<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title> Uluslararası Dostluk Günü'nde Türk ve Rus öğrenciler bir araya geldi </title>
      <link>https://www.canligaste.com/uluslararasi-dostluk-gunu-nde-turk-ve-rus-ogrenciler-bir-araya-geldi/886824/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/uluslararasi-dostluk-gunu-nde-turk-ve-rus-ogrenciler-bir-araya-geldi/886824/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:28:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Akkuyu Nükleer AŞ, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) bulunduğu bölgede yaşayan Türk ve Rus öğrenciler için etkinlik düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Akkuyu Nükleer AŞ, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) bulunduğu bölgede yaşayan Türk ve Rus öğrenciler için etkinlik düzenledi.Şirketten yapılan açıklamaya göre, etkinlik kapsamında öğrenciler birbirleriyle tanışarak çeşitli oyunlara katıldı.Programın ana bölümü takım çalışmasına dayalı aktivitelerden oluştu. Türk ve Rus öğrencilerden oluşan karma ekipler, dostluğu, karşılıklı anlayışı ve iyi komşuluk ilişkilerini simgeleyen büyük bir tematik yapbozu birlikte tamamladı.Etkinlik kapsamında ayrıca çocukların iletişim kurmalarını teşvik eden, güven ve yardımlaşma duygusunu geliştirmeye yönelik sportif oyunlar da düzenlendi. Programın sonunda çocuklar sahilin bir bölümünü temizleyerek çevreyi korumanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu gösterdi.Uluslararası Dostluk Günü vurgusuAçıklamada görüşlerine yer verilen Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Sergei Butckikh, nükleer güç santralinin inşasıyla birlikte bölgenin de geliştiğini belirterek, şunları kaydetti:İnsanlar arasındaki iletişim ve ortak girişimler için yeni fırsatlar ortaya çıkıyor. Genç nesille yürüttüğümüz çalışmalar şirketimizin öncelikli faaliyet alanlarından biridir. Düzenli olarak öğrencileri nükleer güç santrali sahasına davet ediyor, onları modern teknolojilerle tanıştırıyor ve mühendislik mesleklerinin önemini anlatıyoruz. Akkuyu NGS Projesi, farklı mesleklerden, kültürlerden ve kuşaklardan insanları ortak bir amaç etrafında bir araya getiriyor. Herkes, ortak sonuca odaklanıp başkalarının emeğine saygı gösterdiğinde bu büyük projeye kendi katkısını sunuyor. Çocukların bunu sadece sözlerle değil, oyun oynayarak ve birlikte vakit geçirerek deneyimlemelerini istedik. Uluslararası Dostluk Günü, büyük projelerin tek başına gerçekleştirilemeyeceğini bir kez daha hatırlatmak için güzel bir fırsattır. Başarının temelinde karşılıklı anlayış ve ekip çalışması yer alır.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Akkuyu Nükleer AŞ, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) bulunduğu bölgede yaşayan Türk ve Rus öğrenciler için etkinlik düzenledi.Şirketten yapılan açıklamaya göre, etkinlik kapsamında öğrenciler birbirleriyle tanışarak çeşitli oyunlara katıldı.Programın ana bölümü takım çalışmasına dayalı aktivitelerden oluştu. Türk ve Rus öğrencilerden oluşan karma ekipler, dostluğu, karşılıklı anlayışı ve iyi komşuluk ilişkilerini simgeleyen büyük bir tematik yapbozu birlikte tamamladı.Etkinlik kapsamında ayrıca çocukların iletişim kurmalarını teşvik eden, güven ve yardımlaşma duygusunu geliştirmeye yönelik sportif oyunlar da düzenlendi. Programın sonunda çocuklar sahilin bir bölümünü temizleyerek çevreyi korumanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu gösterdi.Uluslararası Dostluk Günü vurgusuAçıklamada görüşlerine yer verilen Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Sergei Butckikh, nükleer güç santralinin inşasıyla birlikte bölgenin de geliştiğini belirterek, şunları kaydetti:İnsanlar arasındaki iletişim ve ortak girişimler için yeni fırsatlar ortaya çıkıyor. Genç nesille yürüttüğümüz çalışmalar şirketimizin öncelikli faaliyet alanlarından biridir. Düzenli olarak öğrencileri nükleer güç santrali sahasına davet ediyor, onları modern teknolojilerle tanıştırıyor ve mühendislik mesleklerinin önemini anlatıyoruz. Akkuyu NGS Projesi, farklı mesleklerden, kültürlerden ve kuşaklardan insanları ortak bir amaç etrafında bir araya getiriyor. Herkes, ortak sonuca odaklanıp başkalarının emeğine saygı gösterdiğinde bu büyük projeye kendi katkısını sunuyor. Çocukların bunu sadece sözlerle değil, oyun oynayarak ve birlikte vakit geçirerek deneyimlemelerini istedik. Uluslararası Dostluk Günü, büyük projelerin tek başına gerçekleştirilemeyeceğini bir kez daha hatırlatmak için güzel bir fırsattır. Başarının temelinde karşılıklı anlayış ve ekip çalışması yer alır.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hititlerden beri kullanılan tuz mağarası kültür ve sanatın yeni adresi oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hititlerden-beri-kullanilan-tuz-magarasi-kultur-ve-sanatin-yeni-adresi-oldu/886822/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hititlerden-beri-kullanilan-tuz-magarasi-kultur-ve-sanatin-yeni-adresi-oldu/886822/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:24:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Çankırı / Çankırı Yer Altı Tuz Şehri'nde oluşturulan konferans salonu, kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yaparken, planlanan 600 kişilik yeni salonla mağarada daha büyük organizasyonlar da yapılabilecek - Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen: - Yerin 150 metre altında, tuz madeninin içinde bir konferans salonu düşünün. Ben dünyada böyle bir örneğin olduğunu düşünmüyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Çankırı Haberleri : ÖMER FARUK ÇAL - Çankırı'da yerin yaklaşık 150 metre altında Hititlerden beri kullanılan tuz mağarasında oluşturulan konferans salonu, sosyal ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyor.Hititler döneminden beri tuz elde edilen ve Yer Altı Tuz Şehri diye adlandırılan mağaranın içinde Çankırı Belediyesi tarafından 300 kişilik konferans salonu oluşturuldu.Doğal kaya tuzu blokları arasında inşa edilen salon, mağaranın kendine özgü atmosferini koruyacak şekilde tasarlanırken, ses ve ışık sistemleriyle modern bir toplantı altyapısına da kavuşturuldu.Hazırlanan yeni proje ile mağarada 600 kişilik yeni salon oluşturulacak. Salonda, sempozyum, panel, konferans, kültür ve sanat etkinlikleri ile çeşitli organizasyonların düzenlenmesi planlanıyor.Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, AA muhabirine, Yer Altı Tuz Şehri'ni her yıl yeni yatırımlarla geliştirdiklerini söyledi.Mağaranın içindeki salonda stand-up, defileler, konferanslar gibi çeşitli etkinlikler yaptıklarını anlatan Esen, Dünyada başka bir benzeri yok. Yerin 150 metre altında, tuz madeninin içinde bir konferans salonu düşünün. Ben dünyada böyle bir örneğin olduğunu düşünmüyorum. Daha önce orada yaptığımız stand-up gösterisi, Türkiye'de ve dünyada tanınan insanların gelip de burada görsel şov yapmaları muazzam bir şey. Bu şehrimizin tanıtımını sağlarken Çankırı'nın Ankara'ya yakın olmasını biz hep dezavantaj olarak gördük ama ben göreve geldiğimden beri şunu ifade ettim, 'Bunu avantaja çevirebiliriz.' Şu anda avantaja dönmüş durumda. diye konuştu. Milattan öncesiyle yeni yüzyılı gösteren bir kompleks olacakMağaranın içinde daha büyük bir konferans salonu yapacaklarının da altını çizen Esen, Eski alanın bir buçuk katı daha büyüklüğünde, daha yüksek, daha derin ve sahneyi daha rahat görebilecekleri bir alan oluşturacağız. Çok amaçlı bir salon olacak. Milattan öncesiyle yeni yüzyılı gösteren bir kompleks, kompozisyon olacak. Ziyaretçilerimiz bir şok etkisi yaşayacaklar diyebilirim. ifadelerini kullandı.Yeraltı Tuz Şehri'ndeki salonda sahnelenen tiyatro oyununu izleyen Serdar Koşal, bir mağaranın içinde bu atmosferi tatmanın büyük bir deneyim olduğunu belirterek, Çankırı tuz mağarasına ben ilk defa geldim. Gerçekten atmosferiyle belediyemiz de çok iyi bir iş çıkarmış. İçindeki kafe işletmesi, temizliği, düzeni harika bir zeminde. Emeği geçenlere teşekkür ederim. dedi.Mağaradaki salonda tiyatro oynayan Öykü Elif Eskiüçkarış da ilk defa böyle bir atmosferde oyun oynadıklarını aktararak, şöyle konuştu:Biz genelde okul konferans salonlarında veya bir tiyatro salonunda oynamaya alışmıştık. Şimdi yerin 150 metre altındayız, bizim için çok güzel bir ilkti. Oyunumuzla da mekan çok bağlantılı. Çünkü oyun taş devrinde geçiyor. Eski zamanları ve şu anda elimizde olan kaynakların o zamanlarda olmamasını anlattık ve bunlar üzerinden ders çıkarmaya yönelik bir oyundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Çankırı Haberleri : ÖMER FARUK ÇAL - Çankırı'da yerin yaklaşık 150 metre altında Hititlerden beri kullanılan tuz mağarasında oluşturulan konferans salonu, sosyal ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyor.Hititler döneminden beri tuz elde edilen ve Yer Altı Tuz Şehri diye adlandırılan mağaranın içinde Çankırı Belediyesi tarafından 300 kişilik konferans salonu oluşturuldu.Doğal kaya tuzu blokları arasında inşa edilen salon, mağaranın kendine özgü atmosferini koruyacak şekilde tasarlanırken, ses ve ışık sistemleriyle modern bir toplantı altyapısına da kavuşturuldu.Hazırlanan yeni proje ile mağarada 600 kişilik yeni salon oluşturulacak. Salonda, sempozyum, panel, konferans, kültür ve sanat etkinlikleri ile çeşitli organizasyonların düzenlenmesi planlanıyor.Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, AA muhabirine, Yer Altı Tuz Şehri'ni her yıl yeni yatırımlarla geliştirdiklerini söyledi.Mağaranın içindeki salonda stand-up, defileler, konferanslar gibi çeşitli etkinlikler yaptıklarını anlatan Esen, Dünyada başka bir benzeri yok. Yerin 150 metre altında, tuz madeninin içinde bir konferans salonu düşünün. Ben dünyada böyle bir örneğin olduğunu düşünmüyorum. Daha önce orada yaptığımız stand-up gösterisi, Türkiye'de ve dünyada tanınan insanların gelip de burada görsel şov yapmaları muazzam bir şey. Bu şehrimizin tanıtımını sağlarken Çankırı'nın Ankara'ya yakın olmasını biz hep dezavantaj olarak gördük ama ben göreve geldiğimden beri şunu ifade ettim, 'Bunu avantaja çevirebiliriz.' Şu anda avantaja dönmüş durumda. diye konuştu. Milattan öncesiyle yeni yüzyılı gösteren bir kompleks olacakMağaranın içinde daha büyük bir konferans salonu yapacaklarının da altını çizen Esen, Eski alanın bir buçuk katı daha büyüklüğünde, daha yüksek, daha derin ve sahneyi daha rahat görebilecekleri bir alan oluşturacağız. Çok amaçlı bir salon olacak. Milattan öncesiyle yeni yüzyılı gösteren bir kompleks, kompozisyon olacak. Ziyaretçilerimiz bir şok etkisi yaşayacaklar diyebilirim. ifadelerini kullandı.Yeraltı Tuz Şehri'ndeki salonda sahnelenen tiyatro oyununu izleyen Serdar Koşal, bir mağaranın içinde bu atmosferi tatmanın büyük bir deneyim olduğunu belirterek, Çankırı tuz mağarasına ben ilk defa geldim. Gerçekten atmosferiyle belediyemiz de çok iyi bir iş çıkarmış. İçindeki kafe işletmesi, temizliği, düzeni harika bir zeminde. Emeği geçenlere teşekkür ederim. dedi.Mağaradaki salonda tiyatro oynayan Öykü Elif Eskiüçkarış da ilk defa böyle bir atmosferde oyun oynadıklarını aktararak, şöyle konuştu:Biz genelde okul konferans salonlarında veya bir tiyatro salonunda oynamaya alışmıştık. Şimdi yerin 150 metre altındayız, bizim için çok güzel bir ilkti. Oyunumuzla da mekan çok bağlantılı. Çünkü oyun taş devrinde geçiyor. Eski zamanları ve şu anda elimizde olan kaynakların o zamanlarda olmamasını anlattık ve bunlar üzerinden ders çıkarmaya yönelik bir oyundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/hititlerden-beri-kullanilan-tuz-magarasi-kultur-ve-sanatin-yeni-adresi-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>CerModern'de ağustos boyunca Avrupa sineması izleyiciyle buluşacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cermodern-de-agustos-boyunca-avrupa-sinemasi-izleyiciyle-bulusacak/886821/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cermodern-de-agustos-boyunca-avrupa-sinemasi-izleyiciyle-bulusacak/886821/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:20:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Cermodern / CerModern, ağustos ayında açık hava sinemasında Avrupa sinemasının öne çıkan yapımlarını Ankaralı sinemaseverlerle buluşturacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cermodern Haberleri : CerModern, ağustos ayında açık hava sinemasında Avrupa sinemasının öne çıkan yapımlarını Ankaralı sinemaseverlerle buluşturacak.CerModern'den yapılan açıklamaya göre, İtalya ve Fransa büyükelçilikleri işbirliğiyle hazırlanan yazlık sinema programında, komediden drama, edebiyat uyarlamalarından aile hikayelerine uzanan seçki izleyiciyle buluşacak.Program kapsamında çağdaş İtalyan sineması ile Fransız sinemasının dikkati çeken yapımları, yıldızların altında sinemaseverlerin beğenisine sunulacak.Programın ilk gösterimi 5 Ağustos Çarşamba günü Greta Scarano'nun yönettiği, başrollerini Matilda De Angelis ile Yuri Tuci'nin paylaştığı Yetişkin Gibi Yaşamak filmi olacak. Mizahi ve duygusal anlatımıyla öne çıkan yapım, yetişkin olmanın zorluklarını konu alıyor.Fransız Yazlık Sineması'nın dikkati çeken yapımlarından Dördüncü Duvar ise 6 Ağustos Perşembe izleyiciyle buluşacak. Sorj Chalandon'un romanından uyarlanan film, savaşın gölgesinde tiyatronun birleştirici gücünü anlatırken sanatın umut ve dayanışma yaratma potansiyeline odaklanıyor.12 Ağustos'ta gösterilecek Kardeş Gibi, dostluk, aile bağları ve yaşamın sürprizlerini eğlenceli bir dille ele alan İtalyan komedisi olarak sinemaseverlerin karşısına çıkacak.Avrupa sinemasının ödüllü yapımları başkentlilerle buluşacak13 Ağustos'ta Fransız sinemasının ödüllü yapımlarından Onların Ardından Çocukları, gençlik, büyüme sancıları ve sınıfsal dönüşüm üzerine bir hikaye anlatıyor. Nicolas Mathieu'nun Goncourt Ödüllü romanından uyarlanan film, 1990'ların Fransa'sında geçen güçlü bir kuşak portresi çiziyor.Program, 19 Ağustos'ta Massimiliano Bruno'nun yönettiği 2 Gönül 2 Samanlık ile devam edecek. Eğlenceli dili ve karakterleriyle öne çıkan film, aile ilişkileri ve ikinci şanslar üzerine bir İtalyan komedisi sunuyor.20 Ağustos'ta ise Fransız sinemasının başarılı oyuncularından Vincent Lindon'un başrolünde yer aldığı Evlat Gibi, aile, aidiyet ve vicdan kavramlarını sorgulayan güçlü anlatısıyla izleyici karşısına çıkacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Cermodern Haberleri : CerModern, ağustos ayında açık hava sinemasında Avrupa sinemasının öne çıkan yapımlarını Ankaralı sinemaseverlerle buluşturacak.CerModern'den yapılan açıklamaya göre, İtalya ve Fransa büyükelçilikleri işbirliğiyle hazırlanan yazlık sinema programında, komediden drama, edebiyat uyarlamalarından aile hikayelerine uzanan seçki izleyiciyle buluşacak.Program kapsamında çağdaş İtalyan sineması ile Fransız sinemasının dikkati çeken yapımları, yıldızların altında sinemaseverlerin beğenisine sunulacak.Programın ilk gösterimi 5 Ağustos Çarşamba günü Greta Scarano'nun yönettiği, başrollerini Matilda De Angelis ile Yuri Tuci'nin paylaştığı Yetişkin Gibi Yaşamak filmi olacak. Mizahi ve duygusal anlatımıyla öne çıkan yapım, yetişkin olmanın zorluklarını konu alıyor.Fransız Yazlık Sineması'nın dikkati çeken yapımlarından Dördüncü Duvar ise 6 Ağustos Perşembe izleyiciyle buluşacak. Sorj Chalandon'un romanından uyarlanan film, savaşın gölgesinde tiyatronun birleştirici gücünü anlatırken sanatın umut ve dayanışma yaratma potansiyeline odaklanıyor.12 Ağustos'ta gösterilecek Kardeş Gibi, dostluk, aile bağları ve yaşamın sürprizlerini eğlenceli bir dille ele alan İtalyan komedisi olarak sinemaseverlerin karşısına çıkacak.Avrupa sinemasının ödüllü yapımları başkentlilerle buluşacak13 Ağustos'ta Fransız sinemasının ödüllü yapımlarından Onların Ardından Çocukları, gençlik, büyüme sancıları ve sınıfsal dönüşüm üzerine bir hikaye anlatıyor. Nicolas Mathieu'nun Goncourt Ödüllü romanından uyarlanan film, 1990'ların Fransa'sında geçen güçlü bir kuşak portresi çiziyor.Program, 19 Ağustos'ta Massimiliano Bruno'nun yönettiği 2 Gönül 2 Samanlık ile devam edecek. Eğlenceli dili ve karakterleriyle öne çıkan film, aile ilişkileri ve ikinci şanslar üzerine bir İtalyan komedisi sunuyor.20 Ağustos'ta ise Fransız sinemasının başarılı oyuncularından Vincent Lindon'un başrolünde yer aldığı Evlat Gibi, aile, aidiyet ve vicdan kavramlarını sorgulayan güçlü anlatısıyla izleyici karşısına çıkacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Van'da Çelebibağı Selçuklu Mezarlığı'ndaki tarihi taşlar restore ediliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/van-da-celebibagi-selcuklu-mezarligi-ndaki-tarihi-taslar-restore-ediliyor/886820/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/van-da-celebibagi-selcuklu-mezarligi-ndaki-tarihi-taslar-restore-ediliyor/886820/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:18:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Van / Bölgedeki Türk-İslam mezarlıklarından biri olan alanda bir ay önce başlatılan çalışmalarda hem mezar taşları restore ediliyor hem de yeni mezar taşları ortaya çıkarılıyor - Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercan Çalış: - Her bir mezar taşının kendine özgü süsleme programına sahip olduğunu söylemek mümkündür. Taşlar üzerine işlenen kitabeler de ait oldukları dönemi birçok açıdan değerlendirmemize imkan sağlıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Van Haberleri : EMRE ILIKAN / NECMETTİN KARACA - Van'ın Erciş ilçesindeki Çelebibağı Selçuklu Mezarlığı'nda zamanla tahrip olan ve liken tutan süslemeli mezar taşları restore ediliyor.Van Gölü kıyısındaki Çelebibağı Mahallesi'nde yaklaşık 30 dönümlük alanı kapsayan mezarlıkta, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Van Valiliğinin destekleriyle geçen ay başlatılan kazı ve restorasyon çalışmaları sürüyor.Van Müze Müdürlüğü başkanlığında, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercan Çalış'ın bilimsel danışmanlığında yürütülen çalışmalarda, arkeoloji, sanat tarihi, restorasyon ve konservasyon alanlarında uzman ekip görev yapıyor.Bitlis'in Ahlat ve Van'ın Gevaş ilçelerindeki tarihi Selçuklu mezarlıklarıyla aynı kültürel geleneğin örneklerini taşıyan ve halk şairi Ercişli Emrah ile aşık olduğu Selvihan'ın kabirlerinin de bulunduğu mezarlıkta belirlenen tampon bölgede yapılan kazılarda yaklaşık 50 santimetre derinliğe inildi.Çalışmalar kapsamında gün yüzüne çıkarılan 15 mezar taşının blokaj işlemi tamamlandı, yüzeylerinde biyolojik oluşumların tahribata neden olduğu 5 mezar taşında ise liken temizliği yapıldı.Kazıda görev yapan akademisyenler, boyları 2,5 metreye ulaşan mezar taşlarını hem restore ediyor hem de üzerlerindeki kitabe ve süslemeleri çözümlüyor.Kültürel değerleri gün yüzüne çıkarmaya gayret ediyoruzDoç. Dr. Ercan Çalış, AA muhabirine, Erciş Selçuklu Mezarlığı'nın Anadolu'nun ve Türk-İslam medeniyetinin en önemli alanlarından biri olduğunu söyledi.Orta Çağ dönemine tarihlenen mezarlığın çok katmanlı bir kültürel mirasa sahip olduğunu belirten Çalış, çalışmaların yalnızca mezar taşlarının temizlenmesiyle sınırlı olmadığını vurguladı.Aynı zamanda bir kültürü ortaya çıkardıklarını anlatan Çalış, şu bilgileri verdi:Ait olduğu dönemin sanatını ve atalarımızdan bize miras kalan kültürel değerleri gün yüzüne çıkarmaya gayret ediyoruz. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam'ın bilimsel danışmanlığında ve Van Müze Müdürlüğü başkanlığında, burada 1992-1995 yılları arasında belirli ölçekte kazı ve restorasyon çalışmaları yapılmıştı. Bu çalışmalar sonucunda mezar taşlarının önemli bir bölümü gün yüzüne çıkarılmıştı. Maalesef o dönemden bugüne kadar geçen süreçte alan bakımsız kalmış, hem doğal etkenler hem de insan kaynaklı tahribat nedeniyle ciddi zarar görmüştü.Van Valiliği koordinasyonunda bölgede yeniden kapsamlı bir çalışmanın başlatıldığını anlatan Çalış, mezarlık alanında restoratörler, epigrafi uzmanı, sanat tarihçileri, arkeologlar, mimarlar ve destek personelinden oluşan 15 kişilik ekibin görev yaptığını belirtti.Mezar taşlarının zemin blokajını güçlendirdiklerini ifade eden Çalış, Blokaj çalışmaları tamamlanan taşlarda ise liken temizliğini gerçekleştiriyoruz. Zamanla taşların zemin yapısı bozuluyor, taşlar orijinal konumlarını kaybederek toprağa gömülüyor. Biz de zemin blokajını güçlendirerek ve düzelterek ilk günkü konumlarına getirmeye çalışıyoruz. En büyük problemlerden biri likenlerdir. Likenler taşların yüzeyini kaplayarak hem kitabeleri hem de üzerlerindeki motifleri zamanla yok ediyor ve ciddi zarar veriyor. diye konuştu.Önemli bir destinasyon olacağına inanıyoruzAtalardan kalan önemli bir kültürel mirası koruduklarına dikkati çeken Çalış, Tarihimiz, kültürümüz ve geleceğimizdir. Geçmişle gelecek arasında köprü kurmak için önemli bir temizlik ve restorasyon çalışması yürütüyoruz. Burasını birçok açıdan değerlendirmek mümkündür, özellikle kültür ve inanç turizmi açısından. Taşları ayağa kaldırdıktan sonra bölge için önemli bir destinasyon olacağına inanıyoruz. Bu yönüyle de büyük önem taşımaktadır. dedi.Taşların her birinin kendine özgü kitabelerinin ve süsleme programının olduğunu dile getiren Çalış, bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde söz konusu alanın adeta bir sanat galerisi niteliği taşıdığını vurguladı.Mezar taşları üzerinde oldukça zengin süslemeler bulunuyorMezarlıkların sessiz mekanlar olmasına rağmen güçlü birer tarih anlatıcısı olduğunu kaydeden Çalış, şöyle konuştu:Buraya baktığınızda tarihin izlerini çok net biçimde görebiliyorsunuz. Mezarlık, Orta Çağ dönemine tarihlenmektedir. Özellikle Selçuklu üslubu, kültürü ve sanat anlayışının baskın olduğu süsleme programını burada görmek mümkündür. Mezar taşlarına dikkatlice baktığımızda bölgede ağırlıklı olarak kireç taşının kullanıldığını görüyoruz. Ahlat'ta andezit taşı tercih edilirken, Erciş'te ise yörede bulunan kireç taşından yararlanılmıştır. Mezar taşları üzerinde oldukça zengin süslemeler bulunuyor. Her bir mezar taşının kendine özgü süsleme programına sahip olduğunu söylemek mümkündür. Taşlar üzerine işlenen kitabeler de ait oldukları dönemi birçok açıdan değerlendirmemize imkan sağlıyor. Kitabelerde özellikle vefat eden kişiye ilişkin bilgilere yer verilirken, bunun yanı sıra ahiret inancını yansıtan hadis-i şerifler ve Kur'an-ı Kerim'den ayetler de bulunmaktadır.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Van Haberleri : EMRE ILIKAN / NECMETTİN KARACA - Van'ın Erciş ilçesindeki Çelebibağı Selçuklu Mezarlığı'nda zamanla tahrip olan ve liken tutan süslemeli mezar taşları restore ediliyor.Van Gölü kıyısındaki Çelebibağı Mahallesi'nde yaklaşık 30 dönümlük alanı kapsayan mezarlıkta, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Van Valiliğinin destekleriyle geçen ay başlatılan kazı ve restorasyon çalışmaları sürüyor.Van Müze Müdürlüğü başkanlığında, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ercan Çalış'ın bilimsel danışmanlığında yürütülen çalışmalarda, arkeoloji, sanat tarihi, restorasyon ve konservasyon alanlarında uzman ekip görev yapıyor.Bitlis'in Ahlat ve Van'ın Gevaş ilçelerindeki tarihi Selçuklu mezarlıklarıyla aynı kültürel geleneğin örneklerini taşıyan ve halk şairi Ercişli Emrah ile aşık olduğu Selvihan'ın kabirlerinin de bulunduğu mezarlıkta belirlenen tampon bölgede yapılan kazılarda yaklaşık 50 santimetre derinliğe inildi.Çalışmalar kapsamında gün yüzüne çıkarılan 15 mezar taşının blokaj işlemi tamamlandı, yüzeylerinde biyolojik oluşumların tahribata neden olduğu 5 mezar taşında ise liken temizliği yapıldı.Kazıda görev yapan akademisyenler, boyları 2,5 metreye ulaşan mezar taşlarını hem restore ediyor hem de üzerlerindeki kitabe ve süslemeleri çözümlüyor.Kültürel değerleri gün yüzüne çıkarmaya gayret ediyoruzDoç. Dr. Ercan Çalış, AA muhabirine, Erciş Selçuklu Mezarlığı'nın Anadolu'nun ve Türk-İslam medeniyetinin en önemli alanlarından biri olduğunu söyledi.Orta Çağ dönemine tarihlenen mezarlığın çok katmanlı bir kültürel mirasa sahip olduğunu belirten Çalış, çalışmaların yalnızca mezar taşlarının temizlenmesiyle sınırlı olmadığını vurguladı.Aynı zamanda bir kültürü ortaya çıkardıklarını anlatan Çalış, şu bilgileri verdi:Ait olduğu dönemin sanatını ve atalarımızdan bize miras kalan kültürel değerleri gün yüzüne çıkarmaya gayret ediyoruz. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdüsselam Uluçam'ın bilimsel danışmanlığında ve Van Müze Müdürlüğü başkanlığında, burada 1992-1995 yılları arasında belirli ölçekte kazı ve restorasyon çalışmaları yapılmıştı. Bu çalışmalar sonucunda mezar taşlarının önemli bir bölümü gün yüzüne çıkarılmıştı. Maalesef o dönemden bugüne kadar geçen süreçte alan bakımsız kalmış, hem doğal etkenler hem de insan kaynaklı tahribat nedeniyle ciddi zarar görmüştü.Van Valiliği koordinasyonunda bölgede yeniden kapsamlı bir çalışmanın başlatıldığını anlatan Çalış, mezarlık alanında restoratörler, epigrafi uzmanı, sanat tarihçileri, arkeologlar, mimarlar ve destek personelinden oluşan 15 kişilik ekibin görev yaptığını belirtti.Mezar taşlarının zemin blokajını güçlendirdiklerini ifade eden Çalış, Blokaj çalışmaları tamamlanan taşlarda ise liken temizliğini gerçekleştiriyoruz. Zamanla taşların zemin yapısı bozuluyor, taşlar orijinal konumlarını kaybederek toprağa gömülüyor. Biz de zemin blokajını güçlendirerek ve düzelterek ilk günkü konumlarına getirmeye çalışıyoruz. En büyük problemlerden biri likenlerdir. Likenler taşların yüzeyini kaplayarak hem kitabeleri hem de üzerlerindeki motifleri zamanla yok ediyor ve ciddi zarar veriyor. diye konuştu.Önemli bir destinasyon olacağına inanıyoruzAtalardan kalan önemli bir kültürel mirası koruduklarına dikkati çeken Çalış, Tarihimiz, kültürümüz ve geleceğimizdir. Geçmişle gelecek arasında köprü kurmak için önemli bir temizlik ve restorasyon çalışması yürütüyoruz. Burasını birçok açıdan değerlendirmek mümkündür, özellikle kültür ve inanç turizmi açısından. Taşları ayağa kaldırdıktan sonra bölge için önemli bir destinasyon olacağına inanıyoruz. Bu yönüyle de büyük önem taşımaktadır. dedi.Taşların her birinin kendine özgü kitabelerinin ve süsleme programının olduğunu dile getiren Çalış, bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde söz konusu alanın adeta bir sanat galerisi niteliği taşıdığını vurguladı.Mezar taşları üzerinde oldukça zengin süslemeler bulunuyorMezarlıkların sessiz mekanlar olmasına rağmen güçlü birer tarih anlatıcısı olduğunu kaydeden Çalış, şöyle konuştu:Buraya baktığınızda tarihin izlerini çok net biçimde görebiliyorsunuz. Mezarlık, Orta Çağ dönemine tarihlenmektedir. Özellikle Selçuklu üslubu, kültürü ve sanat anlayışının baskın olduğu süsleme programını burada görmek mümkündür. Mezar taşlarına dikkatlice baktığımızda bölgede ağırlıklı olarak kireç taşının kullanıldığını görüyoruz. Ahlat'ta andezit taşı tercih edilirken, Erciş'te ise yörede bulunan kireç taşından yararlanılmıştır. Mezar taşları üzerinde oldukça zengin süslemeler bulunuyor. Her bir mezar taşının kendine özgü süsleme programına sahip olduğunu söylemek mümkündür. Taşlar üzerine işlenen kitabeler de ait oldukları dönemi birçok açıdan değerlendirmemize imkan sağlıyor. Kitabelerde özellikle vefat eden kişiye ilişkin bilgilere yer verilirken, bunun yanı sıra ahiret inancını yansıtan hadis-i şerifler ve Kur'an-ı Kerim'den ayetler de bulunmaktadır.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sungurlu Belediyespor, Eneshan Can ve Serkan Koçak ile sözleşme yeniledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sungurlu-belediyespor-eneshan-can-ve-serkan-kocak-ile-sozlesme-yeniledi/886818/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sungurlu-belediyespor-eneshan-can-ve-serkan-kocak-ile-sozlesme-yeniledi/886818/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:18:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Voleybol Efeler Ligi ekiplerinden Sungurlu Belediyespor, Eneshan Can ve Serkan Koçak'ın sözleşmelerini birer yıl uzattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Voleybol Efeler Ligi ekiplerinden Sungurlu Belediyespor, Eneshan Can ve Serkan Koçak'ın sözleşmelerini birer yıl uzattı.Kulüpten yapılan açıklamada, 28 yaşındaki orta oyuncu Eneshan Can ve 32 yaşındaki libero Serkan Koçak'ın bir sezon daha Sungurlu Belediyespor forması giyeceği belirtildi.İki sporcunun, Sungurlu Belediyespor'un geçen sezon elde ettiği başarıya katkı sağladığı aktarılan açıklamada, sporculara Efeler Ligi'nde başarılar dilendi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Voleybol Efeler Ligi ekiplerinden Sungurlu Belediyespor, Eneshan Can ve Serkan Koçak'ın sözleşmelerini birer yıl uzattı.Kulüpten yapılan açıklamada, 28 yaşındaki orta oyuncu Eneshan Can ve 32 yaşındaki libero Serkan Koçak'ın bir sezon daha Sungurlu Belediyespor forması giyeceği belirtildi.İki sporcunun, Sungurlu Belediyespor'un geçen sezon elde ettiği başarıya katkı sağladığı aktarılan açıklamada, sporculara Efeler Ligi'nde başarılar dilendi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nijeryalı futbolcu Gift Orban, Amed Sportif Faaliyetler'de olmaktan mutlu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nijeryali-futbolcu-gift-orban-amed-sportif-faaliyetler-de-olmaktan-mutlu/886817/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nijeryali-futbolcu-gift-orban-amed-sportif-faaliyetler-de-olmaktan-mutlu/886817/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:15:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Trendyol Süper Lig ekiplerinden Amed Sportif Faaliyetler'in yeni transferi Gift Orban, yeşil-kırmızılı ekibe katıldığı için mutlu olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol Süper Lig ekiplerinden Amed Sportif Faaliyetler'in yeni transferi Gift Orban, yeşil-kırmızılı ekibe katıldığı için mutlu olduğunu belirtti.Kulübün sosyal medya hesaplarından transfer süreciyle ilgili açıklamalarda bulunan Nijeryalı futbolcu, yeni bir deneyim yaşamak istediğini dile getirerek, teknik direktörle yaptığı görüşmenin ardından kulübün projesinden etkilendiğini söyledi.Amed Sportif Faaliyetler taraftarının kendisine gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduğunu anlatan Orban, şunları kaydetti:Yeni bir deneyim yaşamak istiyordum. Teknik direktörle görüştüm. Kulübün yeni projesinden etkilendim ve burada olduğum için çok mutluyum. Kulübün beni istemesinin ardından çok sayıda taraftar bana sosyal medya üzerinden mesaj göndererek buraya gelmemi istedi. Bu kulüp için daha önce hiçbir şey yapmamış olmama rağmen bana gösterilen ilgi beni çok etkiledi. Kulübün de güzel hedefleri var. Ben de 'Neden bu güzel formayı giymeyeyim?' diye düşündüm.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol Süper Lig ekiplerinden Amed Sportif Faaliyetler'in yeni transferi Gift Orban, yeşil-kırmızılı ekibe katıldığı için mutlu olduğunu belirtti.Kulübün sosyal medya hesaplarından transfer süreciyle ilgili açıklamalarda bulunan Nijeryalı futbolcu, yeni bir deneyim yaşamak istediğini dile getirerek, teknik direktörle yaptığı görüşmenin ardından kulübün projesinden etkilendiğini söyledi.Amed Sportif Faaliyetler taraftarının kendisine gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduğunu anlatan Orban, şunları kaydetti:Yeni bir deneyim yaşamak istiyordum. Teknik direktörle görüştüm. Kulübün yeni projesinden etkilendim ve burada olduğum için çok mutluyum. Kulübün beni istemesinin ardından çok sayıda taraftar bana sosyal medya üzerinden mesaj göndererek buraya gelmemi istedi. Bu kulüp için daha önce hiçbir şey yapmamış olmama rağmen bana gösterilen ilgi beni çok etkiledi. Kulübün de güzel hedefleri var. Ben de 'Neden bu güzel formayı giymeyeyim?' diye düşündüm.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/nijeryali-futbolcu-gift-orban-amed-sportif-faaliyetler-de-olmaktan-mutlu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çin'in teknolojideki sertleşen rekabetçiliği yüksek değerleme endişelerini artırıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cin-in-teknolojideki-sertlesen-rekabetciligi-yuksek-degerleme-endiselerini-artiriyor/886816/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cin-in-teknolojideki-sertlesen-rekabetciligi-yuksek-degerleme-endiselerini-artiriyor/886816/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:15:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz: - Batı dünyasının en kritik ve stratejik üstünlüğü yarı iletkenlere dayanıyor. Çok sayıda Batılı ülkenin teknoloji birikimi, ASML'nin elinde teknoloji harikası makinalara dönüşüyor. Çin, Batı'nın bu üstünlüğüne ilk kez meydan okuyor - Öncelikle Çin belki bu haftaki satışların tetikleyicilerinden biri, fakat Çin'le açıklamak doğru olmaz. Yahut sınırlı şekilde, ekipman üreticileriyle açıklamak lazım]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Küresel piyasalarda yapay zeka ve yarı iletken şirketlerinin büyüme ve karlılıklarının sürdürülebilirliğine ilişkin soru işaretleri güç kazanıyor.Son dönemlerde yapay zeka yatırımlarının öncülüğünde hızla yükselen teknoloji hisseleri, yatırımcıların bu yatırımların gelir ve karlılığa dönüş hızını yeniden değerlendirmesiyle baskı altında kalıyor. Milyarlarca dolarlık sermaye harcamalarının şirket bilançolarına beklenen ölçüde katkı sağlayamayabileceğine yönelik beklentiler, özellikle çip üreticilerinin ulaştığı yüksek çarpanların yeniden sorgulanmasına neden oluyor.Bu süreçte Çin'in yarı iletken teknolojilerinde kaydettiği ilerleme de sektöre yönelik risk algısını artırdı. Çin'in ileri çip üretiminde kritik öneme sahip derin ultraviyole (DUV) litografi makinelerinde seri üretim aşamasına yaklaştığına ilişkin haberler, ülkenin teknoloji alanındaki dışa bağımlılığını azaltma sürecinin hızlandığına işaret etti.Hafta başında Çinli bellek çip üreticisi Changxin Memory Technologies (CXMT), Şanghay STAR Piyasası'ndaki ilk işlem gününde hisse başına 54,65 yuan (yaklaşık 8,05 dolar) ile işlem görmeye başlayarak yüzde 531,06'lık bir artışla sabah seansını tamamladı.Şirket, yapay zeka sunucularına, akıllı telefonlara ve kişisel bilgisayarlara güç veren bellek yongaları konusunda uzmanlaşmış, dünyanın en büyük dinamik rastgele erişimli bellek (DRAM) üreticilerinden biri olarak öne çıkıyor.Ülkede art arda atılan söz konusu adımlar, Çin'in rakiplerine göre beklenenden hızlı teknolojik ilerleme kaydettiğine ilişkin sinyaller verdi. Bu işaretlerin ardından yatırımcılar, teknoloji sektöründe rekabetin artabileceğini değerlendirirken, mevcut yüksek değerlemeler ile devasa yapay zeka yatırım dalgasının sürdürülebilirliğini giderek daha fazla sorgulamaya başladı.Çin'in teknolojide bağımsızlık adımlarıyla, sektörde lider konumdaki şirketlerin pazar payı kaybederek karlılıklarının düşebileceğine ilişkin öngörüler fiyatlamalara yansıdı.Analistler, şirket değerlemelerine ilişkin endişelerin yanı sıra yatırımcıların portföylerini yarı iletken hisselerinden diğer sektör ve hisselere kaydırmasının da sektördeki satış baskısını artıran başlıca etkenlerden biri olduğunu belirtti.Çin'den peş peşe gelen bu adımlar, ülkenin yarı iletken teknolojilerinde rakiplerine kıyasla beklenenden daha hızlı ilerleme kaydettiğine yönelik algıyı güçlendirdi. Böylece yatırımcılar yalnızca yapay zeka yatırımlarının geri dönüşünü değil, aynı zamanda sektörde bugüne kadar yüksek karlılık sağlayan rekabet avantajlarının korunup korunamayacağını da sorgulamaya başladı.Öne çıkan değerlendirmelere göre, Çinli üreticilerin teknolojik yetkinliklerini artırması halinde küresel yarı iletken sektöründe rekabetin belirgin şekilde yoğunlaşması, sektörün lider şirketlerinin fiyatlama gücü, pazar payı ve kar marjları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir. Bu beklenti, son yıllarda yapay zeka temasıyla tarihi seviyelere ulaşan şirket değerlemelerinin yeniden gözden geçirilmesine neden oluyor.Analistler, satış baskısının yalnızca değerleme endişelerinden kaynaklanmadığını, aynı zamanda yatırımcıların yüksek getiri sağlayan yarı iletken hisselerinde kar realizasyonuna giderek portföylerini daha görece korunaklı hisselere yönlendirmesinin de fiyatlamalarda etkili olduğunu belirtti.Bu nedenle piyasalarda satışların temelinde tek bir sebepten ziyade, yüksek değerlemelerin normalleşmesi, rekabet dinamiklerinin değişmesi ve portföy rotasyonunun aynı anda devreye girmesinin yattığını ifade eden analistler, özellikle yapay zeka temasının öncüsü konumundaki yarı iletken şirketlerine dair soru işaretlerinin, yatırımcıların olumlu haberlerden çok olası riskleri fiyatlamasına neden olduğunu kaydetti.Mevcut etkilerle ABD'de yarı iletken sektöründe sert düşüşler gözlendi. Son 5 iş günü periyodunda yarı iletken üreticisi Broadcom'un hisseleri yüzde 20,5 Intel'in hisseleri yüzde 18,3, Micron Technology'nin hisseleri yüzde 25,4, Arm Holdings'in hisseleri yüzde 20,5 değer kaybetti.Satış dalgasının yansımaları Asya borsasında da hissedildi. Bu durum, Güney Kore'yi de belirgin şekilde etkiledi. Yarı iletkenler ve teknoloji ağırlıklı Kospi Endeksi son 5 işlem gününde yaklaşık yüzde 21 düştü. Bu ülkedeki önde gelen yarı iletken şirketlerinden SK Hynix haftalık bazda yüzde 30,9, Hanmi Semicon hisseleri yüzde 23 değer kaybetti.Çin&#039;in 5 makinelik üretimi kısa vadede bu düzeni değiştirmezAsya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, öncelikle Çin'deki gelişmelerin bu haftaki satışların tetikleyicilerinden biri olduğunu belirterek, Fakat tamamen Çin'le açıklamak doğru olmaz. Yahut sınırlı şekilde, ekipman üreticileriyle açıklamak lazım. dedi.Bilgisayar çiplerinin üretiminde kullanılan fotolitografi makinelerini geliştiren Hollandalı teknoloji şirketi ASML'nin hisselerinin, Çin'in Derin Ultraviyole (DUV) litografi sistemi geliştirdiğine yönelik haberlerin ardından seans içinde yön değiştirdiğini belirten Kaymaz, söz konusu gelişmelerin özellikle hafıza çipi üreticilerindeki satışlarda sınırlı, hatta marjinal bir etkisi olduğu görüşünü dile getirdi. Kaymaz, son dönemde piyasalardaki asıl baskının ise yapay zeka yatırımlarının finansmanı ve bu yatırımların geri dönüşüne ilişkin artan endişelerden kaynaklandığını ifade etti.Kaymaz, Çin'in çip üreten makinaları yapabilmesinin stratejik açıdan son derece önemli olduğunu dile getirerek, şu değerlendirmeleri yaptı:Zira Batı dünyasının en kritik ve stratejik üstünlüğü yarı iletkenlere dayanıyor. Çok sayıda Batılı ülkenin teknoloji birikimi ASML'nin elinde teknoloji harikası makinalara dönüşüyor. Çin, Batı'nın bu üstünlüğüne ilk kez meydan okuyor. Tabii meydan okuma tabirini özellikle kullanıyorum, zira çip ekipmanları konusu sıfır toplamlı oyun gibi kurgulandı son 10 senede. Çin'in alacağı her makina Batı'nın kaybı sayıldı.Sadi Kaymaz, diğer taraftan Derin Ultraviolet olarak adlandırabilecek bu makinaların halihazırda Tayvan'da veya Güney Kore'de kullanılan en gelişmiş makine sınıfında olmadığı bilgisini verdi.Bu makinelerin kalın ışınlara sahip olduğunu ve vaferler (mikroçip yapımında kullanılan ince silikon disk) üzerinde tek seferde ince veya kısa desenler oluşturamadığını vurgulayan Kaymaz, dolayısıyla Çin'in bu makinelerle başarılı üretim yapsa dahi doğrudan 3 veya 2 nanometre ölçülerinde gelişmiş çipler yapmasını son derece zor olarak değerlendirdi.Kaymaz, sözlerine şöyle devam etti:İmkansız diyemiyorum, çünkü son yıllarda Hollanda üretimi DUV cihazlarını farklı şekillerde kullanarak 7 nanometre çipler üretebildiklerini biliyoruz. Bu bakımdan DUV gelişmesi de en ileri çip yapımını ilgilendiriyor. Ayrıca çip dediğimiz akıllı nesnelerin çoğu türü söz konusu makinalarca basılabiliyor. Ayrıca şuna da dikkat göstermek lazım, makine üretmek ile fabrikada sürekli çalıştırmak aynı şey değil. Verim sorunu halihazırda Çin yapımı ileri çiplerde aşılması güç bir zorluk olarak devam ediyor. Ayrıca ASML geçen yıl 131 DUV sistemi sattı. Çin'in 5 makinelik üretimi kısa vadede bu düzeni değiştirmez.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Küresel piyasalarda yapay zeka ve yarı iletken şirketlerinin büyüme ve karlılıklarının sürdürülebilirliğine ilişkin soru işaretleri güç kazanıyor.Son dönemlerde yapay zeka yatırımlarının öncülüğünde hızla yükselen teknoloji hisseleri, yatırımcıların bu yatırımların gelir ve karlılığa dönüş hızını yeniden değerlendirmesiyle baskı altında kalıyor. Milyarlarca dolarlık sermaye harcamalarının şirket bilançolarına beklenen ölçüde katkı sağlayamayabileceğine yönelik beklentiler, özellikle çip üreticilerinin ulaştığı yüksek çarpanların yeniden sorgulanmasına neden oluyor.Bu süreçte Çin'in yarı iletken teknolojilerinde kaydettiği ilerleme de sektöre yönelik risk algısını artırdı. Çin'in ileri çip üretiminde kritik öneme sahip derin ultraviyole (DUV) litografi makinelerinde seri üretim aşamasına yaklaştığına ilişkin haberler, ülkenin teknoloji alanındaki dışa bağımlılığını azaltma sürecinin hızlandığına işaret etti.Hafta başında Çinli bellek çip üreticisi Changxin Memory Technologies (CXMT), Şanghay STAR Piyasası'ndaki ilk işlem gününde hisse başına 54,65 yuan (yaklaşık 8,05 dolar) ile işlem görmeye başlayarak yüzde 531,06'lık bir artışla sabah seansını tamamladı.Şirket, yapay zeka sunucularına, akıllı telefonlara ve kişisel bilgisayarlara güç veren bellek yongaları konusunda uzmanlaşmış, dünyanın en büyük dinamik rastgele erişimli bellek (DRAM) üreticilerinden biri olarak öne çıkıyor.Ülkede art arda atılan söz konusu adımlar, Çin'in rakiplerine göre beklenenden hızlı teknolojik ilerleme kaydettiğine ilişkin sinyaller verdi. Bu işaretlerin ardından yatırımcılar, teknoloji sektöründe rekabetin artabileceğini değerlendirirken, mevcut yüksek değerlemeler ile devasa yapay zeka yatırım dalgasının sürdürülebilirliğini giderek daha fazla sorgulamaya başladı.Çin'in teknolojide bağımsızlık adımlarıyla, sektörde lider konumdaki şirketlerin pazar payı kaybederek karlılıklarının düşebileceğine ilişkin öngörüler fiyatlamalara yansıdı.Analistler, şirket değerlemelerine ilişkin endişelerin yanı sıra yatırımcıların portföylerini yarı iletken hisselerinden diğer sektör ve hisselere kaydırmasının da sektördeki satış baskısını artıran başlıca etkenlerden biri olduğunu belirtti.Çin'den peş peşe gelen bu adımlar, ülkenin yarı iletken teknolojilerinde rakiplerine kıyasla beklenenden daha hızlı ilerleme kaydettiğine yönelik algıyı güçlendirdi. Böylece yatırımcılar yalnızca yapay zeka yatırımlarının geri dönüşünü değil, aynı zamanda sektörde bugüne kadar yüksek karlılık sağlayan rekabet avantajlarının korunup korunamayacağını da sorgulamaya başladı.Öne çıkan değerlendirmelere göre, Çinli üreticilerin teknolojik yetkinliklerini artırması halinde küresel yarı iletken sektöründe rekabetin belirgin şekilde yoğunlaşması, sektörün lider şirketlerinin fiyatlama gücü, pazar payı ve kar marjları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir. Bu beklenti, son yıllarda yapay zeka temasıyla tarihi seviyelere ulaşan şirket değerlemelerinin yeniden gözden geçirilmesine neden oluyor.Analistler, satış baskısının yalnızca değerleme endişelerinden kaynaklanmadığını, aynı zamanda yatırımcıların yüksek getiri sağlayan yarı iletken hisselerinde kar realizasyonuna giderek portföylerini daha görece korunaklı hisselere yönlendirmesinin de fiyatlamalarda etkili olduğunu belirtti.Bu nedenle piyasalarda satışların temelinde tek bir sebepten ziyade, yüksek değerlemelerin normalleşmesi, rekabet dinamiklerinin değişmesi ve portföy rotasyonunun aynı anda devreye girmesinin yattığını ifade eden analistler, özellikle yapay zeka temasının öncüsü konumundaki yarı iletken şirketlerine dair soru işaretlerinin, yatırımcıların olumlu haberlerden çok olası riskleri fiyatlamasına neden olduğunu kaydetti.Mevcut etkilerle ABD'de yarı iletken sektöründe sert düşüşler gözlendi. Son 5 iş günü periyodunda yarı iletken üreticisi Broadcom'un hisseleri yüzde 20,5 Intel'in hisseleri yüzde 18,3, Micron Technology'nin hisseleri yüzde 25,4, Arm Holdings'in hisseleri yüzde 20,5 değer kaybetti.Satış dalgasının yansımaları Asya borsasında da hissedildi. Bu durum, Güney Kore'yi de belirgin şekilde etkiledi. Yarı iletkenler ve teknoloji ağırlıklı Kospi Endeksi son 5 işlem gününde yaklaşık yüzde 21 düştü. Bu ülkedeki önde gelen yarı iletken şirketlerinden SK Hynix haftalık bazda yüzde 30,9, Hanmi Semicon hisseleri yüzde 23 değer kaybetti.Çin&#039;in 5 makinelik üretimi kısa vadede bu düzeni değiştirmezAsya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, öncelikle Çin'deki gelişmelerin bu haftaki satışların tetikleyicilerinden biri olduğunu belirterek, Fakat tamamen Çin'le açıklamak doğru olmaz. Yahut sınırlı şekilde, ekipman üreticileriyle açıklamak lazım. dedi.Bilgisayar çiplerinin üretiminde kullanılan fotolitografi makinelerini geliştiren Hollandalı teknoloji şirketi ASML'nin hisselerinin, Çin'in Derin Ultraviyole (DUV) litografi sistemi geliştirdiğine yönelik haberlerin ardından seans içinde yön değiştirdiğini belirten Kaymaz, söz konusu gelişmelerin özellikle hafıza çipi üreticilerindeki satışlarda sınırlı, hatta marjinal bir etkisi olduğu görüşünü dile getirdi. Kaymaz, son dönemde piyasalardaki asıl baskının ise yapay zeka yatırımlarının finansmanı ve bu yatırımların geri dönüşüne ilişkin artan endişelerden kaynaklandığını ifade etti.Kaymaz, Çin'in çip üreten makinaları yapabilmesinin stratejik açıdan son derece önemli olduğunu dile getirerek, şu değerlendirmeleri yaptı:Zira Batı dünyasının en kritik ve stratejik üstünlüğü yarı iletkenlere dayanıyor. Çok sayıda Batılı ülkenin teknoloji birikimi ASML'nin elinde teknoloji harikası makinalara dönüşüyor. Çin, Batı'nın bu üstünlüğüne ilk kez meydan okuyor. Tabii meydan okuma tabirini özellikle kullanıyorum, zira çip ekipmanları konusu sıfır toplamlı oyun gibi kurgulandı son 10 senede. Çin'in alacağı her makina Batı'nın kaybı sayıldı.Sadi Kaymaz, diğer taraftan Derin Ultraviolet olarak adlandırabilecek bu makinaların halihazırda Tayvan'da veya Güney Kore'de kullanılan en gelişmiş makine sınıfında olmadığı bilgisini verdi.Bu makinelerin kalın ışınlara sahip olduğunu ve vaferler (mikroçip yapımında kullanılan ince silikon disk) üzerinde tek seferde ince veya kısa desenler oluşturamadığını vurgulayan Kaymaz, dolayısıyla Çin'in bu makinelerle başarılı üretim yapsa dahi doğrudan 3 veya 2 nanometre ölçülerinde gelişmiş çipler yapmasını son derece zor olarak değerlendirdi.Kaymaz, sözlerine şöyle devam etti:İmkansız diyemiyorum, çünkü son yıllarda Hollanda üretimi DUV cihazlarını farklı şekillerde kullanarak 7 nanometre çipler üretebildiklerini biliyoruz. Bu bakımdan DUV gelişmesi de en ileri çip yapımını ilgilendiriyor. Ayrıca çip dediğimiz akıllı nesnelerin çoğu türü söz konusu makinalarca basılabiliyor. Ayrıca şuna da dikkat göstermek lazım, makine üretmek ile fabrikada sürekli çalıştırmak aynı şey değil. Verim sorunu halihazırda Çin yapımı ileri çiplerde aşılması güç bir zorluk olarak devam ediyor. Ayrıca ASML geçen yıl 131 DUV sistemi sattı. Çin'in 5 makinelik üretimi kısa vadede bu düzeni değiştirmez.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD Başkanı Trump, Anthony Fauci'nin Kovid-19 sürecindeki fikirlerini çılgınca olarak niteledi: </title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-baskani-trump-anthony-fauci-nin-kovid-19-surecindeki-fikirlerini-cilginca-olarak-niteledi/886815/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-baskani-trump-anthony-fauci-nin-kovid-19-surecindeki-fikirlerini-cilginca-olarak-niteledi/886815/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:15:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Maskeler konusunda olduğu gibi çok fazla yanlış karar verdi. Hatırlayın, başlangıçta bir maske karşıtıydı. Sonra, aşırı bir maske savunucusuna dönüştü. Her halükarda, o istese de ülkenin kapanmasına izin vermedim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : ABD Başkanı Donald Trump, eski Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci'nin Kovid-19 salgını sürecindeki fikirlerini çılgınca olarak niteleyerek, Fauci'nin maskeler konusu dahil çok fazla yanlış karar verdiğini söyledi.Trump, sosyal medya hesabından, uzun dönem Beyaz Saray'ın sağlık danışmanlığını da yapan ve dün ABD Senatosu'nun Kovid-19'la ilgili oturumunda sorularla karşılaşan Fauci ile ilgili paylaşımda bulundu.Eski ABD Başkanı Joe Biden yönetimi döneminde Kovid-19 nedeniyle ölenlerin sayısının kendi yönetiminkinden çok daha fazla olduğunu savunan Trump, kendi döneminde başlatılan aşı kampanyasının pek çok kişi tarafından bir Amerikan başkanının en başarılı işlerinden biri olarak görüldüğünü iddia etti.Trump, Fauci'nin fikirlerini çılgınca olarak niteleyerek En başından beri virüsün Çin'deki Wuhan Laboratuvarı'ndan çıktığını söyledim. Fauci buna şiddetle karşı çıktı ve sürekli Çin'i korumaya çalıştı. ifadesini kullandı.Fauci'nin 1980'lerden beri görev yaptığını ve kendisinin de onunla çalışmaya devam ettiğini aktaran Trump, şunları kaydetti:Ancak her geçen gün ona olan güvenim azaldı. Maskeler konusunda olduğu gibi çok fazla yanlış karar verdi. Hatırlayın, başlangıçta bir maske karşıtıydı. Sonra, aşırı bir maske savunucusuna dönüştü. Her halükarda o istese de ülkenin kapanmasına izin vermedim.Trump, federalist bir yaklaşım izleyerek kararı valilere bıraktığını ve Cumhuriyetçi valilerin çok daha iyi iş çıkardığını belirterek şunları aktardı:Fauci, büyük ölçüde devre dışı bırakıldı. Sonra, uykucu Joe Biden geldi ve Fauci'yi 'kral' yaptı. Biden'ı aradım ve ona Fauci'nin işe yaramaz olduğunu, ya hiçbir şeyden haberi olmadığını ya da dürüst olmadığını söyledim. Arama olumlu karşılandı ama ne yazık ki bir gelişme olmadı. Biden, Fauci'ye muazzam bir yıkıcı güç verdi.Fauci, Kongre&#039;ye saygısızlık oylamasıyla karşı karşıyaBBC'de yer alan habere göre, Senato İç Güvenlik ve Hükümet İşleri Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, oturumun ardından Fauci'nin Kongre'ye saygısızlıktan suçlu tutulmasına ilişkin karar tasarısını gelecek hafta komitede oylamaya sunacağını açıkladı.Tasarı komitede kabul edilirse Senato Genel Kurulu'na gönderilecek. Senato'dan geçmesi halinde dosya, olası bir kovuşturma için Washington Federal Başsavcılığına sevk edilecek.Kararın kabul edilmesi için 60 oy gerektiği, bunun da Demokratlar ile Cumhuriyetçilerin aynı tarafta yer almasını gerektirdiği için pek olası görünmediği belirtiliyor.Fauci, Kovid-19&#039;un kökenleriyle ilgili oturumda susma hakkını kullanmıştıFauci, dün ABD Senatosu İç Güvenlik Komitesince düzenlenen oturumda, Kovid-19 salgınının kökenleri ve bu salgınla mücadele yöntemi hakkında sorularla karşılaşmıştı.Uzun dönem Beyaz Saray'ın sağlık danışmanlığını da yapan Fauci, ABD Anayasası'nın 5. maddesinde tanınan susma hakkını kullanmayı tercih etmiş ve Komite üyelerinin her sorusuna, Avukatımın tavsiyesi üzerine Anayasa'nın 5. Maddesi kapsamındaki haklarıma dayanarak, saygıyla cevap vermeyi reddediyorum. şeklinde karşılık vermişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : ABD Başkanı Donald Trump, eski Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci'nin Kovid-19 salgını sürecindeki fikirlerini çılgınca olarak niteleyerek, Fauci'nin maskeler konusu dahil çok fazla yanlış karar verdiğini söyledi.Trump, sosyal medya hesabından, uzun dönem Beyaz Saray'ın sağlık danışmanlığını da yapan ve dün ABD Senatosu'nun Kovid-19'la ilgili oturumunda sorularla karşılaşan Fauci ile ilgili paylaşımda bulundu.Eski ABD Başkanı Joe Biden yönetimi döneminde Kovid-19 nedeniyle ölenlerin sayısının kendi yönetiminkinden çok daha fazla olduğunu savunan Trump, kendi döneminde başlatılan aşı kampanyasının pek çok kişi tarafından bir Amerikan başkanının en başarılı işlerinden biri olarak görüldüğünü iddia etti.Trump, Fauci'nin fikirlerini çılgınca olarak niteleyerek En başından beri virüsün Çin'deki Wuhan Laboratuvarı'ndan çıktığını söyledim. Fauci buna şiddetle karşı çıktı ve sürekli Çin'i korumaya çalıştı. ifadesini kullandı.Fauci'nin 1980'lerden beri görev yaptığını ve kendisinin de onunla çalışmaya devam ettiğini aktaran Trump, şunları kaydetti:Ancak her geçen gün ona olan güvenim azaldı. Maskeler konusunda olduğu gibi çok fazla yanlış karar verdi. Hatırlayın, başlangıçta bir maske karşıtıydı. Sonra, aşırı bir maske savunucusuna dönüştü. Her halükarda o istese de ülkenin kapanmasına izin vermedim.Trump, federalist bir yaklaşım izleyerek kararı valilere bıraktığını ve Cumhuriyetçi valilerin çok daha iyi iş çıkardığını belirterek şunları aktardı:Fauci, büyük ölçüde devre dışı bırakıldı. Sonra, uykucu Joe Biden geldi ve Fauci'yi 'kral' yaptı. Biden'ı aradım ve ona Fauci'nin işe yaramaz olduğunu, ya hiçbir şeyden haberi olmadığını ya da dürüst olmadığını söyledim. Arama olumlu karşılandı ama ne yazık ki bir gelişme olmadı. Biden, Fauci'ye muazzam bir yıkıcı güç verdi.Fauci, Kongre&#039;ye saygısızlık oylamasıyla karşı karşıyaBBC'de yer alan habere göre, Senato İç Güvenlik ve Hükümet İşleri Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Senatör Rand Paul, oturumun ardından Fauci'nin Kongre'ye saygısızlıktan suçlu tutulmasına ilişkin karar tasarısını gelecek hafta komitede oylamaya sunacağını açıkladı.Tasarı komitede kabul edilirse Senato Genel Kurulu'na gönderilecek. Senato'dan geçmesi halinde dosya, olası bir kovuşturma için Washington Federal Başsavcılığına sevk edilecek.Kararın kabul edilmesi için 60 oy gerektiği, bunun da Demokratlar ile Cumhuriyetçilerin aynı tarafta yer almasını gerektirdiği için pek olası görünmediği belirtiliyor.Fauci, Kovid-19&#039;un kökenleriyle ilgili oturumda susma hakkını kullanmıştıFauci, dün ABD Senatosu İç Güvenlik Komitesince düzenlenen oturumda, Kovid-19 salgınının kökenleri ve bu salgınla mücadele yöntemi hakkında sorularla karşılaşmıştı.Uzun dönem Beyaz Saray'ın sağlık danışmanlığını da yapan Fauci, ABD Anayasası'nın 5. maddesinde tanınan susma hakkını kullanmayı tercih etmiş ve Komite üyelerinin her sorusuna, Avukatımın tavsiyesi üzerine Anayasa'nın 5. Maddesi kapsamındaki haklarıma dayanarak, saygıyla cevap vermeyi reddediyorum. şeklinde karşılık vermişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/abd-baskani-trump-anthony-fauci-nin-kovid-19-surecindeki-fikirlerini-cilginca-olarak-niteledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD ordusu İran'da Hürmüz Boğazı çevresini hedef aldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-ordusu-iran-da-hurmuz-bogazi-cevresini-hedef-aldi/886814/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-ordusu-iran-da-hurmuz-bogazi-cevresini-hedef-aldi/886814/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:15:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Abd Ordusu İran / ABD ordusunun İran'a yönelik gece saldırılarında Hürmüz Boğazı çevresi ile ülkenin farklı bölgelerinin hedef alındığı, saldırılarda en az 3 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Abd Ordusu İran Haberleri : ABD ordusunun İran'a yönelik gece saldırılarında Hürmüz Boğazı çevresi ile ülkenin farklı bölgelerinin hedef alındığı, saldırılarda en az 3 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.İran basını, ABD'nin dün gece yeni bir saldırı dalgası başlattığını duyurmasının ardından ülkede hedef alınan bölgelere ilişkin son bilgileri paylaştı.Buna göre, ABD ordusu saldırılarda ağırlıklı olarak Hürmüz Boğazı'na komşu bölgeler ile ülkenin farklı noktalarını hedef aldı.- Buşehr ve Hürmüzgan'da saldırılarBuşehr Valiliğinden yapılan açıklamada, ABD saldırılarında nükleer enerji santraline ev sahipliği yapan Buşehr kenti ile Cem ve Deşti ilçelerinin hedef alındığı belirtildi.Açıklamada, saldırılarda can veya mal kaybı yaşanıp yaşanmadığına ilişkin bilgi paylaşılmadı.İran devlet televizyonunun haberine göre, ülkenin güneyindeki Hürmüzgan eyaletinin Bender Abbas kentinde ABD saldırıları nedeniyle iki ayrı patlama sesi duyuldu.Basra Körfezi'nde bulunan Ebu Musa ve Kiş adaları ile Hürmüz Boğazı'na hakim konumdaki Keşm Adası da gece saatlerinde ABD saldırılarının hedefi oldu.Keşm Adası&#039;nda 3 kişi öldüSabah saatlerinde Keşm Adası'na düzenlenen saldırıda bir evin hedef alındığı, aynı aileden 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 2 kişinin ise yaralandığı aktarıldı.Hürmüzgan Valiliği Kriz Yönetim Merkezinden yapılan açıklamada, saldırılar nedeniyle Keşm Adası'nın bazı bölgelerinde elektrik kesintileri yaşandığı, ekiplerin çalışmaları sonucu sorunun giderildiği belirtildi.- Huzistan ve Fars eyaletleri de hedef alındıBasra Körfezi'nin kuzeyinde, Irak'ın Basra kentine komşu Huzistan eyaletindeki Abadan kentinde de patlama sesleri duyulduğu bildirildi ancak saldırının ayrıntılarına ilişkin bilgi verilmedi.İran'ın orta kesimlerinde yer alan Fars eyaletinin de saldırılara hedef olduğu aktarıldı.Fars Valiliğinden yapılan açıklamada, sabah saatlerinde Kazerun ve Feraşbend kentlerinin ABD saldırılarında hedef alındığı belirtildi.Açıklamada, saldırıların can veya mal kaybına yol açmadığı ve bölgede durumun normale döndüğü ifade edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Abd Ordusu İran Haberleri : ABD ordusunun İran'a yönelik gece saldırılarında Hürmüz Boğazı çevresi ile ülkenin farklı bölgelerinin hedef alındığı, saldırılarda en az 3 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.İran basını, ABD'nin dün gece yeni bir saldırı dalgası başlattığını duyurmasının ardından ülkede hedef alınan bölgelere ilişkin son bilgileri paylaştı.Buna göre, ABD ordusu saldırılarda ağırlıklı olarak Hürmüz Boğazı'na komşu bölgeler ile ülkenin farklı noktalarını hedef aldı.- Buşehr ve Hürmüzgan'da saldırılarBuşehr Valiliğinden yapılan açıklamada, ABD saldırılarında nükleer enerji santraline ev sahipliği yapan Buşehr kenti ile Cem ve Deşti ilçelerinin hedef alındığı belirtildi.Açıklamada, saldırılarda can veya mal kaybı yaşanıp yaşanmadığına ilişkin bilgi paylaşılmadı.İran devlet televizyonunun haberine göre, ülkenin güneyindeki Hürmüzgan eyaletinin Bender Abbas kentinde ABD saldırıları nedeniyle iki ayrı patlama sesi duyuldu.Basra Körfezi'nde bulunan Ebu Musa ve Kiş adaları ile Hürmüz Boğazı'na hakim konumdaki Keşm Adası da gece saatlerinde ABD saldırılarının hedefi oldu.Keşm Adası&#039;nda 3 kişi öldüSabah saatlerinde Keşm Adası'na düzenlenen saldırıda bir evin hedef alındığı, aynı aileden 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 2 kişinin ise yaralandığı aktarıldı.Hürmüzgan Valiliği Kriz Yönetim Merkezinden yapılan açıklamada, saldırılar nedeniyle Keşm Adası'nın bazı bölgelerinde elektrik kesintileri yaşandığı, ekiplerin çalışmaları sonucu sorunun giderildiği belirtildi.- Huzistan ve Fars eyaletleri de hedef alındıBasra Körfezi'nin kuzeyinde, Irak'ın Basra kentine komşu Huzistan eyaletindeki Abadan kentinde de patlama sesleri duyulduğu bildirildi ancak saldırının ayrıntılarına ilişkin bilgi verilmedi.İran'ın orta kesimlerinde yer alan Fars eyaletinin de saldırılara hedef olduğu aktarıldı.Fars Valiliğinden yapılan açıklamada, sabah saatlerinde Kazerun ve Feraşbend kentlerinin ABD saldırılarında hedef alındığı belirtildi.Açıklamada, saldırıların can veya mal kaybına yol açmadığı ve bölgede durumun normale döndüğü ifade edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Anadolu Yıldızlar Ligi Tekerlekli Kayak Türkiye Şampiyonası, Ardahan'da başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/anadolu-yildizlar-ligi-tekerlekli-kayak-turkiye-sampiyonasi-ardahan-da-basladi/886813/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/anadolu-yildizlar-ligi-tekerlekli-kayak-turkiye-sampiyonasi-ardahan-da-basladi/886813/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:15:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Anadolu Yıldızlar Ligi (ANALİG) Tekerlekli Kayak Türkiye Şampiyonası, Ardahan'da start aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Anadolu Yıldızlar Ligi (ANALİG) Tekerlekli Kayak Türkiye Şampiyonası, Ardahan'da start aldı.Ardahan Üniversitesi yerleşkesinde, 15 ilden 150 sporcunun katılımıyla düzenlenen organizasyonun açılışında konuşan Gençlik ve Spor İl Müdürü Bülent Uzuner, bu yıl şampiyonaya ikinci kez ev sahipliği yaptıklarını söyledi.Geçen yıl düzenlenen organizasyona göre katılımın daha yüksek olduğunu belirten Uzuner, organizasyonun gerçekleştirilmesine katkı sağlayanlara teşekkür etti.Yarışların startını Ardahan Vali Yardımcısı Yasin Akgül verdi.Şampiyonanın ilk gününde genç erkekler ve genç kadınlar 5 bin metre, yıldız erkekler ve yıldız kadınlar ise 2 bin 500 metre serbest teknik uzun mesafe yarışlarında mücadele etti.Şampiyona, yarın yapılacak sprint yarışmalarıyla devam edecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Anadolu Yıldızlar Ligi (ANALİG) Tekerlekli Kayak Türkiye Şampiyonası, Ardahan'da start aldı.Ardahan Üniversitesi yerleşkesinde, 15 ilden 150 sporcunun katılımıyla düzenlenen organizasyonun açılışında konuşan Gençlik ve Spor İl Müdürü Bülent Uzuner, bu yıl şampiyonaya ikinci kez ev sahipliği yaptıklarını söyledi.Geçen yıl düzenlenen organizasyona göre katılımın daha yüksek olduğunu belirten Uzuner, organizasyonun gerçekleştirilmesine katkı sağlayanlara teşekkür etti.Yarışların startını Ardahan Vali Yardımcısı Yasin Akgül verdi.Şampiyonanın ilk gününde genç erkekler ve genç kadınlar 5 bin metre, yıldız erkekler ve yıldız kadınlar ise 2 bin 500 metre serbest teknik uzun mesafe yarışlarında mücadele etti.Şampiyona, yarın yapılacak sprint yarışmalarıyla devam edecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/anadolu-yildizlar-ligi-tekerlekli-kayak-turkiye-sampiyonasi-ardahan-da-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Deneme aşısıyla başlayan Çığşar kirazı Avrupa sofralarına uzandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/deneme-asisiyla-baslayan-cigsar-kirazi-avrupa-sofralarina-uzandi/886812/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/deneme-asisiyla-baslayan-cigsar-kirazi-avrupa-sofralarina-uzandi/886812/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:15:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş / Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesinde 1960'lı yıllarda kuş kirazı ağaçlarına yapılan deneme aşılamasıyla başlayan Çığşar kirazı üretimi, bugün Toroslar'ın yüksek rakımlı yamaçlarından Avrupa ülkelerine uzanan önemli bir ihracat ürünü haline geldi - Çığşar Mahalle Muhtarı Tuğrul Çığşar: - Ürettiğimiz kirazın yaklaşık yüzde 80'ini ihraç ediyoruz. Bunun hem üreticilerimize hem de ülke ekonomisine katkı sağladığını düşünüyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kahramanmaraş Haberleri : SİNAN DORUK - Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesine bağlı Çığşar Mahallesi'nde yaklaşık 60 yıl önce kuş kirazı ağaçlarına yapılan deneme aşılamasıyla başlayan kiraz üretimi, bugün bölge ekonomisinin temel gelir kaynaklarından biri olarak Avrupa sofralarına ulaşıyor.Toros Dağları'nın yaklaşık 1600 metre rakımlı yamaçlarında yetişen Çığşar kirazı, geç olgunlaşması, iri meyvesi, sert dokusu, yüksek şeker oranı, kendine özgü aroması ve uzun raf ömrüyle öne çıkıyor.Geçmişte ağırlıklı olarak hayvancılıkla geçimini sağlayan mahalle sakinleri, yıllar içinde kiraz üretimine yönelirken, ilk olarak Çığşar Mahallesi'nde başlayan yetiştiricilik zamanla Çokak ve Kabaca mahallelerine de yayıldı.Üreticiler yıl boyunca budama, gübreleme ve ilaçlama çalışmalarıyla bahçelerini yeni sezona hazırlarken, hasadın ardından ürünlerinin yaklaşık yüzde 80'ini başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dış pazarlara gönderiyor.Andırın Kiraz Üreticileri Birliği Başkanı Muzaffer Çığşar, AA muhabirine, mahallede kiraz üretiminin temelinin 1968-1969 yıllarında kuş kirazı ağaçlarına yapılan Ziraat 900 çeşidi aşılamalarıyla atıldığını söyledi.Deneme çalışmalarından başarılı sonuç alınmasının ardından üretimin hızla yaygınlaştığını anlatan Çığşar, hayvancılıkla uğraşan bölge halkının zamanla kiraz yetiştiriciliğini önemli bir gelir kapısına dönüştürdüğünü ifade etti.5-6 bin ton kiraz hasadı yapılıyorMahallede her yıl ortalama 5 ila 6 bin ton kiraz hasadı yapıldığını belirten Çığşar, Üretimin ilk yıllarında kirazımızı tanıtmak amacıyla Mersin, Hatay, İskenderun, Adana ve Gaziantep'e götürerek satışını yaptık. Kirazımız aroması, yüksek şeker oranı ve iri yapısıyla tercih edilen bir tür olarak öne çıkıyor. Halkımız ürünün lezzetini 'çikolata gibi bir kiraz' şeklinde anlatıyor. dedi.Hasat sonrasında bakım çalışmalarının aralıksız sürdüğünü dile getiren Çığşar, budama, gübreleme ve ilaçlamayla ağaçların yeni sezona hazırlandığını kaydetti.Pazara en geç giren üretici olmayı hedefliyorlarÇığşar kirazının bugün İngiltere başta olmak üzere Fransa, Almanya, Belçika, Hollanda ve Rusya'ya ihraç edildiğini belirten Muzaffer Çığşar, yüksek rakım nedeniyle geç hasat edilen ürünün, Türkiye'nin diğer geç olgunlaşan kirazlarıyla aynı döneme denk gelmesinin pazarda rekabet oluşturduğunu söyledi.Daha geç olgunlaşan çeşitler üzerinde deneme üretimleri yaptıklarını aktaran Çığşar, Mahalle olarak hedefimiz pazara en son giren üretici olmak. Bunu başardığımızda kirazımızın ekonomik değeri çok daha yüksek olacaktır. diye konuştu.Hasat döneminde nüfus dört katına çıkıyorÇığşar Mahalle Muhtarı Tuğrul Çığşar da kiraz sezonuyla birlikte mahallede büyük hareketlilik yaşandığını belirterek, yaklaşık 2 bin 500 olan nüfusun hasat döneminde 10 bine ulaştığını söyledi.Kiraz üretiminin mevsimlik işçilere de istihdam sağladığını ifade eden Çığşar, Osmaniye'den ve Kahramanmaraş merkezden çok sayıda mevsimlik işçi kiraz toplamak için mahallemize geliyor. Ürettiğimiz kirazın yaklaşık yüzde 80'ini ihraç ediyoruz. Bunun hem üreticilerimize hem de ülke ekonomisine katkı sağladığını düşünüyorum. dedi.Kiraz üreticisi Emine Arıkanoğlu ise babasının da aralarında bulunduğu birkaç kişinin yıllar önce getirdiği kiraz fidanlarının aşılanmasının ardından mahallede üretimin hızla yaygınlaştığını anlattı.İlkbaharla birlikte başlayan bakım çalışmalarının ardından hasat heyecanı yaşadıklarını dile getiren Arıkanoğlu, atıl durumdaki kiraz bahçelerini yeniden üretime kazandırarak verim ve kaliteyi artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kahramanmaraş Haberleri : SİNAN DORUK - Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesine bağlı Çığşar Mahallesi'nde yaklaşık 60 yıl önce kuş kirazı ağaçlarına yapılan deneme aşılamasıyla başlayan kiraz üretimi, bugün bölge ekonomisinin temel gelir kaynaklarından biri olarak Avrupa sofralarına ulaşıyor.Toros Dağları'nın yaklaşık 1600 metre rakımlı yamaçlarında yetişen Çığşar kirazı, geç olgunlaşması, iri meyvesi, sert dokusu, yüksek şeker oranı, kendine özgü aroması ve uzun raf ömrüyle öne çıkıyor.Geçmişte ağırlıklı olarak hayvancılıkla geçimini sağlayan mahalle sakinleri, yıllar içinde kiraz üretimine yönelirken, ilk olarak Çığşar Mahallesi'nde başlayan yetiştiricilik zamanla Çokak ve Kabaca mahallelerine de yayıldı.Üreticiler yıl boyunca budama, gübreleme ve ilaçlama çalışmalarıyla bahçelerini yeni sezona hazırlarken, hasadın ardından ürünlerinin yaklaşık yüzde 80'ini başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dış pazarlara gönderiyor.Andırın Kiraz Üreticileri Birliği Başkanı Muzaffer Çığşar, AA muhabirine, mahallede kiraz üretiminin temelinin 1968-1969 yıllarında kuş kirazı ağaçlarına yapılan Ziraat 900 çeşidi aşılamalarıyla atıldığını söyledi.Deneme çalışmalarından başarılı sonuç alınmasının ardından üretimin hızla yaygınlaştığını anlatan Çığşar, hayvancılıkla uğraşan bölge halkının zamanla kiraz yetiştiriciliğini önemli bir gelir kapısına dönüştürdüğünü ifade etti.5-6 bin ton kiraz hasadı yapılıyorMahallede her yıl ortalama 5 ila 6 bin ton kiraz hasadı yapıldığını belirten Çığşar, Üretimin ilk yıllarında kirazımızı tanıtmak amacıyla Mersin, Hatay, İskenderun, Adana ve Gaziantep'e götürerek satışını yaptık. Kirazımız aroması, yüksek şeker oranı ve iri yapısıyla tercih edilen bir tür olarak öne çıkıyor. Halkımız ürünün lezzetini 'çikolata gibi bir kiraz' şeklinde anlatıyor. dedi.Hasat sonrasında bakım çalışmalarının aralıksız sürdüğünü dile getiren Çığşar, budama, gübreleme ve ilaçlamayla ağaçların yeni sezona hazırlandığını kaydetti.Pazara en geç giren üretici olmayı hedefliyorlarÇığşar kirazının bugün İngiltere başta olmak üzere Fransa, Almanya, Belçika, Hollanda ve Rusya'ya ihraç edildiğini belirten Muzaffer Çığşar, yüksek rakım nedeniyle geç hasat edilen ürünün, Türkiye'nin diğer geç olgunlaşan kirazlarıyla aynı döneme denk gelmesinin pazarda rekabet oluşturduğunu söyledi.Daha geç olgunlaşan çeşitler üzerinde deneme üretimleri yaptıklarını aktaran Çığşar, Mahalle olarak hedefimiz pazara en son giren üretici olmak. Bunu başardığımızda kirazımızın ekonomik değeri çok daha yüksek olacaktır. diye konuştu.Hasat döneminde nüfus dört katına çıkıyorÇığşar Mahalle Muhtarı Tuğrul Çığşar da kiraz sezonuyla birlikte mahallede büyük hareketlilik yaşandığını belirterek, yaklaşık 2 bin 500 olan nüfusun hasat döneminde 10 bine ulaştığını söyledi.Kiraz üretiminin mevsimlik işçilere de istihdam sağladığını ifade eden Çığşar, Osmaniye'den ve Kahramanmaraş merkezden çok sayıda mevsimlik işçi kiraz toplamak için mahallemize geliyor. Ürettiğimiz kirazın yaklaşık yüzde 80'ini ihraç ediyoruz. Bunun hem üreticilerimize hem de ülke ekonomisine katkı sağladığını düşünüyorum. dedi.Kiraz üreticisi Emine Arıkanoğlu ise babasının da aralarında bulunduğu birkaç kişinin yıllar önce getirdiği kiraz fidanlarının aşılanmasının ardından mahallede üretimin hızla yaygınlaştığını anlattı.İlkbaharla birlikte başlayan bakım çalışmalarının ardından hasat heyecanı yaşadıklarını dile getiren Arıkanoğlu, atıl durumdaki kiraz bahçelerini yeniden üretime kazandırarak verim ve kaliteyi artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/deneme-asisiyla-baslayan-cigsar-kirazi-avrupa-sofralarina-uzandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sivasspor'da ilk hedef play-off'a kalmak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sivasspor-da-ilk-hedef-play-off-a-kalmak/886811/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sivasspor-da-ilk-hedef-play-off-a-kalmak/886811/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:15:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Teknik direktör İsmet Taşdemir: Transfer tahtasının açılması için herkes elinden geleni yapıyor. Yönetimimiz ve şehrin önde gelenleri bu konuyla ilgili çalışıyor. Biz kendimizce A, B, C planlarını yapıyoruz - Transfer tahtamız açılırsa gerekli noktalara takviyeleri yaparsak sezonu en azından play-off potasının içinde tamamlamak istiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- SERCAN KÜÇÜKŞAHİN - Trendyol 1. Lig ekiplerinden Ekenler Beton Sivasspor'un teknik direktörü İsmet Taşdemir, istedikleri transferleri yapabilmeleri durumunda sezonu play-off potasında tamamlamayı hedeflediklerini söyledi. Sezon hazırlıklarına Kayseri Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi'nde devam eden kırmızı-beyazlı ekibin deneyimli çalıştırıcısı Taşdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iyi bir hazırlık dönemi geçirdiklerini belirtti.Takımdaki havanın olumlu olduğunun altını çizen Taşdemir, Özellikle kamp yeri ve sahalar çok iyiydi. Çok güzel kamp ortamı yaşadık, iyi de çalıştık. Geç toplanmamıza rağmen çalışmalarımızın yüzde 70-80'ini takımımıza uyguladık. dedi.Taşdemir, yeni sezondaki oyun planlarına değinerek, Teknik adamların sadece bir oyun planının olmamalı. Geçen sene farklı bir oyun planımız vardı. Bu planı çok değiştirmeden eklemeler yaparak devam edeceğiz. Elimizdeki oyuncuların oyun planımıza uyması gerekiyor. Transferimiz kapalı, bu konuyla ilgili çalışmalarımız sürüyor. Maalesef şu anda netlik kazanmadı ama elimizdeki oyuncu grubumuzla iyi bir kamp dönemi geçirdik ve lige hazırız diyebilirim. diye konuştu.A, B, C planlarını yapıyoruzSezon için farklı planları olduğunu anlatan Taşdemir, Transfer tahtasının açılması için herkes elinden geleni yapıyor. Yönetimimiz ve şehrin önde gelenleri bu konuyla ilgili çalışıyor. Biz kendimizce A, B, C planlarını yapıyoruz. Açılmazsa nasıl bir yol izleyeceğiz, gençlerimizi ne kadar kullanabileceğiz, gençlerimize ne kadar sorumluluk yükleyebileceğiz? Diğer taraftan da tahta açılırsa kimleri alabiliriz? Kendimizce hazırlığımızı yaptık. Transfer tahtasının açılmasını bekliyoruz ancak zor gibi görünüyor. ifadelerini kullandı.Taşdemir, Sivasspor'un yıllarca Süper Lig'de başarılı sezonlar geçirdiğini, hedeflerinin de her zaman Süper Lig olduğunu dile getirdi.Hedef play-off&#039;a kalmakKulüplerde zaman zaman sıkıntılar yaşanabildiğine değinen Taşdemir, şunları kaydetti:Şu anda Sivasspor da bunu yaşıyor ama bu sıkıntılardan daha güçlenerek çıkıp Süper Lig'de mücadele edecektir. Biz bunu biraz çabuklaştırmanın derdindeyiz. Bunu yapabilirsek bizim için de Sivasspor camiası için de çok güzel olacak. Hiçbir şey kağıt üzerinde olmuyor, sahaya çıkmadan hiçbir şey belli olmuyor. Kadromuz kısıtlı, hatta kamp sürecinde iki sağ bekimiz sakatlandı. Transfer tahtamız açılırsa gerekli noktalara takviyeleri yaparsak sezonu en azından play-off potasının içinde tamamlamak istiyoruz.Taşdemir, Rey Manaj'ın çok kaliteli bir oyuncu olduğunu, çok sayıda talibi olmasına rağmen Sivas'ta kalmayı tercih ettiğini belirterek, Sivas için mücadele etmeyi tercih etti. İnşallah bu istek ve arzusu sahaya da yansıyacak ama sadece Manaj ile olmuyor. Sonuçta oyun 11 kişiyle oynanıyor. Bu döngüyü çok doğru şekilde oturtmamız lazım. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- SERCAN KÜÇÜKŞAHİN - Trendyol 1. Lig ekiplerinden Ekenler Beton Sivasspor'un teknik direktörü İsmet Taşdemir, istedikleri transferleri yapabilmeleri durumunda sezonu play-off potasında tamamlamayı hedeflediklerini söyledi. Sezon hazırlıklarına Kayseri Erciyes Yüksek İrtifa Kamp Merkezi'nde devam eden kırmızı-beyazlı ekibin deneyimli çalıştırıcısı Taşdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iyi bir hazırlık dönemi geçirdiklerini belirtti.Takımdaki havanın olumlu olduğunun altını çizen Taşdemir, Özellikle kamp yeri ve sahalar çok iyiydi. Çok güzel kamp ortamı yaşadık, iyi de çalıştık. Geç toplanmamıza rağmen çalışmalarımızın yüzde 70-80'ini takımımıza uyguladık. dedi.Taşdemir, yeni sezondaki oyun planlarına değinerek, Teknik adamların sadece bir oyun planının olmamalı. Geçen sene farklı bir oyun planımız vardı. Bu planı çok değiştirmeden eklemeler yaparak devam edeceğiz. Elimizdeki oyuncuların oyun planımıza uyması gerekiyor. Transferimiz kapalı, bu konuyla ilgili çalışmalarımız sürüyor. Maalesef şu anda netlik kazanmadı ama elimizdeki oyuncu grubumuzla iyi bir kamp dönemi geçirdik ve lige hazırız diyebilirim. diye konuştu.A, B, C planlarını yapıyoruzSezon için farklı planları olduğunu anlatan Taşdemir, Transfer tahtasının açılması için herkes elinden geleni yapıyor. Yönetimimiz ve şehrin önde gelenleri bu konuyla ilgili çalışıyor. Biz kendimizce A, B, C planlarını yapıyoruz. Açılmazsa nasıl bir yol izleyeceğiz, gençlerimizi ne kadar kullanabileceğiz, gençlerimize ne kadar sorumluluk yükleyebileceğiz? Diğer taraftan da tahta açılırsa kimleri alabiliriz? Kendimizce hazırlığımızı yaptık. Transfer tahtasının açılmasını bekliyoruz ancak zor gibi görünüyor. ifadelerini kullandı.Taşdemir, Sivasspor'un yıllarca Süper Lig'de başarılı sezonlar geçirdiğini, hedeflerinin de her zaman Süper Lig olduğunu dile getirdi.Hedef play-off&#039;a kalmakKulüplerde zaman zaman sıkıntılar yaşanabildiğine değinen Taşdemir, şunları kaydetti:Şu anda Sivasspor da bunu yaşıyor ama bu sıkıntılardan daha güçlenerek çıkıp Süper Lig'de mücadele edecektir. Biz bunu biraz çabuklaştırmanın derdindeyiz. Bunu yapabilirsek bizim için de Sivasspor camiası için de çok güzel olacak. Hiçbir şey kağıt üzerinde olmuyor, sahaya çıkmadan hiçbir şey belli olmuyor. Kadromuz kısıtlı, hatta kamp sürecinde iki sağ bekimiz sakatlandı. Transfer tahtamız açılırsa gerekli noktalara takviyeleri yaparsak sezonu en azından play-off potasının içinde tamamlamak istiyoruz.Taşdemir, Rey Manaj'ın çok kaliteli bir oyuncu olduğunu, çok sayıda talibi olmasına rağmen Sivas'ta kalmayı tercih ettiğini belirterek, Sivas için mücadele etmeyi tercih etti. İnşallah bu istek ve arzusu sahaya da yansıyacak ama sadece Manaj ile olmuyor. Sonuçta oyun 11 kişiyle oynanıyor. Bu döngüyü çok doğru şekilde oturtmamız lazım. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/sivasspor-da-ilk-hedef-play-off-a-kalmak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Amerikan Kızılhaçından 150 yıllık tarihindeki ikinci kan stoku krizi ilanı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/amerikan-kizilhacindan-150-yillik-tarihindeki-ikinci-kan-stoku-krizi-ilani/886809/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/amerikan-kizilhacindan-150-yillik-tarihindeki-ikinci-kan-stoku-krizi-ilani/886809/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:15:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Amerikan Kızılhaçı, ülkedeki kan stoklarının en düşük seviyelere gerilemesi nedeniyle 150 yıllık tarihinde ikinci kez kriz durumu ilan etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Amerikan Kızılhaçı, ülkedeki kan stoklarının en düşük seviyelere gerilemesi nedeniyle 150 yıllık tarihinde ikinci kez kriz durumu ilan etti.Amerikan Kızılhaçında görevli Dr. Courtney Lawrence, konuya ilişkin BBC'ye yaptığı açıklamada, orman yangınları ve aşırı sıcaklar gibi birden fazla etkenin, kan stoklarını olumsuz etkilediğini belirtti.Kan stoklarının geçen ay yüzde 25 azaldığını aktaran Lawrence, krizin, araç kazalarının çoğalması ve açık havada daha fazla vakit geçirilmesine bağlı olarak kan nakli gerektiren yaralanmaların arttığı yaz dönemine denk geldiğini söyledi.Lawrence, ABD'deki kan tedarikinin yaklaşık yüzde 40'ını sağlayan en büyük tedarikçi konumundaki Amerikan Kızılhaçının, yılın bu dönemine kıyasla normalden yaklaşık 3 bin 500 ünite daha fazla kan dağıtımı yaptığını ifade etti.Amerikan Kızılhaçı, internet sitesinde, kan stoklarının en düşük seviyelere gerilemesi nedeniyle 150 yıllık tarihinde ikinci kez kriz durumu ilan etti. Lawrence de buna dair, Kanın sınırlı bir raf ömrü olduğu ve son kullanma tarihi dolduğu için çok önceden stok yapma imkanımız bulunmuyor. dedi.Tüm kan gruplarına ihtiyaç duyulduğunu belirten Lawrence, özellikle 0 Rh pozitif kan grubuna olan talebin yüksek olduğunun altını çizdi.Ameliyatlar etkilenebilirGörüştüğü hastanelerin bu krizin rutin ameliyatları etkileyebileceğini değerlendirdiğini aktaran Lawrence, bazı sağlık kuruluşlarının acil durumları destekleyecek kadar kan stoklayamamaları halinde hastaları başka travma merkezlerine yönlendirmeyi düşündüğünü dile getirdi.Lawrence, ABD'deki yüksek sıcaklıklar nedeniyle insanların dışarı çıkma konusunda daha çekingen davrandığını, kan bağışı kampanyası düzenlemeyi planlayan bazı tesislerin ise güvenli ve konforlu bir ortam sağlayamadığını sözlerine ekledi.Amerikan Kızılhaçı, tarihindeki ilk kan stoku krizini Kovid-19 salgını ve ağır kış şartlarının yaşandığı Ocak 2022'de ilan etmişti.Kan stokları Kanada&#039;da da düştüKanada Kan Hizmetleri de kan stoklarının haziran ayının başından bu yana yaklaşık yüzde 20 gerilediğini duyurdu.Kurumdan yapılan açıklamada, Son 6 haftada bağış randevuları beklenenin altında kaldı. Bu durum, hastaların ihtiyaçlarını karşılamak için mevcut envanterin kullanılması zorunluluğunu doğurdu. ifadelerine yer verildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Amerikan Kızılhaçı, ülkedeki kan stoklarının en düşük seviyelere gerilemesi nedeniyle 150 yıllık tarihinde ikinci kez kriz durumu ilan etti.Amerikan Kızılhaçında görevli Dr. Courtney Lawrence, konuya ilişkin BBC'ye yaptığı açıklamada, orman yangınları ve aşırı sıcaklar gibi birden fazla etkenin, kan stoklarını olumsuz etkilediğini belirtti.Kan stoklarının geçen ay yüzde 25 azaldığını aktaran Lawrence, krizin, araç kazalarının çoğalması ve açık havada daha fazla vakit geçirilmesine bağlı olarak kan nakli gerektiren yaralanmaların arttığı yaz dönemine denk geldiğini söyledi.Lawrence, ABD'deki kan tedarikinin yaklaşık yüzde 40'ını sağlayan en büyük tedarikçi konumundaki Amerikan Kızılhaçının, yılın bu dönemine kıyasla normalden yaklaşık 3 bin 500 ünite daha fazla kan dağıtımı yaptığını ifade etti.Amerikan Kızılhaçı, internet sitesinde, kan stoklarının en düşük seviyelere gerilemesi nedeniyle 150 yıllık tarihinde ikinci kez kriz durumu ilan etti. Lawrence de buna dair, Kanın sınırlı bir raf ömrü olduğu ve son kullanma tarihi dolduğu için çok önceden stok yapma imkanımız bulunmuyor. dedi.Tüm kan gruplarına ihtiyaç duyulduğunu belirten Lawrence, özellikle 0 Rh pozitif kan grubuna olan talebin yüksek olduğunun altını çizdi.Ameliyatlar etkilenebilirGörüştüğü hastanelerin bu krizin rutin ameliyatları etkileyebileceğini değerlendirdiğini aktaran Lawrence, bazı sağlık kuruluşlarının acil durumları destekleyecek kadar kan stoklayamamaları halinde hastaları başka travma merkezlerine yönlendirmeyi düşündüğünü dile getirdi.Lawrence, ABD'deki yüksek sıcaklıklar nedeniyle insanların dışarı çıkma konusunda daha çekingen davrandığını, kan bağışı kampanyası düzenlemeyi planlayan bazı tesislerin ise güvenli ve konforlu bir ortam sağlayamadığını sözlerine ekledi.Amerikan Kızılhaçı, tarihindeki ilk kan stoku krizini Kovid-19 salgını ve ağır kış şartlarının yaşandığı Ocak 2022'de ilan etmişti.Kan stokları Kanada&#039;da da düştüKanada Kan Hizmetleri de kan stoklarının haziran ayının başından bu yana yaklaşık yüzde 20 gerilediğini duyurdu.Kurumdan yapılan açıklamada, Son 6 haftada bağış randevuları beklenenin altında kaldı. Bu durum, hastaların ihtiyaçlarını karşılamak için mevcut envanterin kullanılması zorunluluğunu doğurdu. ifadelerine yer verildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yükseköğretimde son 3 yılda geleceğin mesleklerine yönelik 70'e yakın yeni program açıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yuksekogretimde-son-3-yilda-gelecegin-mesleklerine-yonelik-70-e-yakin-yeni-program-acildi/886808/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yuksekogretimde-son-3-yilda-gelecegin-mesleklerine-yonelik-70-e-yakin-yeni-program-acildi/886808/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, yükseköğretimde geleceğin mesleklerine yönelik dönüşüm kapsamında son 3 yılda yapay zeka, tarım ve sağlıkta dijitalleşme, yeşil dönüşüm ile sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda 70'e yakın yeni program açıldığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, yükseköğretimde geleceğin mesleklerine yönelik dönüşüm kapsamında son 3 yılda yapay zeka, tarım ve sağlıkta dijitalleşme, yeşil dönüşüm ile sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda 70'e yakın yeni program açıldığını bildirdi.YÖK'ten yapılan açıklamaya göre Özvar, bu yıl 7'si lisans, 9'u ön lisans olmak üzere toplam 16 yeni programın ilk kez öğrenci kabul edeceğini hatırlattı.Yeni programların yapay zeka, finansal teknolojiler, biyoteknoloji, dijital oyun teknolojileri, mobil güvenlik, ilaç üretimi, hayvancılık teknolojileri ve balıkçılık gibi alanlarda açıldığını ifade eden Özvar, bu programların yükseköğretimin değişen teknoloji ve üretim ihtiyaçlarına uyum sağlama vizyonunun bir parçası olduğunu kaydetti.Özvar, özellikle tarih ve yapay zeka, felsefe ve yapay zeka ile işletme ve yapay zeka programlarının, yapay zekayı yalnızca mühendislik disipliniyle sınırlamayan yeni bir yükseköğretim yaklaşımını ortaya koyduğunu belirtti.Yapay zeka sosyal bilimler ve yönetim bilimleriyle birlikte ele alınıyorBu programlarla yapay zekanın sosyal bilimler ve yönetim bilimleriyle birlikte ele alındığını açıklayan Özvar, yükseköğretimin disiplinler arası yeni bir eğitim modeline yöneldiğini ifade etti.2026-2027 eğitim öğretim yılında açılacak yeni programların Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu stratejik alanlara yönelik oluşturulduğunu vurgulayan Özvar, adaylara tercih kılavuzunda bu programları dikkatle incelemeleri tavsiyesinde bulundu.Türkiye'nin değişen teknoloji ve iş gücü ihtiyaçlarına göre yükseköğretim sistemini yeniden yapılandırdıklarını belirten Özvar, geleceğin mesleklerine yönelik programların hızla yaygınlaştırıldığını bildirdi.Özvar, yükseköğretimde geleceğin mesleklerine yönelik dönüşüm kapsamında son 3 yılda yapay zeka, tarım ve sağlıkta dijitalleşme, yeşil dönüşüm ile sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda 70'e yakın yeni program açıldığını kaydetti.Yapay zeka programları bugün 171 üniversitede 785&#039;e ulaştıYapay zeka alanındaki dönüşümün yükseköğretime de güçlü şekilde yansıdığını vurgulayan Özvar, yapay zekayla ilişkili programların 171 üniversitede 785'e ulaştığını, bu programların eğitim kapasitesinin sadece birkaç yıl içinde 7 kat büyüdüğünü ve ilk mezunlarını vermeye başladığını kaydetti.Yeni programların açılmasının tek başına yeterli olmadığının altını çizen Özvar, gençlerin bu alanları doğru tanımasını sağlamak amacıyla Yükseköğretim Kurulu ile üniversitelerin tercih döneminde Türkiye genelinde yoğun tanıtım çalışması yürüttüğünü ifade etti.Üniversitelerde kurulan bilim iletişimi ofisleri koordinasyonunda düzenlenen bilim kafeler ve bilim iletişimi etkinliklerinde akademisyenler, sektör temsilcileri, mezunlar ve öğrencilerin adaylarla bir araya geldiğini bildiren Özvar, gençlerin meslekleri broşürlerden değil, doğrudan o alanlarda çalışan kişilerden dinleme imkanı bulduğunu belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, yükseköğretimde geleceğin mesleklerine yönelik dönüşüm kapsamında son 3 yılda yapay zeka, tarım ve sağlıkta dijitalleşme, yeşil dönüşüm ile sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda 70'e yakın yeni program açıldığını bildirdi.YÖK'ten yapılan açıklamaya göre Özvar, bu yıl 7'si lisans, 9'u ön lisans olmak üzere toplam 16 yeni programın ilk kez öğrenci kabul edeceğini hatırlattı.Yeni programların yapay zeka, finansal teknolojiler, biyoteknoloji, dijital oyun teknolojileri, mobil güvenlik, ilaç üretimi, hayvancılık teknolojileri ve balıkçılık gibi alanlarda açıldığını ifade eden Özvar, bu programların yükseköğretimin değişen teknoloji ve üretim ihtiyaçlarına uyum sağlama vizyonunun bir parçası olduğunu kaydetti.Özvar, özellikle tarih ve yapay zeka, felsefe ve yapay zeka ile işletme ve yapay zeka programlarının, yapay zekayı yalnızca mühendislik disipliniyle sınırlamayan yeni bir yükseköğretim yaklaşımını ortaya koyduğunu belirtti.Yapay zeka sosyal bilimler ve yönetim bilimleriyle birlikte ele alınıyorBu programlarla yapay zekanın sosyal bilimler ve yönetim bilimleriyle birlikte ele alındığını açıklayan Özvar, yükseköğretimin disiplinler arası yeni bir eğitim modeline yöneldiğini ifade etti.2026-2027 eğitim öğretim yılında açılacak yeni programların Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu stratejik alanlara yönelik oluşturulduğunu vurgulayan Özvar, adaylara tercih kılavuzunda bu programları dikkatle incelemeleri tavsiyesinde bulundu.Türkiye'nin değişen teknoloji ve iş gücü ihtiyaçlarına göre yükseköğretim sistemini yeniden yapılandırdıklarını belirten Özvar, geleceğin mesleklerine yönelik programların hızla yaygınlaştırıldığını bildirdi.Özvar, yükseköğretimde geleceğin mesleklerine yönelik dönüşüm kapsamında son 3 yılda yapay zeka, tarım ve sağlıkta dijitalleşme, yeşil dönüşüm ile sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda 70'e yakın yeni program açıldığını kaydetti.Yapay zeka programları bugün 171 üniversitede 785&#039;e ulaştıYapay zeka alanındaki dönüşümün yükseköğretime de güçlü şekilde yansıdığını vurgulayan Özvar, yapay zekayla ilişkili programların 171 üniversitede 785'e ulaştığını, bu programların eğitim kapasitesinin sadece birkaç yıl içinde 7 kat büyüdüğünü ve ilk mezunlarını vermeye başladığını kaydetti.Yeni programların açılmasının tek başına yeterli olmadığının altını çizen Özvar, gençlerin bu alanları doğru tanımasını sağlamak amacıyla Yükseköğretim Kurulu ile üniversitelerin tercih döneminde Türkiye genelinde yoğun tanıtım çalışması yürüttüğünü ifade etti.Üniversitelerde kurulan bilim iletişimi ofisleri koordinasyonunda düzenlenen bilim kafeler ve bilim iletişimi etkinliklerinde akademisyenler, sektör temsilcileri, mezunlar ve öğrencilerin adaylarla bir araya geldiğini bildiren Özvar, gençlerin meslekleri broşürlerden değil, doğrudan o alanlarda çalışan kişilerden dinleme imkanı bulduğunu belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/yuksekogretimde-son-3-yilda-gelecegin-mesleklerine-yonelik-70-e-yakin-yeni-program-acildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ağrı'da karların erimediği dağlar rengarenk çiçekleriyle doğa tutkunlarının rotasında</title>
      <link>https://www.canligaste.com/agri-da-karlarin-erimedigi-daglar-rengarenk-cicekleriyle-doga-tutkunlarinin-rotasinda/886807/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/agri-da-karlarin-erimedigi-daglar-rengarenk-cicekleriyle-doga-tutkunlarinin-rotasinda/886807/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ağrı / Ağrı'nın Taşlıçay ilçesinde temmuz ayının sonuna doğru çiçeklerin açtığı karlı dağlar, doğa tutkunlarını ağırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ağrı Haberleri : Ağrı'nın Taşlıçay ilçesinde temmuz ayının sonuna doğru çiçeklerin açtığı karlı dağlar, doğa tutkunlarını ağırladı. Ülke genelinde sıcak hava etkili olurken Taşlıçay ilçesindeki 3 bin 500 rakımlı Aladağlar temmuz ayında da karla kaplı manzarasını koruyor.Bir yanında kar, bir yanında rengarenk çiçeklerin açtığı dağlar, sahip olduğu doğal güzellikleriyle doğa tutkunlarının rotasında yer alıyor.Doğa tutkunları, saatlerce süren zorlu tırmanışın ardından karlı ve kayalık bölgelerden geçerek zirveye ulaşmayı başardı.Zirvesinde Süphan Dağı, Ağrı Dağı, Tendürek Dağı ve Van Gölü manzarası eşliğinde vakit geçiren doğa tutkunları, Türk bayrağı açtı, hatıra fotoğrafı çektirdi.Doğa tutkunlarının zorlu tırmanışı ve karlı dağlar, dronla görüntülendi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ağrı Haberleri : Ağrı'nın Taşlıçay ilçesinde temmuz ayının sonuna doğru çiçeklerin açtığı karlı dağlar, doğa tutkunlarını ağırladı. Ülke genelinde sıcak hava etkili olurken Taşlıçay ilçesindeki 3 bin 500 rakımlı Aladağlar temmuz ayında da karla kaplı manzarasını koruyor.Bir yanında kar, bir yanında rengarenk çiçeklerin açtığı dağlar, sahip olduğu doğal güzellikleriyle doğa tutkunlarının rotasında yer alıyor.Doğa tutkunları, saatlerce süren zorlu tırmanışın ardından karlı ve kayalık bölgelerden geçerek zirveye ulaşmayı başardı.Zirvesinde Süphan Dağı, Ağrı Dağı, Tendürek Dağı ve Van Gölü manzarası eşliğinde vakit geçiren doğa tutkunları, Türk bayrağı açtı, hatıra fotoğrafı çektirdi.Doğa tutkunlarının zorlu tırmanışı ve karlı dağlar, dronla görüntülendi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/agri-da-karlarin-erimedigi-daglar-rengarenk-cicekleriyle-doga-tutkunlarinin-rotasinda.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Pakistan, Washington ve Tahran arasındaki görüşmelerin sürdüğünü bildirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/pakistan-washington-ve-tahran-arasindaki-gorusmelerin-surdugunu-bildirdi/886806/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/pakistan-washington-ve-tahran-arasindaki-gorusmelerin-surdugunu-bildirdi/886806/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:12:28 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Pakistan, devam eden saldırılara rağmen ABD ve İran arasındaki görüşmelerin sürdüğünü duyurdu.Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Andrabi, düzenlediği basın toplantısında, gazetecilere, İran ve Körfez'deki son duruma ilişkin açıklamalarda bulundu.Çatışmaların Körfez bölgesine yayılmasından endişe duyduklarını belirten Andrabi, bölgede çözüm umutlarının devam ettiğini aktardı.Pakistan'ın, Tahran ve Washington arasında ateşkesin sağlanması için kararlılığını sürdürdüğünü söyleyen Andrabi, Taraflar arasında, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki durumu normalleştirmek ve gerginliği azaltmak amacıyla müzakereler devam etmektedir. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Pakistan, devam eden saldırılara rağmen ABD ve İran arasındaki görüşmelerin sürdüğünü duyurdu.Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Andrabi, düzenlediği basın toplantısında, gazetecilere, İran ve Körfez'deki son duruma ilişkin açıklamalarda bulundu.Çatışmaların Körfez bölgesine yayılmasından endişe duyduklarını belirten Andrabi, bölgede çözüm umutlarının devam ettiğini aktardı.Pakistan'ın, Tahran ve Washington arasında ateşkesin sağlanması için kararlılığını sürdürdüğünü söyleyen Andrabi, Taraflar arasında, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki durumu normalleştirmek ve gerginliği azaltmak amacıyla müzakereler devam etmektedir. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/pakistan-washington-ve-tahran-arasindaki-gorusmelerin-surdugunu-bildirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sulama amaçlı barajlarda doluluk oranı yüzde 80'e yaklaştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sulama-amacli-barajlarda-doluluk-orani-yuzde-80-e-yaklasti/886805/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sulama-amacli-barajlarda-doluluk-orani-yuzde-80-e-yaklasti/886805/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:12:28 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / 2025-2026 tarım sezonunda, haziran ayı itibarıyla Türkiye genelinde tarımsal üretim açısından olumlu, dengeli ve verim potansiyeli yüksek bir dönem yaşanırken yaygın kuraklık riskinin bulunmadığı görüldü]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : HÜLYA ÖMÜR UYLAŞ - Sulama amaçlı baraj doluluk oranları, 1 Temmuz itibarıyla yüzde 79,1 seviyesine ulaşırken su rezervleri açısından geçen yıla göre oldukça güçlü tablo oluştuğu tespit edildi.AA muhabirinin, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünce hazırlanan, haziran ayına ilişkin İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme istatistiklerinden derlediği bilgiye göre, 1 Ekim 2025-30 Haziran 2026 dönemini kapsayan 2026 su yılında yağışlar, normalin ve önceki dönemin üzerinde gerçekleşti.2026 su yılında, Türkiye'de ortalama 674,6 milimetre yağış kaydedildi. Yağışların normalin yüzde 30, geçen yılın yüzde 76 üzerinde gerçekleştiği tespit edildi. Böylece, su yılı yağışları 9 aylık dönemde, son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.En fazla yağış artışı Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#039;ndeÜlke genelinde, su yılı yağışlarının tüm bölgelerde normallerin ve geçen yılki yağışların üzerinde olduğu görüldü. En fazla artış, yüzde 47 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşandı. Su yılının 9 aylık kümülatif döneminde Akdeniz Bölgesi'nde 66, Doğu Anadolu Bölgesi'nde 38, İç Anadolu Bölgesi'nde 15, Ege Bölgesi'nde 11, Karadeniz Bölgesi'nde son 10 yılın en yüksek yağış seviyeleri kaydedildi.Haziran ayı itibarıyla Türkiye genelinde, meteorolojik ve tarımsal koşullar olumlu ve dengeli seyir izledi. Haziranda yağışlar normallerine göre yüzde 30, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 76 artış gösterdi.Sulama amaçlı baraj doluluk oranları, 1 Temmuz itibarıyla yüzde 79,1 seviyesine ulaştı. Su rezervleri açısından, geçen yıla göre oldukça güçlü bir tablo oluştu.Hububat gelişimi normal ve sağlıklı gerçekleştiTürkiye genelinde, tarımsal faaliyetlerin büyük ölçüde sağlıklı ilerlediği görüldü. Yağışların belirgin şekilde artmasıyla, ülke genelinde nemli dönemin başladığı, bu durumun toprak nemini artırarak, bitki gelişimini desteklediği belirlendi.Hububat başta olmak üzere, tarla bitkilerinde gelişim tüm bölgelerde genel olarak normal ve sağlıklı seyretti. Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde, ürün gelişimi genel olarak olumlu olup, yüksek verim potansiyelini korudu. Özellikle son aylarda artan yağışlar, sezon başında görülen kuraklık etkilerini büyük ölçüde ortadan kaldırdı.Fenolojik olarak tüm bölgelerde, hububat gelişiminin genel olarak normal ve sağlıklı olduğu görüldü. Mevcut meteorolojik koşulların devam etmesi halinde, ülke genelinde hububat ve diğer tarımsal ürünlerde, verim ve üretim miktarlarının beklentileri karşılayacağı tahmin edildi. 2025-2026 tarım sezonunda, haziran ayı itibarıyla Türkiye genelinde tarımsal üretim açısından olumlu, dengeli ve verim potansiyeli yüksek bir dönem yaşanırken, yaygın kuraklık riskinin bulunmadığı görüldü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : HÜLYA ÖMÜR UYLAŞ - Sulama amaçlı baraj doluluk oranları, 1 Temmuz itibarıyla yüzde 79,1 seviyesine ulaşırken su rezervleri açısından geçen yıla göre oldukça güçlü tablo oluştuğu tespit edildi.AA muhabirinin, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğünce hazırlanan, haziran ayına ilişkin İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme istatistiklerinden derlediği bilgiye göre, 1 Ekim 2025-30 Haziran 2026 dönemini kapsayan 2026 su yılında yağışlar, normalin ve önceki dönemin üzerinde gerçekleşti.2026 su yılında, Türkiye'de ortalama 674,6 milimetre yağış kaydedildi. Yağışların normalin yüzde 30, geçen yılın yüzde 76 üzerinde gerçekleştiği tespit edildi. Böylece, su yılı yağışları 9 aylık dönemde, son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.En fazla yağış artışı Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#039;ndeÜlke genelinde, su yılı yağışlarının tüm bölgelerde normallerin ve geçen yılki yağışların üzerinde olduğu görüldü. En fazla artış, yüzde 47 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşandı. Su yılının 9 aylık kümülatif döneminde Akdeniz Bölgesi'nde 66, Doğu Anadolu Bölgesi'nde 38, İç Anadolu Bölgesi'nde 15, Ege Bölgesi'nde 11, Karadeniz Bölgesi'nde son 10 yılın en yüksek yağış seviyeleri kaydedildi.Haziran ayı itibarıyla Türkiye genelinde, meteorolojik ve tarımsal koşullar olumlu ve dengeli seyir izledi. Haziranda yağışlar normallerine göre yüzde 30, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 76 artış gösterdi.Sulama amaçlı baraj doluluk oranları, 1 Temmuz itibarıyla yüzde 79,1 seviyesine ulaştı. Su rezervleri açısından, geçen yıla göre oldukça güçlü bir tablo oluştu.Hububat gelişimi normal ve sağlıklı gerçekleştiTürkiye genelinde, tarımsal faaliyetlerin büyük ölçüde sağlıklı ilerlediği görüldü. Yağışların belirgin şekilde artmasıyla, ülke genelinde nemli dönemin başladığı, bu durumun toprak nemini artırarak, bitki gelişimini desteklediği belirlendi.Hububat başta olmak üzere, tarla bitkilerinde gelişim tüm bölgelerde genel olarak normal ve sağlıklı seyretti. Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde, ürün gelişimi genel olarak olumlu olup, yüksek verim potansiyelini korudu. Özellikle son aylarda artan yağışlar, sezon başında görülen kuraklık etkilerini büyük ölçüde ortadan kaldırdı.Fenolojik olarak tüm bölgelerde, hububat gelişiminin genel olarak normal ve sağlıklı olduğu görüldü. Mevcut meteorolojik koşulların devam etmesi halinde, ülke genelinde hububat ve diğer tarımsal ürünlerde, verim ve üretim miktarlarının beklentileri karşılayacağı tahmin edildi. 2025-2026 tarım sezonunda, haziran ayı itibarıyla Türkiye genelinde tarımsal üretim açısından olumlu, dengeli ve verim potansiyeli yüksek bir dönem yaşanırken, yaygın kuraklık riskinin bulunmadığı görüldü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul'da özel sağlık kuruluşlarına 6 ayda 473 milyon lira idari para cezası uygulandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-da-ozel-saglik-kuruluslarina-6-ayda-473-milyon-lira-idari-para-cezasi-uygulandi/886804/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-da-ozel-saglik-kuruluslarina-6-ayda-473-milyon-lira-idari-para-cezasi-uygulandi/886804/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:12:27 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner: - 2026 yılının ilk 6 ayında özel sağlık kuruluşlarına 12 binden fazla denetim yapmış durumdayız. Bunun 4 bini de olağan dışı denetimler - İdari para cezalarının yanı sıra gerekli görülen durumlarda kapatma kararları uygulanıyor, ayrıca savcılıklarla birlikte adli süreçler takip ediliyor. Vatandaşların bize ilettiği her geri bildirimi titizlikle değerlendiriyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : HİKMET FARUK BAŞER - İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, yılın ilk 6 ayında İstanbul'da özel sağlık kuruluşlarına yaptıkları 4 bini olağan dışı olmak üzere 12 binden fazla denetimde 473 milyon lira idari para cezası uyguladıklarını bildirdi.Güner, AA muhabirine, İstanbul'da sağlık hizmetlerinin devamlılığı ve kalitesi kapsamında denetimlerin 7 gün 24 saat sürdürüldüğünü söyledi.İstanbul'da verilen yüksek kaliteli sağlık hizmetinin devamlılığını sağlamayı hedeflediklerini dile getiren Güner, kamu, özel ve üniversite ayrımı olmaksızın verilen sağlık hizmetlerinin denetlendiğini, takip edildiğini ve sonuçlarının değerlendirildiğini belirtti.Vatandaşlardan WhatsApp hatları, sosyal medya hesapları, CİMER ve dilekçeler aracılığıyla gelen tüm başvuruların uzman ekipler tarafından değerlendirildiğini anlatan Güner, gerekli görülmesi halinde denetim yapıldığını, aksaklık tespit edilmesi durumunda ise idari yaptırımlar uygulandığını ifade etti.Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun talimatları doğrultusunda denetimlerin aralıksız sürdürüldüğünü bildiren Güner, Yüksek kalite hizmeti, herhangi bir aksaklığa, herhangi bir kötü uygulamaya, herhangi bir çürük elmaya izin vermeden devam ettirmeye çalışıyoruz. dedi.Sahada daha etkin bir kontrol mekanizması yürütüyoruzGüner, bu yıl da kentte denetimlerin aralıksız sürdürüldüğünü vurgulayarak, 2026 yılının ilk 6 ayında sahada daha etkin bir kontrol mekanizması yürütüyoruz. 2026 yılının ilk 6 ayında özel sağlık kuruluşlarına 12 binden fazla denetim yapmış durumdayız. Bunun 4 bini de olağan dışı denetimler. Bu yılın ilk 6 ayında 473 milyon lira idari para cezası uyguladık. diye konuştu.Olağan dışı denetimlerin yalnızca fiziki şartlara yönelik olmadığını, hastanelerin, polikliniklerin, muayenehanelerin kapılarına, pencerelerine, ruhsat durumlarına bakılmaksızın verilen hizmete veya vatandaşın hoşnutsuzluğuna ilişkin denetim yapıldığını anlatan Güner, sözlerini şöyle sürdürdü:Bu konuda herhangi bir özel, kamu, üniversite ayrımı olmaksızın, haksız kazanç varsa veya uygulanan sağlık hizmetinde bizim literatürün dışına çıkan, verilmesi gereken sağlık hizmetinde medikolegal bir problem varsa, malpraktis varsa bunun peşine düşmüş durumdayız. 4 bin denetim sadece bunun için yapılmış durumda. İdari para cezalarının yanı sıra gerekli görülen durumlarda kapatma kararları uygulanıyor, ayrıca savcılıklarla birlikte adli süreçler takip ediliyor. Vatandaşların bize ilettiği her geri bildirimi titizlikle değerlendiriyoruz.Denetimlerde çift kör uygulaması kullanılıyorGüner, denetimlerde çift kör uygulamasının kullanıldığını söyledi.Bu sistemde hem denetlenen kurumun hem de denetim ekibinin önceden bilgi sahibi olmadığını belirten Güner, Ekip, sadece denetime çıktığında yolda onlara şifreli bir mesajdan bildirilip, o hastaneye veya şu muayenehaneye gidip denetim yapacaklarını biliyor. Bu da denetimin kalitesini, adalet sistematiğini, eşit davranmayı bu konuda sağlayan bir sistem. ifadelerini kullandı.Uygulamadan önemli fayda gördüklerini dile getiren Güner, sistemin vatandaşların yüksek kaliteli sağlık hizmeti almasına katkı sağladığını kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : HİKMET FARUK BAŞER - İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, yılın ilk 6 ayında İstanbul'da özel sağlık kuruluşlarına yaptıkları 4 bini olağan dışı olmak üzere 12 binden fazla denetimde 473 milyon lira idari para cezası uyguladıklarını bildirdi.Güner, AA muhabirine, İstanbul'da sağlık hizmetlerinin devamlılığı ve kalitesi kapsamında denetimlerin 7 gün 24 saat sürdürüldüğünü söyledi.İstanbul'da verilen yüksek kaliteli sağlık hizmetinin devamlılığını sağlamayı hedeflediklerini dile getiren Güner, kamu, özel ve üniversite ayrımı olmaksızın verilen sağlık hizmetlerinin denetlendiğini, takip edildiğini ve sonuçlarının değerlendirildiğini belirtti.Vatandaşlardan WhatsApp hatları, sosyal medya hesapları, CİMER ve dilekçeler aracılığıyla gelen tüm başvuruların uzman ekipler tarafından değerlendirildiğini anlatan Güner, gerekli görülmesi halinde denetim yapıldığını, aksaklık tespit edilmesi durumunda ise idari yaptırımlar uygulandığını ifade etti.Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun talimatları doğrultusunda denetimlerin aralıksız sürdürüldüğünü bildiren Güner, Yüksek kalite hizmeti, herhangi bir aksaklığa, herhangi bir kötü uygulamaya, herhangi bir çürük elmaya izin vermeden devam ettirmeye çalışıyoruz. dedi.Sahada daha etkin bir kontrol mekanizması yürütüyoruzGüner, bu yıl da kentte denetimlerin aralıksız sürdürüldüğünü vurgulayarak, 2026 yılının ilk 6 ayında sahada daha etkin bir kontrol mekanizması yürütüyoruz. 2026 yılının ilk 6 ayında özel sağlık kuruluşlarına 12 binden fazla denetim yapmış durumdayız. Bunun 4 bini de olağan dışı denetimler. Bu yılın ilk 6 ayında 473 milyon lira idari para cezası uyguladık. diye konuştu.Olağan dışı denetimlerin yalnızca fiziki şartlara yönelik olmadığını, hastanelerin, polikliniklerin, muayenehanelerin kapılarına, pencerelerine, ruhsat durumlarına bakılmaksızın verilen hizmete veya vatandaşın hoşnutsuzluğuna ilişkin denetim yapıldığını anlatan Güner, sözlerini şöyle sürdürdü:Bu konuda herhangi bir özel, kamu, üniversite ayrımı olmaksızın, haksız kazanç varsa veya uygulanan sağlık hizmetinde bizim literatürün dışına çıkan, verilmesi gereken sağlık hizmetinde medikolegal bir problem varsa, malpraktis varsa bunun peşine düşmüş durumdayız. 4 bin denetim sadece bunun için yapılmış durumda. İdari para cezalarının yanı sıra gerekli görülen durumlarda kapatma kararları uygulanıyor, ayrıca savcılıklarla birlikte adli süreçler takip ediliyor. Vatandaşların bize ilettiği her geri bildirimi titizlikle değerlendiriyoruz.Denetimlerde çift kör uygulaması kullanılıyorGüner, denetimlerde çift kör uygulamasının kullanıldığını söyledi.Bu sistemde hem denetlenen kurumun hem de denetim ekibinin önceden bilgi sahibi olmadığını belirten Güner, Ekip, sadece denetime çıktığında yolda onlara şifreli bir mesajdan bildirilip, o hastaneye veya şu muayenehaneye gidip denetim yapacaklarını biliyor. Bu da denetimin kalitesini, adalet sistematiğini, eşit davranmayı bu konuda sağlayan bir sistem. ifadelerini kullandı.Uygulamadan önemli fayda gördüklerini dile getiren Güner, sistemin vatandaşların yüksek kaliteli sağlık hizmeti almasına katkı sağladığını kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/istanbul-da-ozel-saglik-kuruluslarina-6-ayda-473-milyon-lira-idari-para-cezasi-uygulandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gaziantep'te evinin havuzunda boğulma tehlikesi geçiren kadın hastanede hayatını kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gaziantep-te-evinin-havuzunda-bogulma-tehlikesi-geciren-kadin-hastanede-hayatini-kaybetti/886803/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gaziantep-te-evinin-havuzunda-bogulma-tehlikesi-geciren-kadin-hastanede-hayatini-kaybetti/886803/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:12:27 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gaziantep / Gaziantep'in İslahiye ilçesinde evinin havuzunda boğulma tehlikesi geçiren kadın, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gaziantep Haberleri : Gaziantep'in İslahiye ilçesinde evinin havuzunda boğulma tehlikesi geçiren kadın, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Kırsal Telli Mahallesi'nde 70 yaşındaki Pakize Seydooğulları, evinin bahçesindeki havuzda boğulma tehlikesi geçirdi.İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince İslahiye Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Seydooğulları, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.Cenazesi yapılan otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gaziantep Haberleri : Gaziantep'in İslahiye ilçesinde evinin havuzunda boğulma tehlikesi geçiren kadın, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Kırsal Telli Mahallesi'nde 70 yaşındaki Pakize Seydooğulları, evinin bahçesindeki havuzda boğulma tehlikesi geçirdi.İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince İslahiye Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Seydooğulları, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.Cenazesi yapılan otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/gaziantep-te-evinin-havuzunda-bogulma-tehlikesi-geciren-kadin-hastanede-hayatini-kaybetti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kütahya'da tütün bağımlılığıyla mücadelede 12-18 yaş grubuna özel poliklinik desteği veriliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kutahya-da-tutun-bagimliligiyla-mucadelede-12-18-yas-grubuna-ozel-poliklinik-destegi-veriliyor/886802/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kutahya-da-tutun-bagimliligiyla-mucadelede-12-18-yas-grubuna-ozel-poliklinik-destegi-veriliyor/886802/</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:12:27 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kütahya / Kütahya Şehir Hastanesi'nde hizmet veren Adolesan Sigara Bırakma Polikliniği'nde, çocukların ve gençlerin sigarayı bırakmaları için motivasyonel görüşmeler ve gerekli durumlarda tedavi desteği uygulanıyor - Poliklinik Sorumlusu ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yaşar Durmaz: - Bizim öncelikli amacımız, gençlerimizin ergenlik döneminde sigarayı bırakmalarını sağlamak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kütahya Haberleri : MUHARREM CİN - Kütahya Şehir Hastanesi'nde hizmet veren Adolesan Sigara Bırakma Polikliniği'nde, 12-18 yaş grubundakilere tütün bağımlılığından uzaklaşmaları ve sigarayı bırakmalarına yönelik danışmanlık ile tedavi hizmeti sunuluyor.Sağlık Bakanlığının çocuk ve ergenlerde tütün bağımlılığıyla mücadele çalışmaları kapsamında Ergen Sağlığı Polikliniği bünyesinde faaliyet gösteren Adolesan Sigara Bırakma Polikliniği'nde, çocukların ve gençlerin sigarayı bırakma süreci multidisipliner yaklaşımla yürütülüyor.Poliklinik Sorumlusu ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yaşar Durmaz, AA muhabirine, amaçlarının gençlerin sigarayla erken yaşta tanışmasının önüne geçmek olduğunu söyledi.Polikliniğe başvuruların çoğunlukla aileler veya hekimlerin yönlendirmesiyle yapıldığını belirten Durmaz, erişkin sigara kullanıcılarının büyük bölümünün bu alışkanlığa ergenlik döneminde başladığını kaydetti.Bizim öncelikli amacımız, gençlerimizin ergenlik döneminde sigarayı bırakmalarını sağlamak. diyen Durmaz, Yapılan çalışmalar, erişkin sigara kullanıcılarının yaklaşık yüzde 90'ının bu alışkanlığa ergenlik döneminde başladığını gösteriyor. Bu dönemde tütün kullanımını önleyebilirsek ilerleyen yıllarda sigara kullanan yetişkin sayısının da azalmasına katkı sağlayabiliriz. ifadelerini kullandı.Durmaz, ergenlik döneminde gençlerin risk almaya daha yatkın olduğuna dikkati çekerek, akran etkisi ve sosyal medya nedeniyle zararlı alışkanlıklara yönelme riskinin arttığını vurguladı.Sigara, diğer maddelerin başlangıcı için bir giriş maddesi niteliğindeSigaranın başka bağımlılıklar açısından da risk oluşturduğunu dile getiren Durmaz, Sigara, maalesef diğer maddelerin başlangıcı için bir giriş maddesi niteliğinde. Sigara bağımlısı olan bir genç, ilerleyen yıllarda alkol veya farklı madde bağımlılıklarına daha açık hale geliyor. diye konuştu.Ailenin sigarayı bırakma sürecindeki önemine değinen Durmaz, çocukların sigara dumanına maruz kalmasının da sağlık açısından ciddi risk oluşturduğunu belirterek, ebeveynlerin çocuklarına örnek olmalarının önemine işaret etti.Durmaz, polikliniğe Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ve ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı üzerinden başvuru yapılabildiğini, tedavi sürecinin motivasyonel görüşmelerin yanı sıra gerekli görülen durumlarda nikotin replasman tedavisiyle (vücutta eksilen, azalan veya bir hastalık sebebiyle üretilemeyen bir maddenin dışarıdan ilaç ya da tedavi yoluyla yerine konulması) desteklendiğini kaydetti.Sigarayı bırakmak amacıyla polikliniğe başvuran 17 yaşındaki M.B. ise sigaranın neden olduğu yoğun öksürük nedeniyle destek almaya karar verdiğini ve bu alışkanlıktan kurtulmayı hedeflediğini söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kütahya Haberleri : MUHARREM CİN - Kütahya Şehir Hastanesi'nde hizmet veren Adolesan Sigara Bırakma Polikliniği'nde, 12-18 yaş grubundakilere tütün bağımlılığından uzaklaşmaları ve sigarayı bırakmalarına yönelik danışmanlık ile tedavi hizmeti sunuluyor.Sağlık Bakanlığının çocuk ve ergenlerde tütün bağımlılığıyla mücadele çalışmaları kapsamında Ergen Sağlığı Polikliniği bünyesinde faaliyet gösteren Adolesan Sigara Bırakma Polikliniği'nde, çocukların ve gençlerin sigarayı bırakma süreci multidisipliner yaklaşımla yürütülüyor.Poliklinik Sorumlusu ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yaşar Durmaz, AA muhabirine, amaçlarının gençlerin sigarayla erken yaşta tanışmasının önüne geçmek olduğunu söyledi.Polikliniğe başvuruların çoğunlukla aileler veya hekimlerin yönlendirmesiyle yapıldığını belirten Durmaz, erişkin sigara kullanıcılarının büyük bölümünün bu alışkanlığa ergenlik döneminde başladığını kaydetti.Bizim öncelikli amacımız, gençlerimizin ergenlik döneminde sigarayı bırakmalarını sağlamak. diyen Durmaz, Yapılan çalışmalar, erişkin sigara kullanıcılarının yaklaşık yüzde 90'ının bu alışkanlığa ergenlik döneminde başladığını gösteriyor. Bu dönemde tütün kullanımını önleyebilirsek ilerleyen yıllarda sigara kullanan yetişkin sayısının da azalmasına katkı sağlayabiliriz. ifadelerini kullandı.Durmaz, ergenlik döneminde gençlerin risk almaya daha yatkın olduğuna dikkati çekerek, akran etkisi ve sosyal medya nedeniyle zararlı alışkanlıklara yönelme riskinin arttığını vurguladı.Sigara, diğer maddelerin başlangıcı için bir giriş maddesi niteliğindeSigaranın başka bağımlılıklar açısından da risk oluşturduğunu dile getiren Durmaz, Sigara, maalesef diğer maddelerin başlangıcı için bir giriş maddesi niteliğinde. Sigara bağımlısı olan bir genç, ilerleyen yıllarda alkol veya farklı madde bağımlılıklarına daha açık hale geliyor. diye konuştu.Ailenin sigarayı bırakma sürecindeki önemine değinen Durmaz, çocukların sigara dumanına maruz kalmasının da sağlık açısından ciddi risk oluşturduğunu belirterek, ebeveynlerin çocuklarına örnek olmalarının önemine işaret etti.Durmaz, polikliniğe Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ve ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı üzerinden başvuru yapılabildiğini, tedavi sürecinin motivasyonel görüşmelerin yanı sıra gerekli görülen durumlarda nikotin replasman tedavisiyle (vücutta eksilen, azalan veya bir hastalık sebebiyle üretilemeyen bir maddenin dışarıdan ilaç ya da tedavi yoluyla yerine konulması) desteklendiğini kaydetti.Sigarayı bırakmak amacıyla polikliniğe başvuran 17 yaşındaki M.B. ise sigaranın neden olduğu yoğun öksürük nedeniyle destek almaya karar verdiğini ve bu alışkanlıktan kurtulmayı hedeflediğini söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/kutahya-da-tutun-bagimliligiyla-mucadelede-12-18-yas-grubuna-ozel-poliklinik-destegi-veriliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
