<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Bakan Göktaş'tan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü mesajı:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-goktas-tan-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-mesaji/878851/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-goktas-tan-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-mesaji/878851/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:32:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde aziz milletimiz, o gece ortaya koyduğu feraset, cesaret ve dirayetle milli iradenin üzerinde hiçbir güç tanımadığını tüm dünyaya göstermiştir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde aziz milletimiz, o gece ortaya koyduğu feraset, cesaret ve dirayetle milli iradenin üzerinde hiçbir güç tanımadığını tüm dünyaya göstermiştir. ifadesini kullandı.Bakan Göktaş, NSosyal hesabından yayımladığı mesajında, 15 Temmuz'un bir kahramanlık destanı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde aziz milletimiz, o gece ortaya koyduğu feraset, cesaret ve dirayetle milli iradenin üzerinde hiçbir güç tanımadığını tüm dünyaya göstermiştir. Aradan geçen 10 yılda da aynı inanç ve kararlılıkla 15 Temmuz ruhunu yaşatmaya devam etmiştir. Bu ruhun ardında, meydanlara akın eden milletimizin sarsılmaz iradesi, vatan uğruna canını feda eden 253 şehidimizin eşsiz fedakarlığı ve gazilik mertebesine erişen 2 bin 737 kahramanımızın destansı mücadelesi vardır. Onların hatırasını yaşatmak boynumuzun borcudur. Bu şanlı direnişin 10'uncu yıl dönümü vesilesiyle tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla yâd ediyorum. 15 Temmuz'u unutmayacak, unutturmayacağız.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde aziz milletimiz, o gece ortaya koyduğu feraset, cesaret ve dirayetle milli iradenin üzerinde hiçbir güç tanımadığını tüm dünyaya göstermiştir. ifadesini kullandı.Bakan Göktaş, NSosyal hesabından yayımladığı mesajında, 15 Temmuz'un bir kahramanlık destanı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde aziz milletimiz, o gece ortaya koyduğu feraset, cesaret ve dirayetle milli iradenin üzerinde hiçbir güç tanımadığını tüm dünyaya göstermiştir. Aradan geçen 10 yılda da aynı inanç ve kararlılıkla 15 Temmuz ruhunu yaşatmaya devam etmiştir. Bu ruhun ardında, meydanlara akın eden milletimizin sarsılmaz iradesi, vatan uğruna canını feda eden 253 şehidimizin eşsiz fedakarlığı ve gazilik mertebesine erişen 2 bin 737 kahramanımızın destansı mücadelesi vardır. Onların hatırasını yaşatmak boynumuzun borcudur. Bu şanlı direnişin 10'uncu yıl dönümü vesilesiyle tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla yâd ediyorum. 15 Temmuz'u unutmayacak, unutturmayacağız.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/bakan-goktas-tan-15-temmuz-demokrasi-ve-milli-birlik-gunu-mesaji.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrailli aşırı sağcı milletvekili, işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait okulun tabelasını parçaladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israilli-asiri-sagci-milletvekili-isgal-altindaki-dogu-kudus-te-filistinlilere-ait-okulun-tabelasini-parcaladi/878850/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israilli-asiri-sagci-milletvekili-isgal-altindaki-dogu-kudus-te-filistinlilere-ait-okulun-tabelasini-parcaladi/878850/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:24:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Işgal Altındaki Doğu Kudüs — Doğu Kudüs’teki Darül Eytam Lisesi'ne baskın düzenleyen İsrailli milletvekili Zvi Sukkot, Filistinlilere ait tüm okulları kapatmakla tehdit etti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Işgal Altındaki Doğu Kudüs Haberleri — İsrailli aşırı sağcı milletvekili Zvi Sukkot, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Eski Şehir bölgesinde Filistinlilere ait bir okula baskın düzenleyerek okul tabelasını tahrip etti.İsrail Meclisi Eğitim Komisyonu üyesi Sukkot, Eski Şehir'deki Darül Eytam (Yetimler Yurdu) Lisesi'ne baskın düzenleyerek, üzerinde Filistin bayrağı bulunan okul tabelasını parçaladığı görüntüleri dün sosyal medya hesabından paylaştı.Bölgede yetim ve ihtiyaç sahibi çocuklara eğitim veren tarihi okulun tabelasını yerinden sökerek parçalayan Sukkot, Bu okulu ve Kudüs’teki tüm Filistin yönetimi okullarını kapatacağız. Bu, var olmayan bir devletin bayrağı. Burada yalnızca İsrail var. ifadelerini kullandı.İsrail Meclisindeki aşırı sağcı isimlerden Sukkot, Ummul Fehm ve Rahat gibi Filistin kentlerine giderek okullara provokatif baskınlar düzenlemesiyle sık sık gündeme geliyor.Uluslararası hukuka göre, Doğu Kudüs’te işgalci güç olan İsrail'in Filistinlilere ait eğitim, sağlık ve kültürel kurumlarına müdahale yetkisi bulunmuyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Işgal Altındaki Doğu Kudüs Haberleri — İsrailli aşırı sağcı milletvekili Zvi Sukkot, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Eski Şehir bölgesinde Filistinlilere ait bir okula baskın düzenleyerek okul tabelasını tahrip etti.İsrail Meclisi Eğitim Komisyonu üyesi Sukkot, Eski Şehir'deki Darül Eytam (Yetimler Yurdu) Lisesi'ne baskın düzenleyerek, üzerinde Filistin bayrağı bulunan okul tabelasını parçaladığı görüntüleri dün sosyal medya hesabından paylaştı.Bölgede yetim ve ihtiyaç sahibi çocuklara eğitim veren tarihi okulun tabelasını yerinden sökerek parçalayan Sukkot, Bu okulu ve Kudüs’teki tüm Filistin yönetimi okullarını kapatacağız. Bu, var olmayan bir devletin bayrağı. Burada yalnızca İsrail var. ifadelerini kullandı.İsrail Meclisindeki aşırı sağcı isimlerden Sukkot, Ummul Fehm ve Rahat gibi Filistin kentlerine giderek okullara provokatif baskınlar düzenlemesiyle sık sık gündeme geliyor.Uluslararası hukuka göre, Doğu Kudüs’te işgalci güç olan İsrail'in Filistinlilere ait eğitim, sağlık ve kültürel kurumlarına müdahale yetkisi bulunmuyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/israilli-asiri-sagci-milletvekili-isgal-altindaki-dogu-kudus-te-filistinlilere-ait-okulun-tabelasini-parcaladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bolu'nun yöresel kıyafetlerini mısır koçanlarından ürettiği bebeklerde yaşatıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bolu-nun-yoresel-kiyafetlerini-misir-kocanlarindan-urettigi-bebeklerde-yasatiyor/878849/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bolu-nun-yoresel-kiyafetlerini-misir-kocanlarindan-urettigi-bebeklerde-yasatiyor/878849/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:24:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bolu — Evinde bebek, çiçek ve kapı süsleri üreten 62 yaşındaki Zekiye Gürsoy: - Kıyafetlerin süslemelerini ve ayrıntılarını evde kendim hazırlıyorum. Her bebeğin farklı bir hikayesi ve karakteri olmasını istiyorum. Yaptığım ürünlerle hem kültürümüzü tanıtıyor hem de unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını yaşatmaya çalışıyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bolu Haberleri — Bolu'da yaşayan 62 yaşındaki Zekiye Gürsoy, Mudurnu, Göynük ve Dörtdivan ilçelerindeki halkın yöresel kıyafetlerini mısır koçanını kullanarak hazırladığı bebeklerde yaşatıyor.Beşkavaklar Mahallesi'nde yaşayan Gürsoy'un yıllar önce belediyenin açtığı kurslarda üç boyutlu rölyef ve ahşap boyama eğitimi aldıktan sonra sosyal medyada gördüğü mısır koçanından bebek yapımına yöneldi.Bolu Halk Eğitimi Merkezi'ndeki kursta mısır koçanının işlenmesi, kurutulması ve şekillendirilmesini öğrenen Gürsoy, atölyeye çevirdiği evinin odasında kuruttuğu koçanların doğal dokusunu bozmadan kumaş boyalarıyla renklendiriyor ve tek tek şekillendirerek özgün tasarımlar ortaya çıkarıyor.Mudurnu, Göynük ve Dörtdivan yörelerine ait geleneksel kıyafetleri kumaşlarla hazırlayıp koçandan yaptığı bebeklere uygulayan Gürsoy, nilüfer çiçeği, kapı süsü, çiçek aranjmanları ve dekoratif objeler de üretiyor.Gürsoy, AA muhabirine, eserlerinin her birinde hayal gücü ile yöresel kültürü buluşturmaya özen gösterdiğini söyledi.Mudurnu, Göynük ve Dörtdivan'ın yöresel kıyafetlerinden ilham aldığını dile getiren Gürsoy, Kıyafetlerin süslemelerini ve ayrıntılarını evde kendim hazırlıyorum. Her bebeğin farklı bir hikayesi ve karakteri olmasını istiyorum. Yaptığım ürünlerle hem kültürümüzü tanıtıyor hem de unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını yaşatmaya çalışıyorum. diye konuştu.Gürsoy, bir mısır bebeğin hazırlanmasının ortalama üç gün sürdüğünü belirterek, her ürünün büyük bir sabır ve emek gerektirdiğini, koçanları tek tek boyadığını, kuruttuğunu ve kat kat şekillendirdiğini anlattı.Mısır koçanlarını bulmanın kolay olmadığına değinen Gürsoy, Ben çevreden topladığım koçanları kurutup biriktirdim. Kurs açılacağı zaman büyük çantalar dolusu mısır koçanını götürerek diğer kursiyerlerle paylaştım. Böylece hep birlikte çalışma imkanı bulduk. dedi.Gürsoy, tamamen sıfır atık malzeme kullandığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:Mısır koçanlarını kurutup boyuyorum. Daha sonra tek tek şekillendirerek bebekler, nilüfer çiçekleri ve kapı süsleri yapıyorum. İnsanların daha önce çok fazla görmediği ürünleri ortaya çıkarmak bana büyük mutluluk veriyor. Bir hobi olarak başladığım bu uğraş zamanla gelir elde ettiğim bir işe dönüştü. Sipariş üzerine çalışmayı çok seviyorum. İnsanların benim yaptığım ürünleri evlerinde ya da sevdiklerine hediye etmek için tercih etmesi beni mutlu ediyor.Üretmenin kendisine hem moral hem de yeni bir yaşam enerjisi verdiğini belirten Gürsoy, doğada atık olarak görülen bir malzemeyi sanat eserine dönüştürmenin kendisini çok mutlu ettiğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bolu Haberleri — Bolu'da yaşayan 62 yaşındaki Zekiye Gürsoy, Mudurnu, Göynük ve Dörtdivan ilçelerindeki halkın yöresel kıyafetlerini mısır koçanını kullanarak hazırladığı bebeklerde yaşatıyor.Beşkavaklar Mahallesi'nde yaşayan Gürsoy'un yıllar önce belediyenin açtığı kurslarda üç boyutlu rölyef ve ahşap boyama eğitimi aldıktan sonra sosyal medyada gördüğü mısır koçanından bebek yapımına yöneldi.Bolu Halk Eğitimi Merkezi'ndeki kursta mısır koçanının işlenmesi, kurutulması ve şekillendirilmesini öğrenen Gürsoy, atölyeye çevirdiği evinin odasında kuruttuğu koçanların doğal dokusunu bozmadan kumaş boyalarıyla renklendiriyor ve tek tek şekillendirerek özgün tasarımlar ortaya çıkarıyor.Mudurnu, Göynük ve Dörtdivan yörelerine ait geleneksel kıyafetleri kumaşlarla hazırlayıp koçandan yaptığı bebeklere uygulayan Gürsoy, nilüfer çiçeği, kapı süsü, çiçek aranjmanları ve dekoratif objeler de üretiyor.Gürsoy, AA muhabirine, eserlerinin her birinde hayal gücü ile yöresel kültürü buluşturmaya özen gösterdiğini söyledi.Mudurnu, Göynük ve Dörtdivan'ın yöresel kıyafetlerinden ilham aldığını dile getiren Gürsoy, Kıyafetlerin süslemelerini ve ayrıntılarını evde kendim hazırlıyorum. Her bebeğin farklı bir hikayesi ve karakteri olmasını istiyorum. Yaptığım ürünlerle hem kültürümüzü tanıtıyor hem de unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını yaşatmaya çalışıyorum. diye konuştu.Gürsoy, bir mısır bebeğin hazırlanmasının ortalama üç gün sürdüğünü belirterek, her ürünün büyük bir sabır ve emek gerektirdiğini, koçanları tek tek boyadığını, kuruttuğunu ve kat kat şekillendirdiğini anlattı.Mısır koçanlarını bulmanın kolay olmadığına değinen Gürsoy, Ben çevreden topladığım koçanları kurutup biriktirdim. Kurs açılacağı zaman büyük çantalar dolusu mısır koçanını götürerek diğer kursiyerlerle paylaştım. Böylece hep birlikte çalışma imkanı bulduk. dedi.Gürsoy, tamamen sıfır atık malzeme kullandığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:Mısır koçanlarını kurutup boyuyorum. Daha sonra tek tek şekillendirerek bebekler, nilüfer çiçekleri ve kapı süsleri yapıyorum. İnsanların daha önce çok fazla görmediği ürünleri ortaya çıkarmak bana büyük mutluluk veriyor. Bir hobi olarak başladığım bu uğraş zamanla gelir elde ettiğim bir işe dönüştü. Sipariş üzerine çalışmayı çok seviyorum. İnsanların benim yaptığım ürünleri evlerinde ya da sevdiklerine hediye etmek için tercih etmesi beni mutlu ediyor.Üretmenin kendisine hem moral hem de yeni bir yaşam enerjisi verdiğini belirten Gürsoy, doğada atık olarak görülen bir malzemeyi sanat eserine dönüştürmenin kendisini çok mutlu ettiğini sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/bolu-nun-yoresel-kiyafetlerini-misir-kocanlarindan-urettigi-bebeklerde-yasatiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD'de Demokrat senatörler, Pentagon'dan İran'daki okul saldırısı soruşturmasını açıklamasını istedi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-de-demokrat-senatorler-pentagon-dan-iran-daki-okul-saldirisi-sorusturmasini-aciklamasini-istedi/878848/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-de-demokrat-senatorler-pentagon-dan-iran-daki-okul-saldirisi-sorusturmasini-aciklamasini-istedi/878848/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:21:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Abd — ABD’de bir grup Demokrat senatör, ABD Savunma Bakanlığından (Pentagon) İran'ın Hürmüzgan eyaletindeki bir ilkokula düzenlenen ve çoğu çocuk 175 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili yürütülen soruşturmanın derhal kamuoyuna açıklanmasını talep etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Abd Haberleri — ABD’de bir grup Demokrat senatör, ABD Savunma Bakanlığından (Pentagon) İran'ın Hürmüzgan eyaletindeki bir ilkokula düzenlenen ve çoğu çocuk 175 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili yürütülen soruşturmanın derhal kamuoyuna açıklanmasını talep etti.Aralarında Jack Reed, Kirsten Gillibrand ve Angela Alsobrooks’ın bulunduğu 25 ABD'li Demokrat senatör, Pentagon’un söz konusu saldırıya ilişkin soruşturmasına dair ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper’a mektup gönderdi.Mektupta, saldırının üzerinden dört aydan fazla zaman geçmesine ve soruşturmanın nisan ayında sunulduğunun belirtilmesine rağmen, Kongre ve ABD halkının halen Bakanlığın soruşturma raporunu ve ulaştığı bulguları görmediğine dikkat çekildi.Bakanlığın, soruşturmanın tam ve sansürsüz halini derhal Kongre'ye sunması gerektiği belirtilen mektupta, böyle bir trajedinin tekrar yaşanmaması için somut bir planın da ortaya konması gerektiğine işaret edildi.Mektupta, ABD ordusunun, sivillerin zarar görmesini engellemek için önlem alma konusunda yasal ve ahlaki yükümlülüğü bulunduğu vurgulanarak, Bir ABD saldırısı sivilleri öldürdüğünde, Bakanlık Kongre'ye, ABD halkına ve mağdurların ailelerine ne yaşandığına dair açık bir hesap verme ve gelecekteki başarısızlıkları önlemek için güvenilir bir plan borçludur. ifadelerine yer verildi.İran devlet televizyonu, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na saldırı düzenlediğini duyurmuştu. Saldırıda çoğu çocuk 175 kişi yaşamını yitirmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Abd Haberleri — ABD’de bir grup Demokrat senatör, ABD Savunma Bakanlığından (Pentagon) İran'ın Hürmüzgan eyaletindeki bir ilkokula düzenlenen ve çoğu çocuk 175 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili yürütülen soruşturmanın derhal kamuoyuna açıklanmasını talep etti.Aralarında Jack Reed, Kirsten Gillibrand ve Angela Alsobrooks’ın bulunduğu 25 ABD'li Demokrat senatör, Pentagon’un söz konusu saldırıya ilişkin soruşturmasına dair ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper’a mektup gönderdi.Mektupta, saldırının üzerinden dört aydan fazla zaman geçmesine ve soruşturmanın nisan ayında sunulduğunun belirtilmesine rağmen, Kongre ve ABD halkının halen Bakanlığın soruşturma raporunu ve ulaştığı bulguları görmediğine dikkat çekildi.Bakanlığın, soruşturmanın tam ve sansürsüz halini derhal Kongre'ye sunması gerektiği belirtilen mektupta, böyle bir trajedinin tekrar yaşanmaması için somut bir planın da ortaya konması gerektiğine işaret edildi.Mektupta, ABD ordusunun, sivillerin zarar görmesini engellemek için önlem alma konusunda yasal ve ahlaki yükümlülüğü bulunduğu vurgulanarak, Bir ABD saldırısı sivilleri öldürdüğünde, Bakanlık Kongre'ye, ABD halkına ve mağdurların ailelerine ne yaşandığına dair açık bir hesap verme ve gelecekteki başarısızlıkları önlemek için güvenilir bir plan borçludur. ifadelerine yer verildi.İran devlet televizyonu, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na saldırı düzenlediğini duyurmuştu. Saldırıda çoğu çocuk 175 kişi yaşamını yitirmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/abd-de-demokrat-senatorler-pentagon-dan-iran-daki-okul-saldirisi-sorusturmasini-aciklamasini-istedi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Beşiktaş, Slovakya kampını tamamladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/besiktas-slovakya-kampini-tamamladi/878847/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/besiktas-slovakya-kampini-tamamladi/878847/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:18:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Siyah-beyazlılar, altı hazırlık maçında 6 gol atarken, kalesinde 7 gol gördü - Slovakya kampında futbol akademisinden yetişen 17 oyuncu yer aldı - İtalyan teknik direktör Vincenzo Italiano, kampta tüm oyuncularla birebir iletişim kurdu - Fransa temsilcisi Clermont'tan transfer edilen İlhan Fakılı ve altyapıdan yetişen Mustafa Azem Yortaç'ın kamp performansı dikkati çekti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- METİN ARSLANCAN - Beşiktaş, Slovakya'da 1 Temmuz'da başladığı yurt dışı kampını, oynadığı altı hazırlık karşılaşmasıyla tamamladı.Samorin kentine bağlı Slovakya Olimpiyat Antrenman Merkezi'nde yeni sezon hazırlıklarını sürdüren siyah-beyazlılar, oynadığı altı hazırlık maçında ikişer galibiyet, beraberlik ve yenilgi yaşadı.Yurda dün gece dönen Beşiktaş'ın yurt dışı kampı saha sonuçlarının ötesinde siyah-beyazlıların yeni teknik direktörü Vincenzo Italiano'nun takımı tanıması açısından önem taşıdı.Beşiktaş'ta yeni transferlerin bir kısmı 2026 FIFA Dünya Kupası'ndan nedeniyle kampa katılamazken bazı oyuncular ise performanslarıyla öne çıktı.Italiano, siyah-beyazlıların UEFA Avrupa Ligi ikinci eleme turundaki rakibi Midtjylland ile 23 Temmuz Perşembe günü İstanbul'da zorlu bir sınava çıkacak.Altı hazırlık maçında iki galibiyetBeşiktaş, çoğunlukla günde çift idman yaptığı Slovakya kampında altı hazırlık maçı oynadı.İlk hazırlık karşılaşmasında Macar takımı Gyirmot'u 2-1 yenen Beşiktaş, aynı ülkeden MTE 1904 KFT ile 0-0 berabere kaldı.Katıldığı turnuvada 35'er dakikalık iki devre halinde oynadığı iki hazırlık müsabakasında siyah-beyazlılar, Avusturya temsilcisi SV Mattersburg'u 1-0 mağlup ederken, Polonya ekibi Widzew Lodz'a ise 2-0 kaybetti.Yurt dışı kampının son gününde Slovak ekibi Dinamo Malzenice ile 1-1 berabere kalan Beşiktaş, aynı ülkeden Spartak Trnava'ya ise 3-2 mağlup oldu.Siyah-beyazlılar, altı maçta 6 gol atarken, kalesinde ise 7 gol gördü.Slovakya kampında 17 altyapı oyuncusuBeşiktaş'ın Slovakya kampında futbol akademisinden yetişen 17 oyuncu yer aldı.Yurt dışı kampında Beşiktaş'ta Emir Yaşar, Emre Bilgin, Ahmet Okutan, Mehmet Tuğra Yeşilyurt, Semih Kılıçsoy, Kartal Kayra Yılmaz, Rıdvan Yılmaz, Devrim Şahin, Mustafa Erhan Hekimoğlu, Ahmet Sami Bircan, Ali Pağda, Cumali Gürsel, Fahri Kerem Ay, Kartal Cengizer, Mustafa Azem Yortaç, Ozan Sevim ve Asım Efe Işık, yeni sezona hazırlandı.Genç futbolcular, ortaya koydukları performansla siyah-beyazlı formayı ne kadar çok istediklerini göstermeyi başardı.Başkan Adalı, kampta iki gün kaldıBeşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, yurt dışı kampının bitmesine iki gün kala Slovakya'ya geldi. Transfer çalışmalarını bizzat yöneten Adalı, 12 Temmuz Pazar günü takımın kamp yaptığı Samorin'e ulaştı.Yurt dışı kampına dört transferin (Kassoum Ouattara, İlhan Fakılı, Doğan Alemdar ve Salih Özcan) yetişmesini sağlayan Adalı, burada teknik direktör Vincenzo Italiano ile de görüştü.Belçikalı oyuncunun transferi için dün Slovakya'dan ayrılan Serdal Adalı, akşam saatlerinde Trossard ile yurda döndü.Vincenzo Italiano, oyuncularla birebir iletişim kurduBeşiktaş'ta İtalyan teknik direktör Vincenzo Italiano, Slovakya kampında oyuncuların tamamıyla birebir iletişim kurdu.Genç oyuncularla yakından ilgilenen Italiano'nun altyapıdan yetişen futbolculara tek tek tanıması dikkatlerden kaçmadı.İtalyan teknik adamın antrenmandan en az 30 dakika önce sahaya gelerek hazırlanması da göze çarpan detaylar arasında yer aldı. Denge açıklamasıBeşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano, takımının oyunun iki yönünde de dikkatli olması ve dengeli bir anlayışla mücadele etmesi gerektiğini söyledi.Spartak Trnava'ya 3-2 kaybettikleri son hazırlık maçının ardından daha fazla gol atabileceklerini belirten 48 yaşındaki teknik adam, Daha fazla gol şansı üretebildik. O kapasiteye sahibiz. Çünkü eski hazırlık maçlarını düşündüğümüz zaman bence kale önüne daha fazla şans oluşturduk ama burada çok önemli bir şey daha var: denge. Dengeli olmalıyız. Önde ne kadar iyi olursak savunmada da o kadar iyi olmalıyız. Önde ne kadar baskılıysak savunmada da o kadar dikkatli olmalıyız. Burada anahtar kelime, denge. Takım bence daha acımasız olmalı, daha aç olmalı. ifadelerini kullandı.Yeni transfer İlhan Fakılı&#039;dan iyi başlangıçBeşiktaş'ın Fransa temsilcisi Clermont'tan renklerine bağladığı İlhan Fakılı, kampın öne çıkan isimlerinden biri oldu.Hazırlık müsabakalarında iki gol kaydeden 20 yaşındaki kanat oyuncusu, SV Mattersburg ve Spartak Trnava karşılaşmalarında fileleri havalandırdı.Genç futbolcunun bu performansı siyah-beyazlılarda teknik heyetin yüzünü güldürdü.Altyapı patentli Mustafa Azem Yortaç&#039;tan iyi performansBeşiktaş'ın altyapısından yetişen 18 yaşındaki futbolcu Mustafa Azem Yortaç, özellikle SV Mattersburg maçındaki oyunuyla dikkati çekti.Savunmada temposuyla ön plana çıkan Mustafa Azem, Vincenzo Italiano'nun önde baskı oyununu rakip karşısında uygulamayı başardı.Genç futbolcunun performansı, gelecek adına önemli umut verdi.Siyah-beyazlılarda kaleciler Emir Yaşar ve Emre Bilgin'in yanı sıra Devrim Şahin, Ahmet Sami Bircan ve Ali Pağda'nın da gelişimleri kampta dikkatle takip edildi.Melih Aydoğdu ve Önder Özen&#039;den yakın takipSlovakya kampında Beşiktaş Kulübü Futbol AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Melih Aydoğdu ile futbol direktörü Önder Özen, takımı yakından takip etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- METİN ARSLANCAN - Beşiktaş, Slovakya'da 1 Temmuz'da başladığı yurt dışı kampını, oynadığı altı hazırlık karşılaşmasıyla tamamladı.Samorin kentine bağlı Slovakya Olimpiyat Antrenman Merkezi'nde yeni sezon hazırlıklarını sürdüren siyah-beyazlılar, oynadığı altı hazırlık maçında ikişer galibiyet, beraberlik ve yenilgi yaşadı.Yurda dün gece dönen Beşiktaş'ın yurt dışı kampı saha sonuçlarının ötesinde siyah-beyazlıların yeni teknik direktörü Vincenzo Italiano'nun takımı tanıması açısından önem taşıdı.Beşiktaş'ta yeni transferlerin bir kısmı 2026 FIFA Dünya Kupası'ndan nedeniyle kampa katılamazken bazı oyuncular ise performanslarıyla öne çıktı.Italiano, siyah-beyazlıların UEFA Avrupa Ligi ikinci eleme turundaki rakibi Midtjylland ile 23 Temmuz Perşembe günü İstanbul'da zorlu bir sınava çıkacak.Altı hazırlık maçında iki galibiyetBeşiktaş, çoğunlukla günde çift idman yaptığı Slovakya kampında altı hazırlık maçı oynadı.İlk hazırlık karşılaşmasında Macar takımı Gyirmot'u 2-1 yenen Beşiktaş, aynı ülkeden MTE 1904 KFT ile 0-0 berabere kaldı.Katıldığı turnuvada 35'er dakikalık iki devre halinde oynadığı iki hazırlık müsabakasında siyah-beyazlılar, Avusturya temsilcisi SV Mattersburg'u 1-0 mağlup ederken, Polonya ekibi Widzew Lodz'a ise 2-0 kaybetti.Yurt dışı kampının son gününde Slovak ekibi Dinamo Malzenice ile 1-1 berabere kalan Beşiktaş, aynı ülkeden Spartak Trnava'ya ise 3-2 mağlup oldu.Siyah-beyazlılar, altı maçta 6 gol atarken, kalesinde ise 7 gol gördü.Slovakya kampında 17 altyapı oyuncusuBeşiktaş'ın Slovakya kampında futbol akademisinden yetişen 17 oyuncu yer aldı.Yurt dışı kampında Beşiktaş'ta Emir Yaşar, Emre Bilgin, Ahmet Okutan, Mehmet Tuğra Yeşilyurt, Semih Kılıçsoy, Kartal Kayra Yılmaz, Rıdvan Yılmaz, Devrim Şahin, Mustafa Erhan Hekimoğlu, Ahmet Sami Bircan, Ali Pağda, Cumali Gürsel, Fahri Kerem Ay, Kartal Cengizer, Mustafa Azem Yortaç, Ozan Sevim ve Asım Efe Işık, yeni sezona hazırlandı.Genç futbolcular, ortaya koydukları performansla siyah-beyazlı formayı ne kadar çok istediklerini göstermeyi başardı.Başkan Adalı, kampta iki gün kaldıBeşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, yurt dışı kampının bitmesine iki gün kala Slovakya'ya geldi. Transfer çalışmalarını bizzat yöneten Adalı, 12 Temmuz Pazar günü takımın kamp yaptığı Samorin'e ulaştı.Yurt dışı kampına dört transferin (Kassoum Ouattara, İlhan Fakılı, Doğan Alemdar ve Salih Özcan) yetişmesini sağlayan Adalı, burada teknik direktör Vincenzo Italiano ile de görüştü.Belçikalı oyuncunun transferi için dün Slovakya'dan ayrılan Serdal Adalı, akşam saatlerinde Trossard ile yurda döndü.Vincenzo Italiano, oyuncularla birebir iletişim kurduBeşiktaş'ta İtalyan teknik direktör Vincenzo Italiano, Slovakya kampında oyuncuların tamamıyla birebir iletişim kurdu.Genç oyuncularla yakından ilgilenen Italiano'nun altyapıdan yetişen futbolculara tek tek tanıması dikkatlerden kaçmadı.İtalyan teknik adamın antrenmandan en az 30 dakika önce sahaya gelerek hazırlanması da göze çarpan detaylar arasında yer aldı. Denge açıklamasıBeşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano, takımının oyunun iki yönünde de dikkatli olması ve dengeli bir anlayışla mücadele etmesi gerektiğini söyledi.Spartak Trnava'ya 3-2 kaybettikleri son hazırlık maçının ardından daha fazla gol atabileceklerini belirten 48 yaşındaki teknik adam, Daha fazla gol şansı üretebildik. O kapasiteye sahibiz. Çünkü eski hazırlık maçlarını düşündüğümüz zaman bence kale önüne daha fazla şans oluşturduk ama burada çok önemli bir şey daha var: denge. Dengeli olmalıyız. Önde ne kadar iyi olursak savunmada da o kadar iyi olmalıyız. Önde ne kadar baskılıysak savunmada da o kadar dikkatli olmalıyız. Burada anahtar kelime, denge. Takım bence daha acımasız olmalı, daha aç olmalı. ifadelerini kullandı.Yeni transfer İlhan Fakılı&#039;dan iyi başlangıçBeşiktaş'ın Fransa temsilcisi Clermont'tan renklerine bağladığı İlhan Fakılı, kampın öne çıkan isimlerinden biri oldu.Hazırlık müsabakalarında iki gol kaydeden 20 yaşındaki kanat oyuncusu, SV Mattersburg ve Spartak Trnava karşılaşmalarında fileleri havalandırdı.Genç futbolcunun bu performansı siyah-beyazlılarda teknik heyetin yüzünü güldürdü.Altyapı patentli Mustafa Azem Yortaç&#039;tan iyi performansBeşiktaş'ın altyapısından yetişen 18 yaşındaki futbolcu Mustafa Azem Yortaç, özellikle SV Mattersburg maçındaki oyunuyla dikkati çekti.Savunmada temposuyla ön plana çıkan Mustafa Azem, Vincenzo Italiano'nun önde baskı oyununu rakip karşısında uygulamayı başardı.Genç futbolcunun performansı, gelecek adına önemli umut verdi.Siyah-beyazlılarda kaleciler Emir Yaşar ve Emre Bilgin'in yanı sıra Devrim Şahin, Ahmet Sami Bircan ve Ali Pağda'nın da gelişimleri kampta dikkatle takip edildi.Melih Aydoğdu ve Önder Özen&#039;den yakın takipSlovakya kampında Beşiktaş Kulübü Futbol AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Melih Aydoğdu ile futbol direktörü Önder Özen, takımı yakından takip etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/besiktas-slovakya-kampini-tamamladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Profesyonel ligi olmayan Yeşil Burun Adaları'nın başarı hikayesini gurbetçi futbolcular yazdı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/profesyonel-ligi-olmayan-yesil-burun-adalari-nin-basari-hikayesini-gurbetci-futbolcular-yazdi/878846/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/profesyonel-ligi-olmayan-yesil-burun-adalari-nin-basari-hikayesini-gurbetci-futbolcular-yazdi/878846/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Brezilyalı spor yayın organı Globo Esporte'nin Yeşil Burun Adaları muhabiri Raphael Bozeo: - İnsanlar gündüz çalışıyor, boş zamanlarında futbol oynuyor. Sadece futboldan geçimini sağlayan oyuncu sayısı oldukça az. Bu nedenle ABD, Portekiz, İrlanda ve diğer ülkelerde daha rekabetçi futbol ortamlarında yetişen oyuncuları milli takıma kazandırabilmek büyük avantaj sağlıyor - Federasyon yıllar boyunca yurt dışında yaşayan ya da yurt dışında doğmuş ancak Yeşil Burun Adalı ailelerden gelen futbolcuları tek tek tespit ederek milli takıma kazandırmak için büyük çaba gösterdi. Amaç, ülkede yetişen futbolcular ile diasporada yaşayan futbolcuları aynı takım altında buluşturmaktı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRE AŞIKÇI - 2026 FIFA Dünya Kupası son 32 turunda Arjantin'e elenen Yeşil Burun Adaları'nın başarısı, futbol kamuoyunun dikkatini bu küçük ada ülkesine çekti. Normal süresi 1-1 tamamlanan karşılaşmada uzatma dakikalarında Arjantin'e 3-2 yenilerek turnuvaya veda eden Yeşil Burun Adaları'nın 26 kişilik kadrosunda 15 yurt dışı doğumlu futbolcu yer aldı. Turnuvanın en büyük sürprizlerinden birine imza atan takım, futbol kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.Kuzey Atlas Okyanusu'nda, Batı Afrika kıyılarının yaklaşık 450-600 kilometre açığında bulunan bir ada ülkesi olan Yeşil Burun Adaları, profesyonel bir ligi bulunmamasına rağmen yurt dışında yetişen gurbetçi futbolcuların katkısıyla başarıya ulaşan bir milli takım profili çizerek dikkati çekti.Brezilyalı spor yayın organı Globo Esporte'nin Yeşil Burun Adaları muhabiri Raphael Bozeo, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yeşil Burun'un 10 adadan oluşan bir diaspora ülkesi olduğunu hatta halk arasında diasporaya on birinci ada denildiğini dile getirdi.Bozeo, Yeşil Burun Adaları'nın nüfusu yaklaşık 500 bin; buna karşılık dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Yeşil Burun Adalı kökenlilerin sayısı 1 ile 2 milyon. Ülkede yaşayanlardan çok daha fazla Yeşil Burun Adalı yurt dışında bulunuyor. dediİnsanlar gündüz çalışıyor, boş zamanlarında futbol oynuyorÜlkede tam anlamıyla profesyonel bir futbol liginin olmadığını belirten Globo Esporte muhabiri, futbolun büyük ölçüde amatör düzeyde oynandığını ifade ederek, şunları söyledi:İnsanlar gündüz çalışıyor, boş zamanlarında futbol oynuyor. Sadece futboldan geçimini sağlayan oyuncu sayısı oldukça az. Bu nedenle ABD, Portekiz, İrlanda ve diğer ülkelerde daha rekabetçi futbol ortamlarında yetişen oyuncuları milli takıma kazandırabilmek büyük avantaj sağlıyor.Adalar arasındaki ulaşım zorluğunun ülkede sporun ve futbolun gelişmesinin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu vurgulayan Yeşil Burun Adalı gazeteci, ülke içinde de bazı yapısal sorunlar bulunduğunu aktardı.İrlanda'da doğan ve kariyerini Shamrock Rovers takımında sürdüren Roberto Lopes'i örnek veren Bozeo, sözlerini şöyle sürdürdü:34 yaşındaki futbolcu milli takımın stoperlerinden biri. İrlanda'da doğdu, babası ise Yeşil Burun Adalı ama Lopes, uzun yıllar boyunca kendi köklerini çok iyi tanımıyordu. Milli takıma katıldıktan sonra yalnızca Yeşil Burun Adaları formasını giymeye başlamadı aynı zamanda kendi geçmişiyle ve ailesinin kökenleriyle de yeniden bağ kurdu. İrlanda Milli Takımı yerine Yeşil Burun Adaları'nı tercih etti. Bunun ardından ülkenin ana dilini öğrenmeye başladı ve babasının doğduğu ülkeyle çok daha güçlü bir ilişki kurdu.Az sayıda da olsa ülkede futbolcu yetiştiğini aktaran Bozeo, bu durumun Yeşil Burun Adaları'nın kimliğini yansıttığını söyledi.Yeşil Burun Adaları futbol sayesinde tanıtıldıBu küçük ada ülkesinin son 32 turuna yükselme başarısının sürpriz olarak görülmesinin nedenlerinden birinin, dünyanın büyük bölümünün Yeşil Burun Adaları'nı yeterince tanımaması olduğunu belirten Bozeo, şöyle devam etti:Buna Brezilya'yı örnek verebilirim. Brezilya ile Yeşil Burun Adaları aynı dili, yani Portekizceyi konuşuyor. Buna rağmen Brezilya'da birçok kişi Yeşil Burun Adaları'nın varlığından bile haberdar değildi. Burada birçok kişi bana Brezilya'ya gittiklerinde önce ülkelerinin nerede olduğunu anlatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Hatta bazı insanlar Yeşil Burun Adaları'nın bağımsız bir ülke olduğunu bile bilmiyordu. Afrika'dan bahsedildiğinde ise Afrika'yı tek bir ülke sanan insanlar vardı.Ülkedeki futbol federasyonunun diasporayla yürütülen uzun vadeli çalışmaları olduğunun altını çizen Bozeo, kazanılan başarının aslında beklenen bir sonuç olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:Federasyon yıllar boyunca yurt dışında yaşayan ya da yurt dışında doğmuş, ancak Yeşil Burun Adalı ailelerden gelen futbolcuları tek tek tespit edip milli takıma kazandırmak için büyük çaba gösterdi. Amaç, ülkede yetişen futbolcular ile diasporada yaşayan futbolcuları aynı takım altında buluşturmaktı. Burada sıkça kullanılan bir başka ifade de şuydu:  yüzde 1 ihtimal ve yüzde 99 inançla her şeyi başarabiliriz.Diğer küçük futbol ülkeleri Yeşil Burun Adaları&#039;ndan ders çıkarmalıBozeo, küçük futbol ülkelerinin Yeşil Burun Adaları'ndan ders çıkarması gerektiğini belirterek, Yeşil Burun Adaları, organizasyon ve uzun vadeli planlamanın meyvesi toplandı dedi.Bugün elde edilen başarının temelinde iyi bir organizasyon olduğunu belirten gazeteci, Bu süreç, 2010 yılında Portekizli teknik direktör Joao de Deus ile başladı. Kendisi bugün Jorge Jesus'un teknik ekibinde yer alıyor. Yeşil Burun Adaları Futbol Federasyonu Başkanının da anlattığı gibi, o dönemde uzun vadeli bir proje başlatıldı. Bence küçük futbol ülkelerinin alması gereken ilk ders de bu. Kısa vadeli sonuçlar yerine uzun vadeli bir proje oluşturmanız gerekiyor. diye konuştu.Bozeo, ikinci önemli noktanın grup ruhu olduğunu belirterek, Yeşil Burun Adaları, adım adım ilerleyen uzun vadeli bir plan uyguladı. Önce 2013 Afrika Uluslar Kupası'na katıldı. Ardından yeniden 2023 Afrika Uluslar Kupası'nda mücadele etti. Yani başarı bir anda gelmedi. Her aşama, bir sonrakinin temelini oluşturdu. şeklinde konuştu.Joao de Deus göreve geldiğinde, ülkedeki teknik direktörlerin de uyguladığı ortak bir çalışma modeli oluşturduğunu dile getiren Bozeo, Bu sayede ülke genelinde daha standart ve sürdürülebilir bir futbol sistemi kurulmaya başlandı. Bence diğer ülkelerin de örnek alması gereken şey tam olarak bu; sabırlı olmak, uzun vadeli düşünmek ve istikrarlı şekilde çalışmaya devam etmek. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRE AŞIKÇI - 2026 FIFA Dünya Kupası son 32 turunda Arjantin'e elenen Yeşil Burun Adaları'nın başarısı, futbol kamuoyunun dikkatini bu küçük ada ülkesine çekti. Normal süresi 1-1 tamamlanan karşılaşmada uzatma dakikalarında Arjantin'e 3-2 yenilerek turnuvaya veda eden Yeşil Burun Adaları'nın 26 kişilik kadrosunda 15 yurt dışı doğumlu futbolcu yer aldı. Turnuvanın en büyük sürprizlerinden birine imza atan takım, futbol kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.Kuzey Atlas Okyanusu'nda, Batı Afrika kıyılarının yaklaşık 450-600 kilometre açığında bulunan bir ada ülkesi olan Yeşil Burun Adaları, profesyonel bir ligi bulunmamasına rağmen yurt dışında yetişen gurbetçi futbolcuların katkısıyla başarıya ulaşan bir milli takım profili çizerek dikkati çekti.Brezilyalı spor yayın organı Globo Esporte'nin Yeşil Burun Adaları muhabiri Raphael Bozeo, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yeşil Burun'un 10 adadan oluşan bir diaspora ülkesi olduğunu hatta halk arasında diasporaya on birinci ada denildiğini dile getirdi.Bozeo, Yeşil Burun Adaları'nın nüfusu yaklaşık 500 bin; buna karşılık dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Yeşil Burun Adalı kökenlilerin sayısı 1 ile 2 milyon. Ülkede yaşayanlardan çok daha fazla Yeşil Burun Adalı yurt dışında bulunuyor. dediİnsanlar gündüz çalışıyor, boş zamanlarında futbol oynuyorÜlkede tam anlamıyla profesyonel bir futbol liginin olmadığını belirten Globo Esporte muhabiri, futbolun büyük ölçüde amatör düzeyde oynandığını ifade ederek, şunları söyledi:İnsanlar gündüz çalışıyor, boş zamanlarında futbol oynuyor. Sadece futboldan geçimini sağlayan oyuncu sayısı oldukça az. Bu nedenle ABD, Portekiz, İrlanda ve diğer ülkelerde daha rekabetçi futbol ortamlarında yetişen oyuncuları milli takıma kazandırabilmek büyük avantaj sağlıyor.Adalar arasındaki ulaşım zorluğunun ülkede sporun ve futbolun gelişmesinin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu vurgulayan Yeşil Burun Adalı gazeteci, ülke içinde de bazı yapısal sorunlar bulunduğunu aktardı.İrlanda'da doğan ve kariyerini Shamrock Rovers takımında sürdüren Roberto Lopes'i örnek veren Bozeo, sözlerini şöyle sürdürdü:34 yaşındaki futbolcu milli takımın stoperlerinden biri. İrlanda'da doğdu, babası ise Yeşil Burun Adalı ama Lopes, uzun yıllar boyunca kendi köklerini çok iyi tanımıyordu. Milli takıma katıldıktan sonra yalnızca Yeşil Burun Adaları formasını giymeye başlamadı aynı zamanda kendi geçmişiyle ve ailesinin kökenleriyle de yeniden bağ kurdu. İrlanda Milli Takımı yerine Yeşil Burun Adaları'nı tercih etti. Bunun ardından ülkenin ana dilini öğrenmeye başladı ve babasının doğduğu ülkeyle çok daha güçlü bir ilişki kurdu.Az sayıda da olsa ülkede futbolcu yetiştiğini aktaran Bozeo, bu durumun Yeşil Burun Adaları'nın kimliğini yansıttığını söyledi.Yeşil Burun Adaları futbol sayesinde tanıtıldıBu küçük ada ülkesinin son 32 turuna yükselme başarısının sürpriz olarak görülmesinin nedenlerinden birinin, dünyanın büyük bölümünün Yeşil Burun Adaları'nı yeterince tanımaması olduğunu belirten Bozeo, şöyle devam etti:Buna Brezilya'yı örnek verebilirim. Brezilya ile Yeşil Burun Adaları aynı dili, yani Portekizceyi konuşuyor. Buna rağmen Brezilya'da birçok kişi Yeşil Burun Adaları'nın varlığından bile haberdar değildi. Burada birçok kişi bana Brezilya'ya gittiklerinde önce ülkelerinin nerede olduğunu anlatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Hatta bazı insanlar Yeşil Burun Adaları'nın bağımsız bir ülke olduğunu bile bilmiyordu. Afrika'dan bahsedildiğinde ise Afrika'yı tek bir ülke sanan insanlar vardı.Ülkedeki futbol federasyonunun diasporayla yürütülen uzun vadeli çalışmaları olduğunun altını çizen Bozeo, kazanılan başarının aslında beklenen bir sonuç olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:Federasyon yıllar boyunca yurt dışında yaşayan ya da yurt dışında doğmuş, ancak Yeşil Burun Adalı ailelerden gelen futbolcuları tek tek tespit edip milli takıma kazandırmak için büyük çaba gösterdi. Amaç, ülkede yetişen futbolcular ile diasporada yaşayan futbolcuları aynı takım altında buluşturmaktı. Burada sıkça kullanılan bir başka ifade de şuydu:  yüzde 1 ihtimal ve yüzde 99 inançla her şeyi başarabiliriz.Diğer küçük futbol ülkeleri Yeşil Burun Adaları&#039;ndan ders çıkarmalıBozeo, küçük futbol ülkelerinin Yeşil Burun Adaları'ndan ders çıkarması gerektiğini belirterek, Yeşil Burun Adaları, organizasyon ve uzun vadeli planlamanın meyvesi toplandı dedi.Bugün elde edilen başarının temelinde iyi bir organizasyon olduğunu belirten gazeteci, Bu süreç, 2010 yılında Portekizli teknik direktör Joao de Deus ile başladı. Kendisi bugün Jorge Jesus'un teknik ekibinde yer alıyor. Yeşil Burun Adaları Futbol Federasyonu Başkanının da anlattığı gibi, o dönemde uzun vadeli bir proje başlatıldı. Bence küçük futbol ülkelerinin alması gereken ilk ders de bu. Kısa vadeli sonuçlar yerine uzun vadeli bir proje oluşturmanız gerekiyor. diye konuştu.Bozeo, ikinci önemli noktanın grup ruhu olduğunu belirterek, Yeşil Burun Adaları, adım adım ilerleyen uzun vadeli bir plan uyguladı. Önce 2013 Afrika Uluslar Kupası'na katıldı. Ardından yeniden 2023 Afrika Uluslar Kupası'nda mücadele etti. Yani başarı bir anda gelmedi. Her aşama, bir sonrakinin temelini oluşturdu. şeklinde konuştu.Joao de Deus göreve geldiğinde, ülkedeki teknik direktörlerin de uyguladığı ortak bir çalışma modeli oluşturduğunu dile getiren Bozeo, Bu sayede ülke genelinde daha standart ve sürdürülebilir bir futbol sistemi kurulmaya başlandı. Bence diğer ülkelerin de örnek alması gereken şey tam olarak bu; sabırlı olmak, uzun vadeli düşünmek ve istikrarlı şekilde çalışmaya devam etmek. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/profesyonel-ligi-olmayan-yesil-burun-adalari-nin-basari-hikayesini-gurbetci-futbolcular-yazdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD'de bir haftada iki kişiyi öldüren ICE polisine trafik denetimi bırakma talimatı verildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-de-bir-haftada-iki-kisiyi-olduren-ice-polisine-trafik-denetimi-birakma-talimati-verildi/878845/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-de-bir-haftada-iki-kisiyi-olduren-ice-polisine-trafik-denetimi-birakma-talimati-verildi/878845/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Abd — ABD'de Başkan Donald Trump yönetimi, bir hafta içinde iki kişinin Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) ekiplerince vurularak ölmelerinin ardından trafikteki araçları durdurup kontrol yapma işlemlerini askıya alma talimatı verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Abd Haberleri — ABD'de Başkan Donald Trump yönetimi, bir hafta içinde iki kişinin Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) ekiplerince vurularak ölmelerinin ardından trafikteki araçları durdurup kontrol yapma işlemlerini askıya alma talimatı verdi.Trump yönetimi, bir haftada iki kişinin ICE ekiplerince araçlarında durdurulmaları sonrası vurularak hayatlarını kaybetmelerinin ardından harekete geçti.Yönetim, ICE ekiplerine ülkedeki düzensiz göçmenlere yönelik operasyonlar kapsamında trafikteki araçları durdurup kontrol yapmayı askıya almaları yönünde talimat verdi.Trump'ın sınır çarı olarak nitelendirilen Tom Homan ise dün Fox News kanalına verdiği röportajda bu durumun geçici olacağını ve ICE'ın gözaltı kapasitesini etkilemeyeceğini ifade etti.Bir haftada iki kişi vurulduABD'nin Texas eyaletinin Houston kentinde 30 yılı aşkın süredir ülkede yaşayan Meksikalı Lorenzo Salgado Araujo, 7 Temmuz'da ICE polislerinin ateş açması sonucu hayatını kaybetmişti.Ardından Maine eyaletinin Biddeford kentinde 13 Temmuz'da da Johan Sebastian Duran Guerrero adlı Kolombiya vatandaşı yine ICE ekiplerince vurulması sonrası yaşamını yitirmişti.Biddeford'daki olay, ABD'de geçen yıl göçmenlik politikalarının katılaşmaya başlamasından bu yana ICE ekiplerinin güç kullanarak ölüme yol açtığı en az dokuz vakadan biri olmuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Abd Haberleri — ABD'de Başkan Donald Trump yönetimi, bir hafta içinde iki kişinin Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) ekiplerince vurularak ölmelerinin ardından trafikteki araçları durdurup kontrol yapma işlemlerini askıya alma talimatı verdi.Trump yönetimi, bir haftada iki kişinin ICE ekiplerince araçlarında durdurulmaları sonrası vurularak hayatlarını kaybetmelerinin ardından harekete geçti.Yönetim, ICE ekiplerine ülkedeki düzensiz göçmenlere yönelik operasyonlar kapsamında trafikteki araçları durdurup kontrol yapmayı askıya almaları yönünde talimat verdi.Trump'ın sınır çarı olarak nitelendirilen Tom Homan ise dün Fox News kanalına verdiği röportajda bu durumun geçici olacağını ve ICE'ın gözaltı kapasitesini etkilemeyeceğini ifade etti.Bir haftada iki kişi vurulduABD'nin Texas eyaletinin Houston kentinde 30 yılı aşkın süredir ülkede yaşayan Meksikalı Lorenzo Salgado Araujo, 7 Temmuz'da ICE polislerinin ateş açması sonucu hayatını kaybetmişti.Ardından Maine eyaletinin Biddeford kentinde 13 Temmuz'da da Johan Sebastian Duran Guerrero adlı Kolombiya vatandaşı yine ICE ekiplerince vurulması sonrası yaşamını yitirmişti.Biddeford'daki olay, ABD'de geçen yıl göçmenlik politikalarının katılaşmaya başlamasından bu yana ICE ekiplerinin güç kullanarak ölüme yol açtığı en az dokuz vakadan biri olmuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/abd-de-bir-haftada-iki-kisiyi-olduren-ice-polisine-trafik-denetimi-birakma-talimati-verildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title> Van'ın milli atletleri İtalya'da altın madalya için yarışacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/van-in-milli-atletleri-italya-da-altin-madalya-icin-yarisacak/878843/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/van-in-milli-atletleri-italya-da-altin-madalya-icin-yarisacak/878843/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:12:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: 16-19 Temmuz'da İtalya'da düzenlenecek 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil edecek milli atletler Ayten Yobaş, Abdulsamet Duman ve Emre Çınarağaç, yüksek rakımda yaptıkları hazırlıklarını tamamladı - Milli takım antrenörü Münir Akkoyun: Yüksek rakımda, engebeli alanlarda ve kışın zorlu şartlarda yaptığımız antrenmanların meyvesini yazın pistlerde yavaş yavaş görmeye başladık. İnşallah bunun en büyük meyvesini bu ay düzenlenecek Avrupa Şampiyonası'nda alacağız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- ORHAN SAĞLAM - Vanlı milli atletleri Ayten Yobaş, Abdulsamet Duman ve Emre Çınarağaç, İtalya'da düzenlenecek 18 Yaş Altı Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda altın madalya hedefliyor.Okullarda yapılan yetenek taramaları sırasında keşfedilen milli sporcular, ulusal ve uluslararası şampiyonalarda önemli başarılar elde etti.Elde ettikleri derecelerle milli takım formasını giymeye hak kazanan genç atletler, 16-19 Temmuz tarihlerinde İtalya'da düzenlenecek 18 Yaş Altı Avrupa Atletizm Şampiyonası'na katılacak.Kentin yüksek rakımlı bölgelerinde milli takım antrenörleri Münir Akkoyun ile Mehmet Akkoyun gözetiminde çalışmalarını sürdüren sporcular, şampiyonada altın madalya kazanıp Türk bayrağını göndere çektirmeyi hedefliyor.Son olarak 4 Temmuz'da Slovenya'da düzenlenen 18 Yaş Altı Balkan Atletizm Şampiyonası'na katılan Yobaş ve Çınarağaç, organizasyonda altın madalya kazandı.Milli atlet Yobaş, AA muhabirine, Avrupa Şampiyonası için yüksek rakımda gerçekleştirdikleri hazırlık çalışmalarını tamamladıklarını söyledi.Başarılarla dolu bir yıl geçirdiğini belirten Yobaş, şunları kaydetti:Balkan Şampiyonası'nda 1500 metrede ilimi ve ülkemi temsil ederek şampiyon oldum. Önümde 16-19 Temmuz arasında yapılacak Avrupa Şampiyonası var. Burada da aynı şekilde 1500 metre kategorisinde ilimi ve ülkemi temsil edeceğim. Hedefim Avrupa Şampiyonası'nda ilk üçe girerek ülkemi en iyi şekilde temsil etmek. Avrupa şampiyonluğu için de haftanın 6 günü antrenmanlarımızı sürdürüyoruz.Gelişmek için zoru seçiyoruzZorlu şartlarda antrenman yaptıklarını belirten milli atlet Emre Çınarağaç ise Antrenmanlarımızı krosta yapmak düz yola göre çok daha zor. Farklı kas grupları çalıştığı için daha fazla gelişiyoruz. Daha çok gelişmek için zoru seçiyoruz. Haftanın 3 günü dağda kros, 3 günü ise pist antrenmanı yapıyoruz. Yaklaşık 30 derece sıcaklıkta dağda koşmak gerçekten zor. Buna rağmen hiçbir bahaneye sığınmadan antrenmanlarımıza devam ediyoruz. Çünkü hedeflerimiz büyük. diye konuştu.17 yaşındaki Abdulsamet Duman da Hedefim milli takıma seçilmekti ve bunu başardım. Slovenya'da yapılan Balkan Şampiyonası'nda milli takım formasını giydiğim için büyük gurur yaşadım. İkinci milli takım yarışmam olan Avrupa Şampiyonası'nda hem ülkemi hem ilimi en iyi şekilde temsil ederek madalya almak istiyorum. Allah'ın izniyle yaz kış demeden çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yaklaşık 2 bin metre rakımda antrenman yapıyoruz, nefes alma sıkıntısı çekiyoruz. şeklinde konuştu.Slovenya'da düzenlenen Balkan Şampiyonası'na 3 Vanlı sporcu ile katıldıklarını aktaran milli takım antrenörü Münir Akkoyun, Balkan Şampiyonası'nda 2 madalya elde ettik. Çocuklarımız önümüzdeki günlerde İtalya'da düzenlenecek 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası'nda ilimizi ve ülkemizi temsil edecek. Sporcularımız ülkemiz adına gelecek vadeden önemli değerler. İnşallah şampiyonada ülkemizi en iyi şekilde temsil ederek altın madalya kazanacağız. ifadelerini kullandı.Uzun bir hazırlık süreci geçirdiklerini anlatan Akkoyun, antrenman çalışmalarına ilişkin şu bilgileri verdi:Yüksek rakımda, engebeli alanlarda ve kışın zorlu şartlarda yaptığımız antrenmanların meyvesini yazın pistlerde yavaş yavaş görmeye başladık. İnşallah emeklerimizin karşılığını bu ay düzenlenecek Avrupa Şampiyonası'nda alacağız. Hedeflerimiz her daim var. Bu çocuklar inşallah Dünya Şampiyonası'na ve Olimpiyatlara katılacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- ORHAN SAĞLAM - Vanlı milli atletleri Ayten Yobaş, Abdulsamet Duman ve Emre Çınarağaç, İtalya'da düzenlenecek 18 Yaş Altı Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda altın madalya hedefliyor.Okullarda yapılan yetenek taramaları sırasında keşfedilen milli sporcular, ulusal ve uluslararası şampiyonalarda önemli başarılar elde etti.Elde ettikleri derecelerle milli takım formasını giymeye hak kazanan genç atletler, 16-19 Temmuz tarihlerinde İtalya'da düzenlenecek 18 Yaş Altı Avrupa Atletizm Şampiyonası'na katılacak.Kentin yüksek rakımlı bölgelerinde milli takım antrenörleri Münir Akkoyun ile Mehmet Akkoyun gözetiminde çalışmalarını sürdüren sporcular, şampiyonada altın madalya kazanıp Türk bayrağını göndere çektirmeyi hedefliyor.Son olarak 4 Temmuz'da Slovenya'da düzenlenen 18 Yaş Altı Balkan Atletizm Şampiyonası'na katılan Yobaş ve Çınarağaç, organizasyonda altın madalya kazandı.Milli atlet Yobaş, AA muhabirine, Avrupa Şampiyonası için yüksek rakımda gerçekleştirdikleri hazırlık çalışmalarını tamamladıklarını söyledi.Başarılarla dolu bir yıl geçirdiğini belirten Yobaş, şunları kaydetti:Balkan Şampiyonası'nda 1500 metrede ilimi ve ülkemi temsil ederek şampiyon oldum. Önümde 16-19 Temmuz arasında yapılacak Avrupa Şampiyonası var. Burada da aynı şekilde 1500 metre kategorisinde ilimi ve ülkemi temsil edeceğim. Hedefim Avrupa Şampiyonası'nda ilk üçe girerek ülkemi en iyi şekilde temsil etmek. Avrupa şampiyonluğu için de haftanın 6 günü antrenmanlarımızı sürdürüyoruz.Gelişmek için zoru seçiyoruzZorlu şartlarda antrenman yaptıklarını belirten milli atlet Emre Çınarağaç ise Antrenmanlarımızı krosta yapmak düz yola göre çok daha zor. Farklı kas grupları çalıştığı için daha fazla gelişiyoruz. Daha çok gelişmek için zoru seçiyoruz. Haftanın 3 günü dağda kros, 3 günü ise pist antrenmanı yapıyoruz. Yaklaşık 30 derece sıcaklıkta dağda koşmak gerçekten zor. Buna rağmen hiçbir bahaneye sığınmadan antrenmanlarımıza devam ediyoruz. Çünkü hedeflerimiz büyük. diye konuştu.17 yaşındaki Abdulsamet Duman da Hedefim milli takıma seçilmekti ve bunu başardım. Slovenya'da yapılan Balkan Şampiyonası'nda milli takım formasını giydiğim için büyük gurur yaşadım. İkinci milli takım yarışmam olan Avrupa Şampiyonası'nda hem ülkemi hem ilimi en iyi şekilde temsil ederek madalya almak istiyorum. Allah'ın izniyle yaz kış demeden çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yaklaşık 2 bin metre rakımda antrenman yapıyoruz, nefes alma sıkıntısı çekiyoruz. şeklinde konuştu.Slovenya'da düzenlenen Balkan Şampiyonası'na 3 Vanlı sporcu ile katıldıklarını aktaran milli takım antrenörü Münir Akkoyun, Balkan Şampiyonası'nda 2 madalya elde ettik. Çocuklarımız önümüzdeki günlerde İtalya'da düzenlenecek 18 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası'nda ilimizi ve ülkemizi temsil edecek. Sporcularımız ülkemiz adına gelecek vadeden önemli değerler. İnşallah şampiyonada ülkemizi en iyi şekilde temsil ederek altın madalya kazanacağız. ifadelerini kullandı.Uzun bir hazırlık süreci geçirdiklerini anlatan Akkoyun, antrenman çalışmalarına ilişkin şu bilgileri verdi:Yüksek rakımda, engebeli alanlarda ve kışın zorlu şartlarda yaptığımız antrenmanların meyvesini yazın pistlerde yavaş yavaş görmeye başladık. İnşallah emeklerimizin karşılığını bu ay düzenlenecek Avrupa Şampiyonası'nda alacağız. Hedeflerimiz her daim var. Bu çocuklar inşallah Dünya Şampiyonası'na ve Olimpiyatlara katılacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/van-in-milli-atletleri-italya-da-altin-madalya-icin-yarisacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye sağlık turizminde yılın ilk çeyreğinde 761,5 milyon dolar gelir elde etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-saglik-turizminde-yilin-ilk-ceyreginde-761-5-milyon-dolar-gelir-elde-etti/878842/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-saglik-turizminde-yilin-ilk-ceyreginde-761-5-milyon-dolar-gelir-elde-etti/878842/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — Hizmet İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Sağlık Hizmetleri Komite Başkanı Mustafa Eröğüt: - Estetik cerrahi, saç ekimi ve diş tedavileri sağlık turizmi gelirlerinin önemli bir bölümünü oluştururken, onkoloji, kardiyovasküler cerrahi ve organ nakli gibi ileri uzmanlık gerektiren alanlarda da Türkiye'nin uluslararası hasta çekim gücü her geçen yıl artıyor - Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar, Türk cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika başta olmak üzere yaklaşık 180 ülkeden sağlık turisti ağırlıyoruz. Özellikle Almanya, Birleşik Krallık, Irak, Azerbaycan, Rusya Federasyonu, Libya ve Körfez ülkeleri ülkemize en yoğun hasta gönderen pazarlar arasında yer alıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : AYLİN RANA AYDİN - Türkiye'nin sağlık turizminde bu yılın ilk çeyreğinde 302 bin 487 uluslararası hastaya sağlık hizmeti sağlanırken, 761,5 milyon dolarlık gelir elde edildi.Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar, Türk cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika başta olmak üzere birçok ülkeden sağlık turisti ağırlayan Türkiye, estetik ve plastik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri, göz hastalıkları, ortopedi ve travmatoloji, kardiyoloji, onkoloji başta olmak üzere farklı tıbbi alanlarda sunduğu hizmetlerle uluslararası hastaların tercih ettiği destinasyonlar arasında yer aldı.Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Sağlık Hizmetleri Komite Başkanı Mustafa Eröğüt, AA muhabirine, Türkiye'nin sağlık turizminde son yıllarda istikrarlı bir büyüme performansı sergilediğini belirterek, 2025'te ülkemizi sağlık hizmeti almak amacıyla ziyaret eden kişi sayısı 1 milyon 398 bin 580'e ulaşırken, sağlık turizminden elde edilen gelir 3 milyar 22 milyon 452 bin dolar oldu. diye konuştu.Bu yılın ilk çeyreğinde ise olumlu ivmenin devam ettiğini söyleyen Eröğüt, Yılın ilk üç ayında 302 bin 487 uluslararası hasta ülkemizde sağlık hizmeti alırken, sağlık turizmi geliri 761 milyon 523 bin dolara ulaştı. Özellikle kişi başına düşen sağlık turizmi gelirinin önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 39 artması, ülkemizin artık sadece daha fazla hasta ağırlayan değil, aynı zamanda daha yüksek katma değer üreten bir sağlık turizmi destinasyonu haline geldiğini gösteriyor. ifadelerini kullandı.Eröğüt, sağlık turizminde nicelik kadar nitelik odaklı büyümeyi de son derece önemsediklerini vurgulayarak, geçen yılın aynı dönemine kıyasla kişi başı gelirde kaydedilen güçlü artışın ülkenin ileri teknolojiye sahip sağlık altyapısı, uluslararası standartlardaki sağlık kuruluşları ve uzman insan kaynağının küresel ölçekte daha fazla tercih edildiğinin somut bir göstergesi olduğunu dile getirdi.Yıl sonuna ilişkin beklentilerinin de olumlu olduğunu aktaran Eröğüt, sağlık turizminde sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini ifade etti.Orta Asya ülkelerinden gelen talepte son yıllarda dikkat çekici artış gözlemliyoruzEröğüt, hedeflerinin Türkiye'nin uluslararası sağlık hizmetlerindeki rekabet gücünü daha da artırarak yabancı hasta sayısını yükseltmek ve sağlık hizmeti ihracatından elde edilen geliri daha yukarı taşımak olduğunu belirterek, bu doğrultuda sağlık turizminin ülkenin hizmet ihracatına sağladığı katkıyı artırmaya yönelik tanıtım, markalaşma ve uluslararası işbirliği faaliyetlerini aralıksız sürdürdüklerini anlattı.Türkiye'nin coğrafi konumu, güçlü sağlık altyapısı ve uluslararası standartlardaki sağlık hizmetleri sayesinde çok geniş bir coğrafyaya hizmet sunduğunu dile getiren Eröğüt, şunları kaydetti:Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar, Türk cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika başta olmak üzere yaklaşık 180 ülkeden sağlık turisti ağırlıyoruz. Özellikle Almanya, Birleşik Krallık, Irak, Azerbaycan, Rusya Federasyonu, Libya ve Körfez ülkeleri ülkemize en yoğun hasta gönderen pazarlar arasında yer alıyor. Bunun yanında Kazakistan, Özbekistan ve diğer Orta Asya ülkelerinden gelen talepte de son yıllarda dikkat çekici bir artış gözlemliyoruz. Sektörümüz artık yalnızca mevcut pazarlarda büyümeyi değil, yeni pazarlarda kalıcı bir varlık oluşturmayı da hedefliyor. Bu kapsamda Sahra Altı Afrika ülkeleri, Körfez ülkeleri, Doğu Avrupa, Orta Asya ve Kuzey Amerika büyük potansiyel barındırmakla birlikte, yürütülen tanıtım faaliyetleriyle Türkiye'nin sağlık turizmindeki marka bilinirliğini güçlendirmeye odaklanıyoruz.Mustafa Eröğüt, Türkiye'nin sağlık turizmindeki en önemli avantajlarından birinin çok farklı branşlarda dünya standartlarında sağlık hizmeti sunabilmesi olduğuna dikkati çekerek, Uluslararası hastaların en yoğun ilgi gösterdiği alanların başında estetik ve plastik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri, göz hastalıkları, ortopedi ve travmatoloji, kardiyoloji, onkoloji, tüp bebek tedavileri ve obezite cerrahisi geliyor. Estetik cerrahi, saç ekimi ve diş tedavileri sağlık turizmi gelirlerinin önemli bir bölümünü oluştururken, onkoloji, kardiyovasküler cerrahi ve organ nakli gibi ileri uzmanlık gerektiren alanlarda da Türkiye'nin uluslararası hasta çekim gücü her geçen yıl artıyor. ifadelerini kullandı.Türkiye'nin 40'tan fazla şehirde sağlık turizmi hizmeti sunan, 1500'ün üzerinde sağlık kuruluşu ve yüzlerce uluslararası akreditasyona sahip merkeziyle dünyanın önde gelen sağlık destinasyonlarından biri konumunda bulunduğunu söyleyen Eröğüt, uluslararası hastaların tercih sebeplerinin başında yüksek klinik başarı oranları, ileri teknoloji altyapısı, deneyimli hekim kadroları ve Avrupa ile karşılaştırıldığında yüzde 40 ila yüzde 70 arasında değişen maliyet avantajı geldiğini dile getirdi.Kişi başı ortalama sağlık harcaması yaklaşık 2 bin 500 dolara ulaştıEröğüt, sağlık turizminde artık yalnızca hasta sayısındaki artışı değil, kişi başına elde edilen katma değeri de önemsediklerini belirterek, şunları söyledi:Kişi başı ortalama sağlık harcaması yaklaşık 2 bin 500 dolara ulaştı. Ancak özellikle onkoloji, kardiyovasküler cerrahi, robotik cerrahi, organ nakli ve kompleks tedavi süreçlerinde bu rakamın 10 bin dolar ila 50 bin dolar arasında değişebildiğini görüyoruz. Bu durum, Türkiye'nin yalnızca yüksek hacimli değil, aynı zamanda yüksek katma değerli sağlık hizmetlerinde de küresel ölçekte güçlü bir konuma ulaştığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, uluslararası hasta deneyimini daha da geliştirerek, yüksek teknoloji gerektiren tedavilere odaklanarak ve Türkiye markasını güçlendirerek hem hasta sayısını hem de kişi başına elde edilen geliri sürdürülebilir şekilde artırmak.Ticaret Bakanlığı, HİB ve sektör paydaşlarıyla koordinasyon içerisinde yürütülen çalışmalar sayesinde ülkenin küresel sağlık turizmi markasını daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini söyleyen Eröğüt, Heal in Türkiye markası, ülkemizin uluslararası sağlık hizmetleri alanındaki ortak vitrin niteliğini taşıyor. Bunun yanında Ticaret Bakanlığımız tarafından sağlanan yurt dışı tanıtım, fuar katılımı, marka ve Turquality destekleri sektörümüzün uluslararası rekabet gücünü artırıyor. Amacımız, Türkiye'nin sağlık turizminde yalnızca fiyat avantajıyla değil güvenilirlik, kalite, ileri teknoloji ve hasta memnuniyetiyle öne çıkan küresel bir marka olarak konumunu daha da güçlendirmek. diye konuştu.Eröğüt, Türkiye'nin uluslararası alandaki güçlü itibarını koruyabilmesi için kayıt dışı faaliyetlerle etkin şekilde mücadele edilmesinin büyük önem taşıdığına dikkati çekerek, Heal in Türkiye platformunun uluslararası hastaların yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarına ve aracı kuruluşlara güvenle ulaşabilmesini sağladığını söyledi.Türkiye'nin Joint Commission International (JCI) akreditasyonuna sahip sağlık kuruluşu sayısıyla dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını aktaran Eröğüt, JCI başta olmak üzere uluslararası akreditasyonların yaygınlaşmasının hasta güvenliği, klinik kalite ve hizmet standartlarının sürekli geliştirilmesini desteklerken, ülkenin sağlık turizmindeki marka değerini ve uluslararası rekabet gücünü de güçlendirdiğini belirtti.Eröğüt, uluslararası hastalara, tercih edecekleri sağlık kuruluşunun veya aracı kuruluşun yetkilendirilmiş olmasına dikkat etmeleri, tedavi sürecine ilişkin tüm hizmetleri yazılı sözleşme ile güvence altına almaları ve sadece sosyal medya üzerinden hizmet veren kayıt dışı aracılardan kaçınmaları tavsiyesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : AYLİN RANA AYDİN - Türkiye'nin sağlık turizminde bu yılın ilk çeyreğinde 302 bin 487 uluslararası hastaya sağlık hizmeti sağlanırken, 761,5 milyon dolarlık gelir elde edildi.Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar, Türk cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika başta olmak üzere birçok ülkeden sağlık turisti ağırlayan Türkiye, estetik ve plastik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri, göz hastalıkları, ortopedi ve travmatoloji, kardiyoloji, onkoloji başta olmak üzere farklı tıbbi alanlarda sunduğu hizmetlerle uluslararası hastaların tercih ettiği destinasyonlar arasında yer aldı.Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Sağlık Hizmetleri Komite Başkanı Mustafa Eröğüt, AA muhabirine, Türkiye'nin sağlık turizminde son yıllarda istikrarlı bir büyüme performansı sergilediğini belirterek, 2025'te ülkemizi sağlık hizmeti almak amacıyla ziyaret eden kişi sayısı 1 milyon 398 bin 580'e ulaşırken, sağlık turizminden elde edilen gelir 3 milyar 22 milyon 452 bin dolar oldu. diye konuştu.Bu yılın ilk çeyreğinde ise olumlu ivmenin devam ettiğini söyleyen Eröğüt, Yılın ilk üç ayında 302 bin 487 uluslararası hasta ülkemizde sağlık hizmeti alırken, sağlık turizmi geliri 761 milyon 523 bin dolara ulaştı. Özellikle kişi başına düşen sağlık turizmi gelirinin önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 39 artması, ülkemizin artık sadece daha fazla hasta ağırlayan değil, aynı zamanda daha yüksek katma değer üreten bir sağlık turizmi destinasyonu haline geldiğini gösteriyor. ifadelerini kullandı.Eröğüt, sağlık turizminde nicelik kadar nitelik odaklı büyümeyi de son derece önemsediklerini vurgulayarak, geçen yılın aynı dönemine kıyasla kişi başı gelirde kaydedilen güçlü artışın ülkenin ileri teknolojiye sahip sağlık altyapısı, uluslararası standartlardaki sağlık kuruluşları ve uzman insan kaynağının küresel ölçekte daha fazla tercih edildiğinin somut bir göstergesi olduğunu dile getirdi.Yıl sonuna ilişkin beklentilerinin de olumlu olduğunu aktaran Eröğüt, sağlık turizminde sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini ifade etti.Orta Asya ülkelerinden gelen talepte son yıllarda dikkat çekici artış gözlemliyoruzEröğüt, hedeflerinin Türkiye'nin uluslararası sağlık hizmetlerindeki rekabet gücünü daha da artırarak yabancı hasta sayısını yükseltmek ve sağlık hizmeti ihracatından elde edilen geliri daha yukarı taşımak olduğunu belirterek, bu doğrultuda sağlık turizminin ülkenin hizmet ihracatına sağladığı katkıyı artırmaya yönelik tanıtım, markalaşma ve uluslararası işbirliği faaliyetlerini aralıksız sürdürdüklerini anlattı.Türkiye'nin coğrafi konumu, güçlü sağlık altyapısı ve uluslararası standartlardaki sağlık hizmetleri sayesinde çok geniş bir coğrafyaya hizmet sunduğunu dile getiren Eröğüt, şunları kaydetti:Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar, Türk cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika başta olmak üzere yaklaşık 180 ülkeden sağlık turisti ağırlıyoruz. Özellikle Almanya, Birleşik Krallık, Irak, Azerbaycan, Rusya Federasyonu, Libya ve Körfez ülkeleri ülkemize en yoğun hasta gönderen pazarlar arasında yer alıyor. Bunun yanında Kazakistan, Özbekistan ve diğer Orta Asya ülkelerinden gelen talepte de son yıllarda dikkat çekici bir artış gözlemliyoruz. Sektörümüz artık yalnızca mevcut pazarlarda büyümeyi değil, yeni pazarlarda kalıcı bir varlık oluşturmayı da hedefliyor. Bu kapsamda Sahra Altı Afrika ülkeleri, Körfez ülkeleri, Doğu Avrupa, Orta Asya ve Kuzey Amerika büyük potansiyel barındırmakla birlikte, yürütülen tanıtım faaliyetleriyle Türkiye'nin sağlık turizmindeki marka bilinirliğini güçlendirmeye odaklanıyoruz.Mustafa Eröğüt, Türkiye'nin sağlık turizmindeki en önemli avantajlarından birinin çok farklı branşlarda dünya standartlarında sağlık hizmeti sunabilmesi olduğuna dikkati çekerek, Uluslararası hastaların en yoğun ilgi gösterdiği alanların başında estetik ve plastik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri, göz hastalıkları, ortopedi ve travmatoloji, kardiyoloji, onkoloji, tüp bebek tedavileri ve obezite cerrahisi geliyor. Estetik cerrahi, saç ekimi ve diş tedavileri sağlık turizmi gelirlerinin önemli bir bölümünü oluştururken, onkoloji, kardiyovasküler cerrahi ve organ nakli gibi ileri uzmanlık gerektiren alanlarda da Türkiye'nin uluslararası hasta çekim gücü her geçen yıl artıyor. ifadelerini kullandı.Türkiye'nin 40'tan fazla şehirde sağlık turizmi hizmeti sunan, 1500'ün üzerinde sağlık kuruluşu ve yüzlerce uluslararası akreditasyona sahip merkeziyle dünyanın önde gelen sağlık destinasyonlarından biri konumunda bulunduğunu söyleyen Eröğüt, uluslararası hastaların tercih sebeplerinin başında yüksek klinik başarı oranları, ileri teknoloji altyapısı, deneyimli hekim kadroları ve Avrupa ile karşılaştırıldığında yüzde 40 ila yüzde 70 arasında değişen maliyet avantajı geldiğini dile getirdi.Kişi başı ortalama sağlık harcaması yaklaşık 2 bin 500 dolara ulaştıEröğüt, sağlık turizminde artık yalnızca hasta sayısındaki artışı değil, kişi başına elde edilen katma değeri de önemsediklerini belirterek, şunları söyledi:Kişi başı ortalama sağlık harcaması yaklaşık 2 bin 500 dolara ulaştı. Ancak özellikle onkoloji, kardiyovasküler cerrahi, robotik cerrahi, organ nakli ve kompleks tedavi süreçlerinde bu rakamın 10 bin dolar ila 50 bin dolar arasında değişebildiğini görüyoruz. Bu durum, Türkiye'nin yalnızca yüksek hacimli değil, aynı zamanda yüksek katma değerli sağlık hizmetlerinde de küresel ölçekte güçlü bir konuma ulaştığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, uluslararası hasta deneyimini daha da geliştirerek, yüksek teknoloji gerektiren tedavilere odaklanarak ve Türkiye markasını güçlendirerek hem hasta sayısını hem de kişi başına elde edilen geliri sürdürülebilir şekilde artırmak.Ticaret Bakanlığı, HİB ve sektör paydaşlarıyla koordinasyon içerisinde yürütülen çalışmalar sayesinde ülkenin küresel sağlık turizmi markasını daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini söyleyen Eröğüt, Heal in Türkiye markası, ülkemizin uluslararası sağlık hizmetleri alanındaki ortak vitrin niteliğini taşıyor. Bunun yanında Ticaret Bakanlığımız tarafından sağlanan yurt dışı tanıtım, fuar katılımı, marka ve Turquality destekleri sektörümüzün uluslararası rekabet gücünü artırıyor. Amacımız, Türkiye'nin sağlık turizminde yalnızca fiyat avantajıyla değil güvenilirlik, kalite, ileri teknoloji ve hasta memnuniyetiyle öne çıkan küresel bir marka olarak konumunu daha da güçlendirmek. diye konuştu.Eröğüt, Türkiye'nin uluslararası alandaki güçlü itibarını koruyabilmesi için kayıt dışı faaliyetlerle etkin şekilde mücadele edilmesinin büyük önem taşıdığına dikkati çekerek, Heal in Türkiye platformunun uluslararası hastaların yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarına ve aracı kuruluşlara güvenle ulaşabilmesini sağladığını söyledi.Türkiye'nin Joint Commission International (JCI) akreditasyonuna sahip sağlık kuruluşu sayısıyla dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını aktaran Eröğüt, JCI başta olmak üzere uluslararası akreditasyonların yaygınlaşmasının hasta güvenliği, klinik kalite ve hizmet standartlarının sürekli geliştirilmesini desteklerken, ülkenin sağlık turizmindeki marka değerini ve uluslararası rekabet gücünü de güçlendirdiğini belirtti.Eröğüt, uluslararası hastalara, tercih edecekleri sağlık kuruluşunun veya aracı kuruluşun yetkilendirilmiş olmasına dikkat etmeleri, tedavi sürecine ilişkin tüm hizmetleri yazılı sözleşme ile güvence altına almaları ve sadece sosyal medya üzerinden hizmet veren kayıt dışı aracılardan kaçınmaları tavsiyesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/turkiye-saglik-turizminde-yilin-ilk-ceyreginde-761-5-milyon-dolar-gelir-elde-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail Gazze'de bir evi vurdu: Anne, baba ve 6 yaşındaki kızları hayatını kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-gazze-de-bir-evi-vurdu-anne-baba-ve-6-yasindaki-kizlari-hayatini-kaybetti/878841/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-gazze-de-bir-evi-vurdu-anne-baba-ve-6-yasindaki-kizlari-hayatini-kaybetti/878841/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İsrail Gazze — Ailenin 4 yaşındaki oğlu Sami ise saldırıdan yaralı olarak kurtuldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İsrail Gazze Haberleri — İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde bir eve düzenlediği hava saldırısında anne, baba ve 6 yaşındaki kızları hayatını kaybetti.Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın haberine göre, İsrail ordusuna ait bir helikopter Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinde bir evi hedef aldı.Saldırıda 33 yaşındaki baba Ömer Ebu Kasım ve anne Esma Ebu Kasım ile çiftin 6 yaşındaki kızı Habibe hayatını kaybetti. Çiftin 4 yaşındaki oğlu Sami ise saldırıdan yaralı olarak kurtuldu.Anne ve babasını kaybeden küçük Sami'nin yakınlarına sarıldığı anlar yürekleri dağladı.Öte yandan İsrail topçu birlikleri, Gazze'deki El-Bureyc Mülteci Kampı'nın kuzeydoğusundaki bölgeleri vurdu. Kamp çevresindeki saldırıların sürdüğü aktarıldı.İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un Kizan Neccar bölgesinde kapsamlı yıkım operasyonları gerçekleştirdiği, kentin doğusundaki Beni Suheyla kavşağı yakınlarında da hava saldırısı düzenlediği belirtildi.İsrail ordusu, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen neredeyse her gün Gazze Şeridi'ne saldırılar düzenliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İsrail Gazze Haberleri — İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde bir eve düzenlediği hava saldırısında anne, baba ve 6 yaşındaki kızları hayatını kaybetti.Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın haberine göre, İsrail ordusuna ait bir helikopter Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinde bir evi hedef aldı.Saldırıda 33 yaşındaki baba Ömer Ebu Kasım ve anne Esma Ebu Kasım ile çiftin 6 yaşındaki kızı Habibe hayatını kaybetti. Çiftin 4 yaşındaki oğlu Sami ise saldırıdan yaralı olarak kurtuldu.Anne ve babasını kaybeden küçük Sami'nin yakınlarına sarıldığı anlar yürekleri dağladı.Öte yandan İsrail topçu birlikleri, Gazze'deki El-Bureyc Mülteci Kampı'nın kuzeydoğusundaki bölgeleri vurdu. Kamp çevresindeki saldırıların sürdüğü aktarıldı.İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un Kizan Neccar bölgesinde kapsamlı yıkım operasyonları gerçekleştirdiği, kentin doğusundaki Beni Suheyla kavşağı yakınlarında da hava saldırısı düzenlediği belirtildi.İsrail ordusu, 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen neredeyse her gün Gazze Şeridi'ne saldırılar düzenliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/israil-gazze-de-bir-evi-vurdu-anne-baba-ve-6-yasindaki-kizlari-hayatini-kaybetti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sağlıklı Hayat Merkezi'nin desteğiyle 40 yıllık sigara bağımlılığından kurtuldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/saglikli-hayat-merkezi-nin-destegiyle-40-yillik-sigara-bagimliligindan-kurtuldu/878840/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/saglikli-hayat-merkezi-nin-destegiyle-40-yillik-sigara-bagimliligindan-kurtuldu/878840/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Siirt — Siirt'te Sağlıklı Hayat Merkezinden aldığı destekle 40 yıldır kullandığı sigarayı bırakan 54 yaşındaki Vehip Danış: - Daha önce geceleri yatamıyordum, gece yarısı nefesim birden kesiliyor gibi uyanıyordum. Şimdi onlar ortadan kalktı. Merdivenlerden rahat çıkabiliyorum, koşabiliyorum - Eskiden evin içinde de sigara içiyordum. Eve gittiğimde sigara kokusundan dolayı kızlarım bana sarılmıyordu. Şimdi koku da yok. Her şeyin başı sağlık. 'Bırakamam.' demeyin]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Siirt Haberleri — MEHMET NİYAZİ DENİZ/RECEP ÇELİK - Siirt'te yaşayan 54 yaşındaki Vehip Danış, 40 yıllık sigara alışkanlığını Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniği'nden aldığı danışmanlık desteği sayesinde ilaç kullanmadan bıraktı.İl Sağlık Müdürlüğü Toplum Sağlığı Merkezi'nde görev yapan 2 kız babası Danış, uzun yıllar tiryaki olduğu sigarayı defalarca bırakmayı düşündü ancak bir türlü başarılı olamadı.Sigara Bırakma Polikliniği'nde görevli Dr. Büşra Eskifuruncu ile tanışan Danış, 9 ay önce aldığı destekle sigarayı bırakmaya karar verdi ve bağımlılığından tamamen kurtuldu.Danış, AA muhabirine, ilk zamanlarda kendisinin de çevresindekilerin de sigarayı bırakabileceğine inanmadığını söyledi.Güçlü iradesi sayesinde herhangi bir ilaç kullanmadan sigarayı bıraktığını dile getiren Danış, sigarayı bıraktıktan sonra yaşam kalitesinin belirgin şekilde arttığını belirtti.Daha önce merdivenlere çıktığında nefes nefese kaldığını anlatan Danış, şunları kaydetti:Daha önce geceleri yatamıyordum, gece yarısı nefesim birden kesiliyor gibi uyanıyordum. Şimdi onlar ortadan kalktı. Daha önce bir yere araba ile gidiyordum. Şimdi yürüyerek gidip gelebiliyorum. Merdivenlerden rahat çıkabiliyorum, koşabiliyorum. Herhangi bir sıkıntım yok. Sigara iyi bir alışkanlık değil. Herkese bırakmalarını tavsiye ediyorum. Eskiden evin içinde de sigara içiyordum. Eve gittiğimde sigara kokusundan dolayı kızlarım bana sarılmıyordu. Şimdi koku da yok. Her şeyin başı sağlık. 'Bırakamam.' demeyin.Bu yıl yaklaşık 600 hastaya hizmet verdikSiirt Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniği Sigara Bırakma Hekimi Dr. Büşra Eskifuruncu da yaklaşık 9 ay önce tanıştıkları Danış'ın 40 yılı aşkın sigara kullanım öyküsü bulunduğunu söyledi.Yapılan muayene ve testlerde Danış'ın nefes darlığı ve uyku probleminin bulunduğunu belirten Eskifuruncu, sigarayı bırakma sürecinde gerekli danışmanlık hizmetini verdiklerini ve takibi sağladıklarını bildirdi.Danış'ın yaklaşık 9 aydır sigara kullanmadığını karbonmonoksit ölçümleriyle de doğruladıklarını aktaran Eskifuruncu, fiziksel performansında ve genel sağlık durumunda önemli iyileşmeler gözlemlediklerini kaydetti.Eskifuruncu, 2025 yılında Sigara Bırakma Polikliniği olarak yaklaşık 600 hastaya hizmet verdik. Bunlardan 94'ünün halen sigara kullanmadığını ölçümlerimizle tespit ettik. Daha fazla kişiye ulaşarak sigarayı bırakmalarına destek olmayı hedefliyoruz. diye konuştu.Sağlıklı Hayat Merkezince yürütülen Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Kal kampanyası kapsamında kentin farklı noktalarında vatandaşlara kas gücü ve denge testleri uyguladıklarını belirten Eskifuruncu, testler sonucunda ihtiyaç duyulan kişilerin fizyoterapistlere yönlendirilerek takiplerinin yapıldığını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Siirt Haberleri — MEHMET NİYAZİ DENİZ/RECEP ÇELİK - Siirt'te yaşayan 54 yaşındaki Vehip Danış, 40 yıllık sigara alışkanlığını Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniği'nden aldığı danışmanlık desteği sayesinde ilaç kullanmadan bıraktı.İl Sağlık Müdürlüğü Toplum Sağlığı Merkezi'nde görev yapan 2 kız babası Danış, uzun yıllar tiryaki olduğu sigarayı defalarca bırakmayı düşündü ancak bir türlü başarılı olamadı.Sigara Bırakma Polikliniği'nde görevli Dr. Büşra Eskifuruncu ile tanışan Danış, 9 ay önce aldığı destekle sigarayı bırakmaya karar verdi ve bağımlılığından tamamen kurtuldu.Danış, AA muhabirine, ilk zamanlarda kendisinin de çevresindekilerin de sigarayı bırakabileceğine inanmadığını söyledi.Güçlü iradesi sayesinde herhangi bir ilaç kullanmadan sigarayı bıraktığını dile getiren Danış, sigarayı bıraktıktan sonra yaşam kalitesinin belirgin şekilde arttığını belirtti.Daha önce merdivenlere çıktığında nefes nefese kaldığını anlatan Danış, şunları kaydetti:Daha önce geceleri yatamıyordum, gece yarısı nefesim birden kesiliyor gibi uyanıyordum. Şimdi onlar ortadan kalktı. Daha önce bir yere araba ile gidiyordum. Şimdi yürüyerek gidip gelebiliyorum. Merdivenlerden rahat çıkabiliyorum, koşabiliyorum. Herhangi bir sıkıntım yok. Sigara iyi bir alışkanlık değil. Herkese bırakmalarını tavsiye ediyorum. Eskiden evin içinde de sigara içiyordum. Eve gittiğimde sigara kokusundan dolayı kızlarım bana sarılmıyordu. Şimdi koku da yok. Her şeyin başı sağlık. 'Bırakamam.' demeyin.Bu yıl yaklaşık 600 hastaya hizmet verdikSiirt Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniği Sigara Bırakma Hekimi Dr. Büşra Eskifuruncu da yaklaşık 9 ay önce tanıştıkları Danış'ın 40 yılı aşkın sigara kullanım öyküsü bulunduğunu söyledi.Yapılan muayene ve testlerde Danış'ın nefes darlığı ve uyku probleminin bulunduğunu belirten Eskifuruncu, sigarayı bırakma sürecinde gerekli danışmanlık hizmetini verdiklerini ve takibi sağladıklarını bildirdi.Danış'ın yaklaşık 9 aydır sigara kullanmadığını karbonmonoksit ölçümleriyle de doğruladıklarını aktaran Eskifuruncu, fiziksel performansında ve genel sağlık durumunda önemli iyileşmeler gözlemlediklerini kaydetti.Eskifuruncu, 2025 yılında Sigara Bırakma Polikliniği olarak yaklaşık 600 hastaya hizmet verdik. Bunlardan 94'ünün halen sigara kullanmadığını ölçümlerimizle tespit ettik. Daha fazla kişiye ulaşarak sigarayı bırakmalarına destek olmayı hedefliyoruz. diye konuştu.Sağlıklı Hayat Merkezince yürütülen Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Kal kampanyası kapsamında kentin farklı noktalarında vatandaşlara kas gücü ve denge testleri uyguladıklarını belirten Eskifuruncu, testler sonucunda ihtiyaç duyulan kişilerin fizyoterapistlere yönlendirilerek takiplerinin yapıldığını sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/saglikli-hayat-merkezi-nin-destegiyle-40-yillik-sigara-bagimliligindan-kurtuldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kooperatif kuran kadınlar Ahtamara markasıyla yöresel ürünleri 3 ülkeye pazarlıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kooperatif-kuran-kadinlar-ahtamara-markasiyla-yoresel-urunleri-3-ulkeye-pazarliyor/878839/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kooperatif-kuran-kadinlar-ahtamara-markasiyla-yoresel-urunleri-3-ulkeye-pazarliyor/878839/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:12:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Van — Van'ın Gevaş ilçesinde kooperatif çatısı altında birleşen kadınlar, ürettikleri yöresel ürünleri pazarlayarak hem aile hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyor - Kooperatif başkanı Aycan Bayazit: - Ürün kalitemiz ve geri dönüşler çok güzel. Kooperatifimizi daha da ileriye taşımak, üretimi artırmak, şehirlere göçün azalmasını ve kadınların bulundukları yerde kendilerine yetmelerini istiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Van Haberleri — EMRE ILIKAN - Van'ın Gevaş ilçesinde Ahtamara markası altında birleşen girişimci kadınlar, ürettikleri 20 çeşit ürünü hem yurt içinde hem de yurt dışında tüketicilere ulaştırıyor.Daha profesyonel üretim yapmak, ürünlerini markalaştırmak ve pazarlama ağını genişletmek amacıyla 2021'de ilçede yaşayan 7 kadın tarafından kurulan Ahtamara Tarımsal Kalkınma Kadın Kooperatifi, zamanla büyüyerek 21 üyeye ulaştı.İlçeyle özdeşleşen ve her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Akdamar Adası'ndan esinlenerek kooperatife Ahtamara adını veren girişimci kadınlar, üretimlerini aynı adla tescilledikleri marka altında gerçekleştiriyor.Kooperatif bünyesinde fasulye, ceviz, bal, kuru kayısı, kavut, kantaron yağı, elma sirkesi, salça, tarhana, erişte, otlu peynir, çökelek ve çeşitli yöresel ürünlerden oluşan 20 çeşit ürün üreten kadınlar, ürettiklerini yerel ve ulusal marketlerin yanı sıra e-ticaret platformları üzerinden de satışa sunuyor.Kentin önemli turizm destinasyonlarından biri olan Akdamar Adası'na geçişlerin yapıldığı Akdamar İskelesi'nde, Van Valiliği tarafından tahsis edilen satış ofisinde ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sunan kadın girişimciler, yörenin tarımsal zenginliğinin tanıtımına da katkı sunuyor.Birçok ilin yanı sıra Almanya, Fransa ve İran'a da ürün gönderen kadınlar, kooperatif sayesinde hem aile bütçelerine katkı sağlıyor hem de üretimlerini ve ihracat yaptıkları ülke sayısını artırmayı hedefliyor.Güzel olan tarafı ise tamamının kadın üyelerden oluşmasıKadın girişimcileri ziyaret eden Tarım ve Orman İl Müdürü Turgay Şişman, AA muhabirine, 2021'de kooperatifi kuran kadınların başarısıyla gurur duyduklarını söyledi.Kadınların her alanda başarılı olmasını desteklediklerini belirten Şişman, şunları kaydetti:Yedi kadın üye ile başladılar. Bugün 21 kadın üyeye ulaşmış durumdalar. Dört yeni üyenin de katılımıyla 25 kadın üyeye ulaşacaklar. 'Çiftlikten çatala, tarladan sofraya' sloganıyla çalışan kooperatifimizdeki kadınlarımızın hepsi çok çalışkan. Ürün çeşitliliğini de yaklaşık 20 farklı ürüne ulaştırdılar. Ceviz içinden ceviz reçeline, Gevaş fasulyesinden coğrafi işaret tescili almış kurutulmuş yeşil fasulyeye, kantaron yağından tamamen organik olarak üretilen sirkeye kadar 20'nin üzerinde ürün çeşidine sahip bir tarımsal kalkınma kooperatifimiz var. Güzel olan tarafı ise tamamının kadın üyelerden oluşması. Biz de Dünya Kooperatifçilik Günü vesilesiyle kooperatifimizin üyelerini ziyaret ettik. Ürünlerle ilgili neler yapabileceğimizi, kooperatifi nasıl geliştirebileceğimizi, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında hangi destekleri sağlayabileceğimizi değerlendirdik.Kooperatifin gelişmeye çok müsait ve önemli bir potansiyele sahip olduğunu anlatan Şişman, ilerleyen süreçte organik üretim ve coğrafi işaret tescillerini de almalarıyla kendilerini daha da geliştireceklerini aktardı.Kooperatife sürekli destek olduklarını ve her zaman yanlarında yer aldıklarını dile getiren Şişman, Karşılaştıkları sorunlarda teknik ekiplerimizle sürekli istişare halinde çalışıyor, kooperatifimizi geliştirmeye gayret ediyoruz. Ürünler sadece yurt içinde değil, aynı zamanda Almanya'ya da ihraç ediliyor. Kadın kooperatifimiz bunu başarmış durumda. Hasılatlarını da her geçen gün artırıyorlar. diye konuştu.Gençleri üretime dahil etmek istiyoruzKooperatif başkanı Aycan Bayazit ise bölgede yetişen ürünlerin doğal kaynak sularıyla sulandığı için ayrı bir lezzete sahip olduğunu dile getirdi.Bu ürünleri yıllardır ürettiklerini, satışlarını daha iyi yapabilmek amacıyla kooperatif kurduklarını anlatan Bayazit, şöyle konuştu:Hepimiz çiftçilik yapıyoruz. Ürettiğimiz ürünleri Türkiye'nin dört bir yanına satıyoruz. Yurt dışına da satış yapmaya başladık. Fransa, Almanya ve İran'a satış yapıyoruz. Ayrıca Valilik tarafından verilen satış noktamızda, yurt dışından gelen ziyaretçilere de ürünlerimizi satıyoruz. Ürün kalitemiz ve geri dönüşler çok güzel. Kooperatifimizi daha da ileriye taşımak, üretimi artırmak, şehirlere göçün azalmasını ve kadınların bulundukları yerde kendilerine yetmelerini istiyoruz. Ekonomik bağımsızlıklarını kurarlarsa göçler azalır. Gençleri üretime dahil etmek istiyoruz. Güzel hedeflerimiz var. İleriki dönemlerde çok iyi işler yapmaya çalışacağız.Ürünlerimize yoğun bir talep varKooperatif üyesi ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü mezunu Devrim Şeker ise tarlasında yetiştirdiği ürünleri müşterilerin beğenisine sunduklarını anlattı.Ürünlerinin çok beğenildiğini ve güzel geri dönüşler aldıklarını belirten Şeker, Ürünlerimize yoğun bir talep var. Daha çok ülkeye ulaşmayı hedefliyoruz. Ürünlerimiz doğal, katkısız ve tamamen el emeği. Hiçbir makine kullanılmadan üretiliyor. Daha fazla yere ulaşmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. diye konuştu.Talepler arttıkça pazar alanlarının da genişlediğini dile getiren Şeker, şöyle devam etti:Eskiden 'çalışmıyorum, evdeyim' diyorduk. Şimdi 'çiftçiyim' diyorum çünkü çiftçilik önemli bir meslek. Kooperatiften sonra bunun değerini daha iyi anladık. Ürünümüz kıymetli. Ürünümüze ulaşmak isteyen birçok insan, birçok ülke ve şehir var. Biz de olabildiğince daha fazla yere ulaşmak istiyoruz. Ürünlerimiz önceden değerinin altında satılıyordu. Kooperatiften sonra, doğru tanıtımla ve daha fazla kişiye ulaşarak ürünlerimizin değerini fark ettik. Artık ürünlerimizi değerinde satıyoruz ve bu da bizi mutlu ediyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Van Haberleri — EMRE ILIKAN - Van'ın Gevaş ilçesinde Ahtamara markası altında birleşen girişimci kadınlar, ürettikleri 20 çeşit ürünü hem yurt içinde hem de yurt dışında tüketicilere ulaştırıyor.Daha profesyonel üretim yapmak, ürünlerini markalaştırmak ve pazarlama ağını genişletmek amacıyla 2021'de ilçede yaşayan 7 kadın tarafından kurulan Ahtamara Tarımsal Kalkınma Kadın Kooperatifi, zamanla büyüyerek 21 üyeye ulaştı.İlçeyle özdeşleşen ve her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan Akdamar Adası'ndan esinlenerek kooperatife Ahtamara adını veren girişimci kadınlar, üretimlerini aynı adla tescilledikleri marka altında gerçekleştiriyor.Kooperatif bünyesinde fasulye, ceviz, bal, kuru kayısı, kavut, kantaron yağı, elma sirkesi, salça, tarhana, erişte, otlu peynir, çökelek ve çeşitli yöresel ürünlerden oluşan 20 çeşit ürün üreten kadınlar, ürettiklerini yerel ve ulusal marketlerin yanı sıra e-ticaret platformları üzerinden de satışa sunuyor.Kentin önemli turizm destinasyonlarından biri olan Akdamar Adası'na geçişlerin yapıldığı Akdamar İskelesi'nde, Van Valiliği tarafından tahsis edilen satış ofisinde ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sunan kadın girişimciler, yörenin tarımsal zenginliğinin tanıtımına da katkı sunuyor.Birçok ilin yanı sıra Almanya, Fransa ve İran'a da ürün gönderen kadınlar, kooperatif sayesinde hem aile bütçelerine katkı sağlıyor hem de üretimlerini ve ihracat yaptıkları ülke sayısını artırmayı hedefliyor.Güzel olan tarafı ise tamamının kadın üyelerden oluşmasıKadın girişimcileri ziyaret eden Tarım ve Orman İl Müdürü Turgay Şişman, AA muhabirine, 2021'de kooperatifi kuran kadınların başarısıyla gurur duyduklarını söyledi.Kadınların her alanda başarılı olmasını desteklediklerini belirten Şişman, şunları kaydetti:Yedi kadın üye ile başladılar. Bugün 21 kadın üyeye ulaşmış durumdalar. Dört yeni üyenin de katılımıyla 25 kadın üyeye ulaşacaklar. 'Çiftlikten çatala, tarladan sofraya' sloganıyla çalışan kooperatifimizdeki kadınlarımızın hepsi çok çalışkan. Ürün çeşitliliğini de yaklaşık 20 farklı ürüne ulaştırdılar. Ceviz içinden ceviz reçeline, Gevaş fasulyesinden coğrafi işaret tescili almış kurutulmuş yeşil fasulyeye, kantaron yağından tamamen organik olarak üretilen sirkeye kadar 20'nin üzerinde ürün çeşidine sahip bir tarımsal kalkınma kooperatifimiz var. Güzel olan tarafı ise tamamının kadın üyelerden oluşması. Biz de Dünya Kooperatifçilik Günü vesilesiyle kooperatifimizin üyelerini ziyaret ettik. Ürünlerle ilgili neler yapabileceğimizi, kooperatifi nasıl geliştirebileceğimizi, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında hangi destekleri sağlayabileceğimizi değerlendirdik.Kooperatifin gelişmeye çok müsait ve önemli bir potansiyele sahip olduğunu anlatan Şişman, ilerleyen süreçte organik üretim ve coğrafi işaret tescillerini de almalarıyla kendilerini daha da geliştireceklerini aktardı.Kooperatife sürekli destek olduklarını ve her zaman yanlarında yer aldıklarını dile getiren Şişman, Karşılaştıkları sorunlarda teknik ekiplerimizle sürekli istişare halinde çalışıyor, kooperatifimizi geliştirmeye gayret ediyoruz. Ürünler sadece yurt içinde değil, aynı zamanda Almanya'ya da ihraç ediliyor. Kadın kooperatifimiz bunu başarmış durumda. Hasılatlarını da her geçen gün artırıyorlar. diye konuştu.Gençleri üretime dahil etmek istiyoruzKooperatif başkanı Aycan Bayazit ise bölgede yetişen ürünlerin doğal kaynak sularıyla sulandığı için ayrı bir lezzete sahip olduğunu dile getirdi.Bu ürünleri yıllardır ürettiklerini, satışlarını daha iyi yapabilmek amacıyla kooperatif kurduklarını anlatan Bayazit, şöyle konuştu:Hepimiz çiftçilik yapıyoruz. Ürettiğimiz ürünleri Türkiye'nin dört bir yanına satıyoruz. Yurt dışına da satış yapmaya başladık. Fransa, Almanya ve İran'a satış yapıyoruz. Ayrıca Valilik tarafından verilen satış noktamızda, yurt dışından gelen ziyaretçilere de ürünlerimizi satıyoruz. Ürün kalitemiz ve geri dönüşler çok güzel. Kooperatifimizi daha da ileriye taşımak, üretimi artırmak, şehirlere göçün azalmasını ve kadınların bulundukları yerde kendilerine yetmelerini istiyoruz. Ekonomik bağımsızlıklarını kurarlarsa göçler azalır. Gençleri üretime dahil etmek istiyoruz. Güzel hedeflerimiz var. İleriki dönemlerde çok iyi işler yapmaya çalışacağız.Ürünlerimize yoğun bir talep varKooperatif üyesi ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü mezunu Devrim Şeker ise tarlasında yetiştirdiği ürünleri müşterilerin beğenisine sunduklarını anlattı.Ürünlerinin çok beğenildiğini ve güzel geri dönüşler aldıklarını belirten Şeker, Ürünlerimize yoğun bir talep var. Daha çok ülkeye ulaşmayı hedefliyoruz. Ürünlerimiz doğal, katkısız ve tamamen el emeği. Hiçbir makine kullanılmadan üretiliyor. Daha fazla yere ulaşmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. diye konuştu.Talepler arttıkça pazar alanlarının da genişlediğini dile getiren Şeker, şöyle devam etti:Eskiden 'çalışmıyorum, evdeyim' diyorduk. Şimdi 'çiftçiyim' diyorum çünkü çiftçilik önemli bir meslek. Kooperatiften sonra bunun değerini daha iyi anladık. Ürünümüz kıymetli. Ürünümüze ulaşmak isteyen birçok insan, birçok ülke ve şehir var. Biz de olabildiğince daha fazla yere ulaşmak istiyoruz. Ürünlerimiz önceden değerinin altında satılıyordu. Kooperatiften sonra, doğru tanıtımla ve daha fazla kişiye ulaşarak ürünlerimizin değerini fark ettik. Artık ürünlerimizi değerinde satıyoruz ve bu da bizi mutlu ediyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/kooperatif-kuran-kadinlar-ahtamara-markasiyla-yoresel-urunleri-3-ulkeye-pazarliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tescilli Ardahan çiçek balında kovanların bal depolama kapasitesi artırılıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tescilli-ardahan-cicek-balinda-kovanlarin-bal-depolama-kapasitesi-artiriliyor/878838/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tescilli-ardahan-cicek-balinda-kovanlarin-bal-depolama-kapasitesi-artiriliyor/878838/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:12:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ardahan — Kentin önemli tarımsal ürünleri arasında yer alan Ardahan çiçek balında, bu yıl şimdiye kadar hava koşullarının ve bitki örtüsünün arıcılık açısından elverişli seyretmesiyle kovanlara yoğun nektar akışı gerçekleşti - Ardahan Arıcılar Birliğine üye yaklaşık 620 arıcı, kent genelindeki yaklaşık 35 bin kovanda hasat hazırlıklarını sürdürüyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ardahan Haberleri — GÜNAY NUH - Türk Patent ve Marka Kurumunca coğrafi işaretle tescillenen Ardahan çiçek balında, yüksek verim beklentisi dolayısıyla birçok arıcı, kovanların bal depolama kapasitesini artıran üçüncü üstlük uygulamasına geçti.İlkbaharda zengin floraya sahip yüksek rakımlı yayla ve meralara bırakılan kovanlarda üretilen Ardahan çiçek balında, bu yıl hava koşulları ile bitki örtüsünün arıcılık açısından elverişli seyretmesi, nektar akışını artırdı.Bal depolama kapasitesini yükseltmek isteyen üreticiler, kovanların güçlenmesiyle birlikte üçüncü üstlükleri yerleştirerek ağustos ayında başlayacak bal süzümüne hazırlanıyor.Arıcılıkta yüksek bal veriminin önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilen üçüncü üstlük uygulaması, bu sezon birçok kovanda hayata geçirildi.Ardahan Arıcılar Birliğine üye yaklaşık 620 arıcı, kent genelindeki yaklaşık 35 bin kovanda hasat hazırlıklarını sürdürüyor.Merkeze bağlı Çataldere köyü muhtarı Necdet Bilgin, AA muhabirine, sezonun şu ana kadarki bölümünün geçen yıla göre daha olumlu geçtiğini söyledi.Bilgin, Bazı kovanlarda 10 peteğin üzerine 10 daha ekledik. Bu da 20 petek olmuş oluyor. Özellikle havalardan dolayı geçen yıla oranla iyi gözüküyor. 2026 bal sezonunda üstlükler atmaya başladık. Bu ayın birinden itibaren yapmaya başladık. Kovanlar güçlendikçe üstlük atıyoruz. dedi.Bilgin ailesinin kızı Büşra Bilgin ise üretim hedefine ilişkin Şu an iyi görünüyor. dedi.Hava Bilgin de geçen yıla göre bal veriminin daha yüksek olmasını beklediklerini anlattı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ardahan Haberleri — GÜNAY NUH - Türk Patent ve Marka Kurumunca coğrafi işaretle tescillenen Ardahan çiçek balında, yüksek verim beklentisi dolayısıyla birçok arıcı, kovanların bal depolama kapasitesini artıran üçüncü üstlük uygulamasına geçti.İlkbaharda zengin floraya sahip yüksek rakımlı yayla ve meralara bırakılan kovanlarda üretilen Ardahan çiçek balında, bu yıl hava koşulları ile bitki örtüsünün arıcılık açısından elverişli seyretmesi, nektar akışını artırdı.Bal depolama kapasitesini yükseltmek isteyen üreticiler, kovanların güçlenmesiyle birlikte üçüncü üstlükleri yerleştirerek ağustos ayında başlayacak bal süzümüne hazırlanıyor.Arıcılıkta yüksek bal veriminin önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilen üçüncü üstlük uygulaması, bu sezon birçok kovanda hayata geçirildi.Ardahan Arıcılar Birliğine üye yaklaşık 620 arıcı, kent genelindeki yaklaşık 35 bin kovanda hasat hazırlıklarını sürdürüyor.Merkeze bağlı Çataldere köyü muhtarı Necdet Bilgin, AA muhabirine, sezonun şu ana kadarki bölümünün geçen yıla göre daha olumlu geçtiğini söyledi.Bilgin, Bazı kovanlarda 10 peteğin üzerine 10 daha ekledik. Bu da 20 petek olmuş oluyor. Özellikle havalardan dolayı geçen yıla oranla iyi gözüküyor. 2026 bal sezonunda üstlükler atmaya başladık. Bu ayın birinden itibaren yapmaya başladık. Kovanlar güçlendikçe üstlük atıyoruz. dedi.Bilgin ailesinin kızı Büşra Bilgin ise üretim hedefine ilişkin Şu an iyi görünüyor. dedi.Hava Bilgin de geçen yıla göre bal veriminin daha yüksek olmasını beklediklerini anlattı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/tescilli-ardahan-cicek-balinda-kovanlarin-bal-depolama-kapasitesi-artiriliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>NBA Başkanı Adam Silver'dan NBA Avrupa açıklaması:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nba-baskani-adam-silver-dan-nba-avrupa-aciklamasi/878836/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nba-baskani-adam-silver-dan-nba-avrupa-aciklamasi/878836/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Bugün Yönetim Kurulumuzla yaptığımız toplantıda da paylaştığımız üzere, bazı şehirler için teklifleri sonuçlandırma aşamasındayız. Teklif sürecine dahil olan Avrupalı paydaşların önemli bir kısmı, pazar günü oynanacak Dünya Kupası Finali için New York'ta olacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- NBA Başkanı Adam Silver, NBA Avrupa projesi kapsamında bazı şehirler için teklifleri sonuçlandırma aşamasında olduklarını söyledi.ABD'nin Las Vegas şehrinde gerçekleştirilen NBA Yönetim Kurulu toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Silver, NBA Avrupa projesinde tam da umdukları noktada olduklarını belirtti.Silver, Süreci yöneten Mark Tatum da bugün burada bizimle. Avrupa'daki birçok şehirden hatta teklif vermeleri için davette bulunmadığımız farklı şehirlerden dahi son derece büyük bir ilgi gördük ifadelerini kullandı.Avrupalı paydaşlarla projenin şekillenmesine yönelik New York'ta toplantılar gerçekleştireceklerini söyleyen Silver, Bugün yönetim kurulumuzla yaptığımız toplantıda da paylaştığımız üzere bazı şehirler için teklifleri sonuçlandırma aşamasındayız. Teklif sürecine dahil olan Avrupalı paydaşların önemli bir kısmı, pazar günü oynanacak Dünya Kupası Finali için New York'ta olacak. Mark ile birlikte kendileriyle toplantılar gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki birkaç hafta içinde bu anlaşmaların bir kısmını sonuçlandırmayı ve ardından gerekli duyuruları yapmayı umuyoruz. Ama genel olarak Avrupa genelinde basketbola gösterilen bu yoğun ilgiden ötürü çok memnunum, diye konuştu.NBA Avrupa projesinin, NBA ve FIBA ortaklığında, yarı açık lig statüsüyle Ekim 2027'de hayata geçirilmesi planlanıyor.Ligde yer alması beklenen 12 kalıcı kulüpten birine de İstanbul'un ev sahipliği yapması öngörülüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- NBA Başkanı Adam Silver, NBA Avrupa projesi kapsamında bazı şehirler için teklifleri sonuçlandırma aşamasında olduklarını söyledi.ABD'nin Las Vegas şehrinde gerçekleştirilen NBA Yönetim Kurulu toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Silver, NBA Avrupa projesinde tam da umdukları noktada olduklarını belirtti.Silver, Süreci yöneten Mark Tatum da bugün burada bizimle. Avrupa'daki birçok şehirden hatta teklif vermeleri için davette bulunmadığımız farklı şehirlerden dahi son derece büyük bir ilgi gördük ifadelerini kullandı.Avrupalı paydaşlarla projenin şekillenmesine yönelik New York'ta toplantılar gerçekleştireceklerini söyleyen Silver, Bugün yönetim kurulumuzla yaptığımız toplantıda da paylaştığımız üzere bazı şehirler için teklifleri sonuçlandırma aşamasındayız. Teklif sürecine dahil olan Avrupalı paydaşların önemli bir kısmı, pazar günü oynanacak Dünya Kupası Finali için New York'ta olacak. Mark ile birlikte kendileriyle toplantılar gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki birkaç hafta içinde bu anlaşmaların bir kısmını sonuçlandırmayı ve ardından gerekli duyuruları yapmayı umuyoruz. Ama genel olarak Avrupa genelinde basketbola gösterilen bu yoğun ilgiden ötürü çok memnunum, diye konuştu.NBA Avrupa projesinin, NBA ve FIBA ortaklığında, yarı açık lig statüsüyle Ekim 2027'de hayata geçirilmesi planlanıyor.Ligde yer alması beklenen 12 kalıcı kulüpten birine de İstanbul'un ev sahipliği yapması öngörülüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/nba-baskani-adam-silver-dan-nba-avrupa-aciklamasi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Özel sporcu oğlunun başarısından ilham alıp başka çocuklar için çaba gösteriyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ozel-sporcu-oglunun-basarisindan-ilham-alip-baska-cocuklar-icin-caba-gosteriyor/878835/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ozel-sporcu-oglunun-basarisindan-ilham-alip-baska-cocuklar-icin-caba-gosteriyor/878835/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Samsun'da milli masa tenisçisi olan oğlu Salihcan'ın spor sayesinde öz güven kazandığını ve günlük yaşam becerilerinin geliştiğini gören Hüseyin Öztankal, Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonunun temsilciliğini üstlenerek aynı değişimi başka çocukların da yaşayabilmesi için çalışma yürütüyor - Baba Hüseyin Öztankal: Her özel çocuğun mutlaka bir yeteneği olduğuna inanıyorum. Bu sanat olabilir, spor olabilir, kültürel bir faaliyet olabilir ama her özel çocuğun mutlaka bir kabiliyeti vardır. Benim çocuğum sporcu olduğu için sporu ön planda tutuyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- BATUHAN DİŞBUDAK - Samsun'da milli sporcu olan oğlu Salihcan'ın masa tenisi sayesinde hayatının değiştiğini gören Hüseyin Öztankal, Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonunun Samsun temsilciliğini üstlenerek özel gereksinimli çocukların yeteneklerine uygun branşlara yönlendirilmesi için çaba gösteriyor. Down sendromlu 24 yaşındaki Salihcan Öztankal, yaklaşık 12 yıl önce beden eğitimi öğretmenlerinin yönlendirmesiyle masa tenisine başladı.Türkiye'de katıldığı turnuvalarda elde ettiği başarının ardından Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Masa Tenisi Milli Takımı kadrosuna seçilen Salihcan, bugüne kadar uluslararası alanda bir altın, 10 gümüş, 18 bronz madalya kazandı.Oğlunun spor sayesinde öz güven kazandığını ve günlük yaşam becerilerinin geliştiğini gören baba Hüseyin Öztankal, 2 yıl önce Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonunun Samsun temsilciliğini üstlendi.Hüseyin Öztankal, evlerinde kalan, spor veya başka bir işle ilgilenmeyen özel gereksinimli bireylere ulaşarak yaşamlarına dokunabilmek için çalışmalar yürütüyor.Özellikle kırsaldaki ailelere ulaşmayı hedefleyen Öztankal, çocukların yeteneklerine uygun branşlara yönlendirilmesi, antrenörlerle buluşturulması ve ailelerin bu süreçte desteklenmesi için çaba gösteriyor.Özel çocukların başarabileceğini anlatıyoruzBaba Öztankal, AA muhabirine, bu görevi resmi bir ünvandan çok özel çocuklara ve ailelerine ulaşmak için bir sorumluluk olarak gördüğünü söyledi.Özel çocukların hangi branşta başarılı olabileceklerinin  antrenörler tarafından belirlendiğini anlatan Öztankal, ailelere bu süreçte manevi destek verdiklerini dile getirdi.Mümkün olduğunca fazla özel gereksinimli çocuğa ulaşmak istediğini vurgulayan Öztankal, Nice Salihcanlar, nice Mehmet Yasinler, nice Ayşeler bulmak için bu yola çıktık. Kırsaldaki ailelere ulaşmaya çalışıyoruz. Evlerinde sporun ne olduğunu bilmeyen aileler var. Özel çocukların başarabileceğini anlatıyoruz. dedi.Samsun'da özel gereksinimli sporculardan başarılı isimler yetiştiğine işaret eden Öztankal, şöyle devam etti:Her özel çocuğun mutlaka bir yeteneği olduğuna inanıyorum. Bu sanat olabilir, spor olabilir, kültürel bir faaliyet olabilir ama her özel çocuğun mutlaka bir kabiliyeti vardır. Benim çocuğum sporcu olduğu için sporu ön planda tutuyoruz. 2014 yılında oğlumla bu heyecana başladık. O camiada farklı özel çocuklar ve özel sporcular gördük. Dedik ki niçin Samsun'daki özel çocuklarımız da bu branşlara yönelmesin, neden çalışıp başarmasın.Oğlumun öz güveni geldiÖztankal, sporun oğlunun hayatında önemli değişiklikler sağladığına dikkati çekerek, Oğlumun öz güveni geldi. Oğlum artık günlük yaşamda birçok işi kendi başına yapabiliyor. Kendine güveni arttı. Bireysel olarak kendi hayatını idame ettirmeye başladı. Dışarı çıkıyor, geziyor, alışverişini kendisi yapıyor. Kendisi beğeniyor, kendisi alıyor, kasaya gidip ücretini ödüyor, yemeğini yapabiliyor, annesine yardım edebiliyor. Bu da sporun verdiği zihinsel gelişim, farkındalık. ifadelerini kullandı.Aynı kazanımları başka çocukların da elde etmesini istediklerini belirten Öztankal, ailelerin çocuklarına güvenmesi gerektiğini kaydetti.Öztankal, bugüne kadar yaklaşık 30 çocuğa ulaştığını ve büyük bölümünü spora kazandırdığını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- BATUHAN DİŞBUDAK - Samsun'da milli sporcu olan oğlu Salihcan'ın masa tenisi sayesinde hayatının değiştiğini gören Hüseyin Öztankal, Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonunun Samsun temsilciliğini üstlenerek özel gereksinimli çocukların yeteneklerine uygun branşlara yönlendirilmesi için çaba gösteriyor. Down sendromlu 24 yaşındaki Salihcan Öztankal, yaklaşık 12 yıl önce beden eğitimi öğretmenlerinin yönlendirmesiyle masa tenisine başladı.Türkiye'de katıldığı turnuvalarda elde ettiği başarının ardından Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Masa Tenisi Milli Takımı kadrosuna seçilen Salihcan, bugüne kadar uluslararası alanda bir altın, 10 gümüş, 18 bronz madalya kazandı.Oğlunun spor sayesinde öz güven kazandığını ve günlük yaşam becerilerinin geliştiğini gören baba Hüseyin Öztankal, 2 yıl önce Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonunun Samsun temsilciliğini üstlendi.Hüseyin Öztankal, evlerinde kalan, spor veya başka bir işle ilgilenmeyen özel gereksinimli bireylere ulaşarak yaşamlarına dokunabilmek için çalışmalar yürütüyor.Özellikle kırsaldaki ailelere ulaşmayı hedefleyen Öztankal, çocukların yeteneklerine uygun branşlara yönlendirilmesi, antrenörlerle buluşturulması ve ailelerin bu süreçte desteklenmesi için çaba gösteriyor.Özel çocukların başarabileceğini anlatıyoruzBaba Öztankal, AA muhabirine, bu görevi resmi bir ünvandan çok özel çocuklara ve ailelerine ulaşmak için bir sorumluluk olarak gördüğünü söyledi.Özel çocukların hangi branşta başarılı olabileceklerinin  antrenörler tarafından belirlendiğini anlatan Öztankal, ailelere bu süreçte manevi destek verdiklerini dile getirdi.Mümkün olduğunca fazla özel gereksinimli çocuğa ulaşmak istediğini vurgulayan Öztankal, Nice Salihcanlar, nice Mehmet Yasinler, nice Ayşeler bulmak için bu yola çıktık. Kırsaldaki ailelere ulaşmaya çalışıyoruz. Evlerinde sporun ne olduğunu bilmeyen aileler var. Özel çocukların başarabileceğini anlatıyoruz. dedi.Samsun'da özel gereksinimli sporculardan başarılı isimler yetiştiğine işaret eden Öztankal, şöyle devam etti:Her özel çocuğun mutlaka bir yeteneği olduğuna inanıyorum. Bu sanat olabilir, spor olabilir, kültürel bir faaliyet olabilir ama her özel çocuğun mutlaka bir kabiliyeti vardır. Benim çocuğum sporcu olduğu için sporu ön planda tutuyoruz. 2014 yılında oğlumla bu heyecana başladık. O camiada farklı özel çocuklar ve özel sporcular gördük. Dedik ki niçin Samsun'daki özel çocuklarımız da bu branşlara yönelmesin, neden çalışıp başarmasın.Oğlumun öz güveni geldiÖztankal, sporun oğlunun hayatında önemli değişiklikler sağladığına dikkati çekerek, Oğlumun öz güveni geldi. Oğlum artık günlük yaşamda birçok işi kendi başına yapabiliyor. Kendine güveni arttı. Bireysel olarak kendi hayatını idame ettirmeye başladı. Dışarı çıkıyor, geziyor, alışverişini kendisi yapıyor. Kendisi beğeniyor, kendisi alıyor, kasaya gidip ücretini ödüyor, yemeğini yapabiliyor, annesine yardım edebiliyor. Bu da sporun verdiği zihinsel gelişim, farkındalık. ifadelerini kullandı.Aynı kazanımları başka çocukların da elde etmesini istediklerini belirten Öztankal, ailelerin çocuklarına güvenmesi gerektiğini kaydetti.Öztankal, bugüne kadar yaklaşık 30 çocuğa ulaştığını ve büyük bölümünü spora kazandırdığını sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Van Gölü'nden 2 milyon 800 bin metreküp dip çamuru ve balçık çıkarılacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/van-golu-nden-2-milyon-800-bin-metrekup-dip-camuru-ve-balcik-cikarilacak/878834/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/van-golu-nden-2-milyon-800-bin-metrekup-dip-camuru-ve-balcik-cikarilacak/878834/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:09:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Van — Van Gölü'nde şimdiye kadar çıkarılan 2 milyon 185 bin metreküp dip çamuru ve balçık sayesinde kıyı kesimi kötü koku ve kirlilikten önemli ölçüde arındırıldı - Van Büyükşehir Belediyesi Çevre Mühendisi Erdoğan Gül: - Halkın yoğun olarak kullandığı alanlarda dip çamuru temizliği sonucunda mevcut kirlilik azaldı ve kötü kokunun giderilmesiyle Van Gölü ekosisteminde iyileşme olduğu görüldü. Temizlenen alanlarda yeniden su canlıları ile farklı türden kuşların döndüğü gözlemlendi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Van Haberleri — YILMAZ KAZANDİOĞLU - Van Gölü'nün korunması ve gelecek nesillere temiz şekilde aktarılması amacıyla yürütülen çalışmalarda toplam 2 milyon 800 bin metreküp dip çamuru ve balçığın çıkarılması hedefleniyor.Van Gölü'nde 2021 yılında başlatılan dip çamuru ve balçık temizliği çalışmaları, 14 kilometrelik sahil bandında aralıksız sürdürülüyor.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının desteğiyle Van Büyükşehir Belediyesince yürütülen çalışmalar kapsamında bugüne kadar 2 milyon 185 bin metreküp dip çamuru ve balçık çıkarılarak bertaraf edildi.Belediyenin Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığınca yürütülen çalışmalar, İskele 15 Temmuz Şehitler Parkı, İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi çevresi ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampüsünün kıyı kesiminde devam ediyor.İş makineleriyle göl tabanından çıkarılan dip çamuru ve balçık, kamyonlarla taşınarak belirlenen alanda bertaraf ediliyor.Temizlik çalışmalarının tamamlandığı sahil kesimleri kötü koku ve kirlilikten büyük ölçüde arındırılırken, kıyılar yeniden vatandaşların kullanımına açıldı.Van Gölü ekosisteminde iyileşme olduğu görüldüVan Büyükşehir Belediyesi Çevre Mühendisi Erdoğan Gül, AA muhabirine, dip çamuru temizliğinin aralıksız devam ettiğini söyledi.Üç etap halinde sürdürülen çalışmalarda iki etabın tamamlandığını, üçüncü etabın ise başladığını belirten Gül, şunları kaydetti:Şu an 40 personel ve 36 araç ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 17 metre uzunluğundaki ekskavatör ile yer yer 2 metreye kadar inilerek günlük 900 metreküp çamur çıkarılıyor. Şu ana kadar 2 milyon 185 bin metreküp balçık çıkarıldı. Hedefimiz 2 milyon 800 bin metreküplük dip çamurunu çıkarmak. Halkın yoğun olarak kullandığı alanlarda dip çamuru temizliği sonucunda mevcut kirlilik azaldı ve kötü kokunun giderilmesiyle Van Gölü ekosisteminde iyileşme olduğu görüldü. Temizlenen alanlarda yeniden su canlıları ile farklı türden kuşların döndüğü gözlemlendi.Van Gölü önemli ölçüde temizlendiŞantiye Amiri Bayram Ortasaç ise İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'nin bulunduğu bölgede üçüncü etap çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.Çalışmaların Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampüsü sınırına kadar devam edeceğini vurgulayan Ortasaç, Yaklaşık 6 yıl önce insanlar balçık ve kötü koku nedeniyle bu bölgelere gelemiyordu. Yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde Van Gölü önemli ölçüde temizlendi. Sahilde parklar ve yeşil alanlar oluşturuldu. Vatandaşlar artık aileleriyle sahile gelip vakit geçirebiliyor. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Van Haberleri — YILMAZ KAZANDİOĞLU - Van Gölü'nün korunması ve gelecek nesillere temiz şekilde aktarılması amacıyla yürütülen çalışmalarda toplam 2 milyon 800 bin metreküp dip çamuru ve balçığın çıkarılması hedefleniyor.Van Gölü'nde 2021 yılında başlatılan dip çamuru ve balçık temizliği çalışmaları, 14 kilometrelik sahil bandında aralıksız sürdürülüyor.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının desteğiyle Van Büyükşehir Belediyesince yürütülen çalışmalar kapsamında bugüne kadar 2 milyon 185 bin metreküp dip çamuru ve balçık çıkarılarak bertaraf edildi.Belediyenin Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığınca yürütülen çalışmalar, İskele 15 Temmuz Şehitler Parkı, İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi çevresi ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampüsünün kıyı kesiminde devam ediyor.İş makineleriyle göl tabanından çıkarılan dip çamuru ve balçık, kamyonlarla taşınarak belirlenen alanda bertaraf ediliyor.Temizlik çalışmalarının tamamlandığı sahil kesimleri kötü koku ve kirlilikten büyük ölçüde arındırılırken, kıyılar yeniden vatandaşların kullanımına açıldı.Van Gölü ekosisteminde iyileşme olduğu görüldüVan Büyükşehir Belediyesi Çevre Mühendisi Erdoğan Gül, AA muhabirine, dip çamuru temizliğinin aralıksız devam ettiğini söyledi.Üç etap halinde sürdürülen çalışmalarda iki etabın tamamlandığını, üçüncü etabın ise başladığını belirten Gül, şunları kaydetti:Şu an 40 personel ve 36 araç ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 17 metre uzunluğundaki ekskavatör ile yer yer 2 metreye kadar inilerek günlük 900 metreküp çamur çıkarılıyor. Şu ana kadar 2 milyon 185 bin metreküp balçık çıkarıldı. Hedefimiz 2 milyon 800 bin metreküplük dip çamurunu çıkarmak. Halkın yoğun olarak kullandığı alanlarda dip çamuru temizliği sonucunda mevcut kirlilik azaldı ve kötü kokunun giderilmesiyle Van Gölü ekosisteminde iyileşme olduğu görüldü. Temizlenen alanlarda yeniden su canlıları ile farklı türden kuşların döndüğü gözlemlendi.Van Gölü önemli ölçüde temizlendiŞantiye Amiri Bayram Ortasaç ise İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi'nin bulunduğu bölgede üçüncü etap çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.Çalışmaların Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampüsü sınırına kadar devam edeceğini vurgulayan Ortasaç, Yaklaşık 6 yıl önce insanlar balçık ve kötü koku nedeniyle bu bölgelere gelemiyordu. Yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde Van Gölü önemli ölçüde temizlendi. Sahilde parklar ve yeşil alanlar oluşturuldu. Vatandaşlar artık aileleriyle sahile gelip vakit geçirebiliyor. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/van-golu-nden-2-milyon-800-bin-metrekup-dip-camuru-ve-balcik-cikarilacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gaziantep Gençlikspor, play-off hedefiyle yeni sezona hazırlanıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gaziantep-genclikspor-play-off-hedefiyle-yeni-sezona-hazirlaniyor/878833/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gaziantep-genclikspor-play-off-hedefiyle-yeni-sezona-hazirlaniyor/878833/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:09:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Başantrenör Ali Bağcı: Bu sene çok güçlü takımlar lige çıktı ama ilk 8 neden olmasın? Gazişehir'e yakışır diye düşünüyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- ÖMER FARUK SALMAN - Voleybol SMS Grup Efeler Ligi'nde ikinci sezonuna hazırlanan Gaziantep Gençlikspor, play-off hedefiyle yeni sezona hazırlanıyor. Tarihinde ilk kez geçen sezon Efeler Ligi'nde mücadele eden ve ligde kalıcı olma hedefleyen Gaziantep Gençlikspor, topladığı 21 puanla ligi 10. sırada tamamladı. Yeni sezon hazırlıklarına erken başlayan Güneydoğu temsilcisi, yerli kadro rotasyonunu oluştururken, 3 yabancı oyuncuyla transfer görüşmelerini sürdürüyor.İlk 8 neden olmasınBaşantrenör Ali Bağcı, AA muhabirine, lige katılma durumları nedeniyle geçen sezon hazırlık sürecini kaçırdıklarını, bu sezona daha iyi hazırlanma fırsatı yakaladıklarını söyledi.Ligde ilk haftaların çok önemli olduğunu belirten Bağcı, Ligde kalmayı garanti altına aldıktan sonra puan tablosunda yukarı çıkabildiğimiz kadar çıkıp Gaziantep'imizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz. Bu sene çok güçlü takımlar lige çıktı ama ilk 8 neden olmasın? Gazişehir'e yakışır diye düşünüyorum. dedi.Bağcı, yerli oyuncu kadrosunun büyük kısmının tamamlandığını ifade ederek, şöyle konuştu:Yabancı oyuncu kadromuzda şu an imza attırdığımız bir pasör arkadaşımız var Fedor İvanov. Finlandiya Milli Takımı formasını giyiyor. Kaliteli bir oyuncu. Üç tane daha yabancı oyuncu transfer edeceğiz. Biz her maçı kazanmak için çıkıyoruz. Geçen sezon Fenerbahçe, Halkbank maçlarında güzel galibiyetler aldık. Bu sezon da neden olmasın, voleybol böyle bir spor, herkes herkesi yenebiliyor. Bu yıl da inşallah yine böyle galibiyetler alacağız.Altyapıdan oyuncu dahil olduAltyapıdan bir oyuncunun kadroya dahil olduğunu belirten Bağcı, Bu sene ilk defa Gazi şehrimizin bir evladı, altyapıdan yetişen bir oyuncumuzu kadromuza kattık. Yani bizim nihai hedeflerimizden bir tanesi de kendi şehrimizin çocuklarını bu kadroda görebilmekti. Bu yıl bunu başardık. İnşallah voleybol severlere sahada izleme fırsatı vereceğiz. Bu sezon güçlü bir kadro ile daha iyi mücadele edeceğiz. diye konuştu.Gaziantep'i temsil etmenin kendilerini onurlandırdığını dile getiren Bağcı, kulübü destekleyen protokol üyeleri başta olmak üzere sponsorlara ve taraftarlara teşekkür etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- ÖMER FARUK SALMAN - Voleybol SMS Grup Efeler Ligi'nde ikinci sezonuna hazırlanan Gaziantep Gençlikspor, play-off hedefiyle yeni sezona hazırlanıyor. Tarihinde ilk kez geçen sezon Efeler Ligi'nde mücadele eden ve ligde kalıcı olma hedefleyen Gaziantep Gençlikspor, topladığı 21 puanla ligi 10. sırada tamamladı. Yeni sezon hazırlıklarına erken başlayan Güneydoğu temsilcisi, yerli kadro rotasyonunu oluştururken, 3 yabancı oyuncuyla transfer görüşmelerini sürdürüyor.İlk 8 neden olmasınBaşantrenör Ali Bağcı, AA muhabirine, lige katılma durumları nedeniyle geçen sezon hazırlık sürecini kaçırdıklarını, bu sezona daha iyi hazırlanma fırsatı yakaladıklarını söyledi.Ligde ilk haftaların çok önemli olduğunu belirten Bağcı, Ligde kalmayı garanti altına aldıktan sonra puan tablosunda yukarı çıkabildiğimiz kadar çıkıp Gaziantep'imizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz. Bu sene çok güçlü takımlar lige çıktı ama ilk 8 neden olmasın? Gazişehir'e yakışır diye düşünüyorum. dedi.Bağcı, yerli oyuncu kadrosunun büyük kısmının tamamlandığını ifade ederek, şöyle konuştu:Yabancı oyuncu kadromuzda şu an imza attırdığımız bir pasör arkadaşımız var Fedor İvanov. Finlandiya Milli Takımı formasını giyiyor. Kaliteli bir oyuncu. Üç tane daha yabancı oyuncu transfer edeceğiz. Biz her maçı kazanmak için çıkıyoruz. Geçen sezon Fenerbahçe, Halkbank maçlarında güzel galibiyetler aldık. Bu sezon da neden olmasın, voleybol böyle bir spor, herkes herkesi yenebiliyor. Bu yıl da inşallah yine böyle galibiyetler alacağız.Altyapıdan oyuncu dahil olduAltyapıdan bir oyuncunun kadroya dahil olduğunu belirten Bağcı, Bu sene ilk defa Gazi şehrimizin bir evladı, altyapıdan yetişen bir oyuncumuzu kadromuza kattık. Yani bizim nihai hedeflerimizden bir tanesi de kendi şehrimizin çocuklarını bu kadroda görebilmekti. Bu yıl bunu başardık. İnşallah voleybol severlere sahada izleme fırsatı vereceğiz. Bu sezon güçlü bir kadro ile daha iyi mücadele edeceğiz. diye konuştu.Gaziantep'i temsil etmenin kendilerini onurlandırdığını dile getiren Bağcı, kulübü destekleyen protokol üyeleri başta olmak üzere sponsorlara ve taraftarlara teşekkür etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/gaziantep-genclikspor-play-off-hedefiyle-yeni-sezona-hazirlaniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Jandarma doğal yaşamın sessiz sakini kaplumbağalar için devriye atıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/jandarma-dogal-yasamin-sessiz-sakini-kaplumbagalar-icin-devriye-atiyor/878832/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/jandarma-dogal-yasamin-sessiz-sakini-kaplumbagalar-icin-devriye-atiyor/878832/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:08:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Nevşehir — Nevşehir'de jandarma ekipleri, Kaplumbağa Vadisi olarak adlandırılan Alacaşar-Tatlarin kara yolunda doğal yaşamı ve sürücüleri korumak için 7 yıldır devriye görevi icra ediyor - Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı Asayiş Tim Komutanı Jandarma Astsubay Mehmet Gedik: - Amacımız hem doğal yaşamın korunmasını hem de sürücülerimizin güvenli şekilde seyahat etmesini sağlamak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Nevşehir Haberleri — BEHÇET ALKAN - Nevşehir'de jandarma ekipleri, kaplumbağa popülasyonunun yoğun olduğu kara yolunda 7 yıldır devriye görevi icra ederek hem doğal yaşamı hem de sürücüleri tehlikeden koruyor.Kentte, Kaplumbağa Vadisi olarak da anılan Alacaşar-Tatlarin kara yolunda İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler, doğal yaşamın sessiz sakinleri kaplumbağalar için görev yapıyor.Ekipler, araç trafiğinin yoğun olduğu güzergahta kaplumbağaların ezilmesini önlemek ve olası kazaların önüne geçmek amacıyla çalışma yürütüyor.Devriye sırasında kara yolunda görülen kaplumbağaları dikkatli şekilde doğal yaşam alanlarına taşıyan jandarma personeli, hem canlıların hem de trafiğin güvenliğini sağlıyor.Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı Asayiş Tim Komutanı Jandarma Astsubay Mehmet Gedik, AA muhabirine, bölgede kaplumbağaların daha çok görüldüğü güzergahlarda devriye faaliyeti icra edildiğini söyledi.Kaplumbağaların üreme dönemleri olan mayıs ve haziranda kara yolunda sık görüldüğünü belirten Gedik, şunları kaydetti:Jandarma trafik ekiplerimiz de devriye faaliyetleri sırasında yol üzerindeki kaplumbağaları güvenli alanlara taşıyor. Amacımız hem doğal yaşamın korunmasını hem de sürücülerimizin güvenli şekilde seyahat etmesini sağlamak. Ekiplerimiz güzergahta devriye faaliyeti yürütüyor. Hayvana zarar vermeden dikkatli şekilde alınarak gitmek istediği yöne uygun biçimde yolun dışındaki güvenli alana bırakılıyor. Aynı zamanda sürücüler de bölgede dikkatli seyretmeleri konusunda uyarılıyor. Kara yoluna çıkan kaplumbağalar sürücüler için ani fren ya da manevra riskini beraberinde getirebiliyor. Yürüttüğümüz çalışma sayesinde hem hayvanların yaşamını korumayı hem de olası trafik kazalarının önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Böylece doğal yaşamın korunmasına katkı sunarken trafik güvenliğini de sağlamış oluyoruz.Sürücüler jandarmanın faaliyetinden memnunSürücülerden Erol Demirtaş ise her gün kullandığı ve devriye faaliyeti yapılan yolda sık sık kaplumbağalarla karşılaştığını anlatarak, Yolun iki tarafı da ekili olduğu için kaplumbağalar sürekli yolda geziyor. Jandarmanın bu uygulamasından çok memnun oluyoruz. Önümüzden bir şey geçerken mecburen ani fren gerekebiliyor. Bu da kazaya neden olabilir. Bu yüzden jandarmanın buradaki çalışması çok iyi. diye konuştu.Sürücü Ramazan Küçükköse de yolda kaplumbağaların yanı sıra zaman zaman farklı yabani hayvanların da görüldüğünü belirterek, hassas çalışmasıyla kaza riskini önleyen jandarma ekiplerine teşekkür etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Nevşehir Haberleri — BEHÇET ALKAN - Nevşehir'de jandarma ekipleri, kaplumbağa popülasyonunun yoğun olduğu kara yolunda 7 yıldır devriye görevi icra ederek hem doğal yaşamı hem de sürücüleri tehlikeden koruyor.Kentte, Kaplumbağa Vadisi olarak da anılan Alacaşar-Tatlarin kara yolunda İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler, doğal yaşamın sessiz sakinleri kaplumbağalar için görev yapıyor.Ekipler, araç trafiğinin yoğun olduğu güzergahta kaplumbağaların ezilmesini önlemek ve olası kazaların önüne geçmek amacıyla çalışma yürütüyor.Devriye sırasında kara yolunda görülen kaplumbağaları dikkatli şekilde doğal yaşam alanlarına taşıyan jandarma personeli, hem canlıların hem de trafiğin güvenliğini sağlıyor.Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı Asayiş Tim Komutanı Jandarma Astsubay Mehmet Gedik, AA muhabirine, bölgede kaplumbağaların daha çok görüldüğü güzergahlarda devriye faaliyeti icra edildiğini söyledi.Kaplumbağaların üreme dönemleri olan mayıs ve haziranda kara yolunda sık görüldüğünü belirten Gedik, şunları kaydetti:Jandarma trafik ekiplerimiz de devriye faaliyetleri sırasında yol üzerindeki kaplumbağaları güvenli alanlara taşıyor. Amacımız hem doğal yaşamın korunmasını hem de sürücülerimizin güvenli şekilde seyahat etmesini sağlamak. Ekiplerimiz güzergahta devriye faaliyeti yürütüyor. Hayvana zarar vermeden dikkatli şekilde alınarak gitmek istediği yöne uygun biçimde yolun dışındaki güvenli alana bırakılıyor. Aynı zamanda sürücüler de bölgede dikkatli seyretmeleri konusunda uyarılıyor. Kara yoluna çıkan kaplumbağalar sürücüler için ani fren ya da manevra riskini beraberinde getirebiliyor. Yürüttüğümüz çalışma sayesinde hem hayvanların yaşamını korumayı hem de olası trafik kazalarının önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Böylece doğal yaşamın korunmasına katkı sunarken trafik güvenliğini de sağlamış oluyoruz.Sürücüler jandarmanın faaliyetinden memnunSürücülerden Erol Demirtaş ise her gün kullandığı ve devriye faaliyeti yapılan yolda sık sık kaplumbağalarla karşılaştığını anlatarak, Yolun iki tarafı da ekili olduğu için kaplumbağalar sürekli yolda geziyor. Jandarmanın bu uygulamasından çok memnun oluyoruz. Önümüzden bir şey geçerken mecburen ani fren gerekebiliyor. Bu da kazaya neden olabilir. Bu yüzden jandarmanın buradaki çalışması çok iyi. diye konuştu.Sürücü Ramazan Küçükköse de yolda kaplumbağaların yanı sıra zaman zaman farklı yabani hayvanların da görüldüğünü belirterek, hassas çalışmasıyla kaza riskini önleyen jandarma ekiplerine teşekkür etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/jandarma-dogal-yasamin-sessiz-sakini-kaplumbagalar-icin-devriye-atiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'nin, Körfez ülkelerine haziranda gerçekleştirdiği ihracat 800 milyon doları aştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-nin-korfez-ulkelerine-haziranda-gerceklestirdigi-ihracat-800-milyon-dolari-asti/878831/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-nin-korfez-ulkelerine-haziranda-gerceklestirdigi-ihracat-800-milyon-dolari-asti/878831/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — Bu dönemde en fazla ihracat 425 milyon 203 bin dolar ile Suudi Arabistan'a yapılırken, bu ülkeyi 295 milyon 581 bin dolarla BAE, 34 milyon 707 bin dolarla Kuveyt izledi - Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Türkiye-Orta Doğu ve Körfez İş Konseyi Başkanı Halit Acar: - Bölgedeki güvenlik ortamının daha da iyileşmesi halinde ertelenen yatırımların yeniden ivme kazanmasıyla özellikle inşaat malzemeleri, makine, elektrik ekipmanları, sağlık, gıda ve lojistik sektörlerinde ihracatın hızlanmasını bekliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : MÜCAHİT ENES SEVİNÇ - Türkiye'nin, Körfez ülkeleriyle gerçekleştirdiği diplomasi trafiğinin etkileri ihracatına olumlu yansıdı ve söz konusu ülkelere yapılan ihracat haziranda yıllık bazda yüzde 35,7 artarak 826 milyon 753 bin dolara yükseldi.Türkiye, uzak ve yakın coğrafyada gerçekleştirdiği diplomasi trafiği kapsamında Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn ve Umman'ın içinde bulunduğu Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üye ülkeleri ile de ilişkilerini güçlendirmeye devam ediyor.AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye, haziran ayında 24 milyar 940,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken söz konusu ihracat tutarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,8 arttı. Söz konusu ihracatın ülkelere göre dağılımına bakıldığında, ABD/İsrail-İran arasındaki savaşa rağmen Körfez ülkelerindeki artış dikkati çekti.Türkiye, Körfez ülkelerine bu yıl ocak ayında 621 milyon dolarlık, şubat ayında ise 814 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirdi. Mart ayında ise ABD/İsrail-İran arasındaki çatışmaların küresel yansımalarının giderek belirginleşmesinden Türkiye'nin bu ülkelere yönelik ihracatı da etkilendi. Söz konusu 6 ülkeye gerçekleştirilen ihracat mart ayında 353,6 milyon dolar oldu. Ancak ticaretin devam etmesi için gerçekleştirilen temaslar sonucunda Türkiye, bu ülkelere nisanda 838,5 milyon dolarlık, mayısta 646 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.Türkiye'nin, Körfez ülkelerine haziran ayında gerçekleştirdiği dış satım da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,7 artarak toplam 826,8 milyon dolar oldu. Geçen yılın aynı döneminde söz konusu ülkelere 609,2 milyon dolarlık dış satım yapılmıştı.Yılın ocak-haziran döneminde bu ülkelere yapılan dış satım da yaklaşık 4,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.Bölge ülkeleri arasında en fazla ihracat 425,2 milyon dolar ile Suudi Arabistan'a yapıldı. Bu ülkeyi 295,6 milyon dolarla BAE, 34,7 milyon dolarla Kuveyt, 34,2 milyon dolarla Katar, 29,1 milyon Umman ve 8 milyon dolarla Bahreyn izledi.Körfez ülkelerine yapılan ihracat 4 ülkede arttıHaziran ayında Körfez ülkeleri arasında, 2025'in aynı ayına göre değer bazında ihracatını en fazla artıran ülke yaklaşık 229,8 milyon dolarla Suudi Arabistan oldu. Bu ülkeyi 13,5 milyon dolarla Umman, 8,2 milyon dolarla Kuveyt, 7,4 milyon dolarla Katar izledi.Bu dönemde Bahreyn'e yapılan ihracat 567 bin dolar, BAE'ye yapılan ihracat 40,8 milyon dolar geriledi.Körfez ülkelerine haziran ayında yapılan ihracatta yaklaşık 105,6 milyon dolarla mücevher sektörü ilk sırada yer alırken bu sektörü, 69 milyon dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri, 59,2 milyon dolarla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, 47,9 milyon dolarla elektrik ve elektronik, 29 milyon dolarla makine ve aksamları sektörü izledi.İnşaat malzemeleri, makine, elektrik ekipmanları, sağlık, gıda ve lojistik sektörlerinde ihracatın hızlanmasını bekliyoruzKonuya ilişkin, AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Orta Doğu ve Körfez İş Konseyi Başkanı Halit Acar, Körfez ülkelerine yapılan ihracatın, bölgesel jeopolitik gelişmelere rağmen Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin daha sağlam ve sürdürülebilir bir zemine oturduğunu gösterdiğini söyledi.Son dönemde yürütülen yoğun diplomasi trafiğinin ticarete olumlu yansımalarını gördüklerini ifade eden Acar, Türkiye'nin Körfez ülkeleri ve Irak başta olmak üzere bölge ülkeleriyle sürdürdüğü yakın siyasi diyaloğun, özel sektörün önünü açtığını kaydetti.Acar, ticaretin sürdürülebilirliği açısından güven ortamının en az ekonomik göstergeler kadar önem taşıdığını vurgulayarak, şunları kaydetti:Yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerimizi değerlendirirken iki temel senaryo öne çıkıyor. Bölgedeki güvenlik ortamının daha da iyileşmesi halinde ertelenen yatırımların yeniden ivme kazanmasıyla özellikle inşaat malzemeleri, makine, elektrik ekipmanları, sağlık, gıda ve lojistik sektörlerinde ihracatın hızlanmasını bekliyoruz. Mevcut jeopolitik risklerin kontrollü şekilde devam etmesi durumunda ise Körfez ülkelerinin güçlü mali yapıları sayesinde kamu yatırımlarının ve ticaret hacmindeki büyümenin korunacağını öngörüyoruz.Ülkeler özelinde değerlendirildiğinde Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri içinde en büyük pazarımız olurken, en yüksek ihracat artışının gerçekleştiği ülke oldu. Bu performansta son yıllarda gelişen ekonomik ilişkilerin yanı sıra Vision 2030 kapsamında devam eden dönüşüm programının da önemli etkisi bulunuyor. Bununla birlikte, son dönemde bazı mega projelerde bütçe, ölçek ve uygulama takvimlerine ilişkin revizyonlar ve önceliklendirmeler yapıldığını görüyoruz. Bunu yatırımların durması olarak değil, kaynakların daha verimli kullanılmasına yönelik yeni bir planlama süreci olarak değerlendirmek gerekiyor. Sanayi, lojistik, turizm, enerji, konut ve altyapı yatırımları ülkenin öncelikli alanları olmayı sürdürüyor. Bu nedenle Türk firmaları açısından orta ve uzun vadede önemli fırsatların devam edeceğini düşünüyoruz.Kuveyt, Türk müteahhitlik sektörü ve sanayi üreticileri açısından önemli fırsatlar sunmaya devam ediyorHalit Acar, BAE'nin, haziranda 295,6 milyon dolarlık ihracatla Körfez'deki ikinci büyük pazar olmayı sürdürdüğünü dile getirerek, Aylık bazda yaklaşık 40,8 milyon dolarlık bir gerileme görülse de bunu kalıcı bir eğilim olarak değerlendirmiyoruz. diye konuştu.BAE'nin, yalnızca kendi pazarı açısından değil, Afrika ve Asya'ya açılan bölgesel ticaret ve yeniden ihracat merkezi olma özelliğini koruduğunu ifade eden Acar, Türkiye ile yürürlükte bulunan Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması'nın ilerleyen dönemde ticaret hacmine daha güçlü katkı sağlayacağını düşündüklerini belirtti.Acar, Kuveyt'e gerçekleştirilen ihracattaki artışa yönelik yaptığı değerlendirmede, Petrol gelirlerinin sağladığı mali imkanlar ve yeniden hız kazanması beklenen kamu altyapı yatırımları, Türk müteahhitlik sektörü ve sanayi üreticileri açısından önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor. diye konuştu.Katar'da sağlık, gıda güvenliği, lojistik ve yüksek katma değerli üretim alanlarındaki yatırımların, Türk firmalarının rekabet avantajına sahip olduğu sektörler arasında yer aldığına dikkati çeken Acar, Umman'ın da bölge ülkeleri arasında en hızlı büyüyen pazarlardan biri olduğunu kaydetti.Yılın ikinci yarısında Körfez ülkeleriyle ticaretimizin yeni işbirlikleriyle daha da güçleneceğini değerlendiriyoruzDEİK Türkiye-Orta Doğu ve Körfez İş Konseyi Başkanı Acar, özellikle liman, lojistik ve sanayi bölgelerine yönelik yatırımların, Umman'ı gelecek dönemde Türk ihracatçıları açısından daha da önemli bir pazar haline getirebileceğini söyledi.Bahreyn'in sınırlı bir pazara sahip olduğunu aktaran Acar, Bahreyn, hacim olarak daha sınırlı bir pazar olsa da finans merkezi kimliği ve Suudi Arabistan ile güçlü lojistik bağlantısı sayesinde Körfez ticaret zincirinin stratejik halkalarından biri olmayı sürdürüyor. Artık Körfez ülkeleriyle ilişkileri yalnızca ihracat rakamları üzerinden değerlendirmek yeterli değil. Bölge, yatırım ortaklıklarının, üretim işbirliklerinin ve yeni lojistik koridorlarının şekillendiği bir döneme giriyor. Türkiye'nin üretim gücü, mühendislik kapasitesi ve coğrafi avantajı dikkate alındığında, yılın ikinci yarısında Körfez ülkeleriyle ticaretimizin mevcut ivmesini koruyacağını ve yeni işbirlikleriyle daha da güçleneceğini değerlendiriyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Acar, DEİK/Türkiye-Orta Doğu ve Körfez İş Konseyleri olarak, 13 ikili iş konseyi ile bölgedeki iş forumları ve etkinliklerle yatırım fırsatlarını değerlendirmeye devam edeceklerini belirtti.Bu yılın ilk altı ayında 160’tan fazla etkinlik gerçekleştirdiklerini ifade eden Acar, DEİK/Türkiye-Irak İş Konseyi olarak da Irak'ta yapılan görüşmelerde yatırımların kolaylaştırılması ve bölgesel ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesine yönelik çalışmaların yapıldığını dile getirdi.Acar, söz konusu çalışmalarla özellikle Kalkınma Yolu Projesi'nin ilerlemesiyle birlikte Irak ve Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik bağların daha da güçleneceğini, Türkiye'nin de bu yeni ticaret koridorunun en önemli paydaşlarından biri olacağını değerlendirdiklerini sözlerine ekledi.Bu yıl haziran ayında Körfez ülkelerine gerçekleştirilen ihracat (bin dolar) şöyle:1 - 30 HAZİRANÜLKE20252026BAE336.399,60295.581,68BAHREYN8.615,268.048,41KATAR26.758,9734.150,74KUVEYT26.484,8734.707,61SUUDİ ARABİSTAN195.375,38425.203,28UMMAN15.587,6429.061,56]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : MÜCAHİT ENES SEVİNÇ - Türkiye'nin, Körfez ülkeleriyle gerçekleştirdiği diplomasi trafiğinin etkileri ihracatına olumlu yansıdı ve söz konusu ülkelere yapılan ihracat haziranda yıllık bazda yüzde 35,7 artarak 826 milyon 753 bin dolara yükseldi.Türkiye, uzak ve yakın coğrafyada gerçekleştirdiği diplomasi trafiği kapsamında Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn ve Umman'ın içinde bulunduğu Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üye ülkeleri ile de ilişkilerini güçlendirmeye devam ediyor.AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye, haziran ayında 24 milyar 940,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken söz konusu ihracat tutarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,8 arttı. Söz konusu ihracatın ülkelere göre dağılımına bakıldığında, ABD/İsrail-İran arasındaki savaşa rağmen Körfez ülkelerindeki artış dikkati çekti.Türkiye, Körfez ülkelerine bu yıl ocak ayında 621 milyon dolarlık, şubat ayında ise 814 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirdi. Mart ayında ise ABD/İsrail-İran arasındaki çatışmaların küresel yansımalarının giderek belirginleşmesinden Türkiye'nin bu ülkelere yönelik ihracatı da etkilendi. Söz konusu 6 ülkeye gerçekleştirilen ihracat mart ayında 353,6 milyon dolar oldu. Ancak ticaretin devam etmesi için gerçekleştirilen temaslar sonucunda Türkiye, bu ülkelere nisanda 838,5 milyon dolarlık, mayısta 646 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.Türkiye'nin, Körfez ülkelerine haziran ayında gerçekleştirdiği dış satım da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,7 artarak toplam 826,8 milyon dolar oldu. Geçen yılın aynı döneminde söz konusu ülkelere 609,2 milyon dolarlık dış satım yapılmıştı.Yılın ocak-haziran döneminde bu ülkelere yapılan dış satım da yaklaşık 4,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.Bölge ülkeleri arasında en fazla ihracat 425,2 milyon dolar ile Suudi Arabistan'a yapıldı. Bu ülkeyi 295,6 milyon dolarla BAE, 34,7 milyon dolarla Kuveyt, 34,2 milyon dolarla Katar, 29,1 milyon Umman ve 8 milyon dolarla Bahreyn izledi.Körfez ülkelerine yapılan ihracat 4 ülkede arttıHaziran ayında Körfez ülkeleri arasında, 2025'in aynı ayına göre değer bazında ihracatını en fazla artıran ülke yaklaşık 229,8 milyon dolarla Suudi Arabistan oldu. Bu ülkeyi 13,5 milyon dolarla Umman, 8,2 milyon dolarla Kuveyt, 7,4 milyon dolarla Katar izledi.Bu dönemde Bahreyn'e yapılan ihracat 567 bin dolar, BAE'ye yapılan ihracat 40,8 milyon dolar geriledi.Körfez ülkelerine haziran ayında yapılan ihracatta yaklaşık 105,6 milyon dolarla mücevher sektörü ilk sırada yer alırken bu sektörü, 69 milyon dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri, 59,2 milyon dolarla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, 47,9 milyon dolarla elektrik ve elektronik, 29 milyon dolarla makine ve aksamları sektörü izledi.İnşaat malzemeleri, makine, elektrik ekipmanları, sağlık, gıda ve lojistik sektörlerinde ihracatın hızlanmasını bekliyoruzKonuya ilişkin, AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Orta Doğu ve Körfez İş Konseyi Başkanı Halit Acar, Körfez ülkelerine yapılan ihracatın, bölgesel jeopolitik gelişmelere rağmen Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin daha sağlam ve sürdürülebilir bir zemine oturduğunu gösterdiğini söyledi.Son dönemde yürütülen yoğun diplomasi trafiğinin ticarete olumlu yansımalarını gördüklerini ifade eden Acar, Türkiye'nin Körfez ülkeleri ve Irak başta olmak üzere bölge ülkeleriyle sürdürdüğü yakın siyasi diyaloğun, özel sektörün önünü açtığını kaydetti.Acar, ticaretin sürdürülebilirliği açısından güven ortamının en az ekonomik göstergeler kadar önem taşıdığını vurgulayarak, şunları kaydetti:Yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerimizi değerlendirirken iki temel senaryo öne çıkıyor. Bölgedeki güvenlik ortamının daha da iyileşmesi halinde ertelenen yatırımların yeniden ivme kazanmasıyla özellikle inşaat malzemeleri, makine, elektrik ekipmanları, sağlık, gıda ve lojistik sektörlerinde ihracatın hızlanmasını bekliyoruz. Mevcut jeopolitik risklerin kontrollü şekilde devam etmesi durumunda ise Körfez ülkelerinin güçlü mali yapıları sayesinde kamu yatırımlarının ve ticaret hacmindeki büyümenin korunacağını öngörüyoruz.Ülkeler özelinde değerlendirildiğinde Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri içinde en büyük pazarımız olurken, en yüksek ihracat artışının gerçekleştiği ülke oldu. Bu performansta son yıllarda gelişen ekonomik ilişkilerin yanı sıra Vision 2030 kapsamında devam eden dönüşüm programının da önemli etkisi bulunuyor. Bununla birlikte, son dönemde bazı mega projelerde bütçe, ölçek ve uygulama takvimlerine ilişkin revizyonlar ve önceliklendirmeler yapıldığını görüyoruz. Bunu yatırımların durması olarak değil, kaynakların daha verimli kullanılmasına yönelik yeni bir planlama süreci olarak değerlendirmek gerekiyor. Sanayi, lojistik, turizm, enerji, konut ve altyapı yatırımları ülkenin öncelikli alanları olmayı sürdürüyor. Bu nedenle Türk firmaları açısından orta ve uzun vadede önemli fırsatların devam edeceğini düşünüyoruz.Kuveyt, Türk müteahhitlik sektörü ve sanayi üreticileri açısından önemli fırsatlar sunmaya devam ediyorHalit Acar, BAE'nin, haziranda 295,6 milyon dolarlık ihracatla Körfez'deki ikinci büyük pazar olmayı sürdürdüğünü dile getirerek, Aylık bazda yaklaşık 40,8 milyon dolarlık bir gerileme görülse de bunu kalıcı bir eğilim olarak değerlendirmiyoruz. diye konuştu.BAE'nin, yalnızca kendi pazarı açısından değil, Afrika ve Asya'ya açılan bölgesel ticaret ve yeniden ihracat merkezi olma özelliğini koruduğunu ifade eden Acar, Türkiye ile yürürlükte bulunan Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması'nın ilerleyen dönemde ticaret hacmine daha güçlü katkı sağlayacağını düşündüklerini belirtti.Acar, Kuveyt'e gerçekleştirilen ihracattaki artışa yönelik yaptığı değerlendirmede, Petrol gelirlerinin sağladığı mali imkanlar ve yeniden hız kazanması beklenen kamu altyapı yatırımları, Türk müteahhitlik sektörü ve sanayi üreticileri açısından önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor. diye konuştu.Katar'da sağlık, gıda güvenliği, lojistik ve yüksek katma değerli üretim alanlarındaki yatırımların, Türk firmalarının rekabet avantajına sahip olduğu sektörler arasında yer aldığına dikkati çeken Acar, Umman'ın da bölge ülkeleri arasında en hızlı büyüyen pazarlardan biri olduğunu kaydetti.Yılın ikinci yarısında Körfez ülkeleriyle ticaretimizin yeni işbirlikleriyle daha da güçleneceğini değerlendiriyoruzDEİK Türkiye-Orta Doğu ve Körfez İş Konseyi Başkanı Acar, özellikle liman, lojistik ve sanayi bölgelerine yönelik yatırımların, Umman'ı gelecek dönemde Türk ihracatçıları açısından daha da önemli bir pazar haline getirebileceğini söyledi.Bahreyn'in sınırlı bir pazara sahip olduğunu aktaran Acar, Bahreyn, hacim olarak daha sınırlı bir pazar olsa da finans merkezi kimliği ve Suudi Arabistan ile güçlü lojistik bağlantısı sayesinde Körfez ticaret zincirinin stratejik halkalarından biri olmayı sürdürüyor. Artık Körfez ülkeleriyle ilişkileri yalnızca ihracat rakamları üzerinden değerlendirmek yeterli değil. Bölge, yatırım ortaklıklarının, üretim işbirliklerinin ve yeni lojistik koridorlarının şekillendiği bir döneme giriyor. Türkiye'nin üretim gücü, mühendislik kapasitesi ve coğrafi avantajı dikkate alındığında, yılın ikinci yarısında Körfez ülkeleriyle ticaretimizin mevcut ivmesini koruyacağını ve yeni işbirlikleriyle daha da güçleneceğini değerlendiriyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Acar, DEİK/Türkiye-Orta Doğu ve Körfez İş Konseyleri olarak, 13 ikili iş konseyi ile bölgedeki iş forumları ve etkinliklerle yatırım fırsatlarını değerlendirmeye devam edeceklerini belirtti.Bu yılın ilk altı ayında 160’tan fazla etkinlik gerçekleştirdiklerini ifade eden Acar, DEİK/Türkiye-Irak İş Konseyi olarak da Irak'ta yapılan görüşmelerde yatırımların kolaylaştırılması ve bölgesel ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesine yönelik çalışmaların yapıldığını dile getirdi.Acar, söz konusu çalışmalarla özellikle Kalkınma Yolu Projesi'nin ilerlemesiyle birlikte Irak ve Körfez ülkeleri arasındaki ekonomik bağların daha da güçleneceğini, Türkiye'nin de bu yeni ticaret koridorunun en önemli paydaşlarından biri olacağını değerlendirdiklerini sözlerine ekledi.Bu yıl haziran ayında Körfez ülkelerine gerçekleştirilen ihracat (bin dolar) şöyle:1 - 30 HAZİRANÜLKE20252026BAE336.399,60295.581,68BAHREYN8.615,268.048,41KATAR26.758,9734.150,74KUVEYT26.484,8734.707,61SUUDİ ARABİSTAN195.375,38425.203,28UMMAN15.587,6429.061,56]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Anne karnındaki müdahale ayrık omurgalı bebeğin sağlıklı doğmasını sağladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/anne-karnindaki-mudahale-ayrik-omurgali-bebegin-saglikli-dogmasini-sagladi/878830/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/anne-karnindaki-mudahale-ayrik-omurgali-bebegin-saglikli-dogmasini-sagladi/878830/</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 11:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir — İzmir'de anne karnındayken ayrık omurga (spina bifida) tanısı konulan bebeğe gebeliğin 24. haftasında gerçekleştirilen fetal cerrahi operasyon başarıyla tamamlandı. Müdahalenin ardından bebek, 30. haftada sağlıklı şekilde dünyaya geldi - Anne Güneş Aydın: Riskli bir ameliyattı. Riski kadar güzel haberler alacağımızı da söylediler, çok şükür ki aldık. Bebeğim de ben de iyiyim - İzmir Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yaprak Üstün: - Bu ameliyatları 19'uncu ve 26'ncı gebelik haftalarında planlıyoruz. Bu haftadan sonra ameliyatın başarısı azalıyor. Erken tanı ve zamanında müdahale önemli]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri — TEZCAN EKİZLER - Anne karnında ayrık omurga (spina bifida) tanısı konulan bebek, İzmir Şehir Hastanesi'nde gebeliğin 24. haftasında gerçekleştirilen fetal cerrahi operasyonun ardından sağlıklı şekilde dünyaya geldi.Buca ilçesinde yaşayan Güneş ve Hüseyin Aydın çiftinin bebeğinde, gebeliğin 18. haftasında yapılan tarama ultrasonunda spina bifida tespit edildi. Bunun üzerine anne adayı, ileri tedavi amacıyla İzmir Şehir Hastanesi'ne sevk edildi.Kadın hastalıkları ve doğum, perinatoloji ile beyin ve sinir cerrahisi ekiplerinin ortak değerlendirmesi sonucu bebeğe anne karnında cerrahi müdahale yapılmasına karar verildi.Gebeliğin 24. haftasında yaklaşık 4 saat süren ameliyatta, annenin rahmine yapılan kesiyle bebeğin omurgasındaki açıklık onarıldı. Operasyonun ardından gebelik yakından takip edildi.Bebek Ömer Asaf, 26 Haziran'da gebeliğin 30. haftasında yaklaşık 2 kilo 600 gram ağırlığında dünyaya geldi. Tedavisi yenidoğan yoğun bakım ünitesinde devam eden bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.Anne Güneş Aydın, AA muhabirine tanıyı ilk öğrendiğinde büyük üzüntü yaşadığını ancak doktorlarının desteğiyle ameliyatı kabul ettiğini belirtti.Riskli bir süreç geçirdiklerini ifade eden Aydın, Eşim ısrarcı oldu. Ameliyatı kabul ettim. İyi ki de etmişim. Şu an ayakları kıpırdıyor. Doktorlar 'her şey yolunda gidiyor' dedi. Bu süreçte çok korktum. Riskli bir ameliyattı. Riski kadar güzel haberler alacağımızı da söylediler. Çok şükür ki haberleri aldık. Bebeğim de iyi ben de iyiyim. Çok güzel şeyler hissediyorum. İçim kıpır kıpır. Her gün güzel haberler alıyorum. Kucağıma alınca, kelebekler gibi uçuyorum. Çok şükür sağlıklı bir evladım var. dedi.Erken tanı ve zamanında müdahale önemliİzmir Şehir Hastanesi Başhekimi ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Yaprak Üstün, spina bifidanın doğuştan görülen merkezi sinir sistemi anomalilerinden biri olduğunu belirterek, tedavi edilmediğinde yürüme güçlüğü ile bağırsak ve mesane fonksiyonlarında bozukluklara yol açabildiğini söyledi.Fetal cerrahi uygulamalarında erken tanının kritik önem taşıdığını vurgulayan Üstün, şunları kaydetti:İzmir Şehir Hastanesi'nde ekibimizle birlikte bu özellikli ameliyatı gerçekleştirdik. Bu konuda Ege Bölgesi başta olmak üzere tüm Türkiye'de bir merkez olma hedefini taşıyoruz. Bu ameliyatları 19'uncu ve 26'ncı gebelik haftalarında planlıyoruz. Bu haftadan sonra ameliyatın başarısı azalıyor. Erken tanı ve zamanında müdahale önemli. Annenin rahmine bir kesi yapıldıktan sonra bebeğin anomali kısmı yaklaştırılıyor daha sonra beyin cerrahi ekibine teslim ediliyor. Deride ve omurgadaki açıklığı onararak tekrar hastayı kadın doğum ekibine teslim ediyor. Kadın doğum hekimleri de rahmi kapattıktan sonra anneyi takibe başlıyor. Ameliyattan sonra sağlıklı, ayakları oynatan bebekleri annelerine teslim ediyoruz.Perinatoloji Klinik İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Atalay Ekin de multidisipliner ekip çalışmasının başarıda önemli rol oynadığını belirterek, fetal cerrahinin spina bifidalı bebeklerde doğum öncesi tedavi imkanı sunduğunu söyledi.Ameliyata katılan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Çağlar Türk ise anne karnında gerçekleştirilen cerrahinin, doğum sonrasında yapılan müdahalelere kıyasla iyileşme sürecine önemli katkı sağladığını ifade etti.Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hakan Gölbaşı da operasyonun ardından hem anne hem de bebeğin sağlık durumunun olumlu seyrettiğini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri — TEZCAN EKİZLER - Anne karnında ayrık omurga (spina bifida) tanısı konulan bebek, İzmir Şehir Hastanesi'nde gebeliğin 24. haftasında gerçekleştirilen fetal cerrahi operasyonun ardından sağlıklı şekilde dünyaya geldi.Buca ilçesinde yaşayan Güneş ve Hüseyin Aydın çiftinin bebeğinde, gebeliğin 18. haftasında yapılan tarama ultrasonunda spina bifida tespit edildi. Bunun üzerine anne adayı, ileri tedavi amacıyla İzmir Şehir Hastanesi'ne sevk edildi.Kadın hastalıkları ve doğum, perinatoloji ile beyin ve sinir cerrahisi ekiplerinin ortak değerlendirmesi sonucu bebeğe anne karnında cerrahi müdahale yapılmasına karar verildi.Gebeliğin 24. haftasında yaklaşık 4 saat süren ameliyatta, annenin rahmine yapılan kesiyle bebeğin omurgasındaki açıklık onarıldı. Operasyonun ardından gebelik yakından takip edildi.Bebek Ömer Asaf, 26 Haziran'da gebeliğin 30. haftasında yaklaşık 2 kilo 600 gram ağırlığında dünyaya geldi. Tedavisi yenidoğan yoğun bakım ünitesinde devam eden bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.Anne Güneş Aydın, AA muhabirine tanıyı ilk öğrendiğinde büyük üzüntü yaşadığını ancak doktorlarının desteğiyle ameliyatı kabul ettiğini belirtti.Riskli bir süreç geçirdiklerini ifade eden Aydın, Eşim ısrarcı oldu. Ameliyatı kabul ettim. İyi ki de etmişim. Şu an ayakları kıpırdıyor. Doktorlar 'her şey yolunda gidiyor' dedi. Bu süreçte çok korktum. Riskli bir ameliyattı. Riski kadar güzel haberler alacağımızı da söylediler. Çok şükür ki haberleri aldık. Bebeğim de iyi ben de iyiyim. Çok güzel şeyler hissediyorum. İçim kıpır kıpır. Her gün güzel haberler alıyorum. Kucağıma alınca, kelebekler gibi uçuyorum. Çok şükür sağlıklı bir evladım var. dedi.Erken tanı ve zamanında müdahale önemliİzmir Şehir Hastanesi Başhekimi ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Yaprak Üstün, spina bifidanın doğuştan görülen merkezi sinir sistemi anomalilerinden biri olduğunu belirterek, tedavi edilmediğinde yürüme güçlüğü ile bağırsak ve mesane fonksiyonlarında bozukluklara yol açabildiğini söyledi.Fetal cerrahi uygulamalarında erken tanının kritik önem taşıdığını vurgulayan Üstün, şunları kaydetti:İzmir Şehir Hastanesi'nde ekibimizle birlikte bu özellikli ameliyatı gerçekleştirdik. Bu konuda Ege Bölgesi başta olmak üzere tüm Türkiye'de bir merkez olma hedefini taşıyoruz. Bu ameliyatları 19'uncu ve 26'ncı gebelik haftalarında planlıyoruz. Bu haftadan sonra ameliyatın başarısı azalıyor. Erken tanı ve zamanında müdahale önemli. Annenin rahmine bir kesi yapıldıktan sonra bebeğin anomali kısmı yaklaştırılıyor daha sonra beyin cerrahi ekibine teslim ediliyor. Deride ve omurgadaki açıklığı onararak tekrar hastayı kadın doğum ekibine teslim ediyor. Kadın doğum hekimleri de rahmi kapattıktan sonra anneyi takibe başlıyor. Ameliyattan sonra sağlıklı, ayakları oynatan bebekleri annelerine teslim ediyoruz.Perinatoloji Klinik İdari ve Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Atalay Ekin de multidisipliner ekip çalışmasının başarıda önemli rol oynadığını belirterek, fetal cerrahinin spina bifidalı bebeklerde doğum öncesi tedavi imkanı sunduğunu söyledi.Ameliyata katılan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Çağlar Türk ise anne karnında gerçekleştirilen cerrahinin, doğum sonrasında yapılan müdahalelere kıyasla iyileşme sürecine önemli katkı sağladığını ifade etti.Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Hakan Gölbaşı da operasyonun ardından hem anne hem de bebeğin sağlık durumunun olumlu seyrettiğini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
