<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Christiane Peschek'in kişisel sergisi SANATORIUM'da sanatseverlerle buluşacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/christiane-peschek-in-kisisel-sergisi-sanatorium-da-sanatseverlerle-bulusacak/902173/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/christiane-peschek-in-kisisel-sergisi-sanatorium-da-sanatseverlerle-bulusacak/902173/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:48:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Christiane Peschek'in yeryüzü döngüleri, bellek ve zaman ilişkilerine odaklanan kişisel sergisi Anka Kuşu Kalesi, 17 Eylül'de SANATORIUM'da sanatseverlerle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Christiane Peschek'in yeryüzü döngüleri, bellek ve zaman ilişkilerine odaklanan kişisel sergisi Anka Kuşu Kalesi, 17 Eylül'de SANATORIUM'da sanatseverlerle buluşacak.Kurgusu itibarıyla sabit bir galeri düzeninin dışına çıkan sergi, açık kaldığı 6 hafta boyunca 24 farklı yeryüzü koşuluna göre dönüştürülecek. İki kata yayılan yerleştirmede üst kattaki dört eser periyodik aralıklarla yenilenerek mekanın atmosferini değiştirecek.Sergi, ziyaretçileri giriş katında ayakkabılarını çıkarmaya ve kokulu küller eşliğinde bir tür arınma deneyimine davet ederken koku, ritüel, yazı ve çok kanallı ses yerleştirmeleriyle duyusal bir sürece dahil etmeyi de amaçlıyor.Sanatçının pratiğini inceleyen monografik yayın Gaia Scripts de eş zamanlı olarak tanıtılacak. Nadine Khalil editörlüğünde hazırlanan yayına Shumon Basar, Kate Brown, Peter Sit ve Marlene Wenger katkı sundu. SANATORIUM ile MOUSSE ortaklığında basılan kitap için sergi bitiminde özel bir lansman düzenlenecek.Peschek'in Anka Kuşu Kalesi sergisi, 31 Ekim'e kadar görülebilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Christiane Peschek'in yeryüzü döngüleri, bellek ve zaman ilişkilerine odaklanan kişisel sergisi Anka Kuşu Kalesi, 17 Eylül'de SANATORIUM'da sanatseverlerle buluşacak.Kurgusu itibarıyla sabit bir galeri düzeninin dışına çıkan sergi, açık kaldığı 6 hafta boyunca 24 farklı yeryüzü koşuluna göre dönüştürülecek. İki kata yayılan yerleştirmede üst kattaki dört eser periyodik aralıklarla yenilenerek mekanın atmosferini değiştirecek.Sergi, ziyaretçileri giriş katında ayakkabılarını çıkarmaya ve kokulu küller eşliğinde bir tür arınma deneyimine davet ederken koku, ritüel, yazı ve çok kanallı ses yerleştirmeleriyle duyusal bir sürece dahil etmeyi de amaçlıyor.Sanatçının pratiğini inceleyen monografik yayın Gaia Scripts de eş zamanlı olarak tanıtılacak. Nadine Khalil editörlüğünde hazırlanan yayına Shumon Basar, Kate Brown, Peter Sit ve Marlene Wenger katkı sundu. SANATORIUM ile MOUSSE ortaklığında basılan kitap için sergi bitiminde özel bir lansman düzenlenecek.Peschek'in Anka Kuşu Kalesi sergisi, 31 Ekim'e kadar görülebilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki, Almanya'dan İkinci Dünya Savaşı'na ilişkin tazminat talebini yineledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/polonya-cumhurbaskani-nawrocki-almanya-dan-ikinci-dunya-savasi-na-iliskin-tazminat-talebini-yineledi/902172/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/polonya-cumhurbaskani-nawrocki-almanya-dan-ikinci-dunya-savasi-na-iliskin-tazminat-talebini-yineledi/902172/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:48:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Almanya / Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, ülkesinin İkinci Dünya Savaşı'ndaki kayıpları için Almanya'dan tazminat talebini yineleyerek, Berlin'de İkinci Dünya Savaşı'nın Polonyalı kurbanlarına adanmış bir anıt bulunmamasını eleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Almanya Haberleri : Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, ülkesinin İkinci Dünya Savaşı'ndaki kayıpları için Almanya'dan tazminat talebini yineleyerek, Berlin'de İkinci Dünya Savaşı'nın Polonyalı kurbanlarına adanmış bir anıt bulunmamasını eleştirdi.Polonya'nın PAP haber ajansının haberine göre, İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasının 87'nci yıl dönümü vesilesiyle Polonya’nın Gdansk kentindeki Westerplatte Yarımadası'nda anma töreni düzenlendi.Cumhurbaşkanı Nawrocki, burada yaptığı konuşmada, İkinci Dünya Savaşı'nda yaklaşık 6 milyon Polonya vatandaşının hayatını kaybettiğini, bunların yaklaşık yüzde 90'ının sivil olduğunu hatırlattı.Nawrocki, Almanya Başbakanı ve Alman halkına, İkinci Dünya Savaşı sonrasında tazminat ve telafi meselesini tarihsel adalet ve gelecek düşüncesiyle çözme çağrısında bulunarak, Gerçek, güçlü ve müttefikçe bir deklarasyon, Berlin'deki müttefiklerimizin ve komşularımızın bize tazminat ödemesini gerektiriyor. dedi.Söz konusu tazminatın Polonya'nın silahlı kuvvetleri ve savunma sanayisine aktarılmasını isteyen Nawrocki, böylece ülkesinin Batı kredilerine ihtiyaç duymadan hakkı olanı alabileceğini vurguladı.Nawrocki ayrıca Berlin'de İkinci Dünya Savaşı'nın Polonyalı kurbanlarına adanmış bir anıt bulunmamasını eleştirdi.Polonya Başbakanı Donald Tusk ise İkinci Dünya Savaşı'nın en önemli derslerinden birinin dayanışma ve birlik olduğunu belirterek, bunun Polonya'nın yanı sıra Avrupa, ABD ve NATO için de geçerli olduğunu ifade etti.Faşizmin, nefretin ve düşmanlığın yeniden ortaya çıkmasına izin verilmemesi gerektiğine dikkati çeken Tusk, Westerplatte'de hayatını kaybeden Polonyalı askerlerin fedakarlığının ancak bu şekilde anlam kazanacağını söyledi.Tusk, İkinci Dünya Savaşı'nda yaşananların tekrar edilmemesi gerektiğini belirterek, Ukrayna'ya destek çağrısında bulundu.Gelecek sonbahar ve kış aylarının Ukrayna'nın bağımsızlığı ile Polonya ve özgür dünyanın güvenliği açısından kritik olabileceğini kaydeden Tusk, Ukrayna'nın ayakta kalmasına yardım etmeliyiz. O zamanki hataları tekrarlayamayız, Münih tekrarlanmamalı. diye konuştu.İkinci Dünya Savaşı, Nazi Almanyası'nın 1 Eylül 1939'da Polonya'ya saldırmasıyla başlamıştı.Polonya&#039;nın Almanya&#039;dan tazminat talebiPolonya uzun yıllardır İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin ülkeye verdiği tahribat ve savaştaki kayıpları için mevcut Almanya yönetiminden tazminat talep ediyor.Polonya Hukuk ve Adalet Partisi (PiS), ilk önce 2017'de tazminat meselesini gündeme taşımış, 2022'de iktidarda olduğu dönemde ise tazminat konusuyla ilgili parlamento komisyonu kurmuştu.Komisyon, üç yıl önce tazminat tutarını 1,3 trilyon avro olarak belirlemişti.Polonya'nın tazminat talebi Almanya'da dönemin hükümeti tarafından da reddedilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Almanya Haberleri : Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, ülkesinin İkinci Dünya Savaşı'ndaki kayıpları için Almanya'dan tazminat talebini yineleyerek, Berlin'de İkinci Dünya Savaşı'nın Polonyalı kurbanlarına adanmış bir anıt bulunmamasını eleştirdi.Polonya'nın PAP haber ajansının haberine göre, İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasının 87'nci yıl dönümü vesilesiyle Polonya’nın Gdansk kentindeki Westerplatte Yarımadası'nda anma töreni düzenlendi.Cumhurbaşkanı Nawrocki, burada yaptığı konuşmada, İkinci Dünya Savaşı'nda yaklaşık 6 milyon Polonya vatandaşının hayatını kaybettiğini, bunların yaklaşık yüzde 90'ının sivil olduğunu hatırlattı.Nawrocki, Almanya Başbakanı ve Alman halkına, İkinci Dünya Savaşı sonrasında tazminat ve telafi meselesini tarihsel adalet ve gelecek düşüncesiyle çözme çağrısında bulunarak, Gerçek, güçlü ve müttefikçe bir deklarasyon, Berlin'deki müttefiklerimizin ve komşularımızın bize tazminat ödemesini gerektiriyor. dedi.Söz konusu tazminatın Polonya'nın silahlı kuvvetleri ve savunma sanayisine aktarılmasını isteyen Nawrocki, böylece ülkesinin Batı kredilerine ihtiyaç duymadan hakkı olanı alabileceğini vurguladı.Nawrocki ayrıca Berlin'de İkinci Dünya Savaşı'nın Polonyalı kurbanlarına adanmış bir anıt bulunmamasını eleştirdi.Polonya Başbakanı Donald Tusk ise İkinci Dünya Savaşı'nın en önemli derslerinden birinin dayanışma ve birlik olduğunu belirterek, bunun Polonya'nın yanı sıra Avrupa, ABD ve NATO için de geçerli olduğunu ifade etti.Faşizmin, nefretin ve düşmanlığın yeniden ortaya çıkmasına izin verilmemesi gerektiğine dikkati çeken Tusk, Westerplatte'de hayatını kaybeden Polonyalı askerlerin fedakarlığının ancak bu şekilde anlam kazanacağını söyledi.Tusk, İkinci Dünya Savaşı'nda yaşananların tekrar edilmemesi gerektiğini belirterek, Ukrayna'ya destek çağrısında bulundu.Gelecek sonbahar ve kış aylarının Ukrayna'nın bağımsızlığı ile Polonya ve özgür dünyanın güvenliği açısından kritik olabileceğini kaydeden Tusk, Ukrayna'nın ayakta kalmasına yardım etmeliyiz. O zamanki hataları tekrarlayamayız, Münih tekrarlanmamalı. diye konuştu.İkinci Dünya Savaşı, Nazi Almanyası'nın 1 Eylül 1939'da Polonya'ya saldırmasıyla başlamıştı.Polonya&#039;nın Almanya&#039;dan tazminat talebiPolonya uzun yıllardır İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin ülkeye verdiği tahribat ve savaştaki kayıpları için mevcut Almanya yönetiminden tazminat talep ediyor.Polonya Hukuk ve Adalet Partisi (PiS), ilk önce 2017'de tazminat meselesini gündeme taşımış, 2022'de iktidarda olduğu dönemde ise tazminat konusuyla ilgili parlamento komisyonu kurmuştu.Komisyon, üç yıl önce tazminat tutarını 1,3 trilyon avro olarak belirlemişti.Polonya'nın tazminat talebi Almanya'da dönemin hükümeti tarafından da reddedilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/polonya-cumhurbaskani-nawrocki-almanya-dan-ikinci-dunya-savasi-na-iliskin-tazminat-talebini-yineledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>YKS'de ilk 1000'e giren öğrencilerin tercih ettikleri bölümler belli oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yks-de-ilk-1000-e-giren-ogrencilerin-tercih-ettikleri-bolumler-belli-oldu/902171/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yks-de-ilk-1000-e-giren-ogrencilerin-tercih-ettikleri-bolumler-belli-oldu/902171/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:44:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Sınavın yerleştirme sonuçlarına göre, sayısal puan türünde ilk 1000'e giren adaylardan 490'ı tıp, 434'ü mühendislik programlarını, sözelde ilk 1000'e girenler en fazla tarih, eşit ağırlıkta ilk 1000'e girenler ise en fazla hukuk programlarını tercih etti - YÖK Başkanı Özvar: - Biz gençlerimizi yalnızca bugünün işlerine hazırlayan bir yükseköğretim sistemiyle yetinmek istemiyoruz. Önümüzdeki yıllarda ihtiyaç duyulacak bilgi ve becerileri bugünden kazandırmayı hedefliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme sonuçlarına göre, sayısal puan türünde ilk 1000'e giren adaylardan 490'ı tıp, 434'ü mühendislik programlarını tercih ederken sözelde ilk 1000'e girenler en fazla tarih, eşit ağırlıkta ilk 1000'e girenler ise en fazla hukuk programlarına yerleşti.Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, 2026-YKS yerleştirme sonuçlarına göre sayısal, sözel ve eşit ağırlık puan türlerinde ilk 1000'e giren adayların yerleştikleri programlar belli oldu.Sayısal puan türünde ilk 1000'e giren adaylardan 490'ı tıp, 434'ü mühendislik programlarına yerleşti. Bu puan türünde ilk 1000'deki adaylardan 194'ü Elektrik-Elektronik Mühendisliğine, 135'i Bilgisayar Mühendisliğine, 43'ü Elektronik ve Haberleşme Mühendisliğine, 38'i Endüstri Mühendisliğine, 24'ü ise Uçak Mühendisliğine yerleşti.Eşit ağırlık puan türünde ilk 1000'e giren adayların en fazla yerleştiği program hukuk oldu. Hukuk programına ilk 1000'deki adaylardan 185'i yerleşirken, bu programı 181 adayın yerleştiği işletme ve 171 adayın yerleştiği iktisat programları takip etti.Eşit ağırlık puan türünde ilk 1000'e giren adayların sayısal programlara da yöneldiği görüldü. Bu adaylardan 57'si tıp, 14'ü Elektrik-Elektronik Mühendisliği, 12'si Bilgisayar Mühendisliği, 9'u Endüstri Mühendisliği programlarına yerleşti.Sözel puan türünde ilk 1000'e giren adayların en fazla yerleştiği program tarih oldu. Tarih programlarına 105 aday yerleşti. Tarih programlarını 83 adayla Özel Eğitim Öğretmenliği izledi. Sözel puan türünde ilk 1000'e giren 83 aday ise eşit ağırlık puanıyla öğrenci alan hukuk programlarına yerleşti. Türk Dili ve Edebiyatına 48, İlahiyat programına ise 46 aday yerleşti.Geleceğin mesleklerine yoğun talepAçıklamaya göre, YÖK'ün istihdam odaklı yükseköğretim vizyonu doğrultusunda açtığı yeni programlar öğrencilerden yoğun ilgi gördü.2026-YKS tercih kılavuzunda ilk kez yer alan ve farklı disiplinlerle yapay zekayı bir araya getiren programlar yüksek başarı sıralamasındaki adaylardan öğrenci aldı.Eşit ağırlık puan türünde ilk 1000'e giren adaylardan 10'u İşletme ve Yapay Zeka programına yerleşirken bu öğrencilerin 7'si ilk 500, biri ise ilk 100 içerisinde yer aldı.Felsefe ve Yapay Zeka programını ilk 1000 içerisinden 3 öğrenci kazandı. Bu öğrencilerin 2'si ilk 500'de yer aldı. Sözel puan türünde ilk 1000'e giren adaylardan 3'ü İşletme ve Yapay Zeka, 2'si Felsefe ve Yapay Zeka, 2'si Tarih ve Yapay Zeka programlarını kazandı.Sayısal puan türünde ilk 1000'e giren 9 aday ise geçen yıllarda açılan Yapay Zeka Mühendisliğine yerleşti.Siber güvenliğe ilk 150&#039;den öğrenciYÖK'ün dijital dönüşüm ve istihdam odaklı yeni programları arasında yer alan Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü de yüksek başarı sıralamasından öğrenci aldı.Temel Yeterlilik Testi (TYT) puan türünde ilk 1000'de, eşit ağırlık puan türünde ise ilk 150'de yer alan bir aday, geleceğin mesleklerine yönelik açılan Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü programına yerleşti.Ülkemizin ihtiyaçlarına cevap veren programları sistemimize kazandırmaya devam edeceğizAçıklamada konuya ilişkin görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar da yükseköğretimde istihdam odaklı programların yaygınlaştırılması ve geleceğin mesleklerine yönelik yeni programların açılması için yürüttükleri çalışmaların öğrencilerin tercihlerine güçlü biçimde yansıdığını belirtti.Teknolojik dönüşümün yükseköğretimde yeni bir program ve insan kaynağı planlamasını zorunlu kıldığının altını çizen Özvar, programları Türkiye'nin kalkınma hedefleri, iş gücü piyasasının değişen ihtiyaçları ve dünyadaki teknolojik gelişmeler doğrultusunda yeniden şekillendirdiklerini ifade etti.Yapay zeka ve siber güvenlik başta olmak üzere geleceğin mesleklerine yönelik programların yüksek başarı sıralamasındaki adaylardan öğrenci almasını önemsediklerini vurgulayan Özvar, İlk kez öğrenci alan programlarımızın daha ilk yıldan ilk 100, ilk 500 ve ilk 1000'deki gençlerimizin tercihlerinde yer bulması son derece kıymetli. Bu tablo, gençlerimizin dünyadaki değişimi çok iyi okuduğunu, geleceğin hangi alanlarda şekilleneceğini gördüğünü ortaya koyuyor. açıklamasını yaptı.Üniversite programlarının değişen dünyaya ve istihdam piyasasına daha hızlı uyum sağlamasını hedeflediklerine işaret eden Özvar, şunları kaydetti:Biz gençlerimizi yalnızca bugünün işlerine hazırlayan bir yükseköğretim sistemiyle yetinmek istemiyoruz. Önümüzdeki yıllarda ihtiyaç duyulacak bilgi ve becerileri bugünden kazandırmayı hedefliyoruz. İstihdamla bağı güçlü, teknolojik dönüşümü yakalayan ve ülkemizin ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren yeni programları yükseköğretim sistemimize kazandırmaya devam edeceğiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme sonuçlarına göre, sayısal puan türünde ilk 1000'e giren adaylardan 490'ı tıp, 434'ü mühendislik programlarını tercih ederken sözelde ilk 1000'e girenler en fazla tarih, eşit ağırlıkta ilk 1000'e girenler ise en fazla hukuk programlarına yerleşti.Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yapılan açıklamaya göre, 2026-YKS yerleştirme sonuçlarına göre sayısal, sözel ve eşit ağırlık puan türlerinde ilk 1000'e giren adayların yerleştikleri programlar belli oldu.Sayısal puan türünde ilk 1000'e giren adaylardan 490'ı tıp, 434'ü mühendislik programlarına yerleşti. Bu puan türünde ilk 1000'deki adaylardan 194'ü Elektrik-Elektronik Mühendisliğine, 135'i Bilgisayar Mühendisliğine, 43'ü Elektronik ve Haberleşme Mühendisliğine, 38'i Endüstri Mühendisliğine, 24'ü ise Uçak Mühendisliğine yerleşti.Eşit ağırlık puan türünde ilk 1000'e giren adayların en fazla yerleştiği program hukuk oldu. Hukuk programına ilk 1000'deki adaylardan 185'i yerleşirken, bu programı 181 adayın yerleştiği işletme ve 171 adayın yerleştiği iktisat programları takip etti.Eşit ağırlık puan türünde ilk 1000'e giren adayların sayısal programlara da yöneldiği görüldü. Bu adaylardan 57'si tıp, 14'ü Elektrik-Elektronik Mühendisliği, 12'si Bilgisayar Mühendisliği, 9'u Endüstri Mühendisliği programlarına yerleşti.Sözel puan türünde ilk 1000'e giren adayların en fazla yerleştiği program tarih oldu. Tarih programlarına 105 aday yerleşti. Tarih programlarını 83 adayla Özel Eğitim Öğretmenliği izledi. Sözel puan türünde ilk 1000'e giren 83 aday ise eşit ağırlık puanıyla öğrenci alan hukuk programlarına yerleşti. Türk Dili ve Edebiyatına 48, İlahiyat programına ise 46 aday yerleşti.Geleceğin mesleklerine yoğun talepAçıklamaya göre, YÖK'ün istihdam odaklı yükseköğretim vizyonu doğrultusunda açtığı yeni programlar öğrencilerden yoğun ilgi gördü.2026-YKS tercih kılavuzunda ilk kez yer alan ve farklı disiplinlerle yapay zekayı bir araya getiren programlar yüksek başarı sıralamasındaki adaylardan öğrenci aldı.Eşit ağırlık puan türünde ilk 1000'e giren adaylardan 10'u İşletme ve Yapay Zeka programına yerleşirken bu öğrencilerin 7'si ilk 500, biri ise ilk 100 içerisinde yer aldı.Felsefe ve Yapay Zeka programını ilk 1000 içerisinden 3 öğrenci kazandı. Bu öğrencilerin 2'si ilk 500'de yer aldı. Sözel puan türünde ilk 1000'e giren adaylardan 3'ü İşletme ve Yapay Zeka, 2'si Felsefe ve Yapay Zeka, 2'si Tarih ve Yapay Zeka programlarını kazandı.Sayısal puan türünde ilk 1000'e giren 9 aday ise geçen yıllarda açılan Yapay Zeka Mühendisliğine yerleşti.Siber güvenliğe ilk 150&#039;den öğrenciYÖK'ün dijital dönüşüm ve istihdam odaklı yeni programları arasında yer alan Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü de yüksek başarı sıralamasından öğrenci aldı.Temel Yeterlilik Testi (TYT) puan türünde ilk 1000'de, eşit ağırlık puan türünde ise ilk 150'de yer alan bir aday, geleceğin mesleklerine yönelik açılan Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü programına yerleşti.Ülkemizin ihtiyaçlarına cevap veren programları sistemimize kazandırmaya devam edeceğizAçıklamada konuya ilişkin görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar da yükseköğretimde istihdam odaklı programların yaygınlaştırılması ve geleceğin mesleklerine yönelik yeni programların açılması için yürüttükleri çalışmaların öğrencilerin tercihlerine güçlü biçimde yansıdığını belirtti.Teknolojik dönüşümün yükseköğretimde yeni bir program ve insan kaynağı planlamasını zorunlu kıldığının altını çizen Özvar, programları Türkiye'nin kalkınma hedefleri, iş gücü piyasasının değişen ihtiyaçları ve dünyadaki teknolojik gelişmeler doğrultusunda yeniden şekillendirdiklerini ifade etti.Yapay zeka ve siber güvenlik başta olmak üzere geleceğin mesleklerine yönelik programların yüksek başarı sıralamasındaki adaylardan öğrenci almasını önemsediklerini vurgulayan Özvar, İlk kez öğrenci alan programlarımızın daha ilk yıldan ilk 100, ilk 500 ve ilk 1000'deki gençlerimizin tercihlerinde yer bulması son derece kıymetli. Bu tablo, gençlerimizin dünyadaki değişimi çok iyi okuduğunu, geleceğin hangi alanlarda şekilleneceğini gördüğünü ortaya koyuyor. açıklamasını yaptı.Üniversite programlarının değişen dünyaya ve istihdam piyasasına daha hızlı uyum sağlamasını hedeflediklerine işaret eden Özvar, şunları kaydetti:Biz gençlerimizi yalnızca bugünün işlerine hazırlayan bir yükseköğretim sistemiyle yetinmek istemiyoruz. Önümüzdeki yıllarda ihtiyaç duyulacak bilgi ve becerileri bugünden kazandırmayı hedefliyoruz. İstihdamla bağı güçlü, teknolojik dönüşümü yakalayan ve ülkemizin ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren yeni programları yükseköğretim sistemimize kazandırmaya devam edeceğiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/yks-de-ilk-1000-e-giren-ogrencilerin-tercih-ettikleri-bolumler-belli-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Motosikletini balata spreyiyle temizledikten sonra çakmağını çakınca vücudunda yanıklar oluştu </title>
      <link>https://www.canligaste.com/motosikletini-balata-spreyiyle-temizledikten-sonra-cakmagini-cakinca-vucudunda-yaniklar-olustu/902170/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/motosikletini-balata-spreyiyle-temizledikten-sonra-cakmagini-cakinca-vucudunda-yaniklar-olustu/902170/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:42:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Erzurum / Iğdır'da motosikletini temizledikten sonra vücuduna bulaşan yağ ve kiri de balata spreyiyle gidermek isteyen genç, çakmağını çakınca meydana gelen parlamada ağır yaralandı - Erzurum Şehir Hastanesinde tedaviye alınan 18 yaşındaki Muhammet Duman: - Yıllardır bu işin içindeyim, balata spreyinin yanıcı olduğunu bilmiyordum. Kötü bir durum, başka yara olsa sorun değil ama yanık yarası çok zor, ağrılı ve insanın canını çok acıtıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Erzurum Haberleri : İLHAMİ ERKILIÇ - Iğdır'da balata spreyiyle motosikletini temizledikten sonra çakmağı çakan gencin, meydana gelen parlamada bacakları, kolları ve boynu yandı.Kentte bir oto tamir servisinde kalfa olarak çalışan 18 yaşındaki Muhammet Duman, yaklaşık 10 gün önce evin deposundaki motosikletinin zincirini balata spreyiyle temizlemek istedi.Duman, motosikletini temizledikten sonra vücuduna bulaşan yağ ve kiri gidermek için de balata spreyi kullandı. Daha sonra çakmağını çaktığı sırada meydana gelen parlamada Duman'ın vücudunu alevler sardı.Kollarında, bacaklarında, boynunda ve göğsünde ikinci ve üçüncü derece derin yanıklar oluşan Duman, ailesinin yardımıyla Iğdır Dr. Nevruz Erez Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.Balata spreyinin yanıcı olduğunu bilmiyordumBurada yapılan ilk müdahale sonrası Erzurum Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi'ne sevk edilen Duman, yaşadığı olayın şokunu atlatmaya çalışıyor.Merkezde tedavisi süren Duman, AA muhabirine, depoda bulunan motosikletinin zincirini balata spreyiyle temizlerken yandığını söyledi.Olayın etkisinden kurtulamadığını ifade eden Duman, Temizlikten sonra sprey kutusunu yan tarafa bırakıp sigara yakmak istedim, çakmağı çakınca vücudum birden alev aldı. Sonra annem geldi, kısa şort giymiştim, bacaklarıma ve boynuma alevler sıçradı. Balata spreyinin yanıcı olduğunu bilmiyordum. dedi.Duman, balata spreyini el, kol ve bacaklarına bulaşan yağları temizlemek için de kullandığını anlattı.Benim başıma geldi, kimsenin başına gelmesinVücudunda derin yanıklar oluştuğunu belirten Duman, şunları kaydetti:Ellerim yandı, bacaklarım ağır yandı. Yıllardır bu işin içindeyim, balata spreyinin yanıcı olduğunu bilmiyordum. Kötü bir durum, başka yara olsa sorun değil ama yanık yarası çok zor, ağrılı ve insanın canını çok acıtıyor. Kimse evinde bulundurmasın, ateşin olduğu yerlere yaklaşmasın. Kapalı ortamda kullanınca baş dönmesi de yapıyor. Kapalı ortamda, evin deposundaydım. Motosikleti temizliyordum başım da dönüyordu, çakmağı çaktığım gibi yandım. Benim başıma geldi, kimsenin başına gelmesin. Herkes dikkatli olsun.Duman, Yanık Tedavi Merkezi'ndeki doktorlar ve sağlık personelinin kendisiyle yakından ilgilendiğini dile getirdi.Balata spreyini kapalı ortamda kullanmayalımYanık Tedavi Merkezi doktorlarından Mehmet Zeki Gürgür de balata spreyi kaynaklı yanık vakalarının sık gelmeye başladığına dikkati çekerek, bu nedenle son haftalarda iki hasta tedavi ettiklerini bildirdi.Balata spreyinin hemen alev alabildiğine işaret eden Gürgür, Bu kimyasallar en küçük bir kıvılcımda hemen alev alabiliyor. Hastamız balata spreyinin yanıcı madde olduğunu bilmiyormuş. Balata spreyini kapalı ortamda kullanmayalım, kesinlikle evde bulundurmayalım, profesyonel ekiplerce kullanılmasını öneriyoruz. Bunlar yanıcı kimyasal madde, hastamızın ikinci ve üçüncü derece yanıkları vardı, tedavisini yaptık. Pansumanlarını yeniledik, kısa sürede taburcu etmeyi planlıyoruz. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Erzurum Haberleri : İLHAMİ ERKILIÇ - Iğdır'da balata spreyiyle motosikletini temizledikten sonra çakmağı çakan gencin, meydana gelen parlamada bacakları, kolları ve boynu yandı.Kentte bir oto tamir servisinde kalfa olarak çalışan 18 yaşındaki Muhammet Duman, yaklaşık 10 gün önce evin deposundaki motosikletinin zincirini balata spreyiyle temizlemek istedi.Duman, motosikletini temizledikten sonra vücuduna bulaşan yağ ve kiri gidermek için de balata spreyi kullandı. Daha sonra çakmağını çaktığı sırada meydana gelen parlamada Duman'ın vücudunu alevler sardı.Kollarında, bacaklarında, boynunda ve göğsünde ikinci ve üçüncü derece derin yanıklar oluşan Duman, ailesinin yardımıyla Iğdır Dr. Nevruz Erez Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.Balata spreyinin yanıcı olduğunu bilmiyordumBurada yapılan ilk müdahale sonrası Erzurum Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi'ne sevk edilen Duman, yaşadığı olayın şokunu atlatmaya çalışıyor.Merkezde tedavisi süren Duman, AA muhabirine, depoda bulunan motosikletinin zincirini balata spreyiyle temizlerken yandığını söyledi.Olayın etkisinden kurtulamadığını ifade eden Duman, Temizlikten sonra sprey kutusunu yan tarafa bırakıp sigara yakmak istedim, çakmağı çakınca vücudum birden alev aldı. Sonra annem geldi, kısa şort giymiştim, bacaklarıma ve boynuma alevler sıçradı. Balata spreyinin yanıcı olduğunu bilmiyordum. dedi.Duman, balata spreyini el, kol ve bacaklarına bulaşan yağları temizlemek için de kullandığını anlattı.Benim başıma geldi, kimsenin başına gelmesinVücudunda derin yanıklar oluştuğunu belirten Duman, şunları kaydetti:Ellerim yandı, bacaklarım ağır yandı. Yıllardır bu işin içindeyim, balata spreyinin yanıcı olduğunu bilmiyordum. Kötü bir durum, başka yara olsa sorun değil ama yanık yarası çok zor, ağrılı ve insanın canını çok acıtıyor. Kimse evinde bulundurmasın, ateşin olduğu yerlere yaklaşmasın. Kapalı ortamda kullanınca baş dönmesi de yapıyor. Kapalı ortamda, evin deposundaydım. Motosikleti temizliyordum başım da dönüyordu, çakmağı çaktığım gibi yandım. Benim başıma geldi, kimsenin başına gelmesin. Herkes dikkatli olsun.Duman, Yanık Tedavi Merkezi'ndeki doktorlar ve sağlık personelinin kendisiyle yakından ilgilendiğini dile getirdi.Balata spreyini kapalı ortamda kullanmayalımYanık Tedavi Merkezi doktorlarından Mehmet Zeki Gürgür de balata spreyi kaynaklı yanık vakalarının sık gelmeye başladığına dikkati çekerek, bu nedenle son haftalarda iki hasta tedavi ettiklerini bildirdi.Balata spreyinin hemen alev alabildiğine işaret eden Gürgür, Bu kimyasallar en küçük bir kıvılcımda hemen alev alabiliyor. Hastamız balata spreyinin yanıcı madde olduğunu bilmiyormuş. Balata spreyini kapalı ortamda kullanmayalım, kesinlikle evde bulundurmayalım, profesyonel ekiplerce kullanılmasını öneriyoruz. Bunlar yanıcı kimyasal madde, hastamızın ikinci ve üçüncü derece yanıkları vardı, tedavisini yaptık. Pansumanlarını yeniledik, kısa sürede taburcu etmeyi planlıyoruz. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/motosikletini-balata-spreyiyle-temizledikten-sonra-cakmagini-cakinca-vucudunda-yaniklar-olustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İmamoğlu / İBB davasının 73. duruşması başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/imamoglu-ibb-davasinin-73-durusmasi-basladi/902169/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/imamoglu-ibb-davasinin-73-durusmasi-basladi/902169/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:39:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 73.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 73. duruşması başladı.İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.Bir kısım tutuksuz sanık ile avukatların da geldiği duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.Duruşma, tutuklu sanıklar ve avukatlarının aylık tutukluluk incelemesi kapsamında tahliye taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ihbar eden sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı suçtan zarar gören sıfatıyla yer alıyor.İddianamede, 16 kişi müşteki, 7'si firari, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 kişi sanık olarak bulunuyor.Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna ilişkin değerlendirme yapılıyor.İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun örgüt elebaşı, sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da örgüt yöneticisi olduğu belirtiliyor.Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun suç işleme amacıyla örgüt kurmak, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, suç delillerini gizleme, haberleşmenin engellenmesi, kamu malına zarar verme, rüşvet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, irtikap, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet ve Maden Kanunu'na muhalefet suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.İddianamede, Keleş'in 48 kez rüşvet, rüşvet alma, rüşvet verme, 55 kez ihaleye fesat karıştırma, 39 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 8 kez suç gelirlerini aklama, Maden Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet, çevre kirliliğine neden olma, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, irtikap, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile haberleşmenin engellenmesi suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Ongun'un rüşvet, 53 kez ihaleye fesat karıştırma, 33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ile suç gelirlerini aklama suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.İddianamede, Soytekin'in rüşvet, zincirleme şekilde rüşvet, irtikap ve suç gelirlerini aklama suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, suç gelirlerini aklama, evrakta sahtecilik, Maden Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet, çevre kirliliğine neden olma ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.Gün'ün suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması isteniyor.Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez rüşvet alma, 2 kez irtikap, kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez rüşvet alma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Birleşen dosyaBeyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 sanığın tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu sanık bulunuyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 73. duruşması başladı.İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.Bir kısım tutuksuz sanık ile avukatların da geldiği duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.Duruşma, tutuklu sanıklar ve avukatlarının aylık tutukluluk incelemesi kapsamında tahliye taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ihbar eden sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı suçtan zarar gören sıfatıyla yer alıyor.İddianamede, 16 kişi müşteki, 7'si firari, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 kişi sanık olarak bulunuyor.Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğuna ilişkin değerlendirme yapılıyor.İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun örgüt elebaşı, sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da örgüt yöneticisi olduğu belirtiliyor.Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun suç işleme amacıyla örgüt kurmak, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, suç delillerini gizleme, haberleşmenin engellenmesi, kamu malına zarar verme, rüşvet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, irtikap, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet ve Maden Kanunu'na muhalefet suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.İddianamede, Keleş'in 48 kez rüşvet, rüşvet alma, rüşvet verme, 55 kez ihaleye fesat karıştırma, 39 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, 8 kez suç gelirlerini aklama, Maden Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet, çevre kirliliğine neden olma, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, irtikap, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile haberleşmenin engellenmesi suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Ongun'un rüşvet, 53 kez ihaleye fesat karıştırma, 33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ile suç gelirlerini aklama suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.İddianamede, Soytekin'in rüşvet, zincirleme şekilde rüşvet, irtikap ve suç gelirlerini aklama suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, suç gelirlerini aklama, evrakta sahtecilik, Maden Kanunu'na muhalefet, Orman Kanunu'na muhalefet, çevre kirliliğine neden olma ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.Gün'ün suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması isteniyor.Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez rüşvet alma, 2 kez irtikap, kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez rüşvet alma ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Birleşen dosyaBeyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.İddianamede, sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 sanığın tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu sanık bulunuyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/imamoglu-ibb-davasinin-73-durusmasi-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul’da 4 yıldır kayıp olan kadının ölümüne ilişkin 6 şüpheli yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-da-4-yildir-kayip-olan-kadinin-olumune-iliskin-6-supheli-yakalandi/902168/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-da-4-yildir-kayip-olan-kadinin-olumune-iliskin-6-supheli-yakalandi/902168/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:36:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İstanbul’da 2022 yılında tedavi için götürüldüğü hastaneden izinsiz ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan kadının hayatını kaybettiği belirlenirken, olayla bağlantılı 6 şüpheli yakalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul’da 2022 yılında tedavi için götürüldüğü hastaneden izinsiz ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan kadının hayatını kaybettiği belirlenirken, olayla bağlantılı 6 şüpheli yakalandı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, kayıp şahısların bulunmasına yönelik çalışmalar kapsamında, 12 Eylül 2022’de tedavi amacıyla getirildiği hastaneden izinsiz ayrılan Zeynep Yıldırım’ı bulmak için çalışma başlattı.Ekiplerce yapılan araştırmada, Yıldırım’ın kullandığı telefon hattına ait kayıtlar incelendi. Kayıtlardan, kayıp kadının son olarak F.D. isimli kişiyle irtibat kurduğu ve telefonundan alınan son sinyalin şüphelinin Esenyurt’taki ikametini gösterdiği tespit edildi.Çalışmalarda ayrıca F.D’nin 2024 yılında “kasten öldürme” suçundan hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu belirlendi.Elde edilen bilgi ve bulgular doğrultusunda çalışmalarını derinleştiren ekipler, Yıldırım’ın 4-10 Ekim 2022 tarihleri arasında hayatını kaybettiğini tespit etti.Olayla bağlantılı olduğu ve konu hakkında bilgisi bulunduğu değerlendirilen 6 şüphelinin yakalanması amacıyla bugün İstanbul ve Sinop’ta belirlenen 5 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.Operasyonda 6 şüpheli gözaltına alındı.Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul’da 2022 yılında tedavi için götürüldüğü hastaneden izinsiz ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan kadının hayatını kaybettiği belirlenirken, olayla bağlantılı 6 şüpheli yakalandı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, kayıp şahısların bulunmasına yönelik çalışmalar kapsamında, 12 Eylül 2022’de tedavi amacıyla getirildiği hastaneden izinsiz ayrılan Zeynep Yıldırım’ı bulmak için çalışma başlattı.Ekiplerce yapılan araştırmada, Yıldırım’ın kullandığı telefon hattına ait kayıtlar incelendi. Kayıtlardan, kayıp kadının son olarak F.D. isimli kişiyle irtibat kurduğu ve telefonundan alınan son sinyalin şüphelinin Esenyurt’taki ikametini gösterdiği tespit edildi.Çalışmalarda ayrıca F.D’nin 2024 yılında “kasten öldürme” suçundan hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu belirlendi.Elde edilen bilgi ve bulgular doğrultusunda çalışmalarını derinleştiren ekipler, Yıldırım’ın 4-10 Ekim 2022 tarihleri arasında hayatını kaybettiğini tespit etti.Olayla bağlantılı olduğu ve konu hakkında bilgisi bulunduğu değerlendirilen 6 şüphelinin yakalanması amacıyla bugün İstanbul ve Sinop’ta belirlenen 5 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.Operasyonda 6 şüpheli gözaltına alındı.Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/istanbul-da-4-yildir-kayip-olan-kadinin-olumune-iliskin-6-supheli-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Batı Şeria’da bir camiyi yakmaya çalıştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/filistin-topraklarini-gasbeden-israilliler-bati-seria-da-bir-camiyi-yakmaya-calisti/902167/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/filistin-topraklarini-gasbeden-israilliler-bati-seria-da-bir-camiyi-yakmaya-calisti/902167/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:36:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Fanatik saldırganlar, bölgedeki duvarlara Filistinlileri zorla yerinden etmeye yönelik ırkçı ifadeler yazdı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentine bağlı Bizarya beldesinde, sabaha karşı bir camiyi yakma girişiminde bulundu, bölgedeki duvarlara ırkçı ifadeler yazdı.Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Bizarya beldesindeki Nureddin Zengi Camisi'nin kapılarını kıramayınca caminin hemen yanında yer alan Filistinlilere ait bir evin odasını ateşe verdi.Saldırıda ateşe verilen odanın penceresi yandı ve yapının dış cephesinde hasar oluştu.İsrailli saldırganlar olay yerinden ayrılmadan önce duvarlara İbranice “Uyarıldınız ya tahliye ya kaos” ifadesiyle Filistinlileri zorla yerinden etmeye işaret eden bazı ırkçı sözler yazdı.İsrailli saldırganların duvarlara yazdığı İbranice ifadeler arasında, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’ye ithafen, “Teröristlerden selam” ibareleri de yer aldı.Huckabee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Kusra beldesinde Filistinli bir ailenin evini kuşatma altında tutan fanatik İsraillileri, İsrailli teröristler şeklinde nitelendirmişti.İsrailli saldırganlar, son dönemde Batı Şeria'daki baskınları, saldırıları ve şiddet olaylarına dikkati çeken İsrail devlet televizyonu KAN muhabiri Roy Sharon'a yönelik de bir tehdit mesajı yazdı.Filistin Evkaf Bakanlığından kınamaFilistin Evkaf ve Din İşleri Bakanlığı, ibadethanelerin hedef alınmasının uluslararası hukuk ve kanunlarca güvence altına alınan kutsallara dokunulması anlamına geldiğini belirterek saldırıyı kınadı.Bakanlık ayrıca, uluslararası kurumlara ve insan hakları örgütlerine çağrıda bulunarak ibadethanelerin korunması ve Filistin beldelerine yönelik tekrarlanan saldırıların durdurulması için sorumluluk almalarını istedi.Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde son dönemde, İsrail'in devam eden baskınları ve askeri saldırılarıyla eş zamanlı olarak fanatik Yahudilerin Filistinlilere, mülklerine ve geçim kaynaklarına yönelik saldırılarında artış yaşanıyor.Filistinlilere saldırıları engellemeyen İsrail ordusu, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere eşlik etmek ve bu saldırılara imkan sağlamakla eleştiriliyor.İsrail'in Ekim 2023'te Gazze'de başlattığı ve soykırım olarak nitelendirilen saldırılardan bu yana Batı Şeria’da İsrail ordusu ve fanatik Yahudilerin saldırıları eş zamanlı olarak tırmanışa geçti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, işgal altındaki Batı Şeria'nın Nablus kentine bağlı Bizarya beldesinde, sabaha karşı bir camiyi yakma girişiminde bulundu, bölgedeki duvarlara ırkçı ifadeler yazdı.Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Bizarya beldesindeki Nureddin Zengi Camisi'nin kapılarını kıramayınca caminin hemen yanında yer alan Filistinlilere ait bir evin odasını ateşe verdi.Saldırıda ateşe verilen odanın penceresi yandı ve yapının dış cephesinde hasar oluştu.İsrailli saldırganlar olay yerinden ayrılmadan önce duvarlara İbranice “Uyarıldınız ya tahliye ya kaos” ifadesiyle Filistinlileri zorla yerinden etmeye işaret eden bazı ırkçı sözler yazdı.İsrailli saldırganların duvarlara yazdığı İbranice ifadeler arasında, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’ye ithafen, “Teröristlerden selam” ibareleri de yer aldı.Huckabee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Kusra beldesinde Filistinli bir ailenin evini kuşatma altında tutan fanatik İsraillileri, İsrailli teröristler şeklinde nitelendirmişti.İsrailli saldırganlar, son dönemde Batı Şeria'daki baskınları, saldırıları ve şiddet olaylarına dikkati çeken İsrail devlet televizyonu KAN muhabiri Roy Sharon'a yönelik de bir tehdit mesajı yazdı.Filistin Evkaf Bakanlığından kınamaFilistin Evkaf ve Din İşleri Bakanlığı, ibadethanelerin hedef alınmasının uluslararası hukuk ve kanunlarca güvence altına alınan kutsallara dokunulması anlamına geldiğini belirterek saldırıyı kınadı.Bakanlık ayrıca, uluslararası kurumlara ve insan hakları örgütlerine çağrıda bulunarak ibadethanelerin korunması ve Filistin beldelerine yönelik tekrarlanan saldırıların durdurulması için sorumluluk almalarını istedi.Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde son dönemde, İsrail'in devam eden baskınları ve askeri saldırılarıyla eş zamanlı olarak fanatik Yahudilerin Filistinlilere, mülklerine ve geçim kaynaklarına yönelik saldırılarında artış yaşanıyor.Filistinlilere saldırıları engellemeyen İsrail ordusu, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere eşlik etmek ve bu saldırılara imkan sağlamakla eleştiriliyor.İsrail'in Ekim 2023'te Gazze'de başlattığı ve soykırım olarak nitelendirilen saldırılardan bu yana Batı Şeria’da İsrail ordusu ve fanatik Yahudilerin saldırıları eş zamanlı olarak tırmanışa geçti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/filistin-topraklarini-gasbeden-israilliler-bati-seria-da-bir-camiyi-yakmaya-calisti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul Emniyet Müdürlüğünde atamalar</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-emniyet-mudurlugunde-atamalar/902166/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-emniyet-mudurlugunde-atamalar/902166/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:36:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Atamalarda, 27 şube ve ilçe emniyet müdürü görevlendirilirken, 9 şube müdürlüğü ile 18 ilçe emniyet müdürlüğünde değişiklik yapıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul Emniyet Müdürlüğünde her yıl yapılan il içi atamalar belli oldu.Atamalarda, 27 şube ve ilçe emniyet müdürü görevlendirilirken, 9 şube müdürlüğü ile 18 ilçe emniyet müdürlüğünde değişiklik yapıldı.Bu kapsamda, Baltalimanı Polis Evi Şube Müdürlüğüne Ozak Koç, Çocuk Şube Müdürlüğüne Mehmet Tanrıkulu, Boğaziçi Köprüleri Koruma Şube Müdürlüğüne Halil İbrahim Başlı, Koruma Şube Müdürlüğüne Muhsin Dumlupınar, Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğüne Emrah Ata, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Şube Müdürlüğüne Gökhan Karagül getirildi.Dış İlişkiler Şube Müdürü Esma Yavaşca İnterpol/Europol Şube Müdürlüğü ile Strateji Geliştirme Şube Müdürlüğüne vekaleten, İnşaat Emlak Şube Müdürü Azmi İlker Çiftci de Destek Hizmetleri Şube Müdürlüğüne vekaleten getirildi.Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğüne Alpaslan Şahin, Çatalca İlçe Emniyet Müdürlüğüne Lütfü Doğan, Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne Tolga Öztürk, Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğüne Muhammet Ahmet Katipoğlu, Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğüne Kıvanç Taşçı, Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne Kürşat Mesut Özmen, Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğüne Oktay Çelik, Çekmeköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne Nadir Öztürk, Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürlüğüne Can Coşkun, Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğüne Özgür Yılmaz, Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğüne Ömer Faruk Günay, Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğüne Fatih Tilki, Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğüne İlyas Kayış, Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürlüğüne Yunus Gezer, Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğüne Hakan Alpaslan Kırbaş, Sultanbeyli İlçe Emniyet Müdürlüğüne Ahmet Serkan Tulum, Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğüne Arınç Çevik, Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğüne Abdulkadir Bilen atandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul Emniyet Müdürlüğünde her yıl yapılan il içi atamalar belli oldu.Atamalarda, 27 şube ve ilçe emniyet müdürü görevlendirilirken, 9 şube müdürlüğü ile 18 ilçe emniyet müdürlüğünde değişiklik yapıldı.Bu kapsamda, Baltalimanı Polis Evi Şube Müdürlüğüne Ozak Koç, Çocuk Şube Müdürlüğüne Mehmet Tanrıkulu, Boğaziçi Köprüleri Koruma Şube Müdürlüğüne Halil İbrahim Başlı, Koruma Şube Müdürlüğüne Muhsin Dumlupınar, Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğüne Emrah Ata, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Şube Müdürlüğüne Gökhan Karagül getirildi.Dış İlişkiler Şube Müdürü Esma Yavaşca İnterpol/Europol Şube Müdürlüğü ile Strateji Geliştirme Şube Müdürlüğüne vekaleten, İnşaat Emlak Şube Müdürü Azmi İlker Çiftci de Destek Hizmetleri Şube Müdürlüğüne vekaleten getirildi.Adalar İlçe Emniyet Müdürlüğüne Alpaslan Şahin, Çatalca İlçe Emniyet Müdürlüğüne Lütfü Doğan, Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne Tolga Öztürk, Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğüne Muhammet Ahmet Katipoğlu, Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğüne Kıvanç Taşçı, Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne Kürşat Mesut Özmen, Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğüne Oktay Çelik, Çekmeköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne Nadir Öztürk, Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürlüğüne Can Coşkun, Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğüne Özgür Yılmaz, Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğüne Ömer Faruk Günay, Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğüne Fatih Tilki, Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğüne İlyas Kayış, Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürlüğüne Yunus Gezer, Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğüne Hakan Alpaslan Kırbaş, Sultanbeyli İlçe Emniyet Müdürlüğüne Ahmet Serkan Tulum, Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğüne Arınç Çevik, Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğüne Abdulkadir Bilen atandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Brussels Airlines'a Tel Aviv uçuşları nedeniyle grev bildirimi yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/brussels-airlines-a-tel-aviv-ucuslari-nedeniyle-grev-bildirimi-yapildi/902165/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/brussels-airlines-a-tel-aviv-ucuslari-nedeniyle-grev-bildirimi-yapildi/902165/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:36:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Brussels Airlines'ın çalışanlarını Tel Aviv seferlerinde görev almaya zorlaması nedeniyle ACV Puls işçi sendikası grev bildiriminde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Brussels Airlines'ın çalışanlarını Tel Aviv seferlerinde görev almaya zorlaması nedeniyle ACV Puls işçi sendikası grev bildiriminde bulundu.Belçika'daki ACV Puls işçi sendikası, Brussels Airlines'ın, bu aydan itibaren Tel Aviv'e uçuşlara yeniden başlamayı planladığını ve bu amaçla personelin zorunlu görevlendirildiğini açıkladı.Şirketin, Tel Aviv seferlerinde yalnızca gönüllü personel çalıştırılacağı yönünde sendikalarla varılan mutabakata uymadığı belirtilen açıklamada, çalışanların bu uçuşların fiziksel güvenlik ile psikolojik ve etik etkileri konusunda ciddi endişeler taşıdığı kaydedildi.Açıklamada, zorunlu görevlendirmenin, işverenin çalışanlarını güvenlik ve sağlık risklerine karşı koruma sorumluluğuna aykırı olduğu bildirildi.ACV Puls'un, Brussels Airlines'ın uçuşlara yeniden başlamak için yeterince güvenli olduğu değerlendirmesine karşı çıktığına işaret edilen açıklamada Belçika Dışişleri Bakanlığı'nın bölgeye zorunlu olmayan seyahatlerden kaçınılmasını tavsiye ettiği hatırlatılırken Tel Aviv'in normal bir faaliyet yeri olmadığı ifade edildi.Açıklamada, Brussels Airlines'ın çalışanları İsrail'e uçmaya zorlaması nedeniyle verilen grev ilanının 1 Eylül'de yürürlüğe girdiği, kararın geri çekilmemesi halinde ilave adımlar atılacağı kaydedildi.ACV Puls'un temsilcisi Jolinde Defieuw ise konuyla ilgili açıklamasında, Personel arasında hem fiziksel güvenlik hem de uçuşların zihinsel ve etik etkileri konusunda ciddi endişeler var. ifadesini kullandı.Brussels Airlines'ın çalışanlara bu tür görevleri reddetme seçeneği sunmadığını anımsatan Defieuw, Bu, devam eden savaş ve Gazze'deki soykırım bağlamında özellikle ciddi bir durum. Gönüllü eksikliği, çalışanları zorlamak için bir bahane olamaz. Ciddi güvenlik veya vicdani itirazları olan herkes, mali, mesleki veya disiplin cezası almadan bu uçuşları reddedebilmelidir. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Brussels Airlines'ın çalışanlarını Tel Aviv seferlerinde görev almaya zorlaması nedeniyle ACV Puls işçi sendikası grev bildiriminde bulundu.Belçika'daki ACV Puls işçi sendikası, Brussels Airlines'ın, bu aydan itibaren Tel Aviv'e uçuşlara yeniden başlamayı planladığını ve bu amaçla personelin zorunlu görevlendirildiğini açıkladı.Şirketin, Tel Aviv seferlerinde yalnızca gönüllü personel çalıştırılacağı yönünde sendikalarla varılan mutabakata uymadığı belirtilen açıklamada, çalışanların bu uçuşların fiziksel güvenlik ile psikolojik ve etik etkileri konusunda ciddi endişeler taşıdığı kaydedildi.Açıklamada, zorunlu görevlendirmenin, işverenin çalışanlarını güvenlik ve sağlık risklerine karşı koruma sorumluluğuna aykırı olduğu bildirildi.ACV Puls'un, Brussels Airlines'ın uçuşlara yeniden başlamak için yeterince güvenli olduğu değerlendirmesine karşı çıktığına işaret edilen açıklamada Belçika Dışişleri Bakanlığı'nın bölgeye zorunlu olmayan seyahatlerden kaçınılmasını tavsiye ettiği hatırlatılırken Tel Aviv'in normal bir faaliyet yeri olmadığı ifade edildi.Açıklamada, Brussels Airlines'ın çalışanları İsrail'e uçmaya zorlaması nedeniyle verilen grev ilanının 1 Eylül'de yürürlüğe girdiği, kararın geri çekilmemesi halinde ilave adımlar atılacağı kaydedildi.ACV Puls'un temsilcisi Jolinde Defieuw ise konuyla ilgili açıklamasında, Personel arasında hem fiziksel güvenlik hem de uçuşların zihinsel ve etik etkileri konusunda ciddi endişeler var. ifadesini kullandı.Brussels Airlines'ın çalışanlara bu tür görevleri reddetme seçeneği sunmadığını anımsatan Defieuw, Bu, devam eden savaş ve Gazze'deki soykırım bağlamında özellikle ciddi bir durum. Gönüllü eksikliği, çalışanları zorlamak için bir bahane olamaz. Ciddi güvenlik veya vicdani itirazları olan herkes, mali, mesleki veya disiplin cezası almadan bu uçuşları reddedebilmelidir. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Motosiklet Denetimleri Eylem Planı'na ilişkin güvenlik toplantısı yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/motosiklet-denetimleri-eylem-plani-na-iliskin-guvenlik-toplantisi-yapildi/902164/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/motosiklet-denetimleri-eylem-plani-na-iliskin-guvenlik-toplantisi-yapildi/902164/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:32:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: - Denetimin amacı ceza yazmak değil, kural ihlalini önlemek, kazayı önlemek ve insanımızın hayatını korumaktır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi başkanlığında, Motosiklet Denetimleri Eylem Planı Değerlendirme konulu güvenlik toplantısı düzenlendi.Bakanlığın açıklamasına göre, 2025'te hayata geçirilen eylem planına ilişkin toplantı, Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi Toplantı Salonu'nda yapıldı. Toplantıda, motosiklet kazalarının önlenmesi, trafik güvenliğinin artırılması ve yeni dönemde atılacak adımlara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.Bakan Çiftçi, toplantıda, denetimlerin temel amacının cezalandırmak değil insan hayatını korumak olduğunu vurgulayarak, Denetimin amacı ceza yazmak değil, kural ihlalini önlemek, kazayı önlemek ve insanımızın hayatını korumaktır. ifadesini kullandı.Son yıllarda motosiklet kullanımının hızla yaygınlaştığına dikkati çeken Çiftçi, 2020-2025 yıllarında toplam motorlu taşıt sayımızdaki artış yüzde 39,2 seviyesinde gerçekleşirken, motosiklet sayısındaki artış yüzde 102,4'e ulaştı. Bu hızlı artış, trafik güvenliği bakımından üzerinde hassasiyetle durmamız gereken yeni bir tabloyu da beraberinde getirdi. değerlendirmesinde bulundu.Bakan Çiftçi, şu bilgileri verdi:Yetersiz sürücü eğitimi, koruyucu ekipman kullanılmaması, hız ihlalleri, kırmızı ışık, ters yön, şerit ihlalleri ve yaya yollarının kullanılması gibi davranışlar kazaların başlıca sebepleri arasında yer almaktadır. İşte bu tablo karşısında, motosiklet kazalarının önlenmesi ve trafik güvenliğinin iyileştirilmesi amacıyla kapsamlı bir Motosiklet Denetimleri Eylem Planı'na ihtiyaç duyulmuştur. Eylem planımızı, eğitim, kampanya, denetim ve mevzuat olmak üzere 4 temel eksen üzerinde yürüttük. 28 paydaş kurum ve kuruluşumuzla birlikte farkındalık çalışmalarından eğitim faaliyetlerine, yeni denetim modellerinden mevzuat düzenlemelerine kadar geniş bir çalışma ortaya koyduk. Denetimlerimizi artırdık.Sivil ekiplerimizi ve trafik harici birimlerimizi sürece dahil ettik. Kent Güvenlik Yönetim Sistemlerimizi daha etkin kullandık. Eğitim ve kampanyalarla güvenli motosiklet kullanımını toplumsal bir farkındalığa dönüştürmeye çalıştık. Şimdi 2026-2027 döneminde bu mücadeleyi daha ileri bir aşamaya taşıyoruz. 1 amaç, 4 hedef ve 34 performans göstergesinden oluşan yeni Eylem Planımızı 26 paydaş kurum ve kuruluşumuzla birlikte yürütüyoruz. Eğitim, kampanya, denetim ve mevzuat alanlarında birbirini tamamlayan bir sistem kuruyoruz.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ortaya konulan '2030'a kadar trafik kazalarından kaynaklanan can kayıplarını yüzde 50 azaltma' hedefine işaret eden Çiftçi, Bu hedefe ulaşmak için Emniyetimizle, Jandarmamızla ve bütün paydaşlarımızla, veriye dayalı, teknolojiyle desteklenen, eğitimle güçlenen ve sahada yüksek görünürlük sağlayan bir trafik güvenliği anlayışını kararlılıkla sürdüreceğiz. ifadesini kullandı.Bakan Çiftçi, toplantının hayırlara vesile olmasını temenni ederek, trafik güvenliğinin sağlanması için görevli personele çalışmalarında başarılar diledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi başkanlığında, Motosiklet Denetimleri Eylem Planı Değerlendirme konulu güvenlik toplantısı düzenlendi.Bakanlığın açıklamasına göre, 2025'te hayata geçirilen eylem planına ilişkin toplantı, Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi Toplantı Salonu'nda yapıldı. Toplantıda, motosiklet kazalarının önlenmesi, trafik güvenliğinin artırılması ve yeni dönemde atılacak adımlara ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.Bakan Çiftçi, toplantıda, denetimlerin temel amacının cezalandırmak değil insan hayatını korumak olduğunu vurgulayarak, Denetimin amacı ceza yazmak değil, kural ihlalini önlemek, kazayı önlemek ve insanımızın hayatını korumaktır. ifadesini kullandı.Son yıllarda motosiklet kullanımının hızla yaygınlaştığına dikkati çeken Çiftçi, 2020-2025 yıllarında toplam motorlu taşıt sayımızdaki artış yüzde 39,2 seviyesinde gerçekleşirken, motosiklet sayısındaki artış yüzde 102,4'e ulaştı. Bu hızlı artış, trafik güvenliği bakımından üzerinde hassasiyetle durmamız gereken yeni bir tabloyu da beraberinde getirdi. değerlendirmesinde bulundu.Bakan Çiftçi, şu bilgileri verdi:Yetersiz sürücü eğitimi, koruyucu ekipman kullanılmaması, hız ihlalleri, kırmızı ışık, ters yön, şerit ihlalleri ve yaya yollarının kullanılması gibi davranışlar kazaların başlıca sebepleri arasında yer almaktadır. İşte bu tablo karşısında, motosiklet kazalarının önlenmesi ve trafik güvenliğinin iyileştirilmesi amacıyla kapsamlı bir Motosiklet Denetimleri Eylem Planı'na ihtiyaç duyulmuştur. Eylem planımızı, eğitim, kampanya, denetim ve mevzuat olmak üzere 4 temel eksen üzerinde yürüttük. 28 paydaş kurum ve kuruluşumuzla birlikte farkındalık çalışmalarından eğitim faaliyetlerine, yeni denetim modellerinden mevzuat düzenlemelerine kadar geniş bir çalışma ortaya koyduk. Denetimlerimizi artırdık.Sivil ekiplerimizi ve trafik harici birimlerimizi sürece dahil ettik. Kent Güvenlik Yönetim Sistemlerimizi daha etkin kullandık. Eğitim ve kampanyalarla güvenli motosiklet kullanımını toplumsal bir farkındalığa dönüştürmeye çalıştık. Şimdi 2026-2027 döneminde bu mücadeleyi daha ileri bir aşamaya taşıyoruz. 1 amaç, 4 hedef ve 34 performans göstergesinden oluşan yeni Eylem Planımızı 26 paydaş kurum ve kuruluşumuzla birlikte yürütüyoruz. Eğitim, kampanya, denetim ve mevzuat alanlarında birbirini tamamlayan bir sistem kuruyoruz.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ortaya konulan '2030'a kadar trafik kazalarından kaynaklanan can kayıplarını yüzde 50 azaltma' hedefine işaret eden Çiftçi, Bu hedefe ulaşmak için Emniyetimizle, Jandarmamızla ve bütün paydaşlarımızla, veriye dayalı, teknolojiyle desteklenen, eğitimle güçlenen ve sahada yüksek görünürlük sağlayan bir trafik güvenliği anlayışını kararlılıkla sürdüreceğiz. ifadesini kullandı.Bakan Çiftçi, toplantının hayırlara vesile olmasını temenni ederek, trafik güvenliğinin sağlanması için görevli personele çalışmalarında başarılar diledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/motosiklet-denetimleri-eylem-plani-na-iliskin-guvenlik-toplantisi-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Eski mobilyaları yenileme hobisini el sanatlarıyla birleştirip kazanç kapısı oluşturdu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/eski-mobilyalari-yenileme-hobisini-el-sanatlariyla-birlestirip-kazanc-kapisi-olusturdu/902163/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/eski-mobilyalari-yenileme-hobisini-el-sanatlariyla-birlestirip-kazanc-kapisi-olusturdu/902163/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:30:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Düzce / Düzce'de eski eşyaları yeniden kullanıma kazandıran, ahşap, polyester ve seramikten de dekoratif ürünler yapan Sema Akın: - Bir müşterim bana 'Şu anda babaannem karşımızda oturuyormuş gibi hissediyoruz.' dedi. Yani 100 sene öncesini günümüze getirmiş oluyorum. Bu da beni son derece mutlu ediyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Düzce Haberleri : GÖKSEL CÜNEYT İĞDE - Düzce'de hobi olarak başladığı mobilya yenileme işini mesleğe dönüştüren Sema Akın, yeniden kullanıma kazandırdığı mobilyalar ile ahşap, polyester ve seramikten ürettiği dekoratif ürünlerle aile ekonomisine katkı sağlıyor.Akçakoca ilçesinde yaşayan 2 çocuk annesi 50 yaşındaki Akın, 2019'da yenilediği mobilyaların çevresindekilerce beğenilmesi üzerine hobi amacıyla yakın arkadaşlarının sehpaları, etajerleri ve komodinleri üzerinde çalışmaya başladı.Hobisini kazanca dönüştürme kararı alan Akın, bir süre müşterilerinin evlerine giderek eski mobilyaları yeniledi.Evinin altında oluşturduğu atölyede eski mobilyaları yeniden kullanıma kazandırmak için titiz çalışmalar yürüten Akın, hasarlı bölümlerini onardığı mobilyalara, kesme, zımparalama, boyama ve eskitme işlemlerini uygulayarak yeni görünüm kazandırıyor.Halk Eğitimi Merkezinden çini işlemeciliği, sepetçilik, boyama ve süsleme sanatları alanlarında eğitim aldıktan sonra 2019 yazında ilçede kadınların üretimlerini sergilemeleri ve satış yapmaları amacıyla kurulan yöresel çarşıda da atölye açan Akın, hem geri dönüşüm çalışmalarını sürdürüyor hem de ahşap, polyester ve seramik kullanarak dekoratif ürünler hazırlıyor.Mobilyalara yeniden hayat vermek beni çok mutlu ediyorAkın, AA muhabirine, 7 yıl önce kendi mobilyalarını boyayarak işe koyulduğunu, yaptığı çalışmalardan güzel geri dönüşler aldıktan sonra kendini geliştirmeye karar verdiğini söyledi.İlk başladığında evlere gidip mobilyaları dönüştürdüğünü, sonrasında bu işin daha sağlıklı olması için oturduğu evin altında atölye kurduğunu anlatan Akın, Önce mobilyaların hasarlı yerlerini onarıyorum. Kimisi alt perdeyi kimisi ayakları kesmemi istiyor. Ben orada her türlü kesebiliyorum, takabiliyorum, zımparalıyorum, makineyle el boyaması yapıyorum. Kimisi sadece düz boyama istemiyor, boyandıktan sonra eskitme görünümü de istiyor. Bunların hepsini evimin altındaki atölyede yapıyorum. diye konuştu.Akın, mobilyalarını yenilediği ailelerin mutluluğunu görünce işine daha çok sarıldığını dile getirerek, Mobilyalara yeniden hayat vermek beni çok mutlu ediyor. Bazen öyle mobilyalar geliyor ki 90, 100 senelik. Onu yeniden hayata çevirmek, kırık olan bacağını tamir etmek, boyamak, yeniden onu insanların olduğu yere çıkarmak çok güzel. Mesela bir müşterim bana 'Şu anda babaannem karşımızda oturuyormuş gibi hissediyoruz.' dedi. Yani 100 sene öncesini günümüze getirmiş oluyorum. Bu da beni son derece mutlu ediyor. ifadelerini kullandı.İlçedeki girişimci kadınların çalıştığı Yukarı Mahalle'deki yöresel çarşıda da 2019 yazında atölye açtığını belirten Akın, şöyle devam etti:Burada geri dönüşümün yanı sıra ham ürünleri alıp boyayıp, dresuar, ayna, komodinler, abajur gibi ürünler yapıyorum. Çini kursuna da gittiydim, bunları da diğerleriyle pekiştirdim. Halk Eğitimi Merkezinin açtığı sepetçilik kursu sayesinde de farklı sepetler, abajur kafaları yapıyorum. İnternet üzerinden online olarak da dersler aldım. Bu işin daha da derinine indikçe Türkiye'de bunları çok iyi yapan kadınlardan da ders aldım.Akın, çalışmalarında MDF ürünler ile genellikle seramik ve polyester kullandığını belirterek, Bunları boyuyorum ve eskitiyorum. Sosyal medyadan gelen taleplere göre İstanbul, Ankara, İzmir, Çeşme ve Alaçatı'ya genellikle dresuar, ayna, abajur, lambader, vazo ve çini gönderiyorum. dedi.Sema Akın, eşinin ve çocuklarının desteğini aldığı süreçte yeteneğini 40'lı yaşlarından sonra fark ettiğine değinerek, bir kadının kendi parasını kazanmasının güzel olduğunu sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Düzce Haberleri : GÖKSEL CÜNEYT İĞDE - Düzce'de hobi olarak başladığı mobilya yenileme işini mesleğe dönüştüren Sema Akın, yeniden kullanıma kazandırdığı mobilyalar ile ahşap, polyester ve seramikten ürettiği dekoratif ürünlerle aile ekonomisine katkı sağlıyor.Akçakoca ilçesinde yaşayan 2 çocuk annesi 50 yaşındaki Akın, 2019'da yenilediği mobilyaların çevresindekilerce beğenilmesi üzerine hobi amacıyla yakın arkadaşlarının sehpaları, etajerleri ve komodinleri üzerinde çalışmaya başladı.Hobisini kazanca dönüştürme kararı alan Akın, bir süre müşterilerinin evlerine giderek eski mobilyaları yeniledi.Evinin altında oluşturduğu atölyede eski mobilyaları yeniden kullanıma kazandırmak için titiz çalışmalar yürüten Akın, hasarlı bölümlerini onardığı mobilyalara, kesme, zımparalama, boyama ve eskitme işlemlerini uygulayarak yeni görünüm kazandırıyor.Halk Eğitimi Merkezinden çini işlemeciliği, sepetçilik, boyama ve süsleme sanatları alanlarında eğitim aldıktan sonra 2019 yazında ilçede kadınların üretimlerini sergilemeleri ve satış yapmaları amacıyla kurulan yöresel çarşıda da atölye açan Akın, hem geri dönüşüm çalışmalarını sürdürüyor hem de ahşap, polyester ve seramik kullanarak dekoratif ürünler hazırlıyor.Mobilyalara yeniden hayat vermek beni çok mutlu ediyorAkın, AA muhabirine, 7 yıl önce kendi mobilyalarını boyayarak işe koyulduğunu, yaptığı çalışmalardan güzel geri dönüşler aldıktan sonra kendini geliştirmeye karar verdiğini söyledi.İlk başladığında evlere gidip mobilyaları dönüştürdüğünü, sonrasında bu işin daha sağlıklı olması için oturduğu evin altında atölye kurduğunu anlatan Akın, Önce mobilyaların hasarlı yerlerini onarıyorum. Kimisi alt perdeyi kimisi ayakları kesmemi istiyor. Ben orada her türlü kesebiliyorum, takabiliyorum, zımparalıyorum, makineyle el boyaması yapıyorum. Kimisi sadece düz boyama istemiyor, boyandıktan sonra eskitme görünümü de istiyor. Bunların hepsini evimin altındaki atölyede yapıyorum. diye konuştu.Akın, mobilyalarını yenilediği ailelerin mutluluğunu görünce işine daha çok sarıldığını dile getirerek, Mobilyalara yeniden hayat vermek beni çok mutlu ediyor. Bazen öyle mobilyalar geliyor ki 90, 100 senelik. Onu yeniden hayata çevirmek, kırık olan bacağını tamir etmek, boyamak, yeniden onu insanların olduğu yere çıkarmak çok güzel. Mesela bir müşterim bana 'Şu anda babaannem karşımızda oturuyormuş gibi hissediyoruz.' dedi. Yani 100 sene öncesini günümüze getirmiş oluyorum. Bu da beni son derece mutlu ediyor. ifadelerini kullandı.İlçedeki girişimci kadınların çalıştığı Yukarı Mahalle'deki yöresel çarşıda da 2019 yazında atölye açtığını belirten Akın, şöyle devam etti:Burada geri dönüşümün yanı sıra ham ürünleri alıp boyayıp, dresuar, ayna, komodinler, abajur gibi ürünler yapıyorum. Çini kursuna da gittiydim, bunları da diğerleriyle pekiştirdim. Halk Eğitimi Merkezinin açtığı sepetçilik kursu sayesinde de farklı sepetler, abajur kafaları yapıyorum. İnternet üzerinden online olarak da dersler aldım. Bu işin daha da derinine indikçe Türkiye'de bunları çok iyi yapan kadınlardan da ders aldım.Akın, çalışmalarında MDF ürünler ile genellikle seramik ve polyester kullandığını belirterek, Bunları boyuyorum ve eskitiyorum. Sosyal medyadan gelen taleplere göre İstanbul, Ankara, İzmir, Çeşme ve Alaçatı'ya genellikle dresuar, ayna, abajur, lambader, vazo ve çini gönderiyorum. dedi.Sema Akın, eşinin ve çocuklarının desteğini aldığı süreçte yeteneğini 40'lı yaşlarından sonra fark ettiğine değinerek, bir kadının kendi parasını kazanmasının güzel olduğunu sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Balıkesir'de evinde yasa dışı avlanmış karaca bulunan kişiye idari işlem uygulandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/balikesir-de-evinde-yasa-disi-avlanmis-karaca-bulunan-kisiye-idari-islem-uygulandi/902161/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/balikesir-de-evinde-yasa-disi-avlanmis-karaca-bulunan-kisiye-idari-islem-uygulandi/902161/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:30:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, Balıkesir'de yapılan kontrolde, evinde yasa dışı avlanmış karaca bulunan kişiye idari işlem uygulandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, Balıkesir'de yapılan kontrolde, evinde yasa dışı avlanmış karaca bulunan kişiye idari işlem uygulandığını bildirdi.Genel Müdürlüğün NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, yasa dışı avcılığa geçit verilmediği belirtildi.Ekiplerin, ihbar üzerine harekete geçtiğine işaret edilen paylaşımda, Jandarma ekipleriyle birlikte gerçekleştirilen av koruma ve kontrol çalışmasında, bir şahsın evinde yasa dışı avcılığa konu olmuş karacaya ait parçalar ele geçirildi. İlgili şahıs hakkında Kara Avcılığı Kanunu kapsamında gerekli idari işlem uygulandı. Yaban hayatının korunması, doğal dengenin sürdürülmesi ve gelecek nesillere sağlıklı bir doğa bırakılması amacıyla av koruma ve kontrol çalışmalarımız kararlılıkla devam ediyor. değerlendirmesinde bulunuldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, Balıkesir'de yapılan kontrolde, evinde yasa dışı avlanmış karaca bulunan kişiye idari işlem uygulandığını bildirdi.Genel Müdürlüğün NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, yasa dışı avcılığa geçit verilmediği belirtildi.Ekiplerin, ihbar üzerine harekete geçtiğine işaret edilen paylaşımda, Jandarma ekipleriyle birlikte gerçekleştirilen av koruma ve kontrol çalışmasında, bir şahsın evinde yasa dışı avcılığa konu olmuş karacaya ait parçalar ele geçirildi. İlgili şahıs hakkında Kara Avcılığı Kanunu kapsamında gerekli idari işlem uygulandı. Yaban hayatının korunması, doğal dengenin sürdürülmesi ve gelecek nesillere sağlıklı bir doğa bırakılması amacıyla av koruma ve kontrol çalışmalarımız kararlılıkla devam ediyor. değerlendirmesinde bulunuldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/balikesir-de-evinde-yasa-disi-avlanmis-karaca-bulunan-kisiye-idari-islem-uygulandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Güney Kore: ABD Başkanı Trump ve Kuzey Kore lideri Kim her an görüşebilir</title>
      <link>https://www.canligaste.com/guney-kore-abd-baskani-trump-ve-kuzey-kore-lideri-kim-her-an-gorusebilir/902159/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/guney-kore-abd-baskani-trump-ve-kuzey-kore-lideri-kim-her-an-gorusebilir/902159/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:27:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Güney Kore istihbaratı, ABD Başkanı Donald Trump ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un arasındaki olası bir görüşmenin her an mümkün olabileceği değerlendirmesini yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Güney Kore istihbaratı, ABD Başkanı Donald Trump ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un arasındaki olası bir görüşmenin her an mümkün olabileceği değerlendirmesini yaptı.Yonhap'ın haberine göre, Güney Kore Ulusal İstihbarat Servisi (NIS), Ulusal Meclis'te istihbarat komitesine verdiği brifing sırasında konuya ilişkin değerlendirmede bulundu.Değerlendirmede, Kuzey Kore-ABD zirvesini (Trump ve Kim arasındaki olası görüşmenin) her an mümkün olarak değerlendirmeliyiz. mesajı verildi.​​​​​​​Kuzey Kore ve ABD arasında diyaloğa dair somut bir doğrulama olmadığı aktarılan değerlendirmede, buna rağmen (Washington ve Pyongyang​​​​​​​ arasında) diyalog işaretlerinin mevcut olduğu ifade edildi.Trump, 19 Ağustos’taki açıklamasında, Kuzey Kore lideri Kim ile iyi anlaştığını kaydederek, bu yıl sonuna doğru kendisiyle görüşebileceğini belirtmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Güney Kore istihbaratı, ABD Başkanı Donald Trump ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un arasındaki olası bir görüşmenin her an mümkün olabileceği değerlendirmesini yaptı.Yonhap'ın haberine göre, Güney Kore Ulusal İstihbarat Servisi (NIS), Ulusal Meclis'te istihbarat komitesine verdiği brifing sırasında konuya ilişkin değerlendirmede bulundu.Değerlendirmede, Kuzey Kore-ABD zirvesini (Trump ve Kim arasındaki olası görüşmenin) her an mümkün olarak değerlendirmeliyiz. mesajı verildi.​​​​​​​Kuzey Kore ve ABD arasında diyaloğa dair somut bir doğrulama olmadığı aktarılan değerlendirmede, buna rağmen (Washington ve Pyongyang​​​​​​​ arasında) diyalog işaretlerinin mevcut olduğu ifade edildi.Trump, 19 Ağustos’taki açıklamasında, Kuzey Kore lideri Kim ile iyi anlaştığını kaydederek, bu yıl sonuna doğru kendisiyle görüşebileceğini belirtmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/guney-kore-abd-baskani-trump-ve-kuzey-kore-lideri-kim-her-an-gorusebilir.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Muğla'da uyuşturucu operasyonlarında yakalanan 3 zanlı tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mugla-da-uyusturucu-operasyonlarinda-yakalanan-3-zanli-tutuklandi/902158/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mugla-da-uyusturucu-operasyonlarinda-yakalanan-3-zanli-tutuklandi/902158/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:24:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muğla / Muğla'da düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında gözaltına alınan 3 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muğla Haberleri : Muğla'da düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında gözaltına alınan 3 şüpheli tutuklandı.İl Jandarma Komutanlığınca uyuşturucuyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalarda geçen hafta 31 narkotik olayına müdahale edildi.Ekiplerce düzenlenen operasyonlarda, bir miktar uyuşturucu ile 2 uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi.Operasyonlarda gözaltına alınan 3 şüpheli, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muğla Haberleri : Muğla'da düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında gözaltına alınan 3 şüpheli tutuklandı.İl Jandarma Komutanlığınca uyuşturucuyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalarda geçen hafta 31 narkotik olayına müdahale edildi.Ekiplerce düzenlenen operasyonlarda, bir miktar uyuşturucu ile 2 uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi.Operasyonlarda gözaltına alınan 3 şüpheli, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/mugla-da-uyusturucu-operasyonlarinda-yakalanan-3-zanli-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan yeni adli yıl mesajı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tbmm-baskani-kurtulmus-tan-yeni-adli-yil-mesaji/902157/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tbmm-baskani-kurtulmus-tan-yeni-adli-yil-mesaji/902157/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:21:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[TBMM / TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yeni adli yıl dolayısıyla mesaj yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[TBMM Haberleri : TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yeni adli yıl dolayısıyla mesaj yayımladı.Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Yeni adli yılın ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyor, hukukun üstünlüğü, adaletin tesisi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için çalışan yargı camiamıza yeni adli yılda başarılar diliyorum. ifadesine yer verdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[TBMM Haberleri : TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yeni adli yıl dolayısıyla mesaj yayımladı.Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Yeni adli yılın ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyor, hukukun üstünlüğü, adaletin tesisi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için çalışan yargı camiamıza yeni adli yılda başarılar diliyorum. ifadesine yer verdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/tbmm-baskani-kurtulmus-tan-yeni-adli-yil-mesaji.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kırklareli'nde yerli hibrit ayçiçeği hasadı yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kirklareli-nde-yerli-hibrit-aycicegi-hasadi-yapildi/902156/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kirklareli-nde-yerli-hibrit-aycicegi-hasadi-yapildi/902156/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:21:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kırklareli / Kırklareli Valisi Turan: - Kendi tohumunu geliştiren ülkeler, tarımsal üretimde dışa bağımlılığını azaltırken, iklim değişikliği, kuraklık ve küresel tedarik zincirlerinde yaşanabilecek sorunlar karşısında da daha güçlü ve dirençli bir konuma ulaşmaktadır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kırklareli Haberleri : Kırklareli'nde yerli hibrit tohumdan üretilen ayçiçeği hasadı gerçekleştirildi.Trakya Kalkınma Ajansı tarafından Lüleburgaz ilçesi Karamusul köyünde tarla günü etkinliği düzenlendi.Kırklareli Valisi Uğur Turan, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin artık her alanda yerli üretim yaptığını söyledi.Özellikle tarımda yerli üretimin önemli olduğunu vurgulayan Turan, tohumun gıda güvenliği, tarımsal bağımsızlık ve milli üretim gücünün temeli olduğunu belirtti.Türkiye'de son yıllarda tohumculuk alanında önemli mesafeler katedildiğini vurgulayan Turan, şunları kaydetti:Kendi tohumunu geliştiren ülkeler, tarımsal üretimde dışa bağımlılığını azaltırken, iklim değişikliği, kuraklık ve küresel tedarik zincirlerinde yaşanabilecek sorunlar karşısında da daha güçlü ve dirençli bir konuma ulaşmaktadır. Güçlenen AR-GE altyapımız, üniversitelerimizin, araştırma kuruluşlarımızın ve özel sektörümüzün gayretleriyle yerli çeşit geliştirme ve tohum üretme kapasitemiz her geçen yıl artmaktadır. Özellikle yüksek katma değerli hibrit çeşitlerde rekabet gücümüzün daha da yükseltilmesi, tarımsal bağımsızlığımız bakımından büyük önem taşımaktadır.Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin de her alanda katma değer sunmak ve yerli üretim yapmak için çalıştıklarını söyledi.Programda, Trakya Tohum AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Birol Tarar da konuşma yaptı.Konuşmaların ardından Vali Turan ve Şahin, biçerdövere binerek ayçiçeği hasadı yaptı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kırklareli Haberleri : Kırklareli'nde yerli hibrit tohumdan üretilen ayçiçeği hasadı gerçekleştirildi.Trakya Kalkınma Ajansı tarafından Lüleburgaz ilçesi Karamusul köyünde tarla günü etkinliği düzenlendi.Kırklareli Valisi Uğur Turan, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin artık her alanda yerli üretim yaptığını söyledi.Özellikle tarımda yerli üretimin önemli olduğunu vurgulayan Turan, tohumun gıda güvenliği, tarımsal bağımsızlık ve milli üretim gücünün temeli olduğunu belirtti.Türkiye'de son yıllarda tohumculuk alanında önemli mesafeler katedildiğini vurgulayan Turan, şunları kaydetti:Kendi tohumunu geliştiren ülkeler, tarımsal üretimde dışa bağımlılığını azaltırken, iklim değişikliği, kuraklık ve küresel tedarik zincirlerinde yaşanabilecek sorunlar karşısında da daha güçlü ve dirençli bir konuma ulaşmaktadır. Güçlenen AR-GE altyapımız, üniversitelerimizin, araştırma kuruluşlarımızın ve özel sektörümüzün gayretleriyle yerli çeşit geliştirme ve tohum üretme kapasitemiz her geçen yıl artmaktadır. Özellikle yüksek katma değerli hibrit çeşitlerde rekabet gücümüzün daha da yükseltilmesi, tarımsal bağımsızlığımız bakımından büyük önem taşımaktadır.Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin de her alanda katma değer sunmak ve yerli üretim yapmak için çalıştıklarını söyledi.Programda, Trakya Tohum AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Birol Tarar da konuşma yaptı.Konuşmaların ardından Vali Turan ve Şahin, biçerdövere binerek ayçiçeği hasadı yaptı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kirklareli-nde-yerli-hibrit-aycicegi-hasadi-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Karadağ'da 3 kişiyi öldüren Rus vatandaşı polis baskını sırasında intihar etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/karadag-da-3-kisiyi-olduren-rus-vatandasi-polis-baskini-sirasinda-intihar-etti/902155/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/karadag-da-3-kisiyi-olduren-rus-vatandasi-polis-baskini-sirasinda-intihar-etti/902155/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:18:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Karadağ / Karadağ'ın orta kesimlerindeki Danilovgrad'da 3 kişiyi öldüren Rus vatandaşının polis baskını sırasında güvenlik güçlerine ateş açtığı, sonra da intihar ettiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Karadağ Haberleri : Karadağ'ın orta kesimlerindeki Danilovgrad'da 3 kişiyi öldüren Rus vatandaşının polis baskını sırasında güvenlik güçlerine ateş açtığı, sonra da intihar ettiği bildirildi.Karadağ Polisi Müdürü Lazar Scepanovic, basına yaptığı açıklamada, gece saatlerinde Rusya vatandaşı olduğu belirlenen Mihail Nikolajevic Sabunjin'in 3 Karadağlıyı öldürdüğü bilgisini paylaştı.Saldırganın, öldürdüğü kişilerden birinin arabasını alarak olay yerinden kaçtığını aktaran Scepanovic, zanlının daha sonra taksiyle Herceg Novi kentine gittiğini kaydetti.Scepanovic, yer tespiti sonrası özel kuvvetlerin ormanlık bir alanda yaptığı baskın üzerine saldırganın güvenlik güçlerine önce ateş açtığını, sonra da kendisini vurarak intihar ettiğini söyledi.Polisten yapılan açıklamada da olay yeri incelemesinin devam ettiği, saldırının neden düzenlendiğine ilişkin soruşturma başlatıldığı belirtildi.Karadağ Cumhurbaşkanı Jakov Milatovic, yaşananları derin bir üzüntüyle karşıladığını ifade ederek, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı mesajı iletti.Karadağ hükümeti ise 1 ve 2 Eylül'de ulusal yas ilan edildiğini duyurdu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Karadağ Haberleri : Karadağ'ın orta kesimlerindeki Danilovgrad'da 3 kişiyi öldüren Rus vatandaşının polis baskını sırasında güvenlik güçlerine ateş açtığı, sonra da intihar ettiği bildirildi.Karadağ Polisi Müdürü Lazar Scepanovic, basına yaptığı açıklamada, gece saatlerinde Rusya vatandaşı olduğu belirlenen Mihail Nikolajevic Sabunjin'in 3 Karadağlıyı öldürdüğü bilgisini paylaştı.Saldırganın, öldürdüğü kişilerden birinin arabasını alarak olay yerinden kaçtığını aktaran Scepanovic, zanlının daha sonra taksiyle Herceg Novi kentine gittiğini kaydetti.Scepanovic, yer tespiti sonrası özel kuvvetlerin ormanlık bir alanda yaptığı baskın üzerine saldırganın güvenlik güçlerine önce ateş açtığını, sonra da kendisini vurarak intihar ettiğini söyledi.Polisten yapılan açıklamada da olay yeri incelemesinin devam ettiği, saldırının neden düzenlendiğine ilişkin soruşturma başlatıldığı belirtildi.Karadağ Cumhurbaşkanı Jakov Milatovic, yaşananları derin bir üzüntüyle karşıladığını ifade ederek, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı mesajı iletti.Karadağ hükümeti ise 1 ve 2 Eylül'de ulusal yas ilan edildiğini duyurdu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ANALİZ - Mekke Savunma İttifakı’nın İstanbul toplantısı ve güvenliğin kurumsallaşması</title>
      <link>https://www.canligaste.com/analiz-mekke-savunma-ittifaki-nin-istanbul-toplantisi-ve-guvenligin-kurumsallasmasi/902154/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/analiz-mekke-savunma-ittifaki-nin-istanbul-toplantisi-ve-guvenligin-kurumsallasmasi/902154/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:18:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İstanbul toplantısı, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın bölgesel barış, güvenlik ve istikrar için sorumluluk üstlenmeye hazır olduğunu ortaya koydu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İbn Haldun Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Gökhan Ereli, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısının çıktılarını AA Analiz için kaleme aldı.***Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, 31 Ağustos'ta İstanbul'da ilk kurumsal adımını atarak bölgesel girişimlerin çoğunda görülen uzun bekleme dönemini hızlıca geçti. Anlaşmayla tesis edilen Stratejik, Siyasi ve Savunma Komitesinin Çırağan Sarayı'ndaki toplantısı, ittifakın resmi adının belirlenmesinden sekretaryanın konumuna, savunma sanayi işbirliğinin çerçevesinden genişleme yol haritasına kadar bir dizi somut kararın alınmasıyla sonuçlandı. Bu durum üç başkentin de kurulan yapıyı sembolik bir dayanışma beyanı olarak görmediğinin en güçlü kanıtı oldu.Masadaki isimler ve verilen mesajToplantıya Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan adına Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar, Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile Kara Kuvvetleri Komutanı ve Genelkurmay Başkanı Asım Munir, Suudi Arabistan adına Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyaz bin Hamid er-Ruveyli katıldı. Diplomasi, savunma bürokrasisi ve üniformalı komuta kademesini aynı masada buluşturan bu bileşim, gündemin müşterek planlama düzeyine derinleştiğini gösterirken, genelkurmay başkanlarının ilk toplantıdan itibaren sürecin içinde bulunması, birlikte çalışabilirlik ve ortak tatbikat gibi teknik başlıkların takvime bağlanacağına işaret etmektedir. Toplantıdan çıkan kararlar ise bu ciddiyetle uyumlu bir çerçeve sundu. İttifakın resmi adının “Mekke Savunma İttifakı” olarak belirlenmesi, Riyad'da bir genel sekreter başkanlığında sekretarya kurulması, kurumsallaşmaya dönük adımların hangi sırayla atılacağına ilişkin ön kararların alınması ve savunma sanayisinde ortak teknoloji geliştirme ile müşterek üretimin gündemin merkezine yerleşmesi, üç ülkenin ilk oturumda işlevsel bir gündemle hareket ettiğini ortaya koydu ve bundan sonraki oturumların somut çıktıları hakkında fikir verdi.Üç başkent, üç kazanımSekretaryanın Riyad'da kurulacak olması, ilk genel sekreterin üç yıl süreyle Pakistan'dan olması ve ilk komite toplantısının İstanbul'da gerçekleştirilmesi, üç ortağın güçlü olduğu alanlarda kurumsal sorumluluk üstlendikleri dengeli bir ittifak mimarisinin ilk taşlarını oluşturuyor.Riyad, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) genel sekreterliğinden Cidde merkezli İslam İşbirliği Teşkilatına (İİT) ve Riyad'da faaliyet gösteren İslam Askeri Terörle Mücadele Koalisyonu'na uzanan bir kurumsal işletme tecrübesine sahip olduğundan sekretaryanın bütçesini, personelini ve protokol trafiğini ilk günden itibaren taşıyabilecek altyapıyı sunuyor. Pakistan'ın genel sekreterliği üstlenmesi, İslamabad'ın lider ve komuta düzeyindeki diplomasiyi Washington, Pekin ve Körfez başkentleriyle eşzamanlı yürütebilme kabiliyetini yapının merkezine taşıyor ve ittifakın dış temsilini güçlü bir kanala bağlıyor. İstanbul'un ilk toplantıya ev sahipliği yapması ise Türkiye'nin son on yılda müzakere trafiğini toplama konusunda edindiği sicili tescil ediyor. Bu bağlamda Ankara, bölgesel güvenlik gündemini Karadeniz'deki seyrüsefer emniyeti ve yeni bir tahıl düzenlemesi gibi dosyalarla aynı gün içinde yürütebildiğini göstererek çok yönlü diplomasi kapasitesini tekraren ortaya koydu.Türkiye&#039;nin rolüTürkiye bu yapıya birbirini tamamlayan üç kaynakla girmekte ve bunların her biri ittifakın kuruluş aşamasında doğrudan karşılık bulmaktadır. İnsansız sistemler, deniz platformları ve elektronik harp alanlarında kendisini kanıtlamış savunma sanayi tabanı, ortak teknoloji geliştirme ve müşterek üretim başlıklarını kısa vadede uygulanabilir kılıyor. NATO içinde onlarca yılda biriken standartlaşma, müşterek planlama ve birlikte çalışabilirlik tecrübesi, yeni kurulan bir yapının en teknik ve en zahmetli kısmında kullanıma hazır bir bilgi havuzunu Türkiye’nin sağladığını göstermektedir. Farklı taraflarla eşzamanlı temas kurma, alışkanlık ve tecrübesi ise ittifakın gerilim düşürücü ve krizleri barışçıl yoldan çözmeye dönük vizyonuyla doğrudan örtüşmektedir.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ittifakın, Türkiye’nin NATO yükümlülüklerinin tamamlayıcısı olduğunu açıkça belirtmesi, Türkiye'nin ittifak taahhütlerini birbirini güçlendiren bir bütün olarak gördüğünü ve Mekke Savunma İttifakı'nı mevcut güvenlik bağlarına eklemlenen bir platform olarak tasarladığını gösteriyor. Bu tutum, ittifakın hiçbir devlete karşı konumlanmadığı ve ilkeleri paylaşan bütün bölge ülkelerine açık olduğu yönündeki çerçeveyle uyum içinde ilerlemektedir. Bölgeye dışarıdan taşınan çözüm arayışlarının kalıcı sonuç üretmediği yönündeki tespit, İstanbul toplantısını bölgesel sahiplenme anlayışının ilk pratik uygulaması olarak okumayı mümkün kılmakta ve Türkiye'yi bu anlayışın hem savunucusu hem de kolaylaştırıcısı konumuna yerleştirmektedir.Genişlemenin üç kapısıDışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da ifadesiyle “ittifak genişlemek üzere kurulmuş bir platform” olduğundan, üç kurucunun kendi çekim alanlarına sahip olması yapının önündeki en somut fırsatı oluşturuyor. Türkiye'nin Kahire ile normalleşme süreci ve Doha ile derinleşen savunma ilişkisi, Mısır ve Katar hatlarını Ankara üzerinden işler hale getiriyor. Riyad'ın Körfez içindeki ağırlığı Kuveyt gibi başkentlerde belirleyici bir zemin sunuyor. İslamabad'ın Güney Asya ve geniş Müslüman coğrafyasındaki bağlantıları ise Bangladeş gibi ülkeleri denklemin içine çekebilecek üçüncü bir kanal açıyor.Her yeni üyenin yapıya farklı bir katkı taşıyacağını da hesaba katmak gerekiyor. Mısır'ın katılımı ittifaka Arap dünyasında geniş bir siyasi meşruiyet ve Doğu Akdeniz'e uzanan bir derinlik kazandırabilecekken, Katar ve Kuveyt, Körfez'in finansal kaynaklarını ve enerji güvenliği gündemini masaya taşıyabilecek, Bangladeş hattı ise yapının coğrafi ufkunu Hint Okyanusu'na doğru genişletebilecektir. Kurucu üyelerin kurumsallaşmayı ve üyeler arasındaki derinleşmeyi genişlemeden önce tamamlama konusundaki ortak hassasiyeti, bu açılımların sağlam bir zemin üzerinde gerçekleşmesini sağlayacak.Dolayısıyla son tahlilde İstanbul toplantısı, üç ülkenin bölgesel barış, güvenlik ve istikrar için sorumluluk üstlenmeye hazır olduğunu ortaya koydu. Önümüzdeki dönemde ittifak tüzüğünün yazılması, Riyad'daki sekretaryanın faaliyete geçmesi ve müşterek üretim protokollerinin hayata geçirilmesi ile birlikte, bölgesel sahiplenme anlayışının somut bir güvenlik mimarisine dönüştüğü görülebilecektir. Aktörlerin tutumlarının netleşmesiyle azalan belirsizlik, uzun yıllardır güvensizlik ikliminin gölgesinde kalan yatırım ve kalkınma gündemine de alan açacak, bölge ülkelerinin refahına dönük asıl kazanım, güvenlik ile ekonomi arasındaki bu bağın kurulmasında ortaya çıkacaktır.[Dr. Gökhan Ereli, İbn Haldun Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesidir.]*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.Muhabir: Sena Çavuş]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İbn Haldun Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Gökhan Ereli, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısının çıktılarını AA Analiz için kaleme aldı.***Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, 31 Ağustos'ta İstanbul'da ilk kurumsal adımını atarak bölgesel girişimlerin çoğunda görülen uzun bekleme dönemini hızlıca geçti. Anlaşmayla tesis edilen Stratejik, Siyasi ve Savunma Komitesinin Çırağan Sarayı'ndaki toplantısı, ittifakın resmi adının belirlenmesinden sekretaryanın konumuna, savunma sanayi işbirliğinin çerçevesinden genişleme yol haritasına kadar bir dizi somut kararın alınmasıyla sonuçlandı. Bu durum üç başkentin de kurulan yapıyı sembolik bir dayanışma beyanı olarak görmediğinin en güçlü kanıtı oldu.Masadaki isimler ve verilen mesajToplantıya Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan adına Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar, Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile Kara Kuvvetleri Komutanı ve Genelkurmay Başkanı Asım Munir, Suudi Arabistan adına Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Feyyaz bin Hamid er-Ruveyli katıldı. Diplomasi, savunma bürokrasisi ve üniformalı komuta kademesini aynı masada buluşturan bu bileşim, gündemin müşterek planlama düzeyine derinleştiğini gösterirken, genelkurmay başkanlarının ilk toplantıdan itibaren sürecin içinde bulunması, birlikte çalışabilirlik ve ortak tatbikat gibi teknik başlıkların takvime bağlanacağına işaret etmektedir. Toplantıdan çıkan kararlar ise bu ciddiyetle uyumlu bir çerçeve sundu. İttifakın resmi adının “Mekke Savunma İttifakı” olarak belirlenmesi, Riyad'da bir genel sekreter başkanlığında sekretarya kurulması, kurumsallaşmaya dönük adımların hangi sırayla atılacağına ilişkin ön kararların alınması ve savunma sanayisinde ortak teknoloji geliştirme ile müşterek üretimin gündemin merkezine yerleşmesi, üç ülkenin ilk oturumda işlevsel bir gündemle hareket ettiğini ortaya koydu ve bundan sonraki oturumların somut çıktıları hakkında fikir verdi.Üç başkent, üç kazanımSekretaryanın Riyad'da kurulacak olması, ilk genel sekreterin üç yıl süreyle Pakistan'dan olması ve ilk komite toplantısının İstanbul'da gerçekleştirilmesi, üç ortağın güçlü olduğu alanlarda kurumsal sorumluluk üstlendikleri dengeli bir ittifak mimarisinin ilk taşlarını oluşturuyor.Riyad, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) genel sekreterliğinden Cidde merkezli İslam İşbirliği Teşkilatına (İİT) ve Riyad'da faaliyet gösteren İslam Askeri Terörle Mücadele Koalisyonu'na uzanan bir kurumsal işletme tecrübesine sahip olduğundan sekretaryanın bütçesini, personelini ve protokol trafiğini ilk günden itibaren taşıyabilecek altyapıyı sunuyor. Pakistan'ın genel sekreterliği üstlenmesi, İslamabad'ın lider ve komuta düzeyindeki diplomasiyi Washington, Pekin ve Körfez başkentleriyle eşzamanlı yürütebilme kabiliyetini yapının merkezine taşıyor ve ittifakın dış temsilini güçlü bir kanala bağlıyor. İstanbul'un ilk toplantıya ev sahipliği yapması ise Türkiye'nin son on yılda müzakere trafiğini toplama konusunda edindiği sicili tescil ediyor. Bu bağlamda Ankara, bölgesel güvenlik gündemini Karadeniz'deki seyrüsefer emniyeti ve yeni bir tahıl düzenlemesi gibi dosyalarla aynı gün içinde yürütebildiğini göstererek çok yönlü diplomasi kapasitesini tekraren ortaya koydu.Türkiye&#039;nin rolüTürkiye bu yapıya birbirini tamamlayan üç kaynakla girmekte ve bunların her biri ittifakın kuruluş aşamasında doğrudan karşılık bulmaktadır. İnsansız sistemler, deniz platformları ve elektronik harp alanlarında kendisini kanıtlamış savunma sanayi tabanı, ortak teknoloji geliştirme ve müşterek üretim başlıklarını kısa vadede uygulanabilir kılıyor. NATO içinde onlarca yılda biriken standartlaşma, müşterek planlama ve birlikte çalışabilirlik tecrübesi, yeni kurulan bir yapının en teknik ve en zahmetli kısmında kullanıma hazır bir bilgi havuzunu Türkiye’nin sağladığını göstermektedir. Farklı taraflarla eşzamanlı temas kurma, alışkanlık ve tecrübesi ise ittifakın gerilim düşürücü ve krizleri barışçıl yoldan çözmeye dönük vizyonuyla doğrudan örtüşmektedir.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ittifakın, Türkiye’nin NATO yükümlülüklerinin tamamlayıcısı olduğunu açıkça belirtmesi, Türkiye'nin ittifak taahhütlerini birbirini güçlendiren bir bütün olarak gördüğünü ve Mekke Savunma İttifakı'nı mevcut güvenlik bağlarına eklemlenen bir platform olarak tasarladığını gösteriyor. Bu tutum, ittifakın hiçbir devlete karşı konumlanmadığı ve ilkeleri paylaşan bütün bölge ülkelerine açık olduğu yönündeki çerçeveyle uyum içinde ilerlemektedir. Bölgeye dışarıdan taşınan çözüm arayışlarının kalıcı sonuç üretmediği yönündeki tespit, İstanbul toplantısını bölgesel sahiplenme anlayışının ilk pratik uygulaması olarak okumayı mümkün kılmakta ve Türkiye'yi bu anlayışın hem savunucusu hem de kolaylaştırıcısı konumuna yerleştirmektedir.Genişlemenin üç kapısıDışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da ifadesiyle “ittifak genişlemek üzere kurulmuş bir platform” olduğundan, üç kurucunun kendi çekim alanlarına sahip olması yapının önündeki en somut fırsatı oluşturuyor. Türkiye'nin Kahire ile normalleşme süreci ve Doha ile derinleşen savunma ilişkisi, Mısır ve Katar hatlarını Ankara üzerinden işler hale getiriyor. Riyad'ın Körfez içindeki ağırlığı Kuveyt gibi başkentlerde belirleyici bir zemin sunuyor. İslamabad'ın Güney Asya ve geniş Müslüman coğrafyasındaki bağlantıları ise Bangladeş gibi ülkeleri denklemin içine çekebilecek üçüncü bir kanal açıyor.Her yeni üyenin yapıya farklı bir katkı taşıyacağını da hesaba katmak gerekiyor. Mısır'ın katılımı ittifaka Arap dünyasında geniş bir siyasi meşruiyet ve Doğu Akdeniz'e uzanan bir derinlik kazandırabilecekken, Katar ve Kuveyt, Körfez'in finansal kaynaklarını ve enerji güvenliği gündemini masaya taşıyabilecek, Bangladeş hattı ise yapının coğrafi ufkunu Hint Okyanusu'na doğru genişletebilecektir. Kurucu üyelerin kurumsallaşmayı ve üyeler arasındaki derinleşmeyi genişlemeden önce tamamlama konusundaki ortak hassasiyeti, bu açılımların sağlam bir zemin üzerinde gerçekleşmesini sağlayacak.Dolayısıyla son tahlilde İstanbul toplantısı, üç ülkenin bölgesel barış, güvenlik ve istikrar için sorumluluk üstlenmeye hazır olduğunu ortaya koydu. Önümüzdeki dönemde ittifak tüzüğünün yazılması, Riyad'daki sekretaryanın faaliyete geçmesi ve müşterek üretim protokollerinin hayata geçirilmesi ile birlikte, bölgesel sahiplenme anlayışının somut bir güvenlik mimarisine dönüştüğü görülebilecektir. Aktörlerin tutumlarının netleşmesiyle azalan belirsizlik, uzun yıllardır güvensizlik ikliminin gölgesinde kalan yatırım ve kalkınma gündemine de alan açacak, bölge ülkelerinin refahına dönük asıl kazanım, güvenlik ile ekonomi arasındaki bu bağın kurulmasında ortaya çıkacaktır.[Dr. Gökhan Ereli, İbn Haldun Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesidir.]*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.Muhabir: Sena Çavuş]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fransa yargısı, belediyenin bir festivalde Gazze'de çekilen fotoğrafı kaldırma kararını iptal etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fransa-yargisi-belediyenin-bir-festivalde-gazze-de-cekilen-fotografi-kaldirma-kararini-iptal-etti/902153/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fransa-yargisi-belediyenin-bir-festivalde-gazze-de-cekilen-fotografi-kaldirma-kararini-iptal-etti/902153/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:15:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Fransa'da mahkeme, Deauville Belediyesinin kasabada düzenlenen uluslararası spor festivalinde Filistinli fotoğrafçının Gazze'de çektiği fotoğrafı kaldırma kararını iptal etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Fransa'da mahkeme, Deauville Belediyesinin kasabada düzenlenen uluslararası spor festivalinde Filistinli fotoğrafçının Gazze'de çektiği fotoğrafı kaldırma kararını iptal etti.Yerel basında yer alan haberlere göre, Normandiya bölgesindeki ünlü sahil kasabası Deauville'de yapılan uluslararası Deauville Spor Fotoğrafları Festivali'nin ayrımcılık tartışmaları ile gündeme gelmesinin ardından sanat ve kültür alanında faaliyet gösteren insan hakları kuruluşu Observatoire de la liberte de creation (OLC) yargı yoluna gitti.OLC, Deuville Belediyesinin Filistinli bir fotoğrafçının Gazze'de çektiği bir fotoğrafı festivalden kaldırma kararına karşı mahkemeye başvurdu.Deuville'in bağlı olduğu Caen İdari Mahkemesi, belediyenin söz konusu fotoğrafı kaldırma kararını iptal etti.Filistinli fotoğrafçının Gazze fotoğrafı kaldırılmıştıKasabada 6 Haziran'da başlayan festivalde sergilenen fotoğraf ağustos ortalarında belediyenin verdiği kararla kaldırılmıştı.Festival organizatörleri, isimsiz gelen bazı talepler üzerine Associated Press (AP) için çalışan Filistinli Jehad Alshrafi'nin fotoğrafının kaldırıldığını doğrulamış, bu fotoğrafı bir grup bisikletçinin yer aldığı başka bir fotoğrafla değiştirmişti.Festivale ev sahipliği yapan yerel yetkililerin fotoğrafı festivalden kaldırma kararı, sol kanattan Fransız siyasetçilerin ve kamuoyunun tepkisini çekmişti.Filistinli Alshrafi'nin 14 Şubat'ta çektiği fotoğrafta, Gazze'de yıkıntıların arasında Gazzeli ve Mısırlı oyuncuların futbol oynadığı görülüyordu.Uluslarası Deauville Spor Fotoğrafları Festivali, 6 Eylül'e kadar sürecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Fransa'da mahkeme, Deauville Belediyesinin kasabada düzenlenen uluslararası spor festivalinde Filistinli fotoğrafçının Gazze'de çektiği fotoğrafı kaldırma kararını iptal etti.Yerel basında yer alan haberlere göre, Normandiya bölgesindeki ünlü sahil kasabası Deauville'de yapılan uluslararası Deauville Spor Fotoğrafları Festivali'nin ayrımcılık tartışmaları ile gündeme gelmesinin ardından sanat ve kültür alanında faaliyet gösteren insan hakları kuruluşu Observatoire de la liberte de creation (OLC) yargı yoluna gitti.OLC, Deuville Belediyesinin Filistinli bir fotoğrafçının Gazze'de çektiği bir fotoğrafı festivalden kaldırma kararına karşı mahkemeye başvurdu.Deuville'in bağlı olduğu Caen İdari Mahkemesi, belediyenin söz konusu fotoğrafı kaldırma kararını iptal etti.Filistinli fotoğrafçının Gazze fotoğrafı kaldırılmıştıKasabada 6 Haziran'da başlayan festivalde sergilenen fotoğraf ağustos ortalarında belediyenin verdiği kararla kaldırılmıştı.Festival organizatörleri, isimsiz gelen bazı talepler üzerine Associated Press (AP) için çalışan Filistinli Jehad Alshrafi'nin fotoğrafının kaldırıldığını doğrulamış, bu fotoğrafı bir grup bisikletçinin yer aldığı başka bir fotoğrafla değiştirmişti.Festivale ev sahipliği yapan yerel yetkililerin fotoğrafı festivalden kaldırma kararı, sol kanattan Fransız siyasetçilerin ve kamuoyunun tepkisini çekmişti.Filistinli Alshrafi'nin 14 Şubat'ta çektiği fotoğrafta, Gazze'de yıkıntıların arasında Gazzeli ve Mısırlı oyuncuların futbol oynadığı görülüyordu.Uluslarası Deauville Spor Fotoğrafları Festivali, 6 Eylül'e kadar sürecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/fransa-yargisi-belediyenin-bir-festivalde-gazze-de-cekilen-fotografi-kaldirma-kararini-iptal-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gaziantep FK'de Mirel Radoi dönemi 132 gün sürdü </title>
      <link>https://www.canligaste.com/gaziantep-fk-de-mirel-radoi-donemi-132-gun-surdu/902152/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gaziantep-fk-de-mirel-radoi-donemi-132-gun-surdu/902152/</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 11:12:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Kırmızı-siyahlı ekibin başında çıktığı 7 karşılaşmada 1 galibiyet, 1 beraberlik yaşayan Radoi, 4 puan toplayabildi ve maç başı 0,57 puan ortalaması yakaladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- ÖMER FARUK SALMAN - Gaziantep FK'de 132 günlük görev süresinde 7 lig maçına çıkan teknik direktör Mirel Radoi, 1 galibiyet, 1 beraberlik, 5 mağlubiyet yaşadı.Trendyol Süper Lig'in 2025-2026 sezonuna teknik direktör İsmet Taşdemir ile başlayan Gaziantep FK, Burak Yılmaz ile devam edip, sezonu Mirel Radoi ile kapattı.Gaziantep temsilcisiyle 22 Nisan 2026'da 1,5 yıllık sözleşme imzalayan Rumen teknik adam, 132 gün sonra kulüple karşılıklı anlaşarak yollarını ayırdı.Tek galibiyeti varRadoi, Gaziantep FK ile geçen sezon kötü bir performans gösterdi.Geçen sezon Eyüpspor'a 3-0, Beşiktaş'a 2-0, Göztepe ve Başakşehir'e 2-1 mağlup olan kırmızı-siyahlı takım, bu sezona ise aslında iyi başladı.Sezonun ilk maçında konuk ettiği Corendon Alanyaspor ile 1-1 berabere kalan Gaziantep ekibi, deplasmanda Eyüpspor'u 1-0 mağlup ettikten sonra son olarak Çaykur Rizespor'a 2-1 yenildi.Takımla çıktığı 7 karşılaşmada sadece 4 puan toplayabilen Rumen teknik adam, maç başına yakaladığı 0,57 puan ortalamasıyla beklentilerin uzağında kaldı.Gol yollarında sıkıntı yaşadıRadoi yönetimindeki 7 maçta Gaziantep FK, gol yollarında sıkıntı yaşadı.Geçen sezonki 4 müsabakanın sadece 2'sinde gol bulabilen Gaziantep temsilcisi, bu sezon çıktığı 3 maçta da birer gol atabildi. Rumen çalıştırıcının idaresinde 7 maçın 5'inde birer gol bulan Gaziantep FK, 2 karşılaşmada gol sevinci yaşayamadı, hiçbir müsabakada birden fazla gol atamadı.Radoi yönetiminde Gaziantep FK, attığı 5 gole karşılık kalesinde 12 gol gördü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- ÖMER FARUK SALMAN - Gaziantep FK'de 132 günlük görev süresinde 7 lig maçına çıkan teknik direktör Mirel Radoi, 1 galibiyet, 1 beraberlik, 5 mağlubiyet yaşadı.Trendyol Süper Lig'in 2025-2026 sezonuna teknik direktör İsmet Taşdemir ile başlayan Gaziantep FK, Burak Yılmaz ile devam edip, sezonu Mirel Radoi ile kapattı.Gaziantep temsilcisiyle 22 Nisan 2026'da 1,5 yıllık sözleşme imzalayan Rumen teknik adam, 132 gün sonra kulüple karşılıklı anlaşarak yollarını ayırdı.Tek galibiyeti varRadoi, Gaziantep FK ile geçen sezon kötü bir performans gösterdi.Geçen sezon Eyüpspor'a 3-0, Beşiktaş'a 2-0, Göztepe ve Başakşehir'e 2-1 mağlup olan kırmızı-siyahlı takım, bu sezona ise aslında iyi başladı.Sezonun ilk maçında konuk ettiği Corendon Alanyaspor ile 1-1 berabere kalan Gaziantep ekibi, deplasmanda Eyüpspor'u 1-0 mağlup ettikten sonra son olarak Çaykur Rizespor'a 2-1 yenildi.Takımla çıktığı 7 karşılaşmada sadece 4 puan toplayabilen Rumen teknik adam, maç başına yakaladığı 0,57 puan ortalamasıyla beklentilerin uzağında kaldı.Gol yollarında sıkıntı yaşadıRadoi yönetimindeki 7 maçta Gaziantep FK, gol yollarında sıkıntı yaşadı.Geçen sezonki 4 müsabakanın sadece 2'sinde gol bulabilen Gaziantep temsilcisi, bu sezon çıktığı 3 maçta da birer gol atabildi. Rumen çalıştırıcının idaresinde 7 maçın 5'inde birer gol bulan Gaziantep FK, 2 karşılaşmada gol sevinci yaşayamadı, hiçbir müsabakada birden fazla gol atamadı.Radoi yönetiminde Gaziantep FK, attığı 5 gole karşılık kalesinde 12 gol gördü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/gaziantep-fk-de-mirel-radoi-donemi-132-gun-surdu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
