<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Fatih Karagümrük, Bolu'da ikinci etap kamp çalışmalarına başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fatih-karagumruk-bolu-da-ikinci-etap-kamp-calismalarina-basladi/879900/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fatih-karagumruk-bolu-da-ikinci-etap-kamp-calismalarina-basladi/879900/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:27:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Teknik direktör Aleksandar Stanojevic: - Hedefimiz tekrar Süper Lig'de çıkmak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol 1. Lig ekiplerinden Fatih Karagümrük, 2026-2027 sezonu hazırlıklarına Bolu'da devam etti.Yeni sezonun ikinci etap kamp çalışmaları kapsamında Bolu Dağı'ndaki bir otelde dün kampa giren kırmızı-siyahlı ekip, günün ilk antrenmanını teknik direktör Aleksandar Stanojevic yönetiminde gerçekleştirdi.Isınma koşusuyla başlayan idmanda 27 futbolcu, pas organizasyonları ve fiziksel kondisyon ağırlıklı çalışma yaptı.Stanojevic, antrenman öncesi gazetecilere, kampın ilk bölümünde fiziksel hazırlığa ağırlık vereceklerini söyledi.Bolu kampında 4 hazırlık maçı oynayacaklarını bildiren Stanojevic, İşin biraz daha taktiksel tarafına yoğunlaşacağız. Hedeflerimiz büyük. Bence bu kulüp ve bu takım Süper Lig takımı. O yüzden yeni sezonda da hedefimiz bu olacak. Hedefimiz tekrar Süper Lig'e çıkmak. dedi.Stanojevic, transfer çalışmalarına ilişkin, Önümüzdeki birkaç günde birkaç oyuncu gelebilir. Zaten birkaç pozisyonda hala eksiğimiz var ama şu ana kadar gayet memnunum, mutluyum. En azından oyuncular zamanında geldiler, kampa katıldılar ve bizimle antrenmanlara başladılar. Transferlerden gayet mutluyum. diye konuştu.Yeni sezonda Trendyol 1. Lig'de rekabetin oldukça yüksek olacağını vurgulayan Stanojevic, Çünkü iyi kulüpler düştüler. 1. Lig'e çıkan da iyi kulüpler var. Lig gerçekten zorlu geçecek. Hedefimiz, hırsımız, her şey belli. Çıkmaya oynayacağız. Onlar da çıkmaya oynayacaklar. ifadelerini kullandı.Fatih Karagümrük'ün Bolu'daki ikinci etap kamp çalışmaları 31 Temmuz'da sona erecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol 1. Lig ekiplerinden Fatih Karagümrük, 2026-2027 sezonu hazırlıklarına Bolu'da devam etti.Yeni sezonun ikinci etap kamp çalışmaları kapsamında Bolu Dağı'ndaki bir otelde dün kampa giren kırmızı-siyahlı ekip, günün ilk antrenmanını teknik direktör Aleksandar Stanojevic yönetiminde gerçekleştirdi.Isınma koşusuyla başlayan idmanda 27 futbolcu, pas organizasyonları ve fiziksel kondisyon ağırlıklı çalışma yaptı.Stanojevic, antrenman öncesi gazetecilere, kampın ilk bölümünde fiziksel hazırlığa ağırlık vereceklerini söyledi.Bolu kampında 4 hazırlık maçı oynayacaklarını bildiren Stanojevic, İşin biraz daha taktiksel tarafına yoğunlaşacağız. Hedeflerimiz büyük. Bence bu kulüp ve bu takım Süper Lig takımı. O yüzden yeni sezonda da hedefimiz bu olacak. Hedefimiz tekrar Süper Lig'e çıkmak. dedi.Stanojevic, transfer çalışmalarına ilişkin, Önümüzdeki birkaç günde birkaç oyuncu gelebilir. Zaten birkaç pozisyonda hala eksiğimiz var ama şu ana kadar gayet memnunum, mutluyum. En azından oyuncular zamanında geldiler, kampa katıldılar ve bizimle antrenmanlara başladılar. Transferlerden gayet mutluyum. diye konuştu.Yeni sezonda Trendyol 1. Lig'de rekabetin oldukça yüksek olacağını vurgulayan Stanojevic, Çünkü iyi kulüpler düştüler. 1. Lig'e çıkan da iyi kulüpler var. Lig gerçekten zorlu geçecek. Hedefimiz, hırsımız, her şey belli. Çıkmaya oynayacağız. Onlar da çıkmaya oynayacaklar. ifadelerini kullandı.Fatih Karagümrük'ün Bolu'daki ikinci etap kamp çalışmaları 31 Temmuz'da sona erecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/fatih-karagumruk-bolu-da-ikinci-etap-kamp-calismalarina-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ANALİZ - Türk Deniz Kuvvetlerinin Lazkiye ziyareti: Türkiye-Suriye askeri işbirliğinde yeni dönem ve bölgesel düzen inşası</title>
      <link>https://www.canligaste.com/analiz-turk-deniz-kuvvetlerinin-lazkiye-ziyareti-turkiye-suriye-askeri-isbirliginde-yeni-donem-ve-bolgesel-duzen-insasi/879899/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/analiz-turk-deniz-kuvvetlerinin-lazkiye-ziyareti-turkiye-suriye-askeri-isbirliginde-yeni-donem-ve-bolgesel-duzen-insasi/879899/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:24:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya — Türk Deniz Kuvvetlerinin Lazkiye ziyareti, ikili ilişkilerin geliştirilmesinin de ötesinde, bölgesel güvenlik mimarisini dönüştürecek gelişmelerin yaşanacağına işaret etmektedir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri — Milli Savunma Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Alptekin, Türk Deniz Kuvvetlerinin Lazkiye Limanı’na yaptığı ziyareti ve bu durumun Türkiye-Suriye ilişkileri açısından taşıdığı önemi AA Analiz için kaleme aldı.***Türkiye ile Suriye arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi ve Suriye Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılandırılması çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve beraberindeki heyet, 13 Temmuz günü Lazkiye'yi ziyaret etti. Lazkiye Limanı’nda Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Muhammed El Suud tarafından karşılanan heyet, Suriye’de bir dizi toplantı gerçekleştirdi. Türkiye'nin en gelişmiş ve yerli üretim fırkateynlerinden TCG İstanbul'un, Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın bizzat katılımıyla Lazkiye'ye demir atması, rutin bir askeri ziyaretin ötesine geçen önemli bir gelişmedir. Ziyaret ne ifade ediyor?Bu ziyaret, Türkiye ile Suriye arasında pek çok kulvarda gelişen stratejik ortaklığın askeri boyutunu gösterdiği gibi, Türkiye'nin Suriye'nin yeniden yapılanmasında uzun vadeli bir rol üstlenmeye hazır olduğunu da ortaya koymaktadır. Türkiye'nin güçlü donanması, gelişmiş savunma sanayii ve denizcilik tecrübesi düşünüldüğünde, iki ülke arasında ortak askeri eğitim programlarından kıyı güvenliğine, sahil güvenlik yapılanmasından deniz gözetleme sistemlerine kadar geniş bir işbirliği alanı mevcuttur.Askeri işbirliğinin bu ziyaretle somutlaşan boyutunun önemli ekonomik sonuçları da olacaktır. Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanları yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda enerji jeopolitiği açısından da kritik önem taşımaktadır. Suriye, Akdeniz kıyıları açıklarındaki enerji sahalarını uluslararası yatırımlara açmayı planlamaktadır. Bu konuda açık kaynaklara yansıyan, pek çok uluslararası enerji şirketinin gösterdiği ilgi bu potansiyeli ortaya koymaktadır. Bu potansiyelin hayata geçirilebilmesi için deniz güvenliği merkezi önemdedir. Limanların emniyeti, enerji altyapısının ve deniz ulaştırma hatlarının güvenliği, uluslararası yatırımcıların risk hesaplamalarında belirleyici unsurlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle güçlü bir deniz güvenliği mimarisi, ekonomik kalkınmanın ve enerji projelerinin hayata geçirilmesinin de temel ön koşullarından biridir. Türkiye’yi dışlayan East-Med projesinin akıbetinin gösterdiği üzere enerji yatırımları için öncelikle güvenlik sağlanmalı, projenin yapım ve operasyon süreçlerinde bir tehditle karşılaşmayacağı koşullar sağlanmalıdır. Böylesi koşullar sağlanmadan uluslararası şirketlerin milyarlarca dolarlık yatırım yapması mümkün değildir. Türkiye'nin Suriye donanmasının güçlenmesi ve özellikle İsrail-Güney Kıbrıs-Yunanistan blokundan kaynaklanabilecek deniz güvenliği tehditlerine karşı sağlayacağı askeri ve teknik destek yalnızca Suriye’nin savunma kapasitesini artırmayacak; enerji yatırımları, deniz ticareti ve kıyı güvenliği açısından daha öngörülebilir bir ortam oluşturarak bölgesel ekonomik istikrara katkı sağlayacaktır.Bu ziyareti dikkati çekici kılan bir diğer yönü ise ziyaretin gerçekleştiği liman ve gerçekleşme zamanıdır. Ziyaret için Lazkiye Limanı'nın seçilmiş olması bir tesadüf değildir. Lazkiye, Doğu Akdeniz'in en önemli limanlarından biri olmasının yanında bölgesel ve küresel güçlerin de geçmişten beri önem verdiği bir noktadır. Lazkiye uzun yıllar Rusya’nın Tartus kentindeki deniz üssüyle birlikte Akdeniz’de sahip olduğu iki askeri üssünden birine (Hmeymim hava üssü) ev sahipliği yapmıştır. Bir yandan da Kıbrıs adasının doğusunda yer almasıyla İsrail, Güney Kıbrıs, Yunanistan arasında kurulmaya çalışılan enerji ve güvenlik koridoruna hakim bir konumda yer almaktadır. Güçlü bir Suriye donanması, Lazkiye’de güçlendirilmiş, etkili bir deniz üssü ve etkin bir ticari liman, bölgesel deniz jeopolitiğine önemli etkide bulunacaktır. Zira 8 Aralık 2024 devrimiyle Esed rejiminin çöküşü sonrasında İsrail'in Suriye'nin deniz ve hava kuvvetlerine yönelik saldırılar gerçekleştirdiği, ülkenin zaten iç savaş yıllarında darmadağın olmuş askeri kapasitesinden kalan unsurları da büyük ölçüde ortadan kaldırdığı unutulmamalıdır.Ziyaretin zamanlaması da dikkati çekicidir. Türkiye bu ziyareti Ankara’daki NATO zirvesinin üzerinden henüz bir hafta geçmeden gerçekleştirmiştir. Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen zirveye Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara da katılmıştır. Türkiye, Suriye'nin uluslararası sistemden tamamen izole edilip yalnızlaştırılmış bir aktör olmaktan çıkmasında aktif bir rol oynamaktadır. 50 yıllık Baas rejiminin bıraktığı izleri ve iç savaş yaralarını onarmaya çalışan Suriye’nin ise bu normalleşme sürecinde en büyük destekçisi Türkiye olarak öne çıkmaktadır. Şara’nın ABD Başkanı Donald Trump’la Ankara’daki NATO zirvesinde görüşmesi Suriye’nin normalleşme sürecini baltalamak için fırsat kollayan, bu konuda Trump’tan onay ve destek bekleyen İsrail’e aradığı fırsatı vermemektedir.İstikrarlı bir bölgesel düzenİsrail’in tüm bölgede hissedilen saldırganlığının dizginlenmesinden Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de hakkaniyetli ve istikrarlı bir paylaşım hedefine kadar pek çok bölgesel mesele Suriye’nin geleceği ile doğrudan ilintilidir. Bu sebeple, Türk Deniz Kuvvetlerinin Lazkiye ziyareti, ikili ilişkilerin geliştirilmesinin de ötesinde, bölgesel güvenlik mimarisini dönüştürecek gelişmelerin yaşanacağına işaret etmektedir. Türkiye’nin son yıllara kadar daha dar bir alanda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) odaklı sürdürülen Akdeniz politikası, artık başka aktörlerin de eklemlenmesiyle genişlemektedir. KKTC ile yakın ilişkisini sürdüren Türkiye, Doğu Akdeniz’de yeni ortaklıklar da inşa etmektedir. Bunun bir örneği, Türkiye ile Libya arasında Kasım 2019'da imzalanan deniz yetki alanları anlaşması ve Türkiye’nin o günden bugüne Libya ile geliştirdiği güvenlik işbirliğidir. Bir diğer örnek, Eylül 2025’te gerçekleştirilen Türkiye-Mısır Dostluk Denizi Deniz Harekatı Özel Tatbikatı ile somutlaşan ve her geçen gün derinleşen Mısır ile işbirliğidir. Bu işbirliği ağı Suriye ile yeni bir kulvar daha kazanmaktadır. Türkiye, Doğu Akdeniz’de artık ulusal çıkarlarını tek başına savunmamakta, bölgesel istikrarı dost ülkelerle geliştirdiği kazan-kazan yaklaşımıyla taçlandırmaktadır. Türkiye’nin Libya, Mısır, Suriye gibi Akdeniz ülkeleriyle geliştirdiği böylesi bir güvenlik bloku, bölgede East-Med benzeri Türkiye’yi dışlayan oluşumları, İsrail gibi saldırgan ülkelerin istikrarsızlaştırıcı çabalarını ve benzer girişimlerin hareket alanını önemli ölçüde daraltabilir. Türkiye’nin merkezinde yer aldığı böylesi bir hizalanma, bölgesel güç dengelerini Türkiye lehine yeniden şekillendirebilir, istikrarlı bir bölgesel düzen inşa edebilir.[Prof. Dr. Hüseyin Alptekin, Milli Savunma Üniversitesi Öğretim Üyesidir.]*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri — Milli Savunma Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Alptekin, Türk Deniz Kuvvetlerinin Lazkiye Limanı’na yaptığı ziyareti ve bu durumun Türkiye-Suriye ilişkileri açısından taşıdığı önemi AA Analiz için kaleme aldı.***Türkiye ile Suriye arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi ve Suriye Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılandırılması çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve beraberindeki heyet, 13 Temmuz günü Lazkiye'yi ziyaret etti. Lazkiye Limanı’nda Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Muhammed El Suud tarafından karşılanan heyet, Suriye’de bir dizi toplantı gerçekleştirdi. Türkiye'nin en gelişmiş ve yerli üretim fırkateynlerinden TCG İstanbul'un, Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın bizzat katılımıyla Lazkiye'ye demir atması, rutin bir askeri ziyaretin ötesine geçen önemli bir gelişmedir. Ziyaret ne ifade ediyor?Bu ziyaret, Türkiye ile Suriye arasında pek çok kulvarda gelişen stratejik ortaklığın askeri boyutunu gösterdiği gibi, Türkiye'nin Suriye'nin yeniden yapılanmasında uzun vadeli bir rol üstlenmeye hazır olduğunu da ortaya koymaktadır. Türkiye'nin güçlü donanması, gelişmiş savunma sanayii ve denizcilik tecrübesi düşünüldüğünde, iki ülke arasında ortak askeri eğitim programlarından kıyı güvenliğine, sahil güvenlik yapılanmasından deniz gözetleme sistemlerine kadar geniş bir işbirliği alanı mevcuttur.Askeri işbirliğinin bu ziyaretle somutlaşan boyutunun önemli ekonomik sonuçları da olacaktır. Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanları yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda enerji jeopolitiği açısından da kritik önem taşımaktadır. Suriye, Akdeniz kıyıları açıklarındaki enerji sahalarını uluslararası yatırımlara açmayı planlamaktadır. Bu konuda açık kaynaklara yansıyan, pek çok uluslararası enerji şirketinin gösterdiği ilgi bu potansiyeli ortaya koymaktadır. Bu potansiyelin hayata geçirilebilmesi için deniz güvenliği merkezi önemdedir. Limanların emniyeti, enerji altyapısının ve deniz ulaştırma hatlarının güvenliği, uluslararası yatırımcıların risk hesaplamalarında belirleyici unsurlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle güçlü bir deniz güvenliği mimarisi, ekonomik kalkınmanın ve enerji projelerinin hayata geçirilmesinin de temel ön koşullarından biridir. Türkiye’yi dışlayan East-Med projesinin akıbetinin gösterdiği üzere enerji yatırımları için öncelikle güvenlik sağlanmalı, projenin yapım ve operasyon süreçlerinde bir tehditle karşılaşmayacağı koşullar sağlanmalıdır. Böylesi koşullar sağlanmadan uluslararası şirketlerin milyarlarca dolarlık yatırım yapması mümkün değildir. Türkiye'nin Suriye donanmasının güçlenmesi ve özellikle İsrail-Güney Kıbrıs-Yunanistan blokundan kaynaklanabilecek deniz güvenliği tehditlerine karşı sağlayacağı askeri ve teknik destek yalnızca Suriye’nin savunma kapasitesini artırmayacak; enerji yatırımları, deniz ticareti ve kıyı güvenliği açısından daha öngörülebilir bir ortam oluşturarak bölgesel ekonomik istikrara katkı sağlayacaktır.Bu ziyareti dikkati çekici kılan bir diğer yönü ise ziyaretin gerçekleştiği liman ve gerçekleşme zamanıdır. Ziyaret için Lazkiye Limanı'nın seçilmiş olması bir tesadüf değildir. Lazkiye, Doğu Akdeniz'in en önemli limanlarından biri olmasının yanında bölgesel ve küresel güçlerin de geçmişten beri önem verdiği bir noktadır. Lazkiye uzun yıllar Rusya’nın Tartus kentindeki deniz üssüyle birlikte Akdeniz’de sahip olduğu iki askeri üssünden birine (Hmeymim hava üssü) ev sahipliği yapmıştır. Bir yandan da Kıbrıs adasının doğusunda yer almasıyla İsrail, Güney Kıbrıs, Yunanistan arasında kurulmaya çalışılan enerji ve güvenlik koridoruna hakim bir konumda yer almaktadır. Güçlü bir Suriye donanması, Lazkiye’de güçlendirilmiş, etkili bir deniz üssü ve etkin bir ticari liman, bölgesel deniz jeopolitiğine önemli etkide bulunacaktır. Zira 8 Aralık 2024 devrimiyle Esed rejiminin çöküşü sonrasında İsrail'in Suriye'nin deniz ve hava kuvvetlerine yönelik saldırılar gerçekleştirdiği, ülkenin zaten iç savaş yıllarında darmadağın olmuş askeri kapasitesinden kalan unsurları da büyük ölçüde ortadan kaldırdığı unutulmamalıdır.Ziyaretin zamanlaması da dikkati çekicidir. Türkiye bu ziyareti Ankara’daki NATO zirvesinin üzerinden henüz bir hafta geçmeden gerçekleştirmiştir. Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen zirveye Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara da katılmıştır. Türkiye, Suriye'nin uluslararası sistemden tamamen izole edilip yalnızlaştırılmış bir aktör olmaktan çıkmasında aktif bir rol oynamaktadır. 50 yıllık Baas rejiminin bıraktığı izleri ve iç savaş yaralarını onarmaya çalışan Suriye’nin ise bu normalleşme sürecinde en büyük destekçisi Türkiye olarak öne çıkmaktadır. Şara’nın ABD Başkanı Donald Trump’la Ankara’daki NATO zirvesinde görüşmesi Suriye’nin normalleşme sürecini baltalamak için fırsat kollayan, bu konuda Trump’tan onay ve destek bekleyen İsrail’e aradığı fırsatı vermemektedir.İstikrarlı bir bölgesel düzenİsrail’in tüm bölgede hissedilen saldırganlığının dizginlenmesinden Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de hakkaniyetli ve istikrarlı bir paylaşım hedefine kadar pek çok bölgesel mesele Suriye’nin geleceği ile doğrudan ilintilidir. Bu sebeple, Türk Deniz Kuvvetlerinin Lazkiye ziyareti, ikili ilişkilerin geliştirilmesinin de ötesinde, bölgesel güvenlik mimarisini dönüştürecek gelişmelerin yaşanacağına işaret etmektedir. Türkiye’nin son yıllara kadar daha dar bir alanda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) odaklı sürdürülen Akdeniz politikası, artık başka aktörlerin de eklemlenmesiyle genişlemektedir. KKTC ile yakın ilişkisini sürdüren Türkiye, Doğu Akdeniz’de yeni ortaklıklar da inşa etmektedir. Bunun bir örneği, Türkiye ile Libya arasında Kasım 2019'da imzalanan deniz yetki alanları anlaşması ve Türkiye’nin o günden bugüne Libya ile geliştirdiği güvenlik işbirliğidir. Bir diğer örnek, Eylül 2025’te gerçekleştirilen Türkiye-Mısır Dostluk Denizi Deniz Harekatı Özel Tatbikatı ile somutlaşan ve her geçen gün derinleşen Mısır ile işbirliğidir. Bu işbirliği ağı Suriye ile yeni bir kulvar daha kazanmaktadır. Türkiye, Doğu Akdeniz’de artık ulusal çıkarlarını tek başına savunmamakta, bölgesel istikrarı dost ülkelerle geliştirdiği kazan-kazan yaklaşımıyla taçlandırmaktadır. Türkiye’nin Libya, Mısır, Suriye gibi Akdeniz ülkeleriyle geliştirdiği böylesi bir güvenlik bloku, bölgede East-Med benzeri Türkiye’yi dışlayan oluşumları, İsrail gibi saldırgan ülkelerin istikrarsızlaştırıcı çabalarını ve benzer girişimlerin hareket alanını önemli ölçüde daraltabilir. Türkiye’nin merkezinde yer aldığı böylesi bir hizalanma, bölgesel güç dengelerini Türkiye lehine yeniden şekillendirebilir, istikrarlı bir bölgesel düzen inşa edebilir.[Prof. Dr. Hüseyin Alptekin, Milli Savunma Üniversitesi Öğretim Üyesidir.]*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/analiz-turk-deniz-kuvvetlerinin-lazkiye-ziyareti-turkiye-suriye-askeri-isbirliginde-yeni-donem-ve-bolgesel-duzen-insasi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cezayir'de yetimhanede çıkan yangında çoğu çocuk 11 kişi hayatını kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cezayir-de-yetimhanede-cikan-yanginda-cogu-cocuk-11-kisi-hayatini-kaybetti/879898/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cezayir-de-yetimhanede-cikan-yanginda-cogu-cocuk-11-kisi-hayatini-kaybetti/879898/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:21:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Cezayir — Cezayir'de bir yetimhanede çıkan yangında çoğu çocuk 11 kişinin hayatını kaybettiği, 19 kişinin yaralandığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cezayir Haberleri — Cezayir'de bir yetimhanede çıkan yangında çoğu çocuk 11 kişinin hayatını kaybettiği, 19 kişinin yaralandığı bildirildi.Cezayir Sivil Savunma Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, başkent Cezayir'in Muhammediye ilçesindeki bir yetimhanede yangın çıktı.Yangında çoğu çocuk 11 kişi yaşamını yitirdi, 19 kişi yaralandı. Hayatını kaybedenlerin yaşlarına ilişkin ise bilgi verilmedi.Yangının çıkış nedeninin henüz bilinmediği ve söndürme çalışmalarının sürdüğü kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Cezayir Haberleri — Cezayir'de bir yetimhanede çıkan yangında çoğu çocuk 11 kişinin hayatını kaybettiği, 19 kişinin yaralandığı bildirildi.Cezayir Sivil Savunma Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, başkent Cezayir'in Muhammediye ilçesindeki bir yetimhanede yangın çıktı.Yangında çoğu çocuk 11 kişi yaşamını yitirdi, 19 kişi yaralandı. Hayatını kaybedenlerin yaşlarına ilişkin ise bilgi verilmedi.Yangının çıkış nedeninin henüz bilinmediği ve söndürme çalışmalarının sürdüğü kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tayvan merkezli yarı iletken üreticisi TSMC, ABD'ye 100 milyar dolarlık ek yatırım planlıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tayvan-merkezli-yari-iletken-ureticisi-tsmc-abd-ye-100-milyar-dolarlik-ek-yatirim-planliyor/879897/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tayvan-merkezli-yari-iletken-ureticisi-tsmc-abd-ye-100-milyar-dolarlik-ek-yatirim-planliyor/879897/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:21:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Dünyanın en büyük yarı iletken üreticisi Tayvan merkezli TSMC, ABD'deki üretim kapasitesini artırmak amacıyla bu ülkeye 100 milyar dolar daha yatırım yapmayı planladığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Dünyanın en büyük yarı iletken üreticisi Tayvan merkezli TSMC, ABD'deki üretim kapasitesini artırmak amacıyla bu ülkeye 100 milyar dolar daha yatırım yapmayı planladığını duyurdu.TSMC Üst Yöneticisi C.C. Wei, şirketin üç aylık kazancına ilişkin konferansta, şirketin ABD'ye yönelik yatırımlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.ABD'deki üretim kapasitesini genişletmek amacıyla yapılması planlanan 100 milyar dolar değerindeki ek yatırıma ilişkin Wei, bunun güçlü ve uzun vadeli talebi desteklemek için yapıldığını kaydetti.Wei, söz konusu yatırımın, ABD'deki yarı iletken alanının gelişimini teşvik etmeye, tedarik zincirini güçlendirmeye ve bu sektördeki iş imkanlarını desteklemeye yardımcı olacağına inandıklarını belirtti.Nvidia ve Apple'ın önemli tedarikçileri arasında yer alan TSMC, Mart 2025'te yaptığı açıklamada, ABD'deki yatırımını 165 milyar dolara çıkararak yapay zeka teknolojisinin geleceğine güç vermeyi planladığını belirtmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Dünyanın en büyük yarı iletken üreticisi Tayvan merkezli TSMC, ABD'deki üretim kapasitesini artırmak amacıyla bu ülkeye 100 milyar dolar daha yatırım yapmayı planladığını duyurdu.TSMC Üst Yöneticisi C.C. Wei, şirketin üç aylık kazancına ilişkin konferansta, şirketin ABD'ye yönelik yatırımlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.ABD'deki üretim kapasitesini genişletmek amacıyla yapılması planlanan 100 milyar dolar değerindeki ek yatırıma ilişkin Wei, bunun güçlü ve uzun vadeli talebi desteklemek için yapıldığını kaydetti.Wei, söz konusu yatırımın, ABD'deki yarı iletken alanının gelişimini teşvik etmeye, tedarik zincirini güçlendirmeye ve bu sektördeki iş imkanlarını desteklemeye yardımcı olacağına inandıklarını belirtti.Nvidia ve Apple'ın önemli tedarikçileri arasında yer alan TSMC, Mart 2025'te yaptığı açıklamada, ABD'deki yatırımını 165 milyar dolara çıkararak yapay zeka teknolojisinin geleceğine güç vermeyi planladığını belirtmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/tayvan-merkezli-yari-iletken-ureticisi-tsmc-abd-ye-100-milyar-dolarlik-ek-yatirim-planliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Son Dakika Gelişmesi! Dışişleri Bakanı Fidan: (Karadeniz'de güvenlik garantileri) Türkiye, deniz unsurlarına liderlik yapmayı kabul etti, müttefiklerimizle de bu konuda anlayış birliği içerisindeyiz</title>
      <link>https://www.canligaste.com/son-dakika-gelismesi-disisleri-bakani-fidan-karadeniz-de-guvenlik-garantileri-turkiye-deniz-unsurlarina-liderlik-yapmayi-kabul-etti-muttefiklerimizle-de-bu-konuda-anlayis-birligi-icerisindeyiz/879896/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/son-dakika-gelismesi-disisleri-bakani-fidan-karadeniz-de-guvenlik-garantileri-turkiye-deniz-unsurlarina-liderlik-yapmayi-kabul-etti-muttefiklerimizle-de-bu-konuda-anlayis-birligi-icerisindeyiz/879896/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:15:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara Flaş Haber — Dışişleri Bakanı Fidan: (Karadeniz'de güvenlik garantileri) Türkiye, deniz unsurlarına liderlik yapmayı kabul etti, müttefiklerimizle de bu konuda anlayış birliği içerisindeyiz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Son Dakika Flaş Haber — Dışişleri Bakanı Fidan: (Karadeniz&#039;de güvenlik garantileri) Türkiye, deniz unsurlarına liderlik yapmayı kabul etti, müttefiklerimizle de bu konuda anlayış birliği içerisindeyiz.Bu flaş haber gelişmesidir! Haber güncellendikçe içerik eklenecektir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Son Dakika Flaş Haber — Dışişleri Bakanı Fidan: (Karadeniz&#039;de güvenlik garantileri) Türkiye, deniz unsurlarına liderlik yapmayı kabul etti, müttefiklerimizle de bu konuda anlayış birliği içerisindeyiz.Bu flaş haber gelişmesidir! Haber güncellendikçe içerik eklenecektir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/son-dakika-gelismesi-disisleri-bakani-fidan-karadeniz-de-guvenlik-garantileri-turkiye-deniz-unsurlarina-liderlik-yapmayi-kabul-etti-muttefiklerimizle-de-bu-konuda-anlayis-birligi-icerisindeyiz.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bütçe uygulama sonuçları (1)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/butce-uygulama-sonuclari-1/879895/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/butce-uygulama-sonuclari-1/879895/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:15:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — Bütçe gelirleri haziranda 1 trilyon 509,6 milyar lira, giderleri 1 trilyon 395,5 milyar lira olarak hesaplandı - Bütçe haziranda 114,2 milyar lira fazla verirken ocak-haziran döneminde 942 milyar 835 milyon lira açık oluştu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye'nin merkezi yönetim bütçe gelirleri haziranda 1 trilyon 509,6 milyar lira, giderleri 1 trilyon 395,5 milyar lira olarak belirlendi. Hazine ve Maliye Bakanlığı, haziran ayına ilişkin bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı.Buna göre, haziranda bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 66 artarak 1 trilyon 509 milyar 630 milyon liraya yükseldi. Bütçe giderleri de yüzde 12,6 artışla 1 trilyon 395 milyar 467 milyon liraya ulaştı.Ocak-haziran döneminde ise bütçe gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39,1 artışla 7 trilyon 787 milyar 344 milyon liraya çıktı. Bütçe giderleri de aynı dönemde yüzde 32,7 yükselerek 8 trilyon 730 milyar 179 milyon lira oldu.Merkezi yönetim bütçesi, haziranda 114 milyar 164 milyon lira fazla verirken ocak-haziran döneminde 942 milyar 835 milyon lira açık oluştu.(Sürecek)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye'nin merkezi yönetim bütçe gelirleri haziranda 1 trilyon 509,6 milyar lira, giderleri 1 trilyon 395,5 milyar lira olarak belirlendi. Hazine ve Maliye Bakanlığı, haziran ayına ilişkin bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı.Buna göre, haziranda bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 66 artarak 1 trilyon 509 milyar 630 milyon liraya yükseldi. Bütçe giderleri de yüzde 12,6 artışla 1 trilyon 395 milyar 467 milyon liraya ulaştı.Ocak-haziran döneminde ise bütçe gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39,1 artışla 7 trilyon 787 milyar 344 milyon liraya çıktı. Bütçe giderleri de aynı dönemde yüzde 32,7 yükselerek 8 trilyon 730 milyar 179 milyon lira oldu.Merkezi yönetim bütçesi, haziranda 114 milyar 164 milyon lira fazla verirken ocak-haziran döneminde 942 milyar 835 milyon lira açık oluştu.(Sürecek)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Meslek ortaokulu öğrencileri, alanlarına uygun atölyelerde becerilerini keşfedecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/meslek-ortaokulu-ogrencileri-alanlarina-uygun-atolyelerde-becerilerini-kesfedecek/879894/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/meslek-ortaokulu-ogrencileri-alanlarina-uygun-atolyelerde-becerilerini-kesfedecek/879894/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:12:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Dikmen Nevzat Ayaz Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde açılan meslek ortaokulu, bilişim teknolojileri, çocuk gelişimi ve eğitimi, grafik ve fotoğraf, güzellik hizmetleri, moda tasarım teknolojileri ile yiyecek-içecek hizmetleri alanlarında eğitim sunacak - Okul müdürü Emine Kılıç: - Tecrübeli öğretmen kadromuz ve donanımlı atölyelerimizde, 6 alanda öğrencilerimize uygulamalı eğitim vermek ve farklı meslekleri tanıtmak için hazırız, kendilerini bekliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ŞEYMA GÜVEN - Kapılarını ilk öğrencilerine açmaya hazırlanan, Dikmen Nevzat Ayaz Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde faaliyete başlayacak meslek ortaokulu, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini tanıyacağı atölyelerde eğitim sunacak.Gelecek eğitim öğretim yılında faaliyete geçecek Dikmen Nevzat Ayaz Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Ortaokuluna ilk kayıtlar alınacak.Bilişim teknolojileri, çocuk gelişimi ve eğitimi, grafik ve fotoğraf, güzellik hizmetleri, moda tasarım teknolojileri ve yiyecek-içecek hizmetleri olmak üzere 6 alanda eğitim verecek meslek ortaokulu, donanımlı atölyelerle öğrencilerin becerilerini keşfetmesine imkan tanıyacak.Dikmen Nevzat Ayaz Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Emine Kılıç, AA muhabirine, 2026-2027 eğitim öğretim yılından itibaren ortaokul bünyesinde ilk öğrencilere eğitim vermeye başlayacaklarını söyledi.Türkiye genelinde 22 ilde meslek ortaokulu bulunduğunu vurgulayan Kılıç, Dikmen Nevzat Ayaz Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Ortaokulunun Ankara'da açılan tek meslek ortaokulu olduğunu belirtti.Okulun, öğrencilerin ilgi ve becerilerini keşfetmesine yardımcı olmak amacıyla tasarlandığını dile getiren Kılıç, Meslek ortaokulunda, diğer ortaokullarda mevcut olan akademik derslerin aynısını veriyoruz. Türkçe, matematik, fen bilimleri ve diğer derslerin hepsi normal ortaokulda olduğu gibi. Yalnızca seçmeli ders olarak okulumuzdaki meslek alanlarından dersler vereceğiz. dedi.Kılıç, öğrencilere uygulamalı öğrenme ortamı sunduklarını ifade ederek, Atölyedeki çalışmalarla, öğrencilerin diğer meslekleri yakından tanımalarını sağlayacağız. İlgi ve yeteneklerini keşfetmeye yardımcı olacak bu eğitimle ayrıca öğrencilerin lise tercihlerinin de daha bilinçli olarak yapılmasına katkı sağlanacak. diye konuştu.Kayıt sürecine ilişkin bilgi veren Kılıç, 4. sınıftan mezun olan öğrencilerin kendi kayıt bölgelerindeki ortaokullara yerleştiğini, meslek ortaokulunda eğitim görmek istemeleri durumunda, velileriyle e-okul sistemi üzerinden nakil talebinde bulunmaları gerektiğini anlattı.Öğrencilerin, her bir alana uygun hazırlanan atölyelerde meslek derslerini uygulamalı işleyeceklerini belirten Kılıç, talebe göre okul kontenjanlarının yükselebileceğini ve okulun fiziki kapasitesinin yeterli olduğunu vurguladı.Kılıç, Tecrübeli öğretmen kadromuz ve donanımlı atölyelerimizde, 6 alanda öğrencilerimize uygulamalı eğitim vermek ve farklı meslekleri tanıtmak için hazırız, kendilerini bekliyoruz. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ŞEYMA GÜVEN - Kapılarını ilk öğrencilerine açmaya hazırlanan, Dikmen Nevzat Ayaz Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde faaliyete başlayacak meslek ortaokulu, öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini tanıyacağı atölyelerde eğitim sunacak.Gelecek eğitim öğretim yılında faaliyete geçecek Dikmen Nevzat Ayaz Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Ortaokuluna ilk kayıtlar alınacak.Bilişim teknolojileri, çocuk gelişimi ve eğitimi, grafik ve fotoğraf, güzellik hizmetleri, moda tasarım teknolojileri ve yiyecek-içecek hizmetleri olmak üzere 6 alanda eğitim verecek meslek ortaokulu, donanımlı atölyelerle öğrencilerin becerilerini keşfetmesine imkan tanıyacak.Dikmen Nevzat Ayaz Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Emine Kılıç, AA muhabirine, 2026-2027 eğitim öğretim yılından itibaren ortaokul bünyesinde ilk öğrencilere eğitim vermeye başlayacaklarını söyledi.Türkiye genelinde 22 ilde meslek ortaokulu bulunduğunu vurgulayan Kılıç, Dikmen Nevzat Ayaz Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Ortaokulunun Ankara'da açılan tek meslek ortaokulu olduğunu belirtti.Okulun, öğrencilerin ilgi ve becerilerini keşfetmesine yardımcı olmak amacıyla tasarlandığını dile getiren Kılıç, Meslek ortaokulunda, diğer ortaokullarda mevcut olan akademik derslerin aynısını veriyoruz. Türkçe, matematik, fen bilimleri ve diğer derslerin hepsi normal ortaokulda olduğu gibi. Yalnızca seçmeli ders olarak okulumuzdaki meslek alanlarından dersler vereceğiz. dedi.Kılıç, öğrencilere uygulamalı öğrenme ortamı sunduklarını ifade ederek, Atölyedeki çalışmalarla, öğrencilerin diğer meslekleri yakından tanımalarını sağlayacağız. İlgi ve yeteneklerini keşfetmeye yardımcı olacak bu eğitimle ayrıca öğrencilerin lise tercihlerinin de daha bilinçli olarak yapılmasına katkı sağlanacak. diye konuştu.Kayıt sürecine ilişkin bilgi veren Kılıç, 4. sınıftan mezun olan öğrencilerin kendi kayıt bölgelerindeki ortaokullara yerleştiğini, meslek ortaokulunda eğitim görmek istemeleri durumunda, velileriyle e-okul sistemi üzerinden nakil talebinde bulunmaları gerektiğini anlattı.Öğrencilerin, her bir alana uygun hazırlanan atölyelerde meslek derslerini uygulamalı işleyeceklerini belirten Kılıç, talebe göre okul kontenjanlarının yükselebileceğini ve okulun fiziki kapasitesinin yeterli olduğunu vurguladı.Kılıç, Tecrübeli öğretmen kadromuz ve donanımlı atölyelerimizde, 6 alanda öğrencilerimize uygulamalı eğitim vermek ve farklı meslekleri tanıtmak için hazırız, kendilerini bekliyoruz. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/meslek-ortaokulu-ogrencileri-alanlarina-uygun-atolyelerde-becerilerini-kesfedecek.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ASKON Genel Başkanı Aydın, iş dünyasının yılın ikinci 6 ayına ilişkin beklentilerini değerlendirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/askon-genel-baskani-aydin-is-dunyasinin-yilin-ikinci-6-ayina-iliskin-beklentilerini-degerlendirdi/879893/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/askon-genel-baskani-aydin-is-dunyasinin-yilin-ikinci-6-ayina-iliskin-beklentilerini-degerlendirdi/879893/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:12:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : YUNUS TÜRK - Anadolu Aslanları İş İnsanları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, yılın ikinci yarısında küresel ekonomide toparlanmanın hız kazanması halinde ihracatın yeniden ivme kazanacağını belirterek, Türkiye, üretim kapasitesiyle büyümesini sürdürebilecek güçlü bir ekonomiye sahiptir. dedi.Orhan Aydın, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yılın ilk yarısında uygulanan ekonomi programının enflasyonla mücadele, cari denge ve mali disiplin açısından önemli sonuçlar verdiğini söyledi.Makroekonomik göstergelerde belirli bir iyileşmenin söz konusu olduğuna işaret eden Aydın, reel sektör açısından aynı hızda bir rahatlamadan bahsetmenin henüz mümkün olmadığını ve toparlanma için biraz daha sabırlı olunması gerektiğini ifade etti.Aydın, üretici, sanayici ve ihracatçının yüksek finansman maliyetleri ve faiz oranlarının yanı sıra artan işletme giderleriyle mücadele ettiğine dikkati çekerek, Özellikle KOBİ'ler açısından nakit akışı yılın ilk yarısında karşımıza çıkan sorunlardan. diye konuştu.Makro ekonomik dengelerde sağlanan iyileşmenin üretim, istihdam ve yatırımlara daha belirgin şekilde yansımasını beklediklerini belirten Aydın, küresel ekonominin, Türkiye'nin yakın coğrafyasında yaşanan savaşların olumsuz etkileriyle karşı karşıya olduğunu, son dönemde yapılan ılımlı açıklamalarla piyasalarda kısmi bir sakinleşme gözlense de güven ortamının tesis edilmesi için somut adımların atılmasının kritik önem taşıdığını anlattı.Üretim yapmak isteyen ve yatırımı düşünen işletmelerin önü açılmalıOrhan Aydın, yılın ilk yarısına ilişkin verilerin makro finansal istikrarın güçlendiğine işaret ettiğini belirterek, bu sürecin yüksek finansman maliyetleri altında faaliyet gösteren üreticiler üzerinde baskı oluşturmaması için destekleyici ve seçici kredi adımlarının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.Reel sektörün şu anda en temel probleminin finansmana erişim olduğunu vurgulayan Aydın, Finansmana erişimin zorlaşması ve maliyetinin yükselmesi yatırım iştahını doğrudan etkiliyor. Bunun yanında enerji maliyetleri, işçilik giderleri ve finansman yükü üretim maliyetlerini artırıyor. açıklamasını yaptı.Aydın, enflasyonla mücadelenin ülke açısından vazgeçilmez olduğunun altını çizerek, Ancak bu süreç yürütülürken üretim ekonomisinin zarar görmemesi gerekiyor. Üreten, ihracat yapan ve istihdam sağlayan firmalara yönelik daha seçici ve destekleyici finansman modellerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. dedi.Üretim yapmak isteyen ve bu bağlamda yatırımı düşünen işletmelerin önünün açılması gerektiğine işaret eden Aydın, Bu işletmelerin yüksek faizle uğraşmadan uygun, geri ödenebilir oranlarda finansal koşullara kavuşmaları sağlanmalıdır. diye konuştu.Yatırım ortamını güçlendirecek yapısal reformlara ihtiyaç varASKON Genel Başkanı Aydın, Türkiye'nin geçici makro istikrar kazanımlarını kalıcı kılabilmesi ve yeniden üretim ile yatırım odaklı bir büyüme patikasına girebilmesi için belirli yapısal adımların gerektiğini söyledi.Türkiye'nin üretimdeki gücüne işaret eden Aydın, Bunu daha ileriye taşımak için yatırım ortamını güçlendirecek yapısal reformlara ihtiyaç var. Özellikle yatırım finansmanının kolaylaştırılması, sanayicinin üzerindeki maliyet baskısının azaltılması, yüksek katma değerli üretimin teşvik edilmesi ve mesleki eğitimin güçlendirilmesi öncelikler arasında yer almalıdır. değerlendirmesinde bulundu.Aydın, öngörülebilir ekonomi politikaları ve yatırımcının uzun vadeli plan yapabileceği istikrarlı bir ortam oluşturulmasının büyük önem taşıdığını kaydederek, Tüm bunların yanı sıra ihracat artarken ithalatın da yükselmesini önlemek adına, imalat sanayisinde dışa bağımlı olunan ara mallarının yurt içinde üretilmesini sağlayacak mikro reformlar da hayata geçirilmelidir. şeklinde konuştu.Kırılgan küresel konjonktür Türkiye için stratejik pazar kazanımları da vadediyorOrhan Aydın, global anlamda artık dijitalleşme ve yapay zeka ekseninde yeni bir rekabet dönemine girildiğini belirterek, Türk iş dünyasında bu dönüşümü yakından takip eden ve önemli yatırımlar yapan firmaların olduğunu ve özellikle KOBİ'lerin bu dönüşüm için daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.Küresel ticaret ve yatırım zincirlerinde ABD-Çin rekabetinin getirdiği korumacılık, Avrupa'nın yeni sanayi politikaları ve artan bölgesel jeopolitik risklerle her şeyin adeta yeniden tasarlandığını anlatan Aydın, bu kırılgan küresel konjonktürün Türkiye için hem ciddi riskler hem de stratejik pazar kazanımları vadettiğini söyledi.Aydın, Bu bağlamda Türkiye genç nüfusu, güçlü sanayi altyapısı, stratejik konumu ve lojistik avantajıyla bu süreçten olumlu ayrışabilecek ülkelerden biridir. Doğru politikalarla ülkemiz Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Türk Cumhuriyetleri arasında çok önemli bir üretim ve lojistik merkezi haline gelebilir. dedi.Türkiye üretim kapasitesiyle büyümesini sürdürebilecek güçlü bir ekonomiye sahipOrhan Aydın, batılı dev şirketlerin üretimi yakın ve dost ülkelere kaydırma isteğine değinerek, Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısı, G20 ekonomisi olması ve lojistik merkez olma potansiyeliyle Avrupa ve Orta Doğu için en güvenli bölgesel limanlardan biri olarak öne çıktığını vurguladı.Çok uluslu şirketlerin bölgesel yönetim, finans ve lojistik merkezlerini Türkiye'ye taşıması için yasal öngörülebilirlik ve tahkim altyapısının güçlendirilmesine devam edilmesi gerektiğini kaydeden Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:Yılın ikinci yarısında küresel ekonomide toparlanmanın hız kazanması halinde ihracat yeniden ivme kazanacak. Türkiye, üretim kapasitesiyle büyümesini sürdürebilecek güçlü bir ekonomiye sahiptir. Yıl sonu hedefleri bağlamında TCMB’nin politika faizinde kademeli indirim sürecini başlatması, kredi musluklarının biraz daha açılması, yüksek teknoloji, ihracat ve ara malı yerlileştirme yatırımlarına yönelik düşük maliyetli fonlama imkanlarının genişletilmesi, imalatçı ve KOBİ'lerin işletme sermayesi ihtiyaçlarına göre daha esnek faiz ve vade yapılarıyla Kredi Garanti Fonunun (KGF) revize edilmesi, Yeşil Dönüşüm ve AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasına uyum sağlayacak şirketlere yönelik hibe ve danışmanlık finansmanlarının sağlanması gibi adımları bekliyoruz.Üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam edeceğizASKON Genel Başkanı Aydın, AB'nin tedarik zincirlerini çeşitlendirme politikasının Türkiye için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, mevcut sanayi entegrasyonu sayesinde Avrupalı üreticiler için en güçlü ve maliyetlere alternatif tedarik limanı konumunda olduklarını anlattı.Bu fırsatın iyi değerlendirilmesi halinde AB üretim hatlarının bir kısmının Türkiye'ye kaydırılabileceğini dile getiren Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:Gümrük Birliğinin güncellenmesi ticari olduğu gibi artık stratejik de bir zorunluluktur. Hiç şüphesiz 1996 tarihli mevcut Gümrük Birliği, günümüzün dijital ve küresel ticaret ihtiyaçlarına cevap verememektedir. Türkiye, Avrupa'nın güvenilir üretim ortağıdır. Bu avantajın iyi değerlendirilmesi halinde karşılıklı ticaret hacminin çok daha yüksek seviyelere ulaşacağına inanıyoruz. Türkiye'nin en büyük gücü girişimci insan kaynağıdır. Bizler üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam edeceğiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : YUNUS TÜRK - Anadolu Aslanları İş İnsanları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, yılın ikinci yarısında küresel ekonomide toparlanmanın hız kazanması halinde ihracatın yeniden ivme kazanacağını belirterek, Türkiye, üretim kapasitesiyle büyümesini sürdürebilecek güçlü bir ekonomiye sahiptir. dedi.Orhan Aydın, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yılın ilk yarısında uygulanan ekonomi programının enflasyonla mücadele, cari denge ve mali disiplin açısından önemli sonuçlar verdiğini söyledi.Makroekonomik göstergelerde belirli bir iyileşmenin söz konusu olduğuna işaret eden Aydın, reel sektör açısından aynı hızda bir rahatlamadan bahsetmenin henüz mümkün olmadığını ve toparlanma için biraz daha sabırlı olunması gerektiğini ifade etti.Aydın, üretici, sanayici ve ihracatçının yüksek finansman maliyetleri ve faiz oranlarının yanı sıra artan işletme giderleriyle mücadele ettiğine dikkati çekerek, Özellikle KOBİ'ler açısından nakit akışı yılın ilk yarısında karşımıza çıkan sorunlardan. diye konuştu.Makro ekonomik dengelerde sağlanan iyileşmenin üretim, istihdam ve yatırımlara daha belirgin şekilde yansımasını beklediklerini belirten Aydın, küresel ekonominin, Türkiye'nin yakın coğrafyasında yaşanan savaşların olumsuz etkileriyle karşı karşıya olduğunu, son dönemde yapılan ılımlı açıklamalarla piyasalarda kısmi bir sakinleşme gözlense de güven ortamının tesis edilmesi için somut adımların atılmasının kritik önem taşıdığını anlattı.Üretim yapmak isteyen ve yatırımı düşünen işletmelerin önü açılmalıOrhan Aydın, yılın ilk yarısına ilişkin verilerin makro finansal istikrarın güçlendiğine işaret ettiğini belirterek, bu sürecin yüksek finansman maliyetleri altında faaliyet gösteren üreticiler üzerinde baskı oluşturmaması için destekleyici ve seçici kredi adımlarının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.Reel sektörün şu anda en temel probleminin finansmana erişim olduğunu vurgulayan Aydın, Finansmana erişimin zorlaşması ve maliyetinin yükselmesi yatırım iştahını doğrudan etkiliyor. Bunun yanında enerji maliyetleri, işçilik giderleri ve finansman yükü üretim maliyetlerini artırıyor. açıklamasını yaptı.Aydın, enflasyonla mücadelenin ülke açısından vazgeçilmez olduğunun altını çizerek, Ancak bu süreç yürütülürken üretim ekonomisinin zarar görmemesi gerekiyor. Üreten, ihracat yapan ve istihdam sağlayan firmalara yönelik daha seçici ve destekleyici finansman modellerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. dedi.Üretim yapmak isteyen ve bu bağlamda yatırımı düşünen işletmelerin önünün açılması gerektiğine işaret eden Aydın, Bu işletmelerin yüksek faizle uğraşmadan uygun, geri ödenebilir oranlarda finansal koşullara kavuşmaları sağlanmalıdır. diye konuştu.Yatırım ortamını güçlendirecek yapısal reformlara ihtiyaç varASKON Genel Başkanı Aydın, Türkiye'nin geçici makro istikrar kazanımlarını kalıcı kılabilmesi ve yeniden üretim ile yatırım odaklı bir büyüme patikasına girebilmesi için belirli yapısal adımların gerektiğini söyledi.Türkiye'nin üretimdeki gücüne işaret eden Aydın, Bunu daha ileriye taşımak için yatırım ortamını güçlendirecek yapısal reformlara ihtiyaç var. Özellikle yatırım finansmanının kolaylaştırılması, sanayicinin üzerindeki maliyet baskısının azaltılması, yüksek katma değerli üretimin teşvik edilmesi ve mesleki eğitimin güçlendirilmesi öncelikler arasında yer almalıdır. değerlendirmesinde bulundu.Aydın, öngörülebilir ekonomi politikaları ve yatırımcının uzun vadeli plan yapabileceği istikrarlı bir ortam oluşturulmasının büyük önem taşıdığını kaydederek, Tüm bunların yanı sıra ihracat artarken ithalatın da yükselmesini önlemek adına, imalat sanayisinde dışa bağımlı olunan ara mallarının yurt içinde üretilmesini sağlayacak mikro reformlar da hayata geçirilmelidir. şeklinde konuştu.Kırılgan küresel konjonktür Türkiye için stratejik pazar kazanımları da vadediyorOrhan Aydın, global anlamda artık dijitalleşme ve yapay zeka ekseninde yeni bir rekabet dönemine girildiğini belirterek, Türk iş dünyasında bu dönüşümü yakından takip eden ve önemli yatırımlar yapan firmaların olduğunu ve özellikle KOBİ'lerin bu dönüşüm için daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.Küresel ticaret ve yatırım zincirlerinde ABD-Çin rekabetinin getirdiği korumacılık, Avrupa'nın yeni sanayi politikaları ve artan bölgesel jeopolitik risklerle her şeyin adeta yeniden tasarlandığını anlatan Aydın, bu kırılgan küresel konjonktürün Türkiye için hem ciddi riskler hem de stratejik pazar kazanımları vadettiğini söyledi.Aydın, Bu bağlamda Türkiye genç nüfusu, güçlü sanayi altyapısı, stratejik konumu ve lojistik avantajıyla bu süreçten olumlu ayrışabilecek ülkelerden biridir. Doğru politikalarla ülkemiz Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Türk Cumhuriyetleri arasında çok önemli bir üretim ve lojistik merkezi haline gelebilir. dedi.Türkiye üretim kapasitesiyle büyümesini sürdürebilecek güçlü bir ekonomiye sahipOrhan Aydın, batılı dev şirketlerin üretimi yakın ve dost ülkelere kaydırma isteğine değinerek, Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısı, G20 ekonomisi olması ve lojistik merkez olma potansiyeliyle Avrupa ve Orta Doğu için en güvenli bölgesel limanlardan biri olarak öne çıktığını vurguladı.Çok uluslu şirketlerin bölgesel yönetim, finans ve lojistik merkezlerini Türkiye'ye taşıması için yasal öngörülebilirlik ve tahkim altyapısının güçlendirilmesine devam edilmesi gerektiğini kaydeden Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:Yılın ikinci yarısında küresel ekonomide toparlanmanın hız kazanması halinde ihracat yeniden ivme kazanacak. Türkiye, üretim kapasitesiyle büyümesini sürdürebilecek güçlü bir ekonomiye sahiptir. Yıl sonu hedefleri bağlamında TCMB’nin politika faizinde kademeli indirim sürecini başlatması, kredi musluklarının biraz daha açılması, yüksek teknoloji, ihracat ve ara malı yerlileştirme yatırımlarına yönelik düşük maliyetli fonlama imkanlarının genişletilmesi, imalatçı ve KOBİ'lerin işletme sermayesi ihtiyaçlarına göre daha esnek faiz ve vade yapılarıyla Kredi Garanti Fonunun (KGF) revize edilmesi, Yeşil Dönüşüm ve AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasına uyum sağlayacak şirketlere yönelik hibe ve danışmanlık finansmanlarının sağlanması gibi adımları bekliyoruz.Üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam edeceğizASKON Genel Başkanı Aydın, AB'nin tedarik zincirlerini çeşitlendirme politikasının Türkiye için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, mevcut sanayi entegrasyonu sayesinde Avrupalı üreticiler için en güçlü ve maliyetlere alternatif tedarik limanı konumunda olduklarını anlattı.Bu fırsatın iyi değerlendirilmesi halinde AB üretim hatlarının bir kısmının Türkiye'ye kaydırılabileceğini dile getiren Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:Gümrük Birliğinin güncellenmesi ticari olduğu gibi artık stratejik de bir zorunluluktur. Hiç şüphesiz 1996 tarihli mevcut Gümrük Birliği, günümüzün dijital ve küresel ticaret ihtiyaçlarına cevap verememektedir. Türkiye, Avrupa'nın güvenilir üretim ortağıdır. Bu avantajın iyi değerlendirilmesi halinde karşılıklı ticaret hacminin çok daha yüksek seviyelere ulaşacağına inanıyoruz. Türkiye'nin en büyük gücü girişimci insan kaynağıdır. Bizler üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam edeceğiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/askon-genel-baskani-aydin-is-dunyasinin-yilin-ikinci-6-ayina-iliskin-beklentilerini-degerlendirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çaykur Rizesporlu Taha Şahin, yeni sezonda gelişimini sürdürmeyi hedefliyor:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/caykur-rizesporlu-taha-sahin-yeni-sezonda-gelisimini-surdurmeyi-hedefliyor/879890/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/caykur-rizesporlu-taha-sahin-yeni-sezonda-gelisimini-surdurmeyi-hedefliyor/879890/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Hedefim takıma katkı sağlamak ve A Milli Takım forması giymek - Çalışmalarımın karşılığını aldığımı düşünüyorum. Her zaman sahada takımıma katkı sağlamak istiyorum. İnşallah bu sezon da aynı hedefler doğrultusunda çalışmalarıma devam edeceğim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- YUNUS HOCAOĞLU - Trendyol Süper Lig ekiplerinden Çaykur Rizespor'un genç oyuncusu Muhammet Taha Şahin, farklı mevkilerde kendini geliştirdiğini belirterek, yeni sezonda hem takımına daha fazla katkı sağlamayı hem de yeniden A Milli Takım formasını giymeyi hedeflediğini söyledi. Yeni sezon hazırlıklarını Erzurum Yüksek İrtifa Kamp Merkezi'nde sürdüren yeşil-mavili ekibin futbolcusu Şahin, AA muhabirine kamp süreci, performansı ve hedefleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.Kentteki kamp döneminin yoğun ve zorlu geçtiğini belirten Şahin, Kamp dönemi yüklemelerle geçiyor. Yorucu, zorlu yani tüm sezonun belki ekmeğini yiyeceğimiz bir dönemden geçiyoruz. dedi.Şahin, her zaman daha iyisini yapabilmek için çalıştığını ifade ederek, Bireysel olarak performansımdan memnunum. Her zaman daha iyisini yapmaya uğraşıyorum. Maçlardan sonra analizlerimi yapıyorum. Geçen sezon en çok şut attığım, en fazla alan katettiğim ve en çok dripling yaptığım sezonlardan birini geçirdim. Bazı şeylerde kendime kızdım bunların hepsi sonuca yansımıyor. Bu, bazen bizim şanssızlığımız, beceriksizliğimiz, bazen de arkadaşlarımızın bize yardım edememesiyle alakalı. Ama sezona baktığımız zaman güzel bir sezon geçirdim diyebilirim. değerlendirmesinde bulundu.Farklı mevkilerde kendini geliştirdiğini dile getiren Şahin, Çocukluğumdan beri hücum etmeyi seviyorum ve buraya gelince İlhan (Palut) hoca defansif yönümü daha çok geliştirmemi söylüyordu. Ben de maçları, pozisyonları izledikten sonra buna dikkat etmem gerektiğini düşünerek bu yönde çalışmalar yaptım. Defansif yönümü daha çok geliştirdim diyebilirim. Orta açma becerim her zaman vardı ancak bu konuda kendimi yeterli görmüyorum. Bu konuda geliştirmem gereken çok yer var. ifadelerini kullandı.Birçok kadroya karşı üstünlük kurabilecek bir kadroya sahibizŞahin, takımın güçlü bir kadroya sahip olduğunu belirterek, şöyle konuştu:Sıralama ve puan olarak geçen senenin üzerinde bitirmemiz gerekiyor. Bu kadro kalitesiyle her zaman daha iyisini yapmamız gerektiğini aramızda konuşuyoruz. Özellikle içeride ve dışarıda birçok takıma karşı üstünlük kurabilecek bir kadroya sahibiz. Hedefim takıma katkı sağlamak. Milli takıma kadar yükselmiş biri olarak A Milli Takım'ın kadrosunun her zaman parçalarından biri olmak benim en büyük hayallerimden bir tanesi. Bunu geliştirecek, katkı sağlayacak çalışmalar yapıyorum. Milli takım çok özel bir şey. İlk davet aldığım zaman, aklımın bir yerinde duruyor. Ağabeylerimle, futbolcu kardeşlerimle oynadığım için mutluyum. Hocamızla da sürekli iletişim halindeyiz. Eksiklerimizi söylüyor biz de onun takdiriyle bunları gidermeye çalışıyoruz. Bu benim için çok büyük bir motivasyon. Umarım her zaman orada olup milli takıma ve ülkeme faydalı bir futbolcu olurum.Kariyerinin ileriki dönemleri hakkında da konuşan Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:Kendime her zaman Rizesporluyum diyorum ama ülkemi yurt dışında temsil etmek ya da şampiyonluk mücadelesi veren bir takımda oynamak istiyorum. Çünkü buna hazır olduğumu düşünüyorum. Bu beni açıkçası çok mutlu eder. Ama bunların hepsi Rizespor'un menfaatleri doğrultusunda gerçekleşecekse olsun diyorum. Çok şükür geldiğimden beri sakatlık nedeniyle maç kaçırmadım. Bu da ayrıca beni mutlu ediyor. Çalıştığımın karşılığını aldığımı düşünüyorum. Her zaman sahada takımıma katkı sağlamak istiyorum. İnşallah bu sezon da aynı şekilde bu hedefler doğrultusunda devam edeceğim.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- YUNUS HOCAOĞLU - Trendyol Süper Lig ekiplerinden Çaykur Rizespor'un genç oyuncusu Muhammet Taha Şahin, farklı mevkilerde kendini geliştirdiğini belirterek, yeni sezonda hem takımına daha fazla katkı sağlamayı hem de yeniden A Milli Takım formasını giymeyi hedeflediğini söyledi. Yeni sezon hazırlıklarını Erzurum Yüksek İrtifa Kamp Merkezi'nde sürdüren yeşil-mavili ekibin futbolcusu Şahin, AA muhabirine kamp süreci, performansı ve hedefleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.Kentteki kamp döneminin yoğun ve zorlu geçtiğini belirten Şahin, Kamp dönemi yüklemelerle geçiyor. Yorucu, zorlu yani tüm sezonun belki ekmeğini yiyeceğimiz bir dönemden geçiyoruz. dedi.Şahin, her zaman daha iyisini yapabilmek için çalıştığını ifade ederek, Bireysel olarak performansımdan memnunum. Her zaman daha iyisini yapmaya uğraşıyorum. Maçlardan sonra analizlerimi yapıyorum. Geçen sezon en çok şut attığım, en fazla alan katettiğim ve en çok dripling yaptığım sezonlardan birini geçirdim. Bazı şeylerde kendime kızdım bunların hepsi sonuca yansımıyor. Bu, bazen bizim şanssızlığımız, beceriksizliğimiz, bazen de arkadaşlarımızın bize yardım edememesiyle alakalı. Ama sezona baktığımız zaman güzel bir sezon geçirdim diyebilirim. değerlendirmesinde bulundu.Farklı mevkilerde kendini geliştirdiğini dile getiren Şahin, Çocukluğumdan beri hücum etmeyi seviyorum ve buraya gelince İlhan (Palut) hoca defansif yönümü daha çok geliştirmemi söylüyordu. Ben de maçları, pozisyonları izledikten sonra buna dikkat etmem gerektiğini düşünerek bu yönde çalışmalar yaptım. Defansif yönümü daha çok geliştirdim diyebilirim. Orta açma becerim her zaman vardı ancak bu konuda kendimi yeterli görmüyorum. Bu konuda geliştirmem gereken çok yer var. ifadelerini kullandı.Birçok kadroya karşı üstünlük kurabilecek bir kadroya sahibizŞahin, takımın güçlü bir kadroya sahip olduğunu belirterek, şöyle konuştu:Sıralama ve puan olarak geçen senenin üzerinde bitirmemiz gerekiyor. Bu kadro kalitesiyle her zaman daha iyisini yapmamız gerektiğini aramızda konuşuyoruz. Özellikle içeride ve dışarıda birçok takıma karşı üstünlük kurabilecek bir kadroya sahibiz. Hedefim takıma katkı sağlamak. Milli takıma kadar yükselmiş biri olarak A Milli Takım'ın kadrosunun her zaman parçalarından biri olmak benim en büyük hayallerimden bir tanesi. Bunu geliştirecek, katkı sağlayacak çalışmalar yapıyorum. Milli takım çok özel bir şey. İlk davet aldığım zaman, aklımın bir yerinde duruyor. Ağabeylerimle, futbolcu kardeşlerimle oynadığım için mutluyum. Hocamızla da sürekli iletişim halindeyiz. Eksiklerimizi söylüyor biz de onun takdiriyle bunları gidermeye çalışıyoruz. Bu benim için çok büyük bir motivasyon. Umarım her zaman orada olup milli takıma ve ülkeme faydalı bir futbolcu olurum.Kariyerinin ileriki dönemleri hakkında da konuşan Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:Kendime her zaman Rizesporluyum diyorum ama ülkemi yurt dışında temsil etmek ya da şampiyonluk mücadelesi veren bir takımda oynamak istiyorum. Çünkü buna hazır olduğumu düşünüyorum. Bu beni açıkçası çok mutlu eder. Ama bunların hepsi Rizespor'un menfaatleri doğrultusunda gerçekleşecekse olsun diyorum. Çok şükür geldiğimden beri sakatlık nedeniyle maç kaçırmadım. Bu da ayrıca beni mutlu ediyor. Çalıştığımın karşılığını aldığımı düşünüyorum. Her zaman sahada takımıma katkı sağlamak istiyorum. İnşallah bu sezon da aynı şekilde bu hedefler doğrultusunda devam edeceğim.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Antalya'da nesli tükenme tehlikesi altındaki alageyiklerin bu yıl 5 yavrusu dünyaya geldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/antalya-da-nesli-tukenme-tehlikesi-altindaki-alageyiklerin-bu-yil-5-yavrusu-dunyaya-geldi/879889/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/antalya-da-nesli-tukenme-tehlikesi-altindaki-alageyiklerin-bu-yil-5-yavrusu-dunyaya-geldi/879889/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya — Yeni yavrularla birlikte Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda bulunan alageyik sayısı 177'ye ulaştı - Eşenadası Yaban Hayvanı Üretme Yeri Şefi Ertürk Reçber: - Üretim istasyonu 1966 yılında kurulduğunda sadece 7 alageyik vardı. Bu sayı koruma çalışmalarıyla yıllar içerisinde arttı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri — SÜLEYMAN ELÇİN - Antalya'da Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'ndaki nesli tehlike altında bulunan alageyikler, bu yıl 5 yavru dünyaya getirdi.Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, alageyiklerin (dama dama) dünyada saf ırk olarak tek doğal yayılış alanı olarak nitelendirilen Antalya Düzlerçamı bölgesinde popülasyonu artırmak için çalışmalarını sürdürüyor.Düzlerçamı'nda oluşturulan 521 hektarlık Eşen Adası Yaban Hayvanları Üretme Yeri'nde, insan eli değmeden alageyiklerin sayıları artırılmaya çalışılıyor.Milli parklar ekiplerince fotokapanlarla takip edilen alageyiklerin bu yıl 5 yavrusunun dünyaya geldiği belirlendi. Yeni doğumlarla üretim yerindeki alageyik sayısı 177'ye ulaştı.Orman yangını tehlikesine karşı başka alanlara naklediliyorEşenadası Yaban Hayvanı Üretme Yeri Şefi Ertürk Reçber, AA muhabirine, yavruların dünyaya gelmesinin saf ve doğal popülasyonunun devamı için önemli olduğunu söyledi.Alageyiklerin haziranda doğum yapmaya başladığını belirten Reçber, yavruların görülmesinin kendilerini çok mutlu ettiğini dile getirdi.Reçber, şu ana kadar 5 yavru tespit ettiklerini, ilerleyen günlerde yavru sayısının artabileceğini ifade etti.Üretim yerinden Aydın, Muğla, Manavgat ve Isparta'daki farklı alanlara 123 alageyiği naklettiklerini anlatan Reçber, Alageyiğin tek bir bölgede bulunması olası bir hastalık ya da orman yangını durumunda neslini tehlikeye sokabilir. Bu nedenle farklı illere nakillerini yaptık. Yaz aylarında en büyük korkumuz orman yangını. Yangın eylem planlarımız var. Farklı illerde alageyiklere doğal yaşam alanları oluşturmamızın en önemli sebebi yangın tehlikesi. dedi.Reçber, sahanın alageyiklerin saf ve doğal popülasyon olarak yaşadıkları tek yer olması bakımından büyük öneme sahip olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:Alageyiklerin yabaniliğinin bozulmaması amacıyla bütün işlemler minimum temas mantığıyla yürütülmektedir. Ayrıca, kan tazelemesi amacıyla saha dışından alageyiklerin yakalanarak üretme yeri içerisine katılması için çalışmalar yapılıyor. Üretim istasyonu 1966 yılında kurulduğunda sadece 7 alageyik vardı. Bu sayı koruma çalışmalarıyla yıllar içerisinde arttı. Takip sistemleri de takarak alageyiklerin yaşam alanlarını, beslenme alışkanlıklarını takip ediyoruz. Bu sistemler sayesinde yaban hayvanlarının dolaşım sahalarını ve hangi bölgelere ne sıklıkta gelip gittiklerini takip ediyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri — SÜLEYMAN ELÇİN - Antalya'da Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'ndaki nesli tehlike altında bulunan alageyikler, bu yıl 5 yavru dünyaya getirdi.Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, alageyiklerin (dama dama) dünyada saf ırk olarak tek doğal yayılış alanı olarak nitelendirilen Antalya Düzlerçamı bölgesinde popülasyonu artırmak için çalışmalarını sürdürüyor.Düzlerçamı'nda oluşturulan 521 hektarlık Eşen Adası Yaban Hayvanları Üretme Yeri'nde, insan eli değmeden alageyiklerin sayıları artırılmaya çalışılıyor.Milli parklar ekiplerince fotokapanlarla takip edilen alageyiklerin bu yıl 5 yavrusunun dünyaya geldiği belirlendi. Yeni doğumlarla üretim yerindeki alageyik sayısı 177'ye ulaştı.Orman yangını tehlikesine karşı başka alanlara naklediliyorEşenadası Yaban Hayvanı Üretme Yeri Şefi Ertürk Reçber, AA muhabirine, yavruların dünyaya gelmesinin saf ve doğal popülasyonunun devamı için önemli olduğunu söyledi.Alageyiklerin haziranda doğum yapmaya başladığını belirten Reçber, yavruların görülmesinin kendilerini çok mutlu ettiğini dile getirdi.Reçber, şu ana kadar 5 yavru tespit ettiklerini, ilerleyen günlerde yavru sayısının artabileceğini ifade etti.Üretim yerinden Aydın, Muğla, Manavgat ve Isparta'daki farklı alanlara 123 alageyiği naklettiklerini anlatan Reçber, Alageyiğin tek bir bölgede bulunması olası bir hastalık ya da orman yangını durumunda neslini tehlikeye sokabilir. Bu nedenle farklı illere nakillerini yaptık. Yaz aylarında en büyük korkumuz orman yangını. Yangın eylem planlarımız var. Farklı illerde alageyiklere doğal yaşam alanları oluşturmamızın en önemli sebebi yangın tehlikesi. dedi.Reçber, sahanın alageyiklerin saf ve doğal popülasyon olarak yaşadıkları tek yer olması bakımından büyük öneme sahip olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:Alageyiklerin yabaniliğinin bozulmaması amacıyla bütün işlemler minimum temas mantığıyla yürütülmektedir. Ayrıca, kan tazelemesi amacıyla saha dışından alageyiklerin yakalanarak üretme yeri içerisine katılması için çalışmalar yapılıyor. Üretim istasyonu 1966 yılında kurulduğunda sadece 7 alageyik vardı. Bu sayı koruma çalışmalarıyla yıllar içerisinde arttı. Takip sistemleri de takarak alageyiklerin yaşam alanlarını, beslenme alışkanlıklarını takip ediyoruz. Bu sistemler sayesinde yaban hayvanlarının dolaşım sahalarını ve hangi bölgelere ne sıklıkta gelip gittiklerini takip ediyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/antalya-da-nesli-tukenme-tehlikesi-altindaki-alageyiklerin-bu-yil-5-yavrusu-dunyaya-geldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>LGS tercihinde meslek liseleri staj ve istihdam avantajıyla öne çıkıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/lgs-tercihinde-meslek-liseleri-staj-ve-istihdam-avantajiyla-one-cikiyor/879888/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/lgs-tercihinde-meslek-liseleri-staj-ve-istihdam-avantajiyla-one-cikiyor/879888/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından başlayan tercih döneminde mesleki ve teknik anadolu liseleri, uygulamalı eğitim, sektör işbirlikleri, staj imkanları ve mezuniyet sonrası istihdam fırsatlarıyla dikkati çekiyor - Haydarpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Günay Bahçeci: - Son dönemde meslek liseleri, Bakanlığımızın destekleriyle çok gelişti ve ulaşılabilir bir hal aldı. Her bölgemizde, her yerde ulaşılabilir meslek liselerimiz var. Buraya giden her çocuk hayata daha hazır olarak başlayacaktır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — HAMDİ DİNDİREK - Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından 13 Temmuz'da başlayan okul tercih sürecinde mesleki ve teknik Anadolu liseleri, staj ve istihdam imkanlarıyla öne çıkıyor.LGS sınavı sonuçlarının açıklanmasının ardından okul seçimine odaklanan öğrenciler ve veliler, tercih yapılacak liseleri araştırıyor. Öğrenciler, bu süreçte öğretmenlerine de danışıp kararını şekillendiriyor.Tercih edilen okullar arasında mesleki ve teknik Anadolu liseleri, üretim odaklı eğitim modeli, sektör işbirlikleri, staj imkanları ve mezuniyet sonrası sunduğu kariyer fırsatlarıyla ön plana çıkıyor.Yeni öğrencilerini bekleyen Haydarpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Günay Bahçeci, LGS tercihlerine ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, meslek liselerinin önemine dikkati çekti.Eğitim öğretim sisteminin birkaç ana amacının bulunduğunu, bunlardan birinin iyi insan yetiştirmek, diğerinin gençleri geleceğe hazırlamak olduğunu belirten Bahçeci, meslek liselerinde çocukların okula başladıkları andan itibaren hayata hazırlandıklarını söyledi.Bahçeci, Meslek liseleri bir bireyin geleceğe en iyi hazırlandığı yerdir. 18 yaşında mezun olan bir çocuğumuz takım taklavadı kullanabilir, kendi işini görebilir ve geçimini sağlayabilecek bir iş edinmiş halde okuldan mezun olur. Bu yüzden meslek liseleri hem ekonomimiz için hem kişilerin, bireylerin gelişimleri için çok önemli. ifadelerini kullandı.Meslek okullarının geri plana atıldığı üniversite sistemine ilişkin eleştirileri dile getiren Bahçeci, şöyle devam etti:İnsanların beceriyi geliştirmesi, yeteneklerini beceriye dönüştürmesi gerekiyor. Meslek lisesinde okuyan çocuklar da yeteneklerini bir beceriye dönüştürüyor. Bizde okuyan çocuklar artık fakülteye çok rahat, engelsiz bir şekilde gidebiliyor. Kendim de bir meslek lisesi mezunu olarak bunu söylüyorum. Fakültede de çok başarılı olabiliyorlar, özellikle kendi branşlarında okurlarsa. Meslek lisesinde makine bölümünde okuyan bir çocuğun makine mühendisliği okuması, bilgisayar bölümünde okuyan çocuğun bilgisayar mühendisliği okuması, o çocukları çok daha başarılı kılıyor. Çünkü el becerileri çok daha iyi oluyor. O yüzden meslek liselerini arka planda tutmak yerine, çocukları buraya sevk etmek, sevdikleri mesleği yapmaları için de bir ön yol oluyor.Bahçeci, meslek liselerinin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin en gerçekçi uygulanabilir yerler olduğunu, buralarda çocuklara teorik ve uygulamalı eğitimlerin verildiğini belirtti.Türkiye'de tüm branşlarda mesleki eğitimlerin verildiğinin altını çizen Bahçeci, Okulumuz Haydarpaşa Meslek Lisesi özelinde makine, metal, mobilya, elektrik, bilişim, raylı sistemler, endüstriyel otomasyon gibi branşlarda eğitimler veriyoruz. Eğitimde dijitalleşmeyi de gerçekleştirmiş bir kurumuz. Bundan dolayı da gelen çocuklar tam donanımlı mezun oluyor. diye konuştu.Bahçeci, 28 Şubat sürecinde meslek liselerine uygulanan katsayı sorununun yaklaşık 15 yıl önce ortadan kaldırıldığını hatırlatarak, Son dönemde meslek liseleri, Bakanlığımızın destekleriyle çok gelişti ve ulaşılabilir bir hal aldı. Her bölgemizde, her yerde ulaşılabilir meslek liselerimiz var. Buraya giden her çocuk hayata daha hazır olarak başlayacaktır. 28 Şubat'ın her şeyi silindi. Çocuklarımız fakültelere de isterlerse çok rahat şekilde gidebiliyorlar. değerlendirmesinde bulundu.Meslek liselerinden mezun öğrencilerin, iş dünyasının talep ettiği kişiler olduğunu vurgulayan Bahçeci, şunları kaydetti:Çocuklarımız 9, 10 ve 11. sınıflarda teorik ve uygulamalı eğitimleri birlikte görürken, 12. sınıfta beceri eğitimi kapsamında fiili olarak işletmeye giderek, işletmelerde çalışarak da öğrendikleri işi destekliyorlar. Tabii işletmeye giden çocukların sigortaları okulumuz tarafından yapılıyor. Gerekli ödemeleri okulumuz tarafından yerine getiriliyor. Mezun olan çocuklar işletmelerinde işe devam edebiliyor. Akabinde isteyen çocuk yine akademik olarak devam edip fakülteye gidebiliyor ya da işine devam etmiş oluyor. Mezun olduğunda artık elinde bir altın bileziği var. Bu altın bileziği koluna taktıktan sonra istiyorsa yine akademik olarak fakülteye devam edebilir, kendi branşında kendini geliştirebilir. Fakat hayata dair de artık bir iş güç sahibi, aile sahibi olabilir. Tek başına ayakları üzerinde durabilen bir birey haline dönüşmüş olur. Buna canıgönülden inanıyorum. Çocuklarımdan bir tanesini de meslek lisesinde okutuyorum.Üniversiteye daha donanımlı hazırlanıyoruzOkulun Endüstriyel Otomasyon Bölümü'nden mezun olan Demirkan Örs, meslek lisesinin kendisine birçok konuda katkıda bulunduğunu, burada sadece meslek değil hayata adapte olmayı da öğrendiklerini dile getirdi.Örs, Meslek liseleri, özellikle bizim okulumuz bu konuda gayet başarılı bir eğitim sunuyor. Gerekli tüm ekipmanlarımız var, eksik hiçbir şeyimiz yok. Gerektiği yerde üniversite öğrencileri bile burada eğitim almaya geliyor. Birçok alanda başarılıyız. Burada öğrendiklerimizle hayatın içinde çok güzel yerde, konumda, mevkide olabiliriz. dedi.Aynı bölümden mezun olan Rıdvan Enes Esin ise teknik bölümde hem meslek dersleri aldıklarını hem de öğretmenlerin kendilerini çok iyi şekilde üniversiteye hazırladığını vurguladı.Eğitim hayatına üniversitede devam etmek istediğini söyleyen Esin, şöyle konuştu:Üniversiteye gittiğimde daha bilgili, daha dolu bir öğrenci olarak gideceğim ve daha iyi bir mühendis olarak çıkacağım oradan. Ekstra olarak yaptığımız stajların, çalıştığımız yerlerin bize bir şeyler katması da ileriki hayatımızın nasıl geçeceğini bize gösteriyor. Hocalarımız bu yönden teknik olarak bizi çok iyi hazırlıyor. Buraya gelecek arkadaşlar iyi bir mühendis olarak çıkabilir. Bu yönden okulumu çok seviyorum. Ben de bu okulu tercih ettiğim için çok mutluyum, hocalarıma teşekkür ediyorum.Endüstriyel Otomasyon Bölümü 12. sınıf öğrencisi Semih Yaşar da okulun kendilerini erkenden staja göndererek iş hayatını genç yaşta öğrenmelerini sağladığını, bu sayede daha hızlı sahaya atılabildiklerini belirtti.Stajlar sayesinde üniversitede meslek lisesinden gelmeyen öğrencilerin önüne geçebileceklerini ve hayatta daha başarılı olabileceklerini ifade eden Yaşar, Okul gerçekten bize yardımcı oluyor. Sigortamızı okul karşılıyor. 40 gün toplam staj yapmamız gerekiyor. Bu 40 gün gerçekten güzel geçiyor, önemli şeyler öğreniyoruz. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — HAMDİ DİNDİREK - Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından 13 Temmuz'da başlayan okul tercih sürecinde mesleki ve teknik Anadolu liseleri, staj ve istihdam imkanlarıyla öne çıkıyor.LGS sınavı sonuçlarının açıklanmasının ardından okul seçimine odaklanan öğrenciler ve veliler, tercih yapılacak liseleri araştırıyor. Öğrenciler, bu süreçte öğretmenlerine de danışıp kararını şekillendiriyor.Tercih edilen okullar arasında mesleki ve teknik Anadolu liseleri, üretim odaklı eğitim modeli, sektör işbirlikleri, staj imkanları ve mezuniyet sonrası sunduğu kariyer fırsatlarıyla ön plana çıkıyor.Yeni öğrencilerini bekleyen Haydarpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Günay Bahçeci, LGS tercihlerine ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, meslek liselerinin önemine dikkati çekti.Eğitim öğretim sisteminin birkaç ana amacının bulunduğunu, bunlardan birinin iyi insan yetiştirmek, diğerinin gençleri geleceğe hazırlamak olduğunu belirten Bahçeci, meslek liselerinde çocukların okula başladıkları andan itibaren hayata hazırlandıklarını söyledi.Bahçeci, Meslek liseleri bir bireyin geleceğe en iyi hazırlandığı yerdir. 18 yaşında mezun olan bir çocuğumuz takım taklavadı kullanabilir, kendi işini görebilir ve geçimini sağlayabilecek bir iş edinmiş halde okuldan mezun olur. Bu yüzden meslek liseleri hem ekonomimiz için hem kişilerin, bireylerin gelişimleri için çok önemli. ifadelerini kullandı.Meslek okullarının geri plana atıldığı üniversite sistemine ilişkin eleştirileri dile getiren Bahçeci, şöyle devam etti:İnsanların beceriyi geliştirmesi, yeteneklerini beceriye dönüştürmesi gerekiyor. Meslek lisesinde okuyan çocuklar da yeteneklerini bir beceriye dönüştürüyor. Bizde okuyan çocuklar artık fakülteye çok rahat, engelsiz bir şekilde gidebiliyor. Kendim de bir meslek lisesi mezunu olarak bunu söylüyorum. Fakültede de çok başarılı olabiliyorlar, özellikle kendi branşlarında okurlarsa. Meslek lisesinde makine bölümünde okuyan bir çocuğun makine mühendisliği okuması, bilgisayar bölümünde okuyan çocuğun bilgisayar mühendisliği okuması, o çocukları çok daha başarılı kılıyor. Çünkü el becerileri çok daha iyi oluyor. O yüzden meslek liselerini arka planda tutmak yerine, çocukları buraya sevk etmek, sevdikleri mesleği yapmaları için de bir ön yol oluyor.Bahçeci, meslek liselerinin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin en gerçekçi uygulanabilir yerler olduğunu, buralarda çocuklara teorik ve uygulamalı eğitimlerin verildiğini belirtti.Türkiye'de tüm branşlarda mesleki eğitimlerin verildiğinin altını çizen Bahçeci, Okulumuz Haydarpaşa Meslek Lisesi özelinde makine, metal, mobilya, elektrik, bilişim, raylı sistemler, endüstriyel otomasyon gibi branşlarda eğitimler veriyoruz. Eğitimde dijitalleşmeyi de gerçekleştirmiş bir kurumuz. Bundan dolayı da gelen çocuklar tam donanımlı mezun oluyor. diye konuştu.Bahçeci, 28 Şubat sürecinde meslek liselerine uygulanan katsayı sorununun yaklaşık 15 yıl önce ortadan kaldırıldığını hatırlatarak, Son dönemde meslek liseleri, Bakanlığımızın destekleriyle çok gelişti ve ulaşılabilir bir hal aldı. Her bölgemizde, her yerde ulaşılabilir meslek liselerimiz var. Buraya giden her çocuk hayata daha hazır olarak başlayacaktır. 28 Şubat'ın her şeyi silindi. Çocuklarımız fakültelere de isterlerse çok rahat şekilde gidebiliyorlar. değerlendirmesinde bulundu.Meslek liselerinden mezun öğrencilerin, iş dünyasının talep ettiği kişiler olduğunu vurgulayan Bahçeci, şunları kaydetti:Çocuklarımız 9, 10 ve 11. sınıflarda teorik ve uygulamalı eğitimleri birlikte görürken, 12. sınıfta beceri eğitimi kapsamında fiili olarak işletmeye giderek, işletmelerde çalışarak da öğrendikleri işi destekliyorlar. Tabii işletmeye giden çocukların sigortaları okulumuz tarafından yapılıyor. Gerekli ödemeleri okulumuz tarafından yerine getiriliyor. Mezun olan çocuklar işletmelerinde işe devam edebiliyor. Akabinde isteyen çocuk yine akademik olarak devam edip fakülteye gidebiliyor ya da işine devam etmiş oluyor. Mezun olduğunda artık elinde bir altın bileziği var. Bu altın bileziği koluna taktıktan sonra istiyorsa yine akademik olarak fakülteye devam edebilir, kendi branşında kendini geliştirebilir. Fakat hayata dair de artık bir iş güç sahibi, aile sahibi olabilir. Tek başına ayakları üzerinde durabilen bir birey haline dönüşmüş olur. Buna canıgönülden inanıyorum. Çocuklarımdan bir tanesini de meslek lisesinde okutuyorum.Üniversiteye daha donanımlı hazırlanıyoruzOkulun Endüstriyel Otomasyon Bölümü'nden mezun olan Demirkan Örs, meslek lisesinin kendisine birçok konuda katkıda bulunduğunu, burada sadece meslek değil hayata adapte olmayı da öğrendiklerini dile getirdi.Örs, Meslek liseleri, özellikle bizim okulumuz bu konuda gayet başarılı bir eğitim sunuyor. Gerekli tüm ekipmanlarımız var, eksik hiçbir şeyimiz yok. Gerektiği yerde üniversite öğrencileri bile burada eğitim almaya geliyor. Birçok alanda başarılıyız. Burada öğrendiklerimizle hayatın içinde çok güzel yerde, konumda, mevkide olabiliriz. dedi.Aynı bölümden mezun olan Rıdvan Enes Esin ise teknik bölümde hem meslek dersleri aldıklarını hem de öğretmenlerin kendilerini çok iyi şekilde üniversiteye hazırladığını vurguladı.Eğitim hayatına üniversitede devam etmek istediğini söyleyen Esin, şöyle konuştu:Üniversiteye gittiğimde daha bilgili, daha dolu bir öğrenci olarak gideceğim ve daha iyi bir mühendis olarak çıkacağım oradan. Ekstra olarak yaptığımız stajların, çalıştığımız yerlerin bize bir şeyler katması da ileriki hayatımızın nasıl geçeceğini bize gösteriyor. Hocalarımız bu yönden teknik olarak bizi çok iyi hazırlıyor. Buraya gelecek arkadaşlar iyi bir mühendis olarak çıkabilir. Bu yönden okulumu çok seviyorum. Ben de bu okulu tercih ettiğim için çok mutluyum, hocalarıma teşekkür ediyorum.Endüstriyel Otomasyon Bölümü 12. sınıf öğrencisi Semih Yaşar da okulun kendilerini erkenden staja göndererek iş hayatını genç yaşta öğrenmelerini sağladığını, bu sayede daha hızlı sahaya atılabildiklerini belirtti.Stajlar sayesinde üniversitede meslek lisesinden gelmeyen öğrencilerin önüne geçebileceklerini ve hayatta daha başarılı olabileceklerini ifade eden Yaşar, Okul gerçekten bize yardımcı oluyor. Sigortamızı okul karşılıyor. 40 gün toplam staj yapmamız gerekiyor. Bu 40 gün gerçekten güzel geçiyor, önemli şeyler öğreniyoruz. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/lgs-tercihinde-meslek-liseleri-staj-ve-istihdam-avantajiyla-one-cikiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Lesley Ugochukwu, Galatasaray tarihindeki 217. yabancı futbolcu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/lesley-ugochukwu-galatasaray-tarihindeki-217-yabanci-futbolcu/879887/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/lesley-ugochukwu-galatasaray-tarihindeki-217-yabanci-futbolcu/879887/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:09:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Ugochukwu, sarı-kırmızılıların tarihindeki 11. Fransız futbolcu oldu - Genç orta saha, Fransa'nın alt yaş milli takımlarında 33 maçta forma giydi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- CAN ÖCAL - Galatasaray'ın yeni transferi Fransız orta saha oyuncusu Lesley Ugochukwu, sarı-kırmızılı kulübün tarihindeki 217. yabancı futbolcu oldu. Sarı-kırmızılılar, eski adı Türkiye 1. Futbol Ligi olan Süper Lig'in 1959'daki başlangıcından Ugochukwu'nun transferine kadar 6 kıta ve 54 ülkeden 216 yabancı futbolcuyla sözleşme imzaladı.Sarı-kırmızılılar, yeni sezon öncesindeki ilk takviyesini İngiltere ekibi Burnley'de forma giyen Lesley Ugochukwu'yu şarta bağlı satın alma opsiyonuyla kiralayarak gerçekleştirdi. 22 yaşındaki orta sahanın transferiyle Galatasaray'ın tarihindeki yabancı oyuncu sayısı 217'ye çıktı.11. FransızLesley Ugochukwu, Galatasaray'da forma giyecek 11. Fransız futbolcu oldu.Sarı-kırmızılı kulüp, daha önce Fransız oyunculardan Didier Six, Sebastien Perez, Franck Ribery, Lionel Carole, Bafetimbi Gomis, Cedric Carrasso, Steven Nzonzi, Sacha Boey, Leo Dubois ve Tanguy Ndombele ile sözleşme imzaladı.Fransa&#039;nın alt yaş kategorilerinde forma giydiUgochukwu, Fransa'nın alt yaş milli takımlarında 33 maça çıktı.Şu ana kadar Fransa'nın 21 yaş altı takımında 12 maça çıkan genç oyuncu, ayrıca 19 ve 18 yaş altı takımlarında 9'ar, 23 yaş altı takımında 2 ve 20 yaş altı takımında 1 maça çıktı.Fransız futbolcu, 19 yaş altı takımıyla 2 ve 18 yaş altı takımıyla da 1 gol kaydetti.En fazla yabancı Brezilya&#039;danGalatasaray, 1959'dan bu yana transfer hakkını en fazla Brezilyalılardan yana kullandı.Sarı-kırmızılı ekip, 67 yılda 25 Sambacıyı kadrosuna kattı. Yugoslavya 16 futbolcuyla bu alanda ikinci, Romanya ise 15 oyuncuyla üçüncü sırada yer aldı.Türk asıllı yabancılarGalatasaray'da başka ülke vatandaşı Türk asıllı 8 futbolcu forma giydi.İsviçre pasaportu taşıyan Kubilay Türkyılmaz, Hakan Yakın ve Eren Derdiyok, Almanya vatandaşı olan Pierre Esser, Kerem Demirbay ve İlkay Gündoğan, İsveç Milli Takımı'nda oynayan Jimmy Durmaz ile Avusturya pasaportuna sahip Yusuf Demir, sarı-kırmızılı formayı terletti.Galatasaray&#039;ın yabancı futbolcularıGalatasaray'ın 1959'dan beri kadrosuna kattığı yabancı futbolcular ve ülkeleri şöyle:ÜlkeSayıFutbolcularBrezilya25Claudio Taffarel, Capone, Bruno Quadros, Marcio, Mario Jardel, Joao Batista, Felipe, Fabio Pinto, Christian, Cesar Prates, Flavio Conceiçao, Cassio Lincoln, Elano Blumer, Jo, Felipe Melo, Cris, Alex Telles, Maicon Roque, Mariano Filho, Fernando Reges, Marcao, Gustavo Assunçao, Tete, Carlos Vinicius, Gabriel SaraYugoslavya16Vladimir Nikolovski, Tatomir Radunovic, Ahmet Celovic, Ljubomir Milic, Bosko Kajganic, Jusuf Hatunic, Esref Jasarevic, Vladimir Pejovic, Resad Kunovac, Lasklo Lerinc, Tarık Hodzic, Mirsad Sejdic, Zoran Simovic, Cevad Prekazi, Mirsad Kovacevic, Stevica KuzmanovskiRomanya15Iosif Rotariu, Iulian Filipescu, Gheorghe Hagi, Adrian Ilie, Gheorghe Popescu, Ion Ionut Lutu, Radu Niculescu, Gabriel Tamas, Ovidiu Petre, Florin Bratu, Bogdan Stancu, Iasmin Latovlevici, Florin Andone, Alexandru Cicaldau, Olimpiu MorutanAlmanya11Rüdiger Abramczik, Reinhard Stumpf, Falko Götz, Torsten Gütschow, Pierre Esser, Kevin Grosskreutz, Lukas Podolski, Kerem Demirbay, Derrick Köhn, Leroy Sane, İlkay GündoğanFransa11Didier Six, Sebastien Perez, Franck Ribery, Lionel Carole, Bafetimbi Gomis, Cedric Carrasso, Steven Nzonzi, Sacha Boey, Leo Dubois, Tanguy Ndombele, Lesley UgochukwuKolombiya9Faryd Mondragon, Gustavo Victoria, Jersson Gonzalez, Robinson Zapata, Juan Pablo Pino, Radamel Falcao, Davinson Sanchez, Carlos Cuesta, Yaser AsprillaHollanda8Ulrich van Gobbel, Frank de Boer, Wesley Sneijder, Ryan Donk, Nigel de Jong, Ryan Babel, Patrick van Aanholt, Noa LangArjantin7Marcelo Carrusca, Leo Franco, Emiliano Insua, Emmanuel Culio, Guillermo Burdisso, Lucas Ontivero, Mauro IcardiFildişi Sahili7Abdul Kader Keita, Emmanuel Eboue, Didier Drogba, Jean Michael Seri, Wilfried Zaha, Serge Aurier, Wilfried SingoPortekiz6Abel Xavier, Fernando Meira, Armindo Bruma, Josue Pesqueira, Gedson Fernandes, Sergio OliveiraNijerya6Dominic Iorfa, Henry Onyekuru, Valentine Ozornwafor, Jesse Sekidika, Oghenekaro Etebo, Victor Osimhenİsviçre6Kubilay Türkyılmaz, Adrian Knup, Hakan Yakın, Blerim Dzemaili, Eren Derdiyok, Haris Seferovicİspanya6Albert Riera, Jose Rodrigues, Inaki Pena, Juan Mata, Angelino, Alvaro MorataBelçika5Mbo Mpenza, Jason Denayer, Luis Cavanda, Dries Mertens, Michy BatshuayiBosna Hersek4Elvir Bolic, Elvir Balic, Zvjezdan Misimovic, Izet HajrovicKamerun4Rigobert Song, Alioum Saidou, Dany Nounkeu, Aurelien ChedjouÇekya4Pavel Horvath, Marek Heinz, Milan Baros, Tomas Ujfalusiİsveç4Roger Ljung, Tobias Linderoth, Johan Elmander, Jimmy DurmazUruguay4Andres Fleurquin, Fernando Muslera, Marcelo Saracchi, Lucas TorreiraDemokratik Kongo Cumhuriyeti4Ali Lukunku, Shabani Nonda, Christian Luyindama, Cedric BakambuSenegal4Mohamed Sarr, Badou Ndiaye, Mbaye Diagne, Ismail JakobsNorveç3Martin Linnes, Omar Elabdellaoui, Fredrik MidtsjöFas3Nordin Amrabat, Younes Belhanda, Hakim ZiyechDanimarka3Victor Nelsson, Mathias Ross, Elias JelertPolonya3Roman Kosecki, Marek Godlewski, Przemyslaw FrankowskiMeksika2Sergio Almaguer, Giovani dos Santosİngiltere2Barry Venison, Mike MarshHırvatistan2Robert Spehar, Stjepan TomasGana2Richard Kingson, Ahmet BarussoArnavutluk2Klodian Duro, Lorik CanaAvustralya2Harry Kewell, Lucas NeillJaponya2Junichi Inamoto, Yuto NagatomoCezayir2Ismael Bouzid, Sofiane FeghouliABD2Brad Friedel, DeAndre Yedlinİtalya2Morgan de Sanctis, Nicolo ZanioloSırbistan1Sasa Ilicİran1Naser SadeghiSurinam1Ulrich WatsonLitvanya1Gintaras StauceZimbabve1Norman MapezaGaller1Dean Saundersİsrail1Haim RevivoKuzey Makedonya1Goran PandevYeşil Burun Adaları1Garry Rodriguesİzlanda1Kolbeinn SigthorssonYunanistan1Konstantinos MitroglouGabon1Mario LeminaMısır1Mustafa MuhammedŞili1Erick PulgarAvusturya1Yusuf DemirKosova1Milot RashicaKanada1Samuel AdekugbeMacaristan1Roland SallaiGine-Bissau1Renato NhagaNot: Sonradan Türk vatandaşlığına geçen futbolcular, haberde yabancı olarak değerlendirilmiştir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- CAN ÖCAL - Galatasaray'ın yeni transferi Fransız orta saha oyuncusu Lesley Ugochukwu, sarı-kırmızılı kulübün tarihindeki 217. yabancı futbolcu oldu. Sarı-kırmızılılar, eski adı Türkiye 1. Futbol Ligi olan Süper Lig'in 1959'daki başlangıcından Ugochukwu'nun transferine kadar 6 kıta ve 54 ülkeden 216 yabancı futbolcuyla sözleşme imzaladı.Sarı-kırmızılılar, yeni sezon öncesindeki ilk takviyesini İngiltere ekibi Burnley'de forma giyen Lesley Ugochukwu'yu şarta bağlı satın alma opsiyonuyla kiralayarak gerçekleştirdi. 22 yaşındaki orta sahanın transferiyle Galatasaray'ın tarihindeki yabancı oyuncu sayısı 217'ye çıktı.11. FransızLesley Ugochukwu, Galatasaray'da forma giyecek 11. Fransız futbolcu oldu.Sarı-kırmızılı kulüp, daha önce Fransız oyunculardan Didier Six, Sebastien Perez, Franck Ribery, Lionel Carole, Bafetimbi Gomis, Cedric Carrasso, Steven Nzonzi, Sacha Boey, Leo Dubois ve Tanguy Ndombele ile sözleşme imzaladı.Fransa&#039;nın alt yaş kategorilerinde forma giydiUgochukwu, Fransa'nın alt yaş milli takımlarında 33 maça çıktı.Şu ana kadar Fransa'nın 21 yaş altı takımında 12 maça çıkan genç oyuncu, ayrıca 19 ve 18 yaş altı takımlarında 9'ar, 23 yaş altı takımında 2 ve 20 yaş altı takımında 1 maça çıktı.Fransız futbolcu, 19 yaş altı takımıyla 2 ve 18 yaş altı takımıyla da 1 gol kaydetti.En fazla yabancı Brezilya&#039;danGalatasaray, 1959'dan bu yana transfer hakkını en fazla Brezilyalılardan yana kullandı.Sarı-kırmızılı ekip, 67 yılda 25 Sambacıyı kadrosuna kattı. Yugoslavya 16 futbolcuyla bu alanda ikinci, Romanya ise 15 oyuncuyla üçüncü sırada yer aldı.Türk asıllı yabancılarGalatasaray'da başka ülke vatandaşı Türk asıllı 8 futbolcu forma giydi.İsviçre pasaportu taşıyan Kubilay Türkyılmaz, Hakan Yakın ve Eren Derdiyok, Almanya vatandaşı olan Pierre Esser, Kerem Demirbay ve İlkay Gündoğan, İsveç Milli Takımı'nda oynayan Jimmy Durmaz ile Avusturya pasaportuna sahip Yusuf Demir, sarı-kırmızılı formayı terletti.Galatasaray&#039;ın yabancı futbolcularıGalatasaray'ın 1959'dan beri kadrosuna kattığı yabancı futbolcular ve ülkeleri şöyle:ÜlkeSayıFutbolcularBrezilya25Claudio Taffarel, Capone, Bruno Quadros, Marcio, Mario Jardel, Joao Batista, Felipe, Fabio Pinto, Christian, Cesar Prates, Flavio Conceiçao, Cassio Lincoln, Elano Blumer, Jo, Felipe Melo, Cris, Alex Telles, Maicon Roque, Mariano Filho, Fernando Reges, Marcao, Gustavo Assunçao, Tete, Carlos Vinicius, Gabriel SaraYugoslavya16Vladimir Nikolovski, Tatomir Radunovic, Ahmet Celovic, Ljubomir Milic, Bosko Kajganic, Jusuf Hatunic, Esref Jasarevic, Vladimir Pejovic, Resad Kunovac, Lasklo Lerinc, Tarık Hodzic, Mirsad Sejdic, Zoran Simovic, Cevad Prekazi, Mirsad Kovacevic, Stevica KuzmanovskiRomanya15Iosif Rotariu, Iulian Filipescu, Gheorghe Hagi, Adrian Ilie, Gheorghe Popescu, Ion Ionut Lutu, Radu Niculescu, Gabriel Tamas, Ovidiu Petre, Florin Bratu, Bogdan Stancu, Iasmin Latovlevici, Florin Andone, Alexandru Cicaldau, Olimpiu MorutanAlmanya11Rüdiger Abramczik, Reinhard Stumpf, Falko Götz, Torsten Gütschow, Pierre Esser, Kevin Grosskreutz, Lukas Podolski, Kerem Demirbay, Derrick Köhn, Leroy Sane, İlkay GündoğanFransa11Didier Six, Sebastien Perez, Franck Ribery, Lionel Carole, Bafetimbi Gomis, Cedric Carrasso, Steven Nzonzi, Sacha Boey, Leo Dubois, Tanguy Ndombele, Lesley UgochukwuKolombiya9Faryd Mondragon, Gustavo Victoria, Jersson Gonzalez, Robinson Zapata, Juan Pablo Pino, Radamel Falcao, Davinson Sanchez, Carlos Cuesta, Yaser AsprillaHollanda8Ulrich van Gobbel, Frank de Boer, Wesley Sneijder, Ryan Donk, Nigel de Jong, Ryan Babel, Patrick van Aanholt, Noa LangArjantin7Marcelo Carrusca, Leo Franco, Emiliano Insua, Emmanuel Culio, Guillermo Burdisso, Lucas Ontivero, Mauro IcardiFildişi Sahili7Abdul Kader Keita, Emmanuel Eboue, Didier Drogba, Jean Michael Seri, Wilfried Zaha, Serge Aurier, Wilfried SingoPortekiz6Abel Xavier, Fernando Meira, Armindo Bruma, Josue Pesqueira, Gedson Fernandes, Sergio OliveiraNijerya6Dominic Iorfa, Henry Onyekuru, Valentine Ozornwafor, Jesse Sekidika, Oghenekaro Etebo, Victor Osimhenİsviçre6Kubilay Türkyılmaz, Adrian Knup, Hakan Yakın, Blerim Dzemaili, Eren Derdiyok, Haris Seferovicİspanya6Albert Riera, Jose Rodrigues, Inaki Pena, Juan Mata, Angelino, Alvaro MorataBelçika5Mbo Mpenza, Jason Denayer, Luis Cavanda, Dries Mertens, Michy BatshuayiBosna Hersek4Elvir Bolic, Elvir Balic, Zvjezdan Misimovic, Izet HajrovicKamerun4Rigobert Song, Alioum Saidou, Dany Nounkeu, Aurelien ChedjouÇekya4Pavel Horvath, Marek Heinz, Milan Baros, Tomas Ujfalusiİsveç4Roger Ljung, Tobias Linderoth, Johan Elmander, Jimmy DurmazUruguay4Andres Fleurquin, Fernando Muslera, Marcelo Saracchi, Lucas TorreiraDemokratik Kongo Cumhuriyeti4Ali Lukunku, Shabani Nonda, Christian Luyindama, Cedric BakambuSenegal4Mohamed Sarr, Badou Ndiaye, Mbaye Diagne, Ismail JakobsNorveç3Martin Linnes, Omar Elabdellaoui, Fredrik MidtsjöFas3Nordin Amrabat, Younes Belhanda, Hakim ZiyechDanimarka3Victor Nelsson, Mathias Ross, Elias JelertPolonya3Roman Kosecki, Marek Godlewski, Przemyslaw FrankowskiMeksika2Sergio Almaguer, Giovani dos Santosİngiltere2Barry Venison, Mike MarshHırvatistan2Robert Spehar, Stjepan TomasGana2Richard Kingson, Ahmet BarussoArnavutluk2Klodian Duro, Lorik CanaAvustralya2Harry Kewell, Lucas NeillJaponya2Junichi Inamoto, Yuto NagatomoCezayir2Ismael Bouzid, Sofiane FeghouliABD2Brad Friedel, DeAndre Yedlinİtalya2Morgan de Sanctis, Nicolo ZanioloSırbistan1Sasa Ilicİran1Naser SadeghiSurinam1Ulrich WatsonLitvanya1Gintaras StauceZimbabve1Norman MapezaGaller1Dean Saundersİsrail1Haim RevivoKuzey Makedonya1Goran PandevYeşil Burun Adaları1Garry Rodriguesİzlanda1Kolbeinn SigthorssonYunanistan1Konstantinos MitroglouGabon1Mario LeminaMısır1Mustafa MuhammedŞili1Erick PulgarAvusturya1Yusuf DemirKosova1Milot RashicaKanada1Samuel AdekugbeMacaristan1Roland SallaiGine-Bissau1Renato NhagaNot: Sonradan Türk vatandaşlığına geçen futbolcular, haberde yabancı olarak değerlendirilmiştir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/lesley-ugochukwu-galatasaray-tarihindeki-217-yabanci-futbolcu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ortak kampta tecrübelerini paylaşan Türk ve Kazak boksörlerin hedefi yeni madalyalar</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ortak-kampta-tecrubelerini-paylasan-turk-ve-kazak-boksorlerin-hedefi-yeni-madalyalar/879886/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ortak-kampta-tecrubelerini-paylasan-turk-ve-kazak-boksorlerin-hedefi-yeni-madalyalar/879886/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:09:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Kastamonu Kamp Eğitim Merkezi'nde 41 Türk ile 16 Kazak sporcu ortak kamp yaparak hem tecrübe kazanıyor hem de uluslararası organizasyonlar öncesi form tutuyor - Kazakistan Erkek Boks Milli Takımı Antrenörü Zhamil Zhussip: - Çok güzel tecrübe ediniyoruz. Bunun hem onlar hem de bizim için çok faydalı bir deneyim olacağına inanıyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- BİLAL KAHYAOĞLU - Türkiye ile Kazakistan erkek boks milli takımları, ortak kamp yaparak yeni başarılar kazanmaya odaklandı.21 Ağustos-3 Eylül tarihlerinde İtalya'nın Taranto kentinde düzenlenecek Akdeniz Oyunları'na Kastamonu Kamp Eğitim Merkezi'nde hazırlanan Erkek Boks Milli Takımı'nın kampına, 16 sporcudan oluşan Kazakistan Erkek Boks Milli Takımı da dahil oldu.Türk ve Kazak sporcular hem tecrübe kazanıyor hem de uluslararası organizasyonlar öncesi form tutuyor.Erkek Boks Milli Takımı Antrenörü Turgut Dereköylü, AA muhabirine, kampta 41'i Türk olmak üzere 57 sporcuyla çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.Önlerinde hedef olarak Akdeniz Oyunları'nın bulunduğunu belirten Dereköylü, Yedi sıklette gideceğiz. Yedi sıklette de altın madalya için mücadele edeceğiz. Bize bu imkanı sağlayan Türkiye Boks Federasyonu Başkanımız Suat Hekimoğlu'na teşekkür etmek için Akdeniz Oyunları'nda birinci olup ona kupayı vermek istiyoruz. dedi.Dereköylü, Kazakistan'ın dünya boksunda önemli seviyeye ulaştığını, ortak kampın her iki takım için büyük kazanım olduğunu dile getirdi.Kamp boyunca yapılan eldiven çalışmalarının turnuva havasında geçtiğini vurgulayan Dereköylü, Asya coğrafyasında boksta çok büyük atılım var. Eldiven çalışmasının sonucunda çok iyi yerlere geleceğiz. 25 Temmuz'a kadar çalışmaları sürdüreceğiz. Müthiş tecrübe elde ediyoruz. Bu da maçlarımıza madalya olarak yansıyacak. diye konuştu.Kazaklar ile Türkler arasında bir güzel köprü kurulduKazakistan Erkek Boks Milli Takımı Antrenörü Zhamil Zhussip ise Türkiye ile Kazakistan arasında spor alanındaki işbirliğinin her geçen gün güçlendiğine işaret etti.Kazakistan'dan 16 sporcu ve 4 antrenörle Türkiye'ye geldiklerini anlatan Zhussip, Türkiye Boks Federasyonuna teşekkür etmek istiyorum. Kazaklar ile Türkler arasında güzel bir köprü kuruldu. Ortak eğitim ve antrenman kampı gerçekleştiriliyor. Eğitim kampının amacı tecrübe paylaşımıdır. ifadelerini kullandı.Türkiye'de gördükleri ilgiden memnun kaldıklarını dile getiren Zhussip, şunları kaydetti:Çok güzel tecrübe ediniyoruz. Bunun hem onlar hem de bizim için çok faydalı bir deneyim olacağına inanıyorum. Gösterilen misafirperverlik için çok teşekkür ediyoruz. Türkiye'deki bu kampı ve organizasyonu gerçekten çok beğendik. Burada çok güzel deneyim kazandık. Organizasyonda emeği geçen herkese yürekten teşekkür ederiz.Kazak milli boksör Ertugan Zeinulinov da yaklaşık 15 yıldır boks yaptığını, ortak kampın kariyerleri açısından önemli bir fırsat olduğunu söyledi.Türkiye'de çok iyi ağırlandıklarını aktaran Ertugan, şunları kaydetti:Çok güzel tecrübeler ediniyoruz. Bunun hem onlar hem de bizim için faydalı bir deneyim olacağını düşünüyorum. Buraya geldiğimiz günden itibaren bize çok sıcak ve samimi şekilde ev sahipliği yaptılar. Misafirperverliklerinden dolayı kendilerine gönülden teşekkür ediyoruz. Türkiye'ye başarılar diliyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- BİLAL KAHYAOĞLU - Türkiye ile Kazakistan erkek boks milli takımları, ortak kamp yaparak yeni başarılar kazanmaya odaklandı.21 Ağustos-3 Eylül tarihlerinde İtalya'nın Taranto kentinde düzenlenecek Akdeniz Oyunları'na Kastamonu Kamp Eğitim Merkezi'nde hazırlanan Erkek Boks Milli Takımı'nın kampına, 16 sporcudan oluşan Kazakistan Erkek Boks Milli Takımı da dahil oldu.Türk ve Kazak sporcular hem tecrübe kazanıyor hem de uluslararası organizasyonlar öncesi form tutuyor.Erkek Boks Milli Takımı Antrenörü Turgut Dereköylü, AA muhabirine, kampta 41'i Türk olmak üzere 57 sporcuyla çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.Önlerinde hedef olarak Akdeniz Oyunları'nın bulunduğunu belirten Dereköylü, Yedi sıklette gideceğiz. Yedi sıklette de altın madalya için mücadele edeceğiz. Bize bu imkanı sağlayan Türkiye Boks Federasyonu Başkanımız Suat Hekimoğlu'na teşekkür etmek için Akdeniz Oyunları'nda birinci olup ona kupayı vermek istiyoruz. dedi.Dereköylü, Kazakistan'ın dünya boksunda önemli seviyeye ulaştığını, ortak kampın her iki takım için büyük kazanım olduğunu dile getirdi.Kamp boyunca yapılan eldiven çalışmalarının turnuva havasında geçtiğini vurgulayan Dereköylü, Asya coğrafyasında boksta çok büyük atılım var. Eldiven çalışmasının sonucunda çok iyi yerlere geleceğiz. 25 Temmuz'a kadar çalışmaları sürdüreceğiz. Müthiş tecrübe elde ediyoruz. Bu da maçlarımıza madalya olarak yansıyacak. diye konuştu.Kazaklar ile Türkler arasında bir güzel köprü kurulduKazakistan Erkek Boks Milli Takımı Antrenörü Zhamil Zhussip ise Türkiye ile Kazakistan arasında spor alanındaki işbirliğinin her geçen gün güçlendiğine işaret etti.Kazakistan'dan 16 sporcu ve 4 antrenörle Türkiye'ye geldiklerini anlatan Zhussip, Türkiye Boks Federasyonuna teşekkür etmek istiyorum. Kazaklar ile Türkler arasında güzel bir köprü kuruldu. Ortak eğitim ve antrenman kampı gerçekleştiriliyor. Eğitim kampının amacı tecrübe paylaşımıdır. ifadelerini kullandı.Türkiye'de gördükleri ilgiden memnun kaldıklarını dile getiren Zhussip, şunları kaydetti:Çok güzel tecrübe ediniyoruz. Bunun hem onlar hem de bizim için çok faydalı bir deneyim olacağına inanıyorum. Gösterilen misafirperverlik için çok teşekkür ediyoruz. Türkiye'deki bu kampı ve organizasyonu gerçekten çok beğendik. Burada çok güzel deneyim kazandık. Organizasyonda emeği geçen herkese yürekten teşekkür ederiz.Kazak milli boksör Ertugan Zeinulinov da yaklaşık 15 yıldır boks yaptığını, ortak kampın kariyerleri açısından önemli bir fırsat olduğunu söyledi.Türkiye'de çok iyi ağırlandıklarını aktaran Ertugan, şunları kaydetti:Çok güzel tecrübeler ediniyoruz. Bunun hem onlar hem de bizim için faydalı bir deneyim olacağını düşünüyorum. Buraya geldiğimiz günden itibaren bize çok sıcak ve samimi şekilde ev sahipliği yaptılar. Misafirperverliklerinden dolayı kendilerine gönülden teşekkür ediyoruz. Türkiye'ye başarılar diliyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Şakiri kaybetti, Shakirayı açık havada şemsiyeli kafesle koruyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sakiri-kaybetti-shakirayi-acik-havada-semsiyeli-kafesle-koruyor/879885/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sakiri-kaybetti-shakirayi-acik-havada-semsiyeli-kafesle-koruyor/879885/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:09:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir — İzmir'de Şakir adlı papağanı iş yerinde havasızlık nedeniyle ölen Serkan Eriş, Shakira adlı papağanını korumak için kafesini her gün iş yeri önündeki elektrik direğine asıp, üzerine de şemsiye koyuyor - Serkan Eriş: - Herkesin ilgi odağı oldu. Fotoğraf çektiriyor, seviyorlar]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri — METİN AYDEMİR - İzmir'de sahibi tarafından rüzgar alarak sıcaktan korunması için şemsiye altındaki kafesiyle açık alana bırakılan papağan Shakira vatandaşların ilgisini çekiyor.Konak ilçesi Çankaya semtindeki bir giyim mağazasında çalışan Serkan Eriş, geçen yıl sokakta kargaların saldırısı sonucu yaralı halde bulduğu sultan papağanının bakımını üstlendi.Şakir adını verdiği papağanın yalnız kalmaması için bir de dişi sultan papağanı alan Eriş, ona da Shakira adını verdi.Şakir temmuz ayının başında iş yerinde havasız ortam ve sıcak hava nedeniyle yaşamını yitirdi. Hem Shakiranın aynı sonu paylaşmaması hem de kendisinin bir kez daha acı yaşamaması için harekete geçen Eriş, Shakiraya şemsiyeli açık hava formülü buldu.Eriş, her sabah iş yerine geldiklerinde papağanın kafesini, iş yerinin önündeki elektrik direğine asıyor. Shakira bu sayede sokaktaki rüzgarla serinliyor. Kuş, gölge olmayan saatlerde ise kafesin üzerine yerleştirilen şemsiye ile güneşten korunuyor, akşam olduğunda iş yeri kapanırken yeniden içeri alınıyor.Fotoğraf çekiliyorlar, seviyorlarSerkan Eriş, AA muhabirine Şakir ve Shakirayı çok sevdiğini, Şakirin ölmesinden duyduğu üzüntüyü anlattı.Papağanın bakımına özen gösterdiklerini belirten Eriş, Shakira, hayatta kaldı. İçerisi havasız olunca direğe bağlayalım, güneşten de böyle koruyalım dedik. Şimdi herkesin ilgi odağı oldu. Fotoğraf çektiriyor, seviyorlar. Bayağı milletin maskotu oldu. Güzel bir şey. Doğaya salsak kendi başına yaşayamayacak. Hakkını vermeye çalışıyoruz. diye konuştu.Eriş, dükkanı kapatmadan önce kuşu tekrar iş yerine aldıklarını anlatarak, Sadece havasızlıktan ölmesin diye burada. Sultan papağanların 32 dereceden sonra ölüm riski var, eğer bir esinti yoksa, kanatlarını açıp havalandıramıyorsa. dedi.Yoldan geçenlerden Bora Soğur da direğe asılı kafeste papağanı gördüğünde şaşırdığını kaydederek, Böyle bir şeye ilk defa denk geldim. Bir bakıyorsun şemsiyenin altında kuş var. Çok değişik ama güzel olmuş. dedi.Papağanla ilgilenen 9 yaşındaki Toprak Köksal ise Niye burada duruyor bilmiyorum ama çok tatlı bir kuş, çok sevdim. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri — METİN AYDEMİR - İzmir'de sahibi tarafından rüzgar alarak sıcaktan korunması için şemsiye altındaki kafesiyle açık alana bırakılan papağan Shakira vatandaşların ilgisini çekiyor.Konak ilçesi Çankaya semtindeki bir giyim mağazasında çalışan Serkan Eriş, geçen yıl sokakta kargaların saldırısı sonucu yaralı halde bulduğu sultan papağanının bakımını üstlendi.Şakir adını verdiği papağanın yalnız kalmaması için bir de dişi sultan papağanı alan Eriş, ona da Shakira adını verdi.Şakir temmuz ayının başında iş yerinde havasız ortam ve sıcak hava nedeniyle yaşamını yitirdi. Hem Shakiranın aynı sonu paylaşmaması hem de kendisinin bir kez daha acı yaşamaması için harekete geçen Eriş, Shakiraya şemsiyeli açık hava formülü buldu.Eriş, her sabah iş yerine geldiklerinde papağanın kafesini, iş yerinin önündeki elektrik direğine asıyor. Shakira bu sayede sokaktaki rüzgarla serinliyor. Kuş, gölge olmayan saatlerde ise kafesin üzerine yerleştirilen şemsiye ile güneşten korunuyor, akşam olduğunda iş yeri kapanırken yeniden içeri alınıyor.Fotoğraf çekiliyorlar, seviyorlarSerkan Eriş, AA muhabirine Şakir ve Shakirayı çok sevdiğini, Şakirin ölmesinden duyduğu üzüntüyü anlattı.Papağanın bakımına özen gösterdiklerini belirten Eriş, Shakira, hayatta kaldı. İçerisi havasız olunca direğe bağlayalım, güneşten de böyle koruyalım dedik. Şimdi herkesin ilgi odağı oldu. Fotoğraf çektiriyor, seviyorlar. Bayağı milletin maskotu oldu. Güzel bir şey. Doğaya salsak kendi başına yaşayamayacak. Hakkını vermeye çalışıyoruz. diye konuştu.Eriş, dükkanı kapatmadan önce kuşu tekrar iş yerine aldıklarını anlatarak, Sadece havasızlıktan ölmesin diye burada. Sultan papağanların 32 dereceden sonra ölüm riski var, eğer bir esinti yoksa, kanatlarını açıp havalandıramıyorsa. dedi.Yoldan geçenlerden Bora Soğur da direğe asılı kafeste papağanı gördüğünde şaşırdığını kaydederek, Böyle bir şeye ilk defa denk geldim. Bir bakıyorsun şemsiyenin altında kuş var. Çok değişik ama güzel olmuş. dedi.Papağanla ilgilenen 9 yaşındaki Toprak Köksal ise Niye burada duruyor bilmiyorum ama çok tatlı bir kuş, çok sevdim. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türk hava sahası bir dakika bile boş kalmadı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turk-hava-sahasi-bir-dakika-bile-bos-kalmadi/879884/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turk-hava-sahasi-bir-dakika-bile-bos-kalmadi/879884/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:08:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Türk hava sahasında bu yılın 6 aylık döneminde 237 bin 919'u transit üst geçiş olmak üzere 1 milyon 113 bin 986 uçuş gerçekleşti - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: - Türk sivil havacılığının küresel ölçekte yükselen yıldız olmasına, yolcu memnuniyeti odaklı hizmetlerin kalite çıtasını yükseltmeye, insana ve çevreye duyarlı projelerle gerekli donanımları temin ve tesis etmeye bu yıl da devam edeceğiz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ARİFE YILDIZ ÜNAL - Türk hava sahasında bu yılın 6 aylık döneminde 237 bin 919'u transit üst geçiş olmak üzere 1 milyon 113 bin 986 uçuş gerçekleşti, ülke semalarından her 14 saniyede bir uçak geçiş yaptı. AA muhabirinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü verilerinden yaptığı derlemeye göre, son yıllarda uçakla seyahat eden yolcu sayısında önemli artış görüldü.Türkiye'nin hava ulaşımı alanında anlaşma yaptığı ülke sayısı 81'den 175'e ulaştı. 2002'den bugüne kadar geçen sürede dış hatlarda uçuş yapılan ülke sayısı 50'den 175'e, ulaşılan nokta sayısı ise 60'tan 356'ya yükseldi.İç ve dış hatlarda 2002'de 34,5 milyon olan yolcu sayısı, 2026'nın 6 ayında 112 milyona yaklaştı. İç hat uçak trafiği bu yılın ocak-haziran döneminde 471 bin 870, dış hat uçak trafiği 404 bin 197 oldu.Türk hava sahasında söz konusu dönemde gerçekleşen uçuş sayısı 237 bin 919'u transit üst geçiş olmak üzere 1 milyon 113 bin 986 oldu. Böylece, Türkiye semalarından her 14 saniyede bir uçak geçti.Havacılık sektörüne yatırımlara devam edeceğizUlaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin tarih boyunca coğrafi ve kültürel olarak kıtaların, medeniyetlerin ve kadim ulaşım koridorlarının kesişme noktasında yer aldığını belirtti.2002'de 26 olan aktif havalimanı sayısının bugün 58'e ulaştığına dikkati çeken Uraloğlu, şöyle devam etti:Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarındaki çalışmaları tamamlayarak havalimanı sayısını 60'a çıkarmayı planlıyoruz. Aydın Çıldır Havalimanı'nı ticari uçuşlara yeniden yaparak açacağız. Yine Etimesgut Havalimanı, NATO Zirvesi dolayısıyla hizmet vermeye başladı. Burası hem protokol hem de yedek havalimanı olarak kullanılacak. Trabzon'a da deniz üzerindeki üçüncü havalimanımızı yapacağız.Uraloğlu, Türkiye'nin, dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkeleri arasına girmesini sağladıklarını belirterek, ülkenin havacılık sektöründe uluslararası alanda da başarılar elde ettiğini dile getirdi.Havacılık sektörüne son 22 yılda yapılan yatırımlarla hava yolunun halkın yolu haline geldiğini söyleyen Uraloğlu, 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı ve 51,2 trilyon dolar gayrisafi milli hasılaya sahip 67 ülkenin merkezindeyiz. dedi.Uraloğlu, havacılık sektörüne yönelik yatırımlara devam edeceklerini belirterek, Türk sivil havacılığının küresel ölçekte yükselen yıldız olmasına, yolcu memnuniyeti odaklı hizmetlerin kalite çıtasını yükseltmeye, insana ve çevreye duyarlı projelerle gerekli donanımları temin ve tesis etmeye bu yıl da devam edeceğiz. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ARİFE YILDIZ ÜNAL - Türk hava sahasında bu yılın 6 aylık döneminde 237 bin 919'u transit üst geçiş olmak üzere 1 milyon 113 bin 986 uçuş gerçekleşti, ülke semalarından her 14 saniyede bir uçak geçiş yaptı. AA muhabirinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü verilerinden yaptığı derlemeye göre, son yıllarda uçakla seyahat eden yolcu sayısında önemli artış görüldü.Türkiye'nin hava ulaşımı alanında anlaşma yaptığı ülke sayısı 81'den 175'e ulaştı. 2002'den bugüne kadar geçen sürede dış hatlarda uçuş yapılan ülke sayısı 50'den 175'e, ulaşılan nokta sayısı ise 60'tan 356'ya yükseldi.İç ve dış hatlarda 2002'de 34,5 milyon olan yolcu sayısı, 2026'nın 6 ayında 112 milyona yaklaştı. İç hat uçak trafiği bu yılın ocak-haziran döneminde 471 bin 870, dış hat uçak trafiği 404 bin 197 oldu.Türk hava sahasında söz konusu dönemde gerçekleşen uçuş sayısı 237 bin 919'u transit üst geçiş olmak üzere 1 milyon 113 bin 986 oldu. Böylece, Türkiye semalarından her 14 saniyede bir uçak geçti.Havacılık sektörüne yatırımlara devam edeceğizUlaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin tarih boyunca coğrafi ve kültürel olarak kıtaların, medeniyetlerin ve kadim ulaşım koridorlarının kesişme noktasında yer aldığını belirtti.2002'de 26 olan aktif havalimanı sayısının bugün 58'e ulaştığına dikkati çeken Uraloğlu, şöyle devam etti:Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarındaki çalışmaları tamamlayarak havalimanı sayısını 60'a çıkarmayı planlıyoruz. Aydın Çıldır Havalimanı'nı ticari uçuşlara yeniden yaparak açacağız. Yine Etimesgut Havalimanı, NATO Zirvesi dolayısıyla hizmet vermeye başladı. Burası hem protokol hem de yedek havalimanı olarak kullanılacak. Trabzon'a da deniz üzerindeki üçüncü havalimanımızı yapacağız.Uraloğlu, Türkiye'nin, dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkeleri arasına girmesini sağladıklarını belirterek, ülkenin havacılık sektöründe uluslararası alanda da başarılar elde ettiğini dile getirdi.Havacılık sektörüne son 22 yılda yapılan yatırımlarla hava yolunun halkın yolu haline geldiğini söyleyen Uraloğlu, 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı ve 51,2 trilyon dolar gayrisafi milli hasılaya sahip 67 ülkenin merkezindeyiz. dedi.Uraloğlu, havacılık sektörüne yönelik yatırımlara devam edeceklerini belirterek, Türk sivil havacılığının küresel ölçekte yükselen yıldız olmasına, yolcu memnuniyeti odaklı hizmetlerin kalite çıtasını yükseltmeye, insana ve çevreye duyarlı projelerle gerekli donanımları temin ve tesis etmeye bu yıl da devam edeceğiz. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/turk-hava-sahasi-bir-dakika-bile-bos-kalmadi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi 200. kemik iliği naklini gerçekleştirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/biruni-universitesi-tip-fakultesi-hastanesi-200-kemik-iligi-naklini-gerceklestirdi/879883/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/biruni-universitesi-tip-fakultesi-hastanesi-200-kemik-iligi-naklini-gerceklestirdi/879883/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:08:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Erişkin Kemik İliği Nakil Merkezi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Hakan Kaya: - Kemik iliği nakli, yalnızca nakil işleminin gerçekleştirildiği günle sınırlı olmayan, hastanın hazırlık sürecinden nakil sonrasındaki yakın takibine kadar büyük titizlik gerektiren uzun bir süreçtir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Erişkin Kemik İliği Nakil Merkezi'nde 200. kemik iliği nakli başarıyla gerçekleştirildi.Hastaneden yapılan açıklamaya göre, merkezin 200. kemik iliği nakli, Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Müdürü Serap Kilerci Ulusal, Tıbbi Direktör Prof. Dr. Mustafa Yaman, Başhekim Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, Genel Müdür Yardımcısı Eser Şahin Foto, Erişkin Kemik İliği Nakil Merkezi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Hakan Kaya ve Erişkin Kemik İliği Nakil Merkezi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Rafet Eren'in yanı sıra bölüm hemşireleri ve sağlık çalışanlarının katılımıyla kutlandı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Ali Hakan Kaya, söz konusu başarının multidisipliner bir ekip çalışmasının sonucu olduğunu belirtti.Kaya, 200. nakile ulaşmanın büyük mutluluk ve gurur kaynağı olduğunu vurgulayarak, Kemik iliği nakli, yalnızca nakil işleminin gerçekleştirildiği günle sınırlı olmayan, hastanın hazırlık sürecinden nakil sonrasındaki yakın takibine kadar büyük titizlik gerektiren uzun bir süreçtir. Bu başarıda hekimlerimizden hemşirelerimize, laboratuvar ekibimizden destek birimlerimize kadar çok büyük bir ekip emeği bulunuyor. ifadelerini kullandı.Daha fazla hastaya umut olmayı hedefliyoruzBiruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Erişkin Kemik İliği Nakil Merkezi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Rafet Eren de her naklin yeni bir umut anlamına geldiğini aktararak, gerçekleştirdikleri her naklin yalnızca bir sayıdan ibaret olmadığına dikkati çekti.Eren, her naklin hastaların yaşamına dokunan ve tedavi yolculuklarında yeni bir sayfa açan önemli bir süreç olduğunu belirterek, şunları kaydetti:200. nakle ulaşırken edindiğimiz deneyimi, güçlü ekip çalışmamız ve hasta odaklı yaklaşımımızla birleştirerek daha fazla hastaya umut olmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan CAR-T Hücre Tedavi Merkezi'nin de hem kurumumuz hem de hekimlerimizin kariyerleri açısından önemli bir dönüm noktası olacağına inanıyoruz. Bu merkez, ileri tedavi uygulamaları alanındaki gücümüzü artırarak Biruni markasının konumunu daha da güçlendirecek.Etkinlik, 200. kemik iliği nakli anısına hazırlanan pastanın kesilmesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Erişkin Kemik İliği Nakil Merkezi'nde 200. kemik iliği nakli başarıyla gerçekleştirildi.Hastaneden yapılan açıklamaya göre, merkezin 200. kemik iliği nakli, Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Müdürü Serap Kilerci Ulusal, Tıbbi Direktör Prof. Dr. Mustafa Yaman, Başhekim Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, Genel Müdür Yardımcısı Eser Şahin Foto, Erişkin Kemik İliği Nakil Merkezi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Hakan Kaya ve Erişkin Kemik İliği Nakil Merkezi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Rafet Eren'in yanı sıra bölüm hemşireleri ve sağlık çalışanlarının katılımıyla kutlandı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Ali Hakan Kaya, söz konusu başarının multidisipliner bir ekip çalışmasının sonucu olduğunu belirtti.Kaya, 200. nakile ulaşmanın büyük mutluluk ve gurur kaynağı olduğunu vurgulayarak, Kemik iliği nakli, yalnızca nakil işleminin gerçekleştirildiği günle sınırlı olmayan, hastanın hazırlık sürecinden nakil sonrasındaki yakın takibine kadar büyük titizlik gerektiren uzun bir süreçtir. Bu başarıda hekimlerimizden hemşirelerimize, laboratuvar ekibimizden destek birimlerimize kadar çok büyük bir ekip emeği bulunuyor. ifadelerini kullandı.Daha fazla hastaya umut olmayı hedefliyoruzBiruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Erişkin Kemik İliği Nakil Merkezi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Rafet Eren de her naklin yeni bir umut anlamına geldiğini aktararak, gerçekleştirdikleri her naklin yalnızca bir sayıdan ibaret olmadığına dikkati çekti.Eren, her naklin hastaların yaşamına dokunan ve tedavi yolculuklarında yeni bir sayfa açan önemli bir süreç olduğunu belirterek, şunları kaydetti:200. nakle ulaşırken edindiğimiz deneyimi, güçlü ekip çalışmamız ve hasta odaklı yaklaşımımızla birleştirerek daha fazla hastaya umut olmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan CAR-T Hücre Tedavi Merkezi'nin de hem kurumumuz hem de hekimlerimizin kariyerleri açısından önemli bir dönüm noktası olacağına inanıyoruz. Bu merkez, ileri tedavi uygulamaları alanındaki gücümüzü artırarak Biruni markasının konumunu daha da güçlendirecek.Etkinlik, 200. kemik iliği nakli anısına hazırlanan pastanın kesilmesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye-KKTC doğal gaz hattı projesi Doğu Akdeniz'de yeni ihracat seçenekleri yaratabilir</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-kktc-dogal-gaz-hatti-projesi-dogu-akdeniz-de-yeni-ihracat-secenekleri-yaratabilir/879882/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-kktc-dogal-gaz-hatti-projesi-dogu-akdeniz-de-yeni-ihracat-secenekleri-yaratabilir/879882/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:08:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — Uzmanlara göre, çift yönlü tasarlanan boru hattı, KKTC'nin doğal gaz ihtiyacının ötesinde kapasite sunarken projenin hayata geçmesi halinde Doğu Akdeniz gazı için yeni ihracat rotalarının önünü açabilir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : EBRU ŞENGÜL CEVRİOĞLU - Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında imzalanan KKTC'ye Doğal Gaz Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı kapsamında planlanan doğal gaz boru hattının, yalnızca KKTC'nin enerji arzını güvence altına almakla kalmayacağı, Doğu Akdeniz'deki doğal gaz ticaretinde de yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği değerlendiriliyor. Türkiye ile KKTC arasında 10 Temmuz'da imzalanan mutabakat zaptının ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye ile KKTC arasında deniz altından geçecek doğal gaz boru hattı sisteminin inşasına yönelik çalışmaların başladığını açıklamıştı.Bayraktar, yaklaşık 101 kilometre uzunluğunda olacak hattın 97 kilometresinin denizden, 4 kilometresinin karadan geçeceğini belirterek, Anamur ile Teknecik arasında 2 adet 22 inçlik boru hattı inşa edilmesinin planlandığını ifade etmişti. Hattın çift yönlü tasarlanacağını dile getiren Bayraktar, gelecekte adada üretilebilecek doğal gazın Türkiye'ye, buradan da Avrupa'ya taşınmasına imkan sağlayacak şekilde dizayn edileceğini söylemişti.Uzmanlara göre, çift yönlü tasarlanan boru hattı, KKTC'nin doğal gaz ihtiyacının ötesinde kapasite sunarken projenin hayata geçmesi halinde Doğu Akdeniz gazı için yeni ihracat rotalarının önünü açabilir.Oxford Enerji Çalışmaları Enstitüsü Kıdemli Misafir Araştırma Görevlisi Julian Bowden, projenin oldukça önemli olabileceğini, 2 hattın toplam kapasitesinin KKTC'nin potansiyel doğal gaz talebini aşacağını söyledi.Bowden, boru hatlarının büyüklüğü ve çift yönlü tasarlanmasının projeyle yalnızca KKTC'ye doğal gaz arzının değil, adadan Türkiye'ye doğal gaz ihracatının da hedeflendiğini gösterdiğini belirterek, Boru hatlarının özellikleri dikkate alındığında, burada açıkça öngörülen şeyin Kıbrıs'tan Türkiye'ye doğal gaz ihracatı olduğu anlaşılıyor. dedi.Projenin henüz başlangıç aşamasında bulunduğunu ifade eden Bowden, planlama, inşaat ve ticari düzenlemelere ilişkin müzakere süreçleri dikkate alındığında hattın 2030'dan önce hayata geçirilmesinin mümkün görünmeyebileceğini dile getirdi. İsrail, gazını alması konusunda Mısır&#039;a bağımlıDoğu Akdeniz doğal gaz piyasasında İsrail ile Mısır arasında karşılıklı bir bağımlılık bulunduğunu belirten Bowden, İsrail'in doğal gaz fazlasına, Mısır'ın ise doğal gaz açığına sahip olması nedeniyle iki ülke arasındaki gaz ticaretinin mevcut piyasa yapısının temelini oluşturduğunu söyledi.Bowden, İsrail'in doğal gaz fazlası bulunurken, Mısır doğal gaz açığı veren bir ülke. Bu nedenle İsrail için doğal bir ihracat seçeneği, Mısır için ise doğal bir ithalat seçeneği, gazın İsrail'den Mısır'a akması. İsrail açısından sorun, Mısır dışında başka bir ihracat alternatifinin bulunmaması. Bu nedenle İsrail, gazını alması konusunda Mısır'a bağımlı. Burada karşılıklı bir bağımlılık söz konusu. İsrail pazara ihtiyaç duyarken, Mısır da doğal gaz arzına ihtiyaç duymakta. Yani şu anda İsrail için fiilen yalnızca tek bir seçenek var ve o da Mısır. diye konuştu.Mısır'ın doğal gaz açığı nedeniyle artık LNG ihracatı yapmadığına, bu durumun İsrail'in de Mısır'daki LNG tesislerine erişimini sınırlandırdığına işaret eden Bowden, Çünkü Mısır'ın hem boru hattıyla İsrail'den gelen gaza hem de uluslararası piyasadan LNG ithalatına ihtiyacı bulunuyor. Kıbrıs gazı da şu anda bölgedeki doğal gaz açığı bulunan pazar olan Mısır'a yönlendiriliyor. Kıbrıs gazının bir kısmı LNG tesislerine gidebilir, ancak bunun ticari olarak nasıl gerçekleştirileceği henüz net değil. Bugün Mısır bir LNG ihracat merkezi değildir. Aksine, doğal gaz açığı nedeniyle LNG ithal etmektedir. dedi.Bowden, Türkiye bağlantılı bir doğal gaz hattı kurulmasının bölgede önemli etkiler yaratabileceğini, yeni ihracat imkanları oluşturabileceğini ve yeni doğal gaz aramalarını teşvik edebileceğini dile getirerek şu değerlendirmede bulundu:Eğer Türkiye ile bağlantılı bir boru hattı kurulabilirse, bu bölge açısından dönüştürücü nitelikte bir altyapı yatırımı olur. İsrail ve ada için çok daha fazla ihracat seçeneği yaratır. Muhtemelen yeni doğal gaz arama faaliyetlerini de teşvik eder. Ancak Doğu Akdeniz'in yeni bir döneme girdiğini düşünmüyorum. Hala eski dönemdeyiz. Mısır bölgenin en büyük pazarı olmaya devam ediyor, bu pazar doğal gaz açığı veriyor ve İsrail'den, artık Kıbrıs'tan da doğal gaz çekiyor. Türkiye ile KKTC'yi birbirine bağlayacak bir boru hattı ise bölgedeki piyasa görünümünü köklü biçimde değiştirecektir. Ayrıca bu proje, Türkiye'nin bölgesel bir doğal gaz ticaret merkezi olma hedefinin inşasında önemli bir yapı taşı olacaktır.Coğrafi ve ekonomik açıdan görece daha uygun bir seçenekAkdeniz Enerji ve İklim Örgütü Petrol ve Gaz Direktörü Sohbet Karbuz da Türkiye ile KKTC arasında planlanan doğal gaz boru hattının mevcut ihracat alternatiflerine göre bazı ticari avantajlar sağlayabileceğini söyledi.Bölgede üretilen gazın Avrupa pazarlarına ulaştırılması açısından KKTC ve Türkiye güzergahının coğrafi ve ekonomik açıdan öne çıkabileceğini belirten Karbuz, Ayrıca, Doğu Akdeniz'de ileride yeni keşiflerin (örneğin Lübnan açıklarında) devreye girmesi halinde bu kaynakların da aynı sistem üzerinden Avrupa'ya taşınması teorik olarak mümkün olabilir. dedi.Karbuz, bunun Avrupa'nın LNG spot piyasalarına bağımlılığını azaltabilecek bir potansiyel taşıdığını, ancak mevcut ticari yapı ve sözleşmeler nedeniyle bugün için böyle bir senaryonun uygulanmasının zor göründüğünü belirtti.Bölgesel bir doğal gaz koridorunun oluşturulmasının önündeki en önemli engelin siyasi faktörler olduğuna işaret eden Karbuz, Kıbrıs meselesinin çözümsüzlüğünün bu süreçte temel kısıt olmaya devam ettiğini vurguladı.Karbuz, taraflar arasında uzlaşı sağlanması ve ortak işletim mekanizmasının kurulması halinde Doğu Akdeniz gazının Avrupa'ya taşınmasına yönelik daha kapsayıcı bir işbirliği zemininin oluşabileceğini belirterek şunları kaydetti:Bölgede hem arama faaliyetleri hem de lisans ihaleleri hız kesmeden devam ediyor. Hatta bir petrol ve gaz arama fırtınası esiyor. Bu amaçla hemen hemen her ülkede petrol ve gaz arama ihaleleri düzenlenmekte veya ikili olarak uluslararası şirketlerle müzakereler yapılmakta. Yani uluslararası şirketlerle yürütülen müzakereler, keşif odaklı rekabetin sürdüğüne işaret ediyor. Kısa ve orta vadede bölgesel gaz akışının yönünü belirleyen ana unsur altyapıdan ziyade piyasa dinamikleri olmaya devam edecek. Özellikle Mısır'ın süregelen arz açığı, ülkeyi Doğu Akdeniz gazı için başlıca alıcı konumunda tutuyor. Şu anda yapımı devam eden veya yeni tamamlanmış tüm ihracat altyapısı Mısır'a İsrail ve Güney Kıbrıs gazını aktarma yönünde. Dolayısıyla Mısır, doğal gaz arz sıkıntısı ortadan kalkana kadar bölgedeki gazın müşterisi olmaya devam edecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : EBRU ŞENGÜL CEVRİOĞLU - Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında imzalanan KKTC'ye Doğal Gaz Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı kapsamında planlanan doğal gaz boru hattının, yalnızca KKTC'nin enerji arzını güvence altına almakla kalmayacağı, Doğu Akdeniz'deki doğal gaz ticaretinde de yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği değerlendiriliyor. Türkiye ile KKTC arasında 10 Temmuz'da imzalanan mutabakat zaptının ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye ile KKTC arasında deniz altından geçecek doğal gaz boru hattı sisteminin inşasına yönelik çalışmaların başladığını açıklamıştı.Bayraktar, yaklaşık 101 kilometre uzunluğunda olacak hattın 97 kilometresinin denizden, 4 kilometresinin karadan geçeceğini belirterek, Anamur ile Teknecik arasında 2 adet 22 inçlik boru hattı inşa edilmesinin planlandığını ifade etmişti. Hattın çift yönlü tasarlanacağını dile getiren Bayraktar, gelecekte adada üretilebilecek doğal gazın Türkiye'ye, buradan da Avrupa'ya taşınmasına imkan sağlayacak şekilde dizayn edileceğini söylemişti.Uzmanlara göre, çift yönlü tasarlanan boru hattı, KKTC'nin doğal gaz ihtiyacının ötesinde kapasite sunarken projenin hayata geçmesi halinde Doğu Akdeniz gazı için yeni ihracat rotalarının önünü açabilir.Oxford Enerji Çalışmaları Enstitüsü Kıdemli Misafir Araştırma Görevlisi Julian Bowden, projenin oldukça önemli olabileceğini, 2 hattın toplam kapasitesinin KKTC'nin potansiyel doğal gaz talebini aşacağını söyledi.Bowden, boru hatlarının büyüklüğü ve çift yönlü tasarlanmasının projeyle yalnızca KKTC'ye doğal gaz arzının değil, adadan Türkiye'ye doğal gaz ihracatının da hedeflendiğini gösterdiğini belirterek, Boru hatlarının özellikleri dikkate alındığında, burada açıkça öngörülen şeyin Kıbrıs'tan Türkiye'ye doğal gaz ihracatı olduğu anlaşılıyor. dedi.Projenin henüz başlangıç aşamasında bulunduğunu ifade eden Bowden, planlama, inşaat ve ticari düzenlemelere ilişkin müzakere süreçleri dikkate alındığında hattın 2030'dan önce hayata geçirilmesinin mümkün görünmeyebileceğini dile getirdi. İsrail, gazını alması konusunda Mısır&#039;a bağımlıDoğu Akdeniz doğal gaz piyasasında İsrail ile Mısır arasında karşılıklı bir bağımlılık bulunduğunu belirten Bowden, İsrail'in doğal gaz fazlasına, Mısır'ın ise doğal gaz açığına sahip olması nedeniyle iki ülke arasındaki gaz ticaretinin mevcut piyasa yapısının temelini oluşturduğunu söyledi.Bowden, İsrail'in doğal gaz fazlası bulunurken, Mısır doğal gaz açığı veren bir ülke. Bu nedenle İsrail için doğal bir ihracat seçeneği, Mısır için ise doğal bir ithalat seçeneği, gazın İsrail'den Mısır'a akması. İsrail açısından sorun, Mısır dışında başka bir ihracat alternatifinin bulunmaması. Bu nedenle İsrail, gazını alması konusunda Mısır'a bağımlı. Burada karşılıklı bir bağımlılık söz konusu. İsrail pazara ihtiyaç duyarken, Mısır da doğal gaz arzına ihtiyaç duymakta. Yani şu anda İsrail için fiilen yalnızca tek bir seçenek var ve o da Mısır. diye konuştu.Mısır'ın doğal gaz açığı nedeniyle artık LNG ihracatı yapmadığına, bu durumun İsrail'in de Mısır'daki LNG tesislerine erişimini sınırlandırdığına işaret eden Bowden, Çünkü Mısır'ın hem boru hattıyla İsrail'den gelen gaza hem de uluslararası piyasadan LNG ithalatına ihtiyacı bulunuyor. Kıbrıs gazı da şu anda bölgedeki doğal gaz açığı bulunan pazar olan Mısır'a yönlendiriliyor. Kıbrıs gazının bir kısmı LNG tesislerine gidebilir, ancak bunun ticari olarak nasıl gerçekleştirileceği henüz net değil. Bugün Mısır bir LNG ihracat merkezi değildir. Aksine, doğal gaz açığı nedeniyle LNG ithal etmektedir. dedi.Bowden, Türkiye bağlantılı bir doğal gaz hattı kurulmasının bölgede önemli etkiler yaratabileceğini, yeni ihracat imkanları oluşturabileceğini ve yeni doğal gaz aramalarını teşvik edebileceğini dile getirerek şu değerlendirmede bulundu:Eğer Türkiye ile bağlantılı bir boru hattı kurulabilirse, bu bölge açısından dönüştürücü nitelikte bir altyapı yatırımı olur. İsrail ve ada için çok daha fazla ihracat seçeneği yaratır. Muhtemelen yeni doğal gaz arama faaliyetlerini de teşvik eder. Ancak Doğu Akdeniz'in yeni bir döneme girdiğini düşünmüyorum. Hala eski dönemdeyiz. Mısır bölgenin en büyük pazarı olmaya devam ediyor, bu pazar doğal gaz açığı veriyor ve İsrail'den, artık Kıbrıs'tan da doğal gaz çekiyor. Türkiye ile KKTC'yi birbirine bağlayacak bir boru hattı ise bölgedeki piyasa görünümünü köklü biçimde değiştirecektir. Ayrıca bu proje, Türkiye'nin bölgesel bir doğal gaz ticaret merkezi olma hedefinin inşasında önemli bir yapı taşı olacaktır.Coğrafi ve ekonomik açıdan görece daha uygun bir seçenekAkdeniz Enerji ve İklim Örgütü Petrol ve Gaz Direktörü Sohbet Karbuz da Türkiye ile KKTC arasında planlanan doğal gaz boru hattının mevcut ihracat alternatiflerine göre bazı ticari avantajlar sağlayabileceğini söyledi.Bölgede üretilen gazın Avrupa pazarlarına ulaştırılması açısından KKTC ve Türkiye güzergahının coğrafi ve ekonomik açıdan öne çıkabileceğini belirten Karbuz, Ayrıca, Doğu Akdeniz'de ileride yeni keşiflerin (örneğin Lübnan açıklarında) devreye girmesi halinde bu kaynakların da aynı sistem üzerinden Avrupa'ya taşınması teorik olarak mümkün olabilir. dedi.Karbuz, bunun Avrupa'nın LNG spot piyasalarına bağımlılığını azaltabilecek bir potansiyel taşıdığını, ancak mevcut ticari yapı ve sözleşmeler nedeniyle bugün için böyle bir senaryonun uygulanmasının zor göründüğünü belirtti.Bölgesel bir doğal gaz koridorunun oluşturulmasının önündeki en önemli engelin siyasi faktörler olduğuna işaret eden Karbuz, Kıbrıs meselesinin çözümsüzlüğünün bu süreçte temel kısıt olmaya devam ettiğini vurguladı.Karbuz, taraflar arasında uzlaşı sağlanması ve ortak işletim mekanizmasının kurulması halinde Doğu Akdeniz gazının Avrupa'ya taşınmasına yönelik daha kapsayıcı bir işbirliği zemininin oluşabileceğini belirterek şunları kaydetti:Bölgede hem arama faaliyetleri hem de lisans ihaleleri hız kesmeden devam ediyor. Hatta bir petrol ve gaz arama fırtınası esiyor. Bu amaçla hemen hemen her ülkede petrol ve gaz arama ihaleleri düzenlenmekte veya ikili olarak uluslararası şirketlerle müzakereler yapılmakta. Yani uluslararası şirketlerle yürütülen müzakereler, keşif odaklı rekabetin sürdüğüne işaret ediyor. Kısa ve orta vadede bölgesel gaz akışının yönünü belirleyen ana unsur altyapıdan ziyade piyasa dinamikleri olmaya devam edecek. Özellikle Mısır'ın süregelen arz açığı, ülkeyi Doğu Akdeniz gazı için başlıca alıcı konumunda tutuyor. Şu anda yapımı devam eden veya yeni tamamlanmış tüm ihracat altyapısı Mısır'a İsrail ve Güney Kıbrıs gazını aktarma yönünde. Dolayısıyla Mısır, doğal gaz arz sıkıntısı ortadan kalkana kadar bölgedeki gazın müşterisi olmaya devam edecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Leandro Trossard, Beşiktaş tarihinin ikinci Belçikalı futbolcusu oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/leandro-trossard-besiktas-tarihinin-ikinci-belcikali-futbolcusu-oldu/879881/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/leandro-trossard-besiktas-tarihinin-ikinci-belcikali-futbolcusu-oldu/879881/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:06:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Trossard, Beşiktaş'ın formasını giyecek 203. yabancı oyuncu olarak tarihteki yerini aldı - Deneyimli kanat oyuncusu, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda oynadığı 6 maçta 2 gol kaydetti - Belçikalı oyuncuyu kadrosuna katan Beşiktaş, bu sezonki 6. transferini gerçekleştirdi - Siyah-beyazlıların renklerine bağladığı Belçikalı futbolcu, Agbadou ile kulüp tarihinin en pahalı ikinci transferi oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- METİN ARSLANCAN - Beşiktaş'ın Arsenal'den transfer ettiği Leandro Trossard, siyah-beyazlıların tarihindeki ikinci Belçikalı futbolcu olarak tarihe geçti.Yeni sezon öncesi transfer çalışmalarını sürdüren Beşiktaş, İngiliz ekibi Arsenal'den kanat oyuncusu Trossard'ı 3+1 yıllığına renklerine bağladı.31 yaşındaki futbolcu, Michy Batshuayi'nin ardından siyah-beyazlı ekibin formasını giyecek ikinci Belçikalı oyuncu olarak dikkati çekti.Kulüp tarihinde daha önce 58 farklı ülkeden 202 yabancı futbolcuyu transfer eden Beşiktaş'ta Trossard, siyah-beyazlı takımın formasını giyecek 203. yabancı oyuncu olarak tarihteki yerini aldı.Kulüp kariyeriLeandro Trossard, 4 Aralık 1994'te Belçika'nın Maasmechelen kentinde dünyaya geldi.Sırasıyla Lanklaarse VV, Real Neeroeteren, Patro Eisden Maasmechelen, Bocholt VV ve KRC Genk altyapılarında forma giyen Trossard, A takımda ilk maçına KRC Genk ile Mayıs 2012'de çıktı.Tecrübeli futbolcu, daha sonra Lommel United, Westerlo ve OH Leuven ekiplerinde kiralık olarak görev yaptı.Temmuz 2019'da KRC Genk'ten İngiliz ekibi Brighton'a transfer olan Trossard, başarılı performansıyla 3,5 sezon sonra Ocak 2023'te Londra temsilcisi Arsenal'e imza attı.Londra ekibinde 174 maçta 36 gol kaydeden Trossard'ın transferiyle siyah-beyazlılar, hücum hattını güçlendirdi.Belçika Milli Takımı ile 14 golLeandro Trossard, Belçika Milli Takımı formasıyla 57 maçta 14 kez gol sevinci yaşadı.2026 FIFA Dünya Kupası'nda Belçika formasıyla mücadele eden deneyimli kanat oyuncusu, organizasyonda oynadığı 6 maçta ise 2 gol kaydetti.31 yaşındaki oyuncu ve ülkesi Belçika, Dünya Kupası'na çeyrek finalde veda etti.ŞampiyonluklarıTecrübeli futbolcu, 2018-2019 sezonunda KRC Genk ile Belçika 1. Futbol Ligi (Jupiler Pro Leauge) ve 2013'te de Belçika Kupası şampiyonlukları yaşadı.Leandro Trossard, 2013-2014'te KVC Westerlo ile Belçika 2. Lig'de mutlu sona ulaştı.İngiliz ekibi Arsenal ile geride kalan sezonda Premier Lig'de zafere uzanan Trossard, 2023-2024'te de İngiltere Süper Kupa (FA Community Shield) ile kariyerine bir kupa daha ekledi.Belçikalı futbolcu, geçen sezon formasını giydiği Arsenal ile UEFA Şampiyonlar Ligi finaline ilk 11'de başladı. Trossard ve takım arkadaşları, kupayı penaltılar sonucunda Paris Saint-Germain'e kaptırmıştı.Bu sezonki 6. transferSiyah-beyazlı ekip, başkan Serdal Adalı'nın bizzat yönettiği yaz transferinde takımı güçlendirmeye devam ediyor.Beşiktaş, şu ana kadar ikişer kaleci ve kanat transferlerinin yanı sıra birer de orta saha ile sol bek takviyesi yaptı.Fransız sol bek Kassoum Ouattara ile ilk transferini yapan siyah-beyazlılar, daha sonra kanat oyuncusu İlhan Fakılı ile kaleciler Doğan Alemdar ve Alexander Nübel'in yanında milli orta saha Salih Özcan'ı renklerine bağladı.Son olarak Belçikalı kanat oyuncusu Leandro Trossard'ı kadrosuna katan Beşiktaş, bu sezonki 6. transferini gerçekleştirdi.Trossard, bonservis bedelinde ikinci sırayı Agbadou ile paylaştıBeşiktaş'ın renklerine bağladığı Belçikalı futbolcunun bonservis bedeli de kulüp tarihine geçti.Siyah-beyazlı takımın en pahalı transferlerinde zirve 30 milyon avro ile Orkun Kökçü'ye ait.Beşiktaş'ın kaptanını Fildişi Sahilli savunma oyuncusu Emmanuel Agbadou ve Belçikalı futbolcu Leandro Trossard 18'er milyon avro ile ikinci sırada takip ediyor.Bu oyuncuları 16 milyon avro ile Gedson Fernandes, 15 milyon avro ile de Tammy Abraham izledi.Siyah-beyazlıların yabancı futbolcularıBeşiktaş'ın 1959'dan beri kadrosuna kattığı yabancı futbolcular ve ülkeleri şöyle:ÜlkeSayıFutbolcularBrezilya24Ronaldo Guiaro, Marinho, Amaral, Zago, Ailton, Jose Kleberson, Ricardinho, Bobo, Marcio Nobre, Rodrigo Tabata, Marco Aurelio, Sidnei, Dentinho, Ramon Motta, Luiz Rhodolfo, Marcelo Guedes, Adriano Correia, Anderson Talisca, Vagner Love, Douglas Pereira, Welinton Souza Silva, Josef de Souza, Alex Teixeira, Gabriel PaulistaAlmanya14Raimond Aumann, Stefan Kuntz, Thomas Hengen, Oliver Schaefer, Markus Münch, Sixten Veit, Fabian Ernst, Michael Fink, Roberto Hilbert, Andreas Beck, Mario Gomez, Loris Karius, Felix Uduokhai, Alexander NübelPortekiz13Ricardo Quaresma, Simao Sabrosa, Manuel Fernandes, Hugo Almeida, Edu, Julio Alves, Pepe, Pedro Rebocho, Gedson Fernandes, Rafa Silva, Joao Mario, Tiago Djalo, Jota SilvaYugoslavya10Milonja Kalicanin, Djordje Milic, Sava Paunovic, Zlatan Arnautovic, Dzevad Secerbegovic, Mirsad Kovacevic, Rade Paprica, Milos Jurkovic, Rade Zalad, Mitar MrkelaRomanya8Lica Nunweiller, Cornel Popa, Ion Barbu, Radu Niculescu, Daniel Pancu, Marius Maldarasanu, Adrian Ilie, Alexandru Maximİngiltere8Les Ferdinand, Alan Walsh, Robert McDonald, Dele Alli, Nathan Redmond, Alex Oxlade-Chamberlain, Joe Worrall, Tammy Abrahamİspanya7Juanfran, Guti Hernandez, Alexis Delgado, Fabri, Alvaro Negredo, Victor Ruiz, Javi MonteroHırvatistan7Marjan Mrmic, Vedran Runje, Gordon Schildenfeld, Anthony Seric, Matej Mitrovic, Domagoj Vida, Ante RebicFransa6Pascal Nouma, Edouard Cisse, Julien Escude, Nicolas Isimat-Mirin, Valentin Rosier, Kassoum OuattaraÇekya5Tomas Jun, Tomas Zapotocny, Tomas Sivok, David Jurasek, Vaclav CernyNorveç5Ronny Johnsen, Thomas Myhre, Arild Stavrum, John Carew, Jonas SvenssonNijerya5Daniel Amokachi, Cristopher Ohen, Ike Shorunmu, Michael Eneramo, Wilfred NdidiBosna Hersek4Sead Halilagic, Ajdin Hasic, Miralem Pjanic, Amir HadziahmetovicGana4Daniel Opare, Kevin-Prince Boateng, Bernard Mensah, Daniel AmarteyKamerun4Dany Nounkeu, Vincent Aboubakar, Georges-Kevin N'Koudou, Jean OnanaArjantin4Osvaldo Nartallo, Matias Delgado, Federico Higuain, Jose Sosaİtalya4Federico Giunti, Matteo Ferrari, Ciro Immobile, Cher NdourKolombiya4Oscar Cordoba, Pedro Franco, Elan Ricardo, Devis VasquezHollanda3Ryan Babel, Jeremain Lens, Wout WeghorstDemokratik Kongo Cumhuriyeti3Fabrice N'Sakala, Jackson Muleka, Arthur MasuakuFildişi Sahili3Eric Bailly, Badra Cisse, Emmanuel AgbadouPolonya3Adam Zejer, Jaroslaw Bako, Kaan DobraSenegal3Lamine Diatta, Mamadou Niang, Demba BaŞili3Rodrigo Tello, Gary Medel, Enzo Rocoİsveç2Mattias Asper, Alexander MilosevicSırbistan2Dusko Tosic, Adem LjajicABD2Jermaine Jones, Tyler BoydBulgaristan2Zlatko Yankov, Yordan LetchkovFas2Jamal Sellami, Romain SaissFinlandiya2Tommy Lindholm, Atik İsmailİskoçya2Ian Wilson, Allan McGregorKanada2Atiba Hutchinson, Cyle LarinMacaristan2Tibor Szalay, Joe Erwin KuzmanMısır2Ahmed Hassan, Muhammed ElnenyPeru2Francesco Manassero, Guillermo del SolarSlovakya2Miroslav Karhan, Filip HoloskoMali2Abdoulay Diaby, El Bilal ToureArnavutluk2Ernest Muçi, Kristjan AsllaniBelçika2Michy Batshuayi, Leandro TrossardBenin1Junior OlaitanCezayir1Rachid GhezzalDanimarka1Peter KjaerEkvador1Keny ArroyoErmenistan1Aras ÖzbilizGambiya1Omar ColleyGine1Souleymane YoulaGüney Afrika1Fani MadidaGüney Kore1Hyeon-gyu Ohİzlanda1Eyjolfur SverrissonJaponya1Shinji KagawaKazakistan1Bahtiyar ZaynutdinovKosova1Milot RashicaLibya1Moatasem Al-MusratiPanama1Amir MurilloRusya1Dmitriy KhlestovTunus1Zoubaier BayaUkrayna1Denis BoykoYeşil Burun Adaları1BebeNot: Sonradan Türk vatandaşlığına geçen futbolcular, haberde yabancı olarak değerlendirilmiştir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- METİN ARSLANCAN - Beşiktaş'ın Arsenal'den transfer ettiği Leandro Trossard, siyah-beyazlıların tarihindeki ikinci Belçikalı futbolcu olarak tarihe geçti.Yeni sezon öncesi transfer çalışmalarını sürdüren Beşiktaş, İngiliz ekibi Arsenal'den kanat oyuncusu Trossard'ı 3+1 yıllığına renklerine bağladı.31 yaşındaki futbolcu, Michy Batshuayi'nin ardından siyah-beyazlı ekibin formasını giyecek ikinci Belçikalı oyuncu olarak dikkati çekti.Kulüp tarihinde daha önce 58 farklı ülkeden 202 yabancı futbolcuyu transfer eden Beşiktaş'ta Trossard, siyah-beyazlı takımın formasını giyecek 203. yabancı oyuncu olarak tarihteki yerini aldı.Kulüp kariyeriLeandro Trossard, 4 Aralık 1994'te Belçika'nın Maasmechelen kentinde dünyaya geldi.Sırasıyla Lanklaarse VV, Real Neeroeteren, Patro Eisden Maasmechelen, Bocholt VV ve KRC Genk altyapılarında forma giyen Trossard, A takımda ilk maçına KRC Genk ile Mayıs 2012'de çıktı.Tecrübeli futbolcu, daha sonra Lommel United, Westerlo ve OH Leuven ekiplerinde kiralık olarak görev yaptı.Temmuz 2019'da KRC Genk'ten İngiliz ekibi Brighton'a transfer olan Trossard, başarılı performansıyla 3,5 sezon sonra Ocak 2023'te Londra temsilcisi Arsenal'e imza attı.Londra ekibinde 174 maçta 36 gol kaydeden Trossard'ın transferiyle siyah-beyazlılar, hücum hattını güçlendirdi.Belçika Milli Takımı ile 14 golLeandro Trossard, Belçika Milli Takımı formasıyla 57 maçta 14 kez gol sevinci yaşadı.2026 FIFA Dünya Kupası'nda Belçika formasıyla mücadele eden deneyimli kanat oyuncusu, organizasyonda oynadığı 6 maçta ise 2 gol kaydetti.31 yaşındaki oyuncu ve ülkesi Belçika, Dünya Kupası'na çeyrek finalde veda etti.ŞampiyonluklarıTecrübeli futbolcu, 2018-2019 sezonunda KRC Genk ile Belçika 1. Futbol Ligi (Jupiler Pro Leauge) ve 2013'te de Belçika Kupası şampiyonlukları yaşadı.Leandro Trossard, 2013-2014'te KVC Westerlo ile Belçika 2. Lig'de mutlu sona ulaştı.İngiliz ekibi Arsenal ile geride kalan sezonda Premier Lig'de zafere uzanan Trossard, 2023-2024'te de İngiltere Süper Kupa (FA Community Shield) ile kariyerine bir kupa daha ekledi.Belçikalı futbolcu, geçen sezon formasını giydiği Arsenal ile UEFA Şampiyonlar Ligi finaline ilk 11'de başladı. Trossard ve takım arkadaşları, kupayı penaltılar sonucunda Paris Saint-Germain'e kaptırmıştı.Bu sezonki 6. transferSiyah-beyazlı ekip, başkan Serdal Adalı'nın bizzat yönettiği yaz transferinde takımı güçlendirmeye devam ediyor.Beşiktaş, şu ana kadar ikişer kaleci ve kanat transferlerinin yanı sıra birer de orta saha ile sol bek takviyesi yaptı.Fransız sol bek Kassoum Ouattara ile ilk transferini yapan siyah-beyazlılar, daha sonra kanat oyuncusu İlhan Fakılı ile kaleciler Doğan Alemdar ve Alexander Nübel'in yanında milli orta saha Salih Özcan'ı renklerine bağladı.Son olarak Belçikalı kanat oyuncusu Leandro Trossard'ı kadrosuna katan Beşiktaş, bu sezonki 6. transferini gerçekleştirdi.Trossard, bonservis bedelinde ikinci sırayı Agbadou ile paylaştıBeşiktaş'ın renklerine bağladığı Belçikalı futbolcunun bonservis bedeli de kulüp tarihine geçti.Siyah-beyazlı takımın en pahalı transferlerinde zirve 30 milyon avro ile Orkun Kökçü'ye ait.Beşiktaş'ın kaptanını Fildişi Sahilli savunma oyuncusu Emmanuel Agbadou ve Belçikalı futbolcu Leandro Trossard 18'er milyon avro ile ikinci sırada takip ediyor.Bu oyuncuları 16 milyon avro ile Gedson Fernandes, 15 milyon avro ile de Tammy Abraham izledi.Siyah-beyazlıların yabancı futbolcularıBeşiktaş'ın 1959'dan beri kadrosuna kattığı yabancı futbolcular ve ülkeleri şöyle:ÜlkeSayıFutbolcularBrezilya24Ronaldo Guiaro, Marinho, Amaral, Zago, Ailton, Jose Kleberson, Ricardinho, Bobo, Marcio Nobre, Rodrigo Tabata, Marco Aurelio, Sidnei, Dentinho, Ramon Motta, Luiz Rhodolfo, Marcelo Guedes, Adriano Correia, Anderson Talisca, Vagner Love, Douglas Pereira, Welinton Souza Silva, Josef de Souza, Alex Teixeira, Gabriel PaulistaAlmanya14Raimond Aumann, Stefan Kuntz, Thomas Hengen, Oliver Schaefer, Markus Münch, Sixten Veit, Fabian Ernst, Michael Fink, Roberto Hilbert, Andreas Beck, Mario Gomez, Loris Karius, Felix Uduokhai, Alexander NübelPortekiz13Ricardo Quaresma, Simao Sabrosa, Manuel Fernandes, Hugo Almeida, Edu, Julio Alves, Pepe, Pedro Rebocho, Gedson Fernandes, Rafa Silva, Joao Mario, Tiago Djalo, Jota SilvaYugoslavya10Milonja Kalicanin, Djordje Milic, Sava Paunovic, Zlatan Arnautovic, Dzevad Secerbegovic, Mirsad Kovacevic, Rade Paprica, Milos Jurkovic, Rade Zalad, Mitar MrkelaRomanya8Lica Nunweiller, Cornel Popa, Ion Barbu, Radu Niculescu, Daniel Pancu, Marius Maldarasanu, Adrian Ilie, Alexandru Maximİngiltere8Les Ferdinand, Alan Walsh, Robert McDonald, Dele Alli, Nathan Redmond, Alex Oxlade-Chamberlain, Joe Worrall, Tammy Abrahamİspanya7Juanfran, Guti Hernandez, Alexis Delgado, Fabri, Alvaro Negredo, Victor Ruiz, Javi MonteroHırvatistan7Marjan Mrmic, Vedran Runje, Gordon Schildenfeld, Anthony Seric, Matej Mitrovic, Domagoj Vida, Ante RebicFransa6Pascal Nouma, Edouard Cisse, Julien Escude, Nicolas Isimat-Mirin, Valentin Rosier, Kassoum OuattaraÇekya5Tomas Jun, Tomas Zapotocny, Tomas Sivok, David Jurasek, Vaclav CernyNorveç5Ronny Johnsen, Thomas Myhre, Arild Stavrum, John Carew, Jonas SvenssonNijerya5Daniel Amokachi, Cristopher Ohen, Ike Shorunmu, Michael Eneramo, Wilfred NdidiBosna Hersek4Sead Halilagic, Ajdin Hasic, Miralem Pjanic, Amir HadziahmetovicGana4Daniel Opare, Kevin-Prince Boateng, Bernard Mensah, Daniel AmarteyKamerun4Dany Nounkeu, Vincent Aboubakar, Georges-Kevin N'Koudou, Jean OnanaArjantin4Osvaldo Nartallo, Matias Delgado, Federico Higuain, Jose Sosaİtalya4Federico Giunti, Matteo Ferrari, Ciro Immobile, Cher NdourKolombiya4Oscar Cordoba, Pedro Franco, Elan Ricardo, Devis VasquezHollanda3Ryan Babel, Jeremain Lens, Wout WeghorstDemokratik Kongo Cumhuriyeti3Fabrice N'Sakala, Jackson Muleka, Arthur MasuakuFildişi Sahili3Eric Bailly, Badra Cisse, Emmanuel AgbadouPolonya3Adam Zejer, Jaroslaw Bako, Kaan DobraSenegal3Lamine Diatta, Mamadou Niang, Demba BaŞili3Rodrigo Tello, Gary Medel, Enzo Rocoİsveç2Mattias Asper, Alexander MilosevicSırbistan2Dusko Tosic, Adem LjajicABD2Jermaine Jones, Tyler BoydBulgaristan2Zlatko Yankov, Yordan LetchkovFas2Jamal Sellami, Romain SaissFinlandiya2Tommy Lindholm, Atik İsmailİskoçya2Ian Wilson, Allan McGregorKanada2Atiba Hutchinson, Cyle LarinMacaristan2Tibor Szalay, Joe Erwin KuzmanMısır2Ahmed Hassan, Muhammed ElnenyPeru2Francesco Manassero, Guillermo del SolarSlovakya2Miroslav Karhan, Filip HoloskoMali2Abdoulay Diaby, El Bilal ToureArnavutluk2Ernest Muçi, Kristjan AsllaniBelçika2Michy Batshuayi, Leandro TrossardBenin1Junior OlaitanCezayir1Rachid GhezzalDanimarka1Peter KjaerEkvador1Keny ArroyoErmenistan1Aras ÖzbilizGambiya1Omar ColleyGine1Souleymane YoulaGüney Afrika1Fani MadidaGüney Kore1Hyeon-gyu Ohİzlanda1Eyjolfur SverrissonJaponya1Shinji KagawaKazakistan1Bahtiyar ZaynutdinovKosova1Milot RashicaLibya1Moatasem Al-MusratiPanama1Amir MurilloRusya1Dmitriy KhlestovTunus1Zoubaier BayaUkrayna1Denis BoykoYeşil Burun Adaları1BebeNot: Sonradan Türk vatandaşlığına geçen futbolcular, haberde yabancı olarak değerlendirilmiştir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/leandro-trossard-besiktas-tarihinin-ikinci-belcikali-futbolcusu-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türk judosu tam donanımlı yeni yerleşkesine 3 ay sonra kavuşacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turk-judosu-tam-donanimli-yeni-yerleskesine-3-ay-sonra-kavusacak/879880/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turk-judosu-tam-donanimli-yeni-yerleskesine-3-ay-sonra-kavusacak/879880/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:06:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Türkiye Judo Federasyonu Başkanı Sezer Huysuz: - Sporcularımızın 365 gün yaşayacağı, eğitim göreceği, besleneceği ve antrenman yapacağı tam donanımlı bir merkez kuruyoruz - Hedefimiz tabii ki olimpiyatlarda madalyalar alabilmek ki alabilecek potansiyelde sporcularımız da var - (Yabancı asıllı milli judocu) Bazı sıkletlerde sporcumuz yoksa kaliteli isimlerle tamamlamamız gerekebilir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH ÇAKMAK - Türkiye Judo Federasyonu Başkanı Sezer Huysuz, Ankara'da yapım aşamasında sona yaklaşılan yeni judo yerleşkesinin, sporcuların 7 gün 24 saat yaşayacağı tam donanımlı bir merkez olacağını söyledi.Yenimahalle'de inşası süren tesisi AA muhabirine değerlendiren Huysuz, projenin yaklaşık 8 yıllık bir hayalin ürünü olduğunu ifade etti.2018'den itibaren büyük bir tesis yapmayı düşündüklerini dile getiren Huysuz, Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak'ın projeyi onaylamasının ardından 2025 Aralık ayında inşaata başladık. Güzel bir ekip çalışmasıyla artık son aşamaya geldik. dedi.Huysuz, tesisin açılışını kasım ayında planladıkları mali genel kurul ile aynı tarihe denk getirmeyi hedeflediklerini belirterek, Çalışmalarımız planlandığı şekilde ilerliyor. Bizim gençliğimizde yaşadığımız sıkıntıları bugünkü sporcular yaşamasın istedik. Sporcularımızın 365 gün yaşayacağı ortak bir alan oluşturuyoruz. Olimpik kadronun tamamen burada konsantre olabileceği, bütün ihtiyaçlarının karşılanacağı bir tesis hayal etmiştik. Bugün o hayali gerçeğe dönüştürüyoruz. diye konuştu.132 kişilik konaklama kapasitesiTesiste 52 bağımsız yaşam alanı olacağını ve aynı anda 132 sporcunun konaklayabileceğini ifade eden Huysuz, şöyle devam etti:Odalarımız sporcuların ihtiyaçlarına göre özel olarak tasarlandı. 36 odamız 3'er kişilik, ağır sıklet sporcuları için ise 4 adet 2'şer kişilik özel oda dizayn ediliyor. Antrenör odalarımız, fizyoterapist ve sağlık odamız, hatta çocuklarımızın fizik tedavilerini yapacağımız alanı da oluşturduk. Onların tedavilerine cihazlarını alıp burada devam edeceğiz. Çocuklarla birlikte burada bir spor kampüsüne en geç ekimin sonu veya kasım ayında başlayacağız. Tesis, inşallah judo camiamıza ve Türk sporuna güzel hizmet edecek.Yeni kampüste kütüphane, oyun salonları, kafeterya, restoran, yemekhane, sauna, hamam ve sinema salonlarının da bulunacağını aktaran Huysuz, sporcuların sosyal yaşamlarının da destekleneceğini kaydetti.Sporcuların federasyon yönetimi ve teknik ekiple aynı ortamda bulunmasının avantaj sağlayacağını da vurgulayan Huysuz, Bireysel sorunlarını daha yakından takip edeceğiz. Teknik ekibimizle birlikte yönetim olarak yeni binada olacağız ve çocuklarla 7 gün 24 saat birlikte yaşayacağız. Sadece antrenman yapmakla olmuyor, dinlenme, beslenme, hijyen ve planlı yaşam başarıyı getiriyor. Yabancı dil eğitimlerinden bütün diğer eğitimlerini de sağlayacağız. Sporcularımızın bütün yaşamını bilimsel şekilde planlayacağız. dedi.Türkiye Judo Lisesi projesi de hazırYeni yerleşkenin hemen yanındaki mevcut federasyon binası için de önemli bir proje hazırladıklarını açıklayan Huysuz, Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Judo Lisesi kurulmasına yönelik görüşmeler yürüttüklerini söyledi.Bu projeyle başarılı sporcuların eğitimi ile sporu aynı kampüs içerisinde sürdürebileceği, okul ile antrenman arasında yaşanan zaman kayıplarını ortadan kaldıracaklarını kaydeden Huysuz, Kaliteli çocukları burada tutup onların da milli takımlar ve olimpik kadro ile beraber antrenmanlarını yapıp eğitimlerini sürdürüp daha rahat etmelerini sağlayacağız, hedefimizden birisi de bu. şeklinde konuştu.Azerbaycan&#039;daki Dünya Şampiyonası çok önemliDevletin ve federasyonun sporcular için tüm imkanları seferber ettiğini vurgulayan Huysuz, disiplinli çalışma ve sistemli takibin olimpiyat başarısını da getireceğini söyledi.Huysuz, Hedefimiz tabii ki olimpiyatlarda madalyalar alabilmek ki alabilecek potansiyelde sporcularımız da var. Tokyo ve Paris'te biz bunları yaşadık, olimpiyat madalyasının ucundan döndük, 8 madalya maçı yaptık. Devletimiz imkan konusunda üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor. Bazen de sporcular için zorlayıcı unsurları ortaya koymamız, kuralları işletmemiz gerekiyor. ifadelerini kullandı.2028 Los Angeles Olimpiyatları için kota puanlamasının başladığı bilgisini de veren Huysuz, Akdeniz Oyunları'nın ardından olimpik kadromuz için Azerbaycan'daki Dünya Şampiyonası çok önemli. Bu sene Avrupa Şampiyonası'nı kötü geçirmedik. Bir yıldır İtalyan hocamız (Giorgio Vismara), kondisyonerimiz ve teknik ekibimizle planlı bir çalışma yürütüyoruz. Sporcularımızın gelişiminden memnunuz. Şimdi Kazakistan kampının ardından Akdeniz Oyunları ve sonrasında Dünya Şampiyonası sürecine gireceğiz. dedi.Türk judosunun da Vargas&#039;ı olabilirVoleybolda Melissa Vargas örneği üzerinden yöneltilen soru üzerine de Huysuz, yabancı sporcu transferinin amaç değil, ihtiyaç halinde başvurulabilecek bir yöntem olduğunu söyledi.Milli sporcuların kendilerine sunulan imkanların farkında olması gerektiğini aktaran Huysuz, Asıl hedefimiz kendi çocuklarımızı yetiştirmek. Ancak bazı sıkletlerde sporcumuz yoksa ve olimpiyat hedefimiz 7 kadın, 7 erkek olmak üzere 14 sporcuyla katılmaksa, eksik kalan kategorileri kaliteli isimlerle tamamlamamız gerekebilir. değerlendirmesinde bulundu.15 Temmuz&#039;u çocuklarımıza anlatmak, unutturmamak bizim görevimizSezer Huysuz, hain darbe teşebbüsünde şehit olanları ve gazileri asla unutmayacaklarını belirterek, 15 Temmuz'u her yıl yeniden yad etmek zorundayız. Şehitlerimiz var, gazilerimiz var. Onların ortaya koyduğu kahramanlığı çocuklarımıza anlatmak, unutturmamak bizim görevimiz. dedi.Federasyon olarak her yıl 15 Temmuz anısına organizasyon düzenlediklerini de hatırlatan Huysuz, bu yıl 15 Temmuz Süper Minikler Türkiye Judo Şampiyonası'nı Tokat'ta gerçekleştireceklerini söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH ÇAKMAK - Türkiye Judo Federasyonu Başkanı Sezer Huysuz, Ankara'da yapım aşamasında sona yaklaşılan yeni judo yerleşkesinin, sporcuların 7 gün 24 saat yaşayacağı tam donanımlı bir merkez olacağını söyledi.Yenimahalle'de inşası süren tesisi AA muhabirine değerlendiren Huysuz, projenin yaklaşık 8 yıllık bir hayalin ürünü olduğunu ifade etti.2018'den itibaren büyük bir tesis yapmayı düşündüklerini dile getiren Huysuz, Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak'ın projeyi onaylamasının ardından 2025 Aralık ayında inşaata başladık. Güzel bir ekip çalışmasıyla artık son aşamaya geldik. dedi.Huysuz, tesisin açılışını kasım ayında planladıkları mali genel kurul ile aynı tarihe denk getirmeyi hedeflediklerini belirterek, Çalışmalarımız planlandığı şekilde ilerliyor. Bizim gençliğimizde yaşadığımız sıkıntıları bugünkü sporcular yaşamasın istedik. Sporcularımızın 365 gün yaşayacağı ortak bir alan oluşturuyoruz. Olimpik kadronun tamamen burada konsantre olabileceği, bütün ihtiyaçlarının karşılanacağı bir tesis hayal etmiştik. Bugün o hayali gerçeğe dönüştürüyoruz. diye konuştu.132 kişilik konaklama kapasitesiTesiste 52 bağımsız yaşam alanı olacağını ve aynı anda 132 sporcunun konaklayabileceğini ifade eden Huysuz, şöyle devam etti:Odalarımız sporcuların ihtiyaçlarına göre özel olarak tasarlandı. 36 odamız 3'er kişilik, ağır sıklet sporcuları için ise 4 adet 2'şer kişilik özel oda dizayn ediliyor. Antrenör odalarımız, fizyoterapist ve sağlık odamız, hatta çocuklarımızın fizik tedavilerini yapacağımız alanı da oluşturduk. Onların tedavilerine cihazlarını alıp burada devam edeceğiz. Çocuklarla birlikte burada bir spor kampüsüne en geç ekimin sonu veya kasım ayında başlayacağız. Tesis, inşallah judo camiamıza ve Türk sporuna güzel hizmet edecek.Yeni kampüste kütüphane, oyun salonları, kafeterya, restoran, yemekhane, sauna, hamam ve sinema salonlarının da bulunacağını aktaran Huysuz, sporcuların sosyal yaşamlarının da destekleneceğini kaydetti.Sporcuların federasyon yönetimi ve teknik ekiple aynı ortamda bulunmasının avantaj sağlayacağını da vurgulayan Huysuz, Bireysel sorunlarını daha yakından takip edeceğiz. Teknik ekibimizle birlikte yönetim olarak yeni binada olacağız ve çocuklarla 7 gün 24 saat birlikte yaşayacağız. Sadece antrenman yapmakla olmuyor, dinlenme, beslenme, hijyen ve planlı yaşam başarıyı getiriyor. Yabancı dil eğitimlerinden bütün diğer eğitimlerini de sağlayacağız. Sporcularımızın bütün yaşamını bilimsel şekilde planlayacağız. dedi.Türkiye Judo Lisesi projesi de hazırYeni yerleşkenin hemen yanındaki mevcut federasyon binası için de önemli bir proje hazırladıklarını açıklayan Huysuz, Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Judo Lisesi kurulmasına yönelik görüşmeler yürüttüklerini söyledi.Bu projeyle başarılı sporcuların eğitimi ile sporu aynı kampüs içerisinde sürdürebileceği, okul ile antrenman arasında yaşanan zaman kayıplarını ortadan kaldıracaklarını kaydeden Huysuz, Kaliteli çocukları burada tutup onların da milli takımlar ve olimpik kadro ile beraber antrenmanlarını yapıp eğitimlerini sürdürüp daha rahat etmelerini sağlayacağız, hedefimizden birisi de bu. şeklinde konuştu.Azerbaycan&#039;daki Dünya Şampiyonası çok önemliDevletin ve federasyonun sporcular için tüm imkanları seferber ettiğini vurgulayan Huysuz, disiplinli çalışma ve sistemli takibin olimpiyat başarısını da getireceğini söyledi.Huysuz, Hedefimiz tabii ki olimpiyatlarda madalyalar alabilmek ki alabilecek potansiyelde sporcularımız da var. Tokyo ve Paris'te biz bunları yaşadık, olimpiyat madalyasının ucundan döndük, 8 madalya maçı yaptık. Devletimiz imkan konusunda üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor. Bazen de sporcular için zorlayıcı unsurları ortaya koymamız, kuralları işletmemiz gerekiyor. ifadelerini kullandı.2028 Los Angeles Olimpiyatları için kota puanlamasının başladığı bilgisini de veren Huysuz, Akdeniz Oyunları'nın ardından olimpik kadromuz için Azerbaycan'daki Dünya Şampiyonası çok önemli. Bu sene Avrupa Şampiyonası'nı kötü geçirmedik. Bir yıldır İtalyan hocamız (Giorgio Vismara), kondisyonerimiz ve teknik ekibimizle planlı bir çalışma yürütüyoruz. Sporcularımızın gelişiminden memnunuz. Şimdi Kazakistan kampının ardından Akdeniz Oyunları ve sonrasında Dünya Şampiyonası sürecine gireceğiz. dedi.Türk judosunun da Vargas&#039;ı olabilirVoleybolda Melissa Vargas örneği üzerinden yöneltilen soru üzerine de Huysuz, yabancı sporcu transferinin amaç değil, ihtiyaç halinde başvurulabilecek bir yöntem olduğunu söyledi.Milli sporcuların kendilerine sunulan imkanların farkında olması gerektiğini aktaran Huysuz, Asıl hedefimiz kendi çocuklarımızı yetiştirmek. Ancak bazı sıkletlerde sporcumuz yoksa ve olimpiyat hedefimiz 7 kadın, 7 erkek olmak üzere 14 sporcuyla katılmaksa, eksik kalan kategorileri kaliteli isimlerle tamamlamamız gerekebilir. değerlendirmesinde bulundu.15 Temmuz&#039;u çocuklarımıza anlatmak, unutturmamak bizim görevimizSezer Huysuz, hain darbe teşebbüsünde şehit olanları ve gazileri asla unutmayacaklarını belirterek, 15 Temmuz'u her yıl yeniden yad etmek zorundayız. Şehitlerimiz var, gazilerimiz var. Onların ortaya koyduğu kahramanlığı çocuklarımıza anlatmak, unutturmamak bizim görevimiz. dedi.Federasyon olarak her yıl 15 Temmuz anısına organizasyon düzenlediklerini de hatırlatan Huysuz, bu yıl 15 Temmuz Süper Minikler Türkiye Judo Şampiyonası'nı Tokat'ta gerçekleştireceklerini söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail'de ders kitapları, Filistinlileri çözülmesi gereken sorun olarak öğretiyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-de-ders-kitaplari-filistinlileri-cozulmesi-gereken-sorun-olarak-ogretiyor/879879/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-de-ders-kitaplari-filistinlileri-cozulmesi-gereken-sorun-olarak-ogretiyor/879879/</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Kudüs İbrani Üniversitesi Dil ve Eğitim Bölümünden emekli Prof. Dr. Nurit Peled-Elhanan: - İsrail ders kitaplarında Filistinliler hiçbir şekilde temsil edilmiyor. İsrail'in zihninde, toplumsal söyleminde, kültüründe yoklar. Eğer onlardan söz ediliyorsa, yalnızca bir sorun, içerideki düşman ya da çözülmesi gereken bir mesele olarak bahsediliyor - Haritalarda hiçbir Arap şehri ya da köyü gösterilmiyor. Buna karşılık Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlerin tamamı haritalarda yer alıyor. Çocuklar Filistinlilerin işgalci olduğuna inanıyor. 'Bu bizim toprağımız ve onlar burayı işgal etti' diye düşünüyorlar]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ŞULE ÖZKAN - Avrupa Parlamentosunun her yıl insan hakları ve düşünce özgürlüğü alanında verdiği Sakharov Ödülü'ne 2001 yılında layık görülen Prof. Dr. Nurit Peled-Elhanan, İsrail'deki devlet okullarında kullanılan ders kitaplarının Filistinlileri sistematik biçimde görünmez kıldığını, yer verdiklerinde ise onları bireyler olarak değil, çözülmesi gereken bir sorun ve iç tehdit olarak sunduğunu belirtti.Kudüs İbrani Üniversitesi Dil ve Eğitim Bölümünden emekli insan hakları aktivisti Peled-Elhanan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yıllarca incelediği İsrail ders kitaplarının yalnızca eğitim materyali değil, aynı zamanda ulusal kimliği ve öteki algısını şekillendiren ideolojik araçlar olduğunu ifade etti.Filistinliler yok sayılıyor, yalnızca tehdit olarak anılıyorİsrail ders kitaplarında Filistinlilerin temsiline ilişkin çalışmalarıyla tanınan ve Palestine in Israeli School Books: Ideology and Propaganda in Education (İsrail Ders Kitaplarında Filistin: Eğitimde İdeoloji ve Propaganda) kitabının yazarı olan Peled-Elhanan, araştırmalarını laik devlet okullarında okutulan ana akım ders kitapları üzerine yürüttüğünü söyledi.İncelemelerinde en dikkati çeken bulgunun Filistinlilerin neredeyse tamamen görünmez kılınması olduğunu dile getiren Peled-Elhanan, İsrail ders kitaplarında Filistinliler hiçbir şekilde temsil edilmiyor. İsrail'in zihninde, toplumsal söyleminde, kültüründe yoklar. Eğer onlardan söz ediliyorsa, yalnızca bir sorun, içerideki düşman ya da çözülmesi gereken bir mesele olarak bahsediliyor. dedi.Ders kitaplarının Filistin toplumunu oluşturan bireyleri tamamen yok saydığını vurgulayan Peled-Elhanan, öğrencilerin Filistinli yazarlar, bilim insanları, sanatçılar, müzisyenler ya da akademisyenler hakkında hiçbir bilgi edinmediğini belirterek, Onlar tek tip, homojen bir topluluk olarak gösteriliyor. Bireyler yok. Filistinli yazarlardan, bilim insanlarından, sanatçılardan, tiyatroculardan ya da müzisyenlerden söz edilmiyor. Onlar hakkında hiçbir şey bilmiyoruz, sanki hiç var olmamışlar gibi. diye konuştu.Peled-Elhanan bunun yalnızca bilgi eksikliği oluşturmadığını aynı zamanda Filistinlilerin insan yönünü ortadan kaldırarak onları soyut bir güvenlik sorununa dönüştürdüğünü anlattı. Bu anlayışın yıllar içinde toplumsal şiddeti de meşrulaştırdığını savunan Peled-Elhanan, Batı Şeria'da Filistin köylerine saldıran bir İsrail askerinin sözlerini örnek göstererek, Batı Şeria’da askerlerden biri, 'Bize çözülmesi gereken sorunlar olduğunu öğrettiniz. Biz de sorunu çözüyoruz.' dedi. Bu eğitimdir, her şey eğitimdir. Mesele yalnızca ders kitapları değildir. Ev, edebiyat, kültür ve çocukların anaokulundan itibaren öğrendiği şarkılar da bunun parçasıdır. değerlendirmesinde bulundu.Haritalarda Büyük İsrail var, Filistin yokPeled-Elhanan, ders kitaplarında kullanılan haritaların da aynı ideolojik çerçeveyi yansıttığını belirtti. Bu haritaların yalnızca okullarda değil, hastaneler ve bankalar gibi kamusal alanlarda da kullanıldığına dikkati çekerek, Bir sağlık merkezine ya da bankaya giderseniz aynı haritaları görürsünüz. Bu, onların 'Büyük İsrail' olarak adlandırdığı haritadır. dedi.Söz konusu haritalarda Batı Şeria'nın İsrail'in doğal parçası olarak gösterildiğini ifade eden Peled-Elhanan, buna karşılık Arap şehirleri ve köylerinin sistematik biçimde silindiğini söyledi.Bu durumun çocukların gerçekliği algılama biçimini doğrudan etkilediğini belirten Peled-Elhanan, şunları kaydetti:İsrail sınırları içinde bile hiçbir Arap şehri ya da köyü gösterilmiyor. Buna karşılık Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlerin tamamı haritalarda yer alıyor. Çocuklar Filistinlilerin işgalci olduğuna inanıyor. 'Bu bizim toprağımız ve onlar burayı işgal etti' diye düşünüyorlar. 1990'ların sonlarında bazı 'yeni tarihçiler' Deyr Yasin, Kefr Kasım gibi katliamların ders kitaplarında katliam olarak anılması için çaba gösterdi, buna rağmen anlatı değişmedi. Filistinliler, ders kitaplarında 'Filistinli' olarak dahi anılmıyor. Bunun yerine sürekli 'İsrailli Araplar' ifadesi kullanılıyor. Katliamlardan söz ediliyordu ama bölümün sonunda her zaman sonuçlarının bizim için iyi olduğu anlatılıyordu. Örneğin Deyr Yasin Katliamı'nın Arapların topraklarından kaçmasını sağladığı ve bunun olumlu bir gelişme olduğu yazılıyordu.Holokost eğitimi çocukları korku üzerinden şekillendiriyorİsrail'de ulusal kimliğin temel unsurunun Siyonizm değil Holokost olduğunu savunan Peled-Elhanan, Holokost eğitiminin tarih öğretmenin ötesinde siyasal ve psikolojik bir işleve sahip olduğunu belirterek, Holokost, çocukları her yıl travmatize etmek, bütün dünyanın antisemitik olduğuna ve kendileri için tek güvenli yerin İsrail olduğuna inandırmak amacıyla öğretiliyor. diye konuştu.Öğretmen kılavuzlarında ilkokul ikinci sınıf öğrencilerine dahi Holokost'un Yahudilerin bir devleti ve ordusu olmadığı için yaşandığının anlatıldığını aktaran Peled-Elhanan, bunun çocuklarda sürekli tehdit algısı oluşturduğunu ifade etti.Bu anlayışın doğal sonucunun biz ve ötekiler ayrımı olduğunu dile getiren Peled-Elhanan, Bunun amacı, kendilerinden olmayan herkesten korkan insanlar yetiştirmektir. İsrail'deki egemen grup Doğu Avrupa kökenli Aşkenaz Yahudileridir. Bunun dışında kalan herkes ya küçümseniyor ya alaya alınıyor ya da tamamen yok sayılıyor dedi.Arap Yahudileri ve Etiyopyalı Yahudilerin tarihinin de benzer biçimde müfredattan dışlandığını ifade eden Peled-Elhanan, bu toplulukların geçmişlerinin ve kültürel miraslarının öğrencilere aktarılmadığına işaret etti.Gazze'de yaşananların da aynı anlatı çerçevesinde sunulduğuna dikkati çeken Peled-Elhanan, Bugün Gazze'de canlı yayınlanan bir soykırım yaşanıyor. Ama bunu şimdiden bir zafer olarak sunacak şekilde kurguladılar. Holokost'la bağlantı kurarak, 'Yine tehdit edildik, yeniden yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldık ve hepinizi biz kurtardık.' anlatısını oluşturuyorlar. ifadelerini kullandı.Avrupa'daki siyasi ve akademik çevrelerin de İsrail eğitim sistemine yönelik eleştiriler karşısında sessiz kaldığını savunan Peled-Elhanan, özellikle Filistin ders kitaplarını hedef alan uluslararası kampanyalara karşı akademik çalışmaların dikkate alınması gerektiğini söyledi. Filistin ders kitaplarının hem doğrudan İsrail hem de uluslararası kurumlar aracılığıyla dolaylı biçimde sansürlendiğini ifade eden Peled-Elhanan, İsrail Eğitim Bakanlığı'nın Doğu Kudüs’te okutulan Filistin müfredatına doğrudan müdahale ettiğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ŞULE ÖZKAN - Avrupa Parlamentosunun her yıl insan hakları ve düşünce özgürlüğü alanında verdiği Sakharov Ödülü'ne 2001 yılında layık görülen Prof. Dr. Nurit Peled-Elhanan, İsrail'deki devlet okullarında kullanılan ders kitaplarının Filistinlileri sistematik biçimde görünmez kıldığını, yer verdiklerinde ise onları bireyler olarak değil, çözülmesi gereken bir sorun ve iç tehdit olarak sunduğunu belirtti.Kudüs İbrani Üniversitesi Dil ve Eğitim Bölümünden emekli insan hakları aktivisti Peled-Elhanan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yıllarca incelediği İsrail ders kitaplarının yalnızca eğitim materyali değil, aynı zamanda ulusal kimliği ve öteki algısını şekillendiren ideolojik araçlar olduğunu ifade etti.Filistinliler yok sayılıyor, yalnızca tehdit olarak anılıyorİsrail ders kitaplarında Filistinlilerin temsiline ilişkin çalışmalarıyla tanınan ve Palestine in Israeli School Books: Ideology and Propaganda in Education (İsrail Ders Kitaplarında Filistin: Eğitimde İdeoloji ve Propaganda) kitabının yazarı olan Peled-Elhanan, araştırmalarını laik devlet okullarında okutulan ana akım ders kitapları üzerine yürüttüğünü söyledi.İncelemelerinde en dikkati çeken bulgunun Filistinlilerin neredeyse tamamen görünmez kılınması olduğunu dile getiren Peled-Elhanan, İsrail ders kitaplarında Filistinliler hiçbir şekilde temsil edilmiyor. İsrail'in zihninde, toplumsal söyleminde, kültüründe yoklar. Eğer onlardan söz ediliyorsa, yalnızca bir sorun, içerideki düşman ya da çözülmesi gereken bir mesele olarak bahsediliyor. dedi.Ders kitaplarının Filistin toplumunu oluşturan bireyleri tamamen yok saydığını vurgulayan Peled-Elhanan, öğrencilerin Filistinli yazarlar, bilim insanları, sanatçılar, müzisyenler ya da akademisyenler hakkında hiçbir bilgi edinmediğini belirterek, Onlar tek tip, homojen bir topluluk olarak gösteriliyor. Bireyler yok. Filistinli yazarlardan, bilim insanlarından, sanatçılardan, tiyatroculardan ya da müzisyenlerden söz edilmiyor. Onlar hakkında hiçbir şey bilmiyoruz, sanki hiç var olmamışlar gibi. diye konuştu.Peled-Elhanan bunun yalnızca bilgi eksikliği oluşturmadığını aynı zamanda Filistinlilerin insan yönünü ortadan kaldırarak onları soyut bir güvenlik sorununa dönüştürdüğünü anlattı. Bu anlayışın yıllar içinde toplumsal şiddeti de meşrulaştırdığını savunan Peled-Elhanan, Batı Şeria'da Filistin köylerine saldıran bir İsrail askerinin sözlerini örnek göstererek, Batı Şeria’da askerlerden biri, 'Bize çözülmesi gereken sorunlar olduğunu öğrettiniz. Biz de sorunu çözüyoruz.' dedi. Bu eğitimdir, her şey eğitimdir. Mesele yalnızca ders kitapları değildir. Ev, edebiyat, kültür ve çocukların anaokulundan itibaren öğrendiği şarkılar da bunun parçasıdır. değerlendirmesinde bulundu.Haritalarda Büyük İsrail var, Filistin yokPeled-Elhanan, ders kitaplarında kullanılan haritaların da aynı ideolojik çerçeveyi yansıttığını belirtti. Bu haritaların yalnızca okullarda değil, hastaneler ve bankalar gibi kamusal alanlarda da kullanıldığına dikkati çekerek, Bir sağlık merkezine ya da bankaya giderseniz aynı haritaları görürsünüz. Bu, onların 'Büyük İsrail' olarak adlandırdığı haritadır. dedi.Söz konusu haritalarda Batı Şeria'nın İsrail'in doğal parçası olarak gösterildiğini ifade eden Peled-Elhanan, buna karşılık Arap şehirleri ve köylerinin sistematik biçimde silindiğini söyledi.Bu durumun çocukların gerçekliği algılama biçimini doğrudan etkilediğini belirten Peled-Elhanan, şunları kaydetti:İsrail sınırları içinde bile hiçbir Arap şehri ya da köyü gösterilmiyor. Buna karşılık Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlerin tamamı haritalarda yer alıyor. Çocuklar Filistinlilerin işgalci olduğuna inanıyor. 'Bu bizim toprağımız ve onlar burayı işgal etti' diye düşünüyorlar. 1990'ların sonlarında bazı 'yeni tarihçiler' Deyr Yasin, Kefr Kasım gibi katliamların ders kitaplarında katliam olarak anılması için çaba gösterdi, buna rağmen anlatı değişmedi. Filistinliler, ders kitaplarında 'Filistinli' olarak dahi anılmıyor. Bunun yerine sürekli 'İsrailli Araplar' ifadesi kullanılıyor. Katliamlardan söz ediliyordu ama bölümün sonunda her zaman sonuçlarının bizim için iyi olduğu anlatılıyordu. Örneğin Deyr Yasin Katliamı'nın Arapların topraklarından kaçmasını sağladığı ve bunun olumlu bir gelişme olduğu yazılıyordu.Holokost eğitimi çocukları korku üzerinden şekillendiriyorİsrail'de ulusal kimliğin temel unsurunun Siyonizm değil Holokost olduğunu savunan Peled-Elhanan, Holokost eğitiminin tarih öğretmenin ötesinde siyasal ve psikolojik bir işleve sahip olduğunu belirterek, Holokost, çocukları her yıl travmatize etmek, bütün dünyanın antisemitik olduğuna ve kendileri için tek güvenli yerin İsrail olduğuna inandırmak amacıyla öğretiliyor. diye konuştu.Öğretmen kılavuzlarında ilkokul ikinci sınıf öğrencilerine dahi Holokost'un Yahudilerin bir devleti ve ordusu olmadığı için yaşandığının anlatıldığını aktaran Peled-Elhanan, bunun çocuklarda sürekli tehdit algısı oluşturduğunu ifade etti.Bu anlayışın doğal sonucunun biz ve ötekiler ayrımı olduğunu dile getiren Peled-Elhanan, Bunun amacı, kendilerinden olmayan herkesten korkan insanlar yetiştirmektir. İsrail'deki egemen grup Doğu Avrupa kökenli Aşkenaz Yahudileridir. Bunun dışında kalan herkes ya küçümseniyor ya alaya alınıyor ya da tamamen yok sayılıyor dedi.Arap Yahudileri ve Etiyopyalı Yahudilerin tarihinin de benzer biçimde müfredattan dışlandığını ifade eden Peled-Elhanan, bu toplulukların geçmişlerinin ve kültürel miraslarının öğrencilere aktarılmadığına işaret etti.Gazze'de yaşananların da aynı anlatı çerçevesinde sunulduğuna dikkati çeken Peled-Elhanan, Bugün Gazze'de canlı yayınlanan bir soykırım yaşanıyor. Ama bunu şimdiden bir zafer olarak sunacak şekilde kurguladılar. Holokost'la bağlantı kurarak, 'Yine tehdit edildik, yeniden yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldık ve hepinizi biz kurtardık.' anlatısını oluşturuyorlar. ifadelerini kullandı.Avrupa'daki siyasi ve akademik çevrelerin de İsrail eğitim sistemine yönelik eleştiriler karşısında sessiz kaldığını savunan Peled-Elhanan, özellikle Filistin ders kitaplarını hedef alan uluslararası kampanyalara karşı akademik çalışmaların dikkate alınması gerektiğini söyledi. Filistin ders kitaplarının hem doğrudan İsrail hem de uluslararası kurumlar aracılığıyla dolaylı biçimde sansürlendiğini ifade eden Peled-Elhanan, İsrail Eğitim Bakanlığı'nın Doğu Kudüs’te okutulan Filistin müfredatına doğrudan müdahale ettiğini sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/israil-de-ders-kitaplari-filistinlileri-cozulmesi-gereken-sorun-olarak-ogretiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
