<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>İsrail ordusu ile gaspçı İsrailliler, mayıs ayında Batı Şeria'da 1659 saldırı gerçekleştirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-ordusu-ile-gaspci-israilliler-mayis-ayinda-bati-seria-da-1659-saldiri-gerceklestirdi/858735/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-ordusu-ile-gaspci-israilliler-mayis-ayinda-bati-seria-da-1659-saldiri-gerceklestirdi/858735/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:57:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ramallah — Filistin yönetimine bağlı Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu, İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin mayıs ayı boyunca işgal altındaki Batı Şeria'da 1659 saldırı gerçekleştirdiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ramallah Haberleri — Filistin yönetimine bağlı Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu, İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin mayıs ayı boyunca işgal altındaki Batı Şeria'da 1659 saldırı gerçekleştirdiğini açıkladı.Konsey Başkanı Müeyyed Şaban, yaptığı açıklamada, aylık rapora göre Batı Şeria'da İsrail güçlerinin 1108 saldırı, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin ise 551 saldırı gerçekleştirdiğini ve bu saldırıların El-Halil, Ramallah, El-Bire, Nablus ve Beytüllahim kentlerinde yoğunlaştığını belirtti.Şaban, 2026 yılının başından bu yana Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin düzenlediği saldırıların sayısının 2 bin 567'ye ulaştığını ve mayıs ayında Selfit ve Ramallah kentlerinde 2 Filistinlinin öldürülmesiyle yıl başından bu yana söz konusu İsrailliler tarafından öldürülen Filistinlilerin sayısının 17'ye yükseldiğini kaydetti.Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarının 380 arazi tahribi ve tesviye operasyonunu, 78 Filistinlilere ait mülkün müsadere edilmesi ve çalınması olayını kapsadığını aktaran Şaban, İsraillilerin ayrıca 3 bin 317'si zeytin ağacı olmak üzere toplam 7 bin 222 ağacı söktüğünü, tahrip ettiğini ve zehirlediğini ifade etti.Şaban, mayıs ayında yerleşimcilerin, çoğunlukla tarımsal ve hayvancılık amaçlı olmak üzere, Nablus, Salfit, Hebron, Beytüllahim, Ramallah ve Kabilya vilayetlerinde yoğunlaşmış 12 yeni yerleşim yeri kurmaya çalıştığını aktardı. Müeyyed Şaban, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin mayıs ayı boyunca 12 yeni yerleşim karakolu kurmaya çalıştığını, bunların çoğunun tarımsal ve hayvancılığa dayalı nitelikte olduğunu, girişimlerin özellikle Nablus, Selfit, El-Halil, Beytüllahim, Ramallah ve Kalkilya kentlerinde yoğunlaştığını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ramallah Haberleri — Filistin yönetimine bağlı Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu, İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin mayıs ayı boyunca işgal altındaki Batı Şeria'da 1659 saldırı gerçekleştirdiğini açıkladı.Konsey Başkanı Müeyyed Şaban, yaptığı açıklamada, aylık rapora göre Batı Şeria'da İsrail güçlerinin 1108 saldırı, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin ise 551 saldırı gerçekleştirdiğini ve bu saldırıların El-Halil, Ramallah, El-Bire, Nablus ve Beytüllahim kentlerinde yoğunlaştığını belirtti.Şaban, 2026 yılının başından bu yana Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin düzenlediği saldırıların sayısının 2 bin 567'ye ulaştığını ve mayıs ayında Selfit ve Ramallah kentlerinde 2 Filistinlinin öldürülmesiyle yıl başından bu yana söz konusu İsrailliler tarafından öldürülen Filistinlilerin sayısının 17'ye yükseldiğini kaydetti.Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarının 380 arazi tahribi ve tesviye operasyonunu, 78 Filistinlilere ait mülkün müsadere edilmesi ve çalınması olayını kapsadığını aktaran Şaban, İsraillilerin ayrıca 3 bin 317'si zeytin ağacı olmak üzere toplam 7 bin 222 ağacı söktüğünü, tahrip ettiğini ve zehirlediğini ifade etti.Şaban, mayıs ayında yerleşimcilerin, çoğunlukla tarımsal ve hayvancılık amaçlı olmak üzere, Nablus, Salfit, Hebron, Beytüllahim, Ramallah ve Kabilya vilayetlerinde yoğunlaşmış 12 yeni yerleşim yeri kurmaya çalıştığını aktardı. Müeyyed Şaban, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin mayıs ayı boyunca 12 yeni yerleşim karakolu kurmaya çalıştığını, bunların çoğunun tarımsal ve hayvancılığa dayalı nitelikte olduğunu, girişimlerin özellikle Nablus, Selfit, El-Halil, Beytüllahim, Ramallah ve Kalkilya kentlerinde yoğunlaştığını sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israil-ordusu-ile-gaspci-israilliler-mayis-ayinda-bati-seria-da-1659-saldiri-gerceklestirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Diyarbakır'da takla atan otomobildeki 1 kişi öldü, 3 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/diyarbakir-da-takla-atan-otomobildeki-1-kisi-oldu-3-kisi-yaralandi/858734/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/diyarbakir-da-takla-atan-otomobildeki-1-kisi-oldu-3-kisi-yaralandi/858734/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:45:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Diyarbakır — Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde otomobilin takla atması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 1'i ağır 3 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır Haberleri — Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde otomobilin takla atması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 1'i ağır 3 kişi yaralandı.Kırsal Alabaş Mahallesi mevkisinde sürücüsünün kimliği ve plakası henüz belirlenemeyen otomobil kontrolden çıkarak takla attı.İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.Kazada araçta bulunan 1 kişi olay yerinde yaşamını yitirdi, 1'i ağır 3 kişi yaralandı.Yaralılar sağlık ekiplerince kentteki hastanelere kaldırıldı.​​​​​​​]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Diyarbakır Haberleri — Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde otomobilin takla atması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 1'i ağır 3 kişi yaralandı.Kırsal Alabaş Mahallesi mevkisinde sürücüsünün kimliği ve plakası henüz belirlenemeyen otomobil kontrolden çıkarak takla attı.İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.Kazada araçta bulunan 1 kişi olay yerinde yaşamını yitirdi, 1'i ağır 3 kişi yaralandı.Yaralılar sağlık ekiplerince kentteki hastanelere kaldırıldı.​​​​​​​]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/diyarbakir-da-takla-atan-otomobildeki-1-kisi-oldu-3-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Erzurum'da yangında ölen diyaliz hastası kadının cenazesi defnedildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/erzurum-da-yanginda-olen-diyaliz-hastasi-kadinin-cenazesi-defnedildi/858733/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/erzurum-da-yanginda-olen-diyaliz-hastasi-kadinin-cenazesi-defnedildi/858733/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:39:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Erzurum — Erzurum'da bir binada çıkan yangında hayatını kaybeden diyaliz hastası kadının cenazesi defnedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Erzurum Haberleri — Erzurum'da bir binada çıkan yangında hayatını kaybeden diyaliz hastası kadının cenazesi defnedildi.Kazım Karabekir Paşa Mahallesi'nde 5 katlı binanın birinci katında, 4 Haziran'da çıkan yangında yaşamını yitiren Hacer Tikankuş (71) için Narmanlı Camisi'nde ikindi vakti cenaze töreni düzenlendi.Tikankuş'un cenazesi kılınan namazın ardından Asri Mezarlığı'nda toprağa verildi.Cenaze namazına Yakutiye Kaymakamı Tuncay Kaldırım, aynı yangından yaralı kurtulan Tikankuş'un eşi Feramus, bekçi olarak görev yapan oğlu Yakup, aile yakınları ve çok sayıda polis katıldı.TOKİ Kavak Konutları'nda 4 Haziran'da çıkan yangında Tikankuş yaşamını yitirmiş, dumandan etkilenen eşi ile bir komşusu da Erzurum Şehir Hastanesi'nde tedaviye alınmıştı.Vali Aydın Baruş da olay yerinde incelemelerde bulunmuş, aile yakınlarını teselli etmiş ve gazetecilere yangının elektrikli ısıtıcıdan çıktığının tahmin edildiğini açıklamıştı. Baruş, tedaviye alınanları da hastanede ziyaret etmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Erzurum Haberleri — Erzurum'da bir binada çıkan yangında hayatını kaybeden diyaliz hastası kadının cenazesi defnedildi.Kazım Karabekir Paşa Mahallesi'nde 5 katlı binanın birinci katında, 4 Haziran'da çıkan yangında yaşamını yitiren Hacer Tikankuş (71) için Narmanlı Camisi'nde ikindi vakti cenaze töreni düzenlendi.Tikankuş'un cenazesi kılınan namazın ardından Asri Mezarlığı'nda toprağa verildi.Cenaze namazına Yakutiye Kaymakamı Tuncay Kaldırım, aynı yangından yaralı kurtulan Tikankuş'un eşi Feramus, bekçi olarak görev yapan oğlu Yakup, aile yakınları ve çok sayıda polis katıldı.TOKİ Kavak Konutları'nda 4 Haziran'da çıkan yangında Tikankuş yaşamını yitirmiş, dumandan etkilenen eşi ile bir komşusu da Erzurum Şehir Hastanesi'nde tedaviye alınmıştı.Vali Aydın Baruş da olay yerinde incelemelerde bulunmuş, aile yakınlarını teselli etmiş ve gazetecilere yangının elektrikli ısıtıcıdan çıktığının tahmin edildiğini açıklamıştı. Baruş, tedaviye alınanları da hastanede ziyaret etmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/erzurum-da-yanginda-olen-diyaliz-hastasi-kadinin-cenazesi-defnedildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>UAEA, Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ne tesis dışı elektriğin yeniden sağlandığını duyurdu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/uaea-zaporijya-nukleer-guc-santrali-ne-tesis-disi-elektrigin-yeniden-saglandigini-duyurdu/858732/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/uaea-zaporijya-nukleer-guc-santrali-ne-tesis-disi-elektrigin-yeniden-saglandigini-duyurdu/858732/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:39:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Viyana — Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), 15 saatlik bir kesintinin ardından Ukrayna'daki Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ne tesis dışı elektrik beslemesinin yeniden sağlandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Viyana Haberleri — Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), 15 saatlik bir kesintinin ardından Ukrayna'daki Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ne tesis dışı elektrik beslemesinin yeniden sağlandığını bildirdi.UAEA'nın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.Açıklamada, Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ne, 15 saatlik bir kesintinin ardından bu sabah tesis dışı elektrik beslemesinin yeniden sağlandığı belirtildi.Açıklamada görüşlerine yer verilen UAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlamasından bu yana santralin 18 kez dış güç kaynağını kaybettiğini, elektrik şebekesinin son derece kırılgan olduğunu ifade etti.Grossi, UAEA arabuluculuğunda dün sabah yürürlüğe giren yerel ateşkes kapsamında onarım çalışmalarının acilen devam etmesi gerektiğini vurguladı.UAEA, dün, Ajans arabuluculuğunda sağlanan yerel ateşkesin, Zaporijya Nükleer Güç Santrali yakınlarındaki cephe hattında yürürlüğe girdiğini duyurmuştu.Ajans'tan dün yapılan bir diğer açıklamada, UAEA, Zaporijya Nükleer Güç Santrali yakınlarında varılan yerel ateşkes kapsamında bugün yapılan mayın temizleme çalışmaları sırasında meydana gelen ve bazı Rus askeri personelin yaralandığı ciddi bir olay hakkında bilgilendirildi. ifadesine yer verilmişti.Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da konuya ilişkin, Ukrayna'nın Avrupa çapında nükleer felaket yaratma derdinde olduğunu belirterek Uluslararası toplum için Ukrayna'dan kaynaklanan nükleer tehdidi ciddiye alma zamanı geldi. Bu tehdit kararlı şekilde bastırılmalı. değerlendirmesinde bulunmuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Viyana Haberleri — Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), 15 saatlik bir kesintinin ardından Ukrayna'daki Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ne tesis dışı elektrik beslemesinin yeniden sağlandığını bildirdi.UAEA'nın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.Açıklamada, Zaporijya Nükleer Güç Santrali'ne, 15 saatlik bir kesintinin ardından bu sabah tesis dışı elektrik beslemesinin yeniden sağlandığı belirtildi.Açıklamada görüşlerine yer verilen UAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlamasından bu yana santralin 18 kez dış güç kaynağını kaybettiğini, elektrik şebekesinin son derece kırılgan olduğunu ifade etti.Grossi, UAEA arabuluculuğunda dün sabah yürürlüğe giren yerel ateşkes kapsamında onarım çalışmalarının acilen devam etmesi gerektiğini vurguladı.UAEA, dün, Ajans arabuluculuğunda sağlanan yerel ateşkesin, Zaporijya Nükleer Güç Santrali yakınlarındaki cephe hattında yürürlüğe girdiğini duyurmuştu.Ajans'tan dün yapılan bir diğer açıklamada, UAEA, Zaporijya Nükleer Güç Santrali yakınlarında varılan yerel ateşkes kapsamında bugün yapılan mayın temizleme çalışmaları sırasında meydana gelen ve bazı Rus askeri personelin yaralandığı ciddi bir olay hakkında bilgilendirildi. ifadesine yer verilmişti.Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da konuya ilişkin, Ukrayna'nın Avrupa çapında nükleer felaket yaratma derdinde olduğunu belirterek Uluslararası toplum için Ukrayna'dan kaynaklanan nükleer tehdidi ciddiye alma zamanı geldi. Bu tehdit kararlı şekilde bastırılmalı. değerlendirmesinde bulunmuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/uaea-zaporijya-nukleer-guc-santrali-ne-tesis-disi-elektrigin-yeniden-saglandigini-duyurdu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Afyonkarahisar'da nikah dairesinde 06.06.2026 yoğunluğu yaşandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/afyonkarahisar-da-nikah-dairesinde-06-06-2026-yogunlugu-yasandi/858731/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/afyonkarahisar-da-nikah-dairesinde-06-06-2026-yogunlugu-yasandi/858731/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:36:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar — Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde 06.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Afyonkarahisar Haberleri — Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde 06.06.2026 tarihinin uyumundan yararlanarak evlenmek isteyen çiftler, nikah salonlarında yoğunluk oluşturdu. Sandıklı Belediyesi Evlendirme Memurluğuna aylar öncesinden başvuran ve hayatlarını akılda kalıcı bir tarihte birleştirmek isteyen çiftler, sabah saatlerinden itibaren sırayla nikah masasına oturdu. İlçede bugün 26 çiftin nikahı kıyıldı.Sandıklı Belediye Başkanı Adnan Öztaş, gazetecilere, 06.06.2026 tarihinin çiftler için unutulmaz bir anı olduğunu söyledi.İlçede bir günde kıyılan nikah sayısıyla rekor tazelediklerini dile getiren Öztaş, şöyle konuştu:Afyonkarahisar'ın en büyük ilçesi Sandıklı'da 26 nikah kıyarak bugüne özel bir rekor kırdık. Evlenen çiftlerin en büyük sorunu genellikle evlilik günlerini unutmasıydı. Bugün akılda kalıcı bir gün olduğu için yoğunluk oluştu. Evlenen tüm çiftlerimize ömür boyu mutluluklar diliyorum.- Bugün 26 sayısına ulaştıkEvlendirme memuru Kürşat Cengiz de çiftlerin bu özel gün için önceden rezervasyon yaptırdıklarını dile getirdi.Çiftlerin mutluluğuna şahitlik ettiklerini belirten Cengiz, Geçen yıl 05.05.2025 yılında 7 nikah kıymıştık. Bugün 26 sayısına ulaştık. Bu rakam bizim için önemli bir rekor oldu. Biz de çiftlerimize mutlu ve güzel günler diliyoruz. dedi.Nikahı kıyılan İlker Yasin Açıkgöz de bu tarihi özellikle seçtiklerini ifade ederek, Bizim için anlamı olsun diye nikahımızı bugün kıydırdık, çok mutluyuz. dedi.Gelin Mürüvvet Korkmaz ise birlikteliklerini bu özel tarihte birleştirdikleri için mutlu olduklarını söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Afyonkarahisar Haberleri — Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde 06.06.2026 tarihinin uyumundan yararlanarak evlenmek isteyen çiftler, nikah salonlarında yoğunluk oluşturdu. Sandıklı Belediyesi Evlendirme Memurluğuna aylar öncesinden başvuran ve hayatlarını akılda kalıcı bir tarihte birleştirmek isteyen çiftler, sabah saatlerinden itibaren sırayla nikah masasına oturdu. İlçede bugün 26 çiftin nikahı kıyıldı.Sandıklı Belediye Başkanı Adnan Öztaş, gazetecilere, 06.06.2026 tarihinin çiftler için unutulmaz bir anı olduğunu söyledi.İlçede bir günde kıyılan nikah sayısıyla rekor tazelediklerini dile getiren Öztaş, şöyle konuştu:Afyonkarahisar'ın en büyük ilçesi Sandıklı'da 26 nikah kıyarak bugüne özel bir rekor kırdık. Evlenen çiftlerin en büyük sorunu genellikle evlilik günlerini unutmasıydı. Bugün akılda kalıcı bir gün olduğu için yoğunluk oluştu. Evlenen tüm çiftlerimize ömür boyu mutluluklar diliyorum.- Bugün 26 sayısına ulaştıkEvlendirme memuru Kürşat Cengiz de çiftlerin bu özel gün için önceden rezervasyon yaptırdıklarını dile getirdi.Çiftlerin mutluluğuna şahitlik ettiklerini belirten Cengiz, Geçen yıl 05.05.2025 yılında 7 nikah kıymıştık. Bugün 26 sayısına ulaştık. Bu rakam bizim için önemli bir rekor oldu. Biz de çiftlerimize mutlu ve güzel günler diliyoruz. dedi.Nikahı kıyılan İlker Yasin Açıkgöz de bu tarihi özellikle seçtiklerini ifade ederek, Bizim için anlamı olsun diye nikahımızı bugün kıydırdık, çok mutluyuz. dedi.Gelin Mürüvvet Korkmaz ise birlikteliklerini bu özel tarihte birleştirdikleri için mutlu olduklarını söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/afyonkarahisar-da-nikah-dairesinde-06-06-2026-yogunlugu-yasandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ankara'da Filistinli çocuklar için Uçurtma Şenliği düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ankara-da-filistinli-cocuklar-icin-ucurtma-senligi-duzenlendi/858729/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ankara-da-filistinli-cocuklar-icin-ucurtma-senligi-duzenlendi/858729/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:28:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ankara'da NS Eğitim Derneği tarafından Filistinli çocuklar için Uçurtma Şenliği düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara'da NS Eğitim Derneği tarafından Filistinli çocuklar için Uçurtma Şenliği düzenlendi.Filistinli aileler ve çocukların katılımıyla Öveçler Vadisi'nde düzenlenen şenlikte, çocuklar için şişme oyun alanları kuruldu.Şenlikte çocuklar, Filistin bayrağı ve Türk bayrağı figürlerinin yer aldığı uçurtmaları gökyüzüyle buluşturdu.AA muhabirine konuşan Dernek Koordinatörü Muradiye Göktaş, dernek olarak, eğitim faaliyetlerinin yanı sıra ihtiyaç sahibi ailelere yönelik insani yardım çalışmalarını da büyük bir hassasiyetle yürüttüklerini söyledi.Göktaş, çocuklar ve ailelerine destek olmak için öncelikli hedefleri arasında onların eğitim, gıda ve temel yaşam ihtiyaçlarına katkı sağlamak yer aldığını belirterek, Bunun yanında, Gazze'de yaşanan insani krizden etkilenen kardeşlerimize yardım ulaştırmak için çeşitli destek kampanyaları düzenliyor ve dayanışma çalışmalarına katkı sunuyoruz. dedi.Hem gençlerin eğitimine destek olmaya hem de ihtiyaç sahibi insanların yanında olmaya gayret ettiklerini söyleyen Göktaş, Amacımız, iyiliği büyütmek, dayanışmayı güçlendirmek ve daha umut dolu bir geleceğin inşasına katkı sağlamaktır. ifadesini kullandı.Uçurtma şenliğinde Filistinli çocuklarla bir araya gelirken sadece bir uçurtma uçurmadıklarını, onların umutlarını, hayallerini ve özgür bir geleceğe olan inançlarını da gökyüzüne bıraktıklarını söyleyen Göktaş, her uçurtmanın çocukların barış içinde yaşayabileceği bir dünyanın mümkün olduğuna dair sessiz ama güçlü bir mesaj olacağına işaret etti.Göktaş, İnanıyoruz ki çocukların gülüşü susturulamaz, hayalleri sınırlandırılamaz. Gökyüzü nasıl herkese aitse, özgürlük de her çocuğun hakkıdır. Çünkü çocuklar savaşların değil, umutların ve yarınların sahibi olmalıdır. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara'da NS Eğitim Derneği tarafından Filistinli çocuklar için Uçurtma Şenliği düzenlendi.Filistinli aileler ve çocukların katılımıyla Öveçler Vadisi'nde düzenlenen şenlikte, çocuklar için şişme oyun alanları kuruldu.Şenlikte çocuklar, Filistin bayrağı ve Türk bayrağı figürlerinin yer aldığı uçurtmaları gökyüzüyle buluşturdu.AA muhabirine konuşan Dernek Koordinatörü Muradiye Göktaş, dernek olarak, eğitim faaliyetlerinin yanı sıra ihtiyaç sahibi ailelere yönelik insani yardım çalışmalarını da büyük bir hassasiyetle yürüttüklerini söyledi.Göktaş, çocuklar ve ailelerine destek olmak için öncelikli hedefleri arasında onların eğitim, gıda ve temel yaşam ihtiyaçlarına katkı sağlamak yer aldığını belirterek, Bunun yanında, Gazze'de yaşanan insani krizden etkilenen kardeşlerimize yardım ulaştırmak için çeşitli destek kampanyaları düzenliyor ve dayanışma çalışmalarına katkı sunuyoruz. dedi.Hem gençlerin eğitimine destek olmaya hem de ihtiyaç sahibi insanların yanında olmaya gayret ettiklerini söyleyen Göktaş, Amacımız, iyiliği büyütmek, dayanışmayı güçlendirmek ve daha umut dolu bir geleceğin inşasına katkı sağlamaktır. ifadesini kullandı.Uçurtma şenliğinde Filistinli çocuklarla bir araya gelirken sadece bir uçurtma uçurmadıklarını, onların umutlarını, hayallerini ve özgür bir geleceğe olan inançlarını da gökyüzüne bıraktıklarını söyleyen Göktaş, her uçurtmanın çocukların barış içinde yaşayabileceği bir dünyanın mümkün olduğuna dair sessiz ama güçlü bir mesaj olacağına işaret etti.Göktaş, İnanıyoruz ki çocukların gülüşü susturulamaz, hayalleri sınırlandırılamaz. Gökyüzü nasıl herkese aitse, özgürlük de her çocuğun hakkıdır. Çünkü çocuklar savaşların değil, umutların ve yarınların sahibi olmalıdır. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/ankara-da-filistinli-cocuklar-icin-ucurtma-senligi-duzenlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Niğde'de etkili olan yağışın ardından 3 araç sele kapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nigde-de-etkili-olan-yagisin-ardindan-3-arac-sele-kapildi/858728/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nigde-de-etkili-olan-yagisin-ardindan-3-arac-sele-kapildi/858728/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:21:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Niğde — Niğde'nin Gümüşler beldesinde etkili olan yağışın ardından 3 araç sele kapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Niğde Haberleri — Niğde'nin Gümüşler beldesinde etkili olan yağışın ardından 3 araç sele kapıldı. Kentte ikindi vakti etkili olan sağanak ve dolu hayatı olumsuz etkiledi. Dolu nedeniyle etraf beyaza büründü.Sağanak nedeniyle su birikintilerinin oluştuğu yollarda sürücüler ilerlemekte zorlandı.Gümüşler beldesinde yağışın ardından 3 araç sele kapıldı. Araçlarda kimsenin olmadığı öğrenildi.İl Jandarma Komutanı Albay Gürol Okyar, Gümüşler Belde Belediye Başkanı Bayram Uzan, DSİ İl Müdürü Ahmet Elbasan, İl Özel İdare Genel Sekreter Ali Nebol ve AFAD İl Müdürü Nihal Ören, beldede incelemede bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Niğde Haberleri — Niğde'nin Gümüşler beldesinde etkili olan yağışın ardından 3 araç sele kapıldı. Kentte ikindi vakti etkili olan sağanak ve dolu hayatı olumsuz etkiledi. Dolu nedeniyle etraf beyaza büründü.Sağanak nedeniyle su birikintilerinin oluştuğu yollarda sürücüler ilerlemekte zorlandı.Gümüşler beldesinde yağışın ardından 3 araç sele kapıldı. Araçlarda kimsenin olmadığı öğrenildi.İl Jandarma Komutanı Albay Gürol Okyar, Gümüşler Belde Belediye Başkanı Bayram Uzan, DSİ İl Müdürü Ahmet Elbasan, İl Özel İdare Genel Sekreter Ali Nebol ve AFAD İl Müdürü Nihal Ören, beldede incelemede bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/nigde-de-etkili-olan-yagisin-ardindan-3-arac-sele-kapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Stockholm'de İsrail'in, Filistin ve Lübnan saldırıları protesto edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/stockholm-de-israil-in-filistin-ve-lubnan-saldirilari-protesto-edildi/858727/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/stockholm-de-israil-in-filistin-ve-lubnan-saldirilari-protesto-edildi/858727/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:18:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Stockholms Lan — İsveç’in başkenti Stockholm’de, İsrail'in Filistin ve Lübnan'a yönelik saldırılarına tepki gösterildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Stockholms Lan Haberleri — İsveç’in başkenti Stockholm’de, İsrail'in Filistin ve Lübnan'a yönelik saldırılarına tepki gösterildi.Göstericiler, çok sayıda sivil toplum kuruluşunun çağrısıyla Odenplan Meydanı’nda bir araya geldi.Filistin, İran ve Lübnan bayraklarıyla şehir merkezine doğru yürüyen göstericiler, Soykırımı durdurun, Filistin ve Lübnan saldırıları durdurulsun ve Faşist İsrail yazılı döviz ve pankartlar taşıdı.Göstericiler, Soykırımcı İsrail, İsrail terör devletidir, İsrail çocukları öldürüyor ve Soykırımı durdurun sloganları attı.Gösteriye destek veren İsveçli aktivist Matilda Bergström, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazze'deki annelerin ve çocukların yaşadığı insani drama dikkati çekerek, uluslararası toplumu ve Avrupa Birliği'ni (AB) iki yüzlü politikalarından vazgeçmeye çağırdı.Filistin'de annelerin çok ağır şartlar altında hayatta kalma mücadelesi verdiğini vurgulayan Bergström, şu ifadeleri kullandı:İşgal ve çatışma altındaki Filistin'de anneler, çocuklarının ölümüne, sakatlanmasına ya da gözlerinin önünde kaybolup gitmesine şahit oluyor. Anneler, hiçbir tıbbi yardım ve sağlık desteği almadan doğum yapmak zorunda kalıyor. İsrail'in engellemeleri nedeniyle bebek maması ve ikame süt gibi en temel ihtiyaçlara bile ulaşılamıyor. Dünyanın en gelişmiş ebeveyn haklarına ve ücretsiz sağlık hizmetlerine sahip olan İsveç'te yaşayan bizlerin, bu imkanlardan mahrum bırakılan Filistinli annelerle dayanışma göstermekte ön saflarda yer alması gerekiyor.Bergström, küresel çaptaki çatışmaların arkasında sömürgecilik ve büyük şirketlerin ekonomik çıkarlarının yattığını savunarak, Savaşlardan, silahlardan ve insan haklarını çiğnemekten büyük paralar kazanan bir yapı var. İnsan hakları, bu şirketlerin kar etmesini engellediği için devreye sokulmuyor. Bu güçler, medyayı susturacak ve siyasetçileri etkileyecek kadar güçlü. Biz vatandaşlar olarak artık sorumluluk almalı ve bu gidişata yüksek sesle itiraz etmeliyiz. diye konuştu.- Açık bir çifte standarttırAvrupa Birliği'nin dış politikadaki tutumunu da eleştiren Bergström, AB içinde Filistin'e destek veren siyasetçiler olmasına rağmen somut adımların sürekli engellendiğini belirtti.Bergström, şunları kaydetti:AB'nin Ukrayna'nın arkasında durup ona her türlü desteği verirken, Filistinlilerin yanında durmaması açık bir çifte standarttır. AB Parlamentosunda, Filistin'e destek verilmesini ve ticari anlaşmaların askıya alınmasını talep eden birçok siyasetçi var ancak bu kararlar, bir türlü oylamadan geçemiyor. Sürekli olarak bu süreci frenleyen, engelleyen ülkelerin arkasında bazı çıkar ilişkileri ve finansal bağlar olduğunu düşünmemek elde değil. Küresel güçlerin bu hukuksuz ortaklıklarına karşı Çin, Afrika Birliği ve AB'nin daha net bir duruş sergilemesi gerekiyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Stockholms Lan Haberleri — İsveç’in başkenti Stockholm’de, İsrail'in Filistin ve Lübnan'a yönelik saldırılarına tepki gösterildi.Göstericiler, çok sayıda sivil toplum kuruluşunun çağrısıyla Odenplan Meydanı’nda bir araya geldi.Filistin, İran ve Lübnan bayraklarıyla şehir merkezine doğru yürüyen göstericiler, Soykırımı durdurun, Filistin ve Lübnan saldırıları durdurulsun ve Faşist İsrail yazılı döviz ve pankartlar taşıdı.Göstericiler, Soykırımcı İsrail, İsrail terör devletidir, İsrail çocukları öldürüyor ve Soykırımı durdurun sloganları attı.Gösteriye destek veren İsveçli aktivist Matilda Bergström, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazze'deki annelerin ve çocukların yaşadığı insani drama dikkati çekerek, uluslararası toplumu ve Avrupa Birliği'ni (AB) iki yüzlü politikalarından vazgeçmeye çağırdı.Filistin'de annelerin çok ağır şartlar altında hayatta kalma mücadelesi verdiğini vurgulayan Bergström, şu ifadeleri kullandı:İşgal ve çatışma altındaki Filistin'de anneler, çocuklarının ölümüne, sakatlanmasına ya da gözlerinin önünde kaybolup gitmesine şahit oluyor. Anneler, hiçbir tıbbi yardım ve sağlık desteği almadan doğum yapmak zorunda kalıyor. İsrail'in engellemeleri nedeniyle bebek maması ve ikame süt gibi en temel ihtiyaçlara bile ulaşılamıyor. Dünyanın en gelişmiş ebeveyn haklarına ve ücretsiz sağlık hizmetlerine sahip olan İsveç'te yaşayan bizlerin, bu imkanlardan mahrum bırakılan Filistinli annelerle dayanışma göstermekte ön saflarda yer alması gerekiyor.Bergström, küresel çaptaki çatışmaların arkasında sömürgecilik ve büyük şirketlerin ekonomik çıkarlarının yattığını savunarak, Savaşlardan, silahlardan ve insan haklarını çiğnemekten büyük paralar kazanan bir yapı var. İnsan hakları, bu şirketlerin kar etmesini engellediği için devreye sokulmuyor. Bu güçler, medyayı susturacak ve siyasetçileri etkileyecek kadar güçlü. Biz vatandaşlar olarak artık sorumluluk almalı ve bu gidişata yüksek sesle itiraz etmeliyiz. diye konuştu.- Açık bir çifte standarttırAvrupa Birliği'nin dış politikadaki tutumunu da eleştiren Bergström, AB içinde Filistin'e destek veren siyasetçiler olmasına rağmen somut adımların sürekli engellendiğini belirtti.Bergström, şunları kaydetti:AB'nin Ukrayna'nın arkasında durup ona her türlü desteği verirken, Filistinlilerin yanında durmaması açık bir çifte standarttır. AB Parlamentosunda, Filistin'e destek verilmesini ve ticari anlaşmaların askıya alınmasını talep eden birçok siyasetçi var ancak bu kararlar, bir türlü oylamadan geçemiyor. Sürekli olarak bu süreci frenleyen, engelleyen ülkelerin arkasında bazı çıkar ilişkileri ve finansal bağlar olduğunu düşünmemek elde değil. Küresel güçlerin bu hukuksuz ortaklıklarına karşı Çin, Afrika Birliği ve AB'nin daha net bir duruş sergilemesi gerekiyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/stockholm-de-israil-in-filistin-ve-lubnan-saldirilari-protesto-edildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gümüşhane'de karısını darbederek öldüren zanlı saklandığı depoda yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gumushane-de-karisini-darbederek-olduren-zanli-saklandigi-depoda-yakalandi/858726/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gumushane-de-karisini-darbederek-olduren-zanli-saklandigi-depoda-yakalandi/858726/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:09:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gümüşhane — Gümüşhane'nin Torul ilçesinde 2 Haziran'da eşini darbederek öldüren kişi, saklandığı depoda gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gümüşhane Haberleri — Gümüşhane'nin Torul ilçesinde 2 Haziran'da eşini darbederek öldüren kişi, saklandığı depoda gözaltına alındı. Merkez Mahallesi'ndeki evlerinin önünde eşi Arzu P'yi (26) darbederek öldürdükten sonra kaçan H.P. (27), polis ekiplerince ilçe merkezinde saklandığı depoda yakalandı.Gözaltına alınan zanlının emniyetteki işlemleri devam ediyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gümüşhane Haberleri — Gümüşhane'nin Torul ilçesinde 2 Haziran'da eşini darbederek öldüren kişi, saklandığı depoda gözaltına alındı. Merkez Mahallesi'ndeki evlerinin önünde eşi Arzu P'yi (26) darbederek öldürdükten sonra kaçan H.P. (27), polis ekiplerince ilçe merkezinde saklandığı depoda yakalandı.Gözaltına alınan zanlının emniyetteki işlemleri devam ediyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/gumushane-de-karisini-darbederek-olduren-zanli-saklandigi-depoda-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çin'in güneyinde mevsimsel yağışlar nedeniyle doğal afet uyarısı yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cin-in-guneyinde-mevsimsel-yagislar-nedeniyle-dogal-afet-uyarisi-yapildi/858725/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cin-in-guneyinde-mevsimsel-yagislar-nedeniyle-dogal-afet-uyarisi-yapildi/858725/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:09:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Pekin — Çin'in güneyindeki Çongçing vilayeti ile Guangşi Cuang Özerk Bölgesi'nde mevsimsel yağışların yol açabileceği sel, heyelan ve toprak kayması gibi doğal afet risklerine karşı acil durum ilan edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Pekin Haberleri — Çin'in güneyindeki Çongçing vilayeti ile Guangşi Cuang Özerk Bölgesi'nde mevsimsel yağışların yol açabileceği sel, heyelan ve toprak kayması gibi doğal afet risklerine karşı acil durum ilan edildi.Acil Durum Yönetimi Bakanlığından yapılan açıklamada, Çongçing'in merkezi ile Guangşi'nin kuzey ve güneydoğu kesiminde 9 Haziran'a kadar şiddetli yağışların beklendiği belirtildi.Söz konusu bölgelerde doğal afet riskinin yüksek olduğuna dikkat çekilen açıklamada, 4. seviye acil durum alarmına geçildiği kaydedildi.Öte yandan Guicou eyaletinin batı kesiminde halihazırda aktif olan 4. seviye acil durumun sürdürüleceği aktarılan açıklamada, bu bölgelerdeki yerel otoritelerden yağış durumunu ve sel koşullarını izlemeleri, insanları, kaynakları ve donanımları koruyacak tedbirleri almaları istendi.Çin'in 4 aşamalı acil durum uyarı sisteminde 4. seviye, en düşük acil hazırlık seviyesini ifade ediyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Pekin Haberleri — Çin'in güneyindeki Çongçing vilayeti ile Guangşi Cuang Özerk Bölgesi'nde mevsimsel yağışların yol açabileceği sel, heyelan ve toprak kayması gibi doğal afet risklerine karşı acil durum ilan edildi.Acil Durum Yönetimi Bakanlığından yapılan açıklamada, Çongçing'in merkezi ile Guangşi'nin kuzey ve güneydoğu kesiminde 9 Haziran'a kadar şiddetli yağışların beklendiği belirtildi.Söz konusu bölgelerde doğal afet riskinin yüksek olduğuna dikkat çekilen açıklamada, 4. seviye acil durum alarmına geçildiği kaydedildi.Öte yandan Guicou eyaletinin batı kesiminde halihazırda aktif olan 4. seviye acil durumun sürdürüleceği aktarılan açıklamada, bu bölgelerdeki yerel otoritelerden yağış durumunu ve sel koşullarını izlemeleri, insanları, kaynakları ve donanımları koruyacak tedbirleri almaları istendi.Çin'in 4 aşamalı acil durum uyarı sisteminde 4. seviye, en düşük acil hazırlık seviyesini ifade ediyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TBMM Başkanı Kurtulmuş, gazetecilerin sorularını yanıtladı: (2)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tbmm-baskani-kurtulmus-gazetecilerin-sorularini-yanitladi-2/858723/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tbmm-baskani-kurtulmus-gazetecilerin-sorularini-yanitladi-2/858723/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:06:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tbmm — Önümüzdeki yasal mevzuat çok açıktır ki Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı ya da herhangi bir partinin genel başkanı da kendi partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek hiçbir madde yok - Silahların bırakılması, teslimi konusunda İmralı'nın iradesinin dışında da ciddi bir gecikme olduğunu görüyoruz. Ümit ederim ki buradaki gecikme bir an evvel kaldırılır. Direnç varsa örgüt bu direncini artık tamamen kaldırır ve adımlar atılır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tbmm Haberleri — TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Önümüzdeki yasal mevzuat çok açıktır ki Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı ya da herhangi bir partinin genel başkanı da kendi partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek hiçbir madde yok. Dolayısıyla biz buna göre hareket etmek durumundayız. dedi. Kurtulmuş, Finlandiya ve İsveç'e yönelik resmi ziyaretinin dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.Radikal Yahudi grupların Gazze'nin tamamının ilhak edilmesine yönelik açıklamaları hatırlatılarak Gazze de mi ilhak edilecek? sorusu yöneltilen Kurtulmuş, siyonist ideoloji içerisinde, Gazze'nin, Arz-ı Mevud'un tam göbeğinde bulunduğunu söyledi.İsrail'in Gazze'nin yanı sıra Beyrut'u da bombaladığını çünkü kendileri için ideolojik formasyonları bakımından önemli yerler olduğunu ifade eden Kurtulmuş, İsrail'in Gazze'deki direnişin yok edilmesi için çalıştığını ancak Filistin halkının güçlü şekilde direndiğini belirtti.Mısır'ın İsrail'e karşı tavrına ilişkin de değerlendirmelerini paylaşan Kurtulmuş, İsrail'in kurulma sürecinden önceki savaşlarda bugüne benzer şekilde direnen Filistin halkı bulunduğunu ancak Arap ülkelerinin duyarsızlığı, plansızlığı ve müşterek hareket edememesi nedeniyle İsrail devletinin kurulduğu süreci anlattı.1967'deki Altı Gün Savaşı'nda aynı tutarsızlığın bir kere daha yaşandığını hatırlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:İsrail'in gücü, karşısındaki Arap ülkelerinin, Müslüman ülkelerinin bütünleşik bir şekilde hareket edememesidir. Bugün de öyledir. En büyük gücü kendi silahı, topu tüfeği, Amerika'nın gücü değil, Müslüman dünyasının bölünüp parçalanmış olmasıdır, iradesiz olmasıdır. Bugün de bu dağınıklık devam ediyor ama çok acı bir şekilde tecrübe edildi ki Mısır, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri şunu gördüler; ABD istese de bu ülkelerin güvenliğini sağlayamaz ya da sağlamaz. Özellikle Katar'daki müzakere heyetini İsrail'in bombalamasıyla birlikte bu, çok net ortaya çıktı. Orada mesaj ne Katar'aydı ne Filistinli müzakere heyetineydi, kanaatimce İsrail'in mesajı Amerika'yaydı. Amerika'ya dedi ki 'Sen trilyon dolarlar alsan da bu ülkelerin güvenliğini sağlayamazsın.' Dolayısıyla bu kadar acı tecrübelerden sonra artık ben tüm bölge ülkelerinde siyasetçilerin gözünün açılmış olduğunu ümit ediyorum, açılması gerektiğini düşünüyorum.Körfez ülkeleri ve Arap ülkelerinin ortak projelerle kendi güvenliklerini sağlamak için kendi iş birlikleriyle kendilerine özgün bir güvenlik şemsiyesi oluşturması gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, bunun Mısır için de geçerli olduğunu, aksi takdirde İsrail'in şımarıklığıyla bu ülkelerden hiçbirini ciddiye almayacağını ve hiçbirini kendisi için ciddi bir tehdit olarak görmeyeceğini söyledi.Bölgenin kendi kaderini kendi tayin etmesine müsaade edilir mi? sözleri üzerine Kurtulmuş, dünyanın bugün eskisi gibi hegemonist ülkelerin istediklerini yapabileceği bir yer olmadığını belirtti.Güç dengelerinin çok değiştiğini, çok güçlü olduğu zannedilen ülkelerin artık kendi arka bahçeleri kabul ettikleri bölgelerde gelişmelere müdahale edemez duruma geldiğini aktaran Kurtulmuş, Afrika ve Asya'daki birçok ülkede yaşanan gelişmelerin bunun açık bir göstergesi olduğunu bildirdi.Artık çok kutuplu, çok merkezli yeni bir dünyaya doğru geçildiğine işaret eden Kurtulmuş, Bu sancılar da bu geçişin doğum sancısı. Bu süreçte çok farklı bölgeler, ağırlık merkezleri olarak ortaya çıkmakta. Dolayısıyla herkesin kendi milli ve bölgesel çıkarlarını önceleyerek, ittifaklarını genişleterek devam etmesi lazım. Artık hiçbir hegemon gücün başka bir ülkeye faydası olmayacaktır. değerlendirmesinde bulundu.Türkiye açısından aydınlık bir gelecek, tablo var mı? sorusuna ise Kurtulmuş, şöyle yanıt verdi:Türkiye doğru bir istikamette ilerliyor. Bu kadar büyük türbülansların yaşandığı bir dönemde inşallah siyasi istikrarımızı koruyarak, bütünlüğümüzü koruyarak, kendi problem alanlarımızı hızla çözmeyi başararak yolumuza devam edersek Türkiye çok iyi bir ivme yakalamıştır. Bu ivmeyi de inşallah yukarıya doğru sürdürebilecek güce, potansiyele sahiptir. Savunma sanayii başta olmak üzere birçok yüksek teknoloji alanında da Türkiye önemli bir merkez haline geliyor. Uluslararası çatışma çözümlerinde sözüne itibar edilir, ciddi bir arabulucu ülke konumunu güçlendiriyor. Bölgesindeki ve dünyadaki birçok çatışmaya yeni, barışçıl görüşler ve perspektifler geliştirebilmeyi başarabiliyor. Sözü, geçmişe göre daha itibarlı bir ülke konumundayız. Ümit ederim ki bu istikamette devam edersek daha etkili bir ülke olacağız.- CHP Genel Merkezi ve Grup Başkanlığı tarafından gelmiş yazılar varMeclis'te salı günü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısında konuşacağının açıklandığı hatırlatılarak, Burada bir kargaşa olur mu, bu konuda bir düşünceniz var mı? Sizin tavrınız hala aynı mı? şeklindeki soruyu yanıtlayan Kurtulmuş, CHP içerisindeki çelişkiyi üzülerek takip ettiğini belirtti.Meclis Başkanı olarak CHP içindeki bu konuların tarafı olmamaya ilk andan itibaren büyük özen gösterdiğini söyleyen Kurtulmuş, Nihayetinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, bu konularda Meclis İçtüzüğü ve partilerin grup iç yönetmelikleriyle sınırlıdır. Oradan gelecek yazılara göre biz kararlarımızı almak durumundayız. Ortada CHP Genel Merkezi ve CHP Grup Başkanlığı tarafından gelmiş yazılar var. CHP Meclis Grup Başkanvekillerinin imzasıyla Grup Başkanı olarak geçen hafta Sayın Özel grup toplantısı yaptı. Aynı şekilde önümüzdeki yasal mevzuat çok açıktır ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı ya da herhangi bir partinin genel başkanı da kendi partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek hiçbir madde yok. Dolayısıyla biz buna göre hareket etmek durumundayız. dedi.Geçmişte benzer bir uygulamaya ilişkin örnek veren Kurtulmuş, Sayın Murat Karayalçın, Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı ama milletvekili değil. Sayın Karayalçın’a rağmen Aydın Güven Gürkan Meclis Grup Başkanı olarak seçiliyor. Bu konuyla ilgili nasıl hareket edileceğine ilişkin o zamanki TBMM Başkanı rahmetli (Hüsamettin) Cindoruk'a soruluyor. Cindoruk da biz “Meclis Başkanlığı olarak bir partinin iç işlerinde taraf değiliz” diye çok açık bir şekilde konumunu belli ediyor ve orada hem grup başkanlığından gelen yazıyı kabul ediyor hem de o zamanki Sayın Genel Başkan Murat Karayalçın meclis grubunda konuşma yapıyor. değerlendirmesinde bulundu.TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:Meclis Başkanlığı açısından konu dün de açıktı, bugün de açıktır. Çok az sayıda da olsa bazı siyasi yorumcular, Meclis Başkanlığını bu konunun tarafı yapmaya kalkmasınlar. Bu meselenin çözüm yeri Cumhuriyet Halk Partisinin kurumsal kimliğidir. Burada Meclis Başkanlığı olarak bizim mevzuat, kanunlar, kararlar çerçevesinde bir katkımız olacaksa samimiyetle Cumhuriyet Halk Partisinin kendi meselesini halletmesi için destek olmaya hazırız.Bir yazı göndermiştiniz, bir yanıt geldi mi? sorusu üzerine ise Kurtulmuş, TBMM Genel Sekreterliği ile yazışmalar oldu; yurt dışı resmî ziyaretlerim sırasında takip ettim. Hangi yazıların geldiğine detaylıca bakmaya devam edeceğiz ama yasal çerçevede elimizdeki mevzuat açısından durum özetle anlattığım gibidir. ifadelerini kullandı.Size yönelik birtakım eleştiriler oldu. Siz tam olarak burada 'Neden eleştirildim?' sorusunu kendinize sordunuz mu? şeklindeki soruyu Kurtulmuş, Siyasette eleştiri doğaldır ama herkes şunu bilsin ki Meclis Başkanlığı gündelik siyasetin, politik polemiklerin daha açık bir ifadeyle siyasi magazinin gündemi olamaz, olmamalıdır. Olmaması için şahsen büyük bir özen ve gayret gösteriyorum. Aynı şekilde yorumcu ve gazeteci arkadaşlardan da demokratik teamüller çerçevesinde hassasiyet bekliyorum. diye yanıtladı.Meclis Başkanlığı kapıyı kapatabilir mi? sorusuna ise Kurtulmuş, Ben ne yapacağımı da yapmayacağımı da gayet iyi biliyorum. Meclis İçtüzüğü'nün ve partilerin grup iç yönetmeliklerinin hangi yetkileri verdiğinin farkındayım. Bu anlamda Meclis iç mevzuatı bakımından söylüyorum, herhangi bir partinin Meclisteki iç işleyişiyle ilgili TBMM Başkanlığına bırakılmış bir inisiyatif yoktur. cevabını verdi.- Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerTBMM Başkanı Kurtulmuş, Pervin Buldan'ın 'Yeni bir yasa taslağı gündeme gelecek, süreç en yakın zamanda ete kemiğe bürünecek.' ifadesi var. Ne zaman ete kemiğe bürüneceğinin ötesinde burada sahadaki teyitleşme tamam mı? Silahların yakılması süreci bitti mi? Buna ilişkin elimizde bir done var mı? Meclis sonuçta bununla ilgili bir adım atacak mı? sorusunu da yanıtladı.Yaklaşık 7 aylık bir çalışmanın, 21 toplantının sonucunda oluştuğunu, çok derin tartışmalarla ortaya çıkmış bir rapor ve esasında bir ittifak bulunduğunu belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:O raporun önemli başlıklarından birisi de altıncı ve yedinci bölümler. İlki terör örgütünün silahları bırakmasıyla birlikte yapılacak olan yasal düzenlemeler, yedinci bölümde de genel olarak demokratikleşmeyle ilgili yasal adımlar konusunda siyasi partilerin mutabakatı var. Dolayısıyla bu yeni bir durum değil. Bu mutabakatın gereğinin yapılması lazım. Benim de şahsi kanaatim, 'Demir tavında dövülür.' diye bir tabirimiz var. Mesele bu noktaya gelmişken, bölgesel şartlar ve Türkiye'nin siyasi dengeleri de fevkalade olumlu bir atmosfer oluşturuyorken bu adımların atılması lazım ki kimseye mazeret kapısı açık bırakılmasın.Raporun en kritik noktalarından birisi, herkesin ittifakla kabul ettiği, 'kritik eşik' tanımlamasıdır. Raporun kritik eşiği olarak da örgütün silahlarını bıraktığı, kendisini tasfiye ettiğinin güvenlik birimlerince ölçülebilir, denetlenebilir bir şekilde ortaya konulması ve hatta orada kurulacak olan bir mekanizmanın zaman zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne de bilgi vermesi... Bunların hepsi raporumuzda kabul edilen konular. Burada sorumluluk ilgili güvenlik birimlerindedir. Onlar 'Evet, bu konularda yeterli adımlar atıldı. Türkiye'nin terörden kurtulması ve terör riskinin ortadan kalktığını gösteren, yeterli ölçülebilir emareler vardır.' derse bu süreç hızlanır. Hayırlı işte acele etmek lazım.Nerede duraksıyor? Siz söylüyorsunuz, Devlet (Bahçeli) Bey 'Hadi artık.' diyor, Feti Bey öyle, Sayın Cumhurbaşkanı benzeri... Peki bu 'Hadi' dediğimiz kişiler kim? Yani örgüt mü silahı bırakmıyor yoksa bizim güvenlik birimlerimiz hala emin değil mi? Sözünü ettiğiniz mekanizma henüz daha kurulmadı herhalde. Silahları bırakmıyorlar mı bunlar? sorusu yöneltilen Kurtulmuş, Süleymaniye'de silahların yakılması çok sembolikti ama çok değerliydi. Eğer ondan sonra örgüt, üzerine düşen sorumlulukları hızlı bir şekilde yerine getirmeye devam etseydi zaten bu iş çoktan bitmişti, yasal düzenlemelerin hepsi yapılmış olurdu. Dolayısıyla burada silahların bırakılması, teslimi konusunda İmralı'nın iradesinin dışında da ciddi bir gecikme olduğunu görüyoruz. Ümit ederim ki buradaki gecikme bir an evvel kaldırılır. Direnç varsa örgüt, bu direncini artık tamamen kaldırır ve adımlar atılır. ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan başlayarak aşağıya kadar çok sağlam bir irade bulunduğunu vurgulayan Kurtulmuş, Siyaset üzerine düşen görevi yaptı, rapor yerine geldi. Neler yapılabileceği, ne tür bir yasa yazılacak o bile raporda ana hatlarıyla ortaya konuldu. Burada 'Tamam, artık silahlar bırakılmıştır.' konusunun yerine getirilmesi lazım. dedi.Hem İsrail'in Lübnan saldırıları hem de Suriye'deki bazı ayrılıkçı grupların, Dürzi grupların silahlanması süreçlerinin muhtemelen örgütün içerisindeki bazı gruplara Acaba bize buradan bir pozisyon doğuyor mu? gibi bir ümit ortaya çıkardığını ifade eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:Ancak Ahmed Şara hükümetinin ve orada PYD ile birlikte yeni Suriye yönetiminin çok hızlı bir entegrasyon sürecinin, beklenenden de başarılı bir şekilde devam ediyor olması oradaki ümidi suya düşürmüş oldu örgüt bakımından. İkincisi de İran'daki olaylar. Özellikle başlangıçta rejim değiştirilmesi hedef alındığı için Amerika tarafından, oradaki gruplar, PJAK silahlandırılıp, onların da halkı silahlandırması beklentisi muhtemelen oluştu ama o konunun da öyle olmadığı anlaşıldı. Zaten tüm gruplar için detayları ayrı konu olmak üzere Trump kendisi söyledi. Silah verdik, silahları cebine attılar, halka vermediler gibi bir şey söyledi. Dolayısıyla oradan da bir ümit ışığı olmadığı için artık silah bırakma konusunda örgütün herhangi bir başka yanlış yola sapmayacağını düşünüyorum.İsrail'in bölgedeki gelişmelere yönelik el atından müdahalelerinin olduğuna yönelik iddiaların bulunduğu, bunun da Türkiye'deki yeni anayasa adımlarına engel olup olmayacağı sorusuna Kurtulmuş, Olmaz. yanıtını verdi.TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:Terör meselesinde de şöyle görmek lazım. PKK cebindeki son tabancaya kadar getirip teslim etse bile Allah muhafaza yarın bir gün herhangi bir terör örgütünün güçlenmesine neden olacak toplumsal ve siyasi şartlar ortaya çıkarsa, zaten bu örgüte şimdiye kadar silah verenler yarın çok daha gelişmiş silahları, çok daha fazla miktarda verirler, bunu ya da başka bir örgütü Türkiye'nin başına bela etmek isteyebilirler. Burada siyasi akıl şunu gerektiriyor, herhangi bir örgütün, herhangi bir Kürt gencini artık yönlendirerek, eline silah vererek dağa süremeyeceği bir siyasal ortamın oluşturulması. Demokratik siyasal akıl bunu gerektiriyor. O da Türkiye'nin sadece Türkiye Kürtleri için değil bütün bölge Kürtleri için de yüzünü döneceği, demokratik bakımdan, kalkınma bakımından itibar edeceği çekim merkezi olan bir ülke haline getirilmesidir. Fiilen böyledir, oluşmuş tortunun da ortadan kaldırılması, bölgedeki insanların hepsinin gerçekten yüzünü döndürdüğü bir Türkiye'nin oluşturulması, bence esas mesele odur. İmralı'nın söylediği, 'eldeki silahı bırakmaktan daha önemli olan zihinlerdeki silahı bırakma meselesi' de aslında böyle bir şeydir. Yani yarın bir gün herhangi bir devletin, ülkenin araya girip burada insanları silahlandırmayacağı bir ortamı sağlamak, herkesin 'Burası benim ülkem, benim vatanım, burada bulunmaktan bu kültürün, bu devletin, bu milletin içinde yaşamaktan huzur duyuyorum.' diyebileceği bir ortamı tesis etmek zorundayız.- FETÖ, diğer tüm örgütlerden farklı bir yapıCHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun partisindeki bazı kişileri FETÖ ile ilişkilendiren açıklamaları hatırlatılan Kurtulmuş, Hayatım boyunca başka bir siyasinin söylediği şeyi yorumlamadım, neyi kastetti, kimi kastetti bilmem. dedi.15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçtiğini anımsatan Kurtulmuş, 10 sene geçmiş olmasına rağmen FETÖ'nün artıklarının birtakım yerlerde, birtakım köşelerde sinsi sinsi varlıklarını sürdürdükleri hatta el altından birtakım örgütlenmelere devam etmeleri muhtemeldir. Bu konuda da devlet kurumları büyük bir titizlikle, dikkatle meselenin üstüne gidiyor. diye konuştu.Zaman zaman yapılan operasyonlarla FETÖ'nün artıklarının ayıklanmaya çalışıldığına işaret eden Kurtulmuş, FETÖ diye bahsettiğimiz örgüt, diğer tüm örgütlerden farklı bir yapı. Elle tutamadığınız bir örgüt. 15 Temmuz'dan önce de tanımlamıştım. Duman gibi bir şey, yakaladım zannettiğiniz yerde kaçıyor. Dolayısıyla buna karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti, büyük bir devlet aklıyla ve kararlılıkla mücadele ediyor. Bu herhangi bir siyasi partinin, herhangi bir siyasi görüşün mücadelesi değil, Türkiye'nin tamamının ortak mücadelesi olarak görülmelidir. açıklamasında bulundu.Televizyon kanallarını da ilgilendiren sosyal medyaya yönelik kanun teklifi çalışmaları hatırlatılarak Buna ilişkin bir gelişme olabilir mi? şeklinde soruya Kurtulmuş, Olur, neden olmasın. Sizlerin de medya olarak bütün siyasi gruplar üzerinde tabiri caizse bu fikri olgunlaştırarak neye ihtiyaç varsa o yasayı çıkarmak mümkündür. Meclis bunu yapar. yanıtını verdi.Kurtulmuş, soru üzerine söz konusu yasanın bu yasama döneminde de olabileceğini bildirdi.(Bitti)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tbmm Haberleri — TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Önümüzdeki yasal mevzuat çok açıktır ki Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı ya da herhangi bir partinin genel başkanı da kendi partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek hiçbir madde yok. Dolayısıyla biz buna göre hareket etmek durumundayız. dedi. Kurtulmuş, Finlandiya ve İsveç'e yönelik resmi ziyaretinin dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.Radikal Yahudi grupların Gazze'nin tamamının ilhak edilmesine yönelik açıklamaları hatırlatılarak Gazze de mi ilhak edilecek? sorusu yöneltilen Kurtulmuş, siyonist ideoloji içerisinde, Gazze'nin, Arz-ı Mevud'un tam göbeğinde bulunduğunu söyledi.İsrail'in Gazze'nin yanı sıra Beyrut'u da bombaladığını çünkü kendileri için ideolojik formasyonları bakımından önemli yerler olduğunu ifade eden Kurtulmuş, İsrail'in Gazze'deki direnişin yok edilmesi için çalıştığını ancak Filistin halkının güçlü şekilde direndiğini belirtti.Mısır'ın İsrail'e karşı tavrına ilişkin de değerlendirmelerini paylaşan Kurtulmuş, İsrail'in kurulma sürecinden önceki savaşlarda bugüne benzer şekilde direnen Filistin halkı bulunduğunu ancak Arap ülkelerinin duyarsızlığı, plansızlığı ve müşterek hareket edememesi nedeniyle İsrail devletinin kurulduğu süreci anlattı.1967'deki Altı Gün Savaşı'nda aynı tutarsızlığın bir kere daha yaşandığını hatırlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:İsrail'in gücü, karşısındaki Arap ülkelerinin, Müslüman ülkelerinin bütünleşik bir şekilde hareket edememesidir. Bugün de öyledir. En büyük gücü kendi silahı, topu tüfeği, Amerika'nın gücü değil, Müslüman dünyasının bölünüp parçalanmış olmasıdır, iradesiz olmasıdır. Bugün de bu dağınıklık devam ediyor ama çok acı bir şekilde tecrübe edildi ki Mısır, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri şunu gördüler; ABD istese de bu ülkelerin güvenliğini sağlayamaz ya da sağlamaz. Özellikle Katar'daki müzakere heyetini İsrail'in bombalamasıyla birlikte bu, çok net ortaya çıktı. Orada mesaj ne Katar'aydı ne Filistinli müzakere heyetineydi, kanaatimce İsrail'in mesajı Amerika'yaydı. Amerika'ya dedi ki 'Sen trilyon dolarlar alsan da bu ülkelerin güvenliğini sağlayamazsın.' Dolayısıyla bu kadar acı tecrübelerden sonra artık ben tüm bölge ülkelerinde siyasetçilerin gözünün açılmış olduğunu ümit ediyorum, açılması gerektiğini düşünüyorum.Körfez ülkeleri ve Arap ülkelerinin ortak projelerle kendi güvenliklerini sağlamak için kendi iş birlikleriyle kendilerine özgün bir güvenlik şemsiyesi oluşturması gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, bunun Mısır için de geçerli olduğunu, aksi takdirde İsrail'in şımarıklığıyla bu ülkelerden hiçbirini ciddiye almayacağını ve hiçbirini kendisi için ciddi bir tehdit olarak görmeyeceğini söyledi.Bölgenin kendi kaderini kendi tayin etmesine müsaade edilir mi? sözleri üzerine Kurtulmuş, dünyanın bugün eskisi gibi hegemonist ülkelerin istediklerini yapabileceği bir yer olmadığını belirtti.Güç dengelerinin çok değiştiğini, çok güçlü olduğu zannedilen ülkelerin artık kendi arka bahçeleri kabul ettikleri bölgelerde gelişmelere müdahale edemez duruma geldiğini aktaran Kurtulmuş, Afrika ve Asya'daki birçok ülkede yaşanan gelişmelerin bunun açık bir göstergesi olduğunu bildirdi.Artık çok kutuplu, çok merkezli yeni bir dünyaya doğru geçildiğine işaret eden Kurtulmuş, Bu sancılar da bu geçişin doğum sancısı. Bu süreçte çok farklı bölgeler, ağırlık merkezleri olarak ortaya çıkmakta. Dolayısıyla herkesin kendi milli ve bölgesel çıkarlarını önceleyerek, ittifaklarını genişleterek devam etmesi lazım. Artık hiçbir hegemon gücün başka bir ülkeye faydası olmayacaktır. değerlendirmesinde bulundu.Türkiye açısından aydınlık bir gelecek, tablo var mı? sorusuna ise Kurtulmuş, şöyle yanıt verdi:Türkiye doğru bir istikamette ilerliyor. Bu kadar büyük türbülansların yaşandığı bir dönemde inşallah siyasi istikrarımızı koruyarak, bütünlüğümüzü koruyarak, kendi problem alanlarımızı hızla çözmeyi başararak yolumuza devam edersek Türkiye çok iyi bir ivme yakalamıştır. Bu ivmeyi de inşallah yukarıya doğru sürdürebilecek güce, potansiyele sahiptir. Savunma sanayii başta olmak üzere birçok yüksek teknoloji alanında da Türkiye önemli bir merkez haline geliyor. Uluslararası çatışma çözümlerinde sözüne itibar edilir, ciddi bir arabulucu ülke konumunu güçlendiriyor. Bölgesindeki ve dünyadaki birçok çatışmaya yeni, barışçıl görüşler ve perspektifler geliştirebilmeyi başarabiliyor. Sözü, geçmişe göre daha itibarlı bir ülke konumundayız. Ümit ederim ki bu istikamette devam edersek daha etkili bir ülke olacağız.- CHP Genel Merkezi ve Grup Başkanlığı tarafından gelmiş yazılar varMeclis'te salı günü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısında konuşacağının açıklandığı hatırlatılarak, Burada bir kargaşa olur mu, bu konuda bir düşünceniz var mı? Sizin tavrınız hala aynı mı? şeklindeki soruyu yanıtlayan Kurtulmuş, CHP içerisindeki çelişkiyi üzülerek takip ettiğini belirtti.Meclis Başkanı olarak CHP içindeki bu konuların tarafı olmamaya ilk andan itibaren büyük özen gösterdiğini söyleyen Kurtulmuş, Nihayetinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, bu konularda Meclis İçtüzüğü ve partilerin grup iç yönetmelikleriyle sınırlıdır. Oradan gelecek yazılara göre biz kararlarımızı almak durumundayız. Ortada CHP Genel Merkezi ve CHP Grup Başkanlığı tarafından gelmiş yazılar var. CHP Meclis Grup Başkanvekillerinin imzasıyla Grup Başkanı olarak geçen hafta Sayın Özel grup toplantısı yaptı. Aynı şekilde önümüzdeki yasal mevzuat çok açıktır ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı ya da herhangi bir partinin genel başkanı da kendi partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek hiçbir madde yok. Dolayısıyla biz buna göre hareket etmek durumundayız. dedi.Geçmişte benzer bir uygulamaya ilişkin örnek veren Kurtulmuş, Sayın Murat Karayalçın, Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı ama milletvekili değil. Sayın Karayalçın’a rağmen Aydın Güven Gürkan Meclis Grup Başkanı olarak seçiliyor. Bu konuyla ilgili nasıl hareket edileceğine ilişkin o zamanki TBMM Başkanı rahmetli (Hüsamettin) Cindoruk'a soruluyor. Cindoruk da biz “Meclis Başkanlığı olarak bir partinin iç işlerinde taraf değiliz” diye çok açık bir şekilde konumunu belli ediyor ve orada hem grup başkanlığından gelen yazıyı kabul ediyor hem de o zamanki Sayın Genel Başkan Murat Karayalçın meclis grubunda konuşma yapıyor. değerlendirmesinde bulundu.TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:Meclis Başkanlığı açısından konu dün de açıktı, bugün de açıktır. Çok az sayıda da olsa bazı siyasi yorumcular, Meclis Başkanlığını bu konunun tarafı yapmaya kalkmasınlar. Bu meselenin çözüm yeri Cumhuriyet Halk Partisinin kurumsal kimliğidir. Burada Meclis Başkanlığı olarak bizim mevzuat, kanunlar, kararlar çerçevesinde bir katkımız olacaksa samimiyetle Cumhuriyet Halk Partisinin kendi meselesini halletmesi için destek olmaya hazırız.Bir yazı göndermiştiniz, bir yanıt geldi mi? sorusu üzerine ise Kurtulmuş, TBMM Genel Sekreterliği ile yazışmalar oldu; yurt dışı resmî ziyaretlerim sırasında takip ettim. Hangi yazıların geldiğine detaylıca bakmaya devam edeceğiz ama yasal çerçevede elimizdeki mevzuat açısından durum özetle anlattığım gibidir. ifadelerini kullandı.Size yönelik birtakım eleştiriler oldu. Siz tam olarak burada 'Neden eleştirildim?' sorusunu kendinize sordunuz mu? şeklindeki soruyu Kurtulmuş, Siyasette eleştiri doğaldır ama herkes şunu bilsin ki Meclis Başkanlığı gündelik siyasetin, politik polemiklerin daha açık bir ifadeyle siyasi magazinin gündemi olamaz, olmamalıdır. Olmaması için şahsen büyük bir özen ve gayret gösteriyorum. Aynı şekilde yorumcu ve gazeteci arkadaşlardan da demokratik teamüller çerçevesinde hassasiyet bekliyorum. diye yanıtladı.Meclis Başkanlığı kapıyı kapatabilir mi? sorusuna ise Kurtulmuş, Ben ne yapacağımı da yapmayacağımı da gayet iyi biliyorum. Meclis İçtüzüğü'nün ve partilerin grup iç yönetmeliklerinin hangi yetkileri verdiğinin farkındayım. Bu anlamda Meclis iç mevzuatı bakımından söylüyorum, herhangi bir partinin Meclisteki iç işleyişiyle ilgili TBMM Başkanlığına bırakılmış bir inisiyatif yoktur. cevabını verdi.- Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerTBMM Başkanı Kurtulmuş, Pervin Buldan'ın 'Yeni bir yasa taslağı gündeme gelecek, süreç en yakın zamanda ete kemiğe bürünecek.' ifadesi var. Ne zaman ete kemiğe bürüneceğinin ötesinde burada sahadaki teyitleşme tamam mı? Silahların yakılması süreci bitti mi? Buna ilişkin elimizde bir done var mı? Meclis sonuçta bununla ilgili bir adım atacak mı? sorusunu da yanıtladı.Yaklaşık 7 aylık bir çalışmanın, 21 toplantının sonucunda oluştuğunu, çok derin tartışmalarla ortaya çıkmış bir rapor ve esasında bir ittifak bulunduğunu belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:O raporun önemli başlıklarından birisi de altıncı ve yedinci bölümler. İlki terör örgütünün silahları bırakmasıyla birlikte yapılacak olan yasal düzenlemeler, yedinci bölümde de genel olarak demokratikleşmeyle ilgili yasal adımlar konusunda siyasi partilerin mutabakatı var. Dolayısıyla bu yeni bir durum değil. Bu mutabakatın gereğinin yapılması lazım. Benim de şahsi kanaatim, 'Demir tavında dövülür.' diye bir tabirimiz var. Mesele bu noktaya gelmişken, bölgesel şartlar ve Türkiye'nin siyasi dengeleri de fevkalade olumlu bir atmosfer oluşturuyorken bu adımların atılması lazım ki kimseye mazeret kapısı açık bırakılmasın.Raporun en kritik noktalarından birisi, herkesin ittifakla kabul ettiği, 'kritik eşik' tanımlamasıdır. Raporun kritik eşiği olarak da örgütün silahlarını bıraktığı, kendisini tasfiye ettiğinin güvenlik birimlerince ölçülebilir, denetlenebilir bir şekilde ortaya konulması ve hatta orada kurulacak olan bir mekanizmanın zaman zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne de bilgi vermesi... Bunların hepsi raporumuzda kabul edilen konular. Burada sorumluluk ilgili güvenlik birimlerindedir. Onlar 'Evet, bu konularda yeterli adımlar atıldı. Türkiye'nin terörden kurtulması ve terör riskinin ortadan kalktığını gösteren, yeterli ölçülebilir emareler vardır.' derse bu süreç hızlanır. Hayırlı işte acele etmek lazım.Nerede duraksıyor? Siz söylüyorsunuz, Devlet (Bahçeli) Bey 'Hadi artık.' diyor, Feti Bey öyle, Sayın Cumhurbaşkanı benzeri... Peki bu 'Hadi' dediğimiz kişiler kim? Yani örgüt mü silahı bırakmıyor yoksa bizim güvenlik birimlerimiz hala emin değil mi? Sözünü ettiğiniz mekanizma henüz daha kurulmadı herhalde. Silahları bırakmıyorlar mı bunlar? sorusu yöneltilen Kurtulmuş, Süleymaniye'de silahların yakılması çok sembolikti ama çok değerliydi. Eğer ondan sonra örgüt, üzerine düşen sorumlulukları hızlı bir şekilde yerine getirmeye devam etseydi zaten bu iş çoktan bitmişti, yasal düzenlemelerin hepsi yapılmış olurdu. Dolayısıyla burada silahların bırakılması, teslimi konusunda İmralı'nın iradesinin dışında da ciddi bir gecikme olduğunu görüyoruz. Ümit ederim ki buradaki gecikme bir an evvel kaldırılır. Direnç varsa örgüt, bu direncini artık tamamen kaldırır ve adımlar atılır. ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan başlayarak aşağıya kadar çok sağlam bir irade bulunduğunu vurgulayan Kurtulmuş, Siyaset üzerine düşen görevi yaptı, rapor yerine geldi. Neler yapılabileceği, ne tür bir yasa yazılacak o bile raporda ana hatlarıyla ortaya konuldu. Burada 'Tamam, artık silahlar bırakılmıştır.' konusunun yerine getirilmesi lazım. dedi.Hem İsrail'in Lübnan saldırıları hem de Suriye'deki bazı ayrılıkçı grupların, Dürzi grupların silahlanması süreçlerinin muhtemelen örgütün içerisindeki bazı gruplara Acaba bize buradan bir pozisyon doğuyor mu? gibi bir ümit ortaya çıkardığını ifade eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:Ancak Ahmed Şara hükümetinin ve orada PYD ile birlikte yeni Suriye yönetiminin çok hızlı bir entegrasyon sürecinin, beklenenden de başarılı bir şekilde devam ediyor olması oradaki ümidi suya düşürmüş oldu örgüt bakımından. İkincisi de İran'daki olaylar. Özellikle başlangıçta rejim değiştirilmesi hedef alındığı için Amerika tarafından, oradaki gruplar, PJAK silahlandırılıp, onların da halkı silahlandırması beklentisi muhtemelen oluştu ama o konunun da öyle olmadığı anlaşıldı. Zaten tüm gruplar için detayları ayrı konu olmak üzere Trump kendisi söyledi. Silah verdik, silahları cebine attılar, halka vermediler gibi bir şey söyledi. Dolayısıyla oradan da bir ümit ışığı olmadığı için artık silah bırakma konusunda örgütün herhangi bir başka yanlış yola sapmayacağını düşünüyorum.İsrail'in bölgedeki gelişmelere yönelik el atından müdahalelerinin olduğuna yönelik iddiaların bulunduğu, bunun da Türkiye'deki yeni anayasa adımlarına engel olup olmayacağı sorusuna Kurtulmuş, Olmaz. yanıtını verdi.TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:Terör meselesinde de şöyle görmek lazım. PKK cebindeki son tabancaya kadar getirip teslim etse bile Allah muhafaza yarın bir gün herhangi bir terör örgütünün güçlenmesine neden olacak toplumsal ve siyasi şartlar ortaya çıkarsa, zaten bu örgüte şimdiye kadar silah verenler yarın çok daha gelişmiş silahları, çok daha fazla miktarda verirler, bunu ya da başka bir örgütü Türkiye'nin başına bela etmek isteyebilirler. Burada siyasi akıl şunu gerektiriyor, herhangi bir örgütün, herhangi bir Kürt gencini artık yönlendirerek, eline silah vererek dağa süremeyeceği bir siyasal ortamın oluşturulması. Demokratik siyasal akıl bunu gerektiriyor. O da Türkiye'nin sadece Türkiye Kürtleri için değil bütün bölge Kürtleri için de yüzünü döneceği, demokratik bakımdan, kalkınma bakımından itibar edeceği çekim merkezi olan bir ülke haline getirilmesidir. Fiilen böyledir, oluşmuş tortunun da ortadan kaldırılması, bölgedeki insanların hepsinin gerçekten yüzünü döndürdüğü bir Türkiye'nin oluşturulması, bence esas mesele odur. İmralı'nın söylediği, 'eldeki silahı bırakmaktan daha önemli olan zihinlerdeki silahı bırakma meselesi' de aslında böyle bir şeydir. Yani yarın bir gün herhangi bir devletin, ülkenin araya girip burada insanları silahlandırmayacağı bir ortamı sağlamak, herkesin 'Burası benim ülkem, benim vatanım, burada bulunmaktan bu kültürün, bu devletin, bu milletin içinde yaşamaktan huzur duyuyorum.' diyebileceği bir ortamı tesis etmek zorundayız.- FETÖ, diğer tüm örgütlerden farklı bir yapıCHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun partisindeki bazı kişileri FETÖ ile ilişkilendiren açıklamaları hatırlatılan Kurtulmuş, Hayatım boyunca başka bir siyasinin söylediği şeyi yorumlamadım, neyi kastetti, kimi kastetti bilmem. dedi.15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçtiğini anımsatan Kurtulmuş, 10 sene geçmiş olmasına rağmen FETÖ'nün artıklarının birtakım yerlerde, birtakım köşelerde sinsi sinsi varlıklarını sürdürdükleri hatta el altından birtakım örgütlenmelere devam etmeleri muhtemeldir. Bu konuda da devlet kurumları büyük bir titizlikle, dikkatle meselenin üstüne gidiyor. diye konuştu.Zaman zaman yapılan operasyonlarla FETÖ'nün artıklarının ayıklanmaya çalışıldığına işaret eden Kurtulmuş, FETÖ diye bahsettiğimiz örgüt, diğer tüm örgütlerden farklı bir yapı. Elle tutamadığınız bir örgüt. 15 Temmuz'dan önce de tanımlamıştım. Duman gibi bir şey, yakaladım zannettiğiniz yerde kaçıyor. Dolayısıyla buna karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti, büyük bir devlet aklıyla ve kararlılıkla mücadele ediyor. Bu herhangi bir siyasi partinin, herhangi bir siyasi görüşün mücadelesi değil, Türkiye'nin tamamının ortak mücadelesi olarak görülmelidir. açıklamasında bulundu.Televizyon kanallarını da ilgilendiren sosyal medyaya yönelik kanun teklifi çalışmaları hatırlatılarak Buna ilişkin bir gelişme olabilir mi? şeklinde soruya Kurtulmuş, Olur, neden olmasın. Sizlerin de medya olarak bütün siyasi gruplar üzerinde tabiri caizse bu fikri olgunlaştırarak neye ihtiyaç varsa o yasayı çıkarmak mümkündür. Meclis bunu yapar. yanıtını verdi.Kurtulmuş, soru üzerine söz konusu yasanın bu yasama döneminde de olabileceğini bildirdi.(Bitti)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/tbmm-baskani-kurtulmus-gazetecilerin-sorularini-yanitladi-2.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>DEİK 39. Olağan Mali Genel Kurulu ve 5. Ustalara Saygı Ödül Töreni yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/deik-39-olagan-mali-genel-kurulu-ve-5-ustalara-saygi-odul-toreni-yapildi/858722/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/deik-39-olagan-mali-genel-kurulu-ve-5-ustalara-saygi-odul-toreni-yapildi/858722/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:03:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı Nail Olpak: - DEİK olarak dış ekonomik ilişkilerimizi, orta ve uzun vadeli hedefler, küresel dönüşümler ve Türkiye'nin vizyonu çerçevesinde ele alıyoruz. Ülkemizle entegrasyonu yüksek 33 ülkeyi öncelikli iş konseylerimizin hedefleri arasına aldık, takip ediyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, DEİK olarak dış ekonomik ilişkileri planlarken orta ve uzun vadeli hedefler, küresel dönüşümler ve Türkiye'nin vizyonu çerçevesinde baktıklarını belirterek, Ülkemizle entegrasyonu yüksek 33 ülkeyi öncelikli iş konseylerimizin hedefleri arasına aldık, takip ediyoruz. dedi.DEİK'in 39. Olağan Mali Genel Kurulu ve 5. Ustalara Saygı Ödül Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla İstanbul'da gerçekleştirildi.DEİK Başkanı Olpak, etkinlikteki konuşmasında DEİK olarak kurumsallaşma, etkinlik, liyakat, sürdürülebilirlik, güçlü finansal yapı, açık iletişim ve sonuç odaklılık kavramlarıyla, Bosna'dan Japonya'ya, Senegal'den Kanada'ya kadar 153 iş konseyiyle, kalıcı ve insani ilişkiler kurduklarını söyledi.Her yıl gerçekleştirdikleri 2 bin ticari diplomasi faaliyetiyle, liyakat esaslı seçimlerle üye sayısını 800'lü rakamlardan 5 bin seviyesine ulaştırdıklarını belirten Olpak, Aynı haftada 6 ülkede organizasyon yapabilme becerisiyle, 8 dilin konuşulduğu 100 kişilik kadrosuyla ve kamu kaynağı kullanmadan sürdürülebilir finansal yapısıyla Türk iş dünyamızın Kuzey Yıldızı'yız. diye konuştu.Olpak, DEİK olarak dış ekonomik ilişkileri planlarken orta ve uzun vadeli hedefler, küresel dönüşümler ve Türkiye'nin vizyonu çerçevesinde baktıklarını kaydederek, Ülkemizle entegrasyonu yüksek 33 ülkeyi öncelikli iş konseylerimizin hedefleri arasına aldık, takip ediyoruz. Almanya ile mevcut 60 milyar avroluk ikili ticaretimizle ilgili 4 stratejide ve 10 sektörde yoğunlaşarak, Almanya ile kısa vadede 125 milyar avro ve orta-uzun vadede 250 milyar avroluk yol haritası ortaya çıktı. Bunu önemsiyoruz, üzerinde çalışacağız. ifadelerini kullandı.Dünyanın bugün geldiği noktada, Türkiye'siz bir AB olamayacağı ve eski ezberleri bir kenara koyarak tamamen yeni bir bakışla ilerlemek gerektiği gerçeğinden hareketle, ocak ayında, Avrupa Komisyonu, Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu başkanlarına hitaben mektup yazdıklarını söyleyen Olpak, benzer içerikli mektupları Almanya, Polonya ve Belçika'nın siyasi liderlerine hitap ederek, kendi dillerinde ve önde gelen gazetelerinde tam sayfa yayınladıklarını dile getirdi.- İş dünyasının en çok istediği şey öngörülebilirlikDEİK Başkanı Olpak, Kovid-19 salgınıyla başlayıp, Rusya-Ukrayna Savaşı, süren Gazze dramı, ABD-İsrail/İran Savaşı'yla devam eden süreçte, serbest ticaretten bloklaşmalara evrilen, ticaret savaşı perdesi arkasında bölüşümlerin yaşandığı, küresel ekonomiyi derinden dönüştüren değişikliklere şahit olduklarını belirterek, şunları kaydetti:DEİK olarak, bunları yakından takip ediyor ve iş dünyamızın en iyi şekilde yararlanmasına gayret ediyoruz. Sorunlarımız var mı, evet. Dünyada 153 iş konseyine sahip bir ailenin bakışından her ülkenin farklı sorunlarının olduğunu görüyoruz. Sorunlarımızın farkında olarak çözümlerimize odaklanırken, fırsatlarımıza odaklanmak da aynı ölçüde önemli. İş dünyasının en çok istediği şey öngörülebilirlik, hiç istemediği şey ise belirsizliktir.Jeopolitik kırılmalar, ticaret savaşları, teknolojik dönüşüm ve artan kutuplaşmanın yaşandığı küresel ortamda bugün belirli olan tek şey, maalesef belirsizlik. Sınırlar adeta yeniden çiziliyor, ittifaklar yeniden sorgulanıyor, yarın dünden farklı kurallarla geliyor. İş hayatında hep rekabet içinde olduk. Kalite, fiyat, hizmet, teknoloji rekabeti. Rekabet hep devam edecek. Ancak, bugünün belirleyici rekabeti, artık başka bir ifadeyle tanımlanacak, güven rekabeti. Güven rekabetinde öne geçmek, belirsizliğin tavan yaptığı günümüzde, sığınılacak liman demek.Önceki günlerde TBMM'de kabul edilen teşvik mekanizmasının önemine değinen Olpak, Uzun süredir gündemde tuttuğumuz, ülkemizin mal ve hizmet ihracatına ilave olarak, transit ticaretin yeni düzenlemeyle birlikte artacağına, önemli bir dış kaynağın sağlanacağına inanıyoruz. diye konuştu.Olpak, DEİK yanı sıra başkanlığını yürüttüğü Dünya Türk İş Konseyi olarak, 90 ülke ve 216 şehirdeki temsilciyle, 131 ülkedeki üyelerle diasporanın gücünü artırmaya devam ettiklerini sözlerine ekledi.Konuşmaların ardından DEİK'in, küresel ticari diplomasi yolculuğuna katkı sunan üyelerine vefasını simgeleyen 5. Ustalara Saygı Ödül Töreni'nde, DEİK ailesine ve Türk özel sektörüne değer katan duayen iş insanları, DEİK/Türkiye-Polonya, Türkiye-Katar, Türkiye-Rusya iş konseyleri eski başkanı ve eski DEİK Başkan Yardımcısı, eski DEİK Yönetim Kurulu Üyesi ve eski Türkiye-Avrasya İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mithat Yenigün, eski DEİK Sayman Üyesi, eski DEİK Yönetim Kurulu Üyesi, DEİK/Türkiye-Birleşik Krallık ve Türkiye-İrlanda iş konseyleri eski başkanı Remzi Gür, eski DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ödüle layık görüldü.DEİK kurucuları arasında yer alan merhum Sakıp Sabancı'ya takdim edilen ödülü de Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Melisa Sabancı Tapan aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, DEİK olarak dış ekonomik ilişkileri planlarken orta ve uzun vadeli hedefler, küresel dönüşümler ve Türkiye'nin vizyonu çerçevesinde baktıklarını belirterek, Ülkemizle entegrasyonu yüksek 33 ülkeyi öncelikli iş konseylerimizin hedefleri arasına aldık, takip ediyoruz. dedi.DEİK'in 39. Olağan Mali Genel Kurulu ve 5. Ustalara Saygı Ödül Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla İstanbul'da gerçekleştirildi.DEİK Başkanı Olpak, etkinlikteki konuşmasında DEİK olarak kurumsallaşma, etkinlik, liyakat, sürdürülebilirlik, güçlü finansal yapı, açık iletişim ve sonuç odaklılık kavramlarıyla, Bosna'dan Japonya'ya, Senegal'den Kanada'ya kadar 153 iş konseyiyle, kalıcı ve insani ilişkiler kurduklarını söyledi.Her yıl gerçekleştirdikleri 2 bin ticari diplomasi faaliyetiyle, liyakat esaslı seçimlerle üye sayısını 800'lü rakamlardan 5 bin seviyesine ulaştırdıklarını belirten Olpak, Aynı haftada 6 ülkede organizasyon yapabilme becerisiyle, 8 dilin konuşulduğu 100 kişilik kadrosuyla ve kamu kaynağı kullanmadan sürdürülebilir finansal yapısıyla Türk iş dünyamızın Kuzey Yıldızı'yız. diye konuştu.Olpak, DEİK olarak dış ekonomik ilişkileri planlarken orta ve uzun vadeli hedefler, küresel dönüşümler ve Türkiye'nin vizyonu çerçevesinde baktıklarını kaydederek, Ülkemizle entegrasyonu yüksek 33 ülkeyi öncelikli iş konseylerimizin hedefleri arasına aldık, takip ediyoruz. Almanya ile mevcut 60 milyar avroluk ikili ticaretimizle ilgili 4 stratejide ve 10 sektörde yoğunlaşarak, Almanya ile kısa vadede 125 milyar avro ve orta-uzun vadede 250 milyar avroluk yol haritası ortaya çıktı. Bunu önemsiyoruz, üzerinde çalışacağız. ifadelerini kullandı.Dünyanın bugün geldiği noktada, Türkiye'siz bir AB olamayacağı ve eski ezberleri bir kenara koyarak tamamen yeni bir bakışla ilerlemek gerektiği gerçeğinden hareketle, ocak ayında, Avrupa Komisyonu, Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu başkanlarına hitaben mektup yazdıklarını söyleyen Olpak, benzer içerikli mektupları Almanya, Polonya ve Belçika'nın siyasi liderlerine hitap ederek, kendi dillerinde ve önde gelen gazetelerinde tam sayfa yayınladıklarını dile getirdi.- İş dünyasının en çok istediği şey öngörülebilirlikDEİK Başkanı Olpak, Kovid-19 salgınıyla başlayıp, Rusya-Ukrayna Savaşı, süren Gazze dramı, ABD-İsrail/İran Savaşı'yla devam eden süreçte, serbest ticaretten bloklaşmalara evrilen, ticaret savaşı perdesi arkasında bölüşümlerin yaşandığı, küresel ekonomiyi derinden dönüştüren değişikliklere şahit olduklarını belirterek, şunları kaydetti:DEİK olarak, bunları yakından takip ediyor ve iş dünyamızın en iyi şekilde yararlanmasına gayret ediyoruz. Sorunlarımız var mı, evet. Dünyada 153 iş konseyine sahip bir ailenin bakışından her ülkenin farklı sorunlarının olduğunu görüyoruz. Sorunlarımızın farkında olarak çözümlerimize odaklanırken, fırsatlarımıza odaklanmak da aynı ölçüde önemli. İş dünyasının en çok istediği şey öngörülebilirlik, hiç istemediği şey ise belirsizliktir.Jeopolitik kırılmalar, ticaret savaşları, teknolojik dönüşüm ve artan kutuplaşmanın yaşandığı küresel ortamda bugün belirli olan tek şey, maalesef belirsizlik. Sınırlar adeta yeniden çiziliyor, ittifaklar yeniden sorgulanıyor, yarın dünden farklı kurallarla geliyor. İş hayatında hep rekabet içinde olduk. Kalite, fiyat, hizmet, teknoloji rekabeti. Rekabet hep devam edecek. Ancak, bugünün belirleyici rekabeti, artık başka bir ifadeyle tanımlanacak, güven rekabeti. Güven rekabetinde öne geçmek, belirsizliğin tavan yaptığı günümüzde, sığınılacak liman demek.Önceki günlerde TBMM'de kabul edilen teşvik mekanizmasının önemine değinen Olpak, Uzun süredir gündemde tuttuğumuz, ülkemizin mal ve hizmet ihracatına ilave olarak, transit ticaretin yeni düzenlemeyle birlikte artacağına, önemli bir dış kaynağın sağlanacağına inanıyoruz. diye konuştu.Olpak, DEİK yanı sıra başkanlığını yürüttüğü Dünya Türk İş Konseyi olarak, 90 ülke ve 216 şehirdeki temsilciyle, 131 ülkedeki üyelerle diasporanın gücünü artırmaya devam ettiklerini sözlerine ekledi.Konuşmaların ardından DEİK'in, küresel ticari diplomasi yolculuğuna katkı sunan üyelerine vefasını simgeleyen 5. Ustalara Saygı Ödül Töreni'nde, DEİK ailesine ve Türk özel sektörüne değer katan duayen iş insanları, DEİK/Türkiye-Polonya, Türkiye-Katar, Türkiye-Rusya iş konseyleri eski başkanı ve eski DEİK Başkan Yardımcısı, eski DEİK Yönetim Kurulu Üyesi ve eski Türkiye-Avrasya İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mithat Yenigün, eski DEİK Sayman Üyesi, eski DEİK Yönetim Kurulu Üyesi, DEİK/Türkiye-Birleşik Krallık ve Türkiye-İrlanda iş konseyleri eski başkanı Remzi Gür, eski DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ödüle layık görüldü.DEİK kurucuları arasında yer alan merhum Sakıp Sabancı'ya takdim edilen ödülü de Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Melisa Sabancı Tapan aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Ersoy, Antalya'da yeni evlenen çiftin nikah şahidi oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-ersoy-antalya-da-yeni-evlenen-ciftin-nikah-sahidi-oldu/858721/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-ersoy-antalya-da-yeni-evlenen-ciftin-nikah-sahidi-oldu/858721/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:03:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya — Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya'nın Serik ilçesinde yeni evlenen çifte sürpriz yaparak, nikah şahidi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri — Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya'nın Serik ilçesinde yeni evlenen çifte sürpriz yaparak, nikah şahidi oldu.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakan Ersoy, AK Parti'ye katılan Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım ve Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul ile bir araya geldi.Ersoy, Serik Belediyesinde gerçekleştirilen nikah törenine katılarak, Atiye Güngör ve Salim Derman çiftine sürpriz yaptı ve nikah şahidi oldu.İlçelerde devam eden yatırımların değerlendirildiği programlarda, kültür, turizm, altyapı ve ulaşım alanlarındaki çalışmalar ele alınırken, belediyelerin talepleri de dinlendi.Bakan Ersoy, merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki güçlü işbirliğinin, hizmetlerin daha hızlı hayata geçirilmesini sağlayacağını belirterek, Aksu ve Serik'e yönelik yatırımların süreceğini vurguladı.Bakanlığın yatırımları hakkında bilgi veren Ersoy, Yerel yönetimlerimizle uyum içerisinde şehirlerimize daha fazla hizmet üretmeye devam edeceğiz. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri — Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya'nın Serik ilçesinde yeni evlenen çifte sürpriz yaparak, nikah şahidi oldu.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakan Ersoy, AK Parti'ye katılan Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım ve Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul ile bir araya geldi.Ersoy, Serik Belediyesinde gerçekleştirilen nikah törenine katılarak, Atiye Güngör ve Salim Derman çiftine sürpriz yaptı ve nikah şahidi oldu.İlçelerde devam eden yatırımların değerlendirildiği programlarda, kültür, turizm, altyapı ve ulaşım alanlarındaki çalışmalar ele alınırken, belediyelerin talepleri de dinlendi.Bakan Ersoy, merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki güçlü işbirliğinin, hizmetlerin daha hızlı hayata geçirilmesini sağlayacağını belirterek, Aksu ve Serik'e yönelik yatırımların süreceğini vurguladı.Bakanlığın yatırımları hakkında bilgi veren Ersoy, Yerel yönetimlerimizle uyum içerisinde şehirlerimize daha fazla hizmet üretmeye devam edeceğiz. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/bakan-ersoy-antalya-da-yeni-evlenen-ciftin-nikah-sahidi-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İzmir'de düzenlenen Gençlik ve Havacılık Festivalinde askeri hava araçları geçiş yaptı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/izmir-de-duzenlenen-genclik-ve-havacilik-festivalinde-askeri-hava-araclari-gecis-yapti/858720/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/izmir-de-duzenlenen-genclik-ve-havacilik-festivalinde-askeri-hava-araclari-gecis-yapti/858720/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:03:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir — Milli Savunma Bakanlığınca, Türk Hava Kuvvetlerinin 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla İzmir'de düzenlenen Gençlik ve Havacılık Festivali kapsamında askeri hava araçları ile yerli savunma sanayisi platformları geçiş yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri — Milli Savunma Bakanlığınca, Türk Hava Kuvvetlerinin 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla İzmir'de düzenlenen Gençlik ve Havacılık Festivali kapsamında askeri hava araçları ile yerli savunma sanayisi platformları geçiş yaptı.Çiğli ilçesindeki 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında iki gün sürecek festivalde savaş uçakları F-4E 2020 ve F-16'ların yanı sıra KT-1T, T-38M ve SF-260D eğitim uçakları pist önünden geçti.Geçişte Koca Yusuf olarak bilinen Airbus A400M Atlas ile CN-235 tipi nakliye uçakları, AS532 Cougar ve T70 helikopterleri yer aldı.Türk savunma sanayisi şirketlerince geliştirilen HÜRJET ve HÜRKUŞ eğitim uçakları ile GÖKBEY helikopteri de geçiş yapan platformlar arasında bulundu.Etkinlikte insansız hava araçları AKSUNGUR, Bayraktar AKINCI, Bayraktar TB2 ve Bayraktar TB3 de sergilendi.İzmir ve çevre illerden festivale katılan öğrenciler ile ailelerinin ilgiyle takip ettiği geçişi, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu da izledi.Ziyaretçiler, cep telefonlarıyla görüntü alırken öğrenciler, platformlarla ilgili görevli personelden bilgi edindi.Hava araçlarının geçişinin ardından SOLOTÜRK gösteri uçuşu gerçekleştirdi, F-16 savaş uçağıyla yapılan gösteri, izleyicilerden alkış aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri — Milli Savunma Bakanlığınca, Türk Hava Kuvvetlerinin 115'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla İzmir'de düzenlenen Gençlik ve Havacılık Festivali kapsamında askeri hava araçları ile yerli savunma sanayisi platformları geçiş yaptı.Çiğli ilçesindeki 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığında iki gün sürecek festivalde savaş uçakları F-4E 2020 ve F-16'ların yanı sıra KT-1T, T-38M ve SF-260D eğitim uçakları pist önünden geçti.Geçişte Koca Yusuf olarak bilinen Airbus A400M Atlas ile CN-235 tipi nakliye uçakları, AS532 Cougar ve T70 helikopterleri yer aldı.Türk savunma sanayisi şirketlerince geliştirilen HÜRJET ve HÜRKUŞ eğitim uçakları ile GÖKBEY helikopteri de geçiş yapan platformlar arasında bulundu.Etkinlikte insansız hava araçları AKSUNGUR, Bayraktar AKINCI, Bayraktar TB2 ve Bayraktar TB3 de sergilendi.İzmir ve çevre illerden festivale katılan öğrenciler ile ailelerinin ilgiyle takip ettiği geçişi, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu da izledi.Ziyaretçiler, cep telefonlarıyla görüntü alırken öğrenciler, platformlarla ilgili görevli personelden bilgi edindi.Hava araçlarının geçişinin ardından SOLOTÜRK gösteri uçuşu gerçekleştirdi, F-16 savaş uçağıyla yapılan gösteri, izleyicilerden alkış aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kars, Ardahan ve Iğdır'ın potansiyeli panelde değerlendirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kars-ardahan-ve-igdir-in-potansiyeli-panelde-degerlendirildi/858719/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kars-ardahan-ve-igdir-in-potansiyeli-panelde-degerlendirildi/858719/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:03:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kars — Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadir Bozan: - Özellikle Doğukapı Sınır Kapısı'nın (Türkiye-Ermenistan) açılması halinde bölgemizin ekonomik yapısında yeni bir dönem başlayacağına inanıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kars Haberleri — Kars Ticaret ve Sanayi Odası ile KAI Eğitim ve Kalkınma Vakfı işbirliğinde kentlerin potansiyellerinin değerlendirilmesi amacıyla Kars-Ardahan-Iğdır Yerel Kalkınma Paneli düzenlendi.İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen toplantı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.Bölgesel kalkınma, yatırım, üretim, ticaret, turizm ve istihdam konularının ele alındığı panelde, Kars, Ardahan ve Iğdır'ın ortak geleceği ve bölgesel kalkınma vizyonu değerlendirildi.Kars Belediye Başkanı Prof. Dr. Ötüken Senger, Kars, Ardahan ve Iğdır adına faaliyet gösteren çok ciddi sayıda vakıf ve derneğin olduğunu söyledi.Senger, Kars, Ardahan ve Iğdır'a yatırımların yapıldığını dile getirerek, Benim yapacağım öz eleştiri şu, ne yazık ki son günlerde bölgesel kalkınma, bu aslında bizim için bir fırsatken sanki Kars, Ardahan ve Iğdır birbirinin rakibi gibi algılandırılıyor veya algılandırılmaya çalışılıyor. Bu hepimizi derinden üzüyor. Biz hiçbir zaman Kars'ı, Ardahan'ı ve Iğdır’ı birbirinden ayrı görmedik, göremeyiz de. Bunlar bir ağacın kolları, dalıdır. dedi.Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadir Bozan ise Kars, Ardahan ve Iğdır'ı geleceğe daha da güçlü hazırlamaya gayret gösterdiklerini anlattı.Dünyada artık ekonomik rekabetin kurallarının değiştiğini işaret eden Bozan, Yeni ticaret yolları oluşuyor, yeni üretim merkezleri ortaya çıkıyor, yeni ekonomik işbirlikleri kuruluyor. Böyle bir dönemde bizim yerimizde sayma lüksümüz yok. Bizim daha fazla konuşmaya, daha fazla üretmeye, daha fazla işbirliği yapmaya ihtiyacımız var. Uzun yıllardır bölgemiz potansiyeliyle konuşuluyor. Ama artık potansiyeli konuşmanın ötesine geçmek zorundayız. diye konuştu.- Bizler Türkiye'nin son noktası değiliz*Bölgenin potansiyelini ekonomik değere dönüştürmek zorunda olduklarını ifade eden Bozan, şöyle devam etti:Serhat şehirleri tarih boyunca ticaret yollarının kesiştiği noktalar olmuştur. Bugün de aynı avantajlara sahibiz ancak artık sınırda olmak yeterli değildir. Önemli olan sınırda bulunan değil, sınırın sunduğu fırsatları değerlendirebilen şehir olmaktır. Bizler Türkiye'nin son noktası değiliz, Türkiye'nin dışa açılan ilk kapısıyız, Kafkasya'ya açılan kapısıyız, Türk dünyasına açılan kapısıyız, Orta Asya'ya uzanan ticaret yollarının başlangıç noktasıyız. İşte bu nedenle bölgemizin vizyonunu yalnızca kendi sınırlarımız içerisinde değerlendiremeyiz.Kırsal kalkınma güçlenirse bölge güçlenir, bugün bölgemizin önünde çok önemli fırsatlar bulunmaktadır. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu, lojistik koridorlar, sınır kapıları bunlardan biridir. Özellikle Doğukapı Sınır Kapısı'nın (Türkiye-Ermenistan) açılması halinde bölgemizin ekonomik yapısında yeni bir dönem başlayacağına inanıyoruz. Yeni yatırımların, yeni ticaret bağlantılarının, yeni turizm hareketlerinin oluşacağına inanıyoruz.Kars Ardahan Iğdır (KAI) Eğitim ve Kalkınma Vakfı Onursal Kurucu Başkanlarından Prof. Dr. Esfender Korkmaz ile Kafkas Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Engin Kılıç da birer konuşma yaptı.Konuşmaların ardından panelistler, Kadir Bozan, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci ve Serhat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Nurullah Karaca tarafından kalkınma işbirlikleri anlatıldı.Soru-cevap ile sona eren programa, Kars Valisi Ziya Polat, Azerbaycan Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev, Eski Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu ile vatandaşlar katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kars Haberleri — Kars Ticaret ve Sanayi Odası ile KAI Eğitim ve Kalkınma Vakfı işbirliğinde kentlerin potansiyellerinin değerlendirilmesi amacıyla Kars-Ardahan-Iğdır Yerel Kalkınma Paneli düzenlendi.İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen toplantı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.Bölgesel kalkınma, yatırım, üretim, ticaret, turizm ve istihdam konularının ele alındığı panelde, Kars, Ardahan ve Iğdır'ın ortak geleceği ve bölgesel kalkınma vizyonu değerlendirildi.Kars Belediye Başkanı Prof. Dr. Ötüken Senger, Kars, Ardahan ve Iğdır adına faaliyet gösteren çok ciddi sayıda vakıf ve derneğin olduğunu söyledi.Senger, Kars, Ardahan ve Iğdır'a yatırımların yapıldığını dile getirerek, Benim yapacağım öz eleştiri şu, ne yazık ki son günlerde bölgesel kalkınma, bu aslında bizim için bir fırsatken sanki Kars, Ardahan ve Iğdır birbirinin rakibi gibi algılandırılıyor veya algılandırılmaya çalışılıyor. Bu hepimizi derinden üzüyor. Biz hiçbir zaman Kars'ı, Ardahan'ı ve Iğdır’ı birbirinden ayrı görmedik, göremeyiz de. Bunlar bir ağacın kolları, dalıdır. dedi.Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadir Bozan ise Kars, Ardahan ve Iğdır'ı geleceğe daha da güçlü hazırlamaya gayret gösterdiklerini anlattı.Dünyada artık ekonomik rekabetin kurallarının değiştiğini işaret eden Bozan, Yeni ticaret yolları oluşuyor, yeni üretim merkezleri ortaya çıkıyor, yeni ekonomik işbirlikleri kuruluyor. Böyle bir dönemde bizim yerimizde sayma lüksümüz yok. Bizim daha fazla konuşmaya, daha fazla üretmeye, daha fazla işbirliği yapmaya ihtiyacımız var. Uzun yıllardır bölgemiz potansiyeliyle konuşuluyor. Ama artık potansiyeli konuşmanın ötesine geçmek zorundayız. diye konuştu.- Bizler Türkiye'nin son noktası değiliz*Bölgenin potansiyelini ekonomik değere dönüştürmek zorunda olduklarını ifade eden Bozan, şöyle devam etti:Serhat şehirleri tarih boyunca ticaret yollarının kesiştiği noktalar olmuştur. Bugün de aynı avantajlara sahibiz ancak artık sınırda olmak yeterli değildir. Önemli olan sınırda bulunan değil, sınırın sunduğu fırsatları değerlendirebilen şehir olmaktır. Bizler Türkiye'nin son noktası değiliz, Türkiye'nin dışa açılan ilk kapısıyız, Kafkasya'ya açılan kapısıyız, Türk dünyasına açılan kapısıyız, Orta Asya'ya uzanan ticaret yollarının başlangıç noktasıyız. İşte bu nedenle bölgemizin vizyonunu yalnızca kendi sınırlarımız içerisinde değerlendiremeyiz.Kırsal kalkınma güçlenirse bölge güçlenir, bugün bölgemizin önünde çok önemli fırsatlar bulunmaktadır. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu, lojistik koridorlar, sınır kapıları bunlardan biridir. Özellikle Doğukapı Sınır Kapısı'nın (Türkiye-Ermenistan) açılması halinde bölgemizin ekonomik yapısında yeni bir dönem başlayacağına inanıyoruz. Yeni yatırımların, yeni ticaret bağlantılarının, yeni turizm hareketlerinin oluşacağına inanıyoruz.Kars Ardahan Iğdır (KAI) Eğitim ve Kalkınma Vakfı Onursal Kurucu Başkanlarından Prof. Dr. Esfender Korkmaz ile Kafkas Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Engin Kılıç da birer konuşma yaptı.Konuşmaların ardından panelistler, Kadir Bozan, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci ve Serhat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Nurullah Karaca tarafından kalkınma işbirlikleri anlatıldı.Soru-cevap ile sona eren programa, Kars Valisi Ziya Polat, Azerbaycan Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev, Eski Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu ile vatandaşlar katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/kars-ardahan-ve-igdir-in-potansiyeli-panelde-degerlendirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sıfır Atık Forumu'nda su yönetimi ve plastik atıklar ele alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sifir-atik-forumu-nda-su-yonetimi-ve-plastik-atiklar-ele-alindi/858718/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sifir-atik-forumu-nda-su-yonetimi-ve-plastik-atiklar-ele-alindi/858718/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 17:03:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında düzenlenen panelde uzmanlar, gençlerin su yönetiminde daha fazla rol üstlenmesi, havza bazlı yönetim anlayışının yaygınlaştırılması ve plastik şişe kullanımının azaltılması gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında düzenlenen panelde uzmanlar, gençlerin su yönetiminde daha fazla rol üstlenmesi, havza bazlı yönetim anlayışının yaygınlaştırılması ve plastik şişe kullanımının azaltılması gerektiğini belirtti.Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirilen Sıfır Atık Forumu 2026'da Sıfır Atık Su başlıklı panel düzenlendi.Burada konuşan Wayout Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ulf Stenerhag, dünya genelinde milyarlarca kişinin günlük su ihtiyacını plastik şişeler aracılığıyla karşıladığına dikkati çekti.Her gün yaklaşık 1,5 milyar plastik şişe üretildiğini belirten Stenerhag, bu şişelerin yalnızca yüzde 9'unun geri dönüştürüldüğünü, geri kalanının ise çevreye karıştığını aktardı.​​​​​​​Stenerhag, mikroplastiklerin artık dünyanın en uzak bölgelerinde dahi tespit edildiğinin altını çizerek, plastik atıkların aynı zamanda sera gazı emisyonlarını artıran önemli kaynaklardan biri olduğunu söyledi.Stenerhag, geliştirdikleri sistemlerle deniz, göl, nehir ve diğer kaynaklardan elde edilen suyu yerinde arıtarak içilebilir hale getirdiklerinin altını çizerek, böylece suyun üretildiği yerde tüketilmesini sağlayarak plastik şişe kullanımını ve taşıma maliyetlerini azaltmayı amaçladıklarını dile getirdi.Yerel üretim ve yeniden kullanım esasına dayalı sistemlerin çevresel ve ekonomik açıdan avantaj sağladığını vurgulayan Stenerhag, su sektörünün geleceğinde plastik şişelere bağımlılığı azaltacak çözümlerin daha fazla önem kazanacağını sözlerine ekledi.Su Mühendisi ve Su İçin Dünya Gençlik Parlamentosu Üyesi Megi Marku da su sektörünün iklim değişikliğiyle mücadelede kritik öneme sahip olduğunu söyledi.Suyun gerçek değerinin çoğu zaman yeterince anlaşılmadığına dikkati çeken Marku, su kaynaklarının korunması, şebekelerde yaşanan kayıpların azaltılması ve döngüsel su yönetimi uygulamalarının geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.Su sektörünün yaşlanan bir iş gücüne sahip olduğuna işaret eden Marku, genç profesyonellerin karar alma süreçlerine daha fazla dahil edilmesi, görüşlerinin dikkate alınması ve sektörde gençlere ilham verecek rol modellerin artırılmasının önem taşıdığını kaydetti.Capta Hydro Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Emilio de la Jara ise havza ölçeğinde geliştirilecek sistematik çözümlerle kuraklık ve taşkın risklerinin azaltılabileceğini belirterek, hedeflerinin sıfır atık su geleceği oluşturmak olduğunu ifade etti.- Paneller gün boyu devam ettiForum kapsamında gün boyu ayrıca, Konaklama ve Fazla Ürün Paylaşımı: Gıda Güvenliği, Bağış ve Sorumluluk, Atık Üzerine Araştırmalar, Fabrikadan Döngüsel Kümeleşmeye: Sanayinin Ölçeklenmek İçin İhtiyaçları, Kompostlama ve Anaerobik Sindirim, Atığı Azaltan İzlenebilirlik: Ürünlerden Toplama Sürecine, DRS: Getiri Sağlayan Depozitolar, Açıkta Yakmayı Sona Erdirmek: Göz Ardı Edilen Kentsel Sağlık ve İklim Krizi, Organik Atık, Böcekler ve Yeniden Kullanım Uygulamaları: Altyapı ve Ölçeklendirme Gereklilikleri ve Hibelerden Yatırım Sermayesine: Sıfır Atık Ekosisteminin Finansman konulu panelleri yapıldı.Öte yandan, tematik konuşmalarda, alanında uzman isimler, Sıfır Atık Vizyonunu Hayata Geçirmek: Vaka Çalışmaları, Başarılar ve Çıkarılan Dersler, Plastik Arz Fazlası ve Kaynak Kıtlığı Döneminde Döngüsel Ekonomi, Küresel Gündemlerden Yerel Sonuçlara: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atığın Hayata Geçirilmesi konularını işledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında düzenlenen panelde uzmanlar, gençlerin su yönetiminde daha fazla rol üstlenmesi, havza bazlı yönetim anlayışının yaygınlaştırılması ve plastik şişe kullanımının azaltılması gerektiğini belirtti.Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirilen Sıfır Atık Forumu 2026'da Sıfır Atık Su başlıklı panel düzenlendi.Burada konuşan Wayout Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ulf Stenerhag, dünya genelinde milyarlarca kişinin günlük su ihtiyacını plastik şişeler aracılığıyla karşıladığına dikkati çekti.Her gün yaklaşık 1,5 milyar plastik şişe üretildiğini belirten Stenerhag, bu şişelerin yalnızca yüzde 9'unun geri dönüştürüldüğünü, geri kalanının ise çevreye karıştığını aktardı.​​​​​​​Stenerhag, mikroplastiklerin artık dünyanın en uzak bölgelerinde dahi tespit edildiğinin altını çizerek, plastik atıkların aynı zamanda sera gazı emisyonlarını artıran önemli kaynaklardan biri olduğunu söyledi.Stenerhag, geliştirdikleri sistemlerle deniz, göl, nehir ve diğer kaynaklardan elde edilen suyu yerinde arıtarak içilebilir hale getirdiklerinin altını çizerek, böylece suyun üretildiği yerde tüketilmesini sağlayarak plastik şişe kullanımını ve taşıma maliyetlerini azaltmayı amaçladıklarını dile getirdi.Yerel üretim ve yeniden kullanım esasına dayalı sistemlerin çevresel ve ekonomik açıdan avantaj sağladığını vurgulayan Stenerhag, su sektörünün geleceğinde plastik şişelere bağımlılığı azaltacak çözümlerin daha fazla önem kazanacağını sözlerine ekledi.Su Mühendisi ve Su İçin Dünya Gençlik Parlamentosu Üyesi Megi Marku da su sektörünün iklim değişikliğiyle mücadelede kritik öneme sahip olduğunu söyledi.Suyun gerçek değerinin çoğu zaman yeterince anlaşılmadığına dikkati çeken Marku, su kaynaklarının korunması, şebekelerde yaşanan kayıpların azaltılması ve döngüsel su yönetimi uygulamalarının geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.Su sektörünün yaşlanan bir iş gücüne sahip olduğuna işaret eden Marku, genç profesyonellerin karar alma süreçlerine daha fazla dahil edilmesi, görüşlerinin dikkate alınması ve sektörde gençlere ilham verecek rol modellerin artırılmasının önem taşıdığını kaydetti.Capta Hydro Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Emilio de la Jara ise havza ölçeğinde geliştirilecek sistematik çözümlerle kuraklık ve taşkın risklerinin azaltılabileceğini belirterek, hedeflerinin sıfır atık su geleceği oluşturmak olduğunu ifade etti.- Paneller gün boyu devam ettiForum kapsamında gün boyu ayrıca, Konaklama ve Fazla Ürün Paylaşımı: Gıda Güvenliği, Bağış ve Sorumluluk, Atık Üzerine Araştırmalar, Fabrikadan Döngüsel Kümeleşmeye: Sanayinin Ölçeklenmek İçin İhtiyaçları, Kompostlama ve Anaerobik Sindirim, Atığı Azaltan İzlenebilirlik: Ürünlerden Toplama Sürecine, DRS: Getiri Sağlayan Depozitolar, Açıkta Yakmayı Sona Erdirmek: Göz Ardı Edilen Kentsel Sağlık ve İklim Krizi, Organik Atık, Böcekler ve Yeniden Kullanım Uygulamaları: Altyapı ve Ölçeklendirme Gereklilikleri ve Hibelerden Yatırım Sermayesine: Sıfır Atık Ekosisteminin Finansman konulu panelleri yapıldı.Öte yandan, tematik konuşmalarda, alanında uzman isimler, Sıfır Atık Vizyonunu Hayata Geçirmek: Vaka Çalışmaları, Başarılar ve Çıkarılan Dersler, Plastik Arz Fazlası ve Kaynak Kıtlığı Döneminde Döngüsel Ekonomi, Küresel Gündemlerden Yerel Sonuçlara: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atığın Hayata Geçirilmesi konularını işledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sinop'ta 150 bin metrekare alana sahip Nisi Göleti Sosyal Yaşam Alanı hizmete açıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sinop-ta-150-bin-metrekare-alana-sahip-nisi-goleti-sosyal-yasam-alani-hizmete-acildi/858717/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sinop-ta-150-bin-metrekare-alana-sahip-nisi-goleti-sosyal-yasam-alani-hizmete-acildi/858717/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 16:57:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sinop — Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum: - Karadeniz'imizin incisi Sinop'umuza böylesine güzel bir eseri kazandırmaktan, böylesi güzel bir hizmeti yapmaktan onur duyuyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sinop Haberleri — Sinop'ta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının destekleriyle 150 bin metrekare alanda yapılan Nisi Göleti Sosyal Yaşam Alanı hizmete sunuldu.Kentin Karakum mevkisinde hizmete açılan yaşam alanında yürüyüş güzergahları ve çocuk oyun alanlarının yanı sıra dinlenme noktaları, kameriyeler, mescit, tuvalet, bebek bakım odası, piknik alanları ve spor sahaları yer alıyor.Yaşam alanının hizmete açılış törenine AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş'in telefonundan bağlanan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iyi günde de kötü günde de hep Sinop'un yanında olmaya çalıştıklarını söyledi.Sinop'u Karadeniz'in parlayan yıldızı yapabilmek adına tüm destekleri verdiklerini, bundan sonra da vermeye devam edeceklerine dikkati çeken Kurum, kentte geçmişte yaşanan sel felaketi sürecinde de vatandaşların yanlarında olduklarını anlattı.Nisi Göleti Sosyal Yaşam Alanı'nın Sinop halkına hayırlı olması temennisinde bulunan Kurum, şöyle konuştu:Hep beraber üzüldüğümüz sel felaketi sonrasında Sinop'un her ilçesinde, her köyünde, her mahallesinde adım adım gezdiğimiz, milletimizin zor gününde yanında olduğumuz bir çalışmayı sergiledik. Hamdolsun, hiçbir zaman milletimize mahcup olmadık. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin 81 ilinde kalkınma seferberliğini, inşa seferberliğini en güzel haliyle milletimize sunmaya gayret gösterdik. Bugün de açılışını büyük heyecanla gerçekleştirdiğimiz Nisi Göleti ki burada sayın vekilimiz o gün vatandaşlarımızın böyle bir ihtiyacı olduğunu bize dile getirdiğinde, biz de memnuniyetle, 'Nisi Göleti'ni geleceğe en güzel haliyle taşırız' dedik. Bu bakışla, bu anlayışla çalışmayı başlattık. Karadeniz'imizin incisi Sinop'umuza böylesine güzel bir eseri kazandırmaktan, böylesi güzel bir hizmeti yapmaktan da onur duyuyoruz.​Allah'ın kendilerini hiçbir zaman millete mahcup etmediğini dile getiren Kurum, Depremde yine Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2 yılda 500 bin konutu alnımızın akıyla tamamladık ve 86 milyon vatandaşımızla birlikte bu inşa seferberliğini gerçekleştirdik. O süreçte Sinop'a söz verdik, 'Nisi Göleti’ni tamamlayacağız, burayı bir millet bahçesine çevireceğiz' dedik. Hamdolsun burada bugün vatandaşlarımızın, çocuklarımızın sevinçleriyle, oradaki kuşların cıvıltılarıyla, ağaçların gölgesinde en güzel haliyle Nisi Göleti’ni yaşayacakları projeyi, millet bahçemizi Sinop’a armağan ediyoruz. Hayırlı uğurlu olsun. diye konuştu.Vali Mustafa Özarslan ise ​Karadeniz'de Sinop'un tarihi ve doğasıyla muhteşem bir kent olduğunu vurgulayarak, Ne istersen var. Böyle bir çeşitliliği olan ülke, plaj zenginliği olan bir yer var mı? Benim bildiğim yok. Yüzde 70'i orman olan bir kentiz. Ben buna, 'Yeşil deniz' diyorum. Mavi deniz önümüzde, yeşil deniz arkamızda. dedi.Milletvekili Maviş de Nisi Göleti'nin önceki halini gördükçe çok huzursuz olduklarına işaret ederek, Uzun mücadelenin sonucunda alanı yepyeni bir yüzle vatandaşların hizmetine sunduğumuz için mutluluk duyuyoruz. Sinop bir tarih şehri, bir kültür şehri, bir medeniyet şehri. Yeşiliyle mavinin buluştuğu, muhteşem bir doğa şehri. Ama Sinop'un bu güzelliklerini, bu büyük mirasını Sinopluların en güzel şekilde kullanması konusunda ne yazık ki eksiklerimiz olmuş. Şimdi bir bir bu eksiklikleri tamamlıyoruz. ​Sinop'umuzun bu güzelliklerini herkesin yararlanacağı konfor alanına dönüştürmeye çalışıyoruz. İşte Nisi Göleti bunlardan bir tanesi. ifadelerini kullandı.Konuşmaların ardından dua edildi, ardından kurdele kesilerek yaşam alanı hizmete açıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sinop Haberleri — Sinop'ta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının destekleriyle 150 bin metrekare alanda yapılan Nisi Göleti Sosyal Yaşam Alanı hizmete sunuldu.Kentin Karakum mevkisinde hizmete açılan yaşam alanında yürüyüş güzergahları ve çocuk oyun alanlarının yanı sıra dinlenme noktaları, kameriyeler, mescit, tuvalet, bebek bakım odası, piknik alanları ve spor sahaları yer alıyor.Yaşam alanının hizmete açılış törenine AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş'in telefonundan bağlanan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iyi günde de kötü günde de hep Sinop'un yanında olmaya çalıştıklarını söyledi.Sinop'u Karadeniz'in parlayan yıldızı yapabilmek adına tüm destekleri verdiklerini, bundan sonra da vermeye devam edeceklerine dikkati çeken Kurum, kentte geçmişte yaşanan sel felaketi sürecinde de vatandaşların yanlarında olduklarını anlattı.Nisi Göleti Sosyal Yaşam Alanı'nın Sinop halkına hayırlı olması temennisinde bulunan Kurum, şöyle konuştu:Hep beraber üzüldüğümüz sel felaketi sonrasında Sinop'un her ilçesinde, her köyünde, her mahallesinde adım adım gezdiğimiz, milletimizin zor gününde yanında olduğumuz bir çalışmayı sergiledik. Hamdolsun, hiçbir zaman milletimize mahcup olmadık. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin 81 ilinde kalkınma seferberliğini, inşa seferberliğini en güzel haliyle milletimize sunmaya gayret gösterdik. Bugün de açılışını büyük heyecanla gerçekleştirdiğimiz Nisi Göleti ki burada sayın vekilimiz o gün vatandaşlarımızın böyle bir ihtiyacı olduğunu bize dile getirdiğinde, biz de memnuniyetle, 'Nisi Göleti'ni geleceğe en güzel haliyle taşırız' dedik. Bu bakışla, bu anlayışla çalışmayı başlattık. Karadeniz'imizin incisi Sinop'umuza böylesine güzel bir eseri kazandırmaktan, böylesi güzel bir hizmeti yapmaktan da onur duyuyoruz.​Allah'ın kendilerini hiçbir zaman millete mahcup etmediğini dile getiren Kurum, Depremde yine Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2 yılda 500 bin konutu alnımızın akıyla tamamladık ve 86 milyon vatandaşımızla birlikte bu inşa seferberliğini gerçekleştirdik. O süreçte Sinop'a söz verdik, 'Nisi Göleti’ni tamamlayacağız, burayı bir millet bahçesine çevireceğiz' dedik. Hamdolsun burada bugün vatandaşlarımızın, çocuklarımızın sevinçleriyle, oradaki kuşların cıvıltılarıyla, ağaçların gölgesinde en güzel haliyle Nisi Göleti’ni yaşayacakları projeyi, millet bahçemizi Sinop’a armağan ediyoruz. Hayırlı uğurlu olsun. diye konuştu.Vali Mustafa Özarslan ise ​Karadeniz'de Sinop'un tarihi ve doğasıyla muhteşem bir kent olduğunu vurgulayarak, Ne istersen var. Böyle bir çeşitliliği olan ülke, plaj zenginliği olan bir yer var mı? Benim bildiğim yok. Yüzde 70'i orman olan bir kentiz. Ben buna, 'Yeşil deniz' diyorum. Mavi deniz önümüzde, yeşil deniz arkamızda. dedi.Milletvekili Maviş de Nisi Göleti'nin önceki halini gördükçe çok huzursuz olduklarına işaret ederek, Uzun mücadelenin sonucunda alanı yepyeni bir yüzle vatandaşların hizmetine sunduğumuz için mutluluk duyuyoruz. Sinop bir tarih şehri, bir kültür şehri, bir medeniyet şehri. Yeşiliyle mavinin buluştuğu, muhteşem bir doğa şehri. Ama Sinop'un bu güzelliklerini, bu büyük mirasını Sinopluların en güzel şekilde kullanması konusunda ne yazık ki eksiklerimiz olmuş. Şimdi bir bir bu eksiklikleri tamamlıyoruz. ​Sinop'umuzun bu güzelliklerini herkesin yararlanacağı konfor alanına dönüştürmeye çalışıyoruz. İşte Nisi Göleti bunlardan bir tanesi. ifadelerini kullandı.Konuşmaların ardından dua edildi, ardından kurdele kesilerek yaşam alanı hizmete açıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/sinop-ta-150-bin-metrekare-alana-sahip-nisi-goleti-sosyal-yasam-alani-hizmete-acildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK 39. Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni'nde konuştu: (3)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cumhurbaskani-erdogan-deik-39-genel-kurulu-ve-ustalara-saygi-odul-toreni-nde-konustu-3/858716/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cumhurbaskani-erdogan-deik-39-genel-kurulu-ve-ustalara-saygi-odul-toreni-nde-konustu-3/858716/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 16:57:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkındayız. Pazartesi günü yaptığımız kabine toplantımızda Türk ekonomisinin güncel durumunu masaya yatırırken finansman meselesini de etraflıca ele aldık. Bununla ilgili geçmiş tecrübeleri de göz önünde bulundurarak kapsamlı bir çalışma yapılması için ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik - Küresel ve bölgesel krizlerin eksik olmadığı bu dönemde, hükümetimiz tüm imkanlarıyla reel sektörümüzün yanındadır - Gerek ekonomik gerek ticari gerekse diplomatik olarak etrafımızı saran toz bulutu dağıldığında, bunun en büyük kazananı Türkiye olacaktır. İnşallah krizleri değil, fırsatları konuşacağımız bir döneme gireceğiz. Perşembe günü yürürlüğe giren paketimiz bunun bir parçasıdır. İstanbul Finans Merkezi'ni küresel yatırımın, uluslararası ticaretin, finansal hizmetlerin bölgesel üssüne dönüştürmeyi hedefliyoruz - Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren şirketleri, bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye'ye taşımaya davet ediyoruz. Bizim mesajımız çok açık, 'Operasyonlarını Türkiye'den yönet, avantajlardan yararlan.' Ayrıca dünyanın farklı ülkelerindeki yatırımcılara, girişimcilere ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza da yeni bir çağrı yapıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkında olduklarını belirterek, Pazartesi günü yaptığımız kabine toplantımızda Türk ekonomisinin güncel durumunu masaya yatırırken finansman meselesini de etraflıca ele aldık. Bununla ilgili geçmiş tecrübeleri de göz önünde bulundurarak kapsamlı bir çalışma yapılması için ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik. dedi.Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 39. Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni'nde konuşan Erdoğan, sahadaki gücünü masada da hissettiren Türkiye gerçeğini artık dost ve düşman herkesin kabul etmek zorunda kaldığını söyledi.Erdoğan, Türkiye'nin terör, vesayet ve istikrarsızlık gibi kronik sorunlarını çözdükçe küresel ölçekte marka değerini de artırdığını belirterek, iş dünyasının istikrar ve güven ortamının muhafazası noktasındaki hassasiyetini bu bakımdan çok anlamlı bulduğunu ifade etti.Hem iktidar hem ittifak olarak kendilerinin de bu iklimin korunması ve güçlendirilmesi için üzerlerine düşenleri yapmaya devam edeceklerinin altını çizen Erdoğan, Küresel ve bölgesel krizlerin eksik olmadığı bu dönemde, hükümetimiz tüm imkanlarıyla reel sektörümüzün yanındadır. diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye için üreteni, millete istihdam sağlayanı, Türk malı ürünleri dünyanın her köşesine ulaştıran ihracatçıları yalnız bırakmadıklarını kaydederek, Eximbank'ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardık. Bankamızın kredi ve sigorta desteği bu yılın ilk 5 ayında yüzde 31 artışla 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah yıl sonunda bankamız 60 milyar dolarlık destekle rekor kıracak. Merkez Bankamızın kullandırdığı reeskont kredileri ise son 1 yılda 1 trilyon 267 milyar lira oldu. Bunun yanında ihracatçılarımıza döviz dönüşüm desteği veriyor, üretim ve rekabet güçlerini desteklemeyi sürdürüyoruz. Küresel enerji fiyatlarındaki artışlara rağmen eşel mobil sistemiyle vatandaşlarımızı ve üreticilerimizi koruyoruz. ifadelerini kullandı.Türkiye'nin imalat sanayinde, elektrik ve doğal gaz maliyetlerinde Avrupa'nın en avantajlı ülkeleri arasında olduğunu dile getiren Erdoğan, Sanayide yüksek katma değerli üretimi teşvik etmek için Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi ve HIT-30 programlarımızı daha önce devreye almıştık. Emek yoğun sektörlerimizi ücret ve taşıma destekleri ile güçlendiriyoruz. Finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkındayız. Pazartesi günü yaptığımız kabine toplantımızda Türk ekonomisinin güncel durumunu masaya yatırırken finansman meselesini de etraflıca ele aldık. Bununla ilgili geçmiş tecrübeleri de göz önünde bulundurarak kapsamlı bir çalışma yapılması için ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik. şeklinde konuştu.Erdoğan, finansmana erişim ne kadar önemliyse bu kaynakların doğru yerde, doğru biçimde kullanılmasının da o derece önemli olduğunun altını çizerek, Biz, ülkemizin kıt kaynaklarının verimsiz alanlara değil, üretime, ihracata, yatırıma ve sanayiye gitmesini arzu ediyoruz. dedi.- İhracatın belirleyicisi dış taleptirCumhurbaşkanı Erdoğan, ticaret hayatının birincil kuralının, ürünü satacak pazar bulmak olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:İhracatın belirleyicisi dış taleptir. Kalıcı başarı palyatif çözümlerle değil, yeni müşterilerle, yeni pazarlarla ve güçlü ticari ilişkilerle gelir. DEİK başta olmak üzere iş dünyamızın yeni pazarlara açılmalarına büyük önem veriyoruz. Bu konuda sizden gelecek her türlü öneriye de açığız. Kıymetli dostlar, şunu bir defa herkesin bilmesini isterim. Gerek ekonomik gerek ticari gerekse diplomatik olarak etrafımızı saran toz bulutu dağıldığında, bunun en büyük kazananı Türkiye olacaktır. İnşallah krizleri değil, fırsatları konuşacağımız bir döneme gireceğiz. Perşembe günü yürürlüğe giren paketimiz bunun bir parçasıdır. İstanbul Finans Merkezi'ni küresel yatırımın, uluslararası ticaretin, finansal hizmetlerin bölgesel üssüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Burada sunulan finansal hizmetlerden elde edilen kazançları 20 yıl boyunca vergiden muaf tutuyoruz.Uluslararası ticaret yapan şirketler için de çok güçlü teşvikler getirdiklerini anlatan Erdoğan, Transit ticaret faaliyetlerini İstanbul Finans Merkezi üzerinden yürüten şirketler kurumlar vergisi ödemeyecek. Üstelik bu yaklaşımı yalnızca İstanbul ile sınırlamıyoruz. Türkiye'nin dört bir yanında transit ticaretten elde edilen kazançların yüzde 95'ini vergi dışı bırakıyoruz. diye konuştu.- Sizler de yeni ve güçlü Türkiye'nin büyüme hikayesinin bir parçası olunErdoğan, üreticiler için de tarihi bir adım attıklarını dile getirerek, şöyle konuştu:Sanayi imalatında ve tarımsal üretimde uygulanan kurumlar vergisi oranını yarıya indirdik. Sanayicilerimiz ve çiftçimiz artık yüzde 12,5 kurumlar vergisi ödeyecek. Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren şirketleri, bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye'ye taşımaya davet ediyoruz. Bizim mesajımız çok açık, 'Operasyonlarını Türkiye'den yönet, avantajlardan yararlan.' Ayrıca dünyanın farklı ülkelerindeki yatırımcılara, girişimcilere ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza da yeni bir çağrı yapıyoruz. Türkiye'ye gelin, Türkiye'ye yerleşin. Sizler de yeni ve güçlü Türkiye'nin büyüme hikayesinin bir parçası olun.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'ye yerleşen yabancılar ve yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının belirli şartları sağlamaları halinde yurt dışından elde ettikleri gelirler için 20 yıl boyunca vergi ödemeyeceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:Türkiye'yi sadece yatırım yapılan değil, inşallah yatırımın yönetildiği, ticaretin yönlendirildiği, sermayenin buluştuğu küresel bir merkez haline dönüştürmekte kararlıyız. Bu vesileyle DEİK ailemize de bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sizler hem iş insanı hem de Türkiye'nin ticaret elçilerisiniz. Ülkemizin potansiyelini ve sunduğu fırsatları dünyaya en iyi anlatacak olan sizlersiniz. Sizlerden bu konuda destek bekliyoruz. DEİK'le el ele vererek Türkiye'yi üretimde, ticarette ve yatırımlarda çok daha güçlü bir konuma taşıyacağımıza yürekten inanıyorum.DEİK 39. Olağan Genel Kurulu'nun Türkiye'ye, iş dünyasına ve DEİK ailesine hayırlı, uğurlu olmasını dileyen Erdoğan, ödüle layık görülen ustaları tebrik ederek konuşmasını tamamladı.- Programdan notlarCumhurbaşkanı Erdoğan konuşması öncesinde, TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan'a ödülünü takdim etti.Törene, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Fatma Betül Sayan Kaya ve Nihat Zeybekci de katıldı.Program sonunda, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve DEİK Başkanı Nail Olpak günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hediye verdi.(Bitti)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkında olduklarını belirterek, Pazartesi günü yaptığımız kabine toplantımızda Türk ekonomisinin güncel durumunu masaya yatırırken finansman meselesini de etraflıca ele aldık. Bununla ilgili geçmiş tecrübeleri de göz önünde bulundurarak kapsamlı bir çalışma yapılması için ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik. dedi.Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 39. Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni'nde konuşan Erdoğan, sahadaki gücünü masada da hissettiren Türkiye gerçeğini artık dost ve düşman herkesin kabul etmek zorunda kaldığını söyledi.Erdoğan, Türkiye'nin terör, vesayet ve istikrarsızlık gibi kronik sorunlarını çözdükçe küresel ölçekte marka değerini de artırdığını belirterek, iş dünyasının istikrar ve güven ortamının muhafazası noktasındaki hassasiyetini bu bakımdan çok anlamlı bulduğunu ifade etti.Hem iktidar hem ittifak olarak kendilerinin de bu iklimin korunması ve güçlendirilmesi için üzerlerine düşenleri yapmaya devam edeceklerinin altını çizen Erdoğan, Küresel ve bölgesel krizlerin eksik olmadığı bu dönemde, hükümetimiz tüm imkanlarıyla reel sektörümüzün yanındadır. diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye için üreteni, millete istihdam sağlayanı, Türk malı ürünleri dünyanın her köşesine ulaştıran ihracatçıları yalnız bırakmadıklarını kaydederek, Eximbank'ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardık. Bankamızın kredi ve sigorta desteği bu yılın ilk 5 ayında yüzde 31 artışla 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah yıl sonunda bankamız 60 milyar dolarlık destekle rekor kıracak. Merkez Bankamızın kullandırdığı reeskont kredileri ise son 1 yılda 1 trilyon 267 milyar lira oldu. Bunun yanında ihracatçılarımıza döviz dönüşüm desteği veriyor, üretim ve rekabet güçlerini desteklemeyi sürdürüyoruz. Küresel enerji fiyatlarındaki artışlara rağmen eşel mobil sistemiyle vatandaşlarımızı ve üreticilerimizi koruyoruz. ifadelerini kullandı.Türkiye'nin imalat sanayinde, elektrik ve doğal gaz maliyetlerinde Avrupa'nın en avantajlı ülkeleri arasında olduğunu dile getiren Erdoğan, Sanayide yüksek katma değerli üretimi teşvik etmek için Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi ve HIT-30 programlarımızı daha önce devreye almıştık. Emek yoğun sektörlerimizi ücret ve taşıma destekleri ile güçlendiriyoruz. Finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkındayız. Pazartesi günü yaptığımız kabine toplantımızda Türk ekonomisinin güncel durumunu masaya yatırırken finansman meselesini de etraflıca ele aldık. Bununla ilgili geçmiş tecrübeleri de göz önünde bulundurarak kapsamlı bir çalışma yapılması için ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik. şeklinde konuştu.Erdoğan, finansmana erişim ne kadar önemliyse bu kaynakların doğru yerde, doğru biçimde kullanılmasının da o derece önemli olduğunun altını çizerek, Biz, ülkemizin kıt kaynaklarının verimsiz alanlara değil, üretime, ihracata, yatırıma ve sanayiye gitmesini arzu ediyoruz. dedi.- İhracatın belirleyicisi dış taleptirCumhurbaşkanı Erdoğan, ticaret hayatının birincil kuralının, ürünü satacak pazar bulmak olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:İhracatın belirleyicisi dış taleptir. Kalıcı başarı palyatif çözümlerle değil, yeni müşterilerle, yeni pazarlarla ve güçlü ticari ilişkilerle gelir. DEİK başta olmak üzere iş dünyamızın yeni pazarlara açılmalarına büyük önem veriyoruz. Bu konuda sizden gelecek her türlü öneriye de açığız. Kıymetli dostlar, şunu bir defa herkesin bilmesini isterim. Gerek ekonomik gerek ticari gerekse diplomatik olarak etrafımızı saran toz bulutu dağıldığında, bunun en büyük kazananı Türkiye olacaktır. İnşallah krizleri değil, fırsatları konuşacağımız bir döneme gireceğiz. Perşembe günü yürürlüğe giren paketimiz bunun bir parçasıdır. İstanbul Finans Merkezi'ni küresel yatırımın, uluslararası ticaretin, finansal hizmetlerin bölgesel üssüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Burada sunulan finansal hizmetlerden elde edilen kazançları 20 yıl boyunca vergiden muaf tutuyoruz.Uluslararası ticaret yapan şirketler için de çok güçlü teşvikler getirdiklerini anlatan Erdoğan, Transit ticaret faaliyetlerini İstanbul Finans Merkezi üzerinden yürüten şirketler kurumlar vergisi ödemeyecek. Üstelik bu yaklaşımı yalnızca İstanbul ile sınırlamıyoruz. Türkiye'nin dört bir yanında transit ticaretten elde edilen kazançların yüzde 95'ini vergi dışı bırakıyoruz. diye konuştu.- Sizler de yeni ve güçlü Türkiye'nin büyüme hikayesinin bir parçası olunErdoğan, üreticiler için de tarihi bir adım attıklarını dile getirerek, şöyle konuştu:Sanayi imalatında ve tarımsal üretimde uygulanan kurumlar vergisi oranını yarıya indirdik. Sanayicilerimiz ve çiftçimiz artık yüzde 12,5 kurumlar vergisi ödeyecek. Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren şirketleri, bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye'ye taşımaya davet ediyoruz. Bizim mesajımız çok açık, 'Operasyonlarını Türkiye'den yönet, avantajlardan yararlan.' Ayrıca dünyanın farklı ülkelerindeki yatırımcılara, girişimcilere ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza da yeni bir çağrı yapıyoruz. Türkiye'ye gelin, Türkiye'ye yerleşin. Sizler de yeni ve güçlü Türkiye'nin büyüme hikayesinin bir parçası olun.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'ye yerleşen yabancılar ve yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının belirli şartları sağlamaları halinde yurt dışından elde ettikleri gelirler için 20 yıl boyunca vergi ödemeyeceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:Türkiye'yi sadece yatırım yapılan değil, inşallah yatırımın yönetildiği, ticaretin yönlendirildiği, sermayenin buluştuğu küresel bir merkez haline dönüştürmekte kararlıyız. Bu vesileyle DEİK ailemize de bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sizler hem iş insanı hem de Türkiye'nin ticaret elçilerisiniz. Ülkemizin potansiyelini ve sunduğu fırsatları dünyaya en iyi anlatacak olan sizlersiniz. Sizlerden bu konuda destek bekliyoruz. DEİK'le el ele vererek Türkiye'yi üretimde, ticarette ve yatırımlarda çok daha güçlü bir konuma taşıyacağımıza yürekten inanıyorum.DEİK 39. Olağan Genel Kurulu'nun Türkiye'ye, iş dünyasına ve DEİK ailesine hayırlı, uğurlu olmasını dileyen Erdoğan, ödüle layık görülen ustaları tebrik ederek konuşmasını tamamladı.- Programdan notlarCumhurbaşkanı Erdoğan konuşması öncesinde, TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan'a ödülünü takdim etti.Törene, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Fatma Betül Sayan Kaya ve Nihat Zeybekci de katıldı.Program sonunda, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve DEİK Başkanı Nail Olpak günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hediye verdi.(Bitti)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/cumhurbaskani-erdogan-deik-39-genel-kurulu-ve-ustalara-saygi-odul-toreni-nde-konustu-3.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mardin'de model uçak etkinliği düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mardin-de-model-ucak-etkinligi-duzenlendi/858715/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mardin-de-model-ucak-etkinligi-duzenlendi/858715/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 16:57:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Mardin — Mardin'de 6 Haziran Ceza İnfaz Personeli Günü dolayısıyla çocuklara yönelik model uçak uçurtma yarışması düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Mardin Haberleri — Mardin'de 6 Haziran Ceza İnfaz Personeli Günü dolayısıyla çocuklara yönelik model uçak uçurtma yarışması düzenlendi.Mardin Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen etkinlikte müzik dinletisi sunuldu, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Akbulut, adliye ve denetimli serbestlik müdürlüğü çalışanları ile ceza infaz personeli halay çekti.Etkinlikte daha sonra çocuklara yönelik model uçak uçurtma yarışması yapıldı.Yarışmada dereceye giren 9 çocuğa bisiklet hediye edildi.Cumhuriyet Başsavcısı Akbulut, gazetecilere yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen 6 Haziran Ceza İnfaz Personeli Günü'nü ilk kez kutladıklarını söyledi.Bu kapsamda ceza infaz personelinin moral ve motivasyonunu yükseltmek için etkinlikler, törenler, şenlikler ve yarışmalar düzenlediklerini ifade eden Akbulut, şöyle konuştu:Satranç, futbol ve masa tenisi turnuvaları, fotoğraf yarışması, doğa yürüyüşü, kahvaltılar, kermesler, konserler düzenledik. Bugün de personelimizin çocuklarını sevindirmek, mutlu etmek için model uçak yarışması ve şenlik düzenledik. Amacımız yüksek risk altında cezaevlerinde ve denetimli serbestlik müdürlüğünde görev yapan personelimizi gerilimden, stresten kurtarmak, biraz olsun moral ve motivasyonunu yükseltmek. Bundan sonra her yıl bu etkinlikleri düzenleyeceğiz.Etkinliğe Cumhuriyet Başsavcı Vekili Serkan Şahbaz, Mardin Denetimli Serbestlik Müdürü Özge Dijle Demir, MHP İl Başkanı Ferhan Bozkuş, iş insanı Mehmet Samsa ile davetliler katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Mardin Haberleri — Mardin'de 6 Haziran Ceza İnfaz Personeli Günü dolayısıyla çocuklara yönelik model uçak uçurtma yarışması düzenlendi.Mardin Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen etkinlikte müzik dinletisi sunuldu, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Akbulut, adliye ve denetimli serbestlik müdürlüğü çalışanları ile ceza infaz personeli halay çekti.Etkinlikte daha sonra çocuklara yönelik model uçak uçurtma yarışması yapıldı.Yarışmada dereceye giren 9 çocuğa bisiklet hediye edildi.Cumhuriyet Başsavcısı Akbulut, gazetecilere yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen 6 Haziran Ceza İnfaz Personeli Günü'nü ilk kez kutladıklarını söyledi.Bu kapsamda ceza infaz personelinin moral ve motivasyonunu yükseltmek için etkinlikler, törenler, şenlikler ve yarışmalar düzenlediklerini ifade eden Akbulut, şöyle konuştu:Satranç, futbol ve masa tenisi turnuvaları, fotoğraf yarışması, doğa yürüyüşü, kahvaltılar, kermesler, konserler düzenledik. Bugün de personelimizin çocuklarını sevindirmek, mutlu etmek için model uçak yarışması ve şenlik düzenledik. Amacımız yüksek risk altında cezaevlerinde ve denetimli serbestlik müdürlüğünde görev yapan personelimizi gerilimden, stresten kurtarmak, biraz olsun moral ve motivasyonunu yükseltmek. Bundan sonra her yıl bu etkinlikleri düzenleyeceğiz.Etkinliğe Cumhuriyet Başsavcı Vekili Serkan Şahbaz, Mardin Denetimli Serbestlik Müdürü Özge Dijle Demir, MHP İl Başkanı Ferhan Bozkuş, iş insanı Mehmet Samsa ile davetliler katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/mardin-de-model-ucak-etkinligi-duzenlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Batman'da 11 kilo 500 gram esrar ele geçirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/batman-da-11-kilo-500-gram-esrar-ele-gecirildi/858714/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/batman-da-11-kilo-500-gram-esrar-ele-gecirildi/858714/</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 16:57:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Batman — Batman'ın Kozluk ilçesinde 11 kilo 500 gram toz esrar ele geçirildi, 1 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Batman Haberleri — Batman'ın Kozluk ilçesinde 11 kilo 500 gram toz esrar ele geçirildi, 1 şüpheli tutuklandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince ilçe girişinde durumundan şüphelenilen bir panelvan durduruldu.Ekiplerce narkotik köpeğiyle yapılan aramada aracın yedek lastiğine gizlenmiş 11 kilo 500 gram toz esrar bulundu.Gözaltına alınan araç sürücüsü işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Batman Haberleri — Batman'ın Kozluk ilçesinde 11 kilo 500 gram toz esrar ele geçirildi, 1 şüpheli tutuklandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince ilçe girişinde durumundan şüphelenilen bir panelvan durduruldu.Ekiplerce narkotik köpeğiyle yapılan aramada aracın yedek lastiğine gizlenmiş 11 kilo 500 gram toz esrar bulundu.Gözaltına alınan araç sürücüsü işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/batman-da-11-kilo-500-gram-esrar-ele-gecirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
