<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Kırgızistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen ŞİÖ Zirvesi sona erdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kirgizistan-in-ev-sahipliginde-duzenlenen-sio-zirvesi-sona-erdi/902384/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kirgizistan-in-ev-sahipliginde-duzenlenen-sio-zirvesi-sona-erdi/902384/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:54:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kırgızistan / ŞİÖ Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'nda ŞİÖ 25. Yıldönümü Bişkek Deklarasyonu kabul edildi ve çeşitli alanlarda 28 belge imzalandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kırgızistan Haberleri : Kırgızistan'ın dönem başkanlığında düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'nda Bişkek Deklarasyonu kabul edildi.Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un başkanlığında başkent Bişkek'te Irıs Ordo Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen ŞİÖ Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı, üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla 28 belgenin imzalanmasıyla tamamlandı.ŞİÖ'nün 25 Yılı: Sürdürülebilir Barış, Kalkınma ve Refah İçin Birlikte sloganıyla yapılan toplantı sonucunda, örgütün kuruluşunun çeyrek asrını simgeleyen 25. Yıldönümü Bişkek Deklarasyonu kabul edildi.Deklarasyonda, tarafların bölgesel güvenlik, ekonomik işbirliği, sürdürülebilir kalkınma ve ortak vizyonuna ilişkin taahhütleri kayıt altına alındı.ŞİÖ 25. Yıldönümü Bişkek Deklarasyonu kabul edildi ve 28 belge imzalandı.Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ceenbek Kulubayev, zirvenin ardından ŞİÖ Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na ve ŞİÖ Zirvesi'ne (ŞİÖ artı) ilişkin yaptığı değerlendirmede, 28 belgenin imzalandığını belirterek, toplantının sonuçlarını beş temel başlık altında özetledi.Kulubayev, üye devletlerin Kırgızistan'ın dönem başkanlığını büyük övgüyle karşıladığını vurgulayarak, ülkesinin ŞİÖ'nün uluslararası otoritesini güçlendirmeye, faaliyetlerini geliştirmeye ve üye ülkeler arası pratik işbirliğini genişletmeye önemli katkılar sunduğunu kaydetti.Zirvenin en önemli siyasi sonucunun örgütün kuruluşunun 25. yıl dönümünü simgeleyen Bişkek Deklarasyonu'nun kabul edilmesi olduğunu bildiren Kulubayev, kurumsal reform kapsamında devlet başkanları tarafından ŞİÖ Tüzüğü'nde Değişiklikler ve Ekler Protokolü'nün imzalandığını aktardı.Öne çıkan diğer gelişmeler arasında, başkent Bişkek'te Sınır Aşan (Transnasyonal) Organize Suçlarla Mücadele Merkezi'nin kurulmasının yer aldığını söyleyen Kulubayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un kararıyla, Ala-Arça Devlet Doğa Parkı sınırları içerisindeki 4 bin 50 metre yükseklikteki isimsiz dağ zirvesine resmi olarak Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi adı verildiğini kaydetti.Kulubayev, zirve kapsamında iklim değişikliğiyle mücadele, yeşil kalkınma, yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi, liman ve lojistik merkezlerinin kurulması, uluslararası bilgi güvenliği, sentetik uyuşturucu ve öncülleriyle mücadele, enerji sistemleri, afet yardımları, aile kurumunun güçlendirilmesi ve suçla mücadele yasal çerçevesinin güncellenmesine yönelik kritik anlaşmaları imzaladı.Bakan Kulubayev, bir sonraki ŞİÖ Zirvesinin Pakistan'da yapılacağını bildirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kırgızistan Haberleri : Kırgızistan'ın dönem başkanlığında düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'nda Bişkek Deklarasyonu kabul edildi.Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un başkanlığında başkent Bişkek'te Irıs Ordo Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen ŞİÖ Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı, üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla 28 belgenin imzalanmasıyla tamamlandı.ŞİÖ'nün 25 Yılı: Sürdürülebilir Barış, Kalkınma ve Refah İçin Birlikte sloganıyla yapılan toplantı sonucunda, örgütün kuruluşunun çeyrek asrını simgeleyen 25. Yıldönümü Bişkek Deklarasyonu kabul edildi.Deklarasyonda, tarafların bölgesel güvenlik, ekonomik işbirliği, sürdürülebilir kalkınma ve ortak vizyonuna ilişkin taahhütleri kayıt altına alındı.ŞİÖ 25. Yıldönümü Bişkek Deklarasyonu kabul edildi ve 28 belge imzalandı.Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ceenbek Kulubayev, zirvenin ardından ŞİÖ Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na ve ŞİÖ Zirvesi'ne (ŞİÖ artı) ilişkin yaptığı değerlendirmede, 28 belgenin imzalandığını belirterek, toplantının sonuçlarını beş temel başlık altında özetledi.Kulubayev, üye devletlerin Kırgızistan'ın dönem başkanlığını büyük övgüyle karşıladığını vurgulayarak, ülkesinin ŞİÖ'nün uluslararası otoritesini güçlendirmeye, faaliyetlerini geliştirmeye ve üye ülkeler arası pratik işbirliğini genişletmeye önemli katkılar sunduğunu kaydetti.Zirvenin en önemli siyasi sonucunun örgütün kuruluşunun 25. yıl dönümünü simgeleyen Bişkek Deklarasyonu'nun kabul edilmesi olduğunu bildiren Kulubayev, kurumsal reform kapsamında devlet başkanları tarafından ŞİÖ Tüzüğü'nde Değişiklikler ve Ekler Protokolü'nün imzalandığını aktardı.Öne çıkan diğer gelişmeler arasında, başkent Bişkek'te Sınır Aşan (Transnasyonal) Organize Suçlarla Mücadele Merkezi'nin kurulmasının yer aldığını söyleyen Kulubayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un kararıyla, Ala-Arça Devlet Doğa Parkı sınırları içerisindeki 4 bin 50 metre yükseklikteki isimsiz dağ zirvesine resmi olarak Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi adı verildiğini kaydetti.Kulubayev, zirve kapsamında iklim değişikliğiyle mücadele, yeşil kalkınma, yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi, liman ve lojistik merkezlerinin kurulması, uluslararası bilgi güvenliği, sentetik uyuşturucu ve öncülleriyle mücadele, enerji sistemleri, afet yardımları, aile kurumunun güçlendirilmesi ve suçla mücadele yasal çerçevesinin güncellenmesine yönelik kritik anlaşmaları imzaladı.Bakan Kulubayev, bir sonraki ŞİÖ Zirvesinin Pakistan'da yapılacağını bildirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kirgizistan-in-ev-sahipliginde-duzenlenen-sio-zirvesi-sona-erdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GÜNCELLEME 3 - Nepal'deki selde hayatını kaybedenlerin sayısı 1050'ye yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/guncelleme-3-nepal-deki-selde-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-1050-ye-yukseldi/902383/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/guncelleme-3-nepal-deki-selde-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-1050-ye-yukseldi/902383/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:48:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Nepal Başbakanı Balendra Shah: - Olay, bölgenin en büyük felaketlerinden biri. Bu olay, Himalayalar bölgesinde karşı karşıya kaldığımız risklerin iklim değişikliğiyle birlikte arttığını gösteriyor. Bu nedenle bölge teyakkuzda kalmalı  ÖLÜ SAYISI GÜNCELLENDİ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Nepal'in Çin sınırına yakın Rasuwa bölgesi ve çevresinde meydana gelen selde hayatını kaybedenlerin sayısının 1050'ye çıktığı bildirildi.Nepal Ulusal Afet Riskinin Azaltılması ve Yönetimi Kurumunun ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ülkenin Çin sınırına yakın bölgelerini etkileyen felaket nedeniyle meydana gelen sele ilişkin açıklama yapıldı.Açıklamada, selden etkilenen çeşitli bölgelerde hayatını kaybedenlerin sayısının 1050'ye yükseldiği, 583'ü yabancı uyruklu olmak üzere kayıp 3 bin 916 kişiyi arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtildi.Arama kurtarma çalışmalarında 21 bin 314 güvenlik personelinin görevlendirildiği ifade edilen açıklamada, selden etkilenen bölgeye yardım malzemesi gönderildiği kaydedildi.Nepal Başbakanı Balendra Shah, sosyal medya hesabından paylaştığı video mesajında, sel felaketinin, Himalayalar bölgesindeki kar ve kaya çığını tetiklediğini vurguladı.Shah, Olay, bölgenin en büyük felaketlerinden biri. Bu olay, Himalayalar bölgesinde karşı karşıya kaldığımız risklerin iklim değişikliğiyle birlikte arttığını gösteriyor. Bu nedenle bölge teyakkuzda kalmalı. ifadesini kullandı.Öte yandan, Nepal'deki sel nedeniyle Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'nde yaşamını yitirenlerin sayısının 16'ya yükseldiği duyurulmuştu.Uzmanlar, buzul çökmesine işaret ediyorNepal'in Rasuwa bölgesinde 26 Ağustos'ta sel meydana gelmiş, sel suları nedeniyle düzinelerce köprünün yıkıldığı, yolların hasar aldığı ve arama kurtarma çalışmaları için helikopterlerin sevk edildiği bildirilmişti.Sel öncesi bölgede ilk olarak deprem meydana geldiğini açıklayan ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, verilerini güncelleyerek 5,2 büyüklüğündeki sismik hareketin kaynağının buzul çökmesi olduğunu ifade etmişti.Merkezi Katmandu'da bulunan Uluslararası Dağlık Kalkınma Merkezi'nde görevli uzmanlar, selin bölgedeki dağlık alandan kopan buzul parçalarının tetiklediği çığ nedeniyle meydana geldiğini belirtmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Nepal'in Çin sınırına yakın Rasuwa bölgesi ve çevresinde meydana gelen selde hayatını kaybedenlerin sayısının 1050'ye çıktığı bildirildi.Nepal Ulusal Afet Riskinin Azaltılması ve Yönetimi Kurumunun ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ülkenin Çin sınırına yakın bölgelerini etkileyen felaket nedeniyle meydana gelen sele ilişkin açıklama yapıldı.Açıklamada, selden etkilenen çeşitli bölgelerde hayatını kaybedenlerin sayısının 1050'ye yükseldiği, 583'ü yabancı uyruklu olmak üzere kayıp 3 bin 916 kişiyi arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtildi.Arama kurtarma çalışmalarında 21 bin 314 güvenlik personelinin görevlendirildiği ifade edilen açıklamada, selden etkilenen bölgeye yardım malzemesi gönderildiği kaydedildi.Nepal Başbakanı Balendra Shah, sosyal medya hesabından paylaştığı video mesajında, sel felaketinin, Himalayalar bölgesindeki kar ve kaya çığını tetiklediğini vurguladı.Shah, Olay, bölgenin en büyük felaketlerinden biri. Bu olay, Himalayalar bölgesinde karşı karşıya kaldığımız risklerin iklim değişikliğiyle birlikte arttığını gösteriyor. Bu nedenle bölge teyakkuzda kalmalı. ifadesini kullandı.Öte yandan, Nepal'deki sel nedeniyle Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'nde yaşamını yitirenlerin sayısının 16'ya yükseldiği duyurulmuştu.Uzmanlar, buzul çökmesine işaret ediyorNepal'in Rasuwa bölgesinde 26 Ağustos'ta sel meydana gelmiş, sel suları nedeniyle düzinelerce köprünün yıkıldığı, yolların hasar aldığı ve arama kurtarma çalışmaları için helikopterlerin sevk edildiği bildirilmişti.Sel öncesi bölgede ilk olarak deprem meydana geldiğini açıklayan ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, verilerini güncelleyerek 5,2 büyüklüğündeki sismik hareketin kaynağının buzul çökmesi olduğunu ifade etmişti.Merkezi Katmandu'da bulunan Uluslararası Dağlık Kalkınma Merkezi'nde görevli uzmanlar, selin bölgedeki dağlık alandan kopan buzul parçalarının tetiklediği çığ nedeniyle meydana geldiğini belirtmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz Adli Yıl Açılış Töreni'nde konuştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-adli-yil-acilis-toreni-nde-konustu/902382/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-adli-yil-acilis-toreni-nde-konustu/902382/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:45:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, Silahların bırakıldığı, fesih süreçlerinin sahada teyit edildiği, tespit edildiği, MGK kararıyla da bunun teyit edildiği bir ortamda ondan sonraki süreç daha çok yargının, hukukun konusu olan bir süreç olacak. dedi.Yılmaz, Yargıtay İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda düzenlenen, 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni'nde konuştu.Yeni adli yılın hayırlara vesile olmasını temenni eden Yılmaz, Türkiye'nin dört bir yanında adaletin tecellisi için büyük bir sorumlulukla görev yapan tüm adalet çalışanlarına başarılar diledi.Uluslararası kurumların ve kuralların giderek zayıfladığı, jeopolitik risklerin, gerilimlerin, savaşların arttığı, belirsizliklerin yükseldiği bir dönemde olunduğuna işaret eden Yılmaz, bu dönemde gelişen Güçlüysem her şeyi yapabilirim zihniyetinin çok tehlikeli olduğunu ifade etti.Gazze başta olmak üzere Türkiye'nin yakın coğrafyasında bu zihniyetin tezahürlerinin görüldüğünü belirten Yılmaz, Dünyanın teknolojik, bilimsel olarak en gelişmiş toplumlarının, insanlığın görebileceği en büyük zulümleri işleyebileceğini de görmüş olduk. diye konuştu.Bilim ve teknolojinin çok önemli olduğunu ancak ahlakla, hukukla, adaletle, merhametle birleşmediği sürece bu alandaki ilerlemelerin insanlığa çok fazla bir şey katmadığının görüldüğünü dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:Dünyanın bu zorlu döneminde Türkiye Cumhuriyeti olarak şuna inanıyoruz, güçlü olmak zorundayız. Kimsenin merhametine güvenebileceğimiz bir dönemde değiliz. Maalesef böyle bir uluslararası, bölgesel ortamdayız. Dolayısıyla güçlü olmak zorundayız. Ama aynı zamanda haklı da olmamız gerekiyor. Dolayısıyla biz, dünyanın bu genel gidişatından farklı olarak, hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız' diyoruz. Köklü geçmişimizden, 100 yılı aşan tecrübemizden ve Cumhuriyetimiz'den aldığımız mirasla bu iddiamızı Türkiye Yüzyılı'nda hep birlikte hayata geçireceğiz.Demokrasinin ve hukuk devletinin standartlarını yükselttikDevlet hayatının temelinde düzeni sağlayan hukuk kadar, o hukuka istikamet veren güçlü bir adalet anlayışının olduğunu ifade eden Yılmaz, Kanunların herkese eşit uygulanması, hakkın sahibine teslim edilmesi, güçlünün hukukla sınırlandırılması ve güçsüzün hukukla korunması, milletin devletine duyduğu güvenin de temelini oluşturur. Bu sebeple adalet, bizim medeniyetimizde ve köklü devlet geleneğimizde idarenin en önemli ölçülerinden biri olarak kabul edilmiştir. dedi.Yılmaz, şöyle konuştu:Hazreti Ömer'in adının bugün dahi adaletle anılması, bu anlayışın milletimizin ve medeniyetimizin hafızasında bıraktığı güçlü izler nedeniyledir. Bu anlayış bize, devletin gücünün vatandaşının hakkını koruduğu, mazlumun yanında durduğu ve hiçbir haksızlığa kayıtsız kalmadığı ölçüde anlam kazandığını hatırlatmaktadır. Bugün de milletimizin devletten ve adalet sisteminden beklentisi özünde aynıdır: Hakkının korunacağından, hukukun herkes için işleyeceğinden ve adaletin zamanında tecelli edeceğinden emin olmak.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, milletin bu beklentisini devlet yönetimindeki temel sorumluluklardan biri olarak gördüklerini dile getiren Yılmaz, 2002 yılından bu yana attıkları her reform adımında hukukun üstünlüğünü güçlendirmeyi, hak ve özgürlüklerin güvencelerini genişletmeyi ve vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırmayı esas aldıklarını vurguladı.Yargıyı vesayetçi yapılardan arındırdıklarını, temel kanunları yenilediklerini, hak arama yollarını çoğalttıklarını ve vatandaşın devlet karşısındaki hukukunu güçlendiren önemli reformları hayata geçirdiklerini hatırlatan Yılmaz, askeri yargının kaldırılmasından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkına, Kamu Denetçiliği Kurumundan kişisel verilerin anayasal güvenceye alınmasına kadar pek çok alanda demokrasinin ve hukuk devletinin standartlarını yükselttiklerini söyledi.Önemli olan adalet sistemine gelmeden potansiyel ihtilafları azaltmaktırİnancı, düşüncesi, etnik kimliği, mezhebi, hayat tarzı veya sosyal konumu sebebiyle vatandaşların hak ve özgürlüklerini kullanmasının önüne çıkarılan engelleri birer birer kaldırdıklarını belirten Yılmaz, Adaleti millet adına tesis eden yargımızın bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirirken, vatandaşlarımızın hak arama imkanlarını genişlettik. ifadelerini kullandı.Önemli olan adalet sistemine gelmeden potansiyel ihtilafları azaltmaktır. diyen Yılmaz, bu yapıldığında koruyucu adalet denilen sonucun ortaya çıkacağına işaret etti.Belirsiz ifadelerle niteliksiz şekilde hazırlanmış sözleşmelerin daha sonra yargının, adalet sisteminin iş yüküne dönüştüğüne dikkati çeken Yılmaz, cezaevlerindekilerin üçte birinin uyuşturucu suçundan bulunduğunu, diğer suçların da birçoğunun uyuşturucu veya bağımlılıkla ilişkili suçlar olduğunu belirtti.Yılmaz, bağımlılıkla etkili mücadelenin hem hukuk sisteminin hem de infaz ve cezaevi sisteminin yükünü çok ciddi oranda aşağıya çekeceğine yürekten inandığını dile getirdi.Buna benzer alanlarda özellikle akademik dünyanın, toplumun tüm paydaşlarının katkısıyla yapacakları daha çok iş olduğunu aktaran Yılmaz, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulunun başkanlığını yapan bir arkadaşınız olarak da söylüyorum, çok boyutlu bir eylem planını hayata geçiriyoruz. Bu noktalarda sağlayacağımız ilerlemeler inanıyorum ki adalet sisteminin önündeki iş yükünü ciddi anlamda azaltacaktır. İnsani maliyetleri de aşağıya çekecektir. dedi.Adalet kalkınmanın da demokrasinin de temelidirAdaleti, mülkün temeli olarak gördükleri gibi, kalkınmanın, demokrasinin en güçlü dayanağı olarak da gördüklerini ifade eden Yılmaz, Adaletin güçlü olduğu bir yapı aynı zamanda öngörülebilirliği artıran, yatırım ortamını iyileştiren, ekonomik refahı geliştiren en güçlü dayanaktır. Yine adaletin, hukuk devletinin güçlü olduğu bir ortam temel hak ve özgürlüklerin en kamil şekilde yaşanmasına hizmet eder. Dolayısıyla adalet mülkün temeli olduğu gibi kalkınmanın da demokrasinin de temelidir. diye konuştu.Adalet anlayışını, değişen şartlara, toplumun ihtiyaçlarına ve milletin beklentilerine cevap verecek dinamik bir reform iradesiyle sürdürdüklerini vurgulayan Yılmaz, Elbette mükemmel bir noktada olduğumuzu hiçbir zaman söyleyemeyiz. Bu bir süreç. Adalette yaptıklarımızdan bir miktar bahsettim. Ama eksiklerimizin olduğunu, daha yapmamız gereken çok şey olduğunu da elbette görmemiz lazım. Hep birlikte bu konuları ele almamız lazım. dedi.Yılmaz, bu sebeple hükümet olarak adaleti daha ileriye taşıyacak stratejiler, reformlar, eylem planları hazırladıklarını ve bunları hayata geçirmeye gayret ettiklerini söyledi.Geçen yıl Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisi'yle gelecek dönemin yol haritasını ortaya koyduklarını, hedeflerini hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi olarak belirlediklerini anımsatan Yılmaz, bu kapsamda hayata geçirdikleri 11. ve 12. yargı paketlerini anlattı.Milletimizin en önemli beklentisi adalet sürecinin hızlı işlemesidirMilletimizin bizden en büyük beklentisi adalet sürecinin daha hızlı işlemesi diyen Yılmaz, bu konudaki çalışmaları önceliklendirdiklerini söyledi.Hukuk davalarında duruşmalar arasındaki süreyi zorunlu haller dışında üç ayla sınırlandırdıklarını, kanun yollarından icra ve iflasa, idari yargıdan ceza muhakemesine kadar birçok alanda hukuki güvenliği ve hak arama imkanlarını güçlendirdiklerini hatırlatan Yılmaz, makul sürede yargılanma hakkının daha güçlü şekilde korunması amacıyla hedef süre uygulamasını istinaf aşamasına taşıdıklarını, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarını oluşturduklarını kaydetti.Alo Adalet 135 sistemine de değinen Yılmaz, 2002'de yaklaşık 9 bin 349 olan hakim ve savcı sayısını 26 bin 667'ye, toplam adalet personeli sayısını ise 61 binden 208 binin üzerine çıkardıklarını aktardı.Yılmaz, hakim ve savcı yardımcılığı ile Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavını sisteme kazandırırken, hukuk fakültelerine girişte 100 bin başarı sırası şartını bu yıl ilk kez uygulamaya başladıklarını anımsattı.Ulusal Yargı Ağı Projesi'ni (UYAP) her geçen yıl daha güçlü bir şekilde geliştirdiklerini dile getiren Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:Adalet hizmetlerinde dijital dönüşümü yeni bir aşamaya taşıyarak yapay zeka destekli uygulamaları devreye alıyor, e-Duruşmanın kapsamını genişletiyor, e-Avukat uygulamasıyla savunma hakkının etkin kullanımını kolaylaştırıyoruz. Adli sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin işlemlerde yapay zeka destekli sisteme geçerek vatandaşlarımızın işlemlerini daha hızlı sonuçlandırıyoruz. Tüm bu çalışmalarla adaletin daha hızlı tecelli ettiği, vatandaşımızın hakkına daha kolay eriştiği, güven veren ve öngörülebilir bir yargı düzenini tahkim etme gayreti içindeyiz.Yılmaz, bu reform iradesini gelecek dönemde de kararlılıkla sürdüreceklerini, Türkiye Yüzyılı'nı Adaletin Yüzyılı yapma amacı doğrultusunda gereken her türlü adımı atmaya devam edeceklerini söyledi.Karanlık dönemi geride bırakacağımız tarihi bir eşiğe ulaştıkAdaletin bir başka veçhesinin de toplumsal barışı korumak, milletin ortak hukukunu güçlendirmek ve gelecek nesillere huzurlu bir ülke bırakmak olduğunu vurgulayan Yılmaz, Terör, yarım asra yaklaşan bir süre boyunca canlarımıza kastetmenin yanında milletimizin kardeşliğini hedef almış, ülkemizin enerjisini tüketmiş ve kalkınmamızın önünde ağır bir yük oluşturmuştur. dedi.Hesaba gelmeyecek en büyük kayıp olan insani kayıpları hariç tutarak, terörün sadece ekonomik maliyetinin en az 2,3 trilyon dolar olduğuna dikkati çeken Yılmaz, Devletimizin kararlı mücadelesi, şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakarlığı, milletimizin güçlü desteğiyle bugün bu karanlık dönemi geride bırakacağımız tarihi bir eşiğe ulaştık. diye konuştu.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye vizyonuyla, bu prangayı ülkemizin gündeminden kalıcı olarak çıkarırken iç cephemizi güçlendirmeyi, milli birlik ve beraberliğimizi daha güçlü bir zeminde geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Bu süreçte şehitlerimizin aziz hatırasını ve gazilerimizin hukukunu gözetmek, milletimizin değerlerini, devletimizin temel niteliklerini korumak ve atılan her adımı hukuk devleti ilkeleri içinde yürütmek temel ölçütümüzdür. Bu vesileyle tüm şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum. Şehit yakınlarımıza, gazilerimize en derin şükranlarımı sunuyorum. Bu noktalara gelebildiysek, onların fedakarlıklarıyla geldik.Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un TBMM Genel Kurulu'nda 467 oyla kabul edildiğini hatırlatan Yılmaz, Bu çerçevede çok güçlü bir irade ortaya kondu. Bu, Türkiye'nin sağladığı geniş bir mutabakattır. dedi.Tüm siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine teşekkür eden Yılmaz, Meclisimiz, temel konularda milletimizin kendi iradesiyle sorun çözebileceğini bir kez daha göstermiş oldu. Bir başka ülkenin, bir başka gücün devreye girmediği, tamamen Türkiye modeli diyebileceğimiz bir anlayışla bu sorundan ülkemizi kurtarma gayreti içindeyiz. Burada Meclisimizin ortaya koyduğu irade çok çok kıymetli. ifadelerini kullandı.Yargımızın tüm paydaşları bu sürece gerekli katkıyı vereceklerdirKanun'da öngörüldüğü üzere ilk aşamanın tespit ve teyit aşaması olduğuna işaret eden Yılmaz, sahada silahların bırakıldığının, örgütsel yapıların tasfiye edildiğinin ilgili kurumlarca çok hassas bir şekilde takip edileceğini söyledi.Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulunun çok güçlü bir yapı içinde bu süreci takip ettiğini belirten Yılmaz, bu kurulun ilk toplantısında 4 alt kurul oluşturma kararı verdiklerini anımsattı.Bu alt kurullardan birinin de Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Kurulu olduğunu aktaran Yılmaz, Bu kurul tabii ki zamanı geldiğinde işleyecek ama şimdiden bu süreçlere hazırlık yapması çok önemli. dedi.Hukuki süreçlerin gündeme gelebilmesi için ilk aşamanın tamamlanması gerektiğinin altını çizen Yılmaz şöyle devam etti:Silahların bırakıldığı, fesih süreçlerinin sahada teyit edildiği, tespit edildiği, MGK kararıyla da bunun teyit edildiği bir ortamda ondan sonraki süreç daha çok yargının, hukukun konusu olan bir süreç olacak. Bir taraftan da tabii sosyal uyum meseleleri, bunlarla ilgili de ayrı bir alt komisyon kurmuş durumdayız. Şimdiden Adalet Bakanlığımızın koordinasyonunda bu alt kurulumuz çalışmalarına başlamış durumda. Nasıl bir yaklaşımla zamanı geldiğinde bu süreçlerin sürdürüleceğine dair çalışmalar yürütülüyor. İnanıyorum ki yargımızın tüm paydaşları da bu sürece gerekli katkıyı vereceklerdir. Terör gündemini kalıcı olarak geride bırakmak, milletimizin kardeşliğini pekiştirmek, ülkemizin imkanlarını geleceğimiz için seferber etmek istiyoruz.Suriye&#039;de herkesi kapsayan bir yönetimden yanayızTerörsüz Türkiye vizyonunun yanı sıra Terörsüz Bölge vizyonuyla da hareket ettiklerini belirten Yılmaz, Bölgemizin de huzur ve güvenini pekiştirmek istiyoruz. dedi.Bu anlamda son dönemde Suriye'de gerçekleşen gelişmeleri memnuniyetle takip ettiklerini dile getiren Yılmaz, sürecin başarıyla tamamlanmasını temenni etti.Türkiye'nin, bütün komşularının birlik, beraberlik içinde toprak bütünlüğünü, egemenliğini koruduğu bir bölgesel ortamı savunduğunu vurgulayan Yılmaz, Başkaları başka huzursuzluklar, istikrarsızlıklar çıkarmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Ama biz hep şunu söyledik ve bunun arkasındayız: Suriye'de herkesi kapsayan bir yönetimden yanayız. ifadelerini kullandı.Arap'ıyla, Kürt'üyle, Türkmen'iyle, Alevi'siyle Nusayri'siyle, Sünni'siyle, Müslüman'ıyla, gayrimüslimiyle tüm vatandaşlarını kucaklayan bir Suriye devletinden, yönetiminden yana olduklarını dile getiren Yılmaz, İnşallah Suriye bu tecrübeyi başarılı bir şekilde ortaya koyacaktır. Kendi birliği, beraberliği, huzuru için de yoluna devam edecektir. Biz, bunun coğrafyamıza, gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miras olacağına yürekten inanıyoruz. diye konuştu.Etnik kimlikler, mezhebi ayrımlar üzerinden uzun bir zamandır bölge üzerinde oynanan oyunların olduğuna dikkati çeken Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:Bunları görüyoruz. Emperyalist birtakım güçler, uluslararası güç odakları uzun zamandır bu kimlikler üzerinden bunları çatıştırarak, aslında birbiriyle yüzyıllarca bir arada yaşamış bu kimlikleri birbirinin hasmı haline getirerek, çatışma oluşturarak bu bölgenin kaynaklarını sömürmeye çalışıyorlar. Buna karşı bizim yapmamız gereken bu emperyalist oyunları boşa çıkarmak, bölgenin kaynaklarını bölgenin insanına fayda sağlayacak şekilde değerlendirmektir. Bizim yaklaşımımız budur.Daha adaletli bir dünya için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz30 Ağustos Zafer Bayramı'na işaret eden Yılmaz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, ilk meclisimizin üyeleri ve o dönem kahramanca mücadele eden aziz milletimize tekrar şükranlarımı sunmak istiyorum. O mücadelenin özünde de bu emperyalist güçlerin ülkemizi parçalamasına yönelik gayretlerine karşı milli birlikle ve milletin gücüne dayanan bir yaklaşımla ortaya konan bir mücadele vardı. Bugün de bölgesel ölçekte inşallah bu mücadeleyi hayata geçireceğiz. Daha adaletli bir dünya için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. ifadelerini kullandı.Yeni adli yılın milletin adalete duyduğu güveni daha da pekiştirecek çalışmalara ve Türkiye'nin hukuk yolculuğunda yeni kazanımlara vesile olmasını temenni eden Yılmaz, Yargı camiamızın sahip olduğu köklü birikim, meslek ahlakı ve yüksek sorumluluk bilinciyle bu süreçte üzerine düşen vazifeyi en güçlü şekilde yerine getireceğine yürekten inanıyorum. dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde milletin beklentilerine cevap veren ve Türkiye'nin geleceğine güvenle bakmasını sağlayan adımları kararlılıkla atmayı sürdüreceklerini vurgulayan Yılmaz, 2026-2027 adli yılının hayırlı olmasını diledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, Silahların bırakıldığı, fesih süreçlerinin sahada teyit edildiği, tespit edildiği, MGK kararıyla da bunun teyit edildiği bir ortamda ondan sonraki süreç daha çok yargının, hukukun konusu olan bir süreç olacak. dedi.Yılmaz, Yargıtay İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda düzenlenen, 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni'nde konuştu.Yeni adli yılın hayırlara vesile olmasını temenni eden Yılmaz, Türkiye'nin dört bir yanında adaletin tecellisi için büyük bir sorumlulukla görev yapan tüm adalet çalışanlarına başarılar diledi.Uluslararası kurumların ve kuralların giderek zayıfladığı, jeopolitik risklerin, gerilimlerin, savaşların arttığı, belirsizliklerin yükseldiği bir dönemde olunduğuna işaret eden Yılmaz, bu dönemde gelişen Güçlüysem her şeyi yapabilirim zihniyetinin çok tehlikeli olduğunu ifade etti.Gazze başta olmak üzere Türkiye'nin yakın coğrafyasında bu zihniyetin tezahürlerinin görüldüğünü belirten Yılmaz, Dünyanın teknolojik, bilimsel olarak en gelişmiş toplumlarının, insanlığın görebileceği en büyük zulümleri işleyebileceğini de görmüş olduk. diye konuştu.Bilim ve teknolojinin çok önemli olduğunu ancak ahlakla, hukukla, adaletle, merhametle birleşmediği sürece bu alandaki ilerlemelerin insanlığa çok fazla bir şey katmadığının görüldüğünü dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:Dünyanın bu zorlu döneminde Türkiye Cumhuriyeti olarak şuna inanıyoruz, güçlü olmak zorundayız. Kimsenin merhametine güvenebileceğimiz bir dönemde değiliz. Maalesef böyle bir uluslararası, bölgesel ortamdayız. Dolayısıyla güçlü olmak zorundayız. Ama aynı zamanda haklı da olmamız gerekiyor. Dolayısıyla biz, dünyanın bu genel gidişatından farklı olarak, hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız' diyoruz. Köklü geçmişimizden, 100 yılı aşan tecrübemizden ve Cumhuriyetimiz'den aldığımız mirasla bu iddiamızı Türkiye Yüzyılı'nda hep birlikte hayata geçireceğiz.Demokrasinin ve hukuk devletinin standartlarını yükselttikDevlet hayatının temelinde düzeni sağlayan hukuk kadar, o hukuka istikamet veren güçlü bir adalet anlayışının olduğunu ifade eden Yılmaz, Kanunların herkese eşit uygulanması, hakkın sahibine teslim edilmesi, güçlünün hukukla sınırlandırılması ve güçsüzün hukukla korunması, milletin devletine duyduğu güvenin de temelini oluşturur. Bu sebeple adalet, bizim medeniyetimizde ve köklü devlet geleneğimizde idarenin en önemli ölçülerinden biri olarak kabul edilmiştir. dedi.Yılmaz, şöyle konuştu:Hazreti Ömer'in adının bugün dahi adaletle anılması, bu anlayışın milletimizin ve medeniyetimizin hafızasında bıraktığı güçlü izler nedeniyledir. Bu anlayış bize, devletin gücünün vatandaşının hakkını koruduğu, mazlumun yanında durduğu ve hiçbir haksızlığa kayıtsız kalmadığı ölçüde anlam kazandığını hatırlatmaktadır. Bugün de milletimizin devletten ve adalet sisteminden beklentisi özünde aynıdır: Hakkının korunacağından, hukukun herkes için işleyeceğinden ve adaletin zamanında tecelli edeceğinden emin olmak.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, milletin bu beklentisini devlet yönetimindeki temel sorumluluklardan biri olarak gördüklerini dile getiren Yılmaz, 2002 yılından bu yana attıkları her reform adımında hukukun üstünlüğünü güçlendirmeyi, hak ve özgürlüklerin güvencelerini genişletmeyi ve vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırmayı esas aldıklarını vurguladı.Yargıyı vesayetçi yapılardan arındırdıklarını, temel kanunları yenilediklerini, hak arama yollarını çoğalttıklarını ve vatandaşın devlet karşısındaki hukukunu güçlendiren önemli reformları hayata geçirdiklerini hatırlatan Yılmaz, askeri yargının kaldırılmasından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkına, Kamu Denetçiliği Kurumundan kişisel verilerin anayasal güvenceye alınmasına kadar pek çok alanda demokrasinin ve hukuk devletinin standartlarını yükselttiklerini söyledi.Önemli olan adalet sistemine gelmeden potansiyel ihtilafları azaltmaktırİnancı, düşüncesi, etnik kimliği, mezhebi, hayat tarzı veya sosyal konumu sebebiyle vatandaşların hak ve özgürlüklerini kullanmasının önüne çıkarılan engelleri birer birer kaldırdıklarını belirten Yılmaz, Adaleti millet adına tesis eden yargımızın bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirirken, vatandaşlarımızın hak arama imkanlarını genişlettik. ifadelerini kullandı.Önemli olan adalet sistemine gelmeden potansiyel ihtilafları azaltmaktır. diyen Yılmaz, bu yapıldığında koruyucu adalet denilen sonucun ortaya çıkacağına işaret etti.Belirsiz ifadelerle niteliksiz şekilde hazırlanmış sözleşmelerin daha sonra yargının, adalet sisteminin iş yüküne dönüştüğüne dikkati çeken Yılmaz, cezaevlerindekilerin üçte birinin uyuşturucu suçundan bulunduğunu, diğer suçların da birçoğunun uyuşturucu veya bağımlılıkla ilişkili suçlar olduğunu belirtti.Yılmaz, bağımlılıkla etkili mücadelenin hem hukuk sisteminin hem de infaz ve cezaevi sisteminin yükünü çok ciddi oranda aşağıya çekeceğine yürekten inandığını dile getirdi.Buna benzer alanlarda özellikle akademik dünyanın, toplumun tüm paydaşlarının katkısıyla yapacakları daha çok iş olduğunu aktaran Yılmaz, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulunun başkanlığını yapan bir arkadaşınız olarak da söylüyorum, çok boyutlu bir eylem planını hayata geçiriyoruz. Bu noktalarda sağlayacağımız ilerlemeler inanıyorum ki adalet sisteminin önündeki iş yükünü ciddi anlamda azaltacaktır. İnsani maliyetleri de aşağıya çekecektir. dedi.Adalet kalkınmanın da demokrasinin de temelidirAdaleti, mülkün temeli olarak gördükleri gibi, kalkınmanın, demokrasinin en güçlü dayanağı olarak da gördüklerini ifade eden Yılmaz, Adaletin güçlü olduğu bir yapı aynı zamanda öngörülebilirliği artıran, yatırım ortamını iyileştiren, ekonomik refahı geliştiren en güçlü dayanaktır. Yine adaletin, hukuk devletinin güçlü olduğu bir ortam temel hak ve özgürlüklerin en kamil şekilde yaşanmasına hizmet eder. Dolayısıyla adalet mülkün temeli olduğu gibi kalkınmanın da demokrasinin de temelidir. diye konuştu.Adalet anlayışını, değişen şartlara, toplumun ihtiyaçlarına ve milletin beklentilerine cevap verecek dinamik bir reform iradesiyle sürdürdüklerini vurgulayan Yılmaz, Elbette mükemmel bir noktada olduğumuzu hiçbir zaman söyleyemeyiz. Bu bir süreç. Adalette yaptıklarımızdan bir miktar bahsettim. Ama eksiklerimizin olduğunu, daha yapmamız gereken çok şey olduğunu da elbette görmemiz lazım. Hep birlikte bu konuları ele almamız lazım. dedi.Yılmaz, bu sebeple hükümet olarak adaleti daha ileriye taşıyacak stratejiler, reformlar, eylem planları hazırladıklarını ve bunları hayata geçirmeye gayret ettiklerini söyledi.Geçen yıl Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejisi'yle gelecek dönemin yol haritasını ortaya koyduklarını, hedeflerini hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi olarak belirlediklerini anımsatan Yılmaz, bu kapsamda hayata geçirdikleri 11. ve 12. yargı paketlerini anlattı.Milletimizin en önemli beklentisi adalet sürecinin hızlı işlemesidirMilletimizin bizden en büyük beklentisi adalet sürecinin daha hızlı işlemesi diyen Yılmaz, bu konudaki çalışmaları önceliklendirdiklerini söyledi.Hukuk davalarında duruşmalar arasındaki süreyi zorunlu haller dışında üç ayla sınırlandırdıklarını, kanun yollarından icra ve iflasa, idari yargıdan ceza muhakemesine kadar birçok alanda hukuki güvenliği ve hak arama imkanlarını güçlendirdiklerini hatırlatan Yılmaz, makul sürede yargılanma hakkının daha güçlü şekilde korunması amacıyla hedef süre uygulamasını istinaf aşamasına taşıdıklarını, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarını oluşturduklarını kaydetti.Alo Adalet 135 sistemine de değinen Yılmaz, 2002'de yaklaşık 9 bin 349 olan hakim ve savcı sayısını 26 bin 667'ye, toplam adalet personeli sayısını ise 61 binden 208 binin üzerine çıkardıklarını aktardı.Yılmaz, hakim ve savcı yardımcılığı ile Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavını sisteme kazandırırken, hukuk fakültelerine girişte 100 bin başarı sırası şartını bu yıl ilk kez uygulamaya başladıklarını anımsattı.Ulusal Yargı Ağı Projesi'ni (UYAP) her geçen yıl daha güçlü bir şekilde geliştirdiklerini dile getiren Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:Adalet hizmetlerinde dijital dönüşümü yeni bir aşamaya taşıyarak yapay zeka destekli uygulamaları devreye alıyor, e-Duruşmanın kapsamını genişletiyor, e-Avukat uygulamasıyla savunma hakkının etkin kullanımını kolaylaştırıyoruz. Adli sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin işlemlerde yapay zeka destekli sisteme geçerek vatandaşlarımızın işlemlerini daha hızlı sonuçlandırıyoruz. Tüm bu çalışmalarla adaletin daha hızlı tecelli ettiği, vatandaşımızın hakkına daha kolay eriştiği, güven veren ve öngörülebilir bir yargı düzenini tahkim etme gayreti içindeyiz.Yılmaz, bu reform iradesini gelecek dönemde de kararlılıkla sürdüreceklerini, Türkiye Yüzyılı'nı Adaletin Yüzyılı yapma amacı doğrultusunda gereken her türlü adımı atmaya devam edeceklerini söyledi.Karanlık dönemi geride bırakacağımız tarihi bir eşiğe ulaştıkAdaletin bir başka veçhesinin de toplumsal barışı korumak, milletin ortak hukukunu güçlendirmek ve gelecek nesillere huzurlu bir ülke bırakmak olduğunu vurgulayan Yılmaz, Terör, yarım asra yaklaşan bir süre boyunca canlarımıza kastetmenin yanında milletimizin kardeşliğini hedef almış, ülkemizin enerjisini tüketmiş ve kalkınmamızın önünde ağır bir yük oluşturmuştur. dedi.Hesaba gelmeyecek en büyük kayıp olan insani kayıpları hariç tutarak, terörün sadece ekonomik maliyetinin en az 2,3 trilyon dolar olduğuna dikkati çeken Yılmaz, Devletimizin kararlı mücadelesi, şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakarlığı, milletimizin güçlü desteğiyle bugün bu karanlık dönemi geride bırakacağımız tarihi bir eşiğe ulaştık. diye konuştu.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye vizyonuyla, bu prangayı ülkemizin gündeminden kalıcı olarak çıkarırken iç cephemizi güçlendirmeyi, milli birlik ve beraberliğimizi daha güçlü bir zeminde geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Bu süreçte şehitlerimizin aziz hatırasını ve gazilerimizin hukukunu gözetmek, milletimizin değerlerini, devletimizin temel niteliklerini korumak ve atılan her adımı hukuk devleti ilkeleri içinde yürütmek temel ölçütümüzdür. Bu vesileyle tüm şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum. Şehit yakınlarımıza, gazilerimize en derin şükranlarımı sunuyorum. Bu noktalara gelebildiysek, onların fedakarlıklarıyla geldik.Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un TBMM Genel Kurulu'nda 467 oyla kabul edildiğini hatırlatan Yılmaz, Bu çerçevede çok güçlü bir irade ortaya kondu. Bu, Türkiye'nin sağladığı geniş bir mutabakattır. dedi.Tüm siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine teşekkür eden Yılmaz, Meclisimiz, temel konularda milletimizin kendi iradesiyle sorun çözebileceğini bir kez daha göstermiş oldu. Bir başka ülkenin, bir başka gücün devreye girmediği, tamamen Türkiye modeli diyebileceğimiz bir anlayışla bu sorundan ülkemizi kurtarma gayreti içindeyiz. Burada Meclisimizin ortaya koyduğu irade çok çok kıymetli. ifadelerini kullandı.Yargımızın tüm paydaşları bu sürece gerekli katkıyı vereceklerdirKanun'da öngörüldüğü üzere ilk aşamanın tespit ve teyit aşaması olduğuna işaret eden Yılmaz, sahada silahların bırakıldığının, örgütsel yapıların tasfiye edildiğinin ilgili kurumlarca çok hassas bir şekilde takip edileceğini söyledi.Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulunun çok güçlü bir yapı içinde bu süreci takip ettiğini belirten Yılmaz, bu kurulun ilk toplantısında 4 alt kurul oluşturma kararı verdiklerini anımsattı.Bu alt kurullardan birinin de Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Kurulu olduğunu aktaran Yılmaz, Bu kurul tabii ki zamanı geldiğinde işleyecek ama şimdiden bu süreçlere hazırlık yapması çok önemli. dedi.Hukuki süreçlerin gündeme gelebilmesi için ilk aşamanın tamamlanması gerektiğinin altını çizen Yılmaz şöyle devam etti:Silahların bırakıldığı, fesih süreçlerinin sahada teyit edildiği, tespit edildiği, MGK kararıyla da bunun teyit edildiği bir ortamda ondan sonraki süreç daha çok yargının, hukukun konusu olan bir süreç olacak. Bir taraftan da tabii sosyal uyum meseleleri, bunlarla ilgili de ayrı bir alt komisyon kurmuş durumdayız. Şimdiden Adalet Bakanlığımızın koordinasyonunda bu alt kurulumuz çalışmalarına başlamış durumda. Nasıl bir yaklaşımla zamanı geldiğinde bu süreçlerin sürdürüleceğine dair çalışmalar yürütülüyor. İnanıyorum ki yargımızın tüm paydaşları da bu sürece gerekli katkıyı vereceklerdir. Terör gündemini kalıcı olarak geride bırakmak, milletimizin kardeşliğini pekiştirmek, ülkemizin imkanlarını geleceğimiz için seferber etmek istiyoruz.Suriye&#039;de herkesi kapsayan bir yönetimden yanayızTerörsüz Türkiye vizyonunun yanı sıra Terörsüz Bölge vizyonuyla da hareket ettiklerini belirten Yılmaz, Bölgemizin de huzur ve güvenini pekiştirmek istiyoruz. dedi.Bu anlamda son dönemde Suriye'de gerçekleşen gelişmeleri memnuniyetle takip ettiklerini dile getiren Yılmaz, sürecin başarıyla tamamlanmasını temenni etti.Türkiye'nin, bütün komşularının birlik, beraberlik içinde toprak bütünlüğünü, egemenliğini koruduğu bir bölgesel ortamı savunduğunu vurgulayan Yılmaz, Başkaları başka huzursuzluklar, istikrarsızlıklar çıkarmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Ama biz hep şunu söyledik ve bunun arkasındayız: Suriye'de herkesi kapsayan bir yönetimden yanayız. ifadelerini kullandı.Arap'ıyla, Kürt'üyle, Türkmen'iyle, Alevi'siyle Nusayri'siyle, Sünni'siyle, Müslüman'ıyla, gayrimüslimiyle tüm vatandaşlarını kucaklayan bir Suriye devletinden, yönetiminden yana olduklarını dile getiren Yılmaz, İnşallah Suriye bu tecrübeyi başarılı bir şekilde ortaya koyacaktır. Kendi birliği, beraberliği, huzuru için de yoluna devam edecektir. Biz, bunun coğrafyamıza, gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miras olacağına yürekten inanıyoruz. diye konuştu.Etnik kimlikler, mezhebi ayrımlar üzerinden uzun bir zamandır bölge üzerinde oynanan oyunların olduğuna dikkati çeken Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:Bunları görüyoruz. Emperyalist birtakım güçler, uluslararası güç odakları uzun zamandır bu kimlikler üzerinden bunları çatıştırarak, aslında birbiriyle yüzyıllarca bir arada yaşamış bu kimlikleri birbirinin hasmı haline getirerek, çatışma oluşturarak bu bölgenin kaynaklarını sömürmeye çalışıyorlar. Buna karşı bizim yapmamız gereken bu emperyalist oyunları boşa çıkarmak, bölgenin kaynaklarını bölgenin insanına fayda sağlayacak şekilde değerlendirmektir. Bizim yaklaşımımız budur.Daha adaletli bir dünya için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz30 Ağustos Zafer Bayramı'na işaret eden Yılmaz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, ilk meclisimizin üyeleri ve o dönem kahramanca mücadele eden aziz milletimize tekrar şükranlarımı sunmak istiyorum. O mücadelenin özünde de bu emperyalist güçlerin ülkemizi parçalamasına yönelik gayretlerine karşı milli birlikle ve milletin gücüne dayanan bir yaklaşımla ortaya konan bir mücadele vardı. Bugün de bölgesel ölçekte inşallah bu mücadeleyi hayata geçireceğiz. Daha adaletli bir dünya için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. ifadelerini kullandı.Yeni adli yılın milletin adalete duyduğu güveni daha da pekiştirecek çalışmalara ve Türkiye'nin hukuk yolculuğunda yeni kazanımlara vesile olmasını temenni eden Yılmaz, Yargı camiamızın sahip olduğu köklü birikim, meslek ahlakı ve yüksek sorumluluk bilinciyle bu süreçte üzerine düşen vazifeyi en güçlü şekilde yerine getireceğine yürekten inanıyorum. dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde milletin beklentilerine cevap veren ve Türkiye'nin geleceğine güvenle bakmasını sağlayan adımları kararlılıkla atmayı sürdüreceklerini vurgulayan Yılmaz, 2026-2027 adli yılının hayırlı olmasını diledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-adli-yil-acilis-toreni-nde-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gaziantep'te 1. Gazi Open Uluslararası Açık Satranç Turnuvasının açılışı yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gaziantep-te-1-gazi-open-uluslararasi-acik-satranc-turnuvasinin-acilisi-yapildi/902381/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gaziantep-te-1-gazi-open-uluslararasi-acik-satranc-turnuvasinin-acilisi-yapildi/902381/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:42:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gaziantep / Gaziantep'te 23 ülkeden yaklaşık 700 sporcunun katıldığı 1.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gaziantep Haberleri : Gaziantep'te 23 ülkeden yaklaşık 700 sporcunun katıldığı 1. Gazi Open Uluslararası Açık Satranç Turnuvasının açılış töreni gerçekleştirildi.Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Türkiye Satranç Federasyonu ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü işbirliğinde gerçekleştirilen turnuvanın açılışı için Kamil Ocak Kapalı Spor Salonu'nda tören düzenlendi.Gaziantep'in uluslararası spor organizasyonları alanındaki marka değerini artırmayı ve kenti dünya satranç camiasında önemli bir buluşma noktası haline getirmeyi amaçlayan organizasyona, 23 ülkeden yaklaşık 700 sporcu katıldı.Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, satrancın çok önemli bir spor olduğunu ifade ederek, şunları aktardı:Satranç insan zihninin cimnastik salonudur. Bugün açılışını yaptıktan sonra yarışmacılarımızın kozlarını paylaşacağı bu özel oyun, zihin geliştirme özelliğine sahip. Her bir yarışmacımız bu satranç oyunu sayesinde beyin cimnastiği yapıyor. Satranç bir akıl oyunu. Sporcularda özgüven, ilham, ilim, karar verme becerisi var. Bugün bu masaya oturmak kolay iş değil. Herkes satranç oyuncusu olamaz.Dört farklı kategoride düzenlenecek turnuva 6 Eylül’e kadar sürecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gaziantep Haberleri : Gaziantep'te 23 ülkeden yaklaşık 700 sporcunun katıldığı 1. Gazi Open Uluslararası Açık Satranç Turnuvasının açılış töreni gerçekleştirildi.Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Türkiye Satranç Federasyonu ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü işbirliğinde gerçekleştirilen turnuvanın açılışı için Kamil Ocak Kapalı Spor Salonu'nda tören düzenlendi.Gaziantep'in uluslararası spor organizasyonları alanındaki marka değerini artırmayı ve kenti dünya satranç camiasında önemli bir buluşma noktası haline getirmeyi amaçlayan organizasyona, 23 ülkeden yaklaşık 700 sporcu katıldı.Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, satrancın çok önemli bir spor olduğunu ifade ederek, şunları aktardı:Satranç insan zihninin cimnastik salonudur. Bugün açılışını yaptıktan sonra yarışmacılarımızın kozlarını paylaşacağı bu özel oyun, zihin geliştirme özelliğine sahip. Her bir yarışmacımız bu satranç oyunu sayesinde beyin cimnastiği yapıyor. Satranç bir akıl oyunu. Sporcularda özgüven, ilham, ilim, karar verme becerisi var. Bugün bu masaya oturmak kolay iş değil. Herkes satranç oyuncusu olamaz.Dört farklı kategoride düzenlenecek turnuva 6 Eylül’e kadar sürecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/gaziantep-te-1-gazi-open-uluslararasi-acik-satranc-turnuvasinin-acilisi-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Trabzonspor'da Fatih Tekke dönemi sona erdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/son-dakika-gelismesi-trabzonspor-kulubu-teknik-direktor-fatih-tekke-ile-yollarin-ayrildigini-acikladi/902380/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/son-dakika-gelismesi-trabzonspor-kulubu-teknik-direktor-fatih-tekke-ile-yollarin-ayrildigini-acikladi/902380/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:42:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Kulüp başkan yardımcısı Serkan Kılıç: - Fatih Tekke ile Trabzonspor'un menfaatleri ve geleceğe yönelik hedefleri doğrultusunda karşılıklı anlaşarak yollarımızı ayırma kararı aldık]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trabzonspor Kulübü Başkan Yardımcısı Serkan Kılıç, teknik direktör Fatih Tekke ile karşılıklı anlaşılarak yolların ayrıldığını açıkladı.Kılıç, bordo-mavili kulübün sosyal medya hesaplarından açıklamasında, Fatih Tekke ile bir araya gelerek mevcut süreci ve takımın geleceğini kapsamlı değerlendirdiklerini belirtti.Görüşmeler sonucunda Fatih Tekke ile Trabzonspor'un menfaatleri ve geleceğe yönelik hedefleri doğrultusunda karşılıklı anlaşarak yollarımızı ayırma kararı aldık. ifadesini kullanan Kılıç, şöyle devam etti:Fatih Tekke, görev yaptığı yaklaşık 18 aylık süreç boyunca Trabzonspor'a önemli değerler kattı. Bu dönemde kadromuza dahil edilen oyuncuların gelişimine sağladığı katkının yanı sıra kulübümüze hem sportif hem de ekonomik anlamda önemli kazanımlar sağladı. Türkiye Kupası'nı müzemize kazandırarak da Trabzonspor tarihine adını bir kez daha yazdırdı. Bugün gelinen noktada, varlığının Trabzonspor'a herhangi bir şekilde zarar vermesine asla razı olamayacağını ifade eden hocamızla kulübümüzün menfaatlerini her şeyin üzerinde tutarak yeni bir yol haritası çizmenin kaçınılmaz olduğu konusunda karşılıklı bir anlayışa vardık.Kılıç, Fatih Tekke'ye teşekkür ederek Hocamıza bugüne kadar Trabzonspor için ortaya koyduğu emek, özverili çalışmaları, kazandırdığı başarılar ve kulübümüze kattığı değer için teşekkür ediyoruz. Fatih Tekke'ye bundan sonraki kariyerinde başarılar diliyor, Trabzonspor camiasının bir ferdi olarak kendisini kulübümüze yaşattığı güzel duygular ve bıraktığı değerli izlerle her zaman saygıyla hatırlayacağımızı ifade etmek istiyorum. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trabzonspor Kulübü Başkan Yardımcısı Serkan Kılıç, teknik direktör Fatih Tekke ile karşılıklı anlaşılarak yolların ayrıldığını açıkladı.Kılıç, bordo-mavili kulübün sosyal medya hesaplarından açıklamasında, Fatih Tekke ile bir araya gelerek mevcut süreci ve takımın geleceğini kapsamlı değerlendirdiklerini belirtti.Görüşmeler sonucunda Fatih Tekke ile Trabzonspor'un menfaatleri ve geleceğe yönelik hedefleri doğrultusunda karşılıklı anlaşarak yollarımızı ayırma kararı aldık. ifadesini kullanan Kılıç, şöyle devam etti:Fatih Tekke, görev yaptığı yaklaşık 18 aylık süreç boyunca Trabzonspor'a önemli değerler kattı. Bu dönemde kadromuza dahil edilen oyuncuların gelişimine sağladığı katkının yanı sıra kulübümüze hem sportif hem de ekonomik anlamda önemli kazanımlar sağladı. Türkiye Kupası'nı müzemize kazandırarak da Trabzonspor tarihine adını bir kez daha yazdırdı. Bugün gelinen noktada, varlığının Trabzonspor'a herhangi bir şekilde zarar vermesine asla razı olamayacağını ifade eden hocamızla kulübümüzün menfaatlerini her şeyin üzerinde tutarak yeni bir yol haritası çizmenin kaçınılmaz olduğu konusunda karşılıklı bir anlayışa vardık.Kılıç, Fatih Tekke'ye teşekkür ederek Hocamıza bugüne kadar Trabzonspor için ortaya koyduğu emek, özverili çalışmaları, kazandırdığı başarılar ve kulübümüze kattığı değer için teşekkür ediyoruz. Fatih Tekke'ye bundan sonraki kariyerinde başarılar diliyor, Trabzonspor camiasının bir ferdi olarak kendisini kulübümüze yaşattığı güzel duygular ve bıraktığı değerli izlerle her zaman saygıyla hatırlayacağımızı ifade etmek istiyorum. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/son-dakika-gelismesi-trabzonspor-kulubu-teknik-direktor-fatih-tekke-ile-yollarin-ayrildigini-acikladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>KKTC'de alabora olan gemi olduğu değerlendirilen cisim 550 metre derinlikte tespit edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kktc-de-alabora-olan-gemi-oldugu-degerlendirilen-cisim-550-metre-derinlikte-tespit-edildi/902378/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kktc-de-alabora-olan-gemi-oldugu-degerlendirilen-cisim-550-metre-derinlikte-tespit-edildi/902378/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:39:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Lefkoşa / Türk Deniz Kuvvetlerinin arama kurtarma gemilerinden TCG Alemdar'ın da çalışmalara dahil olmak üzere yarın KKTC'ye ulaşması bekleniyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Lefkoşa Haberleri : Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, arama çalışmalarını devamlı takip ettiklerini belirterek, şu anda batık gemi olduğu değerlendirilen cismin yerinin tespit edildiğini bildirdi.KKTC Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamada Erhürman, deniz yüzeyindeki çalışmanın da hiç aralıksız devam ettiğini belirterek, hem deniz yüzeyinde hem de altında çalışmaların eş zamanlı yürütüldüğünü aktardı.Erhürman, çalışmaların çok teknik ve hassas şekilde yürütüldüğünü sözlerine ekleyerek şunları kaydetti:Şu anda batık gemi olduğu değerlendirilen cismin yeri tespit edildi. 550 metrede bu cisim tespit edildi. Tekrar ediyorum batık gemi olduğu değerlendiriliyor.TCG Işın’ın ardından TCG Alemdar da KKTC’ye geliyorKKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, bölgedeki arama çalışmalarının akşam saatlerinde de sürdüğünü hatırlatarak, Türkiye'den bir arama kurtarma gemisinin bölgeye gelerek çalışmalara başlayacağını bildirdi.Erhürman, Türk Deniz Kuvvetlerinin arama kurtarma gemilerinden TCG Işın’ın ardından TCG Alemdar'ın da arama kurtarma çalışmaları için yarın KKTC’ye ulaşacağını ifade etti.Girne kenti açıklarında alabora olan yolcu gemisinde kaybolan kişilere ve gemi enkazına ulaşmak üzere Türkiye'den gelen TCG Işın, bölgede robotik taramalara bu sabah başlamıştı.Girne açıklarında alabora olan gemiKKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan hatta bulunan Filo Jet isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa bir süre sonra ön kısmından su almaya başladı.Gemi, Girne Limanı'na dönmeye çalıştığı sırada alabora oldu.Gemiden 241 kişi kurtarılırken, 8 kişinin cenazesine ulaşıldı ve kayıp 20 kişiyi arama çalışmalarına devam ediliyor.Geminin batan enkazının, denizin 550 metre derinliğinde bulunduğu bildiriliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Lefkoşa Haberleri : Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, arama çalışmalarını devamlı takip ettiklerini belirterek, şu anda batık gemi olduğu değerlendirilen cismin yerinin tespit edildiğini bildirdi.KKTC Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamada Erhürman, deniz yüzeyindeki çalışmanın da hiç aralıksız devam ettiğini belirterek, hem deniz yüzeyinde hem de altında çalışmaların eş zamanlı yürütüldüğünü aktardı.Erhürman, çalışmaların çok teknik ve hassas şekilde yürütüldüğünü sözlerine ekleyerek şunları kaydetti:Şu anda batık gemi olduğu değerlendirilen cismin yeri tespit edildi. 550 metrede bu cisim tespit edildi. Tekrar ediyorum batık gemi olduğu değerlendiriliyor.TCG Işın’ın ardından TCG Alemdar da KKTC’ye geliyorKKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, bölgedeki arama çalışmalarının akşam saatlerinde de sürdüğünü hatırlatarak, Türkiye'den bir arama kurtarma gemisinin bölgeye gelerek çalışmalara başlayacağını bildirdi.Erhürman, Türk Deniz Kuvvetlerinin arama kurtarma gemilerinden TCG Işın’ın ardından TCG Alemdar'ın da arama kurtarma çalışmaları için yarın KKTC’ye ulaşacağını ifade etti.Girne kenti açıklarında alabora olan yolcu gemisinde kaybolan kişilere ve gemi enkazına ulaşmak üzere Türkiye'den gelen TCG Işın, bölgede robotik taramalara bu sabah başlamıştı.Girne açıklarında alabora olan gemiKKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan hatta bulunan Filo Jet isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa bir süre sonra ön kısmından su almaya başladı.Gemi, Girne Limanı'na dönmeye çalıştığı sırada alabora oldu.Gemiden 241 kişi kurtarılırken, 8 kişinin cenazesine ulaşıldı ve kayıp 20 kişiyi arama çalışmalarına devam ediliyor.Geminin batan enkazının, denizin 550 metre derinliğinde bulunduğu bildiriliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kktc-de-alabora-olan-gemi-oldugu-degerlendirilen-cisim-550-metre-derinlikte-tespit-edildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İtalya'da 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/italya-da-30-agustos-zafer-bayrami-kutlandi/902377/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/italya-da-30-agustos-zafer-bayrami-kutlandi/902377/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:36:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İtalya / İtalya'nın başkenti Roma'da 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü düzenlenen resepsiyonla kutlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İtalya Haberleri : İtalya'nın başkenti Roma'da 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü düzenlenen resepsiyonla kutlandı.30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü dolayısıyla Türkiye'nin Roma Büyükelçiliğinde resepsiyon verildi.Türkiye'nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen, Büyükelçilik Birinci Müsteşarı Tuna Yücel Modrak, Roma Büyükelçiliği Silahlı Kuvvetler ve Deniz Ataşesi Albay Ali Öztop ile Silahlı Kuvvetler Hava Ataşesi Albay Mustafa Can Engür'ün davetlileri kapıda karşıladığı resepsiyon, KKTC'deki yolcu gemisi kazasında hayatını kaybedenler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve şehitler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşu, Türk ve İtalyan milli marşlarının okunmasıyla başladı.Büyükelçi Ülgen, burada yaptığı konuşmada, Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Büyük Taarruz'un, bağımsızlık savaşında belirleyici bir an olduğunu belirterek, 30 Ağustos 1922'de kazanılan ve bizim 'Büyük Zafer' olarak andığımız bugün, Türk halkının özgürlük ve bağımsızlık içinde yaşama kararlılığını simgeliyor ve en zor koşullar altında bile kendi geleceğimizi şekillendirme azmimizi yansıtıyor. dedi.Dünyanın farklı bölgelerinde kriz ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğine dikkati çeken Ülgen, Türkiye'nin Atatürk'ün Yurtta barış, dünyada barış söyleminden hareketle sorumluluklarını yerine getirdiğini söyledi.Ülgen, Akdeniz'de derin kökleri olan iki NATO müttefiki Türkiye ve İtalya'nın savunma sanayisinde artan ortaklıklarının ve silahlı kuvvetler arasındaki işbirliğinin çok kıymetli olduğunu ve büyüme potansiyeli gördüklerini belirterek, Belirsizlik zamanında, Türkiye ve İtalya, Avrupa-Akdeniz bölgesinde istikrarın çıpaları olarak duruyor. diye konuştu.Törende, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı da okundu.Resepsiyona, İtalya Silahlı Kuvvetlerinden çok sayıda subay, NATO'nun Napoli'deki Müşterek Kuvvet Komutanlığında görevli Türk subaylar, Roma'da görev yapan farklı ülkelerin askeri ataşeleri ve ilgililer katıldı.Davetlilere, Türk mutfağının öne çıkan lezzetlerinden ikram edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İtalya Haberleri : İtalya'nın başkenti Roma'da 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü düzenlenen resepsiyonla kutlandı.30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü dolayısıyla Türkiye'nin Roma Büyükelçiliğinde resepsiyon verildi.Türkiye'nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen, Büyükelçilik Birinci Müsteşarı Tuna Yücel Modrak, Roma Büyükelçiliği Silahlı Kuvvetler ve Deniz Ataşesi Albay Ali Öztop ile Silahlı Kuvvetler Hava Ataşesi Albay Mustafa Can Engür'ün davetlileri kapıda karşıladığı resepsiyon, KKTC'deki yolcu gemisi kazasında hayatını kaybedenler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve şehitler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşu, Türk ve İtalyan milli marşlarının okunmasıyla başladı.Büyükelçi Ülgen, burada yaptığı konuşmada, Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Büyük Taarruz'un, bağımsızlık savaşında belirleyici bir an olduğunu belirterek, 30 Ağustos 1922'de kazanılan ve bizim 'Büyük Zafer' olarak andığımız bugün, Türk halkının özgürlük ve bağımsızlık içinde yaşama kararlılığını simgeliyor ve en zor koşullar altında bile kendi geleceğimizi şekillendirme azmimizi yansıtıyor. dedi.Dünyanın farklı bölgelerinde kriz ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğine dikkati çeken Ülgen, Türkiye'nin Atatürk'ün Yurtta barış, dünyada barış söyleminden hareketle sorumluluklarını yerine getirdiğini söyledi.Ülgen, Akdeniz'de derin kökleri olan iki NATO müttefiki Türkiye ve İtalya'nın savunma sanayisinde artan ortaklıklarının ve silahlı kuvvetler arasındaki işbirliğinin çok kıymetli olduğunu ve büyüme potansiyeli gördüklerini belirterek, Belirsizlik zamanında, Türkiye ve İtalya, Avrupa-Akdeniz bölgesinde istikrarın çıpaları olarak duruyor. diye konuştu.Törende, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı da okundu.Resepsiyona, İtalya Silahlı Kuvvetlerinden çok sayıda subay, NATO'nun Napoli'deki Müşterek Kuvvet Komutanlığında görevli Türk subaylar, Roma'da görev yapan farklı ülkelerin askeri ataşeleri ve ilgililer katıldı.Davetlilere, Türk mutfağının öne çıkan lezzetlerinden ikram edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yayladağı Belediye Başkanı Yalçın, Bayırbucak'taki destek çalışmalarının süreceğini söyledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yayladagi-belediye-baskani-yalcin-bayirbucak-taki-destek-calismalarinin-surecegini-soyledi/902376/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yayladagi-belediye-baskani-yalcin-bayirbucak-taki-destek-calismalarinin-surecegini-soyledi/902376/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:36:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Yayladağı Belediye Başkanı Mehmet Yalçın, Suriye'nin Lazkiye iline bağlı Bayırbucak bölgesinde incelemelerde bulunarak, bölge halkının ihtiyaçlarını yerinde tespit ettiklerini ve destek çalışmalarına devam edeceklerini belirtti.AA muhabirine açıklamada bulunan Yalçın, 2011'de Suriye'de başlayan savaşın ardından 2012'den itibaren Bayırbucak bölgesinden çok sayıda Suriyelinin Yayladağı'nda misafir edildiğini hatırlatarak Suriye'nin yeniden toparlanmasının kendilerini de mutlu ettiğini dile getirdi.Yayladağı Belediyesi olarak Dışişleri Bakanlığından alınan izinle Bayırbucak'taki bazı beldelerle kardeş belde ilişkisi kurduklarını aktaran Yalçın, bölgedeki belediye başkanlarıyla da iletişim halinde olduklarını ifade etti.Suriye'nin toparlanma sürecine girmesiyle Bayırbucak bölgesine ön inceleme ziyareti gerçekleştirdiklerini anlatan Yalçın, vatandaşlarla bir araya gelerek burada yapılabilecek destek çalışmalarını değerlendirdiklerini belirtti.Yalçın, Yayladağı Belediyesinin bölgede koordinatör belediye olarak görev üstleneceğini, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden Bayırbucak'a destek vermek isteyen kurum ve kuruluşlara da öncülük edeceklerini kaydetti.Ziyaret kapsamında Bayırbucak bölgesindeki Saray köyünde incelemelerde bulunduklarını söyleyen Yalçın, bölge halkının yeniden kendi topraklarına yerleşmeye başlamasından duyduğu memnuniyeti ifade etti.Yalçın, Artık kendi topraklarında kendi geçimlerini idame ettirecek hale yavaş yavaş geliyorlar. Bizler de Yayladağı Belediyesi olarak destek vermeye devam edeceğiz. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Yayladağı Belediye Başkanı Mehmet Yalçın, Suriye'nin Lazkiye iline bağlı Bayırbucak bölgesinde incelemelerde bulunarak, bölge halkının ihtiyaçlarını yerinde tespit ettiklerini ve destek çalışmalarına devam edeceklerini belirtti.AA muhabirine açıklamada bulunan Yalçın, 2011'de Suriye'de başlayan savaşın ardından 2012'den itibaren Bayırbucak bölgesinden çok sayıda Suriyelinin Yayladağı'nda misafir edildiğini hatırlatarak Suriye'nin yeniden toparlanmasının kendilerini de mutlu ettiğini dile getirdi.Yayladağı Belediyesi olarak Dışişleri Bakanlığından alınan izinle Bayırbucak'taki bazı beldelerle kardeş belde ilişkisi kurduklarını aktaran Yalçın, bölgedeki belediye başkanlarıyla da iletişim halinde olduklarını ifade etti.Suriye'nin toparlanma sürecine girmesiyle Bayırbucak bölgesine ön inceleme ziyareti gerçekleştirdiklerini anlatan Yalçın, vatandaşlarla bir araya gelerek burada yapılabilecek destek çalışmalarını değerlendirdiklerini belirtti.Yalçın, Yayladağı Belediyesinin bölgede koordinatör belediye olarak görev üstleneceğini, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden Bayırbucak'a destek vermek isteyen kurum ve kuruluşlara da öncülük edeceklerini kaydetti.Ziyaret kapsamında Bayırbucak bölgesindeki Saray köyünde incelemelerde bulunduklarını söyleyen Yalçın, bölge halkının yeniden kendi topraklarına yerleşmeye başlamasından duyduğu memnuniyeti ifade etti.Yalçın, Artık kendi topraklarında kendi geçimlerini idame ettirecek hale yavaş yavaş geliyorlar. Bizler de Yayladağı Belediyesi olarak destek vermeye devam edeceğiz. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Pakistan ordusu: Belucistan'da 21 militan etkisiz hale getirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/pakistan-ordusu-belucistan-da-21-militan-etkisiz-hale-getirildi/902375/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/pakistan-ordusu-belucistan-da-21-militan-etkisiz-hale-getirildi/902375/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:36:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Pakistan Ordusu: Belucistan / Operasyonlarda 6 güvenlik görevlisi hayatını kaybetti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Pakistan Ordusu: Belucistan Haberleri : Pakistan ordusu, ülkenin güneybatısındaki Belucistan eyaletindeki güvenlik operasyonlarında 21 militanın etkisiz hale getirildiğini, 6 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.Pakistan Silahlı Kuvvetleri Halkla İlişkiler Biriminin (ISPR) ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Belucistan'daki militan hareketliliğine ilişkin bilgi verildi.Buna göre iki ayrı güvenlik operasyonunda toplamda 21 militan etkisiz hale getirildi. Büyük miktarda silah, mühimmat ve patlayıcının ele geçirildiği operasyonlarda 6 güvenlik görevlisi hayatını kaybetti.Etkisiz hale getirilen bazı militanların Hindistan destekli oldukları iddia edildi.⁠ ⁠Pakistan&#039;ın terör sorunuPakistan'da silahlı saldırılar, özellikle Afganistan'a sınırı bulunan Hayber Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde yoğunlaşıyor.Her iki eyalette de Peştun ve Beluci etnik gruplarının haklarını savunduklarını ileri süren silahlı gruplar, Pakistan güvenlik güçlerine ve sivillere yönelik saldırılarda bulunuyor.İslamabad, Pakistan Talibanının (TTP) Afganistan'da mevzilendiğini ve saldırılarını buradan organize ettiğini savunurken, Afganistan yönetimi ise bu iddiaları reddediyor.Belucistan'da ise Belucistan Kurtuluş Ordusunun (BLA) saldırıları ön plana çıkıyor. BLA, Belucistan eyaletinin Pakistan'dan ayrılmasını ve Beluc halkının bu bölgeyi yönetmesini istiyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Pakistan Ordusu: Belucistan Haberleri : Pakistan ordusu, ülkenin güneybatısındaki Belucistan eyaletindeki güvenlik operasyonlarında 21 militanın etkisiz hale getirildiğini, 6 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.Pakistan Silahlı Kuvvetleri Halkla İlişkiler Biriminin (ISPR) ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Belucistan'daki militan hareketliliğine ilişkin bilgi verildi.Buna göre iki ayrı güvenlik operasyonunda toplamda 21 militan etkisiz hale getirildi. Büyük miktarda silah, mühimmat ve patlayıcının ele geçirildiği operasyonlarda 6 güvenlik görevlisi hayatını kaybetti.Etkisiz hale getirilen bazı militanların Hindistan destekli oldukları iddia edildi.⁠ ⁠Pakistan&#039;ın terör sorunuPakistan'da silahlı saldırılar, özellikle Afganistan'a sınırı bulunan Hayber Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde yoğunlaşıyor.Her iki eyalette de Peştun ve Beluci etnik gruplarının haklarını savunduklarını ileri süren silahlı gruplar, Pakistan güvenlik güçlerine ve sivillere yönelik saldırılarda bulunuyor.İslamabad, Pakistan Talibanının (TTP) Afganistan'da mevzilendiğini ve saldırılarını buradan organize ettiğini savunurken, Afganistan yönetimi ise bu iddiaları reddediyor.Belucistan'da ise Belucistan Kurtuluş Ordusunun (BLA) saldırıları ön plana çıkıyor. BLA, Belucistan eyaletinin Pakistan'dan ayrılmasını ve Beluc halkının bu bölgeyi yönetmesini istiyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>KKTC'deki gemi kazasında hayatını kaybeden Reyhan Verim'in cenazesi Mersin'de defnedildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kktc-deki-gemi-kazasinda-hayatini-kaybeden-reyhan-verim-in-cenazesi-mersin-de-defnedildi/902374/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kktc-deki-gemi-kazasinda-hayatini-kaybeden-reyhan-verim-in-cenazesi-mersin-de-defnedildi/902374/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:33:25 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Mersin / Cenaze namazına, Verim'in kazadan yaralı kurtulan ablası Seyran Kahveci ve iki kuzeni de katıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Mersin Haberleri : Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu yaşamını yitiren Reyhan Verim'in cenazesi, Mersin'de toprağa verildi.KKTC'nin Girne Limanı'ndan Mersin'in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı'na gitmek için demir alan geminin 30 Ağustos'ta alabora olduğu kazada hayatını kaybeden 55 yaşındaki Verim'in naaşı, merkez Toroslar ilçesindeki Şehir Mezarlığı'na götürüldü.Burada kılınan cenaze namazına Verim'in ailesi ve yakınları ile Mersin Valisi Atilla Toros, CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, KKTC Mersin Başkonsolosu Ülkü Alemdar, Yenişehir Kaymakamı Nevzat Şengök, Toroslar Kaymakamı Hüseyin Karameşe, İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir ve vatandaşlar katıldı.Namazda, Verim'in kazadan yaralı kurtarılan ablası Seyran Kahveci ile kuzenleri Oya Oruç ve Ayda Arkalı da yer aldı.Kılınan namazın ardından 1 çocuk annesi Verim'in cenazesi dualar eşliğinde toprağa verildi.Gemideyken sesler gelmeye başladıVerim'in ablası Seyran Kahveci, gazetecilere yaptığı açıklamada, tatil için gittikleri KKTC'den Mersin'e dönerken kazaya karıştıklarını söyledi.Gözyaşlarına hakim olamayan Kahveci, yaşadıklarını şöyle anlattı:Gemideyken sesler gelmeye başladı. Baktım yanıma biri geldi ve 'Ben ikinci kaptanım teyze.' dedi. 'Kızım bu havada çıkılır mı?' dedim. 'Panik yapma teyze, ben aslında buraya gelmem ama sizler panik yapmayasınız diye geldim.' dedi. 'Yollar çok kötü kızım, geri dönelim.' dedim. 'Bir şey olmaz teyze.' dedi. Baktım aşağıdan su geliyor. Damacanadaki bardaklar devrilmeye başladı.Kahveci, mürettebatın yanlarından ayrıldığını belirterek, Sonra hepsi atladı. Biz kapalı kaldık kapılar ardında. Sonra basınçtan camlar patladı. Hepimiz dışarıda gittik kendi çabalarımızla. Simit bulamadık, suda yüzdük. Yüzme bilmiyordum. Çocuklar, yalvaran anneler... Bir görevli, mürettebat yok. Herkes kendi çabasıyla atladı. Mürettebat hiç bizimle ilgilenmedi. Bacımı kaybettim. diye konuştu.Kız kardeşini kurtaramadıklarını dile getiren Kahveci, olayın ardından kendileriyle ilgilenen kurumlara ve yetkililere teşekkür etti.Girne açıklarında alabora olan gemiKKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan hatta bulunan Filo Jet isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamıştı. Girne Limanı'na dönmeye çalıştığı sırada alabora olan gemiden 241 kişi sağ kurtarılmış, 8 kişinin cenazesine ulaşılmış, kayıp 20 kişi için arama çalışması başlatılmıştı.Batan geminin enkazının denizin 514 metre derinliğinde bulunduğu bildirilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Mersin Haberleri : Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu yaşamını yitiren Reyhan Verim'in cenazesi, Mersin'de toprağa verildi.KKTC'nin Girne Limanı'ndan Mersin'in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı'na gitmek için demir alan geminin 30 Ağustos'ta alabora olduğu kazada hayatını kaybeden 55 yaşındaki Verim'in naaşı, merkez Toroslar ilçesindeki Şehir Mezarlığı'na götürüldü.Burada kılınan cenaze namazına Verim'in ailesi ve yakınları ile Mersin Valisi Atilla Toros, CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, KKTC Mersin Başkonsolosu Ülkü Alemdar, Yenişehir Kaymakamı Nevzat Şengök, Toroslar Kaymakamı Hüseyin Karameşe, İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir ve vatandaşlar katıldı.Namazda, Verim'in kazadan yaralı kurtarılan ablası Seyran Kahveci ile kuzenleri Oya Oruç ve Ayda Arkalı da yer aldı.Kılınan namazın ardından 1 çocuk annesi Verim'in cenazesi dualar eşliğinde toprağa verildi.Gemideyken sesler gelmeye başladıVerim'in ablası Seyran Kahveci, gazetecilere yaptığı açıklamada, tatil için gittikleri KKTC'den Mersin'e dönerken kazaya karıştıklarını söyledi.Gözyaşlarına hakim olamayan Kahveci, yaşadıklarını şöyle anlattı:Gemideyken sesler gelmeye başladı. Baktım yanıma biri geldi ve 'Ben ikinci kaptanım teyze.' dedi. 'Kızım bu havada çıkılır mı?' dedim. 'Panik yapma teyze, ben aslında buraya gelmem ama sizler panik yapmayasınız diye geldim.' dedi. 'Yollar çok kötü kızım, geri dönelim.' dedim. 'Bir şey olmaz teyze.' dedi. Baktım aşağıdan su geliyor. Damacanadaki bardaklar devrilmeye başladı.Kahveci, mürettebatın yanlarından ayrıldığını belirterek, Sonra hepsi atladı. Biz kapalı kaldık kapılar ardında. Sonra basınçtan camlar patladı. Hepimiz dışarıda gittik kendi çabalarımızla. Simit bulamadık, suda yüzdük. Yüzme bilmiyordum. Çocuklar, yalvaran anneler... Bir görevli, mürettebat yok. Herkes kendi çabasıyla atladı. Mürettebat hiç bizimle ilgilenmedi. Bacımı kaybettim. diye konuştu.Kız kardeşini kurtaramadıklarını dile getiren Kahveci, olayın ardından kendileriyle ilgilenen kurumlara ve yetkililere teşekkür etti.Girne açıklarında alabora olan gemiKKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan hatta bulunan Filo Jet isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamıştı. Girne Limanı'na dönmeye çalıştığı sırada alabora olan gemiden 241 kişi sağ kurtarılmış, 8 kişinin cenazesine ulaşılmış, kayıp 20 kişi için arama çalışması başlatılmıştı.Batan geminin enkazının denizin 514 metre derinliğinde bulunduğu bildirilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kktc-deki-gemi-kazasinda-hayatini-kaybeden-reyhan-verim-in-cenazesi-mersin-de-defnedildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Samsun Üniversitesinin yeni rektörlük binası hizmete açıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/samsun-universitesinin-yeni-rektorluk-binasi-hizmete-acildi/902373/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/samsun-universitesinin-yeni-rektorluk-binasi-hizmete-acildi/902373/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:33:25 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Samsun / Samsun Üniversitesinin yeni rektörlük ve idari birimler binası törenle hizmete girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Samsun Haberleri : Samsun Üniversitesinin yeni rektörlük ve idari birimler binası törenle hizmete girdi.TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, törende yaptığı konuşmada, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın'ın kurucu rektör olduğunu ve 2. dönem rektörlüğünün de sonuna geldiğini hatırlattı.Samsun Üniversitesinin büyük emeklerle kurulduğuna dikkati çeken Muş, Kurucu olmak çok zor. Mahmut hocayla yan yana otururken, üniversitenin geldiği noktayı görünce, 'hocam seni başka bir yere kurucu olarak gönderelim' dedim. ifadelerini kullandı.Samsun Üniversitesinin Ballıca Kampüsü'nün örnek bir kampüs haline geldiğini aktaran Mehmet Muş, Samsun Üniversitesinin yerleşkesi daha önce farklı amaçlar için depo olarak kullanılan bir alan, buranın bir eğitim ve öğretim yuvasına dönüştürülme hikayesi oldu. Sanki, 200 yıldır burada olan bir üniversite gibi karşımızda duruyor. dedi.MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal ise Samsun Üniversitesinin havacılık eğitiminde ön plana çıktığını belirterek, Samsun Üniversitesi, havacılık alanında, Türkiye'nin en önemli kurumlarını tam da Karadeniz'in boğazına getirdi. Bu sadece bizim şehrimize yapılan bir değer değil, bu Türkiye'nin kazancıdır. Artık teknoloji sadece denizde, karada, havada veya bireysel gelişimde değil, hep beraber birbirini destekleyen bir bütün olarak teknoloji var. Havacılık bunların en önemlisi ve şu anki çağda en önemli unsurudur. diye konuştu.Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın da öğrencilerinin yüzlerce projede ve uluslararası yarışmalarda başarılar elde ettiğini dile getirdi.Samsun Üniversitesinin gönül hikayelerinden birinin Ballıca Kampüsü'nde yazıldığını aktaran Prof. Dr. Aydın, şunları kaydetti:İlk defa bu kampüse baktığımızda karşımızda uzun yıllar tütün depoları olarak kullanılmış önemli bir bölümü işlevini kaybetmiş büyük bir endüstri mirası vardı. Önümüzde iki yol bulunuyordu. İlki ve en kolay olanı eskiyi ortadan kaldırıp yenisini yapmaktı. Ancak biz zor olan yolu seçtik. Yıkmak yerine dönüştürmeyi tercih ettik. Bir şehrin hafızasının en az geleceği kadar kıymetli olduğuna inanıyorduk. Tütün hangarlarını eğitim mekanlarına dönüştürürken aslında geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kurduk. Bir zamanlar üretimin başka bir biçimine ev sahipliği yapan bu mekanlarda bugün bilgi üretiliyor. Mimarlık konuşuluyor, mühendislik yapılıyor, öğrenciler proje geliştiriyor. Taş kaldı, işlev değişti, hafızaya yeni bir gelecek eklendi.Açılışta, Samsun Valisi Orhan Tavlı ve AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu da konuştu.Konuşmaların ardından protokol üyeleri açılış kurdelesini keserek binayı gezdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Samsun Haberleri : Samsun Üniversitesinin yeni rektörlük ve idari birimler binası törenle hizmete girdi.TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, törende yaptığı konuşmada, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın'ın kurucu rektör olduğunu ve 2. dönem rektörlüğünün de sonuna geldiğini hatırlattı.Samsun Üniversitesinin büyük emeklerle kurulduğuna dikkati çeken Muş, Kurucu olmak çok zor. Mahmut hocayla yan yana otururken, üniversitenin geldiği noktayı görünce, 'hocam seni başka bir yere kurucu olarak gönderelim' dedim. ifadelerini kullandı.Samsun Üniversitesinin Ballıca Kampüsü'nün örnek bir kampüs haline geldiğini aktaran Mehmet Muş, Samsun Üniversitesinin yerleşkesi daha önce farklı amaçlar için depo olarak kullanılan bir alan, buranın bir eğitim ve öğretim yuvasına dönüştürülme hikayesi oldu. Sanki, 200 yıldır burada olan bir üniversite gibi karşımızda duruyor. dedi.MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal ise Samsun Üniversitesinin havacılık eğitiminde ön plana çıktığını belirterek, Samsun Üniversitesi, havacılık alanında, Türkiye'nin en önemli kurumlarını tam da Karadeniz'in boğazına getirdi. Bu sadece bizim şehrimize yapılan bir değer değil, bu Türkiye'nin kazancıdır. Artık teknoloji sadece denizde, karada, havada veya bireysel gelişimde değil, hep beraber birbirini destekleyen bir bütün olarak teknoloji var. Havacılık bunların en önemlisi ve şu anki çağda en önemli unsurudur. diye konuştu.Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın da öğrencilerinin yüzlerce projede ve uluslararası yarışmalarda başarılar elde ettiğini dile getirdi.Samsun Üniversitesinin gönül hikayelerinden birinin Ballıca Kampüsü'nde yazıldığını aktaran Prof. Dr. Aydın, şunları kaydetti:İlk defa bu kampüse baktığımızda karşımızda uzun yıllar tütün depoları olarak kullanılmış önemli bir bölümü işlevini kaybetmiş büyük bir endüstri mirası vardı. Önümüzde iki yol bulunuyordu. İlki ve en kolay olanı eskiyi ortadan kaldırıp yenisini yapmaktı. Ancak biz zor olan yolu seçtik. Yıkmak yerine dönüştürmeyi tercih ettik. Bir şehrin hafızasının en az geleceği kadar kıymetli olduğuna inanıyorduk. Tütün hangarlarını eğitim mekanlarına dönüştürürken aslında geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kurduk. Bir zamanlar üretimin başka bir biçimine ev sahipliği yapan bu mekanlarda bugün bilgi üretiliyor. Mimarlık konuşuluyor, mühendislik yapılıyor, öğrenciler proje geliştiriyor. Taş kaldı, işlev değişti, hafızaya yeni bir gelecek eklendi.Açılışta, Samsun Valisi Orhan Tavlı ve AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu da konuştu.Konuşmaların ardından protokol üyeleri açılış kurdelesini keserek binayı gezdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/samsun-universitesinin-yeni-rektorluk-binasi-hizmete-acildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD'de açık iş sayısı temmuzda arttı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-de-acik-is-sayisi-temmuzda-artti/902372/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-de-acik-is-sayisi-temmuzda-artti/902372/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:30:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Ülkede açık iş sayısı temmuzda bir önceki aya kıyasla 89 bin artış gösterdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ABD'de JOLTS açık iş sayısı, temmuzda 7 milyon 271 bine çıkmasına karşın piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti.ABD Çalışma Bakanlığı, temmuz ayına ilişkin JOLTS açık iş sayısı verilerini açıkladı.Buna göre, ülkedeki açık iş sayısı temmuzda önceki aya kıyasla 89 bin artarak 7 milyon 271 bine ulaştı.Piyasa beklentisi açık iş sayısının bu dönemde 7 milyon 330 bin olması yönündeydi.Açık iş sayısı haziranda 7 milyon 182 bin olarak kaydedilmişti.Temmuzda açık iş pozisyonları dayanıklı mal imalatı, sağlık ve sosyal yardım ile toptan ticaret ve inşaat sektörlerinde artarken, ulaştırma, depolama ve kamu hizmetleri ile profesyonel ve ticari hizmetler sektörlerinde azaldı.İşe alım sayısı ise temmuzda önceki aya göre 278 bin azalarak 5 milyon 54 bine düştü.İstifa, işten çıkarma ve diğer ayrılmaları kapsayan toplam işten ayrılma sayısı ise aynı dönemde 265 bin azalışla 5 milyon 72 bine geriledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ABD'de JOLTS açık iş sayısı, temmuzda 7 milyon 271 bine çıkmasına karşın piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti.ABD Çalışma Bakanlığı, temmuz ayına ilişkin JOLTS açık iş sayısı verilerini açıkladı.Buna göre, ülkedeki açık iş sayısı temmuzda önceki aya kıyasla 89 bin artarak 7 milyon 271 bine ulaştı.Piyasa beklentisi açık iş sayısının bu dönemde 7 milyon 330 bin olması yönündeydi.Açık iş sayısı haziranda 7 milyon 182 bin olarak kaydedilmişti.Temmuzda açık iş pozisyonları dayanıklı mal imalatı, sağlık ve sosyal yardım ile toptan ticaret ve inşaat sektörlerinde artarken, ulaştırma, depolama ve kamu hizmetleri ile profesyonel ve ticari hizmetler sektörlerinde azaldı.İşe alım sayısı ise temmuzda önceki aya göre 278 bin azalarak 5 milyon 54 bine düştü.İstifa, işten çıkarma ve diğer ayrılmaları kapsayan toplam işten ayrılma sayısı ise aynı dönemde 265 bin azalışla 5 milyon 72 bine geriledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Süper Lig'den 11 kulüp PFDK'ye sevk edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/super-lig-den-11-kulup-pfdk-ye-sevk-edildi/902371/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/super-lig-den-11-kulup-pfdk-ye-sevk-edildi/902371/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:30:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Samsunspor Kulübü Başkanı Yüksel Yıldırım, Fenerbahçe maçındaki hakareti sebebiyle tedbirli disipline sevk edildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliği, Trendyol Süper Lig'den 11 kulübü Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna (PFDK) sevk etti.TFF'nin açıklamasında, Süper Lig'in üçüncü haftasında yaşanan çeşitli ihlaller sebebiyle TÜMOSAN Konyaspor, Kocaelispor, Galatasaray, Göztepe, Gaziantep FK, Çaykur Rizespor, Samsunspor, Fenerbahçe, Amed Sportif Faaliyetler, Trabzonspor ve Beşiktaş'ın disipline gönderildiği belirtildi.Ayrıca TÜMOSAN Konyaspor'un futbolcusu Enis Bardhi'nin Kocaelispor maçındaki kural dışı hareketi nedeniyle tedbirli PFDK'ye sevk edildiği aktarıldı.Göztepe Kulübü Başkanı Rasmus Froekiaer Ankersen'in ise kulübün resmi sosyal medya hesabından paylaşımındaki futbolun itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar sebebiyle tedbirsiz disipline gönderildiği duyuruldu.Samsunspor Kulübü Başkanı Yüksel Yıldırım'ın Fenerbahçe maçındaki hakaretinden PFDK'ye tedbirli sevk edildiği bildirildi. Aynı müsabakada Samsunspor Kulübü görevlisi Sadık Eren Aykut'un talimatlara aykırı hareketi nedeniyle tedbirli disipline gönderildiği bildirildi.Öte yandan Eyüpspor Teknik Direktörü Özhan Pulat'ın Corendon Alanyaspor maçındaki sportmenliğe aykırı hareketinden dolayı tedbirli disipline gönderildiği aktarıldı.Corendon Alanyaspor Kulübü idarecisi Mevlüthan Çavuşoğlu'nun ise sportmenliğe aykırı hareketinden dolayı tedbirli PFDK'ye sevk edildiği kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliği, Trendyol Süper Lig'den 11 kulübü Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna (PFDK) sevk etti.TFF'nin açıklamasında, Süper Lig'in üçüncü haftasında yaşanan çeşitli ihlaller sebebiyle TÜMOSAN Konyaspor, Kocaelispor, Galatasaray, Göztepe, Gaziantep FK, Çaykur Rizespor, Samsunspor, Fenerbahçe, Amed Sportif Faaliyetler, Trabzonspor ve Beşiktaş'ın disipline gönderildiği belirtildi.Ayrıca TÜMOSAN Konyaspor'un futbolcusu Enis Bardhi'nin Kocaelispor maçındaki kural dışı hareketi nedeniyle tedbirli PFDK'ye sevk edildiği aktarıldı.Göztepe Kulübü Başkanı Rasmus Froekiaer Ankersen'in ise kulübün resmi sosyal medya hesabından paylaşımındaki futbolun itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar sebebiyle tedbirsiz disipline gönderildiği duyuruldu.Samsunspor Kulübü Başkanı Yüksel Yıldırım'ın Fenerbahçe maçındaki hakaretinden PFDK'ye tedbirli sevk edildiği bildirildi. Aynı müsabakada Samsunspor Kulübü görevlisi Sadık Eren Aykut'un talimatlara aykırı hareketi nedeniyle tedbirli disipline gönderildiği bildirildi.Öte yandan Eyüpspor Teknik Direktörü Özhan Pulat'ın Corendon Alanyaspor maçındaki sportmenliğe aykırı hareketinden dolayı tedbirli disipline gönderildiği aktarıldı.Corendon Alanyaspor Kulübü idarecisi Mevlüthan Çavuşoğlu'nun ise sportmenliğe aykırı hareketinden dolayı tedbirli PFDK'ye sevk edildiği kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/super-lig-den-11-kulup-pfdk-ye-sevk-edildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İngiltere'de 1 yılda terör suçlamasıyla gözaltına alınanların sayısı yüzde 1434 arttı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ingiltere-de-1-yilda-teror-suclamasiyla-gozaltina-alinanlarin-sayisi-yuzde-1434-artti/902370/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ingiltere-de-1-yilda-teror-suclamasiyla-gozaltina-alinanlarin-sayisi-yuzde-1434-artti/902370/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:30:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Greater London / İngiltere'de 31 Mart 2025-31 Mart 2026 döneminde gözaltına alınanların sayısı bir önceki döneme göre yüzde 1434 artarak 3 bin 21 oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Greater London Haberleri : İngiltere'de 31 Mart 2025-31 Mart 2026 döneminde gözaltına alınanların sayısı bir önceki döneme göre yüzde 1434 artarak 3 bin 21 oldu.İngiltere İçişleri Bakanlığının açıkladığı 31 Mart 2025-31 Mart 2026 dönemini içeren istatistiklere göre, ülkede 1 yılda 3 bin 21 kişi terör suçlamasıyla gözaltına alındı ve haklarında işlem başlatıldı.Terör suçlamasıyla gözaltına alınanların sayısı söz konusu dönemde yüzde 1434 arttı.The Guardian gazetesi, ülkedeki terör suçlarına ilişkin başlatılan işlemlerle ilgili geçmiş yıllarda yapılan açıklamaları karşılaştıran haber hazırladı.Haberde, İngiltere'de, 11 Eylül 2001 saldırılarından bugüne 6 bin 539 kişinin terör suçlamasıyla gözaltına alındığı aktarıldı.Son 25 yıldaki gözaltı sayısının yaklaşık yarısının geçen yıl kayıtlara geçtiğine dikkat çekilen haberde, gözaltı sayılarındaki artışta İngiltere'de İsrail ile iş yapan şirketlere yönelik eylemleriyle tanınan Palestine Action'ın yasaklı örgüt ilan edilmesine karşı düzenlenen gösterilerin etkili olduğu belirtildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Greater London Haberleri : İngiltere'de 31 Mart 2025-31 Mart 2026 döneminde gözaltına alınanların sayısı bir önceki döneme göre yüzde 1434 artarak 3 bin 21 oldu.İngiltere İçişleri Bakanlığının açıkladığı 31 Mart 2025-31 Mart 2026 dönemini içeren istatistiklere göre, ülkede 1 yılda 3 bin 21 kişi terör suçlamasıyla gözaltına alındı ve haklarında işlem başlatıldı.Terör suçlamasıyla gözaltına alınanların sayısı söz konusu dönemde yüzde 1434 arttı.The Guardian gazetesi, ülkedeki terör suçlarına ilişkin başlatılan işlemlerle ilgili geçmiş yıllarda yapılan açıklamaları karşılaştıran haber hazırladı.Haberde, İngiltere'de, 11 Eylül 2001 saldırılarından bugüne 6 bin 539 kişinin terör suçlamasıyla gözaltına alındığı aktarıldı.Son 25 yıldaki gözaltı sayısının yaklaşık yarısının geçen yıl kayıtlara geçtiğine dikkat çekilen haberde, gözaltı sayılarındaki artışta İngiltere'de İsrail ile iş yapan şirketlere yönelik eylemleriyle tanınan Palestine Action'ın yasaklı örgüt ilan edilmesine karşı düzenlenen gösterilerin etkili olduğu belirtildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Newcastle United, Belçikalı futbolcu Fernandez-Pardo'yu transfer etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/newcastle-united-belcikali-futbolcu-fernandez-pardo-yu-transfer-etti/902369/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/newcastle-united-belcikali-futbolcu-fernandez-pardo-yu-transfer-etti/902369/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:30:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: İngiltere Premier Lig ekiplerinden Newcastle United, Belçikalı forvet Matias Fernandez-Pardo'yu renklerine bağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- İngiltere Premier Lig ekiplerinden Newcastle United, Belçikalı forvet Matias Fernandez-Pardo'yu renklerine bağladı.Kulübün açıklamasında, Fransa temsilcisi Lille'de forma giyen 21 yaşındaki futbolcuyla 5 yıllık sözleşme imzalandığı kaydedildi.Fernandez-Pardo, transferiyle ilgili, Burada olduğum için gerçekten çok mutluyum ve böyle büyük bir kulüpte bulunmaktan gurur duyuyorum. Teknik direktörle konuştum ve burada olmamı ne kadar çok istediğini gerçekten gösterdi. Kariyer gelişimim açısından buraya gelmek son derece mantıklıydı, bu yüzden hiç tereddüt etmedim. değerlendirmesinde bulundu.Lille ile son iki sezonda tüm kulvarlarda 71 maça çıkan Belçikalı futbolcu, 12 gol attı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- İngiltere Premier Lig ekiplerinden Newcastle United, Belçikalı forvet Matias Fernandez-Pardo'yu renklerine bağladı.Kulübün açıklamasında, Fransa temsilcisi Lille'de forma giyen 21 yaşındaki futbolcuyla 5 yıllık sözleşme imzalandığı kaydedildi.Fernandez-Pardo, transferiyle ilgili, Burada olduğum için gerçekten çok mutluyum ve böyle büyük bir kulüpte bulunmaktan gurur duyuyorum. Teknik direktörle konuştum ve burada olmamı ne kadar çok istediğini gerçekten gösterdi. Kariyer gelişimim açısından buraya gelmek son derece mantıklıydı, bu yüzden hiç tereddüt etmedim. değerlendirmesinde bulundu.Lille ile son iki sezonda tüm kulvarlarda 71 maça çıkan Belçikalı futbolcu, 12 gol attı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/newcastle-united-belcikali-futbolcu-fernandez-pardo-yu-transfer-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Zonguldak'ta akademisyenlerin geliştirdiği deprem sonrası bina hasar tespit sistemi tescillendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/zonguldak-ta-akademisyenlerin-gelistirdigi-deprem-sonrasi-bina-hasar-tespit-sistemi-tescillendi/902367/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/zonguldak-ta-akademisyenlerin-gelistirdigi-deprem-sonrasi-bina-hasar-tespit-sistemi-tescillendi/902367/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:27:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Zonguldak / Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyeleri Prof.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Zonguldak Haberleri : Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve Dr. Seda Akduman tarafından geliştirilen Deprem Sonrasında Hızlı Bina Hasar Tespiti Yapılmasını Sağlayan Bir Sistem ve Buna Yönelik Bir Yöntem adlı buluş, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından tescillendi.Depremlerin ardından vatandaşların binalarına güvenli şekilde girip giremeyecekleri konusunda yaşadığı endişelerin giderilmesi ve hızlı ön değerlendirme yapılabilmesi amacıyla yaklaşık 3 yıl önce çalışma başlatan Kutoğlu ve Akduman, ivmeölçer kullanılarak binaların deprem sırasında gerçekleştirdiği salınımı ölçebilen bir cihaz geliştirdi.Patent başvurusu yapılan sistemin tescil işlemleri tamamlanırken, buluşun prototip geliştirme ve seri üretime geçiş çalışmaları sürüyor.Sistem, binanın konumu, kat sayısı ve yapı malzemesi gibi bilgileri işleyerek, ivmeölçerle deprem sırasında yapılan ölçümden elde ettiği verileri, binanın belirlenen salınım periyoduyla karşılaştırarak sarsıntının yapı açısından tehlike oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirme yapacak.Sonuçları mobil telefon üzerinden ikamet eden kişilere servis edecekKutoğlu, gazetecilere, depremlerde zeminin yanı sıra binaların da sarsıntıya karşı tepki verdiğini belirterek, vatandaşların deprem sonrasında binalarının güvenli olup olmadığı konusunda ciddi endişeler yaşadığını söyledi.Profesyonel bina değerlendirmelerinin maliyetli olabildiğine dikkati çeken Kutoğlu, geliştirdikleri sistemle deprem sonrasında ön değerlendirme yapılmasını amaçladıklarını ifade etti.Kutoğlu, her binanın kendine özgü doğal frekansının bulunduğunu ve deprem dalgasıyla bu frekansın örtüşmesi halinde yapının rezonansa girebildiğini anlatarak, şöyle devam etti:Binaların yıkılma sebebi budur. 'Bu anlamda bir cihaz geliştirebilir miyiz?' diye düşündük ve bununla ilgili gerekli modellemeleri, tasarımları, formülasyonları çıkartarak bir patent başvurusunda bulunduk. Sistem, bir batarya veya prize elektrik bağlantısı yapılarak da çalıştırılabilir, taşıyıcı sistemine monte edildiğinde bu küçük cihaz deprem olduğunda veya başka kaynaklı sarsıntılar olduğunda eşzamanlı olarak sarsıntıları kaydedecek ve binanın kendi tasarım periyoduyla mevcut meydana gelen sarsıntıyı karşılaştırıp bunun gerçekten tehlikeli mi, değil mi onunla ilgili mesajı mobil telefon üzerinden ikamet eden kişilere servis edecek.Sarsıntının normal olması ve binanın buna beklenen şekilde cevap vermesi halinde vatandaşların endişelerinin giderilebileceğini belirten Kutoğlu, sistemin olumsuz sonuç vermesi durumunda ise vatandaşların profesyonel destekle binalarını daha kapsamlı şekilde değerlendirebileceğini kaydetti.Binanın deprem anında verdiği cevapla bizim beklediğimiz aynı değilse o bina fazla hasar almış demektirDr. Seda Akduman da Türkiye'nin en önemli tehlikelerinden birinin depremler olduğunu, 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından vatandaşların evlerine dönüp dönmeme konusunda ciddi tereddütler yaşadığını hatırlattı.Binaların tasarım aşamasında zemin sınıfı, bina tipi ve farklı yapısal özellikler dikkate alınarak gerçekleştireceği salınımın öngörüldüğü bilgisini veren Akduman, Fakat deprem anında bina bizim beklediğimiz salınımı yapmayabilir, beklediğimiz cevabı vermeyebilir. Bunun pek çok nedeni olabilir. Proje, malzeme, uygulama hataları olabilir. Bunlar yaşadığımız sorunlar. Bu noktada eğer binanın deprem anında verdiği cevapla bizim beklediğimizle aynı değilse o bina fazla hasar almış demektir. değerlendirmesinde bulundu.Binanın konumu, kat yüksekliği ve diğer özelliklerin tanımlandığı sistemde deprem sonrasında ivmeölçer aracılığıyla binanın ne kadar sallandığının ölçüleceğine değinen Akduman, sistemin hesaplamaları arka planda gerçekleştirerek kullanıcıya binanın hasar almış olabileceği ve binaya girmenin tehlikeli olabileceği yönünde uyarı verebileceğini dile getirdi.Akduman, fikir aşamasından itibaren üniversitenin patent ofisi aracılığıyla gerekli başvuruları yaptıklarını, bu süreçte yazılım ve akademik çalışmalar yürüttüklerini, ayrıca ivmeölçer geliştirerek çeşitli deneyler gerçekleştirdiklerini anlattı.Geçen hafta patentin tescillendiğini bildiren Akduman, sistemin seri üretime geçirilmesi için yatırımcı desteğine ihtiyaç duyduklarını, amaçlarının ürünü Türkiye'deki evlerde kullanılabilir hale getirmek olduğunu sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Zonguldak Haberleri : Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve Dr. Seda Akduman tarafından geliştirilen Deprem Sonrasında Hızlı Bina Hasar Tespiti Yapılmasını Sağlayan Bir Sistem ve Buna Yönelik Bir Yöntem adlı buluş, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından tescillendi.Depremlerin ardından vatandaşların binalarına güvenli şekilde girip giremeyecekleri konusunda yaşadığı endişelerin giderilmesi ve hızlı ön değerlendirme yapılabilmesi amacıyla yaklaşık 3 yıl önce çalışma başlatan Kutoğlu ve Akduman, ivmeölçer kullanılarak binaların deprem sırasında gerçekleştirdiği salınımı ölçebilen bir cihaz geliştirdi.Patent başvurusu yapılan sistemin tescil işlemleri tamamlanırken, buluşun prototip geliştirme ve seri üretime geçiş çalışmaları sürüyor.Sistem, binanın konumu, kat sayısı ve yapı malzemesi gibi bilgileri işleyerek, ivmeölçerle deprem sırasında yapılan ölçümden elde ettiği verileri, binanın belirlenen salınım periyoduyla karşılaştırarak sarsıntının yapı açısından tehlike oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirme yapacak.Sonuçları mobil telefon üzerinden ikamet eden kişilere servis edecekKutoğlu, gazetecilere, depremlerde zeminin yanı sıra binaların da sarsıntıya karşı tepki verdiğini belirterek, vatandaşların deprem sonrasında binalarının güvenli olup olmadığı konusunda ciddi endişeler yaşadığını söyledi.Profesyonel bina değerlendirmelerinin maliyetli olabildiğine dikkati çeken Kutoğlu, geliştirdikleri sistemle deprem sonrasında ön değerlendirme yapılmasını amaçladıklarını ifade etti.Kutoğlu, her binanın kendine özgü doğal frekansının bulunduğunu ve deprem dalgasıyla bu frekansın örtüşmesi halinde yapının rezonansa girebildiğini anlatarak, şöyle devam etti:Binaların yıkılma sebebi budur. 'Bu anlamda bir cihaz geliştirebilir miyiz?' diye düşündük ve bununla ilgili gerekli modellemeleri, tasarımları, formülasyonları çıkartarak bir patent başvurusunda bulunduk. Sistem, bir batarya veya prize elektrik bağlantısı yapılarak da çalıştırılabilir, taşıyıcı sistemine monte edildiğinde bu küçük cihaz deprem olduğunda veya başka kaynaklı sarsıntılar olduğunda eşzamanlı olarak sarsıntıları kaydedecek ve binanın kendi tasarım periyoduyla mevcut meydana gelen sarsıntıyı karşılaştırıp bunun gerçekten tehlikeli mi, değil mi onunla ilgili mesajı mobil telefon üzerinden ikamet eden kişilere servis edecek.Sarsıntının normal olması ve binanın buna beklenen şekilde cevap vermesi halinde vatandaşların endişelerinin giderilebileceğini belirten Kutoğlu, sistemin olumsuz sonuç vermesi durumunda ise vatandaşların profesyonel destekle binalarını daha kapsamlı şekilde değerlendirebileceğini kaydetti.Binanın deprem anında verdiği cevapla bizim beklediğimiz aynı değilse o bina fazla hasar almış demektirDr. Seda Akduman da Türkiye'nin en önemli tehlikelerinden birinin depremler olduğunu, 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından vatandaşların evlerine dönüp dönmeme konusunda ciddi tereddütler yaşadığını hatırlattı.Binaların tasarım aşamasında zemin sınıfı, bina tipi ve farklı yapısal özellikler dikkate alınarak gerçekleştireceği salınımın öngörüldüğü bilgisini veren Akduman, Fakat deprem anında bina bizim beklediğimiz salınımı yapmayabilir, beklediğimiz cevabı vermeyebilir. Bunun pek çok nedeni olabilir. Proje, malzeme, uygulama hataları olabilir. Bunlar yaşadığımız sorunlar. Bu noktada eğer binanın deprem anında verdiği cevapla bizim beklediğimizle aynı değilse o bina fazla hasar almış demektir. değerlendirmesinde bulundu.Binanın konumu, kat yüksekliği ve diğer özelliklerin tanımlandığı sistemde deprem sonrasında ivmeölçer aracılığıyla binanın ne kadar sallandığının ölçüleceğine değinen Akduman, sistemin hesaplamaları arka planda gerçekleştirerek kullanıcıya binanın hasar almış olabileceği ve binaya girmenin tehlikeli olabileceği yönünde uyarı verebileceğini dile getirdi.Akduman, fikir aşamasından itibaren üniversitenin patent ofisi aracılığıyla gerekli başvuruları yaptıklarını, bu süreçte yazılım ve akademik çalışmalar yürüttüklerini, ayrıca ivmeölçer geliştirerek çeşitli deneyler gerçekleştirdiklerini anlattı.Geçen hafta patentin tescillendiğini bildiren Akduman, sistemin seri üretime geçirilmesi için yatırımcı desteğine ihtiyaç duyduklarını, amaçlarının ürünü Türkiye'deki evlerde kullanılabilir hale getirmek olduğunu sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/zonguldak-ta-akademisyenlerin-gelistirdigi-deprem-sonrasi-bina-hasar-tespit-sistemi-tescillendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ortaklaşa Hibe Programı'nın yeni döneminde desteklenecek ilk dört proje belli oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ortaklasa-hibe-programi-nin-yeni-doneminde-desteklenecek-ilk-dort-proje-belli-oldu/902366/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ortaklasa-hibe-programi-nin-yeni-doneminde-desteklenecek-ilk-dort-proje-belli-oldu/902366/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:27:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programının 2026-2029 dönemindeki ilk Proje Teklif Çağrısı sonuçlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programının 2026-2029 dönemindeki ilk Proje Teklif Çağrısı sonuçlandı.İstanbul Kültür Sanat Vakfından (İKSV) yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin 43 şehrinden 147 başvurunun yapıldığı çağrı kapsamında Balıkesir Ayvalık, Diyarbakır, Van Gürpınar ve Bursa Osmangazi'de hayata geçirilecek dört proje hibe desteği almaya hak kazandı. Ortaklaşa Hibe Programı kapsamında dört projeye toplam 500 bin avroya varan hibe desteği sağlanacak.Vakfın Avrupa Birliği desteğiyle Culture Action Europe (CAE) ortaklığında gerçekleştirdiği proje, Marmara Belediyeler Birliğinin (MBB) iştirakiyle yürütülüyor.Değerlendirme Komitesi tarafından başvuru rehberinde belirtilen kriterler doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda Seyir Kültür-Sanat Derneği, Diyarbakır Edebiyat Kültür Sanat Eğitim ve Araştırma Derneği, Ninova Eğitim Kültür Sanat ve Turizm Derneği ile Ankara Aks Derneğinin yürüteceği projeler desteklenecek.Program, Türkiye'de kültür-sanat alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile belediyeler arasındaki diyaloğu ve kültürel işbirliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor.Dört kentte farklı kültürel işbirliği modelleriSeyir Kültür-Sanat Derneğinin Ayvalık Belediyesi ortaklığında yürüteceği “Ayvalık'ta Bir Sinema” projesiyle Ayvalık'ın kültürel hafızasında önemli bir yere sahip Vural Sineması'nın yıl boyunca açık ve erişilebilir bir sinema ve kültür mekanı olarak yeniden işlevlendirilmesi planlanıyor.Teknik ve fiziksel altyapısı yenilenecek sinemada film gösterimleri, çocuk etkinlikleri, söyleşiler ve özel programlar düzenlenecek. Şubat 2027'de faaliyete geçmesi planlanan mekanda çocuk filmleri ve atölyeler, kadın yönetmenlerin filmleri ile Avrupa filmleri gösterimleri ve söyleşiler yapılacak.Diyarbakır Edebiyat Kültür Sanat Eğitim ve Araştırma Derneğinin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ortaklığındaki Dillerarası Bir Avlu: Mazxana projesiyle Sur'daki tarihi bir Diyarbakır evinin disiplinlerarası üretime açık bir kültür mekanı olarak yeniden işlevlendirilmesi hedefleniyor.Proje kapsamında Diyarbakır Karşılaştırmalı Edebiyat Günleri'nin 2026-2027 edisyonunun edebiyat, çeviri, hafıza ve birlikte yaşam odağında yıl boyunca devam eden katılımcı bir programa dönüştürülmesi planlanıyor. Program kapsamında Avrupa, Irak, İran, Suriye ve Türkiye'nin farklı kentlerinden en az 65 konuğun Diyarbakır'da ağırlanması öngörülüyor.Ninova Eğitim Kültür Sanat ve Turizm Derneğinin Gürpınar Belediyesi ortaklığında yürüteceği Gürpınar Kültüre Katılım Ağı projesiyle ilçede çocukların, gençlerin, kadınların, yaşlıların ve engelli bireylerin kültürel yaşama daha etkin katılım sağlayabileceği bir model geliştirilecek.Gürpınar Kültür Merkezi'nin erişilebilirliğinin ve teknik altyapısının iyileştirilmesinin yanı sıra Kültür Danışma Kurulu ve Yerel Kültür Elçileri Ağı oluşturulacak. Çocuk ve Gençlik Kültür-Sanat Akademisi, kadınlara yönelik sanat atölyeleri, gezici kültür buluşmaları ve kuşaklararası sözlü tarih çalışmaları düzenlenecek.Ankara Aks Derneğinin Osmangazi Belediyesi ortaklığında yürüteceği Romangal Katılımcı Yönetişim Projesi: Endüstriyel Mirastan Ortak Geleceğe kapsamında Bursa'daki tarihi Romangal İpek Fabrikası'nın endüstriyel mirası koruyan ve farklı paydaşların söz sahibi olduğu bir kültür merkezine dönüştürülmesi amaçlanıyor.Proje kapsamında mahalle sakinleri, eski fabrika çalışanları, zanaat ustaları, sanatçılar ve gençlerin katılımıyla fabrikanın endüstriyel mirası ile Bursa'nın ipekçilik hafızasının kayıt altına alınması planlanıyor. Dijital hafıza arşivi, sergi ve podcast serisinin yanı sıra zanaat atölyeleri düzenlenecek.Yerel kültür politikalarının gelişimi açısından ilham vericiAçıklamada görüşlerine yer verilen İKSV Kültür Politikaları Çalışmaları Direktörü Özlem Ece, dört projenin yerel kültür politikalarının gelişimi açısından ortak noktalara sahip olduğunu belirterek şunları kaydetti:Balıkesir Ayvalık, Diyarbakır, Van Gürpınar ve Bursa Osmangazi'de hayata geçirilecek bu çalışmalar yerel hafızayı bugünün kültür-sanat üretimleriyle buluştururken kültüre erişim imkanlarını genişletmeyi ve sivil toplum ile yerel yönetimler arasında kalıcı işbirliği modelleri geliştirmeyi hedefliyor. Ayvalık’ta bir sinemanın, Diyarbakır’da tarihi bir evin, Gürpınar'da bir kültür merkezinin ve Bursa’da endüstriyel miras niteliğindeki bir fabrikanın odağında gelişen bu projelerin kültürel mekanları salt fiziksel alanlar olarak değil, kent sakinlerinin üretim ve karar alma süreçlerine katıldığı kamusal alanlar olarak işlevlendirmelerini çok önemsiyoruz. Ortaklaşa'nın yeni döneminde mali desteğin yanı sıra proje ekiplerini en az 15 seanslık mentorlukla destekleyerek kurumları Ortaklaşa topluluğunun bir parçası haline getiriyoruz. Böylece farklı kentlerde edinilen deneyimlerin birbirini beslediği ve kalıcı bir ortak çalışma kültürüne dönüştüğü yapıyı güçlendirmeyi amaçlıyoruz.Ortaklaşa Hibe Programı'nın 17 Mart-18 Mayıs 2026'da başvuruları alınan ilk Proje Teklif Çağrısı'na Türkiye'nin 7 bölgesindeki 43 şehirden 147 proje başvurusu yapıldı.Programın 2026-2029 döneminde sivil toplum kuruluşlarına toplam 1,9 milyon avroya varan hibe desteği verilmesi planlanıyor.Eylülde açılması planlanan Uluslararası Kültürel İşbirliği Proje Teklif Çağrısı kapsamında Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları ve belediyelerin Avrupa'dan kültür sanat kurumları ve belediyelerle geliştireceği ortaklıkların desteklenmesi hedefleniyor. Program kapsamındaki son Proje Teklif Çağrısı'nın ise 2027 ilkbaharında açılması planlanıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programının 2026-2029 dönemindeki ilk Proje Teklif Çağrısı sonuçlandı.İstanbul Kültür Sanat Vakfından (İKSV) yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin 43 şehrinden 147 başvurunun yapıldığı çağrı kapsamında Balıkesir Ayvalık, Diyarbakır, Van Gürpınar ve Bursa Osmangazi'de hayata geçirilecek dört proje hibe desteği almaya hak kazandı. Ortaklaşa Hibe Programı kapsamında dört projeye toplam 500 bin avroya varan hibe desteği sağlanacak.Vakfın Avrupa Birliği desteğiyle Culture Action Europe (CAE) ortaklığında gerçekleştirdiği proje, Marmara Belediyeler Birliğinin (MBB) iştirakiyle yürütülüyor.Değerlendirme Komitesi tarafından başvuru rehberinde belirtilen kriterler doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda Seyir Kültür-Sanat Derneği, Diyarbakır Edebiyat Kültür Sanat Eğitim ve Araştırma Derneği, Ninova Eğitim Kültür Sanat ve Turizm Derneği ile Ankara Aks Derneğinin yürüteceği projeler desteklenecek.Program, Türkiye'de kültür-sanat alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile belediyeler arasındaki diyaloğu ve kültürel işbirliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor.Dört kentte farklı kültürel işbirliği modelleriSeyir Kültür-Sanat Derneğinin Ayvalık Belediyesi ortaklığında yürüteceği “Ayvalık'ta Bir Sinema” projesiyle Ayvalık'ın kültürel hafızasında önemli bir yere sahip Vural Sineması'nın yıl boyunca açık ve erişilebilir bir sinema ve kültür mekanı olarak yeniden işlevlendirilmesi planlanıyor.Teknik ve fiziksel altyapısı yenilenecek sinemada film gösterimleri, çocuk etkinlikleri, söyleşiler ve özel programlar düzenlenecek. Şubat 2027'de faaliyete geçmesi planlanan mekanda çocuk filmleri ve atölyeler, kadın yönetmenlerin filmleri ile Avrupa filmleri gösterimleri ve söyleşiler yapılacak.Diyarbakır Edebiyat Kültür Sanat Eğitim ve Araştırma Derneğinin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ortaklığındaki Dillerarası Bir Avlu: Mazxana projesiyle Sur'daki tarihi bir Diyarbakır evinin disiplinlerarası üretime açık bir kültür mekanı olarak yeniden işlevlendirilmesi hedefleniyor.Proje kapsamında Diyarbakır Karşılaştırmalı Edebiyat Günleri'nin 2026-2027 edisyonunun edebiyat, çeviri, hafıza ve birlikte yaşam odağında yıl boyunca devam eden katılımcı bir programa dönüştürülmesi planlanıyor. Program kapsamında Avrupa, Irak, İran, Suriye ve Türkiye'nin farklı kentlerinden en az 65 konuğun Diyarbakır'da ağırlanması öngörülüyor.Ninova Eğitim Kültür Sanat ve Turizm Derneğinin Gürpınar Belediyesi ortaklığında yürüteceği Gürpınar Kültüre Katılım Ağı projesiyle ilçede çocukların, gençlerin, kadınların, yaşlıların ve engelli bireylerin kültürel yaşama daha etkin katılım sağlayabileceği bir model geliştirilecek.Gürpınar Kültür Merkezi'nin erişilebilirliğinin ve teknik altyapısının iyileştirilmesinin yanı sıra Kültür Danışma Kurulu ve Yerel Kültür Elçileri Ağı oluşturulacak. Çocuk ve Gençlik Kültür-Sanat Akademisi, kadınlara yönelik sanat atölyeleri, gezici kültür buluşmaları ve kuşaklararası sözlü tarih çalışmaları düzenlenecek.Ankara Aks Derneğinin Osmangazi Belediyesi ortaklığında yürüteceği Romangal Katılımcı Yönetişim Projesi: Endüstriyel Mirastan Ortak Geleceğe kapsamında Bursa'daki tarihi Romangal İpek Fabrikası'nın endüstriyel mirası koruyan ve farklı paydaşların söz sahibi olduğu bir kültür merkezine dönüştürülmesi amaçlanıyor.Proje kapsamında mahalle sakinleri, eski fabrika çalışanları, zanaat ustaları, sanatçılar ve gençlerin katılımıyla fabrikanın endüstriyel mirası ile Bursa'nın ipekçilik hafızasının kayıt altına alınması planlanıyor. Dijital hafıza arşivi, sergi ve podcast serisinin yanı sıra zanaat atölyeleri düzenlenecek.Yerel kültür politikalarının gelişimi açısından ilham vericiAçıklamada görüşlerine yer verilen İKSV Kültür Politikaları Çalışmaları Direktörü Özlem Ece, dört projenin yerel kültür politikalarının gelişimi açısından ortak noktalara sahip olduğunu belirterek şunları kaydetti:Balıkesir Ayvalık, Diyarbakır, Van Gürpınar ve Bursa Osmangazi'de hayata geçirilecek bu çalışmalar yerel hafızayı bugünün kültür-sanat üretimleriyle buluştururken kültüre erişim imkanlarını genişletmeyi ve sivil toplum ile yerel yönetimler arasında kalıcı işbirliği modelleri geliştirmeyi hedefliyor. Ayvalık’ta bir sinemanın, Diyarbakır’da tarihi bir evin, Gürpınar'da bir kültür merkezinin ve Bursa’da endüstriyel miras niteliğindeki bir fabrikanın odağında gelişen bu projelerin kültürel mekanları salt fiziksel alanlar olarak değil, kent sakinlerinin üretim ve karar alma süreçlerine katıldığı kamusal alanlar olarak işlevlendirmelerini çok önemsiyoruz. Ortaklaşa'nın yeni döneminde mali desteğin yanı sıra proje ekiplerini en az 15 seanslık mentorlukla destekleyerek kurumları Ortaklaşa topluluğunun bir parçası haline getiriyoruz. Böylece farklı kentlerde edinilen deneyimlerin birbirini beslediği ve kalıcı bir ortak çalışma kültürüne dönüştüğü yapıyı güçlendirmeyi amaçlıyoruz.Ortaklaşa Hibe Programı'nın 17 Mart-18 Mayıs 2026'da başvuruları alınan ilk Proje Teklif Çağrısı'na Türkiye'nin 7 bölgesindeki 43 şehirden 147 proje başvurusu yapıldı.Programın 2026-2029 döneminde sivil toplum kuruluşlarına toplam 1,9 milyon avroya varan hibe desteği verilmesi planlanıyor.Eylülde açılması planlanan Uluslararası Kültürel İşbirliği Proje Teklif Çağrısı kapsamında Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları ve belediyelerin Avrupa'dan kültür sanat kurumları ve belediyelerle geliştireceği ortaklıkların desteklenmesi hedefleniyor. Program kapsamındaki son Proje Teklif Çağrısı'nın ise 2027 ilkbaharında açılması planlanıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rusya'da nakit döviz çekimine yönelik kısıtlamalar uzatıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/rusya-da-nakit-doviz-cekimine-yonelik-kisitlamalar-uzatildi/902365/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/rusya-da-nakit-doviz-cekimine-yonelik-kisitlamalar-uzatildi/902365/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:27:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Rusya Merkez Bankası, bankalardan nakit döviz çekimine yönelik kısıtlamaları 6 aylığına uzattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Rusya Merkez Bankası, bankalardan nakit döviz çekimine yönelik kısıtlamaları 6 aylığına uzattı.Rusya Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, bankalardan nakit döviz çekimine yönelik kısıtlamaların 9 Mart 2027’ye kadar uzatıldığı bildirildi.Batılı ülkelerin, yaptırımlar kapsamında Rus bankaları ve finans kuruluşlarına nakit dolar ve avro edinme yasağı getirdikleri hatırlatılan açıklamada, kısıtlamaları uzatma kararının da bu yasağın devam etmesi nedeniyle alındığı belirtildi.Rusya Merkez Bankası, Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımlar nedeniyle Mart 2022'de aldığı kararla, ülkedeki vatandaşların bankalardaki döviz hesaplarından yalnızca ruble cinsinden nakit para çekmesine izin veriyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Rusya Merkez Bankası, bankalardan nakit döviz çekimine yönelik kısıtlamaları 6 aylığına uzattı.Rusya Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, bankalardan nakit döviz çekimine yönelik kısıtlamaların 9 Mart 2027’ye kadar uzatıldığı bildirildi.Batılı ülkelerin, yaptırımlar kapsamında Rus bankaları ve finans kuruluşlarına nakit dolar ve avro edinme yasağı getirdikleri hatırlatılan açıklamada, kısıtlamaları uzatma kararının da bu yasağın devam etmesi nedeniyle alındığı belirtildi.Rusya Merkez Bankası, Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımlar nedeniyle Mart 2022'de aldığı kararla, ülkedeki vatandaşların bankalardaki döviz hesaplarından yalnızca ruble cinsinden nakit para çekmesine izin veriyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/rusya-da-nakit-doviz-cekimine-yonelik-kisitlamalar-uzatildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bosna Hersek'in ilk savunma fuarı Balkan Kalkanı başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bosna-hersek-in-ilk-savunma-fuari-balkan-kalkani-basladi/902364/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bosna-hersek-in-ilk-savunma-fuari-balkan-kalkani-basladi/902364/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:27:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Saraybosna / Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da ilk kez düzenlenen savunma fuarı Balkan Kalkanı (Balkan Shield), kapılarını ziyaretçilerine açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Saraybosna Haberleri : Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da ilk kez düzenlenen savunma fuarı Balkan Kalkanı (Balkan Shield), kapılarını ziyaretçilerine açtı.Saraybosna'daki Zetra Olimpik Spor Salonu'nda düzenlenen fuara, Türkiye'den ASELSAN, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), BMC ve Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi (ASFAT) katıldı.Fuarda, ev sahibi Bosna Hersek'in yanı sıra Slovenya, Çin, ABD ve Mısır'dan savunma alanında çalışan şirketler yer aldı.Savunmanın yanı sıra teknoloji ve yatırım firmalarını da buluşturan fuarda, 50'den fazla şirket bulunuyor.Fuarda ayrıca Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı da stant açarak, Türkiye'nin savunma alanındaki ürünlerini tanıttı.Programın açılışında konuşan, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı ve Boşnak Üyesi Denis Becirovic, ülkesinde bu tarz etkinliklerin düzenlenmesinin, savunma ve savunma sanayisinin güvenlik, ekonomi ve teknoloji alanlarındaki geleceklerinde önemli bir yer edindiğini söyledi.Becirovic, küresel ölçekte köklü değişimlere tanıklık ettiklerini aktararak, şöyle devam etti:Savaşlar ve güvenlik krizleri, artan jeopolitik gerilimler, hibrit tehditler, siber saldırılar, insansız sistemler, yapay zeka ve yeni teknolojilerin hızla gelişmesi, güvenlik ve savunma anlayışımızı değiştiriyor. Barışı koruyabilme yeteneği, barışın önemli ön koşullarından biridir. Bu bağlamda Bosna Hersek savunma sanayisi özel bir yere sahiptir. Hedefimiz barışa, caydırıcılığa, dayanıklılığa ve kolektif güvenliğe katkı sağlayacak kabiliyetler geliştirmektir.Geçmiş kadim birlikteliğimizi devam ettirmek istiyoruzMilli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan ise fuara Türkiye'yi temsilen katıldı. Burada gazetecilere açıklama yapan Ayhan, Bosna Hersek ile Türkiye arasında kadim bir geçmiş ve duygusal bir bağ olduğunu kaydetti.Ayhan, savunma alanında Türkiye'nin tecrübe, bilgi ve birikimini Bosna Hersek ile de paylaştıklarını dile getirerek, şöyle konuştu:İlk olmasına rağmen güzel bir dizayn ve güzel bir program olmuş. Bosna Hersek geçmişte acılar, sıkıntılar yaşadı, Aliya İzetbebegoviç'in evlatları bunları aşarak, bu birlik ve beraberlikle savunma sanayi fuarı düzenleyebilecek kapasiteye geldi. Türkiye olarak savunma sanayi, dünyada en gelişmiş ve gelişmeye devam eden ülkelerin başında geliyoruz. Geçmiş kadim birlikteliğimizi devam ettirmek istiyoruz.Türkiye'nin Bosna Hersek, Azerbaycan gibi dost ve müttefik ülkelerin her zaman yanında olduğunu belirten Ayhan, Bosna Hersekli yetkililerle görüşeceklerini ve savunma başta olmak üzere birçok alandaki işbirliklerinin devam edeceğini dile getirdi.4 Eylül'de sona erecek fuar kapsamında, yapay zeka, siber güvenlik, insansız sistemler ve savunma sanayi ihracat politikalarının ele alınacağı konferans ve bilimsel programlar yapılacak. Üreticiler, tedarikçiler, yatırımcılar, kamu kurumları ve uluslararası delegasyonlar arasında yeni ticari bağlantılar kurulmasını hedefleyen yüz yüze görüşmeler de gerçekleştirilecek.Fuarın açılışına Bosna Hersek'ten üst düzey devlet temsilcilerinin yanı sıra Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Emin Akseki, diğer ülkelerin büyükelçileri ile çok sayıda davetli katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Saraybosna Haberleri : Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da ilk kez düzenlenen savunma fuarı Balkan Kalkanı (Balkan Shield), kapılarını ziyaretçilerine açtı.Saraybosna'daki Zetra Olimpik Spor Salonu'nda düzenlenen fuara, Türkiye'den ASELSAN, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), BMC ve Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi (ASFAT) katıldı.Fuarda, ev sahibi Bosna Hersek'in yanı sıra Slovenya, Çin, ABD ve Mısır'dan savunma alanında çalışan şirketler yer aldı.Savunmanın yanı sıra teknoloji ve yatırım firmalarını da buluşturan fuarda, 50'den fazla şirket bulunuyor.Fuarda ayrıca Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı da stant açarak, Türkiye'nin savunma alanındaki ürünlerini tanıttı.Programın açılışında konuşan, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı ve Boşnak Üyesi Denis Becirovic, ülkesinde bu tarz etkinliklerin düzenlenmesinin, savunma ve savunma sanayisinin güvenlik, ekonomi ve teknoloji alanlarındaki geleceklerinde önemli bir yer edindiğini söyledi.Becirovic, küresel ölçekte köklü değişimlere tanıklık ettiklerini aktararak, şöyle devam etti:Savaşlar ve güvenlik krizleri, artan jeopolitik gerilimler, hibrit tehditler, siber saldırılar, insansız sistemler, yapay zeka ve yeni teknolojilerin hızla gelişmesi, güvenlik ve savunma anlayışımızı değiştiriyor. Barışı koruyabilme yeteneği, barışın önemli ön koşullarından biridir. Bu bağlamda Bosna Hersek savunma sanayisi özel bir yere sahiptir. Hedefimiz barışa, caydırıcılığa, dayanıklılığa ve kolektif güvenliğe katkı sağlayacak kabiliyetler geliştirmektir.Geçmiş kadim birlikteliğimizi devam ettirmek istiyoruzMilli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan ise fuara Türkiye'yi temsilen katıldı. Burada gazetecilere açıklama yapan Ayhan, Bosna Hersek ile Türkiye arasında kadim bir geçmiş ve duygusal bir bağ olduğunu kaydetti.Ayhan, savunma alanında Türkiye'nin tecrübe, bilgi ve birikimini Bosna Hersek ile de paylaştıklarını dile getirerek, şöyle konuştu:İlk olmasına rağmen güzel bir dizayn ve güzel bir program olmuş. Bosna Hersek geçmişte acılar, sıkıntılar yaşadı, Aliya İzetbebegoviç'in evlatları bunları aşarak, bu birlik ve beraberlikle savunma sanayi fuarı düzenleyebilecek kapasiteye geldi. Türkiye olarak savunma sanayi, dünyada en gelişmiş ve gelişmeye devam eden ülkelerin başında geliyoruz. Geçmiş kadim birlikteliğimizi devam ettirmek istiyoruz.Türkiye'nin Bosna Hersek, Azerbaycan gibi dost ve müttefik ülkelerin her zaman yanında olduğunu belirten Ayhan, Bosna Hersekli yetkililerle görüşeceklerini ve savunma başta olmak üzere birçok alandaki işbirliklerinin devam edeceğini dile getirdi.4 Eylül'de sona erecek fuar kapsamında, yapay zeka, siber güvenlik, insansız sistemler ve savunma sanayi ihracat politikalarının ele alınacağı konferans ve bilimsel programlar yapılacak. Üreticiler, tedarikçiler, yatırımcılar, kamu kurumları ve uluslararası delegasyonlar arasında yeni ticari bağlantılar kurulmasını hedefleyen yüz yüze görüşmeler de gerçekleştirilecek.Fuarın açılışına Bosna Hersek'ten üst düzey devlet temsilcilerinin yanı sıra Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçisi Emin Akseki, diğer ülkelerin büyükelçileri ile çok sayıda davetli katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kırıkkale Belediyesinin yol çalışmaları sürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kirikkale-belediyesinin-yol-calismalari-suruyor/902363/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kirikkale-belediyesinin-yol-calismalari-suruyor/902363/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 17:16:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kırıkkale / Kırıkkale Belediyesi, okulların yoğun olduğu bölgelerdeki yol çalışmalarına devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kırıkkale Haberleri : Kırıkkale Belediyesi, okulların yoğun olduğu bölgelerdeki yol çalışmalarına devam ediyor.Belediye ekipleri, Osmangazi Mahallesi 1740 ve 1891/1 sokaklarda başlatılan çalışmaları sürdürüyor.Bölgedeki çalışmaları inceleyen Belediye Başkanı Ahmet Önal, birim amirlerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı.Önal, 1300 metre uzunluğundaki güzergahta, 3 bin 600 metrekare kilit parke, 3 bin 252 metretül bordür ve sıcak asfalt çalışmasıyla bölgeyi araç ve yayalar için konforlu hale getireceklerini belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kırıkkale Haberleri : Kırıkkale Belediyesi, okulların yoğun olduğu bölgelerdeki yol çalışmalarına devam ediyor.Belediye ekipleri, Osmangazi Mahallesi 1740 ve 1891/1 sokaklarda başlatılan çalışmaları sürdürüyor.Bölgedeki çalışmaları inceleyen Belediye Başkanı Ahmet Önal, birim amirlerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı.Önal, 1300 metre uzunluğundaki güzergahta, 3 bin 600 metrekare kilit parke, 3 bin 252 metretül bordür ve sıcak asfalt çalışmasıyla bölgeyi araç ve yayalar için konforlu hale getireceklerini belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kirikkale-belediyesinin-yol-calismalari-suruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
