<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Zelenskiy, Rusya'da iki lojistik merkezine saldırı düzenlediklerini bildirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/zelenskiy-rusya-da-iki-lojistik-merkezine-saldiri-duzenlediklerini-bildirdi/881059/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/zelenskiy-rusya-da-iki-lojistik-merkezine-saldiri-duzenlediklerini-bildirdi/881059/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 12:00:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kiev Haberleri — Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın Tambov ve Moskova bölgelerinde iki lojistik merkezine saldırı düzenlediklerini bildirdi.Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'nın şehirlerine yönelik saldırılarına karşılık olarak Rusya'daki bazı hedeflere saldırıları sürdürdüklerini belirtti.Rusya'nın Tambov ve Moskova bölgelerinde yer alan iki lojistik merkezinin bu gece Ukrayna tarafından hedef alındığını aktaran Zelenskiy, Bunlar, saldırgan (Rusya) tarafından, dron üretimi ve navigasyon ekipmanları için yaptırım uygulanan bileşenlerin tedarikini sağlamak amacıyla kullanılıyorlardı. ifadelerine yer verdi.Zelenskiy, söz konusu lojistik merkezlerinin Ukrayna sınırından yaklaşık 500 ve 700 kilometre mesafede olduğunu, ayrıca Rusya'da bir petrol tesisini de hedef aldıklarını kaydetti.Azak Denizi, Karadeniz ve Rusya'nın yasa dışı olarak ilhak ettiği Kırım'daki bazı hedeflere de saldırılar düzenlediklerini ifade eden Zelenskiy, Ukrayna güvenlik birimlerine teşekkür etti.Zelenskiy, düzenledikleri saldırılara ait olduğu belirtilen görüntüleri de paylaştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kiev Haberleri — Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın Tambov ve Moskova bölgelerinde iki lojistik merkezine saldırı düzenlediklerini bildirdi.Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'nın şehirlerine yönelik saldırılarına karşılık olarak Rusya'daki bazı hedeflere saldırıları sürdürdüklerini belirtti.Rusya'nın Tambov ve Moskova bölgelerinde yer alan iki lojistik merkezinin bu gece Ukrayna tarafından hedef alındığını aktaran Zelenskiy, Bunlar, saldırgan (Rusya) tarafından, dron üretimi ve navigasyon ekipmanları için yaptırım uygulanan bileşenlerin tedarikini sağlamak amacıyla kullanılıyorlardı. ifadelerine yer verdi.Zelenskiy, söz konusu lojistik merkezlerinin Ukrayna sınırından yaklaşık 500 ve 700 kilometre mesafede olduğunu, ayrıca Rusya'da bir petrol tesisini de hedef aldıklarını kaydetti.Azak Denizi, Karadeniz ve Rusya'nın yasa dışı olarak ilhak ettiği Kırım'daki bazı hedeflere de saldırılar düzenlediklerini ifade eden Zelenskiy, Ukrayna güvenlik birimlerine teşekkür etti.Zelenskiy, düzenledikleri saldırılara ait olduğu belirtilen görüntüleri de paylaştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/zelenskiy-rusya-da-iki-lojistik-merkezine-saldiri-duzenlediklerini-bildirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Deniz Kayadelen, Kuzey Kutbu'nda yüzen ilk Türk olarak tarihe geçti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/deniz-kayadelen-kuzey-kutbu-nda-yuzen-ilk-turk-olarak-tarihe-gecti/881058/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/deniz-kayadelen-kuzey-kutbu-nda-yuzen-ilk-turk-olarak-tarihe-gecti/881058/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:57:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Açık su yüzücüsü Deniz: - Ülkem ve yeni bir anne olarak hayallerinden vazgeçmeyen tüm kadınlar için yüzdüm. Türk bayrağını dünyanın en zorlu coğrafyalarından birinde dalgalandırmanın gururunu yaşıyorum - Türk kadınının ve annelerinin gücünü göstermiş oldum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- ŞEBNEM COŞKUN / EMRE DOĞAN - Açık su yüzücüsü Deniz Kayadelen, Kuzey Kutbu'nda yüzen ilk Türk olarak tarihe geçti.Kariyerinde 6 dünya şampiyonluğu ile bir Guinness rekoru bulunan Deniz Kayadelen, Kuzey Kutbu'na en yakın bölgelerden Svalbard Takımadaları'nda 4 derece sıcaklıktaki Arktik sularda 1200 metre yüzerek bir ilki başardı.10 aylık kızı Alya ile bu yolculuğa çıkan 38 yaşındaki yüzücü, zorlu koşulların yanı sıra anne olmanın getirdiği sorumluluğa da göğüs gererek unutulmaz bir deneyime imza attı.Aynı zamanda psikolog olan Deniz Kayadelen, tarihi başarısıyla hem Türk bayrağını Kuzey Kutbu'nda dalgalandırdı hem de tüm annelere ilham olmayı hedefledi.Tüm annelere ve bütün Türkiye&#039;ye ilham olsunDeniz Kayadelen, Kuzey Kutbu'nda yüzen ilk Türk olduğu için çok mutlu ve gururlu olduğunu dile getirdi.Çok zorlu şartlarla mücadele ederek hayallerini gerçeğe dönüştürdüğünü vurgulayan Deniz, Burada olmak mucizevi bir şey. Kızımla burada olmak anne olarak farklı bir duygu katıyor. Farklı bir sorumluluk. Teknemiz çok küçük ve hava koşulları çok zorlu olduğu için onu yanıma almadım. Otelde bırakmak zorunda kaldım. Her yüzüş anında onu düşündüm. Tüm annelere ve bütün Türkiye'ye ilham olsun. Türkiye'den bir ilki başararak buzullarda Arktik sularda, Kuzey Kutbu'na en yakın bölgede yüzdüm. Çok mutlu ve gururluyum. Yalnızca kendim için değil; ülkem ve yeni bir anne olarak hayallerinden vazgeçmeyen tüm kadınlar için yüzdüm. Türk bayrağını dünyanın en zorlu coğrafyalarından birinde dalgalandırmanın gururunu yaşıyorum. diye konuştu.Tarih yazdım, Türk bayrağını dalgalandırdımBu yolculukla kızı Alya'nın yanında bulunmasının farklı bir psikoloji olduğunu ve sorumluluk duygusu getirdiğini aktaran Deniz Kayadelen, şu ifadeleri kullandı:Suya girmeden kendime 'Yaz sıcağında antrenman yapamadım. Başarabilecek miyim? Sağlık sorunu yaşayacak mıyım? Bana bir şey olursa, kızıma ne olur?' gibi önemli sorular sordum. Kaygılarım ve korkularım vardı. Ancak meditasyon ve nefes egzersizleri yaptım. Zihnimi sakinleştirerek suya girdim. Dikkatli bir şekilde girdim ve sağlıklı bir şekilde çıktım. Alya'nın bu yolculukta benimle olmasının farklı psikolojik etkisi var. Hem psikolojik hem de sorumluluk duygusu. Bu yüzüş kariyerim açısından çok önemli. Misyonum her zaman mucize yaratmak, doğadan ilham almak ve başkalarına ilham olmak. Tarih yazdım. Türk bayrağını dalgalandırdım. Şu ana kadar hiçbir Türk, bu buzlu sulara girmedi. İlk Türk olarak çok gururluyum. Her zaman limitlerimizin ötesinde mucizeler yaratabiliriz. Türk kadınının ve annelerinin gücünü göstermiş oldum. Hepimize ilham olsun. Korkularımıza rağmen adım atmak benim için büyük anlam taşıyor. Kuzey Kutbu'nda yüzen ilk Türk ünvanını aldım. Amacım her zaman ilklere imza atmak ve öncü olmak.Kuzey Kutbu, Antarktika hayallerinden doğduDeniz Kayadelen, Kuzey Kutbu'nda yüzme fikrinin Antarktika hayallerinden doğduğunu kaydetti.Bu hedefinin gerçekleşme sürecini anlatan 38 yaşındaki yüzücü, Hayalim hep Antarktika'ya gitmekti. Bebeğim daha çok küçük. Antarktika uzun bir yolculuk. Çocuğumun 10 yaşına gelmesi gerekiyor. Madem Antarktika olmuyor Kuzey Kutbu olsun istedim. Hayatta her zaman her şeyin bir çözümü var. Hayallerimizi ve vizyonumuzu biraz daha esnek tutup koşullara göre adapte edebilirsek ne mutlu. Kuzey Kutbu, Antarktika hayallerinden doğdu. Yıllar sonra kızıma bu fotoğrafları gösterdiğimde korkuya rağmen hareket etmeyi, limitlerin ötesine geçmeyi, cesaretle yola çıkmayı, adım adım gücünü keşfetmeyi ve belirsizliklerle başa çıkmayı öğrenmeyi anlamasını istiyorum. Annelik duygusu bana bambaşka bir sorumluluk kattı. Onun varlığı bana güç veriyor. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- ŞEBNEM COŞKUN / EMRE DOĞAN - Açık su yüzücüsü Deniz Kayadelen, Kuzey Kutbu'nda yüzen ilk Türk olarak tarihe geçti.Kariyerinde 6 dünya şampiyonluğu ile bir Guinness rekoru bulunan Deniz Kayadelen, Kuzey Kutbu'na en yakın bölgelerden Svalbard Takımadaları'nda 4 derece sıcaklıktaki Arktik sularda 1200 metre yüzerek bir ilki başardı.10 aylık kızı Alya ile bu yolculuğa çıkan 38 yaşındaki yüzücü, zorlu koşulların yanı sıra anne olmanın getirdiği sorumluluğa da göğüs gererek unutulmaz bir deneyime imza attı.Aynı zamanda psikolog olan Deniz Kayadelen, tarihi başarısıyla hem Türk bayrağını Kuzey Kutbu'nda dalgalandırdı hem de tüm annelere ilham olmayı hedefledi.Tüm annelere ve bütün Türkiye&#039;ye ilham olsunDeniz Kayadelen, Kuzey Kutbu'nda yüzen ilk Türk olduğu için çok mutlu ve gururlu olduğunu dile getirdi.Çok zorlu şartlarla mücadele ederek hayallerini gerçeğe dönüştürdüğünü vurgulayan Deniz, Burada olmak mucizevi bir şey. Kızımla burada olmak anne olarak farklı bir duygu katıyor. Farklı bir sorumluluk. Teknemiz çok küçük ve hava koşulları çok zorlu olduğu için onu yanıma almadım. Otelde bırakmak zorunda kaldım. Her yüzüş anında onu düşündüm. Tüm annelere ve bütün Türkiye'ye ilham olsun. Türkiye'den bir ilki başararak buzullarda Arktik sularda, Kuzey Kutbu'na en yakın bölgede yüzdüm. Çok mutlu ve gururluyum. Yalnızca kendim için değil; ülkem ve yeni bir anne olarak hayallerinden vazgeçmeyen tüm kadınlar için yüzdüm. Türk bayrağını dünyanın en zorlu coğrafyalarından birinde dalgalandırmanın gururunu yaşıyorum. diye konuştu.Tarih yazdım, Türk bayrağını dalgalandırdımBu yolculukla kızı Alya'nın yanında bulunmasının farklı bir psikoloji olduğunu ve sorumluluk duygusu getirdiğini aktaran Deniz Kayadelen, şu ifadeleri kullandı:Suya girmeden kendime 'Yaz sıcağında antrenman yapamadım. Başarabilecek miyim? Sağlık sorunu yaşayacak mıyım? Bana bir şey olursa, kızıma ne olur?' gibi önemli sorular sordum. Kaygılarım ve korkularım vardı. Ancak meditasyon ve nefes egzersizleri yaptım. Zihnimi sakinleştirerek suya girdim. Dikkatli bir şekilde girdim ve sağlıklı bir şekilde çıktım. Alya'nın bu yolculukta benimle olmasının farklı psikolojik etkisi var. Hem psikolojik hem de sorumluluk duygusu. Bu yüzüş kariyerim açısından çok önemli. Misyonum her zaman mucize yaratmak, doğadan ilham almak ve başkalarına ilham olmak. Tarih yazdım. Türk bayrağını dalgalandırdım. Şu ana kadar hiçbir Türk, bu buzlu sulara girmedi. İlk Türk olarak çok gururluyum. Her zaman limitlerimizin ötesinde mucizeler yaratabiliriz. Türk kadınının ve annelerinin gücünü göstermiş oldum. Hepimize ilham olsun. Korkularımıza rağmen adım atmak benim için büyük anlam taşıyor. Kuzey Kutbu'nda yüzen ilk Türk ünvanını aldım. Amacım her zaman ilklere imza atmak ve öncü olmak.Kuzey Kutbu, Antarktika hayallerinden doğduDeniz Kayadelen, Kuzey Kutbu'nda yüzme fikrinin Antarktika hayallerinden doğduğunu kaydetti.Bu hedefinin gerçekleşme sürecini anlatan 38 yaşındaki yüzücü, Hayalim hep Antarktika'ya gitmekti. Bebeğim daha çok küçük. Antarktika uzun bir yolculuk. Çocuğumun 10 yaşına gelmesi gerekiyor. Madem Antarktika olmuyor Kuzey Kutbu olsun istedim. Hayatta her zaman her şeyin bir çözümü var. Hayallerimizi ve vizyonumuzu biraz daha esnek tutup koşullara göre adapte edebilirsek ne mutlu. Kuzey Kutbu, Antarktika hayallerinden doğdu. Yıllar sonra kızıma bu fotoğrafları gösterdiğimde korkuya rağmen hareket etmeyi, limitlerin ötesine geçmeyi, cesaretle yola çıkmayı, adım adım gücünü keşfetmeyi ve belirsizliklerle başa çıkmayı öğrenmeyi anlamasını istiyorum. Annelik duygusu bana bambaşka bir sorumluluk kattı. Onun varlığı bana güç veriyor. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rum terör örgütü EOKA'nın toplu katliamları, Kıbrıslı Türklerin hafızalarındaki yerini koruyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/rum-teror-orgutu-eoka-nin-toplu-katliamlari-kibrisli-turklerin-hafizalarindaki-yerini-koruyor/881057/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/rum-teror-orgutu-eoka-nin-toplu-katliamlari-kibrisli-turklerin-hafizalarindaki-yerini-koruyor/881057/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:57:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Lefkoşa — Kıbrıs Türk direnişinin simge isimlerinden eski KKTC Turizm ve Kültür Bakanı İsmail Bozkurt: - EOKA terör örgütü, Kıbrıs'ta Türklere yönelik çok sayıda toplu katliamın failidir - TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar: - EOKA da EOKA-B de katliamcı geçmişleri ile terör örgütüdür]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Lefkoşa Haberleri — MEHMET KEMAL FİRİK - Rum terör örgütü EOKA'nın 1955'ten 1974 yılına kadar işlediği toplu katliamlar, Kıbrıslı Türklerin hafızalarındaki canlılığını koruyor.Kıbrıs Türklerinin 1963'ten 1974 yılına kadar olan direnişlerinin sembol isimlerinden eski Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Turizm ve Kültür Bakanı İsmail Bozkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, EOKA'nın ilk kuruluşundaki temel hedeflerden birinin Kıbrıslı Türkleri tamamen yok etmek olduğunu belirtti.EOKA terör örgütü, Kıbrıs'ta Türklere yönelik çok sayıda toplu katliamın failidir. diyen Bozkurt, örgütün Türklere yönelik terör eylemlerine 1960 öncesi başladığını anlattı.Bozkurt, Tamamen terör örgütü olarak hareket ediyorlar ve Ada'daki Türklere yönelik vahşi ve barbarca terör saldırıları gerçekleştiriyorlardı. ifadelerini kullandı.EOKA terör örgütünün Türklere yönelik ilk silahlı saldırısını 1956 yılında gerçekleştirdiğine dikkati çeken Bozkurt, saldırılarında sivil, kadın, çocuk, yaşlı, genç demeden tüm Kıbrıs Türklerini hedef aldığını söyledi.Bozkurt, EOKA terör örgütüyle 1974 öncesi Türkiye'nin desteği olmasına rağmen sınırlı imkanlarla mücadele ettiklerini vurgulayarak, şunları aktardı:O günlerde Türklere yönelik gerçekleşen katliamlar, toplu mezarlar ve sindirme politikası, halen hafızamızda güçlü şekilde yerini koruyor. Kıbrıs Barış Harekatı ile birlikte onlar yoluna, biz yolumuza gidiyoruz. Geçmişten ders alıyoruz ve gelecekte de aynı olayları yaşamamak için Kıbrıs Türk halkının yaşadıklarını gelecek nesillere aktarmalıyız.Bozkurt, yıllarca masum Türk halkına karşı acımasızca katliamlar yapan EOKA terör örgütü üyelerinin her şeye rağmen Türk halkının direnişini kıramadığının altını çizerek, O günler toplumsal hafızamıza kazındı. Aradan yüzyıllar da geçse silinecek gibi değil. dedi.- EOKA'nın toplu katliamları nesilden nesle aktarılmalıKıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar da EOKA'nın ilk kuruluş amacının terörizm olduğunu, Türk Mukavemet Teşkilatının (TMT) ise toplu Türk katliamlarını engellemek üzere kurulduğunu belirtti.Bayar, EOKA'nın terör eylemleri sonucunda Kıbrıs'ın her tarafında Türklere ait toplu mezarlar bulunduğuna değinerek, şu ifadeleri kullandı:EOKA da EOKA-B de katliamcı geçmişleriyle terör örgütüdür. Birbirlerinden farkları yoktur. Bu Ada'da binlerce Türk'ü katlettiler ve toplu mezarlara gömdüler. EOKA'nın toplu katliamları sadece Kıbrıs Türklerince değil, tüm Türk dünyasınca bilinmelidir ve nesilden nesle aktarılmalıdır.Başkan Bayar, EOKA-B'nin EOKA'nın devamı olduğuna dikkati çekerek, EOKA terör örgütü, kendi insanını bile öldürmüş cani bir örgüttür. dedi.Kıbrıs Türk'ünün tek güvencesinin Mehmetçik ve Türkiye'nin garantörlüğü olduğunu vurgulayan Bayar, 1974 öncesinde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Kıbrıs Türk halkının, bugün kendi devletinde özgürce yaşadığını ve bunu ana vatan Türkiye'ye borçlu olduklarını söyledi.Terör örgütü EOKA&#039;nın kanlı tarihiKıbrıs henüz İngiliz idaresindeyken, Ada'dan İngiltere'yi kovmak, Türkleri de yok etmek felsefesiyle Georgios Grivas liderliğinde 1 Nisan 1955'te resmen kurulan EOKA terör örgütü, 1956 yılında Abdullah Alparslan'ı (Abdullah Çavuş) Baf kentinde pazara giderken şehit ederek Türklere karşı ilk silahlı eylemini yaptı.Georgios Grivas yönetimindeki terör örgütü EOKA, 1958 yılında Sinde (İnönü), Atlılar, Arnayi, Üç Şehitler, Goşşi gibi köylerde Türk işçiler, çobanlar ve sivilleri hedef aldı.Kıbrıs'ta Rum EOKA çetelerinin Sinde Katliamı olarak bilinen 12 Temmuz 1958'deki olayda, İnönü köyünden 4 araçlık konvoyla ayrılan Türklere yönelik saldırısı sonucunda 5 Kıbrıslı Türk hayatını kaybetti, 2 kişi de ağır yaralandı.Kıbrıslı Türkleri topluca hedef alan EOKA saldırıları, bir gün sonra Atlılar köyünde yaşandı. Atlılar'dan 3 Türk, ovada hayvanlarını otlatırken asker ve polis üniformalı Rumlar tarafından öldürüldü.O dönem yapılan soruşturmada saldırıyı EOKA'nın yaptığı anlaşıldı.Aynı hafta içinde İngiliz idaresinde görevli Rum asker ve polislerden destek alan EOKA terör örgütü üyelerince, Arnayi, Üç Şehitler ve Goşşi köylerinde Kıbrıslı Türkler toplu katliamların kurbanı oldu.EOKA üyesi teröristler, 30 Temmuz 1958'de EOKA Lefke'deki madendeki işlerinden dönen Kıbrıslı Türklere Erenköy-Gemikonağı yolu üzerinde pusu kurup ateş açtı. Bu saldırıda 1 kişi öldü, 7 kişi yaralandı.Kıbrıs'ta Rum terör örgütü EOKA, 1963 yılında Kanlı Noel olarak tarihe geçen Türklere yönelik toplu katliamların en büyüğünü yaptı.Türkleri, kurucusu olduğu Kıbrıs Cumhuriyetinden atmak isteyen dönemin Devlet Başkanı 3. Makarios ile EOKA üyesi ve dönemin İçişleri Bakanı olan Yorgos Yorgacis tarafından uygulamaya konulan Akritas Planı ile Türklere yönelik sistematik yok etme hareketi ve Ada'nın Yunanistan'a bir an önce bağlanması çalışmaları başlatıldı.Terör örgütü EOKA'nın Kanlı Noel saldırılarında (20-31 Aralık 1963), bazı kaynaklara göre 364 Kıbrıslı Türk öldürüldü ve çoğunluğu toplu mezarlara gömüldü.Kanlı Noel sonucunda 18 bin ile 30 bine kadar Türk, Ada'yı terk ederek başka ülkelere göç etmek zorunda kalırken, 25 bin Kıbrıslı Türk yerlerinden edilerek Kıbrıs'ın toplam yüz ölçümünün yüzde 3'ü kadarlık bir alanda kamplarda Rum ablukası altında yaşamak zorunda bırakıldı.Kanlı Noel saldırılarının başlangıcında EOKA mensubu teröristler, Lefkoşa Tahtakale'de bir taksiyi tarayarak Zeki Halil ve Cemaliye Emirali adlı Kıbrıslı Türkleri katletti.EOKA terör örgütüne bağlı militanlar, Kanlı Noel'in bir parçası sayılan Kumsal Katliamı veya Kumsal Baskını olarak bilinen 24 Aralık 1963 tarihindeki olayda başkent Lefkoşa'nın Kumsal bölgesinde bir eve saldırı düzenledi.Saldırıda Tabip Binbaşı Nihat İlhan'ın eşi ile 3 çocuğu banyo küvetinde şehit edildi. Olay, Kanlı Noel saldırılarının en acı simgelerinden biri olarak tarihe geçti.EOKA'nın dönemin devlet yetkilileri destekli işlediği Kanlı Noel saldırılarının içinde yer alan Ayvasıl Katliamı'nın kurbanı Kıbrıslı Türkler, toplu mezarlara gömüldü.EOKA, 1964 yılında Agios Vasileios, Limasol, Gazimağusa, Ağrotur ve Dikelya katliamlarında 65'ten fazla Kıbrıslı Türk'ü öldürerek toplu mezarlara koydu.Ağrotur ve Dikelya Katliamı, EOKA terör örgütünün 11 Kıbrıslı Türk'ün Larnaka'dan İngiliz Üssü'ne giderken bindikleri servis otobüsünün kaçırılarak öldürülmesi şeklinde gerçekleşti.Olay Kayıp Otobüs olarak tarihlere geçerken, katliam kurbanlarının kalıntıları 2009 yılında bir Rum köyünde tespit edilerek şehitliğe nakledildi.Türk uçaklarının müdahalesiErenköy Direnişi sırasında Türk Hava Kuvvetlerine bağlı savaş uçakları, Erenköy'e saldıran Yunan askeri birlikleri ve Rum Milli Muhafız Ordusu güçlerinin yanı sıra Grivas liderliğindeki EOKA terör gruplarını da vurdu.Türk uçaklarının müdahalesi, Erenköy'e direniş için gelen çoğu üniversite öğrencisini, Yunan ve Rum askerler ile EOKA terör örgütü tarafından toplu katliamdan kurtardı.Geçitkale köylerine 1967'de Yunanistan ordusuna bağlı birlikler ile Rum güvenlik güçleri desteğinde EOKA terör örgütü elebaşı Georgios Grivas komutasında saldırı başlatıldı.Geçitkale Katliamı olarak bilinen saldırılarda, 24 ila 30 arasında Kıbrıslı Türk köylüsü Rum çeteler tarafından öldürülerek toplu mezarlara gömüldü.EOKA&#039;nın kanlı mirasını EOKA-B devraldıYunanistan Askeri Cuntası Lideri Dimitri İyonidas, 3. Makarios'un Yönetimi'nin kullandığı yöntemlerin Kıbrıslı Türklerin yok edilerek Ada'nın Yunanistan'a hızlıca bağlanmasına yetmediği için EOKA'yı tekrar aktif hale getirmek üzere harekete geçti.Daha önce Kıbrıs'ı terk eden Yeoryos Grivas, gizlice Ada'ya gelerek 28 Ağustos 1971 tarihinde EOKA'nın kanlı mirasının devamı olarak EOKA-B terör örgütünü kurdu.EOKA-B'nin kurulmasıyla birlikte zaten hiç durmayan Kıbrıslı Türklere yönelik sistematik saldırılar tekrar hız kazandı.1974&#039;teki EOKA katliamlarıKıbrıs'ta 1974 yılına gelindiğinde EOKA terör örgütü tarafından Alaminyo, Limasol, Muratağa, Sandallar ve Atlılar, Taşkent ile Taşpınar katliamları yapıldı.Bu katliamlarda tamamı sivil, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 300 kadar Kıbrıslı Türk öldürülerek toplu mezarlara konuldu.EOKA, Rumları da hedef aldıEOKA terör örgütü, Türklerin yanı sıra örgüt görüşünü benimsemeyen Rumları da hedef aldı.EOKA tarafından terör örgütünün görüşlerini paylaşmadığı için öldürülen 203 Kıbrıslı Rum'un adı, Makarios Drousiotis tarafından kayıt altına alındı.Kıbrıs'ta Yunan Darbesi olarak bilinen 20 Temmuz 1974'teki Nikos Sampson'un 3. Makarios'a yönelik yaptığı askeri darbe sırasında hayatını kaybeden 500'e yakın Rum'un büyük kısmının, Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlama hedefindeki EOKA terör örgütü mensuplarınca katledildiği biliniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Lefkoşa Haberleri — MEHMET KEMAL FİRİK - Rum terör örgütü EOKA'nın 1955'ten 1974 yılına kadar işlediği toplu katliamlar, Kıbrıslı Türklerin hafızalarındaki canlılığını koruyor.Kıbrıs Türklerinin 1963'ten 1974 yılına kadar olan direnişlerinin sembol isimlerinden eski Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Turizm ve Kültür Bakanı İsmail Bozkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, EOKA'nın ilk kuruluşundaki temel hedeflerden birinin Kıbrıslı Türkleri tamamen yok etmek olduğunu belirtti.EOKA terör örgütü, Kıbrıs'ta Türklere yönelik çok sayıda toplu katliamın failidir. diyen Bozkurt, örgütün Türklere yönelik terör eylemlerine 1960 öncesi başladığını anlattı.Bozkurt, Tamamen terör örgütü olarak hareket ediyorlar ve Ada'daki Türklere yönelik vahşi ve barbarca terör saldırıları gerçekleştiriyorlardı. ifadelerini kullandı.EOKA terör örgütünün Türklere yönelik ilk silahlı saldırısını 1956 yılında gerçekleştirdiğine dikkati çeken Bozkurt, saldırılarında sivil, kadın, çocuk, yaşlı, genç demeden tüm Kıbrıs Türklerini hedef aldığını söyledi.Bozkurt, EOKA terör örgütüyle 1974 öncesi Türkiye'nin desteği olmasına rağmen sınırlı imkanlarla mücadele ettiklerini vurgulayarak, şunları aktardı:O günlerde Türklere yönelik gerçekleşen katliamlar, toplu mezarlar ve sindirme politikası, halen hafızamızda güçlü şekilde yerini koruyor. Kıbrıs Barış Harekatı ile birlikte onlar yoluna, biz yolumuza gidiyoruz. Geçmişten ders alıyoruz ve gelecekte de aynı olayları yaşamamak için Kıbrıs Türk halkının yaşadıklarını gelecek nesillere aktarmalıyız.Bozkurt, yıllarca masum Türk halkına karşı acımasızca katliamlar yapan EOKA terör örgütü üyelerinin her şeye rağmen Türk halkının direnişini kıramadığının altını çizerek, O günler toplumsal hafızamıza kazındı. Aradan yüzyıllar da geçse silinecek gibi değil. dedi.- EOKA'nın toplu katliamları nesilden nesle aktarılmalıKıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar da EOKA'nın ilk kuruluş amacının terörizm olduğunu, Türk Mukavemet Teşkilatının (TMT) ise toplu Türk katliamlarını engellemek üzere kurulduğunu belirtti.Bayar, EOKA'nın terör eylemleri sonucunda Kıbrıs'ın her tarafında Türklere ait toplu mezarlar bulunduğuna değinerek, şu ifadeleri kullandı:EOKA da EOKA-B de katliamcı geçmişleriyle terör örgütüdür. Birbirlerinden farkları yoktur. Bu Ada'da binlerce Türk'ü katlettiler ve toplu mezarlara gömdüler. EOKA'nın toplu katliamları sadece Kıbrıs Türklerince değil, tüm Türk dünyasınca bilinmelidir ve nesilden nesle aktarılmalıdır.Başkan Bayar, EOKA-B'nin EOKA'nın devamı olduğuna dikkati çekerek, EOKA terör örgütü, kendi insanını bile öldürmüş cani bir örgüttür. dedi.Kıbrıs Türk'ünün tek güvencesinin Mehmetçik ve Türkiye'nin garantörlüğü olduğunu vurgulayan Bayar, 1974 öncesinde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Kıbrıs Türk halkının, bugün kendi devletinde özgürce yaşadığını ve bunu ana vatan Türkiye'ye borçlu olduklarını söyledi.Terör örgütü EOKA&#039;nın kanlı tarihiKıbrıs henüz İngiliz idaresindeyken, Ada'dan İngiltere'yi kovmak, Türkleri de yok etmek felsefesiyle Georgios Grivas liderliğinde 1 Nisan 1955'te resmen kurulan EOKA terör örgütü, 1956 yılında Abdullah Alparslan'ı (Abdullah Çavuş) Baf kentinde pazara giderken şehit ederek Türklere karşı ilk silahlı eylemini yaptı.Georgios Grivas yönetimindeki terör örgütü EOKA, 1958 yılında Sinde (İnönü), Atlılar, Arnayi, Üç Şehitler, Goşşi gibi köylerde Türk işçiler, çobanlar ve sivilleri hedef aldı.Kıbrıs'ta Rum EOKA çetelerinin Sinde Katliamı olarak bilinen 12 Temmuz 1958'deki olayda, İnönü köyünden 4 araçlık konvoyla ayrılan Türklere yönelik saldırısı sonucunda 5 Kıbrıslı Türk hayatını kaybetti, 2 kişi de ağır yaralandı.Kıbrıslı Türkleri topluca hedef alan EOKA saldırıları, bir gün sonra Atlılar köyünde yaşandı. Atlılar'dan 3 Türk, ovada hayvanlarını otlatırken asker ve polis üniformalı Rumlar tarafından öldürüldü.O dönem yapılan soruşturmada saldırıyı EOKA'nın yaptığı anlaşıldı.Aynı hafta içinde İngiliz idaresinde görevli Rum asker ve polislerden destek alan EOKA terör örgütü üyelerince, Arnayi, Üç Şehitler ve Goşşi köylerinde Kıbrıslı Türkler toplu katliamların kurbanı oldu.EOKA üyesi teröristler, 30 Temmuz 1958'de EOKA Lefke'deki madendeki işlerinden dönen Kıbrıslı Türklere Erenköy-Gemikonağı yolu üzerinde pusu kurup ateş açtı. Bu saldırıda 1 kişi öldü, 7 kişi yaralandı.Kıbrıs'ta Rum terör örgütü EOKA, 1963 yılında Kanlı Noel olarak tarihe geçen Türklere yönelik toplu katliamların en büyüğünü yaptı.Türkleri, kurucusu olduğu Kıbrıs Cumhuriyetinden atmak isteyen dönemin Devlet Başkanı 3. Makarios ile EOKA üyesi ve dönemin İçişleri Bakanı olan Yorgos Yorgacis tarafından uygulamaya konulan Akritas Planı ile Türklere yönelik sistematik yok etme hareketi ve Ada'nın Yunanistan'a bir an önce bağlanması çalışmaları başlatıldı.Terör örgütü EOKA'nın Kanlı Noel saldırılarında (20-31 Aralık 1963), bazı kaynaklara göre 364 Kıbrıslı Türk öldürüldü ve çoğunluğu toplu mezarlara gömüldü.Kanlı Noel sonucunda 18 bin ile 30 bine kadar Türk, Ada'yı terk ederek başka ülkelere göç etmek zorunda kalırken, 25 bin Kıbrıslı Türk yerlerinden edilerek Kıbrıs'ın toplam yüz ölçümünün yüzde 3'ü kadarlık bir alanda kamplarda Rum ablukası altında yaşamak zorunda bırakıldı.Kanlı Noel saldırılarının başlangıcında EOKA mensubu teröristler, Lefkoşa Tahtakale'de bir taksiyi tarayarak Zeki Halil ve Cemaliye Emirali adlı Kıbrıslı Türkleri katletti.EOKA terör örgütüne bağlı militanlar, Kanlı Noel'in bir parçası sayılan Kumsal Katliamı veya Kumsal Baskını olarak bilinen 24 Aralık 1963 tarihindeki olayda başkent Lefkoşa'nın Kumsal bölgesinde bir eve saldırı düzenledi.Saldırıda Tabip Binbaşı Nihat İlhan'ın eşi ile 3 çocuğu banyo küvetinde şehit edildi. Olay, Kanlı Noel saldırılarının en acı simgelerinden biri olarak tarihe geçti.EOKA'nın dönemin devlet yetkilileri destekli işlediği Kanlı Noel saldırılarının içinde yer alan Ayvasıl Katliamı'nın kurbanı Kıbrıslı Türkler, toplu mezarlara gömüldü.EOKA, 1964 yılında Agios Vasileios, Limasol, Gazimağusa, Ağrotur ve Dikelya katliamlarında 65'ten fazla Kıbrıslı Türk'ü öldürerek toplu mezarlara koydu.Ağrotur ve Dikelya Katliamı, EOKA terör örgütünün 11 Kıbrıslı Türk'ün Larnaka'dan İngiliz Üssü'ne giderken bindikleri servis otobüsünün kaçırılarak öldürülmesi şeklinde gerçekleşti.Olay Kayıp Otobüs olarak tarihlere geçerken, katliam kurbanlarının kalıntıları 2009 yılında bir Rum köyünde tespit edilerek şehitliğe nakledildi.Türk uçaklarının müdahalesiErenköy Direnişi sırasında Türk Hava Kuvvetlerine bağlı savaş uçakları, Erenköy'e saldıran Yunan askeri birlikleri ve Rum Milli Muhafız Ordusu güçlerinin yanı sıra Grivas liderliğindeki EOKA terör gruplarını da vurdu.Türk uçaklarının müdahalesi, Erenköy'e direniş için gelen çoğu üniversite öğrencisini, Yunan ve Rum askerler ile EOKA terör örgütü tarafından toplu katliamdan kurtardı.Geçitkale köylerine 1967'de Yunanistan ordusuna bağlı birlikler ile Rum güvenlik güçleri desteğinde EOKA terör örgütü elebaşı Georgios Grivas komutasında saldırı başlatıldı.Geçitkale Katliamı olarak bilinen saldırılarda, 24 ila 30 arasında Kıbrıslı Türk köylüsü Rum çeteler tarafından öldürülerek toplu mezarlara gömüldü.EOKA&#039;nın kanlı mirasını EOKA-B devraldıYunanistan Askeri Cuntası Lideri Dimitri İyonidas, 3. Makarios'un Yönetimi'nin kullandığı yöntemlerin Kıbrıslı Türklerin yok edilerek Ada'nın Yunanistan'a hızlıca bağlanmasına yetmediği için EOKA'yı tekrar aktif hale getirmek üzere harekete geçti.Daha önce Kıbrıs'ı terk eden Yeoryos Grivas, gizlice Ada'ya gelerek 28 Ağustos 1971 tarihinde EOKA'nın kanlı mirasının devamı olarak EOKA-B terör örgütünü kurdu.EOKA-B'nin kurulmasıyla birlikte zaten hiç durmayan Kıbrıslı Türklere yönelik sistematik saldırılar tekrar hız kazandı.1974&#039;teki EOKA katliamlarıKıbrıs'ta 1974 yılına gelindiğinde EOKA terör örgütü tarafından Alaminyo, Limasol, Muratağa, Sandallar ve Atlılar, Taşkent ile Taşpınar katliamları yapıldı.Bu katliamlarda tamamı sivil, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 300 kadar Kıbrıslı Türk öldürülerek toplu mezarlara konuldu.EOKA, Rumları da hedef aldıEOKA terör örgütü, Türklerin yanı sıra örgüt görüşünü benimsemeyen Rumları da hedef aldı.EOKA tarafından terör örgütünün görüşlerini paylaşmadığı için öldürülen 203 Kıbrıslı Rum'un adı, Makarios Drousiotis tarafından kayıt altına alındı.Kıbrıs'ta Yunan Darbesi olarak bilinen 20 Temmuz 1974'teki Nikos Sampson'un 3. Makarios'a yönelik yaptığı askeri darbe sırasında hayatını kaybeden 500'e yakın Rum'un büyük kısmının, Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlama hedefindeki EOKA terör örgütü mensuplarınca katledildiği biliniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/rum-teror-orgutu-eoka-nin-toplu-katliamlari-kibrisli-turklerin-hafizalarindaki-yerini-koruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Göç ve Diaspora Vakfı'nın Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu 21-23 Temmuz'da düzenlenecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/goc-ve-diaspora-vakfi-nin-bolgesel-goc-ve-geri-donus-forumu-21-23-temmuz-da-duzenlenecek/881056/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/goc-ve-diaspora-vakfi-nin-bolgesel-goc-ve-geri-donus-forumu-21-23-temmuz-da-duzenlenecek/881056/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:56:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Göç ve Diaspora Vakfı (GDV) tarafından Suriye'lilerin ülkelerine geri dönüş süreçlerinin farklı boyutlarıyla ele alınacağı Suriye'ye Güvenli ve Sürdürülebilir Dönüş Perspektifleri temalı Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu, 21-23 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Göç ve Diaspora Vakfı (GDV) tarafından Suriye'lilerin ülkelerine geri dönüş süreçlerinin farklı boyutlarıyla ele alınacağı Suriye'ye Güvenli ve Sürdürülebilir Dönüş Perspektifleri temalı Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu, 21-23 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirecek.Vakıftan yapılan açıklamaya göre, başkentte bir otelde düzenlenecek forum, akademisyenleri, araştırmacıları, sivil toplum kuruluşu temsilcilerini, uluslararası kuruluşlardan uzmanları ve politika yapıcıları bir araya getirecek.Program kapsamında güvenli dönüş, sürdürülebilir geri dönüş politikaları, bölgesel işbirliği, insan onurunun korunması ve ortak gelecek perspektifleri gibi temel başlıklar ele alınacak.Forumda, Suriyeli sığınmacıların geri dönüş süreçlerine ilişkin güncel gelişmeler değerlendirilirken, dönüşlerin güvenli, gönüllü ve sürdürülebilir şekilde gerçekleştirilebilmesi için politika önerileri ve iyi uygulama örnekleri de paylaşılacak.Katılımcılar ayrıca göç yönetimi, toplumsal uyum, yeniden inşa süreçleri ve bölgesel işbirliği mekanizmaları üzerine görüş alışverişinde bulunacak.Farklı ülkelerden uzmanların katkılarıyla gerçekleştirilecek forumun, geri dönüş politikalarına ilişkin yapıcı diyalog ve işbirliğinin güçlendirilmesine katkı sunması hedefleniyor.Program akışıForumun ilk günkü teması, Bölgesel Sahiplenme ve Kriz Yönetiminde Vizyon Ortaklığı olacak.Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar moderatörlüğünde düzenlenecek Bölgesel Göç Hareketlerinin Geleceği, Bölgesel İstikrar ve Gönüllü Geri Dönüşte Bölgesel Koordinasyon: Ortak Sorumluluk Modelleri panelinde, Türkiye, Mısır, Lübnan, Irak ve Suriye'den bakan ve bakan yardımcıları düzeyinde konuşmacılar yer alacak.Türkiye, Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün ve Mısır'dan düşünce kuruluşlarının başkan ve temsilcilerinin katılımıyla Saha Gerçekleri Işığında Geri Dönüşün Önündeki Hukuki ve Lojistik Engelleri Aşmak başlıklı yuvarlak masa çalıştayı düzenlenecek.Daha sonra Sınır Ötesi Yönetişim ve Bölgesel Göçün Yönetiminde Güvenlik Algısı ve Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi-1 panelleri gerçekleştirilecek.Forumun ilk günü, Bölgesel Entegrasyon ve Göçün Sosyo-Ekonomik Boyutu: Sürdürülebilir Dönüş İçin Kalkınma Formülleri başlıklı yuvarlak masa çalıştayıyla sona erecek.Göç Yönetimi ve Gönüllü Geri Dönüşte Ülke Tecrübeleri, İyi Uygulamalar ve Politika Önerileri temasının işleneceği ikinci gün, Yeniden İmar ve Güvenli Alanların İnşası: Altyapı, Sağlık ve Eğitim İmkanlarının Geliştirilmesi paneliyle başlayacak.Toplumsal Uyum ve Psikososyal Destek: Geri Dönüş Sonrası Aidiyet ve Yerel İstikrarın Korunması başlıklı yuvarlak masa çalıştayıyla devam edecek forumda, Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi-2 paneli yapılacak.Daha sonra Göç Yönetiminde Sivil Toplum ve Kamu İş Birliği: Etkin Entegrasyon Modelleri başlıklı yuvarlak masa çalıştayı, Bölge Ülkeleri Göç Tecrübesi Paylaşımı paneli düzenlenecek.Bölgesel Göç Hareketliliğinin Geleceği başlıklı yuvarlak masa çalıştayının yapılacağı forumun ikinci günü, Bölgesel Göç Hareketliliğinin Geleceği ve Koordinasyon Perspektifleri başlıklı panelle sonlanacak.Ortak Geleceğe Doğru temasının işleneceği üçüncü gün, Yuvarlak Masa Çalıştayları Sonuç Sunumu yapılacak, Ankara Mutabakatı/Forum Sonuç Bildirgesi takdim edilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Göç ve Diaspora Vakfı (GDV) tarafından Suriye'lilerin ülkelerine geri dönüş süreçlerinin farklı boyutlarıyla ele alınacağı Suriye'ye Güvenli ve Sürdürülebilir Dönüş Perspektifleri temalı Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu, 21-23 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirecek.Vakıftan yapılan açıklamaya göre, başkentte bir otelde düzenlenecek forum, akademisyenleri, araştırmacıları, sivil toplum kuruluşu temsilcilerini, uluslararası kuruluşlardan uzmanları ve politika yapıcıları bir araya getirecek.Program kapsamında güvenli dönüş, sürdürülebilir geri dönüş politikaları, bölgesel işbirliği, insan onurunun korunması ve ortak gelecek perspektifleri gibi temel başlıklar ele alınacak.Forumda, Suriyeli sığınmacıların geri dönüş süreçlerine ilişkin güncel gelişmeler değerlendirilirken, dönüşlerin güvenli, gönüllü ve sürdürülebilir şekilde gerçekleştirilebilmesi için politika önerileri ve iyi uygulama örnekleri de paylaşılacak.Katılımcılar ayrıca göç yönetimi, toplumsal uyum, yeniden inşa süreçleri ve bölgesel işbirliği mekanizmaları üzerine görüş alışverişinde bulunacak.Farklı ülkelerden uzmanların katkılarıyla gerçekleştirilecek forumun, geri dönüş politikalarına ilişkin yapıcı diyalog ve işbirliğinin güçlendirilmesine katkı sunması hedefleniyor.Program akışıForumun ilk günkü teması, Bölgesel Sahiplenme ve Kriz Yönetiminde Vizyon Ortaklığı olacak.Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar moderatörlüğünde düzenlenecek Bölgesel Göç Hareketlerinin Geleceği, Bölgesel İstikrar ve Gönüllü Geri Dönüşte Bölgesel Koordinasyon: Ortak Sorumluluk Modelleri panelinde, Türkiye, Mısır, Lübnan, Irak ve Suriye'den bakan ve bakan yardımcıları düzeyinde konuşmacılar yer alacak.Türkiye, Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün ve Mısır'dan düşünce kuruluşlarının başkan ve temsilcilerinin katılımıyla Saha Gerçekleri Işığında Geri Dönüşün Önündeki Hukuki ve Lojistik Engelleri Aşmak başlıklı yuvarlak masa çalıştayı düzenlenecek.Daha sonra Sınır Ötesi Yönetişim ve Bölgesel Göçün Yönetiminde Güvenlik Algısı ve Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi-1 panelleri gerçekleştirilecek.Forumun ilk günü, Bölgesel Entegrasyon ve Göçün Sosyo-Ekonomik Boyutu: Sürdürülebilir Dönüş İçin Kalkınma Formülleri başlıklı yuvarlak masa çalıştayıyla sona erecek.Göç Yönetimi ve Gönüllü Geri Dönüşte Ülke Tecrübeleri, İyi Uygulamalar ve Politika Önerileri temasının işleneceği ikinci gün, Yeniden İmar ve Güvenli Alanların İnşası: Altyapı, Sağlık ve Eğitim İmkanlarının Geliştirilmesi paneliyle başlayacak.Toplumsal Uyum ve Psikososyal Destek: Geri Dönüş Sonrası Aidiyet ve Yerel İstikrarın Korunması başlıklı yuvarlak masa çalıştayıyla devam edecek forumda, Bölgesel Göç Yönetimi Tecrübesi-2 paneli yapılacak.Daha sonra Göç Yönetiminde Sivil Toplum ve Kamu İş Birliği: Etkin Entegrasyon Modelleri başlıklı yuvarlak masa çalıştayı, Bölge Ülkeleri Göç Tecrübesi Paylaşımı paneli düzenlenecek.Bölgesel Göç Hareketliliğinin Geleceği başlıklı yuvarlak masa çalıştayının yapılacağı forumun ikinci günü, Bölgesel Göç Hareketliliğinin Geleceği ve Koordinasyon Perspektifleri başlıklı panelle sonlanacak.Ortak Geleceğe Doğru temasının işleneceği üçüncü gün, Yuvarlak Masa Çalıştayları Sonuç Sunumu yapılacak, Ankara Mutabakatı/Forum Sonuç Bildirgesi takdim edilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/goc-ve-diaspora-vakfi-nin-bolgesel-goc-ve-geri-donus-forumu-21-23-temmuz-da-duzenlenecek.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gençlerbirliği'nin olağanüstü genel kurulu 25 Temmuz'a ertelendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/genclerbirligi-nin-olaganustu-genel-kurulu-25-temmuz-a-ertelendi/881054/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/genclerbirligi-nin-olaganustu-genel-kurulu-25-temmuz-a-ertelendi/881054/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:48:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Trendyol Süper Lig ekiplerinden Gençlerbirliği'nin olağanüstü seçimli genel kurulu, salt çoğunluk sağlanamadığı için ertelendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol Süper Lig ekiplerinden Gençlerbirliği'nin olağanüstü seçimli genel kurulu, salt çoğunluk sağlanamadığı için ertelendi.Kırmızı-siyahlı kulübün Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri'ndeki ilk toplantısında yeterli üye sayısına ulaşılamadı.Olağanüstü seçimli genel kurul, çoğunluğa bakılmaksızın 25 Temmuz Cumartesi günü saat 10.00'da Kocatepe Kültür Merkezi'nde yapılacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol Süper Lig ekiplerinden Gençlerbirliği'nin olağanüstü seçimli genel kurulu, salt çoğunluk sağlanamadığı için ertelendi.Kırmızı-siyahlı kulübün Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri'ndeki ilk toplantısında yeterli üye sayısına ulaşılamadı.Olağanüstü seçimli genel kurul, çoğunluğa bakılmaksızın 25 Temmuz Cumartesi günü saat 10.00'da Kocatepe Kültür Merkezi'nde yapılacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/genclerbirligi-nin-olaganustu-genel-kurulu-25-temmuz-a-ertelendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hatay sahillerinden yılın ilk yarısında 11 bin ton atık toplandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hatay-sahillerinden-yilin-ilk-yarisinda-11-bin-ton-atik-toplandi/881053/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hatay-sahillerinden-yilin-ilk-yarisinda-11-bin-ton-atik-toplandi/881053/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:48:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Hatay — Hatay sahillerinden yılın ilk 6 ayında 11 ton atık toplandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Hatay Haberleri — Hatay sahillerinden yılın ilk 6 ayında 11 ton atık toplandı.Hatay Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı ekipleri, kumsallarda temizlik çalışmalarına devam ediyor.Ekipler Arsuz, Dörtyol, Erzin, İskenderun, Payas, Samandağ ve Yayladağı ilçelerini kapsayan 158 kilometrelik sahil şeridinde çalışma gerçekleştiriyor.Çalışmalarla ekipler, yılın ilk yarısında Hatay sahillerinden 11 bin ton atık topladı.Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı görevlisi biyolog Samim Kayıkçı, AA muhabirine, bu yıl toplanan atık miktarının geçen yıllardan 11 kat fazla olduğunu söyledi.Bölgede bu yıl yaşanan selden dolayı atık miktarının da fazla olduğunu anlatan Kayıkçı, Buraya gelen atıkların bir kısmı uluslararası sulardan geliyor. Akdeniz'deki hakim akıntı çöpleri buraya çıkarıyor. Aynı zamanda uluslararası nehir olan Asi Nehri'ne atılan bir çöp yine buraya çıkıyor, dolayısıyla çok farklı atıklar çıkabiliyor. diye konuştu.Personellerden Mert Tekil de sahillerin temizliği için yoğun mesai harcadıklarını kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Hatay Haberleri — Hatay sahillerinden yılın ilk 6 ayında 11 ton atık toplandı.Hatay Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı ekipleri, kumsallarda temizlik çalışmalarına devam ediyor.Ekipler Arsuz, Dörtyol, Erzin, İskenderun, Payas, Samandağ ve Yayladağı ilçelerini kapsayan 158 kilometrelik sahil şeridinde çalışma gerçekleştiriyor.Çalışmalarla ekipler, yılın ilk yarısında Hatay sahillerinden 11 bin ton atık topladı.Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı görevlisi biyolog Samim Kayıkçı, AA muhabirine, bu yıl toplanan atık miktarının geçen yıllardan 11 kat fazla olduğunu söyledi.Bölgede bu yıl yaşanan selden dolayı atık miktarının da fazla olduğunu anlatan Kayıkçı, Buraya gelen atıkların bir kısmı uluslararası sulardan geliyor. Akdeniz'deki hakim akıntı çöpleri buraya çıkarıyor. Aynı zamanda uluslararası nehir olan Asi Nehri'ne atılan bir çöp yine buraya çıkıyor, dolayısıyla çok farklı atıklar çıkabiliyor. diye konuştu.Personellerden Mert Tekil de sahillerin temizliği için yoğun mesai harcadıklarını kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/hatay-sahillerinden-yilin-ilk-yarisinda-11-bin-ton-atik-toplandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Muğla'da elektrikli otomobilde çıkan yangın söndürüldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mugla-da-elektrikli-otomobilde-cikan-yangin-sonduruldu/881052/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mugla-da-elektrikli-otomobilde-cikan-yangin-sonduruldu/881052/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:48:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muğla — Muğla'nın Dalaman ilçesinde park halindeki elektrikli otomobilde çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muğla Haberleri — Muğla'nın Dalaman ilçesinde park halindeki elektrikli otomobilde çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.Adnan Menderes Bulvarı'nda park halindeki elektrikli otomobilden duman yükseldiğini görenlerin durumu bildirmesi üzerine, bölgeye Muğla Büyükşehir Belediyesi Dalaman İtfaiye Grup Amirliği ekipleri sevk edildi.Olay yerine ulaşan ekipler, elektrikli araca yangın battaniyesiyle müdahale ederek alevleri söndürdü.Yangında, otomobilde büyük çapta hasar oluştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muğla Haberleri — Muğla'nın Dalaman ilçesinde park halindeki elektrikli otomobilde çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.Adnan Menderes Bulvarı'nda park halindeki elektrikli otomobilden duman yükseldiğini görenlerin durumu bildirmesi üzerine, bölgeye Muğla Büyükşehir Belediyesi Dalaman İtfaiye Grup Amirliği ekipleri sevk edildi.Olay yerine ulaşan ekipler, elektrikli araca yangın battaniyesiyle müdahale ederek alevleri söndürdü.Yangında, otomobilde büyük çapta hasar oluştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/mugla-da-elektrikli-otomobilde-cikan-yangin-sonduruldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yemen'de hükümet ile Husiler arasında İran uçağı kriziyle başlayan gerginlik karşılıklı tehditlerle sürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yemen-de-hukumet-ile-husiler-arasinda-iran-ucagi-kriziyle-baslayan-gerginlik-karsilikli-tehditlerle-suruyor/881051/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yemen-de-hukumet-ile-husiler-arasinda-iran-ucagi-kriziyle-baslayan-gerginlik-karsilikli-tehditlerle-suruyor/881051/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:48:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Yemen — Yemen Başkanlık Konseyi Üyesi Osman Meceli:  - Artık Husilere karşı askeri çözüm ve ellerindeki devlet kurumlarını geri almanın zamanı geldi  - Başkanlık Konseyi Üyesi Abdurrahman el-Muharremi:  - Namlularımız ve kahramanlarımızın azmi, Husilerin pervasızlığına son verecek belirleyici bir savaşa hazırdır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yemen Haberleri — MUHAMMED SAMİİ - Yemen'de hükümet ile İran destekli Husiler arasında İran uçağı krizi ile başlayan gerilim, tarafların karşılıklı askeri hazırlık ve müdahale mesajlarıyla tırmanıyor.Yemen hükümetinin, 13 Temmuz'da İran'a ait bir uçağın ülke hava sahasına girmesini engellemek amacıyla Husilerin kontrolündeki Sana Uluslararası Havalimanı'nın pistini hedef aldığını açıklamasının ardından hükümet güçleri ile Husiler arasındaki gerilim daha da tırmandı. Taraflar, krizin seyrine ilişkin karşılıklı sert mesajlar vermeye devam ediyor.Yemen Başkanlık Konseyi, Husilerin kontrolündeki devlet kurumlarını geri alma zamanının geldiğini belirterek olası askeri operasyonlara işaret ediyor.Husiler ise kontrollerindeki başkent Sana başta olmak üzere birçok kentte on binlerce kişinin katıldığı gösteriler düzenlerken, genel seferberlik ilan etti.Husilere karşı askeri çözümün zamanı geldiYemen Başkanlık Konseyi Üyesi Osman Meceli, ülkenin resmi ajansı SABA'ya yaptığı açıklamada, Artık Husilere karşı askeri seçeneğin devreye alınmasının ve kontrol ettikleri devlet kurumlarının geri alınmasının zamanı geldi. ifadelerini kullandı.Bugüne kadar Husiler ile yapılan barış müzakerelerinden sonuç alamadıklarını söyleyen Meceli, Husilerle barış arayışının bedeli, onlarla anladıkları dille mücadele etmenin bedelinden daha ağır oldu. ifadelerini kullandı.Meselenin artık varoluşsal bir boyut kazandığına dikkati çeken Meceli, tüm siyasi ortakları hazırlık seviyesini yükseltme, safları sıklaştırma, iç bölünmeleri sona erdirme ve Yemen devletini yeniden tesis etme görevi için birlik olmaya çağırdı.Namlularımız, Husilerin pervasızlığına son verecek belirleyici bir savaşa hazırdırYemen Başkanlık Konseyi Üyesi ve Amalika Tugayları Komutanı Abdurrahman el-Muharremi de Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan Yemen halkına hitaben bir mesaj yayımladı.Sivil halkın yaşadığı insani sıkıntıları hafifletmek için bugüne kadar ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini söyleyen Muharremi, Daha önce insani gerekçelerle Sana Uluslararası Havalimanı üzerinden seyahatlerin kolaylaştırılması için tavizler verdik ve bunu sürdüreceğiz. dedi.Husilerin bu yaklaşımı karşılıksız bıraktığına dikkati çeken Muharremi, sözlerini şöyle sürdürdü:Ellerimiz her zaman adil, onurlu ve garantili bir barış için uzanacaktır. Aksi halde namlularımız ve kahramanlarımızın azmi, Husilerin pervasızlığına son verecek belirleyici bir savaşa hazırdır. Hiçbir baskı bizi ülkemizi ve halkımızı koruma görevimizi yerine getirmekten alıkoyamayacaktır.Husiler: Ablukayı savaş olarak değerlendireceğizHusilerin lideri Abdulmelik el-Husi'nin çağrısı üzerine, dün başkent Sana başta olmak üzere birçok kentte seferberlik sloganıyla on binlerce kişinin katıldığı kitlesel gösteriler gerçekleştirildi.Gösterilerin ardından Husilerden yapılan açıklamada, Bize yönelik ablukanın sürdürülmesinde ısrar edilmesi, topyekun savaş olarak değerlendirilecek. ifadeleri kullanıldı.Bunun sadece bir uyarı olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:Gerçek talep ise misilleme, ablukanın ablukayla, havalimanının havalimanıyla, dişe diş, göze göz karşılık verilmesidir. Cepheleri desteklemek ve gerekli fedakarlıkları yapmak için en üst düzeyde hazırız.Husilerin Savunma Bakanı Muhammed el-Atıfi ise kontrollerindeki bölgelere yönelik ablukanın sürmesi halinde tüm askeri birliklerin lider Abdulmelik el-Husi'nin talimatlarını uygulamaya hazır olduğunu söyledi.Atıfi, Seçeneklerimiz açık. Tüm askeri birliklerimizde hazırlık seviyemiz üst düzeydedir. Son günlerde liderliğin talimatları doğrultusunda hazırlık seviyesi yükseltildi. dedi.Yemen krizi ve son gelişmelerYemen'de İran destekli Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin denetimini elinde bulunduruyor.Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.Yemen hükümeti, 13 Temmuz'da İran'a ait bir uçağın ülkenin hava sahasına girmesini engellemek için Husilerin kontrolündeki Sana Havalimanı pistine saldırı düzenlediğini açıklamıştı.Husiler ise Sana Havalimanı'nın Suudi Arabistan tarafından bombalandığını iddia etmişti.Sana Uluslararası Havalimanı'nın bombalanmasının ardından İran uçağı, rotasını değiştirerek ülkenin batısındaki Hudeyde Havalimanı'na iniş yapmıştı.Bunun ardından Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, Sana Havalimanı'nın hedef alınmasına karşı Suudi Arabistan'ın güneyinde yer alan Abha Havalimanı'nı balistik füze ve İHA'larla hedef aldıklarını ve vurduklarını iddia etmişti.Uluslararası tüm hava yolu şirketlerinin Suudi Arabistan hava sahasını kullanmamaları tehdidinde bulunan Seri, Sana Havalimanı üzerindeki abluka kalkıncaya kadar Suudi Arabistan hava sahasına yönelik tehditlerinin devam edeceğini ileri sürmüştü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Yemen Haberleri — MUHAMMED SAMİİ - Yemen'de hükümet ile İran destekli Husiler arasında İran uçağı krizi ile başlayan gerilim, tarafların karşılıklı askeri hazırlık ve müdahale mesajlarıyla tırmanıyor.Yemen hükümetinin, 13 Temmuz'da İran'a ait bir uçağın ülke hava sahasına girmesini engellemek amacıyla Husilerin kontrolündeki Sana Uluslararası Havalimanı'nın pistini hedef aldığını açıklamasının ardından hükümet güçleri ile Husiler arasındaki gerilim daha da tırmandı. Taraflar, krizin seyrine ilişkin karşılıklı sert mesajlar vermeye devam ediyor.Yemen Başkanlık Konseyi, Husilerin kontrolündeki devlet kurumlarını geri alma zamanının geldiğini belirterek olası askeri operasyonlara işaret ediyor.Husiler ise kontrollerindeki başkent Sana başta olmak üzere birçok kentte on binlerce kişinin katıldığı gösteriler düzenlerken, genel seferberlik ilan etti.Husilere karşı askeri çözümün zamanı geldiYemen Başkanlık Konseyi Üyesi Osman Meceli, ülkenin resmi ajansı SABA'ya yaptığı açıklamada, Artık Husilere karşı askeri seçeneğin devreye alınmasının ve kontrol ettikleri devlet kurumlarının geri alınmasının zamanı geldi. ifadelerini kullandı.Bugüne kadar Husiler ile yapılan barış müzakerelerinden sonuç alamadıklarını söyleyen Meceli, Husilerle barış arayışının bedeli, onlarla anladıkları dille mücadele etmenin bedelinden daha ağır oldu. ifadelerini kullandı.Meselenin artık varoluşsal bir boyut kazandığına dikkati çeken Meceli, tüm siyasi ortakları hazırlık seviyesini yükseltme, safları sıklaştırma, iç bölünmeleri sona erdirme ve Yemen devletini yeniden tesis etme görevi için birlik olmaya çağırdı.Namlularımız, Husilerin pervasızlığına son verecek belirleyici bir savaşa hazırdırYemen Başkanlık Konseyi Üyesi ve Amalika Tugayları Komutanı Abdurrahman el-Muharremi de Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan Yemen halkına hitaben bir mesaj yayımladı.Sivil halkın yaşadığı insani sıkıntıları hafifletmek için bugüne kadar ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini söyleyen Muharremi, Daha önce insani gerekçelerle Sana Uluslararası Havalimanı üzerinden seyahatlerin kolaylaştırılması için tavizler verdik ve bunu sürdüreceğiz. dedi.Husilerin bu yaklaşımı karşılıksız bıraktığına dikkati çeken Muharremi, sözlerini şöyle sürdürdü:Ellerimiz her zaman adil, onurlu ve garantili bir barış için uzanacaktır. Aksi halde namlularımız ve kahramanlarımızın azmi, Husilerin pervasızlığına son verecek belirleyici bir savaşa hazırdır. Hiçbir baskı bizi ülkemizi ve halkımızı koruma görevimizi yerine getirmekten alıkoyamayacaktır.Husiler: Ablukayı savaş olarak değerlendireceğizHusilerin lideri Abdulmelik el-Husi'nin çağrısı üzerine, dün başkent Sana başta olmak üzere birçok kentte seferberlik sloganıyla on binlerce kişinin katıldığı kitlesel gösteriler gerçekleştirildi.Gösterilerin ardından Husilerden yapılan açıklamada, Bize yönelik ablukanın sürdürülmesinde ısrar edilmesi, topyekun savaş olarak değerlendirilecek. ifadeleri kullanıldı.Bunun sadece bir uyarı olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:Gerçek talep ise misilleme, ablukanın ablukayla, havalimanının havalimanıyla, dişe diş, göze göz karşılık verilmesidir. Cepheleri desteklemek ve gerekli fedakarlıkları yapmak için en üst düzeyde hazırız.Husilerin Savunma Bakanı Muhammed el-Atıfi ise kontrollerindeki bölgelere yönelik ablukanın sürmesi halinde tüm askeri birliklerin lider Abdulmelik el-Husi'nin talimatlarını uygulamaya hazır olduğunu söyledi.Atıfi, Seçeneklerimiz açık. Tüm askeri birliklerimizde hazırlık seviyemiz üst düzeydedir. Son günlerde liderliğin talimatları doğrultusunda hazırlık seviyesi yükseltildi. dedi.Yemen krizi ve son gelişmelerYemen'de İran destekli Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin denetimini elinde bulunduruyor.Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.Yemen hükümeti, 13 Temmuz'da İran'a ait bir uçağın ülkenin hava sahasına girmesini engellemek için Husilerin kontrolündeki Sana Havalimanı pistine saldırı düzenlediğini açıklamıştı.Husiler ise Sana Havalimanı'nın Suudi Arabistan tarafından bombalandığını iddia etmişti.Sana Uluslararası Havalimanı'nın bombalanmasının ardından İran uçağı, rotasını değiştirerek ülkenin batısındaki Hudeyde Havalimanı'na iniş yapmıştı.Bunun ardından Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, Sana Havalimanı'nın hedef alınmasına karşı Suudi Arabistan'ın güneyinde yer alan Abha Havalimanı'nı balistik füze ve İHA'larla hedef aldıklarını ve vurduklarını iddia etmişti.Uluslararası tüm hava yolu şirketlerinin Suudi Arabistan hava sahasını kullanmamaları tehdidinde bulunan Seri, Sana Havalimanı üzerindeki abluka kalkıncaya kadar Suudi Arabistan hava sahasına yönelik tehditlerinin devam edeceğini ileri sürmüştü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/yemen-de-hukumet-ile-husiler-arasinda-iran-ucagi-kriziyle-baslayan-gerginlik-karsilikli-tehditlerle-suruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nallıhan'dan kısa kısa</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nallihan-dan-kisa-kisa/881050/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nallihan-dan-kisa-kisa/881050/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:48:06 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ankara'nın Nallıhan ilçesinde konser etkinliği gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara'nın Nallıhan ilçesinde konser etkinliği gerçekleştirildi.Nallıhan Millet Bahçesi'nde sanatçı Mustafa Özarslan, konser verdi.Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör, konserde halkla birlikte olmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi.Konsere, Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı.Nallıhan Belediye Başkanı Güngör&#039;den ziyaretNallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar'a ziyarette bulundu.Güngör, yaptığı açıklamada Nallıhan Meslek Yüksekokulu ile belediyemiz arasındaki iş birliği süreçleri üzerine verimli bir görüşme gerçekleştirdik. İlçemizin geleceği için ortak projeler geliştirmeye ve eğitime destek vermeye kararlılıkla devam edeceğiz. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara'nın Nallıhan ilçesinde konser etkinliği gerçekleştirildi.Nallıhan Millet Bahçesi'nde sanatçı Mustafa Özarslan, konser verdi.Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör, konserde halkla birlikte olmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi.Konsere, Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı.Nallıhan Belediye Başkanı Güngör&#039;den ziyaretNallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar'a ziyarette bulundu.Güngör, yaptığı açıklamada Nallıhan Meslek Yüksekokulu ile belediyemiz arasındaki iş birliği süreçleri üzerine verimli bir görüşme gerçekleştirdik. İlçemizin geleceği için ortak projeler geliştirmeye ve eğitime destek vermeye kararlılıkla devam edeceğiz. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/nallihan-dan-kisa-kisa.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Terör örgütü DEAŞ'a yönelik 30 ildeki operasyonlarda 119 şüpheli yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/teror-orgutu-deas-a-yonelik-30-ildeki-operasyonlarda-119-supheli-yakalandi/881049/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/teror-orgutu-deas-a-yonelik-30-ildeki-operasyonlarda-119-supheli-yakalandi/881049/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:42:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — İçişleri Bakanlığı, 30 ilde DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlarda 119 şüphelinin yakalandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — İçişleri Bakanlığı, 30 ilde DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlarda 119 şüphelinin yakalandığını bildirdi.Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşıma göre, Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Jandarma Komutanlıklarınca 30 ilde yürütülen çalışmalar kapsamında şüphelilerin DEAŞ terör örgütüne üye oldukları tespit edildi.Sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütünün propagandasını yapan, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları vasıtasıyla örgüte finans sağladıkları belirlenen şüpheliler hakkında savcılıklar tarafından soruşturma başlatıldı.Operasyonlara ilişkin görüntülere de yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:Güvenlik güçlerimiz ile birlikte DEAŞ terör örgütünün faaliyet ve finans yapılanmalarına karşı operasyonlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman Jandarmamızı, Daire Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — İçişleri Bakanlığı, 30 ilde DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlarda 119 şüphelinin yakalandığını bildirdi.Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşıma göre, Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Jandarma Komutanlıklarınca 30 ilde yürütülen çalışmalar kapsamında şüphelilerin DEAŞ terör örgütüne üye oldukları tespit edildi.Sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütünün propagandasını yapan, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları vasıtasıyla örgüte finans sağladıkları belirlenen şüpheliler hakkında savcılıklar tarafından soruşturma başlatıldı.Operasyonlara ilişkin görüntülere de yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:Güvenlik güçlerimiz ile birlikte DEAŞ terör örgütünün faaliyet ve finans yapılanmalarına karşı operasyonlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman Jandarmamızı, Daire Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/teror-orgutu-deas-a-yonelik-30-ildeki-operasyonlarda-119-supheli-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ufka Yolculuk yarışmacılarının umre programı tamamlandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ufka-yolculuk-yarismacilarinin-umre-programi-tamamlandi/881048/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ufka-yolculuk-yarismacilarinin-umre-programi-tamamlandi/881048/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:42:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Ufka Yolculuk Bilgi ve Kültür Yarışması kapsamında düzenlenen umre programı tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Ufka Yolculuk Bilgi ve Kültür Yarışması kapsamında düzenlenen umre programı tamamlandı.Organizasyondan yapılan açıklamaya göre, yarışmada umre ödülü kazanan 39 yarışmacı ile aileleri, il temsilcileri ve gönüllülerden oluşan 246 kişilik kafile, 8-15 Temmuz'da Mekke ve Medine'de gerçekleştirilen programın ardından Türkiye'ye döndü.İstanbul, Ankara, Konya, Kahramanmaraş ve Osmaniye başta olmak üzere Türkiye'nin farklı illerinden programa katılan kafile, umre ibadetini yerine getirirken Mekke ve Medine'deki tarihi ve dini mekanları da ziyaret etti.Program kapsamında rehberler eşliğinde çeşitli ziyaretler, sohbetler ve bilgilendirme toplantıları gerçekleştirildi.Açıklamada görüşlerine yer verilen Ufka Yolculuk Bilgi ve Kültür Yarışması yetkilileri, umre programını yalnızca bir ödül organizasyonu olarak görmediklerini, yarışma sürecinde oluşan birlikteliğin kutsal topraklarda da sürdürülmesini amaçladıklarını belirtti.Bu yıl Nasıl İnanmalı? teması ve İlk Sözleşmeni Hatırla sloganıyla düzenlenen 13. Ufka Yolculuk Bilgi ve Kültür Yarışması'na 824 bin 878 kişi kayıt yaptırdı.Kaybedeni Olmayan Yarışma sloganıyla düzenlenen organizasyonda yarışmacılar, yıl boyunca çevrim içi eğitimler, deneme sınavları, ortak okuma etkinlikleri ve söyleşilere katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Ufka Yolculuk Bilgi ve Kültür Yarışması kapsamında düzenlenen umre programı tamamlandı.Organizasyondan yapılan açıklamaya göre, yarışmada umre ödülü kazanan 39 yarışmacı ile aileleri, il temsilcileri ve gönüllülerden oluşan 246 kişilik kafile, 8-15 Temmuz'da Mekke ve Medine'de gerçekleştirilen programın ardından Türkiye'ye döndü.İstanbul, Ankara, Konya, Kahramanmaraş ve Osmaniye başta olmak üzere Türkiye'nin farklı illerinden programa katılan kafile, umre ibadetini yerine getirirken Mekke ve Medine'deki tarihi ve dini mekanları da ziyaret etti.Program kapsamında rehberler eşliğinde çeşitli ziyaretler, sohbetler ve bilgilendirme toplantıları gerçekleştirildi.Açıklamada görüşlerine yer verilen Ufka Yolculuk Bilgi ve Kültür Yarışması yetkilileri, umre programını yalnızca bir ödül organizasyonu olarak görmediklerini, yarışma sürecinde oluşan birlikteliğin kutsal topraklarda da sürdürülmesini amaçladıklarını belirtti.Bu yıl Nasıl İnanmalı? teması ve İlk Sözleşmeni Hatırla sloganıyla düzenlenen 13. Ufka Yolculuk Bilgi ve Kültür Yarışması'na 824 bin 878 kişi kayıt yaptırdı.Kaybedeni Olmayan Yarışma sloganıyla düzenlenen organizasyonda yarışmacılar, yıl boyunca çevrim içi eğitimler, deneme sınavları, ortak okuma etkinlikleri ve söyleşilere katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/ufka-yolculuk-yarismacilarinin-umre-programi-tamamlandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli serbest dalışçı ilk dünya şampiyonasında gümüş madalya kazandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-serbest-dalisci-ilk-dunya-sampiyonasinda-gumus-madalya-kazandi/881047/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-serbest-dalisci-ilk-dunya-sampiyonasinda-gumus-madalya-kazandi/881047/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:39:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Tekirdağ'da yaşayan 15 yaşındaki milli sporcu Kardelen Çarpar, ilk kez katıldığı Serbest Dalış Havuz Dünya Şampiyonası'nda nefes tutma branşında gümüş madalya kazanarak dünya ikincisi oldu - Milli sporcu Kardelen Çarpar: - Kendimle gurur duyuyorum çünkü bu başarı için çok emek verdim, çok çalıştım. Verdiğim emeğin karşılığını almak benim için gerçekten çok değerliydi. Ülkemi temsil ederek bayrağımızı dalgalandırmak ise tarif edilmesi zor, çok özel bir duyguydu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- MESUT KARADUMAN - Tekirdağ'da yaşayan 15 yaşındaki milli sporcu Kardelen Çarpar, ilk kez katıldığı Serbest Dalış Havuz Dünya Şampiyonası'nda gümüş madalya kazanarak dünya ikinciliğine ulaştı.Geçen yıl arkadaşının tavsiyesiyle serbest dalışa başlayan Kardelen, nisan ayında Tekirdağ'da düzenlenen Serbest Dalış Havuz Türkiye Şampiyonası ve Milli Takım Seçmeleri'nde 2 altın ve 2 gümüş madalya kazandı.Bu dereceleriyle milli takıma seçilen Kardelen, geçen ay Sırbistan'da düzenlenen Serbest Dalış Havuz Dünya Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil etti.Kardelen Çarpar, ilk kez mücadele ettiği dünya şampiyonasında nefes tutma branşında gümüş madalya kazanarak dünya ikincisi oldu.Önemli tecrübe olduMilli sporcu Kardelen Çarpar, AA muhabirine, milli takımla ilk kez uluslararası bir organizasyonda yarışmanın heyecanını yaşadığını söyledi.Şampiyona sürecinin kendisi için hem stresli hem de unutulmaz olduğunu belirten Kardelen, Türkiye şampiyonasında elde ettiğim derecelerle milli takıma seçildim. Bu süreç benim için oldukça heyecan verici olduğu kadar stresliydi. Ancak orada kurduğum yeni arkadaşlıklar ve edindiğim deneyimler, süreci çok daha keyifli ve unutulmaz hale getirdi. dedi.Kardelen Çarpar, dünya şampiyonasının kendisine önemli tecrübeler kazandırdığını ifade etti.Emeklerimin karşılığını aldımDünya ikinciliğinin büyük bir gurur kaynağı olduğunu dile getiren Kardelen, şunları kaydetti:Kendimle gurur duyuyorum çünkü bu başarı için çok emek verdim, çok çalıştım. Verdiğim emeğin karşılığını almak benim için gerçekten çok değerliydi. Ülkemi temsil ederek bayrağımızı dalgalandırmak ise tarif edilmesi zor, çok özel bir duyguydu.Bu başarının kendisi için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayan Kardelen Çarpar, milli takım kariyerini sürdürmek ve yeni başarılar elde etmek istediğini belirtti.Milli takım antrenörü Sertan Aydın da sporcusunun kısa sürede önemli bir gelişim gösterdiğini söyledi.Kardelen'in ilk kez bir dünya şampiyonasında mücadele ettiğini aktaran Aydın, İlk kez katılmasına rağmen çok güzel mücadele etti. Bu önemli organizasyonda kürsüde yer alması çok değerliydi. Emeklerinin karşılığını alması ve ülkemizin bayrağını dalgalandırması bizim için çok kıymetliydi. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- MESUT KARADUMAN - Tekirdağ'da yaşayan 15 yaşındaki milli sporcu Kardelen Çarpar, ilk kez katıldığı Serbest Dalış Havuz Dünya Şampiyonası'nda gümüş madalya kazanarak dünya ikinciliğine ulaştı.Geçen yıl arkadaşının tavsiyesiyle serbest dalışa başlayan Kardelen, nisan ayında Tekirdağ'da düzenlenen Serbest Dalış Havuz Türkiye Şampiyonası ve Milli Takım Seçmeleri'nde 2 altın ve 2 gümüş madalya kazandı.Bu dereceleriyle milli takıma seçilen Kardelen, geçen ay Sırbistan'da düzenlenen Serbest Dalış Havuz Dünya Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil etti.Kardelen Çarpar, ilk kez mücadele ettiği dünya şampiyonasında nefes tutma branşında gümüş madalya kazanarak dünya ikincisi oldu.Önemli tecrübe olduMilli sporcu Kardelen Çarpar, AA muhabirine, milli takımla ilk kez uluslararası bir organizasyonda yarışmanın heyecanını yaşadığını söyledi.Şampiyona sürecinin kendisi için hem stresli hem de unutulmaz olduğunu belirten Kardelen, Türkiye şampiyonasında elde ettiğim derecelerle milli takıma seçildim. Bu süreç benim için oldukça heyecan verici olduğu kadar stresliydi. Ancak orada kurduğum yeni arkadaşlıklar ve edindiğim deneyimler, süreci çok daha keyifli ve unutulmaz hale getirdi. dedi.Kardelen Çarpar, dünya şampiyonasının kendisine önemli tecrübeler kazandırdığını ifade etti.Emeklerimin karşılığını aldımDünya ikinciliğinin büyük bir gurur kaynağı olduğunu dile getiren Kardelen, şunları kaydetti:Kendimle gurur duyuyorum çünkü bu başarı için çok emek verdim, çok çalıştım. Verdiğim emeğin karşılığını almak benim için gerçekten çok değerliydi. Ülkemi temsil ederek bayrağımızı dalgalandırmak ise tarif edilmesi zor, çok özel bir duyguydu.Bu başarının kendisi için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayan Kardelen Çarpar, milli takım kariyerini sürdürmek ve yeni başarılar elde etmek istediğini belirtti.Milli takım antrenörü Sertan Aydın da sporcusunun kısa sürede önemli bir gelişim gösterdiğini söyledi.Kardelen'in ilk kez bir dünya şampiyonasında mücadele ettiğini aktaran Aydın, İlk kez katılmasına rağmen çok güzel mücadele etti. Bu önemli organizasyonda kürsüde yer alması çok değerliydi. Emeklerinin karşılığını alması ve ülkemizin bayrağını dalgalandırması bizim için çok kıymetliydi. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Borçka Karagöl Tabiat Parkı'nda ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/borcka-karagol-tabiat-parki-nda-ziyaretci-yogunlugu-yasaniyor/881046/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/borcka-karagol-tabiat-parki-nda-ziyaretci-yogunlugu-yasaniyor/881046/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:39:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Artvin — Artvin'in en önemli turizm merkezlerinden Borçka Karagöl Tabiat Parkı'nda ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Artvin Haberleri — Artvin'in en önemli turizm merkezlerinden Borçka Karagöl Tabiat Parkı'nda ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor.Borçka ilçe merkezine 27 kilometre uzaklıktaki Borçka Karagöl Tabiat Parkı, yaz döneminde yurt içi ve yurt dışından gelen ziyaretçilerini ağırlıyor.Günde binlerce turistin ziyaret ettiği 368 hektar alana sahip tabiat parkı, Karagöl'ü, bozulmamış doğası, yaşlı ormanları, zengin bitki örtüsü ve yürüyüş yollarıyla doğa tutkunlarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.Bahar ve yaz aylarında yeşilin, sonbaharda ise sarı, turuncu, kırmızı ve kahverenginin onlarca tonunu sergileyen tabiat parkı, göl çevresindeki ağaçların gölgelerinin suya yansımasıyla ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor.Göl üzerinde yapılan kayık gezintisi de ziyaretçilerden yoğun talep görüyor.Çanakkale'den bölgeye gelen ve Karagöl'ü gezen Şükrü Ataç, AA muhabirine, Karadeniz'in doğal güzelliklerini görmek amacıyla kente geldiklerini ve en çok etkilendikleri yerlerden birinin Karagöl olduğunu söyledi. - Buraları çok iyi korumalıyızBölgenin temiz havası ve eşsiz doğasını çok beğendiklerini dile getiren Ataç, Karadeniz'in güzelliklerini görmek için geldik. Gerçekten çok mutlu olduk. Cenabıallah tabiatın bütün güzelliklerini buralara vermiş. Çok güzel günler geçiriyoruz. dedi.Ataç, doğal alanların gelecek nesillere aktarılması gerektiğine işaret ederek, Buraları çok iyi korumalıyız. Dünyanın su sıkıntısı yaşayacağı bir dönemde böyle bir coğrafyaya sahip olmak büyük bir nimet. Karagöl dünyanın cenneti. İnşallah bu güzellikleri korumayı başarırız. ifadelerini kullandı.İzmir'den gelen Birol Kutkan da doğal güzelliğine hayran kaldığı Karagöl'ün herkesin rotasında yer alması gerektiğini belirtti. -  Muhteşem bir manzara, eşsiz bir yeşillik varKaragöl'ün beklentilerinin üzerinde bir doğaya sahip olduğunu ifade eden Kutkan, Buraya gelince sanki gezi hayatımdaki eksik bir parça yerine oturdu. Muhteşem bir manzara, eşsiz bir yeşillik var. Gölün kıyısındaki doğal koylar, balıklarla dolu alanlar insanı adeta büyülüyor. dedi.Kutkan, uzun yıllar dağcılık ve doğa yürüyüşleri yaptığını, buna rağmen Karagöl'ü daha önce keşfedememiş olmasına şaşırdığını dile getirerek, Eminim benim gibi burayı henüz bilmeyen çok kişi vardır. Kesinlikle herkesin rotasında olması gereken bir yer. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Artvin Haberleri — Artvin'in en önemli turizm merkezlerinden Borçka Karagöl Tabiat Parkı'nda ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor.Borçka ilçe merkezine 27 kilometre uzaklıktaki Borçka Karagöl Tabiat Parkı, yaz döneminde yurt içi ve yurt dışından gelen ziyaretçilerini ağırlıyor.Günde binlerce turistin ziyaret ettiği 368 hektar alana sahip tabiat parkı, Karagöl'ü, bozulmamış doğası, yaşlı ormanları, zengin bitki örtüsü ve yürüyüş yollarıyla doğa tutkunlarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.Bahar ve yaz aylarında yeşilin, sonbaharda ise sarı, turuncu, kırmızı ve kahverenginin onlarca tonunu sergileyen tabiat parkı, göl çevresindeki ağaçların gölgelerinin suya yansımasıyla ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor.Göl üzerinde yapılan kayık gezintisi de ziyaretçilerden yoğun talep görüyor.Çanakkale'den bölgeye gelen ve Karagöl'ü gezen Şükrü Ataç, AA muhabirine, Karadeniz'in doğal güzelliklerini görmek amacıyla kente geldiklerini ve en çok etkilendikleri yerlerden birinin Karagöl olduğunu söyledi. - Buraları çok iyi korumalıyızBölgenin temiz havası ve eşsiz doğasını çok beğendiklerini dile getiren Ataç, Karadeniz'in güzelliklerini görmek için geldik. Gerçekten çok mutlu olduk. Cenabıallah tabiatın bütün güzelliklerini buralara vermiş. Çok güzel günler geçiriyoruz. dedi.Ataç, doğal alanların gelecek nesillere aktarılması gerektiğine işaret ederek, Buraları çok iyi korumalıyız. Dünyanın su sıkıntısı yaşayacağı bir dönemde böyle bir coğrafyaya sahip olmak büyük bir nimet. Karagöl dünyanın cenneti. İnşallah bu güzellikleri korumayı başarırız. ifadelerini kullandı.İzmir'den gelen Birol Kutkan da doğal güzelliğine hayran kaldığı Karagöl'ün herkesin rotasında yer alması gerektiğini belirtti. -  Muhteşem bir manzara, eşsiz bir yeşillik varKaragöl'ün beklentilerinin üzerinde bir doğaya sahip olduğunu ifade eden Kutkan, Buraya gelince sanki gezi hayatımdaki eksik bir parça yerine oturdu. Muhteşem bir manzara, eşsiz bir yeşillik var. Gölün kıyısındaki doğal koylar, balıklarla dolu alanlar insanı adeta büyülüyor. dedi.Kutkan, uzun yıllar dağcılık ve doğa yürüyüşleri yaptığını, buna rağmen Karagöl'ü daha önce keşfedememiş olmasına şaşırdığını dile getirerek, Eminim benim gibi burayı henüz bilmeyen çok kişi vardır. Kesinlikle herkesin rotasında olması gereken bir yer. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/borcka-karagol-tabiat-parki-nda-ziyaretci-yogunlugu-yasaniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Film Molası etkinliği 25-26 Temmuz'da düzenlenecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/film-molasi-etkinligi-25-26-temmuz-da-duzenlenecek/881045/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/film-molasi-etkinligi-25-26-temmuz-da-duzenlenecek/881045/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:36:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — MUBI ile Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi işbirliğiyle düzenlenen Film Molası etkinliği, 25-26 Temmuz'da gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — MUBI ile Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi işbirliğiyle düzenlenen Film Molası etkinliği, 25-26 Temmuz'da gerçekleştirilecek.MUBI'den yapılan açıklamaya göre, bu yıl ikinci kez düzenlenen etkinlikte, son dönemde uluslararası festivallerde gösterilen dört film izleyiciyle buluşacak.Etkinliğin ilk gününde Kelly Reichardt'ın yönettiği The Mastermind ile Oliver Laxe imzalı Sırat, ikinci gününde ise Miguel Gomes'in Büyük Yolculuk (Grand Tour) ve Amalia Ulman'ın Magic Farm filmleri gösterilecek.Gösterimlerin yanı sıra Sinematek avlusunda gün boyunca ziyaretçilerin katılımına açık buluşmalar gerçekleştirilecek. Etkinlik kapsamında ayrıca DJ performansları ile yeme içme alanları da yer alacak.Etkinliğin biletleri bugün itibarıyla satışa sunuldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — MUBI ile Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi işbirliğiyle düzenlenen Film Molası etkinliği, 25-26 Temmuz'da gerçekleştirilecek.MUBI'den yapılan açıklamaya göre, bu yıl ikinci kez düzenlenen etkinlikte, son dönemde uluslararası festivallerde gösterilen dört film izleyiciyle buluşacak.Etkinliğin ilk gününde Kelly Reichardt'ın yönettiği The Mastermind ile Oliver Laxe imzalı Sırat, ikinci gününde ise Miguel Gomes'in Büyük Yolculuk (Grand Tour) ve Amalia Ulman'ın Magic Farm filmleri gösterilecek.Gösterimlerin yanı sıra Sinematek avlusunda gün boyunca ziyaretçilerin katılımına açık buluşmalar gerçekleştirilecek. Etkinlik kapsamında ayrıca DJ performansları ile yeme içme alanları da yer alacak.Etkinliğin biletleri bugün itibarıyla satışa sunuldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bayrampaşa'da uyuşturucu operasyonunda 1 şüpheli yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bayrampasa-da-uyusturucu-operasyonunda-1-supheli-yakalandi/881044/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bayrampasa-da-uyusturucu-operasyonunda-1-supheli-yakalandi/881044/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:33:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Bayrampaşa'da bir depoya yapılan uyuşturucu operasyonunda, 1 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Bayrampaşa'da bir depoya yapılan uyuşturucu operasyonunda, 1 şüpheli gözaltına alındı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, uyuşturucu madde imal ve ticaretinin önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında, Bayrampaşa'da bir depoya operasyon düzenlendi.Depoda yapılan aramalarda, 30 kilo 100 gram katı, 1 kilo 200 gram sıvı uyuşturucu madde, 76 kilo 500 gram kimyasal katkı maddesi, 1 hassas terazi, 1 ısı pres makinesi ve uyuşturucu madde imalinde kullanılan çeşitli malzemeler ele geçirildi.Operasyon kapsamında gözaltına alınan 1 kişi, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Bayrampaşa'da bir depoya yapılan uyuşturucu operasyonunda, 1 şüpheli gözaltına alındı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, uyuşturucu madde imal ve ticaretinin önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında, Bayrampaşa'da bir depoya operasyon düzenlendi.Depoda yapılan aramalarda, 30 kilo 100 gram katı, 1 kilo 200 gram sıvı uyuşturucu madde, 76 kilo 500 gram kimyasal katkı maddesi, 1 hassas terazi, 1 ısı pres makinesi ve uyuşturucu madde imalinde kullanılan çeşitli malzemeler ele geçirildi.Operasyon kapsamında gözaltına alınan 1 kişi, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/bayrampasa-da-uyusturucu-operasyonunda-1-supheli-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yıllar önce gelin geldiği köyü muhtar olarak turizmde öne çıkarmak istiyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yillar-once-gelin-geldigi-koyu-muhtar-olarak-turizmde-one-cikarmak-istiyor/881043/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yillar-once-gelin-geldigi-koyu-muhtar-olarak-turizmde-one-cikarmak-istiyor/881043/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:30:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Erzincan — Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Yuva köyünde iki dönemdir muhtarlık yapan 65 yaşındaki Nermin Ergin, altyapı çalışmaları ve ziyaretçilere yönelik projeleriyle köyün turizm potansiyelini geliştirmeyi amaçlıyor - 3 çocuk annesi Ergin: - Eski okulumuzun bahçesini buraya gelen misafirlerimiz için kamp alanına dönüştürdük. Çok da memnun kalıyorlar. Motosiklet grupları geliyor. Yurt dışından çok gelen oluyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Erzincan Haberleri — KEMAL ÖZDEMİR - Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Yuva köyüne yıllar önce gelin olarak gelen ve bugün oranın muhtarlığını yürüten 65 yaşındaki Nermin Ergin, doğal güzellikleriyle dikkati çeken köyünü turizmde öne çıkarmak istiyor.Yıllar önce gelin olarak geldiği Yuva köyünde uzun süre yaşadıktan sonra eşiyle İstanbul'a taşınan 3 çocuk annesi Nermin Ergin, yaklaşık 40 senenin ardından eşinin sağlık sorunları nedeniyle yeniden buraya yerleşti.Köyde gördüğü eksiklikler üzerine muhtarlığa aday olan Ergin, köylülerin desteğiyle bu görevde ikinci dönemini sürdürüyor.Ergin, caminin yenilenmesinden içme suyu şebekesinin modernize edilmesine, kamp alanının oluşturulmasından çevre düzenlemelerine kadar birçok projeyi hayata geçirdi.Eski okul bahçesini kamp alanına dönüştürdüSon yıllarda kampçıların ve motosiklet tutkunlarının uğrak noktaları arasında yer alan köyde eski okul bahçesini kamp alanına dönüştüren Ergin, kazandırdığı bu alan sayesinde doğa tutkunlarını yaz döneminde köylerinde ağırlıyor.Doğal güzellikleriyle dikkati çeken Yuva köyünün daha fazla tanınmasını hedefleyen Ergin, muhtar olarak köyün hem yaşam kalitesini yükseltmeyi hem de orayı turizmde öne çıkarmak istiyor.Muhtar Nermin Ergin, AA muhabirine, dönüşün ardından köyün ihtiyaçlarını görünce sorumluluk hissettiğini, bu nedenle muhtarlığa aday olduğunu anlattı.Önce köydeki camiyi yenileyerek işe başladıklarını belirten Ergin, Ardından su deposunu yaptık. İçme suyu şebekesini yeniledik. Köyde yıkık olan bazı duvarları yeniden yaptık. Köyümüze gelen turist ziyaretçiler için bir kamp alanı oluşturduk. Öğrenci olmadığı için köyde çocuk yok. Hepsi yetişkin ve belli bir yaşta. Eski okulumuzun bahçesini buraya gelen misafirlerimiz için kamp alanına dönüştürdük. Çok da memnun kalıyorlar. Motosiklet grupları geliyor. Yurt dışından çok gelen oluyor. dedi.Oğlunun yaptığı ATV araçla köyü dolaşıyorErgin, komşularının ısrarı üzerine ikinci dönem de muhtarlığa aday olduğunu ve yeniden seçildiğini aktararak, köy için çalışmaya devam ettiğini söyledi.Köyde muhtarlık işlerini rahat yürütmesi için oğlunun kendisine Anneler Günü'nde ATV tarzı bir araç yaptığını anlatan Ergin, Muhtarlığım döneminde çok faydalı oldu. Köye inip çıkmamda yardımcı oldu. Sağ olsun, ona ayrıca teşekkür ediyorum. Valimiz de gördü, çok beğendi. 'Yeni nesil traktör' diye adlandırmıştı. ifadelerini kullandı.Kaymakamlık lojmanının da köyde olduğunu dile getiren Ergin, Türkiye'de kaymakamlık lojmanı olan tek köy bizim köyümüz, Yuva köyü. En güzel, en kıymetli komşularımızdan biri kaymakamımız. Köyümüze de destek oluyor. Çok güzel yardımları oluyor. Gerek giden Kaymakam İlhan Bey olsun gerek şimdiki Kaymakam Emirhan Bey olsun bizlere ve köyümüze destek oldu, olmaya da devam ediyorlar. Yardımlaşmamız güzel oluyor. diye konuştu.Köy sakinlerinden Mücella Sağır ise Ergin'in göreve geldiği günden bu yana köyün birçok ihtiyacının karşılandığını belirterek, şunları kaydetti:Muhtarımızı gerçekten başarılı buluyoruz. Her konuda da bizlere yardımcı oluyor. Bizi hiç mağdur etmedi. Kendisi de çok iyi ve becerikli bir insandır. Kendisine güveniyoruz. Devlet işlerini de iyi biliyor ve güzel yapıyor. Başarılı bir muhtarımız var.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Erzincan Haberleri — KEMAL ÖZDEMİR - Erzincan'ın Kemaliye ilçesine bağlı Yuva köyüne yıllar önce gelin olarak gelen ve bugün oranın muhtarlığını yürüten 65 yaşındaki Nermin Ergin, doğal güzellikleriyle dikkati çeken köyünü turizmde öne çıkarmak istiyor.Yıllar önce gelin olarak geldiği Yuva köyünde uzun süre yaşadıktan sonra eşiyle İstanbul'a taşınan 3 çocuk annesi Nermin Ergin, yaklaşık 40 senenin ardından eşinin sağlık sorunları nedeniyle yeniden buraya yerleşti.Köyde gördüğü eksiklikler üzerine muhtarlığa aday olan Ergin, köylülerin desteğiyle bu görevde ikinci dönemini sürdürüyor.Ergin, caminin yenilenmesinden içme suyu şebekesinin modernize edilmesine, kamp alanının oluşturulmasından çevre düzenlemelerine kadar birçok projeyi hayata geçirdi.Eski okul bahçesini kamp alanına dönüştürdüSon yıllarda kampçıların ve motosiklet tutkunlarının uğrak noktaları arasında yer alan köyde eski okul bahçesini kamp alanına dönüştüren Ergin, kazandırdığı bu alan sayesinde doğa tutkunlarını yaz döneminde köylerinde ağırlıyor.Doğal güzellikleriyle dikkati çeken Yuva köyünün daha fazla tanınmasını hedefleyen Ergin, muhtar olarak köyün hem yaşam kalitesini yükseltmeyi hem de orayı turizmde öne çıkarmak istiyor.Muhtar Nermin Ergin, AA muhabirine, dönüşün ardından köyün ihtiyaçlarını görünce sorumluluk hissettiğini, bu nedenle muhtarlığa aday olduğunu anlattı.Önce köydeki camiyi yenileyerek işe başladıklarını belirten Ergin, Ardından su deposunu yaptık. İçme suyu şebekesini yeniledik. Köyde yıkık olan bazı duvarları yeniden yaptık. Köyümüze gelen turist ziyaretçiler için bir kamp alanı oluşturduk. Öğrenci olmadığı için köyde çocuk yok. Hepsi yetişkin ve belli bir yaşta. Eski okulumuzun bahçesini buraya gelen misafirlerimiz için kamp alanına dönüştürdük. Çok da memnun kalıyorlar. Motosiklet grupları geliyor. Yurt dışından çok gelen oluyor. dedi.Oğlunun yaptığı ATV araçla köyü dolaşıyorErgin, komşularının ısrarı üzerine ikinci dönem de muhtarlığa aday olduğunu ve yeniden seçildiğini aktararak, köy için çalışmaya devam ettiğini söyledi.Köyde muhtarlık işlerini rahat yürütmesi için oğlunun kendisine Anneler Günü'nde ATV tarzı bir araç yaptığını anlatan Ergin, Muhtarlığım döneminde çok faydalı oldu. Köye inip çıkmamda yardımcı oldu. Sağ olsun, ona ayrıca teşekkür ediyorum. Valimiz de gördü, çok beğendi. 'Yeni nesil traktör' diye adlandırmıştı. ifadelerini kullandı.Kaymakamlık lojmanının da köyde olduğunu dile getiren Ergin, Türkiye'de kaymakamlık lojmanı olan tek köy bizim köyümüz, Yuva köyü. En güzel, en kıymetli komşularımızdan biri kaymakamımız. Köyümüze de destek oluyor. Çok güzel yardımları oluyor. Gerek giden Kaymakam İlhan Bey olsun gerek şimdiki Kaymakam Emirhan Bey olsun bizlere ve köyümüze destek oldu, olmaya da devam ediyorlar. Yardımlaşmamız güzel oluyor. diye konuştu.Köy sakinlerinden Mücella Sağır ise Ergin'in göreve geldiği günden bu yana köyün birçok ihtiyacının karşılandığını belirterek, şunları kaydetti:Muhtarımızı gerçekten başarılı buluyoruz. Her konuda da bizlere yardımcı oluyor. Bizi hiç mağdur etmedi. Kendisi de çok iyi ve becerikli bir insandır. Kendisine güveniyoruz. Devlet işlerini de iyi biliyor ve güzel yapıyor. Başarılı bir muhtarımız var.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sudanlı annenin Yörük oğlu Ahmet futbol kariyerinde ilerlemek istiyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sudanli-annenin-yoruk-oglu-ahmet-futbol-kariyerinde-ilerlemek-istiyor/881041/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sudanli-annenin-yoruk-oglu-ahmet-futbol-kariyerinde-ilerlemek-istiyor/881041/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:24:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Mersin — Mersin'de Yörük kültürüyle büyüyen ve mahallenin futbol takımında yer alan Sudan doğumlu 17 yaşındaki Ahmet Göklü: - Taraftarlarımız bana ilgi gösteriyor. Sadece taraftarların değil, Türkiye'ye geldiğimden beri herkesin de ilgisi oluyor, bu güzel hissettiriyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Mersin Haberleri — MUSTAFA ÜNAL UYSAL - Mersin'de yaşayan Sudanlı annenin Yörük oğlu 17 yaşındaki Ahmet Göklü, futbol kariyerinde ilerleyebilmek için turnuvalarda mahallesini temsil ediyor.Toroslar ilçesine bağlı Değirmendere Mahallesi'nde yaşayan Hüseyin Göklü, yıllar önce çalışmak için Sudan'a gitti.Burada asfalt dökme işinde çalışan Göklü, süreç içerisinde Sudanlı Lemis ile tanıştı.Lemis ile beraberliklerini yaptıkları düğünle evliliğe dönüştüren Göklü, yaşamını Sudan'da sürdürmeye devam etti.Süreç içerisinde oğulları Ahmet'in dünyaya gelmesinin ardından Göklü çifti, 2014'te Mersin'e dönme kararı aldı.Yaşamlarını Yörüklerin yoğun olarak yaşadığı Değirmendere Mahallesi'nde sürdüren çift, oğulları Ahmet'i de burada Türk geleneklerine göre büyüterek hayata hazırladı.Sudan'da doğup ilk, orta ve lise eğitimini Mersin'de tamamlayan Ahmet, 3 yıl önce annesini kaybetti.Babasıyla yaşayan ve küçüklüğünden bu yana futbola ilgi duyan Ahmet, mahalle muhtarının çağrısı üzerine Değirmenderespor'da forma giymeye başladı.Mahalle takımının başarısı için turnuvalarda ter döken Ahmet, futbol kariyerinde ilerleme hedefiyle mücadelesini sürdürüyor.Futbolda daha iyi yerlere gelmek istiyorumAhmet Göklü, AA muhabirine, küçük yaşlarda geldiği Mersin'de hem Türk hem de Sudan'ın gelenekleriyle büyüdüğünü söyledi.Bu durumun hayatına renk kattığını anlatan Ahmet, şöyle konuştu:Babam zamanında asfalt dökme işi için Sudan'a gitmiş. O zamanlarda annem üniversite okuyormuş, babamla o sırada tanışmışlar. Ben orada doğdum ama Yörüğüm. Değirmendere'de büyüdüm. Çocukluğum hep köyde geçti. Tarlada, bahçede çalıştım. İki kültürü benimsemek de güzel. Çok farklı hissettiriyor. Oradan buraya gelince bir anda dil, insanlar, renk değişiyor. Her şey değiştiği için biraz afallıyorsun ama sonra çok kolay bir şekilde alışıyorsun.Ahmet, mahallesini çok sevdiğini, buradaki insanlarla vakit geçirmekten büyük keyif aldığını dile getirdi.Küçüklüğünden bu yana futbola ilgili duyduğunu ifade eden Ahmet, kadrosunda yer aldığı mahalle takımının başarısı için ter döktüğünü belirtti.Futbol kariyerinde iyi bir yere gelmek için mücadele ettiğini aktaran Ahmet, şunları kaydetti:Futbolda daha iyi yerlere gelmek istiyorum. Hedefimiz önce gruptan çıkmak ardından şampiyon olmak. Taraftarlarımız bana ilgi gösteriyor. Sadece taraftarların değil, Türkiye'ye geldiğimden beri herkesin de ilgisi oluyor, bu güzel hissettiriyor.Turnuvada yabancı futbolcu oynattığımızı düşünüyorlarDeğirmendere Mahalle Muhtarı Harun Karagöz de Ahmet'in kendileri için çok değerli olduğunu ifade etti.Ahmet'in ilerleyen süreçte futbolda önemli yerlere geleceğine inandığını belirten Karagöz, Ahmet iyi ki geldi ve iyi ki bizle. Bazen turnuvada yabancı futbolcu oynattığımızı düşünüyorlar. 'Sudan'dan topçu getirdin' dediler. 'Sudan'dan topçu getirmedim' dedim. Ahmet, zaten Değirmendereli. Ahmet bizim yanımızdaydı, bizle büyüdü. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Mersin Haberleri — MUSTAFA ÜNAL UYSAL - Mersin'de yaşayan Sudanlı annenin Yörük oğlu 17 yaşındaki Ahmet Göklü, futbol kariyerinde ilerleyebilmek için turnuvalarda mahallesini temsil ediyor.Toroslar ilçesine bağlı Değirmendere Mahallesi'nde yaşayan Hüseyin Göklü, yıllar önce çalışmak için Sudan'a gitti.Burada asfalt dökme işinde çalışan Göklü, süreç içerisinde Sudanlı Lemis ile tanıştı.Lemis ile beraberliklerini yaptıkları düğünle evliliğe dönüştüren Göklü, yaşamını Sudan'da sürdürmeye devam etti.Süreç içerisinde oğulları Ahmet'in dünyaya gelmesinin ardından Göklü çifti, 2014'te Mersin'e dönme kararı aldı.Yaşamlarını Yörüklerin yoğun olarak yaşadığı Değirmendere Mahallesi'nde sürdüren çift, oğulları Ahmet'i de burada Türk geleneklerine göre büyüterek hayata hazırladı.Sudan'da doğup ilk, orta ve lise eğitimini Mersin'de tamamlayan Ahmet, 3 yıl önce annesini kaybetti.Babasıyla yaşayan ve küçüklüğünden bu yana futbola ilgi duyan Ahmet, mahalle muhtarının çağrısı üzerine Değirmenderespor'da forma giymeye başladı.Mahalle takımının başarısı için turnuvalarda ter döken Ahmet, futbol kariyerinde ilerleme hedefiyle mücadelesini sürdürüyor.Futbolda daha iyi yerlere gelmek istiyorumAhmet Göklü, AA muhabirine, küçük yaşlarda geldiği Mersin'de hem Türk hem de Sudan'ın gelenekleriyle büyüdüğünü söyledi.Bu durumun hayatına renk kattığını anlatan Ahmet, şöyle konuştu:Babam zamanında asfalt dökme işi için Sudan'a gitmiş. O zamanlarda annem üniversite okuyormuş, babamla o sırada tanışmışlar. Ben orada doğdum ama Yörüğüm. Değirmendere'de büyüdüm. Çocukluğum hep köyde geçti. Tarlada, bahçede çalıştım. İki kültürü benimsemek de güzel. Çok farklı hissettiriyor. Oradan buraya gelince bir anda dil, insanlar, renk değişiyor. Her şey değiştiği için biraz afallıyorsun ama sonra çok kolay bir şekilde alışıyorsun.Ahmet, mahallesini çok sevdiğini, buradaki insanlarla vakit geçirmekten büyük keyif aldığını dile getirdi.Küçüklüğünden bu yana futbola ilgili duyduğunu ifade eden Ahmet, kadrosunda yer aldığı mahalle takımının başarısı için ter döktüğünü belirtti.Futbol kariyerinde iyi bir yere gelmek için mücadele ettiğini aktaran Ahmet, şunları kaydetti:Futbolda daha iyi yerlere gelmek istiyorum. Hedefimiz önce gruptan çıkmak ardından şampiyon olmak. Taraftarlarımız bana ilgi gösteriyor. Sadece taraftarların değil, Türkiye'ye geldiğimden beri herkesin de ilgisi oluyor, bu güzel hissettiriyor.Turnuvada yabancı futbolcu oynattığımızı düşünüyorlarDeğirmendere Mahalle Muhtarı Harun Karagöz de Ahmet'in kendileri için çok değerli olduğunu ifade etti.Ahmet'in ilerleyen süreçte futbolda önemli yerlere geleceğine inandığını belirten Karagöz, Ahmet iyi ki geldi ve iyi ki bizle. Bazen turnuvada yabancı futbolcu oynattığımızı düşünüyorlar. 'Sudan'dan topçu getirdin' dediler. 'Sudan'dan topçu getirmedim' dedim. Ahmet, zaten Değirmendereli. Ahmet bizim yanımızdaydı, bizle büyüdü. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/sudanli-annenin-yoruk-oglu-ahmet-futbol-kariyerinde-ilerlemek-istiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Belçika, gasbedilen Filistin topraklarından ithalatı yasakladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/belcika-gasbedilen-filistin-topraklarindan-ithalati-yasakladi/881040/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/belcika-gasbedilen-filistin-topraklarindan-ithalati-yasakladi/881040/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:18:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya — Belçika hükümetinin, gasbedilen Filistin topraklarından ithalat yapılmasını yasakladığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri — Belçika hükümetinin, gasbedilen Filistin topraklarından ithalat yapılmasını yasakladığı bildirildi.Belga ajansının haberine göre, Belçika Federal Hükümeti, yaz tatili öncesindeki son Bakanlar Kurulu toplantısında, işgal altındaki Filistin topraklarından yapılan ithalatı ele aldı.Sabaha kadar süren Bakanlar Kurulu Toplantısı'nda hükümet gasbedilen Filistin topraklarından yapılan ithalatı yasaklama kararı aldı.Yasağın nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılar henüz netleşmedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri — Belçika hükümetinin, gasbedilen Filistin topraklarından ithalat yapılmasını yasakladığı bildirildi.Belga ajansının haberine göre, Belçika Federal Hükümeti, yaz tatili öncesindeki son Bakanlar Kurulu toplantısında, işgal altındaki Filistin topraklarından yapılan ithalatı ele aldı.Sabaha kadar süren Bakanlar Kurulu Toplantısı'nda hükümet gasbedilen Filistin topraklarından yapılan ithalatı yasaklama kararı aldı.Yasağın nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılar henüz netleşmedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/belcika-gasbedilen-filistin-topraklarindan-ithalati-yasakladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Alanya'da kaybolan yaşlı kadın termal kameralı dronla ormanlık alanda bulundu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/alanya-da-kaybolan-yasli-kadin-termal-kamerali-dronla-ormanlik-alanda-bulundu/881039/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/alanya-da-kaybolan-yasli-kadin-termal-kamerali-dronla-ormanlik-alanda-bulundu/881039/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:18:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya — Antalya'nın Alanya ilçesinde evden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan 83 yaşındaki Alzheimer hastası kadın, AFAD ekiplerince termal kameralı dronla bulunarak kurtarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri — Antalya'nın Alanya ilçesinde evden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan 83 yaşındaki Alzheimer hastası kadın, AFAD ekiplerince termal kameralı dronla bulunarak kurtarıldı.Bademağacı Mahallesi'ndeki evinden ayrılan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Kamile K'nin yakınlarının durumu bildirmesi üzerine bölgeye jandarma, AFAD, İHH ve UMKE ekipleri sevk edildi.Geniş çaplı arama çalışması başlatan ekipler, havanın kararması üzerine gece görüş özelliği bulunan termal kameralı dron desteğiyle faaliyetlerini sürdürdü.Dron operatörünün ağaçlık alanda hareketlilik tespit ederek arama timlerini yönlendirmesi sonucu, yaşlı kadın evinden yaklaşık 1 kilometre uzakta bir ağacın altında bulundu.Bitkin olduğu gözlenen Kamile K, UMKE ekiplerince yapılan sağlık kontrolünde herhangi bir yaralanma tespit edilmemesinin ardından ailesine teslim edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri — Antalya'nın Alanya ilçesinde evden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan 83 yaşındaki Alzheimer hastası kadın, AFAD ekiplerince termal kameralı dronla bulunarak kurtarıldı.Bademağacı Mahallesi'ndeki evinden ayrılan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Kamile K'nin yakınlarının durumu bildirmesi üzerine bölgeye jandarma, AFAD, İHH ve UMKE ekipleri sevk edildi.Geniş çaplı arama çalışması başlatan ekipler, havanın kararması üzerine gece görüş özelliği bulunan termal kameralı dron desteğiyle faaliyetlerini sürdürdü.Dron operatörünün ağaçlık alanda hareketlilik tespit ederek arama timlerini yönlendirmesi sonucu, yaşlı kadın evinden yaklaşık 1 kilometre uzakta bir ağacın altında bulundu.Bitkin olduğu gözlenen Kamile K, UMKE ekiplerince yapılan sağlık kontrolünde herhangi bir yaralanma tespit edilmemesinin ardından ailesine teslim edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/alanya-da-kaybolan-yasli-kadin-termal-kamerali-dronla-ormanlik-alanda-bulundu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'nin rafting sporcuları Çatak Çayı'nın akıntılı parkurunda buluştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-nin-rafting-sporculari-catak-cayi-nin-akintili-parkurunda-bulustu/881038/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-nin-rafting-sporculari-catak-cayi-nin-akintili-parkurunda-bulustu/881038/</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Van — Türkiye Rafting Şampiyonası için Van'ın Çatak ilçesine gelen 9 ilden 180 sporcu, debisi yükselen çayda adrenalin dolu zaman geçirdi - Yozgat'tan gelen rafting antrenörü Abdullah Erarslan: - Türkiye'nin önde gelen rafting parkurlarından birinde yarışıyoruz. Güzel bir ortam var]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Van Haberleri — ORHAN SAĞLAM / SEDAT GÜMÜŞ - Van'ın Çatak ilçesine gelen birçok ilden rafting tutkunları, güçlü akıntılarla mücadele ederek heyecan dolu anlar yaşadı.Doğal güzellikleri ve kanyonlarıyla öne çıkan Çatak Çayı, Türkiye Rafting Şampiyonası'nın üçüncü ayağı kapsamında 9 ilden 180 sporcuyu ağırladı.Türkiye'nin önemli rafting parkurları arasında gösterilen çayda bir araya gelen sporcular, kask, can yeleği ve diğer güvenlik ekipmanlarını kuşanarak antrenörleri eşliğinde botlarla suya indi.Birkaç kilometrelik parkurda kürek çeken sporcular, zorlu etapları defalarca geçerek teknik becerilerini geliştirirken, güçlü akıntılarla mücadele ederek fiziksel dayanıklılıklarını artırdı ve takım uyumlarını pekiştirdi.Üç gün süren organizasyonda su debisi yüksek çayda adrenalin yaşayan rafting tutkunları, temiz, serin havası ve yeşilliğiyle öne doğada keyifli zaman geçirdi.Akıntısı rafting için oldukça elverişliYozgat'tan gelen rafting antrenörü Abdullah Erarslan, AA muhabirine, suda vakit geçirmenin keyifli olduğunu söyledi.Yedi kişilik ekiple geldiklerini belirten Erarslan, şunları kaydetti:Türkiye Şampiyonası'na üçüncü kez katılarak buradaki parkurda mücadele ediyoruz. Parkurun doğal yapısı ve su seviyesinin yüksekliği bizim için avantaj. Buradan da şampiyonlukla ayrılmayı hedefliyoruz. Kadın takımımızla yedi kişilik bir ekiple geldik. Diğer organizasyonlarda olduğu gibi bu yarışmaya da aynı disiplinle katılıyoruz. Türkiye'nin önde gelen rafting parkurlarından birinde yarışıyoruz. Güzel bir ortam var. Emeği geçenlere teşekkür ederim.Beş yıldır rafting sporuyla ilgilenen Yağmur Ünsal ise daha önce milli takım adına yarışmalara katıldığını ifade ederek, Son dört organizasyonda kadın takımı adına mücadele ediyorum. Parkurun keyfini çıkarıyoruz. Sıcak havada suya girmek serinletiyor. Akşamları hava biraz daha serin oluyor. Çatak güzel bir yer. Yeniden buraya gelmek isteriz. Parkurun akıntısı biraz hızlı ama suyu güzel. Slalom etabında akıntı nedeniyle herkesin biraz zorlanacağını düşünüyorum. dedi.Tunceli'den ekip arkadaşlarıyla birlikte gelen Ece Ela Oğuz da Hava çok sıcak, biz de suya girip serinliyoruz. Sporcuların buraya gelip bu parkuru görmesini isterim. Akıntısı rafting için oldukça elverişli. Hırslı ve azimli sporcular bu parkurda güzel bir mücadele ortaya koyabilir. diye konuştu.Rize'den gelen Ziya Balsüzen de Antrenman yaptığımız dere, akıntı bakımından buradan daha güçlü. Rize'deki derelere 'fırtına deresi' diyoruz. Rafting orada öne çıkan spor branşlarından biri. Buradaki parkuru orta zorlukta değerlendirebilirim. Bizim için burası daha kolay bir parkur oldu. 26 kişilik bir ekiple geldik. İyi bir derece elde edip memleketimize dönmeyi hedefliyoruz. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Van Haberleri — ORHAN SAĞLAM / SEDAT GÜMÜŞ - Van'ın Çatak ilçesine gelen birçok ilden rafting tutkunları, güçlü akıntılarla mücadele ederek heyecan dolu anlar yaşadı.Doğal güzellikleri ve kanyonlarıyla öne çıkan Çatak Çayı, Türkiye Rafting Şampiyonası'nın üçüncü ayağı kapsamında 9 ilden 180 sporcuyu ağırladı.Türkiye'nin önemli rafting parkurları arasında gösterilen çayda bir araya gelen sporcular, kask, can yeleği ve diğer güvenlik ekipmanlarını kuşanarak antrenörleri eşliğinde botlarla suya indi.Birkaç kilometrelik parkurda kürek çeken sporcular, zorlu etapları defalarca geçerek teknik becerilerini geliştirirken, güçlü akıntılarla mücadele ederek fiziksel dayanıklılıklarını artırdı ve takım uyumlarını pekiştirdi.Üç gün süren organizasyonda su debisi yüksek çayda adrenalin yaşayan rafting tutkunları, temiz, serin havası ve yeşilliğiyle öne doğada keyifli zaman geçirdi.Akıntısı rafting için oldukça elverişliYozgat'tan gelen rafting antrenörü Abdullah Erarslan, AA muhabirine, suda vakit geçirmenin keyifli olduğunu söyledi.Yedi kişilik ekiple geldiklerini belirten Erarslan, şunları kaydetti:Türkiye Şampiyonası'na üçüncü kez katılarak buradaki parkurda mücadele ediyoruz. Parkurun doğal yapısı ve su seviyesinin yüksekliği bizim için avantaj. Buradan da şampiyonlukla ayrılmayı hedefliyoruz. Kadın takımımızla yedi kişilik bir ekiple geldik. Diğer organizasyonlarda olduğu gibi bu yarışmaya da aynı disiplinle katılıyoruz. Türkiye'nin önde gelen rafting parkurlarından birinde yarışıyoruz. Güzel bir ortam var. Emeği geçenlere teşekkür ederim.Beş yıldır rafting sporuyla ilgilenen Yağmur Ünsal ise daha önce milli takım adına yarışmalara katıldığını ifade ederek, Son dört organizasyonda kadın takımı adına mücadele ediyorum. Parkurun keyfini çıkarıyoruz. Sıcak havada suya girmek serinletiyor. Akşamları hava biraz daha serin oluyor. Çatak güzel bir yer. Yeniden buraya gelmek isteriz. Parkurun akıntısı biraz hızlı ama suyu güzel. Slalom etabında akıntı nedeniyle herkesin biraz zorlanacağını düşünüyorum. dedi.Tunceli'den ekip arkadaşlarıyla birlikte gelen Ece Ela Oğuz da Hava çok sıcak, biz de suya girip serinliyoruz. Sporcuların buraya gelip bu parkuru görmesini isterim. Akıntısı rafting için oldukça elverişli. Hırslı ve azimli sporcular bu parkurda güzel bir mücadele ortaya koyabilir. diye konuştu.Rize'den gelen Ziya Balsüzen de Antrenman yaptığımız dere, akıntı bakımından buradan daha güçlü. Rize'deki derelere 'fırtına deresi' diyoruz. Rafting orada öne çıkan spor branşlarından biri. Buradaki parkuru orta zorlukta değerlendirebilirim. Bizim için burası daha kolay bir parkur oldu. 26 kişilik bir ekiple geldik. İyi bir derece elde edip memleketimize dönmeyi hedefliyoruz. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/turkiye-nin-rafting-sporculari-catak-cayi-nin-akintili-parkurunda-bulustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
