ele aldığı Çocukların gözünden: Dijital Teknolojiler Çocuk İstismarını Nasıl Kolaylaştırıyor? başlıklı rapor yayımladı.Raporda, 21 ülkeden 15 milyon çocuğun istenmeyen cinsel içeriklere maruz kaldığı, 9 milyon çocuğun iradeleri dışında cinsel içerikli sohbetlere katılmaya ya da cinsel içerikli görselleri paylaşmaya zorlandığı ve 4 milyon çocuğun cinsel görsellerinin paylaşıldığı belirtildi.İncelenen ülkelerdeki çocukların 5'te 1'inin bu tarz cinsel sömürü ve istismara maruz kaldığı bildirildi. Ayrıca, raporda çocukların her vakayı bildirmediği göz önüne alınarak gerçek rakamların daha yüksek olabileceği vurgulandı.Teknoloji kaynaklı cinsel sömürü ve istismarların yarısından fazlası sosyal medya platformları üzerinden gerçekleşiyor ve yüzde 1'inden azı yetkili makamlara bildiriliyor.Rapora göre vakaların yüzde 60'a yakını sosyal medya platformlarında, yüzde 14'ü de çevrim içi oyun platformlarında yaşanıyor.Birçok çocuk kimden yardım isteyeceğini bilemeden sessizce acı çekiyorRaporda görüşlerine yer verilen UNICEF Direktörü Catherine Russell, Bu rapor, çok acı verici bir gerçeği gün yüzüne çıkarıyor. İncelenen ülkelerdeki 20 milyondan fazla çocuk, genellikle öğrendikleri, oynadıkları ve arkadaşlarıyla iletişim kurdukları dijital ortamlarda istenmeyen müstehcen içeriklere maruz kalmış ya da çevrim içi istismara uğramıştır. ifadelerini kullandı.Bu durumun çok fazla duygusal ve zihinsel strese yol açtığına işaret eden Russell, Birçok çocuk kimden yardım isteyeceğini bilemeden sessizce acı çekiyor. Görmezden gelemeyiz. uyarısında bulundu.Hükümetler, teknoloji şirketleri ve paydaşlara dijital çağda çocukların korunması çağrısıRaporda hükümetler, teknoloji şirketleri ve paydaşlara dijital çağda çocukların daha iyi korunması için çağrıda bulunuldu ve bazı çözüm önerileri sunuldu.Bu çözüm önerileri arasında dijital platformların daha güvenli hale getirilmesi, ilgili kanunlar ve düzenlemelerin güçlendirilmesi, çocukların güvenebileceği ihbar ve destek sistemlerinin kurulması, ekonomik dezavantajların azaltılması gibi maddeler yer alıyor.Rapor kapsamında 21 ülkeden yaşları 12 ile 17 arasında değişen ve internet kullanan 21 bine yakın çocuk incelendi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Son Dakika Gelişmesi! Bakan Şimşek: Küresel fiyat şoklarının enflasyon etkisini sınırlamaya yönelik adımlar atarken kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda yapısal politikalarımızı sürdürüyoruz</title>
      <link>https://www.canligaste.com/son-dakika-gelismesi-bakan-simsek-kuresel-fiyat-soklarinin-enflasyon-etkisini-sinirlamaya-yonelik-adimlar-atarken-kalici-fiyat-istikrari-hedefimiz-dogrultusunda-yapisal-politikalarimizi-surduruyoruz/903162/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/son-dakika-gelismesi-bakan-simsek-kuresel-fiyat-soklarinin-enflasyon-etkisini-sinirlamaya-yonelik-adimlar-atarken-kalici-fiyat-istikrari-hedefimiz-dogrultusunda-yapisal-politikalarimizi-surduruyoruz/903162/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi Flaş Haber / Bakan Şimşek: Küresel fiyat şoklarının enflasyon etkisini sınırlamaya yönelik adımlar atarken kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda yapısal politikalarımızı sürdürüyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Son Dakika Flaş Haber : Bakan Şimşek: Küresel fiyat şoklarının enflasyon etkisini sınırlamaya yönelik adımlar atarken kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda yapısal politikalarımızı sürdürüyoruz.Bu flaş haber gelişmesidir! Haber güncellendikçe içerik eklenecektir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Son Dakika Flaş Haber : Bakan Şimşek: Küresel fiyat şoklarının enflasyon etkisini sınırlamaya yönelik adımlar atarken kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda yapısal politikalarımızı sürdürüyoruz.Bu flaş haber gelişmesidir! Haber güncellendikçe içerik eklenecektir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/son-dakika-gelismesi-bakan-simsek-kuresel-fiyat-soklarinin-enflasyon-etkisini-sinirlamaya-yonelik-adimlar-atarken-kalici-fiyat-istikrari-hedefimiz-dogrultusunda-yapisal-politikalarimizi-surduruyoruz.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Netanyahu'nun din eğitimi verilen bir okulu ziyaretinde Filistin karşıtı ırkçı sloganlar atıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/netanyahu-nun-din-egitimi-verilen-bir-okulu-ziyaretinde-filistin-karsiti-irkci-sloganlar-atildi/903161/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/netanyahu-nun-din-egitimi-verilen-bir-okulu-ziyaretinde-filistin-karsiti-irkci-sloganlar-atildi/903161/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ülkenin güneyinde yetişkinlere yönelik din eğitimi verilen bir okulu ziyareti sırasında Filistin karşıtı ırkçı sloganlar atıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ülkenin güneyinde yetişkinlere yönelik din eğitimi verilen bir okulu ziyareti sırasında Filistin karşıtı ırkçı sloganlar atıldı.İsrail basınında yer alan haberlere göre Netanyahu, seçim kampanyası kapsamında Gazze Şeridi sınırına yakın Sderot kentine gitti.Netanyahu'nun Sderot'ta yetişkinlerin din eğitimi aldığı bir okula gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Filistin karşıtı sloganların atıldığı anlara ilişkin görüntüler, İsrailli gazeteciler tarafından sosyal medyada paylaşıldı.Görüntülerde, İsraillilerin, dini metinlerindeki bir duadan alıntı yaparak Yalnızca bir kez olsun, ey Tanrım, Filistin'deki iki gözümden birinin intikamını alayım, (Filistinlilerin) adları silinsin. diye ırkçı sloganlar attığı duyulurken, Netanyahu'nun da başını salladığı görülüyor.İsrail tarihindeki en aşırı sağcı hükümet olarak nitelendirilen koalisyonun liderliğini yapan Netanyahu, açıklamalarında sık sık bağımsız Filistin Devleti'nin kurulmasına izin vermeyeceğini söylüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ülkenin güneyinde yetişkinlere yönelik din eğitimi verilen bir okulu ziyareti sırasında Filistin karşıtı ırkçı sloganlar atıldı.İsrail basınında yer alan haberlere göre Netanyahu, seçim kampanyası kapsamında Gazze Şeridi sınırına yakın Sderot kentine gitti.Netanyahu'nun Sderot'ta yetişkinlerin din eğitimi aldığı bir okula gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Filistin karşıtı sloganların atıldığı anlara ilişkin görüntüler, İsrailli gazeteciler tarafından sosyal medyada paylaşıldı.Görüntülerde, İsraillilerin, dini metinlerindeki bir duadan alıntı yaparak Yalnızca bir kez olsun, ey Tanrım, Filistin'deki iki gözümden birinin intikamını alayım, (Filistinlilerin) adları silinsin. diye ırkçı sloganlar attığı duyulurken, Netanyahu'nun da başını salladığı görülüyor.İsrail tarihindeki en aşırı sağcı hükümet olarak nitelendirilen koalisyonun liderliğini yapan Netanyahu, açıklamalarında sık sık bağımsız Filistin Devleti'nin kurulmasına izin vermeyeceğini söylüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/netanyahu-nun-din-egitimi-verilen-bir-okulu-ziyaretinde-filistin-karsiti-irkci-sloganlar-atildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kira sözleşmelerinin e-Devlet'ten yapılması ev sahibi-kiracı anlaşmazlıklarında anahtar olacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kira-sozlesmelerinin-e-devlet-ten-yapilmasi-ev-sahibi-kiraci-anlasmazliklarinda-anahtar-olacak/903160/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kira-sozlesmelerinin-e-devlet-ten-yapilmasi-ev-sahibi-kiraci-anlasmazliklarinda-anahtar-olacak/903160/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:12:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Ergün Kılıç: - Kira bedeli, depozito, ödeme tarihi ile sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihi gibi önemli bilgiler kayıt altına alınacak. Böylece sözleşme sonrasında ortaya çıkabilecek 'Ben böyle anlaşmamıştım' veya 'Sözleşmede böyle yazmıyordu' şeklindeki tartışmaların önüne geçilmesi kolaylaşacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : SERHAT TUTAK - Hazine ve Maliye Bakanlığınca devreye alınan 'kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden yapılması' uygulamasıyla ev sahibi-kiracı bilgilerinin dijital ortamda kayıt altına alınması ve kilitlenen anlaşmazlıklarda anahtar rolü oynaması bekleniyor.AA muhabirinin derlediği bilgiye göre Bakanlık, kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden güvenilir şekilde hazırlanmasına ilişkin hizmetin birinci fazını 4 Kasım 2024'te vatandaşların hizmetine açtı.Böylece, taşınmaz sahibi gerçek kişi tarafından e-Devlet Kapısı'ndaki Kira Sözleşmesi İşlemleri bölümü üzerinden hazırlanacak sözleşmenin, kiracı ve varsa kefil tarafından bu platformdan onaylanması sağlandı.Uygulamanın ikinci fazına 9 Mayıs 2025'te geçildi. Bu sayede, emlak danışmanları ve yetkilendirilen kişilere de sözleşme hazırlama ve tarafların (taşınmaz sahibi/hissedar, kiracı ve varsa kefil) onayına sunma imkanı tanındı.Hizmetin fonksiyonları, kullanıcıların talepleri doğrultusunda sürekli geliştiriliyor. Bu kapsamda Hata Düzeltme ve Güncelleme fonksiyonları da kullanıcıların hizmetine sunuldu.Böylece, hazırlanan sözleşmelere onay verilmesinin ardından 15 gün içinde yazım, rakam veya bilgi girişlerindeki maddi yanlışlıklar giderilebiliyor. Güncelle fonksiyonu ile de sözleşmenin taraflarının iletişim bilgileri, kira tutarı ve ödenmesine ilişkin bilgiler sürekli güncel tutulabiliyor.Uygulamayla kira sözleşmeleri için zaman damgalı barkodlu belge oluşturulabiliyor ve e-Devlet Kapısı üzerinden doğrulama işlemi gerçekleştiriliyor.Bakanlıkça, bütün kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden yapılmasını zorunlu hale getirecek çalışma da yapılıyor.Gerçek kira bedeli ile beyan edilen tutar denetlenmeliTüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Ergün Kılıç, düzenlemenin ev sahibi ile kiracı arasındaki ilişkilerin daha güvenli ve şeffaf hale gelmesi açısından önemli bir gelişme olduğunu söyledi.Sözleşmenin elektronik ortamda yapılmasının tarafların üzerinde anlaştıkları hususları netleştireceğini vurgulayan Kılıç, Kira bedeli, depozito, ödeme tarihi ile sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihi gibi önemli bilgiler kayıt altına alınacak. Böylece sözleşme sonrasında ortaya çıkabilecek 'Ben böyle anlaşmamıştım' veya 'Sözleşmede böyle yazmıyordu' şeklindeki tartışmaların önüne geçilmesi kolaylaşacak. dedi.Kılıç, ev sahipleri ile kiracılar arasındaki anlaşmazlıklarda anahtar rolü oynayacak uygulamanın kira gelirlerinin devlet tarafından daha sağlıklı takip edilmesine ve vergi kayıplarının azaltılmasına da katkı sağlayacağına dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:Bunun için yalnızca elektronik sözleşme yapılması yeterli değil. Sözleşmede belirtilen kira bedeli ile gerçekte ödenen tutarın farklı olup olmadığı da denetlenmeli. Ayrıca elde edilen veriler yalnızca vergi takibi amacıyla değil, Türkiye'nin konut ve kira sorunlarının doğru anlaşılması ve kalıcı çözümler üretilmesi için de kullanılmalı.Elektronik sözleşmenin kiracı açısından bakım, onarım, aidat ve depozito gibi şartları belgeleyerek güvence sunduğunu, ev sahibi açısından da hak ve sorumlulukları koruduğunu vurgulayan Kılıç, emlak danışmanlarının görev sınırlarının iyi belirlenmesi ve sürecin ek bürokrasi ya da maliyet yaratmaması gerektiğini kaydetti.Kılıç, e-Devlet kullanımında güçlük yaşayan, özellikle yaşlı vatandaşların işlemlerini kolayca gerçekleştirebilmeleri için gerekli teknik destek sağlanmalı, kişisel veriler titizlikle korunmalıdır. Sonuç olarak e-Devlet üzerinden kira sözleşmesi yapılması doğru bir adımdır. Ancak asıl önemli olan, sözleşmenin dijital olması değil, kira ilişkisinde adaletin, güvenin, şeffaflığın ve tarafların haklarının korunmasının sağlanmasıdır. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : SERHAT TUTAK - Hazine ve Maliye Bakanlığınca devreye alınan 'kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden yapılması' uygulamasıyla ev sahibi-kiracı bilgilerinin dijital ortamda kayıt altına alınması ve kilitlenen anlaşmazlıklarda anahtar rolü oynaması bekleniyor.AA muhabirinin derlediği bilgiye göre Bakanlık, kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden güvenilir şekilde hazırlanmasına ilişkin hizmetin birinci fazını 4 Kasım 2024'te vatandaşların hizmetine açtı.Böylece, taşınmaz sahibi gerçek kişi tarafından e-Devlet Kapısı'ndaki Kira Sözleşmesi İşlemleri bölümü üzerinden hazırlanacak sözleşmenin, kiracı ve varsa kefil tarafından bu platformdan onaylanması sağlandı.Uygulamanın ikinci fazına 9 Mayıs 2025'te geçildi. Bu sayede, emlak danışmanları ve yetkilendirilen kişilere de sözleşme hazırlama ve tarafların (taşınmaz sahibi/hissedar, kiracı ve varsa kefil) onayına sunma imkanı tanındı.Hizmetin fonksiyonları, kullanıcıların talepleri doğrultusunda sürekli geliştiriliyor. Bu kapsamda Hata Düzeltme ve Güncelleme fonksiyonları da kullanıcıların hizmetine sunuldu.Böylece, hazırlanan sözleşmelere onay verilmesinin ardından 15 gün içinde yazım, rakam veya bilgi girişlerindeki maddi yanlışlıklar giderilebiliyor. Güncelle fonksiyonu ile de sözleşmenin taraflarının iletişim bilgileri, kira tutarı ve ödenmesine ilişkin bilgiler sürekli güncel tutulabiliyor.Uygulamayla kira sözleşmeleri için zaman damgalı barkodlu belge oluşturulabiliyor ve e-Devlet Kapısı üzerinden doğrulama işlemi gerçekleştiriliyor.Bakanlıkça, bütün kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden yapılmasını zorunlu hale getirecek çalışma da yapılıyor.Gerçek kira bedeli ile beyan edilen tutar denetlenmeliTüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Ergün Kılıç, düzenlemenin ev sahibi ile kiracı arasındaki ilişkilerin daha güvenli ve şeffaf hale gelmesi açısından önemli bir gelişme olduğunu söyledi.Sözleşmenin elektronik ortamda yapılmasının tarafların üzerinde anlaştıkları hususları netleştireceğini vurgulayan Kılıç, Kira bedeli, depozito, ödeme tarihi ile sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihi gibi önemli bilgiler kayıt altına alınacak. Böylece sözleşme sonrasında ortaya çıkabilecek 'Ben böyle anlaşmamıştım' veya 'Sözleşmede böyle yazmıyordu' şeklindeki tartışmaların önüne geçilmesi kolaylaşacak. dedi.Kılıç, ev sahipleri ile kiracılar arasındaki anlaşmazlıklarda anahtar rolü oynayacak uygulamanın kira gelirlerinin devlet tarafından daha sağlıklı takip edilmesine ve vergi kayıplarının azaltılmasına da katkı sağlayacağına dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:Bunun için yalnızca elektronik sözleşme yapılması yeterli değil. Sözleşmede belirtilen kira bedeli ile gerçekte ödenen tutarın farklı olup olmadığı da denetlenmeli. Ayrıca elde edilen veriler yalnızca vergi takibi amacıyla değil, Türkiye'nin konut ve kira sorunlarının doğru anlaşılması ve kalıcı çözümler üretilmesi için de kullanılmalı.Elektronik sözleşmenin kiracı açısından bakım, onarım, aidat ve depozito gibi şartları belgeleyerek güvence sunduğunu, ev sahibi açısından da hak ve sorumlulukları koruduğunu vurgulayan Kılıç, emlak danışmanlarının görev sınırlarının iyi belirlenmesi ve sürecin ek bürokrasi ya da maliyet yaratmaması gerektiğini kaydetti.Kılıç, e-Devlet kullanımında güçlük yaşayan, özellikle yaşlı vatandaşların işlemlerini kolayca gerçekleştirebilmeleri için gerekli teknik destek sağlanmalı, kişisel veriler titizlikle korunmalıdır. Sonuç olarak e-Devlet üzerinden kira sözleşmesi yapılması doğru bir adımdır. Ancak asıl önemli olan, sözleşmenin dijital olması değil, kira ilişkisinde adaletin, güvenin, şeffaflığın ve tarafların haklarının korunmasının sağlanmasıdır. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kira-sozlesmelerinin-e-devlet-ten-yapilmasi-ev-sahibi-kiraci-anlasmazliklarinda-anahtar-olacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail'in siber saldırıları ABD'yi de hedef alıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-in-siber-saldirilari-abd-yi-de-hedef-aliyor/903159/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-in-siber-saldirilari-abd-yi-de-hedef-aliyor/903159/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:12:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Siber Güvenlik Uzmanı Mahir Yüksel: - Filistin toprakları şu an İsrail'in siber faaliyetlerini yürüttüğü canlı bir test sahası. İsrail, kitlesel gözetim teknolojilerinin ve ticari sahada satışı yapılan ürünlerin bir nevi deney laboratuvarını Filistin toprakları üzerinde kurmuş durumda - ABD'nin İran'la müzakere aşamalarında yürüttüğü görüşmeleri İsrail istihbaratının siber casusluk faaliyetleriyle dinlediğini biliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : ŞULE ÖZKAN - Son dönemde siber güvenlik alanındaki yatırımlarını artıran İsrail, başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olmak üzere dost olarak kabul ettiğini belirttiği ülkeleri de siber saldırılarla hedef alıyor.Siber Güvenlik Uzmanı Mahir Yüksel, AA muhabirine, İsrail'in siber güvenlik ekosisteminin nasıl işlediğini, askeri hizmet içerisinde özel bir yere sahip olan askeri istihbarat birimi Unit 8200'ün bu yapıdaki rolünü, genç yaşta başlayan yetenek programlarını ve askeri tecrübenin sivil ekonomiye aktarılmasının İsrail'in siber kapasitesine etkisini değerlendirdi.Beş ayaklı sistem: Eğitim, askerlik, devlet, sermaye ve özel sektörİsrail'in siber güvenlik ekosisteminin beş temel unsur üzerine kurulduğunu belirten Yüksel, Birincisi eğitim kurumları, ikincisi zorunlu askeri hizmet ve bu askeri hizmetin içerisinde özel bir yere sahip olan askeri istihbarat birimi Unit 8200. Akabinde bunları destekleyen devlet politikaları, girişim sermayesi yatırım fonları ve özel sektör. dedi.Bu yapı içinde ilk aşamanın genç yaşta yetenek tespiti olduğunu anlatan Yüksel, analitik kabiliyeti yüksek öğrencilerin lise döneminden itibaren özel programlarla bilgisayar, yazılım ve siber güvenlik alanlarına yönlendirildiğini söyledi. Bu programlardan biri olan Magshimimin de gençleri sonraki aşamada askeri teknoloji ve istihbarat birimlerine hazırlayan bir insan kaynağı havuzu oluşturduğunu belirtti.Yüksel, Magshimim programı, Check Point, Palo Alto Networks ve Wiz gibi önde gelen siber güvenlik şirketlerinin kurucularının yetiştiği programlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Burada eğitim kurumları özellikle genç yaşta yetenek avcılığı yaparak bu yetenekleri yetiştirmeye odaklanıyor. Devlet ise güvenlik ihtiyaçlarını belirliyor ve bu ihtiyaçlar doğrultusunda yetişmiş insan gücünün teknoloji üretmesini bekliyor. ifadelerini kullandı.Bu sürecin yalnızca eğitim ve askerlikle sınırlı kalmadığını vurgulayan Yüksel, girişim sermayesi fonlarının kurulan şirketlerin büyümesini ve uluslararası pazarlara açılmasını desteklediğini, özel sektörün ise sahada karşılaşılan problemleri hızlı biçimde prototipe ve ardından ticari ürüne dönüştürdüğünü anlattı.Unit 8200 askeri tecrübeyi sivil ekonomiye taşıyorİsrail ordusunun sinyal istihbaratı ve siber operasyonlarından sorumlu Unit 8200'ün, ülkenin teknoloji ekosisteminde de belirleyici rol oynadığını söyleyen Yüksel, Unit 8200 sadece bir askeri istihbarat birimi olmanın ötesinde, İsrail'in küresel start-up ekosistemini ayakta tutan en önemli yapı taşlarından biridir. dedi.Birimde görev yapanların karmaşık ağ dinlemeleri, büyük veri analizi, baskı altında hızlı karar alma ve kriz yönetimi gibi alanlarda doğrudan operasyonel tecrübe kazandığını belirten Yüksel, bu yetkinliklerin askerlik sonrasında teknoloji şirketlerine, yatırım kuruluşlarına ve danışmanlık faaliyetlerine taşındığını anlattı.Bu geçişte askeri görev sırasında edinilen gizli bilgilerden ziyade teknik beceri, problem çözme kabiliyeti, operasyonel hız ve profesyonel çevrenin öne çıktığını vurgulayan Yüksel, eski Unit 8200 mensuplarının oluşturduğu ağın yeni girişimlerin küresel yatırımcılara ulaşmasını da kolaylaştırdığını söyledi.Yüksel, birim geçmişinin teknoloji piyasasında önemli bir referansa dönüştüğünü belirterek, Son on yılda İsrail'de kurulan yaklaşık bin siber güvenlik şirketinin yaklaşık yüzde 70'inin sahibi Unit 8200 mezunu. Unit 8200'den mezun olmuş ve bir şirket kurmuş kişi aslında bir sertifika gibidir, bunun pazarda ticari olarak bir karşılığı vardır. değerlendirmesinde bulundu.Filistin toprakları İsrail&#039;in siber teknolojileri için canlı test sahasıGözetim teknolojilerinin kullanımındaki hukuki sınırlara dikkati çeken Yüksel, bir kişinin takibe alınabilmesi için ciddi bir makul şüphe bulunması ve gözetimin belirli bir hedefle sınırlandırılması gerektiğini belirtti.Yüksel, İsrail'in ise suç isnadı ya da makul şüphe bulunmayan durumlarda dahi Filistinlileri kitlesel gözetim sistemlerine tabi tuttuğunu savunarak, Herhangi bir suç ihtimali olmayan, herhangi bir suç unsuru oluşmayan bir bölgede bir halkı, bir toplumu tamamen kitle gözetim teknolojilerine tabi tutuyor. dedi.İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te kullanılan Blue Wolf ve Red Wolf adlı yapay zeka destekli yüz tanıma sistemlerine işaret eden Yüksel, bu sistemlerle elde edilen verilerin analiz edildiğini ve Filistinlilerin profillendiğini belirtti.İsrail'in burada edindiği saha tecrübesini ekonomik değere de dönüştürdüğünü savunan Yüksel, İsrail, özellikle ticari sahada satışı yapılan ürünlerin bir nevi deney laboratuvarını Filistin toprakları üzerinde kurmuş durumda. Teknoloji şirketleri de bu ürünleri yurt dışında satarken sahadaki uygulamaları, laboratuvardan alınmış sonuçlar gibi kullanıp ürünleri ticarileştiriyor. şeklinde konuştu.İsrail, ABD&#039;yi de dinlediİsrail'in siber kapasitesini konvansiyonel askeri gücü tamamlayan asimetrik bir çarpan olarak tanımlayan Yüksel, askeri operasyonlardan önce siber saldırı, casusluk ve bilgi toplama faaliyetlerinin devreye sokulduğunu söyledi.İsrail'in istihbarat faaliyetlerinin yalnızca doğrudan çatışma yaşadığı ülkelerle sınırlı olmadığını vurgulayan Yüksel, ABD'nin İran'la müzakere aşamalarında yürüttüğü görüşmeleri İsrail istihbaratının siber casusluk faaliyetleriyle dinlediğini biliyoruz. İsrail için bugün sadece bölgesel dinamikler veya bölge ülkelerinin faaliyetleri önem arz etmiyor. İsrail aynı zamanda ABD, Kanada ve diğer dünya devletlerini de aslında bir hedef olarak görüyor. dedi.İsrail merkezli NSO Group'un geliştirdiği Pegasus casus yazılımını bu faaliyetlerin en bilinen örneklerinden biri olarak gösteren Yüksel, şirketin uluslararası alanda yoğun eleştirilere konu olduğunu ve ABD Ticaret Bakanlığınca ticari kısıtlama listesine alındığını hatırlattı.Doğu Akdeniz'deki faaliyetlere de dikkati çeken Yüksel, İsrail hem konvansiyonel ortamını hem diplomatik temaslarını hem de siber faaliyetlerini yakın çevremizde, özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan üzerinden ciddi bir şekilde yürütüyor. ifadelerini kullandı.Güney Kıbrıs'ta geçmiş yıllarda Larnaka Havalimanı yakınlarında ele geçirilen ve aktif dinleme sistemleri taşıdığı belirtilen aracı örnek gösteren Yüksel, İsrail'in Doğu Akdeniz'deki teknoloji ve istihbarat faaliyetlerinin yakından takip edilmesi gerektiğini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : ŞULE ÖZKAN - Son dönemde siber güvenlik alanındaki yatırımlarını artıran İsrail, başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olmak üzere dost olarak kabul ettiğini belirttiği ülkeleri de siber saldırılarla hedef alıyor.Siber Güvenlik Uzmanı Mahir Yüksel, AA muhabirine, İsrail'in siber güvenlik ekosisteminin nasıl işlediğini, askeri hizmet içerisinde özel bir yere sahip olan askeri istihbarat birimi Unit 8200'ün bu yapıdaki rolünü, genç yaşta başlayan yetenek programlarını ve askeri tecrübenin sivil ekonomiye aktarılmasının İsrail'in siber kapasitesine etkisini değerlendirdi.Beş ayaklı sistem: Eğitim, askerlik, devlet, sermaye ve özel sektörİsrail'in siber güvenlik ekosisteminin beş temel unsur üzerine kurulduğunu belirten Yüksel, Birincisi eğitim kurumları, ikincisi zorunlu askeri hizmet ve bu askeri hizmetin içerisinde özel bir yere sahip olan askeri istihbarat birimi Unit 8200. Akabinde bunları destekleyen devlet politikaları, girişim sermayesi yatırım fonları ve özel sektör. dedi.Bu yapı içinde ilk aşamanın genç yaşta yetenek tespiti olduğunu anlatan Yüksel, analitik kabiliyeti yüksek öğrencilerin lise döneminden itibaren özel programlarla bilgisayar, yazılım ve siber güvenlik alanlarına yönlendirildiğini söyledi. Bu programlardan biri olan Magshimimin de gençleri sonraki aşamada askeri teknoloji ve istihbarat birimlerine hazırlayan bir insan kaynağı havuzu oluşturduğunu belirtti.Yüksel, Magshimim programı, Check Point, Palo Alto Networks ve Wiz gibi önde gelen siber güvenlik şirketlerinin kurucularının yetiştiği programlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Burada eğitim kurumları özellikle genç yaşta yetenek avcılığı yaparak bu yetenekleri yetiştirmeye odaklanıyor. Devlet ise güvenlik ihtiyaçlarını belirliyor ve bu ihtiyaçlar doğrultusunda yetişmiş insan gücünün teknoloji üretmesini bekliyor. ifadelerini kullandı.Bu sürecin yalnızca eğitim ve askerlikle sınırlı kalmadığını vurgulayan Yüksel, girişim sermayesi fonlarının kurulan şirketlerin büyümesini ve uluslararası pazarlara açılmasını desteklediğini, özel sektörün ise sahada karşılaşılan problemleri hızlı biçimde prototipe ve ardından ticari ürüne dönüştürdüğünü anlattı.Unit 8200 askeri tecrübeyi sivil ekonomiye taşıyorİsrail ordusunun sinyal istihbaratı ve siber operasyonlarından sorumlu Unit 8200'ün, ülkenin teknoloji ekosisteminde de belirleyici rol oynadığını söyleyen Yüksel, Unit 8200 sadece bir askeri istihbarat birimi olmanın ötesinde, İsrail'in küresel start-up ekosistemini ayakta tutan en önemli yapı taşlarından biridir. dedi.Birimde görev yapanların karmaşık ağ dinlemeleri, büyük veri analizi, baskı altında hızlı karar alma ve kriz yönetimi gibi alanlarda doğrudan operasyonel tecrübe kazandığını belirten Yüksel, bu yetkinliklerin askerlik sonrasında teknoloji şirketlerine, yatırım kuruluşlarına ve danışmanlık faaliyetlerine taşındığını anlattı.Bu geçişte askeri görev sırasında edinilen gizli bilgilerden ziyade teknik beceri, problem çözme kabiliyeti, operasyonel hız ve profesyonel çevrenin öne çıktığını vurgulayan Yüksel, eski Unit 8200 mensuplarının oluşturduğu ağın yeni girişimlerin küresel yatırımcılara ulaşmasını da kolaylaştırdığını söyledi.Yüksel, birim geçmişinin teknoloji piyasasında önemli bir referansa dönüştüğünü belirterek, Son on yılda İsrail'de kurulan yaklaşık bin siber güvenlik şirketinin yaklaşık yüzde 70'inin sahibi Unit 8200 mezunu. Unit 8200'den mezun olmuş ve bir şirket kurmuş kişi aslında bir sertifika gibidir, bunun pazarda ticari olarak bir karşılığı vardır. değerlendirmesinde bulundu.Filistin toprakları İsrail&#039;in siber teknolojileri için canlı test sahasıGözetim teknolojilerinin kullanımındaki hukuki sınırlara dikkati çeken Yüksel, bir kişinin takibe alınabilmesi için ciddi bir makul şüphe bulunması ve gözetimin belirli bir hedefle sınırlandırılması gerektiğini belirtti.Yüksel, İsrail'in ise suç isnadı ya da makul şüphe bulunmayan durumlarda dahi Filistinlileri kitlesel gözetim sistemlerine tabi tuttuğunu savunarak, Herhangi bir suç ihtimali olmayan, herhangi bir suç unsuru oluşmayan bir bölgede bir halkı, bir toplumu tamamen kitle gözetim teknolojilerine tabi tutuyor. dedi.İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te kullanılan Blue Wolf ve Red Wolf adlı yapay zeka destekli yüz tanıma sistemlerine işaret eden Yüksel, bu sistemlerle elde edilen verilerin analiz edildiğini ve Filistinlilerin profillendiğini belirtti.İsrail'in burada edindiği saha tecrübesini ekonomik değere de dönüştürdüğünü savunan Yüksel, İsrail, özellikle ticari sahada satışı yapılan ürünlerin bir nevi deney laboratuvarını Filistin toprakları üzerinde kurmuş durumda. Teknoloji şirketleri de bu ürünleri yurt dışında satarken sahadaki uygulamaları, laboratuvardan alınmış sonuçlar gibi kullanıp ürünleri ticarileştiriyor. şeklinde konuştu.İsrail, ABD&#039;yi de dinlediİsrail'in siber kapasitesini konvansiyonel askeri gücü tamamlayan asimetrik bir çarpan olarak tanımlayan Yüksel, askeri operasyonlardan önce siber saldırı, casusluk ve bilgi toplama faaliyetlerinin devreye sokulduğunu söyledi.İsrail'in istihbarat faaliyetlerinin yalnızca doğrudan çatışma yaşadığı ülkelerle sınırlı olmadığını vurgulayan Yüksel, ABD'nin İran'la müzakere aşamalarında yürüttüğü görüşmeleri İsrail istihbaratının siber casusluk faaliyetleriyle dinlediğini biliyoruz. İsrail için bugün sadece bölgesel dinamikler veya bölge ülkelerinin faaliyetleri önem arz etmiyor. İsrail aynı zamanda ABD, Kanada ve diğer dünya devletlerini de aslında bir hedef olarak görüyor. dedi.İsrail merkezli NSO Group'un geliştirdiği Pegasus casus yazılımını bu faaliyetlerin en bilinen örneklerinden biri olarak gösteren Yüksel, şirketin uluslararası alanda yoğun eleştirilere konu olduğunu ve ABD Ticaret Bakanlığınca ticari kısıtlama listesine alındığını hatırlattı.Doğu Akdeniz'deki faaliyetlere de dikkati çeken Yüksel, İsrail hem konvansiyonel ortamını hem diplomatik temaslarını hem de siber faaliyetlerini yakın çevremizde, özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan üzerinden ciddi bir şekilde yürütüyor. ifadelerini kullandı.Güney Kıbrıs'ta geçmiş yıllarda Larnaka Havalimanı yakınlarında ele geçirilen ve aktif dinleme sistemleri taşıdığı belirtilen aracı örnek gösteren Yüksel, İsrail'in Doğu Akdeniz'deki teknoloji ve istihbarat faaliyetlerinin yakından takip edilmesi gerektiğini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>VakıfBank'ın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi'ne JCR-ER'den en yüksek uyum notu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/vakifbank-in-surdurulebilir-finans-cercevesi-ne-jcr-er-den-en-yuksek-uyum-notu/903158/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/vakifbank-in-surdurulebilir-finans-cercevesi-ne-jcr-er-den-en-yuksek-uyum-notu/903158/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:12:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan: - Ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini destekleyen, reel sektörün yeşil ve sosyal dönüşümüne katkı sağlayan ve uluslararası yatırımcıların sürdürülebilir finansman ürünlerine erişimini güçlendiren işlemlerimizi önümüzdeki dönemde de artırarak sürdürmeyi hedefliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : VakıfBank'ın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi, JCR Avrasya Derecelendirme (JCR-ER) tarafından sürdürülebilir finans ilke ve prensipleriyle çok yüksek düzeyde uyumlu olduğunu gösteren SU1 seviyesiyle derecelendirildi.Bankadan yapılan açıklamaya göre, kalkınma odaklı değer bankacılığı vizyonu doğrultusunda sürdürülebilir finansmanı stratejik öncelikleri arasında konumlandıran banka, bu alandaki yaklaşımını bağımsız bir değerlendirmeyle doğruladı.Çalışma aynı zamanda, JCR-ER'nin sürdürülebilir finans alanında gerçekleştirdiği ilk İkinci Taraf Görüşü (Second Party Opinion-SPO) değerlendirmesi oldu.JCR-ER tarafından yapılan çalışmada VakıfBank'ın 2023'te güncellediği Sürdürülebilir Finans Çerçevesi, fonların kullanım alanları, proje değerlendirme ve seçim süreçleri, fonların yönetimi ve raporlama yaklaşımı açısından incelendi. Değerlendirme sonucunda çerçevenin genel SPO skoru, Sürdürülebilir Finans İlke ve Prensipleriyle Çok Yüksek Düzeyde Uyumlu seviyesini ifade eden SU1 olarak belirlendi.Ayrıca finanse edilmesi öngörülen faaliyetlerin, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine oldukça yüksek düzeyde katkı sağlama potansiyeli taşıdığı belirtildi.VakıfBank'ın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi için hazırlanan çalışma, aynı zamanda JCR-ER'nin gerçekleştirdiği ilk İkinci Taraf Görüşü değerlendirmesi oldu. JCR-ER, geliştirdiği SPO metodolojileriyle sürdürülebilir finansman çerçevelerinin ilgili ilke ve standartlarla uyumuna ilişkin bağımsız değerlendirmeler sunmayı ve bu alandaki çalışmalarını önümüzdeki dönemde genişletmeyi hedefliyor.Sürdürülebilirlik uzun vadeli büyüme stratejimizin temel bileşenlerinden biriAçıklamada görüşlerine yer verilen VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, sürdürülebilirliği, yalnızca finansman faaliyetlerinin bir unsuru olarak değil, uzun vadeli büyüme stratejilerinin temel bileşenlerinden biri olarak gördüklerini belirtti.Sürdürülebilir Finans Çerçevelerinin bağımsız bir değerlendirme sonucunda en yüksek uyum seviyesi olan SU1 ile derecelendirilmesinin sürdürülebilir finansman alanında benimsedikleri yaklaşımın, oluşturdukları güçlü yönetişim yapısının ve uluslararası ilke ve standartlara uyum konusundaki kararlılıklarının önemli bir teyidi olduğunu aktaran Arslan, şunları kaydetti:JCR-ER'nin sürdürülebilir finans alanındaki ilk İkinci Taraf Görüşü çalışmasını VakıfBank için gerçekleştirmiş olmasını da ayrıca değerli buluyoruz. Ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini destekleyen, reel sektörün yeşil ve sosyal dönüşümüne katkı sağlayan ve uluslararası yatırımcıların sürdürülebilir finansman ürünlerine erişimini güçlendiren işlemlerimizi önümüzdeki dönemde de artırarak sürdürmeyi hedefliyoruz. ​​​​​​​]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : VakıfBank'ın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi, JCR Avrasya Derecelendirme (JCR-ER) tarafından sürdürülebilir finans ilke ve prensipleriyle çok yüksek düzeyde uyumlu olduğunu gösteren SU1 seviyesiyle derecelendirildi.Bankadan yapılan açıklamaya göre, kalkınma odaklı değer bankacılığı vizyonu doğrultusunda sürdürülebilir finansmanı stratejik öncelikleri arasında konumlandıran banka, bu alandaki yaklaşımını bağımsız bir değerlendirmeyle doğruladı.Çalışma aynı zamanda, JCR-ER'nin sürdürülebilir finans alanında gerçekleştirdiği ilk İkinci Taraf Görüşü (Second Party Opinion-SPO) değerlendirmesi oldu.JCR-ER tarafından yapılan çalışmada VakıfBank'ın 2023'te güncellediği Sürdürülebilir Finans Çerçevesi, fonların kullanım alanları, proje değerlendirme ve seçim süreçleri, fonların yönetimi ve raporlama yaklaşımı açısından incelendi. Değerlendirme sonucunda çerçevenin genel SPO skoru, Sürdürülebilir Finans İlke ve Prensipleriyle Çok Yüksek Düzeyde Uyumlu seviyesini ifade eden SU1 olarak belirlendi.Ayrıca finanse edilmesi öngörülen faaliyetlerin, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine oldukça yüksek düzeyde katkı sağlama potansiyeli taşıdığı belirtildi.VakıfBank'ın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi için hazırlanan çalışma, aynı zamanda JCR-ER'nin gerçekleştirdiği ilk İkinci Taraf Görüşü değerlendirmesi oldu. JCR-ER, geliştirdiği SPO metodolojileriyle sürdürülebilir finansman çerçevelerinin ilgili ilke ve standartlarla uyumuna ilişkin bağımsız değerlendirmeler sunmayı ve bu alandaki çalışmalarını önümüzdeki dönemde genişletmeyi hedefliyor.Sürdürülebilirlik uzun vadeli büyüme stratejimizin temel bileşenlerinden biriAçıklamada görüşlerine yer verilen VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, sürdürülebilirliği, yalnızca finansman faaliyetlerinin bir unsuru olarak değil, uzun vadeli büyüme stratejilerinin temel bileşenlerinden biri olarak gördüklerini belirtti.Sürdürülebilir Finans Çerçevelerinin bağımsız bir değerlendirme sonucunda en yüksek uyum seviyesi olan SU1 ile derecelendirilmesinin sürdürülebilir finansman alanında benimsedikleri yaklaşımın, oluşturdukları güçlü yönetişim yapısının ve uluslararası ilke ve standartlara uyum konusundaki kararlılıklarının önemli bir teyidi olduğunu aktaran Arslan, şunları kaydetti:JCR-ER'nin sürdürülebilir finans alanındaki ilk İkinci Taraf Görüşü çalışmasını VakıfBank için gerçekleştirmiş olmasını da ayrıca değerli buluyoruz. Ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini destekleyen, reel sektörün yeşil ve sosyal dönüşümüne katkı sağlayan ve uluslararası yatırımcıların sürdürülebilir finansman ürünlerine erişimini güçlendiren işlemlerimizi önümüzdeki dönemde de artırarak sürdürmeyi hedefliyoruz. ​​​​​​​]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tarihi Gürün Ulu Cami hayırseverlerin desteğiyle restore ediliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tarihi-gurun-ulu-cami-hayirseverlerin-destegiyle-restore-ediliyor/903157/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tarihi-gurun-ulu-cami-hayirseverlerin-destegiyle-restore-ediliyor/903157/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:12:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas / Memleketindeki camiyi inceleyen Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz: - Kime, 'Bu camiyle ilgili bir şey yapabilecek misin?' dediğimizde hemen karınca kararınca desteklerini sundu. Kimi bir, kimi 5, kimi 10 lirasıyla destek oldu. Kimi öğrencilerimiz de okul harçlıklarıyla buraya katkı sunuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri : HALİFE YALÇINKAYA - Sivas'ın Gürün ilçesinde 17. yüzyılda inşa edilen Ulu Cami hayırseverlerin desteğiyle restore ediliyor.17. yüzyılda Osmanlı hükümdarı 4. Murad döneminde Şeyh Kasım Efendi tarafından mescit olarak inşa edilen cami, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerde minare ve kubbe kısmından hasar alarak ibadete kapatıldı.Türkiye Kültür Varlıkları Envanteri'nde yer alan ve restorasyonu çeşitli prosedürlere bağlı olan cami, hazırlanan projenin onaylanmasının ardından, hayırseverlerin desteğiyle yaklaşık 4 ay önce başlayan çalışmalarla aslına uygun olarak restore ediliyor.Memleketindeki camiyi inceleyen Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, AA muhabirine, ilçenin en eski camilerinden birisi olan Ulu Cami'de kapsamlı bir restorasyon başlatıldığını söyledi.Caminin 6 Şubat depremlerinde hasar gördüğünü belirten Boyraz, Burası Gürün'deki en eski ibadethanelerlerden biri. Gürün halkının sıkça kullandığı, özellikle cuma namazlarında Selahattin Cami'nin yetersiz kaldığı ve köylerden gelenlerin de meydanı ve avlusuyla birlikte tercih ettiği bir cami. dedi.Boyraz, asrın felaketinde 11 şehirle birlikte depremden etkilenen ilçelerden birinin de Gürün olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:Cami 6 Şubat depremlerinden sonra ibadete kapatıldı. Camide ibadet yapılmıyordu. 6 Şubat'tan sonraki süreçte 1-1,5 yıl geçtikten sonra buranın depremde hasar gördüğü için kapalı olduğunu bir ziyaretimde fark ettim. Ondan sonraki süreçte de bu camiyi tekrar ayağa kaldırmak için elbirliğiyle neler yapabiliriz diye bir çalışma yaptık. Sonunda bir şekilde bunu ayağa kaldırmanın da kendi sorumluluğumuzda olduğunu düşünerek, dönemin Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ile bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduk. Çünkü o kendi bölgesindeki 160 camiyi restore ettirmişti. Bu konuda oldukça bilgili ve becerikli bir ekibi vardı. Dönemin Gürün ilçe kaymakamı, belediye başkanı ile Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen'le bir araya geldik. İlk startı verdik.Peyzaj da dahil 65-70 milyon lira civarında bir rakamı buluyorBuranın tarihi eser olması nedeniyle Anıtlar Kurulundaki iş ve işlemlerin yapılması gerektiğini dile getiren Boyraz, onu da Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen'in üstlendiğini söyledi.İşlemlerin tamamlandığını ve hazırlanan projenin Anıtlar Kuruluna teslim edildiğini​​​​​​​ anlatan Boyraz, şunları kaydetti:Anıtlar Kurulunda da yaklaşık 6 ay bekledikten sonra, nihayetinde onaylandı. Onay çıktıktan sonra bu caminin tekrar aslına uygun şekilde yapılması gerekiyor. Bunun için de öncelikle maliyeti hesaplandı, şu an itibarıyla peyzaj da dahil 65-70 milyon lira civarında bir rakamı buluyor. Onu da sağ olsun dostlarımız, tanıdıklarımız hep birlikte bir araya gelerek, bunu hayırda yarışma kabilinden bir şekilde yapmaya çalışalım dedik. Allah'a şükür para noktasında da dostlarımızla iletişim kurduğumuzda maddi tarafını hallettik. Bir an önce de yüklenici firmayla sözleşmesini yaptık. Sözleşme sonrası da firma yaklaşık 3-4 ay önce çalışmaya başladı. Burada gördüğünüz gibi teknik elemanlarımız, mimarlarımız gece gündüz çalışıyor. İnşallah yıl sonu ya da daha da önce bu camiyi ibadete açmayı planlıyoruz.Boyraz, destek veren hayırseverlere teşekkür ederek, Kime, 'Bu camiyle ilgili bir şey yapabilecek misin?' dediğimizde hemen karınca kararınca desteklerini sundu. Kimi bir, kimi 5, kimi 10 lirasıyla destek oldu. Kimi öğrencilerimiz de okul harçlıklarıyla buraya katkı sunuyor. Burasının aslına uygun bir şekilde yapılması bizim en büyük önceliğimiz. Camimiz her şeyiyle görkemli bir cami. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri : HALİFE YALÇINKAYA - Sivas'ın Gürün ilçesinde 17. yüzyılda inşa edilen Ulu Cami hayırseverlerin desteğiyle restore ediliyor.17. yüzyılda Osmanlı hükümdarı 4. Murad döneminde Şeyh Kasım Efendi tarafından mescit olarak inşa edilen cami, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerde minare ve kubbe kısmından hasar alarak ibadete kapatıldı.Türkiye Kültür Varlıkları Envanteri'nde yer alan ve restorasyonu çeşitli prosedürlere bağlı olan cami, hazırlanan projenin onaylanmasının ardından, hayırseverlerin desteğiyle yaklaşık 4 ay önce başlayan çalışmalarla aslına uygun olarak restore ediliyor.Memleketindeki camiyi inceleyen Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, AA muhabirine, ilçenin en eski camilerinden birisi olan Ulu Cami'de kapsamlı bir restorasyon başlatıldığını söyledi.Caminin 6 Şubat depremlerinde hasar gördüğünü belirten Boyraz, Burası Gürün'deki en eski ibadethanelerlerden biri. Gürün halkının sıkça kullandığı, özellikle cuma namazlarında Selahattin Cami'nin yetersiz kaldığı ve köylerden gelenlerin de meydanı ve avlusuyla birlikte tercih ettiği bir cami. dedi.Boyraz, asrın felaketinde 11 şehirle birlikte depremden etkilenen ilçelerden birinin de Gürün olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:Cami 6 Şubat depremlerinden sonra ibadete kapatıldı. Camide ibadet yapılmıyordu. 6 Şubat'tan sonraki süreçte 1-1,5 yıl geçtikten sonra buranın depremde hasar gördüğü için kapalı olduğunu bir ziyaretimde fark ettim. Ondan sonraki süreçte de bu camiyi tekrar ayağa kaldırmak için elbirliğiyle neler yapabiliriz diye bir çalışma yaptık. Sonunda bir şekilde bunu ayağa kaldırmanın da kendi sorumluluğumuzda olduğunu düşünerek, dönemin Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ile bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduk. Çünkü o kendi bölgesindeki 160 camiyi restore ettirmişti. Bu konuda oldukça bilgili ve becerikli bir ekibi vardı. Dönemin Gürün ilçe kaymakamı, belediye başkanı ile Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen'le bir araya geldik. İlk startı verdik.Peyzaj da dahil 65-70 milyon lira civarında bir rakamı buluyorBuranın tarihi eser olması nedeniyle Anıtlar Kurulundaki iş ve işlemlerin yapılması gerektiğini dile getiren Boyraz, onu da Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen'in üstlendiğini söyledi.İşlemlerin tamamlandığını ve hazırlanan projenin Anıtlar Kuruluna teslim edildiğini​​​​​​​ anlatan Boyraz, şunları kaydetti:Anıtlar Kurulunda da yaklaşık 6 ay bekledikten sonra, nihayetinde onaylandı. Onay çıktıktan sonra bu caminin tekrar aslına uygun şekilde yapılması gerekiyor. Bunun için de öncelikle maliyeti hesaplandı, şu an itibarıyla peyzaj da dahil 65-70 milyon lira civarında bir rakamı buluyor. Onu da sağ olsun dostlarımız, tanıdıklarımız hep birlikte bir araya gelerek, bunu hayırda yarışma kabilinden bir şekilde yapmaya çalışalım dedik. Allah'a şükür para noktasında da dostlarımızla iletişim kurduğumuzda maddi tarafını hallettik. Bir an önce de yüklenici firmayla sözleşmesini yaptık. Sözleşme sonrası da firma yaklaşık 3-4 ay önce çalışmaya başladı. Burada gördüğünüz gibi teknik elemanlarımız, mimarlarımız gece gündüz çalışıyor. İnşallah yıl sonu ya da daha da önce bu camiyi ibadete açmayı planlıyoruz.Boyraz, destek veren hayırseverlere teşekkür ederek, Kime, 'Bu camiyle ilgili bir şey yapabilecek misin?' dediğimizde hemen karınca kararınca desteklerini sundu. Kimi bir, kimi 5, kimi 10 lirasıyla destek oldu. Kimi öğrencilerimiz de okul harçlıklarıyla buraya katkı sunuyor. Burasının aslına uygun bir şekilde yapılması bizim en büyük önceliğimiz. Camimiz her şeyiyle görkemli bir cami. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GRAFİKLİ - Futbol tarihinde en pahalı 10 transferin üçü bu sezon gerçekleştirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/grafikli-futbol-tarihinde-en-pahali-10-transferin-ucu-bu-sezon-gerceklestirildi/903156/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/grafikli-futbol-tarihinde-en-pahali-10-transferin-ucu-bu-sezon-gerceklestirildi/903156/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Avrupa'nın 5 büyük futbol liginde yaz transfer dönemi sona erdi - Tüm zamanların en pahalı 10 transferinden üçü olan Fernandez, Anderson ve Rogers'ın transferleri bu yaz İngiltere Premier Lig'de gerçekleştirildi - İspanyol ekibi Barcelona'dan 2017-18 sezonunda 222 milyon avroluk rekor bonservis bedeliyle Fransız temsilcisi PSG'ye transfer olan Brezilyalı yıldız futbolcu Neymar, hala listenin zirvesinde bulunuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH EREL - Futbol tarihinde tüm zamanların en pahalı 10 transferinden üçü bu yaz gerçekleşti.Avrupa'nın 5 büyük futbol ligi kabul edilen İngiltere Premier Lig, İspanya LaLiga, İtalya Serie A, Almanya Bundesliga ve Fransa Ligue 1'de yaz transfer dönemi sona erdi.Tüm zamanların en pahalı 10 transferinden üçü bu yaz yapıldı. Enzo Fernandez, Morgan Rogers ve Elliot Anderson'ın transferleri, bu yaz Premier Lig'de gerçekleştirildi.İspanyol ekibi Barcelona'dan 2017-18 sezonunda 222 milyon avroluk rekor bonservis bedeliyle Fransız temsilcisi PSG'ye transfer olan Brezilyalı yıldız futbolcu Neymar, hala listenin zirvesinde bulunuyor.Bu yaz 100 milyon avroyu aşan transferlerAvrupa'da bu yaz bonservisine en fazla ödeme yapılan 6 oyuncunun beşi Premier Lig'e, biri ise LaLiga'ya transfer oldu.Arjantinli orta saha Enzo Fernandez, Chelsea'den Manchester City'ye 145 milyon avro bedelle giderek bu sezonun en pahalı transferleri listesinde zirvede yer aldı.Listenin ikinci sırasına, Aston Villa'dan Chelsea'ye 138 milyon avro bedelle transfer olan İngiliz orta saha Morgan Rogers yerleşti.İngiliz orta saha Elliot Anderson, Nottingham Forest'tan Manchester City'ye 135 milyon avroya transfer olarak listenin üçüncü basamağında kendisine yer buldu.Fransız sol kanat Bradley Barcola'nın PSG'den Liverpool'a transferi, 125 milyon avro bonservis bedeliyle gerçekleştirildi ve listenin dördüncü sırasında yer aldı.İspanya temsilcisi Real Madrid'in Almanya'nın Leipzig takımından 125 milyon avro karşılığında kadrosuna kattığı Yan Diomande, bu yaz dönemindeki en pahalı 5. transfer olarak dikkati çekti.İngiliz ekibi Tottenham'ın Newcastle United'dan 108 milyon avroya transfer ettiği 26 yaşındaki İtalyan futbolcu Sandro Tonali ise 6. sırada yer aldı.Bu yaz transfer döneminin en pahalı üç transferi olan Fernandez, Rogers ve Anderson, futbol tarihinde bonservisine en fazla ödeme yapılan ilk 10 transfer arasına da girdi.Avrupa'da bu yaz transfer sezonunda bonservisine 100 milyon avrodan fazla ödeme yapılan oyuncular şunlar:SıraOyuncuÜlkesiYaşEski kulübüYeni kulübüBonservis bedeli (milyon avro)1Enzo FernandezArjantin25ChelseaManchester City1452Morgan Rogersİngiltere23Aston VillaChelsea1383Elliot Andersonİngiltere23Nottingham ForestManchester City1354Bradley BarcolaFransa23PSGLiverpool1255Yan DiomandeFildişi Sahili19LeipzigReal Madrid1256Sandro Tonaliİtalya26Newcastle UnitedTottenham108Bu sezon dikkati çeken diğer transferlerİspanya LaLiga ekiplerinden Barcelona, Manchester City'den 30 yaşındaki İspanyol orta saha Rodri, Newcastle United'dan 25 yaşındaki İngiliz sol kanat oyuncusu Anthony Gordon ve Arsenal'den 29 yaşındaki Brezilyalı forvet Gabriel Jesus'u kadrosuna kattı.Real Madrid ise Leipzig'den 19 yaşındaki sağ kanat oyuncusu Yan Diomande dışında Chelsea'den 27 yaşındaki sol bek Marc Cucurella, Inter'den 30 yaşındaki sağ bek Denzel Dumfries, Manchester City'den 31 yaşındaki orta saha oyuncusu Bernardo Silva'yı transfer etti.Fransa Ligue 1 takımlarından PSG, Barcelona'dan 26 yaşındaki İspanyol forvet Ferran Torres'i kadrosuna kattı.Almanya Bundesliga ekiplerinden Bayern Münih, PSV'den 25 yaşındaki Faslı orta saha oyuncusu Ismael Saibari'yi transfer etti.Manchester City, Lille'den 18 yaşındaki Faslı orta saha oyuncusu Ayyoub Bouaddi'nin transferini gerçekleştirdi.Tüm zamanların en pahalı 10 transferiFutbol tarihinde bonservisine en fazla ödeme yapılan 10 transfer şöyle:SıraOyuncuÜlkesiTransfer sezonuAyrıldığı kulüpBonservis ödeyen kulübüBonservis bedeli (milyon avro)1NeymarBrezilya17-18BarcelonaPSG2222Kylian MbappeFransa18-19MonacoPSG1803Ousmane DembeleFransa17-18Borussia DortmundBarcelona1484Enzo FernandezArjantin26-27ChelseaManchester City1455Alexander Isakİsveç25-26Newcastle UnitedLiverpool1456Morgan Rogersİngiltere26-27Aston VillaChelsea1387Elliot Andersonİngiltere26-27Nottingham ForestManchester City1358Philippe CoutinhoBrezilya17-18LiverpoolBarcelona1359Joao FelixPortekiz19-20BenficaAtletico Madrid12710Jude Bellinghamİngiltere23-24Borussia DortmundReal Madrid127]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH EREL - Futbol tarihinde tüm zamanların en pahalı 10 transferinden üçü bu yaz gerçekleşti.Avrupa'nın 5 büyük futbol ligi kabul edilen İngiltere Premier Lig, İspanya LaLiga, İtalya Serie A, Almanya Bundesliga ve Fransa Ligue 1'de yaz transfer dönemi sona erdi.Tüm zamanların en pahalı 10 transferinden üçü bu yaz yapıldı. Enzo Fernandez, Morgan Rogers ve Elliot Anderson'ın transferleri, bu yaz Premier Lig'de gerçekleştirildi.İspanyol ekibi Barcelona'dan 2017-18 sezonunda 222 milyon avroluk rekor bonservis bedeliyle Fransız temsilcisi PSG'ye transfer olan Brezilyalı yıldız futbolcu Neymar, hala listenin zirvesinde bulunuyor.Bu yaz 100 milyon avroyu aşan transferlerAvrupa'da bu yaz bonservisine en fazla ödeme yapılan 6 oyuncunun beşi Premier Lig'e, biri ise LaLiga'ya transfer oldu.Arjantinli orta saha Enzo Fernandez, Chelsea'den Manchester City'ye 145 milyon avro bedelle giderek bu sezonun en pahalı transferleri listesinde zirvede yer aldı.Listenin ikinci sırasına, Aston Villa'dan Chelsea'ye 138 milyon avro bedelle transfer olan İngiliz orta saha Morgan Rogers yerleşti.İngiliz orta saha Elliot Anderson, Nottingham Forest'tan Manchester City'ye 135 milyon avroya transfer olarak listenin üçüncü basamağında kendisine yer buldu.Fransız sol kanat Bradley Barcola'nın PSG'den Liverpool'a transferi, 125 milyon avro bonservis bedeliyle gerçekleştirildi ve listenin dördüncü sırasında yer aldı.İspanya temsilcisi Real Madrid'in Almanya'nın Leipzig takımından 125 milyon avro karşılığında kadrosuna kattığı Yan Diomande, bu yaz dönemindeki en pahalı 5. transfer olarak dikkati çekti.İngiliz ekibi Tottenham'ın Newcastle United'dan 108 milyon avroya transfer ettiği 26 yaşındaki İtalyan futbolcu Sandro Tonali ise 6. sırada yer aldı.Bu yaz transfer döneminin en pahalı üç transferi olan Fernandez, Rogers ve Anderson, futbol tarihinde bonservisine en fazla ödeme yapılan ilk 10 transfer arasına da girdi.Avrupa'da bu yaz transfer sezonunda bonservisine 100 milyon avrodan fazla ödeme yapılan oyuncular şunlar:SıraOyuncuÜlkesiYaşEski kulübüYeni kulübüBonservis bedeli (milyon avro)1Enzo FernandezArjantin25ChelseaManchester City1452Morgan Rogersİngiltere23Aston VillaChelsea1383Elliot Andersonİngiltere23Nottingham ForestManchester City1354Bradley BarcolaFransa23PSGLiverpool1255Yan DiomandeFildişi Sahili19LeipzigReal Madrid1256Sandro Tonaliİtalya26Newcastle UnitedTottenham108Bu sezon dikkati çeken diğer transferlerİspanya LaLiga ekiplerinden Barcelona, Manchester City'den 30 yaşındaki İspanyol orta saha Rodri, Newcastle United'dan 25 yaşındaki İngiliz sol kanat oyuncusu Anthony Gordon ve Arsenal'den 29 yaşındaki Brezilyalı forvet Gabriel Jesus'u kadrosuna kattı.Real Madrid ise Leipzig'den 19 yaşındaki sağ kanat oyuncusu Yan Diomande dışında Chelsea'den 27 yaşındaki sol bek Marc Cucurella, Inter'den 30 yaşındaki sağ bek Denzel Dumfries, Manchester City'den 31 yaşındaki orta saha oyuncusu Bernardo Silva'yı transfer etti.Fransa Ligue 1 takımlarından PSG, Barcelona'dan 26 yaşındaki İspanyol forvet Ferran Torres'i kadrosuna kattı.Almanya Bundesliga ekiplerinden Bayern Münih, PSV'den 25 yaşındaki Faslı orta saha oyuncusu Ismael Saibari'yi transfer etti.Manchester City, Lille'den 18 yaşındaki Faslı orta saha oyuncusu Ayyoub Bouaddi'nin transferini gerçekleştirdi.Tüm zamanların en pahalı 10 transferiFutbol tarihinde bonservisine en fazla ödeme yapılan 10 transfer şöyle:SıraOyuncuÜlkesiTransfer sezonuAyrıldığı kulüpBonservis ödeyen kulübüBonservis bedeli (milyon avro)1NeymarBrezilya17-18BarcelonaPSG2222Kylian MbappeFransa18-19MonacoPSG1803Ousmane DembeleFransa17-18Borussia DortmundBarcelona1484Enzo FernandezArjantin26-27ChelseaManchester City1455Alexander Isakİsveç25-26Newcastle UnitedLiverpool1456Morgan Rogersİngiltere26-27Aston VillaChelsea1387Elliot Andersonİngiltere26-27Nottingham ForestManchester City1358Philippe CoutinhoBrezilya17-18LiverpoolBarcelona1359Joao FelixPortekiz19-20BenficaAtletico Madrid12710Jude Bellinghamİngiltere23-24Borussia DortmundReal Madrid127]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/grafikli-futbol-tarihinde-en-pahali-10-transferin-ucu-bu-sezon-gerceklestirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Galatasaray ile Başakşehir 37. randevuda</title>
      <link>https://www.canligaste.com/galatasaray-ile-basaksehir-37-randevuda/903155/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/galatasaray-ile-basaksehir-37-randevuda/903155/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Geride kalan lig maçlarından 21'ini sarı-kırmızılılar, 7'sini turuncu-lacivertliler kazandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- CAN ÖCAL - Galatasaray ile Başakşehir, Süper Lig'de yarın 37. kez karşı karşıya gelecek.Eski adıyla İstanbul Büyükşehir Belediyespor'un 2007-2008 sezonunda ilk kez Süper Lig'de yer almasıyla başlayan rekabette, geride kalan 36 maçtan 21'ini sarı-kırmızılılar, 7'sini turuncu-lacivertliler kazandı. Karşılaşmaların 8'i beraberlikle sonuçlandı.Rekabette Galatasaray'ın 65 golüne, Başakşehir 39 golle cevap verdi.Başakşehir&#039;in ev sahibi olduğu maçlarBaşakşehir'in sahasındaki maçlarda Galatasaray'ın üstünlüğü bulunuyor.Ligde iki takım arasında 13'ü Başakşehir Fatih Terim Stadı'nda, 5'i Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapılan 18 maçta sarı-kırmızılılar 10, turuncu-lacivertli ekip ise 5 kez galip geldi. Taraflar 3 müsabakada berabere kaldı.Söz konusu karşılaşmalarda Galatasaray 29, ev sahibi ekip ise 24 gol attı.İki takım arasında geçen sezon Başakşehir'in ev sahipliğindeki maçı sarı-kırmızılılar, 2-1 kazandı.Son 8 lig maçında Galatasaray galipGalatasaray, Başakşehir karşısında son 8 Süper Lig maçından galibiyetle ayrıldı.2022-2023 sezonuyla başlayan süreçte Başakşehir'i üst üste 8 kez yenen sarı-kırmızılılar, bu karşılaşmalarda rakibinin filelerini 21 kez havalandırırken, sadece 3 gol yedi.Sarı-kırmızılılar, 8 maçtır deplasmanda kaybetmiyorGalatasaray, Başakşehir'e 8 maçtır dış sahada yenilmiyor.Süper Lig'de 2018-2019 sezonunun 16. haftasında 1-1 berabere biten maçla başlayan süreçte sarı-kırmızılı ekip, Başakşehir ile oynadığı 8 deplasman maçından 5 galibiyet ve 3 beraberlikle ayrıldı.Söz konusu karşılaşmalarda 17 kez fileleri havalandıran Galatasaray, kalesinde 5 gol gördü.En farklı skorlu galibiyetlerGalatasaray, Başakşehir karşısında ligde en farklı skorlu galibiyetini 2022-2023 sezonunun ilk yarısında deplasmandaki maçta 7-0'lık sonuçla aldı.Başakşehir ise Galatasaray karşısında ligdeki en farklı galibiyetlerini sahasındaki maçlarda elde etti. Turuncu-lacivertli takım, rakibini 2017-2018 sezonunda 5-1, 2014-2015 ve 2016-2017 sezonlarında da 4-0 yendi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- CAN ÖCAL - Galatasaray ile Başakşehir, Süper Lig'de yarın 37. kez karşı karşıya gelecek.Eski adıyla İstanbul Büyükşehir Belediyespor'un 2007-2008 sezonunda ilk kez Süper Lig'de yer almasıyla başlayan rekabette, geride kalan 36 maçtan 21'ini sarı-kırmızılılar, 7'sini turuncu-lacivertliler kazandı. Karşılaşmaların 8'i beraberlikle sonuçlandı.Rekabette Galatasaray'ın 65 golüne, Başakşehir 39 golle cevap verdi.Başakşehir&#039;in ev sahibi olduğu maçlarBaşakşehir'in sahasındaki maçlarda Galatasaray'ın üstünlüğü bulunuyor.Ligde iki takım arasında 13'ü Başakşehir Fatih Terim Stadı'nda, 5'i Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapılan 18 maçta sarı-kırmızılılar 10, turuncu-lacivertli ekip ise 5 kez galip geldi. Taraflar 3 müsabakada berabere kaldı.Söz konusu karşılaşmalarda Galatasaray 29, ev sahibi ekip ise 24 gol attı.İki takım arasında geçen sezon Başakşehir'in ev sahipliğindeki maçı sarı-kırmızılılar, 2-1 kazandı.Son 8 lig maçında Galatasaray galipGalatasaray, Başakşehir karşısında son 8 Süper Lig maçından galibiyetle ayrıldı.2022-2023 sezonuyla başlayan süreçte Başakşehir'i üst üste 8 kez yenen sarı-kırmızılılar, bu karşılaşmalarda rakibinin filelerini 21 kez havalandırırken, sadece 3 gol yedi.Sarı-kırmızılılar, 8 maçtır deplasmanda kaybetmiyorGalatasaray, Başakşehir'e 8 maçtır dış sahada yenilmiyor.Süper Lig'de 2018-2019 sezonunun 16. haftasında 1-1 berabere biten maçla başlayan süreçte sarı-kırmızılı ekip, Başakşehir ile oynadığı 8 deplasman maçından 5 galibiyet ve 3 beraberlikle ayrıldı.Söz konusu karşılaşmalarda 17 kez fileleri havalandıran Galatasaray, kalesinde 5 gol gördü.En farklı skorlu galibiyetlerGalatasaray, Başakşehir karşısında ligde en farklı skorlu galibiyetini 2022-2023 sezonunun ilk yarısında deplasmandaki maçta 7-0'lık sonuçla aldı.Başakşehir ise Galatasaray karşısında ligdeki en farklı galibiyetlerini sahasındaki maçlarda elde etti. Turuncu-lacivertli takım, rakibini 2017-2018 sezonunda 5-1, 2014-2015 ve 2016-2017 sezonlarında da 4-0 yendi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/galatasaray-ile-basaksehir-37-randevuda.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nilüfer Belediyespor Erkek Hentbol Takımı, yeni sezonda zirveyi hedefliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nilufer-belediyespor-erkek-hentbol-takimi-yeni-sezonda-zirveyi-hedefliyor/903154/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nilufer-belediyespor-erkek-hentbol-takimi-yeni-sezonda-zirveyi-hedefliyor/903154/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Takımın başantrenörü Aydemir Aslankaya: - Biz şampiyon olmak ya da iyi bir yerde bitirmek için elimizden geleni yapacağız - Takım kaptanlarından Tolga Özbahar: - Lig ve Avrupa'da en kötü geçen seneki başarıları yakalamak istiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- SERGEN SEZGİN - Hentbol Erkekler Süper Lig ekiplerinden Nilüfer Belediyespor, yeni sezonda yer aldığı tüm kulvarlarda zirveye çıkmayı amaçlıyor.Son yıllardaki başarılarıyla hentbolda adından söz ettiren Nilüfer Belediyespor, bu grafiğini sürdürmek için çalışmalarına devam ediyor.Sezon başında yeni kadro yapılanmasına giden ve başantrenör Aydemir Aslankaya'yı takımın başına getiren Bursa temsilcisi, ligdeki ilk maçından da galibiyetle ayrıldı.Nilüfer Belediyespor, Avrupa kupalarında Erkekler Süper Lig'de bu sezon da üst sıraları hedefliyor.Şampiyonluk yolunda büyük adım atma zamanı geldiBaşantrenör Aydemir Aslankaya, AA muhabirine, amaçlarının bu sezon güzel ve zevk veren oyunu sahaya yansıtmak olduğunu söyledi.Kadroda yeni bir oluşuma gittiklerini belirten Aslankaya, en kısa zamanda eksikleri tamamlayıp yollarına devam edeceklerini dile getirdi.Aslankaya, seyircilerin her maçta iddialı bir takım göreceklerini vurgulayarak, Bu seneki hedefimiz güzel ve keyif veren hentbol oynamak. Onu da başaracağımıza inanıyorum. Şampiyon da olabiliriz, ikinci de olabiliriz, üçüncü de olabiliriz ama dediğim gibi bu hemen olan şeyler değil, belli bir süreç gerekiyor. dedi.Nilüfer Belediyespor'un şampiyonluk yolunda büyük adım atmasının zamanının geldiğini anlatan Aslankaya, şöyle konuştu:Ben daha önce bu kulüpte çalıştım. O zamanlar takımın bu kadar iddialı hedefleri yoktu. Bu yıl olur, olmazsa seneye artık. Nilüfer Belediyespor şampiyonluk için oynayacak bir pozisyona geldi diye düşünüyorum. Nilüfer Belediyespor ligin lokomotif ve kaliteli ekiplerinden biri. O kalitesini sahaya yansıttığı müddetçe neden şampiyonluk olmasın. Ülkemizde ikinciliğin çok fazla bir anlamı yok ama ikincilik de üçüncülük de büyük emek gerektiren durumlar. Herkesin gönlünden geçen şampiyon olmak. Biz şampiyon olmak ya da iyi bir yerde bitirmek için elimizden geleni yapacağız.Bu sene de iyi takımımız varTakım kaptanlarından Tolga Özbahar da kadrodan birçok kişinin ayrıldığını ve genç oyuncuların dahil olduğunu dile getirdi.Uyum sürecinin zaman aldığını anlatan Tolga, hedeflerinden şaşmadıklarını kaydetti.Tolga Özbahar, tüm kulvarlarda zirveyi hedeflediklerini belirterek, şunları aktardı:Yeni başladık, sakatlıklarımız vardı yeni düzeldi. Bence iyi bir takımız. İnşallah daha iyi olacağız. Bu sene daha dinamik takım olmak istiyoruz. Geçen sene de çok iyi takımımız vardı, bu sene de iyi takımımız var. Daha dinamik takım olup lig ve Avrupa'da inşallah en kötü geçen seneki başarıları yakalamak istiyoruz. Bu sene ligde en kötü ilk 4'ün içinde olmak istiyoruz. Ondan sonra nereye kadar gidebilirsek oraya kadar gideceğiz. Geçen sene ikinci olduk, çok büyük başarıydı. Ondan önceki sene ikinci olduk, çok büyük başarıydı. İnşallah bu sene o başarının üstüne çıkmak istiyoruz.Nilüfer Belediyespor İdari Menajeri Metin Güner de geçen yılı istedikleri yerde bitirdiklerini söyledi.Daha genç ve daha dinamik bir takım olduklarını belirten Güner, Seyir açısından baktığımızda güzel bir takım olduk. Son ana kadar mücadele eden bir takım ortaya çıktı. Nilüfer Belediyespor bu ligde her zaman tepeyi zorlayan bir ekip. Nitekim de hedefimiz yine kupaları almak, en üstte bitirmek. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- SERGEN SEZGİN - Hentbol Erkekler Süper Lig ekiplerinden Nilüfer Belediyespor, yeni sezonda yer aldığı tüm kulvarlarda zirveye çıkmayı amaçlıyor.Son yıllardaki başarılarıyla hentbolda adından söz ettiren Nilüfer Belediyespor, bu grafiğini sürdürmek için çalışmalarına devam ediyor.Sezon başında yeni kadro yapılanmasına giden ve başantrenör Aydemir Aslankaya'yı takımın başına getiren Bursa temsilcisi, ligdeki ilk maçından da galibiyetle ayrıldı.Nilüfer Belediyespor, Avrupa kupalarında Erkekler Süper Lig'de bu sezon da üst sıraları hedefliyor.Şampiyonluk yolunda büyük adım atma zamanı geldiBaşantrenör Aydemir Aslankaya, AA muhabirine, amaçlarının bu sezon güzel ve zevk veren oyunu sahaya yansıtmak olduğunu söyledi.Kadroda yeni bir oluşuma gittiklerini belirten Aslankaya, en kısa zamanda eksikleri tamamlayıp yollarına devam edeceklerini dile getirdi.Aslankaya, seyircilerin her maçta iddialı bir takım göreceklerini vurgulayarak, Bu seneki hedefimiz güzel ve keyif veren hentbol oynamak. Onu da başaracağımıza inanıyorum. Şampiyon da olabiliriz, ikinci de olabiliriz, üçüncü de olabiliriz ama dediğim gibi bu hemen olan şeyler değil, belli bir süreç gerekiyor. dedi.Nilüfer Belediyespor'un şampiyonluk yolunda büyük adım atmasının zamanının geldiğini anlatan Aslankaya, şöyle konuştu:Ben daha önce bu kulüpte çalıştım. O zamanlar takımın bu kadar iddialı hedefleri yoktu. Bu yıl olur, olmazsa seneye artık. Nilüfer Belediyespor şampiyonluk için oynayacak bir pozisyona geldi diye düşünüyorum. Nilüfer Belediyespor ligin lokomotif ve kaliteli ekiplerinden biri. O kalitesini sahaya yansıttığı müddetçe neden şampiyonluk olmasın. Ülkemizde ikinciliğin çok fazla bir anlamı yok ama ikincilik de üçüncülük de büyük emek gerektiren durumlar. Herkesin gönlünden geçen şampiyon olmak. Biz şampiyon olmak ya da iyi bir yerde bitirmek için elimizden geleni yapacağız.Bu sene de iyi takımımız varTakım kaptanlarından Tolga Özbahar da kadrodan birçok kişinin ayrıldığını ve genç oyuncuların dahil olduğunu dile getirdi.Uyum sürecinin zaman aldığını anlatan Tolga, hedeflerinden şaşmadıklarını kaydetti.Tolga Özbahar, tüm kulvarlarda zirveyi hedeflediklerini belirterek, şunları aktardı:Yeni başladık, sakatlıklarımız vardı yeni düzeldi. Bence iyi bir takımız. İnşallah daha iyi olacağız. Bu sene daha dinamik takım olmak istiyoruz. Geçen sene de çok iyi takımımız vardı, bu sene de iyi takımımız var. Daha dinamik takım olup lig ve Avrupa'da inşallah en kötü geçen seneki başarıları yakalamak istiyoruz. Bu sene ligde en kötü ilk 4'ün içinde olmak istiyoruz. Ondan sonra nereye kadar gidebilirsek oraya kadar gideceğiz. Geçen sene ikinci olduk, çok büyük başarıydı. Ondan önceki sene ikinci olduk, çok büyük başarıydı. İnşallah bu sene o başarının üstüne çıkmak istiyoruz.Nilüfer Belediyespor İdari Menajeri Metin Güner de geçen yılı istedikleri yerde bitirdiklerini söyledi.Daha genç ve daha dinamik bir takım olduklarını belirten Güner, Seyir açısından baktığımızda güzel bir takım olduk. Son ana kadar mücadele eden bir takım ortaya çıktı. Nilüfer Belediyespor bu ligde her zaman tepeyi zorlayan bir ekip. Nitekim de hedefimiz yine kupaları almak, en üstte bitirmek. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/nilufer-belediyespor-erkek-hentbol-takimi-yeni-sezonda-zirveyi-hedefliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Eski Süper Lig ekiplerinden Balıkesirspor alt liglerden kurtulmak istiyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/eski-super-lig-ekiplerinden-balikesirspor-alt-liglerden-kurtulmak-istiyor/903153/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/eski-super-lig-ekiplerinden-balikesirspor-alt-liglerden-kurtulmak-istiyor/903153/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Teknik Direktör Polat Çetin: -Şampiyonluğu oynayan birkaç takımdan biriyiz. Bunun için kurulduk - Futbolculardan Emre Gemici: - Hedefimiz, Balıkesirspor'u bir üst lige taşımak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- MİRAÇ KAYA - Yeni sezonda şampiyonluğu hedefleyen Nesine 3. Lig 2. Grup ekiplerinden Balıkesirspor, üst liglere tırmanmayı amaçlıyor.Süper Lig'de 2014-2015 sezonunda mücadele eden ve daha sonra alt liglere gerileyen Balıkesirspor, yeniden eski günlerine dönmek istiyor.Sezona 12 yeni transferiyle teknik direktör Polat Çetin liderliğinde başlayan kırmızı-beyazlı ekip, kamp dönemini Ankara ve Afyonkarahisar'da geçirdi.Kulüp tesislerinde çalışmalarını sürdüren Balıkesir ekibi, yeni sezonda şampiyonluğu ulaşarak bir üst lige çıkmanın hesaplarını yapıyor.Balıkesirspor, Atatürk Stadı'ndaki zemin yenileme çalışması nedeniyle ligdeki ilk maçını 6 Eylül Pazar günü Bucaspor 1928 ile Aliağa'da oynayacak.Oyuncularımıza ve kendimize güveniyoruzTeknik Direktör Polat Çetin, AA muhabirine, Balıkesirspor'un Türk futbolunda önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.Çetin, yeni sezonda yola şampiyonluk hedefiyle çıktıklarını belirterek, 45 gündür antrenman ve hazırlık maçları yaptıklarını anlattı.Çok güzel bir kamp geçirdiklerini dile getiren Çetin, şöyle konuştu:Her şey yolunda, sakatımız yok. Şimdi maçı bekliyoruz. Tabii ki hedefimiz var. Şampiyonluğu oynayan birkaç takımdan biriyiz. Bunun için kurulduk. Çok transferimiz var ama zaten öyle olmalıydı. Ligin iyi oyuncularını aldık. Gençlerimizle yeni transferlerimizi birleştirerek bir sentez oluşturacağız. Kendi oyun isteğimiz ve oyun planımızı da çalışıp öğreterek lige giriş yapmak istiyoruz.Polat Çetin, oyunculara güvendiklerini belirterek, şunları kaydetti:Bu işin altından kalkacağımızı biliyoruz. İlk maçımızın iyi geçmesini diliyoruz. Kazasız 3 puanla dönmek istiyoruz. Bir saha problemimiz var. Birkaç iç saha maçımızı dışarıda, başka sahalarda oynayacağız. Bizim için çok sorun değil. Bütün sahalar bizim. Biz iyi bir takımız. İyi oyuncularımız var. Büyük bir camiayız. Her oynadığımız saha bizim sahamız. Orada yine sahaya çıkıp kazanmak için oynayacağız. İnşallah bunu başarırız.Çetin, kentten ve taraftarlardan takıma destek olmalarını istedi.İlk maçımızda güzel bir başlangıç yapmak istiyoruzFutbolculardan Emre Gemici de güzel bir kamp dönemi geçirdiklerini dile getirdi.Balıkesirspor'u şampiyon yapmayı hedeflediklerini ifade eden Emre, Hedefimiz, Balıkesirspor'u bir üst lige taşımak. İlk maçımızda güzel bir başlangıç yapmak istiyoruz. Maçı Aliağa'da oynayacağız. Tüm taraftarlarımızı desteklemeye bekliyoruz. dedi.Oyunculardan Akın Akman da takımın yeni bir oluşum içinde olduğunu kaydetti.Sezona çok iyi hazırlandıklarını anlatan Akın, Hocamızın bizden istediği her şeyi inşallah sahaya yansıtıp ilk maçımızı galibiyetle tamamlamak istiyoruz. Taraftarlarımız her zaman yanımızda olsun. Her zaman bizi desteklesinler. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- MİRAÇ KAYA - Yeni sezonda şampiyonluğu hedefleyen Nesine 3. Lig 2. Grup ekiplerinden Balıkesirspor, üst liglere tırmanmayı amaçlıyor.Süper Lig'de 2014-2015 sezonunda mücadele eden ve daha sonra alt liglere gerileyen Balıkesirspor, yeniden eski günlerine dönmek istiyor.Sezona 12 yeni transferiyle teknik direktör Polat Çetin liderliğinde başlayan kırmızı-beyazlı ekip, kamp dönemini Ankara ve Afyonkarahisar'da geçirdi.Kulüp tesislerinde çalışmalarını sürdüren Balıkesir ekibi, yeni sezonda şampiyonluğu ulaşarak bir üst lige çıkmanın hesaplarını yapıyor.Balıkesirspor, Atatürk Stadı'ndaki zemin yenileme çalışması nedeniyle ligdeki ilk maçını 6 Eylül Pazar günü Bucaspor 1928 ile Aliağa'da oynayacak.Oyuncularımıza ve kendimize güveniyoruzTeknik Direktör Polat Çetin, AA muhabirine, Balıkesirspor'un Türk futbolunda önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.Çetin, yeni sezonda yola şampiyonluk hedefiyle çıktıklarını belirterek, 45 gündür antrenman ve hazırlık maçları yaptıklarını anlattı.Çok güzel bir kamp geçirdiklerini dile getiren Çetin, şöyle konuştu:Her şey yolunda, sakatımız yok. Şimdi maçı bekliyoruz. Tabii ki hedefimiz var. Şampiyonluğu oynayan birkaç takımdan biriyiz. Bunun için kurulduk. Çok transferimiz var ama zaten öyle olmalıydı. Ligin iyi oyuncularını aldık. Gençlerimizle yeni transferlerimizi birleştirerek bir sentez oluşturacağız. Kendi oyun isteğimiz ve oyun planımızı da çalışıp öğreterek lige giriş yapmak istiyoruz.Polat Çetin, oyunculara güvendiklerini belirterek, şunları kaydetti:Bu işin altından kalkacağımızı biliyoruz. İlk maçımızın iyi geçmesini diliyoruz. Kazasız 3 puanla dönmek istiyoruz. Bir saha problemimiz var. Birkaç iç saha maçımızı dışarıda, başka sahalarda oynayacağız. Bizim için çok sorun değil. Bütün sahalar bizim. Biz iyi bir takımız. İyi oyuncularımız var. Büyük bir camiayız. Her oynadığımız saha bizim sahamız. Orada yine sahaya çıkıp kazanmak için oynayacağız. İnşallah bunu başarırız.Çetin, kentten ve taraftarlardan takıma destek olmalarını istedi.İlk maçımızda güzel bir başlangıç yapmak istiyoruzFutbolculardan Emre Gemici de güzel bir kamp dönemi geçirdiklerini dile getirdi.Balıkesirspor'u şampiyon yapmayı hedeflediklerini ifade eden Emre, Hedefimiz, Balıkesirspor'u bir üst lige taşımak. İlk maçımızda güzel bir başlangıç yapmak istiyoruz. Maçı Aliağa'da oynayacağız. Tüm taraftarlarımızı desteklemeye bekliyoruz. dedi.Oyunculardan Akın Akman da takımın yeni bir oluşum içinde olduğunu kaydetti.Sezona çok iyi hazırlandıklarını anlatan Akın, Hocamızın bizden istediği her şeyi inşallah sahaya yansıtıp ilk maçımızı galibiyetle tamamlamak istiyoruz. Taraftarlarımız her zaman yanımızda olsun. Her zaman bizi desteklesinler. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/eski-super-lig-ekiplerinden-balikesirspor-alt-liglerden-kurtulmak-istiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Japonya'da tahvil faizleri son 30 yılın zirvesinde</title>
      <link>https://www.canligaste.com/japonya-da-tahvil-faizleri-son-30-yilin-zirvesinde/903152/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/japonya-da-tahvil-faizleri-son-30-yilin-zirvesinde/903152/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz: - Yatırımcılar, uzun vadede ellerindeki borç senetlerini değerlerinin nispeten daha hızlı eriyeceğini düşünerek satıyor veya elde tutmak için daha fazla prim talep ediyor - Bu çerçevede Japonya'da bakanlıkların önümüzdeki mali yıl için rekor bütçeler talep ettiğini belirtmek lazım]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi, Orta Doğu'da süren jeopolitik risklerin enflasyon beklentilerini yüksek seviyede tutması ve ülke yönetiminin hükümet harcamalarını ek borçlanma yoluyla gerçekleştirebileceği öngörüleriyle son 30 yılın zirvesine çıktı.ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden karşılıklı saldırılara dönüşmesi, Orta Doğu'da barışın sağlanabileceğine yönelik iyimser beklentileri zayıflattı. Tarafların askeri unsurlar üzerinden yeniden çatışmaya başlaması ve saldırıların bölgedeki diğer ülkelere de sıçraması, jeopolitik risklerin yeniden bölgesel ölçekte artmasına neden oldu.Artan gerginliklerle petrol fiyatları yukarı yönlü hareketlendi. Brent petrolün varil fiyatı bir kez daha 90 doları aştı. Enerji kanalındaki risklerin enflasyon endişelerini körüklemesi ve merkez bankalarına yönelik şahin beklentilerin güç kazanması, küresel tahvil piyasalarında satış baskısı oluşturdu.Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, BoJ’un faiz artırımlarını değerlendirmeye devam edeceğini, ekonomik ve fiyat gelişmelerinin beklentilerle tutarlı olup olmadığını inceleyeceğini açıkladı.Orta Doğu'da süren jeopolitik risklerin enflasyon beklentilerini yüksek seviyede tutması ve ülke yönetiminin hükümet harcamalarını ek borçlanma yoluyla gerçekleştirebileceği öngörüleriyle Japon tahvillerinde sert hareketler gözlendi.Japonya'nın 5 yıllık tahvil faizi, yüzde 2,30 ile 1994'ten bu yana en yüksek seviyeyi görürken ülkenin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,02 ile son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.Dün ABD'de açıklanan özel sektör istihdamının beklentilerin altında kalması, piyasalarda ABD Merkez Bankasına (Fed) ilişkin faiz artışı tahminlerinin güç kaybetmesini sağladı. Söz konusu gelişmeyle, küresel tahvil piyasalarındaki satış baskısı azalırken Japonya'daki 5 ve 10 yıllık tahvil faizleri bir miktar geriledi.Yatırımcılar, uzun vadede ellerindeki borç senetlerinin değerlerinin hızlı eriyeceğini düşünüyorAsya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, AA muhabirine son dönemde Japon tahvillerinin satıldığını ve bunun özellikle uzun vadeli faizlerde yükselişlerle sonuçlandığını söyledi.Bunun bir dizi nedeninin bulunduğuna dikkati çeken Kaymaz, öncelikle küresel düzlemde uzun vadeli tahviller üzerindeki satış baskısına işaret ederek, Japonya'nın da G10 ülkeleri ekseninde bu baskıdan nasibini aldığını belirtti.Kaymaz, Japonya Başbakanı  Takaichi Sanae'nin genişlemeci maliye politikası ajandasının da satış baskısını artıran temel unsurlar arasında yer aldığını ifade ederek, şunları kaydetti:Enflasyon beklentilerinin görece yüksek kalması da başka bir etken. Dolayısıyla yatırımcılar, uzun vadede ellerindeki borç senetlerini değerlerinin nispeten daha hızlı eriyeceğini düşünerek satıyor veya elde tutmak için daha fazla prim talep ediyor. Bu çerçevede Japonya'da bakanlıkların önümüzdeki mali yıl için rekor bütçeler talep ettiğini belirtmek lazım. Takaichi'nin mali genişlemeci olduğu da piyasalarca biliniyor. Dolayısıyla hükümetin ilave harcamaları ek borçlanma yoluyla yapacağına ilişkin tahminler de satışlarda pay sahibi.Sadi Kaymaz, bu noktada Japonya'nın gelişmiş ülkeler arasında en yüksek kamu borç yüküne sahip olduğunun altını çizdi.Japonya'nın kamu borcunun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYH) oranının, Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre son 5 yılda yüzde 230'un üzerinde seyrettiğini vurgulayan Kaymaz, borç yüküne bütçe açıklarının da eşlik ettiğini söyledi.Kaymaz, salgın şoku sırasında GSYH'ye oranı yüzde 9'a ulaşan bütçe açığının, piyasaların yakından takip ettiği göstergelerden biri olduğunu dile getirdi.Bu bağlamda ülkede önceki dönemlerde faizlerin sıfıra yakın seviyelerde seyretmesi nedeniyle piyasaların o dönemlerde yüksek borç yükü konusunda endişe duymadığını anlatan Kaymaz, sözlerini şöyle tamamladı:Buna karşın faizler son dönemde hızla yükseldi, ayrıca büyümenin görece güçlü seyredip seyretmeyeceğine ilişkin endişeler de bulunuyor​​​​​​​. Bazı analistler, yükselen faizler nedeniyle büyümenin ileriki yıllarda hız keseceğini ve vergi gelirlerindeki büyüme hızını frenleyebileceğini belirtiyor. Bu endişe de tahvil satışlarını besliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi, Orta Doğu'da süren jeopolitik risklerin enflasyon beklentilerini yüksek seviyede tutması ve ülke yönetiminin hükümet harcamalarını ek borçlanma yoluyla gerçekleştirebileceği öngörüleriyle son 30 yılın zirvesine çıktı.ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden karşılıklı saldırılara dönüşmesi, Orta Doğu'da barışın sağlanabileceğine yönelik iyimser beklentileri zayıflattı. Tarafların askeri unsurlar üzerinden yeniden çatışmaya başlaması ve saldırıların bölgedeki diğer ülkelere de sıçraması, jeopolitik risklerin yeniden bölgesel ölçekte artmasına neden oldu.Artan gerginliklerle petrol fiyatları yukarı yönlü hareketlendi. Brent petrolün varil fiyatı bir kez daha 90 doları aştı. Enerji kanalındaki risklerin enflasyon endişelerini körüklemesi ve merkez bankalarına yönelik şahin beklentilerin güç kazanması, küresel tahvil piyasalarında satış baskısı oluşturdu.Japonya Merkez Bankası (BoJ) Başkanı Kazuo Ueda, BoJ’un faiz artırımlarını değerlendirmeye devam edeceğini, ekonomik ve fiyat gelişmelerinin beklentilerle tutarlı olup olmadığını inceleyeceğini açıkladı.Orta Doğu'da süren jeopolitik risklerin enflasyon beklentilerini yüksek seviyede tutması ve ülke yönetiminin hükümet harcamalarını ek borçlanma yoluyla gerçekleştirebileceği öngörüleriyle Japon tahvillerinde sert hareketler gözlendi.Japonya'nın 5 yıllık tahvil faizi, yüzde 2,30 ile 1994'ten bu yana en yüksek seviyeyi görürken ülkenin 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 3,02 ile son 30 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.Dün ABD'de açıklanan özel sektör istihdamının beklentilerin altında kalması, piyasalarda ABD Merkez Bankasına (Fed) ilişkin faiz artışı tahminlerinin güç kaybetmesini sağladı. Söz konusu gelişmeyle, küresel tahvil piyasalarındaki satış baskısı azalırken Japonya'daki 5 ve 10 yıllık tahvil faizleri bir miktar geriledi.Yatırımcılar, uzun vadede ellerindeki borç senetlerinin değerlerinin hızlı eriyeceğini düşünüyorAsya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, AA muhabirine son dönemde Japon tahvillerinin satıldığını ve bunun özellikle uzun vadeli faizlerde yükselişlerle sonuçlandığını söyledi.Bunun bir dizi nedeninin bulunduğuna dikkati çeken Kaymaz, öncelikle küresel düzlemde uzun vadeli tahviller üzerindeki satış baskısına işaret ederek, Japonya'nın da G10 ülkeleri ekseninde bu baskıdan nasibini aldığını belirtti.Kaymaz, Japonya Başbakanı  Takaichi Sanae'nin genişlemeci maliye politikası ajandasının da satış baskısını artıran temel unsurlar arasında yer aldığını ifade ederek, şunları kaydetti:Enflasyon beklentilerinin görece yüksek kalması da başka bir etken. Dolayısıyla yatırımcılar, uzun vadede ellerindeki borç senetlerini değerlerinin nispeten daha hızlı eriyeceğini düşünerek satıyor veya elde tutmak için daha fazla prim talep ediyor. Bu çerçevede Japonya'da bakanlıkların önümüzdeki mali yıl için rekor bütçeler talep ettiğini belirtmek lazım. Takaichi'nin mali genişlemeci olduğu da piyasalarca biliniyor. Dolayısıyla hükümetin ilave harcamaları ek borçlanma yoluyla yapacağına ilişkin tahminler de satışlarda pay sahibi.Sadi Kaymaz, bu noktada Japonya'nın gelişmiş ülkeler arasında en yüksek kamu borç yüküne sahip olduğunun altını çizdi.Japonya'nın kamu borcunun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYH) oranının, Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre son 5 yılda yüzde 230'un üzerinde seyrettiğini vurgulayan Kaymaz, borç yüküne bütçe açıklarının da eşlik ettiğini söyledi.Kaymaz, salgın şoku sırasında GSYH'ye oranı yüzde 9'a ulaşan bütçe açığının, piyasaların yakından takip ettiği göstergelerden biri olduğunu dile getirdi.Bu bağlamda ülkede önceki dönemlerde faizlerin sıfıra yakın seviyelerde seyretmesi nedeniyle piyasaların o dönemlerde yüksek borç yükü konusunda endişe duymadığını anlatan Kaymaz, sözlerini şöyle tamamladı:Buna karşın faizler son dönemde hızla yükseldi, ayrıca büyümenin görece güçlü seyredip seyretmeyeceğine ilişkin endişeler de bulunuyor​​​​​​​. Bazı analistler, yükselen faizler nedeniyle büyümenin ileriki yıllarda hız keseceğini ve vergi gelirlerindeki büyüme hızını frenleyebileceğini belirtiyor. Bu endişe de tahvil satışlarını besliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/japonya-da-tahvil-faizleri-son-30-yilin-zirvesinde.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ANALİZ - Türkiye'nin Güneydoğu Avrupa Tugayı'nı devralması ve Balkanlar'ın önemi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/analiz-turkiye-nin-guneydogu-avrupa-tugayi-ni-devralmasi-ve-balkanlar-in-onemi/903151/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/analiz-turkiye-nin-guneydogu-avrupa-tugayi-ni-devralmasi-ve-balkanlar-in-onemi/903151/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Bölgenin iç dinamikleri Balkanlar'ı, Avrupa güvenlik mimarisinin sofistike bir parçası haline getirmektedir. Türkiye’nin, bölge ile askeri işbirliğini artırmasının yanında savunma satışları ile bunu daha da derinleştirmesi beklenebilir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : SETA Vakfı Savunma Araştırmacısı Rıfat Öncel, Türkiye'nin Güneydoğu Avrupa Tugayı'nı (SEEBRIG) devralmasını ve Balkanlar'ın Avrupa güvenliğindeki yerini, AA Analiz için kaleme aldı.***Türkiye’nin 2026-2032 döneminde Güneydoğu Avrupa Tugayı (SEEBRIG) karargahına ev sahipliği yapacak olması, Türk dış ve güvenlik siyasetindeki devamlılığın ve Balkanlar’da benimsenen bölgesel sahiplenme, kapsayıcılık ve çok taraflılığın bir yansıması şeklinde değerlendirilebilir. Güneydoğu kanata yönelik sınamaların arttığı mevcut güvenlik ortamında çokuluslu bir tugay olan SEEBRIG’in varlığı da daha anlamlı hale gelmiştir.Türkiye’nin Balkanlar politikası ve SEEBRIGBalkan ülkelerinde yaşayan Türk nüfus, tarihsel bağlar ve bölgenin jeopolitik konumlanması nedeniyle Türkiye, Balkanlar'da barış ve istikrarın korunması politikasını benimsemiştir. Bu doğrultuda Türkiye, bölgede teşkil edilen uluslararası misyonlara güçlü destekte bulunmuştur. Örneğin Avrupa Birliği'nin (AB) NATO’dan devralarak yürüttüğü Bosna Hersek'teki Avrupa Birliği Barış Gücü Misyonu'na (EUFOR)  AB dışı en fazla personel katkısı yapan ülke olmuştur. Benzer şekilde Kosova Barış Gücüne (KFOR) de güçlü personel katkısı sağlayan Türkiye, bu mekanizmanın iki kez komutasını üstlenmiştir. Türkiye, geçtiğimiz yıllarda bölgedeki siyasi ağırlığını artırıcı yeni adımlar atmıştır. Bunların arasında en önde gelen girişimlerden biri 2009-2010 döneminde teşkil edilen Türkiye, Bosna-Hersek, Sırbistan ile Türkiye, Bosna-Hersek, Hırvatistan arasındaki üçlü danışma mekanizmalarıdır. 2025’te ise Türkiye öncülüğünde Balkan Barış Platformu oluşturularak AB üyesi olmayan altı Balkan ülkesi ile Türkiye arasında sürekli bir diyalog sağlanmıştır.1999'da kurulan SEEBRIG’in misyonuysa Avrupa’nın güneydoğusunda bölgesel istikrar, askeri işbirliği ve iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesine katkıda bulunmak olarak belirlenmiştir. Karargahın konumu ve tugayın komutanlığı üye ülkeler olan Türkiye, Arnavutluk, Bulgaristan, Kuzey Makedonya, Romanya ve Yunanistan arasında dönüşümlü olarak gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla deniz sınırları düşünüldüğünde bu misyon, Adriyatik Denizi'nden Ege ve Akdeniz üzerinden Karadeniz’e kadar uzanan stratejik bir hat teşkil etmektedir.SEEBRIG, NATO’ya bağlı bir yapılanma değildir; ancak doğal olarak ittifakla yakın bir ilişki içindedir. Tugay 2006'da NATO’nun Afganistan misyonu Uluslararası Güvenlik ve Destek Gücü (ISAF) kapsamında alan dışı görev gerçekleştirmiştir. Bu görevi kapsamında, Kabil ve çevresinde güvenlik ve istikrarın sağlanması ile sivil halka yönelik insani yardım faaliyetlerinin koordinasyonunu yürütmüştür. Yasal zemin sağlandığı takdirde SEEBRIG, bu tarz operasyonlar veya gönüllüler koalisyonu tarzında girişimler kapsamında konuşlandırılabilir. Bunun gerçekleşmesi için tüm üye ülkelerin onay vermesi ve ayrıca iç yasal süreçlerini tamamlaması gerekmektedir. Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında barışı destekleme adına geçtiğimiz dönemde Birleşik Krallık ve Fransa tarafından Gönüllüler Koalisyonu fikri ortaya atılmış, Türkiye de bunu desteklemişti. Rusya’nın şiddetli muhalefeti sebebiyle bu fikrin hayta geçirilmesi olası olmasa da SEEBRIG açısından bu kapasitenin sağlanabilmesi dikkat çekicidir.Avrupa güvenlik mimarisi, Balkanlar ve Türkiye’nin konumuRusya-Ukrayna Savaşı dolayısıyla Avrupa’da savunma mimarisinin yeniden şekillendiği günümüz güvenlik ortamında, Balkanlar da Doğu Avrupa, Baltık ve İskandinavya gibi bir kanat olarak değerlendirilebilir. Söz konusu bölgelerde olduğu gibi Balkanlar'ın önemi de bu süreçte artmıştır. Bu durum en açık şekilde AB'nin bölge ülkelerine yönelik genişleme siyasetini Şubat 2022’den sonra hızlandırmasında görülebilir. Bu tarihten itibaren Arnavutluk, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Moldova’nın AB'ye katılım müzakereleri başlatılmış, Bosna Hersek’e adaylık statüsü verilmiş, Kosova ise katılım başvurusunda bulunmuştur. 2014’te katılım müzakereleri başlayan Sırbistan’ın ise AB'ye üyeliği yönünde bir adım gerçekleşmemiştir. Katılım şartları arasında AB’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası çizgisine uyumun kritik bir önem taşıdığı düşünüldüğünde bölgedeki Batı yönlü hizalanma anlaşılabilmektedir.Stratejik düzlemde, Balkanlar'ın önemi, sağladığı coğrafi derinlik ile jeopolitik konumlanmasından kaynaklanmaktadır. Bu anlamda batı-doğu lojistik hattı olarak Batı Avrupa’yı NATO’nun en doğudaki üyelerinden Romanya’ya bağlamaktadır. Romanya, Balkanlar'da en fazla ABD askeri bulunan ülke konumunda olup aynı zamanda NATO’nun balistik füze savunması kapsamında Aegis Ashore sistemine ev sahipliği yapmaktadır. NATO ve AB üyesi olmayan Moldova ise Romanya ile Ukrayna arasında bulunmaktadır. Moldova’nın Rusya etkisi altındaki Transdinyester bölgesinin tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etmesi, Moldova-Rusya ilişkilerini sürekli gergin durumda tutarken Batı'daki stratejik değerlendirmelerde Ukrayna’dan sonra Rusya’nın yeni hedefinin Moldova olacağı yönünde görüşler ortaya atılmıştır. Hatta bazı görüş ve istihbarat değerlendirmelerine göre Rusya’nın Transdinyester üzerinden Ukrayna’nın stratejik önemdeki liman şehri Odessa’ya yönelik bir askerî harekât gerçekleştirebileceğinden bahsedilmektedir. Dolayısıyla, Balkanlar aslında iç içe geçmiş birçok yerel ve bölgesel problemin merkezinde bulunmakta, aynı zamanda Baltık bölgesinde olduğu gibi savaşın yayılabileceği alanlardan biri olarak değerlendirilmektedir. Son dönemde Karadeniz’de sivil ticaret gemilerine yönelik artan sayıdaki saldırı, bölgedeki tırmanmanın da yükseldiği bir dönemi işaret etmekte, bu açıdan bölgesel işbirliğinin önemi artmaktadır.Tüm bu hususlar ve bölgenin iç dinamikleri Balkanlar'ı, Avrupa güvenlik mimarisinin sofistike bir parçası haline getirmektedir. Türkiye’nin, bölge ile askeri işbirliğini artırmasının yanında savunma satışları ile bunu daha da derinleştirmesi beklenebilir. Örneğin, SEEBRIG üyelerinden Arnavutluk, Romanya ve Kuzey Makedonya son yıllarda Türkiye’den insansız hava araçları (İHA), zırhlı kara araçları, topçu sistemleri ve savaş gemisi sipariş etmiştir. Bulgaristan ise Romanya ve Türkiye ile birlikte MCM Black Sea girişimi içerisinde yer almaktadır. AB’nin yasal mekanizmalarından dolayı birçok Avrupa ülkesi ile savunma sanayi işbirliği tam potansiyeline ulaşamasa da geçtiğimiz yıllarda Türk savunma ihracatının yarısından fazlasının Avrupa ve NATO müttefiklerine gerçekleştirilmesi dikkat çekici ve sürmesi beklenen bir trend olarak değerlendirilebilir. Önümüzdeki süreçte ABD’nin bölgedeki askeri varlığını azaltma riski devam ederken bu noktada SEEBRIG gibi mekanizmaların öneminin artması beklenecektir.[Rıfat Öncel, SETA Vakfı'nda Savunma Araştırmacısı ve ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde doktora adayıdır.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.Muhabir: Sena Çavuş]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : SETA Vakfı Savunma Araştırmacısı Rıfat Öncel, Türkiye'nin Güneydoğu Avrupa Tugayı'nı (SEEBRIG) devralmasını ve Balkanlar'ın Avrupa güvenliğindeki yerini, AA Analiz için kaleme aldı.***Türkiye’nin 2026-2032 döneminde Güneydoğu Avrupa Tugayı (SEEBRIG) karargahına ev sahipliği yapacak olması, Türk dış ve güvenlik siyasetindeki devamlılığın ve Balkanlar’da benimsenen bölgesel sahiplenme, kapsayıcılık ve çok taraflılığın bir yansıması şeklinde değerlendirilebilir. Güneydoğu kanata yönelik sınamaların arttığı mevcut güvenlik ortamında çokuluslu bir tugay olan SEEBRIG’in varlığı da daha anlamlı hale gelmiştir.Türkiye’nin Balkanlar politikası ve SEEBRIGBalkan ülkelerinde yaşayan Türk nüfus, tarihsel bağlar ve bölgenin jeopolitik konumlanması nedeniyle Türkiye, Balkanlar'da barış ve istikrarın korunması politikasını benimsemiştir. Bu doğrultuda Türkiye, bölgede teşkil edilen uluslararası misyonlara güçlü destekte bulunmuştur. Örneğin Avrupa Birliği'nin (AB) NATO’dan devralarak yürüttüğü Bosna Hersek'teki Avrupa Birliği Barış Gücü Misyonu'na (EUFOR)  AB dışı en fazla personel katkısı yapan ülke olmuştur. Benzer şekilde Kosova Barış Gücüne (KFOR) de güçlü personel katkısı sağlayan Türkiye, bu mekanizmanın iki kez komutasını üstlenmiştir. Türkiye, geçtiğimiz yıllarda bölgedeki siyasi ağırlığını artırıcı yeni adımlar atmıştır. Bunların arasında en önde gelen girişimlerden biri 2009-2010 döneminde teşkil edilen Türkiye, Bosna-Hersek, Sırbistan ile Türkiye, Bosna-Hersek, Hırvatistan arasındaki üçlü danışma mekanizmalarıdır. 2025’te ise Türkiye öncülüğünde Balkan Barış Platformu oluşturularak AB üyesi olmayan altı Balkan ülkesi ile Türkiye arasında sürekli bir diyalog sağlanmıştır.1999'da kurulan SEEBRIG’in misyonuysa Avrupa’nın güneydoğusunda bölgesel istikrar, askeri işbirliği ve iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesine katkıda bulunmak olarak belirlenmiştir. Karargahın konumu ve tugayın komutanlığı üye ülkeler olan Türkiye, Arnavutluk, Bulgaristan, Kuzey Makedonya, Romanya ve Yunanistan arasında dönüşümlü olarak gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla deniz sınırları düşünüldüğünde bu misyon, Adriyatik Denizi'nden Ege ve Akdeniz üzerinden Karadeniz’e kadar uzanan stratejik bir hat teşkil etmektedir.SEEBRIG, NATO’ya bağlı bir yapılanma değildir; ancak doğal olarak ittifakla yakın bir ilişki içindedir. Tugay 2006'da NATO’nun Afganistan misyonu Uluslararası Güvenlik ve Destek Gücü (ISAF) kapsamında alan dışı görev gerçekleştirmiştir. Bu görevi kapsamında, Kabil ve çevresinde güvenlik ve istikrarın sağlanması ile sivil halka yönelik insani yardım faaliyetlerinin koordinasyonunu yürütmüştür. Yasal zemin sağlandığı takdirde SEEBRIG, bu tarz operasyonlar veya gönüllüler koalisyonu tarzında girişimler kapsamında konuşlandırılabilir. Bunun gerçekleşmesi için tüm üye ülkelerin onay vermesi ve ayrıca iç yasal süreçlerini tamamlaması gerekmektedir. Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında barışı destekleme adına geçtiğimiz dönemde Birleşik Krallık ve Fransa tarafından Gönüllüler Koalisyonu fikri ortaya atılmış, Türkiye de bunu desteklemişti. Rusya’nın şiddetli muhalefeti sebebiyle bu fikrin hayta geçirilmesi olası olmasa da SEEBRIG açısından bu kapasitenin sağlanabilmesi dikkat çekicidir.Avrupa güvenlik mimarisi, Balkanlar ve Türkiye’nin konumuRusya-Ukrayna Savaşı dolayısıyla Avrupa’da savunma mimarisinin yeniden şekillendiği günümüz güvenlik ortamında, Balkanlar da Doğu Avrupa, Baltık ve İskandinavya gibi bir kanat olarak değerlendirilebilir. Söz konusu bölgelerde olduğu gibi Balkanlar'ın önemi de bu süreçte artmıştır. Bu durum en açık şekilde AB'nin bölge ülkelerine yönelik genişleme siyasetini Şubat 2022’den sonra hızlandırmasında görülebilir. Bu tarihten itibaren Arnavutluk, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Moldova’nın AB'ye katılım müzakereleri başlatılmış, Bosna Hersek’e adaylık statüsü verilmiş, Kosova ise katılım başvurusunda bulunmuştur. 2014’te katılım müzakereleri başlayan Sırbistan’ın ise AB'ye üyeliği yönünde bir adım gerçekleşmemiştir. Katılım şartları arasında AB’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası çizgisine uyumun kritik bir önem taşıdığı düşünüldüğünde bölgedeki Batı yönlü hizalanma anlaşılabilmektedir.Stratejik düzlemde, Balkanlar'ın önemi, sağladığı coğrafi derinlik ile jeopolitik konumlanmasından kaynaklanmaktadır. Bu anlamda batı-doğu lojistik hattı olarak Batı Avrupa’yı NATO’nun en doğudaki üyelerinden Romanya’ya bağlamaktadır. Romanya, Balkanlar'da en fazla ABD askeri bulunan ülke konumunda olup aynı zamanda NATO’nun balistik füze savunması kapsamında Aegis Ashore sistemine ev sahipliği yapmaktadır. NATO ve AB üyesi olmayan Moldova ise Romanya ile Ukrayna arasında bulunmaktadır. Moldova’nın Rusya etkisi altındaki Transdinyester bölgesinin tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etmesi, Moldova-Rusya ilişkilerini sürekli gergin durumda tutarken Batı'daki stratejik değerlendirmelerde Ukrayna’dan sonra Rusya’nın yeni hedefinin Moldova olacağı yönünde görüşler ortaya atılmıştır. Hatta bazı görüş ve istihbarat değerlendirmelerine göre Rusya’nın Transdinyester üzerinden Ukrayna’nın stratejik önemdeki liman şehri Odessa’ya yönelik bir askerî harekât gerçekleştirebileceğinden bahsedilmektedir. Dolayısıyla, Balkanlar aslında iç içe geçmiş birçok yerel ve bölgesel problemin merkezinde bulunmakta, aynı zamanda Baltık bölgesinde olduğu gibi savaşın yayılabileceği alanlardan biri olarak değerlendirilmektedir. Son dönemde Karadeniz’de sivil ticaret gemilerine yönelik artan sayıdaki saldırı, bölgedeki tırmanmanın da yükseldiği bir dönemi işaret etmekte, bu açıdan bölgesel işbirliğinin önemi artmaktadır.Tüm bu hususlar ve bölgenin iç dinamikleri Balkanlar'ı, Avrupa güvenlik mimarisinin sofistike bir parçası haline getirmektedir. Türkiye’nin, bölge ile askeri işbirliğini artırmasının yanında savunma satışları ile bunu daha da derinleştirmesi beklenebilir. Örneğin, SEEBRIG üyelerinden Arnavutluk, Romanya ve Kuzey Makedonya son yıllarda Türkiye’den insansız hava araçları (İHA), zırhlı kara araçları, topçu sistemleri ve savaş gemisi sipariş etmiştir. Bulgaristan ise Romanya ve Türkiye ile birlikte MCM Black Sea girişimi içerisinde yer almaktadır. AB’nin yasal mekanizmalarından dolayı birçok Avrupa ülkesi ile savunma sanayi işbirliği tam potansiyeline ulaşamasa da geçtiğimiz yıllarda Türk savunma ihracatının yarısından fazlasının Avrupa ve NATO müttefiklerine gerçekleştirilmesi dikkat çekici ve sürmesi beklenen bir trend olarak değerlendirilebilir. Önümüzdeki süreçte ABD’nin bölgedeki askeri varlığını azaltma riski devam ederken bu noktada SEEBRIG gibi mekanizmaların öneminin artması beklenecektir.[Rıfat Öncel, SETA Vakfı'nda Savunma Araştırmacısı ve ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde doktora adayıdır.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.Muhabir: Sena Çavuş]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>KVKK'den müşterilerinin kişisel bilgilerini koruyamayan şirkete 1 milyon lira ceza</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kvkk-den-musterilerinin-kisisel-bilgilerini-koruyamayan-sirkete-1-milyon-lira-ceza/903150/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kvkk-den-musterilerinin-kisisel-bilgilerini-koruyamayan-sirkete-1-milyon-lira-ceza/903150/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:08:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kvkk / Restoran ve hızlı servis gıda sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin sistemine zararlı yazılımla yetkisiz erişim sağlayan siber saldırganlar, 505 bin 337 müşterinin kişisel bilgisini ele geçirdi - KVKK, veri güvenliğini sağlamaya yönelik teknik ve idari tedbirler almayan ve veri ihlalinden etkilenen kişilere bildirim yapmayan şirkete 1 milyon lira idari para cezası verdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kvkk Haberleri : ABDULLAH SARİCA - Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), 505 bin 337 müşterisinin kişisel verisini koruyamayan şirkete 1 milyon lira idari para cezası uyguladı.KVKK'nin kararına göre, siber saldırganlar, internet tarayıcısı üzerinde çalışan zararlı yazılım aracılığıyla restoran ve hızlı servis gıda sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin bilgi işlem biriminde çalışan personelinin bilgisayarına yetkisiz erişim sağladı.Çalışanın internet tarayıcısına kayıtlı kullanıcı adı ve şifrelerini ele geçiren saldırganlar, personelin hesap bilgilerini kullanarak şirketin sistemine girdi ve 505 bin 337 müşterinin kişisel bilgisine ulaştı.Saldırganlar, bir müddet sonra şirket yöneticisinin telefonuna, şirkete ait bazı verilerin ellerinde olduğuna dair mesaj attı.Şirket yetkililerinin durumu KVKK'ye bildirmesi üzerine inceleme başlatıldı.KVKK, veri güvenliğini sağlamaya yönelik gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınmaması nedeniyle 800 bin lira, veri ihlalinden etkilenen kişilere bildirim yapılmaması nedeniyle de 200 bin lira olmak üzere şirkete toplam 1 milyon lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi.Kararda, siber saldırganlar tarafından şirket sistemine giriş sağlandığında bu durumu haber verecek alarm sisteminin kurulmadığı, bu nedenle veri sorumlusunun takip ve kontrol noktasında eksikliğinin bulunduğu belirtildi.Ayrıca kararda, veri sorumlusunun, kişisel verilerin korunması için çalışanlarına eğitim ve farkındalık çalışması yapılması konusunda yeterli özeni göstermediği ifade edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kvkk Haberleri : ABDULLAH SARİCA - Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), 505 bin 337 müşterisinin kişisel verisini koruyamayan şirkete 1 milyon lira idari para cezası uyguladı.KVKK'nin kararına göre, siber saldırganlar, internet tarayıcısı üzerinde çalışan zararlı yazılım aracılığıyla restoran ve hızlı servis gıda sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin bilgi işlem biriminde çalışan personelinin bilgisayarına yetkisiz erişim sağladı.Çalışanın internet tarayıcısına kayıtlı kullanıcı adı ve şifrelerini ele geçiren saldırganlar, personelin hesap bilgilerini kullanarak şirketin sistemine girdi ve 505 bin 337 müşterinin kişisel bilgisine ulaştı.Saldırganlar, bir müddet sonra şirket yöneticisinin telefonuna, şirkete ait bazı verilerin ellerinde olduğuna dair mesaj attı.Şirket yetkililerinin durumu KVKK'ye bildirmesi üzerine inceleme başlatıldı.KVKK, veri güvenliğini sağlamaya yönelik gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınmaması nedeniyle 800 bin lira, veri ihlalinden etkilenen kişilere bildirim yapılmaması nedeniyle de 200 bin lira olmak üzere şirkete toplam 1 milyon lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi.Kararda, siber saldırganlar tarafından şirket sistemine giriş sağlandığında bu durumu haber verecek alarm sisteminin kurulmadığı, bu nedenle veri sorumlusunun takip ve kontrol noktasında eksikliğinin bulunduğu belirtildi.Ayrıca kararda, veri sorumlusunun, kişisel verilerin korunması için çalışanlarına eğitim ve farkındalık çalışması yapılması konusunda yeterli özeni göstermediği ifade edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Seyir terasındaki atıl bina kadın emeğiyle turizme kazandırıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/seyir-terasindaki-atil-bina-kadin-emegiyle-turizme-kazandirildi/903149/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/seyir-terasindaki-atil-bina-kadin-emegiyle-turizme-kazandirildi/903149/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gümüşhane / Gümüşhane'de Torul Cam Seyir Terası'nın bulunduğu alandaki işletmede, kadınların hazırladığı yöresel lezzetler ve el sanatları ürünleri ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor - Almila Kadın Girişimi, Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Ayşegül Öznur Parlak: - Kadınların bulunduğu her alanın güzelleştiğine inanıyoruz. Burada kadınların turizm sektöründe daha aktif ve etkin rol almasını amaçlıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane Haberleri : SİNAN UÇAR - Gümüşhane'de 7 yıldır kullanılmayan bina, kadın kooperatifi tarafından turizm işletmesine dönüştürüldü.Torul Cam Seyir Terası'nın bulunduğu alanda yer alan ve Orman İşletme Müdürlüğünce belediyeye tahsis edilen tek katlı yapı, 2023'te kurulan kooperatif tarafından yeniden değerlendirildi.Belediyenin de desteğiyle yaklaşık 15 milyon liralık yatırımla yenilenen binada, restoran ve satış alanı oluşturuldu. Böylece atıl durumdaki yapı, seyir terasına gelen yerli ve yabancı ziyaretçilere hizmet veren işletmeye dönüştürüldü.İşletmede, kooperatif üyelerinin yanı sıra ilçe ve çevresinde üretim yapan kadınların ürünleri satışa sunuluyor.Almila Kadın Girişimi, Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Ayşegül Öznur Parlak, AA muhabirine, kooperatifi daha kurumsal bir yapı oluşturmak ve turizm alanındaki yatırım hayalini hayata geçirmek amacıyla kurduklarını söyledi.Atıl binayı belediyenin teşvikiyle turizme kazandırmaya karar verdiklerini ifade eden Parlak, Ticaret Bakanlığından da yaklaşık 1,5 milyon lira proje desteği aldıklarını anlattı.- Kadınların turizm sektöründe daha fazla yer almasını istiyoruzParlak, işletmenin hem Gümüşhane'nin turizm potansiyeline katkı sağlamasını hem de kadınların ürettiği ürünler için satış noktası olmasını amaçladıklarını dile getirerek, Kadınların bulunduğu her alanın güzelleştiğine inanıyoruz. Burada kadınların turizm sektöründe daha aktif ve etkin rol almasını amaçlıyoruz. dedi.İşletmede, Gümüşhane ve çevresinde kadınlar tarafından üretilen pestil, köme, kuşburnu ve dut pekmezi, reçel, fasulye, külek, hediyelik eşya ve çeşitli el emeği ürünlerin satışa sunulduğunu belirten Parlak, bu ürünleri ziyaretçilerle buluşturarak üreticilere ekonomik katkı sağlamayı hedeflediklerini dile getirdi.Parlak, işletmede kadın çalışanlara öncelik verdiklerini, özellikle üniversite öğrencilerinin çalışma hayatına katılmalarını ve ekonomik yönden desteklenmelerini önemsediklerini ifade etti.İşletmenin hizmete açılmasında katkı sağlayan yetkililere teşekkür eden Parlak, kadın üreticilerin ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı sürdüreceklerini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gümüşhane Haberleri : SİNAN UÇAR - Gümüşhane'de 7 yıldır kullanılmayan bina, kadın kooperatifi tarafından turizm işletmesine dönüştürüldü.Torul Cam Seyir Terası'nın bulunduğu alanda yer alan ve Orman İşletme Müdürlüğünce belediyeye tahsis edilen tek katlı yapı, 2023'te kurulan kooperatif tarafından yeniden değerlendirildi.Belediyenin de desteğiyle yaklaşık 15 milyon liralık yatırımla yenilenen binada, restoran ve satış alanı oluşturuldu. Böylece atıl durumdaki yapı, seyir terasına gelen yerli ve yabancı ziyaretçilere hizmet veren işletmeye dönüştürüldü.İşletmede, kooperatif üyelerinin yanı sıra ilçe ve çevresinde üretim yapan kadınların ürünleri satışa sunuluyor.Almila Kadın Girişimi, Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Ayşegül Öznur Parlak, AA muhabirine, kooperatifi daha kurumsal bir yapı oluşturmak ve turizm alanındaki yatırım hayalini hayata geçirmek amacıyla kurduklarını söyledi.Atıl binayı belediyenin teşvikiyle turizme kazandırmaya karar verdiklerini ifade eden Parlak, Ticaret Bakanlığından da yaklaşık 1,5 milyon lira proje desteği aldıklarını anlattı.- Kadınların turizm sektöründe daha fazla yer almasını istiyoruzParlak, işletmenin hem Gümüşhane'nin turizm potansiyeline katkı sağlamasını hem de kadınların ürettiği ürünler için satış noktası olmasını amaçladıklarını dile getirerek, Kadınların bulunduğu her alanın güzelleştiğine inanıyoruz. Burada kadınların turizm sektöründe daha aktif ve etkin rol almasını amaçlıyoruz. dedi.İşletmede, Gümüşhane ve çevresinde kadınlar tarafından üretilen pestil, köme, kuşburnu ve dut pekmezi, reçel, fasulye, külek, hediyelik eşya ve çeşitli el emeği ürünlerin satışa sunulduğunu belirten Parlak, bu ürünleri ziyaretçilerle buluşturarak üreticilere ekonomik katkı sağlamayı hedeflediklerini dile getirdi.Parlak, işletmede kadın çalışanlara öncelik verdiklerini, özellikle üniversite öğrencilerinin çalışma hayatına katılmalarını ve ekonomik yönden desteklenmelerini önemsediklerini ifade etti.İşletmenin hizmete açılmasında katkı sağlayan yetkililere teşekkür eden Parlak, kadın üreticilerin ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı sürdüreceklerini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gevaş Selçuklu Mezarlığı'nda yeni bir taş ustasının imzasına ulaşıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gevas-selcuklu-mezarligi-nda-yeni-bir-tas-ustasinin-imzasina-ulasildi/903148/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gevas-selcuklu-mezarligi-nda-yeni-bir-tas-ustasinin-imzasina-ulasildi/903148/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Van / Anadolu'nun en büyük Türk-İslam mezarlıklarından biri olan Gevaş Selçuklu Mezarlığı'nda günyüzüne çıkarılan taşlardan birinde Amel-i Üstad Muhammed el-Tebrizi yazısının yer aldığı belirlendi - Van YYÜ Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercan Çalış: - Elbette ki ustalar duygularını, yeteneklerini ve ait oldukları dönemin özelliklerini kendi pencerelerinden taşa yansıtıyor. Dünü anlamlandırma konusunda yeni bir taşın, yeni bir ustanın tespit edilmiş olması oldukça önemlidir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Van Haberleri : EMRE ILIKAN - Van'ın Gevaş ilçesindeki tarihi Selçuklu Mezarlığı'nda, toprak altından çıkarılan taşlardan birinde Amel-i Üstad Muhammed el-Tebrizi yazılı kitabe tespit edildi.Anadolu'nun en büyük Türk-İslam mezarlıklarından biri olan tarihi Selçuklu Mezarlığı'nda, 700 yıl önce yaptırılan Halime Hatun Kümbeti'nin de bulunduğu alanda Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle 2022'de başlatılan kazı ve restorasyon çalışması devam ediyor.Geleceğe Miras Projesi kapsamında geçen yıl Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsüne alınan Selçuklu Mezarlığı'ndaki çalışmalar, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercan Çalış başkanlığında yürütülüyor.Sanat tarihi, arkeoloji, epigrafi, mimarlık, restorasyon ve konservasyon alanlarından 15 kişilik uzman ekibin görev yaptığı yaklaşık 50 dönümlük alanda, boyları 2,5 metreye ulaşan, üzerlerindeki kitabe ve geleneksel motiflerle dikkati çeken 1000'in üzerinde mezar taşı tespit edildi.Kazı alanının karelaj haritasını çıkaran ekip, 10x10 metrelik açmalarda kontrollü şekilde yaklaşık 30-60 santimetre derinliğe inerek toprağın altında kalan mezar taşlarını belirliyor.Bu kapsamda şahidesi kırılmış ve sandukası 50 santimetre toprak altında bulunan bir mezar taşı da iki gün süren titiz çalışmayla ortaya çıkarıldı.Taşta yapılan epigrafik inceleme sonucunda, kitabede Amel-i Üstad Muhammed el-Tebrizi (Tebrizli Üstad Muhammed'in eseri) yazılı olduğu tespit edildi.Kazı ekibinin 2022'den bu yana yürüttüğü çalışmalarda daha önce Amel-i Üstat Esed, Amel-i Yusuf bin Miran ve Abbas Oğlu Ömer isimli taş ustalarına ait kitabeler ortaya çıkarılmıştı.Yeni bir ustanın tespit edilmiş olması oldukça önemlidirDoç. Dr. Ercan Çalış, AA muhabirine, Gevaş Selçuklu Mezarlığı'nda sadece kazı ve restorasyon çalışmaları yapmadıklarını, yeni bulguları da ortaya çıkardıklarını söyledi.Bu bulguları bilim dünyasına kazandırmaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirten Çalış, daha önce alanda yaptıkları çalışmalarda üç taş ustasına ait kitabeleri tespit ettiklerini ancak bu dönem itibarıyla Muhammed el-Tebrizi adlı bir ustanın da eserine rastladıklarını aktardı.Buradaki buluşun yalnızca bir taş olmadığını, esas itibarıyla sanatçının kendine özgü üslubu, tarzı ve atölye çalışması olduğunu ifade eden Çalış, şunları kaydetti:Aslında ait olduğu döneme farklı bir pencereden bakmamıza imkan veren bir yaklaşımdır. Dolayısıyla dördüncü ustayı da bulmamız bizim açımızdan büyük bir memnuniyet veriyor. Çünkü alandaki motif ve kitabe zenginliği aynı zamanda usta zenginliğine de yansımış bulunmakta. Yeni bir ustanın bulunması aslında bizim açımızdan oldukça önemlidir. Eserinin farklı olduğunu zaten anlamıştık. Ancak yaptığımız çözümlemelerle bu eserin de farklı bir ustanın elinden çıktığı ortaya çıktı. Elbette ki ustalar duygularını, yeteneklerini ve ait oldukları dönemin özelliklerini kendi pencerelerinden taşa yansıtıyor. Dünü anlamlandırma konusunda yeni bir taşın, yeni bir ustanın tespit edilmiş olması oldukça önemlidir.Çok daha farklı bir eseri ortaya çıkarmış oldukBuldukları taşın diğer birçok taş gibi kırıldığını, şahidesinin de tamamıyla toprak altında kaldığını anlatan Çalış, taşı titiz bir çalışmayla ayağa kaldırdıklarını anlattı.Özellikle şahide üzerindeki istiflenme biçiminin çok farklı olduğunu belirten Çalış, Örneğin diğer ustalarımıza ait usta kitabeleri başucu şahidesinde yer alırken, bu yeni ustamıza ait kitabenin ayak ucu şahidesinde olduğunu ve dolayısıyla bir bütün olarak farklı olduğunu bize gösterdi. Diğer ustaların eserlerinden çok daha farklı bir eseri ortaya çıkarmış olduk. Ustaların duygularını, bakış açılarını ve gördüklerini taşa yansıttıkları o dönemi daha zengin bir şekilde görme imkanı bulduk. diye konuştu.Burası açık hava müzesi özelliği taşımaktaKazı başkan yardımcısı Dr. Ahmet Erk ise Gevaş'taki tarihi Selçuklu Mezarlığı'nda 2022'den bu yana çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.Daha önce alanda Amel-i Üstat Esed, Amel-i Yusuf bin Miran ve Abbas Oğlu Ömer eserlerini tespit ettiklerini anımsatan Erk, şöyle konuştu:Bu yıl yeni bir usta ismi tespit ettik. Kitabede 'Amel-i Üstat Muhammed el-Tebrizi' olarak geçmektedir. Kendisi İran'ın Tebriz şehrinden gelmiştir. Aslında burada tek tip bir usta profilinden bahsetmekten ziyade, çok daha geniş bir bölgeden gelen ustaların birlikte gerçekleştirdiği bir çalışmadan söz etmek mümkün. Özellikle taşlardaki süslemeler olsun, gerek taşın yapısı olsun gerekse taşlardaki yazılar olsun, farklı bir çeşitlilikten söz edilebilir. Burası açık hava müzesi özelliği taşımakta. Lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle çalışıyoruz. Bilgileri teoriden ziyade uygulamaya dönüştürüyoruz. Bu da tarihimiz ve kültürümüzü ortaya çıkarma açısından çok önemli bir nitelik taşımaktadır.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Van Haberleri : EMRE ILIKAN - Van'ın Gevaş ilçesindeki tarihi Selçuklu Mezarlığı'nda, toprak altından çıkarılan taşlardan birinde Amel-i Üstad Muhammed el-Tebrizi yazılı kitabe tespit edildi.Anadolu'nun en büyük Türk-İslam mezarlıklarından biri olan tarihi Selçuklu Mezarlığı'nda, 700 yıl önce yaptırılan Halime Hatun Kümbeti'nin de bulunduğu alanda Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle 2022'de başlatılan kazı ve restorasyon çalışması devam ediyor.Geleceğe Miras Projesi kapsamında geçen yıl Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsüne alınan Selçuklu Mezarlığı'ndaki çalışmalar, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercan Çalış başkanlığında yürütülüyor.Sanat tarihi, arkeoloji, epigrafi, mimarlık, restorasyon ve konservasyon alanlarından 15 kişilik uzman ekibin görev yaptığı yaklaşık 50 dönümlük alanda, boyları 2,5 metreye ulaşan, üzerlerindeki kitabe ve geleneksel motiflerle dikkati çeken 1000'in üzerinde mezar taşı tespit edildi.Kazı alanının karelaj haritasını çıkaran ekip, 10x10 metrelik açmalarda kontrollü şekilde yaklaşık 30-60 santimetre derinliğe inerek toprağın altında kalan mezar taşlarını belirliyor.Bu kapsamda şahidesi kırılmış ve sandukası 50 santimetre toprak altında bulunan bir mezar taşı da iki gün süren titiz çalışmayla ortaya çıkarıldı.Taşta yapılan epigrafik inceleme sonucunda, kitabede Amel-i Üstad Muhammed el-Tebrizi (Tebrizli Üstad Muhammed'in eseri) yazılı olduğu tespit edildi.Kazı ekibinin 2022'den bu yana yürüttüğü çalışmalarda daha önce Amel-i Üstat Esed, Amel-i Yusuf bin Miran ve Abbas Oğlu Ömer isimli taş ustalarına ait kitabeler ortaya çıkarılmıştı.Yeni bir ustanın tespit edilmiş olması oldukça önemlidirDoç. Dr. Ercan Çalış, AA muhabirine, Gevaş Selçuklu Mezarlığı'nda sadece kazı ve restorasyon çalışmaları yapmadıklarını, yeni bulguları da ortaya çıkardıklarını söyledi.Bu bulguları bilim dünyasına kazandırmaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirten Çalış, daha önce alanda yaptıkları çalışmalarda üç taş ustasına ait kitabeleri tespit ettiklerini ancak bu dönem itibarıyla Muhammed el-Tebrizi adlı bir ustanın da eserine rastladıklarını aktardı.Buradaki buluşun yalnızca bir taş olmadığını, esas itibarıyla sanatçının kendine özgü üslubu, tarzı ve atölye çalışması olduğunu ifade eden Çalış, şunları kaydetti:Aslında ait olduğu döneme farklı bir pencereden bakmamıza imkan veren bir yaklaşımdır. Dolayısıyla dördüncü ustayı da bulmamız bizim açımızdan büyük bir memnuniyet veriyor. Çünkü alandaki motif ve kitabe zenginliği aynı zamanda usta zenginliğine de yansımış bulunmakta. Yeni bir ustanın bulunması aslında bizim açımızdan oldukça önemlidir. Eserinin farklı olduğunu zaten anlamıştık. Ancak yaptığımız çözümlemelerle bu eserin de farklı bir ustanın elinden çıktığı ortaya çıktı. Elbette ki ustalar duygularını, yeteneklerini ve ait oldukları dönemin özelliklerini kendi pencerelerinden taşa yansıtıyor. Dünü anlamlandırma konusunda yeni bir taşın, yeni bir ustanın tespit edilmiş olması oldukça önemlidir.Çok daha farklı bir eseri ortaya çıkarmış oldukBuldukları taşın diğer birçok taş gibi kırıldığını, şahidesinin de tamamıyla toprak altında kaldığını anlatan Çalış, taşı titiz bir çalışmayla ayağa kaldırdıklarını anlattı.Özellikle şahide üzerindeki istiflenme biçiminin çok farklı olduğunu belirten Çalış, Örneğin diğer ustalarımıza ait usta kitabeleri başucu şahidesinde yer alırken, bu yeni ustamıza ait kitabenin ayak ucu şahidesinde olduğunu ve dolayısıyla bir bütün olarak farklı olduğunu bize gösterdi. Diğer ustaların eserlerinden çok daha farklı bir eseri ortaya çıkarmış olduk. Ustaların duygularını, bakış açılarını ve gördüklerini taşa yansıttıkları o dönemi daha zengin bir şekilde görme imkanı bulduk. diye konuştu.Burası açık hava müzesi özelliği taşımaktaKazı başkan yardımcısı Dr. Ahmet Erk ise Gevaş'taki tarihi Selçuklu Mezarlığı'nda 2022'den bu yana çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.Daha önce alanda Amel-i Üstat Esed, Amel-i Yusuf bin Miran ve Abbas Oğlu Ömer eserlerini tespit ettiklerini anımsatan Erk, şöyle konuştu:Bu yıl yeni bir usta ismi tespit ettik. Kitabede 'Amel-i Üstat Muhammed el-Tebrizi' olarak geçmektedir. Kendisi İran'ın Tebriz şehrinden gelmiştir. Aslında burada tek tip bir usta profilinden bahsetmekten ziyade, çok daha geniş bir bölgeden gelen ustaların birlikte gerçekleştirdiği bir çalışmadan söz etmek mümkün. Özellikle taşlardaki süslemeler olsun, gerek taşın yapısı olsun gerekse taşlardaki yazılar olsun, farklı bir çeşitlilikten söz edilebilir. Burası açık hava müzesi özelliği taşımakta. Lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle çalışıyoruz. Bilgileri teoriden ziyade uygulamaya dönüştürüyoruz. Bu da tarihimiz ve kültürümüzü ortaya çıkarma açısından çok önemli bir nitelik taşımaktadır.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Perlitten yangını odaya hapseden sıva geliştirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/perlitten-yangini-odaya-hapseden-siva-gelistirildi/903147/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/perlitten-yangini-odaya-hapseden-siva-gelistirildi/903147/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Volkanik camsı bir kayaç türü olan perlitle ilgili AR-GE çalışmaları sonucu elde edilen, yanmayan ve ısıyı iletmeyen yalıtım sıvası patentle  tescillendi - İzmir'de faaliyet gösteren firmanın yönetim kurulu başkanı Hakan Ürün: - 1500 dereceye kadar hiçbir yapısal bozukluk göstermiyor, ısıyı da iletmiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : FIRAT ÖZDEMİR - İzmir'de faaliyet gösteren bir firma, çıkardığı perlit madeninden yangına dayanıklı yalıtım sıvası geliştirdi. Türkiye, doğal volkanik camsı kayaç türü olan perlitte zengin rezervleriyle dünyanın önde gelen üreticileri arasında yer alıyor.İnşaat, tarım, sanayi gibi çeşitli sektörlerde geniş kullanım alanına sahip olan perlit, özellikle ısıya dayanıklılığı nedeniyle yapı sektöründe değerlendiriliyor.İzmir merkezli maden firması, perlitin katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve yapı yalıtımında kullanılması amacıyla 4 yıl önce çalışma başlattı. Binalarda çıkan yangınların duvar ve tavanlar üzerinden diğer bölümlere yayılmasını geciktirecek bir ürün geliştirmek isteyen şirket, perlitin yanmazlık ve ısı yalıtım özelliklerinden yararlandı.Yaklaşık 2 yıl süren AR-GE çalışmalarının ardından yüzde 80'i perlitten oluşan yalıtım sıvası geliştiren firma, ürünün patentini aldı.Piyasaya sunulan sıvanın 1500 dereceye kadar yapısal bozulma göstermediği, ısı ve alevin yapı elemanları üzerinden diğer bölümlere geçişini en az 5 saat geciktirdiği ifade edildi.Geleneksel sıvalara göre daha hafif olduğu belirtilen sıvanın yapılara binen yükün azaltılmasına da katkı sağladığı dile getirildi.Ürünü geliştiren firma, elle veya makineyle uygulanabilen sıvayı iç pazarın yanı sıra 4 ülkedeki alıcılara satıyor.1500 dereceye kadar yapısal bozukluk göstermiyorPomza Export Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Ürün, AA muhabirine, dünya perlit rezervlerinin yarısından fazlasının Türkiye'de olduğunu söyledi.Perlitin çok geniş kullanım alanına sahip olduğunu belirten Ürün, Perlit, inşaattan tarıma, dökümden gıdaya çok farklı sektörlerde kullanım alanı olan çok kıymetli bir endüstriyel ham maddemiz. dedi.Ürün, geliştirdikleri sıvanın yangına dayanıklılığına ilişkin şu bilgileri verdi:Bu sıvanın en önemli özelliklerinden biri kolay uygulanabilir olması ve yangını minimum 5 saat geciktirmesi, diğer odalara yangını aktarmaması ve bulunduğu odaya hapsetmesi. Ürün hiçbir şekilde yanmıyor. 1500 dereceye kadar hiçbir yapısal bozukluk göstermiyor, ısıyı da iletmiyor. Alt katta yangın çıktığı zaman tavan o kadar ısınıyor ki alttan gelen sıcaklıkla ısınan betonla beraber odadaki masanın ayakları veya yerdeki halı alev alıyor. Böylece yangın üst kata çıkmış oluyor. Ama eğer o binada sıva ve şap uygulaması bizim malzemeyle, perlitle yapılmışsa yangın o odada hapsolup kalıyor. Ne yukarıya ne yana ne aşağıya sıçrıyor.Ürün, kolay uygulanacak şekilde geliştirilen sıvanın yaklaşık yüzde 80'inin perlitten, kalan bölümünün ise bağlayıcılardan oluştuğunu ifade etti.İlave tesis yatırımımız devam ediyorHakan Ürün, patentinin alınmasının ardından piyasaya sunulan ürüne talebin arttığını ve üretim kapasitesini yükseltmek amacıyla yatırım yaptıklarını söyledi.İlave tesis yatırımlarının sürdüğünü belirten Ürün, Ürünle ilgili ihracatımız da var. Türkiye'nin kuzeyi ve güneyindeki ülkelere ihracatımız var. Şu anda ürünü 4 ülkeye ihraç ediyoruz. Daha fazla ihracata kapasitemiz şu anda uygun değil, olacak. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : FIRAT ÖZDEMİR - İzmir'de faaliyet gösteren bir firma, çıkardığı perlit madeninden yangına dayanıklı yalıtım sıvası geliştirdi. Türkiye, doğal volkanik camsı kayaç türü olan perlitte zengin rezervleriyle dünyanın önde gelen üreticileri arasında yer alıyor.İnşaat, tarım, sanayi gibi çeşitli sektörlerde geniş kullanım alanına sahip olan perlit, özellikle ısıya dayanıklılığı nedeniyle yapı sektöründe değerlendiriliyor.İzmir merkezli maden firması, perlitin katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve yapı yalıtımında kullanılması amacıyla 4 yıl önce çalışma başlattı. Binalarda çıkan yangınların duvar ve tavanlar üzerinden diğer bölümlere yayılmasını geciktirecek bir ürün geliştirmek isteyen şirket, perlitin yanmazlık ve ısı yalıtım özelliklerinden yararlandı.Yaklaşık 2 yıl süren AR-GE çalışmalarının ardından yüzde 80'i perlitten oluşan yalıtım sıvası geliştiren firma, ürünün patentini aldı.Piyasaya sunulan sıvanın 1500 dereceye kadar yapısal bozulma göstermediği, ısı ve alevin yapı elemanları üzerinden diğer bölümlere geçişini en az 5 saat geciktirdiği ifade edildi.Geleneksel sıvalara göre daha hafif olduğu belirtilen sıvanın yapılara binen yükün azaltılmasına da katkı sağladığı dile getirildi.Ürünü geliştiren firma, elle veya makineyle uygulanabilen sıvayı iç pazarın yanı sıra 4 ülkedeki alıcılara satıyor.1500 dereceye kadar yapısal bozukluk göstermiyorPomza Export Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Ürün, AA muhabirine, dünya perlit rezervlerinin yarısından fazlasının Türkiye'de olduğunu söyledi.Perlitin çok geniş kullanım alanına sahip olduğunu belirten Ürün, Perlit, inşaattan tarıma, dökümden gıdaya çok farklı sektörlerde kullanım alanı olan çok kıymetli bir endüstriyel ham maddemiz. dedi.Ürün, geliştirdikleri sıvanın yangına dayanıklılığına ilişkin şu bilgileri verdi:Bu sıvanın en önemli özelliklerinden biri kolay uygulanabilir olması ve yangını minimum 5 saat geciktirmesi, diğer odalara yangını aktarmaması ve bulunduğu odaya hapsetmesi. Ürün hiçbir şekilde yanmıyor. 1500 dereceye kadar hiçbir yapısal bozukluk göstermiyor, ısıyı da iletmiyor. Alt katta yangın çıktığı zaman tavan o kadar ısınıyor ki alttan gelen sıcaklıkla ısınan betonla beraber odadaki masanın ayakları veya yerdeki halı alev alıyor. Böylece yangın üst kata çıkmış oluyor. Ama eğer o binada sıva ve şap uygulaması bizim malzemeyle, perlitle yapılmışsa yangın o odada hapsolup kalıyor. Ne yukarıya ne yana ne aşağıya sıçrıyor.Ürün, kolay uygulanacak şekilde geliştirilen sıvanın yaklaşık yüzde 80'inin perlitten, kalan bölümünün ise bağlayıcılardan oluştuğunu ifade etti.İlave tesis yatırımımız devam ediyorHakan Ürün, patentinin alınmasının ardından piyasaya sunulan ürüne talebin arttığını ve üretim kapasitesini yükseltmek amacıyla yatırım yaptıklarını söyledi.İlave tesis yatırımlarının sürdüğünü belirten Ürün, Ürünle ilgili ihracatımız da var. Türkiye'nin kuzeyi ve güneyindeki ülkelere ihracatımız var. Şu anda ürünü 4 ülkeye ihraç ediyoruz. Daha fazla ihracata kapasitemiz şu anda uygun değil, olacak. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Başakşehir'de inşaat alanında göçük altında kalan 1 işçi kurtarıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/basaksehir-de-insaat-alaninda-gocuk-altinda-kalan-1-isci-kurtarildi/903146/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/basaksehir-de-insaat-alaninda-gocuk-altinda-kalan-1-isci-kurtarildi/903146/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İstinat duvarı çalışması sırasında meydana gelen kazada göçük altında kalan diğer işçi için çalışmalar sürüyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Başakşehir'de, inşaat alanındaki toprak kayması sonucunda göçük altında kalan 2 işçiden 1'i kurtarılırken diğer işçi için çalışmalar devam ediyor.Şamlar Mahallesi'nde bir inşaat alanındaki istinat duvarının yapım çalışması sırasında toprak kayması meydana geldi.İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.İki işçinin toprak altında kaldığının tespit edilmesinin ardından ekipler çalışma başlattı.Göçük altından çıkarılan işçi yaralı olarak hastaneye götürüldü.Diğer işçiyi kurtarma çalışmaları ise sürüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Başakşehir'de, inşaat alanındaki toprak kayması sonucunda göçük altında kalan 2 işçiden 1'i kurtarılırken diğer işçi için çalışmalar devam ediyor.Şamlar Mahallesi'nde bir inşaat alanındaki istinat duvarının yapım çalışması sırasında toprak kayması meydana geldi.İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.İki işçinin toprak altında kaldığının tespit edilmesinin ardından ekipler çalışma başlattı.Göçük altından çıkarılan işçi yaralı olarak hastaneye götürüldü.Diğer işçiyi kurtarma çalışmaları ise sürüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Başpehlivanların gelecek sezon hedefinde yine Kırkpınar var</title>
      <link>https://www.canligaste.com/baspehlivanlarin-gelecek-sezon-hedefinde-yine-kirkpinar-var/903145/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/baspehlivanlarin-gelecek-sezon-hedefinde-yine-kirkpinar-var/903145/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde başpehlivan olan Erkan Taş: - 666. Kırkpınar Tarihi Yağlı Güreşleri her an aklımda, orada da kemeri alıp ikilemek istiyorum. Şu an önümdeki en önemli hedef diyebilirim, tüm çalışmalarımı Kırkpınar'a göre yapmaya başladım - Başpehlivan Feyzullah Aktürk: - Her pehlivan adım adım analiz yapıyor. Her pehlivanın ayrı kondisyoneri, hocası var artık. Taktik savaşı veriyoruz adeta - Başpehlivan Yusuf Can Zeybek: - Kemeri Antalya'ya götürmek istiyorum. Üç yıl üst üste altın kemer alamamak içimde ukde kaldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- CİHAN DEMİRCİ - Başpehlivanların gelecek yılla ilgili en büyük hedefi, yine 666. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri.Edirne'de düzenlenen Kel Aliço Pehlivan Yağlı Güreşleri'ne katılan başpehlivanlar, şimdiden herkesin en büyük amacının Kırkpınar'da güreşmek ve altın kemere ulaşmak olduğunu anlattı.Yıl boyunca yağlı güreş ligi ve çeşitli organizasyonlarda kol bağlayan pehlivanlar, yağlı güreşin olimpiyatı olarak nitelendirilen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin kendileri için ayrı bir öneme sahip olduğunu belirtti.Sarayiçi Er Meydanı’ndaki dualı çayırda gerçekleştirilecek 666. buluşmada başpehlivanlar, rakiplerini geride bırakarak altın kemerin sahibi olmayı amaçlıyor.Tüm çalışmalarımı Kırkpınar’a göre yapmaya başladım665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde başpehlivan olan Erkan Taş, AA muhabirine, organizasyonda altın kemeri kazanmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.Kırkpınar'ın ardından çalışmalarına ara vermeden devam ettiğini belirten Taş, katılacağı tüm organizasyonlarda da başarılı olmak istediğini dile getirdi.Tarihi Elmalı Yağlı Güreşleri'nde daha önce birinciliğinin bulunmadığını ifade eden Taş, şöyle konuştu:Ligler var, önümüzde Tarihi Elmalı Yağlı Güreşleri var. Elmalı'da hiç birinciliğim yok, orada da birinci olmak isterim. Tabii ondan sonra Cumhurbaşkanlığı Kupası var. Orada da birinci olup sezonu kapatmak istiyorum. 666. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri her an aklımda. Orada da kemeri alıp ikilemek istiyorum. Şu an önümdeki en önemli hedef diyebilirim. Tüm çalışmalarımı Kırkpınar'a göre yapmaya başladım. İnşallah seneye yine Kırkpınar’da şampiyon olmak istiyorum.Erkan Taş, Kırkpınar’da üst üste 3 kez başpehlivan olarak altın kemerin ebedi sahibi olmayı hedeflediğini aktardı.Taktik savaşı veriyoruz adetaBaşpehlivan Feyzullah Aktürk de 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin ardından çalışmalarına devam ettiğini söyledi.Son yıllarda başpehlivanlar arasındaki rekabetin arttığını vurgulayan Aktürk, yağlı güreşte hazırlık süreçlerinin de giderek profesyonelleştiğini ifade etti.Rakip analizinin başarı açısından önemli hale geldiğini belirten Aktürk, şunları kaydetti:Her pehlivan adım adım analiz yapıyor. Her pehlivanın ayrı kondisyoneri, hocası var artık. Taktik savaşı veriyoruz adeta. Çalışmaktan ziyade rakibi analiz etmek de çok önemli hale geldi. Geçmişteki gibi kara düzen bir çalışma sistemi yok. Video analizlerinden kondisyonerlere, antrenörlere, saha dışı dinlenmeye kadar her şey çok profesyonel bir hale geldi. Elmalı ve Cumhurbaşkanlığı güreşlerinden sonra sezonu bitireceğiz ama şapkamızı da önümüze koyacağız. Bu sezon neyi doğru yaptık, neyi yapmadık, değerlendireceğiz.Taş ailesinin hedefi finalBaşpehlivan Mustafa Taş ise kuzeni Erkan Taş'ın Kırkpınar'da altın kemeri kazanmasından büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi.666. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde Taş ailesinden iki başpehlivanın finalde karşılaşmasını arzuladıklarını anlatan Taş, Erkan ve kardeşim İslam ile başpehlivanlık boyunda final yapmak en büyük hayalimiz. Bu yıl kıl payı kaçırdık. İnşallah Taş kardeşler olarak altın kemeri ebedi almayı çok istiyoruz. Kadere, imana her zaman inanıyoruz, güveniyoruz. Hakkımızda her zaman hayırlısı. ifadelerini kullandı.Kemeri Antalya’ya götürmek istiyorumBaşpehlivan Yusuf Can Zeybek de kış döneminde Kırkpınar için yoğun bir hazırlık sürecine başlayacağını belirtti.Son 2 yıldır altın kemeri kazanamadığını ve 2027’de yeniden zirveye çıkmayı hedeflediğini anlatan Zeybek, şunları söyledi:Kemeri Antalya’ya götürmek istiyorum. Üst üste altın kemer alamamak içimde ukde kaldı. İnşallah tekrardan başlayarak üç yıl alırım. En iyi şekilde hazırlanacağım. Hem psikolojimizi hem fiziksel yapımızı Kırkpınar’a göre hazırlıyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- CİHAN DEMİRCİ - Başpehlivanların gelecek yılla ilgili en büyük hedefi, yine 666. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri.Edirne'de düzenlenen Kel Aliço Pehlivan Yağlı Güreşleri'ne katılan başpehlivanlar, şimdiden herkesin en büyük amacının Kırkpınar'da güreşmek ve altın kemere ulaşmak olduğunu anlattı.Yıl boyunca yağlı güreş ligi ve çeşitli organizasyonlarda kol bağlayan pehlivanlar, yağlı güreşin olimpiyatı olarak nitelendirilen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin kendileri için ayrı bir öneme sahip olduğunu belirtti.Sarayiçi Er Meydanı’ndaki dualı çayırda gerçekleştirilecek 666. buluşmada başpehlivanlar, rakiplerini geride bırakarak altın kemerin sahibi olmayı amaçlıyor.Tüm çalışmalarımı Kırkpınar’a göre yapmaya başladım665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde başpehlivan olan Erkan Taş, AA muhabirine, organizasyonda altın kemeri kazanmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.Kırkpınar'ın ardından çalışmalarına ara vermeden devam ettiğini belirten Taş, katılacağı tüm organizasyonlarda da başarılı olmak istediğini dile getirdi.Tarihi Elmalı Yağlı Güreşleri'nde daha önce birinciliğinin bulunmadığını ifade eden Taş, şöyle konuştu:Ligler var, önümüzde Tarihi Elmalı Yağlı Güreşleri var. Elmalı'da hiç birinciliğim yok, orada da birinci olmak isterim. Tabii ondan sonra Cumhurbaşkanlığı Kupası var. Orada da birinci olup sezonu kapatmak istiyorum. 666. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri her an aklımda. Orada da kemeri alıp ikilemek istiyorum. Şu an önümdeki en önemli hedef diyebilirim. Tüm çalışmalarımı Kırkpınar'a göre yapmaya başladım. İnşallah seneye yine Kırkpınar’da şampiyon olmak istiyorum.Erkan Taş, Kırkpınar’da üst üste 3 kez başpehlivan olarak altın kemerin ebedi sahibi olmayı hedeflediğini aktardı.Taktik savaşı veriyoruz adetaBaşpehlivan Feyzullah Aktürk de 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin ardından çalışmalarına devam ettiğini söyledi.Son yıllarda başpehlivanlar arasındaki rekabetin arttığını vurgulayan Aktürk, yağlı güreşte hazırlık süreçlerinin de giderek profesyonelleştiğini ifade etti.Rakip analizinin başarı açısından önemli hale geldiğini belirten Aktürk, şunları kaydetti:Her pehlivan adım adım analiz yapıyor. Her pehlivanın ayrı kondisyoneri, hocası var artık. Taktik savaşı veriyoruz adeta. Çalışmaktan ziyade rakibi analiz etmek de çok önemli hale geldi. Geçmişteki gibi kara düzen bir çalışma sistemi yok. Video analizlerinden kondisyonerlere, antrenörlere, saha dışı dinlenmeye kadar her şey çok profesyonel bir hale geldi. Elmalı ve Cumhurbaşkanlığı güreşlerinden sonra sezonu bitireceğiz ama şapkamızı da önümüze koyacağız. Bu sezon neyi doğru yaptık, neyi yapmadık, değerlendireceğiz.Taş ailesinin hedefi finalBaşpehlivan Mustafa Taş ise kuzeni Erkan Taş'ın Kırkpınar'da altın kemeri kazanmasından büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi.666. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde Taş ailesinden iki başpehlivanın finalde karşılaşmasını arzuladıklarını anlatan Taş, Erkan ve kardeşim İslam ile başpehlivanlık boyunda final yapmak en büyük hayalimiz. Bu yıl kıl payı kaçırdık. İnşallah Taş kardeşler olarak altın kemeri ebedi almayı çok istiyoruz. Kadere, imana her zaman inanıyoruz, güveniyoruz. Hakkımızda her zaman hayırlısı. ifadelerini kullandı.Kemeri Antalya’ya götürmek istiyorumBaşpehlivan Yusuf Can Zeybek de kış döneminde Kırkpınar için yoğun bir hazırlık sürecine başlayacağını belirtti.Son 2 yıldır altın kemeri kazanamadığını ve 2027’de yeniden zirveye çıkmayı hedeflediğini anlatan Zeybek, şunları söyledi:Kemeri Antalya’ya götürmek istiyorum. Üst üste altın kemer alamamak içimde ukde kaldı. İnşallah tekrardan başlayarak üç yıl alırım. En iyi şekilde hazırlanacağım. Hem psikolojimizi hem fiziksel yapımızı Kırkpınar’a göre hazırlıyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/baspehlivanlarin-gelecek-sezon-hedefinde-yine-kirkpinar-var.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Derbide ilk golün önemi büyük</title>
      <link>https://www.canligaste.com/derbide-ilk-golun-onemi-buyuk/903144/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/derbide-ilk-golun-onemi-buyuk/903144/</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Fenerbahçe ile Beşiktaş arasındaki son 45 maçta ilk golü atan takım, sadece 6 kez yenildi - İki takımın 40'ı Süper Lig, 4'ü Türkiye Kupası, biri de TFF Süper Kupa'da olmak üzere son 45 randevusunda öne geçen ekip, 26 defa kazandı, 13 kez berabere kaldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- BOZHAN MEMİŞ - Trendyol Süper Lig'in 4. haftasında 5 Eylül Cumartesi günü karşılaşacak Fenerbahçe ile Beşiktaş arasındaki son 45 maçta ilk golü atan takım, sadece 6 kez mağlup oldu.Rekabette 40'ı Süper Lig, 4'ü Türkiye Kupası, 1'i de TFF Süper Kupa olmak üzere son 45 randevuda öne geçen takım, sahadan yalnızca 6 kez mağlup ayrıldı. Bu karşılaşmalarda öne geçen taraf, 26 kez kazandı, 13 kez berabere kaldı.Öne geçen takımın yenildiği maçlarSüper Lig'de 2007-2008 sezonunun ilk yarısında Kadıköy'de oynanan mücadelede Beşiktaş 3. dakikada Bobo ile öne geçse de Fenerbahçe, Devid de Souza ve Semih Şentürk'ün golleriyle sahadan 2-1 galip ayrıldı.Süper Final Şampiyonluk Grubu'nda 2011-2012 sezonunda Kadıköy'deki maçta Beşiktaş, Egemen Korkmaz'ın golüyle öne geçmesine rağmen Miroslav Stoch ve Egemen Korkmaz'ın kendi kalesine attığı gollerle 2-1 yenildi.BJK İnönü Stadı'ndaki son derbide 2012-2013 sezonunda Moussa Sow ile öne geçen Fenerbahçe, Olcay Şahan'ın santrası bile yapılmayan son saniye golüyle rakibine 3-2 mağlup oldu.Süper Lig'de 2017-2018 sezonunda Vodafone Park'taki karşılaşmada Fenerbahçe, Brezilyalı oyuncusu Fernandao'nun golüyle öne geçse de Domagoj Vida ve Ricardo Quaresma'nın (2) gollerine engel olamayarak sahadan 3-1 yenik ayrıldı.Ligde 2022-2023 sezonunda oynanan ve rekabette tarihe geçen müsabakada Fenerbahçe, Kadıköy'de 1-0 öne geçse de siyah-beyazlılar, 10 kişi kalmasına karşın geriden gelerek müsabakayı 4-2 kazandı.İki takım arasında 2025-2026 sezonunda Tüpraş Stadı'nda oynanan mücadelede Beşiktaş 2-0 öne geçse de 10 kişi kaldıktan sonra rakibine 3-2 kaybetti.Fenerbahçe 24, Beşiktaş 19 maçta öne geçtiİki takım arasındaki son 45 karşılaşmada Fenerbahçe 24, Beşiktaş 19 maçta ilk golü atmayı başardı, sadece 2 derbi golsüz sonuçlandı.Beşiktaş rakibi karşısında öne geçtiği 19 karşılaşmadan 9'unu kazandı. Siyah-beyazlı ekip, ilk golü kaydettiği müsabakalardan 7'sinde eşitliği bozamazken 3 maçı ise puansız tamamladı.Sarı-lacivertliler ise öne geçtiği maçların 17'sini kazanırken, 4'ünü beraberlikle tamamladı. Fenerbahçe, Beşiktaş karşısında öne geçtiği 3 karşılaşmadan ise mağlubiyetle ayrıldı.TarihStatOrganizasyonSonuç (FB-BJK)İlk Gol03.11.2007Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig2-1Bobo (BJK)29.03.2008BJK İnönüSüper Lig2-1Alex (FB)29.11.2008Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig2-1Selçuk Şahin (FB)03.05.2009BJK İnönüSüper Lig2-1Güiza (FB)13.05.2009İzmir AtatürkTürkiye Kupası2-4Yusuf Şimşek (BJK)02.08.2009Atatürk OlimpiyatTFF Süper Kupa2-0Alex (FB)21.11.2009BJK İnönüSüper Lig0-3Fink (BJK)18.04.2010Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig1-0Alex (FB)19.09.2010Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig1-1Niang (FB)20.02.2011BJK İnönüSüper Lig4-2Necip Uysal (BJK-Kendi kalesine)27.10.2011BJK İnönüSüper Lig2-2Simao (BJK)05.02.2012Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig2-0Yobo (FB)29.04.2012Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig2-1Egemen Korkmaz (BJK)03.05.2012BJK İnönüSüper Lig0-1Almeida (BJK)07.10.2012Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig3-0Sow (FB)03.03.2013BJK İnönüSüper Lig2-3Sow (FB)30.11.2013Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig3-3Olcay Şahan (BJK)20.04.2014Atatürk OlimpiyatSüper Lig1-1Sow (FB)02.11.2014Atatürk OlimpiyatSüper Lig2-0Emenike (FB)22.03.2015Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig1-0Sow (FB)27.09.2015Atatürk OlimpiyatSüper Lig2-3Kjaer (FB-Kendi kalesine)29.02.2016ÜlkerSüper Lig2-0Volkan Şen (FB)03.12.2016ÜlkerSüper Lig0-005.02.2017Vodafone ParkTürkiye Kupası1-0Van Persie (FB)11.05.2017Vodafone ParkSüper Lig1-1Aboubakar (BJK)23.09.2017ÜlkerSüper Lig2-1Guiliano (FB)25.02.2018Vodafone ParkSüper Lig1-3Fernandao (FB)01.03.2018Vodafone ParkTürkiye Kupası2-2Negredo (BJK)24.09.2018ÜlkerSüper Lig1-1Babel (BJK)25.02.2019Vodafone ParkSüper Lig3-3Gökhan Gönül (BJK)22.12.2019ÜlkerSüper Lig3-1Kruse (FB)19.07.2020Vodafone ParkSüper Lig0-2Vida (BJK)29.11.2020ÜlkerSüper Lig3-4Aboubakar (BJK)21.03.2021Vodafone ParkSüper Lig1-1Vida (BJK)19.12.2021ÜlkerSüper Lig2-2Mesut Özil (FB)08.05.2022Vodafone ParkSüper Lig1-1Novak (FB)02.10.2022Vodafone ParkSüper Lig0-002.04.2023ÜlkerSüper Lig2-4Valencia (FB)09.12.2023TüpraşSüper Lig3-1Dzeko (FB)27.04.2024ÜlkerSüper Lig2-1Batshuayi (FB)07.12.2024TüpraşSüper Lig0-1Alex Oxlade-Chamberlain (BJK)04.05.2025ÜlkerSüper Lig1-0Gedson Fernandes (BJK)02.11.2025TüpraşSüper Lig3-2El Bilal Toure (BJK)23.12.2025ChobaniTürkiye Kupası1-2Vaclav Cerny (BJK)05.04.2026ChobaniSüper Lig1-0Kerem Aktürkoğlu (FB)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- BOZHAN MEMİŞ - Trendyol Süper Lig'in 4. haftasında 5 Eylül Cumartesi günü karşılaşacak Fenerbahçe ile Beşiktaş arasındaki son 45 maçta ilk golü atan takım, sadece 6 kez mağlup oldu.Rekabette 40'ı Süper Lig, 4'ü Türkiye Kupası, 1'i de TFF Süper Kupa olmak üzere son 45 randevuda öne geçen takım, sahadan yalnızca 6 kez mağlup ayrıldı. Bu karşılaşmalarda öne geçen taraf, 26 kez kazandı, 13 kez berabere kaldı.Öne geçen takımın yenildiği maçlarSüper Lig'de 2007-2008 sezonunun ilk yarısında Kadıköy'de oynanan mücadelede Beşiktaş 3. dakikada Bobo ile öne geçse de Fenerbahçe, Devid de Souza ve Semih Şentürk'ün golleriyle sahadan 2-1 galip ayrıldı.Süper Final Şampiyonluk Grubu'nda 2011-2012 sezonunda Kadıköy'deki maçta Beşiktaş, Egemen Korkmaz'ın golüyle öne geçmesine rağmen Miroslav Stoch ve Egemen Korkmaz'ın kendi kalesine attığı gollerle 2-1 yenildi.BJK İnönü Stadı'ndaki son derbide 2012-2013 sezonunda Moussa Sow ile öne geçen Fenerbahçe, Olcay Şahan'ın santrası bile yapılmayan son saniye golüyle rakibine 3-2 mağlup oldu.Süper Lig'de 2017-2018 sezonunda Vodafone Park'taki karşılaşmada Fenerbahçe, Brezilyalı oyuncusu Fernandao'nun golüyle öne geçse de Domagoj Vida ve Ricardo Quaresma'nın (2) gollerine engel olamayarak sahadan 3-1 yenik ayrıldı.Ligde 2022-2023 sezonunda oynanan ve rekabette tarihe geçen müsabakada Fenerbahçe, Kadıköy'de 1-0 öne geçse de siyah-beyazlılar, 10 kişi kalmasına karşın geriden gelerek müsabakayı 4-2 kazandı.İki takım arasında 2025-2026 sezonunda Tüpraş Stadı'nda oynanan mücadelede Beşiktaş 2-0 öne geçse de 10 kişi kaldıktan sonra rakibine 3-2 kaybetti.Fenerbahçe 24, Beşiktaş 19 maçta öne geçtiİki takım arasındaki son 45 karşılaşmada Fenerbahçe 24, Beşiktaş 19 maçta ilk golü atmayı başardı, sadece 2 derbi golsüz sonuçlandı.Beşiktaş rakibi karşısında öne geçtiği 19 karşılaşmadan 9'unu kazandı. Siyah-beyazlı ekip, ilk golü kaydettiği müsabakalardan 7'sinde eşitliği bozamazken 3 maçı ise puansız tamamladı.Sarı-lacivertliler ise öne geçtiği maçların 17'sini kazanırken, 4'ünü beraberlikle tamamladı. Fenerbahçe, Beşiktaş karşısında öne geçtiği 3 karşılaşmadan ise mağlubiyetle ayrıldı.TarihStatOrganizasyonSonuç (FB-BJK)İlk Gol03.11.2007Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig2-1Bobo (BJK)29.03.2008BJK İnönüSüper Lig2-1Alex (FB)29.11.2008Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig2-1Selçuk Şahin (FB)03.05.2009BJK İnönüSüper Lig2-1Güiza (FB)13.05.2009İzmir AtatürkTürkiye Kupası2-4Yusuf Şimşek (BJK)02.08.2009Atatürk OlimpiyatTFF Süper Kupa2-0Alex (FB)21.11.2009BJK İnönüSüper Lig0-3Fink (BJK)18.04.2010Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig1-0Alex (FB)19.09.2010Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig1-1Niang (FB)20.02.2011BJK İnönüSüper Lig4-2Necip Uysal (BJK-Kendi kalesine)27.10.2011BJK İnönüSüper Lig2-2Simao (BJK)05.02.2012Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig2-0Yobo (FB)29.04.2012Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig2-1Egemen Korkmaz (BJK)03.05.2012BJK İnönüSüper Lig0-1Almeida (BJK)07.10.2012Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig3-0Sow (FB)03.03.2013BJK İnönüSüper Lig2-3Sow (FB)30.11.2013Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig3-3Olcay Şahan (BJK)20.04.2014Atatürk OlimpiyatSüper Lig1-1Sow (FB)02.11.2014Atatürk OlimpiyatSüper Lig2-0Emenike (FB)22.03.2015Fenerbahçe Şükrü SaracoğluSüper Lig1-0Sow (FB)27.09.2015Atatürk OlimpiyatSüper Lig2-3Kjaer (FB-Kendi kalesine)29.02.2016ÜlkerSüper Lig2-0Volkan Şen (FB)03.12.2016ÜlkerSüper Lig0-005.02.2017Vodafone ParkTürkiye Kupası1-0Van Persie (FB)11.05.2017Vodafone ParkSüper Lig1-1Aboubakar (BJK)23.09.2017ÜlkerSüper Lig2-1Guiliano (FB)25.02.2018Vodafone ParkSüper Lig1-3Fernandao (FB)01.03.2018Vodafone ParkTürkiye Kupası2-2Negredo (BJK)24.09.2018ÜlkerSüper Lig1-1Babel (BJK)25.02.2019Vodafone ParkSüper Lig3-3Gökhan Gönül (BJK)22.12.2019ÜlkerSüper Lig3-1Kruse (FB)19.07.2020Vodafone ParkSüper Lig0-2Vida (BJK)29.11.2020ÜlkerSüper Lig3-4Aboubakar (BJK)21.03.2021Vodafone ParkSüper Lig1-1Vida (BJK)19.12.2021ÜlkerSüper Lig2-2Mesut Özil (FB)08.05.2022Vodafone ParkSüper Lig1-1Novak (FB)02.10.2022Vodafone ParkSüper Lig0-002.04.2023ÜlkerSüper Lig2-4Valencia (FB)09.12.2023TüpraşSüper Lig3-1Dzeko (FB)27.04.2024ÜlkerSüper Lig2-1Batshuayi (FB)07.12.2024TüpraşSüper Lig0-1Alex Oxlade-Chamberlain (BJK)04.05.2025ÜlkerSüper Lig1-0Gedson Fernandes (BJK)02.11.2025TüpraşSüper Lig3-2El Bilal Toure (BJK)23.12.2025ChobaniTürkiye Kupası1-2Vaclav Cerny (BJK)05.04.2026ChobaniSüper Lig1-0Kerem Aktürkoğlu (FB)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/derbide-ilk-golun-onemi-buyuk.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
