<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>İsrail, Filistin kadın milli futbol takımı oyuncusu Rend el-Halavani'nin gözaltı süresini uzattı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-filistin-kadin-milli-futbol-takimi-oyuncusu-rend-el-halavani-nin-gozalti-suresini-uzatti/856553/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-filistin-kadin-milli-futbol-takimi-oyuncusu-rend-el-halavani-nin-gozalti-suresini-uzatti/856553/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 13:06:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ramallah — İsrail'in, dün gözaltına aldığı Filistin kadın milli futbol takımı oyuncusu Rend el-Halavani'nin gözaltı süresini cuma gününe kadar uzattığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ramallah Haberleri — İsrail'in, dün gözaltına aldığı Filistin kadın milli futbol takımı oyuncusu Rend el-Halavani'nin gözaltı süresini cuma gününe kadar uzattığı bildirildi.Kudüs Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail makamlarının Filistin kadın milli futbol takımı oyuncusu Halavani'nin gözaltı süresini 5 Haziran Cuma gününe kadar uzatma kararı aldığı belirtildi.Açıklamada, Halavani'nin dün Kudüs'ün batısındaki Telpiyot Polis Merkezine ifadeye çağrıldığı, ardından gözaltına alınarak mahkemeye sevk edildiği ve mahkemenin gözaltı süresinin birkaç gün uzatılmasına karar verdiği kaydedildi.Filistinli futbolcunun ifadeye çağrılma veya gözaltına alınma gerekçesine ilişkin ise bilgi verilmedi.Filistin Futbol Federasyonundan yapılan açıklamada ise eski kadın milli takım oyuncusu ve Birzeit Üniversitesi öğrencisi Natali Ebu Diye'nin de dün ikamet ettiği yere düzenlenen baskının ardından gözaltına alındığı duyuruldu.Açıklamada, İsrail'in Filistinli sporcuların hareketlerine yönelik kısıtlamalarını sürdürdüğü vurgulanarak Filistinli futbolcu Musab Ebu Salim'in İtalya'ya gitmek üzere bulunduğu işgal altındaki Batı Şeria ile Ürdün arasındaki El-Kerame Sınır Kapısı'nda durdurulduğu, sorgulandıktan sonra ülke dışına çıkışına izin verilmediği hatırlatıldı.İşgal altındaki Batı Şeria'da, Ekim 2023'ten bu yana öldürme, gözaltı, yıkım ve yerleşim faaliyetlerini kapsayan uygulamalarda artış yaşanıyor.- Batı Şeria'da gözaltılarİsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'da düzenlediği baskınlarda 3 kişiyi gözaltına aldı.Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan haberde, İsrail askerlerinin Nablus'un doğusundaki Asker Mülteci Kampı'na baskın düzenleyerek Filistinlilerin evlerinde arama yaptığı ve Filistinli bir genci gözaltına aldığı belirtildi.Tulkerim'e baskın düzenleyen İsrail ordusunun burada da bir üniversite öğrencisini gözaltına aldığı kaydedildi.Selfit kentinde ise İsrail hapishanelerinde kaldıktan sonra serbest bırakılan Filistinli eski tutuklu Numan Beşar Hafeş'in gözaltına alındığı aktarıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ramallah Haberleri — İsrail'in, dün gözaltına aldığı Filistin kadın milli futbol takımı oyuncusu Rend el-Halavani'nin gözaltı süresini cuma gününe kadar uzattığı bildirildi.Kudüs Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail makamlarının Filistin kadın milli futbol takımı oyuncusu Halavani'nin gözaltı süresini 5 Haziran Cuma gününe kadar uzatma kararı aldığı belirtildi.Açıklamada, Halavani'nin dün Kudüs'ün batısındaki Telpiyot Polis Merkezine ifadeye çağrıldığı, ardından gözaltına alınarak mahkemeye sevk edildiği ve mahkemenin gözaltı süresinin birkaç gün uzatılmasına karar verdiği kaydedildi.Filistinli futbolcunun ifadeye çağrılma veya gözaltına alınma gerekçesine ilişkin ise bilgi verilmedi.Filistin Futbol Federasyonundan yapılan açıklamada ise eski kadın milli takım oyuncusu ve Birzeit Üniversitesi öğrencisi Natali Ebu Diye'nin de dün ikamet ettiği yere düzenlenen baskının ardından gözaltına alındığı duyuruldu.Açıklamada, İsrail'in Filistinli sporcuların hareketlerine yönelik kısıtlamalarını sürdürdüğü vurgulanarak Filistinli futbolcu Musab Ebu Salim'in İtalya'ya gitmek üzere bulunduğu işgal altındaki Batı Şeria ile Ürdün arasındaki El-Kerame Sınır Kapısı'nda durdurulduğu, sorgulandıktan sonra ülke dışına çıkışına izin verilmediği hatırlatıldı.İşgal altındaki Batı Şeria'da, Ekim 2023'ten bu yana öldürme, gözaltı, yıkım ve yerleşim faaliyetlerini kapsayan uygulamalarda artış yaşanıyor.- Batı Şeria'da gözaltılarİsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'da düzenlediği baskınlarda 3 kişiyi gözaltına aldı.Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan haberde, İsrail askerlerinin Nablus'un doğusundaki Asker Mülteci Kampı'na baskın düzenleyerek Filistinlilerin evlerinde arama yaptığı ve Filistinli bir genci gözaltına aldığı belirtildi.Tulkerim'e baskın düzenleyen İsrail ordusunun burada da bir üniversite öğrencisini gözaltına aldığı kaydedildi.Selfit kentinde ise İsrail hapishanelerinde kaldıktan sonra serbest bırakılan Filistinli eski tutuklu Numan Beşar Hafeş'in gözaltına alındığı aktarıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israil-filistin-kadin-milli-futbol-takimi-oyuncusu-rend-el-halavani-nin-gozalti-suresini-uzatti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>L'Oreal Türkiye Dünya Çevre Günü kapsamında sürdürülebilirlik vizyonunu paylaştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/l-oreal-turkiye-dunya-cevre-gunu-kapsaminda-surdurulebilirlik-vizyonunu-paylasti/856552/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/l-oreal-turkiye-dunya-cevre-gunu-kapsaminda-surdurulebilirlik-vizyonunu-paylasti/856552/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 13:06:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — L'Oreal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü ve Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu: - Biz, L'Oreal Türkiye olarak bu dönüşümü ürün formüllerimizden tedarik zincirimize kadar tüm iş süreçlerimizin en temel parçası haline getirdik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — L'Oreal Türkiye, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında Gelecek için L'Oreal sürdürülebilirlik vizyonunu paylaştı.Şirketten yapılan açıklamaya göre, L'Oreal Türkiye, bilimsel veriler rehberliğinde daha radikal ve yeşil bir dönüşümün kaçınılmaz olduğuna dikkati çekiyor.Şirket, küresel değişiklikle mücadelenin yol haritasını yeşil bilim, döngüsel istikrar ve bütüncül ekosistem yaklaşımı olmak üzere 3 temel güç üzerine kuruyor.L'Oreal Türkiye, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda ürün geliştirme süreçlerinde yeşil bilimler ve eko-tasarım uygulamalarına odaklanıyor.Şirket, Bu doğrultuda 2030'a kadar ürün içeriklerinin yüzde 95'ini biyo bazlı kaynaklar, bol bulunan mineraller ve döngüsel süreçlerden elde etmeyi hedefliyor.Temelini minimum kimyasal süreçten geçerek yenilenebilir bitki bazlı kaynaklardan, düşük enerji tüketiminden alan yeşil kimya yaklaşımının somut örneklerinden biri ise L'Oreal'in patentli molekülü Pro-Xylane oluşturuyor.- L'Oreal, 2030'a kadar saf plastik kullanımını yüzde 50 azaltmayı taahhüt ediyorŞirket, geleneksel al-yap-at modelini geride bırakarak, ambalaj tasarımından lojistiğe kadar her adımda azalt-yeniden doldur-geri dönüştür yaklaşımını uyguluyor.Ambalajların ağırlığını ve hacmini istikrarlı bir şekilde optimize ederek atık tüketimini azaltan şirket, ambalaj verimliliği sayesinde lojistik süreçlerinde daha az araçla daha fazla ürün taşıyarak karbon emisyonlarını azaltıyor.Plastik kullanımını azaltma konusundaki kararlılığını orta vadeli hedeflerle destekleyen L'Oreal, 2030'a kadar saf plastik kullanımını yüzde 50 azaltmayı taahhüt ediyor.İstanbul içindeki lüks ve profesyonel ürünlerin dağıtımlarını tamamen elektrikli araçlarla gerçekleştirerek yılda 58 ton karbon emisyonunun önüne geçen L'Oreal Türkiye, mağaza teslimatlarında yeniden kullanılabilir kutu sistemine geçerek yılda 400 ton su tasarrufu sağlıyor.Şirketin döngüsel ekonomideki kesintisiz kararlılığı, raftaki ürünlerinde de kendini gösteriyor. İkonik markalarında sunduğu yeniden doldurulabilir (refill) çözümler sayesinde plastik ve cam kullanımında yüzde 59 ile 75 arasında radikal bir azalma sağlayan L'Oreal Türkiye, ambalaj atıklarını ortalama yüzde 70 seviyesinde düşürüyor.Bu yöntemle sürdürülebilirliği tüketiciler için de cazip hale getiren şirket, yüzde 20-25 daha fiyat avantajı sunuyor.L'Oreal Türkiye, Gelecek için L'Oreal sürdürülebilirlik programı kapsamında, stratejik tedarikçilerinin de 2030'a kadar doğrudan emisyonlarını (Kapsam 1 ve 2), 2019 seviyelerine kıyasla yüzde 50 azaltmalarını hedefliyor.Stratejik tedarikçilerinin yüzde 100'ünün çalışanlarına insana yakışır ücret politikasını benimsemesini destekleyen L'Oreal, adil çalışma koşullarını tüm değer zincirine yayıyor.Kapsayıcı tedarik yaklaşımıyla, engelli bireyler, kadın girişimciler ve yerel KOBİ'ler gibi ekonomik açıdan desteklenmesi gereken gruplara öncelik veren bu model, dünya genelinde 90 binden fazla kişinin istihdama katılmasına katkı sağladı.Türkiye'de ise tedarik zinciri aracılığıyla desteklenen 146 kişilik istihdamın yüzde 61'ini kadın girişimciler, yüzde 39'unu ise KOBİ'ler oluşturdu. Küresel ölçekte sosyal fayda projeleriyle 10 milyon kişiye ulaşanşirket, bu projelerle 5 milyon kadının güçlenmesine doğrudan destek oldu.- Daha kapsayıcı bir güzellik ekosistemine liderlik etmekten gurur duyuyoruzAçıklamada görüşlerine yer verilen L'Oreal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü ve Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, sürdürülebilirliğin artık bir maliyet unsuru değil, yeni nesil büyüme modellerinin en büyük itici gücü olduğunu belirtti.Tanrıkulu, gezegenin geleceği için sürdürülebilirliğin artık bir tercih değil, herkesin ortak sorumluluğu ve en büyük pusulası olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:Biz, L'Oreal Türkiye olarak bu dönüşümü ürün formüllerimizden tedarik zincirimize kadar tüm iş süreçlerimizin en temel parçası haline getirdik. Dünya Çevre Günü, bu kapsamda yürüttüğümüz kesintisiz çalışmaları paylaşmak ve tüm iş ortaklarımızı, tüketicilerimizi bu ortak geleceği yeniden tasarlamaya davet etmek için çok değerli bir momentum sunuyor. Küresel ölçekte yürüttüğümüz 'Gelecek için L'Oreal' sürdürülebilirlik programımız çerçevesinde ülkemizde hayata geçirdiğimiz öncü projelerle, Türkiye'yi grup içerisinde başarıyla temsil etmekten ve daha kapsayıcı bir güzellik ekosistemine liderlik etmekten gurur duyuyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — L'Oreal Türkiye, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında Gelecek için L'Oreal sürdürülebilirlik vizyonunu paylaştı.Şirketten yapılan açıklamaya göre, L'Oreal Türkiye, bilimsel veriler rehberliğinde daha radikal ve yeşil bir dönüşümün kaçınılmaz olduğuna dikkati çekiyor.Şirket, küresel değişiklikle mücadelenin yol haritasını yeşil bilim, döngüsel istikrar ve bütüncül ekosistem yaklaşımı olmak üzere 3 temel güç üzerine kuruyor.L'Oreal Türkiye, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda ürün geliştirme süreçlerinde yeşil bilimler ve eko-tasarım uygulamalarına odaklanıyor.Şirket, Bu doğrultuda 2030'a kadar ürün içeriklerinin yüzde 95'ini biyo bazlı kaynaklar, bol bulunan mineraller ve döngüsel süreçlerden elde etmeyi hedefliyor.Temelini minimum kimyasal süreçten geçerek yenilenebilir bitki bazlı kaynaklardan, düşük enerji tüketiminden alan yeşil kimya yaklaşımının somut örneklerinden biri ise L'Oreal'in patentli molekülü Pro-Xylane oluşturuyor.- L'Oreal, 2030'a kadar saf plastik kullanımını yüzde 50 azaltmayı taahhüt ediyorŞirket, geleneksel al-yap-at modelini geride bırakarak, ambalaj tasarımından lojistiğe kadar her adımda azalt-yeniden doldur-geri dönüştür yaklaşımını uyguluyor.Ambalajların ağırlığını ve hacmini istikrarlı bir şekilde optimize ederek atık tüketimini azaltan şirket, ambalaj verimliliği sayesinde lojistik süreçlerinde daha az araçla daha fazla ürün taşıyarak karbon emisyonlarını azaltıyor.Plastik kullanımını azaltma konusundaki kararlılığını orta vadeli hedeflerle destekleyen L'Oreal, 2030'a kadar saf plastik kullanımını yüzde 50 azaltmayı taahhüt ediyor.İstanbul içindeki lüks ve profesyonel ürünlerin dağıtımlarını tamamen elektrikli araçlarla gerçekleştirerek yılda 58 ton karbon emisyonunun önüne geçen L'Oreal Türkiye, mağaza teslimatlarında yeniden kullanılabilir kutu sistemine geçerek yılda 400 ton su tasarrufu sağlıyor.Şirketin döngüsel ekonomideki kesintisiz kararlılığı, raftaki ürünlerinde de kendini gösteriyor. İkonik markalarında sunduğu yeniden doldurulabilir (refill) çözümler sayesinde plastik ve cam kullanımında yüzde 59 ile 75 arasında radikal bir azalma sağlayan L'Oreal Türkiye, ambalaj atıklarını ortalama yüzde 70 seviyesinde düşürüyor.Bu yöntemle sürdürülebilirliği tüketiciler için de cazip hale getiren şirket, yüzde 20-25 daha fiyat avantajı sunuyor.L'Oreal Türkiye, Gelecek için L'Oreal sürdürülebilirlik programı kapsamında, stratejik tedarikçilerinin de 2030'a kadar doğrudan emisyonlarını (Kapsam 1 ve 2), 2019 seviyelerine kıyasla yüzde 50 azaltmalarını hedefliyor.Stratejik tedarikçilerinin yüzde 100'ünün çalışanlarına insana yakışır ücret politikasını benimsemesini destekleyen L'Oreal, adil çalışma koşullarını tüm değer zincirine yayıyor.Kapsayıcı tedarik yaklaşımıyla, engelli bireyler, kadın girişimciler ve yerel KOBİ'ler gibi ekonomik açıdan desteklenmesi gereken gruplara öncelik veren bu model, dünya genelinde 90 binden fazla kişinin istihdama katılmasına katkı sağladı.Türkiye'de ise tedarik zinciri aracılığıyla desteklenen 146 kişilik istihdamın yüzde 61'ini kadın girişimciler, yüzde 39'unu ise KOBİ'ler oluşturdu. Küresel ölçekte sosyal fayda projeleriyle 10 milyon kişiye ulaşanşirket, bu projelerle 5 milyon kadının güçlenmesine doğrudan destek oldu.- Daha kapsayıcı bir güzellik ekosistemine liderlik etmekten gurur duyuyoruzAçıklamada görüşlerine yer verilen L'Oreal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü ve Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, sürdürülebilirliğin artık bir maliyet unsuru değil, yeni nesil büyüme modellerinin en büyük itici gücü olduğunu belirtti.Tanrıkulu, gezegenin geleceği için sürdürülebilirliğin artık bir tercih değil, herkesin ortak sorumluluğu ve en büyük pusulası olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:Biz, L'Oreal Türkiye olarak bu dönüşümü ürün formüllerimizden tedarik zincirimize kadar tüm iş süreçlerimizin en temel parçası haline getirdik. Dünya Çevre Günü, bu kapsamda yürüttüğümüz kesintisiz çalışmaları paylaşmak ve tüm iş ortaklarımızı, tüketicilerimizi bu ortak geleceği yeniden tasarlamaya davet etmek için çok değerli bir momentum sunuyor. Küresel ölçekte yürüttüğümüz 'Gelecek için L'Oreal' sürdürülebilirlik programımız çerçevesinde ülkemizde hayata geçirdiğimiz öncü projelerle, Türkiye'yi grup içerisinde başarıyla temsil etmekten ve daha kapsayıcı bir güzellik ekosistemine liderlik etmekten gurur duyuyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Suriye İçişleri Bakanlığı, mayıs ayında 26 milyondan fazla uyuşturucu hap ele geçirdiğini açıkladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/suriye-icisleri-bakanligi-mayis-ayinda-26-milyondan-fazla-uyusturucu-hap-ele-gecirdigini-acikladi/856551/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/suriye-icisleri-bakanligi-mayis-ayinda-26-milyondan-fazla-uyusturucu-hap-ele-gecirdigini-acikladi/856551/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 13:06:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Şam — Suriye İçişleri Bakanlığı, mayıs ayında uyuşturucu kaçakçılığı ve üretimine yönelik operasyonlarda 26 milyondan fazla captagon hap ile uyuşturucu yapımında kullanılan yaklaşık 16 bin ton kimyasal madde ele geçirildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Şam Haberleri — Suriye İçişleri Bakanlığı, mayıs ayında uyuşturucu kaçakçılığı ve üretimine yönelik operasyonlarda 26 milyondan fazla captagon hap ile uyuşturucu yapımında kullanılan yaklaşık 16 bin ton kimyasal madde ele geçirildiğini açıkladı.Bakanlıktan yapılan açıklamada, güvenlik birimlerinin mayıs ayı boyunca gerçekleştirdiği uyuşturucu operasyonlarına dair bilgi verildi.Açıklamada, Şam kırsalında düzenlenen operasyonda yurt dışına kaçırılmak üzere paketlenmiş yaklaşık 25 milyon captagon hap ele geçirildiği belirtildi.Operasyon kapsamında ayrıca Şam kırsalında faaliyet gösteren uluslararası bir uyuşturucu kaçakçılığı şebekesinin de çökertildiği bilgisi verilen açıklamada, uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığıyla mücadele çalışmalarının sürdüğü aktarıldı.Buna göre mayıs ayında gerçekleştirilen operasyonlarda, 26 milyon 142 bin captagon hap, 15 bin 850 ton kimyasal madde ve 1280 kimyasal madde şişesinin ele geçirildiği ifade edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Şam Haberleri — Suriye İçişleri Bakanlığı, mayıs ayında uyuşturucu kaçakçılığı ve üretimine yönelik operasyonlarda 26 milyondan fazla captagon hap ile uyuşturucu yapımında kullanılan yaklaşık 16 bin ton kimyasal madde ele geçirildiğini açıkladı.Bakanlıktan yapılan açıklamada, güvenlik birimlerinin mayıs ayı boyunca gerçekleştirdiği uyuşturucu operasyonlarına dair bilgi verildi.Açıklamada, Şam kırsalında düzenlenen operasyonda yurt dışına kaçırılmak üzere paketlenmiş yaklaşık 25 milyon captagon hap ele geçirildiği belirtildi.Operasyon kapsamında ayrıca Şam kırsalında faaliyet gösteren uluslararası bir uyuşturucu kaçakçılığı şebekesinin de çökertildiği bilgisi verilen açıklamada, uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığıyla mücadele çalışmalarının sürdüğü aktarıldı.Buna göre mayıs ayında gerçekleştirilen operasyonlarda, 26 milyon 142 bin captagon hap, 15 bin 850 ton kimyasal madde ve 1280 kimyasal madde şişesinin ele geçirildiği ifade edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/suriye-icisleri-bakanligi-mayis-ayinda-26-milyondan-fazla-uyusturucu-hap-ele-gecirdigini-acikladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Samsun için yerel kuvvetli yağış uyarısı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/samsun-icin-yerel-kuvvetli-yagis-uyarisi/856550/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/samsun-icin-yerel-kuvvetli-yagis-uyarisi/856550/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 13:00:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Samsun için yerel kuvvetli yağış uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Samsun için yerel kuvvetli yağış uyarısında bulundu.Meteorolojiden yapılan açıklamaya göre, akşam saatlerine kadar Samsun çevrelerinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.Sel, su baskını, yıldırım, dolu, yağış anında kuvvetli rüzgar, ulaşımda aksama ve heyelan gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Samsun için yerel kuvvetli yağış uyarısında bulundu.Meteorolojiden yapılan açıklamaya göre, akşam saatlerine kadar Samsun çevrelerinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.Sel, su baskını, yıldırım, dolu, yağış anında kuvvetli rüzgar, ulaşımda aksama ve heyelan gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/samsun-icin-yerel-kuvvetli-yagis-uyarisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Darbinyan'dan Türkiye ile yapıcı diyalog yürütüldüğü mesajı:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ermenistan-disisleri-bakani-danismani-darbinyan-dan-turkiye-ile-yapici-diyalog-yurutuldugu-mesaji/856549/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ermenistan-disisleri-bakani-danismani-darbinyan-dan-turkiye-ile-yapici-diyalog-yurutuldugu-mesaji/856549/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 13:00:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kars — (Türkiye-Ermenistan) Şu an oldukça olumlu ve yapıcı bir diyalog yürütüyoruz. Bu da Ermenistan ile Türkiye arasındaki normalleşme süreci sayesinde mümkün oluyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kars Haberleri — GÖKHAN ÇELİKER - Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Hayk Darbinyan, (Türkiye-Ermenistan) Şu an oldukça olumlu ve yapıcı bir diyalog yürütüyoruz. Bu da Ermenistan ile Türkiye arasındaki normalleşme süreci sayesinde mümkün oluyor. dedi.Darbinyan, Türkiye-Ermenistan İş İnsanları Toplantısı vesilesiyle bulunduğu Kars'ta AA muhabirine değerlendirmeler yaptı.Toplantının önemini vurgulayan Darbinyan, toplantı sayesinde iki ülkenin iş dünyasının bir araya gelme ve işbirliği imkanlarını anlama fırsatı bulduğunu söyledi.Darbinyan, Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan ticaretin başlatılmasına ilişkin bürokratik hazırlıkların 11 Mayıs itibarıyla tamamlanmasından duydukları memnuniyete işaret ederek, iş dünyalarından temsilcilerin bir araya gelmesi ve işbirliği imkanlarının değerlendirmesinin kendileri için önem taşıdığını belirtti.- Türkiye-Ermenistan normalleşme süreci(Türkiye-Ermenistan) Şu an oldukça olumlu ve yapıcı bir diyalog yürütüyoruz. Bu da Ermenistan ile Türkiye arasındaki normalleşme süreci sayesinde mümkün oluyor. diyen Darbinyan, ülkesinin Türkiye ile diplomatik ilişkiler kurmaya ve sınırları açmaya hazır olduğunu vurguladığını aktardı.Darbinyan, Kars'taki toplantı gibi etkinliklerin Ermenistan ile Türkiye arasındaki normalleşme sürecinin tamamlanmasına katkı sağlayacağına inandığını dile getirerek, Kendi açımızdan tam normalleşmeye hazırız. dedi.Türkiye ile Ermenistan diyaloğunun normalleşme sürecini nihayete erdirecek kadar olgunlaştığını söylemekten memnuniyet duyduğunu belirten Darbinyan, sürecin tamamlanmasının, sınırların açılması ve Ankara ile Erivan arasında diplomatik ilişkilerin kurulması anlamına geleceğini söyledi.- Türkiye ile normalleşmeErmenistan'da Başbakan Nikol Paşinyan döneminde, Türkiye'nin eski Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç 2021'de Ermenistan Özel Temsilcisi olarak görevlendirilirken, Ermenistan Parlamentosu Başkan Yardımcısı Ruben Rubinyan da Ermenistan tarafının özel temsilci olarak atandı.Kılıç ile Rubinyan, Ocak 2022'de Moskova'da bir araya geldi, Türkiye ve Ermenistan'ın ilişkilerin tam normalleşmesini hedefleyen müzakereleri ön şart olmadan sürdürme konusunda mutabık kalındı. Bu süreç uluslararası camia tarafından olumlu karşılandı.Ermenistan ile Türkiye arasında 2020'de sona eren uçuşlar, 2 Şubat 2022'de yeniden başladı, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan kalkan uçak Erivan'daki Zvartnots Uluslararası Havalimanı'na indi.1 Ocak 2023'ten itibaren Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan hava kargo ticareti mümkün hale geldi.Ermenistan'ın resmi kurumlarına ait internet siteleri hariç, Türkiye'den kullanıcıların Ermenistan'daki internet sitelerine erişiminin önündeki engel de kaldırıldı.Taraflar görüşmelere devam ederken sürece ilişkin pozitif mesajlar verilmeye devam edildi. Ermenistan, 2024'te Türkiye sınırındaki Alican Sınır Kapısı'nın Ermenistan tarafının (Margara Sınır Kapısı) tamamen yenilenerek hizmete hazır hale getirildiğini açıkladı.Tarafların 2025 sonunda aldığı kararla Türkiye ve Ermenistan'ın diplomatik, hizmet ve hususi pasaport hamilleri 1 Ocak 2026 itibarıyla ücretsiz olarak e-vize alabilir hale geldi, vize kolaylığı sağlandı.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Paşinyan'ın 4 Mayıs'ta yaptığı görüşmeler sonucunda bir ayağı Türkiye, diğer ayağı Ermenistan'da olan Ani Köprüsü'nün ortak restorasyonuna ilişkin mutabakat zaptı imzalandı.Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan ticaretin başlatılmasına ilişkin bürokratik hazırlıkların 11 Mayıs itibarıyla tamamlandığı, iki ülke arasındaki ortak sınırın açılmasına yönelik gerekli teknik ve bürokratik çalışmaların devam ettiği belirtildi.Hayata geçirilen yeni düzenleme sayesinde Türkiye'den üçüncü bir ülkeye, oradan da Ermenistan'a giden veya aynı güzergahı kullanarak gelen malların nihai varış veya çıkış noktasının Ermenistan/Türkiye şeklinde yazılabilmesi mümkün hale geldi.Paşinyan mayısta yaptığı açıklamada, Azerbaycan demir yolu gibi Ahılkelek-Kars demir yolunun da Ermenistan'ın ihracatı ve ithalatına açıldığını duyurdu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kars Haberleri — GÖKHAN ÇELİKER - Ermenistan Dışişleri Bakanı Danışmanı Hayk Darbinyan, (Türkiye-Ermenistan) Şu an oldukça olumlu ve yapıcı bir diyalog yürütüyoruz. Bu da Ermenistan ile Türkiye arasındaki normalleşme süreci sayesinde mümkün oluyor. dedi.Darbinyan, Türkiye-Ermenistan İş İnsanları Toplantısı vesilesiyle bulunduğu Kars'ta AA muhabirine değerlendirmeler yaptı.Toplantının önemini vurgulayan Darbinyan, toplantı sayesinde iki ülkenin iş dünyasının bir araya gelme ve işbirliği imkanlarını anlama fırsatı bulduğunu söyledi.Darbinyan, Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan ticaretin başlatılmasına ilişkin bürokratik hazırlıkların 11 Mayıs itibarıyla tamamlanmasından duydukları memnuniyete işaret ederek, iş dünyalarından temsilcilerin bir araya gelmesi ve işbirliği imkanlarının değerlendirmesinin kendileri için önem taşıdığını belirtti.- Türkiye-Ermenistan normalleşme süreci(Türkiye-Ermenistan) Şu an oldukça olumlu ve yapıcı bir diyalog yürütüyoruz. Bu da Ermenistan ile Türkiye arasındaki normalleşme süreci sayesinde mümkün oluyor. diyen Darbinyan, ülkesinin Türkiye ile diplomatik ilişkiler kurmaya ve sınırları açmaya hazır olduğunu vurguladığını aktardı.Darbinyan, Kars'taki toplantı gibi etkinliklerin Ermenistan ile Türkiye arasındaki normalleşme sürecinin tamamlanmasına katkı sağlayacağına inandığını dile getirerek, Kendi açımızdan tam normalleşmeye hazırız. dedi.Türkiye ile Ermenistan diyaloğunun normalleşme sürecini nihayete erdirecek kadar olgunlaştığını söylemekten memnuniyet duyduğunu belirten Darbinyan, sürecin tamamlanmasının, sınırların açılması ve Ankara ile Erivan arasında diplomatik ilişkilerin kurulması anlamına geleceğini söyledi.- Türkiye ile normalleşmeErmenistan'da Başbakan Nikol Paşinyan döneminde, Türkiye'nin eski Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç 2021'de Ermenistan Özel Temsilcisi olarak görevlendirilirken, Ermenistan Parlamentosu Başkan Yardımcısı Ruben Rubinyan da Ermenistan tarafının özel temsilci olarak atandı.Kılıç ile Rubinyan, Ocak 2022'de Moskova'da bir araya geldi, Türkiye ve Ermenistan'ın ilişkilerin tam normalleşmesini hedefleyen müzakereleri ön şart olmadan sürdürme konusunda mutabık kalındı. Bu süreç uluslararası camia tarafından olumlu karşılandı.Ermenistan ile Türkiye arasında 2020'de sona eren uçuşlar, 2 Şubat 2022'de yeniden başladı, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan kalkan uçak Erivan'daki Zvartnots Uluslararası Havalimanı'na indi.1 Ocak 2023'ten itibaren Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan hava kargo ticareti mümkün hale geldi.Ermenistan'ın resmi kurumlarına ait internet siteleri hariç, Türkiye'den kullanıcıların Ermenistan'daki internet sitelerine erişiminin önündeki engel de kaldırıldı.Taraflar görüşmelere devam ederken sürece ilişkin pozitif mesajlar verilmeye devam edildi. Ermenistan, 2024'te Türkiye sınırındaki Alican Sınır Kapısı'nın Ermenistan tarafının (Margara Sınır Kapısı) tamamen yenilenerek hizmete hazır hale getirildiğini açıkladı.Tarafların 2025 sonunda aldığı kararla Türkiye ve Ermenistan'ın diplomatik, hizmet ve hususi pasaport hamilleri 1 Ocak 2026 itibarıyla ücretsiz olarak e-vize alabilir hale geldi, vize kolaylığı sağlandı.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Paşinyan'ın 4 Mayıs'ta yaptığı görüşmeler sonucunda bir ayağı Türkiye, diğer ayağı Ermenistan'da olan Ani Köprüsü'nün ortak restorasyonuna ilişkin mutabakat zaptı imzalandı.Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan ticaretin başlatılmasına ilişkin bürokratik hazırlıkların 11 Mayıs itibarıyla tamamlandığı, iki ülke arasındaki ortak sınırın açılmasına yönelik gerekli teknik ve bürokratik çalışmaların devam ettiği belirtildi.Hayata geçirilen yeni düzenleme sayesinde Türkiye'den üçüncü bir ülkeye, oradan da Ermenistan'a giden veya aynı güzergahı kullanarak gelen malların nihai varış veya çıkış noktasının Ermenistan/Türkiye şeklinde yazılabilmesi mümkün hale geldi.Paşinyan mayısta yaptığı açıklamada, Azerbaycan demir yolu gibi Ahılkelek-Kars demir yolunun da Ermenistan'ın ihracatı ve ithalatına açıldığını duyurdu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/ermenistan-disisleri-bakani-danismani-darbinyan-dan-turkiye-ile-yapici-diyalog-yurutuldugu-mesaji.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nevşehir'de uyuşturucu operasyonunda 4 şüpheli yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nevsehir-de-uyusturucu-operasyonunda-4-supheli-yakalandi/856548/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nevsehir-de-uyusturucu-operasyonunda-4-supheli-yakalandi/856548/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 13:00:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Nevşehir — Nevşehir'in Acıgöl ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 4 zanlı gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Nevşehir Haberleri — Nevşehir'in Acıgöl ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 4 zanlı gözaltına alındı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince Acıgöl ilçesinde belirlenen adreslere operasyon düzenlendi.Adreslerdeki aramada, 1 kilo 98 gram kenevir tohumu, 230 gram esrar, 31 kök kenevir bitkisi, 5 paket sarma kağıdı ile esrar öğütme aparatı ele geçirildi.Operasyonda gözaltına alınan 4 şüphelinin jandarmadaki işlemleri sürüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Nevşehir Haberleri — Nevşehir'in Acıgöl ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 4 zanlı gözaltına alındı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince Acıgöl ilçesinde belirlenen adreslere operasyon düzenlendi.Adreslerdeki aramada, 1 kilo 98 gram kenevir tohumu, 230 gram esrar, 31 kök kenevir bitkisi, 5 paket sarma kağıdı ile esrar öğütme aparatı ele geçirildi.Operasyonda gözaltına alınan 4 şüphelinin jandarmadaki işlemleri sürüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/nevsehir-de-uyusturucu-operasyonunda-4-supheli-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kuveyt Türk'ten kişiselleştirilmiş finansman dönemi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kuveyt-turk-ten-kisisellestirilmis-finansman-donemi/856547/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kuveyt-turk-ten-kisisellestirilmis-finansman-donemi/856547/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 13:00:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral: - Yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerimizi tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabiliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması Sizi Bilir ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor. Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.Sizi Bilir modeli, Kuveyt Türk'ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.- Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmakAçıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, Sizi Bilir modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Kuveyt Türk, bireysel finansman süreçlerinde yapay zeka destekli yeni uygulaması Sizi Bilir ile müşteriye özel kar oranı dönemini başlattı.Bankadan yapılan açıklamaya göre, Kuveyt Türk, yeni uygulamasıyla finansman teklifi süreçlerinde müşteri deneyimini daha hızlı ve kişiselleştirilmiş hale getirmeyi hedefliyor. Yapay zeka tabanlı tahminleme modeliyle geliştirilen sistem, müşterilerin harcama alışkanlıkları ve finansman geçmişlerini analiz ederek kendilerine uygun kar oranı sunulmasını sağlıyor.Uygulama, veri temelli ve kişisel finansal davranışlara duyarlı bir yapı sunarak, her müşterinin kendi finansal yolculuğunu dikkate alan modelle çalışıyor.Bireysel müşterilere yönelik olarak hayata geçirilen uygulamada finansal profili güçlü müşteriler avantajlı kar oranlarından yararlanabiliyor.Müşteriler böylece hem finansal yüklerini daha etkin yönetirken, kendilerine özel tasarlanmış teklifle daha güvenli kararlar alabiliyor.Müşteriler, ihtiyaç duydukları finansmana Kuveyt Türk Mobil ve Kuveyt Türk şubeleri üzerinden daha kısa sürede ve daha kişiselleştirilmiş koşullarla ulaşabiliyor.Sizi Bilir modeli, Kuveyt Türk'ün yapay zeka temelli çözümleri bankacılık süreçlerine entegre etme vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor.Banka, müşterilerine bütünleşmiş, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak için yapay zeka destekli çözümlerini daha geniş bir alana yayarak çalışmalarına hız veriyor.- Amacımız, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş bir yapıya kavuşturmakAçıklamada görüşlerine yer verilen Kuveyt Türk Bireysel ve Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Oral, Sizi Bilir modeliyle amaçlarının, finansman teklif süreçlerini daha kişiselleştirilmiş ve müşteri odaklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.Oral, yapay zeka destekli model sayesinde müşterilerini tek tip bir değerlendirme yerine kendi ödeme alışkanlıkları, işlem düzenleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ele alabildiklerini aktararak, şunları kaydetti:Bu yaklaşım, finansal profili güçlü müşteriler için daha avantajlı koşullar sunulmasına imkan tanırken tüm müşterilerimiz için dengeli ve sürdürülebilir finansman çözümleri üretmemizi sağlıyor. Kuveyt Türk olarak teknolojiyi, müşteri deneyimini iyileştiren ve güven ilişkisini güçlendiren bir araç olarak konumlandırmaya devam edeceğiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yozgat'ta iki otomobilin çarpıştığı kazada 7 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yozgat-ta-iki-otomobilin-carpistigi-kazada-7-kisi-yaralandi/856546/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yozgat-ta-iki-otomobilin-carpistigi-kazada-7-kisi-yaralandi/856546/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 13:00:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Yozgat — Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu yaralanan 7 kişi, tedavi altına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yozgat Haberleri — Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu yaralanan 7 kişi, tedavi altına alındı.P.Ö'nün kullandığı 06 JZ 007 plakalı otomobil, Yozgat-Kayseri kara yolu Sarıkaya Kavşağı'nda, M.E. idaresindeki 66 NH 840 plakalı otomobille çarpıştı.İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Kazada, sürücüler ile araçlarda bulunan 5 kişi yaralandı.Yaralılar, ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Yozgat Haberleri — Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu yaralanan 7 kişi, tedavi altına alındı.P.Ö'nün kullandığı 06 JZ 007 plakalı otomobil, Yozgat-Kayseri kara yolu Sarıkaya Kavşağı'nda, M.E. idaresindeki 66 NH 840 plakalı otomobille çarpıştı.İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Kazada, sürücüler ile araçlarda bulunan 5 kişi yaralandı.Yaralılar, ambulanslarla kentteki hastanelere kaldırıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/yozgat-ta-iki-otomobilin-carpistigi-kazada-7-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Kurum, COP31 Business Forum-Türk İş Dünyası İstişare Toplantısı'nda konuştu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-kurum-cop31-business-forum-turk-is-dunyasi-istisare-toplantisi-nda-konustu/856545/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-kurum-cop31-business-forum-turk-is-dunyasi-istisare-toplantisi-nda-konustu/856545/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 13:00:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Biz COP31'i bir uluslararası zirve olmanın yanı sıra, reel sektörümüzün yeşil dönüşüm kapasitesini dünyaya göstereceği bir dönüm noktası olarak görüyoruz - İklim eylemini sadece çevre politikası değil, dünyanın geldiği noktada rekabetçilik, ihracat, teknoloji, istihdam ve kalkınma politikası olarak görelim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Biz COP31'i bir uluslararası zirve olmanın yanı sıra, reel sektörümüzün yeşil dönüşüm kapasitesini dünyaya göstereceği bir dönüm noktası olarak görüyoruz. dedi.Bakan Kurum, COP31 Business Forum-Türk İş Dünyası İstişare Toplantısında yaptığı konuşmada, 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerin hemen ardından bir yandan enkazları kaldırırken bir yandan da müteahhitler ve iş dünyasıyla şehirleri yeniden ayağa kaldırmanın yol haritasını çizdiklerini belirtti. Herkesin yıkımın büyüklüğünün farkında olduğunu dile getiren Kurum, Daima aynı şeye inandık ve 'bu zor günleri birlikte atlatacağız' dedik. Hamdolsun öyle de oldu. O toplantılarda aldığımız kararlar, temennilerde kalmadı. diye konuştu. Bugüne kadar nitelikli, etkili ve güçlü birçok işbirliğine imza attıklarını aktaran Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2017'de TOBB Genel Kurulu'nda yaptığı çağrıya verilen güçlü karşılığı asla unutmadıklarını söyledi.Türkiye'nin yerli otomobilinin, iş dünyasının vizyonu ve cesareti sayesinde hayata geçtiğini vurgulayan Kurum, Togg, çevreci, iklim dostu ve yeni nesil teknolojinin en güzel örneklerinden biri oldu. ifadesini kullandı.Sıfır Atık Projesi'nde de birlikte hareket ettiklerini, Türkiye Çevre Ajansı, TOBB ve TESK ile işbirliği protokolünü imzaladıklarını anımsatan Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:Bugün de güçlü işbirliğimizi yepyeni bir evreye taşıyoruz. COP31'e iş dünyamızın mührünü vurmak için hep birlikte kollarımızı sıvıyoruz. Bugün bizi bir masanın etrafında toplayan süreç, geçtiğimiz mart ayında Sayın Hisarcıklıoğlu'nun TOBB'un COP31 iş dünyası temsilciği talebiyle başladı. Biz de bu talebi büyük bir memnuniyetle karşıladık ve ivedilikle resmi elçilik görevini tevdi ettik. Bu süreçte TOBB iş dünyamızın önceliklerini ve ulusal paydaş tabanını oluşturarak, COP31 sürecine katılımını teşvik edecek. Yine paydaşlar arası köprüler kurarak bu kritik süreci koordine edecek. Bu görevlerin her biri çok önemli ve çok değerli.- Bütün dünyaya, diyalog, uzlaşı ve aksiyon öneriyoruzBakan Kurum, iş dünyasının COP31 sürecine etkin katılımının, yeşil dönüşümde yol haritasının aktif paydaşlıkla belirlenmesi, Türkiye'nin ve Türk sanayisinin bu yeni düzenin kurallarını bizzat alanda belirlemesi, küresel aktörleri uzaktan izlemesi değil, masada yan yana oturarak politika yapım sürecine katkı sunması demek olduğunu söyledi. Biz COP31'i, bir uluslararası zirve olmanın yanı sıra, reel sektörümüzün yeşil dönüşüm kapasitesini dünyaya göstereceği bir dönüm noktası olarak görüyoruz. diyen Kurum, bu süreçte TOBB'un ulusal ve küresel oda-borsa ağı, yüksek kurumsal kapasitesi, tecrübesi, sektör meclisleri ve KOBİ erişiminin vazgeçilmez olduğunu anlattı. Türkiye'nin COP31 vizyonu, eylem gündemi ve sektör beklentilerine de değinen Kurum, Türkiye olarak vizyonu Geleceğin COP'u: Uygulama COP'u yaklaşımı üzerine inşa ettiklerini belirtti. Dünyanın daha fazla taahhüde değil, hedefleri sahaya indirmeye, alınan kararları uygulamaya, uygulamayı hızlandırmaya ve dönüşümü ölçülebilir ekonomik sonuçlara çevirmeye ihtiyacı olduğunu çok iyi bildiklerini dile getiren Kurum, bu nedenle de tüm ülkelere, Antalya'ya gelmeden önce ulusal iklim planlarını ve şeffaflık raporlarını sunmaları gerektiğini beyan ettiklerini aktardı.Ülkelere iklim finansmanı yükümlülüklerini yerine getirmeleri çağrısı yaptıklarını ifade eden Kurum, şöyle devam etti:Bu kararlılıkla bütün dünyaya, diyalog, uzlaşı ve aksiyon öneriyoruz. COP31'de hedefimizi sözün aksiyona dönüştüğü, aksiyonun sahada bir fiil yayıldığı bir zirve temeline oturtuyoruz. Bu yaklaşımın sahadaki en önemli araçlarından biri olan Eylem Gündemi'mizi 10 madde halinde yapılandırdık. Bu gündem, sıfır atık ve döngüsel ekonomi, temiz enerji dönüşümü ki bu çok kıymetli. Bugün tüm dünyanın yaşadığı enerji krizi, ülkelerin kendi kendine yetmesinin, kendi enerji bağımsızlığını elde etmesinin ne kadar önemli, kritik olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.Düşük karbonlu sanayileşmenin desteklenmesinin eylem planını kapsadığını aktaran Kurum, kırılgan bölgelerle okyanus ve denizlerin dayanıklılığı, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım sistemlerinin de temel odak alanları arasında olduğunu belirtti.Kurum, şehirlerin iklime dayanıklı hale getirilmesi, iklim eylemini destekleyen finansal ve kurumsal mekanizmaların güçlendirilmesi, gençlerin sürece katılımının artırılması, dayanaklı sağlık sistemlerinin geliştirilmesinin de bu çerçevede ele alındığını vurguladı. - En büyük zorluk, teknolojiye erişim ve uygun maliyetli finansmanBayram öncesi Kopenhag'da gerçekleştirilen İklim Bakanları Toplantısı'nda da hükümetlerden iş dünyasına kadar tüm kesimlere sizi görüyor ve duyuyoruz mesajını ilettiğini hatırlatan Kurum, bu yaklaşımın COP31'e nasıl dahil edileceğine bakmak istediklerini dile getirdi.Bu çağrıyı sözde bırakmadıklarını, çünkü bütün sektörleri yakinen takip ettiklerini aktaran Kurum, günümüz dünyasında, Sanayi Devrimi'nden bu yana şekillenen küresel ticaret kurallarının, yeşil dönüşüm ekseninde baştan yazıldığını ifade etti. Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın ihracatın, pazar payının ve küresel rekabet gücünün ön koşulu haline geldiğini vurgulayan Kurum, Biz, bu dönüşüm sürecinde karşılaştığınız en büyük zorluğun da teknolojiye erişim ve uygun maliyetli finansman olduğunu çok iyi biliyoruz. Bilhassa gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçları bu. diye konuştu.Bu nedenle özel sektörün ve finans dünyasının iklim eylemine daha güçlü katılımının olmazsa olmaz olduğuna işaret eden Kurum, güçlü ve etkin katılımın sanayicinin ihtiyaç duyduğu uluslararası iklim finansmanının da anahtarı olacağını söyledi. COP31'in yalnızca devletlerin yürüttüğü bir bürokratik süreç olmayacağını vurgulayan Kurum, İş dünyamızın en önde koştuğu iklim ve kalkınma seferberliği olarak hepimizin görmesi gerekir. Unutmayın ki, bilim politika üretir ancak o politikayı yatırıma, teknolojiye ve sahada somut bir dönüşüme çevirecek olan sizlersiniz. COP31 sürecine yalnızca genel değerlendirmelerle değil, somut öneriler, finansmana hazır projeler ve uygulanabilir iş modelleriyle gelmenizi istiyoruz. dedi.- Gelin, COP31'e kadar yeşil dönüşüm taahhütlerini hep birlikte ortaya koyalımBakan Kurum, COP31'in, özellikle artan küresel enerji talebine karşı en akılcı çözüm olan binalarda enerji verimliliği uygulamaları ve yeşil dönüşüm sertifikasyon süreçleri, inşaat ve malzeme sanayisi için muazzam bir inovasyon ve yatırım sahası olduğunu belirtti.Kurum, şunları kaydetti:Gelin, COP31'e kadar gözbebeğimiz Türk özel sektörünün yeşil dönüşüm taahhütlerini, iyi uygulama örneklerini ve ihtiyaç duyduğu finansman/politika araçlarını hep birlikte ortaya koyalım. İklim eylemini sadece çevre politikası değil, dünyanın geldiği noktada rekabetçilik, ihracat, teknoloji, istihdam ve kalkınma politikası olarak görelim. Sizlerin bu anlayışı iş dünyasına taşımanızı ve özel sektörün somut taahhütlerini COP31 gündemine hazırlamasını önemsiyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Biz COP31'i bir uluslararası zirve olmanın yanı sıra, reel sektörümüzün yeşil dönüşüm kapasitesini dünyaya göstereceği bir dönüm noktası olarak görüyoruz. dedi.Bakan Kurum, COP31 Business Forum-Türk İş Dünyası İstişare Toplantısında yaptığı konuşmada, 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerin hemen ardından bir yandan enkazları kaldırırken bir yandan da müteahhitler ve iş dünyasıyla şehirleri yeniden ayağa kaldırmanın yol haritasını çizdiklerini belirtti. Herkesin yıkımın büyüklüğünün farkında olduğunu dile getiren Kurum, Daima aynı şeye inandık ve 'bu zor günleri birlikte atlatacağız' dedik. Hamdolsun öyle de oldu. O toplantılarda aldığımız kararlar, temennilerde kalmadı. diye konuştu. Bugüne kadar nitelikli, etkili ve güçlü birçok işbirliğine imza attıklarını aktaran Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2017'de TOBB Genel Kurulu'nda yaptığı çağrıya verilen güçlü karşılığı asla unutmadıklarını söyledi.Türkiye'nin yerli otomobilinin, iş dünyasının vizyonu ve cesareti sayesinde hayata geçtiğini vurgulayan Kurum, Togg, çevreci, iklim dostu ve yeni nesil teknolojinin en güzel örneklerinden biri oldu. ifadesini kullandı.Sıfır Atık Projesi'nde de birlikte hareket ettiklerini, Türkiye Çevre Ajansı, TOBB ve TESK ile işbirliği protokolünü imzaladıklarını anımsatan Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:Bugün de güçlü işbirliğimizi yepyeni bir evreye taşıyoruz. COP31'e iş dünyamızın mührünü vurmak için hep birlikte kollarımızı sıvıyoruz. Bugün bizi bir masanın etrafında toplayan süreç, geçtiğimiz mart ayında Sayın Hisarcıklıoğlu'nun TOBB'un COP31 iş dünyası temsilciği talebiyle başladı. Biz de bu talebi büyük bir memnuniyetle karşıladık ve ivedilikle resmi elçilik görevini tevdi ettik. Bu süreçte TOBB iş dünyamızın önceliklerini ve ulusal paydaş tabanını oluşturarak, COP31 sürecine katılımını teşvik edecek. Yine paydaşlar arası köprüler kurarak bu kritik süreci koordine edecek. Bu görevlerin her biri çok önemli ve çok değerli.- Bütün dünyaya, diyalog, uzlaşı ve aksiyon öneriyoruzBakan Kurum, iş dünyasının COP31 sürecine etkin katılımının, yeşil dönüşümde yol haritasının aktif paydaşlıkla belirlenmesi, Türkiye'nin ve Türk sanayisinin bu yeni düzenin kurallarını bizzat alanda belirlemesi, küresel aktörleri uzaktan izlemesi değil, masada yan yana oturarak politika yapım sürecine katkı sunması demek olduğunu söyledi. Biz COP31'i, bir uluslararası zirve olmanın yanı sıra, reel sektörümüzün yeşil dönüşüm kapasitesini dünyaya göstereceği bir dönüm noktası olarak görüyoruz. diyen Kurum, bu süreçte TOBB'un ulusal ve küresel oda-borsa ağı, yüksek kurumsal kapasitesi, tecrübesi, sektör meclisleri ve KOBİ erişiminin vazgeçilmez olduğunu anlattı. Türkiye'nin COP31 vizyonu, eylem gündemi ve sektör beklentilerine de değinen Kurum, Türkiye olarak vizyonu Geleceğin COP'u: Uygulama COP'u yaklaşımı üzerine inşa ettiklerini belirtti. Dünyanın daha fazla taahhüde değil, hedefleri sahaya indirmeye, alınan kararları uygulamaya, uygulamayı hızlandırmaya ve dönüşümü ölçülebilir ekonomik sonuçlara çevirmeye ihtiyacı olduğunu çok iyi bildiklerini dile getiren Kurum, bu nedenle de tüm ülkelere, Antalya'ya gelmeden önce ulusal iklim planlarını ve şeffaflık raporlarını sunmaları gerektiğini beyan ettiklerini aktardı.Ülkelere iklim finansmanı yükümlülüklerini yerine getirmeleri çağrısı yaptıklarını ifade eden Kurum, şöyle devam etti:Bu kararlılıkla bütün dünyaya, diyalog, uzlaşı ve aksiyon öneriyoruz. COP31'de hedefimizi sözün aksiyona dönüştüğü, aksiyonun sahada bir fiil yayıldığı bir zirve temeline oturtuyoruz. Bu yaklaşımın sahadaki en önemli araçlarından biri olan Eylem Gündemi'mizi 10 madde halinde yapılandırdık. Bu gündem, sıfır atık ve döngüsel ekonomi, temiz enerji dönüşümü ki bu çok kıymetli. Bugün tüm dünyanın yaşadığı enerji krizi, ülkelerin kendi kendine yetmesinin, kendi enerji bağımsızlığını elde etmesinin ne kadar önemli, kritik olduğunu bir kez daha göstermiş oldu.Düşük karbonlu sanayileşmenin desteklenmesinin eylem planını kapsadığını aktaran Kurum, kırılgan bölgelerle okyanus ve denizlerin dayanıklılığı, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım sistemlerinin de temel odak alanları arasında olduğunu belirtti.Kurum, şehirlerin iklime dayanıklı hale getirilmesi, iklim eylemini destekleyen finansal ve kurumsal mekanizmaların güçlendirilmesi, gençlerin sürece katılımının artırılması, dayanaklı sağlık sistemlerinin geliştirilmesinin de bu çerçevede ele alındığını vurguladı. - En büyük zorluk, teknolojiye erişim ve uygun maliyetli finansmanBayram öncesi Kopenhag'da gerçekleştirilen İklim Bakanları Toplantısı'nda da hükümetlerden iş dünyasına kadar tüm kesimlere sizi görüyor ve duyuyoruz mesajını ilettiğini hatırlatan Kurum, bu yaklaşımın COP31'e nasıl dahil edileceğine bakmak istediklerini dile getirdi.Bu çağrıyı sözde bırakmadıklarını, çünkü bütün sektörleri yakinen takip ettiklerini aktaran Kurum, günümüz dünyasında, Sanayi Devrimi'nden bu yana şekillenen küresel ticaret kurallarının, yeşil dönüşüm ekseninde baştan yazıldığını ifade etti. Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın ihracatın, pazar payının ve küresel rekabet gücünün ön koşulu haline geldiğini vurgulayan Kurum, Biz, bu dönüşüm sürecinde karşılaştığınız en büyük zorluğun da teknolojiye erişim ve uygun maliyetli finansman olduğunu çok iyi biliyoruz. Bilhassa gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçları bu. diye konuştu.Bu nedenle özel sektörün ve finans dünyasının iklim eylemine daha güçlü katılımının olmazsa olmaz olduğuna işaret eden Kurum, güçlü ve etkin katılımın sanayicinin ihtiyaç duyduğu uluslararası iklim finansmanının da anahtarı olacağını söyledi. COP31'in yalnızca devletlerin yürüttüğü bir bürokratik süreç olmayacağını vurgulayan Kurum, İş dünyamızın en önde koştuğu iklim ve kalkınma seferberliği olarak hepimizin görmesi gerekir. Unutmayın ki, bilim politika üretir ancak o politikayı yatırıma, teknolojiye ve sahada somut bir dönüşüme çevirecek olan sizlersiniz. COP31 sürecine yalnızca genel değerlendirmelerle değil, somut öneriler, finansmana hazır projeler ve uygulanabilir iş modelleriyle gelmenizi istiyoruz. dedi.- Gelin, COP31'e kadar yeşil dönüşüm taahhütlerini hep birlikte ortaya koyalımBakan Kurum, COP31'in, özellikle artan küresel enerji talebine karşı en akılcı çözüm olan binalarda enerji verimliliği uygulamaları ve yeşil dönüşüm sertifikasyon süreçleri, inşaat ve malzeme sanayisi için muazzam bir inovasyon ve yatırım sahası olduğunu belirtti.Kurum, şunları kaydetti:Gelin, COP31'e kadar gözbebeğimiz Türk özel sektörünün yeşil dönüşüm taahhütlerini, iyi uygulama örneklerini ve ihtiyaç duyduğu finansman/politika araçlarını hep birlikte ortaya koyalım. İklim eylemini sadece çevre politikası değil, dünyanın geldiği noktada rekabetçilik, ihracat, teknoloji, istihdam ve kalkınma politikası olarak görelim. Sizlerin bu anlayışı iş dünyasına taşımanızı ve özel sektörün somut taahhütlerini COP31 gündemine hazırlamasını önemsiyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/bakan-kurum-cop31-business-forum-turk-is-dunyasi-istisare-toplantisi-nda-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Dervişoğlu, İYİ Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dervisoglu-iyi-parti-tbmm-grup-toplantisi-nda-konustu/856544/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dervisoglu-iyi-parti-tbmm-grup-toplantisi-nda-konustu/856544/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:57:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tbmm — (CHP'ye yönelik 'mutlak butlan' kararı) Atayan da atanan da bizim nazarımızda mutlak butlandır, sakattır, 'yok' hükmündedir. Biz, millet iradesine sahip çıkmaya her şart ve halde, sonu ne olursa olsun, pes etmeden ve teslim olmadan devam edeceğiz - Bizim durduğumuz yerde meşruiyetin tek kaynağı milletin hür iradesidir. Ben gücünü milletten almayan hiç kimseyi, siyasi muhatap kabul etmem, atanmışlarla da uğraşmam]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tbmm Haberleri — İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, CHP'ye yönelik mutlak butlan kararına ilişkin, Atayan da atanan da bizim nazarımızda mutlak butlandır, sakattır, 'yok' hükmündedir. Biz, millet iradesine sahip çıkmaya her şart ve halde, sonu ne olursa olsun pes etmeden ve teslim olmadan devam edeceğiz. dedi.Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, CHP'ye yönelik mutlak butlan kararına değinerek, gelişmeleri ilk günden itibaren dikkatle takip ettiklerini söyledi.Müsavat Dervişoğlu, Mutlak butlan kararıyla gelinen noktanın, CHP'nin iç meselesi olmadığını, başından beri Türkiye'de siyasetin nasıl şekilleneceğine ilişkin daha büyük bir arayışın adımı şeklinde kurgulandığını iddia etti.CHP'ye cebren, kapılar kırılarak girilmesine de başına kayyım atanmasına da 'bir yargı kararıdır' deyip geçmiyoruz diyen Dervişoğlu, bu tür kararların vicdanlarda yara açtığını, milletin arasına her zaman nifak soktuğunu kaydetti.Dervişoğlu, 1960'da Yassıada'da verilen kararların da bir yargı kararı olduğunu, bu kararların ortaya çıkardığı yaraların halen kapanmadığını belirterek, 1971 muhtırasının kırdığı kalemler de yargı kararıdır. 1980 sonrası yapılanlar, kapatılan partiler, hapisler, davalar, yasaklar, zindanlar, hepsi birer yargı kararıdır ve hepsinin açtığı yaraların izleri bedenlerimizde, ruhlarımızda durmaktadır. Bu sebeple İYİ Parti olarak, tarafımız da duruşumuz da nettir, bellidir. Biz bir kayyım cumhuriyeti istemiyoruz. Biz bir vesayet demokrasisi istemiyoruz. Biz, bir kişiye biat etmişlerin, birkaç hakimin, bürokratın, danışmanın değil, 'milletin sözü üstün olsun' istiyoruz. Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. diye konuştu.Bugün siyasetin geldiği halden hangi seçmen memnundur? Hangi siyasetçi huzurludur? sorularını yönelten Dervişoğlu, Kimse kusura bakmasın ve herkes bilsin ki ben zulme sessiz kalmam. Haksızlık karşısında dilsiz şeytan olmam. Kötü emsali örnek almam. Başkasını ithamla kendimi savunmam, demokrasiye de darbe yaptırmam. ifadesini kullandı.Müsavat Dervişoğlu, siyaseti mahkeme kararlarıyla, yasaklarla, bir takım demokrasi dışı müdahaleler ile dizayn etmeye çalışanların geçici başarılar elde edebileceğini ancak milletin iradesine rağmen kalıcı sonuçlar alamayacağını dile getirdi.Sandığın çözeceği meseleleri başka yollarla çözmeye çalışmanın Türkiye'ye sadece yeni krizler getireceğini vurgulayan Dervişoğlu, Bizim durduğumuz yerde meşruiyetin tek kaynağı milletin hür iradesidir. Ben gücünü milletten almayan hiç kimseyi, siyasi muhatap kabul etmem, atanmışlarla da uğraşmam. sözlerini sarf etti.Hükümeti eleştiren Dervişoğlu, iktidarın toplumu önce ikiye böldüğünü, daha sonra tüm kesimleri kendi içinde ayrıştırdığını savundu.Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın Kürtlere kayyım olarak atanmaya çalışıldığını, şimdi de sıranın CHP'ye geldiğini ileri süren Dervişoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:Devleti, milleti, egemenliği yok sayan kayyımlığa karşı duruşumuz tavizsiz ve nettir. Atayan da atanan da bizim nazarımızda mutlak butlandır, sakattır, 'yok' hükmündedir. Biz, millet iradesine sahip çıkmaya her şart ve halde, sonu ne olursa olsun, pes etmeden ve teslim olmadan devam edeceğiz. Biz dağ gibi burada duruyoruz, sırtını yaslamak isteyen varsa buyursun gelsin. Safımız Cumhuriyet ve demokrasi. Safımıza gelen herkes başımızın üstünde yer bulur.Dervişoğlu, millet olmanın temelinde ortak bir ahlakın bulunduğunu, iyiyi ve kötüyü ayıran, doğruyu ve yanlışı tartan, ifrat ile tefrit arasında milletin müşterek vicdanını kuran bir ahlak olduğunu kaydederek, bu ortak ahlak yerleştiğinde kanunların ortaya çıktığını, o kanunların genel bir yaptırım gücüne eriştiğinde ve milletin de o kanuna rıza gösterdiğinde devlet olunduğunu, bu yüzden rıza olmadan kanunların işleyemeyeceğini belirtti.- Bir devletin derini olmaz, hukuku olurDevlet aklı tartışmalarına da değinen Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:Devlet aklı dediğiniz şey işte o kanun düzeninin işleyişidir. Devlet adamı dediğiniz kimse de o akılla o düzeni işletmeye gayret eden kimsedir. Konu hangi devlet olursa olsun, o devletin derininde, o nizamın asıl sahibi olan millet vardır. Biraz daha derine bakarsanız, orada da o milleti vücuda getiren ortak ahlakı görürsünüz. Bunun dışında başka bir derinlik arıyorsanız, yahut bulduğunuzu zannediyorsanız veya kendinize öyle bir sıfat devşiriyorsanız, orada milletin aklını değil ancak birilerinin zaaflarını bulursunuz. Suistimaller, eksik yapılmış vazifeler, yanlış yürütülmüş işler bulursunuz. Bir devletin derini olmaz. Bir devletin hukuku olur. Bir devletin aklı derinlikte ve karanlıkta değil kanunlarda, kurumlarda, milletin rızasını almada ve millete hesap vermede görünür.Devlet aklı, yanlışların sorgulanmasını engelleyen sis perdesi değildir. Devlet aklı; devletin varlığını, milletin birliğini, hukukun üstünlüğünü, adaleti, bağımsızlığı ve geleceği birlikte koruyabilme kabiliyetidir. Devlet aklı, milletin tarih içinden süzülüp gelen ortak aklıdır. Devlet aklı, yalnızca prosedür değildir, anayasaya sadakattir. Devlet aklı, yalnızca bir karar alma tekniği değildir. Kamu yararına, milli egemenliğe ve hukuk devletine bağlılıktır. Devlet aklı, yalnızca devletin hareket kabiliyeti değildir. Devletin kendi sınırlarını bilme, hukukla bağlı kalma ve millete hesap verme ahlakıdır.Dervişoğlu, Arap Alevi vatandaşların Gadir-i Hum Bayramı'nı kutlayarak sözlerini tamamladı.İYİ Parti TBMM Grup Toplantısı daha sonra basına kapalı devam etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tbmm Haberleri — İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, CHP'ye yönelik mutlak butlan kararına ilişkin, Atayan da atanan da bizim nazarımızda mutlak butlandır, sakattır, 'yok' hükmündedir. Biz, millet iradesine sahip çıkmaya her şart ve halde, sonu ne olursa olsun pes etmeden ve teslim olmadan devam edeceğiz. dedi.Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, CHP'ye yönelik mutlak butlan kararına değinerek, gelişmeleri ilk günden itibaren dikkatle takip ettiklerini söyledi.Müsavat Dervişoğlu, Mutlak butlan kararıyla gelinen noktanın, CHP'nin iç meselesi olmadığını, başından beri Türkiye'de siyasetin nasıl şekilleneceğine ilişkin daha büyük bir arayışın adımı şeklinde kurgulandığını iddia etti.CHP'ye cebren, kapılar kırılarak girilmesine de başına kayyım atanmasına da 'bir yargı kararıdır' deyip geçmiyoruz diyen Dervişoğlu, bu tür kararların vicdanlarda yara açtığını, milletin arasına her zaman nifak soktuğunu kaydetti.Dervişoğlu, 1960'da Yassıada'da verilen kararların da bir yargı kararı olduğunu, bu kararların ortaya çıkardığı yaraların halen kapanmadığını belirterek, 1971 muhtırasının kırdığı kalemler de yargı kararıdır. 1980 sonrası yapılanlar, kapatılan partiler, hapisler, davalar, yasaklar, zindanlar, hepsi birer yargı kararıdır ve hepsinin açtığı yaraların izleri bedenlerimizde, ruhlarımızda durmaktadır. Bu sebeple İYİ Parti olarak, tarafımız da duruşumuz da nettir, bellidir. Biz bir kayyım cumhuriyeti istemiyoruz. Biz bir vesayet demokrasisi istemiyoruz. Biz, bir kişiye biat etmişlerin, birkaç hakimin, bürokratın, danışmanın değil, 'milletin sözü üstün olsun' istiyoruz. Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. diye konuştu.Bugün siyasetin geldiği halden hangi seçmen memnundur? Hangi siyasetçi huzurludur? sorularını yönelten Dervişoğlu, Kimse kusura bakmasın ve herkes bilsin ki ben zulme sessiz kalmam. Haksızlık karşısında dilsiz şeytan olmam. Kötü emsali örnek almam. Başkasını ithamla kendimi savunmam, demokrasiye de darbe yaptırmam. ifadesini kullandı.Müsavat Dervişoğlu, siyaseti mahkeme kararlarıyla, yasaklarla, bir takım demokrasi dışı müdahaleler ile dizayn etmeye çalışanların geçici başarılar elde edebileceğini ancak milletin iradesine rağmen kalıcı sonuçlar alamayacağını dile getirdi.Sandığın çözeceği meseleleri başka yollarla çözmeye çalışmanın Türkiye'ye sadece yeni krizler getireceğini vurgulayan Dervişoğlu, Bizim durduğumuz yerde meşruiyetin tek kaynağı milletin hür iradesidir. Ben gücünü milletten almayan hiç kimseyi, siyasi muhatap kabul etmem, atanmışlarla da uğraşmam. sözlerini sarf etti.Hükümeti eleştiren Dervişoğlu, iktidarın toplumu önce ikiye böldüğünü, daha sonra tüm kesimleri kendi içinde ayrıştırdığını savundu.Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın Kürtlere kayyım olarak atanmaya çalışıldığını, şimdi de sıranın CHP'ye geldiğini ileri süren Dervişoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:Devleti, milleti, egemenliği yok sayan kayyımlığa karşı duruşumuz tavizsiz ve nettir. Atayan da atanan da bizim nazarımızda mutlak butlandır, sakattır, 'yok' hükmündedir. Biz, millet iradesine sahip çıkmaya her şart ve halde, sonu ne olursa olsun, pes etmeden ve teslim olmadan devam edeceğiz. Biz dağ gibi burada duruyoruz, sırtını yaslamak isteyen varsa buyursun gelsin. Safımız Cumhuriyet ve demokrasi. Safımıza gelen herkes başımızın üstünde yer bulur.Dervişoğlu, millet olmanın temelinde ortak bir ahlakın bulunduğunu, iyiyi ve kötüyü ayıran, doğruyu ve yanlışı tartan, ifrat ile tefrit arasında milletin müşterek vicdanını kuran bir ahlak olduğunu kaydederek, bu ortak ahlak yerleştiğinde kanunların ortaya çıktığını, o kanunların genel bir yaptırım gücüne eriştiğinde ve milletin de o kanuna rıza gösterdiğinde devlet olunduğunu, bu yüzden rıza olmadan kanunların işleyemeyeceğini belirtti.- Bir devletin derini olmaz, hukuku olurDevlet aklı tartışmalarına da değinen Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:Devlet aklı dediğiniz şey işte o kanun düzeninin işleyişidir. Devlet adamı dediğiniz kimse de o akılla o düzeni işletmeye gayret eden kimsedir. Konu hangi devlet olursa olsun, o devletin derininde, o nizamın asıl sahibi olan millet vardır. Biraz daha derine bakarsanız, orada da o milleti vücuda getiren ortak ahlakı görürsünüz. Bunun dışında başka bir derinlik arıyorsanız, yahut bulduğunuzu zannediyorsanız veya kendinize öyle bir sıfat devşiriyorsanız, orada milletin aklını değil ancak birilerinin zaaflarını bulursunuz. Suistimaller, eksik yapılmış vazifeler, yanlış yürütülmüş işler bulursunuz. Bir devletin derini olmaz. Bir devletin hukuku olur. Bir devletin aklı derinlikte ve karanlıkta değil kanunlarda, kurumlarda, milletin rızasını almada ve millete hesap vermede görünür.Devlet aklı, yanlışların sorgulanmasını engelleyen sis perdesi değildir. Devlet aklı; devletin varlığını, milletin birliğini, hukukun üstünlüğünü, adaleti, bağımsızlığı ve geleceği birlikte koruyabilme kabiliyetidir. Devlet aklı, milletin tarih içinden süzülüp gelen ortak aklıdır. Devlet aklı, yalnızca prosedür değildir, anayasaya sadakattir. Devlet aklı, yalnızca bir karar alma tekniği değildir. Kamu yararına, milli egemenliğe ve hukuk devletine bağlılıktır. Devlet aklı, yalnızca devletin hareket kabiliyeti değildir. Devletin kendi sınırlarını bilme, hukukla bağlı kalma ve millete hesap verme ahlakıdır.Dervişoğlu, Arap Alevi vatandaşların Gadir-i Hum Bayramı'nı kutlayarak sözlerini tamamladı.İYİ Parti TBMM Grup Toplantısı daha sonra basına kapalı devam etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/dervisoglu-iyi-parti-tbmm-grup-toplantisi-nda-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kayseri'de meslek okulları yıl boyunca yaptıkları çalışmaları sergiledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kayseri-de-meslek-okullari-yil-boyunca-yaptiklari-calismalari-sergiledi/856542/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kayseri-de-meslek-okullari-yil-boyunca-yaptiklari-calismalari-sergiledi/856542/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:56:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kayseri — Kayseri'de 2025-2026 eğitim öğretim yılında meslek okullarında yapılan çalışmalar, Kayseri Mesleki Eğitim Fuarı'nda (KAYMEF26) sergilendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kayseri Haberleri — Kayseri'de 2025-2026 eğitim öğretim yılında meslek okullarında yapılan çalışmalar, Kayseri Mesleki Eğitim Fuarı'nda (KAYMEF26) sergilendi.Bir alışveriş merkezindeki serginin açılışında konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, mesleki eğitimin stratejik alanlardan biri olduğunu söyledi.Mesleki eğitimin bilginin beceriye dönüşmesi anlamına geldiğini ifade eden Esen, Mesleki eğitim demek fikrin emeği dönüşmesi, hayalin hayatla buluşması demek. Bu anlamda hem ülkemizin kalkınmasında hem eğitim sistemimizin o istenilen insan tipinin ortaya çıkarmasında mesleki eğitimin çok ciddi payı vardır. Buna dikkati çekmek için 64 meslek lisemizin 56 alanda ve 119 dalda üretmiş oldukları ürünlerle bu fuarı açtık. Bir eğitim ekosisteminin nasıl oluştuğunu da bir anlamda burada sergilemiş olacağız. diye konuştu.Vali Yardımcısı Mehmet Türköz de mesleki eğitimin önemine dikkati çekti. Konuşmaların ardından fuarın açılışı yapıldı. Fuarda, kent merkezi ve ilçelerdeki meslek liselerin yanı sıra mesleki eğitim merkezlerinde yıl boyuncu yapılan çalışmalar sergilendi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kayseri Haberleri — Kayseri'de 2025-2026 eğitim öğretim yılında meslek okullarında yapılan çalışmalar, Kayseri Mesleki Eğitim Fuarı'nda (KAYMEF26) sergilendi.Bir alışveriş merkezindeki serginin açılışında konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, mesleki eğitimin stratejik alanlardan biri olduğunu söyledi.Mesleki eğitimin bilginin beceriye dönüşmesi anlamına geldiğini ifade eden Esen, Mesleki eğitim demek fikrin emeği dönüşmesi, hayalin hayatla buluşması demek. Bu anlamda hem ülkemizin kalkınmasında hem eğitim sistemimizin o istenilen insan tipinin ortaya çıkarmasında mesleki eğitimin çok ciddi payı vardır. Buna dikkati çekmek için 64 meslek lisemizin 56 alanda ve 119 dalda üretmiş oldukları ürünlerle bu fuarı açtık. Bir eğitim ekosisteminin nasıl oluştuğunu da bir anlamda burada sergilemiş olacağız. diye konuştu.Vali Yardımcısı Mehmet Türköz de mesleki eğitimin önemine dikkati çekti. Konuşmaların ardından fuarın açılışı yapıldı. Fuarda, kent merkezi ve ilçelerdeki meslek liselerin yanı sıra mesleki eğitim merkezlerinde yıl boyuncu yapılan çalışmalar sergilendi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/kayseri-de-meslek-okullari-yil-boyunca-yaptiklari-calismalari-sergiledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yeni Yol Partisi TBMM Grup Toplantısı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yeni-yol-partisi-tbmm-grup-toplantisi/856539/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yeni-yol-partisi-tbmm-grup-toplantisi/856539/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:51:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tbmm — Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan: - Ankara Zirvesi, İsrail açısından sonun başlangıcı olmalıdır, İsrail dışlanmalıdır. Türkiye, NATO içinde İsrail'e tanınan bütün imtiyazların reddedilmesini sağlamalıdır - Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu: - (Mutlak butlan kararı) Eğer bir yolsuzluk, yanlışlık vardıysa 2,5 sene neden beklediniz? YSK, anayasal bir kurum. YSK'nin nihai kararı tartışmaya açılırsa hangi seçim ve seçmen kendini emniyette hisseder? - DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: - 1 Temmuz'da asgari ücrete ara zam şarttır. Bu ilk 6 ayda oluşan yüzde 20 enflasyonun sebebi asgari ücretlimiz değil, ülkeyi yönetenlerdir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tbmm Haberleri — Saadet Partisi, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi'nin kurduğu Yeni Yol Partisi'nin TBMM Grup Toplantısı gerçekleştirildi.Toplantıda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, ekranlarda, manşetlerde ve siyaset koridorlarında arınma kelimesinin çokça dile getirildiğini, sadece belirli bir kesimin arınmasının yeterli olmayacağını söyledi.Topyekun siyasetin ve sistemin arınması gerektiğini söyleyen Arıkan, Siyasetin üzerine çöken kirli gölgeyi, menfaat ilişkilerini, liyakatsiz kadrolaşmaları kökünden kazımadan bu ülkeye huzur getiremezsiniz. dedi.Yeni anayasa tartışmalarına değinen Arıkan, Türkiye adım adım yeni bir siyasi zemine hazırlanırken, toplumun dikkati siyasi operasyon iddiaları, yargı süreçleri ve peş peşe gelen kriz başlıklarıyla başka alanlara yönlendiriliyor. Peki, anayasayı bu kadar acil kılan nedir? Biz yeni anayasaya karşı değiliz. Ancak anayasa öyle sıradan bir metin değildir. Anayasa, bir milletin geleceğini belirleyen ana iradedir. Millet adına yazılacak hiçbir gelecek metin, bu siyasi fırtınaların arasında, bu toz bulutlarının içinde, cevapsız soruların gölgesinde hazırlanamaz, hazırlanmamalı. ifadelerini kullandı.İslam dünyasının vadedilmiş topraklar safsatasının kıskaçları arasında adım adım parçalandığını ve coğrafyanın yeniden şekillendirilmeye çalışıldığını ifade eden Arıkan, bu durumu kınamayla, yumuşak güçle ve diplomasiyle geçiştirmenin, Türkiye'yi bu yeni konjonktüre uyumlu hale getirmekten başka bir şey olmadığını savundu.Arıkan, Hiç kimse olmasa da biz Saadet Partisi olarak buna sonuna kadar direneceğiz. Bu zihniyetin hedeflerini gerçekleştirmesine müsaade etmeyeceğiz. İsrail vadedilmiş topraklar şeriatıyla geliyorsa biz de çevresi mübarek kılınan vadedilmiş Mescid-i Aksa haritasıyla geliyoruz. diye konuştu.Ateşkese rağmen Gazze'ye düzenlediği saldırılar nedeniyle İsrail'e tepki gösteren Arıkan, Dış politikada sessizliği, eylemsizliği yol tutmuş iktidara sesleniyorum: Ankara Zirvesi sıradan bir zirve olmamalıdır. Ankara Zirvesi, İsrail açısından sonun başlangıcı olmalıdır, İsrail dışlanmalıdır. Türkiye, NATO içinde İsrail'e tanınan bütün imtiyazların reddedilmesini sağlamalıdır. değerlendirmesini yaptı.- Siyasete müdahale eden her yargı kararına karşıyızGelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, CHP'nin tek parti döneminden beri iktidara gelemediğini, bunun nedeninin derin milletle bağı koparmak olduğunu söyledi.Davutoğlu, CHP içinde karşılıklı tartışma yaşayanlara önce bu muhasebeyi yapmalarını rica ederim. Gerçekten CHP önemli bir kurumdur, önemli bir siyasi yapıdır ve bu yapının korunması veya kendi içinde bir mücadelede yok olmaması için önce bu muhasebeyi yapmaları lazım. şeklinde konuştu.İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izninin iptaline ilişkin karar verilmesi ve daha sonra Resmi Gazete'de yayımlanan kararla bu hükmün iptal edilmesini değerlendiren Davutoğlu, Bilgi Üniversitesi kapatıldı, 48 saat sonra açıldı. O 48 saat içinde öğrenciler işkence çekti, öğretim üyeleri 'Ne olacağız?' dedi. Devlet aklı varsa ve (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan bu aklı kullanıyorsa 48 saat içinde kararını niye değiştirdi? İzah etsin. sözlerini sarf etti.Doruk Madencilik işçilerinin haklarının verilmesine ilişkin 3 bakanın birden 15 Mayıs'ta ödemelerin yapılacağına yönelik söz verdiğini hatırlatan Davutoğlu, bu sözün tutulmadığını öne sürdü.İstinafın CHP kurultay kararına yönelik tartışmalara değinen Davutoğlu, Kim haklı kim haksız, o ayrı tartışma. Biz pozisyonumuzu söyledik. Siyasete müdahale eden her yargı kararına karşıyız. Ama bütün yolsuzlukların da sonuna kadar üzerine gidilmesi taraftarıyız. diye konuştu.Davutoğlu, Eğer bir yolsuzluk, yanlışlık vardıysa 2,5 sene neden beklediniz? YSK, anayasal bir kurum. YSK'nin nihai kararı tartışmaya açılırsa hangi seçim ve seçmen kendini emniyette hisseder? Verilmek istenen hava şu, 'Ne yaparsanız yapın biz iktidarda olmaya devam edeceğiz. Öyle bir sistem getirdik ki kimin iktidarda olacağına biz karar vereceğiz.' İşte bizim bununla mücadele etmemiz lazım. dedi.- Devlet tutup da bazı şirketlerin hisse senedini fiyatı düşmesin diye satın almazDEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Kurban Bayramı'nda pek çok kesimin ekonomik sıkıntılarla mücadele ettiğini söyledi.Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatlarına ilişkin eleştirilerde bulunan Babacan, tarımda acil destek sistemleri kurulmasını istedi.Babacan, beklenen enflasyon oranının yükselmesi nedeniyle asgari ücrete yönelik zam oranının arttığını belirterek, Belli ki 6 ayın sonunda enflasyon yüzde 20 civarında gerçekleşecek, bırakın yıl sonunu. 'Yıl sonunda yüzde 20'nin altına düşeceğiz.' diyorlardı, ilk 6 ayda yüzde 20'lik enflasyon gerçekleşecek. 1 Temmuz'da asgari ücrete ara zam şarttır. Bu ilk 6 ayda oluşan yüzde 20 enflasyonun sebebi asgari ücretlimiz değil, ülkeyi yönetenlerdir. görüşlerini paylaştı.Ali Babacan, mutlak butlan kararı sonrası borsaya müdahale edildiği iddialarına yönelik, şu ifadeleri kullandı:Daha önce bunun örneği görülmemiş. Devlet tutup da bazı şirketlerin hisse senedini fiyatı düşmesin diye satın almaz, böyle bir şey yok. Sayıştay da denetleyemiyor. Ama Meclis çatısı altında soruyorum: Varlık Fonu o piyasanın hareketli olduğu günlerde borsa düşmesin diye hangi şirketlerin hisse senetlerini aldı da fiyatlarını yükseltti ve aldı da göz yumdu? Bu adalet mi, şeffaf yönetim anlayışı mı?]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tbmm Haberleri — Saadet Partisi, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi'nin kurduğu Yeni Yol Partisi'nin TBMM Grup Toplantısı gerçekleştirildi.Toplantıda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, ekranlarda, manşetlerde ve siyaset koridorlarında arınma kelimesinin çokça dile getirildiğini, sadece belirli bir kesimin arınmasının yeterli olmayacağını söyledi.Topyekun siyasetin ve sistemin arınması gerektiğini söyleyen Arıkan, Siyasetin üzerine çöken kirli gölgeyi, menfaat ilişkilerini, liyakatsiz kadrolaşmaları kökünden kazımadan bu ülkeye huzur getiremezsiniz. dedi.Yeni anayasa tartışmalarına değinen Arıkan, Türkiye adım adım yeni bir siyasi zemine hazırlanırken, toplumun dikkati siyasi operasyon iddiaları, yargı süreçleri ve peş peşe gelen kriz başlıklarıyla başka alanlara yönlendiriliyor. Peki, anayasayı bu kadar acil kılan nedir? Biz yeni anayasaya karşı değiliz. Ancak anayasa öyle sıradan bir metin değildir. Anayasa, bir milletin geleceğini belirleyen ana iradedir. Millet adına yazılacak hiçbir gelecek metin, bu siyasi fırtınaların arasında, bu toz bulutlarının içinde, cevapsız soruların gölgesinde hazırlanamaz, hazırlanmamalı. ifadelerini kullandı.İslam dünyasının vadedilmiş topraklar safsatasının kıskaçları arasında adım adım parçalandığını ve coğrafyanın yeniden şekillendirilmeye çalışıldığını ifade eden Arıkan, bu durumu kınamayla, yumuşak güçle ve diplomasiyle geçiştirmenin, Türkiye'yi bu yeni konjonktüre uyumlu hale getirmekten başka bir şey olmadığını savundu.Arıkan, Hiç kimse olmasa da biz Saadet Partisi olarak buna sonuna kadar direneceğiz. Bu zihniyetin hedeflerini gerçekleştirmesine müsaade etmeyeceğiz. İsrail vadedilmiş topraklar şeriatıyla geliyorsa biz de çevresi mübarek kılınan vadedilmiş Mescid-i Aksa haritasıyla geliyoruz. diye konuştu.Ateşkese rağmen Gazze'ye düzenlediği saldırılar nedeniyle İsrail'e tepki gösteren Arıkan, Dış politikada sessizliği, eylemsizliği yol tutmuş iktidara sesleniyorum: Ankara Zirvesi sıradan bir zirve olmamalıdır. Ankara Zirvesi, İsrail açısından sonun başlangıcı olmalıdır, İsrail dışlanmalıdır. Türkiye, NATO içinde İsrail'e tanınan bütün imtiyazların reddedilmesini sağlamalıdır. değerlendirmesini yaptı.- Siyasete müdahale eden her yargı kararına karşıyızGelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, CHP'nin tek parti döneminden beri iktidara gelemediğini, bunun nedeninin derin milletle bağı koparmak olduğunu söyledi.Davutoğlu, CHP içinde karşılıklı tartışma yaşayanlara önce bu muhasebeyi yapmalarını rica ederim. Gerçekten CHP önemli bir kurumdur, önemli bir siyasi yapıdır ve bu yapının korunması veya kendi içinde bir mücadelede yok olmaması için önce bu muhasebeyi yapmaları lazım. şeklinde konuştu.İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izninin iptaline ilişkin karar verilmesi ve daha sonra Resmi Gazete'de yayımlanan kararla bu hükmün iptal edilmesini değerlendiren Davutoğlu, Bilgi Üniversitesi kapatıldı, 48 saat sonra açıldı. O 48 saat içinde öğrenciler işkence çekti, öğretim üyeleri 'Ne olacağız?' dedi. Devlet aklı varsa ve (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan bu aklı kullanıyorsa 48 saat içinde kararını niye değiştirdi? İzah etsin. sözlerini sarf etti.Doruk Madencilik işçilerinin haklarının verilmesine ilişkin 3 bakanın birden 15 Mayıs'ta ödemelerin yapılacağına yönelik söz verdiğini hatırlatan Davutoğlu, bu sözün tutulmadığını öne sürdü.İstinafın CHP kurultay kararına yönelik tartışmalara değinen Davutoğlu, Kim haklı kim haksız, o ayrı tartışma. Biz pozisyonumuzu söyledik. Siyasete müdahale eden her yargı kararına karşıyız. Ama bütün yolsuzlukların da sonuna kadar üzerine gidilmesi taraftarıyız. diye konuştu.Davutoğlu, Eğer bir yolsuzluk, yanlışlık vardıysa 2,5 sene neden beklediniz? YSK, anayasal bir kurum. YSK'nin nihai kararı tartışmaya açılırsa hangi seçim ve seçmen kendini emniyette hisseder? Verilmek istenen hava şu, 'Ne yaparsanız yapın biz iktidarda olmaya devam edeceğiz. Öyle bir sistem getirdik ki kimin iktidarda olacağına biz karar vereceğiz.' İşte bizim bununla mücadele etmemiz lazım. dedi.- Devlet tutup da bazı şirketlerin hisse senedini fiyatı düşmesin diye satın almazDEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Kurban Bayramı'nda pek çok kesimin ekonomik sıkıntılarla mücadele ettiğini söyledi.Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatlarına ilişkin eleştirilerde bulunan Babacan, tarımda acil destek sistemleri kurulmasını istedi.Babacan, beklenen enflasyon oranının yükselmesi nedeniyle asgari ücrete yönelik zam oranının arttığını belirterek, Belli ki 6 ayın sonunda enflasyon yüzde 20 civarında gerçekleşecek, bırakın yıl sonunu. 'Yıl sonunda yüzde 20'nin altına düşeceğiz.' diyorlardı, ilk 6 ayda yüzde 20'lik enflasyon gerçekleşecek. 1 Temmuz'da asgari ücrete ara zam şarttır. Bu ilk 6 ayda oluşan yüzde 20 enflasyonun sebebi asgari ücretlimiz değil, ülkeyi yönetenlerdir. görüşlerini paylaştı.Ali Babacan, mutlak butlan kararı sonrası borsaya müdahale edildiği iddialarına yönelik, şu ifadeleri kullandı:Daha önce bunun örneği görülmemiş. Devlet tutup da bazı şirketlerin hisse senedini fiyatı düşmesin diye satın almaz, böyle bir şey yok. Sayıştay da denetleyemiyor. Ama Meclis çatısı altında soruyorum: Varlık Fonu o piyasanın hareketli olduğu günlerde borsa düşmesin diye hangi şirketlerin hisse senetlerini aldı da fiyatlarını yükseltti ve aldı da göz yumdu? Bu adalet mi, şeffaf yönetim anlayışı mı?]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/yeni-yol-partisi-tbmm-grup-toplantisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ziraat Bankası'ndan dış ticareti desteklemek üzere uzun vadeli dış finansman</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ziraat-bankasi-ndan-dis-ticareti-desteklemek-uzere-uzun-vadeli-dis-finansman/856538/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ziraat-bankasi-ndan-dis-ticareti-desteklemek-uzere-uzun-vadeli-dis-finansman/856538/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:51:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Avusturya başta olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri ile Türkiye arasındaki dış ticaretin finansmanını desteklemek üzere sağlanan 100 milyon avro tutarındaki kaynak, bir yılı geri ödemesiz olmak üzere toplam 10 yıl vadeye sahip olacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Ziraat Bankası, dış ticaretin finansmanını desteklemek amacıyla Alman KfW IPEX-Bank ve Avusturya ihracat kredi kuruluşu OeKB işbirliğiyle 100 milyon avro tutarında uzun vadeli dış finansman sağladı.Ziraat Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre, Banka, Alman Kalkınma Bankası (KfW) Grubu bünyesinde yer alan KfW IPEX-Bank ile Avusturya ihracat kredi kuruluşu OeKB’nin sigortası altında yeni bir kaynak anlaşmasına imza attı.Avusturya başta olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri ile Türkiye arasındaki dış ticaretin finansmanını desteklemek üzere sağlanan 100 milyon avro tutarındaki kaynak, bir yılı geri ödemesiz olmak üzere toplam 10 yıl vadeye sahip olacak.Açıklamada görüşlerine yer verilen Ziraat Bankası Uluslararası Bankacılık Grup Başkanı Ertan Altıkulaç, Bankanın uluslararası finansman ağını genişletme stratejilerine ilişkin KfW IPEX-Bank ve OeKB işbirliğiyle toplamda 10 yıla yayılan bu çok uluslu finansman projesi ile ülkemize yeni bir kaynak kazandırmış oluyoruz. Söz konusu finansman paketi, en büyük ticari paydaşımız konumundaki Avrupa Birliği ile olan ekonomik entegrasyonumuza önemli katkı sağlayacaktır. Bunun yanı sıra anlaşma, Bankamızın global ölçekte kurduğu güçlü ilişkiler ile mevduat dışı finansmanda çeşitlenme ve derinleşme stratejisine de ciddi bir ivme kazandıracaktır. ifadelerini kullandı.Ziraat Bankası'nın uluslararası ticaretin finansmanında üstlendiği öncü role ve artan pazar payına dikkati çeken Altıkulaç, şunları kaydetti:Dış ticaret alanında sunduğumuz ürün ve hizmet çeşitliliğini stratejik bir yaklaşımla sürekli geliştirerek, son 5 yılda sektördeki pazar payımızı yüzde 20 seviyesine taşıdık. AB pazarı başta olmak üzere küresel ölçekteki ticari operasyonlarımızı kesintisiz bir biçimde sürdürüyoruz. Dünya genelinde yaklaşık 1800 bankadan oluşan geniş muhabir ağımız ve 21 farklı ülkedeki iştirak banka ile yurt dışı şubelerimiz aracılığıyla, müşterilerimizin dış ticaret işlemlerini güvenli ve hızlı bir şekilde gerçekleştirmelerine katkı sağlamaya devam edeceğiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Ziraat Bankası, dış ticaretin finansmanını desteklemek amacıyla Alman KfW IPEX-Bank ve Avusturya ihracat kredi kuruluşu OeKB işbirliğiyle 100 milyon avro tutarında uzun vadeli dış finansman sağladı.Ziraat Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre, Banka, Alman Kalkınma Bankası (KfW) Grubu bünyesinde yer alan KfW IPEX-Bank ile Avusturya ihracat kredi kuruluşu OeKB’nin sigortası altında yeni bir kaynak anlaşmasına imza attı.Avusturya başta olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri ile Türkiye arasındaki dış ticaretin finansmanını desteklemek üzere sağlanan 100 milyon avro tutarındaki kaynak, bir yılı geri ödemesiz olmak üzere toplam 10 yıl vadeye sahip olacak.Açıklamada görüşlerine yer verilen Ziraat Bankası Uluslararası Bankacılık Grup Başkanı Ertan Altıkulaç, Bankanın uluslararası finansman ağını genişletme stratejilerine ilişkin KfW IPEX-Bank ve OeKB işbirliğiyle toplamda 10 yıla yayılan bu çok uluslu finansman projesi ile ülkemize yeni bir kaynak kazandırmış oluyoruz. Söz konusu finansman paketi, en büyük ticari paydaşımız konumundaki Avrupa Birliği ile olan ekonomik entegrasyonumuza önemli katkı sağlayacaktır. Bunun yanı sıra anlaşma, Bankamızın global ölçekte kurduğu güçlü ilişkiler ile mevduat dışı finansmanda çeşitlenme ve derinleşme stratejisine de ciddi bir ivme kazandıracaktır. ifadelerini kullandı.Ziraat Bankası'nın uluslararası ticaretin finansmanında üstlendiği öncü role ve artan pazar payına dikkati çeken Altıkulaç, şunları kaydetti:Dış ticaret alanında sunduğumuz ürün ve hizmet çeşitliliğini stratejik bir yaklaşımla sürekli geliştirerek, son 5 yılda sektördeki pazar payımızı yüzde 20 seviyesine taşıdık. AB pazarı başta olmak üzere küresel ölçekteki ticari operasyonlarımızı kesintisiz bir biçimde sürdürüyoruz. Dünya genelinde yaklaşık 1800 bankadan oluşan geniş muhabir ağımız ve 21 farklı ülkedeki iştirak banka ile yurt dışı şubelerimiz aracılığıyla, müşterilerimizin dış ticaret işlemlerini güvenli ve hızlı bir şekilde gerçekleştirmelerine katkı sağlamaya devam edeceğiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli Eğitim Bakanı Tekin, Giresun'da konuştu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-egitim-bakani-tekin-giresun-da-konustu/856537/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-egitim-bakani-tekin-giresun-da-konustu/856537/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:48:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Giresun — Türkiye'nin eğitim öğretime fiziki altyapı, teknolojik altyapı açısından yaptıklarımızı anlattığımızda herkes bunun bir devrim olduğunu kabul ediyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Giresun Haberleri — Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'nin eğitim öğretime fiziki altyapı, teknolojik altyapı açısından yaptıklarımızı anlattığımızda herkes bunun bir devrim olduğunu kabul ediyor. dedi.Tekin, Çamoluk ilçesindeki Mustafa Ayaksız İlkokulu ile Hacı Şevket Ayaksız Camisi'nin açılışı dolayısıyla düzenlenen törende, Çamoluk Belediye Başkanı Ergün Bakırhan'a hizmetleri dolayısıyla teşekkür ederek, Çünkü başka bir örneğini görmedim. Hele bugünlerde belediyelerde yolsuzluklar, usulsüzlükler ve benzeri üzerinden Türk siyasal hayatında bambaşka bir tartışma yürürken, kendi cebinden belediye hizmetlerinde kullanmak üzere iş yeri açan belediye başkanı bir alkışı ve teşekkürü hak ediyor. diye konuştu.Yaklaşık 3 yıldır bakanlık görevini yürüttüğüne işaret eden Tekin, bu sürede sadece Bu hayır yarışında ben de varım diyen iş ve gönül insanlarına, memleket sevdalılarına teşekkür etmek için hayırseverlerin yaptığı okulların açılış törenlerine katıldığını belirtti.Tekin, hem okulu hem de camiyi yaptıran iş insanı Ahmet Ertuğrul'a teşekkür etti, Allah'tan hayırlarını kabul etmesi temennisinde bulundu.AK Parti iktidara geldiğinde Türkiye'de 350 bin civarında derslik olduğunu ifade eden Tekin, bu dersliklerin yaklaşık yarısının deprem, ekonomik ömrünü tamamlamaları ya da daha büyüklerinin yapılması nedeniyle yıkıldığını anlattı.Tekin, Türkiye genelinde 750 bin derslik olduğuna dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:2002'den önce 150-200 bin arasında sınıfımız var elimizde, şu anda 750 bin yani o güne kadar var olan derslik sayısını katbekat artacak kadar derslik yapmışız. Peki nasıl yaptık bunu? Niye o güne kadar bu kadar yapılmadı da o günden sonra bu kadar çok derslik, sınıf yapıldı? Çünkü çocuklarımızın, evlatlarımızın geleceğini memleketin birinci meselesi olarak gören bir Cumhurbaşkanımız var. Ülkemizin her bütçesinde, 'Birinci sırayı eğitime, okullara, öğretmenlerimize, çocuklarımızın geleceğine vereceğiz' diyen bir Cumhurbaşkanımız var.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür eden Tekin, Neden olduğunu da söyleyeyim. Bundan yaklaşık 15 gün önce Londra'daydık. Türkiye'nin eğitim öğretime fiziki altyapı, teknolojik altyapı açısından yaptıklarımızı anlattığımızda herkes bunun bir devrim olduğunu kabul ediyor. Bize bu duyguyu yaşattığı için Sayın Cumhurbaşkanımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum, Allah razı olsun. dedi.Bakan Tekin, hizmetlerin yapılmasında seçmenlerin duaları, yardımları ve desteklerinin de önemli olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seçimlerde yüzde 87 destek veren Çamoluk halkına teşekkür etti.Konuşmaların ardından Bakan Yusuf Tekin, protokol üyeleri ve öğrenciler kurdele keserek açılışı gerçekleştirdi.Programa, Giresun Valisi Mustafa Koç, AK Parti Giresun milletvekilleri Nazım Elmas ile Ali Temür, Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can, Çamoluk Kaymakamı Abdul Aziz Demirtaş, Çamoluk Belediye Başkanı Ergün Bakırhan, diğer ilgililer ve vatandaşlar katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Giresun Haberleri — Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'nin eğitim öğretime fiziki altyapı, teknolojik altyapı açısından yaptıklarımızı anlattığımızda herkes bunun bir devrim olduğunu kabul ediyor. dedi.Tekin, Çamoluk ilçesindeki Mustafa Ayaksız İlkokulu ile Hacı Şevket Ayaksız Camisi'nin açılışı dolayısıyla düzenlenen törende, Çamoluk Belediye Başkanı Ergün Bakırhan'a hizmetleri dolayısıyla teşekkür ederek, Çünkü başka bir örneğini görmedim. Hele bugünlerde belediyelerde yolsuzluklar, usulsüzlükler ve benzeri üzerinden Türk siyasal hayatında bambaşka bir tartışma yürürken, kendi cebinden belediye hizmetlerinde kullanmak üzere iş yeri açan belediye başkanı bir alkışı ve teşekkürü hak ediyor. diye konuştu.Yaklaşık 3 yıldır bakanlık görevini yürüttüğüne işaret eden Tekin, bu sürede sadece Bu hayır yarışında ben de varım diyen iş ve gönül insanlarına, memleket sevdalılarına teşekkür etmek için hayırseverlerin yaptığı okulların açılış törenlerine katıldığını belirtti.Tekin, hem okulu hem de camiyi yaptıran iş insanı Ahmet Ertuğrul'a teşekkür etti, Allah'tan hayırlarını kabul etmesi temennisinde bulundu.AK Parti iktidara geldiğinde Türkiye'de 350 bin civarında derslik olduğunu ifade eden Tekin, bu dersliklerin yaklaşık yarısının deprem, ekonomik ömrünü tamamlamaları ya da daha büyüklerinin yapılması nedeniyle yıkıldığını anlattı.Tekin, Türkiye genelinde 750 bin derslik olduğuna dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:2002'den önce 150-200 bin arasında sınıfımız var elimizde, şu anda 750 bin yani o güne kadar var olan derslik sayısını katbekat artacak kadar derslik yapmışız. Peki nasıl yaptık bunu? Niye o güne kadar bu kadar yapılmadı da o günden sonra bu kadar çok derslik, sınıf yapıldı? Çünkü çocuklarımızın, evlatlarımızın geleceğini memleketin birinci meselesi olarak gören bir Cumhurbaşkanımız var. Ülkemizin her bütçesinde, 'Birinci sırayı eğitime, okullara, öğretmenlerimize, çocuklarımızın geleceğine vereceğiz' diyen bir Cumhurbaşkanımız var.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür eden Tekin, Neden olduğunu da söyleyeyim. Bundan yaklaşık 15 gün önce Londra'daydık. Türkiye'nin eğitim öğretime fiziki altyapı, teknolojik altyapı açısından yaptıklarımızı anlattığımızda herkes bunun bir devrim olduğunu kabul ediyor. Bize bu duyguyu yaşattığı için Sayın Cumhurbaşkanımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum, Allah razı olsun. dedi.Bakan Tekin, hizmetlerin yapılmasında seçmenlerin duaları, yardımları ve desteklerinin de önemli olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seçimlerde yüzde 87 destek veren Çamoluk halkına teşekkür etti.Konuşmaların ardından Bakan Yusuf Tekin, protokol üyeleri ve öğrenciler kurdele keserek açılışı gerçekleştirdi.Programa, Giresun Valisi Mustafa Koç, AK Parti Giresun milletvekilleri Nazım Elmas ile Ali Temür, Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can, Çamoluk Kaymakamı Abdul Aziz Demirtaş, Çamoluk Belediye Başkanı Ergün Bakırhan, diğer ilgililer ve vatandaşlar katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/milli-egitim-bakani-tekin-giresun-da-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrailli yetkili, BM'deki uluslararası konferansta protestolar nedeniyle konuşmasını tamamlayamadı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israilli-yetkili-bm-deki-uluslararasi-konferansta-protestolar-nedeniyle-konusmasini-tamamlayamadi/856536/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israilli-yetkili-bm-deki-uluslararasi-konferansta-protestolar-nedeniyle-konusmasini-tamamlayamadi/856536/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:48:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Cenevre — Salonda bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ve Türk heyeti de protestolara katıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cenevre Haberleri — Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 114. Uluslararası Çalışma Konferansı sırasında konuşma yapan İsrailli yetkili, protestolar ve tepkiler nedeniyle konuşmasını tamamlayamadı. ILO'nun 114. Uluslararası Çalışma Konferansı, İsviçre'nin Cenevre kentinde devam ediyor.Genel Kurul sırasında dün yapılan bir oylamayla ilgili söz alan İsrailli diplomat Waleed Gadban, gelen tepkiler nedeniyle konuşmasını tamamlayamadı.Salonda bulunan çok sayıda ülkenin bakanları ile sendika, işçi ve işveren temsilcileri, masalara vurarak İsrailli konuşmacıyı protesto etti.Konuşma sırasında salonda bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türk heyeti ve Türkiye'den gelen sendika temsilcileri de İsrailli konuşmacıya yönelik protestolara katıldı.Protesto sırasında Filistin bayrağı açan bazı yetkililer, güvenlik görevlileri tarafından uyarıldı ve bayrakları indirmeleri istendi.114. Uluslararası Çalışma Konferansı Başkanı Juan Castillo'nun uyarılarına rağmen protestolar sürerken İsrailli yetkili, konuşmasını tamamlayamadan bir sonraki konuşmacıya söz verildi.Salonda bulunan bazı yetkililerin, üzerinde Özgür Filistin yazılı atkılar taktığı görüldü.Konferans kapsamında ILO'nun 187 üye devletinden işçi, işveren ve hükümet temsilcileri, çalışma dünyasını şekillendiren konuları ele alıyor.Türkiye, 12 Haziran'a kadar sürecek toplantıda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan tarafından temsil ediliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Cenevre Haberleri — Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 114. Uluslararası Çalışma Konferansı sırasında konuşma yapan İsrailli yetkili, protestolar ve tepkiler nedeniyle konuşmasını tamamlayamadı. ILO'nun 114. Uluslararası Çalışma Konferansı, İsviçre'nin Cenevre kentinde devam ediyor.Genel Kurul sırasında dün yapılan bir oylamayla ilgili söz alan İsrailli diplomat Waleed Gadban, gelen tepkiler nedeniyle konuşmasını tamamlayamadı.Salonda bulunan çok sayıda ülkenin bakanları ile sendika, işçi ve işveren temsilcileri, masalara vurarak İsrailli konuşmacıyı protesto etti.Konuşma sırasında salonda bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türk heyeti ve Türkiye'den gelen sendika temsilcileri de İsrailli konuşmacıya yönelik protestolara katıldı.Protesto sırasında Filistin bayrağı açan bazı yetkililer, güvenlik görevlileri tarafından uyarıldı ve bayrakları indirmeleri istendi.114. Uluslararası Çalışma Konferansı Başkanı Juan Castillo'nun uyarılarına rağmen protestolar sürerken İsrailli yetkili, konuşmasını tamamlayamadan bir sonraki konuşmacıya söz verildi.Salonda bulunan bazı yetkililerin, üzerinde Özgür Filistin yazılı atkılar taktığı görüldü.Konferans kapsamında ILO'nun 187 üye devletinden işçi, işveren ve hükümet temsilcileri, çalışma dünyasını şekillendiren konuları ele alıyor.Türkiye, 12 Haziran'a kadar sürecek toplantıda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan tarafından temsil ediliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israilli-yetkili-bm-deki-uluslararasi-konferansta-protestolar-nedeniyle-konusmasini-tamamlayamadi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>EDİTÖR MASASI 3 - Süper hızlı demir yolu projesine paralel otoyol yapılacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/editor-masasi-3-super-hizli-demir-yolu-projesine-paralel-otoyol-yapilacak/856535/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/editor-masasi-3-super-hizli-demir-yolu-projesine-paralel-otoyol-yapilacak/856535/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:45:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: - Halihazırda yapımı devam eden 4 bin 164 kilometre demir yolu ağımız var - Hedefimiz 2028 yılına kadar bunun yaklaşık 3 bin kilometresini devreye almak, yani 17 bin kilometreye çıkarmak bunu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Editör Masası'na konuk olan Uraloğlu, Türkiye'nin 2009'da yüksek hızlı trenle tanıştığını anımsatarak, Ankara-İstanbul-Ankara arası gidip gelenlerin YHT konforu yaşadığını, söz konusu hizmetin Sivas, Konya ve Karaman'da da bulunduğunu söyledi.Uraloğlu, demir yolu ağının 2002'de yaklaşık 11 bin kilometre olduğunu belirterek, Bunun neredeyse tamamını elden geçirdik, yüzde 70'lerini elektrikli ve sinyalli hale getirdik. Halihazırda yapımı devam eden 4 bin 164 kilometre demir yolu ağımız var. Bunların neredeyse tamamı, hızlı tren hattıdır. Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, yine Karaman-Ulukışla, Ankara-İzmir, aynı şekilde Bursa Yenişehir, Osmaneli, Halkalı, Çerkezköy, Kapıkule gibi 4 bin kilometrenin üzerinde yapımı devam eden, aynı anda bu kadar yapımı devam eden ülke sayısı gerçekten çok fazla değildir. Hedefimiz, 2028 yılına kadar bunun yaklaşık 3 bin kilometresini devreye almak, yani 17 bin kilometreye çıkarmak. Sonrasında da 2053 hedefimiz, 28 bin 500 kilometre hayata geçecek. diye konuştu.Türkiye'yi, 48 saatte hızlı trenle dolaşma imkanı doğacağına işaret eden Uraloğlu, Eskişehir-Bilecik üzerinden giden hattın 4 saatlik seyahat süresi olduğunu, Ankara'dan doğrudan Nallıhan'dan Akyazı'ya çıkacak bir hat üzerinde proje çalışması başlattıklarını, yaklaşık 10 yıl içinde 80 dakikada Ankara'dan İstanbul'a gitme fırsatı bulunacağını aktardı.Uraloğlu, Kuzey Marmara Otoyolu'nun bir kolunun Kınalı'dan Kapıkule'ye uzandığını belirterek, Kınalı'dan Çanakkale'ye doğru giden Kınalı-Malkara arasında da çalışmaların tamamlanacağını dile getirdi. En kritik kesimin Bolu Dağı olduğunu, burada günlük ortalama araç geçişinin 50 bin civarında bulunduğunu, geçişin 80 bine ulaştığında hizmet seviyesinin düşeceğini vurgulayan Uraloğlu, Yaklaşık 10-15 yıllık sürede, bunun olacağını öngörüyoruz. Bahsettiğimiz süper hızlı 80 dakikalık demir yolu güzergahına paralel olarak bir otoyol çalışmasına başladık. Yani Akyazı'dan Ankara'ya Nallıhan ve Beypazarı üzerinden gelecek 276 kilometrelik otoyolun proje çalışmalarına da başladık. Onu da bitirerek, Ankara'ya getirip çevre yoluna bağlayacağız. ifadelerini kullandı.- Esenboğa Havalimanı raylı sistemi için bu sene kazmayı vururuzAnkara Esenboğa Havalimanı raylı sistem hattının ihalesinin 30 Haziran'da yapılacağını hatırlatan Uraloğlu, söz konusu ihalenin tekliflerini alıp, ihaleyi sonuçlandıracaklarını kaydetti. Söz konusu hatta ilişkin 36 kilometrelik 100 milyar liranın üzerinde bir yatırımı 5 yılda tamamlamayı öngördüklerine değinen Uraloğlu, Bu sene içinde kazmayı vururuz. Tamamı tünel olacak yalnız, orada tünel açma makineleri (TBM) ile çalışacağız. dedi.Uraloğlu, İstanbul'daki kent içi raylı sistem hatlarından biri olan Gayrettepe'den başlayıp Halkalı'ya kadar giden 69 kilometre uzunluğundaki hattın, Halkalı ile Arnavutköy arasındaki 17,5 kilometresinin tamamlandığını söyledi. Söz konusu hattın açılışının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla 19 Haziran'da yapılmasının planlandığını belirten Uraloğlu, İstanbul Havalimanı'yla Avrupa Yakası'ndaki yerleşimin tamamının ring haline geleceğini vurguladı.Bugün itibarıyla görevdeki 3. yıllarını tamamladıklarını anımsatan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla beraber bütün bakanlar ve ekipleriyle, ulaştırma noktasında ülkeyi daha iyi konuma getirmek için gayret ettiklerini ifade etti.Uraloğlu, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz ile AAtölye Sergi Salonu'nda yer alan Ajansın foto muhabiri ve muhabirlerinin fotoğraflarının yer aldığı sergiyi gezdi ve kareler hakkında bilgi aldı.(Bitti)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Editör Masası'na konuk olan Uraloğlu, Türkiye'nin 2009'da yüksek hızlı trenle tanıştığını anımsatarak, Ankara-İstanbul-Ankara arası gidip gelenlerin YHT konforu yaşadığını, söz konusu hizmetin Sivas, Konya ve Karaman'da da bulunduğunu söyledi.Uraloğlu, demir yolu ağının 2002'de yaklaşık 11 bin kilometre olduğunu belirterek, Bunun neredeyse tamamını elden geçirdik, yüzde 70'lerini elektrikli ve sinyalli hale getirdik. Halihazırda yapımı devam eden 4 bin 164 kilometre demir yolu ağımız var. Bunların neredeyse tamamı, hızlı tren hattıdır. Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, yine Karaman-Ulukışla, Ankara-İzmir, aynı şekilde Bursa Yenişehir, Osmaneli, Halkalı, Çerkezköy, Kapıkule gibi 4 bin kilometrenin üzerinde yapımı devam eden, aynı anda bu kadar yapımı devam eden ülke sayısı gerçekten çok fazla değildir. Hedefimiz, 2028 yılına kadar bunun yaklaşık 3 bin kilometresini devreye almak, yani 17 bin kilometreye çıkarmak. Sonrasında da 2053 hedefimiz, 28 bin 500 kilometre hayata geçecek. diye konuştu.Türkiye'yi, 48 saatte hızlı trenle dolaşma imkanı doğacağına işaret eden Uraloğlu, Eskişehir-Bilecik üzerinden giden hattın 4 saatlik seyahat süresi olduğunu, Ankara'dan doğrudan Nallıhan'dan Akyazı'ya çıkacak bir hat üzerinde proje çalışması başlattıklarını, yaklaşık 10 yıl içinde 80 dakikada Ankara'dan İstanbul'a gitme fırsatı bulunacağını aktardı.Uraloğlu, Kuzey Marmara Otoyolu'nun bir kolunun Kınalı'dan Kapıkule'ye uzandığını belirterek, Kınalı'dan Çanakkale'ye doğru giden Kınalı-Malkara arasında da çalışmaların tamamlanacağını dile getirdi. En kritik kesimin Bolu Dağı olduğunu, burada günlük ortalama araç geçişinin 50 bin civarında bulunduğunu, geçişin 80 bine ulaştığında hizmet seviyesinin düşeceğini vurgulayan Uraloğlu, Yaklaşık 10-15 yıllık sürede, bunun olacağını öngörüyoruz. Bahsettiğimiz süper hızlı 80 dakikalık demir yolu güzergahına paralel olarak bir otoyol çalışmasına başladık. Yani Akyazı'dan Ankara'ya Nallıhan ve Beypazarı üzerinden gelecek 276 kilometrelik otoyolun proje çalışmalarına da başladık. Onu da bitirerek, Ankara'ya getirip çevre yoluna bağlayacağız. ifadelerini kullandı.- Esenboğa Havalimanı raylı sistemi için bu sene kazmayı vururuzAnkara Esenboğa Havalimanı raylı sistem hattının ihalesinin 30 Haziran'da yapılacağını hatırlatan Uraloğlu, söz konusu ihalenin tekliflerini alıp, ihaleyi sonuçlandıracaklarını kaydetti. Söz konusu hatta ilişkin 36 kilometrelik 100 milyar liranın üzerinde bir yatırımı 5 yılda tamamlamayı öngördüklerine değinen Uraloğlu, Bu sene içinde kazmayı vururuz. Tamamı tünel olacak yalnız, orada tünel açma makineleri (TBM) ile çalışacağız. dedi.Uraloğlu, İstanbul'daki kent içi raylı sistem hatlarından biri olan Gayrettepe'den başlayıp Halkalı'ya kadar giden 69 kilometre uzunluğundaki hattın, Halkalı ile Arnavutköy arasındaki 17,5 kilometresinin tamamlandığını söyledi. Söz konusu hattın açılışının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla 19 Haziran'da yapılmasının planlandığını belirten Uraloğlu, İstanbul Havalimanı'yla Avrupa Yakası'ndaki yerleşimin tamamının ring haline geleceğini vurguladı.Bugün itibarıyla görevdeki 3. yıllarını tamamladıklarını anımsatan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla beraber bütün bakanlar ve ekipleriyle, ulaştırma noktasında ülkeyi daha iyi konuma getirmek için gayret ettiklerini ifade etti.Uraloğlu, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz ile AAtölye Sergi Salonu'nda yer alan Ajansın foto muhabiri ve muhabirlerinin fotoğraflarının yer aldığı sergiyi gezdi ve kareler hakkında bilgi aldı.(Bitti)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>AmCham Rusya Başkanı Agee: ABD'li şirketlerin çoğu Rusya'da faaliyetlerini sürdürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/amcham-rusya-baskani-agee-abd-li-sirketlerin-cogu-rusya-da-faaliyetlerini-surduruyor/856534/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/amcham-rusya-baskani-agee-abd-li-sirketlerin-cogu-rusya-da-faaliyetlerini-surduruyor/856534/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:42:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Saint Petersburg City — Amerikan Şirketler Derneği (AmCham) Rusya Başkanı Robert Agee, ABD'li şirketlerin çoğunun Rusya'da faaliyetlerini sürdürdüğünü belirterek, yaptırım baskısında henüz bir yumuşama görmediklerini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Saint Petersburg City Haberleri — Amerikan Şirketler Derneği (AmCham) Rusya Başkanı Robert Agee, ABD'li şirketlerin çoğunun Rusya'da faaliyetlerini sürdürdüğünü belirterek, yaptırım baskısında henüz bir yumuşama görmediklerini söyledi.Agee, Rusya'da bugün başlayan St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) kapsamında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.ABD merkezli bazı büyük markaların Rusya'dan ayrılmasının, ABD şirketlerinin tamamının ülkeden çıktığı anlamına gelmediğine işaret eden Agee, ABD iş dünyası Rusya'da. Uzun yıllardır burada çalışıyoruz. Şirketlerimizin çoğu burada bulunuyor ve başarılı şekilde faaliyetlerini sürdürüyor. dedi.Agee, bu yıl SPIEF'e gelen AmCham heyetinde çok sayıda şirket bulunduğunu belirterek, foruma katılımın önceki döneme göre arttığını ifade etti.ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ile ilişkileri iyileştirmek istediğini dile getiren Agee, Trump Rusya ile ilişkileri iyileştirmek istese de yaptırımlar değişmedi. Çatışma sona erene kadar bu yaptırımların devam edeceğini düşünüyorum. diye konuştu.1997'den bu yana düzenlenen SPIEF, 6 Haziran'a kadar devam edecek. Forumda, Rusya ile katılımcı ülkeler arasında çeşitli ekonomik ve ticari anlaşmaların imzalanması bekleniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Saint Petersburg City Haberleri — Amerikan Şirketler Derneği (AmCham) Rusya Başkanı Robert Agee, ABD'li şirketlerin çoğunun Rusya'da faaliyetlerini sürdürdüğünü belirterek, yaptırım baskısında henüz bir yumuşama görmediklerini söyledi.Agee, Rusya'da bugün başlayan St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) kapsamında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.ABD merkezli bazı büyük markaların Rusya'dan ayrılmasının, ABD şirketlerinin tamamının ülkeden çıktığı anlamına gelmediğine işaret eden Agee, ABD iş dünyası Rusya'da. Uzun yıllardır burada çalışıyoruz. Şirketlerimizin çoğu burada bulunuyor ve başarılı şekilde faaliyetlerini sürdürüyor. dedi.Agee, bu yıl SPIEF'e gelen AmCham heyetinde çok sayıda şirket bulunduğunu belirterek, foruma katılımın önceki döneme göre arttığını ifade etti.ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ile ilişkileri iyileştirmek istediğini dile getiren Agee, Trump Rusya ile ilişkileri iyileştirmek istese de yaptırımlar değişmedi. Çatışma sona erene kadar bu yaptırımların devam edeceğini düşünüyorum. diye konuştu.1997'den bu yana düzenlenen SPIEF, 6 Haziran'a kadar devam edecek. Forumda, Rusya ile katılımcı ülkeler arasında çeşitli ekonomik ve ticari anlaşmaların imzalanması bekleniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/amcham-rusya-baskani-agee-abd-li-sirketlerin-cogu-rusya-da-faaliyetlerini-surduruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Danimarka Başbakanı Frederiksen, yeni hükümette görev alacak bakanların isimlerini açıkladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/danimarka-basbakani-frederiksen-yeni-hukumette-gorev-alacak-bakanlarin-isimlerini-acikladi/856533/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/danimarka-basbakani-frederiksen-yeni-hukumette-gorev-alacak-bakanlarin-isimlerini-acikladi/856533/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:42:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, 24 Mart'taki genel seçimin ardından kurulan hükümette görev alacak 21 bakanın ismini paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, 24 Mart'taki genel seçimin ardından kurulan hükümette görev alacak 21 bakanın ismini paylaştı. Frederiksen, başkent Kopenhag'da düzenlediği basın toplantısında, uzun koalisyon görüşmelerinin ardından kurulan hükümetteki isimleri açıkladı.Kabinedeki 21 bakanla kameraların karşısına geçen Frederiksen, gerilimlerin arttığı bir dönemde kurulan hükümetten gurur duyduğunu söyledi.Bu arada, Moderaterne (Ilımlılar) Partisi lideri Lars Lokke Rasmussen Dışişleri Bakanı olarak görevine devam ederken Sosyalist Halk Partisi lideri Pia Olsen Dyhr ise yeni ve birleştirilmiş bir bakanlık olarak faaliyete geçen Ekonomi ve İçişleri Bakanı olarak görev yapacak.Hükümetteki 9 bakanın Sosyal Demokratlardan, 5 bakanın Sosyalist Halk Partisinden, 4 bakanın Ilımlılar Partisinden, 3 bakanın ise Radikal Partiden olduğu belirtildi.Kabinede 11 kadının görev aldığı da kaydedildi.Yaklaşık 6 milyon nüfuslu Danimarka'da kayıtlı seçmenler, 24 Mart'ta sandık başına giderek 179 sandalyeli parlamento üyelerini belirlemek üzere oylarını kullanmıştı. Ülkedeki seçime 12 parti katılmış, halk, Grönland ve Faroe Adaları'ndan da 2'şer temsilci seçmişti.Seçim sonucuna göre, Sosyal Demokratlar 84, Danimarka Liberal Partisi 77 ve Moderaterne (Ilımlılar) Partisi 14 sandalye kazanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, 24 Mart'taki genel seçimin ardından kurulan hükümette görev alacak 21 bakanın ismini paylaştı. Frederiksen, başkent Kopenhag'da düzenlediği basın toplantısında, uzun koalisyon görüşmelerinin ardından kurulan hükümetteki isimleri açıkladı.Kabinedeki 21 bakanla kameraların karşısına geçen Frederiksen, gerilimlerin arttığı bir dönemde kurulan hükümetten gurur duyduğunu söyledi.Bu arada, Moderaterne (Ilımlılar) Partisi lideri Lars Lokke Rasmussen Dışişleri Bakanı olarak görevine devam ederken Sosyalist Halk Partisi lideri Pia Olsen Dyhr ise yeni ve birleştirilmiş bir bakanlık olarak faaliyete geçen Ekonomi ve İçişleri Bakanı olarak görev yapacak.Hükümetteki 9 bakanın Sosyal Demokratlardan, 5 bakanın Sosyalist Halk Partisinden, 4 bakanın Ilımlılar Partisinden, 3 bakanın ise Radikal Partiden olduğu belirtildi.Kabinede 11 kadının görev aldığı da kaydedildi.Yaklaşık 6 milyon nüfuslu Danimarka'da kayıtlı seçmenler, 24 Mart'ta sandık başına giderek 179 sandalyeli parlamento üyelerini belirlemek üzere oylarını kullanmıştı. Ülkedeki seçime 12 parti katılmış, halk, Grönland ve Faroe Adaları'ndan da 2'şer temsilci seçmişti.Seçim sonucuna göre, Sosyal Demokratlar 84, Danimarka Liberal Partisi 77 ve Moderaterne (Ilımlılar) Partisi 14 sandalye kazanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/danimarka-basbakani-frederiksen-yeni-hukumette-gorev-alacak-bakanlarin-isimlerini-acikladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>BAE'li yetkili Gargaş'tan, İran saldırılarına karşı Körfez ülkelerine ortak tutum çağrısı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bae-li-yetkili-gargas-tan-iran-saldirilarina-karsi-korfez-ulkelerine-ortak-tutum-cagrisi/856532/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bae-li-yetkili-gargas-tan-iran-saldirilarina-karsi-korfez-ulkelerine-ortak-tutum-cagrisi/856532/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:42:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın Diplomasi Danışmanı Enver Gargaş, Kuveyt ve Bahreyn'e yönelik saldırılar karşısında Körfez ülkelerinin ortak ve kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın Diplomasi Danışmanı Enver Gargaş, Kuveyt ve Bahreyn'e yönelik saldırılar karşısında Körfez ülkelerinin ortak ve kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini belirtti.Gargaş, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Kuveyt ve Bahreyn'e yönelik tekrarlanan İran saldırıları karşısında Körfez ülkelerinin sağlam, birlik içinde ve uyumlu bir tutum ortaya koymasının gerekli olduğunu ifade etti.Hiçbir Körfez ülkesinin hedef alınma karşısında yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Gargaş, Körfez ülkelerinin güvenliğinin birbiriyle bağlantılı olduğunu, çıkarlarının ve kaderlerinin ise ortak olduğunu belirtti.Gargaş, söz konusu saldırıların belirli bir ülkeyi değil tüm Körfez ülkelerini hedef aldığını kaydetti.İran basını, Hürmüz Boğazı yakınında İran'a ait Keşm Adası'nda patlama sesleri duyulduğunu bildirmişti. Haberlerin ardından Kuveyt ordusu, topraklarının füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına uğradığını açıklamıştı.İran Devrim Muhafızları, ABD'nin Keşm Adası'nın güneyinde bir iletişim kulesine hava saldırısı düzenlemesinin ardından Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD üslerine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar gerçekleştirildiğini açıklamıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın Diplomasi Danışmanı Enver Gargaş, Kuveyt ve Bahreyn'e yönelik saldırılar karşısında Körfez ülkelerinin ortak ve kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini belirtti.Gargaş, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Kuveyt ve Bahreyn'e yönelik tekrarlanan İran saldırıları karşısında Körfez ülkelerinin sağlam, birlik içinde ve uyumlu bir tutum ortaya koymasının gerekli olduğunu ifade etti.Hiçbir Körfez ülkesinin hedef alınma karşısında yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Gargaş, Körfez ülkelerinin güvenliğinin birbiriyle bağlantılı olduğunu, çıkarlarının ve kaderlerinin ise ortak olduğunu belirtti.Gargaş, söz konusu saldırıların belirli bir ülkeyi değil tüm Körfez ülkelerini hedef aldığını kaydetti.İran basını, Hürmüz Boğazı yakınında İran'a ait Keşm Adası'nda patlama sesleri duyulduğunu bildirmişti. Haberlerin ardından Kuveyt ordusu, topraklarının füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına uğradığını açıklamıştı.İran Devrim Muhafızları, ABD'nin Keşm Adası'nın güneyinde bir iletişim kulesine hava saldırısı düzenlemesinin ardından Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD üslerine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar gerçekleştirildiğini açıklamıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/bae-li-yetkili-gargas-tan-iran-saldirilarina-karsi-korfez-ulkelerine-ortak-tutum-cagrisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Antalyaspor'da genel kurulu kararı alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/antalyaspor-da-genel-kurulu-karari-alindi/856531/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/antalyaspor-da-genel-kurulu-karari-alindi/856531/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:42:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya — Antalyaspor AŞ Başkanı Rıza Perçin: Bu ayın 19'unda mali ve seçimli genel kurul kararı aldık. Şu an için genel kurulda aday değilim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri — Antalyaspor AŞ Başkanı Rıza Perçin, mali ve seçimli genel kurul kararı aldıklarını ve aday olmayacağını açıkladı.Perçin, kulübün Atilla Vehbi Konuk Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında, ligi bir filme benzettiğini ve bu filmin sonunun kendileri açısından mutsuz bittiğini söyledi. Filmi yöneten kişi olarak bütün şehirden özür dilediğini ifade eden Perçin, sorumluluğu yönetim kurulu olarak aldıklarını dile getirdi.Ligden düşmelerinin bazı sebeplerinin bulunduğunu anlatan Perçin, göreve geldiklerinde kulübün kasasında bin lira bulunduğunu bu paranın da 3 saat sonra haczedildiğini kaydetti.Perçin, ligden düştükten sonraki günlerde kendilerine ihtar çeken futbolculara ödeme yapmak için çaba gösterdiklerini ifade etti.Koltuk sevdalısı olmadıklarını belirten Perçin, Bu kulüp maddi olarak zorlanıyor. Bir kampanya yapıyoruz toplanan para 316 bin lira. 100 bin lirasını ben bir arkadaşıma attırdım. Belki bir o kadarı da Galatasaray taraftarının dalga geçer gibi attığı 19,05 liralar. diye konuştu.Yönetim kurulu ile toplanarak bir karar aldıklarını belirten Perçin, Beklemenin bir anlamı yok. Bu ayın 19'unda mali ve seçimli genel kurul kararı aldık. Şu an için genel kurulda aday değilim. Olmayacağım ama elimden gelen yardımı her zaman yapacağım. Koltuğa yapışmadık. Ben ve yönetim olarak yeni yönetimin en büyük destekçisi olacağız. diye konuştu.Perçin, genel kurulda hiçbir aday çıkmaması halinde kulübün sahipsiz kalmayacağını ifade ederek, Acil bir hoca kararı ve planlamanın yapılması gerekiyor. Futbolculara ödemeler yapacağız. Yabancı oyuncuların planlanmasını yapacağız. Belki kulüpte bir yatırımcı ile devam etme şansımız olabilir. 2 güzel transfer yapıp hedef yeniden  Süper Lig'e çıkmak olacak. değerlendirmesinde bulundu.Antalyaspor'un bu yıl bir tane bile penaltı kazanmadan ligi bitirdiğine dikkati çeken Perçin, 60 yıldır böyle bir istatistik olmadığını, sosyal medyada bunların da konuşulması gerektiğini vurguladı.Vergi ve SGK'ye kulübün 420 milyon lira borcu olduğunu ve 1 ay öncesine kadar günlük 10 bin dolar faizinin bulunduğu açıklayan Perçin, bu faizin önüne geçtiklerini, kulübün geleceği için önce bu borçların temizlenmesi gerektiğini belirtti.Eski adı Antalyaspor Kulübü Derneği olan Antalyaspor Kulübünün başkanı Mustafa Ergün, takımın ligden düştüğü için üzgün olduklarını ifade etti.İnsanların sosyal medyada hakaret etmelerinin kendilerinin zoruna gittiğini söyleyen Ergün, Antalyaspor'a harcadığım maddi ve manevi hiçbir şeyden pişman değilim, olmayacağım. Bize hakaret eden herkese dava açıyorum. Aldığım paraları da Antalyaspor Kulübüne bağış yapacağım. Bana 'Sürekli yeni üye yapıyor.' ithamında bulunuyorlar. 2026 döneminde 60 başvuru yapıldı. O da normal başvurular. Söylendiği gibi 'Başkan sürekli üye yapıyor.' olayı yok. Toplamda 1245 üyem var. ifadelerini kullandı.Ergün, Antalyaspor AŞ'nin genel kurulunda yeni yönetim ve başkana 3 yıl borçlanma yetkisi vereceklerini dile getirdi.Antalyaspor'a emeği geçen iş insanları Levent Ördek, Cem Koç ve Tolga Cömertoğlu'na başkan olmaları için gittiklerini anlatan Ergün, kulübe her zaman maddi ve manevi destek veren bu kişilerin aynı konumlarını koruyacaklarını, başkanlık düşünmediklerini ifade etiklerini aktardı. .Ergün, aynı şekilde Antalya'nın önde gelen 8-10 iş insanın ofisine gittiklerini ancak kimsenin yeni yönetim oluşturmayı kabul etmediğini söyledi.Kendilerinin sorumluluktan kaçacak insanlar olmadığını dile getiren Ergün, takımı düşürdükleri gibi çıkartacaklarını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri — Antalyaspor AŞ Başkanı Rıza Perçin, mali ve seçimli genel kurul kararı aldıklarını ve aday olmayacağını açıkladı.Perçin, kulübün Atilla Vehbi Konuk Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında, ligi bir filme benzettiğini ve bu filmin sonunun kendileri açısından mutsuz bittiğini söyledi. Filmi yöneten kişi olarak bütün şehirden özür dilediğini ifade eden Perçin, sorumluluğu yönetim kurulu olarak aldıklarını dile getirdi.Ligden düşmelerinin bazı sebeplerinin bulunduğunu anlatan Perçin, göreve geldiklerinde kulübün kasasında bin lira bulunduğunu bu paranın da 3 saat sonra haczedildiğini kaydetti.Perçin, ligden düştükten sonraki günlerde kendilerine ihtar çeken futbolculara ödeme yapmak için çaba gösterdiklerini ifade etti.Koltuk sevdalısı olmadıklarını belirten Perçin, Bu kulüp maddi olarak zorlanıyor. Bir kampanya yapıyoruz toplanan para 316 bin lira. 100 bin lirasını ben bir arkadaşıma attırdım. Belki bir o kadarı da Galatasaray taraftarının dalga geçer gibi attığı 19,05 liralar. diye konuştu.Yönetim kurulu ile toplanarak bir karar aldıklarını belirten Perçin, Beklemenin bir anlamı yok. Bu ayın 19'unda mali ve seçimli genel kurul kararı aldık. Şu an için genel kurulda aday değilim. Olmayacağım ama elimden gelen yardımı her zaman yapacağım. Koltuğa yapışmadık. Ben ve yönetim olarak yeni yönetimin en büyük destekçisi olacağız. diye konuştu.Perçin, genel kurulda hiçbir aday çıkmaması halinde kulübün sahipsiz kalmayacağını ifade ederek, Acil bir hoca kararı ve planlamanın yapılması gerekiyor. Futbolculara ödemeler yapacağız. Yabancı oyuncuların planlanmasını yapacağız. Belki kulüpte bir yatırımcı ile devam etme şansımız olabilir. 2 güzel transfer yapıp hedef yeniden  Süper Lig'e çıkmak olacak. değerlendirmesinde bulundu.Antalyaspor'un bu yıl bir tane bile penaltı kazanmadan ligi bitirdiğine dikkati çeken Perçin, 60 yıldır böyle bir istatistik olmadığını, sosyal medyada bunların da konuşulması gerektiğini vurguladı.Vergi ve SGK'ye kulübün 420 milyon lira borcu olduğunu ve 1 ay öncesine kadar günlük 10 bin dolar faizinin bulunduğu açıklayan Perçin, bu faizin önüne geçtiklerini, kulübün geleceği için önce bu borçların temizlenmesi gerektiğini belirtti.Eski adı Antalyaspor Kulübü Derneği olan Antalyaspor Kulübünün başkanı Mustafa Ergün, takımın ligden düştüğü için üzgün olduklarını ifade etti.İnsanların sosyal medyada hakaret etmelerinin kendilerinin zoruna gittiğini söyleyen Ergün, Antalyaspor'a harcadığım maddi ve manevi hiçbir şeyden pişman değilim, olmayacağım. Bize hakaret eden herkese dava açıyorum. Aldığım paraları da Antalyaspor Kulübüne bağış yapacağım. Bana 'Sürekli yeni üye yapıyor.' ithamında bulunuyorlar. 2026 döneminde 60 başvuru yapıldı. O da normal başvurular. Söylendiği gibi 'Başkan sürekli üye yapıyor.' olayı yok. Toplamda 1245 üyem var. ifadelerini kullandı.Ergün, Antalyaspor AŞ'nin genel kurulunda yeni yönetim ve başkana 3 yıl borçlanma yetkisi vereceklerini dile getirdi.Antalyaspor'a emeği geçen iş insanları Levent Ördek, Cem Koç ve Tolga Cömertoğlu'na başkan olmaları için gittiklerini anlatan Ergün, kulübe her zaman maddi ve manevi destek veren bu kişilerin aynı konumlarını koruyacaklarını, başkanlık düşünmediklerini ifade etiklerini aktardı. .Ergün, aynı şekilde Antalya'nın önde gelen 8-10 iş insanın ofisine gittiklerini ancak kimsenin yeni yönetim oluşturmayı kabul etmediğini söyledi.Kendilerinin sorumluluktan kaçacak insanlar olmadığını dile getiren Ergün, takımı düşürdükleri gibi çıkartacaklarını sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
