<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>AK Parti Sözcüsü Çelik'ten ABD-İran arasındaki geçici ateşkese ilişkin açıklama:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ak-parti-sozcusu-celik-ten-abd-iran-arasindaki-gecici-ateskese-iliskin-aciklama/824592/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ak-parti-sozcusu-celik-ten-abd-iran-arasindaki-gecici-ateskese-iliskin-aciklama/824592/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:20:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Geçici ateşkesin sahada bütün boyutlarıyla uygulanmasını temenni ediyoruz - Diplomasi masası kurulmuşken, bu masaya dönük provokasyonlara ve sabotajlara karşı tüm uluslararası toplum teyakkuzda olmalıdır. Diplomasi masasına tüm dünyanın destek vermesi gerekir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD ve İran arasındaki iki haftalık ateşkesin sahada bütün boyutlarıyla uygulanması temennisinde bulundu.Çelik, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:ABD ve İsrail'in haksız ve hukuksuz şekilde İran'a saldırısı sonucunda ortaya çıkan savaş insani açıdan çok üzüntü verici ve diğer alanlarda çok kötü sonuçlar doğurdu. Şimdi geçici bir ateşkes noktasına varıldı. Geçici ateşkesin sahada bütün boyutlarıyla uygulanmasını temenni ediyoruz. Diplomasi masası kurulmuşken, bu masaya dönük provokasyonlara ve sabotajlara karşı tüm uluslararası toplum teyakkuzda olmalıdır. Diplomasi masasına tüm dünyanın destek vermesi gerekir. Cumhurbaşkanımızın güçlü ve tutarlı barış politikası, barış için kurulan masaya verilen en güçlü destektir. Cumhurbaşkanımızın barış iradesi ve politikası tüm kriz alanları için yol göstericidir. Kardeş Pakistan'a barış çabaları için teşekkür ediyoruz. Kardeş Pakistan'ı selamlıyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD ve İran arasındaki iki haftalık ateşkesin sahada bütün boyutlarıyla uygulanması temennisinde bulundu.Çelik, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:ABD ve İsrail'in haksız ve hukuksuz şekilde İran'a saldırısı sonucunda ortaya çıkan savaş insani açıdan çok üzüntü verici ve diğer alanlarda çok kötü sonuçlar doğurdu. Şimdi geçici bir ateşkes noktasına varıldı. Geçici ateşkesin sahada bütün boyutlarıyla uygulanmasını temenni ediyoruz. Diplomasi masası kurulmuşken, bu masaya dönük provokasyonlara ve sabotajlara karşı tüm uluslararası toplum teyakkuzda olmalıdır. Diplomasi masasına tüm dünyanın destek vermesi gerekir. Cumhurbaşkanımızın güçlü ve tutarlı barış politikası, barış için kurulan masaya verilen en güçlü destektir. Cumhurbaşkanımızın barış iradesi ve politikası tüm kriz alanları için yol göstericidir. Kardeş Pakistan'a barış çabaları için teşekkür ediyoruz. Kardeş Pakistan'ı selamlıyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/ak-parti-sozcusu-celik-ten-abd-iran-arasindaki-gecici-ateskese-iliskin-aciklama.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GÜNCELLEME - Kuzey Kore'nin Doğu Denizi'ne çok sayıda balistik füze fırlattığı bildirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/guncelleme-kuzey-kore-nin-dogu-denizi-ne-cok-sayida-balistik-fuze-firlattigi-bildirildi/824591/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/guncelleme-kuzey-kore-nin-dogu-denizi-ne-cok-sayida-balistik-fuze-firlattigi-bildirildi/824591/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:18:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — KUZEY KORE'NİN TEKRAR BALİSTİK FÜZE FIRLATTIĞI BİLGİSİ VE DETAYLAR EKLENDİ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Güney Kore ve Japonya, Kuzey Kore'nin, Doğu Denizi'ne (Japon Denizi) çok sayıda kısa menzilli balistik füze fırlattığını bildirdi.Yonhap ajansının haberine göre, Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı (JCS), Kuzey Kore'nin sabah saatlerinde Doğu Denizi'ne balistik füze fırlattığını açıkladı.JCS, Kuzey'in gün içinde ikinci kez Doğu Denizi'ne doğru balistik füze fırlattığını, bunun günün erken saatlerinde gerçekleştirdiği çok sayıda kısa menzilli balistik füze denemesinin ardından geldiğini ifade etti.Haberde, füzelerin yaklaşık 240 kilometre uçtuktan sonra denize düştüğü belirtildi.Güney Kore'de Ulusal Güvenlik Ofisi, Kuzey Kore'nin eylemlerinin ardından acil toplantı düzenleyerek Pyongyang'a provokasyonları derhal durdurma çağrısında bulundu.Toplantıda, ilgili kurumlara Güney Kore'nin askeri hazırlık seviyesini artırma talimatı verildi.Kyodo ajansının haberine göre, Japonya Savunma Bakanlığı da Kuzey Kore'nin balistik füze fırlattığını doğruladı.Kuzey Kore'nin dün de Pyongyang bölgesinden tanımlanamayan bir roket fırlattığı, başarısız olduğu anlaşılan fırlatışın ardından roketin kaybolduğu bildirilmişti.Fırlatışların, iki ülke arasında bu yılın başında sınır ötesinde insansız hava araçları (İHA) uçurulması nedeniyle yaşanan gerilimin ardından gelmesi dikkati çekti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Güney Kore ve Japonya, Kuzey Kore'nin, Doğu Denizi'ne (Japon Denizi) çok sayıda kısa menzilli balistik füze fırlattığını bildirdi.Yonhap ajansının haberine göre, Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı (JCS), Kuzey Kore'nin sabah saatlerinde Doğu Denizi'ne balistik füze fırlattığını açıkladı.JCS, Kuzey'in gün içinde ikinci kez Doğu Denizi'ne doğru balistik füze fırlattığını, bunun günün erken saatlerinde gerçekleştirdiği çok sayıda kısa menzilli balistik füze denemesinin ardından geldiğini ifade etti.Haberde, füzelerin yaklaşık 240 kilometre uçtuktan sonra denize düştüğü belirtildi.Güney Kore'de Ulusal Güvenlik Ofisi, Kuzey Kore'nin eylemlerinin ardından acil toplantı düzenleyerek Pyongyang'a provokasyonları derhal durdurma çağrısında bulundu.Toplantıda, ilgili kurumlara Güney Kore'nin askeri hazırlık seviyesini artırma talimatı verildi.Kyodo ajansının haberine göre, Japonya Savunma Bakanlığı da Kuzey Kore'nin balistik füze fırlattığını doğruladı.Kuzey Kore'nin dün de Pyongyang bölgesinden tanımlanamayan bir roket fırlattığı, başarısız olduğu anlaşılan fırlatışın ardından roketin kaybolduğu bildirilmişti.Fırlatışların, iki ülke arasında bu yılın başında sınır ötesinde insansız hava araçları (İHA) uçurulması nedeniyle yaşanan gerilimin ardından gelmesi dikkati çekti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/guncelleme-kuzey-kore-nin-dogu-denizi-ne-cok-sayida-balistik-fuze-firlattigi-bildirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul'da 88 yaşındaki felçli hasta erken rehabilitasyonla sağlığına kavuştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-da-88-yasindaki-felcli-hasta-erken-rehabilitasyonla-sagligina-kavustu/824589/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-da-88-yasindaki-felcli-hasta-erken-rehabilitasyonla-sagligina-kavustu/824589/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:18:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Kısmi felç nedeniyle yürüme ve temel ihtiyaçlarını karşılama yetisini kaybeden Zehra Mutlu, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü'nde erken dönemde uygulanan 12 günlük rehabilitasyon süreci sonunda fonksiyonlarının önemli bölümünü geri kazandı - Doç. Dr. Ömer Gezginaslan: - Hasta geldiğinde yürüme kapasitesi yoktu. Yine eliyle ilgili ince becerilerinde ve kavrama güçlerinde zayıflık vardı. Bu hastalarda özellikle erken rehabilitasyona çok önem veriyoruz. Hastamıza erken rehabilitasyon verdik. Şu an hastamızın hem yürüme kapasitesini hem mobilizasyonunu hem de ince becerilerini ve el kaba kavrama kuvvetlerini geliştirdik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — ADEM KOÇ - İstanbul'da 3 ay önce vücudunun sol tarafında kısmi felç gelişmesi sonucu yürüyemez hale gelen 88 yaşındaki Zehra Mutlu, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü'nde uygulanan erken rehabilitasyon sayesinde yeniden ayağa kalktı.İstanbul'da yaşayan 88 yaşındaki Mutlu, 4 yıl önce geçirdiği kısmi felçle vücudunun sağ tarafını kullanamadı. Hastaneye yatırılan Mutlu, halk arasında inme olarak bilinen hemipleji tanısıyla tedavi edilmesinin ardından sağlığına kavuştu.Mutlu'nun, 3 ay önce de vücudunun sol tarafında kısmi felç gelişti. Yaşadığı hemipleji sebebiyle yürüyemeyip kişisel ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma gelen Mutlu, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı.Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü'nden Doç. Dr. Ömer Gezginaslan ve ekibi tarafından Mutlu'ya, fiziksel fonksiyonlarını geri kazandırmak amacıyla erken rehabilitasyon tedavisi uygulandı. Mutlu, 12 gün süren rehabilitasyon süreci sonunda fonksiyonlarının önemli bölümünü geri kazandı. Tekrar yürüyebilen Mutlu, kendi başına yemek yiyebilme gibi günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecek duruma geldi.- Hastalık ilerleyince geri dönüşü çok daha zor oluyorDoç. Dr. Ömer Gezginaslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, klinikte 5 uzman doktor, 17 fizyoterapist, 1 ergoterapist ve 7 elektroterapistten oluşan ekiple, ortopedik, nörolojik ve pediatrik rehabilitasyon tedavileri yaptıklarını belirterek, bunun dışında romatolojik hastalıklara yönelik tedavilerde de bulunduklarını söyledi.Hastalarından Zehra Mutlu'nun yaklaşık 3 ay önce sol taraftan hemipleji geçirmesi üzerine hastaneye başvurduğunu aktaran Gezginaslan, Bu halk arasında felç olarak tabir edilen bir durum. Hasta geldiğinde yürüme kapasitesi yoktu. Yine eliyle ilgili ince becerilerinde ve kavrama güçlerinde zayıflık vardı. Bu hastalarda özellikle erken rehabilitasyona çok önem veriyoruz. Çünkü hastalık oturunca ya da ilerleyince rehabilitasyon almazsa hasta için bunun geri dönüşü çok daha zor oluyor. Hastamıza erken rehabilitasyon verdik. Şu an hastamızın hem yürüme kapasitesini hem mobilizasyonunu hem de ince becerilerini ve el kaba kavrama kuvvetlerini geliştirdik. ifadelerini kullandı.Gezginaslan, Mutlu'nun hala devam eden tedavi sürecinin, hekim ve fizyoterapistin birlikte vereceği kararla ilerleyeceğini kaydetti.Fizik tedavinin daha çok ağrı, ödem ya da erken dönemde hastalığı rahatlatmaya yönelik bir program olduğunu dile getiren Gezginaslan, Rehabilitasyon kısmı yeniden öğrenme süreci zaten. Hastanın kaybettiği bir yetisini ya da bir aktivitesini, kas gücünü ya da yürüme bozukluğunu, el ince becerilerini tekrar eski haline getirmesi amaçlanıyor. dedi.Doç. Dr. Gezginaslan, rehabilitasyon tedavisi uyguladıkları bileği kırılan 62 yaşındaki başka bir hastada da 10 seansta iyileşme sağlandığını aktardı.- Doktorlarımdan çok memnunum, onlar olmasa ayağa kalkamazdımZehra Mutlu da geçirdiği kısmi felç sonrası ayağa kalkamadığını belirterek, yürüyemediğini, kendi başına yemek yiyemediğini ve tuvalete giremediğini anlattı.Tedavisi sonrasında iyileştiğini dile getiren Mutlu, Buraya geleli sağ elimle kaşığı kaldırıp yemek yiyebilmeye başladım. Her şey iyi oldu, yavaş yavaş yürüyorum. Doktorlarımdan çok memnunum, Allah razı olsun, onlar olmasa ben bu hale gelemez, ayağa kalkamazdım. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — ADEM KOÇ - İstanbul'da 3 ay önce vücudunun sol tarafında kısmi felç gelişmesi sonucu yürüyemez hale gelen 88 yaşındaki Zehra Mutlu, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü'nde uygulanan erken rehabilitasyon sayesinde yeniden ayağa kalktı.İstanbul'da yaşayan 88 yaşındaki Mutlu, 4 yıl önce geçirdiği kısmi felçle vücudunun sağ tarafını kullanamadı. Hastaneye yatırılan Mutlu, halk arasında inme olarak bilinen hemipleji tanısıyla tedavi edilmesinin ardından sağlığına kavuştu.Mutlu'nun, 3 ay önce de vücudunun sol tarafında kısmi felç gelişti. Yaşadığı hemipleji sebebiyle yürüyemeyip kişisel ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma gelen Mutlu, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı.Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü'nden Doç. Dr. Ömer Gezginaslan ve ekibi tarafından Mutlu'ya, fiziksel fonksiyonlarını geri kazandırmak amacıyla erken rehabilitasyon tedavisi uygulandı. Mutlu, 12 gün süren rehabilitasyon süreci sonunda fonksiyonlarının önemli bölümünü geri kazandı. Tekrar yürüyebilen Mutlu, kendi başına yemek yiyebilme gibi günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecek duruma geldi.- Hastalık ilerleyince geri dönüşü çok daha zor oluyorDoç. Dr. Ömer Gezginaslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, klinikte 5 uzman doktor, 17 fizyoterapist, 1 ergoterapist ve 7 elektroterapistten oluşan ekiple, ortopedik, nörolojik ve pediatrik rehabilitasyon tedavileri yaptıklarını belirterek, bunun dışında romatolojik hastalıklara yönelik tedavilerde de bulunduklarını söyledi.Hastalarından Zehra Mutlu'nun yaklaşık 3 ay önce sol taraftan hemipleji geçirmesi üzerine hastaneye başvurduğunu aktaran Gezginaslan, Bu halk arasında felç olarak tabir edilen bir durum. Hasta geldiğinde yürüme kapasitesi yoktu. Yine eliyle ilgili ince becerilerinde ve kavrama güçlerinde zayıflık vardı. Bu hastalarda özellikle erken rehabilitasyona çok önem veriyoruz. Çünkü hastalık oturunca ya da ilerleyince rehabilitasyon almazsa hasta için bunun geri dönüşü çok daha zor oluyor. Hastamıza erken rehabilitasyon verdik. Şu an hastamızın hem yürüme kapasitesini hem mobilizasyonunu hem de ince becerilerini ve el kaba kavrama kuvvetlerini geliştirdik. ifadelerini kullandı.Gezginaslan, Mutlu'nun hala devam eden tedavi sürecinin, hekim ve fizyoterapistin birlikte vereceği kararla ilerleyeceğini kaydetti.Fizik tedavinin daha çok ağrı, ödem ya da erken dönemde hastalığı rahatlatmaya yönelik bir program olduğunu dile getiren Gezginaslan, Rehabilitasyon kısmı yeniden öğrenme süreci zaten. Hastanın kaybettiği bir yetisini ya da bir aktivitesini, kas gücünü ya da yürüme bozukluğunu, el ince becerilerini tekrar eski haline getirmesi amaçlanıyor. dedi.Doç. Dr. Gezginaslan, rehabilitasyon tedavisi uyguladıkları bileği kırılan 62 yaşındaki başka bir hastada da 10 seansta iyileşme sağlandığını aktardı.- Doktorlarımdan çok memnunum, onlar olmasa ayağa kalkamazdımZehra Mutlu da geçirdiği kısmi felç sonrası ayağa kalkamadığını belirterek, yürüyemediğini, kendi başına yemek yiyemediğini ve tuvalete giremediğini anlattı.Tedavisi sonrasında iyileştiğini dile getiren Mutlu, Buraya geleli sağ elimle kaşığı kaldırıp yemek yiyebilmeye başladım. Her şey iyi oldu, yavaş yavaş yürüyorum. Doktorlarımdan çok memnunum, Allah razı olsun, onlar olmasa ben bu hale gelemez, ayağa kalkamazdım. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/istanbul-da-88-yasindaki-felcli-hasta-erken-rehabilitasyonla-sagligina-kavustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Japon tahvillerindeki görünüm küresel ekonomide dengeleri değiştirebilir</title>
      <link>https://www.canligaste.com/japon-tahvillerindeki-gorunum-kuresel-ekonomide-dengeleri-degistirebilir/824588/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/japon-tahvillerindeki-gorunum-kuresel-ekonomide-dengeleri-degistirebilir/824588/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:18:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör: - Japonya'da getiri eğrisinin dikleşmesi ve faizlerin daha cazip seviyelere gelmesi, devasa büyüklükteki Japon sermayesinin anavatana dönmesine neden olabilir. Bu durumun, küresel çapta diğer gelişmiş ülke tahvillerine (özellikle ABD Hazine tahvillerine) olan talebi zayıflatarak, o piyasalarda da satış baskısı yaratmasını ve küresel tahvil faizlerini senkronize bir şekilde yukarı çekmesini görebiliriz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle Japon tahvil piyasalarında görülen satış baskısı, bölgedeki tansiyonun düşmesiyle birlikte hafiflese de ülkenin tahvil getirileri, yaklaşık son 30 yılın en yüksek seviyelerine yakın seyrini sürdürüyor.Orta Doğu'daki gerilimlerin nihai olarak sonlanmaması küresel enerji arzına ilişkin endişeleri yüksek tutuyor.  ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail’i de kapsayan geçici ateşkes, piyasalardaki stresi bir miktar azalttı.Ancak savaş süresince Hürmüz Boğazı'ndan petrol geçişlerinin azalmasıyla hızla yükselen enerji fiyatlarının olası zincirleme etkileri, başta Japonya gibi enerji ithalatına bağımlı ülkeler olmak üzere ekonomileri tehdit etmeye devam ediyor.Petrol arzında yaşanan aksaklıklar, kısa sürede fiyatlara yansırken, artan enerji maliyetleri dünya genelinde halihazırda kırılgan olan enflasyon görünümünü bozuyor. Yüksek enerji fiyatlarının küresel ölçekte para politikalarını da etkilemesi öngörülüyor.Enflasyonist baskıların artması, ABD Merkez Bankası (Fed) başta olmak üzere çoğu merkez bankasının gevşeme döngüsüne yönelik planlarını ertelemesine yol açabileceği, bağlantılı olarak bu durumun finansal koşulları sıkılaştırarak ekonomik aktiviteyi yavaşlatabileceğinden endişe duyuluyor.Piyasa beklentileri, büyük merkez bankalarının gelecek dönemde politika adımlarını temkinli atabileceği yönünde şekillenirken, para piyasalarında Japonya Merkez Bankasının (BoJ) bu ayki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırması, yüzde 69 ihtimalle, fiyatlanıyor.Söz konusu artırımın gerçekleşmesi halinde banka yılın ilk sıkılaşma adımını atmış olacak. Bankanın yıl genelinde ise toplam 2 faiz artırımı yapabileceği öngörülüyor.Bu gelişmelerle Japonya'da 5 ve 10 yıllık tahvil faizleri önceki gün yaklaşık 30 yılın en yüksek seviyesine çıktı.Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,40 seviyesinin üzerine çıkarak 1999’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Benzer şekilde 5 yıllık tahvil faizleri de yüzde 1,81'nin üzerine çıkarak 1997'den beri zirve seviyeleri test etti.Söz konusu gelişmeleri takiben dün ABD/İsrail ile İran arasında 2 hafta sürecek bir ateşkes sağlanması, küresel piyasalarda genel bir rahatlama yarattı. Bu iyimserlik Japon tahvil piyasasına da yansıdı. Ülkenin 5 ve 10 yıllık tahvil faizleri yaklaşık 5 baz puan geriledi.Ülkede tahvil getirileri bir miktar geri çekilmiş olsa da risklerin devam etmesi, küresel finansal dengeler açısından önemli kırılmaların yaşanabileceğini ima ediyor.- (Tahvil faizleri yüksek seyrederse) Japon sermayesi anavatana dönebilirKuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin tetiklediği Japonya tahvillerinde belirginleşen satış baskısının, küresel makroekonomik dengeler açısından kritik bir dönemece işaret ettiğini söyledi.Ülkede 5 ve 10 yıllık tahvil faizlerinin 1999'dan bu yana en yüksek seviyesine ulaşması ve piyasaların BoJ'dan yıl sonuna kadar 2 faiz artırımı beklemesinin uzun yıllardır alışılagelmiş küresel likidite dinamiklerini temelden değiştirebilecek nitelikler taşıyabileceğini belirten Gözgör, bu durumun küresel tahvil piyasalarına da yansıyabileceğini kaydetti.Gözgör, Japon yatırımcıların, kendi ülkelerindeki yıllarca süren düşük ve negatif faiz politikası nedeniyle ABD ve Avrupa tahvillerinin en büyük yapısal alıcılarından biri konumunda bulunduğunu ifade ederek, Japonya'da getiri eğrisinin dikleşmesi ve faizlerin daha cazip seviyelere gelmesi, devasa büyüklükteki Japon sermayesinin anavatana dönmesine neden olabilir. Bu durumun, küresel çapta diğer gelişmiş ülke tahvillerine (özellikle ABD Hazine tahvillerine) olan talebi zayıflatarak, o piyasalarda da satış baskısı yaratmasını ve küresel tahvil faizlerini senkronize bir şekilde yukarı çekmesini görebiliriz. dedi.- Yen Carry Trade pozisyonları hızla çözülebilirKutay Gözgör, bu durumun küresel ekonomiye en sarsıcı yayılmacı etkisinin, düşük faizli yen ile borçlanıp yüksek getirili varlıklara yatırım yapmak olarak tanımlanan Yen Carry Trade pozisyonlarının hızla çözülmesi yönünde olabileceğini bildirdi.BoJ'un olası faiz artırımları ve artan tahvil getirilerinin, Japon yeninin değer kazanmasına ve borçlanma maliyetlerinin artmasına yol açabileceğini aktaran Gözgör, bunun da küresel fonları, diğer piyasalardaki riskli varlıklarını satarak pozisyon kapatmaya zorlayabileceği konusunda uyardı.Gözgör, sonuç olarak, küresel finansal koşullarda ani bir sıkılaşma ve varlık fiyatlarında geniş çaplı bir volatilite (oynaklık) dalgası görülebileceğini söyledi.- Japonya'dan gelebilecek ekstra sıkılaşma dalgası resesyon endişelerini alevlendirebilirKutay Gözgör, risksiz getiri oranlarındaki (tahvil faizleri) yukarı yönlü ivmenin, tüm dünyada kurumsal ve bireysel kredi maliyetleri için bir taban oluşturabileceğini belirtti.Faizlerin artmasının, şirketlerin yeni yatırım iştahını (CAPEX) azaltma ihtimali taşırken, tüketicilerin de finansman maliyetlerini yükselterek harcama eğilimlerini baskılayabileceğini dile getiren Gözgör, merkez bankalarının enflasyonla mücadele ettiği bir konjonktürde, Japonya'dan gelebilecek bu ekstra sıkılaşma dalgasının, küresel ölçekte talebi daha da soğutarak resesyon veya durgunluk beklentilerini yeniden alevlendirebileceğini vurguladı.Gözgör, gelişmekte olan ülkelerin, küresel likiditenin daraldığı ve gelişmiş ülke tahvil faizlerinin arttığı dönemlerde en çok baskı altında kalabilecek grupların başında gelebileceğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:Japonya gibi uzun yıllardır dünyaya ucuz fonlama sağlayan bir ülkenin muslukları kısması, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını yavaşlatabilir. Bu durumun, gelişmekte olan ülkelerin para birimleri üzerinde ciddi bir değer kaybı baskısı yarattığını görebiliriz. Bu ülkeler, hem kurlarını savunmak hem de sermaye kaçışını engellemek için kendi faiz oranlarını yüksek tutmak zorunda kalabilir ve bu mecburi sıkılaşma da yerel ekonomik büyümelerini sekteye uğratabilir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle Japon tahvil piyasalarında görülen satış baskısı, bölgedeki tansiyonun düşmesiyle birlikte hafiflese de ülkenin tahvil getirileri, yaklaşık son 30 yılın en yüksek seviyelerine yakın seyrini sürdürüyor.Orta Doğu'daki gerilimlerin nihai olarak sonlanmaması küresel enerji arzına ilişkin endişeleri yüksek tutuyor.  ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail’i de kapsayan geçici ateşkes, piyasalardaki stresi bir miktar azalttı.Ancak savaş süresince Hürmüz Boğazı'ndan petrol geçişlerinin azalmasıyla hızla yükselen enerji fiyatlarının olası zincirleme etkileri, başta Japonya gibi enerji ithalatına bağımlı ülkeler olmak üzere ekonomileri tehdit etmeye devam ediyor.Petrol arzında yaşanan aksaklıklar, kısa sürede fiyatlara yansırken, artan enerji maliyetleri dünya genelinde halihazırda kırılgan olan enflasyon görünümünü bozuyor. Yüksek enerji fiyatlarının küresel ölçekte para politikalarını da etkilemesi öngörülüyor.Enflasyonist baskıların artması, ABD Merkez Bankası (Fed) başta olmak üzere çoğu merkez bankasının gevşeme döngüsüne yönelik planlarını ertelemesine yol açabileceği, bağlantılı olarak bu durumun finansal koşulları sıkılaştırarak ekonomik aktiviteyi yavaşlatabileceğinden endişe duyuluyor.Piyasa beklentileri, büyük merkez bankalarının gelecek dönemde politika adımlarını temkinli atabileceği yönünde şekillenirken, para piyasalarında Japonya Merkez Bankasının (BoJ) bu ayki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırması, yüzde 69 ihtimalle, fiyatlanıyor.Söz konusu artırımın gerçekleşmesi halinde banka yılın ilk sıkılaşma adımını atmış olacak. Bankanın yıl genelinde ise toplam 2 faiz artırımı yapabileceği öngörülüyor.Bu gelişmelerle Japonya'da 5 ve 10 yıllık tahvil faizleri önceki gün yaklaşık 30 yılın en yüksek seviyesine çıktı.Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,40 seviyesinin üzerine çıkarak 1999’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Benzer şekilde 5 yıllık tahvil faizleri de yüzde 1,81'nin üzerine çıkarak 1997'den beri zirve seviyeleri test etti.Söz konusu gelişmeleri takiben dün ABD/İsrail ile İran arasında 2 hafta sürecek bir ateşkes sağlanması, küresel piyasalarda genel bir rahatlama yarattı. Bu iyimserlik Japon tahvil piyasasına da yansıdı. Ülkenin 5 ve 10 yıllık tahvil faizleri yaklaşık 5 baz puan geriledi.Ülkede tahvil getirileri bir miktar geri çekilmiş olsa da risklerin devam etmesi, küresel finansal dengeler açısından önemli kırılmaların yaşanabileceğini ima ediyor.- (Tahvil faizleri yüksek seyrederse) Japon sermayesi anavatana dönebilirKuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin tetiklediği Japonya tahvillerinde belirginleşen satış baskısının, küresel makroekonomik dengeler açısından kritik bir dönemece işaret ettiğini söyledi.Ülkede 5 ve 10 yıllık tahvil faizlerinin 1999'dan bu yana en yüksek seviyesine ulaşması ve piyasaların BoJ'dan yıl sonuna kadar 2 faiz artırımı beklemesinin uzun yıllardır alışılagelmiş küresel likidite dinamiklerini temelden değiştirebilecek nitelikler taşıyabileceğini belirten Gözgör, bu durumun küresel tahvil piyasalarına da yansıyabileceğini kaydetti.Gözgör, Japon yatırımcıların, kendi ülkelerindeki yıllarca süren düşük ve negatif faiz politikası nedeniyle ABD ve Avrupa tahvillerinin en büyük yapısal alıcılarından biri konumunda bulunduğunu ifade ederek, Japonya'da getiri eğrisinin dikleşmesi ve faizlerin daha cazip seviyelere gelmesi, devasa büyüklükteki Japon sermayesinin anavatana dönmesine neden olabilir. Bu durumun, küresel çapta diğer gelişmiş ülke tahvillerine (özellikle ABD Hazine tahvillerine) olan talebi zayıflatarak, o piyasalarda da satış baskısı yaratmasını ve küresel tahvil faizlerini senkronize bir şekilde yukarı çekmesini görebiliriz. dedi.- Yen Carry Trade pozisyonları hızla çözülebilirKutay Gözgör, bu durumun küresel ekonomiye en sarsıcı yayılmacı etkisinin, düşük faizli yen ile borçlanıp yüksek getirili varlıklara yatırım yapmak olarak tanımlanan Yen Carry Trade pozisyonlarının hızla çözülmesi yönünde olabileceğini bildirdi.BoJ'un olası faiz artırımları ve artan tahvil getirilerinin, Japon yeninin değer kazanmasına ve borçlanma maliyetlerinin artmasına yol açabileceğini aktaran Gözgör, bunun da küresel fonları, diğer piyasalardaki riskli varlıklarını satarak pozisyon kapatmaya zorlayabileceği konusunda uyardı.Gözgör, sonuç olarak, küresel finansal koşullarda ani bir sıkılaşma ve varlık fiyatlarında geniş çaplı bir volatilite (oynaklık) dalgası görülebileceğini söyledi.- Japonya'dan gelebilecek ekstra sıkılaşma dalgası resesyon endişelerini alevlendirebilirKutay Gözgör, risksiz getiri oranlarındaki (tahvil faizleri) yukarı yönlü ivmenin, tüm dünyada kurumsal ve bireysel kredi maliyetleri için bir taban oluşturabileceğini belirtti.Faizlerin artmasının, şirketlerin yeni yatırım iştahını (CAPEX) azaltma ihtimali taşırken, tüketicilerin de finansman maliyetlerini yükselterek harcama eğilimlerini baskılayabileceğini dile getiren Gözgör, merkez bankalarının enflasyonla mücadele ettiği bir konjonktürde, Japonya'dan gelebilecek bu ekstra sıkılaşma dalgasının, küresel ölçekte talebi daha da soğutarak resesyon veya durgunluk beklentilerini yeniden alevlendirebileceğini vurguladı.Gözgör, gelişmekte olan ülkelerin, küresel likiditenin daraldığı ve gelişmiş ülke tahvil faizlerinin arttığı dönemlerde en çok baskı altında kalabilecek grupların başında gelebileceğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:Japonya gibi uzun yıllardır dünyaya ucuz fonlama sağlayan bir ülkenin muslukları kısması, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını yavaşlatabilir. Bu durumun, gelişmekte olan ülkelerin para birimleri üzerinde ciddi bir değer kaybı baskısı yarattığını görebiliriz. Bu ülkeler, hem kurlarını savunmak hem de sermaye kaçışını engellemek için kendi faiz oranlarını yüksek tutmak zorunda kalabilir ve bu mecburi sıkılaşma da yerel ekonomik büyümelerini sekteye uğratabilir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GÜNCELLEME - Çorum'da 4 büyüklüğünde deprem</title>
      <link>https://www.canligaste.com/guncelleme-corum-da-4-buyuklugunde-deprem/824587/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/guncelleme-corum-da-4-buyuklugunde-deprem/824587/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:18:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Çorum — VALİ ALİ ÇALGAN'IN AÇIKLAMASI EKLENDİ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Çorum Haberleri — Çorum'un Bayat ilçesinde saat 10.20'de 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Bayat ilçesi olan 4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.Depremin, 11,01 kilometre derinlikte meydana geldiği tespit edildi.Deprem, Çorum'un Oğuzlar, Dodurga ve İskilip ilçeleri ile Kastamonu'nun Tosya ilçesinde de hissedildi.Çorum Valisi Ali Çalgan, AA muhabirine, depremin herhangi bir olumsuzluğa neden olmadığını söyledi.Depremin ardından ilgili kurumların saha çalışmasına başladığını belirten Çalgan, Jandarma birimlerimiz muhtarlarımızla iletişime geçmiş olup, deprem nedeniyle şu ana dek herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı tespit edilmiştir. Acil çağrı merkezlerimize ya da ilgili kurumlarımıza da bir ihbar ya da yardım çağrısı düşmemiştir. Bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Allah milletimizi bu tür afetlerden korusun. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Çorum Haberleri — Çorum'un Bayat ilçesinde saat 10.20'de 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Bayat ilçesi olan 4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.Depremin, 11,01 kilometre derinlikte meydana geldiği tespit edildi.Deprem, Çorum'un Oğuzlar, Dodurga ve İskilip ilçeleri ile Kastamonu'nun Tosya ilçesinde de hissedildi.Çorum Valisi Ali Çalgan, AA muhabirine, depremin herhangi bir olumsuzluğa neden olmadığını söyledi.Depremin ardından ilgili kurumların saha çalışmasına başladığını belirten Çalgan, Jandarma birimlerimiz muhtarlarımızla iletişime geçmiş olup, deprem nedeniyle şu ana dek herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı tespit edilmiştir. Acil çağrı merkezlerimize ya da ilgili kurumlarımıza da bir ihbar ya da yardım çağrısı düşmemiştir. Bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Allah milletimizi bu tür afetlerden korusun. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/guncelleme-corum-da-4-buyuklugunde-deprem.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mersin'de devrilen otomobildeki 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mersin-de-devrilen-otomobildeki-2-kisi-oldu-2-kisi-yaralandi/824586/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mersin-de-devrilen-otomobildeki-2-kisi-oldu-2-kisi-yaralandi/824586/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:18:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Mersin — Mersin'in Tarsus ilçesinde otomobilin devrilmesi sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Mersin Haberleri — Mersin'in Tarsus ilçesinde otomobilin devrilmesi sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.F.K. (25) idaresindeki 01 SK 034 plakalı otomobil, Yunus Emre Mahallesi Atalar yolu mevkisinde devrildi.İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde, sürücü F.K'nin hayatını kaybettiği belirlendi.Araçtaki yaralılar E.K. (26), T.K. (29) ve F.A. (22) ambulansla Tarsus Devlet Hastanesine kaldırıldı.Yaralılardan E.K, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Mersin Haberleri — Mersin'in Tarsus ilçesinde otomobilin devrilmesi sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.F.K. (25) idaresindeki 01 SK 034 plakalı otomobil, Yunus Emre Mahallesi Atalar yolu mevkisinde devrildi.İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde, sürücü F.K'nin hayatını kaybettiği belirlendi.Araçtaki yaralılar E.K. (26), T.K. (29) ve F.A. (22) ambulansla Tarsus Devlet Hastanesine kaldırıldı.Yaralılardan E.K, müdahalelere rağmen kurtarılamadı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/mersin-de-devrilen-otomobildeki-2-kisi-oldu-2-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Driscoll istifa etmeyi planlamadığını belirtti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-kara-kuvvetleri-sekreteri-driscoll-istifa-etmeyi-planlamadigini-belirtti/824585/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-kara-kuvvetleri-sekreteri-driscoll-istifa-etmeyi-planlamadigini-belirtti/824585/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:18:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — ABD basınında, ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll'un görevden alınacağı iddiaları üzerine Driscoll, Savunma Bakanlığındaki (Pentagon) görevinden istifa etmeyi planlamadığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ABD basınında, ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll'un görevden alınacağı iddiaları üzerine Driscoll, Savunma Bakanlığındaki (Pentagon) görevinden istifa etmeyi planlamadığını söyledi.Driscoll, Washington Post'a,  görevden alınacağına ilişkin ABD basınında yer alan iddialar hakkında açıklamada bulundu. ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Driscoll, Başkan (Donald) Trump'ın emrinde görev yapmak, hayatımın en büyük onuruydu ve Amerika'ya dünyanın gördüğü en güçlü kara savaş gücünü sağlamaya odaklanmaya devam ediyorum. Ordu Sekreteri olarak ayrılma veya istifa etme planım yok. ifadelerini kullandı.Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly de Washington Post'a yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump, Driscoll gibi liderlerin yardımıyla ordumuzda hazırlık ve ölümcüllüğe odaklanmayı etkili bir şekilde yeniden sağladı. ABD ordusunun olağanüstü yeteneği, savaşçılarımızın Destansı Öfke Operasyonu kapsamında tüm ölçütlerini karşılaması veya aşmasıyla ve İran'ın askeri yeteneklerinin her geçen gün daha da azalmasıyla tam olarak sergileniyor. dedi.Pentagon Sözcüsü Sean Parnell ise yaptığı açıklamada, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in, Driscoll dahil olmak üzere, her askeri hizmet kolunun sekreterleriyle mükemmel çalışma ilişkileri sürdürdüğünü söyledi.- Parnell'ın, Driscoll'un yerini almak istediği iddiasıÖte yandan konuyla ilgili bilgi sahibi olup ismini vermek istemeyen yetkililer, Parnell'ın, Driscoll'un görevden alınması durumunda Kara Kuvvetleri Sekreteri olmak istediğini öne sürdü.Yetkililer, Hegseth ve Driscoll'un, Hegseth'in birkaç ordu subayının terfilerini engelleme girişimleri de dahil olmak üzere birçok konuda anlaşmazlık yaşadığını iddia etti.ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Randy George'un geçen hafta derhal emekli olacağını açıklanmasının aylardır planlandığını ileri süren yetkililer, Hegseth'in geçen yıl onu görevden alma konusunda fikir beyan ettiğini ancak Driscoll'un bunu engellemenin yollarını bulduğunu ileri sürdü.The Atlantic dergisine konuşan Beyaz Saray yetkilileri, Driscoll'un görevde kalıp kalmamasına ilişkin değerlendirmelerin sürdüğünü belirtmiş, bir Pentagon yetkilisi ise Driscoll'un yakın zamanda görevden ayrılmasının beklendiğini öne sürmüştü.- Kara Kuvvetleri Komutanı George'un emekli olacağı bildirilmiştiPentagon, Kara Kuvvetleri Komutanı Randy George'un derhal emekli olacağını bildirmişti.Pentagon'dan gelen resmi açıklamanın öncesinde ABD basını, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in George'dan istifa ederek emekliye ayrılmasını istediği yönünde iddialara yer vermişti.İsmini vermeyen kaynaklara göre Hegseth, bu göreve, Başkan Donald Trump'ın orduya ilişkin vizyonunu hayata geçirecek birini getirmek istediğini dile getirmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ABD basınında, ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll'un görevden alınacağı iddiaları üzerine Driscoll, Savunma Bakanlığındaki (Pentagon) görevinden istifa etmeyi planlamadığını söyledi.Driscoll, Washington Post'a,  görevden alınacağına ilişkin ABD basınında yer alan iddialar hakkında açıklamada bulundu. ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Driscoll, Başkan (Donald) Trump'ın emrinde görev yapmak, hayatımın en büyük onuruydu ve Amerika'ya dünyanın gördüğü en güçlü kara savaş gücünü sağlamaya odaklanmaya devam ediyorum. Ordu Sekreteri olarak ayrılma veya istifa etme planım yok. ifadelerini kullandı.Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly de Washington Post'a yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump, Driscoll gibi liderlerin yardımıyla ordumuzda hazırlık ve ölümcüllüğe odaklanmayı etkili bir şekilde yeniden sağladı. ABD ordusunun olağanüstü yeteneği, savaşçılarımızın Destansı Öfke Operasyonu kapsamında tüm ölçütlerini karşılaması veya aşmasıyla ve İran'ın askeri yeteneklerinin her geçen gün daha da azalmasıyla tam olarak sergileniyor. dedi.Pentagon Sözcüsü Sean Parnell ise yaptığı açıklamada, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in, Driscoll dahil olmak üzere, her askeri hizmet kolunun sekreterleriyle mükemmel çalışma ilişkileri sürdürdüğünü söyledi.- Parnell'ın, Driscoll'un yerini almak istediği iddiasıÖte yandan konuyla ilgili bilgi sahibi olup ismini vermek istemeyen yetkililer, Parnell'ın, Driscoll'un görevden alınması durumunda Kara Kuvvetleri Sekreteri olmak istediğini öne sürdü.Yetkililer, Hegseth ve Driscoll'un, Hegseth'in birkaç ordu subayının terfilerini engelleme girişimleri de dahil olmak üzere birçok konuda anlaşmazlık yaşadığını iddia etti.ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Randy George'un geçen hafta derhal emekli olacağını açıklanmasının aylardır planlandığını ileri süren yetkililer, Hegseth'in geçen yıl onu görevden alma konusunda fikir beyan ettiğini ancak Driscoll'un bunu engellemenin yollarını bulduğunu ileri sürdü.The Atlantic dergisine konuşan Beyaz Saray yetkilileri, Driscoll'un görevde kalıp kalmamasına ilişkin değerlendirmelerin sürdüğünü belirtmiş, bir Pentagon yetkilisi ise Driscoll'un yakın zamanda görevden ayrılmasının beklendiğini öne sürmüştü.- Kara Kuvvetleri Komutanı George'un emekli olacağı bildirilmiştiPentagon, Kara Kuvvetleri Komutanı Randy George'un derhal emekli olacağını bildirmişti.Pentagon'dan gelen resmi açıklamanın öncesinde ABD basını, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in George'dan istifa ederek emekliye ayrılmasını istediği yönünde iddialara yer vermişti.İsmini vermeyen kaynaklara göre Hegseth, bu göreve, Başkan Donald Trump'ın orduya ilişkin vizyonunu hayata geçirecek birini getirmek istediğini dile getirmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/abd-kara-kuvvetleri-sekreteri-driscoll-istifa-etmeyi-planlamadigini-belirtti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mobil iletişim yatırımlarında 5G rüzgarı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mobil-iletisim-yatirimlarinda-5g-ruzgari/824584/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mobil-iletisim-yatirimlarinda-5g-ruzgari/824584/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:18:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: - 5G teknolojisi için hızlandırılan çalışmalar sonucunda, geçen yıl sonu itibarıyla elektronik haberleşme sektöründe toplam yatırım tutarı, bir önceki yıla göre yüzde 54 artarak 145 milyar 2 milyon 478 bin 241 lira olarak gerçekleşti - 1 Nisan'da kullanılmaya başlayan 5G teknolojisinden yararlanmak için altyapı çalışmalarını hızlandıran işletmeciler, 681 bin kilometre fiber altyapısı kurdular]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ARİFE YILDIZ ÜNAL - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 1 Nisan'da kullanıma sunulan 5G nedeniyle sektördeki yatırımların hızlandırıldığını belirterek, Geçen yıl sonu itibarıyla elektronik haberleşme sektöründe toplam yatırım tutarı, bir önceki yıla göre yüzde 54 artarak 145 milyar 2 milyon 478 bin 241 lira olarak gerçekleşti. dedi.Bakan Uraloğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yılın sonu itibarıyla Türkiye'de makineler arası iletişim (M2M) aboneleri dahil 99 milyon 691 bin 361 mobil abone bulunduğunu bildirdi.M2M ve 0-9 yaş nüfus hariç olmak üzere mobil yaygınlık oranının yüzde 116,9 olarak gerçekleştiğini aktaran Uraloğlu, Söz konusu dönemde 3G abone sayısı 6 milyon 398 bin 149'a gerilerken, 4,5G abone sayısı 91 milyon 210 bin 754 oldu. Türkiye'de 32 milyondan fazla 5G uyumlu cihaz bulunuyor. 81 ilde kademeli hizmete aldığımız 5G ile birlikte yaklaşık 21 milyon abone bu teknolojiyle buluştu. diye konuştu.Uraloğlu, geçen yılın sonu itibarıyla elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren 412 işletmeciye verilen yetkilendirme sayısının 767 olduğunu söyledi.Söz konusu dönemde sabit telefon abone sayısının 8 milyon 390 bin olarak kayıtlara geçtiğine dikkati çeken Uraloğlu, mobil abone sayısının da yaklaşık 99,7 milyon olduğunu ifade etti. Uraloğlu, mobil trafik miktarı yaklaşık 312,5 milyar dakika, sabit trafik miktarı da 5,06 milyar dakika olmak üzere mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 317,56 milyar dakika konuşma gerçekleştirildiğini anlattı.- Yatırımlar arttıGeniş bant internet abone sayısının bu 97,4 milyonu geçtiğini belirten Uraloğlu, şunları kaydetti:Ülkemizin mobil geniş bant altyapısının geliştirilmesi sürecinde çok önemli bir aşamayı geride bırakarak, 1 Nisan itibarıyla ticari olarak 5G'yi kullanmaya başladık. 5G teknolojisiyle sadece daha hızlı mobil internet değil, sağlıktan üretime, eğitimden finansa birçok kurumsal alanda yeni gelişmeleri ivmelendirecek bilişim altyapıları halkımızın hizmetine sunulacak. Veriyi üretmek kadar o veriye erişim hızının da önem kazandığı günümüzde ülkemizin her noktasında yüksek hızlı mobil internetin kullanılabilmesi için işletmecilerimiz büyük bir hızla 5G altyapısı yatırımlarını gerçekleştirdiler. 5G teknolojisi için hızlandırılan çalışmalar sonucunda, geçen yıl sonu itibarıyla elektronik haberleşme sektöründe toplam yatırım tutarı, bir önceki yıla göre yüzde 54 artarak 145 milyar 2 milyon 478 bin 241 lira olarak gerçekleşti. Yatırım tutarı, 2024 yılında 94 milyar 81 milyon 418 bin 673 liraydı. 1 Nisan'da kullanılmaya başlayan 5G teknolojisinden yararlanmak için altyapı çalışmalarını hızlandıran işletmeciler, 681 bin kilometre fiber altyapısı kurdular.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ARİFE YILDIZ ÜNAL - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 1 Nisan'da kullanıma sunulan 5G nedeniyle sektördeki yatırımların hızlandırıldığını belirterek, Geçen yıl sonu itibarıyla elektronik haberleşme sektöründe toplam yatırım tutarı, bir önceki yıla göre yüzde 54 artarak 145 milyar 2 milyon 478 bin 241 lira olarak gerçekleşti. dedi.Bakan Uraloğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yılın sonu itibarıyla Türkiye'de makineler arası iletişim (M2M) aboneleri dahil 99 milyon 691 bin 361 mobil abone bulunduğunu bildirdi.M2M ve 0-9 yaş nüfus hariç olmak üzere mobil yaygınlık oranının yüzde 116,9 olarak gerçekleştiğini aktaran Uraloğlu, Söz konusu dönemde 3G abone sayısı 6 milyon 398 bin 149'a gerilerken, 4,5G abone sayısı 91 milyon 210 bin 754 oldu. Türkiye'de 32 milyondan fazla 5G uyumlu cihaz bulunuyor. 81 ilde kademeli hizmete aldığımız 5G ile birlikte yaklaşık 21 milyon abone bu teknolojiyle buluştu. diye konuştu.Uraloğlu, geçen yılın sonu itibarıyla elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren 412 işletmeciye verilen yetkilendirme sayısının 767 olduğunu söyledi.Söz konusu dönemde sabit telefon abone sayısının 8 milyon 390 bin olarak kayıtlara geçtiğine dikkati çeken Uraloğlu, mobil abone sayısının da yaklaşık 99,7 milyon olduğunu ifade etti. Uraloğlu, mobil trafik miktarı yaklaşık 312,5 milyar dakika, sabit trafik miktarı da 5,06 milyar dakika olmak üzere mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 317,56 milyar dakika konuşma gerçekleştirildiğini anlattı.- Yatırımlar arttıGeniş bant internet abone sayısının bu 97,4 milyonu geçtiğini belirten Uraloğlu, şunları kaydetti:Ülkemizin mobil geniş bant altyapısının geliştirilmesi sürecinde çok önemli bir aşamayı geride bırakarak, 1 Nisan itibarıyla ticari olarak 5G'yi kullanmaya başladık. 5G teknolojisiyle sadece daha hızlı mobil internet değil, sağlıktan üretime, eğitimden finansa birçok kurumsal alanda yeni gelişmeleri ivmelendirecek bilişim altyapıları halkımızın hizmetine sunulacak. Veriyi üretmek kadar o veriye erişim hızının da önem kazandığı günümüzde ülkemizin her noktasında yüksek hızlı mobil internetin kullanılabilmesi için işletmecilerimiz büyük bir hızla 5G altyapısı yatırımlarını gerçekleştirdiler. 5G teknolojisi için hızlandırılan çalışmalar sonucunda, geçen yıl sonu itibarıyla elektronik haberleşme sektöründe toplam yatırım tutarı, bir önceki yıla göre yüzde 54 artarak 145 milyar 2 milyon 478 bin 241 lira olarak gerçekleşti. Yatırım tutarı, 2024 yılında 94 milyar 81 milyon 418 bin 673 liraydı. 1 Nisan'da kullanılmaya başlayan 5G teknolojisinden yararlanmak için altyapı çalışmalarını hızlandıran işletmeciler, 681 bin kilometre fiber altyapısı kurdular.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail Meclisi Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı Fogel: Donald, topal ördek çıktın</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-meclisi-ulusal-guvenlik-komitesi-baskani-fogel-donald-topal-ordek-ciktin/824583/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-meclisi-ulusal-guvenlik-komitesi-baskani-fogel-donald-topal-ordek-ciktin/824583/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:18:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İsrail Meclisi Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı Tzvika Fogel, ABD ile İran arasında Pakistan'ın arabuluculuğunda yapılan iki haftalık geçici ateşkesten memnuniyetsizliğini belirterek, ABD Başkanı Donald Trump'a, Donald, topal ördek çıktın.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — İsrail Meclisi Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı Tzvika Fogel, ABD ile İran arasında Pakistan'ın arabuluculuğunda yapılan iki haftalık geçici ateşkesten memnuniyetsizliğini belirterek, ABD Başkanı Donald Trump'a, Donald, topal ördek çıktın. sözleriyle tepki gösterdi.Fogel, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasında Pakistan'ın arabuluculuğunda yapılan iki haftalık geçici ateşkesten duyduğu memnuniyetsizliği belirterek, Trump'a Donald, topal ördek çıktın. sözleriyle tepkisini ifade etti.Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in liderliğini yaptığı Yahudi Gücü Partisi mensubu ve İsrail Meclisi üyesi Fogel, siyasete girmeden önce İsrail ordusundan tuğgeneral olarak emekli olmuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — İsrail Meclisi Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı Tzvika Fogel, ABD ile İran arasında Pakistan'ın arabuluculuğunda yapılan iki haftalık geçici ateşkesten memnuniyetsizliğini belirterek, ABD Başkanı Donald Trump'a, Donald, topal ördek çıktın. sözleriyle tepki gösterdi.Fogel, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasında Pakistan'ın arabuluculuğunda yapılan iki haftalık geçici ateşkesten duyduğu memnuniyetsizliği belirterek, Trump'a Donald, topal ördek çıktın. sözleriyle tepkisini ifade etti.Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in liderliğini yaptığı Yahudi Gücü Partisi mensubu ve İsrail Meclisi üyesi Fogel, siyasete girmeden önce İsrail ordusundan tuğgeneral olarak emekli olmuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yerli sağlık teknolojisi acil servislerde yoğunluğu azaltmayı hedefliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yerli-saglik-teknolojisi-acil-servislerde-yogunlugu-azaltmayi-hedefliyor/824579/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yerli-saglik-teknolojisi-acil-servislerde-yogunlugu-azaltmayi-hedefliyor/824579/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Doktor, akademisyen ve mühendislerin yer aldığı geniş bir ekip tarafından geliştirilen yapay zeka destekli teknoloji, tansiyondan ateşe kadar birçok ölçümü yaparak birinci basamak sağlık hizmeti sürecini iyileştiriyor - eCliniq Danışma Kurulu Üyesi ve Sabancı Üniversitesi Girişimcilik ve İş Geliştirme Müdürü Evren Değerlier: - Platform, özellikle hastanelerde çok yoğun olan acil bölümündeki yoğunluğu almak, insanların sağlık hizmetlerine daha rahat ve daha hızlı bir şekilde ulaşabilmesi için geliştirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — TOLGA YANIK - Türkiye'de geliştirilen yapay zeka destekli hibrit dijital sağlık platformu eCliniq, birinci basamak sağlık hizmetlerinde süreci iyileştirerek hastanelerin acil servislerinde yoğunluğu azaltmayı amaçlıyor.eCliniq Danışma Kurulu Üyesi ve Sabancı Üniversitesi Girişimcilik ve İş Geliştirme Müdürü Evren Değerlier, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eCliniq'le ilgili çalışmaların 2022 yılında başladığını belirterek, TÜBİTAK projesi olarak doğmuş, sonrasında yine TÜBİTAK tarafından desteklenmiş bir proje. eCliniq, 3AGE Sağlık Ürünleri ve Bilişim Teknolojileri AŞ ile İstanbul Atlas Üniversitesi ve Atlas Üniversitesi Hastanesi tarafından ortak geliştirildi. diye konuştu.Platformu geliştiren ekibin içerisinde araştırmacıların, akademisyenlerin, doktorların ve mühendislerin yer aldığını anlatan Değerlier, şunları kaydetti:Platform, özellikle hastanelerde çok yoğun olan acil bölümündeki yoğunluğu almak, insanların sağlık hizmetlerine daha rahat ve daha hızlı bir şekilde ulaşabilmesi için geliştirildi. Platformda ilk etapta sizi bir yapay zeka doktor karşılıyor ve doktora temel triyaj sorularına cevap vererek probleminizi anlatıyorsunuz. Sonra yapay zeka doktor asıl doktora iletmek için kısa bir özet çıkarıyor. Ardından temel yaşamsal bulgularınız alınıyor ve tansiyon, kalp atış oranı, ateş, oksijen satürasyonu, ağırlık, BMI ölçülüyor. Bu bulgulara ve sorulara verdiğiniz cevaplara göre sizi en uygun bulduğu doktora ya cihaz üzerinden bir eşleme ile telesağlık sistemimiz çalışmaya başlıyor ya da o gün içerisinde uygun bir zamana randevunuz verilmiş oluyor.- Projenin Finlandiya açılımını da yaptıkDeğerlier, eCliniq ile birinci basamak sağlık hizmetlerindeki yoğunluğun önüne geçilmesinin planlandığına işaret ederek, Acillerdeki yoğunluk çok ciddi. Temel triyajda dünya ortalamasına bakıldığında yüzde 65 civarında bir doğruluk payı var. Özellikle sağlık profesyonelleri birçok soru olduğu ve birçok ölçüm yapılması gerektiği için hastaların çok fazla sayıda olmasından dolayı bu işlemi çok iyi bir şekilde gerçekleştiremiyor. Yapay zeka destekli platformumuz ile bu süreci iyileştiriyoruz. dedi.Platformun hizmete girdiği İstanbul Atlas Üniversitesi'nde olumlu geri bildirimler aldığını vurgulayan Değerlier, insan yoğunluğunun olduğu ve bir revire ihtiyaç duyulan her yerde bu platformun kullanılabileceğini söyledi.Değerlier, eCliniq'in yurt dışında kullanımına yönelik çalışmaların da sürdüğünü belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:Finlandiya'nın nüfusu yüzölçümüne göre çok düşük. Dolayısıyla doktorların her bölgeye ulaşabilmesi kolay değil. Bunu sağlayabilmek için de büyük eczaneler kurmuşlar. Eczanelerin içerisine kiosklar koyarak doktorların uzaktan eczaneler vasıtasıyla halka ulaşması sağlanacak. Projenin Finlandiya açılımını yaptık. Sonrasında Hollanda, tüm Avrupa çalışmalarımız arasında yer alıyor.- Hem hekimlerimize hem de hastalarımıza fayda sağlayan bir projeeCliniq Yapay Zeka Lideri ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Leyla Türker Şener de Türkiye'de sağlıkta yapay zeka çalışmalarının geçmişi olduğunu belirterek, 2018'den bu yana konuyla ilgili olarak birçok çalışmanın yapıldığını söyledi.Bu yıl 9 ülkeden 41 yazarla konuyla ilgili Sağlıkta Yapay Zeka isimli bir eser çıkardıklarını anlatan Şener, eserde dünyadaki çalışmaların yanı sıra aralarında eCliniq'in de bulunduğu yerli girişimcilerin ürünlerine yer verildiğini ifade etti.Şener, sağlıkta yapay zekanın tüm dünyada kullanılabilir bir alan olduğu için üretilen ürünün sadece Türkiye için değil, dünya için üretilmiş insanlığa hizmet eden ürünler olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:eCliniq, fikrin kağıda döküldüğü, kağıttan prototipe evrildiği, prototipten de son ürüne geçmiş olan bir ürün. Şu anda İstanbul Atlas Üniversitesi'ndeki öğrenciler bu platformu kullanıyorlar. eCliniq, insanların bulunduğu alanlarda kullanıma geçebilecek, insanlığa artı değer sağlayabilecek bir ürün.İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ahmet Kayhan Şen ise eCliniq'i üniversitelerinde kullanmaya başladıklarını belirterek, eCliniq hem hekimlerimize hem de hastalarımıza fayda sağlayan bir proje. Hastalarımız bu platformu tek başına kullanabiliyor ve tansiyon, ateş, oksijen satürasyonu gibi birçok parametreyi öğrenebiliyor. Kullanıcı dostu bir platform. diye konuştu.Hastaların platform üzerinden şikayetleriyle ilgili ön görüşme de yapabildiğini anlatan Şen, Hekimle görüşmeye başlandığı zaman durum detaylandırılıyor ve bir tanıya ulaşmak kolaylaşıyor. Üniversitemizde 2 binin üzerinde öğrencimiz, 500'e yakın çalışanımız var. Platform 2 bin 500 kişiye hizmet verecek. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — TOLGA YANIK - Türkiye'de geliştirilen yapay zeka destekli hibrit dijital sağlık platformu eCliniq, birinci basamak sağlık hizmetlerinde süreci iyileştirerek hastanelerin acil servislerinde yoğunluğu azaltmayı amaçlıyor.eCliniq Danışma Kurulu Üyesi ve Sabancı Üniversitesi Girişimcilik ve İş Geliştirme Müdürü Evren Değerlier, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eCliniq'le ilgili çalışmaların 2022 yılında başladığını belirterek, TÜBİTAK projesi olarak doğmuş, sonrasında yine TÜBİTAK tarafından desteklenmiş bir proje. eCliniq, 3AGE Sağlık Ürünleri ve Bilişim Teknolojileri AŞ ile İstanbul Atlas Üniversitesi ve Atlas Üniversitesi Hastanesi tarafından ortak geliştirildi. diye konuştu.Platformu geliştiren ekibin içerisinde araştırmacıların, akademisyenlerin, doktorların ve mühendislerin yer aldığını anlatan Değerlier, şunları kaydetti:Platform, özellikle hastanelerde çok yoğun olan acil bölümündeki yoğunluğu almak, insanların sağlık hizmetlerine daha rahat ve daha hızlı bir şekilde ulaşabilmesi için geliştirildi. Platformda ilk etapta sizi bir yapay zeka doktor karşılıyor ve doktora temel triyaj sorularına cevap vererek probleminizi anlatıyorsunuz. Sonra yapay zeka doktor asıl doktora iletmek için kısa bir özet çıkarıyor. Ardından temel yaşamsal bulgularınız alınıyor ve tansiyon, kalp atış oranı, ateş, oksijen satürasyonu, ağırlık, BMI ölçülüyor. Bu bulgulara ve sorulara verdiğiniz cevaplara göre sizi en uygun bulduğu doktora ya cihaz üzerinden bir eşleme ile telesağlık sistemimiz çalışmaya başlıyor ya da o gün içerisinde uygun bir zamana randevunuz verilmiş oluyor.- Projenin Finlandiya açılımını da yaptıkDeğerlier, eCliniq ile birinci basamak sağlık hizmetlerindeki yoğunluğun önüne geçilmesinin planlandığına işaret ederek, Acillerdeki yoğunluk çok ciddi. Temel triyajda dünya ortalamasına bakıldığında yüzde 65 civarında bir doğruluk payı var. Özellikle sağlık profesyonelleri birçok soru olduğu ve birçok ölçüm yapılması gerektiği için hastaların çok fazla sayıda olmasından dolayı bu işlemi çok iyi bir şekilde gerçekleştiremiyor. Yapay zeka destekli platformumuz ile bu süreci iyileştiriyoruz. dedi.Platformun hizmete girdiği İstanbul Atlas Üniversitesi'nde olumlu geri bildirimler aldığını vurgulayan Değerlier, insan yoğunluğunun olduğu ve bir revire ihtiyaç duyulan her yerde bu platformun kullanılabileceğini söyledi.Değerlier, eCliniq'in yurt dışında kullanımına yönelik çalışmaların da sürdüğünü belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:Finlandiya'nın nüfusu yüzölçümüne göre çok düşük. Dolayısıyla doktorların her bölgeye ulaşabilmesi kolay değil. Bunu sağlayabilmek için de büyük eczaneler kurmuşlar. Eczanelerin içerisine kiosklar koyarak doktorların uzaktan eczaneler vasıtasıyla halka ulaşması sağlanacak. Projenin Finlandiya açılımını yaptık. Sonrasında Hollanda, tüm Avrupa çalışmalarımız arasında yer alıyor.- Hem hekimlerimize hem de hastalarımıza fayda sağlayan bir projeeCliniq Yapay Zeka Lideri ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Leyla Türker Şener de Türkiye'de sağlıkta yapay zeka çalışmalarının geçmişi olduğunu belirterek, 2018'den bu yana konuyla ilgili olarak birçok çalışmanın yapıldığını söyledi.Bu yıl 9 ülkeden 41 yazarla konuyla ilgili Sağlıkta Yapay Zeka isimli bir eser çıkardıklarını anlatan Şener, eserde dünyadaki çalışmaların yanı sıra aralarında eCliniq'in de bulunduğu yerli girişimcilerin ürünlerine yer verildiğini ifade etti.Şener, sağlıkta yapay zekanın tüm dünyada kullanılabilir bir alan olduğu için üretilen ürünün sadece Türkiye için değil, dünya için üretilmiş insanlığa hizmet eden ürünler olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:eCliniq, fikrin kağıda döküldüğü, kağıttan prototipe evrildiği, prototipten de son ürüne geçmiş olan bir ürün. Şu anda İstanbul Atlas Üniversitesi'ndeki öğrenciler bu platformu kullanıyorlar. eCliniq, insanların bulunduğu alanlarda kullanıma geçebilecek, insanlığa artı değer sağlayabilecek bir ürün.İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ahmet Kayhan Şen ise eCliniq'i üniversitelerinde kullanmaya başladıklarını belirterek, eCliniq hem hekimlerimize hem de hastalarımıza fayda sağlayan bir proje. Hastalarımız bu platformu tek başına kullanabiliyor ve tansiyon, ateş, oksijen satürasyonu gibi birçok parametreyi öğrenebiliyor. Kullanıcı dostu bir platform. diye konuştu.Hastaların platform üzerinden şikayetleriyle ilgili ön görüşme de yapabildiğini anlatan Şen, Hekimle görüşmeye başlandığı zaman durum detaylandırılıyor ve bir tanıya ulaşmak kolaylaşıyor. Üniversitemizde 2 binin üzerinde öğrencimiz, 500'e yakın çalışanımız var. Platform 2 bin 500 kişiye hizmet verecek. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/yerli-saglik-teknolojisi-acil-servislerde-yogunlugu-azaltmayi-hedefliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gençlik ve Spor Bakanı Bak, down sendromlu özel sporcularla maç yaptı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/genclik-ve-spor-bakani-bak-down-sendromlu-ozel-sporcularla-mac-yapti/824578/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/genclik-ve-spor-bakani-bak-down-sendromlu-ozel-sporcularla-mac-yapti/824578/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:18:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, down sendromlu özel sporcularla basketbol maçı oynadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, down sendromlu özel sporcularla basketbol maçı oynadı.Bakan Bak, çektikleri videolarla kendisine maç davetinde bulunan down sendromlu özel sporcularla Ankara Üniversitesi Spor Salonu'nda buluştu.Basketbol karşılaşmasında Bakan Bak, tamamı özel sporculardan oluşan beyaz takımda yer aldı. Mavi takımda ise Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya, Spor Hizmetleri Genel Müdürü Veli Ozan Çakır, Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Başkanı Birol Aydın, özel sporcularla birlikte mücadele etti.Sporcuların ailelerinin de izlediği maçta hava atışını, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar yaptı. Karşılaşmayı Bakan Bak'ın formasını giydiği beyaz takım kazandı. Bakan Bak, maç sonunda galibiyet sevincini sporcularla birlikte yaşadı.Mücadelenin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Osman Aşkın Bak, özel sporcularla basketbol oynamaktan büyük keyif aldıklarını belirterek, şunları kaydetti:Sayın Cumhurbaşkanımız engelli kardeşlerimizin spor yapabilmeleri için çok destekte bulunuyor. Türkiye Özel Sporcular Federasyonu da bu anlayışla yoğun bir şekilde çalışıyor. Özel sporcular bizim için çok kıymetli. Pek çok branşta büyük başarılar elde ediyorlar. Onlarla bir araya geldik. Güzel bir maç oldu. Beyaz takım olarak biz kazandık. Güzel oynadılar, hepsini tebrik ediyorum. Onlara destek olan ailelerine, antrenörlerine teşekkür ediyoruz. Sporcularımızın sevinci, mutluluğu bizler için değerli.Bakan Bak, daha sonra günün anısına sporcularla birlikte pasta kesti, organizasyona katılan özel sporculara hediye verdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, down sendromlu özel sporcularla basketbol maçı oynadı.Bakan Bak, çektikleri videolarla kendisine maç davetinde bulunan down sendromlu özel sporcularla Ankara Üniversitesi Spor Salonu'nda buluştu.Basketbol karşılaşmasında Bakan Bak, tamamı özel sporculardan oluşan beyaz takımda yer aldı. Mavi takımda ise Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya, Spor Hizmetleri Genel Müdürü Veli Ozan Çakır, Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Başkanı Birol Aydın, özel sporcularla birlikte mücadele etti.Sporcuların ailelerinin de izlediği maçta hava atışını, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar yaptı. Karşılaşmayı Bakan Bak'ın formasını giydiği beyaz takım kazandı. Bakan Bak, maç sonunda galibiyet sevincini sporcularla birlikte yaşadı.Mücadelenin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Osman Aşkın Bak, özel sporcularla basketbol oynamaktan büyük keyif aldıklarını belirterek, şunları kaydetti:Sayın Cumhurbaşkanımız engelli kardeşlerimizin spor yapabilmeleri için çok destekte bulunuyor. Türkiye Özel Sporcular Federasyonu da bu anlayışla yoğun bir şekilde çalışıyor. Özel sporcular bizim için çok kıymetli. Pek çok branşta büyük başarılar elde ediyorlar. Onlarla bir araya geldik. Güzel bir maç oldu. Beyaz takım olarak biz kazandık. Güzel oynadılar, hepsini tebrik ediyorum. Onlara destek olan ailelerine, antrenörlerine teşekkür ediyoruz. Sporcularımızın sevinci, mutluluğu bizler için değerli.Bakan Bak, daha sonra günün anısına sporcularla birlikte pasta kesti, organizasyona katılan özel sporculara hediye verdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/genclik-ve-spor-bakani-bak-down-sendromlu-ozel-sporcularla-mac-yapti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İran basını: ABD ile Pakistan'daki görüşmelerde İran'ı Meclis Başkanı Kalibaf temsil edecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iran-basini-abd-ile-pakistan-daki-gorusmelerde-iran-i-meclis-baskani-kalibaf-temsil-edecek/824577/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iran-basini-abd-ile-pakistan-daki-gorusmelerde-iran-i-meclis-baskani-kalibaf-temsil-edecek/824577/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:18:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — İran ile ABD arasında Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılacak müzakerelerde Tahran yönetimini Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın temsil edeceği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — İran ile ABD arasında Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılacak müzakerelerde Tahran yönetimini Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın temsil edeceği bildirildi.İran'ın yarı resmi haber ajansı ISNA'ya göre, 10 Nisan'da yapılacak görüşmelerde İran müzakere heyetine Meclis Başkanı Kalibaf, ABD heyetine ise Başkan Yardımcısı James David Vance başkanlık edecek.- ABD-İran arasındaki geçici ateşkesABD Başkanı Donald Trump, İran'dan aldıkları 10 maddelik teklifin müzakere edilebileceğini belirterek, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla Pakistan'ın teklif ettiği İran'la iki haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.İran ise savaşı sonlandırmak için sunduğu 10 maddelik önerinin ABD tarafından prensipte kabul edildiğini açıklamıştı. İran'ın yaptığı açıklamaya göre, 10 maddelik öneride uranyum zenginleştirme hakkının tanınması, tüm yaptırımların kaldırılması ve gelecekteki saldırılara karşı güvenceler ve Lübnan dahil bölgedeki savaşların durdurulması da yer alıyor.Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi 15 günlük ateşkes süresince Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin İran ordusu ile koordineli bir şekilde mümkün olacağını belirtmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — İran ile ABD arasında Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılacak müzakerelerde Tahran yönetimini Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın temsil edeceği bildirildi.İran'ın yarı resmi haber ajansı ISNA'ya göre, 10 Nisan'da yapılacak görüşmelerde İran müzakere heyetine Meclis Başkanı Kalibaf, ABD heyetine ise Başkan Yardımcısı James David Vance başkanlık edecek.- ABD-İran arasındaki geçici ateşkesABD Başkanı Donald Trump, İran'dan aldıkları 10 maddelik teklifin müzakere edilebileceğini belirterek, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla Pakistan'ın teklif ettiği İran'la iki haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.İran ise savaşı sonlandırmak için sunduğu 10 maddelik önerinin ABD tarafından prensipte kabul edildiğini açıklamıştı. İran'ın yaptığı açıklamaya göre, 10 maddelik öneride uranyum zenginleştirme hakkının tanınması, tüm yaptırımların kaldırılması ve gelecekteki saldırılara karşı güvenceler ve Lübnan dahil bölgedeki savaşların durdurulması da yer alıyor.Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi 15 günlük ateşkes süresince Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin İran ordusu ile koordineli bir şekilde mümkün olacağını belirtmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/iran-basini-abd-ile-pakistan-daki-gorusmelerde-iran-i-meclis-baskani-kalibaf-temsil-edecek.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Akşehir'de otomobil ile motosiklet çarpıştı, 1 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aksehir-de-otomobil-ile-motosiklet-carpisti-1-kisi-yaralandi/824575/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aksehir-de-otomobil-ile-motosiklet-carpisti-1-kisi-yaralandi/824575/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:16:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Konya — Konya'nın Akşehir ilçesinde otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu 1 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Konya Haberleri — Konya'nın Akşehir ilçesinde otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu 1 kişi yaralandı.Mehmet Ali A. yönetimindeki 64 NP 670 plakalı otomobil, Yeni Mahalle'de Bilal S. idaresindeki 38 AKB 162 plakalı motosikletle çarpıştı.İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve emniyet ekipleri sevk edildi.Kazada yaralanan motosiklet sürücüsü Akşehir Devlet Hastanesine kaldırıldı. Otomobil sürücüsü, polis merkezine götürüldü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Konya Haberleri — Konya'nın Akşehir ilçesinde otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu 1 kişi yaralandı.Mehmet Ali A. yönetimindeki 64 NP 670 plakalı otomobil, Yeni Mahalle'de Bilal S. idaresindeki 38 AKB 162 plakalı motosikletle çarpıştı.İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve emniyet ekipleri sevk edildi.Kazada yaralanan motosiklet sürücüsü Akşehir Devlet Hastanesine kaldırıldı. Otomobil sürücüsü, polis merkezine götürüldü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/aksehir-de-otomobil-ile-motosiklet-carpisti-1-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABB, 4 yeni metro hattı için ihale sürecine hazırlanıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abb-4-yeni-metro-hatti-icin-ihale-surecine-hazirlaniyor/824573/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abb-4-yeni-metro-hatti-icin-ihale-surecine-hazirlaniyor/824573/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:12:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), ulaşım altyapısını güçlendirecek metro projeleri için ihale sürecine hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), ulaşım altyapısını güçlendirecek metro projeleri için ihale sürecine hazırlanıyor.ABB'den yapılan açıklamaya göre, EGO Genel Müdürlüğü'nce yürütülen çalışmalar kapsamında yeni raylı sistem hatlarının projeleri tamamlandı.Ankara'nın mevcut ve büyüyen yerleşim alanlarını metro ağına bağlayacak yatırımlarla, ulaşımın daha hızlı ve konforlu hale getirilmesi amaçlanıyor.Bu doğrultuda, 9,36 kilometrelik M2 Koru-Yaşamkent-Bağlıca Uzatma Hattı, 15,25 kilometrelik M5 Kızılay-Dikmen Hattı, 12,5 kilometrelik M6 Çayyolu-Sincan Bağlantı Hattı ve temeli atılan 7,43 kilometrelik Dikimevi-Natoyolu Hattı hayata geçirilecek.Toplam uzunluğu 44 kilometreyi aşan, 30'dan fazla istasyonun planlandığı projelerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı onay süreçleri tamamlandı. M2 Koru-Yaşamkent-Bağlıca Uzatma Hattı ise yatırım programına alındı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), ulaşım altyapısını güçlendirecek metro projeleri için ihale sürecine hazırlanıyor.ABB'den yapılan açıklamaya göre, EGO Genel Müdürlüğü'nce yürütülen çalışmalar kapsamında yeni raylı sistem hatlarının projeleri tamamlandı.Ankara'nın mevcut ve büyüyen yerleşim alanlarını metro ağına bağlayacak yatırımlarla, ulaşımın daha hızlı ve konforlu hale getirilmesi amaçlanıyor.Bu doğrultuda, 9,36 kilometrelik M2 Koru-Yaşamkent-Bağlıca Uzatma Hattı, 15,25 kilometrelik M5 Kızılay-Dikmen Hattı, 12,5 kilometrelik M6 Çayyolu-Sincan Bağlantı Hattı ve temeli atılan 7,43 kilometrelik Dikimevi-Natoyolu Hattı hayata geçirilecek.Toplam uzunluğu 44 kilometreyi aşan, 30'dan fazla istasyonun planlandığı projelerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı onay süreçleri tamamlandı. M2 Koru-Yaşamkent-Bağlıca Uzatma Hattı ise yatırım programına alındı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/abb-4-yeni-metro-hatti-icin-ihale-surecine-hazirlaniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Depremde kaynar suyun dökülmesiyle vücudunda yanıklar oluşan Esma Nur, yaralarını tekvandoyla sarıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/depremde-kaynar-suyun-dokulmesiyle-vucudunda-yaniklar-olusan-esma-nur-yaralarini-tekvandoyla-sariyor/824572/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/depremde-kaynar-suyun-dokulmesiyle-vucudunda-yaniklar-olusan-esma-nur-yaralarini-tekvandoyla-sariyor/824572/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:08:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kayseri — Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te meydana gelen 7,6 büyüklüğündeki ikinci depremde, devrilen sobanın üstündeki kaynar suyun dökülmesi sonucu bacaklarında üçüncü derece yanıklar oluşan Esma Nur Karaoğlan, tedavi gördüğü Kayseri'de başladığı tekvandoda Türkiye üçüncüsü oldu - 5 ameliyat geçiren ve deri nakli yapılan 14 yaşındaki Karaoğlan: - Yaşadığım travmaları tekvandoyla aştım. Türkiye üçüncüsü oldum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kayseri Haberleri — ESMA KÜÇÜKŞAHİN - Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te meydana gelen 7,6 büyüklüğündeki ikinci depremde, devrilen sobanın üstündeki kaynar suyun dökülmesiyle vücudunda ağır yanıklar oluşan 14 yaşındaki Esma Nur Karaoğlan, tekvando sporuyla hem yaralarını sarıyor hem de milli sporcu olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.Antalya'nın Alanya ilçesinde şubat ayında düzenlenen Yıldızlar Türkiye Şampiyonası'nda 29 kiloda Türkiye üçüncüsü olan 8. sınıf öğrencisi Esma Nur, yeni şampiyonalar hedefliyor.Yay Tan Say Spor Kulübü bünyesinde tekvandoya devam eden Esma Nur, AA muhabirine, Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde doğduğunu, 2019'da Bursa'ya taşındıklarını, 2022 yılının ortalarında babasını kanserden kaybettiğini söyledi.Babasını defnetmek için memleketleri Göksun'a yerleştiklerini ve orada yaşamaya başladıklarını anlatan Esma Nur, 2023'teki asrın felaketine amcasının evinde kuzeniyle oyun oynarken yakalandığını dile getirdi.- Deprem olunca soba üzerime devrildiÜç katlı evin depremde yıkıldığını belirten Esma Nur, Deprem olunca soba üzerime devrildi, kaynar su üstüme döküldü. Bacaklarım yandı. Sonrasında tedavi için Kayseri Şehir Hastanesine yönlendirdiler. Orada 3 ay tedavi oldum. Kayseri'de kuzenim tekvandoya geliyordu, ben de başladım. Yaşadığım travmaları tekvandoyla aştım. Türkiye üçüncüsü oldum. Hocalarıma teşekkür ediyorum. diye konuştu.Enkazın altında birkaç saat kaldığını, ayaklarında 3. derece yanıklar oluştuğunu ifade eden Esma Nur, 5 ameliyat geçirdiğini, kollarından alınan derilerin bacaklarına nakledildiğini, bacaklarının gelişimi için de yaklaşık 3 yıldır tekvandoya devam ettiğini anlattı.Esma Nur Karaoğlan, Ay yıldızlı formayı giyerek bayrağımızı dalgalandırmak istiyorum. dedi.- Esma Nur'da biz o ışığı görüyoruzAntrenör Yavuz Sayan ise Esma Nur'un küçük yaşında iki ciddi travma yaşadığını söyledi.Kuzeni vasıtasıyla Esma Nur'un tekvandoya başladığını aktaran Sayan, şunları kaydetti:Kızımızın yaşadığı çok ciddi travmaları göz önünde bulundurarak, ona yaklaşımımızla kısa zamanda hem Türkiye üçüncüsü oldu hem de o iki büyük travmayı tekvando sporuyla atlattı. Hedefimiz ay yıldızlı formayı giydirip İstiklal Marşı'mızı okuyup bayrağımızı göndere çektirmek. Çünkü kendisi çok istekli, çok özverili ve disiplinli şekilde antrenmanlarına devam etti. Esma Nur'da biz o ışığı görüyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kayseri Haberleri — ESMA KÜÇÜKŞAHİN - Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te meydana gelen 7,6 büyüklüğündeki ikinci depremde, devrilen sobanın üstündeki kaynar suyun dökülmesiyle vücudunda ağır yanıklar oluşan 14 yaşındaki Esma Nur Karaoğlan, tekvando sporuyla hem yaralarını sarıyor hem de milli sporcu olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.Antalya'nın Alanya ilçesinde şubat ayında düzenlenen Yıldızlar Türkiye Şampiyonası'nda 29 kiloda Türkiye üçüncüsü olan 8. sınıf öğrencisi Esma Nur, yeni şampiyonalar hedefliyor.Yay Tan Say Spor Kulübü bünyesinde tekvandoya devam eden Esma Nur, AA muhabirine, Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde doğduğunu, 2019'da Bursa'ya taşındıklarını, 2022 yılının ortalarında babasını kanserden kaybettiğini söyledi.Babasını defnetmek için memleketleri Göksun'a yerleştiklerini ve orada yaşamaya başladıklarını anlatan Esma Nur, 2023'teki asrın felaketine amcasının evinde kuzeniyle oyun oynarken yakalandığını dile getirdi.- Deprem olunca soba üzerime devrildiÜç katlı evin depremde yıkıldığını belirten Esma Nur, Deprem olunca soba üzerime devrildi, kaynar su üstüme döküldü. Bacaklarım yandı. Sonrasında tedavi için Kayseri Şehir Hastanesine yönlendirdiler. Orada 3 ay tedavi oldum. Kayseri'de kuzenim tekvandoya geliyordu, ben de başladım. Yaşadığım travmaları tekvandoyla aştım. Türkiye üçüncüsü oldum. Hocalarıma teşekkür ediyorum. diye konuştu.Enkazın altında birkaç saat kaldığını, ayaklarında 3. derece yanıklar oluştuğunu ifade eden Esma Nur, 5 ameliyat geçirdiğini, kollarından alınan derilerin bacaklarına nakledildiğini, bacaklarının gelişimi için de yaklaşık 3 yıldır tekvandoya devam ettiğini anlattı.Esma Nur Karaoğlan, Ay yıldızlı formayı giyerek bayrağımızı dalgalandırmak istiyorum. dedi.- Esma Nur'da biz o ışığı görüyoruzAntrenör Yavuz Sayan ise Esma Nur'un küçük yaşında iki ciddi travma yaşadığını söyledi.Kuzeni vasıtasıyla Esma Nur'un tekvandoya başladığını aktaran Sayan, şunları kaydetti:Kızımızın yaşadığı çok ciddi travmaları göz önünde bulundurarak, ona yaklaşımımızla kısa zamanda hem Türkiye üçüncüsü oldu hem de o iki büyük travmayı tekvando sporuyla atlattı. Hedefimiz ay yıldızlı formayı giydirip İstiklal Marşı'mızı okuyup bayrağımızı göndere çektirmek. Çünkü kendisi çok istekli, çok özverili ve disiplinli şekilde antrenmanlarına devam etti. Esma Nur'da biz o ışığı görüyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yargıtay, WhatsApp yazışmaları gerekçe gösterilerek işten çıkarılmayı haksız buldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yargitay-whatsapp-yazismalari-gerekce-gosterilerek-isten-cikarilmayi-haksiz-buldu/824571/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yargitay-whatsapp-yazismalari-gerekce-gosterilerek-isten-cikarilmayi-haksiz-buldu/824571/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:08:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — WhatsApp yazışmalarında şirket sahibi ve çalışanları hakkındaki yazışmaları gerekçe gösterilerek işten çıkarılan işçinin açtığı davada, işveren şirket haksız bulundu - Yargıtay, haksız fesih nedeniyle işçiye manevi tazminat ödenmesi kararını hukuka uygun buldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — İSMET KARAKAŞ - Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin, şirkete ait telefon üzerinden iş arkadaşları ve patronu hakkındaki yazışmaları gerekçe gösterilerek iş akdinin feshedilmesini haksız buldu.Dairenin kararına göre, bir mühendis, çalıştığı şirket tarafından işten çıkarılmasının ardından iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini, kendisine zimmetlenen cep telefonunun kişisel verilerini temizleyemeden kendisinden alınarak okunduğunu ve kişisel veri ihlali yapıldığını, kıdem, ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, prim, asgari geçim indirimi, kötü niyet tazminatı ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsilini talep ederek dava açtı.Davalı şirket, eski çalışanlarından kendisine zimmetlenen cep telefonunun talep edildiğini, telefondaki incelemede sadece iş görüşmesi yapması için verilen telefonla davacının şirket ve rakip firma çalışanları ile yaptığı mesajlaşmalarda şirket patronu ile çalışma arkadaşları hakkında hakaretlerinin tespit edildiğini bildirdi. Şirket, söz konusu yazışmaların tutanak altına alındığını, işçinin alacağının da bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etti.Yargılamayı yapan yerel mahkeme, şirketin, davacının telefonda bulunan özel hayatı oluşturan, başkalarıyla yaptığı mesajlaşmalarını okuma, bunları tutanak altına alma ve bunları fesih gerekçesi yapma hakkı bulunmadığından yapılan feshin haksız olduğuna hükmetti. Mahkeme, davacının WhatsApp mesajları okunarak, özel hayatın gizliliğinin de ihlal edildiğini tespit ederek, işçinin manevi tazminata hak kazandığına karar verdi.- İstinaf uygun buldu, Yargıtay onadıDavalı şirketin istinaf başvurusu üzerine dosya Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine geldi. Daire, usul ve esas yönünden yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu.Şirketin temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtaya geldi.Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile mahkemenin gerekçesi kapsamında verilen kararı hukuka uygun bularak onadı.Kararda, Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir. ifadeleri yer aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — İSMET KARAKAŞ - Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin, şirkete ait telefon üzerinden iş arkadaşları ve patronu hakkındaki yazışmaları gerekçe gösterilerek iş akdinin feshedilmesini haksız buldu.Dairenin kararına göre, bir mühendis, çalıştığı şirket tarafından işten çıkarılmasının ardından iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini, kendisine zimmetlenen cep telefonunun kişisel verilerini temizleyemeden kendisinden alınarak okunduğunu ve kişisel veri ihlali yapıldığını, kıdem, ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, prim, asgari geçim indirimi, kötü niyet tazminatı ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsilini talep ederek dava açtı.Davalı şirket, eski çalışanlarından kendisine zimmetlenen cep telefonunun talep edildiğini, telefondaki incelemede sadece iş görüşmesi yapması için verilen telefonla davacının şirket ve rakip firma çalışanları ile yaptığı mesajlaşmalarda şirket patronu ile çalışma arkadaşları hakkında hakaretlerinin tespit edildiğini bildirdi. Şirket, söz konusu yazışmaların tutanak altına alındığını, işçinin alacağının da bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etti.Yargılamayı yapan yerel mahkeme, şirketin, davacının telefonda bulunan özel hayatı oluşturan, başkalarıyla yaptığı mesajlaşmalarını okuma, bunları tutanak altına alma ve bunları fesih gerekçesi yapma hakkı bulunmadığından yapılan feshin haksız olduğuna hükmetti. Mahkeme, davacının WhatsApp mesajları okunarak, özel hayatın gizliliğinin de ihlal edildiğini tespit ederek, işçinin manevi tazminata hak kazandığına karar verdi.- İstinaf uygun buldu, Yargıtay onadıDavalı şirketin istinaf başvurusu üzerine dosya Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine geldi. Daire, usul ve esas yönünden yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu.Şirketin temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtaya geldi.Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile mahkemenin gerekçesi kapsamında verilen kararı hukuka uygun bularak onadı.Kararda, Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir. ifadeleri yer aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/yargitay-whatsapp-yazismalari-gerekce-gosterilerek-isten-cikarilmayi-haksiz-buldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ASO 1. OSB, verimlilik odaklı üretim modellerinin yaygınlaştırılmasını hedefliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aso-1-osb-verimlilik-odakli-uretim-modellerinin-yayginlastirilmasini-hedefliyor/824570/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aso-1-osb-verimlilik-odakli-uretim-modellerinin-yayginlastirilmasini-hedefliyor/824570/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:08:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ankara Sanayi Odası 1. Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Serdar Tütek:  - ASO 1. OSB, üretim kapasitesi, ihracat gücü ve yatırım potansiyeliyle ülke ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara Sanayi Odası (ASO) 1. Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Serdar Tütek, teknolojik altyapının güçlendirilmesini, verimlilik odaklı üretim modellerinin yaygınlaştırılmasını ve çevre dostu uygulamaların artırılmasını hedeflediklerini bildirdi.Tütek, yaptığı yazılı açıklamada, sanayinin Türkiye'nin kalkınmasındaki kritik rollerden birisi olduğunu işaret ederek, ASO 1. OSB'nin temel önceliğinin, sanayicinin üretim gücünü ve karlılığını artırmak olduğunu vurguladı.Rekabetçiliği desteklemeyi ve sürdürülebilir büyümeye katkı sağlamayı hedeflediklerini belirten Tütek, Nitelikli üretim, güçlü istihdam ve yenilikçi yaklaşımlarla, bölgemizi daha ileriye taşımak için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. ifadesini kullandı.ASO 1. OSB'nin hayata geçirdiği mesleki eğitim projeleri ve sanayi işbirlikleriyle, nitelikli iş gücü yetiştirilmesinde öncü rol üstlendiğinin altını çizen Tütek, gençlerin üretim süreçlerine dahil edilmesi ve sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmesi adına yürütülen çalışmaların, bölgenin güçlü yönleri arasında yer aldığını kaydetti.Tütek, bölgede sanayide dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında da adımlar atıldığına dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:Teknolojik altyapının güçlendirilmesi, verimlilik odaklı üretim modellerinin yaygınlaştırılması ve çevre dostu uygulamaların artırılması hedefleniyor. Yüzlerce sanayi kuruluşuna ev sahipliği yapan, binlerce kişiye istihdam sağlayan ASO 1. Organize Sanayi Bölgesi, üretim kapasitesi, ihracat gücü ve yatırım potansiyeliyle ülke ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara Sanayi Odası (ASO) 1. Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Serdar Tütek, teknolojik altyapının güçlendirilmesini, verimlilik odaklı üretim modellerinin yaygınlaştırılmasını ve çevre dostu uygulamaların artırılmasını hedeflediklerini bildirdi.Tütek, yaptığı yazılı açıklamada, sanayinin Türkiye'nin kalkınmasındaki kritik rollerden birisi olduğunu işaret ederek, ASO 1. OSB'nin temel önceliğinin, sanayicinin üretim gücünü ve karlılığını artırmak olduğunu vurguladı.Rekabetçiliği desteklemeyi ve sürdürülebilir büyümeye katkı sağlamayı hedeflediklerini belirten Tütek, Nitelikli üretim, güçlü istihdam ve yenilikçi yaklaşımlarla, bölgemizi daha ileriye taşımak için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. ifadesini kullandı.ASO 1. OSB'nin hayata geçirdiği mesleki eğitim projeleri ve sanayi işbirlikleriyle, nitelikli iş gücü yetiştirilmesinde öncü rol üstlendiğinin altını çizen Tütek, gençlerin üretim süreçlerine dahil edilmesi ve sanayinin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmesi adına yürütülen çalışmaların, bölgenin güçlü yönleri arasında yer aldığını kaydetti.Tütek, bölgede sanayide dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında da adımlar atıldığına dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:Teknolojik altyapının güçlendirilmesi, verimlilik odaklı üretim modellerinin yaygınlaştırılması ve çevre dostu uygulamaların artırılması hedefleniyor. Yüzlerce sanayi kuruluşuna ev sahipliği yapan, binlerce kişiye istihdam sağlayan ASO 1. Organize Sanayi Bölgesi, üretim kapasitesi, ihracat gücü ve yatırım potansiyeliyle ülke ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kayseri'de polisin dur ihtarına uymayan sürücüye 354 bin lira ceza kesildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kayseri-de-polisin-dur-ihtarina-uymayan-surucuye-354-bin-lira-ceza-kesildi/824569/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kayseri-de-polisin-dur-ihtarina-uymayan-surucuye-354-bin-lira-ceza-kesildi/824569/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:04:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kayseri — Kayseri'de polisin dur ihtarına uymayan sürücüye 354 bin lira idari para cezası uygulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kayseri Haberleri — Kayseri'de polisin dur ihtarına uymayan sürücüye 354 bin lira idari para cezası uygulandı.İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şubesi ekipleri, merkez Melikgazi ilçesi Hisarcık Mahallesi Mehmet Özhaseki Bulvarı'nda uygulama yaptı.Bu sırada ekiplerin dur ihtarına uymayarak uygulama noktasından kaçan F.K. yönetimindeki 34 KV 9835 plakalı otomobil, Şehit Hayrullah Dünya Sokak'ta durduruldu.Ekipler, dur ihtarına uymayan ve alkol testini reddeden sürücüye Trafik Kanunu'nun ilgili maddelerinden toplam 354 bin lira idari para cezası kesti.Ehliyetine 2 yıl el konulan ve otomobili 2 ay trafikten men edilen F.K. hakkında Trafiğin güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan da adli işlem başlatıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kayseri Haberleri — Kayseri'de polisin dur ihtarına uymayan sürücüye 354 bin lira idari para cezası uygulandı.İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şubesi ekipleri, merkez Melikgazi ilçesi Hisarcık Mahallesi Mehmet Özhaseki Bulvarı'nda uygulama yaptı.Bu sırada ekiplerin dur ihtarına uymayarak uygulama noktasından kaçan F.K. yönetimindeki 34 KV 9835 plakalı otomobil, Şehit Hayrullah Dünya Sokak'ta durduruldu.Ekipler, dur ihtarına uymayan ve alkol testini reddeden sürücüye Trafik Kanunu'nun ilgili maddelerinden toplam 354 bin lira idari para cezası kesti.Ehliyetine 2 yıl el konulan ve otomobili 2 ay trafikten men edilen F.K. hakkında Trafiğin güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan da adli işlem başlatıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/kayseri-de-polisin-dur-ihtarina-uymayan-surucuye-354-bin-lira-ceza-kesildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD'deki 195 şehirde kış mevsimi ortalama 9 gün kısaldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-deki-195-sehirde-kis-mevsimi-ortalama-9-gun-kisaldi/824567/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-deki-195-sehirde-kis-mevsimi-ortalama-9-gun-kisaldi/824567/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:04:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İstanbul Teknik Üniversitesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Deniz Demirhan: - Amerika'daki sonuç, ülkemiz için yapılan analizlerle ve IPCC raporlarıyla şu açıdan uyumludur, ısınma arttıkça iklim sisteminde birçok değişimi de beraberinde getirmektedir. Bu değişimler, kar örtüsünde azalma ve aşırı yağışlarda artıştır - Kış tanımımızda ve kışın ölçülen meteorolojik parametrelerde değişiklik oluyor. Küresel olarak iklimsel sıcaklık ve yağış ortalaması ile sıcaklık ve yağış dağılımı değişmektedir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — YEŞİM YÜKSEL - İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Deniz Demirhan, sıcaklık artışlarının iklim sisteminde birçok değişimi de beraberinde getirdiğini belirterek, Küresel olarak iklimsel sıcaklık ve yağış ortalaması ile sıcaklık ve yağış dağılımı değişmektedir. dedi.İklim araştırma kuruluşu Climate Central tarafından yayımlanan ABD'deki 195 şehirde kışlar kısalıyor başlıklı çalışmada, 1970'ten bu yana kış mevsiminde meydana gelen değişimler incelendi.Çalışmada, 1970-1997 döneminin en soğuk 90 ardışık günü belirlendi ve bu kış benzeri sıcaklıkların sıklığı son 28 yıllık dönemi kapsayan 1998-2025 yıllarıyla karşılaştırıldı.Elde edilen bulgulara göre, ABD'deki 245 büyük şehrin 195'inde kış mevsimi ortalama 9 gün kısaldı ve kış benzeri sıcaklıklar 1970-1997'ye kıyasla daha geç başlayıp erken sona erdi.- Bazı şehirlerde kışlar uzadıAnaliz edilen şehirlerin yaklaşık 37'sinde kışlar uzarken, okyanus etkisi mevsimsel sıcaklık değişimlerini sınırlayarak özellikle California kıyıları ve Ohio Vadisi'nde belirginleşiyor.Kuzey yarım kürede yazların daha uzun ve sıcak, kışların ise daha kısa ve ılık geçmesinin temel nedeni olarak ısıyı hapseden karbon kirliliği gösteriliyor.Daha sıcak geçen kış ayları, dağlardaki kar örtüsünde azalışa yol açarak su talebindeki riskleri de beraberinde getiriyor.Ilıman kışlar, spor, rekreasyon ve yerel ekonomileri olumsuz etkiliyor. Colorado'nun bazı bölgelerinde şiddetli kar kıtlığı nedeniyle kayak merkezi ziyaretleri bu yıl yüzde 20 azaldı.- Havanın ısınması, şiddetli yağışları da tetikliyorİklim değişikliğinin kış mevsimi üzerindeki etkilerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Dr. Öğretim Üyesi Deniz Demirhan, kış mevsiminin halen 3 ay sürdüğünü ancak soğuk havaların daha geç başlayıp daha erken bittiğini söyledi.İklim değişikliğinin, kış mevsiminin tamamını aynı şekilde etkilemediğini belirten Demirhan, artık kışın kar yağmayacak ya da çok soğuk günler olmayacak gibi ifadeler kullanmanın mümkün olmadığını kaydetti.Demirhan, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporlarında kar örtüsünün dünyanın birçok noktasında azaldığına dair veriler bulunduğunu dile getiren Demirhan, şunları kaydetti:Bu da kışın 'karla yaşanan' bölümünün kısalması anlamına geliyor. Sonuç olarak 'kışlar ısınıyor' demek, 'kış fırtınaları, kuvvetli sağanak yağışlar, dolu bitti' demek değildir. Çünkü aslında havanın ısınması, şiddetli yağışları da tetikliyor. IPCC, aşırı yağışların şiddetlenmesinin temel mekanizmasının daha sıcak havanın daha fazla su buharı taşıması olduğunu ve bunun yaklaşık 1 derece ısınmada yaklaşık yüzde 7 mertebesinde havada nem içerme kapasitesinden artış olduğunu söylüyor. Bu, sıcaklık hala 0 derece civarının altındaysa, artan nem daha yoğun kar yağmasına neden olabilir anlamına gelir. Ancak 0 derecenin üstüne çıkıldığında aynı sistem yağmura döner ve bu sefer de taşkın riski büyür.- Isınma arttıkça iklim sisteminde birçok değişimi de beraberinde getirmektedirSöz konusu çalışmada kış mevsiminin takvimle değil, sıcaklıkla tanımlandığını hatırlatan Demirhan, çalışma sonuçlarına göre 90 günlük kış döneminde 9 günlük kısalmanın yüzde 10'luk bir gün azalışına denk geldiğini aktardı.Demirhan, uzun vadede iklim değişikliğinde de benzer bir beklenti olduğunu belirterek, şöyle devam etti:İnsanların günlük hayatta hissettiği 'mevsimler mi kayıyor' sorusunu doğrudan ölçüyor. Ancak biz iklimsel analizlerimizde 'kışlar kısaldı' değil, 'kışların tanımı' değişti diyoruz. Artık kışlar daha ılık ancak sıcaklık, yağış ekstremlerinin daha sıklıkla yaşandığı dönemler olarak tanımlanabilir. Amerika'daki sonuç, ülkemiz için yapılan analizlerle ve IPCC raporlarıyla şu açıdan uyumludur, ısınma arttıkça iklim sisteminde birçok değişimi de beraberinde getirmektedir. Bu değişimler kar örtüsünde azalma ve aşırı yağışlarda artıştır. Kış tanımımızda ve kışın ölçülen meteorolojik parametrelerde değişiklik oluyor. Küresel olarak iklimsel sıcaklık ve yağış ortalaması ile sıcaklık ve yağış dağılımı değişmektedir. Çünkü IPCC'nin çalışmasında, dünyanın pek çok bölgesinde, günlük sıcaklıkların arttığı ve bunun soğuk uçları seyrekleştirdiğini yani herkesin anlayacağı şekilde 'havanın artık o kadar da çok soğumadığı' belirtilmiştir.IPCC'ye göre iklim değişikliğinin dünya genelinde deniz, kara ve tatlı su ekosistemlerini değiştirdiğine işaret eden Demirhan, buna tür kayıpları, hastalık artışları ve bazı yerlerde kitlesel ölümlerin de dahil olduğunun altını çizdi.Demirhan, daha sıcak geçen kış mevsiminin yer altı su kaynaklarını ve su kalitesini olumsuz etkilediğine değinerek, buzullarda ve donmuş zeminlerdeki bazı bakteri ve kirleticilerin erime sonucu su kaynaklarına karışabileceğini, bunun da su güvenliğini tehlikeye sokabileceğini söyledi.- Isınma, riskleri beraberinde getiriyorÖte yandan Demirhan, sıcak geçen kışların artması halinde gelecekte karşı karşıya kalınabilecek riskleri şöyle anlattı:Ülkemizde, 1991-2020 uzun yıllar kış mevsimi ortalaması 3,9 derece ancak 2025 kış mevsimi, bundan 0,8 derece daha sıcaktır. Yani 2025 kış mevsiminde sıcaklığımız 4,7 dereceye çıkmış. Biz 2010'dan bu yana çoğunlukla ortalamadan daha sıcak kışlar yaşıyoruz. Bunun bazı riskleri var. Bunlar arasında su kıtlığı ve taşkın aynı anda bulunuyor. İklim değişikliği su güvenliğini etkiler. Aynı anda hem daha şiddetli yağış ve taşkın hem de daha uzun kurak dönemler gibi 'uçlar' birlikte yaşanır. Seller ve kuraklık nedeniyle toplu göçler artabilir. Orman yangınları kuvvetli rüzgar, nemsiz ve kurak ortamlar sebebiyle günümüzde sıklıkla ortaya çıkar hale gelmiştir. Endemik tür kayıpları, insan yaşamı kaybı, büyük miktarlarda mal kaybı ve toplu göçler ortaya çıkabilir. Kar ve buz kaybına bağlı riskler artar, ortalama sıcaklık arttıkça kar örtüsü ve donmuş alanlardaki buzlar da azalmaya başlar. Bu azalma, dağlık bölgelerde heyelan, çığ, yağmur ve kar taşkınları gibi tehlikelerin sıklık ve şiddetini de etkileyebilir. Ekosistem kayıpları ve biyolojik riskler artar. Tarım ve gıda güvenliği konuları daha kırılgan hale gelir.Sıcaklıkların artmasıyla ortaya çıkabilecek potansiyel risklerin çevre ve insan üzerinde oluşturduğu riskleri en aza indirmek için öncelikle emisyonların azaltılması gerektiğinin altını çizen Demirhan, ikinci en önemli konunun ise iklim değişikliğine uyum politikaları olduğunu sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — YEŞİM YÜKSEL - İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Deniz Demirhan, sıcaklık artışlarının iklim sisteminde birçok değişimi de beraberinde getirdiğini belirterek, Küresel olarak iklimsel sıcaklık ve yağış ortalaması ile sıcaklık ve yağış dağılımı değişmektedir. dedi.İklim araştırma kuruluşu Climate Central tarafından yayımlanan ABD'deki 195 şehirde kışlar kısalıyor başlıklı çalışmada, 1970'ten bu yana kış mevsiminde meydana gelen değişimler incelendi.Çalışmada, 1970-1997 döneminin en soğuk 90 ardışık günü belirlendi ve bu kış benzeri sıcaklıkların sıklığı son 28 yıllık dönemi kapsayan 1998-2025 yıllarıyla karşılaştırıldı.Elde edilen bulgulara göre, ABD'deki 245 büyük şehrin 195'inde kış mevsimi ortalama 9 gün kısaldı ve kış benzeri sıcaklıklar 1970-1997'ye kıyasla daha geç başlayıp erken sona erdi.- Bazı şehirlerde kışlar uzadıAnaliz edilen şehirlerin yaklaşık 37'sinde kışlar uzarken, okyanus etkisi mevsimsel sıcaklık değişimlerini sınırlayarak özellikle California kıyıları ve Ohio Vadisi'nde belirginleşiyor.Kuzey yarım kürede yazların daha uzun ve sıcak, kışların ise daha kısa ve ılık geçmesinin temel nedeni olarak ısıyı hapseden karbon kirliliği gösteriliyor.Daha sıcak geçen kış ayları, dağlardaki kar örtüsünde azalışa yol açarak su talebindeki riskleri de beraberinde getiriyor.Ilıman kışlar, spor, rekreasyon ve yerel ekonomileri olumsuz etkiliyor. Colorado'nun bazı bölgelerinde şiddetli kar kıtlığı nedeniyle kayak merkezi ziyaretleri bu yıl yüzde 20 azaldı.- Havanın ısınması, şiddetli yağışları da tetikliyorİklim değişikliğinin kış mevsimi üzerindeki etkilerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Dr. Öğretim Üyesi Deniz Demirhan, kış mevsiminin halen 3 ay sürdüğünü ancak soğuk havaların daha geç başlayıp daha erken bittiğini söyledi.İklim değişikliğinin, kış mevsiminin tamamını aynı şekilde etkilemediğini belirten Demirhan, artık kışın kar yağmayacak ya da çok soğuk günler olmayacak gibi ifadeler kullanmanın mümkün olmadığını kaydetti.Demirhan, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporlarında kar örtüsünün dünyanın birçok noktasında azaldığına dair veriler bulunduğunu dile getiren Demirhan, şunları kaydetti:Bu da kışın 'karla yaşanan' bölümünün kısalması anlamına geliyor. Sonuç olarak 'kışlar ısınıyor' demek, 'kış fırtınaları, kuvvetli sağanak yağışlar, dolu bitti' demek değildir. Çünkü aslında havanın ısınması, şiddetli yağışları da tetikliyor. IPCC, aşırı yağışların şiddetlenmesinin temel mekanizmasının daha sıcak havanın daha fazla su buharı taşıması olduğunu ve bunun yaklaşık 1 derece ısınmada yaklaşık yüzde 7 mertebesinde havada nem içerme kapasitesinden artış olduğunu söylüyor. Bu, sıcaklık hala 0 derece civarının altındaysa, artan nem daha yoğun kar yağmasına neden olabilir anlamına gelir. Ancak 0 derecenin üstüne çıkıldığında aynı sistem yağmura döner ve bu sefer de taşkın riski büyür.- Isınma arttıkça iklim sisteminde birçok değişimi de beraberinde getirmektedirSöz konusu çalışmada kış mevsiminin takvimle değil, sıcaklıkla tanımlandığını hatırlatan Demirhan, çalışma sonuçlarına göre 90 günlük kış döneminde 9 günlük kısalmanın yüzde 10'luk bir gün azalışına denk geldiğini aktardı.Demirhan, uzun vadede iklim değişikliğinde de benzer bir beklenti olduğunu belirterek, şöyle devam etti:İnsanların günlük hayatta hissettiği 'mevsimler mi kayıyor' sorusunu doğrudan ölçüyor. Ancak biz iklimsel analizlerimizde 'kışlar kısaldı' değil, 'kışların tanımı' değişti diyoruz. Artık kışlar daha ılık ancak sıcaklık, yağış ekstremlerinin daha sıklıkla yaşandığı dönemler olarak tanımlanabilir. Amerika'daki sonuç, ülkemiz için yapılan analizlerle ve IPCC raporlarıyla şu açıdan uyumludur, ısınma arttıkça iklim sisteminde birçok değişimi de beraberinde getirmektedir. Bu değişimler kar örtüsünde azalma ve aşırı yağışlarda artıştır. Kış tanımımızda ve kışın ölçülen meteorolojik parametrelerde değişiklik oluyor. Küresel olarak iklimsel sıcaklık ve yağış ortalaması ile sıcaklık ve yağış dağılımı değişmektedir. Çünkü IPCC'nin çalışmasında, dünyanın pek çok bölgesinde, günlük sıcaklıkların arttığı ve bunun soğuk uçları seyrekleştirdiğini yani herkesin anlayacağı şekilde 'havanın artık o kadar da çok soğumadığı' belirtilmiştir.IPCC'ye göre iklim değişikliğinin dünya genelinde deniz, kara ve tatlı su ekosistemlerini değiştirdiğine işaret eden Demirhan, buna tür kayıpları, hastalık artışları ve bazı yerlerde kitlesel ölümlerin de dahil olduğunun altını çizdi.Demirhan, daha sıcak geçen kış mevsiminin yer altı su kaynaklarını ve su kalitesini olumsuz etkilediğine değinerek, buzullarda ve donmuş zeminlerdeki bazı bakteri ve kirleticilerin erime sonucu su kaynaklarına karışabileceğini, bunun da su güvenliğini tehlikeye sokabileceğini söyledi.- Isınma, riskleri beraberinde getiriyorÖte yandan Demirhan, sıcak geçen kışların artması halinde gelecekte karşı karşıya kalınabilecek riskleri şöyle anlattı:Ülkemizde, 1991-2020 uzun yıllar kış mevsimi ortalaması 3,9 derece ancak 2025 kış mevsimi, bundan 0,8 derece daha sıcaktır. Yani 2025 kış mevsiminde sıcaklığımız 4,7 dereceye çıkmış. Biz 2010'dan bu yana çoğunlukla ortalamadan daha sıcak kışlar yaşıyoruz. Bunun bazı riskleri var. Bunlar arasında su kıtlığı ve taşkın aynı anda bulunuyor. İklim değişikliği su güvenliğini etkiler. Aynı anda hem daha şiddetli yağış ve taşkın hem de daha uzun kurak dönemler gibi 'uçlar' birlikte yaşanır. Seller ve kuraklık nedeniyle toplu göçler artabilir. Orman yangınları kuvvetli rüzgar, nemsiz ve kurak ortamlar sebebiyle günümüzde sıklıkla ortaya çıkar hale gelmiştir. Endemik tür kayıpları, insan yaşamı kaybı, büyük miktarlarda mal kaybı ve toplu göçler ortaya çıkabilir. Kar ve buz kaybına bağlı riskler artar, ortalama sıcaklık arttıkça kar örtüsü ve donmuş alanlardaki buzlar da azalmaya başlar. Bu azalma, dağlık bölgelerde heyelan, çığ, yağmur ve kar taşkınları gibi tehlikelerin sıklık ve şiddetini de etkileyebilir. Ekosistem kayıpları ve biyolojik riskler artar. Tarım ve gıda güvenliği konuları daha kırılgan hale gelir.Sıcaklıkların artmasıyla ortaya çıkabilecek potansiyel risklerin çevre ve insan üzerinde oluşturduğu riskleri en aza indirmek için öncelikle emisyonların azaltılması gerektiğinin altını çizen Demirhan, ikinci en önemli konunun ise iklim değişikliğine uyum politikaları olduğunu sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Devlet korumasındaki çocuklar sanatsal etkinliklerle gelişiyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/devlet-korumasindaki-cocuklar-sanatsal-etkinliklerle-gelisiyor/824566/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/devlet-korumasindaki-cocuklar-sanatsal-etkinliklerle-gelisiyor/824566/</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:04:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 2021'de faaliyete geçirilen Hayata Köprü Sanat projesi, devlet korumasındaki çocukların sanatsal etkinliklere katılımını artırarak kişisel gelişimlerine katkı sunuyor - Çankaya Müftülüğü Gençlik Koordinatörü Abdurrahman Terzi: - El sanatları, ebru, resim, hangi etkinlik planlandıysa bununla ilgili hazırlık yapılıyor. Öğrenciler geldiği zaman çalışmalar yapılıyor. Proje kapsamında öğrencilerimizin milli, manevi gelişimlerine katkı sağlanıyor, el becerileri gelişiyor, el sanatlarına olan ilgileri artıyor, çocuklarımız güzel vakit geçiriyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — EYLÜL AŞKIN AKÇAY - Devlet korumasındaki çocuklar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfınca (TDV) yürütülen Hayata Köprü Sanat projesiyle hem kişisel gelişimlerini destekliyor hem de sanat yoluyla estetik bakış açısı kazanıyor.Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TDV Kadın Kolları işbirliğiyle 2021'de hayata geçirilen projeyle çocukların kişisel gelişimlerine katkı sunuluyor, sosyal bağlarının güçlenmesi sağlanıyor ve yaşama sevinçlerinin artırılması hedefleniyor.Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı gençlik merkezleri ev sahipliğinde yürütülen proje, Çocuk Evleri ve Çocuk Destek Merkezlerince (ÇEKOM) belirlenen devlet koruması altındaki 7-17 yaş arası çocukları kapsıyor.Proje kapsamında belirlenen günlerde gerçekleştirilen atölyelere gelen çocuklar, resim, ebru, el sanatları ve tiyatro gibi etkinliklere katılarak yaratıcılıklarını ortaya koyma ve sosyal becerilerini geliştirme fırsatı buluyor.Çankaya Müftülüğü Gençlik Koordinatörü ve projenin yürütüldüğü merkezlerden biri olan Çukurambar Diyanet Gençlik Merkezi'nde manevi danışmanlık yapan Abdurrahman Terzi, AA muhabirine çalışma hakkında bilgi verdi.Terzi, projeyle çocukların zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimlerinin desteklenmesinin, milli ve manevi değerlerle tanışmalarının, benlik algılarının güçlenmesinin ve sanatla estetik bakış açısı kazanmalarının amaçlandığını söyledi.- Çocukların ürettiği eserler sergilenecekÇalışmanın gönüllü öğretmenler ve öğrencilerle sürdürüldüğünü belirten Terzi, şunları kaydetti:Türkiye Diyanet Vakfının gönüllü çalışanları var. Cumartesi günleri saat 12.00 ile 17.00 arası merkezimizde çalışmaları yapıyoruz. Hocamız çocuklar geldiği zaman onlara önceden bir hazırlık yapıyor. O gün el sanatları, ebru, resim, hangi etkinlik planlandıysa bununla ilgili hazırlık yapılıyor. Öğrenciler geldiği zaman çalışmalar yapılıyor. Proje kapsamında öğrencilerimizin milli, manevi gelişimlerine katkı sağlanıyor, el becerileri gelişiyor, el sanatlarına olan ilgileri artıyor, çocuklarımız güzel vakit geçiriyor. Hem eğleniyorlar hem öğreniyorlar. Hocalarımızla ve üniversiteli ablalarıyla tanışmış oluyorlar. Kendilerine rol model büyükleriyle bir araya gelmiş oluyorlar ve bundan dolayı da çocuklar çok mutlu.Terzi, çocukların el sanatları etkinliklerinde ürettiği ürünlerin haziran ayında açılacak sergide sergileneceğini aktararak, Çok güzel eserler ortaya çıktı ve çıkmaya devam ediyor. Bu eserler satışa sunulacak ve oradan elde edilen gelir de tekrardan bu projeye maddi destek olacak. Yeni öğrencilerin de katılımları bu şekilde sağlanmış olacak. diye konuştu.- Çocuklarla vakit geçirmek bize de iyi geliyorProje kapsamında gönüllü eğitmenlik yapan Şeyma Karabay da etkinliklerin çocukların el ve göz koordinasyonuna faydasını gördüklerini vurgulayarak, İlk çalışmaya başladığımızda çocuklarımızın dikkati hakikaten çok dağınıktı. Şu an hamdolsun gayet güzel. Sandalye süreleri çok kısaydı, şu an çok güzel oturabiliyorlar. ifadelerini kullandı.TDV yurtlarında kalan 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Müberra Nur Avcı ise çocukların gelişimine katkı sağlamak amacıyla projeye gönüllü olarak destek verdiğini belirterek, Çocuklarla vakit geçirip eğlenmek bize de çok iyi geliyor. Derslerimizden kalan vakitlerde hem dinlenmiş oluyoruz hem bize motivasyon oluyor. Herkesi bu gönüllülüğe davet ediyorum. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — EYLÜL AŞKIN AKÇAY - Devlet korumasındaki çocuklar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfınca (TDV) yürütülen Hayata Köprü Sanat projesiyle hem kişisel gelişimlerini destekliyor hem de sanat yoluyla estetik bakış açısı kazanıyor.Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TDV Kadın Kolları işbirliğiyle 2021'de hayata geçirilen projeyle çocukların kişisel gelişimlerine katkı sunuluyor, sosyal bağlarının güçlenmesi sağlanıyor ve yaşama sevinçlerinin artırılması hedefleniyor.Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı gençlik merkezleri ev sahipliğinde yürütülen proje, Çocuk Evleri ve Çocuk Destek Merkezlerince (ÇEKOM) belirlenen devlet koruması altındaki 7-17 yaş arası çocukları kapsıyor.Proje kapsamında belirlenen günlerde gerçekleştirilen atölyelere gelen çocuklar, resim, ebru, el sanatları ve tiyatro gibi etkinliklere katılarak yaratıcılıklarını ortaya koyma ve sosyal becerilerini geliştirme fırsatı buluyor.Çankaya Müftülüğü Gençlik Koordinatörü ve projenin yürütüldüğü merkezlerden biri olan Çukurambar Diyanet Gençlik Merkezi'nde manevi danışmanlık yapan Abdurrahman Terzi, AA muhabirine çalışma hakkında bilgi verdi.Terzi, projeyle çocukların zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimlerinin desteklenmesinin, milli ve manevi değerlerle tanışmalarının, benlik algılarının güçlenmesinin ve sanatla estetik bakış açısı kazanmalarının amaçlandığını söyledi.- Çocukların ürettiği eserler sergilenecekÇalışmanın gönüllü öğretmenler ve öğrencilerle sürdürüldüğünü belirten Terzi, şunları kaydetti:Türkiye Diyanet Vakfının gönüllü çalışanları var. Cumartesi günleri saat 12.00 ile 17.00 arası merkezimizde çalışmaları yapıyoruz. Hocamız çocuklar geldiği zaman onlara önceden bir hazırlık yapıyor. O gün el sanatları, ebru, resim, hangi etkinlik planlandıysa bununla ilgili hazırlık yapılıyor. Öğrenciler geldiği zaman çalışmalar yapılıyor. Proje kapsamında öğrencilerimizin milli, manevi gelişimlerine katkı sağlanıyor, el becerileri gelişiyor, el sanatlarına olan ilgileri artıyor, çocuklarımız güzel vakit geçiriyor. Hem eğleniyorlar hem öğreniyorlar. Hocalarımızla ve üniversiteli ablalarıyla tanışmış oluyorlar. Kendilerine rol model büyükleriyle bir araya gelmiş oluyorlar ve bundan dolayı da çocuklar çok mutlu.Terzi, çocukların el sanatları etkinliklerinde ürettiği ürünlerin haziran ayında açılacak sergide sergileneceğini aktararak, Çok güzel eserler ortaya çıktı ve çıkmaya devam ediyor. Bu eserler satışa sunulacak ve oradan elde edilen gelir de tekrardan bu projeye maddi destek olacak. Yeni öğrencilerin de katılımları bu şekilde sağlanmış olacak. diye konuştu.- Çocuklarla vakit geçirmek bize de iyi geliyorProje kapsamında gönüllü eğitmenlik yapan Şeyma Karabay da etkinliklerin çocukların el ve göz koordinasyonuna faydasını gördüklerini vurgulayarak, İlk çalışmaya başladığımızda çocuklarımızın dikkati hakikaten çok dağınıktı. Şu an hamdolsun gayet güzel. Sandalye süreleri çok kısaydı, şu an çok güzel oturabiliyorlar. ifadelerini kullandı.TDV yurtlarında kalan 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Müberra Nur Avcı ise çocukların gelişimine katkı sağlamak amacıyla projeye gönüllü olarak destek verdiğini belirterek, Çocuklarla vakit geçirip eğlenmek bize de çok iyi geliyor. Derslerimizden kalan vakitlerde hem dinlenmiş oluyoruz hem bize motivasyon oluyor. Herkesi bu gönüllülüğe davet ediyorum. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
