<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Sinop'ta askıda palamut uygulaması başlatıldı </title>
      <link>https://www.canligaste.com/sinop-ta-askida-palamut-uygulamasi-baslatildi/916804/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sinop-ta-askida-palamut-uygulamasi-baslatildi/916804/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 12:06:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sinop / Sinop'ta faaliyet gösteren bir balıkçılık firması, temel gıda ürünlerinde uygulanan askıda sistemini balık sektörüne uyarlayarak ihtiyaç sahibi vatandaşlar ve öğrenciler için askıda palamut kampanyası başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sinop Haberleri : Sinop'ta faaliyet gösteren bir balıkçılık firması, temel gıda ürünlerinde uygulanan askıda sistemini balık sektörüne uyarlayarak ihtiyaç sahibi vatandaşlar ve öğrenciler için askıda palamut kampanyası başlattı.İşletmenin yetkilisi İbrahim Gündoğdu, geçen yıl hamsi sezonunda da benzer bir uygulama yaptıklarını ve vatandaşlardan olumlu geri dönüş aldıklarını söyledi.Bu sezon palamudun bol olduğunu ve Sinop'ta tanesinin 50 ila 100 lira arasında satıldığını belirten Gündoğdu, balık fiyatlarının uygun seyretmesinin de etkisiyle uygulamayı yeniden hayata geçirme kararı aldıklarını dile getirdi. Gündoğdu, kampanyadan başta öğrenciler olmak üzere ihtiyaç sahibi vatandaşların yararlanabildiğini ifade etti.Duyarlı vatandaşların kampanyaya katkı sunduğunu vurgulayan Gündoğdu, şunları kaydetti:Geçen yıl hamsi döneminde benzer bir uygulama yapmıştık ve vatandaşlarımız memnuniyetle karşılamıştı. Bu sezon da başta öğrenciler olmak üzere ihtiyaç sahibi vatandaşların uygulamadan faydalanabilmesi için yeniden başlattık. Uygulamanın duyulmasının ardından bazı vatandaşlarımız da 'Benim de askıda palamut uygulamasına katkım olsun' diyerek ücret bırakıyor. Biz de vatandaşlarımızın katkılarını kendi desteğimizle birleştirerek ihtiyacı olanlara ulaştırıyoruz.Firmanın sosyal dayanışma örneği olarak başlatılan askıda palamut uygulamasını sezon sonuna kadar sürdürmeyi planladığı bildirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sinop Haberleri : Sinop'ta faaliyet gösteren bir balıkçılık firması, temel gıda ürünlerinde uygulanan askıda sistemini balık sektörüne uyarlayarak ihtiyaç sahibi vatandaşlar ve öğrenciler için askıda palamut kampanyası başlattı.İşletmenin yetkilisi İbrahim Gündoğdu, geçen yıl hamsi sezonunda da benzer bir uygulama yaptıklarını ve vatandaşlardan olumlu geri dönüş aldıklarını söyledi.Bu sezon palamudun bol olduğunu ve Sinop'ta tanesinin 50 ila 100 lira arasında satıldığını belirten Gündoğdu, balık fiyatlarının uygun seyretmesinin de etkisiyle uygulamayı yeniden hayata geçirme kararı aldıklarını dile getirdi. Gündoğdu, kampanyadan başta öğrenciler olmak üzere ihtiyaç sahibi vatandaşların yararlanabildiğini ifade etti.Duyarlı vatandaşların kampanyaya katkı sunduğunu vurgulayan Gündoğdu, şunları kaydetti:Geçen yıl hamsi döneminde benzer bir uygulama yapmıştık ve vatandaşlarımız memnuniyetle karşılamıştı. Bu sezon da başta öğrenciler olmak üzere ihtiyaç sahibi vatandaşların uygulamadan faydalanabilmesi için yeniden başlattık. Uygulamanın duyulmasının ardından bazı vatandaşlarımız da 'Benim de askıda palamut uygulamasına katkım olsun' diyerek ücret bırakıyor. Biz de vatandaşlarımızın katkılarını kendi desteğimizle birleştirerek ihtiyacı olanlara ulaştırıyoruz.Firmanın sosyal dayanışma örneği olarak başlatılan askıda palamut uygulamasını sezon sonuna kadar sürdürmeyi planladığı bildirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/sinop-ta-askida-palamut-uygulamasi-baslatildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsviçre'de, daha kısıtlayıcı tarafsızlık politikası için halk oylaması başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/isvicre-de-daha-kisitlayici-tarafsizlik-politikasi-icin-halk-oylamasi-basladi/916803/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/isvicre-de-daha-kisitlayici-tarafsizlik-politikasi-icin-halk-oylamasi-basladi/916803/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 12:03:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İsviçre / İsviçreli seçmenler, ülkeleri için daha kısıtlayıcı tarafsızlık politikasını öngören halk oylamasında oy kullanmaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İsviçre Haberleri : İsviçreli seçmenler, ülkeleri için daha kısıtlayıcı tarafsızlık politikasını öngören halk oylamasında oy kullanmaya başladı.İsviçre vatandaşları, sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) ve Pro Schweiz hareketinin desteklediği İsviçre'nin Tarafsızlığının Korunması (Tarafsızlık Girişimi) başlıklı halk oylaması için sandığa gidiyor.Yerel saatle 10.00'da başlayan oy verme işlemi 12.00'de sona erecek.Seçmenler ayrıca gıda politikalarını kökten değiştirmeyi hedefleyen Beslenme Girişimi başlıklı halk oylaması için de oy kullanıyor.Seçmenlerin birçoğu oylama işlemini daha önce posta yoluyla gerçekleştirmişti.Halk oylamasına ilişkin nihai sonuçların akşam saatlerinde açıklanması öngörülüyor.Ülkede gerçekleştirilen son anketlerde, her iki girişimin de reddedileceğine işaret edilmişti.Tarafsızlık girişimi nedir?SVP ve Pro Schweiz hareketinin desteklediği İsviçre'nin Tarafsızlığının Korunması (Tarafsızlık Girişimi) başlıklı halk oylaması, tarafsızlığa daha sıkı bir yaklaşım çağrısında bulunuyor.Ülkenin herhangi bir askeri veya savunma ittifakına katılmasını yasaklamayı ve diğer ülkelerle askeri işbirliklerine daha katı kurallar getirmeyi öngören girişim, bu tutumun Anayasa'da katı kurallarla güvence altına alınmasını talep ediyor.Seçmenler, referandumda ülkenin ekonomik yaptırımlarla ilgili adımlarını veya NATO ile işbirliği yapmasını dahi engelleyecek daha kısıtlayıcı bir tarafsızlık düzenlemesi üzerine karar verecek.Girişim, İsviçre'nin askeri bir saldırı altında olmadığı veya saldırı yakın olmadığı sürece, herhangi bir askeri veya savunma ittifakına katılmaması veya bu tür bir ittifakla işbirliği yapmamasını öngörüyor.Ayrıca, İsviçre'nin üçüncü ülkeler arasındaki askeri çatışmalara katılmaması veya savaşan devletlere yaptırım uygulamaması isteniyor. İstisnalar arasında Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımları ve yaptırımların aşılmasını önlemeye yönelik önlemler yer alıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İsviçre Haberleri : İsviçreli seçmenler, ülkeleri için daha kısıtlayıcı tarafsızlık politikasını öngören halk oylamasında oy kullanmaya başladı.İsviçre vatandaşları, sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) ve Pro Schweiz hareketinin desteklediği İsviçre'nin Tarafsızlığının Korunması (Tarafsızlık Girişimi) başlıklı halk oylaması için sandığa gidiyor.Yerel saatle 10.00'da başlayan oy verme işlemi 12.00'de sona erecek.Seçmenler ayrıca gıda politikalarını kökten değiştirmeyi hedefleyen Beslenme Girişimi başlıklı halk oylaması için de oy kullanıyor.Seçmenlerin birçoğu oylama işlemini daha önce posta yoluyla gerçekleştirmişti.Halk oylamasına ilişkin nihai sonuçların akşam saatlerinde açıklanması öngörülüyor.Ülkede gerçekleştirilen son anketlerde, her iki girişimin de reddedileceğine işaret edilmişti.Tarafsızlık girişimi nedir?SVP ve Pro Schweiz hareketinin desteklediği İsviçre'nin Tarafsızlığının Korunması (Tarafsızlık Girişimi) başlıklı halk oylaması, tarafsızlığa daha sıkı bir yaklaşım çağrısında bulunuyor.Ülkenin herhangi bir askeri veya savunma ittifakına katılmasını yasaklamayı ve diğer ülkelerle askeri işbirliklerine daha katı kurallar getirmeyi öngören girişim, bu tutumun Anayasa'da katı kurallarla güvence altına alınmasını talep ediyor.Seçmenler, referandumda ülkenin ekonomik yaptırımlarla ilgili adımlarını veya NATO ile işbirliği yapmasını dahi engelleyecek daha kısıtlayıcı bir tarafsızlık düzenlemesi üzerine karar verecek.Girişim, İsviçre'nin askeri bir saldırı altında olmadığı veya saldırı yakın olmadığı sürece, herhangi bir askeri veya savunma ittifakına katılmaması veya bu tür bir ittifakla işbirliği yapmamasını öngörüyor.Ayrıca, İsviçre'nin üçüncü ülkeler arasındaki askeri çatışmalara katılmaması veya savaşan devletlere yaptırım uygulamaması isteniyor. İstisnalar arasında Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımları ve yaptırımların aşılmasını önlemeye yönelik önlemler yer alıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/isvicre-de-daha-kisitlayici-tarafsizlik-politikasi-icin-halk-oylamasi-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yeni Parti Antalya Milletvekili Erdem hakkında rüşvet suçundan resen soruşturma başlatıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yeni-parti-antalya-milletvekili-erdem-hakkinda-rusvet-sucundan-resen-sorusturma-baslatildi/916802/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yeni-parti-antalya-milletvekili-erdem-hakkinda-rusvet-sucundan-resen-sorusturma-baslatildi/916802/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 12:03:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet suçundan resen soruşturma başlatıldığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet suçundan resen soruşturma başlatıldığını bildirdi.Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen deliller neticesinde Yeni Parti Antalya Milletvekili Erdem hakkında 5237 sayılı TCK'nin 252. maddesi uyarınca rüşvet suçundan resen soruşturma başlatıldığı belirtildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet suçundan resen soruşturma başlatıldığını bildirdi.Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında elde edilen deliller neticesinde Yeni Parti Antalya Milletvekili Erdem hakkında 5237 sayılı TCK'nin 252. maddesi uyarınca rüşvet suçundan resen soruşturma başlatıldığı belirtildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/yeni-parti-antalya-milletvekili-erdem-hakkinda-rusvet-sucundan-resen-sorusturma-baslatildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'den 150 üniversite UI GreenMetric 2026'da yer aldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-den-150-universite-ui-greenmetric-2026-da-yer-aldi/916799/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-den-150-universite-ui-greenmetric-2026-da-yer-aldi/916799/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 12:01:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / 110 ülkeden 2 bin 16 yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği UI GreenMetric 2026'da Türkiye, ilk 200, ilk 500 ve ilk 1000'e giren üniversite sayısında Avrupa'da birinci, dünyada ikinci oldu - Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar: - Üniversitelerimizin GreenMetric gibi uluslararası sıralamalarda ortaya koyduğu güçlü performans, COP31 sürecinde sahip olduğumuz önemli bir birikimi gösteriyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Türkiye'den 150 üniversitenin, yeşil kampüs uygulamaları ve sürdürülebilirlik performanslarının değerlendirildiği UI GreenMetric 2026'da yer aldığını bildirdi.YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, Türkiye, COP31 hazırlıkları kapsamında yükseköğretim sisteminin bilimsel birikimini sürece dahil ediyor. Üniversitelerin uluslararası akademik çevrelerle buluşturulmasına yönelik bilim diplomasisi çalışmaları sürüyor.Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31'de üniversiteler, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli rol üstlenecek.Türkiye'nin 208 üniversitesinin tamamının sürece dahil edildiği zirve öncesinde, üniversitelerin çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil kampüs performanslarını uluslararası düzeyde ölçen ve değerlendiren yıllık bir dünya üniversite sıralaması sistemi UI GreenMetric 2026 açıklandı.UI GreenMetric 2026 sonuçları, Türk üniversitelerinin sürdürülebilirlik alanındaki güçlü konumunu ortaya koydu. 110 ülkeden 2 bin 16 yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği UI GreenMetric 2026'da Türkiye'den 150 üniversite yer aldı. Türkiye, ilk 200, ilk 500 ve ilk 1000'e giren üniversite sayısında Avrupa'da birinci, dünyada ikinci oldu. Türkiye'den 5 üniversite, dünyanın ilk 100'üne girdi. İstanbul Teknik Üniversitesi 28'inci, Yıldız Teknik Üniversitesi 45'inci, Erciyes Üniversitesi 63'üncü, Ege Üniversitesi 74'üncü ve Özyeğin Üniversitesi 86'ıncı sırada yer aldı.Böylece İstanbul Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi, dünyanın ilk 50'sinde yer alırken, Türkiye'den 21 üniversite ilk 200'de, 53 üniversite ilk 500'de, 99 üniversite ilk 1000'e girdi.Türkiye'nin bu geniş temsili, sürdürülebilirlik alanındaki performansın yalnızca birkaç üniversitenin başarısıyla sınırlı olmadığını, yükseköğretim sisteminin geniş bir bölümüne yayıldığını ortaya koydu.Yönetişim ve dijitalleşme öne çıktıGreenMetric 2026'da ilk kez yönetişim ve dijitalleşme kategorisi değerlendirmeye alındı. İlk 200'de yer alan 21 Türk üniversitesinin bu kategorideki ortalama başarı düzeyi yüzde 90,2 oldu.Yönetişim ve dijitalleşmeyi yüzde 89,8 ile eğitim ve araştırma, yüzde 88 ile ulaşım ve yüzde 87,8 ile su kategorileri izledi.2026'da sisteme eklenen yönetişim ve dijitalleşme kategorisi yüzde 11 ağırlığa sahip olurken, sürdürülebilirlik performansının kurumsal yönetişim, şeffaflık, dijital dönüşüm ve veri temelli karar alma kapasitesiyle birlikte değerlendirilmesini sağladı.İlk 200'deki Türk üniversitelerinin enerji ve iklim değişikliği kategorisindeki ortalama başarı düzeyi yüzde 80,3 oldu.Enerji ve iklim değişikliği kategorisinin GreenMetric değerlendirmesinde yüzde 20 ile en yüksek ağırlığa sahip kriter olması, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, sera gazı azaltımı ve iklim eylem planlarını üniversiteler açısından önemli gelişim alanları haline getiriyor.GreenMetric 2025 ve 2026 sonuçları karşılaştırıldığında bazı Türk üniversitelerinin sıralamadaki yükselişleri de dikkat çekti.Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi 81 basamak yükselerek 254. sıradan 173. sıraya çıktı. Mersin Üniversitesi 63, Hasan Kalyoncu Üniversitesi 60, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi 55, Düzce Üniversitesi 47 ve Sakarya Üniversitesi 43 basamak yükseldi.Kategori bazında İstanbul Teknik Üniversitesi ve Özyeğin Üniversitesi Yönetişim ve Dijitalleşme alanında tam puana ulaşırken, İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Eğitim ve Araştırma kategorisinde azami puan aldı. Trakya Üniversitesi Atık Yönetimi, Sabancı Üniversitesi Su Yönetimi, Başkent Üniversitesi ise Kampüs Ortamı ve Altyapı kategorisinde tam puana ulaştı.Bu güçlü konumu yeni iş birliklerine dönüştürmek istiyoruzAçıklamada görüşlerine yer verilen Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, Türk üniversitelerinin sürdürülebilirlik alanında uluslararası sıralamalarda elde ettiği güçlü konumun COP31 sürecinde önemli bir avantaj oluşturduğunu belirtti.Türk üniversitelerinin sürdürülebilirlik alanındaki deneyimlerini dünyanın farklı ülkelerindeki yükseköğretim kurumlarıyla paylaşmasının önemine işaret eden Özvar, şunları kaydetti:Üniversitelerimizin GreenMetric gibi uluslararası sıralamalarda ortaya koyduğu güçlü performans, COP31 sürecinde sahip olduğumuz önemli bir birikimi gösteriyor. Bu birikimi yalnızca mevcut başarılarımızı paylaşmak için değil, dünyanın farklı üniversiteleriyle yeni ortaklıklar ve ortak çalışmalar geliştirmek için de değerlendirmek istiyoruz.Özvar, COP31'in Türkiye'deki üniversiteler ile uluslararası akademik çevreler arasında kalıcı bağlantılar kurulması açısından önemli bir fırsat olduğunu belirterek, iklim değişikliğiyle mücadelede üniversitelerin ürettiği bilimsel bilgi ve uygulama deneyimlerinin ülkeler arasında paylaşılmasının küresel iklim eylemine katkı sağlayacağına dikkati çekti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Türkiye'den 150 üniversitenin, yeşil kampüs uygulamaları ve sürdürülebilirlik performanslarının değerlendirildiği UI GreenMetric 2026'da yer aldığını bildirdi.YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, Türkiye, COP31 hazırlıkları kapsamında yükseköğretim sisteminin bilimsel birikimini sürece dahil ediyor. Üniversitelerin uluslararası akademik çevrelerle buluşturulmasına yönelik bilim diplomasisi çalışmaları sürüyor.Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31'de üniversiteler, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli rol üstlenecek.Türkiye'nin 208 üniversitesinin tamamının sürece dahil edildiği zirve öncesinde, üniversitelerin çevresel sürdürülebilirlik ve yeşil kampüs performanslarını uluslararası düzeyde ölçen ve değerlendiren yıllık bir dünya üniversite sıralaması sistemi UI GreenMetric 2026 açıklandı.UI GreenMetric 2026 sonuçları, Türk üniversitelerinin sürdürülebilirlik alanındaki güçlü konumunu ortaya koydu. 110 ülkeden 2 bin 16 yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği UI GreenMetric 2026'da Türkiye'den 150 üniversite yer aldı. Türkiye, ilk 200, ilk 500 ve ilk 1000'e giren üniversite sayısında Avrupa'da birinci, dünyada ikinci oldu. Türkiye'den 5 üniversite, dünyanın ilk 100'üne girdi. İstanbul Teknik Üniversitesi 28'inci, Yıldız Teknik Üniversitesi 45'inci, Erciyes Üniversitesi 63'üncü, Ege Üniversitesi 74'üncü ve Özyeğin Üniversitesi 86'ıncı sırada yer aldı.Böylece İstanbul Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi, dünyanın ilk 50'sinde yer alırken, Türkiye'den 21 üniversite ilk 200'de, 53 üniversite ilk 500'de, 99 üniversite ilk 1000'e girdi.Türkiye'nin bu geniş temsili, sürdürülebilirlik alanındaki performansın yalnızca birkaç üniversitenin başarısıyla sınırlı olmadığını, yükseköğretim sisteminin geniş bir bölümüne yayıldığını ortaya koydu.Yönetişim ve dijitalleşme öne çıktıGreenMetric 2026'da ilk kez yönetişim ve dijitalleşme kategorisi değerlendirmeye alındı. İlk 200'de yer alan 21 Türk üniversitesinin bu kategorideki ortalama başarı düzeyi yüzde 90,2 oldu.Yönetişim ve dijitalleşmeyi yüzde 89,8 ile eğitim ve araştırma, yüzde 88 ile ulaşım ve yüzde 87,8 ile su kategorileri izledi.2026'da sisteme eklenen yönetişim ve dijitalleşme kategorisi yüzde 11 ağırlığa sahip olurken, sürdürülebilirlik performansının kurumsal yönetişim, şeffaflık, dijital dönüşüm ve veri temelli karar alma kapasitesiyle birlikte değerlendirilmesini sağladı.İlk 200'deki Türk üniversitelerinin enerji ve iklim değişikliği kategorisindeki ortalama başarı düzeyi yüzde 80,3 oldu.Enerji ve iklim değişikliği kategorisinin GreenMetric değerlendirmesinde yüzde 20 ile en yüksek ağırlığa sahip kriter olması, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, sera gazı azaltımı ve iklim eylem planlarını üniversiteler açısından önemli gelişim alanları haline getiriyor.GreenMetric 2025 ve 2026 sonuçları karşılaştırıldığında bazı Türk üniversitelerinin sıralamadaki yükselişleri de dikkat çekti.Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi 81 basamak yükselerek 254. sıradan 173. sıraya çıktı. Mersin Üniversitesi 63, Hasan Kalyoncu Üniversitesi 60, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi 55, Düzce Üniversitesi 47 ve Sakarya Üniversitesi 43 basamak yükseldi.Kategori bazında İstanbul Teknik Üniversitesi ve Özyeğin Üniversitesi Yönetişim ve Dijitalleşme alanında tam puana ulaşırken, İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Eğitim ve Araştırma kategorisinde azami puan aldı. Trakya Üniversitesi Atık Yönetimi, Sabancı Üniversitesi Su Yönetimi, Başkent Üniversitesi ise Kampüs Ortamı ve Altyapı kategorisinde tam puana ulaştı.Bu güçlü konumu yeni iş birliklerine dönüştürmek istiyoruzAçıklamada görüşlerine yer verilen Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, Türk üniversitelerinin sürdürülebilirlik alanında uluslararası sıralamalarda elde ettiği güçlü konumun COP31 sürecinde önemli bir avantaj oluşturduğunu belirtti.Türk üniversitelerinin sürdürülebilirlik alanındaki deneyimlerini dünyanın farklı ülkelerindeki yükseköğretim kurumlarıyla paylaşmasının önemine işaret eden Özvar, şunları kaydetti:Üniversitelerimizin GreenMetric gibi uluslararası sıralamalarda ortaya koyduğu güçlü performans, COP31 sürecinde sahip olduğumuz önemli bir birikimi gösteriyor. Bu birikimi yalnızca mevcut başarılarımızı paylaşmak için değil, dünyanın farklı üniversiteleriyle yeni ortaklıklar ve ortak çalışmalar geliştirmek için de değerlendirmek istiyoruz.Özvar, COP31'in Türkiye'deki üniversiteler ile uluslararası akademik çevreler arasında kalıcı bağlantılar kurulması açısından önemli bir fırsat olduğunu belirterek, iklim değişikliğiyle mücadelede üniversitelerin ürettiği bilimsel bilgi ve uygulama deneyimlerinin ülkeler arasında paylaşılmasının küresel iklim eylemine katkı sağlayacağına dikkati çekti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/turkiye-den-150-universite-ui-greenmetric-2026-da-yer-aldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Almanya’da yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 2 kişi öldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/almanya-da-yolcu-otobusunun-devrilmesi-sonucu-2-kisi-oldu/916798/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/almanya-da-yolcu-otobusunun-devrilmesi-sonucu-2-kisi-oldu/916798/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:58:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Almanya’nın Bavyera eyaletinin Buchloe kenti yakınlarında bir yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 2 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Almanya’nın Bavyera eyaletinin Buchloe kenti yakınlarında bir yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 2 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.Oberbayern Emniyet Müdürlüğünce yapılan açıklamaya göre, sabah saat 06.00 civarında A96 yolunda Buchloe-Ost ile Landsberg an der Lech-West kavşakları arasında bir otobüsün karıştığı trafik kazası meydana geldi.Tamamı Filipin vatandaşı yaklaşık 50 yolcunun bulunduğu otobüs yoldan çıkarak devrildi.Kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 8'i ağır çok sayıda kişi yaralandı.Kaza yerine polis ve sağlık ekipleri gönderilirken, A96 otoyolu çift taraflı kapatıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Almanya’nın Bavyera eyaletinin Buchloe kenti yakınlarında bir yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 2 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.Oberbayern Emniyet Müdürlüğünce yapılan açıklamaya göre, sabah saat 06.00 civarında A96 yolunda Buchloe-Ost ile Landsberg an der Lech-West kavşakları arasında bir otobüsün karıştığı trafik kazası meydana geldi.Tamamı Filipin vatandaşı yaklaşık 50 yolcunun bulunduğu otobüs yoldan çıkarak devrildi.Kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 8'i ağır çok sayıda kişi yaralandı.Kaza yerine polis ve sağlık ekipleri gönderilirken, A96 otoyolu çift taraflı kapatıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/almanya-da-yolcu-otobusunun-devrilmesi-sonucu-2-kisi-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Preveze Deniz Zaferi'nin 488. yıl dönümünü kutladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tbmm-baskani-kurtulmus-preveze-deniz-zaferi-nin-488-yil-donumunu-kutladi/916797/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tbmm-baskani-kurtulmus-preveze-deniz-zaferi-nin-488-yil-donumunu-kutladi/916797/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:53:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[TBMM / TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Preveze Deniz Zaferi'nin 488.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[TBMM Haberleri : TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Preveze Deniz Zaferi'nin 488. yıl dönümü ile Deniz Kuvvetleri Günü'nü kutladı.Kurtulmuş, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, şu ifadelere yer verdi:Preveze Deniz Zaferi'nin 488. yıl dönümü ile Deniz Kuvvetleri Günü'nü kutluyor; Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa'yı ve denizcilik tarihimize şanlı zaferler nakşeden tüm kahraman denizcilerimizi rahmetle ve minnetle yad ediyorum.Bu anlamlı gün vesilesiyle, şanlı tarihimizden aldığı güçle Mavi Vatan'ımızın güvenliği için kararlılıkla görev yapan Deniz Kuvvetlerimizin tüm mensuplarına başarılar diliyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[TBMM Haberleri : TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Preveze Deniz Zaferi'nin 488. yıl dönümü ile Deniz Kuvvetleri Günü'nü kutladı.Kurtulmuş, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, şu ifadelere yer verdi:Preveze Deniz Zaferi'nin 488. yıl dönümü ile Deniz Kuvvetleri Günü'nü kutluyor; Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa'yı ve denizcilik tarihimize şanlı zaferler nakşeden tüm kahraman denizcilerimizi rahmetle ve minnetle yad ediyorum.Bu anlamlı gün vesilesiyle, şanlı tarihimizden aldığı güçle Mavi Vatan'ımızın güvenliği için kararlılıkla görev yapan Deniz Kuvvetlerimizin tüm mensuplarına başarılar diliyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/tbmm-baskani-kurtulmus-preveze-deniz-zaferi-nin-488-yil-donumunu-kutladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ASELSAN'ın geliştirdiği yerli mobil röntgen cihazı sağlık süreçlerini hızlandırıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aselsan-in-gelistirdigi-yerli-mobil-rontgen-cihazi-saglik-sureclerini-hizlandiriyor/916796/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aselsan-in-gelistirdigi-yerli-mobil-rontgen-cihazi-saglik-sureclerini-hizlandiriyor/916796/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:53:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sakarya / HealthView ADR-M100 Motorize Dijital Röntgen Cihazı sayesinde hastalar, röntgen odasına götürülmeden görüntüleme işlemlerini yataklarında yaptırabiliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sakarya Haberleri : EMRE AYVAZ - ASELSAN tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen HealthView ADR-M100 Motorize Dijital Röntgen Cihazı, hem sağlık çalışanları hem de hastalar için süreci hızlandırıyor.Hastaneler, tıp merkezleri ve sahra hastanelerinde kullanıma elverişli tasarımla geliştirilen cihaz, düşük dozda yüksek çözünürlüklü görüntü elde edebiliyor.Prize takılı olmadan bataryayla çekim yapabilme ve entegre 19 inç dokunmatik ekrana sahip HealthView, görüntüleri kablosuz olarak bilgisayar ortamına aktarabiliyor.Özellikle yoğun bakım ve servislerde yatan hastalara röntgen odasına gitmeden yatağında görüntülenme olanağı sağlayan cihaz, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde de Şubat 2026'da hizmete alındı.Hastane Başhekimi Doç. Dr. Fatih Güneysu, AA muhabirine, sağlık hizmetlerinde teknolojiyi değerlendirirken kendileri için önemli noktalardan birisinin de cihazın sağlık çalışanlarının işlerini kolaylaştırması olduğunu söyledi.Güneysu, kullanımı pratik, güvenilir ve ihtiyaç halinde her an cihazın hazır olmasının önemine değinerek, Bu açıdan baktığımızda yerli üretim cihazımızdan oldukça memnunuz. Taşınabilir olması, hızlı kurulabilmesi, farklı alanlarda ve ihtiyaç duyulan noktalarda cihazı kolaylıkla kullanabilmemizi sağlıyor. Kullanıcının hareket kabiliyetini kısıtlamaması da önemli avantajı. dedi.Sağlık çalışanlarımıza önemli hareket özgürlüğü sağlıyorBugüne kadar cihazla yaklaşık 7 bin çekim gerçekleştirdiklerini ve bu kadar yoğun kullanım sürecinde cihazın herhangi arıza vermediğini belirten Güneysu, Diğer memnun olduğumuz konu da batarya performansı. Özellikle sahada çalışan ekiplerimiz açısından cihazın şarj konusunda kullanıcıyı yarı yolda bırakmaması çok önemli. Bataryasının iyi olması sayesinde cihaza ihtiyaç duyduğumuzda rahatlıkla kullanabiliyoruz. Bu da sağlık çalışanlarımıza önemli hareket özgürlüğü sağlıyor. diye konuştu.Güneysu, cihazın dayanıklı ve sağlam altyapısının sahadaki kullanım açısından önemli olduğunu vurgulayarak, yüksek teknoloji altyapısına sahip olması, farklı ihtiyaçlara uyarlanabilmesi ve kullanımının da kolay olmasının sağlık çalışanlarının işini ciddi kolaylaştırdığını kaydetti.Yerli ve milli üretim olmasının kendilerini gururlandırdığını, cihazın bakım ve servis desteğinin de önemli avantaj sağladığını anlatan Güneysu, şöyle devam etti:8-9 ayda yaptığımız 7 bin çekimle oluşan deneyimimiz, cihazın pratik, dayanıklı, güvenilir ve sahada kullanıma uygun olduğunu gösterdi. Sağlık çalışanlarımızın işini kolaylaştıran, onlara hareket özgürlüğü sağlayan, yerli üretim olmasıyla da ayrıca değer taşıyan teknoloji olduğunu düşünüyoruz. Çekim kalitesinin de yüksek olduğunu söylememiz gerekiyor. Bunun yanında altyapısındaki yüksek teknolojiyle hastanın röntgenlerinin bilgisayarlara aktarılması da çok hızlı şekilde gerçekleşiyor.Güneysu, cihazın sağlık hizmetlerine kazandırılmasında emeği geçen ASELSAN ve Sağlık Bakanlığı yetkililerine teşekkür etti.Radyoloji teknikeri Çağrı Demir de cihazın taşınabilir olmasının kendilerine avantaj sağladığını belirterek, İhtiyaç olduğunda kolaylıkla götürüp kullanabiliyoruz. Kullanım ve pratiklik açısından özellikle bataryasının uzun ömürlü olması bizim için ayrıca kolaylık sağlıyor. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sakarya Haberleri : EMRE AYVAZ - ASELSAN tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen HealthView ADR-M100 Motorize Dijital Röntgen Cihazı, hem sağlık çalışanları hem de hastalar için süreci hızlandırıyor.Hastaneler, tıp merkezleri ve sahra hastanelerinde kullanıma elverişli tasarımla geliştirilen cihaz, düşük dozda yüksek çözünürlüklü görüntü elde edebiliyor.Prize takılı olmadan bataryayla çekim yapabilme ve entegre 19 inç dokunmatik ekrana sahip HealthView, görüntüleri kablosuz olarak bilgisayar ortamına aktarabiliyor.Özellikle yoğun bakım ve servislerde yatan hastalara röntgen odasına gitmeden yatağında görüntülenme olanağı sağlayan cihaz, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde de Şubat 2026'da hizmete alındı.Hastane Başhekimi Doç. Dr. Fatih Güneysu, AA muhabirine, sağlık hizmetlerinde teknolojiyi değerlendirirken kendileri için önemli noktalardan birisinin de cihazın sağlık çalışanlarının işlerini kolaylaştırması olduğunu söyledi.Güneysu, kullanımı pratik, güvenilir ve ihtiyaç halinde her an cihazın hazır olmasının önemine değinerek, Bu açıdan baktığımızda yerli üretim cihazımızdan oldukça memnunuz. Taşınabilir olması, hızlı kurulabilmesi, farklı alanlarda ve ihtiyaç duyulan noktalarda cihazı kolaylıkla kullanabilmemizi sağlıyor. Kullanıcının hareket kabiliyetini kısıtlamaması da önemli avantajı. dedi.Sağlık çalışanlarımıza önemli hareket özgürlüğü sağlıyorBugüne kadar cihazla yaklaşık 7 bin çekim gerçekleştirdiklerini ve bu kadar yoğun kullanım sürecinde cihazın herhangi arıza vermediğini belirten Güneysu, Diğer memnun olduğumuz konu da batarya performansı. Özellikle sahada çalışan ekiplerimiz açısından cihazın şarj konusunda kullanıcıyı yarı yolda bırakmaması çok önemli. Bataryasının iyi olması sayesinde cihaza ihtiyaç duyduğumuzda rahatlıkla kullanabiliyoruz. Bu da sağlık çalışanlarımıza önemli hareket özgürlüğü sağlıyor. diye konuştu.Güneysu, cihazın dayanıklı ve sağlam altyapısının sahadaki kullanım açısından önemli olduğunu vurgulayarak, yüksek teknoloji altyapısına sahip olması, farklı ihtiyaçlara uyarlanabilmesi ve kullanımının da kolay olmasının sağlık çalışanlarının işini ciddi kolaylaştırdığını kaydetti.Yerli ve milli üretim olmasının kendilerini gururlandırdığını, cihazın bakım ve servis desteğinin de önemli avantaj sağladığını anlatan Güneysu, şöyle devam etti:8-9 ayda yaptığımız 7 bin çekimle oluşan deneyimimiz, cihazın pratik, dayanıklı, güvenilir ve sahada kullanıma uygun olduğunu gösterdi. Sağlık çalışanlarımızın işini kolaylaştıran, onlara hareket özgürlüğü sağlayan, yerli üretim olmasıyla da ayrıca değer taşıyan teknoloji olduğunu düşünüyoruz. Çekim kalitesinin de yüksek olduğunu söylememiz gerekiyor. Bunun yanında altyapısındaki yüksek teknolojiyle hastanın röntgenlerinin bilgisayarlara aktarılması da çok hızlı şekilde gerçekleşiyor.Güneysu, cihazın sağlık hizmetlerine kazandırılmasında emeği geçen ASELSAN ve Sağlık Bakanlığı yetkililerine teşekkür etti.Radyoloji teknikeri Çağrı Demir de cihazın taşınabilir olmasının kendilerine avantaj sağladığını belirterek, İhtiyaç olduğunda kolaylıkla götürüp kullanabiliyoruz. Kullanım ve pratiklik açısından özellikle bataryasının uzun ömürlü olması bizim için ayrıca kolaylık sağlıyor. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/aselsan-in-gelistirdigi-yerli-mobil-rontgen-cihazi-saglik-sureclerini-hizlandiriyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adana'da devrilen atık yüklü tırın sürücüsü yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/adana-da-devrilen-atik-yuklu-tirin-surucusu-yaralandi/916795/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/adana-da-devrilen-atik-yuklu-tirin-surucusu-yaralandi/916795/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:53:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Adana / Adana'nın merkez Sarıçam ilçesinde atık yüklü tırın devrilmesi sonucu yaralanan sürücü hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Adana Haberleri : Adana'nın merkez Sarıçam ilçesinde atık yüklü tırın devrilmesi sonucu yaralanan sürücü hastaneye kaldırıldı.Büyükşehir Belediyesine ait 38 DB 558 plakalı atık yüklü tır, Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu'nun Yıldırım Beyazıt Mahallesi mevkisinde devrildi.İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.Yaralanan sürücü, itfaiye personelince araçtan çıkarıldıktan sonra ambulansla hastaneye kaldırıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Adana Haberleri : Adana'nın merkez Sarıçam ilçesinde atık yüklü tırın devrilmesi sonucu yaralanan sürücü hastaneye kaldırıldı.Büyükşehir Belediyesine ait 38 DB 558 plakalı atık yüklü tır, Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu'nun Yıldırım Beyazıt Mahallesi mevkisinde devrildi.İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.Yaralanan sürücü, itfaiye personelince araçtan çıkarıldıktan sonra ambulansla hastaneye kaldırıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/adana-da-devrilen-atik-yuklu-tirin-surucusu-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Almanya'daki Türk seyahat acenteleri rotayı Güneydoğu'daki kültür turizmine çevirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/almanya-daki-turk-seyahat-acenteleri-rotayi-guneydogu-daki-kultur-turizmine-cevirdi/916794/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/almanya-daki-turk-seyahat-acenteleri-rotayi-guneydogu-daki-kultur-turizmine-cevirdi/916794/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:53:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Mardin / Bir tur firması öncülüğünde Türkiye'ye gelen Almanya'daki Türk seyahat acentelerinin sahipleri ve temsilcileri, Mardin, Diyarbakır, Gaziantep ve Şanlıurfa'nın tarihi ve turistik mekanlarını gezdi - Seyahat acentesi sahibi Murat Güler: - Bölge çok ilgi çekiyor. Çok fazla talep var bölgeye]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Mardin Haberleri : HALİL İBRAHİM SİNCAR/ÖMER YASİN ERGİN - Almanya'da uzun yıllardır faaliyet gösteren Türk seyahat acentelerinin sahipleri ve temsilcileri, gezip hayran kaldıkları Güneydoğu'ya yerli ve yabancı turist getirmeyi planlıyor.Bir tur firması öncülüğünde Almanya'nın farklı şehirlerinde hizmet veren Türk seyahat acentesi sahipleri ve temsilcilerine yönelik Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa, Mardin ve Diyarbakır'ı kapsayan tur düzenlendi.Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tarihi ve turistik değerlerinin yurt dışında tanıtımı amacıyla düzenlenen turda, seyahat acentesi sahipleri ve temsilcileri Gaziantep ve Şanlıurfa'daki tarihi ve turistik yerleri gezdi.Mardin'de de birçok medeniyetin izlerini taşıyan Artuklu, Midyat ve Nusaybin ilçelerinde Kasımiye Medresesi, Dara Antik Kenti, Yaşayan Müze, Deyrulzafaran Manastırı, Ulu Cami, tarihi konaklar başta olmak üzere çok sayıda tarihi ve kültürel mekanı ayrıca tarihi sokak ve caddeleri gezen turizmciler, ardından Diyarbakır'a geçti.Turizmciler, Diyarbakır'da da tarihi On Gözlü Köprü, İslam aleminin 5. Harem-i Şerif'i kabul edilen Ulu Cami, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan tarihi surlar, İçkale Müze Kompleksi, Hasanpaşa Hanı ve Dört Ayaklı Minare'nin de aralarında bulunduğu tarihi mekanları görme fırsatı buldu.Mezopotamya'nın kadim şehirlerindeki tarihi ve kültürel mirası yerinde deneyimleme fırsatı bulan seyahat acentesi temsilcileri, bölgenin zengin mutfak kültürünü de yakından tanıdı.Bölgenin tarih, kültür, gastronomi ve inanç turizmine ilişkin bilgi alan ve gezdikleri yerlere hayran kalan katılımcılar, Almanya'da Türk ve yabancı turistlere tanıtım yaparak turizm hareketliliğine katkı sunmak istiyor.Acente temsilcileri, daha sonra tarihi ve kültürel mekanları gezmek için Adıyaman'a hareket etti.Dünyanın gözde turizm destinasyonlarından biri olacakTürkiye'de faaliyet gösteren bir seyahat acentesinin sahibi Murat Güler, AA muhabirine, son yıllarda turizmde önemli bir ivme kazanan bölgeye yönelik, Almanya'da bulunan seyahat acentelerine gezi düzenlediklerini söyledi.Acentelerin ilk kez geldikleri bölgeyi tanımalarını ve Avrupa'dan bölgeye tur getirmelerini sağlamayı amaçladıklarını belirten Güler, şunları kaydetti:Almanya'nın farklı şehirlerinde faaliyet gösteren 11 acente geldi. Genelde bunlar bölgeye tur düzenleyen acenteler değil, daha çok deniz bölgelerine satış yapıyorlardı. Burası son yıllarda çok parladığı için onların da ilgisini çekti. Böyle bir talep oluştu, biz de seve seve kabul ettik çünkü bölgeyi, bölgenin sıcakkanlı insanlarını seviyoruz. Kültürünü, gastronomisini ve misafirperverliğini tanıtmaları için önce kendilerinin bölgeyi tanıması gerekiyordu. 7 gece konaklamalı bir tur düzenledik. Bölge çok ilgi çekiyor. Özellikle yurt dışında ve Avrupa'nın her yerindeki gurbetçiler ve yabancıların ilgisini çekiyor. Burası daha güvenli bir hale geldikten sonra insanlar burayı daha çok merak etmeye başladı. Dizilerin de etkisi olmaya başladı. Çok fazla talep var bölgeye. Bu talebi değerlendirip kendileri için bir fırsata çevirmeye çalışıyorlar. Güneydoğu böyle devam ettiği sürece dünyanın gözde turizm destinasyonlarından biri olacak. En fazla tanınan, en fazla merak edilen yerlerden biri olacağına inanıyoruz.Dünyanın en güzel ülkesiyizAlmanya'da yaklaşık 35 yıldır seyahat acentesi sahibi olan Halil Yalçın da Türkiye, Rusya ve Almanya'daki 1200 seyahat acentesinden oluşan birliğin genel koordinatörlüğünü de yaptığını söyledi.Türkiye'nin güzelliklerini, insanlarını ve kültürünü tanıtmayı amaçladıklarını belirten Yalçın, yurt dışına gezmeye gelen müşterilerine ilk olarak Türkiye'ye gitmelerini önerdiğini kaydetti.Müşterilerinin yüzde 90'ını Türkiye'ye gönderdiklerini ifade eden Yalçın, şöyle konuştu:Güzel ülkemi güzel insanlarla buluşturup bu güzellikleri birlikte yaşatalım istiyoruz. Güneydoğu şu an turizmde parlayan, göz bebeğimiz olan bir bölge. Özellikle Mardin bu konuda kendini aşmış durumda. Burası tarih kokuyor. Türkiye'yi ve bu güzellikleri anlatmamız gerekiyor. Seyahat acentemizde insanlara Türkiye'yi anlatıyorum. Türkiye doğası, yapısı, tarihiyle çok güzel bir memleket. İnsanları bir kere de olsa buraya getirmek gerekiyor. Onun için yoğun bir müşteri talebim var. Bu tarafa otobüslerle gönderiyoruz. Buraları insanlara sunalım, dünyaya sunalım. Dünyanın en güzel ülkesiyiz, bunu anlatmak, bunu göstermek gerekiyor.Artık buralara da insanları daha çok teşvik etmeye gayret göstereceğizAlmanya'da 40 yıldır turizm sektöründe faaliyet gösterdiklerini belirten Ayla Ala ise uzun zamandır planladığı bölgeye gelmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.Tarihi yapılarına, gastronomisine ve insanların misafirperverliğine hayran kaldığını belirten Ala, şunları kaydetti:İnsanları gelmesi için teşvik edeceğiz. Buraya geldik ve buranın tarihinden gerçekten çok etkilendik. Herkese tavsiye ediyorum. Muhakkak buraları gelip görmeliler. Televizyonda, dizilerde gördüğümüzün çok ötesinde, çok güzel tarihi yerler var. Etkilenmeyecek hiç kimseyi düşünemiyorum. Daha çok Akdeniz ve Ege bölgelerini çalışıyorduk ama buraları da gördük. Artık buralara da insanları daha çok teşvik etmeye gayret göstereceğiz.Seyahat acentası sahibi Aytül Korkmaz da tarihi ve turistik mekanlarını gezip gördükleri Diyarbakır'ı çok beğendiklerini söyledi.Kentin çok güzel tarih ve doğası olduğunu ifade eden Korkmaz, Buraya yönlendirdiğimiz misafirlerimiz hayranlıkla anlatıyordu ancak sadece internetten görüyorduk bölgeyi. Şimdi gelip gördük ve gerçekten değecek bir tur olduğunu anladık. Tarih turizmi çok önemli. Buraları keşfetmeden önce televizyonlardan izliyorduk, bu kadar güzel olduğunu tahmin etmiyorduk. Buraların görülmesi gerekiyor. dedi.Fevzi Koç da ilk defa geldiği bölgeyi çok beğendiğini söyledi.Koç, Uzun zamandır böyle bir tur yapmayı hayal ediyordum. Beklediğimizin üzerinde oldu, çok beğendik. Herkese tavsiye ediyoruz, çok güzel bir tur. Türkiye'nin hemen hemen her yerini gezdik. Güneydoğu Anadolu turunu ilk defa yapıyoruz. Amacımız bölgeyi daha fazla kişiye tanıtmak ve onları buraya göndermektir. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Mardin Haberleri : HALİL İBRAHİM SİNCAR/ÖMER YASİN ERGİN - Almanya'da uzun yıllardır faaliyet gösteren Türk seyahat acentelerinin sahipleri ve temsilcileri, gezip hayran kaldıkları Güneydoğu'ya yerli ve yabancı turist getirmeyi planlıyor.Bir tur firması öncülüğünde Almanya'nın farklı şehirlerinde hizmet veren Türk seyahat acentesi sahipleri ve temsilcilerine yönelik Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa, Mardin ve Diyarbakır'ı kapsayan tur düzenlendi.Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tarihi ve turistik değerlerinin yurt dışında tanıtımı amacıyla düzenlenen turda, seyahat acentesi sahipleri ve temsilcileri Gaziantep ve Şanlıurfa'daki tarihi ve turistik yerleri gezdi.Mardin'de de birçok medeniyetin izlerini taşıyan Artuklu, Midyat ve Nusaybin ilçelerinde Kasımiye Medresesi, Dara Antik Kenti, Yaşayan Müze, Deyrulzafaran Manastırı, Ulu Cami, tarihi konaklar başta olmak üzere çok sayıda tarihi ve kültürel mekanı ayrıca tarihi sokak ve caddeleri gezen turizmciler, ardından Diyarbakır'a geçti.Turizmciler, Diyarbakır'da da tarihi On Gözlü Köprü, İslam aleminin 5. Harem-i Şerif'i kabul edilen Ulu Cami, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan tarihi surlar, İçkale Müze Kompleksi, Hasanpaşa Hanı ve Dört Ayaklı Minare'nin de aralarında bulunduğu tarihi mekanları görme fırsatı buldu.Mezopotamya'nın kadim şehirlerindeki tarihi ve kültürel mirası yerinde deneyimleme fırsatı bulan seyahat acentesi temsilcileri, bölgenin zengin mutfak kültürünü de yakından tanıdı.Bölgenin tarih, kültür, gastronomi ve inanç turizmine ilişkin bilgi alan ve gezdikleri yerlere hayran kalan katılımcılar, Almanya'da Türk ve yabancı turistlere tanıtım yaparak turizm hareketliliğine katkı sunmak istiyor.Acente temsilcileri, daha sonra tarihi ve kültürel mekanları gezmek için Adıyaman'a hareket etti.Dünyanın gözde turizm destinasyonlarından biri olacakTürkiye'de faaliyet gösteren bir seyahat acentesinin sahibi Murat Güler, AA muhabirine, son yıllarda turizmde önemli bir ivme kazanan bölgeye yönelik, Almanya'da bulunan seyahat acentelerine gezi düzenlediklerini söyledi.Acentelerin ilk kez geldikleri bölgeyi tanımalarını ve Avrupa'dan bölgeye tur getirmelerini sağlamayı amaçladıklarını belirten Güler, şunları kaydetti:Almanya'nın farklı şehirlerinde faaliyet gösteren 11 acente geldi. Genelde bunlar bölgeye tur düzenleyen acenteler değil, daha çok deniz bölgelerine satış yapıyorlardı. Burası son yıllarda çok parladığı için onların da ilgisini çekti. Böyle bir talep oluştu, biz de seve seve kabul ettik çünkü bölgeyi, bölgenin sıcakkanlı insanlarını seviyoruz. Kültürünü, gastronomisini ve misafirperverliğini tanıtmaları için önce kendilerinin bölgeyi tanıması gerekiyordu. 7 gece konaklamalı bir tur düzenledik. Bölge çok ilgi çekiyor. Özellikle yurt dışında ve Avrupa'nın her yerindeki gurbetçiler ve yabancıların ilgisini çekiyor. Burası daha güvenli bir hale geldikten sonra insanlar burayı daha çok merak etmeye başladı. Dizilerin de etkisi olmaya başladı. Çok fazla talep var bölgeye. Bu talebi değerlendirip kendileri için bir fırsata çevirmeye çalışıyorlar. Güneydoğu böyle devam ettiği sürece dünyanın gözde turizm destinasyonlarından biri olacak. En fazla tanınan, en fazla merak edilen yerlerden biri olacağına inanıyoruz.Dünyanın en güzel ülkesiyizAlmanya'da yaklaşık 35 yıldır seyahat acentesi sahibi olan Halil Yalçın da Türkiye, Rusya ve Almanya'daki 1200 seyahat acentesinden oluşan birliğin genel koordinatörlüğünü de yaptığını söyledi.Türkiye'nin güzelliklerini, insanlarını ve kültürünü tanıtmayı amaçladıklarını belirten Yalçın, yurt dışına gezmeye gelen müşterilerine ilk olarak Türkiye'ye gitmelerini önerdiğini kaydetti.Müşterilerinin yüzde 90'ını Türkiye'ye gönderdiklerini ifade eden Yalçın, şöyle konuştu:Güzel ülkemi güzel insanlarla buluşturup bu güzellikleri birlikte yaşatalım istiyoruz. Güneydoğu şu an turizmde parlayan, göz bebeğimiz olan bir bölge. Özellikle Mardin bu konuda kendini aşmış durumda. Burası tarih kokuyor. Türkiye'yi ve bu güzellikleri anlatmamız gerekiyor. Seyahat acentemizde insanlara Türkiye'yi anlatıyorum. Türkiye doğası, yapısı, tarihiyle çok güzel bir memleket. İnsanları bir kere de olsa buraya getirmek gerekiyor. Onun için yoğun bir müşteri talebim var. Bu tarafa otobüslerle gönderiyoruz. Buraları insanlara sunalım, dünyaya sunalım. Dünyanın en güzel ülkesiyiz, bunu anlatmak, bunu göstermek gerekiyor.Artık buralara da insanları daha çok teşvik etmeye gayret göstereceğizAlmanya'da 40 yıldır turizm sektöründe faaliyet gösterdiklerini belirten Ayla Ala ise uzun zamandır planladığı bölgeye gelmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.Tarihi yapılarına, gastronomisine ve insanların misafirperverliğine hayran kaldığını belirten Ala, şunları kaydetti:İnsanları gelmesi için teşvik edeceğiz. Buraya geldik ve buranın tarihinden gerçekten çok etkilendik. Herkese tavsiye ediyorum. Muhakkak buraları gelip görmeliler. Televizyonda, dizilerde gördüğümüzün çok ötesinde, çok güzel tarihi yerler var. Etkilenmeyecek hiç kimseyi düşünemiyorum. Daha çok Akdeniz ve Ege bölgelerini çalışıyorduk ama buraları da gördük. Artık buralara da insanları daha çok teşvik etmeye gayret göstereceğiz.Seyahat acentası sahibi Aytül Korkmaz da tarihi ve turistik mekanlarını gezip gördükleri Diyarbakır'ı çok beğendiklerini söyledi.Kentin çok güzel tarih ve doğası olduğunu ifade eden Korkmaz, Buraya yönlendirdiğimiz misafirlerimiz hayranlıkla anlatıyordu ancak sadece internetten görüyorduk bölgeyi. Şimdi gelip gördük ve gerçekten değecek bir tur olduğunu anladık. Tarih turizmi çok önemli. Buraları keşfetmeden önce televizyonlardan izliyorduk, bu kadar güzel olduğunu tahmin etmiyorduk. Buraların görülmesi gerekiyor. dedi.Fevzi Koç da ilk defa geldiği bölgeyi çok beğendiğini söyledi.Koç, Uzun zamandır böyle bir tur yapmayı hayal ediyordum. Beklediğimizin üzerinde oldu, çok beğendik. Herkese tavsiye ediyoruz, çok güzel bir tur. Türkiye'nin hemen hemen her yerini gezdik. Güneydoğu Anadolu turunu ilk defa yapıyoruz. Amacımız bölgeyi daha fazla kişiye tanıtmak ve onları buraya göndermektir. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/almanya-daki-turk-seyahat-acenteleri-rotayi-guneydogu-daki-kultur-turizmine-cevirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fenerbahçe Kulübünün olağan mali ve idari genel kurulu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fenerbahce-kulubunun-olagan-mali-ve-idari-genel-kurulu/916793/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fenerbahce-kulubunun-olagan-mali-ve-idari-genel-kurulu/916793/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:53:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Sarı-lacivertli kulübün borcunun 27 milyar 821 milyon lira olduğu açıklandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Fenerbahçe Kulübünün olağan mali ve idari genel kurulunda borcun 31 Mayıs 2026 tarihi itibariyle 27 milyar 821 milyon lira olduğu açıklandı.Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'ndaki toplantıda Fenerbahçe Kulübü Denetim Kurulu Başkanı Mehmet Vodina, kulübün mali durumuna ilişkin bilgiler verdi.Kulübün varlıkları ve borcuyla ilgili raporu okuyan Vodina, Fenerbahçe'nin kısa vadeli yükümlülüklerinin 17 milyar 265 milyon lira, uzun vadeli yükümlülüklerinin ise 10 milyar 556 milyon lira olduğunu belirtti.Sarı-lacivertli kulübün toplam borcununun 27 milyar 821 milyon lira olduğu bilgisini veren Vodina, denetim kurulu raporunu okuduktan sonra 1 Mart 2026 ile 31 Mayıs 2026 dönemlerinin ibra edilmesini önerdiklerini genel kurul üyelerine aktardı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Fenerbahçe Kulübünün olağan mali ve idari genel kurulunda borcun 31 Mayıs 2026 tarihi itibariyle 27 milyar 821 milyon lira olduğu açıklandı.Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'ndaki toplantıda Fenerbahçe Kulübü Denetim Kurulu Başkanı Mehmet Vodina, kulübün mali durumuna ilişkin bilgiler verdi.Kulübün varlıkları ve borcuyla ilgili raporu okuyan Vodina, Fenerbahçe'nin kısa vadeli yükümlülüklerinin 17 milyar 265 milyon lira, uzun vadeli yükümlülüklerinin ise 10 milyar 556 milyon lira olduğunu belirtti.Sarı-lacivertli kulübün toplam borcununun 27 milyar 821 milyon lira olduğu bilgisini veren Vodina, denetim kurulu raporunu okuduktan sonra 1 Mart 2026 ile 31 Mayıs 2026 dönemlerinin ibra edilmesini önerdiklerini genel kurul üyelerine aktardı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/fenerbahce-kulubunun-olagan-mali-ve-idari-genel-kurulu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Bayraktar, Preveze Deniz Zaferi'nin yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü'nü kutladı:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-bayraktar-preveze-deniz-zaferi-nin-yil-donumu-ve-deniz-kuvvetleri-gunu-nu-kutladi/916792/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-bayraktar-preveze-deniz-zaferi-nin-yil-donumu-ve-deniz-kuvvetleri-gunu-nu-kutladi/916792/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:48:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / 6 sondaj ve 2 sismik araştırma gemimizle bugün dünyanın dördüncü büyük enerji filosuna sahibiz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Preveze Deniz Zaferi'nin 488. yıl dönümünü ve Deniz Kuvvetleri Günü'nü kutladı.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Preveze Deniz Zaferi'nin 488. yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü kutlanırken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da mavi vatanda yeni destanlar yazmak için çalışmalarını sürdürüyor. Bakan Bayraktar, 1538 yılında Barbaros Hayreddin Paşa komutasındaki donanmanın Akdeniz'de kazandığı zaferin, bugün mavi vatanda yürütülen enerji bağımsızlığı mücadelesine ilham vermeyi sürdürdüğünü vurguladı.Enerjide tam bağımsız Türkiye'yi inşa edene dek çalışacaklarını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:Ecdadımızın Preveze'de yazdığı destanı, kurduğumuz dev enerji filosuyla taçlandırıyoruz. Adını kaptanıderyadan alan sismik araştırma gemimizin de aralarında bulunduğu 6 sondaj ve 2 sismik araştırma gemimizle bugün dünyanın dördüncü büyük enerji filosuna sahibiz. Şanlı tarihimizden aldığımız ilhamla kendi gemilerimiz, kendi mühendislerimiz ve kendi ekipmanlarımızla 'Enerjide Tam Bağımsız Türkiye'yi inşa edene dek çalışacağız. Akdeniz'i bir Türk gölüne çeviren şanlı Preveze Deniz Zaferi'nin 488. yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü kutlu olsun.6 sondaj, 2 sismik araştırma gemisi ile petrol ve doğal gaz aramacılığıTürkiye Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamid Han, Çağrı Bey ve Yıldırım sondaj gemileri ile Barbaros Hayreddin Paşa ve Oruç Reis sismik araştırma gemilerinin yanı sıra su altı inşaat ve operasyon destek gemilerinden oluşan enerji filosuyla bugün dünyanın dördüncü büyük enerji filosuna sahip ülkesi konumuna taşındı. Halihazırda 5 sondaj gemisi, Karadeniz'deki doğal gaz üretimini artırmak için çalışırken Barbaros Hayreddin Paşa Sismik Araştırma Gemisi de bölgedeki sismik çalışmalarını sürdürüyor. Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu'nun da yıl sonuna kadar devreye alınmasıyla birlikte Karadeniz'deki doğal gaz üretiminin iki katına çıkarılarak 20 milyon metreküp seviyesine ulaşması hedefleniyor. Çağrı Bey Sondaj Gemisi Somali’deki sondaj çalışmalarına devam ediyor. CURAD-1 kuyusunda çalışan Çağrı Bey, 7 bin 500 metre derinliği hedefliyor. Türkiye'nin bir diğer sismik araştırma gemisi Oruç Reis ise Akdeniz'de çalışmayı sürdürüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Preveze Deniz Zaferi'nin 488. yıl dönümünü ve Deniz Kuvvetleri Günü'nü kutladı.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Preveze Deniz Zaferi'nin 488. yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü kutlanırken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da mavi vatanda yeni destanlar yazmak için çalışmalarını sürdürüyor. Bakan Bayraktar, 1538 yılında Barbaros Hayreddin Paşa komutasındaki donanmanın Akdeniz'de kazandığı zaferin, bugün mavi vatanda yürütülen enerji bağımsızlığı mücadelesine ilham vermeyi sürdürdüğünü vurguladı.Enerjide tam bağımsız Türkiye'yi inşa edene dek çalışacaklarını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:Ecdadımızın Preveze'de yazdığı destanı, kurduğumuz dev enerji filosuyla taçlandırıyoruz. Adını kaptanıderyadan alan sismik araştırma gemimizin de aralarında bulunduğu 6 sondaj ve 2 sismik araştırma gemimizle bugün dünyanın dördüncü büyük enerji filosuna sahibiz. Şanlı tarihimizden aldığımız ilhamla kendi gemilerimiz, kendi mühendislerimiz ve kendi ekipmanlarımızla 'Enerjide Tam Bağımsız Türkiye'yi inşa edene dek çalışacağız. Akdeniz'i bir Türk gölüne çeviren şanlı Preveze Deniz Zaferi'nin 488. yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü kutlu olsun.6 sondaj, 2 sismik araştırma gemisi ile petrol ve doğal gaz aramacılığıTürkiye Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamid Han, Çağrı Bey ve Yıldırım sondaj gemileri ile Barbaros Hayreddin Paşa ve Oruç Reis sismik araştırma gemilerinin yanı sıra su altı inşaat ve operasyon destek gemilerinden oluşan enerji filosuyla bugün dünyanın dördüncü büyük enerji filosuna sahip ülkesi konumuna taşındı. Halihazırda 5 sondaj gemisi, Karadeniz'deki doğal gaz üretimini artırmak için çalışırken Barbaros Hayreddin Paşa Sismik Araştırma Gemisi de bölgedeki sismik çalışmalarını sürdürüyor. Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu'nun da yıl sonuna kadar devreye alınmasıyla birlikte Karadeniz'deki doğal gaz üretiminin iki katına çıkarılarak 20 milyon metreküp seviyesine ulaşması hedefleniyor. Çağrı Bey Sondaj Gemisi Somali’deki sondaj çalışmalarına devam ediyor. CURAD-1 kuyusunda çalışan Çağrı Bey, 7 bin 500 metre derinliği hedefliyor. Türkiye'nin bir diğer sismik araştırma gemisi Oruç Reis ise Akdeniz'de çalışmayı sürdürüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bakan-bayraktar-preveze-deniz-zaferi-nin-yil-donumu-ve-deniz-kuvvetleri-gunu-nu-kutladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Batman'da çaya düştükten sonra kaybolan çocuğun cansız bedeni bulundu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/batman-da-caya-dustukten-sonra-kaybolan-cocugun-cansiz-bedeni-bulundu/916791/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/batman-da-caya-dustukten-sonra-kaybolan-cocugun-cansiz-bedeni-bulundu/916791/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:43:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Batman / Batman'da çaya düştükten sonra suda kaybolan çocuğun cansız bedeni ekiplerce bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Batman Haberleri : Batman'da çaya düştükten sonra suda kaybolan çocuğun cansız bedeni ekiplerce bulundu.Merkeze bağlı Balpınar beldesinde ailesiyle dün pikniğe giden Tuğba D. (14) ile Betül D, henüz bilinmeyen nedenle Batman Çayı'na düştü.Betül D. çevredekilerin yardımıyla sudan çıkarıldı, Tuğba D. ise akıntıya kapılarak kayboldu.İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, Batman Belediyesi Su Altı Arama Kurtarma, Van Jandarma Arama Kurtarma Timleri (JAK), AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi.Çayda arama çalışması yürüten ekipler kayıp kızın cansız bedenini sudan çıkardı.Cenaze otopsi için Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Batman Haberleri : Batman'da çaya düştükten sonra suda kaybolan çocuğun cansız bedeni ekiplerce bulundu.Merkeze bağlı Balpınar beldesinde ailesiyle dün pikniğe giden Tuğba D. (14) ile Betül D, henüz bilinmeyen nedenle Batman Çayı'na düştü.Betül D. çevredekilerin yardımıyla sudan çıkarıldı, Tuğba D. ise akıntıya kapılarak kayboldu.İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, Batman Belediyesi Su Altı Arama Kurtarma, Van Jandarma Arama Kurtarma Timleri (JAK), AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi.Çayda arama çalışması yürüten ekipler kayıp kızın cansız bedenini sudan çıkardı.Cenaze otopsi için Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna götürüldü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/batman-da-caya-dustukten-sonra-kaybolan-cocugun-cansiz-bedeni-bulundu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Köy okulunda yapay zekadan robotik kodlamaya uygulamalı teknoloji eğitimi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/koy-okulunda-yapay-zekadan-robotik-kodlamaya-uygulamali-teknoloji-egitimi/916790/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/koy-okulunda-yapay-zekadan-robotik-kodlamaya-uygulamali-teknoloji-egitimi/916790/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:43:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Erzincan / Erzincan'da Bilim ve Sanat Merkezince hazırlanan ve TÜBİTAK desteğiyle hayata geçirilen proje kapsamında, 8 köyden taşımalı eğitimle gelen 46 ortaokul öğrencisi, köy okulunda yapay zeka, robotik kodlama ve üç boyutlu tasarım teknolojileriyle buluşturuldu - Proje koordinatörü öğretmen Hamza Albayrak: - Etkinliklerin sonunda doğru kullanımla bu araçları hayatlarının bir parçası kılabileceklerini anladılar. Köyde de metropolde de yaşasalar bu imkanlara erişebileceklerini fark ettiler]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Erzincan Haberleri : KEMAL ÖZDEMİR - Erzincan'da 46 ortaokul öğrencisi, köy okulunda yapay zekadan robotik kodlamaya, üç boyutlu tasarımdan makine öğrenmesine kadar farklı teknoloji alanlarında uygulamalı eğitim aldı.TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanlığının kırsaldaki dezavantajlı okullara yönelik bu yıl ilk kez açtığı destek çağrısı kapsamında, Erzincan Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öncülüğünde, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi işbirliğinde hazırlanan Gelecek Yapay Zeka ile Güzelleşecek adlı proje uygulamaya konuldu.Proje kapsamında merkeze bağlı Yalınca köyündeki ortaokulda 3 gün boyunca teknoloji atölyeleri kuruldu.Sekiz köyden taşımalı eğitimle gelen 46 öğrenci, 10 uzman eğitmenin görev aldığı atölyelerde akıllı sera tasarımı, görüntü işleme, makine öğrenmesi, robotik kodlama, ders materyali geliştirme ve üç boyutlu yazıcı kullanımı gibi alanlarda uygulamalı eğitim aldı.Öğrenciler, eğitimler sayesinde yapay zeka ve robotik teknolojilerin günlük yaşamın yanı sıra tarım ve eğitim gibi alanlarda nasıl kullanılabileceğini uygulamalarla deneyimleme fırsatı buldu.Yapay zekayı kullanabilen bireyleri yetiştirmek zorundayızProje koordinatörü ve Erzincan BİLSEM öğretmeni Hamza Albayrak, AA muhabirine, TÜBİTAK'ın kırsaldaki çocukların ihtiyaçlarına dönük yeni bir destek programı başlattığını, kurum olarak bu çağrıya özel bir çalışma hazırladıklarını söyledi.Yapay zekanın tıpkı geçmişteki Sanayi Devrimi gibi köklü bir kırılma oluşturduğunu ifade eden Albayrak, şöyle konuştu:Yapay zeka hayatımızda daha birkaç yıl yer almasına rağmen birçok şeyi değiştirdi. Bugün yapay zekayı kullanabilen bireyleri yetiştirmek zorundayız çünkü gelecekte ihtiyaç duyduğumuz becerilerde bu araçları kullanan öğrenciler çok daha ön plana çıkacaktır. Bu anlayışla 10 etkinlikten oluşan bir program hazırladık. Projemizde akıllı sera tasarımından görüntü işleme ve makine öğrenmesine, robotik teknolojisinden ders materyalleri geliştirmeye ve üç boyutlu yazıcılara kadar geniş bir yelpazeyi çocuklara sunduk.Albayrak, öğrencilerin teknolojiyi doğru kullandıkları zaman ne kadar güçlü olduğunu ve ne denli etki edeceğini fark etmelerini istediklerini belirterek, çocuklarla ders içi etkinliklerinde hem yapay zekanın güçlü yönlerini hem de olası risklerini tartıştıklarını dile getirdi.Köyde de yaşasalar bu imkanlara erişebileceklerini fark ettilerÖğrencilerin başlangıçta yapay zeka ve robotik kodlamayı kendilerine çok uzak ve asla ulaşamayacakları bir teknoloji olarak gördüğünü anlatan Albayrak, Etkinliklerin sonunda ise doğru kullanımla bu araçları hayatlarının bir parçası kılabileceklerini anladılar. Köyde de metropolde de yaşasalar bu imkanlara erişebileceklerini fark ettiler. dedi.Çağlayan beldesinden taşımalı eğitimle gelen 6. sınıf öğrencisi Çınar Gül de atölye çalışmalarının son derece verimli geçtiğini belirterek, Burada robotlar yapıp resimler çiziyoruz ve üç boyutlu yazıcılarla tasarım yapıyoruz. Yapay zeka geliştikçe uçan arabalar, çalışan robotlar hayatımıza girebilir hatta robotlar köyde çalışan çiftçiler de olabilir. Babamın çiftliği ve restoranı var, robotlar babama oralarda yardım edebilir. diye konuştu.Telefonları sadece eğlence için değil, faydalı alanlarda değerlendireceğizÖğrencilerden 11 yaşındaki Devrim Güney Çolak ise edindikleri bilgilerin teknolojiye bakış açılarını bütünüyle değiştirdiğini ifade etti.Çolak, Yapay zekanın ne işe yaradığını öğrendik. Artık telefonlarımızı sadece eğlence için değil, yapay zekayı kullanarak faydalı alanlarda değerlendireceğiz. Örneğin yapay zekayla seralar kurulup içi ölçülebilir ve uyarı bildirimi gönderilebilir. Kişi teknolojiyi dikkatli kullanırsa bir tehlike doğmaz. Biz teknolojiyi dikkatli ve güzel kullanmalıyız. değerlendirmesinde bulundu.Livan Eren de bir köy okulunda bu düzeyde bir eğitim almaktan memnuniyet duyduğunu vurgulayarak, Öğretmenlerimiz sayesinde yapay zekayı kullanarak bitkilerin sağlık durumunu tespit etmeyi ve üç boyutlu yazıcı çalıştırmayı öğrendik. Bunun yanında teknolojideki her kaynağa güvenilmemesi gerektiğini, sosyal medyada kişisel bilgilerin paylaşılmasının doğuracağı güvenlik açıklarını ve internetteki dolandırıcılık risklerini konuştuk. Teknoloji doğru kullanıldığında sağlıkta, ekonomide ve savunmada çok büyük faydalar sağlayabiliyor. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Erzincan Haberleri : KEMAL ÖZDEMİR - Erzincan'da 46 ortaokul öğrencisi, köy okulunda yapay zekadan robotik kodlamaya, üç boyutlu tasarımdan makine öğrenmesine kadar farklı teknoloji alanlarında uygulamalı eğitim aldı.TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanlığının kırsaldaki dezavantajlı okullara yönelik bu yıl ilk kez açtığı destek çağrısı kapsamında, Erzincan Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öncülüğünde, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi işbirliğinde hazırlanan Gelecek Yapay Zeka ile Güzelleşecek adlı proje uygulamaya konuldu.Proje kapsamında merkeze bağlı Yalınca köyündeki ortaokulda 3 gün boyunca teknoloji atölyeleri kuruldu.Sekiz köyden taşımalı eğitimle gelen 46 öğrenci, 10 uzman eğitmenin görev aldığı atölyelerde akıllı sera tasarımı, görüntü işleme, makine öğrenmesi, robotik kodlama, ders materyali geliştirme ve üç boyutlu yazıcı kullanımı gibi alanlarda uygulamalı eğitim aldı.Öğrenciler, eğitimler sayesinde yapay zeka ve robotik teknolojilerin günlük yaşamın yanı sıra tarım ve eğitim gibi alanlarda nasıl kullanılabileceğini uygulamalarla deneyimleme fırsatı buldu.Yapay zekayı kullanabilen bireyleri yetiştirmek zorundayızProje koordinatörü ve Erzincan BİLSEM öğretmeni Hamza Albayrak, AA muhabirine, TÜBİTAK'ın kırsaldaki çocukların ihtiyaçlarına dönük yeni bir destek programı başlattığını, kurum olarak bu çağrıya özel bir çalışma hazırladıklarını söyledi.Yapay zekanın tıpkı geçmişteki Sanayi Devrimi gibi köklü bir kırılma oluşturduğunu ifade eden Albayrak, şöyle konuştu:Yapay zeka hayatımızda daha birkaç yıl yer almasına rağmen birçok şeyi değiştirdi. Bugün yapay zekayı kullanabilen bireyleri yetiştirmek zorundayız çünkü gelecekte ihtiyaç duyduğumuz becerilerde bu araçları kullanan öğrenciler çok daha ön plana çıkacaktır. Bu anlayışla 10 etkinlikten oluşan bir program hazırladık. Projemizde akıllı sera tasarımından görüntü işleme ve makine öğrenmesine, robotik teknolojisinden ders materyalleri geliştirmeye ve üç boyutlu yazıcılara kadar geniş bir yelpazeyi çocuklara sunduk.Albayrak, öğrencilerin teknolojiyi doğru kullandıkları zaman ne kadar güçlü olduğunu ve ne denli etki edeceğini fark etmelerini istediklerini belirterek, çocuklarla ders içi etkinliklerinde hem yapay zekanın güçlü yönlerini hem de olası risklerini tartıştıklarını dile getirdi.Köyde de yaşasalar bu imkanlara erişebileceklerini fark ettilerÖğrencilerin başlangıçta yapay zeka ve robotik kodlamayı kendilerine çok uzak ve asla ulaşamayacakları bir teknoloji olarak gördüğünü anlatan Albayrak, Etkinliklerin sonunda ise doğru kullanımla bu araçları hayatlarının bir parçası kılabileceklerini anladılar. Köyde de metropolde de yaşasalar bu imkanlara erişebileceklerini fark ettiler. dedi.Çağlayan beldesinden taşımalı eğitimle gelen 6. sınıf öğrencisi Çınar Gül de atölye çalışmalarının son derece verimli geçtiğini belirterek, Burada robotlar yapıp resimler çiziyoruz ve üç boyutlu yazıcılarla tasarım yapıyoruz. Yapay zeka geliştikçe uçan arabalar, çalışan robotlar hayatımıza girebilir hatta robotlar köyde çalışan çiftçiler de olabilir. Babamın çiftliği ve restoranı var, robotlar babama oralarda yardım edebilir. diye konuştu.Telefonları sadece eğlence için değil, faydalı alanlarda değerlendireceğizÖğrencilerden 11 yaşındaki Devrim Güney Çolak ise edindikleri bilgilerin teknolojiye bakış açılarını bütünüyle değiştirdiğini ifade etti.Çolak, Yapay zekanın ne işe yaradığını öğrendik. Artık telefonlarımızı sadece eğlence için değil, yapay zekayı kullanarak faydalı alanlarda değerlendireceğiz. Örneğin yapay zekayla seralar kurulup içi ölçülebilir ve uyarı bildirimi gönderilebilir. Kişi teknolojiyi dikkatli kullanırsa bir tehlike doğmaz. Biz teknolojiyi dikkatli ve güzel kullanmalıyız. değerlendirmesinde bulundu.Livan Eren de bir köy okulunda bu düzeyde bir eğitim almaktan memnuniyet duyduğunu vurgulayarak, Öğretmenlerimiz sayesinde yapay zekayı kullanarak bitkilerin sağlık durumunu tespit etmeyi ve üç boyutlu yazıcı çalıştırmayı öğrendik. Bunun yanında teknolojideki her kaynağa güvenilmemesi gerektiğini, sosyal medyada kişisel bilgilerin paylaşılmasının doğuracağı güvenlik açıklarını ve internetteki dolandırıcılık risklerini konuştuk. Teknoloji doğru kullanıldığında sağlıkta, ekonomide ve savunmada çok büyük faydalar sağlayabiliyor. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mersin'de 2 traktörün çarpıştığı kazadaki ölü sayısı 2'ye yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mersin-de-2-traktorun-carpistigi-kazadaki-olu-sayisi-2-ye-yukseldi/916789/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mersin-de-2-traktorun-carpistigi-kazadaki-olu-sayisi-2-ye-yukseldi/916789/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:38:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Mersin / Mersin'de 2 traktörün çarpıştığı trafik kazasında hayatını kaybedenlerin sayısı 2'ye çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Mersin Haberleri : Mersin'de 2 traktörün çarpıştığı trafik kazasında hayatını kaybedenlerin sayısı 2'ye çıktı.Mut ilçesinde dün İbrahim Tepe'nin (39) yaşamını yitirdiği kazada yaralanan Muhammet Çakır (65) Karaman'da tedavi gördüğü hastanede kurtarılamadı.Çakır'ın cenazesi morga konuldu.Kazada yaralanan Çakır'ın eşi Şerife Çakır'ın ise tedavisi sürüyor.Hacınuhlu Mahallesi'nde dün İbrahim Tepe idaresindeki 33 UK 706 plakalı traktör ile Muhammet Çakır'ın kullandığı 33 AGJ 074 plakalı traktörün çarpışması sonucu Tepe hayatını kaybetmiş, Çakır ve yanındaki eşi yaralanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Mersin Haberleri : Mersin'de 2 traktörün çarpıştığı trafik kazasında hayatını kaybedenlerin sayısı 2'ye çıktı.Mut ilçesinde dün İbrahim Tepe'nin (39) yaşamını yitirdiği kazada yaralanan Muhammet Çakır (65) Karaman'da tedavi gördüğü hastanede kurtarılamadı.Çakır'ın cenazesi morga konuldu.Kazada yaralanan Çakır'ın eşi Şerife Çakır'ın ise tedavisi sürüyor.Hacınuhlu Mahallesi'nde dün İbrahim Tepe idaresindeki 33 UK 706 plakalı traktör ile Muhammet Çakır'ın kullandığı 33 AGJ 074 plakalı traktörün çarpışması sonucu Tepe hayatını kaybetmiş, Çakır ve yanındaki eşi yaralanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/mersin-de-2-traktorun-carpistigi-kazadaki-olu-sayisi-2-ye-yukseldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Müzik tutkusunu ahilik kültürüyle mesleğe dönüştürdü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/muzik-tutkusunu-ahilik-kulturuyle-meslege-donusturdu/916788/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/muzik-tutkusunu-ahilik-kulturuyle-meslege-donusturdu/916788/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:31:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kayseri / Kayseri'de yaşayan 76 yaşındaki emekli müzik öğretmeni Naci Kılıçkaya, öğretmenlerinin yönlendirmesiyle başladığı sanatını Türkiye'de yılın ahisi seçilerek taçlandırdı - Bağlama ustası Kılıçkaya: - Bir sevda uyandı. Yapma, çalma ve kültürümüzü işleme sevdası. Müzik öğretmenliği yaptığım yıllarda da hep öğrencilerime Türk müzik kültürünü verdim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kayseri Haberleri : HAKAN CAN ŞAHİN - Kayseri'de 36 yıldır bağlama ustalığı yapan 76 yaşındaki emekli müzik öğretmeni Naci Kılıçkaya, çocukluk yıllarında başlayan müzik tutkusunu ahilik geleneğiyle mesleğe dönüştürdü.Sivas'ın Gürün ilçesinde doğan ve çocukluğunu Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde geçiren Kılıçkaya, ortaokulda müzik öğretmeni Hasan Yazıcı ile iş eğitimi dersi öğretmeni Erdoğan Özer'in teşvikiyle müziğe yöneldi.İlk olarak mandolinle İstiklal Marşı'nı çalmayı öğrenen Kılıçkaya, 1964'te ilk bağlamasını yaptı.Lise eğitiminin ardından 1971 yılında girdiği sınavı kazanarak Kayseri Yatılı Kız İlköğretmen Okulu'nda sınıf öğretmeni olarak göreve başlayan Kılıçkaya, 1986 yılında Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesindeki 4 yıllık eğitimini 2 yılda başarıyla tamamladı.Milli Eğitim Bakanlığınca 1990 yılında yapılan branş öğretmenliği sınavını da kazanan Kılıçkaya, kentte farklı okullarda müzik öğretmeni olarak görev yaptıktan sonra 1997'de emekli oldu.Öğretmenlik yaptığı dönemlerde Gülük Mahallesi'nde kiraladığı 18 metrekarelik atölyesinde bağlama yapmaya başlayan Kılıçkaya, aynı zamanda hasar gören müzik aletlerini de tamir etti.Kentte 36 yıldır bağlama ustası olarak esnaflık yapan Kılıçkaya, mesleğini bu yıl Türkiye'de yılın ahisi seçilerek taçlandırdı.TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla Kırşehir'de gerçekleşen 39. Ahilik Haftası kutlamalarında plaketini alan Kılıçkaya, ahilik kültürüyle mesleğini halen sürdürmenin mutluluğunu yaşıyor.Bağlama ustası Naci Kılıçkaya, AA muhabirine, ilkokul, ortaokul ve lisede aldığı eğitimlerle vatanını, milletini ve bayrağını seven bir fert olarak yetiştiğini söyledi.Buradan gelen sevgiyle Türk milletinin kültürü olan saz yapımına yöneldiğini belirten Kılıçkaya, Bir sevda uyandı. Yapma, çalma ve kültürümüzü işleme sevdası. Müzik öğretmenliği yaptığım yıllarda da hep öğrencilerime Türk müzik kültürünü verdim. dedi.Önemli olan bu sanata meyletmekSanatını yaklaşık 18 metrekarelik bir alanda sürdürdüğünü dile getiren Kılıçkaya, şunları kaydetti:Sanatın büyük alanı, dar alanı diye bir şey yoktur. Gönlümüz çok büyük. Önemli olan bu sanata meyletmek, en iyisini yapmaya sabırla çalışmak. Bugüne kadar da sabırla çalıştık, sabırla işimize devam ettik. Müşterilerimize olur olmaz iş teslimi yapmadık. Yaptığım işi beğenmezsem sökerim, yeniden yaparım. Öyle bir sanat duygum var. Tabii şahsıma konuşuyorum, diğer meslektaşlarım alınmasınlar. Benim için öncelik para kazanmak değil, sanatı sanat olarak yapmak. Elbette burada masraflarımız var. Fazla olmamak ve kimseyi kandırmamak kaydıyla emeğimizin karşılığını aldık. Müşterilerim beni iyi tanır. Ne yapacağımı bildikleri için benimle pazarlık etmezler.Ahilik kültürünün önemine değinen Kılıçkaya, Ahilik ailede başlar. Bence her aile reisi, ailesinin ve çocuklarının 'ahisi'dir. Zaten bu kavramlar Türk kültürünün fıtratında vardır. Beni bu kutsal kavrama layık gören kıymetli oda başkanlarımıza, kutlama komitemize ve bakanlık yetkililerimize teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum. diye konuştu.Argıncık Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Sait Akpınar ise mesleğini en iyi şekilde yapan, yaşantısı ve iş ahlakıyla çevresine örnek olan oda üyesi Kılıçkaya'nın 2026'da yılın ahisi olarak seçilmesinden onur ve mutluluk duyduklarını dile getirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kayseri Haberleri : HAKAN CAN ŞAHİN - Kayseri'de 36 yıldır bağlama ustalığı yapan 76 yaşındaki emekli müzik öğretmeni Naci Kılıçkaya, çocukluk yıllarında başlayan müzik tutkusunu ahilik geleneğiyle mesleğe dönüştürdü.Sivas'ın Gürün ilçesinde doğan ve çocukluğunu Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde geçiren Kılıçkaya, ortaokulda müzik öğretmeni Hasan Yazıcı ile iş eğitimi dersi öğretmeni Erdoğan Özer'in teşvikiyle müziğe yöneldi.İlk olarak mandolinle İstiklal Marşı'nı çalmayı öğrenen Kılıçkaya, 1964'te ilk bağlamasını yaptı.Lise eğitiminin ardından 1971 yılında girdiği sınavı kazanarak Kayseri Yatılı Kız İlköğretmen Okulu'nda sınıf öğretmeni olarak göreve başlayan Kılıçkaya, 1986 yılında Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesindeki 4 yıllık eğitimini 2 yılda başarıyla tamamladı.Milli Eğitim Bakanlığınca 1990 yılında yapılan branş öğretmenliği sınavını da kazanan Kılıçkaya, kentte farklı okullarda müzik öğretmeni olarak görev yaptıktan sonra 1997'de emekli oldu.Öğretmenlik yaptığı dönemlerde Gülük Mahallesi'nde kiraladığı 18 metrekarelik atölyesinde bağlama yapmaya başlayan Kılıçkaya, aynı zamanda hasar gören müzik aletlerini de tamir etti.Kentte 36 yıldır bağlama ustası olarak esnaflık yapan Kılıçkaya, mesleğini bu yıl Türkiye'de yılın ahisi seçilerek taçlandırdı.TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla Kırşehir'de gerçekleşen 39. Ahilik Haftası kutlamalarında plaketini alan Kılıçkaya, ahilik kültürüyle mesleğini halen sürdürmenin mutluluğunu yaşıyor.Bağlama ustası Naci Kılıçkaya, AA muhabirine, ilkokul, ortaokul ve lisede aldığı eğitimlerle vatanını, milletini ve bayrağını seven bir fert olarak yetiştiğini söyledi.Buradan gelen sevgiyle Türk milletinin kültürü olan saz yapımına yöneldiğini belirten Kılıçkaya, Bir sevda uyandı. Yapma, çalma ve kültürümüzü işleme sevdası. Müzik öğretmenliği yaptığım yıllarda da hep öğrencilerime Türk müzik kültürünü verdim. dedi.Önemli olan bu sanata meyletmekSanatını yaklaşık 18 metrekarelik bir alanda sürdürdüğünü dile getiren Kılıçkaya, şunları kaydetti:Sanatın büyük alanı, dar alanı diye bir şey yoktur. Gönlümüz çok büyük. Önemli olan bu sanata meyletmek, en iyisini yapmaya sabırla çalışmak. Bugüne kadar da sabırla çalıştık, sabırla işimize devam ettik. Müşterilerimize olur olmaz iş teslimi yapmadık. Yaptığım işi beğenmezsem sökerim, yeniden yaparım. Öyle bir sanat duygum var. Tabii şahsıma konuşuyorum, diğer meslektaşlarım alınmasınlar. Benim için öncelik para kazanmak değil, sanatı sanat olarak yapmak. Elbette burada masraflarımız var. Fazla olmamak ve kimseyi kandırmamak kaydıyla emeğimizin karşılığını aldık. Müşterilerim beni iyi tanır. Ne yapacağımı bildikleri için benimle pazarlık etmezler.Ahilik kültürünün önemine değinen Kılıçkaya, Ahilik ailede başlar. Bence her aile reisi, ailesinin ve çocuklarının 'ahisi'dir. Zaten bu kavramlar Türk kültürünün fıtratında vardır. Beni bu kutsal kavrama layık gören kıymetli oda başkanlarımıza, kutlama komitemize ve bakanlık yetkililerimize teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum. diye konuştu.Argıncık Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Sait Akpınar ise mesleğini en iyi şekilde yapan, yaşantısı ve iş ahlakıyla çevresine örnek olan oda üyesi Kılıçkaya'nın 2026'da yılın ahisi olarak seçilmesinden onur ve mutluluk duyduklarını dile getirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu 2. Karabağ Savaşı şehitlerini andı:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-zorlu-2-karabag-savasi-sehitlerini-andi/916787/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-zorlu-2-karabag-savasi-sehitlerini-andi/916787/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:28:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Onların kahramanlığı ve fedakarlığı, Karabağ'ın yeniden Azerbaycan'a kavuşmasının en anlamlı mirası olarak milletimizin hafızasında daima yaşayacaktır - Ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki sarsılmaz bağlar, dün olduğu gibi bundan sonra da hiçbir provokasyona geçit vermeyecektir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, 2. Karabağ Savaşı şehitlerini anarak, Onların kahramanlığı ve fedakarlığı, Karabağ'ın yeniden Azerbaycan'a kavuşmasının en anlamlı mirası olarak milletimizin hafızasında daima yaşayacaktır. ifadesini kullandı.Zorlu, NSosyal hesabından, 27 Eylül Şehitleri Anma Günü dolayısıyla paylaşımda bulundu.27 Eylül 2020'de başlayan Vatan Savaşı'nda, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliği uğruna canlarını feda eden aziz şehitleri saygı ve rahmetle andığını belirten Zorlu, şunları kaydetti:Onların kahramanlığı ve fedakarlığı, Karabağ'ın yeniden Azerbaycan'a kavuşmasının en anlamlı mirası olarak milletimizin hafızasında daima yaşayacaktır. Türkiye olarak Karabağ'da nasıl kardeşlerimizin yanında durduysak, bugün de can Azerbaycan'ın acısını acımız, sevincini sevincimiz biliyoruz. Ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki sarsılmaz bağlar, dün olduğu gibi bundan sonra da hiçbir provokasyona geçit vermeyecektir. Şehitlerimizin aziz hatırası, Azerbaycan ve Türkiye halklarının kalplerinde sonsuza dek yaşayacaktır. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, 2. Karabağ Savaşı şehitlerini anarak, Onların kahramanlığı ve fedakarlığı, Karabağ'ın yeniden Azerbaycan'a kavuşmasının en anlamlı mirası olarak milletimizin hafızasında daima yaşayacaktır. ifadesini kullandı.Zorlu, NSosyal hesabından, 27 Eylül Şehitleri Anma Günü dolayısıyla paylaşımda bulundu.27 Eylül 2020'de başlayan Vatan Savaşı'nda, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliği uğruna canlarını feda eden aziz şehitleri saygı ve rahmetle andığını belirten Zorlu, şunları kaydetti:Onların kahramanlığı ve fedakarlığı, Karabağ'ın yeniden Azerbaycan'a kavuşmasının en anlamlı mirası olarak milletimizin hafızasında daima yaşayacaktır. Türkiye olarak Karabağ'da nasıl kardeşlerimizin yanında durduysak, bugün de can Azerbaycan'ın acısını acımız, sevincini sevincimiz biliyoruz. Ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki sarsılmaz bağlar, dün olduğu gibi bundan sonra da hiçbir provokasyona geçit vermeyecektir. Şehitlerimizin aziz hatırası, Azerbaycan ve Türkiye halklarının kalplerinde sonsuza dek yaşayacaktır. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-zorlu-2-karabag-savasi-sehitlerini-andi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ankara'da uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında 17 kişi tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ankara-da-uyusturucu-ve-fuhus-sorusturmasi-kapsaminda-17-kisi-tutuklandi/916786/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ankara-da-uyusturucu-ve-fuhus-sorusturmasi-kapsaminda-17-kisi-tutuklandi/916786/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:23:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında 17 kişi tutuklandı, 1 kişi hakkında adli kontrol tedbiri kararı verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında 17 kişi tutuklandı, 1 kişi hakkında adli kontrol tedbiri kararı verildi.Başsavcılıktan yapılan yazılı açıklamada, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucunda haklarında uyuşturucu madde ticareti yapma, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma ve fuhuş suçlarını işledikleri tespit edilen 16 kişinin geçen hafta gözaltına alındığı anımsatıldı.Söz konusu şüphelilerle bağlantısı olan 2 şüpheli hakkında daha gözaltı kararı verildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:Toplamda 18 şüpheli gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan şüphelilerden, 18 şüpheli mevcutlu olarak Başsavcılığımızda hazır edilmiş olup 17 şüpheli tutuklama talebiyle, 1 şüpheli adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevkedilmiştir. Tutuklama talebiyle sevk edilen şüphelilerden 17 şüpheli hakkında tutuklama, adli kontrol talebiyle sevk edilen 1 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri kararı verilmiştir. Soruşturma, çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında 17 kişi tutuklandı, 1 kişi hakkında adli kontrol tedbiri kararı verildi.Başsavcılıktan yapılan yazılı açıklamada, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucunda haklarında uyuşturucu madde ticareti yapma, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma ve fuhuş suçlarını işledikleri tespit edilen 16 kişinin geçen hafta gözaltına alındığı anımsatıldı.Söz konusu şüphelilerle bağlantısı olan 2 şüpheli hakkında daha gözaltı kararı verildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:Toplamda 18 şüpheli gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan şüphelilerden, 18 şüpheli mevcutlu olarak Başsavcılığımızda hazır edilmiş olup 17 şüpheli tutuklama talebiyle, 1 şüpheli adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevkedilmiştir. Tutuklama talebiyle sevk edilen şüphelilerden 17 şüpheli hakkında tutuklama, adli kontrol talebiyle sevk edilen 1 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri kararı verilmiştir. Soruşturma, çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ankara-da-uyusturucu-ve-fuhus-sorusturmasi-kapsaminda-17-kisi-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>SPK'den 40 uzman yardımcısı alımı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/spk-den-40-uzman-yardimcisi-alimi/916784/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/spk-den-40-uzman-yardimcisi-alimi/916784/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:23:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Ankara merkezinde ve/veya İstanbul temsilciliğinde görevlendirilmek üzere 40'a kadar uzman yardımcısı istihdam edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Ankara merkezinde ve/veya İstanbul temsilciliğinde görevlendirilmek üzere 40'a kadar uzman yardımcısı istihdam edecek.Kurumun konuya ilişkin sınav ilanı, Resmi Gazete'de yayımlandı.Buna göre, adayların 2025 veya 2026 yıllarında yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı'nın (KPSS) ilanda belirtilen puan türlerinin herhangi birinden en az 75 puan almış olmaları gerekiyor. Başvuranlar arasından KPSS puanına göre yapılacak sıralamada ilk 800'e giren adaylar giriş sınavına çağrılacak.Adayların ayrıca ilanda belirtilen lisans programlarından mezun olmaları ve 1 Ocak 2026 itibarıyla 35 yaşını doldurmamış olmaları şartı aranacak.Başvurular, 12-26 Ekim tarihlerinde e-Devlet üzerinden Sermaye Piyasası Kurulu-Kariyer Kapısı Kamu İşe Alım hizmeti ve Kariyer Kapısı İşe Alım Platformu aracılığıyla yapılacak.Giriş sınavının yazılı bölümü, 14-15 Kasım tarihlerinde Ankara'daki Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nde gerçekleştirilecek.Yazılı ve sözlü olmak üzere iki aşamadan oluşacak sınavın yazılı bölümünde başarılı olan adaylar, sözlü sınava tabi tutulacak.Sınava ilişkin duyurular ve sonuçlar, SPK'nin resmi internet sitesi ile Kariyer Kapısı İşe Alım Platformu üzerinden ilan edilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Ankara merkezinde ve/veya İstanbul temsilciliğinde görevlendirilmek üzere 40'a kadar uzman yardımcısı istihdam edecek.Kurumun konuya ilişkin sınav ilanı, Resmi Gazete'de yayımlandı.Buna göre, adayların 2025 veya 2026 yıllarında yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı'nın (KPSS) ilanda belirtilen puan türlerinin herhangi birinden en az 75 puan almış olmaları gerekiyor. Başvuranlar arasından KPSS puanına göre yapılacak sıralamada ilk 800'e giren adaylar giriş sınavına çağrılacak.Adayların ayrıca ilanda belirtilen lisans programlarından mezun olmaları ve 1 Ocak 2026 itibarıyla 35 yaşını doldurmamış olmaları şartı aranacak.Başvurular, 12-26 Ekim tarihlerinde e-Devlet üzerinden Sermaye Piyasası Kurulu-Kariyer Kapısı Kamu İşe Alım hizmeti ve Kariyer Kapısı İşe Alım Platformu aracılığıyla yapılacak.Giriş sınavının yazılı bölümü, 14-15 Kasım tarihlerinde Ankara'daki Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nde gerçekleştirilecek.Yazılı ve sözlü olmak üzere iki aşamadan oluşacak sınavın yazılı bölümünde başarılı olan adaylar, sözlü sınava tabi tutulacak.Sınava ilişkin duyurular ve sonuçlar, SPK'nin resmi internet sitesi ile Kariyer Kapısı İşe Alım Platformu üzerinden ilan edilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/spk-den-40-uzman-yardimcisi-alimi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Karaman'da öğrenciler çevre eğitimiyle bilinçli nesiller olarak yetişiyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/karaman-da-ogrenciler-cevre-egitimiyle-bilincli-nesiller-olarak-yetisiyor/916782/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/karaman-da-ogrenciler-cevre-egitimiyle-bilincli-nesiller-olarak-yetisiyor/916782/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:21:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Karaman / Proje yürütücüsü Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Sevilmiş: - Amacımız çocuklara tertemiz bir şehir, tertemiz bir ülke, tertemiz bir dünya bırakabilmek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Karaman Haberleri : HARUN REŞİT YILDIKO - Karaman'da hayata geçirilen Tertemiz Karaman projesiyle öğrencilere çevre temizliği ve doğayı korumanın önemi anlatılıyor.Karaman İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) işbirliğinde hayata geçirilen proje kapsamında, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında 21 okulda 5 bin öğrenciye çevre farkındalığı semineri verildi.Proje yürütücüsü KMÜ Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Sevilmiş tarafından doğanın korunmasının öneminin anlatıldığı seminerlerde, öğrencilere kirlilik farkındalığı kazandırmak için çevre temizliği yaptırıldı.Projenin ikinci yılında 32 okulda eğitim seminerleri ve çevre temizliği etkinlikleri düzenlenecek.İnsanlar 1 metre ötesindeki çöp tenekesini bile göremiyorAli Sevilmiş, AA muhabirine, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında da 5 bine yakın öğrenciye ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.Öğrenciler aracılığıyla ailelere de ulaşmayı amaçladıklarını belirten Sevilmiş, şunları kaydetti:Amacımız çocuklara tertemiz bir şehir, tertemiz bir ülke, tertemiz bir dünya bırakabilmek. Seminerde özellikle ülkemizdeki çöp problemi, bunun nasıl çözülmesi gerektiği, bireyin bu konudaki sorumlulukları, sürdürülebilirlik, su ve ekmek israfı gibi konulara ağırlık veriyorum. Bir kişinin neler değiştirebileceğini, sokaklarımızın temizlenmesinin birlikte sorumluluk üstlenerek mümkün olabileceğini anlatıyorum. Özellikle 'Ailelerinize siz ulaşacaksınız.' diyorum çünkü insanlar 1 metre ötesindeki çöp tenekesini bile göremiyor. Bu konuda çocuklar küçüklükten eğitilirse tertemiz bir dünya, tertemiz bir ülke, tertemiz bir şehir bizimle olur.Küçük yaşta farkındalık kazandırılmalıSevilmiş, kirliliğin sadece anlatarak öğretilemeyeceğini, bu yüzden çocuklarla çevre temizliği de yaptıklarını söyledi.Bireye çevre bilinci kazandırmanın en iyi yolunun çocukluk döneminde farkındalık oluşturmak olduğunu anlatan Sevilmiş, şöyle devam etti:Yengeç denen çöp toplama aparatlarımız var. Öğretmenlerimizin gözetiminde, çocukların da güvenliğini sağlayarak bir park alanına, bir mahalle içerisine gelip çöpleri topluyoruz. Amacımız o kirliliği yerinde görsün, bu konuda farkındalık kazansın. Bir sigara izmariti doğayı nasıl kirletiyor, çikolata kabukları doğayı nasıl kirletiyor, diğer atıklar doğayı nasıl kirletiyor, bunun farkına varsın. Çocukların küçük yaşlarda bu farkındalığı kazanması önemli. Bir insanın bilişsel süreci küçük yaşlarda şekillenir. Çocuğa bu konuda küçük yaşta eğitim vermek, ömür boyu sürdüreceği bir davranışı edinmesini sağlar. Bir daha çöp atmaz çünkü algısında sürekli bu eğitim yatar.İmaret Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Gülderen Şişman (12) ise etkinliğin kendileri için faydalı olduğunu söyledi.Kirli alanları görmenin kendilerini üzdüğünü dile getiren Şişman, Parkta çöp çok fazlaydı. Biz elimizden geleni yaptık. İyi bir şey yaptığımızı düşünüyorum. Şimdiden çevreyi temizlemeye başladık, ileride de temizlemeye devam edeceğiz. dedi.Öğrencilerden 12 yaşındaki Mustafa Toprak Şahin de bundan sonra zamanı oldukça çevreyi temizleyeceğini belirterek, insanların yerlere çöp atmaması gerektiğini ifade etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Karaman Haberleri : HARUN REŞİT YILDIKO - Karaman'da hayata geçirilen Tertemiz Karaman projesiyle öğrencilere çevre temizliği ve doğayı korumanın önemi anlatılıyor.Karaman İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) işbirliğinde hayata geçirilen proje kapsamında, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında 21 okulda 5 bin öğrenciye çevre farkındalığı semineri verildi.Proje yürütücüsü KMÜ Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Sevilmiş tarafından doğanın korunmasının öneminin anlatıldığı seminerlerde, öğrencilere kirlilik farkındalığı kazandırmak için çevre temizliği yaptırıldı.Projenin ikinci yılında 32 okulda eğitim seminerleri ve çevre temizliği etkinlikleri düzenlenecek.İnsanlar 1 metre ötesindeki çöp tenekesini bile göremiyorAli Sevilmiş, AA muhabirine, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında da 5 bine yakın öğrenciye ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.Öğrenciler aracılığıyla ailelere de ulaşmayı amaçladıklarını belirten Sevilmiş, şunları kaydetti:Amacımız çocuklara tertemiz bir şehir, tertemiz bir ülke, tertemiz bir dünya bırakabilmek. Seminerde özellikle ülkemizdeki çöp problemi, bunun nasıl çözülmesi gerektiği, bireyin bu konudaki sorumlulukları, sürdürülebilirlik, su ve ekmek israfı gibi konulara ağırlık veriyorum. Bir kişinin neler değiştirebileceğini, sokaklarımızın temizlenmesinin birlikte sorumluluk üstlenerek mümkün olabileceğini anlatıyorum. Özellikle 'Ailelerinize siz ulaşacaksınız.' diyorum çünkü insanlar 1 metre ötesindeki çöp tenekesini bile göremiyor. Bu konuda çocuklar küçüklükten eğitilirse tertemiz bir dünya, tertemiz bir ülke, tertemiz bir şehir bizimle olur.Küçük yaşta farkındalık kazandırılmalıSevilmiş, kirliliğin sadece anlatarak öğretilemeyeceğini, bu yüzden çocuklarla çevre temizliği de yaptıklarını söyledi.Bireye çevre bilinci kazandırmanın en iyi yolunun çocukluk döneminde farkındalık oluşturmak olduğunu anlatan Sevilmiş, şöyle devam etti:Yengeç denen çöp toplama aparatlarımız var. Öğretmenlerimizin gözetiminde, çocukların da güvenliğini sağlayarak bir park alanına, bir mahalle içerisine gelip çöpleri topluyoruz. Amacımız o kirliliği yerinde görsün, bu konuda farkındalık kazansın. Bir sigara izmariti doğayı nasıl kirletiyor, çikolata kabukları doğayı nasıl kirletiyor, diğer atıklar doğayı nasıl kirletiyor, bunun farkına varsın. Çocukların küçük yaşlarda bu farkındalığı kazanması önemli. Bir insanın bilişsel süreci küçük yaşlarda şekillenir. Çocuğa bu konuda küçük yaşta eğitim vermek, ömür boyu sürdüreceği bir davranışı edinmesini sağlar. Bir daha çöp atmaz çünkü algısında sürekli bu eğitim yatar.İmaret Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Gülderen Şişman (12) ise etkinliğin kendileri için faydalı olduğunu söyledi.Kirli alanları görmenin kendilerini üzdüğünü dile getiren Şişman, Parkta çöp çok fazlaydı. Biz elimizden geleni yaptık. İyi bir şey yaptığımızı düşünüyorum. Şimdiden çevreyi temizlemeye başladık, ileride de temizlemeye devam edeceğiz. dedi.Öğrencilerden 12 yaşındaki Mustafa Toprak Şahin de bundan sonra zamanı oldukça çevreyi temizleyeceğini belirterek, insanların yerlere çöp atmaması gerektiğini ifade etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/karaman-da-ogrenciler-cevre-egitimiyle-bilincli-nesiller-olarak-yetisiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>DSÖ'ye göre kuduzla mücadelede en etkili yöntem köpeklerin kitlesel aşılanması</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dso-ye-gore-kuduzla-mucadelede-en-etkili-yontem-kopeklerin-kitlesel-asilanmasi/916780/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dso-ye-gore-kuduzla-mucadelede-en-etkili-yontem-kopeklerin-kitlesel-asilanmasi/916780/</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ): - Tüm ülkelerin 2030'a kadar sıfır insan ölümüne ulaşması pek olası görünmüyor ancak ölüm sayısını azaltan veya eliminasyona ulaşan her ülke büyük bir başarı anlamına geliyor - Gerçek vaka sayıları bildirilenden çok daha yüksek olabilir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : ŞİLAN TURP - Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kuduzun önlenmesi ve kontrol altına alınmasında en etkili yöntemin köpeklerin kitlesel olarak aşılanması olduğunu belirtti.Kuduz aşısının mucidi Fransız kimyager ve mikrobiyolog Louis Pasteur'ün ölüm yıl dönümü olan 28 Eylül, hastalığın önlenmesi konusunda farkındalık yaratmak ve kaydedilen ilerlemeleri vurgulamak amacıyla 2007'den bu yana Dünya Kuduz Günü olarak kutlanıyor.Temel önlemler arasında köpeklerin kitlesel olarak aşılanması, kuduz şüphesi taşıyan hayvanlarla temas eden kişilerin profilaksiye hızlı erişiminin sağlanması, sürveyans, toplumun bilinçlendirilmesi ve sektörler arası güçlü işbirliği yer alıyor.Kuduzun dünya genelinde yılda yaklaşık 60 bin kişinin ölümüne neden olduğu tahmin edilirken, DSÖ'nün en güncel modelleme tahmini yıllık yaklaşık 44 bin 200 ölüme işaret ediyor.Birçok ülkede kayıt ve bildirim sistemlerinin zayıf olması nedeniyle bu rakamlar önemli ölçüde belirsizlik içeriyor.Uzmanlar, kuduzun önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgularken, harekete geçme konusunda gecikmenin telafisi olmayan sonuçlar doğurduğuna dikkati çekiyor. Toplumsal farkındalık, kuduzu önlemeye yönelik müdahalelerin etkili olmasında rol oynuyor.Kuduz ölümlerinin yaklaşık yüzde 99&#039;u köpek kaynaklıDSÖ, AA muhabirine konuyla ilgili açıklamada bulundu.Açıklamada, insanlardaki kuduz ölümlerinin yaklaşık yüzde 99'unun köpek kaynaklı olduğu ve bu nedenle en etkili müdahale yönteminin köpeklerin kitlesel olarak aşılanması olduğu belirtildi.Hastalığın köpeklerde kontrol altına alınmasının bulaşmayı kaynağında durdurduğunun altı çizilen açıklamada, köpeklerin aşılanmasının, ısırılan kişilerin zamanında profilaksiye erişimi ve güçlü toplum katılımıyla birlikte uygulanması halinde insan ölümlerini azaltabildiği ve nihayetinde ortadan kaldırabildiği aktarıldı.Tüm ülkelerin 2030&#039;a kadar hedefe ulaşması olası görünmüyorGüney Asya ülkesi Bhutan'ın köpek kaynaklı insan kuduzu ölümlerini ortadan kaldırdığının doğrulandığına dikkat çekilen açıklamada, bunun kuduzun geçmişte ciddi halk sağlığı sorunu oluşturduğu ülkelerde dahi eliminasyonun mümkün olduğunu gösterdiği vurgulandı.Açıklamada, buna karşın sağlık alanındaki diğer öncelikler, insani krizler ve sınırlı kaynakların birçok bölgede yürütülen çalışmaları etkilediği aktarılarak, Tüm ülkelerin 2030'a kadar sıfır insan ölümüne ulaşması pek olası görünmüyor ancak ölüm sayısını azaltan veya eliminasyona ulaşan her ülke büyük bir başarı anlamına geliyor. ifadesi kullanıldı.Köpek kaynaklı insan ölümlerinin 2030'a kadar ortadan kaldırılmasını amaçlayan Zero by 30 hedefinin küresel mücadele için önemli olduğu belirtilen açıklamada, bugüne dek sağlanan ilerlemenin gelecekteki çalışmalar için güçlü bir temel oluşturduğu vurgulandı.Açıklamada, Kuduz kaynaklı her ölümü önlemek için gerekli araçlara zaten sahibiz. Şimdi asıl mesele, bu araçların risk altındaki her topluma ulaşmasını sağlamak. değerlendirmesi yapıldı.Köpeklerin en az yüzde 70&#039;i aşılanmalıKöpeklerin aşılanmasının kuduzun endemik olduğu birçok ülkede mücadelenin en zayıf halkası olmaya devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada, birçok ülkede aşılama kampanyaları yürütülmesine rağmen bunların bulaşmayı durduracak kapsama ulaşmak için yeterince sistematik ve sürdürülebilir olmadığı değerlendirmesine yer verildi.Açıklamada, yüksek riskli köpek popülasyonlarında uluslararası düzeyde tavsiye edilen aşılama oranının en az yüzde 70 olduğu kaydedilerek, hastalık yükünün yüksek olduğu ülkelerin henüz bu seviyeye yeterince geniş alanlarda ve uzun süreli ulaşamadığı aktarıldı.Kuduz ölümlerinin başta Afrika ve Asya'da olmak üzere çeşitli ülkelerde yoğunlaşmasına da değinilen açıklamada, temel sorunun hastalığı önleyebilecek araçların geniş ölçekte uygulanabilmesi için yeterli yatırım ve sürdürülebilir siyasi iradenin sağlanamaması olduğuna işaret edildi.Açıklamada, hastalık yükünün yüksek olduğu ülkelerde profilaksiye erişimde yetersizlik, sınırlı köpek aşılama programları, zayıf sürveyans sistemleri ve toplumdaki bilinç eksikliğinin öne çıktığı kaydedildi.Hastalıktan en fazla etkilenen kişilerin çoğunlukla sağlık ve veterinerlik hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu topluluklarda yaşadığı belirtilen açıklamada, kuduzun eşitsizliklerle bağlantılı bir hastalık olduğu ifade edildi.Gerçek vaka sayıları bildirilenden çok daha yüksek olabilirEksik bildirimin kuduzla mücadeledeki en büyük sorunlardan biri olduğuna işaret edilen açıklamada, bazı bölgelerde bildirilen vakaların hastalığın gerçek yükünü 200 kata kadar düşük gösterebildiği vurgulandı.Açıklamada, birçok ölümün laboratuvar tarafından doğrulanmayabildiği veya resmi sistemlere bildirilemdiği, bu nedenle resmi istatistiklerin hastalığın gerçek etkisini her zaman tam olarak yansıtmadığı aktarıldı.Küçük ısırık ve tırmalamalar da virüsü bulaştırabilirAçıklamada, hastalığın belirtiler ortaya çıktıktan sonra neredeyse her zaman ölümcül olmasına karşın virüse maruz kalmanın hemen ardından uygun tıbbi bakım alınması halinde büyük ölçüde önlenebildiği bildirildi.Küçük ısırıkların veya tırmalamaların da virüsü bulaştırabileceği kaydedilen açıklamada, yaranın derhal sabun ve suyla yıkanması ve hızlı şekilde tıbbi yardım alınmasının hayat kurtarabileceği vurgulandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : ŞİLAN TURP - Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kuduzun önlenmesi ve kontrol altına alınmasında en etkili yöntemin köpeklerin kitlesel olarak aşılanması olduğunu belirtti.Kuduz aşısının mucidi Fransız kimyager ve mikrobiyolog Louis Pasteur'ün ölüm yıl dönümü olan 28 Eylül, hastalığın önlenmesi konusunda farkındalık yaratmak ve kaydedilen ilerlemeleri vurgulamak amacıyla 2007'den bu yana Dünya Kuduz Günü olarak kutlanıyor.Temel önlemler arasında köpeklerin kitlesel olarak aşılanması, kuduz şüphesi taşıyan hayvanlarla temas eden kişilerin profilaksiye hızlı erişiminin sağlanması, sürveyans, toplumun bilinçlendirilmesi ve sektörler arası güçlü işbirliği yer alıyor.Kuduzun dünya genelinde yılda yaklaşık 60 bin kişinin ölümüne neden olduğu tahmin edilirken, DSÖ'nün en güncel modelleme tahmini yıllık yaklaşık 44 bin 200 ölüme işaret ediyor.Birçok ülkede kayıt ve bildirim sistemlerinin zayıf olması nedeniyle bu rakamlar önemli ölçüde belirsizlik içeriyor.Uzmanlar, kuduzun önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgularken, harekete geçme konusunda gecikmenin telafisi olmayan sonuçlar doğurduğuna dikkati çekiyor. Toplumsal farkındalık, kuduzu önlemeye yönelik müdahalelerin etkili olmasında rol oynuyor.Kuduz ölümlerinin yaklaşık yüzde 99&#039;u köpek kaynaklıDSÖ, AA muhabirine konuyla ilgili açıklamada bulundu.Açıklamada, insanlardaki kuduz ölümlerinin yaklaşık yüzde 99'unun köpek kaynaklı olduğu ve bu nedenle en etkili müdahale yönteminin köpeklerin kitlesel olarak aşılanması olduğu belirtildi.Hastalığın köpeklerde kontrol altına alınmasının bulaşmayı kaynağında durdurduğunun altı çizilen açıklamada, köpeklerin aşılanmasının, ısırılan kişilerin zamanında profilaksiye erişimi ve güçlü toplum katılımıyla birlikte uygulanması halinde insan ölümlerini azaltabildiği ve nihayetinde ortadan kaldırabildiği aktarıldı.Tüm ülkelerin 2030&#039;a kadar hedefe ulaşması olası görünmüyorGüney Asya ülkesi Bhutan'ın köpek kaynaklı insan kuduzu ölümlerini ortadan kaldırdığının doğrulandığına dikkat çekilen açıklamada, bunun kuduzun geçmişte ciddi halk sağlığı sorunu oluşturduğu ülkelerde dahi eliminasyonun mümkün olduğunu gösterdiği vurgulandı.Açıklamada, buna karşın sağlık alanındaki diğer öncelikler, insani krizler ve sınırlı kaynakların birçok bölgede yürütülen çalışmaları etkilediği aktarılarak, Tüm ülkelerin 2030'a kadar sıfır insan ölümüne ulaşması pek olası görünmüyor ancak ölüm sayısını azaltan veya eliminasyona ulaşan her ülke büyük bir başarı anlamına geliyor. ifadesi kullanıldı.Köpek kaynaklı insan ölümlerinin 2030'a kadar ortadan kaldırılmasını amaçlayan Zero by 30 hedefinin küresel mücadele için önemli olduğu belirtilen açıklamada, bugüne dek sağlanan ilerlemenin gelecekteki çalışmalar için güçlü bir temel oluşturduğu vurgulandı.Açıklamada, Kuduz kaynaklı her ölümü önlemek için gerekli araçlara zaten sahibiz. Şimdi asıl mesele, bu araçların risk altındaki her topluma ulaşmasını sağlamak. değerlendirmesi yapıldı.Köpeklerin en az yüzde 70&#039;i aşılanmalıKöpeklerin aşılanmasının kuduzun endemik olduğu birçok ülkede mücadelenin en zayıf halkası olmaya devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada, birçok ülkede aşılama kampanyaları yürütülmesine rağmen bunların bulaşmayı durduracak kapsama ulaşmak için yeterince sistematik ve sürdürülebilir olmadığı değerlendirmesine yer verildi.Açıklamada, yüksek riskli köpek popülasyonlarında uluslararası düzeyde tavsiye edilen aşılama oranının en az yüzde 70 olduğu kaydedilerek, hastalık yükünün yüksek olduğu ülkelerin henüz bu seviyeye yeterince geniş alanlarda ve uzun süreli ulaşamadığı aktarıldı.Kuduz ölümlerinin başta Afrika ve Asya'da olmak üzere çeşitli ülkelerde yoğunlaşmasına da değinilen açıklamada, temel sorunun hastalığı önleyebilecek araçların geniş ölçekte uygulanabilmesi için yeterli yatırım ve sürdürülebilir siyasi iradenin sağlanamaması olduğuna işaret edildi.Açıklamada, hastalık yükünün yüksek olduğu ülkelerde profilaksiye erişimde yetersizlik, sınırlı köpek aşılama programları, zayıf sürveyans sistemleri ve toplumdaki bilinç eksikliğinin öne çıktığı kaydedildi.Hastalıktan en fazla etkilenen kişilerin çoğunlukla sağlık ve veterinerlik hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu topluluklarda yaşadığı belirtilen açıklamada, kuduzun eşitsizliklerle bağlantılı bir hastalık olduğu ifade edildi.Gerçek vaka sayıları bildirilenden çok daha yüksek olabilirEksik bildirimin kuduzla mücadeledeki en büyük sorunlardan biri olduğuna işaret edilen açıklamada, bazı bölgelerde bildirilen vakaların hastalığın gerçek yükünü 200 kata kadar düşük gösterebildiği vurgulandı.Açıklamada, birçok ölümün laboratuvar tarafından doğrulanmayabildiği veya resmi sistemlere bildirilemdiği, bu nedenle resmi istatistiklerin hastalığın gerçek etkisini her zaman tam olarak yansıtmadığı aktarıldı.Küçük ısırık ve tırmalamalar da virüsü bulaştırabilirAçıklamada, hastalığın belirtiler ortaya çıktıktan sonra neredeyse her zaman ölümcül olmasına karşın virüse maruz kalmanın hemen ardından uygun tıbbi bakım alınması halinde büyük ölçüde önlenebildiği bildirildi.Küçük ısırıkların veya tırmalamaların da virüsü bulaştırabileceği kaydedilen açıklamada, yaranın derhal sabun ve suyla yıkanması ve hızlı şekilde tıbbi yardım alınmasının hayat kurtarabileceği vurgulandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/dso-ye-gore-kuduzla-mucadelede-en-etkili-yontem-kopeklerin-kitlesel-asilanmasi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
