<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlarda 381 şüpheli tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/uyusturucu-saticilarina-yonelik-operasyonlarda-381-supheli-tutuklandi/860214/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/uyusturucu-saticilarina-yonelik-operasyonlarda-381-supheli-tutuklandi/860214/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:33:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — 69 ilde düzenlenen operasyonlarda, 1 ton 916 kilogram uyuşturucu madde ile 725 bin 312 uyuşturucu hap ele geçirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — İçişleri Bakanlığı, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik son bir haftada 69 ilde düzenlenen operasyonlarda 974 şüphelinin yakalandığını, bunlardan 381'inin tutuklandığını bildirdi.Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, son bir haftada 69 ilde operasyonlar düzenlendi.3 bin 659 personelin katıldığı operasyonlarda, 23 hava aracı ve 52 narkotik dedektör köpeği kullanıldı.Operasyonlarda gözaltına alınan 974 şüpheliden 381'i çıkarıldıkları hakimliklerce tutuklanırken, 98'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.Belirlenen adreslerde yapılan aramalarda 1 ton 916 kilogram uyuşturucu madde ile 725 bin 312 uyuşturucu hap ele geçirildi.Açıklamada, Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyoruz. Güvenlik güçlerimizin kararlı ve özverili çalışmalarıyla ülkemizin dört bir yanında uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. ifadelerine yer verildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — İçişleri Bakanlığı, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik son bir haftada 69 ilde düzenlenen operasyonlarda 974 şüphelinin yakalandığını, bunlardan 381'inin tutuklandığını bildirdi.Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşıma göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, son bir haftada 69 ilde operasyonlar düzenlendi.3 bin 659 personelin katıldığı operasyonlarda, 23 hava aracı ve 52 narkotik dedektör köpeği kullanıldı.Operasyonlarda gözaltına alınan 974 şüpheliden 381'i çıkarıldıkları hakimliklerce tutuklanırken, 98'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.Belirlenen adreslerde yapılan aramalarda 1 ton 916 kilogram uyuşturucu madde ile 725 bin 312 uyuşturucu hap ele geçirildi.Açıklamada, Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyoruz. Güvenlik güçlerimizin kararlı ve özverili çalışmalarıyla ülkemizin dört bir yanında uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. ifadelerine yer verildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/uyusturucu-saticilarina-yonelik-operasyonlarda-381-supheli-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hizbullah'tan Lübnan yönetimine İran ile ilişkileri düzeltmesi çağrısı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hizbullah-tan-lubnan-yonetimine-iran-ile-iliskileri-duzeltmesi-cagrisi/860213/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hizbullah-tan-lubnan-yonetimine-iran-ile-iliskileri-duzeltmesi-cagrisi/860213/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:33:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Beyrut — Hizbullah, Lübnan yönetimine İran ile resmi ilişkileri düzeltme ve Tahran'ın desteğinden yararlanma çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Beyrut Haberleri — Hizbullah, Lübnan yönetimine İran ile resmi ilişkileri düzeltme ve Tahran'ın desteğinden yararlanma çağrısında bulundu.Hizbullah'tan yapılan yazılı açıklamada, İran'ın İsrail'e düzenlediği füze saldırısının, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve ateşkes ihlallerine karşı Lübnan halkını savunma amacı taşıdığı öne sürüldü.Açıklamada, İran'ın bu adımla Lübnan'a yönelik siyasi, ahlaki ve sahadaki desteğini ortaya koyduğu belirtilerek, bölgesel istikrarın sağlanabilmesi için İsrail'in uluslararası anlaşmalara uyması gerektiği ifade edildi.Yemen'deki Husilerin desteğinin de İsrail'i caydırmaya yönelik ortak bir çabanın parçası olduğu kaydedilen açıklamada, İran'ın Lübnan'ın yanında durduğu ve bunun karşılığında herhangi bir çıkar beklemediği iddia edildi.Bazı Lübnanlı yetkililerin İran'a yönelik eleştirileri reddedilen açıklamada, bu tutumun Lübnan'ın çıkarlarına aykırı olduğu ve yalnızca İsrail'e hizmet ettiği öne sürüldü.Açıklamada, Lübnan yönetimini, iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek şekilde İran ile resmi ilişkilerini düzeltmeye ve ulusal hedeflerimizin gerçekleştirilmesi için Tahran'ın desteğinden yararlanmaya çağırıyoruz. ifadeleri yer aldı.Açıklamanın sonunda Hizbullah, İran yönetimine ve halkına teşekkür ederek, Lübnan'ın haklarını direniş yoluyla savunmayı sürdüreceğini belirtti.İsrail ordusu 7 Haziran'da ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenlemiş, İranlı yetkililer İsrail'in bu saldırısına tepki göstererek karşılık vereceklerini açıklamıştı. İran'dan aynı gün akşam saatlerinde üç dalga halinde ateşlenen füzeler nedeniyle İsrail'in kuzeyindeki birçok kentte sirenler çalmıştı.- Lübnan-İran ilişkilerinde gerilim arttıİsrail'in 2 Mart'ta Lübnan'a yönelik saldırılarını yoğunlaştırmasının ardından Beyrut ile Tahran arasındaki ilişkilerde gerilim arttı.Lübnan yönetimi, İran'ın Hizbullah'a verdiği desteğin ülkeyi bölgesel çatışmaların içine çektiğini savunurken, Tahran'ı iç işlerine müdahale etmekle suçluyor.Bu kapsamda Lübnan Dışişleri Bakanlığı, 24 Mart'ta İran'ın Beyrut Büyükelçisi Muhammed Rıza Şeybani'yi istenmeyen kişi ilan ederek akreditasyonlarını iptal etti ve ülkeyi terk etmesi için 29 Mart'a kadar süre verdi. Lübnan yönetimi daha sonra İran vatandaşlarına vize uygulaması başlattı.Cumhurbaşkanı Joseph Avn da dün CNN'e verdiği röportajın ikinci bölümünde, İran ile karşılıklı saygıya dayalı iyi ilişkiler kurmak istediklerini ancak Tahran'ın Lübnan'ın iç işlerine müdahale etmemesi gerektiğini söyledi.Başbakan Nevvaf Selam ise 5 Haziran'da İran'a seslenerek, Güneyimizi rahat bırakın, bölgeyi ve halkını müzakerelerde şartlarınızı iyileştirmek için kullanılan bir koz olarak görmekten vazgeçin. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Beyrut Haberleri — Hizbullah, Lübnan yönetimine İran ile resmi ilişkileri düzeltme ve Tahran'ın desteğinden yararlanma çağrısında bulundu.Hizbullah'tan yapılan yazılı açıklamada, İran'ın İsrail'e düzenlediği füze saldırısının, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve ateşkes ihlallerine karşı Lübnan halkını savunma amacı taşıdığı öne sürüldü.Açıklamada, İran'ın bu adımla Lübnan'a yönelik siyasi, ahlaki ve sahadaki desteğini ortaya koyduğu belirtilerek, bölgesel istikrarın sağlanabilmesi için İsrail'in uluslararası anlaşmalara uyması gerektiği ifade edildi.Yemen'deki Husilerin desteğinin de İsrail'i caydırmaya yönelik ortak bir çabanın parçası olduğu kaydedilen açıklamada, İran'ın Lübnan'ın yanında durduğu ve bunun karşılığında herhangi bir çıkar beklemediği iddia edildi.Bazı Lübnanlı yetkililerin İran'a yönelik eleştirileri reddedilen açıklamada, bu tutumun Lübnan'ın çıkarlarına aykırı olduğu ve yalnızca İsrail'e hizmet ettiği öne sürüldü.Açıklamada, Lübnan yönetimini, iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek şekilde İran ile resmi ilişkilerini düzeltmeye ve ulusal hedeflerimizin gerçekleştirilmesi için Tahran'ın desteğinden yararlanmaya çağırıyoruz. ifadeleri yer aldı.Açıklamanın sonunda Hizbullah, İran yönetimine ve halkına teşekkür ederek, Lübnan'ın haklarını direniş yoluyla savunmayı sürdüreceğini belirtti.İsrail ordusu 7 Haziran'da ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenlemiş, İranlı yetkililer İsrail'in bu saldırısına tepki göstererek karşılık vereceklerini açıklamıştı. İran'dan aynı gün akşam saatlerinde üç dalga halinde ateşlenen füzeler nedeniyle İsrail'in kuzeyindeki birçok kentte sirenler çalmıştı.- Lübnan-İran ilişkilerinde gerilim arttıİsrail'in 2 Mart'ta Lübnan'a yönelik saldırılarını yoğunlaştırmasının ardından Beyrut ile Tahran arasındaki ilişkilerde gerilim arttı.Lübnan yönetimi, İran'ın Hizbullah'a verdiği desteğin ülkeyi bölgesel çatışmaların içine çektiğini savunurken, Tahran'ı iç işlerine müdahale etmekle suçluyor.Bu kapsamda Lübnan Dışişleri Bakanlığı, 24 Mart'ta İran'ın Beyrut Büyükelçisi Muhammed Rıza Şeybani'yi istenmeyen kişi ilan ederek akreditasyonlarını iptal etti ve ülkeyi terk etmesi için 29 Mart'a kadar süre verdi. Lübnan yönetimi daha sonra İran vatandaşlarına vize uygulaması başlattı.Cumhurbaşkanı Joseph Avn da dün CNN'e verdiği röportajın ikinci bölümünde, İran ile karşılıklı saygıya dayalı iyi ilişkiler kurmak istediklerini ancak Tahran'ın Lübnan'ın iç işlerine müdahale etmemesi gerektiğini söyledi.Başbakan Nevvaf Selam ise 5 Haziran'da İran'a seslenerek, Güneyimizi rahat bırakın, bölgeyi ve halkını müzakerelerde şartlarınızı iyileştirmek için kullanılan bir koz olarak görmekten vazgeçin. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/hizbullah-tan-lubnan-yonetimine-iran-ile-iliskileri-duzeltmesi-cagrisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>SARÇED Plajı 20. kez mavi bayrakla ödüllendirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sarced-plaji-20-kez-mavi-bayrakla-odullendirildi/860212/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sarced-plaji-20-kez-mavi-bayrakla-odullendirildi/860212/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:33:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muğla — Muğla'nın Ortaca ilçesindeki, kum zambakları ve caretta carettalara yönelik koruma çalışmalarıyla tanınan Sarıgerme Çevre Eğitim Derneği (SARÇED) Plajı, üst üste 20.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muğla Haberleri — Muğla'nın Ortaca ilçesindeki, kum zambakları ve caretta carettalara yönelik koruma çalışmalarıyla tanınan Sarıgerme Çevre Eğitim Derneği (SARÇED) Plajı, üst üste 20. kez Mavi Bayrak Ödülü'ne layık görüldü.Temizlik, çevreye duyarlılık ve sürdürülebilir çevre yönetiminin simgesi kabul edilen mavi bayrak, düzenlenen törenle göndere çekildi.Etkinlik kapsamında açılan stantlara katılımcılar ilgi gösterdi.Programda konuşan Ortaca Kaymakamı Kenan Aktaş, çevre bilincinin yalnızca yasal düzenlemelerle sağlanamayacağını söyledi.Aktaş, Çevre bilinci hepimizin temel görevidir. Bizler ebeveynler olarak çevre bilincini çocuklarımıza ve gençlerimize aşılamalıyız. Ancak böylelikle bu güzel doğayı gelecek nesillere aktarabiliriz. ifadelerini kullandı.Programda yapılan konuşmalarda, çevre bilincinin önemi vurgulandı.Törene, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdür Yardımcısı Adem Konuk, Mavi Bayrak Muğla Koordinatörü Gürcan Kaya, SARÇED Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz İlhan, çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcileri ile öğrenciler katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muğla Haberleri — Muğla'nın Ortaca ilçesindeki, kum zambakları ve caretta carettalara yönelik koruma çalışmalarıyla tanınan Sarıgerme Çevre Eğitim Derneği (SARÇED) Plajı, üst üste 20. kez Mavi Bayrak Ödülü'ne layık görüldü.Temizlik, çevreye duyarlılık ve sürdürülebilir çevre yönetiminin simgesi kabul edilen mavi bayrak, düzenlenen törenle göndere çekildi.Etkinlik kapsamında açılan stantlara katılımcılar ilgi gösterdi.Programda konuşan Ortaca Kaymakamı Kenan Aktaş, çevre bilincinin yalnızca yasal düzenlemelerle sağlanamayacağını söyledi.Aktaş, Çevre bilinci hepimizin temel görevidir. Bizler ebeveynler olarak çevre bilincini çocuklarımıza ve gençlerimize aşılamalıyız. Ancak böylelikle bu güzel doğayı gelecek nesillere aktarabiliriz. ifadelerini kullandı.Programda yapılan konuşmalarda, çevre bilincinin önemi vurgulandı.Törene, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdür Yardımcısı Adem Konuk, Mavi Bayrak Muğla Koordinatörü Gürcan Kaya, SARÇED Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz İlhan, çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcileri ile öğrenciler katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/sarced-plaji-20-kez-mavi-bayrakla-odullendirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Beylikdüzü'nde metrobüs durağında bir kişinin öldürülmesine ilişkin bir şüpheli tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/beylikduzu-nde-metrobus-duraginda-bir-kisinin-oldurulmesine-iliskin-bir-supheli-tutuklandi/860210/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/beylikduzu-nde-metrobus-duraginda-bir-kisinin-oldurulmesine-iliskin-bir-supheli-tutuklandi/860210/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:27:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Beylikdüzü'nde metrobüs durağında çıkan tartışmada bir kişinin bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin gözaltına alınan 2 şüpheliden biri tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Beylikdüzü'nde metrobüs durağında çıkan tartışmada bir kişinin bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin gözaltına alınan 2 şüpheliden biri tutuklandı.Metrobüsün Beylikdüzü Belediye durağında 7 Haziran'da çıkan tartışmada Ferdi Aras'ın (22) bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin gözaltına alınan 2 şüphelinin adliyedeki işlemleri tamamlandı.Şüphelilerden B.B. (18) tutuklanırken, babası M.B. (49) adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.- OlayMetrobüs durağındaki tartışma sırasında bıçakla yaralanan Ferdi Aras, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti.Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı kasten öldürme suçundan soruşturma başlatırken, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güven Timleri Şube Müdürlüğü ekipleri şüpheliler B.B. ile babası M.B'yi gözaltına almıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Beylikdüzü'nde metrobüs durağında çıkan tartışmada bir kişinin bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin gözaltına alınan 2 şüpheliden biri tutuklandı.Metrobüsün Beylikdüzü Belediye durağında 7 Haziran'da çıkan tartışmada Ferdi Aras'ın (22) bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin gözaltına alınan 2 şüphelinin adliyedeki işlemleri tamamlandı.Şüphelilerden B.B. (18) tutuklanırken, babası M.B. (49) adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.- OlayMetrobüs durağındaki tartışma sırasında bıçakla yaralanan Ferdi Aras, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti.Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı kasten öldürme suçundan soruşturma başlatırken, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güven Timleri Şube Müdürlüğü ekipleri şüpheliler B.B. ile babası M.B'yi gözaltına almıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/beylikduzu-nde-metrobus-duraginda-bir-kisinin-oldurulmesine-iliskin-bir-supheli-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bodrum'a Aroya kruvaziyeriyle 2 bin 59 turist geldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bodrum-a-aroya-kruvaziyeriyle-2-bin-59-turist-geldi/860209/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bodrum-a-aroya-kruvaziyeriyle-2-bin-59-turist-geldi/860209/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:24:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muğla — Muğla'nın Bodrum ilçesine Aroya adlı kruvaziyer 2 bin 59 yolcu getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muğla Haberleri — Muğla'nın Bodrum ilçesine Aroya adlı kruvaziyer 2 bin 59 yolcu getirdi.Malta bayraklı, 335 metre uzunluğundaki dev gemi, Bodrum Limanı'nın iskelesine yanaştırıldı.Marmaris Limanı'ndan gelen gemide çoğu Rus 2 bin 59 yolcu ile 1054 personelin bulunduğu belirtildi.Gemiden inen turistler, gümrük işlemlerinin ardından tarihi ve turistik yerleri ziyaret etmek üzere limandan ayrıldı.Akşam ilçeden demir alacak Aroyanın bir sonraki durağının Antalya'nın Kaş Limanı olacağı öğrenildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muğla Haberleri — Muğla'nın Bodrum ilçesine Aroya adlı kruvaziyer 2 bin 59 yolcu getirdi.Malta bayraklı, 335 metre uzunluğundaki dev gemi, Bodrum Limanı'nın iskelesine yanaştırıldı.Marmaris Limanı'ndan gelen gemide çoğu Rus 2 bin 59 yolcu ile 1054 personelin bulunduğu belirtildi.Gemiden inen turistler, gümrük işlemlerinin ardından tarihi ve turistik yerleri ziyaret etmek üzere limandan ayrıldı.Akşam ilçeden demir alacak Aroyanın bir sonraki durağının Antalya'nın Kaş Limanı olacağı öğrenildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>YTB ile Anadolu Mektebi işbirliğinde yürütülen Kültür Elçileri Projesi'nin kapanış programı düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ytb-ile-anadolu-mektebi-isbirliginde-yurutulen-kultur-elcileri-projesi-nin-kapanis-programi-duzenlendi/860208/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ytb-ile-anadolu-mektebi-isbirliginde-yurutulen-kultur-elcileri-projesi-nin-kapanis-programi-duzenlendi/860208/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:24:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile Anadolu Mektebi işbirliğiyle düzenlenen Kültür Elçileri Projesinin kapanış programı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile Anadolu Mektebi işbirliğiyle düzenlenen Kültür Elçileri Projesinin kapanış programı yapıldı.YTB Anadolu Kültür ve Sanat Salonu'nda düzenlenen programa, YTB Başkanı Abdulhadi Turus, Anadolu Mektebi Yönetim Kurulu Üyesi Sami Güçlü, Kültür Elçileri projesine katılım sağlayan öğrenciler ve birçok davetli katıldı. Turus, burada yaptığı konuşmada, bugün farklı ülkelerden gelen gençlerin ortak bir medeniyet dilinde buluşmasına, ortak bir hafızaya temas etmesine ve ortak bir ufka yönelmesine şahitlik ettiklerini söyledi.Çağımızın en büyük meselelerinden biri, bilgiye ulaşmanın kolaylaşmasına rağmen hikmete ulaşmanın zorlaşmasıdır. İnsanlık belki tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar çok bilgiye sahip fakat aynı ölçüde derinleşebildiğimizi söylemek kolay değil. Anadolu Mektebi tam da bu noktada kıymet kazanıyor. diyen Turus, gençlerin bu programda yalnızca kitap okumadığını metinlerle konuşmayı, fikirlerle hemhal olmayı ve medeniyetin büyük birikimiyle sahici bir ilişki kurmayı öğrendiklerini aktardı.Turus, programın Haziran 2025’te başladığını, 11 farklı ülkeden 23 gencin bu programa katıldığını belirtti.Anadolu Mektebinin, Türkiye Bursları'nın ruhunu tamamlayan çok kıymetli bir çalışma olduğuna inanıyorum. diyen Turus, farklı ülkelerden gelen gençlerin yalnızca aynı sınıfları paylaşmasını değil, aynı mefkure etrafında buluşan, birbirini anlayan ve birbirinden güç alan kalıcı bir gönül köprüsü kurmasını hedeflediklerini dile getirdi.Konuşmaların ardından öğrencilerin hazırladığı panel sunumu yapıldı.- Kültür ElçileriYTB ile Anadolu Mektebi işbirliğinde yürütülen Kültür Elçileri Projesi, Türkiye’de yükseköğrenim gören uluslararası öğrencilerin Türk kültürü, medeniyeti ve edebiyatı ile daha derinlikli bir bağ kurmalarını sağlamak amacıyla Haziran 2025 itibarıyla başlatılmıştı.Proje kapsamında; Arnavutluk, Azerbaycan, Bulgaristan, Ürdün, Afganistan, Kırgızistan, Kuzey Makedonya, Kosova, Özbekistan, Türkmenistan ve Çin dahil olmak üzere 11 farklı coğrafyadan gelen lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyindeki toplam 23 uluslararası öğrenci programa dahil edilmişti.Süreç boyunca Türk kültürü, dili ve tarihi üzerine sistemli okumalar gerçekleştiren öğrenciler, belirlenen 14 seçkin eseri inceleyerek özgün panel metinleri hazırlamış, ayrıca projenin saha çalışması ayağını oluşturan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti programını tamamlamıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile Anadolu Mektebi işbirliğiyle düzenlenen Kültür Elçileri Projesinin kapanış programı yapıldı.YTB Anadolu Kültür ve Sanat Salonu'nda düzenlenen programa, YTB Başkanı Abdulhadi Turus, Anadolu Mektebi Yönetim Kurulu Üyesi Sami Güçlü, Kültür Elçileri projesine katılım sağlayan öğrenciler ve birçok davetli katıldı. Turus, burada yaptığı konuşmada, bugün farklı ülkelerden gelen gençlerin ortak bir medeniyet dilinde buluşmasına, ortak bir hafızaya temas etmesine ve ortak bir ufka yönelmesine şahitlik ettiklerini söyledi.Çağımızın en büyük meselelerinden biri, bilgiye ulaşmanın kolaylaşmasına rağmen hikmete ulaşmanın zorlaşmasıdır. İnsanlık belki tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar çok bilgiye sahip fakat aynı ölçüde derinleşebildiğimizi söylemek kolay değil. Anadolu Mektebi tam da bu noktada kıymet kazanıyor. diyen Turus, gençlerin bu programda yalnızca kitap okumadığını metinlerle konuşmayı, fikirlerle hemhal olmayı ve medeniyetin büyük birikimiyle sahici bir ilişki kurmayı öğrendiklerini aktardı.Turus, programın Haziran 2025’te başladığını, 11 farklı ülkeden 23 gencin bu programa katıldığını belirtti.Anadolu Mektebinin, Türkiye Bursları'nın ruhunu tamamlayan çok kıymetli bir çalışma olduğuna inanıyorum. diyen Turus, farklı ülkelerden gelen gençlerin yalnızca aynı sınıfları paylaşmasını değil, aynı mefkure etrafında buluşan, birbirini anlayan ve birbirinden güç alan kalıcı bir gönül köprüsü kurmasını hedeflediklerini dile getirdi.Konuşmaların ardından öğrencilerin hazırladığı panel sunumu yapıldı.- Kültür ElçileriYTB ile Anadolu Mektebi işbirliğinde yürütülen Kültür Elçileri Projesi, Türkiye’de yükseköğrenim gören uluslararası öğrencilerin Türk kültürü, medeniyeti ve edebiyatı ile daha derinlikli bir bağ kurmalarını sağlamak amacıyla Haziran 2025 itibarıyla başlatılmıştı.Proje kapsamında; Arnavutluk, Azerbaycan, Bulgaristan, Ürdün, Afganistan, Kırgızistan, Kuzey Makedonya, Kosova, Özbekistan, Türkmenistan ve Çin dahil olmak üzere 11 farklı coğrafyadan gelen lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyindeki toplam 23 uluslararası öğrenci programa dahil edilmişti.Süreç boyunca Türk kültürü, dili ve tarihi üzerine sistemli okumalar gerçekleştiren öğrenciler, belirlenen 14 seçkin eseri inceleyerek özgün panel metinleri hazırlamış, ayrıca projenin saha çalışması ayağını oluşturan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti programını tamamlamıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/ytb-ile-anadolu-mektebi-isbirliginde-yurutulen-kultur-elcileri-projesi-nin-kapanis-programi-duzenlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AA Kent Ekonomileri Zirvesi'nde konuştu: (1)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ticaret-bakani-omer-bolat-aa-kent-ekonomileri-zirvesi-nde-konustu-1/860207/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ticaret-bakani-omer-bolat-aa-kent-ekonomileri-zirvesi-nde-konustu-1/860207/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:24:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gaziantep — İslahiye Gümrük Kapısı'nın açılması konusunda hazırlıklarımız tam, en kısa sürede açılması müjdesini birlikte çalışıp verebileceğiz - Devrim sonrası dönemde bizim açımızdan önemli olan birinci öncelik, Suriye'nin devlet bütünlüğünün ve milli birlik ve toprak bütünlüğünün korunması oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gaziantep Haberleri — Kent Ekonomileri Zirvesi Gaziantep-Halep etkinliği, AA'nın öncülüğünde, Gaziantep Valiliği koordinasyonu ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Kalyon İnşaat ve SANKO Holding katkısıyla Gaziantep Üniversitesi Mavera Kongre ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştiriliyor.Bakan Bolat, zirve kapsamında, Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Muhammed Nidal eş-Şaar ile birlikte, AA Ekonomi-Finans Haberleri Direktörü Serhat Akkan'ın moderatörlüğünde düzenlenen Türkiye ve Suriye İçin Ticarette Yeni Ufuklar başlıklı panele katıldı.Akkan, panelin açılışında, coğrafyanın, tarihin ve kader birliğinin sunduğu çok güçlü bir zeminde bulunduklarını, Türkiye ve Suriye'nin köklü ilişkilere sahip iki komşu ve aynı zamanda kardeş ülke olduğunu söyledi.Sınır hattının Hatay'dan Kilis'e, Gaziantep'ten Şanlıurfa'ya, Mardin'den Şırnak'a kadar uzandığına dikkati çeken Akkan, bu hattın tüm komşu illerin sanayisini, ticaret odalarını, lojistik imkanlarını ve hepsinden önemlisi asırlık ticari hafızasını besleyen devasa bir damar olduğunu dile getirdi.- Suriye hükümetine her türlü siyasi, diplomatik, ekonomik ve askeri katkıyı verdikTicaret Bakanı Bolat da konuşmasında etkinliğin önemine dikkati çekti.Bolat, AA'nın, Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik entegrasyon çalışmalarında komşu ülkedeki yeniden yapılanma, yeniden inşa ve ekonomide güçlenme süreci ile Türkiye'nin katkılarının ele alındığı bu zirveyi düzenleyerek önemli bir farkındalık sağladığını belirtti.Türkiye ile Suriye'nin 911 kilometre ortak sınırı olan, yüzyıllarca aynı tarihi paylaşmış, komşu, kardeş, dost ülkeler olarak çok önemli ortak paydaları bulunduğunu vurgulayan Bolat, Bu çerçevede Suriye'de 14 yıl boyunca yaşanmış iç savaştan sonra 8 Aralık 2024 devrimi ile büyük bir özgürlük hareketi iş başına geldi ve Suriye halkı özgürleşti. Bu büyük ve ama acılar içinde geçen dönemden sonra başarılan büyük devrimle, devrimin ekonomik başarılarla, ekonomik kalkınmayla da taçlanması gerekiyordu. diye konuştu.Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümeti olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gerek iç savaş öncesinde gerekse sırasında önceliklerinin her zaman Suriye halkının selameti olduğunu ifade eden Bolat, Suriye halkına kapılarını açtıklarını ve yaklaşık 3,5 milyon kişiye 14 yıl boyunca ev sahipliği yaptıklarını dile getirdi. Bolat, Devrimden sonra da ülkesine dönüş yapanların çalışmalarını da gidişlerini de kolaylaştırdık. Devrim sonrası dönemde bizim açımızdan önemli olan birinci öncelik, Suriye'nin devlet bütünlüğünün ve milli birlik ve toprak bütünlüğünün korunması olmuştu. Bu kapsamda milli güvenlik politikamız çerçevesinde devletimiz, hükümetimiz Ahmed Şara başkanlığındaki Suriye devleti ve hükümetine her türlü siyasi, diplomatik, ekonomik ve askeri katkıları vermiştir. değerlendirmesinde bulundu.- Devrimden sonra en önemli görevimiz Türkiye-Suriye ekonomik entegrasyonunu ilerletmemiz olduBolat, 1,5 yıl gibi çok uzun olmayan bir süre geçmesine rağmen Suriye'nin iç barışını sağlamış, toprak bütünlüğünü tesis etmiş, siyasi açıdan istikrarlı bir sürece başlamış konumda olduğunu anlattı.Suriye'nin, devrimden sonraki ilk dakikadan itibaren ekonomik alanda da büyük bir yatırım, kalkınma ve gelişme atağı başlattığını hatırlatan Bolat, şöyle devam etti:8 Aralık'ın ertesi gününden itibaren bizim önemli görevlerimizin başında Suriye ile ekonomik, ticari, yatırım, ulaştırma, enerji her alandaki ilişkilerimizin en yüksek noktaya çıkarılması ve Suriyeli kardeşlerimizin bu ekonomik mücadelesinde onların yanında olmamız ve verebileceğimiz bütün katkılarla birlikte Türkiye-Suriye ekonomik entegrasyonunu ilerletmemiz olmuştur. İlgili bütün bakanlıklarımızda Suriye Masası kurulmuştur ve her birimiz ilgili Suriyeli mevkidaşlarımızla temasa geçerek karşılıklı ziyaretlerle, görüşmeler yoluyla, yaptığımız protokoller, anlaşmalar yoluyla her gün, her hafta yeni bir ilerleme sağlama gayreti içinde olduk. Gerek savunma alanında gerek diplomaside gerekse enerjide, ulaştırma, altyapı, sanayi, ticaret, gümrükler, bütün bu alanlarda Suriyeli mevkidaşlarımızla ve ilgili bakanlıklarla Türk bakanlıkları arasında muhteşem bir koordinasyon sağlanmıştır.Türkiye'nin aynı zamanda Suriye'ye ambargo uygulayan Avrupa Birliği (AB) ve ABD ile ilişkilerinin düzelmesinde ve ambargoların kaldırılmasında çok önemli bir siyasi ve diplomatik destekte bulunduğunu vurgulayan Bolat, Suriye'nin ekonomide başarılı olması için daha fazla finans, yatırım ve ticaret ilişkileri gerektiğine işaret etti.Bolat, Bu anlamda da Batı pazarlarında ve dünyasında yeni Suriye'ye olumlu bir politika ve bakışın getirilmesi noktasında biz Suriye hükümetine gerçekten çok büyük destek verdik. ABD ve AB'nin ikna olmasında Cumhurbaşkanımızın çok gayretleri oldu. dedi.- Sınır bölgelerinde ortak endüstri bölgesi oluşturmak için müzakereler sürüyorİki ülke arasındaki ticarette ilk alınan kararlardan birinin devrimin ertesi günü Yayladağı Gümrük Kapısı'nın açılması olduğunu hatırlatan Bolat, başta Hatay, Gaziantep, Kilis, Mardin, Şanlıurfa gibi sınır illeri ve onların yanındaki Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş, Adıyaman gibi illerin ticaret ve sanayi odaları, ilgili iş sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte Suriye'de ticari ve yatırım ilişkilerini arttırma konusunda koordinasyon toplantıları yaptıklarını anlattı.Bolat, en önemli hamlelerinden birinin Suriye'ye yönelik ihracat, ithalat ve transit ticaretteki kısıtlamaları derhal kaldırmak olduğunu dile getirdi.Yatırımcıların Suriye'ye gidişlerini kolaylaştırmak için orada fuarlar yapılmasının yanı sıra organize sanayi bölgelerindeki yatırımlar konusunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile koordinasyon içinde olduklarını belirten Bolat, hem Türkiye'de hem de Suriye'de toplantılar gerçekleştirdiklerini söyledi.Bolat, iç savaş öncesi iki ülke arasında sanayi ürünlerini kapsayan bir Serbest Ticaret Anlaşması olduğunu, savaş nedeniyle bunun uygulanamaz hale geldiğini anımsatarak, Devrimden sonraki yeni Suriye hükümeti ve yönetimi döneminde ekonomik ilişkilerimizin bir hukuki zemine oturması için Türkiye-Suriye Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) mekanizmasının kuruluşu önemliydi. Bunu devrim birinci yılını doldurmadan gerçekleştirdik. dedi.Aynı zamanda Suriye ile geniş kapsamlı bir Ekonomik İşbirliği Anlaşması'nın istikşafi görüşmelerini başlattıkları bilgisini veren Bolat, ülkenin savaş dönemindeki kayıplarını telafi etmesi için hızlı şekilde yatırımlara ihtiyacı olduğunu, bu noktada da Türk müteşebbislere kucak açtıklarını ifade etti.Bolat, Suriye ile ortak gümrük komitesinden standartlara uygunluğa kadar birçok alanda mutabakat anlaşmaları imzaladıklarını, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB), Serakib kentinde büyük bir organize sanayi bölgesi hazırlığına başladığını bildirdi.Sınır bölgelerinde ortak endüstri bölgesi oluşturma konusunda müzakerelerin devam ettiğini vurgulayan Bolat, şöyle konuştu:Özellikle Suriye'nin kuzeydoğusunun bu yılın başında istikrara kavuşmasıyla beraber Nusaybin ile Kamışlı arasındaki gümrük kapımızın açılması konusunda biz hazır olduğumuzu Suriyeli mevkidaşlarımıza ifade ettik. Her türlü hazırlığımız var, bir an önce o kapıyı da açabiliriz. İslahiye Gümrük Kapısı'nın açılması konusunda hazırlıklarımız tam. Gaziantep Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz ve organize sanayi bölgemize, Suriye'deki eksik kısa bir demir yolu hattı konusunda da her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum. İslahiye Gümrük Kapısı'nın en kısa sürede açılması müjdesini birlikte çalışıp verebileceğiz.Bolat, teknik işbirliği, kurumsal kapasitenin geliştirilmesi, eğitim, teknik danışmanlık hizmetlerinin verilmesi konusunda da anlaşma imzaladıklarını, gümrükler, yatırımlar, ulaştırma alanında büyük mesafeler aldıklarını anlattı.Suriye'deki iç savaş öncesi kara yolu ile transit ticaretin çok yoğun olduğuna dikkati çeken Bolat, şunları kaydetti:15 Nisan'da Türkiye ile Suudi Arabistan arasında da Türk tır şoförleri için vize anlaşması yürürlüğe girdi. Böylece Türkiye'den giren bir kara yolu taşıma aracı, Suriye'yi geçip Ürdün, Suudi Arabistan ve bütün Körfez ülkelerine artık engelsiz giriş ve çıkış yapabiliyor. Yine Suriye, Irak'a giden transit ticaret için de önemli bir geçiş üssü konumunda. Bunlar artık pürüzsüz işlemeye başladı. Bundan sonraki süreçte Türkiye ve Suriye tır araçlarının en kısa sürede karşılıklı malları adreslerine taşımalarını bekliyoruz. Bu konuda ortak çalışmaya, koordinasyona da hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum.(Sürecek)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gaziantep Haberleri — Kent Ekonomileri Zirvesi Gaziantep-Halep etkinliği, AA'nın öncülüğünde, Gaziantep Valiliği koordinasyonu ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Kalyon İnşaat ve SANKO Holding katkısıyla Gaziantep Üniversitesi Mavera Kongre ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştiriliyor.Bakan Bolat, zirve kapsamında, Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Muhammed Nidal eş-Şaar ile birlikte, AA Ekonomi-Finans Haberleri Direktörü Serhat Akkan'ın moderatörlüğünde düzenlenen Türkiye ve Suriye İçin Ticarette Yeni Ufuklar başlıklı panele katıldı.Akkan, panelin açılışında, coğrafyanın, tarihin ve kader birliğinin sunduğu çok güçlü bir zeminde bulunduklarını, Türkiye ve Suriye'nin köklü ilişkilere sahip iki komşu ve aynı zamanda kardeş ülke olduğunu söyledi.Sınır hattının Hatay'dan Kilis'e, Gaziantep'ten Şanlıurfa'ya, Mardin'den Şırnak'a kadar uzandığına dikkati çeken Akkan, bu hattın tüm komşu illerin sanayisini, ticaret odalarını, lojistik imkanlarını ve hepsinden önemlisi asırlık ticari hafızasını besleyen devasa bir damar olduğunu dile getirdi.- Suriye hükümetine her türlü siyasi, diplomatik, ekonomik ve askeri katkıyı verdikTicaret Bakanı Bolat da konuşmasında etkinliğin önemine dikkati çekti.Bolat, AA'nın, Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik entegrasyon çalışmalarında komşu ülkedeki yeniden yapılanma, yeniden inşa ve ekonomide güçlenme süreci ile Türkiye'nin katkılarının ele alındığı bu zirveyi düzenleyerek önemli bir farkındalık sağladığını belirtti.Türkiye ile Suriye'nin 911 kilometre ortak sınırı olan, yüzyıllarca aynı tarihi paylaşmış, komşu, kardeş, dost ülkeler olarak çok önemli ortak paydaları bulunduğunu vurgulayan Bolat, Bu çerçevede Suriye'de 14 yıl boyunca yaşanmış iç savaştan sonra 8 Aralık 2024 devrimi ile büyük bir özgürlük hareketi iş başına geldi ve Suriye halkı özgürleşti. Bu büyük ve ama acılar içinde geçen dönemden sonra başarılan büyük devrimle, devrimin ekonomik başarılarla, ekonomik kalkınmayla da taçlanması gerekiyordu. diye konuştu.Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümeti olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gerek iç savaş öncesinde gerekse sırasında önceliklerinin her zaman Suriye halkının selameti olduğunu ifade eden Bolat, Suriye halkına kapılarını açtıklarını ve yaklaşık 3,5 milyon kişiye 14 yıl boyunca ev sahipliği yaptıklarını dile getirdi. Bolat, Devrimden sonra da ülkesine dönüş yapanların çalışmalarını da gidişlerini de kolaylaştırdık. Devrim sonrası dönemde bizim açımızdan önemli olan birinci öncelik, Suriye'nin devlet bütünlüğünün ve milli birlik ve toprak bütünlüğünün korunması olmuştu. Bu kapsamda milli güvenlik politikamız çerçevesinde devletimiz, hükümetimiz Ahmed Şara başkanlığındaki Suriye devleti ve hükümetine her türlü siyasi, diplomatik, ekonomik ve askeri katkıları vermiştir. değerlendirmesinde bulundu.- Devrimden sonra en önemli görevimiz Türkiye-Suriye ekonomik entegrasyonunu ilerletmemiz olduBolat, 1,5 yıl gibi çok uzun olmayan bir süre geçmesine rağmen Suriye'nin iç barışını sağlamış, toprak bütünlüğünü tesis etmiş, siyasi açıdan istikrarlı bir sürece başlamış konumda olduğunu anlattı.Suriye'nin, devrimden sonraki ilk dakikadan itibaren ekonomik alanda da büyük bir yatırım, kalkınma ve gelişme atağı başlattığını hatırlatan Bolat, şöyle devam etti:8 Aralık'ın ertesi gününden itibaren bizim önemli görevlerimizin başında Suriye ile ekonomik, ticari, yatırım, ulaştırma, enerji her alandaki ilişkilerimizin en yüksek noktaya çıkarılması ve Suriyeli kardeşlerimizin bu ekonomik mücadelesinde onların yanında olmamız ve verebileceğimiz bütün katkılarla birlikte Türkiye-Suriye ekonomik entegrasyonunu ilerletmemiz olmuştur. İlgili bütün bakanlıklarımızda Suriye Masası kurulmuştur ve her birimiz ilgili Suriyeli mevkidaşlarımızla temasa geçerek karşılıklı ziyaretlerle, görüşmeler yoluyla, yaptığımız protokoller, anlaşmalar yoluyla her gün, her hafta yeni bir ilerleme sağlama gayreti içinde olduk. Gerek savunma alanında gerek diplomaside gerekse enerjide, ulaştırma, altyapı, sanayi, ticaret, gümrükler, bütün bu alanlarda Suriyeli mevkidaşlarımızla ve ilgili bakanlıklarla Türk bakanlıkları arasında muhteşem bir koordinasyon sağlanmıştır.Türkiye'nin aynı zamanda Suriye'ye ambargo uygulayan Avrupa Birliği (AB) ve ABD ile ilişkilerinin düzelmesinde ve ambargoların kaldırılmasında çok önemli bir siyasi ve diplomatik destekte bulunduğunu vurgulayan Bolat, Suriye'nin ekonomide başarılı olması için daha fazla finans, yatırım ve ticaret ilişkileri gerektiğine işaret etti.Bolat, Bu anlamda da Batı pazarlarında ve dünyasında yeni Suriye'ye olumlu bir politika ve bakışın getirilmesi noktasında biz Suriye hükümetine gerçekten çok büyük destek verdik. ABD ve AB'nin ikna olmasında Cumhurbaşkanımızın çok gayretleri oldu. dedi.- Sınır bölgelerinde ortak endüstri bölgesi oluşturmak için müzakereler sürüyorİki ülke arasındaki ticarette ilk alınan kararlardan birinin devrimin ertesi günü Yayladağı Gümrük Kapısı'nın açılması olduğunu hatırlatan Bolat, başta Hatay, Gaziantep, Kilis, Mardin, Şanlıurfa gibi sınır illeri ve onların yanındaki Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş, Adıyaman gibi illerin ticaret ve sanayi odaları, ilgili iş sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte Suriye'de ticari ve yatırım ilişkilerini arttırma konusunda koordinasyon toplantıları yaptıklarını anlattı.Bolat, en önemli hamlelerinden birinin Suriye'ye yönelik ihracat, ithalat ve transit ticaretteki kısıtlamaları derhal kaldırmak olduğunu dile getirdi.Yatırımcıların Suriye'ye gidişlerini kolaylaştırmak için orada fuarlar yapılmasının yanı sıra organize sanayi bölgelerindeki yatırımlar konusunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile koordinasyon içinde olduklarını belirten Bolat, hem Türkiye'de hem de Suriye'de toplantılar gerçekleştirdiklerini söyledi.Bolat, iç savaş öncesi iki ülke arasında sanayi ürünlerini kapsayan bir Serbest Ticaret Anlaşması olduğunu, savaş nedeniyle bunun uygulanamaz hale geldiğini anımsatarak, Devrimden sonraki yeni Suriye hükümeti ve yönetimi döneminde ekonomik ilişkilerimizin bir hukuki zemine oturması için Türkiye-Suriye Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) mekanizmasının kuruluşu önemliydi. Bunu devrim birinci yılını doldurmadan gerçekleştirdik. dedi.Aynı zamanda Suriye ile geniş kapsamlı bir Ekonomik İşbirliği Anlaşması'nın istikşafi görüşmelerini başlattıkları bilgisini veren Bolat, ülkenin savaş dönemindeki kayıplarını telafi etmesi için hızlı şekilde yatırımlara ihtiyacı olduğunu, bu noktada da Türk müteşebbislere kucak açtıklarını ifade etti.Bolat, Suriye ile ortak gümrük komitesinden standartlara uygunluğa kadar birçok alanda mutabakat anlaşmaları imzaladıklarını, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB), Serakib kentinde büyük bir organize sanayi bölgesi hazırlığına başladığını bildirdi.Sınır bölgelerinde ortak endüstri bölgesi oluşturma konusunda müzakerelerin devam ettiğini vurgulayan Bolat, şöyle konuştu:Özellikle Suriye'nin kuzeydoğusunun bu yılın başında istikrara kavuşmasıyla beraber Nusaybin ile Kamışlı arasındaki gümrük kapımızın açılması konusunda biz hazır olduğumuzu Suriyeli mevkidaşlarımıza ifade ettik. Her türlü hazırlığımız var, bir an önce o kapıyı da açabiliriz. İslahiye Gümrük Kapısı'nın açılması konusunda hazırlıklarımız tam. Gaziantep Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz ve organize sanayi bölgemize, Suriye'deki eksik kısa bir demir yolu hattı konusunda da her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum. İslahiye Gümrük Kapısı'nın en kısa sürede açılması müjdesini birlikte çalışıp verebileceğiz.Bolat, teknik işbirliği, kurumsal kapasitenin geliştirilmesi, eğitim, teknik danışmanlık hizmetlerinin verilmesi konusunda da anlaşma imzaladıklarını, gümrükler, yatırımlar, ulaştırma alanında büyük mesafeler aldıklarını anlattı.Suriye'deki iç savaş öncesi kara yolu ile transit ticaretin çok yoğun olduğuna dikkati çeken Bolat, şunları kaydetti:15 Nisan'da Türkiye ile Suudi Arabistan arasında da Türk tır şoförleri için vize anlaşması yürürlüğe girdi. Böylece Türkiye'den giren bir kara yolu taşıma aracı, Suriye'yi geçip Ürdün, Suudi Arabistan ve bütün Körfez ülkelerine artık engelsiz giriş ve çıkış yapabiliyor. Yine Suriye, Irak'a giden transit ticaret için de önemli bir geçiş üssü konumunda. Bunlar artık pürüzsüz işlemeye başladı. Bundan sonraki süreçte Türkiye ve Suriye tır araçlarının en kısa sürede karşılıklı malları adreslerine taşımalarını bekliyoruz. Bu konuda ortak çalışmaya, koordinasyona da hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum.(Sürecek)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/ticaret-bakani-omer-bolat-aa-kent-ekonomileri-zirvesi-nde-konustu-1.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Yumaklı Kurakçıl Peyzaj ve Türkiye Su Atlası tanıtım programında konuştu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-yumakli-kurakcil-peyzaj-ve-turkiye-su-atlasi-tanitim-programinda-konustu/860206/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-yumakli-kurakcil-peyzaj-ve-turkiye-su-atlasi-tanitim-programinda-konustu/860206/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:21:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Atlas'ın, karar vericilerden akademisyenlere, yerel yönetimlerden vatandaşlarımıza kadar herkes için önemli bir başvuru kaynağı olmasını diliyorum - (Kurakçıl peyzaj) Hedefimiz, karbon tutulumunu artıran, kentsel ısı adası etkisini azaltan, yerel ve doğal türleri artıran ve su döngüsünü destekleyen alanların oluşturulmasıdır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye Su Atlası'nın, ülkenin su hafızasını kayıt altına alan bir çalışma olduğunu belirterek, Atlas'ın, karar vericilerden akademisyenlere, yerel yönetimlerden vatandaşlarımıza kadar herkes için önemli bir başvuru kaynağı olmasını diliyorum. dedi. Yumaklı, Bakanlığın Beştepe yerleşkesinde düzenlenen, Kentler Susamadan: Suyun Geleceği İçin Kurakçıl Peyzaj ve Türkiye Su Atlası Programında yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin etkilerinin, suyu korumak için kendilerine her zamankinden daha fazla sorumluluk yüklediğini söyledi.Artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimleriyle, kuraklık, sel ve taşkın riskinin aynı anda yaşanabildiğini dile getiren Yumaklı, bilimsel çalışmaların, Türkiye'de daha uzun kurak dönemlerin olacağını ve kısa sürede lokal olarak etkili yağışların daha sık yaşanacağını ortaya koyduğunu ifade etti.Yumaklı, bu durumda suyun korunması, verimli kullanılması ve gelecek nesillere aktarılmasının, çevresel olduğu kadar ekonomik, sosyal ve stratejik bir sorumluluk olduğunu belirtti.- Bilimsel verilere dayalı uygulamaları hayata geçiriyoruzTemiz su kaynaklarına erişimin ülkeler için beka meselesi olduğuna işaret eden Yumaklı, bu anlayışla, krizi yönetmek yerine riski yönetmeyi önceleyen, bilimsel verilere dayalı politikalar ve uygulamaları belirleyip hayata geçirdiklerini söyledi.Bakan Yumaklı, Su Verimliliği Seferberliği ile 10 yılı planlayan ve gelecek 50 yıla ışık tutacak Ulusal Su Planı'nı da yayımladıklarını anımsatarak, Su kaynaklarımızın korunmasını, suya göre üretim planlamasının gerçekleştirilmesini, sektörler arasındaki uyumun sağlanmasını ve dijital dönüşümün yaygınlaştırılmasını hedefliyoruz. diye konuştu.Yapay zeka destekli teknolojilerden dijital izleme sistemlerine kadar birçok yeniliği su yönetiminin hizmetine sunduklarını belirten Yumaklı, havza bazında yönetim planlarının hazırlanmasının, taşkın ve kuraklık erken uyarı sistemlerinin hayata geçirilmesinin önemli olduğunu dile getirdi.- Türkiye Su Atlası, geçmişle geleceğin arasında köprü kuran bir çalışmaYumaklı, ülke bazında su depolama kapasitelerinin artırılması, sulama altyapılarının güçlendirilmesi ve şehirlerin içme suyu ihtiyaçlarının karşılanmasının ele alındığını dile getirerek şöyle devam etti:Bugün kamuoyumuzla Türkiye Su Atlası'mızı paylaşıyoruz. Bu eser, ülkemizin su hafızasını kayıt altına alan, geçmişle geleceğin arasında köprü kuran bir çalışmadır. Türkiye'nin 25 havzasında yer alan yer üstü su kaynaklarını görsel, kültürel, tarihi ve teknik boyutlarıyla ele alan bu atlas, su kaynaklarımızın sadece miktarını değil, taşıdığı medeniyet birikimini de ortaya koymaktadır. Bu eser, yaklaşık 25 bin kilometrelik alanda gerçekleştirilen çalışmalar, coğrafi tabanlı haritalar, İHA görüntüleri ve kapsamlı analizlerle desteklendi. Atlas'ın, karar vericilerden akademisyenlere, yerel yönetimlerden vatandaşlarımıza kadar herkes için önemli bir başvuru kaynağı olmasını diliyorum. Atlasın, suyu sadece yöneten değil, tanıyan, kayıt altına alan ve geleceğe taşıyan bir anlayışın ürünü olduğunu belirten Yumaklı, hayatın kaynağı olan suyun geçmişle gelecek arasındaki köprüsünü bu vesileyle kurduklarını söyledi.Yumaklı, kurakçıl peyzaj uygulamalarının da önemli olduğunu ifade ederek, kentleşmenin hızlandığı dönemde suyu, toprağı, havayı ve biyolojik çeşitliliği düşünmek zorunda olduklarını dile getirdi. Yüksek su tüketimine dayanan geleneksel peyzaj anlayışının sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Yumaklı, bu kapsamda yeni yaklaşımın kuraklığa dayanıklı bitki türlerini, suyun verimli kullanımını esas alması ve ekosistem dengesini gözeten çağdaş bir planlamayı sunması açısından önemli olduğunu ifade etti. Bakan Yumaklı, söz konusu dönüşümle elde edilen su tasarrufunun yaklaşık yüzde 80 olduğunu, bakım ve enerji maliyetlerinden sağlanan tasarrufun da faydalı olacağını belirtti. - Kurakçıl peyzaj yaklaşımıyla şehirlerimizi geleceğe hazırlayacağızKurakçıl peyzaj konusunun Ulusal Su Kurulu'nun da gündemine geldiğini söyleyen Yumaklı, şunları kaydetti:Hedefimiz, karbon tutulumunu artıran, kentsel ısı adası etkisini azaltan, yerel ve doğal türleri artıran ve su döngüsünü destekleyen alanların oluşturulmasıdır. Ortaya konulan bilimsel sonuçları hayata geçirdiğimiz zaman, gelecek nesillere aktarılacak mirası hediye edecek sorumluluğu da oluşturmuş oluruz. Türkiye Su Atlası ile hafızamızı kayıt altına alacağız, kurakçıl peyzaj yaklaşımıyla da şehirlerimizi geleceğe hazırlayacağız. Özellikle Su Atlası'nın hazırlanmasında çok yoğun bir saha çalışması gerçekleştirildi. Yine kurakçıl peyzajın uygulamalarını görmek de bizleri son derece memnun etti. Dolayısıyla katkı veren belediyelerimize, üniversitelerimize, hocalarımıza teşekkür ediyorum.- Su kaynaklarının yönetimi veriye dayalı ele alınıyorTarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever de iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkilerinin boyutlarının bölgesel olarak farklılık gösterse de her geçen gün gitgide daha fazla hissedileceğini belirterek, Bu noktada, ülkemizde 25 havza için iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkisi 2 senaryo, 3 modelle projekte edildi. Sonuçlar maalesef çok da iç açıcı değil. Gerek iklim değişikliği gerekse su yönetimindeki değişimler ve gelişimlerle birlikte ülkemizde de su kaynaklarının yönetimi katılımcı, bilimsel ve veriye dayalı bir anlayışla ele alınmaktadır. diye konuştu.Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Türkiye'nin, bilimsel verilere bakıldığında su stresi yaşayabilecek ülkelerden olduğunu ifade ederek, Nüfus artışı, kentleşme, sanayileşme, tarımsal su talebindeki yükseliş, iklim değişikliğinin etkileri dikkate alındığında önümüzdeki yıllarda kişi başına düşen su miktarının daha da azalacağı öngörülmektedir. Su kaynaklarının bilimsel veriler ışığında yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. değerlendirmesinde bulundu.Programın ardından, düzenlenen sergiyi gezen Bakan Yumaklı, Türkiye Su Atlası'nı inceleyip imzaladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye Su Atlası'nın, ülkenin su hafızasını kayıt altına alan bir çalışma olduğunu belirterek, Atlas'ın, karar vericilerden akademisyenlere, yerel yönetimlerden vatandaşlarımıza kadar herkes için önemli bir başvuru kaynağı olmasını diliyorum. dedi. Yumaklı, Bakanlığın Beştepe yerleşkesinde düzenlenen, Kentler Susamadan: Suyun Geleceği İçin Kurakçıl Peyzaj ve Türkiye Su Atlası Programında yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin etkilerinin, suyu korumak için kendilerine her zamankinden daha fazla sorumluluk yüklediğini söyledi.Artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimleriyle, kuraklık, sel ve taşkın riskinin aynı anda yaşanabildiğini dile getiren Yumaklı, bilimsel çalışmaların, Türkiye'de daha uzun kurak dönemlerin olacağını ve kısa sürede lokal olarak etkili yağışların daha sık yaşanacağını ortaya koyduğunu ifade etti.Yumaklı, bu durumda suyun korunması, verimli kullanılması ve gelecek nesillere aktarılmasının, çevresel olduğu kadar ekonomik, sosyal ve stratejik bir sorumluluk olduğunu belirtti.- Bilimsel verilere dayalı uygulamaları hayata geçiriyoruzTemiz su kaynaklarına erişimin ülkeler için beka meselesi olduğuna işaret eden Yumaklı, bu anlayışla, krizi yönetmek yerine riski yönetmeyi önceleyen, bilimsel verilere dayalı politikalar ve uygulamaları belirleyip hayata geçirdiklerini söyledi.Bakan Yumaklı, Su Verimliliği Seferberliği ile 10 yılı planlayan ve gelecek 50 yıla ışık tutacak Ulusal Su Planı'nı da yayımladıklarını anımsatarak, Su kaynaklarımızın korunmasını, suya göre üretim planlamasının gerçekleştirilmesini, sektörler arasındaki uyumun sağlanmasını ve dijital dönüşümün yaygınlaştırılmasını hedefliyoruz. diye konuştu.Yapay zeka destekli teknolojilerden dijital izleme sistemlerine kadar birçok yeniliği su yönetiminin hizmetine sunduklarını belirten Yumaklı, havza bazında yönetim planlarının hazırlanmasının, taşkın ve kuraklık erken uyarı sistemlerinin hayata geçirilmesinin önemli olduğunu dile getirdi.- Türkiye Su Atlası, geçmişle geleceğin arasında köprü kuran bir çalışmaYumaklı, ülke bazında su depolama kapasitelerinin artırılması, sulama altyapılarının güçlendirilmesi ve şehirlerin içme suyu ihtiyaçlarının karşılanmasının ele alındığını dile getirerek şöyle devam etti:Bugün kamuoyumuzla Türkiye Su Atlası'mızı paylaşıyoruz. Bu eser, ülkemizin su hafızasını kayıt altına alan, geçmişle geleceğin arasında köprü kuran bir çalışmadır. Türkiye'nin 25 havzasında yer alan yer üstü su kaynaklarını görsel, kültürel, tarihi ve teknik boyutlarıyla ele alan bu atlas, su kaynaklarımızın sadece miktarını değil, taşıdığı medeniyet birikimini de ortaya koymaktadır. Bu eser, yaklaşık 25 bin kilometrelik alanda gerçekleştirilen çalışmalar, coğrafi tabanlı haritalar, İHA görüntüleri ve kapsamlı analizlerle desteklendi. Atlas'ın, karar vericilerden akademisyenlere, yerel yönetimlerden vatandaşlarımıza kadar herkes için önemli bir başvuru kaynağı olmasını diliyorum. Atlasın, suyu sadece yöneten değil, tanıyan, kayıt altına alan ve geleceğe taşıyan bir anlayışın ürünü olduğunu belirten Yumaklı, hayatın kaynağı olan suyun geçmişle gelecek arasındaki köprüsünü bu vesileyle kurduklarını söyledi.Yumaklı, kurakçıl peyzaj uygulamalarının da önemli olduğunu ifade ederek, kentleşmenin hızlandığı dönemde suyu, toprağı, havayı ve biyolojik çeşitliliği düşünmek zorunda olduklarını dile getirdi. Yüksek su tüketimine dayanan geleneksel peyzaj anlayışının sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Yumaklı, bu kapsamda yeni yaklaşımın kuraklığa dayanıklı bitki türlerini, suyun verimli kullanımını esas alması ve ekosistem dengesini gözeten çağdaş bir planlamayı sunması açısından önemli olduğunu ifade etti. Bakan Yumaklı, söz konusu dönüşümle elde edilen su tasarrufunun yaklaşık yüzde 80 olduğunu, bakım ve enerji maliyetlerinden sağlanan tasarrufun da faydalı olacağını belirtti. - Kurakçıl peyzaj yaklaşımıyla şehirlerimizi geleceğe hazırlayacağızKurakçıl peyzaj konusunun Ulusal Su Kurulu'nun da gündemine geldiğini söyleyen Yumaklı, şunları kaydetti:Hedefimiz, karbon tutulumunu artıran, kentsel ısı adası etkisini azaltan, yerel ve doğal türleri artıran ve su döngüsünü destekleyen alanların oluşturulmasıdır. Ortaya konulan bilimsel sonuçları hayata geçirdiğimiz zaman, gelecek nesillere aktarılacak mirası hediye edecek sorumluluğu da oluşturmuş oluruz. Türkiye Su Atlası ile hafızamızı kayıt altına alacağız, kurakçıl peyzaj yaklaşımıyla da şehirlerimizi geleceğe hazırlayacağız. Özellikle Su Atlası'nın hazırlanmasında çok yoğun bir saha çalışması gerçekleştirildi. Yine kurakçıl peyzajın uygulamalarını görmek de bizleri son derece memnun etti. Dolayısıyla katkı veren belediyelerimize, üniversitelerimize, hocalarımıza teşekkür ediyorum.- Su kaynaklarının yönetimi veriye dayalı ele alınıyorTarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever de iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkilerinin boyutlarının bölgesel olarak farklılık gösterse de her geçen gün gitgide daha fazla hissedileceğini belirterek, Bu noktada, ülkemizde 25 havza için iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkisi 2 senaryo, 3 modelle projekte edildi. Sonuçlar maalesef çok da iç açıcı değil. Gerek iklim değişikliği gerekse su yönetimindeki değişimler ve gelişimlerle birlikte ülkemizde de su kaynaklarının yönetimi katılımcı, bilimsel ve veriye dayalı bir anlayışla ele alınmaktadır. diye konuştu.Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Türkiye'nin, bilimsel verilere bakıldığında su stresi yaşayabilecek ülkelerden olduğunu ifade ederek, Nüfus artışı, kentleşme, sanayileşme, tarımsal su talebindeki yükseliş, iklim değişikliğinin etkileri dikkate alındığında önümüzdeki yıllarda kişi başına düşen su miktarının daha da azalacağı öngörülmektedir. Su kaynaklarının bilimsel veriler ışığında yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. değerlendirmesinde bulundu.Programın ardından, düzenlenen sergiyi gezen Bakan Yumaklı, Türkiye Su Atlası'nı inceleyip imzaladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/bakan-yumakli-kurakcil-peyzaj-ve-turkiye-su-atlasi-tanitim-programinda-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Akfen İnşaat'ın desteklediği Meriç Uygun'dan Türkiye şampiyonluğu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/akfen-insaat-in-destekledigi-meric-uygun-dan-turkiye-sampiyonlugu/860205/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/akfen-insaat-in-destekledigi-meric-uygun-dan-turkiye-sampiyonlugu/860205/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:20:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Akfen İnşaat'ın Team Akfen İnşaat projesi kapsamında desteklediği milli yüzücü Meriç Uygun, Türkiye Uzun Kulvar Yüzme Şampiyonası'nda 200 metre kurbağalama kategorisinde birinci oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Akfen İnşaat'ın Team Akfen İnşaat projesi kapsamında desteklediği milli yüzücü Meriç Uygun, Türkiye Uzun Kulvar Yüzme Şampiyonası'nda 200 metre kurbağalama kategorisinde birinci oldu.Şirketten yapılan açıklamaya göre, şampiyonada mücadele eden Fenerbahçe takımı sporcusu Uygun, 200 metre kurbağalama kategorisinde 2.28.25'lik derecesiyle kariyerinin en iyi zamanını elde ederek, zirveye ulaştı.Aynı zamanda Açık Yaş Türkiye Şampiyonu unvanının sahibi milli yüzücü Uygun, Team Akfen İnşaat çatısı altında desteklenen genç sporcular arasında yer alıyor. Şirketin genç ve milli sporcuların gelişimini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Team Akfen İnşaat projesi,  Türk sporunun geleceğine katkı sağlayacak genç yeteneklerin yanında olmaya ve onların uluslararası başarı yolculuklarına destek vermeye devam ediyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Akfen İnşaat'ın Team Akfen İnşaat projesi kapsamında desteklediği milli yüzücü Meriç Uygun, Türkiye Uzun Kulvar Yüzme Şampiyonası'nda 200 metre kurbağalama kategorisinde birinci oldu.Şirketten yapılan açıklamaya göre, şampiyonada mücadele eden Fenerbahçe takımı sporcusu Uygun, 200 metre kurbağalama kategorisinde 2.28.25'lik derecesiyle kariyerinin en iyi zamanını elde ederek, zirveye ulaştı.Aynı zamanda Açık Yaş Türkiye Şampiyonu unvanının sahibi milli yüzücü Uygun, Team Akfen İnşaat çatısı altında desteklenen genç sporcular arasında yer alıyor. Şirketin genç ve milli sporcuların gelişimini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Team Akfen İnşaat projesi,  Türk sporunun geleceğine katkı sağlayacak genç yeteneklerin yanında olmaya ve onların uluslararası başarı yolculuklarına destek vermeye devam ediyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Almanya'da siyasi saikli suç vakalarının 2001'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştığı açıklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/almanya-da-siyasi-saikli-suc-vakalarinin-2001-den-bu-yana-en-yuksek-seviyeye-ulastigi-aciklandi/860204/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/almanya-da-siyasi-saikli-suc-vakalarinin-2001-den-bu-yana-en-yuksek-seviyeye-ulastigi-aciklandi/860204/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:18:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Berlin — Almanya'da geçen yıl siyasi nedenli suç vakalarının 2001'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Berlin Haberleri — Almanya'da geçen yıl siyasi nedenli suç vakalarının 2001'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştığı bildirildi.Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Federal Kriminal Dairesi (BKA) Başkanı Holger Münch ile Berlin'de düzenlediği basın toplantısında, 2025 Siyasi Saikli Suçlar Raporunu kamuoyuna açıkladı.Bakan Dobrindt, 2025'te işlenen siyasi saikli suçların 85 bin 837 vakaya ulaştığını, bunun da istatistiklerin tutulmaya başlandığı 2001'den bu yana en yüksek seviye olduğunu belirterek, Siyasi nedenli suçlar yeniden en yüksek seviyesine ulaştı. Hem sol hem de aşırı sağ kanattaki şiddet suçları belirgin bir şekilde artıyor. dedi.Suçların açık ara çoğunluğunun aşırı sağcılar tarafından işlendiğini vurgulayan Dobrindt, Bu da en büyük tehlikenin şu anda aşırı sağcılıktan kaynaklandığını bir kez daha gösteriyor. Her türlü aşırılıkçılara karşı duruyoruz ve bu nedenle aşırılıkçı tehdide karşı araçlarımızı daha da genişletiyoruz. diye konuştu.Raporda, aşırı sağcı suç vakalarının sayısının 42 bin 544 olduğuna, bunun da tüm suçların yaklaşık yarısını oluşturduğuna işaret edildi.BKA Başkanı Holger Münch de Toplumsal kutuplaşmanın temel itici güçleri, nefret, kışkırtma ve propagandanın yayıldığı sosyal medyadır. Bu durum ayrıca radikalleşme süreçlerini hızlandırmakta ve en kötü durumda fiziksel dünyada ağır suçlara yol açmaktadır. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Berlin Haberleri — Almanya'da geçen yıl siyasi nedenli suç vakalarının 2001'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştığı bildirildi.Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Federal Kriminal Dairesi (BKA) Başkanı Holger Münch ile Berlin'de düzenlediği basın toplantısında, 2025 Siyasi Saikli Suçlar Raporunu kamuoyuna açıkladı.Bakan Dobrindt, 2025'te işlenen siyasi saikli suçların 85 bin 837 vakaya ulaştığını, bunun da istatistiklerin tutulmaya başlandığı 2001'den bu yana en yüksek seviye olduğunu belirterek, Siyasi nedenli suçlar yeniden en yüksek seviyesine ulaştı. Hem sol hem de aşırı sağ kanattaki şiddet suçları belirgin bir şekilde artıyor. dedi.Suçların açık ara çoğunluğunun aşırı sağcılar tarafından işlendiğini vurgulayan Dobrindt, Bu da en büyük tehlikenin şu anda aşırı sağcılıktan kaynaklandığını bir kez daha gösteriyor. Her türlü aşırılıkçılara karşı duruyoruz ve bu nedenle aşırılıkçı tehdide karşı araçlarımızı daha da genişletiyoruz. diye konuştu.Raporda, aşırı sağcı suç vakalarının sayısının 42 bin 544 olduğuna, bunun da tüm suçların yaklaşık yarısını oluşturduğuna işaret edildi.BKA Başkanı Holger Münch de Toplumsal kutuplaşmanın temel itici güçleri, nefret, kışkırtma ve propagandanın yayıldığı sosyal medyadır. Bu durum ayrıca radikalleşme süreçlerini hızlandırmakta ve en kötü durumda fiziksel dünyada ağır suçlara yol açmaktadır. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/almanya-da-siyasi-saikli-suc-vakalarinin-2001-den-bu-yana-en-yuksek-seviyeye-ulastigi-aciklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Antalya'nın mavi yolculuk rotası tatilcileri ağırlıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/antalya-nin-mavi-yolculuk-rotasi-tatilcileri-agirliyor/860203/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/antalya-nin-mavi-yolculuk-rotasi-tatilcileri-agirliyor/860203/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:18:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya — Antalya'nın Kemer ilçesine bağlı Çıralı'da teknelerin uğrak noktaları arasında yer alan Aşıklar Mağarası, Akvaryum Koyu, Sazak Koyu ve Porto Ceneviz Koyu havadan görüntülendi - Tekne kaptanı Güven Aygün: - Çıralı'da gezilmeye, görülmeye değer dört güzel koyumuz var]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri — Antalya'nın Kemer ilçesine bağlı Çıralı'da günübirlik tekne turlarının uğrak noktaları arasında yer alan koylar, dronla görüntülendi.Beydağları Sahil Milli Parkı sınırlarındaki Çıralı'dan hareket eden tekneler, yaz sezonunda yerli ve yabancı turistleri bölgenin doğal güzellikleriyle buluşturuyor.Sabah saatlerinde başlayan turlarda tekneler Aşıklar Mağarası, Akvaryum Koyu, Sazak Koyu ve Porto Ceneviz Koyu'na uğruyor.Berrak denizi, kayalık kıyıları ve ormanla çevrili doğal yapısıyla dikkati çeken koylar, havadan çekilen görüntülerde yeşil ile mavinin buluştuğu manzaralar oluşturdu.Turun ilk durağı olan Aşıklar Mağarası, mağara içinde yüzme imkanı sunarken, Akvaryum Koyu berrak sularıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Sazak Koyu ise kıyıya yakın yapısıyla yüzme bilmeyenler için uygun bir ortam sağlıyor. Koy çevresindeki ormanlık alanda doğa yürüyüşü de yapılabiliyor.Rotanın son duraklarından Porto Ceneviz Koyu da sakin atmosferi ve doğal güzellikleriyle günübirlik mavi yolculukların öne çıkan noktaları arasında yer alıyor.Tekne kaptanı Güven Aygün, AA muhabirine, Çıralı çevresindeki koyların ziyaretçilere hem yüzme hem de doğayla iç içe vakit geçirme fırsatı sunduğunu söyledi.Yaklaşık 5 yıldır kendi teknesini işlettiğini belirten Aygün, Çıralı'da gezilmeye, görülmeye değer dört güzel koyumuz var. İlk durağımız Aşıklar Mağarası. Daha sonra Akvaryum Koyu, Sazak Koyu ve Porto Ceneviz Koyu'na gidiyoruz. dedi.Turların sabah saatlerinde başlayıp akşamüstü Çıralı'ya dönüşle tamamlandığını anlatan Aygün, misafirlerin koylarda yüzme, doğada vakit geçirme ve bölgenin eşsiz güzelliklerini keşfetme fırsatı yakaladığını dile getirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri — Antalya'nın Kemer ilçesine bağlı Çıralı'da günübirlik tekne turlarının uğrak noktaları arasında yer alan koylar, dronla görüntülendi.Beydağları Sahil Milli Parkı sınırlarındaki Çıralı'dan hareket eden tekneler, yaz sezonunda yerli ve yabancı turistleri bölgenin doğal güzellikleriyle buluşturuyor.Sabah saatlerinde başlayan turlarda tekneler Aşıklar Mağarası, Akvaryum Koyu, Sazak Koyu ve Porto Ceneviz Koyu'na uğruyor.Berrak denizi, kayalık kıyıları ve ormanla çevrili doğal yapısıyla dikkati çeken koylar, havadan çekilen görüntülerde yeşil ile mavinin buluştuğu manzaralar oluşturdu.Turun ilk durağı olan Aşıklar Mağarası, mağara içinde yüzme imkanı sunarken, Akvaryum Koyu berrak sularıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Sazak Koyu ise kıyıya yakın yapısıyla yüzme bilmeyenler için uygun bir ortam sağlıyor. Koy çevresindeki ormanlık alanda doğa yürüyüşü de yapılabiliyor.Rotanın son duraklarından Porto Ceneviz Koyu da sakin atmosferi ve doğal güzellikleriyle günübirlik mavi yolculukların öne çıkan noktaları arasında yer alıyor.Tekne kaptanı Güven Aygün, AA muhabirine, Çıralı çevresindeki koyların ziyaretçilere hem yüzme hem de doğayla iç içe vakit geçirme fırsatı sunduğunu söyledi.Yaklaşık 5 yıldır kendi teknesini işlettiğini belirten Aygün, Çıralı'da gezilmeye, görülmeye değer dört güzel koyumuz var. İlk durağımız Aşıklar Mağarası. Daha sonra Akvaryum Koyu, Sazak Koyu ve Porto Ceneviz Koyu'na gidiyoruz. dedi.Turların sabah saatlerinde başlayıp akşamüstü Çıralı'ya dönüşle tamamlandığını anlatan Aygün, misafirlerin koylarda yüzme, doğada vakit geçirme ve bölgenin eşsiz güzelliklerini keşfetme fırsatı yakaladığını dile getirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/antalya-nin-mavi-yolculuk-rotasi-tatilcileri-agirliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>DSÖ, KDC'deki Ebola salgınında kontrol eğrisinin gerisinde olduklarını bildirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dso-kdc-deki-ebola-salgininda-kontrol-egrisinin-gerisinde-olduklarini-bildirdi/860202/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dso-kdc-deki-ebola-salgininda-kontrol-egrisinin-gerisinde-olduklarini-bildirdi/860202/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:15:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Cenevre — Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Sağlık Acil Durum Uyarıları ve Müdahale Operasyonları Direktörü Abdirahman Mahamud, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) görülen Ebola salgınında kontrol eğrisinin çok gerisinde olduklarını bildirerek, test ve temas takibi çalışmalarının artmasına rağmen birçok zorluğunun sürdüğünü kaydetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cenevre Haberleri — Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Sağlık Acil Durum Uyarıları ve Müdahale Operasyonları Direktörü Abdirahman Mahamud, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) görülen Ebola salgınında kontrol eğrisinin çok gerisinde olduklarını bildirerek, test ve temas takibi çalışmalarının artmasına rağmen birçok zorluğunun sürdüğünü kaydetti.Mahamud, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısına çevrim içi katılarak Ebola salgının görüldüğü KDC ve Uganda'daki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.KDC'de Bundibugyo virüsünün neden olduğu Ebola salgınının üç haftadan uzun süredir devam ettiğini hatırlatan Mahamud, 15 gündür bulunduğu KDC'nin Bunia bölgesinde büyük müdahale çabalarına tanık olduğunu belirtti. Mahamud, KDC'de 8 Haziran itibarıyla 550 doğrulanmış vaka, 101 ölüm ve toplam 19 iyileşme bildirildi. Salgın, doğrulanmış vakaların yüzde 94'ünü (487) oluşturan Ituri eyaletinde yoğunlaşmış durumda. Doğrulanan vakalardaki bu artış, test ve temas takibi faaliyetlerinin artırılmasından kaynaklanıyor ve bu, iyi bir haber. Ancak salgının kontrol eğrisinin gerisindeyiz ve birçok zorluk devam ediyor. Yaklaşık 100 şüpheli vakayı doğrulamak veya reddetmek için de devam eden soruşturmalarımız var. ifadeleri kullanıldı.Uganda'da ise 19 doğrulanmış vakanın, 2 ölümün ve bir muhtemel ölümün kayda geçtiğini belirten Mahamud, Uganda'da topluluk içi bulaşmaya dair bir kanıt olmadığını söyledi.Mahamud, DSÖ'nün KDC'de yerel yetkilileri ve sağlık ortaklarını desteklemeye devam ettiğini dile getirdi.- Ebola salgınıKDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti.DSÖ, 17 Mayıs'ta yeniden ortaya çıkan Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan Bundibugyo virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.Söz konusu salgında vaka sayısının 1000'i aştığı bildiriliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Cenevre Haberleri — Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Sağlık Acil Durum Uyarıları ve Müdahale Operasyonları Direktörü Abdirahman Mahamud, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) görülen Ebola salgınında kontrol eğrisinin çok gerisinde olduklarını bildirerek, test ve temas takibi çalışmalarının artmasına rağmen birçok zorluğunun sürdüğünü kaydetti.Mahamud, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısına çevrim içi katılarak Ebola salgının görüldüğü KDC ve Uganda'daki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.KDC'de Bundibugyo virüsünün neden olduğu Ebola salgınının üç haftadan uzun süredir devam ettiğini hatırlatan Mahamud, 15 gündür bulunduğu KDC'nin Bunia bölgesinde büyük müdahale çabalarına tanık olduğunu belirtti. Mahamud, KDC'de 8 Haziran itibarıyla 550 doğrulanmış vaka, 101 ölüm ve toplam 19 iyileşme bildirildi. Salgın, doğrulanmış vakaların yüzde 94'ünü (487) oluşturan Ituri eyaletinde yoğunlaşmış durumda. Doğrulanan vakalardaki bu artış, test ve temas takibi faaliyetlerinin artırılmasından kaynaklanıyor ve bu, iyi bir haber. Ancak salgının kontrol eğrisinin gerisindeyiz ve birçok zorluk devam ediyor. Yaklaşık 100 şüpheli vakayı doğrulamak veya reddetmek için de devam eden soruşturmalarımız var. ifadeleri kullanıldı.Uganda'da ise 19 doğrulanmış vakanın, 2 ölümün ve bir muhtemel ölümün kayda geçtiğini belirten Mahamud, Uganda'da topluluk içi bulaşmaya dair bir kanıt olmadığını söyledi.Mahamud, DSÖ'nün KDC'de yerel yetkilileri ve sağlık ortaklarını desteklemeye devam ettiğini dile getirdi.- Ebola salgınıKDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti.DSÖ, 17 Mayıs'ta yeniden ortaya çıkan Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan Bundibugyo virüsünden kaynaklanıyor ve onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.Söz konusu salgında vaka sayısının 1000'i aştığı bildiriliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/dso-kdc-deki-ebola-salgininda-kontrol-egrisinin-gerisinde-olduklarini-bildirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Muhammed Nidal eş-Şaar AA Kent Ekonomileri Zirvesi'nde konuştu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/suriye-ekonomi-ve-sanayi-bakani-muhammed-nidal-es-saar-aa-kent-ekonomileri-zirvesi-nde-konustu/860201/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/suriye-ekonomi-ve-sanayi-bakani-muhammed-nidal-es-saar-aa-kent-ekonomileri-zirvesi-nde-konustu/860201/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:12:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Şam — Türkiye bizim doğal ortağımızdır. Buna o gözle bakmaktayız - Türkiye ile olan güçlü bağlarımız bölgesel dalgalanmalar karşısında güven kaynağıdır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Şam Haberleri — Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Muhammed Nidal eş-Şaar, Türkiye bizim doğal ortağımızdır. Buna o gözle bakmaktayız. dedi.AA Kent Ekonomileri Zirvesi Gaziantep-Halep, Anadolu Ajansının öncülüğünde, Gaziantep Valiliği koordinasyonu ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Kalyon ve SANKO holdinglerin katkısıyla Gaziantep Üniversitesi Mavera Kongre ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştiriliyor.Zirvede, Türkiye ve Suriye İçin Ekonomide Yeni Ufuklar başlıklı ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın da katıldığı oturumda konuşan Şaar, Suriye hükümetinin ticaret, yatırım, bankacılık ve sanayi alanlarındaki mevzuatı yeniden gözden geçirdiğini ve ülkenin ekonomik kalkınmasını destekleyecek yeni düzenlemeler üzerinde çalıştığını söyledi.Şaar, Türkiye ve Suriye üretimin ortak kaynağı olmalıdır. Suriye'de sürdürülebilir, uyumlu ve güçlü ekonomik ilişki kurulması için çaba gösteriyoruz. dedi.Yıllarca uygulanan uluslararası yaptırımların kaldırılmaya başlanmasına rağmen etkilerinin halen sürdüğünü ifade eden Şaar, özellikle bankacılık sektörünün modernize edilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını kaydetti.Türkiye'de yaşayan milyonlarca Suriyelinin gelişmiş bankacılık sistemine uyum sağladığını belirten Şaar, Suriye'deki finans sektörünün de vatandaşların ihtiyaçlarına cevap verebilecek düzeye ulaşması gerektiğini vurguladı.Suriyeli Bakan, Türkiye ile kader birliğimiz söz konusu. Her zaman dost olmak için elimizden gelen gayreti ortaya koyacağız. Türkiye bizim doğal ortağımızdır. Buna o gözle bakmaktayız.diye konuştu.Şaar, parlamentonun faaliyete geçmesinin ardından ekonomik reformları destekleyecek yeni yasa ve düzenlemelerin hayata geçirilmesinin planlandığını ifade etti.Türkiye ile teknik işbirliği ve insan kaynağının geliştirilmesine büyük önem verdiklerini dile getiren Şaar, bu kapsamda iki ülke arasında eğitim programlarını içeren bir mutabakat zaptının imzalandığını ve uygulamaya geçirildiğini belirtti.-Son aylarda 15 binden fazla fabrika yeniden faaliyete geçtiSuriye-Türkiye Ortak Komisyonu çalışmalarının da ekonomik ilişkilerin önündeki engellerin kaldırılmasına katkı sağladığını ifade eden Şaar, Suriyeli ve Türk yatırımcıların karşılaştıkları sorunların çözümü için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.Ülkedeki sanayi sektöründe önemli bir canlanma yaşandığını belirten Şaar, Son aylarda 15 binden fazla fabrika yeniden faaliyete geçti. Yaklaşık 1200 yeni üretim hattı oluşturuldu. Yüzlerce fabrika inşa sürecinin devam ediyor. diye konuştu.Özellikle Hama bölgesindeki sanayi yatırımlarında Türk iş insanlarının önemli rol oynadığını ifade eden Şaar, Suriye'ye gelen yatırımcıların yalnızca tek bir tesis kurmakla yetinmediğini üretim kapasitesini artıracak daha kapsamlı yatırımlara yönelmelerini istediklerini dile getirdi.Suriyeli Bakan, 64 yıl süren baskıcı yönetim ve uzun yıllar devam eden savaşın ardından ülkenin yeniden inşasının kısa sürede gerçekleştirilemeyeceğini belirterek, Bazıları yavaş ilerlediğimizi düşünebilir ancak biz kalıcı ve sağlıklı sonuçlar elde etmek için süreci dikkatli ve akılcı bir şekilde yürütüyoruz. diye konuştu.- Türkiye ile olan güçlü bağlarımız bölgesel dalgalanmalar karşısında güven kaynağıdırSuriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Şaar, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin Suriye açısından yeni bir durum olmadığını belirterek, Türkiye ile sahip oldukları güçlü ilişkilerin bölgesel istikrara katkı sağladığını söyledi.Suriyeli tüccar ve sanayicilerin yıllar içinde kriz koşullarında faaliyet göstermeyi öğrendiğini belirten Şaar, ülkenin ekonomik yapısının dış şoklara karşı önemli bir dayanıklılık kazandığını kaydetti.Şaar, Türkiye ile kurulan güçlü ilişkilerin bölgedeki jeopolitik dalgalanmalar karşısında dengeleyici bir unsur olduğunu vurgulayarak, Türkiye ile olan güçlü bağlarımız bölgesel dalgalanmalar karşısında güven kaynağıdır. diye konuştu.Türkiye'nin bölgesel istikrarın sağlanmasında yapıcı bir rol üstlendiğini söyleyen Şaar, Türkiye'nin uzun yıllardır Suriye'nin yanında yer aldığını ve bölgedeki gerilimlerin azaltılması ve istikrarsızlıkların giderilmesi yönünde önemli çabalar ortaya koyduğunu kaydetti.Suriyeli Bakan, Türkiye'nin bu yaklaşımından memnuniyet duyduklarını belirterek, iki ülke arasındaki işbirliğinin gelecekte daha da güçleneceğine inandıklarını ifade etti.- Suriye hazır, bizim ülkemiz sizin de ülkenizdir, buyurun gelinŞaar, Türk yatırımcıları Suriye pazarında daha aktif rol almaya davet ederek, ülkenin yeni yatırımları karşılayabilecek ve destekleyebilecek bir konuma ulaştığını söyledi.Türk yatırımcıların Suriye pazarına giriş konusunda daha cesur davranmaları gerektiğini ifade eden Şaar, sahada bazı bürokratik ve teknik sorunların yaşanabileceğini ancak bunların aşılabilir nitelikte olduğunu kaydetti.Şaar, Suriye artık her türlü yatırımı absorbe edebilecek bir pozisyona geldi. Sahada ufak tefek pürüzler ve engeller olabilir ancak kuracağımız güçlü ortaklıklarla bu sorunların hepsini aşabiliriz. Suriye hazır. Bizim ülkemiz, sizin de ülkenizdir; buyurun gelin. dedi.Suriyeli Bakan, Sınır kapılarının açılması ve geçişlerin hızlandırılması çok önemli. Ticaret erbabı, sanayici ya da normal bir vatandaş fark etmeksizin, karşılıklı hareketliliğin kolaylaşması ticaretin gelişmesinin anahtarıdır. ifadelerini kullandı.Konuşmasının sonunda zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Anadolu Ajansı, Gaziantep Valiliği ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesine teşekkür eden Suriyeli Bakan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e hitaben, Fatma Şahin hanımefendiye sormak istiyorum; sizin yanınızda çalışabilir miyim? diyerek espri yaptı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Şam Haberleri — Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Muhammed Nidal eş-Şaar, Türkiye bizim doğal ortağımızdır. Buna o gözle bakmaktayız. dedi.AA Kent Ekonomileri Zirvesi Gaziantep-Halep, Anadolu Ajansının öncülüğünde, Gaziantep Valiliği koordinasyonu ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Kalyon ve SANKO holdinglerin katkısıyla Gaziantep Üniversitesi Mavera Kongre ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştiriliyor.Zirvede, Türkiye ve Suriye İçin Ekonomide Yeni Ufuklar başlıklı ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın da katıldığı oturumda konuşan Şaar, Suriye hükümetinin ticaret, yatırım, bankacılık ve sanayi alanlarındaki mevzuatı yeniden gözden geçirdiğini ve ülkenin ekonomik kalkınmasını destekleyecek yeni düzenlemeler üzerinde çalıştığını söyledi.Şaar, Türkiye ve Suriye üretimin ortak kaynağı olmalıdır. Suriye'de sürdürülebilir, uyumlu ve güçlü ekonomik ilişki kurulması için çaba gösteriyoruz. dedi.Yıllarca uygulanan uluslararası yaptırımların kaldırılmaya başlanmasına rağmen etkilerinin halen sürdüğünü ifade eden Şaar, özellikle bankacılık sektörünün modernize edilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını kaydetti.Türkiye'de yaşayan milyonlarca Suriyelinin gelişmiş bankacılık sistemine uyum sağladığını belirten Şaar, Suriye'deki finans sektörünün de vatandaşların ihtiyaçlarına cevap verebilecek düzeye ulaşması gerektiğini vurguladı.Suriyeli Bakan, Türkiye ile kader birliğimiz söz konusu. Her zaman dost olmak için elimizden gelen gayreti ortaya koyacağız. Türkiye bizim doğal ortağımızdır. Buna o gözle bakmaktayız.diye konuştu.Şaar, parlamentonun faaliyete geçmesinin ardından ekonomik reformları destekleyecek yeni yasa ve düzenlemelerin hayata geçirilmesinin planlandığını ifade etti.Türkiye ile teknik işbirliği ve insan kaynağının geliştirilmesine büyük önem verdiklerini dile getiren Şaar, bu kapsamda iki ülke arasında eğitim programlarını içeren bir mutabakat zaptının imzalandığını ve uygulamaya geçirildiğini belirtti.-Son aylarda 15 binden fazla fabrika yeniden faaliyete geçtiSuriye-Türkiye Ortak Komisyonu çalışmalarının da ekonomik ilişkilerin önündeki engellerin kaldırılmasına katkı sağladığını ifade eden Şaar, Suriyeli ve Türk yatırımcıların karşılaştıkları sorunların çözümü için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.Ülkedeki sanayi sektöründe önemli bir canlanma yaşandığını belirten Şaar, Son aylarda 15 binden fazla fabrika yeniden faaliyete geçti. Yaklaşık 1200 yeni üretim hattı oluşturuldu. Yüzlerce fabrika inşa sürecinin devam ediyor. diye konuştu.Özellikle Hama bölgesindeki sanayi yatırımlarında Türk iş insanlarının önemli rol oynadığını ifade eden Şaar, Suriye'ye gelen yatırımcıların yalnızca tek bir tesis kurmakla yetinmediğini üretim kapasitesini artıracak daha kapsamlı yatırımlara yönelmelerini istediklerini dile getirdi.Suriyeli Bakan, 64 yıl süren baskıcı yönetim ve uzun yıllar devam eden savaşın ardından ülkenin yeniden inşasının kısa sürede gerçekleştirilemeyeceğini belirterek, Bazıları yavaş ilerlediğimizi düşünebilir ancak biz kalıcı ve sağlıklı sonuçlar elde etmek için süreci dikkatli ve akılcı bir şekilde yürütüyoruz. diye konuştu.- Türkiye ile olan güçlü bağlarımız bölgesel dalgalanmalar karşısında güven kaynağıdırSuriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Şaar, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin Suriye açısından yeni bir durum olmadığını belirterek, Türkiye ile sahip oldukları güçlü ilişkilerin bölgesel istikrara katkı sağladığını söyledi.Suriyeli tüccar ve sanayicilerin yıllar içinde kriz koşullarında faaliyet göstermeyi öğrendiğini belirten Şaar, ülkenin ekonomik yapısının dış şoklara karşı önemli bir dayanıklılık kazandığını kaydetti.Şaar, Türkiye ile kurulan güçlü ilişkilerin bölgedeki jeopolitik dalgalanmalar karşısında dengeleyici bir unsur olduğunu vurgulayarak, Türkiye ile olan güçlü bağlarımız bölgesel dalgalanmalar karşısında güven kaynağıdır. diye konuştu.Türkiye'nin bölgesel istikrarın sağlanmasında yapıcı bir rol üstlendiğini söyleyen Şaar, Türkiye'nin uzun yıllardır Suriye'nin yanında yer aldığını ve bölgedeki gerilimlerin azaltılması ve istikrarsızlıkların giderilmesi yönünde önemli çabalar ortaya koyduğunu kaydetti.Suriyeli Bakan, Türkiye'nin bu yaklaşımından memnuniyet duyduklarını belirterek, iki ülke arasındaki işbirliğinin gelecekte daha da güçleneceğine inandıklarını ifade etti.- Suriye hazır, bizim ülkemiz sizin de ülkenizdir, buyurun gelinŞaar, Türk yatırımcıları Suriye pazarında daha aktif rol almaya davet ederek, ülkenin yeni yatırımları karşılayabilecek ve destekleyebilecek bir konuma ulaştığını söyledi.Türk yatırımcıların Suriye pazarına giriş konusunda daha cesur davranmaları gerektiğini ifade eden Şaar, sahada bazı bürokratik ve teknik sorunların yaşanabileceğini ancak bunların aşılabilir nitelikte olduğunu kaydetti.Şaar, Suriye artık her türlü yatırımı absorbe edebilecek bir pozisyona geldi. Sahada ufak tefek pürüzler ve engeller olabilir ancak kuracağımız güçlü ortaklıklarla bu sorunların hepsini aşabiliriz. Suriye hazır. Bizim ülkemiz, sizin de ülkenizdir; buyurun gelin. dedi.Suriyeli Bakan, Sınır kapılarının açılması ve geçişlerin hızlandırılması çok önemli. Ticaret erbabı, sanayici ya da normal bir vatandaş fark etmeksizin, karşılıklı hareketliliğin kolaylaşması ticaretin gelişmesinin anahtarıdır. ifadelerini kullandı.Konuşmasının sonunda zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Anadolu Ajansı, Gaziantep Valiliği ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesine teşekkür eden Suriyeli Bakan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e hitaben, Fatma Şahin hanımefendiye sormak istiyorum; sizin yanınızda çalışabilir miyim? diyerek espri yaptı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/suriye-ekonomi-ve-sanayi-bakani-muhammed-nidal-es-saar-aa-kent-ekonomileri-zirvesi-nde-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ankara merkezli yasa dışı bahis operasyonunda 61 şüpheli gözaltına alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ankara-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonunda-61-supheli-gozaltina-alindi/860200/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ankara-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonunda-61-supheli-gozaltina-alindi/860200/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:12:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ankara merkezli 18 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda hakkında gözaltı kararı verilen 98 şüpheliden 61'i yakalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara merkezli 18 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda hakkında gözaltı kararı verilen 98 şüpheliden 61'i yakalandı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, internet üzerinden yasa dışı bahis ve şans oyunları düzenleyerek haksız kazanç temin eden 98 zanlı hakkında yasa dışı bahis oynatma ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından gözaltı kararı verildi.Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince Ankara, Adana, Antalya, Batman, Bursa, Diyarbakır, Hakkari, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kocaeli, Mardin, Muğla, Samsun, Şanlıurfa ve Yozgat'ta eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.Operasyonlarda, 61 şüpheli gözaltına alınırken, 37 zanlının yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.Öte yandan, şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara merkezli 18 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda hakkında gözaltı kararı verilen 98 şüpheliden 61'i yakalandı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, internet üzerinden yasa dışı bahis ve şans oyunları düzenleyerek haksız kazanç temin eden 98 zanlı hakkında yasa dışı bahis oynatma ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından gözaltı kararı verildi.Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince Ankara, Adana, Antalya, Batman, Bursa, Diyarbakır, Hakkari, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kocaeli, Mardin, Muğla, Samsun, Şanlıurfa ve Yozgat'ta eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.Operasyonlarda, 61 şüpheli gözaltına alınırken, 37 zanlının yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.Öte yandan, şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/ankara-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonunda-61-supheli-gozaltina-alindi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nijerya'dan Güney Afrika'nın yabancı karşıtı saldırılara yaklaşımına tepki</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nijerya-dan-guney-afrika-nin-yabanci-karsiti-saldirilara-yaklasimina-tepki/860199/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nijerya-dan-guney-afrika-nin-yabanci-karsiti-saldirilara-yaklasimina-tepki/860199/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:12:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Abuja — Nijerya Dışişleri Bakanı Bianca Odumegwu-Ojukwu, Güney Afrika hükümetinin yabancı karşıtı şiddet olaylarına karşı yeterli adımları atmadığını belirterek, Pretoria yönetimine yönelik misilleme tedbirlerinin değerlendirilebileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Abuja Haberleri — Nijerya Dışişleri Bakanı Bianca Odumegwu-Ojukwu, Güney Afrika hükümetinin yabancı karşıtı şiddet olaylarına karşı yeterli adımları atmadığını belirterek, Pretoria yönetimine yönelik misilleme tedbirlerinin değerlendirilebileceğini söyledi.Bakan Odumegwu-Ojukwu, Güney Afrika'da özellikle Nijerya vatandaşlarına ve diğer yabancılara yönelik artan şiddet olaylarına ilişkin gazetecilere değerlendirmelerde bulundu.Güney Afrika hükümetinin yabancı karşıtı şiddet olaylarına karşı yeterli adımları atmadığını belirten Odumegwu-Ojukwu, Pretoria yönetimine yönelik misilleme tedbirlerinin değerlendirilebileceğini ifade etti.Odumegwu-Ojukwu, Güney Afrika hükümetinin uzun yıllardır devam eden yabancı düşmanlığına karşı yeterli önlemleri almadığını savundu.Misilleme seçeneğinin gündemde olduğunu dile getiren Odumegwu-Ojukwu, bu konuda kararın yasama organı ve hükümetin en üst düzeyinde alınacağını belirtti.Odumegwu-Ojukwu, Nijerya'nın Güney Afrika'nın apartheid rejimine karşı yürüttüğü mücadeleye geçmişte önemli destek verdiğini hatırlatarak, buna rağmen Nijeryalıların ülkede saldırı ve ayrımcılığa maruz kaldığını söyledi.Nijeryalılara ait evlerin, iş yerlerinin ve diğer mülklerin yağmalandığını ve tahrip edildiğini belirten Odumegwu-Ojukwu, Güney Afrika yönetiminin sorunun çözümü için daha etkili adımlar atması gerektiğini kaydetti.- Güney Afrika'da göçmen karşıtı olaylarGüney Afrika'da nisandan bu yana Afrikalı göçmenlere yönelik şiddet olayları yaşanıyor.Saldırılarda göçmenlere ait iş yerlerinin hedef alındığı, çok sayıda kişinin yaralandığı ve bazı bölgelerde yabancı ülke vatandaşlarının tahliye edildiği bildiriliyor.Nijerya'nın Johannesburg Başkonsolosu Ninikanwa Okey-Uche, yaşanan şiddet olaylarında iki Nijeryalının hayatını kaybettiğini açıklamıştı.Güney Afrika'da bulunan 1000'den fazla Nijerya vatandaşının, artan şiddet olayları nedeniyle ülkelerine dönmek için başvuruda bulunduğu belirtildi.Gana Dışişleri Bakanlığından 7 Mayıs'ta yapılan açıklamada, hükümetin, 24-27 Haziran tarihlerinde Mısır'ın El-Alameyn kentinde düzenlenecek AfB 8. Yarıyıl Koordinasyon Toplantısı'nda Güney Afrika'daki olayların ele alınması için resmi başvuruda bulunduğu belirtilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Abuja Haberleri — Nijerya Dışişleri Bakanı Bianca Odumegwu-Ojukwu, Güney Afrika hükümetinin yabancı karşıtı şiddet olaylarına karşı yeterli adımları atmadığını belirterek, Pretoria yönetimine yönelik misilleme tedbirlerinin değerlendirilebileceğini söyledi.Bakan Odumegwu-Ojukwu, Güney Afrika'da özellikle Nijerya vatandaşlarına ve diğer yabancılara yönelik artan şiddet olaylarına ilişkin gazetecilere değerlendirmelerde bulundu.Güney Afrika hükümetinin yabancı karşıtı şiddet olaylarına karşı yeterli adımları atmadığını belirten Odumegwu-Ojukwu, Pretoria yönetimine yönelik misilleme tedbirlerinin değerlendirilebileceğini ifade etti.Odumegwu-Ojukwu, Güney Afrika hükümetinin uzun yıllardır devam eden yabancı düşmanlığına karşı yeterli önlemleri almadığını savundu.Misilleme seçeneğinin gündemde olduğunu dile getiren Odumegwu-Ojukwu, bu konuda kararın yasama organı ve hükümetin en üst düzeyinde alınacağını belirtti.Odumegwu-Ojukwu, Nijerya'nın Güney Afrika'nın apartheid rejimine karşı yürüttüğü mücadeleye geçmişte önemli destek verdiğini hatırlatarak, buna rağmen Nijeryalıların ülkede saldırı ve ayrımcılığa maruz kaldığını söyledi.Nijeryalılara ait evlerin, iş yerlerinin ve diğer mülklerin yağmalandığını ve tahrip edildiğini belirten Odumegwu-Ojukwu, Güney Afrika yönetiminin sorunun çözümü için daha etkili adımlar atması gerektiğini kaydetti.- Güney Afrika'da göçmen karşıtı olaylarGüney Afrika'da nisandan bu yana Afrikalı göçmenlere yönelik şiddet olayları yaşanıyor.Saldırılarda göçmenlere ait iş yerlerinin hedef alındığı, çok sayıda kişinin yaralandığı ve bazı bölgelerde yabancı ülke vatandaşlarının tahliye edildiği bildiriliyor.Nijerya'nın Johannesburg Başkonsolosu Ninikanwa Okey-Uche, yaşanan şiddet olaylarında iki Nijeryalının hayatını kaybettiğini açıklamıştı.Güney Afrika'da bulunan 1000'den fazla Nijerya vatandaşının, artan şiddet olayları nedeniyle ülkelerine dönmek için başvuruda bulunduğu belirtildi.Gana Dışişleri Bakanlığından 7 Mayıs'ta yapılan açıklamada, hükümetin, 24-27 Haziran tarihlerinde Mısır'ın El-Alameyn kentinde düzenlenecek AfB 8. Yarıyıl Koordinasyon Toplantısı'nda Güney Afrika'daki olayların ele alınması için resmi başvuruda bulunduğu belirtilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/nijerya-dan-guney-afrika-nin-yabanci-karsiti-saldirilara-yaklasimina-tepki.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Borsa günün ilk yarısında yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/borsa-gunun-ilk-yarisinda-yukseldi/860198/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/borsa-gunun-ilk-yarisinda-yukseldi/860198/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:09:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,45 değer kazanarak 13.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,45 değer kazanarak 13.923,08 puana çıktı. Günün ilk yarısında yükseliş eğiliminde hareket eden BIST 100 endeksi, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 62,48 puan ve yüzde 0,45 yükselişle 13.923,08 puana çıktı.Toplam işlem hacmi 71,8 milyar lira oldu. Bankacılık endeksi yüzde 1,68, holding endeksi yüzde 0,35 değer kazandı.Sektör endekslerinden en çok yükselen yüzde 2,60 ile finansal kiralama faktoring, en fazla kaybeden ise yüzde 1,84 ile kimya petrol plastik oldu.Küresel piyasalar, Orta Doğu'da tansiyonun yatışması ve yarı iletken sektöründeki satış baskısının azalmasıyla pozitif bir seyir izliyor.Bu gelişmelerle birlikte Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi de Avrupa piyasalarına paralel olarak günün ilk yarısını alıcılı bir seyirle tamamladı.Analistler, günün geri kalanında ABD'de dış ticaret dengesi, toptan eşya stokları ve ikinci el konut satış verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.000 ve 14.100 puanın direnç, 13.800 ve 13.700 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,45 değer kazanarak 13.923,08 puana çıktı. Günün ilk yarısında yükseliş eğiliminde hareket eden BIST 100 endeksi, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 62,48 puan ve yüzde 0,45 yükselişle 13.923,08 puana çıktı.Toplam işlem hacmi 71,8 milyar lira oldu. Bankacılık endeksi yüzde 1,68, holding endeksi yüzde 0,35 değer kazandı.Sektör endekslerinden en çok yükselen yüzde 2,60 ile finansal kiralama faktoring, en fazla kaybeden ise yüzde 1,84 ile kimya petrol plastik oldu.Küresel piyasalar, Orta Doğu'da tansiyonun yatışması ve yarı iletken sektöründeki satış baskısının azalmasıyla pozitif bir seyir izliyor.Bu gelişmelerle birlikte Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi de Avrupa piyasalarına paralel olarak günün ilk yarısını alıcılı bir seyirle tamamladı.Analistler, günün geri kalanında ABD'de dış ticaret dengesi, toptan eşya stokları ve ikinci el konut satış verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.000 ve 14.100 puanın direnç, 13.800 ve 13.700 seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/borsa-gunun-ilk-yarisinda-yukseldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Antalya'da 12 yıllık faili meçhul cinayet çalınan telefona takılan hatla çözüldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/antalya-da-12-yillik-faili-mechul-cinayet-calinan-telefona-takilan-hatla-cozuldu/860197/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/antalya-da-12-yillik-faili-mechul-cinayet-calinan-telefona-takilan-hatla-cozuldu/860197/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:09:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya — Cinayetle ilgili 4 şüpheli gözaltına alındı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri — Antalya'da 12 yıl önce işlenen cinayet, maktulün cep telefonuna takılan GSM hattının izini süren ekiplerce aydınlatıldı.Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi kurulmasının ardından, Kepez ilçesinde 25 Kasım 2014'te işlenen cinayetle ilgili dosya da yeniden incelendi.Ekipler, bekçi kulübesinde çıkan yangının ardından ölü bulunan ve iki bıçak darbesiyle öldürüldüğü, cesedinin ise yakıldığı belirlenen müteahhit Şeref Kocabıyık'ın olay sonrası kaybolan cep telefonunun izini sürdü.Çalışmalar sonucunda Kocabıyık'a ait telefonun olaydan yaklaşık 4 ay sonra Gaziantep'te kullanılmaya başlandığı, telefonu kullanan kişinin Suriye uyruklu İ.İ. olduğu belirlendi.HTS kayıtları ve teknik incelemelerde, İ.İ'nin telefonu kullanmaya başladığı gün olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen F.A. ve A.H. ile buluştuğu ortaya çıkarıldı.Soruşturmayı derinleştiren ekipler, tanık beyanları ve baz istasyonu kayıtlarını da incelemeye aldı. Yapılan değerlendirmelerde A.H'nin, Kocabıyık'ın sahibi olduğu inşaatta çalıştığı, olay günü kullanılan bazı telefon hatlarının da Kocabıyık'la aynı bölgede sinyal verdiği tespit edildi.Elde edilen deliller doğrultusunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Gaziantep'te düzenlenen operasyonda A.H, İ.İ, A.H. ve A.H. gözaltına alındı. Suriye'de bulunduğu belirlenen F.A'nın yakalanması için çalışma başlatıldı.Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Şişli'de 24 Mart 2016'da Mezdeke grubu üyesi Aynur Kanbur ile Antalya Kepez'de 25 Kasım 2014'te öldürüldükten sonra cesedi yakılan Şeref Kocabıyık cinayetlerinin aydınlatıldığını bildirmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri — Antalya'da 12 yıl önce işlenen cinayet, maktulün cep telefonuna takılan GSM hattının izini süren ekiplerce aydınlatıldı.Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi kurulmasının ardından, Kepez ilçesinde 25 Kasım 2014'te işlenen cinayetle ilgili dosya da yeniden incelendi.Ekipler, bekçi kulübesinde çıkan yangının ardından ölü bulunan ve iki bıçak darbesiyle öldürüldüğü, cesedinin ise yakıldığı belirlenen müteahhit Şeref Kocabıyık'ın olay sonrası kaybolan cep telefonunun izini sürdü.Çalışmalar sonucunda Kocabıyık'a ait telefonun olaydan yaklaşık 4 ay sonra Gaziantep'te kullanılmaya başlandığı, telefonu kullanan kişinin Suriye uyruklu İ.İ. olduğu belirlendi.HTS kayıtları ve teknik incelemelerde, İ.İ'nin telefonu kullanmaya başladığı gün olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen F.A. ve A.H. ile buluştuğu ortaya çıkarıldı.Soruşturmayı derinleştiren ekipler, tanık beyanları ve baz istasyonu kayıtlarını da incelemeye aldı. Yapılan değerlendirmelerde A.H'nin, Kocabıyık'ın sahibi olduğu inşaatta çalıştığı, olay günü kullanılan bazı telefon hatlarının da Kocabıyık'la aynı bölgede sinyal verdiği tespit edildi.Elde edilen deliller doğrultusunda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Gaziantep'te düzenlenen operasyonda A.H, İ.İ, A.H. ve A.H. gözaltına alındı. Suriye'de bulunduğu belirlenen F.A'nın yakalanması için çalışma başlatıldı.Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Şişli'de 24 Mart 2016'da Mezdeke grubu üyesi Aynur Kanbur ile Antalya Kepez'de 25 Kasım 2014'te öldürüldükten sonra cesedi yakılan Şeref Kocabıyık cinayetlerinin aydınlatıldığını bildirmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/antalya-da-12-yillik-faili-mechul-cinayet-calinan-telefona-takilan-hatla-cozuldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Akasya 12'nci yaşını gastronomi etkinliğiyle kutladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/akasya-12-nci-yasini-gastronomi-etkinligiyle-kutladi/860196/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/akasya-12-nci-yasini-gastronomi-etkinligiyle-kutladi/860196/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:08:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Etkinlik, Türkiye'nin ödüllü şefleri, yerel üreticiler ve gastronomi tutkunlarını aynı çatı altında buluşturdu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Akkök Holding iştiraki Akiş GYO bünyesindeki Akasya, 12'nci kuruluş yıl dönümünü gastronomi, kültür ve sürdürülebilir yaşamı bir araya getiren Akasya'da Tadı Damağında etkinliğiyle kutladı.Holdingden yapılan açıklamaya göre, İstanbul'un alışveriş, kültür, sanat ve yaşam merkezlerinden Akasya, iki gün süren etkinlikte Türkiye'nin ödüllü şefleri, yerel üreticiler ve gastronomi tutkunlarını aynı çatı altında buluştu.Etkinlik kapsamında şeflerden Bahtiyar Büyükduman'ın Enginar Carpaccio, Giuseppe Pressani'nin Cannelloni, Buğra Özdemir'in Kaymak ve Köz Kapya Biber, Duru Akgül'ün Deniz Börülceli Patates Hoplatması, Tongar Fırat ve Mehmet Güngör'ün Kuzu İstifno, Serkan Aksoy'un Bıldırcın Böreği, danışman şef ve yemek stilisti Dilek Yetkiner'in de geleneksel Almola Peyniri yapımı gibi imza lezzetleri ziyaretçilere sunuldu.Ege mutfak kültüründen ilham alan artizan kahvaltılar, sürdürülebilir uygulamalar, gastronomi sohbetleri ve şef sunumları etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.Programda Podisi Bean to Bar Chocolate Kurucusu Belgin Durusoy artizan çikolatanın yolculuğunu paylaşırken, Ege mutfağı araştırmacısı ve eğitmen şef Ahmet Güzelyağdöken de yerel üretim kültürü ve coğrafyanın lezzet hafızasına ilişkin deneyimlerini aktardı.Ayrıca AVOYA, BİBERCO, Itz Nutz, NutReal, Podisi Bean to Bar Chocolate, Siyou Tarla ve The Good Wild gibi markalar da iyi yaşam ve sürdürülebilir üretim odaklı ürünlerini ziyaretçilere tanıttı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Akiş GYO Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Levent Çanakçılı, yaşam alanlarının artık yalnızca ihtiyaçları karşılayan değil, insanlara anlamlı deneyimler sunan merkezlere dönüştüğünü belirtti.Çanakçılı, dünya genelinde alışveriş merkezlerinin rolünün değiştiğini ve sosyal etkileşimin giderek daha fazla önem kazandığını aktararak, Akasya'nın 12'nci yılında yerel üretimi destekleyen ve sürdürülebilir yaşamı odağına alan böyle bir buluşmaya ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyuyoruz. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Akkök Holding iştiraki Akiş GYO bünyesindeki Akasya, 12'nci kuruluş yıl dönümünü gastronomi, kültür ve sürdürülebilir yaşamı bir araya getiren Akasya'da Tadı Damağında etkinliğiyle kutladı.Holdingden yapılan açıklamaya göre, İstanbul'un alışveriş, kültür, sanat ve yaşam merkezlerinden Akasya, iki gün süren etkinlikte Türkiye'nin ödüllü şefleri, yerel üreticiler ve gastronomi tutkunlarını aynı çatı altında buluştu.Etkinlik kapsamında şeflerden Bahtiyar Büyükduman'ın Enginar Carpaccio, Giuseppe Pressani'nin Cannelloni, Buğra Özdemir'in Kaymak ve Köz Kapya Biber, Duru Akgül'ün Deniz Börülceli Patates Hoplatması, Tongar Fırat ve Mehmet Güngör'ün Kuzu İstifno, Serkan Aksoy'un Bıldırcın Böreği, danışman şef ve yemek stilisti Dilek Yetkiner'in de geleneksel Almola Peyniri yapımı gibi imza lezzetleri ziyaretçilere sunuldu.Ege mutfak kültüründen ilham alan artizan kahvaltılar, sürdürülebilir uygulamalar, gastronomi sohbetleri ve şef sunumları etkinliğin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.Programda Podisi Bean to Bar Chocolate Kurucusu Belgin Durusoy artizan çikolatanın yolculuğunu paylaşırken, Ege mutfağı araştırmacısı ve eğitmen şef Ahmet Güzelyağdöken de yerel üretim kültürü ve coğrafyanın lezzet hafızasına ilişkin deneyimlerini aktardı.Ayrıca AVOYA, BİBERCO, Itz Nutz, NutReal, Podisi Bean to Bar Chocolate, Siyou Tarla ve The Good Wild gibi markalar da iyi yaşam ve sürdürülebilir üretim odaklı ürünlerini ziyaretçilere tanıttı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Akiş GYO Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Levent Çanakçılı, yaşam alanlarının artık yalnızca ihtiyaçları karşılayan değil, insanlara anlamlı deneyimler sunan merkezlere dönüştüğünü belirtti.Çanakçılı, dünya genelinde alışveriş merkezlerinin rolünün değiştiğini ve sosyal etkileşimin giderek daha fazla önem kazandığını aktararak, Akasya'nın 12'nci yılında yerel üretimi destekleyen ve sürdürülebilir yaşamı odağına alan böyle bir buluşmaya ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyuyoruz. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adana'da kadın muhtarlara Her Gebeye Bir Ebe uygulaması anlatıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/adana-da-kadin-muhtarlara-her-gebeye-bir-ebe-uygulamasi-anlatildi/860195/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/adana-da-kadin-muhtarlara-her-gebeye-bir-ebe-uygulamasi-anlatildi/860195/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:06:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Adana — Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen Her Gebeye Bir Ebe uygulaması kapsamında Adana'da kadın mahalle muhtarlarına yönelik bilgilendirme çalışması yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Adana Haberleri — Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen Her Gebeye Bir Ebe uygulaması kapsamında Adana'da kadın mahalle muhtarlarına yönelik bilgilendirme çalışması yapıldı.Çukurova Sağlıklı Hayat Merkezi'nde düzenlenen programda, mahalle muhtarlarına uygulamanın işleyişi, gebelerin ebeler tarafından takip edilmesinin önemi ve normal doğumun teşvikine yönelik çalışmalar hakkında bilgi verildi.Programda ayrıca  Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Erdoğan Öz, video konferans yöntemiyle sunum yaptı.Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlusu Dr. Füsun Tokbay, AA muhabirine, Her Gebeye Bir Ebe uygulamasının normal doğumu teşvik ettiğini söyledi.Kadın muhtarların, mahallelerinde yaşayan anne adaylarının uygulamadan haberdar edilmesi konusunda önemli bir görev üstlendiğini ifade eden Tokbay, şöyle konuştu:Muhtarlarımız bizim için çok önemli. Onlar bizim sağlık elçilerimiz çünkü vatandaşlarımıza çok yakınlar. O nedenle bu proje ve Sağlıklı Hayat Merkezleri hakkında muhtarlarımızın bilgi sahibi olmaları bizim için çok önemli. Gebe Okulumuzda normal doğumun aslında korkulacak bir yönünün olmadığı, sağlıklı ve doğal bir yöntem olduğu, annelerin rahatlıkla normal doğum yapabileceklerini anlatıyoruz.Program sonunda muhtarların soruları yanıtlandı ve uygulamaya ilişkin bilgilendirici afişler dağıtıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Adana Haberleri — Sağlık Bakanlığınca hayata geçirilen Her Gebeye Bir Ebe uygulaması kapsamında Adana'da kadın mahalle muhtarlarına yönelik bilgilendirme çalışması yapıldı.Çukurova Sağlıklı Hayat Merkezi'nde düzenlenen programda, mahalle muhtarlarına uygulamanın işleyişi, gebelerin ebeler tarafından takip edilmesinin önemi ve normal doğumun teşvikine yönelik çalışmalar hakkında bilgi verildi.Programda ayrıca  Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Erdoğan Öz, video konferans yöntemiyle sunum yaptı.Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlusu Dr. Füsun Tokbay, AA muhabirine, Her Gebeye Bir Ebe uygulamasının normal doğumu teşvik ettiğini söyledi.Kadın muhtarların, mahallelerinde yaşayan anne adaylarının uygulamadan haberdar edilmesi konusunda önemli bir görev üstlendiğini ifade eden Tokbay, şöyle konuştu:Muhtarlarımız bizim için çok önemli. Onlar bizim sağlık elçilerimiz çünkü vatandaşlarımıza çok yakınlar. O nedenle bu proje ve Sağlıklı Hayat Merkezleri hakkında muhtarlarımızın bilgi sahibi olmaları bizim için çok önemli. Gebe Okulumuzda normal doğumun aslında korkulacak bir yönünün olmadığı, sağlıklı ve doğal bir yöntem olduğu, annelerin rahatlıkla normal doğum yapabileceklerini anlatıyoruz.Program sonunda muhtarların soruları yanıtlandı ve uygulamaya ilişkin bilgilendirici afişler dağıtıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/adana-da-kadin-muhtarlara-her-gebeye-bir-ebe-uygulamasi-anlatildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Fidan, yarın Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-fidan-yarin-guneydogu-avrupa-isbirligi-sureci-devlet-ve-hukumet-baskanlari-zirvesi-ne-katilacak/860194/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-fidan-yarin-guneydogu-avrupa-isbirligi-sureci-devlet-ve-hukumet-baskanlari-zirvesi-ne-katilacak/860194/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:03:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da düzenlenecek Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen iştirak edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da düzenlenecek Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen iştirak edecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı temsilen yarın Sofya'da yapılacak GDAÜ Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılacak.Bulgaristan Dönem Başkanlığı tarafından belirlenen İstikrarlı, Güvenli ve Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Bölgesel Birliğin Güçlendirilmesi-30 Yıllık Ortaklık ve İlerleme Üzerine Yansımalar temasıyla düzenlenecek toplantıya, GDAÜ katılımcısı 13 ülkeden devlet ve hükümet başkanları ile dışişleri bakanlarının yanı sıra GDAÜ'nün operasyonel kolu olan Bölgesel İşbirliği Konseyi (BİK) Genel Sekreteri katılacak.Zirve kapsamında, bir Zirve Bildirisi'nin kabul edilmesi öngörülüyor.Bakan Fidan'ın zirvede yapacağı hitapta Türkiye'nin, bölgesel sahiplenme ve kapsayıcılık ilkeleri temelinde Balkanlar'da işbirliğinin artırılmasını desteklediğini, bu düşünceyle, bölgesel diyaloğun başlıca platformlarından biri olan ve kurucu üyesi bulunduğu GDAÜ'ye özel önem verdiğini belirtmesi öngörülüyor.Balkanlar'ın yalnızca bölgesel değil, daha geniş coğrafyanın istikrar ve güvenliği bakımından da stratejik önemde olduğuna, bu nedenle iyi komşuluk ilişkilerinin güçlendirilmesinin ortak bir sorumluluk teşkil ettiğine dikkati çekecek olan Fidan'ın, Türkiye'nin Balkan Barış Platformu'nun kurulmasına da aynı anlayışla öncülük ettiğini vurgulaması bekleniyor.Fidan'ın bölgenin, ayrışmaların değil, ortak geleceğin şekillendiği bir kalkınma havzası haline gelmesiyle ekonomik ve stratejik potansiyelinin tam anlamıyla değerlendirilebileceğini kaydetmesi, bağlantısallığın, ulaştırma ve enerji ağlarının geliştirilmesinin bölgesel entegrasyonu derinleştirerek ekonomik büyümeye ve refaha katkı sağlayacağına işaret etmesi öngörülüyor.Türkiye'nin, beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı'nın adil ve kalıcı bir barış anlaşmasıyla bir an evvel sona ermesi için tüm diplomatik süreç ve çabaları desteklemeye devam ettiğini vurgulaması beklenen Fidan'ın, İran ile ABD arasında süren görüşmelerin kesintiye uğramadan ilerletilmesinin ve gerilimin yeniden tırmanmasının önlenmesinin herkesin menfaatine olduğunu, Türkiye'nin anlaşmazlıkların diplomasi ve diyalog yoluyla çözülmesi gerektiği anlayışıyla hareket ederek, söz konusu savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesini teminen mevcut sürece katkı sunmayı sürdürdüğünü ifade etmesi bekleniyor.Fidan'ın, öte yandan hitabında İsrail'in Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'da sürdürdüğü işgal ve ilhak politikalarıyla Orta Doğu'da kalıcı istikrarsızlık ve çatışma ortamı yaratmayı amaçladığına dikkati çekmesi ve İsrail'in bu hukuksuz eylemlerinin, uluslararası toplumun barış ve adalet temelindeki ortak sorumluluklarını bir kez daha hatırlattığının, uluslararası hukukun ve insani değerlerin istisnasız şekilde korunması gerektiğinin altını çizmesi öngörülüyor.- Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci1996 yılında tesis edilen ve 13 Balkan ülkesinin tamamının dahil olduğu tek bölgesel iş birliği platformu olan GDAÜ'de, Türkiye'nin yanı sıra Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya, Moldova, Romanya, Sırbistan, Slovenya ve Yunanistan tam üye statüsünde yer alıyor.Her yıl düzenli yapılan Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin yanı sıra biri gayriresmi olmak üzere iki Dışişleri Bakanları Toplantısı ve Siyasi Direktörler toplantıları gerçekleştiriliyor.GDAÜ çerçevesinde ayrıca Parlamenter Asamble Toplantıları, bakan ve uzman düzeyinde sektörel toplantılar ve konferanslar da düzenleniyor.Esnek bir daimi istişare mekanizması olarak yapılanan ve bir yıllık dönem başkanlıklarıyla yürütülen GDAÜ'de, Türkiye 1998-1999, 2009-2010 ve 2020-2021 dönemlerinde dönem başkanlığını üstlenmişti.GDAÜ Dönem Başkanlığı, 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla Romanya tarafından üstlenilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da düzenlenecek Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen iştirak edecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı temsilen yarın Sofya'da yapılacak GDAÜ Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılacak.Bulgaristan Dönem Başkanlığı tarafından belirlenen İstikrarlı, Güvenli ve Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Bölgesel Birliğin Güçlendirilmesi-30 Yıllık Ortaklık ve İlerleme Üzerine Yansımalar temasıyla düzenlenecek toplantıya, GDAÜ katılımcısı 13 ülkeden devlet ve hükümet başkanları ile dışişleri bakanlarının yanı sıra GDAÜ'nün operasyonel kolu olan Bölgesel İşbirliği Konseyi (BİK) Genel Sekreteri katılacak.Zirve kapsamında, bir Zirve Bildirisi'nin kabul edilmesi öngörülüyor.Bakan Fidan'ın zirvede yapacağı hitapta Türkiye'nin, bölgesel sahiplenme ve kapsayıcılık ilkeleri temelinde Balkanlar'da işbirliğinin artırılmasını desteklediğini, bu düşünceyle, bölgesel diyaloğun başlıca platformlarından biri olan ve kurucu üyesi bulunduğu GDAÜ'ye özel önem verdiğini belirtmesi öngörülüyor.Balkanlar'ın yalnızca bölgesel değil, daha geniş coğrafyanın istikrar ve güvenliği bakımından da stratejik önemde olduğuna, bu nedenle iyi komşuluk ilişkilerinin güçlendirilmesinin ortak bir sorumluluk teşkil ettiğine dikkati çekecek olan Fidan'ın, Türkiye'nin Balkan Barış Platformu'nun kurulmasına da aynı anlayışla öncülük ettiğini vurgulaması bekleniyor.Fidan'ın bölgenin, ayrışmaların değil, ortak geleceğin şekillendiği bir kalkınma havzası haline gelmesiyle ekonomik ve stratejik potansiyelinin tam anlamıyla değerlendirilebileceğini kaydetmesi, bağlantısallığın, ulaştırma ve enerji ağlarının geliştirilmesinin bölgesel entegrasyonu derinleştirerek ekonomik büyümeye ve refaha katkı sağlayacağına işaret etmesi öngörülüyor.Türkiye'nin, beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna Savaşı'nın adil ve kalıcı bir barış anlaşmasıyla bir an evvel sona ermesi için tüm diplomatik süreç ve çabaları desteklemeye devam ettiğini vurgulaması beklenen Fidan'ın, İran ile ABD arasında süren görüşmelerin kesintiye uğramadan ilerletilmesinin ve gerilimin yeniden tırmanmasının önlenmesinin herkesin menfaatine olduğunu, Türkiye'nin anlaşmazlıkların diplomasi ve diyalog yoluyla çözülmesi gerektiği anlayışıyla hareket ederek, söz konusu savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesini teminen mevcut sürece katkı sunmayı sürdürdüğünü ifade etmesi bekleniyor.Fidan'ın, öte yandan hitabında İsrail'in Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'da sürdürdüğü işgal ve ilhak politikalarıyla Orta Doğu'da kalıcı istikrarsızlık ve çatışma ortamı yaratmayı amaçladığına dikkati çekmesi ve İsrail'in bu hukuksuz eylemlerinin, uluslararası toplumun barış ve adalet temelindeki ortak sorumluluklarını bir kez daha hatırlattığının, uluslararası hukukun ve insani değerlerin istisnasız şekilde korunması gerektiğinin altını çizmesi öngörülüyor.- Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci1996 yılında tesis edilen ve 13 Balkan ülkesinin tamamının dahil olduğu tek bölgesel iş birliği platformu olan GDAÜ'de, Türkiye'nin yanı sıra Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya, Moldova, Romanya, Sırbistan, Slovenya ve Yunanistan tam üye statüsünde yer alıyor.Her yıl düzenli yapılan Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin yanı sıra biri gayriresmi olmak üzere iki Dışişleri Bakanları Toplantısı ve Siyasi Direktörler toplantıları gerçekleştiriliyor.GDAÜ çerçevesinde ayrıca Parlamenter Asamble Toplantıları, bakan ve uzman düzeyinde sektörel toplantılar ve konferanslar da düzenleniyor.Esnek bir daimi istişare mekanizması olarak yapılanan ve bir yıllık dönem başkanlıklarıyla yürütülen GDAÜ'de, Türkiye 1998-1999, 2009-2010 ve 2020-2021 dönemlerinde dönem başkanlığını üstlenmişti.GDAÜ Dönem Başkanlığı, 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla Romanya tarafından üstlenilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/bakan-fidan-yarin-guneydogu-avrupa-isbirligi-sureci-devlet-ve-hukumet-baskanlari-zirvesi-ne-katilacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
