<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Bakan Göktaş, Milli Güvenlik Konferansları kapsamında düzenlenen programa katıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-goktas-milli-guvenlik-konferanslari-kapsaminda-duzenlenen-programa-katildi/917861/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-goktas-milli-guvenlik-konferanslari-kapsaminda-duzenlenen-programa-katildi/917861/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:56:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliğinde Milli Güvenlik Konferansları kapsamında gerçekleştirilen programa katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliğinde Milli Güvenlik Konferansları kapsamında gerçekleştirilen programa katıldı.Bakan Göktaş, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, konferansta, milli güvenliğin sosyal boyutunun ele alındığı sunum gerçekleştirdiğini belirtti. Göktaş, şunları kaydetti:Aile ve nüfus politikalarımızı, ülkemizin demografik dönüşümünü, çocuklarımızın korunmasını, değişen sosyal riskler karşısında Bakanlığımızın yürüttüğü çalışmaları değerlendirdik. Milli güvenliğimiz açısından güçlü aileler ile sağlam toplumsal bağlar ve dayanıklılığın taşıdığı önemi bir kez daha vurguladık. Bu vesileyle konferansın düzenlenmesinde emeği geçen ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliğinde Milli Güvenlik Konferansları kapsamında gerçekleştirilen programa katıldı.Bakan Göktaş, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, konferansta, milli güvenliğin sosyal boyutunun ele alındığı sunum gerçekleştirdiğini belirtti. Göktaş, şunları kaydetti:Aile ve nüfus politikalarımızı, ülkemizin demografik dönüşümünü, çocuklarımızın korunmasını, değişen sosyal riskler karşısında Bakanlığımızın yürüttüğü çalışmaları değerlendirdik. Milli güvenliğimiz açısından güçlü aileler ile sağlam toplumsal bağlar ve dayanıklılığın taşıdığı önemi bir kez daha vurguladık. Bu vesileyle konferansın düzenlenmesinde emeği geçen ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bakan-goktas-milli-guvenlik-konferanslari-kapsaminda-duzenlenen-programa-katildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kayseri Valisi Çiçek'ten görevlerine başlayan komutanlara ziyaret</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kayseri-valisi-cicek-ten-gorevlerine-baslayan-komutanlara-ziyaret/917859/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kayseri-valisi-cicek-ten-gorevlerine-baslayan-komutanlara-ziyaret/917859/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:51:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kayseri / Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, görevlerine başlayan 12'nci Hava Ulaştırma Ana Üs ve Garnizon Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Keskin Şenel ile 1'inci Hava İndirme ve Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Yağız'ı ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kayseri Haberleri : Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, görevlerine başlayan 12'nci Hava Ulaştırma Ana Üs ve Garnizon Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Keskin Şenel ile 1'inci Hava İndirme ve Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Yağız'ı ziyaret etti.Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, Vali Çiçek, ilk olrak Garnizon Komutanı Şenel'i ziyaret ederek, görevinde başarılar diledi.Daha sonra 1'inci Hava İndirme ve Komando Tugay Komutanı Yağız'ı ziyaret eden Çiçek, görevinde başarılar diledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kayseri Haberleri : Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, görevlerine başlayan 12'nci Hava Ulaştırma Ana Üs ve Garnizon Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Keskin Şenel ile 1'inci Hava İndirme ve Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Yağız'ı ziyaret etti.Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, Vali Çiçek, ilk olrak Garnizon Komutanı Şenel'i ziyaret ederek, görevinde başarılar diledi.Daha sonra 1'inci Hava İndirme ve Komando Tugay Komutanı Yağız'ı ziyaret eden Çiçek, görevinde başarılar diledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kayseri-valisi-cicek-ten-gorevlerine-baslayan-komutanlara-ziyaret.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TEKNOFEST Güneydoğu Şanlıurfa'da ilklerle kapılarını açıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/teknofest-guneydogu-sanliurfa-da-ilklerle-kapilarini-aciyor/917858/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/teknofest-guneydogu-sanliurfa-da-ilklerle-kapilarini-aciyor/917858/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:48:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa / Şanlıurfa'da ilk kez düzenlenecek TEKNOFEST Güneydoğu, Göbeklitepe'den ilham alan deneyim alanları, ileri malzeme teknolojileri, yapay zeka destekli tarım uygulamaları ve çocuklara yönelik havacılık etkinlikleriyle birçok ilke ev sahipliği yapacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa Haberleri : quot;Global İletişim Ortağı olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ'nin yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali yarın Şanlıurfa'da gerçekleştirilecek.Kentte ilk kez organize edilen festivalde ileri teknoloji simülasyonlarından bilimsel atölyelere ve sergilere kadar her yaştan katılımcıya yönelik etkinlikler yer alıyor.Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda 191 bin metrekarelik alanda düzenlenecek festival için tüm hazırlıklar tamamlanırken, etkinlik kapsamındaki ilkler de TEKNOFEST Güneydoğu'da ziyaretçilerle buluşacak.Göbeklitepe&#039;den geleceğe teknolojik yolculukTEKNOFEST Güneydoğu'da yer alan ilklerin başında, tarihin sıfır noktası olarak nitelendirilen Göbeklitepe Deneyim Alanı geliyor.Ziyaretçileri geçmiş ve gelecek arasında bir yolculuğa çıkaracak alan, Göbeklitepe'yi merkeze alan deneyimle başlayacak. 360 derece ekranlar ve alanın merkezinde yer alan dikili taşın çevresinde Her şey nerede başladı? sorusuna yanıt aranacak.Alan içerisinde tarih boyunca savunma sanayisindeki dönüm noktaları ve bu gelişmelerin ortaya çıkardığı medeniyetler ele alınırken, günümüzün üstün teknolojileri ile bu teknolojileri geliştiren TEKNOFEST kuşağı arasındaki ilişkiye işaret edilecek.Malzemenin YolculuğuTEKNOFEST kapsamında Multifonksiyonel İleri Malzemeler ve Sistemler Yarışması Lansman ve Deneyim Alanı ilk kez gerçekleştirilecek.Üniversite ve üzeri seviyedeki katılımcılara yönelik 2027 yılında düzenlenecek yarışma, Erdemir paydaşlığında gerçekleştirilecek.Yarışmayla ülkenin öncelikli teknoloji ve sanayi alanları doğrultusunda belirlenen hedef malzemenin, özellikle metal, kompozit ve seramik esaslı çok fonksiyonlu ileri malzeme odağında prototip seviyede geliştirilmesi, üretilmesi ve test edilmesi hedefleniyor.Yarışmanın tanıtımı için oluşturulan yaklaşık 450 metrekarelik Malzemenin Yolculuğu deneyim alanında ziyaretçiler, malzeme teknolojilerinin geçmişten geleceğe uzanan gelişimini keşfedecek.Geçmiş ve Gelecek rotalarından birini seçebilecek ziyaretçiler, üç farklı deneyim odasında sembolik objeler ve görsel-işitsel içerikler aracılığıyla malzemelerin dönüşümüne tanıklık edecek.Alan 26 - Tecrübe SergisiTEKNOFEST Güneydoğu kapsamında bu yıl oluşturulan alanlar içerisinde Tecrübe Sergisi de yer alıyor.Sergi, ziyaretçilerini insanlığın geçmişten günümüze uzanan üretim serüveniyle buluşturacak. Şanlıurfa ve Taş Tepeler'in neolitik dönem hafızasından yola çıkan sergide, obsidyenden dokumaya, yazıdan usturlaba, sensörlerden yapay zekaya uzanan üretim biçimleri sanat, tasarım, teknoloji ve bilim ekseninde ele alınacak.Nesneler, mekanik düzenekler ve dijital sanat uygulamalarıyla geçmişin birikiminin günümüz imkanlarıyla buluşturulacağı sergide, ziyaretçilerin insanlığın ortak üretim hikayesinin bir parçası olarak kendi üretme potansiyellerini keşfetmeleri amaçlanıyor.Çocuklara özel bölümHezarfen Deneyim Alanı'nda ise Hezarfen Ahmed Çelebi'nin uçma hayalinden yola çıkılarak geçmişin uçuş arzusu ile yeni nesil hava araçları ve geleceğin teknolojileri bir araya getirilecek.Holografik perde, çok katmanlı projeksiyon sistemi ve canlı sahne performansının kullanılacağı gösteride, ışık ve ses tasarımıyla fiziksel dünya ile dijital hayal gücünün buluşturulması hedefleniyor.Çocuklara özel hazırlanan bölümlerden HÜRKUŞ Mini Uçuş Alanı'nda 3-8 yaş grubundaki çocuklar, pedallı mini uçaklarla havacılık deneyimi yaşayacak. Çocuklar, dev şişme HÜRKUŞ giriş kapısından geçerek oluşturulan parkurda mini uçaklarıyla tur atabilecek.TEKNOFEST Güneydoğu'da ilk kez yer alan Bütün Mutlu Aileler Birbirine Benzer sergisinde aile yaşamı, bireyler arasındaki ilişkiler ve bu ilişkilerde yaşanan kırılmalar ele alınıyor.İç ve dış mekan bölümlerinden oluşan sergide ailelerin duygusal, toplumsal ve çevresel koşullarla ilişkisi, mekansal düzenlemeler, görsel anlatımlar ve etkileşimli uygulamalarla ziyaretçilere aktarılacak.Tarım ve teknoloji aynı ekosistemde buluşacakİlk kez 2025 yılında hayata geçirilen TÜME Etkinlik Alanında tarım, hayvancılık ve gıda teknolojileri, teknoloji şirketleri, üniversiteler, akademisyenler, girişimciler, yatırımcılar, öğrenciler ve üreticilerle aynı ekosistemde buluşturulacak.Yaklaşık 3 bin 200 metrekarelik alanda yapay zeka destekli otonom çiftlik teknolojileri, sağım ve yemleme robotları, akıllı ahır sistemleri, görüntü işleme, sensör ve sürü yönetimi teknolojileri, genetik ve embriyo uygulamaları, tarım dronları, sürdürülebilir su teknolojileri ve yeni nesil gıda çözümleri sergilenecek.Alanda ayrıca Tarım Teknolojileri Yarışması final sunumları, çocuklara yönelik teknoloji ve tarım atölyeleri, sanal gerçeklik ve genetik deneyimleri, girişimci-yatırımcı buluşmaları, kariyer ve staj merkezi ile Dost Sahnesi söyleşileri gerçekleştirilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Şanlıurfa Haberleri : quot;Global İletişim Ortağı olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ'nin yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali yarın Şanlıurfa'da gerçekleştirilecek.Kentte ilk kez organize edilen festivalde ileri teknoloji simülasyonlarından bilimsel atölyelere ve sergilere kadar her yaştan katılımcıya yönelik etkinlikler yer alıyor.Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda 191 bin metrekarelik alanda düzenlenecek festival için tüm hazırlıklar tamamlanırken, etkinlik kapsamındaki ilkler de TEKNOFEST Güneydoğu'da ziyaretçilerle buluşacak.Göbeklitepe&#039;den geleceğe teknolojik yolculukTEKNOFEST Güneydoğu'da yer alan ilklerin başında, tarihin sıfır noktası olarak nitelendirilen Göbeklitepe Deneyim Alanı geliyor.Ziyaretçileri geçmiş ve gelecek arasında bir yolculuğa çıkaracak alan, Göbeklitepe'yi merkeze alan deneyimle başlayacak. 360 derece ekranlar ve alanın merkezinde yer alan dikili taşın çevresinde Her şey nerede başladı? sorusuna yanıt aranacak.Alan içerisinde tarih boyunca savunma sanayisindeki dönüm noktaları ve bu gelişmelerin ortaya çıkardığı medeniyetler ele alınırken, günümüzün üstün teknolojileri ile bu teknolojileri geliştiren TEKNOFEST kuşağı arasındaki ilişkiye işaret edilecek.Malzemenin YolculuğuTEKNOFEST kapsamında Multifonksiyonel İleri Malzemeler ve Sistemler Yarışması Lansman ve Deneyim Alanı ilk kez gerçekleştirilecek.Üniversite ve üzeri seviyedeki katılımcılara yönelik 2027 yılında düzenlenecek yarışma, Erdemir paydaşlığında gerçekleştirilecek.Yarışmayla ülkenin öncelikli teknoloji ve sanayi alanları doğrultusunda belirlenen hedef malzemenin, özellikle metal, kompozit ve seramik esaslı çok fonksiyonlu ileri malzeme odağında prototip seviyede geliştirilmesi, üretilmesi ve test edilmesi hedefleniyor.Yarışmanın tanıtımı için oluşturulan yaklaşık 450 metrekarelik Malzemenin Yolculuğu deneyim alanında ziyaretçiler, malzeme teknolojilerinin geçmişten geleceğe uzanan gelişimini keşfedecek.Geçmiş ve Gelecek rotalarından birini seçebilecek ziyaretçiler, üç farklı deneyim odasında sembolik objeler ve görsel-işitsel içerikler aracılığıyla malzemelerin dönüşümüne tanıklık edecek.Alan 26 - Tecrübe SergisiTEKNOFEST Güneydoğu kapsamında bu yıl oluşturulan alanlar içerisinde Tecrübe Sergisi de yer alıyor.Sergi, ziyaretçilerini insanlığın geçmişten günümüze uzanan üretim serüveniyle buluşturacak. Şanlıurfa ve Taş Tepeler'in neolitik dönem hafızasından yola çıkan sergide, obsidyenden dokumaya, yazıdan usturlaba, sensörlerden yapay zekaya uzanan üretim biçimleri sanat, tasarım, teknoloji ve bilim ekseninde ele alınacak.Nesneler, mekanik düzenekler ve dijital sanat uygulamalarıyla geçmişin birikiminin günümüz imkanlarıyla buluşturulacağı sergide, ziyaretçilerin insanlığın ortak üretim hikayesinin bir parçası olarak kendi üretme potansiyellerini keşfetmeleri amaçlanıyor.Çocuklara özel bölümHezarfen Deneyim Alanı'nda ise Hezarfen Ahmed Çelebi'nin uçma hayalinden yola çıkılarak geçmişin uçuş arzusu ile yeni nesil hava araçları ve geleceğin teknolojileri bir araya getirilecek.Holografik perde, çok katmanlı projeksiyon sistemi ve canlı sahne performansının kullanılacağı gösteride, ışık ve ses tasarımıyla fiziksel dünya ile dijital hayal gücünün buluşturulması hedefleniyor.Çocuklara özel hazırlanan bölümlerden HÜRKUŞ Mini Uçuş Alanı'nda 3-8 yaş grubundaki çocuklar, pedallı mini uçaklarla havacılık deneyimi yaşayacak. Çocuklar, dev şişme HÜRKUŞ giriş kapısından geçerek oluşturulan parkurda mini uçaklarıyla tur atabilecek.TEKNOFEST Güneydoğu'da ilk kez yer alan Bütün Mutlu Aileler Birbirine Benzer sergisinde aile yaşamı, bireyler arasındaki ilişkiler ve bu ilişkilerde yaşanan kırılmalar ele alınıyor.İç ve dış mekan bölümlerinden oluşan sergide ailelerin duygusal, toplumsal ve çevresel koşullarla ilişkisi, mekansal düzenlemeler, görsel anlatımlar ve etkileşimli uygulamalarla ziyaretçilere aktarılacak.Tarım ve teknoloji aynı ekosistemde buluşacakİlk kez 2025 yılında hayata geçirilen TÜME Etkinlik Alanında tarım, hayvancılık ve gıda teknolojileri, teknoloji şirketleri, üniversiteler, akademisyenler, girişimciler, yatırımcılar, öğrenciler ve üreticilerle aynı ekosistemde buluşturulacak.Yaklaşık 3 bin 200 metrekarelik alanda yapay zeka destekli otonom çiftlik teknolojileri, sağım ve yemleme robotları, akıllı ahır sistemleri, görüntü işleme, sensör ve sürü yönetimi teknolojileri, genetik ve embriyo uygulamaları, tarım dronları, sürdürülebilir su teknolojileri ve yeni nesil gıda çözümleri sergilenecek.Alanda ayrıca Tarım Teknolojileri Yarışması final sunumları, çocuklara yönelik teknoloji ve tarım atölyeleri, sanal gerçeklik ve genetik deneyimleri, girişimci-yatırımcı buluşmaları, kariyer ve staj merkezi ile Dost Sahnesi söyleşileri gerçekleştirilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/teknofest-guneydogu-sanliurfa-da-ilklerle-kapilarini-aciyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Antalya'da kadına bıçaklı saldırı sanığına 20 yıla kadar hapis cezası istemi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/antalya-da-kadina-bicakli-saldiri-sanigina-20-yila-kadar-hapis-cezasi-istemi/917857/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/antalya-da-kadina-bicakli-saldiri-sanigina-20-yila-kadar-hapis-cezasi-istemi/917857/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:48:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya / Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde, bir kadına bıçakla saldırdığı iddiasıyla tutuklanan sanık hakkında kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri : Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde, bir kadına bıçakla saldırdığı iddiasıyla tutuklanan sanık hakkında kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanık O.K'nin (33) cezaevinden izinli çıktığı gün uzlaşma bahanesiyle Özge Ç. ve yanındakilerle Fidanlık Caddesi yakınlarında bir araya geldiği belirtildi.Aralarında çıkan tartışmada sanığın, Özge Ç'ye seni öldüreceğim diyerek yanında getirdiği bıçakla sırtından 4 kez bıçakladığı, bıçağın kesici kısmının müştekinin sırtında kırılması üzerine bu kez elinde kalan sapla Özge Ç'nin başına vurduğu, tekme attığı aktarıldı.Müştekinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı ifade edilen iddianamede, kullanılan aletin öldürmeye elverişliliği, darbe sayısı ve bıçak kırılmasına rağmen eylemin sürdürülmesi dikkate alınarak sanığın öldürme kastıyla hareket ettiği vurgulandı.İddianamede, sanık O.K'nin kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.Sanık O.K, iddianamede yer alan ifadesinde, Özge Ç. ile yaklaşık 3 aylık birlikteliğinin olduğunu belirterek, bu süre zarfında ona borç para verdiğini öne sürdü.Sanık, cezaevinden izinli çıktığı gün Özge Ç'nin emniyete giderek kendisiyle ilgili endişeleri olduğunu söyleyerek başvuru yaptığını öğrendiğini ileri sürdü.M.E. ve E.Ç. ile alacak verecek meselesini görüşmek üzere Özge Ç. ile Toktaşlar Parkı'nda görüşürken polis ekiplerinin gelerek kendisini aldıklarını belirten O.K., ertesi gün yarın kalan görüşmeyi tamamlamak için tekrar buluştuklarını savundu.Konuştukları sırada M.E.'nin kendisine taş attığını, akabinde olay yerine 2-3 kişinin daha geldiğini iddia eden sanık, bunun üzerine cebindeki taşıdığı bıçağı taşa vurarak kırdığını, kendisine yaklaşanlara karşı kendisini savunduğunu öne sürdü.Sanık, bu esnada Özge Ç.'nin yaralandığını düşündüğünü, sadece ona karşı değil kendisini savunmak için herkese karşı bıçağı savurduğunu iddia etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri : Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde, bir kadına bıçakla saldırdığı iddiasıyla tutuklanan sanık hakkında kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanık O.K'nin (33) cezaevinden izinli çıktığı gün uzlaşma bahanesiyle Özge Ç. ve yanındakilerle Fidanlık Caddesi yakınlarında bir araya geldiği belirtildi.Aralarında çıkan tartışmada sanığın, Özge Ç'ye seni öldüreceğim diyerek yanında getirdiği bıçakla sırtından 4 kez bıçakladığı, bıçağın kesici kısmının müştekinin sırtında kırılması üzerine bu kez elinde kalan sapla Özge Ç'nin başına vurduğu, tekme attığı aktarıldı.Müştekinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı ifade edilen iddianamede, kullanılan aletin öldürmeye elverişliliği, darbe sayısı ve bıçak kırılmasına rağmen eylemin sürdürülmesi dikkate alınarak sanığın öldürme kastıyla hareket ettiği vurgulandı.İddianamede, sanık O.K'nin kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.Sanık O.K, iddianamede yer alan ifadesinde, Özge Ç. ile yaklaşık 3 aylık birlikteliğinin olduğunu belirterek, bu süre zarfında ona borç para verdiğini öne sürdü.Sanık, cezaevinden izinli çıktığı gün Özge Ç'nin emniyete giderek kendisiyle ilgili endişeleri olduğunu söyleyerek başvuru yaptığını öğrendiğini ileri sürdü.M.E. ve E.Ç. ile alacak verecek meselesini görüşmek üzere Özge Ç. ile Toktaşlar Parkı'nda görüşürken polis ekiplerinin gelerek kendisini aldıklarını belirten O.K., ertesi gün yarın kalan görüşmeyi tamamlamak için tekrar buluştuklarını savundu.Konuştukları sırada M.E.'nin kendisine taş attığını, akabinde olay yerine 2-3 kişinin daha geldiğini iddia eden sanık, bunun üzerine cebindeki taşıdığı bıçağı taşa vurarak kırdığını, kendisine yaklaşanlara karşı kendisini savunduğunu öne sürdü.Sanık, bu esnada Özge Ç.'nin yaralandığını düşündüğünü, sadece ona karşı değil kendisini savunmak için herkese karşı bıçağı savurduğunu iddia etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/antalya-da-kadina-bicakli-saldiri-sanigina-20-yila-kadar-hapis-cezasi-istemi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>NATO: Rusya'nın güç kullanma tehdidini ve nükleer söylemlerini kınıyoruz</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nato-rusya-nin-guc-kullanma-tehdidini-ve-nukleer-soylemlerini-kiniyoruz/917856/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nato-rusya-nin-guc-kullanma-tehdidini-ve-nukleer-soylemlerini-kiniyoruz/917856/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:48:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Brüksel / NATO Sözcüsü Allison Hart, Rusya'nın İttifak'a gayriresmi bir belge ilettiğini ve NATO'nun buna verdiği yanıtta, nükleer silahlara ilişkin sorumsuz söylemler de dahil, güç kullanma tehdidini güçlü biçimde kınadığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Brüksel Haberleri : NATO Sözcüsü Allison Hart, Rusya'nın İttifak'a gayriresmi bir belge ilettiğini ve NATO'nun buna verdiği yanıtta, nükleer silahlara ilişkin sorumsuz söylemler de dahil, güç kullanma tehdidini güçlü biçimde kınadığını bildirdi.Hart, yaptığı açıklamada, Rusya'nın NATO'ya bir gayri resmi belge (non-paper) ilettiğini ve bizim de buna yanıt gönderdiğimizi teyit edebilirim. bilgisini paylaştı.NATO'nun savunma amaçlı bir ittifak olduğunu, faaliyet ve tatbikatlarının Rusya'nın herhangi bir bölgesi için risk teşkil etmediğinin yanıtta belirtildiğini aktaran Hart, Nükleer silahlara ilişkin sorumsuz söylemler de dahil, güç kullanma tehdidini güçlü biçimde kınıyoruz. ifadelerini kullandı.Hart, Rusya'ya, Ukrayna'daki savaşı sona erdirme çağrısında bulunarak, Rusya’nın hibrit taktiklere başvurması bir çaresizlik işaretidir. Ancak bu, Ukrayna'ya verdiğimiz destekten bizi vazgeçirmeyecek. Müttefik topraklarının her karışını savunmak için gereken kapasiteye sahibiz ve her türlü tehdide karşı koyabilecek kadar güçlü, hazır ve muktedir olmaya devam ediyoruz. değerlendirmesini yaptı.NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de son dönemde Rusya'nın hibrit faaliyetlerinin, İttifak ülkelerini Ukrayna'ya destekten caydırmayı amaçladığını vurgulamış, NATO'nun bu tür tehditlere karşı gerekli yanıt seçeneklerine sahip olduğunu söylemişti.NATO'nun Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) Alexus Grynkewich ise geçen hafta müttefikler arasında istihbarat paylaşımının Rusya kaynaklı olduğu değerlendirilen sabotaj, siber saldırı ve diğer hibrit tehditler nedeniyle artırıldığını açıklamıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Brüksel Haberleri : NATO Sözcüsü Allison Hart, Rusya'nın İttifak'a gayriresmi bir belge ilettiğini ve NATO'nun buna verdiği yanıtta, nükleer silahlara ilişkin sorumsuz söylemler de dahil, güç kullanma tehdidini güçlü biçimde kınadığını bildirdi.Hart, yaptığı açıklamada, Rusya'nın NATO'ya bir gayri resmi belge (non-paper) ilettiğini ve bizim de buna yanıt gönderdiğimizi teyit edebilirim. bilgisini paylaştı.NATO'nun savunma amaçlı bir ittifak olduğunu, faaliyet ve tatbikatlarının Rusya'nın herhangi bir bölgesi için risk teşkil etmediğinin yanıtta belirtildiğini aktaran Hart, Nükleer silahlara ilişkin sorumsuz söylemler de dahil, güç kullanma tehdidini güçlü biçimde kınıyoruz. ifadelerini kullandı.Hart, Rusya'ya, Ukrayna'daki savaşı sona erdirme çağrısında bulunarak, Rusya’nın hibrit taktiklere başvurması bir çaresizlik işaretidir. Ancak bu, Ukrayna'ya verdiğimiz destekten bizi vazgeçirmeyecek. Müttefik topraklarının her karışını savunmak için gereken kapasiteye sahibiz ve her türlü tehdide karşı koyabilecek kadar güçlü, hazır ve muktedir olmaya devam ediyoruz. değerlendirmesini yaptı.NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de son dönemde Rusya'nın hibrit faaliyetlerinin, İttifak ülkelerini Ukrayna'ya destekten caydırmayı amaçladığını vurgulamış, NATO'nun bu tür tehditlere karşı gerekli yanıt seçeneklerine sahip olduğunu söylemişti.NATO'nun Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) Alexus Grynkewich ise geçen hafta müttefikler arasında istihbarat paylaşımının Rusya kaynaklı olduğu değerlendirilen sabotaj, siber saldırı ve diğer hibrit tehditler nedeniyle artırıldığını açıklamıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/nato-rusya-nin-guc-kullanma-tehdidini-ve-nukleer-soylemlerini-kiniyoruz.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD Dışişleri Bakanı Rubio, İran ve Küba ekonomilerinin çöküş aşamasında olduğunu iddia etti: (GÜNCELLEME)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-disisleri-bakani-rubio-iran-ve-kuba-ekonomilerinin-cokus-asamasinda-oldugunu-iddia-etti-guncelleme/917855/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-disisleri-bakani-rubio-iran-ve-kuba-ekonomilerinin-cokus-asamasinda-oldugunu-iddia-etti-guncelleme/917855/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:43:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / (İran'ın iflasa yakın olup olmadığı sorusuna) Bence şu anda oradalar ve hızla bir felakete doğru gidiyorlar - Gerçek şu ki Küba çoktan düştü  RUBİO'NUN GRÖNLAND ANLAŞMASINA DAİR AÇIKLAMALARI EKLENDİ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın iflasa yakın olup olmadığı sorusuna karşılık ülkenin hızla felakete doğru gittiğini, Küba'nın da çoktan düştüğünü öne sürdü.Rubio, Fox News kanalına verdiği röportajda, ABD'nin dış politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın çok sayıda konvansiyonel silah üreterek bölgeyi tehdit etmesini önlediğini iddia eden Rubio, Bunun aksini öğrenmemizin tek yolu, bunun olmasına izin vermek olurdu, o zaman da beş yıl içinde herkes, 'İnanılmaz, İran'ın konvansiyonel bir kalkanın arkasında nükleer silah programı geliştirmesine izin verdiler ve şimdi Orta Doğu'da Kuzey Kore var.' derdi. ifadelerini kullandı.Rubio, İran ile ilgili sorunun devrimden kaynaklandığını, ülkeyi yönetenlerin ABD medyasına konuşan takım elbiseli hükümet yetkilileri değil kıyametçi vizyona sahip radikal Şii din adamları olduğunu savundu.İran'ın iflasa yakın olup olmadığı sorulan Rubio, Bence şu anda oradalar ve hızla bir felakete doğru gidiyorlar. yanıtını verdi.Küba&#039;nın Amerikan çıkarlarına karşı operasyon üssü olmasına izin vermeyeceğizRubio, Küba'nın düşmeye yaklaşıp yaklaşmadığı sorusuna karşılık ülkenin işlevsel bir ekonomisi olmadığını belirterek, Gerçek şu ki Küba çoktan düştü. dedi.Küba'nın farklı bir yol seçmesini umduklarını dile getiren Rubio, şunları kaydetti:Bugün silahları ve baskıcı rejimi kontrol edenler arasında, karşı karşıya oldukları gerçekliğe gözünü açacak bazı kişilerin olduğunu umuyoruz. Donald Trump, başkan olduğu sürece Küba halkının sırtından artık para kazanamayacaklar. Başkan Trump görevde olduğu sürece Küba'nın hiçbir koşulda Amerikan çıkarlarına karşı bir operasyon üssü haline gelmesine veya ulusal güvenliğimize tehdit oluşturmasına asla izin vermeyeceğiz.Rubio, Venezuela'da da özgür ve adil seçimlerin en kısa sürede düzenlenmesine imkan verecek koşulların sağlanması için ülkedeki parlamentoyla çalıştıklarını ifade etti.İngiltere&#039;de hava üssü yakınlarındaki olay çok ciddi bir durumİngiltere'de ABD'nin kullandığı bir hava üssü yakınlarında gözaltına alınan kişilerin daha sonra kefaletle serbest bırakılmasına ilişkin konuşan Rubio, canlı yayında söyleyemeyeceği bazı şeyler olduğunu belirtti.Rubio, bu şüphelilerin engellenen girişiminin çok ciddi bir durum olduğunu ve yabancı bir aktörün açıkça dahil olduğunu kaydederek, İngiliz makamlarının ABD ile işbirliği yaptığını ve yardımcı olduğunu söyledi.İngiltere'de yaşananların ve neredeyse yaşanabilecek çok ciddi bir durum olduğunu, olayda açıkça yabancı bir aktörün parmağının bulunduğunu belirten Rubio, söz konusu olayın, İran gibi dünya genelinde ABD çıkarlarına saldırma tehdidinde bulunan unsurlarla karşı karşıya olunduğu gerçeğini bir kez daha gösterdiğini savundu.Rubio, böyle bir saldırının gerçekleşmesi ya da saldırıya girişilmesi halinde bunun karşılıksız kalmayacağını vurguladı.Grönland anlaşmasıTrump'ın geçen hafta Beyaz Saray'da ağırladığı Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in, ABD'nin Grönland'a ilişkin yaptığı açıklamalara nasıl tepki verdiği sorusuna karşılık Rubio, bu konunun görüşmelerde hiç açılmadığını ifade etti.Grönland konusunun toprak ilhakıyla değil, ulusal güvenlikle ilgili olduğunu iddia eden Rubio, Grönland'ın Kutup bölgesindeki rekabet ile uzay savunması ve füze savunma sistemleri açısından her zamankinden daha kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti.Rakip ülkelerin liman ve havalimanı yatırımları üzerinden bölgede askeri amaçlı altyapılar kurabileceği kaydeden Rubio, Grönland anlaşmasının süresiz olduğu ve böylelikle ABD'nin onayı olmadan hiçbir rakip ülkenin bölgeye yatırım yapamayacağını dile getirdi.Rubio, buna karşılık ABD'nin Kuzey Amerika'nın ihtiyaç duyduğu füze savunma kalkanını kurabilecek yeni askeri tesisler inşa edebileceğini belirterek, Amerikan vergi mükellefine tek kuruşa mal olmadı, inanılmaz bir başarı. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın iflasa yakın olup olmadığı sorusuna karşılık ülkenin hızla felakete doğru gittiğini, Küba'nın da çoktan düştüğünü öne sürdü.Rubio, Fox News kanalına verdiği röportajda, ABD'nin dış politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın çok sayıda konvansiyonel silah üreterek bölgeyi tehdit etmesini önlediğini iddia eden Rubio, Bunun aksini öğrenmemizin tek yolu, bunun olmasına izin vermek olurdu, o zaman da beş yıl içinde herkes, 'İnanılmaz, İran'ın konvansiyonel bir kalkanın arkasında nükleer silah programı geliştirmesine izin verdiler ve şimdi Orta Doğu'da Kuzey Kore var.' derdi. ifadelerini kullandı.Rubio, İran ile ilgili sorunun devrimden kaynaklandığını, ülkeyi yönetenlerin ABD medyasına konuşan takım elbiseli hükümet yetkilileri değil kıyametçi vizyona sahip radikal Şii din adamları olduğunu savundu.İran'ın iflasa yakın olup olmadığı sorulan Rubio, Bence şu anda oradalar ve hızla bir felakete doğru gidiyorlar. yanıtını verdi.Küba&#039;nın Amerikan çıkarlarına karşı operasyon üssü olmasına izin vermeyeceğizRubio, Küba'nın düşmeye yaklaşıp yaklaşmadığı sorusuna karşılık ülkenin işlevsel bir ekonomisi olmadığını belirterek, Gerçek şu ki Küba çoktan düştü. dedi.Küba'nın farklı bir yol seçmesini umduklarını dile getiren Rubio, şunları kaydetti:Bugün silahları ve baskıcı rejimi kontrol edenler arasında, karşı karşıya oldukları gerçekliğe gözünü açacak bazı kişilerin olduğunu umuyoruz. Donald Trump, başkan olduğu sürece Küba halkının sırtından artık para kazanamayacaklar. Başkan Trump görevde olduğu sürece Küba'nın hiçbir koşulda Amerikan çıkarlarına karşı bir operasyon üssü haline gelmesine veya ulusal güvenliğimize tehdit oluşturmasına asla izin vermeyeceğiz.Rubio, Venezuela'da da özgür ve adil seçimlerin en kısa sürede düzenlenmesine imkan verecek koşulların sağlanması için ülkedeki parlamentoyla çalıştıklarını ifade etti.İngiltere&#039;de hava üssü yakınlarındaki olay çok ciddi bir durumİngiltere'de ABD'nin kullandığı bir hava üssü yakınlarında gözaltına alınan kişilerin daha sonra kefaletle serbest bırakılmasına ilişkin konuşan Rubio, canlı yayında söyleyemeyeceği bazı şeyler olduğunu belirtti.Rubio, bu şüphelilerin engellenen girişiminin çok ciddi bir durum olduğunu ve yabancı bir aktörün açıkça dahil olduğunu kaydederek, İngiliz makamlarının ABD ile işbirliği yaptığını ve yardımcı olduğunu söyledi.İngiltere'de yaşananların ve neredeyse yaşanabilecek çok ciddi bir durum olduğunu, olayda açıkça yabancı bir aktörün parmağının bulunduğunu belirten Rubio, söz konusu olayın, İran gibi dünya genelinde ABD çıkarlarına saldırma tehdidinde bulunan unsurlarla karşı karşıya olunduğu gerçeğini bir kez daha gösterdiğini savundu.Rubio, böyle bir saldırının gerçekleşmesi ya da saldırıya girişilmesi halinde bunun karşılıksız kalmayacağını vurguladı.Grönland anlaşmasıTrump'ın geçen hafta Beyaz Saray'da ağırladığı Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in, ABD'nin Grönland'a ilişkin yaptığı açıklamalara nasıl tepki verdiği sorusuna karşılık Rubio, bu konunun görüşmelerde hiç açılmadığını ifade etti.Grönland konusunun toprak ilhakıyla değil, ulusal güvenlikle ilgili olduğunu iddia eden Rubio, Grönland'ın Kutup bölgesindeki rekabet ile uzay savunması ve füze savunma sistemleri açısından her zamankinden daha kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti.Rakip ülkelerin liman ve havalimanı yatırımları üzerinden bölgede askeri amaçlı altyapılar kurabileceği kaydeden Rubio, Grönland anlaşmasının süresiz olduğu ve böylelikle ABD'nin onayı olmadan hiçbir rakip ülkenin bölgeye yatırım yapamayacağını dile getirdi.Rubio, buna karşılık ABD'nin Kuzey Amerika'nın ihtiyaç duyduğu füze savunma kalkanını kurabilecek yeni askeri tesisler inşa edebileceğini belirterek, Amerikan vergi mükellefine tek kuruşa mal olmadı, inanılmaz bir başarı. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/abd-disisleri-bakani-rubio-iran-ve-kuba-ekonomilerinin-cokus-asamasinda-oldugunu-iddia-etti-guncelleme.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>BM'ye göre fon kesintileri nedeniyle yaklaşık 8,3 milyon yerinden edilmiş kişi yardımlara erişemeyebilir</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bm-ye-gore-fon-kesintileri-nedeniyle-yaklasik-8-3-milyon-yerinden-edilmis-kisi-yardimlara-erisemeyebilir/917854/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bm-ye-gore-fon-kesintileri-nedeniyle-yaklasik-8-3-milyon-yerinden-edilmis-kisi-yardimlara-erisemeyebilir/917854/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:43:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Cenevre / Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), yüksek fon kesintileri nedeniyle yaklaşık 8,3 milyon mülteci ve zorla yerinden edilmiş kişinin, hayati önem taşıyan yardımlara erişimlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cenevre Haberleri : Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), yüksek fon kesintileri nedeniyle yaklaşık 8,3 milyon mülteci ve zorla yerinden edilmiş kişinin, hayati önem taşıyan yardımlara erişimlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu bildirdi.BMMYK, Aşınan Koruma: Yetersiz Finansmanın İnsani Bedeli başlıklı yeni rapor yayımladı.Devam eden fon kesintilerinin, dünyanın başlıca yerinden edilme krizlerinde mülteci destek ve koruma mekanizmalarını çökme noktasına sürüklediği kaydedilen raporda, bu durumun, BMMYK'yi temel programlarını kısıtlamaya zorlayarak, milyonlarca insanı güvende kalmak için ihtiyaç duydukları destekten mahrum bıraktığı vurgulandı.Raporda, Yaklaşık 8,3 milyon mülteci ile zorla yerinden edilmiş ve vatansız kişi, hayati önem taşıyan yardımlara erişimlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Mevcut fon miktarı 2024 ile 2025 yılları arasında 5,2'den 3,9 milyar dolara geriledi. BMMYK'nin korumakla yükümlü olduğu kişi sayısı tarihsel olarak yüksek seviyelerde seyretmeye devam ederken, kurum bu yıl ihtiyaç duyulan 8,5 milyar dolarlık fonun yalnızca yüzde 32'sini temin edebildi. ifadeleri yer aldı.Çad'da 319 bin mültecinin kayıt işlemlerinde gecikmelerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekilen raporda, Etiyopya'da ise toplumsal cinsiyete dayalı şiddet mağdurlarına yönelik güvenli barınakların kapasitesinin bir yıl içinde yarıdan fazla azaldığı kaydedildi.BM&#039;den bağışçı ve ortaklara acil destek çağrısıRaporda görüşlerine yer verilen Dış İlişkiler Direktörü Dominique Hyde, Kayıt işlemleri durduğunda, güvenli barınaklar kapandığında veya çocuk koruma hizmetleri ortadan kalktığında insanların kaçtığı şiddet, sömürü ve istismar gibi riskler yerinden edilme sürecinde yeniden ortaya çıkıyor. Bu durum aileleri savunmasızlık döngüsüne hapsederken, kimilerini güvenlik arayışıyla yeniden göç etmeye zorluyor ya da insan kaçakçılarının eline düşmelerine neden oluyor. ifadelerini kullandı.Koruma hizmetleri belirli bir eşiğin altına düştüğünde hizmetlerin sadece daha az insana ulaşmasının yanı sıra tamamen işlevini yitirebileceğine işaret eden Hyde, en büyük riskin insanları, ihtiyaç duydukları korumadan mahrum bırakması olduğunun altı çizdi.Hyde, halihazırda kaydedilen ilerlemeyi korumak, insanların insani yardıma bağımlılıktan kurtulmalarına yardımcı olmak ve hayatlarını yeniden inşa etmelerini sağlamak amacıyla bağışçılara ve ortaklara acilen destek sunma çağrısında bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Cenevre Haberleri : Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), yüksek fon kesintileri nedeniyle yaklaşık 8,3 milyon mülteci ve zorla yerinden edilmiş kişinin, hayati önem taşıyan yardımlara erişimlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu bildirdi.BMMYK, Aşınan Koruma: Yetersiz Finansmanın İnsani Bedeli başlıklı yeni rapor yayımladı.Devam eden fon kesintilerinin, dünyanın başlıca yerinden edilme krizlerinde mülteci destek ve koruma mekanizmalarını çökme noktasına sürüklediği kaydedilen raporda, bu durumun, BMMYK'yi temel programlarını kısıtlamaya zorlayarak, milyonlarca insanı güvende kalmak için ihtiyaç duydukları destekten mahrum bıraktığı vurgulandı.Raporda, Yaklaşık 8,3 milyon mülteci ile zorla yerinden edilmiş ve vatansız kişi, hayati önem taşıyan yardımlara erişimlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Mevcut fon miktarı 2024 ile 2025 yılları arasında 5,2'den 3,9 milyar dolara geriledi. BMMYK'nin korumakla yükümlü olduğu kişi sayısı tarihsel olarak yüksek seviyelerde seyretmeye devam ederken, kurum bu yıl ihtiyaç duyulan 8,5 milyar dolarlık fonun yalnızca yüzde 32'sini temin edebildi. ifadeleri yer aldı.Çad'da 319 bin mültecinin kayıt işlemlerinde gecikmelerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekilen raporda, Etiyopya'da ise toplumsal cinsiyete dayalı şiddet mağdurlarına yönelik güvenli barınakların kapasitesinin bir yıl içinde yarıdan fazla azaldığı kaydedildi.BM&#039;den bağışçı ve ortaklara acil destek çağrısıRaporda görüşlerine yer verilen Dış İlişkiler Direktörü Dominique Hyde, Kayıt işlemleri durduğunda, güvenli barınaklar kapandığında veya çocuk koruma hizmetleri ortadan kalktığında insanların kaçtığı şiddet, sömürü ve istismar gibi riskler yerinden edilme sürecinde yeniden ortaya çıkıyor. Bu durum aileleri savunmasızlık döngüsüne hapsederken, kimilerini güvenlik arayışıyla yeniden göç etmeye zorluyor ya da insan kaçakçılarının eline düşmelerine neden oluyor. ifadelerini kullandı.Koruma hizmetleri belirli bir eşiğin altına düştüğünde hizmetlerin sadece daha az insana ulaşmasının yanı sıra tamamen işlevini yitirebileceğine işaret eden Hyde, en büyük riskin insanları, ihtiyaç duydukları korumadan mahrum bırakması olduğunun altı çizdi.Hyde, halihazırda kaydedilen ilerlemeyi korumak, insanların insani yardıma bağımlılıktan kurtulmalarına yardımcı olmak ve hayatlarını yeniden inşa etmelerini sağlamak amacıyla bağışçılara ve ortaklara acilen destek sunma çağrısında bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bm-ye-gore-fon-kesintileri-nedeniyle-yaklasik-8-3-milyon-yerinden-edilmis-kisi-yardimlara-erisemeyebilir.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sağlık Bakanlığı 117 kalp merkeziyle ileri tanı ve tedavi hizmeti sunuyor </title>
      <link>https://www.canligaste.com/saglik-bakanligi-117-kalp-merkeziyle-ileri-tani-ve-tedavi-hizmeti-sunuyor/917852/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/saglik-bakanligi-117-kalp-merkeziyle-ileri-tani-ve-tedavi-hizmeti-sunuyor/917852/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:41:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Kamu hastanelerinde hizmet veren 101 erişkin, 16 pediatrik kalp merkezinde kalp ve damar hastalıklarının tanı, tedavi ve süreçleri yürütülürken, geçen yıl 46, bu yılın ilk yarısında ise 11 kalp nakli gerçekleştirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Sağlık Bakanlığı bünyesinde kamu hastanelerinde faaliyet gösteren 117 kalp merkezinde tanı, tedavi ve takip süreçleri yürütülürken, geçen yıl 46, bu yılın ilk yarısında ise 11 kalp nakli gerçekleştirildi.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, kalp ve damar hastalıkları, vatandaşların yaşam süresini, günlük yaşam aktivitelerini ve genel yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor.Özellikle erken yaşlardan itibaren ortaya çıkan sağlıksız yaşam alışkanlıkları, kalp sağlığını olumsuz etkileyerek ilerleyen dönemlerde ciddi hastalıklara zemin hazırlayabiliyor.Kalp ve damar sağlığının korunmasında sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi, risk faktörlerinin erken dönemde belirlenmesi ve etkili tedavi büyük önem taşıyor.117 kalp merkeziyle ileri tanı ve tedavi hizmetleri sunuluyorKalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kamu hastanelerinde faaliyet gösteren 101 erişkin kalp merkezi ve 16 pediatrik kalp merkezi olmak üzere 117 kalp merkezi ile kapsamlı sağlık hizmeti sunuluyor.İleri tıbbi teknoloji ve uzman sağlık ekipleriyle hizmet veren bu merkezlerde, kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi başta olmak üzere ilgili branşların koordinasyonuyla hastaların tanı, tedavi ve takip süreçleri bütüncül şekilde yürütülüyor.Kalp merkezleri, erken tanı süreçlerinden ileri tedavi yöntemlerine kadar geniş kapsamlı sağlık hizmetlerinin sunulmasına imkan sağlarken, ileri düzey kalp yetmezliği bulunan ve uygun tıbbi kriterleri taşıyan hastaların değerlendirilmesi ile gerekli durumlarda kalp nakli süreçlerinin yürütülmesinde de önemli rol üstleniyor.Geçen yıl 46 kalp nakli, bu yılın ilk yarısında ise 11 kalp nakli gerçekleştirildi. Kalp nakli gerçekleştirilen hastaların nakil sonrası takip ve tedavileri de uzman ekipler tarafından sürdürülüyor. Bu merkezler sayesinde vatandaşların kalp ve damar hastalıklarına yönelik sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişimi sağlanırken ciddi kalp hastalıklarında ileri tanı ve tedavi seçeneklerinden yararlanılmasına imkan sunuluyor.Kalp ve damar hastalıkların önlenmesine yönelik çalışmalar, koruyucu sağlık hizmetleri yaklaşımı doğrultusunda sürdürülüyor.Bu kapsamda birinci basamak sağlık hizmetlerinde kalp ve damar hastalıklarına yönelik risk değerlendirmeleri yapılıyor, hipertansiyon ve diyabet gibi risk faktörlerinin erken tanısı ve etkin yönetimine yönelik çalışmalar yürütülüyor.Tütün kullanımının önlenmesi yönelik kapsamlı mücadele sürdürülüyor, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlıklarının geliştirilmesi teşvik ediliyor ve toplumun sağlık okuryazarlığının artırılmasına yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları gerçekleştiriliyor.Kalp sağlığının korunması yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi edilmesini değil hastalık gelişmeden önce risklerin azaltılmasını esas alan bütüncül bir yaklaşım gerektiriyor.Sağlıklı yaşam alışkanlıkları kalp sağlığını koruyorKalp ve damar hastalıklarının önlenmesi için bireylerin, tütün ve tütün ürünlerinden uzak durması, sağlıklı ve dengeli beslenmesi, günlük yaşamda fiziksel aktiviteyi artırması, ideal vücut ağırlığını koruması, kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol düzeylerini düzenli olarak kontrol ettirmesi, aile hekimine başvurarak kalp ve damar hastalıkları risk değerlendirmesini yaptırması önem taşıyor.Ayrıca, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya inme belirtileri geliştiğinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.Kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümü önlenebilir risk faktörlerinden kaynaklanıyor.Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle hem bireysel yaşam kalitesi artırılabiliyor hem de toplumdaki hastalık yükü önemli ölçüde azaltılabiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Sağlık Bakanlığı bünyesinde kamu hastanelerinde faaliyet gösteren 117 kalp merkezinde tanı, tedavi ve takip süreçleri yürütülürken, geçen yıl 46, bu yılın ilk yarısında ise 11 kalp nakli gerçekleştirildi.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, kalp ve damar hastalıkları, vatandaşların yaşam süresini, günlük yaşam aktivitelerini ve genel yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor.Özellikle erken yaşlardan itibaren ortaya çıkan sağlıksız yaşam alışkanlıkları, kalp sağlığını olumsuz etkileyerek ilerleyen dönemlerde ciddi hastalıklara zemin hazırlayabiliyor.Kalp ve damar sağlığının korunmasında sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi, risk faktörlerinin erken dönemde belirlenmesi ve etkili tedavi büyük önem taşıyor.117 kalp merkeziyle ileri tanı ve tedavi hizmetleri sunuluyorKalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kamu hastanelerinde faaliyet gösteren 101 erişkin kalp merkezi ve 16 pediatrik kalp merkezi olmak üzere 117 kalp merkezi ile kapsamlı sağlık hizmeti sunuluyor.İleri tıbbi teknoloji ve uzman sağlık ekipleriyle hizmet veren bu merkezlerde, kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi başta olmak üzere ilgili branşların koordinasyonuyla hastaların tanı, tedavi ve takip süreçleri bütüncül şekilde yürütülüyor.Kalp merkezleri, erken tanı süreçlerinden ileri tedavi yöntemlerine kadar geniş kapsamlı sağlık hizmetlerinin sunulmasına imkan sağlarken, ileri düzey kalp yetmezliği bulunan ve uygun tıbbi kriterleri taşıyan hastaların değerlendirilmesi ile gerekli durumlarda kalp nakli süreçlerinin yürütülmesinde de önemli rol üstleniyor.Geçen yıl 46 kalp nakli, bu yılın ilk yarısında ise 11 kalp nakli gerçekleştirildi. Kalp nakli gerçekleştirilen hastaların nakil sonrası takip ve tedavileri de uzman ekipler tarafından sürdürülüyor. Bu merkezler sayesinde vatandaşların kalp ve damar hastalıklarına yönelik sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişimi sağlanırken ciddi kalp hastalıklarında ileri tanı ve tedavi seçeneklerinden yararlanılmasına imkan sunuluyor.Kalp ve damar hastalıkların önlenmesine yönelik çalışmalar, koruyucu sağlık hizmetleri yaklaşımı doğrultusunda sürdürülüyor.Bu kapsamda birinci basamak sağlık hizmetlerinde kalp ve damar hastalıklarına yönelik risk değerlendirmeleri yapılıyor, hipertansiyon ve diyabet gibi risk faktörlerinin erken tanısı ve etkin yönetimine yönelik çalışmalar yürütülüyor.Tütün kullanımının önlenmesi yönelik kapsamlı mücadele sürdürülüyor, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlıklarının geliştirilmesi teşvik ediliyor ve toplumun sağlık okuryazarlığının artırılmasına yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları gerçekleştiriliyor.Kalp sağlığının korunması yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi edilmesini değil hastalık gelişmeden önce risklerin azaltılmasını esas alan bütüncül bir yaklaşım gerektiriyor.Sağlıklı yaşam alışkanlıkları kalp sağlığını koruyorKalp ve damar hastalıklarının önlenmesi için bireylerin, tütün ve tütün ürünlerinden uzak durması, sağlıklı ve dengeli beslenmesi, günlük yaşamda fiziksel aktiviteyi artırması, ideal vücut ağırlığını koruması, kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol düzeylerini düzenli olarak kontrol ettirmesi, aile hekimine başvurarak kalp ve damar hastalıkları risk değerlendirmesini yaptırması önem taşıyor.Ayrıca, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya inme belirtileri geliştiğinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.Kalp ve damar hastalıklarının önemli bir bölümü önlenebilir risk faktörlerinden kaynaklanıyor.Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle hem bireysel yaşam kalitesi artırılabiliyor hem de toplumdaki hastalık yükü önemli ölçüde azaltılabiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/saglik-bakanligi-117-kalp-merkeziyle-ileri-tani-ve-tedavi-hizmeti-sunuyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Belçika Ulusal Güvenlik Konseyi hibrit saldırıları görüşmek üzere toplanacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/belcika-ulusal-guvenlik-konseyi-hibrit-saldirilari-gorusmek-uzere-toplanacak/917851/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/belcika-ulusal-guvenlik-konseyi-hibrit-saldirilari-gorusmek-uzere-toplanacak/917851/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:38:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Belçika Genelkurmay Başkanı Orgeneral Frederik Vansina, yılın başından bu yana Avrupa'da hibrit saldırılarda artış olduğunu belirterek, hükümetin Ulusal Güvenlik Konseyi'ni 2 Ekim'de bu konuyu görüşmek üzere toplayacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Belçika Genelkurmay Başkanı Orgeneral Frederik Vansina, yılın başından bu yana Avrupa'da hibrit saldırılarda artış olduğunu belirterek, hükümetin Ulusal Güvenlik Konseyi'ni 2 Ekim'de bu konuyu görüşmek üzere toplayacağını açıkladı. Flaman bölgesinin kamu yayıncısı VRT'ye konuşan Vansina, Rusya'nın doğrudan ve dolaylı yollarla Avrupa'yı Ukrayna'ya destek vermekten vazgeçirmeye çalıştığını belirtti.Vansina, mevcut durumda Belçika'ya yönelik somut tehdit bulunmadığını, Rusya sınırındaki ülkelerin hibrit saldırılarda artış tespit ettiğini, tüm bilgilerin bir araya getirilip daha net bir görüntü sağlanmasının önemli olduğunu ifade etti.Rusya'nın savaşta yavaş ama istikrarlı ilerleme kaydettiği değerlendirmesinde bulunan Vansina, Ukrayna'nın mücadeleyi sürdürebilmesi için özellikle Avrupa'nın desteğine ihtiyacı olduğunu vurguladı.Vansina, hükümetin son dönemlerde artan hibrit saldırıları görüşmek üzere 2 Ekim'de Ulusal Güvenlik Konseyi'ni toplayacağını bildirdi. Belçika'nın NATO Karargahı ve dondurulmuş Rus varlıklarının tutulduğu Euroclear'a ev sahipliği yapması nedeniyle ülkenin ilgi çekici bir hedef olabileceğini ifade eden Vansina, savunmaya son dönemlerde 50 milyon avroluk yatırım yapıldığını hatırlattı.Vansina, ülkedeki askeri üslerin artık geçen seneye kıyasla insansız hava araçlarına karşı daha iyi korunduğunu belirterek, Şu anda ayrıca hava trafik kontrol kurumu Skeyes gibi diğer aktörlerden gelen sensör verilerini hava komuta merkezimize entegre etmek üzerinde çalışıyoruz. ifadesini kullandı.Avrupa savunma sanayisinin üretim ve tedarik kapasitesinin en acil sorunlardan biri olduğunu vurgulayan Vansina, savunma sanayisinin bu alandaki faaliyetlerini artırması gerektiğini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Belçika Genelkurmay Başkanı Orgeneral Frederik Vansina, yılın başından bu yana Avrupa'da hibrit saldırılarda artış olduğunu belirterek, hükümetin Ulusal Güvenlik Konseyi'ni 2 Ekim'de bu konuyu görüşmek üzere toplayacağını açıkladı. Flaman bölgesinin kamu yayıncısı VRT'ye konuşan Vansina, Rusya'nın doğrudan ve dolaylı yollarla Avrupa'yı Ukrayna'ya destek vermekten vazgeçirmeye çalıştığını belirtti.Vansina, mevcut durumda Belçika'ya yönelik somut tehdit bulunmadığını, Rusya sınırındaki ülkelerin hibrit saldırılarda artış tespit ettiğini, tüm bilgilerin bir araya getirilip daha net bir görüntü sağlanmasının önemli olduğunu ifade etti.Rusya'nın savaşta yavaş ama istikrarlı ilerleme kaydettiği değerlendirmesinde bulunan Vansina, Ukrayna'nın mücadeleyi sürdürebilmesi için özellikle Avrupa'nın desteğine ihtiyacı olduğunu vurguladı.Vansina, hükümetin son dönemlerde artan hibrit saldırıları görüşmek üzere 2 Ekim'de Ulusal Güvenlik Konseyi'ni toplayacağını bildirdi. Belçika'nın NATO Karargahı ve dondurulmuş Rus varlıklarının tutulduğu Euroclear'a ev sahipliği yapması nedeniyle ülkenin ilgi çekici bir hedef olabileceğini ifade eden Vansina, savunmaya son dönemlerde 50 milyon avroluk yatırım yapıldığını hatırlattı.Vansina, ülkedeki askeri üslerin artık geçen seneye kıyasla insansız hava araçlarına karşı daha iyi korunduğunu belirterek, Şu anda ayrıca hava trafik kontrol kurumu Skeyes gibi diğer aktörlerden gelen sensör verilerini hava komuta merkezimize entegre etmek üzerinde çalışıyoruz. ifadesini kullandı.Avrupa savunma sanayisinin üretim ve tedarik kapasitesinin en acil sorunlardan biri olduğunu vurgulayan Vansina, savunma sanayisinin bu alandaki faaliyetlerini artırması gerektiğini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/belcika-ulusal-guvenlik-konseyi-hibrit-saldirilari-gorusmek-uzere-toplanacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sakarya'da tartıştığı kardeşinin silahla vurduğu kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sakarya-da-tartistigi-kardesinin-silahla-vurdugu-kisi-yaralandi/917848/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sakarya-da-tartistigi-kardesinin-silahla-vurdugu-kisi-yaralandi/917848/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:38:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sakarya / Kaçan şüpheli polis ekiplerince yakalandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sakarya Haberleri : Sakarya'nın Akyazı ilçesinde tartıştığı kardeşinin silahla vurduğu kişi yaralandı.Ömercikler Mahallesi 8019. Sokak'ta E.Ç. ile ağabeyi G.Ç. arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı.Tartışmanın büyümesi üzerine E.Ç'nin silahla ateş ettiği G.Ç. yaralandı.İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Ağır yaralı G.Ç. sağlık personelinin ilk müdahalesinin ardından Akyazı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.Kaçan şüpheli ise polis ekiplerince yakalandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sakarya Haberleri : Sakarya'nın Akyazı ilçesinde tartıştığı kardeşinin silahla vurduğu kişi yaralandı.Ömercikler Mahallesi 8019. Sokak'ta E.Ç. ile ağabeyi G.Ç. arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı.Tartışmanın büyümesi üzerine E.Ç'nin silahla ateş ettiği G.Ç. yaralandı.İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Ağır yaralı G.Ç. sağlık personelinin ilk müdahalesinin ardından Akyazı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.Kaçan şüpheli ise polis ekiplerince yakalandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/sakarya-da-tartistigi-kardesinin-silahla-vurdugu-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Seul yönetimi, Güney ve Kuzey Kore'yi ayıran bölgedeki mayın patlamasını soruşturacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/seul-yonetimi-guney-ve-kuzey-kore-yi-ayiran-bolgedeki-mayin-patlamasini-sorusturacak/917846/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/seul-yonetimi-guney-ve-kuzey-kore-yi-ayiran-bolgedeki-mayin-patlamasini-sorusturacak/917846/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:33:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, Güney ile Kuzey Kore'yi ayıran Askerden Arındırılmış Bölge'de (DMZ) geçen hafta arama çalışması sırasında meydana gelen mayın patlamasına ilişkin hızlı ve kapsamlı soruşturma yürütülmesi talimatı verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, Güney ile Kuzey Kore'yi ayıran Askerden Arındırılmış Bölge'de (DMZ) geçen hafta arama çalışması sırasında meydana gelen mayın patlamasına ilişkin hızlı ve kapsamlı soruşturma yürütülmesi talimatı verdi.Seul merkezli Yonhap ajansının haberine göre Lee, Devlet Başkanlığı Sarayı'nda düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklama yaptı.Lee, DMZ'de geçen hafta arama çalışması sırasında meydana gelen mayın patlamasına ilişkin hızlı ve kapsamlı soruşturma yürütülmesi talimatı verdiğini bildirdi.Olaya yönelik asılsız komplo teorilerinin yayılmasına karşı uyarıda bulunan Lee, Olayın ardındaki gerçek, şeffaf şekilde ortaya konulmalıdır. Bu gerçekler doğrultusunda gerekli önlemleri alacağız. dedi.OlayGüney Kore Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, 21 Eylül'de Güney Kore ile Kuzey Kore'yi ayıran DMZ'de arama çalışmasında patlama yaşanmıştı.DMZ'nin batı kesiminde, Askeri Sınır Hattı'nın (MDL) güneyinde yaşanan olayda 3 subay yaralanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, Güney ile Kuzey Kore'yi ayıran Askerden Arındırılmış Bölge'de (DMZ) geçen hafta arama çalışması sırasında meydana gelen mayın patlamasına ilişkin hızlı ve kapsamlı soruşturma yürütülmesi talimatı verdi.Seul merkezli Yonhap ajansının haberine göre Lee, Devlet Başkanlığı Sarayı'nda düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklama yaptı.Lee, DMZ'de geçen hafta arama çalışması sırasında meydana gelen mayın patlamasına ilişkin hızlı ve kapsamlı soruşturma yürütülmesi talimatı verdiğini bildirdi.Olaya yönelik asılsız komplo teorilerinin yayılmasına karşı uyarıda bulunan Lee, Olayın ardındaki gerçek, şeffaf şekilde ortaya konulmalıdır. Bu gerçekler doğrultusunda gerekli önlemleri alacağız. dedi.OlayGüney Kore Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, 21 Eylül'de Güney Kore ile Kuzey Kore'yi ayıran DMZ'de arama çalışmasında patlama yaşanmıştı.DMZ'nin batı kesiminde, Askeri Sınır Hattı'nın (MDL) güneyinde yaşanan olayda 3 subay yaralanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/seul-yonetimi-guney-ve-kuzey-kore-yi-ayiran-bolgedeki-mayin-patlamasini-sorusturacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye-Afrika Rekabet Otoriteleri İstanbul Buluşması başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-afrika-rekabet-otoriteleri-istanbul-bulusmasi-basladi/917842/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-afrika-rekabet-otoriteleri-istanbul-bulusmasi-basladi/917842/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:28:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle: - Uluslararası sistemi, küreselleşmeyi, teknolojik ilerlemeyi daha iyi rejimlerle iyileştirebiliriz. Rekabet hukuku gerek ülke içi gerekse uluslararası toplumda daha eşitlikçi, büyüme ve kalkınmaya izin veren yapılar için kilit bir noktada - TİKA Başkan Yardımcısı Ali Ercan: - Bu İstanbul buluşmasının tecrübe ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasına zemin hazırlayacağına, kurumlarımız arasındaki bağları güçlendireceğine ve sınır ötesi ticarette adil rekabet koşullarının sağlanması adına çok güçlü bir kurumsal ağ oluşturacağına, ortak sorunlara küresel ve bölgesel ölçüde yenilikçi çözümler üreteceğine ve en önemlisi gelecekte atılacak ortak adımların ve yürütülecek projelerin somut bir yol haritasını oluşturacağına inanıyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, uluslararası sistem, küreselleşme ve teknolojik ilerlemenin daha iyi rejimlerle iyileştirilebileceğini belirterek, Rekabet hukuku gerek ülke içi gerekse uluslararası toplumda daha eşitlikçi, büyüme ve kalkınmaya izin veren yapılar için kilit bir noktada. dedi.Türkiye-Afrika Rekabet Otoriteleri İstanbul Buluşması, Afrika ülkelerinin rekabet otoriteleri ile Afrika bölgesinde rekabet hukuku ve politika alanında faaliyet gösteren uluslararası ve bölgesel kuruluşların başkan ve üst düzey temsilcilerinin katılımıyla Rekabet Kurumu ev sahipliğinde İstanbul'da başladı.Toplantının açılışında konuşan Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, ortak hedeflerinden birinin ortak coğrafyanın rekabet gücünün artırılması olduğunu belirterek, Bunun sağlanabilmesi için bizlere önemli görevlerin düştüğünü hepimiz biliyoruz. Kurumlarımız arasında tesis edilecek bir işbirliğinin hem ülkelerimizde hem de bölgemizde rekabet koşullarının ve rekabet kültürünün güçlendirilmesine hizmet edeceğine yürekten inanıyoruz. Bunun için üzerimize düşen her türlü görevi yerine getirmeye hazırız. diye konuştu.Ekonomik gelişmişlik farklarının, rekabet politikasının da farklı ihtiyaçlara göre şekillenmesi gerektiğini gösterdiğine dikkati çeken Küle, Gelişmekte olan ülkeler bakımından rekabet politikası etkinlik kavramından çok daha fazlasını ifade ediyor. Kamu fonlarının yetersizliği göz önüne alındığında büyüme beklentilerini ve gelişme potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için kaynakların etkin kullanılması gerekmektedir. Rekabet hukukunun uygulanmasının teşvik edilmesi, gelişmekte olan ülkelerin büyüme beklentilerini de artırmaktadır. diye konuştu.Küle, teknolojideki gelişim hızının ve dijitalleşmenin bölgesel ve uluslararası işbirliğini zorunlu kıldığına dikkati çekerek, bu ihtiyacın günümüzde daha fazla hissedilmesinin nedenlerini sürdürülebilir kalkınma ihtiyacı, emek piyasalarındaki verimsizlik ve etkinsizliğin önlenmesi, dijitalleşmeyle birlikte artan yoğunlaşma oranları ve pazar gücü problemi ile krizler olarak sıraladı.Düşük gelire sahip kişilerin orantısal olarak gelirinin daha büyük bir kısmını temel mal ve hizmetlere ulaşmak için harcadıklarına dikkati çeken Küle, bu nedenle rekabet otoritelerinin bu piyasadaki incelemelerinin ekonomik kriz dönemlerinde daha da önem kazandığını ifade etti.Küle, küresel dijital şirketlerin pazar gücü karşısında ulusal ekonomilerin tek başına rekabet sorunlarına çözüm bulmasının daha da zorlaştığını, yaşanan sorunların ortak bir zeminde ele alınmasının ve farklı tecrübelerin birleştirilmesinin önemli bir çözüm mekanizması olduğunu dile getirdi.Rekabet hukuku ve politikasının prensiplerini ve esasını belirleyenler, bu misyonu taşıyanlar olarak ajandalarının belki de hiç olmadığı kadar ağır olduğunu dile getiren Küle, Prensipler aslında bizlerin eylemlerinde, reformlarında yani kurumlar ve aktörler olarak yaptığımız işlerde gerçek manada kendini gösterir. Hepimizin gözlemlediği gibi mevcut ekonomik rejimler günümüzdeki finansal ve dijital gelişmelerle daha da belirginleşen eşitsizliklere karşılık tam sağlıklı çözüm üretemiyor. Ancak ben bugün sizlere karamsar bir tablo çizmeyeceğim. Sizlerin de hislerimi paylaşacağınıza inanıyorum, bugün rekabet hukuku birtakım mucizeleri başarabilir. şeklinde konuştu.Küle, uluslararası hukuk ile rekabet hukukunun ilişkisi, uluslararası ekonomik sistemde daha eşitlikçi bir yapının oluşturulması gibi konulara değinerek, Bu noktada bizlere düşen özellikle böyle kritik bir zamanda her kararımızı ve faaliyetimizi birer eylem ve reform olarak görmeli ve yeni mucizeleri toplumlarımıza, uluslararası topluma hediye etmek zorundayız. Ancak bu elbette kolay değil ama iyi haber şu, ilk yapmamız gereken zihnimizi, hayal gücümüzü genişletmek, daha iyi gözlem yapmak. dedi.Sosyoekonomik tablodaki değişimler, pazar gücü ve yapısal eşitsizliklerin rekabet analizlerindeki yerinden bahseden Küle, Uluslararası sistemi, küreselleşmeyi, teknolojik ilerlemeyi daha iyi rejimlerle iyileştirebiliriz. Rekabet hukuku gerek ülke içi gerekse de uluslararası toplumda daha eşitlikçi, büyüme ve kalkınmaya izin veren yapılar için kilit bir noktada. Her birimizin temsil ettiği kurumlarda bu ruhla çalıştığımıza eminim. Çabalarımızın karşılığını hep birlikte almayı umut ediyorum. ifadelerini kullandı.Adil, şeffaf ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin lokomotifi etkin işleyen rekabet piyasalarındadırTürk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkan Yardımcısı Ali Ercan da Türkiye'nin Afrika politikasının karşılıklı saygı, eşit ortaklık, adalet ve birlikte kalkınma ilkeleri üzerine inşa edildiğine dikkati çekerek, Bizler, Afrika'ya hiçbir zaman kısa vadeli ve tek taraflı çıkar penceresinden bakmadık. Bizim Afrika vizyonumuz, 'Afrika sorunlarına Afrikalı çözümler' ilkesini önemseyen, karşılıklı saygı, eşit ortaklık ve kazan-kazan esasına dayalı köklü bir gönül ortaklığıdır. diye konuştu.Ercan, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde yürütülen Afrika açılımı ve sonrasındaki ortaklık politikasının Türkiye'yi kıta genelinde en güvenilir işbirliği ortaklarından biri haline getirdiğini dile getirerek, Bugün Türkiye, Afrika'nın kalkınma yolculuğunda sadece bir donör veya ticari aktör değil, kader birliği yaptığı bir yol arkadaşıdır. ifadelerini kullandı.TİKA olarak 53 ülkedeki 57 ofisle bu güçlü vizyonun sahadaki uygulayıcılarından biri olduklarını söyleyen Ercan, Afrika kıtasında ise 23 program koordinasyon ofisiyle Afrika'nın 50'den fazla ülkesinde eğitimden sağlığa, tarımdan altyapıya, idari kapasitenin güçlendirilmesinden kültürel mirasın korunmasına kadar binlerce projeyi hayata geçirdiklerini aktardı.Ercan, kalkınma yardımı anlayışlarının fiziki yardımlar inşa etmekten ibaret olmadığına, en değerli ve sürdürülebilir yatırımın insana ve kurumsal kapasiteye yapılan yatırım olduğuna dikkati çekerek, Bu minvalde bilgi birikimimizi, tecrübemizi ve kurumsal hafızamızı Afrikalı dostlarımızla paylaşmayı en temel görevlerimizden biri olarak addediyoruz. şeklinde konuştu.Bu noktada rekabet hukuku ve politikası alanının büyük önem kazandığını dile getiren Ercan, Küreselleşen dünyada adil, şeffaf ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin lokomotifi etkin işleyen rekabet piyasalarındadır. Güçlü rekabet otoriteleri piyasa aksaklıklarını gidererek yerli üreticiyi korur, yabancı yatırımı teşvik eder ve en nihayetinde tüketicinin refahını artırır. Türkiye Rekabet Kurumu da çeyrek asrı aşan tecrübesi, güçlü hukuki altyapısı ve dinamik yapısıyla dünyadaki en saygın rekabet otoritelerinden biridir. TİKA olarak bu kıymetli kurumumuzla 20 yılı aşkın bir süredir birçok farklı projede işbirliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Ercan, bugün de Rekabet Kurumunun yüksek kurumsal tecrübesinin Afrika'daki dost ve kardeş ülkelerin rekabet otoritelerine aktarılmasını destekliyor olmanın gururunu yaşadıklarını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:Bu İstanbul buluşmasının tecrübe ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasına zemin hazırlayacağına, kurumlarımız arasındaki bağları güçlendireceğine, ve sınır ötesi ticarette adil rekabet koşullarının sağlanması adına çok güçlü bir kurumsal ağ oluşturacağına, ortak sorunlara küresel ve bölgesel ölçüde yenilikçi çözümler üreteceğine ve en önemlisi gelecekte atılacak ortak adımların ve yürütülecek projelerin somut bir yol haritasını oluşturacağına yürekten inanıyorum. TİKA olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Afrika ülkelerinin kurumsal kapasitelerin artırılmasına yönelik eğitim programlarına, teknik işbirliklerine ve uzman değişim projelerine her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Biz paylaştıkça çoğalan, birlikte çalıştıkça güçlenen bir ortaklığa inanıyoruz.Bölgesel rekabet otoritelerinden işbirliği vurgusuToplantıda Doğu ve Güney Afrika Ortak Pazarı (COMESA) Rekabet ve Tüketici Komisyonunu (CCCC) temsilen konuşan Willard Mwemba, çok sayıda ulusal, bölgesel, kıtasal ve uluslararası rekabet otoritesini bir araya getiren bu tür çalışmalara önem verdiklerini belirterek, bunun nedeninin küreselleşme ve teknoloji sayesinde ülkelerin artık birbirine çok daha fazla bağlı olması olduğunu ifade etti.Rekabet Kurumunun ülkeleri bir araya getirmeye yönelik bu girişimini takdire değer bulduklarını ifade eden Mwemba, bunun bilgi ve deneyim paylaşma fırsatı sunduğunu, gelecek iki gün boyunca yalnızca deneyimleri dinlemekle kalmayacaklarını, aynı zamanda gelecekte nasıl işbirliği yapacakları konusunda da ortak bir yol haritası oluşturmaya çalışacaklarını belirtti.Doğu Afrika Topluluğu (EAC) Rekabet Kurumunu (EACCA) temsilen konuşan Stellah Nyambeki Onyancha da iki gün boyunca gerçekleştirilecek etkileşimlerden herkesin fayda sağlayacağına, daha yakın ve verimli bir işbirliğinin geliştirilmesine ve rekabet otoritelerinin ilgili ticaret kanunlarının etkili ve verimli şekilde uygulanmasına katkı sağlayacağına inandıklarını belirtti.Bölgesel ve uluslararası rekabet otoriteleriyle işbirliği yapmaktan gurur duyduklarını ifade eden Onyancha, rekabet politikası ve hukukunun uygulanması alanında ortak çalışmaları sürdürmeyi beklediklerini ifade etti.Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) Bölgesel Rekabet Otoritesini (ERCA) temsilen konuşan Yahya Samateh ise rekabet otoriteleri arasındaki ortaklığın artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu dile getirerek, rekabet hukukunun uygulanmasına ilişkin deneyimlerin paylaşılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.Türkiye'nin Afrika ile paylaşabileceği değerli bir uzmanlığa, Afrika'daki rekabet otoritelerinin de küresel rekabet politikası alanına katkı sunabilecek deneyim ve bakış açılarına sahip olduğunu kaydeden Samateh, rekabet politikası alanında daha güçlü bir Türkiye-Afrika ortaklığı için önemli bir potansiyel gördüklerini kaydetti.Bölgesel rekabet otoritelerinin yanı sıra çeşitli Afrika ülkelerinin rekabet otoritelerinin başkan ve üst düzey temsilcileri de buluşmaya katılarak söz aldı.Bu arada, toplantı yarın da devam edecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, uluslararası sistem, küreselleşme ve teknolojik ilerlemenin daha iyi rejimlerle iyileştirilebileceğini belirterek, Rekabet hukuku gerek ülke içi gerekse uluslararası toplumda daha eşitlikçi, büyüme ve kalkınmaya izin veren yapılar için kilit bir noktada. dedi.Türkiye-Afrika Rekabet Otoriteleri İstanbul Buluşması, Afrika ülkelerinin rekabet otoriteleri ile Afrika bölgesinde rekabet hukuku ve politika alanında faaliyet gösteren uluslararası ve bölgesel kuruluşların başkan ve üst düzey temsilcilerinin katılımıyla Rekabet Kurumu ev sahipliğinde İstanbul'da başladı.Toplantının açılışında konuşan Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, ortak hedeflerinden birinin ortak coğrafyanın rekabet gücünün artırılması olduğunu belirterek, Bunun sağlanabilmesi için bizlere önemli görevlerin düştüğünü hepimiz biliyoruz. Kurumlarımız arasında tesis edilecek bir işbirliğinin hem ülkelerimizde hem de bölgemizde rekabet koşullarının ve rekabet kültürünün güçlendirilmesine hizmet edeceğine yürekten inanıyoruz. Bunun için üzerimize düşen her türlü görevi yerine getirmeye hazırız. diye konuştu.Ekonomik gelişmişlik farklarının, rekabet politikasının da farklı ihtiyaçlara göre şekillenmesi gerektiğini gösterdiğine dikkati çeken Küle, Gelişmekte olan ülkeler bakımından rekabet politikası etkinlik kavramından çok daha fazlasını ifade ediyor. Kamu fonlarının yetersizliği göz önüne alındığında büyüme beklentilerini ve gelişme potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için kaynakların etkin kullanılması gerekmektedir. Rekabet hukukunun uygulanmasının teşvik edilmesi, gelişmekte olan ülkelerin büyüme beklentilerini de artırmaktadır. diye konuştu.Küle, teknolojideki gelişim hızının ve dijitalleşmenin bölgesel ve uluslararası işbirliğini zorunlu kıldığına dikkati çekerek, bu ihtiyacın günümüzde daha fazla hissedilmesinin nedenlerini sürdürülebilir kalkınma ihtiyacı, emek piyasalarındaki verimsizlik ve etkinsizliğin önlenmesi, dijitalleşmeyle birlikte artan yoğunlaşma oranları ve pazar gücü problemi ile krizler olarak sıraladı.Düşük gelire sahip kişilerin orantısal olarak gelirinin daha büyük bir kısmını temel mal ve hizmetlere ulaşmak için harcadıklarına dikkati çeken Küle, bu nedenle rekabet otoritelerinin bu piyasadaki incelemelerinin ekonomik kriz dönemlerinde daha da önem kazandığını ifade etti.Küle, küresel dijital şirketlerin pazar gücü karşısında ulusal ekonomilerin tek başına rekabet sorunlarına çözüm bulmasının daha da zorlaştığını, yaşanan sorunların ortak bir zeminde ele alınmasının ve farklı tecrübelerin birleştirilmesinin önemli bir çözüm mekanizması olduğunu dile getirdi.Rekabet hukuku ve politikasının prensiplerini ve esasını belirleyenler, bu misyonu taşıyanlar olarak ajandalarının belki de hiç olmadığı kadar ağır olduğunu dile getiren Küle, Prensipler aslında bizlerin eylemlerinde, reformlarında yani kurumlar ve aktörler olarak yaptığımız işlerde gerçek manada kendini gösterir. Hepimizin gözlemlediği gibi mevcut ekonomik rejimler günümüzdeki finansal ve dijital gelişmelerle daha da belirginleşen eşitsizliklere karşılık tam sağlıklı çözüm üretemiyor. Ancak ben bugün sizlere karamsar bir tablo çizmeyeceğim. Sizlerin de hislerimi paylaşacağınıza inanıyorum, bugün rekabet hukuku birtakım mucizeleri başarabilir. şeklinde konuştu.Küle, uluslararası hukuk ile rekabet hukukunun ilişkisi, uluslararası ekonomik sistemde daha eşitlikçi bir yapının oluşturulması gibi konulara değinerek, Bu noktada bizlere düşen özellikle böyle kritik bir zamanda her kararımızı ve faaliyetimizi birer eylem ve reform olarak görmeli ve yeni mucizeleri toplumlarımıza, uluslararası topluma hediye etmek zorundayız. Ancak bu elbette kolay değil ama iyi haber şu, ilk yapmamız gereken zihnimizi, hayal gücümüzü genişletmek, daha iyi gözlem yapmak. dedi.Sosyoekonomik tablodaki değişimler, pazar gücü ve yapısal eşitsizliklerin rekabet analizlerindeki yerinden bahseden Küle, Uluslararası sistemi, küreselleşmeyi, teknolojik ilerlemeyi daha iyi rejimlerle iyileştirebiliriz. Rekabet hukuku gerek ülke içi gerekse de uluslararası toplumda daha eşitlikçi, büyüme ve kalkınmaya izin veren yapılar için kilit bir noktada. Her birimizin temsil ettiği kurumlarda bu ruhla çalıştığımıza eminim. Çabalarımızın karşılığını hep birlikte almayı umut ediyorum. ifadelerini kullandı.Adil, şeffaf ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin lokomotifi etkin işleyen rekabet piyasalarındadırTürk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkan Yardımcısı Ali Ercan da Türkiye'nin Afrika politikasının karşılıklı saygı, eşit ortaklık, adalet ve birlikte kalkınma ilkeleri üzerine inşa edildiğine dikkati çekerek, Bizler, Afrika'ya hiçbir zaman kısa vadeli ve tek taraflı çıkar penceresinden bakmadık. Bizim Afrika vizyonumuz, 'Afrika sorunlarına Afrikalı çözümler' ilkesini önemseyen, karşılıklı saygı, eşit ortaklık ve kazan-kazan esasına dayalı köklü bir gönül ortaklığıdır. diye konuştu.Ercan, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde yürütülen Afrika açılımı ve sonrasındaki ortaklık politikasının Türkiye'yi kıta genelinde en güvenilir işbirliği ortaklarından biri haline getirdiğini dile getirerek, Bugün Türkiye, Afrika'nın kalkınma yolculuğunda sadece bir donör veya ticari aktör değil, kader birliği yaptığı bir yol arkadaşıdır. ifadelerini kullandı.TİKA olarak 53 ülkedeki 57 ofisle bu güçlü vizyonun sahadaki uygulayıcılarından biri olduklarını söyleyen Ercan, Afrika kıtasında ise 23 program koordinasyon ofisiyle Afrika'nın 50'den fazla ülkesinde eğitimden sağlığa, tarımdan altyapıya, idari kapasitenin güçlendirilmesinden kültürel mirasın korunmasına kadar binlerce projeyi hayata geçirdiklerini aktardı.Ercan, kalkınma yardımı anlayışlarının fiziki yardımlar inşa etmekten ibaret olmadığına, en değerli ve sürdürülebilir yatırımın insana ve kurumsal kapasiteye yapılan yatırım olduğuna dikkati çekerek, Bu minvalde bilgi birikimimizi, tecrübemizi ve kurumsal hafızamızı Afrikalı dostlarımızla paylaşmayı en temel görevlerimizden biri olarak addediyoruz. şeklinde konuştu.Bu noktada rekabet hukuku ve politikası alanının büyük önem kazandığını dile getiren Ercan, Küreselleşen dünyada adil, şeffaf ve sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin lokomotifi etkin işleyen rekabet piyasalarındadır. Güçlü rekabet otoriteleri piyasa aksaklıklarını gidererek yerli üreticiyi korur, yabancı yatırımı teşvik eder ve en nihayetinde tüketicinin refahını artırır. Türkiye Rekabet Kurumu da çeyrek asrı aşan tecrübesi, güçlü hukuki altyapısı ve dinamik yapısıyla dünyadaki en saygın rekabet otoritelerinden biridir. TİKA olarak bu kıymetli kurumumuzla 20 yılı aşkın bir süredir birçok farklı projede işbirliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Ercan, bugün de Rekabet Kurumunun yüksek kurumsal tecrübesinin Afrika'daki dost ve kardeş ülkelerin rekabet otoritelerine aktarılmasını destekliyor olmanın gururunu yaşadıklarını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:Bu İstanbul buluşmasının tecrübe ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasına zemin hazırlayacağına, kurumlarımız arasındaki bağları güçlendireceğine, ve sınır ötesi ticarette adil rekabet koşullarının sağlanması adına çok güçlü bir kurumsal ağ oluşturacağına, ortak sorunlara küresel ve bölgesel ölçüde yenilikçi çözümler üreteceğine ve en önemlisi gelecekte atılacak ortak adımların ve yürütülecek projelerin somut bir yol haritasını oluşturacağına yürekten inanıyorum. TİKA olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Afrika ülkelerinin kurumsal kapasitelerin artırılmasına yönelik eğitim programlarına, teknik işbirliklerine ve uzman değişim projelerine her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Biz paylaştıkça çoğalan, birlikte çalıştıkça güçlenen bir ortaklığa inanıyoruz.Bölgesel rekabet otoritelerinden işbirliği vurgusuToplantıda Doğu ve Güney Afrika Ortak Pazarı (COMESA) Rekabet ve Tüketici Komisyonunu (CCCC) temsilen konuşan Willard Mwemba, çok sayıda ulusal, bölgesel, kıtasal ve uluslararası rekabet otoritesini bir araya getiren bu tür çalışmalara önem verdiklerini belirterek, bunun nedeninin küreselleşme ve teknoloji sayesinde ülkelerin artık birbirine çok daha fazla bağlı olması olduğunu ifade etti.Rekabet Kurumunun ülkeleri bir araya getirmeye yönelik bu girişimini takdire değer bulduklarını ifade eden Mwemba, bunun bilgi ve deneyim paylaşma fırsatı sunduğunu, gelecek iki gün boyunca yalnızca deneyimleri dinlemekle kalmayacaklarını, aynı zamanda gelecekte nasıl işbirliği yapacakları konusunda da ortak bir yol haritası oluşturmaya çalışacaklarını belirtti.Doğu Afrika Topluluğu (EAC) Rekabet Kurumunu (EACCA) temsilen konuşan Stellah Nyambeki Onyancha da iki gün boyunca gerçekleştirilecek etkileşimlerden herkesin fayda sağlayacağına, daha yakın ve verimli bir işbirliğinin geliştirilmesine ve rekabet otoritelerinin ilgili ticaret kanunlarının etkili ve verimli şekilde uygulanmasına katkı sağlayacağına inandıklarını belirtti.Bölgesel ve uluslararası rekabet otoriteleriyle işbirliği yapmaktan gurur duyduklarını ifade eden Onyancha, rekabet politikası ve hukukunun uygulanması alanında ortak çalışmaları sürdürmeyi beklediklerini ifade etti.Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) Bölgesel Rekabet Otoritesini (ERCA) temsilen konuşan Yahya Samateh ise rekabet otoriteleri arasındaki ortaklığın artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu dile getirerek, rekabet hukukunun uygulanmasına ilişkin deneyimlerin paylaşılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.Türkiye'nin Afrika ile paylaşabileceği değerli bir uzmanlığa, Afrika'daki rekabet otoritelerinin de küresel rekabet politikası alanına katkı sunabilecek deneyim ve bakış açılarına sahip olduğunu kaydeden Samateh, rekabet politikası alanında daha güçlü bir Türkiye-Afrika ortaklığı için önemli bir potansiyel gördüklerini kaydetti.Bölgesel rekabet otoritelerinin yanı sıra çeşitli Afrika ülkelerinin rekabet otoritelerinin başkan ve üst düzey temsilcileri de buluşmaya katılarak söz aldı.Bu arada, toplantı yarın da devam edecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/turkiye-afrika-rekabet-otoriteleri-istanbul-bulusmasi-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Müze ve ören yerlerinden geçen yıl 7,3 milyar lira gelir elde edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/muze-ve-oren-yerlerinden-gecen-yil-7-3-milyar-lira-gelir-elde-edildi/917841/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/muze-ve-oren-yerlerinden-gecen-yil-7-3-milyar-lira-gelir-elde-edildi/917841/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:28:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2025 boyunca 34 milyon 836 bin ziyaretçinin ağırlandığı müze ve ören yerlerinden 7 milyar 306 milyon lira gelir elde edildiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2025 boyunca 34 milyon 836 bin ziyaretçinin ağırlandığı müze ve ören yerlerinden 7 milyar 306 milyon lira gelir elde edildiğini bildirdi.Bakan Ersoy, NSosyal hesabındaki paylaşımında müze ve ören yerlerinde ziyaretçi ve gelir rekoru kırdıklarını belirterek, şunları kaydetti:2025 yılında müze ve ören yerlerimizde 34 milyon 836 bin 7 ziyaretçiyi ağırlayarak bugüne kadarki en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştık. Aynı dönemde 7,3 milyar lirayı aşan gelirle yeni bir rekora daha imza attık. Efes'ten Hierapolis'e, Göreme'den Galata Kulesi'ne uzanan eşsiz kültürel mirasımıza gösterilen bu büyük ilgi, yürüttüğümüz çalışmaların ve kültür turizmindeki yükselişimizin en güçlü göstergesi. Türkiye'nin tarihini korumaya, yaşatmaya ve dünyayla buluşturmaya devam edeceğiz.En çok ziyaret edilen yer Efes olduBakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 2025'in en fazla ziyaretçi ağırlayanı İzmir Efes Ören Yeri oldu. Efes'i yıl boyunca 2 milyon 552 bin 734 kişi ziyaret etti.Efes'i 2 milyon 302 bin 218 ziyaretçiyle Denizli Hierapolis Ören Yeri Pamukkale takip etti. Nevşehir Göreme Ören Yeri 1 milyon 187 bin 185, Paşabağlar Ören Yeri ise 1 milyon 143 bin 434 ziyaretçiyi ağırladı. Galata Kulesi de 953 bin 537 ziyaretçiyle 2025'in en yoğun ilgi gören kültür varlıkları arasında yer aldı. Kaymaklı Yeraltı Şehri 688 bin 459, Derinkuyu Yeraltı Şehri 548 bin 687, İstanbul Arkeoloji Müzesi 534 bin 602, Troia Ören Yeri 360 bin 209 ve Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi 312 bin 951 ziyaretçiyi ağırladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2025 boyunca 34 milyon 836 bin ziyaretçinin ağırlandığı müze ve ören yerlerinden 7 milyar 306 milyon lira gelir elde edildiğini bildirdi.Bakan Ersoy, NSosyal hesabındaki paylaşımında müze ve ören yerlerinde ziyaretçi ve gelir rekoru kırdıklarını belirterek, şunları kaydetti:2025 yılında müze ve ören yerlerimizde 34 milyon 836 bin 7 ziyaretçiyi ağırlayarak bugüne kadarki en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştık. Aynı dönemde 7,3 milyar lirayı aşan gelirle yeni bir rekora daha imza attık. Efes'ten Hierapolis'e, Göreme'den Galata Kulesi'ne uzanan eşsiz kültürel mirasımıza gösterilen bu büyük ilgi, yürüttüğümüz çalışmaların ve kültür turizmindeki yükselişimizin en güçlü göstergesi. Türkiye'nin tarihini korumaya, yaşatmaya ve dünyayla buluşturmaya devam edeceğiz.En çok ziyaret edilen yer Efes olduBakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 2025'in en fazla ziyaretçi ağırlayanı İzmir Efes Ören Yeri oldu. Efes'i yıl boyunca 2 milyon 552 bin 734 kişi ziyaret etti.Efes'i 2 milyon 302 bin 218 ziyaretçiyle Denizli Hierapolis Ören Yeri Pamukkale takip etti. Nevşehir Göreme Ören Yeri 1 milyon 187 bin 185, Paşabağlar Ören Yeri ise 1 milyon 143 bin 434 ziyaretçiyi ağırladı. Galata Kulesi de 953 bin 537 ziyaretçiyle 2025'in en yoğun ilgi gören kültür varlıkları arasında yer aldı. Kaymaklı Yeraltı Şehri 688 bin 459, Derinkuyu Yeraltı Şehri 548 bin 687, İstanbul Arkeoloji Müzesi 534 bin 602, Troia Ören Yeri 360 bin 209 ve Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi 312 bin 951 ziyaretçiyi ağırladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/muze-ve-oren-yerlerinden-gecen-yil-7-3-milyar-lira-gelir-elde-edildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Osmaniye'de yeğeni tarafından öldürülen öğretmenin cenazesi defnedildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/osmaniye-de-yegeni-tarafindan-oldurulen-ogretmenin-cenazesi-defnedildi/917840/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/osmaniye-de-yegeni-tarafindan-oldurulen-ogretmenin-cenazesi-defnedildi/917840/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:28:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Osmaniye / Osmaniye'de yeğeni tarafından tabancayla vurularak öldürülen Türk dili ve edebiyatı öğretmeni 50 yaşındaki Mehmet Bilgili'nin cenazesi toprağa verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Osmaniye Haberleri : Osmaniye'de yeğeni tarafından tabancayla vurularak öldürülen Türk dili ve edebiyatı öğretmeni 50 yaşındaki Mehmet Bilgili'nin cenazesi toprağa verildi. Yakınları tarafından Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgundan alınan Bilgili'nin cenazesi, Cebelibereket Şehitlik Camisi'ne götürüldü.Buradaki cenaze törenine, Bilgili'nin ailesi ve yakınları ile Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, Belediye Başkanı İbrahim Çenet, Bilgili'nin mesai arkadaşları, öğrencileri ve vatandaşlar katıldı.İl Müftüsü Ahad Taşçı'nın kıldırdığı cenaze namazının ardından Bilgili'nin naaşı, Osmaniye Asri Mezarlığı'nda defnedildi.Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Bilgili, dün Çardak köyü Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin (41) silahlı saldırısına uğramış, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Gözaltına alınan zanlı, İl Jandarma Komutanlığına götürülmüştü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Osmaniye Haberleri : Osmaniye'de yeğeni tarafından tabancayla vurularak öldürülen Türk dili ve edebiyatı öğretmeni 50 yaşındaki Mehmet Bilgili'nin cenazesi toprağa verildi. Yakınları tarafından Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgundan alınan Bilgili'nin cenazesi, Cebelibereket Şehitlik Camisi'ne götürüldü.Buradaki cenaze törenine, Bilgili'nin ailesi ve yakınları ile Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, Belediye Başkanı İbrahim Çenet, Bilgili'nin mesai arkadaşları, öğrencileri ve vatandaşlar katıldı.İl Müftüsü Ahad Taşçı'nın kıldırdığı cenaze namazının ardından Bilgili'nin naaşı, Osmaniye Asri Mezarlığı'nda defnedildi.Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Bilgili, dün Çardak köyü Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin (41) silahlı saldırısına uğramış, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Gözaltına alınan zanlı, İl Jandarma Komutanlığına götürülmüştü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/osmaniye-de-yegeni-tarafindan-oldurulen-ogretmenin-cenazesi-defnedildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Dışişleri Bakanı Fidan, Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Wüst ile görüştü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/disisleri-bakani-fidan-almanya-nin-kuzey-ren-vestfalya-eyaleti-basbakani-wust-ile-gorustu/917839/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/disisleri-bakani-fidan-almanya-nin-kuzey-ren-vestfalya-eyaleti-basbakani-wust-ile-gorustu/917839/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:23:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst ile bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst ile bir araya geldi.Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Fidan, Kuzey Ren-Vestfalya Başbakanı Wüst ile Ankara'da görüştü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst ile bir araya geldi.Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Fidan, Kuzey Ren-Vestfalya Başbakanı Wüst ile Ankara'da görüştü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/disisleri-bakani-fidan-almanya-nin-kuzey-ren-vestfalya-eyaleti-basbakani-wust-ile-gorustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Piyasalarda gün ortası / 29 Eylül 2026</title>
      <link>https://www.canligaste.com/piyasalarda-gun-ortasi-29-eylul-2026/917835/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/piyasalarda-gun-ortasi-29-eylul-2026/917835/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:18:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / İstanbul serbest piyasada dolar 49,0050 liradan, avro 55,5810 liradan satılıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 1,20 değer kaybederek 12.441,94 puana geriledi. Dün günü 12.592,76 puandan kapatan BIST 100 endeksi, güne 76,76 puan ve yüzde 0,61 azalışla 12.516,00 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 150,81 puan ve yüzde 1,20 azalışla 12.441,94 puana geriledi.Endeks, günün ilk yarısında en düşük 12.413,39, en yüksek 12.547,16 puanı gördü.Günün ilk yarısında teknoloji endeksi yüzde 4,62, sanayi endeksi yüzde 1,81, mali endeks yüzde 0,97 ve hizmetler endeksi yüzde 0,45 değer kaybetti.Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 29'u yükselirken 67'si düştü, 4'ü yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri, ASELSAN, SASA Polyester, Astor Enerji, Akbank ile Tüpraş oldu.Altının ons fiyatı 4 bin 150 dolarBorsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı'nda işlem gören gösterge kağıdı olan 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 36,80, bileşik getirisi yüzde 40,19 seviyesinde gerçekleşti.Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1340, sterlin/dolar paritesi 1,3220 ve dolar/yen paritesi 157,7 düzeyinde seyrediyor.İstanbul serbest piyasada dolar 49,0050 liradan, avro 55,5810 liradan satılıyor.Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,8 artışla 4 bin 150 dolardan, kasım vadeli Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 0,1 azalışla 105,1 dolardan işlem görüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 1,20 değer kaybederek 12.441,94 puana geriledi. Dün günü 12.592,76 puandan kapatan BIST 100 endeksi, güne 76,76 puan ve yüzde 0,61 azalışla 12.516,00 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 150,81 puan ve yüzde 1,20 azalışla 12.441,94 puana geriledi.Endeks, günün ilk yarısında en düşük 12.413,39, en yüksek 12.547,16 puanı gördü.Günün ilk yarısında teknoloji endeksi yüzde 4,62, sanayi endeksi yüzde 1,81, mali endeks yüzde 0,97 ve hizmetler endeksi yüzde 0,45 değer kaybetti.Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 29'u yükselirken 67'si düştü, 4'ü yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri, ASELSAN, SASA Polyester, Astor Enerji, Akbank ile Tüpraş oldu.Altının ons fiyatı 4 bin 150 dolarBorsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı'nda işlem gören gösterge kağıdı olan 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 36,80, bileşik getirisi yüzde 40,19 seviyesinde gerçekleşti.Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1340, sterlin/dolar paritesi 1,3220 ve dolar/yen paritesi 157,7 düzeyinde seyrediyor.İstanbul serbest piyasada dolar 49,0050 liradan, avro 55,5810 liradan satılıyor.Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,8 artışla 4 bin 150 dolardan, kasım vadeli Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 0,1 azalışla 105,1 dolardan işlem görüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/piyasalarda-gun-ortasi-29-eylul-2026.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Yıldızları, Malatya'da gösteri uçuşu yapacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turk-yildizlari-malatya-da-gosteri-ucusu-yapacak/917833/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turk-yildizlari-malatya-da-gosteri-ucusu-yapacak/917833/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:18:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Malatya / Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi Türk Yıldızları, 2 Ekim Cuma günü Malatya'da gösteri uçuşu gerçekleştirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Malatya Haberleri : Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi Türk Yıldızları, 2 Ekim Cuma günü Malatya'da gösteri uçuşu gerçekleştirecek.Gösteri uçuşu öncesi hazırlıklarını sürdüren Türk Yıldızları, kentte çevre tanıma uçuşu yaptı.Malatya 2. Kara Havacılık Alay Komutanlığı yerleşkesindeki pistten havalanan akrobasi timi, kent merkezi ve Beydağı eteklerinde uçuş gerçekleştirerek gösteri yapacağı bölgeyi havadan tanıdı.Yarın prova uçuşu yapacak olan Türk Yıldızları, cuma günü saat 17.50'de gerçekleştireceği gösteriyle Malatyalılarla buluşacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Malatya Haberleri : Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi Türk Yıldızları, 2 Ekim Cuma günü Malatya'da gösteri uçuşu gerçekleştirecek.Gösteri uçuşu öncesi hazırlıklarını sürdüren Türk Yıldızları, kentte çevre tanıma uçuşu yaptı.Malatya 2. Kara Havacılık Alay Komutanlığı yerleşkesindeki pistten havalanan akrobasi timi, kent merkezi ve Beydağı eteklerinde uçuş gerçekleştirerek gösteri yapacağı bölgeyi havadan tanıdı.Yarın prova uçuşu yapacak olan Türk Yıldızları, cuma günü saat 17.50'de gerçekleştireceği gösteriyle Malatyalılarla buluşacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/turk-yildizlari-malatya-da-gosteri-ucusu-yapacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>DEİK'ten ABD'nin Uyguladığı Tarife Sonrası Çin Dış Ticaretinin Analizi raporu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/deik-ten-abd-nin-uyguladigi-tarife-sonrasi-cin-dis-ticaretinin-analizi-raporu/917832/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/deik-ten-abd-nin-uyguladigi-tarife-sonrasi-cin-dis-ticaretinin-analizi-raporu/917832/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:13:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / DEİK Başkanı Nail Olpak: - Çin'in yöneldiği coğrafyaların önemli bir bölümü aynı zamanda Türk iş dünyasının güçlü olduğu veya büyümeyi hedeflediği pazarlar. Dolayısıyla önümüzdeki dönemi yalnızca bir rekabet riski olarak değil, değişen küresel ticaret dengeleri içerisinde Türkiye için yeni fırsatların ortaya çıktığı bir dönem olarak da okumalıyız - Küresel ticaret yeniden yapılanırken Türkiye'nin üretim kapasitesi, coğrafi konumu, lojistik avantajları, Avrupa ile entegrasyonu ve farklı coğrafyalarda geliştirdiği güçlü iş ilişkileri bize önemli avantajlar sağlıyor. Önemli olan bu avantajları doğru stratejiyle ticarete ve yatırıma dönüştürebilmek - Bizim rekabet modelimizin yalnızca fiyat üzerinden değil kalite, güven, sürdürülebilir ortaklık, yerel işbirlikleri ve karşılıklı kazanım üzerinden ilerlemesi gerektiğini düşünüyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından hazırlanan ve ABD'nin Çin'e uyguladığı tarifelerin ardından Çin dış ticaretindeki değişimi ve Türkiye'ye olası etkilerini analiz eden ABD'nin Uyguladığı Tarife Sonrası Çin Dış Ticaretinin Analizi başlıklı rapor tanıtıldı.Raporun tanıtımı için DEİK Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan DEİK Başkanı Nail Olpak, ABD'nin 2025 yılında uygulamaya koyduğu ek gümrük tarifeleri sonrasında Çin'in ABD pazarındaki konumunun belirgin şekilde gerilediğini, bunun üzerine Çin'in de ihracat pazarlarını çeşitlendirme stratejisini hızlandırdığını söyledi.Çin'in ABD'ye ihracatının toplam dış satımının içindeki payının 2024 yılındaki yüzde 14,68 seviyesinden 2025'te yüzde 11,14'e gerilediğini dile getiren Olpak, iki ülke arasındaki ticaret politikalarında çok önemli bir dönüşümün yaşandığını bildirdi.Olpak, bir pazara erişim zorlaştığında küresel ticaretin ortadan kalkmadığını, kendisine yeni yollar, ülkeler ve ortaklıklar bulduğunu kaydederek, Çin örneğinde de bunu görüyoruz. ABD pazarındaki gerileme Çin'i Güneydoğu Asya Uluslar Birliği'nden (ASEAN) Afrika'ya, Orta Doğu'dan Avrupa'ya kadar çok daha geniş bir coğrafyada yeni ticaret kanalları oluşturmaya yöneltiyor. Dolayısıyla mesele yalnızca ABD-Çin arasındaki bir tarife tartışması değil küresel ticaret rotalarının yeniden şekillenmesi meselesidir. dedi.Çin&#039;in yeni pazarları, Türk iş dünyasının da önemli pazarlarıNail Olpak, Çin'in ABD pazarındaki gerilemeye karşılık alternatif pazarlardaki ağırlığını hızla artırdığını belirterek, 2024-2025 döneminde bu ülkenin ihracatının Afrika'ya yüzde 25,9, Orta Doğu'ya yüzde 9,7 ve AB'ye yüzde 8,63 yükseldiğini söyledi.Afrika'da Nijerya, Orta Doğu'da Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve AB'de Almanya'nın Çin açısından öne çıkan pazarlar olduğunu dile getiren Olpak, Çin'in ihracat coğrafyasındaki değişimin Türkiye açısından yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.Olpak, burada Türkiye açısından dikkat edilmesi gereken önemli bir kesişim alanı olduğunu kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:Çin'in yöneldiği coğrafyaların önemli bir bölümü aynı zamanda Türk iş dünyasının güçlü olduğu veya büyümeyi hedeflediği pazarlar. ABD pazarındaki kaybını telafi etmek amacıyla daha güçlü biçimde yöneldiği Afrika, Orta Doğu ve Avrupa'nın aynı zamanda Türk iş dünyasının da geleneksel olarak güçlü olduğu veya daha fazla büyümek istediği coğrafyalar. Bu nedenle Çin’in ihracatındaki coğrafi çeşitlenmeyi yakından izlemek durumundayız.Dolayısıyla önümüzdeki dönemi yalnızca bir rekabet riski olarak değil, değişen küresel ticaret dengeleri içerisinde Türkiye için yeni fırsatların ortaya çıktığı bir dönem olarak da okumalıyız. Üstelik yeni rekabet yalnızca fiyat ve teknoloji üzerinden şekillenmiyor. Güvenilir tedarikçi, öngörülebilir iş ortağı ve sürdürülebilir ilişki kurabilme kapasitesi de giderek daha belirleyici hale geliyor. Ben bunu küresel ticarette yükselen bir 'güven rekabeti' olarak görüyorum.Önemli olan avantajlarımızı doğru stratejiyle ticarete ve yatırıma dönüştürebilmekDEİK Başkanı Olpak, bu durumu sadece Çin geliyor, rekabet artıyor şeklinde okumanın doğru olmadığını belirterek, Küresel ticaret yeniden yapılanırken Türkiye'nin üretim kapasitesi, coğrafi konumu, lojistik avantajları, Avrupa ile entegrasyonu ve farklı coğrafyalarda geliştirdiği güçlü iş ilişkileri bize önemli avantajlar sağlıyor. Önemli olan bu avantajları doğru stratejiyle ticarete ve yatırıma dönüştürebilmek. ifadelerini kullandı.Rapordaki verilere göre Çin'in Almanya pazarındaki yükselişinin Türkiye açısından henüz doğrudan ve belirgin bir tehdit oluşturmadığını aktaran Olpak, bununla beraber Türkiye açısından daha yakından takip edilmesi gereken alanlar bulunduğunu ve bunların başında Afrika ile Orta Doğu'nun geldiğini söyledi.Olpak, 2025'te Çin Mısır'a 19,97 milyar dolar ihracat yaparken Türkiye'nin bu alanda 4,07 milyar dolar seviyesinde kalmasının rekabet farkının Çin lehine genişlediğine işaret ettiğini bildirdi.Türkiye'nin Afrika'daki konumunun yalnızca fiyat rekabeti üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Olpak, şu açıklamalarda bulundu:Afrika söz konusu olduğunda Türkiye'nin çok önemli bir birikimi var. Ticaretimizin yanında müteahhitlikten yatırıma, lojistikten sanayi işbirliklerine kadar çok boyutlu ilişkiler geliştirdik. Çin'in artan ağırlığını elbette dikkatle takip edeceğiz. Ancak bizim rekabet modelimizin yalnızca fiyat üzerinden değil kalite, güven, sürdürülebilir ortaklık, yerel işbirlikleri ve karşılıklı kazanım üzerinden ilerlemesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü önümüzdeki dönemde fiyat rekabetinin yanında bir güven rekabeti de yaşayacağız. Türkiye’nin uzun vadeli ilişki kurma ve güvenilir ortak olma kapasitesi, özellikle Afrika ve Orta Doğu’da önemli bir rekabet avantajına dönüşebilir.Türkiye bu süreçte üretim ve yatırım merkezi olarak konumunu güçlendirebilirNail Olpak, Çin'in BAE'ye ihracatı 72,9 milyar dolara yükselirken Türkiye'nin bu ülkeye dış satımının 9,28 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirterek, Türk şirketlerinin katma değerli üretime daha fazla odaklanması gerektiğini vurguladı.Yeni dönemde sadece hangi ülkeye ne kadar ihracat yapıldığının değil, hangi ürünü, hangi teknoloji seviyesiyle ve hangi katma değerle ihraç edildiğinin daha fazla konuşulması gerektiğini dile getiren Olpak, Rekabetin yoğunlaştığı pazarlarda Türkiye’nin cevabı daha fazla katma değer, daha güçlü markalar, teknoloji, inovasyon ve pazarda kalıcı ortaklıklar kurmak olmalı. şeklinde konuştu.Olpak, ABD ile Çin arasındaki ticaret geriliminin küresel tedarik zincirlerini de yeniden şekillendirdiğine işaret ederek, Türkiye'nin bu süreçte üretim ve yatırım merkezi olarak konumunu güçlendirebileceğini söyledi.Dünyada artık sadece nerede daha ucuza üretirim? sorusunun sorulmadığının altını çizen Olpak, Nerede daha güvenli üretirim, pazarıma nasıl daha hızlı ulaşırım, tedarik zincirimi nasıl çeşitlendiririm, hangi ortakla uzun vadeli ve öngörülebilir bir ilişki kurabilirim?' soruları da en az maliyet kadar önemli hale geldi. Bu nedenle küresel ticarette fiyat ve teknoloji rekabetinin yanında giderek güçlenen bir güven rekabetinden de söz etmemiz gerekiyor. Türkiye tam da bu noktada çok güçlü bir potansiyele sahip. ifadelerini kullandı.ABD-Çin ticaretindeki dönüşüm yeni yatırım ve üretim fırsatları sunuyorDEİK Başkanı Olpak, Avrupa'ya yakınlık, güçlü sanayi altyapısı, yetişmiş insan kaynağı, lojistik kabiliyetleri ve farklı coğrafyalarla kurduğu ekonomik ilişkilerin Türkiye'yi değişen küresel tedarik zincirlerinde önemli bir alternatif haline getirdiğini anlattı.Türkiye'nin güvenilir üretim, tedarik ve yatırım ortağı olma kapasitesinin de bu avantajlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Olpak, Dolayısıyla ABD-Çin ticaretindeki dönüşümü yalnızca ihracat pazarlarımızda ortaya çıkabilecek rekabet açısından değil, Türkiye'ye gelebilecek yeni yatırımlar ve üretim fırsatları açısından da değerlendirmeliyiz. dedi.Olpak, gelecek dönemde küresel ticarette korumacılığın, bölgeselleşmenin ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesinin daha fazla konuşulacağını kaydederek, şu değerlendirmelerde bulundu:DEİK olarak 153 iş konseyimizle dünyanın dört bir yanında Türk özel sektörünün önünü açmaya, yeni pazarları ve yeni işbirliklerini geliştirmeye devam ediyoruz. Çin'in değişen ihracat stratejisini de bu perspektifle takip ediyoruz. Nerede rekabet artıyor, nerede yeni bir fırsat doğuyor, hangi pazarlarda daha güçlü olmamız gerekiyor; bunları veriye dayalı olarak analiz etmek zorundayız. Bizim hedefimiz, değişen küresel ticaretin sonuçlarını izleyen bir Türkiye değil yeni ticaret mimarisinde pozisyon alan, yeni ortaklıklar geliştiren, güvenilir ticaret ortağı kimliğini güçlendiren ve değişimi fırsata dönüştüren bir Türkiye olmalı.(Fon soruşturmaları) Yanlış yapan kim varsa üzerine gidilmeli, o yanlışların hesabı sorulmalıNail Olpak, konuya ilişkin bir soru üzerine, ihracatçıların ağırlıklı olarak enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasın azaltılmasına, döviz kurlarının bir miktar yukarı gitmesine, döviz bozdurma konusundaki bazı desteklerin artırılmasına yönelik taleplerinin olduğunu, bunun yanı sıra maliyetlerde anlaşılamayan artışların bulunduğunu söyledi.Olpak, Ben kurun artması konusunun ilk planda kolay bir çözüm olduğunu düşünmüyorum. Geçmiş yıllardaki tecrübelerimize de bakmak lazım. İthalatı ihracatından daha fazla olan ülkede kur artışı çok kısa sürede çözümmüş gibi algılanır ancak hemen akabinde hepimiz biliyoruz ki bizim fiyatlarımız da artar. Yetmez, ihracat yaptığımız ülkedeki alıcı 'Sizde böyle kur değişimi oldu, devalüasyon oldu, sen buradan kazanca girdin, gel bana indirim yap' der. Bu orta vadede çözüm olarak görünmüyor. diye konuştu.Fon soruşturmalarına ilişkin bir soruya karşılık olarak da Olpak, Hukuki bir süreç devam ediyor. Yanlış yapan kim varsa üzerine gidilmeli, o yanlışların hesabı sorulmalı. cevabını verdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından hazırlanan ve ABD'nin Çin'e uyguladığı tarifelerin ardından Çin dış ticaretindeki değişimi ve Türkiye'ye olası etkilerini analiz eden ABD'nin Uyguladığı Tarife Sonrası Çin Dış Ticaretinin Analizi başlıklı rapor tanıtıldı.Raporun tanıtımı için DEİK Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan DEİK Başkanı Nail Olpak, ABD'nin 2025 yılında uygulamaya koyduğu ek gümrük tarifeleri sonrasında Çin'in ABD pazarındaki konumunun belirgin şekilde gerilediğini, bunun üzerine Çin'in de ihracat pazarlarını çeşitlendirme stratejisini hızlandırdığını söyledi.Çin'in ABD'ye ihracatının toplam dış satımının içindeki payının 2024 yılındaki yüzde 14,68 seviyesinden 2025'te yüzde 11,14'e gerilediğini dile getiren Olpak, iki ülke arasındaki ticaret politikalarında çok önemli bir dönüşümün yaşandığını bildirdi.Olpak, bir pazara erişim zorlaştığında küresel ticaretin ortadan kalkmadığını, kendisine yeni yollar, ülkeler ve ortaklıklar bulduğunu kaydederek, Çin örneğinde de bunu görüyoruz. ABD pazarındaki gerileme Çin'i Güneydoğu Asya Uluslar Birliği'nden (ASEAN) Afrika'ya, Orta Doğu'dan Avrupa'ya kadar çok daha geniş bir coğrafyada yeni ticaret kanalları oluşturmaya yöneltiyor. Dolayısıyla mesele yalnızca ABD-Çin arasındaki bir tarife tartışması değil küresel ticaret rotalarının yeniden şekillenmesi meselesidir. dedi.Çin&#039;in yeni pazarları, Türk iş dünyasının da önemli pazarlarıNail Olpak, Çin'in ABD pazarındaki gerilemeye karşılık alternatif pazarlardaki ağırlığını hızla artırdığını belirterek, 2024-2025 döneminde bu ülkenin ihracatının Afrika'ya yüzde 25,9, Orta Doğu'ya yüzde 9,7 ve AB'ye yüzde 8,63 yükseldiğini söyledi.Afrika'da Nijerya, Orta Doğu'da Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve AB'de Almanya'nın Çin açısından öne çıkan pazarlar olduğunu dile getiren Olpak, Çin'in ihracat coğrafyasındaki değişimin Türkiye açısından yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.Olpak, burada Türkiye açısından dikkat edilmesi gereken önemli bir kesişim alanı olduğunu kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:Çin'in yöneldiği coğrafyaların önemli bir bölümü aynı zamanda Türk iş dünyasının güçlü olduğu veya büyümeyi hedeflediği pazarlar. ABD pazarındaki kaybını telafi etmek amacıyla daha güçlü biçimde yöneldiği Afrika, Orta Doğu ve Avrupa'nın aynı zamanda Türk iş dünyasının da geleneksel olarak güçlü olduğu veya daha fazla büyümek istediği coğrafyalar. Bu nedenle Çin’in ihracatındaki coğrafi çeşitlenmeyi yakından izlemek durumundayız.Dolayısıyla önümüzdeki dönemi yalnızca bir rekabet riski olarak değil, değişen küresel ticaret dengeleri içerisinde Türkiye için yeni fırsatların ortaya çıktığı bir dönem olarak da okumalıyız. Üstelik yeni rekabet yalnızca fiyat ve teknoloji üzerinden şekillenmiyor. Güvenilir tedarikçi, öngörülebilir iş ortağı ve sürdürülebilir ilişki kurabilme kapasitesi de giderek daha belirleyici hale geliyor. Ben bunu küresel ticarette yükselen bir 'güven rekabeti' olarak görüyorum.Önemli olan avantajlarımızı doğru stratejiyle ticarete ve yatırıma dönüştürebilmekDEİK Başkanı Olpak, bu durumu sadece Çin geliyor, rekabet artıyor şeklinde okumanın doğru olmadığını belirterek, Küresel ticaret yeniden yapılanırken Türkiye'nin üretim kapasitesi, coğrafi konumu, lojistik avantajları, Avrupa ile entegrasyonu ve farklı coğrafyalarda geliştirdiği güçlü iş ilişkileri bize önemli avantajlar sağlıyor. Önemli olan bu avantajları doğru stratejiyle ticarete ve yatırıma dönüştürebilmek. ifadelerini kullandı.Rapordaki verilere göre Çin'in Almanya pazarındaki yükselişinin Türkiye açısından henüz doğrudan ve belirgin bir tehdit oluşturmadığını aktaran Olpak, bununla beraber Türkiye açısından daha yakından takip edilmesi gereken alanlar bulunduğunu ve bunların başında Afrika ile Orta Doğu'nun geldiğini söyledi.Olpak, 2025'te Çin Mısır'a 19,97 milyar dolar ihracat yaparken Türkiye'nin bu alanda 4,07 milyar dolar seviyesinde kalmasının rekabet farkının Çin lehine genişlediğine işaret ettiğini bildirdi.Türkiye'nin Afrika'daki konumunun yalnızca fiyat rekabeti üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Olpak, şu açıklamalarda bulundu:Afrika söz konusu olduğunda Türkiye'nin çok önemli bir birikimi var. Ticaretimizin yanında müteahhitlikten yatırıma, lojistikten sanayi işbirliklerine kadar çok boyutlu ilişkiler geliştirdik. Çin'in artan ağırlığını elbette dikkatle takip edeceğiz. Ancak bizim rekabet modelimizin yalnızca fiyat üzerinden değil kalite, güven, sürdürülebilir ortaklık, yerel işbirlikleri ve karşılıklı kazanım üzerinden ilerlemesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü önümüzdeki dönemde fiyat rekabetinin yanında bir güven rekabeti de yaşayacağız. Türkiye’nin uzun vadeli ilişki kurma ve güvenilir ortak olma kapasitesi, özellikle Afrika ve Orta Doğu’da önemli bir rekabet avantajına dönüşebilir.Türkiye bu süreçte üretim ve yatırım merkezi olarak konumunu güçlendirebilirNail Olpak, Çin'in BAE'ye ihracatı 72,9 milyar dolara yükselirken Türkiye'nin bu ülkeye dış satımının 9,28 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirterek, Türk şirketlerinin katma değerli üretime daha fazla odaklanması gerektiğini vurguladı.Yeni dönemde sadece hangi ülkeye ne kadar ihracat yapıldığının değil, hangi ürünü, hangi teknoloji seviyesiyle ve hangi katma değerle ihraç edildiğinin daha fazla konuşulması gerektiğini dile getiren Olpak, Rekabetin yoğunlaştığı pazarlarda Türkiye’nin cevabı daha fazla katma değer, daha güçlü markalar, teknoloji, inovasyon ve pazarda kalıcı ortaklıklar kurmak olmalı. şeklinde konuştu.Olpak, ABD ile Çin arasındaki ticaret geriliminin küresel tedarik zincirlerini de yeniden şekillendirdiğine işaret ederek, Türkiye'nin bu süreçte üretim ve yatırım merkezi olarak konumunu güçlendirebileceğini söyledi.Dünyada artık sadece nerede daha ucuza üretirim? sorusunun sorulmadığının altını çizen Olpak, Nerede daha güvenli üretirim, pazarıma nasıl daha hızlı ulaşırım, tedarik zincirimi nasıl çeşitlendiririm, hangi ortakla uzun vadeli ve öngörülebilir bir ilişki kurabilirim?' soruları da en az maliyet kadar önemli hale geldi. Bu nedenle küresel ticarette fiyat ve teknoloji rekabetinin yanında giderek güçlenen bir güven rekabetinden de söz etmemiz gerekiyor. Türkiye tam da bu noktada çok güçlü bir potansiyele sahip. ifadelerini kullandı.ABD-Çin ticaretindeki dönüşüm yeni yatırım ve üretim fırsatları sunuyorDEİK Başkanı Olpak, Avrupa'ya yakınlık, güçlü sanayi altyapısı, yetişmiş insan kaynağı, lojistik kabiliyetleri ve farklı coğrafyalarla kurduğu ekonomik ilişkilerin Türkiye'yi değişen küresel tedarik zincirlerinde önemli bir alternatif haline getirdiğini anlattı.Türkiye'nin güvenilir üretim, tedarik ve yatırım ortağı olma kapasitesinin de bu avantajlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Olpak, Dolayısıyla ABD-Çin ticaretindeki dönüşümü yalnızca ihracat pazarlarımızda ortaya çıkabilecek rekabet açısından değil, Türkiye'ye gelebilecek yeni yatırımlar ve üretim fırsatları açısından da değerlendirmeliyiz. dedi.Olpak, gelecek dönemde küresel ticarette korumacılığın, bölgeselleşmenin ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesinin daha fazla konuşulacağını kaydederek, şu değerlendirmelerde bulundu:DEİK olarak 153 iş konseyimizle dünyanın dört bir yanında Türk özel sektörünün önünü açmaya, yeni pazarları ve yeni işbirliklerini geliştirmeye devam ediyoruz. Çin'in değişen ihracat stratejisini de bu perspektifle takip ediyoruz. Nerede rekabet artıyor, nerede yeni bir fırsat doğuyor, hangi pazarlarda daha güçlü olmamız gerekiyor; bunları veriye dayalı olarak analiz etmek zorundayız. Bizim hedefimiz, değişen küresel ticaretin sonuçlarını izleyen bir Türkiye değil yeni ticaret mimarisinde pozisyon alan, yeni ortaklıklar geliştiren, güvenilir ticaret ortağı kimliğini güçlendiren ve değişimi fırsata dönüştüren bir Türkiye olmalı.(Fon soruşturmaları) Yanlış yapan kim varsa üzerine gidilmeli, o yanlışların hesabı sorulmalıNail Olpak, konuya ilişkin bir soru üzerine, ihracatçıların ağırlıklı olarak enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasın azaltılmasına, döviz kurlarının bir miktar yukarı gitmesine, döviz bozdurma konusundaki bazı desteklerin artırılmasına yönelik taleplerinin olduğunu, bunun yanı sıra maliyetlerde anlaşılamayan artışların bulunduğunu söyledi.Olpak, Ben kurun artması konusunun ilk planda kolay bir çözüm olduğunu düşünmüyorum. Geçmiş yıllardaki tecrübelerimize de bakmak lazım. İthalatı ihracatından daha fazla olan ülkede kur artışı çok kısa sürede çözümmüş gibi algılanır ancak hemen akabinde hepimiz biliyoruz ki bizim fiyatlarımız da artar. Yetmez, ihracat yaptığımız ülkedeki alıcı 'Sizde böyle kur değişimi oldu, devalüasyon oldu, sen buradan kazanca girdin, gel bana indirim yap' der. Bu orta vadede çözüm olarak görünmüyor. diye konuştu.Fon soruşturmalarına ilişkin bir soruya karşılık olarak da Olpak, Hukuki bir süreç devam ediyor. Yanlış yapan kim varsa üzerine gidilmeli, o yanlışların hesabı sorulmalı. cevabını verdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İzmir'deki Gaziemir Yapı Kooperatifi soruşturmasında 17 şüpheli hakkında iddianame</title>
      <link>https://www.canligaste.com/izmir-deki-gaziemir-yapi-kooperatifi-sorusturmasinda-17-supheli-hakkinda-iddianame/917831/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/izmir-deki-gaziemir-yapi-kooperatifi-sorusturmasinda-17-supheli-hakkinda-iddianame/917831/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:13:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir / İzmir Büyükşehir Belediyesine yönelik Gaziemir Yapı Kooperatifi soruşturması kapsamında, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, eski CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya'nın da aralarında bulunduğu 15'i tutuklu 17 şüpheli hakkında zimmet, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, denetim görevini ihmal ve zimmet suçuna yardım suçlamalarıyla 4,5 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri : İzmir Büyükşehir Belediyesine yönelik Gaziemir Yapı Kooperatifi soruşturması kapsamında, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, eski CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya'nın da aralarında bulunduğu 15'i tutuklu 17 şüpheli hakkında zimmet, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, denetim görevini ihmal ve zimmet suçuna yardım suçlamalarıyla 4,5 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 1008 sayfalık iddianamede, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ üzerinden yapılan usulsüzlüklere ilişkin soruşturma detaylarına yer verildi.İddianamede, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kentsel dönüşüm yapılacak yerlerin mülkiyetinin belediyeye ait olduğu, inşaat işlerinin yapılması amacıyla belediye iştiraki İZBETON AŞ'ye meclis kararıyla verildiği, yapı sahibi İzmir Büyükşehir Belediyesi olduğu halde İZBETON AŞ ile S.S. İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi arasında 2022'de protokol imzalandığı, bu protokolün temsil yetkisi aşılarak yönetim kurulu kararı olmaksızın genel müdürün imzasıyla yapıldığı belirtildi.Mevcut inşaat yapısıyla kooperatif tarafından ödenen miktarlara göre 30 ile 33 milyon lira aralığında fazladan ödeme yapıldığı ifade edilen iddianamede, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İZBETON AŞ arasında 51 milyon lira bedelli 1080 takvim günü süreli sözleşmenin imzalandığı ve 2021'de yer teslimi yapıldığı, İZBETON AŞ ile kooperatif arasında da 2022'de 151 milyon lira bedelli 820 takvim günü süreli sözleşme imzalandığı bilgisi verildi.Projeye sonradan villaların dahil edildiği, bazı kişilerin bu projeye ödemeler yaptığı belirtilerek, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in aynı zamanda İZBETON AŞ yönetim kurulu başkanı olduğu, belediye başkanlığı döneminde komuoyunda yer alan açıklamalarında kooperatifler aracılığıyla yapılan inşaat işlemlerinin İzmir Büyükşehir Belediyesi garantisi altında olduğunu ifade ettiği aktarıldı.Soyer'in, İZBETON AŞ yönetim kurulu başkanı olarak görev yapması sebebiyle hukuka aykırı işlemlerden, zarardan sorumlu olduğu, zimmet suçuna yardım ve işin kooperatife devredilmesi sürecinde hukuka aykırı işlemler yaparak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edildi.Hiçbir kooperatifle ya da yöneticilerle bağlantım bulunmamaktadırTunç Soyer, iddianamade yer alan ifadesinde suçlamaları kabul etmedi. Gaziemir Kooperatifi ile ilgili Büyükşehir Belediyesine ve İZBETON'a bir para gelmediğini savunan Soyer, Kooperatifin iç işleyişiyle ilgili belediye ya da İZBETON sorumlu değildir. ifadesini kullandı.Kentsel dönüşüm çalışmalarının kendisinden önceki dönemde başladığını belirten Soyer, Benim hiçbir kooperatifle ya da yöneticileri ile bir ilgim ve bağlantım bulunmamaktadır. Bu kooperatifleri ben kurmadım. Bu kooperatifler belediyenin kooperatifleri de değildir. Var ise kooperatifin zararı, bu zarar kamu zararı değildir. dedi.4,5 yıldan 20 yıla kadar hapis istemiİddianamede, tutuklu eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer hakkında zimmet suçuna yardım ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 4,5 yıldan 14 yıla kadar, eski CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile 10 şüpheli hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 8 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi.Diğer 4 şüpheli hakkında ise nitelikli dolandırıcılık ve zimmete yardım ile denetim görevini ihmal suçlarından 6 yıldan 16 yıla kadar hapis cezaları istendi.İddianame ağır ceza mahkemesine sunuldu.Soruşturma ve operasyonİzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, İZBETON AŞ üzerinden Gaziemir ilçesindeki Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı Projeleri çerçevesinde Sınırlı Sorumlu İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracılığıyla menfaat teminine yönelik zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali suçlarına ilişkin soruşturmada, kooperatifin yeni yönetim kurulunun şikayet dilekçesi, mağdur beyanları ve bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle suç tarihlerinde İZBETON AŞ yetkilileri, kooperatif yönetim kurulu üyeleri ve denetim kurulu üyeleri oldukları tespit edilen 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.Jandarma ekiplerince 9 Nisan'da düzenlenen operasyonda aralarında eski CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un da bulunduğu 9 şüpheli yakalanmış, 1 şüphelinin yurt dışında olduğu belirlenmişti. Şüpheliler, 12 Nisan'da İzmir'de çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanmıştı.Soruşturmanın genişletilmesiyle şüpheli sayısı 17'ye çıkmış ve bunlardan 15'i tutuklanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri : İzmir Büyükşehir Belediyesine yönelik Gaziemir Yapı Kooperatifi soruşturması kapsamında, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, eski CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya'nın da aralarında bulunduğu 15'i tutuklu 17 şüpheli hakkında zimmet, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, denetim görevini ihmal ve zimmet suçuna yardım suçlamalarıyla 4,5 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 1008 sayfalık iddianamede, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ üzerinden yapılan usulsüzlüklere ilişkin soruşturma detaylarına yer verildi.İddianamede, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kentsel dönüşüm yapılacak yerlerin mülkiyetinin belediyeye ait olduğu, inşaat işlerinin yapılması amacıyla belediye iştiraki İZBETON AŞ'ye meclis kararıyla verildiği, yapı sahibi İzmir Büyükşehir Belediyesi olduğu halde İZBETON AŞ ile S.S. İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi arasında 2022'de protokol imzalandığı, bu protokolün temsil yetkisi aşılarak yönetim kurulu kararı olmaksızın genel müdürün imzasıyla yapıldığı belirtildi.Mevcut inşaat yapısıyla kooperatif tarafından ödenen miktarlara göre 30 ile 33 milyon lira aralığında fazladan ödeme yapıldığı ifade edilen iddianamede, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İZBETON AŞ arasında 51 milyon lira bedelli 1080 takvim günü süreli sözleşmenin imzalandığı ve 2021'de yer teslimi yapıldığı, İZBETON AŞ ile kooperatif arasında da 2022'de 151 milyon lira bedelli 820 takvim günü süreli sözleşme imzalandığı bilgisi verildi.Projeye sonradan villaların dahil edildiği, bazı kişilerin bu projeye ödemeler yaptığı belirtilerek, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in aynı zamanda İZBETON AŞ yönetim kurulu başkanı olduğu, belediye başkanlığı döneminde komuoyunda yer alan açıklamalarında kooperatifler aracılığıyla yapılan inşaat işlemlerinin İzmir Büyükşehir Belediyesi garantisi altında olduğunu ifade ettiği aktarıldı.Soyer'in, İZBETON AŞ yönetim kurulu başkanı olarak görev yapması sebebiyle hukuka aykırı işlemlerden, zarardan sorumlu olduğu, zimmet suçuna yardım ve işin kooperatife devredilmesi sürecinde hukuka aykırı işlemler yaparak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edildi.Hiçbir kooperatifle ya da yöneticilerle bağlantım bulunmamaktadırTunç Soyer, iddianamade yer alan ifadesinde suçlamaları kabul etmedi. Gaziemir Kooperatifi ile ilgili Büyükşehir Belediyesine ve İZBETON'a bir para gelmediğini savunan Soyer, Kooperatifin iç işleyişiyle ilgili belediye ya da İZBETON sorumlu değildir. ifadesini kullandı.Kentsel dönüşüm çalışmalarının kendisinden önceki dönemde başladığını belirten Soyer, Benim hiçbir kooperatifle ya da yöneticileri ile bir ilgim ve bağlantım bulunmamaktadır. Bu kooperatifleri ben kurmadım. Bu kooperatifler belediyenin kooperatifleri de değildir. Var ise kooperatifin zararı, bu zarar kamu zararı değildir. dedi.4,5 yıldan 20 yıla kadar hapis istemiİddianamede, tutuklu eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer hakkında zimmet suçuna yardım ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 4,5 yıldan 14 yıla kadar, eski CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile 10 şüpheli hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 8 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi.Diğer 4 şüpheli hakkında ise nitelikli dolandırıcılık ve zimmete yardım ile denetim görevini ihmal suçlarından 6 yıldan 16 yıla kadar hapis cezaları istendi.İddianame ağır ceza mahkemesine sunuldu.Soruşturma ve operasyonİzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, İZBETON AŞ üzerinden Gaziemir ilçesindeki Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı Projeleri çerçevesinde Sınırlı Sorumlu İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracılığıyla menfaat teminine yönelik zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali suçlarına ilişkin soruşturmada, kooperatifin yeni yönetim kurulunun şikayet dilekçesi, mağdur beyanları ve bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle suç tarihlerinde İZBETON AŞ yetkilileri, kooperatif yönetim kurulu üyeleri ve denetim kurulu üyeleri oldukları tespit edilen 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.Jandarma ekiplerince 9 Nisan'da düzenlenen operasyonda aralarında eski CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un da bulunduğu 9 şüpheli yakalanmış, 1 şüphelinin yurt dışında olduğu belirlenmişti. Şüpheliler, 12 Nisan'da İzmir'de çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanmıştı.Soruşturmanın genişletilmesiyle şüpheli sayısı 17'ye çıkmış ve bunlardan 15'i tutuklanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/izmir-deki-gaziemir-yapi-kooperatifi-sorusturmasinda-17-supheli-hakkinda-iddianame.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Borsa günün ilk yarısında değer kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/borsa-gunun-ilk-yarisinda-deger-kaybetti/917830/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/borsa-gunun-ilk-yarisinda-deger-kaybetti/917830/</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:13:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 1,20 değer kaybederek 12.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 1,20 değer kaybederek 12.441,94 puana geriledi.Günün ilk yarısında düşüş eğiliminde hareket eden BIST 100 endeksi, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 150,8 puan ve yüzde 1,20 azalışla 12.441,94 puana indi.Toplam işlem hacmi 45,2 milyar lira oldu. Bankacılık endeksi yüzde 0,66 değer kazanırken, holding endeksi yüzde 1,14 değer kaybetti.Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 1,38 ile ulaştırma, en fazla kaybettiren ise yüzde 8,12 ile finansal kiralama faktoring oldu.Analistler, günün geri kalanında JOLTS açık iş sayısının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 12.300 ve 12.200 puanın destek, 12.600 ve 12.700 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 1,20 değer kaybederek 12.441,94 puana geriledi.Günün ilk yarısında düşüş eğiliminde hareket eden BIST 100 endeksi, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 150,8 puan ve yüzde 1,20 azalışla 12.441,94 puana indi.Toplam işlem hacmi 45,2 milyar lira oldu. Bankacılık endeksi yüzde 0,66 değer kazanırken, holding endeksi yüzde 1,14 değer kaybetti.Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 1,38 ile ulaştırma, en fazla kaybettiren ise yüzde 8,12 ile finansal kiralama faktoring oldu.Analistler, günün geri kalanında JOLTS açık iş sayısının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 12.300 ve 12.200 puanın destek, 12.600 ve 12.700 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/borsa-gunun-ilk-yarisinda-deger-kaybetti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
