<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Mavi vatanın isimsiz kahramanları: DEGAK Timi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mavi-vatanin-isimsiz-kahramanlari-degak-timi/911037/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mavi-vatanin-isimsiz-kahramanlari-degak-timi/911037/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:27:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Samsun / Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı bünyesinde faaliyet yürüten tim, denizde kaybolan kişilerin bulunması ve delil aramaya yönelik çalışmalar yapıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Samsun Haberleri : RECEP BİLEK - Karadeniz'in değişken hava ve deniz şartlarında sıfıra yakın görüş mesafesi ve kuvvetli akıntılarda 7/24 esasıyla görev yapan Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı'nda faaliyet gösteren Dalış, Emniyet, Güvenlik, Arama ve Kurtarma (DEGAK) Timi, mavi vatandaki zorlu mesaisini başarıyla sürdürüyor.Tim, Antalya'da bulunan Sualtı Eğitim Merkezi Amirliği'nde 10 haftalık zorlu eğitim sürecini başarıyla tamamlayan, her koşulda görev alabilme kabiliyetine sahip 15 personelden oluşuyor.Samsun ve Ordu'yu kapsayan sorumluluk alanında denizde kaybolan kişilerin bulunması ve delil aramaya yönelik faaliyet gerçekleştiren tim, ihtiyaç duyulması halinde yurt içinde ve dışında da çalışmalarını yürütüyor.Tim, deniz dibini tarayan sonar cihazı ve 300 metre derinliğe kadar inebilen su altı robotu gibi yüksek teknolojili teçhizatlar kullanıyor.DEGAK-01 Tim Komutan Yardımcısı Astsubay Üstçavuş Seyfullah Çakıroğlu, AA muhabirine, Sahil Güvenlik Komutanlığının denizlerde emniyet ve güvenliğin sağlanmasından sorumlu tek genel kolluk kuvveti olduğunu söyledi.DEGAK timlerinin Sahil Güvenlik Komutanlığının ihtisaslı kurbağa adam personelinden oluştuğunu belirten Çakıroğlu, timin başta su altı arama ve kurtarma faaliyetleri olmak üzere delil araştırmaları, deniz kazalarına müdahale, çevre kirliliği incelemeleri ve kritik altyapıların su altı kontrolleri gibi çok çeşitli görevleri modern ekipmanlarla yerine getiren seçkin bir birlik olduğunu anlattı.İhtiyaç duyulan kurbağa adam sınıfı personelin Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda görev yapan subay, astsubay ve uzman erbaşlar arasından seçildiğini aktaran Çakıroğlu, fiziksel dayanıklılığın ön planda olduğu eğitimlerde başarılı bulunan personelin DEGAK timlerine atandığını dile getirdi.Timin, ihbarın alınmasıyla görevin kapsamını, bölgenin coğrafi yapısını, hava ve deniz şartlarını göz önünde bulundurarak meydana gelebilecek riskler için gerekli tüm önlemleri aldığını vurgulayan Çakıroğlu, en kısa sürede olay yerine ulaşıp çevresel şartları analiz ederek planlı ve koordineli şekilde su altı ve su üstü arama çalışmalarına başlandığını kaydetti.Zorlu şartlarda bir insanın hayatına dokunmak en önemli motivasyonlarıKaradeniz'deki zorlu mesailerini anlatan Çakıroğlu, Karadeniz'in değişken deniz şartları, düşük görüş mesafesi ve kuvvetli akıntılar kimi zaman görevimizi zorlaştırabiliyor ancak düzenli eğitimlerimiz, tecrübemiz, ekip çalışmamız ve dalış yapılacak bölgeyi iyi analiz etmemiz sayesinde görevimizi güvenli ve başarılı şekilde yerine getiriyoruz. dedi.Çakıroğlu, zorlu şartlar altında yürüttükleri faaliyetler sonucunda bir insanın hayatına dokunmak ve onu sevdiklerine sağ salim kavuşturabilmenin görevlerinin en anlamlı ve etkileyici tarafı olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:Olay yerine intikal ettiğimiz andan itibaren vatandaşlarımızın bizlere duyduğu güveni görmek, bizim için son derece değerlidir. Boğulma tehlikesi geçiren bir vatandaşımızın olay sonunda hayata tutunduğunu öğrendiğimiz zaman görevimizi başarıyla yerine getirmenin tarifsiz onur ve gururunu yaşıyoruz. Bir sonraki göreve bu sorumluluk bilinci, güç ve motivasyonla her zaman hazır bulunuyoruz.Karadeniz'in sahillerinde sıkça görülen çeken akıntıyla ilgili de önerilerde bulunan Çakıroğlu, Böyle bir durumla karşılaşıldığında en önemli kural, panik yapmamaktır. Akıntıya karşı doğrudan kıyıya yüzmeye çalışmak yerine kıyıya paralel yüzerek akıntının dışına çıkılmalı, ardından güvenli şekilde kıyıya dönülmelidir. Vatandaşlarımızın cankurtaran bulunan plajları tercih etmeleri, uyarı ikaz levhalarına mutlaka uymaları, kötü deniz ve hava şartlarında denize girmemeleri büyük önem taşımaktadır. ifadelerini kullandı.Çakıroğlu, Sahil Güvenlik Komutanlığı olarak özellikle olumsuz deniz ve hava koşullarında denize girilmemesi yönünde vatandaşlara sahilden anonslar yaptıklarını ve bilgilendirme faaliyetlerinde bulunduklarını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Samsun Haberleri : RECEP BİLEK - Karadeniz'in değişken hava ve deniz şartlarında sıfıra yakın görüş mesafesi ve kuvvetli akıntılarda 7/24 esasıyla görev yapan Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı'nda faaliyet gösteren Dalış, Emniyet, Güvenlik, Arama ve Kurtarma (DEGAK) Timi, mavi vatandaki zorlu mesaisini başarıyla sürdürüyor.Tim, Antalya'da bulunan Sualtı Eğitim Merkezi Amirliği'nde 10 haftalık zorlu eğitim sürecini başarıyla tamamlayan, her koşulda görev alabilme kabiliyetine sahip 15 personelden oluşuyor.Samsun ve Ordu'yu kapsayan sorumluluk alanında denizde kaybolan kişilerin bulunması ve delil aramaya yönelik faaliyet gerçekleştiren tim, ihtiyaç duyulması halinde yurt içinde ve dışında da çalışmalarını yürütüyor.Tim, deniz dibini tarayan sonar cihazı ve 300 metre derinliğe kadar inebilen su altı robotu gibi yüksek teknolojili teçhizatlar kullanıyor.DEGAK-01 Tim Komutan Yardımcısı Astsubay Üstçavuş Seyfullah Çakıroğlu, AA muhabirine, Sahil Güvenlik Komutanlığının denizlerde emniyet ve güvenliğin sağlanmasından sorumlu tek genel kolluk kuvveti olduğunu söyledi.DEGAK timlerinin Sahil Güvenlik Komutanlığının ihtisaslı kurbağa adam personelinden oluştuğunu belirten Çakıroğlu, timin başta su altı arama ve kurtarma faaliyetleri olmak üzere delil araştırmaları, deniz kazalarına müdahale, çevre kirliliği incelemeleri ve kritik altyapıların su altı kontrolleri gibi çok çeşitli görevleri modern ekipmanlarla yerine getiren seçkin bir birlik olduğunu anlattı.İhtiyaç duyulan kurbağa adam sınıfı personelin Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda görev yapan subay, astsubay ve uzman erbaşlar arasından seçildiğini aktaran Çakıroğlu, fiziksel dayanıklılığın ön planda olduğu eğitimlerde başarılı bulunan personelin DEGAK timlerine atandığını dile getirdi.Timin, ihbarın alınmasıyla görevin kapsamını, bölgenin coğrafi yapısını, hava ve deniz şartlarını göz önünde bulundurarak meydana gelebilecek riskler için gerekli tüm önlemleri aldığını vurgulayan Çakıroğlu, en kısa sürede olay yerine ulaşıp çevresel şartları analiz ederek planlı ve koordineli şekilde su altı ve su üstü arama çalışmalarına başlandığını kaydetti.Zorlu şartlarda bir insanın hayatına dokunmak en önemli motivasyonlarıKaradeniz'deki zorlu mesailerini anlatan Çakıroğlu, Karadeniz'in değişken deniz şartları, düşük görüş mesafesi ve kuvvetli akıntılar kimi zaman görevimizi zorlaştırabiliyor ancak düzenli eğitimlerimiz, tecrübemiz, ekip çalışmamız ve dalış yapılacak bölgeyi iyi analiz etmemiz sayesinde görevimizi güvenli ve başarılı şekilde yerine getiriyoruz. dedi.Çakıroğlu, zorlu şartlar altında yürüttükleri faaliyetler sonucunda bir insanın hayatına dokunmak ve onu sevdiklerine sağ salim kavuşturabilmenin görevlerinin en anlamlı ve etkileyici tarafı olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:Olay yerine intikal ettiğimiz andan itibaren vatandaşlarımızın bizlere duyduğu güveni görmek, bizim için son derece değerlidir. Boğulma tehlikesi geçiren bir vatandaşımızın olay sonunda hayata tutunduğunu öğrendiğimiz zaman görevimizi başarıyla yerine getirmenin tarifsiz onur ve gururunu yaşıyoruz. Bir sonraki göreve bu sorumluluk bilinci, güç ve motivasyonla her zaman hazır bulunuyoruz.Karadeniz'in sahillerinde sıkça görülen çeken akıntıyla ilgili de önerilerde bulunan Çakıroğlu, Böyle bir durumla karşılaşıldığında en önemli kural, panik yapmamaktır. Akıntıya karşı doğrudan kıyıya yüzmeye çalışmak yerine kıyıya paralel yüzerek akıntının dışına çıkılmalı, ardından güvenli şekilde kıyıya dönülmelidir. Vatandaşlarımızın cankurtaran bulunan plajları tercih etmeleri, uyarı ikaz levhalarına mutlaka uymaları, kötü deniz ve hava şartlarında denize girmemeleri büyük önem taşımaktadır. ifadelerini kullandı.Çakıroğlu, Sahil Güvenlik Komutanlığı olarak özellikle olumsuz deniz ve hava koşullarında denize girilmemesi yönünde vatandaşlara sahilden anonslar yaptıklarını ve bilgilendirme faaliyetlerinde bulunduklarını sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/mavi-vatanin-isimsiz-kahramanlari-degak-timi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Esed rejiminden kaçan Suriyeli, duvar örerek sakladığı kütüphanesine yıllar sonra kavuştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/esed-rejiminden-kacan-suriyeli-duvar-orerek-sakladigi-kutuphanesine-yillar-sonra-kavustu/911035/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/esed-rejiminden-kacan-suriyeli-duvar-orerek-sakladigi-kutuphanesine-yillar-sonra-kavustu/911035/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:27:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Suriye'de Esed rejimi saldırılarından endişe ederek gösterilerin başladığı dönemde evindeki kütüphaneyi duvar örerek saklayan Suriyeli adam, kitaplarına yıllar sonra kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Suriye'de Esed rejimi saldırılarından endişe ederek gösterilerin başladığı dönemde evindeki kütüphaneyi duvar örerek saklayan Suriyeli adam, kitaplarına yıllar sonra kavuştu.Sosyal medyada yer alan bilgilere göre, Suriyeli yaşlı adam, Ekim 2011'de devrik rejimden kaçarak Kuveyt'e gitmeden önce Humus'taki evinde yer alan kitaplarını korumak için kütüphaneyi duvar örerek kapattı.Devrimin ardından yaklaşık 15 yıl sonra vatanına dönen Suriyeli, duvarla örerek korumayı başardığı kütüphanesine yeniden kavuştu.Suriyeli adamın, duvarı yıkarak kitaplarına yeniden kavuştuğu anın görüntüsü sosyal medyada büyük ilgi gördü.Görüntülerde, saklı kalan kütüphanedeki yüzlerce kitabın hiçbir zarar görmediği, nem ve tahribattan etkilenmeden ilk günkü halini koruduğu görüldü.Suriye'de 2011'de başlayan gösterilerin ardından milyonlarca insan Esed rejiminin saldırıları nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Suriye'de Esed rejimi saldırılarından endişe ederek gösterilerin başladığı dönemde evindeki kütüphaneyi duvar örerek saklayan Suriyeli adam, kitaplarına yıllar sonra kavuştu.Sosyal medyada yer alan bilgilere göre, Suriyeli yaşlı adam, Ekim 2011'de devrik rejimden kaçarak Kuveyt'e gitmeden önce Humus'taki evinde yer alan kitaplarını korumak için kütüphaneyi duvar örerek kapattı.Devrimin ardından yaklaşık 15 yıl sonra vatanına dönen Suriyeli, duvarla örerek korumayı başardığı kütüphanesine yeniden kavuştu.Suriyeli adamın, duvarı yıkarak kitaplarına yeniden kavuştuğu anın görüntüsü sosyal medyada büyük ilgi gördü.Görüntülerde, saklı kalan kütüphanedeki yüzlerce kitabın hiçbir zarar görmediği, nem ve tahribattan etkilenmeden ilk günkü halini koruduğu görüldü.Suriye'de 2011'de başlayan gösterilerin ardından milyonlarca insan Esed rejiminin saldırıları nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Antalya'da eşi, kaynanası ve kayınbabasını öldüren şüpheli yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/antalya-da-esi-kaynanasi-ve-kayinbabasini-olduren-supheli-yakalandi/911034/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/antalya-da-esi-kaynanasi-ve-kayinbabasini-olduren-supheli-yakalandi/911034/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:27:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya / Antalya'nın Korkuteli ilçesinde karısı ile kaynanası ve kayınbabasını tüfekle öldüren şüpheli, ormanlık alanda yakalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri : Antalya'nın Korkuteli ilçesinde karısı ile kaynanası ve kayınbabasını tüfekle öldüren şüpheli, ormanlık alanda yakalandı.Karakuyu Mahallesi'nde boşanma aşamasında oldukları eşi Ayşegül C. (36), kayınbabası Ahmet Engel (65) ve kaynanası Cemile Engel'i (63) öldürdükten sonra kaçan S.C'nin (38) yakalanması için jandarma ekiplerince çalışma yapıldı.Ekipler, şüpheliyi mahallenin yakınındaki ormanlık alanda yakaladı.Şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek.Hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen S.C, dün boşanma aşamasında oldukları eşinin ailesinin evine gitmiş, av tüfeğiyle eşi, kaynanası ve kayınbabasını öldürdükten sonra kaçmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri : Antalya'nın Korkuteli ilçesinde karısı ile kaynanası ve kayınbabasını tüfekle öldüren şüpheli, ormanlık alanda yakalandı.Karakuyu Mahallesi'nde boşanma aşamasında oldukları eşi Ayşegül C. (36), kayınbabası Ahmet Engel (65) ve kaynanası Cemile Engel'i (63) öldürdükten sonra kaçan S.C'nin (38) yakalanması için jandarma ekiplerince çalışma yapıldı.Ekipler, şüpheliyi mahallenin yakınındaki ormanlık alanda yakaladı.Şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek.Hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen S.C, dün boşanma aşamasında oldukları eşinin ailesinin evine gitmiş, av tüfeğiyle eşi, kaynanası ve kayınbabasını öldürdükten sonra kaçmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/antalya-da-esi-kaynanasi-ve-kayinbabasini-olduren-supheli-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kaspersky MacSync yazılımının güncel varyantını tespit etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kaspersky-macsync-yaziliminin-guncel-varyantini-tespit-etti/911033/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kaspersky-macsync-yaziliminin-guncel-varyantini-tespit-etti/911033/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:27:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Kaspersky Güvenlik Uzmanı Sergey Puzan: - Yeni keşfedilen MacSync sürümü, sunduğu yeni yetenekler ve daha karmaşık hale getirilen enfeksiyon zinciriyle önceki varyantlardan belirgin şekilde ayrılıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Kaspersky araştırmacıları, macOS işletim sistemini hedef alan ve MacSync adıyla bilinen bilgi hırsızı (infostealer) yazılımın güncel bir varyantını tespit etti.Şirketten yapılan açıklamaya göre, 2024-2025 döneminde AMOS hırsız yazılımının bir türevi olarak ortaya çıkan MacSync kapsamlı bir evrim geçirdi. Eylül 2026'da tespit edilen söz konusu son sürüm, karmaşık yeni bir bulaşma zinciri kullanarak, hedef sisteme hem bilgi hırsızı bir yazılım hem de arka kapı yüklüyor. Böylece oturum kimlik bilgileri, çeşitli kullanıcı verileri ve kripto varlıklar tehlikeye atılıyor.Saldırı, kullanıcının cihazına kötü amaçlı bir dosyanın ulaşmasıyla başlıyor. Bu durum, kullanıcının belirli bir uygulama gibi gösterilen kötü amaçlı yazılımı indirmesi sonucunda gerçekleşebiliyor. Söz konusu uygulama, belge paylaşım, kripto cüzdan veya başka bir uygulama olarak sunulabiliyor ve cihazda bir dizi başka kötü amaçlı indirme ve manipülasyon gerçekleştiriliyor. Bazı durumlarda saldırı zincirindeki kötü amaçlı indirmelerden biri, herkese açık iCloud takvim girdisinde .ics formatında barındırılıyor. Bulaşma sonucunda MacSync'in temel bileşenleri olan bilgi hırsızı ve arka kapı, cihaza yükleniyor.Bilgi hırsızı çalıştırıldığında, kullanıcının indirdiğini düşündüğü uygulama gibi görünüyor ve kullanıcıdan yönetici hesabının parolasını girmesi isteniyor. Parola girildikten sonra ekranda uygulamanın hasarlı olduğu ve çöp kutusuna taşınması gerektiğini belirten bir bildirim görüntüleniyor. Bu yöntem, kullanıcının dikkatini dağıtmak amacıyla kullanılıyor. Bilgi hırsızı, web tarayıcılarındaki gezinme geçmişi, çerezler ve kayıtlı kimlik bilgilerini, kripto cüzdan uygulamalarındaki verileri, Telegram mesajlaşma verilerini, cihazın oturum açma bilgilerini, parolasını ve Keychain dosyasını topluyor. Ayrıca yüklü uygulamaların listesinin yanı sıra cihazın modeli ve donanım bilgileri, SSH ve ZSH yapılandırmalarıyla diğer verileri de ele geçiriyor.MacSync'in bir diğer bileşeni arka kapı, meşru Finder uygulaması gibi gizleniyor ve saldırganlara kullanıcının verilerine erişim imkanı sağlıyor. Saldırganlar, bu arka kapı aracılığıyla özellikle kullanıcının web tarayıcısına değiştirilmiş eklentileri uzaktan yükleyebiliyor. Söz konusu eklentilerin, büyük olasılıkla kripto cüzdan eklentilerini kötü amaçlı olanlarla değiştirmek için kullanıldığı düşünülüyor. Bunun yanı sıra saldırganlar, meşru Ledger kripto cüzdan uygulamasını kötü amaçlı bir kopyayla değiştirebiliyor, çeşitli sistem bilgilerini veya belirli kullanıcı dosyalarını toplayabiliyor ve başka amaçlarla rastgele kod çalıştırabiliyor.Kaspersky güvenlik çözümleri, MacSync ailesiyle ilişkili tehditleri başarıyla tespit ederek, etkisiz hale getirebiliyor.Giriş kimliklerini koruyan kilit unsur, yönetici parolasıdırAçıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky Güvenlik Uzmanı Sergey Puzan, yeni keşfedilen MacSync sürümünün, sunduğu yeni yetenekler ve daha karmaşık hale getirilen enfeksiyon zinciriyle önceki varyantlardan belirgin şekilde ayrıldığını belirtti.Tehdit aktörlerinin, kurbanın cihazına ilk erişimi sağlamak adına sosyal mühendislik yöntemlerini de hızla geliştirdiğini aktaran Puzan, şunları kaydetti:Bu nedenle, özellikle geliştiricisi güvenilir olmayan yeni uygulamalar yüklenirken son derece temkinli olunmalı. Kullanıcılara, indirdikleri yazılımların orijinal geliştiriciye ait olup olmadığını her zaman resmi ve güvenilir kaynaklardan doğrulamasını öneriyoruz. Cihazdaki en hassas verileri ve giriş kimliklerini koruyan kilit unsur, yönetici parolasıdır. Uygulamalar, bu parolayı talep ettiğinde kullanıcılar her zamankinden daha dikkatli yaklaşmalı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Kaspersky araştırmacıları, macOS işletim sistemini hedef alan ve MacSync adıyla bilinen bilgi hırsızı (infostealer) yazılımın güncel bir varyantını tespit etti.Şirketten yapılan açıklamaya göre, 2024-2025 döneminde AMOS hırsız yazılımının bir türevi olarak ortaya çıkan MacSync kapsamlı bir evrim geçirdi. Eylül 2026'da tespit edilen söz konusu son sürüm, karmaşık yeni bir bulaşma zinciri kullanarak, hedef sisteme hem bilgi hırsızı bir yazılım hem de arka kapı yüklüyor. Böylece oturum kimlik bilgileri, çeşitli kullanıcı verileri ve kripto varlıklar tehlikeye atılıyor.Saldırı, kullanıcının cihazına kötü amaçlı bir dosyanın ulaşmasıyla başlıyor. Bu durum, kullanıcının belirli bir uygulama gibi gösterilen kötü amaçlı yazılımı indirmesi sonucunda gerçekleşebiliyor. Söz konusu uygulama, belge paylaşım, kripto cüzdan veya başka bir uygulama olarak sunulabiliyor ve cihazda bir dizi başka kötü amaçlı indirme ve manipülasyon gerçekleştiriliyor. Bazı durumlarda saldırı zincirindeki kötü amaçlı indirmelerden biri, herkese açık iCloud takvim girdisinde .ics formatında barındırılıyor. Bulaşma sonucunda MacSync'in temel bileşenleri olan bilgi hırsızı ve arka kapı, cihaza yükleniyor.Bilgi hırsızı çalıştırıldığında, kullanıcının indirdiğini düşündüğü uygulama gibi görünüyor ve kullanıcıdan yönetici hesabının parolasını girmesi isteniyor. Parola girildikten sonra ekranda uygulamanın hasarlı olduğu ve çöp kutusuna taşınması gerektiğini belirten bir bildirim görüntüleniyor. Bu yöntem, kullanıcının dikkatini dağıtmak amacıyla kullanılıyor. Bilgi hırsızı, web tarayıcılarındaki gezinme geçmişi, çerezler ve kayıtlı kimlik bilgilerini, kripto cüzdan uygulamalarındaki verileri, Telegram mesajlaşma verilerini, cihazın oturum açma bilgilerini, parolasını ve Keychain dosyasını topluyor. Ayrıca yüklü uygulamaların listesinin yanı sıra cihazın modeli ve donanım bilgileri, SSH ve ZSH yapılandırmalarıyla diğer verileri de ele geçiriyor.MacSync'in bir diğer bileşeni arka kapı, meşru Finder uygulaması gibi gizleniyor ve saldırganlara kullanıcının verilerine erişim imkanı sağlıyor. Saldırganlar, bu arka kapı aracılığıyla özellikle kullanıcının web tarayıcısına değiştirilmiş eklentileri uzaktan yükleyebiliyor. Söz konusu eklentilerin, büyük olasılıkla kripto cüzdan eklentilerini kötü amaçlı olanlarla değiştirmek için kullanıldığı düşünülüyor. Bunun yanı sıra saldırganlar, meşru Ledger kripto cüzdan uygulamasını kötü amaçlı bir kopyayla değiştirebiliyor, çeşitli sistem bilgilerini veya belirli kullanıcı dosyalarını toplayabiliyor ve başka amaçlarla rastgele kod çalıştırabiliyor.Kaspersky güvenlik çözümleri, MacSync ailesiyle ilişkili tehditleri başarıyla tespit ederek, etkisiz hale getirebiliyor.Giriş kimliklerini koruyan kilit unsur, yönetici parolasıdırAçıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky Güvenlik Uzmanı Sergey Puzan, yeni keşfedilen MacSync sürümünün, sunduğu yeni yetenekler ve daha karmaşık hale getirilen enfeksiyon zinciriyle önceki varyantlardan belirgin şekilde ayrıldığını belirtti.Tehdit aktörlerinin, kurbanın cihazına ilk erişimi sağlamak adına sosyal mühendislik yöntemlerini de hızla geliştirdiğini aktaran Puzan, şunları kaydetti:Bu nedenle, özellikle geliştiricisi güvenilir olmayan yeni uygulamalar yüklenirken son derece temkinli olunmalı. Kullanıcılara, indirdikleri yazılımların orijinal geliştiriciye ait olup olmadığını her zaman resmi ve güvenilir kaynaklardan doğrulamasını öneriyoruz. Cihazdaki en hassas verileri ve giriş kimliklerini koruyan kilit unsur, yönetici parolasıdır. Uygulamalar, bu parolayı talep ettiğinde kullanıcılar her zamankinden daha dikkatli yaklaşmalı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Temizledikleri dersliklerde mühendislik eğitimi alacaklar</title>
      <link>https://www.canligaste.com/temizledikleri-dersliklerde-muhendislik-egitimi-alacaklar/911032/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/temizledikleri-dersliklerde-muhendislik-egitimi-alacaklar/911032/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:27:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kırklareli / Kırklareli Üniversitesinde destek personeli olarak görev yapan 19 yaşındaki Zeynep Bora ile Beyzanur Sakmak, çalışırken hazırlandıkları üniversite sınavında yazılım mühendisliğini kazandı  - Sakmak:  - Çocukluğumdan beri yazılım mühendisliği okumayı çok istiyordum. Bu hayali gerçekleştirdiğim için çok mutluyum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kırklareli Haberleri : ÖZGÜN TİRAN - Kırklareli Üniversitesinde (KLÜ) destek personeli olarak görev yapan Zeynep Bora ile Beyzanur Sakmak, çalışırken hazırlandıkları üniversite sınavını kazanarak temizlik yaptıkları dersliklerde öğrenci olmanın mutluluğunu yaşıyor.Yazılım mühendisliği bölümünü kazanan 19 yaşındaki Bora ve Sakmak, üniversitede hem çalışacak hem de eğitimlerini sürdürecek.Bora, AA muhabirine, yaklaşık 6 ay önce Kırklareli Üniversitesinde destek personeli olarak çalışmaya başladığını söyledi.Eğitim hayatına devam etmek istediği için üniversite sınavına hazırlandığını belirten Bora, görev yaptığı üniversitenin yazılım mühendisliği bölümüne yerleşmenin mutluluğunu yaşadığını ifade etti.Hem çalışıp hem de üniversite eğitimini sürdürmenin yorucu olacağını ancak bunu başaracağına inandığını dile getiren Bora, şöyle konuştu:Çalışma arkadaşlarımın desteği sayesinde bu serüveni başarılı bir şekilde tamamlayacağımı düşünüyorum. Çalışma hayatında yer almayı seviyorum, özellikle kadınların çalışma hayatında olmasını çok önemli buluyorum. Hem çalışıp hem eğitim hayatımı devam ettirebileceğime dair içimde derin bir inanç var. Şu an destek personeli olarak üniversitemize katkı sağlıyorum, mezun olduktan sonra akademik kadroda devam etmek hayalim. Ülkemize ve devletimize her daim destek olmayı hedefliyorum.Bora, süreçte kendisine destek olan KLÜ Rektörü Prof. Dr. Rengin Ak'a teşekkür ederek, yazılım mühendisi olmak için gayretle çalışacağını kaydetti.Bu hayali gerçekleştirdiğim için çok mutluyumKahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'dan Konya'ya taşındıklarını anlatan Beyzanur Sakmak da iş aradığı dönemde Kırklareli Üniversitesinin destek personeli kadrosuna başvurduğunu söyledi.Başvurusunun kabul edilmesiyle kente taşındığını, yaklaşık 4 aydır üniversitede görev yaptığını belirten Sakmak, hayalini kurduğu bölümü kazanmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.Üniversitede sıraları temizlerken her zaman üniversitenin öğrencisi olmanın hayalini kurduğunu anlatan Sakmak, Çocukluğumdan beri yazılım mühendisliği okumayı çok istiyordum. Bu hayali gerçekleştirdiğim için çok mutluyum. Üniversitemizin tüm personeline destek oldukları için teşekkür ederim. diye konuştu.Sakmak, iş ve öğrencilik hayatını birlikte yürütmek için daha fazla gayret göstereceğini ifade etti.Çok çalışarak okulunu bitirmek istediğini belirten Sakmak, şunları kaydetti:Yorulacağız, yeri gelecek geceleri uyumayıp ders çalışacağız ama bir şekilde başaracağıma inancım sonsuz. 4 yıl boyunca yazılım mühendisliğini bitirip bu alanda ilerlemek ve devletimize, milletimize hayırlı bir mühendis olmak istiyorum. Bölümü kazandığım için şu anda bile çok mutlu hissediyorum, mezun olduktan sonra bu mutluluğun katlanarak artacağını düşünüyorum. Sınıfları temizleyerek başladım, kendimi geliştirdiğimi gördükçe daha çok gururlanacağım. Bunlar beni hep motive edecek şeyler.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kırklareli Haberleri : ÖZGÜN TİRAN - Kırklareli Üniversitesinde (KLÜ) destek personeli olarak görev yapan Zeynep Bora ile Beyzanur Sakmak, çalışırken hazırlandıkları üniversite sınavını kazanarak temizlik yaptıkları dersliklerde öğrenci olmanın mutluluğunu yaşıyor.Yazılım mühendisliği bölümünü kazanan 19 yaşındaki Bora ve Sakmak, üniversitede hem çalışacak hem de eğitimlerini sürdürecek.Bora, AA muhabirine, yaklaşık 6 ay önce Kırklareli Üniversitesinde destek personeli olarak çalışmaya başladığını söyledi.Eğitim hayatına devam etmek istediği için üniversite sınavına hazırlandığını belirten Bora, görev yaptığı üniversitenin yazılım mühendisliği bölümüne yerleşmenin mutluluğunu yaşadığını ifade etti.Hem çalışıp hem de üniversite eğitimini sürdürmenin yorucu olacağını ancak bunu başaracağına inandığını dile getiren Bora, şöyle konuştu:Çalışma arkadaşlarımın desteği sayesinde bu serüveni başarılı bir şekilde tamamlayacağımı düşünüyorum. Çalışma hayatında yer almayı seviyorum, özellikle kadınların çalışma hayatında olmasını çok önemli buluyorum. Hem çalışıp hem eğitim hayatımı devam ettirebileceğime dair içimde derin bir inanç var. Şu an destek personeli olarak üniversitemize katkı sağlıyorum, mezun olduktan sonra akademik kadroda devam etmek hayalim. Ülkemize ve devletimize her daim destek olmayı hedefliyorum.Bora, süreçte kendisine destek olan KLÜ Rektörü Prof. Dr. Rengin Ak'a teşekkür ederek, yazılım mühendisi olmak için gayretle çalışacağını kaydetti.Bu hayali gerçekleştirdiğim için çok mutluyumKahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'dan Konya'ya taşındıklarını anlatan Beyzanur Sakmak da iş aradığı dönemde Kırklareli Üniversitesinin destek personeli kadrosuna başvurduğunu söyledi.Başvurusunun kabul edilmesiyle kente taşındığını, yaklaşık 4 aydır üniversitede görev yaptığını belirten Sakmak, hayalini kurduğu bölümü kazanmanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.Üniversitede sıraları temizlerken her zaman üniversitenin öğrencisi olmanın hayalini kurduğunu anlatan Sakmak, Çocukluğumdan beri yazılım mühendisliği okumayı çok istiyordum. Bu hayali gerçekleştirdiğim için çok mutluyum. Üniversitemizin tüm personeline destek oldukları için teşekkür ederim. diye konuştu.Sakmak, iş ve öğrencilik hayatını birlikte yürütmek için daha fazla gayret göstereceğini ifade etti.Çok çalışarak okulunu bitirmek istediğini belirten Sakmak, şunları kaydetti:Yorulacağız, yeri gelecek geceleri uyumayıp ders çalışacağız ama bir şekilde başaracağıma inancım sonsuz. 4 yıl boyunca yazılım mühendisliğini bitirip bu alanda ilerlemek ve devletimize, milletimize hayırlı bir mühendis olmak istiyorum. Bölümü kazandığım için şu anda bile çok mutlu hissediyorum, mezun olduktan sonra bu mutluluğun katlanarak artacağını düşünüyorum. Sınıfları temizleyerek başladım, kendimi geliştirdiğimi gördükçe daha çok gururlanacağım. Bunlar beni hep motive edecek şeyler.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/temizledikleri-dersliklerde-muhendislik-egitimi-alacaklar.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Microsoft AI CEO'su Süleyman, yapay zekada daha sıkı güvenlik önlemleri gerektiğini belirtti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/microsoft-ai-ceo-su-suleyman-yapay-zekada-daha-siki-guvenlik-onlemleri-gerektigini-belirtti/911031/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/microsoft-ai-ceo-su-suleyman-yapay-zekada-daha-siki-guvenlik-onlemleri-gerektigini-belirtti/911031/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:24:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Microsoft AI'ın Üst Yöneticisi (CEO) Mustafa Süleyman, yapay zeka temelli sistemlerin insan kontrolünden çıkmasını önlemek için bu teknolojilerin geliştirilmesinde daha sıkı güvenlik önlemlerine ihtiyaç olduğunu belirtti.ABD'de yapay zeka temelli teknolojilerin gelişim hızına ilişkin kamuoyu endişelerinin artması ve sektör liderlerinin yavaşlama çağrısında bulunmasının ardından bu teknolojiyi denetleme önerileri tartışılıyor.Konuya ilişkin BBC'ye konuşan Süleyman, yapay zekaya ilişkin artan endişelerin haklı olduğunu ve bu teknolojinin insan kontrolünden çıkmasını önlemek için daha sıkı güvenlik önlemlerine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.Yapay zeka temelli sistemlerin geliştirilme sürecinde ek güvenlik önlemleri, denetimler ve kontrollerin uygulanabileceğini vurgulayan Süleyman, bu tür sistemlere insanmış gibi yaklaşılmasının riskleri artırabileceği uyarısında bulundu.Süleyman, bu yaklaşımın yapay zekayı insanlarla rekabet edebilecek sistemlere dönüştürebileceğini savundu.Anthropic CEO&#039;sundan yapay zeka gelişimini yavaşlatma önerisiABD'li yapay zeka şirketi Anthropic'in Üst Yöneticisi (CEO) Dario Amodei, firmadaki araştırmacı Jacob Coxon'ın yapay zeka konusunda yeterince sorumlu davranılmadığı gerekçesiyle istifasının ardından internet sitesinde makale yayımlamıştı.Amodei, yapay zeka teknolojisinin hızla gelişmesinin, sistemleri anlama ve kontrol etme kapasitesini zora sokabileceği uyarısı yaparak, bu teknolojinin gelişiminin denetime daha fazla olanak sağlayacak şekilde yavaşlatılması önerisinde bulunmuştu.Yapay zeka şirketlerinin bir araya gelerek güvenlik standartları belirlemesi gerektiğine dikkati çeken Amodei'ye, Elon Musk destek vermiş, OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman da öneriye katıldığını ve bağımsız değerlendirme konusunda aynı adımı atacağını kaydetmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Microsoft AI'ın Üst Yöneticisi (CEO) Mustafa Süleyman, yapay zeka temelli sistemlerin insan kontrolünden çıkmasını önlemek için bu teknolojilerin geliştirilmesinde daha sıkı güvenlik önlemlerine ihtiyaç olduğunu belirtti.ABD'de yapay zeka temelli teknolojilerin gelişim hızına ilişkin kamuoyu endişelerinin artması ve sektör liderlerinin yavaşlama çağrısında bulunmasının ardından bu teknolojiyi denetleme önerileri tartışılıyor.Konuya ilişkin BBC'ye konuşan Süleyman, yapay zekaya ilişkin artan endişelerin haklı olduğunu ve bu teknolojinin insan kontrolünden çıkmasını önlemek için daha sıkı güvenlik önlemlerine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.Yapay zeka temelli sistemlerin geliştirilme sürecinde ek güvenlik önlemleri, denetimler ve kontrollerin uygulanabileceğini vurgulayan Süleyman, bu tür sistemlere insanmış gibi yaklaşılmasının riskleri artırabileceği uyarısında bulundu.Süleyman, bu yaklaşımın yapay zekayı insanlarla rekabet edebilecek sistemlere dönüştürebileceğini savundu.Anthropic CEO&#039;sundan yapay zeka gelişimini yavaşlatma önerisiABD'li yapay zeka şirketi Anthropic'in Üst Yöneticisi (CEO) Dario Amodei, firmadaki araştırmacı Jacob Coxon'ın yapay zeka konusunda yeterince sorumlu davranılmadığı gerekçesiyle istifasının ardından internet sitesinde makale yayımlamıştı.Amodei, yapay zeka teknolojisinin hızla gelişmesinin, sistemleri anlama ve kontrol etme kapasitesini zora sokabileceği uyarısı yaparak, bu teknolojinin gelişiminin denetime daha fazla olanak sağlayacak şekilde yavaşlatılması önerisinde bulunmuştu.Yapay zeka şirketlerinin bir araya gelerek güvenlik standartları belirlemesi gerektiğine dikkati çeken Amodei'ye, Elon Musk destek vermiş, OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman da öneriye katıldığını ve bağımsız değerlendirme konusunda aynı adımı atacağını kaydetmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/microsoft-ai-ceo-su-suleyman-yapay-zekada-daha-siki-guvenlik-onlemleri-gerektigini-belirtti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Motosikletin genç yeteneği Poyraz hedefine hızla ilerliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/motosikletin-genc-yetenegi-poyraz-hedefine-hizla-ilerliyor/911028/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/motosikletin-genc-yetenegi-poyraz-hedefine-hizla-ilerliyor/911028/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:18:21 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Avrupa Balkan Supermoto Pist Şampiyonu 11 yaşındaki milli motosikletçi Poyraz Bor: Yurt dışında bana 'El Turco' diye hitap ediyorlar. Hayalim MotoGP'de yarışmak ve dünya şampiyonu olmak - Baba Ali Bor:  Poyraz'ın MotoGP Dünya Şampiyonası'nda yarışlara katılması bizim için çok gurur verici olur]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- İBRAHİM AKTAŞ - Avrupa Balkan Motosiklet Birliği (BMU) Supermoto Pist Şampiyonası'nın SM65 kategorisinde şampiyonluğa ulaşan 11 yaşındaki motosiklet sporcusu Poyraz Bor, hedefi MotoGP'ye giden yolda hızla ilerliyor.Ailesinin yönlendirmesiyle 2020 yılında motosiklet sporuna başlayan 6. sınıf öğrencisi Poyraz, motokros, supermoto ve miniGP'de kazandığı 7 Türkiye şampiyonluğunun ardından Avrupa'da mücadele etmeye başladı.Poyraz, geçen sezon Türk bayraklı tulumuyla Avrupa BMU Supermoto Pist Şampiyonası SM65 kategorisindeki yarışların tamamını kazanarak şampiyon oldu.İstanbul Park'ta bu yıl düzenlenen Türkiye Pist Şampiyonası'nın 2. yarışında mücadele eden Poyraz, ilk kez bindiği Yamaha R25 motosikletle 250cc'de pist rekorunu kırdı.Yoğun antrenman programlarıyla şampiyonalara hazırlanan Poyraz, Avrupa'daki yarışlarda elde ettiği zaferlere yenilerini eklemek istiyor.Kenan Sofuoğlu, Toprak Razgatlıoğlu, Bahattin Sofuoğlu, Can ve Deniz Öncü gibi Türk sporcuları örnek alan Bor'un tek hayali ileride MotoGP'de yarışıp dünya şampiyonu olmak.Hızlı sporcularla yarışmak beni de hızlandırıyorPoyraz Bor, AA muhabirine, bu sporu yapmaktan keyif aldığını, Avrupa'daki yarışlarda kazandığı zaferlerle İstiklal Marşı'nın okunmasından ve Türk bayrağının göndere çekilmesinden mutluluk duyduğunu söyledi.Yurt dışındaki yarışlarda hızlı sporcularla yarışmanın kendisini de hızlandırdığını belirten Poyraz, Onlardan gördüklerimi burada uygulamaya çalışıyorum. Toprak Razgatlıoğlu MotoGP'de yarışıyor. Daha önce 3 kez World Superbike Dünya Şampiyonu oldu. Ben de Toprak Razgatlıoğlu gibi olmak istiyorum. Yurt dışındaki yarışlarımda Toprak Razgatlıoğlu, Bahattin Sofuoğlu, Deniz Öncü ve Can Öncü gibi isimler beni motive ediyor. Çok çalışıp onları örnek almaya çalışıyorum. Yurt dışında bana 'El Turco' diye hitap ediyorlar. Hayalim MotoGP'de yarışmak ve dünya şampiyonu olmak. diye konuştu.MotoGP'de yarışması bizim için çok gurur verici olurBaba Ali Bor ise Poyraz'ın 3,5 yaşından itibaren yoğun şekilde bisiklete bindiğini, akrobatik hareketler yapmaya başlayınca da kendisini motosiklete bindirmeye karar verdiklerini kaydetti.Oğlunun İzmit'te Motocross Park Kartepe ile İstabul'da Motoron Rider Academy'de motosiklete binmeye başladığını anlatan Bor, Poyraz'ın daha büyük motosikletlerle MotoGP'ye hazırlanması ve MotoGP'de yarışabilmesi amacıyla ellerinden geleni yapmayı sürdüreceklerini dile getirdi.Ali Bor, Poyraz'ın MotoGP yarışçısı olabilmesi ve MotoGP Dünya Şampiyonası'nda yarışacak seviyeye gelip orada yarışlara katılması bizim için çok gurur verici olur. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- İBRAHİM AKTAŞ - Avrupa Balkan Motosiklet Birliği (BMU) Supermoto Pist Şampiyonası'nın SM65 kategorisinde şampiyonluğa ulaşan 11 yaşındaki motosiklet sporcusu Poyraz Bor, hedefi MotoGP'ye giden yolda hızla ilerliyor.Ailesinin yönlendirmesiyle 2020 yılında motosiklet sporuna başlayan 6. sınıf öğrencisi Poyraz, motokros, supermoto ve miniGP'de kazandığı 7 Türkiye şampiyonluğunun ardından Avrupa'da mücadele etmeye başladı.Poyraz, geçen sezon Türk bayraklı tulumuyla Avrupa BMU Supermoto Pist Şampiyonası SM65 kategorisindeki yarışların tamamını kazanarak şampiyon oldu.İstanbul Park'ta bu yıl düzenlenen Türkiye Pist Şampiyonası'nın 2. yarışında mücadele eden Poyraz, ilk kez bindiği Yamaha R25 motosikletle 250cc'de pist rekorunu kırdı.Yoğun antrenman programlarıyla şampiyonalara hazırlanan Poyraz, Avrupa'daki yarışlarda elde ettiği zaferlere yenilerini eklemek istiyor.Kenan Sofuoğlu, Toprak Razgatlıoğlu, Bahattin Sofuoğlu, Can ve Deniz Öncü gibi Türk sporcuları örnek alan Bor'un tek hayali ileride MotoGP'de yarışıp dünya şampiyonu olmak.Hızlı sporcularla yarışmak beni de hızlandırıyorPoyraz Bor, AA muhabirine, bu sporu yapmaktan keyif aldığını, Avrupa'daki yarışlarda kazandığı zaferlerle İstiklal Marşı'nın okunmasından ve Türk bayrağının göndere çekilmesinden mutluluk duyduğunu söyledi.Yurt dışındaki yarışlarda hızlı sporcularla yarışmanın kendisini de hızlandırdığını belirten Poyraz, Onlardan gördüklerimi burada uygulamaya çalışıyorum. Toprak Razgatlıoğlu MotoGP'de yarışıyor. Daha önce 3 kez World Superbike Dünya Şampiyonu oldu. Ben de Toprak Razgatlıoğlu gibi olmak istiyorum. Yurt dışındaki yarışlarımda Toprak Razgatlıoğlu, Bahattin Sofuoğlu, Deniz Öncü ve Can Öncü gibi isimler beni motive ediyor. Çok çalışıp onları örnek almaya çalışıyorum. Yurt dışında bana 'El Turco' diye hitap ediyorlar. Hayalim MotoGP'de yarışmak ve dünya şampiyonu olmak. diye konuştu.MotoGP'de yarışması bizim için çok gurur verici olurBaba Ali Bor ise Poyraz'ın 3,5 yaşından itibaren yoğun şekilde bisiklete bindiğini, akrobatik hareketler yapmaya başlayınca da kendisini motosiklete bindirmeye karar verdiklerini kaydetti.Oğlunun İzmit'te Motocross Park Kartepe ile İstabul'da Motoron Rider Academy'de motosiklete binmeye başladığını anlatan Bor, Poyraz'ın daha büyük motosikletlerle MotoGP'ye hazırlanması ve MotoGP'de yarışabilmesi amacıyla ellerinden geleni yapmayı sürdüreceklerini dile getirdi.Ali Bor, Poyraz'ın MotoGP yarışçısı olabilmesi ve MotoGP Dünya Şampiyonası'nda yarışacak seviyeye gelip orada yarışlara katılması bizim için çok gurur verici olur. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'de KOBİ'lerin çok uluslu şirketlerle bağları güçleniyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-de-kobi-lerin-cok-uluslu-sirketlerle-baglari-gucleniyor/911027/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-de-kobi-lerin-cok-uluslu-sirketlerle-baglari-gucleniyor/911027/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:18:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / OECD raporuna göre, Türkiye'deki istihdamın yaklaşık yüzde 68,5'ini ve katma değerin yüzde 41,2'sini KOBİ'ler oluşturuyor - KOBİ'lerin küresel değer zincirlerine entegrasyonu önemli ölçüde derinleşirken, tedarikçi geliştirme ve çok uluslu şirketlerle bağlantıların artırılmasına yönelik stratejik ve kurumsal altyapı da güçleniyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : YUNUS TÜRK - Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) raporuna göre, Türkiye ekonomisinde katma değerin yüzde 41,2'sini ve istihdamın yüzde 68,5'ini oluşturan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) küresel değer zincirlerine entegrasyonu derinleşirken, çok uluslu şirketlerle tedarik ve işbirliği bağlantıları da güçleniyor.AA muhabirinin OECD'nin Batı Balkanlar ve Türkiye için KOBİ Politikaları Endeksi 2026-Türkiye Ekonomi Profili raporundan derlediği bilgilere göre, KOBİ'lerin rekabet gücü ve dayanıklılığı, bölgenin sürdürülebilir büyümesi ve AB ile ekonomik yakınsaması açısından önem taşıyor.Son 10 yılda KOBİ politikalarının güçlendirilmesi ve Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi yönünde çalışmalar yürütülürken, hızlanan yeşil ve dijital dönüşüm ile artan jeopolitik belirsizlik KOBİ politikalarının uygulandığı ortamı önemli ölçüde değiştirdi.Türkiye'de KOBİ'ler ekonomik büyümedeki merkezi rolünü sürdürdü. Ülkedeki istihdamın yaklaşık yüzde 68,5'ini ve katma değerin yüzde 41,2'sini bu işletmeler oluşturdu. Raporda Türkiye'nin aynı zamanda önemli bir ihracatçı, bölgesel ve küresel değer zincirlerinde önemli bir bağlantı noktası olduğuna işaret edildi.Rapora göre, Türkiye'de KOBİ'lerin küresel değer zincirlerine entegrasyonu önemli ölçüde derinleşirken, tedarikçi geliştirme ve çok uluslu şirketlerle bağlantıların artırılmasına yönelik stratejik ve kurumsal altyapı da güçleniyor.KOBİ&#039;ler ile çok uluslu şirketler arasında kurulan kalıcı bağlantıların sayısı artıyorKüresel değer zincirlerine entegrasyon, KOBİ stratejisi, doğrudan yabancı yatırım stratejisi ve teknoloji hamlesi gibi temel ulusal politika çerçevelerine dahil edilirken, KOBİ tedarikçilerinin geliştirilmesi yatırım çekme, teknolojik gelişim ve sürdürülebilirlik hedefleriyle daha fazla ilişkilendirildi.Tedarikçi geliştirme ve eşleştirme girişimlerinin genişletilmesiyle KOBİ'ler ile çok uluslu şirketler arasında kurulan kalıcı bağlantıların sayısı da arttı.KOBİ'lerin bu süreçlere katılımına ilişkin verilerin daha sistematik şekilde toplanması ve uygulamalarda kullanılması amacıyla dijital izleme araçları, kamuya açık raporlama ve bağımsız denetimler yoluyla izleme ve değerlendirme uygulamaları da güçlendirildi.KOBİ&#039;lerin yeşil yatırımlarını desteklemek amacıyla 2030&#039;a kadar 250 milyon dolar kaynak ayrıldıTürkiye'nin KOBİ'lerin yeşil dönüşümüne yönelik desteğinde de önemli ilerleme kaydedildi. Yeşil Sanayi Programı kapsamında KOBİ'lerin yeşil yatırımlarını desteklemek amacıyla KOSGEB aracılığıyla 2030'a kadar 250 milyon dolar kaynak ayrıldı.Programın ilk yılında 866 KOBİ yararlanırken, bu sayı 2025'te 1743'e yükseldi. Yürütülen geniş kapsamlı farkındalık kampanyasıyla 8 binden fazla işletmeye ulaşıldı.KOBİ'lerin yeşil finansmana erişimi Mayıs 2025'te devreye alınan ve yaklaşık 3,1 milyar avroluk garanti hacmine sahip Kredi Garanti Fonu aracılığıyla da desteklendi ve yeşil dönüşüme yönelik daha geniş kapsamlı stratejiler içerisinde KDV istisnaları, vergi indirimleri ve faiz destekleri gibi finansal teşviklere de yer verildi.Kaydedilen ilerlemelere karşın Türkiye'nin KOBİ tabanından verimlilik artışı, yapısal dönüşüm ve uzun vadeli rekabet gücü açısından tam olarak yararlanmasını sınırlayan bazı sorunların devam ettiğine işaret edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : YUNUS TÜRK - Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) raporuna göre, Türkiye ekonomisinde katma değerin yüzde 41,2'sini ve istihdamın yüzde 68,5'ini oluşturan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) küresel değer zincirlerine entegrasyonu derinleşirken, çok uluslu şirketlerle tedarik ve işbirliği bağlantıları da güçleniyor.AA muhabirinin OECD'nin Batı Balkanlar ve Türkiye için KOBİ Politikaları Endeksi 2026-Türkiye Ekonomi Profili raporundan derlediği bilgilere göre, KOBİ'lerin rekabet gücü ve dayanıklılığı, bölgenin sürdürülebilir büyümesi ve AB ile ekonomik yakınsaması açısından önem taşıyor.Son 10 yılda KOBİ politikalarının güçlendirilmesi ve Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi yönünde çalışmalar yürütülürken, hızlanan yeşil ve dijital dönüşüm ile artan jeopolitik belirsizlik KOBİ politikalarının uygulandığı ortamı önemli ölçüde değiştirdi.Türkiye'de KOBİ'ler ekonomik büyümedeki merkezi rolünü sürdürdü. Ülkedeki istihdamın yaklaşık yüzde 68,5'ini ve katma değerin yüzde 41,2'sini bu işletmeler oluşturdu. Raporda Türkiye'nin aynı zamanda önemli bir ihracatçı, bölgesel ve küresel değer zincirlerinde önemli bir bağlantı noktası olduğuna işaret edildi.Rapora göre, Türkiye'de KOBİ'lerin küresel değer zincirlerine entegrasyonu önemli ölçüde derinleşirken, tedarikçi geliştirme ve çok uluslu şirketlerle bağlantıların artırılmasına yönelik stratejik ve kurumsal altyapı da güçleniyor.KOBİ&#039;ler ile çok uluslu şirketler arasında kurulan kalıcı bağlantıların sayısı artıyorKüresel değer zincirlerine entegrasyon, KOBİ stratejisi, doğrudan yabancı yatırım stratejisi ve teknoloji hamlesi gibi temel ulusal politika çerçevelerine dahil edilirken, KOBİ tedarikçilerinin geliştirilmesi yatırım çekme, teknolojik gelişim ve sürdürülebilirlik hedefleriyle daha fazla ilişkilendirildi.Tedarikçi geliştirme ve eşleştirme girişimlerinin genişletilmesiyle KOBİ'ler ile çok uluslu şirketler arasında kurulan kalıcı bağlantıların sayısı da arttı.KOBİ'lerin bu süreçlere katılımına ilişkin verilerin daha sistematik şekilde toplanması ve uygulamalarda kullanılması amacıyla dijital izleme araçları, kamuya açık raporlama ve bağımsız denetimler yoluyla izleme ve değerlendirme uygulamaları da güçlendirildi.KOBİ&#039;lerin yeşil yatırımlarını desteklemek amacıyla 2030&#039;a kadar 250 milyon dolar kaynak ayrıldıTürkiye'nin KOBİ'lerin yeşil dönüşümüne yönelik desteğinde de önemli ilerleme kaydedildi. Yeşil Sanayi Programı kapsamında KOBİ'lerin yeşil yatırımlarını desteklemek amacıyla KOSGEB aracılığıyla 2030'a kadar 250 milyon dolar kaynak ayrıldı.Programın ilk yılında 866 KOBİ yararlanırken, bu sayı 2025'te 1743'e yükseldi. Yürütülen geniş kapsamlı farkındalık kampanyasıyla 8 binden fazla işletmeye ulaşıldı.KOBİ'lerin yeşil finansmana erişimi Mayıs 2025'te devreye alınan ve yaklaşık 3,1 milyar avroluk garanti hacmine sahip Kredi Garanti Fonu aracılığıyla da desteklendi ve yeşil dönüşüme yönelik daha geniş kapsamlı stratejiler içerisinde KDV istisnaları, vergi indirimleri ve faiz destekleri gibi finansal teşviklere de yer verildi.Kaydedilen ilerlemelere karşın Türkiye'nin KOBİ tabanından verimlilik artışı, yapısal dönüşüm ve uzun vadeli rekabet gücü açısından tam olarak yararlanmasını sınırlayan bazı sorunların devam ettiğine işaret edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Başkan Hekimoğlu'ndan milli boksörlere kolbastı sözü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/baskan-hekimoglu-ndan-milli-boksorlere-kolbasti-sozu/911026/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/baskan-hekimoglu-ndan-milli-boksorlere-kolbasti-sozu/911026/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:18:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Türkiye Boks Federasyonu Başkanı Suat Hekimoğlu: - (Kolbastı) Gerekirse ben de çıkar oynarım. - (Avrupa Boks Şampiyonası) İnşallah bayrağımızı göndere çekeceğiz. İstiklal Marşı'nı herkese dinleteceğiz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- SALİH ULAŞ ŞAHAN - Türkiye Boks Federasyonu Başkanı Suat Hekimoğlu, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da düzenlenecek Avrupa Boks Şampiyonası'nda şampiyonlukların gelmesi halinde milli sporcularla kolbastı oynayacağını söyledi.Hekimoğlu, AA muhabirine, Sofya'da düzenlenecek Avrupa Şampiyonası'na ilişkin hazırlıkları, milli boksörlerin hedeflerini ve Trabzon'da gerçekleştirilecek 15 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası'nı değerlendirdi.Şampiyon olmaları halinde Bulgaristan'a kolbastı öğreteceklerini belirten Hekimoğlu, Gerekirse ben de çıkar oynarım. Ben kolbastıyı çok iyi bilmem ama çok severim. O müziği çaldırmak istiyorum. Kızlar çok güzel oynuyor. Tabii bizim iki Buse'miz var. İkisi de çok iyi kolbastı oynuyor. Çünkü ikisi de Trabzonlu. Zaten Trabzon'umuza özgü bir şey. O sevinci yaşamak için onların ortasına ben de atlarım. ifadelerini kullandı.İtalya, Brezilya, Almanya ve Kastamonu'da gerçekleştirdikleri ikili kamplarla şampiyonaya iyi hazırlandıklarını dile getiren Hekimoğlu, şöyle devam etti:2026 yılının en değerli turnuvası Büyükler Avrupa Şampiyonası. World Boxing'in programında her zaman kadınlar ve erkekler ikisi bir arada oluyor. Eskiden IBA'da böyle değildi ama şimdi kadınlar ve erkekler birlikte oluyor. Biz de İtalya'da, Brezilya'da, Almanya'da ve Kastamonu Kamp Eğitim Merkezimizde ikili kamplar olarak çok iyi hazırlandığımızı düşünüyorum. Özellikle kadınlarda çok iyi kadromuz var. Olimpik sporcularımız var, olimpiyat şampiyonumuz var, ikincimiz var, üçüncümüz var. Dünya şampiyonlarımız var. Erkeklerde de inşallah Türk boksunu hareketlendirmek istiyoruz. Burası bir başlangıç olabilir. İnşallah bayrağımızı göndere çekeceğiz. İstiklal Marşı'nı herkese dinleteceğiz.Türkiye'nin son yıllarda farklı branşlarda da önemli başarılar elde ettiğini vurgulayan Hekimoğlu, Sadece Türk boksu olarak konuşmak istemiyorum. Türkiye bu tür turnuvalarda artık kendini hissettirmeye başladı. Voleyboldaki başarımız, basketboldaki başarımız, futbolda da elimizden geleni yapıyoruz. Diğer taraftan Türkiye, okçulukta, yüzmede güzel neticeler alıyor. Gittikçe gelişmeye başladık. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın gerçekten çok büyük desteği var. Biz de bu anlamda çalışmaya devam ediyoruz. Avrupa Şampiyonası'nda da inşallah nice altın madalyaları alıp Türkiye'ye dönmek istiyoruz. diye konuştu.Kadın milli takımına güveninin altını çizen Hekimoğlu, takım halinde kürsüde yer alacaklarına inandığını belirterek, kadınlarda daha başarılı bir sonuç beklediğini ifade etti.Trabzon&#039;umuzla daha güzel başarılar elde etmek istiyoruzTrabzon'da düzenlenecek 15 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası için hazırlıkların sürdüğünü aktaran Hekimoğlu, Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Ortahisar Belediyesinin organizasyona önemli destek verdiğini dile getirdi.Trabzon'un futbol şehri olarak öne çıktığını ancak boksun da kentte önemli yere sahip olduğunu vurgulayan Hekimoğlu, Tabii Trabzon bir futbol şehri. Boks da çok önemli Trabzon'da ama futbol denince tabii Trabzonspor akla geliyor. Bizim 1461 Trabzon Futbol Kulübümüz var. Orada benim abim Celil Hekimoğlu'nun Trabzon'a ve Türk futboluna çok büyük katkıları var. Kendisine buradan hem ailem adına hem de Türk boksu adına teşekkür ediyorum. Bizim Hekimoğlu Boks Kulübümüz de var. Yani biz sporcu bir aileyiz. İnşallah daha iyi tesisleşmelerle, daha güzel imkanlarla beraber, Bakanlığımızın da desteğiyle çıtayı yükseltip Trabzon'umuzla daha güzel başarılar elde etmek istiyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Kastamonu&#039;daki kamp merkezine modern dokunuşKastamonu Kamp Eğitim Merkezi'nde yapılan çalışmalarla sporcular için daha modern imkanlar oluşturulduğuna dikkati çeken Hekimoğlu, Yeni dönemde Bakanlığımız orada güzel bir çalışma yaptı. Yeme içme ve yatma yerlerimizi harika bir hale getirdi. 5 yıldızlı, 6 yıldızlı otel imkanlarımız var. Hiçbir şeyden kaçmadı. Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak'a çok teşekkür ediyorum. Hamza Yerlikaya Bakan Yardımcımızın da çok büyük destekleri var. Kendisine buradan özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bakanlığımızdan aldığımız bütçeyle boks salonumuzu harika bir hale getirdik. 8 tane ring kurduk. Yanında harika, dünyada eşi benzeri olmayan bir fitness salonu yaptık. Harika oldu. Dünya boksundan ikili kamp için gelen Özbekler, Kazaklar ve İtalyanlar geldiler, şaşırdılar. Antrenör arkadaşlarından 'Böyle bir salon var mı?' diyenler oldu. Bununla gururluyuz, ülkemiz adına gururluyuz. Türk boksuna yaptığımız her şey katma değer sağlıyor ve ülkemize katkı sağlıyorsa ben çok mutlu olurum. İnşallah bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. diyerek sözlerini tamamladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- SALİH ULAŞ ŞAHAN - Türkiye Boks Federasyonu Başkanı Suat Hekimoğlu, Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da düzenlenecek Avrupa Boks Şampiyonası'nda şampiyonlukların gelmesi halinde milli sporcularla kolbastı oynayacağını söyledi.Hekimoğlu, AA muhabirine, Sofya'da düzenlenecek Avrupa Şampiyonası'na ilişkin hazırlıkları, milli boksörlerin hedeflerini ve Trabzon'da gerçekleştirilecek 15 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası'nı değerlendirdi.Şampiyon olmaları halinde Bulgaristan'a kolbastı öğreteceklerini belirten Hekimoğlu, Gerekirse ben de çıkar oynarım. Ben kolbastıyı çok iyi bilmem ama çok severim. O müziği çaldırmak istiyorum. Kızlar çok güzel oynuyor. Tabii bizim iki Buse'miz var. İkisi de çok iyi kolbastı oynuyor. Çünkü ikisi de Trabzonlu. Zaten Trabzon'umuza özgü bir şey. O sevinci yaşamak için onların ortasına ben de atlarım. ifadelerini kullandı.İtalya, Brezilya, Almanya ve Kastamonu'da gerçekleştirdikleri ikili kamplarla şampiyonaya iyi hazırlandıklarını dile getiren Hekimoğlu, şöyle devam etti:2026 yılının en değerli turnuvası Büyükler Avrupa Şampiyonası. World Boxing'in programında her zaman kadınlar ve erkekler ikisi bir arada oluyor. Eskiden IBA'da böyle değildi ama şimdi kadınlar ve erkekler birlikte oluyor. Biz de İtalya'da, Brezilya'da, Almanya'da ve Kastamonu Kamp Eğitim Merkezimizde ikili kamplar olarak çok iyi hazırlandığımızı düşünüyorum. Özellikle kadınlarda çok iyi kadromuz var. Olimpik sporcularımız var, olimpiyat şampiyonumuz var, ikincimiz var, üçüncümüz var. Dünya şampiyonlarımız var. Erkeklerde de inşallah Türk boksunu hareketlendirmek istiyoruz. Burası bir başlangıç olabilir. İnşallah bayrağımızı göndere çekeceğiz. İstiklal Marşı'nı herkese dinleteceğiz.Türkiye'nin son yıllarda farklı branşlarda da önemli başarılar elde ettiğini vurgulayan Hekimoğlu, Sadece Türk boksu olarak konuşmak istemiyorum. Türkiye bu tür turnuvalarda artık kendini hissettirmeye başladı. Voleyboldaki başarımız, basketboldaki başarımız, futbolda da elimizden geleni yapıyoruz. Diğer taraftan Türkiye, okçulukta, yüzmede güzel neticeler alıyor. Gittikçe gelişmeye başladık. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın gerçekten çok büyük desteği var. Biz de bu anlamda çalışmaya devam ediyoruz. Avrupa Şampiyonası'nda da inşallah nice altın madalyaları alıp Türkiye'ye dönmek istiyoruz. diye konuştu.Kadın milli takımına güveninin altını çizen Hekimoğlu, takım halinde kürsüde yer alacaklarına inandığını belirterek, kadınlarda daha başarılı bir sonuç beklediğini ifade etti.Trabzon&#039;umuzla daha güzel başarılar elde etmek istiyoruzTrabzon'da düzenlenecek 15 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası için hazırlıkların sürdüğünü aktaran Hekimoğlu, Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Ortahisar Belediyesinin organizasyona önemli destek verdiğini dile getirdi.Trabzon'un futbol şehri olarak öne çıktığını ancak boksun da kentte önemli yere sahip olduğunu vurgulayan Hekimoğlu, Tabii Trabzon bir futbol şehri. Boks da çok önemli Trabzon'da ama futbol denince tabii Trabzonspor akla geliyor. Bizim 1461 Trabzon Futbol Kulübümüz var. Orada benim abim Celil Hekimoğlu'nun Trabzon'a ve Türk futboluna çok büyük katkıları var. Kendisine buradan hem ailem adına hem de Türk boksu adına teşekkür ediyorum. Bizim Hekimoğlu Boks Kulübümüz de var. Yani biz sporcu bir aileyiz. İnşallah daha iyi tesisleşmelerle, daha güzel imkanlarla beraber, Bakanlığımızın da desteğiyle çıtayı yükseltip Trabzon'umuzla daha güzel başarılar elde etmek istiyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Kastamonu&#039;daki kamp merkezine modern dokunuşKastamonu Kamp Eğitim Merkezi'nde yapılan çalışmalarla sporcular için daha modern imkanlar oluşturulduğuna dikkati çeken Hekimoğlu, Yeni dönemde Bakanlığımız orada güzel bir çalışma yaptı. Yeme içme ve yatma yerlerimizi harika bir hale getirdi. 5 yıldızlı, 6 yıldızlı otel imkanlarımız var. Hiçbir şeyden kaçmadı. Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak'a çok teşekkür ediyorum. Hamza Yerlikaya Bakan Yardımcımızın da çok büyük destekleri var. Kendisine buradan özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bakanlığımızdan aldığımız bütçeyle boks salonumuzu harika bir hale getirdik. 8 tane ring kurduk. Yanında harika, dünyada eşi benzeri olmayan bir fitness salonu yaptık. Harika oldu. Dünya boksundan ikili kamp için gelen Özbekler, Kazaklar ve İtalyanlar geldiler, şaşırdılar. Antrenör arkadaşlarından 'Böyle bir salon var mı?' diyenler oldu. Bununla gururluyuz, ülkemiz adına gururluyuz. Türk boksuna yaptığımız her şey katma değer sağlıyor ve ülkemize katkı sağlıyorsa ben çok mutlu olurum. İnşallah bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. diyerek sözlerini tamamladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Van AFAD ekipleri yurt dışındaki olası afetlerde can kurtarmaya hazırlanıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/van-afad-ekipleri-yurt-disindaki-olasi-afetlerde-can-kurtarmaya-hazirlaniyor/911025/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/van-afad-ekipleri-yurt-disindaki-olasi-afetlerde-can-kurtarmaya-hazirlaniyor/911025/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:15:48 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Van / Van İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekipleri, Birleşmiş Milletler çatısı altında bulunan Uluslararası Arama Kurtarma Danışma Grubu'nun yapılanması kapsamında ulusal bazda akredite olabilmek için uygulanan sınavı başarıyla tamamlamayı hedefliyor - AFAD İl Müdürü Mehmet Ulutaş: - Olay yerine intikal, konuşlanma, olay yerindeki çalışmaları koordine etme, haberleşme ve o bölgede yürütülecek bütün çalışmaların değerlendirileceği 36 saat sürecek tatbikat ve sınav sürecimiz başladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Van Haberleri : NEVZAT UMUT UZEL - Van İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü ekipleri, Birleşmiş Milletler çatısı altında bulunan Uluslararası Arama Kurtarma Danışma Grubu'nun (INSARAG) kentte başlattığı sınav sürecini başarıyla tamamlamak için zorlu tatbikatlar gerçekleştiriyor.Kentte olası afetlere en kısa sürede müdahale edebilmek için adeta zamanla yarışan, eğitim ve tatbikatlarla olaylara müdahale yetkinliklerini geliştiren AFAD İl Müdürlüğü ekipleri, uluslararası bazda akreditasyon alabilmek için de çalışmalarını sürdürüyor.Bu kapsamda yaklaşık bir yıldır INSARAG sınavına hazırlanan 76 kişilik ekip, Van'da başlayan ve 18 Eylül'e kadar devam edecek INSARAG Tanımlı Ulusal Akreditasyon (IRNAP/ITUAS) sınav sürecinde zorlu etaplardan geçiyor.Tuşba ilçesindeki alanda gerçekleştirilen sınav kapsamında gerçekleştirilen tatbikatta, senaryo gereği büyük bir deprem olduğu ihbarını alan ekipler, gerekli malzemeleri alarak bölgeye intikal etti.Afet bölgesinde hızla konuşlanan ekipler, kendilerine verilen görevler kapsamında arama kurtarma, yaralı sevki, çadır kurulumu gibi çalışmaları yerine getirdi.Ankara ve İstanbul'dan gelen uzmanlar da gerçeği aratmayan görüntülere sahne olan tatbikatı anlık olarak takip ederek ekiplerin bilgi, beceri, koordinasyon ve müdahale kabiliyetlerini değerlendirdi.Farklı alanlarda gerçekleştirilecek tatbikatlar sonunda tamamlanacak sınavın başarıyla sonuçlanması durumunda Van AFAD İl Müdürlüğü ekipleri, uluslararası geçerliliği olan akreditasyonu almaya hak kazanacak.Sınav sürecimiz başladıAFAD İl Müdürü Mehmet Ulutaş, AA muhabirine, Birleşmiş Milletler çatısı altında bulunan INSARAG yapılanması kapsamında ulusal bazda akredite olabilmek için sınava katıldıklarını söyledi.Ankara ve İstanbul ekiplerinin sınavı başarıyla tamamlayarak akredite olduğunu ifade eden Ulutaş, Bu süreçte İstanbul ve Ankara ekipleri kalan AFAD müdürlüklerinin de bu sisteme dahil olabilmesi için INSARAG bünyesinde bulunan IRNAP sınav sürecini ilimizde de başlatmış olduk. Olay yerine intikal, konuşlanma, olay yerindeki çalışmaları koordine etme, haberleşme ve o bölgede yürütülecek bütün çalışmaların değerlendirileceği 36 saat sürecek tatbikat ve sınav sürecimiz başladı. dedi.Van AFAD olarak 76 kişilik ekiple sınava katıldıklarını belirten Ulutaş, ulusal bazda bütün arama kurtarma müdürlüklerinin bu sınav sisteminden geçmesi açısından bu sürecin önemli olduğunu vurguladı.Sınavı başarıyla tamamlamaları halinde uluslararası alanda gerçekleşebilecek afetlere müdahale edebileceklerini anlatan Ulutaş, En son Venezuela'da meydana gelen depremde İstanbul ekiplerimiz olay bölgesine intikal ettiğinde Ankara'da sınav sürecinde olan ekiplerimiz de onlara destek oldu. Daha sonraki süreçte bunun gibi bir görev meydana geldiğinde bundan sonra artık Van ekibi olarak da biz de o sürece dahil olup o görevlerde yer alacağız. şeklinde konuştu.Rehberdeki ilgili maddelerin yerine gelip gelmediğini denetliyoruzAfyonkarahisar Arama ve Kurtarma Birlik Müdürü Ramazan Yerli ise daha önce Ankara Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğünde vekaleten görev yaptığını ve bu süreçte uluslararası sınıflandırılmış Ankara Tur 02 ekibinin başında tim lideri olduğunu dile getirdi.AFAD'ın ağır seviyede sınıflandırılmış uluslararası 2 ekibinin olduğunun altını çizen Yerli, İstanbul ve Ankara İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'ndeki ekiplerimiz uluslararası seviyede yer almaktadır. Onun haricinde kalan 9 arama ve kurtarma birlik müdürlüğümüzü de ulusal düzeyde ekipman, donanım, malzeme ve personel kapasitesini artırmaya yönelik sınıflandırma süreçlerine tabi tutuyoruz. Buraya 2 gün önce geldik. Dün evrak ve belge incelemelerini gerçekleştirdik bugün ise 36 saatlik saha sınıflandırma sürecini sabah itibarıyla başlattık. dedi.Sınavın 36 saat boyunca devam edeceğini dile getiren Yerli, Sınav sürecinde başka bir il veya ülkeden gelen afet haberini alarak buna yönelik yapılması gereken ulusal standart uygulamalarının yerine getirilmesini takip ediyoruz. Bununla ilgili sınıflandırma rehberimiz var. Rehberdeki ilgili maddelerin yerine gelip gelmediğini denetliyoruz. diye konuştu.Van AFAD arama kurtarma personeli Rıdvan Birik ise Yaklaşık 16-17 saha çalışmamız var. Hiç durmadan iki ayrı enkazda çalışacağız. Yaklaşık bir yıldır bu sınava hazırlanıyoruz, tatbikatlar yapıyoruz. Başarılı olacağımıza inanıyoruz. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Van Haberleri : NEVZAT UMUT UZEL - Van İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü ekipleri, Birleşmiş Milletler çatısı altında bulunan Uluslararası Arama Kurtarma Danışma Grubu'nun (INSARAG) kentte başlattığı sınav sürecini başarıyla tamamlamak için zorlu tatbikatlar gerçekleştiriyor.Kentte olası afetlere en kısa sürede müdahale edebilmek için adeta zamanla yarışan, eğitim ve tatbikatlarla olaylara müdahale yetkinliklerini geliştiren AFAD İl Müdürlüğü ekipleri, uluslararası bazda akreditasyon alabilmek için de çalışmalarını sürdürüyor.Bu kapsamda yaklaşık bir yıldır INSARAG sınavına hazırlanan 76 kişilik ekip, Van'da başlayan ve 18 Eylül'e kadar devam edecek INSARAG Tanımlı Ulusal Akreditasyon (IRNAP/ITUAS) sınav sürecinde zorlu etaplardan geçiyor.Tuşba ilçesindeki alanda gerçekleştirilen sınav kapsamında gerçekleştirilen tatbikatta, senaryo gereği büyük bir deprem olduğu ihbarını alan ekipler, gerekli malzemeleri alarak bölgeye intikal etti.Afet bölgesinde hızla konuşlanan ekipler, kendilerine verilen görevler kapsamında arama kurtarma, yaralı sevki, çadır kurulumu gibi çalışmaları yerine getirdi.Ankara ve İstanbul'dan gelen uzmanlar da gerçeği aratmayan görüntülere sahne olan tatbikatı anlık olarak takip ederek ekiplerin bilgi, beceri, koordinasyon ve müdahale kabiliyetlerini değerlendirdi.Farklı alanlarda gerçekleştirilecek tatbikatlar sonunda tamamlanacak sınavın başarıyla sonuçlanması durumunda Van AFAD İl Müdürlüğü ekipleri, uluslararası geçerliliği olan akreditasyonu almaya hak kazanacak.Sınav sürecimiz başladıAFAD İl Müdürü Mehmet Ulutaş, AA muhabirine, Birleşmiş Milletler çatısı altında bulunan INSARAG yapılanması kapsamında ulusal bazda akredite olabilmek için sınava katıldıklarını söyledi.Ankara ve İstanbul ekiplerinin sınavı başarıyla tamamlayarak akredite olduğunu ifade eden Ulutaş, Bu süreçte İstanbul ve Ankara ekipleri kalan AFAD müdürlüklerinin de bu sisteme dahil olabilmesi için INSARAG bünyesinde bulunan IRNAP sınav sürecini ilimizde de başlatmış olduk. Olay yerine intikal, konuşlanma, olay yerindeki çalışmaları koordine etme, haberleşme ve o bölgede yürütülecek bütün çalışmaların değerlendirileceği 36 saat sürecek tatbikat ve sınav sürecimiz başladı. dedi.Van AFAD olarak 76 kişilik ekiple sınava katıldıklarını belirten Ulutaş, ulusal bazda bütün arama kurtarma müdürlüklerinin bu sınav sisteminden geçmesi açısından bu sürecin önemli olduğunu vurguladı.Sınavı başarıyla tamamlamaları halinde uluslararası alanda gerçekleşebilecek afetlere müdahale edebileceklerini anlatan Ulutaş, En son Venezuela'da meydana gelen depremde İstanbul ekiplerimiz olay bölgesine intikal ettiğinde Ankara'da sınav sürecinde olan ekiplerimiz de onlara destek oldu. Daha sonraki süreçte bunun gibi bir görev meydana geldiğinde bundan sonra artık Van ekibi olarak da biz de o sürece dahil olup o görevlerde yer alacağız. şeklinde konuştu.Rehberdeki ilgili maddelerin yerine gelip gelmediğini denetliyoruzAfyonkarahisar Arama ve Kurtarma Birlik Müdürü Ramazan Yerli ise daha önce Ankara Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğünde vekaleten görev yaptığını ve bu süreçte uluslararası sınıflandırılmış Ankara Tur 02 ekibinin başında tim lideri olduğunu dile getirdi.AFAD'ın ağır seviyede sınıflandırılmış uluslararası 2 ekibinin olduğunun altını çizen Yerli, İstanbul ve Ankara İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'ndeki ekiplerimiz uluslararası seviyede yer almaktadır. Onun haricinde kalan 9 arama ve kurtarma birlik müdürlüğümüzü de ulusal düzeyde ekipman, donanım, malzeme ve personel kapasitesini artırmaya yönelik sınıflandırma süreçlerine tabi tutuyoruz. Buraya 2 gün önce geldik. Dün evrak ve belge incelemelerini gerçekleştirdik bugün ise 36 saatlik saha sınıflandırma sürecini sabah itibarıyla başlattık. dedi.Sınavın 36 saat boyunca devam edeceğini dile getiren Yerli, Sınav sürecinde başka bir il veya ülkeden gelen afet haberini alarak buna yönelik yapılması gereken ulusal standart uygulamalarının yerine getirilmesini takip ediyoruz. Bununla ilgili sınıflandırma rehberimiz var. Rehberdeki ilgili maddelerin yerine gelip gelmediğini denetliyoruz. diye konuştu.Van AFAD arama kurtarma personeli Rıdvan Birik ise Yaklaşık 16-17 saha çalışmamız var. Hiç durmadan iki ayrı enkazda çalışacağız. Yaklaşık bir yıldır bu sınava hazırlanıyoruz, tatbikatlar yapıyoruz. Başarılı olacağımıza inanıyoruz. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/van-afad-ekipleri-yurt-disindaki-olasi-afetlerde-can-kurtarmaya-hazirlaniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rusya: Ukrayna'da veri merkezi, askeri sanayi tesisleri ve gemileri vurduk</title>
      <link>https://www.canligaste.com/rusya-ukrayna-da-veri-merkezi-askeri-sanayi-tesisleri-ve-gemileri-vurduk/911024/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/rusya-ukrayna-da-veri-merkezi-askeri-sanayi-tesisleri-ve-gemileri-vurduk/911024/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:15:47 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Moskova / Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'da askeri amaçla kullanılan bir veri merkezi ile gemiler ve askeri sanayi tesislerini vurduklarını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Moskova Haberleri : Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'da askeri amaçla kullanılan bir veri merkezi ile gemiler ve askeri sanayi tesislerini vurduklarını bildirdi.Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'daki hedeflere yönelik yüksek hassasiyetli silah ve insansız hava araçları (İHA) ile saldırılarını sürdürdüğü belirtildi.Gece başkent Kiev ve Kiev bölgesinde İHA üretim atölyeleri, askeri sanayi işletmesi ve Ukrayna ordusu için istihbarat sağlayan bir veri merkezinin vurulduğu kaydedilen açıklamada, Zaporijya bölgesinde de Zaporojstal metalürji fabrikası ile radyo elektronik sistemler üreten işletmenin hedef alındığı aktarıldı.Bakanlığın açıklamasında ayrıca, saldırılarda Odessa bölgesinde limanların çalışmasını sağlayan trafo merkezi, Odessa ve Çornomorsk limanlarında askeri yük taşıyan 2 gemi ve Dinyester Nehri'nde Romanya'dan askeri yüklerin sevkiyatı için kullanılan 2 köprünün vurulduğu ifade edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Moskova Haberleri : Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'da askeri amaçla kullanılan bir veri merkezi ile gemiler ve askeri sanayi tesislerini vurduklarını bildirdi.Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'daki hedeflere yönelik yüksek hassasiyetli silah ve insansız hava araçları (İHA) ile saldırılarını sürdürdüğü belirtildi.Gece başkent Kiev ve Kiev bölgesinde İHA üretim atölyeleri, askeri sanayi işletmesi ve Ukrayna ordusu için istihbarat sağlayan bir veri merkezinin vurulduğu kaydedilen açıklamada, Zaporijya bölgesinde de Zaporojstal metalürji fabrikası ile radyo elektronik sistemler üreten işletmenin hedef alındığı aktarıldı.Bakanlığın açıklamasında ayrıca, saldırılarda Odessa bölgesinde limanların çalışmasını sağlayan trafo merkezi, Odessa ve Çornomorsk limanlarında askeri yük taşıyan 2 gemi ve Dinyester Nehri'nde Romanya'dan askeri yüklerin sevkiyatı için kullanılan 2 köprünün vurulduğu ifade edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/rusya-ukrayna-da-veri-merkezi-askeri-sanayi-tesisleri-ve-gemileri-vurduk.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Atatürk'ün Rize'ye gelişinin 102. yıl dönümü kutlandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ataturk-un-rize-ye-gelisinin-102-yil-donumu-kutlandi/911023/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ataturk-un-rize-ye-gelisinin-102-yil-donumu-kutlandi/911023/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:15:45 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Rize / Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Rize'ye gelişinin 102.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Rize Haberleri : Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Rize'ye gelişinin 102. yıl dönümü törenle kutlandı.Hükümet Konağı önünde düzenlenen törende, Vali İhsan Selim Baydaş ve Belediye Başkan Vekili Muhittin Aydın Bilsel, Atatürk Anıtı'na çelenk sundu.Bilsel, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından yaptığı konuşmada, 17 Eylül 1924'ün, Rize'nin Cumhuriyet tarihindeki en önemli günlerinden biri olduğunu söyledi.Atatürk'ün Rize'ye gelişini yalnızca geçmişte yaşanmış tarihi bir olay olarak değerlendirmediklerini belirten Bilsel, Bu ziyaret bizlere bugün için de önemli bir sorumluluk hatırlatmaktadır. Bizlere düşen, Rize'mizin sahip olduğu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek, şehrimizi geliştirmek ve gelecek nesillere daha güzel bir Rize bırakmaktır. dedi.Öğrencilerin günün anlam ve önemini belirten şiirler okuduğu program, Rize Belediyesi halk oyunları ekibinin gösterisiyle sona erdi.Vali Baydaş ve beraberindekiler, daha sonra Müftü Mahallesi'ndeki Atatürk Evi'ni ziyaret etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Rize Haberleri : Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Rize'ye gelişinin 102. yıl dönümü törenle kutlandı.Hükümet Konağı önünde düzenlenen törende, Vali İhsan Selim Baydaş ve Belediye Başkan Vekili Muhittin Aydın Bilsel, Atatürk Anıtı'na çelenk sundu.Bilsel, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından yaptığı konuşmada, 17 Eylül 1924'ün, Rize'nin Cumhuriyet tarihindeki en önemli günlerinden biri olduğunu söyledi.Atatürk'ün Rize'ye gelişini yalnızca geçmişte yaşanmış tarihi bir olay olarak değerlendirmediklerini belirten Bilsel, Bu ziyaret bizlere bugün için de önemli bir sorumluluk hatırlatmaktadır. Bizlere düşen, Rize'mizin sahip olduğu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmek, şehrimizi geliştirmek ve gelecek nesillere daha güzel bir Rize bırakmaktır. dedi.Öğrencilerin günün anlam ve önemini belirten şiirler okuduğu program, Rize Belediyesi halk oyunları ekibinin gösterisiyle sona erdi.Vali Baydaş ve beraberindekiler, daha sonra Müftü Mahallesi'ndeki Atatürk Evi'ni ziyaret etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ataturk-un-rize-ye-gelisinin-102-yil-donumu-kutlandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Avustralya'da öğrenci ve ziyaretçi vizelerine yeni düzenleme getirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/avustralya-da-ogrenci-ve-ziyaretci-vizelerine-yeni-duzenleme-getirildi/911022/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/avustralya-da-ogrenci-ve-ziyaretci-vizelerine-yeni-duzenleme-getirildi/911022/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:15:43 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Doktora yapanlar hariç Avustralya'da öğrenim gören öğrenciler ailelerini ülkeye getiremeyecek - Ziyaretçi vizelerinde 2. ve 3. yıla hak kazanmak için daha az kotalı çekiliş şartı getiriliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Avustralya'da öğrenci ve ziyaretçi vizelerini azaltmayı öngören yeni düzenleme yapıldı.ABC'nin haberine göre, Avustralya İçişleri Bakanı Tony Burke, öğrenci ve ziyaretçi vizelerine yönelik yeni düzenlemeyi duyurdu.Bu düzenleme kapsamında, doktora öğrencileri hariç, Avustralya'da öğrenim gören öğrenciler ailelerini ülkeye getiremeyecek.Düzenlemeden Güneydoğu Asya ve Pasifik ülkelerinin vatandaşları muaf tutulacak.Ayrıca yeni düzenlemeyle özellikle gezginlerin kullandığı ziyaretçi vizelerine de çeşitli kısıtlamalar getiriliyor.Ülkede halihazırda 18-30 yaş aralığındaki kişiler, ziyaretçi vizesiyle 3 ay çalışmaları halinde 2 yıl, 6 ay çalışmaları halinde 3 yıl kalma hakkı kazanıyor.Yeni düzenlemeyle kişiler, ikinci yıl kalmaya hak kazanmak için 45 bin kişilik, üçüncü yıl için ise 5 bin kişilik kontenjanı bulunan çekilişlere girmek zorunda.Söz konusu düzenlemelerle ülkedeki konut krizinin önüne geçmeyi amaçladıklarını belirten Burke, Avustralya'ya kalıcı olarak gelmek istiyorsanız, kalıcı vizeye başvurun. Geçerli bir vizeniz yoksa, ülkeyi terk edin. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Avustralya'da öğrenci ve ziyaretçi vizelerini azaltmayı öngören yeni düzenleme yapıldı.ABC'nin haberine göre, Avustralya İçişleri Bakanı Tony Burke, öğrenci ve ziyaretçi vizelerine yönelik yeni düzenlemeyi duyurdu.Bu düzenleme kapsamında, doktora öğrencileri hariç, Avustralya'da öğrenim gören öğrenciler ailelerini ülkeye getiremeyecek.Düzenlemeden Güneydoğu Asya ve Pasifik ülkelerinin vatandaşları muaf tutulacak.Ayrıca yeni düzenlemeyle özellikle gezginlerin kullandığı ziyaretçi vizelerine de çeşitli kısıtlamalar getiriliyor.Ülkede halihazırda 18-30 yaş aralığındaki kişiler, ziyaretçi vizesiyle 3 ay çalışmaları halinde 2 yıl, 6 ay çalışmaları halinde 3 yıl kalma hakkı kazanıyor.Yeni düzenlemeyle kişiler, ikinci yıl kalmaya hak kazanmak için 45 bin kişilik, üçüncü yıl için ise 5 bin kişilik kontenjanı bulunan çekilişlere girmek zorunda.Söz konusu düzenlemelerle ülkedeki konut krizinin önüne geçmeyi amaçladıklarını belirten Burke, Avustralya'ya kalıcı olarak gelmek istiyorsanız, kalıcı vizeye başvurun. Geçerli bir vizeniz yoksa, ülkeyi terk edin. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/avustralya-da-ogrenci-ve-ziyaretci-vizelerine-yeni-duzenleme-getirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Menderes, Zorlu ve Polatkan'ı andı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tbmm-baskani-kurtulmus-menderes-zorlu-ve-polatkan-i-andi/911021/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tbmm-baskani-kurtulmus-menderes-zorlu-ve-polatkan-i-andi/911021/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:15:41 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[TBMM / TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, idam edilişlerinin 65.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[TBMM Haberleri : TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, idam edilişlerinin 65. yılında Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ı andı.Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:Millet iradesine vurulan 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından hayattan koparılan Başbakan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ı rahmetle ve saygıyla yad ediyorum. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu inancıyla, demokrasimize ve milli iradeye kararlılıkla sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[TBMM Haberleri : TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, idam edilişlerinin 65. yılında Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ı andı.Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı:Millet iradesine vurulan 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından hayattan koparılan Başbakan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ı rahmetle ve saygıyla yad ediyorum. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu inancıyla, demokrasimize ve milli iradeye kararlılıkla sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/tbmm-baskani-kurtulmus-menderes-zorlu-ve-polatkan-i-andi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Karaman'da coğrafi işaretli Kazımkarabekir kabak çekirdeği hasadı sürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/karaman-da-cografi-isaretli-kazimkarabekir-kabak-cekirdegi-hasadi-suruyor/911020/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/karaman-da-cografi-isaretli-kazimkarabekir-kabak-cekirdegi-hasadi-suruyor/911020/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:15:40 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Karaman / Kazımkarabekir İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ayşe Koca: - Çekirdeğimiz bölgenin toprağı ve Hacıbaba Dağı'ndan gelen esintiden kaynaklı ayrı bir aromaya sahip. Bu nedenle pazar payı da yüksek bir ürün. İlaveten, coğrafi işaretli olması da pazar payını artırıyor - Kabak çekirdeğimizin kalibresi ve lezzetiyle diğer ürünlere göre hem Karaman hem de Nevşehir ve Aksaray gibi çevre illerimizdeki çerez firmaları tarafından rağbet görüyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Karaman Haberleri : HARUN REŞİT YILDIKO - Karaman'ın Kazımkarabekir ilçesinde yetiştirilen coğrafi işaretli Kazımkarabekir kabak çekirdeğinin hasadı başladı.Kent merkezine 25 kilometre mesafede bulunan ilçede, 220 bin dekar alanda hububat ve baklagil ağırlıklı tarımsal üretim yapılıyor.Su kısıtı bulunan bölgede tarım yapan çiftçilerin yetiştirdiği çerezlik kabak çekirdeği, 2023 yılında Kazımkarabekir kabak çekirdeği ismiyle coğrafi işaret aldı.Bölgenin gece ve gündüz sıcaklık farkının yüksekliği, humuslu toprak yapısı ve güneşlenme süresinin uzunluğunun etkisiyle kendine has aroması bulunan çekirdek, yoğun rağbet görüyor.Coğrafi işaret pazar payını artırıyorKazımkarabekir İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ayşe Koca, AA muhabirine, nisan-mayıs aylarında ekilen kabakların, eylül-ekim aylarında hasat edildiğini söyledi.Hasadın ardından güneşte kurutulan çekirdeğin kalitesiyle dikkati çektiğini aktaran Koca, şunları kaydetti:Hem sulu tarım hem de kuru tarımda kabak çekirdeği yetiştiriciliği yapabiliyoruz. Çekirdeğimiz bölgenin toprağı ve Hacıbaba Dağı'ndan gelen esintiden kaynaklı ayrı bir aromaya sahip. Bu nedenle pazar payı da yüksek bir ürün. İlaveten, coğrafi işaretli olması da pazar payını artırıyor. Yaklaşık 5 bin 300 dekarlık bir alanda kabak çekirdeği yetiştiriciliği yapıyoruz. Üretim bakımından Karaman'da yetiştirilen çerezlik kabağın yüzde 65'i bizim ilçemizde üretiliyor. İlçemizde 2025 TÜİK rakamlarına göre yaklaşık 500-600 ton civarında kabak çekirdeği yetiştiriliyor. Gün geçtikçe verimimiz ve alanımız artış gösteriyor.Koca, çekirdeğin coğrafi işaret almasıyla ürüne olan ilginin arttığını belirtti.Satış fiyatlarının güzel olmasından kaynaklı çiftçilere alternatif ürün oluyorÇekirdeğin kalitesiyle yoğun talep gördüğünü belirten Koca, şöyle devam etti:Çekirdek kabaktan ayrılır ve harmanda serilir. Kurutmadan sonra işlem tamamlanır. Çekirdeklerimiz yemesi kolay olan ince kırımdır. Pazarda iyi fiyattan satılan, lezzet ve aroma bakımından insanların tüketebileceği bir ürüne dönüşüyor. Kabak çekirdeğimizin kalibresi ve lezzetiyle diğer ürünlere göre hem Karaman hem de Nevşehir ve Aksaray gibi çevre illerimizdeki çerez firmaları tarafından rağbet görüyor. Üreticiler bu bölgelere genellikle toptan satış yapıyor. Satış fiyatlarının güzel olmasından kaynaklı çiftçilere alternatif ürün oluyor. Bölgenin alternatif ürünleri arasında göz dolduruyor. Su kısıtı olan ilçeler arasında yer alıyoruz. Bu ürünün kuru şartlarda yetiştirilmesi ve dekardan alınan verimin güzel olması çiftçinin yüzünü güldürüyor ve kuru şartlardaki üretimimizi artırıyor.Dekardan 100-160 kilo civarında ürün alıyoruzİlçeye bağlı Özyurt Mahallesi'nin muhtarı ve üretici İlyas Tok da yaklaşık 20 yıldır çekirdek üretimi yaptığını söyledi.Kabak çekirdeğinin coğrafi işaret almasıyla daha çok tercih edilmeye başladığını dile getiren Tok, Dışarıdan arkadaşlar gelir, onlara ve kuruyemişçilere toptan satarız. Bu şekilde değerlendiriyoruz. Vatandaşımız farklı bir üründen gelir elde ediyor. Kıraçta ektiğimiz yerlerde bile çok güzel oluyor. Hem sulak arazide hem de kıraçta oluyor. Tat ve ürün olarak güzel. Elek ebatları yüksek geliyor. Dekardan 100-160 kilo civarında ürün alıyoruz.  dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Karaman Haberleri : HARUN REŞİT YILDIKO - Karaman'ın Kazımkarabekir ilçesinde yetiştirilen coğrafi işaretli Kazımkarabekir kabak çekirdeğinin hasadı başladı.Kent merkezine 25 kilometre mesafede bulunan ilçede, 220 bin dekar alanda hububat ve baklagil ağırlıklı tarımsal üretim yapılıyor.Su kısıtı bulunan bölgede tarım yapan çiftçilerin yetiştirdiği çerezlik kabak çekirdeği, 2023 yılında Kazımkarabekir kabak çekirdeği ismiyle coğrafi işaret aldı.Bölgenin gece ve gündüz sıcaklık farkının yüksekliği, humuslu toprak yapısı ve güneşlenme süresinin uzunluğunun etkisiyle kendine has aroması bulunan çekirdek, yoğun rağbet görüyor.Coğrafi işaret pazar payını artırıyorKazımkarabekir İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ayşe Koca, AA muhabirine, nisan-mayıs aylarında ekilen kabakların, eylül-ekim aylarında hasat edildiğini söyledi.Hasadın ardından güneşte kurutulan çekirdeğin kalitesiyle dikkati çektiğini aktaran Koca, şunları kaydetti:Hem sulu tarım hem de kuru tarımda kabak çekirdeği yetiştiriciliği yapabiliyoruz. Çekirdeğimiz bölgenin toprağı ve Hacıbaba Dağı'ndan gelen esintiden kaynaklı ayrı bir aromaya sahip. Bu nedenle pazar payı da yüksek bir ürün. İlaveten, coğrafi işaretli olması da pazar payını artırıyor. Yaklaşık 5 bin 300 dekarlık bir alanda kabak çekirdeği yetiştiriciliği yapıyoruz. Üretim bakımından Karaman'da yetiştirilen çerezlik kabağın yüzde 65'i bizim ilçemizde üretiliyor. İlçemizde 2025 TÜİK rakamlarına göre yaklaşık 500-600 ton civarında kabak çekirdeği yetiştiriliyor. Gün geçtikçe verimimiz ve alanımız artış gösteriyor.Koca, çekirdeğin coğrafi işaret almasıyla ürüne olan ilginin arttığını belirtti.Satış fiyatlarının güzel olmasından kaynaklı çiftçilere alternatif ürün oluyorÇekirdeğin kalitesiyle yoğun talep gördüğünü belirten Koca, şöyle devam etti:Çekirdek kabaktan ayrılır ve harmanda serilir. Kurutmadan sonra işlem tamamlanır. Çekirdeklerimiz yemesi kolay olan ince kırımdır. Pazarda iyi fiyattan satılan, lezzet ve aroma bakımından insanların tüketebileceği bir ürüne dönüşüyor. Kabak çekirdeğimizin kalibresi ve lezzetiyle diğer ürünlere göre hem Karaman hem de Nevşehir ve Aksaray gibi çevre illerimizdeki çerez firmaları tarafından rağbet görüyor. Üreticiler bu bölgelere genellikle toptan satış yapıyor. Satış fiyatlarının güzel olmasından kaynaklı çiftçilere alternatif ürün oluyor. Bölgenin alternatif ürünleri arasında göz dolduruyor. Su kısıtı olan ilçeler arasında yer alıyoruz. Bu ürünün kuru şartlarda yetiştirilmesi ve dekardan alınan verimin güzel olması çiftçinin yüzünü güldürüyor ve kuru şartlardaki üretimimizi artırıyor.Dekardan 100-160 kilo civarında ürün alıyoruzİlçeye bağlı Özyurt Mahallesi'nin muhtarı ve üretici İlyas Tok da yaklaşık 20 yıldır çekirdek üretimi yaptığını söyledi.Kabak çekirdeğinin coğrafi işaret almasıyla daha çok tercih edilmeye başladığını dile getiren Tok, Dışarıdan arkadaşlar gelir, onlara ve kuruyemişçilere toptan satarız. Bu şekilde değerlendiriyoruz. Vatandaşımız farklı bir üründen gelir elde ediyor. Kıraçta ektiğimiz yerlerde bile çok güzel oluyor. Hem sulak arazide hem de kıraçta oluyor. Tat ve ürün olarak güzel. Elek ebatları yüksek geliyor. Dekardan 100-160 kilo civarında ürün alıyoruz.  dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/karaman-da-cografi-isaretli-kazimkarabekir-kabak-cekirdegi-hasadi-suruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Gürlek'ten eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümü soruşturmasına ilişkin açıklama:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-gurlek-ten-eski-mit-gorevlisi-kozinoglu-nun-olumu-sorusturmasina-iliskin-aciklama/911019/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-gurlek-ten-eski-mit-gorevlisi-kozinoglu-nun-olumu-sorusturmasina-iliskin-aciklama/911019/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:15:38 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / İstanbul ve Ankara'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır - Kıbrıs'ta bulunduğu tespit edilen diğer şüpheli hakkındaki adli süreç ise devam etmektedir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü soruşturması kapsamında İstanbul ve Ankara'daki operasyonda 3 şüphelinin gözaltına alındığını, Kıbrıs'ta bulunduğu tespit edilen diğer bir şüpheli hakkında adli sürecin devam ettiğini bildirdi.Gürlek, NSosyal hesabından, eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturmaya ilişkin açıklamada bulundu.Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlı olduklarını vurgulayan Gürlek, şüpheli ölüme ilişkin, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığıyla yürütülen soruşturmada, maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünün altını çizdi.Gürlek, şunları ifade etti:Soruşturma kapsamında bugün, olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı, eski cezaevi savcısı ve Kozinoğlu'nun iki koğuş arkadaşı olmak üzere 4 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı verilmiştir. İstanbul ve Ankara'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır. Kıbrıs'ta bulunduğu tespit edilen diğer şüpheli hakkındaki adli süreç ise devam etmektedir. Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımızın da katkısıyla, ölümün meydana geldiği gece yaşananlar, olayın ardından yürütülen adli işlemler, toplanan deliller ve önceki soruşturma süreci hiçbir soru işareti bırakılmayacak şekilde yeniden incelenmektedir.Bakan Gürlek, aradan geçen süre ne olursa olsun, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, sorumluların tespit edilmesi ve adaletin tecellisi için gereken bütün adli süreçlerin kararlılıkla yürütüldüğünü belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü soruşturması kapsamında İstanbul ve Ankara'daki operasyonda 3 şüphelinin gözaltına alındığını, Kıbrıs'ta bulunduğu tespit edilen diğer bir şüpheli hakkında adli sürecin devam ettiğini bildirdi.Gürlek, NSosyal hesabından, eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturmaya ilişkin açıklamada bulundu.Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlı olduklarını vurgulayan Gürlek, şüpheli ölüme ilişkin, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığıyla yürütülen soruşturmada, maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünün altını çizdi.Gürlek, şunları ifade etti:Soruşturma kapsamında bugün, olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı, eski cezaevi savcısı ve Kozinoğlu'nun iki koğuş arkadaşı olmak üzere 4 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı verilmiştir. İstanbul ve Ankara'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır. Kıbrıs'ta bulunduğu tespit edilen diğer şüpheli hakkındaki adli süreç ise devam etmektedir. Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımızın da katkısıyla, ölümün meydana geldiği gece yaşananlar, olayın ardından yürütülen adli işlemler, toplanan deliller ve önceki soruşturma süreci hiçbir soru işareti bırakılmayacak şekilde yeniden incelenmektedir.Bakan Gürlek, aradan geçen süre ne olursa olsun, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, sorumluların tespit edilmesi ve adaletin tecellisi için gereken bütün adli süreçlerin kararlılıkla yürütüldüğünü belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bakan-gurlek-ten-eski-mit-gorevlisi-kozinoglu-nun-olumu-sorusturmasina-iliskin-aciklama.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Borsadaki yükseliş bankacılık hisseleri öncülüğünde yüzde 2'yi aştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/borsadaki-yukselis-bankacilik-hisseleri-onculugunde-yuzde-2-yi-asti/911018/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/borsadaki-yukselis-bankacilik-hisseleri-onculugunde-yuzde-2-yi-asti/911018/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:12:41 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi bankacılık hisseleri öncülüğünde yüzde 2,2 artarak 13.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi bankacılık hisseleri öncülüğünde yüzde 2,2 artarak 13.415 puana çıktı.BIST 100 endeksi, güne yüzde 1,32 düşüşle 12.948,83 puandan başladı. Endeks daha sonra bankacılık hisseleri öncülüğünde yüzde 2,5 artarak 13.450 puana kadar çıktı. Endeks, saat 10.55 itibarıyla yüzde 2,2 artışla 13.415 puan seviyesinde dengelendi.Bankacılık endeksindeki yükseliş yüzde 6'yı aşarken, bankacılık endeksi aynı zamanda sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran endeks konumunda bulunuyor.Bankacılık endeksini yüzde 4,06'yla iletişim, yüzde 3,2'yle madencilik, yüzde 2,7'yle ulaştırma, yüzde 2,1'le ticaret takip etti.BIST 100 endeksinde yükseliş bugün dolar bazında da yüzde 1'in üzerine çıktı.BIST 30 endeksi de yüzde 3'ün üzerinde yükselerek 16.220 puanın üzerine çıktı.Öte yandan Finansal İstikrar Komitesi bugün Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplandı.Finansal İstikrar Komitesi, Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmadığını bildirdi. Komite, kararlaştırılan tedbirlerin başta likidite sıkışıklığının giderilmesi ve bulaşma riskinin önlenmesine yönelik olacağını duyurdu.Diğer taraftan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), likidite koşullarının yakından takip edileceğini, gerek görülmesi halinde her türlü ek tedbirin alınacağını bildirdi.Banka, finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler dikkate alınarak TCMB likidite imkanlarının gözden geçirildiğini belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi bankacılık hisseleri öncülüğünde yüzde 2,2 artarak 13.415 puana çıktı.BIST 100 endeksi, güne yüzde 1,32 düşüşle 12.948,83 puandan başladı. Endeks daha sonra bankacılık hisseleri öncülüğünde yüzde 2,5 artarak 13.450 puana kadar çıktı. Endeks, saat 10.55 itibarıyla yüzde 2,2 artışla 13.415 puan seviyesinde dengelendi.Bankacılık endeksindeki yükseliş yüzde 6'yı aşarken, bankacılık endeksi aynı zamanda sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran endeks konumunda bulunuyor.Bankacılık endeksini yüzde 4,06'yla iletişim, yüzde 3,2'yle madencilik, yüzde 2,7'yle ulaştırma, yüzde 2,1'le ticaret takip etti.BIST 100 endeksinde yükseliş bugün dolar bazında da yüzde 1'in üzerine çıktı.BIST 30 endeksi de yüzde 3'ün üzerinde yükselerek 16.220 puanın üzerine çıktı.Öte yandan Finansal İstikrar Komitesi bugün Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplandı.Finansal İstikrar Komitesi, Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmadığını bildirdi. Komite, kararlaştırılan tedbirlerin başta likidite sıkışıklığının giderilmesi ve bulaşma riskinin önlenmesine yönelik olacağını duyurdu.Diğer taraftan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), likidite koşullarının yakından takip edileceğini, gerek görülmesi halinde her türlü ek tedbirin alınacağını bildirdi.Banka, finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler dikkate alınarak TCMB likidite imkanlarının gözden geçirildiğini belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bilim insanları, beyninin yaklaşık yarısı insan dokusundan oluşan fareler geliştirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bilim-insanlari-beyninin-yaklasik-yarisi-insan-dokusundan-olusan-fareler-gelistirdi/911017/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bilim-insanlari-beyninin-yaklasik-yarisi-insan-dokusundan-olusan-fareler-gelistirdi/911017/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:12:40 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Araştırmacılar, oluşturdukları fare modelinin şizofreni, epilepsi, serebral palsi, zihinsel engellilik ve nadir demans türleri gibi hastalıkların araştırılmasında kullanılmasını amaçlıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : ABD'de bilim insanları, insan beyin hücrelerinin fare beynine nakledilmesiyle beyninin yaklaşık yarısı insan dokusundan oluşan fareler geliştirdi.Stanford Üniversitesinden araştırmacılar, insan beyin dokusunun canlı bir organizmada nasıl geliştiğini ve hastalıklardan nasıl etkilendiğini incelemek amacıyla insan beyin organoidlerini genetik olarak değiştirilmiş farelerin beyinlerine nakletti.Araştırmaya göre, bilim insanları, farelerin beyinlerindeki serebral korteks ve hipokampusun gelişimini genetik müdahaleyle büyük ölçüde sınırlandırarak insan beyin dokusunun büyüyebileceği alan oluşturdu.Daha sonra laboratuvarda, bağışlanan deri hücrelerinin yeniden programlanmasıyla elde edilen insan beyin organoidlerinden hücreler yeni doğan farelerin beyinlerine nakledildi.Her enjeksiyonda yaklaşık 100 bin insan beyin hücresi kullanılırken, nakiller sonucunda fare beyninde yaklaşık 4 milyon insan beyin hücresinin geliştiği ve bu hücrelerin beynin hacim olarak yaklaşık yarısını oluşturduğu belirtildi.Nakilden yaklaşık 3 ay sonra insan beyin dokusunun farelerin kan dolaşımına bağlandığı ve fare beyninde kendisi için oluşturulan alanın büyük bölümünü doldurduğu tespit edildi. Bazı insan nöronlarının farelerin beyin hücreleri ve omurilikleriyle bağlantı kurduğu görüldü.Araştırmacılar, oluşturdukları fare modelinin şizofreni, epilepsi, serebral palsi, zihinsel engellilik ve nadir demans türleri gibi hastalıkların araştırılmasında kullanılabileceğini belirtti.Guardian gazetesinin haberine göre, çalışmayı yöneten Stanford Üniversitesi Psikiyatri Profesörü Sergiu Pașca, yaptığı açıklamada, insan beyninin karmaşık yapısı ve canlı insan beynine erişimin mümkün olmaması nedeniyle nöroloji ve psikiyatride hastalıkların araştırılması ve yeni tedavilerin geliştirilmesinin zor olduğunu belirtti.Pașca, çalışmanın insan beyninin gelişimi ve işlevinin bazı yönlerini araştırmacılar için erişilebilir hale getirmeyi amaçladığını ifade etti.Araştırma etik tartışmaları da beraberinde getirdiÖte yandan insan beyin organoidlerinin hayvanlara nakledilmesi, hayvan refahı ve bu dokuların bilinç veya acı hissedip hissedemeyeceğine ilişkin etik tartışmaları da beraberinde getiriyor.Londra Ekonomi ve Siyaset Bilimi Okulundan hukuk profesörü Emily Jackson, hayvan refahının önemli bir konu olduğunu belirterek, nakledilen dokunun hayvanlar üzerindeki etkisinin yakından izlenmesi gerektiğini ifade etti.Cambridge'deki MRC Moleküler Biyoloji Laboratuvarından Madeline Lancaster ise yöntemin özellikle hastalıkların ve tedavilerin canlı bir organizma üzerinde incelenmesini gerektiren araştırmalarda kullanılabileceğini ancak insan beyninin doğal gelişimini anlamada modelin sınırlı kalabileceğini kaydetti.Araştırmanın sonuçları Nature dergisinde yayımlandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : ABD'de bilim insanları, insan beyin hücrelerinin fare beynine nakledilmesiyle beyninin yaklaşık yarısı insan dokusundan oluşan fareler geliştirdi.Stanford Üniversitesinden araştırmacılar, insan beyin dokusunun canlı bir organizmada nasıl geliştiğini ve hastalıklardan nasıl etkilendiğini incelemek amacıyla insan beyin organoidlerini genetik olarak değiştirilmiş farelerin beyinlerine nakletti.Araştırmaya göre, bilim insanları, farelerin beyinlerindeki serebral korteks ve hipokampusun gelişimini genetik müdahaleyle büyük ölçüde sınırlandırarak insan beyin dokusunun büyüyebileceği alan oluşturdu.Daha sonra laboratuvarda, bağışlanan deri hücrelerinin yeniden programlanmasıyla elde edilen insan beyin organoidlerinden hücreler yeni doğan farelerin beyinlerine nakledildi.Her enjeksiyonda yaklaşık 100 bin insan beyin hücresi kullanılırken, nakiller sonucunda fare beyninde yaklaşık 4 milyon insan beyin hücresinin geliştiği ve bu hücrelerin beynin hacim olarak yaklaşık yarısını oluşturduğu belirtildi.Nakilden yaklaşık 3 ay sonra insan beyin dokusunun farelerin kan dolaşımına bağlandığı ve fare beyninde kendisi için oluşturulan alanın büyük bölümünü doldurduğu tespit edildi. Bazı insan nöronlarının farelerin beyin hücreleri ve omurilikleriyle bağlantı kurduğu görüldü.Araştırmacılar, oluşturdukları fare modelinin şizofreni, epilepsi, serebral palsi, zihinsel engellilik ve nadir demans türleri gibi hastalıkların araştırılmasında kullanılabileceğini belirtti.Guardian gazetesinin haberine göre, çalışmayı yöneten Stanford Üniversitesi Psikiyatri Profesörü Sergiu Pașca, yaptığı açıklamada, insan beyninin karmaşık yapısı ve canlı insan beynine erişimin mümkün olmaması nedeniyle nöroloji ve psikiyatride hastalıkların araştırılması ve yeni tedavilerin geliştirilmesinin zor olduğunu belirtti.Pașca, çalışmanın insan beyninin gelişimi ve işlevinin bazı yönlerini araştırmacılar için erişilebilir hale getirmeyi amaçladığını ifade etti.Araştırma etik tartışmaları da beraberinde getirdiÖte yandan insan beyin organoidlerinin hayvanlara nakledilmesi, hayvan refahı ve bu dokuların bilinç veya acı hissedip hissedemeyeceğine ilişkin etik tartışmaları da beraberinde getiriyor.Londra Ekonomi ve Siyaset Bilimi Okulundan hukuk profesörü Emily Jackson, hayvan refahının önemli bir konu olduğunu belirterek, nakledilen dokunun hayvanlar üzerindeki etkisinin yakından izlenmesi gerektiğini ifade etti.Cambridge'deki MRC Moleküler Biyoloji Laboratuvarından Madeline Lancaster ise yöntemin özellikle hastalıkların ve tedavilerin canlı bir organizma üzerinde incelenmesini gerektiren araştırmalarda kullanılabileceğini ancak insan beyninin doğal gelişimini anlamada modelin sınırlı kalabileceğini kaydetti.Araştırmanın sonuçları Nature dergisinde yayımlandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bilim-insanlari-beyninin-yaklasik-yarisi-insan-dokusundan-olusan-fareler-gelistirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>CHP, Bolu'da kamp yapacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/chp-bolu-da-kamp-yapacak/911016/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/chp-bolu-da-kamp-yapacak/911016/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:12:33 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun katılımıyla 25-27 Eylül tarihlerinde Abant'ta düzenlenecek kampta, milletvekillerinin Meclis çalışmaları, seçim bölgelerindeki saha faaliyetleri ve iletişim süreçleriyle parti politikaları masaya yatırılacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : ALPER ŞAŞMAZ - CHP, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun da katılımıyla 25-27 Eylül'de Bolu Abant'ta kamp yapacak.AA muhabirinin parti kaynaklarından edindiği bilgiye göre, TBMM Grubu yeni yasama dönemi öncesinde üç gün sürecek kampa girecek.Abant'ta 25-27 Eylül'de yapılacak kampta, 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılında CHP'nin TBMM'de yürüteceği siyasi, parlamenter ve iletişim stratejileri üzerinde görüş alışverişinde bulunulacak.Türkiye'nin temel sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinin değerlendirileceği kampta, yeni yasama döneminde atılacak somut adımlar belirlenecek.Milletvekillerinin seçim bölgelerinde gerçekleştireceği saha çalışmaları ve vatandaşlarla kuracağı iletişimin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerin de yapılacağı kampta, seçim bölgelerinden TBMM'ye taşınan sorunların daha etkin biçimde takip edilmesi ve vatandaşların taleplerinin siyasi gündeme yansıtılması için yeni çalışma yöntemleri ele alınacak.Kamp süresince, Genel Merkez ile TBMM Grubu arasındaki koordinasyon ve işbirliğinin daha etkin hale getirilmesine yönelik çalışma başlıkları ile parti politikalarının Meclis, örgüt ve saha çalışmalarında eşgüdüm içerisinde yürütülmesi masaya yatırılacak.Ekonomi ana gündem maddelerinden olacakKamp programında, milletvekillerinin aktif katılımını sağlayan, karşılıklı görüş alışverişine ve ortak akla dayanan bir çalışma yöntemi benimsenecek. Milletvekilleri, seçim bölgelerinde vatandaşlardan kendilerine iletilen talep, şikayet ve önerileri doğrudan Genel Başkan Kılıçdaroğlu'na aktararak, sahadaki sorunların ilk elden değerlendirilmesini sağlayacak.Ekonominin de ana gündem maddelerinden biri olacağı kampta, emeklilerin, asgari ücretlilerin, işsizlerin, kiracıların, çiftçilerin, esnafın ve gençlerin sorunları ele alınacak. Vergi adaleti, yaşam maliyeti ve konut edinme başta olmak üzere, ekonomik sorunlara yönelik CHP'nin çözüm önerileri kapsamlı olarak paylaşılacak.Kampla, milletvekillerinin Meclis çalışmaları, seçim bölgelerindeki saha faaliyetleri ve iletişim süreçleri ile parti politikalarının geliştirilmesinde ortak bir çalışma anlayışı oluşturulması, yeni yasama dönemine ilişkin somut, uygulanabilir ve sonuç odaklı bir yol haritasının belirlenmesi hedefleniyor.Kampın son gününde ise Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, katılımcılara hitap edecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : ALPER ŞAŞMAZ - CHP, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun da katılımıyla 25-27 Eylül'de Bolu Abant'ta kamp yapacak.AA muhabirinin parti kaynaklarından edindiği bilgiye göre, TBMM Grubu yeni yasama dönemi öncesinde üç gün sürecek kampa girecek.Abant'ta 25-27 Eylül'de yapılacak kampta, 1 Ekim'de başlayacak yeni yasama yılında CHP'nin TBMM'de yürüteceği siyasi, parlamenter ve iletişim stratejileri üzerinde görüş alışverişinde bulunulacak.Türkiye'nin temel sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinin değerlendirileceği kampta, yeni yasama döneminde atılacak somut adımlar belirlenecek.Milletvekillerinin seçim bölgelerinde gerçekleştireceği saha çalışmaları ve vatandaşlarla kuracağı iletişimin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerin de yapılacağı kampta, seçim bölgelerinden TBMM'ye taşınan sorunların daha etkin biçimde takip edilmesi ve vatandaşların taleplerinin siyasi gündeme yansıtılması için yeni çalışma yöntemleri ele alınacak.Kamp süresince, Genel Merkez ile TBMM Grubu arasındaki koordinasyon ve işbirliğinin daha etkin hale getirilmesine yönelik çalışma başlıkları ile parti politikalarının Meclis, örgüt ve saha çalışmalarında eşgüdüm içerisinde yürütülmesi masaya yatırılacak.Ekonomi ana gündem maddelerinden olacakKamp programında, milletvekillerinin aktif katılımını sağlayan, karşılıklı görüş alışverişine ve ortak akla dayanan bir çalışma yöntemi benimsenecek. Milletvekilleri, seçim bölgelerinde vatandaşlardan kendilerine iletilen talep, şikayet ve önerileri doğrudan Genel Başkan Kılıçdaroğlu'na aktararak, sahadaki sorunların ilk elden değerlendirilmesini sağlayacak.Ekonominin de ana gündem maddelerinden biri olacağı kampta, emeklilerin, asgari ücretlilerin, işsizlerin, kiracıların, çiftçilerin, esnafın ve gençlerin sorunları ele alınacak. Vergi adaleti, yaşam maliyeti ve konut edinme başta olmak üzere, ekonomik sorunlara yönelik CHP'nin çözüm önerileri kapsamlı olarak paylaşılacak.Kampla, milletvekillerinin Meclis çalışmaları, seçim bölgelerindeki saha faaliyetleri ve iletişim süreçleri ile parti politikalarının geliştirilmesinde ortak bir çalışma anlayışı oluşturulması, yeni yasama dönemine ilişkin somut, uygulanabilir ve sonuç odaklı bir yol haritasının belirlenmesi hedefleniyor.Kampın son gününde ise Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, katılımcılara hitap edecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/chp-bolu-da-kamp-yapacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tayland'ın Ankara Büyükelçisi, 2028'in ülkesinin Türkiye ile stratejik ortaklık yılı olmasını istiyor:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tayland-in-ankara-buyukelcisi-2028-in-ulkesinin-turkiye-ile-stratejik-ortaklik-yili-olmasini-istiyor/911015/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tayland-in-ankara-buyukelcisi-2028-in-ulkesinin-turkiye-ile-stratejik-ortaklik-yili-olmasini-istiyor/911015/</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 11:09:22 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / (Türk kültürü hakkında) Mümkün olduğunca çok şey öğrenmeye çalışıyorum çünkü Türkiye büyük bir ülke ve öğrenilecek çok şey var - Savunma sanayisi gündemimizin en önemli maddelerinden biri]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Tayland'ın yeni Ankara Büyükelçisi Chaturont Chaiyakam, 2028'in ülkesinin Türkiye ile stratejik ortaklık kuracağı yıl olmasını hedeflediğini belirterek, Savunma sanayi gündemimizin en önemli maddelerinden biri. dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 8 Eylül'de güven mektubu sunarak Ankara'daki görevine başlayan Chaiyakam, Türkiye'deki izlenimlerini, hayatını ve iki ülke arasındaki ilişkileri AA muhabirine anlattı.Chaiyakam, Türkiye'ye ilk kez 15 yıl önce İstanbul'da düzenlenen Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın 3. Zirvesi için geldiğini ifade ederek, izlenimlerinin yakın zamana kadar sınırlı olduğunu söyledi.Ankara'da şehri gezip dolaştığında, Türkiye'nin kaydettiği gelişimin kendisini şaşırttığını dile getiren Chaiyakam, otomotiv ve elektronik alanlarındaki gelişmelerin ilgisini çektiğini belirtti.Chaiyakam, Türk ve Tayland halkı arasında karşılıklı etkileşimin sınırlı olmasına rağmen iki ülkenin birbirinin turizm destinasyonu olduğunu söyledi.Türkiye büyük bir ülke ve öğrenilecek çok şey varTürkiye'de görev alacağını öğrendiğinde heyecanlandığını çünkü daha önce sadece bir kez Türkiye'de bulunduğunu hatırlatan Chaiyakam, Osmanlı tarihi hakkında bilgi sahibi olduğuna işaret etti.Chaiyakam, Türkçe öğrenmek için henüz fırsat bulamadığını, Türkçede şimdilik sadece, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a güven mektubu sunarken duyduğu merhaba asker ifadesini bildiğini söyledi.Türk kültürünü öğrenmeye çalıştığını dile getiren Chaiyakam, Mümkün olduğunca çok şey öğrenmeye çalışıyorum çünkü Türkiye büyük bir ülke ve öğrenilecek çok şey var. Bu yüzden heyecan verici. diye konuştu.Büyükelçi, Türk mutfağında en çok kebap türlerini ve humusu sevdiğini belirterek, Türkiye'de ülkesinin lezzetlerine erişimin sınırlı olduğunu ve bu konuda şaşkınlığını dile getirdi.Chaiyakam, bu zamana kadar Kapadokya ve Antalya'yı ziyaret ettiğini söyleyerek, Kapadokya'nın yüksek bir potansiyeli bulunduğunu ancak ülkesinden gelen ziyaretçi sayısının az olduğunu, daha fazla tanıtılması gerektiğini vurguladı.Misafirperverliğiniz ve aileye verdiğiniz önem de Taylandlılarınkine çok benziyorFarklı coğrafyalarda yer alan iki ülkenin benzer kültürlere sahip olduğuna işaret eden Chaiyakam, sokakta gelin çıkarma kültürünü gördüğünü ve bunun ülkesindeki bir geleneği hatırlattığını söyledi.Chaiyakam, Tayland'da damat tarafının düğün alanına gitmeden önce ailesiyle konvoya benzer şekilde gelin evine gittiğini aktararak, şunları kaydetti:Türkiye'de buna şahit oldum, Türkiye'deki düğünler eğlenceli geçiyor, tıpkı Tayland'daki gibi. Misafirperverliğiniz ve aileye verdiğiniz önem de Taylandlılarınkine çok benziyor. Hatta yemek paylaşma geleneği bile kültürümüzdeki o çok eşsiz uygulamayla büyük benzerlik gösteriyor.İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler 1958&#039;e dayanıyorTürkiye-Tayland arasındaki diplomatik ilişkilerin 1958'de tesis edildiğini anımsatan Chaiyakam, 2028'de 70'inci yıl dönümünün kutlanacağını duyurdu.Chaiyakam, Thai ve Türk halkı arasındaki ilişkilerin ve ticaret alanındaki gelişmelerin beklenen düzeyin altında olduğunu ifade ederek, Ticaret hacmi şu anda sadece 2 milyar dolar civarında olduğu için bu durum iki ülkenin potansiyelini yansıtmıyor. dedi.İki yönlü ticaretin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Chaiyakam, turizm alanında da potansiyel olduğunu ve daha fazlasının olması gerektiğini söyledi.2028&#039;i, Tayland ve Türkiye’nin stratejik ortaklık kuracağı yıl olarak hedefliyoruzChaiyakam, diplomatik ilişkilerin tesisinin kutlanması adına 2028'de çok sayıda program ve etkinliğin yapılabileceğini vurgulayarak, Şu anda bakanlar düzeyinde, ortak ekonomi ve ticaret komisyonu toplantımız mevcut ancak biz bunu dışişleri bakanları düzeyine yükseltmek istiyoruz. Böylece bakanlar, siyasi, ekonomik ve diğer jeopolitik konular ya da farklı işbirliği alanları dahil olmak üzere geniş bir yelpazedeki meseleleri ele alabilir. diye konuştu.Ortak komisyon olarak adlandırılan yapının çok yakın bir zamanda, 2027'nin başlarında kurulmasını beklediğini dile getiren Chaiyakam, iki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin gerçekleştirilmesi için çalışmalarda bulunduğunu kaydetti.Chaiyakam, 21 Temmuz'da Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda Türkiye ile ASEAN arasında Diyalog Ortaklığı kurulması kararı alındığını hatırlatarak, hem bu vesileyle hem de Türkiye-Tayland diplomatik ilişkilerinin tesisi dolayısıyla üst düzey temaslar düzenlenebileceğine dikkati çekti.Chaiyakam, ASEAN Zirvesi'nde Türkiye'nin Diyalog Ortağı statüsüne layık görülmesine ilişkin, Tayland açısından bakıldığında, bunun her iki ülkenin ilişkilerini güçlendirmesi adına bir ivme yaratacağını düşünüyorum. dedi.Büyükelçi, 2028’i, Tayland ve Türkiye’nin stratejik ortaklık kuracağı yıl olarak hedefliyoruz. dedi.İstanbul Havalimanı'nın Avrupa'da havacılık alanında büyük bir merkez konumunda olduğuna işaret eden Chaiyakam, Tayland'ın da Güneydoğu Asya ana karasında bir merkez konumunda olduğunu belirtti.Savunma sanayisi de gündemimizin en önemli maddelerinden biriChaiyakam, Türk Hava Yollarının ve Thai Airways'in stratejik işbirliğine imza attığını hatırlatarak, Thai Airways'in İstanbul'a günde bir veya iki uçuşu, Türk Hava Yollarının da Bangkok'a günde birkaç uçuşu olduğunu vurguladı.Bu tür faaliyetler ile iki halkın birbirini daha yakından tanıyabileceğini ve bilgi sahibi olabileceğini dile getiren Chaiyakam, bu konuda elinden gelenin en iyisini yapacağını söyledi.Chaiyakam, savunma sanayi alanındaki işbirliğine değinerek, Savunma sanayisi gündemimizin en önemli maddelerinden biri. dedi.Tayland'dan üst düzey yetkililerin Türkiye'deki savunma sanayi şirketleriyle görüşmek üzere ziyaretler gerçekleştirmesinin teşvik edileceğini belirten Chaiyakam, şunları kaydetti:Kasımda, Tayland Donanması'ndan üst düzey bir heyetin Türkiye'deki çeşitli sanayi tesislerini incelemek üzere gelmesini planlıyoruz, ayrıca ortak projeler yürütmek amacıyla bazı şirketlerle görüşmelerimiz sürüyor. Bu konudaki gelişmeleri ilerleyen dönemde sizlerle paylaşacağız.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Tayland'ın yeni Ankara Büyükelçisi Chaturont Chaiyakam, 2028'in ülkesinin Türkiye ile stratejik ortaklık kuracağı yıl olmasını hedeflediğini belirterek, Savunma sanayi gündemimizin en önemli maddelerinden biri. dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 8 Eylül'de güven mektubu sunarak Ankara'daki görevine başlayan Chaiyakam, Türkiye'deki izlenimlerini, hayatını ve iki ülke arasındaki ilişkileri AA muhabirine anlattı.Chaiyakam, Türkiye'ye ilk kez 15 yıl önce İstanbul'da düzenlenen Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın 3. Zirvesi için geldiğini ifade ederek, izlenimlerinin yakın zamana kadar sınırlı olduğunu söyledi.Ankara'da şehri gezip dolaştığında, Türkiye'nin kaydettiği gelişimin kendisini şaşırttığını dile getiren Chaiyakam, otomotiv ve elektronik alanlarındaki gelişmelerin ilgisini çektiğini belirtti.Chaiyakam, Türk ve Tayland halkı arasında karşılıklı etkileşimin sınırlı olmasına rağmen iki ülkenin birbirinin turizm destinasyonu olduğunu söyledi.Türkiye büyük bir ülke ve öğrenilecek çok şey varTürkiye'de görev alacağını öğrendiğinde heyecanlandığını çünkü daha önce sadece bir kez Türkiye'de bulunduğunu hatırlatan Chaiyakam, Osmanlı tarihi hakkında bilgi sahibi olduğuna işaret etti.Chaiyakam, Türkçe öğrenmek için henüz fırsat bulamadığını, Türkçede şimdilik sadece, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a güven mektubu sunarken duyduğu merhaba asker ifadesini bildiğini söyledi.Türk kültürünü öğrenmeye çalıştığını dile getiren Chaiyakam, Mümkün olduğunca çok şey öğrenmeye çalışıyorum çünkü Türkiye büyük bir ülke ve öğrenilecek çok şey var. Bu yüzden heyecan verici. diye konuştu.Büyükelçi, Türk mutfağında en çok kebap türlerini ve humusu sevdiğini belirterek, Türkiye'de ülkesinin lezzetlerine erişimin sınırlı olduğunu ve bu konuda şaşkınlığını dile getirdi.Chaiyakam, bu zamana kadar Kapadokya ve Antalya'yı ziyaret ettiğini söyleyerek, Kapadokya'nın yüksek bir potansiyeli bulunduğunu ancak ülkesinden gelen ziyaretçi sayısının az olduğunu, daha fazla tanıtılması gerektiğini vurguladı.Misafirperverliğiniz ve aileye verdiğiniz önem de Taylandlılarınkine çok benziyorFarklı coğrafyalarda yer alan iki ülkenin benzer kültürlere sahip olduğuna işaret eden Chaiyakam, sokakta gelin çıkarma kültürünü gördüğünü ve bunun ülkesindeki bir geleneği hatırlattığını söyledi.Chaiyakam, Tayland'da damat tarafının düğün alanına gitmeden önce ailesiyle konvoya benzer şekilde gelin evine gittiğini aktararak, şunları kaydetti:Türkiye'de buna şahit oldum, Türkiye'deki düğünler eğlenceli geçiyor, tıpkı Tayland'daki gibi. Misafirperverliğiniz ve aileye verdiğiniz önem de Taylandlılarınkine çok benziyor. Hatta yemek paylaşma geleneği bile kültürümüzdeki o çok eşsiz uygulamayla büyük benzerlik gösteriyor.İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler 1958&#039;e dayanıyorTürkiye-Tayland arasındaki diplomatik ilişkilerin 1958'de tesis edildiğini anımsatan Chaiyakam, 2028'de 70'inci yıl dönümünün kutlanacağını duyurdu.Chaiyakam, Thai ve Türk halkı arasındaki ilişkilerin ve ticaret alanındaki gelişmelerin beklenen düzeyin altında olduğunu ifade ederek, Ticaret hacmi şu anda sadece 2 milyar dolar civarında olduğu için bu durum iki ülkenin potansiyelini yansıtmıyor. dedi.İki yönlü ticaretin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Chaiyakam, turizm alanında da potansiyel olduğunu ve daha fazlasının olması gerektiğini söyledi.2028&#039;i, Tayland ve Türkiye’nin stratejik ortaklık kuracağı yıl olarak hedefliyoruzChaiyakam, diplomatik ilişkilerin tesisinin kutlanması adına 2028'de çok sayıda program ve etkinliğin yapılabileceğini vurgulayarak, Şu anda bakanlar düzeyinde, ortak ekonomi ve ticaret komisyonu toplantımız mevcut ancak biz bunu dışişleri bakanları düzeyine yükseltmek istiyoruz. Böylece bakanlar, siyasi, ekonomik ve diğer jeopolitik konular ya da farklı işbirliği alanları dahil olmak üzere geniş bir yelpazedeki meseleleri ele alabilir. diye konuştu.Ortak komisyon olarak adlandırılan yapının çok yakın bir zamanda, 2027'nin başlarında kurulmasını beklediğini dile getiren Chaiyakam, iki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin gerçekleştirilmesi için çalışmalarda bulunduğunu kaydetti.Chaiyakam, 21 Temmuz'da Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda Türkiye ile ASEAN arasında Diyalog Ortaklığı kurulması kararı alındığını hatırlatarak, hem bu vesileyle hem de Türkiye-Tayland diplomatik ilişkilerinin tesisi dolayısıyla üst düzey temaslar düzenlenebileceğine dikkati çekti.Chaiyakam, ASEAN Zirvesi'nde Türkiye'nin Diyalog Ortağı statüsüne layık görülmesine ilişkin, Tayland açısından bakıldığında, bunun her iki ülkenin ilişkilerini güçlendirmesi adına bir ivme yaratacağını düşünüyorum. dedi.Büyükelçi, 2028’i, Tayland ve Türkiye’nin stratejik ortaklık kuracağı yıl olarak hedefliyoruz. dedi.İstanbul Havalimanı'nın Avrupa'da havacılık alanında büyük bir merkez konumunda olduğuna işaret eden Chaiyakam, Tayland'ın da Güneydoğu Asya ana karasında bir merkez konumunda olduğunu belirtti.Savunma sanayisi de gündemimizin en önemli maddelerinden biriChaiyakam, Türk Hava Yollarının ve Thai Airways'in stratejik işbirliğine imza attığını hatırlatarak, Thai Airways'in İstanbul'a günde bir veya iki uçuşu, Türk Hava Yollarının da Bangkok'a günde birkaç uçuşu olduğunu vurguladı.Bu tür faaliyetler ile iki halkın birbirini daha yakından tanıyabileceğini ve bilgi sahibi olabileceğini dile getiren Chaiyakam, bu konuda elinden gelenin en iyisini yapacağını söyledi.Chaiyakam, savunma sanayi alanındaki işbirliğine değinerek, Savunma sanayisi gündemimizin en önemli maddelerinden biri. dedi.Tayland'dan üst düzey yetkililerin Türkiye'deki savunma sanayi şirketleriyle görüşmek üzere ziyaretler gerçekleştirmesinin teşvik edileceğini belirten Chaiyakam, şunları kaydetti:Kasımda, Tayland Donanması'ndan üst düzey bir heyetin Türkiye'deki çeşitli sanayi tesislerini incelemek üzere gelmesini planlıyoruz, ayrıca ortak projeler yürütmek amacıyla bazı şirketlerle görüşmelerimiz sürüyor. Bu konudaki gelişmeleri ilerleyen dönemde sizlerle paylaşacağız.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/tayland-in-ankara-buyukelcisi-2028-in-ulkesinin-turkiye-ile-stratejik-ortaklik-yili-olmasini-istiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
