<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Bursa Hayvanat Bahçesi'ndeki ikiz kırmızı pandalar 1 yaşına bastı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bursa-hayvanat-bahcesi-ndeki-ikiz-kirmizi-pandalar-1-yasina-basti/862718/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bursa-hayvanat-bahcesi-ndeki-ikiz-kirmizi-pandalar-1-yasina-basti/862718/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:06:24 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bursa — Ay ve Güneş isimli kırmızı pandaların doğum günü, görevlilerce özel karışımlarla pasta şeklinde hazırlanan mamayla kutlandı - Bakıcı Yasin Yurtlu: - Maalesef nesli tükenme tehlikesi altında olan hayvanlardan biri de bunlar. Elimizden geldiğince nesillerini devam ettirmeye çalışıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bursa Haberleri — SEMİH ŞAHİN - Bursa Hayvanat Bahçesi'nde geçen yıl dünyaya gelen kırmızı panda yavruları 1 yaşına girdi. Osmangazi ilçesinde 206 bin 600 metrekare alanda 11 gölet, 2 bin ağaç, 50 bin çalı ve 150 bin yer örtüsü bitkisiyle hayvanlar için doğal yaşam alanı ve barınakları bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesine ait hayvanat bahçesi, 123 türde 1123 hayvana ev sahipliği yapıyor.Aslan, kaplan, leopar, sırtlan ve akbaba gibi yırtıcılar ile lama, zürafa, koala, tapir, kanguru ve iguana gibi türlerden sakinleri bulunan hayvanat bahçesi, her yıl yaklaşık 1 milyon ziyaretçi ağırlıyor.Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliğine (EAZA) tam üye olan tesisin sakinlerinden, ana vatanı Himalayalar olan kırmızı pandalar, ziyaretçilerin en fazla ilgi gösterdiği hayvanlar arasında yer alıyor.EAZA Avrupa Nesli Tehlike Altındaki Türler Üreme Programı (EEP) kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda, geçen yıl haziran ayında kırmızı panda çiftinden 2 sağlıklı yavru dünyaya geldi.Elma, armut, yulaf, mısır gevreği, muz, bambu gibi karışımlarla özel olarak beslenen yavrular, aşırı sıcak ya da soğuk havalarda, kendileri için özel hazırlanan klimalı odalarda barınıyor.Ay ve Güneş isimli kırmızı pandaların doğum günü, görevlilerce özel karışımlarla pasta şeklinde hazırlanan mamayla kutlandı.- Ortalama yılda bir kez ürüyorlarBakıcı Yasin Yurtlu, AA muhabirine, kırmızı pandaların doğal yaşam alanlarının Himalayalar olduğunu söyledi.Bu türün yüksek kesimlerde, bambu ağaçlarının sık olduğu yerlerde yaşadıklarını belirten Yurtlu, kızıl panda olarak da bilinen kırmızı pandaların ılıman iklimi sevdiğini dile getirdi.Yurtlu, kırmızı pandaların Bursa'da, doğal yaşam alanını aratmayan bir ortamda barındıklarını ifade ederek şöyle konuştu:2 yavrumuz oldu, 1 yaşına girdiler. İsimleri Ay ve Güneş. Bugün onların doğum günü. Maalesef nesli tükenme tehlikesi altında olan hayvanlardan biri de bunlar. Elimizden geldiğince nesillerini devam ettirmeye çalışıyoruz. Onlara en iyi ortamı ayarlayıp sağlıklı, huzurlu, mutlu bir şekilde hayatlarına devam etmeleri için elimizden geldiğince özenli davranıyoruz.Kırmızı pandalar için doğum gününe özel, yulaf, mısır gevreği, elma, armut gibi malzemelerden oluşan pasta şeklinde mama hazırladıklarını belirten Yasin Yurtlu, Kışın çok daha aktifler. Yazın daha sakin oluyorlar. Ortalama yılda bir kez ürüyorlar. Üreme süreleri ise 134 gün. Sıcağı çok fazla sevmedikleri için kapalı bir alanları var. Burada klimalı odalarında yaşamlarına devam ediyorlar. Hem yazın hem de kışın özel olarak bakımları devam ediyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bursa Haberleri — SEMİH ŞAHİN - Bursa Hayvanat Bahçesi'nde geçen yıl dünyaya gelen kırmızı panda yavruları 1 yaşına girdi. Osmangazi ilçesinde 206 bin 600 metrekare alanda 11 gölet, 2 bin ağaç, 50 bin çalı ve 150 bin yer örtüsü bitkisiyle hayvanlar için doğal yaşam alanı ve barınakları bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesine ait hayvanat bahçesi, 123 türde 1123 hayvana ev sahipliği yapıyor.Aslan, kaplan, leopar, sırtlan ve akbaba gibi yırtıcılar ile lama, zürafa, koala, tapir, kanguru ve iguana gibi türlerden sakinleri bulunan hayvanat bahçesi, her yıl yaklaşık 1 milyon ziyaretçi ağırlıyor.Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliğine (EAZA) tam üye olan tesisin sakinlerinden, ana vatanı Himalayalar olan kırmızı pandalar, ziyaretçilerin en fazla ilgi gösterdiği hayvanlar arasında yer alıyor.EAZA Avrupa Nesli Tehlike Altındaki Türler Üreme Programı (EEP) kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda, geçen yıl haziran ayında kırmızı panda çiftinden 2 sağlıklı yavru dünyaya geldi.Elma, armut, yulaf, mısır gevreği, muz, bambu gibi karışımlarla özel olarak beslenen yavrular, aşırı sıcak ya da soğuk havalarda, kendileri için özel hazırlanan klimalı odalarda barınıyor.Ay ve Güneş isimli kırmızı pandaların doğum günü, görevlilerce özel karışımlarla pasta şeklinde hazırlanan mamayla kutlandı.- Ortalama yılda bir kez ürüyorlarBakıcı Yasin Yurtlu, AA muhabirine, kırmızı pandaların doğal yaşam alanlarının Himalayalar olduğunu söyledi.Bu türün yüksek kesimlerde, bambu ağaçlarının sık olduğu yerlerde yaşadıklarını belirten Yurtlu, kızıl panda olarak da bilinen kırmızı pandaların ılıman iklimi sevdiğini dile getirdi.Yurtlu, kırmızı pandaların Bursa'da, doğal yaşam alanını aratmayan bir ortamda barındıklarını ifade ederek şöyle konuştu:2 yavrumuz oldu, 1 yaşına girdiler. İsimleri Ay ve Güneş. Bugün onların doğum günü. Maalesef nesli tükenme tehlikesi altında olan hayvanlardan biri de bunlar. Elimizden geldiğince nesillerini devam ettirmeye çalışıyoruz. Onlara en iyi ortamı ayarlayıp sağlıklı, huzurlu, mutlu bir şekilde hayatlarına devam etmeleri için elimizden geldiğince özenli davranıyoruz.Kırmızı pandalar için doğum gününe özel, yulaf, mısır gevreği, elma, armut gibi malzemelerden oluşan pasta şeklinde mama hazırladıklarını belirten Yasin Yurtlu, Kışın çok daha aktifler. Yazın daha sakin oluyorlar. Ortalama yılda bir kez ürüyorlar. Üreme süreleri ise 134 gün. Sıcağı çok fazla sevmedikleri için kapalı bir alanları var. Burada klimalı odalarında yaşamlarına devam ediyorlar. Hem yazın hem de kışın özel olarak bakımları devam ediyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/bursa-hayvanat-bahcesi-ndeki-ikiz-kirmizi-pandalar-1-yasina-basti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Platform çalışanları için küresel standartları belirleyen ILO Sözleşmesi kabul edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/platform-calisanlari-icin-kuresel-standartlari-belirleyen-ilo-sozlesmesi-kabul-edildi/862716/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/platform-calisanlari-icin-kuresel-standartlari-belirleyen-ilo-sozlesmesi-kabul-edildi/862716/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:06:21 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay: - Sözleşmenin kabulü motokuryeler, ev temizliği ve evde bakım hizmeti verenler, yolcu taşıyan sürücülerin de aralarında olduğu milyonlarca platform çalışanı açısından tarihi bir kazanımdır - Bu Sözleşme, platform çalışanlarının temel haklarının korunması ve insana yakışır çalışma koşullarına kavuşması açısından önemli bir küresel standart oluşturacaktır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ÖZCAN YILDIRIM - TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 114. Uluslararası Çalışma Konferansı'nda, platform çalışanları için küresel standartları belirleyen ILO Sözleşmesi'nin kabul edildiğini belirterek, Sözleşmenin kabulü motokuryeler, ev temizliği ve evde bakım hizmeti verenler, yolcu taşıyan sürücülerin de aralarında olduğu milyonlarca platform çalışanı açısından tarihi bir kazanımdır. ifadelerini kullandı.Atalay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cenevre'de gerçekleştirilen 114. Uluslararası Çalışma Konferansı kapsamında dün platform çalışanları için küresel standartları belirleyen ILO Sözleşmesi'nin, delegelerin 406 evet, 8 hayır ve 36 çekimser oyuyla kabul edildiğini bildirdi.Yapılan elektronik oylamada kendisinin Türkiye Çalışan Delegesi olarak evet oyu verdiğini vurgulayan Atalay, Türkiye'den hükümet ve işveren delegelerinin de sözleşmenin kabulü yönünde oy kullandığını söyledi.Atalay, Platform Ekonomisinde İnsan Onuruna Yakışır İş Sözleşmesi'nin (2026) onay sürecinin tamamlanmasının ardından kabul eden ülkelerde yürürlüğe gireceğini aktardı.- Platform çalışanları ağır sorunlarla karşı karşıyaTeknolojinin gelişmesiyle çalışma hayatında yeni istihdam modellerinin ortaya çıktığına, platform ekonomisinin milyonlarca insanın geçim kaynağı haline geldiğine dikkati çeken Atalay, şunları kaydetti:Bu yeni çalışma biçimi, ciddi hak kayıplarını ve güvencesizlikleri de beraberinde getirdi. Dijital platformlar, uygulamalar veya çevrim içi aracılar üzerinden iş alan, hizmet sunan ve gelir elde eden, yemek ve hızlı teslimat kuryeleri, motokuryeler, ev ve bakım hizmeti verenler, e-ticaret dağıtım çalışanları, kargo ve lojistik dağıtıcıları, yolcu taşıyan sürücüler, evden veya uzaktan dijital hizmet sağlayan çalışanlar, serbest çalışma modeliyle dijital platformlar üzerinden görev alan kişiler ve benzeri platform ekonomisi çalışanları önemli sorunlarla karşı karşıya kalmaktaydı. Platform çalışanları, sosyal güvenlik kapsamı dışında bırakılma, uzun çalışma süreleri, gelir güvencesinin bulunmaması, sosyal haklardan yoksun bırakılma, iş sağlığı ve güvenliği riskleri, trafik kazaları nedeniyle yaşanan ölümler, tek taraflı sözleşme değişiklikleri ve hiçbir etkin denetim olmaksızın hesaplarının kapatılabilmesi gibi ağır sorunlarla karşı karşıya.Atalay, platform çalışanlarının önemli bir bölümünün fiilen bir işverene bağlı olarak çalışmasına rağmen, farklı statüler altında değerlendirilerek işçi haklarından uzak tutulabildiğini belirtti.Atalay, şu ifadeleri kullandı:Bu durum sendikal örgütlenme, toplu pazarlık hakkı, sosyal güvenlik ve güvenceli çalışma hakkı açısından önemli sorunlar yaratmaktadır. Bu nedenle 114. Uluslararası Çalışma Konferansı kapsamında kabul edilen 'Platform Ekonomisinde İnsana Yakışır İş Sözleşmesi (2026)', milyonlarca platform çalışanı açısından tarihi bir kazanımdır. Kabul edilen bu yeni Sözleşme, platform çalışanlarının temel haklarının korunması ve insana yakışır çalışma koşullarına kavuşması açısından önemli bir küresel standart oluşturmaktadır.- Önemli olan sözleşmenin tüm ülkelerce onaylanıp uygulanmasıKabul edilen sözleşme ile platform çalışanlarının sendikal örgütlenme ve toplu pazarlık gibi temel çalışma haklarından yararlanması güvence altına alınacağına dikkati çeken Atalay, şu değerlendirmelerde bulundu:Çalışanların gerçekte işçi olduğu durumlarda yanlış biçimde bağımsız çalışan olarak gösterilmesinin önüne geçilecek. Platform hesaplarının keyfi şekilde kapatılması veya askıya alınmasına karşı koruma sağlanacak. Yapay zeka ve algoritmalar yoluyla alınan kararlar şeffaf ve denetlenebilir olacak. Ücretlerin zamanında ödenmesi, asgari ücretin altında gelir elde edilmemesi ve sosyal korumaya erişim konusunda önemli güvenceler sağlanacak.Ayrıca, platform çalışanlarının sosyal güvenlik kapsamına alınması, kişisel verilerinin korunması, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınması, şiddet ve tacize karşı korunmaları da Sözleşme kapsamında güvence altına alınmakta.- Emeğin ve alın terinin olduğu her yerde mücadelemizi sürdüreceğizTÜRK-İŞ olarak çalışma hayatının hangi alanında olursa olsun emeğiyle geçinen herkesin güvenceli, sağlıklı ve insan onuruna yakışır koşullarda çalışmasını savunduklarını vurgulayan Atalay, şunları kaydetti:Teknolojik gelişmeler, çalışanların haklarını ortadan kaldırmanın değil, daha adil, daha güvenli ve daha insani bir çalışma düzeni kurmanın aracı olmalıdır. Platform çalışanlarının yaşadığı sorunların çözümü için kabul edilen bu sözleşme önemli bir başlangıçtır. Ancak asıl önemli olan, sözleşmenin başta ülkemiz olmak üzere tüm ülkeler tarafından en kısa sürede onaylanması ve etkin biçimde uygulanmasıdır. Bu tarihi adımın tüm platform çalışanlarına hayırlı olmasını diliyor, emeğin ve alın terinin olduğu her yerde çalışma haklarının korunması için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ÖZCAN YILDIRIM - TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 114. Uluslararası Çalışma Konferansı'nda, platform çalışanları için küresel standartları belirleyen ILO Sözleşmesi'nin kabul edildiğini belirterek, Sözleşmenin kabulü motokuryeler, ev temizliği ve evde bakım hizmeti verenler, yolcu taşıyan sürücülerin de aralarında olduğu milyonlarca platform çalışanı açısından tarihi bir kazanımdır. ifadelerini kullandı.Atalay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cenevre'de gerçekleştirilen 114. Uluslararası Çalışma Konferansı kapsamında dün platform çalışanları için küresel standartları belirleyen ILO Sözleşmesi'nin, delegelerin 406 evet, 8 hayır ve 36 çekimser oyuyla kabul edildiğini bildirdi.Yapılan elektronik oylamada kendisinin Türkiye Çalışan Delegesi olarak evet oyu verdiğini vurgulayan Atalay, Türkiye'den hükümet ve işveren delegelerinin de sözleşmenin kabulü yönünde oy kullandığını söyledi.Atalay, Platform Ekonomisinde İnsan Onuruna Yakışır İş Sözleşmesi'nin (2026) onay sürecinin tamamlanmasının ardından kabul eden ülkelerde yürürlüğe gireceğini aktardı.- Platform çalışanları ağır sorunlarla karşı karşıyaTeknolojinin gelişmesiyle çalışma hayatında yeni istihdam modellerinin ortaya çıktığına, platform ekonomisinin milyonlarca insanın geçim kaynağı haline geldiğine dikkati çeken Atalay, şunları kaydetti:Bu yeni çalışma biçimi, ciddi hak kayıplarını ve güvencesizlikleri de beraberinde getirdi. Dijital platformlar, uygulamalar veya çevrim içi aracılar üzerinden iş alan, hizmet sunan ve gelir elde eden, yemek ve hızlı teslimat kuryeleri, motokuryeler, ev ve bakım hizmeti verenler, e-ticaret dağıtım çalışanları, kargo ve lojistik dağıtıcıları, yolcu taşıyan sürücüler, evden veya uzaktan dijital hizmet sağlayan çalışanlar, serbest çalışma modeliyle dijital platformlar üzerinden görev alan kişiler ve benzeri platform ekonomisi çalışanları önemli sorunlarla karşı karşıya kalmaktaydı. Platform çalışanları, sosyal güvenlik kapsamı dışında bırakılma, uzun çalışma süreleri, gelir güvencesinin bulunmaması, sosyal haklardan yoksun bırakılma, iş sağlığı ve güvenliği riskleri, trafik kazaları nedeniyle yaşanan ölümler, tek taraflı sözleşme değişiklikleri ve hiçbir etkin denetim olmaksızın hesaplarının kapatılabilmesi gibi ağır sorunlarla karşı karşıya.Atalay, platform çalışanlarının önemli bir bölümünün fiilen bir işverene bağlı olarak çalışmasına rağmen, farklı statüler altında değerlendirilerek işçi haklarından uzak tutulabildiğini belirtti.Atalay, şu ifadeleri kullandı:Bu durum sendikal örgütlenme, toplu pazarlık hakkı, sosyal güvenlik ve güvenceli çalışma hakkı açısından önemli sorunlar yaratmaktadır. Bu nedenle 114. Uluslararası Çalışma Konferansı kapsamında kabul edilen 'Platform Ekonomisinde İnsana Yakışır İş Sözleşmesi (2026)', milyonlarca platform çalışanı açısından tarihi bir kazanımdır. Kabul edilen bu yeni Sözleşme, platform çalışanlarının temel haklarının korunması ve insana yakışır çalışma koşullarına kavuşması açısından önemli bir küresel standart oluşturmaktadır.- Önemli olan sözleşmenin tüm ülkelerce onaylanıp uygulanmasıKabul edilen sözleşme ile platform çalışanlarının sendikal örgütlenme ve toplu pazarlık gibi temel çalışma haklarından yararlanması güvence altına alınacağına dikkati çeken Atalay, şu değerlendirmelerde bulundu:Çalışanların gerçekte işçi olduğu durumlarda yanlış biçimde bağımsız çalışan olarak gösterilmesinin önüne geçilecek. Platform hesaplarının keyfi şekilde kapatılması veya askıya alınmasına karşı koruma sağlanacak. Yapay zeka ve algoritmalar yoluyla alınan kararlar şeffaf ve denetlenebilir olacak. Ücretlerin zamanında ödenmesi, asgari ücretin altında gelir elde edilmemesi ve sosyal korumaya erişim konusunda önemli güvenceler sağlanacak.Ayrıca, platform çalışanlarının sosyal güvenlik kapsamına alınması, kişisel verilerinin korunması, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınması, şiddet ve tacize karşı korunmaları da Sözleşme kapsamında güvence altına alınmakta.- Emeğin ve alın terinin olduğu her yerde mücadelemizi sürdüreceğizTÜRK-İŞ olarak çalışma hayatının hangi alanında olursa olsun emeğiyle geçinen herkesin güvenceli, sağlıklı ve insan onuruna yakışır koşullarda çalışmasını savunduklarını vurgulayan Atalay, şunları kaydetti:Teknolojik gelişmeler, çalışanların haklarını ortadan kaldırmanın değil, daha adil, daha güvenli ve daha insani bir çalışma düzeni kurmanın aracı olmalıdır. Platform çalışanlarının yaşadığı sorunların çözümü için kabul edilen bu sözleşme önemli bir başlangıçtır. Ancak asıl önemli olan, sözleşmenin başta ülkemiz olmak üzere tüm ülkeler tarafından en kısa sürede onaylanması ve etkin biçimde uygulanmasıdır. Bu tarihi adımın tüm platform çalışanlarına hayırlı olmasını diliyor, emeğin ve alın terinin olduğu her yerde çalışma haklarının korunması için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/platform-calisanlari-icin-kuresel-standartlari-belirleyen-ilo-sozlesmesi-kabul-edildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Senegalli albinolar TİKA sayesinde kendi güneş kremlerini üretiyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/senegalli-albinolar-tika-sayesinde-kendi-gunes-kremlerini-uretiyor/862715/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/senegalli-albinolar-tika-sayesinde-kendi-gunes-kremlerini-uretiyor/862715/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:06:21 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dakar — Senegal Ulusal Albino Derneği Başkanı Cheikh Modou Thioune: - TİKA'nın kurduğu laboratuvar, albinoların Senegal'deki en büyük sorunlarından birine çare olacak. Albinolar hem kendi kremlerini üretecekler hem ülke çapındaki tüm albinolar bu kremlerden ücretsiz yararlanacak ve albino olmayan bireylere de bu kremleri ücret karşılığında satılacak. Türkiye'nin bu desteği birçok albinonun kaderini değiştirecek - ANAS Yönetim Kurulu Başkanı Ahmadou Aly Sall: - Bu proje hem Senegal hem de Batı Afrika'da bir ilk. Hedefimiz ilk ayda 12 bin tüp güneş kremi üretmek ama zamanla kapasitemizi artırmak istiyoruz. Albinoların kendi güneş kremlerini üretmesi eminim hem bölgede hem kıtada birçok ülkeye de ilham verecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dakar Haberleri — FATMA ESMA ARSLAN ÖZDEL - Senegal'de güneş kremine ulaşmakta güçlük çeken albinizmli bireyler, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından kurulan laboratuvarda güneş kremi üreterek hem ülkede hem de Batı Afrika'da bir ilke imza attı. Doğuştan melanin pigmentinin eksikliğiyle karakterize genetik bir durum olan albinizm, bireyleri güneş ışınlarının zararlı etkilerine karşı savunmasız bırakıyor.Dünya genelinde yaklaşık her 17 bin ila 20 bin kişiden birinde görülen albinizm, Afrika'da her 5 bin ila 15 bin kişiden birini etkiliyor.Pigment eksikliği nedeniyle yoğun güneş ışığına maruz kalan albinolar, ciddi cilt hastalıkları ve cilt kanseri riskiyle karşı karşıya kalıyor.Ancak birçok Afrika ülkesinde yüksek koruma faktörlü güneş kremlerinin pahalı olması veya yeterince bulunmaması nedeniyle albinolar bu ürünlere düzenli erişemiyor.Bu kapsamda TİKA Dakar ofisi, Senegal Ulusal Albino Derneği (ANAS) bünyesinde güneş kremi üretim laboratuvarı kurdu.Senegal'in en büyük üniversitesi Cheikh Anta Diop Üniversitesi (UCAD) öğretim görevlilerinden eğitim alan albino bireyler, kendi güneş kremlerini üretmeyi öğrenirken üretilen kremler dernek üyelerine ücretsiz dağıtılacak.- Türkiye'nin bu desteği birçok albinonun kaderini değiştirecekANAS Başkanı Cheikh Modou Thioune, Dakar'a yaklaşık 70 kilometre mesafedeki Thies kentinde bulunan merkezi ziyaret eden AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Senegal'deki albinoların en büyük sorunlarından birinin sağlık hizmetlerine erişim ve istihdam olduğunu belirten Thioune, laboratuvarın hem güneş kremine erişimi artıracağını hem de albinolar için yeni iş imkanları oluşturacağını söyledi.Thioune, TİKA'nın kurduğu laboratuvar, albinoların Senegal'deki en büyük sorunlarından birine çare olacak. Albinolar hem kendi kremlerini üretecekler hem ülke çapındaki tüm albinolar bu kremlerden ücretsiz yararlanacak ve albino olmayan bireylere de bu kremleri ücret karşılığında satılacak. Türkiye'nin bu desteği birçok albinonun kaderini değiştirecek. dedi.- Hem ülkede hem Batı Afrika'da bir ilkANAS Yönetim Kurulu Başkanı Ahmadou Aly Sall de birçoğu oldukça yoksul olan albinoların eczanelerde yaklaşık 30-40 dolara satılan güneş kremlerine ulaşamadığına dikkati çekerek uzun süredir devlete benzer bir proje için çağrıda bulunduklarını kaydetti.Sall, Senegal devletine yaptığımız çağrılar TİKA'da karşılık buldu. Bu proje hem Senegal hem de Batı Afrika'da bir ilk. Hedefimiz ilk ayda 12 bin tüp güneş kremi üretmek ama zamanla kapasitemizi artırmak istiyoruz. Albinoların kendi güneş kremlerini üretmesi eminim hem bölgede hem kıtada birçok ülkeye de ilham verecek. diye konuştu.UCAD'da Kimya Mühendisi Mansour Ndiaye de bir süredir dernek üyelerine güneş kremi üretimi konusunda eğitim verdiğini ve bugün tam kapasite üretime hazır olduklarını ifade etti.Ndiaye, üretimin belirlenen standartlarda sürdürülmesi için laboratuvarı düzenli olarak ziyaret ederek teknik destek vermeye devam edeceğini dile getirdi.Güneş kremi üretimi eğitimi alan albinolardan 26 yaşındaki Abdoul Aziz Sall de kendileri için hayati önem taşıyan güneş kremlerini kimseye ihtiyaç duymadan üretebilmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.Sall, Hem kendi adıma hem tüm albinolar adına çok gururlu ve mutluyum. Güneş kremi, albinoların sağlığı, istihdamı ve hatta topluma daha rahat entegre olması için oldukça önemli bir unsur. Bu projeyi bizlere armağan eden TİKA'ya çok teşekkür ediyoruz. dedi.Üretim yapan albinolardan Lala Koulibaly de artık eczanelere bağımlılıklarının biteceğini belirterek kendi güneş kremlerini üretebilecek olmanın kendilerine büyük bir güven ve bağımsızlık kazandırdığını söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dakar Haberleri — FATMA ESMA ARSLAN ÖZDEL - Senegal'de güneş kremine ulaşmakta güçlük çeken albinizmli bireyler, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından kurulan laboratuvarda güneş kremi üreterek hem ülkede hem de Batı Afrika'da bir ilke imza attı. Doğuştan melanin pigmentinin eksikliğiyle karakterize genetik bir durum olan albinizm, bireyleri güneş ışınlarının zararlı etkilerine karşı savunmasız bırakıyor.Dünya genelinde yaklaşık her 17 bin ila 20 bin kişiden birinde görülen albinizm, Afrika'da her 5 bin ila 15 bin kişiden birini etkiliyor.Pigment eksikliği nedeniyle yoğun güneş ışığına maruz kalan albinolar, ciddi cilt hastalıkları ve cilt kanseri riskiyle karşı karşıya kalıyor.Ancak birçok Afrika ülkesinde yüksek koruma faktörlü güneş kremlerinin pahalı olması veya yeterince bulunmaması nedeniyle albinolar bu ürünlere düzenli erişemiyor.Bu kapsamda TİKA Dakar ofisi, Senegal Ulusal Albino Derneği (ANAS) bünyesinde güneş kremi üretim laboratuvarı kurdu.Senegal'in en büyük üniversitesi Cheikh Anta Diop Üniversitesi (UCAD) öğretim görevlilerinden eğitim alan albino bireyler, kendi güneş kremlerini üretmeyi öğrenirken üretilen kremler dernek üyelerine ücretsiz dağıtılacak.- Türkiye'nin bu desteği birçok albinonun kaderini değiştirecekANAS Başkanı Cheikh Modou Thioune, Dakar'a yaklaşık 70 kilometre mesafedeki Thies kentinde bulunan merkezi ziyaret eden AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Senegal'deki albinoların en büyük sorunlarından birinin sağlık hizmetlerine erişim ve istihdam olduğunu belirten Thioune, laboratuvarın hem güneş kremine erişimi artıracağını hem de albinolar için yeni iş imkanları oluşturacağını söyledi.Thioune, TİKA'nın kurduğu laboratuvar, albinoların Senegal'deki en büyük sorunlarından birine çare olacak. Albinolar hem kendi kremlerini üretecekler hem ülke çapındaki tüm albinolar bu kremlerden ücretsiz yararlanacak ve albino olmayan bireylere de bu kremleri ücret karşılığında satılacak. Türkiye'nin bu desteği birçok albinonun kaderini değiştirecek. dedi.- Hem ülkede hem Batı Afrika'da bir ilkANAS Yönetim Kurulu Başkanı Ahmadou Aly Sall de birçoğu oldukça yoksul olan albinoların eczanelerde yaklaşık 30-40 dolara satılan güneş kremlerine ulaşamadığına dikkati çekerek uzun süredir devlete benzer bir proje için çağrıda bulunduklarını kaydetti.Sall, Senegal devletine yaptığımız çağrılar TİKA'da karşılık buldu. Bu proje hem Senegal hem de Batı Afrika'da bir ilk. Hedefimiz ilk ayda 12 bin tüp güneş kremi üretmek ama zamanla kapasitemizi artırmak istiyoruz. Albinoların kendi güneş kremlerini üretmesi eminim hem bölgede hem kıtada birçok ülkeye de ilham verecek. diye konuştu.UCAD'da Kimya Mühendisi Mansour Ndiaye de bir süredir dernek üyelerine güneş kremi üretimi konusunda eğitim verdiğini ve bugün tam kapasite üretime hazır olduklarını ifade etti.Ndiaye, üretimin belirlenen standartlarda sürdürülmesi için laboratuvarı düzenli olarak ziyaret ederek teknik destek vermeye devam edeceğini dile getirdi.Güneş kremi üretimi eğitimi alan albinolardan 26 yaşındaki Abdoul Aziz Sall de kendileri için hayati önem taşıyan güneş kremlerini kimseye ihtiyaç duymadan üretebilmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.Sall, Hem kendi adıma hem tüm albinolar adına çok gururlu ve mutluyum. Güneş kremi, albinoların sağlığı, istihdamı ve hatta topluma daha rahat entegre olması için oldukça önemli bir unsur. Bu projeyi bizlere armağan eden TİKA'ya çok teşekkür ediyoruz. dedi.Üretim yapan albinolardan Lala Koulibaly de artık eczanelere bağımlılıklarının biteceğini belirterek kendi güneş kremlerini üretebilecek olmanın kendilerine büyük bir güven ve bağımsızlık kazandırdığını söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'nin ayran, kefir ve yoğurt üretimi 4 ayda rekor seviyeye çıktı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-nin-ayran-kefir-ve-yogurt-uretimi-4-ayda-rekor-seviyeye-cikti/862714/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-nin-ayran-kefir-ve-yogurt-uretimi-4-ayda-rekor-seviyeye-cikti/862714/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:06:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ocak-nisan döneminde üretilen ayran ve kefir miktarı 5 yılda yaklaşık yüzde 49 artarak 338 bin 512 tona yükseldi - Bu dönemde yoğurt üretimi de yüzde 30,2 artışla 470 bin 828 tona çıktı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — MEHMET CAN TOPTAŞ - Türkiye'de ayran ve kefir üretimi ocak-nisan döneminde 338 bin 512 ton, yoğurt üretimi de 470 bin 828 tonla rekor seviyeye ulaştı.AA muhabirinin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yaptığı derlemeye göre, yılın ilk 4 ayında ayran ve kefir üretimindeki artış dikkati çekti.2022'nin ocak-nisan döneminde 227 bin 760 ton ayran ve kefir üretilirken 2023'te miktar 240 bin 421 tona ulaştı.Üretim 2024'ün aynı döneminde artış göstererek 289 bin 423 ton oldu. 2025'te 4 aylık üretimin 304 bin 803 tona, bu yıl ise 338 bin 512 tona yükseldiği görüldü.Böylece yılın ilk 4 aylık dönemlerinde üretilen ayran ve kefir miktarı 5 yılda yaklaşık yüzde 49 artış göstererek rekor seviyeye çıktı.- Yoğurt üretiminde de rekorSöz konusu dönemde yoğurt üretiminde de artış görüldü. 2022'nin ocak-nisan döneminde 361 bin 469 ton yoğurt üretimi gerçekleştirildi. 2023'ün aynı döneminde üretim miktarı 361 bin 89 ton oldu. Yoğurt üretimi 2024'ün ilk 4 ayında 411 bin 151 tona yükselirken geçen yıl ocak-nisan döneminde 423 bin 787 tona çıktı.Yoğurt üretimi bu yılın 4 ayında 470 bin 828 tona yükselerek rekor seviyeyi gördü. Böylece yoğurt üretiminde 5 yıllık dönemde artış oranı yüzde 30,2 oldu.Ayran ve kefir üretim miktarı (ton)YılOcakŞubatMartNisanToplam202254.29955.43863.46954.554227.760202361.41652.21661.54665.243240.421202471.65768.60670.53078.630289.423202575.28673.30670.22985.983304.803202680.48778.30283.69696.027338.512Yoğurt üretim miktarı (ton)YılOcakŞubatMartNisanToplam202286.40083.90295.77395.394361.469202391.43482.58498.46188.611361.0892024102.27998.429105.788104.656411.1512025105.107103.020104.798110.863423.7872026119.659110.599114.879125.691470.828]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — MEHMET CAN TOPTAŞ - Türkiye'de ayran ve kefir üretimi ocak-nisan döneminde 338 bin 512 ton, yoğurt üretimi de 470 bin 828 tonla rekor seviyeye ulaştı.AA muhabirinin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yaptığı derlemeye göre, yılın ilk 4 ayında ayran ve kefir üretimindeki artış dikkati çekti.2022'nin ocak-nisan döneminde 227 bin 760 ton ayran ve kefir üretilirken 2023'te miktar 240 bin 421 tona ulaştı.Üretim 2024'ün aynı döneminde artış göstererek 289 bin 423 ton oldu. 2025'te 4 aylık üretimin 304 bin 803 tona, bu yıl ise 338 bin 512 tona yükseldiği görüldü.Böylece yılın ilk 4 aylık dönemlerinde üretilen ayran ve kefir miktarı 5 yılda yaklaşık yüzde 49 artış göstererek rekor seviyeye çıktı.- Yoğurt üretiminde de rekorSöz konusu dönemde yoğurt üretiminde de artış görüldü. 2022'nin ocak-nisan döneminde 361 bin 469 ton yoğurt üretimi gerçekleştirildi. 2023'ün aynı döneminde üretim miktarı 361 bin 89 ton oldu. Yoğurt üretimi 2024'ün ilk 4 ayında 411 bin 151 tona yükselirken geçen yıl ocak-nisan döneminde 423 bin 787 tona çıktı.Yoğurt üretimi bu yılın 4 ayında 470 bin 828 tona yükselerek rekor seviyeyi gördü. Böylece yoğurt üretiminde 5 yıllık dönemde artış oranı yüzde 30,2 oldu.Ayran ve kefir üretim miktarı (ton)YılOcakŞubatMartNisanToplam202254.29955.43863.46954.554227.760202361.41652.21661.54665.243240.421202471.65768.60670.53078.630289.423202575.28673.30670.22985.983304.803202680.48778.30283.69696.027338.512Yoğurt üretim miktarı (ton)YılOcakŞubatMartNisanToplam202286.40083.90295.77395.394361.469202391.43482.58498.46188.611361.0892024102.27998.429105.788104.656411.1512025105.107103.020104.798110.863423.7872026119.659110.599114.879125.691470.828]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Havaların ısınmasıyla Aladağlar'daki Aksu Vadisi'nde kar tünelleri oluşmaya başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/havalarin-isinmasiyla-aladaglar-daki-aksu-vadisi-nde-kar-tunelleri-olusmaya-basladi/862713/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/havalarin-isinmasiyla-aladaglar-daki-aksu-vadisi-nde-kar-tunelleri-olusmaya-basladi/862713/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:06:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kayseri — Kayseri'nin Yahyalı ilçesinde oluşan ve yıllara göre uzunlukları 50 ila 450 metre olan tüneller, doğaseverlerin uğrak noktaları arasında yer alıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kayseri Haberleri — SERCAN KÜÇÜKŞAHİN - Kayseri'nin Yahyalı ilçesinde kışın dağlardan vadiye düşen kar kütlelerinin erimesiyle kar tünelleri ortaya çıkmaya başladı.Kayseri, Niğde ve Adana arasında bulunan Aladağlar'ın kuzeyindeki Aksu Vadisi'ne kış aylarında yamaçlardan tonlarca kar kütlesi düşüyor.Havaların ısınması ve bahar aylarında vadiden akan suyun artmasıyla alt kısmından erimeye başlayan kar kütlelerinde, tüneller oluşuyor.Yıllara göre uzunlukları 50 ila 450 metre arasında değişen tüneller, yaz aylarında doğaseverlerin de uğrak noktalarından biri haline geliyor.Doğa harikası tünelleri görmek isteyenler, Yahyalı ilçesinden yaklaşık 2 saatlik araç yolculuğunun ardından uzun bir yürüyüş sonunda bölgeye ulaşıyor.Yöre halkının göç tüneli ismini verdiği geçitler, ilçeye bağlı Ulupınar Mahallesi'nden Çorak Yaylası'na göç eden köylüler ve hayvanlar tarafından uzun yıllar kullanılırken yeni yolların açılmasıyla tünellerden geçmek zorunda kalmayan yöre halkı, zaman zaman geçitlerin bulunduğu yere gidiyor.Yöre halkından 53 yaşındaki Ahmet Ali Firez, AA muhabirine, çocukluğundan beri baharın gelmesiyle hayvanlarıyla Ulupınar Mahallesi'nden Aksu Vadisi'ni takip ederek Çorak Yaylası'na göç ettiklerini söyledi.- Eskiden çığ çok düştüğü için tüneller çok uzun oluyormuşÇocukluğunda bu geçitlere göç tüneli dediklerini anlatan Firez, Eskiden bu yaylaya gelmek için Aksu Vadisi'nden başka yol yoktu. O yüzden herkes buradan geçmek zorunda kalıyordu. Eskiden çığ çok düştüğü için tüneller çok uzun oluyormuş. Annem, tüneller karanlık olduğu için çıra yakarak geçtiklerini anlatırdı. Şimdi ismi biraz modernleşti ve kar tüneli denmeye başladı. dedi.Firez, sonraki yıllarda vadi dışından patika bir yolun açıldığını, yaylacıların da bu güzergahı kullandığını ve göç tüneline sadece ziyaret amaçlı geldiklerini belirtti.Geçmiş yıllarda 150 haneli köylerinin tamamının baharda Çorak Yaylası'na göç ettiğini anlatan Firez, şunları kaydetti:Köylülerin 2-3 bine yakın hayvanı olurdu. Bunların tamamı bu tünellerden geçerdi. Şimdi bizim geçmediğimiz tünellere doğaseverler geliyor. Bizim yayla evi vadinin girişinde olduğu için burayı gezmek isteyenler önce bizim yanımıza uğruyor. Bizden rotayla ilgili bilgi alıp kar tüneli görmeye gidiyorlar. Bazılarına yol da gösteriyoruz. Tehlikeli durumlarda uyarıyoruz. Ben buraya her gelişimde mutlu oluyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kayseri Haberleri — SERCAN KÜÇÜKŞAHİN - Kayseri'nin Yahyalı ilçesinde kışın dağlardan vadiye düşen kar kütlelerinin erimesiyle kar tünelleri ortaya çıkmaya başladı.Kayseri, Niğde ve Adana arasında bulunan Aladağlar'ın kuzeyindeki Aksu Vadisi'ne kış aylarında yamaçlardan tonlarca kar kütlesi düşüyor.Havaların ısınması ve bahar aylarında vadiden akan suyun artmasıyla alt kısmından erimeye başlayan kar kütlelerinde, tüneller oluşuyor.Yıllara göre uzunlukları 50 ila 450 metre arasında değişen tüneller, yaz aylarında doğaseverlerin de uğrak noktalarından biri haline geliyor.Doğa harikası tünelleri görmek isteyenler, Yahyalı ilçesinden yaklaşık 2 saatlik araç yolculuğunun ardından uzun bir yürüyüş sonunda bölgeye ulaşıyor.Yöre halkının göç tüneli ismini verdiği geçitler, ilçeye bağlı Ulupınar Mahallesi'nden Çorak Yaylası'na göç eden köylüler ve hayvanlar tarafından uzun yıllar kullanılırken yeni yolların açılmasıyla tünellerden geçmek zorunda kalmayan yöre halkı, zaman zaman geçitlerin bulunduğu yere gidiyor.Yöre halkından 53 yaşındaki Ahmet Ali Firez, AA muhabirine, çocukluğundan beri baharın gelmesiyle hayvanlarıyla Ulupınar Mahallesi'nden Aksu Vadisi'ni takip ederek Çorak Yaylası'na göç ettiklerini söyledi.- Eskiden çığ çok düştüğü için tüneller çok uzun oluyormuşÇocukluğunda bu geçitlere göç tüneli dediklerini anlatan Firez, Eskiden bu yaylaya gelmek için Aksu Vadisi'nden başka yol yoktu. O yüzden herkes buradan geçmek zorunda kalıyordu. Eskiden çığ çok düştüğü için tüneller çok uzun oluyormuş. Annem, tüneller karanlık olduğu için çıra yakarak geçtiklerini anlatırdı. Şimdi ismi biraz modernleşti ve kar tüneli denmeye başladı. dedi.Firez, sonraki yıllarda vadi dışından patika bir yolun açıldığını, yaylacıların da bu güzergahı kullandığını ve göç tüneline sadece ziyaret amaçlı geldiklerini belirtti.Geçmiş yıllarda 150 haneli köylerinin tamamının baharda Çorak Yaylası'na göç ettiğini anlatan Firez, şunları kaydetti:Köylülerin 2-3 bine yakın hayvanı olurdu. Bunların tamamı bu tünellerden geçerdi. Şimdi bizim geçmediğimiz tünellere doğaseverler geliyor. Bizim yayla evi vadinin girişinde olduğu için burayı gezmek isteyenler önce bizim yanımıza uğruyor. Bizden rotayla ilgili bilgi alıp kar tüneli görmeye gidiyorlar. Bazılarına yol da gösteriyoruz. Tehlikeli durumlarda uyarıyoruz. Ben buraya her gelişimde mutlu oluyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Emekli öğretmen doğa atıklarını esere dönüştürerek evini sanat merkezine çevirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/emekli-ogretmen-doga-atiklarini-esere-donusturerek-evini-sanat-merkezine-cevirdi/862712/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/emekli-ogretmen-doga-atiklarini-esere-donusturerek-evini-sanat-merkezine-cevirdi/862712/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Malatya — Etnografik sanatçı Fikri Çalışkan: - Önce bir havuz yapayım, dolap dönsün, su sesi gelsin, ben de karşısında oturup kahvemi içeyim istedim. Görenler de 'Sen yapıyorsun, sen görüyorsun.' dedi. Bu şekilde iş büyüdü ve buraya kadar geldi - Sanki bu dünyaya sadece biz gelmişiz ve bizden sonra kimse yaşamayacak gibi davranıyoruz. Suyu, havayı, toprağı kirletmememiz gerekiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Malatya Haberleri — YETER ADA ŞEKO - Malatya'nın Darende ilçesinde yaşayan emekli öğretmen ve etnografik sanatçı Fikri Çalışkan, geçmiş yaşam biçimlerini anlattığı ve doğadan topladığı atık malzemeleri kullanarak oluşturduğu çalışmalarıyla evini sanat merkezine dönüştürdü.Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Değerlendirme Kurulu tarafından etnografik sanatçı kartıyla onurlandırılan Çalışkan, doğadan topladığı atık malzemelerden Türkiye'deki tarihi eser ve mekanların minyatürlerini yapıyor. Çalışkan, kaya, taş, kum, çakıl ve yosun gibi doğadan topladığı malzemelerle oluşturduğu yaklaşık 70 eseri, Darende Sanat Evi'nde sergiliyor.Eserler, geçmişin kültürel mirasını ve bölgedeki tarihi ve turistik alanları yansıtıyor.Fikri Çalışkan AA muhabirine, sanatını genç kuşaklara geçmiş yaşam tarzlarını aktarmak için bir araç olarak gördüğünü söyledi.En büyük endişesinin gençlerin geçmişe ilgi duymaması olduğunu ifade eden Çalışkan, Günümüzde tabletler, cep telefonları var, teknoloji çok gelişti. İlk başta ilgilenmeyeceklerini düşündüm ama ilgileniyorlar ve beğeniyorlar. Geçmişte annelerinin, babalarının, dedelerinin nasıl yaşadığını görmeleri ve bunu anlamaları beni mutlu ediyor. dedi.Çalışkan, kültür ve yaşam tarzının unutulmaması için çalışmalarını yaptığının altını çizerek, Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısıyım. Bakanlıktan verilen bilgiye göre etnografik sanat alanında yaşayan tek sanatçı olduğum söyleniyor. ifadesini kullandı.Çalışmalarına ilk olarak evinin bir köşesinde küçük düzenlemeler yaparak başladığını belirten Çalışkan, Önce bir havuz yapayım, dolap dönsün, su sesi gelsin, ben de karşısında oturup kahvemi içeyim istedim. Onu yaptım. Sonra başka şeyler de yapmak istedim, onları da yaptım. Görenler de 'Sen yapıyorsun, sen görüyorsun.' dedi. Bu şekilde iş büyüdü ve buraya kadar geldi. diye konuştu.Çalışkan, eserlerinde doğadan topladığı malzemeleri kullandığına dikkati çekerek, çalışmanın temelinde doğallık ve geri dönüşüm fikrinin yer aldığını aktardı. Çalışkan, Daha doğal olsun diye böyle yaptım. Hazır malzeme kullanmak bana şık ve hoş gelmedi. Çevremizde ve evde bulunan malzemeleri değerlendirerek hem nostalji oluşturmak hem de onları yeniden kullanmak istedim. değerlendirmesinde bulundu.- Biraz sanat ruhu varsa doğada aradığın her şeyi bulabilirsinDoğada bulduğu her şeyi değerlendirdiğini vurgulayan Çalışkan, orijinal taşlar, kum, çakıl, paslanmış çivi, paslanmış tel, atılmış çatalı sanata dönüştürmeye çalıştığını aktardı.Çalışkan, doğanın sanat için zengin bir kaynak olduğunu belirterek, Biraz sanat ruhu varsa doğada aradığın her şeyi bulabilirsin. Bir telden, çay kaşığından, çataldan ya da plastik bir tabaktan çok şey yapılabilir. Önemli olan istemek. Ben yaptığım her şeyi severek ve isteyerek yapıyorum. dedi.Dağları çok sevdiğini ve kendini orada daha özgür hissettiğini söyleyen Çalışkan, Bahçelerde yetişmeyip dağda yetişen çiçekleri de alıyorum. Donduruyorum, rengiyle birlikte olduğu gibi kalıyor. Onları da çalışmalarımda kullanabiliyorum. ifadesini kullandı.Çalışkan, kaynakların bilinçsizce kullanıldığının altını çizerek, şunları kaydetti:“Sanki bu dünyaya sadece biz gelmişiz ve bizden sonra kimse yaşamayacak gibi davranıyoruz. Bütün kaynakları maalesef çok kötü kullanıyoruz ve değerini bilmiyoruz. Bizden sonra gelecek nesiller var. Onlara bir şeyler bırakmamız lazım. Suyu, havayı, toprağı kirletmememiz gerekiyor. Ama maalesef bunları hor kullanıyoruz.Çalışkan, büyük bölümü insanlar tarafından oluşturulan doğadaki atıkların çoğunun değerlendirilebileceğine işaret etti.- Sanat evine ilgi yoğunEserlerine ilginin yoğun olduğunu belirten Çalışkan, çevre illerden veya turlarla gelen ziyaretçilerin Darende Sanat Evi'ni ziyaret ettiğini aktardı. Çalışkan, ziyaretlerin ardından yeniden üretime yöneldiğini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Malatya Haberleri — YETER ADA ŞEKO - Malatya'nın Darende ilçesinde yaşayan emekli öğretmen ve etnografik sanatçı Fikri Çalışkan, geçmiş yaşam biçimlerini anlattığı ve doğadan topladığı atık malzemeleri kullanarak oluşturduğu çalışmalarıyla evini sanat merkezine dönüştürdü.Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Değerlendirme Kurulu tarafından etnografik sanatçı kartıyla onurlandırılan Çalışkan, doğadan topladığı atık malzemelerden Türkiye'deki tarihi eser ve mekanların minyatürlerini yapıyor. Çalışkan, kaya, taş, kum, çakıl ve yosun gibi doğadan topladığı malzemelerle oluşturduğu yaklaşık 70 eseri, Darende Sanat Evi'nde sergiliyor.Eserler, geçmişin kültürel mirasını ve bölgedeki tarihi ve turistik alanları yansıtıyor.Fikri Çalışkan AA muhabirine, sanatını genç kuşaklara geçmiş yaşam tarzlarını aktarmak için bir araç olarak gördüğünü söyledi.En büyük endişesinin gençlerin geçmişe ilgi duymaması olduğunu ifade eden Çalışkan, Günümüzde tabletler, cep telefonları var, teknoloji çok gelişti. İlk başta ilgilenmeyeceklerini düşündüm ama ilgileniyorlar ve beğeniyorlar. Geçmişte annelerinin, babalarının, dedelerinin nasıl yaşadığını görmeleri ve bunu anlamaları beni mutlu ediyor. dedi.Çalışkan, kültür ve yaşam tarzının unutulmaması için çalışmalarını yaptığının altını çizerek, Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısıyım. Bakanlıktan verilen bilgiye göre etnografik sanat alanında yaşayan tek sanatçı olduğum söyleniyor. ifadesini kullandı.Çalışmalarına ilk olarak evinin bir köşesinde küçük düzenlemeler yaparak başladığını belirten Çalışkan, Önce bir havuz yapayım, dolap dönsün, su sesi gelsin, ben de karşısında oturup kahvemi içeyim istedim. Onu yaptım. Sonra başka şeyler de yapmak istedim, onları da yaptım. Görenler de 'Sen yapıyorsun, sen görüyorsun.' dedi. Bu şekilde iş büyüdü ve buraya kadar geldi. diye konuştu.Çalışkan, eserlerinde doğadan topladığı malzemeleri kullandığına dikkati çekerek, çalışmanın temelinde doğallık ve geri dönüşüm fikrinin yer aldığını aktardı. Çalışkan, Daha doğal olsun diye böyle yaptım. Hazır malzeme kullanmak bana şık ve hoş gelmedi. Çevremizde ve evde bulunan malzemeleri değerlendirerek hem nostalji oluşturmak hem de onları yeniden kullanmak istedim. değerlendirmesinde bulundu.- Biraz sanat ruhu varsa doğada aradığın her şeyi bulabilirsinDoğada bulduğu her şeyi değerlendirdiğini vurgulayan Çalışkan, orijinal taşlar, kum, çakıl, paslanmış çivi, paslanmış tel, atılmış çatalı sanata dönüştürmeye çalıştığını aktardı.Çalışkan, doğanın sanat için zengin bir kaynak olduğunu belirterek, Biraz sanat ruhu varsa doğada aradığın her şeyi bulabilirsin. Bir telden, çay kaşığından, çataldan ya da plastik bir tabaktan çok şey yapılabilir. Önemli olan istemek. Ben yaptığım her şeyi severek ve isteyerek yapıyorum. dedi.Dağları çok sevdiğini ve kendini orada daha özgür hissettiğini söyleyen Çalışkan, Bahçelerde yetişmeyip dağda yetişen çiçekleri de alıyorum. Donduruyorum, rengiyle birlikte olduğu gibi kalıyor. Onları da çalışmalarımda kullanabiliyorum. ifadesini kullandı.Çalışkan, kaynakların bilinçsizce kullanıldığının altını çizerek, şunları kaydetti:“Sanki bu dünyaya sadece biz gelmişiz ve bizden sonra kimse yaşamayacak gibi davranıyoruz. Bütün kaynakları maalesef çok kötü kullanıyoruz ve değerini bilmiyoruz. Bizden sonra gelecek nesiller var. Onlara bir şeyler bırakmamız lazım. Suyu, havayı, toprağı kirletmememiz gerekiyor. Ama maalesef bunları hor kullanıyoruz.Çalışkan, büyük bölümü insanlar tarafından oluşturulan doğadaki atıkların çoğunun değerlendirilebileceğine işaret etti.- Sanat evine ilgi yoğunEserlerine ilginin yoğun olduğunu belirten Çalışkan, çevre illerden veya turlarla gelen ziyaretçilerin Darende Sanat Evi'ni ziyaret ettiğini aktardı. Çalışkan, ziyaretlerin ardından yeniden üretime yöneldiğini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/emekli-ogretmen-doga-atiklarini-esere-donusturerek-evini-sanat-merkezine-cevirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıbrıs Türk Tarih Kurumu yeniden kuruldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kibris-turk-tarih-kurumu-yeniden-kuruldu/862711/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kibris-turk-tarih-kurumu-yeniden-kuruldu/862711/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Lefkoşa — Kıbrıs Türk Tarih Kurumu Başkanı İsmail Bozkurt: - Bizim ana hedefimiz, Kıbrıs Türk halkının tarih belleğini canlandırmaktır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Lefkoşa Haberleri — MEHMET KEMAL FİRİK/MEHMET ŞAH YILMAZ - Kıbrıs'ta 1960-1963 yıllarında faaliyet gösteren Kıbrıs Türk Tarih Kurumu (KTTK), 63 yıl aradan sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) tekrar kuruldu. Kıbrıs'ta Türkler ve Rumların ortak katılımıyla ilan edilen Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde Türk Tarih Kurumu ve tarihçi yazar Prof. Dr. Halil İbrahim İnalcık'ın katkılarıyla 1960'da kurulan KTTK, Rumların 1963'teki Kanlı Noel saldırıları sonrası faaliyetlerini durdurdu.Kıbrıs Türk halkının 1974 öncesi mücadelesinin sembol isimlerinden olan eski KKTC Kültür ve Turizm Bakanı İsmail Bozkurt ve Başkent Üniversitesi Kıbrıs Türk Tarihi Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Balyemez'in girişimleri sonucunda KTTK, 63 yıl sonra yeniden kurularak faaliyetlerine başladı.Yapılan ilk genel kurul sonucunda KTTK'nin başkanı seçilen İsmail Bozkurt, AA muhabirine, tarih bilincini topluma yerleştirmek, tarih araştırmaları ve akademik çalışmalara Kıbrıs özelinde odaklanmak üzere kurumu yeniden hayata geçirmeye karar verdiklerini söyledi.Uzun süredir KKTC'de bir tarih kurumu olmamasının boşluğunu hissettiklerini dile getiren Bozkurt, eski kurumu canlandırma gayretleri sonuçsuz kaldığı için şimdilik KTTK'yi kamu yararına dernek statüsünde kurduklarını belirtti.KTTK Başkanı Bozkurt, ilk hedeflerinin 1. Kıbrıs Türk Tarih Kurultayı'nı toplamak olduğunu vurgulayarak kurum olarak ilerleyen günlerde tarihle ilgili yayımlar, tarih dergisi ve kurum olarak kitap çıkarmayı planladıklarını aktardı.- Bizim tarihimizi bilmemiz lazımBozkurt, KTTK'nin çalışmaları konusunda iddialı ve azimli olduklarını ifade ederek Bizim ana hedefimiz, Kıbrıs Türk halkının tarih belleğini canlandırmaktır. Biz maalesef KKTC olarak, kendi halkımıza, kendi çocuklarımıza tarihimizi anlatamadık. Bu, bir boşluktur. Bu boşluğu er geç kapatmamız gerekmekteydi. Bunu ırkçı ve intikamcı bir yaklaşımla demiyorum. Bizim tarihimizi bilmemiz lazım. Biz bu alanda çalışmalar yapacağız. diye konuştu.KTTK Yönetim Kurulu Üyesi tarihçi Hatice Özler Şahin de uzun bir aradan sonra kurumun yeniden kurulmasının KKTC için bir gereklilik olduğunun altını çizerek birçok devletin bu kurumları 1800'lü yıllardan itibaren oluşturduklarına işaret etti.Toplumlar ve devletler için tarih kurumlarının önemli olduğunu söyleyen Şahin, KTTK'nin Türk devletlerindeki benzer kurum ve enstitüler ile ortak bilimsel çalışmalar yürütmek istediğini belirtti.Şahin, kurumun Kıbrıs Türklerinin tarihi gerçeklerini araştırmak ve genç nesillerde tarih bilinci oluşturmak için çaba göstereceğini de sözlerine ekledi.Başkent Üniversitesi Kıbrıs Türk Tarihi Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Balyemez de Kıbrıs sorununun en önemli ayrıntısının, tarihi gelişmelerin çok boyutlu olarak ortaya konulamaması ve tarafların kendi bakış açılarıyla gelişmeleri değerlendirmesi olduğunu dile getirdi.Rumlar, Kanlı Noel saldırılarının Türkler tarafından yapıldığını ve Ortaklık Kıbrıs Cumhuriyeti'ni Türklerin dağıttığını ileri sürerken Kıbrıs sorununun 1974 yılındaki Barış Harekatı ile başladığını iddia etmişler ve Batılı devletler ile kamuoyunu da bu yönde etkilemeyi başarmışlardır. diyen Balyemez, gerçeklerin ise Batı'nın ve Rum-Yunan ikilisinin iddialarından çok daha farklı olduğunu vurguladı.Balyemez, Kıbrıs Türk Tarih Kurumunun kuruluş amaçlarından birinin de her düzeyde yapılacak bilimsel etkinliklerde Ada'da yaşanan sorunları akademik tartışmaya açmak ve sorunun çözümüne yardımcı olmak olduğunu belirterek Bu amaçla Rum ve Yunan bilim insanları başta olmak üzere farklı ülkelerden katılımcıların yer alacağı etkinliklerde Kıbrıs sorununun tarafsız ve objektif olarak tartışılmasını sağlamaktır. İlave olarak Kıbrıs Türklerinin var olma mücadelesinin Türk eğitim sisteminde yer alması için hem Milli Eğitim Bakanlığı hem de Yüksek Öğretim Kurumu ile temaslarda bulunulması da KTTK'nin öncelikli hedefleri arasında bulunmaktadır. ifadelerini kullandı.Doç. Dr. Balyemez, Kıbrıs Türk halkının var olma mücadelesinin orta dereceli ve yüksek öğretim kurumlarının müfredatında yer almamasının, kamuoyunun Ada'da olan bitenleri gerçekçi olarak değerlendirmesine engel olduğunu kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Lefkoşa Haberleri — MEHMET KEMAL FİRİK/MEHMET ŞAH YILMAZ - Kıbrıs'ta 1960-1963 yıllarında faaliyet gösteren Kıbrıs Türk Tarih Kurumu (KTTK), 63 yıl aradan sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) tekrar kuruldu. Kıbrıs'ta Türkler ve Rumların ortak katılımıyla ilan edilen Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde Türk Tarih Kurumu ve tarihçi yazar Prof. Dr. Halil İbrahim İnalcık'ın katkılarıyla 1960'da kurulan KTTK, Rumların 1963'teki Kanlı Noel saldırıları sonrası faaliyetlerini durdurdu.Kıbrıs Türk halkının 1974 öncesi mücadelesinin sembol isimlerinden olan eski KKTC Kültür ve Turizm Bakanı İsmail Bozkurt ve Başkent Üniversitesi Kıbrıs Türk Tarihi Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Balyemez'in girişimleri sonucunda KTTK, 63 yıl sonra yeniden kurularak faaliyetlerine başladı.Yapılan ilk genel kurul sonucunda KTTK'nin başkanı seçilen İsmail Bozkurt, AA muhabirine, tarih bilincini topluma yerleştirmek, tarih araştırmaları ve akademik çalışmalara Kıbrıs özelinde odaklanmak üzere kurumu yeniden hayata geçirmeye karar verdiklerini söyledi.Uzun süredir KKTC'de bir tarih kurumu olmamasının boşluğunu hissettiklerini dile getiren Bozkurt, eski kurumu canlandırma gayretleri sonuçsuz kaldığı için şimdilik KTTK'yi kamu yararına dernek statüsünde kurduklarını belirtti.KTTK Başkanı Bozkurt, ilk hedeflerinin 1. Kıbrıs Türk Tarih Kurultayı'nı toplamak olduğunu vurgulayarak kurum olarak ilerleyen günlerde tarihle ilgili yayımlar, tarih dergisi ve kurum olarak kitap çıkarmayı planladıklarını aktardı.- Bizim tarihimizi bilmemiz lazımBozkurt, KTTK'nin çalışmaları konusunda iddialı ve azimli olduklarını ifade ederek Bizim ana hedefimiz, Kıbrıs Türk halkının tarih belleğini canlandırmaktır. Biz maalesef KKTC olarak, kendi halkımıza, kendi çocuklarımıza tarihimizi anlatamadık. Bu, bir boşluktur. Bu boşluğu er geç kapatmamız gerekmekteydi. Bunu ırkçı ve intikamcı bir yaklaşımla demiyorum. Bizim tarihimizi bilmemiz lazım. Biz bu alanda çalışmalar yapacağız. diye konuştu.KTTK Yönetim Kurulu Üyesi tarihçi Hatice Özler Şahin de uzun bir aradan sonra kurumun yeniden kurulmasının KKTC için bir gereklilik olduğunun altını çizerek birçok devletin bu kurumları 1800'lü yıllardan itibaren oluşturduklarına işaret etti.Toplumlar ve devletler için tarih kurumlarının önemli olduğunu söyleyen Şahin, KTTK'nin Türk devletlerindeki benzer kurum ve enstitüler ile ortak bilimsel çalışmalar yürütmek istediğini belirtti.Şahin, kurumun Kıbrıs Türklerinin tarihi gerçeklerini araştırmak ve genç nesillerde tarih bilinci oluşturmak için çaba göstereceğini de sözlerine ekledi.Başkent Üniversitesi Kıbrıs Türk Tarihi Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Balyemez de Kıbrıs sorununun en önemli ayrıntısının, tarihi gelişmelerin çok boyutlu olarak ortaya konulamaması ve tarafların kendi bakış açılarıyla gelişmeleri değerlendirmesi olduğunu dile getirdi.Rumlar, Kanlı Noel saldırılarının Türkler tarafından yapıldığını ve Ortaklık Kıbrıs Cumhuriyeti'ni Türklerin dağıttığını ileri sürerken Kıbrıs sorununun 1974 yılındaki Barış Harekatı ile başladığını iddia etmişler ve Batılı devletler ile kamuoyunu da bu yönde etkilemeyi başarmışlardır. diyen Balyemez, gerçeklerin ise Batı'nın ve Rum-Yunan ikilisinin iddialarından çok daha farklı olduğunu vurguladı.Balyemez, Kıbrıs Türk Tarih Kurumunun kuruluş amaçlarından birinin de her düzeyde yapılacak bilimsel etkinliklerde Ada'da yaşanan sorunları akademik tartışmaya açmak ve sorunun çözümüne yardımcı olmak olduğunu belirterek Bu amaçla Rum ve Yunan bilim insanları başta olmak üzere farklı ülkelerden katılımcıların yer alacağı etkinliklerde Kıbrıs sorununun tarafsız ve objektif olarak tartışılmasını sağlamaktır. İlave olarak Kıbrıs Türklerinin var olma mücadelesinin Türk eğitim sisteminde yer alması için hem Milli Eğitim Bakanlığı hem de Yüksek Öğretim Kurumu ile temaslarda bulunulması da KTTK'nin öncelikli hedefleri arasında bulunmaktadır. ifadelerini kullandı.Doç. Dr. Balyemez, Kıbrıs Türk halkının var olma mücadelesinin orta dereceli ve yüksek öğretim kurumlarının müfredatında yer almamasının, kamuoyunun Ada'da olan bitenleri gerçekçi olarak değerlendirmesine engel olduğunu kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yatırımcı rehberi (2)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yatirimci-rehberi-2/862709/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yatirimci-rehberi-2/862709/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:03:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Kapalıçarşı'da işlem gören altın türleri ile serbest piyasada alınıp satılan bazı yabancı para birimlerinin TL bazında geçen hafta ve bu hafta sonu fiyatları ile haftalık bazda ve geçen yılın sonuna kıyasla değişim oranları (yüzde) şöyle: TLYatırım Aracı Adı2025 Sonu FiyatıGeçen Hafta Sonu FiyatıBu Hafta Sonu FiyatıHaftalık Değişim (%)2025 Sonuna Göre Değişim (%)Külçe Altın6.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Kapalıçarşı'da işlem gören altın türleri ile serbest piyasada alınıp satılan bazı yabancı para birimlerinin TL bazında geçen hafta ve bu hafta sonu fiyatları ile haftalık bazda ve geçen yılın sonuna kıyasla değişim oranları (yüzde) şöyle: TLYatırım Aracı Adı2025 Sonu FiyatıGeçen Hafta Sonu FiyatıBu Hafta Sonu FiyatıHaftalık Değişim (%)2025 Sonuna Göre Değişim (%)Külçe Altın6.002,006.469,006.232,28-3,663,84Cumhuriyet40.464,0043.592,0042.006,00-3,643,81ABD Doları42,809046,084046,26500,398,07Avro50,232053,368053,57400,396,65İngiliz Sterlini57,885061,805062,06200,427,22İsviçre Frangı54,289058,137058,0880-0,087,00(Sürecek)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Kapalıçarşı'da işlem gören altın türleri ile serbest piyasada alınıp satılan bazı yabancı para birimlerinin TL bazında geçen hafta ve bu hafta sonu fiyatları ile haftalık bazda ve geçen yılın sonuna kıyasla değişim oranları (yüzde) şöyle: TLYatırım Aracı Adı2025 Sonu FiyatıGeçen Hafta Sonu FiyatıBu Hafta Sonu FiyatıHaftalık Değişim (%)2025 Sonuna Göre Değişim (%)Külçe Altın6.002,006.469,006.232,28-3,663,84Cumhuriyet40.464,0043.592,0042.006,00-3,643,81ABD Doları42,809046,084046,26500,398,07Avro50,232053,368053,57400,396,65İngiliz Sterlini57,885061,805062,06200,427,22İsviçre Frangı54,289058,137058,0880-0,087,00(Sürecek)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yatırımcı rehberi (4)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yatirimci-rehberi-4/862707/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yatirimci-rehberi-4/862707/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Bu hafta en fazla kazandıran yatırım fonu, yüzde 28,89 yükselişle Pusula Portföy İkinci Hisse Senedi Serbest Fon (Hisse Senedi Yoğun Fon) oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Bu hafta en fazla kazandıran yatırım fonu, yüzde 28,89 yükselişle Pusula Portföy İkinci Hisse Senedi Serbest Fon (Hisse Senedi Yoğun Fon) oldu.Bereket Emeklilik ve Hayat AŞ Başlangıç Katılım Emeklilik Yatırım Fonu ise yüzde 0,82'lik yükselişle bu haftanın en fazla kazandıran emeklilik fonu olarak belirlendi.Yatırım ve emeklilik fonları içinde haftanın en fazla kazandıran 10 fonu şöyle: Fon AdıFon FiyatıGetiri (%)Yatırım Fonu Haftalık KazandıranlarPUSULA PORTFÖY İKİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)863,51874228,89HEDEF PORTFÖY ECE HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)269,89563825,20PUSULA PORTFÖY ÜÇÜNCÜ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)6,8811822,10ONE PORTFÖY KATILIM HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)2,23923117,48QNB PORTFÖY DCD SERBEST (DÖVİZ) ÖZEL FON136,84520816,68MT PORTFÖY YEDİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)0,34062616,28BV PORTFÖY ÜÇÜNCÜ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)0,93496815,68PARDUS PORTFÖY CAPİTAL HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)3,0872414,10PARDUS PORTFÖY KUZEY HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)6,94038213,94HEDEF PORTFÖY MAVİ HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)17,97438713,66Emeklilik Fonu Haftalık KazandıranlarBEREKET EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BAŞLANGIÇ KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,0908210,82KATILIM EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KİRA SERTİFİKALARI KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,053310,78KATILIM EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BAŞLANGIÇ KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,0914640,77AGESA HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. BİRİNCİ PARA PİYASASI EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,3843660,77QNB SAĞLIK HAYAT SİGORTA VE EMEKLİLİK A.Ş. BAŞLANGIÇ KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,0858350,77ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BAŞLANGIÇ KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,0873840,76AXA HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. BAŞLANGIÇ KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,0863360,76AGESA HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. BAŞLANGIÇ EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,1039150,76BNP PARİBAS CARDİF EMEKLİLİK A.Ş. BAŞLANGIÇ EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,0955290,76ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. KİRA SERTİFİKALARI KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,0107660,76(Sürecek)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Bu hafta en fazla kazandıran yatırım fonu, yüzde 28,89 yükselişle Pusula Portföy İkinci Hisse Senedi Serbest Fon (Hisse Senedi Yoğun Fon) oldu.Bereket Emeklilik ve Hayat AŞ Başlangıç Katılım Emeklilik Yatırım Fonu ise yüzde 0,82'lik yükselişle bu haftanın en fazla kazandıran emeklilik fonu olarak belirlendi.Yatırım ve emeklilik fonları içinde haftanın en fazla kazandıran 10 fonu şöyle: Fon AdıFon FiyatıGetiri (%)Yatırım Fonu Haftalık KazandıranlarPUSULA PORTFÖY İKİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)863,51874228,89HEDEF PORTFÖY ECE HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)269,89563825,20PUSULA PORTFÖY ÜÇÜNCÜ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)6,8811822,10ONE PORTFÖY KATILIM HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)2,23923117,48QNB PORTFÖY DCD SERBEST (DÖVİZ) ÖZEL FON136,84520816,68MT PORTFÖY YEDİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)0,34062616,28BV PORTFÖY ÜÇÜNCÜ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)0,93496815,68PARDUS PORTFÖY CAPİTAL HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)3,0872414,10PARDUS PORTFÖY KUZEY HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)6,94038213,94HEDEF PORTFÖY MAVİ HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)17,97438713,66Emeklilik Fonu Haftalık KazandıranlarBEREKET EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BAŞLANGIÇ KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,0908210,82KATILIM EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KİRA SERTİFİKALARI KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,053310,78KATILIM EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BAŞLANGIÇ KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,0914640,77AGESA HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. BİRİNCİ PARA PİYASASI EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,3843660,77QNB SAĞLIK HAYAT SİGORTA VE EMEKLİLİK A.Ş. BAŞLANGIÇ KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,0858350,77ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BAŞLANGIÇ KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,0873840,76AXA HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. BAŞLANGIÇ KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,0863360,76AGESA HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. BAŞLANGIÇ EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,1039150,76BNP PARİBAS CARDİF EMEKLİLİK A.Ş. BAŞLANGIÇ EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,0955290,76ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. KİRA SERTİFİKALARI KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,0107660,76(Sürecek)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yatırımcı rehberi (5)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yatirimci-rehberi-5/862706/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yatirimci-rehberi-5/862706/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Bu hafta en fazla kaybettiren yatırım fonu, yüzde 65,85'lik düşüşle Yapı Kredi Portföy Akatlar Serbest (Döviz) Özel Fon oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Bu hafta en fazla kaybettiren yatırım fonu, yüzde 65,85'lik düşüşle Yapı Kredi Portföy Akatlar Serbest (Döviz) Özel Fon oldu. Garanti Emeklilik ve Hayat AŞ Gümüş Fon Sepeti Emeklilik Yatırım Fonu ise yüzde 12,98 azalışla bu haftanın en çok kaybettiren emeklilik fonu olarak belirlendi.Yatırım ve emeklilik fonları içinde haftanın en fazla kaybettiren 10 fonu şöyle:Fon AdıFon FiyatıGetiri (%)Yatırım Fonu Haftalık KaybettirenlerYAPI KREDİ PORTFÖY AKATLAR SERBEST (DÖVİZ) ÖZEL FON2,05069-65,85İSTANBUL PORTFÖY ONİKİNCİ SERBEST FON2,297822-55,81PARDUS PORTFÖY ONALTINCI HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)2,720047-55,40MT PORTFÖY SEKİZİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)0,813505-50,05PARDUS PORTFÖY BIST 50 DIŞI ŞİRKETLER HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)0,105466-49,58PARDUS PORTFÖY BİRİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)5,035207-48,78HEDEF PORTFÖY ADA HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)108,714749-47,55NEO PORTFÖY ALTINCI SERBEST FON0,831601-38,43ONE PORTFÖY BEŞİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)4,097278-36,55PARDUS PORTFÖY MARMARA HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)0,014066-34,93Emeklilik Fonu Haftalık KaybettirenlerGARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GÜMÜŞ FON SEPETİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,013437-12,98ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GÜMÜŞ FON SEPETİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,021711-11,75TÜRKİYE HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GÜMÜŞ KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,455704-10,45KATILIM EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GÜMÜŞ KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,015739-10,32AGESA HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. ENERJİ SEKTÖRÜ DEĞİŞKEN EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,01705-9,68KATILIM EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KIYMETLİ MADENLER KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,120555-8,94AGESA HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. KIYMETLİ MADENLER EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,017965-8,25TÜRKİYE HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. KIYMETLİ MADENLER KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,382778-7,98ZURICH YAŞAM VE EMEKLİLİK A.Ş. İKİNCİ DEĞİŞKEN EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,347176-7,70AGESA HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. ALTIN KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,067558-7,58(Bitti)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Bu hafta en fazla kaybettiren yatırım fonu, yüzde 65,85'lik düşüşle Yapı Kredi Portföy Akatlar Serbest (Döviz) Özel Fon oldu. Garanti Emeklilik ve Hayat AŞ Gümüş Fon Sepeti Emeklilik Yatırım Fonu ise yüzde 12,98 azalışla bu haftanın en çok kaybettiren emeklilik fonu olarak belirlendi.Yatırım ve emeklilik fonları içinde haftanın en fazla kaybettiren 10 fonu şöyle:Fon AdıFon FiyatıGetiri (%)Yatırım Fonu Haftalık KaybettirenlerYAPI KREDİ PORTFÖY AKATLAR SERBEST (DÖVİZ) ÖZEL FON2,05069-65,85İSTANBUL PORTFÖY ONİKİNCİ SERBEST FON2,297822-55,81PARDUS PORTFÖY ONALTINCI HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)2,720047-55,40MT PORTFÖY SEKİZİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)0,813505-50,05PARDUS PORTFÖY BIST 50 DIŞI ŞİRKETLER HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)0,105466-49,58PARDUS PORTFÖY BİRİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)5,035207-48,78HEDEF PORTFÖY ADA HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)108,714749-47,55NEO PORTFÖY ALTINCI SERBEST FON0,831601-38,43ONE PORTFÖY BEŞİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)4,097278-36,55PARDUS PORTFÖY MARMARA HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)0,014066-34,93Emeklilik Fonu Haftalık KaybettirenlerGARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GÜMÜŞ FON SEPETİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,013437-12,98ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GÜMÜŞ FON SEPETİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,021711-11,75TÜRKİYE HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GÜMÜŞ KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,455704-10,45KATILIM EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GÜMÜŞ KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,015739-10,32AGESA HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. ENERJİ SEKTÖRÜ DEĞİŞKEN EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,01705-9,68KATILIM EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KIYMETLİ MADENLER KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,120555-8,94AGESA HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. KIYMETLİ MADENLER EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,017965-8,25TÜRKİYE HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. KIYMETLİ MADENLER KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,382778-7,98ZURICH YAŞAM VE EMEKLİLİK A.Ş. İKİNCİ DEĞİŞKEN EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,347176-7,70AGESA HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. ALTIN KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,067558-7,58(Bitti)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi ikinci gününde sürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dijital-anafor-ekran-bagimsizligi-zirvesi-ikinci-gununde-suruyor/862702/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dijital-anafor-ekran-bagimsizligi-zirvesi-ikinci-gununde-suruyor/862702/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:03:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — AA'nın global iletişim ortaklığında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde, İstanbul Aile Vakfı ve RTÜK işbirliğinde düzenlenen zirvede çeşitli konularda paneller yapılacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — global iletişim ortaklığında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde, İstanbul Aile Vakfı ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) işbirliğinde düzenlenen Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi ikinci gününde devam ediyor.Şişli'de bir otelde düzenlenen zirvede, Ekran ve Kültür konulu panel yapılacak.Panelde, Dijital Ayak İzinden Dijital Ruh İkizine: Verilerimizin Yeni Sahibi Yapay Zeka, Pornografi Kültürü, Hiperseksüelleşme ve Medya Etkisi, Dijital Dünyanın Sınırlarında: Bağımlılıktan Dijital Vatandaşlığa ile Yapay Zeka Çağında Kültür ve İnsansız Dünya konuları ele alınacak.Zirve, bugünkü ilk oturumun ardından Ekran ve Bağımlılık, Ekranda Söylem ve Temsil, Ekran, Hukuk ve Sanal Bahisle Mücadele, Ekran, Çocuk ve Kültürel Aktarım ile Dijital Çağda Haya Ahlakı konulu panellerle devam edecek.Panellerin ardından Zirve Sonuç Bildirisi İlanı yapılacak.- Dijital çağın getirdiği risklerDijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi kapsamında yapılan değerlendirmelerde, ekran kullanımının aile içi bağlar üzerindeki etkisine dikkati çekilerek, bireylerin zamanını, dikkatini ve odağını giderek daha fazla dijital mecralara yönelttiği vurgulandı.Zirvenin temel amacının teknolojiyi yaşamdan tamamen çıkarmak olmadığı belirtilerek, bireylerin ekran karşısında yeniden irade ve inisiyatif sahibi olmasını sağlamak, dijital çağın risklerine karşı bilinç ve denge odaklı bir yaklaşım geliştirmek olduğu ifade edildi.Etkinlikte, ekran bağımsızlığı anlayışı çerçevesinde dijital çağın getirdiği risklere karşı toplumsal farkındalığın artırılması ve daha dengeli gelecek inşa edilmesine yönelik çözüm önerileri ele alındı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — global iletişim ortaklığında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde, İstanbul Aile Vakfı ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) işbirliğinde düzenlenen Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi ikinci gününde devam ediyor.Şişli'de bir otelde düzenlenen zirvede, Ekran ve Kültür konulu panel yapılacak.Panelde, Dijital Ayak İzinden Dijital Ruh İkizine: Verilerimizin Yeni Sahibi Yapay Zeka, Pornografi Kültürü, Hiperseksüelleşme ve Medya Etkisi, Dijital Dünyanın Sınırlarında: Bağımlılıktan Dijital Vatandaşlığa ile Yapay Zeka Çağında Kültür ve İnsansız Dünya konuları ele alınacak.Zirve, bugünkü ilk oturumun ardından Ekran ve Bağımlılık, Ekranda Söylem ve Temsil, Ekran, Hukuk ve Sanal Bahisle Mücadele, Ekran, Çocuk ve Kültürel Aktarım ile Dijital Çağda Haya Ahlakı konulu panellerle devam edecek.Panellerin ardından Zirve Sonuç Bildirisi İlanı yapılacak.- Dijital çağın getirdiği risklerDijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi kapsamında yapılan değerlendirmelerde, ekran kullanımının aile içi bağlar üzerindeki etkisine dikkati çekilerek, bireylerin zamanını, dikkatini ve odağını giderek daha fazla dijital mecralara yönelttiği vurgulandı.Zirvenin temel amacının teknolojiyi yaşamdan tamamen çıkarmak olmadığı belirtilerek, bireylerin ekran karşısında yeniden irade ve inisiyatif sahibi olmasını sağlamak, dijital çağın risklerine karşı bilinç ve denge odaklı bir yaklaşım geliştirmek olduğu ifade edildi.Etkinlikte, ekran bağımsızlığı anlayışı çerçevesinde dijital çağın getirdiği risklere karşı toplumsal farkındalığın artırılması ve daha dengeli gelecek inşa edilmesine yönelik çözüm önerileri ele alındı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kamerun'da albino bireyler eğitim, sağlık ve istihdamda zorluklarla karşılaşıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kamerun-da-albino-bireyler-egitim-saglik-ve-istihdamda-zorluklarla-karsilasiyor/862701/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kamerun-da-albino-bireyler-egitim-saglik-ve-istihdamda-zorluklarla-karsilasiyor/862701/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:03:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Yaounde — Kamerun'da faaliyet gösteren Albinoların Tanıtımı Derneği (APAC) Başkanı Kakmeni Wembou Raphael: - Görme bozuklukları nedeniyle çok sayıda öğrenci eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalıyor - Bazı işverenler yalnızca fiziksel görünüm nedeniyle albino bireyleri işe alım süreçlerinin dışında bırakıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yaounde Haberleri — AHMET EMİN DÖNMEZ - Kamerun'da albino bireyler, görme bozuklukları nedeniyle eğitimlerini tamamlamakta, sağlık hizmetlerine erişmekte ve istihdam olanaklarından yararlanmakta güçlük çekerken, yüksek maliyet nedeniyle güneş koruyucu ürünlere düzenli erişememeleri cilt kanseri riskini artırıyor ve toplumsal önyargılar yaşam koşullarını daha da zorlaştırıyor.Kamerun'da faaliyet gösteren Albinoların Tanıtımı Derneği (APAC) Başkanı Kakmeni Wembou Raphael, 13 Haziran Dünya Albinizm Farkındalık Günü kapsamında AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Raphael, insan haklarını korumaya yönelik ulusal ve uluslararası düzenlemelere rağmen albino bireylerin yaşam koşullarında yalnızca kademeli iyileşmeler yaşandığını belirterek, Kamerun'da albinizme ilişkin resmi istatistiklerin bulunmadığını ve kamu kurumlarının önemli bir bölümünün albinizmi halen bir engellilik durumu olarak kabul etmekte zorlandığını söyledi.- Eğitim ve istihdam alanında engeller sürüyorAlbino bireylerin karşılaştığı başlıca sorunların sağlık, eğitim ile sosyal ve ekonomik hayata katılım alanlarında yoğunlaştığını ifade eden Raphael, Görme bozuklukları nedeniyle çok sayıda öğrenci eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalıyor. dedi.Bu sorunun aşılabilmesi için gözlük kullanımının önemli olduğunu vurgulayan Raphael, öğretmenlerin büyük bölümünün albinizm konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını, derslerin öğrencilerin özel ihtiyaçları dikkate alınmadan işlendiğini ve kapsayıcı eğitim uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini dile getirdi.Raphael, albino bireylerin iş gücü piyasasında da önemli zorluklarla karşılaştığını belirterek, birçok işverenin bu kişilerin yeterli performans gösteremeyeceği yönünde önyargılara sahip olduğunu söyledi.Bazı işverenler yalnızca fiziksel görünüm nedeniyle albino bireyleri işe alım süreçlerinin dışında bırakıyor. ifadesini kullanan Raphael, ekonomik kırılganlığın azaltılması için albino bireylerin yaşam koşullarına uygun projelerin geliştirilmesi ve finansman kuruluşlarının daha kapsayıcı politikalar benimsemesi gerektiğinin altını çizdi.- Cilt kanseri ve batıl inanışlar önemli sorunlar arasındaİklim değişikliğinin etkileri ve yoğun güneş ışınlarının albino bireylerin yaşamını olumsuz etkilediğine işaret eden Raphael, bu kişilerin cilt kanserine karşı son derece savunmasız olduğunu vurguladı.Raphael, güneş koruyucu kremlerin Kamerun'da yüksek maliyet nedeniyle erişilmesi zor ürünler arasında yer aldığının altını çizerek Albino bireylerde görülen ölümlerin yaklaşık yüzde 80'i cilt kanserinden kaynaklanıyor. dedi.Birçok albino bireyin güneş koruyucu ürünleri düzenli kullanamadığını aktaran Raphael, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) güneş koruyucuların temel ilaçlar arasında değerlendirilmesine yönelik çağrılarına rağmen fiyatların halen kullanıcıların erişebileceği seviyede olmadığını dile getirdi.Albinizme ilişkin yanlış inanışların toplumda varlığını sürdürdüğünü söyleyen Raphael, bazı kesimlerde albino bireylerin ölümsüz olduğuna inanıldığını, bazılarının ise ritüel amaçlı suçlarda kullanılabilecek kişiler olarak görüldüğünü ifade etti.APAC Başkanı Raphael, albino bireylere yönelik şiddet vakalarının da yaşandığını belirterek, son dönemde ikisi Kamerun'un Douala şehrinde, biri Yaounde'de olmak üzere üç vakayla ilgilendiklerini anlattı.Bazı olaylarda aile bireylerinin de sürece dahil olduğunu kaydeden Raphael, ülke genelinde çok sayıda benzer olay yaşandığını ancak mağdurların önemli bölümünün şikayette bulunmadığını aktardı.APAC'nin albino bireylerin haklarının savunulması amacıyla çeşitli sivil toplum kuruluşları ve ağlarla işbirliği yürüttüğünü belirten Raphael, dernek bünyesinde faaliyet gösteren eğitim merkezi aracılığıyla çok sayıda albino bireyin kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunduklarını söyledi.Uluslararası Albinizm Farkındalık Günü'nün bu yıl 12'ncisinin kutlandığını hatırlatan Kakmeni Wembou Raphael, hükümete ve tüm kurumlara albinizm konusunu program ve projelerine dahil etme çağrısında bulunarak, albino bireylerin haklarının kamu politikalarında daha fazla dikkate alınmasını istedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Yaounde Haberleri — AHMET EMİN DÖNMEZ - Kamerun'da albino bireyler, görme bozuklukları nedeniyle eğitimlerini tamamlamakta, sağlık hizmetlerine erişmekte ve istihdam olanaklarından yararlanmakta güçlük çekerken, yüksek maliyet nedeniyle güneş koruyucu ürünlere düzenli erişememeleri cilt kanseri riskini artırıyor ve toplumsal önyargılar yaşam koşullarını daha da zorlaştırıyor.Kamerun'da faaliyet gösteren Albinoların Tanıtımı Derneği (APAC) Başkanı Kakmeni Wembou Raphael, 13 Haziran Dünya Albinizm Farkındalık Günü kapsamında AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Raphael, insan haklarını korumaya yönelik ulusal ve uluslararası düzenlemelere rağmen albino bireylerin yaşam koşullarında yalnızca kademeli iyileşmeler yaşandığını belirterek, Kamerun'da albinizme ilişkin resmi istatistiklerin bulunmadığını ve kamu kurumlarının önemli bir bölümünün albinizmi halen bir engellilik durumu olarak kabul etmekte zorlandığını söyledi.- Eğitim ve istihdam alanında engeller sürüyorAlbino bireylerin karşılaştığı başlıca sorunların sağlık, eğitim ile sosyal ve ekonomik hayata katılım alanlarında yoğunlaştığını ifade eden Raphael, Görme bozuklukları nedeniyle çok sayıda öğrenci eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalıyor. dedi.Bu sorunun aşılabilmesi için gözlük kullanımının önemli olduğunu vurgulayan Raphael, öğretmenlerin büyük bölümünün albinizm konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını, derslerin öğrencilerin özel ihtiyaçları dikkate alınmadan işlendiğini ve kapsayıcı eğitim uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini dile getirdi.Raphael, albino bireylerin iş gücü piyasasında da önemli zorluklarla karşılaştığını belirterek, birçok işverenin bu kişilerin yeterli performans gösteremeyeceği yönünde önyargılara sahip olduğunu söyledi.Bazı işverenler yalnızca fiziksel görünüm nedeniyle albino bireyleri işe alım süreçlerinin dışında bırakıyor. ifadesini kullanan Raphael, ekonomik kırılganlığın azaltılması için albino bireylerin yaşam koşullarına uygun projelerin geliştirilmesi ve finansman kuruluşlarının daha kapsayıcı politikalar benimsemesi gerektiğinin altını çizdi.- Cilt kanseri ve batıl inanışlar önemli sorunlar arasındaİklim değişikliğinin etkileri ve yoğun güneş ışınlarının albino bireylerin yaşamını olumsuz etkilediğine işaret eden Raphael, bu kişilerin cilt kanserine karşı son derece savunmasız olduğunu vurguladı.Raphael, güneş koruyucu kremlerin Kamerun'da yüksek maliyet nedeniyle erişilmesi zor ürünler arasında yer aldığının altını çizerek Albino bireylerde görülen ölümlerin yaklaşık yüzde 80'i cilt kanserinden kaynaklanıyor. dedi.Birçok albino bireyin güneş koruyucu ürünleri düzenli kullanamadığını aktaran Raphael, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) güneş koruyucuların temel ilaçlar arasında değerlendirilmesine yönelik çağrılarına rağmen fiyatların halen kullanıcıların erişebileceği seviyede olmadığını dile getirdi.Albinizme ilişkin yanlış inanışların toplumda varlığını sürdürdüğünü söyleyen Raphael, bazı kesimlerde albino bireylerin ölümsüz olduğuna inanıldığını, bazılarının ise ritüel amaçlı suçlarda kullanılabilecek kişiler olarak görüldüğünü ifade etti.APAC Başkanı Raphael, albino bireylere yönelik şiddet vakalarının da yaşandığını belirterek, son dönemde ikisi Kamerun'un Douala şehrinde, biri Yaounde'de olmak üzere üç vakayla ilgilendiklerini anlattı.Bazı olaylarda aile bireylerinin de sürece dahil olduğunu kaydeden Raphael, ülke genelinde çok sayıda benzer olay yaşandığını ancak mağdurların önemli bölümünün şikayette bulunmadığını aktardı.APAC'nin albino bireylerin haklarının savunulması amacıyla çeşitli sivil toplum kuruluşları ve ağlarla işbirliği yürüttüğünü belirten Raphael, dernek bünyesinde faaliyet gösteren eğitim merkezi aracılığıyla çok sayıda albino bireyin kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunduklarını söyledi.Uluslararası Albinizm Farkındalık Günü'nün bu yıl 12'ncisinin kutlandığını hatırlatan Kakmeni Wembou Raphael, hükümete ve tüm kurumlara albinizm konusunu program ve projelerine dahil etme çağrısında bulunarak, albino bireylerin haklarının kamu politikalarında daha fazla dikkate alınmasını istedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/kamerun-da-albino-bireyler-egitim-saglik-ve-istihdamda-zorluklarla-karsilasiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Görememesi bisiklet tutkusuna engel olmadı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gorememesi-bisiklet-tutkusuna-engel-olmadi/862700/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gorememesi-bisiklet-tutkusuna-engel-olmadi/862700/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:03:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gaziantep — Gaziantep'te Türkçe öğretmenliği yapan 40 yaşındaki Cüneyt Kökalan, doğuştan görme engeline rağmen tandem bisikletle hayalini gerçekleştiriyor - Cüneyt Kökalan:  - Bisiklet sürmek için görmenin şart olmadığını, bir pilot eşliğinde bunu rahatlıkla yapabileceğimizi gördüm ve çok mutlu oldum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gaziantep Haberleri — EMİNE İSPİR - Gaziantep'te yaşayan 40 yaşındaki Türkçe öğretmeni Cüneyt Kökalan, doğuştan gelen görme kaybına ve zamanla bu yetisini tamamen yitirmesine rağmen bisiklet tutkusundan vazgeçmedi. Çocukluk hayalini tandem bisikletle gerçekleştiren Kökalan, gönüllü bisikletseverlerle birlikte şehirler arası yolculuklara ve doğa kamplarına katılıyor.Doğuştan yüzde 85 görme kaybı olan Kökalan, çocukluk yıllarında bisiklet süren akranlarına özenerek ailesinden bisiklet istedi. Çevresindekilerin ve ailesinin, görme engeli nedeniyle bisiklet süremeyeceğini söylemesine rağmen ısrarından vazgeçmeyen Kökalan, kendisine alınan tek kişilik bisikletle yaşadığı ilçede pedal çevirmeye başladı.Görme engelli bir çocuğun bisiklet sürmesi çevresinde şaşkınlıkla karşılanırken, olumsuz tepkilere rağmen bisiklet sevgisini sürdüren Kökalan'ın görme kaybı lise yıllarında yüzde 95'e yükseldi. Bu süreçte bisiklet sürmeye ara vermek zorunda kalan Kökalan, özlemini bastıramayınca üniversite yıllarında geceleri sokak lambalarının ışığından yararlanarak kampüs içerisinde bisiklet kullanmaya devam etti.Meslek hayatına başladıktan sonra Eşpedal Derneği ile tanışan Kökalan, görme engellilerle gören gönüllülerin birlikte kullandığı tandem bisikletlerle yeniden pedal çevirmeye başladı. Arka koltukta kopilot olarak yer alan Kökalan, gönüllü bisikletseverlerle birlikte şehirler arası turlara, doğa kamplarına ve düzenli bisiklet etkinliklerine katılıyor.- Bisiklet sürmek için görmeye gerek yokCüneyt Kökalan, AA muhabirine, çocukluk yıllarından bu yana bisiklete büyük ilgi duyduğunu ve bu ilginin zamanla daha da arttığını söyledi.Bisiklet üzerindeyken kendisini özgür hissettiğini belirten Kökalan, görme kaybının artmasıyla bisiklet süremediği dönemlerin kendisi için oldukça zor geçtiğini ifade etti.Bisiklete duyduğu özlemin Eşpedal Derneği sayesinde sona erdiğini anlatan Kökalan, şöyle konuştu:Bisiklete ara verdiğim zamanlar benim için çok üzüntülü dönemlerdi. Görme engelimin artması nedeniyle bisiklet sürememek içimde büyük bir hasret oluşturuyordu. Eşpedal Derneği ile tanışınca tandem bisikletlerin varlığını öğrendim. Artık önde değil, arkada bir kopilot olarak bisiklet özlemimizi gideriyoruz. İlk tandem bisiklet sürüşümde müthiş bir özgürlük hissi yaşadım. Bisiklet sürmek için görmenin şart olmadığını, bir pilot eşliğinde bunu rahatlıkla yapabileceğimizi gördüm ve çok mutlu oldum.Gaziantep Üniversitesinde öğrenim gören ve aynı zamanda gönüllü tandem bisiklet pilotluğu yapan 21 yaşındaki Onur Turhan da Kökalan ile Eşpedal topluluğunda tanıştığını anlattı.Kökalan'ın bisiklete olan tutkusu ve mücadele azminden etkilendiğini dile getiren Turhan, şunları kaydetti:Cüneyt ağabey ile ilk olarak Eşpedal topluluğunda tanıştım. Kendisine bisiklete olan heyecanı ve tutkusu beni gerçekten etkiledi. İlk sürüşümüzde biraz tedirgindim ancak tandem bisiklete bindiğimizde iki kişi değil, tek bir ekip olduğumuzu hissettim. Birlikte uyum içinde pedal çevirmek çok özel bir deneyim.Haftanın bir veya iki günü düzenli olarak tandem bisiklet süren Kökalan, görme engellilerin sosyal hayata katılımında sporun önemli bir araç olduğunu belirterek, herkesin engelleri aşmak için hayallerinin peşinden gitmesi gerektiğini söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gaziantep Haberleri — EMİNE İSPİR - Gaziantep'te yaşayan 40 yaşındaki Türkçe öğretmeni Cüneyt Kökalan, doğuştan gelen görme kaybına ve zamanla bu yetisini tamamen yitirmesine rağmen bisiklet tutkusundan vazgeçmedi. Çocukluk hayalini tandem bisikletle gerçekleştiren Kökalan, gönüllü bisikletseverlerle birlikte şehirler arası yolculuklara ve doğa kamplarına katılıyor.Doğuştan yüzde 85 görme kaybı olan Kökalan, çocukluk yıllarında bisiklet süren akranlarına özenerek ailesinden bisiklet istedi. Çevresindekilerin ve ailesinin, görme engeli nedeniyle bisiklet süremeyeceğini söylemesine rağmen ısrarından vazgeçmeyen Kökalan, kendisine alınan tek kişilik bisikletle yaşadığı ilçede pedal çevirmeye başladı.Görme engelli bir çocuğun bisiklet sürmesi çevresinde şaşkınlıkla karşılanırken, olumsuz tepkilere rağmen bisiklet sevgisini sürdüren Kökalan'ın görme kaybı lise yıllarında yüzde 95'e yükseldi. Bu süreçte bisiklet sürmeye ara vermek zorunda kalan Kökalan, özlemini bastıramayınca üniversite yıllarında geceleri sokak lambalarının ışığından yararlanarak kampüs içerisinde bisiklet kullanmaya devam etti.Meslek hayatına başladıktan sonra Eşpedal Derneği ile tanışan Kökalan, görme engellilerle gören gönüllülerin birlikte kullandığı tandem bisikletlerle yeniden pedal çevirmeye başladı. Arka koltukta kopilot olarak yer alan Kökalan, gönüllü bisikletseverlerle birlikte şehirler arası turlara, doğa kamplarına ve düzenli bisiklet etkinliklerine katılıyor.- Bisiklet sürmek için görmeye gerek yokCüneyt Kökalan, AA muhabirine, çocukluk yıllarından bu yana bisiklete büyük ilgi duyduğunu ve bu ilginin zamanla daha da arttığını söyledi.Bisiklet üzerindeyken kendisini özgür hissettiğini belirten Kökalan, görme kaybının artmasıyla bisiklet süremediği dönemlerin kendisi için oldukça zor geçtiğini ifade etti.Bisiklete duyduğu özlemin Eşpedal Derneği sayesinde sona erdiğini anlatan Kökalan, şöyle konuştu:Bisiklete ara verdiğim zamanlar benim için çok üzüntülü dönemlerdi. Görme engelimin artması nedeniyle bisiklet sürememek içimde büyük bir hasret oluşturuyordu. Eşpedal Derneği ile tanışınca tandem bisikletlerin varlığını öğrendim. Artık önde değil, arkada bir kopilot olarak bisiklet özlemimizi gideriyoruz. İlk tandem bisiklet sürüşümde müthiş bir özgürlük hissi yaşadım. Bisiklet sürmek için görmenin şart olmadığını, bir pilot eşliğinde bunu rahatlıkla yapabileceğimizi gördüm ve çok mutlu oldum.Gaziantep Üniversitesinde öğrenim gören ve aynı zamanda gönüllü tandem bisiklet pilotluğu yapan 21 yaşındaki Onur Turhan da Kökalan ile Eşpedal topluluğunda tanıştığını anlattı.Kökalan'ın bisiklete olan tutkusu ve mücadele azminden etkilendiğini dile getiren Turhan, şunları kaydetti:Cüneyt ağabey ile ilk olarak Eşpedal topluluğunda tanıştım. Kendisine bisiklete olan heyecanı ve tutkusu beni gerçekten etkiledi. İlk sürüşümüzde biraz tedirgindim ancak tandem bisiklete bindiğimizde iki kişi değil, tek bir ekip olduğumuzu hissettim. Birlikte uyum içinde pedal çevirmek çok özel bir deneyim.Haftanın bir veya iki günü düzenli olarak tandem bisiklet süren Kökalan, görme engellilerin sosyal hayata katılımında sporun önemli bir araç olduğunu belirterek, herkesin engelleri aşmak için hayallerinin peşinden gitmesi gerektiğini söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Lise öğrencileri Van Gogh'u Türkiye ve Avrupa turuna çıkardı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/lise-ogrencileri-van-gogh-u-turkiye-ve-avrupa-turuna-cikardi/862699/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/lise-ogrencileri-van-gogh-u-turkiye-ve-avrupa-turuna-cikardi/862699/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:03:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ankara Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde yürütülen e-Twinning projesi kapsamında öğrenciler, Vincent van Gogh'un sanat anlayışıyla kendi ülkelerinin turistik destinasyonlarını eserlerinde yeniden yorumladı - Görsel Sanatlar Öğretmeni Gönül Göktepeoğlu: - Yaklaşık 8 aydır Türkiye dahil 7 ülkeyle ve 170'i aşkın öğrenciyle 24 ortağımızla ki bunun 14'ü yabancı ortağımız. Lise çağındaki öğrencilerle böyle bir proje ortaya çıkardık ve şu an nihai aşamasındayız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — FATMA NUR CANDAN - Ankara Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde yürütülen Tourist Destinations Through Van Gogh's Eyes adlı uluslararası e-Twinning projesi kapsamında öğrenciler, Vincent van Gogh'un sanat anlayışını kendi ülkelerinin kültürel ve turistik değerleriyle buluşturdu.Türkiye, Romanya, Hollanda, Yunanistan, Polonya, Portekiz ve İspanya'dan öğrencilerin katıldığı projede, gençler Van Gogh'un eserlerini ve sanat yaklaşımını inceleyerek, ülkelerindeki önemli turistik destinasyonları sanatçının üslubuyla yeniden yorumladı.Yaklaşık 8 ay süren çalışma kapsamında öğrenciler, çevrim içi toplantılarla bir araya gelerek ortak sanat eserleri, dijital tasarımlar, posterler, üç boyutlu çalışmalar ve yapay zeka destekli içerikler hazırladı.Projenin son ürünleri arasında Van Gogh'un Avrupa ülkelerini ziyaret ettiği kurgusal yolculuğu anlatan dijital hikaye kitabı da yer aldı.- Van Gogh Türk sanatından etkilenir miydi diye düşündükGörsel Sanatlar Öğretmeni Gönül Göktepeoğlu, AA muhabirine, projeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Van Gogh'un yaşamını anlatırken öğrencilerden birinin Van Gogh İstanbul'a gelmiş mi? sorusunu yönelttiğini aktaran Göktepeoğlu, sanatçının İstanbul'u hiç görmediğini anlattığını söyledi.Göktepeoğlu, bunun ardından öğrencilerle Peki gelseydi nasıl olurdu? sorusunun cevabını aramaya başladıklarını ifade ederek, Daha önce Fransa'dayken Japon sanatından etkilenip eserler üretmiş. Acaba İstanbul'u görseydi Türk sanatıyla ilgili de etkilenip çalışmalar yapar mıydı diye düşündük. Bu sorudan yola çıkarak projeyi geliştirdik. diye konuştu.Projeyi e-Twinning projesine dönüştürdüklerini aktaran Göktepeoğlu, Yaklaşık 8 aydır Türkiye dahil 7 ülkeyle ve 170'i aşkın öğrenciyle 24 ortağımızla ki bunun 14'ü yabancı ortağımız. Lise çağındaki öğrencilerle böyle bir proje ortaya çıkardık ve şu an nihai aşamasındayız, ortaya çıkan ürünleri sergiliyoruz. dedi.- Yapay zeka araçlarını oldukça etkili kullandılarProje kapsamında öğrencilerin farklı ülkelerden akranlarıyla çevrim içi toplantılar gerçekleştirdiğini belirten Göktepeoğlu, böylece öğrencilerin İngilizce becerilerini geliştirdiklerini ve uluslararası ekip çalışması deneyimi kazandıklarını söyledi.Öğrencilerin Van Gogh'un eserleri üzerine araştırmalar, sunumlar ve ortak sanat çalışmaları gerçekleştirdiğini dile getiren Göktepeoğlu, Van Gogh'un bazı eserlerinin parçalara ayrılarak farklı ülkelerdeki öğrenciler tarafından yeniden oluşturulduğunu aktardı.Göktepeoğlu, yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti:Öğrenciler yapay zeka araçlarını oldukça etkili kullandılar. Dijital araçlar ile resim oluşturmayı öğrendiler, bunları posterlere çevirdiler. Grafik tasarım becerileri gelişti. Sonra renkli çalışmalar yaptılar, farklı teknikler denediler. Biz bunları üç boyutlu çalışmalarda, gündelik nesnelerde de kullandık. Taş boyama, ahşap üzerine çalışmalar, renk çalışmaları da yaptılar. Böyle bir deneyimi de oldu.- Van Gogh'un Avrupa yolculuğu hikayeye dönüştüProjenin son ürünlerinden birinin ortak hazırlanan dijital hikaye kitabı olduğunu belirten Göktepeoğlu, hikayede Van Gogh'un sarı bir otobüsle ortak ülkeleri ziyaret ettiğini söyledi.Göktepeoğlu, Hikayede Van Gogh, her ülkede o ülkenin önemli ressamlarıyla tanışıyor, turistik yerlerini geziyor ve yerel lezzetlerini deneyimliyor. Biz bir turizm meslek lisesi olduğumuz için bu bölüm öğrencilerimiz açısından ayrıca anlam taşıdı. dedi.Türkiye bölümünde ise Van Gogh'un Osman Hamdi Bey ile buluşturulduğunu ifade eden Göktepeoğlu, hikayenin ülkelerin önemli ressamlarını ortak bir yolculukta bir araya getirecek şekilde kurgulandığını anlattı.Projeden elde edilen sonuçlardan memnun olduklarını dile getiren Göktepeoğlu, öğrencilerin süreç boyunca büyük heyecanla çalıştığını belirterek, Onların mutluluğunu görmek, sanatı, resmi severek üretmelerine tanıklık etmek bir öğretmen olarak benim için çok kıymetli. değerlendirmesinde bulundu.- Proje Uluslararası EDICT dergisinde yayımlandıİngilizce Öğretmeni Beyhan Özipek de e-Twinning'in Avrupa'daki okulları güvenli bir dijital ortamda bir araya getiren bir eğitim girişimi olduğunu belirtti.Projelerin çevre, sanat ve farklı disiplinlerde yürütülebildiğini dile getiren Özipek, Bu projeler sayesinde öğrenciler arasındaki takım çalışmasını geliştiriyoruz. Farklı kültürlere farklı bakış açılarıyla bakmalarını sağlıyoruz. Dijital yeterliliklerini artırıyoruz. dedi.Proje sürecinde öğrencilerin çok sayıda dijital araç ve yapay zeka uygulaması kullandığını ifade eden Özipek, eğitimde yapay zekanın olumlu yönlerinden yararlanmaya çalıştıklarını kaydetti.Özipek, projenin uluslararası düzeyde de ilgi gördüğünü belirterek, Romanya'daki proje ortaklarından Garofita Docolin tarafından hazırlanan ve projeyi tanıtan bildirinin EDICT dergisinde yayımlandığını açıkladı.Projenin akademik bir platformda yer almasının kendileri için önemli olduğunu ifade eden Özipek, Ayrıca projeden esinlenerek bir ortağımız öğrencileri ile bir çalışma yapıp Avrupa birinciliği kazandı. Bu da bizim için çok mutluluk verici. dedi.Özipek, öğrencilerin süreç boyunca önemli kazanımlar elde ettiğini vurgulayarak, Öğrenciler kültürel hoşgörü kazandı. İngilizceyi sadece sınıf içinde değil günlük yaşamın bir parçası olarak kullanma fırsatı buldu. Dijital becerilerini geliştirdiler, işbirliği yapmayı ve takım çalışmasını öğrendiler. Bunlar projenin başında ulaşmayı hedeflediğimiz kazanımlardı. diye konuştu.- Resimleri bana ilham verdiProjede yer alan 9. sınıf öğrencisi Nefes Deniz Dündar, projenin kendisine önemli kazanımlar sağladığını belirterek, Daha önce Van Gogh'u çok bilmiyordum. Resimleriyle pek ilgilenmezdim ama projeyle birlikte tanıdıkça sevmeye başladım. Resimleri bana ilham verdi. diye konuştu.Projede yer alan 9. sınıf öğrencisi Hilal Karataş da Proje sayesinde yabancı dilimi geliştirdim, yapay zekayı daha yakından tanıdım. Farklı kültürlerden arkadaşlar edindim ve farklı dilleri tanıma fırsatı buldum. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — FATMA NUR CANDAN - Ankara Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde yürütülen Tourist Destinations Through Van Gogh's Eyes adlı uluslararası e-Twinning projesi kapsamında öğrenciler, Vincent van Gogh'un sanat anlayışını kendi ülkelerinin kültürel ve turistik değerleriyle buluşturdu.Türkiye, Romanya, Hollanda, Yunanistan, Polonya, Portekiz ve İspanya'dan öğrencilerin katıldığı projede, gençler Van Gogh'un eserlerini ve sanat yaklaşımını inceleyerek, ülkelerindeki önemli turistik destinasyonları sanatçının üslubuyla yeniden yorumladı.Yaklaşık 8 ay süren çalışma kapsamında öğrenciler, çevrim içi toplantılarla bir araya gelerek ortak sanat eserleri, dijital tasarımlar, posterler, üç boyutlu çalışmalar ve yapay zeka destekli içerikler hazırladı.Projenin son ürünleri arasında Van Gogh'un Avrupa ülkelerini ziyaret ettiği kurgusal yolculuğu anlatan dijital hikaye kitabı da yer aldı.- Van Gogh Türk sanatından etkilenir miydi diye düşündükGörsel Sanatlar Öğretmeni Gönül Göktepeoğlu, AA muhabirine, projeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Van Gogh'un yaşamını anlatırken öğrencilerden birinin Van Gogh İstanbul'a gelmiş mi? sorusunu yönelttiğini aktaran Göktepeoğlu, sanatçının İstanbul'u hiç görmediğini anlattığını söyledi.Göktepeoğlu, bunun ardından öğrencilerle Peki gelseydi nasıl olurdu? sorusunun cevabını aramaya başladıklarını ifade ederek, Daha önce Fransa'dayken Japon sanatından etkilenip eserler üretmiş. Acaba İstanbul'u görseydi Türk sanatıyla ilgili de etkilenip çalışmalar yapar mıydı diye düşündük. Bu sorudan yola çıkarak projeyi geliştirdik. diye konuştu.Projeyi e-Twinning projesine dönüştürdüklerini aktaran Göktepeoğlu, Yaklaşık 8 aydır Türkiye dahil 7 ülkeyle ve 170'i aşkın öğrenciyle 24 ortağımızla ki bunun 14'ü yabancı ortağımız. Lise çağındaki öğrencilerle böyle bir proje ortaya çıkardık ve şu an nihai aşamasındayız, ortaya çıkan ürünleri sergiliyoruz. dedi.- Yapay zeka araçlarını oldukça etkili kullandılarProje kapsamında öğrencilerin farklı ülkelerden akranlarıyla çevrim içi toplantılar gerçekleştirdiğini belirten Göktepeoğlu, böylece öğrencilerin İngilizce becerilerini geliştirdiklerini ve uluslararası ekip çalışması deneyimi kazandıklarını söyledi.Öğrencilerin Van Gogh'un eserleri üzerine araştırmalar, sunumlar ve ortak sanat çalışmaları gerçekleştirdiğini dile getiren Göktepeoğlu, Van Gogh'un bazı eserlerinin parçalara ayrılarak farklı ülkelerdeki öğrenciler tarafından yeniden oluşturulduğunu aktardı.Göktepeoğlu, yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti:Öğrenciler yapay zeka araçlarını oldukça etkili kullandılar. Dijital araçlar ile resim oluşturmayı öğrendiler, bunları posterlere çevirdiler. Grafik tasarım becerileri gelişti. Sonra renkli çalışmalar yaptılar, farklı teknikler denediler. Biz bunları üç boyutlu çalışmalarda, gündelik nesnelerde de kullandık. Taş boyama, ahşap üzerine çalışmalar, renk çalışmaları da yaptılar. Böyle bir deneyimi de oldu.- Van Gogh'un Avrupa yolculuğu hikayeye dönüştüProjenin son ürünlerinden birinin ortak hazırlanan dijital hikaye kitabı olduğunu belirten Göktepeoğlu, hikayede Van Gogh'un sarı bir otobüsle ortak ülkeleri ziyaret ettiğini söyledi.Göktepeoğlu, Hikayede Van Gogh, her ülkede o ülkenin önemli ressamlarıyla tanışıyor, turistik yerlerini geziyor ve yerel lezzetlerini deneyimliyor. Biz bir turizm meslek lisesi olduğumuz için bu bölüm öğrencilerimiz açısından ayrıca anlam taşıdı. dedi.Türkiye bölümünde ise Van Gogh'un Osman Hamdi Bey ile buluşturulduğunu ifade eden Göktepeoğlu, hikayenin ülkelerin önemli ressamlarını ortak bir yolculukta bir araya getirecek şekilde kurgulandığını anlattı.Projeden elde edilen sonuçlardan memnun olduklarını dile getiren Göktepeoğlu, öğrencilerin süreç boyunca büyük heyecanla çalıştığını belirterek, Onların mutluluğunu görmek, sanatı, resmi severek üretmelerine tanıklık etmek bir öğretmen olarak benim için çok kıymetli. değerlendirmesinde bulundu.- Proje Uluslararası EDICT dergisinde yayımlandıİngilizce Öğretmeni Beyhan Özipek de e-Twinning'in Avrupa'daki okulları güvenli bir dijital ortamda bir araya getiren bir eğitim girişimi olduğunu belirtti.Projelerin çevre, sanat ve farklı disiplinlerde yürütülebildiğini dile getiren Özipek, Bu projeler sayesinde öğrenciler arasındaki takım çalışmasını geliştiriyoruz. Farklı kültürlere farklı bakış açılarıyla bakmalarını sağlıyoruz. Dijital yeterliliklerini artırıyoruz. dedi.Proje sürecinde öğrencilerin çok sayıda dijital araç ve yapay zeka uygulaması kullandığını ifade eden Özipek, eğitimde yapay zekanın olumlu yönlerinden yararlanmaya çalıştıklarını kaydetti.Özipek, projenin uluslararası düzeyde de ilgi gördüğünü belirterek, Romanya'daki proje ortaklarından Garofita Docolin tarafından hazırlanan ve projeyi tanıtan bildirinin EDICT dergisinde yayımlandığını açıkladı.Projenin akademik bir platformda yer almasının kendileri için önemli olduğunu ifade eden Özipek, Ayrıca projeden esinlenerek bir ortağımız öğrencileri ile bir çalışma yapıp Avrupa birinciliği kazandı. Bu da bizim için çok mutluluk verici. dedi.Özipek, öğrencilerin süreç boyunca önemli kazanımlar elde ettiğini vurgulayarak, Öğrenciler kültürel hoşgörü kazandı. İngilizceyi sadece sınıf içinde değil günlük yaşamın bir parçası olarak kullanma fırsatı buldu. Dijital becerilerini geliştirdiler, işbirliği yapmayı ve takım çalışmasını öğrendiler. Bunlar projenin başında ulaşmayı hedeflediğimiz kazanımlardı. diye konuştu.- Resimleri bana ilham verdiProjede yer alan 9. sınıf öğrencisi Nefes Deniz Dündar, projenin kendisine önemli kazanımlar sağladığını belirterek, Daha önce Van Gogh'u çok bilmiyordum. Resimleriyle pek ilgilenmezdim ama projeyle birlikte tanıdıkça sevmeye başladım. Resimleri bana ilham verdi. diye konuştu.Projede yer alan 9. sınıf öğrencisi Hilal Karataş da Proje sayesinde yabancı dilimi geliştirdim, yapay zekayı daha yakından tanıdım. Farklı kültürlerden arkadaşlar edindim ve farklı dilleri tanıma fırsatı buldum. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/lise-ogrencileri-van-gogh-u-turkiye-ve-avrupa-turuna-cikardi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Şişli'de seyir halindeyken kontrolden çıkan kamyonet devrildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sisli-de-seyir-halindeyken-kontrolden-cikan-kamyonet-devrildi/862698/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sisli-de-seyir-halindeyken-kontrolden-cikan-kamyonet-devrildi/862698/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:00:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Şişli'de seyir halindeyken yağış sonrası kayganlaşan yolda kontrolden çıkan kamyonet devrildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Şişli'de seyir halindeyken yağış sonrası kayganlaşan yolda kontrolden çıkan kamyonet devrildi.Bomonti-Dolmabahçe Tüneli çıkışında ilerleyen, sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 34 FC 5975 plakalı kamyonet, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak devrildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Sürücü kazayı yara almadan atlatırken, kamyonetin devrilmesi nedeniyle iki şeritli yol trafiğe kapatıldı.Ekiplerin çalışması sonucu kamyonetin kaldırılmasının ardından yol yeniden trafiğe açıldı.Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Şişli'de seyir halindeyken yağış sonrası kayganlaşan yolda kontrolden çıkan kamyonet devrildi.Bomonti-Dolmabahçe Tüneli çıkışında ilerleyen, sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 34 FC 5975 plakalı kamyonet, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak devrildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Sürücü kazayı yara almadan atlatırken, kamyonetin devrilmesi nedeniyle iki şeritli yol trafiğe kapatıldı.Ekiplerin çalışması sonucu kamyonetin kaldırılmasının ardından yol yeniden trafiğe açıldı.Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Anthropic, ABD'nin güvenlik talimatı sonrası yeni yapay zeka modellerine erişimi askıya aldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/anthropic-abd-nin-guvenlik-talimati-sonrasi-yeni-yapay-zeka-modellerine-erisimi-askiya-aldi/862697/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/anthropic-abd-nin-guvenlik-talimati-sonrasi-yeni-yapay-zeka-modellerine-erisimi-askiya-aldi/862697/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 10:57:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic, ABD hükümetinin ulusal güvenlik gerekçesiyle getirdiği kısıtlamanın ardından yeni yapay zeka modelleri Fable 5 ve Mythos 5'e erişimi askıya aldığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic, ABD hükümetinin ulusal güvenlik gerekçesiyle getirdiği kısıtlamanın ardından yeni yapay zeka modelleri Fable 5 ve Mythos 5'e erişimi askıya aldığını duyurdu.Anthropic'in internet sitesinden yapılan açıklamada, ABD federal hükümetinin, ihracat kontrolü talimatı kapsamında, şirket çalışanları da dahil olmak üzere ülke içi ve dışındaki tüm yabancı uyruklu kişilerin söz konusu yapay zeka modellerine erişiminin durdurulmasını talep ettiği belirtildi.Açıklamada, söz konusu talimat doğrultusunda Fable 5 ve Mythos 5'e erişimin tüm müşteriler için derhal askıya alındığı bildirildi.ABD'li yetkililerin karara gerekçe oluşturan ulusal güvenlik tehdidine ilişkin herhangi bir ayrıntı vermediği aktarılan açıklamada, hükümetin, Fable 5'in güvenlik önlemlerini aşmaya imkan tanıyan bir yöntemi tespit ettiğine inanıldığı kaydedildi.Amerikan CNBC kanalına konuşan bir hükümet yetkilisi ise söz konusu talimatın, Ticaret Bakanı Howard Lutnick tarafından gönderildiğini ve metnin Ticaret Bakanlığının Sanayi ve Güvenlik Bürosu yetkililerinin katkısıyla hazırlandığını belirtti.- Hükümet ile Anthropic arasındaki gerilimYapay zeka firması Anthropic'in, Claude modelini tüm yasal askeri amaçlar için kullanıma açmayı reddetmesi ve askeri kullanıma dair güvenlik endişeleri, Pentagon ile anlaşmazlıklara yol açmıştı.ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 24 Şubat'ta Anthropic'e ültimatom vermiş, Pentagon'un şirketin yapay zekasını istediği şekilde kullanmasına 27 Şubat'a kadar izin vermedikleri takdirde hükümetle sözleşmelerini kaybetme riskinin bulunduğunu söylemişti.ABD Başkanı Donald Trump da 27 Şubat'ta Pentagon ile Anthropic arasında yaşanan tartışmaların ardından tüm federal kurumlara Anthropic teknolojisinin kullanımının derhal durdurulması talimatı vermişti.Ardından Pentagon, 6 Mart'ta teknolojisinin ABD vatandaşlarının gözetlenmesinde ve tam otonom silahlarda kullanılmasını kabul edemeyeceğini açıklayan firmayı tedarik güvenliği açısından riskli ilan etmişti.Anthropic, 9 Mart'ta ABD hükümetine karşı iki dava açarak, Pentagon yetkililerinin yapay zeka güvenliği konusundaki tutumundan dolayı şirkete yasa dışı şekilde misilleme yaptığını iddia etmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic, ABD hükümetinin ulusal güvenlik gerekçesiyle getirdiği kısıtlamanın ardından yeni yapay zeka modelleri Fable 5 ve Mythos 5'e erişimi askıya aldığını duyurdu.Anthropic'in internet sitesinden yapılan açıklamada, ABD federal hükümetinin, ihracat kontrolü talimatı kapsamında, şirket çalışanları da dahil olmak üzere ülke içi ve dışındaki tüm yabancı uyruklu kişilerin söz konusu yapay zeka modellerine erişiminin durdurulmasını talep ettiği belirtildi.Açıklamada, söz konusu talimat doğrultusunda Fable 5 ve Mythos 5'e erişimin tüm müşteriler için derhal askıya alındığı bildirildi.ABD'li yetkililerin karara gerekçe oluşturan ulusal güvenlik tehdidine ilişkin herhangi bir ayrıntı vermediği aktarılan açıklamada, hükümetin, Fable 5'in güvenlik önlemlerini aşmaya imkan tanıyan bir yöntemi tespit ettiğine inanıldığı kaydedildi.Amerikan CNBC kanalına konuşan bir hükümet yetkilisi ise söz konusu talimatın, Ticaret Bakanı Howard Lutnick tarafından gönderildiğini ve metnin Ticaret Bakanlığının Sanayi ve Güvenlik Bürosu yetkililerinin katkısıyla hazırlandığını belirtti.- Hükümet ile Anthropic arasındaki gerilimYapay zeka firması Anthropic'in, Claude modelini tüm yasal askeri amaçlar için kullanıma açmayı reddetmesi ve askeri kullanıma dair güvenlik endişeleri, Pentagon ile anlaşmazlıklara yol açmıştı.ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 24 Şubat'ta Anthropic'e ültimatom vermiş, Pentagon'un şirketin yapay zekasını istediği şekilde kullanmasına 27 Şubat'a kadar izin vermedikleri takdirde hükümetle sözleşmelerini kaybetme riskinin bulunduğunu söylemişti.ABD Başkanı Donald Trump da 27 Şubat'ta Pentagon ile Anthropic arasında yaşanan tartışmaların ardından tüm federal kurumlara Anthropic teknolojisinin kullanımının derhal durdurulması talimatı vermişti.Ardından Pentagon, 6 Mart'ta teknolojisinin ABD vatandaşlarının gözetlenmesinde ve tam otonom silahlarda kullanılmasını kabul edemeyeceğini açıklayan firmayı tedarik güvenliği açısından riskli ilan etmişti.Anthropic, 9 Mart'ta ABD hükümetine karşı iki dava açarak, Pentagon yetkililerinin yapay zeka güvenliği konusundaki tutumundan dolayı şirkete yasa dışı şekilde misilleme yaptığını iddia etmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/anthropic-abd-nin-guvenlik-talimati-sonrasi-yeni-yapay-zeka-modellerine-erisimi-askiya-aldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sivas'ta Devlet THM Korosu ses sanatçıları konser verdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sivas-ta-devlet-thm-korosu-ses-sanatcilari-konser-verdi/862696/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sivas-ta-devlet-thm-korosu-ses-sanatcilari-konser-verdi/862696/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 10:56:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas — Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Sivas Devlet Türk Halk Müziği (THM) ses sanatçıları, İrfan Yolunun Ezgileri Deyişler ve Semahlar isimli konser verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri — Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Sivas Devlet Türk Halk Müziği (THM) ses sanatçıları, İrfan Yolunun Ezgileri Deyişler ve Semahlar isimli konser verdi. Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi'nde düzenlenen konserde, şef Solmaz Kadıoğlu yönetimindeki koro ses sanatçıları THM'nin seçkin eserleri ile Sivas, Tokat, Erzincan, Şanlıurfa ve Gaziantepli halk ozanlarının deyişlerini semah gösterileri eşliğinde seslendirdi.Konseri, İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan, THM Koro Müdürü Davut Kaya, il protokolü ve vatandaşlar izledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri — Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Sivas Devlet Türk Halk Müziği (THM) ses sanatçıları, İrfan Yolunun Ezgileri Deyişler ve Semahlar isimli konser verdi. Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi'nde düzenlenen konserde, şef Solmaz Kadıoğlu yönetimindeki koro ses sanatçıları THM'nin seçkin eserleri ile Sivas, Tokat, Erzincan, Şanlıurfa ve Gaziantepli halk ozanlarının deyişlerini semah gösterileri eşliğinde seslendirdi.Konseri, İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan, THM Koro Müdürü Davut Kaya, il protokolü ve vatandaşlar izledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/sivas-ta-devlet-thm-korosu-ses-sanatcilari-konser-verdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tokat'ta 24 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tokat-ta-24-yil-9-ay-kesinlesmis-hapis-cezasi-bulunan-firari-yakalandi/862695/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tokat-ta-24-yil-9-ay-kesinlesmis-hapis-cezasi-bulunan-firari-yakalandi/862695/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 10:54:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tokat — Tokat'ın Turhal ilçesinde, hakkında 24 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tokat Haberleri — Tokat'ın Turhal ilçesinde, hakkında 24 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, aranan kişilerin yakalanması amacıyla çalışma yürüttü.Bu kapsamda, 8 ayrı suçtan 24 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan M.A, teknik ve fiziki takip sonucunda Jandarma Suç Araştırma Timince yakalandı.Hükümlü, işlemlerinin ardından cezaevine konuldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tokat Haberleri — Tokat'ın Turhal ilçesinde, hakkında 24 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, aranan kişilerin yakalanması amacıyla çalışma yürüttü.Bu kapsamda, 8 ayrı suçtan 24 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan M.A, teknik ve fiziki takip sonucunda Jandarma Suç Araştırma Timince yakalandı.Hükümlü, işlemlerinin ardından cezaevine konuldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/tokat-ta-24-yil-9-ay-kesinlesmis-hapis-cezasi-bulunan-firari-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bebeklerde gözyaşı kanalı tıkanıklığı masajla düzelebiliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bebeklerde-gozyasi-kanali-tikanikligi-masajla-duzelebiliyor/862694/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bebeklerde-gozyasi-kanali-tikanikligi-masajla-duzelebiliyor/862694/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 10:52:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Medipol Mega Üniversite Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Şenay Aşık: - Göz pınarının hemen iç kısmında bulunan gözyaşı kesesine, günde en az 10 kez, yaklaşık 1 dakika boyunca bastırarak yapılan masaj sayesinde bebeklerin yaklaşık yüzde 95'inde kanal kendiliğinden açılabiliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Medipol Mega Üniversite Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Şenay Aşık, bebeklerde gözyaşı kanalı tıkanıklığının doğru masajla yüzde 95'e varan oranda cerrahiye gerek kalmadan tedavi edilebildiğini belirtti.Medipol Sağlık Grubundan yapılan açıklamaya göre, bebeklerde doğumdan sonraki ilk haftalarda görülen göz sulanması ve çapaklanma, çoğu zaman ciddiye alınmasa da altta yatan neden doğuştan gözyaşı kanalı tıkanıklığı olabiliyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Aşık, söz konusu belirtilerin çoğunlukla doğuştan gözyaşı kanalı tıkanıklığından kaynaklandığını belirterek, zamanında müdahalenin önemine dikkati çekti.Gözyaşının normalde göz pınarındaki küçük deliklerden gözyaşı kesesine, oradan da burun boşluğuna aktığını kaydeden Aşık, bebeklerde bu kanalın burun tarafında ince bir zarla kapalı olabileceğini ifade etti.Söz konusu durumun gözyaşının dışarı akmasına ve zamanla çapaklanmaya yol açtığını vurgulayan Aşık, bazı bebeklerde gözyaşı kesesi bölgesinde şişlik de görülebileceğini aktardı.Tedavinin temelini doğru uygulanan masajın oluşturduğunu aktaran Aşık, Göz pınarının hemen iç kısmında bulunan gözyaşı kesesine, günde en az 10 kez, yaklaşık 1 dakika boyunca bastırarak yapılan masaj sayesinde bebeklerin yaklaşık yüzde 95'inde kanal kendiliğinden açılabiliyor. Masaj, kesede basınç oluşturarak alttaki zarın açılmasını sağlıyor. İki göz etkilenmişse masaj her iki tarafa da uygulanabilir. değerlendirmesini yaptı.- Enfeksiyonda antibiyotikli damla ve merhem de kullanılmalı Bazı bebeklerde gözyaşı kesesinin enfekte olabileceğini ve bu durumun yoğun çapaklanma, şişlik ve göz kapaklarında kızarıklığa yol açabileceğini kaydeden Aşık, tedavide masajın yanı sıra antibiyotikli damla ve merhemlerin gözü rahatlatacağını ifade etti.Masajla düzelmeyen ve sık enfeksiyon geçiren bebeklerde probing adı verilen sondalama işleminin uygulanabildiğini belirten Aşık, şunları kaydetti:Bu işlem, genel anestezi altında yaklaşık 10 dakika sürüyor ve başarı oranı yüzde 95'lere ulaşabiliyor. Bazı olgularda silikon tüp entübasyonu da gerekebilir. Tedavi, 1 yaşından sonraya bırakılmamalı. Masajı doğru uygulayan ailelerde 1 yaşına kadar beklemek, uygun. Ancak kontrol aksatılırsa kanal yapısındaki zar kalınlaşabilir ve tedavi zorlaşabilir. Bu nedenle bebeklerin düzenli göz kontrollerinin ihmal edilmemesi büyük önem taşıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Medipol Mega Üniversite Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Şenay Aşık, bebeklerde gözyaşı kanalı tıkanıklığının doğru masajla yüzde 95'e varan oranda cerrahiye gerek kalmadan tedavi edilebildiğini belirtti.Medipol Sağlık Grubundan yapılan açıklamaya göre, bebeklerde doğumdan sonraki ilk haftalarda görülen göz sulanması ve çapaklanma, çoğu zaman ciddiye alınmasa da altta yatan neden doğuştan gözyaşı kanalı tıkanıklığı olabiliyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Aşık, söz konusu belirtilerin çoğunlukla doğuştan gözyaşı kanalı tıkanıklığından kaynaklandığını belirterek, zamanında müdahalenin önemine dikkati çekti.Gözyaşının normalde göz pınarındaki küçük deliklerden gözyaşı kesesine, oradan da burun boşluğuna aktığını kaydeden Aşık, bebeklerde bu kanalın burun tarafında ince bir zarla kapalı olabileceğini ifade etti.Söz konusu durumun gözyaşının dışarı akmasına ve zamanla çapaklanmaya yol açtığını vurgulayan Aşık, bazı bebeklerde gözyaşı kesesi bölgesinde şişlik de görülebileceğini aktardı.Tedavinin temelini doğru uygulanan masajın oluşturduğunu aktaran Aşık, Göz pınarının hemen iç kısmında bulunan gözyaşı kesesine, günde en az 10 kez, yaklaşık 1 dakika boyunca bastırarak yapılan masaj sayesinde bebeklerin yaklaşık yüzde 95'inde kanal kendiliğinden açılabiliyor. Masaj, kesede basınç oluşturarak alttaki zarın açılmasını sağlıyor. İki göz etkilenmişse masaj her iki tarafa da uygulanabilir. değerlendirmesini yaptı.- Enfeksiyonda antibiyotikli damla ve merhem de kullanılmalı Bazı bebeklerde gözyaşı kesesinin enfekte olabileceğini ve bu durumun yoğun çapaklanma, şişlik ve göz kapaklarında kızarıklığa yol açabileceğini kaydeden Aşık, tedavide masajın yanı sıra antibiyotikli damla ve merhemlerin gözü rahatlatacağını ifade etti.Masajla düzelmeyen ve sık enfeksiyon geçiren bebeklerde probing adı verilen sondalama işleminin uygulanabildiğini belirten Aşık, şunları kaydetti:Bu işlem, genel anestezi altında yaklaşık 10 dakika sürüyor ve başarı oranı yüzde 95'lere ulaşabiliyor. Bazı olgularda silikon tüp entübasyonu da gerekebilir. Tedavi, 1 yaşından sonraya bırakılmamalı. Masajı doğru uygulayan ailelerde 1 yaşına kadar beklemek, uygun. Ancak kontrol aksatılırsa kanal yapısındaki zar kalınlaşabilir ve tedavi zorlaşabilir. Bu nedenle bebeklerin düzenli göz kontrollerinin ihmal edilmemesi büyük önem taşıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tokat'ta devrilen traktörün sürücüsü öldü, 1 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tokat-ta-devrilen-traktorun-surucusu-oldu-1-kisi-yaralandi/862693/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tokat-ta-devrilen-traktorun-surucusu-oldu-1-kisi-yaralandi/862693/</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 10:51:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tokat — Tokat'ta traktörün devrilmesi sonucu 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tokat Haberleri — Tokat'ta traktörün devrilmesi sonucu 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.Poyraz Karacalar'ın (17) kullandığı 60 DE 157 plakalı traktör, Çerdiğin köyünde devrildi.Kazada traktörün altında kalan sürücü Karacalar, olay yerinde hayatını kaybetti, traktördeki H.D. (17) ise yaralandı.Yaralı, ihbar üzerine gelen sağlık ekibince ambulansla hastaneye kaldırıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tokat Haberleri — Tokat'ta traktörün devrilmesi sonucu 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.Poyraz Karacalar'ın (17) kullandığı 60 DE 157 plakalı traktör, Çerdiğin köyünde devrildi.Kazada traktörün altında kalan sürücü Karacalar, olay yerinde hayatını kaybetti, traktördeki H.D. (17) ise yaralandı.Yaralı, ihbar üzerine gelen sağlık ekibince ambulansla hastaneye kaldırıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/tokat-ta-devrilen-traktorun-surucusu-oldu-1-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
