<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Goldies 26 ödülleri sahiplerini buldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/goldies-26-odulleri-sahiplerini-buldu/847241/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/goldies-26-odulleri-sahiplerini-buldu/847241/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:20:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Haliç Üniversitesi tarafından düzenlenen Goldies 26 Ödül Töreni, iş, sanat, spor, medya ve dijital içerik dünyasının öne çıkan isimlerini öğrencilerle bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Haliç Üniversitesi tarafından düzenlenen Goldies 26 Ödül Töreni, iş, sanat, spor, medya ve dijital içerik dünyasının öne çıkan isimlerini öğrencilerle bir araya getirdi.Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, öğrencilerin oylarıyla farklı kategorilerde belirlenen ödüllerin sahiplerini bulduğu etkinlik, yoğun katılımı ve atmosferiyle öne çıktı. Haliç Üniversitesi Büyük Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen organizasyon, Sana İyi Gelecek temalı tanıtım filminin gösterimiyle başladı. Törende, medya, spor, sanat, girişimcilik ve dijital yayıncılık alanlarında öne çıkan isimler öğrencilerle buluştu.Etkinlikte Yılın Yarışma Programı ödülü, sunuculuğunu Alper Ateş'in üstlendiği Ben Bilirim programına verildi. Yılın Spor Programı ödülüne layık görülen Emre Özcan ve Abdullah Avcı, spor medyasına yönelik ilginin her geçen gün arttığına dikkati çekerken, Yılın Sporcusu ödülünün sahibi Toprak Razgatlıoğlu ise gönderdiği video mesajıyla öğrencilerle buluştu. Yılın Spor Spikeri ödülünü ise Erman Yaşar kazandı.Dijital içerik ve yayıncılık kategorilerinde Orkun Işıtmak, Hasan Arda Kaşıkçı ve Göktuğ Alaf ödül aldı. Yılın Influencerı ödülüne layık görülen Sena Bostancı da öğrencilerin oylarıyla seçilmekten duyduğu memnuniyeti aktardı. Sanat ve müzik kategorilerinde ise Poizi Yılın Sanatçısı ödülünün sahibi olurken, Yılın Prodüktörleri ödülü Arem Özgüç ve Arman Aydın'a verildi.İş dünyası kategorisinde ödül alan isimler de organizasyona mesajlarıyla katkı sundu. Yılın Erkek İş İnsanı seçilen Mehmet Dinçerler, Haliç Üniversitesi mezunu olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederken, Yılın Kadın İş İnsanı ödülüne layık görülen Pelin Akın Özalp, gençlere ilham vermenin önemine dikkati çekti.Goldies 26, öğrencilerin ödül törenine katıldığı bir organizasyon olmanın ötesinde, farklı sektörlerden isimlerle doğrudan iletişim kurabildiği, deneyim paylaşımında bulunabildiği ve ilham aldığı bir buluşma platformu olarak öne çıktı. Organizasyon boyunca öğrenciler, konuk isimlerle bir araya gelerek sohbet etme ve fotoğraf çekilme fırsatı yakaladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Haliç Üniversitesi tarafından düzenlenen Goldies 26 Ödül Töreni, iş, sanat, spor, medya ve dijital içerik dünyasının öne çıkan isimlerini öğrencilerle bir araya getirdi.Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, öğrencilerin oylarıyla farklı kategorilerde belirlenen ödüllerin sahiplerini bulduğu etkinlik, yoğun katılımı ve atmosferiyle öne çıktı. Haliç Üniversitesi Büyük Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen organizasyon, Sana İyi Gelecek temalı tanıtım filminin gösterimiyle başladı. Törende, medya, spor, sanat, girişimcilik ve dijital yayıncılık alanlarında öne çıkan isimler öğrencilerle buluştu.Etkinlikte Yılın Yarışma Programı ödülü, sunuculuğunu Alper Ateş'in üstlendiği Ben Bilirim programına verildi. Yılın Spor Programı ödülüne layık görülen Emre Özcan ve Abdullah Avcı, spor medyasına yönelik ilginin her geçen gün arttığına dikkati çekerken, Yılın Sporcusu ödülünün sahibi Toprak Razgatlıoğlu ise gönderdiği video mesajıyla öğrencilerle buluştu. Yılın Spor Spikeri ödülünü ise Erman Yaşar kazandı.Dijital içerik ve yayıncılık kategorilerinde Orkun Işıtmak, Hasan Arda Kaşıkçı ve Göktuğ Alaf ödül aldı. Yılın Influencerı ödülüne layık görülen Sena Bostancı da öğrencilerin oylarıyla seçilmekten duyduğu memnuniyeti aktardı. Sanat ve müzik kategorilerinde ise Poizi Yılın Sanatçısı ödülünün sahibi olurken, Yılın Prodüktörleri ödülü Arem Özgüç ve Arman Aydın'a verildi.İş dünyası kategorisinde ödül alan isimler de organizasyona mesajlarıyla katkı sundu. Yılın Erkek İş İnsanı seçilen Mehmet Dinçerler, Haliç Üniversitesi mezunu olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederken, Yılın Kadın İş İnsanı ödülüne layık görülen Pelin Akın Özalp, gençlere ilham vermenin önemine dikkati çekti.Goldies 26, öğrencilerin ödül törenine katıldığı bir organizasyon olmanın ötesinde, farklı sektörlerden isimlerle doğrudan iletişim kurabildiği, deneyim paylaşımında bulunabildiği ve ilham aldığı bir buluşma platformu olarak öne çıktı. Organizasyon boyunca öğrenciler, konuk isimlerle bir araya gelerek sohbet etme ve fotoğraf çekilme fırsatı yakaladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Madalya avcısı milli para yüzücü Melisa'nın hedefi dünya şampiyonluğu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/madalya-avcisi-milli-para-yuzucu-melisa-nin-hedefi-dunya-sampiyonlugu/847240/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/madalya-avcisi-milli-para-yuzucu-melisa-nin-hedefi-dunya-sampiyonlugu/847240/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:20:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kayseri — Kayseri'de 6 yıllık kariyerine 135 madalya sığdıran 17 yaşındaki milli para yüzücü Melisa Şahin: - Hedefim ülkemi daha güzel bir şekilde temsil etmek, bayrağımızı dalgalandırmak ve İstiklal Marşı'nı en yüksek mertebede okumak. Bunun için haftada 6 gün antrenman yapıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kayseri Haberleri — HAKAN CAN ŞAHİN - Yüzmede 6 yıllık kariyerinde 135 madalya kazanan 17 yaşındaki milli para yüzücü Melisa Şahin, haziran ayında Mersin'de düzenlenecek Dünya Bedensel Engelliler Gençlik Oyunları'nda kürsünün zirvesini hedefliyor.Doğuştan sol diz kapağından aşağısı olmayan ve yaşamına protezle devam eden Melisa, öğretmeninin tavsiyesiyle 7 yıl önce yüzme kursuna gitmeye başladı.Melisa Şahin, Kayseri Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Olimpik Yüzme Havuzu'nda aldığı eğitimler sırasında antrenörü Ertuğrul Çakmak'la tanıştı.Çakmak'ın yönlendirmesiyle çeşitli turnuvalara katılan Melisa, 6 yıldır profesyonel olduğu yüzmede 135 madalya kazanarak milli takıma seçildi.Bakü'de 2024 yılında Türk Devletleri Teşkilatınca (TDT) düzenlenen Herkes İçin Yüzme Projesi'nde 2000 metre serbestte altın madalya kazanan Melisa Şahin, geçen yıl İstanbul'da gerçekleştirilen Avrupa Para Gençler Oyunları'nda 4x100 metre karışık bayrakta ikincilik elde etti.Nuh Mehmet Küçükçalık Anadolu Lisesi'ndeki eğitimini sürdüren Melisa, Dünya Bedensel Engelliler Gençlik Oyunları'nda altın madalya alma hedefiyle çalışmalarına devam ediyor.Milli yüzücü, AA muhabirine, su sporuyla ilgilenmekten dolayı mutlu olduğunu dile getirerek, kendisine destek veren ailesi ve antrenörlerine teşekkür etti.Spor kariyeri ve antrenman süreci hakkında bilgi veren Melisa Şahin, şunları kaydetti:Hedefim ülkemi daha güzel bir şekilde temsil etmek, bayrağımızı dalgalandırmak ve İstiklal Marşı'nı en yüksek mertebede okumak. Bunun için haftada 6 gün antrenman yapıyoruz. Haftanın 4 günü çift antrenmanımız oluyor. Aynı zamanda haftanın 3 günü de fitness antrenmanlarımız var. Yüzme antrenmanlarımız ise günde ikişer olmak üzere toplamda 4 saat oluyor. Dünya Gençlik Oyunları'na az bir zaman kaldı. Antrenörümüz Ertuğrul hocayla kendimizi kampa aldık. Ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek için çok çalışıyoruz.Melisa, oyunlarda birincilik kürsüsüne çıkmak için sıkı antrenman yaptığını belirterek, Burada ve yurt dışındaki bütün sporcular sıkı ve disiplinli bir şekilde çalışıyor. Herkes madalya almak için uğraşıyor. Önemli olan hiçbir şekilde pes etmeden devam etmek, titizlikle ve azimle çalışmak. Biz bu şekilde devam ediyor ve ilerliyoruz. diye konuştu.Los Angeles'ta yapılacak 2028 Yaz Olimpiyatları'na katılmak istediğini belirten milli yüzücü, hayalinin ise doktorluk olduğunu sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kayseri Haberleri — HAKAN CAN ŞAHİN - Yüzmede 6 yıllık kariyerinde 135 madalya kazanan 17 yaşındaki milli para yüzücü Melisa Şahin, haziran ayında Mersin'de düzenlenecek Dünya Bedensel Engelliler Gençlik Oyunları'nda kürsünün zirvesini hedefliyor.Doğuştan sol diz kapağından aşağısı olmayan ve yaşamına protezle devam eden Melisa, öğretmeninin tavsiyesiyle 7 yıl önce yüzme kursuna gitmeye başladı.Melisa Şahin, Kayseri Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Olimpik Yüzme Havuzu'nda aldığı eğitimler sırasında antrenörü Ertuğrul Çakmak'la tanıştı.Çakmak'ın yönlendirmesiyle çeşitli turnuvalara katılan Melisa, 6 yıldır profesyonel olduğu yüzmede 135 madalya kazanarak milli takıma seçildi.Bakü'de 2024 yılında Türk Devletleri Teşkilatınca (TDT) düzenlenen Herkes İçin Yüzme Projesi'nde 2000 metre serbestte altın madalya kazanan Melisa Şahin, geçen yıl İstanbul'da gerçekleştirilen Avrupa Para Gençler Oyunları'nda 4x100 metre karışık bayrakta ikincilik elde etti.Nuh Mehmet Küçükçalık Anadolu Lisesi'ndeki eğitimini sürdüren Melisa, Dünya Bedensel Engelliler Gençlik Oyunları'nda altın madalya alma hedefiyle çalışmalarına devam ediyor.Milli yüzücü, AA muhabirine, su sporuyla ilgilenmekten dolayı mutlu olduğunu dile getirerek, kendisine destek veren ailesi ve antrenörlerine teşekkür etti.Spor kariyeri ve antrenman süreci hakkında bilgi veren Melisa Şahin, şunları kaydetti:Hedefim ülkemi daha güzel bir şekilde temsil etmek, bayrağımızı dalgalandırmak ve İstiklal Marşı'nı en yüksek mertebede okumak. Bunun için haftada 6 gün antrenman yapıyoruz. Haftanın 4 günü çift antrenmanımız oluyor. Aynı zamanda haftanın 3 günü de fitness antrenmanlarımız var. Yüzme antrenmanlarımız ise günde ikişer olmak üzere toplamda 4 saat oluyor. Dünya Gençlik Oyunları'na az bir zaman kaldı. Antrenörümüz Ertuğrul hocayla kendimizi kampa aldık. Ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek için çok çalışıyoruz.Melisa, oyunlarda birincilik kürsüsüne çıkmak için sıkı antrenman yaptığını belirterek, Burada ve yurt dışındaki bütün sporcular sıkı ve disiplinli bir şekilde çalışıyor. Herkes madalya almak için uğraşıyor. Önemli olan hiçbir şekilde pes etmeden devam etmek, titizlikle ve azimle çalışmak. Biz bu şekilde devam ediyor ve ilerliyoruz. diye konuştu.Los Angeles'ta yapılacak 2028 Yaz Olimpiyatları'na katılmak istediğini belirten milli yüzücü, hayalinin ise doktorluk olduğunu sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tel ile çivinin aşkı felç olan Suat Can'ı yeniden hayata bağladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tel-ile-civinin-aski-felc-olan-suat-can-i-yeniden-hayata-bagladi/847238/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tel-ile-civinin-aski-felc-olan-suat-can-i-yeniden-hayata-bagladi/847238/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:18:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Erzincan — Erzincan'da 10 yıl önce geçirdiği kaza sonucu belden aşağısı felç olan ve tedavi sürecinde tanıştığı filografi sanatıyla yeniden hayata tutunan Can, yaptığı eserlerle hem ailesine destek oluyor hem de engelli bireylere umut aşılıyor - 49 yaşındaki Suat Can: - Filografi sanatı insanda rehabilite edici bir özelliğe sahip. Özellikle engelli kardeşlerimizin hayatla mücadelelerinde sabrı öğretiyor ve mücadele azmini artırıyor. Azmin başaramayacağı bir iş yoktur]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Erzincan Haberleri — KEMAL ÖZDEMİR - Erzincan'da 10 yıl önce yüksekten düşmesi sonucu omurilik felci geçiren 49 yaşındaki Suat Can, tedavi sürecinde öğrendiği filografi sanatı sayesinde yeniden hayata tutundu. Kentte 2016'da evinin çatısındaki güneş enerjisi sisteminin bakımını yapmak istediği sırada dengesini kaybederek düşen Can'ın belden aşağısı, omuriliğinde oluşan hasar nedeniyle felç kaldı.Tedavi için götürüldüğü Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde 2017'de ameliyat edilen ve uzun süre fizik tedavi gören Can, burada doktorların rehabilitasyon amacıyla yönlendirmesiyle filografi sanatıyla tanıştı.Tahta zemine çaktığı çivilerle desen oluşturan Can, farklı renklerde teller kullanarak hazırladığı eserlerle yeniden yaşama sevincini kazandı.Büyük emek ve sabırla hazırladığı tabloları satarak ailesine ekonomik destek de sağlayan Can, zamanla filografiyi hem meslek hem de yaşam motivasyonu haline getirdi.- Azmin başaramayacağı bir iş yokturCan, AA muhabirine, kaza sonrası çok zor günler geçirdiğini ve yaşadığı sürecin kendisini psikolojik olarak da yıprattığını söyledi.Filografi sanatının kendisini yeniden hayata bağladığını belirten Can, yaklaşık 9 yıldır bu işi yaptığını belirterek Filografi sanatı insanda rehabilite edici bir özelliğe sahip. Özellikle engelli kardeşlerimizin hayatla mücadelelerinde sabrı öğretiyor ve mücadele azmini artırıyor. Azmin başaramayacağı bir iş yoktur. Çevremizdeki insanların manevi destekleriyle de bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. dedi.Erzincan Belediyesinin verdiği iş yerinde sanatla ilgilendiğini dile getiren Can, Eve kapanıp durmaktansa biri dükkana geliyor ve iş alıyorsunuz. Bu sizi aynı zamanda rehabilite ediyor ve hayata bakış açınızı değiştiriyor. Sadece filografi değil, insanlar ahşap boyama gibi birçok el emeği sanatla uğraşabilirler. Ben el sanatlarının her insana faydası olacağını düşünüyorum. ifadelerini kullandı.- Bir insanın hayatına dokunmak çok önemliTüm engelli bireylerin bir sanat dalıyla ilgilenmesi gerektiğini vurgulayan Can, şunları kaydetti:Engelli olan kardeşlerimize de öğrettiğim oldu. Dışarıdan kardeşlerimiz de öğrenmek istedikleri zaman elimizden geleni yaptık. Engelli kardeşlerimize de elimizden geldiği kadar tablolardan hediye etmeye çalışıyoruz. Tüm engelli kardeşlerimizin bir sanatla uğraşmaları için insanlarımızın destek vermesini talep ediyorum. Ellerinden tutsunlar. Hayat bir mücadele ve hayatımız devam ediyor. Bir insanın hayatına dokunmak çok önemli.Can, filografi sanatının tel ile çivinin aşkının tabloya yansıması olduğunu belirterek bu sanatı büyük bir sevgi ve sabırla sürdürdüğünü kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Erzincan Haberleri — KEMAL ÖZDEMİR - Erzincan'da 10 yıl önce yüksekten düşmesi sonucu omurilik felci geçiren 49 yaşındaki Suat Can, tedavi sürecinde öğrendiği filografi sanatı sayesinde yeniden hayata tutundu. Kentte 2016'da evinin çatısındaki güneş enerjisi sisteminin bakımını yapmak istediği sırada dengesini kaybederek düşen Can'ın belden aşağısı, omuriliğinde oluşan hasar nedeniyle felç kaldı.Tedavi için götürüldüğü Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde 2017'de ameliyat edilen ve uzun süre fizik tedavi gören Can, burada doktorların rehabilitasyon amacıyla yönlendirmesiyle filografi sanatıyla tanıştı.Tahta zemine çaktığı çivilerle desen oluşturan Can, farklı renklerde teller kullanarak hazırladığı eserlerle yeniden yaşama sevincini kazandı.Büyük emek ve sabırla hazırladığı tabloları satarak ailesine ekonomik destek de sağlayan Can, zamanla filografiyi hem meslek hem de yaşam motivasyonu haline getirdi.- Azmin başaramayacağı bir iş yokturCan, AA muhabirine, kaza sonrası çok zor günler geçirdiğini ve yaşadığı sürecin kendisini psikolojik olarak da yıprattığını söyledi.Filografi sanatının kendisini yeniden hayata bağladığını belirten Can, yaklaşık 9 yıldır bu işi yaptığını belirterek Filografi sanatı insanda rehabilite edici bir özelliğe sahip. Özellikle engelli kardeşlerimizin hayatla mücadelelerinde sabrı öğretiyor ve mücadele azmini artırıyor. Azmin başaramayacağı bir iş yoktur. Çevremizdeki insanların manevi destekleriyle de bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. dedi.Erzincan Belediyesinin verdiği iş yerinde sanatla ilgilendiğini dile getiren Can, Eve kapanıp durmaktansa biri dükkana geliyor ve iş alıyorsunuz. Bu sizi aynı zamanda rehabilite ediyor ve hayata bakış açınızı değiştiriyor. Sadece filografi değil, insanlar ahşap boyama gibi birçok el emeği sanatla uğraşabilirler. Ben el sanatlarının her insana faydası olacağını düşünüyorum. ifadelerini kullandı.- Bir insanın hayatına dokunmak çok önemliTüm engelli bireylerin bir sanat dalıyla ilgilenmesi gerektiğini vurgulayan Can, şunları kaydetti:Engelli olan kardeşlerimize de öğrettiğim oldu. Dışarıdan kardeşlerimiz de öğrenmek istedikleri zaman elimizden geleni yaptık. Engelli kardeşlerimize de elimizden geldiği kadar tablolardan hediye etmeye çalışıyoruz. Tüm engelli kardeşlerimizin bir sanatla uğraşmaları için insanlarımızın destek vermesini talep ediyorum. Ellerinden tutsunlar. Hayat bir mücadele ve hayatımız devam ediyor. Bir insanın hayatına dokunmak çok önemli.Can, filografi sanatının tel ile çivinin aşkının tabloya yansıması olduğunu belirterek bu sanatı büyük bir sevgi ve sabırla sürdürdüğünü kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Evlerinin garajını berber dükkanına çeviren lise öğrencisi geleceğe hazırlanıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/evlerinin-garajini-berber-dukkanina-ceviren-lise-ogrencisi-gelecege-hazirlaniyor/847237/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/evlerinin-garajini-berber-dukkanina-ceviren-lise-ogrencisi-gelecege-hazirlaniyor/847237/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:18:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kocaeli — Kocaeli'de yaşayan Berkay Bileke, modern ekipmanlarla donatılan berber dükkanında okuldan arta kalan zamanlarda arkadaşlarını ve mahalle sakinlerini tıraş ederek tecrübe kazanıyor - 15 yaşındaki Bileke: - Burada böyle modern bir yerin olması beni mutlu ediyor. İşimi seviyorum ve devam etmek istiyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kocaeli Haberleri — SEFA TETİK - Kocaeli'nin İzmit ilçesinde yaşayan lise öğrencisi Berkay Bileke, evlerinin garajını berber dükkanına çevirerek okuldan arta kalan zamanlarda ileride yapmak istediği mesleğin inceliklerini öğreniyor. Yahya Kaptan Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi 15 yaşındaki Bileke, hayalini kurduğu motosikleti alabilmek için yaz tatillerinde kuaför salonlarında çıraklık yaptı.Bu süreçte mesleğe ilgisi artan genç, babasının tavsiyesiyle aile apartmanlarının garajını berber dükkanına çevirdi.Tek berber koltuğu bulunan dükkanda mahalledeki arkadaşlarının saçını keserek kendini geliştiren Bileke, sosyal medya hesabından paylaşımlar yaptı. Kısa sürede ilgi gören paylaşımlar, Türkiye'nin tanınan kuaförlerinden Kadir Alkan'ın da dikkatini çekti.Alkan, iletişime geçtiği Bileke'ye destek vererek garajdaki alanın daha profesyonel hale getirilmesine katkı sundu. Berber dükkanı düzenlemeler yapılarak modern ekipmanlarla donatıldı.Bileke, okuldan arta kalan zamanlarda arkadaşlarını ve mahalle sakinlerini tıraş ederek tecrübe kazanıyor.Geçen ay vergi levhasını alan Bileke, uğraşını mesleğe dönüştürmek istiyor.- Dükkana gelenler sayesinde mesleği daha hızlı öğreniyorumBerkay Bileke, AA muhabirine, berberliğe bir arkadaşının tavsiyesiyle başladığını, yaz boyunca çıraklık yaptığını belirterek işini çok sevdiğini söyledi.Okul çıkışlarında arkadaşlarını tıraş etmeye başladığını anlatan Bileke, Kuaför salonunu açtığımız garajda, önceden aracımız vardı. Onu satınca garaj boşaldı. Babamın tavsiyesiyle burada arkadaşlarımı tıraş etmeye başladım. dedi.Bileke, arkadaşlarını tıraş ettiği anları sosyal medya hesaplarından paylaşmasının ardından destek görmeye başladığını dile getirerek Bir gün okuldan çıktıktan sonra Kadir Alkan'ın bana destek vereceğini öğrendim. Çok mutlu oldum. Daha sonra buraya gelerek yapacaklarını anlattı. diye konuştu.Garajı berber dükkanına dönüştürme sürecinin yaklaşık 2 ay sürdüğünden bahseden Bileke, dükkana gelenler sayesinde mesleği daha hızlı öğrendiğini kaydetti.Berkay Bileke, sosyal medyadaki paylaşımları sayesinde iş yerinin daha şık hale geldiğini belirterek İlk zamanlarda daha az kişi geliyordu, şimdi daha fazla kişi geliyor. Halen hayalim motosiklet almak. Ehliyet almama daha var ama bu süreçte ailemin de desteğiyle hem motosikletimi hem ehliyetimi alacağıma inanıyorum. ifadelerini kullandı.Garajın modern berber dükkanına dönüşeceğinin aklına gelmediğini dile getiren Bileke, bu süreçte kendisine destek verenlere teşekkür etti.Berkay Bileke, yoldan geçenlerin berber dükkanını görünce şaşırdığını belirterek Onların şaşırdığı kadar ben de şaşırıyorum. Burada böyle modern bir yerin olması beni mutlu ediyor. İşimi seviyorum ve devam etmek istiyorum. Şu anda okulda dil bölümünde okuyorum, amacım yurt dışına giderek mesleğimi orada da geliştirmek. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kocaeli Haberleri — SEFA TETİK - Kocaeli'nin İzmit ilçesinde yaşayan lise öğrencisi Berkay Bileke, evlerinin garajını berber dükkanına çevirerek okuldan arta kalan zamanlarda ileride yapmak istediği mesleğin inceliklerini öğreniyor. Yahya Kaptan Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi 15 yaşındaki Bileke, hayalini kurduğu motosikleti alabilmek için yaz tatillerinde kuaför salonlarında çıraklık yaptı.Bu süreçte mesleğe ilgisi artan genç, babasının tavsiyesiyle aile apartmanlarının garajını berber dükkanına çevirdi.Tek berber koltuğu bulunan dükkanda mahalledeki arkadaşlarının saçını keserek kendini geliştiren Bileke, sosyal medya hesabından paylaşımlar yaptı. Kısa sürede ilgi gören paylaşımlar, Türkiye'nin tanınan kuaförlerinden Kadir Alkan'ın da dikkatini çekti.Alkan, iletişime geçtiği Bileke'ye destek vererek garajdaki alanın daha profesyonel hale getirilmesine katkı sundu. Berber dükkanı düzenlemeler yapılarak modern ekipmanlarla donatıldı.Bileke, okuldan arta kalan zamanlarda arkadaşlarını ve mahalle sakinlerini tıraş ederek tecrübe kazanıyor.Geçen ay vergi levhasını alan Bileke, uğraşını mesleğe dönüştürmek istiyor.- Dükkana gelenler sayesinde mesleği daha hızlı öğreniyorumBerkay Bileke, AA muhabirine, berberliğe bir arkadaşının tavsiyesiyle başladığını, yaz boyunca çıraklık yaptığını belirterek işini çok sevdiğini söyledi.Okul çıkışlarında arkadaşlarını tıraş etmeye başladığını anlatan Bileke, Kuaför salonunu açtığımız garajda, önceden aracımız vardı. Onu satınca garaj boşaldı. Babamın tavsiyesiyle burada arkadaşlarımı tıraş etmeye başladım. dedi.Bileke, arkadaşlarını tıraş ettiği anları sosyal medya hesaplarından paylaşmasının ardından destek görmeye başladığını dile getirerek Bir gün okuldan çıktıktan sonra Kadir Alkan'ın bana destek vereceğini öğrendim. Çok mutlu oldum. Daha sonra buraya gelerek yapacaklarını anlattı. diye konuştu.Garajı berber dükkanına dönüştürme sürecinin yaklaşık 2 ay sürdüğünden bahseden Bileke, dükkana gelenler sayesinde mesleği daha hızlı öğrendiğini kaydetti.Berkay Bileke, sosyal medyadaki paylaşımları sayesinde iş yerinin daha şık hale geldiğini belirterek İlk zamanlarda daha az kişi geliyordu, şimdi daha fazla kişi geliyor. Halen hayalim motosiklet almak. Ehliyet almama daha var ama bu süreçte ailemin de desteğiyle hem motosikletimi hem ehliyetimi alacağıma inanıyorum. ifadelerini kullandı.Garajın modern berber dükkanına dönüşeceğinin aklına gelmediğini dile getiren Bileke, bu süreçte kendisine destek verenlere teşekkür etti.Berkay Bileke, yoldan geçenlerin berber dükkanını görünce şaşırdığını belirterek Onların şaşırdığı kadar ben de şaşırıyorum. Burada böyle modern bir yerin olması beni mutlu ediyor. İşimi seviyorum ve devam etmek istiyorum. Şu anda okulda dil bölümünde okuyorum, amacım yurt dışına giderek mesleğimi orada da geliştirmek. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/evlerinin-garajini-berber-dukkanina-ceviren-lise-ogrencisi-gelecege-hazirlaniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD ve İsrail'in İran'a muhtemel saldırılar için yoğun hazırlık yaptığı iddiası</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-ve-israil-in-iran-a-muhtemel-saldirilar-icin-yogun-hazirlik-yaptigi-iddiasi/847236/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-ve-israil-in-iran-a-muhtemel-saldirilar-icin-yogun-hazirlik-yaptigi-iddiasi/847236/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:15:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — ​​​​​​​ABD ve İsrail'in gelecek hafta gibi erken bir tarihte İran'a muhtemel saldırılar düzenlemeye yönelik yoğun hazırlık yürüttüğü iddia edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ​​​​​​​ABD ve İsrail'in gelecek hafta gibi erken bir tarihte İran'a muhtemel saldırılar düzenlemeye yönelik yoğun hazırlık yürüttüğü iddia edildi.The New York Times gazetesinin haberine göre, isimlerini açıklamak istemeyen, Orta Doğu konusunda yetkili iki kaynak, ABD ile İsrail'in İran'a karşı atabileceği adımlara ilişkin açıklama yaptı.ABD ve İsrail'in, gelecek hafta gibi erken bir tarihte İran'a yönelik saldırıların yeniden başlaması ihtimaline karşı yoğun hazırlık yürüttüğünü öne süren yetkililer, bunların ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yapılan en kapsamlı hazırlıklar olduğunu kaydetti.Yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump'ın askeri saldırıları yeniden başlatmaya karar vermesi halinde, seçenekler arasında İran'ın askeri ve altyapı hedeflerine yönelik daha yoğun bombardımanların düzenlenmesinin yer aldığını belirtti.Bir başka seçeneğin ise İran'daki nükleer maddeleri ele geçirmek üzere özel harekat birliklerini sahaya göndermek olduğunu kaydeden yetkililer, martta bir kısım özel harekat mensubunun, Trump'a bu seçeneği sunmak amacıyla Orta Doğu'ya sevk edildiğini ileri sürdü.Yetkililer, bu seçeneğin ciddi can kaybı risklerini barındırabileceğini vurgularken, ABD ve İsrail için zaferin zor bir hedef olabileceğini ifade etti.Bölgede yaklaşık 5 bin deniz piyadesi ile 82. Hava İndirme Tümeni'ne bağlı 2 bin civarında piyadenin talimat beklediğini belirten yetkililer, olası bir saha operasyonuna yeşil ışık yakılması halinde, bu birliklerin İran'ın İsfahan kentindeki nükleer tesisteki malzemelere ulaşmak için kullanılabileceğini kaydetti.Yetkililer, bu birliklerin İran'ın petrol ihracatının merkezi Hark Adası'nı ele geçirme çabalarında da kullanılabileceğini ancak bunun için ordunun daha fazla kara birliğine ihtiyaç duyacağını aktardı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ​​​​​​​ABD ve İsrail'in gelecek hafta gibi erken bir tarihte İran'a muhtemel saldırılar düzenlemeye yönelik yoğun hazırlık yürüttüğü iddia edildi.The New York Times gazetesinin haberine göre, isimlerini açıklamak istemeyen, Orta Doğu konusunda yetkili iki kaynak, ABD ile İsrail'in İran'a karşı atabileceği adımlara ilişkin açıklama yaptı.ABD ve İsrail'in, gelecek hafta gibi erken bir tarihte İran'a yönelik saldırıların yeniden başlaması ihtimaline karşı yoğun hazırlık yürüttüğünü öne süren yetkililer, bunların ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yapılan en kapsamlı hazırlıklar olduğunu kaydetti.Yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump'ın askeri saldırıları yeniden başlatmaya karar vermesi halinde, seçenekler arasında İran'ın askeri ve altyapı hedeflerine yönelik daha yoğun bombardımanların düzenlenmesinin yer aldığını belirtti.Bir başka seçeneğin ise İran'daki nükleer maddeleri ele geçirmek üzere özel harekat birliklerini sahaya göndermek olduğunu kaydeden yetkililer, martta bir kısım özel harekat mensubunun, Trump'a bu seçeneği sunmak amacıyla Orta Doğu'ya sevk edildiğini ileri sürdü.Yetkililer, bu seçeneğin ciddi can kaybı risklerini barındırabileceğini vurgularken, ABD ve İsrail için zaferin zor bir hedef olabileceğini ifade etti.Bölgede yaklaşık 5 bin deniz piyadesi ile 82. Hava İndirme Tümeni'ne bağlı 2 bin civarında piyadenin talimat beklediğini belirten yetkililer, olası bir saha operasyonuna yeşil ışık yakılması halinde, bu birliklerin İran'ın İsfahan kentindeki nükleer tesisteki malzemelere ulaşmak için kullanılabileceğini kaydetti.Yetkililer, bu birliklerin İran'ın petrol ihracatının merkezi Hark Adası'nı ele geçirme çabalarında da kullanılabileceğini ancak bunun için ordunun daha fazla kara birliğine ihtiyaç duyacağını aktardı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/abd-ve-israil-in-iran-a-muhtemel-saldirilar-icin-yogun-hazirlik-yaptigi-iddiasi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Eskişehir merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan zanlılardan 24'ü tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/eskisehir-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonunda-yakalanan-zanlilardan-24-u-tutuklandi/847235/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/eskisehir-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonunda-yakalanan-zanlilardan-24-u-tutuklandi/847235/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Eskişehir — Eskişehir merkezli 33 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan şüphelilerden 24'ü tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Eskişehir Haberleri — Eskişehir merkezli 33 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan şüphelilerden 24'ü tutuklandı.Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının desteğiyle Eskişehir merkezli 33 ilde suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan gelirlerin aklanması suçları kapsamında yakalanıp, adliyeye sevk edilen 45 zanlıdan 24'ü tutuklandı.Şüphelilerden 21'i ise adli kontrol tedbiri kararı ile serbest bırakıldı.Eskişehir merkezli Adana, Adıyaman, Ankara, Antalya, Aydın, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bursa, Diyarbakır, Edirne, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Kütahya, Mardin, Mersin, Muğla, Niğde, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Van'da 11 Mayıs'ta gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda yasa dışı bahis oynatma, nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suçtan kaynaklanan gelirlerin aklanması suçlarından 135 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.Zanlılardan 91'i yakalanmış, 44'ünün yurt dışında olduğu belirlenmişti. Gözaltına alınan şüphelilerden 46'sı emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, söz konusu suçlardan 8,7 milyar lira gelir sağlandığı, 8 şirket üzerinden 1,2 milyar liralık işlem gerçekleştirildiği iddiasıyla ilgili 45'i adliyeye sevk edilmişti.Operasyonda çok sayıda dijital materyale ve banka kartlarına el konulmuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Eskişehir Haberleri — Eskişehir merkezli 33 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan şüphelilerden 24'ü tutuklandı.Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının desteğiyle Eskişehir merkezli 33 ilde suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan gelirlerin aklanması suçları kapsamında yakalanıp, adliyeye sevk edilen 45 zanlıdan 24'ü tutuklandı.Şüphelilerden 21'i ise adli kontrol tedbiri kararı ile serbest bırakıldı.Eskişehir merkezli Adana, Adıyaman, Ankara, Antalya, Aydın, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bursa, Diyarbakır, Edirne, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Kütahya, Mardin, Mersin, Muğla, Niğde, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Van'da 11 Mayıs'ta gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda yasa dışı bahis oynatma, nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suçtan kaynaklanan gelirlerin aklanması suçlarından 135 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.Zanlılardan 91'i yakalanmış, 44'ünün yurt dışında olduğu belirlenmişti. Gözaltına alınan şüphelilerden 46'sı emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, söz konusu suçlardan 8,7 milyar lira gelir sağlandığı, 8 şirket üzerinden 1,2 milyar liralık işlem gerçekleştirildiği iddiasıyla ilgili 45'i adliyeye sevk edilmişti.Operasyonda çok sayıda dijital materyale ve banka kartlarına el konulmuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/eskisehir-merkezli-yasa-disi-bahis-operasyonunda-yakalanan-zanlilardan-24-u-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sinop'un Boyabat ilçesinde çeltik ekimine başlandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sinop-un-boyabat-ilcesinde-celtik-ekimine-baslandi/847234/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sinop-un-boyabat-ilcesinde-celtik-ekimine-baslandi/847234/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sinop — Sinop'un Boyabat ilçesinde çiftçilerin çeltik ekim mesaisi başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sinop Haberleri — Sinop'un Boyabat ilçesinde çiftçilerin çeltik ekim mesaisi başladı.İlçe Tarım ve Orman Müdürü Murat Usta, AA muhabirine, yeni çeltik ekim sezonunun tüm üreticilere hayırlı olmasını diledi.İlçede 2025 yılında 29 köyde 571 çiftçinin 17 bin 505 dekar alanda çeltik tarımı yaptığını belirten Usta, dönümde ortalama 800 kilogramdan yaklaşık 14 bin ton ürün elde edildiğini söyledi.Bu yıl Çatpınar, Çarşak ve Şıhlı köylerinde toplulaştırma çalışmasının devam ettiğini anlatan Usta, tahmini çeltik ekim alanının 13 bin dönüm olmasının beklendiğini kaydetti.Usta, tarladan sofraya çeltiğin her aşamasında emeği olan yetiştiricilerin bereketli bir sezon geçirmelerini diledi.Bağlıca köyünde çeltik üreticiliği yapan Satılmış Demir ise bu yıl yağışlı bir mevsim geçtiğine dikkati çekerek, Geçen yıl kuraklık nedeniyle biraz sıkıntılıydı ama bu yıl iyi verim bekliyoruz. İnşallah hükümetimizden, devletimizden iyi bir taban fiyatı da alarak sezonu verimli şekilde kapatmayı düşünüyoruz. ifadelerini kullandı.Çeltik tarımı yapan Ali Kartaloğlu da bu yıl suyun bol olduğuna işaret ederek, İnşallah mahsulümüz de bol olur. Şu an mevsim şartları uygun, bir sıkıntımız yok. Allah cümlemize güle güle yemek nasip etsin. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sinop Haberleri — Sinop'un Boyabat ilçesinde çiftçilerin çeltik ekim mesaisi başladı.İlçe Tarım ve Orman Müdürü Murat Usta, AA muhabirine, yeni çeltik ekim sezonunun tüm üreticilere hayırlı olmasını diledi.İlçede 2025 yılında 29 köyde 571 çiftçinin 17 bin 505 dekar alanda çeltik tarımı yaptığını belirten Usta, dönümde ortalama 800 kilogramdan yaklaşık 14 bin ton ürün elde edildiğini söyledi.Bu yıl Çatpınar, Çarşak ve Şıhlı köylerinde toplulaştırma çalışmasının devam ettiğini anlatan Usta, tahmini çeltik ekim alanının 13 bin dönüm olmasının beklendiğini kaydetti.Usta, tarladan sofraya çeltiğin her aşamasında emeği olan yetiştiricilerin bereketli bir sezon geçirmelerini diledi.Bağlıca köyünde çeltik üreticiliği yapan Satılmış Demir ise bu yıl yağışlı bir mevsim geçtiğine dikkati çekerek, Geçen yıl kuraklık nedeniyle biraz sıkıntılıydı ama bu yıl iyi verim bekliyoruz. İnşallah hükümetimizden, devletimizden iyi bir taban fiyatı da alarak sezonu verimli şekilde kapatmayı düşünüyoruz. ifadelerini kullandı.Çeltik tarımı yapan Ali Kartaloğlu da bu yıl suyun bol olduğuna işaret ederek, İnşallah mahsulümüz de bol olur. Şu an mevsim şartları uygun, bir sıkıntımız yok. Allah cümlemize güle güle yemek nasip etsin. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/sinop-un-boyabat-ilcesinde-celtik-ekimine-baslandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İran Cumhurbaşkanı, ABD-İsrail'in başlattığı savaşa karşı duruşu nedeniyle Papa'ya teşekkür mesajı gönderdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iran-cumhurbaskani-abd-israil-in-baslattigi-savasa-karsi-durusu-nedeniyle-papa-ya-tesekkur-mesaji-gonderdi/847233/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iran-cumhurbaskani-abd-israil-in-baslattigi-savasa-karsi-durusu-nedeniyle-papa-ya-tesekkur-mesaji-gonderdi/847233/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD-İsrail'in ülkesine saldırılarıyla başlayan savaş konusundaki duruşu nedeniyle Vatikan Devlet Başkanı Papa 14.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD-İsrail'in ülkesine saldırılarıyla başlayan savaş konusundaki duruşu nedeniyle Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'ya teşekkür ederken, ülkesinin diplomasiye ve barışçıl çözümlere bağlılığını sürdürdüğünü belirtti. İran Cumhurbaşkanlığının yazılı açıklamasına göre Pezeşkiyan, ABD-İsrail'in savaşına karşı tutumuyla öne çıkan Papa 14. Leo'ya bir mesaj gönderdi.Pezeşkiyan mesajına Kur'an-ı Kerim'in Fussilet suresindeki 15. ayetten alıntı yaparak başlarken, Papa'nın saldırganlıklarla ilgili ahlaki duruşunu takdir etti ve uluslararası toplumun da ABD'nin hukuk dışı ve tehlikeli politikalarına karşı koyması gerektiğini vurguladı.Papa'ya Dünya Katoliklerinin muhterem lideri diyerek hitap eden Pezeşkiyan, İran'a karşı son askeri saldırılar konusundaki ahlaklı ve mantıklı duruşunuzu takdir ediyorum. ABD ve İsrail'in saldırıları sadece İran'a değil, hukukun üstünlüğüne ve insani değerlere de karşıdır. İran, kendini savunma kapsamında saldırganları hedef almıştır. İran diplomasiye ve barışçıl çözümlere bağlılığını sürdürmektedir. Uluslararası toplumun, ABD'nin yasa dışı eylemlerine karşı sorumlu bir şekilde hareket etmesi beklenmektedir. ifadelerini kullandı.Pezeşkiyan, ABD ve İsrail'in politikalarının maliyetinin tüm uluslararası toplum için tehlikeli olduğunu belirtti.Mesajında, Hürmüz Boğazı'ndaki duruma da değinen Pezeşkiyan, Mevcut güvenliksizlik durumu çözüldükten sonra Hürmüz Boğazı'ndaki trafik koşullarının normale döneceği ve İran'ın bu stratejik su yolundan güvenli geçişi güçlendirmek için uluslararası hukuk çerçevesinde etkili ve profesyonel izleme ve kontrol mekanizmaları uygulayacağı açıktır. değerlendirmesinde bulundu.Savaş karşıtı açıklamalar yapan Papa 14. Leo, ABD Başkanı Donald Trump tarafından hedef alınmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD-İsrail'in ülkesine saldırılarıyla başlayan savaş konusundaki duruşu nedeniyle Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'ya teşekkür ederken, ülkesinin diplomasiye ve barışçıl çözümlere bağlılığını sürdürdüğünü belirtti. İran Cumhurbaşkanlığının yazılı açıklamasına göre Pezeşkiyan, ABD-İsrail'in savaşına karşı tutumuyla öne çıkan Papa 14. Leo'ya bir mesaj gönderdi.Pezeşkiyan mesajına Kur'an-ı Kerim'in Fussilet suresindeki 15. ayetten alıntı yaparak başlarken, Papa'nın saldırganlıklarla ilgili ahlaki duruşunu takdir etti ve uluslararası toplumun da ABD'nin hukuk dışı ve tehlikeli politikalarına karşı koyması gerektiğini vurguladı.Papa'ya Dünya Katoliklerinin muhterem lideri diyerek hitap eden Pezeşkiyan, İran'a karşı son askeri saldırılar konusundaki ahlaklı ve mantıklı duruşunuzu takdir ediyorum. ABD ve İsrail'in saldırıları sadece İran'a değil, hukukun üstünlüğüne ve insani değerlere de karşıdır. İran, kendini savunma kapsamında saldırganları hedef almıştır. İran diplomasiye ve barışçıl çözümlere bağlılığını sürdürmektedir. Uluslararası toplumun, ABD'nin yasa dışı eylemlerine karşı sorumlu bir şekilde hareket etmesi beklenmektedir. ifadelerini kullandı.Pezeşkiyan, ABD ve İsrail'in politikalarının maliyetinin tüm uluslararası toplum için tehlikeli olduğunu belirtti.Mesajında, Hürmüz Boğazı'ndaki duruma da değinen Pezeşkiyan, Mevcut güvenliksizlik durumu çözüldükten sonra Hürmüz Boğazı'ndaki trafik koşullarının normale döneceği ve İran'ın bu stratejik su yolundan güvenli geçişi güçlendirmek için uluslararası hukuk çerçevesinde etkili ve profesyonel izleme ve kontrol mekanizmaları uygulayacağı açıktır. değerlendirmesinde bulundu.Savaş karşıtı açıklamalar yapan Papa 14. Leo, ABD Başkanı Donald Trump tarafından hedef alınmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/iran-cumhurbaskani-abd-israil-in-baslattigi-savasa-karsi-durusu-nedeniyle-papa-ya-tesekkur-mesaji-gonderdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Küresel piyasalar Orta Doğu'daki gelişmelere ve Nvidia bilançosuna odaklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kuresel-piyasalar-orta-dogu-daki-gelismelere-ve-nvidia-bilancosuna-odaklandi/847230/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kuresel-piyasalar-orta-dogu-daki-gelismelere-ve-nvidia-bilancosuna-odaklandi/847230/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — ABD Başkanı Trump'ın gerçekleştirdiği ziyarete önde gelen şirket yöneticilerinin eşlik etmesi, yapay zeka ve teknoloji alanında büyük yatırımların önünün açılabileceğine yönelik beklentileri kuvvetlendirse de ABD/İsrail-İran Savaşı'nın henüz tam olarak sonlanmaması ve yüksek seyreden petrol fiyatlarının olumsuz etkilerinin makroekonomik verilerde belirginleşmesi yatırımcı iştahını törpüledi - Güçlenen enflasyon endişeleriyle tahvil faizleri yükseliş eğilimini sürdürürken ABD'nin 5, 10, 20 ve 30 yıllık tahvil faizleri sert şekilde yükselerek yaklaşık son 1 yılın zirvelerine ulaştı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Küresel pay piyasalarında geçen hafta ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyareti, yapay zeka teması ve ABD'de açıklanan enflasyon verileri öne çıkarken gelecek hafta için gözler jeopolitik gelişmelerin yanı sıra ABD'li çip üreticisi Nvidia'nın bilançosuna çevrildi.Orta Doğu'daki gerilimlerin gölgesinde haftaya yön arayışıyla başlayan küresel piyasalarda, ABD Başkanı Trump'ın Çin'e gerçekleştirdiği ziyarette iyimser bir hava esmesiyle teknoloji öncülüğünde risk iştahının görece arttığı görüldü.Trump'ın gerçekleştirdiği ziyarete önde gelen şirket yöneticilerinin eşlik etmesi, yapay zeka ve teknoloji alanında büyük yatırımların önünün açılabileceğine yönelik beklentileri kuvvetlendirse de ABD/İsrail-İran Savaşı'nın henüz tam olarak sonlanmaması ve yüksek seyreden petrol fiyatlarının olumsuz etkilerinin makroekonomik verilerde belirginleşmesi yatırımcı iştahını törpüledi.ABD-İran hattından gelen çelişkili mesajlar petrol fiyatları üzerinde etkili olurken bu durum küresel ölçekte makro görünüme yönelik endişeleri devam ettirdi. Trump'ın, İran ile ateşkesin yaşam desteğine bağlı şekilde sürdüğünü söylemesi, bölgede gerilimin kısa sürede azalacağına yönelik beklentileri zayıflattı.Artan petrol fiyatlarının ekonomiye negatif yansımaları ABD'nin enflasyon verilerinde izlendi. Ülkede tüketici enflasyonu yıllık bazda yüzde 3,8 ile tahminlerin üzerinde gerçekleşirken üretici enflasyonu da beklentileri keskin şekilde aştı ve salgın sonrası dönemin en hızlı yükselişine işaret etti.Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon üzerindeki ikincil etkileri, taşımacılık faaliyetleri üzerinden belirginleşmeye başladı. Bu gelişmelerin ardından piyasalarda ABD Merkez Bankasının (Fed) yıl sonunda faiz artırımına gidebileceği ihtimalleri yüzde 65'e yükselirken olası bir indirim olası fiyatlamalardan çıktı.Savaş öncesinde para piyasalarında Fed'in yıl genelinde toplam 2 faiz indirimi yapabileceği fiyatlanırken beklentiler terse döndü. Beklentilerin seyrini savaşın gidişatı belirleyecek olsa da halihazırda enerji başta olmak üzere maliyet kaynaklı baskıların enflasyonda ikincil etkileri artırabileceği ifade ediliyor.Güçlenen enflasyon endişeleriyle tahvil faizleri yükseliş eğilimini sürdürdü. ABD'nin 5, 10, 20 ve 30 yıllık tahvil faizleri sert şekilde yükselerek yaklaşık son 1 yılın zirvelerine ulaştı. ABD 10 yıllık tahvil faizi cuma günü yüzde 4,55'e çıkarak Mayıs 2025'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.Gelecek hafta, Orta Doğu'daki gelişmelerin yanında yapay zeka temasının seyri üzerinde kritik değer taşıyan Nvidia'nın bilançosu ve Fed'in toplantı tutanakları yakından takip edilecek.Diğer taraftan Trump'ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh, Senato'dan onay aldı. Fed'den yapılan açıklamada, Jerome Powell'ın başkanlık görev süresinin sona erdiği belirtildi. Warsh'un yemin ederek göreve başlamasının beklendiği kaydedilen açıklamada, Fed Yönetim Kurulunun, Warsh yeni başkan olarak yemin edene kadar Powell'ı geçici başkan olarak atadığı bildirildi.Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi önceki haftaya göre yaklaşık 20 baz puan artışla yüzde 4,54'te, dolar endeksi ise haftalık bazda yüzde 1,4 artışla 99,3 seviyesinde kapandı.Orta Doğu'daki gerilimlerin oluşturduğu risklerin ortadan kalkmaması, enflasyon endişeleriyle faiz artırımına ilişkin beklentilerin güçlenmesiyle altının onsu haftalık bazda yüzde 3,8 düşüşle 4 bin 540 dolara indi. Brent petrolün varil fiyatı da arz endişeleriyle yüzde 7,4 artışla 106,2 dolara yükseldi.- New York borsası karışık seyrettiNew York borsasında geçen hafta karışık bir seyir öne çıktı. Haftalık bazda New York borsasında S&amp;P 500 yüzde 0,13 yükselirken, Nasdaq endeksi yüzde 0,38 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,17 düştü.Makroekonomik verilere göre ABD'de ikinci el konut satışları nisanda yüzde 0,2 artmasına rağmen piyasa beklentilerinin altında kaldı.ABD'de sanayi üretimi, nisanda aylık bazda yüzde 0,7 ile beklentilerin üzerinde artış gösterdi. Fed New York şubesinin açıkladığı imalat endeksi, mayısta 19,6 değerine çıkarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti.Gelecek hafta salı bekleyen konut satışları, çarşamba Fed toplantı tutanakları, perşembe S&amp;P Global imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI, konut başlangıçları, inşaat izinleri, Philadelphia Fed imalat endeksi, haftalık işsizlik maaşı başvuruları, cuma Michigan tüketici güven endeksi takip edilecek.- İngiltere'de siyasi belirsizlik tahvil piyasasına yansıdıAvrupa borsalarında geçen hafta negatif bir seyir öne çıktı. Bölgede mevcut küresel gelişmelerin yanı sıra İngiltere'deki seçim süreci öne çıktı.İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkede yapılan yerel seçimlerdeki ağır yenilgisi sonrası istifayı düşünmediğini, sürekli değişimin ülkeyi kaosa sürüklediğini söyledi. Ülkede siyasi belirsizliklerin artabileceği endişeleriyle tahvil faizlerinde sert yükselişler görülürken sterlin/dolar paritesi haftalık bazda yüzde 1,9 azalışla 1,3325'e indi.Bunun yanı sıra İngiltere'de 1. çeyrek gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) önceki çeyreğe göre yüzde 0,6 ile beklentiler dahilinde gerçekleşirken yıllık yüzde 1,1 ile beklentilerin üzerinde geldi.Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon beklentilerini tehdit etmesi durumunda Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz artışına gitmesinin güçlü bir seçenek olduğunu belirterek, Haziran ayında tekrar bir araya geleceğiz ve yeni veriler ışığında kararımızı vereceğiz. dedi.Gelecek hafta Avro Bölgesi ve İngiltere'de enflasyon verileri karşılanacak. Analistler, İngiltere'deki enflasyon verilerinde olası hızlanma işaretlerinin ülke tahvil piyasasındaki satış baskını artırabileceğini kaydetti.Öte yandan Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ile Avrupa Birliği (AB) verilerine göre Avro Bölgesi'nde, yılın ilk çeyreğinde GSYH önceki çeyreğe göre yüzde 0,1, yıllık bazda yüzde 0,8 artarak beklentiler dahilinde gerçekleşti.Bölgede sanayi üretimi martta bir önceki aya göre yüzde 0,2 artarken yıllık bazda yüzde 2,1 geriledi. Piyasa beklentileri, Avro Bölgesi’nde mart ayında sanayi üretiminin aylık bazda yüzde 0,3 artacağı, yıllık bazda yüzde 1,7 düşeceği yönündeydi.Bu gelişmelerle geçen hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,44, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,97, İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 0,35 ve Almanya'da DAX endeksi yüzde 1,65 düştü.Gelecek hafta salı ILO işsizlik oranı, çarşamba Avro Bölgesi ve İngiltere'de enflasyon, Almanya'da ÜFE, perşembe Avro Bölgesi, İngiltere, Almanya'da imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI, cuma Almanya'da büyüme ile IFO iş ortamı güven endeksi verileri takip edilecek.- Asya borsaları satıcılı seyrettiAsya tarafında da geçen hafta negatif bir seyir izlenirken gelecek hafta açıklanacak Nvidia bilançosu, ABD-Çin arasında olası anlaşma duyuruları ve Orta Doğu'daki gelişmeler yatırımcıların odağında yer alıyor.Geçen hafta Çin'de açıklanan enflasyon verileri ise fiyat artışlarındaki hızlanma eğiliminin devam ettiğini gösterdi. Ülkede, nisan ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 1,2 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Ülkede, TÜFE mart ayında yüzde 1 artmıştı.Çin'de nisan ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 2,8 ile Temmuz 2022'den bu yana en hızlı yükselişini kaydetti. Mart ayında yüzde 0,5 artan ÜFE'nin nisanda yüzde 1,8 artış kaydetmesi bekleniyordu.Çin Merkez Bankası (PBOC) Orta Doğu'daki çatışmaların tetiklediği yüksek petrol ve emtia fiyatlarından kaynaklanacak ithal enflasyon riskine karşı uyarıda bulundu. Banka, ithal enflasyonun ekonomi üzerindeki etkisinin izlenmesi gerektiğini ifade etti.Diğer taraftan Japonya Merkez Bankasının (BoJ) nisan ayı toplantısının tutanakları yayımlandı. Şahin görüşlerin hakim olduğu tutanaklarda, Orta Doğu'daki durum belirsizliğini koruyor ve mevcut koşullar, politika faiz oranının acilen yükseltilmesi gerektiğine işaret etmiyor. ifadelerine yer verildi.Japonya'da yükselen enerji fiyatlarının enflasyonist baskıları tetiklemesiyle ülkede 20 yıllık tahvil faizi yüzde 3,49'a çıkarak Ağustos 1996'dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü.Yendeki zayıflık da devam ederken dolar/yen paritesi haftalık bazda yüzde 1,2 artışla 158,8 seviyesine çıktı. Yendeki zayıflığın enflasyonist riskleri ve tahvil piyasasındaki satış baskısını artırması Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin güçlenmesine neden oldu.Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,06, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,07, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,63 ve Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,08 düştü.Gelecek hafta pazartesi Çin'de sanayi üretimi, perakende satışlar, salı Japonya'da büyüme, sanayi üretimi, kapasite kullanım oranı, cuma Japonya'da enflasyon verileri takip edilecek.- Yurt içinde yılın ikinci Enflasyon Raporu bilgilendirme toplantısı takip edildiYurt içinde geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 4,61 düşüşle 14.367,60 puandan kapandı.Öte yandan geçen hafta yılın ikinci Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuşan TCMB Başkanı Fatih Karahan, Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz. dedi.Karahan, 2026 yılı ara hedefimizi yüzde 24’e, 2027 yılı ara hedefimizi yüzde 15’e, 2028 yılı ara hedefimizi ise yüzde 9 seviyesine yükselttik diye konuştu.Dolar/TL, haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 45,4950'den tamamladı.Gelecek hafta yurt içinde pazartesi tüketici güven endeksi, işsizlik oranı, çarşamba konut fiyat endeksi, cuma dış ticaret dengesi, kapasite kullanım oranı ve reel kesim güven endeksi takip edilecek.19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle salı günü Borsa İstanbul işleme kapalı olacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Küresel pay piyasalarında geçen hafta ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyareti, yapay zeka teması ve ABD'de açıklanan enflasyon verileri öne çıkarken gelecek hafta için gözler jeopolitik gelişmelerin yanı sıra ABD'li çip üreticisi Nvidia'nın bilançosuna çevrildi.Orta Doğu'daki gerilimlerin gölgesinde haftaya yön arayışıyla başlayan küresel piyasalarda, ABD Başkanı Trump'ın Çin'e gerçekleştirdiği ziyarette iyimser bir hava esmesiyle teknoloji öncülüğünde risk iştahının görece arttığı görüldü.Trump'ın gerçekleştirdiği ziyarete önde gelen şirket yöneticilerinin eşlik etmesi, yapay zeka ve teknoloji alanında büyük yatırımların önünün açılabileceğine yönelik beklentileri kuvvetlendirse de ABD/İsrail-İran Savaşı'nın henüz tam olarak sonlanmaması ve yüksek seyreden petrol fiyatlarının olumsuz etkilerinin makroekonomik verilerde belirginleşmesi yatırımcı iştahını törpüledi.ABD-İran hattından gelen çelişkili mesajlar petrol fiyatları üzerinde etkili olurken bu durum küresel ölçekte makro görünüme yönelik endişeleri devam ettirdi. Trump'ın, İran ile ateşkesin yaşam desteğine bağlı şekilde sürdüğünü söylemesi, bölgede gerilimin kısa sürede azalacağına yönelik beklentileri zayıflattı.Artan petrol fiyatlarının ekonomiye negatif yansımaları ABD'nin enflasyon verilerinde izlendi. Ülkede tüketici enflasyonu yıllık bazda yüzde 3,8 ile tahminlerin üzerinde gerçekleşirken üretici enflasyonu da beklentileri keskin şekilde aştı ve salgın sonrası dönemin en hızlı yükselişine işaret etti.Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon üzerindeki ikincil etkileri, taşımacılık faaliyetleri üzerinden belirginleşmeye başladı. Bu gelişmelerin ardından piyasalarda ABD Merkez Bankasının (Fed) yıl sonunda faiz artırımına gidebileceği ihtimalleri yüzde 65'e yükselirken olası bir indirim olası fiyatlamalardan çıktı.Savaş öncesinde para piyasalarında Fed'in yıl genelinde toplam 2 faiz indirimi yapabileceği fiyatlanırken beklentiler terse döndü. Beklentilerin seyrini savaşın gidişatı belirleyecek olsa da halihazırda enerji başta olmak üzere maliyet kaynaklı baskıların enflasyonda ikincil etkileri artırabileceği ifade ediliyor.Güçlenen enflasyon endişeleriyle tahvil faizleri yükseliş eğilimini sürdürdü. ABD'nin 5, 10, 20 ve 30 yıllık tahvil faizleri sert şekilde yükselerek yaklaşık son 1 yılın zirvelerine ulaştı. ABD 10 yıllık tahvil faizi cuma günü yüzde 4,55'e çıkarak Mayıs 2025'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.Gelecek hafta, Orta Doğu'daki gelişmelerin yanında yapay zeka temasının seyri üzerinde kritik değer taşıyan Nvidia'nın bilançosu ve Fed'in toplantı tutanakları yakından takip edilecek.Diğer taraftan Trump'ın Fed başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh, Senato'dan onay aldı. Fed'den yapılan açıklamada, Jerome Powell'ın başkanlık görev süresinin sona erdiği belirtildi. Warsh'un yemin ederek göreve başlamasının beklendiği kaydedilen açıklamada, Fed Yönetim Kurulunun, Warsh yeni başkan olarak yemin edene kadar Powell'ı geçici başkan olarak atadığı bildirildi.Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi önceki haftaya göre yaklaşık 20 baz puan artışla yüzde 4,54'te, dolar endeksi ise haftalık bazda yüzde 1,4 artışla 99,3 seviyesinde kapandı.Orta Doğu'daki gerilimlerin oluşturduğu risklerin ortadan kalkmaması, enflasyon endişeleriyle faiz artırımına ilişkin beklentilerin güçlenmesiyle altının onsu haftalık bazda yüzde 3,8 düşüşle 4 bin 540 dolara indi. Brent petrolün varil fiyatı da arz endişeleriyle yüzde 7,4 artışla 106,2 dolara yükseldi.- New York borsası karışık seyrettiNew York borsasında geçen hafta karışık bir seyir öne çıktı. Haftalık bazda New York borsasında S&amp;P 500 yüzde 0,13 yükselirken, Nasdaq endeksi yüzde 0,38 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,17 düştü.Makroekonomik verilere göre ABD'de ikinci el konut satışları nisanda yüzde 0,2 artmasına rağmen piyasa beklentilerinin altında kaldı.ABD'de sanayi üretimi, nisanda aylık bazda yüzde 0,7 ile beklentilerin üzerinde artış gösterdi. Fed New York şubesinin açıkladığı imalat endeksi, mayısta 19,6 değerine çıkarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti.Gelecek hafta salı bekleyen konut satışları, çarşamba Fed toplantı tutanakları, perşembe S&amp;P Global imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI, konut başlangıçları, inşaat izinleri, Philadelphia Fed imalat endeksi, haftalık işsizlik maaşı başvuruları, cuma Michigan tüketici güven endeksi takip edilecek.- İngiltere'de siyasi belirsizlik tahvil piyasasına yansıdıAvrupa borsalarında geçen hafta negatif bir seyir öne çıktı. Bölgede mevcut küresel gelişmelerin yanı sıra İngiltere'deki seçim süreci öne çıktı.İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ülkede yapılan yerel seçimlerdeki ağır yenilgisi sonrası istifayı düşünmediğini, sürekli değişimin ülkeyi kaosa sürüklediğini söyledi. Ülkede siyasi belirsizliklerin artabileceği endişeleriyle tahvil faizlerinde sert yükselişler görülürken sterlin/dolar paritesi haftalık bazda yüzde 1,9 azalışla 1,3325'e indi.Bunun yanı sıra İngiltere'de 1. çeyrek gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) önceki çeyreğe göre yüzde 0,6 ile beklentiler dahilinde gerçekleşirken yıllık yüzde 1,1 ile beklentilerin üzerinde geldi.Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon beklentilerini tehdit etmesi durumunda Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz artışına gitmesinin güçlü bir seçenek olduğunu belirterek, Haziran ayında tekrar bir araya geleceğiz ve yeni veriler ışığında kararımızı vereceğiz. dedi.Gelecek hafta Avro Bölgesi ve İngiltere'de enflasyon verileri karşılanacak. Analistler, İngiltere'deki enflasyon verilerinde olası hızlanma işaretlerinin ülke tahvil piyasasındaki satış baskını artırabileceğini kaydetti.Öte yandan Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ile Avrupa Birliği (AB) verilerine göre Avro Bölgesi'nde, yılın ilk çeyreğinde GSYH önceki çeyreğe göre yüzde 0,1, yıllık bazda yüzde 0,8 artarak beklentiler dahilinde gerçekleşti.Bölgede sanayi üretimi martta bir önceki aya göre yüzde 0,2 artarken yıllık bazda yüzde 2,1 geriledi. Piyasa beklentileri, Avro Bölgesi’nde mart ayında sanayi üretiminin aylık bazda yüzde 0,3 artacağı, yıllık bazda yüzde 1,7 düşeceği yönündeydi.Bu gelişmelerle geçen hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,44, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,97, İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 0,35 ve Almanya'da DAX endeksi yüzde 1,65 düştü.Gelecek hafta salı ILO işsizlik oranı, çarşamba Avro Bölgesi ve İngiltere'de enflasyon, Almanya'da ÜFE, perşembe Avro Bölgesi, İngiltere, Almanya'da imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI, cuma Almanya'da büyüme ile IFO iş ortamı güven endeksi verileri takip edilecek.- Asya borsaları satıcılı seyrettiAsya tarafında da geçen hafta negatif bir seyir izlenirken gelecek hafta açıklanacak Nvidia bilançosu, ABD-Çin arasında olası anlaşma duyuruları ve Orta Doğu'daki gelişmeler yatırımcıların odağında yer alıyor.Geçen hafta Çin'de açıklanan enflasyon verileri ise fiyat artışlarındaki hızlanma eğiliminin devam ettiğini gösterdi. Ülkede, nisan ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 1,2 artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Ülkede, TÜFE mart ayında yüzde 1 artmıştı.Çin'de nisan ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ise yüzde 2,8 ile Temmuz 2022'den bu yana en hızlı yükselişini kaydetti. Mart ayında yüzde 0,5 artan ÜFE'nin nisanda yüzde 1,8 artış kaydetmesi bekleniyordu.Çin Merkez Bankası (PBOC) Orta Doğu'daki çatışmaların tetiklediği yüksek petrol ve emtia fiyatlarından kaynaklanacak ithal enflasyon riskine karşı uyarıda bulundu. Banka, ithal enflasyonun ekonomi üzerindeki etkisinin izlenmesi gerektiğini ifade etti.Diğer taraftan Japonya Merkez Bankasının (BoJ) nisan ayı toplantısının tutanakları yayımlandı. Şahin görüşlerin hakim olduğu tutanaklarda, Orta Doğu'daki durum belirsizliğini koruyor ve mevcut koşullar, politika faiz oranının acilen yükseltilmesi gerektiğine işaret etmiyor. ifadelerine yer verildi.Japonya'da yükselen enerji fiyatlarının enflasyonist baskıları tetiklemesiyle ülkede 20 yıllık tahvil faizi yüzde 3,49'a çıkarak Ağustos 1996'dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü.Yendeki zayıflık da devam ederken dolar/yen paritesi haftalık bazda yüzde 1,2 artışla 158,8 seviyesine çıktı. Yendeki zayıflığın enflasyonist riskleri ve tahvil piyasasındaki satış baskısını artırması Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin güçlenmesine neden oldu.Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,06, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,07, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,63 ve Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,08 düştü.Gelecek hafta pazartesi Çin'de sanayi üretimi, perakende satışlar, salı Japonya'da büyüme, sanayi üretimi, kapasite kullanım oranı, cuma Japonya'da enflasyon verileri takip edilecek.- Yurt içinde yılın ikinci Enflasyon Raporu bilgilendirme toplantısı takip edildiYurt içinde geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 4,61 düşüşle 14.367,60 puandan kapandı.Öte yandan geçen hafta yılın ikinci Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuşan TCMB Başkanı Fatih Karahan, Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz. dedi.Karahan, 2026 yılı ara hedefimizi yüzde 24’e, 2027 yılı ara hedefimizi yüzde 15’e, 2028 yılı ara hedefimizi ise yüzde 9 seviyesine yükselttik diye konuştu.Dolar/TL, haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 45,4950'den tamamladı.Gelecek hafta yurt içinde pazartesi tüketici güven endeksi, işsizlik oranı, çarşamba konut fiyat endeksi, cuma dış ticaret dengesi, kapasite kullanım oranı ve reel kesim güven endeksi takip edilecek.19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle salı günü Borsa İstanbul işleme kapalı olacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/kuresel-piyasalar-orta-dogu-daki-gelismelere-ve-nvidia-bilancosuna-odaklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, işgal altındaki Batı Şeria’da bir ağılı ateşe verdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/filistin-topraklarini-gasbeden-israilliler-isgal-altindaki-bati-seria-da-bir-agili-atese-verdi/847229/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/filistin-topraklarini-gasbeden-israilliler-isgal-altindaki-bati-seria-da-bir-agili-atese-verdi/847229/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, işgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentinde bir ağılı ateşe verdiği ve duvarlara ırkçı sloganlar yazdığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, işgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentinde bir ağılı ateşe verdiği ve duvarlara ırkçı sloganlar yazdığı bildirildi.Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan habere göre, Filistin topraklarını gasbeden bir grup İsrailli, Ramallah'a bağlı Turmusayya beldesinin dış mahallelerine baskın düzenledi.Fanatik İsrailliler, Filistinli Fethi Halid Şelbi'ye ait ağıl olarak kullanılan bir yapıyı ateşe verdi ve duvarlarına ırkçı sloganlar yazdı.Öte yandan, Kudüs Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, İsrail askerleri, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün kuzeydoğusundaki Şuafat Mülteci Kampı’nda bir Filistinliyi darbederek gözaltına aldı.İsrail askerleri gözaltına aldığı Yusuf Haşim Huşiye’nin evine baskın düzenleyerek, evdeki eşyaları tahrip etti.İsrail askerleri, Batı Şeria’nın Kalkilya ve Nablus kentlerine baskın düzenledi. İsrail askerleri, Nablus kentindeki Zavata ve Tel köylerinden 3 Filistinliyi gözaltına aldı.Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Ayrım (Utanç) Duvarı ve Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi'nin raporuna göre, İsrail güçleri ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, nisan ayında Filistin topraklarına ve mülklerine yönelik toplam 1637 saldırı düzenlemişti.Rapora göre, İsrail ordusu 1097 saldırı düzenlerken, gaspçı İsrailliler 540 saldırıda bulundu. Saldırıların en yoğun olduğu bölgelerin 402 olayla Nablus, 340 olayla El Halil, 312 olayla Ramallah-Bire, 171 olayla da Beytüllahim olduğu kaydedilmişti.İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te, Ekim 2023’ten bu yana İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında artış yaşanıyor.Filistin resmi makamlarının verilerine göre söz konusu dönemde 1155 Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 11 bin 750 kişi yaralandı, yaklaşık 22 bin kişi gözaltına alındı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, işgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentinde bir ağılı ateşe verdiği ve duvarlara ırkçı sloganlar yazdığı bildirildi.Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan habere göre, Filistin topraklarını gasbeden bir grup İsrailli, Ramallah'a bağlı Turmusayya beldesinin dış mahallelerine baskın düzenledi.Fanatik İsrailliler, Filistinli Fethi Halid Şelbi'ye ait ağıl olarak kullanılan bir yapıyı ateşe verdi ve duvarlarına ırkçı sloganlar yazdı.Öte yandan, Kudüs Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, İsrail askerleri, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün kuzeydoğusundaki Şuafat Mülteci Kampı’nda bir Filistinliyi darbederek gözaltına aldı.İsrail askerleri gözaltına aldığı Yusuf Haşim Huşiye’nin evine baskın düzenleyerek, evdeki eşyaları tahrip etti.İsrail askerleri, Batı Şeria’nın Kalkilya ve Nablus kentlerine baskın düzenledi. İsrail askerleri, Nablus kentindeki Zavata ve Tel köylerinden 3 Filistinliyi gözaltına aldı.Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Ayrım (Utanç) Duvarı ve Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi'nin raporuna göre, İsrail güçleri ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, nisan ayında Filistin topraklarına ve mülklerine yönelik toplam 1637 saldırı düzenlemişti.Rapora göre, İsrail ordusu 1097 saldırı düzenlerken, gaspçı İsrailliler 540 saldırıda bulundu. Saldırıların en yoğun olduğu bölgelerin 402 olayla Nablus, 340 olayla El Halil, 312 olayla Ramallah-Bire, 171 olayla da Beytüllahim olduğu kaydedilmişti.İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te, Ekim 2023’ten bu yana İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında artış yaşanıyor.Filistin resmi makamlarının verilerine göre söz konusu dönemde 1155 Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 11 bin 750 kişi yaralandı, yaklaşık 22 bin kişi gözaltına alındı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/filistin-topraklarini-gasbeden-israilliler-isgal-altindaki-bati-seria-da-bir-agili-atese-verdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli boksörler Hatice ve Esra, Avrupa'da zirve için yüksek irtifada güç depoluyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-boksorler-hatice-ve-esra-avrupa-da-zirve-icin-yuksek-irtifada-guc-depoluyor/847228/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-boksorler-hatice-ve-esra-avrupa-da-zirve-icin-yuksek-irtifada-guc-depoluyor/847228/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:12:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bayburt — Olimpiyat ikincisi, dünya ve Avrupa şampiyonu Hatice Akbaş ile olimpiyat üçüncüsü Esra Yıldız Kahraman, soğuk ve yağmurlu havaya rağmen Bayburt'ta gerçekleştirdikleri zorlu antrenmanlarla yeni başarılar için hazırlanıyor - Milli boksör Hatice Akbaş: - Avrupa'da 22 yaş altında şampiyonluğum var ama büyüklerde mevcut değil. O yüzden oradaki altın madalyayı istiyorum. Heyecanlıyız, çalışıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bayburt Haberleri — BEŞİR KELLECİ - Akdeniz Oyunları ile Avrupa Şampiyonası hazırlıkları için Bayburt'ta kampa giren milli boksörler Hatice Akbaş ve Esra Yıldız Kahraman, güç antrenmanlarını zorlu patikaların bulunduğu yüksek rakımlı orman ve dağlık arazide yapıyor.Olimpiyat ikincisi, dünya ve Avrupa şampiyonu Hatice Akbaş ile olimpiyat üçüncüsü Esra Yıldız Kahraman, 21 Ağustos-3 Eylül'de İtalya'da düzenlenecek Akdeniz Oyunları ile sonrasında gerçekleştirilecek Avrupa Şampiyonası'ndan başarıyla dönebilmek için hazırlıklarını sürdürüyor.Antrenörler Seyfulluh Dumlupınar, Kerem Akbaş ve Elif Şekercioğlu eşliğinde hazırlıklarının bir kısmını salonda sürdüren milli boksörler, ormanlık ve dağlık alanda da ter döküyor.Milli boksörler soğuk ve yağmurlu hava ile çamurlu zeminde gerçekleştirdikleri zorlu antrenmanlarla güç depoluyor.- Çok yoruluyoruz, zorlanıyoruz ama değeceğine inanıyoruzHatice Akbaş, AA muhabirine, Bayburt'un artık evleri gibi olduğunu, yüksek irtifa kamplarını burada yaptıklarını söyledi.Hedefleri için çok çalıştıklarını belirten Hatice, Avrupa'da 22 yaş altında şampiyonluğum var ama büyüklerde mevcut değil. O yüzden oradaki altın madalyayı istiyorum. Heyecanlıyız, çalışıyoruz. Esra ablamla birlikte burada çok güzel antrenmanlar yapıyoruz. Ona da çok teşekkür ediyorum. Gerçekten hem bana ablalık yapıyor hem de birbirimize çok güzel eldiven veriyoruz. Ağırlıklarla birlikte Aslandağı mevkisine çıktık. Gerçekten çok zor bir koşuydu. Çok yoruluyoruz, zorlanıyoruz ama değeceğine inanıyoruz. diye konuştu.Aynı zamanda antrenörü olan babası Kerem Akbaş ile çalışmanın büyük mutluluk olduğunu dile getiren Hatice, şunları kaydetti:Beni Hatice Akbaş yapan ve benim bu başarılarımın mimarı olan babam Kerem Akbaş'a çok duacıyım, kendisine çok teşekkür ediyorum. Beni bugünlere getirdiği için ve bayrağımızı göndere çekme fırsatını bana verdiği için. Olimpiyatlarda bana madalya kazanmamı sağladığı için. Yine inşallah Akdeniz Oyunları ile Avrupa Şampiyonası'nda babamla birlikte yol yürüyeceğim için çok mutluyum. İnşallah hep birlikte yine altın madalya getirmeyi hedefliyoruz. Hocalarımızın çok güzel bir uyumu oldu, hepsine çok teşekkür ediyorum.- Ülkemize altın madalya getirmeyi umut ediyoruzOlimpiyat üçüncüsü mili boksör Esra Yıldız Kahraman da Bayburt'ta ikinci kamplarını yaptıklarını ve çok disiplinli çalıştıklarını anlattı.Antrenmanlarda her zaman sınırları zorladıklarına anlatan Esra Yıldız Kahraman, Seyfullah hocam, Kerem ve Elif hocam bizlere hem motivasyon kaynağı hem de fiziksel ve mental anlamda çok destek oluyor. Hatice'yle elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Hatice gibi başarılı bir sporcuyla antrenman yapmak çok büyük motivasyon veriyor. Ekip olarak çok iyiyiz, ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye ve ülkemize altın madalya getirmeyi umut ediyoruz. ifadelerini kullandı.Antrenmanları izleyen Gençlik ve Spor İl Müdürü Adem Köse ise milli sporcuların hazırlıklarını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla yapılan 4 bin kişilik spor salonunda sürdürmesinden büyük mutluluk duyduklarını söyledi.- Bayburt antrenman için her şeye müsaitMilli takım antrenörü Seyfullah Dumlupınar da temel amaçlarının güç depolayarak her iki turnuvadan da altın madalya kazanmak olduğunu söyledi.Avrupa Şampiyonası'nda elde edilecek başarının olimpiyatlar için de önemli olduğuna işaret eden Dumlupınar, Burada aynı zamanda olimpiyata katılmak için 900 puan var. Avrupa Şampiyonası o açıdan çok önemli. Bunun bilincinde olarak kızlarımızla yoğun şekilde antrenman yapıyoruz. dedi.Dumlupınar, Bayburt'un sporculara hem tesis hem de yüksek irtifa anlamında büyük imkanlar sunduğunu dile getirerek, şunları söyledi:Aslandağı dediğimiz mevkimiz var ve bu parkurun rakımı 1995. Dolayısıyla aynı zamanda yüksek irtifa kampımızı da burada gerçekleştiriyoruz. İnşallah bu çalışmaların karşılığında istediğimiz başarıyı alacağız. Bayburt antrenman için her şeye müsait, her türlü imkanımız var. Burası bize Cumhurbaşkanımızın bir hediyesi. Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak da Bayburt'u ziyaretinde eksiklerimizi yerinde gördü ve hepsini kazandırdı. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımıza ve Bakanımıza çok teşekkür ediyoruz. Bayburt'ta şu anda Türkiye şampiyonaları yapılıyor ve buraya gelen sporcu, antrenörler hayranlıklarını gizleyemediler.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bayburt Haberleri — BEŞİR KELLECİ - Akdeniz Oyunları ile Avrupa Şampiyonası hazırlıkları için Bayburt'ta kampa giren milli boksörler Hatice Akbaş ve Esra Yıldız Kahraman, güç antrenmanlarını zorlu patikaların bulunduğu yüksek rakımlı orman ve dağlık arazide yapıyor.Olimpiyat ikincisi, dünya ve Avrupa şampiyonu Hatice Akbaş ile olimpiyat üçüncüsü Esra Yıldız Kahraman, 21 Ağustos-3 Eylül'de İtalya'da düzenlenecek Akdeniz Oyunları ile sonrasında gerçekleştirilecek Avrupa Şampiyonası'ndan başarıyla dönebilmek için hazırlıklarını sürdürüyor.Antrenörler Seyfulluh Dumlupınar, Kerem Akbaş ve Elif Şekercioğlu eşliğinde hazırlıklarının bir kısmını salonda sürdüren milli boksörler, ormanlık ve dağlık alanda da ter döküyor.Milli boksörler soğuk ve yağmurlu hava ile çamurlu zeminde gerçekleştirdikleri zorlu antrenmanlarla güç depoluyor.- Çok yoruluyoruz, zorlanıyoruz ama değeceğine inanıyoruzHatice Akbaş, AA muhabirine, Bayburt'un artık evleri gibi olduğunu, yüksek irtifa kamplarını burada yaptıklarını söyledi.Hedefleri için çok çalıştıklarını belirten Hatice, Avrupa'da 22 yaş altında şampiyonluğum var ama büyüklerde mevcut değil. O yüzden oradaki altın madalyayı istiyorum. Heyecanlıyız, çalışıyoruz. Esra ablamla birlikte burada çok güzel antrenmanlar yapıyoruz. Ona da çok teşekkür ediyorum. Gerçekten hem bana ablalık yapıyor hem de birbirimize çok güzel eldiven veriyoruz. Ağırlıklarla birlikte Aslandağı mevkisine çıktık. Gerçekten çok zor bir koşuydu. Çok yoruluyoruz, zorlanıyoruz ama değeceğine inanıyoruz. diye konuştu.Aynı zamanda antrenörü olan babası Kerem Akbaş ile çalışmanın büyük mutluluk olduğunu dile getiren Hatice, şunları kaydetti:Beni Hatice Akbaş yapan ve benim bu başarılarımın mimarı olan babam Kerem Akbaş'a çok duacıyım, kendisine çok teşekkür ediyorum. Beni bugünlere getirdiği için ve bayrağımızı göndere çekme fırsatını bana verdiği için. Olimpiyatlarda bana madalya kazanmamı sağladığı için. Yine inşallah Akdeniz Oyunları ile Avrupa Şampiyonası'nda babamla birlikte yol yürüyeceğim için çok mutluyum. İnşallah hep birlikte yine altın madalya getirmeyi hedefliyoruz. Hocalarımızın çok güzel bir uyumu oldu, hepsine çok teşekkür ediyorum.- Ülkemize altın madalya getirmeyi umut ediyoruzOlimpiyat üçüncüsü mili boksör Esra Yıldız Kahraman da Bayburt'ta ikinci kamplarını yaptıklarını ve çok disiplinli çalıştıklarını anlattı.Antrenmanlarda her zaman sınırları zorladıklarına anlatan Esra Yıldız Kahraman, Seyfullah hocam, Kerem ve Elif hocam bizlere hem motivasyon kaynağı hem de fiziksel ve mental anlamda çok destek oluyor. Hatice'yle elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Hatice gibi başarılı bir sporcuyla antrenman yapmak çok büyük motivasyon veriyor. Ekip olarak çok iyiyiz, ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye ve ülkemize altın madalya getirmeyi umut ediyoruz. ifadelerini kullandı.Antrenmanları izleyen Gençlik ve Spor İl Müdürü Adem Köse ise milli sporcuların hazırlıklarını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla yapılan 4 bin kişilik spor salonunda sürdürmesinden büyük mutluluk duyduklarını söyledi.- Bayburt antrenman için her şeye müsaitMilli takım antrenörü Seyfullah Dumlupınar da temel amaçlarının güç depolayarak her iki turnuvadan da altın madalya kazanmak olduğunu söyledi.Avrupa Şampiyonası'nda elde edilecek başarının olimpiyatlar için de önemli olduğuna işaret eden Dumlupınar, Burada aynı zamanda olimpiyata katılmak için 900 puan var. Avrupa Şampiyonası o açıdan çok önemli. Bunun bilincinde olarak kızlarımızla yoğun şekilde antrenman yapıyoruz. dedi.Dumlupınar, Bayburt'un sporculara hem tesis hem de yüksek irtifa anlamında büyük imkanlar sunduğunu dile getirerek, şunları söyledi:Aslandağı dediğimiz mevkimiz var ve bu parkurun rakımı 1995. Dolayısıyla aynı zamanda yüksek irtifa kampımızı da burada gerçekleştiriyoruz. İnşallah bu çalışmaların karşılığında istediğimiz başarıyı alacağız. Bayburt antrenman için her şeye müsait, her türlü imkanımız var. Burası bize Cumhurbaşkanımızın bir hediyesi. Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak da Bayburt'u ziyaretinde eksiklerimizi yerinde gördü ve hepsini kazandırdı. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımıza ve Bakanımıza çok teşekkür ediyoruz. Bayburt'ta şu anda Türkiye şampiyonaları yapılıyor ve buraya gelen sporcu, antrenörler hayranlıklarını gizleyemediler.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Okullar, Veli Randevu Sistemi üzerinden veli adına randevu oluşturabilecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/okullar-veli-randevu-sistemi-uzerinden-veli-adina-randevu-olusturabilecek/847227/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/okullar-veli-randevu-sistemi-uzerinden-veli-adina-randevu-olusturabilecek/847227/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:12:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Milli Eğitim Bakanlığınca okullarda yaşanan saldırıların ardından Veli Randevu Sisteminin daha etkin hale getirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, öğretmen-veli görüşmelerinin içerikleri konu başlıkları çerçevesinde takip edilebilecek - Veliler, e-Okul VBS Mobil, BiP'teki Okul Veli Asistanı kanalı ve MEBİM olmak üzere farklı kanallar üzerinden de randevu sürecini başlatabilecek - Bakanlık, çalışan veya zamanı sınırlı olan veliler için öğretmenle çevrim içi görüşme yapabilme seçeneğini de sisteme entegre etmeyi planlıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — BUĞRAHAN AYHAN - Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), okullarda yaşanan olayların ardından öğretmen-veli görüşmelerinin daha güvenli ve planlı yürütülmesi amacıyla Veli Randevu Sisteminin kapsamı genişletildi, okulların da gerekli durumlarda veli adına randevu oluşturabilmesine imkan sağlandı.Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullardaki yaşanan saldırıların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, Veli Randevu Sisteminin daha etkin hale getirilmesine yönelik açıklamaları üzerine sistemde yapılacak değişiklikler belli oldu.AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Bakanlık, öğretmen-veli görüşmeleri için e-Devlet kullanıcı bilgileriyle okulların internet sitelerinden randevu alabilmesine olanak sağlayan Veli Randevu Sisteminin daha güvenli ve planlı yürütülmesine ilişkin kapsamlı çalışma başlattı.Sürecin velinin sisteme giriş yapıp randevu oluşturmasına bağlı olduğu eski sistemin, yaşanan saldırı olaylarının ardından sınırlı kalması düşüncesiyle bir dizi ekleme yapan Bakanlık, tasarlanan yeni sistemle veli randevu sürecinin daha esnek ve çok kanallı bir yapıya kavuşturulmasını hedefliyor.Eski sistemde veliler e-Devlet kullanıcı bilgileriyle okulrandevu.meb.gov.tr internet adresinden öğretmenlerin uygunluğuna göre randevu oluşturabiliyordu.Yeni sistemde süreç yine randevu oluşturma, okul onayı ve görüşme adımlarından oluşacak ancak mevcut sistemden farklı olarak başvuru kanallarının çeşitlendirilmesi, okulun da veli adına randevu oluşturabilmesi ve velinin süreçle ilgili farklı kanallardan bildirim alabilmesi sağlanacak.- Bakanlık görüşmenin konu başlığını görebilecekBu doğrultuda veliler yalnızca okulrandevu.meb.gov.tr adresinden değil, aynı zamanda Veli Bilgilendirme Sistemi'nin (VBS) mobil uygulaması e-Okul VBS Mobil, BiP'teki Okul-Veli Asistanı (OVA) kanalı ve Milli Eğitim Bakanlığı İletişim Merkezi (MEBİM) olmak üzere farklı kanallar üzerinden de randevu sürecini başlatabilecek.Yeni sistemle birlikte okullar gerektiği durumda veli adına randevu oluşturacak ve randevularla ilgili veliye SMS ve e-posta bildirimi gönderilecek.Ayrıca Bakanlık, oluşturulan randevuların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini ve görüşmenin içeriğini konu başlığı bağlamında takip edebilecek.- Öğretmen ve veliler çevrim içi görüşme yapabilecekMEB, özellikle çalışan veya zamanı sınırlı olan velilerin de öğrencilerin eğitimi üzerindeki görünürlüğünü artırmak için adım atmayı hedefliyor.​​​​​​​Bu kapsamda BiP altyapısı üzerinden veli ve öğretmenin çevrim içi görüşme seçeneğini de yeni sisteme entegre etmeyi planlıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — BUĞRAHAN AYHAN - Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), okullarda yaşanan olayların ardından öğretmen-veli görüşmelerinin daha güvenli ve planlı yürütülmesi amacıyla Veli Randevu Sisteminin kapsamı genişletildi, okulların da gerekli durumlarda veli adına randevu oluşturabilmesine imkan sağlandı.Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullardaki yaşanan saldırıların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, Veli Randevu Sisteminin daha etkin hale getirilmesine yönelik açıklamaları üzerine sistemde yapılacak değişiklikler belli oldu.AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Bakanlık, öğretmen-veli görüşmeleri için e-Devlet kullanıcı bilgileriyle okulların internet sitelerinden randevu alabilmesine olanak sağlayan Veli Randevu Sisteminin daha güvenli ve planlı yürütülmesine ilişkin kapsamlı çalışma başlattı.Sürecin velinin sisteme giriş yapıp randevu oluşturmasına bağlı olduğu eski sistemin, yaşanan saldırı olaylarının ardından sınırlı kalması düşüncesiyle bir dizi ekleme yapan Bakanlık, tasarlanan yeni sistemle veli randevu sürecinin daha esnek ve çok kanallı bir yapıya kavuşturulmasını hedefliyor.Eski sistemde veliler e-Devlet kullanıcı bilgileriyle okulrandevu.meb.gov.tr internet adresinden öğretmenlerin uygunluğuna göre randevu oluşturabiliyordu.Yeni sistemde süreç yine randevu oluşturma, okul onayı ve görüşme adımlarından oluşacak ancak mevcut sistemden farklı olarak başvuru kanallarının çeşitlendirilmesi, okulun da veli adına randevu oluşturabilmesi ve velinin süreçle ilgili farklı kanallardan bildirim alabilmesi sağlanacak.- Bakanlık görüşmenin konu başlığını görebilecekBu doğrultuda veliler yalnızca okulrandevu.meb.gov.tr adresinden değil, aynı zamanda Veli Bilgilendirme Sistemi'nin (VBS) mobil uygulaması e-Okul VBS Mobil, BiP'teki Okul-Veli Asistanı (OVA) kanalı ve Milli Eğitim Bakanlığı İletişim Merkezi (MEBİM) olmak üzere farklı kanallar üzerinden de randevu sürecini başlatabilecek.Yeni sistemle birlikte okullar gerektiği durumda veli adına randevu oluşturacak ve randevularla ilgili veliye SMS ve e-posta bildirimi gönderilecek.Ayrıca Bakanlık, oluşturulan randevuların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini ve görüşmenin içeriğini konu başlığı bağlamında takip edebilecek.- Öğretmen ve veliler çevrim içi görüşme yapabilecekMEB, özellikle çalışan veya zamanı sınırlı olan velilerin de öğrencilerin eğitimi üzerindeki görünürlüğünü artırmak için adım atmayı hedefliyor.​​​​​​​Bu kapsamda BiP altyapısı üzerinden veli ve öğretmenin çevrim içi görüşme seçeneğini de yeni sisteme entegre etmeyi planlıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/okullar-veli-randevu-sistemi-uzerinden-veli-adina-randevu-olusturabilecek.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yozgatlı Ahmet Ensar, uluslararası piyano sınavında başarı elde etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yozgatli-ahmet-ensar-uluslararasi-piyano-sinavinda-basari-elde-etti/847226/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yozgatli-ahmet-ensar-uluslararasi-piyano-sinavinda-basari-elde-etti/847226/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:12:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Yozgat — Ailesinin yönlendirmesiyle 4 yıl önce piyano çalmaya başlayan 12 yaşındaki Ahmet Ensar Es, London College of Music Piano Grade 5 Sınavı'nda 100 üzerinden 97 puan alarak uluslararası yeterlilik belgesi almaya hak kazandı - Yozgat Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi'nde eğitim gören 6. sınıf öğrencisi Es: - Videomuzu çekip İngiltere'ye gönderdiğimizde 97 puan alarak büyük bir başarı elde ettim. Böyle başarılarımın devamının olmasını istiyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yozgat Haberleri — SAİT ÇELİK - Yozgat'ta yaşayan 12 yaşındaki Ahmet Ensar Es, katıldığı uluslararası piyano sınavında elde ettiği başarıyla uluslararası yeterlilik belgesi almaya hak kazandı. Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi'nde eğitim gören 6. sınıf öğrencisi Es, ailesinin yönlendirmesiyle 4 yıl önce başladığı piyano eğitiminde kısa sürede kendini geliştirdi.Düzenli çalışmalarını sürdüren Es, İngiltere London College of Music (LCM) Piano Grade 5 Sınavı'na 6 Mayıs'ta gönderdiği video ile katıldı.Ahmet Ensar Es, 12 Mayıs'ta sonuçlanan uluslararası geçerliliğe sahip piyano sertifika sınavında 100 üzerinden 97 puan alarak büyük bir başarı elde etti.Aldığı başarının ardından uluslararası yeterlilik belgesi almaya hak kazanan Ahmet Ensar Es, AA muhabirine, piyano çalmayı çok sevdiğini, bunun kendisini rahatlattığını söyledi.Es, büyüyünce en büyük isteğinin kendi konserini vermek ve bestesini yapmak olduğunu dile getirdi.Sınava öğretmeninin yönlendirmesiyle 6 ay boyunca çalıştığını anlatan Es, Kübra Mutlu hocam sayesinde İngiltere'de bir sınav olduğunu öğrendik. 6 ay boyunca sıkı çalışmayla bu sınava hazırlandık. Videomuzu çekip İngiltere'ye gönderdiğimizde 97 puan alarak büyük bir başarı elde ettim. Böyle başarılarımın devamının olmasını istiyorum. diye konuştu.Sınavda derece elde ettiği için mutlu olduğunu dile getiren Es, Evde boş zamanlarımda aileme piyano çaldığım oluyor. Kardeşim de piyano çaldığı için ona yardım ediyorum. Bazen de yeni başladığım bağlama kursunda bağlama çalıyorum. Piyanoda istediğim bir parça olursa notalarına bakıp çalmaya çalışıyorum. dedi.Yozgat Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi Müzik Öğretmeni Kübra Mutlu da öğrencisinin disiplinli, özverili ve düzenli bir çalışma sistemi olduğunu, bunun da güzel bir başarı getirdiğini söyledi.LCM olarak bilinen London College of Music'in, University of West London bünyesinde yer alan İngiltere merkezli uluslararası bir müzik ve sanat eğitim merkezi olduğunu belirten Mutlu, sınavın oldukça güçlü ve zorlayıcı olduğunu ifade etti.- Başarılarının daim olacağından hiç şüphem yokYarışmada yalnızca öğrencinin müzik seviyesi ve başarısının değil, müziği dinleyiciye nasıl hissettirdiğinin de ölçüldüğünü söyleyen Mutlu, öğrencisinin bu sınavdan 97 puan alarak muhteşem bir başarı elde ettiğine dikkati çekti.Öğrencisinin başarısından dolayı büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Mutlu, şunları kaydetti:Bütün öğrencilerin, çocukların sanatla ilgilenmesi, eve gittiği zaman tablet ve bilgisayar yerine bir enstrümanla uğraşması onu bütün kötülüklerden uzaklaştıracak. Bütün velilerimizin de çocuklarını müziğe yönlendirip iyi bir yolda ilerleterek vicdanlı, merhametli, karakterli, düzgün insanlar olarak yetişmelerini temenni ediyorum. Ahmet'in de başarılarının daim olacağından hiç şüphem yok.Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi Müdürü Abdulkadir Koyuncu ise öğrenciyi ve emeği geçen müzik öğretmenlerini tebrik etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Yozgat Haberleri — SAİT ÇELİK - Yozgat'ta yaşayan 12 yaşındaki Ahmet Ensar Es, katıldığı uluslararası piyano sınavında elde ettiği başarıyla uluslararası yeterlilik belgesi almaya hak kazandı. Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi'nde eğitim gören 6. sınıf öğrencisi Es, ailesinin yönlendirmesiyle 4 yıl önce başladığı piyano eğitiminde kısa sürede kendini geliştirdi.Düzenli çalışmalarını sürdüren Es, İngiltere London College of Music (LCM) Piano Grade 5 Sınavı'na 6 Mayıs'ta gönderdiği video ile katıldı.Ahmet Ensar Es, 12 Mayıs'ta sonuçlanan uluslararası geçerliliğe sahip piyano sertifika sınavında 100 üzerinden 97 puan alarak büyük bir başarı elde etti.Aldığı başarının ardından uluslararası yeterlilik belgesi almaya hak kazanan Ahmet Ensar Es, AA muhabirine, piyano çalmayı çok sevdiğini, bunun kendisini rahatlattığını söyledi.Es, büyüyünce en büyük isteğinin kendi konserini vermek ve bestesini yapmak olduğunu dile getirdi.Sınava öğretmeninin yönlendirmesiyle 6 ay boyunca çalıştığını anlatan Es, Kübra Mutlu hocam sayesinde İngiltere'de bir sınav olduğunu öğrendik. 6 ay boyunca sıkı çalışmayla bu sınava hazırlandık. Videomuzu çekip İngiltere'ye gönderdiğimizde 97 puan alarak büyük bir başarı elde ettim. Böyle başarılarımın devamının olmasını istiyorum. diye konuştu.Sınavda derece elde ettiği için mutlu olduğunu dile getiren Es, Evde boş zamanlarımda aileme piyano çaldığım oluyor. Kardeşim de piyano çaldığı için ona yardım ediyorum. Bazen de yeni başladığım bağlama kursunda bağlama çalıyorum. Piyanoda istediğim bir parça olursa notalarına bakıp çalmaya çalışıyorum. dedi.Yozgat Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi Müzik Öğretmeni Kübra Mutlu da öğrencisinin disiplinli, özverili ve düzenli bir çalışma sistemi olduğunu, bunun da güzel bir başarı getirdiğini söyledi.LCM olarak bilinen London College of Music'in, University of West London bünyesinde yer alan İngiltere merkezli uluslararası bir müzik ve sanat eğitim merkezi olduğunu belirten Mutlu, sınavın oldukça güçlü ve zorlayıcı olduğunu ifade etti.- Başarılarının daim olacağından hiç şüphem yokYarışmada yalnızca öğrencinin müzik seviyesi ve başarısının değil, müziği dinleyiciye nasıl hissettirdiğinin de ölçüldüğünü söyleyen Mutlu, öğrencisinin bu sınavdan 97 puan alarak muhteşem bir başarı elde ettiğine dikkati çekti.Öğrencisinin başarısından dolayı büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Mutlu, şunları kaydetti:Bütün öğrencilerin, çocukların sanatla ilgilenmesi, eve gittiği zaman tablet ve bilgisayar yerine bir enstrümanla uğraşması onu bütün kötülüklerden uzaklaştıracak. Bütün velilerimizin de çocuklarını müziğe yönlendirip iyi bir yolda ilerleterek vicdanlı, merhametli, karakterli, düzgün insanlar olarak yetişmelerini temenni ediyorum. Ahmet'in de başarılarının daim olacağından hiç şüphem yok.Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi Müdürü Abdulkadir Koyuncu ise öğrenciyi ve emeği geçen müzik öğretmenlerini tebrik etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yeni binalarda enerji kimlik belgesi ile bina yaşam döngüsü analizi şartı aranacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yeni-binalarda-enerji-kimlik-belgesi-ile-bina-yasam-dongusu-analizi-sarti-aranacak/847225/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yeni-binalarda-enerji-kimlik-belgesi-ile-bina-yasam-dongusu-analizi-sarti-aranacak/847225/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:12:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum: - Çevre dostu yapılaşmayı yaygınlaştıracak düzenlememiz yayımlandı. 1 Ocak 2027'den itibaren 10 bin metrekare ve üzeri yeni binalarda enerji kimlik belgesi, bina yaşam döngüsü analizi belgesini devreye alıyoruz - Sera gazı emisyonu düşük olan binalar için 'düşük karbonlu bina belgesi' uygulaması getiriyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yeni binalarda enerji kimlik belgesi ile bina yaşam döngüsü analizi belgesi uygulaması hayata geçirilecek.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda yeşil bina üretimini yaygınlaştıracak yeni düzenlemeler, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği ile Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlarının Eğitim ve Denetimlerine Dair Tebliğ güncellendi.Yürürlüğe giren değişikliklerle 10 bin metrekare ve üzeri binalar için 'yaşam döngüsü analizi belgesi' zorunlu hale getirilirken, bu belgeleri düzenleyecek enerji kimlik belgesi uzmanlarının eğitim ve yetki şartları da yeniden belirlendi.Yapılan değişikliğe göre, 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren yapı ruhsatı alacak ve yapı inşaat alanı 10 bin metrekare ve üzeri olan binalarda, yapı kullanma izin belgesi aşamasında enerji kimlik belgesi ile bina yaşam döngüsü analizi belgesinin ilgili idareye sunulması zorunlu olacak.- Binanın tüm süreçlerindeki emisyonları hesaplanacakBina yaşam döngüsü analiziyle, binaların kullanım sırasındaki enerji tüketiminden kaynaklanan karbon emisyonlarının yanı sıra ham madde temininden başlayarak nakliye, inşaat, işletme, bakım, onarım, yenileme, yıkım, atık bertarafı ile varsa yeniden kullanım ve geri kazanım süreçlerini kapsayan tüm ömrü boyunca yol açtığı sera gazı emisyonları hesaplanacak.Analizler BEP-TR sistemi üzerinden gerçekleştirilecek.Belgeler ise yetkili enerji kimlik belgesi uzmanları tarafından hazırlanacak.- Düşük karbonlu bina belgesiYönetmelikle ayrıca, işletmeden kaynaklı sera gazı emisyonu düşük olan binalar için düşük karbonlu bina belgesi uygulaması getirildi.Buna göre, enerji kimlik belgesinde sera gazı emisyon sınıfı en az B, enerji performans sınıfı ise en az C olan binalar bu belgeyi almaya hak kazanacak.- Uzmanlara yeni eğitim ve yetki şartıEnerji kimlik belgesi uzmanlarının Eğitim ve Denetimlerine Dair Tebliği'nde yapılan değişiklikle uzmanların görev alanı, yaşam döngüsü analizi belgesini ve düşük karbonlu bina belgesini kapsayacak şekilde genişletildi.Uzmanlara yönelik eğitim süreleri artırılırken, mevcut yetkilendirilmiş uzmanların hakları süreleri sonuna kadar korunacak.Yetki süresi sona eren uzmanlar ise Bakanlığın belirleyeceği yeni eğitim programına katılarak tekrar sınava girecek ve yetkilerini yenileyebilecek.- 'Düşük karbonlu bina belgesi' uygulaması getiriyoruzYeni düzenlemelerle ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Çevre dostu yapılaşmayı yaygınlaştıracak düzenlememiz yayımlandı. 1 Ocak 2027'den itibaren 10 bin metrekare ve üzeri yeni binalarda enerji kimlik belgesi, bina yaşam döngüsü analizi belgesini devreye alıyoruz. Sera gazı emisyonu düşük olan binalar için 'düşük karbonlu bina belgesi' uygulaması getiriyoruz. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yeni binalarda enerji kimlik belgesi ile bina yaşam döngüsü analizi belgesi uygulaması hayata geçirilecek.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda yeşil bina üretimini yaygınlaştıracak yeni düzenlemeler, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği ile Enerji Kimlik Belgesi Uzmanlarının Eğitim ve Denetimlerine Dair Tebliğ güncellendi.Yürürlüğe giren değişikliklerle 10 bin metrekare ve üzeri binalar için 'yaşam döngüsü analizi belgesi' zorunlu hale getirilirken, bu belgeleri düzenleyecek enerji kimlik belgesi uzmanlarının eğitim ve yetki şartları da yeniden belirlendi.Yapılan değişikliğe göre, 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren yapı ruhsatı alacak ve yapı inşaat alanı 10 bin metrekare ve üzeri olan binalarda, yapı kullanma izin belgesi aşamasında enerji kimlik belgesi ile bina yaşam döngüsü analizi belgesinin ilgili idareye sunulması zorunlu olacak.- Binanın tüm süreçlerindeki emisyonları hesaplanacakBina yaşam döngüsü analiziyle, binaların kullanım sırasındaki enerji tüketiminden kaynaklanan karbon emisyonlarının yanı sıra ham madde temininden başlayarak nakliye, inşaat, işletme, bakım, onarım, yenileme, yıkım, atık bertarafı ile varsa yeniden kullanım ve geri kazanım süreçlerini kapsayan tüm ömrü boyunca yol açtığı sera gazı emisyonları hesaplanacak.Analizler BEP-TR sistemi üzerinden gerçekleştirilecek.Belgeler ise yetkili enerji kimlik belgesi uzmanları tarafından hazırlanacak.- Düşük karbonlu bina belgesiYönetmelikle ayrıca, işletmeden kaynaklı sera gazı emisyonu düşük olan binalar için düşük karbonlu bina belgesi uygulaması getirildi.Buna göre, enerji kimlik belgesinde sera gazı emisyon sınıfı en az B, enerji performans sınıfı ise en az C olan binalar bu belgeyi almaya hak kazanacak.- Uzmanlara yeni eğitim ve yetki şartıEnerji kimlik belgesi uzmanlarının Eğitim ve Denetimlerine Dair Tebliği'nde yapılan değişiklikle uzmanların görev alanı, yaşam döngüsü analizi belgesini ve düşük karbonlu bina belgesini kapsayacak şekilde genişletildi.Uzmanlara yönelik eğitim süreleri artırılırken, mevcut yetkilendirilmiş uzmanların hakları süreleri sonuna kadar korunacak.Yetki süresi sona eren uzmanlar ise Bakanlığın belirleyeceği yeni eğitim programına katılarak tekrar sınava girecek ve yetkilerini yenileyebilecek.- 'Düşük karbonlu bina belgesi' uygulaması getiriyoruzYeni düzenlemelerle ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Çevre dostu yapılaşmayı yaygınlaştıracak düzenlememiz yayımlandı. 1 Ocak 2027'den itibaren 10 bin metrekare ve üzeri yeni binalarda enerji kimlik belgesi, bina yaşam döngüsü analizi belgesini devreye alıyoruz. Sera gazı emisyonu düşük olan binalar için 'düşük karbonlu bina belgesi' uygulaması getiriyoruz. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ANALİZ - ABD-Çin ilişkilerinde yeni denklem: Rekabet, pazarlık ve kontrollü gerilim</title>
      <link>https://www.canligaste.com/analiz-abd-cin-iliskilerinde-yeni-denklem-rekabet-pazarlik-ve-kontrollu-gerilim/847224/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/analiz-abd-cin-iliskilerinde-yeni-denklem-rekabet-pazarlik-ve-kontrollu-gerilim/847224/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Trump’ın Çin ziyareti, rekabeti sona erdirmeye yönelik bir girişimden çok ekonomik ve jeopolitik çatışmayı daha kontrollü bir zeminde yönetme arayışı olarak değerlendirilebilir - Trump’ın Pekin ziyareti, ilk bakışta diplomatik normalleşme ya da yeni bir yakınlaşma girişimi gibi görünse de gerçekte ABD-Çin rekabetinin yeni kurallarını belirlemeye yönelik stratejik bir temas niteliği taşımaktadır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Bağımsız Araştırmacı Dr. Erman Tatlıoğu, Donald Trump’ın Çin ziyaretini ve ziyaretin öne çıkan çıktıları ile olası yansımalarını AA Analiz için kaleme aldı. ​​​​​​​***ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyareti, Washington ile Pekin arasındaki stratejik rekabetin yeni aşamaya geçtiği bir dönemde gerçekleşmiştir. Son yıllarda ticaret savaşları, teknoloji kısıtlamaları, Tayvan gerilimi ve küresel güvenlik krizleri nedeniyle sertleşen ABD-Çin ilişkileri, artık yalnızca iki ülke arasındaki klasik güç mücadelesi değil, küresel sistemin geleceğini şekillendiren temel dinamiklerden biri olarak görülmektedir. Bu nedenle Trump’ın Çin ziyareti, rekabeti sona erdirmeye yönelik bir girişimden çok ekonomik ve jeopolitik çatışmayı daha kontrollü bir zeminde yönetme arayışı olarak değerlendirilebilir.Trump’ın Önce Amerika (America First) yaklaşımı, ideolojik çatışmadan çok işlem odaklı bir diplomasi anlayışını öne çıkarmaktadır. Washington yönetimi, Çin’i tamamen çevrelemek yerine rekabeti yönetilebilir seviyede tutmayı, ekonomik bağımlılığı kontrollü biçimde sürdürmeyi ve büyük krizlerin önüne geçmeyi hedeflemektedir. Bu durum aynı zamanda taraflar arasında olası bir Büyük Pazarlık ihtimalini de gündemde tutmaktadır.- Tayvan meselesi: Rekabetin en hassas başlığıGörüşmelerin en kritik gündem maddelerinden biri Tayvan olmuştur. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Tayvan konusunun Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli mesele olduğunu vurgulayarak yanlış adımların doğrudan çatışma riskini beraberinde getirebileceği uyarısında bulunmuştur. Pekin açısından Tayvan yalnızca diplomatik değil; egemenlik, rejim güvenliği ve Çin’in tarihsel bütünlüğüyle bağlantılı stratejik bir meseledir.Washington ise Tayvan’a silah satışları ve askeri desteğini sürdürme eğilimindedir. Trump’ın görüşme öncesinde Tayvan’a yönelik silah satışlarını Şi ile konuşacağını açıklaması, ABD’nin Tayvan kartını Çin’e karşı stratejik baskı unsuru olarak kullanmaya devam edeceğini göstermektedir. Bununla birlikte tarafların söylemlerinde dikkati çeken unsur, sert açıklamalara rağmen doğrudan askeri tırmanmadan kaçınma isteğinin korunmasıdır. Bu durum, ABD-Çin ilişkilerinin artık kontrollü gerilim modeli üzerinden yürütülmeye çalışıldığını göstermektedir.Ancak ABD’nin Tayvan merkezli politikası, Japonya, Güney Kore ve Filipinler gibi bölgedeki müttefiklerde de ciddi kaygılar yaratmaktadır. Bu ülkeler, Trump’ın Tayvan’ı savunma ilkesinden çok Çin ile yapılacak daha büyük bir ticaret anlaşmasında pazarlık unsuru olarak kullanabileceğinden endişe etmektedir.- ABD/İsrail-İran Savaşı ve enerji güvenliğiZiyaretin önemli gündemlerinden biri de ABD/İsrail-İran Savaşı ve enerji güvenliği olmuştur. Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik riskleri, küresel enerji piyasalarını ve ticaret yollarını doğrudan etkilemektedir. Çin, enerji ihtiyacının önemli bölümünü Körfez ülkelerinden karşıladığı için enerji akışlarının kesintiye uğramasını istememektedir. ABD ise enerji yolları üzerindeki küresel denetimini sürdürmeye çalışırken petrol fiyatlarında aşırı yükselişin Batı ekonomilerine zarar vereceğinin farkındadır.Trump görüşmeler öncesinde Çin’den İran konusunda destek beklediğini ifade etmiş, Washington yönetimi Pekin’in Tahran üzerindeki etkisini kullanmasını istemiştir. Çin ise İran ile ekonomik ilişkilerini tamamen riske atacak bir politika izlemekten kaçınmıştır. Buna rağmen Şi’nin Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasının önemine vurgu yaptığı ve Çin’in enerji güvenliği açısından Amerikan petrolü alımını artırabileceği belirtilmektedir. Trump’ın, Şi’nin İran’a askeri ekipman sağlamayacağı yönünde güvence verdiğini açıklaması da Washington’un İran krizinin daha büyük bir jeopolitik kırılmaya dönüşmesini engellemeye çalıştığını göstermektedir.- Ticaret savaşları ve tarifeler: Rekabetin ekonomik boyutuABD-Çin ilişkilerinin temel eksenlerinden biri olmaya devam eden ticaret ve tarifeler konusu da görüşmelerin merkezinde yer almıştır. Trump döneminde başlayan yüksek gümrük tarifeleri ve ticaret savaşları, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri derinden etkilemiştir. Washington, Çin’i haksız rekabet ve ticaret dengesizliği üzerinden eleştirirken; Pekin ise ABD’nin korumacı politikalarının küresel ekonomiye zarar verdiğini savunmaktadır.Bu noktada, Şi Cinping’in işbirliği ile ölçülü rekabetin birlikte yürütülebileceği yeni ilişki modeli vurgusu dikkati çekmiştir. Trump tarafı ise ticaret açığı, tarım ürünleri ihracatı ve tarifelerin azaltılmasına odaklanmıştır. Bu durum, tarafların ekonomik rekabeti tamamen sona erdirmekten çok yönetilebilir seviyede tutmaya çalıştığını göstermektedir. Trump’ın yaklaşımı, Çin ekonomisini çökertmekten ziyade Amerikan iç pazarını koruyan ve Çin’i ABD’den daha fazla mal almaya zorlayan karşılıklılık anlayışına dayanmaktadır.- Teknoloji, yapay zeka ve iş dünyasının rolüGörüşmelerin önemli boyutlarından biri de teknoloji ve yapay zeka rekabeti olmuştur. Yapay zeka, yarı iletkenler ve ileri teknoloji üretimi artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik güç unsurları olarak görülmektedir. Trump’ın ABD’nin yapay zekada lider olduğu yönündeki açıklamaları, Washington’un teknoloji üstünlüğünü koruma kararlılığını ortaya koymaktadır.Çin ise ABD’nin çip ve ileri teknoloji ihracatına getirdiği kısıtlamaları stratejik çevreleme politikası olarak değerlendirmektedir. Trump’ın Tesla'nın CEO'su Elon Musk, Apple CEO'su Tim Cook ve Nvidia'nın CEO'su Jensen Huang gibi önemli iş insanlarını Pekin’e götürmesi, Washington’un jeopolitik rekabete rağmen Çin pazarını tamamen kaybetmek istemediğini göstermektedir.- Küresel güvenlik ve jeopolitik rekabetTrump-Şi görüşmeleri yalnızca ikili ilişkiler açısından değil, küresel güvenlik mimarisi bakımından da önem taşımaktadır. Güney Çin Denizi, Rusya-Ukrayna Savaşı, Kuzey Kore ve Hint-Pasifik rekabeti gibi başlıklar, ABD ile Çin arasındaki mücadelenin çok boyutlu hale geldiğini göstermektedir.Trump’ın Şi’yi büyük bir lider ve dost olarak tanımlaması, Şi’nin ise Çin’in yeniden yükselişi ile Amerika’yı yeniden büyük yapma hedefinin birlikte ilerleyebileceğini söylemesi, tarafların kamuoyu önünde doğrudan çatışmacı görüntü vermekten kaçındığını göstermektedir. Ancak söylemsel yumuşama, Hint-Pasifik bölgesindeki askeri yığınak ve AUKUS gibi ittifakların yarattığı stratejik gerilimi ortadan kaldırmamaktadır.- Rekabetten kontrollü yönetim arayışına mı?Trump’ın Pekin ziyareti, ilk bakışta diplomatik normalleşme ya da yeni bir yakınlaşma girişimi gibi görünse de gerçekte ABD-Çin rekabetinin yeni kurallarını belirlemeye yönelik stratejik bir temas niteliği taşımaktadır. Washington artık Çin’i tamamen durdurabilecek ekonomik, teknolojik ve jeopolitik üstünlüğe tek başına sahip olmadığının farkındadır. Bu nedenle ABD’nin temel amacı, Çin’in yükselişini engellemekten çok bu yükselişi kontrol altında tutmak ve küresel sistem açısından yönetilebilir hale getirmektir.Bu durum, ABD’nin Çin stratejisinde önemli bir dönüşüme işaret etmektedir. Washington artık angaje ederek dönüştürme ya da tam çevreleme politikası yerine, kontrollü rekabet ve seçici baskı modeline yönelmektedir. Tayvan, tarifeler, teknoloji ambargoları ve enerji güvenliği gibi başlıklar, ABD açısından doğrudan çözülmesi gereken krizlerden ziyade, Çin ile sürdürülecek uzun vadeli pazarlığın araçları haline gelmektedir.Bununla birlikte Çin tarafı da doğrudan çatışmadan kaçınmaktadır. Pekin yönetimi, küresel ekonomik sistemden tamamen kopmanın kendi büyüme modeline zarar vereceğini bilmektedir. Ancak Şi Cinping yönetimi aynı zamanda zamanın Çin lehine işlediğine inanmaktadır. ABD küresel liderliğini korumaya çalışırken, Çin mevcut düzen içinde ekonomik, teknolojik ve diplomatik etkisini artırarak sistem içi yükseliş stratejisini sürdürmektedir. Bu nedenle kontrollü rekabet modeli, Washington açısından stratejik bir zorunluluk anlamına gelirken Pekin açısından zamana yayılan avantajlı bir süreç olarak görülmektedir.Trump’ın Pekin ziyareti, ABD-Çin ilişkilerinde yeni bir barış döneminin başlangıcından çok kontrollü sistemik rekabet döneminin kurumsallaşması olarak okunmalıdır. Taraflar arasındaki temel çelişkiler ortadan kalkmış değildir. Aksine teknoloji, Tayvan, enerji güvenliği ve küresel liderlik mücadelesi önümüzdeki yıllarda rekabeti daha da sertleştirebilir. Ancak her iki taraf da doğrudan çatışmanın maliyetinin farkındadır. Bu nedenle Washington ile Pekin arasında oluşan yeni denklem; savaş ile uzlaşma arasında, rekabet ile karşılıklı bağımlılık arasında şekillenen kırılgan bir stratejik dengeye işaret etmektedir. Bu yönüyle Trump’ın Pekin ziyareti, yeni bir ittifaktan çok Thukidides Tuzağı’nı ertelemeye yönelik bir zaman kazanma diplomasisi olarak değerlendirilebilir.[Dr. Erman Tatlıoğlu, Bağımsız Araştırmacıdır.] * Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Bağımsız Araştırmacı Dr. Erman Tatlıoğu, Donald Trump’ın Çin ziyaretini ve ziyaretin öne çıkan çıktıları ile olası yansımalarını AA Analiz için kaleme aldı. ​​​​​​​***ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyareti, Washington ile Pekin arasındaki stratejik rekabetin yeni aşamaya geçtiği bir dönemde gerçekleşmiştir. Son yıllarda ticaret savaşları, teknoloji kısıtlamaları, Tayvan gerilimi ve küresel güvenlik krizleri nedeniyle sertleşen ABD-Çin ilişkileri, artık yalnızca iki ülke arasındaki klasik güç mücadelesi değil, küresel sistemin geleceğini şekillendiren temel dinamiklerden biri olarak görülmektedir. Bu nedenle Trump’ın Çin ziyareti, rekabeti sona erdirmeye yönelik bir girişimden çok ekonomik ve jeopolitik çatışmayı daha kontrollü bir zeminde yönetme arayışı olarak değerlendirilebilir.Trump’ın Önce Amerika (America First) yaklaşımı, ideolojik çatışmadan çok işlem odaklı bir diplomasi anlayışını öne çıkarmaktadır. Washington yönetimi, Çin’i tamamen çevrelemek yerine rekabeti yönetilebilir seviyede tutmayı, ekonomik bağımlılığı kontrollü biçimde sürdürmeyi ve büyük krizlerin önüne geçmeyi hedeflemektedir. Bu durum aynı zamanda taraflar arasında olası bir Büyük Pazarlık ihtimalini de gündemde tutmaktadır.- Tayvan meselesi: Rekabetin en hassas başlığıGörüşmelerin en kritik gündem maddelerinden biri Tayvan olmuştur. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Tayvan konusunun Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli mesele olduğunu vurgulayarak yanlış adımların doğrudan çatışma riskini beraberinde getirebileceği uyarısında bulunmuştur. Pekin açısından Tayvan yalnızca diplomatik değil; egemenlik, rejim güvenliği ve Çin’in tarihsel bütünlüğüyle bağlantılı stratejik bir meseledir.Washington ise Tayvan’a silah satışları ve askeri desteğini sürdürme eğilimindedir. Trump’ın görüşme öncesinde Tayvan’a yönelik silah satışlarını Şi ile konuşacağını açıklaması, ABD’nin Tayvan kartını Çin’e karşı stratejik baskı unsuru olarak kullanmaya devam edeceğini göstermektedir. Bununla birlikte tarafların söylemlerinde dikkati çeken unsur, sert açıklamalara rağmen doğrudan askeri tırmanmadan kaçınma isteğinin korunmasıdır. Bu durum, ABD-Çin ilişkilerinin artık kontrollü gerilim modeli üzerinden yürütülmeye çalışıldığını göstermektedir.Ancak ABD’nin Tayvan merkezli politikası, Japonya, Güney Kore ve Filipinler gibi bölgedeki müttefiklerde de ciddi kaygılar yaratmaktadır. Bu ülkeler, Trump’ın Tayvan’ı savunma ilkesinden çok Çin ile yapılacak daha büyük bir ticaret anlaşmasında pazarlık unsuru olarak kullanabileceğinden endişe etmektedir.- ABD/İsrail-İran Savaşı ve enerji güvenliğiZiyaretin önemli gündemlerinden biri de ABD/İsrail-İran Savaşı ve enerji güvenliği olmuştur. Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik riskleri, küresel enerji piyasalarını ve ticaret yollarını doğrudan etkilemektedir. Çin, enerji ihtiyacının önemli bölümünü Körfez ülkelerinden karşıladığı için enerji akışlarının kesintiye uğramasını istememektedir. ABD ise enerji yolları üzerindeki küresel denetimini sürdürmeye çalışırken petrol fiyatlarında aşırı yükselişin Batı ekonomilerine zarar vereceğinin farkındadır.Trump görüşmeler öncesinde Çin’den İran konusunda destek beklediğini ifade etmiş, Washington yönetimi Pekin’in Tahran üzerindeki etkisini kullanmasını istemiştir. Çin ise İran ile ekonomik ilişkilerini tamamen riske atacak bir politika izlemekten kaçınmıştır. Buna rağmen Şi’nin Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasının önemine vurgu yaptığı ve Çin’in enerji güvenliği açısından Amerikan petrolü alımını artırabileceği belirtilmektedir. Trump’ın, Şi’nin İran’a askeri ekipman sağlamayacağı yönünde güvence verdiğini açıklaması da Washington’un İran krizinin daha büyük bir jeopolitik kırılmaya dönüşmesini engellemeye çalıştığını göstermektedir.- Ticaret savaşları ve tarifeler: Rekabetin ekonomik boyutuABD-Çin ilişkilerinin temel eksenlerinden biri olmaya devam eden ticaret ve tarifeler konusu da görüşmelerin merkezinde yer almıştır. Trump döneminde başlayan yüksek gümrük tarifeleri ve ticaret savaşları, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri derinden etkilemiştir. Washington, Çin’i haksız rekabet ve ticaret dengesizliği üzerinden eleştirirken; Pekin ise ABD’nin korumacı politikalarının küresel ekonomiye zarar verdiğini savunmaktadır.Bu noktada, Şi Cinping’in işbirliği ile ölçülü rekabetin birlikte yürütülebileceği yeni ilişki modeli vurgusu dikkati çekmiştir. Trump tarafı ise ticaret açığı, tarım ürünleri ihracatı ve tarifelerin azaltılmasına odaklanmıştır. Bu durum, tarafların ekonomik rekabeti tamamen sona erdirmekten çok yönetilebilir seviyede tutmaya çalıştığını göstermektedir. Trump’ın yaklaşımı, Çin ekonomisini çökertmekten ziyade Amerikan iç pazarını koruyan ve Çin’i ABD’den daha fazla mal almaya zorlayan karşılıklılık anlayışına dayanmaktadır.- Teknoloji, yapay zeka ve iş dünyasının rolüGörüşmelerin önemli boyutlarından biri de teknoloji ve yapay zeka rekabeti olmuştur. Yapay zeka, yarı iletkenler ve ileri teknoloji üretimi artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik güç unsurları olarak görülmektedir. Trump’ın ABD’nin yapay zekada lider olduğu yönündeki açıklamaları, Washington’un teknoloji üstünlüğünü koruma kararlılığını ortaya koymaktadır.Çin ise ABD’nin çip ve ileri teknoloji ihracatına getirdiği kısıtlamaları stratejik çevreleme politikası olarak değerlendirmektedir. Trump’ın Tesla'nın CEO'su Elon Musk, Apple CEO'su Tim Cook ve Nvidia'nın CEO'su Jensen Huang gibi önemli iş insanlarını Pekin’e götürmesi, Washington’un jeopolitik rekabete rağmen Çin pazarını tamamen kaybetmek istemediğini göstermektedir.- Küresel güvenlik ve jeopolitik rekabetTrump-Şi görüşmeleri yalnızca ikili ilişkiler açısından değil, küresel güvenlik mimarisi bakımından da önem taşımaktadır. Güney Çin Denizi, Rusya-Ukrayna Savaşı, Kuzey Kore ve Hint-Pasifik rekabeti gibi başlıklar, ABD ile Çin arasındaki mücadelenin çok boyutlu hale geldiğini göstermektedir.Trump’ın Şi’yi büyük bir lider ve dost olarak tanımlaması, Şi’nin ise Çin’in yeniden yükselişi ile Amerika’yı yeniden büyük yapma hedefinin birlikte ilerleyebileceğini söylemesi, tarafların kamuoyu önünde doğrudan çatışmacı görüntü vermekten kaçındığını göstermektedir. Ancak söylemsel yumuşama, Hint-Pasifik bölgesindeki askeri yığınak ve AUKUS gibi ittifakların yarattığı stratejik gerilimi ortadan kaldırmamaktadır.- Rekabetten kontrollü yönetim arayışına mı?Trump’ın Pekin ziyareti, ilk bakışta diplomatik normalleşme ya da yeni bir yakınlaşma girişimi gibi görünse de gerçekte ABD-Çin rekabetinin yeni kurallarını belirlemeye yönelik stratejik bir temas niteliği taşımaktadır. Washington artık Çin’i tamamen durdurabilecek ekonomik, teknolojik ve jeopolitik üstünlüğe tek başına sahip olmadığının farkındadır. Bu nedenle ABD’nin temel amacı, Çin’in yükselişini engellemekten çok bu yükselişi kontrol altında tutmak ve küresel sistem açısından yönetilebilir hale getirmektir.Bu durum, ABD’nin Çin stratejisinde önemli bir dönüşüme işaret etmektedir. Washington artık angaje ederek dönüştürme ya da tam çevreleme politikası yerine, kontrollü rekabet ve seçici baskı modeline yönelmektedir. Tayvan, tarifeler, teknoloji ambargoları ve enerji güvenliği gibi başlıklar, ABD açısından doğrudan çözülmesi gereken krizlerden ziyade, Çin ile sürdürülecek uzun vadeli pazarlığın araçları haline gelmektedir.Bununla birlikte Çin tarafı da doğrudan çatışmadan kaçınmaktadır. Pekin yönetimi, küresel ekonomik sistemden tamamen kopmanın kendi büyüme modeline zarar vereceğini bilmektedir. Ancak Şi Cinping yönetimi aynı zamanda zamanın Çin lehine işlediğine inanmaktadır. ABD küresel liderliğini korumaya çalışırken, Çin mevcut düzen içinde ekonomik, teknolojik ve diplomatik etkisini artırarak sistem içi yükseliş stratejisini sürdürmektedir. Bu nedenle kontrollü rekabet modeli, Washington açısından stratejik bir zorunluluk anlamına gelirken Pekin açısından zamana yayılan avantajlı bir süreç olarak görülmektedir.Trump’ın Pekin ziyareti, ABD-Çin ilişkilerinde yeni bir barış döneminin başlangıcından çok kontrollü sistemik rekabet döneminin kurumsallaşması olarak okunmalıdır. Taraflar arasındaki temel çelişkiler ortadan kalkmış değildir. Aksine teknoloji, Tayvan, enerji güvenliği ve küresel liderlik mücadelesi önümüzdeki yıllarda rekabeti daha da sertleştirebilir. Ancak her iki taraf da doğrudan çatışmanın maliyetinin farkındadır. Bu nedenle Washington ile Pekin arasında oluşan yeni denklem; savaş ile uzlaşma arasında, rekabet ile karşılıklı bağımlılık arasında şekillenen kırılgan bir stratejik dengeye işaret etmektedir. Bu yönüyle Trump’ın Pekin ziyareti, yeni bir ittifaktan çok Thukidides Tuzağı’nı ertelemeye yönelik bir zaman kazanma diplomasisi olarak değerlendirilebilir.[Dr. Erman Tatlıoğlu, Bağımsız Araştırmacıdır.] * Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Muğlaspor, BAL'dan başlayan yolculuğunu 3 yılda 1. Lig'e yükselerek taçlandırdı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/muglaspor-bal-dan-baslayan-yolculugunu-3-yilda-1-lig-e-yukselerek-taclandirdi/847223/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/muglaspor-bal-dan-baslayan-yolculugunu-3-yilda-1-lig-e-yukselerek-taclandirdi/847223/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muğla — Muğlaspor Kulüp Başkanı Menaf Kıyanç: Muğla’da yıllardır görülmeyen bir kenetlenme yaşandı. Yaklaşık 6 bin 500 taraftarımız Bursa'daki final için 9 saatlik yolu göze aldı. Bir şehir ayağa kalktı, bir şehir inandı - Teknik Direktör ⁠Mustafa Sarıgül: Duyguyu kaybeden maçın kontrolünü de kaybeder. Oyuncularım buna çok iyi cevap verdi, sakin kaldık ve sonuca gittik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muğla Haberleri — DURMUŞ GENÇ - Bölgesel Amatör Lig'den başladığı yükselişi 3 sezon içinde Trendyol 1. Lig'e taşıyan Muğlaspor, Türk futbolunda az görülen bir başarıya imza attı. Bölgesel Amatör Lig'de (BAL) 2022-2023 sezonunda yer alan Muğla temsilcisi, her sezon bir üst lige çıkma başarısını, Nesine 2. Lig play-off finalinde Elazığspor'u geçerek 1. Lig vizesi ile taçlandırdı.Kulüp Başkanı Menaf Kıyanç ve teknik direktör Mustafa Sarıgül, AA muhabirine, hem elde edilen sportif başarıyı hem de kulübün yeniden yapılanma sürecini değerlendirdi.- Hayallerimize tutunmuştukBaşkan Menaf Kıyanç, 3 yıllık sürecin Türkiye'de çok az örneği olduğunu belirterek kulübü, borç batağında ve tesis eksikliği olan zorlu şartlardan buralara getirdiklerini söyledi.Şampiyonluğun son haftalarda dramatik bir şekilde kaçtığı dönemde büyük bir travma yaşadıklarını ifade eden Kıyanç, şunları kaydetti:Çocuklara hep söylüyordum, 'biz hayallerimizin peşinde koşmaya devam edeceğiz ve hayallerimize tutunacağız' diyordum. Biz hayallerimize tutunmuştuk. O şampiyonluğu kaçırmak kolay değil ve siz onu kaçırdıktan sonra bir daha hızlı şekilde ayağa kalkmak zorundasınız. Takımla, teknik heyetle beraber ciddi bir mesai harcayarak hızlı bir şekilde toparlandık ve devamında play-off finalinde 1. Lig'e çıkmayı Allah nasip etti.- Muğla'da yıllarca olmayan birliktelik oluştuSezon boyunca şehirde güçlü bir birliktelik oluştuğunu vurgulayan Kıyanç, Muğla’da yıllardır görülmeyen bir kenetlenme yaşandı. Yaklaşık 6 bin 500 taraftarımız Bursa'daki final için 9 saatlik yolu göze aldı. Bir şehir ayağa kalktı, bir şehir inandı. ifadelerini kullandı.Hedef Birlik parolası belirlediklerini belirten Kıyanç, kulübün gelecek planlamasında altyapının belirleyici olacağını vurgulayarak Süper Lig hedefi elbette var ancak asıl başarı altyapıdan yetişecek oyuncularla sürdürülebilir bir yapı kurmak olacak. İlçe takımlarıyla koordineli bir sistem oluşturmayı hedefliyoruz. diye konuştu.- Duyguyu kontrol eden bir takım oluşturdukTeknik direktör Mustafa Sarıgül ise göreve ligin son 5 haftasında geldiğini hatırlatarak, kısa sürede takımın oyun yapısında önemli değişiklikler yaptıklarına dikkati çekerek Takımı daha sabırlı, beklemeyi bilen ve özellikle duygusunu kontrol edebilen bir yapıya dönüştürmeye çalıştık. Final maçını da bu anlayışla, taktiksel bir sabırla kazandık. dedi.Oyuncuların mental olarak iyi bir reaksiyon verdiğini belirten Sarıgül, Duyguyu kaybeden maçın kontrolünü de kaybeder. Oyuncularım buna çok iyi cevap verdi, sakin kaldık ve sonuca gittik. Şimdi 1. Lig seviyesinde kurumsal yapının güçlendirilmesi gerekiyor. Artık yapılanmanın 1. Lig gerçeklerine göre yeniden planlanması önemli. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muğla Haberleri — DURMUŞ GENÇ - Bölgesel Amatör Lig'den başladığı yükselişi 3 sezon içinde Trendyol 1. Lig'e taşıyan Muğlaspor, Türk futbolunda az görülen bir başarıya imza attı. Bölgesel Amatör Lig'de (BAL) 2022-2023 sezonunda yer alan Muğla temsilcisi, her sezon bir üst lige çıkma başarısını, Nesine 2. Lig play-off finalinde Elazığspor'u geçerek 1. Lig vizesi ile taçlandırdı.Kulüp Başkanı Menaf Kıyanç ve teknik direktör Mustafa Sarıgül, AA muhabirine, hem elde edilen sportif başarıyı hem de kulübün yeniden yapılanma sürecini değerlendirdi.- Hayallerimize tutunmuştukBaşkan Menaf Kıyanç, 3 yıllık sürecin Türkiye'de çok az örneği olduğunu belirterek kulübü, borç batağında ve tesis eksikliği olan zorlu şartlardan buralara getirdiklerini söyledi.Şampiyonluğun son haftalarda dramatik bir şekilde kaçtığı dönemde büyük bir travma yaşadıklarını ifade eden Kıyanç, şunları kaydetti:Çocuklara hep söylüyordum, 'biz hayallerimizin peşinde koşmaya devam edeceğiz ve hayallerimize tutunacağız' diyordum. Biz hayallerimize tutunmuştuk. O şampiyonluğu kaçırmak kolay değil ve siz onu kaçırdıktan sonra bir daha hızlı şekilde ayağa kalkmak zorundasınız. Takımla, teknik heyetle beraber ciddi bir mesai harcayarak hızlı bir şekilde toparlandık ve devamında play-off finalinde 1. Lig'e çıkmayı Allah nasip etti.- Muğla'da yıllarca olmayan birliktelik oluştuSezon boyunca şehirde güçlü bir birliktelik oluştuğunu vurgulayan Kıyanç, Muğla’da yıllardır görülmeyen bir kenetlenme yaşandı. Yaklaşık 6 bin 500 taraftarımız Bursa'daki final için 9 saatlik yolu göze aldı. Bir şehir ayağa kalktı, bir şehir inandı. ifadelerini kullandı.Hedef Birlik parolası belirlediklerini belirten Kıyanç, kulübün gelecek planlamasında altyapının belirleyici olacağını vurgulayarak Süper Lig hedefi elbette var ancak asıl başarı altyapıdan yetişecek oyuncularla sürdürülebilir bir yapı kurmak olacak. İlçe takımlarıyla koordineli bir sistem oluşturmayı hedefliyoruz. diye konuştu.- Duyguyu kontrol eden bir takım oluşturdukTeknik direktör Mustafa Sarıgül ise göreve ligin son 5 haftasında geldiğini hatırlatarak, kısa sürede takımın oyun yapısında önemli değişiklikler yaptıklarına dikkati çekerek Takımı daha sabırlı, beklemeyi bilen ve özellikle duygusunu kontrol edebilen bir yapıya dönüştürmeye çalıştık. Final maçını da bu anlayışla, taktiksel bir sabırla kazandık. dedi.Oyuncuların mental olarak iyi bir reaksiyon verdiğini belirten Sarıgül, Duyguyu kaybeden maçın kontrolünü de kaybeder. Oyuncularım buna çok iyi cevap verdi, sakin kaldık ve sonuca gittik. Şimdi 1. Lig seviyesinde kurumsal yapının güçlendirilmesi gerekiyor. Artık yapılanmanın 1. Lig gerçeklerine göre yeniden planlanması önemli. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/muglaspor-bal-dan-baslayan-yolculugunu-3-yilda-1-lig-e-yukselerek-taclandirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Galatasaray ile Kasımpaşa 44. randevuda</title>
      <link>https://www.canligaste.com/galatasaray-ile-kasimpasa-44-randevuda/847222/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/galatasaray-ile-kasimpasa-44-randevuda/847222/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:09:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Galatasaray'ın galibiyetlerde 27-7, gol sayılarında 90-48 üstünlüğü bulunuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — CAN ÖCAL - Galatasaray ile Kasımpaşa, Süper Lig'de yarın 44. kez karşılaşacak.Ligde iki ekip arasındaki 43 maçtan 27'sini Galatasaray kazanırken 9 müsabaka berabere bitti. Kasımpaşa, 7 maçı galip tamamladı.Galatasaray, bu maçlarda 90 kez ağları havalandırırken Kasımpaşa, rakibine 48 golle karşılık verdi.- Kasımpaşa'daki maçlarİki ekip, yarınki maçın yapılacağı Recep Tayyip Erdoğan Stadı'nda daha önce 15 kez birbirlerine rakip oldu.Kasımpaşa, Süper Lig'de 2009-2010 sezonundan bu yana rakiplerini ağırladığı stadında Galatasaray karşısında 3 galibiyet elde etti. Galatasaray, deplasmanda 8 kez galip gelirken, taraflar 4 kez de eşitliği bozamadı.Lacivert-beyazlıların söz konusu müsabakalarda attığı 23 gole, sarı-kırmızılılar 35 golle yanıt verdi.- Son 7 maçta Galatasaray üstünSarı-kırmızılı ekip, lacivert-beyazlılar karşısında son 7 lig müsabakasında yenilgi yüzü görmedi.Galatasaray, rakibiyle Süper Lig'deki son 7 maçında 5 galibiyet, 2 beraberlik elde etti. Sarı-kırmızılı ekip, söz konusu maçlarda 19 gol atarken kalesindeki 12 gole engel olamadı.- En farklı skorlarGalatasaray, galibiyet sayısında üstünlük kurduğu rakibini ligde bir kez 5-0, bir kez de 4-0 yendi.Kasımpaşa ise 2013-14 sezonunda deplasmandaki maçı 4-0 kazandı.Galatasaray'ın 1962-63 sezonunda 5-2, 2023-24 sezonunda 4-3 kazandığı maçlar, iki takım arasındaki en gollü karşılaşmalar olarak kayıtlara geçti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — CAN ÖCAL - Galatasaray ile Kasımpaşa, Süper Lig'de yarın 44. kez karşılaşacak.Ligde iki ekip arasındaki 43 maçtan 27'sini Galatasaray kazanırken 9 müsabaka berabere bitti. Kasımpaşa, 7 maçı galip tamamladı.Galatasaray, bu maçlarda 90 kez ağları havalandırırken Kasımpaşa, rakibine 48 golle karşılık verdi.- Kasımpaşa'daki maçlarİki ekip, yarınki maçın yapılacağı Recep Tayyip Erdoğan Stadı'nda daha önce 15 kez birbirlerine rakip oldu.Kasımpaşa, Süper Lig'de 2009-2010 sezonundan bu yana rakiplerini ağırladığı stadında Galatasaray karşısında 3 galibiyet elde etti. Galatasaray, deplasmanda 8 kez galip gelirken, taraflar 4 kez de eşitliği bozamadı.Lacivert-beyazlıların söz konusu müsabakalarda attığı 23 gole, sarı-kırmızılılar 35 golle yanıt verdi.- Son 7 maçta Galatasaray üstünSarı-kırmızılı ekip, lacivert-beyazlılar karşısında son 7 lig müsabakasında yenilgi yüzü görmedi.Galatasaray, rakibiyle Süper Lig'deki son 7 maçında 5 galibiyet, 2 beraberlik elde etti. Sarı-kırmızılı ekip, söz konusu maçlarda 19 gol atarken kalesindeki 12 gole engel olamadı.- En farklı skorlarGalatasaray, galibiyet sayısında üstünlük kurduğu rakibini ligde bir kez 5-0, bir kez de 4-0 yendi.Kasımpaşa ise 2013-14 sezonunda deplasmandaki maçı 4-0 kazandı.Galatasaray'ın 1962-63 sezonunda 5-2, 2023-24 sezonunda 4-3 kazandığı maçlar, iki takım arasındaki en gollü karşılaşmalar olarak kayıtlara geçti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/galatasaray-ile-kasimpasa-44-randevuda.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli Mücadele ruhunu yaşatan şehir: Samsun</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-mucadele-ruhunu-yasatan-sehir-samsun/847221/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-mucadele-ruhunu-yasatan-sehir-samsun/847221/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:09:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Samsun — Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da kurtuluş mücadelesini başlatmak üzere çıktığı Samsun'da üniversiteden ilçelere, kurumlardan tesislere kadar pek çok yere verilen isimlerle 19 Mayıs ruhu yaşatılıyor - OMÜ Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan: - Samsun halkı Atatürk'e olan sevgisini, bağlılığını bugün de coşkuyla korumaktadır. Bundan dolayı kurumlarımız, hatta özel kurumlarımızda da bunu görebilirsiniz. Samsun bir Atatürk, Milli Mücadele şehri olduğunu göstermek istemiştir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Samsun Haberleri — RECEP BİLEK - Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da kurtuluş mücadelesini başlatmak üzere çıktığı Samsun'da Milli Mücadele ruhu yaşatılıyor.Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da düşmanın dört koldan sardığı yurdu kurtuluşa götürmek için Samsun'a çıkıp Milli Mücadele'yi başlatmasının üzerinden 107 yıl geçti.Milli Mücadele dönemine ait izleri idari ve sosyal yapısında muhafaza eden Samsun, kurum ve yapılara verilen isimlerle tarihi sürekliliğini yaşatmaya devam ediyor.Milli Mücadele ruhunu yaşatmak amacıyla Engiz beldesinin ismi, 1987 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen yeni ilçe kurulmasına dair kanun kapsamında 19 Mayıs adını aldı. 19 Mayıs ilçesi, Türkiye'nin adı rakamla başlayan tek yerleşim yeri olma özelliği taşıyor.Trendyol Süper Lig ekiplerinden Samsunspor ise Atatürk silüetini taşıyan tek kulüp olmasıyla Atatürklü Arma ile şehrin bağlılığını yeşil sahalara taşıyor.İzmir Adliyesine 9 yıl önce terör örgütü PKK mensuplarınca düzenlenen hain saldırıda şehit olan polis memuru Fethi Sekin'in mezun olduğu Samsun 19 Mayıs Polis Meslek Yüksekokulu da her yıl mezun ettiği polislerle 19 Mayıs ruhunu yaşatıyor.Samsun'da merkez ilçeler olan İlkadım ve Atakum ilçeleri, isimleriyle kurtuluş yolculuğunun her anını hafızalarda taze tutuyor.Şehrin köklü eğitim kurumu olan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), adını aldığı şanlı tarihe yakışır bilimsel başarılara imza atıyor.Türkiye'nin İstiklal madalyası sahibi nadir şehirlerinden biri olan Samsun, bu onuru nesilden nesile aktarıyor.Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından 27 Mart'ta açılışı yapılan İstiklal Meydanı da şehrin tarihi dokusuna yeni bir sembol kazandırarak Milli Mücadele vurgusunu güçlendiriyor.Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışının anısına Samsun halkı tarafından Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel'e yaptırılan Samsun Onur Anıtı, kentin sembolü konumunda bulunuyor.Atatürk ile silah arkadaşlarını kente getiren Bandırma Vapuru'nun replikasının bulunduğu Bandırma Gemi Müze ve Milli Mücadele Açık Hava Müzesi, Atatürk'e ait eserlere ev sahipliği yaparak ziyaretçilerin o dönemi hissetmesini sağlıyor.Samsun'daki pek çok kamu kurumu, özel işletme ve sosyal tesis 19 Mayıs ve İlkadım isimlerini tercih ederek şehrin ruhunu günlük hayatın bir parçası haline getiriyor.- Samsun istiklal madalyası olan bir şehirSamsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, AA muhabirine, Samsun'un en önemli markasının 19 Mayıs olduğunu söyledi.Samsun Büyükşehir Belediyesinin armasında Atatürk'ün görselinin bulunduğuna dikkati çeken Doğan, Samsun'un en önemli, en merkez ilçesi İlkadım. 19 Mayıs isminde ilçemiz var. Yani Samsun'un 19 Mayıs ile ilişkisi çok yüksek. dedi.Bandırma Gemi Müze ve Milli Mücadele Açık Hava Müzesi'nin her yıl 600 bin ziyaretçi ağırladığını belirten Doğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a ilk çıktığı, kurtuluş meşalesini başlattığı yere Bandırma Vapuru'nu da taşıyoruz. 1-1,5 ay içerisinde karadan gencisiyle, yaşlısıyla o günkü ruhla taşımayı hedefliyoruz. Samsun, İstiklal Meydanı, Bandırma Vapuru ile istiklal madalyası olan bir şehir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından beratı imzalanmış 1924 yılında. İstiklal madalyamızı sergileyecek müzeyi de hayata geçiriyoruz. diye konuştu.- Samsun bir Atatürk, Milli Mücadele şehri olduğunu göstermek istemiştirOMÜ Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan ise Samsun'da Milli Mücadele ruhunun halen dipdiri ayakta olduğunu söyledi.Samsun'un Milli Mücadele kazanıldıktan sonra 19 Mayıs tarihini Gazi Günü olarak kutladığını anlatan Çağlayan, 1926'dan 1934'e kadar Türkiye'de 19 Mayıs'ı 'Gazi Günü ' olarak kutlayan ilk ve tek şehir burasıdır. 1934'ten sonra 'Atatürk'ü Anma Günü' olarak bütün yurtta bayram halinde kutlanmaya başlayacaktır. Nihayetinde 'Gençlik ve Spor Bayramı' haline gelmesi 1938'de olacaktır. Yani Ankara'dan herhangi bir talimat gelmeden o dönemin belediyesi, dönemin yerel halkı Gazi'ye bağlılığını, sevgisiyle 19 Mayıs'ı 'Gazi Günü olarak etkinlikler yaparak kutlamaya başlamıştır. dedi.Kentte 19 Mayıs ile ilgili pek çok kurum olduğuna işaret eden Çağlayan, şöyle devam etti:Ondokuz Mayıs Üniversitesi bu heyecandan, bu ruhtan ilham alınarak kurulmuştur. 19 Mayıs, isminde rakam bulunan tek ilçemizdir. 19 Mayıs ruhu sadece bununla sınırlı kalmamış İlkadım ve Atakum Belediyemiz hep 19 Mayıs ruhuyla verilen isimlerdir. Onur Anıtı'mız Samsunspor'un sembolüdür. Samsun halkı Atatürk'e olan sevgisini, bağlılığını bugün de coşkuyla korumaktadır. Bundan dolayı kurumlarımız, hatta özel kurumlarımızda da bunu görebilirsiniz. Samsun bir Atatürk, Milli Mücadele şehri olduğunu göstermek istemiştir. Yerel yönetimler de bu konuda çok ciddi çalışmalar yapmaktadır.Atatürk'ün 1919 yılında Samsun'a çıktığında, Ben Samsun ve Samsunluları gördüğüm zaman onların gözlerindeki ifadeden bütün geleceğe dair fikirlerimin, tasavvurlarımın gerçekleşebileceğine kani oldum dediğini aktaran Çağlayan, Dolayısıyla Samsun'un Milli Mücadele'deki en önemli rolü, Anadolu merkezli milli bir mücadele fikrinin gerçekleştirilebileceğine dair Mustafa Kemal Paşa'yı ikna etmiş olması veya bu fikirlerin gerçekleşeceğini görmüş olmasıdır. 'Kurtaran şehir' ifadesi bu açıdan Samsun'un hak ettiği bir ifadedir. ifadelerini kullandı.Samsunspor Kulübü Başkan Vekili Veysel Bilen ise Samsun'un önemli markası olan Samsunpor'da görev yapmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi.Dünyada ve Türkiye'de kurucu liderinin armasını göğsünde taşıyan tek kulüp olduklarının altını çizen Bilen, Bununla da gurur duyuyoruz. Ülkemizde Samsun'un yeri ayrı. Ata'mızın ilk adımını attığı, kurtuluş meşalesinin yakıldığı kentte olmak, bu kentin en önemli değeri markası Samsunpor'un bir üyesi olmak hepimiz için ayrı bir mutluluk kaynağı. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Samsun Haberleri — RECEP BİLEK - Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da kurtuluş mücadelesini başlatmak üzere çıktığı Samsun'da Milli Mücadele ruhu yaşatılıyor.Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da düşmanın dört koldan sardığı yurdu kurtuluşa götürmek için Samsun'a çıkıp Milli Mücadele'yi başlatmasının üzerinden 107 yıl geçti.Milli Mücadele dönemine ait izleri idari ve sosyal yapısında muhafaza eden Samsun, kurum ve yapılara verilen isimlerle tarihi sürekliliğini yaşatmaya devam ediyor.Milli Mücadele ruhunu yaşatmak amacıyla Engiz beldesinin ismi, 1987 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen yeni ilçe kurulmasına dair kanun kapsamında 19 Mayıs adını aldı. 19 Mayıs ilçesi, Türkiye'nin adı rakamla başlayan tek yerleşim yeri olma özelliği taşıyor.Trendyol Süper Lig ekiplerinden Samsunspor ise Atatürk silüetini taşıyan tek kulüp olmasıyla Atatürklü Arma ile şehrin bağlılığını yeşil sahalara taşıyor.İzmir Adliyesine 9 yıl önce terör örgütü PKK mensuplarınca düzenlenen hain saldırıda şehit olan polis memuru Fethi Sekin'in mezun olduğu Samsun 19 Mayıs Polis Meslek Yüksekokulu da her yıl mezun ettiği polislerle 19 Mayıs ruhunu yaşatıyor.Samsun'da merkez ilçeler olan İlkadım ve Atakum ilçeleri, isimleriyle kurtuluş yolculuğunun her anını hafızalarda taze tutuyor.Şehrin köklü eğitim kurumu olan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), adını aldığı şanlı tarihe yakışır bilimsel başarılara imza atıyor.Türkiye'nin İstiklal madalyası sahibi nadir şehirlerinden biri olan Samsun, bu onuru nesilden nesile aktarıyor.Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından 27 Mart'ta açılışı yapılan İstiklal Meydanı da şehrin tarihi dokusuna yeni bir sembol kazandırarak Milli Mücadele vurgusunu güçlendiriyor.Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışının anısına Samsun halkı tarafından Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel'e yaptırılan Samsun Onur Anıtı, kentin sembolü konumunda bulunuyor.Atatürk ile silah arkadaşlarını kente getiren Bandırma Vapuru'nun replikasının bulunduğu Bandırma Gemi Müze ve Milli Mücadele Açık Hava Müzesi, Atatürk'e ait eserlere ev sahipliği yaparak ziyaretçilerin o dönemi hissetmesini sağlıyor.Samsun'daki pek çok kamu kurumu, özel işletme ve sosyal tesis 19 Mayıs ve İlkadım isimlerini tercih ederek şehrin ruhunu günlük hayatın bir parçası haline getiriyor.- Samsun istiklal madalyası olan bir şehirSamsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, AA muhabirine, Samsun'un en önemli markasının 19 Mayıs olduğunu söyledi.Samsun Büyükşehir Belediyesinin armasında Atatürk'ün görselinin bulunduğuna dikkati çeken Doğan, Samsun'un en önemli, en merkez ilçesi İlkadım. 19 Mayıs isminde ilçemiz var. Yani Samsun'un 19 Mayıs ile ilişkisi çok yüksek. dedi.Bandırma Gemi Müze ve Milli Mücadele Açık Hava Müzesi'nin her yıl 600 bin ziyaretçi ağırladığını belirten Doğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a ilk çıktığı, kurtuluş meşalesini başlattığı yere Bandırma Vapuru'nu da taşıyoruz. 1-1,5 ay içerisinde karadan gencisiyle, yaşlısıyla o günkü ruhla taşımayı hedefliyoruz. Samsun, İstiklal Meydanı, Bandırma Vapuru ile istiklal madalyası olan bir şehir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından beratı imzalanmış 1924 yılında. İstiklal madalyamızı sergileyecek müzeyi de hayata geçiriyoruz. diye konuştu.- Samsun bir Atatürk, Milli Mücadele şehri olduğunu göstermek istemiştirOMÜ Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan ise Samsun'da Milli Mücadele ruhunun halen dipdiri ayakta olduğunu söyledi.Samsun'un Milli Mücadele kazanıldıktan sonra 19 Mayıs tarihini Gazi Günü olarak kutladığını anlatan Çağlayan, 1926'dan 1934'e kadar Türkiye'de 19 Mayıs'ı 'Gazi Günü ' olarak kutlayan ilk ve tek şehir burasıdır. 1934'ten sonra 'Atatürk'ü Anma Günü' olarak bütün yurtta bayram halinde kutlanmaya başlayacaktır. Nihayetinde 'Gençlik ve Spor Bayramı' haline gelmesi 1938'de olacaktır. Yani Ankara'dan herhangi bir talimat gelmeden o dönemin belediyesi, dönemin yerel halkı Gazi'ye bağlılığını, sevgisiyle 19 Mayıs'ı 'Gazi Günü olarak etkinlikler yaparak kutlamaya başlamıştır. dedi.Kentte 19 Mayıs ile ilgili pek çok kurum olduğuna işaret eden Çağlayan, şöyle devam etti:Ondokuz Mayıs Üniversitesi bu heyecandan, bu ruhtan ilham alınarak kurulmuştur. 19 Mayıs, isminde rakam bulunan tek ilçemizdir. 19 Mayıs ruhu sadece bununla sınırlı kalmamış İlkadım ve Atakum Belediyemiz hep 19 Mayıs ruhuyla verilen isimlerdir. Onur Anıtı'mız Samsunspor'un sembolüdür. Samsun halkı Atatürk'e olan sevgisini, bağlılığını bugün de coşkuyla korumaktadır. Bundan dolayı kurumlarımız, hatta özel kurumlarımızda da bunu görebilirsiniz. Samsun bir Atatürk, Milli Mücadele şehri olduğunu göstermek istemiştir. Yerel yönetimler de bu konuda çok ciddi çalışmalar yapmaktadır.Atatürk'ün 1919 yılında Samsun'a çıktığında, Ben Samsun ve Samsunluları gördüğüm zaman onların gözlerindeki ifadeden bütün geleceğe dair fikirlerimin, tasavvurlarımın gerçekleşebileceğine kani oldum dediğini aktaran Çağlayan, Dolayısıyla Samsun'un Milli Mücadele'deki en önemli rolü, Anadolu merkezli milli bir mücadele fikrinin gerçekleştirilebileceğine dair Mustafa Kemal Paşa'yı ikna etmiş olması veya bu fikirlerin gerçekleşeceğini görmüş olmasıdır. 'Kurtaran şehir' ifadesi bu açıdan Samsun'un hak ettiği bir ifadedir. ifadelerini kullandı.Samsunspor Kulübü Başkan Vekili Veysel Bilen ise Samsun'un önemli markası olan Samsunpor'da görev yapmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi.Dünyada ve Türkiye'de kurucu liderinin armasını göğsünde taşıyan tek kulüp olduklarının altını çizen Bilen, Bununla da gurur duyuyoruz. Ülkemizde Samsun'un yeri ayrı. Ata'mızın ilk adımını attığı, kurtuluş meşalesinin yakıldığı kentte olmak, bu kentin en önemli değeri markası Samsunpor'un bir üyesi olmak hepimiz için ayrı bir mutluluk kaynağı. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/milli-mucadele-ruhunu-yasatan-sehir-samsun.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Trabzonspor ile Gençlerbirliği 74. randevuda</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trabzonspor-ile-genclerbirligi-74-randevuda/847218/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trabzonspor-ile-genclerbirligi-74-randevuda/847218/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:08:51 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Trabzon — İki takım arasında oynanan 73 lig maçında bordo-mavililerin galibiyetlerde 41-13 üstünlüğü bulunuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Trabzon Haberleri — SELÇUK KILIÇ - Trabzonspor ile Gençlerbirliği, yarın ligde 74. kez karşı karşıya gelecek.Ligde iki takım arasındaki 73 maçta bordo-mavililerin galibiyetlerde 41-13 üstünlüğü bulunuyor. Taraflar, 19 karşılaşmada sahadan beraberlikle ayrıldı.Bordo-mavililer, söz konusu maçlarda 140 gol attı, kalesinde 71 gol yedi.- Trabzon'daki maçlarTrabzonspor, Gençlerbirliği ile sahasında oynadığı 36 karşılaşmanın 25'inde galibiyet elde etti.Bordo-mavililer, 7 karşılaşmada sahadan beraberlikle, 4'ünden ise yenilgiyle ayrıldı.- Son yenilgi 14 sezon önceTrabzonspor, Gençlerbirliği karşısında sahasındaki son yenilgisini 14 sezon önce aldı.En son 2011-12 sezonunda sahasında Gençlerbirliği'ne 2-1 mağlup olan Trabzonspor, daha sonra oynadığı 8 karşılaşmada 6 galibiyet, 2 beraberlik elde etti.Ligden 2020-21 sezonunda düşen başkent ekibiyle Trabzonspor, 4 sezon aradan sonra evinde karşı karşıya geliyor.- En farklı galibiyetler Trabzonspor'danİki takım arasında oynanan karşılaşmalarda en farklı galibiyetleri Trabzonspor aldı.Bordo-mavililer, 1993-94 sezonunda sahasında 6-0, 1989-90 sezonunda 6-1 galip gelirken deplasmanda en farklı galibiyetleri ise 1989-90 ve 2012-2013 sezonunda 4-0'lık sonuçlarla elde etti.Trabzonspor, ligin ilk yarısında Gençlerbirliği'ne deplasmanda 4-3 mağlup olmuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Trabzon Haberleri — SELÇUK KILIÇ - Trabzonspor ile Gençlerbirliği, yarın ligde 74. kez karşı karşıya gelecek.Ligde iki takım arasındaki 73 maçta bordo-mavililerin galibiyetlerde 41-13 üstünlüğü bulunuyor. Taraflar, 19 karşılaşmada sahadan beraberlikle ayrıldı.Bordo-mavililer, söz konusu maçlarda 140 gol attı, kalesinde 71 gol yedi.- Trabzon'daki maçlarTrabzonspor, Gençlerbirliği ile sahasında oynadığı 36 karşılaşmanın 25'inde galibiyet elde etti.Bordo-mavililer, 7 karşılaşmada sahadan beraberlikle, 4'ünden ise yenilgiyle ayrıldı.- Son yenilgi 14 sezon önceTrabzonspor, Gençlerbirliği karşısında sahasındaki son yenilgisini 14 sezon önce aldı.En son 2011-12 sezonunda sahasında Gençlerbirliği'ne 2-1 mağlup olan Trabzonspor, daha sonra oynadığı 8 karşılaşmada 6 galibiyet, 2 beraberlik elde etti.Ligden 2020-21 sezonunda düşen başkent ekibiyle Trabzonspor, 4 sezon aradan sonra evinde karşı karşıya geliyor.- En farklı galibiyetler Trabzonspor'danİki takım arasında oynanan karşılaşmalarda en farklı galibiyetleri Trabzonspor aldı.Bordo-mavililer, 1993-94 sezonunda sahasında 6-0, 1989-90 sezonunda 6-1 galip gelirken deplasmanda en farklı galibiyetleri ise 1989-90 ve 2012-2013 sezonunda 4-0'lık sonuçlarla elde etti.Trabzonspor, ligin ilk yarısında Gençlerbirliği'ne deplasmanda 4-3 mağlup olmuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/trabzonspor-ile-genclerbirligi-74-randevuda.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çukurova'nın verimli topraklarında kahve de yetiştirilecek </title>
      <link>https://www.canligaste.com/cukurova-nin-verimli-topraklarinda-kahve-de-yetistirilecek/847217/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cukurova-nin-verimli-topraklarinda-kahve-de-yetistirilecek/847217/</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 11:08:51 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Adana — Adana'da makine mühendisi girişimci Engin Hazar'ın, Tarım ve Orman Müdürlüğünün desteğiyle 1,5 dekarlık serasında deneme amaçlı dikimini yaptığı kahve fidanlarından ilk ürünler 3 yıl sonra alınacak - İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt: - Kahve yetiştiriciliğini gerekli verimi alabilir, aroma olarak da tutturabilirsek yaygınlaştırmak, Adana'mızda da bunu yetiştirmek istiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Adana Haberleri — ÖMER FANSA - Adana'da makine mühendisi girişimci Engin Hazar, 1,5 dekarlık serasında deneme amaçlı kahve yetiştiriciliği yapmaya başladı. Çiftçi bir ailenin çocuğu olan Hazar, alternatif ürünlerle ilgili araştırmalarında kentte kahve yetiştiriciliğinin yapılmadığını fark etti.Hazar, katma değeri yüksek olan kahve yetiştirmeyle ilgili fikrini geçen yıl serasını ziyaret eden İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt'a ileterek destek istedi.Bunun üzerine Hazar'a Tarım ve Orman Müdürlüğünce fidan ve teknik ekip desteği sağlandı.Destek sayesinde Hazar, Sarıçam ilçesinde kendi kurduğu 1,5 dönümlük serasında 100 kahve fidanını toprakla buluşturdu.Hazar, deneme amaçlı dikimini yaptığı fidanların Çukurova'nın verimli topraklarına uyum sağlaması halinde ilk ürünlerini 3 yıl sonra alacak.- Kahvenin Adana'nın iklim koşullarına uygun olduğunu gördükGirişimci Engin Hazar, AA muhabirine, mühendis olarak anahtar teslimi sera kurulumunun yanı sıra tarımsal üretim de yaptığını söyledi.Yörede daha katma değerli ürün temini konusunda uzun süredir yaptığı araştırmalar sonucunda kahve yetiştirmeye karar verdiğini ifade eden Hazar, şöyle konuştu:Araştırmalarımızı yaparken karşımıza kahve çıktı. Kahvenin Adana'nın iklim koşullarına uygun olduğunu gördük. Örtü altında rahatlıkla yapılabileceğini gördük. Seramızda 1,5 dönüm kahveye ayırdığımız bölüm, burada 100 kök ağaç ile ilk üretime başlayacağız. İnşallah 3 yıl sonra meyvelerini toplayacağız diye inanıyoruz. Devamlı AR-GE yapıyorum. Ülkemizde üretimle ilgili AR-GE'ler yapılarak ilerleneceğine inanıyorum. Bu yüzden bunu başardığım zaman hem bunu kendim devam ettireceğim gücüm ölçüsünde hem de özellikle çiftçilerin, küçük-büyük demeden herkesin bu işe girmesini sağlayacağım.Hazar, kahve konusunda büyük bir pazar olan Türkiye'nin her yıl 900 milyon dolar civarında bu ürünün ithalatını gerçekleştirdiğini belirtti.Kahvenin ülkede ticari amaçlı üretiminin ise sadece Antalya ve Mersin'de yapıldığını anlatan Hazar, katma değeri yüksek olan bu ürünün yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.Hazar, küresel iklim değişikliği nedeniyle dünyada yavaş yavaş ürün desenlerinin değiştiğini, bölgelerde daha önce üretilmeyen yeni ürünlerin ortaya çıkıp ekiminin yapıldığına dikkati çekti.Nemli ve sıcak havayı seven kahvenin muz gibi ürünlerin arasında da yetiştiriciliğinin mümkün olduğunu vurgulayan Hazar, bu sayede üreticilerin seradan iki farklı ürün alabileceğini belirtti.- Adana kahvesini tüm Türkiye'ye, dünyaya yaymak istiyoruzAdana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt da Türkiye'de Antalya ve Mersin'de sadece birkaç üreticinin yerel olarak ticari amaçlı kahve üretimi yaptığını söyledi.Ülkenin önemli tarımsal üretim merkezlerinden olan Adana'da da kahve yetişip yetişmeyeceğini öğrenmek ve yaygınlaştırabilmek için Hazar'a destek verdiklerini ifade eden Bayazıt, şunları kaydetti:Üreticimiz bu konulara çok aşikar ve niyetli. Girişimcilik ruhu da yüksek bir üreticimiz. Serasının bir bölümünü kahve fidanlarına ayırıyor. Burada deneme çalışmalarına başlayacağız. İnşallah başarılı olursak bunu Adana'mızda yaymak istiyoruz, genişletmek istiyoruz. Üretim desenimize katma değeri, ekonomik getirisi yüksek olan bir ürünü daha Adana'mızda yetiştirmek istiyoruz. Çukurova'mızda kahvenin ilk deneme dikimi oldu. Uzman arkadaşımız üreticimize eğitim verecek. Biz bu konuya ilgi duyan üreticilerimize eğitim vermeye hazırız. Kahve yetiştiriciliğini gerekli verimi alabilir, aroma olarak da tutturabilirsek yaygınlaştırmak, Adana'mızda da bunu yetiştirmek istiyoruz. İnşallah Adana kahvesini de tüm Türkiye'ye, dünyaya yaymak istiyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Adana Haberleri — ÖMER FANSA - Adana'da makine mühendisi girişimci Engin Hazar, 1,5 dekarlık serasında deneme amaçlı kahve yetiştiriciliği yapmaya başladı. Çiftçi bir ailenin çocuğu olan Hazar, alternatif ürünlerle ilgili araştırmalarında kentte kahve yetiştiriciliğinin yapılmadığını fark etti.Hazar, katma değeri yüksek olan kahve yetiştirmeyle ilgili fikrini geçen yıl serasını ziyaret eden İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt'a ileterek destek istedi.Bunun üzerine Hazar'a Tarım ve Orman Müdürlüğünce fidan ve teknik ekip desteği sağlandı.Destek sayesinde Hazar, Sarıçam ilçesinde kendi kurduğu 1,5 dönümlük serasında 100 kahve fidanını toprakla buluşturdu.Hazar, deneme amaçlı dikimini yaptığı fidanların Çukurova'nın verimli topraklarına uyum sağlaması halinde ilk ürünlerini 3 yıl sonra alacak.- Kahvenin Adana'nın iklim koşullarına uygun olduğunu gördükGirişimci Engin Hazar, AA muhabirine, mühendis olarak anahtar teslimi sera kurulumunun yanı sıra tarımsal üretim de yaptığını söyledi.Yörede daha katma değerli ürün temini konusunda uzun süredir yaptığı araştırmalar sonucunda kahve yetiştirmeye karar verdiğini ifade eden Hazar, şöyle konuştu:Araştırmalarımızı yaparken karşımıza kahve çıktı. Kahvenin Adana'nın iklim koşullarına uygun olduğunu gördük. Örtü altında rahatlıkla yapılabileceğini gördük. Seramızda 1,5 dönüm kahveye ayırdığımız bölüm, burada 100 kök ağaç ile ilk üretime başlayacağız. İnşallah 3 yıl sonra meyvelerini toplayacağız diye inanıyoruz. Devamlı AR-GE yapıyorum. Ülkemizde üretimle ilgili AR-GE'ler yapılarak ilerleneceğine inanıyorum. Bu yüzden bunu başardığım zaman hem bunu kendim devam ettireceğim gücüm ölçüsünde hem de özellikle çiftçilerin, küçük-büyük demeden herkesin bu işe girmesini sağlayacağım.Hazar, kahve konusunda büyük bir pazar olan Türkiye'nin her yıl 900 milyon dolar civarında bu ürünün ithalatını gerçekleştirdiğini belirtti.Kahvenin ülkede ticari amaçlı üretiminin ise sadece Antalya ve Mersin'de yapıldığını anlatan Hazar, katma değeri yüksek olan bu ürünün yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.Hazar, küresel iklim değişikliği nedeniyle dünyada yavaş yavaş ürün desenlerinin değiştiğini, bölgelerde daha önce üretilmeyen yeni ürünlerin ortaya çıkıp ekiminin yapıldığına dikkati çekti.Nemli ve sıcak havayı seven kahvenin muz gibi ürünlerin arasında da yetiştiriciliğinin mümkün olduğunu vurgulayan Hazar, bu sayede üreticilerin seradan iki farklı ürün alabileceğini belirtti.- Adana kahvesini tüm Türkiye'ye, dünyaya yaymak istiyoruzAdana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt da Türkiye'de Antalya ve Mersin'de sadece birkaç üreticinin yerel olarak ticari amaçlı kahve üretimi yaptığını söyledi.Ülkenin önemli tarımsal üretim merkezlerinden olan Adana'da da kahve yetişip yetişmeyeceğini öğrenmek ve yaygınlaştırabilmek için Hazar'a destek verdiklerini ifade eden Bayazıt, şunları kaydetti:Üreticimiz bu konulara çok aşikar ve niyetli. Girişimcilik ruhu da yüksek bir üreticimiz. Serasının bir bölümünü kahve fidanlarına ayırıyor. Burada deneme çalışmalarına başlayacağız. İnşallah başarılı olursak bunu Adana'mızda yaymak istiyoruz, genişletmek istiyoruz. Üretim desenimize katma değeri, ekonomik getirisi yüksek olan bir ürünü daha Adana'mızda yetiştirmek istiyoruz. Çukurova'mızda kahvenin ilk deneme dikimi oldu. Uzman arkadaşımız üreticimize eğitim verecek. Biz bu konuya ilgi duyan üreticilerimize eğitim vermeye hazırız. Kahve yetiştiriciliğini gerekli verimi alabilir, aroma olarak da tutturabilirsek yaygınlaştırmak, Adana'mızda da bunu yetiştirmek istiyoruz. İnşallah Adana kahvesini de tüm Türkiye'ye, dünyaya yaymak istiyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
