<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Amed Sportif Faaliyetler taraftarının Beşiktaş maçında plaka yazdırma hayali</title>
      <link>https://www.canligaste.com/amed-sportif-faaliyetler-taraftarinin-besiktas-macinda-plaka-yazdirma-hayali/911760/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/amed-sportif-faaliyetler-taraftarinin-besiktas-macinda-plaka-yazdirma-hayali/911760/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:23:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında Beşiktaş'ı konuk edecek Amed Sportif Faaliyetler'in taraftarlarından Abdullah Atlı: - Takım 3. sırada. Amed Sportif Faaliyetler'in karşılaşmadan 2-1 galip ayrılacağını düşünüyorum - Karşılaşmayı izlemek için İstanbul'dan gelen İslam Bulut: - Beşiktaş maçı biraz zor bir karşılaşma olacak. 2-1 Amed Sportif Faaliyetler'in alacağını düşünüyorum. Diyarbakır plakasını yazdırmak istiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- OSMAN BİLGİN - Amed Sportif Faaliyetler taraftarları, Trendyol Süper Lig'in 6. haftasındaki Beşiktaş maçında takımlarının kazanacağına inanıyor.Ligde aldığı başarılı sonuçlarla 3'üncü sıraya yerleşen Amed Sportif Faaliyetler, 2'nci sıradaki Beşiktaş'ı 20 Eylül Pazar günü saat 20.00'de Diyarbakır Stadı'nda konuk edecek.Yeşil-kırmızılı ekibin iç saha karşılaşmaları, Diyarbakır'ın yanı sıra çevre illerden ve yurt dışından da futbolseverleri kente çekiyor.Karşılaşma öncesi taraftarların ilgisiyle hareketliliğin arttığı kentte maç heyecanı yaşanmaya başladı.Amed Sportif Faaliyetler taraftarları takımlarına destek vermek için tribünlerde yerlerini almaya hazırlanıyor.Takımlarının ligdeki performansından memnun olan yeşil- kırmızılı taraftarlar Beşiktaş maçında da galibiyet bekliyor.Büyük çıkış yaptıkAmed Sportif Faaliyetler taraftarlarından Abdullah Atlı, AA muhabirine, takımın ligin ilk 5 haftasında iyi konumda bulunduğunu söyledi.Takımının aldığı galibiyetlerden mutlu olduklarını ifade eden Atlı, Beşiktaş karşılaşmasından da galibiyet beklediklerini anlattı.Atlı, Çok hızlı ve büyük bir çıkış yaptık. Allah nazarlardan korusun. Şu anda takım 3. sırada. İnanmak her şeydir. Bu hafta da inanıyoruz. Trabzonspor nasıl eli boş döndüyse Beşiktaş da inşallah eli boş dönecek. Çok heyecanlıyız. İnşallah bilet bulabiliriz. Biletler neredeyse yok satılıyor. Amed Sportif Faaliyetler sadece Diyarbakır'ın değil, bölgemizin takımıdır, gurur duyuyoruz. Amed Sportif Faaliyetler'in karşılaşmadan 2-1 galip ayrılacağını düşünüyorum. dedi.2-1 Amed Sportif Faaliyetler&#039;in alacağını düşünüyorumİstanbul'dan karşılaşmayı izlemek için Diyarbakır'a gelen Amed Sportif Faaliyetler taraftarı İslam Bulut da takımın başarılı bir performans sergilediğini belirtti.Bulut, karşılaşmanın zor geçeceğini ancak taraftar desteğiyle galibiyet beklediklerini dile getirerek Orta saha biraz zayıf görünse de gereken desteği taraftarlar olarak veriyoruz. Beşiktaş maçı biraz zor bir karşılaşma olacak. 2-1 Amed Sportif Faaliyetler'in alacağını düşünüyorum. Diyarbakır plakasını yazdırmak istiyoruz. Hazırız, heyecanla maçı bekliyoruz. diye konuştu.Amedspor&#039;un yanındayızMerkez Sur ilçesinde esnaf Ali Sait Özkal da Amed Sportif Faaliyetler'i desteklemekten gurur duyduğunu aktardı.Amed Sportif Faaliyetler'in Süper Lig'de mücadele etmesinin kentte ekonomik hareketlilik oluşturduğunu anlatan Özkal, şunları söyledi:Amedspor'u destekliyoruz. Amedspor'un yanındayız. Amedspor'a çok teşekkür ederiz. Amedspor yendikçe daha çok insan Diyarbakır'a gelmeye başladı. İşlerimiz de çok iyiye gidiyor. İnşallah böyle devam eder. Çok heyecanlıyız.Taraftar desteğiyle her gelen takımı yener gönderirizAlmanya'dan ailesiyle birlikte Beşiktaş karşılaşmasını izlemek için Diyarbakır'a gelen Nuri Sarıkaya ise daha önce Galatasaray'ı desteklediğini, Amed Sportif Faaliyetler'in Süper Lig'e yükselmesiyle yeşil-kırmızılı takımın taraftarı olduğunu anlattı.Takımın gelişiminden memnun olduğunu dile getiren Sarıkaya, takıma sponsor desteğinin de önemli olduğunu kaydetti.Sarıkaya, Amed Sportif Faaliyetler çok iyi ilerliyor. Taraftar desteğiyle her gelen takımı yener göndeririz. Bu mücadelelerin dostluk içinde gerçekleşmesini istiyorum. ifadelerini kullandı.Artık 3 büyük yok, 4 büyük varTaraftarlardan Veysi Fidan da Amed Sportif Faaliyetler'e Beşiktaş karşısında başarı diledi.Yeşil-kırmızılı takımın ligde başarılı performans sergilediğini ifade eden Fidan, şu değerlendirmeleri yaptı:Takım gayet başarılı. Spor yorumcuları da takımı başarılı görüyor. Diyarbakır deplasmanı zor bir deplasman. Amed Sportif Faaliyetler sadece Diyarbakır'ın takımı değil, Güneydoğu'nun takımı. Ligde mutlaka kalması gereken bir takım. Artık 3 büyük yok, 4 büyük var. Onlardan biri de Amed Sportif Faaliyetler. Beşiktaş maçına da hazırız. Oğlumla maça gideceğiz inşallah. Amed Sportif Faaliyetler'e başarılar diliyoruz.- Beşiktaş taraftarından dostluk temennisiBeşiktaş taraftarı Tufan Şenoğlu da karşılaşmayı izlemek için İstanbul'dan geldiğini dile getirdi.Şenoğlu, Beşiktaş'ın yeni bir oluşum içerisinde olduğunu ifade ederek, Oturursa iyi bir takım olacak. Kim kazanırsa sevineceğim, kim kaybederse üzüleceğim bir maç. Amed Sportif Faaliyetler iyi bir takım. Doğu'nun da gururu. Amed Sportif Faaliyetler'e epey bir ilgi olduğunu görüyorum. Karşılaşmanın dostluk içerisinde geçmesini temenni ediyorum. Karşılaşmadan 3-1 galip ayrılacağımızı düşünüyorum. Hak eden kazansın. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- OSMAN BİLGİN - Amed Sportif Faaliyetler taraftarları, Trendyol Süper Lig'in 6. haftasındaki Beşiktaş maçında takımlarının kazanacağına inanıyor.Ligde aldığı başarılı sonuçlarla 3'üncü sıraya yerleşen Amed Sportif Faaliyetler, 2'nci sıradaki Beşiktaş'ı 20 Eylül Pazar günü saat 20.00'de Diyarbakır Stadı'nda konuk edecek.Yeşil-kırmızılı ekibin iç saha karşılaşmaları, Diyarbakır'ın yanı sıra çevre illerden ve yurt dışından da futbolseverleri kente çekiyor.Karşılaşma öncesi taraftarların ilgisiyle hareketliliğin arttığı kentte maç heyecanı yaşanmaya başladı.Amed Sportif Faaliyetler taraftarları takımlarına destek vermek için tribünlerde yerlerini almaya hazırlanıyor.Takımlarının ligdeki performansından memnun olan yeşil- kırmızılı taraftarlar Beşiktaş maçında da galibiyet bekliyor.Büyük çıkış yaptıkAmed Sportif Faaliyetler taraftarlarından Abdullah Atlı, AA muhabirine, takımın ligin ilk 5 haftasında iyi konumda bulunduğunu söyledi.Takımının aldığı galibiyetlerden mutlu olduklarını ifade eden Atlı, Beşiktaş karşılaşmasından da galibiyet beklediklerini anlattı.Atlı, Çok hızlı ve büyük bir çıkış yaptık. Allah nazarlardan korusun. Şu anda takım 3. sırada. İnanmak her şeydir. Bu hafta da inanıyoruz. Trabzonspor nasıl eli boş döndüyse Beşiktaş da inşallah eli boş dönecek. Çok heyecanlıyız. İnşallah bilet bulabiliriz. Biletler neredeyse yok satılıyor. Amed Sportif Faaliyetler sadece Diyarbakır'ın değil, bölgemizin takımıdır, gurur duyuyoruz. Amed Sportif Faaliyetler'in karşılaşmadan 2-1 galip ayrılacağını düşünüyorum. dedi.2-1 Amed Sportif Faaliyetler&#039;in alacağını düşünüyorumİstanbul'dan karşılaşmayı izlemek için Diyarbakır'a gelen Amed Sportif Faaliyetler taraftarı İslam Bulut da takımın başarılı bir performans sergilediğini belirtti.Bulut, karşılaşmanın zor geçeceğini ancak taraftar desteğiyle galibiyet beklediklerini dile getirerek Orta saha biraz zayıf görünse de gereken desteği taraftarlar olarak veriyoruz. Beşiktaş maçı biraz zor bir karşılaşma olacak. 2-1 Amed Sportif Faaliyetler'in alacağını düşünüyorum. Diyarbakır plakasını yazdırmak istiyoruz. Hazırız, heyecanla maçı bekliyoruz. diye konuştu.Amedspor&#039;un yanındayızMerkez Sur ilçesinde esnaf Ali Sait Özkal da Amed Sportif Faaliyetler'i desteklemekten gurur duyduğunu aktardı.Amed Sportif Faaliyetler'in Süper Lig'de mücadele etmesinin kentte ekonomik hareketlilik oluşturduğunu anlatan Özkal, şunları söyledi:Amedspor'u destekliyoruz. Amedspor'un yanındayız. Amedspor'a çok teşekkür ederiz. Amedspor yendikçe daha çok insan Diyarbakır'a gelmeye başladı. İşlerimiz de çok iyiye gidiyor. İnşallah böyle devam eder. Çok heyecanlıyız.Taraftar desteğiyle her gelen takımı yener gönderirizAlmanya'dan ailesiyle birlikte Beşiktaş karşılaşmasını izlemek için Diyarbakır'a gelen Nuri Sarıkaya ise daha önce Galatasaray'ı desteklediğini, Amed Sportif Faaliyetler'in Süper Lig'e yükselmesiyle yeşil-kırmızılı takımın taraftarı olduğunu anlattı.Takımın gelişiminden memnun olduğunu dile getiren Sarıkaya, takıma sponsor desteğinin de önemli olduğunu kaydetti.Sarıkaya, Amed Sportif Faaliyetler çok iyi ilerliyor. Taraftar desteğiyle her gelen takımı yener göndeririz. Bu mücadelelerin dostluk içinde gerçekleşmesini istiyorum. ifadelerini kullandı.Artık 3 büyük yok, 4 büyük varTaraftarlardan Veysi Fidan da Amed Sportif Faaliyetler'e Beşiktaş karşısında başarı diledi.Yeşil-kırmızılı takımın ligde başarılı performans sergilediğini ifade eden Fidan, şu değerlendirmeleri yaptı:Takım gayet başarılı. Spor yorumcuları da takımı başarılı görüyor. Diyarbakır deplasmanı zor bir deplasman. Amed Sportif Faaliyetler sadece Diyarbakır'ın takımı değil, Güneydoğu'nun takımı. Ligde mutlaka kalması gereken bir takım. Artık 3 büyük yok, 4 büyük var. Onlardan biri de Amed Sportif Faaliyetler. Beşiktaş maçına da hazırız. Oğlumla maça gideceğiz inşallah. Amed Sportif Faaliyetler'e başarılar diliyoruz.- Beşiktaş taraftarından dostluk temennisiBeşiktaş taraftarı Tufan Şenoğlu da karşılaşmayı izlemek için İstanbul'dan geldiğini dile getirdi.Şenoğlu, Beşiktaş'ın yeni bir oluşum içerisinde olduğunu ifade ederek, Oturursa iyi bir takım olacak. Kim kazanırsa sevineceğim, kim kaybederse üzüleceğim bir maç. Amed Sportif Faaliyetler iyi bir takım. Doğu'nun da gururu. Amed Sportif Faaliyetler'e epey bir ilgi olduğunu görüyorum. Karşılaşmanın dostluk içerisinde geçmesini temenni ediyorum. Karşılaşmadan 3-1 galip ayrılacağımızı düşünüyorum. Hak eden kazansın. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/amed-sportif-faaliyetler-taraftarinin-besiktas-macinda-plaka-yazdirma-hayali.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bisikletle Belgrad'dan İstanbul'a giden çift, Edirne'ye ulaştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bisikletle-belgrad-dan-istanbul-a-giden-cift-edirne-ye-ulasti/911758/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bisikletle-belgrad-dan-istanbul-a-giden-cift-edirne-ye-ulasti/911758/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:23:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Edirne / Bisikletleriyle Sırbistan'ın başkenti Belgrad'dan İstanbul'a tur düzenleyen çift, Edirne'ye geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Edirne Haberleri : Bisikletleriyle Sırbistan'ın başkenti Belgrad'dan İstanbul'a tur düzenleyen çift, Edirne'ye geldi.Belgrad'da grafik tasarımcı olarak çalışan Dunja Radivojevic ve bilgi teknolojileri uzmanı olan eşi İgor Radivojevic, 4 Eylül'de Belgrad'daki evlerinden yola çıktı.Ülkelerindeki rotayı geride bırakan çift, Bulgaristan'da Sofya, Filibe, Harmanlı ve Hasköy güzergahından geçerek Kapıkule Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaptı.Dunja Radivojevic, AA muhabirine, 4 yıldır bisikletli turlar yaptıklarını, Romanya, Slovenya ve Portekiz gibi ülkelere gittiklerini söyledi.Belgrad'dan İstanbul'a bisikletle gitmenin uzun süredir kurdukları bir hayal olduğunu belirten Radivojevic, Bu güzergahın tarihi bir önemi de var. Şimdi hayalimizi gerçekleştirdiğimiz için mutluyuz. İstanbul'a varınca dinlenmek istiyoruz, ardından şehrin tarihi mekanlarını keşfedeceğiz. dedi.İgor Radivojevic de bisikletle seyahat etmenin geçilen güzergahı keşfetmenin en iyi yolu olduğunu belirtti.Eşiyle birlikte bisiklet sürmekten mutlu olduğunu dile getiren Radivojevic, Araçla seyahat etmek daha yorucu. Bisikletle gideceğimiz yere vardığımızda kendimizi daha enerjik hissediyoruz. Günde ortalama 80 kilometre yol yapıyoruz. Birkaç gün sonra İstanbul'da olmayı planlıyoruz. diye konuştu.Radivojevic, Edirne'yi gezme fırsatı bulduklarını, Selimiye Camisi'ni çok beğendiğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Edirne Haberleri : Bisikletleriyle Sırbistan'ın başkenti Belgrad'dan İstanbul'a tur düzenleyen çift, Edirne'ye geldi.Belgrad'da grafik tasarımcı olarak çalışan Dunja Radivojevic ve bilgi teknolojileri uzmanı olan eşi İgor Radivojevic, 4 Eylül'de Belgrad'daki evlerinden yola çıktı.Ülkelerindeki rotayı geride bırakan çift, Bulgaristan'da Sofya, Filibe, Harmanlı ve Hasköy güzergahından geçerek Kapıkule Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaptı.Dunja Radivojevic, AA muhabirine, 4 yıldır bisikletli turlar yaptıklarını, Romanya, Slovenya ve Portekiz gibi ülkelere gittiklerini söyledi.Belgrad'dan İstanbul'a bisikletle gitmenin uzun süredir kurdukları bir hayal olduğunu belirten Radivojevic, Bu güzergahın tarihi bir önemi de var. Şimdi hayalimizi gerçekleştirdiğimiz için mutluyuz. İstanbul'a varınca dinlenmek istiyoruz, ardından şehrin tarihi mekanlarını keşfedeceğiz. dedi.İgor Radivojevic de bisikletle seyahat etmenin geçilen güzergahı keşfetmenin en iyi yolu olduğunu belirtti.Eşiyle birlikte bisiklet sürmekten mutlu olduğunu dile getiren Radivojevic, Araçla seyahat etmek daha yorucu. Bisikletle gideceğimiz yere vardığımızda kendimizi daha enerjik hissediyoruz. Günde ortalama 80 kilometre yol yapıyoruz. Birkaç gün sonra İstanbul'da olmayı planlıyoruz. diye konuştu.Radivojevic, Edirne'yi gezme fırsatı bulduklarını, Selimiye Camisi'ni çok beğendiğini sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bisikletle-belgrad-dan-istanbul-a-giden-cift-edirne-ye-ulasti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Suriyeli müzisyen Assala Nasri, 15 yıl sonra Şam'da sahneye çıktı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/suriyeli-muzisyen-assala-nasri-15-yil-sonra-sam-da-sahneye-cikti/911757/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/suriyeli-muzisyen-assala-nasri-15-yil-sonra-sam-da-sahneye-cikti/911757/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:18:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[15 Yıl Sonra Şam / Suriyeli müzisyen Assala Nasri, Suriye devriminin ilk yıllarında Esed rejimine karşı aldığı tavrın ardından yaklaşık 15 yıl sonra ülkesine dönerek başkent Şam'da konser verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[15 Yıl Sonra Şam Haberleri : Suriyeli müzisyen Assala Nasri, Suriye devriminin ilk yıllarında Esed rejimine karşı aldığı tavrın ardından yaklaşık 15 yıl sonra ülkesine dönerek başkent Şam'da konser verdi.Şam doğumlu sanatçı, 2011'de başlayan Suriye devriminin ilk dönemlerinden itibaren Suriye halkının özgürlük taleplerine destek verdi ve Esed rejiminin uygulamalarına tepki gösterdi.Suriye'den ayrılmasının ardından yaklaşık 15 yıl boyunca ülkesinde sahneye çıkmayan Nasri, bu süreçte Suriye'yi müziğinde ve açıklamalarında gündemde tutmaya devam etti.Nasri, devrime verdiği destek nedeniyle devrik Esed rejimi tarafından çeşitli baskı ve yaptırımlarla karşı karşıya kaldı ve Suriye Sanatçılar Sendikasından çıkarıldı.Suriye devrimin en zor dönemlerinden biri olarak nitelendirilen 2012'de Tunus'taki Kartaca Müzik Festivali'nde sahneye çıkan Nasri, elinde Özgür Suriye bayrağıyla Suriye halkına desteğini gösterdi.Suriyeli müzisyen sonraki yıllarda verdiği konserlerde de Suriye devrimini gündemde tutmaya devam etti.Aralık 2024'te yayımladığı Suriye Cennet adlı şarkısıyla birlik ve yeniden inşa mesajı veren Nasri, 2026'da ise tutuklular, kayıplar ve ailelerinin yaşadığı acıları konu alan eserler seslendirdi.Konser Assala&#039;nın dönüşü adıyla düzenlendiNasri'nin Şam'daki konserleri Assala'nın Dönüşü kampanyası kapsamında organize edildi.Yaklaşık 15 yıllık aranın ardından başkentte sahneye çıkan sanatçı, ilk konserinde Suriye Cennet adlı şarkıyla izleyicilerin karşısına çıktı ve repertuvarında daha önce seslendirdiği eserlerine de yer verdi.Nasri'nin dönüşü, Suriye'de sanatçının geçmişteki siyasi tutumu nedeniyle farklı değerlendirmelere de konu oldu.Konser öncesinde bazı gruplar etkinliğin iptal edilmesi çağrısında bulunurken, Kültür Bakanlığı konserin himayesini sürdürdü.Şam&#039;a dönüşü mazlumların zaferi olarak nitelendirildiSuriye Kültür Bakanı Muhammed Yasin Salih, yaklaşık 15 yıl sonra Şam'da konser vermek üzere ülkesine dönen sanatçı Assala Nasri'nin dönüşünü, Mazlumun zalime karşı zaferi  olarak nitelendirdi.Salih, Assala'nın dönüşünün yalnızca bir sanat etkinliği olmadığını belirterek, sanatçının Suriye halkının yanında duran insani ve ahlaki tutumunun da kutlandığını söyledi.Assala'yı Şam'ın kızı olarak nitelendiren Salih, sanatçının Suriye devriminin başlangıcından itibaren halkına verdiği desteğe dikkati çekti.Assala'nın Suriyelilere yardım etmek için mücevherlerini sattığına işaret eden Salih, sanatçının bu tutumunu Her anlamda altın değerinde olarak nitelendirdi.Konser sırasında Assala'ya Suriye illerinin sembollerinin yer aldığı bir plaket takdim eden Salih, Bugün kendi ülkesi Suriye'de de iz bırakıyor. Teşekkürler Assala, ülkene hoş geldin. ifadelerini kullandı.Suriye Kültür Bakanlığı, sanatçının yeni albümünün hazırlanmasına da destek vermeye hazır olduğunu açıkladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[15 Yıl Sonra Şam Haberleri : Suriyeli müzisyen Assala Nasri, Suriye devriminin ilk yıllarında Esed rejimine karşı aldığı tavrın ardından yaklaşık 15 yıl sonra ülkesine dönerek başkent Şam'da konser verdi.Şam doğumlu sanatçı, 2011'de başlayan Suriye devriminin ilk dönemlerinden itibaren Suriye halkının özgürlük taleplerine destek verdi ve Esed rejiminin uygulamalarına tepki gösterdi.Suriye'den ayrılmasının ardından yaklaşık 15 yıl boyunca ülkesinde sahneye çıkmayan Nasri, bu süreçte Suriye'yi müziğinde ve açıklamalarında gündemde tutmaya devam etti.Nasri, devrime verdiği destek nedeniyle devrik Esed rejimi tarafından çeşitli baskı ve yaptırımlarla karşı karşıya kaldı ve Suriye Sanatçılar Sendikasından çıkarıldı.Suriye devrimin en zor dönemlerinden biri olarak nitelendirilen 2012'de Tunus'taki Kartaca Müzik Festivali'nde sahneye çıkan Nasri, elinde Özgür Suriye bayrağıyla Suriye halkına desteğini gösterdi.Suriyeli müzisyen sonraki yıllarda verdiği konserlerde de Suriye devrimini gündemde tutmaya devam etti.Aralık 2024'te yayımladığı Suriye Cennet adlı şarkısıyla birlik ve yeniden inşa mesajı veren Nasri, 2026'da ise tutuklular, kayıplar ve ailelerinin yaşadığı acıları konu alan eserler seslendirdi.Konser Assala&#039;nın dönüşü adıyla düzenlendiNasri'nin Şam'daki konserleri Assala'nın Dönüşü kampanyası kapsamında organize edildi.Yaklaşık 15 yıllık aranın ardından başkentte sahneye çıkan sanatçı, ilk konserinde Suriye Cennet adlı şarkıyla izleyicilerin karşısına çıktı ve repertuvarında daha önce seslendirdiği eserlerine de yer verdi.Nasri'nin dönüşü, Suriye'de sanatçının geçmişteki siyasi tutumu nedeniyle farklı değerlendirmelere de konu oldu.Konser öncesinde bazı gruplar etkinliğin iptal edilmesi çağrısında bulunurken, Kültür Bakanlığı konserin himayesini sürdürdü.Şam&#039;a dönüşü mazlumların zaferi olarak nitelendirildiSuriye Kültür Bakanı Muhammed Yasin Salih, yaklaşık 15 yıl sonra Şam'da konser vermek üzere ülkesine dönen sanatçı Assala Nasri'nin dönüşünü, Mazlumun zalime karşı zaferi  olarak nitelendirdi.Salih, Assala'nın dönüşünün yalnızca bir sanat etkinliği olmadığını belirterek, sanatçının Suriye halkının yanında duran insani ve ahlaki tutumunun da kutlandığını söyledi.Assala'yı Şam'ın kızı olarak nitelendiren Salih, sanatçının Suriye devriminin başlangıcından itibaren halkına verdiği desteğe dikkati çekti.Assala'nın Suriyelilere yardım etmek için mücevherlerini sattığına işaret eden Salih, sanatçının bu tutumunu Her anlamda altın değerinde olarak nitelendirdi.Konser sırasında Assala'ya Suriye illerinin sembollerinin yer aldığı bir plaket takdim eden Salih, Bugün kendi ülkesi Suriye'de de iz bırakıyor. Teşekkürler Assala, ülkene hoş geldin. ifadelerini kullandı.Suriye Kültür Bakanlığı, sanatçının yeni albümünün hazırlanmasına da destek vermeye hazır olduğunu açıkladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çorum FK, Süper Lig'de yarın Alanyaspor'u konuk edecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/corum-fk-super-lig-de-yarin-alanyaspor-u-konuk-edecek/911756/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/corum-fk-super-lig-de-yarin-alanyaspor-u-konuk-edecek/911756/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Arca Çorum FK, Trendyol Süper Lig'in 6.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Arca Çorum FK, Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında yarın sahasında Corendon Alanyaspor ile karşılaşacak. Çorum Şehir Stadı'nda oynanacak karşılaşma, saat 17.00'de başlayacak. Müsabakayı hakem Alper Akarsu yönetecek.Kırmızı-siyahlı takım, ligin geride kalan bölümünde ikişer galibiyet ve mağlubiyet ile 1 beraberlik alarak 7 puan topladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Arca Çorum FK, Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında yarın sahasında Corendon Alanyaspor ile karşılaşacak. Çorum Şehir Stadı'nda oynanacak karşılaşma, saat 17.00'de başlayacak. Müsabakayı hakem Alper Akarsu yönetecek.Kırmızı-siyahlı takım, ligin geride kalan bölümünde ikişer galibiyet ve mağlubiyet ile 1 beraberlik alarak 7 puan topladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/corum-fk-super-lig-de-yarin-alanyaspor-u-konuk-edecek.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sivas'ta bir çocuğun evin penceresinden düşerek ölmesiyle ilgili 2 zanlı tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sivas-ta-bir-cocugun-evin-penceresinden-duserek-olmesiyle-ilgili-2-zanli-tutuklandi/911755/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sivas-ta-bir-cocugun-evin-penceresinden-duserek-olmesiyle-ilgili-2-zanli-tutuklandi/911755/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas / Sivas'ta bir çocuğun evin penceresinden düşerek ölmesiyle ilgili ablası ve evde bulunan kişi tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri : Sivas'ta bir çocuğun evin penceresinden düşerek ölmesiyle ilgili ablası ve evde bulunan kişi tutuklandı.İddiaya göre, otizmli olduğu öğrenilen 12 yaşındaki T.K, Paşabey Mahallesi Kerim Çavuş Caddesi'ndeki bir apartmanın 4. katındaki evlerinin penceresinden düştü.T.K. olay yerinde hayatını kaybederken, olayın şüpheli olduğunu değerlendiren İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği ekipleri soruşturma başlattı.Soruşturma kapsamında çocuğun 14 yaşındaki ablası S.N.K. ile olay sırasında evde bulunan T.S. (17) gözaltına alındı.Şüpheliler, sevk edildikleri hakimlikçe tutuklandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri : Sivas'ta bir çocuğun evin penceresinden düşerek ölmesiyle ilgili ablası ve evde bulunan kişi tutuklandı.İddiaya göre, otizmli olduğu öğrenilen 12 yaşındaki T.K, Paşabey Mahallesi Kerim Çavuş Caddesi'ndeki bir apartmanın 4. katındaki evlerinin penceresinden düştü.T.K. olay yerinde hayatını kaybederken, olayın şüpheli olduğunu değerlendiren İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Cinayet Büro Amirliği ekipleri soruşturma başlattı.Soruşturma kapsamında çocuğun 14 yaşındaki ablası S.N.K. ile olay sırasında evde bulunan T.S. (17) gözaltına alındı.Şüpheliler, sevk edildikleri hakimlikçe tutuklandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/sivas-ta-bir-cocugun-evin-penceresinden-duserek-olmesiyle-ilgili-2-zanli-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ANALİZ - Ukrayna'da kapsamlı barış neden hala uzak bir ihtimal?</title>
      <link>https://www.canligaste.com/analiz-ukrayna-da-kapsamli-baris-neden-hala-uzak-bir-ihtimal/911753/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/analiz-ukrayna-da-kapsamli-baris-neden-hala-uzak-bir-ihtimal/911753/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Kapsamlı bir anlaşma için gerekli koşulların bulunmadığı bir ortamda, BM Genel Kurulu sırasında Zelenskiy ile Trump arasında yapılacak görüşme, sınırlı da olsa bir ateşkes ihtimalini değerlendirmek adına yeni bir fırsat sunabilir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Ukraynalı düşünce kuruluşu Transatlantik Diyalog Merkezi'nin Başkanı Maksym Skrypchenko, Rusya-Ukrayna savaşında taraflar arası müzakere süreçlerini ve savaşın seyrini uzatan gelişmeleri AA Analiz için kaleme aldı.***CIA Direktörü John Ratcliffe'in ziyaretinin ardından ABD'li temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner'in Rusya'nın başkenti Moskova ve Ukrayna'nın başkenti Kiev'e gerçekleştirdikleri son ziyaretler, Washington'ın Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik müzakereleri yeniden canlandırmaya çalıştığını gösteriyor. Ancak diplomatik temaslar her ne kadar yoğunlaşsa da henüz hedefe yönelik somut çıktılara ulaşılabilmiş değil. Ortada kabul edilebilir bir barış formülü olsa da tarafların savaşın gidişatına dair beklentilerinin temelden farklı olması çözümsüzlüğü tetikliyor. Ukrayna yıkımı durdurmanın yollarını ararken, Rusya önümüzdeki aylarda Kiev'in artık direnişini sürdüremeyecek hale geleceğini umuyor.İkili arasındaki bu ayrışma, yalnızca savaş alanındaki değişimlerle açıklanamaz. Zira sahada neredeyse hiçbir değişiklik yaşanmadı. Rusya'nın cephedeki baskısı, Moskova'ya şartları dikte ettirme imkanı tanıyacak türden bir zafer sağlamadı. Aynı zamanda Ukrayna da işgal altındaki bölgeleri hızla kurtarmak için gereken avantaja sahip değil. Taraflar arasındaki bu dengeyi bir çıkmaz (stalemate) olarak nitelendirmek, savaşın değişen doğasını yadsımak anlamına gelir. Burada savaşın seyrini belirleyen asıl önemli husus, tarafların birbirinin ekonomik temelini çökertme kapasitesi olacaktır.Taraflar arası ekonomik savaşUkrayna'nın Rus petrol endüstrisine yönelik saldırıları buna iyi bir örnektir. Bu saldırılar Moskova'yı, savaşın maliyeti karşısında saldırıları karşılıklı olarak sınırlandırmanın pratikte daha faydalı olacağına ikna etmeyi amaçlıyor. Kiev; Karadeniz'deki deniz taşımacılığı ve tahıl altyapısının korunmasından enerji tesislerine yönelik saldırıların durdurulmasına ve hatta uzun menzilli saldırıların karşılıklı olarak tamamen sona erdirilmesine kadar uzanan geniş bir anlaşma yelpazesine olumlu yaklaşıyor. Zira bu tür adımlar, tüm siyasi anlaşmazlıkların çözüme kavuşması beklenmeksizin gerilimin düşürülmesine olanak tanıyacaktır.Sorun şu ki Moskova şu ana kadar böyle bir düzlemde görüşmeye yanaşmadı. Ateşkes yönündeki her türlü anlamlı adımı, Ukrayna'nın öncelikle Rus kontrolü altında kalan Donbas bölgelerinden çekilmesi şartına bağlıyor. Kremlin'in, Kiev'in en azından birkaç yıl daha savunabileceğine inandığı, kontrolündeki Donbas bölgelerinden Ukrayna birliklerinin çekilmesi konusundaki ısrarı, Kiev için kabul edilebilir bir talep değildir.Rusya, zamanın kendi lehine işlediğini düşünüyor ve bu nedenle saldırıların sınırlanması taleplerine rıza göstermiyor. Amerikalı muhataplarıyla yaptığı özel görüşmelerde Rusya, Ukrayna'nın bütçe sorunlarına ve gelecekteki Avrupa fonlamasıyla ilgili belirsizliğe işaret ediyor. Avrupa'da yaklaşan seçimler de Ukrayna'ya gelecekteki desteğin zayıflayacağının ek bir işareti olarak sunuluyor. Kremlin, kendi petrol sektöründeki kayıpların yönetilebilir olduğu ancak kış mevsiminin yol açtığı yıkım ve mali kısıtlamaların Kiev'i nihayetinde pes etmeye zorlayacağı varsayımıyla hareket ediyor.Diğer taraftan Ukrayna, yalnızca elektrik şebekesine değil, aynı zamanda gaz altyapısına yönelik saldırılara da hazırlanarak olası bir insani krize karşı tedbir alıyor. Bu koşullar altında, hava savunma sistemlerinin ve güvenilir finansmanın sağlanması, Kiev'in kendisini savunmasına yardımcı olmanın yanı sıra, Ukrayna direnişinin er ya da geç çökeceğine dair Moskova'nın inancını da sarsacaktır.Duraksayan müzakerelerBu arada, Amerikalı müzakerecilerin gerçekleştirdiği ziyaretler süreçte herhangi bir ilerleme getirmedi. Moskova ise eylül ayındaki parlamento seçimlerinin ardından görüşmelere devam edilebileceğini ileri sürüyor. Hem Kiev hem de Washington, Rusların seçimlerin ardından muhtemelen süreci geciktirmek için yeni gerekçeler bulacağını ve böylece askeri harekatı bahar aylarına kadar sürdürebileceğini öngörüyor.ABD'nin gerilimi düşürme karşılığında ekonomik teşvikler sunmaya dair girişimleri, Moskova'nın savaş motivasyonuna dair temel çelişkiyi henüz çözüme kavuşturmadı. Moskova, savaşı sürdürme arzusundan vazgeçmeksizin ekonomik kazanımlarla ilgileniyor olabilir.Kapsamlı bir anlaşma için gerekli koşulların bulunmadığı bir ortamda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu sırasında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile ABD'li mevkidaşı Donald Trump arasında yapılacak görüşme, sınırlı da olsa bir ateşkes ihtimalini değerlendirmek adına yeni bir fırsat sunabilir. Karadeniz'deki tahıl altyapısına yönelik saldırıların durdurulmasını talep eden karar tasarıları halihazırda BM bünyesinde dolaşıma girmiş durumda. Böylesi bir anlaşma, küresel gıda arzına yönelik riskleri hafifletmesi ve BM'nin etkisizliğine dair yıllardır süregelen eleştirilerin ardından birliğin pratik faydasını ortaya koyması bakımından Ukrayna sınırlarını fazlasıyla aşan bir öneme sahip olacaktır.Trump açısından bir Karadeniz ateşkesi, özellikle İran ile süregelen ve Amerikan kaynaklarını tüketmeye devam eden savaşın gölgesinde, Kongre ara seçimleri öncesinde diplomatik bir başarı niteliği taşıyabilir. Bu nedenlerle Trump, söz konusu sürece öncülük etmek ve anlaşmaya uyulmasını sağlamak adına Amerikan nüfuzunu kullanmak isteyebilir. BM mekanizmalarına duyulan şüphecilik, ateşkesin gözetilmesi konusunda Washington'ın doğrudan siyasi sorumluluk üstlenmesine dair Ukrayna'nın arzusunu daha da pekiştiriyor. Ukrayna'nın karşılıklı bir ateşkese hazır olması, bir anlaşmaya varılması için yeterli zemini sunuyor. Bu fırsatı değerlendirmek isteyen Washington ve AB ülkeleri; Kremlin'i, bir kış mevsiminin daha, bugüne dek savaş meydanında elde edemediği zaferi kendisine getirmeyeceğine ikna etmek amacıyla yaptırımları, teşvikleri ya da her ikisini birden kullanmalıdır.[Maksym Skrypchenko, Ukraynalı düşünce kuruluşu Transatlantik Diyalog Merkezi'nin başkanıdır.]*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.Muhabir: Hatice Karahan]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Ukraynalı düşünce kuruluşu Transatlantik Diyalog Merkezi'nin Başkanı Maksym Skrypchenko, Rusya-Ukrayna savaşında taraflar arası müzakere süreçlerini ve savaşın seyrini uzatan gelişmeleri AA Analiz için kaleme aldı.***CIA Direktörü John Ratcliffe'in ziyaretinin ardından ABD'li temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner'in Rusya'nın başkenti Moskova ve Ukrayna'nın başkenti Kiev'e gerçekleştirdikleri son ziyaretler, Washington'ın Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik müzakereleri yeniden canlandırmaya çalıştığını gösteriyor. Ancak diplomatik temaslar her ne kadar yoğunlaşsa da henüz hedefe yönelik somut çıktılara ulaşılabilmiş değil. Ortada kabul edilebilir bir barış formülü olsa da tarafların savaşın gidişatına dair beklentilerinin temelden farklı olması çözümsüzlüğü tetikliyor. Ukrayna yıkımı durdurmanın yollarını ararken, Rusya önümüzdeki aylarda Kiev'in artık direnişini sürdüremeyecek hale geleceğini umuyor.İkili arasındaki bu ayrışma, yalnızca savaş alanındaki değişimlerle açıklanamaz. Zira sahada neredeyse hiçbir değişiklik yaşanmadı. Rusya'nın cephedeki baskısı, Moskova'ya şartları dikte ettirme imkanı tanıyacak türden bir zafer sağlamadı. Aynı zamanda Ukrayna da işgal altındaki bölgeleri hızla kurtarmak için gereken avantaja sahip değil. Taraflar arasındaki bu dengeyi bir çıkmaz (stalemate) olarak nitelendirmek, savaşın değişen doğasını yadsımak anlamına gelir. Burada savaşın seyrini belirleyen asıl önemli husus, tarafların birbirinin ekonomik temelini çökertme kapasitesi olacaktır.Taraflar arası ekonomik savaşUkrayna'nın Rus petrol endüstrisine yönelik saldırıları buna iyi bir örnektir. Bu saldırılar Moskova'yı, savaşın maliyeti karşısında saldırıları karşılıklı olarak sınırlandırmanın pratikte daha faydalı olacağına ikna etmeyi amaçlıyor. Kiev; Karadeniz'deki deniz taşımacılığı ve tahıl altyapısının korunmasından enerji tesislerine yönelik saldırıların durdurulmasına ve hatta uzun menzilli saldırıların karşılıklı olarak tamamen sona erdirilmesine kadar uzanan geniş bir anlaşma yelpazesine olumlu yaklaşıyor. Zira bu tür adımlar, tüm siyasi anlaşmazlıkların çözüme kavuşması beklenmeksizin gerilimin düşürülmesine olanak tanıyacaktır.Sorun şu ki Moskova şu ana kadar böyle bir düzlemde görüşmeye yanaşmadı. Ateşkes yönündeki her türlü anlamlı adımı, Ukrayna'nın öncelikle Rus kontrolü altında kalan Donbas bölgelerinden çekilmesi şartına bağlıyor. Kremlin'in, Kiev'in en azından birkaç yıl daha savunabileceğine inandığı, kontrolündeki Donbas bölgelerinden Ukrayna birliklerinin çekilmesi konusundaki ısrarı, Kiev için kabul edilebilir bir talep değildir.Rusya, zamanın kendi lehine işlediğini düşünüyor ve bu nedenle saldırıların sınırlanması taleplerine rıza göstermiyor. Amerikalı muhataplarıyla yaptığı özel görüşmelerde Rusya, Ukrayna'nın bütçe sorunlarına ve gelecekteki Avrupa fonlamasıyla ilgili belirsizliğe işaret ediyor. Avrupa'da yaklaşan seçimler de Ukrayna'ya gelecekteki desteğin zayıflayacağının ek bir işareti olarak sunuluyor. Kremlin, kendi petrol sektöründeki kayıpların yönetilebilir olduğu ancak kış mevsiminin yol açtığı yıkım ve mali kısıtlamaların Kiev'i nihayetinde pes etmeye zorlayacağı varsayımıyla hareket ediyor.Diğer taraftan Ukrayna, yalnızca elektrik şebekesine değil, aynı zamanda gaz altyapısına yönelik saldırılara da hazırlanarak olası bir insani krize karşı tedbir alıyor. Bu koşullar altında, hava savunma sistemlerinin ve güvenilir finansmanın sağlanması, Kiev'in kendisini savunmasına yardımcı olmanın yanı sıra, Ukrayna direnişinin er ya da geç çökeceğine dair Moskova'nın inancını da sarsacaktır.Duraksayan müzakerelerBu arada, Amerikalı müzakerecilerin gerçekleştirdiği ziyaretler süreçte herhangi bir ilerleme getirmedi. Moskova ise eylül ayındaki parlamento seçimlerinin ardından görüşmelere devam edilebileceğini ileri sürüyor. Hem Kiev hem de Washington, Rusların seçimlerin ardından muhtemelen süreci geciktirmek için yeni gerekçeler bulacağını ve böylece askeri harekatı bahar aylarına kadar sürdürebileceğini öngörüyor.ABD'nin gerilimi düşürme karşılığında ekonomik teşvikler sunmaya dair girişimleri, Moskova'nın savaş motivasyonuna dair temel çelişkiyi henüz çözüme kavuşturmadı. Moskova, savaşı sürdürme arzusundan vazgeçmeksizin ekonomik kazanımlarla ilgileniyor olabilir.Kapsamlı bir anlaşma için gerekli koşulların bulunmadığı bir ortamda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu sırasında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile ABD'li mevkidaşı Donald Trump arasında yapılacak görüşme, sınırlı da olsa bir ateşkes ihtimalini değerlendirmek adına yeni bir fırsat sunabilir. Karadeniz'deki tahıl altyapısına yönelik saldırıların durdurulmasını talep eden karar tasarıları halihazırda BM bünyesinde dolaşıma girmiş durumda. Böylesi bir anlaşma, küresel gıda arzına yönelik riskleri hafifletmesi ve BM'nin etkisizliğine dair yıllardır süregelen eleştirilerin ardından birliğin pratik faydasını ortaya koyması bakımından Ukrayna sınırlarını fazlasıyla aşan bir öneme sahip olacaktır.Trump açısından bir Karadeniz ateşkesi, özellikle İran ile süregelen ve Amerikan kaynaklarını tüketmeye devam eden savaşın gölgesinde, Kongre ara seçimleri öncesinde diplomatik bir başarı niteliği taşıyabilir. Bu nedenlerle Trump, söz konusu sürece öncülük etmek ve anlaşmaya uyulmasını sağlamak adına Amerikan nüfuzunu kullanmak isteyebilir. BM mekanizmalarına duyulan şüphecilik, ateşkesin gözetilmesi konusunda Washington'ın doğrudan siyasi sorumluluk üstlenmesine dair Ukrayna'nın arzusunu daha da pekiştiriyor. Ukrayna'nın karşılıklı bir ateşkese hazır olması, bir anlaşmaya varılması için yeterli zemini sunuyor. Bu fırsatı değerlendirmek isteyen Washington ve AB ülkeleri; Kremlin'i, bir kış mevsiminin daha, bugüne dek savaş meydanında elde edemediği zaferi kendisine getirmeyeceğine ikna etmek amacıyla yaptırımları, teşvikleri ya da her ikisini birden kullanmalıdır.[Maksym Skrypchenko, Ukraynalı düşünce kuruluşu Transatlantik Diyalog Merkezi'nin başkanıdır.]*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.Muhabir: Hatice Karahan]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/analiz-ukrayna-da-kapsamli-baris-neden-hala-uzak-bir-ihtimal.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye-Afrika ticaretinde yeni büyüme alanı: Yerel üretim ve yatırım ortaklıkları</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-afrika-ticaretinde-yeni-buyume-alani-yerel-uretim-ve-yatirim-ortakliklari/911752/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-afrika-ticaretinde-yeni-buyume-alani-yerel-uretim-ve-yatirim-ortakliklari/911752/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / TABA Başkanı Mehmet Fatih Akbulut, Türk şirketlerinin teknoloji ve bilgi birikimini Afrikalı ortaklarla kıtaya taşımasının önemli fırsatlar sunduğunu belirtti - Nijeryalı iş insanı High Chief Paul Johnson Okoronta, Türk şirketlerini Nijerya'nın geniş pazarındaki yatırım fırsatlarını değerlendirmeye çağırdı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : ADAMA BAMBA - İş insanları, Afrika'da Türk şirketleri ile yerel firmalar arasında üretim ve yatırım ortaklıklarının artırılmasının, Türkiye-Afrika ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinde yeni fırsatlar oluşturabileceğini belirtti.Türk Afrika İş Adamları Derneği (TABA) Başkanı Mehmet Fatih Akbulut ile Nijeryalı iş insanı High Chief Paul Johnson Okoronta, İstanbul'da düzenlenen AFEX 2026 İş Forumu ve Fuarı kapsamında AA muhabirine Türkiye-Afrika ekonomik ilişkilerini değerlendirdi.Akbulut, Afrika'daki birçok yerel iş insanının Türk şirketleriyle ortak hareket ederek Türkiye'nin teknoloji ve bilgi birikimini kıtaya taşımaya istekli olduğunu söyledi.Türk şirketlerinin Afrikalı ortaklarla yerel üretime yönelmesinin iki taraf için de önemli fırsatlar oluşturacağını belirten Akbulut, Bugün Türkiye'de çok rahatlıkla, yıllardır ürettiğimiz birçok ürün Afrika'da yerelde üretilmiyor ve lojistik maliyetleri çok yüksek. dedi.Akbulut, yerel üretimin lojistik ve gümrük maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini ve Türk şirketleri ile Afrikalı girişimciler arasında karşılıklı kazanca dayalı ortaklıklar kurulabileceğini ifade etti.Ticaret hacmini bir sonraki boyuta taşımak durumundayızTürkiye-Afrika ticaret hacminin yaklaşık 40 milyar dolar seviyesine ulaştığına işaret eden Akbulut, Yaklaşık iki yıldır, iki buçuk yıldır Türkiye-Afrika arasındaki ticaret hacmi 40 milyar dolar seviyesinde kaldı. Bunu bir sonraki boyuta taşımak durumundayız. diye konuştu.Akbulut, bunun için Afrika ülkeleriyle serbest ticaret anlaşmalarının artırılmasının, büyük altyapı projelerinde yeni finansman imkanlarının oluşturulmasının ve Afrikalı iş insanlarının Türkiye'ye gelişini kolaylaştıracak vize düzenlemelerinin önem taşıdığını kaydetti.AFEX'te 40'tan fazla ülkeden iş insanının Türk şirketleriyle bir araya geldiğini belirten Akbulut, organizasyonun Türkiye ve Afrika arasında uzun vadeli ticari ortaklıkların kurulmasına katkı sağlamasını hedeflediklerini söyledi.Nijeryalı iş insanlarından Türk şirketlerine yatırım çağrısıNijeryalı iş insanı Okoronta da ülkesinin 200 milyonu aşan nüfusu ve geniş pazarıyla Türk şirketleri için önemli yatırım imkanları sunduğunu söyledi.Türk şirketlerini Nijerya'da yatırım yapmaya davet eden Okoronta, yatırımların hem Türkiye hem Nijerya ekonomisine katkı sağlayacağını belirtti.Okoronta, tarım, sanayi ve mobilya sektörlerini, Türkiye-Nijerya işbirliğinin geliştirilebileceği alanlar arasında gösterdi.Türkiye'deki Nijeryalı iş insanlarının ikamet izinlerinde yaşadığı sorunlara da değinen Okoronta, bu durumun ticari faaliyetleri olumsuz etkilediğini savunarak, Türk ve Nijeryalı makamların konuya ilişkin çözüm geliştirmesi çağrısında bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : ADAMA BAMBA - İş insanları, Afrika'da Türk şirketleri ile yerel firmalar arasında üretim ve yatırım ortaklıklarının artırılmasının, Türkiye-Afrika ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinde yeni fırsatlar oluşturabileceğini belirtti.Türk Afrika İş Adamları Derneği (TABA) Başkanı Mehmet Fatih Akbulut ile Nijeryalı iş insanı High Chief Paul Johnson Okoronta, İstanbul'da düzenlenen AFEX 2026 İş Forumu ve Fuarı kapsamında AA muhabirine Türkiye-Afrika ekonomik ilişkilerini değerlendirdi.Akbulut, Afrika'daki birçok yerel iş insanının Türk şirketleriyle ortak hareket ederek Türkiye'nin teknoloji ve bilgi birikimini kıtaya taşımaya istekli olduğunu söyledi.Türk şirketlerinin Afrikalı ortaklarla yerel üretime yönelmesinin iki taraf için de önemli fırsatlar oluşturacağını belirten Akbulut, Bugün Türkiye'de çok rahatlıkla, yıllardır ürettiğimiz birçok ürün Afrika'da yerelde üretilmiyor ve lojistik maliyetleri çok yüksek. dedi.Akbulut, yerel üretimin lojistik ve gümrük maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini ve Türk şirketleri ile Afrikalı girişimciler arasında karşılıklı kazanca dayalı ortaklıklar kurulabileceğini ifade etti.Ticaret hacmini bir sonraki boyuta taşımak durumundayızTürkiye-Afrika ticaret hacminin yaklaşık 40 milyar dolar seviyesine ulaştığına işaret eden Akbulut, Yaklaşık iki yıldır, iki buçuk yıldır Türkiye-Afrika arasındaki ticaret hacmi 40 milyar dolar seviyesinde kaldı. Bunu bir sonraki boyuta taşımak durumundayız. diye konuştu.Akbulut, bunun için Afrika ülkeleriyle serbest ticaret anlaşmalarının artırılmasının, büyük altyapı projelerinde yeni finansman imkanlarının oluşturulmasının ve Afrikalı iş insanlarının Türkiye'ye gelişini kolaylaştıracak vize düzenlemelerinin önem taşıdığını kaydetti.AFEX'te 40'tan fazla ülkeden iş insanının Türk şirketleriyle bir araya geldiğini belirten Akbulut, organizasyonun Türkiye ve Afrika arasında uzun vadeli ticari ortaklıkların kurulmasına katkı sağlamasını hedeflediklerini söyledi.Nijeryalı iş insanlarından Türk şirketlerine yatırım çağrısıNijeryalı iş insanı Okoronta da ülkesinin 200 milyonu aşan nüfusu ve geniş pazarıyla Türk şirketleri için önemli yatırım imkanları sunduğunu söyledi.Türk şirketlerini Nijerya'da yatırım yapmaya davet eden Okoronta, yatırımların hem Türkiye hem Nijerya ekonomisine katkı sağlayacağını belirtti.Okoronta, tarım, sanayi ve mobilya sektörlerini, Türkiye-Nijerya işbirliğinin geliştirilebileceği alanlar arasında gösterdi.Türkiye'deki Nijeryalı iş insanlarının ikamet izinlerinde yaşadığı sorunlara da değinen Okoronta, bu durumun ticari faaliyetleri olumsuz etkilediğini savunarak, Türk ve Nijeryalı makamların konuya ilişkin çözüm geliştirmesi çağrısında bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gedik Piliç'ten tavuklu tarifler için dijital platform</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gedik-pilic-ten-tavuklu-tarifler-icin-dijital-platform/911751/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gedik-pilic-ten-tavuklu-tarifler-icin-dijital-platform/911751/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:16:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Gedik Piliç Pazarlamadan Sorumlu Yönetici Meral Tek: - Amacımız, tüketicilerin farklı kaynaklar arasında arama yapmak zorunda kalmadan, ellerindeki ürüne ve ayırabileceği zamana uygun tavuklu tariflere ulaşmasını sağlamak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Gedik Piliç, tüketicilere tavuk ürünleriyle hazırlanan yemek tarifleri sunmak amacıyla yeni dijital platformu Gedik'li Tarifleri hayata geçirdi.Şirketten yapılan açıklamaya göre, yalnızca tavuk ürünleriyle hazırlanan tariflere odaklanan platform, pratik öğünlerden dünya mutfağına ve Türkiye'nin 7 bölgesinden yöresel lezzetlere kadar zengin seçenekler sunuyor.Gedik Piliç'le Bugün Ne Pişirsem? yaklaşımıyla kurgulanan platformda, tariflerin hazırlama süresi ve porsiyon bilgisi yer alırken kullanılan ürüne göre de seçim yapılabiliyor. Böylece tüketiciler, ellerindeki üründen yola çıkarak hazırlayabileceği tavuklu yemeklere kolaylıkla ulaşabiliyor.Platformda yer alan Türkiye 7 Bölge Gedik'li Tarifler bölümünde, Akdeniz'den Doğu Anadolu'ya, Ege'den Güneydoğu Anadolu'ya, İç Anadolu'dan Karadeniz ve Marmara'ya kadar coğrafi bölgelerden ilham alan tavuklu tarifler bir araya getiriliyor. Hibeşli avokadolu piliç ızgara, piliçli perde pilavı, tavuklu ve baklalı enginar, tavuklu keşkek, piliç yahnili Görele pidesi ve mantar soslu piliç Topkapı gibi tariflerle yöresel mutfak kültürü, farklı yorumlarla sofralara taşınıyor.Geleneksel ve yöresel yemeklerin yanı sıra dünya mutfağından ilham alan avokado salsalı tikka masala ve çıtır piliç çeşitleri gibi alternatifler de platformda yer buluyor. Farklı pişirme yöntemleri, soslar ve malzemelerle çeşitlenen tarifler, günlük öğünlerden özel sofralara kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.Kullanıcı katılımına açık bir yapıda kurgulanan platformun Tarifini Gönder Yayınlayalım bölümü aracılığıyla tüketiciler, şirket ürünleriyle hazırladığı kendi tavuklu tariflerini gönderebiliyor. Kullanıcılar, tarifin malzemelerinden hazırlanışına ve kendi mutfak ipuçlarına kadar tüm detayları paylaşabiliyor.Pratik tavuk yemeklerini, yöresel lezzetleri, dünya mutfağından seçenekleri ve tüketicilerin kendi tariflerini aynı adreste buluşturan platform, büyüyen içerik arşiviyle tavuklu yemekler konusunda bir başvuru kaynağı olmayı hedefliyor.Herkesin yararlanabileceği bir adres olarak tasarladıkAçıklamada görüşlerine yer verilen Gedik Piliç'in Pazarlamadan Sorumlu Yöneticisi Meral Tek, platformu diğer yemek sitelerinden ayıran temel özelliğin yalnızca tavuklu tariflere odaklanması olduğunu belirterek, şunları kaydetti:Gedik'li Tarifler'i 'Tavukla bugün ne pişirsem?' diye düşünen herkesin kolayca yararlanabileceği bir adres olarak tasarladık. Platformumuzda yalnızca tavuk ürünleriyle hazırlanabilecek tariflere yer veriyoruz. Amacımız, tüketicilerin farklı kaynaklar arasında arama yapmak zorunda kalmadan, ellerindeki ürüne ve ayırabileceği zamana uygun tavuklu tariflere ulaşmasını sağlamak. Pratik öğünlerden yöresel lezzetlere, geleneksel yemeklerden dünya mutfağına kadar tavuğun binbir çeşit halini sofralara taşımak ve kullanıcılarımızın kendi tarifleriyle bu çeşitliliğe katkıda bulunmasını istiyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Gedik Piliç, tüketicilere tavuk ürünleriyle hazırlanan yemek tarifleri sunmak amacıyla yeni dijital platformu Gedik'li Tarifleri hayata geçirdi.Şirketten yapılan açıklamaya göre, yalnızca tavuk ürünleriyle hazırlanan tariflere odaklanan platform, pratik öğünlerden dünya mutfağına ve Türkiye'nin 7 bölgesinden yöresel lezzetlere kadar zengin seçenekler sunuyor.Gedik Piliç'le Bugün Ne Pişirsem? yaklaşımıyla kurgulanan platformda, tariflerin hazırlama süresi ve porsiyon bilgisi yer alırken kullanılan ürüne göre de seçim yapılabiliyor. Böylece tüketiciler, ellerindeki üründen yola çıkarak hazırlayabileceği tavuklu yemeklere kolaylıkla ulaşabiliyor.Platformda yer alan Türkiye 7 Bölge Gedik'li Tarifler bölümünde, Akdeniz'den Doğu Anadolu'ya, Ege'den Güneydoğu Anadolu'ya, İç Anadolu'dan Karadeniz ve Marmara'ya kadar coğrafi bölgelerden ilham alan tavuklu tarifler bir araya getiriliyor. Hibeşli avokadolu piliç ızgara, piliçli perde pilavı, tavuklu ve baklalı enginar, tavuklu keşkek, piliç yahnili Görele pidesi ve mantar soslu piliç Topkapı gibi tariflerle yöresel mutfak kültürü, farklı yorumlarla sofralara taşınıyor.Geleneksel ve yöresel yemeklerin yanı sıra dünya mutfağından ilham alan avokado salsalı tikka masala ve çıtır piliç çeşitleri gibi alternatifler de platformda yer buluyor. Farklı pişirme yöntemleri, soslar ve malzemelerle çeşitlenen tarifler, günlük öğünlerden özel sofralara kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor.Kullanıcı katılımına açık bir yapıda kurgulanan platformun Tarifini Gönder Yayınlayalım bölümü aracılığıyla tüketiciler, şirket ürünleriyle hazırladığı kendi tavuklu tariflerini gönderebiliyor. Kullanıcılar, tarifin malzemelerinden hazırlanışına ve kendi mutfak ipuçlarına kadar tüm detayları paylaşabiliyor.Pratik tavuk yemeklerini, yöresel lezzetleri, dünya mutfağından seçenekleri ve tüketicilerin kendi tariflerini aynı adreste buluşturan platform, büyüyen içerik arşiviyle tavuklu yemekler konusunda bir başvuru kaynağı olmayı hedefliyor.Herkesin yararlanabileceği bir adres olarak tasarladıkAçıklamada görüşlerine yer verilen Gedik Piliç'in Pazarlamadan Sorumlu Yöneticisi Meral Tek, platformu diğer yemek sitelerinden ayıran temel özelliğin yalnızca tavuklu tariflere odaklanması olduğunu belirterek, şunları kaydetti:Gedik'li Tarifler'i 'Tavukla bugün ne pişirsem?' diye düşünen herkesin kolayca yararlanabileceği bir adres olarak tasarladık. Platformumuzda yalnızca tavuk ürünleriyle hazırlanabilecek tariflere yer veriyoruz. Amacımız, tüketicilerin farklı kaynaklar arasında arama yapmak zorunda kalmadan, ellerindeki ürüne ve ayırabileceği zamana uygun tavuklu tariflere ulaşmasını sağlamak. Pratik öğünlerden yöresel lezzetlere, geleneksel yemeklerden dünya mutfağına kadar tavuğun binbir çeşit halini sofralara taşımak ve kullanıcılarımızın kendi tarifleriyle bu çeşitliliğe katkıda bulunmasını istiyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Taha Akgül'den belediyelere amatör branşlara destek çağrısı:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/taha-akgul-den-belediyelere-amator-branslara-destek-cagrisi/911750/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/taha-akgul-den-belediyelere-amator-branslara-destek-cagrisi/911750/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:13:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Futbol zaten çok ciddi bir destek alıyor ülkemizde. Güreş, boks, judo, tekvando, yüzme, bu gibi branşlara belediyelerin destek vermesi gerekiyor. Bu anlamda Ümraniye Belediyemiz ciddi bir sorumluluk üstleniyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- NURİ AYDIN - Türkiye Güreş Federasyonu (TGF) Başkanı Taha Akgül, güreş gibi amatör branşların belediyelerin desteğine ihtiyaç duyduğunu söyledi.Akgül, Ümraniye Belediyesinin düzenlediği 2. Geleneksel Altın Kupa Gecesi'nde AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Güreş gibi amatör branşların belediyelerin desteğine ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Akgül, Futbol zaten çok ciddi bir destek alıyor ülkemizde. Güreş, boks, judo, tekvando, yüzme, bu gibi branşlara belediyelerin destek vermesi gerekiyor. Bu anlamda Ümraniye Belediyemiz ciddi bir sorumluluk üstleniyor. dedi.Akgül, Ümraniye'deki güreş yapılanmasından övgüyle bahsederek Bizim Ümraniye'de güreş takımımız da var, çok iyi antrenörlerimiz var, iyi de sporcularımız var. Biz bu sayıyı artıracağız. Biz inşallah federasyon olarak her şeyi yapacağız ve buradaki güreş takımımızı yarışabilir hale getireceğiz. ifadelerini kullandı.Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdıGüreşin tabana yayılması için tüm illerle temasa geçtiklerini belirten Akgül, temmuz ayında düzenlenen minikler güreş şampiyonasında Cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığını söyledi.Akgül, Ümraniyeli güreşçilerin de bu turnuvada başarılı olduğuna dikkati çekerek (Ümraniye'den) Burada üç tane şampiyon çıktı minikler şampiyonasında. Orada biz 1300-1400 tane madalya dağıttık. O madalyalar 81 ilin tamamına yayıldı. 81 ilde, her ilçede herkese dokunduğumuz bir şampiyona oldu ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinin rekorunu kırdı. şeklinde konuştu.Güreşin popülaritesini tekrar artırmak, ata sporu olduğunu hatırlatmak derdindeyizUluslararası organizasyonları Türkiye'ye getirmeyi hedeflediklerini kaydeden Akgül, ABD merkezli güreş organizasyonlarıyla görüşmeler yaptıklarını aktardı.Akgül, Türkiye'de güreş açısından büyük potansiyel bulunduğunun altını çizerek RAF organizasyonu var Amerika'da biliyorsunuz, 'Real American Freestyle' diye geçiyor. Şu anda UFC'den sonra en çok izlenen organizasyon ve sadece güreş yapılıyor orada. Şu anda RAF ile ciddi bir görüşme halindeyiz. İnşallah onları da Türkiye'ye getirirsek, Türkiye'de çok ciddi potansiyel var çünkü UFC'deki dövüşçülerle güreşçileri güreştiriyorlar. O yüzden çok büyük bir reyting alıyor. değerlendirmesinde bulundu.Güreşi tabana yaymanın önemine değinen Akgül, Biraz daha güreşin popülaritesini tekrar artırmak, ata sporu olduğunu hatırlatmak, çocuklara bu maneviyatı tekrar işlemek. Derdimiz bu. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- NURİ AYDIN - Türkiye Güreş Federasyonu (TGF) Başkanı Taha Akgül, güreş gibi amatör branşların belediyelerin desteğine ihtiyaç duyduğunu söyledi.Akgül, Ümraniye Belediyesinin düzenlediği 2. Geleneksel Altın Kupa Gecesi'nde AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Güreş gibi amatör branşların belediyelerin desteğine ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Akgül, Futbol zaten çok ciddi bir destek alıyor ülkemizde. Güreş, boks, judo, tekvando, yüzme, bu gibi branşlara belediyelerin destek vermesi gerekiyor. Bu anlamda Ümraniye Belediyemiz ciddi bir sorumluluk üstleniyor. dedi.Akgül, Ümraniye'deki güreş yapılanmasından övgüyle bahsederek Bizim Ümraniye'de güreş takımımız da var, çok iyi antrenörlerimiz var, iyi de sporcularımız var. Biz bu sayıyı artıracağız. Biz inşallah federasyon olarak her şeyi yapacağız ve buradaki güreş takımımızı yarışabilir hale getireceğiz. ifadelerini kullandı.Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdıGüreşin tabana yayılması için tüm illerle temasa geçtiklerini belirten Akgül, temmuz ayında düzenlenen minikler güreş şampiyonasında Cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığını söyledi.Akgül, Ümraniyeli güreşçilerin de bu turnuvada başarılı olduğuna dikkati çekerek (Ümraniye'den) Burada üç tane şampiyon çıktı minikler şampiyonasında. Orada biz 1300-1400 tane madalya dağıttık. O madalyalar 81 ilin tamamına yayıldı. 81 ilde, her ilçede herkese dokunduğumuz bir şampiyona oldu ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinin rekorunu kırdı. şeklinde konuştu.Güreşin popülaritesini tekrar artırmak, ata sporu olduğunu hatırlatmak derdindeyizUluslararası organizasyonları Türkiye'ye getirmeyi hedeflediklerini kaydeden Akgül, ABD merkezli güreş organizasyonlarıyla görüşmeler yaptıklarını aktardı.Akgül, Türkiye'de güreş açısından büyük potansiyel bulunduğunun altını çizerek RAF organizasyonu var Amerika'da biliyorsunuz, 'Real American Freestyle' diye geçiyor. Şu anda UFC'den sonra en çok izlenen organizasyon ve sadece güreş yapılıyor orada. Şu anda RAF ile ciddi bir görüşme halindeyiz. İnşallah onları da Türkiye'ye getirirsek, Türkiye'de çok ciddi potansiyel var çünkü UFC'deki dövüşçülerle güreşçileri güreştiriyorlar. O yüzden çok büyük bir reyting alıyor. değerlendirmesinde bulundu.Güreşi tabana yaymanın önemine değinen Akgül, Biraz daha güreşin popülaritesini tekrar artırmak, ata sporu olduğunu hatırlatmak, çocuklara bu maneviyatı tekrar işlemek. Derdimiz bu. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Berlin eyalet meclisi seçimi öncesi son ankette Sol Parti yüzde 22 ile önde</title>
      <link>https://www.canligaste.com/berlin-eyalet-meclisi-secimi-oncesi-son-ankette-sol-parti-yuzde-22-ile-onde/911749/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/berlin-eyalet-meclisi-secimi-oncesi-son-ankette-sol-parti-yuzde-22-ile-onde/911749/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:13:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Berlin / Almanya'nın başkenti Berlin'de 20 Eylül'de yapılacak Eyalet Meclisi (Abgeordnetenhaus) seçimleri öncesinde açıklanan son ankette Sol Parti (Die Linke) yüzde 22 ile ilk sırada yer alırken, partinin başbakan adayı Elif Eralp de Berlin'in başbakanlık adayları arasında en yüksek desteği aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Berlin Haberleri : Almanya'nın başkenti Berlin'de 20 Eylül'de yapılacak Eyalet Meclisi (Abgeordnetenhaus) seçimleri öncesinde açıklanan son ankette Sol Parti (Die Linke) yüzde 22 ile ilk sırada yer alırken, partinin başbakan adayı Elif Eralp de Berlin'in başbakanlık adayları arasında en yüksek desteği aldı.Kamu yayıncısı ZDF, 14-17 Eylül'de 1611 seçmenin katılımıyla Berlin Eyalet Meclisi seçimine ilişkin anket düzenledi.Anketten, Sol Partinin yüzde 22, Hristiyan Demokrat Birlik Partisinin (CDU) yüzde 20, Almanya için Alternatif (AfD) Partisinin yüzde 18, Yeşillerin yüzde 15 ve Sosyal Demokrat Partinin (SPD) yüzde 12 oy oranına sahip olduğu sonucu çıktı.Ankette Berlin eyalet başbakan adayları, Sol Parti'den Elif Eralp yüzde 25, CDU'dan Stefan Evers yüzde 24, Yeşiller'den Werner Graf da yüzde 12 destek aldı.Katılımcıların yüzde 20'si söz konusu üç adaydan hiçbirini tercih etmezken, yüzde 19'u adaylar hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını veya kararsız olduğunu belirtti.Böylece Eralp'in oy oranıyla, hem partisinin oy oranının hem de diğer adayların önüne geçtiği öngörüldü.Berlin'de konut arzındaki yetersizlik ve kira maliyetlerindeki artış, seçim kampanyasının temel tartışma konuları arasında yer alıyor.Sol Parti, konut politikası kapsamında kira sınırlamalarının güçlendirilmesi, sosyal konutların artırılması ve tatil amaçlı kiralamalara yönelik kısıtlamalar gibi politikaları savunuyor.Berlin'de yaklaşık 2,4 milyon seçmen 20 Eylül'de yeni Eyalet Meclisini belirlemek üzere sandık başına gidecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Berlin Haberleri : Almanya'nın başkenti Berlin'de 20 Eylül'de yapılacak Eyalet Meclisi (Abgeordnetenhaus) seçimleri öncesinde açıklanan son ankette Sol Parti (Die Linke) yüzde 22 ile ilk sırada yer alırken, partinin başbakan adayı Elif Eralp de Berlin'in başbakanlık adayları arasında en yüksek desteği aldı.Kamu yayıncısı ZDF, 14-17 Eylül'de 1611 seçmenin katılımıyla Berlin Eyalet Meclisi seçimine ilişkin anket düzenledi.Anketten, Sol Partinin yüzde 22, Hristiyan Demokrat Birlik Partisinin (CDU) yüzde 20, Almanya için Alternatif (AfD) Partisinin yüzde 18, Yeşillerin yüzde 15 ve Sosyal Demokrat Partinin (SPD) yüzde 12 oy oranına sahip olduğu sonucu çıktı.Ankette Berlin eyalet başbakan adayları, Sol Parti'den Elif Eralp yüzde 25, CDU'dan Stefan Evers yüzde 24, Yeşiller'den Werner Graf da yüzde 12 destek aldı.Katılımcıların yüzde 20'si söz konusu üç adaydan hiçbirini tercih etmezken, yüzde 19'u adaylar hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını veya kararsız olduğunu belirtti.Böylece Eralp'in oy oranıyla, hem partisinin oy oranının hem de diğer adayların önüne geçtiği öngörüldü.Berlin'de konut arzındaki yetersizlik ve kira maliyetlerindeki artış, seçim kampanyasının temel tartışma konuları arasında yer alıyor.Sol Parti, konut politikası kapsamında kira sınırlamalarının güçlendirilmesi, sosyal konutların artırılması ve tatil amaçlı kiralamalara yönelik kısıtlamalar gibi politikaları savunuyor.Berlin'de yaklaşık 2,4 milyon seçmen 20 Eylül'de yeni Eyalet Meclisini belirlemek üzere sandık başına gidecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/berlin-eyalet-meclisi-secimi-oncesi-son-ankette-sol-parti-yuzde-22-ile-onde.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Dünya şampiyonu antrenörün öğrencileri Avrupa zirvesine odaklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dunya-sampiyonu-antrenorun-ogrencileri-avrupa-zirvesine-odaklandi/911748/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dunya-sampiyonu-antrenorun-ogrencileri-avrupa-zirvesine-odaklandi/911748/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:13:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Dünya şampiyonu Eda Sayak'ın antrenörlüğünde sporcular Zilan Atilla ve Elif Aday, Türkiye şampiyonluğunun ardından İtalya'daki Avrupa Şampiyonası'nda madalya için ter döküyor - Boccede 2022'de dünya şampiyonu olan antrenör Eda Sayak: Ülkemizi çok güzel bir şekilde temsil edeceklerine, elimizin boş dönmeyeceğine inanıyorum çünkü gerçekten emek verdik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- RIDVAN KORKULUTAŞ - Boccede genç kadınlar çiftler kategorisinde Türkiye şampiyonu olan Bingöllü Zilan Atilla ve Elif Aday, İtalya'daki Avrupa Şampiyonası'nda da zirveye çıkmayı hedefliyor.Bocceye Eda Sayak sayesinde başlayan 15 yaşındaki Zilan Atilla ve Elif Aday, kısıtlı imkanlarla kendilerini geliştirerek milli takım seçmelerine kadar yükseldi.Ankara'da 8-10 Ağustos'ta düzenlenen seçmelerde başarılı olan iki sporcu, gösterdikleri performansla milli takım kadrosuna seçildi.Atilla ve Aday, genç kadınlar çiftler kategorisinde, Atilla ayrıca altın nokta kategorisinde Avrupa Şampiyonası'nda mücadele edecek.İki sporcu, 21-27 Eylül'de İtalya'da düzenlenecek Avrupa Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil edecek.Hedefime ulaşmanın gururunu yaşıyorumZilan Atilla, AA muhabirine, 9 yaşında başladığı bu sporda çok çalıştığını ve kendisini geliştirdiğini söyledi.Verdikleri emeğin karşılığını alarak Türkiye şampiyonluğuna ulaştıklarını dile getiren Atilla, şöyle konuştu:Şimdi de hedefimiz Avrupa Şampiyonası'nda derece elde etmek. Dört yıl önce Anadolu Ajansı'na Eda Hocamız dünya şampiyonu olduktan sonra bir röportaj vermiştim. O zaman dünya şampiyonu olmak istediğimi, milli takım düzeyine gelmek istediğimi söylemiştim. Şu an hedefime ulaşmanın gururunu yaşıyorum. Dünya şampiyonluğuna bir adım daha yaklaştım. Eda Hoca da altın nokta kategorisinde dünya şampiyonu olmuştu. Ben de şu an Avrupa seçmesine altın nokta kategorisinde de yarışmaya gidiyorum. Çok gurur verici. Bugünlerin hayalini kuruyordum ve hepsini gerçekleştirdim. Şimdi o hedefleri gerçekleştirdikten sonra daha büyük hedeflerim oldu. İnşallah bir gün tekrar bu kamera karşısında onları da dile getireceğim.Bayrağımızı hocamızın ardından dalgalandırmak istiyorumElif Aday da Türkiye şampiyonluğu ve milli takıma seçilmenin uzun süren çalışmalarının karşılığı olduğunu belirtti.Milli takım formasını giymenin kendisi için büyük bir gurur olduğunu ifade eden Aday, Orada hedefim İstiklal Marşı'mızı okutmak, ilimizi, ülkemizi en güzel şekilde temsil etmek, bayrağımızı hocamızın ardından tekrar dalgalandırmak. Yılların emeği, hocamızın desteği ve verdiğimiz onca mücadelenin sonunda bunu başardık. Spor bana bir aile, ardından gurur kattı. Onun sonrasında da milli takım formamızı üzerimde görmeyi, bunun gururunu yaşamayı sağladı. Bunun için antrenörüme teşekkür ediyorum. ifadelerini kullandı.Ülkemizi çok güzel bir şekilde temsil edecekler2022'de boccede dünya şampiyonu olan antrenör Eda Sayak da sporcularının elde ettiği başarılardan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi.Sporcularına çok inandığını belirten Sayak, şunları aktardı:Ülkemizi çok güzel bir şekilde temsil edeceklerine, elimizin boş dönmeyeceğine inanıyorum çünkü gerçekten emek verdik. Kısıtlı imkanlara rağmen günde çifte antrenman yaparak yoğun bir tempoyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bunun devamında dünya şampiyonasına da hak kazanacaklarını ve orada güzel bir şekilde ülkemizi temsil edip dünya şampiyonu olacaklarına inanıyorum. Biz bir aile gibiyiz. Sporcu-antrenör ilişkimiz yok. Abla-kardeş, anne-kız ilişkimiz var. Onları çok seviyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- RIDVAN KORKULUTAŞ - Boccede genç kadınlar çiftler kategorisinde Türkiye şampiyonu olan Bingöllü Zilan Atilla ve Elif Aday, İtalya'daki Avrupa Şampiyonası'nda da zirveye çıkmayı hedefliyor.Bocceye Eda Sayak sayesinde başlayan 15 yaşındaki Zilan Atilla ve Elif Aday, kısıtlı imkanlarla kendilerini geliştirerek milli takım seçmelerine kadar yükseldi.Ankara'da 8-10 Ağustos'ta düzenlenen seçmelerde başarılı olan iki sporcu, gösterdikleri performansla milli takım kadrosuna seçildi.Atilla ve Aday, genç kadınlar çiftler kategorisinde, Atilla ayrıca altın nokta kategorisinde Avrupa Şampiyonası'nda mücadele edecek.İki sporcu, 21-27 Eylül'de İtalya'da düzenlenecek Avrupa Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil edecek.Hedefime ulaşmanın gururunu yaşıyorumZilan Atilla, AA muhabirine, 9 yaşında başladığı bu sporda çok çalıştığını ve kendisini geliştirdiğini söyledi.Verdikleri emeğin karşılığını alarak Türkiye şampiyonluğuna ulaştıklarını dile getiren Atilla, şöyle konuştu:Şimdi de hedefimiz Avrupa Şampiyonası'nda derece elde etmek. Dört yıl önce Anadolu Ajansı'na Eda Hocamız dünya şampiyonu olduktan sonra bir röportaj vermiştim. O zaman dünya şampiyonu olmak istediğimi, milli takım düzeyine gelmek istediğimi söylemiştim. Şu an hedefime ulaşmanın gururunu yaşıyorum. Dünya şampiyonluğuna bir adım daha yaklaştım. Eda Hoca da altın nokta kategorisinde dünya şampiyonu olmuştu. Ben de şu an Avrupa seçmesine altın nokta kategorisinde de yarışmaya gidiyorum. Çok gurur verici. Bugünlerin hayalini kuruyordum ve hepsini gerçekleştirdim. Şimdi o hedefleri gerçekleştirdikten sonra daha büyük hedeflerim oldu. İnşallah bir gün tekrar bu kamera karşısında onları da dile getireceğim.Bayrağımızı hocamızın ardından dalgalandırmak istiyorumElif Aday da Türkiye şampiyonluğu ve milli takıma seçilmenin uzun süren çalışmalarının karşılığı olduğunu belirtti.Milli takım formasını giymenin kendisi için büyük bir gurur olduğunu ifade eden Aday, Orada hedefim İstiklal Marşı'mızı okutmak, ilimizi, ülkemizi en güzel şekilde temsil etmek, bayrağımızı hocamızın ardından tekrar dalgalandırmak. Yılların emeği, hocamızın desteği ve verdiğimiz onca mücadelenin sonunda bunu başardık. Spor bana bir aile, ardından gurur kattı. Onun sonrasında da milli takım formamızı üzerimde görmeyi, bunun gururunu yaşamayı sağladı. Bunun için antrenörüme teşekkür ediyorum. ifadelerini kullandı.Ülkemizi çok güzel bir şekilde temsil edecekler2022'de boccede dünya şampiyonu olan antrenör Eda Sayak da sporcularının elde ettiği başarılardan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi.Sporcularına çok inandığını belirten Sayak, şunları aktardı:Ülkemizi çok güzel bir şekilde temsil edeceklerine, elimizin boş dönmeyeceğine inanıyorum çünkü gerçekten emek verdik. Kısıtlı imkanlara rağmen günde çifte antrenman yaparak yoğun bir tempoyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bunun devamında dünya şampiyonasına da hak kazanacaklarını ve orada güzel bir şekilde ülkemizi temsil edip dünya şampiyonu olacaklarına inanıyorum. Biz bir aile gibiyiz. Sporcu-antrenör ilişkimiz yok. Abla-kardeş, anne-kız ilişkimiz var. Onları çok seviyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İşitme engelli sporcular uluslararası başarılarıyla yüzleri güldürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/isitme-engelli-sporcular-uluslararasi-basarilariyla-yuzleri-gulduruyor/911747/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/isitme-engelli-sporcular-uluslararasi-basarilariyla-yuzleri-gulduruyor/911747/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:13:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Dursun Gözel: 2025 İşitme Engelliler Yaz Olimpiyat Oyunları'nda 26 madalya kazandık - Bu sene 23 Yaş Altı Dünya İşitme Engelliler Futbol Şampiyonası'nda milli takımımız dünya şampiyonu oldu - Almanya'ya Gençlik Oyunları'na 50 sporcuyla gittik, 33 madalya ile döndük - 2027'de futbol, voleybol, güreş ve masa tenisi dünya şampiyonalarına ev sahipliği yapacağız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH ÇAKMAK - Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Dursun Gözel, milli sporcuların uluslararası organizasyonlarda elde ettiği başarılarla mutlu olduklarını söyledi.Başkan Gözel, görevdeki yaklaşık 2 yılını ve işitme engelli sporculara yönelik çalışmalarını AA muhabirine değerlendirdi.Japonya'da 2025 İşitme Engelliler Yaz Olimpiyat Oyunları'na (Deaflympics) damga vurduklarını belirten Gözel, Seçimden 8 ay sonra 2025 Olimpiyat Oyunları'nda 2 altın, 8 gümüş, 16 bronz, toplamda 26 madalya kazandık. Hedefimiz önümüzdeki gelecek olimpiyatlarda 26 madalyayı 50 madalyaya çıkartmak. dedi.İşitme engelli sporcuların yaşadığı zorlukları iyi bildiğini ifade eden Gözel, İşitme engelli bir sporcu olarak Avrupa ve dünya şampiyonu, olimpiyat ikincisi bir sporcu ve 25 yıldır bu camianın içinde çalışan birisi olarak, işitme engelli sporcuları en iyi anlayanlardan birisiyim. diye konuştu.Başkan Gözel, federasyonun genç sporculara yönelik çalışmalarının meyvelerini gördüklerini, Sırbistan'da mayıs ayında 23 yaş altı futbol takımıyla şampiyon olduklarını hatırlatarak 23 Yaş Altı Dünya İşitme Engelliler Futbol Şampiyonası'nda milli takımımız dünya şampiyonu oldu. Bu takımın yaş ortalaması 18-19. Bunlar ileride büyükler Avrupa, dünya, olimpiyat şampiyonu olacak kapasitesi olan çocuklar. ifadelerini kullandı.Almanya&#039;ya Gençlik Oyunları&#039;nda 33 madalya kazandıkGözel, işitme engelli sporcuların spora kazandırılması amacıyla altyapı çalışmalarına hız verdiklerini belirtti.Federasyon bünyesinde 24 spor branşında faaliyet gösterildiği bilgisini veren Gözel, bunların 16'sının federasyon bünyesinde, 8'inin ise ilgili spor federasyonlarıyla yürütüldüğünü kaydetti.Futbol, güreş ve atletizmin yanı sıra farklı branşlarda da çalışmaların sürdüğünü ifade eden Gözel, kulüplere genç sporculara daha fazla fırsat verilmesi yönünde çağrıda bulunduklarını söyledi.Bu çalışmaların sonuçlarını ağustos ayında Almanya'da düzenlenen İşitme Engelliler Avrupa Gençlik Oyunları'nda gördüklerini dile getiren Gözel, Almanya'ya Gençlik Oyunları'na 50 sporcuyla gittik, 9 altın, 14 gümüş ve 10 bronz, toplam 33 madalya ile döndük. Oradaki başarıları gördüğüm zaman 'bu iş tamam' dedim. ifadelerini kullandı.Gençlik Oyunları'nın işitme engelli sporcular açısından ilk kez düzenlendiğine dikkati çeken Gözel, organizasyonun ardından altyapı sporcularını kamplara almaya başladıklarını belirterek, İşte geleceğimiz bunlar. Geleceğimiz altyapı, bu 33 madalya Yunanistan'da düzenlenecek olimpiyatların da habercisi. dedi.Ge­lecek olimpiyatlarda hedefimiz 50 madalyaJaponya'da erkek futbol milli takımının olimpiyat şampiyonu olduğunu hatırlatan Gözel, kadın voleybol takımının olimpiyat ikincisi, erkek voleybol takımının ise olimpiyat üçüncüsü olduğunu aktararak güreşin en fazla madalya kazandıran branşlardan olduğunu anlattı.Gözel, tekvando, karate ve judoda da bireysel başarılar elde edildiğini anlatarak Ge­lecek olimpiyatlarda inşallah 26 madalya değil de hedefimiz 50 madalya diye konuştu.2027&#039;de 4 dünya şampiyonasına ev sahipliği yapacağızTürkiye'nin 2027 yılında önemli uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapacağını dile getiren Gözel, Gençlik ve Spor Bakanlığının destekleriyle 4 dünya şampiyonasının Türkiye'ye kazandırıldığı bilgisini paylaştı.Başarıların ekip çalışmasıyla geldiğine işaret eden Gözel, 2027'de futbol, voleybol, güreş ve masa tenisi dünya şampiyonalarını Türkiye'de düzenleyeceğiz. Bir federasyonun bir yılda 4 dünya şampiyonasını Türkiye'ye alması tarihte görülmemiş. O da elhamdülillah bizlere nasip oldu. ifadelerini kullandı.Organizasyonların farklı şehirlere verilmesinin düşünüldüğünü aktaran Gözel, güreş dünya şampiyonasının İstanbul'da, voleybol dünya şampiyonasının Ankara'da, masa tenisi dünya şampiyonasının da İstanbul'da, futbol dünya şampiyonası için ise Burdur'un planlandığını dile getirdi.Gözel, Yunanistan'da ekim ayında düzenlenecek Oryantiring Avrupa Şampiyonası'na da hazırlandıklarını, 25 Kasım-1 Aralık tarihlerinde Ermenistan'da düzenlenecek Avrupa İşitme Engelliler Güreş Şampiyonası'na kadınlar ve erkeklerde toplam 70 sporcuyla katılacaklarını, sporcuların kamplarda çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH ÇAKMAK - Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Dursun Gözel, milli sporcuların uluslararası organizasyonlarda elde ettiği başarılarla mutlu olduklarını söyledi.Başkan Gözel, görevdeki yaklaşık 2 yılını ve işitme engelli sporculara yönelik çalışmalarını AA muhabirine değerlendirdi.Japonya'da 2025 İşitme Engelliler Yaz Olimpiyat Oyunları'na (Deaflympics) damga vurduklarını belirten Gözel, Seçimden 8 ay sonra 2025 Olimpiyat Oyunları'nda 2 altın, 8 gümüş, 16 bronz, toplamda 26 madalya kazandık. Hedefimiz önümüzdeki gelecek olimpiyatlarda 26 madalyayı 50 madalyaya çıkartmak. dedi.İşitme engelli sporcuların yaşadığı zorlukları iyi bildiğini ifade eden Gözel, İşitme engelli bir sporcu olarak Avrupa ve dünya şampiyonu, olimpiyat ikincisi bir sporcu ve 25 yıldır bu camianın içinde çalışan birisi olarak, işitme engelli sporcuları en iyi anlayanlardan birisiyim. diye konuştu.Başkan Gözel, federasyonun genç sporculara yönelik çalışmalarının meyvelerini gördüklerini, Sırbistan'da mayıs ayında 23 yaş altı futbol takımıyla şampiyon olduklarını hatırlatarak 23 Yaş Altı Dünya İşitme Engelliler Futbol Şampiyonası'nda milli takımımız dünya şampiyonu oldu. Bu takımın yaş ortalaması 18-19. Bunlar ileride büyükler Avrupa, dünya, olimpiyat şampiyonu olacak kapasitesi olan çocuklar. ifadelerini kullandı.Almanya&#039;ya Gençlik Oyunları&#039;nda 33 madalya kazandıkGözel, işitme engelli sporcuların spora kazandırılması amacıyla altyapı çalışmalarına hız verdiklerini belirtti.Federasyon bünyesinde 24 spor branşında faaliyet gösterildiği bilgisini veren Gözel, bunların 16'sının federasyon bünyesinde, 8'inin ise ilgili spor federasyonlarıyla yürütüldüğünü kaydetti.Futbol, güreş ve atletizmin yanı sıra farklı branşlarda da çalışmaların sürdüğünü ifade eden Gözel, kulüplere genç sporculara daha fazla fırsat verilmesi yönünde çağrıda bulunduklarını söyledi.Bu çalışmaların sonuçlarını ağustos ayında Almanya'da düzenlenen İşitme Engelliler Avrupa Gençlik Oyunları'nda gördüklerini dile getiren Gözel, Almanya'ya Gençlik Oyunları'na 50 sporcuyla gittik, 9 altın, 14 gümüş ve 10 bronz, toplam 33 madalya ile döndük. Oradaki başarıları gördüğüm zaman 'bu iş tamam' dedim. ifadelerini kullandı.Gençlik Oyunları'nın işitme engelli sporcular açısından ilk kez düzenlendiğine dikkati çeken Gözel, organizasyonun ardından altyapı sporcularını kamplara almaya başladıklarını belirterek, İşte geleceğimiz bunlar. Geleceğimiz altyapı, bu 33 madalya Yunanistan'da düzenlenecek olimpiyatların da habercisi. dedi.Ge­lecek olimpiyatlarda hedefimiz 50 madalyaJaponya'da erkek futbol milli takımının olimpiyat şampiyonu olduğunu hatırlatan Gözel, kadın voleybol takımının olimpiyat ikincisi, erkek voleybol takımının ise olimpiyat üçüncüsü olduğunu aktararak güreşin en fazla madalya kazandıran branşlardan olduğunu anlattı.Gözel, tekvando, karate ve judoda da bireysel başarılar elde edildiğini anlatarak Ge­lecek olimpiyatlarda inşallah 26 madalya değil de hedefimiz 50 madalya diye konuştu.2027&#039;de 4 dünya şampiyonasına ev sahipliği yapacağızTürkiye'nin 2027 yılında önemli uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapacağını dile getiren Gözel, Gençlik ve Spor Bakanlığının destekleriyle 4 dünya şampiyonasının Türkiye'ye kazandırıldığı bilgisini paylaştı.Başarıların ekip çalışmasıyla geldiğine işaret eden Gözel, 2027'de futbol, voleybol, güreş ve masa tenisi dünya şampiyonalarını Türkiye'de düzenleyeceğiz. Bir federasyonun bir yılda 4 dünya şampiyonasını Türkiye'ye alması tarihte görülmemiş. O da elhamdülillah bizlere nasip oldu. ifadelerini kullandı.Organizasyonların farklı şehirlere verilmesinin düşünüldüğünü aktaran Gözel, güreş dünya şampiyonasının İstanbul'da, voleybol dünya şampiyonasının Ankara'da, masa tenisi dünya şampiyonasının da İstanbul'da, futbol dünya şampiyonası için ise Burdur'un planlandığını dile getirdi.Gözel, Yunanistan'da ekim ayında düzenlenecek Oryantiring Avrupa Şampiyonası'na da hazırlandıklarını, 25 Kasım-1 Aralık tarihlerinde Ermenistan'da düzenlenecek Avrupa İşitme Engelliler Güreş Şampiyonası'na kadınlar ve erkeklerde toplam 70 sporcuyla katılacaklarını, sporcuların kamplarda çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul barajlarının doluluğu son 10 yılda 3. kez yüzde 40'ın altına düştü </title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-barajlarinin-dolulugu-son-10-yilda-3-kez-yuzde-40-in-altina-dustu/911746/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-barajlarinin-dolulugu-son-10-yilda-3-kez-yuzde-40-in-altina-dustu/911746/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:13:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı 18 Eylül itibarıyla yüzde 38,03 olarak ölçüldü - Son 10 yılın eylül dönemindeki doluluk oranının üçüncü kez yüzde 40'ın altına gerilemesi yağışların azalması ve yaz aylarında su tüketiminin artmasına bağlandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : HİKMET FARUK BAŞER - İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranının, yağışların azalması ve yaz aylarında su tüketiminin artmasının etkisiyle son 10 yılın eylül dönemlerine kıyasla üçüncü kez yüzde 40'ın altına gerilediği belirlendi. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, 18 Eylül itibarıyla kentin barajlarındaki ortalama doluluk oranı yüzde 38,03 olarak ölçüldü.Böylece İstanbul barajlarında, aynı tarihte oluşan yüzde 40'ın altındaki doluluk, son 10 yılda üçüncü kez kaydedildi.İSKİ'nin yıllara göre karşılaştırma verilerine göre, 18 Eylül'de doluluk oranı 2017'de yüzde 57,33, 2018'de yüzde 57,97, 2019'da yüzde 52,76, 2020'de yüzde 41,21, 2021'de yüzde 53,56, 2022'de yüzde 52,14, 2023'te yüzde 25,28, 2024'te yüzde 41,26 ve 2025’te yüzde 33,49, 2026'da yüzde 38,03 olarak ölçüldü.Bu oran, son 10 yılda aynı tarihte yüzde 40'ın altında kaydedilen üçüncü doluluk oldu.Barajlardaki su miktarı da doluluk oranındaki gerilemeye paralel olarak azaldı.Kente su sağlayan baraj ve göletlerin toplam biriktirme kapasitesi 868 milyon 683 bin metreküp seviyesinde bulunurken barajlarda yaklaşık 330,03 milyon metreküp su kaldığı hesaplandı.İSKİ'nin 18 Eylül tarihli yıllar karşılaştırmasında baraj havzalarına düşen yıllık yağış miktarlarında da aşağı yönlü seyir dikkati çekiyor.Bu yıl baraj havzalarına düşen yağış miktarı 540,49 kilogram/metrekare olarak ölçüldü.İSKİ'nin verilerine göre 2023'te bu değer 852,64 kilogram/metrekare iken 2024'te 709,27, 2025'te 619,92 kilogram/metrekare olarak kaydedildi.Yazın kurak hava su kaynaklarını etkilediİstanbul Aydın Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi ve meteoroloji mühendisi Güven Özdemir, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, kentteki su kaynaklarındaki gerilemede yağış rejimindeki değişimin yanı sıra yaz dönemindeki sıcak ve kurak hava koşullarının da etkili olduğunu söyledi.Özdemir, özellikle yaz aylarında yağışların azalmasıyla barajlara gelen su miktarının düştüğünü, buna karşılık sıcak havanın buharlaşmayı artırdığını belirtti.Yüksek sıcaklıkların toprak ve bitki örtüsündeki nem kaybını da hızlandırdığını aktaran Özdemir, bu durumun yağışların su kaynaklarına dönüşmeden önce kaybedilen miktarını artırabildiğini ifade etti.Özdemir, yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesiyle İstanbul'da içme ve kullanma suyu tüketiminin de arttığını, özellikle sıcak havalarda bireysel su kullanımının yanı sıra yeşil alanların sulanması ve benzeri tüketimlerin toplam talebi artırabildiğini dile getirdi.Kentteki su kaynakları açısından yalnızca barajlardaki mevcut doluluk oranına değil, havzalara düşen yağış miktarına da bakılması gerektiğini belirten Özdemir, son yıllardaki verilerin bu açıdan dikkati çekici olduğunu söyledi.Özdemir, yağışların son yıllarda aşağı yönlü seyir izlediğini belirterek Yağış miktarındaki azalma, özellikle İstanbul gibi nüfus yoğunluğu ve su tüketimi yüksek olan kentlerde su kaynakları açısından daha önemli hale geliyor. değerlendirmesinde bulundu.Yağışın miktarı kadar zamanlamasının da önemli olduğuna işaret eden Özdemir, kısa sürede çok yüksek miktarda gerçekleşen yağışların her zaman barajlara aynı oranda katkı sağlamadığını, yağışın toprağa nüfuz etmesi ve havzalardan barajlara ulaşmasının su kaynaklarının beslenmesi açısından önem taşıdığını anlattı.Sonbahar yağışları kritik öneme sahipÖzdemir, İstanbul'un su kaynakları açısından sonbahar yağışlarının kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.Yaz döneminde azalan baraj seviyelerinin yeniden yükselmesi için sonbahar ve kış aylarında düzenli yağışlara ihtiyaç bulunduğunu belirten Özdemir, özellikle havzalara düşecek yağışların barajların doluluk seviyeleri üzerinde belirleyici olacağını ifade etti.Özdemir, sonbahar yağışlarının yalnızca mevcut su miktarının artırılması açısından değil, yeni su yılına daha yüksek rezervle girilmesi bakımından da önem taşıdığını kaydetti.Yağışların mevsim geneline dengeli yayılmasının su kaynaklarının sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu vurgulayan Özdemir, Önümüzdeki sonbahar ve kış döneminde alınacak yağışlar İstanbul'un su kaynakları açısından belirleyici olacak. Düzenli ve yeterli yağışların gerçekleşmesi barajların yeniden beslenmesini sağlayacaktır. Bunun yanında yağışların yetersiz kalması halinde mevcut rezervlerin üzerindeki baskı devam edecektir. ifadelerini kullandı.İstanbul'da su kaynaklarının korunması için yağışların takip edilmesinin yanı sıra su tüketiminde tasarrufun da önem taşıdığını belirten Özdemir, yağışların azaldığı ve sıcaklıkların yüksek seyrettiği dönemlerde suyun daha dikkatli kullanılmasının kaynakların korunmasına katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : HİKMET FARUK BAŞER - İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranının, yağışların azalması ve yaz aylarında su tüketiminin artmasının etkisiyle son 10 yılın eylül dönemlerine kıyasla üçüncü kez yüzde 40'ın altına gerilediği belirlendi. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, 18 Eylül itibarıyla kentin barajlarındaki ortalama doluluk oranı yüzde 38,03 olarak ölçüldü.Böylece İstanbul barajlarında, aynı tarihte oluşan yüzde 40'ın altındaki doluluk, son 10 yılda üçüncü kez kaydedildi.İSKİ'nin yıllara göre karşılaştırma verilerine göre, 18 Eylül'de doluluk oranı 2017'de yüzde 57,33, 2018'de yüzde 57,97, 2019'da yüzde 52,76, 2020'de yüzde 41,21, 2021'de yüzde 53,56, 2022'de yüzde 52,14, 2023'te yüzde 25,28, 2024'te yüzde 41,26 ve 2025’te yüzde 33,49, 2026'da yüzde 38,03 olarak ölçüldü.Bu oran, son 10 yılda aynı tarihte yüzde 40'ın altında kaydedilen üçüncü doluluk oldu.Barajlardaki su miktarı da doluluk oranındaki gerilemeye paralel olarak azaldı.Kente su sağlayan baraj ve göletlerin toplam biriktirme kapasitesi 868 milyon 683 bin metreküp seviyesinde bulunurken barajlarda yaklaşık 330,03 milyon metreküp su kaldığı hesaplandı.İSKİ'nin 18 Eylül tarihli yıllar karşılaştırmasında baraj havzalarına düşen yıllık yağış miktarlarında da aşağı yönlü seyir dikkati çekiyor.Bu yıl baraj havzalarına düşen yağış miktarı 540,49 kilogram/metrekare olarak ölçüldü.İSKİ'nin verilerine göre 2023'te bu değer 852,64 kilogram/metrekare iken 2024'te 709,27, 2025'te 619,92 kilogram/metrekare olarak kaydedildi.Yazın kurak hava su kaynaklarını etkilediİstanbul Aydın Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi ve meteoroloji mühendisi Güven Özdemir, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, kentteki su kaynaklarındaki gerilemede yağış rejimindeki değişimin yanı sıra yaz dönemindeki sıcak ve kurak hava koşullarının da etkili olduğunu söyledi.Özdemir, özellikle yaz aylarında yağışların azalmasıyla barajlara gelen su miktarının düştüğünü, buna karşılık sıcak havanın buharlaşmayı artırdığını belirtti.Yüksek sıcaklıkların toprak ve bitki örtüsündeki nem kaybını da hızlandırdığını aktaran Özdemir, bu durumun yağışların su kaynaklarına dönüşmeden önce kaybedilen miktarını artırabildiğini ifade etti.Özdemir, yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesiyle İstanbul'da içme ve kullanma suyu tüketiminin de arttığını, özellikle sıcak havalarda bireysel su kullanımının yanı sıra yeşil alanların sulanması ve benzeri tüketimlerin toplam talebi artırabildiğini dile getirdi.Kentteki su kaynakları açısından yalnızca barajlardaki mevcut doluluk oranına değil, havzalara düşen yağış miktarına da bakılması gerektiğini belirten Özdemir, son yıllardaki verilerin bu açıdan dikkati çekici olduğunu söyledi.Özdemir, yağışların son yıllarda aşağı yönlü seyir izlediğini belirterek Yağış miktarındaki azalma, özellikle İstanbul gibi nüfus yoğunluğu ve su tüketimi yüksek olan kentlerde su kaynakları açısından daha önemli hale geliyor. değerlendirmesinde bulundu.Yağışın miktarı kadar zamanlamasının da önemli olduğuna işaret eden Özdemir, kısa sürede çok yüksek miktarda gerçekleşen yağışların her zaman barajlara aynı oranda katkı sağlamadığını, yağışın toprağa nüfuz etmesi ve havzalardan barajlara ulaşmasının su kaynaklarının beslenmesi açısından önem taşıdığını anlattı.Sonbahar yağışları kritik öneme sahipÖzdemir, İstanbul'un su kaynakları açısından sonbahar yağışlarının kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.Yaz döneminde azalan baraj seviyelerinin yeniden yükselmesi için sonbahar ve kış aylarında düzenli yağışlara ihtiyaç bulunduğunu belirten Özdemir, özellikle havzalara düşecek yağışların barajların doluluk seviyeleri üzerinde belirleyici olacağını ifade etti.Özdemir, sonbahar yağışlarının yalnızca mevcut su miktarının artırılması açısından değil, yeni su yılına daha yüksek rezervle girilmesi bakımından da önem taşıdığını kaydetti.Yağışların mevsim geneline dengeli yayılmasının su kaynaklarının sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu vurgulayan Özdemir, Önümüzdeki sonbahar ve kış döneminde alınacak yağışlar İstanbul'un su kaynakları açısından belirleyici olacak. Düzenli ve yeterli yağışların gerçekleşmesi barajların yeniden beslenmesini sağlayacaktır. Bunun yanında yağışların yetersiz kalması halinde mevcut rezervlerin üzerindeki baskı devam edecektir. ifadelerini kullandı.İstanbul'da su kaynaklarının korunması için yağışların takip edilmesinin yanı sıra su tüketiminde tasarrufun da önem taşıdığını belirten Özdemir, yağışların azaldığı ve sıcaklıkların yüksek seyrettiği dönemlerde suyun daha dikkatli kullanılmasının kaynakların korunmasına katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/istanbul-barajlarinin-dolulugu-son-10-yilda-3-kez-yuzde-40-in-altina-dustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GRAFİKLİ - Trabzonspor-Galatasaray rekabetinde 144. randevu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/grafikli-trabzonspor-galatasaray-rekabetinde-144-randevu/911745/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/grafikli-trabzonspor-galatasaray-rekabetinde-144-randevu/911745/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:13:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Geride kalan resmi ve özel maçlarda Galatasaray 66, Trabzonspor 45 kez kazandı - Galatasaray, 52 yıllık rekabette 197, Trabzonspor 159 kez gol sevinci yaşadı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRAH OKTAY - Trabzonspor ile Galatasaray, yarın 144. kez karşı karşıya gelecek.Karadeniz temsilcisi, Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında yarın saat 20.00'de Papara Park'ta sarı-kırmızılı ekibi konuk edecek.Trabzonspor'un Süper Lig'e yükseldiği 1974-1975 sezonunda başlayan 52 yıllık rekabette resmi ve özel 143 karşılaşmanın 66'sını Galatasaray, 45'ini Trabzonspor kazandı, 32 müsabakada ise taraflar birbirlerine üstünlük sağlayamadı.Lig, Türkiye Kupası, Süper Kupa, Cumhurbaşkanlığı Kupası, Başbakanlık Kupası, TSYD Kupası ve özel maçlar olmak üzere geride kalan karşılaşmalarda Galatasaray 197, Trabzonspor ise 159 kez gol sevinci yaşadı.Ligdeki 107. maçTrabzonspor ile Galatasaray, ligde yarın 107. kez karşılaşacak.Ligde daha önce oynanan 106 karşılaşmanın 47'sini Galatasaray kazanırken, 33 maçta gülen taraf Karadeniz ekibi oldu ve 26 müsabaka berabere tamamlandı.Süper Lig maçlarında Galatasaray 143, Trabzonspor ise 121 gol attı.Galatasaray, rekabetteki son 10 maçta 1 kez yenildiSarı-kırmızılı ekip, Trabzonspor'a karşı oynadığı son 10 resmi müsabakada sadece 1 kez kaybetti.Karadeniz temsilcisine karşı son olarak 23 Ocak 2022'de oynanan lig maçında 2-1 kaybeden Galatasaray, sonrasında rakibiyle 8 Süper Lig, birer Ziraat Türkiye Kupası ve Turkcell Süper Kupa olmak üzere 10 resmi karşılaşmaya çıktı.Bu maçlarda 7 galibiyet ve 2 beraberlik elde eden sarı-kırmızılı takım, sadece 1 kez mağlup oldu. Söz konusu maçlarda 23 kez ağları sarsarken 8 gol yedi.Trabzon&#039;daki lig maçlarıTaraflar arasında Trabzon'da yapılan lig karşılaşmalarında ev sahibi Trabzonspor, galibiyet sayısında rakibinin 2 farkla önünde yer alıyor.Trabzonspor, evindeki 53 maçta Galatasaray'ı 21 kez yendi. Sarı-kırmızılılar ise bordo-mavilileri deplasmanda 19 kez mağlup etmeyi başardı. Trabzon'daki 13 karşılaşma da beraberlikle sonuçlandı.Trabzonspor'un, 43'ü Hüseyin Avni Aker, 10'u Şenol Güneş Spor Kompleksi'nde oynanan maçlardaki 64 golüne, Galatasaray 69 golle karşılık verdi.Farklı skorlu galibiyetlerGalatasaray, Trabzonspor karşısında en farklı galibiyetini 21 Ocak 2024'te deplasmanda 5-1, 26 Mayıs 2001'de de İstanbul'daki lig maçında 4-0'lık skorlarla aldı.Trabzonspor ise 2018-2019 sezonunun ilk yarısında 1 Eylül 2018'de Trabzon'daki lig karşılaşmasında Galatasaray'ı 4-0 yendi.Bu arada, 15 Kasım 1998'de İstanbul'da Trabzonspor'un 5-3 kazandığı lig maçı, iki takım filelerinin toplam 8 kez havalanmasından dolayı taraflar arasındaki en gollü karşılaşma olarak kayıtlara geçti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRAH OKTAY - Trabzonspor ile Galatasaray, yarın 144. kez karşı karşıya gelecek.Karadeniz temsilcisi, Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında yarın saat 20.00'de Papara Park'ta sarı-kırmızılı ekibi konuk edecek.Trabzonspor'un Süper Lig'e yükseldiği 1974-1975 sezonunda başlayan 52 yıllık rekabette resmi ve özel 143 karşılaşmanın 66'sını Galatasaray, 45'ini Trabzonspor kazandı, 32 müsabakada ise taraflar birbirlerine üstünlük sağlayamadı.Lig, Türkiye Kupası, Süper Kupa, Cumhurbaşkanlığı Kupası, Başbakanlık Kupası, TSYD Kupası ve özel maçlar olmak üzere geride kalan karşılaşmalarda Galatasaray 197, Trabzonspor ise 159 kez gol sevinci yaşadı.Ligdeki 107. maçTrabzonspor ile Galatasaray, ligde yarın 107. kez karşılaşacak.Ligde daha önce oynanan 106 karşılaşmanın 47'sini Galatasaray kazanırken, 33 maçta gülen taraf Karadeniz ekibi oldu ve 26 müsabaka berabere tamamlandı.Süper Lig maçlarında Galatasaray 143, Trabzonspor ise 121 gol attı.Galatasaray, rekabetteki son 10 maçta 1 kez yenildiSarı-kırmızılı ekip, Trabzonspor'a karşı oynadığı son 10 resmi müsabakada sadece 1 kez kaybetti.Karadeniz temsilcisine karşı son olarak 23 Ocak 2022'de oynanan lig maçında 2-1 kaybeden Galatasaray, sonrasında rakibiyle 8 Süper Lig, birer Ziraat Türkiye Kupası ve Turkcell Süper Kupa olmak üzere 10 resmi karşılaşmaya çıktı.Bu maçlarda 7 galibiyet ve 2 beraberlik elde eden sarı-kırmızılı takım, sadece 1 kez mağlup oldu. Söz konusu maçlarda 23 kez ağları sarsarken 8 gol yedi.Trabzon&#039;daki lig maçlarıTaraflar arasında Trabzon'da yapılan lig karşılaşmalarında ev sahibi Trabzonspor, galibiyet sayısında rakibinin 2 farkla önünde yer alıyor.Trabzonspor, evindeki 53 maçta Galatasaray'ı 21 kez yendi. Sarı-kırmızılılar ise bordo-mavilileri deplasmanda 19 kez mağlup etmeyi başardı. Trabzon'daki 13 karşılaşma da beraberlikle sonuçlandı.Trabzonspor'un, 43'ü Hüseyin Avni Aker, 10'u Şenol Güneş Spor Kompleksi'nde oynanan maçlardaki 64 golüne, Galatasaray 69 golle karşılık verdi.Farklı skorlu galibiyetlerGalatasaray, Trabzonspor karşısında en farklı galibiyetini 21 Ocak 2024'te deplasmanda 5-1, 26 Mayıs 2001'de de İstanbul'daki lig maçında 4-0'lık skorlarla aldı.Trabzonspor ise 2018-2019 sezonunun ilk yarısında 1 Eylül 2018'de Trabzon'daki lig karşılaşmasında Galatasaray'ı 4-0 yendi.Bu arada, 15 Kasım 1998'de İstanbul'da Trabzonspor'un 5-3 kazandığı lig maçı, iki takım filelerinin toplam 8 kez havalanmasından dolayı taraflar arasındaki en gollü karşılaşma olarak kayıtlara geçti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/grafikli-trabzonspor-galatasaray-rekabetinde-144-randevu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Babasının izinden giden dünya şampiyonu yeni başarılar için çalışıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/babasinin-izinden-giden-dunya-sampiyonu-yeni-basarilar-icin-calisiyor/911744/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/babasinin-izinden-giden-dunya-sampiyonu-yeni-basarilar-icin-calisiyor/911744/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:13:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Gaziantepli 18 yaşındaki İrem Su Öztürk, dünya şampiyonluğunun ardından Bolu'da düzenlenecek Balkan Şampiyonası'na hazırlanıyor - İrem Su Öztürk: İnsan çalıştıkça ve emeklerinin karşılığını daha fazla aldıkça bu spora daha fazla tutku bağlıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- BEYZA NUR ERYILMAZ - Gaziantep'in Nizip ilçesinde, antrenör ve milli sporcu babasının izinden giderek wushu kung fu sporuna başlayan 18 yaşındaki milli sporcu İrem Su Öztürk, 5 ay önce kazandığı dünya şampiyonluğunun ardından yeni başarılar için çalışmalarını sürdürüyor.Antrenörlük yapan babası Ayhan Öztürk'ün öğrencilerini küçük yaşlarda izlerken wushu kung fu sporuna ilgi duyan İrem Su, babasıyla antrenmanlara başladı.12 yaşında lisansını alan ve 2024'ten itibaren milli takımda mücadele eden genç sporcu, ulusal ve uluslararası organizasyonlarda çeşitli dereceler elde etti.Öztürk, 23-30 Nisan'da Bulgaristan'ın Burgaz kentinde düzenlenen 5. Dünya Taijiquan Şampiyonası'nda chen stili kategorisinde dünya şampiyonu olurken tai chi jian stilinde dördüncülük elde etti.Başarısının ardından yeni hedefler belirleyen milli sporcu, 13-17 Kasım'da Bolu'da düzenlenecek 9. Açık Balkan Wushu Kung Fu Şampiyonası Avrasya Kupası'nda da altın madalya kazanmak için çalışmalarını sürdürüyor.Müthiş bir gurur ve mutluluk hissettimİrem Su Öztürk, AA muhabirine, yaklaşık 6 yıldır babasıyla birlikte antrenman yapmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.İlk yarışmasına lisansını aldıktan bir yıl sonra katıldığını belirten Öztürk, başlangıçta sanda stilinde mücadele ettiğini, daha sonra babasının yönlendirmesiyle taolu tai chi stiline geçtiğini anlattı.İlk başta bu stili istemediğini ancak zamanla sevmeye başladığını ifade eden Öztürk, İnsan çalıştıkça ve emeklerinin karşılığını daha fazla aldıkça bu spora daha fazla tutku bağlıyor. dedi.Spor hayatında çeşitli sakatlıklar yaşamasına rağmen hedeflerinden vazgeçmediğini dile getiren Öztürk, 2024 yılında ilk kez milli takım deneyimi yaşadığını belirtti.Dünya şampiyonasında elde ettiği derecelerin kendisi için büyük anlam taşıdığını vurgulayan Öztürk, şöyle devam etti:Bu yıl 5. Dünya Taijiquan Şampiyonası'nda dünya şampiyonluğu ve dünya dördüncülüğü elde ettim. Yarışmada 44 ülke, 440 sporcu vardı. Benim grubumda ise 16 ülkeden 18 rakibim vardı. Bu yolda çok fazla çalıştığım ve emek verdiğim için orada o dereceyi almak bana gerçekten her şeyi unutturdu. Sadece o ana odaklandım, müthiş bir gurur ve mutluluk hissettim.Dünya şampiyonluğuyla babasını mutlu etmenin gururunu yaşadığını belirten Öztürk, başarılarını sürdürülebilir kılmak ve uluslararası organizasyonlarda Türkiye'yi temsil etmeye devam etmek istediğini söyledi.Baba-kız omuz omuza yeni başarılara hazırlanıyorAntrenör Ayhan Öztürk de kızının başarılarından gurur duyduğunu ifade etti.Kızıyla birlikte uzun süredir emek verdiklerini anlatan Öztürk, sporcusunun milli takımda yer almasına katkı sunmaktan mutluluk duyduğunu belirtti.Kızının sporla güçlü bir bağ kurduğunu dile getiren Öztürk, Balkan Şampiyonası hazırlıklarını sürdürdüklerini söyledi.Kızının spor hayatına devam etmesini istediğini belirten Öztürk, şöyle dedi:Eğer bu sporu yapmak istiyorsa bu sporu devam ettirmesini isterim. Bizden sonra bir miras kalsın. Çünkü gerçekten bu sporda başarılı ve onu her zaman ülkesini gururla temsil eden milli sporcu olarak görmeyi isterim. Sonrasında da iyi bir antrenör olarak kendisinden daha iyi sporcular yetiştirmesini arzu ediyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- BEYZA NUR ERYILMAZ - Gaziantep'in Nizip ilçesinde, antrenör ve milli sporcu babasının izinden giderek wushu kung fu sporuna başlayan 18 yaşındaki milli sporcu İrem Su Öztürk, 5 ay önce kazandığı dünya şampiyonluğunun ardından yeni başarılar için çalışmalarını sürdürüyor.Antrenörlük yapan babası Ayhan Öztürk'ün öğrencilerini küçük yaşlarda izlerken wushu kung fu sporuna ilgi duyan İrem Su, babasıyla antrenmanlara başladı.12 yaşında lisansını alan ve 2024'ten itibaren milli takımda mücadele eden genç sporcu, ulusal ve uluslararası organizasyonlarda çeşitli dereceler elde etti.Öztürk, 23-30 Nisan'da Bulgaristan'ın Burgaz kentinde düzenlenen 5. Dünya Taijiquan Şampiyonası'nda chen stili kategorisinde dünya şampiyonu olurken tai chi jian stilinde dördüncülük elde etti.Başarısının ardından yeni hedefler belirleyen milli sporcu, 13-17 Kasım'da Bolu'da düzenlenecek 9. Açık Balkan Wushu Kung Fu Şampiyonası Avrasya Kupası'nda da altın madalya kazanmak için çalışmalarını sürdürüyor.Müthiş bir gurur ve mutluluk hissettimİrem Su Öztürk, AA muhabirine, yaklaşık 6 yıldır babasıyla birlikte antrenman yapmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.İlk yarışmasına lisansını aldıktan bir yıl sonra katıldığını belirten Öztürk, başlangıçta sanda stilinde mücadele ettiğini, daha sonra babasının yönlendirmesiyle taolu tai chi stiline geçtiğini anlattı.İlk başta bu stili istemediğini ancak zamanla sevmeye başladığını ifade eden Öztürk, İnsan çalıştıkça ve emeklerinin karşılığını daha fazla aldıkça bu spora daha fazla tutku bağlıyor. dedi.Spor hayatında çeşitli sakatlıklar yaşamasına rağmen hedeflerinden vazgeçmediğini dile getiren Öztürk, 2024 yılında ilk kez milli takım deneyimi yaşadığını belirtti.Dünya şampiyonasında elde ettiği derecelerin kendisi için büyük anlam taşıdığını vurgulayan Öztürk, şöyle devam etti:Bu yıl 5. Dünya Taijiquan Şampiyonası'nda dünya şampiyonluğu ve dünya dördüncülüğü elde ettim. Yarışmada 44 ülke, 440 sporcu vardı. Benim grubumda ise 16 ülkeden 18 rakibim vardı. Bu yolda çok fazla çalıştığım ve emek verdiğim için orada o dereceyi almak bana gerçekten her şeyi unutturdu. Sadece o ana odaklandım, müthiş bir gurur ve mutluluk hissettim.Dünya şampiyonluğuyla babasını mutlu etmenin gururunu yaşadığını belirten Öztürk, başarılarını sürdürülebilir kılmak ve uluslararası organizasyonlarda Türkiye'yi temsil etmeye devam etmek istediğini söyledi.Baba-kız omuz omuza yeni başarılara hazırlanıyorAntrenör Ayhan Öztürk de kızının başarılarından gurur duyduğunu ifade etti.Kızıyla birlikte uzun süredir emek verdiklerini anlatan Öztürk, sporcusunun milli takımda yer almasına katkı sunmaktan mutluluk duyduğunu belirtti.Kızının sporla güçlü bir bağ kurduğunu dile getiren Öztürk, Balkan Şampiyonası hazırlıklarını sürdürdüklerini söyledi.Kızının spor hayatına devam etmesini istediğini belirten Öztürk, şöyle dedi:Eğer bu sporu yapmak istiyorsa bu sporu devam ettirmesini isterim. Bizden sonra bir miras kalsın. Çünkü gerçekten bu sporda başarılı ve onu her zaman ülkesini gururla temsil eden milli sporcu olarak görmeyi isterim. Sonrasında da iyi bir antrenör olarak kendisinden daha iyi sporcular yetiştirmesini arzu ediyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Salep üretimi ORKÖY desteğiyle orman köylülerine alternatif gelir sağlayacak </title>
      <link>https://www.canligaste.com/salep-uretimi-orkoy-destegiyle-orman-koylulerine-alternatif-gelir-saglayacak/911743/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/salep-uretimi-orkoy-destegiyle-orman-koylulerine-alternatif-gelir-saglayacak/911743/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:13:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Zonguldak / Türkiye'de salep üretiminin ilk kez ORKÖY desteği kapsamına dahil edildiği Zonguldak'ta, üretici başına sağlanan 400 bin lira destekle yıllık ortalama 3 milyon lira gelir elde edilmesi hedefleniyor - Zonguldak Orman Bölge Müdürü Halil Oflu: - Bu projenin başarılı sonuçlarla yaygınlaşmasını ve zaman içerisinde orman köylülerimiz açısından yeni kırsal kalkınma modeline dönüşmesini hedefliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Zonguldak Haberleri : GÖKHAN YILMAZ - Türkiye'de salep yetiştiriciliğinin ilk kez Tarım ve Orman Bakanlığının Orman ve Köy İlişkileri (ORKÖY) Projesi desteğine dahil edildiği Zonguldak'ta, kredi ve hibe destekleriyle üreticilere alternatif gelir kaynağının kapısı aralanacak.Orman Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Salep Yetiştiriciliği Projesi kapsamında orman köylülerinin alternatif ve katma değeri yüksek tarımsal ürünlerle desteklenmesi amaçlandı.Türkiye'de bu yıl ilk kez salep üretiminin ORKÖY desteği kapsamına dahil edildiği projede, Devrek ilçesine bağlı Kabaca köyünde gerekli şartları sağlayan 6 üretici tarafından toplam 1200 kilogram salep yumrusu temin edildi.Üreticilere dikim öncesi hazırlık, dikim süreci ve üretimin ilk aşamalarında teknik destek ve bilgilendirmenin sağlandığı projede, üretici başına 320 bin lira kredi ve 80 bin lira hibe olmak üzere toplam 400 bin lira ORKÖY desteği verildi.Bu yıl 6 üreticinin faydalandığı projenin tam kapasiteye ulaşmasıyla yıllık ortalama 3 milyon lira gelir elde edilmesinin yanı sıra gelecek yıldan itibaren ülke genelinde yaygınlaştırılması ve orman köylülerinin salep üretimine yönelik bu desteklerden faydalanabilmesi hedefleniyor.Orman köylümüz güçlü olursa &#039;yeşil vatan&#039; da güçlü olurZonguldak Orman Bölge Müdürü Halil Oflu, AA muhabirine, ormancılığı yalnızca ormanı korumak ve geliştirmek olarak görmediklerini, orman köylüsünü üretimde güçlü tutmayı da bu anlayışın ayrılmaz parçası kabul ettiklerini söyledi.Orman köylümüz güçlü olursa 'yeşil vatan' da güçlü olur. diyen Oflu, Bakanlığın ve Orman Genel Müdürlüğünün vizyonu doğrultusunda ORKÖY aracılığıyla orman köylülerine ve kooperatiflere sosyal ve ekonomik amaçlı kredi ve hibe destekleri sağladıklarını kaydetti.Oflu, salep yetiştiriciliği projesini de bu anlayışın önemli bir halkası olarak gördüklerini anlatarak, Kontrollü üretim sayesinde bir taraftan orman köylümüze katma değeri yüksek yeni gelir kapısı açarken, diğer taraftan doğal salep popülasyonları üzerindeki baskının azaltılmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. dedi.Tıbbi ve aromatik bitkiler konusunda ülkenin çok önemli bir potansiyele sahip olduğuna işaret eden Oflu, kendilerinin de bu potansiyeli orman köylüsünün gelirine, üretimine ve refahına yansıtmak istediklerini dile getirdi.Oflu, projenin başarılı olmasıyla birlikte üreticilerin gelirinin çeşitlenmesini, köyden kente göçün azaltılmasını, kırsalda istihdamın güçlenmesini ve doğal kaynakların üzerindeki baskının azaltılmasını hedeflediklerini vurgulayarak, Burada elde edeceğimiz başarının diğer orman köylerimize de örnek olmasını istiyoruz. Üreten köylümüz güçlenecek, köyümüz kalkınacak, doğal kaynaklarımız korunacak. Bizim ORKÖY anlayışımız, insanımızı doğduğu yerde doyuran, üreticiyi destekleyen, kırsal kalkınmayı güçlendiren ve geleceği bugünden kuran anlayıştır. diye konuştu.Projeyi önemsediklerini belirten Oflu, Bu projenin başarılı sonuçlarla yaygınlaşmasını ve zaman içerisinde orman köylülerimiz açısından yeni kırsal kalkınma modeline dönüşmesini hedefliyoruz. dedi.Maddi ve manevi bütün destekler sunulduKabaca köyü sakinlerinden Lütfi Pınarcık da proje kapsamında boş kalan toprakları işlemenin, üretmenin ve gelir olarak kendilerine dönmesinin güzel olduğunu söyledi.Yetkililerin her türlü katkıyı sağladığını belirten Pınarcık, Proje kapsamında maddi ve manevi bütün destekler sunuldu. Bizim de yeni öğrendiğimiz, bilmediğimiz ve insanların da merak ettiği bir şey. Yaygınlaşması çok güzel. Bizler de bizden sonraki nesillere örnek olmak istiyoruz. ifadelerini kullandı.Köy sakinlerinden Muhammet Baltacı ise salep yetiştiriciliğine merak ederek başladığını, boş arazileri işler hale getirdiklerini anlatarak, güzel verim almayı umut ettiklerini dile getirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Zonguldak Haberleri : GÖKHAN YILMAZ - Türkiye'de salep yetiştiriciliğinin ilk kez Tarım ve Orman Bakanlığının Orman ve Köy İlişkileri (ORKÖY) Projesi desteğine dahil edildiği Zonguldak'ta, kredi ve hibe destekleriyle üreticilere alternatif gelir kaynağının kapısı aralanacak.Orman Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Salep Yetiştiriciliği Projesi kapsamında orman köylülerinin alternatif ve katma değeri yüksek tarımsal ürünlerle desteklenmesi amaçlandı.Türkiye'de bu yıl ilk kez salep üretiminin ORKÖY desteği kapsamına dahil edildiği projede, Devrek ilçesine bağlı Kabaca köyünde gerekli şartları sağlayan 6 üretici tarafından toplam 1200 kilogram salep yumrusu temin edildi.Üreticilere dikim öncesi hazırlık, dikim süreci ve üretimin ilk aşamalarında teknik destek ve bilgilendirmenin sağlandığı projede, üretici başına 320 bin lira kredi ve 80 bin lira hibe olmak üzere toplam 400 bin lira ORKÖY desteği verildi.Bu yıl 6 üreticinin faydalandığı projenin tam kapasiteye ulaşmasıyla yıllık ortalama 3 milyon lira gelir elde edilmesinin yanı sıra gelecek yıldan itibaren ülke genelinde yaygınlaştırılması ve orman köylülerinin salep üretimine yönelik bu desteklerden faydalanabilmesi hedefleniyor.Orman köylümüz güçlü olursa &#039;yeşil vatan&#039; da güçlü olurZonguldak Orman Bölge Müdürü Halil Oflu, AA muhabirine, ormancılığı yalnızca ormanı korumak ve geliştirmek olarak görmediklerini, orman köylüsünü üretimde güçlü tutmayı da bu anlayışın ayrılmaz parçası kabul ettiklerini söyledi.Orman köylümüz güçlü olursa 'yeşil vatan' da güçlü olur. diyen Oflu, Bakanlığın ve Orman Genel Müdürlüğünün vizyonu doğrultusunda ORKÖY aracılığıyla orman köylülerine ve kooperatiflere sosyal ve ekonomik amaçlı kredi ve hibe destekleri sağladıklarını kaydetti.Oflu, salep yetiştiriciliği projesini de bu anlayışın önemli bir halkası olarak gördüklerini anlatarak, Kontrollü üretim sayesinde bir taraftan orman köylümüze katma değeri yüksek yeni gelir kapısı açarken, diğer taraftan doğal salep popülasyonları üzerindeki baskının azaltılmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. dedi.Tıbbi ve aromatik bitkiler konusunda ülkenin çok önemli bir potansiyele sahip olduğuna işaret eden Oflu, kendilerinin de bu potansiyeli orman köylüsünün gelirine, üretimine ve refahına yansıtmak istediklerini dile getirdi.Oflu, projenin başarılı olmasıyla birlikte üreticilerin gelirinin çeşitlenmesini, köyden kente göçün azaltılmasını, kırsalda istihdamın güçlenmesini ve doğal kaynakların üzerindeki baskının azaltılmasını hedeflediklerini vurgulayarak, Burada elde edeceğimiz başarının diğer orman köylerimize de örnek olmasını istiyoruz. Üreten köylümüz güçlenecek, köyümüz kalkınacak, doğal kaynaklarımız korunacak. Bizim ORKÖY anlayışımız, insanımızı doğduğu yerde doyuran, üreticiyi destekleyen, kırsal kalkınmayı güçlendiren ve geleceği bugünden kuran anlayıştır. diye konuştu.Projeyi önemsediklerini belirten Oflu, Bu projenin başarılı sonuçlarla yaygınlaşmasını ve zaman içerisinde orman köylülerimiz açısından yeni kırsal kalkınma modeline dönüşmesini hedefliyoruz. dedi.Maddi ve manevi bütün destekler sunulduKabaca köyü sakinlerinden Lütfi Pınarcık da proje kapsamında boş kalan toprakları işlemenin, üretmenin ve gelir olarak kendilerine dönmesinin güzel olduğunu söyledi.Yetkililerin her türlü katkıyı sağladığını belirten Pınarcık, Proje kapsamında maddi ve manevi bütün destekler sunuldu. Bizim de yeni öğrendiğimiz, bilmediğimiz ve insanların da merak ettiği bir şey. Yaygınlaşması çok güzel. Bizler de bizden sonraki nesillere örnek olmak istiyoruz. ifadelerini kullandı.Köy sakinlerinden Muhammet Baltacı ise salep yetiştiriciliğine merak ederek başladığını, boş arazileri işler hale getirdiklerini anlatarak, güzel verim almayı umut ettiklerini dile getirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/salep-uretimi-orkoy-destegiyle-orman-koylulerine-alternatif-gelir-saglayacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mecklenburg-Vorpommern eyalet meclisi seçimi öncesi yapılan ankette SPD ile AfD başa baş görünüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mecklenburg-vorpommern-eyalet-meclisi-secimi-oncesi-yapilan-ankette-spd-ile-afd-basa-bas-gorunuyor/911741/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mecklenburg-vorpommern-eyalet-meclisi-secimi-oncesi-yapilan-ankette-spd-ile-afd-basa-bas-gorunuyor/911741/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:13:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Almanya'nın Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde 20 Eylül'de yapılacak eyalet meclisi seçimleri öncesinde yayımlanan son ankette Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 37 ile ilk sırada yer alırken, Almanya için Alternatif (AfD) yüzde 36 ile hemen arkasından geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Almanya'nın Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde 20 Eylül'de yapılacak eyalet meclisi seçimleri öncesinde yayımlanan son ankette Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 37 ile ilk sırada yer alırken, Almanya için Alternatif (AfD) yüzde 36 ile hemen arkasından geldi.Kamu yayıncısı ZDF'in 14-17 Eylül'de 1395 seçmenin katılımıyla yaptığı araştırma sonucunda SPD yüzde 37, AfD yüzde 36, Sol Parti (Die Linke) yüzde 9, Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) yüzde 6 ve Yeşiller yüzde 5 oy oranına ulaştı.11 Eylül'de yapılan ZDF Politbarometer araştırmasında ise AfD yüzde 37 ile SPD'nin yüzde 34'lük oranının önünde bulunuyordu.SPD hükümet çoğunluğunu kaybedebilirMevcut tabloya göre SPD ile Sol Parti'nin oluşturduğu eyalet hükümeti parlamentoda çoğunluğu sağlayamıyor.Araştırmada CDU'nun yüzde 6, Yeşillerin yüzde 5 seviyesinde kalması da dikkati çekti.CDU&#039;da Friedrich Merz tartışmasıMecklenburg-Vorpommern'deki sonuçlar, federal düzeyde CDU'nun karşı karşıya olduğu sorunların da gündeme gelmesine yol açtı.Alman basınında, CDU'nun bu eyalette yüzde 5 sınırının altında kalması durumunda Başbakan Friedrich Merz üzerindeki parti içi baskının daha da artacağı ve kendisinin geleceğinin tartışılacağı yorumlarında bulunuluyor.Berlin eyaletinde yapılacak eyalet meclisi seçiminde de CDU'nun iktidarını koruyamaması durumunda Merz'in görevi bırakmayı düşünebileceği iddia edilmiş, ancak Merz bu iddiaları yalanlamıştı.CDU, 6 Eylül Pazar günü yapılan Saksonya-Anhalt eyaletindeki eyalet meclisi seçiminde ağır bir yenilgi almıştı.20 Eylül'de yapılacak seçimle yaklaşık 1,6 milyon nüfuslu Mecklenburg-Vorpommern'de yeni eyalet meclisi belirlenecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Almanya'nın Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde 20 Eylül'de yapılacak eyalet meclisi seçimleri öncesinde yayımlanan son ankette Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 37 ile ilk sırada yer alırken, Almanya için Alternatif (AfD) yüzde 36 ile hemen arkasından geldi.Kamu yayıncısı ZDF'in 14-17 Eylül'de 1395 seçmenin katılımıyla yaptığı araştırma sonucunda SPD yüzde 37, AfD yüzde 36, Sol Parti (Die Linke) yüzde 9, Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) yüzde 6 ve Yeşiller yüzde 5 oy oranına ulaştı.11 Eylül'de yapılan ZDF Politbarometer araştırmasında ise AfD yüzde 37 ile SPD'nin yüzde 34'lük oranının önünde bulunuyordu.SPD hükümet çoğunluğunu kaybedebilirMevcut tabloya göre SPD ile Sol Parti'nin oluşturduğu eyalet hükümeti parlamentoda çoğunluğu sağlayamıyor.Araştırmada CDU'nun yüzde 6, Yeşillerin yüzde 5 seviyesinde kalması da dikkati çekti.CDU&#039;da Friedrich Merz tartışmasıMecklenburg-Vorpommern'deki sonuçlar, federal düzeyde CDU'nun karşı karşıya olduğu sorunların da gündeme gelmesine yol açtı.Alman basınında, CDU'nun bu eyalette yüzde 5 sınırının altında kalması durumunda Başbakan Friedrich Merz üzerindeki parti içi baskının daha da artacağı ve kendisinin geleceğinin tartışılacağı yorumlarında bulunuluyor.Berlin eyaletinde yapılacak eyalet meclisi seçiminde de CDU'nun iktidarını koruyamaması durumunda Merz'in görevi bırakmayı düşünebileceği iddia edilmiş, ancak Merz bu iddiaları yalanlamıştı.CDU, 6 Eylül Pazar günü yapılan Saksonya-Anhalt eyaletindeki eyalet meclisi seçiminde ağır bir yenilgi almıştı.20 Eylül'de yapılacak seçimle yaklaşık 1,6 milyon nüfuslu Mecklenburg-Vorpommern'de yeni eyalet meclisi belirlenecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aksaray'da uyuşturucu operasyonlarında 13 şüpheli tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aksaray-da-uyusturucu-operasyonlarinda-13-supheli-tutuklandi/911740/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aksaray-da-uyusturucu-operasyonlarinda-13-supheli-tutuklandi/911740/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:11:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Aksaray / Aksaray'da düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında gözaltına alınan 13 zanlı tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Aksaray Haberleri : Aksaray'da düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında gözaltına alınan 13 zanlı tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, uyuşturucu satıcılarına yönelik kent merkezinde belirlenen adreslere farklı tarhilerde operasyonlar düzenledi.Operasyonlarda, bir miktar uyuşturucu, 535 sentetik hap, 8 uyuşturucu kullanma aparatı, tüfek ve suçtan elde edildiği değerlendirilen 40 bin 970 lira ele geçirildi.Gözaltına alınan 13 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.Zanlılar, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Aksaray Haberleri : Aksaray'da düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında gözaltına alınan 13 zanlı tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, uyuşturucu satıcılarına yönelik kent merkezinde belirlenen adreslere farklı tarhilerde operasyonlar düzenledi.Operasyonlarda, bir miktar uyuşturucu, 535 sentetik hap, 8 uyuşturucu kullanma aparatı, tüfek ve suçtan elde edildiği değerlendirilen 40 bin 970 lira ele geçirildi.Gözaltına alınan 13 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.Zanlılar, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/aksaray-da-uyusturucu-operasyonlarinda-13-supheli-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>YÖK, nitelikli uluslararası doktora adaylarını üniversitelere kazandıracak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yok-nitelikli-uluslararasi-doktora-adaylarini-universitelere-kazandiracak/911737/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yok-nitelikli-uluslararasi-doktora-adaylarini-universitelere-kazandiracak/911737/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:08:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / YÖK Başkanı Prof. Dr. Özvar: - Yurt içinde veya yurt dışında lisansını iyi yerlerde bitirmiş ve üniversitelerimizde doktora yapabilecek nitelikli uluslararası adaylar da üniversitelerimizde araştırma görevlisi olabilecekler - Bu çalışmayla en büyük hedefimiz ülkemizin araştırma kapasitesine uluslararası tecrübeyi katabilmek ve araştırma kapasitesi içerisinde nitelikli yetenek havuzunu zenginleştirmektir. Bu amaçla 2027 itibarıyla bu enstrümanı da inşallah gündeme alacağız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : BUĞRAHAN AYHAN - Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yurt içinde veya yurt dışında lisans eğitimini tamamlayan ve Türkiye'deki üniversitelerde doktora yapabilecek nitelikteki uluslararası adayların araştırma görevlisi olabilmelerine yönelik çalışmayı 2027'de hayata geçirmeyi planladıklarını bildirdi.Özvar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, düzenledikleri toplantılarla araştırma üniversitelerinin çıktılarını ve ortaya koyduğu değerleri mütalaa ettiklerini ve devlet tarafından bu üniversitelere verilen mali fırsatları ne ölçüde kullanıp kullanmadıklarını rektörlerle değerlendirdiklerini belirtti.YÖK'ün temel politikalarından birinin de üniversitelerin rekabetçi üstünlük üretebildiği veya karşılaştırmalı avantaja sahip olduğu alanlarda uzmanlaşmasını, işbirliği yapmasını ve rekabet etmesini temin etmek olduğunu aktaran Özvar, araştırma üniversitelerinin de bu politikanın bir uzantısı olduğunu söyledi.Bir diğer hedeflerinin de Türkiye'nin nitelikli yetenek havuzunu genişletmek ve zenginleştirebilmek olduğunu vurgulayan Özvar, Bütün gelişmiş ülkelerin de üzerinde durduğu ve rekabet ettiği en önemli konuların başında sadece ulusal, mahalli, yerel yetenekleri değil ama aynı zamanda uluslararası alanda kendinden söz ettirebilecek nitelikli uluslararası yetenekleri kendi ülkesine çekebilmek ve cezbedebilmektir. dedi.2027 yılı itibarıyla bu aracı da inşallah gündeme alacağızYÖK Başkanı Özvar, başta araştırma üniversiteleri olmak üzere diğer üniversitelerde bu hedeflerini hayata geçirmeyi amaçladıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:Uluslararası öğrencilere üniversitelerimizde araştırma görevlisi olma imkanı tanıyacağız. Bu, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın bize sunduğu uluslararasılaşma hedefinin belki en önemli enstrümanlarından, araçlarından bir tanesidir. Bu imkanla birlikte yurt içinde veya yurt dışında lisansını iyi yerlerde bitirmiş ve üniversitelerimizde doktora yapabilecek nitelikli uluslararası adaylar da üniversitelerimizde araştırma görevlisi olabilecekler. Bizim bu çalışmayla en büyük hedefimiz ülkemizin araştırma kapasitesine uluslararası tecrübeyi katabilmek ve araştırma kapasitesi içerisinde nitelikli yetenek havuzunu zenginleştirmektir. Bu amaçla 2027 itibarıyla bu enstrümanı bu aracı da inşallah gündeme alacağız. Bu konuda en büyük destekçimiz ve paydaşımız yıllardır birlikte çalıştığımız Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'dır.Araştırma üniversitelerinin en kaliteyi yayın kapsamında ortaya koydukları çabalarının ve üretiminin gelişmiş Avrupa ülkeleri düzeyine ulaştığı bilgisini paylaşan Özvar, bu üniversitelerin yayın kapasitelerinin OECD ortalamasını yakaladığını bildirdi.YÖK&#039;ün araştırma konseptine elimizden geldiğince katkı sağlamaya çalışıyoruzCumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel de üniversitelerin hem cari giderlerinin karşılanmasında hem de yatırım altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdiriyle ödeneklerin tahsis edildiğini bildirdi.YÖK'ün 2022'de ortaya koyduğu vizyonu ortak bir projeye dönüştürdüklerini ve Araştırma Üniversiteleri Destekleme Programı'nı (ADEP) başlattıklarını söyleyen Şenel, temel amaçlarının üniversitelerin akademik ve teknik kapasitelerini üst seviyeye taşıyarak evrensel düzeyde bilime katkı sunan bir yapıya dönüştürmek olduğunu vurguladı.Bu konuda projenin üzerine ilaveler yaparak çıtayı sürekli yükselttiklerine dikkati çeken Şenel, şunları kaydetti:Sağlıktan mühendisliğe, sosyal bilimden diğer tüm çevreye varıncaya kadar pek çok alanda birbirinden değerli projelerin ADEP bünyesinde desteklendiğini ve bunların sonuçlarının da üniversitelerimizin uluslararasılaşma anlamında uluslararası düzeydeki sıralamalarına yansıdığını görüyoruz. Biz de kurumsal görevimiz çerçevesinde YÖK'ün başlatmış olduğu bu araştırma konseptine elimizden geldiğince katkı sağlamaya çalışıyoruz. Sonuçlarını görmekten de çok mutlu oluyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : BUĞRAHAN AYHAN - Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yurt içinde veya yurt dışında lisans eğitimini tamamlayan ve Türkiye'deki üniversitelerde doktora yapabilecek nitelikteki uluslararası adayların araştırma görevlisi olabilmelerine yönelik çalışmayı 2027'de hayata geçirmeyi planladıklarını bildirdi.Özvar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, düzenledikleri toplantılarla araştırma üniversitelerinin çıktılarını ve ortaya koyduğu değerleri mütalaa ettiklerini ve devlet tarafından bu üniversitelere verilen mali fırsatları ne ölçüde kullanıp kullanmadıklarını rektörlerle değerlendirdiklerini belirtti.YÖK'ün temel politikalarından birinin de üniversitelerin rekabetçi üstünlük üretebildiği veya karşılaştırmalı avantaja sahip olduğu alanlarda uzmanlaşmasını, işbirliği yapmasını ve rekabet etmesini temin etmek olduğunu aktaran Özvar, araştırma üniversitelerinin de bu politikanın bir uzantısı olduğunu söyledi.Bir diğer hedeflerinin de Türkiye'nin nitelikli yetenek havuzunu genişletmek ve zenginleştirebilmek olduğunu vurgulayan Özvar, Bütün gelişmiş ülkelerin de üzerinde durduğu ve rekabet ettiği en önemli konuların başında sadece ulusal, mahalli, yerel yetenekleri değil ama aynı zamanda uluslararası alanda kendinden söz ettirebilecek nitelikli uluslararası yetenekleri kendi ülkesine çekebilmek ve cezbedebilmektir. dedi.2027 yılı itibarıyla bu aracı da inşallah gündeme alacağızYÖK Başkanı Özvar, başta araştırma üniversiteleri olmak üzere diğer üniversitelerde bu hedeflerini hayata geçirmeyi amaçladıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:Uluslararası öğrencilere üniversitelerimizde araştırma görevlisi olma imkanı tanıyacağız. Bu, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın bize sunduğu uluslararasılaşma hedefinin belki en önemli enstrümanlarından, araçlarından bir tanesidir. Bu imkanla birlikte yurt içinde veya yurt dışında lisansını iyi yerlerde bitirmiş ve üniversitelerimizde doktora yapabilecek nitelikli uluslararası adaylar da üniversitelerimizde araştırma görevlisi olabilecekler. Bizim bu çalışmayla en büyük hedefimiz ülkemizin araştırma kapasitesine uluslararası tecrübeyi katabilmek ve araştırma kapasitesi içerisinde nitelikli yetenek havuzunu zenginleştirmektir. Bu amaçla 2027 itibarıyla bu enstrümanı bu aracı da inşallah gündeme alacağız. Bu konuda en büyük destekçimiz ve paydaşımız yıllardır birlikte çalıştığımız Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'dır.Araştırma üniversitelerinin en kaliteyi yayın kapsamında ortaya koydukları çabalarının ve üretiminin gelişmiş Avrupa ülkeleri düzeyine ulaştığı bilgisini paylaşan Özvar, bu üniversitelerin yayın kapasitelerinin OECD ortalamasını yakaladığını bildirdi.YÖK&#039;ün araştırma konseptine elimizden geldiğince katkı sağlamaya çalışıyoruzCumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel de üniversitelerin hem cari giderlerinin karşılanmasında hem de yatırım altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdiriyle ödeneklerin tahsis edildiğini bildirdi.YÖK'ün 2022'de ortaya koyduğu vizyonu ortak bir projeye dönüştürdüklerini ve Araştırma Üniversiteleri Destekleme Programı'nı (ADEP) başlattıklarını söyleyen Şenel, temel amaçlarının üniversitelerin akademik ve teknik kapasitelerini üst seviyeye taşıyarak evrensel düzeyde bilime katkı sunan bir yapıya dönüştürmek olduğunu vurguladı.Bu konuda projenin üzerine ilaveler yaparak çıtayı sürekli yükselttiklerine dikkati çeken Şenel, şunları kaydetti:Sağlıktan mühendisliğe, sosyal bilimden diğer tüm çevreye varıncaya kadar pek çok alanda birbirinden değerli projelerin ADEP bünyesinde desteklendiğini ve bunların sonuçlarının da üniversitelerimizin uluslararasılaşma anlamında uluslararası düzeydeki sıralamalarına yansıdığını görüyoruz. Biz de kurumsal görevimiz çerçevesinde YÖK'ün başlatmış olduğu bu araştırma konseptine elimizden geldiğince katkı sağlamaya çalışıyoruz. Sonuçlarını görmekten de çok mutlu oluyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/yok-nitelikli-uluslararasi-doktora-adaylarini-universitelere-kazandiracak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Karabük Üniversitesi yağmur suyu hasadı ile su kaynaklarını koruyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/karabuk-universitesi-yagmur-suyu-hasadi-ile-su-kaynaklarini-koruyor/911736/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/karabuk-universitesi-yagmur-suyu-hasadi-ile-su-kaynaklarini-koruyor/911736/</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 11:08:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Karabük / Üç fakültede 30'ar tonluk depolarda biriktirilen yağmur suyu, üniversite bahçesindeki ağaç ve çimlerin sulanmasında kullanılıyor - Karabük Üniversitesi Atık Yönetimi ve Geri Dönüşüm Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Kazım Yetik: - Bu çalışmayı binalardan yağan yağmurun boşa gitmemesi, bunun atık olmadığını, geri dönüştürülebilir kaynak olduğunu ve bu kaynağı kullanabileceğimizi göstermek amacıyla yaptık]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Karabük Haberleri : ORHAN KUZU - Karabük Üniversitesinde (KBÜ) depolanan yağmur suyu, üniversite bahçesindeki bitkilere can suyu oluyor.KBÜ Rektörlüğü, su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamak amacıyla yağmur suyu hasadı uygulaması başlattı.Geçen yıl hayata geçirilen uygulama kapsamında yağmur suyunun biriktirilmesi amacıyla Tıp, Yabancı Diller ve İlahiyat fakültelerine 30'ar tonluk depolar yerleştirildi.Depolanan yağmur suyu, fidan, ağaç ve çimlerin sulanmasında kullanılıyor.Yağmur suyunun elimizde kalmasını sağlıyoruzKBÜ Atık Yönetimi ve Geri Dönüşüm Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Kazım Yetik, AA muhabirine, üniversitedeki atıkların geri dönüşüme kazandırılması için çalışmalar yaptıklarını söyledi.Katı atıklarla ilgili yönetim sistemi kurduklarını belirten Yetik, Karekodla şu anda mevcut binalarımızdan bütün atıkları toplayıp atık toplama merkezimize getirip daha sonra da geri dönüşüm firmaları aracılığıyla bunları üniversiteden ekonomiye katmaya çalışıyoruz. dedi.Yetik, kampüste yağmur suyu hasadı da yaptıklarını dile getirerek, şöyle devam etti:Yağmur suyu hasadı, binaların üzerindeki gider borularının kapatılarak yağmur suyunun tek yerden toplanıp bir yerde biriktirilmesi işlemidir. Bu suyun yağmur suları borularıyla kanallara ya da derelere gitmesini engelleyip suyun elimizde kalmasını sağlıyoruz. Bidonlarda sularımızı biriktiriyoruz. Bu çalışmayı binalardan yağan yağmurun boşa gitmemesi, bunun atık olmadığını, geri dönüştürülebilir kaynak olduğunu ve bu kaynağı kullanabileceğimizi göstermek amacıyla yaptık. Bu çalışmayı özellikle rektör hocamızın talimatlarıyla yürüttük. Sürdürülebilirlik için yaptığımız çalışmalar içerisinde bunu sisteme dahil ettik.Biriktirilen yağmur suyunun gerek bahçe sulamasında gerekse üniversitenin ihtiyaçları doğrultusunda kullanılabileceği bir uygulamayı hayata geçirdiklerini anlatan Yetik, Üniversitelerin amacı sadece öğrenci yetiştirmek ya da sadece bilim değil, toplumlara diğer uygulamaları, sürdürülebilir çalışmaları da gösterebilmektir. Üniversitemiz bu konuda oldukça ileri. Atık yönetimi konusunda epey yol aldık. Birçok üniversitemize örnek teşkil ediyoruz. Bunu devam ettirmek için de bu sistemi yağmur suyu hasadıyla desteklemek istedik. diye konuştu.Yetik, uygulamanın yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdüklerini belirterek, Mühendislik ve Doğa Bilimleri fakültelerinin dekanlıklarıyla görüştük. İlk oradan başlamak üzere daha sonra da uygun binalara bakarak çalışmayı sürdüreceğiz. Bu sene yağışımız çok olduğu için çok sorun yaşamadık ama geçen sene sorun yaşadığımız bir dönemdi. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Karabük Haberleri : ORHAN KUZU - Karabük Üniversitesinde (KBÜ) depolanan yağmur suyu, üniversite bahçesindeki bitkilere can suyu oluyor.KBÜ Rektörlüğü, su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamak amacıyla yağmur suyu hasadı uygulaması başlattı.Geçen yıl hayata geçirilen uygulama kapsamında yağmur suyunun biriktirilmesi amacıyla Tıp, Yabancı Diller ve İlahiyat fakültelerine 30'ar tonluk depolar yerleştirildi.Depolanan yağmur suyu, fidan, ağaç ve çimlerin sulanmasında kullanılıyor.Yağmur suyunun elimizde kalmasını sağlıyoruzKBÜ Atık Yönetimi ve Geri Dönüşüm Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Kazım Yetik, AA muhabirine, üniversitedeki atıkların geri dönüşüme kazandırılması için çalışmalar yaptıklarını söyledi.Katı atıklarla ilgili yönetim sistemi kurduklarını belirten Yetik, Karekodla şu anda mevcut binalarımızdan bütün atıkları toplayıp atık toplama merkezimize getirip daha sonra da geri dönüşüm firmaları aracılığıyla bunları üniversiteden ekonomiye katmaya çalışıyoruz. dedi.Yetik, kampüste yağmur suyu hasadı da yaptıklarını dile getirerek, şöyle devam etti:Yağmur suyu hasadı, binaların üzerindeki gider borularının kapatılarak yağmur suyunun tek yerden toplanıp bir yerde biriktirilmesi işlemidir. Bu suyun yağmur suları borularıyla kanallara ya da derelere gitmesini engelleyip suyun elimizde kalmasını sağlıyoruz. Bidonlarda sularımızı biriktiriyoruz. Bu çalışmayı binalardan yağan yağmurun boşa gitmemesi, bunun atık olmadığını, geri dönüştürülebilir kaynak olduğunu ve bu kaynağı kullanabileceğimizi göstermek amacıyla yaptık. Bu çalışmayı özellikle rektör hocamızın talimatlarıyla yürüttük. Sürdürülebilirlik için yaptığımız çalışmalar içerisinde bunu sisteme dahil ettik.Biriktirilen yağmur suyunun gerek bahçe sulamasında gerekse üniversitenin ihtiyaçları doğrultusunda kullanılabileceği bir uygulamayı hayata geçirdiklerini anlatan Yetik, Üniversitelerin amacı sadece öğrenci yetiştirmek ya da sadece bilim değil, toplumlara diğer uygulamaları, sürdürülebilir çalışmaları da gösterebilmektir. Üniversitemiz bu konuda oldukça ileri. Atık yönetimi konusunda epey yol aldık. Birçok üniversitemize örnek teşkil ediyoruz. Bunu devam ettirmek için de bu sistemi yağmur suyu hasadıyla desteklemek istedik. diye konuştu.Yetik, uygulamanın yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdüklerini belirterek, Mühendislik ve Doğa Bilimleri fakültelerinin dekanlıklarıyla görüştük. İlk oradan başlamak üzere daha sonra da uygun binalara bakarak çalışmayı sürdüreceğiz. Bu sene yağışımız çok olduğu için çok sorun yaşamadık ama geçen sene sorun yaşadığımız bir dönemdi. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/karabuk-universitesi-yagmur-suyu-hasadi-ile-su-kaynaklarini-koruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
