<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Sancaktepe'de inşaat alanında kısmi toprak kayması meydana geldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sancaktepe-de-insaat-alaninda-kismi-toprak-kaymasi-meydana-geldi/862811/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sancaktepe-de-insaat-alaninda-kismi-toprak-kaymasi-meydana-geldi/862811/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:48:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Sancaktepe'de bir inşaat alanında yağış nedeniyle kısmi toprak kayması meydana geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Sancaktepe'de bir inşaat alanında yağış nedeniyle kısmi toprak kayması meydana geldi.Mübacir Caddesi Merve Sokak'ta bulunan şantiye sahasında yağış nedeniyle kısmi toprak kayması oluştu.İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve belediye ekipleri sevk edildi.Bölgede güvenlik önlemi alınırken, olayla ilgili hasar tespit çalışması başlatıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Sancaktepe'de bir inşaat alanında yağış nedeniyle kısmi toprak kayması meydana geldi.Mübacir Caddesi Merve Sokak'ta bulunan şantiye sahasında yağış nedeniyle kısmi toprak kayması oluştu.İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve belediye ekipleri sevk edildi.Bölgede güvenlik önlemi alınırken, olayla ilgili hasar tespit çalışması başlatıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tekirdağ'da düzenlenen uluslararası festivalde Rakoczi Kupası Yelken Yarışları yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tekirdag-da-duzenlenen-uluslararasi-festivalde-rakoczi-kupasi-yelken-yarislari-yapildi/862810/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tekirdag-da-duzenlenen-uluslararasi-festivalde-rakoczi-kupasi-yelken-yarislari-yapildi/862810/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:48:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tekirdağ — Tekirdağ'da Süleymanpaşa Belediyesince düzenlenen 60.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tekirdağ Haberleri — Tekirdağ'da Süleymanpaşa Belediyesince düzenlenen 60. Uluslararası Kiraz Festivali kapsamında yelken yarışı yapıldı.Osmanlı'ya sığınan Macar Prensi 2. Ferenc Rakoczi adına düzenlenen Rakoczi Kupası Yelken Yarışları'na 21 sporcu katıldı.Rumeli İskelesi önünden Marmara Denizi'ne açılan yelkenciler, madalya için kıyasıya mücadele etti.Yarışların sonunda Ahmet Arel Barut birinci, Rüzgar Uzel ikinci, Mehmet Maçin üçüncü oldu.Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, ödül töreninde yaptığı konuşmada, festivalin üçüncü gününde sportif etkinlikler gerçekleştirdiklerini söyledi.Yelkencilerin kısasıya mücadele ettiğini ifade eden Nallar, Macar prensi Ferenc Rakoczi adına düzenlenen yarışlarının geleneksel hale geldiğini dile getirdi.Konuşmaların ardından Nallar ve protokol üyeleri sporculara madalya verdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tekirdağ Haberleri — Tekirdağ'da Süleymanpaşa Belediyesince düzenlenen 60. Uluslararası Kiraz Festivali kapsamında yelken yarışı yapıldı.Osmanlı'ya sığınan Macar Prensi 2. Ferenc Rakoczi adına düzenlenen Rakoczi Kupası Yelken Yarışları'na 21 sporcu katıldı.Rumeli İskelesi önünden Marmara Denizi'ne açılan yelkenciler, madalya için kıyasıya mücadele etti.Yarışların sonunda Ahmet Arel Barut birinci, Rüzgar Uzel ikinci, Mehmet Maçin üçüncü oldu.Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar, ödül töreninde yaptığı konuşmada, festivalin üçüncü gününde sportif etkinlikler gerçekleştirdiklerini söyledi.Yelkencilerin kısasıya mücadele ettiğini ifade eden Nallar, Macar prensi Ferenc Rakoczi adına düzenlenen yarışlarının geleneksel hale geldiğini dile getirdi.Konuşmaların ardından Nallar ve protokol üyeleri sporculara madalya verdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/tekirdag-da-duzenlenen-uluslararasi-festivalde-rakoczi-kupasi-yelken-yarislari-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İletişim Başkanı Duran, Cemil Meriç'i andı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iletisim-baskani-duran-cemil-meric-i-andi/862809/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iletisim-baskani-duran-cemil-meric-i-andi/862809/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:48:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, vefatının 39.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, vefatının 39. yılında Cemil Meriç'i rahmet, minnet ve hürmetle andı.Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:Ömrünü hakikati aramaya, kalemini milletin irfanına adayan, büyük mütefekkir Cemil Meriç'i vefatının 39. yıl dönümünde rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum. Ardında bıraktığı fikir mirası, dün olduğu gibi bugün de zihinlerimize ışık, genç nesillere istikamet olmaya devam ediyor. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, vefatının 39. yılında Cemil Meriç'i rahmet, minnet ve hürmetle andı.Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:Ömrünü hakikati aramaya, kalemini milletin irfanına adayan, büyük mütefekkir Cemil Meriç'i vefatının 39. yıl dönümünde rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum. Ardında bıraktığı fikir mirası, dün olduğu gibi bugün de zihinlerimize ışık, genç nesillere istikamet olmaya devam ediyor. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/iletisim-baskani-duran-cemil-meric-i-andi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Beypazarı'nda haber alınamayan kişi için arama çalışması başlatıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/beypazari-nda-haber-alinamayan-kisi-icin-arama-calismasi-baslatildi/862807/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/beypazari-nda-haber-alinamayan-kisi-icin-arama-calismasi-baslatildi/862807/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:32:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ankara'nın Beypazarı ilçesinde kendisinden haber alınamayan Arif Uysal (79) için arama çalışması başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara'nın Beypazarı ilçesinde kendisinden haber alınamayan Arif Uysal (79) için arama çalışması başlatıldı.Karaşar Mahallesinde yaşayan Uysal'dan haber alamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne iletti.İhbar üzerinde bölgeye jandarma ve AFAD ekipleri yönlendirildi.Ekipler, iz takip köpekleri ve dron destekli başlattıkları arama çalışmalarını sürdürüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara'nın Beypazarı ilçesinde kendisinden haber alınamayan Arif Uysal (79) için arama çalışması başlatıldı.Karaşar Mahallesinde yaşayan Uysal'dan haber alamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne iletti.İhbar üzerinde bölgeye jandarma ve AFAD ekipleri yönlendirildi.Ekipler, iz takip köpekleri ve dron destekli başlattıkları arama çalışmalarını sürdürüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/beypazari-nda-haber-alinamayan-kisi-icin-arama-calismasi-baslatildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bahçelievler Belediyesi, LGS sınavına giren öğrencileri okullarına yetiştirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bahcelievler-belediyesi-lgs-sinavina-giren-ogrencileri-okullarina-yetistirdi/862806/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bahcelievler-belediyesi-lgs-sinavina-giren-ogrencileri-okullarina-yetistirdi/862806/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:30:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Okulların çevresinde hazır bekletilen motorize zabıta ekipleri, sınava girmek için gerekli kimliğini, giriş belgesini unutan veya yanlış okula gelen öğrencilere yardım etti - Diz kapağındaki sorun nedeniyle sınava gitmekte zorlanan öğrenci, belediyeye ait ambulansla evinden alınıp okula getirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Bahçelievler Belediyesi, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava yetişemeyen öğrencileri, motorize zabıta ekiplerinin çabasıyla okullarına ulaştırdı.Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen merkezi sınav nedeniyle sabah okul çevrelerinde yoğunluk yaşandı.Belediye ekipleri, öğrencilerin herhangi bir mağduriyet yaşamaması için sahada görev aldı.Okulların çevresinde hazır bekletilen motorize zabıta ekipleri, sınava girmek için gerekli kimliğini, giriş belgesini unutan veya yanlış okula gelen öğrenciler için adeta zamanla yarıştı.İlçe genelinde 15 öğrencinin yardımına yetişen ekipler, bazı öğrencileri evine götürerek unuttuğu belgeleri almasını sağladı. Ekipler, kimi öğrencileri ise sınav merkezine ulaştırdı.Bülent Ecevit Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi Hüseyin Ali Erbatur, diz kapağındaki sorun nedeniyle kendi imkanlarıyla okula gitmekte zorlandı.Erbatur, belediyeye ait ambulansla evinden alınarak sınava gireceği okula ulaştırıldı.Sağlık ekipleri, Erbatur'u sınavın yapılacağı binaya güvenli şekilde getirip, okul bahçesinde hazır bekledi.Öğrenci, sınavın tamamlanmasının ardından geldiği ambulansla evine götürüldü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Bahçelievler Belediyesi, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava yetişemeyen öğrencileri, motorize zabıta ekiplerinin çabasıyla okullarına ulaştırdı.Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen merkezi sınav nedeniyle sabah okul çevrelerinde yoğunluk yaşandı.Belediye ekipleri, öğrencilerin herhangi bir mağduriyet yaşamaması için sahada görev aldı.Okulların çevresinde hazır bekletilen motorize zabıta ekipleri, sınava girmek için gerekli kimliğini, giriş belgesini unutan veya yanlış okula gelen öğrenciler için adeta zamanla yarıştı.İlçe genelinde 15 öğrencinin yardımına yetişen ekipler, bazı öğrencileri evine götürerek unuttuğu belgeleri almasını sağladı. Ekipler, kimi öğrencileri ise sınav merkezine ulaştırdı.Bülent Ecevit Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi Hüseyin Ali Erbatur, diz kapağındaki sorun nedeniyle kendi imkanlarıyla okula gitmekte zorlandı.Erbatur, belediyeye ait ambulansla evinden alınarak sınava gireceği okula ulaştırıldı.Sağlık ekipleri, Erbatur'u sınavın yapılacağı binaya güvenli şekilde getirip, okul bahçesinde hazır bekledi.Öğrenci, sınavın tamamlanmasının ardından geldiği ambulansla evine götürüldü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Pakistan ve İsviçre dışişleri bakanları, ABD-İran konusunu görüştü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/pakistan-ve-isvicre-disisleri-bakanlari-abd-iran-konusunu-gorustu/862804/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/pakistan-ve-isvicre-disisleri-bakanlari-abd-iran-konusunu-gorustu/862804/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:30:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ve İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, ABD-İran konusunu ele aldıkları telefon görüşmesi yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ve İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, ABD-İran konusunu ele aldıkları telefon görüşmesi yaptı.Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Pakistan Dışişleri Bakanı Dar, İsviçreli mevkidaşı Cassis ile telefonda görüştü.Görüşmede, ABD ile İran arasında kat edilen yolu cesaret verici olarak nitelendiren iki bakan, verilen çabaların bölgede en kısa zamanda barış ve istikrara yol açmasını umduklarını kaydetti.Dar ve Cassis, yakın iletişim halinde olunması konusunda mutabık kaldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ve İsviçre Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, ABD-İran konusunu ele aldıkları telefon görüşmesi yaptı.Pakistan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Pakistan Dışişleri Bakanı Dar, İsviçreli mevkidaşı Cassis ile telefonda görüştü.Görüşmede, ABD ile İran arasında kat edilen yolu cesaret verici olarak nitelendiren iki bakan, verilen çabaların bölgede en kısa zamanda barış ve istikrara yol açmasını umduklarını kaydetti.Dar ve Cassis, yakın iletişim halinde olunması konusunda mutabık kaldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/pakistan-ve-isvicre-disisleri-bakanlari-abd-iran-konusunu-gorustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bağımlılık ve Adli Tıp Sempozyumu İstanbul'da düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bagimlilik-ve-adli-tip-sempozyumu-istanbul-da-duzenlendi/862803/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bagimlilik-ve-adli-tip-sempozyumu-istanbul-da-duzenlendi/862803/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:21:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç: - Bağımlılık dediğimizde sadece bireyin kendi bedenine zarar vermesini, aile huzurunun bozulmasını ya da ekonomik kayıpları kastetmiyoruz. Aynı zamanda suçtan, şiddetten, istismardan ve toplumun birlik ve bütünlüğünü tehdit eden sonuçlardan da söz ediyoruz - Adli Tıp Kurumu Başkanı Hızır Aslıyüksek: - Bağımlılık konusunun suç davranışı, aile içi şiddet ve toplumsal etkilerle birlikte değerlendirilmesi gerekir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Yeşilay ve Adli Tıp Kurumunun işbirliğiyle Bağımlılık ve Adli Tıp Sempozyumu yapıldı.Sepetçiler Kasrı'nda düzenlenen sempozyumda konuşan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Adli Tıp Kurumuyla geçen yıl başlatılan işbirliğinin büyüyerek ve güçlenerek devam ettiğini söyledi. Dinç, bağımlılık konusunda bilgi, beceri ve kurumlar arası işbirliğinin seferber edilmesi gerektiğini belirterek İnsanların yaşamlarını ciddi şekilde olumsuz etkileyen büyük bir problemle karşı karşıyayız. Hayatın her boyutunu, her yaş grubunu, her mesleği ve her sosyoekonomik kesimi ilgilendiren, bir arada yaşama kültürümüze zarar veren, güven duygusunu zedeleyen ve toplumsal huzuru tehdit eden bir durum söz konusu. dedi.Madde kullanan bireylerin şiddet suçunu işleme riskinin genel nüfusa göre yaklaşık 4-10 kat daha fazla olduğunu gösteren araştırmalar bulunduğunu aktaran Dinç, Bağımlılık dediğimizde sadece bireyin kendi bedenine zarar vermesini, aile huzurunun bozulmasını ya da ekonomik kayıpları kastetmiyoruz. Aynı zamanda suçtan, şiddetten, istismardan ve toplumun birlik ve bütünlüğünü tehdit eden sonuçlardan da söz ediyoruz. diye konuştu.Dinç, ceza infaz kurumlarında psikoz veya majör depresyon tanısı bulunan mahkumların yaklaşık yarısında eş tanılı madde kullanım bozukluğu görüldüğünü dile getirdi.Bağımlılık endüstrisinin özellikle 15-25 yaşlarındaki gençleri hedef aldığına dikkati çeken Dinç, çocukların ve gençlerin herhangi bir bağımlılıkla karşı karşıya kalmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.Dinç, bağımlılığın eğlence, sosyalleşme veya yaşam tarzı olarak gösterilmeye çalışılmasının çocukların ve gençlerin sağlıklı gelişimine yönelik ciddi bir tehdit olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.Türkiye ve dünyadaki verilerin bağımlılık konusunda endişe verici bir tablo ortaya koyduğunu ifade eden Dinç, bağımlılıkla mücadelenin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu, bunun bilimsel temelde yürütülmesi gerektiğini anlattı.Son 10 yılda kumar oynama bozukluğuna bağlı intihar vakalarını inceleyen önemli bir araştırmaya yer verdiklerini belirten Dinç, Adli Tıp Kurumunca hazırlanan çalışmanın sempozyum katılımcılarına da hediye edildiğini ifade etti.Sempozyumda ortaya konulacak görüş ve tespitlerin sahaya yansıyan somut adımlara dönüşeceğine inandıklarını dile getiren Dinç, sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti.- Bu çalışmaların nihai amacı insanı ve toplumu yaşatmakAdli Tıp Kurumu Başkanı Hızır Aslıyüksek ise bağımlılıkla mücadelede bilimsel temelli yaklaşımın önemini anlattı.Bağımlılığın adli ve toplumsal boyutlarını bilimsel veriler ışığında değerlendirdiklerini ifade eden Aslıyüksek, kurum olarak kanıta dayalı mücadele yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sunmayı temel hedef olarak gördüklerini belirtti.Aslıyüksek, bağımlılık konusunun yalnızca sağlık boyutuyla ele alınamayacağına dikkati çekerek Bağımlılık konusunun suç davranışı, aile içi şiddet ve toplumsal etkilerle birlikte değerlendirilmesi gerekir. dedi.Bağımlılıkla mücadelede disiplinler arası çalışmanın önemini vurgulayan Aslıyüksek, farklı alanlardan uzmanlarla yapılacak değerlendirmelerin sürece katkı sağlayacağını dile getirdi.Psikoaktif madde kullanımının izlenmesi ve önleyici politikaların geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Aslıyüksek, Bu çalışmaların nihai amacı insanı ve toplumu yaşatmaktır. Kurumlar arası işbirliğiyle desteklenen bağımlılık tedavi ve önleme modelleri, bağımlılık zincirini kırmaktaki en önemli gücümüzdür. diye konuştu.Aslıyüksek, tedavi, rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma süreçlerinde Yeşilay Danışmanlık Merkezlerinin (YEDAM) çalışmalarının da bu süreçte kritik rol oynadığını ifade etti.Kurumlar arası işbirliği ve etik yaklaşımların bağımlılık zincirinin kırılmasında belirleyici olduğunu kaydeden Aslıyüksek, güçlü laboratuvar altyapısı, erken uyarı sistemleri ve bilimsel iş birliklerinin önemini anlattı.Aslıyüksek'in Yeşilay Genel Başkanı Dinç’e plaket takdim ettiği sempozyumda katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Yeşilay ve Adli Tıp Kurumunun işbirliğiyle Bağımlılık ve Adli Tıp Sempozyumu yapıldı.Sepetçiler Kasrı'nda düzenlenen sempozyumda konuşan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Adli Tıp Kurumuyla geçen yıl başlatılan işbirliğinin büyüyerek ve güçlenerek devam ettiğini söyledi. Dinç, bağımlılık konusunda bilgi, beceri ve kurumlar arası işbirliğinin seferber edilmesi gerektiğini belirterek İnsanların yaşamlarını ciddi şekilde olumsuz etkileyen büyük bir problemle karşı karşıyayız. Hayatın her boyutunu, her yaş grubunu, her mesleği ve her sosyoekonomik kesimi ilgilendiren, bir arada yaşama kültürümüze zarar veren, güven duygusunu zedeleyen ve toplumsal huzuru tehdit eden bir durum söz konusu. dedi.Madde kullanan bireylerin şiddet suçunu işleme riskinin genel nüfusa göre yaklaşık 4-10 kat daha fazla olduğunu gösteren araştırmalar bulunduğunu aktaran Dinç, Bağımlılık dediğimizde sadece bireyin kendi bedenine zarar vermesini, aile huzurunun bozulmasını ya da ekonomik kayıpları kastetmiyoruz. Aynı zamanda suçtan, şiddetten, istismardan ve toplumun birlik ve bütünlüğünü tehdit eden sonuçlardan da söz ediyoruz. diye konuştu.Dinç, ceza infaz kurumlarında psikoz veya majör depresyon tanısı bulunan mahkumların yaklaşık yarısında eş tanılı madde kullanım bozukluğu görüldüğünü dile getirdi.Bağımlılık endüstrisinin özellikle 15-25 yaşlarındaki gençleri hedef aldığına dikkati çeken Dinç, çocukların ve gençlerin herhangi bir bağımlılıkla karşı karşıya kalmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.Dinç, bağımlılığın eğlence, sosyalleşme veya yaşam tarzı olarak gösterilmeye çalışılmasının çocukların ve gençlerin sağlıklı gelişimine yönelik ciddi bir tehdit olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.Türkiye ve dünyadaki verilerin bağımlılık konusunda endişe verici bir tablo ortaya koyduğunu ifade eden Dinç, bağımlılıkla mücadelenin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu, bunun bilimsel temelde yürütülmesi gerektiğini anlattı.Son 10 yılda kumar oynama bozukluğuna bağlı intihar vakalarını inceleyen önemli bir araştırmaya yer verdiklerini belirten Dinç, Adli Tıp Kurumunca hazırlanan çalışmanın sempozyum katılımcılarına da hediye edildiğini ifade etti.Sempozyumda ortaya konulacak görüş ve tespitlerin sahaya yansıyan somut adımlara dönüşeceğine inandıklarını dile getiren Dinç, sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti.- Bu çalışmaların nihai amacı insanı ve toplumu yaşatmakAdli Tıp Kurumu Başkanı Hızır Aslıyüksek ise bağımlılıkla mücadelede bilimsel temelli yaklaşımın önemini anlattı.Bağımlılığın adli ve toplumsal boyutlarını bilimsel veriler ışığında değerlendirdiklerini ifade eden Aslıyüksek, kurum olarak kanıta dayalı mücadele yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sunmayı temel hedef olarak gördüklerini belirtti.Aslıyüksek, bağımlılık konusunun yalnızca sağlık boyutuyla ele alınamayacağına dikkati çekerek Bağımlılık konusunun suç davranışı, aile içi şiddet ve toplumsal etkilerle birlikte değerlendirilmesi gerekir. dedi.Bağımlılıkla mücadelede disiplinler arası çalışmanın önemini vurgulayan Aslıyüksek, farklı alanlardan uzmanlarla yapılacak değerlendirmelerin sürece katkı sağlayacağını dile getirdi.Psikoaktif madde kullanımının izlenmesi ve önleyici politikaların geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Aslıyüksek, Bu çalışmaların nihai amacı insanı ve toplumu yaşatmaktır. Kurumlar arası işbirliğiyle desteklenen bağımlılık tedavi ve önleme modelleri, bağımlılık zincirini kırmaktaki en önemli gücümüzdür. diye konuştu.Aslıyüksek, tedavi, rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma süreçlerinde Yeşilay Danışmanlık Merkezlerinin (YEDAM) çalışmalarının da bu süreçte kritik rol oynadığını ifade etti.Kurumlar arası işbirliği ve etik yaklaşımların bağımlılık zincirinin kırılmasında belirleyici olduğunu kaydeden Aslıyüksek, güçlü laboratuvar altyapısı, erken uyarı sistemleri ve bilimsel iş birliklerinin önemini anlattı.Aslıyüksek'in Yeşilay Genel Başkanı Dinç’e plaket takdim ettiği sempozyumda katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bursa'da Medya ve Kadın Paneli düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bursa-da-medya-ve-kadin-paneli-duzenlendi/862802/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bursa-da-medya-ve-kadin-paneli-duzenlendi/862802/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:21:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bursa — Bursa'da, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfınca, dijital çağda medyanın toplumsal algı üzerindeki etkisi ile kadınların medya ekosistemindeki rolünün ele alındığı Medya ve Kadın Paneli düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bursa Haberleri — Bursa'da, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfınca, dijital çağda medyanın toplumsal algı üzerindeki etkisi ile kadınların medya ekosistemindeki rolünün ele alındığı Medya ve Kadın Paneli düzenlendi.AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'ndeki (AKKM) panelin açılış töreninde, hayatın her alanında medyanın olduğunu söyledi.Medyanın, düşünceleri etkileyen, bakış açısını şekillendiren ve toplumsal algıyı yönlendiren güçlü bir araç haline geldiğine dikkati çeken Durmaz, Bu nedenle medyada kadın konusu, yalnızca iletişim alanının değil, aile, toplum ve geleceğimizin de konusudur. dedi.Durmaz, kadınların eğitim, iş hayatı, bilim, sanat, siyaset ve sosyal yaşamda çok önemli başarılar elde ettiğini belirterek, şöyle konuştu:Ancak zaman zaman medyada kadınların bu başarılarının çok farklı yönlerinin ön plana çıkarıldığını görebiliyoruz. Oysa kadın, sadece ekranda görünen bir figür değildir. Kadın, üreten, yöneten, yetiştiren, emek veren ve geleceği şekillendiren güçlü bir aktördür. Medyanın kadınları bu yönleriyle daha fazla görünür kılması gerektiğine inanıyorum.AK Parti Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç de kadınların her alanda başarı hikayeleri yazmasının çok değerli olduğunu vurguladı.Medyanın toplumu dönüştürücü gücünün olumlu ve olumsuz yönlerinin bulunduğunu dile getiren Gözgeç, Bu noktada biz, manipülasyon, şiddet, entrikaların olduğu içerikler değil, toplumdaki bağları güçlendiren, rol modelleri ortaya çıkaran, aile ilişkilerinin nasıl olması gerektiğini gösteren, bağımlılıkla mücadelede yol gösteren, okul ve aile ilişkilerini olumlu yönde ortaya koyan ve başarı hikayeleri yazan kadınları rol model olarak ortaya koyan içerikler olmasını istiyoruz. ifadesini kullandı.İHH Kadın Birimi Başkanı Nazmiye Göltaşı da hayatın her alanında etkisi olumlu ya da olumsuz hissedilen medya ve medyada kadının yerinin panelistler tarafından değerlendirileceğini aktardı.Medya, düşünceleri, davranışları, aile yapısını ve hatta gelecek tasavvurunu şekillendiren önemli bir güç ve faktör. diyen Göltaşı, panelin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti.İHH Bursa Şubesi Kadın Birimi Başkanı Hülya Anı da dünyanın dört bir yanında çeşitli sebeplerle temel insani ihtiyaçlarını karşılayamayan mazlumların yarasına merhem olmak için çalıştıklarını, kadının şefkat ve merhametinin, gönüllüğünün insani yardım çalışmalarında çok önemli olduğunu, bu bilinçle çalışmaya devam ettiklerini söyledi.Açılış konuşmalarının ardından panel, Medyada Kadın Temsili ve Algı Yönetimi başlıklı oturumla devam etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bursa Haberleri — Bursa'da, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfınca, dijital çağda medyanın toplumsal algı üzerindeki etkisi ile kadınların medya ekosistemindeki rolünün ele alındığı Medya ve Kadın Paneli düzenlendi.AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'ndeki (AKKM) panelin açılış töreninde, hayatın her alanında medyanın olduğunu söyledi.Medyanın, düşünceleri etkileyen, bakış açısını şekillendiren ve toplumsal algıyı yönlendiren güçlü bir araç haline geldiğine dikkati çeken Durmaz, Bu nedenle medyada kadın konusu, yalnızca iletişim alanının değil, aile, toplum ve geleceğimizin de konusudur. dedi.Durmaz, kadınların eğitim, iş hayatı, bilim, sanat, siyaset ve sosyal yaşamda çok önemli başarılar elde ettiğini belirterek, şöyle konuştu:Ancak zaman zaman medyada kadınların bu başarılarının çok farklı yönlerinin ön plana çıkarıldığını görebiliyoruz. Oysa kadın, sadece ekranda görünen bir figür değildir. Kadın, üreten, yöneten, yetiştiren, emek veren ve geleceği şekillendiren güçlü bir aktördür. Medyanın kadınları bu yönleriyle daha fazla görünür kılması gerektiğine inanıyorum.AK Parti Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç de kadınların her alanda başarı hikayeleri yazmasının çok değerli olduğunu vurguladı.Medyanın toplumu dönüştürücü gücünün olumlu ve olumsuz yönlerinin bulunduğunu dile getiren Gözgeç, Bu noktada biz, manipülasyon, şiddet, entrikaların olduğu içerikler değil, toplumdaki bağları güçlendiren, rol modelleri ortaya çıkaran, aile ilişkilerinin nasıl olması gerektiğini gösteren, bağımlılıkla mücadelede yol gösteren, okul ve aile ilişkilerini olumlu yönde ortaya koyan ve başarı hikayeleri yazan kadınları rol model olarak ortaya koyan içerikler olmasını istiyoruz. ifadesini kullandı.İHH Kadın Birimi Başkanı Nazmiye Göltaşı da hayatın her alanında etkisi olumlu ya da olumsuz hissedilen medya ve medyada kadının yerinin panelistler tarafından değerlendirileceğini aktardı.Medya, düşünceleri, davranışları, aile yapısını ve hatta gelecek tasavvurunu şekillendiren önemli bir güç ve faktör. diyen Göltaşı, panelin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti.İHH Bursa Şubesi Kadın Birimi Başkanı Hülya Anı da dünyanın dört bir yanında çeşitli sebeplerle temel insani ihtiyaçlarını karşılayamayan mazlumların yarasına merhem olmak için çalıştıklarını, kadının şefkat ve merhametinin, gönüllüğünün insani yardım çalışmalarında çok önemli olduğunu, bu bilinçle çalışmaya devam ettiklerini söyledi.Açılış konuşmalarının ardından panel, Medyada Kadın Temsili ve Algı Yönetimi başlıklı oturumla devam etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/bursa-da-medya-ve-kadin-paneli-duzenlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Eskişehir'de aracın motor kısmına sıkışan kedi yavrusu kurtarıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/eskisehir-de-aracin-motor-kismina-sikisan-kedi-yavrusu-kurtarildi/862801/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/eskisehir-de-aracin-motor-kismina-sikisan-kedi-yavrusu-kurtarildi/862801/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:20:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Eskişehir — Eskişehir'de bir aracın motor bölümüne giren kedi yavrusu itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla kurtarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Eskişehir Haberleri — Eskişehir'de bir aracın motor bölümüne giren kedi yavrusu itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla kurtarıldı.SUV tipi aracından kedi sesi geldiğini fark eden sürücü, Gültepe Mahallesi Şehit Yüzbaşı Tuncer Güngör Caddesi'ndeki Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına gitti.Sürücünün aracın motor kısmında bulunan yavrunun çıkarılması için yardım istemesi üzerine itfaiye görevlilerince kurtarma çalışması başlatıldı.İtfaiye görevlileri, aracın motor kısmında sıkışan kedi yavrusunu dikkatli bir çalışmayla kurtardı.Kedi yavrusu ekiplerce genel bakımının ardından güvenli alana taşındı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Eskişehir Haberleri — Eskişehir'de bir aracın motor bölümüne giren kedi yavrusu itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla kurtarıldı.SUV tipi aracından kedi sesi geldiğini fark eden sürücü, Gültepe Mahallesi Şehit Yüzbaşı Tuncer Güngör Caddesi'ndeki Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına gitti.Sürücünün aracın motor kısmında bulunan yavrunun çıkarılması için yardım istemesi üzerine itfaiye görevlilerince kurtarma çalışması başlatıldı.İtfaiye görevlileri, aracın motor kısmında sıkışan kedi yavrusunu dikkatli bir çalışmayla kurtardı.Kedi yavrusu ekiplerce genel bakımının ardından güvenli alana taşındı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/eskisehir-de-aracin-motor-kismina-sikisan-kedi-yavrusu-kurtarildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bir ünite kan üç hastanın tedavisine katkı sağlayabiliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bir-unite-kan-uc-hastanin-tedavisine-katki-saglayabiliyor/862800/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bir-unite-kan-uc-hastanin-tedavisine-katki-saglayabiliyor/862800/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:15:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Hakan Kaya: - Yaz tatilleri ve seyahatler nedeniyle bağış oranlarında azalma görülebiliyor. Oysa hastanelerde tedavi gören hastaların kan ihtiyacı yıl boyunca devam ediyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Hakan Kaya, bağışlanan bir ünite kanın bileşenlerine ayrılarak üç ayrı hastanın tedavisinde kullanılabildiğini belirtti.Hastaneden yapılan açıklamada 14 Haziran Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü dolayısıyla görüşlerine yer verilen Kaya, kan bağışının yalnızca birkaç dakikalık bir işlem olmasına rağmen birden fazla insanın yaşamını etkileyebilecek önemli bir dayanışma örneği olduğunu vurguladı.Kanın yerini tutabilecek yapay bir ürünün olmadığını, bu nedenle gönüllü ve düzenli kan bağışının sağlık sistemi açısından hayati önem taşıdığını aktaran Kaya, kanın yalnızca acil durumlarda değil, birçok hastalığın tedavisinde ihtiyaç duyulan temel bir sağlık kaynağı olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:Kan bağışı trafik kazaları, büyük ameliyatlar ve doğumlarda yaşanan kan kayıplarının yanı sıra lösemi, lenfoma, talasemi ve çeşitli kan hastalıkları nedeniyle tedavi gören hastalar için de büyük önem taşıyor. Bağışlanan kan özel işlemlerden geçirilerek eritrosit, trombosit ve plazma gibi farklı bileşenlere ayrılabiliyor. Böylece bir ünite kan, üç farklı hastanın tedavisinde kullanılabiliyor. Kırmızı kan hücreleri ameliyat geçiren ya da kan kaybı yaşayan hastalarda kullanılırken, trombositler kanser tedavisi gören veya kanama riski bulunan hastalar için hayati önem taşıyor. Plazma ise çeşitli hastalıkların tedavisinde değerlendirilebiliyor. Bu nedenle yapılan her bağış, düşündüğümüzden çok daha fazla insana ulaşabiliyor.- Kan bağışı güvenli bir işlemKaya, toplumda kan bağışının sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine yönelik yanlış inanışlar bulunduğuna dikkati çekerek, sağlıklı bireyler için kan bağışının güvenli bir işlem olduğunu belirtti.Bağış öncesinde gönüllülerin sağlık değerlendirmesinden geçirildiğini kaydeden Kaya, Kan bağışında bulunan kişilerin tansiyon, nabız ve hemoglobin düzeyleri kontrol edilir. Uygun bulunan kişilerden alınan kan miktarı, vücudun kısa sürede yerine koyabileceği düzeyde. Sağlıklı bireylerde kan bağışının kalıcı bir sağlık sorununa yol açması beklenmez. ifadelerini kullandı.Kan stoklarının sürdürülebilirliği için düzenli bağışçı sayısının artırılması gerektiğini vurgulayan Kaya, şu değerlendirmelerde bulundu:Kan ihtiyacı mevsimlere göre değişmiyor. Ancak yaz tatilleri ve seyahatler nedeniyle bağış oranlarında azalma görülebiliyor. Oysa hastanelerde tedavi gören hastaların kan ihtiyacı yıl boyunca devam ediyor. Bu nedenle uygun koşulları taşıyan herkesi düzenli kan bağışçısı olmaya davet ediyoruz. Kan bağışı yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk. Bir gün hepimiz ya da sevdiklerimiz kana ihtiyaç duyabiliriz. Yapılan her bağış, tanımadığımız insanların yaşamına dokunan çok değerli bir iyilik hareketidir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Hakan Kaya, bağışlanan bir ünite kanın bileşenlerine ayrılarak üç ayrı hastanın tedavisinde kullanılabildiğini belirtti.Hastaneden yapılan açıklamada 14 Haziran Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü dolayısıyla görüşlerine yer verilen Kaya, kan bağışının yalnızca birkaç dakikalık bir işlem olmasına rağmen birden fazla insanın yaşamını etkileyebilecek önemli bir dayanışma örneği olduğunu vurguladı.Kanın yerini tutabilecek yapay bir ürünün olmadığını, bu nedenle gönüllü ve düzenli kan bağışının sağlık sistemi açısından hayati önem taşıdığını aktaran Kaya, kanın yalnızca acil durumlarda değil, birçok hastalığın tedavisinde ihtiyaç duyulan temel bir sağlık kaynağı olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:Kan bağışı trafik kazaları, büyük ameliyatlar ve doğumlarda yaşanan kan kayıplarının yanı sıra lösemi, lenfoma, talasemi ve çeşitli kan hastalıkları nedeniyle tedavi gören hastalar için de büyük önem taşıyor. Bağışlanan kan özel işlemlerden geçirilerek eritrosit, trombosit ve plazma gibi farklı bileşenlere ayrılabiliyor. Böylece bir ünite kan, üç farklı hastanın tedavisinde kullanılabiliyor. Kırmızı kan hücreleri ameliyat geçiren ya da kan kaybı yaşayan hastalarda kullanılırken, trombositler kanser tedavisi gören veya kanama riski bulunan hastalar için hayati önem taşıyor. Plazma ise çeşitli hastalıkların tedavisinde değerlendirilebiliyor. Bu nedenle yapılan her bağış, düşündüğümüzden çok daha fazla insana ulaşabiliyor.- Kan bağışı güvenli bir işlemKaya, toplumda kan bağışının sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine yönelik yanlış inanışlar bulunduğuna dikkati çekerek, sağlıklı bireyler için kan bağışının güvenli bir işlem olduğunu belirtti.Bağış öncesinde gönüllülerin sağlık değerlendirmesinden geçirildiğini kaydeden Kaya, Kan bağışında bulunan kişilerin tansiyon, nabız ve hemoglobin düzeyleri kontrol edilir. Uygun bulunan kişilerden alınan kan miktarı, vücudun kısa sürede yerine koyabileceği düzeyde. Sağlıklı bireylerde kan bağışının kalıcı bir sağlık sorununa yol açması beklenmez. ifadelerini kullandı.Kan stoklarının sürdürülebilirliği için düzenli bağışçı sayısının artırılması gerektiğini vurgulayan Kaya, şu değerlendirmelerde bulundu:Kan ihtiyacı mevsimlere göre değişmiyor. Ancak yaz tatilleri ve seyahatler nedeniyle bağış oranlarında azalma görülebiliyor. Oysa hastanelerde tedavi gören hastaların kan ihtiyacı yıl boyunca devam ediyor. Bu nedenle uygun koşulları taşıyan herkesi düzenli kan bağışçısı olmaya davet ediyoruz. Kan bağışı yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk. Bir gün hepimiz ya da sevdiklerimiz kana ihtiyaç duyabiliriz. Yapılan her bağış, tanımadığımız insanların yaşamına dokunan çok değerli bir iyilik hareketidir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Silivri Belediyesine yönelik usulsüzlük soruşturmasında firari şüpheli yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/silivri-belediyesine-yonelik-usulsuzluk-sorusturmasinda-firari-supheli-yakalandi/862799/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/silivri-belediyesine-yonelik-usulsuzluk-sorusturmasinda-firari-supheli-yakalandi/862799/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:09:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Silivri Belediyesindeki bazı iş ve işlemlerde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında firari şüpheli Gökhan Bıçak gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Silivri Belediyesindeki bazı iş ve işlemlerde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında firari şüpheli Gökhan Bıçak gözaltına alındı.Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Belediyesine yönelik suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, rüşvet alma-verme, irtikap, nüfuz ticareti, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, imar kirliliğine neden olma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından başlatılan soruşturma devam ediyor.Soruşturma kapsamında firari olan şüpheli Gökhan Bıçak yakalandı.  - OperasyonSilivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, belediye nezdindeki bazı iş ve işlemlerin menfaat temini amacıyla kullanıldığı, belediyeye personel alınması, işletme devri ve kiralanması, imar, ruhsat, mühürleme, kaçak yapı, malvarlığı edinimi ile belediye taşınmaz satışı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğu tespit edilmişti.Belediyeye ait tescil harici/park alanı niteliğindeki bir taşınmazın düşük bedelle satılması suretiyle 21 milyon 522 bin 717 lira kamu zararı oluştuğuna ilişkin bilirkişi tespiti yapılmıştı.Tespitler doğrultusunda, Başsavcılık tarafından suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, rüşvet alma-verme, irtikap, nüfuz ticareti, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, imar kirliliğine neden olma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından soruşturma başlatılmıştı.Başsavcılık, isnat edilen eylemlerin örgütlü bir yapı içerisinde işlendiği, örgütün kurucusu ile yöneticisi olduğu değerlendirilen Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'yla birlikte hareket eden diğer şüphelilerin, belediye iş ve işlemleri üzerinde nüfuz kullanarak haksız menfaat temin ettiğine ilişkin kuvvetli şüphe bulunduğu gerekçesiyle şüpheliler hakkında gözaltı kararı verilmişti.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonda, Silivri Belediye Başkanı Balcıoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Yavuz, CHP Silivri Belediye Meclis Üyesi Aykut Batur, Özel Kalem Müdürü Aşkın Kaynar, eski CHP Silivri İlçe Başkanı İbrahim Kömür, Silivri Belediyesi Zabıta Memuru Mustafa Demirayak, Özel Kalem Müdürü Aşkın Kaynar'ın şoförü Serdar Tuna, Özbingöl Plastik ve Alüminyum Doğrama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde inşaat işçisi Yalçın Tuna, Erstream Yayıncılık AŞ'de satış personeli/emekli Pınar Kalaba, Martı Denizcilik ve Gemi İşletmeciliği AŞ'den Adem Kalaba, Spot Denizcilik AŞ'de sekreter/emekli Ayla Can, Bektaşoğlu Döviz Ticareti Sınırlı Yetkili Müessese AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Dirik, Saray Deniz Malzemeleri ve Yatçılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortağı Nihat Nahit Sarayönü, Kale Şömine İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi şömine ustası Murat Tuna, Şah Otomotiv İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi şirket ortağı Gökhan Tuna, AYM Danışmanlık İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi ortağı Naci Aydın ve Adem Tuna yakalanmıştı.Polis ekipleri belediye binasında da arama yapmıştı.Şüphelilerin sağlık kontrolünün ardından götürüldüğü emniyette işlemleri sürerken, soruşturmada firari durumdaki zanlının yakalanmasına yönelik çalışma başlatılmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Silivri Belediyesindeki bazı iş ve işlemlerde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında firari şüpheli Gökhan Bıçak gözaltına alındı.Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Belediyesine yönelik suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, rüşvet alma-verme, irtikap, nüfuz ticareti, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, imar kirliliğine neden olma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından başlatılan soruşturma devam ediyor.Soruşturma kapsamında firari olan şüpheli Gökhan Bıçak yakalandı.  - OperasyonSilivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, belediye nezdindeki bazı iş ve işlemlerin menfaat temini amacıyla kullanıldığı, belediyeye personel alınması, işletme devri ve kiralanması, imar, ruhsat, mühürleme, kaçak yapı, malvarlığı edinimi ile belediye taşınmaz satışı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğu tespit edilmişti.Belediyeye ait tescil harici/park alanı niteliğindeki bir taşınmazın düşük bedelle satılması suretiyle 21 milyon 522 bin 717 lira kamu zararı oluştuğuna ilişkin bilirkişi tespiti yapılmıştı.Tespitler doğrultusunda, Başsavcılık tarafından suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, rüşvet alma-verme, irtikap, nüfuz ticareti, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, imar kirliliğine neden olma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından soruşturma başlatılmıştı.Başsavcılık, isnat edilen eylemlerin örgütlü bir yapı içerisinde işlendiği, örgütün kurucusu ile yöneticisi olduğu değerlendirilen Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'yla birlikte hareket eden diğer şüphelilerin, belediye iş ve işlemleri üzerinde nüfuz kullanarak haksız menfaat temin ettiğine ilişkin kuvvetli şüphe bulunduğu gerekçesiyle şüpheliler hakkında gözaltı kararı verilmişti.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonda, Silivri Belediye Başkanı Balcıoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Yavuz, CHP Silivri Belediye Meclis Üyesi Aykut Batur, Özel Kalem Müdürü Aşkın Kaynar, eski CHP Silivri İlçe Başkanı İbrahim Kömür, Silivri Belediyesi Zabıta Memuru Mustafa Demirayak, Özel Kalem Müdürü Aşkın Kaynar'ın şoförü Serdar Tuna, Özbingöl Plastik ve Alüminyum Doğrama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde inşaat işçisi Yalçın Tuna, Erstream Yayıncılık AŞ'de satış personeli/emekli Pınar Kalaba, Martı Denizcilik ve Gemi İşletmeciliği AŞ'den Adem Kalaba, Spot Denizcilik AŞ'de sekreter/emekli Ayla Can, Bektaşoğlu Döviz Ticareti Sınırlı Yetkili Müessese AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Dirik, Saray Deniz Malzemeleri ve Yatçılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortağı Nihat Nahit Sarayönü, Kale Şömine İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi şömine ustası Murat Tuna, Şah Otomotiv İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi şirket ortağı Gökhan Tuna, AYM Danışmanlık İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi ortağı Naci Aydın ve Adem Tuna yakalanmıştı.Polis ekipleri belediye binasında da arama yapmıştı.Şüphelilerin sağlık kontrolünün ardından götürüldüğü emniyette işlemleri sürerken, soruşturmada firari durumdaki zanlının yakalanmasına yönelik çalışma başlatılmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/silivri-belediyesine-yonelik-usulsuzluk-sorusturmasinda-firari-supheli-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sakarya'da 2. Robot ve Teknoloji Olimpiyatları başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sakarya-da-2-robot-ve-teknoloji-olimpiyatlari-basladi/862798/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sakarya-da-2-robot-ve-teknoloji-olimpiyatlari-basladi/862798/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:09:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sakarya — İlkokuldan üniversite düzeyine kadar öğrencilerin projelerini sergilediği ve 8 kategoride robot yarışmalarının yapıldığı etkinlik yarın sona erecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sakarya Haberleri — Sakarya'da, 2. Robot ve Teknoloji Olimpiyatları başladı. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) ve Sakarya Makine İmalatçıları Birliği (SAMİB) işbirliğinde, gençlerin teknolojik tasarım ve uygulama becerilerini geliştirmeleri ve üreten girişimci bireyler olarak yetişmelerini sağlamak amacıyla SUBÜ Spor Bilimleri Fakültesi'nde düzenlenen olimpiyatlara 740 takım katılıyor.İlkokuldan üniversite düzeyine kadar öğrenciler, geliştirdikleri projeleri sergiliyor.Mini Sumo Robot, Çizgi İzleyen Robot, Tasarla-Geliştir, Robo Futbol Yarışması, Savaşan Robot, İnsansız Hava Araçları, Labirent Çözen ve Serbest Kategori olmak üzere 8 kategoriden oluşan yarışmalarda derece alan projeler için toplamda 800 bin lira ödül verilecek.- Binlerce kişi aynı teknoloji havasını soluyorSUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, açılışta yaptığı konuşmada, yarışmacıların birçok kategoride proje ürettiğini söyledi.Yarışmacılara başarılar dileyen Sarıbıyık, Onları yetiştiren hocalara ve ailelere teşekkür ediyoruz. Burada geleceğin mühendis, teknik eleman ve iş insanları yetişiyor. Birbirini görerek, tanıyarak ve birbirleriyle etkileşim içinde oluyorlar. Geleceğin gençleriyle ilgili ülkemiz adına son derece ümit verici durum ortaya çıkmış oluyor. Bu yarışmanın kategorisi ve ödülleri var ama yarışmaya katılmış olmak aslında bu ödülü hak etmek anlamına geliyor. Burada binlerce kişi aynı teknoloji havasını soluyor. dedi.SAMİB Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Kar da Sakarya ve Türkiye'nin kurtuluşunun nitelikli ve katma değerli imalattan geçtiğine inandıklarını belirterek, Burada yarışacak kardeşlerimiz inşallah ileride katma değerli hedefimize ulaşmamızı sağlayacak kardeşlerimizdir. Hepsine başarılar diliyorum. Çocuklar, hızlı ve güçlü gelin, size çok ihtiyacımız var. diye konuştu.Düzenleme Komitesi Başkanı Doç. Dr. Barış Boru da üniversite-sanayi işbirliğinin en güzel örneklerinden birinin yaşandığını dile getirerek, 2 gün boyunca yarışmacıların bilgilerini, hayallerini ve emeklerini sergileyeceğini kaydetti.Konuşmaların ardından protokol üyeleri ve katılımcılar, öğrencilerin projelerini inceledi.Organizasyon, yarın yapılacak ödül töreniyle sona erecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sakarya Haberleri — Sakarya'da, 2. Robot ve Teknoloji Olimpiyatları başladı. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) ve Sakarya Makine İmalatçıları Birliği (SAMİB) işbirliğinde, gençlerin teknolojik tasarım ve uygulama becerilerini geliştirmeleri ve üreten girişimci bireyler olarak yetişmelerini sağlamak amacıyla SUBÜ Spor Bilimleri Fakültesi'nde düzenlenen olimpiyatlara 740 takım katılıyor.İlkokuldan üniversite düzeyine kadar öğrenciler, geliştirdikleri projeleri sergiliyor.Mini Sumo Robot, Çizgi İzleyen Robot, Tasarla-Geliştir, Robo Futbol Yarışması, Savaşan Robot, İnsansız Hava Araçları, Labirent Çözen ve Serbest Kategori olmak üzere 8 kategoriden oluşan yarışmalarda derece alan projeler için toplamda 800 bin lira ödül verilecek.- Binlerce kişi aynı teknoloji havasını soluyorSUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, açılışta yaptığı konuşmada, yarışmacıların birçok kategoride proje ürettiğini söyledi.Yarışmacılara başarılar dileyen Sarıbıyık, Onları yetiştiren hocalara ve ailelere teşekkür ediyoruz. Burada geleceğin mühendis, teknik eleman ve iş insanları yetişiyor. Birbirini görerek, tanıyarak ve birbirleriyle etkileşim içinde oluyorlar. Geleceğin gençleriyle ilgili ülkemiz adına son derece ümit verici durum ortaya çıkmış oluyor. Bu yarışmanın kategorisi ve ödülleri var ama yarışmaya katılmış olmak aslında bu ödülü hak etmek anlamına geliyor. Burada binlerce kişi aynı teknoloji havasını soluyor. dedi.SAMİB Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Kar da Sakarya ve Türkiye'nin kurtuluşunun nitelikli ve katma değerli imalattan geçtiğine inandıklarını belirterek, Burada yarışacak kardeşlerimiz inşallah ileride katma değerli hedefimize ulaşmamızı sağlayacak kardeşlerimizdir. Hepsine başarılar diliyorum. Çocuklar, hızlı ve güçlü gelin, size çok ihtiyacımız var. diye konuştu.Düzenleme Komitesi Başkanı Doç. Dr. Barış Boru da üniversite-sanayi işbirliğinin en güzel örneklerinden birinin yaşandığını dile getirerek, 2 gün boyunca yarışmacıların bilgilerini, hayallerini ve emeklerini sergileyeceğini kaydetti.Konuşmaların ardından protokol üyeleri ve katılımcılar, öğrencilerin projelerini inceledi.Organizasyon, yarın yapılacak ödül töreniyle sona erecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/sakarya-da-2-robot-ve-teknoloji-olimpiyatlari-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarında can kaybı 72 bin 993'e yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-in-gazze-seridi-ne-saldirilarinda-can-kaybi-72-bin-993-e-yukseldi/862797/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-in-gazze-seridi-ne-saldirilarinda-can-kaybi-72-bin-993-e-yukseldi/862797/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:00:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 72 bin 993'e ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 72 bin 993'e ulaştı.Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin bilgilere yer verildi.Son 48 saatte Gazze'deki hastanelere 2 ölü ve 11 yaralının getirildiği belirtildi.Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 983 kişinin yaşamını yitirdiği, 3 bin 122 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 783 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı ifade edildi.İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 993'e, yaralı sayısının 173 bin 230'a yükseldiği kaydedildi.Gazze Şeridi'nde enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 72 bin 993'e ulaştı.Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin bilgilere yer verildi.Son 48 saatte Gazze'deki hastanelere 2 ölü ve 11 yaralının getirildiği belirtildi.Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 983 kişinin yaşamını yitirdiği, 3 bin 122 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 783 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı ifade edildi.İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 993'e, yaralı sayısının 173 bin 230'a yükseldiği kaydedildi.Gazze Şeridi'nde enkaz altında hala binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israil-in-gazze-seridi-ne-saldirilarinda-can-kaybi-72-bin-993-e-yukseldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Beşiktaş'ta Şeref Bey kabri başında anıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/besiktas-ta-seref-bey-kabri-basinda-anildi/862795/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/besiktas-ta-seref-bey-kabri-basinda-anildi/862795/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 12:54:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Beşiktaş Kulübü, futbol şubesinin kurucusu Ahmet Şerafettin Bey'i (Şeref Bey) vefatının 93.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Beşiktaş Kulübü, futbol şubesinin kurucusu Ahmet Şerafettin Bey'i (Şeref Bey) vefatının 93. yıl dönümünde kabri başında andı.Siyah-beyazlı kulübün açıklamasına göre Şeref Bey'in Yahya Efendi Dergahı'ndaki kabrinde gerçekleşen törene divan kurulu başkanı Ahmet Ürkmezgil, gayrimenkul ve yatırımlar ile kadın futbol ve cimnastik faaliyetlerinden sorumlu yönetim kurulu üyesi Merve Öztopaloğlu ve Beşiktaş Müzesi danışmanı Zulal Gök ile eski yönetim kurulu üyeleri katıldı.Anma töreni, okunan duaların ardından sona erdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Beşiktaş Kulübü, futbol şubesinin kurucusu Ahmet Şerafettin Bey'i (Şeref Bey) vefatının 93. yıl dönümünde kabri başında andı.Siyah-beyazlı kulübün açıklamasına göre Şeref Bey'in Yahya Efendi Dergahı'ndaki kabrinde gerçekleşen törene divan kurulu başkanı Ahmet Ürkmezgil, gayrimenkul ve yatırımlar ile kadın futbol ve cimnastik faaliyetlerinden sorumlu yönetim kurulu üyesi Merve Öztopaloğlu ve Beşiktaş Müzesi danışmanı Zulal Gök ile eski yönetim kurulu üyeleri katıldı.Anma töreni, okunan duaların ardından sona erdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/besiktas-ta-seref-bey-kabri-basinda-anildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>A Milli Erkek Hentbol Takımı'nın 2027 Dünya Şampiyonası'ndaki maç takvimi belli oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/a-milli-erkek-hentbol-takimi-nin-2027-dunya-sampiyonasi-ndaki-mac-takvimi-belli-oldu/862794/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/a-milli-erkek-hentbol-takimi-nin-2027-dunya-sampiyonasi-ndaki-mac-takvimi-belli-oldu/862794/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 12:54:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Milli takımın başantrenörü Oliver Roy Camino: - Dünya Şampiyonası'nda ilk kez mücadele edecek olmanın heyecanını yaşıyoruz. Türk hentbolunu en iyi şekilde temsil etme sorumluluğumuzun bilincindeyiz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Almanya'nın ev sahipliğinde düzenlenecek 2027 Dünya Erkekler Hentbol Şampiyonası'nda mücadele edecek Türkiye'nin, grup aşamasındaki maç programı belli oldu.Türkiye Hentbol Federasyonunun açıklamasına göre, wild card (özel davet) ile tarihinde ilk kez Dünya Şampiyonası'na katılma hakkı elde eden milli takımın, Münih'teki SAP Garden Arena'da oynayacağı C Grubu maçlarının programı şöyle:14 Ocak 2027:İspanya-Türkiye16 Ocak 2027:Türkiye-Hırvatistan18 Ocak 2027:Şili-Türkiye- Başantrenör Camino: Zorlu bir grupta mücadele edeceğizAçıklamada görüşlerine yer verilen A Milli Erkek Hentbol Takımı Başantrenörü Oliver Roy Camino, Dünya Şampiyonası'na ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:Dünya Şampiyonası'nda ilk kez mücadele edecek olmanın heyecanını yaşıyoruz. Türk hentbolunu en iyi şekilde temsil etme sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Dünya hentbolunun güçlü ekiplerinden İspanya ve Hırvatistan ile Amerika kıtasını temsil eden Şili'nin yer aldığı zorlu bir grupta mücadele edeceğiz. Bu tarihi organizasyona ilk kez katılmanın verdiği coşku ve motivasyonla sahaya en iyi hentbolumuzu yansıtmak ve gruptaki üç karşılaşmamızda da sonuna kadar mücadele etmek için elimizden geleni yapacağız. Türk taraftarlarımızı da bu özel yolculukta tribünlerde yanımızda görmeyi umut ediyoruz.- StatüAlmanya'da 32 ülkenin katılımıyla 13-31 Ocak 2027 tarihlerinde yapılacak organizasyonda gruplarında ilk 3 sırayı elde eden ekipler, 24 takımın yer alacağı ana tura yükselecek.Gruplarını son sırada tamamlayan 8 takım ise 20-25 Ocak tarihlerinde Magdeburg'da düzenlenecek Presidents Cup'ta mücadele edecek.Milliler, ana tura yükselmesi durumunda karşılaşmalarını 20-24 Ocak tarihlerinde Köln'de oynayacak.Dört grupta gerçekleştirilecek ana tur müsabakalarının ardından gruplarında ilk 2 sırayı alan takımlar, adlarını çeyrek finale yazdırarak Dünya Şampiyonası yolculuğunu sürdürecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Almanya'nın ev sahipliğinde düzenlenecek 2027 Dünya Erkekler Hentbol Şampiyonası'nda mücadele edecek Türkiye'nin, grup aşamasındaki maç programı belli oldu.Türkiye Hentbol Federasyonunun açıklamasına göre, wild card (özel davet) ile tarihinde ilk kez Dünya Şampiyonası'na katılma hakkı elde eden milli takımın, Münih'teki SAP Garden Arena'da oynayacağı C Grubu maçlarının programı şöyle:14 Ocak 2027:İspanya-Türkiye16 Ocak 2027:Türkiye-Hırvatistan18 Ocak 2027:Şili-Türkiye- Başantrenör Camino: Zorlu bir grupta mücadele edeceğizAçıklamada görüşlerine yer verilen A Milli Erkek Hentbol Takımı Başantrenörü Oliver Roy Camino, Dünya Şampiyonası'na ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:Dünya Şampiyonası'nda ilk kez mücadele edecek olmanın heyecanını yaşıyoruz. Türk hentbolunu en iyi şekilde temsil etme sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Dünya hentbolunun güçlü ekiplerinden İspanya ve Hırvatistan ile Amerika kıtasını temsil eden Şili'nin yer aldığı zorlu bir grupta mücadele edeceğiz. Bu tarihi organizasyona ilk kez katılmanın verdiği coşku ve motivasyonla sahaya en iyi hentbolumuzu yansıtmak ve gruptaki üç karşılaşmamızda da sonuna kadar mücadele etmek için elimizden geleni yapacağız. Türk taraftarlarımızı da bu özel yolculukta tribünlerde yanımızda görmeyi umut ediyoruz.- StatüAlmanya'da 32 ülkenin katılımıyla 13-31 Ocak 2027 tarihlerinde yapılacak organizasyonda gruplarında ilk 3 sırayı elde eden ekipler, 24 takımın yer alacağı ana tura yükselecek.Gruplarını son sırada tamamlayan 8 takım ise 20-25 Ocak tarihlerinde Magdeburg'da düzenlenecek Presidents Cup'ta mücadele edecek.Milliler, ana tura yükselmesi durumunda karşılaşmalarını 20-24 Ocak tarihlerinde Köln'de oynayacak.Dört grupta gerçekleştirilecek ana tur müsabakalarının ardından gruplarında ilk 2 sırayı alan takımlar, adlarını çeyrek finale yazdırarak Dünya Şampiyonası yolculuğunu sürdürecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/a-milli-erkek-hentbol-takimi-nin-2027-dunya-sampiyonasi-ndaki-mac-takvimi-belli-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi'nde ekran ve kültür ele alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dijital-anafor-ekran-bagimsizligi-zirvesi-nde-ekran-ve-kultur-ele-alindi/862793/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dijital-anafor-ekran-bagimsizligi-zirvesi-nde-ekran-ve-kultur-ele-alindi/862793/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 12:54:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — global iletişim ortaklığında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayesinde, İstanbul Aile Vakfı ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu işbirliğiyle düzenlenen Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesinde ekran ve kültür değerlendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — global iletişim ortaklığında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayesinde, İstanbul Aile Vakfı ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu işbirliğiyle düzenlenen Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesinde ekran ve kültür değerlendirildi.Şişli'de bir otelde düzenlenen zirve kapsamında yapılan Ekran ve Kültür başlıklı oturum, yeni medya küratörü İsmail Halis'in moderatörlüğünde gerçekleştirildi.İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülenay Pınarbaşı, oturumda yaptığı Dijital Ayak İzinden Dijital Ruh İkizine: Verilerimizin Yeni Sahibi Yapay Zeka başlıklı konuşmasında, yapay zekanın insanların hayatlarını kolaylaştıran bir yapı olduğunu fakat aynı zamanda iktidar alanı olarak da birçok noktada mahremiyet konusuna zarar verdiğini söyledi.Pınarbaşı, yapay zekanın, insanın varlığına, hafızasına, mahremiyetine ve hatta ölümden sonraki durumuna uzanan yolculuğunda iktidar alanı ortaya çıkardığını ifade etti.Dijital dünyada bırakılan izlerin sahiplerinin kimler olduğunu anlamanın önemine işaret eden Pınarbaşı, Yapay zeka bütün bu izleri topluyor, işlemlendiriyor, anlamlandırıyor ve adeta dijital ruh ikizi oluşturuyor. Bizden yeni bir ben oluşturuyor. Yapay zekanın bizi taklit edebilen, bütün elindeki verilerle tercihlerimizi tahmin edebilen, sesimizi, yüzümüzü, konuşmamızı ve duygusal tepkilerimizi yeniden kurabilen dijital bir varlık olabildiğini bilmemiz gerekiyor. dedi. İnsanın ikinci benliğinde kimin söz sahibi olduğunu, ölüm ve yas konusunda ele alarak araştırmalar yaptığını anlatan Pınarbaşı, (Yapay zeka) Ölen kişilerin mesajlarını, fotoğraflarını ve geride kalan bütün dijital kalıntılarını kullanarak onların dijital temsillerini üretiyor. Bu dijital temsiller metalaşarak bir para karşılığında yakınlarıyla buluşturuluyor. Bunun bir sürü amacı var. Son bir veda veya onunla yaşamak. Teknoloji aslında teselliyle müdahale arasındaki sınırı çok ciddi biçimde bulanıklaştırıyor. diye konuştu.Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haldun Narmanlıoğlu da Dijital Dünyanın Sınırlarında: Bağımlılıktan Dijital Vatandaşlığa konulu sunumunda, çocukların telefon, tablet ve televizyon kullanımının ebeveynlerin kontrolünde olmasının önemini vurguladı.Narmanlıoğlu, ebeveynlerin de günlük hayatlarında fazlasıyla internete ve yapay zekaya başvurarak yardım istediklerini belirterek şunları kaydetti:Çocukların da belli bir noktada dijital vatandaşlık kavramını öğrenmeleri gerekiyor. Dijital vatandaşlık, çevrim içi topluluğa katılım kabiliyeti. Biz çocukların elinden telefonu alamayacağız, interneti yasaklayamayacağız, çünkü internetin doğası yasaklanmama, ele geçirilememe üzerine. İnternetin bir merkezi yok. 9 yaşında çocuk VPN indiriyor, canının istediği yere girebiliyor. Filtre programları, kotalar koyuyoruz, ceza veriyoruz. Dijital vatandaşlığın 4 boyutu var. Biri sosyalleşebilme, biri politik katılım, biri ekonomik üretim, biri de eğitim ve kendini geliştirme.Yapay Zeka Çağında Kültür ve İnsansız Dünya başlıklı sunum yapan Prof. Dr. Ahmet Dağ da felsefi açıdan yapay zeka kültürünün etkileri ve bireylerin farkındalığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Sosyal hizmetler uzmanı Melih Demirci, Pornografi Kültürü, Hiperseksüelleşme ve Medya Etkisi başlıklı konuşmasında, pornografi konusunda ele alınması gereken asıl yaklaşımın, hiperseksüelleşme ve pornografi kültürü dalgasına karşı ailelerin ve toplumun sosyal dayanıklılığın nasıl inşa edilmesi gerektiği olduğunu söyledi.Zirve, Ekran ve Bağımlılık, Ekranda Söylem ve Temsil, Ekran, Hukuk ve Sanal Bahisle Mücadele, Ekran, Çocuk ve Kültürel Aktarım ile Dijital Çağda Haya Ahlakı konulu panellerle devam ediyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — global iletişim ortaklığında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayesinde, İstanbul Aile Vakfı ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu işbirliğiyle düzenlenen Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesinde ekran ve kültür değerlendirildi.Şişli'de bir otelde düzenlenen zirve kapsamında yapılan Ekran ve Kültür başlıklı oturum, yeni medya küratörü İsmail Halis'in moderatörlüğünde gerçekleştirildi.İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülenay Pınarbaşı, oturumda yaptığı Dijital Ayak İzinden Dijital Ruh İkizine: Verilerimizin Yeni Sahibi Yapay Zeka başlıklı konuşmasında, yapay zekanın insanların hayatlarını kolaylaştıran bir yapı olduğunu fakat aynı zamanda iktidar alanı olarak da birçok noktada mahremiyet konusuna zarar verdiğini söyledi.Pınarbaşı, yapay zekanın, insanın varlığına, hafızasına, mahremiyetine ve hatta ölümden sonraki durumuna uzanan yolculuğunda iktidar alanı ortaya çıkardığını ifade etti.Dijital dünyada bırakılan izlerin sahiplerinin kimler olduğunu anlamanın önemine işaret eden Pınarbaşı, Yapay zeka bütün bu izleri topluyor, işlemlendiriyor, anlamlandırıyor ve adeta dijital ruh ikizi oluşturuyor. Bizden yeni bir ben oluşturuyor. Yapay zekanın bizi taklit edebilen, bütün elindeki verilerle tercihlerimizi tahmin edebilen, sesimizi, yüzümüzü, konuşmamızı ve duygusal tepkilerimizi yeniden kurabilen dijital bir varlık olabildiğini bilmemiz gerekiyor. dedi. İnsanın ikinci benliğinde kimin söz sahibi olduğunu, ölüm ve yas konusunda ele alarak araştırmalar yaptığını anlatan Pınarbaşı, (Yapay zeka) Ölen kişilerin mesajlarını, fotoğraflarını ve geride kalan bütün dijital kalıntılarını kullanarak onların dijital temsillerini üretiyor. Bu dijital temsiller metalaşarak bir para karşılığında yakınlarıyla buluşturuluyor. Bunun bir sürü amacı var. Son bir veda veya onunla yaşamak. Teknoloji aslında teselliyle müdahale arasındaki sınırı çok ciddi biçimde bulanıklaştırıyor. diye konuştu.Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haldun Narmanlıoğlu da Dijital Dünyanın Sınırlarında: Bağımlılıktan Dijital Vatandaşlığa konulu sunumunda, çocukların telefon, tablet ve televizyon kullanımının ebeveynlerin kontrolünde olmasının önemini vurguladı.Narmanlıoğlu, ebeveynlerin de günlük hayatlarında fazlasıyla internete ve yapay zekaya başvurarak yardım istediklerini belirterek şunları kaydetti:Çocukların da belli bir noktada dijital vatandaşlık kavramını öğrenmeleri gerekiyor. Dijital vatandaşlık, çevrim içi topluluğa katılım kabiliyeti. Biz çocukların elinden telefonu alamayacağız, interneti yasaklayamayacağız, çünkü internetin doğası yasaklanmama, ele geçirilememe üzerine. İnternetin bir merkezi yok. 9 yaşında çocuk VPN indiriyor, canının istediği yere girebiliyor. Filtre programları, kotalar koyuyoruz, ceza veriyoruz. Dijital vatandaşlığın 4 boyutu var. Biri sosyalleşebilme, biri politik katılım, biri ekonomik üretim, biri de eğitim ve kendini geliştirme.Yapay Zeka Çağında Kültür ve İnsansız Dünya başlıklı sunum yapan Prof. Dr. Ahmet Dağ da felsefi açıdan yapay zeka kültürünün etkileri ve bireylerin farkındalığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Sosyal hizmetler uzmanı Melih Demirci, Pornografi Kültürü, Hiperseksüelleşme ve Medya Etkisi başlıklı konuşmasında, pornografi konusunda ele alınması gereken asıl yaklaşımın, hiperseksüelleşme ve pornografi kültürü dalgasına karşı ailelerin ve toplumun sosyal dayanıklılığın nasıl inşa edilmesi gerektiği olduğunu söyledi.Zirve, Ekran ve Bağımlılık, Ekranda Söylem ve Temsil, Ekran, Hukuk ve Sanal Bahisle Mücadele, Ekran, Çocuk ve Kültürel Aktarım ile Dijital Çağda Haya Ahlakı konulu panellerle devam ediyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Roche ve Türkiye MS Derneği Hayat BeniM Sahnem projesini hayata geçirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/roche-ve-turkiye-ms-dernegi-hayat-benim-sahnem-projesini-hayata-gecirdi/862792/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/roche-ve-turkiye-ms-dernegi-hayat-benim-sahnem-projesini-hayata-gecirdi/862792/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 12:54:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Roche İlaç Türkiye Genel Müdürü Farid Bidgoli: - Hastaların doğru bilgiye erişimini destekleyen, yaşamın farklı alanlarına dokunan ve toplumsal farkındalığı güçlendiren projelerin büyük değer taşıdığına inanıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Roche İlaç Türkiye, Türkiye MS Derneği işbirliğiyle hayata geçirdiği Hayat BeniM Sahnem projesiyle multipl skleroz (MS) hastalığında erken tanı ve hastalık yönetiminde farkındalığın artırılmasına katkı sağlayacak.Şirketten yapılan açıklamaya göre, merkezi sinir sistemini etkileyen kronik ve otoimmün hastalık MS, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkiliyor. MS'in özellikle genç bireyleri etkilemesi, hastalığa yönelik farkındalığın artırılmasını ve doğru bilgiye erişimin güçlendirilmesini daha da önemli hale getiriyor.Roche İlaç Türkiye, Türkiye MS Derneği işbirliğiyle hayata geçirdiği projeyle MS ile yaşayan bireylerin, hayatı ertelemeden yaşamın içinde aktif ve güçlü şekilde var olmaya devam ederek gelecek planları yapabileceğine dikkati çekiyor.Proje ile MS'te erken tanı ve tedavi ile hastalık yönetiminin önemine yönelik farkındalığın artırılmasına ve hastalığın yaşamın doğal akışı ve gelecek planlarıyla ele alınmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. İstanbul'da düzenlenen basın toplantısıyla gerçekleştirilen proje tanıtımı kapsamında hazırlanan kampanya filminin gösterimi de bu etkinlikte yapıldı. Film ile MS'e yönelik toplumsal farkındalığın artırılması ve hastalığa dair yanlış algıların kırılmasına katkı sağlanması hedefleniyor.- MS yaşamın her alanındaki deneyimleriyle ele alınmalıAçıklamada etkinlikteki konuşmasına yer verilen Roche İlaç Türkiye Genel Müdürü Farid Bidgoli, MS ile yaşamın yalnızca hastalık odağında değil, bireylerin her alandaki deneyimleriyle ele alınması gerektiğine dikkati çekti.MS'nin yalnızca fiziksel belirtilerle sınırlı olmayan, bireylerin sosyal yaşamını, kariyer planlarını, aile yaşamını ve geleceğe bakışını da etkileyebilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Bidgoli, Bilimsel gelişmeler ve hastalık yönetimine yönelik yenilikçi yaklaşımlarla MS ile yaşayan bireylerin aktif yaşamlarını sürdürebilmesi ve gelecek planlarını güvenle yapabilmesi mümkün hale geliyor. Buna rağmen hastalıkla ilgili yanlış inanışlar ve bilgi eksikliği, pek çok kişinin hayat planlarını ertelemesine neden olabiliyor. ifadelerini kullandı.Yalnızca yenilikçi tedavi çözümleri geliştirmeyi değil, aynı zamanda değerli paydaşlarıyla bireylerin yaşam yolculuklarına bütüncül şekilde destek olmayı önemsediklerini aktaran Bidgoli, Hastaların doğru bilgiye erişimini destekleyen, yaşamın farklı alanlarına dokunan ve toplumsal farkındalığı güçlendiren projelerin büyük değer taşıdığına inanıyoruz. Türkiye MS Derneği ile hayata geçirdiğimiz Hayat BeniM Sahnem projesiyle de MS ile yaşayan bireylerin hayatlarına kendi ritimlerinde devam edebileceğine dair farkındalığın güçlenmesine katkı sunmayı amaçlıyoruz. ifadelerini kullandı.- Bu projeleri çok değerli buluyoruzTürkiye MS Derneği Başkanı Doç. Dr. Melih Tütüncü de MS ile yaşayan bireylerin yalnızca tedavi süreçlerinde değil, günlük yaşamın farklı alanlarında da desteklenmesinin önemine dikkat çekerek, güvenilir bilgiye erişim sağlayan, MS ile yaşamın farklı yönlerini görünür kılan ve bireylerin kendilerini yalnız hissetmemesine katkı sunan projeleri çok değerli bulduklarını aktardı.Roche İlaç Türkiye ile başlattıkları projenin bu açıdan önemli bir farkındalık zemini oluşturacağını düşündüklerini belirten Tütüncü, şu değerlendirmelerde bulundu:MS Federasyonunun güncel verilerine göre, bugün dünyada yaklaşık 2,9 milyon kişi MS ile yaşıyor ve her 5 dakikada bir kişiye MS tanısı konuluyor. Türkiye'de ise 2024 yılı itibarıyla yaklaşık 82 bin kişinin MS ile yaşadığı tahmin ediliyor. Hastalığın çoğunlukla 20-40 yaş aralığında, yani bireylerin eğitim, kariyer, aile planlaması ve sosyal yaşam açısından en aktif dönemlerinde ortaya çıkması, yaşamın pek çok alanını etkileyen bir durum olduğunu gösteriyor. Ayrıca MS, kadınlarda erkeklere kıyasla yaklaşık 2-3 kat daha sık görülüyor. MS ile yaşayan bireyler çoğu zaman yalnızca hastalığın kendisiyle değil, bilgi eksikliğiyle de mücadele ediyor. Özellikle aile planlaması, gebelik ve annelik gibi konular, MS tanısı alan bireyler için kaygı yaratabiliyor. Oysa güncel bilimsel yaklaşımlar, erken tanı ve tedavi ile düzenli hekim takibi ve doğru bilgiyle bireylerin yaşam planlarını güvenle sürdürebileceğini ortaya koyuyor.Tütüncü, hastalıkta erken tanının önemli olduğunu, gözde bulanık görme, vücudun bir yarısında uyuşma, ani denge kaybı veya aşırı yorgunluk gibi belirtilerden şüphelenilmesi durumunda hiç vakit kaybetmeden nöroloji uzmanına başvurulmasının ve hastalık takibinin en baştan titizlikle ele alınmasının, hastalık yönetimi açısından kritik bir role sahip olduğunu vurguladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Roche İlaç Türkiye, Türkiye MS Derneği işbirliğiyle hayata geçirdiği Hayat BeniM Sahnem projesiyle multipl skleroz (MS) hastalığında erken tanı ve hastalık yönetiminde farkındalığın artırılmasına katkı sağlayacak.Şirketten yapılan açıklamaya göre, merkezi sinir sistemini etkileyen kronik ve otoimmün hastalık MS, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkiliyor. MS'in özellikle genç bireyleri etkilemesi, hastalığa yönelik farkındalığın artırılmasını ve doğru bilgiye erişimin güçlendirilmesini daha da önemli hale getiriyor.Roche İlaç Türkiye, Türkiye MS Derneği işbirliğiyle hayata geçirdiği projeyle MS ile yaşayan bireylerin, hayatı ertelemeden yaşamın içinde aktif ve güçlü şekilde var olmaya devam ederek gelecek planları yapabileceğine dikkati çekiyor.Proje ile MS'te erken tanı ve tedavi ile hastalık yönetiminin önemine yönelik farkındalığın artırılmasına ve hastalığın yaşamın doğal akışı ve gelecek planlarıyla ele alınmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. İstanbul'da düzenlenen basın toplantısıyla gerçekleştirilen proje tanıtımı kapsamında hazırlanan kampanya filminin gösterimi de bu etkinlikte yapıldı. Film ile MS'e yönelik toplumsal farkındalığın artırılması ve hastalığa dair yanlış algıların kırılmasına katkı sağlanması hedefleniyor.- MS yaşamın her alanındaki deneyimleriyle ele alınmalıAçıklamada etkinlikteki konuşmasına yer verilen Roche İlaç Türkiye Genel Müdürü Farid Bidgoli, MS ile yaşamın yalnızca hastalık odağında değil, bireylerin her alandaki deneyimleriyle ele alınması gerektiğine dikkati çekti.MS'nin yalnızca fiziksel belirtilerle sınırlı olmayan, bireylerin sosyal yaşamını, kariyer planlarını, aile yaşamını ve geleceğe bakışını da etkileyebilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Bidgoli, Bilimsel gelişmeler ve hastalık yönetimine yönelik yenilikçi yaklaşımlarla MS ile yaşayan bireylerin aktif yaşamlarını sürdürebilmesi ve gelecek planlarını güvenle yapabilmesi mümkün hale geliyor. Buna rağmen hastalıkla ilgili yanlış inanışlar ve bilgi eksikliği, pek çok kişinin hayat planlarını ertelemesine neden olabiliyor. ifadelerini kullandı.Yalnızca yenilikçi tedavi çözümleri geliştirmeyi değil, aynı zamanda değerli paydaşlarıyla bireylerin yaşam yolculuklarına bütüncül şekilde destek olmayı önemsediklerini aktaran Bidgoli, Hastaların doğru bilgiye erişimini destekleyen, yaşamın farklı alanlarına dokunan ve toplumsal farkındalığı güçlendiren projelerin büyük değer taşıdığına inanıyoruz. Türkiye MS Derneği ile hayata geçirdiğimiz Hayat BeniM Sahnem projesiyle de MS ile yaşayan bireylerin hayatlarına kendi ritimlerinde devam edebileceğine dair farkındalığın güçlenmesine katkı sunmayı amaçlıyoruz. ifadelerini kullandı.- Bu projeleri çok değerli buluyoruzTürkiye MS Derneği Başkanı Doç. Dr. Melih Tütüncü de MS ile yaşayan bireylerin yalnızca tedavi süreçlerinde değil, günlük yaşamın farklı alanlarında da desteklenmesinin önemine dikkat çekerek, güvenilir bilgiye erişim sağlayan, MS ile yaşamın farklı yönlerini görünür kılan ve bireylerin kendilerini yalnız hissetmemesine katkı sunan projeleri çok değerli bulduklarını aktardı.Roche İlaç Türkiye ile başlattıkları projenin bu açıdan önemli bir farkındalık zemini oluşturacağını düşündüklerini belirten Tütüncü, şu değerlendirmelerde bulundu:MS Federasyonunun güncel verilerine göre, bugün dünyada yaklaşık 2,9 milyon kişi MS ile yaşıyor ve her 5 dakikada bir kişiye MS tanısı konuluyor. Türkiye'de ise 2024 yılı itibarıyla yaklaşık 82 bin kişinin MS ile yaşadığı tahmin ediliyor. Hastalığın çoğunlukla 20-40 yaş aralığında, yani bireylerin eğitim, kariyer, aile planlaması ve sosyal yaşam açısından en aktif dönemlerinde ortaya çıkması, yaşamın pek çok alanını etkileyen bir durum olduğunu gösteriyor. Ayrıca MS, kadınlarda erkeklere kıyasla yaklaşık 2-3 kat daha sık görülüyor. MS ile yaşayan bireyler çoğu zaman yalnızca hastalığın kendisiyle değil, bilgi eksikliğiyle de mücadele ediyor. Özellikle aile planlaması, gebelik ve annelik gibi konular, MS tanısı alan bireyler için kaygı yaratabiliyor. Oysa güncel bilimsel yaklaşımlar, erken tanı ve tedavi ile düzenli hekim takibi ve doğru bilgiyle bireylerin yaşam planlarını güvenle sürdürebileceğini ortaya koyuyor.Tütüncü, hastalıkta erken tanının önemli olduğunu, gözde bulanık görme, vücudun bir yarısında uyuşma, ani denge kaybı veya aşırı yorgunluk gibi belirtilerden şüphelenilmesi durumunda hiç vakit kaybetmeden nöroloji uzmanına başvurulmasının ve hastalık takibinin en baştan titizlikle ele alınmasının, hastalık yönetimi açısından kritik bir role sahip olduğunu vurguladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul'daki havalimanları zamanında kalkış performansıyla Avrupa'nın zirvesinde</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-daki-havalimanlari-zamaninda-kalkis-performansiyla-avrupa-nin-zirvesinde/862791/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-daki-havalimanlari-zamaninda-kalkis-performansiyla-avrupa-nin-zirvesinde/862791/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 12:51:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İstanbul ve Sabiha Gökçen havalimanları zamanında kalkış performanslarıyla Avrupa'daki havalimanları arasında ilk iki sırada yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — İstanbul ve Sabiha Gökçen havalimanları zamanında kalkış performanslarıyla Avrupa'daki havalimanları arasında ilk iki sırada yer aldı.Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenliği Teşkilatının (EUROCONTROL) 1-7 Haziran'a ilişkin Avrupa Havacılık Ağı Performans Raporu yayımlandı.İstanbul Havalimanı bu dönemde, yüzde 88 zamanında kalkış dakikliği performansıyla Avrupa'daki havalimanları arasında ilk sırada yer aldı. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı da yüzde 87 zamanında kalkış performansıyla ikinci oldu.İstanbul'daki havalimanlarını Oslo Havalimanı yüzde 85, Kopenhag Havalimanı yüzde 84, Viyana Havalimanı yüzde 81 oranında zamanında kalkış performanslarıyla takip etti.Antalya Havalimanı yüzde 78 zamanında kalkış dakikliği oranıyla 6'ncı sırada yer alırken, Londra Gatwick yüzde 61, Paris Charles de Gaulle yüzde 60, Atina yüzde 59, Palma De Mallorca yüzde 58, Lizbon yüzde 50 oranıyla Avrupa'nın en kötü zamanında kalkış dakikliği performansı kaydeden havalimanları olarak kayıtlara geçti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — İstanbul ve Sabiha Gökçen havalimanları zamanında kalkış performanslarıyla Avrupa'daki havalimanları arasında ilk iki sırada yer aldı.Avrupa Hava Seyrüsefer Güvenliği Teşkilatının (EUROCONTROL) 1-7 Haziran'a ilişkin Avrupa Havacılık Ağı Performans Raporu yayımlandı.İstanbul Havalimanı bu dönemde, yüzde 88 zamanında kalkış dakikliği performansıyla Avrupa'daki havalimanları arasında ilk sırada yer aldı. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı da yüzde 87 zamanında kalkış performansıyla ikinci oldu.İstanbul'daki havalimanlarını Oslo Havalimanı yüzde 85, Kopenhag Havalimanı yüzde 84, Viyana Havalimanı yüzde 81 oranında zamanında kalkış performanslarıyla takip etti.Antalya Havalimanı yüzde 78 zamanında kalkış dakikliği oranıyla 6'ncı sırada yer alırken, Londra Gatwick yüzde 61, Paris Charles de Gaulle yüzde 60, Atina yüzde 59, Palma De Mallorca yüzde 58, Lizbon yüzde 50 oranıyla Avrupa'nın en kötü zamanında kalkış dakikliği performansı kaydeden havalimanları olarak kayıtlara geçti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, İyilik İçin Adalet: Türk Hukuk Çalıştayında konuştu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-iyilik-icin-adalet-turk-hukuk-calistayinda-konustu/862790/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iyi-parti-genel-baskani-dervisoglu-iyilik-icin-adalet-turk-hukuk-calistayinda-konustu/862790/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 12:51:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Çalıştayda, üniter devlet yapısı ve parlamenter demokratik sistemi ele alacağız. Bu konuda İYİ Parti'nin tutumu oldukça açık ve nettir. Türkiye'nin üniter devlet yapısı, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin kırmızı çizgisidir ve güvencesidir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisince düzenlenen İyilik İçin Adalet: Türk Hukuk Çalıştayında, üniter devlet yapısı ve parlamenter demokratik sistemi ele alacaklarını belirterek, Bu konuda İYİ Parti'nin tutumu oldukça açık ve nettir. Türkiye'nin üniter devlet yapısı, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin kırmızı çizgisidir ve güvencesidir. dedi.Dervişoğlu, bir otelde düzenlenen İyilik İçin Adalet: Türk Hukuk Çalıştayının açılışında, hukukun herkesin ortak ihtiyacı olduğunu söyledi.Türkiye'nin, hukuk tarihinin belki de en kritik kavşaklarından birinde durduğunu dile getiren Dervişoğlu, çalıştay sonunda ortaya koyacakları Hukuk Vizyon Belgesinin, Türkiye'nin hukuk toplumunun ortak sesi, aklı ve geleceği olacağını ifade etti.Dervişoğlu, hukukun iktidarların meşruiyet örtüsü ve kalkanı olamayacağını belirterek, İYİ Parti olarak, adalet, hürriyet ve eşitlik davasını savunurken her zaman şu gerçeğin altını çiziyoruz: İktidarın otoritesiyle bireyin hürriyeti arasındaki o tarihi çatışma, ancak insan onurunu merkeze alan tam teşekküllü bir hukuk devletinde sükunete erer. ifadesini kullandı.Çalıştayda Türk hukukunu 10 temel başlıkta inceleyeceklerini bildiren Dervişoğlu, şunları kaydetti:Çalıştayda üniter devlet yapısı ve parlamenter demokratik sistemi ele alacağız. Bu konuda İYİ Parti'nin tutumu oldukça açık ve nettir. Türkiye'nin üniter devlet yapısı, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin kırmızı çizgisidir ve güvencesidir. Federalizm ya da özerklik tartışmaları ülkemiz açısından son derece önemli tehditler içerir. Ancak biz üniter yapıyı savunurken, Meclis'in gücünü tek adama teslim etmeyi kökünden reddediyoruz. Yürütmenin yasamaya hesap verdiği, iktidarın sonsuza kadar süremeyeceği, çoğulculuğu ve denetimi sağlayan bir parlamenter sisteme geçiş, anayasal reformumuzun birinci önceliğidir.Dervişoğlu, çalıştayın amacının Türkiye'nin ortak aklını üretmek olduğuna işaret ederek, Yarın kamuoyuyla paylaşacağımız 'Hukuk Vizyon Belgesi', bu eşsiz çalıştayın mirası olarak Türk demokrasi tarihine altın harflerle kazınacaktır. diye konuştu.Programa, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile akademisyenler, hukukçular, anayasa ve adalet komisyonu üyeleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşunun temsilcileri ve partililer katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisince düzenlenen İyilik İçin Adalet: Türk Hukuk Çalıştayında, üniter devlet yapısı ve parlamenter demokratik sistemi ele alacaklarını belirterek, Bu konuda İYİ Parti'nin tutumu oldukça açık ve nettir. Türkiye'nin üniter devlet yapısı, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin kırmızı çizgisidir ve güvencesidir. dedi.Dervişoğlu, bir otelde düzenlenen İyilik İçin Adalet: Türk Hukuk Çalıştayının açılışında, hukukun herkesin ortak ihtiyacı olduğunu söyledi.Türkiye'nin, hukuk tarihinin belki de en kritik kavşaklarından birinde durduğunu dile getiren Dervişoğlu, çalıştay sonunda ortaya koyacakları Hukuk Vizyon Belgesinin, Türkiye'nin hukuk toplumunun ortak sesi, aklı ve geleceği olacağını ifade etti.Dervişoğlu, hukukun iktidarların meşruiyet örtüsü ve kalkanı olamayacağını belirterek, İYİ Parti olarak, adalet, hürriyet ve eşitlik davasını savunurken her zaman şu gerçeğin altını çiziyoruz: İktidarın otoritesiyle bireyin hürriyeti arasındaki o tarihi çatışma, ancak insan onurunu merkeze alan tam teşekküllü bir hukuk devletinde sükunete erer. ifadesini kullandı.Çalıştayda Türk hukukunu 10 temel başlıkta inceleyeceklerini bildiren Dervişoğlu, şunları kaydetti:Çalıştayda üniter devlet yapısı ve parlamenter demokratik sistemi ele alacağız. Bu konuda İYİ Parti'nin tutumu oldukça açık ve nettir. Türkiye'nin üniter devlet yapısı, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin kırmızı çizgisidir ve güvencesidir. Federalizm ya da özerklik tartışmaları ülkemiz açısından son derece önemli tehditler içerir. Ancak biz üniter yapıyı savunurken, Meclis'in gücünü tek adama teslim etmeyi kökünden reddediyoruz. Yürütmenin yasamaya hesap verdiği, iktidarın sonsuza kadar süremeyeceği, çoğulculuğu ve denetimi sağlayan bir parlamenter sisteme geçiş, anayasal reformumuzun birinci önceliğidir.Dervişoğlu, çalıştayın amacının Türkiye'nin ortak aklını üretmek olduğuna işaret ederek, Yarın kamuoyuyla paylaşacağımız 'Hukuk Vizyon Belgesi', bu eşsiz çalıştayın mirası olarak Türk demokrasi tarihine altın harflerle kazınacaktır. diye konuştu.Programa, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile akademisyenler, hukukçular, anayasa ve adalet komisyonu üyeleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşunun temsilcileri ve partililer katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Eskişehir Valisi Yılmaz'dan Jandarma Teşkilatı'nın 187'nci kuruluş yıl dönümü mesajı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/eskisehir-valisi-yilmaz-dan-jandarma-teskilati-nin-187-nci-kurulus-yil-donumu-mesaji/862789/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/eskisehir-valisi-yilmaz-dan-jandarma-teskilati-nin-187-nci-kurulus-yil-donumu-mesaji/862789/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 12:44:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Eskişehir — Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Jandarma Teşkilatı'nın 187'nci kuruluş yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Eskişehir Haberleri — Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Jandarma Teşkilatı'nın 187'nci kuruluş yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.Yılmaz, mesajında, milletin huzuru, güvenliği ve vatanın bölünmez bütünlüğü için asırlardır fedakarca görev yapan, temelinde vatan sevgisi ve görev bilinci olan jandarma teşkilatının 187'nci kuruluş yıl dönümünü kutlamanın gururunu yaşadıklarını belirtti.Yılmaz, kurulduğu günden bu yana yüksek disiplin anlayışı ve üstün görev bilinciyle Önce vatan diyen jandarma teşkilatının sadece bir asayiş gücü değil, aynı zamanda devletin şefkatini en uzak köylerimize kadar ulaştıran güven kapısı olduğunu kaydetti.Eskişehir'de tesis edilen eşsiz huzur ikliminin gece gündüz demeden omuz omuza çalışan kahramanların eseri olduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:Şehrimizde asayişin sağlanmasında sergiledikleri örnek iş birliği için hem jandarma hem de emniyet teşkilatımıza teşekkür ediyorum. Bu iki güzide kurumumuzun uyumu, Eskişehir'imizi Türkiye'nin en güvenli şehirlerinden biri yapma yolundaki en büyük gücümüzdür. 'Güvenli Şehir Eskişehir' sloganımızın içini fedakarlıklarıyla dolduran, her türlü suç ve suçluyla mücadelede azimle hareket eden jandarma teşkilatımız, milletimizin sarsılmaz güvenine her zaman layık olmuştur.Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatanın her karışını kanlarıyla sulayan, geride bıraktıkları her şeyi vatan için göze alan şehitleri rahmetle, şükranla ve saygıyla andığını belirten Yılmaz, Gazilerimizin her birini hürmetle selamlıyor, onlara sağlıklı, huzurlu ve uzun ömürler diliyorum. Jandarma teşkilatımızın 187'nci kuruluş yıl dönümünü en içten dileklerimle kutluyor, yurdun her köşesinde, her koşulda görev başında olan tüm teşkilat mensuplarına ve onların değerli ailelerine sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Eskişehir Haberleri — Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, Jandarma Teşkilatı'nın 187'nci kuruluş yıl dönümü nedeniyle mesaj yayımladı.Yılmaz, mesajında, milletin huzuru, güvenliği ve vatanın bölünmez bütünlüğü için asırlardır fedakarca görev yapan, temelinde vatan sevgisi ve görev bilinci olan jandarma teşkilatının 187'nci kuruluş yıl dönümünü kutlamanın gururunu yaşadıklarını belirtti.Yılmaz, kurulduğu günden bu yana yüksek disiplin anlayışı ve üstün görev bilinciyle Önce vatan diyen jandarma teşkilatının sadece bir asayiş gücü değil, aynı zamanda devletin şefkatini en uzak köylerimize kadar ulaştıran güven kapısı olduğunu kaydetti.Eskişehir'de tesis edilen eşsiz huzur ikliminin gece gündüz demeden omuz omuza çalışan kahramanların eseri olduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:Şehrimizde asayişin sağlanmasında sergiledikleri örnek iş birliği için hem jandarma hem de emniyet teşkilatımıza teşekkür ediyorum. Bu iki güzide kurumumuzun uyumu, Eskişehir'imizi Türkiye'nin en güvenli şehirlerinden biri yapma yolundaki en büyük gücümüzdür. 'Güvenli Şehir Eskişehir' sloganımızın içini fedakarlıklarıyla dolduran, her türlü suç ve suçluyla mücadelede azimle hareket eden jandarma teşkilatımız, milletimizin sarsılmaz güvenine her zaman layık olmuştur.Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatanın her karışını kanlarıyla sulayan, geride bıraktıkları her şeyi vatan için göze alan şehitleri rahmetle, şükranla ve saygıyla andığını belirten Yılmaz, Gazilerimizin her birini hürmetle selamlıyor, onlara sağlıklı, huzurlu ve uzun ömürler diliyorum. Jandarma teşkilatımızın 187'nci kuruluş yıl dönümünü en içten dileklerimle kutluyor, yurdun her köşesinde, her koşulda görev başında olan tüm teşkilat mensuplarına ve onların değerli ailelerine sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/eskisehir-valisi-yilmaz-dan-jandarma-teskilati-nin-187-nci-kurulus-yil-donumu-mesaji.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
