<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Trabzonspor'un en golcüsü Muhammed Salah</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trabzonspor-un-en-golcusu-muhammed-salah/905552/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trabzonspor-un-en-golcusu-muhammed-salah/905552/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Trendyol Süper Lig'in 4. haftasında Gençlerbirliği'ni 5-0 yenen Trabzonspor'da 4. golüne ulaşan Mısırlı futbolcu, bordo-mavili ekibin en golcü futbolcusu konumunda bulunuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- SELÇUK KILIÇ - Trendyol Süper Lig'in 4. haftasında sahasında Gençlerbirliği'ni 5-0 yenen Trabzonspor'da 4. golüne ulaşan Mısırlı yıldız futbolcu Muhammed Salah, bordo-mavili takımda son 5 sezondaki en golcü başlangıcı yapan isim oldu.Trabzonspor'un Süper Lig'in ilk haftasında Kasımpaşa ile deplasmanda oynadığı karşılaşmanın 58. dakikasında oyuna girerek ilk kez bordo-mavili takım formasıyla sahada yer alan tecrübeli futbolcu, ilk 11'de başladığı ligin ikinci karşılaşmasında Başakşehir önünde rakip fileleri 2 kez havalandırarak takımının 2-1 galip gelmesinde önemli rol oynadı.Karadeniz ekibinin Amed Sportif Faaliyetler'e 2-1 yenildiği karşılaşmada da 1 gol atan tücrebeli oyuncu, Gençlerbirliği maçındaki penaltı golüyle ilk 11'de oynadığı son 3 haftada 4 gol atmayı başardı.Takımın en skoreriMısırlı yıldız, Trabzonspor'un ligdeki 9 golünün 4'ünü atarak takımının ilk 4 haftadaki en golcü ismi oldu.Salah, 4 haftada attığı 4 golle takımına gol yollarında en çok katkı sağlayan oyuncu olarak öne çıktı.Salah, Trabzonspor'un ilk 4 haftada gollerinin yüzde 45'ini kaydetti.En son NwakaemeTrabzonspor'dailk 4 haftada en fazla gol atan en son oyuncu Anthony Nwakaeme olarak kayıtlara geçmişti.Nijeryalı oyuncu, bordo-mavili takımın şampiyon olduğu 2021-22 sezonunda ilk 4 haftada rakip fileleri 4 kez havalandırmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- SELÇUK KILIÇ - Trendyol Süper Lig'in 4. haftasında sahasında Gençlerbirliği'ni 5-0 yenen Trabzonspor'da 4. golüne ulaşan Mısırlı yıldız futbolcu Muhammed Salah, bordo-mavili takımda son 5 sezondaki en golcü başlangıcı yapan isim oldu.Trabzonspor'un Süper Lig'in ilk haftasında Kasımpaşa ile deplasmanda oynadığı karşılaşmanın 58. dakikasında oyuna girerek ilk kez bordo-mavili takım formasıyla sahada yer alan tecrübeli futbolcu, ilk 11'de başladığı ligin ikinci karşılaşmasında Başakşehir önünde rakip fileleri 2 kez havalandırarak takımının 2-1 galip gelmesinde önemli rol oynadı.Karadeniz ekibinin Amed Sportif Faaliyetler'e 2-1 yenildiği karşılaşmada da 1 gol atan tücrebeli oyuncu, Gençlerbirliği maçındaki penaltı golüyle ilk 11'de oynadığı son 3 haftada 4 gol atmayı başardı.Takımın en skoreriMısırlı yıldız, Trabzonspor'un ligdeki 9 golünün 4'ünü atarak takımının ilk 4 haftadaki en golcü ismi oldu.Salah, 4 haftada attığı 4 golle takımına gol yollarında en çok katkı sağlayan oyuncu olarak öne çıktı.Salah, Trabzonspor'un ilk 4 haftada gollerinin yüzde 45'ini kaydetti.En son NwakaemeTrabzonspor'dailk 4 haftada en fazla gol atan en son oyuncu Anthony Nwakaeme olarak kayıtlara geçmişti.Nijeryalı oyuncu, bordo-mavili takımın şampiyon olduğu 2021-22 sezonunda ilk 4 haftada rakip fileleri 4 kez havalandırmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/trabzonspor-un-en-golcusu-muhammed-salah.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GRAFİKLİ - Türkiye, PISA 2025'te OECD ülkeleri arasında puanını en fazla artıran ülke oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/grafikli-turkiye-pisa-2025-te-oecd-ulkeleri-arasinda-puanini-en-fazla-artiran-ulke-oldu/905551/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/grafikli-turkiye-pisa-2025-te-oecd-ulkeleri-arasinda-puanini-en-fazla-artiran-ulke-oldu/905551/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / OECD tarafından düzenlenen ve 91 ülkenin katıldığı PISA 2025 raporuna göre Türkiye, fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanları olmak üzere tüm temel alanlarda sıralamasını yükseltti - 38 OECD üyesi arasında başarı grafiğini üst sıralara taşıyan Türkiye, fen bilimlerinde 14, okuma becerilerinde 13, matematik alanında ise 23'üncü sırada yer aldı - Türkiye'nin sıralaması, tüm ülkeler arasındaki sıralamada fen bilimlerinde 15, okuma becerilerinde 18, matematikte 11 basamak birden yükseldi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarına göre, Türkiye, fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarında OECD üyesi ülkeler arasında puanını en fazla yükselten ülke oldu.91 ülkenin katılımıyla yapılan PISA 2025 sonuçları, tüm dünyayla eş zamanlı olarak açıklandı.OECD tarafından 15 yaş grubunda örgün eğitime devam eden öğrencilerin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarını değerlendirmek ve ülkeleri karşılaştırabilmek amacıyla üç yılda bir gerçekleştirilen araştırmaya Türkiye 2003'ten bu yana katılıyor. PISA araştırmasında 2003'te 41, 2006'da 57, 2009 ve 2012 yıllarında 65, 2015'te 72, 2018'de 79, 2022'de ise 81 ülke yer aldı.PISA 2025 nihai uygulaması, Türkiye'de 14 Nisan-16 Mayıs 2025'te 12 bölgeden 56 ilde bulunan 203 okul ve 7 bin 702 öğrencinin katılımıyla bilgisayar tabanlı gerçekleştirildi.PISA sonuçlarına ilişkin kamuoyuna iki ayrı rapor sunuldu. Bunlardan biri MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan ülke raporu, diğeri ise OECD tarafından kaleme alınan ve www.oecd.org/pisa adresinde yayımlanan rapor oldu.Genel Müdürlükçe açıklanan ülke raporuna göre Türkiye, PISA 2025'te her üç alanda da 2022'den daha yüksek puan elde etti.Türkiye'nin sıralaması, tüm ülkeler arasındaki sıralamada fen bilimlerinde 15, okuma becerilerinde 18, matematikte 11 basamak birden yükseldi.Türkiye&#039;nin ortalama puanı yükseldiPISA araştırmasına Türkiye'nin katıldığı ilk uygulama olan 2003'e kıyasla, tüm dünyada ve OECD genelinde eğitim performansları belirgin bir şekilde düşerken Türkiye, fen bilimleri alanında 2003'te 434 olan puanını 60 puan artırarak 494'e yükseltti.Türkiye, okuma becerilerinde 2003'te 441 olan puanını 31 puan artırarak 472'ye, matematik alanında ise 423 olan puanını 39 puan artırarak 462'ye yükseltti.Türkiye&#039;nin her üç alanda da başarı sıralaması, yüzde 50&#039;nin üzerinde yükseldiPISA 2003'te 41 ülke yer alırken, PISA 2025'te katılımcı ülke sayısı 91 oldu. Ülke sayısındaki bu değişiklik nedeniyle Türkiye'nin uzun vadeli performansı, göreli sıralamayı gösteren yüzdelik dilim üzerinden karşılaştırıldı.Türkiye, PISA 2003'ten 2025'e üç alanda da göreli sıralamasını yükseltti. Fen bilimlerinde 2003'te 35'inci sırada bulunan Türkiye, bu araştırmada 19'uncu sıraya yükseldi. Böylece göreli sıralama konumunu yüzde 64 oranında iyileştirdi. Okuma becerilerinde 33'üncü sıradan 18'inci sıraya yükselen Türkiye, göreli sıralamasını yüzde 60 oranında iyileştirdi. Matematikte ise Türkiye, 34'üncü sıradan 28'inci sıraya yükseldi. Bu alanda göreli sıralama konumu yüzde 52 oranında iyileşti.Türkiye, OECD ülkeleri arasındaki sıralamasını üst sıralara taşıdı38 OECD üyesi arasında başarı grafiğini üst sıralara taşıyan Türkiye, fen bilimlerinde 14, okuma becerilerinde 13, matematik alanında ise 23'üncü sırada yer aldı. Böylece Türkiye, uzun vadede fen bilimleri, matematik ve okuma becerilerinin üçünde de göreli sıralamasını yüzde 50'nin üzerinde yükseltmiş oldu.Ayrıca OECD ülkelerinin son 10 yıllık puan değişimlerine göre Türkiye, fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarının üçünde de puanını artıran tek OECD üyesi ülke oldu. Türkiye, aynı zamanda 2022 sonuçlarına kıyasla her üç alanda puanını en fazla artıran OECD ülkesi oldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarına göre, Türkiye, fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarında OECD üyesi ülkeler arasında puanını en fazla yükselten ülke oldu.91 ülkenin katılımıyla yapılan PISA 2025 sonuçları, tüm dünyayla eş zamanlı olarak açıklandı.OECD tarafından 15 yaş grubunda örgün eğitime devam eden öğrencilerin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarını değerlendirmek ve ülkeleri karşılaştırabilmek amacıyla üç yılda bir gerçekleştirilen araştırmaya Türkiye 2003'ten bu yana katılıyor. PISA araştırmasında 2003'te 41, 2006'da 57, 2009 ve 2012 yıllarında 65, 2015'te 72, 2018'de 79, 2022'de ise 81 ülke yer aldı.PISA 2025 nihai uygulaması, Türkiye'de 14 Nisan-16 Mayıs 2025'te 12 bölgeden 56 ilde bulunan 203 okul ve 7 bin 702 öğrencinin katılımıyla bilgisayar tabanlı gerçekleştirildi.PISA sonuçlarına ilişkin kamuoyuna iki ayrı rapor sunuldu. Bunlardan biri MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan ülke raporu, diğeri ise OECD tarafından kaleme alınan ve www.oecd.org/pisa adresinde yayımlanan rapor oldu.Genel Müdürlükçe açıklanan ülke raporuna göre Türkiye, PISA 2025'te her üç alanda da 2022'den daha yüksek puan elde etti.Türkiye'nin sıralaması, tüm ülkeler arasındaki sıralamada fen bilimlerinde 15, okuma becerilerinde 18, matematikte 11 basamak birden yükseldi.Türkiye&#039;nin ortalama puanı yükseldiPISA araştırmasına Türkiye'nin katıldığı ilk uygulama olan 2003'e kıyasla, tüm dünyada ve OECD genelinde eğitim performansları belirgin bir şekilde düşerken Türkiye, fen bilimleri alanında 2003'te 434 olan puanını 60 puan artırarak 494'e yükseltti.Türkiye, okuma becerilerinde 2003'te 441 olan puanını 31 puan artırarak 472'ye, matematik alanında ise 423 olan puanını 39 puan artırarak 462'ye yükseltti.Türkiye&#039;nin her üç alanda da başarı sıralaması, yüzde 50&#039;nin üzerinde yükseldiPISA 2003'te 41 ülke yer alırken, PISA 2025'te katılımcı ülke sayısı 91 oldu. Ülke sayısındaki bu değişiklik nedeniyle Türkiye'nin uzun vadeli performansı, göreli sıralamayı gösteren yüzdelik dilim üzerinden karşılaştırıldı.Türkiye, PISA 2003'ten 2025'e üç alanda da göreli sıralamasını yükseltti. Fen bilimlerinde 2003'te 35'inci sırada bulunan Türkiye, bu araştırmada 19'uncu sıraya yükseldi. Böylece göreli sıralama konumunu yüzde 64 oranında iyileştirdi. Okuma becerilerinde 33'üncü sıradan 18'inci sıraya yükselen Türkiye, göreli sıralamasını yüzde 60 oranında iyileştirdi. Matematikte ise Türkiye, 34'üncü sıradan 28'inci sıraya yükseldi. Bu alanda göreli sıralama konumu yüzde 52 oranında iyileşti.Türkiye, OECD ülkeleri arasındaki sıralamasını üst sıralara taşıdı38 OECD üyesi arasında başarı grafiğini üst sıralara taşıyan Türkiye, fen bilimlerinde 14, okuma becerilerinde 13, matematik alanında ise 23'üncü sırada yer aldı. Böylece Türkiye, uzun vadede fen bilimleri, matematik ve okuma becerilerinin üçünde de göreli sıralamasını yüzde 50'nin üzerinde yükseltmiş oldu.Ayrıca OECD ülkelerinin son 10 yıllık puan değişimlerine göre Türkiye, fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarının üçünde de puanını artıran tek OECD üyesi ülke oldu. Türkiye, aynı zamanda 2022 sonuçlarına kıyasla her üç alanda puanını en fazla artıran OECD ülkesi oldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/grafikli-turkiye-pisa-2025-te-oecd-ulkeleri-arasinda-puanini-en-fazla-artiran-ulke-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adana'da bir gencin öldürülmesine ilişkin yargılanan 2 sanığa hapis cezası </title>
      <link>https://www.canligaste.com/adana-da-bir-gencin-oldurulmesine-iliskin-yargilanan-2-saniga-hapis-cezasi/905550/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/adana-da-bir-gencin-oldurulmesine-iliskin-yargilanan-2-saniga-hapis-cezasi/905550/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Adana / Adana'nın merkez Sarıçam ilçesinde tartıştıkları genci tabancayla öldürdükleri iddiasıyla tutuklanan 2 sanıktan biri 19 yıl, diğeri 13 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Adana Haberleri : Adana'nın merkez Sarıçam ilçesinde tartıştıkları genci tabancayla öldürdükleri iddiasıyla tutuklanan 2 sanıktan biri 19 yıl, diğeri 13 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı.Yeni Mahalle'de 18 Temmuz 2023'te Ekrem İpekten'in (23) öldürülmesine ilişkin Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar C.Ç. (22) ve B.Ç. (19) ile müştekiler ve avukatlar katıldı.Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında, sanıklar ve İpekten arasında husumet olduğunu belirtti.Olay günü bir pastanede buluşan taraflar arasında tartışma çıktığını anlatan savcı, İpekten'i tabancayla öldürdükten sonra kaçan C.Ç. ve B.Ç'nin kasten öldürme ve ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçlarından cezalandırılması yönünde görüş sundu.Sanıklardan C.Ç. savunmasında, İpekten ile aralarındaki sorunu çözmek için pastanede bir araya geldiklerini iddia etti.İpekten'in kendilerine saldırdığını öne süren C.Ç, şu beyanda bulundu:Pastaneye Ekrem İpekten'in 3 arkadaşı geldi. Bize yönelik 'Burada haraç mı kesiyorsunuz?' dediler. Aniden aramızda arbede yaşandı. Karşı tarafı korkutmak amacıyla tabancayla havaya ateş ettim. İpekten'in nasıl vurulduğunu görmedim. Suçlamaları kabul etmiyorum.B.Ç. de olay sırasında kendini savunmak için tabancayla havaya ateş ettiğini savundu.Müştekileri ve avukatları da dinleyen mahkeme heyeti, haksız tahrik altında kasten öldürme ve ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçlarından C.Ç'yi 19 yıl, B.Ç'yi ise 13 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.Merkez Sarıçam ilçesi Yeni Mahalle'de Ekrem İpekten'in tabancayla öldürüldüğü olayın ardından polis ekiplerince yakalanan C.Ç. ve B.Ç. tutuklanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Adana Haberleri : Adana'nın merkez Sarıçam ilçesinde tartıştıkları genci tabancayla öldürdükleri iddiasıyla tutuklanan 2 sanıktan biri 19 yıl, diğeri 13 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı.Yeni Mahalle'de 18 Temmuz 2023'te Ekrem İpekten'in (23) öldürülmesine ilişkin Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar C.Ç. (22) ve B.Ç. (19) ile müştekiler ve avukatlar katıldı.Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında, sanıklar ve İpekten arasında husumet olduğunu belirtti.Olay günü bir pastanede buluşan taraflar arasında tartışma çıktığını anlatan savcı, İpekten'i tabancayla öldürdükten sonra kaçan C.Ç. ve B.Ç'nin kasten öldürme ve ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçlarından cezalandırılması yönünde görüş sundu.Sanıklardan C.Ç. savunmasında, İpekten ile aralarındaki sorunu çözmek için pastanede bir araya geldiklerini iddia etti.İpekten'in kendilerine saldırdığını öne süren C.Ç, şu beyanda bulundu:Pastaneye Ekrem İpekten'in 3 arkadaşı geldi. Bize yönelik 'Burada haraç mı kesiyorsunuz?' dediler. Aniden aramızda arbede yaşandı. Karşı tarafı korkutmak amacıyla tabancayla havaya ateş ettim. İpekten'in nasıl vurulduğunu görmedim. Suçlamaları kabul etmiyorum.B.Ç. de olay sırasında kendini savunmak için tabancayla havaya ateş ettiğini savundu.Müştekileri ve avukatları da dinleyen mahkeme heyeti, haksız tahrik altında kasten öldürme ve ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçlarından C.Ç'yi 19 yıl, B.Ç'yi ise 13 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.Merkez Sarıçam ilçesi Yeni Mahalle'de Ekrem İpekten'in tabancayla öldürüldüğü olayın ardından polis ekiplerince yakalanan C.Ç. ve B.Ç. tutuklanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/adana-da-bir-gencin-oldurulmesine-iliskin-yargilanan-2-saniga-hapis-cezasi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>NYT: New Yorklular 11 Eylül saldırılarının ardından hava kalitesi konusunda yanıltıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nyt-new-yorklular-11-eylul-saldirilarinin-ardindan-hava-kalitesi-konusunda-yaniltildi/905549/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nyt-new-yorklular-11-eylul-saldirilarinin-ardindan-hava-kalitesi-konusunda-yaniltildi/905549/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:15:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / ABD'nin New York kentinde 11 Eylül 2001'de düzenlenen terör saldırılarının ardından kent sakinlerinin hava kalitesi konusunda yıllardır yanıltıldığı iddia edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : ABD'nin New York kentinde 11 Eylül 2001'de düzenlenen terör saldırılarının ardından kent sakinlerinin hava kalitesi konusunda yıllardır yanıltıldığı iddia edildi.New York Times (NYT) gazetesinin haberinde, 11 Eylül saldırıları sonrası kentteki hava kalitesine ilişkin 170 bin sayfadan fazla belgenin incelendiği belirtildi.New York Belediyesinin de bunları kamuoyuna açıklayacağı kaydedilen haberde, saldırıların ardından New Yorklulara yıkılan kulelerin çevresindeki havanın solunmasının güvenli olduğunun defalarca söylendiği aktarıldı.Haberde, saldırılardan 10 ay sonra bile sağlık yetkililerinin asbest bulunduğuna dair kanıtlar tespit ettiğine dikkat çekilerek, belgelerin New Yorkluların yıkılan kulelerin olduğu bölgeye güvenli hale gelmeden dönmeleri yönünde talimat verildiği görüşünü güçlendirdiği vurgulandı.Bu durumun, işçileri ve bölge sakinlerini tehlikeli toksinlere maruz bırakmış olabileceği belirtilen haberde, belgelerin yayımlanmasının, kenti yeni davalara maruz bırakabileceği ve 11 Eylül'den sonra hastalananların tazminat fonlarına başvurularında yardımcı olabileceğine işaret edildi.Haberde, Saldırılarla bağlantılı hastalıklardan ölenlerin sayısının, 11 Eylül'de hayatını kaybeden yaklaşık 3 bin kişiden daha fazla olduğuna inanılıyor. Bu kişiler akciğer ve kan kanserleri ile kalp ve solunum hastalıklarına yenik düşüyor. ifadeleri kullanıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : ABD'nin New York kentinde 11 Eylül 2001'de düzenlenen terör saldırılarının ardından kent sakinlerinin hava kalitesi konusunda yıllardır yanıltıldığı iddia edildi.New York Times (NYT) gazetesinin haberinde, 11 Eylül saldırıları sonrası kentteki hava kalitesine ilişkin 170 bin sayfadan fazla belgenin incelendiği belirtildi.New York Belediyesinin de bunları kamuoyuna açıklayacağı kaydedilen haberde, saldırıların ardından New Yorklulara yıkılan kulelerin çevresindeki havanın solunmasının güvenli olduğunun defalarca söylendiği aktarıldı.Haberde, saldırılardan 10 ay sonra bile sağlık yetkililerinin asbest bulunduğuna dair kanıtlar tespit ettiğine dikkat çekilerek, belgelerin New Yorkluların yıkılan kulelerin olduğu bölgeye güvenli hale gelmeden dönmeleri yönünde talimat verildiği görüşünü güçlendirdiği vurgulandı.Bu durumun, işçileri ve bölge sakinlerini tehlikeli toksinlere maruz bırakmış olabileceği belirtilen haberde, belgelerin yayımlanmasının, kenti yeni davalara maruz bırakabileceği ve 11 Eylül'den sonra hastalananların tazminat fonlarına başvurularında yardımcı olabileceğine işaret edildi.Haberde, Saldırılarla bağlantılı hastalıklardan ölenlerin sayısının, 11 Eylül'de hayatını kaybeden yaklaşık 3 bin kişiden daha fazla olduğuna inanılıyor. Bu kişiler akciğer ve kan kanserleri ile kalp ve solunum hastalıklarına yenik düşüyor. ifadeleri kullanıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/nyt-new-yorklular-11-eylul-saldirilarinin-ardindan-hava-kalitesi-konusunda-yaniltildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Babasının tıp literatürüne kazandırdığı teknikle hastasına yeniden hamilelik sevinci yaşattı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/babasinin-tip-literaturune-kazandirdigi-teknikle-hastasina-yeniden-hamilelik-sevinci-yasatti/905548/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/babasinin-tip-literaturune-kazandirdigi-teknikle-hastasina-yeniden-hamilelik-sevinci-yasatti/905548/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:15:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kars / Kars'ta görev yapan Op. Dr. Serap Eylem Yener, babası Doç. Dr. Adnan Yener'in adıyla literatüre giren tekniği uygulayarak tüpleri daha önce bağlanan hastasının yeniden hamile kalmasını sağladı - Harakani Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yener: - Bu ameliyat daha önce Kahramanmaraş'ta yapılmış ve başarılı olmuştu, şimdi biz de bu ameliyatı Kars'ta yaptık ve hastamızda gebelik sonucu elde ettik - Hasta Ruken Bediroğlu: - Çok başarılı geçti, şimdi hamileyim, bu heyecanı doktorumla yaşıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kars Haberleri : CÜNEYT ÇELİK - Kars'ta görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Serap Eylem Yener, babası Doç. Dr. Adnan Yener'in tıp literatürüne kazandırdığı Yener Tekniğini uygulayarak tüpleri daha önce bağlanan hastasının yeniden hamile kalmasını sağladı.Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yener, babasının 2021'de geliştirdiği tekniği Kars Harakani Devlet Hastanesi'nde uygulamaya başladı. Tüplerini bağlattıktan yıllar sonra yeniden çocuk sahibi olmak isteyen kadınlara umut olan teknik, Kars'ta da başarılı sonuç verdi.Daha önce 3 doğum yapan ve 2023 yılında üçüncü sezaryeninin ardından tüplerini bağlatan Ruken Bediroğlu, yeniden çocuk sahibi olmak için Yener'e başvurdu. Yapılan operasyonun ardından yaklaşık 3 aylık korunma sürecini tamamlayan hastanın hamile olduğu belirlendi.Op. Dr. Serap Eylem Yener, AA muhabirine, kadınların çocuk sahibi olma planlarını tamamladıklarında tüplerini bağlatmak amacıyla kendilerine başvurduğunu söyledi.Bazı kadınların tüplerini bağlattıktan yıllar sonra çeşitli nedenlerle yeniden gebelik istediğini anlatan Yener, İkinci evlilik, evlat kaybı ya da aile planlamasındaki değişiklikler nedeniyle tekrar çocuk sahibi olmak isteyen hastalarımız tüplerini açtırmak için bize başvuruyor. dedi.Bu tekniğin başarı oranı yüzde 75-80&#039;lere kadar varıyorDünyada tüplerin yeniden açılmasına yönelik çeşitli ameliyatların uygulandığını ifade eden Yener, bu operasyonlarda gebelik oranlarının istenilen düzeyde olmadığını, bu nedenle hastaların çoğunlukla tüp bebek tedavisine yönlendirildiğini belirtti.Tüp bebek tedavisinin maliyetli bir süreç olduğunu ve babası Doç. Dr. Adnan Yener'in 2021'de Kahramanmaraş'ta geliştirdiği tekniğin bu noktada önemli bir alternatif sunduğunu dile getiren Yener, şöyle konuştu:Babam Doç. Dr. Adnan Yener, 2021 yılında Kahramanmaraş'ta bir teknik geliştirdi ve bu teknik literatüre 'Yener Tekniği' olarak girdi. Bu tekniğin başarı oranı yüzde 75-80'lere kadar varıyor. Bu ameliyatı yaptığımızda gerçekten çok yüz güldürücü sonuçlar alıyoruz. Bu ameliyat daha önce Kahramanmaraş'ta yapılmış ve başarılı olmuştu, şimdi biz de bu ameliyatı Kars'ta yapmış olduk ve hastamızda gebelik sonucu elde etmiş olduk. Dünyada yapılan tüp açma ameliyatları var fakat yüzde 15 oranında başarı sağlanıyor. Babamın literatüre soktuğu teknikle biz yüzde 75-80 oranlarına varan gebelik oranları elde ediyoruz. Anne adayları için yüz güldürücü sonuçlar alıyoruz.3 ay sonra gebelik haberini aldıkNormalde tüplerin uç uca dikilmesi sırasında araya bir kateter yerleştirildiğini söyleyen Yener, şunları kaydetti:Biz anestezi ekibinin kullandığı epidural kateteri tercih ediyoruz, bizim yaptığımız bu tekniğin özelliği, kateteri ameliyat esnasında içeride bırakıp bir ucunu ciltten dışarı çıkarmamız. Belli aralıklarla hastayı çağırıp bu kateteri yavaş yavaş çekiyoruz. Düzenli takiplerle kateteri yavaş yavaş çekerek, neredeyse tüpleri açılmayan hiçbir hasta görmüyoruz. Uygun hastayı seçtiğimiz zaman da uygun tahlilleri yaptıktan sonra ameliyatı yapıyoruz. Hastaya 3 aylık bir korunma süresi tanıyoruz. Bizim için tek taraflı açıklık bile yeterli oluyor. Bize gelen hastamız daha önce 3 doğum yaptı ve üçüncü sezaryeninde tüplerini 2023 yılında bağlattı. Bize geldi, ameliyatını yaptık ve 3 ay sonra gebelik haberini aldık. Hastamız adına çok mutluyuz, ameliyatı başarılı bir şekilde yaptığımız için mutluyuz.Tüplerini bağlatmış ancak daha sonra yeniden çocuk sahibi olmak isteyen çok sayıda çift bulunduğunu dile getiren Yener, Hastalarımıza 'Tüpler açılmaz, başarılı olmaz, tüp bebeğe git.' şeklinde yönlendirmeler yapılabiliyor. Benim hastam da başka illere gittiğini ancak kimsenin bu ameliyatı yapmak istemediğini söylemişti. Biz 'Burada yaparız.' dedik ve ameliyatımızı gerçekleştirdik. Bu ameliyatı Kars'ta başarılı şekilde yapıp gebelik elde edebildiğimiz için çok mutluyuz. Bundan sonra da bu tür ameliyatlara devam edeceğiz. Umarım Kars halkına bir faydamız dokunur. diye konuştu.Bana bu güveni verdi, &#039;Yaparız.&#039; dediYener Tekniğinin uygulandığı Ruken Bediroğlu ise çok mutlu olduğunu ifade ederek, Birçok ilde çok doktora gittim, bana 'İmkansız dış gebelik.' dediler ve bu ameliyatın çok özel merkezlerde yapılacağını söylediler. Eylem hocamla tanıştım, bana bu güveni verdi, 'Yaparız.' dedi. Umutsuzdum, daha sonra doktor beni aradı 'Gel ameliyat yaparım.' dedi. Geldim çok başarılı geçti, şimdi hamileyim, bu heyecanı doktorumla yaşıyoruz. Tüplerini bağlatmış insanlar gelsinler, ben ona güvendiğim için çok mutluyum, çok heyecanlıyım. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kars Haberleri : CÜNEYT ÇELİK - Kars'ta görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Serap Eylem Yener, babası Doç. Dr. Adnan Yener'in tıp literatürüne kazandırdığı Yener Tekniğini uygulayarak tüpleri daha önce bağlanan hastasının yeniden hamile kalmasını sağladı.Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yener, babasının 2021'de geliştirdiği tekniği Kars Harakani Devlet Hastanesi'nde uygulamaya başladı. Tüplerini bağlattıktan yıllar sonra yeniden çocuk sahibi olmak isteyen kadınlara umut olan teknik, Kars'ta da başarılı sonuç verdi.Daha önce 3 doğum yapan ve 2023 yılında üçüncü sezaryeninin ardından tüplerini bağlatan Ruken Bediroğlu, yeniden çocuk sahibi olmak için Yener'e başvurdu. Yapılan operasyonun ardından yaklaşık 3 aylık korunma sürecini tamamlayan hastanın hamile olduğu belirlendi.Op. Dr. Serap Eylem Yener, AA muhabirine, kadınların çocuk sahibi olma planlarını tamamladıklarında tüplerini bağlatmak amacıyla kendilerine başvurduğunu söyledi.Bazı kadınların tüplerini bağlattıktan yıllar sonra çeşitli nedenlerle yeniden gebelik istediğini anlatan Yener, İkinci evlilik, evlat kaybı ya da aile planlamasındaki değişiklikler nedeniyle tekrar çocuk sahibi olmak isteyen hastalarımız tüplerini açtırmak için bize başvuruyor. dedi.Bu tekniğin başarı oranı yüzde 75-80&#039;lere kadar varıyorDünyada tüplerin yeniden açılmasına yönelik çeşitli ameliyatların uygulandığını ifade eden Yener, bu operasyonlarda gebelik oranlarının istenilen düzeyde olmadığını, bu nedenle hastaların çoğunlukla tüp bebek tedavisine yönlendirildiğini belirtti.Tüp bebek tedavisinin maliyetli bir süreç olduğunu ve babası Doç. Dr. Adnan Yener'in 2021'de Kahramanmaraş'ta geliştirdiği tekniğin bu noktada önemli bir alternatif sunduğunu dile getiren Yener, şöyle konuştu:Babam Doç. Dr. Adnan Yener, 2021 yılında Kahramanmaraş'ta bir teknik geliştirdi ve bu teknik literatüre 'Yener Tekniği' olarak girdi. Bu tekniğin başarı oranı yüzde 75-80'lere kadar varıyor. Bu ameliyatı yaptığımızda gerçekten çok yüz güldürücü sonuçlar alıyoruz. Bu ameliyat daha önce Kahramanmaraş'ta yapılmış ve başarılı olmuştu, şimdi biz de bu ameliyatı Kars'ta yapmış olduk ve hastamızda gebelik sonucu elde etmiş olduk. Dünyada yapılan tüp açma ameliyatları var fakat yüzde 15 oranında başarı sağlanıyor. Babamın literatüre soktuğu teknikle biz yüzde 75-80 oranlarına varan gebelik oranları elde ediyoruz. Anne adayları için yüz güldürücü sonuçlar alıyoruz.3 ay sonra gebelik haberini aldıkNormalde tüplerin uç uca dikilmesi sırasında araya bir kateter yerleştirildiğini söyleyen Yener, şunları kaydetti:Biz anestezi ekibinin kullandığı epidural kateteri tercih ediyoruz, bizim yaptığımız bu tekniğin özelliği, kateteri ameliyat esnasında içeride bırakıp bir ucunu ciltten dışarı çıkarmamız. Belli aralıklarla hastayı çağırıp bu kateteri yavaş yavaş çekiyoruz. Düzenli takiplerle kateteri yavaş yavaş çekerek, neredeyse tüpleri açılmayan hiçbir hasta görmüyoruz. Uygun hastayı seçtiğimiz zaman da uygun tahlilleri yaptıktan sonra ameliyatı yapıyoruz. Hastaya 3 aylık bir korunma süresi tanıyoruz. Bizim için tek taraflı açıklık bile yeterli oluyor. Bize gelen hastamız daha önce 3 doğum yaptı ve üçüncü sezaryeninde tüplerini 2023 yılında bağlattı. Bize geldi, ameliyatını yaptık ve 3 ay sonra gebelik haberini aldık. Hastamız adına çok mutluyuz, ameliyatı başarılı bir şekilde yaptığımız için mutluyuz.Tüplerini bağlatmış ancak daha sonra yeniden çocuk sahibi olmak isteyen çok sayıda çift bulunduğunu dile getiren Yener, Hastalarımıza 'Tüpler açılmaz, başarılı olmaz, tüp bebeğe git.' şeklinde yönlendirmeler yapılabiliyor. Benim hastam da başka illere gittiğini ancak kimsenin bu ameliyatı yapmak istemediğini söylemişti. Biz 'Burada yaparız.' dedik ve ameliyatımızı gerçekleştirdik. Bu ameliyatı Kars'ta başarılı şekilde yapıp gebelik elde edebildiğimiz için çok mutluyuz. Bundan sonra da bu tür ameliyatlara devam edeceğiz. Umarım Kars halkına bir faydamız dokunur. diye konuştu.Bana bu güveni verdi, &#039;Yaparız.&#039; dediYener Tekniğinin uygulandığı Ruken Bediroğlu ise çok mutlu olduğunu ifade ederek, Birçok ilde çok doktora gittim, bana 'İmkansız dış gebelik.' dediler ve bu ameliyatın çok özel merkezlerde yapılacağını söylediler. Eylem hocamla tanıştım, bana bu güveni verdi, 'Yaparız.' dedi. Umutsuzdum, daha sonra doktor beni aradı 'Gel ameliyat yaparım.' dedi. Geldim çok başarılı geçti, şimdi hamileyim, bu heyecanı doktorumla yaşıyoruz. Tüplerini bağlatmış insanlar gelsinler, ben ona güvendiğim için çok mutluyum, çok heyecanlıyım. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/babasinin-tip-literaturune-kazandirdigi-teknikle-hastasina-yeniden-hamilelik-sevinci-yasatti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GSB yurt başvuru sonuçları duyuruldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gsb-yurt-basvuru-sonuclari-duyuruldu/905547/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gsb-yurt-basvuru-sonuclari-duyuruldu/905547/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak: Bu yıl ilk yerleştirme sonucunda bir rekora imza atarak yüzde 90 oranında öğrencimizi yurtlarımıza yerleştirdik. Geçen yıl bu oran yüzde 87’ydi - 2002 yılında Türkiye genelinde 190 yurtta, 182 bin 258 yatak kapasitesiyle hizmet verilirken bugün 81 il, 271 İlçe ve KKTC’de 867 yurtta, 1 milyonu aşkın yatak kapasitesiyle gençlerimizin hizmetindeyiz - 2025 yılında öğrencilerimize 51 milyar 435 milyon 708 bin lira öğrenim kredisi ve burs desteği sağladık]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Gençlik ve Spor Bakanı (GSB) Osman Aşkın Bak, yükseköğretim öğrencileri için GSB yurt başvurularının sonuçlandığını açıkladı.Bakan Bak, Cebeci Site Kız Öğrenci Yurdu'ndaki GSB Yurt Koordinasyon Merkezi'nde, 2026-27 yılı eğitim öğretim dönemi bakanlık yurtlarına başvuru ve yerleştirme sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.Yeni eğitim öğretim dönemine başlayacak tüm gençlere başarı dileyen Bak, Uzun ve yoğun bir hazırlık döneminin ardından üniversiteye yerleşen gençlerimizi gönülden kutluyor, her birine başarılarla dolu biryükseköğrenim hayatı temenni ediyorum. GSB olarak üniversiteye ilk adımını atan ya da öğrenimini sürdüren bütün gençlerimizi, nitelikli hizmet anlayışımız ve güçlü yurt altyapımızla karşılamaya hazırız. diye konuştu.Bak, 81 ilde yeni dönem için tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek Yurtlarımızda gençlerimize; kendilerini güvende hissedecekleri, derslerine huzur içinde yoğunlaşacakları ve üniversite yıllarını çok yönlü biçimde değerlendirecekleri bir yaşam düzeni sunuyoruz. Geçmişte öğrencilerimiz barınmadan beslenmeye, sosyal ve sportif faaliyetlerden burs ve kredi imkanlarına kadar pek çok temel ihtiyacını oldukça sınırlı şartlar altında karşılamak zorundaydı. Bugün ise gençlerimizin eğitim yolculuğunda onları yalnız bırakmayan, ihtiyaçlarını bütüncül bir anlayışla karşılayan güçlü bir Türkiye var. ifadelerini kullandı.Yerleştirme sonuçlarının gençlere ve ailelerine hayırlı olmasını temenni eden Bak, Bu yıl ilk yerleştirme sonucunda bir rekora imza atarak yüzde 90 oranında öğrencimizi yurtlarımıza yerleştirdik. Geçen yıl bu oran yüzde 87’ydi. dedi.Yurt hizmetini barınmadan ibaret görmüyoruzGSB yurtlarında sunulan hizmeti yalnızca barınmadan ibaret görmediklerini dile getiren Bak, sözlerini şöyle sürdürdü:Öğrencilerimize 3-4 kişilik, ahşap mobilyalarla donatılmış odalarda düzenli, rahat ve güvenli bir yaşam alanı sunuyoruz. Çalışma salonları, spor alanları, yemekhaneler, kantinler ve kafeteryalarla günlük hayatın ihtiyaçlarını aynı çatı altında karşılıyoruz. Gençlerimizin huzuru için güvenlik hizmetlerimizi, 7 gün 24 saat kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Ayrıca gençlerimizin yurtlarımızda hijyen standartlarının titizlikle gözetildiği sağlıklı ortamlarda barınmasını sağlıyoruz. Yemekhanelerimizde sunulan öğünler, gençlerimizin dengeli ve sağlıklı beslenmeleri gözetilerek uzman diyetisyenlerimizin kontrolünde hazırlanıyor. Yurtlarımızda görev yapan psikososyal destek ekiplerimizle gençlerimizin iyi oluş hallerini destekliyor, ihtiyaç duydukları her anda yanlarında oluyoruz. Ücretsiz ve hızlı internet bağlantısı ile dijital hizmetlerimizi öğrencilerimizin kullanımına sunuyor, akademik çalışmalarını kolaylaştırıyoruz. Kurslar, atölyeler, kamplar, geziler, spor faaliyetleri, kültür ve sanat programlarıyla gençlerimize yeni ilgi alanları edinme ve yeteneklerini geliştirme imkanı sağlıyoruz. Engelli öğrencilerimizin yurt hizmetlerinden eşit ve güçlü şekilde yararlanabilmesi de temel hassasiyetlerimizden biridir. Bu çerçevede yeni yapılarımızı erişilebilirlik ilkelerine göre inşa ediyor, mevcut yurtlarımızda ise erişilebilirlik noktasında ihtiyaç duyulan gerekli düzenlemeleri gerçekleştiriyoruz.Yatak kapasitemizde yüzde 439 oranında artış sağladıkYerleştirme öncesi 12 farklı kamu kurum ve kuruluşuyla koordineli biçimde öğrencilerin beyanlarının değerlendirildiğine dikkati çeken Bak, Yerleştirme işlemlerini güvenilir veriye dayanan, nesnel ve güçlü bir dijital altyapıyla yürütüyoruz. İnceleme sürecinde gelir durumu, akademik başarı ve sosyal şartları birlikte dikkate alıyoruz. Şehit yakınları ile gazilerimizin ve gazi yakınlarımızın yanı sıra mevzuatla belirlenen öncelikli grupların haklarını büyük bir hassasiyetle gözetiyoruz. Bütün işlemleri adalet, şeffaflık ve kamu sorumluluğu ilkeleri çerçevesinde tamamladık. diye konuştu.Bak, Gençlere en iyi hizmeti sunmak adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde çeyrek asra yakın süredir canla başla çalıştıklarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:Yurt hizmetlerinde gerçekleştirdiğimiz kapsamlı atılım da bu vizyonun en somut göstergelerinden biridir. 2002 yılında Türkiye genelinde 190 yurtta, 182 bin 258 yatak kapasitesiyle hizmet verilirken bugün 81 il, 271 İlçe ve KKTC’de 867 yurtta, 1 milyonu aşkın yatak kapasitesiyle gençlerimizin hizmetindeyiz. 2002'den bu yana toplam yatak kapasitemizde yüzde 439 oranında artış sağladık. Üniversite öğrencilerimize sunduğumuz destek, elbette yurt hizmetleriyle sınırlı değil. Halihazırda 1 milyon 518 bin 166 gencimize burs veya öğrenim kredisi veriyoruz. 2025 yılında öğrencilerimize 51 milyar 435 milyon 708 bin lira öğrenim kredisi ve burs desteği sağladık.Toplam 106 yurt yatırımımız bulunuyorBak, yurt kapasitesini artırmak için çalışmaların sürdüğünü vurgulayarak Açılacak yeni yurtlarla beraber yapımı devam eden, ihale ve proje aşamasında olan toplam 106 yurt yatırımımız bulunuyor. Bu yatırımlar tamamlandığında mevcut kapasitemiz çok daha ileri bir noktaya ulaşacak. Üniversitelerimizin büyümesini, şehirlerimizdeki öğrenci hareketliliğini ve barınma eğilimlerindeki değişimi düzenli takip ediyoruz. dedi.GSB Yurtları'nın, Seyahatsever programıyla yaz aylarında tüm gençlere ücretsiz konaklama imkanı sağladığını, afetler ve olağanüstü durumlarda da halkın kullanımına sunulduğunu hatırlatan Bak, başvuru takvimine ilişkin şu bilgiyi de paylaştı:Ek kontenjanla yerleşen, yatay veya dikey geçiş yapan, özel yetenek sınavıyla yükseköğretim programlarına kabul edilen ve lisansüstü eğitim görecek öğrencilerimizin başvurularını ilerleyen tarihlerde alacağız. Normal öğrenim süresi içinde mezun olamayan öğrencilerimiz ile bir yükseköğretim programını tamamladıktan sonra ikinci üniversite öğrenimine başlayan öğrencilerimiz için de ayrıca başvuru süreciaçacağız.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Gençlik ve Spor Bakanı (GSB) Osman Aşkın Bak, yükseköğretim öğrencileri için GSB yurt başvurularının sonuçlandığını açıkladı.Bakan Bak, Cebeci Site Kız Öğrenci Yurdu'ndaki GSB Yurt Koordinasyon Merkezi'nde, 2026-27 yılı eğitim öğretim dönemi bakanlık yurtlarına başvuru ve yerleştirme sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.Yeni eğitim öğretim dönemine başlayacak tüm gençlere başarı dileyen Bak, Uzun ve yoğun bir hazırlık döneminin ardından üniversiteye yerleşen gençlerimizi gönülden kutluyor, her birine başarılarla dolu biryükseköğrenim hayatı temenni ediyorum. GSB olarak üniversiteye ilk adımını atan ya da öğrenimini sürdüren bütün gençlerimizi, nitelikli hizmet anlayışımız ve güçlü yurt altyapımızla karşılamaya hazırız. diye konuştu.Bak, 81 ilde yeni dönem için tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek Yurtlarımızda gençlerimize; kendilerini güvende hissedecekleri, derslerine huzur içinde yoğunlaşacakları ve üniversite yıllarını çok yönlü biçimde değerlendirecekleri bir yaşam düzeni sunuyoruz. Geçmişte öğrencilerimiz barınmadan beslenmeye, sosyal ve sportif faaliyetlerden burs ve kredi imkanlarına kadar pek çok temel ihtiyacını oldukça sınırlı şartlar altında karşılamak zorundaydı. Bugün ise gençlerimizin eğitim yolculuğunda onları yalnız bırakmayan, ihtiyaçlarını bütüncül bir anlayışla karşılayan güçlü bir Türkiye var. ifadelerini kullandı.Yerleştirme sonuçlarının gençlere ve ailelerine hayırlı olmasını temenni eden Bak, Bu yıl ilk yerleştirme sonucunda bir rekora imza atarak yüzde 90 oranında öğrencimizi yurtlarımıza yerleştirdik. Geçen yıl bu oran yüzde 87’ydi. dedi.Yurt hizmetini barınmadan ibaret görmüyoruzGSB yurtlarında sunulan hizmeti yalnızca barınmadan ibaret görmediklerini dile getiren Bak, sözlerini şöyle sürdürdü:Öğrencilerimize 3-4 kişilik, ahşap mobilyalarla donatılmış odalarda düzenli, rahat ve güvenli bir yaşam alanı sunuyoruz. Çalışma salonları, spor alanları, yemekhaneler, kantinler ve kafeteryalarla günlük hayatın ihtiyaçlarını aynı çatı altında karşılıyoruz. Gençlerimizin huzuru için güvenlik hizmetlerimizi, 7 gün 24 saat kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Ayrıca gençlerimizin yurtlarımızda hijyen standartlarının titizlikle gözetildiği sağlıklı ortamlarda barınmasını sağlıyoruz. Yemekhanelerimizde sunulan öğünler, gençlerimizin dengeli ve sağlıklı beslenmeleri gözetilerek uzman diyetisyenlerimizin kontrolünde hazırlanıyor. Yurtlarımızda görev yapan psikososyal destek ekiplerimizle gençlerimizin iyi oluş hallerini destekliyor, ihtiyaç duydukları her anda yanlarında oluyoruz. Ücretsiz ve hızlı internet bağlantısı ile dijital hizmetlerimizi öğrencilerimizin kullanımına sunuyor, akademik çalışmalarını kolaylaştırıyoruz. Kurslar, atölyeler, kamplar, geziler, spor faaliyetleri, kültür ve sanat programlarıyla gençlerimize yeni ilgi alanları edinme ve yeteneklerini geliştirme imkanı sağlıyoruz. Engelli öğrencilerimizin yurt hizmetlerinden eşit ve güçlü şekilde yararlanabilmesi de temel hassasiyetlerimizden biridir. Bu çerçevede yeni yapılarımızı erişilebilirlik ilkelerine göre inşa ediyor, mevcut yurtlarımızda ise erişilebilirlik noktasında ihtiyaç duyulan gerekli düzenlemeleri gerçekleştiriyoruz.Yatak kapasitemizde yüzde 439 oranında artış sağladıkYerleştirme öncesi 12 farklı kamu kurum ve kuruluşuyla koordineli biçimde öğrencilerin beyanlarının değerlendirildiğine dikkati çeken Bak, Yerleştirme işlemlerini güvenilir veriye dayanan, nesnel ve güçlü bir dijital altyapıyla yürütüyoruz. İnceleme sürecinde gelir durumu, akademik başarı ve sosyal şartları birlikte dikkate alıyoruz. Şehit yakınları ile gazilerimizin ve gazi yakınlarımızın yanı sıra mevzuatla belirlenen öncelikli grupların haklarını büyük bir hassasiyetle gözetiyoruz. Bütün işlemleri adalet, şeffaflık ve kamu sorumluluğu ilkeleri çerçevesinde tamamladık. diye konuştu.Bak, Gençlere en iyi hizmeti sunmak adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde çeyrek asra yakın süredir canla başla çalıştıklarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:Yurt hizmetlerinde gerçekleştirdiğimiz kapsamlı atılım da bu vizyonun en somut göstergelerinden biridir. 2002 yılında Türkiye genelinde 190 yurtta, 182 bin 258 yatak kapasitesiyle hizmet verilirken bugün 81 il, 271 İlçe ve KKTC’de 867 yurtta, 1 milyonu aşkın yatak kapasitesiyle gençlerimizin hizmetindeyiz. 2002'den bu yana toplam yatak kapasitemizde yüzde 439 oranında artış sağladık. Üniversite öğrencilerimize sunduğumuz destek, elbette yurt hizmetleriyle sınırlı değil. Halihazırda 1 milyon 518 bin 166 gencimize burs veya öğrenim kredisi veriyoruz. 2025 yılında öğrencilerimize 51 milyar 435 milyon 708 bin lira öğrenim kredisi ve burs desteği sağladık.Toplam 106 yurt yatırımımız bulunuyorBak, yurt kapasitesini artırmak için çalışmaların sürdüğünü vurgulayarak Açılacak yeni yurtlarla beraber yapımı devam eden, ihale ve proje aşamasında olan toplam 106 yurt yatırımımız bulunuyor. Bu yatırımlar tamamlandığında mevcut kapasitemiz çok daha ileri bir noktaya ulaşacak. Üniversitelerimizin büyümesini, şehirlerimizdeki öğrenci hareketliliğini ve barınma eğilimlerindeki değişimi düzenli takip ediyoruz. dedi.GSB Yurtları'nın, Seyahatsever programıyla yaz aylarında tüm gençlere ücretsiz konaklama imkanı sağladığını, afetler ve olağanüstü durumlarda da halkın kullanımına sunulduğunu hatırlatan Bak, başvuru takvimine ilişkin şu bilgiyi de paylaştı:Ek kontenjanla yerleşen, yatay veya dikey geçiş yapan, özel yetenek sınavıyla yükseköğretim programlarına kabul edilen ve lisansüstü eğitim görecek öğrencilerimizin başvurularını ilerleyen tarihlerde alacağız. Normal öğrenim süresi içinde mezun olamayan öğrencilerimiz ile bir yükseköğretim programını tamamladıktan sonra ikinci üniversite öğrenimine başlayan öğrencilerimiz için de ayrıca başvuru süreciaçacağız.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/gsb-yurt-basvuru-sonuclari-duyuruldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'nde yarın Sporting'e konuk olacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/galatasaray-sampiyonlar-ligi-nde-yarin-sporting-e-konuk-olacak/905546/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/galatasaray-sampiyonlar-ligi-nde-yarin-sporting-e-konuk-olacak/905546/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Portekiz'in başkenti Lizbon'daki Jose Alvalade Stadı'nda oynanacak maç, TSİ 22.00'de başlayacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftasında yarın deplasmanda Portekiz temsilcisi Sporting ile karşılaşacak.Başkent Lizbon'daki Jose Alvalade Stadı'nda yapılacak karşılaşma, TSİ 22.00'de başlayacak. Müsabakayı Norveç Futbol Federasyonundan hakem Espen Eskas yönetecek.Maç, Türkiye'de TRT 1 ve Tabii platformundan yayımlanacak.Trendyol Süper Lig'de 2025-26 sezonunu şampiyon tamamlayan sarı-kırmızılı ekip, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde doğrudan mücadele etme hakkı kazandı.Devler Ligi arenasında daha önce 18 sezon boy gösteren Cimbom 19. sezonunu yarın Sporting müsabakasıyla açacak.Galatasaray&#039;da 3 eksikSarı-kırmızılı ekip, Devler Liginde ilk hafta maçına 3 önemli eksikle çıkacak.Trendyol Süper Lig'in 4. haftasında Başakşehir FK ile yapılan müsabakada kasığından sakatlanan Nijeryalı golcü Victor Osimhen ve Gabonlu orta saha oyuncusu Mario Lemina'nın yanı sıra antrenmanda sakatlık geçiren Fildişi Sahilli sağ bek Wilfried Singo, yarınki mücadelede forma giyemeyecek.Galatasaray'da UEFA kadrosunda yer almayan Kaan Ayhan, Arda Ünyay, Kazımcan Karataş, Eyüp Aydın ve Can Armando Güner de statü gereği görev yapamayacakLeao, altyapısından yetiştiği Sporting&#039;e karşıGalatasaray'ın yeni transferi Rafael Leao, altyapısından yetiştiği Sporting'e karşı mücadele edecek.Ülkesi Portekiz'in Sporting takımında 2012'de futbola başlayan Leao, 2017-18 sezonunda A takıma yükseldi. Burada 5 resmi müsabakada 2 gol atan Leao, 2018 yazında yaklaşık 20 milyon avro bedelle Fransa'nın Lille ekibine transfer oldu.Leao'nun 17 yaşındaki kardeşi Paulo Simao halen Sporting'in 23 yaş altı takımında forma giyiyor.Deniz ve Nhaga, Sporting&#039;i yakından tanıyorGalatasaraylı futbolcular Deniz Gül ile Renato Nhaga, daha önce Portekiz tecrübesi yaşadı.Sarı-kırmızılı kulübün Porto'dan transfer ettiği milli santrfor Deniz, Sporting'e karşı 5 resmi müsabakada forma giydi. Genç golcü, bu müsabakalarda skor katkısı veremezken 1 galibiyet, ikişer beraberlik ve yenilgi yaşadı.Geçen sezon ara transferde Portekiz tesilcisi Casa Pia'dan alınan Gine-Bissaulu orta saha oyuncusu Nhaga ise Sporting'e karşı çıktığı 2 müsabakadan da mağlup ayrıldı.Yeni transfer Bitshiabu, ilk maçına çıkabilirGalatasaray'ın transfer sezonunun son günlerinde kadrosuna kattığı Fransız stoper El Chadaille Bitshiabu, teknik direktör Okan Buruk'un görev vermesi durumunda ilk kez sarı-kırmızılı formayı terletecek.Almanya'nın Leipzig takımından kiralanan 21 yaşındaki stoper, 5 Eylül Cumartesi gününden itibaren takımla çalışmalara başladı. Stoperde de oynayabilen Mario Lemina'nın sakatlığı nedeniyle forma giyemeyeceği müsabakada Bitshiabu, Okan Buruk'un savunma anlamında elini rahatlatacak hamlelerden biri olacak.Okan Buruk ve öğrencileri kaldığı yerden devam etmek istiyorSarı-kırmızılı takım, geçen sezon UEFA Şampiyonlar Ligi'nde gösterdiği iyi performansın üzerine çıkmaya çalışacak.Geçen sezon Devler Liginin lig etabında Eintracht Frankfurt, Liverpool, Bodo/Glimt, Ajax, Union Saint-Gilloise, Monaco, Atletico Madrid ve Manchester City ile karşılaşan Galatasaray, topladığı 10 puanla 20. sırada yer alarak tur atladı.Son 16 turu play-off'unda İtalya'nın Juventus takımını eleyen Cimbom son 16 turuna yükseldi. Burada Liverpool'a elenen sarı-kırmızılı ekip, kendi adına başarılı bir turnuvayı geride bıraktı.Teknik direktör Okan Buruk ve öğrencileri, bu sezon bu başarıyı bir adım daha ileri taşımak için mücadele edecek.Sezona iyi başladıGalatasaray, 2026-27 sezonundaki 4 resmi maçta mağlup olmadı.Sarı-kırmızılı ekip, son 4 sezonu şampiyon tamamladığı Trendyol Süper Lig'e sahasındaki Arca Çorum FK beraberliğiyle başladı. Galatasaray, ardından çıktığı Erzurumspor FK, Göztepe ve Başakşehir maçlarını kazanarak galibiyet serisi yakaladı.Cimbom yaptığı 4 maçta skor olarak istediğini alsa da savunmadaki sorunlarıyla dikkati çekti. Özellikle duran toplardan goller yiyen Galatasaray, 4 lig maçının 3'ünde kalesinde ikişer gol gördü.Sporting, geçen sezonun çeyrek finalistlerindenPortekiz futbolunun köklü kulüplerinden Sporting, geçen sezon UEFA Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynama başarısı gösterdi.Portekiz Ligi'nde 2024-25 sezonunda şampiyonluk ipini göğüsleyen Sporting, Avrupa'nın kulüpler düzeyindeki 1 numaralı futbol turnuvasında 36 takımlı lig etabına doğrudan katıldı. Çıktığı 8 müsabakada 5 galibiyet, 1 beraberlik, 2 yenilgi yaşayan yeşil-beyazlı ekip, 7. sırada yer alarak doğrudan son 16 turuna yükseldi.Bu turda Şampiyonlar Ligi'nin sürpriz takımı Bodo/Glimt'i eleyerek çeyrek finale adını yazdıran Sporting, burada ise finale kadar yürüyecek İngiliz ekibi Arsenal'e elendi.Şampiyonlar Ligi'nde iyi bir sezon geçiren Sporting, Portekiz Ligi'ni de ikinci sırada tamamlayarak bir kez daha bu turnuvaya doğrudan katılma hakkı elde etti.Portekiz futbolunun en fazla kupa kazanan takımlarından olan Lizbon temsilcisi, uluslararası arenadaki tek şampiyonluğunu 1963-64 sezonunda UEFA Kupa Galipleri Kupası'nı alarak yaşadı.Kadrosunda önemli futbolcular varGenç bir kadroya sahip Sporting, buna rağmen adını dünya futbolunda duyuran önemli oyuncuları kadrosunda bulunduruyor.Yeşil-beyazlı takımın 23,6 yaş ortalamasına sahip kadrosundaki savunma oyuncuları Gonçalo Inacio, Zeno Debast, Eduardo Quaresma, Maxi Araujo, orta saha oyuncuları Sergi Altimira, Issa Doumbia, Rodrigo Zalazar ile hücumcular Nestory Irankunda, Geny Catamo, Luis Suarez ve Fotis Ioannidis dikkati çekiyor.Bu sezon Portekiz Ligi'nde yaptığı 5 maçın 4'ünü kazanıp 1'inden beraberlikle ayrılan Sporting, attığı 14 golle skorer görüntü çiziyor. Ligde 4 gol atan Luis Suarez, 3 gol kaydeden Flavio Gonçalves, 2 golü bulunan Fotis Ioannidis, Galatasaray savunmasının dikkat etmesi gereken oyuncular olarak öne çıkıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftasında yarın deplasmanda Portekiz temsilcisi Sporting ile karşılaşacak.Başkent Lizbon'daki Jose Alvalade Stadı'nda yapılacak karşılaşma, TSİ 22.00'de başlayacak. Müsabakayı Norveç Futbol Federasyonundan hakem Espen Eskas yönetecek.Maç, Türkiye'de TRT 1 ve Tabii platformundan yayımlanacak.Trendyol Süper Lig'de 2025-26 sezonunu şampiyon tamamlayan sarı-kırmızılı ekip, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde doğrudan mücadele etme hakkı kazandı.Devler Ligi arenasında daha önce 18 sezon boy gösteren Cimbom 19. sezonunu yarın Sporting müsabakasıyla açacak.Galatasaray&#039;da 3 eksikSarı-kırmızılı ekip, Devler Liginde ilk hafta maçına 3 önemli eksikle çıkacak.Trendyol Süper Lig'in 4. haftasında Başakşehir FK ile yapılan müsabakada kasığından sakatlanan Nijeryalı golcü Victor Osimhen ve Gabonlu orta saha oyuncusu Mario Lemina'nın yanı sıra antrenmanda sakatlık geçiren Fildişi Sahilli sağ bek Wilfried Singo, yarınki mücadelede forma giyemeyecek.Galatasaray'da UEFA kadrosunda yer almayan Kaan Ayhan, Arda Ünyay, Kazımcan Karataş, Eyüp Aydın ve Can Armando Güner de statü gereği görev yapamayacakLeao, altyapısından yetiştiği Sporting&#039;e karşıGalatasaray'ın yeni transferi Rafael Leao, altyapısından yetiştiği Sporting'e karşı mücadele edecek.Ülkesi Portekiz'in Sporting takımında 2012'de futbola başlayan Leao, 2017-18 sezonunda A takıma yükseldi. Burada 5 resmi müsabakada 2 gol atan Leao, 2018 yazında yaklaşık 20 milyon avro bedelle Fransa'nın Lille ekibine transfer oldu.Leao'nun 17 yaşındaki kardeşi Paulo Simao halen Sporting'in 23 yaş altı takımında forma giyiyor.Deniz ve Nhaga, Sporting&#039;i yakından tanıyorGalatasaraylı futbolcular Deniz Gül ile Renato Nhaga, daha önce Portekiz tecrübesi yaşadı.Sarı-kırmızılı kulübün Porto'dan transfer ettiği milli santrfor Deniz, Sporting'e karşı 5 resmi müsabakada forma giydi. Genç golcü, bu müsabakalarda skor katkısı veremezken 1 galibiyet, ikişer beraberlik ve yenilgi yaşadı.Geçen sezon ara transferde Portekiz tesilcisi Casa Pia'dan alınan Gine-Bissaulu orta saha oyuncusu Nhaga ise Sporting'e karşı çıktığı 2 müsabakadan da mağlup ayrıldı.Yeni transfer Bitshiabu, ilk maçına çıkabilirGalatasaray'ın transfer sezonunun son günlerinde kadrosuna kattığı Fransız stoper El Chadaille Bitshiabu, teknik direktör Okan Buruk'un görev vermesi durumunda ilk kez sarı-kırmızılı formayı terletecek.Almanya'nın Leipzig takımından kiralanan 21 yaşındaki stoper, 5 Eylül Cumartesi gününden itibaren takımla çalışmalara başladı. Stoperde de oynayabilen Mario Lemina'nın sakatlığı nedeniyle forma giyemeyeceği müsabakada Bitshiabu, Okan Buruk'un savunma anlamında elini rahatlatacak hamlelerden biri olacak.Okan Buruk ve öğrencileri kaldığı yerden devam etmek istiyorSarı-kırmızılı takım, geçen sezon UEFA Şampiyonlar Ligi'nde gösterdiği iyi performansın üzerine çıkmaya çalışacak.Geçen sezon Devler Liginin lig etabında Eintracht Frankfurt, Liverpool, Bodo/Glimt, Ajax, Union Saint-Gilloise, Monaco, Atletico Madrid ve Manchester City ile karşılaşan Galatasaray, topladığı 10 puanla 20. sırada yer alarak tur atladı.Son 16 turu play-off'unda İtalya'nın Juventus takımını eleyen Cimbom son 16 turuna yükseldi. Burada Liverpool'a elenen sarı-kırmızılı ekip, kendi adına başarılı bir turnuvayı geride bıraktı.Teknik direktör Okan Buruk ve öğrencileri, bu sezon bu başarıyı bir adım daha ileri taşımak için mücadele edecek.Sezona iyi başladıGalatasaray, 2026-27 sezonundaki 4 resmi maçta mağlup olmadı.Sarı-kırmızılı ekip, son 4 sezonu şampiyon tamamladığı Trendyol Süper Lig'e sahasındaki Arca Çorum FK beraberliğiyle başladı. Galatasaray, ardından çıktığı Erzurumspor FK, Göztepe ve Başakşehir maçlarını kazanarak galibiyet serisi yakaladı.Cimbom yaptığı 4 maçta skor olarak istediğini alsa da savunmadaki sorunlarıyla dikkati çekti. Özellikle duran toplardan goller yiyen Galatasaray, 4 lig maçının 3'ünde kalesinde ikişer gol gördü.Sporting, geçen sezonun çeyrek finalistlerindenPortekiz futbolunun köklü kulüplerinden Sporting, geçen sezon UEFA Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynama başarısı gösterdi.Portekiz Ligi'nde 2024-25 sezonunda şampiyonluk ipini göğüsleyen Sporting, Avrupa'nın kulüpler düzeyindeki 1 numaralı futbol turnuvasında 36 takımlı lig etabına doğrudan katıldı. Çıktığı 8 müsabakada 5 galibiyet, 1 beraberlik, 2 yenilgi yaşayan yeşil-beyazlı ekip, 7. sırada yer alarak doğrudan son 16 turuna yükseldi.Bu turda Şampiyonlar Ligi'nin sürpriz takımı Bodo/Glimt'i eleyerek çeyrek finale adını yazdıran Sporting, burada ise finale kadar yürüyecek İngiliz ekibi Arsenal'e elendi.Şampiyonlar Ligi'nde iyi bir sezon geçiren Sporting, Portekiz Ligi'ni de ikinci sırada tamamlayarak bir kez daha bu turnuvaya doğrudan katılma hakkı elde etti.Portekiz futbolunun en fazla kupa kazanan takımlarından olan Lizbon temsilcisi, uluslararası arenadaki tek şampiyonluğunu 1963-64 sezonunda UEFA Kupa Galipleri Kupası'nı alarak yaşadı.Kadrosunda önemli futbolcular varGenç bir kadroya sahip Sporting, buna rağmen adını dünya futbolunda duyuran önemli oyuncuları kadrosunda bulunduruyor.Yeşil-beyazlı takımın 23,6 yaş ortalamasına sahip kadrosundaki savunma oyuncuları Gonçalo Inacio, Zeno Debast, Eduardo Quaresma, Maxi Araujo, orta saha oyuncuları Sergi Altimira, Issa Doumbia, Rodrigo Zalazar ile hücumcular Nestory Irankunda, Geny Catamo, Luis Suarez ve Fotis Ioannidis dikkati çekiyor.Bu sezon Portekiz Ligi'nde yaptığı 5 maçın 4'ünü kazanıp 1'inden beraberlikle ayrılan Sporting, attığı 14 golle skorer görüntü çiziyor. Ligde 4 gol atan Luis Suarez, 3 gol kaydeden Flavio Gonçalves, 2 golü bulunan Fotis Ioannidis, Galatasaray savunmasının dikkat etmesi gereken oyuncular olarak öne çıkıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/galatasaray-sampiyonlar-ligi-nde-yarin-sporting-e-konuk-olacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Van'ın şehir hastanesi depreme dayanıklı teknolojiyle yükseliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/van-in-sehir-hastanesi-depreme-dayanikli-teknolojiyle-yukseliyor/905544/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/van-in-sehir-hastanesi-depreme-dayanikli-teknolojiyle-yukseliyor/905544/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Van / Temelinde 516 sismik izolatörün kullanılacağı hastanenin inşaatı devam ediyor - Van İl Sağlık Müdürü Muhammed Tosun: - Deprem anında izolatörlerle binanın esneme katsayısı artarak bina herhangi bir zarar görmeden sağlık hizmetine devam edebilecek şekilde tasarlanıyor. Yüksek dereceli depremlere dayanıklı bir şekilde hastane dizayn ediliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Van Haberleri : ORHAN SAĞLAM - Deprem riski yüksek Van'da Sağlık Bakanlığınca yapımına başlanan ve depreme dayanıklı teknolojiyle projelendirilen şehir hastanesinin inşaatı sürüyor.Edremit ilçesinde 1,5 yıl önce yapımına başlanan hastanede 210 ek poliklinik, 40 ameliyathane ve 168 yataklı erişkin yoğun bakım ünitesi yer alacak.Kentte sağlık hizmeti kapasitesinin artırılması amacıyla inşa edilen Van Şehir Hastanesi, depreme karşı dayanıklı olması için sismik izolatör teknolojisiyle projelendirildi.Temelinde 516 sismik izolatörün kullanılacağı hastanenin kaba inşaatı hızla yükselirken, yeni hastane binasının kentteki 1500 yataklı mevcut hastane binasıyla birleştirilerek şehir hastanesi statüsüne kavuşturulması planlanıyor.Toplam 410 bin metrekare kapalı alana ve 2 bin 300 yatak kapasitesine sahip olacak şehir hastanesinde, Van'ın yanı sıra çevre illerden gelecek hastalara sağlık hizmeti sunulması hedefleniyor.İl Sağlık Müdürü Muhammed Tosun, AA muhabirine, hastanenin inşaat çalışmalarının yaklaşık yüzde 40'ının tamamlandığını söyledi.Çalışmaların hız kesmeden sürdüğünü belirten Tosun, şunları kaydetti:Hastane bittiğinde 410 bin metrekare kapalı alana sahip olarak halkımıza ve bölgemize hizmet edecek. Yeni hastane içerisinde 230 çiftli ve 570 tekli hasta odamız mevcut. Olağanüstü durumlarda tekli hasta odalarının hepsi çiftli hale gelebilecek şekilde dizayn edildi. Onun dışında 40 ameliyathane, 5 anjiyo odası, 168 yataklı erişkin yoğun bakım ünitesi inşa edilmekte. Bunların yanında kentte olmayan 50 yataklı yüksek güvenlikli adli psikiyatri binası inşa ediliyor. Böylelikle bu bina bittikten sonra ilimiz artık çevre illerden sevk alan sağlık merkezi haline gelecek. Bunun yanında çok az yaptığımız sevkleri de il dışına göndermeden halkımızı tamamen Van'da tedavi etmeyi amaçlıyoruz.Şehir hastanesinin bitiş tarihi 2028Van'ın deprem kuşağında yer aldığını hatırlatan Tosun, Bina, olabilecek depremlere karşı sismik izolatörlerle donatılacak. Sahada sismik izolatörlerin takılma işlemleri yapılıyor. Toplam 516 sismik izolatör kullanılacak. Deprem anında izolatörlerle binanın esneme katsayısı artarak bina herhangi bir zarar görmeden sağlık hizmetine devam edebilecek şekilde tasarlanıyor. Yüksek dereceli depremlere dayanıklı bir şekilde hastane dizayn ediliyor. dedi.İl ve ilçelerde önemli sağlık yatırımlarının yapıldığını dile getiren Tosun, Şehir hastanesinin bitiş tarihi 2028 yılı içerisinde ama hem yüklenici firma hem de Bakanlığımız daha erken teslim edebilmek için çalışmaları hızlı bir şekilde devam ettiriyor. Herhangi bir aksama olmazsa belirlenen tarihlerde hastaneyi halkımızın hizmetine sunmayı hedefliyoruz. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Van Haberleri : ORHAN SAĞLAM - Deprem riski yüksek Van'da Sağlık Bakanlığınca yapımına başlanan ve depreme dayanıklı teknolojiyle projelendirilen şehir hastanesinin inşaatı sürüyor.Edremit ilçesinde 1,5 yıl önce yapımına başlanan hastanede 210 ek poliklinik, 40 ameliyathane ve 168 yataklı erişkin yoğun bakım ünitesi yer alacak.Kentte sağlık hizmeti kapasitesinin artırılması amacıyla inşa edilen Van Şehir Hastanesi, depreme karşı dayanıklı olması için sismik izolatör teknolojisiyle projelendirildi.Temelinde 516 sismik izolatörün kullanılacağı hastanenin kaba inşaatı hızla yükselirken, yeni hastane binasının kentteki 1500 yataklı mevcut hastane binasıyla birleştirilerek şehir hastanesi statüsüne kavuşturulması planlanıyor.Toplam 410 bin metrekare kapalı alana ve 2 bin 300 yatak kapasitesine sahip olacak şehir hastanesinde, Van'ın yanı sıra çevre illerden gelecek hastalara sağlık hizmeti sunulması hedefleniyor.İl Sağlık Müdürü Muhammed Tosun, AA muhabirine, hastanenin inşaat çalışmalarının yaklaşık yüzde 40'ının tamamlandığını söyledi.Çalışmaların hız kesmeden sürdüğünü belirten Tosun, şunları kaydetti:Hastane bittiğinde 410 bin metrekare kapalı alana sahip olarak halkımıza ve bölgemize hizmet edecek. Yeni hastane içerisinde 230 çiftli ve 570 tekli hasta odamız mevcut. Olağanüstü durumlarda tekli hasta odalarının hepsi çiftli hale gelebilecek şekilde dizayn edildi. Onun dışında 40 ameliyathane, 5 anjiyo odası, 168 yataklı erişkin yoğun bakım ünitesi inşa edilmekte. Bunların yanında kentte olmayan 50 yataklı yüksek güvenlikli adli psikiyatri binası inşa ediliyor. Böylelikle bu bina bittikten sonra ilimiz artık çevre illerden sevk alan sağlık merkezi haline gelecek. Bunun yanında çok az yaptığımız sevkleri de il dışına göndermeden halkımızı tamamen Van'da tedavi etmeyi amaçlıyoruz.Şehir hastanesinin bitiş tarihi 2028Van'ın deprem kuşağında yer aldığını hatırlatan Tosun, Bina, olabilecek depremlere karşı sismik izolatörlerle donatılacak. Sahada sismik izolatörlerin takılma işlemleri yapılıyor. Toplam 516 sismik izolatör kullanılacak. Deprem anında izolatörlerle binanın esneme katsayısı artarak bina herhangi bir zarar görmeden sağlık hizmetine devam edebilecek şekilde tasarlanıyor. Yüksek dereceli depremlere dayanıklı bir şekilde hastane dizayn ediliyor. dedi.İl ve ilçelerde önemli sağlık yatırımlarının yapıldığını dile getiren Tosun, Şehir hastanesinin bitiş tarihi 2028 yılı içerisinde ama hem yüklenici firma hem de Bakanlığımız daha erken teslim edebilmek için çalışmaları hızlı bir şekilde devam ettiriyor. Herhangi bir aksama olmazsa belirlenen tarihlerde hastaneyi halkımızın hizmetine sunmayı hedefliyoruz. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/van-in-sehir-hastanesi-depreme-dayanikli-teknolojiyle-yukseliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gayrimenkul sektörü Yarısı Bizden kampanyasının uzatılmasını değerlendirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gayrimenkul-sektoru-yarisi-bizden-kampanyasinin-uzatilmasini-degerlendirdi/905542/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gayrimenkul-sektoru-yarisi-bizden-kampanyasinin-uzatilmasini-degerlendirdi/905542/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : AYLİN RANA AYDİN - MÜCAHİT ENES SEVİNÇ - Yarısı Bizden kampanyasının süresinin uzatılmasının İstanbul'da kentsel dönüşümü hızlandıracağını belirten sektör temsilcileri, dönüşüm kararı vermekte zorlanan malikler için yeni bir fırsat penceresi açıldığını ifade etti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünkü Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, yıl sonunda sona ermesi planlanan Yarısı Bizden kampanyasının 31 Aralık 2027'ye kadar uzatıldığını duyurdu.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı koordinasyonunda başlatılan Yarısı Bizden kampanyası, İstanbul'un tüm ilçelerini kapsıyor.Vatandaşlara ev ve iş yerlerinin dönüşümü için hibe, kredi ve taşınma yardımını kapsayan kampanyadan riskli konut sahipleri faydalanabiliyor.Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Başkanı Haldun Ersen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, İstanbul'un deprem gerçeğinin kentsel dönüşümü artık bir tercih olmaktan çıkarıp ertelenemez bir zorunluluk haline getirdiğini belirtti.Yarısı Bizden kampanyasının uzatılmasının yalnızca dönüşüm sürecindeki yapı sahipleri açısından değil, İstanbul konut piyasası ve inşaat sektörü açısından da önemli bir gelişme olduğunu söyleyen Ersen, Kampanyanın uzatılmasıyla birlikte, dönüşüm kararını vermekte zorlanan binlerce malik için önemli bir fırsat penceresi daha açılmış oldu. dedi.Ersen, kentsel dönüşümün önündeki en önemli sorunlardan birinin finansman olduğunu belirterek, Tek sorun finansman da değil. Özellikle çok sayıda bağımsız bölümün bulunduğu sitelerde maliklerin beklentilerinin farklı olması, müteahhit seçiminde yaşanan anlaşmazlıklar, arsa payı problemleri ve proje koşulları dönüşüm sürecinin yıllarca uzamasına neden olabilmektedir. Kampanyanın uzatılması, bu yapılarda maliklerin doğru bilgilendirilmesi, uzlaştırılması ve projelerin sağlıklı şekilde hazırlanması için ilave zaman sağlayacaktır. diye konuştu.Yeni dönemi yalnızca finansal destek açısından değil, dönüşüm süreçlerinin daha profesyonel yönetilmesi açısından da değerlendirmek gerektiğine dikkati çeken Ersen, şunları kaydetti:Yarısı Bizden kampanyasının temel etkilerinden biri, ekonomik olarak dönüşümü zor görünen bazı yapıların yeniden fizibil hale gelmesidir. Devlet tarafından sağlanan hibe, kredi ve taşınma desteği, maliklerin toplam dönüşüm maliyetindeki yükünü azaltmaktadır. Bu da özellikle İstanbul'un arsa değeri yüksek bölgelerinde dönüşüm kararlarının hızlanmasına katkı sağlayabilir. Önümüzdeki dönemde riskli yapı tespiti, maliklerin uzlaşması, proje geliştirme, ruhsat, yıkım ve yeniden inşa zincirinin daha fazla yapı için işletilmesi beklenebilir. Bunun doğal sonucu olarak konut sektöründe yeni bir arz dalgasının oluşması mümkündür.Ersen, kampanyanın uzatılmasının İstanbul ekonomisinde çarpan etkisi yaratabilecek bir yatırım ve istihdam alanının devamlılığını sağlayacağını dile getirdi.Kentsel dönüşümün hızlanmasının İstanbul konut piyasasında da yeni bir fiyatlama anlayışını beraberinde getirebileceğine işaret eden Ersen, Özellikle eski yapıların değeri bundan sonra yalnızca mevcut konutun özellikleri üzerinden değil, dönüşüm potansiyeli ve arsa payı üzerinden daha fazla değerlendirilecektir. Buna karşılık yeni ve deprem güvenliği yüksek yapılarda da bir 'güvenli konut primi' oluşması beklenebilir. değerlendirmesinde bulundu.Mesele yalnızca yeni konut üretmek değil İstanbul&#039;u depreme hazırlamaktırKENTSEV Başkanı Ersen, kentsel dönüşümde devlet desteğinin reel etkisinin korunabilmesi için inşaat maliyetlerinin de yakından takip edilmesi gerektiğinin altını çizerek, Önümüzdeki dönemde finansman desteği ile gerçek inşaat maliyetleri arasındaki dengenin korunması, kampanyanın başarısı açısından kritik olacaktır. dedi.Yarısı Bizden kampanyasının uzatılmasının İstanbul için önemli bir fırsat olduğuna dikkati çeken Ersen, şunları kaydetti:Ancak bu süreyi yalnızca başvuru süresinin uzatılması olarak görmemek gerekir. Önümüzdeki dönemde hedef daha fazla riskli yapının tespit edilmesi, daha fazla malikin bilgilendirilmesi, daha fazla yapıda uzlaşmanın sağlanması ve daha fazla projenin fiilen inşaata başlaması olmalıdır. Bunun için kampanyanın finansman ayağının yanında uzlaşma, iletişim, proje yönetimi ve denetim mekanizmalarının da güçlendirilmesi gerekiyor. Yarısı Bizden kampanyasının 2027 sonuna kadar uzatılması, dönüşüm sürecinin kesintiye uğramadan devam etmesi açısından olumlu bir adımdır.Bu kararın konut sektörüne etkisi ise yalnızca yeni konut üretiminden ibaret olmayacaktır. İnşaat sektöründen istihdama, yapı malzemelerinden gayrimenkul değerlerine kadar geniş bir ekonomik alanı harekete geçirmesi beklenmektedir. İstanbul'un önünde 2027 sonuna kadar önemli bir fırsat penceresi bulunmaktadır. Bu pencerenin doğru kullanılması halinde Yarısı Bizden kampanyası İstanbul'un kentsel dönüşüm tarihinde önemli bir hızlandırıcı güç olabilir. Çünkü artık mesele yalnızca yeni konut üretmek değil İstanbul'u depreme hazırlamaktır.Bilimsel olarak uygun bulunan yapıların güçlendirilmesi de destek kapsamına alınmalıŞehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan da kampanyanın uzatılacağının açıklanmasının İstanbul'un deprem riskine karşı yeniden yapılandırılması açısından son derece önemli ve stratejik bir karar olduğunu dile getirdi.Bu uzatmanın yalnızca konut sektörüne yönelik bir teşvik olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Kılınçarslan, Söz konusu karar milyonlarca vatandaşımızın can güvenliğini, İstanbul'un afetlere dirençli hale getirilmesini ve kentsel dönüşüm sürecinin daha kapsayıcı bir anlayışla yürütülmesini doğrudan ilgilendirmektedir. diye konuştu.Kılınçarslan, kentte riskli yapı stokunun yenilenmesi kadar teknik olarak mümkün olan yapıların güçlendirilmesinin de dönüşüm politikalarının önemli bir parçası olması gerektiğine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:Her yapı için tek çözümün yıkıp yeniden yapmak olmadığı gerçeği göz önünde bulundurulmalıdır. Yapının mevcut durumu, zemin koşulları, taşıyıcı sistem özellikleri, ekonomik maliyetler ve bölgenin şehircilik ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek, bazı binalarda güçlendirme seçeneği de destek kapsamına alınmalıdır. Yarısı Bizden kampanyasının yalnızca yıkım ve yeniden yapım süreçlerini değil, bilimsel ve teknik raporlarla güçlendirmeye uygun olduğu tespit edilen yapıların deprem güvenliğini artıracak güçlendirme çalışmalarını da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğine inanıyoruz.Kampanyanın uzatılmasının inşaat ve gayrimenkul sektörlerinin yanı sıra yapı malzemeleri, mühendislik, mimarlık, yapı denetim, finans, sigorta, taşınma, bakım, onarım ve tesis yönetimi alanlarında da önemli bir hareketlilik oluşturacağını söyleyen Kılınçarslan, bu gelişmenin yeni konut arzına katkı sağlarken istihdamın artmasına ve ekonomik faaliyetlerin canlanmasına da destek olabileceğini kaydetti.Kılınçarslan, kampanyanın konut fiyatları ve kira piyasası üzerindeki etkilerinin de dikkatle izlenmesi gerektiğini dile getirdi.Dönüşüm sürecinde yalnızca yeni bina üretimine odaklanmanın yeterli olmadığını belirten Kılınçarslan, şu değerlendirmede bulundu:Yeni yapıların enerji verimli, erişilebilir, çevreye duyarlı ve afet sonrası ihtiyaçlara cevap verebilecek nitelikte tasarlanması gerekir. Altyapı, ulaşım, otopark, sosyal donatı, yeşil alan ve afet toplanma alanları da yapılaşmayla birlikte planlanmalıdır. Yarısı Bizden kampanyasının uzatılmasını olumlu karşılıyor, bu kararın İstanbul'un deprem riskinin azaltılması açısından önemli bir fırsat sunduğuna inanıyoruz. Ancak kampanyanın etkisinin daha da artırılması için yeniden yapımın yanında, bilimsel olarak uygun bulunan yapıların güçlendirilmesi de destek kapsamına alınmalıdır.İstanbul özelinde büyük bir dönüşüme ihtiyaç duyduğumuzu çok net bir şekilde görüyoruzTüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Genel Başkanı Hakan Akdoğan ise İstanbul'daki yapı stokunun yaklaşık yüzde 60'ının 1999 Marmara Depremi öncesinde yapıldığını hatırlattı.Türkiye'de bir deprem gerçeği olduğunu belirten Akdoğan, Bizim hızlı bir şekilde tedbir alıp, yapı stokumuzu hızlı bir şekilde dönüşümle vatandaşlarımızın güvenle oturduğu birer yapı stokuna dönüştürmemiz gerekiyor. diye konuştu.Akdoğan, Yarısı Bizden kampanyası ile sağlanan desteklere değinerek kentsel dönüşümün sahiplenildiğini dile getirdi.Kentsel dönüşümün zorlu ve uzun süren süreçler olduğunu kaydeden Akdoğan, Kampanyanın süresinin uzatılması yapı stokumuzun dönüşmesine anlamlı bir katkı sağlayacaktır. Yapı stokumuzun büyük kısmı deprem öncesi yapıldığı için, deprem sonrası yönetmeliğe uygun değil. Bu yüzden, İstanbul özelinde büyük bir dönüşüme ihtiyaç duyduğumuzu da çok net bir şekilde görüyoruz. ifadelerini kullandı.Akdoğan, vatandaşların daha güvenilir ve sağlam binalarda yaşayabilmeleri için devlet tarafından sağlanan imkanlardan hızlı şekilde faydalanılması gerektiğinin altını çizdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : AYLİN RANA AYDİN - MÜCAHİT ENES SEVİNÇ - Yarısı Bizden kampanyasının süresinin uzatılmasının İstanbul'da kentsel dönüşümü hızlandıracağını belirten sektör temsilcileri, dönüşüm kararı vermekte zorlanan malikler için yeni bir fırsat penceresi açıldığını ifade etti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünkü Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, yıl sonunda sona ermesi planlanan Yarısı Bizden kampanyasının 31 Aralık 2027'ye kadar uzatıldığını duyurdu.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı koordinasyonunda başlatılan Yarısı Bizden kampanyası, İstanbul'un tüm ilçelerini kapsıyor.Vatandaşlara ev ve iş yerlerinin dönüşümü için hibe, kredi ve taşınma yardımını kapsayan kampanyadan riskli konut sahipleri faydalanabiliyor.Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Başkanı Haldun Ersen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, İstanbul'un deprem gerçeğinin kentsel dönüşümü artık bir tercih olmaktan çıkarıp ertelenemez bir zorunluluk haline getirdiğini belirtti.Yarısı Bizden kampanyasının uzatılmasının yalnızca dönüşüm sürecindeki yapı sahipleri açısından değil, İstanbul konut piyasası ve inşaat sektörü açısından da önemli bir gelişme olduğunu söyleyen Ersen, Kampanyanın uzatılmasıyla birlikte, dönüşüm kararını vermekte zorlanan binlerce malik için önemli bir fırsat penceresi daha açılmış oldu. dedi.Ersen, kentsel dönüşümün önündeki en önemli sorunlardan birinin finansman olduğunu belirterek, Tek sorun finansman da değil. Özellikle çok sayıda bağımsız bölümün bulunduğu sitelerde maliklerin beklentilerinin farklı olması, müteahhit seçiminde yaşanan anlaşmazlıklar, arsa payı problemleri ve proje koşulları dönüşüm sürecinin yıllarca uzamasına neden olabilmektedir. Kampanyanın uzatılması, bu yapılarda maliklerin doğru bilgilendirilmesi, uzlaştırılması ve projelerin sağlıklı şekilde hazırlanması için ilave zaman sağlayacaktır. diye konuştu.Yeni dönemi yalnızca finansal destek açısından değil, dönüşüm süreçlerinin daha profesyonel yönetilmesi açısından da değerlendirmek gerektiğine dikkati çeken Ersen, şunları kaydetti:Yarısı Bizden kampanyasının temel etkilerinden biri, ekonomik olarak dönüşümü zor görünen bazı yapıların yeniden fizibil hale gelmesidir. Devlet tarafından sağlanan hibe, kredi ve taşınma desteği, maliklerin toplam dönüşüm maliyetindeki yükünü azaltmaktadır. Bu da özellikle İstanbul'un arsa değeri yüksek bölgelerinde dönüşüm kararlarının hızlanmasına katkı sağlayabilir. Önümüzdeki dönemde riskli yapı tespiti, maliklerin uzlaşması, proje geliştirme, ruhsat, yıkım ve yeniden inşa zincirinin daha fazla yapı için işletilmesi beklenebilir. Bunun doğal sonucu olarak konut sektöründe yeni bir arz dalgasının oluşması mümkündür.Ersen, kampanyanın uzatılmasının İstanbul ekonomisinde çarpan etkisi yaratabilecek bir yatırım ve istihdam alanının devamlılığını sağlayacağını dile getirdi.Kentsel dönüşümün hızlanmasının İstanbul konut piyasasında da yeni bir fiyatlama anlayışını beraberinde getirebileceğine işaret eden Ersen, Özellikle eski yapıların değeri bundan sonra yalnızca mevcut konutun özellikleri üzerinden değil, dönüşüm potansiyeli ve arsa payı üzerinden daha fazla değerlendirilecektir. Buna karşılık yeni ve deprem güvenliği yüksek yapılarda da bir 'güvenli konut primi' oluşması beklenebilir. değerlendirmesinde bulundu.Mesele yalnızca yeni konut üretmek değil İstanbul&#039;u depreme hazırlamaktırKENTSEV Başkanı Ersen, kentsel dönüşümde devlet desteğinin reel etkisinin korunabilmesi için inşaat maliyetlerinin de yakından takip edilmesi gerektiğinin altını çizerek, Önümüzdeki dönemde finansman desteği ile gerçek inşaat maliyetleri arasındaki dengenin korunması, kampanyanın başarısı açısından kritik olacaktır. dedi.Yarısı Bizden kampanyasının uzatılmasının İstanbul için önemli bir fırsat olduğuna dikkati çeken Ersen, şunları kaydetti:Ancak bu süreyi yalnızca başvuru süresinin uzatılması olarak görmemek gerekir. Önümüzdeki dönemde hedef daha fazla riskli yapının tespit edilmesi, daha fazla malikin bilgilendirilmesi, daha fazla yapıda uzlaşmanın sağlanması ve daha fazla projenin fiilen inşaata başlaması olmalıdır. Bunun için kampanyanın finansman ayağının yanında uzlaşma, iletişim, proje yönetimi ve denetim mekanizmalarının da güçlendirilmesi gerekiyor. Yarısı Bizden kampanyasının 2027 sonuna kadar uzatılması, dönüşüm sürecinin kesintiye uğramadan devam etmesi açısından olumlu bir adımdır.Bu kararın konut sektörüne etkisi ise yalnızca yeni konut üretiminden ibaret olmayacaktır. İnşaat sektöründen istihdama, yapı malzemelerinden gayrimenkul değerlerine kadar geniş bir ekonomik alanı harekete geçirmesi beklenmektedir. İstanbul'un önünde 2027 sonuna kadar önemli bir fırsat penceresi bulunmaktadır. Bu pencerenin doğru kullanılması halinde Yarısı Bizden kampanyası İstanbul'un kentsel dönüşüm tarihinde önemli bir hızlandırıcı güç olabilir. Çünkü artık mesele yalnızca yeni konut üretmek değil İstanbul'u depreme hazırlamaktır.Bilimsel olarak uygun bulunan yapıların güçlendirilmesi de destek kapsamına alınmalıŞehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan da kampanyanın uzatılacağının açıklanmasının İstanbul'un deprem riskine karşı yeniden yapılandırılması açısından son derece önemli ve stratejik bir karar olduğunu dile getirdi.Bu uzatmanın yalnızca konut sektörüne yönelik bir teşvik olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Kılınçarslan, Söz konusu karar milyonlarca vatandaşımızın can güvenliğini, İstanbul'un afetlere dirençli hale getirilmesini ve kentsel dönüşüm sürecinin daha kapsayıcı bir anlayışla yürütülmesini doğrudan ilgilendirmektedir. diye konuştu.Kılınçarslan, kentte riskli yapı stokunun yenilenmesi kadar teknik olarak mümkün olan yapıların güçlendirilmesinin de dönüşüm politikalarının önemli bir parçası olması gerektiğine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:Her yapı için tek çözümün yıkıp yeniden yapmak olmadığı gerçeği göz önünde bulundurulmalıdır. Yapının mevcut durumu, zemin koşulları, taşıyıcı sistem özellikleri, ekonomik maliyetler ve bölgenin şehircilik ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek, bazı binalarda güçlendirme seçeneği de destek kapsamına alınmalıdır. Yarısı Bizden kampanyasının yalnızca yıkım ve yeniden yapım süreçlerini değil, bilimsel ve teknik raporlarla güçlendirmeye uygun olduğu tespit edilen yapıların deprem güvenliğini artıracak güçlendirme çalışmalarını da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğine inanıyoruz.Kampanyanın uzatılmasının inşaat ve gayrimenkul sektörlerinin yanı sıra yapı malzemeleri, mühendislik, mimarlık, yapı denetim, finans, sigorta, taşınma, bakım, onarım ve tesis yönetimi alanlarında da önemli bir hareketlilik oluşturacağını söyleyen Kılınçarslan, bu gelişmenin yeni konut arzına katkı sağlarken istihdamın artmasına ve ekonomik faaliyetlerin canlanmasına da destek olabileceğini kaydetti.Kılınçarslan, kampanyanın konut fiyatları ve kira piyasası üzerindeki etkilerinin de dikkatle izlenmesi gerektiğini dile getirdi.Dönüşüm sürecinde yalnızca yeni bina üretimine odaklanmanın yeterli olmadığını belirten Kılınçarslan, şu değerlendirmede bulundu:Yeni yapıların enerji verimli, erişilebilir, çevreye duyarlı ve afet sonrası ihtiyaçlara cevap verebilecek nitelikte tasarlanması gerekir. Altyapı, ulaşım, otopark, sosyal donatı, yeşil alan ve afet toplanma alanları da yapılaşmayla birlikte planlanmalıdır. Yarısı Bizden kampanyasının uzatılmasını olumlu karşılıyor, bu kararın İstanbul'un deprem riskinin azaltılması açısından önemli bir fırsat sunduğuna inanıyoruz. Ancak kampanyanın etkisinin daha da artırılması için yeniden yapımın yanında, bilimsel olarak uygun bulunan yapıların güçlendirilmesi de destek kapsamına alınmalıdır.İstanbul özelinde büyük bir dönüşüme ihtiyaç duyduğumuzu çok net bir şekilde görüyoruzTüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Genel Başkanı Hakan Akdoğan ise İstanbul'daki yapı stokunun yaklaşık yüzde 60'ının 1999 Marmara Depremi öncesinde yapıldığını hatırlattı.Türkiye'de bir deprem gerçeği olduğunu belirten Akdoğan, Bizim hızlı bir şekilde tedbir alıp, yapı stokumuzu hızlı bir şekilde dönüşümle vatandaşlarımızın güvenle oturduğu birer yapı stokuna dönüştürmemiz gerekiyor. diye konuştu.Akdoğan, Yarısı Bizden kampanyası ile sağlanan desteklere değinerek kentsel dönüşümün sahiplenildiğini dile getirdi.Kentsel dönüşümün zorlu ve uzun süren süreçler olduğunu kaydeden Akdoğan, Kampanyanın süresinin uzatılması yapı stokumuzun dönüşmesine anlamlı bir katkı sağlayacaktır. Yapı stokumuzun büyük kısmı deprem öncesi yapıldığı için, deprem sonrası yönetmeliğe uygun değil. Bu yüzden, İstanbul özelinde büyük bir dönüşüme ihtiyaç duyduğumuzu da çok net bir şekilde görüyoruz. ifadelerini kullandı.Akdoğan, vatandaşların daha güvenilir ve sağlam binalarda yaşayabilmeleri için devlet tarafından sağlanan imkanlardan hızlı şekilde faydalanılması gerektiğinin altını çizdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hasanlar Barajı'nda doluluk yaklaşık 5 kat arttı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hasanlar-baraji-nda-doluluk-yaklasik-5-kat-artti/905541/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hasanlar-baraji-nda-doluluk-yaklasik-5-kat-artti/905541/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Düzce / Düzce'deki tarım arazilerinin sulanmasında önemli bir yere sahip olan ve İstanbul'un içme suyu ihtiyacının bir bölümünü karşılayan barajda geçen yıl 8 ayın sonunda yüzde 10 olarak ölçülen doluluk, bu sene yüzde 48'e yükseldi - Düzce Üniversitesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Yıldız: - İlkokullardan, anaokullarından başlayarak su sıkıntısı çeken bir ülke olduğumuzu anlatmak lazım. 'Su kaynaklarımızı nasıl sürdürülebilir halde kullanırız' bilincini yerleştirmemiz lazım]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Düzce Haberleri : ÖMER ÜRER - Düzce'deki tarım arazilerinin sulanmasında önemli bir yere sahip olan ve İstanbul'un içme suyu ihtiyacının bir bölümünü karşılayan Hasanlar Barajı'nda doluluk geçen yılın 8 aylık dönemine göre bu sene yaklaşık 5 kat arttı.Yığılca ilçesinden geçen Küçük Melen Çayı üzerine 1975'te hizmete alınan baraj, yörede su kaynakları yönetimi ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesi ile taşkın kontrolü için büyük önem taşıyor.80 metre yüksekliği ve 100 milyon metreküp su tutma kapasitesiyle Düzce'de bulunan diğer iki aktif barajdan daha büyük olan Hasanlar, 10 bin 500 hektarlık alanın sulama ihtiyacını karşılayarak bölgedeki tarım faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine önemli katkı sağlıyor.Melen Havzası'nda konumlanması dolayısıyla da İstanbul'un içme suyu ihtiyacının bir bölümünü karşılayan barajda, geçen yıl 8 aylık periyodun sonunda yüzde 10,03 olarak ölçülen doluluk, bu yıl mevsimsel yağışların düzenliliği sayesinde yüzde 48,29'a yükseldi.Su bilinci konusunda çalışmalarımızı yapmalıyızDüzce Üniversitesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Yıldız, AA muhabirine, bu yıl yağışların geçen seneye oranla düzenli olmasının özellikle barajlarda su seviyesini yükselttiğini söyledi.Su seviyelerinin yüksek oluşunun sevindirici olduğunu ancak su tasarrufu konusunda bilinçli davranmak gerektiğini belirten Yıldız, Önümüzdeki 3 veya 6 aylık dönemlerde yağış olmaması durumunu göz önünde bulundurmamız lazım. Bunun için su bilinci konusunda çalışmalarımızı yapmalıyız. dedi.Yıldız, şöyle devam etti:Toplumun suyu doğru kullanma, kıt suyla yaşamı sürdürebilme alışkanlığı edinmesi lazım. Çevre bilincinin oluşması lazım. Dolayısıyla ilkokullardan, anaokullarından başlayarak su sıkıntısı çeken bir ülke olduğumuzu anlatmak, çevre bilincini geliştirmek lazım. Su kaynaklarımızı nasıl sürdürülebilir halde kullanırızın bilincini yerleştirmemiz lazım.Bu küresel sorunu bölgesel uyum tedbirleriyle hafifletmeliyizSuyu sadece bizim yaşamımızı, ekolojik döngüleri sağlayan değil, diğer canlıların da ihtiyacı olarak düşünmemiz lazım. diyen Yıldız, sadece insan merkezli düşünüldüğünde ekolojik sıkıntı çekileceğinin altını çizdi.Yıldız, ekosistem merkezli düşünerek suyun insan ve doğadaki diğer canlıların ortak ihtiyacı olarak düşünülmesi gerektiğini dile getirerek, Diğer canlıların haklarını gözetmeliyiz. Bu suyu ortak kullanmamız gerek. Sadece insan olarak bakamayız. diye konuştu.Doğanın iklim değişikliğine karşı verebileceği tepkilerden önce proaktif önlemler (geleceği öngörerek alınacak önlemler) alınması gerektiğini belirten Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı:Su kıtlığı ve iklim değişikliklerinin etkilerini önlemler alıp daha hafif atlatma yollarını bulmamız lazım. Dolayısıyla bu mevsimsel kuraklığın iklimsel kuraklığa dönmemesi için çalışmalar yapmalı, mevsimsel kuraklığın etkilerini nasıl azaltabilirizin önlemlerini almalıyız. Bu küresel sorunu biz bölgesel uyum tedbirleriyle kendi bölgemiz açısından hafifletmeye çalışmamız lazım.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Düzce Haberleri : ÖMER ÜRER - Düzce'deki tarım arazilerinin sulanmasında önemli bir yere sahip olan ve İstanbul'un içme suyu ihtiyacının bir bölümünü karşılayan Hasanlar Barajı'nda doluluk geçen yılın 8 aylık dönemine göre bu sene yaklaşık 5 kat arttı.Yığılca ilçesinden geçen Küçük Melen Çayı üzerine 1975'te hizmete alınan baraj, yörede su kaynakları yönetimi ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesi ile taşkın kontrolü için büyük önem taşıyor.80 metre yüksekliği ve 100 milyon metreküp su tutma kapasitesiyle Düzce'de bulunan diğer iki aktif barajdan daha büyük olan Hasanlar, 10 bin 500 hektarlık alanın sulama ihtiyacını karşılayarak bölgedeki tarım faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine önemli katkı sağlıyor.Melen Havzası'nda konumlanması dolayısıyla da İstanbul'un içme suyu ihtiyacının bir bölümünü karşılayan barajda, geçen yıl 8 aylık periyodun sonunda yüzde 10,03 olarak ölçülen doluluk, bu yıl mevsimsel yağışların düzenliliği sayesinde yüzde 48,29'a yükseldi.Su bilinci konusunda çalışmalarımızı yapmalıyızDüzce Üniversitesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Yıldız, AA muhabirine, bu yıl yağışların geçen seneye oranla düzenli olmasının özellikle barajlarda su seviyesini yükselttiğini söyledi.Su seviyelerinin yüksek oluşunun sevindirici olduğunu ancak su tasarrufu konusunda bilinçli davranmak gerektiğini belirten Yıldız, Önümüzdeki 3 veya 6 aylık dönemlerde yağış olmaması durumunu göz önünde bulundurmamız lazım. Bunun için su bilinci konusunda çalışmalarımızı yapmalıyız. dedi.Yıldız, şöyle devam etti:Toplumun suyu doğru kullanma, kıt suyla yaşamı sürdürebilme alışkanlığı edinmesi lazım. Çevre bilincinin oluşması lazım. Dolayısıyla ilkokullardan, anaokullarından başlayarak su sıkıntısı çeken bir ülke olduğumuzu anlatmak, çevre bilincini geliştirmek lazım. Su kaynaklarımızı nasıl sürdürülebilir halde kullanırızın bilincini yerleştirmemiz lazım.Bu küresel sorunu bölgesel uyum tedbirleriyle hafifletmeliyizSuyu sadece bizim yaşamımızı, ekolojik döngüleri sağlayan değil, diğer canlıların da ihtiyacı olarak düşünmemiz lazım. diyen Yıldız, sadece insan merkezli düşünüldüğünde ekolojik sıkıntı çekileceğinin altını çizdi.Yıldız, ekosistem merkezli düşünerek suyun insan ve doğadaki diğer canlıların ortak ihtiyacı olarak düşünülmesi gerektiğini dile getirerek, Diğer canlıların haklarını gözetmeliyiz. Bu suyu ortak kullanmamız gerek. Sadece insan olarak bakamayız. diye konuştu.Doğanın iklim değişikliğine karşı verebileceği tepkilerden önce proaktif önlemler (geleceği öngörerek alınacak önlemler) alınması gerektiğini belirten Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı:Su kıtlığı ve iklim değişikliklerinin etkilerini önlemler alıp daha hafif atlatma yollarını bulmamız lazım. Dolayısıyla bu mevsimsel kuraklığın iklimsel kuraklığa dönmemesi için çalışmalar yapmalı, mevsimsel kuraklığın etkilerini nasıl azaltabilirizin önlemlerini almalıyız. Bu küresel sorunu biz bölgesel uyum tedbirleriyle kendi bölgemiz açısından hafifletmeye çalışmamız lazım.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/hasanlar-baraji-nda-doluluk-yaklasik-5-kat-artti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Güney Kore ve Filipinler, savunma ve silah sanayi işbirliğini güçlendirecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/guney-kore-ve-filipinler-savunma-ve-silah-sanayi-isbirligini-guclendirecek/905540/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/guney-kore-ve-filipinler-savunma-ve-silah-sanayi-isbirligini-guclendirecek/905540/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Güney Kore ve Filipinler hükümetleri, iki ülke arasındaki savunma ve silah sanayi işbirliğinin güçlendirilmesi konusunda anlaşmaya vardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Güney Kore ve Filipinler hükümetleri, iki ülke arasındaki savunma ve silah sanayi işbirliğinin güçlendirilmesi konusunda anlaşmaya vardı.Yonhap ajansının haberine göre, Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-back, başkentteki 2026 Seul Savunma Diyaloğu marjında Filipinler Savunma Bakanı Gilberto Teodoro ile görüştü.Görüşmede bakanlar, Güney Kore ile Filipinler arasında ortak askeri tatbikatlar dahil savunma ve silah sanayi işbirliğinin genişletilmesi ve bu alandaki istişareleri güçlendirme konularında mutabık kaldı.Bakan Ahn görüşmede, Filipinler'in askeri modernizasyon programına katılmak isteyen Güney Koreli şirketlere Manila hükümetinin destek sağlamasını istedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Güney Kore ve Filipinler hükümetleri, iki ülke arasındaki savunma ve silah sanayi işbirliğinin güçlendirilmesi konusunda anlaşmaya vardı.Yonhap ajansının haberine göre, Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-back, başkentteki 2026 Seul Savunma Diyaloğu marjında Filipinler Savunma Bakanı Gilberto Teodoro ile görüştü.Görüşmede bakanlar, Güney Kore ile Filipinler arasında ortak askeri tatbikatlar dahil savunma ve silah sanayi işbirliğinin genişletilmesi ve bu alandaki istişareleri güçlendirme konularında mutabık kaldı.Bakan Ahn görüşmede, Filipinler'in askeri modernizasyon programına katılmak isteyen Güney Koreli şirketlere Manila hükümetinin destek sağlamasını istedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/guney-kore-ve-filipinler-savunma-ve-silah-sanayi-isbirligini-guclendirecek.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GRAFİKLİ - Kuzey Makedonya bağımsızlığının 35. yılını kutluyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/grafikli-kuzey-makedonya-bagimsizliginin-35-yilini-kutluyor/905539/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/grafikli-kuzey-makedonya-bagimsizliginin-35-yilini-kutluyor/905539/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Üsküp / Kuzey Makedonya'da 8 Eylül 1991'de düzenlenen referanduma katılanların yüzde 95,3'ü ülkenin bağımsızlığı yönünde oy kullandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Üsküp Haberleri : DZIHAT ALIJU - Balkan ülkelerinden Kuzey Makedonya, bağımsızlığının 35. yıl dönümünü kutluyor.Eski adıyla Makedonya, eski Yugoslavya'da 1990'lı yılların başında meydana gelen siyasi ayaklanma ve çatışmalar sonucunda bağımsızlığını ilan etti.Kuzey Makedonya'da 8 Eylül 1991'de bağımsızlık referandumu düzenlendi. Referanduma katılanların yüzde 95,3'ü ülkenin bağımsızlığı yönünde oy kullandı.Ardından başta Türkiye olmak üzere pek çok ülke, o dönemki adıyla Makedonya'nın bağımsızlığını tanıdı.İlk Cumhurbaşkanı Kiro Gligorov olan ülkenin kendi para birimi 26 Nisan 1992'de piyasaya sürüldü, aynı yıl ağustosta da ordu kuruldu.Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda 8 Nisan 1993'te yapılan oylamada oy birliğiyle BM üyeliğine kabul edilen Makedonya, güney komşusu Yunanistan'ın itirazı sonucu geçici referans olarak Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya adıyla üyeliğe alındı.Bağımsızlığını elde etmesinin hemen ardından Kuzey Makedonya, başta Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyeliği olmak üzere bazı stratejik hedefler belirledi.Uzun müzakereler sonucunda 2020'de NATO üyesi olan ülke, zaman zaman birçok engelle karşılaşsa da gelecek dönemde AB'ye tam üyeliği hedefliyor.Ülke ismini değiştirmesinin ardından NATO&#039;ya üye olabildiMakedonya'nın komşusu Yunanistan ile arasındaki isim sorununun çözüme kavuşturulması için müzakereler yıllarca kesintilere uğrasa da farklı zamanlarda devam etti.BM arabuluculuğunda yapılan müzakerelerin ardından iki ülke arasında Haziran 2018'de Prespa Anlaşması imzalandı.İsim sorununun çözümü ve stratejik partnerlik konularını içeren anlaşmaya göre, ülkenin adının Kuzey Makedonya olarak değiştirilmesi öngörülüyordu. Bu kapsamda Eylül 2018'de referandum yapıldı.Referandumda halka, Makedonya ile Yunanistan arasındaki anlaşmayı kabul ederek AB ve NATO üyeliğine var mısınız? sorusu soruldu. Referanduma katılanların yüzde 91,46'sı evet oyu kullandı.Oylama, dönemin muhalefeti tarafından boykot edilirken, katılım oranı yüzde 36,91'de kaldı.AB ile katılım müzakerelerine 2022&#039;de başladıAB ile 19 Temmuz 2022'de ilk hükümetler arası konferansı düzenleyerek katılım müzakerelerine başlayan Kuzey Makedonya, aday ülke statüsünü 2005'te kazanmıştı.Kuzey Makedonya'nın, Bulgaristan ile imzalanan ikili protokolden kaynaklanan gerekli anayasal değişiklikleri yapmasının ardından AB üyeliği için fasılları açmaya başlaması öngörülüyor. Bu kapsamda, diğer konuların yanı sıra Bulgarların Kuzey Makedonya Anayasası'na dahil edilmesi gerekiyor.Bulgarları anayasaya dahil etmeden AB ile fasıl açamayan Kuzey Makedonya'da bunun gerçekleşmesi için de 120 sandalyeli Meclis'in 3'te 2 çoğunluğuna, yani 80 milletvekiline ihtiyaç bulunuyor.Planlanan değişikliklere göre, anayasada yer alan Kuzey Makedonya vatandaşları; Makedon, Arnavut, Türk, Ulah, Sırp, Roman, Boşnak ifadesine, Bulgar, Hırvat, Karadağlı, Sloven, Yahudi ve Mısırlı ifadesinin de eklenmesi gerekiyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Üsküp Haberleri : DZIHAT ALIJU - Balkan ülkelerinden Kuzey Makedonya, bağımsızlığının 35. yıl dönümünü kutluyor.Eski adıyla Makedonya, eski Yugoslavya'da 1990'lı yılların başında meydana gelen siyasi ayaklanma ve çatışmalar sonucunda bağımsızlığını ilan etti.Kuzey Makedonya'da 8 Eylül 1991'de bağımsızlık referandumu düzenlendi. Referanduma katılanların yüzde 95,3'ü ülkenin bağımsızlığı yönünde oy kullandı.Ardından başta Türkiye olmak üzere pek çok ülke, o dönemki adıyla Makedonya'nın bağımsızlığını tanıdı.İlk Cumhurbaşkanı Kiro Gligorov olan ülkenin kendi para birimi 26 Nisan 1992'de piyasaya sürüldü, aynı yıl ağustosta da ordu kuruldu.Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda 8 Nisan 1993'te yapılan oylamada oy birliğiyle BM üyeliğine kabul edilen Makedonya, güney komşusu Yunanistan'ın itirazı sonucu geçici referans olarak Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya adıyla üyeliğe alındı.Bağımsızlığını elde etmesinin hemen ardından Kuzey Makedonya, başta Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyeliği olmak üzere bazı stratejik hedefler belirledi.Uzun müzakereler sonucunda 2020'de NATO üyesi olan ülke, zaman zaman birçok engelle karşılaşsa da gelecek dönemde AB'ye tam üyeliği hedefliyor.Ülke ismini değiştirmesinin ardından NATO&#039;ya üye olabildiMakedonya'nın komşusu Yunanistan ile arasındaki isim sorununun çözüme kavuşturulması için müzakereler yıllarca kesintilere uğrasa da farklı zamanlarda devam etti.BM arabuluculuğunda yapılan müzakerelerin ardından iki ülke arasında Haziran 2018'de Prespa Anlaşması imzalandı.İsim sorununun çözümü ve stratejik partnerlik konularını içeren anlaşmaya göre, ülkenin adının Kuzey Makedonya olarak değiştirilmesi öngörülüyordu. Bu kapsamda Eylül 2018'de referandum yapıldı.Referandumda halka, Makedonya ile Yunanistan arasındaki anlaşmayı kabul ederek AB ve NATO üyeliğine var mısınız? sorusu soruldu. Referanduma katılanların yüzde 91,46'sı evet oyu kullandı.Oylama, dönemin muhalefeti tarafından boykot edilirken, katılım oranı yüzde 36,91'de kaldı.AB ile katılım müzakerelerine 2022&#039;de başladıAB ile 19 Temmuz 2022'de ilk hükümetler arası konferansı düzenleyerek katılım müzakerelerine başlayan Kuzey Makedonya, aday ülke statüsünü 2005'te kazanmıştı.Kuzey Makedonya'nın, Bulgaristan ile imzalanan ikili protokolden kaynaklanan gerekli anayasal değişiklikleri yapmasının ardından AB üyeliği için fasılları açmaya başlaması öngörülüyor. Bu kapsamda, diğer konuların yanı sıra Bulgarların Kuzey Makedonya Anayasası'na dahil edilmesi gerekiyor.Bulgarları anayasaya dahil etmeden AB ile fasıl açamayan Kuzey Makedonya'da bunun gerçekleşmesi için de 120 sandalyeli Meclis'in 3'te 2 çoğunluğuna, yani 80 milletvekiline ihtiyaç bulunuyor.Planlanan değişikliklere göre, anayasada yer alan Kuzey Makedonya vatandaşları; Makedon, Arnavut, Türk, Ulah, Sırp, Roman, Boşnak ifadesine, Bulgar, Hırvat, Karadağlı, Sloven, Yahudi ve Mısırlı ifadesinin de eklenmesi gerekiyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/grafikli-kuzey-makedonya-bagimsizliginin-35-yilini-kutluyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Engelli yüzücüler aynı havuzda hedefe kulaç atıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/engelli-yuzuculer-ayni-havuzda-hedefe-kulac-atiyor/905538/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/engelli-yuzuculer-ayni-havuzda-hedefe-kulac-atiyor/905538/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir / İzmir'de Mavi Kulaçlar Spor Kulübünde yüzmeye başlayan 5 sporcu, şampiyonluk hedefine kendileri gibi engelli olan antrenör Recep Tula ile ulaşmak istiyor - Bedensel engelli Neva Urhan: - Yüzme bana hem sosyalleşme hem de özgüven açısından iyi geldi. İlk başta zorlandım ama antrenörlerimin de desteğiyle alıştım. Hedefim milli takıma girip bayrağımız dalgalandırmak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri : İzmir'de engelli 5 sporcu, yüzme sayesinde hem engellerini aşıyor hem de şampiyonluk için kulaç atıyor.Doğuştan bedensel engelleri bulunan Neva Urhan (12), Ebrar Güntin (15), Çisem Keleş (13) ve Ömer Kara (13) ile görme yetisini kaybeden Rüzgar Kalem (11), ailelerinin yönlendirmesiyle yüzme sporuna başladı.Mavi Kulaçlar Spor Kulübünde bedensel engelli antrenör Recep Tula ile çalışan sporcular, yüzme sayesinde kısa sürede fiziksel olarak gelişim gösterdi. Yüzmede önemli bir eşiği aşan sporcular, katıldıkları yarışlarda kendi kategorilerinde dereceler elde etti.Türkiye Yüzme Federasyonu tarafından Çorum'da 7-9 Ağustos'ta düzenlenen Para Yüzme Kulüplerarası Türkiye Şampiyonası ile DEAF Yüzme Bireysel Yaz Şampiyonası'nda Neva Urhan 50 metre serbestte birinci oldu.Çisem Keleş, 200 metre karışık ve 100 metre kurbağalamada ikinci olurken, Ömer Kara ise 100 metre kurbağalamada ikinciliğe uzandı. Ebrar Güntin de 100 metre sırtüstünde dördüncü oldu. Antalya'da düzenlenen şampiyonada da Rüzgar Kalem 100 metre serbest stil Türkiye birincisi oldu.Engelli sporcuların en büyük hedefi ise milli takıma seçilip uluslararası şampiyonalarda Türk bayrağını dalgalandırmak.Sporculardan Neva Urhan AA muhabirine, annesinin teşvikiyle yüzmeye başladığını, 4 yıldır yüzdüğünü ve Türkiye dereceleri olduğunu söyledi.Paralimpik yarışlara hazırlanmaya devam ettiğini anlatan Urhan, Yüzme bana hem sosyalleşme hem de özgüven açısından iyi geldi. İlk başta zorlandım ama antrenörlerimin de desteğiyle alıştım. Hedefim milli takıma girip bayrağımız dalgalandırmak. dedi.Ebrar Güntin de bu sene ilk kez yarışlara katıldığını belirterek, milli takıma girmek istediğini, ayaklarının güçsüz olması nedeniyle biraz sorun yaşadığını vurguladı.Çisem Keleş ise geçtiğimiz yıl yüzmeye başladığını, kategorilere göre Türkiye şampiyonluğu ve dereceleri elde ettiğini, milli sporcu olmak istediğini dile getirdi.Ömer Kara da doktorunun önerisi üzerine yüzmeye başladığını ifade ederek, Yüzme sayesinde hem arkadaşlarım oldu hem de boyum uzadı. Geleceğimde de yüzmenin önemini gördüm. dedi.Görme engelli Rüzgar Kalem ise doktor tavsiyesiyle fiziksel gelişim için yüzmeye başladığını ifade ederek, 1,5 yıldır yüzüyorum. Giresun ve Antalya'da yarışlara katıldım. Genel klasmanda ve kendi kategorimde birinciliklerim var. Daha fazla yarışa katılmak istiyorum. Milli sporcu olup Avrupa'da Türk bayrağını dalgalandırmak istiyorum. diye konuştu.Çocukların hayatına dokunuyoruzMilli sporcu ve antrenör Recep Tula, 11 yıldır profesyonel olarak yüzme sporuyla ilgilendiğini, kazandığı tecrübeleri de engelli çocuklarla paylaştığını söyledi.Engelli bir antrenör olarak tüm çocuklara ve diğer engellilere örnek olmak istediğini anlatan Tula, şöyle konuştu:Burada yaptığımız sadece yüzme değil çocukların hayatına dokunuyoruz, kaderini değiştiriyoruz. Burada yataktan, oturduğu yerde kalkamayan engelli çocuklarınızı havuza, topluma kazandırıyoruz. Sporcularımız yarışlara katılıyor. Hepsinin belli bir Türkiye derecesi var. Türkiye çapındaki derecelerle kulübümüzü gururlandırırlar. Ayrıca şu anda milli takımı hedeflediğimiz sporcularımız var. Uluslararası yarışlarda boy göstermeyi planlıyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri : İzmir'de engelli 5 sporcu, yüzme sayesinde hem engellerini aşıyor hem de şampiyonluk için kulaç atıyor.Doğuştan bedensel engelleri bulunan Neva Urhan (12), Ebrar Güntin (15), Çisem Keleş (13) ve Ömer Kara (13) ile görme yetisini kaybeden Rüzgar Kalem (11), ailelerinin yönlendirmesiyle yüzme sporuna başladı.Mavi Kulaçlar Spor Kulübünde bedensel engelli antrenör Recep Tula ile çalışan sporcular, yüzme sayesinde kısa sürede fiziksel olarak gelişim gösterdi. Yüzmede önemli bir eşiği aşan sporcular, katıldıkları yarışlarda kendi kategorilerinde dereceler elde etti.Türkiye Yüzme Federasyonu tarafından Çorum'da 7-9 Ağustos'ta düzenlenen Para Yüzme Kulüplerarası Türkiye Şampiyonası ile DEAF Yüzme Bireysel Yaz Şampiyonası'nda Neva Urhan 50 metre serbestte birinci oldu.Çisem Keleş, 200 metre karışık ve 100 metre kurbağalamada ikinci olurken, Ömer Kara ise 100 metre kurbağalamada ikinciliğe uzandı. Ebrar Güntin de 100 metre sırtüstünde dördüncü oldu. Antalya'da düzenlenen şampiyonada da Rüzgar Kalem 100 metre serbest stil Türkiye birincisi oldu.Engelli sporcuların en büyük hedefi ise milli takıma seçilip uluslararası şampiyonalarda Türk bayrağını dalgalandırmak.Sporculardan Neva Urhan AA muhabirine, annesinin teşvikiyle yüzmeye başladığını, 4 yıldır yüzdüğünü ve Türkiye dereceleri olduğunu söyledi.Paralimpik yarışlara hazırlanmaya devam ettiğini anlatan Urhan, Yüzme bana hem sosyalleşme hem de özgüven açısından iyi geldi. İlk başta zorlandım ama antrenörlerimin de desteğiyle alıştım. Hedefim milli takıma girip bayrağımız dalgalandırmak. dedi.Ebrar Güntin de bu sene ilk kez yarışlara katıldığını belirterek, milli takıma girmek istediğini, ayaklarının güçsüz olması nedeniyle biraz sorun yaşadığını vurguladı.Çisem Keleş ise geçtiğimiz yıl yüzmeye başladığını, kategorilere göre Türkiye şampiyonluğu ve dereceleri elde ettiğini, milli sporcu olmak istediğini dile getirdi.Ömer Kara da doktorunun önerisi üzerine yüzmeye başladığını ifade ederek, Yüzme sayesinde hem arkadaşlarım oldu hem de boyum uzadı. Geleceğimde de yüzmenin önemini gördüm. dedi.Görme engelli Rüzgar Kalem ise doktor tavsiyesiyle fiziksel gelişim için yüzmeye başladığını ifade ederek, 1,5 yıldır yüzüyorum. Giresun ve Antalya'da yarışlara katıldım. Genel klasmanda ve kendi kategorimde birinciliklerim var. Daha fazla yarışa katılmak istiyorum. Milli sporcu olup Avrupa'da Türk bayrağını dalgalandırmak istiyorum. diye konuştu.Çocukların hayatına dokunuyoruzMilli sporcu ve antrenör Recep Tula, 11 yıldır profesyonel olarak yüzme sporuyla ilgilendiğini, kazandığı tecrübeleri de engelli çocuklarla paylaştığını söyledi.Engelli bir antrenör olarak tüm çocuklara ve diğer engellilere örnek olmak istediğini anlatan Tula, şöyle konuştu:Burada yaptığımız sadece yüzme değil çocukların hayatına dokunuyoruz, kaderini değiştiriyoruz. Burada yataktan, oturduğu yerde kalkamayan engelli çocuklarınızı havuza, topluma kazandırıyoruz. Sporcularımız yarışlara katılıyor. Hepsinin belli bir Türkiye derecesi var. Türkiye çapındaki derecelerle kulübümüzü gururlandırırlar. Ayrıca şu anda milli takımı hedeflediğimiz sporcularımız var. Uluslararası yarışlarda boy göstermeyi planlıyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ailelere okul çağındaki çocukları için boy-kilo takibi ve beslenme uyarısı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ailelere-okul-cagindaki-cocuklari-icin-boy-kilo-takibi-ve-beslenme-uyarisi/905537/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ailelere-okul-cagindaki-cocuklari-icin-boy-kilo-takibi-ve-beslenme-uyarisi/905537/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:08:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Klinik Şefi Prof. Dr. Fatih Gürbüz: - Ergenlik çağına ulaşmamış okul çağındaki çocuklarda yıllık uzamanın en az 5-6 santimetre olması gerekiyor. Ailelerin en az 3 ila 6 aylık aralıklarla çocuklarının boy ve kilo takiplerini yaptırmaları, uzama hızlarının nasıl olduğunu hesaplatmaları çok önemli - Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Metin Yiğit: - Serbest şeker içeriği yüksek olan gıdalar, özellikle hazır meyve suları, kolalar, paketli gıdalar, kekler ve bisküviler sadece okul çantasında değil, çocuğun günlük beslenmesinde de olmamalı. Çocukların serbest şekerden ve ultra işlenmiş gıdalardan kaçınması gerekiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : DİLHAN TÜRKER YILDIZ - Yeni eğitim öğretim dönemi yaklaşırken uzmanlar, çocukların boy ve kilo gelişiminin düzenli izlenmesi, okul döneminde ise yeterli ve dengeli beslenmenin yanı sıra uyku ve fiziksel aktivite düzeninin korunmasının önem taşıdığını belirtti.Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Klinik Şefi Prof. Dr. Fatih Gürbüz ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Metin Yiğit, AA muhabirine, çocuklarda büyüme ve gelişmenin düzenli takibi ve sağlıklı beslenme konusunda ailelerin dikkat etmesi gerekenleri değerlendirdi.Okul çağının çocukların fiziksel gelişiminin yakından izlenmesi gereken dönemlerden biri olduğuna işaret eden Gürbüz, büyümenin yalnızca mevcut boy ve kilo değerleri üzerinden değil, zaman içerisindeki değişim dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.Gürbüz, tek bir ölçüm üzerinden çocuğun yaşıtlarına göre kısa ya da uzun olduğuna karar vermenin doğru olmadığını, büyümenin sağlıklı değerlendirilebilmesi için boy ve kilo ölçümlerinin zaman içindeki seyrinin takip edilmesi gerektiğini ifade etti.&#039;Anne baba kısa, çocuk da kısa kalacak&#039; demek doğru değildirErgenlik öncesindeki okul çağındaki çocuklarda yıllık uzama hızının önemli bir gösterge olduğunu vurgulayan Gürbüz, Ergenlik çağına ulaşmamış okul çağındaki çocuklarda yıllık uzamanın en az 5-6 santimetre olması gerekiyor. Ailelerin en az 3 ila 6 aylık aralıklarla çocuklarının boy ve kilo takiplerini yaptırmaları, uzama hızlarının nasıl olduğunu hesaplatmaları çok önemli. diye konuştu.Gürbüz, ailelerin büyümedeki yavaşlamayı günlük yaşamda bazı işaretlerden de fark edebileceğini, çocuğun uzun süre aynı kıyafetleri giymesi, ayakkabı numarasının değişmemesi, küçük kardeşiyle arasındaki boy farkının kapanması veya sınıf arkadaşlarıyla arasındaki boy farkının giderek açılmasının dikkate alınması gerektiğini söyledi.Anne ve babanın kısa olmasının, çocukta görülen boy kısalığının göz ardı edilmesi için gerekçe olmadığına işaret eden Gürbüz, Anne babanın kısa olması çocuğun illa ki kısa olması anlamına gelmiyor. Uzama hızında problem yoksa her şey yolunda denilebilir. Ancak uzaması yetersizse 'Anne baba kısa, çocuk da kısa kalacak.' demek doğru değildir. dedi.Büyüme geriliğinin altında farklı nedenlerin bulunabileceğini anlatan Gürbüz, en sık karşılaşılan nedenlerden birinin beslenme yetersizliği olduğunu, yeterli protein, vitamin ve mineral alamayan çocuklarda boy kısalığının görülebildiğini belirtti.Gürbüz, tiroit ve çölyak hastalıkları, büyüme hormonu eksikliği ile kronik karaciğer ve böbrek hastalıklarının da büyümeyi etkileyebileceğine dikkati çekerek, boy uzamasında sorun olduğu düşünülen çocukların öncelikle çocuk hekimi tarafından değerlendirilmesi, gerekli görülmesi halinde çocuk endokrinoloji uzmanına yönlendirilmesi gerektiğini kaydetti.Yeni eğitim öğretim dönemi öncesinde yapılacak kontrollerin önemine işaret eden Gürbüz, Okullar açılmadan önce ailelerin mutlaka bir hekime başvurarak çocuklarının boy ve kilo takiplerini, ölçümlerini ve ergenlik muayenelerini yaptırmaları önemli. Erken ergenlik gibi bulguları varsa ileri tetkiklerin yapılması gerekiyor. dedi.Her çocuğun en az bir spor dalıyla uğraşmasının önemli olduğunu belirten Gürbüz, Erken yatmak çok önemli. Geç saate kadar ayakta durmak büyüme hormonu salınımını etkileyebildiği için çocukların erken yatması gerekiyor. Düzenli ve dengeli beslenme de çocukların büyümesi açısından gerçekten önem taşıyor. diye konuştu.Çocukların serbest şekerden ve ultra işlenmiş gıdalardan kaçınması gerekiyorAnkara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Metin Yiğit de okul çağındaki çocuklarda beslenmenin hem içerik hem çeşit hem de miktar açısından dengeli olması gerektiğini söyledi.Ailelerin beslenme çantası hazırlarken hassas gramaj hesapları yapmasına gerek olmadığını, çocuğun kendi el ölçülerinden yararlanılabileceğini belirten Yiğit, Parmakları saymadan bir avuç içi kadar protein, çocuğun o öğünü için yeterli olabilir. Kendi el ayası kadar tam tahıllı ekmek, bir avuç kadar çiğ badem, fındık veya ceviz ve yumruğu büyüklüğünde bir meyveyle dengeli bir öğün oluşturulabilir. şeklinde konuştu.Çocuğun okulda geçirdiği sürenin de beslenme planında dikkate alınması gerektiğini dile getiren Yiğit, tam gün okulda kalan çocukların beslenmesine meyve ve kuru yemiş gibi ara öğünlerin eklenebileceğini kaydetti.Yiğit, serbest şeker içeriği yüksek ürünlerin çocuklarda kan şekeri ve insülin dengesini etkileyerek açlık-tokluk düzenini bozabildiğinin altını çizerek, Serbest şeker içeriği yüksek olan gıdalar, özellikle hazır meyve suları, kolalar, paketli gıdalar, kekler ve bisküviler sadece okul çantasında değil, çocuğun günlük beslenmesinde de olmamalı. Çocukların serbest şekerden ve ultra işlenmiş gıdalardan kaçınması gerekiyor. ifadelerini kullandı.Çocuğun kahvaltısını yapıp okula gitmesi önemliGereğinden fazla kalori alımının çocuklarda obezite, karaciğer yağlanması, kan şekeri ve lipid bozukluklarına yol açabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Yiğit, fazla yemenin boy uzamasını artırmadığını, çocukların ihtiyaçları kadar ve dengeli beslenmesi gerektiğini söyledi.Yiğit, çocukların okula kahvaltı yaparak gitmesinin önemine değinerek, Okula gitmeden önce kahvaltısını yapmadığı zaman çocuk bir süre sonra acıkmaya başlıyor. Bu kez açlığını bastırmak için bisküvi, meyve suyu gibi serbest şeker içeriği yüksek ürünlere yönelebiliyor. Çocuğun hem akademik başarısı hem de vücut sağlığı için kahvaltısını yapıp okula gitmesi önemli. şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : DİLHAN TÜRKER YILDIZ - Yeni eğitim öğretim dönemi yaklaşırken uzmanlar, çocukların boy ve kilo gelişiminin düzenli izlenmesi, okul döneminde ise yeterli ve dengeli beslenmenin yanı sıra uyku ve fiziksel aktivite düzeninin korunmasının önem taşıdığını belirtti.Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Klinik Şefi Prof. Dr. Fatih Gürbüz ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Metin Yiğit, AA muhabirine, çocuklarda büyüme ve gelişmenin düzenli takibi ve sağlıklı beslenme konusunda ailelerin dikkat etmesi gerekenleri değerlendirdi.Okul çağının çocukların fiziksel gelişiminin yakından izlenmesi gereken dönemlerden biri olduğuna işaret eden Gürbüz, büyümenin yalnızca mevcut boy ve kilo değerleri üzerinden değil, zaman içerisindeki değişim dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.Gürbüz, tek bir ölçüm üzerinden çocuğun yaşıtlarına göre kısa ya da uzun olduğuna karar vermenin doğru olmadığını, büyümenin sağlıklı değerlendirilebilmesi için boy ve kilo ölçümlerinin zaman içindeki seyrinin takip edilmesi gerektiğini ifade etti.&#039;Anne baba kısa, çocuk da kısa kalacak&#039; demek doğru değildirErgenlik öncesindeki okul çağındaki çocuklarda yıllık uzama hızının önemli bir gösterge olduğunu vurgulayan Gürbüz, Ergenlik çağına ulaşmamış okul çağındaki çocuklarda yıllık uzamanın en az 5-6 santimetre olması gerekiyor. Ailelerin en az 3 ila 6 aylık aralıklarla çocuklarının boy ve kilo takiplerini yaptırmaları, uzama hızlarının nasıl olduğunu hesaplatmaları çok önemli. diye konuştu.Gürbüz, ailelerin büyümedeki yavaşlamayı günlük yaşamda bazı işaretlerden de fark edebileceğini, çocuğun uzun süre aynı kıyafetleri giymesi, ayakkabı numarasının değişmemesi, küçük kardeşiyle arasındaki boy farkının kapanması veya sınıf arkadaşlarıyla arasındaki boy farkının giderek açılmasının dikkate alınması gerektiğini söyledi.Anne ve babanın kısa olmasının, çocukta görülen boy kısalığının göz ardı edilmesi için gerekçe olmadığına işaret eden Gürbüz, Anne babanın kısa olması çocuğun illa ki kısa olması anlamına gelmiyor. Uzama hızında problem yoksa her şey yolunda denilebilir. Ancak uzaması yetersizse 'Anne baba kısa, çocuk da kısa kalacak.' demek doğru değildir. dedi.Büyüme geriliğinin altında farklı nedenlerin bulunabileceğini anlatan Gürbüz, en sık karşılaşılan nedenlerden birinin beslenme yetersizliği olduğunu, yeterli protein, vitamin ve mineral alamayan çocuklarda boy kısalığının görülebildiğini belirtti.Gürbüz, tiroit ve çölyak hastalıkları, büyüme hormonu eksikliği ile kronik karaciğer ve böbrek hastalıklarının da büyümeyi etkileyebileceğine dikkati çekerek, boy uzamasında sorun olduğu düşünülen çocukların öncelikle çocuk hekimi tarafından değerlendirilmesi, gerekli görülmesi halinde çocuk endokrinoloji uzmanına yönlendirilmesi gerektiğini kaydetti.Yeni eğitim öğretim dönemi öncesinde yapılacak kontrollerin önemine işaret eden Gürbüz, Okullar açılmadan önce ailelerin mutlaka bir hekime başvurarak çocuklarının boy ve kilo takiplerini, ölçümlerini ve ergenlik muayenelerini yaptırmaları önemli. Erken ergenlik gibi bulguları varsa ileri tetkiklerin yapılması gerekiyor. dedi.Her çocuğun en az bir spor dalıyla uğraşmasının önemli olduğunu belirten Gürbüz, Erken yatmak çok önemli. Geç saate kadar ayakta durmak büyüme hormonu salınımını etkileyebildiği için çocukların erken yatması gerekiyor. Düzenli ve dengeli beslenme de çocukların büyümesi açısından gerçekten önem taşıyor. diye konuştu.Çocukların serbest şekerden ve ultra işlenmiş gıdalardan kaçınması gerekiyorAnkara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Metin Yiğit de okul çağındaki çocuklarda beslenmenin hem içerik hem çeşit hem de miktar açısından dengeli olması gerektiğini söyledi.Ailelerin beslenme çantası hazırlarken hassas gramaj hesapları yapmasına gerek olmadığını, çocuğun kendi el ölçülerinden yararlanılabileceğini belirten Yiğit, Parmakları saymadan bir avuç içi kadar protein, çocuğun o öğünü için yeterli olabilir. Kendi el ayası kadar tam tahıllı ekmek, bir avuç kadar çiğ badem, fındık veya ceviz ve yumruğu büyüklüğünde bir meyveyle dengeli bir öğün oluşturulabilir. şeklinde konuştu.Çocuğun okulda geçirdiği sürenin de beslenme planında dikkate alınması gerektiğini dile getiren Yiğit, tam gün okulda kalan çocukların beslenmesine meyve ve kuru yemiş gibi ara öğünlerin eklenebileceğini kaydetti.Yiğit, serbest şeker içeriği yüksek ürünlerin çocuklarda kan şekeri ve insülin dengesini etkileyerek açlık-tokluk düzenini bozabildiğinin altını çizerek, Serbest şeker içeriği yüksek olan gıdalar, özellikle hazır meyve suları, kolalar, paketli gıdalar, kekler ve bisküviler sadece okul çantasında değil, çocuğun günlük beslenmesinde de olmamalı. Çocukların serbest şekerden ve ultra işlenmiş gıdalardan kaçınması gerekiyor. ifadelerini kullandı.Çocuğun kahvaltısını yapıp okula gitmesi önemliGereğinden fazla kalori alımının çocuklarda obezite, karaciğer yağlanması, kan şekeri ve lipid bozukluklarına yol açabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Yiğit, fazla yemenin boy uzamasını artırmadığını, çocukların ihtiyaçları kadar ve dengeli beslenmesi gerektiğini söyledi.Yiğit, çocukların okula kahvaltı yaparak gitmesinin önemine değinerek, Okula gitmeden önce kahvaltısını yapmadığı zaman çocuk bir süre sonra acıkmaya başlıyor. Bu kez açlığını bastırmak için bisküvi, meyve suyu gibi serbest şeker içeriği yüksek ürünlere yönelebiliyor. Çocuğun hem akademik başarısı hem de vücut sağlığı için kahvaltısını yapıp okula gitmesi önemli. şeklinde konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ailelere-okul-cagindaki-cocuklari-icin-boy-kilo-takibi-ve-beslenme-uyarisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tekirdağ'ın Şarköy ilçesinde denize girilmesi yasaklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tekirdag-in-sarkoy-ilcesinde-denize-girilmesi-yasaklandi/905536/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tekirdag-in-sarkoy-ilcesinde-denize-girilmesi-yasaklandi/905536/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:06:21 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tekirdağ / Tekirdağ'ın Şarköy ilçesinde olumsuz hava şartları nedeniyle bugün denize girilmesi yasaklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tekirdağ Haberleri : Tekirdağ'ın Şarköy ilçesinde olumsuz hava şartları nedeniyle bugün denize girilmesi yasaklandı.Valilikten yapılan açıklamada, olumsuz hava ve deniz koşulları nedeniyle bugün ilçedeki plajlarda denize girilmesinin yasaklandığı belirtildi.Açıklamada, vatandaşlardan yasağa uymaları istendi.Polis ve jandarma ekipleri, bölgede denetimlerde bulunacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tekirdağ Haberleri : Tekirdağ'ın Şarköy ilçesinde olumsuz hava şartları nedeniyle bugün denize girilmesi yasaklandı.Valilikten yapılan açıklamada, olumsuz hava ve deniz koşulları nedeniyle bugün ilçedeki plajlarda denize girilmesinin yasaklandığı belirtildi.Açıklamada, vatandaşlardan yasağa uymaları istendi.Polis ve jandarma ekipleri, bölgede denetimlerde bulunacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/tekirdag-in-sarkoy-ilcesinde-denize-girilmesi-yasaklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türk lirası mevduatın payını artırma politikaları sürdürülecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turk-lirasi-mevduatin-payini-artirma-politikalari-surdurulecek/905535/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turk-lirasi-mevduatin-payini-artirma-politikalari-surdurulecek/905535/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:06:21 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Yeni OVP döneminde yabancı para mevduatın cazibesinin azaltılması, Türk lirası mevduatın payının artırılması ve vadesinin uzatılmasına yönelik politikalar uygulanmaya devam edilecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Yeni Orta Vadeli Program (OVP) döneminde ekonomi yönetimi, yabancı para mevduatın cazibesini azaltmaya, Türk lirası mevduatın payını artırmaya ve vadesini uzatmaya yönelik politikaları sürdürecek. Cari işlemler dengesini ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemek amacıyla yatırım ve ihracata yönelik faaliyetlerde finansmana erişim koşullarını iyileştirecek.AA muhabirinin 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'dan (OVP) derlediği bilgilere göre, küresel belirsizlik ve jeopolitik risklere bağlı olarak uluslararası finans piyasalarında aşırı oynaklıkların görüldüğü 2026 yılında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından dezenflasyon sürecinde politika faizini destekleyici bir araç olarak kullanılan makroihtiyati politika adımlarıyla Türk lirasına geçiş teşvik edildi ve kredi büyümesinin enflasyonla uyumlu seviyelerde seyretmesi sağlandı.Bu çerçevede, ocak ayında yabancı para (YP) kredilere ilişkin büyüme sınırı sıkılaştırılırken tüketici kredili mevduat hesaplarının (KMH) limitleri için de büyüme sınırı getirildi.Martta, kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasında istisna edilen kredilerin kapsamı daraltıldı. Mayıs sonunda ise tüketicilere kullandırılan ihtiyaç ve taşıt kredileri ile KMH limitleri ve Türk lirası ticari krediler için kredi büyüme sınırları düşürüldü. YP kredilere ilişkin büyüme sınırının düşürülmesinin etkisiyle kur etkisinden arındırılmış yıllıklandırılmış YP ticari kredi artışı 28 Ağustos itibarıyla yüzde 11,2 seviyesine geriledi. Ayrıca ocakta TL cinsi yurt dışı repo işlemlerinden sağlanan fonlar ve yurt dışından kullanılan krediler için zorunlu karşılık oranları artırıldı.Program döneminde kredi faizleri, TCMB'nin politika adımlarıyla uyumlu hareket etti. Fonlama maliyetlerindeki artış hem ticari hem de bireysel kredi faiz oranlarına yansıdı. Ticari kredi kompozisyonu, YP kredi büyümesindeki kısıtların etkisiyle Türk lirası lehine gelişti. Sıkı finansal koşulların etkisiyle reel sektörün borçluluğu ve finansal kaldıraç oranı tarihi ortalamalarının altında kalırken YP krediler büyük ölçekli firmalarda yoğunlaştı.Makroihtiyati düzenlemeler hanehalkı borçluluğunu da dengelerken bireysel kredi kartı ve KMH büyümesi yavaşladı. Hanehalkı varlıklarında TL mevduat tercihi öne çıkarken değerli metal fiyatlarındaki hızlı yükseliş, YP mevduat kompozisyonunda kıymetli maden hesaplarının payının artmasına neden oldu.Bankacılık sektörünün takibe dönüşüm oranı, Temmuz 2026 itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2'den yüzde 2,9'a yükseldi ancak tarihi ortalamasının altında seyretmeye devam etti. Söz konusu yükselişte küçük ve orta büyüklükteki işletme (KOBİ) kredileri, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarının alacak bakiyesindeki artış etkili oldu.Ocak 2026 itibarıyla kredi kartları ve ihtiyaç kredilerine yeniden yapılandırma imkanı getirildi. Takipteki alacaklar için ayrılan yüksek karşılık oranları ve bankaların güçlü sermaye yapısı, finansal istikrara yönelik riskleri sınırlandırdı.Bankacılık sektörünün istikrarlı karlılık yapısı, sermaye yeterliliğini destekleyen en önemli unsur olmaya devam ederken Sermaye Yeterliliği Rasyosu (SYR) hesaplamasında kullanılan geçici esneklikler 2026 yılı itibarıyla sonlandırıldı.Aralık 2025 itibarıyla yüzde 19,7 seviyesinde bulunan sektör SYR'si, söz konusu düzenlemelerin de etkisiyle Ocak 2026 itibarıyla yüzde 16,8'e geriledi ve Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 16,6 seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu rasyo, Basel kriterlerine göre belirlenen yüzde 8'lik yasal alt sınırın ve BDDK'nin yüzde 12 olarak belirlediği hedef oranın üzerinde seyretmeye devam ediyor.Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasından çıkış stratejisi çerçevesinde, 23 Ağustos 2025 itibarıyla gerçek kişiler için hesap açma ve yenileme işlemleri sonlandırıldı. Karar sonrası 9,6 milyar dolar seviyesinde bulunan gerçek kişi KKM bakiyesi, Ağustos 2026'da tamamen sıfırlandı.Tüzel kişiler için 15 Şubat 2025 itibarıyla hesap açma ve yenileme işlemleri sonlandırıldı ve tüzel kişi KKM bakiyesi, 2025 yılı ağustos ayındaki 200 milyon dolar seviyesinden Aralık 2025 itibarıyla sıfıra indi.Bu kapsamda, Ağustos 2023'te toplam mevduat içinde yüzde 26,2 paya ulaşan KKM bakiyesi tasfiye edilirken KKM'nin Türk lirasını teşvik edici rolü çerçevesinde TL cinsi mevduatın toplam mevduat içindeki payı 28 Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 61,5'e yükseldi.Türk lirası cinsinden yatırım araçları teşvik edilecekOVP'ye göre, Türk lirası cinsinden yatırım araçları teşvik edilecek, kredi büyümesine yönelik para politikasıyla uyumlu politikalar sürdürülecek, yatırım ve ihracata yönelik faaliyetlerde finansman koşulları iyileştirilecek.Yabancı para mevduatın cazibesinin azaltılması, Türk lirası mevduatın payının artırılması ve vadesinin uzatılmasına yönelik politikalar uygulanmaya devam edilecek. Cari işlemler dengesini ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemek amacıyla yatırım ve ihracata yönelik faaliyetlerde finansmana erişim koşulları iyileştirilmeye devam edilecek.İç talebi dengelemek, enflasyon beklentilerini çıpalamak ve cari işlemler açığını azaltmak amacıyla bireysel krediler ve hedefli olmayan ticari kredilerde para politikası duruşunu destekleyici politikalar uygulanmaya devam edilecek.Finansal sektör düzenlemeleri, uluslararası standartlara uyum ile sektörde yaşanan yeni gelişmeler gözetilerek geliştirilecek. Basel III Final (Basel IV) düzenlemesine uyum sağlanması amacıyla, AB mevzuatı da göz önünde bulundurularak bankaların kamuya açıklama yükümlülükleri ile ilgili mevzuatta gerekli değişiklikler yapılacak ve uygulamaya geçirilecek.Tasarruf finansman şirketlerinin faaliyetlerine ilişkin süreçlerin sağlıklı sürdürülmesi, dengeli bir şekilde büyümelerinin sağlanması ve müşterilerin menfaatlerinin korunması amacıyla düzenlemeler yapılmaya devam edilecek.Düzenlemelerin sadeleştirilmesi çalışmalarına devam edilerek finansal sektörün aracılık faaliyetlerini etkin bir şekilde sürdürmesi sağlanacak. Uluslararası iyi uygulamalara uyum sağlanması amacıyla bankaların kurumsal yönetim ilkeleri ile iç sistemleri ve içsel sermaye değerlendirme süreçlerine ilişkin ilgili mevzuatta değişiklikler yapılacak.Kalkınma bankacılığının yeniden yapılandırılması ve etkinliğinin artırılması için mevzuat altyapısı ve organizasyon yapısı güçlendirilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Yeni Orta Vadeli Program (OVP) döneminde ekonomi yönetimi, yabancı para mevduatın cazibesini azaltmaya, Türk lirası mevduatın payını artırmaya ve vadesini uzatmaya yönelik politikaları sürdürecek. Cari işlemler dengesini ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemek amacıyla yatırım ve ihracata yönelik faaliyetlerde finansmana erişim koşullarını iyileştirecek.AA muhabirinin 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'dan (OVP) derlediği bilgilere göre, küresel belirsizlik ve jeopolitik risklere bağlı olarak uluslararası finans piyasalarında aşırı oynaklıkların görüldüğü 2026 yılında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından dezenflasyon sürecinde politika faizini destekleyici bir araç olarak kullanılan makroihtiyati politika adımlarıyla Türk lirasına geçiş teşvik edildi ve kredi büyümesinin enflasyonla uyumlu seviyelerde seyretmesi sağlandı.Bu çerçevede, ocak ayında yabancı para (YP) kredilere ilişkin büyüme sınırı sıkılaştırılırken tüketici kredili mevduat hesaplarının (KMH) limitleri için de büyüme sınırı getirildi.Martta, kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasında istisna edilen kredilerin kapsamı daraltıldı. Mayıs sonunda ise tüketicilere kullandırılan ihtiyaç ve taşıt kredileri ile KMH limitleri ve Türk lirası ticari krediler için kredi büyüme sınırları düşürüldü. YP kredilere ilişkin büyüme sınırının düşürülmesinin etkisiyle kur etkisinden arındırılmış yıllıklandırılmış YP ticari kredi artışı 28 Ağustos itibarıyla yüzde 11,2 seviyesine geriledi. Ayrıca ocakta TL cinsi yurt dışı repo işlemlerinden sağlanan fonlar ve yurt dışından kullanılan krediler için zorunlu karşılık oranları artırıldı.Program döneminde kredi faizleri, TCMB'nin politika adımlarıyla uyumlu hareket etti. Fonlama maliyetlerindeki artış hem ticari hem de bireysel kredi faiz oranlarına yansıdı. Ticari kredi kompozisyonu, YP kredi büyümesindeki kısıtların etkisiyle Türk lirası lehine gelişti. Sıkı finansal koşulların etkisiyle reel sektörün borçluluğu ve finansal kaldıraç oranı tarihi ortalamalarının altında kalırken YP krediler büyük ölçekli firmalarda yoğunlaştı.Makroihtiyati düzenlemeler hanehalkı borçluluğunu da dengelerken bireysel kredi kartı ve KMH büyümesi yavaşladı. Hanehalkı varlıklarında TL mevduat tercihi öne çıkarken değerli metal fiyatlarındaki hızlı yükseliş, YP mevduat kompozisyonunda kıymetli maden hesaplarının payının artmasına neden oldu.Bankacılık sektörünün takibe dönüşüm oranı, Temmuz 2026 itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2'den yüzde 2,9'a yükseldi ancak tarihi ortalamasının altında seyretmeye devam etti. Söz konusu yükselişte küçük ve orta büyüklükteki işletme (KOBİ) kredileri, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarının alacak bakiyesindeki artış etkili oldu.Ocak 2026 itibarıyla kredi kartları ve ihtiyaç kredilerine yeniden yapılandırma imkanı getirildi. Takipteki alacaklar için ayrılan yüksek karşılık oranları ve bankaların güçlü sermaye yapısı, finansal istikrara yönelik riskleri sınırlandırdı.Bankacılık sektörünün istikrarlı karlılık yapısı, sermaye yeterliliğini destekleyen en önemli unsur olmaya devam ederken Sermaye Yeterliliği Rasyosu (SYR) hesaplamasında kullanılan geçici esneklikler 2026 yılı itibarıyla sonlandırıldı.Aralık 2025 itibarıyla yüzde 19,7 seviyesinde bulunan sektör SYR'si, söz konusu düzenlemelerin de etkisiyle Ocak 2026 itibarıyla yüzde 16,8'e geriledi ve Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 16,6 seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu rasyo, Basel kriterlerine göre belirlenen yüzde 8'lik yasal alt sınırın ve BDDK'nin yüzde 12 olarak belirlediği hedef oranın üzerinde seyretmeye devam ediyor.Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasından çıkış stratejisi çerçevesinde, 23 Ağustos 2025 itibarıyla gerçek kişiler için hesap açma ve yenileme işlemleri sonlandırıldı. Karar sonrası 9,6 milyar dolar seviyesinde bulunan gerçek kişi KKM bakiyesi, Ağustos 2026'da tamamen sıfırlandı.Tüzel kişiler için 15 Şubat 2025 itibarıyla hesap açma ve yenileme işlemleri sonlandırıldı ve tüzel kişi KKM bakiyesi, 2025 yılı ağustos ayındaki 200 milyon dolar seviyesinden Aralık 2025 itibarıyla sıfıra indi.Bu kapsamda, Ağustos 2023'te toplam mevduat içinde yüzde 26,2 paya ulaşan KKM bakiyesi tasfiye edilirken KKM'nin Türk lirasını teşvik edici rolü çerçevesinde TL cinsi mevduatın toplam mevduat içindeki payı 28 Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 61,5'e yükseldi.Türk lirası cinsinden yatırım araçları teşvik edilecekOVP'ye göre, Türk lirası cinsinden yatırım araçları teşvik edilecek, kredi büyümesine yönelik para politikasıyla uyumlu politikalar sürdürülecek, yatırım ve ihracata yönelik faaliyetlerde finansman koşulları iyileştirilecek.Yabancı para mevduatın cazibesinin azaltılması, Türk lirası mevduatın payının artırılması ve vadesinin uzatılmasına yönelik politikalar uygulanmaya devam edilecek. Cari işlemler dengesini ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemek amacıyla yatırım ve ihracata yönelik faaliyetlerde finansmana erişim koşulları iyileştirilmeye devam edilecek.İç talebi dengelemek, enflasyon beklentilerini çıpalamak ve cari işlemler açığını azaltmak amacıyla bireysel krediler ve hedefli olmayan ticari kredilerde para politikası duruşunu destekleyici politikalar uygulanmaya devam edilecek.Finansal sektör düzenlemeleri, uluslararası standartlara uyum ile sektörde yaşanan yeni gelişmeler gözetilerek geliştirilecek. Basel III Final (Basel IV) düzenlemesine uyum sağlanması amacıyla, AB mevzuatı da göz önünde bulundurularak bankaların kamuya açıklama yükümlülükleri ile ilgili mevzuatta gerekli değişiklikler yapılacak ve uygulamaya geçirilecek.Tasarruf finansman şirketlerinin faaliyetlerine ilişkin süreçlerin sağlıklı sürdürülmesi, dengeli bir şekilde büyümelerinin sağlanması ve müşterilerin menfaatlerinin korunması amacıyla düzenlemeler yapılmaya devam edilecek.Düzenlemelerin sadeleştirilmesi çalışmalarına devam edilerek finansal sektörün aracılık faaliyetlerini etkin bir şekilde sürdürmesi sağlanacak. Uluslararası iyi uygulamalara uyum sağlanması amacıyla bankaların kurumsal yönetim ilkeleri ile iç sistemleri ve içsel sermaye değerlendirme süreçlerine ilişkin ilgili mevzuatta değişiklikler yapılacak.Kalkınma bankacılığının yeniden yapılandırılması ve etkinliğinin artırılması için mevzuat altyapısı ve organizasyon yapısı güçlendirilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>AfD'nin Saksonya-Anhalt zaferinin ardından gözler Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern'deki seçimlerde</title>
      <link>https://www.canligaste.com/afd-nin-secim-zaferinin-ardindan-saksonya-anhalt-ta-halk-hukumetin-kurulmasinin-zor-olacagi-gorusunde/905534/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/afd-nin-secim-zaferinin-ardindan-saksonya-anhalt-ta-halk-hukumetin-kurulmasinin-zor-olacagi-gorusunde/905534/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:06:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / AfD, Mecklenburg-Vorpommern'deki son anketlerde yüzde 35-37 ile ilk sırada yer alırken, Berlin'de CDU, Sol Parti, AfD ve Yeşiller arasındaki yarış yakın seyrediyor - Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern seçimleri, CDU'nun Saksonya-Anhalt'taki ağır yenilgisinin ardından Başbakan Friedrich Merz ve federal hükümet için yeni sınav olarak görülüyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : SALİH OKUROĞLU - Almanya'da Almanya için Alternatif (AfD) partisinin, Saksonya-Anhalt Eyalet Meclisi seçiminde yüzde 43,8 oyla açık farkla birinci olması, gözleri 20 Eylül'de sandığa gidecek Berlin ile Mecklenburg-Vorpommern'e çevirdi.Geçici resmi sonuçlara göre, 83 sandalyeli Saksonya-Anhalt Eyalet Meclisinde 39 milletvekili çıkaran AfD, 42 sandalyeli mutlak çoğunluğun 3 sandalye gerisinde kaldı.AfD, 2021'de yüzde 20,8 olan oy oranını iki katından fazlasına çıkardı. Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) ise 19,9 puan kaybederek yüzde 17,2'ye geriledi.Anketlere göre AfD, Mecklenburg-Vorpommern'de de birincilik adayı olarak öne çıkarken Berlin'de dört parti birkaç puanlık aralıkta sıralanıyor. İki eyalette de seçimi birinci tamamlayan partinin hükümeti kuracağı garanti görülmüyor.Berlin&#039;de dört partili yarışBerlin'deki meclis seçimi, eyalet hükümetinin yapısını belirleyecek. Seçim aynı zamanda Saksonya-Anhalt sonucunun federal siyasette oluşturduğu etkinin ilk göstergelerinden biri olacak.Kamu yayıncısı Rundfunk Berlin-Brandenburg (RBB) için Infratest dimap tarafından yapılan ankette, CDU yüzde 21, Sol Parti yüzde 19, AfD ve Yeşiller yüzde 18'er destek aldı. Federal hükümetin küçük ortağı Sosyal Demokrat Partinin (SPD) oyu yüzde 11'e gerilerken Sosyal Adalet ve Ekonomik Anlayış İttifakı (BSW) yüzde 4'te kaldı.INSA'nın son araştırmasında da CDU'ya destek yüzde 20, Sol Partiye yüzde 19 ve AfD'ye yüzde 18 olarak kaydedildi. SPD ile Yeşiller yüzde 15'er destek aldı.Bu oranlar, mevcut CDU-SPD hükümetinin çoğunluğu kaybedeceğine işaret ediyor. Seçimden sonra CDU-SPD-Yeşiller veya Sol Parti-SPD-Yeşiller koalisyonlarının kurulabileceği değerlendiriliyor.CDU, SPD, Sol Parti ve Yeşillerin AfD ile koalisyonu reddetmesi nedeniyle parti seçimi birinci tamamlasa bile hükümet kurabilecek ortağa sahip görünmüyor.Uzmanlar, buna karşılık Saksonya-Anhalt zaferinin AfD'ye ivme kazandırabileceği, aynı zamanda AfD karşıtı seçmenleri Sol Parti veya Yeşiller etrafında harekete geçirebileceği tahminlerini yapıyor.Berlin'de konut ve kira fiyatları seçim kampanyasının başlıca yerel gündemini oluştururken mevcut CDU-SPD hükümetinden memnun olmayanların oranı yüzde 77'ye ulaşıyor.Mecklenburg-Vorpommern&#039;de AfD ile SPD arasındaki fark azalıyorKamu yayıncısı NDR için Infratest dimap tarafından yapılan son ankette, AfD yüzde 35, mevcut Eyalet Başbakanı Manuela Schwesig'in SPD'si yüzde 32 destek aldı.Anket sonuçlarına göre Sol Parti yüzde 11, CDU yüzde 8, Yeşiller yüzde 5 ve BSW yüzde 4 oy oranına ulaştı.Forsa'nın Ostsee-Zeitung için yaptığı araştırmada ise AfD yüzde 37, SPD yüzde 28, Sol Parti yüzde 11, CDU yüzde 10, Yeşiller yüzde 5 ve BSW yüzde 4 destek aldı.İki araştırmada da SPD-Sol Parti hükümeti çoğunluğunu kaybediyor.Infratest dimap sonuçları, Yeşillerin yüzde 5 barajını geçmesi halinde SPD-Sol Parti-Yeşiller koalisyonuna imkan verirken Forsa araştırmasındaki oranlar bu üçlüye yetmiyor.AfD'nin parti tercihlerinde önde bulunmasına karşın seçmenlerin yüzde 56'sı SPD, yüzde 31'i AfD liderliğinde hükümeti tercih ediyor. Eyalet başbakanının doğrudan halk tarafından seçilmesi durumunda Schwesig'i tercih edeceğini belirtenlerin oranı yüzde 60 olurken, AfD'nin adayı Leif-Erik Holm'a destek yüzde 25'te kaldı.CDU'nun hem AfD hem de Sol Parti ile koalisyonu reddetmesi, SPD-Sol Parti-Yeşiller ittifakının çoğunluğa ulaşamaması halinde hükümet kurma sürecini zorlaştırabilir.BSW&#039;nin tutumu hükümet hesaplarını etkileyebilirHer iki eyalette de yüzde 4 düzeyinde ölçülen BSW'nin seçim barajını geçip geçememesi, sandalye dağılımını ve hükümet seçeneklerini değiştirebilir.BSW'nin Saksonya-Anhalt'taki baş adayı Thomas Schulze, seçimlerin ardından AfD dahil bütün partilerle görüşeceklerini açıkladı. BSW milletvekillerinin eyalet başbakanı seçiminin olası üçüncü turunda çekimser kalması, bu turda en fazla oyu alan adayın seçilmesi nedeniyle AfD adayının önünü açabilir.Mecklenburg-Vorpommern BSW teşkilatı, AfD ile koalisyon kurmayacağını açıklarken partiler üstü bir başbakan ile bakanların uzmanlıklarına göre belirleneceği bir hükümet modelini savunuyor. Teşkilat, bu modelde AfD dahil mecliste temsil edilen tüm partilerle somut konular temelinde işbirliği yapılabileceğini belirtiyor.Öte yandan, BSW'nin AfD ile işbirliğine yaklaşımı ve federal yönetimle yaşanan görüş ayrılıkları, parti içindeki bölünmeyi derinleştirdi. Thüringen'de BSW listesinden seçilen 15 milletvekilinden 13'ü partiden ayrıldı. Katja Wolf çevresindeki eski BSW üyeleri Thüringen. Gerecht adlı yeni parti kurarken 10 milletvekili aynı adla yeni meclis grubu oluşturmayı planlıyor.Merz üzerindeki baskı arttıSaksonya-Anhalt sonucu, Başbakan ve CDU Genel Başkanı Friedrich Merz açısından da ağır siyasi yenilgi olarak değerlendiriliyor.Merz, CDU yönetiminin sonuç karşısında derin şok yaşadığını belirterek, bunun partinin yıllar, hatta on yıllardır aldığı en ağır yenilgi olduğunu söylemişti.Kendi liderliğinin de seçim kampanyasında önemli tartışma konusu olduğunu kabul eden Merz, ekonomik ve sosyal reform programını sürdürmekte kararlı olduğunu belirterek, Vazgeçmek benim için bir seçenek değil. ifadelerini kullanmıştı.Eylül ayı ARD-DeutschlandTrend araştırmasında Almanların yalnızca yüzde 13'ü Merz'in çalışmalarından memnun olduğunu belirtirken yüzde 83'ü olumsuz görüş bildirdi. AfD yüzde 27 ile ülke genelinde birinci sırada yer alırken CDU ve CSU yüzde 21'de kaldı.Federal hükümetin diğer ortağı SPD'den ise seçim sonucunun federal hükümete verilmiş bir mesaj olduğu ve emeklilik, bakım sistemi ile bütçe politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönünde açıklamalar geldi.Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern seçimleri, CDU'nun Saksonya-Anhalt'taki yenilgisinin tek bir eyaletle sınırlı kalıp kalmayacağını göstermesi bakımından Merz ve federal hükümet için yeni bir sınav olarak görülüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : SALİH OKUROĞLU - Almanya'da Almanya için Alternatif (AfD) partisinin, Saksonya-Anhalt Eyalet Meclisi seçiminde yüzde 43,8 oyla açık farkla birinci olması, gözleri 20 Eylül'de sandığa gidecek Berlin ile Mecklenburg-Vorpommern'e çevirdi.Geçici resmi sonuçlara göre, 83 sandalyeli Saksonya-Anhalt Eyalet Meclisinde 39 milletvekili çıkaran AfD, 42 sandalyeli mutlak çoğunluğun 3 sandalye gerisinde kaldı.AfD, 2021'de yüzde 20,8 olan oy oranını iki katından fazlasına çıkardı. Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) ise 19,9 puan kaybederek yüzde 17,2'ye geriledi.Anketlere göre AfD, Mecklenburg-Vorpommern'de de birincilik adayı olarak öne çıkarken Berlin'de dört parti birkaç puanlık aralıkta sıralanıyor. İki eyalette de seçimi birinci tamamlayan partinin hükümeti kuracağı garanti görülmüyor.Berlin&#039;de dört partili yarışBerlin'deki meclis seçimi, eyalet hükümetinin yapısını belirleyecek. Seçim aynı zamanda Saksonya-Anhalt sonucunun federal siyasette oluşturduğu etkinin ilk göstergelerinden biri olacak.Kamu yayıncısı Rundfunk Berlin-Brandenburg (RBB) için Infratest dimap tarafından yapılan ankette, CDU yüzde 21, Sol Parti yüzde 19, AfD ve Yeşiller yüzde 18'er destek aldı. Federal hükümetin küçük ortağı Sosyal Demokrat Partinin (SPD) oyu yüzde 11'e gerilerken Sosyal Adalet ve Ekonomik Anlayış İttifakı (BSW) yüzde 4'te kaldı.INSA'nın son araştırmasında da CDU'ya destek yüzde 20, Sol Partiye yüzde 19 ve AfD'ye yüzde 18 olarak kaydedildi. SPD ile Yeşiller yüzde 15'er destek aldı.Bu oranlar, mevcut CDU-SPD hükümetinin çoğunluğu kaybedeceğine işaret ediyor. Seçimden sonra CDU-SPD-Yeşiller veya Sol Parti-SPD-Yeşiller koalisyonlarının kurulabileceği değerlendiriliyor.CDU, SPD, Sol Parti ve Yeşillerin AfD ile koalisyonu reddetmesi nedeniyle parti seçimi birinci tamamlasa bile hükümet kurabilecek ortağa sahip görünmüyor.Uzmanlar, buna karşılık Saksonya-Anhalt zaferinin AfD'ye ivme kazandırabileceği, aynı zamanda AfD karşıtı seçmenleri Sol Parti veya Yeşiller etrafında harekete geçirebileceği tahminlerini yapıyor.Berlin'de konut ve kira fiyatları seçim kampanyasının başlıca yerel gündemini oluştururken mevcut CDU-SPD hükümetinden memnun olmayanların oranı yüzde 77'ye ulaşıyor.Mecklenburg-Vorpommern&#039;de AfD ile SPD arasındaki fark azalıyorKamu yayıncısı NDR için Infratest dimap tarafından yapılan son ankette, AfD yüzde 35, mevcut Eyalet Başbakanı Manuela Schwesig'in SPD'si yüzde 32 destek aldı.Anket sonuçlarına göre Sol Parti yüzde 11, CDU yüzde 8, Yeşiller yüzde 5 ve BSW yüzde 4 oy oranına ulaştı.Forsa'nın Ostsee-Zeitung için yaptığı araştırmada ise AfD yüzde 37, SPD yüzde 28, Sol Parti yüzde 11, CDU yüzde 10, Yeşiller yüzde 5 ve BSW yüzde 4 destek aldı.İki araştırmada da SPD-Sol Parti hükümeti çoğunluğunu kaybediyor.Infratest dimap sonuçları, Yeşillerin yüzde 5 barajını geçmesi halinde SPD-Sol Parti-Yeşiller koalisyonuna imkan verirken Forsa araştırmasındaki oranlar bu üçlüye yetmiyor.AfD'nin parti tercihlerinde önde bulunmasına karşın seçmenlerin yüzde 56'sı SPD, yüzde 31'i AfD liderliğinde hükümeti tercih ediyor. Eyalet başbakanının doğrudan halk tarafından seçilmesi durumunda Schwesig'i tercih edeceğini belirtenlerin oranı yüzde 60 olurken, AfD'nin adayı Leif-Erik Holm'a destek yüzde 25'te kaldı.CDU'nun hem AfD hem de Sol Parti ile koalisyonu reddetmesi, SPD-Sol Parti-Yeşiller ittifakının çoğunluğa ulaşamaması halinde hükümet kurma sürecini zorlaştırabilir.BSW&#039;nin tutumu hükümet hesaplarını etkileyebilirHer iki eyalette de yüzde 4 düzeyinde ölçülen BSW'nin seçim barajını geçip geçememesi, sandalye dağılımını ve hükümet seçeneklerini değiştirebilir.BSW'nin Saksonya-Anhalt'taki baş adayı Thomas Schulze, seçimlerin ardından AfD dahil bütün partilerle görüşeceklerini açıkladı. BSW milletvekillerinin eyalet başbakanı seçiminin olası üçüncü turunda çekimser kalması, bu turda en fazla oyu alan adayın seçilmesi nedeniyle AfD adayının önünü açabilir.Mecklenburg-Vorpommern BSW teşkilatı, AfD ile koalisyon kurmayacağını açıklarken partiler üstü bir başbakan ile bakanların uzmanlıklarına göre belirleneceği bir hükümet modelini savunuyor. Teşkilat, bu modelde AfD dahil mecliste temsil edilen tüm partilerle somut konular temelinde işbirliği yapılabileceğini belirtiyor.Öte yandan, BSW'nin AfD ile işbirliğine yaklaşımı ve federal yönetimle yaşanan görüş ayrılıkları, parti içindeki bölünmeyi derinleştirdi. Thüringen'de BSW listesinden seçilen 15 milletvekilinden 13'ü partiden ayrıldı. Katja Wolf çevresindeki eski BSW üyeleri Thüringen. Gerecht adlı yeni parti kurarken 10 milletvekili aynı adla yeni meclis grubu oluşturmayı planlıyor.Merz üzerindeki baskı arttıSaksonya-Anhalt sonucu, Başbakan ve CDU Genel Başkanı Friedrich Merz açısından da ağır siyasi yenilgi olarak değerlendiriliyor.Merz, CDU yönetiminin sonuç karşısında derin şok yaşadığını belirterek, bunun partinin yıllar, hatta on yıllardır aldığı en ağır yenilgi olduğunu söylemişti.Kendi liderliğinin de seçim kampanyasında önemli tartışma konusu olduğunu kabul eden Merz, ekonomik ve sosyal reform programını sürdürmekte kararlı olduğunu belirterek, Vazgeçmek benim için bir seçenek değil. ifadelerini kullanmıştı.Eylül ayı ARD-DeutschlandTrend araştırmasında Almanların yalnızca yüzde 13'ü Merz'in çalışmalarından memnun olduğunu belirtirken yüzde 83'ü olumsuz görüş bildirdi. AfD yüzde 27 ile ülke genelinde birinci sırada yer alırken CDU ve CSU yüzde 21'de kaldı.Federal hükümetin diğer ortağı SPD'den ise seçim sonucunun federal hükümete verilmiş bir mesaj olduğu ve emeklilik, bakım sistemi ile bütçe politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği yönünde açıklamalar geldi.Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern seçimleri, CDU'nun Saksonya-Anhalt'taki yenilgisinin tek bir eyaletle sınırlı kalıp kalmayacağını göstermesi bakımından Merz ve federal hükümet için yeni bir sınav olarak görülüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/afd-nin-saksonya-anhalt-zaferinin-ardindan-gozler-berlin-ve-mecklenburg-vorpommern-deki-secimlerde.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Teknoloji şirketleri yapay zeka ile çalışanların yerini doldurma planlarını yeniden düşünüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/teknoloji-sirketleri-yapay-zeka-ile-calisanlarin-yerini-doldurma-planlarini-yeniden-dusunuyor/905533/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/teknoloji-sirketleri-yapay-zeka-ile-calisanlarin-yerini-doldurma-planlarini-yeniden-dusunuyor/905533/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:06:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Meta'nın çalışanların yerine yapay zeka ajanlarını kullanmayı öngören dönüşüm planından geri adım atması, teknoloji sektöründe daha az çalışanla daha fazla iş modelinin sınırlarını yeniden gündeme taşıdı - Klarna gibi erken örneklerde de insan çalışanlara yeniden ihtiyaç duyulurken, son istihdam verileri özellikle yazılım mühendislerinin beklendiği ölçüde iş gücü dışına itilmediğini gösteriyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : FİRDEVS BULUT KARTAL - Teknoloji şirketlerinin yapay zeka sayesinde daha küçük ekiplerle çalışma hedefinde değişikliklere gidiliyor.AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Meta'nın bazı ekiplerde çalışan sayısını yüzde 60'a kadar azaltmayı ve görevlerin önemli bölümünü yapay zeka ajanlarına devretmeyi öngören yeniden yapılanma planı, beklenen verimliliğin sağlanamamasının ardından geri çekildi.Reuters'ın şirket içi belgelere dayanan araştırmasına göre Meta, ilk işten çıkarma dalgasının ardından planlanan yeni kesintileri durdurdu. Şirket içi veriler yapay zeka sistemlerinin öngörülen verimlilik artışını sağlamadığını, buna karşılık teknik sorunların ve çalışanların bu sorunları çözmek için harcadığı sürenin arttığını gösterdi.Meta CEO'su Mark Zuckerberg daha sonra 2026 içinde şirket çapında yeni bir işten çıkarma planlanmadığını açıkladı.Benzer bir geri dönüş daha önce İsveç merkezli finansal teknoloji (fintech) şirketi Klarna'da yaşandı. Yapay zeka destekli müşteri hizmetleri sisteminin yüzlerce çalışanın işini yapabildiğini açıklayan ve işe alımları büyük ölçüde durduran şirket, hizmet kalitesine ilişkin sorunların ardından yeniden insan çalışan istihdam etmeye başladı.Klarna CEO'su Sebastian Siemiatkowski, şirketin maliyet azaltmaya fazla odaklandığını kabul ederken yeni modelde yapay zekanın rutin talepleri karşılamaya devam etmesi, ancak müşterilerin gerektiğinde gerçek bir çalışana ulaşabilmesi benimsendi.Yazılım mühendisliği işe alımları daha dirençliŞirketlerin yapay zeka kullanımından vazgeçtiğine dair bir işaret bulunmuyor. Bunun yanında teknolojinin insan çalışanların doğrudan yerine geçirilmesine ilişkin beklentilerde değişime gidiliyor.Bu durum özellikle yazılım sektöründeki istihdam verilerinde kendisini gösteriyor. SignalFire'ın 2026 teknoloji istihdamı raporuna göre, büyük teknoloji şirketlerinde toplam işe alım 2019'a kıyasla yüzde 25 gerilerken, yazılım mühendisliği işe alımlarındaki düşüş yüzde 11'de kaldı. Yazılım mühendislerinin toplam işe alımlar içindeki payı ise yüzde 46'dan yüzde 55'e yükseldi.Yapay zeka ve makine öğrenimi mühendisleri gibi alanlarda istihdam artarken, tasarım, pazarlama ve ürün yönetimi gibi pozisyonlarda çok daha sert düşüşler yaşandı.Stanford Digital Economy Lab'in ABD bordro verilerine dayanan araştırması da ekonomi genelinde yapay zeka kaynaklı yaygın bir iş kaybına dair kanıt bulamadı. Ancak yapay zekaya yüksek ölçüde maruz kalan mesleklerde 22-25 yaş grubunun istihdamının daha zayıf seyrettiği görüldü.Araştırmacılara göre bu etkinin önemli bölümü işten çıkarmalardan değil, şirketlerin giriş seviyesi çalışanları daha az işe almasından kaynaklanıyor.Teknoloji sektöründe küçülmeler sürüyor ve şirketler yapay zeka yatırımlarını artırmaya devam ediyor. Ancak Meta ve Klarna örnekleri ile son işe alım verileri, şirketlerin yapay zekayı insan çalışanların doğrudan yerine koymaktan çok daha küçük, daha teknik ve yapay zekayı kullanan ekipler kurmak için kullandığını gösteriyor.Son dönemdeki deneyimler, yapay zekadan elde edilen verimlilik artışını doğrudan çalışan sayısını azaltmaya çevirmeye çalışmanın da belirgin sınırları olduğunu ortaya koyuyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : FİRDEVS BULUT KARTAL - Teknoloji şirketlerinin yapay zeka sayesinde daha küçük ekiplerle çalışma hedefinde değişikliklere gidiliyor.AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Meta'nın bazı ekiplerde çalışan sayısını yüzde 60'a kadar azaltmayı ve görevlerin önemli bölümünü yapay zeka ajanlarına devretmeyi öngören yeniden yapılanma planı, beklenen verimliliğin sağlanamamasının ardından geri çekildi.Reuters'ın şirket içi belgelere dayanan araştırmasına göre Meta, ilk işten çıkarma dalgasının ardından planlanan yeni kesintileri durdurdu. Şirket içi veriler yapay zeka sistemlerinin öngörülen verimlilik artışını sağlamadığını, buna karşılık teknik sorunların ve çalışanların bu sorunları çözmek için harcadığı sürenin arttığını gösterdi.Meta CEO'su Mark Zuckerberg daha sonra 2026 içinde şirket çapında yeni bir işten çıkarma planlanmadığını açıkladı.Benzer bir geri dönüş daha önce İsveç merkezli finansal teknoloji (fintech) şirketi Klarna'da yaşandı. Yapay zeka destekli müşteri hizmetleri sisteminin yüzlerce çalışanın işini yapabildiğini açıklayan ve işe alımları büyük ölçüde durduran şirket, hizmet kalitesine ilişkin sorunların ardından yeniden insan çalışan istihdam etmeye başladı.Klarna CEO'su Sebastian Siemiatkowski, şirketin maliyet azaltmaya fazla odaklandığını kabul ederken yeni modelde yapay zekanın rutin talepleri karşılamaya devam etmesi, ancak müşterilerin gerektiğinde gerçek bir çalışana ulaşabilmesi benimsendi.Yazılım mühendisliği işe alımları daha dirençliŞirketlerin yapay zeka kullanımından vazgeçtiğine dair bir işaret bulunmuyor. Bunun yanında teknolojinin insan çalışanların doğrudan yerine geçirilmesine ilişkin beklentilerde değişime gidiliyor.Bu durum özellikle yazılım sektöründeki istihdam verilerinde kendisini gösteriyor. SignalFire'ın 2026 teknoloji istihdamı raporuna göre, büyük teknoloji şirketlerinde toplam işe alım 2019'a kıyasla yüzde 25 gerilerken, yazılım mühendisliği işe alımlarındaki düşüş yüzde 11'de kaldı. Yazılım mühendislerinin toplam işe alımlar içindeki payı ise yüzde 46'dan yüzde 55'e yükseldi.Yapay zeka ve makine öğrenimi mühendisleri gibi alanlarda istihdam artarken, tasarım, pazarlama ve ürün yönetimi gibi pozisyonlarda çok daha sert düşüşler yaşandı.Stanford Digital Economy Lab'in ABD bordro verilerine dayanan araştırması da ekonomi genelinde yapay zeka kaynaklı yaygın bir iş kaybına dair kanıt bulamadı. Ancak yapay zekaya yüksek ölçüde maruz kalan mesleklerde 22-25 yaş grubunun istihdamının daha zayıf seyrettiği görüldü.Araştırmacılara göre bu etkinin önemli bölümü işten çıkarmalardan değil, şirketlerin giriş seviyesi çalışanları daha az işe almasından kaynaklanıyor.Teknoloji sektöründe küçülmeler sürüyor ve şirketler yapay zeka yatırımlarını artırmaya devam ediyor. Ancak Meta ve Klarna örnekleri ile son işe alım verileri, şirketlerin yapay zekayı insan çalışanların doğrudan yerine koymaktan çok daha küçük, daha teknik ve yapay zekayı kullanan ekipler kurmak için kullandığını gösteriyor.Son dönemdeki deneyimler, yapay zekadan elde edilen verimlilik artışını doğrudan çalışan sayısını azaltmaya çevirmeye çalışmanın da belirgin sınırları olduğunu ortaya koyuyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/teknoloji-sirketleri-yapay-zeka-ile-calisanlarin-yerini-doldurma-planlarini-yeniden-dusunuyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>25 yıllık uyuşturucu bağımlılığından kurtulup yuva kurdu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/25-yillik-uyusturucu-bagimliligindan-kurtulup-yuva-kurdu/905532/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/25-yillik-uyusturucu-bagimliligindan-kurtulup-yuva-kurdu/905532/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:06:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bilecik / Henüz 15 yaşındayken bulaştığı uyuşturucudan Yeşilay Danışmanlık Merkezi sayesinde kurtulan T.D, bir yıldır eşi ve 4 aylık kızıyla sağlıklı bir hayat sürüyor - T.D: - Uyuşturucuyu bıraktıktan sonra kendime bakış açım değişti. Önceden aynada gördüğüm insan bana yabancı geliyordu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bilecik Haberleri : ATAHAN GEZER/MUHSİN ARSLAN - Bilecik'te, 25 yıldır kullandığı uyuşturucuyu Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) sayesinde bırakan T.D, bağımlılığından kurtulduktan sonra evlenip çocuk sahibi oldu.Aslen Artvinli olan, 2000 yılında Yavuz Selim Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Yiyecek İçecek Hizmetleri Alanını kazanarak ailesiyle Bilecik'e yerleşen T.D. (41), aynı sene henüz 15 yaşındayken, Antalya'daki bir otelde staj yaptığı sırada esrarla tanıştı.Zamanla sentetik uyuşturucu türlerine de yönelen T.D, ara sıra uyuşturucudan uzak dursa da bağımlılığından tamamen kurtulamadı.Bu süreçte birkaç kez İstanbul ve Bursa'daki Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezinde de (AMATEM) tedavi gören T.D, son olarak Haziran 2025'te Bilecik YEDAM'a başvurdu.Haftada 2 gün buraya gelerek uzmanlarla görüşmeler gerçekleştiren T.D, Ağustos 2025'te uyuşturucuyu tamamen bıraktı.Aynı ay evlenip yuva kuran T.D, 5 Mayıs'ta kızını kucağına aldı, şimdi ise eşi ve 4 aylık kızıyla sağlıklı bir hayat sürüyor.Kentteki bir fabrikada işçi olarak çalışan T.D, AA muhabirine, zor bir çocukluk dönemi geçirdiğini söyledi.Babasının alkol kullandığını anlatan T.D, şöyle devam etti:Alkol kullanan birisinin çocuklarına doğru yaklaşmasını bekleyemezsiniz. Aile ortamında eksik kaldığınız için dışa dönük yaşamaya başlıyorsunuz. Bu boşlukta deneyimlediğim madde, hayatımda yer tutmaya başladı. Onun verdiği geçici mutluluk, aile ortamında bulamadığım neşenin kaynağı haline gelmişti.T.D, uyuşturucuyla tanıştıktan sonra hayatındaki pek çok şeyin olumsuz yönde gitmeye başladığını dile getirdi.Mutlu olmak için uyuşturucuyla daha güçlü bağ kurduğunu belirten T.D, Bu süreçte uyku düzenim kayboldu. Hızla kilo verdim. Dişlerimi kaybettim. Ruhsal olarak çöktüm. Zaten genelde ruhsal olarak insanı bitiriyor. Adeta yürüyen ceset gibiydim. dedi.Sosyalliğe ihtiyacınız kalmamış gibi hissediyorsunuzT.D, çevresinin de zamanla kendisinden uzaklaştığını ifade etti. Bu nedenle giderek yalnızlaştığına değinen T.D, şöyle konuştu:Kalanları da zaten siz uzaklaştırıyorsunuz. Adeta artık sosyalliğe ihtiyacınız kalmamış gibi hissediyorsunuz. Bir süre sonra radikal bir karar alarak YEDAM'a gelmeye karar verdim. Öncesinde buraya gelmeme yönelik tavsiye verenler olmuştu fakat kulak asmamıştım.T.D, YEDAM'daki kimsenin danışanları yargılamadığını, sadece sorunu çözmeye odaklandıklarını vurguladı.Bu durumun kendisini daha da motive ettiğinin altını çizen T.D, Artık son bir yıldır uyuşturucuyla herhangi bir ilişkim yok. Uyuşturucuyu bıraktıktan sonra kendime bakış açım değişti. Önceden aynada gördüğüm insan bana yabancı geliyordu. Kendime bu kadar yabancılaşmıştım. ifadesini kullandı.Yeniden başarabileceğine, bir şeyleri düzeltebileceğine inanan birisine dönüştümT.D, önceden hiçbir şeyden keyif almadığını, tüm duyguların kendisi için adeta aynı olduğunu belirtti. Artık duygularının normale döndüğünü dile getiren T.D, şunları kaydetti:Yeniden kilo aldım. Gözlerimin altındaki morluklar ve vücudumdaki yaralar gitti. Tekrar koku almaya başladım. Yeniden başarabileceğine, bir şeyleri düzeltebileceğine inanan birisine dönüştüm. Sosyal hayata karıştım. En önemlisi de aile kurup çocuk sahibi oldum. 4 aylık bir kızım var.T.D, uyuşturucu kullananlara tavsiyelerde bulunarak, sözlerini şöyle tamamladı:Ben de sizin gibi düşünüyor, hissediyordum. Bu konunun sende yarattığı karamsarlığı biliyorum. Bunu iliklerine kadar hissetmiş bir kardeşin olarak şunu söyleyebilirim, 'Kesinlikle başarabilirsin.' O 'umut' kelimesindeki küçücük tane, yarınlarda öyle ağaçların yeşermesine vesile oluyor ki inan buna çok şaşırırsın.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bilecik Haberleri : ATAHAN GEZER/MUHSİN ARSLAN - Bilecik'te, 25 yıldır kullandığı uyuşturucuyu Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) sayesinde bırakan T.D, bağımlılığından kurtulduktan sonra evlenip çocuk sahibi oldu.Aslen Artvinli olan, 2000 yılında Yavuz Selim Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Yiyecek İçecek Hizmetleri Alanını kazanarak ailesiyle Bilecik'e yerleşen T.D. (41), aynı sene henüz 15 yaşındayken, Antalya'daki bir otelde staj yaptığı sırada esrarla tanıştı.Zamanla sentetik uyuşturucu türlerine de yönelen T.D, ara sıra uyuşturucudan uzak dursa da bağımlılığından tamamen kurtulamadı.Bu süreçte birkaç kez İstanbul ve Bursa'daki Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezinde de (AMATEM) tedavi gören T.D, son olarak Haziran 2025'te Bilecik YEDAM'a başvurdu.Haftada 2 gün buraya gelerek uzmanlarla görüşmeler gerçekleştiren T.D, Ağustos 2025'te uyuşturucuyu tamamen bıraktı.Aynı ay evlenip yuva kuran T.D, 5 Mayıs'ta kızını kucağına aldı, şimdi ise eşi ve 4 aylık kızıyla sağlıklı bir hayat sürüyor.Kentteki bir fabrikada işçi olarak çalışan T.D, AA muhabirine, zor bir çocukluk dönemi geçirdiğini söyledi.Babasının alkol kullandığını anlatan T.D, şöyle devam etti:Alkol kullanan birisinin çocuklarına doğru yaklaşmasını bekleyemezsiniz. Aile ortamında eksik kaldığınız için dışa dönük yaşamaya başlıyorsunuz. Bu boşlukta deneyimlediğim madde, hayatımda yer tutmaya başladı. Onun verdiği geçici mutluluk, aile ortamında bulamadığım neşenin kaynağı haline gelmişti.T.D, uyuşturucuyla tanıştıktan sonra hayatındaki pek çok şeyin olumsuz yönde gitmeye başladığını dile getirdi.Mutlu olmak için uyuşturucuyla daha güçlü bağ kurduğunu belirten T.D, Bu süreçte uyku düzenim kayboldu. Hızla kilo verdim. Dişlerimi kaybettim. Ruhsal olarak çöktüm. Zaten genelde ruhsal olarak insanı bitiriyor. Adeta yürüyen ceset gibiydim. dedi.Sosyalliğe ihtiyacınız kalmamış gibi hissediyorsunuzT.D, çevresinin de zamanla kendisinden uzaklaştığını ifade etti. Bu nedenle giderek yalnızlaştığına değinen T.D, şöyle konuştu:Kalanları da zaten siz uzaklaştırıyorsunuz. Adeta artık sosyalliğe ihtiyacınız kalmamış gibi hissediyorsunuz. Bir süre sonra radikal bir karar alarak YEDAM'a gelmeye karar verdim. Öncesinde buraya gelmeme yönelik tavsiye verenler olmuştu fakat kulak asmamıştım.T.D, YEDAM'daki kimsenin danışanları yargılamadığını, sadece sorunu çözmeye odaklandıklarını vurguladı.Bu durumun kendisini daha da motive ettiğinin altını çizen T.D, Artık son bir yıldır uyuşturucuyla herhangi bir ilişkim yok. Uyuşturucuyu bıraktıktan sonra kendime bakış açım değişti. Önceden aynada gördüğüm insan bana yabancı geliyordu. Kendime bu kadar yabancılaşmıştım. ifadesini kullandı.Yeniden başarabileceğine, bir şeyleri düzeltebileceğine inanan birisine dönüştümT.D, önceden hiçbir şeyden keyif almadığını, tüm duyguların kendisi için adeta aynı olduğunu belirtti. Artık duygularının normale döndüğünü dile getiren T.D, şunları kaydetti:Yeniden kilo aldım. Gözlerimin altındaki morluklar ve vücudumdaki yaralar gitti. Tekrar koku almaya başladım. Yeniden başarabileceğine, bir şeyleri düzeltebileceğine inanan birisine dönüştüm. Sosyal hayata karıştım. En önemlisi de aile kurup çocuk sahibi oldum. 4 aylık bir kızım var.T.D, uyuşturucu kullananlara tavsiyelerde bulunarak, sözlerini şöyle tamamladı:Ben de sizin gibi düşünüyor, hissediyordum. Bu konunun sende yarattığı karamsarlığı biliyorum. Bunu iliklerine kadar hissetmiş bir kardeşin olarak şunu söyleyebilirim, 'Kesinlikle başarabilirsin.' O 'umut' kelimesindeki küçücük tane, yarınlarda öyle ağaçların yeşermesine vesile oluyor ki inan buna çok şaşırırsın.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yapay zeka ve dijital okuryazarlık becerisi bulunmayanlar, dezenformasyona karşı savunmasız olabilir</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yapay-zeka-ve-dijital-okuryazarlik-becerisi-bulunmayanlar-dezenformasyona-karsi-savunmasiz-olabilir/905531/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yapay-zeka-ve-dijital-okuryazarlik-becerisi-bulunmayanlar-dezenformasyona-karsi-savunmasiz-olabilir/905531/</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 11:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / UNESCO Gençlik, Okuryazarlık ve Beceri Geliştirme Bölümü Başkanı Herve Huot-Marchand: - Temel okuryazarlık becerilerine sahip olmayan kişiler, yapay zekayla giderek daha çok şekillenen dünyaya dahil olurken ciddi engellerle karşı karşıya kalabilir - Yapay zeka öğrenimi, temel okuryazarlık becerilerinin göz ardı edilmesi pahasına gerçekleşmemelidir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : AYNUR ŞEYMA ASAN - Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Gençlik, Okuryazarlık ve Beceri Geliştirme Bölümü Başkanı Herve Huot-Marchand, yapay zeka ve dijital okuryazarlık becerileri olmayan kişilerin dezenformasyon ve manipülasyon gibi risklere karşı savunmasız hale geldiğini belirtti.Huot-Marchand, UNESCO'nun 1966'daki kararıyla her yıl 8 Eylül'de kutlanan Dünya Okuryazarlık Günü kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Okuryazarlıkla ilgili metinler aracılığıyla okuma, yazma, yorumlama, iletişim kabiliyeti şeklindeki nitelendirmenin, 20 yılı aşkın süredir değişmediğini ancak bu yeteneklerin uygulanma ve geliştirme yollarının değiştiğini belirten Huot-Marchand, bugün okuryazarlığın yalnızca yazılı ya da basılı materyallere değil, dijital alana da bağlı olduğunu vurguladı.Huot-Marchand, Dijital ve yapay zeka okuryazarlığı ihtiyacı, insanların internet ve dijital teknolojilere erişiminin olduğu yerlerde giderek artıyor ancak dijital öğrenim fırsatlarına ve yapay zeka araçlarına erişim yetersiz düzeyde. ifadelerini kullandı.Okuryazarlık becerisi kısıtlı kişilerin, dijitalleşmenin sunduğu eğitim, ekonomik ve sosyal fırsatlardan faydalanmada zorlanabileceği uyarısında bulunan Huot-Marchand, şunları kaydetti:Dijitalleşme, elektriğe, internet bağlantısına, dijital araçlara, okuryazarlık becerilerine, eğitim fırsatlarına, dijital becerilere ve yapay zeka okuryazarlığına erişim eşitsizliği nedeniyle birbiriyle bağlantılı birçok eşitsizliğin ortaya çıkması riskine yol açabiliyor.Huot-Marchand, Temel okuryazarlık becerilerine sahip olmayan kişiler, yapay zekayla giderek daha çok şekillenen dünyaya dahil olurken ciddi engellerle karşı karşıya kalabilir. Hem yapay zeka hem de yapay zekayla üretilen bilgiyle baş etmek için donanımı olmayan kişiler, dezenformasyon, algoritma taraflılığı, manipülasyonun yanı sıra eğitim, istihdam ve dijital hizmetlerden dışlanma riskine karşı daha savunmasız hale geliyor. değerlendirmesinde bulundu.Yapay zeka ve dijital okuryazarlığın teşviki konusunda kanun yapıcıların bu iki alanı birbiriyle çakışan öncelikler olarak görmemesi gerektiğini vurgulayan Huot-Marchand, eğitimin ilerleyişinin altyapısı olarak temel okuryazarlık becerilerini herkesin edinmesinin önemli olduğunun altını çizdi.Okuryazarlık becerilerinin güçlü olmasının, yeni beceri gereksinimlerine daha hızlı uyum sağlanmasına yol açacağını ifade eden Huot-Marchand, bu beceriler bir temele oturtulduğunda yapay zeka ve dijital okuryazarlığın yaş gruplarına uygun şekilde tanıtılabileceğini belirtti.Huot-Marchand, yapay zeka öğrenim hedeflerinin mevcut müfredata entegrasyonunun desteklenmesi, öğrencilerin yapay zeka çağında sorumluluklarına hazırlanması için UNESCO'nun, Yeterlilik Çerçeveleri geliştirdiğini aktardı.Yapay zeka ve dijital teknolojiler topluma entegre oldukça eğitim sistemlerinin yapay zekanın tanımı, çalışma şekli, riskleri ve kısıtlamaları konusunda öğrencileri bilgilendirici hale gelmesinin önemini vurgulayan Huot-Marchand, Ancak yapay zeka öğrenimi, temel okuryazarlık becerilerinin göz ardı edilmesi pahasına gerçekleşmemelidir. ifadesine yer verdi.Huot-Marchand, yapay zeka ve dijital okuryazarlığın gelişmesi için temel okuryazarlık becerilerinin vazgeçilmez olduğunu kaydetti.Okuryazarlık ve yapay zekaUNESCO, okuryazarlığı okuma, yazma ve matematikte yeterliliğin sürekliliği ve metinler aracılığıyla okuma, yazma, yorumlama, iletişim kabiliyeti olarak görüyor.Yapay zeka ve dijital teknolojilerin gelişimi, okuryazarlık kavramının kapsamını genişletirken okuryazarlık açığını derinleştirme riski nedeniyle endişelere de yol açıyor.Yapay zeka ve dijital teknolojilerin ortaya çıkmasıyla kişilerin bu konudaki becerilerini geliştirerek ahlaki değerlere ve sorumluluklarına uygun kullanması da okuryazarlık düzeyine, bilgiyi anlama ve derinlemesine düşünme becerilerine bağlı hale geldi.UNESCO verilerine göre, dünya genelinde okuryazar olmayan yetişkinlerin yüzde 77'sinden fazlası Sahra Altı Afrika ve Güney Asya'da bulunuyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : AYNUR ŞEYMA ASAN - Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Gençlik, Okuryazarlık ve Beceri Geliştirme Bölümü Başkanı Herve Huot-Marchand, yapay zeka ve dijital okuryazarlık becerileri olmayan kişilerin dezenformasyon ve manipülasyon gibi risklere karşı savunmasız hale geldiğini belirtti.Huot-Marchand, UNESCO'nun 1966'daki kararıyla her yıl 8 Eylül'de kutlanan Dünya Okuryazarlık Günü kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Okuryazarlıkla ilgili metinler aracılığıyla okuma, yazma, yorumlama, iletişim kabiliyeti şeklindeki nitelendirmenin, 20 yılı aşkın süredir değişmediğini ancak bu yeteneklerin uygulanma ve geliştirme yollarının değiştiğini belirten Huot-Marchand, bugün okuryazarlığın yalnızca yazılı ya da basılı materyallere değil, dijital alana da bağlı olduğunu vurguladı.Huot-Marchand, Dijital ve yapay zeka okuryazarlığı ihtiyacı, insanların internet ve dijital teknolojilere erişiminin olduğu yerlerde giderek artıyor ancak dijital öğrenim fırsatlarına ve yapay zeka araçlarına erişim yetersiz düzeyde. ifadelerini kullandı.Okuryazarlık becerisi kısıtlı kişilerin, dijitalleşmenin sunduğu eğitim, ekonomik ve sosyal fırsatlardan faydalanmada zorlanabileceği uyarısında bulunan Huot-Marchand, şunları kaydetti:Dijitalleşme, elektriğe, internet bağlantısına, dijital araçlara, okuryazarlık becerilerine, eğitim fırsatlarına, dijital becerilere ve yapay zeka okuryazarlığına erişim eşitsizliği nedeniyle birbiriyle bağlantılı birçok eşitsizliğin ortaya çıkması riskine yol açabiliyor.Huot-Marchand, Temel okuryazarlık becerilerine sahip olmayan kişiler, yapay zekayla giderek daha çok şekillenen dünyaya dahil olurken ciddi engellerle karşı karşıya kalabilir. Hem yapay zeka hem de yapay zekayla üretilen bilgiyle baş etmek için donanımı olmayan kişiler, dezenformasyon, algoritma taraflılığı, manipülasyonun yanı sıra eğitim, istihdam ve dijital hizmetlerden dışlanma riskine karşı daha savunmasız hale geliyor. değerlendirmesinde bulundu.Yapay zeka ve dijital okuryazarlığın teşviki konusunda kanun yapıcıların bu iki alanı birbiriyle çakışan öncelikler olarak görmemesi gerektiğini vurgulayan Huot-Marchand, eğitimin ilerleyişinin altyapısı olarak temel okuryazarlık becerilerini herkesin edinmesinin önemli olduğunun altını çizdi.Okuryazarlık becerilerinin güçlü olmasının, yeni beceri gereksinimlerine daha hızlı uyum sağlanmasına yol açacağını ifade eden Huot-Marchand, bu beceriler bir temele oturtulduğunda yapay zeka ve dijital okuryazarlığın yaş gruplarına uygun şekilde tanıtılabileceğini belirtti.Huot-Marchand, yapay zeka öğrenim hedeflerinin mevcut müfredata entegrasyonunun desteklenmesi, öğrencilerin yapay zeka çağında sorumluluklarına hazırlanması için UNESCO'nun, Yeterlilik Çerçeveleri geliştirdiğini aktardı.Yapay zeka ve dijital teknolojiler topluma entegre oldukça eğitim sistemlerinin yapay zekanın tanımı, çalışma şekli, riskleri ve kısıtlamaları konusunda öğrencileri bilgilendirici hale gelmesinin önemini vurgulayan Huot-Marchand, Ancak yapay zeka öğrenimi, temel okuryazarlık becerilerinin göz ardı edilmesi pahasına gerçekleşmemelidir. ifadesine yer verdi.Huot-Marchand, yapay zeka ve dijital okuryazarlığın gelişmesi için temel okuryazarlık becerilerinin vazgeçilmez olduğunu kaydetti.Okuryazarlık ve yapay zekaUNESCO, okuryazarlığı okuma, yazma ve matematikte yeterliliğin sürekliliği ve metinler aracılığıyla okuma, yazma, yorumlama, iletişim kabiliyeti olarak görüyor.Yapay zeka ve dijital teknolojilerin gelişimi, okuryazarlık kavramının kapsamını genişletirken okuryazarlık açığını derinleştirme riski nedeniyle endişelere de yol açıyor.Yapay zeka ve dijital teknolojilerin ortaya çıkmasıyla kişilerin bu konudaki becerilerini geliştirerek ahlaki değerlere ve sorumluluklarına uygun kullanması da okuryazarlık düzeyine, bilgiyi anlama ve derinlemesine düşünme becerilerine bağlı hale geldi.UNESCO verilerine göre, dünya genelinde okuryazar olmayan yetişkinlerin yüzde 77'sinden fazlası Sahra Altı Afrika ve Güney Asya'da bulunuyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/yapay-zeka-ve-dijital-okuryazarlik-becerisi-bulunmayanlar-dezenformasyona-karsi-savunmasiz-olabilir.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
