<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>İran Petrol Bakanlığı: Aseluye'deki tesiste günlük 95 milyon metreküp doğal gaz üretim kapasitesi kaybedildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iran-petrol-bakanligi-aseluye-deki-tesiste-gunluk-95-milyon-metrekup-dogal-gaz-uretim-kapasitesi-kaybedildi/892212/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iran-petrol-bakanligi-aseluye-deki-tesiste-gunluk-95-milyon-metrekup-dogal-gaz-uretim-kapasitesi-kaybedildi/892212/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:12:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / İran Petrol Bakanı Muhsin Paknejad, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan son savaşta hedef alınan Aseluye'deki gaz işleme tesisinde günlük 95 milyon metreküp doğal gaz üretim kapasitesinin kaybedildiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : İran Petrol Bakanı Muhsin Paknejad, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan son savaşta hedef alınan Aseluye'deki gaz işleme tesisinde günlük 95 milyon metreküp doğal gaz üretim kapasitesinin kaybedildiğini söyledi.İran devlet televizyonunun haberine göre, Petrol Bakanı Paknejad, Buşehr eyaletine bağlı Aseluye'deki gaz işletme tesisindeki üretimin ABD-İsrail'in saldırıları nedeniyle düştüğünü bildirdi.Paknejad, Aseluye'deki gaz işleme tesisinin bir bölümünde meydana gelen hasar sonrasında günlük yaklaşık 95 milyon metreküp gaz üretim kapasitesi kaybı Şehriver sonuna kadar (22 Eylül) kadar giderilecek. ifadelerini kullandı.İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacirani, 28 Temmuz'da yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan son savaşta ülkenin günlük toplam 230 milyon metreküp doğal gaz üretim kapasitesini kaybettiğini bildirmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : İran Petrol Bakanı Muhsin Paknejad, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan son savaşta hedef alınan Aseluye'deki gaz işleme tesisinde günlük 95 milyon metreküp doğal gaz üretim kapasitesinin kaybedildiğini söyledi.İran devlet televizyonunun haberine göre, Petrol Bakanı Paknejad, Buşehr eyaletine bağlı Aseluye'deki gaz işletme tesisindeki üretimin ABD-İsrail'in saldırıları nedeniyle düştüğünü bildirdi.Paknejad, Aseluye'deki gaz işleme tesisinin bir bölümünde meydana gelen hasar sonrasında günlük yaklaşık 95 milyon metreküp gaz üretim kapasitesi kaybı Şehriver sonuna kadar (22 Eylül) kadar giderilecek. ifadelerini kullandı.İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacirani, 28 Temmuz'da yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan son savaşta ülkenin günlük toplam 230 milyon metreküp doğal gaz üretim kapasitesini kaybettiğini bildirmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Avrupa'nın 5 büyük nehrinde son 34 yılın en düşük temmuz debileri görüldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/avrupa-nin-5-buyuk-nehrinde-son-34-yilin-en-dusuk-temmuz-debileri-goruldu/892211/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/avrupa-nin-5-buyuk-nehrinde-son-34-yilin-en-dusuk-temmuz-debileri-goruldu/892211/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:12:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Avrupa'da etkili olan sıcak hava dalgaları ve kuraklık nedeniyle Ren, Thames, Tuna, Rhone ve Po nehirlerinin geniş kesimlerinde son 34 yılın en düşük temmuz debileri kaydedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Avrupa'da etkili olan sıcak hava dalgaları ve kuraklık nedeniyle Ren, Thames, Tuna, Rhone ve Po nehirlerinin geniş kesimlerinde son 34 yılın en düşük temmuz debileri kaydedildi.Belga haber ajansının Avrupa Birliği'nin (AB) Dünya Gözlem Programı Copernicus verilerine dayandırdığı haberine göre, Avrupa'nın önde gelen nehirlerinde su akışları tarihi düşük seviyelere geriledi.İngiltere'deki Thames Nehri'nin izlenen kesimlerinin yaklaşık yüzde 95'inde, Ren'in yüzde 85'inde ve Tuna'nın yüzde 65'inde 1992'den bu yana temmuz ayları için en düşük debiler belirlendi.Fransa ve İsviçre'den geçen Rhone Nehri'nin yaklaşık yüzde 30'unda, İtalya'nın en büyük nehri Po'nun ise yaklaşık yüzde 40'ında aynı dönemin en düşük temmuz debileri ölçüldü.Nehirlerdeki olağanüstü düşük debiler, Avrupa'nın geniş kesimlerini etkileyen uzun süreli kuraklık ve art arda sıcak hava dalgalarının yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.Avrupa Kuraklık Gözlemevinin (EDO) yayımladığı hidrolojik kuraklık göstergeleri de Avrupa'daki nehirlerin düşük su ve akış koşullarını ortaya koydu.Buna göre, Ren Nehri'nin İsviçre dağlarından Almanya'nın batısına kadar uzanan geniş bölümünde haziran başından bu yana hidrolojik kuraklık koşulları görüldü.Tuna Nehri de özellikle Macaristan'dan geçen kesimlerinde uzun süre düşük akış koşullarından etkilendi.Fransa'da Loire Nehri'nin Orleans'tan Atlas Okyanusu'na kadar uzanan bölümündeki debi, haziranın ikinci yarısından temmuz sonuna kadar aşırı düşük seviyelerde seyretti.Avrupa'nın büyük nehirleri, kıtanın su kaynaklarının yanı sıra tarım, enerji üretimi, sanayi ve yük taşımacılığı açısından da kritik önem taşıyor.Özellikle Ren ve Tuna, Avrupa'nın başlıca iç su yolu taşımacılığı güzergahları arasında bulunurken, nehirlerdeki düşük su seviyeleri gemilerin taşıyabileceği yük miktarının azalmasına ve taşımacılık maliyetlerinin yükselmesine yol açıyor.Nehir debilerindeki düşüş, hidroelektrik üretimini, termik ve nükleer santrallerin soğutma suyu teminini de sıkıntıya sokabiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Avrupa'da etkili olan sıcak hava dalgaları ve kuraklık nedeniyle Ren, Thames, Tuna, Rhone ve Po nehirlerinin geniş kesimlerinde son 34 yılın en düşük temmuz debileri kaydedildi.Belga haber ajansının Avrupa Birliği'nin (AB) Dünya Gözlem Programı Copernicus verilerine dayandırdığı haberine göre, Avrupa'nın önde gelen nehirlerinde su akışları tarihi düşük seviyelere geriledi.İngiltere'deki Thames Nehri'nin izlenen kesimlerinin yaklaşık yüzde 95'inde, Ren'in yüzde 85'inde ve Tuna'nın yüzde 65'inde 1992'den bu yana temmuz ayları için en düşük debiler belirlendi.Fransa ve İsviçre'den geçen Rhone Nehri'nin yaklaşık yüzde 30'unda, İtalya'nın en büyük nehri Po'nun ise yaklaşık yüzde 40'ında aynı dönemin en düşük temmuz debileri ölçüldü.Nehirlerdeki olağanüstü düşük debiler, Avrupa'nın geniş kesimlerini etkileyen uzun süreli kuraklık ve art arda sıcak hava dalgalarının yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.Avrupa Kuraklık Gözlemevinin (EDO) yayımladığı hidrolojik kuraklık göstergeleri de Avrupa'daki nehirlerin düşük su ve akış koşullarını ortaya koydu.Buna göre, Ren Nehri'nin İsviçre dağlarından Almanya'nın batısına kadar uzanan geniş bölümünde haziran başından bu yana hidrolojik kuraklık koşulları görüldü.Tuna Nehri de özellikle Macaristan'dan geçen kesimlerinde uzun süre düşük akış koşullarından etkilendi.Fransa'da Loire Nehri'nin Orleans'tan Atlas Okyanusu'na kadar uzanan bölümündeki debi, haziranın ikinci yarısından temmuz sonuna kadar aşırı düşük seviyelerde seyretti.Avrupa'nın büyük nehirleri, kıtanın su kaynaklarının yanı sıra tarım, enerji üretimi, sanayi ve yük taşımacılığı açısından da kritik önem taşıyor.Özellikle Ren ve Tuna, Avrupa'nın başlıca iç su yolu taşımacılığı güzergahları arasında bulunurken, nehirlerdeki düşük su seviyeleri gemilerin taşıyabileceği yük miktarının azalmasına ve taşımacılık maliyetlerinin yükselmesine yol açıyor.Nehir debilerindeki düşüş, hidroelektrik üretimini, termik ve nükleer santrallerin soğutma suyu teminini de sıkıntıya sokabiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Almanya'da yolcu kurtarma tatbikatında uyarının faksla yapılması tartışma yarattı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/almanya-da-yolcu-kurtarma-tatbikatinda-uyarinin-faksla-yapilmasi-tartisma-yaratti/892210/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/almanya-da-yolcu-kurtarma-tatbikatinda-uyarinin-faksla-yapilmasi-tartisma-yaratti/892210/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Almanya / Almanya'nın Thüringen eyaletinde, yaklaşık 100 yolcusu bulunan hızlı trenin tünelde alev aldığı senaryosuyla düzenlenen büyük çaplı tatbikatta uyarının faksla yapılması nedeniyle ilk kurtarma ekiplerinin olay yerine iki saatten fazla süre sonra ulaşması tartışmalara neden oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Almanya Haberleri : Almanya'nın Thüringen eyaletinde, yaklaşık 100 yolcusu bulunan hızlı trenin tünelde alev aldığı senaryosuyla düzenlenen büyük çaplı tatbikatta uyarının faksla yapılması nedeniyle ilk kurtarma ekiplerinin olay yerine iki saatten fazla süre sonra ulaşması tartışmalara neden oldu.Alman Bild gazetesinin haberine göre, Sandberg Tüneli'nde gerçekleştirilen tatbikatta 100 yolcusu bulunan hızlı trenin tünelde alev aldığı senaryosu işlendi.Tatbikat planında ilk ekiplerin 10 ila 25 dakika içinde bölgeye ulaşması öngörülse de ekipler, yapılan acil çağrıdan 122 dakika sonra olay yerine ulaştı.Gecikmenin nedeni, kontrol merkezlerindeki uyarıların faks yoluyla iletilmesi olarak gösterildi.Ilm kenti kaymakamı Petra Enders, faks cihazlarının kullanımını eleştirerek Faksın artık çağa uygun olmadığını düşünüyorum. dedi.Thüringen İçişleri Bakanı Georg Maier, yaşanan gecikmeye tepki göstererek Çok sinirlendim. Güzelleştirecek bir şey yok. Şimdi nedenlerden ders çıkarmalıyız. ifadelerini kullandı.Tatbikata katılan bir itfaiye uzmanı ise gecikmenin gerçek bir olayda ağır sonuçlara yol açabileceğini vurgulayarak Bu gerçek bir olay olsaydı, çoktan herkes ölmüş olurdu. değerlendirmesinde bulundu.Tatbikatta kurtarma ekiplerinin trene girişinde de sorun yaşandığı bildirildi.İlk ekiplerin, kilitli tren kapılarının önünde kaldığı ve hızlı trenlerde kullanılan özel anahtara sahip olmadıkları belirtildi.Tatbikatın ardından yaşananlar, Almanya'da özellikle demir yolu tünellerinde meydana gelebilecek büyük çaplı kazalara müdahale kapasitesinin yeniden değerlendirilmesi yönündeki çağrıları artırdı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Almanya Haberleri : Almanya'nın Thüringen eyaletinde, yaklaşık 100 yolcusu bulunan hızlı trenin tünelde alev aldığı senaryosuyla düzenlenen büyük çaplı tatbikatta uyarının faksla yapılması nedeniyle ilk kurtarma ekiplerinin olay yerine iki saatten fazla süre sonra ulaşması tartışmalara neden oldu.Alman Bild gazetesinin haberine göre, Sandberg Tüneli'nde gerçekleştirilen tatbikatta 100 yolcusu bulunan hızlı trenin tünelde alev aldığı senaryosu işlendi.Tatbikat planında ilk ekiplerin 10 ila 25 dakika içinde bölgeye ulaşması öngörülse de ekipler, yapılan acil çağrıdan 122 dakika sonra olay yerine ulaştı.Gecikmenin nedeni, kontrol merkezlerindeki uyarıların faks yoluyla iletilmesi olarak gösterildi.Ilm kenti kaymakamı Petra Enders, faks cihazlarının kullanımını eleştirerek Faksın artık çağa uygun olmadığını düşünüyorum. dedi.Thüringen İçişleri Bakanı Georg Maier, yaşanan gecikmeye tepki göstererek Çok sinirlendim. Güzelleştirecek bir şey yok. Şimdi nedenlerden ders çıkarmalıyız. ifadelerini kullandı.Tatbikata katılan bir itfaiye uzmanı ise gecikmenin gerçek bir olayda ağır sonuçlara yol açabileceğini vurgulayarak Bu gerçek bir olay olsaydı, çoktan herkes ölmüş olurdu. değerlendirmesinde bulundu.Tatbikatta kurtarma ekiplerinin trene girişinde de sorun yaşandığı bildirildi.İlk ekiplerin, kilitli tren kapılarının önünde kaldığı ve hızlı trenlerde kullanılan özel anahtara sahip olmadıkları belirtildi.Tatbikatın ardından yaşananlar, Almanya'da özellikle demir yolu tünellerinde meydana gelebilecek büyük çaplı kazalara müdahale kapasitesinin yeniden değerlendirilmesi yönündeki çağrıları artırdı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/almanya-da-yolcu-kurtarma-tatbikatinda-uyarinin-faksla-yapilmasi-tartisma-yaratti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Zamanın ustası bozulan kurmalı saatleri yeniden çalıştırıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/zamanin-ustasi-bozulan-kurmali-saatleri-yeniden-calistiriyor/892209/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/zamanin-ustasi-bozulan-kurmali-saatleri-yeniden-calistiriyor/892209/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:12:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Aksaray / Aksaray'da babasından devraldığı saat tamirciliğini 35 yıldır sürdüren Murat Sarıdağ: - Eski saatlerin tamiri gerçekten çok zor. Saatin içinde irili ufaklı onlarca parça var, bunları söküp takmak ciddi bir ustalık istiyor - Piyasada artık eski saatleri de bunların yedek parçalarını da bulmak çok güçleşti. Bazen yarım asırlık köstekli saatler geliyor. Eski usta olmamızın verdiği sorumlulukla mücadele edip o saati bir şekilde çalışır hale getiriyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Aksaray Haberleri : AYNUR ALTUNIŞIK - Aksaray'da 35 yıldır saat tamirciliği yapan Murat Sarıdağ, artık bulunması dahi zor küçük parçalardan oluşan mekanizmaları büyük bir ustalıkla onararak kurmalı saatleri yeniden çalışır hale getiriyor.İlkokul yıllarında babasının yanında tezgah başına geçen 47 yaşındaki Sarıdağ, milimetrik çarklardan, hassas zembereklerden ve onlarca minik parçadan oluşan kurmalı saatlerin tamirindeki ustalığıyla zamana adeta meydan okuyor.Yarım asırlık mekanik saatleri ustalıkla yeniden çalışır hale getiren Sarıdağ, ömrü yettiğince mesleğini sürdürmek istiyor.Eski sistem saatlerde derin bir zanaat yatıyorSarıdağ, AA muhabirine, çocuk yaşlarda başladığı mesleğin zamanla kendisinde bir tutkuya dönüştüğünü söyledi.Yaklaşık 35 yıldır tezgah başından ayrılmadığını anlatan Sarıdağ, Okuma hevesim vardı ancak babam tamirci olunca beni yanına aldı. İşi öğrendim, zamanla usta oldum. Ancak yeni nesilde saat tamirciliğine ilgi gösteren kalmadı. dedi.Sarıdağ, işinin ince işçilik gerektirdiğini belirterek, şöyle konuştu:Mekanik saat tamiri büyük bir hassasiyet gerektiriyor. Herkesin yapabileceği bir iş değil. Günümüzdeki pilli saatlerde işlem hızlıca tamamlanır. Ancak eski sistem saatlerde derin bir zanaat yatıyor. Otomatik ve kurmalı saatlerin iç mekanizmasında çok sayıda küçük parça bulunuyor. Eski saatlerin tamiri gerçekten çok zor. Saatin içinde irili ufaklı onlarca parça var, bunları söküp takmak ciddi bir ustalık istiyor. Piyasada artık eski saatleri de bunların yedek parçalarını da bulmak çok güçleşti. Bazen yarım asırlık köstekli saatler geliyor. Eski usta olmamızın verdiği sorumlulukla mücadele edip o saati bir şekilde çalışır hale getiriyoruz.Kendisinden sonra mesleği sürdürecek çırak veya yetişen usta olmamasının üzüntüsünü yaşadığını vurgulayan Sarıdağ, mesleğinin yaşatılması için üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu dile getirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Aksaray Haberleri : AYNUR ALTUNIŞIK - Aksaray'da 35 yıldır saat tamirciliği yapan Murat Sarıdağ, artık bulunması dahi zor küçük parçalardan oluşan mekanizmaları büyük bir ustalıkla onararak kurmalı saatleri yeniden çalışır hale getiriyor.İlkokul yıllarında babasının yanında tezgah başına geçen 47 yaşındaki Sarıdağ, milimetrik çarklardan, hassas zembereklerden ve onlarca minik parçadan oluşan kurmalı saatlerin tamirindeki ustalığıyla zamana adeta meydan okuyor.Yarım asırlık mekanik saatleri ustalıkla yeniden çalışır hale getiren Sarıdağ, ömrü yettiğince mesleğini sürdürmek istiyor.Eski sistem saatlerde derin bir zanaat yatıyorSarıdağ, AA muhabirine, çocuk yaşlarda başladığı mesleğin zamanla kendisinde bir tutkuya dönüştüğünü söyledi.Yaklaşık 35 yıldır tezgah başından ayrılmadığını anlatan Sarıdağ, Okuma hevesim vardı ancak babam tamirci olunca beni yanına aldı. İşi öğrendim, zamanla usta oldum. Ancak yeni nesilde saat tamirciliğine ilgi gösteren kalmadı. dedi.Sarıdağ, işinin ince işçilik gerektirdiğini belirterek, şöyle konuştu:Mekanik saat tamiri büyük bir hassasiyet gerektiriyor. Herkesin yapabileceği bir iş değil. Günümüzdeki pilli saatlerde işlem hızlıca tamamlanır. Ancak eski sistem saatlerde derin bir zanaat yatıyor. Otomatik ve kurmalı saatlerin iç mekanizmasında çok sayıda küçük parça bulunuyor. Eski saatlerin tamiri gerçekten çok zor. Saatin içinde irili ufaklı onlarca parça var, bunları söküp takmak ciddi bir ustalık istiyor. Piyasada artık eski saatleri de bunların yedek parçalarını da bulmak çok güçleşti. Bazen yarım asırlık köstekli saatler geliyor. Eski usta olmamızın verdiği sorumlulukla mücadele edip o saati bir şekilde çalışır hale getiriyoruz.Kendisinden sonra mesleği sürdürecek çırak veya yetişen usta olmamasının üzüntüsünü yaşadığını vurgulayan Sarıdağ, mesleğinin yaşatılması için üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu dile getirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/zamanin-ustasi-bozulan-kurmali-saatleri-yeniden-calistiriyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Şanlıurfa'da şarampole devrilen otomobilin sürücüsü öldü, 4 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sanliurfa-da-sarampole-devrilen-otomobilin-surucusu-oldu-4-kisi-yaralandi/892208/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sanliurfa-da-sarampole-devrilen-otomobilin-surucusu-oldu-4-kisi-yaralandi/892208/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa / Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde şarampole devrilen otomobilin sürücüsü öldü, 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa Haberleri : Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde şarampole devrilen otomobilin sürücüsü öldü, 4 kişi yaralandı.Halil Aksak yönetimindeki 63 ANE 589 plakalı otomobil, Ceylanpınar-Viranşehir kara yolunun 30'ncu kilometresinde şarampole devrildi.İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.Kazada, Halil Aksak olay yerinde hayatını kaybetti, araçtaki 4 kişi yaralandı.Yaralılar, 112 Acil Sağlık ekiplerince Viranşehir Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Şanlıurfa Haberleri : Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde şarampole devrilen otomobilin sürücüsü öldü, 4 kişi yaralandı.Halil Aksak yönetimindeki 63 ANE 589 plakalı otomobil, Ceylanpınar-Viranşehir kara yolunun 30'ncu kilometresinde şarampole devrildi.İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.Kazada, Halil Aksak olay yerinde hayatını kaybetti, araçtaki 4 kişi yaralandı.Yaralılar, 112 Acil Sağlık ekiplerince Viranşehir Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/sanliurfa-da-sarampole-devrilen-otomobilin-surucusu-oldu-4-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Avrupa elektrik sistemi güneş tutulmasında 9,7 gigavatlık üretim düşüşüne hazırlanıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/avrupa-elektrik-sistemi-gunes-tutulmasinda-9-7-gigavatlik-uretim-dususune-hazirlaniyor/892207/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/avrupa-elektrik-sistemi-gunes-tutulmasinda-9-7-gigavatlik-uretim-dususune-hazirlaniyor/892207/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Avrupa'da yarın gerçekleşecek güneş tutulmasında en yüksek etkinin İspanya ve Almanya'da görülmesi bekleniyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : GÖKÇE KÜÇÜK TOPBAŞ - Avrupa'daki elektrik iletim sistemi operatörleri, 12 Ağustos'ta gerçekleşecek güneş tutulmasının fotovoltaik (PV) elektrik üretiminde 9,7 gigavata kadar geçici düşüşe yol açabileceği beklentisiyle sistem güvenliğini korumaya yönelik hazırlıklarını tamamladı.AA muhabirinin Avrupa Elektrik İletim Sistemi İşletmecileri Ağı'nın (ENTSO-E) açıklamasından derlediği bilgilere göre, Ay'ın Güneş'in önünden geçmesiyle Avrupa'nın geniş bölümünde güneş enerjisinden elektrik üretimi geçici olarak azalacak.Açık gökyüzü koşullarında Avrupa genelindeki PV üretiminde 9,7 gigavata kadar düşüş yaşanabileceği hesaplanırken, üretimdeki hızlı ancak öngörülebilir değişimin Orta Avrupa Yaz Saatiyle 19.15-21.30 arasında gerçekleşmesi bekleniyor.Güneş kaynaklı elektrik üretiminde en yüksek etkinin İspanya ve Almanya'da görülmesi öngörülüyor.Güneş tutulmasının elektrik sistemi açısından temel etkisini, üretimde yaşanacak geçici azalmanın yanı sıra bu değişimin kısa sürede gerçekleşmesi oluşturuyor. Elektrik sisteminde üretim ve tüketimin sürekli dengede tutulması gerektiğinden, güneş enerjisi üretimindeki hızlı değişimler sistem operatörlerinin gerçek zamanlı yönetiminde önem taşıyor.Tutulmanın ilerlemesiyle güneş üretiminin azalması, ardından Ay'ın Güneş'in önünden çekilmesiyle üretimin yeniden yükselmesi bekleniyor. Böylece sistem operatörlerinin hem üretimdeki düşüşü hem de tutulma sonrasındaki hızlı toparlanmayı yönetmesi gerekecek.Sistem operatörlerinden koordineli önlemlerENTSO-E ve Avrupa'daki iletim sistemi operatörleri, tutulma sırasında elektrik sisteminin güvenli ve istikrarlı işletilmesi amacıyla bir dizi koordineli önlem aldı.Bu kapsamda kontrol merkezlerindeki operatörler tutulmanın beklenen etkileri konusunda önceden bilgilendirildi. Elektrik piyasası katılımcılarına da güneş enerjisi üretiminde öngörülen düşüşe ilişkin bilgi verildi.Yerel sistem operatörlerinin gerçek zamanlı karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla meteoroloji hizmet sağlayıcılarından ek ve güncellenmiş fotovoltaik üretim tahminleri sağlanıyor.İletim sistemi operatörleri ayrıca tutulmanın yaşanacağı dönemde operasyonel esnekliği mümkün olan en yüksek seviyede tutmak amacıyla planlı şebeke kesintilerinden kaçınıyor.ENTSO-E de hazırlıkları koordine etmek, gelişmeleri takip etmek ve tutulma öncesi ile sonrasında Avrupa'daki sistem operatörleri arasında bilgi alışverişini sağlamak üzere özel görev gücünü devreye aldı.Güneş enerjisinin AB üretimindeki payı yüzde 13ENTSO-E'ye göre, güneş enerjisi Avrupa elektrik üretim yapısının önemli unsurlarından biri haline gelirken, 2025'te Avrupa Birliği'nin toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 13'ünü oluşturdu.Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemindeki payının artmasıyla hava koşulları ve doğal olaylardan kaynaklanan kısa süreli üretim değişimlerinin önceden tahmin edilmesi ve yönetilmesi de şebeke güvenliği açısından daha önemli hale geliyor.ENTSO-E, Avrupa'nın enerji dönüşümünü sürdürmesiyle yenilenebilir üretimdeki kısa vadeli dalgalanmalara hızlı yanıt verebilme kapasitesinin güvenli, güvenilir ve verimli elektrik sistemi işletiminin temel unsurlarından biri olacağını belirtiyor.Ağ, bünyesindeki 40 iletim sistemi operatörü 36 ülkeyi temsil ederken, bu operatörler Avrupa'nın birbirine bağlı elektrik sisteminin güvenli ve koordineli işletilmesinden sorumlu bulunuyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : GÖKÇE KÜÇÜK TOPBAŞ - Avrupa'daki elektrik iletim sistemi operatörleri, 12 Ağustos'ta gerçekleşecek güneş tutulmasının fotovoltaik (PV) elektrik üretiminde 9,7 gigavata kadar geçici düşüşe yol açabileceği beklentisiyle sistem güvenliğini korumaya yönelik hazırlıklarını tamamladı.AA muhabirinin Avrupa Elektrik İletim Sistemi İşletmecileri Ağı'nın (ENTSO-E) açıklamasından derlediği bilgilere göre, Ay'ın Güneş'in önünden geçmesiyle Avrupa'nın geniş bölümünde güneş enerjisinden elektrik üretimi geçici olarak azalacak.Açık gökyüzü koşullarında Avrupa genelindeki PV üretiminde 9,7 gigavata kadar düşüş yaşanabileceği hesaplanırken, üretimdeki hızlı ancak öngörülebilir değişimin Orta Avrupa Yaz Saatiyle 19.15-21.30 arasında gerçekleşmesi bekleniyor.Güneş kaynaklı elektrik üretiminde en yüksek etkinin İspanya ve Almanya'da görülmesi öngörülüyor.Güneş tutulmasının elektrik sistemi açısından temel etkisini, üretimde yaşanacak geçici azalmanın yanı sıra bu değişimin kısa sürede gerçekleşmesi oluşturuyor. Elektrik sisteminde üretim ve tüketimin sürekli dengede tutulması gerektiğinden, güneş enerjisi üretimindeki hızlı değişimler sistem operatörlerinin gerçek zamanlı yönetiminde önem taşıyor.Tutulmanın ilerlemesiyle güneş üretiminin azalması, ardından Ay'ın Güneş'in önünden çekilmesiyle üretimin yeniden yükselmesi bekleniyor. Böylece sistem operatörlerinin hem üretimdeki düşüşü hem de tutulma sonrasındaki hızlı toparlanmayı yönetmesi gerekecek.Sistem operatörlerinden koordineli önlemlerENTSO-E ve Avrupa'daki iletim sistemi operatörleri, tutulma sırasında elektrik sisteminin güvenli ve istikrarlı işletilmesi amacıyla bir dizi koordineli önlem aldı.Bu kapsamda kontrol merkezlerindeki operatörler tutulmanın beklenen etkileri konusunda önceden bilgilendirildi. Elektrik piyasası katılımcılarına da güneş enerjisi üretiminde öngörülen düşüşe ilişkin bilgi verildi.Yerel sistem operatörlerinin gerçek zamanlı karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla meteoroloji hizmet sağlayıcılarından ek ve güncellenmiş fotovoltaik üretim tahminleri sağlanıyor.İletim sistemi operatörleri ayrıca tutulmanın yaşanacağı dönemde operasyonel esnekliği mümkün olan en yüksek seviyede tutmak amacıyla planlı şebeke kesintilerinden kaçınıyor.ENTSO-E de hazırlıkları koordine etmek, gelişmeleri takip etmek ve tutulma öncesi ile sonrasında Avrupa'daki sistem operatörleri arasında bilgi alışverişini sağlamak üzere özel görev gücünü devreye aldı.Güneş enerjisinin AB üretimindeki payı yüzde 13ENTSO-E'ye göre, güneş enerjisi Avrupa elektrik üretim yapısının önemli unsurlarından biri haline gelirken, 2025'te Avrupa Birliği'nin toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 13'ünü oluşturdu.Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemindeki payının artmasıyla hava koşulları ve doğal olaylardan kaynaklanan kısa süreli üretim değişimlerinin önceden tahmin edilmesi ve yönetilmesi de şebeke güvenliği açısından daha önemli hale geliyor.ENTSO-E, Avrupa'nın enerji dönüşümünü sürdürmesiyle yenilenebilir üretimdeki kısa vadeli dalgalanmalara hızlı yanıt verebilme kapasitesinin güvenli, güvenilir ve verimli elektrik sistemi işletiminin temel unsurlarından biri olacağını belirtiyor.Ağ, bünyesindeki 40 iletim sistemi operatörü 36 ülkeyi temsil ederken, bu operatörler Avrupa'nın birbirine bağlı elektrik sisteminin güvenli ve koordineli işletilmesinden sorumlu bulunuyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail devlet televizyonu: Suriye Hava Kuvvetleri'nin yeniden inşası İsrail'de endişeyle takip ediliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-devlet-televizyonu-suriye-hava-kuvvetleri-nin-yeniden-insasi-israil-de-endiseyle-takip-ediliyor/892206/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-devlet-televizyonu-suriye-hava-kuvvetleri-nin-yeniden-insasi-israil-de-endiseyle-takip-ediliyor/892206/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / İsrail'in, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki Suriye yönetiminin hava kuvvetlerini yeniden inşa etme çalışmalarını endişeyle takip ettiği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : İsrail'in, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki Suriye yönetiminin hava kuvvetlerini yeniden inşa etme çalışmalarını endişeyle takip ettiği belirtildi.İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, İsrail istihbaratının hazırladığı raporlar, Şam yönetiminin hava kuvvetlerinin kapasitesini yeniden artırmak için sistematik bir çaba içinde olduğunu ortaya koydu.İsrail istihbarat servisleri, Suriye'nin yeni pilot alımları yaptığı, yoğun eğitim uçuşları düzenlediği ve ülkenin kuzeyinde savaş uçaklarının da katıldığı ilk büyük tatbikatını gerçekleştirdiğini tespit etti.Haberde, Suriye'nin hava kuvvetlerini yeniden inşa etmek için giriştiği sistematik çabanın İsrail tarafından endişeyle takip edildiği vurgulandı.Türkiye&#039;nin Suriye&#039;deki artan etkisi İsrail&#039;de endişe sebebiHaberde ayrıca, Şam yönetiminin hava kuvvetlerini yeniden inşa etme çabasının yanı sıra Türkiye'nin Suriye'de giderek artan etkisinin de İsrail'deki temel endişe sebeplerinden biri olduğunun altı çizildi.İsrailli güvenlik uzmanlarının Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki askeri varlığının İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarını tehlikeye atabileceği değerlendirmesinde bulunduğu aktarıldı.Suriye ordusuna ait savaş uçakları, dün ülkenin kuzeyindeki İdlib kenti semalarında eğitim uçuşu gerçekleştirmişti.İsrail, Baas rejiminin Aralık 2024'te devrilmesinin ardından Suriye ordusuna ait çok sayıda askeri üsse hava saldırıları düzenlemişti. İsrail ordusunun onlarca savaş uçağı, karadan havaya füze sistemleri, silah üretim yer ve depolarını hedef aldığı ileri sürülmüştü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : İsrail'in, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki Suriye yönetiminin hava kuvvetlerini yeniden inşa etme çalışmalarını endişeyle takip ettiği belirtildi.İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, İsrail istihbaratının hazırladığı raporlar, Şam yönetiminin hava kuvvetlerinin kapasitesini yeniden artırmak için sistematik bir çaba içinde olduğunu ortaya koydu.İsrail istihbarat servisleri, Suriye'nin yeni pilot alımları yaptığı, yoğun eğitim uçuşları düzenlediği ve ülkenin kuzeyinde savaş uçaklarının da katıldığı ilk büyük tatbikatını gerçekleştirdiğini tespit etti.Haberde, Suriye'nin hava kuvvetlerini yeniden inşa etmek için giriştiği sistematik çabanın İsrail tarafından endişeyle takip edildiği vurgulandı.Türkiye&#039;nin Suriye&#039;deki artan etkisi İsrail&#039;de endişe sebebiHaberde ayrıca, Şam yönetiminin hava kuvvetlerini yeniden inşa etme çabasının yanı sıra Türkiye'nin Suriye'de giderek artan etkisinin de İsrail'deki temel endişe sebeplerinden biri olduğunun altı çizildi.İsrailli güvenlik uzmanlarının Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki askeri varlığının İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarını tehlikeye atabileceği değerlendirmesinde bulunduğu aktarıldı.Suriye ordusuna ait savaş uçakları, dün ülkenin kuzeyindeki İdlib kenti semalarında eğitim uçuşu gerçekleştirmişti.İsrail, Baas rejiminin Aralık 2024'te devrilmesinin ardından Suriye ordusuna ait çok sayıda askeri üsse hava saldırıları düzenlemişti. İsrail ordusunun onlarca savaş uçağı, karadan havaya füze sistemleri, silah üretim yer ve depolarını hedef aldığı ileri sürülmüştü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/israil-devlet-televizyonu-suriye-hava-kuvvetleri-nin-yeniden-insasi-israil-de-endiseyle-takip-ediliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hava kirliliğine dikkati çekmek için İtalya'dan Moğolistan'a bisikletle gidiyorlar</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hava-kirliligine-dikkati-cekmek-icin-italya-dan-mogolistan-a-bisikletle-gidiyorlar/892205/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hava-kirliligine-dikkati-cekmek-icin-italya-dan-mogolistan-a-bisikletle-gidiyorlar/892205/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bilecik / Kış aylarında kömür kullanımının azaltılması için farkındalık oluşturmayı amaçlayan İtalyan elektrikçi Federico Demasi ile Moğol araştırma görevlisi eşi Baasansuren Gankhurel, İtalya'nın başkenti Roma'dan tandem bisikletle Moğolistan'ın başkenti Ulan Batur'a ulaşmayı hedefliyor - Federico Demasi: - Moğolistan'da kış çok soğuk. Isınmak için çok fazla kömür tüketiliyor ve bu da hava kirliliğini artırıyor. İnsanların evlerini yalıtımlı hale getirmesi ve daha az kömür kullanması için farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bilecik Haberleri : MUHSİN ARSLAN - İtalya'nın başkenti Roma'dan geçen aralıkta tandem (ikili) bisikletle yola çıkan Federico Demasi ve eşi Baasansuren Gankhurel, Bilecik'e ulaştı.İtalyan elektrikçi Federico Demasi ile Moğolistan Ulusal Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalışan eşi Baasansuren Gankhurel, Moğolistan'da özellikle kış aylarında kömür kaynaklı hava kirliliğine dikkati çekmek için farkındalık oluşturmak istedi.Bu kapsamda 7 Aralık 2025'te tandem bisikletle Roma'dan yola çıkan çift, 8 aylık yolculuğun ardından Bilecik'e geldi.Burada Bisikletliler Derneği Bilecik Temsilcisi Hakan Yavuz tarafından karşılanan çift, Türkiye'nin birçok şehrini gezdikten sonra Artvin üzerinden Batum'a ulaşmayı, sonrasında ise farklı ülkelerden geçerek Moğolistan'ın başkenti Ulan Batur'a varmayı hedefliyor.Artvin üzerinden Batum&#039;a geçmeyi planlıyoruzFederico Demasi, AA muhabirine, 8 aylık yolculuğun ardından Bilecik'e ulaştıklarını söyledi.Eşiyle tandem bisiklet kullandıklarını belirten Demasi, Birlikte sürüş yapmak için tandem bisikleti tercih ettik. Tandem bisiklet yolculuk sırasında birbirimize destek olmamızı sağlıyor. dedi.Türkiye'de karşılaştıkları ilgiden memnun olduklarını anlatan Demasi, şunları kaydetti:Türkiye'deki insanlar çok misafirperver. Bize çay ve yemek ikram ediyorlar. Ankara'dan sonra Kapadokya'ya gitmek istiyoruz. Daha sonra İç Anadolu'dan Karadeniz'e, oradan da Artvin üzerinden Batum'a geçmeyi planlıyoruz. Yolculuğumuzu birlikte ve koordineli şekilde sürdürüyoruz.Demasi, yolculuklarının turistik bir gezi olmadığını belirterek, Moğolistan'daki kış şartlarına ve hava kirliliğine dikkati çekmek amacıyla pedal çevirdiklerini ifade etti.Moğolistan'da kış aylarında ısınma amacıyla yoğun şekilde kömür kullanıldığını ve bu durumun hava kirliliğine yol açtığını dile getiren Demasi, Moğolistan'da kış çok soğuk. Isınmak için çok fazla kömür tüketiliyor ve bu da hava kirliliğini artırıyor. İnsanların evlerini yalıtımlı hale getirmesi ve daha az kömür kullanması için farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz. ifadesini kullandı.Demasi, 8 aylık yolculuklarında farklı konaklama yöntemlerini kullandıklarını belirterek, zaman zaman kamp kurduklarını, bazen de yerel halkın evlerinde misafir olduklarını aktardı.Bu tür yolculukların farklı ülkelerden insanları bir araya getirdiğini dile getiren Demasi, gittikleri yerlerde insanlarla tanışıp farklı kültürleri öğrendiklerini anlattı.Bisikletliler Derneği Bilecik Temsilcisi Hakan Yavuz da daha önce farklı ülkelerden çok sayıda bisikletliyi Bilecik'te ağırladıklarını söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bilecik Haberleri : MUHSİN ARSLAN - İtalya'nın başkenti Roma'dan geçen aralıkta tandem (ikili) bisikletle yola çıkan Federico Demasi ve eşi Baasansuren Gankhurel, Bilecik'e ulaştı.İtalyan elektrikçi Federico Demasi ile Moğolistan Ulusal Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalışan eşi Baasansuren Gankhurel, Moğolistan'da özellikle kış aylarında kömür kaynaklı hava kirliliğine dikkati çekmek için farkındalık oluşturmak istedi.Bu kapsamda 7 Aralık 2025'te tandem bisikletle Roma'dan yola çıkan çift, 8 aylık yolculuğun ardından Bilecik'e geldi.Burada Bisikletliler Derneği Bilecik Temsilcisi Hakan Yavuz tarafından karşılanan çift, Türkiye'nin birçok şehrini gezdikten sonra Artvin üzerinden Batum'a ulaşmayı, sonrasında ise farklı ülkelerden geçerek Moğolistan'ın başkenti Ulan Batur'a varmayı hedefliyor.Artvin üzerinden Batum&#039;a geçmeyi planlıyoruzFederico Demasi, AA muhabirine, 8 aylık yolculuğun ardından Bilecik'e ulaştıklarını söyledi.Eşiyle tandem bisiklet kullandıklarını belirten Demasi, Birlikte sürüş yapmak için tandem bisikleti tercih ettik. Tandem bisiklet yolculuk sırasında birbirimize destek olmamızı sağlıyor. dedi.Türkiye'de karşılaştıkları ilgiden memnun olduklarını anlatan Demasi, şunları kaydetti:Türkiye'deki insanlar çok misafirperver. Bize çay ve yemek ikram ediyorlar. Ankara'dan sonra Kapadokya'ya gitmek istiyoruz. Daha sonra İç Anadolu'dan Karadeniz'e, oradan da Artvin üzerinden Batum'a geçmeyi planlıyoruz. Yolculuğumuzu birlikte ve koordineli şekilde sürdürüyoruz.Demasi, yolculuklarının turistik bir gezi olmadığını belirterek, Moğolistan'daki kış şartlarına ve hava kirliliğine dikkati çekmek amacıyla pedal çevirdiklerini ifade etti.Moğolistan'da kış aylarında ısınma amacıyla yoğun şekilde kömür kullanıldığını ve bu durumun hava kirliliğine yol açtığını dile getiren Demasi, Moğolistan'da kış çok soğuk. Isınmak için çok fazla kömür tüketiliyor ve bu da hava kirliliğini artırıyor. İnsanların evlerini yalıtımlı hale getirmesi ve daha az kömür kullanması için farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz. ifadesini kullandı.Demasi, 8 aylık yolculuklarında farklı konaklama yöntemlerini kullandıklarını belirterek, zaman zaman kamp kurduklarını, bazen de yerel halkın evlerinde misafir olduklarını aktardı.Bu tür yolculukların farklı ülkelerden insanları bir araya getirdiğini dile getiren Demasi, gittikleri yerlerde insanlarla tanışıp farklı kültürleri öğrendiklerini anlattı.Bisikletliler Derneği Bilecik Temsilcisi Hakan Yavuz da daha önce farklı ülkelerden çok sayıda bisikletliyi Bilecik'te ağırladıklarını söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/hava-kirliligine-dikkati-cekmek-icin-italya-dan-mogolistan-a-bisikletle-gidiyorlar.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'nin Arktik seferine katılan yabancı bilim insanları iklimi, kuşları ve mikroplastikleri araştırdı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-nin-arktik-seferine-katilan-yabanci-bilim-insanlari-iklimi-kuslari-ve-mikroplastikleri-arastirdi/892204/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-nin-arktik-seferine-katilan-yabanci-bilim-insanlari-iklimi-kuslari-ve-mikroplastikleri-arastirdi/892204/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Svalbard Ve Jan Mayen / 6. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi'ne Arjantin, Bulgaristan ve Uruguay'dan katılan araştırmacılar, kutup bölgesinde buzulların geri çekilmesinin ekosistemlere etkisini, kuş türlerinin dağılımını ve atmosferdeki mikroplastik yoğunluğunu inceledi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Svalbard Ve Jan Mayen Haberleri : MUHAMMED ENES YILDIRIM - Türkiye'nin düzenlediği 6. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi'ne (TASE-VI) katılan yabancı araştırmacılar, iklim değişikliğinin kutup ekosistemleri üzerindeki etkilerinden Arktik'e özgü kuş türlerinin dağılımına ve bölgedeki mikroplastik kirliliğine kadar farklı alanlarda araştırmalar gerçekleştirdi.Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) yürütücülüğünde gerçekleştirilen TASE-VI sona erdi.Oşinografi, biyoloji, kimya, atmosfer dinamikleri, meteoroloji, jeodezi ve uydu sistemleri alanlarında toplam 12 bilimsel proje ve çalışmanın hayata geçirildiği sefere 12 bilim insanı katıldı.Gemiyle 82 derece kuzey enlemine kadar çıkan bilim ekibi, bu yıl da Ulusal Kutup Bilim Stratejisi kapsamında küresel iklim değişikliği, tehdit altındaki ekosistemler ve insan kaynaklı etkiler gibi ulusal ve uluslararası öneme sahip öncelikli bilimsel temalar üzerine çalışmalarını sürdürdü.Küresel iklim değişikliğinin etkilerini yerinde incelemek ve kritik araştırmalara imza atmak amacıyla düzenlenen sefere Arjantin, Bulgaristan ve Uruguay'dan 3 yabancı araştırmacı da iştirak etti.Yabancı katılımcılar, iklim değişikliğinin kutup ekosistemlerine etkileri, Arktik'e özgü kuş türlerinin dağılımı ve kutup bölgelerindeki mikroplastik kirliliği üzerine araştırmalar yürüttü.Buzulların geri çekilmesinin ekosisteme etkisi araştırıldıUruguay Antarktika Enstitüsünü temsilen sefere katılan biyolog ve yer bilimleri yüksek lisans öğrencisi Paula Arbiza, Arktik'te buzulların etkilediği fiyort ekosistemlerini incelediklerini söyledi.Elde ettikleri verileri Antarktika'daki çalışmalarla karşılaştıracaklarını dile getiren Arbiza, iklim değişikliği nedeniyle buzulların geri çekilmesinin ekosistemin sağlığı üzerindeki etkilerini ortaya koymayı amaçladıklarını anlattı.Arbiza, bu kapsamda sediment örnekleri topladıklarını, ekosistem sağlığını değerlendirmek için küçük organizmaları biyolojik gösterge olarak değerlendirdiklerini ve çevresel değişkenleri analiz ettiklerini bildirdi.Yalnızca bu bölgede görülen türlerin coğrafi dağılımını araştırıyoruzBulgaristan Bilimler Akademisinden Boyan Michev ise Arktik'teki kuş topluluklarının yapısını ve yalnızca bu bölgede görülen türlerin coğrafi dağılımını araştırdıklarını anlattı.Açık denizde yaklaşık 30 ila 40 kuş türünün gözlemlenebildiğini dile getiren Michev, bu kuşların karada yuvalandığını, beslenmek için ise açık denize çıktığını söyledi.Kutup bölgelerinin atmosferindeki mikroplastik kirlilik incelendiArjantin Antarktika Enstitüsünden Arturo Huber de sefer kapsamında kutup bölgelerinin atmosferindeki mikroplastik kirliliğini araştırdıklarını bildirdi.Kullandıkları sistemin havadaki parçacıkları filtre üzerinde topladığını belirten Huber, laboratuvar analizleriyle kutup bölgelerindeki mikroplastik yoğunluğunu belirlemeyi hedeflediklerini ifade etti.Daha önce aynı yöntemi Antarktika'da da uyguladıklarını aktaran Huber, Arktik'ten elde edecekleri verileri Antarktika'daki sonuçlarla karşılaştıracaklarını kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Svalbard Ve Jan Mayen Haberleri : MUHAMMED ENES YILDIRIM - Türkiye'nin düzenlediği 6. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi'ne (TASE-VI) katılan yabancı araştırmacılar, iklim değişikliğinin kutup ekosistemleri üzerindeki etkilerinden Arktik'e özgü kuş türlerinin dağılımına ve bölgedeki mikroplastik kirliliğine kadar farklı alanlarda araştırmalar gerçekleştirdi.Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) yürütücülüğünde gerçekleştirilen TASE-VI sona erdi.Oşinografi, biyoloji, kimya, atmosfer dinamikleri, meteoroloji, jeodezi ve uydu sistemleri alanlarında toplam 12 bilimsel proje ve çalışmanın hayata geçirildiği sefere 12 bilim insanı katıldı.Gemiyle 82 derece kuzey enlemine kadar çıkan bilim ekibi, bu yıl da Ulusal Kutup Bilim Stratejisi kapsamında küresel iklim değişikliği, tehdit altındaki ekosistemler ve insan kaynaklı etkiler gibi ulusal ve uluslararası öneme sahip öncelikli bilimsel temalar üzerine çalışmalarını sürdürdü.Küresel iklim değişikliğinin etkilerini yerinde incelemek ve kritik araştırmalara imza atmak amacıyla düzenlenen sefere Arjantin, Bulgaristan ve Uruguay'dan 3 yabancı araştırmacı da iştirak etti.Yabancı katılımcılar, iklim değişikliğinin kutup ekosistemlerine etkileri, Arktik'e özgü kuş türlerinin dağılımı ve kutup bölgelerindeki mikroplastik kirliliği üzerine araştırmalar yürüttü.Buzulların geri çekilmesinin ekosisteme etkisi araştırıldıUruguay Antarktika Enstitüsünü temsilen sefere katılan biyolog ve yer bilimleri yüksek lisans öğrencisi Paula Arbiza, Arktik'te buzulların etkilediği fiyort ekosistemlerini incelediklerini söyledi.Elde ettikleri verileri Antarktika'daki çalışmalarla karşılaştıracaklarını dile getiren Arbiza, iklim değişikliği nedeniyle buzulların geri çekilmesinin ekosistemin sağlığı üzerindeki etkilerini ortaya koymayı amaçladıklarını anlattı.Arbiza, bu kapsamda sediment örnekleri topladıklarını, ekosistem sağlığını değerlendirmek için küçük organizmaları biyolojik gösterge olarak değerlendirdiklerini ve çevresel değişkenleri analiz ettiklerini bildirdi.Yalnızca bu bölgede görülen türlerin coğrafi dağılımını araştırıyoruzBulgaristan Bilimler Akademisinden Boyan Michev ise Arktik'teki kuş topluluklarının yapısını ve yalnızca bu bölgede görülen türlerin coğrafi dağılımını araştırdıklarını anlattı.Açık denizde yaklaşık 30 ila 40 kuş türünün gözlemlenebildiğini dile getiren Michev, bu kuşların karada yuvalandığını, beslenmek için ise açık denize çıktığını söyledi.Kutup bölgelerinin atmosferindeki mikroplastik kirlilik incelendiArjantin Antarktika Enstitüsünden Arturo Huber de sefer kapsamında kutup bölgelerinin atmosferindeki mikroplastik kirliliğini araştırdıklarını bildirdi.Kullandıkları sistemin havadaki parçacıkları filtre üzerinde topladığını belirten Huber, laboratuvar analizleriyle kutup bölgelerindeki mikroplastik yoğunluğunu belirlemeyi hedeflediklerini ifade etti.Daha önce aynı yöntemi Antarktika'da da uyguladıklarını aktaran Huber, Arktik'ten elde edecekleri verileri Antarktika'daki sonuçlarla karşılaştıracaklarını kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/turkiye-nin-arktik-seferine-katilan-yabanci-bilim-insanlari-iklimi-kuslari-ve-mikroplastikleri-arastirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Fidan, Libya'ya resmi ziyarette bulunacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-fidan-libya-ya-resmi-ziyarette-bulunacak/892203/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-fidan-libya-ya-resmi-ziyarette-bulunacak/892203/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Libya'ya resmi ziyaret düzenleyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Libya'ya resmi ziyaret düzenleyecek.Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Fidan, bugün başlayacak ve 2 gün sürecek Libya ziyareti kapsamında Trablus ve Bingazi'de görüşmelerde bulunacak.Fidan'ın ziyaret kapsamında yapacağı görüşmelerde, Türkiye-Libya ilişkilerinin, tarihi kardeşlik bağları temelinde, siyasi, ticari, enerji, askeri ve savunma boyutları başta olmak üzere her alanda karşılıklı yarar anlayışıyla güçlendirilmesine yönelik gündem maddelerini etraflıca ele alması bekleniyor.Libya'daki siyasi süreç bağlamında yaşanan güncel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunması planlanan Fidan'ın, Libya'nın istikrarına atfedilen önemin altını çizerek ABD'nin girişimlerinin ve Birleşmiş Milletler (BM) Siyasi Süreci'nin yakından takip edildiğini belirtmesi öngörülüyor.Fidan'ın, Libya'da kalıcı barış sağlanması ve sükunetin korunması önceliği temelinde, Libyalıların sahipliğinde ve öncülüğünde atılacak adımlara Türkiye'nin sağlayabileceği katkılara dair istişarede bulunması bekleniyor.Türkiye'nin Tek Libya politikası çerçevesinde Libya'da Batı, Doğu ve Güney arasında ayrım gözetmeyen yaklaşımının bir tezahürü olarak, Libyalı yetkililerle sürdürülen diyaloğun güçlendirilmesine yönelik iradeyi vurgulaması planlanan Fidan'ın, iki ülkenin Doğu Akdeniz'deki ortak hak ve çıkarlarının kazan-kazan anlayışı doğrultusunda korunmasının öneminin altını çizmesi öngörülüyor.Fidan'ın, Türkiye'nin Libya ile enerji alanındaki mevcut işbirliğinin karşılıklı yarar temelinde daha da geliştirilmesinin ve yeni projelerin hayata geçirilmesinin arzu edildiğini belirtmesi bekleniyor.Libya'da, müteahhitlik sektörü başta olmak üzere kayda değer varlık gösteren Türk firmalarının faaliyetlerinin güvenli ve sürdürülebilir biçimde devamının, ekonomik ve ticari işbirliğinin daha ileri seviyeye taşınması ve derinleştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etmesi öngörülen Fidan'ın Filistin meselesi ile Körfez ve Hürmüz Boğazı'ndaki durum başta olmak üzere, bölgesel ve küresel gelişmelerle ilgili fikir alışverişinde bulunması planlanıyor.Fidan'ın bölgesel meselelerin bölgesel sahiplenme ve ortak çabalar temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla ele alınmasının önemini vurgulayarak, bu kapsamda askeri ve savunma işbirliğinin stratejik rolüne işaret etmesi bekleniyor.Bakan Fidan'ın Filistin'de sürdürülebilir barış için çabaların güçlendirilerek devam ettirilmesi ve uluslararası toplumun bu konuda ilkeli, kararlı ve ortak bir tutum sergilemesi gerektiğinin altını çizmesi öngörülüyor.Türkiye-Libya ilişkileriTürkiye ile Libya arasında köklü tarihi, kültürel ve beşeri bağlar bulunuyor. İki ülke ilişkileri, Libya'da kalıcı barış, istikrar ve güvenliğin teminine katkı sağlanması hedefi doğrultusunda, karşılıklı yarar temelinde, mümkün olan tüm alanlarda geliştiriliyor.Bu kapsamda, iki ülke arasında karşılıklı üst düzey ziyaretler ivme kazanarak devam ediyor.Son olarak, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe 18 Nisan 2026'da Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmişti.Türkiye, Tek Libya politikası çerçevesinde Libya'nın birliği, bütünlüğü ve beraberliğinin korunmasına öncelik vererek, Libya'da kalıcı istikrarın tesisi ve sükunetin korunması için aktif çabalarını sürdürüyor. Bu yaklaşım temelinde Türkiye, Libya'da Batı, Doğu ve Güney arasında ayrım gözetmeksizin, tüm taraflarla diyaloğu sürdürürken ilişkilerini her alanda daha ileri taşımak için Libyalılarla birlikte çalışıyor.Libya'da muteber, adil ve şeffaf seçimlerin düzenlenmesi yönündeki BM çabalarına destek vererek tüm Libyalı paydaşlar ve uluslararası toplumla işbirliği sergileyen Türkiye, Libya halkının hak ettiği müreffeh ve birleşik bir Libya hedefi doğrultusundaki siyasi çabalar kapsamında atılacak adımların, Libyalıların sahipliğinde ve öncülüğünde yürütülmesinin önemini vurguluyor.Türkiye ayrıca, Tek Libya politikası çerçevesinde, askeri kurumların birleştirilmesi hedefine yönelik çabalarını da sürdürüyor. Bu kapsamda, Libya'nın batısı ve doğusundan unsurların 11 Nisan-21 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenen EFES 2026 tatbikatına aktif katılım sağlaması, bu yönde atılmış kayda değer bir adım olarak değerlendiriliyor.Ekonomik ilişkilerİki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025'te 3,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmişti. Libya, mevcut kırılgan koşullara rağmen Türk özel sektörü için önemli bir pazar olmayı sürdürüyor.İkili ekonomik ilişkiler, başta müteahhitlik sektörü olmak üzere, çeşitli alanlarda da gelişmeye devam ediyor. Bu kapsamda, 24 Ocak 2026'da Libya'nın başkenti Trablus'ta Türkiye-Libya 22. Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı düzenlenmişti.Türk müteahhitlik sektörü ilk yurt dışı projesini 1972'de Libya'da üstlenmişti. Türk şirketleri Libya'da bugüne kadar 31 milyar dolar değerinde 633 projeye imza attı.Libya, Türkiye'nin bu bakımdan en çok proje üstlendiği dördüncü ülke konumunda bulunuyor. Türk şirketlerinin Libya'da devam eden proje sayısı 40'tan fazlayken, bunların toplam bedeli 2,3 milyar doları aşıyor.Türkiye ile Libya arasında her geçen gün gelişen ilişkiler, enerji sektöründe de yeni fırsatlar yaratıyor. Nitekim, Şubat 2026'da Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Libya'da 17 yıl aradan sonra düzenlenen ilk ruhsatlandırma ihalesinde iki petrol sahasını ortak işletmeye hak kazanmıştı. Söz konusu sahalara dair anlaşma, 15 Haziran 2026'da Trablus'ta imzalanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Libya'ya resmi ziyaret düzenleyecek.Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Fidan, bugün başlayacak ve 2 gün sürecek Libya ziyareti kapsamında Trablus ve Bingazi'de görüşmelerde bulunacak.Fidan'ın ziyaret kapsamında yapacağı görüşmelerde, Türkiye-Libya ilişkilerinin, tarihi kardeşlik bağları temelinde, siyasi, ticari, enerji, askeri ve savunma boyutları başta olmak üzere her alanda karşılıklı yarar anlayışıyla güçlendirilmesine yönelik gündem maddelerini etraflıca ele alması bekleniyor.Libya'daki siyasi süreç bağlamında yaşanan güncel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunması planlanan Fidan'ın, Libya'nın istikrarına atfedilen önemin altını çizerek ABD'nin girişimlerinin ve Birleşmiş Milletler (BM) Siyasi Süreci'nin yakından takip edildiğini belirtmesi öngörülüyor.Fidan'ın, Libya'da kalıcı barış sağlanması ve sükunetin korunması önceliği temelinde, Libyalıların sahipliğinde ve öncülüğünde atılacak adımlara Türkiye'nin sağlayabileceği katkılara dair istişarede bulunması bekleniyor.Türkiye'nin Tek Libya politikası çerçevesinde Libya'da Batı, Doğu ve Güney arasında ayrım gözetmeyen yaklaşımının bir tezahürü olarak, Libyalı yetkililerle sürdürülen diyaloğun güçlendirilmesine yönelik iradeyi vurgulaması planlanan Fidan'ın, iki ülkenin Doğu Akdeniz'deki ortak hak ve çıkarlarının kazan-kazan anlayışı doğrultusunda korunmasının öneminin altını çizmesi öngörülüyor.Fidan'ın, Türkiye'nin Libya ile enerji alanındaki mevcut işbirliğinin karşılıklı yarar temelinde daha da geliştirilmesinin ve yeni projelerin hayata geçirilmesinin arzu edildiğini belirtmesi bekleniyor.Libya'da, müteahhitlik sektörü başta olmak üzere kayda değer varlık gösteren Türk firmalarının faaliyetlerinin güvenli ve sürdürülebilir biçimde devamının, ekonomik ve ticari işbirliğinin daha ileri seviyeye taşınması ve derinleştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etmesi öngörülen Fidan'ın Filistin meselesi ile Körfez ve Hürmüz Boğazı'ndaki durum başta olmak üzere, bölgesel ve küresel gelişmelerle ilgili fikir alışverişinde bulunması planlanıyor.Fidan'ın bölgesel meselelerin bölgesel sahiplenme ve ortak çabalar temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla ele alınmasının önemini vurgulayarak, bu kapsamda askeri ve savunma işbirliğinin stratejik rolüne işaret etmesi bekleniyor.Bakan Fidan'ın Filistin'de sürdürülebilir barış için çabaların güçlendirilerek devam ettirilmesi ve uluslararası toplumun bu konuda ilkeli, kararlı ve ortak bir tutum sergilemesi gerektiğinin altını çizmesi öngörülüyor.Türkiye-Libya ilişkileriTürkiye ile Libya arasında köklü tarihi, kültürel ve beşeri bağlar bulunuyor. İki ülke ilişkileri, Libya'da kalıcı barış, istikrar ve güvenliğin teminine katkı sağlanması hedefi doğrultusunda, karşılıklı yarar temelinde, mümkün olan tüm alanlarda geliştiriliyor.Bu kapsamda, iki ülke arasında karşılıklı üst düzey ziyaretler ivme kazanarak devam ediyor.Son olarak, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe 18 Nisan 2026'da Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmişti.Türkiye, Tek Libya politikası çerçevesinde Libya'nın birliği, bütünlüğü ve beraberliğinin korunmasına öncelik vererek, Libya'da kalıcı istikrarın tesisi ve sükunetin korunması için aktif çabalarını sürdürüyor. Bu yaklaşım temelinde Türkiye, Libya'da Batı, Doğu ve Güney arasında ayrım gözetmeksizin, tüm taraflarla diyaloğu sürdürürken ilişkilerini her alanda daha ileri taşımak için Libyalılarla birlikte çalışıyor.Libya'da muteber, adil ve şeffaf seçimlerin düzenlenmesi yönündeki BM çabalarına destek vererek tüm Libyalı paydaşlar ve uluslararası toplumla işbirliği sergileyen Türkiye, Libya halkının hak ettiği müreffeh ve birleşik bir Libya hedefi doğrultusundaki siyasi çabalar kapsamında atılacak adımların, Libyalıların sahipliğinde ve öncülüğünde yürütülmesinin önemini vurguluyor.Türkiye ayrıca, Tek Libya politikası çerçevesinde, askeri kurumların birleştirilmesi hedefine yönelik çabalarını da sürdürüyor. Bu kapsamda, Libya'nın batısı ve doğusundan unsurların 11 Nisan-21 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenen EFES 2026 tatbikatına aktif katılım sağlaması, bu yönde atılmış kayda değer bir adım olarak değerlendiriliyor.Ekonomik ilişkilerİki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025'te 3,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmişti. Libya, mevcut kırılgan koşullara rağmen Türk özel sektörü için önemli bir pazar olmayı sürdürüyor.İkili ekonomik ilişkiler, başta müteahhitlik sektörü olmak üzere, çeşitli alanlarda da gelişmeye devam ediyor. Bu kapsamda, 24 Ocak 2026'da Libya'nın başkenti Trablus'ta Türkiye-Libya 22. Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı düzenlenmişti.Türk müteahhitlik sektörü ilk yurt dışı projesini 1972'de Libya'da üstlenmişti. Türk şirketleri Libya'da bugüne kadar 31 milyar dolar değerinde 633 projeye imza attı.Libya, Türkiye'nin bu bakımdan en çok proje üstlendiği dördüncü ülke konumunda bulunuyor. Türk şirketlerinin Libya'da devam eden proje sayısı 40'tan fazlayken, bunların toplam bedeli 2,3 milyar doları aşıyor.Türkiye ile Libya arasında her geçen gün gelişen ilişkiler, enerji sektöründe de yeni fırsatlar yaratıyor. Nitekim, Şubat 2026'da Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Libya'da 17 yıl aradan sonra düzenlenen ilk ruhsatlandırma ihalesinde iki petrol sahasını ortak işletmeye hak kazanmıştı. Söz konusu sahalara dair anlaşma, 15 Haziran 2026'da Trablus'ta imzalanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/bakan-fidan-libya-ya-resmi-ziyarette-bulunacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Avrupa ve İngiltere, şiddetli kuraklık nedeniyle artan ekonomik risklerle karşı karşıya</title>
      <link>https://www.canligaste.com/avrupa-ve-ingiltere-siddetli-kuraklik-nedeniyle-artan-ekonomik-risklerle-karsi-karsiya/892202/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/avrupa-ve-ingiltere-siddetli-kuraklik-nedeniyle-artan-ekonomik-risklerle-karsi-karsiya/892202/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Şiddetli sıcak ve kuraklığın hakim olduğu İngiltere'de 2026 hasat mevsiminin kayıtlardaki en kötü hasat mevsimi olacağı öngörülüyor - Aşırı sıcakların AB ekonomisinde bu yıl yaklaşık 180 milyar avroya karşılık gelen yaklaşık yüzde 1'lik potansiyel ekonomik büyüme kaybına yol açabileceği tahmin ediliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ATA UFUK ŞEKER / NURAN ERKUL - Avrupa ve İngiltere'de etkisini artıran aşırı sıcaklar ve kuraklık, tarım, enerji ve taşımacılıkta aksamalara yol açarken, iş gücü verimliliğindeki düşüş nedeniyle ekonomik büyüme de tehdit altına girdi.İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği, aşırı hava olaylarını tetiklemeye devam ediyor.Avrupa'da bu yıl mayıstan itibaren etkili olan sıcak hava dalgaları ve azalan yağışlar, kuraklık koşullarının şiddetlenmesine, nehirlerdeki su seviyelerinin tarihin en düşük düzeylerine gerilemesine ve orman yangınlarının geniş alanlara yayılmasına yol açıyor.Aşırı sıcak ve kurak hava koşulları, normal şartlarda yeşil olarak bilinen Avrupa ve İngiltere'deki yeşil alanları gözle görülür şekilde çorak alanlara dönüştürdü.Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, Batı Avrupa'da haziran-temmuz dönemindeki ortalama sıcaklık 21,62 dereceye ulaşarak bu dönem için kaydedilen en yüksek seviyeye çıktı.Uzun süren yüksek sıcaklıklar toprağın daha fazla kurumasına yol açarken, topraktaki nem kaybı da sıcaklıkların daha da yükselmesi için elverişli ortam hazırlıyor. Böylece sıcak hava ve kuraklık birbirini besleyen bir döngü oluşturuyor.Kuraklığın etkileri çevresel sorunlarla sınırlı kalmıyor. Tarım ve enerji başta olmak üzere sanayi ve ulaştırma gibi Avrupa ve İngiltere ekonomileri için kritik sektörlerde sıcaklıkların etkisi giderek daha fazla hissediliyor.İngiltere en kötü hasat mevsimine hazırlanıyorİngiltere'de oldukça kurak geçen nisan ayının ardından mayıs, haziran ve temmuz aylarında da eşi benzeri görülmemiş bir dizi sıcak hava dalgası yaşandı.İngiltere Çevre Ajansı, temmuzda ülkede kayıtlardaki en kurak dönemin yaşandığını açıkladı. İngiltere'nin yarısı ile Galler'in tamamında ani ve şiddetli kuraklık ilan edildi.Londra merkezli düşünce kuruluşu ECIU'nun analizine göre, söz konusu hava olayları İngiltere'de tarımın tüm sektörlerini etkisi altına aldı. Bu nedenle, 2026 hasat mevsiminin ülkede kayıtlardaki en kötü hasat mevsimi olacağı öngörülüyor.Sıcakların tahıl mahsullerine ağır darbe vurarak tanelerin dolgunlaşması ve verimin artması için gereken nemi azaltması nedeniyle, özellikle buğday, ilkbahar arpası ve yulaf üretiminin 2,5 milyon ton azalabileceği ve mevcut fiyatlarla bu durumun İngiltere çiftçileri için 390 milyon sterlini bulan kayba yol açabileceği hesaplanıyor.Ülkedeki çiftçi temsilcileri ise kuraklık nedeniyle raflardaki sebze fiyatlarının artabileceği uyarısında bulunuyor.Aşırı sıcakların AB&#039;ye faturası 180 milyar avroya ulaşabilirKuraklık ve aşırı sıcaklığın Avrupa ekonomisi üzerindeki toplam etkisinin de önemli boyutlara ulaşabileceği tahmin ediliyor.Hollanda merkezli Triodos Bank'ın Avrupa'daki aşırı sıcakların ekonomik etkilerine ilişkin çalışmasına göre, 2026 yazındaki aşırı hava koşulları Avrupa Birliği'nin (AB) gayrisafi yurt içi hasılasını (GSYH) yaklaşık yüzde 1 azaltabilir.Bu kaybın yaklaşık 180 milyar avroya karşılık geldiği ve yıl için daha önce öngörülen AB ekonomik büyümesini büyük ölçüde ortadan kaldırabileceği hesaplanıyor.Bankanın analizinde, ekonomik kaybın tarım ve gıda, enerji üretimi, ulaştırma ve lojistik ile iş gücü verimliliği olmak üzere dört ana kanaldan kaynaklandığı belirtiliyor.Aşırı sıcakların ekonomiye en büyük etkisinin iş gücü verimliliğindeki düşüşten kaynaklanması bekleniyor.Triodos Bank, sıcaklıkların iş gücü verimliliği üzerinden AB ekonomisinde yaklaşık yüzde 0,6'lık kayba yol açabileceğini de hesaplıyor.Ren Nehri&#039;nde taşımacılık tehlikedeKıtanın en önemli ticaret ve sanayi koridorlarından Ren Nehri'nde su seviyelerindeki rekor düşüş, yük taşımacılığını olumsuz etkiliyor.Alman İç Su Yolları Taşımacılığı Birliği, Ren'in kritik noktalarından Kaub'da su seviyesinin bu hafta tek haneli değerlere gerilemesinin beklendiğini bildirdi. Suyun bu seviyelere düşmesi halinde ticari yük taşımacılığı ile gezi ve kruvaziyer gemilerinin nehrin bazı bölümlerinde faaliyet göstermesi mümkün olmayabilir.Düşük su seviyeleri nedeniyle gemilerin daha az yük taşıması, aynı miktardaki ürünün taşınması için daha fazla sefer yapılmasını gerektiriyor. Bu durum özellikle kimya, çelik, kömür, petrol ürünleri ve diğer ham maddelerin taşınma maliyetlerini yükselterek sanayinin tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşturuyor.ING'nin hesaplamalarına göre, Ren Nehri'nde su seviyelerinin benzer şekilde düştüğü 2018'de yaşanan aksamalar, Almanya'nın ekonomik büyümesini iki çeyrekte yaklaşık 0,3 puan aşağı çekmişti. Bu yıl da Ren'deki taşımacılık sorunlarının tek başına Almanya'nın ekonomik büyümesini benzer ölçüde aşağı çekebileceği tahmin ediliyor.Tuna Nehri&#039;ndeki kuraklık enerji üretimini etkilediKuraklığın ekonomik etkilerinin en belirgin hissedildiği diğer bölge ise Tuna Nehri havzası oldu.Kuraklık nedeniyle Tuna'daki su seviyelerinin rekor düşük düzeylere gerilemesi, Orta ve Doğu Avrupa'da nehir taşımacılığının yanı sıra elektrik üretimini de olumsuz etkiliyor.Macaristan'da Tuna'nın Budapeşte'deki su seviyesinin 10 santimetreye kadar gerilediği ve 2018'de kaydedilen 33 santimetrelik önceki düşük seviyenin altına indiği bildirildi.Düşük su seviyesi, soğutma amacıyla nehir suyundan yararlanan Paks Nükleer Santrali'nin üretimini de etkiledi. Santralin yaklaşık 2 bin megavat olan normal üretimi 240 megavata kadar geriledi.Romanya'da da Tuna'nın debisinin normal seviyesinin üçte birinin altına düşmesi nedeniyle Cernavoda Nükleer Santrali'nin bir ünitesi devre dışı kalırken, diğer ünitenin kapasitesi düşürüldü.Sırbistan'da ise ülkenin en büyük hidroelektrik santrali, kapasitesinin yaklaşık yüzde 20'siyle faaliyet gösteriyor.Kuraklığın elektrik üretimini azaltması, sıcak hava nedeniyle klima ve soğutma sistemlerinden kaynaklanan elektrik talebinin yükseldiği bir döneme denk gelmesi nedeniyle Avrupa enerji piyasaları üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu nedenle kıtadaki elektrik fiyatları da normal seviyenin çok üzerinde seyrediyor.Avrupa tarımında kayıplarAşırı sıcaklık ve su sıkıntısı Avrupa tarımı üzerinde de olumsuz etkiler doğuruyor.Çeşitli bölgelerde aşırı yüksek sıcaklıklar ve yetersiz yağış nedeniyle tahıl ve diğer tarım ürünlerinin veriminde ciddi düşüş yaşanıyor.Yapılan çalışmalarda, bazı ürünlerde verim kaybının yüzde 6-7 seviyelerine ulaştığı ifade ediliyor.Kuraklığın tarımsal üretimi azaltmasının, çiftçilerin gelir kayıplarına ilave olarak gıda fiyatlarında da artışa neden olması bekleniyor.AB içinde en büyük tarım sektörüne sahip Fransa'da su sıkıntısı giderek daha geniş bir alana yayılıyor. Ağustos başı itibarıyla ülkenin 99 idari bölgesinde su kullanımına ilişkin çeşitli gözetim veya kısıtlama önlemleri uygulanırken, bunların 67'sinde durum kriz seviyesine ulaştı.Su kısıtlamaları tarımsal sulamadan sanayi faaliyetlerine ve hane halklarının kullanımına kadar farklı alanları etkiliyor.Aşırı sıcakların Fransa'nın büyümesini ise yaklaşık 1,4 puan azaltabileceği hesaplanıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ATA UFUK ŞEKER / NURAN ERKUL - Avrupa ve İngiltere'de etkisini artıran aşırı sıcaklar ve kuraklık, tarım, enerji ve taşımacılıkta aksamalara yol açarken, iş gücü verimliliğindeki düşüş nedeniyle ekonomik büyüme de tehdit altına girdi.İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği, aşırı hava olaylarını tetiklemeye devam ediyor.Avrupa'da bu yıl mayıstan itibaren etkili olan sıcak hava dalgaları ve azalan yağışlar, kuraklık koşullarının şiddetlenmesine, nehirlerdeki su seviyelerinin tarihin en düşük düzeylerine gerilemesine ve orman yangınlarının geniş alanlara yayılmasına yol açıyor.Aşırı sıcak ve kurak hava koşulları, normal şartlarda yeşil olarak bilinen Avrupa ve İngiltere'deki yeşil alanları gözle görülür şekilde çorak alanlara dönüştürdü.Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, Batı Avrupa'da haziran-temmuz dönemindeki ortalama sıcaklık 21,62 dereceye ulaşarak bu dönem için kaydedilen en yüksek seviyeye çıktı.Uzun süren yüksek sıcaklıklar toprağın daha fazla kurumasına yol açarken, topraktaki nem kaybı da sıcaklıkların daha da yükselmesi için elverişli ortam hazırlıyor. Böylece sıcak hava ve kuraklık birbirini besleyen bir döngü oluşturuyor.Kuraklığın etkileri çevresel sorunlarla sınırlı kalmıyor. Tarım ve enerji başta olmak üzere sanayi ve ulaştırma gibi Avrupa ve İngiltere ekonomileri için kritik sektörlerde sıcaklıkların etkisi giderek daha fazla hissediliyor.İngiltere en kötü hasat mevsimine hazırlanıyorİngiltere'de oldukça kurak geçen nisan ayının ardından mayıs, haziran ve temmuz aylarında da eşi benzeri görülmemiş bir dizi sıcak hava dalgası yaşandı.İngiltere Çevre Ajansı, temmuzda ülkede kayıtlardaki en kurak dönemin yaşandığını açıkladı. İngiltere'nin yarısı ile Galler'in tamamında ani ve şiddetli kuraklık ilan edildi.Londra merkezli düşünce kuruluşu ECIU'nun analizine göre, söz konusu hava olayları İngiltere'de tarımın tüm sektörlerini etkisi altına aldı. Bu nedenle, 2026 hasat mevsiminin ülkede kayıtlardaki en kötü hasat mevsimi olacağı öngörülüyor.Sıcakların tahıl mahsullerine ağır darbe vurarak tanelerin dolgunlaşması ve verimin artması için gereken nemi azaltması nedeniyle, özellikle buğday, ilkbahar arpası ve yulaf üretiminin 2,5 milyon ton azalabileceği ve mevcut fiyatlarla bu durumun İngiltere çiftçileri için 390 milyon sterlini bulan kayba yol açabileceği hesaplanıyor.Ülkedeki çiftçi temsilcileri ise kuraklık nedeniyle raflardaki sebze fiyatlarının artabileceği uyarısında bulunuyor.Aşırı sıcakların AB&#039;ye faturası 180 milyar avroya ulaşabilirKuraklık ve aşırı sıcaklığın Avrupa ekonomisi üzerindeki toplam etkisinin de önemli boyutlara ulaşabileceği tahmin ediliyor.Hollanda merkezli Triodos Bank'ın Avrupa'daki aşırı sıcakların ekonomik etkilerine ilişkin çalışmasına göre, 2026 yazındaki aşırı hava koşulları Avrupa Birliği'nin (AB) gayrisafi yurt içi hasılasını (GSYH) yaklaşık yüzde 1 azaltabilir.Bu kaybın yaklaşık 180 milyar avroya karşılık geldiği ve yıl için daha önce öngörülen AB ekonomik büyümesini büyük ölçüde ortadan kaldırabileceği hesaplanıyor.Bankanın analizinde, ekonomik kaybın tarım ve gıda, enerji üretimi, ulaştırma ve lojistik ile iş gücü verimliliği olmak üzere dört ana kanaldan kaynaklandığı belirtiliyor.Aşırı sıcakların ekonomiye en büyük etkisinin iş gücü verimliliğindeki düşüşten kaynaklanması bekleniyor.Triodos Bank, sıcaklıkların iş gücü verimliliği üzerinden AB ekonomisinde yaklaşık yüzde 0,6'lık kayba yol açabileceğini de hesaplıyor.Ren Nehri&#039;nde taşımacılık tehlikedeKıtanın en önemli ticaret ve sanayi koridorlarından Ren Nehri'nde su seviyelerindeki rekor düşüş, yük taşımacılığını olumsuz etkiliyor.Alman İç Su Yolları Taşımacılığı Birliği, Ren'in kritik noktalarından Kaub'da su seviyesinin bu hafta tek haneli değerlere gerilemesinin beklendiğini bildirdi. Suyun bu seviyelere düşmesi halinde ticari yük taşımacılığı ile gezi ve kruvaziyer gemilerinin nehrin bazı bölümlerinde faaliyet göstermesi mümkün olmayabilir.Düşük su seviyeleri nedeniyle gemilerin daha az yük taşıması, aynı miktardaki ürünün taşınması için daha fazla sefer yapılmasını gerektiriyor. Bu durum özellikle kimya, çelik, kömür, petrol ürünleri ve diğer ham maddelerin taşınma maliyetlerini yükselterek sanayinin tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşturuyor.ING'nin hesaplamalarına göre, Ren Nehri'nde su seviyelerinin benzer şekilde düştüğü 2018'de yaşanan aksamalar, Almanya'nın ekonomik büyümesini iki çeyrekte yaklaşık 0,3 puan aşağı çekmişti. Bu yıl da Ren'deki taşımacılık sorunlarının tek başına Almanya'nın ekonomik büyümesini benzer ölçüde aşağı çekebileceği tahmin ediliyor.Tuna Nehri&#039;ndeki kuraklık enerji üretimini etkilediKuraklığın ekonomik etkilerinin en belirgin hissedildiği diğer bölge ise Tuna Nehri havzası oldu.Kuraklık nedeniyle Tuna'daki su seviyelerinin rekor düşük düzeylere gerilemesi, Orta ve Doğu Avrupa'da nehir taşımacılığının yanı sıra elektrik üretimini de olumsuz etkiliyor.Macaristan'da Tuna'nın Budapeşte'deki su seviyesinin 10 santimetreye kadar gerilediği ve 2018'de kaydedilen 33 santimetrelik önceki düşük seviyenin altına indiği bildirildi.Düşük su seviyesi, soğutma amacıyla nehir suyundan yararlanan Paks Nükleer Santrali'nin üretimini de etkiledi. Santralin yaklaşık 2 bin megavat olan normal üretimi 240 megavata kadar geriledi.Romanya'da da Tuna'nın debisinin normal seviyesinin üçte birinin altına düşmesi nedeniyle Cernavoda Nükleer Santrali'nin bir ünitesi devre dışı kalırken, diğer ünitenin kapasitesi düşürüldü.Sırbistan'da ise ülkenin en büyük hidroelektrik santrali, kapasitesinin yaklaşık yüzde 20'siyle faaliyet gösteriyor.Kuraklığın elektrik üretimini azaltması, sıcak hava nedeniyle klima ve soğutma sistemlerinden kaynaklanan elektrik talebinin yükseldiği bir döneme denk gelmesi nedeniyle Avrupa enerji piyasaları üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu nedenle kıtadaki elektrik fiyatları da normal seviyenin çok üzerinde seyrediyor.Avrupa tarımında kayıplarAşırı sıcaklık ve su sıkıntısı Avrupa tarımı üzerinde de olumsuz etkiler doğuruyor.Çeşitli bölgelerde aşırı yüksek sıcaklıklar ve yetersiz yağış nedeniyle tahıl ve diğer tarım ürünlerinin veriminde ciddi düşüş yaşanıyor.Yapılan çalışmalarda, bazı ürünlerde verim kaybının yüzde 6-7 seviyelerine ulaştığı ifade ediliyor.Kuraklığın tarımsal üretimi azaltmasının, çiftçilerin gelir kayıplarına ilave olarak gıda fiyatlarında da artışa neden olması bekleniyor.AB içinde en büyük tarım sektörüne sahip Fransa'da su sıkıntısı giderek daha geniş bir alana yayılıyor. Ağustos başı itibarıyla ülkenin 99 idari bölgesinde su kullanımına ilişkin çeşitli gözetim veya kısıtlama önlemleri uygulanırken, bunların 67'sinde durum kriz seviyesine ulaştı.Su kısıtlamaları tarımsal sulamadan sanayi faaliyetlerine ve hane halklarının kullanımına kadar farklı alanları etkiliyor.Aşırı sıcakların Fransa'nın büyümesini ise yaklaşık 1,4 puan azaltabileceği hesaplanıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Odunpazarı Kadın Hentbol Takımı, genç kadrosuyla yeni sezonda Avrupa'da başarı hedefliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/odunpazari-kadin-hentbol-takimi-genc-kadrosuyla-yeni-sezonda-avrupa-da-basari-hedefliyor/892201/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/odunpazari-kadin-hentbol-takimi-genc-kadrosuyla-yeni-sezonda-avrupa-da-basari-hedefliyor/892201/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Başantrenör Mehmet Fatih Işık: (LK Zug eşleşmesi) Özellikle kendi evimizde oynayacağımız maçta avantajlı bir skor elde edip ülkemiz ve Eskişehir adına turu geçmek istiyoruz. Ülke puanımızı yükseltmek istiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- YAVUZ EMRAH SEVER - Geçen sezon ilk kez mücadele ettiği Kadınlar Hentbol Süper Ligi'ni beşinci sırada tamamlayarak Avrupa kupalarında mücadele etme hakkı kazanan Odunpazarı, yeni sezonda genç oyunculardan oluşturduğu kadrosuyla hem ligde hem Avrupa'da ses getirmek istiyor.Bu sezon ilk kez EHF Avrupa Kupası'nda mücadele edecek Odunpazarı, başantrenör Mehmet Fatih Işık'la anlaşarak sezonu açtı.EHF Avrupa Kupası ikinci turunda İsviçre'nin LK Zug takımıyla eşleşen ve ilk maçını 3-4 Ekim'de, rövanşını ise 10-11 Ekim'de oynayacak Odunpazarı, genç ve milli sporculardan kurulu bir ekiple hazırlıklarını sürdürüyor.Kulüp başkanı Salim Alper Kayar, AA muhabirine, yeni sezonda farklı bir anlayışla yola çıktıklarını söyledi.Takımın geçen sezonki kadroya kıyasla gençleştirildiğini belirten Kayar, Genç arkadaşlarla, sporun ruhuna uygun, amatör anlayıştan kopmadan profesyonel ruhla bir takım kadrosu kurduk. Fatih hoca da bizim için büyük bir şans. Türkiye'nin en iyi antrenörlerinden biri. diye konuştu.Gençlerin ön plana çıkarıldığı bir anlayış oluşturmak istediklerini aktaran Kayar, Bu seneki çalışmamız gençlere yer vermek, gençleri spora özendirmek yönünde. Aldığımız raporlara göre ligin en genç takımıyız. Sezon sonunda gençlerle neler yapılabileceğini göstermek istiyoruz. ifadelerini kullandı.Kayar, 8 takımlı ligde yer alan ekiplerin 7'sinin yaklaşık 15 yıldır Süper Lig'de olduğunu hatırlatarak, Kurumsal ve finansal anlamda çok güçlü takımlar. 8 takım içerisinde, yedinci mali bütçeyle mücadele ettik ve takımı beşinci sıraya taşıdık. Türkiye Kupası oynadık. Yeni çıkmış bir takımın Türkiye Kupası oynaması ve Avrupa'ya gitmesi, sonraki sezona zemin hazırlaması çok önemli. değerlendirmesinde bulundu.Avrupa maçlarında taraftar desteğinin önemli olduğunu söyleyen Kayar, hentbolseverlerin kendilerini yalnız bırakmamasını istedi.Odunpazarı Kadın Hentbol Takımı bu sene çok can yakacakTakımın başantrenörü Mehmet Fatih Işık, Eskişehir'de kadın hentbolunun son iki yılda önemli bir ivme yakaladığını belirtti.Yeni sezonda gençlik projesini hayata geçirdiklerini aktaran Işık, öncelikli hedefin iyi hentbol oynayan, gençliğin dinamizmiyle ve Eskişehir seyircisiyle mücadele eden bir takım oluşturmak olduğunu söyledi.Işık, Odunpazarı'nı kendi evinde tüm takımların çekinerek geldiği bir takım haline getirmek istediklerini vurguladı.Yetenekli ve potansiyeli çok yüksek bir takımla çalıştığını anlatan Işık, Bu da açıkçası beni heyecanlandırıyor. Büyük konuşmak istemiyorum ama sadece şunu söylemek istiyorum, Eskişehir Odunpazarı Kadın Hentbol Takımı bu sene çok can yakacak. dedi.Işık, Avrupa Kupası'ndaki rakiplerinin kendilerine göre bir adım önde olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:Özellikle kendi evimizde oynayacağımız maçta avantajlı bir skor elde edip ülkemiz ve Eskişehir adına turu geçmek istiyoruz. Ülke puanımızı yükseltmek istiyoruz. Kura şansı çok önemli. İyi bir kura çektiğimizi söyleyebilirim. İnşallah oynayacağımız iki maç sonunda rakibimizi eleyerek adımızı üçüncü tura yazdırmak istiyoruz.İnşallah Avrupa&#039;da da başarılı oluruzTakım kaptanı Selen Köklü ise antrenörlerinin tecrübesinin takıma önemli katkı sağlayacağını dile getirdi.Antrenmanların çok güzel geçtiğini belirten Selen Köklü, Yoruluyoruz ama geliştiğimizi hissediyoruz. Fatih hocamızla çok iyi yerlere geleceğimizi düşünüyorum. İnşallah Avrupa'da da başarılı oluruz. dedi.Selen Köklü, Avrupa Kupası'nda ilk kez mücadele edeceği için heyecanlı olduğunu belirterek, Turu geçebileceğimizi düşünüyorum, neden olmasın. Karşımızdaki rakip de bizim gibi genç ve dinamik bir takım. Biz de öyleyiz. Aramızda tecrübeli oyuncularımız ve birçok milli takım oyuncumuz var. Turu geçebiliriz. Çalıştıktan sonra her şeyi başarabiliriz. diye konuştu.Takıma yeni katılan oyunculardan Hatice Özdemir Ilıca da yeni sezon için heyecanlı olduklarını, genç yapılanmayla iyi sonuçlar elde etmeyi hedeflediklerini ifade etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- YAVUZ EMRAH SEVER - Geçen sezon ilk kez mücadele ettiği Kadınlar Hentbol Süper Ligi'ni beşinci sırada tamamlayarak Avrupa kupalarında mücadele etme hakkı kazanan Odunpazarı, yeni sezonda genç oyunculardan oluşturduğu kadrosuyla hem ligde hem Avrupa'da ses getirmek istiyor.Bu sezon ilk kez EHF Avrupa Kupası'nda mücadele edecek Odunpazarı, başantrenör Mehmet Fatih Işık'la anlaşarak sezonu açtı.EHF Avrupa Kupası ikinci turunda İsviçre'nin LK Zug takımıyla eşleşen ve ilk maçını 3-4 Ekim'de, rövanşını ise 10-11 Ekim'de oynayacak Odunpazarı, genç ve milli sporculardan kurulu bir ekiple hazırlıklarını sürdürüyor.Kulüp başkanı Salim Alper Kayar, AA muhabirine, yeni sezonda farklı bir anlayışla yola çıktıklarını söyledi.Takımın geçen sezonki kadroya kıyasla gençleştirildiğini belirten Kayar, Genç arkadaşlarla, sporun ruhuna uygun, amatör anlayıştan kopmadan profesyonel ruhla bir takım kadrosu kurduk. Fatih hoca da bizim için büyük bir şans. Türkiye'nin en iyi antrenörlerinden biri. diye konuştu.Gençlerin ön plana çıkarıldığı bir anlayış oluşturmak istediklerini aktaran Kayar, Bu seneki çalışmamız gençlere yer vermek, gençleri spora özendirmek yönünde. Aldığımız raporlara göre ligin en genç takımıyız. Sezon sonunda gençlerle neler yapılabileceğini göstermek istiyoruz. ifadelerini kullandı.Kayar, 8 takımlı ligde yer alan ekiplerin 7'sinin yaklaşık 15 yıldır Süper Lig'de olduğunu hatırlatarak, Kurumsal ve finansal anlamda çok güçlü takımlar. 8 takım içerisinde, yedinci mali bütçeyle mücadele ettik ve takımı beşinci sıraya taşıdık. Türkiye Kupası oynadık. Yeni çıkmış bir takımın Türkiye Kupası oynaması ve Avrupa'ya gitmesi, sonraki sezona zemin hazırlaması çok önemli. değerlendirmesinde bulundu.Avrupa maçlarında taraftar desteğinin önemli olduğunu söyleyen Kayar, hentbolseverlerin kendilerini yalnız bırakmamasını istedi.Odunpazarı Kadın Hentbol Takımı bu sene çok can yakacakTakımın başantrenörü Mehmet Fatih Işık, Eskişehir'de kadın hentbolunun son iki yılda önemli bir ivme yakaladığını belirtti.Yeni sezonda gençlik projesini hayata geçirdiklerini aktaran Işık, öncelikli hedefin iyi hentbol oynayan, gençliğin dinamizmiyle ve Eskişehir seyircisiyle mücadele eden bir takım oluşturmak olduğunu söyledi.Işık, Odunpazarı'nı kendi evinde tüm takımların çekinerek geldiği bir takım haline getirmek istediklerini vurguladı.Yetenekli ve potansiyeli çok yüksek bir takımla çalıştığını anlatan Işık, Bu da açıkçası beni heyecanlandırıyor. Büyük konuşmak istemiyorum ama sadece şunu söylemek istiyorum, Eskişehir Odunpazarı Kadın Hentbol Takımı bu sene çok can yakacak. dedi.Işık, Avrupa Kupası'ndaki rakiplerinin kendilerine göre bir adım önde olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:Özellikle kendi evimizde oynayacağımız maçta avantajlı bir skor elde edip ülkemiz ve Eskişehir adına turu geçmek istiyoruz. Ülke puanımızı yükseltmek istiyoruz. Kura şansı çok önemli. İyi bir kura çektiğimizi söyleyebilirim. İnşallah oynayacağımız iki maç sonunda rakibimizi eleyerek adımızı üçüncü tura yazdırmak istiyoruz.İnşallah Avrupa&#039;da da başarılı oluruzTakım kaptanı Selen Köklü ise antrenörlerinin tecrübesinin takıma önemli katkı sağlayacağını dile getirdi.Antrenmanların çok güzel geçtiğini belirten Selen Köklü, Yoruluyoruz ama geliştiğimizi hissediyoruz. Fatih hocamızla çok iyi yerlere geleceğimizi düşünüyorum. İnşallah Avrupa'da da başarılı oluruz. dedi.Selen Köklü, Avrupa Kupası'nda ilk kez mücadele edeceği için heyecanlı olduğunu belirterek, Turu geçebileceğimizi düşünüyorum, neden olmasın. Karşımızdaki rakip de bizim gibi genç ve dinamik bir takım. Biz de öyleyiz. Aramızda tecrübeli oyuncularımız ve birçok milli takım oyuncumuz var. Turu geçebiliriz. Çalıştıktan sonra her şeyi başarabiliriz. diye konuştu.Takıma yeni katılan oyunculardan Hatice Özdemir Ilıca da yeni sezon için heyecanlı olduklarını, genç yapılanmayla iyi sonuçlar elde etmeyi hedeflediklerini ifade etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/odunpazari-kadin-hentbol-takimi-genc-kadrosuyla-yeni-sezonda-avrupa-da-basari-hedefliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Anadolu Üniversitesi öğrenci affından yararlanacaklara farklı eğitim seçenekleri sunuyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/anadolu-universitesi-ogrenci-affindan-yararlanacaklara-farkli-egitim-secenekleri-sunuyor/892200/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/anadolu-universitesi-ogrenci-affindan-yararlanacaklara-farkli-egitim-secenekleri-sunuyor/892200/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:04:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Eskişehir / Çalışma hayatı, ikamet edilen şehir veya farklı nedenlerle örgün eğitime devam edemeyen öğrenciler, şartları sağlamaları halinde Açıköğretim Fakültesindeki eşdeğer programlara yatay geçiş yapabilirken, yapay zeka, veri okuryazarlığı ve siber güvenlik gibi alanlarda mikro yeterlilikler ve dijital rozetlerle becerilerini belgelendirebilecek - Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel: - Anadolu Üniversitesinin kapıları Türkiye'deki yükseköğretimdeki herkese açık. Affın bütün öğrencilere, Türk yükseköğretimine hayırlı olmasını diliyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Eskişehir Haberleri : YAVUZ EMRAH SEVER/ZEHRA ONGAN - Anadolu Üniversitesi, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında yükseköğretime geri dönmeye hazırlanan öğrencilere örgün eğitim, yatay geçiş ve açıköğretimin yanı sıra ikinci üniversite imkanı da sunuyor.Anadolu Üniversitesi, öğrenci affından yararlanarak ayrıldığı yükseköğretim kurumuna yeniden kayıt yaptıracak veya Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) puanı itibarıyla taban puan şartını sağlayacak öğrenciler ile farklı diploma programlarından yatay geçiş yapmak isteyen öğrencileri Eskişehir'deki kampüs yaşamıyla buluşturmayı hedefliyor.Çalışma hayatı, ikamet edilen şehir veya farklı nedenlerle örgün eğitime devam edemeyecek öğrenciler, şartları sağlamaları halinde Açıköğretim Fakültesindeki eşdeğer programlara yatay geçiş imkanından yararlanabilecek.Üniversite tarafından hayata geçirilen yeni nesil açıköğretim modeli kapsamında öğrencilere esnek ve dijital öğrenme imkanları da sunuluyor. Bu kapsamda öğrenciler müfredatlarının yüzde 25'ini seçmeli derslerden oluşturabiliyor. Yapay zeka, veri okuryazarlığı ve siber güvenlik gibi alanlarda edinilen beceriler mikro yeterlilikler ve dijital rozetlerle belgelendirilebiliyor. Öğrenciler bu rozetleri LinkedIn gibi dijital platformlarda paylaşabilirken elde edilen mikro yeterlilikler transkriptlere de işlenebiliyor.Mikro yeterlilikler kapsamında öğrenciler, Avrupa Kredi Transfer ve Biriktirme Sistemi'nin 24 krediye kadar ders muafiyetinden yararlanarak mezuniyet süreçlerini öne çekebilirken, ikinci üniversite kapsamında kayıt yaptıran başarılı öğrenciler de 3 yıl içinde mezuniyet imkanından yararlanabiliyor.Af düzenlemesi kapsamında örgün bir yükseköğretim programına yeniden dönen öğrenciler, eğitimlerine devam ederken Açıköğretim Fakültesi üzerinden ikinci bir üniversite programına kayıt yaptırabilecek.Öğrenci affından yararlanarak yatay geçiş yapmak, Açıköğretim Fakültesi imkanlarından faydalanmak veya sınavsız ikinci üniversite kapsamında eğitim almak isteyen adaylar, başvuru koşullarına ve süreçlere ilişkin ayrıntılı bilgiye anadolu.edu.tr ve ikinciuniversite.anadolu.edu.tr adreslerinden ulaşabilecek.Türkiye&#039;nin en mutlu kampüsünde eğitim almaya davet ediyorumRektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, AA muhabirine, bugüne kadarki en kapsamlı öğrenci affının Türk yükseköğretimine hayırlı olmasını diledi.Daha önce eğitimlerini yarıda bırakmış kişileri üniversitelerine beklediklerini kaydeden Adıgüzel, Öncelikle onları Anadolu Üniversitesine uygun bir bölüme yatay geçiş yaparak Türkiye'nin en mutlu kampüsünde eğitim almaya davet ediyorum. diye konuştu.Adıgüzel, şu anda örgün eğitime dönme imkanı olmayan öğrencilere açıköğretime geçme fırsatı sunduklarını belirterek, şöyle devam etti:Herhangi bir örgün eğitimde eğitimini yarıda bırakmış ve şu anda aftan yararlanan kişiler, açıköğretimdeki bir bölüme yatay geçiş yaparak eğitimlerine devam edebiliyorlar. Bu büyük fırsatı eğitimi yarıda bırakmış ve dönmek isteyen bütün öğrencilere mutlaka tavsiye ediyorum. Bir diğer fırsat ise ister örgün eğitimde olsun isterse afla gelecek öğrenciler olsun, ikinci üniversite kapsamında mutlaka Anadolu Üniversitesi'ne bir bölüm tercih etmelerini tavsiye ediyorum.Üniversitenin 50 farklı bölümüyle bütün öğrencilere çift anadal yapma imkanı sunduğuna değinen Adıgüzel, şunları kaydetti:Aftan yararlanan kişiler de çift anadal yapabilirler. Anadolu Üniversitesinde açıköğretimde herhangi bir bölümde ikinci bir üniversiteyi sınavsız olarak okuyabilirler. Örgün eğitime dönen, aftan dönen öğrenciler açıköğretimde bir bölüm tercih ederlerse, örgün eğitimdeki eğitimleri sona erse bile açıköğretimdeki eğitimlerine devam edebiliyorlar. değerlendirmesinde bulundu.Rektör Adıgüzel, örgün eğitime devam edemeyecek öğrencilere açıköğretimde okuma imkanı da sunulduğuna dikkati çekerek, Diğer bir fırsat ise Türkiye'deki bütün öğrencilere ikinci üniversite kapsamında sınavsız bir şekilde çift anadal yapma imkanı sunuyor. Anadolu Üniversitesinin kapıları Türkiye'deki yükseköğretimdeki herkese açık. Affın bütün öğrencilere, Türk yükseköğretimine hayırlı olmasını diliyorum. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Eskişehir Haberleri : YAVUZ EMRAH SEVER/ZEHRA ONGAN - Anadolu Üniversitesi, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında yükseköğretime geri dönmeye hazırlanan öğrencilere örgün eğitim, yatay geçiş ve açıköğretimin yanı sıra ikinci üniversite imkanı da sunuyor.Anadolu Üniversitesi, öğrenci affından yararlanarak ayrıldığı yükseköğretim kurumuna yeniden kayıt yaptıracak veya Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) puanı itibarıyla taban puan şartını sağlayacak öğrenciler ile farklı diploma programlarından yatay geçiş yapmak isteyen öğrencileri Eskişehir'deki kampüs yaşamıyla buluşturmayı hedefliyor.Çalışma hayatı, ikamet edilen şehir veya farklı nedenlerle örgün eğitime devam edemeyecek öğrenciler, şartları sağlamaları halinde Açıköğretim Fakültesindeki eşdeğer programlara yatay geçiş imkanından yararlanabilecek.Üniversite tarafından hayata geçirilen yeni nesil açıköğretim modeli kapsamında öğrencilere esnek ve dijital öğrenme imkanları da sunuluyor. Bu kapsamda öğrenciler müfredatlarının yüzde 25'ini seçmeli derslerden oluşturabiliyor. Yapay zeka, veri okuryazarlığı ve siber güvenlik gibi alanlarda edinilen beceriler mikro yeterlilikler ve dijital rozetlerle belgelendirilebiliyor. Öğrenciler bu rozetleri LinkedIn gibi dijital platformlarda paylaşabilirken elde edilen mikro yeterlilikler transkriptlere de işlenebiliyor.Mikro yeterlilikler kapsamında öğrenciler, Avrupa Kredi Transfer ve Biriktirme Sistemi'nin 24 krediye kadar ders muafiyetinden yararlanarak mezuniyet süreçlerini öne çekebilirken, ikinci üniversite kapsamında kayıt yaptıran başarılı öğrenciler de 3 yıl içinde mezuniyet imkanından yararlanabiliyor.Af düzenlemesi kapsamında örgün bir yükseköğretim programına yeniden dönen öğrenciler, eğitimlerine devam ederken Açıköğretim Fakültesi üzerinden ikinci bir üniversite programına kayıt yaptırabilecek.Öğrenci affından yararlanarak yatay geçiş yapmak, Açıköğretim Fakültesi imkanlarından faydalanmak veya sınavsız ikinci üniversite kapsamında eğitim almak isteyen adaylar, başvuru koşullarına ve süreçlere ilişkin ayrıntılı bilgiye anadolu.edu.tr ve ikinciuniversite.anadolu.edu.tr adreslerinden ulaşabilecek.Türkiye&#039;nin en mutlu kampüsünde eğitim almaya davet ediyorumRektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, AA muhabirine, bugüne kadarki en kapsamlı öğrenci affının Türk yükseköğretimine hayırlı olmasını diledi.Daha önce eğitimlerini yarıda bırakmış kişileri üniversitelerine beklediklerini kaydeden Adıgüzel, Öncelikle onları Anadolu Üniversitesine uygun bir bölüme yatay geçiş yaparak Türkiye'nin en mutlu kampüsünde eğitim almaya davet ediyorum. diye konuştu.Adıgüzel, şu anda örgün eğitime dönme imkanı olmayan öğrencilere açıköğretime geçme fırsatı sunduklarını belirterek, şöyle devam etti:Herhangi bir örgün eğitimde eğitimini yarıda bırakmış ve şu anda aftan yararlanan kişiler, açıköğretimdeki bir bölüme yatay geçiş yaparak eğitimlerine devam edebiliyorlar. Bu büyük fırsatı eğitimi yarıda bırakmış ve dönmek isteyen bütün öğrencilere mutlaka tavsiye ediyorum. Bir diğer fırsat ise ister örgün eğitimde olsun isterse afla gelecek öğrenciler olsun, ikinci üniversite kapsamında mutlaka Anadolu Üniversitesi'ne bir bölüm tercih etmelerini tavsiye ediyorum.Üniversitenin 50 farklı bölümüyle bütün öğrencilere çift anadal yapma imkanı sunduğuna değinen Adıgüzel, şunları kaydetti:Aftan yararlanan kişiler de çift anadal yapabilirler. Anadolu Üniversitesinde açıköğretimde herhangi bir bölümde ikinci bir üniversiteyi sınavsız olarak okuyabilirler. Örgün eğitime dönen, aftan dönen öğrenciler açıköğretimde bir bölüm tercih ederlerse, örgün eğitimdeki eğitimleri sona erse bile açıköğretimdeki eğitimlerine devam edebiliyorlar. değerlendirmesinde bulundu.Rektör Adıgüzel, örgün eğitime devam edemeyecek öğrencilere açıköğretimde okuma imkanı da sunulduğuna dikkati çekerek, Diğer bir fırsat ise Türkiye'deki bütün öğrencilere ikinci üniversite kapsamında sınavsız bir şekilde çift anadal yapma imkanı sunuyor. Anadolu Üniversitesinin kapıları Türkiye'deki yükseköğretimdeki herkese açık. Affın bütün öğrencilere, Türk yükseköğretimine hayırlı olmasını diliyorum. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/anadolu-universitesi-ogrenci-affindan-yararlanacaklara-farkli-egitim-secenekleri-sunuyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'de ilaç sektörünün AR-GE harcamaları 5 yılda 8,3 katına çıktı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-de-ilac-sektorunun-ar-ge-harcamalari-5-yilda-8-3-katina-cikti/892199/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-de-ilac-sektorunun-ar-ge-harcamalari-5-yilda-8-3-katina-cikti/892199/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:03:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Rekabet Kurulunca yayımlanan, sektöre ilişkin son verilerin yer aldığı rapora göre, Türkiye'de 2020-2024 döneminde AR-GE faaliyetlerine ayrılan tutar yüzde 723 artışla 676,2 milyon liradan 5,6 milyar liraya ulaştı - İlaç sektörünün toplam pazar büyüklüğü geçen yıl itibarıyla 479 milyar lira olarak gerçekleşti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : SEDA TOLMAÇ - Türkiye ilaç sektörünün 2020-2024 dönemindeki araştırma geliştirme (AR-GE) harcamaları 8,3 katına çıkarak 676,2 milyon liradan 5,6 milyar liraya yükseldi. AA muhabirinin Rekabet Kurulunca yayımlanan İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu'ndan yaptığı derlemeye göre, sektör son yıllarda yatırım sermayesi gerektiren, yüksek teknoloji kullanılan, yoğun AR-GE faaliyeti yürütülen bir alan oldu.Teknolojinin gelişmesiyle ilaç sektörü yalnızca hastalıkların tedavisine değil, yaşam kalitesini artırmaya yönelik de ürünler geliştiriyor. Yeni ürün geliştiren ve patent koruması altındaki referans ilaçları piyasaya sunan, dolayısıyla AR-GE çalışmalarına ağırlık veren firmalar referans ilaç firmaları olarak tanımlanıyor.AR-GE yatırımlarındaki artış, kısa vadede piyasaya yeni ilaçların sunulmasına ve ürün çeşitliliğinin artmasına katkı sağlarken, uzun vadede referans ve eş değer ilaçlarda rekabetin güçlenmesine zemin hazırlıyor.Türkiye ilaç pazarında küresel ölçekli şirketlerin payı artıyorRaporda yer alan son verilere göre, dünyada geçen yıl itibarıyla ilaç satışları bakımından ilk 50'de yer alan şirketler, ABD ilaç pazarının yüzde 88'ini, Türkiye pazarının ise yüzde 49'unu oluşturuyor. Bu durum, Türkiye ilaç pazarında küresel ölçekte faaliyet gösteren şirketlerin önemli bir paya sahip olduğunu, yerli ve diğer uluslararası firmaların da pazardaki güçlü konumunu koruduğunu gösteriyor.İlaç satışı kadar bunların geliştirilmesi için yapılan harcamalar da istikrarlı şekilde artıyor. Küresel ilaç sektöründe AR-GE faaliyetlerine yapılan harcamaların tutarı 2025'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 3 yükselerek 201,3 milyar dolar oldu. Küresel AR-GE harcamalarında ilk sırayı 130,1 milyar dolarla ABD aldı.Yerli üretimin artırılması amaçlanıyorTürkiye'de de sektör yüksek katma değerli üretim yapısı, nitelikli istihdam kapasitesi ve AR-GE yoğun faaliyetleriyle dikkati çekiyor. 12. Kalkınma Planı kapsamında bu alanda yerli üretim potansiyelinin artırılması, dışa bağımlılığın azaltılması ve yenilikçi ilaç geliştirme kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor.Türkiye'de ilaç sektörünün 2020 yılında 56 milyar lira olan toplam pazar büyüklüğü, geçen yıl 479 milyar liraya ulaştı.Ülkenin bu alandaki AR-GE harcamaları ise 2020-2024 döneminde düzenli olarak arttı. Sektör, 2020'de araştırma geliştirme faaliyetlerine 676,2 milyon lira harcarken, 2024'te bu tutar yüzde 723 artarak 5,6 milyar lira oldu. Bir diğer ifadeyle, 5 yılda sektörün AR-GE harcamaları 8,3 katına yükseldi.Ülkede üretilen ilaçların payı ithal edilenleri geçtiBu alanda AR-GE'nin yanı sıra üretim ve dış ticaret de dikkati çekti. Türkiye'de imal edilen ilaçların toplam içindeki payı 2020-2025 döneminde satış değeri ve kutu sayısı bakımından ithal ilaçlara kıyasla yüksek seyretti.Ülkede geçen yıl imal edilen ilaçların toplam satış değeri içindeki payı yüzde 59,6, ithal ilaçların payı yüzde 40,4 oldu. Aynı dönemde kutu sayısı açısından bakıldığında imal edilen ilaçlar yüzde 90'lık paya ulaşırken, ithal ilaçların payı yüzde 10'da kaldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : SEDA TOLMAÇ - Türkiye ilaç sektörünün 2020-2024 dönemindeki araştırma geliştirme (AR-GE) harcamaları 8,3 katına çıkarak 676,2 milyon liradan 5,6 milyar liraya yükseldi. AA muhabirinin Rekabet Kurulunca yayımlanan İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu'ndan yaptığı derlemeye göre, sektör son yıllarda yatırım sermayesi gerektiren, yüksek teknoloji kullanılan, yoğun AR-GE faaliyeti yürütülen bir alan oldu.Teknolojinin gelişmesiyle ilaç sektörü yalnızca hastalıkların tedavisine değil, yaşam kalitesini artırmaya yönelik de ürünler geliştiriyor. Yeni ürün geliştiren ve patent koruması altındaki referans ilaçları piyasaya sunan, dolayısıyla AR-GE çalışmalarına ağırlık veren firmalar referans ilaç firmaları olarak tanımlanıyor.AR-GE yatırımlarındaki artış, kısa vadede piyasaya yeni ilaçların sunulmasına ve ürün çeşitliliğinin artmasına katkı sağlarken, uzun vadede referans ve eş değer ilaçlarda rekabetin güçlenmesine zemin hazırlıyor.Türkiye ilaç pazarında küresel ölçekli şirketlerin payı artıyorRaporda yer alan son verilere göre, dünyada geçen yıl itibarıyla ilaç satışları bakımından ilk 50'de yer alan şirketler, ABD ilaç pazarının yüzde 88'ini, Türkiye pazarının ise yüzde 49'unu oluşturuyor. Bu durum, Türkiye ilaç pazarında küresel ölçekte faaliyet gösteren şirketlerin önemli bir paya sahip olduğunu, yerli ve diğer uluslararası firmaların da pazardaki güçlü konumunu koruduğunu gösteriyor.İlaç satışı kadar bunların geliştirilmesi için yapılan harcamalar da istikrarlı şekilde artıyor. Küresel ilaç sektöründe AR-GE faaliyetlerine yapılan harcamaların tutarı 2025'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 3 yükselerek 201,3 milyar dolar oldu. Küresel AR-GE harcamalarında ilk sırayı 130,1 milyar dolarla ABD aldı.Yerli üretimin artırılması amaçlanıyorTürkiye'de de sektör yüksek katma değerli üretim yapısı, nitelikli istihdam kapasitesi ve AR-GE yoğun faaliyetleriyle dikkati çekiyor. 12. Kalkınma Planı kapsamında bu alanda yerli üretim potansiyelinin artırılması, dışa bağımlılığın azaltılması ve yenilikçi ilaç geliştirme kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor.Türkiye'de ilaç sektörünün 2020 yılında 56 milyar lira olan toplam pazar büyüklüğü, geçen yıl 479 milyar liraya ulaştı.Ülkenin bu alandaki AR-GE harcamaları ise 2020-2024 döneminde düzenli olarak arttı. Sektör, 2020'de araştırma geliştirme faaliyetlerine 676,2 milyon lira harcarken, 2024'te bu tutar yüzde 723 artarak 5,6 milyar lira oldu. Bir diğer ifadeyle, 5 yılda sektörün AR-GE harcamaları 8,3 katına yükseldi.Ülkede üretilen ilaçların payı ithal edilenleri geçtiBu alanda AR-GE'nin yanı sıra üretim ve dış ticaret de dikkati çekti. Türkiye'de imal edilen ilaçların toplam içindeki payı 2020-2025 döneminde satış değeri ve kutu sayısı bakımından ithal ilaçlara kıyasla yüksek seyretti.Ülkede geçen yıl imal edilen ilaçların toplam satış değeri içindeki payı yüzde 59,6, ithal ilaçların payı yüzde 40,4 oldu. Aynı dönemde kutu sayısı açısından bakıldığında imal edilen ilaçlar yüzde 90'lık paya ulaşırken, ithal ilaçların payı yüzde 10'da kaldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GRAFİKLİ - 51. UEFA Süper Kupa'nın sahibi yarın belli olacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/grafikli-51-uefa-super-kupa-nin-sahibi-yarin-belli-olacak/892198/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/grafikli-51-uefa-super-kupa-nin-sahibi-yarin-belli-olacak/892198/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:03:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: 2025-2026 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi'ni kazanan PSG ile UEFA Avrupa Ligi kupasının sahibi Aston Villa, yarın Avusturya'nın Salzburg kentinde karşılaşacak - Galatasaray'ın 2000 yılında kazandığı UEFA Süper Kupa'yı en çok müzesine götüren takım, 6 kez ile Real Madrid oldu - İspanyol ekipleri, Süper Kupa'daki son 17 maçta 11 kez, toplamda ise 17 defa mutlu sona ulaştı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- HÜSEYİN BURAK DEMİRER - Futbolda 51. UEFA Süper Kupa, Fransız kulübü Paris Saint-Germain (PSG) ile İngiltere'nin Aston Villa takımı arasında yarın yapılacak maçla sahibini bulacak.Son 2 yıldır UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan PSG ile geçen sezonun UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Aston Villa'nın karşılaşacağı Süper Kupa maçı, Avusturya'nın Salzburg kentiyle aynı adı taşıyan statta oynanacak.Yarın TSİ 22.00'de başlayacak mücadeleyi, ABD'ye girişine izin verilmediği için 2026 FIFA Dünya Kupası'nda görev alamayan Somalili hakem Omar Abdulkadir Artan yönetecek.Geçen yılın şampiyonu PSG de 1982'de kupayı müzesine götüren Aston Villa da kupada 2. zaferini elde etmeye çalışacak.En başarılı takım Real MadridUEFA Süper Kupa'nın en başarılı kulübü ünvanını, Real Madrid elinde tutuyor.Madrid ekibinin 6 kez müzesine götürdüğü kupada Barcelona ve Milan 5'er defa mutlu sona ulaştı. Liverpool 4, Atletico Madrid de 3 kez kupanın sahibi oldu.Real Madrid 2002'de Feyenoord, 2014 ve 2016'da Sevilla, 2017'de Manchester United, 2022'de Eintracht Frankfurt ve 2024'te Atalanta önünde sahadan galip ayrılarak mutlu sona ulaştı. Eflatun-beyazlılar, 1998'de Chelsea, 2000'de Galatasaray ve 2018'de Atletico Madrid'e karşı kupayı kazanamadı.Barcelona, 1992'de Werder Bremen, 1997'de Borussia Dortmund, 2009'da Shakhtar Donetsk, 2011'de Porto, 2015'te Sevilla karşısında galip gelerek kupayı kazandı. Barcelona, 1979'da Nottingham Forest, 1982'de Aston Villa, 1989'da Milan, 2006'da da Sevilla karşısında mağlup olarak kupayı müzesine götüremedi.Milan ise 1989'da Barcelona'yı, 1990'da Sampdoria'yı, 1994'te Arsenal'ı, 2003'te Porto'yu, 2007'de de Sevilla'yı geçerek kupaya uzandı. İtalyan ekibi, 1973'te Ajax, 1993'te de Parma'ya kupayı kaptırdı.UEFA Süper Kupa'da en az 3 şampiyonluğu bulunan kulüpler şunlar:TakımÜlkeŞampiyonlukFinalReal Madridİspanya6 (2002, 2014, 2016, 2017, 2022, 2024)3 (1998, 2000, 2018)Barcelonaİspanya5 (1992, 1997, 2009, 2011, 2015)4 (1979, 1982, 1989, 2006)Milanİtalya5 (1989, 1990, 1994, 2003, 2007)2 (1973, 1993)Liverpoolİngiltere4 (1977, 2001, 2005, 2019)2 (1978, 1984)Atletico Madridİspanya3 (2010, 2012, 2018)0Galatasaray 2000&#039;de kupayı müzesine götürdüGalatasaray, 2000'de UEFA Süper Kupa'yı kazanma başarısı gösterdi.Sarı-kırmızılılar, 25 Ağustos 2000'de yapılan maçta İspanya ekibi Real Madrid'in karşısına çıktı.Normal süresi 1-1 biten müsabakayı Mario Jardel'in altın golü ile 2-1 kazanan sarı-kırmızılı ekip, kupayı Türkiye'ye getirerek önemli bir başarıya imza attı.Son yıllara İspanyol damgasıİspanya ekipleri, Süper Kupa'daki son 17 maçın 11'inde şampiyonluğa ulaştı.Söz konusu şampiyonluklar Barcelona (2009, 2011, 2015), Atletico Madrid (2010, 2012, 2018) ve Real Madrid'den (2014, 2016, 2017, 2022, 2024) geldi.Bu süreçte 2013 ve 2020'de Almanya'nın Bayern Münih ekibi, 2019, 2021 ve 2023'te ise İngiltere temsilcileri Liverpool, Chelsea ve Manchester City, UEFA Süper Kupa'yı kazandı.Kupayı bugüne kadar en çok müzesine götüren de İspanya takımları oldu. İspanyollar 17, İngilizler 10 ve İtalyanlar 9 kez şampiyonluk sevinci yaşadı.26 ayrı kulüp sevindiUEFA Süper Kupa'yı, geçmişte 13 ülkeden 26 farklı takım kazandı.Real Madrid 6, Milan ve Barcelona'nın 5'şer, Liverpool 4, Atletico Madrid ise 3 defa şampiyonluk sevinci yaşadı.Organizasyonda Ajax, Anderlecht, Bayern Münih, Chelsea, Juventus ve Valencia 2'şer, Aberdeen, Aston Villa, Dinamo Kiev, Galatasaray, Lazio, Manchester United, Mechelen, Nottingham Forest, Parma, Porto, PSG, Steaua Bükreş, Sevilla, Zenit ve Manchester City de birer kez kupayı kaldırdı.1972&#039;deki Süper Kupa resmiyet kazanmadıHollanda'nın Ajax takımı ile İskoçya'nın Rangers ekibi arasında 1972'de oynanan Süper Kupa, UEFA tarafından resmi değerlendirmeye alınmadı.O yıl Kupa Galipleri Kupası'nı kazanan Rangers'ın, taraftarlarının olumsuz hareketleri sonucu Avrupa kupalarından bir yıl men edilmesi nedeniyle UEFA iki takım arasında Süper Kupa oynanmasını desteklemedi. Bir gazetenin desteğiyle oynanan iki maç sonunda Ajax rakibine üstünlük sağladı.Süper Kupa, 1973'ten itibaren UEFA'nın resmi programına dahil edildi.UEFA Süper Kupa maçlarıYılMaçSonuç1973Ajax-Milan0-1, 6-01975Dinamo Kiev-Bayern Münih1-0, 2-01976Anderlecht-Bayern Münih1-2, 4-11977Liverpool-Hamburg1-1, 6-01978Anderlecht-Liverpool3-1, 1-21979Nottingham Forest-Barcelona1-0, 1-11980Valencia-Nottingham Forest1-2, 1-01982Aston Villa-Barcelona0-1, 3-0 (uzatma)1983Aberdeen-Hamburg0-0, 2-01984Juventus-Liverpool2-01986Steaua Bükreş-Dinamo Kiev1-01987Porto-Ajax1-0, 1-01988Mechelen-PSV3-0, 0-11989Milan-Barcelona1-1, 1-01990Milan-Sampdoria1-1, 2-01991Manchester United-Kızılyıldız1-01992Barcelona-Werder Bremen1-1, 2-11993Parma-Milan0-1, 2-0 (uzatma)1994Milan-Arsenal0-0, 2-01995Ajax-Real Zaragoza1-1, 4-01996Juventus-PSG6-1, 3-11997Barcelona-Borussia Dortmund2-0, 1-11998Chelsea-Real Madrid1-01999Lazio-Manchester United1-02000Galatasaray-Real Madrid2-1 (uzatma)2001Liverpool-Bayern Münih3-22002Real Madrid-Feyenoord3-12003Milan-Porto1-02004Valencia-Porto2-12005Liverpool-CSKA Moskova3-1 (uzatma)2006Sevilla-Barcelona3-02007Milan-Sevilla3-12008Zenit-Manchester United2-12009Barcelona-Shakhtar Donetsk1-0 (uzatma)2010Atletico Madrid-Inter2-02011Barcelona-Porto2-02012Atletico Madrid-Chelsea4-12013Bayern Münih-Chelsea2-2 (5-4 penaltılarla)2014Real Madrid-Sevilla2-02015Barcelona-Sevilla5-4 (uzatma)2016Real Madrid-Sevilla3-2 (uzatma)2017Real Madrid-Manchester United2-12018Atletico Madrid-Real Madrid4-2 (uzatma)2019Liverpool-Chelsea2-2 (5-4 penaltılarla)2020Bayern Münih-Sevilla2-1 (uzatma)2021Chelsea-Villarreal1-1 (6-5 penaltılarla)2022Real Madrid-Eintracht Frankfurt2-02023Manchester City-Sevilla1-1 (5-4 penaltılarla)2024Real Madrid-Atalanta2-02025PSG-Tottenham2-2 (4-3 penaltılarla)NOT: İlk yazılan takımlar kupayı kazandı. Kupa 1974, 1981 ve 1985 yıllarında düzenlenmedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- HÜSEYİN BURAK DEMİRER - Futbolda 51. UEFA Süper Kupa, Fransız kulübü Paris Saint-Germain (PSG) ile İngiltere'nin Aston Villa takımı arasında yarın yapılacak maçla sahibini bulacak.Son 2 yıldır UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan PSG ile geçen sezonun UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Aston Villa'nın karşılaşacağı Süper Kupa maçı, Avusturya'nın Salzburg kentiyle aynı adı taşıyan statta oynanacak.Yarın TSİ 22.00'de başlayacak mücadeleyi, ABD'ye girişine izin verilmediği için 2026 FIFA Dünya Kupası'nda görev alamayan Somalili hakem Omar Abdulkadir Artan yönetecek.Geçen yılın şampiyonu PSG de 1982'de kupayı müzesine götüren Aston Villa da kupada 2. zaferini elde etmeye çalışacak.En başarılı takım Real MadridUEFA Süper Kupa'nın en başarılı kulübü ünvanını, Real Madrid elinde tutuyor.Madrid ekibinin 6 kez müzesine götürdüğü kupada Barcelona ve Milan 5'er defa mutlu sona ulaştı. Liverpool 4, Atletico Madrid de 3 kez kupanın sahibi oldu.Real Madrid 2002'de Feyenoord, 2014 ve 2016'da Sevilla, 2017'de Manchester United, 2022'de Eintracht Frankfurt ve 2024'te Atalanta önünde sahadan galip ayrılarak mutlu sona ulaştı. Eflatun-beyazlılar, 1998'de Chelsea, 2000'de Galatasaray ve 2018'de Atletico Madrid'e karşı kupayı kazanamadı.Barcelona, 1992'de Werder Bremen, 1997'de Borussia Dortmund, 2009'da Shakhtar Donetsk, 2011'de Porto, 2015'te Sevilla karşısında galip gelerek kupayı kazandı. Barcelona, 1979'da Nottingham Forest, 1982'de Aston Villa, 1989'da Milan, 2006'da da Sevilla karşısında mağlup olarak kupayı müzesine götüremedi.Milan ise 1989'da Barcelona'yı, 1990'da Sampdoria'yı, 1994'te Arsenal'ı, 2003'te Porto'yu, 2007'de de Sevilla'yı geçerek kupaya uzandı. İtalyan ekibi, 1973'te Ajax, 1993'te de Parma'ya kupayı kaptırdı.UEFA Süper Kupa'da en az 3 şampiyonluğu bulunan kulüpler şunlar:TakımÜlkeŞampiyonlukFinalReal Madridİspanya6 (2002, 2014, 2016, 2017, 2022, 2024)3 (1998, 2000, 2018)Barcelonaİspanya5 (1992, 1997, 2009, 2011, 2015)4 (1979, 1982, 1989, 2006)Milanİtalya5 (1989, 1990, 1994, 2003, 2007)2 (1973, 1993)Liverpoolİngiltere4 (1977, 2001, 2005, 2019)2 (1978, 1984)Atletico Madridİspanya3 (2010, 2012, 2018)0Galatasaray 2000&#039;de kupayı müzesine götürdüGalatasaray, 2000'de UEFA Süper Kupa'yı kazanma başarısı gösterdi.Sarı-kırmızılılar, 25 Ağustos 2000'de yapılan maçta İspanya ekibi Real Madrid'in karşısına çıktı.Normal süresi 1-1 biten müsabakayı Mario Jardel'in altın golü ile 2-1 kazanan sarı-kırmızılı ekip, kupayı Türkiye'ye getirerek önemli bir başarıya imza attı.Son yıllara İspanyol damgasıİspanya ekipleri, Süper Kupa'daki son 17 maçın 11'inde şampiyonluğa ulaştı.Söz konusu şampiyonluklar Barcelona (2009, 2011, 2015), Atletico Madrid (2010, 2012, 2018) ve Real Madrid'den (2014, 2016, 2017, 2022, 2024) geldi.Bu süreçte 2013 ve 2020'de Almanya'nın Bayern Münih ekibi, 2019, 2021 ve 2023'te ise İngiltere temsilcileri Liverpool, Chelsea ve Manchester City, UEFA Süper Kupa'yı kazandı.Kupayı bugüne kadar en çok müzesine götüren de İspanya takımları oldu. İspanyollar 17, İngilizler 10 ve İtalyanlar 9 kez şampiyonluk sevinci yaşadı.26 ayrı kulüp sevindiUEFA Süper Kupa'yı, geçmişte 13 ülkeden 26 farklı takım kazandı.Real Madrid 6, Milan ve Barcelona'nın 5'şer, Liverpool 4, Atletico Madrid ise 3 defa şampiyonluk sevinci yaşadı.Organizasyonda Ajax, Anderlecht, Bayern Münih, Chelsea, Juventus ve Valencia 2'şer, Aberdeen, Aston Villa, Dinamo Kiev, Galatasaray, Lazio, Manchester United, Mechelen, Nottingham Forest, Parma, Porto, PSG, Steaua Bükreş, Sevilla, Zenit ve Manchester City de birer kez kupayı kaldırdı.1972&#039;deki Süper Kupa resmiyet kazanmadıHollanda'nın Ajax takımı ile İskoçya'nın Rangers ekibi arasında 1972'de oynanan Süper Kupa, UEFA tarafından resmi değerlendirmeye alınmadı.O yıl Kupa Galipleri Kupası'nı kazanan Rangers'ın, taraftarlarının olumsuz hareketleri sonucu Avrupa kupalarından bir yıl men edilmesi nedeniyle UEFA iki takım arasında Süper Kupa oynanmasını desteklemedi. Bir gazetenin desteğiyle oynanan iki maç sonunda Ajax rakibine üstünlük sağladı.Süper Kupa, 1973'ten itibaren UEFA'nın resmi programına dahil edildi.UEFA Süper Kupa maçlarıYılMaçSonuç1973Ajax-Milan0-1, 6-01975Dinamo Kiev-Bayern Münih1-0, 2-01976Anderlecht-Bayern Münih1-2, 4-11977Liverpool-Hamburg1-1, 6-01978Anderlecht-Liverpool3-1, 1-21979Nottingham Forest-Barcelona1-0, 1-11980Valencia-Nottingham Forest1-2, 1-01982Aston Villa-Barcelona0-1, 3-0 (uzatma)1983Aberdeen-Hamburg0-0, 2-01984Juventus-Liverpool2-01986Steaua Bükreş-Dinamo Kiev1-01987Porto-Ajax1-0, 1-01988Mechelen-PSV3-0, 0-11989Milan-Barcelona1-1, 1-01990Milan-Sampdoria1-1, 2-01991Manchester United-Kızılyıldız1-01992Barcelona-Werder Bremen1-1, 2-11993Parma-Milan0-1, 2-0 (uzatma)1994Milan-Arsenal0-0, 2-01995Ajax-Real Zaragoza1-1, 4-01996Juventus-PSG6-1, 3-11997Barcelona-Borussia Dortmund2-0, 1-11998Chelsea-Real Madrid1-01999Lazio-Manchester United1-02000Galatasaray-Real Madrid2-1 (uzatma)2001Liverpool-Bayern Münih3-22002Real Madrid-Feyenoord3-12003Milan-Porto1-02004Valencia-Porto2-12005Liverpool-CSKA Moskova3-1 (uzatma)2006Sevilla-Barcelona3-02007Milan-Sevilla3-12008Zenit-Manchester United2-12009Barcelona-Shakhtar Donetsk1-0 (uzatma)2010Atletico Madrid-Inter2-02011Barcelona-Porto2-02012Atletico Madrid-Chelsea4-12013Bayern Münih-Chelsea2-2 (5-4 penaltılarla)2014Real Madrid-Sevilla2-02015Barcelona-Sevilla5-4 (uzatma)2016Real Madrid-Sevilla3-2 (uzatma)2017Real Madrid-Manchester United2-12018Atletico Madrid-Real Madrid4-2 (uzatma)2019Liverpool-Chelsea2-2 (5-4 penaltılarla)2020Bayern Münih-Sevilla2-1 (uzatma)2021Chelsea-Villarreal1-1 (6-5 penaltılarla)2022Real Madrid-Eintracht Frankfurt2-02023Manchester City-Sevilla1-1 (5-4 penaltılarla)2024Real Madrid-Atalanta2-02025PSG-Tottenham2-2 (4-3 penaltılarla)NOT: İlk yazılan takımlar kupayı kazandı. Kupa 1974, 1981 ve 1985 yıllarında düzenlenmedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/grafikli-51-uefa-super-kupa-nin-sahibi-yarin-belli-olacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>DOSYA HABER / SÜPER LİG'DE SEZON BAŞLIYOR - Süper Lig'de statlar yeni sezona hazır</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dosya-haber-super-lig-de-sezon-basliyor-super-lig-e-uc-buyukler-damgasi/892197/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dosya-haber-super-lig-de-sezon-basliyor-super-lig-e-uc-buyukler-damgasi/892197/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:03:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: 2026-2027 sezonunda lig müsabakaları, 13 farklı şehirde yapılacak - RAMS Park, 53 bin 387 ile en fazla seyirci kapasitesine sahip stat olarak dikkati çekiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- METİN ARSLANCAN - Türk futbolunun en üst seviye organizasyonu olan Süper Lig'de 69. sezonun başlamasına sayılı günler kala maçların oynanacağı statlar hazır. Süper Lig'in yeni sezonu, 14 Ağustos Cuma günü son şampiyon Galatasaray ile ligin yeni ekiplerinden Çorum FK arasında oynanacak karşılaşmayla başlayacak.Ligde mücadele eden 18 takım, maçlarını 18 farklı statta oynayacak.Yeni sezonda lig müsabakaları 13 ildeki statlarda gerçekleştirilecek.Süper Lig'de İstanbul'dan 6, Ankara, İzmir, Trabzon, Konya, Antalya, Kocaeli, Samsun, Gaziantep, Rize, Erzurum, Diyarbakır ve Çorum'dan birer ekip mücadele edecek.En fazla seyirci kapasitesine sahip statlarGalatasaray'ın iç saha maçlarını oynadığı RAMS Park, Süper Lig'in 2026-2027 sezonunda en fazla seyirci kapasitesine sahip stadı konumunda bulunuyor.2011 yılından bu yana hizmet veren RAMS Park, 53 bin 387 seyirci kapasitesiyle yeni sezonda da sarı-kırmızılıların maçlarına ev sahipliği yapacak.Fenerbahçe'nin iç saha müsabakalarını oynadığı Chobani Stadı da ligin en fazla seyirci kapasitesine sahip ikinci stadı olarak dikkati çekiyor. Sarı-lacivertli ekibe ev sahipliği yapan stat, yeni sezondaki maçlarda 47 bin 911 taraftarı ağırlayabilecek.Beşiktaş'ın rakiplerini konuk ettiği Tüpraş Stadı ise 42 bin 684 kişi kapasitesiyle yeni sezonda taraftarlarını bekleyecek.En az seyirci kapasitesine sahip statlarİstanbul'daki Esenyurt Necmi Kadıoğlu Stadı, yeni sezonda maç yapılacak yerler arasında en az kapasiteye sahip stat oldu.Süper Lig'de bu sezon Eyüpspor'un iç saha maçlarına ev sahipliği yapacak stadın 4 bin 274 seyirci kapasitesi bulunuyor.Süper Lig'de 11. sezonuna hazırlanan Corendon Alanyaspor'un müsabakalarını yaptığı Alanya Oba Stadı 9 bin 785, ligin yeni takımlarından Çorum FK'nin rakiplerini konuk edeceği Çorum Şehir Stadı 13 bin 119, Kasımpaşa'ya ev sahipliği yapan Recep Tayyip Erdoğan Stadı da maçlarda 13 bin 797 seyirciyi ağırlayabilecek.Modern statlarSüper Lig maçları, 2026-2027 sezonunda son yıllarda yapılan ve yenilenen modern statlarda oynanacak.RAMS Park, Tüpraş Stadı, Başakşehir Fatih Terim Stadı, Papara Park, Gürsel Aksel Stadı, Alanya Oba Stadı, Gaziantep Stadı, MEDAŞ Konya Büyükşehir Stadı, Samsun Yeni 19 Mayıs Stadı, Eryaman Stadı, Kocaeli Stadı, Çaykur Didi Stadı, Diyarbakır Stadı ve Çorum Şehir Stadı 2008 yılı sonrasında açılan tesisler olarak ön plana çıkıyor.İstanbul'daki Chobani Stadı ve Recep Tayyip Erdoğan Stadı da son dönemde yapılan yenileme çalışmalarıyla Türk futboluna hizmet veriyor.Statlar ve kapasiteleriTürkiye Futbol Federasyonu verilerine göre, Süper Lig'de 2026-2027 sezonunda oynanacak maçların yapılacağı statların seyirci kapasiteleri şu şekilde:TakımStatKapasiteGalatasarayRAMS Park53387FenerbahçeChobani47911BeşiktaşTüpraş42684KonyasporMEDAŞ Konya Büyükşehir41135TrabzonsporPapara Park41061KocaelisporKocaeli34829SamsunsporSamsun Yeni 19 Mayıs34346Amed Sportif FaaliyetlerDiyarbakır30480Gaziantep FKGaziantep30320GöztepeISONEM Park Gürsel Aksel Spor ve Sağlıklı Yaşam Merkezi23376Erzurumspor FKErzurum Kazım Karabekir21374GençlerbirliğiEryaman20000İstanbul BaşakşehirBaşakşehir Fatih Terim17067Çaykur RizesporÇaykur Didi14879KasımpaşaRecep Tayyip Erdoğan13797Çorum FKÇorum Şehir13119Corendon AlanyasporAlanya Oba9785EyüpsporEsenyurt Necmi Kadıoğlu4274]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- METİN ARSLANCAN - Türk futbolunun en üst seviye organizasyonu olan Süper Lig'de 69. sezonun başlamasına sayılı günler kala maçların oynanacağı statlar hazır. Süper Lig'in yeni sezonu, 14 Ağustos Cuma günü son şampiyon Galatasaray ile ligin yeni ekiplerinden Çorum FK arasında oynanacak karşılaşmayla başlayacak.Ligde mücadele eden 18 takım, maçlarını 18 farklı statta oynayacak.Yeni sezonda lig müsabakaları 13 ildeki statlarda gerçekleştirilecek.Süper Lig'de İstanbul'dan 6, Ankara, İzmir, Trabzon, Konya, Antalya, Kocaeli, Samsun, Gaziantep, Rize, Erzurum, Diyarbakır ve Çorum'dan birer ekip mücadele edecek.En fazla seyirci kapasitesine sahip statlarGalatasaray'ın iç saha maçlarını oynadığı RAMS Park, Süper Lig'in 2026-2027 sezonunda en fazla seyirci kapasitesine sahip stadı konumunda bulunuyor.2011 yılından bu yana hizmet veren RAMS Park, 53 bin 387 seyirci kapasitesiyle yeni sezonda da sarı-kırmızılıların maçlarına ev sahipliği yapacak.Fenerbahçe'nin iç saha müsabakalarını oynadığı Chobani Stadı da ligin en fazla seyirci kapasitesine sahip ikinci stadı olarak dikkati çekiyor. Sarı-lacivertli ekibe ev sahipliği yapan stat, yeni sezondaki maçlarda 47 bin 911 taraftarı ağırlayabilecek.Beşiktaş'ın rakiplerini konuk ettiği Tüpraş Stadı ise 42 bin 684 kişi kapasitesiyle yeni sezonda taraftarlarını bekleyecek.En az seyirci kapasitesine sahip statlarİstanbul'daki Esenyurt Necmi Kadıoğlu Stadı, yeni sezonda maç yapılacak yerler arasında en az kapasiteye sahip stat oldu.Süper Lig'de bu sezon Eyüpspor'un iç saha maçlarına ev sahipliği yapacak stadın 4 bin 274 seyirci kapasitesi bulunuyor.Süper Lig'de 11. sezonuna hazırlanan Corendon Alanyaspor'un müsabakalarını yaptığı Alanya Oba Stadı 9 bin 785, ligin yeni takımlarından Çorum FK'nin rakiplerini konuk edeceği Çorum Şehir Stadı 13 bin 119, Kasımpaşa'ya ev sahipliği yapan Recep Tayyip Erdoğan Stadı da maçlarda 13 bin 797 seyirciyi ağırlayabilecek.Modern statlarSüper Lig maçları, 2026-2027 sezonunda son yıllarda yapılan ve yenilenen modern statlarda oynanacak.RAMS Park, Tüpraş Stadı, Başakşehir Fatih Terim Stadı, Papara Park, Gürsel Aksel Stadı, Alanya Oba Stadı, Gaziantep Stadı, MEDAŞ Konya Büyükşehir Stadı, Samsun Yeni 19 Mayıs Stadı, Eryaman Stadı, Kocaeli Stadı, Çaykur Didi Stadı, Diyarbakır Stadı ve Çorum Şehir Stadı 2008 yılı sonrasında açılan tesisler olarak ön plana çıkıyor.İstanbul'daki Chobani Stadı ve Recep Tayyip Erdoğan Stadı da son dönemde yapılan yenileme çalışmalarıyla Türk futboluna hizmet veriyor.Statlar ve kapasiteleriTürkiye Futbol Federasyonu verilerine göre, Süper Lig'de 2026-2027 sezonunda oynanacak maçların yapılacağı statların seyirci kapasiteleri şu şekilde:TakımStatKapasiteGalatasarayRAMS Park53387FenerbahçeChobani47911BeşiktaşTüpraş42684KonyasporMEDAŞ Konya Büyükşehir41135TrabzonsporPapara Park41061KocaelisporKocaeli34829SamsunsporSamsun Yeni 19 Mayıs34346Amed Sportif FaaliyetlerDiyarbakır30480Gaziantep FKGaziantep30320GöztepeISONEM Park Gürsel Aksel Spor ve Sağlıklı Yaşam Merkezi23376Erzurumspor FKErzurum Kazım Karabekir21374GençlerbirliğiEryaman20000İstanbul BaşakşehirBaşakşehir Fatih Terim17067Çaykur RizesporÇaykur Didi14879KasımpaşaRecep Tayyip Erdoğan13797Çorum FKÇorum Şehir13119Corendon AlanyasporAlanya Oba9785EyüpsporEsenyurt Necmi Kadıoğlu4274]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/dosya-haber-super-lig-de-sezon-basliyor-super-lig-e-uc-buyukler-damgasi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'de yaklaşık her 4 kişiden biri internet üzerinden eğitim aldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-de-yaklasik-her-4-kisiden-biri-internet-uzerinden-egitim-aldi/892196/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-de-yaklasik-her-4-kisiden-biri-internet-uzerinden-egitim-aldi/892196/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:03:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Dijital mecrada eğitim alanların oranı bu yıl erkeklerde yüzde 22,4, kadınlarda yüzde 23,5 olarak hesaplandı - Bu eğitimi çevrim içi kurs olarak alanların oranı 2017'de yüzde 2,5 iken bu yıl yüzde 7,9 oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : MERTKAN ORUÇ - Türkiye'de internet üzerinden eğitim alan bireylerin oranı 2017'de yüzde 6,5 iken bu yıl yüzde 22,9'a yükseldi. AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'de 16-74 yaş grubundaki bireylerin internet kullanım oranı bu yıl yüzde 92,3 olarak belirlendi. İnternetin genel kullanım oranı geçen yıla göre 1,4 puan arttı.Bireylerin interneti kullanım amaçları incelendiğinde, internet üzerinden eğitim alanların oranında artış olduğu görüldü.Telefon, tablet ve bilgisayar gibi teknolojik aletlerin kullanımının yaygınlaşması, çevrim içi eğitimlere her yerden kolayca ulaşılabilmesi, bu alandaki içeriklerin artması, öğrenme faaliyetini dijital mecralara taşıdı.Kovid-19 salgı döneminde yüz yüze eğitimin sekteye uğraması da eğitimde dijitalleşmeyi hızlandıran unsurlardan biri oldu.Bu kapsamda, son 3 ay içinde internet üzerinden eğitim, mesleki ve özel amaçlar için yapılan öğrenme faaliyeti gerçekleştiren bireylerin oranı 2017'de yüzde 6,5 iken bu yıl yüzde 22,9'a çıktı.Böylece Türkiye'deki yaklaşık her 4 kişiden birinin internet üzerinden öğrenme faaliyetinde bulunduğu tespit edildi.Dijital mecrada eğitim alanların oranı bu yıl erkeklerde yüzde 22,4, kadınlarda yüzde 23,5 olarak hesaplandı.Erkekler daha fazla çevrim içi kurs aldıÖğrenme faaliyetinin detayları incelendiğinde, Türkiye genelinde çevrim içi kurs alanların oranı 2017'de yüzde 2,5 iken bu yıl yüzde 7,9'a çıktı.Söz konusu faaliyeti gerçekleştiren erkeklerin oranı bu yıl yüzde 8,1, kadınların oranı yüzde 7,8 oldu.Türkiye'de kurs dışındaki diğer çevrim içi öğrenme materyallerini kullananların oranı da 10 yıllık dönemde yüzde 4,4'ten yüzde 16,6'ya yükseldi. Bu öğrenme yöntemini kullananların oranı erkeklerde yüzde 16,1, kadınlarda yüzde 17,3 olarak belirlendi.Sesli veya görüntülü çevrim içi araçları kullanarak eğitimciler veya öğrencilerle iletişim kurma oranı da 2017-2026 döneminde yüzde 3,1'den yüzde 11,5'e çıktı. Erkeklerde söz konusu faaliyeti gerçekleştirenlerin oranı yüzde 10,6, kadınlarda yüzde 12,5 olarak hesaplandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : MERTKAN ORUÇ - Türkiye'de internet üzerinden eğitim alan bireylerin oranı 2017'de yüzde 6,5 iken bu yıl yüzde 22,9'a yükseldi. AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'de 16-74 yaş grubundaki bireylerin internet kullanım oranı bu yıl yüzde 92,3 olarak belirlendi. İnternetin genel kullanım oranı geçen yıla göre 1,4 puan arttı.Bireylerin interneti kullanım amaçları incelendiğinde, internet üzerinden eğitim alanların oranında artış olduğu görüldü.Telefon, tablet ve bilgisayar gibi teknolojik aletlerin kullanımının yaygınlaşması, çevrim içi eğitimlere her yerden kolayca ulaşılabilmesi, bu alandaki içeriklerin artması, öğrenme faaliyetini dijital mecralara taşıdı.Kovid-19 salgı döneminde yüz yüze eğitimin sekteye uğraması da eğitimde dijitalleşmeyi hızlandıran unsurlardan biri oldu.Bu kapsamda, son 3 ay içinde internet üzerinden eğitim, mesleki ve özel amaçlar için yapılan öğrenme faaliyeti gerçekleştiren bireylerin oranı 2017'de yüzde 6,5 iken bu yıl yüzde 22,9'a çıktı.Böylece Türkiye'deki yaklaşık her 4 kişiden birinin internet üzerinden öğrenme faaliyetinde bulunduğu tespit edildi.Dijital mecrada eğitim alanların oranı bu yıl erkeklerde yüzde 22,4, kadınlarda yüzde 23,5 olarak hesaplandı.Erkekler daha fazla çevrim içi kurs aldıÖğrenme faaliyetinin detayları incelendiğinde, Türkiye genelinde çevrim içi kurs alanların oranı 2017'de yüzde 2,5 iken bu yıl yüzde 7,9'a çıktı.Söz konusu faaliyeti gerçekleştiren erkeklerin oranı bu yıl yüzde 8,1, kadınların oranı yüzde 7,8 oldu.Türkiye'de kurs dışındaki diğer çevrim içi öğrenme materyallerini kullananların oranı da 10 yıllık dönemde yüzde 4,4'ten yüzde 16,6'ya yükseldi. Bu öğrenme yöntemini kullananların oranı erkeklerde yüzde 16,1, kadınlarda yüzde 17,3 olarak belirlendi.Sesli veya görüntülü çevrim içi araçları kullanarak eğitimciler veya öğrencilerle iletişim kurma oranı da 2017-2026 döneminde yüzde 3,1'den yüzde 11,5'e çıktı. Erkeklerde söz konusu faaliyeti gerçekleştirenlerin oranı yüzde 10,6, kadınlarda yüzde 12,5 olarak hesaplandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/turkiye-de-yaklasik-her-4-kisiden-biri-internet-uzerinden-egitim-aldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Skibbe'nin yardımcısı Serhat Umar, yoluna teknik direktör olarak devam etmek istiyor:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/skibbe-nin-yardimcisi-serhat-umar-yoluna-teknik-direktor-olarak-devam-etmek-istiyor/892195/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/skibbe-nin-yardimcisi-serhat-umar-yoluna-teknik-direktor-olarak-devam-etmek-istiyor/892195/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:03:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Profesyonel liglerde yardımcı antrenörlükte yaklaşık 11 sene oldu. Yardımcı antrenör olarak 400'ün üzerinde maça çıktım. Hazır olduğumu düşünüyorum. İnşallah önümüzdeki dönemlerde artık ben de teknik direktör olarak yoluma devam edeceğim - Hem Japonya hem Almanya'da gördüğüm, öğrendiğim şeyleri kendi ülkeme de vermek, Türk futboluna da katkıda bulunmak isterim - Bence Türkiye'nin Japon futboluna daha fazla yönlenmesi, buradan transferi düşünmesi gerekiyor. Almanya, İngiltere, Belçika, İspanya ve Portekiz, Japonya'dan transfer ettiği futbolculardan çok memnun kalıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRAH OKTAY - Japonya 1. Futbol Ligi (J1 Ligi) takımlarından Vissel Kobe'de Alman teknik adam Michael Skibbe'nin yardımcılığını yapan Serhat Umar, kariyerine teknik direktör olarak devam etmek istediğini söyledi. Antrenörlük kariyerine Almanya'da başlayan ve Türkiye'de Eskişehirspor, Göztepe, Yeni Malatyaspor ve Akhisarspor'da çalışan Serhat Umar, yaklaşık 5 yıldır Skibbe'nin ekibinde baş yardımcı antrenör olarak görev yapıyor. Japonya'nın önemli takımlarından Vissel Kobe'de Alman çalıştırıcının yardımcılığını yapan Umar, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) kursunu tamamlayarak UEFA Pro Lisansı aldı.Genç teknik adam, kariyer hedefi, Türk ve Japon futboluyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.TFF Antrenör Eğitim Müdürü Emre Aydemir gözetiminde verimli bir pro lisans süreci geçirdiklerini aktaran Serhat Umar, Birkaç hafta önce UEFA Pro Lisansı aldık. Emre Aydemir hocamızın gözetiminde çok verimli ve uyumlu bir Pro Lisans senesi geçirdik. Çok değerli hocalardan oluşan bir Pro Lisans'tı. Birbirimize çok şeyler kattık. Emre Aydemir ve Mustafa Gülen hocama teşekkür ediyorum. dedi.Teknik direktörlük yapmak için pro lisansı almayı beklediği belirten 43 yaşındaki çalıştırıcı, Benim hedefimde yardımcı hoca olarak çalıştığım dönemde en verimli şekilde teknik direktörlerime destek olmak vardı. Bununla birlikte her teknik direktörden de bir şeyler kaptım ve kendi felsefemi oluşturdum. Profesyonel liglerde yardımcı antrenörlükte yaklaşık 11 sene oldu. Yardımcı antrenör olarak 400'ün üzerinde maça çıktım. Hazır olduğumu düşünüyorum. Her zaman yüzde 100 hazır olmayı ve mutlaka Pro Lisans'ımın olmasını istiyordum. Teknik direktörlüğe daha önce başlamak istemedim. Şu an kendimi hazır buluyorum. Skibbe hocayla da sürekli konuşuyoruz. O da beni bu konuda her zaman destekliyor. İnşallah önümüzdeki dönemlerde artık ben de teknik direktör olarak yoluma devam edeceğim. diye konuştu.Umar, kariyerine Avrupa'da veya Japonya'da devam etme konusunda kendisini şartlamadığını anlatarak Japonya'da 4,5 sene oldu. Tabii ki ailemi de özlüyorum. Anne, baba, ablalarım hepsi Avrupa'da yaşıyor. Yalnız ve uzak kalmak da pek kolay değil. Tabii ki ekmek parası ve belirli hedeflerle buraya geldik. Hayırlısı neyse o olsun. Benim için önemli olan gittiğim kulübe bir şeyler verebilmek, oradaki futbolcuları geliştirebilmek, onlara yardımcı olabilmek. Tabii ki bunu ileride kendi ülkemde de yapmak isterim. Hem Japonya hem Almanya'da gördüğüm, öğrendiğim şeyleri kendi ülkeme de vermek, Türk futboluna da katkıda bulunmak isterim. Nerede vizyonum ile felsefeme uygun iyi bir proje ve teklif gelirse bakacağız. ifadelerini kullandı.Türk futbolunu çok yakından takip ediyorumSerhat Umar, Türkiye ile büyük bir saat farkı olmasına rağmen Türk futbolunu yakından takip ettiğini dile getirdi.Türk futbolunun son yıllarda çok geliştiğini vurgulayan Umar, sözlerini şöyle sürdürdü:Türk futbolunu çok yakından takip ediyorum. Maçlar genelde burada gece 04.00'te oluyor. Birçok maçı izleyemiyorum ama özetlere bakma şansım oluyor. Çeşitli yazılımlardan da takip edebiliyorum. Bence Türk futbolunda özellikle 'Dört büyükler'de büyük gelişim oldu. Yapılan transferlerin kalitesinde artış oldu. Türk futbolcularımız da kendilerini geliştirmeye başlamış. Orada da bir gelişim görüyorum. Onu da göz ardı etmemek gerekiyor. Milli takımımız, çoğu Avrupa'da oynayan futbolculardan kurulu ama Türkiye'de yetişip Avrupa'ya giden birçok futbolcu kardeşimiz var. Bence Türk futbolu altyapısına biraz daha önem gösterirse bu süreci daha çabuk atlatmış oluruz, daha çok futbolcu yetiştiririz. Burada da ufak bir gelişim görüyorum ve başarılı buluyorum. Biraz daha Konferans Ligi, Avrupa Ligi ya da Şampiyonlar Ligi'nde şansımız yaver giderse bence Türk futbolu ileride daha iyi yerlere gelebilir.Okan Buruk ve Fatih Tekke&#039;yi çok başarılı buluyorumUmar, Türkiye'de genç teknik direktörlerin çok iyi işler yaptığını belirterek kulüp yöneticilerinden sabırlı olmalarını istedi.Galatasaray ile üst üste 4 sezon Süper Lig şampiyon olan Okan Buruk ile Trabzonspor'un başında geçen sezon Türkiye Kupası'nı kazanan Fatih Tekke'yi başarılı bulduğunu belirten Umar, şunları kaydetti:Okan Buruk ve Fatih Tekke'yi çok başarılı buluyorum. Yurt dışında da Arda hoca var. Burak Yılmaz, Gökhan Gönül, Mehmet Topal, Gökdeniz Karadeniz, Serdar Topraktepe var. Serdar hoca Beşiktaş'ta görev aldı ve işlerini de başarılı yaptı. Kendi teknik direktörlerimize biraz daha güvenebilsek ve sabredebilsek çok farklı olur. En önemlisi o sabır olayı. Japonya'yla Türkiye arasındaki en büyük farklardan bir tanesi de teknik direktörlere tanınan zamanın farkı. Burada çok uzun bir zaman tanıyorlar. Avrupa'da bile kulüpler bu kadar sabırlı değil. Japonya bu konuda örnek gösterebileceğim ülkelerden bir tanesi. Teknik direktörlere o zamanı tanıyorlar ve sonunda inanılmaz verim alıyorlar. Çünkü bir teknik direktörün zamana ihtiyacı var. Kendi felsefesini, düşüncelerini takıma aktarması, o takımdan da o verimi alabilmesi için belirli bir zaman geçmesi gerekiyor. Bence Türkiye'nin genç teknik adamlara önem vermesi gerekiyor. Burada da bizim yöneticilerimize çok büyük bir görev düşüyor. Lütfen sabırlı olalım. Türk teknik adamlara, genç teknik adamlara güvenelim. Onlar da kendilerini yetiştiriyorlar, yurt dışında staj yapıyorlar. Önceden çalıştıkları teknik adamlardan bilgiler alıyorlar. Artık her şey globalleşti. İnternet üzerinden çoğu şeyi daha çabuk benimseyebiliyoruz ve öğrenebiliyoruz. Buna Selçuk İnan'ı da katmak isterim. Selçuk hoca da Kocaelispor'da gayet başarılı bir dönem geçirdi. Okan hoca ve Fatih hoca, üst düzey başarılara imza atmış teknik direktörler. Okan hoca bunu sadece Galatasaray'da ispatlamadı. Akhisarspor'la zamanında kupayı kazanmıştı. Ondan sonra Başakşehir'le şampiyon oldu. Bu kolay iş değil. Bu başarılı bir teknik adam olduğunun göstergesi.Türkiye&#039;nin Japon futboluna daha fazla yönlenmesi gerekiyorSerhat Umar, Türk kulüplerinin Japonya'dan veya Uzak Doğu takımlarından daha fazla transfer yapması gerektiğini söyledi.Türk futbolunda forma giyen Uzak Doğu oyuncu sayısının az olduğunu vurgulayan Umar, Birkaç takım Uzak Doğu'dan transfer yaptı. Mesela Göztepe, Tokyo'nun kaptanı Matsuki'yi almıştı. Southampton alıp Göztepe'ye kiralanmıştı. Gayet başarılı, iyi bir futbolcuydu. Göztepe, bunun da verimini aldı. Şu an Beşiktaş'ta oynayan Güney Koreli forvet Oh, Alanyaspor'da Güney Koreli Ui-jo vardı. Uzak Doğu'nda alınan futbolcuların sayısı bence düşük. Bunun nedenini pek anlamış değilim. Mesela Galatasaray da Nagatomo'yu zamanında transfer etmişti ve çok da memnun kalmışlardı. Beşiktaş'a Kagawa gelmişti. O da gayet iyi oynadı. Bence Türkiye'nin Japon futboluna daha fazla yönlenmesi, buradan transferi düşünmesi gerekiyor. Almanya, İngiltere, Belçika, İspanya ve Portekiz, Japonya'dan transfer ettiği futbolculardan çok memnun kalıyor. Türkiye'nin buna daha çok önem göstermesi gerekiyor. Eğer Japonya'dan futbolcu transfer ediyorlarsa tek bir değil, iki oyuncu alırlarsa uyumları daha rahat olur. Çünkü çok uzak bir ülkeden geldikleri zaman kendi kültürüne yakın kültür bulamadıklarında bocalıyorlar. Buna önem gösterirlerse çok büyük verim alırlar. şeklinde görüş belirtti.Umar, Japon futbolu hakkında yaptığı değerlendirmede, Japonlar, futbolda gayet başarılılar. Hep üst düzey futbolcu yetiştirmeye çalışıyorlar. İş ahlakı dendiğinde Japonya zirvededir. Futbolda da böyleler. Futbolcular gayet disiplinli, işlerine bağlı. Bu da tabii ki teknik direktörlerin işini çok kolaylaştırıyor. Bence Japonya teknik ve dinamizm açısından çok başarılı. Sürekli Japonya'dan Avrupa'ya futbolcular transfer oluyor. Japonların kendi ülkelerine bağlılığı da çok yüksek. Onun için bu sayı şu an az gözükebilir ama bu kültür açısından öyle. Çünkü kendi ülkelerini çok seviyorlar, burada kalmayı tercih ediyorlar. Çünkü ülke güvenli ve temiz. Ahlak konusuna da çok dikkat ediyorlar. Tabii ki Avrupa'nın birçok ülkesi artık eskisi gibi güvenli değil. Buna da çok önem gösterdikleri için belki çok sayıda Japon futbolcu transfer olmuyor ama bence ileriki senelerde bu daha da artacak. ifadelerini kullandı.Skibbe hocayla benim hukukum 16 sene evveline kadar dayanıyorUmar, bir dönem Türkiye'de Galatasaray ve Eskişehirspor'u çalıştıran Michael Skibbe ile tanışıklığının 16 sene öncesine dayandığını söyledi.Kendisinin Almanya Futbol Federasyonunda çalıştığı dönemde Skibbe'nin yanında staj yaptığını hatırlatan Umar, şöyle konuştu:Skibbe hocayla benim hukukum 16 sene evveline kadar dayanıyor. Ben o zamanlar Almanya Futbol Federasyonunda çalışıyordum. Skibbe hocayla Frankfurt'ta tanıştık. O da Eintracht Frankfurt takımında teknik direktör olarak çalışıyordu. Onun yanında staja başlamıştım. 2010 ile 2014 yıllarında hocanın gittiği çeşitli takımlarda aralıklı olarak staj yaptım. 2015 yılında Eskişehirspor'da Skibbe hocanın başyardımcısı oldum. Eskişehirspor o zamanlar Süper Lig'deydi. Sonra Skibbe, Yunanistan Milli Takımı'nın başına geçmişti. Ben de o arada başka takımlarda çalışmaya başladım. Yaklaşık 5 yıl Türkiye'de çalıştım. TFF 1. Lig'de Göztepe'de Yılmaz Vural'la çalıştım. Finalde Eskişehirspor'a karşı kazanıp Süper Lig'e çıkmıştık. Ondan sonra Erol Bulut'la birlikte Yeni Malatyaspor'da çalışmıştım. Sonra tekrar Yılmaz hocayla birlikte Akhisar Belediyespor, sonra Kenan Koçak hocayla Hannover 96'da Bundesliga 2'de görev aldım. Bu süreçte Skibbe ile irtibat halindeydik. Kendisi Japonya'nın Sanfrecce Hiroshima takımından teklif almış. Bana, 'Hiroşima'ya benimle gelir misin?' dedi. Benim için değişik bir teklifti. Japonya çok uzak ama kabul ettim. Yaklaşık 4,5 sene oldu. Dört sene Sanfrecce Hiroshima'da çalıştık. Gayet başarılıydık ve 3 kupa kazandık. Ocak ayında Vissel Kobe'den teklif geldi. Oraya geçiş yaptık ve bu altı aylık bölümde Vissel Kobe ile de şampiyon olduk. Burada 6 aylık bir vizyon ligi konsepti vardı. Japonya fikstürünü değiştirdi. Yaz ayından itibaren artık Avrupa gibi olacak. Lig, ağustosta başlayıp haziran başında bitecek. Daha evvel şubat ayında başlayıp aralıkta bitiyordu. Bu değişim sürecindeki 6 aylık bölümü 100. Vizyon Ligi olarak bir yarım sezonluk bir organizasyonla geçirdik. Orada da şampiyon olduk.Skibbe'nin Türk futbolunu hala yakından takip ettiğini anlatan Umar, Hoca, Türkiye Ligi'ni çok yakından takip ediyor. Türkiye'yi çok seviyor. Her sene Türkiye'ye tatile gitmeye de çalışıyor. Galatasaray'ı ve Eskişehirspor'u çok seviyor. Halen onlar ile alakalı şeyler soruyor. 'Eskişehirspor ne durumda?' diye soruyor. Galatasaray'ın her sene şampiyon olmasına da seviniyor. Hoca ileride yeniden Türkiye'de çalışmayı isterdi ama onun hedefinde şu an burayı bitirmek var. Geçenlerde yine konuşuyorduk, '40 yıldan beri teknik direktörüm. Yavaş yavaş ben de artık hayatın tadını çıkarmaya başlamak istiyorum.' dedi. Skibbe hoca Japonya macerasını bitirdikten sonra biraz dinlenmek istiyor. Skibbe, İstanbul'u da inanılmaz seviyor. Sanfrecce Hiroshima ile Antalya'ya iki kere kampa gelmiştik. Oradan da İstanbul'a götürdük takımı. Gayet güzel bir zaman geçirmiştik. Zaten benim vatanımla hiçbir zaman bağım kopamaz ama Türkiye Skibbe hocanın da ikinci vatanı. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRAH OKTAY - Japonya 1. Futbol Ligi (J1 Ligi) takımlarından Vissel Kobe'de Alman teknik adam Michael Skibbe'nin yardımcılığını yapan Serhat Umar, kariyerine teknik direktör olarak devam etmek istediğini söyledi. Antrenörlük kariyerine Almanya'da başlayan ve Türkiye'de Eskişehirspor, Göztepe, Yeni Malatyaspor ve Akhisarspor'da çalışan Serhat Umar, yaklaşık 5 yıldır Skibbe'nin ekibinde baş yardımcı antrenör olarak görev yapıyor. Japonya'nın önemli takımlarından Vissel Kobe'de Alman çalıştırıcının yardımcılığını yapan Umar, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) kursunu tamamlayarak UEFA Pro Lisansı aldı.Genç teknik adam, kariyer hedefi, Türk ve Japon futboluyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.TFF Antrenör Eğitim Müdürü Emre Aydemir gözetiminde verimli bir pro lisans süreci geçirdiklerini aktaran Serhat Umar, Birkaç hafta önce UEFA Pro Lisansı aldık. Emre Aydemir hocamızın gözetiminde çok verimli ve uyumlu bir Pro Lisans senesi geçirdik. Çok değerli hocalardan oluşan bir Pro Lisans'tı. Birbirimize çok şeyler kattık. Emre Aydemir ve Mustafa Gülen hocama teşekkür ediyorum. dedi.Teknik direktörlük yapmak için pro lisansı almayı beklediği belirten 43 yaşındaki çalıştırıcı, Benim hedefimde yardımcı hoca olarak çalıştığım dönemde en verimli şekilde teknik direktörlerime destek olmak vardı. Bununla birlikte her teknik direktörden de bir şeyler kaptım ve kendi felsefemi oluşturdum. Profesyonel liglerde yardımcı antrenörlükte yaklaşık 11 sene oldu. Yardımcı antrenör olarak 400'ün üzerinde maça çıktım. Hazır olduğumu düşünüyorum. Her zaman yüzde 100 hazır olmayı ve mutlaka Pro Lisans'ımın olmasını istiyordum. Teknik direktörlüğe daha önce başlamak istemedim. Şu an kendimi hazır buluyorum. Skibbe hocayla da sürekli konuşuyoruz. O da beni bu konuda her zaman destekliyor. İnşallah önümüzdeki dönemlerde artık ben de teknik direktör olarak yoluma devam edeceğim. diye konuştu.Umar, kariyerine Avrupa'da veya Japonya'da devam etme konusunda kendisini şartlamadığını anlatarak Japonya'da 4,5 sene oldu. Tabii ki ailemi de özlüyorum. Anne, baba, ablalarım hepsi Avrupa'da yaşıyor. Yalnız ve uzak kalmak da pek kolay değil. Tabii ki ekmek parası ve belirli hedeflerle buraya geldik. Hayırlısı neyse o olsun. Benim için önemli olan gittiğim kulübe bir şeyler verebilmek, oradaki futbolcuları geliştirebilmek, onlara yardımcı olabilmek. Tabii ki bunu ileride kendi ülkemde de yapmak isterim. Hem Japonya hem Almanya'da gördüğüm, öğrendiğim şeyleri kendi ülkeme de vermek, Türk futboluna da katkıda bulunmak isterim. Nerede vizyonum ile felsefeme uygun iyi bir proje ve teklif gelirse bakacağız. ifadelerini kullandı.Türk futbolunu çok yakından takip ediyorumSerhat Umar, Türkiye ile büyük bir saat farkı olmasına rağmen Türk futbolunu yakından takip ettiğini dile getirdi.Türk futbolunun son yıllarda çok geliştiğini vurgulayan Umar, sözlerini şöyle sürdürdü:Türk futbolunu çok yakından takip ediyorum. Maçlar genelde burada gece 04.00'te oluyor. Birçok maçı izleyemiyorum ama özetlere bakma şansım oluyor. Çeşitli yazılımlardan da takip edebiliyorum. Bence Türk futbolunda özellikle 'Dört büyükler'de büyük gelişim oldu. Yapılan transferlerin kalitesinde artış oldu. Türk futbolcularımız da kendilerini geliştirmeye başlamış. Orada da bir gelişim görüyorum. Onu da göz ardı etmemek gerekiyor. Milli takımımız, çoğu Avrupa'da oynayan futbolculardan kurulu ama Türkiye'de yetişip Avrupa'ya giden birçok futbolcu kardeşimiz var. Bence Türk futbolu altyapısına biraz daha önem gösterirse bu süreci daha çabuk atlatmış oluruz, daha çok futbolcu yetiştiririz. Burada da ufak bir gelişim görüyorum ve başarılı buluyorum. Biraz daha Konferans Ligi, Avrupa Ligi ya da Şampiyonlar Ligi'nde şansımız yaver giderse bence Türk futbolu ileride daha iyi yerlere gelebilir.Okan Buruk ve Fatih Tekke&#039;yi çok başarılı buluyorumUmar, Türkiye'de genç teknik direktörlerin çok iyi işler yaptığını belirterek kulüp yöneticilerinden sabırlı olmalarını istedi.Galatasaray ile üst üste 4 sezon Süper Lig şampiyon olan Okan Buruk ile Trabzonspor'un başında geçen sezon Türkiye Kupası'nı kazanan Fatih Tekke'yi başarılı bulduğunu belirten Umar, şunları kaydetti:Okan Buruk ve Fatih Tekke'yi çok başarılı buluyorum. Yurt dışında da Arda hoca var. Burak Yılmaz, Gökhan Gönül, Mehmet Topal, Gökdeniz Karadeniz, Serdar Topraktepe var. Serdar hoca Beşiktaş'ta görev aldı ve işlerini de başarılı yaptı. Kendi teknik direktörlerimize biraz daha güvenebilsek ve sabredebilsek çok farklı olur. En önemlisi o sabır olayı. Japonya'yla Türkiye arasındaki en büyük farklardan bir tanesi de teknik direktörlere tanınan zamanın farkı. Burada çok uzun bir zaman tanıyorlar. Avrupa'da bile kulüpler bu kadar sabırlı değil. Japonya bu konuda örnek gösterebileceğim ülkelerden bir tanesi. Teknik direktörlere o zamanı tanıyorlar ve sonunda inanılmaz verim alıyorlar. Çünkü bir teknik direktörün zamana ihtiyacı var. Kendi felsefesini, düşüncelerini takıma aktarması, o takımdan da o verimi alabilmesi için belirli bir zaman geçmesi gerekiyor. Bence Türkiye'nin genç teknik adamlara önem vermesi gerekiyor. Burada da bizim yöneticilerimize çok büyük bir görev düşüyor. Lütfen sabırlı olalım. Türk teknik adamlara, genç teknik adamlara güvenelim. Onlar da kendilerini yetiştiriyorlar, yurt dışında staj yapıyorlar. Önceden çalıştıkları teknik adamlardan bilgiler alıyorlar. Artık her şey globalleşti. İnternet üzerinden çoğu şeyi daha çabuk benimseyebiliyoruz ve öğrenebiliyoruz. Buna Selçuk İnan'ı da katmak isterim. Selçuk hoca da Kocaelispor'da gayet başarılı bir dönem geçirdi. Okan hoca ve Fatih hoca, üst düzey başarılara imza atmış teknik direktörler. Okan hoca bunu sadece Galatasaray'da ispatlamadı. Akhisarspor'la zamanında kupayı kazanmıştı. Ondan sonra Başakşehir'le şampiyon oldu. Bu kolay iş değil. Bu başarılı bir teknik adam olduğunun göstergesi.Türkiye&#039;nin Japon futboluna daha fazla yönlenmesi gerekiyorSerhat Umar, Türk kulüplerinin Japonya'dan veya Uzak Doğu takımlarından daha fazla transfer yapması gerektiğini söyledi.Türk futbolunda forma giyen Uzak Doğu oyuncu sayısının az olduğunu vurgulayan Umar, Birkaç takım Uzak Doğu'dan transfer yaptı. Mesela Göztepe, Tokyo'nun kaptanı Matsuki'yi almıştı. Southampton alıp Göztepe'ye kiralanmıştı. Gayet başarılı, iyi bir futbolcuydu. Göztepe, bunun da verimini aldı. Şu an Beşiktaş'ta oynayan Güney Koreli forvet Oh, Alanyaspor'da Güney Koreli Ui-jo vardı. Uzak Doğu'nda alınan futbolcuların sayısı bence düşük. Bunun nedenini pek anlamış değilim. Mesela Galatasaray da Nagatomo'yu zamanında transfer etmişti ve çok da memnun kalmışlardı. Beşiktaş'a Kagawa gelmişti. O da gayet iyi oynadı. Bence Türkiye'nin Japon futboluna daha fazla yönlenmesi, buradan transferi düşünmesi gerekiyor. Almanya, İngiltere, Belçika, İspanya ve Portekiz, Japonya'dan transfer ettiği futbolculardan çok memnun kalıyor. Türkiye'nin buna daha çok önem göstermesi gerekiyor. Eğer Japonya'dan futbolcu transfer ediyorlarsa tek bir değil, iki oyuncu alırlarsa uyumları daha rahat olur. Çünkü çok uzak bir ülkeden geldikleri zaman kendi kültürüne yakın kültür bulamadıklarında bocalıyorlar. Buna önem gösterirlerse çok büyük verim alırlar. şeklinde görüş belirtti.Umar, Japon futbolu hakkında yaptığı değerlendirmede, Japonlar, futbolda gayet başarılılar. Hep üst düzey futbolcu yetiştirmeye çalışıyorlar. İş ahlakı dendiğinde Japonya zirvededir. Futbolda da böyleler. Futbolcular gayet disiplinli, işlerine bağlı. Bu da tabii ki teknik direktörlerin işini çok kolaylaştırıyor. Bence Japonya teknik ve dinamizm açısından çok başarılı. Sürekli Japonya'dan Avrupa'ya futbolcular transfer oluyor. Japonların kendi ülkelerine bağlılığı da çok yüksek. Onun için bu sayı şu an az gözükebilir ama bu kültür açısından öyle. Çünkü kendi ülkelerini çok seviyorlar, burada kalmayı tercih ediyorlar. Çünkü ülke güvenli ve temiz. Ahlak konusuna da çok dikkat ediyorlar. Tabii ki Avrupa'nın birçok ülkesi artık eskisi gibi güvenli değil. Buna da çok önem gösterdikleri için belki çok sayıda Japon futbolcu transfer olmuyor ama bence ileriki senelerde bu daha da artacak. ifadelerini kullandı.Skibbe hocayla benim hukukum 16 sene evveline kadar dayanıyorUmar, bir dönem Türkiye'de Galatasaray ve Eskişehirspor'u çalıştıran Michael Skibbe ile tanışıklığının 16 sene öncesine dayandığını söyledi.Kendisinin Almanya Futbol Federasyonunda çalıştığı dönemde Skibbe'nin yanında staj yaptığını hatırlatan Umar, şöyle konuştu:Skibbe hocayla benim hukukum 16 sene evveline kadar dayanıyor. Ben o zamanlar Almanya Futbol Federasyonunda çalışıyordum. Skibbe hocayla Frankfurt'ta tanıştık. O da Eintracht Frankfurt takımında teknik direktör olarak çalışıyordu. Onun yanında staja başlamıştım. 2010 ile 2014 yıllarında hocanın gittiği çeşitli takımlarda aralıklı olarak staj yaptım. 2015 yılında Eskişehirspor'da Skibbe hocanın başyardımcısı oldum. Eskişehirspor o zamanlar Süper Lig'deydi. Sonra Skibbe, Yunanistan Milli Takımı'nın başına geçmişti. Ben de o arada başka takımlarda çalışmaya başladım. Yaklaşık 5 yıl Türkiye'de çalıştım. TFF 1. Lig'de Göztepe'de Yılmaz Vural'la çalıştım. Finalde Eskişehirspor'a karşı kazanıp Süper Lig'e çıkmıştık. Ondan sonra Erol Bulut'la birlikte Yeni Malatyaspor'da çalışmıştım. Sonra tekrar Yılmaz hocayla birlikte Akhisar Belediyespor, sonra Kenan Koçak hocayla Hannover 96'da Bundesliga 2'de görev aldım. Bu süreçte Skibbe ile irtibat halindeydik. Kendisi Japonya'nın Sanfrecce Hiroshima takımından teklif almış. Bana, 'Hiroşima'ya benimle gelir misin?' dedi. Benim için değişik bir teklifti. Japonya çok uzak ama kabul ettim. Yaklaşık 4,5 sene oldu. Dört sene Sanfrecce Hiroshima'da çalıştık. Gayet başarılıydık ve 3 kupa kazandık. Ocak ayında Vissel Kobe'den teklif geldi. Oraya geçiş yaptık ve bu altı aylık bölümde Vissel Kobe ile de şampiyon olduk. Burada 6 aylık bir vizyon ligi konsepti vardı. Japonya fikstürünü değiştirdi. Yaz ayından itibaren artık Avrupa gibi olacak. Lig, ağustosta başlayıp haziran başında bitecek. Daha evvel şubat ayında başlayıp aralıkta bitiyordu. Bu değişim sürecindeki 6 aylık bölümü 100. Vizyon Ligi olarak bir yarım sezonluk bir organizasyonla geçirdik. Orada da şampiyon olduk.Skibbe'nin Türk futbolunu hala yakından takip ettiğini anlatan Umar, Hoca, Türkiye Ligi'ni çok yakından takip ediyor. Türkiye'yi çok seviyor. Her sene Türkiye'ye tatile gitmeye de çalışıyor. Galatasaray'ı ve Eskişehirspor'u çok seviyor. Halen onlar ile alakalı şeyler soruyor. 'Eskişehirspor ne durumda?' diye soruyor. Galatasaray'ın her sene şampiyon olmasına da seviniyor. Hoca ileride yeniden Türkiye'de çalışmayı isterdi ama onun hedefinde şu an burayı bitirmek var. Geçenlerde yine konuşuyorduk, '40 yıldan beri teknik direktörüm. Yavaş yavaş ben de artık hayatın tadını çıkarmaya başlamak istiyorum.' dedi. Skibbe hoca Japonya macerasını bitirdikten sonra biraz dinlenmek istiyor. Skibbe, İstanbul'u da inanılmaz seviyor. Sanfrecce Hiroshima ile Antalya'ya iki kere kampa gelmiştik. Oradan da İstanbul'a götürdük takımı. Gayet güzel bir zaman geçirmiştik. Zaten benim vatanımla hiçbir zaman bağım kopamaz ama Türkiye Skibbe hocanın da ikinci vatanı. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TBMM Genel Kurulu tatile girdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tbmm-genel-kurulu-tatile-girdi/892194/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tbmm-genel-kurulu-tatile-girdi/892194/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[TBMM / TBMM Genel Kurulu, 28. Dönem 4. Yasama Yılı çalışmalarını tamamladı - Bu Yasama Yılı'nda 21 kanun, 15 uluslararası anlaşma, 5 Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ile 2 Meclis Başkanlığı tezkeresi kabul edildi - Genel Kurul, 1 Ekim 2026 Perşembe saat 14.00'te toplanacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[TBMM Haberleri : İSA TOPRAK - TBMM Genel Kurulu, 28. Dönem 4. Yasama Yılı'nı tamamlayarak, 1 Ekim 2026 Perşembe gününe kadar tatile girdi.TBMM Genel Kurulu'nun son kabul ettiği düzenleme, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun oldu.İçtüzük gereği 1 Temmuz'da tatile girmesi gereken Genel Kurul, AK Parti'nin kabul edilen önerileriyle bugüne kadar çalışmalarını sürdürdü.AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, Genel Kurul'da 1 Temmuz'dan bu yana 7 kanun, 1 Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve 1 uluslararası anlaşma kabul edildi.Buna göre, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilgili düzenlemeleri de içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, adli süreçteki çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Genel Kurul'da kabul edilerek yasalaştı.Türk Silahlı Kuvvetlerinin Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve Türkiye ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının 31. Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 21. Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 8. Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun da Genel Kurul'da kabul edildi.Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Başkanlığı tezkereleriGenel Kurul, 1 Ekim 2025'te başlayan ve 10 Ağustos 2026'da sona eren 4. Yasama Yılı'nda aralarında trafik cezaları ile ücretli analık izni süresinin artırılması, tarım orman, emniyet teşkilatı, vergi düzenlemeleri ve yargı paketlerine ilişkin 21 kanun teklifi ile 15 uluslararası anlaşmayı yasalaştırdı.Gazze'ye Giden İnsani Yardım Filolarına Yönelik Saldırılar ve Küresel Sumud Filosu'na İsrail Ordusu Tarafından Yapılan Silahlı Müdahale hakkında Meclis Başkanlığı tezkereleri Genel Kurulda oy birliğiyle kabul edildi.Türk askerinin Lübnan'daki görev süresinin 2 yıl, Irak ve Suriye'deki görev süresinin 3 yıl, Libya'daki görev süresinin 24 ay, Aden Körfezi'ndeki görev süresinin 1 yıl ve Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri kabul edilerek yasalaştı.Genel Kurul, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un kabul edildiği son birleşimin ardından 1 Ekim 2026 Perşembe saat 14.00'te toplanmak üzere kapandı.TBMM'de, 1 Ekim'e kadar milletvekilleri basın toplantısı düzenlemeye devam edebilecek, çalışacağı tespit edilen komisyonlar çalışmalarını sürdürebilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[TBMM Haberleri : İSA TOPRAK - TBMM Genel Kurulu, 28. Dönem 4. Yasama Yılı'nı tamamlayarak, 1 Ekim 2026 Perşembe gününe kadar tatile girdi.TBMM Genel Kurulu'nun son kabul ettiği düzenleme, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun oldu.İçtüzük gereği 1 Temmuz'da tatile girmesi gereken Genel Kurul, AK Parti'nin kabul edilen önerileriyle bugüne kadar çalışmalarını sürdürdü.AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, Genel Kurul'da 1 Temmuz'dan bu yana 7 kanun, 1 Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve 1 uluslararası anlaşma kabul edildi.Buna göre, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilgili düzenlemeleri de içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, adli süreçteki çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Genel Kurul'da kabul edilerek yasalaştı.Türk Silahlı Kuvvetlerinin Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve Türkiye ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının 31. Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 21. Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 8. Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun da Genel Kurul'da kabul edildi.Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Başkanlığı tezkereleriGenel Kurul, 1 Ekim 2025'te başlayan ve 10 Ağustos 2026'da sona eren 4. Yasama Yılı'nda aralarında trafik cezaları ile ücretli analık izni süresinin artırılması, tarım orman, emniyet teşkilatı, vergi düzenlemeleri ve yargı paketlerine ilişkin 21 kanun teklifi ile 15 uluslararası anlaşmayı yasalaştırdı.Gazze'ye Giden İnsani Yardım Filolarına Yönelik Saldırılar ve Küresel Sumud Filosu'na İsrail Ordusu Tarafından Yapılan Silahlı Müdahale hakkında Meclis Başkanlığı tezkereleri Genel Kurulda oy birliğiyle kabul edildi.Türk askerinin Lübnan'daki görev süresinin 2 yıl, Irak ve Suriye'deki görev süresinin 3 yıl, Libya'daki görev süresinin 24 ay, Aden Körfezi'ndeki görev süresinin 1 yıl ve Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri kabul edilerek yasalaştı.Genel Kurul, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un kabul edildiği son birleşimin ardından 1 Ekim 2026 Perşembe saat 14.00'te toplanmak üzere kapandı.TBMM'de, 1 Ekim'e kadar milletvekilleri basın toplantısı düzenlemeye devam edebilecek, çalışacağı tespit edilen komisyonlar çalışmalarını sürdürebilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/tbmm-genel-kurulu-tatile-girdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli para masa tenisçi Kübra Korkut, Tayland'da dünya şampiyonluğu için mücadele edecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hastaligina-iyi-gelmesi-icin-basladigi-masa-tenisinde-dunya-siralamasinda-ilk-25-e-girdi/892193/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hastaligina-iyi-gelmesi-icin-basladigi-masa-tenisinde-dunya-siralamasinda-ilk-25-e-girdi/892193/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Kübra Korkut: Hedefim ilk üç. Ama her sporcunun hayali olan şampiyonluğu da istiyorum - Beni motive eden açıkçası başarı da başarısızlık da. Çünkü hedefi olan bir sporcu olduğun sürece hedeflerin bitmeyecek. 65 yaşıma kadar hedefim var - Paralimpik, dünya ve Avrupa şampiyonu olmak istiyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH GAZİOĞLU - Masa tenisinde paralimpik oyunlarında derece yapan milli sporcu Kübra Korkut, 2022'de dünya şampiyonluğuna uzanan kariyerini uzun yıllar sürdürerek yeni başarılara imza atmayı hedefliyor.2012 Londra Paralimpik Oyunları'nda takım kategorisinde, 2024 Paris Paralimpik Oyunları'nda ise ferdi kategoride gümüş madalya kazanan Korkut, 13-19 Kasım'da Tayland'ın Pattaya kentinde düzenlenecek 2026 ITTF Dünya Para Masa Tenisi Şampiyonası'na hazırlanıyor.AA muhabirine açıklamalarda bulunan Kübra Korkut, milli takım ve kulüp düzeyindeki çalışmalarının iyi gittiğini belirterek, Dünya Şampiyonası'nda kürsüye çıkmayı hedeflediğini söyledi.Korkut, Hazırlıklarımız milli takım düzeyinde gayet iyi gidiyor. Çalışmalarımıza devam ediyoruz. Aynı zamanda kulüp antrenörlerimizle de çalışıyoruz. Antrenmanlarımızı devam ettiriyoruz. Hedefim ilk üç. Ama tabii ki her sporcunun hayali olan şampiyonluk. Kürsüde yer almak istiyorum. dedi.Sporu bırakmayı henüz düşünmediğini aktaran Korkut, 65 yaşıma kadar oynamak istiyorum. Sağlık durumum elverir mi, sakatlık vesaire umarım geçirmem, 65 yaşıma kadar hedefim var. ifadelerini kullandı.Hedeflerim varBaşarı ve başarısızlığın kendisi için motivasyon kaynağı olduğunu anlatan Korkut, hedeflerinin kendisini ayakta tuttuğunu söyledi.Korkut, Beni motive eden açıkçası başarı da başarısızlık da. Her ikisi de benim için bir motive kaynağı. Çünkü hedefi olan bir sporcu olduğun sürece hiçbir zaman hedeflerin bitmeyecek. O yöne doğru ilerleyeceksin. O yüzden bu beni ayakta tutuyor. Hedeflerim var. diye konuştu.Hedefinin şampiyonluklar kazanmak olduğunu dile getiren Korkut, Şampiyon olmak istiyorum. Paralimpik, dünya ve Avrupa şampiyonu olmak istiyorum. Hedefler olduğu sürece bu camiada, bu kürsüde yer almak istiyorum. dedi.Kaybetme, kazanma bunların hepsi bir arada yaşanıyorMüsabakalarda kaygı ve korkunun yaşanabildiğini belirten Korkut, sporcuların maç sırasında streslerini yönetmelerinin önemine dikkati çekti.Kübra Korkut, Kaygı olabilir, korktuğun anlar oluyor. Açık söyleyeyim bunlar oluyor tabii ki. Kaybetme, kazanma bunların hepsi bir arada yaşanıyor. Her şey mutlu sonla bitmiyor. Kaybedebiliyorsun. Bu şekilde çok duygu yüklü anlar oluyor. O yaşadığın stres içerisinde bunları yönetebilmek ve sahada uygulayabilmek çok önemli. ifadelerini kullandı.Kariyerinde kendisini en fazla etkileyen anın 2022'de İspanya'da dünya şampiyonluğunu elde ettiği organizasyon olduğunu aktaran Korkut, uzun süredir yenemediği Hollandalı rakibini bu şampiyonada geçmeyi başardığını söyledi.Hollandalı rakibini uzun süre yenemediğini aktaran Korkut, Bütün finallerde kaybetmiştim. Fatih hocamla birlikte bu işi başardık. Gerçekten de çok mutluydum. Gurur verici bir an. Kesinlikle hiç unutamadığım, aklımdan çıkartamadığım bir noktaydı. diye konuştu.Hiçbir zaman &#039;engelliyim, yapamıyorum&#039; demedimKübra Korkut, engelli sporculara da pozitif düşünmeleri ve kendilerine güvenmeleri çağrısında bulundu.Hayatta biraz dezavantajlı bir bölümde olduklarını kaydeden Korkut, Ama ben hayata hiçbir zaman öyle bakmadım. Hayatımda hiçbir zaman engel seviyemi ya da engel durumumu kullanmadım. Ben hiçbir zaman 'Engelliyim, yapamıyorum.' demedim. Hayır, zorlamam gerekiyor. Hayatta bu şekildeyim. Ben her zaman böyleydim. Her zaman pozitif bakmakta fayda var. değerlendirmesinde bulundu.Kızı ve eşiyle birlikte hayatını sürdürdüğünü, eşinin aynı zamanda antrenörü olduğunu belirten Korkut, ailesinin hayatındaki önemine değindi.Mutlu olmanın önemini vurgulayan milli sporcu, Mutlu olacağız. Mutlu olmamız lazım. Sağlıklı olabiliriz, uzuvlarımız olmayabilir. Tekerlekli sandalyede olabiliriz ama sonuç itibarıyla biz var olmalıyız. Buna her zaman inanıyorum. Mutlu olmalıyız. Kendimizi her zaman desteklemeliyiz. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH GAZİOĞLU - Masa tenisinde paralimpik oyunlarında derece yapan milli sporcu Kübra Korkut, 2022'de dünya şampiyonluğuna uzanan kariyerini uzun yıllar sürdürerek yeni başarılara imza atmayı hedefliyor.2012 Londra Paralimpik Oyunları'nda takım kategorisinde, 2024 Paris Paralimpik Oyunları'nda ise ferdi kategoride gümüş madalya kazanan Korkut, 13-19 Kasım'da Tayland'ın Pattaya kentinde düzenlenecek 2026 ITTF Dünya Para Masa Tenisi Şampiyonası'na hazırlanıyor.AA muhabirine açıklamalarda bulunan Kübra Korkut, milli takım ve kulüp düzeyindeki çalışmalarının iyi gittiğini belirterek, Dünya Şampiyonası'nda kürsüye çıkmayı hedeflediğini söyledi.Korkut, Hazırlıklarımız milli takım düzeyinde gayet iyi gidiyor. Çalışmalarımıza devam ediyoruz. Aynı zamanda kulüp antrenörlerimizle de çalışıyoruz. Antrenmanlarımızı devam ettiriyoruz. Hedefim ilk üç. Ama tabii ki her sporcunun hayali olan şampiyonluk. Kürsüde yer almak istiyorum. dedi.Sporu bırakmayı henüz düşünmediğini aktaran Korkut, 65 yaşıma kadar oynamak istiyorum. Sağlık durumum elverir mi, sakatlık vesaire umarım geçirmem, 65 yaşıma kadar hedefim var. ifadelerini kullandı.Hedeflerim varBaşarı ve başarısızlığın kendisi için motivasyon kaynağı olduğunu anlatan Korkut, hedeflerinin kendisini ayakta tuttuğunu söyledi.Korkut, Beni motive eden açıkçası başarı da başarısızlık da. Her ikisi de benim için bir motive kaynağı. Çünkü hedefi olan bir sporcu olduğun sürece hiçbir zaman hedeflerin bitmeyecek. O yöne doğru ilerleyeceksin. O yüzden bu beni ayakta tutuyor. Hedeflerim var. diye konuştu.Hedefinin şampiyonluklar kazanmak olduğunu dile getiren Korkut, Şampiyon olmak istiyorum. Paralimpik, dünya ve Avrupa şampiyonu olmak istiyorum. Hedefler olduğu sürece bu camiada, bu kürsüde yer almak istiyorum. dedi.Kaybetme, kazanma bunların hepsi bir arada yaşanıyorMüsabakalarda kaygı ve korkunun yaşanabildiğini belirten Korkut, sporcuların maç sırasında streslerini yönetmelerinin önemine dikkati çekti.Kübra Korkut, Kaygı olabilir, korktuğun anlar oluyor. Açık söyleyeyim bunlar oluyor tabii ki. Kaybetme, kazanma bunların hepsi bir arada yaşanıyor. Her şey mutlu sonla bitmiyor. Kaybedebiliyorsun. Bu şekilde çok duygu yüklü anlar oluyor. O yaşadığın stres içerisinde bunları yönetebilmek ve sahada uygulayabilmek çok önemli. ifadelerini kullandı.Kariyerinde kendisini en fazla etkileyen anın 2022'de İspanya'da dünya şampiyonluğunu elde ettiği organizasyon olduğunu aktaran Korkut, uzun süredir yenemediği Hollandalı rakibini bu şampiyonada geçmeyi başardığını söyledi.Hollandalı rakibini uzun süre yenemediğini aktaran Korkut, Bütün finallerde kaybetmiştim. Fatih hocamla birlikte bu işi başardık. Gerçekten de çok mutluydum. Gurur verici bir an. Kesinlikle hiç unutamadığım, aklımdan çıkartamadığım bir noktaydı. diye konuştu.Hiçbir zaman &#039;engelliyim, yapamıyorum&#039; demedimKübra Korkut, engelli sporculara da pozitif düşünmeleri ve kendilerine güvenmeleri çağrısında bulundu.Hayatta biraz dezavantajlı bir bölümde olduklarını kaydeden Korkut, Ama ben hayata hiçbir zaman öyle bakmadım. Hayatımda hiçbir zaman engel seviyemi ya da engel durumumu kullanmadım. Ben hiçbir zaman 'Engelliyim, yapamıyorum.' demedim. Hayır, zorlamam gerekiyor. Hayatta bu şekildeyim. Ben her zaman böyleydim. Her zaman pozitif bakmakta fayda var. değerlendirmesinde bulundu.Kızı ve eşiyle birlikte hayatını sürdürdüğünü, eşinin aynı zamanda antrenörü olduğunu belirten Korkut, ailesinin hayatındaki önemine değindi.Mutlu olmanın önemini vurgulayan milli sporcu, Mutlu olacağız. Mutlu olmamız lazım. Sağlıklı olabiliriz, uzuvlarımız olmayabilir. Tekerlekli sandalyede olabiliriz ama sonuç itibarıyla biz var olmalıyız. Buna her zaman inanıyorum. Mutlu olmalıyız. Kendimizi her zaman desteklemeliyiz. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
