<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Fransa'daki orman yangınlarından yıl başından bu yana yaklaşık 40 bin hektar alan etkilendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fransa-daki-orman-yanginlarindan-yil-basindan-bu-yana-yaklasik-40-bin-hektar-alan-etkilendi/881742/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fransa-daki-orman-yanginlarindan-yil-basindan-bu-yana-yaklasik-40-bin-hektar-alan-etkilendi/881742/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:51:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya — Fransız hükümeti, geçen yıla kıyasla çok daha erken başlayan yangın sezonunda yıl başından bu yana 40 bin hektara yakın alanın kül olduğunu bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri — Fransız hükümeti, geçen yıla kıyasla çok daha erken başlayan yangın sezonunda yıl başından bu yana 40 bin hektara yakın alanın kül olduğunu bildirdi.Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, Radio France'ta katıldığı programda, özellikle ülkenin güneydoğusunda devam eden yangınlara ilişkin açıklamalarda bulundu.Bakan Nunez, Fransa'nın yangınlarla mücadelede yeterli hava ve kara araçlarına sahip olduğunu ancak yüksek sıcaklıklar ve hava koşullarının etkisiyle hızla yayılan yangınlar nedeniyle olağan dışı bir durumla karşı karşıya oldukları değerlendirmesinde bulundu.Çıkan 10 yangından 9'unun kasıtlı ya da kasıtsız insan kaynaklı olduğunu yineleyen Nunez, yangınlar nedeniyle ülke genelinde 111 kişinin gözaltına alındığı bilgisini paylaştı.Nunez, yıl başından bu yana yaklaşık 40 bin hektar alanın yandığını ve bu rakamın 2025'te bütün bir sezonda kaydedilen rakamı aştığını bildirdi.Rekor seviyede sıcaklıkların görüldüğü Fransa'nın yaklaşık 2 aydır yangınlarla mücadelesi sürerken, ülkenin güneydoğusundaki Var vilayetinde ve Korsika Adası'ndaki yangınlar henüz söndürülemedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri — Fransız hükümeti, geçen yıla kıyasla çok daha erken başlayan yangın sezonunda yıl başından bu yana 40 bin hektara yakın alanın kül olduğunu bildirdi.Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, Radio France'ta katıldığı programda, özellikle ülkenin güneydoğusunda devam eden yangınlara ilişkin açıklamalarda bulundu.Bakan Nunez, Fransa'nın yangınlarla mücadelede yeterli hava ve kara araçlarına sahip olduğunu ancak yüksek sıcaklıklar ve hava koşullarının etkisiyle hızla yayılan yangınlar nedeniyle olağan dışı bir durumla karşı karşıya oldukları değerlendirmesinde bulundu.Çıkan 10 yangından 9'unun kasıtlı ya da kasıtsız insan kaynaklı olduğunu yineleyen Nunez, yangınlar nedeniyle ülke genelinde 111 kişinin gözaltına alındığı bilgisini paylaştı.Nunez, yıl başından bu yana yaklaşık 40 bin hektar alanın yandığını ve bu rakamın 2025'te bütün bir sezonda kaydedilen rakamı aştığını bildirdi.Rekor seviyede sıcaklıkların görüldüğü Fransa'nın yaklaşık 2 aydır yangınlarla mücadelesi sürerken, ülkenin güneydoğusundaki Var vilayetinde ve Korsika Adası'ndaki yangınlar henüz söndürülemedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/fransa-daki-orman-yanginlarindan-yil-basindan-bu-yana-yaklasik-40-bin-hektar-alan-etkilendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Şimşek, Türkiye'nin bütçe performansını değerlendirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-simsek-turkiye-nin-butce-performansini-degerlendirdi/881740/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-simsek-turkiye-nin-butce-performansini-degerlendirdi/881740/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:48:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, uygulanan politikalar sayesinde 2025'te yüzde 2,9 olan bütçe açığının milli gelire oranının, haziran itibarıyla yıllıklandırılmış olarak yaklaşık yüzde 2,5'e gerilediğini tahmin ettiklerini bildirdi.Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye'nin bütçe performansını değerlendirdi.Jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkilerini sınırlamak amacıyla bazı vergi gelirlerinden vazgeçmelerine rağmen yılın ilk yarısında faiz dışı bütçe fazlasının 521 milyar liraya ulaştığını, bütçe açığının da geçen yılın ilk yarısına göre 38 milyar lira iyileştiğini belirten Şimşek, şunları kaydetti:Kayıt dışılıkla mücadele, gönüllü uyumu artırmaya yönelik politikalarımız ve kamu harcamalarındaki disiplin sayesinde 2025'te yüzde 2,9 olan bütçe açığının milli gelire oranının, haziran itibarıyla yıllıklandırılmış olarak yaklaşık yüzde 2,5'e gerilediğini tahmin ediyoruz. Bütçe performansının da katkısıyla iç borç çevirme oranları geçen yılın ve öngörülerimizin altında seyrediyor. Ekonomimizin dayanıklılığını artıran bütçe disiplini, programımızın temel amacı olan fiyat istikrarı açısından da kritik önem taşımaktadır. Mali disiplini koruyarak dezenflasyon hedefimiz doğrultusunda politikalarımızı sürdüreceğiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, uygulanan politikalar sayesinde 2025'te yüzde 2,9 olan bütçe açığının milli gelire oranının, haziran itibarıyla yıllıklandırılmış olarak yaklaşık yüzde 2,5'e gerilediğini tahmin ettiklerini bildirdi.Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye'nin bütçe performansını değerlendirdi.Jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkilerini sınırlamak amacıyla bazı vergi gelirlerinden vazgeçmelerine rağmen yılın ilk yarısında faiz dışı bütçe fazlasının 521 milyar liraya ulaştığını, bütçe açığının da geçen yılın ilk yarısına göre 38 milyar lira iyileştiğini belirten Şimşek, şunları kaydetti:Kayıt dışılıkla mücadele, gönüllü uyumu artırmaya yönelik politikalarımız ve kamu harcamalarındaki disiplin sayesinde 2025'te yüzde 2,9 olan bütçe açığının milli gelire oranının, haziran itibarıyla yıllıklandırılmış olarak yaklaşık yüzde 2,5'e gerilediğini tahmin ediyoruz. Bütçe performansının da katkısıyla iç borç çevirme oranları geçen yılın ve öngörülerimizin altında seyrediyor. Ekonomimizin dayanıklılığını artıran bütçe disiplini, programımızın temel amacı olan fiyat istikrarı açısından da kritik önem taşımaktadır. Mali disiplini koruyarak dezenflasyon hedefimiz doğrultusunda politikalarımızı sürdüreceğiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/bakan-simsek-turkiye-nin-butce-performansini-degerlendirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ANALİZ - AB ve BM sirtaki siyasetine itibar edecek mi?</title>
      <link>https://www.canligaste.com/analiz-ab-ve-bm-sirtaki-siyasetine-itibar-edecek-mi/881738/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/analiz-ab-ve-bm-sirtaki-siyasetine-itibar-edecek-mi/881738/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:48:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Türkiye'nin Kıbrıs ile ilgili görüşmelerdeki amacı gayet net görünüyor. Öncelikle, Yunan ve Rumların geçmişte yaptıkları soykırımların tekrar yaşanmaması gerekiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Kıdemli Araştırmacısı Doç. Dr. Murat Aslan, Avrupa Birliği'nin (AB) Kıbrıs politikasını, Yunan-Rum stratejisinin etkilerini ve Türkiye'nin yaklaşımını AA Analiz için kaleme aldı.***Merhum Başbakan Bülent Ecevit’in 1947 yılında kaleme aldığı Olmasın Varsın şiiri Türk-Yunan kardeşliğine vurgu yapan önemli bir eserdir. Ecevit bu şiiri Londra’da gurbet yıllarında, kültürel yalnızlık içindeyken, Yunanlarla benzerliklere vurgu yapmak için yazmış, siyasete atıldıktan sonra ise şiir, siyasi eleştirilerin kaynağı haline gelmiştir. Öte yandan, Yunanlara karşı bu kadar kültürel sempati besleyen Ecevit bile Kıbrıslı Türklere karşı işlenen soykırıma sessiz kalamamış. Tabii, Kıbrıs ile ilgili görüşmelerde Türkiye’nin tavrını etkileyen bahse konu beka eğiliminin bir geçmişi var.Kıbrıs&#039;ta güvenlik arayışı ve tarihin gölgesiYunanların 23 Eylül 1821'den itibaren Mora’da Türklere karşı başlattıkları Tripoliçe Soykırımı’nın kötü anıları Rum saldırılarına karşı Kıbrıs’ta Barış Harekatını tetiklemiştir. Tripoliçe’de Yunanların Türklere karşı soykırımı nedense hala uluslararası kamuoyunun gündeminde değil. Bu sessizliğin bir sonucu olarak, Yunanlar 1944'te Çamerya’da yaşayan Arnavutlara da soykırım yaptı ve o soykırım da sessizliğe gömüldü. Öyle ki Yunanların gerçekleştirdiği her soykırımdan sonra yaşanan sessizliğin yeni bir soykırıma neden olduğu görülüyor. 1960’lı yıllardan itibaren Kıbrıs’ta Türklere yönelik şiddetin de Tripoliçe ve Çamerya’dan farkı yok. İşte Kıbrıs Barış Harekatı’nın önemi bu noktada daha iyi anlaşılıyor.Bu soykırımlardan alınması gereken dersler açıkça ortada. Öncelikle askeri bağlamda güçlü kalmak, siyaseten inisiyatifi elde tutmak, karşı tarafa argüman yaratma imkanı tanımamak ve gerçekler üzerinden tutarlı bir strateji izlemek gerekiyor. Tabii, Avrupa, AB ve ABD’nin Türkiye’ye karşı koşulsuz Yunan-Rum tarafgirliği de dikkate alınmalı. Bu nedenle Türkiye açısından Ege ve Kıbrıs’ta yaşanan meselelerin yönetilebilir düzeyde tutulması zorunlu.Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunların çözümü için yürütülen normalleşme ve pozitif gündem çabaları devam ediyor. Ancak Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın yaramaz çocuk modundaki tavırları, süreci bazen ileriye taşıyor bazen de geriye çekiyor. Silahlanma sevdasına düşen Yunanistan, ülkesindeki Amerikan ve Fransız askeri varlığı envanterine İsrail’i de eklemiş durumda. İsrail’in Yunan ana karası, Kıbrıs ve Ege’deki adalara erişimiyle birlikte, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) istemedikleri gerginliklerde, kurulmuş oyuncak asker gibi saf tutması artık mümkün.Öte yandan Rusya’dan kaynaklanan tedirginlik nedeniyle AB cenahında, Yunan ve Rumlardan kaynaklanan sorunlar bıkkınlık yaratmış durumda. Rus iş insanlarını Kıbrıs'ın güneyinde ve Yunanistan’da misafir eden, finansal işlemlere yüksek komisyonlarla müsaade eden Yunan ve Rum ikilisinin gölge filosu ile Rus petrolünü taşıması ayyuka çıkmış durumda. Bu nedenle, Rusya’ya uygulanacak yaptırımları AB çatısı altında veto eden Yunanistan ve GKRY, AB üyesi ülkelerin tepkisi ile karşılaştı. NATO Ankara Zirvesi sonrasında Türkiye ile ilişkileri tamir etme derdine düşen Avrupa, Yunan ve Rum engeline karşı yeni bir siyasi süreç başlattı. Yunan ve Rum çıkarlarından vazgeçilmeden bir çıkış yolu bulma arayışı başladı.AB&#039;nin Kıbrıs hamlesi ve Yunan-Rum stratejisiBu ortamda, Yunan-Rum ikilisi tarafından yaratılan Kıbrıs'la ilgili suni meseleler, son bir ay içinde yeniden ısıtılmaya başlandı. Bu gelişmeleri sıralamak ve anlamlarını farklı bir gözle okumak faydalı olabilir. AB Komisyonu'nun Kıbrıs meselesindeki ısrarının ardında, en masum yorumla bile Türkiye'nin Avrupa savunma sanayisi ve savunma fonlarına katılımını engellemeye çalışan Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın etkisi görülebilir.Nitekim Avrupa, savunma kapasitesini artırma istikametinde çırpınırken, Yunan ve Rum ikilisi veto kartını net bir şekilde kullandı. Türkiye dosyasını göndermesine rağmen SAFE programı için görüşme çağrısına yanıt bile verilmedi. Bıkkınlık öyle bir noktaya ulaştı ki Rus tehdidinin bu kadar yoğun hissedildiği bir dönemde AB Komisyonu bir orta yol arayışında görünüyor. Ancak böyle bir ihtiyaç Türkiye ve Kıbrıs Türk’ü lehine bir ortamın oluştuğu anlamına gelmiyor. Annan Planı’nın Rumlar tarafından reddedilmesinde görüldüğü gibi, bir uzlaşının adil bir Avrupa yaklaşımını ve dürüst bir Yunan-Rum tavrını garanti ettiği iddia edilemez.AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, 12 Temmuz’da BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüştü. Yaptığı açıklamada “Kıbrıs sorununun BM çerçevesinde, AB ilke, değer ve mevzuatıyla uyumlu bir şekilde çözülmesi yönünde ivmenin yeniden canlandığını” ifade etti. Bu söylem aslında Yunan ve Rum söylemlerinin teyidi niteliğinde. Yunanlar, Türkler söz konusu olduğunda Avrupa’yı hep bir katalizör olarak kullanmış. Nitekim, tarihe bakılırsa, Yunan bağımsızlığı, Birinci Dünya Savaşı’nda Megali İdea hayali, İngilizler tarafından ilhak edilen Kıbrıs’ın Rumlara peşkeş çekilmesi, Ege adalarının Yunanlara devri gibi dönemeçler Avrupalıların Yunanlara bahşettiği imtiyazlardır.Von der Leyen’in açıklaması sonrasında, AB Komisyonu, Raffaele Fitto'yu Kıbrıs Özel Temsilciliğine atadı. Fitto’nun geçmişte açıkça Yunan ideallerini desteklediği akılda tutulmalı. AB Komisyonu’nun Başkan Yardımcısı olması hasebiyle, AB fonlarını bir araç değil, silah olarak kullanma yetkisi olan Fitto’dan Rumlar aleyhine bir tavır beklemek hayal olur. Ayrıca Kıbrıs dosyasında, üç garantör ülkenin dışarıda tutulması ve BM ile işbirliği içinde olan AB’nin meseleyi sahiplenmesiyle, garantörlük antlaşmaları işlevsiz hale geliyor. Bu noktada, Yunan tarafının Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselelerini her zaman AB-Türkiye sorunu olarak nitelendirdiği unutulmamalı. Dolayısıyla Von der Leyen’in girişimi aslında Yunan-Rum niyetini, yani Kıbrıs ve Doğu Akdeniz dosyasını AB-Türkiye meselesine dönüştürüyor.Guterres’in 27-29 Temmuz’da Kıbrıs’ın hem güneyine hem de kuzeyine yapacağı ziyaret, doğal olarak, AB ile yapılan istişarenin ardından geldiği için önemli. Guterres, Rumların 2004 referandumunda ihanetinin ve Crans-Montana’da ikiyüzlülüğünün farkında. Güvensizliğin bu kadar güçlü olduğu bir ortamda Guterres, bir sır perdesi gerisinde hareket etmeyi ve ketum olmayı tercih ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkilerinin emsal düzeyde olması aslında Guterres’i AB, Yunan ve Rum üçlüsü için ideal hale getirmiş. Muhtemelen kendisi de bu durumun farkında ve görev süresi dolmadan, meselede devrimsel bir gelişme sağlamak ve tarihe iz bırakmak istiyor.Guterres’in gizemli tavrına rağmen gazetelere, BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar'ın planı yansıdı. Independent’e göre Holguin “klasik federal modelden uzaklaşan daha gevşek bir yapı” öngörüyor. Rum tarafının federasyon, Türk tarafının iki eşit devlet talebi bir kenara itilerek konfederasyon ihtimaline aynı anda hitap etme amacı öne çıkıyor.Böyle bir taslak aslında belirsiz bir yapıyı haber veriyor. Habere göre, iki kurucu devlet siyasi eşitlik temelinde varlığını sürdürecek, günlük yönetim büyük ölçüde kurucu devletlere bırakılacak, merkez ise dış politika, savunma ve AB ilişkileri gibi ortak alanlarla sınırlanacak. Ayrıca “güvenlik ayağında 1960 Garanti ve İttifak Antlaşmaları'nın yerine NATO merkezli bir model ve sınırlı çok uluslu güç kurulması” öngörülüyor.Eğer haber doğruysa, garantörlük kağıt üzerinde var, fiiliyatta yok hale getiriliyor. Konfederasyon algısıyla federatif bir sistem kurgulanıyor. Diğer bir ifadeyle, Rumların taleplerine, kibar bir ifadeyle, AB garantileri ve NATO yanılsamasıyla bir yol açılıyor. Böyle bir konjonktürde, Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın KKTC’ye ziyaretinin önemi artıyor.Türkiye&#039;nin kırmızı çizgileriTürkiye’nin Kıbrıs ile ilgili görüşmelerdeki amacı gayet net görünüyor. Öncelikle, Yunan ve Rumların geçmişte yaptıkları soykırımların tekrar yaşanmaması gerekiyor. En ufak taviz, Kıbrıs Türk'ünün adadan silinmesi anlamı taşıyor. İkinci husus ise Türkiye’nin güvenliğiyle ilgili. Türkiye’yi çevreleme gibi bir girişime Türkiye’nin müsaade etmesi mümkün değil. Anlaşmalara rağmen Ege adalarını silahlandıran ve diğer devletleri bölgeye sokan Yunan-Rum ikilisine güvenilebilir mi?Türkiye, Annan Planı’na masada evet diyen, referandumda hayır oyu kullanan Rumların ve Yunanların niyetinin farkında. Bu nedenle sürecin maharetle yönetilmesi, Yunan-Rum maskesinin layıkıyla düşürülmesi gerekiyor. Nitekim Yunan-Rum ikilisinin AB maskesiyle meydana çıkıp sirtaki oynaması Türkiye’nin alkış tutacağı bir sahne değil.[Doç. Dr. Murat Aslan, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Kıdemli Araştırmacısıdır.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Kıdemli Araştırmacısı Doç. Dr. Murat Aslan, Avrupa Birliği'nin (AB) Kıbrıs politikasını, Yunan-Rum stratejisinin etkilerini ve Türkiye'nin yaklaşımını AA Analiz için kaleme aldı.***Merhum Başbakan Bülent Ecevit’in 1947 yılında kaleme aldığı Olmasın Varsın şiiri Türk-Yunan kardeşliğine vurgu yapan önemli bir eserdir. Ecevit bu şiiri Londra’da gurbet yıllarında, kültürel yalnızlık içindeyken, Yunanlarla benzerliklere vurgu yapmak için yazmış, siyasete atıldıktan sonra ise şiir, siyasi eleştirilerin kaynağı haline gelmiştir. Öte yandan, Yunanlara karşı bu kadar kültürel sempati besleyen Ecevit bile Kıbrıslı Türklere karşı işlenen soykırıma sessiz kalamamış. Tabii, Kıbrıs ile ilgili görüşmelerde Türkiye’nin tavrını etkileyen bahse konu beka eğiliminin bir geçmişi var.Kıbrıs&#039;ta güvenlik arayışı ve tarihin gölgesiYunanların 23 Eylül 1821'den itibaren Mora’da Türklere karşı başlattıkları Tripoliçe Soykırımı’nın kötü anıları Rum saldırılarına karşı Kıbrıs’ta Barış Harekatını tetiklemiştir. Tripoliçe’de Yunanların Türklere karşı soykırımı nedense hala uluslararası kamuoyunun gündeminde değil. Bu sessizliğin bir sonucu olarak, Yunanlar 1944'te Çamerya’da yaşayan Arnavutlara da soykırım yaptı ve o soykırım da sessizliğe gömüldü. Öyle ki Yunanların gerçekleştirdiği her soykırımdan sonra yaşanan sessizliğin yeni bir soykırıma neden olduğu görülüyor. 1960’lı yıllardan itibaren Kıbrıs’ta Türklere yönelik şiddetin de Tripoliçe ve Çamerya’dan farkı yok. İşte Kıbrıs Barış Harekatı’nın önemi bu noktada daha iyi anlaşılıyor.Bu soykırımlardan alınması gereken dersler açıkça ortada. Öncelikle askeri bağlamda güçlü kalmak, siyaseten inisiyatifi elde tutmak, karşı tarafa argüman yaratma imkanı tanımamak ve gerçekler üzerinden tutarlı bir strateji izlemek gerekiyor. Tabii, Avrupa, AB ve ABD’nin Türkiye’ye karşı koşulsuz Yunan-Rum tarafgirliği de dikkate alınmalı. Bu nedenle Türkiye açısından Ege ve Kıbrıs’ta yaşanan meselelerin yönetilebilir düzeyde tutulması zorunlu.Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunların çözümü için yürütülen normalleşme ve pozitif gündem çabaları devam ediyor. Ancak Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın yaramaz çocuk modundaki tavırları, süreci bazen ileriye taşıyor bazen de geriye çekiyor. Silahlanma sevdasına düşen Yunanistan, ülkesindeki Amerikan ve Fransız askeri varlığı envanterine İsrail’i de eklemiş durumda. İsrail’in Yunan ana karası, Kıbrıs ve Ege’deki adalara erişimiyle birlikte, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) istemedikleri gerginliklerde, kurulmuş oyuncak asker gibi saf tutması artık mümkün.Öte yandan Rusya’dan kaynaklanan tedirginlik nedeniyle AB cenahında, Yunan ve Rumlardan kaynaklanan sorunlar bıkkınlık yaratmış durumda. Rus iş insanlarını Kıbrıs'ın güneyinde ve Yunanistan’da misafir eden, finansal işlemlere yüksek komisyonlarla müsaade eden Yunan ve Rum ikilisinin gölge filosu ile Rus petrolünü taşıması ayyuka çıkmış durumda. Bu nedenle, Rusya’ya uygulanacak yaptırımları AB çatısı altında veto eden Yunanistan ve GKRY, AB üyesi ülkelerin tepkisi ile karşılaştı. NATO Ankara Zirvesi sonrasında Türkiye ile ilişkileri tamir etme derdine düşen Avrupa, Yunan ve Rum engeline karşı yeni bir siyasi süreç başlattı. Yunan ve Rum çıkarlarından vazgeçilmeden bir çıkış yolu bulma arayışı başladı.AB&#039;nin Kıbrıs hamlesi ve Yunan-Rum stratejisiBu ortamda, Yunan-Rum ikilisi tarafından yaratılan Kıbrıs'la ilgili suni meseleler, son bir ay içinde yeniden ısıtılmaya başlandı. Bu gelişmeleri sıralamak ve anlamlarını farklı bir gözle okumak faydalı olabilir. AB Komisyonu'nun Kıbrıs meselesindeki ısrarının ardında, en masum yorumla bile Türkiye'nin Avrupa savunma sanayisi ve savunma fonlarına katılımını engellemeye çalışan Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın etkisi görülebilir.Nitekim Avrupa, savunma kapasitesini artırma istikametinde çırpınırken, Yunan ve Rum ikilisi veto kartını net bir şekilde kullandı. Türkiye dosyasını göndermesine rağmen SAFE programı için görüşme çağrısına yanıt bile verilmedi. Bıkkınlık öyle bir noktaya ulaştı ki Rus tehdidinin bu kadar yoğun hissedildiği bir dönemde AB Komisyonu bir orta yol arayışında görünüyor. Ancak böyle bir ihtiyaç Türkiye ve Kıbrıs Türk’ü lehine bir ortamın oluştuğu anlamına gelmiyor. Annan Planı’nın Rumlar tarafından reddedilmesinde görüldüğü gibi, bir uzlaşının adil bir Avrupa yaklaşımını ve dürüst bir Yunan-Rum tavrını garanti ettiği iddia edilemez.AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, 12 Temmuz’da BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüştü. Yaptığı açıklamada “Kıbrıs sorununun BM çerçevesinde, AB ilke, değer ve mevzuatıyla uyumlu bir şekilde çözülmesi yönünde ivmenin yeniden canlandığını” ifade etti. Bu söylem aslında Yunan ve Rum söylemlerinin teyidi niteliğinde. Yunanlar, Türkler söz konusu olduğunda Avrupa’yı hep bir katalizör olarak kullanmış. Nitekim, tarihe bakılırsa, Yunan bağımsızlığı, Birinci Dünya Savaşı’nda Megali İdea hayali, İngilizler tarafından ilhak edilen Kıbrıs’ın Rumlara peşkeş çekilmesi, Ege adalarının Yunanlara devri gibi dönemeçler Avrupalıların Yunanlara bahşettiği imtiyazlardır.Von der Leyen’in açıklaması sonrasında, AB Komisyonu, Raffaele Fitto'yu Kıbrıs Özel Temsilciliğine atadı. Fitto’nun geçmişte açıkça Yunan ideallerini desteklediği akılda tutulmalı. AB Komisyonu’nun Başkan Yardımcısı olması hasebiyle, AB fonlarını bir araç değil, silah olarak kullanma yetkisi olan Fitto’dan Rumlar aleyhine bir tavır beklemek hayal olur. Ayrıca Kıbrıs dosyasında, üç garantör ülkenin dışarıda tutulması ve BM ile işbirliği içinde olan AB’nin meseleyi sahiplenmesiyle, garantörlük antlaşmaları işlevsiz hale geliyor. Bu noktada, Yunan tarafının Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselelerini her zaman AB-Türkiye sorunu olarak nitelendirdiği unutulmamalı. Dolayısıyla Von der Leyen’in girişimi aslında Yunan-Rum niyetini, yani Kıbrıs ve Doğu Akdeniz dosyasını AB-Türkiye meselesine dönüştürüyor.Guterres’in 27-29 Temmuz’da Kıbrıs’ın hem güneyine hem de kuzeyine yapacağı ziyaret, doğal olarak, AB ile yapılan istişarenin ardından geldiği için önemli. Guterres, Rumların 2004 referandumunda ihanetinin ve Crans-Montana’da ikiyüzlülüğünün farkında. Güvensizliğin bu kadar güçlü olduğu bir ortamda Guterres, bir sır perdesi gerisinde hareket etmeyi ve ketum olmayı tercih ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkilerinin emsal düzeyde olması aslında Guterres’i AB, Yunan ve Rum üçlüsü için ideal hale getirmiş. Muhtemelen kendisi de bu durumun farkında ve görev süresi dolmadan, meselede devrimsel bir gelişme sağlamak ve tarihe iz bırakmak istiyor.Guterres’in gizemli tavrına rağmen gazetelere, BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar'ın planı yansıdı. Independent’e göre Holguin “klasik federal modelden uzaklaşan daha gevşek bir yapı” öngörüyor. Rum tarafının federasyon, Türk tarafının iki eşit devlet talebi bir kenara itilerek konfederasyon ihtimaline aynı anda hitap etme amacı öne çıkıyor.Böyle bir taslak aslında belirsiz bir yapıyı haber veriyor. Habere göre, iki kurucu devlet siyasi eşitlik temelinde varlığını sürdürecek, günlük yönetim büyük ölçüde kurucu devletlere bırakılacak, merkez ise dış politika, savunma ve AB ilişkileri gibi ortak alanlarla sınırlanacak. Ayrıca “güvenlik ayağında 1960 Garanti ve İttifak Antlaşmaları'nın yerine NATO merkezli bir model ve sınırlı çok uluslu güç kurulması” öngörülüyor.Eğer haber doğruysa, garantörlük kağıt üzerinde var, fiiliyatta yok hale getiriliyor. Konfederasyon algısıyla federatif bir sistem kurgulanıyor. Diğer bir ifadeyle, Rumların taleplerine, kibar bir ifadeyle, AB garantileri ve NATO yanılsamasıyla bir yol açılıyor. Böyle bir konjonktürde, Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın KKTC’ye ziyaretinin önemi artıyor.Türkiye&#039;nin kırmızı çizgileriTürkiye’nin Kıbrıs ile ilgili görüşmelerdeki amacı gayet net görünüyor. Öncelikle, Yunan ve Rumların geçmişte yaptıkları soykırımların tekrar yaşanmaması gerekiyor. En ufak taviz, Kıbrıs Türk'ünün adadan silinmesi anlamı taşıyor. İkinci husus ise Türkiye’nin güvenliğiyle ilgili. Türkiye’yi çevreleme gibi bir girişime Türkiye’nin müsaade etmesi mümkün değil. Anlaşmalara rağmen Ege adalarını silahlandıran ve diğer devletleri bölgeye sokan Yunan-Rum ikilisine güvenilebilir mi?Türkiye, Annan Planı’na masada evet diyen, referandumda hayır oyu kullanan Rumların ve Yunanların niyetinin farkında. Bu nedenle sürecin maharetle yönetilmesi, Yunan-Rum maskesinin layıkıyla düşürülmesi gerekiyor. Nitekim Yunan-Rum ikilisinin AB maskesiyle meydana çıkıp sirtaki oynaması Türkiye’nin alkış tutacağı bir sahne değil.[Doç. Dr. Murat Aslan, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Kıdemli Araştırmacısıdır.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/analiz-ab-ve-bm-sirtaki-siyasetine-itibar-edecek-mi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Transferin hızlısı Trabzonspor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/transferin-hizlisi-trabzonspor/881737/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/transferin-hizlisi-trabzonspor/881737/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:48:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Bordo-mavililer, geride kalan yaklaşık 1 aylık transfer döneminde 5 yabancı oyuncuyu kadrosuna kattı - Fenerbahçe ve Beşiktaş, 3 yabancı oyuncuya imza attırırken Galatasaray, Lesley Ugochukwu'yu kiraladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trabzonspor, 2026-27 sezonu öncesinde transfer çalışmalarını sürdürüyor.Bordo-mavili ekip, 22 Haziran'da başlayan transfer döneminde 5 yabancı oyuncuyla anlaştı.Geçen sezon kiralık oynayan Ernest Muçi'nin bonservisini alan Trabzonspor, Portekiz'in Vitoria ekibinden Noah Saviolo ve Benfica'dan Sidny Lopes Cabral'ın yanı sıra, geçen sezonu İtalyan ekibi Genoa'da bitiren Ruslan Malinovskyi ile Köln'ün 19 yaş altı takımından 18 yaşındaki Thierry Karadeniz'i transfer ederek kadrosunu güçlendirdi.Bordo-mavililer 5 yabancı oyuncuya imza attırırken Beşiktaş ve Fenerbahçe, 3 yabancı isimle kadrosuna takviye yaptı.Beşiktaş, Almanya Milli Takımı kalecilerinden Alexander Nübel'i Bayern Münih'ten transfer eden siyah-beyazlılar, Monaco'dan Kassoum Ouattara ve Arsenal'den Belçikalı yıldız Leandro Trossard'a sözleşme imzalattı.Transfer çalışmalarını sürdüren Fenerbahçe de yabancı transferine hızlı başladı.Geçtiğimiz sezon La Liga'da Real Madridli Kylian Mbappe'nin ardından 23 golle gol krallığında ikinci olan Vedat Muriç'i bir kez daha kadrosuna katan Fenerbahçe, Manchester City'den Nathan Ake'nin yanı sıra Marsilya'dan Mason Greenwood'u da transfer etti. Ligde son şampiyon Galatasaray ise 22 yaşındaki Fransız oyuncu Lesley Ugochukwu'yu Championship ekibi Burnley'den bonservisini kiraladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trabzonspor, 2026-27 sezonu öncesinde transfer çalışmalarını sürdürüyor.Bordo-mavili ekip, 22 Haziran'da başlayan transfer döneminde 5 yabancı oyuncuyla anlaştı.Geçen sezon kiralık oynayan Ernest Muçi'nin bonservisini alan Trabzonspor, Portekiz'in Vitoria ekibinden Noah Saviolo ve Benfica'dan Sidny Lopes Cabral'ın yanı sıra, geçen sezonu İtalyan ekibi Genoa'da bitiren Ruslan Malinovskyi ile Köln'ün 19 yaş altı takımından 18 yaşındaki Thierry Karadeniz'i transfer ederek kadrosunu güçlendirdi.Bordo-mavililer 5 yabancı oyuncuya imza attırırken Beşiktaş ve Fenerbahçe, 3 yabancı isimle kadrosuna takviye yaptı.Beşiktaş, Almanya Milli Takımı kalecilerinden Alexander Nübel'i Bayern Münih'ten transfer eden siyah-beyazlılar, Monaco'dan Kassoum Ouattara ve Arsenal'den Belçikalı yıldız Leandro Trossard'a sözleşme imzalattı.Transfer çalışmalarını sürdüren Fenerbahçe de yabancı transferine hızlı başladı.Geçtiğimiz sezon La Liga'da Real Madridli Kylian Mbappe'nin ardından 23 golle gol krallığında ikinci olan Vedat Muriç'i bir kez daha kadrosuna katan Fenerbahçe, Manchester City'den Nathan Ake'nin yanı sıra Marsilya'dan Mason Greenwood'u da transfer etti. Ligde son şampiyon Galatasaray ise 22 yaşındaki Fransız oyuncu Lesley Ugochukwu'yu Championship ekibi Burnley'den bonservisini kiraladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/transferin-hizlisi-trabzonspor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>UDSP Yabancı Dil Yeterlilik Yazılı Sınavı sonuçları açıklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/udsp-yabanci-dil-yeterlilik-yazili-sinavi-sonuclari-aciklandi/881736/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/udsp-yabanci-dil-yeterlilik-yazili-sinavi-sonuclari-aciklandi/881736/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:45:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Uluslararası Diploma ve Sertifika Programları (UDSP) Yabancı Dil Yeterlilik Yazılı Sınavı sonuçları açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Uluslararası Diploma ve Sertifika Programları (UDSP) Yabancı Dil Yeterlilik Yazılı Sınavı sonuçları açıklandı.Milli Eğitim Bakanlığının internet sitesindeki duyuruya göre, 27 Haziran'da uygulanan sınavın değerlendirme işlemleri tamamlandı.Adaylar, sınav sonuçlarına mebsonuc.meb.gov.tr/sonuc adresinden EBA kullanıcı bilgileriyle erişebilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Uluslararası Diploma ve Sertifika Programları (UDSP) Yabancı Dil Yeterlilik Yazılı Sınavı sonuçları açıklandı.Milli Eğitim Bakanlığının internet sitesindeki duyuruya göre, 27 Haziran'da uygulanan sınavın değerlendirme işlemleri tamamlandı.Adaylar, sınav sonuçlarına mebsonuc.meb.gov.tr/sonuc adresinden EBA kullanıcı bilgileriyle erişebilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/udsp-yabanci-dil-yeterlilik-yazili-sinavi-sonuclari-aciklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Araştırma: Güneş, sanılandan yüzde 55'i oranında daha fazla gümüş içeriyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/arastirma-gunes-sanilandan-yuzde-55-i-oraninda-daha-fazla-gumus-iceriyor/881735/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/arastirma-gunes-sanilandan-yuzde-55-i-oraninda-daha-fazla-gumus-iceriyor/881735/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:45:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — İsveç'te araştırmacılar, Güneş'in önceki tahminlerin yüzde 55'i oranında daha fazla gümüş elementi içerdiğini keşfetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — İsveç'te araştırmacılar, Güneş'in önceki tahminlerin yüzde 55'i oranında daha fazla gümüş elementi içerdiğini keşfetti.İsveç'teki Uppsala Üniversitesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, araştırmacılar Güneş'in kütlesinin içeriğine yönelik çalışma yürüttü.Araştırmacılar, Güneş'teki gümüş miktarını anlayabilmek için ışınlarında bu elementin bıraktığı özel izleri inceledi.Eski çalışmalardan daha fazla faktörü hesaba katan ve Güneş'in atmosferini daha gerçekçi modelleyen bir metot geliştiren araştırmacılar, Güneş'teki gümüşün, önceki tahminlere kıyasla yüzde 55 daha fazla olduğunu tespit etti.Bu bulgunun, 4,6 milyar yıl önce Güneş ile aynı gaz ve toz bulutundan meydana gelen meteorlardaki açıklanamayan fazladan gümüş oranıyla daha uyumlu olduğuna işaret edildi.Çalışmanın sonuçları, Astronomy &amp; Astrophysics dergisinde yayımlandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — İsveç'te araştırmacılar, Güneş'in önceki tahminlerin yüzde 55'i oranında daha fazla gümüş elementi içerdiğini keşfetti.İsveç'teki Uppsala Üniversitesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, araştırmacılar Güneş'in kütlesinin içeriğine yönelik çalışma yürüttü.Araştırmacılar, Güneş'teki gümüş miktarını anlayabilmek için ışınlarında bu elementin bıraktığı özel izleri inceledi.Eski çalışmalardan daha fazla faktörü hesaba katan ve Güneş'in atmosferini daha gerçekçi modelleyen bir metot geliştiren araştırmacılar, Güneş'teki gümüşün, önceki tahminlere kıyasla yüzde 55 daha fazla olduğunu tespit etti.Bu bulgunun, 4,6 milyar yıl önce Güneş ile aynı gaz ve toz bulutundan meydana gelen meteorlardaki açıklanamayan fazladan gümüş oranıyla daha uyumlu olduğuna işaret edildi.Çalışmanın sonuçları, Astronomy &amp; Astrophysics dergisinde yayımlandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/arastirma-gunes-sanilandan-yuzde-55-i-oraninda-daha-fazla-gumus-iceriyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Araştırma: Suda vakit geçirmek ileri yaştaki kadınların fiziksel ve ruhsal sağlığını destekliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/arastirma-suda-vakit-gecirmek-ileri-yastaki-kadinlarin-fiziksel-ve-ruhsal-sagligini-destekliyor/881733/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/arastirma-suda-vakit-gecirmek-ileri-yastaki-kadinlarin-fiziksel-ve-ruhsal-sagligini-destekliyor/881733/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:42:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Bilim insanları yüzme, kürek çekme, kano, sörf ve su aerobiği gibi su temelli aktivitelerin ileri yaştaki kadınların yalnızca fiziksel ve ruhsal sağlığını değil, sosyal ilişkilerini ve özgüvenini de güçlendirebildiğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Bilim insanları yüzme, kürek çekme, kano, sörf ve su aerobiği gibi su temelli aktivitelerin ileri yaştaki kadınların yalnızca fiziksel ve ruhsal sağlığını değil, sosyal ilişkilerini ve özgüvenini de güçlendirebildiğini ortaya koydu.Kanada'daki McMaster Üniversitesi, Concordia Üniversitesi ve Avusturya'daki Karl Landsteiner Sağlık Bilimleri Üniversitesinden bilim insanları suyun ileri yaşlardaki rolünü değerlendirmek amacıyla yayımlanmış yaklaşık 1500 çalışmayı inceledi.Bilim insanları, daha sonra da ileri yaştaki kadınların yüzme, yelken, sörf, kano, kürek ve su egzersizleri gibi su temelli etkinliklerine ilişkin deneyimlerini ele alan hakemli 36 araştırmayı ayrıntılı olarak analiz etti.Araştırmada, su temelli aktivitelerin ileri yaşlardaki kadınların fiziksel ve ruhsal sağlığı ile özgüvenini güçlendirdiği ortaya çıktı.Birçok kadının suyun, egzersizi karada yapılan aktivitelere kıyasla daha kolay ve konforlu hale getirdiğini belirttiği aktarılan araştırmada, su içinde yapılan egzersizlerin eklem ağrılarını hafiflettiği ve hareket kabiliyetini artırdığı ifade edildi.Araştırmada söz konusu aktivitelerin stresi azalttığı, kadınların yas ve kayıp gibi zorlu yaşam deneyimleriyle başa çıkmalarını kolaylaştırdığı belirlendi.Su aktivitelerinin ileri yaştaki kadınların kendilerini keşfetmelerine yardımcı olduğu ve başarı duygularını artırdığı kaydedilen araştırmada, bu aktivitelere ilişkin kulüplerin, sınıfların ve grupların sosyal ilişkileri güçlendirdiği ve yalnızlık hissini azalttığı belirtildi.Araştırmada, göl, nehir, deniz ve plaj gibi suyla ilişkili alanların birçok kadın için çocukluk anıları, aile gelenekleri ve yaşamlarındaki önemli olaylarla bağlantılı olduğu, bu nedenle suyun güçlü bir aidiyet ve huzur duygusu oluşturduğu ifade edildi.Öte yandan maliyet, ulaşım zorlukları, sağlık sorunları, beden algısına ilişkin kaygılar, kültürel beklentiler ve çevre kirliliği gibi etkenlerin kadınların su temelli aktivitelere katılımını sınırlandırabileceği vurgulandı.Araştırmanın sonuçları, Water Alternatives dergisinde yayımlandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Bilim insanları yüzme, kürek çekme, kano, sörf ve su aerobiği gibi su temelli aktivitelerin ileri yaştaki kadınların yalnızca fiziksel ve ruhsal sağlığını değil, sosyal ilişkilerini ve özgüvenini de güçlendirebildiğini ortaya koydu.Kanada'daki McMaster Üniversitesi, Concordia Üniversitesi ve Avusturya'daki Karl Landsteiner Sağlık Bilimleri Üniversitesinden bilim insanları suyun ileri yaşlardaki rolünü değerlendirmek amacıyla yayımlanmış yaklaşık 1500 çalışmayı inceledi.Bilim insanları, daha sonra da ileri yaştaki kadınların yüzme, yelken, sörf, kano, kürek ve su egzersizleri gibi su temelli etkinliklerine ilişkin deneyimlerini ele alan hakemli 36 araştırmayı ayrıntılı olarak analiz etti.Araştırmada, su temelli aktivitelerin ileri yaşlardaki kadınların fiziksel ve ruhsal sağlığı ile özgüvenini güçlendirdiği ortaya çıktı.Birçok kadının suyun, egzersizi karada yapılan aktivitelere kıyasla daha kolay ve konforlu hale getirdiğini belirttiği aktarılan araştırmada, su içinde yapılan egzersizlerin eklem ağrılarını hafiflettiği ve hareket kabiliyetini artırdığı ifade edildi.Araştırmada söz konusu aktivitelerin stresi azalttığı, kadınların yas ve kayıp gibi zorlu yaşam deneyimleriyle başa çıkmalarını kolaylaştırdığı belirlendi.Su aktivitelerinin ileri yaştaki kadınların kendilerini keşfetmelerine yardımcı olduğu ve başarı duygularını artırdığı kaydedilen araştırmada, bu aktivitelere ilişkin kulüplerin, sınıfların ve grupların sosyal ilişkileri güçlendirdiği ve yalnızlık hissini azalttığı belirtildi.Araştırmada, göl, nehir, deniz ve plaj gibi suyla ilişkili alanların birçok kadın için çocukluk anıları, aile gelenekleri ve yaşamlarındaki önemli olaylarla bağlantılı olduğu, bu nedenle suyun güçlü bir aidiyet ve huzur duygusu oluşturduğu ifade edildi.Öte yandan maliyet, ulaşım zorlukları, sağlık sorunları, beden algısına ilişkin kaygılar, kültürel beklentiler ve çevre kirliliği gibi etkenlerin kadınların su temelli aktivitelere katılımını sınırlandırabileceği vurgulandı.Araştırmanın sonuçları, Water Alternatives dergisinde yayımlandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/arastirma-suda-vakit-gecirmek-ileri-yastaki-kadinlarin-fiziksel-ve-ruhsal-sagligini-destekliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Darphane yılın ilk yarısında 9,8 milyondan fazla altın bastı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/darphane-yilin-ilk-yarisinda-9-8-milyondan-fazla-altin-basti/881731/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/darphane-yilin-ilk-yarisinda-9-8-milyondan-fazla-altin-basti/881731/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:42:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — Ziynet cumhuriyet altınları kategorisinde çeyrek altın, en fazla basılan altın çeşidi oldu - Sikke cumhuriyet altınları kategorisinde ise en çok 1 milyon 227 bin 909 adetle birlik (tam) cumhuriyet altını basıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : MAHMUT ÇİL - Türkiye'de yılın ilk yarısında, çeşitli türlerde toplam 9 milyon 829 bin 183 altın basılırken, 6 milyon 222 bin 610 adetle çeyrek ziynet altın en çok basılan altın çeşidi oldu.Sadece Darphane tarafından üretilen cumhuriyet altınları, 24 ayar standart külçe altının döküm, hadde, doğrama, tolerans, tav, baskı, kenar tırtıl, kalite kontrol gibi güvenlikli ve hassas işlemlerden geçirilerek sikke ve ziynet olmak üzere iki grupta, 10 farklı çap ve ağırlıkta, 22 ayar olarak üretiliyor.Meskük altın, üzerinde Atatürk kabartması olduğu için Ata lira olarak anılırken, inceltilmiş şekilde basılan ziynet altın ise genelde takı olarak alınıyor.AA muhabirinin Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere göre, bu yılın ilk altı ayında 9 milyon 829 bin 183 adet çeşitli türlerde altın basıldı. Basılan altınların 8 milyon 454 bin 870'i ziynet cumhuriyet altını olurken, 1 milyon 362 bin 11'i sikke cumhuriyet altını ve 12 bin 302'si Reşad sikke altınından oluştu.Yılın ilk yarısında farklı çeşitlerde basılan 9 milyon 829 bin 183 adet altın için 33 ton 412 kilogram 853,3 gram altın kullanıldı.En fazla basılan çeşit ziynet çeyrek olduZiynet cumhuriyet altınları kategorisinde bulunan çeyrek altından ilk altı ayda 6 milyon 222 bin 610 adet basılırken, söz konusu ürün tüm çeşitler arasında en fazla basılan altın çeşidi oldu.Yılın ilk yarısında 898 bin 835 yarım, 1 milyon 288 bin 413 birlik (tam), 44 bin 702 ikibuçukluk ve 310 beşlik ziynet altın piyasaya sürüldü.Basılan ziynet cumhuriyet altınlarının toplam ağırlığı ise 23 ton 887 kilogram 240 gram oldu.Sikke altınlar kategorisinde en fazla Birlik altın basıldıSikke cumhuriyet altınları kategorisindeki çeyrek altından aynı dönemde 110 bin 670, yarım altından 17 bin 582, birlik (tam) altından 1 milyon 227 bin 909, ikibuçukluk altından 600 ve beşlik altından 5 bin 250 adet basıldı.Söz konusu sayılara göre bu dönemde en çok basılan sikke altın çeşidi birlik cumhuriyet altını oldu. Basılan çeşitli ebatlardaki 1 milyon 362 bin 11 sikke cumhuriyet altınlarının toplam ağırlığı ise 9 ton 322 kilogram 489,9 gram oldu.Diğer basılan altınlar incelendiğinde, Reşad altın kategorisinde ise 1782 yarım, 5 bin 960 birlik (tam), 600 ikibuçukluk ve 3 bin 960 beşlik altın basıldı.Yılın ilk yarısında toplam 12 bin 302 Reşad altını basılırken, basılan Reşad altınlarının toplam ağırlığı 203 kilogram 123,4 gram oldu.Yılın ilk yarısında basılan altın adetleri ve dağılımı şu şekilde:ÇeşitCumhuriyet Ziynet AltınCumhuriyet Sikke AltınReşad Sikke AltınÇeyreklik6.222.610110.670-Yarımlık898.83517.5821.782Birlik (tam)1.288.4131.227.9095.960İkibuçukluk44.702600600Beşlik3105.2503.960Ara Toplam8.454.8701.362.01112.302Genel Toplam9.829.183]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : MAHMUT ÇİL - Türkiye'de yılın ilk yarısında, çeşitli türlerde toplam 9 milyon 829 bin 183 altın basılırken, 6 milyon 222 bin 610 adetle çeyrek ziynet altın en çok basılan altın çeşidi oldu.Sadece Darphane tarafından üretilen cumhuriyet altınları, 24 ayar standart külçe altının döküm, hadde, doğrama, tolerans, tav, baskı, kenar tırtıl, kalite kontrol gibi güvenlikli ve hassas işlemlerden geçirilerek sikke ve ziynet olmak üzere iki grupta, 10 farklı çap ve ağırlıkta, 22 ayar olarak üretiliyor.Meskük altın, üzerinde Atatürk kabartması olduğu için Ata lira olarak anılırken, inceltilmiş şekilde basılan ziynet altın ise genelde takı olarak alınıyor.AA muhabirinin Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere göre, bu yılın ilk altı ayında 9 milyon 829 bin 183 adet çeşitli türlerde altın basıldı. Basılan altınların 8 milyon 454 bin 870'i ziynet cumhuriyet altını olurken, 1 milyon 362 bin 11'i sikke cumhuriyet altını ve 12 bin 302'si Reşad sikke altınından oluştu.Yılın ilk yarısında farklı çeşitlerde basılan 9 milyon 829 bin 183 adet altın için 33 ton 412 kilogram 853,3 gram altın kullanıldı.En fazla basılan çeşit ziynet çeyrek olduZiynet cumhuriyet altınları kategorisinde bulunan çeyrek altından ilk altı ayda 6 milyon 222 bin 610 adet basılırken, söz konusu ürün tüm çeşitler arasında en fazla basılan altın çeşidi oldu.Yılın ilk yarısında 898 bin 835 yarım, 1 milyon 288 bin 413 birlik (tam), 44 bin 702 ikibuçukluk ve 310 beşlik ziynet altın piyasaya sürüldü.Basılan ziynet cumhuriyet altınlarının toplam ağırlığı ise 23 ton 887 kilogram 240 gram oldu.Sikke altınlar kategorisinde en fazla Birlik altın basıldıSikke cumhuriyet altınları kategorisindeki çeyrek altından aynı dönemde 110 bin 670, yarım altından 17 bin 582, birlik (tam) altından 1 milyon 227 bin 909, ikibuçukluk altından 600 ve beşlik altından 5 bin 250 adet basıldı.Söz konusu sayılara göre bu dönemde en çok basılan sikke altın çeşidi birlik cumhuriyet altını oldu. Basılan çeşitli ebatlardaki 1 milyon 362 bin 11 sikke cumhuriyet altınlarının toplam ağırlığı ise 9 ton 322 kilogram 489,9 gram oldu.Diğer basılan altınlar incelendiğinde, Reşad altın kategorisinde ise 1782 yarım, 5 bin 960 birlik (tam), 600 ikibuçukluk ve 3 bin 960 beşlik altın basıldı.Yılın ilk yarısında toplam 12 bin 302 Reşad altını basılırken, basılan Reşad altınlarının toplam ağırlığı 203 kilogram 123,4 gram oldu.Yılın ilk yarısında basılan altın adetleri ve dağılımı şu şekilde:ÇeşitCumhuriyet Ziynet AltınCumhuriyet Sikke AltınReşad Sikke AltınÇeyreklik6.222.610110.670-Yarımlık898.83517.5821.782Birlik (tam)1.288.4131.227.9095.960İkibuçukluk44.702600600Beşlik3105.2503.960Ara Toplam8.454.8701.362.01112.302Genel Toplam9.829.183]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/darphane-yilin-ilk-yarisinda-9-8-milyondan-fazla-altin-basti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Norveç futbolu, İsrail karşısındaki net duruşu ve Filistin'e desteğiyle birçok ülkeye örnek oluyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/norvec-futbolu-israil-karsisindaki-net-durusu-ve-filistin-e-destegiyle-bircok-ulkeye-ornek-oluyor/881729/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/norvec-futbolu-israil-karsisindaki-net-durusu-ve-filistin-e-destegiyle-bircok-ulkeye-ornek-oluyor/881729/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:36:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Sporda daha fazla hesap verebilirliği teşvik etmeyi amaçlayan Londra merkezli FairSquare Grubu'nun kurucusu ve direktörü Nicholas McGeehan: - Norveç, Filistin konusunda tek başına net bir tavır sergilediği için kolayca yalnızlaştırılıyor ve zaman zaman 'sorun çıkaran taraf' olarak yaftalanıyor. Bu nedenle en büyük ihtiyaç, diğer futbol federasyonlarının da benzer bir duruş sergilemesi. Diğer federasyonların Norveç'e destek vermesi, bu konuda seslerini yükseltmesi ve FIFA'nın kendi kurallarını uygulamasını talep etmesi gerekirken ne yazık ki birçok üye federasyon, zulme sessiz kalıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRE AŞIKÇI - İsrail'e yönelik birçok ülkenin çekindiği adımları atan Norveç, eleştirileri ve aldığı net tavırla Filistin konusunda örnek gösterilen ülkelerden biri haline geldi.Mayıs 2024'te Filistin'i resmi devlet olarak tanıyan Norveç'in Filistin'e futboldaki desteği de uluslararası spor kamuoyunda dikkati çekiyor.2026 Dünya Kupası elemelerinde Oslo'da İsrail ile oynanan maçın bilet ve gişe gelirlerinin Gazze'ye insani yardım için bağışlanması, Norveç Futbol Federasyonu'nun İsrail'in FIFA ve UEFA üyeliğinin askıya alınması veya uluslararası organizasyonlardan ihraç edilmesi yönündeki girişimleri ile karşılaşma boyunca tribünlerde açılan dev Filistin bayrakları, kefiyeler ve Çocukların Yaşamasına İzin Verin pankartları, Norveç'i bu konuda öne çıkaran gelişmeler arasında yer aldı.Norveç'in önde gelen kulüplerinden Bodo/Glimt de UEFA Avrupa Ligi'nde İsrail temsilcisi Maccabi Tel Aviv ile oynadığı maçın tüm bilet gelirlerini Gazze'ye bağışlayarak bu duruşa destek verdi.Öte yandan, Gazze ile 20 yılı aşkın süredir kardeş şehir ilişkisi bulunan Tromsö kentinin kulübü, işgal altındaki Filistin topraklarında üretilen ürünlere yönelik boykotları destekliyor ve yerel sivil toplum kuruluşlarıyla ortak projeler yürütüyor.Norveç uluslararası arenada yalnız kalıyorSporda daha fazla hesap verebilirliği teşvik etmeyi amaçlayan Londra merkezli FairSquare Grubu'nun kurucusu ve direktörü Nicholas McGeehan, Anadolu Ajansı muhabirine Norveç'in zor durumda olduğunu çünkü bu konuda büyük ölçüde yalnız kaldığını ifade etti.McGeehan Norveç, Filistin konusunda tek başına net bir tavır sergilediği için kolayca yalnızlaştırılıyor ve zaman zaman sorun çıkaran taraf olarak yaftalanıyor. Bu nedenle en büyük ihtiyaç, diğer futbol federasyonlarının da benzer bir duruş sergilemesi. Diğer federasyonların Norveç'e destek vermesi, bu konuda seslerini yükseltmesi ve FIFA'nın kendi kurallarını uygulamasını talep etmesi gerekirken, ne yazık ki birçok üye federasyon zulme sessiz kalıyor.dedi.UEFA ve FIFA'nın önemli mali desteklerini kaybetmemek için ülke federasyonlarının, Filistin konusunda ağzını açmadığını belirten McGeehan, başka federasyonların da cesaret göstererek açık tavır alması gerektiğinin altını çizdi.Kurallar uygulansın demek radikal olarak görülüyorMcGeehan, herhangi bir futbol federasyonunun kurallar uygulansın ya da kurallar ihlal edildiyse bunun soruşturulmasını istiyoruz demesinin radikal bir tutum olarak gösterilmek istendiğini söyledi.Diğer federasyonların yapması gereken tek şeyin kuralların adil biçimde uygulanmasını istemek olduğunu belirten McGeehan, Filistin davasını gerçekten önemseyen ve Filistin halkının yaşadığı sıkıntıları önemseyen diğer federasyonlar da seslerini yükseltmeli. Ayrıca, İsrail Futbol Federasyonu'nun işgal altındaki Filistin topraklarındaki faaliyetleri FIFA'da açık şekilde tartışılmalı. FIFA bugüne kadar bu konunun tartışılmasını engellemeye ve gündemden uzak tutmaya çalıştı. Ancak FIFA, statülerini değiştirmediği sürece bu meselenin yakın zamanda gündemde olacağına inanmıyorum. şeklinde konuştu.Konunun İsrail'e geldiğinde Futbol siyasetten uzak durmalı yönündeki çağrıların büyük bölümünün samimi olmadığını belirten McGeehan şöyle devam etti:Futbolun siyasi olduğunu kabul etmek zorundayız. Elbette futbol siyasidir. Dünyanın her yerinde oynanan, toplumları temsil eden ve ülkeleri küresel sahneye taşıyan bir spor dalıdır. Dolayısıyla mesele futbolun siyasi olup olmadığı değil; onun siyasi önemini anlamak, hangi durumlarda siyasi etkisinin kullanılmasının uygun olduğunu, hangi durumlarda ise kullanılmaması gerektiğini belirlemektir. Burada Filistin ve İsrail bağlamında FIFA'nın statü kurallarından söz ediyoruz. Aslında siyasi bağımsızlığı ve tarafsızlığı sağlayan şey bu kuralların kendisidir. Bu kuralları uygulamadığınızda ya da ihlal edilmelerine göz yumduğunuzda siyasi davranmış olursunuz. Dolayısıyla Norveç'in yaptığı şey, bana göre, kuralların uygulanmasını desteklemekten ibarettir. Buna karşılık FIFA ve UEFA ise son derece açık ve siyasi nedenlerle bu kuralları bir kenara bırakıyor.Norveçli kulüpler Filistin davasında Federasyon&#039;a göre daha öne çıkıyorNorveç Futbol Federasyonu'nun, ABD Başkanı Donald Trump ile FIFA Başkanı Gianni Infantino arasındaki ilişkilerin soruşturulması çağrısında bulunmasını cesur bir adım olarak değerlendiren McGeehan, federasyonun ciddi risk alarak açık bir tavır sergilediğini söyledi.Ülkede bulunan kulüplerin Filistin konusunda federasyondan daha ileri bir noktada olmasının nedenini de değerlendiren McGeehan, bunun nedeninin kulüplerin Filistin meselesine genel olarak sempatiyle yaklaşan Norveç kamuoyunun bir parçası olmasından kaynaklandığını belirtti.Norveç'te Filistin konusunda güçlü bir kamuoyu ilgisi ve eylem çağrısı bulunduğunu ifade eden McGeehan,Ancak tekrar vurgulamak gerekir ki Norveç Futbol Federasyonu resmen İsrail'in askıya alınmasını veya uluslararası organizasyonlardan ihraç edilmesini talep etmiş değil. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRE AŞIKÇI - İsrail'e yönelik birçok ülkenin çekindiği adımları atan Norveç, eleştirileri ve aldığı net tavırla Filistin konusunda örnek gösterilen ülkelerden biri haline geldi.Mayıs 2024'te Filistin'i resmi devlet olarak tanıyan Norveç'in Filistin'e futboldaki desteği de uluslararası spor kamuoyunda dikkati çekiyor.2026 Dünya Kupası elemelerinde Oslo'da İsrail ile oynanan maçın bilet ve gişe gelirlerinin Gazze'ye insani yardım için bağışlanması, Norveç Futbol Federasyonu'nun İsrail'in FIFA ve UEFA üyeliğinin askıya alınması veya uluslararası organizasyonlardan ihraç edilmesi yönündeki girişimleri ile karşılaşma boyunca tribünlerde açılan dev Filistin bayrakları, kefiyeler ve Çocukların Yaşamasına İzin Verin pankartları, Norveç'i bu konuda öne çıkaran gelişmeler arasında yer aldı.Norveç'in önde gelen kulüplerinden Bodo/Glimt de UEFA Avrupa Ligi'nde İsrail temsilcisi Maccabi Tel Aviv ile oynadığı maçın tüm bilet gelirlerini Gazze'ye bağışlayarak bu duruşa destek verdi.Öte yandan, Gazze ile 20 yılı aşkın süredir kardeş şehir ilişkisi bulunan Tromsö kentinin kulübü, işgal altındaki Filistin topraklarında üretilen ürünlere yönelik boykotları destekliyor ve yerel sivil toplum kuruluşlarıyla ortak projeler yürütüyor.Norveç uluslararası arenada yalnız kalıyorSporda daha fazla hesap verebilirliği teşvik etmeyi amaçlayan Londra merkezli FairSquare Grubu'nun kurucusu ve direktörü Nicholas McGeehan, Anadolu Ajansı muhabirine Norveç'in zor durumda olduğunu çünkü bu konuda büyük ölçüde yalnız kaldığını ifade etti.McGeehan Norveç, Filistin konusunda tek başına net bir tavır sergilediği için kolayca yalnızlaştırılıyor ve zaman zaman sorun çıkaran taraf olarak yaftalanıyor. Bu nedenle en büyük ihtiyaç, diğer futbol federasyonlarının da benzer bir duruş sergilemesi. Diğer federasyonların Norveç'e destek vermesi, bu konuda seslerini yükseltmesi ve FIFA'nın kendi kurallarını uygulamasını talep etmesi gerekirken, ne yazık ki birçok üye federasyon zulme sessiz kalıyor.dedi.UEFA ve FIFA'nın önemli mali desteklerini kaybetmemek için ülke federasyonlarının, Filistin konusunda ağzını açmadığını belirten McGeehan, başka federasyonların da cesaret göstererek açık tavır alması gerektiğinin altını çizdi.Kurallar uygulansın demek radikal olarak görülüyorMcGeehan, herhangi bir futbol federasyonunun kurallar uygulansın ya da kurallar ihlal edildiyse bunun soruşturulmasını istiyoruz demesinin radikal bir tutum olarak gösterilmek istendiğini söyledi.Diğer federasyonların yapması gereken tek şeyin kuralların adil biçimde uygulanmasını istemek olduğunu belirten McGeehan, Filistin davasını gerçekten önemseyen ve Filistin halkının yaşadığı sıkıntıları önemseyen diğer federasyonlar da seslerini yükseltmeli. Ayrıca, İsrail Futbol Federasyonu'nun işgal altındaki Filistin topraklarındaki faaliyetleri FIFA'da açık şekilde tartışılmalı. FIFA bugüne kadar bu konunun tartışılmasını engellemeye ve gündemden uzak tutmaya çalıştı. Ancak FIFA, statülerini değiştirmediği sürece bu meselenin yakın zamanda gündemde olacağına inanmıyorum. şeklinde konuştu.Konunun İsrail'e geldiğinde Futbol siyasetten uzak durmalı yönündeki çağrıların büyük bölümünün samimi olmadığını belirten McGeehan şöyle devam etti:Futbolun siyasi olduğunu kabul etmek zorundayız. Elbette futbol siyasidir. Dünyanın her yerinde oynanan, toplumları temsil eden ve ülkeleri küresel sahneye taşıyan bir spor dalıdır. Dolayısıyla mesele futbolun siyasi olup olmadığı değil; onun siyasi önemini anlamak, hangi durumlarda siyasi etkisinin kullanılmasının uygun olduğunu, hangi durumlarda ise kullanılmaması gerektiğini belirlemektir. Burada Filistin ve İsrail bağlamında FIFA'nın statü kurallarından söz ediyoruz. Aslında siyasi bağımsızlığı ve tarafsızlığı sağlayan şey bu kuralların kendisidir. Bu kuralları uygulamadığınızda ya da ihlal edilmelerine göz yumduğunuzda siyasi davranmış olursunuz. Dolayısıyla Norveç'in yaptığı şey, bana göre, kuralların uygulanmasını desteklemekten ibarettir. Buna karşılık FIFA ve UEFA ise son derece açık ve siyasi nedenlerle bu kuralları bir kenara bırakıyor.Norveçli kulüpler Filistin davasında Federasyon&#039;a göre daha öne çıkıyorNorveç Futbol Federasyonu'nun, ABD Başkanı Donald Trump ile FIFA Başkanı Gianni Infantino arasındaki ilişkilerin soruşturulması çağrısında bulunmasını cesur bir adım olarak değerlendiren McGeehan, federasyonun ciddi risk alarak açık bir tavır sergilediğini söyledi.Ülkede bulunan kulüplerin Filistin konusunda federasyondan daha ileri bir noktada olmasının nedenini de değerlendiren McGeehan, bunun nedeninin kulüplerin Filistin meselesine genel olarak sempatiyle yaklaşan Norveç kamuoyunun bir parçası olmasından kaynaklandığını belirtti.Norveç'te Filistin konusunda güçlü bir kamuoyu ilgisi ve eylem çağrısı bulunduğunu ifade eden McGeehan,Ancak tekrar vurgulamak gerekir ki Norveç Futbol Federasyonu resmen İsrail'in askıya alınmasını veya uluslararası organizasyonlardan ihraç edilmesini talep etmiş değil. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/norvec-futbolu-israil-karsisindaki-net-durusu-ve-filistin-e-destegiyle-bircok-ulkeye-ornek-oluyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>JASAT, Edirne'de çalınan motosikleti aynı gün buldu, şüpheli tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/jasat-edirne-de-calinan-motosikleti-ayni-gun-buldu-supheli-tutuklandi/881728/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/jasat-edirne-de-calinan-motosikleti-ayni-gun-buldu-supheli-tutuklandi/881728/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:36:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Edirne — Edirne'nin Süloğlu ilçesinde çalınan motosiklet, jandarma ekiplerince aynı gün bulunarak sahibine teslim edildi, gözaltına alınan şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Edirne Haberleri — Edirne'nin Süloğlu ilçesinde çalınan motosiklet, jandarma ekiplerince aynı gün bulunarak sahibine teslim edildi, gözaltına alınan şüpheli tutuklandı.Akardere köyünde yaşayan Ali Akıllı, akşam saatlerinde motosikletinin yerinde olmadığını fark ederek Süloğlu İlçe Jandarma Komutanlığına ihbarda bulundu.İhbar üzerine Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ile İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri çalışma başlattı.Bölgedeki güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekipler, motosikletin Havsa ilçesine bağlı Tapduk köyüne götürüldüğünü belirledi.Düzenlenen operasyonda çalınan motosiklet bulunurken, şüpheli A.K. gözaltına alındı.Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.Motosiklet, işlemlerin tamamlanmasının ardından sahibi Akıllı'ya teslim edildi. Akıllı, jandarma ekiplerine teşekkür etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Edirne Haberleri — Edirne'nin Süloğlu ilçesinde çalınan motosiklet, jandarma ekiplerince aynı gün bulunarak sahibine teslim edildi, gözaltına alınan şüpheli tutuklandı.Akardere köyünde yaşayan Ali Akıllı, akşam saatlerinde motosikletinin yerinde olmadığını fark ederek Süloğlu İlçe Jandarma Komutanlığına ihbarda bulundu.İhbar üzerine Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ile İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri çalışma başlattı.Bölgedeki güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekipler, motosikletin Havsa ilçesine bağlı Tapduk köyüne götürüldüğünü belirledi.Düzenlenen operasyonda çalınan motosiklet bulunurken, şüpheli A.K. gözaltına alındı.Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.Motosiklet, işlemlerin tamamlanmasının ardından sahibi Akıllı'ya teslim edildi. Akıllı, jandarma ekiplerine teşekkür etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/jasat-edirne-de-calinan-motosikleti-ayni-gun-buldu-supheli-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025 araştırmasının sonuçları açıklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-nin-ikinci-500-buyuk-sanayi-kurulusu-2025-arastirmasinin-sonuclari-aciklandi/881727/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-nin-ikinci-500-buyuk-sanayi-kurulusu-2025-arastirmasinin-sonuclari-aciklandi/881727/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:36:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — İSO'nun araştırmasına göre, Türkiye'nin ikinci 500 büyük sanayi kuruluşunun üretimden satışları geçen yıl 2024'e göre yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 750 milyar liraya ulaştı - Listede ilk sırayı 5 milyar 317 milyon liralık üretimden satışla Teksan Jeneratör alırken, onu 5 milyar 308 milyon lirayla Norm Salihli Vida ve Cıvata, 5 milyar 306 milyon lirayla Biska Tekstil izledi - İkinci 500'ün faaliyet karı yüzde 35,4 artarak 160 milyar liraya yükselirken, çalışan başına ödenen brüt maaş ve ücretler yüzde 40,4 arttı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İstanbul Sanayi Odasının (İSO) Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025 araştırmasına göre, en büyük ikinci 500 sanayi kuruluşunun üretimden satışları 2025'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 750 milyar liraya yükseldi.İSO tarafından 17 Haziran'da açıklanan İSO Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025 araştırmasının ardından, daha çok KOBİ niteliğindeki kuruluşları kapsayan İSO Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025 araştırmasının sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı.Buna göre, 2025, sanayi firmalarının artan finansman maliyetleri, zayıflayan iç talep, kur ve maliyet dengesi, yatırım iştahındaki yavaşlama ve rekabet gücünü koruma ihtiyacı arasında zorlu bir denge kurmaya çalıştıkları bir yıl oldu.İkinci 500'ün üretimden satışları yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 750 milyar liraya yükselirken, artış oranı 2020 yılından sonraki en düşük oran olarak dikkati çekti. Buna karşılık 2025'te yüzde 25,4 olan yıllık ortalama Yurt İçi Üretici Fiyatları Endeksi (Yİ-ÜFE) ile arındırıldığında, üretimden satışların reel olarak binde 2 ile çok sınırlı bir artış kaydettiği görülüyor.Böylece 2022'de yüzde 10,4, 2023'te yüzde 5,2 ve 2024'te binde 1 olan üretimden satışlardaki reel düşüş eğilimi, İSO 500'de olduğu gibi İSO İkinci 500'de de 3 yılın ardından çok ılımlı düzeyde de olsa artışa döndü.İSO İkinci 500&#039;ün şampiyonlarıGeçen yıl İSO İkinci 500'de ilk sırayı 5 milyar 317 milyon liralık üretimden satışla Teksan Jeneratör alırken, onu 5 milyar 308 milyon lirayla Norm Salihli Vida ve Cıvata, 5 milyar 306 milyon lirayla Biska Tekstil izledi.İlk 10'da yer alan diğer şirketler sırasıyla Vatan Plastik, Şenocak Gıda Fındık Entegre, Frimpeks Kimya ve Etiket, Chryso-Kat Katkı Malzemeleri, Verde Yağ Besin Maddeleri, Traçim Çimento ile Johnson Electric Otomotiv Ürünleri oldu.İkinci 500 sıralamasına üretimden satışları 5 milyar 317 milyon lira ile 2 milyar 220 milyon lira arasında kalan şirketler girebildi.Geçen yıl 69 yeni kuruluş listede yer alma başarısı gösterirken, 26 işletme İSO 500'den İSO İkinci 500'e geriledi. 405 kuruluş ise son iki yılda da İSO İkinci 500 sıralamasında yer aldı.Şirketlerin maliyet yönetiminde sağladığı göreli başarı karlılığın ılımlı düzeyde korunmasında etkili olduİSO İkinci 500'ün ihracatı yıllık bazda yüzde 0,3 düşüşle 15,9 milyar dolara gerilerken, listedeki şirketlerin Türkiye'nin sanayi ihracatı içindeki payı 0,3 puan azalarak yüzde 6’ya indi.Geçen yıl uygulanan dezenflasyon politikaları ve dış pazarlardaki durgunluk satış gelirleri üzerinde baskı yaratırken, yüksek faiz oranları ve artan finansman yükleri karlılık göstergelerini sınırlamaya devam etti. Buna karşılık, şirketlerin maliyet yönetiminde sağladığı göreli başarı, karlılığın ılımlı düzeyde de olsa korunmasında etkili oldu.İSO İkinci 500'deki sanayi şirketlerinin karı 2024 yılındaki sert düşüşlerin ardından 2025'te güçlü nominal artışlar kaydetti. Ancak bu iyileşmede, 2024 yılı karlılık büyüklüklerinin oldukça düşük seviyelerde gerçekleşmesinin yol açtığı baz etkisi belirleyici oldu.İkinci 500'ün faaliyet karı yüzde 35,4 artarak 160 milyar liraya yükselirken, faaliyet karlılığı oranı yüzde 7,3'ten yüzde 7,7'ye çıktı. Söz konusu oran, son 10 yılın ortalaması olan yüzde 10,9'un oldukça altında kaldı.Aynı dönemde vergi öncesi kar ve zarar toplamı yüzde 34 artışla 46 milyar liraya çıktı. Vergi öncesi dönem karlılığı yüzde 2,1'den yüzde 2,2'ye yükselirken, bu oran da 2015-2024 ortalaması olan yüzde 6,6'ya göre çok daha düşük gerçekleşti.Faiz, amortisman ve vergi öncesi kar/zarar toplamı ise yüzde 28,8'lik artışla 264 milyar liraya yükseldi.İSO İkinci 500'de vergi öncesi dönemde kar eden kuruluş sayısı 341'den 345'e yükselirken, zarar eden işletme sayısı 159'dan 155'e geriledi. Faiz, amortisman ve vergi öncesi kar/zarar büyüklüğünde zarar eden firma sayısı 3 adet azalarak 27’ye indi.Elde edilen karların büyük kısmı finansman giderlerine ayrıldıŞirketlerin net kambiyo zararı 2025'te önceki yıla göre 4 kat artarak 26 milyar liraya yükselirken, kambiyo zararı dışındaki diğer faaliyetlerden elde edilen net kar 55 milyar lira düzeyine çıktı. Sonuçta 28 milyar liralık üretim faaliyeti dışı net gelir elde edilirken, bu rakamın net satışlara oranı da yüzde 0,9'dan yüzde 1,4'e yükseldi.İSO İkinci 500'ün finansman giderleri yüzde 45,2 artarak 138 milyar liraya ulaşırken, faaliyet karı yüzde 35,4 yükselişle 160 milyar liraya çıktı. Böylece finansman giderlerinin faaliyet karına oranı 5,8 puan artarak yüzde 86,7'ye yükseldi. Bu rakamlar, sanayicilerin ana faaliyetlerinden elde ettiği karın büyük bir bölümünü finansman giderlerine ayırdığı gerçeğini ortaya koydu.Şirketlerde aktif tarafta dönen varlıklar yüzde 36,8, duran varlıklar yüzde 22,6 büyüdü. Böylece aktif toplamındaki artış yüzde 29,9 olarak gerçekleşti. Pasif tarafta ise özkaynaklar yüzde 13,3 ile sınırlı artarken, toplam borçlardaki yükseliş yüzde 50,2 ile daha yüksek seyretti.Borçların aktifler içindeki payı 7 puanlık artışla yüzde 51,8'e yükselirken, özkaynakların payı yüzde 48,2'ye geriledi. Zayıf seyreden karlılık performansı özkaynak artışını sınırlarken, hızlı borçlanma eğiliminin sürmesi nedeniyle kaynak yapısı yeniden hafif borç ağırlıklı hale geldiğini gösterdi.İSO İkinci 500'de 2024 yılında yüzde 32,2 artan toplam borçlar, 2025'te yüzde 50,2 ile daha hızlı büyüdü. Mali borçlar yüzde 52,1, diğer borçlar yüzde 48,2 arttı. 2025'te tüm borçlanma türlerinde artışın hızlanması, kredi maliyetlerindeki yükselişe rağmen nispeten daha küçük ve orta ölçekli kuruluşların finansal ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla borçlanmak zorunda kaldığına işaret etti.Kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payı yüzde 54'e geriledi. Şirketlerin devreden KDV yükü ise yüzde 25,2 artarak 22 milyar liraya yaklaştı.Orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı rekor seviyedeİSO İkinci 500 yaratılan katma değer açısından değerlendirildiğinde en yüksek payın yüzde 40,8 ile düşük teknoloji yoğunluklu sanayilere ait olduğu görüldü. Orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı 27,1, orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı ise yüzde 27,2 olarak gerçekleşti.Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise yüzde 3,3'ten yüzde 4,9'a çıktı ve 2015 sonrasındaki en yüksek düzeyine ulaştı. Orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin toplam payı 0,8 artarak yüzde 32,1 ile rekor seviyeye çıktı.İSO İkinci 500'de AR-GE harcaması yapan kuruluş sayısı 238'den 229'a gerilerken, AR-GE harcamaları yüzde 16 artarak 10 milyar liraya yükseldi. Buna rağmen AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranı yüzde 0,62'den yüzde 0,57'ye geriledi.Söz konusu şirketlerin istihdamı yüzde 2,2 düşüşle 285 bin kişiye düştü. Tam istihkak olarak ödenen brüt maaş ve ücretler yüzde 37,3 artarken, bu artış yüzde 2,2'lik istihdam düşüşü ile birlikte değerlendirildiğinde, çalışan başına ödenen brüt maaş ve ücretlerdeki artış yüzde 40,4'e çıktı.Halka açık işletme sayısı rekor seviyedeİSO İkinci 500'de halka açık kuruluşların sayısı 4 artarak 43'e yükseldi ve en yüksek düzeyine ulaştı. Yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısı ise 5 azalarak 62'ye geriledi.Son yıllardaki düşüş eğilimine rağmen İstanbul Sanayi Odası, 2025'te İSO İkinci 500 içindeki üye sayısını 9 adet artırarak 144 kuruluşla sıralamada en büyük paya sahip olmayı sürdürdü. İstanbul'u 36 şirketle Ege Bölgesi Sanayi Odası, 34 ile Kocaeli Sanayi Odası, 33 ile Gaziantep Sanayi Odası, 23 ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, 20 ile Ankara Sanayi Odası izledi. Bu odaların tümünde İSO İkinci 500'de yer alan üye sayısı düşerken, Konya, Kayseri ve Adana sanayi odalarının üye sayısı arttı.Sektör gruplandırmasına göre dağılımına bakıldığında firmaların yüzde 62'sinin 4 sektör grubunda toplandığı görüldü. 107 firmayla gıda ürünleri sanayisi ilk sırada yer alırken, onu 76 firmayla kimyasal ürünler, plastik ve kauçuk ürünleri sanayisi, 70 işletmeyle ana metaller ve makine imalat sanayisi, 56 şirketle tekstil ürünleri sanayisi takip etti. Ana metal ve makine sektörü firmalarının sayısı 9 artarken, tekstil firmalarının sayısı ise 12 azaldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İstanbul Sanayi Odasının (İSO) Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025 araştırmasına göre, en büyük ikinci 500 sanayi kuruluşunun üretimden satışları 2025'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 750 milyar liraya yükseldi.İSO tarafından 17 Haziran'da açıklanan İSO Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025 araştırmasının ardından, daha çok KOBİ niteliğindeki kuruluşları kapsayan İSO Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025 araştırmasının sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı.Buna göre, 2025, sanayi firmalarının artan finansman maliyetleri, zayıflayan iç talep, kur ve maliyet dengesi, yatırım iştahındaki yavaşlama ve rekabet gücünü koruma ihtiyacı arasında zorlu bir denge kurmaya çalıştıkları bir yıl oldu.İkinci 500'ün üretimden satışları yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 750 milyar liraya yükselirken, artış oranı 2020 yılından sonraki en düşük oran olarak dikkati çekti. Buna karşılık 2025'te yüzde 25,4 olan yıllık ortalama Yurt İçi Üretici Fiyatları Endeksi (Yİ-ÜFE) ile arındırıldığında, üretimden satışların reel olarak binde 2 ile çok sınırlı bir artış kaydettiği görülüyor.Böylece 2022'de yüzde 10,4, 2023'te yüzde 5,2 ve 2024'te binde 1 olan üretimden satışlardaki reel düşüş eğilimi, İSO 500'de olduğu gibi İSO İkinci 500'de de 3 yılın ardından çok ılımlı düzeyde de olsa artışa döndü.İSO İkinci 500&#039;ün şampiyonlarıGeçen yıl İSO İkinci 500'de ilk sırayı 5 milyar 317 milyon liralık üretimden satışla Teksan Jeneratör alırken, onu 5 milyar 308 milyon lirayla Norm Salihli Vida ve Cıvata, 5 milyar 306 milyon lirayla Biska Tekstil izledi.İlk 10'da yer alan diğer şirketler sırasıyla Vatan Plastik, Şenocak Gıda Fındık Entegre, Frimpeks Kimya ve Etiket, Chryso-Kat Katkı Malzemeleri, Verde Yağ Besin Maddeleri, Traçim Çimento ile Johnson Electric Otomotiv Ürünleri oldu.İkinci 500 sıralamasına üretimden satışları 5 milyar 317 milyon lira ile 2 milyar 220 milyon lira arasında kalan şirketler girebildi.Geçen yıl 69 yeni kuruluş listede yer alma başarısı gösterirken, 26 işletme İSO 500'den İSO İkinci 500'e geriledi. 405 kuruluş ise son iki yılda da İSO İkinci 500 sıralamasında yer aldı.Şirketlerin maliyet yönetiminde sağladığı göreli başarı karlılığın ılımlı düzeyde korunmasında etkili olduİSO İkinci 500'ün ihracatı yıllık bazda yüzde 0,3 düşüşle 15,9 milyar dolara gerilerken, listedeki şirketlerin Türkiye'nin sanayi ihracatı içindeki payı 0,3 puan azalarak yüzde 6’ya indi.Geçen yıl uygulanan dezenflasyon politikaları ve dış pazarlardaki durgunluk satış gelirleri üzerinde baskı yaratırken, yüksek faiz oranları ve artan finansman yükleri karlılık göstergelerini sınırlamaya devam etti. Buna karşılık, şirketlerin maliyet yönetiminde sağladığı göreli başarı, karlılığın ılımlı düzeyde de olsa korunmasında etkili oldu.İSO İkinci 500'deki sanayi şirketlerinin karı 2024 yılındaki sert düşüşlerin ardından 2025'te güçlü nominal artışlar kaydetti. Ancak bu iyileşmede, 2024 yılı karlılık büyüklüklerinin oldukça düşük seviyelerde gerçekleşmesinin yol açtığı baz etkisi belirleyici oldu.İkinci 500'ün faaliyet karı yüzde 35,4 artarak 160 milyar liraya yükselirken, faaliyet karlılığı oranı yüzde 7,3'ten yüzde 7,7'ye çıktı. Söz konusu oran, son 10 yılın ortalaması olan yüzde 10,9'un oldukça altında kaldı.Aynı dönemde vergi öncesi kar ve zarar toplamı yüzde 34 artışla 46 milyar liraya çıktı. Vergi öncesi dönem karlılığı yüzde 2,1'den yüzde 2,2'ye yükselirken, bu oran da 2015-2024 ortalaması olan yüzde 6,6'ya göre çok daha düşük gerçekleşti.Faiz, amortisman ve vergi öncesi kar/zarar toplamı ise yüzde 28,8'lik artışla 264 milyar liraya yükseldi.İSO İkinci 500'de vergi öncesi dönemde kar eden kuruluş sayısı 341'den 345'e yükselirken, zarar eden işletme sayısı 159'dan 155'e geriledi. Faiz, amortisman ve vergi öncesi kar/zarar büyüklüğünde zarar eden firma sayısı 3 adet azalarak 27’ye indi.Elde edilen karların büyük kısmı finansman giderlerine ayrıldıŞirketlerin net kambiyo zararı 2025'te önceki yıla göre 4 kat artarak 26 milyar liraya yükselirken, kambiyo zararı dışındaki diğer faaliyetlerden elde edilen net kar 55 milyar lira düzeyine çıktı. Sonuçta 28 milyar liralık üretim faaliyeti dışı net gelir elde edilirken, bu rakamın net satışlara oranı da yüzde 0,9'dan yüzde 1,4'e yükseldi.İSO İkinci 500'ün finansman giderleri yüzde 45,2 artarak 138 milyar liraya ulaşırken, faaliyet karı yüzde 35,4 yükselişle 160 milyar liraya çıktı. Böylece finansman giderlerinin faaliyet karına oranı 5,8 puan artarak yüzde 86,7'ye yükseldi. Bu rakamlar, sanayicilerin ana faaliyetlerinden elde ettiği karın büyük bir bölümünü finansman giderlerine ayırdığı gerçeğini ortaya koydu.Şirketlerde aktif tarafta dönen varlıklar yüzde 36,8, duran varlıklar yüzde 22,6 büyüdü. Böylece aktif toplamındaki artış yüzde 29,9 olarak gerçekleşti. Pasif tarafta ise özkaynaklar yüzde 13,3 ile sınırlı artarken, toplam borçlardaki yükseliş yüzde 50,2 ile daha yüksek seyretti.Borçların aktifler içindeki payı 7 puanlık artışla yüzde 51,8'e yükselirken, özkaynakların payı yüzde 48,2'ye geriledi. Zayıf seyreden karlılık performansı özkaynak artışını sınırlarken, hızlı borçlanma eğiliminin sürmesi nedeniyle kaynak yapısı yeniden hafif borç ağırlıklı hale geldiğini gösterdi.İSO İkinci 500'de 2024 yılında yüzde 32,2 artan toplam borçlar, 2025'te yüzde 50,2 ile daha hızlı büyüdü. Mali borçlar yüzde 52,1, diğer borçlar yüzde 48,2 arttı. 2025'te tüm borçlanma türlerinde artışın hızlanması, kredi maliyetlerindeki yükselişe rağmen nispeten daha küçük ve orta ölçekli kuruluşların finansal ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla borçlanmak zorunda kaldığına işaret etti.Kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payı yüzde 54'e geriledi. Şirketlerin devreden KDV yükü ise yüzde 25,2 artarak 22 milyar liraya yaklaştı.Orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı rekor seviyedeİSO İkinci 500 yaratılan katma değer açısından değerlendirildiğinde en yüksek payın yüzde 40,8 ile düşük teknoloji yoğunluklu sanayilere ait olduğu görüldü. Orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı 27,1, orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı ise yüzde 27,2 olarak gerçekleşti.Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise yüzde 3,3'ten yüzde 4,9'a çıktı ve 2015 sonrasındaki en yüksek düzeyine ulaştı. Orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin toplam payı 0,8 artarak yüzde 32,1 ile rekor seviyeye çıktı.İSO İkinci 500'de AR-GE harcaması yapan kuruluş sayısı 238'den 229'a gerilerken, AR-GE harcamaları yüzde 16 artarak 10 milyar liraya yükseldi. Buna rağmen AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranı yüzde 0,62'den yüzde 0,57'ye geriledi.Söz konusu şirketlerin istihdamı yüzde 2,2 düşüşle 285 bin kişiye düştü. Tam istihkak olarak ödenen brüt maaş ve ücretler yüzde 37,3 artarken, bu artış yüzde 2,2'lik istihdam düşüşü ile birlikte değerlendirildiğinde, çalışan başına ödenen brüt maaş ve ücretlerdeki artış yüzde 40,4'e çıktı.Halka açık işletme sayısı rekor seviyedeİSO İkinci 500'de halka açık kuruluşların sayısı 4 artarak 43'e yükseldi ve en yüksek düzeyine ulaştı. Yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısı ise 5 azalarak 62'ye geriledi.Son yıllardaki düşüş eğilimine rağmen İstanbul Sanayi Odası, 2025'te İSO İkinci 500 içindeki üye sayısını 9 adet artırarak 144 kuruluşla sıralamada en büyük paya sahip olmayı sürdürdü. İstanbul'u 36 şirketle Ege Bölgesi Sanayi Odası, 34 ile Kocaeli Sanayi Odası, 33 ile Gaziantep Sanayi Odası, 23 ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, 20 ile Ankara Sanayi Odası izledi. Bu odaların tümünde İSO İkinci 500'de yer alan üye sayısı düşerken, Konya, Kayseri ve Adana sanayi odalarının üye sayısı arttı.Sektör gruplandırmasına göre dağılımına bakıldığında firmaların yüzde 62'sinin 4 sektör grubunda toplandığı görüldü. 107 firmayla gıda ürünleri sanayisi ilk sırada yer alırken, onu 76 firmayla kimyasal ürünler, plastik ve kauçuk ürünleri sanayisi, 70 işletmeyle ana metaller ve makine imalat sanayisi, 56 şirketle tekstil ürünleri sanayisi takip etti. Ana metal ve makine sektörü firmalarının sayısı 9 artarken, tekstil firmalarının sayısı ise 12 azaldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli halterci 14 yaşındaki Asel, Avrupa'da ikinci şampiyonluğunun peşinde</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-halterci-14-yasindaki-asel-avrupa-da-ikinci-sampiyonlugunun-pesinde/881726/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-halterci-14-yasindaki-asel-avrupa-da-ikinci-sampiyonlugunun-pesinde/881726/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:36:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sakarya — Avrupa şampiyonluğu ve dünya ikinciliği bulunan Asel, 20-27 Ağustos'ta Kosova'da düzenlenecek Yıldızlar Avrupa Halter Şampiyonası'nda başarısını tekrarlamak için çalışıyor - Asel: Hedefim olimpiyatlara katılmak, dünya şampiyonasında da birinci olmak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sakarya Haberleri — UĞUR SUBAŞI - Beden eğitimi öğretmeninin yönlendirmesiyle başladığı halterde Türkiye ve Avrupa şampiyonluğu ile dünya ikinciliği elde eden 14 yaşındaki Asel Şenel, tekrar Avrupa'da kürsünün en üst basamağında yen almayı hedefliyor.Isparta'nın Şarkikaraağaç ilçesi Çarıksaraylar kasabasında yaşayan Asel, Şehit Kadir Dişçi Ortaokulu'nda beden eğitimi öğretmeni İsa Güngör'ün yönlendirmesiyle 3 yıl önce halterle tanıştı.Milli sporcu olmayı başaran, iki Türkiye şampiyonluğu ve İspanya'daki organizasyonda yıldızlar kategorisi 40 kiloda Avrupa şampiyonluğu kazanan Asel, son olarak Kolombiya'da düzenlenen Yıldızlar Dünya Halter Şampiyonası'nda gümüş madalya aldı.Sakarya'daki Yıldızlar Kulüpler Türkiye Halter Şampiyonası'nda yarışan Asel, Avrupa şampiyonluğunu tekrarlamak için çalışmalarını sürdürüyor.İnşallah bayrağımızı göklerde dalgalandıracağımAsel Şenel, AA muhabirine, halter sporuna hocası İsa Güngör sayesinde başladığını söyledi.Geçen yıl 15 Yaşaltı Avrupa Şampiyonası'nda birinci olduğunu ve dünya şampiyonasına hazırlandığı sürecin zorlu geçtiğini dile getiren Asel, sakatlık yaşadığını aktardı.Asel, son katıldığı Kolombiya'daki Dünya Şampiyonası'nda koparmada 66, silkmede 77 kilogram kaldırdığını aktararak bu şampiyonada dünya ikincisi olduğunu vurguladı.Avrupa Şampiyonası'nda 17 yaş altında yarışacağına değinen Şenel, İnşallah bayrağımızı göklerde dalgalandıracağım. Hedefim olimpiyatlara katılmak, dünya şampiyonasında da birinci olmak. Nuray Güngör gibi büyük yerlerde olmak, onun gittiği yerlere gitmek. dedi.Antrenör Güngör: En son eşim katılmıştıŞenel'in beden eğitimi öğretmeni ve antrenörü İsa Güngör, öğrencilerine halterde Avrupa şampiyonu olduğu videoyu izleterek, bu sporu yapmak isteyenlere yardımcı olacağını söylediğini anlattı.Asel'in branşa başladığında 20 kilo olduğu bilgisini veren Güngör, Fiziksel olarak uygun değildi. Ailesinin desteğiyle bunu başardık. Geçen yıl Avrupa şampiyonu, bu yıl dünya ikincisi oldu. Seneye de şampiyonlukları alarak büyükler kategorisine kadar bunu devam ettirmek istiyoruz. Öncelikli hedefimiz Asel'in milli takımı ahlaklı, zeki ve en iyi şekilde temsil etmesi. Onu olimpiyatlarda görmek istiyoruz. En son eşim Nuray Güngör 2020 Olimpiyatları'na tek kadın sporcu olarak katılmıştı. Diğer bayan sporcunun da Asel'in olmasını istiyoruz. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sakarya Haberleri — UĞUR SUBAŞI - Beden eğitimi öğretmeninin yönlendirmesiyle başladığı halterde Türkiye ve Avrupa şampiyonluğu ile dünya ikinciliği elde eden 14 yaşındaki Asel Şenel, tekrar Avrupa'da kürsünün en üst basamağında yen almayı hedefliyor.Isparta'nın Şarkikaraağaç ilçesi Çarıksaraylar kasabasında yaşayan Asel, Şehit Kadir Dişçi Ortaokulu'nda beden eğitimi öğretmeni İsa Güngör'ün yönlendirmesiyle 3 yıl önce halterle tanıştı.Milli sporcu olmayı başaran, iki Türkiye şampiyonluğu ve İspanya'daki organizasyonda yıldızlar kategorisi 40 kiloda Avrupa şampiyonluğu kazanan Asel, son olarak Kolombiya'da düzenlenen Yıldızlar Dünya Halter Şampiyonası'nda gümüş madalya aldı.Sakarya'daki Yıldızlar Kulüpler Türkiye Halter Şampiyonası'nda yarışan Asel, Avrupa şampiyonluğunu tekrarlamak için çalışmalarını sürdürüyor.İnşallah bayrağımızı göklerde dalgalandıracağımAsel Şenel, AA muhabirine, halter sporuna hocası İsa Güngör sayesinde başladığını söyledi.Geçen yıl 15 Yaşaltı Avrupa Şampiyonası'nda birinci olduğunu ve dünya şampiyonasına hazırlandığı sürecin zorlu geçtiğini dile getiren Asel, sakatlık yaşadığını aktardı.Asel, son katıldığı Kolombiya'daki Dünya Şampiyonası'nda koparmada 66, silkmede 77 kilogram kaldırdığını aktararak bu şampiyonada dünya ikincisi olduğunu vurguladı.Avrupa Şampiyonası'nda 17 yaş altında yarışacağına değinen Şenel, İnşallah bayrağımızı göklerde dalgalandıracağım. Hedefim olimpiyatlara katılmak, dünya şampiyonasında da birinci olmak. Nuray Güngör gibi büyük yerlerde olmak, onun gittiği yerlere gitmek. dedi.Antrenör Güngör: En son eşim katılmıştıŞenel'in beden eğitimi öğretmeni ve antrenörü İsa Güngör, öğrencilerine halterde Avrupa şampiyonu olduğu videoyu izleterek, bu sporu yapmak isteyenlere yardımcı olacağını söylediğini anlattı.Asel'in branşa başladığında 20 kilo olduğu bilgisini veren Güngör, Fiziksel olarak uygun değildi. Ailesinin desteğiyle bunu başardık. Geçen yıl Avrupa şampiyonu, bu yıl dünya ikincisi oldu. Seneye de şampiyonlukları alarak büyükler kategorisine kadar bunu devam ettirmek istiyoruz. Öncelikli hedefimiz Asel'in milli takımı ahlaklı, zeki ve en iyi şekilde temsil etmesi. Onu olimpiyatlarda görmek istiyoruz. En son eşim Nuray Güngör 2020 Olimpiyatları'na tek kadın sporcu olarak katılmıştı. Diğer bayan sporcunun da Asel'in olmasını istiyoruz. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/milli-halterci-14-yasindaki-asel-avrupa-da-ikinci-sampiyonlugunun-pesinde.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kocaeli'de kontrolden çıkan motosikletin lokantadaki müşteriye çarpması kamerada</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kocaeli-de-kontrolden-cikan-motosikletin-lokantadaki-musteriye-carpmasi-kamerada/881725/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kocaeli-de-kontrolden-cikan-motosikletin-lokantadaki-musteriye-carpmasi-kamerada/881725/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:36:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kocaeli — Kocaeli'nin Karamürsel ilçesinde kontrolden çıkan motosikletin iş yerine girerek müşteriye çarptığı anlar, güvenlik kamerasınca kaydedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kocaeli Haberleri — Kocaeli'nin Karamürsel ilçesinde kontrolden çıkan motosikletin iş yerine girerek müşteriye çarptığı anlar, güvenlik kamerasınca kaydedildi.Kayacık Mahallesi Amiral Caddesi'ndeki bir akaryakıt istasyonunda Y.G. idaresindeki 41 BHF 838 plakalı motosiklet, kontrolden çıkarak istasyonun yanındaki lokantanın camını kırıp içeri girdi.Motosiklet, o sırada lokantada bulunan müşteri B.K'ye çarparak durabildi.İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.Sağlık ekiplerince kaldırıldığı Karamürsel Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınan B.K'nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.Bu arada, kaza anı lokantanın güvenlik kamerasınca kaydedildi.Görüntülerde, akaryakıt istasyonundan çıkan motosikletin kontrolden çıkarak lokantanın camını kırıp müşteri B.K. ve masaya çarpma anları yer alıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kocaeli Haberleri — Kocaeli'nin Karamürsel ilçesinde kontrolden çıkan motosikletin iş yerine girerek müşteriye çarptığı anlar, güvenlik kamerasınca kaydedildi.Kayacık Mahallesi Amiral Caddesi'ndeki bir akaryakıt istasyonunda Y.G. idaresindeki 41 BHF 838 plakalı motosiklet, kontrolden çıkarak istasyonun yanındaki lokantanın camını kırıp içeri girdi.Motosiklet, o sırada lokantada bulunan müşteri B.K'ye çarparak durabildi.İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.Sağlık ekiplerince kaldırıldığı Karamürsel Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınan B.K'nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.Bu arada, kaza anı lokantanın güvenlik kamerasınca kaydedildi.Görüntülerde, akaryakıt istasyonundan çıkan motosikletin kontrolden çıkarak lokantanın camını kırıp müşteri B.K. ve masaya çarpma anları yer alıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/kocaeli-de-kontrolden-cikan-motosikletin-lokantadaki-musteriye-carpmasi-kamerada.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli Savunma Bakanı Güler, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığını ziyaret etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-savunma-bakani-guler-kibris-turk-baris-kuvvetleri-komutanligini-ziyaret-etti/881724/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-savunma-bakani-guler-kibris-turk-baris-kuvvetleri-komutanligini-ziyaret-etti/881724/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:36:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığını ziyaret ederek inceleme ve denetlemelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığını ziyaret ederek inceleme ve denetlemelerde bulundu.Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde TSK Komuta Kademesi ile gittiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığını da ziyaret ederek inceleme ve denetlemelerde bulundu. ifadesi kullanıldı.Paylaşımda, ziyarete ilişkin fotoğraflara da yer verildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığını ziyaret ederek inceleme ve denetlemelerde bulundu.Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde TSK Komuta Kademesi ile gittiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığını da ziyaret ederek inceleme ve denetlemelerde bulundu. ifadesi kullanıldı.Paylaşımda, ziyarete ilişkin fotoğraflara da yer verildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/milli-savunma-bakani-guler-kibris-turk-baris-kuvvetleri-komutanligini-ziyaret-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 52. duruşması başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasinin-52-durusmasi-basladi/881723/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasinin-52-durusmasi-basladi/881723/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:36:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 52.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 52. duruşması başladı.İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, 5'i tutuklu 10 sanık katıldı.Bazı sanık avukatları da duruşmada hazır bulundu.Duruşma, sanık avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya ilişkin beyanlarının alınmasıyla sürüyor.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü suçtan zarar gören 19 kişi mağdur 200 kişi ise sanık olarak yer alıyor.İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 42 farklı fiilden ihaleye fesat karıştırma, 4 farklı fiilden edimin ifasına fesat karıştırma, 5 farklı fiilden resmi belgede sahtecilik, 21 farklı fiilden özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, 10 farklı fiilden rüşvet verme, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve gerçeğe aykırı fatura düzenleme suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet alma suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden ihaleye fesat karıştırma ve 2 farklı fiilden özel belgede sahtecilik suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin rüşvet alma suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın suç örgütüne üye olma, 26 farklı fiilden ihaleye fesat karıştırma, 3 farklı fiilden resmi belgede sahtecilik, 19 farklı fiilden özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 4 farklı fiilden rüşvet alma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve haksız mal edinme suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.MütalaadanCumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 29 kez ihaleye fesat karıştırma, 19 kez özel belgede sahtecilik, 4 kez resmi belgede sahtecilik, 3 kez rüşvet ve 3 kez edimin ifasına fesat karıştırmak suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep ediliyor.Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 30 kez ihaleye fesat karıştırma, 19 kez özel belgede sahtecilik, 4 kez resmi belgede sahtecilik, 7 kez rüşvet, 3 kez edimin ifasına fesat karıştırmak ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi isteniyor.Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez ihaleye fesat karıştırma, 17 kez özel belgede sahtecilik, 2 kez resmi belgede sahtecilik, 1 kez nitelikli dolandırıcılık, 2 kez rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez ihaleye fesat karıştırma, 17 kez özel belgede sahtecilik, 2 kez resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörülüyor.Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, ihaleye fesat karıştırma, özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve 3 kez rüşvet suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası isteniyor.Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in rüşvet suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması suçundan beraatiyle, rüşvet suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Toplam 26 sanık hakkında örgüte üye olma suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde bulunulan mütalaada, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 7'si tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 52. duruşması başladı.İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, 5'i tutuklu 10 sanık katıldı.Bazı sanık avukatları da duruşmada hazır bulundu.Duruşma, sanık avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya ilişkin beyanlarının alınmasıyla sürüyor.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü suçtan zarar gören 19 kişi mağdur 200 kişi ise sanık olarak yer alıyor.İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 42 farklı fiilden ihaleye fesat karıştırma, 4 farklı fiilden edimin ifasına fesat karıştırma, 5 farklı fiilden resmi belgede sahtecilik, 21 farklı fiilden özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, 10 farklı fiilden rüşvet verme, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve gerçeğe aykırı fatura düzenleme suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet alma suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden ihaleye fesat karıştırma ve 2 farklı fiilden özel belgede sahtecilik suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması iddianamede öngörülüyor.İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin rüşvet alma suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.Ayrıca iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın suç örgütüne üye olma, 26 farklı fiilden ihaleye fesat karıştırma, 3 farklı fiilden resmi belgede sahtecilik, 19 farklı fiilden özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 4 farklı fiilden rüşvet alma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve haksız mal edinme suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.MütalaadanCumhuriyet savcısının 14 Mayıs'ta mahkeme heyetine sunduğu mütalaada ise tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 29 kez ihaleye fesat karıştırma, 19 kez özel belgede sahtecilik, 4 kez resmi belgede sahtecilik, 3 kez rüşvet ve 3 kez edimin ifasına fesat karıştırmak suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep ediliyor.Mütalaada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın suç işlemek amacıyla örgüt kurma, 30 kez ihaleye fesat karıştırma, 19 kez özel belgede sahtecilik, 4 kez resmi belgede sahtecilik, 7 kez rüşvet, 3 kez edimin ifasına fesat karıştırmak ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi isteniyor.Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay'ın soruşturma aşamasında yakalanarak tutuklandıktan sonra dosyaya konu örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleşen rüşvet eylemleri hakkında savcılığa verdikleri bilgiler nedeniyle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.Tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın 30 kez ihaleye fesat karıştırma, 17 kez özel belgede sahtecilik, 2 kez resmi belgede sahtecilik, 1 kez nitelikli dolandırıcılık, 2 kez rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenen mütalaada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz'ın 21 kez ihaleye fesat karıştırma, 17 kez özel belgede sahtecilik, 2 kez resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından toplam 64 yıl 6 aydan 179 yıla kadar hapsi öngörülüyor.Tutuksuz sanık Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı hakkında mütalaada, ihaleye fesat karıştırma, özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve 3 kez rüşvet suçlarından toplam 21 yıl 6 aydan 75 yıla kadar hapis cezası isteniyor.Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi tutuklu sanık Celal Tekin'in rüşvet suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer'in 2 kez ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendiği mütalaada, tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Utku Caner Çaykara'nın ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması suçundan beraatiyle, rüşvet suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Toplam 26 sanık hakkında örgüte üye olma suçundan 2 yıldan 5'er yıla kadar hapis cezası talebinde bulunulan mütalaada, diğer sanıkların da farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/aziz-ihsan-aktas-suc-orgutu-davasinin-52-durusmasi-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan İSO İkinci 500 araştırmasının sonuçlarını değerlendirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iso-yonetim-kurulu-baskani-bahcivan-iso-ikinci-500-arastirmasinin-sonuclarini-degerlendirdi/881722/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iso-yonetim-kurulu-baskani-bahcivan-iso-ikinci-500-arastirmasinin-sonuclarini-degerlendirdi/881722/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:36:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025 araştırmasına ilişkin, İSO İkinci 500 sonuçları, bütün zorluklara rağmen üretmeye devam eden sanayicimizin ülkemize olan inancını ortaya koymaktadır. değerlendirmesinde bulundu.Bahçıvan, yaptığı yazılı açıklamada, İSO Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025 araştırmasının sonuçlarını değerlendirdi.İSO İkinci 500 araştırmasının 2025 sonuçlarının yalnızca sanayi kuruluşlarının performansını değil, aynı zamanda Türk sanayisinin direncini, üretim azmini ve geleceğe dair potansiyelini de ortaya koyduğunu belirten Bahçıvan, Bu araştırma, yarının İSO 500'üne girmeye aday şirketlerimizin bugün hangi şartlar altında yoluna devam ettiğini göstermesi bakımından son derece kıymetlidir. ifadesini kullandı.Bahçıvan, geride bırakılan yılın küresel talebin zayıfladığı, finansmana erişimin zorlaştığı, yüksek faiz ortamının üretim üzerinde ciddi baskılar oluşturduğu zorlu bir dönem olduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:Araştırmamızın sonuçları da bu gerçekliği bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır. Üretimden satışlar, üç yıllık reel gerilemenin ardından 2025'te ancak yüzde 0,2 gibi son derece sınırlı bir reel artış gösterebilmiştir. İSO 500'de gözlenen güçlü ihracat performansının aksine, İSO İkinci 500'ün ihracatında yaşanan yüzde 0,3'lük gerileme toplam satışları sınırlandırırken, küresel talepteki zayıflığın ve sıkı finansman koşullarının sanayi üzerindeki etkilerinin devam ettiğini göstermektedir.Olumsuzluklara rağmen sanayi kuruluşları üretim çarklarını durdurmadıErdal Bahçıvan, araştırmanın, sanayicinin üzerindeki en ağır yükün finansman maliyetleri olduğunu gösterdiğini kaydederek, Finansman giderlerinin faaliyet karına oranının yüzde 87'ye yükselmesi, sanayicimizin kazandığının önemli bir bölümünü finansman maliyetlerine ayırmak zorunda kaldığını göstermektedir. Bu tablo, tıpkı İSO 500 sonuçlarında olduğu gibi içinde bulunduğumuz dönemin ekonomik yükünü bir kez daha sanayi sektörümüzün omuzladığını açık biçimde ortaya koymaktadır. ifadelerini kullandı.Yaşanan olumsuzluklara rağmen, sanayi kuruluşlarının üretim çarklarını durdurmadığını, yatırım arzusunu koruduğunu ve Türkiye ekonomisinin omurgası olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Bahçıvan, bu kararlılığın, Türk sanayisinin en önemli gücü olduğunu bildirdi.Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye&#039;ye sahip çıkmaktırİSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, finansman baskıları, daralan dış talep ve artan maliyetler karşısında mücadeleyi yılmadan sürdüren kuruluşların, yalnızca ekonomik bir başarıya değil, aynı zamanda ülke adına güçlü bir sorumluluğa da imza attığını belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü:Çünkü sanayici yalnızca mal üretmez, istihdam üretir, ihracat gerçekleştirir, teknoloji geliştirir ve ülkesinin geleceğine güven kazandırır. Elbette bugün üretim kapasitesini korumak tek başına yeterli değildir. Sanayimizin verimlilik, yüksek katma değer, teknoloji üretimi ve küresel rekabet gücü açısından daha güçlü bir yapıya kavuşabilmesi için dönüşüm yatırımlarının ve uygun finansman imkanlarının desteklenmesi stratejik önem taşımaktadır.Sonuçlar güçlü bir sanayi yapısının önemini bir kez daha ortaya koyduErdal Bahçıvan, açıklanan sonuçların Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesi, enflasyonla kalıcı mücadelesi, rekabet gücünün artırılması ve toplumsal refahın yükseltilmesi açısından güçlü bir sanayi yapısının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:Sanayinin yükünü artıran değil, üretimi, yatırımı, ihracatı, verimliliği ve teknolojik dönüşümü destekleyen politikalar, ülkemizin geleceği açısından stratejik bir zorunluluktur. Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ekonomi yönetiminin sanayimizin finansman ihtiyacını öncelikli gündem başlıkları arasına almasını ve güçlü bir finansman teşvik paketini açıklamasını bu bağlamda son derece önemli ve değerli buluyoruz. Bu yaklaşımın, Türkiye'nin üretim gücüne ve sanayinin stratejik rolüne verilen önemin güçlü bir göstergesi olduğuna inanıyoruz.Bahçıvan, rekabet gücünü ve üretim kapasitesini destekleyecek bu yöndeki adımların sürmesini temenni ederek, şu ifadeleri kullandı:Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ekonomi yönetimimize sanayimizin sesine verdikleri destek için bir kez daha teşekkür ediyoruz. Çünkü her zaman ifade ettiğimiz gibi, sanayiye sahip çıkmak, Türkiye'ye sahip çıkmaktır. Çünkü sanayiye sahip çıkmak, üretime, istihdama, ihracata, teknolojiye ve gençlerimizin geleceğine sahip çıkmaktır. İSO İkinci 500 sonuçları, bütün zorluklara rağmen üretmeye devam eden sanayicimizin ülkemize olan inancını ortaya koymaktadır. Bu inancı güçlendirmek, sanayicimizin nefes almasını sağlayacak koşulları oluşturmak ve üretim ekonomisini desteklemek ise artık hepimizin ortak sorumluluğudur.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025 araştırmasına ilişkin, İSO İkinci 500 sonuçları, bütün zorluklara rağmen üretmeye devam eden sanayicimizin ülkemize olan inancını ortaya koymaktadır. değerlendirmesinde bulundu.Bahçıvan, yaptığı yazılı açıklamada, İSO Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025 araştırmasının sonuçlarını değerlendirdi.İSO İkinci 500 araştırmasının 2025 sonuçlarının yalnızca sanayi kuruluşlarının performansını değil, aynı zamanda Türk sanayisinin direncini, üretim azmini ve geleceğe dair potansiyelini de ortaya koyduğunu belirten Bahçıvan, Bu araştırma, yarının İSO 500'üne girmeye aday şirketlerimizin bugün hangi şartlar altında yoluna devam ettiğini göstermesi bakımından son derece kıymetlidir. ifadesini kullandı.Bahçıvan, geride bırakılan yılın küresel talebin zayıfladığı, finansmana erişimin zorlaştığı, yüksek faiz ortamının üretim üzerinde ciddi baskılar oluşturduğu zorlu bir dönem olduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:Araştırmamızın sonuçları da bu gerçekliği bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır. Üretimden satışlar, üç yıllık reel gerilemenin ardından 2025'te ancak yüzde 0,2 gibi son derece sınırlı bir reel artış gösterebilmiştir. İSO 500'de gözlenen güçlü ihracat performansının aksine, İSO İkinci 500'ün ihracatında yaşanan yüzde 0,3'lük gerileme toplam satışları sınırlandırırken, küresel talepteki zayıflığın ve sıkı finansman koşullarının sanayi üzerindeki etkilerinin devam ettiğini göstermektedir.Olumsuzluklara rağmen sanayi kuruluşları üretim çarklarını durdurmadıErdal Bahçıvan, araştırmanın, sanayicinin üzerindeki en ağır yükün finansman maliyetleri olduğunu gösterdiğini kaydederek, Finansman giderlerinin faaliyet karına oranının yüzde 87'ye yükselmesi, sanayicimizin kazandığının önemli bir bölümünü finansman maliyetlerine ayırmak zorunda kaldığını göstermektedir. Bu tablo, tıpkı İSO 500 sonuçlarında olduğu gibi içinde bulunduğumuz dönemin ekonomik yükünü bir kez daha sanayi sektörümüzün omuzladığını açık biçimde ortaya koymaktadır. ifadelerini kullandı.Yaşanan olumsuzluklara rağmen, sanayi kuruluşlarının üretim çarklarını durdurmadığını, yatırım arzusunu koruduğunu ve Türkiye ekonomisinin omurgası olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Bahçıvan, bu kararlılığın, Türk sanayisinin en önemli gücü olduğunu bildirdi.Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye&#039;ye sahip çıkmaktırİSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, finansman baskıları, daralan dış talep ve artan maliyetler karşısında mücadeleyi yılmadan sürdüren kuruluşların, yalnızca ekonomik bir başarıya değil, aynı zamanda ülke adına güçlü bir sorumluluğa da imza attığını belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü:Çünkü sanayici yalnızca mal üretmez, istihdam üretir, ihracat gerçekleştirir, teknoloji geliştirir ve ülkesinin geleceğine güven kazandırır. Elbette bugün üretim kapasitesini korumak tek başına yeterli değildir. Sanayimizin verimlilik, yüksek katma değer, teknoloji üretimi ve küresel rekabet gücü açısından daha güçlü bir yapıya kavuşabilmesi için dönüşüm yatırımlarının ve uygun finansman imkanlarının desteklenmesi stratejik önem taşımaktadır.Sonuçlar güçlü bir sanayi yapısının önemini bir kez daha ortaya koyduErdal Bahçıvan, açıklanan sonuçların Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesi, enflasyonla kalıcı mücadelesi, rekabet gücünün artırılması ve toplumsal refahın yükseltilmesi açısından güçlü bir sanayi yapısının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:Sanayinin yükünü artıran değil, üretimi, yatırımı, ihracatı, verimliliği ve teknolojik dönüşümü destekleyen politikalar, ülkemizin geleceği açısından stratejik bir zorunluluktur. Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ekonomi yönetiminin sanayimizin finansman ihtiyacını öncelikli gündem başlıkları arasına almasını ve güçlü bir finansman teşvik paketini açıklamasını bu bağlamda son derece önemli ve değerli buluyoruz. Bu yaklaşımın, Türkiye'nin üretim gücüne ve sanayinin stratejik rolüne verilen önemin güçlü bir göstergesi olduğuna inanıyoruz.Bahçıvan, rekabet gücünü ve üretim kapasitesini destekleyecek bu yöndeki adımların sürmesini temenni ederek, şu ifadeleri kullandı:Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ekonomi yönetimimize sanayimizin sesine verdikleri destek için bir kez daha teşekkür ediyoruz. Çünkü her zaman ifade ettiğimiz gibi, sanayiye sahip çıkmak, Türkiye'ye sahip çıkmaktır. Çünkü sanayiye sahip çıkmak, üretime, istihdama, ihracata, teknolojiye ve gençlerimizin geleceğine sahip çıkmaktır. İSO İkinci 500 sonuçları, bütün zorluklara rağmen üretmeye devam eden sanayicimizin ülkemize olan inancını ortaya koymaktadır. Bu inancı güçlendirmek, sanayicimizin nefes almasını sağlayacak koşulları oluşturmak ve üretim ekonomisini desteklemek ise artık hepimizin ortak sorumluluğudur.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul merkezli yeni nesil suç örgütü soruşturmasında 50 şüpheli hakkında gözaltı kararı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-merkezli-yeni-nesil-suc-orgutu-sorusturmasinda-50-supheli-hakkinda-gozalti-karari/881721/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-merkezli-yeni-nesil-suc-orgutu-sorusturmasinda-50-supheli-hakkinda-gozalti-karari/881721/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:36:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Adalet Bakanı Gürlek: - Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, suç örgütleriyle irtibat ve menfaat ilişkisi içerisinde oldukları değerlendirilen şüphelilere yönelik başarılı bir operasyon başlatılmıştır - 50 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, İstanbul, Muğla, Bursa, Edirne, Çanakkale, Sivas, Tekirdağ, Diyarbakır, İzmir, Balıkesir, Ankara ve Kayseri illerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirilmiştir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, suç örgütleriyle irtibat ve menfaat ilişkisi içerisinde oldukları değerlendirilen, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 50 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini bildirdi.Bakan Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığı ile tam bir koordinasyon içerisinde, suç örgütleriyle, örgütlü suç yapılanmalarıyla ve bu yapılara alan açmaya çalışan her türlü kirli ilişki ağıyla mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini belirtti.Bu kapsamda yürütülen bir soruşturmaya ilişkin bilgi veren Gürlek, şöyle devam etti:Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, suç örgütleriyle irtibat ve menfaat ilişkisi içerisinde oldukları değerlendirilen şüphelilere yönelik başarılı bir operasyon başlatılmıştır. Yürütülen soruşturmada örgüt yöneticileri ve üyelerinin, görev ve yetki tanımına aykırı hareket eden bazı kamu görevlilerinden suç kaydı, aranma kaydı, yakalama kaydı, kırmızı bülten, araç kaydı sorgulama ve gümrük geçiş bilgileri gibi hususlarda bilgi aldıklarına yönelik tespitler yapılmıştır. Bu kapsamda, 2'si denetimli serbestlik memuru ve 1'i zabıt katibi, 1'i gümrük muhafaza müdür yardımcısı, 15'i gümrük muhafaza memuru, 10'u polis memuru, 2'si avukat olmak üzere toplam 50 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, İstanbul, Muğla, Bursa, Edirne, Çanakkale, Sivas, Tekirdağ, Diyarbakır, İzmir, Balıkesir, Ankara ve Kayseri illerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirilmiştir.Devletin imkanlarını suç örgütlerinin hizmetine sunmaya, kamu görevinin vakarını ve milletin devlete olan güvenini zedelemeye yeltenenlere müsamaha gösterilmeyeceğini kaydeden Gürlek, Kamu gücünü kişisel ya da örgütsel çıkarlar için kullanmaya teşebbüs edenler hakkında adli işlemler gecikmeksizin tesis edilecektir. ifadelerini kullandı.Bakan Gürlek, operasyonda görev alan personele teşekkür ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:Bu mücadelenin temel amacı, milletimizin huzurunu korumak, kamu düzenini güçlendirmek ve vatandaşlarımızın devlete, adalete ve hukuka olan güvenini daha da artırmaktır. Türkiye Yüzyılı'nda hukuk devletinin gücünü, suç örgütlerinin karşısında en kararlı şekilde göstermeye devam edeceğiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, suç örgütleriyle irtibat ve menfaat ilişkisi içerisinde oldukları değerlendirilen, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 50 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini bildirdi.Bakan Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığı ile tam bir koordinasyon içerisinde, suç örgütleriyle, örgütlü suç yapılanmalarıyla ve bu yapılara alan açmaya çalışan her türlü kirli ilişki ağıyla mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini belirtti.Bu kapsamda yürütülen bir soruşturmaya ilişkin bilgi veren Gürlek, şöyle devam etti:Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, suç örgütleriyle irtibat ve menfaat ilişkisi içerisinde oldukları değerlendirilen şüphelilere yönelik başarılı bir operasyon başlatılmıştır. Yürütülen soruşturmada örgüt yöneticileri ve üyelerinin, görev ve yetki tanımına aykırı hareket eden bazı kamu görevlilerinden suç kaydı, aranma kaydı, yakalama kaydı, kırmızı bülten, araç kaydı sorgulama ve gümrük geçiş bilgileri gibi hususlarda bilgi aldıklarına yönelik tespitler yapılmıştır. Bu kapsamda, 2'si denetimli serbestlik memuru ve 1'i zabıt katibi, 1'i gümrük muhafaza müdür yardımcısı, 15'i gümrük muhafaza memuru, 10'u polis memuru, 2'si avukat olmak üzere toplam 50 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, İstanbul, Muğla, Bursa, Edirne, Çanakkale, Sivas, Tekirdağ, Diyarbakır, İzmir, Balıkesir, Ankara ve Kayseri illerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirilmiştir.Devletin imkanlarını suç örgütlerinin hizmetine sunmaya, kamu görevinin vakarını ve milletin devlete olan güvenini zedelemeye yeltenenlere müsamaha gösterilmeyeceğini kaydeden Gürlek, Kamu gücünü kişisel ya da örgütsel çıkarlar için kullanmaya teşebbüs edenler hakkında adli işlemler gecikmeksizin tesis edilecektir. ifadelerini kullandı.Bakan Gürlek, operasyonda görev alan personele teşekkür ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:Bu mücadelenin temel amacı, milletimizin huzurunu korumak, kamu düzenini güçlendirmek ve vatandaşlarımızın devlete, adalete ve hukuka olan güvenini daha da artırmaktır. Türkiye Yüzyılı'nda hukuk devletinin gücünü, suç örgütlerinin karşısında en kararlı şekilde göstermeye devam edeceğiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/istanbul-merkezli-yeni-nesil-suc-orgutu-sorusturmasinda-50-supheli-hakkinda-gozalti-karari.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Zelenskiy, Rusya'da bazı lojistik tesisler ile bir petrol deposuna saldırı düzenlediklerini belirtti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/zelenskiy-rusya-da-bazi-lojistik-tesisler-ile-bir-petrol-deposuna-saldiri-duzenlediklerini-belirtti/881720/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/zelenskiy-rusya-da-bazi-lojistik-tesisler-ile-bir-petrol-deposuna-saldiri-duzenlediklerini-belirtti/881720/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:36:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Rusya Haberleri — Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın Moskova bölgesindeki bazı lojistik tesisler ile bir petrol deposuna saldırı düzenlediklerini bildirdi.Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ukrayna sınırından yaklaşık 400 kilometre uzaklıkta, Moskova bölgesindeki bazı hedeflere saldırı gerçekleştirdiklerini belirtti.Saldırıda bölgedeki bazı lojistik tesisler ile bir petrol deposunun Ukrayna ordusu ve güvenlik güçlerince hedef alındığını kaydeden Zelenskiy, Ayrıca Karadeniz'de (Rus) gölge filoya ait 2 tanker ve 4 kuru yük gemisi vuruldu. ifadesini kullandı.Rusya'ya yönelik baskının artırılarak savaşın sona erdirilmesinin mümkün olduğunu belirten Zelenskiy, Şehirlerimize ve halkımıza yönelik her Rus saldırısına adil bir şekilde karşılık veriyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Zelenskiy, ayrıca düzenledikleri saldırılara ait olduğu belirtilen görüntüleri paylaştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Rusya Haberleri — Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın Moskova bölgesindeki bazı lojistik tesisler ile bir petrol deposuna saldırı düzenlediklerini bildirdi.Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ukrayna sınırından yaklaşık 400 kilometre uzaklıkta, Moskova bölgesindeki bazı hedeflere saldırı gerçekleştirdiklerini belirtti.Saldırıda bölgedeki bazı lojistik tesisler ile bir petrol deposunun Ukrayna ordusu ve güvenlik güçlerince hedef alındığını kaydeden Zelenskiy, Ayrıca Karadeniz'de (Rus) gölge filoya ait 2 tanker ve 4 kuru yük gemisi vuruldu. ifadesini kullandı.Rusya'ya yönelik baskının artırılarak savaşın sona erdirilmesinin mümkün olduğunu belirten Zelenskiy, Şehirlerimize ve halkımıza yönelik her Rus saldırısına adil bir şekilde karşılık veriyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Zelenskiy, ayrıca düzenledikleri saldırılara ait olduğu belirtilen görüntüleri paylaştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/zelenskiy-rusya-da-bazi-lojistik-tesisler-ile-bir-petrol-deposuna-saldiri-duzenlediklerini-belirtti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>2026 Milletler Ligi'nde Türk damgası</title>
      <link>https://www.canligaste.com/2026-milletler-ligi-nde-turk-damgasi/881718/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/2026-milletler-ligi-nde-turk-damgasi/881718/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:36:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: VNL'de 2023'te şampiyonluğa ulaşan A Milli Kadın Voleybol Takımı, üst üste 8 kez finallerde yarıştı - Grup aşamasını 6. tamamlayan A Milli Erkek Voleybol Takımı, tarihinde ilk kez Milletler Ligi'nde çeyrek finale yükseldi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- SALİH ULAŞ ŞAHAN - Türk voleybolu, 2026 FIVB Milletler Ligi'nde (VNL) kadın ve erkek milli takımlarıyla finallerde yer alarak tarihi başarıya imza attı.Son maçında İran'ı 3-1 mağlup eden A Milli Erkek Voleybol Takımı, VNL'de grup aşamasını 8 galibiyet ve 22 puanla 6. tamamladı ve tarihinde ilk kez finallerde mücadele etmeye hak kazandı.2023 Altın Lig şampiyonluğuyla ilk VNL biletini alan ay-yıldızlı ekip, organizasyondaki üçüncü sezonunda son 8 takım arasına girdi. Milli takım, ilk iki sezonunda ligi 16. ve 17. tamamlayarak kümede kalmayı başarırken üçüncü yılında finallere yükselerek tarih yazdı.A Milli Erkek Takımı, VNL'nin ilk haftasında Kanada ve Fransa'yı mağlup ederken, ABD ile İtalya'ya mağlup olarak etabı 2 galibiyet ve 2 yenilgiyle geçti.İkinci haftada Çin, Arjantin ve Belçika'yı yenen milli takım, dünya sıralamasının birinci basamağındaki Polonya'ya 3-2 kaybetmesine rağmen son haftaya çeyrek final umutlarını koruyarak girdi.Ay-yıldızlı ekip, üçüncü haftada Slovenya'ya kaybetmesine rağmen Sırbistan, Ukrayna ve İran karşısında aldığı galibiyetlerle normal sezonu 8 galibiyet ve 22 puanla 6. bitirdi. Milliler, çeyrek finalde 10 galibiyet ve 26 puanla 3. basamakta yer alan Slovenya ile eşleşti.Slobodan Kovac etkisiA Milli Erkek Takımı'nın yükselişinde başantrenör Slobodan Kovac'ın etkisi dikkati çekti.2025 Temmuz ayında göreve gelen Sırp çalıştırıcı yönetiminde Türkiye, aynı yıl Dünya Erkekler Voleybol Şampiyonası'nda ilk kez çeyrek finale yükseldi.Ay-yıldızlı ekip, bu sezon da VNL'de tarihinde ilk kez çeyrek finalde mücadele etmeye hak kazandı.Türkiye'de Halkbank ile şampiyonluklar yaşayan Kovac, Fenerbahçe'de ise Türkiye Kupası'nı kazanma başarısı gösterdi. Kadınlarda istikrar yakalandıBaşantrenör Daniele Santarelli yönetimindeki A Milli Kadın Voleybol Takımı ise VNL'deki başarısını bu sezon da devam ettirdi.2018'den beri düzenlenen tüm VNL finallerinde yer alan Türkiye, 2023'te şampiyonluğa ulaşırken 2018'de gümüş ve 2021'de bronz madalya elde etti.Bu sezon ilk hafta mücadelelerinde 2'şer galibiyet ve mağlubiyet alan milli takım, Ankara'da oynanan ikinci etapta ise 4'te 4 yaptı.Üçüncü haftada da 3 galibiyet ve 1 yenilgi alan ay-yıldızlı ekip, grup aşamasını 9 galibiyet ve 25 puanla 4. sırada tamamladı.Türkiye, çeyrek finalde 23 Temmuz Perşembe günü TSİ 11.00'de eski başantrenörü Giovanni Guidetti'nin çalıştırdığı Kanada ile karşılaşacak.İki takımla çeyrek finaldeKadınlarda dünya voleybolunun üst sıralarındaki yerini koruyan Türkiye, erkeklerde de yükselişe geçerek 2026 Milletler Ligi'nin çeyrek finallerinde iki takımla mücadele edecek.Milli takım, FIVB dünya sıralamasında kadınlarda 4'üncü, erkeklerde ise 9'uncu sırada yer alıyor.Türkiye'nin yanı sıra ABD, Japonya, İtalya ve ev sahibi kontenjanıyla Çin, kadınlarda ve erkeklerde çeyrek final oynayacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- SALİH ULAŞ ŞAHAN - Türk voleybolu, 2026 FIVB Milletler Ligi'nde (VNL) kadın ve erkek milli takımlarıyla finallerde yer alarak tarihi başarıya imza attı.Son maçında İran'ı 3-1 mağlup eden A Milli Erkek Voleybol Takımı, VNL'de grup aşamasını 8 galibiyet ve 22 puanla 6. tamamladı ve tarihinde ilk kez finallerde mücadele etmeye hak kazandı.2023 Altın Lig şampiyonluğuyla ilk VNL biletini alan ay-yıldızlı ekip, organizasyondaki üçüncü sezonunda son 8 takım arasına girdi. Milli takım, ilk iki sezonunda ligi 16. ve 17. tamamlayarak kümede kalmayı başarırken üçüncü yılında finallere yükselerek tarih yazdı.A Milli Erkek Takımı, VNL'nin ilk haftasında Kanada ve Fransa'yı mağlup ederken, ABD ile İtalya'ya mağlup olarak etabı 2 galibiyet ve 2 yenilgiyle geçti.İkinci haftada Çin, Arjantin ve Belçika'yı yenen milli takım, dünya sıralamasının birinci basamağındaki Polonya'ya 3-2 kaybetmesine rağmen son haftaya çeyrek final umutlarını koruyarak girdi.Ay-yıldızlı ekip, üçüncü haftada Slovenya'ya kaybetmesine rağmen Sırbistan, Ukrayna ve İran karşısında aldığı galibiyetlerle normal sezonu 8 galibiyet ve 22 puanla 6. bitirdi. Milliler, çeyrek finalde 10 galibiyet ve 26 puanla 3. basamakta yer alan Slovenya ile eşleşti.Slobodan Kovac etkisiA Milli Erkek Takımı'nın yükselişinde başantrenör Slobodan Kovac'ın etkisi dikkati çekti.2025 Temmuz ayında göreve gelen Sırp çalıştırıcı yönetiminde Türkiye, aynı yıl Dünya Erkekler Voleybol Şampiyonası'nda ilk kez çeyrek finale yükseldi.Ay-yıldızlı ekip, bu sezon da VNL'de tarihinde ilk kez çeyrek finalde mücadele etmeye hak kazandı.Türkiye'de Halkbank ile şampiyonluklar yaşayan Kovac, Fenerbahçe'de ise Türkiye Kupası'nı kazanma başarısı gösterdi. Kadınlarda istikrar yakalandıBaşantrenör Daniele Santarelli yönetimindeki A Milli Kadın Voleybol Takımı ise VNL'deki başarısını bu sezon da devam ettirdi.2018'den beri düzenlenen tüm VNL finallerinde yer alan Türkiye, 2023'te şampiyonluğa ulaşırken 2018'de gümüş ve 2021'de bronz madalya elde etti.Bu sezon ilk hafta mücadelelerinde 2'şer galibiyet ve mağlubiyet alan milli takım, Ankara'da oynanan ikinci etapta ise 4'te 4 yaptı.Üçüncü haftada da 3 galibiyet ve 1 yenilgi alan ay-yıldızlı ekip, grup aşamasını 9 galibiyet ve 25 puanla 4. sırada tamamladı.Türkiye, çeyrek finalde 23 Temmuz Perşembe günü TSİ 11.00'de eski başantrenörü Giovanni Guidetti'nin çalıştırdığı Kanada ile karşılaşacak.İki takımla çeyrek finaldeKadınlarda dünya voleybolunun üst sıralarındaki yerini koruyan Türkiye, erkeklerde de yükselişe geçerek 2026 Milletler Ligi'nin çeyrek finallerinde iki takımla mücadele edecek.Milli takım, FIVB dünya sıralamasında kadınlarda 4'üncü, erkeklerde ise 9'uncu sırada yer alıyor.Türkiye'nin yanı sıra ABD, Japonya, İtalya ve ev sahibi kontenjanıyla Çin, kadınlarda ve erkeklerde çeyrek final oynayacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/2026-milletler-ligi-nde-turk-damgasi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Siber suçlarla mücadeleye ilişkin düzenlenen operasyonlar kapsamında 361 kişi tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/siber-suclarla-mucadeleye-iliskin-duzenlenen-operasyonlar-kapsaminda-361-kisi-tutuklandi/881717/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/siber-suclarla-mucadeleye-iliskin-duzenlenen-operasyonlar-kapsaminda-361-kisi-tutuklandi/881717/</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:24:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında düzenlenen operasyonlarda 669 şüphelinin yakalandığını, bunlardan 361'inin tutuklandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında düzenlenen operasyonlarda 669 şüphelinin yakalandığını, bunlardan 361'inin tutuklandığını bildirdi.Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, siber suçlarla mücadele kapsamında polis ekiplerince 39 ilde son 2 haftada nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı bahis ile çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi suçlarına yönelik operasyonlar düzenlendiği belirtildi.Bu kapsamda, yakalanan 669 şüpheliden 361'inin tutuklandığı, 191'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı ve diğerlerinin işlemlerinin sürdüğü ifade edildi.Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu düzenlenen operasyonlara ilişkin bilgi verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:Operasyonlarda yakalanan şüphelilerin, 'TOKİ Sosyal Konut Projesi' temalı oltalama (phishing) siteler oluşturarak iletişime geçtikleri vatandaşlarımızdan başvuru ücreti, dosya masrafı, vergi ücreti gerekçeleriyle para talep ettikleri, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, sosyal medya platformları üzerinden 'beyaz eşya satışı, hisse ortaklığı, ürün bedeli, yatırım ortaklığı' gibi temaları kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları ve müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları tespit edildi. Devletimizin gücü, güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle suç ve suçlularla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında düzenlenen operasyonlarda 669 şüphelinin yakalandığını, bunlardan 361'inin tutuklandığını bildirdi.Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, siber suçlarla mücadele kapsamında polis ekiplerince 39 ilde son 2 haftada nitelikli dolandırıcılık, yasa dışı bahis ile çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi suçlarına yönelik operasyonlar düzenlendiği belirtildi.Bu kapsamda, yakalanan 669 şüpheliden 361'inin tutuklandığı, 191'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı ve diğerlerinin işlemlerinin sürdüğü ifade edildi.Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu düzenlenen operasyonlara ilişkin bilgi verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:Operasyonlarda yakalanan şüphelilerin, 'TOKİ Sosyal Konut Projesi' temalı oltalama (phishing) siteler oluşturarak iletişime geçtikleri vatandaşlarımızdan başvuru ücreti, dosya masrafı, vergi ücreti gerekçeleriyle para talep ettikleri, vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları, sosyal medya platformları üzerinden 'beyaz eşya satışı, hisse ortaklığı, ürün bedeli, yatırım ortaklığı' gibi temaları kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları ve müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları tespit edildi. Devletimizin gücü, güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle suç ve suçlularla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/siber-suclarla-mucadeleye-iliskin-duzenlenen-operasyonlar-kapsaminda-361-kisi-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
