<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>GRAFİKLİ - Trendyol Süper Lig kombinelerinin en pahalısı 275 bin, en ucuzu 3 bin lira</title>
      <link>https://www.canligaste.com/grafikli-trendyol-super-lig-kombinelerinin-en-pahalisi-275-bin-en-ucuzu-3-bin-lira/898235/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/grafikli-trendyol-super-lig-kombinelerinin-en-pahalisi-275-bin-en-ucuzu-3-bin-lira/898235/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:54:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Galatasaray 1. kategori, Trabzonspor ise VIP Platinum B Blok tribünlerini 275 bin liradan satışa çıkardı - En pahalı bilet fiyatları Fenerbahçe'de 196 bin, Beşiktaş'ta ise 143 bin 750 lira olarak açıklandı - Ligde en ucuz kombineyi 3 bin lira ile İstanbul Başakşehir satışa sunarken Eyüpspor, kombine satışı yapmama kararı alan tek kulüp oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- CEREN AYDINONAT - Trendyol Süper Lig'de 2026-2027 sezonu kombinelerinin en pahalısı 275 bin, en ucuzu ise 3 bin lira fiyatla futbolseverlere sunuldu.Galatasaray'ın birinci kategori, Trabzonspor'un ise VIP Platinum B Blok kombineleri, 275 bin liralık fiyatlarıyla en pahalı sezonluk biletler olarak ön plana çıktı.Sarı-kırmızılı kulüp, kombinelerde 2. kategoriyi 215 bin, 3. kategoriyi 175 bin, 4. kategoriyi 145 bin, 5. kategoriyi 125 bin, 6. kategoriyi 95 bin, 7. kategoriyi 85 bin, 8. kategoriyi 39 bin, 9. kategoriyi ise 36 bin liradan satışa çıkardı.Trabzonspor'da ise VIP Platinum A-C Blok 225 bin, VIP Gold 175 bin, VIP Silver 125 bin, Batı Alt-Üst 40 bin, Doğu Alt-Üst 35 bin, Mattia Ahmet Minguzzi Tribünü 30 bin, Güney-Kuzey Kale Arkası ise 15 bin liradan satışa sunuldu.Ayrıca bordo-mavili kulüp, kombine fiyatlarında divan kurulu ve tüm kurul üyeleri ile kadınlara yüzde 25, Black Card sahiplerine yüzde 15, aidat borcu bulunmayan aktif üyelere ve Trabzonspor logolu kredi kartı sahiplerine ise yüzde 10 indirim yapılacağını açıkladı.Süper Lig'de geçen sezon en pahalı tribün fiyatı, 455 bin lira ile Fenerbahçe'ye aitti. Bu sezon ise sarı-lacivertli kulüp, en pahalı kombine fiyatını 196 bin lira olarak belirledi.En ucuz kombine kart, geçen sezon 2 bin liradan TÜMOSAN Konyaspor tarafından satışa çıktı. Bu sezon ise en ucuz bileti İstanbul Başakşehir, 3 bin liradan satışa sundu.Fenerbahçe&#039;de en pahalı kombine fiyatı, geçen yılki fiyatın yarısından daha ucuzFenerbahçe Kulübünde yeni sezon kombinelerinin başlangıç fiyatı, 27 bin 700 lira olarak belirlendi.Sarı-lacivertlilerde Maraton Alt, Fenerium Alt, Maraton Üst, Fenerium Üst ve Kuzey-Spor Toto olmak üzere 5 farklı tribünde bilet fiyatı belirlendi. En pahalı kategori ise 196 bin lirayla Maraton Alt ve Fenerium Alt tribünlerindeki D-F blokları oldu.Ligde geçen sezonun en pahalı kombinesi, 455 bin lirayla Fenerbahçe'de Maraton Alt ve Fenerium Alt E blokları olmuştu.Öte yandan Fenerbahçe, kombine biletlerini divan kurulu üyelerine 49 bin, öğrencilere ise kuzey tribününde 14 bin 500 liradan satışa çıkardı.Beşiktaş&#039;ta en pahalı kombine 143 bin 750 liraBeşiktaş Kulübünde 2026-2027 sezonu kombine biletleri, 20 bin liradan başlayan fiyatlarla satışa sunuldu.Siyah-beyazlı kulüpte 11 farklı kategoride bilet fiyatı belirlenirken en pahalı tribün fiyatı, 143 bin 750 lira ile 1. kategori oldu.Beşiktaş Kulübünde geçen sezon en pahalı kombine, 115 bin liradan satılmıştı.Ayrıca Beşiktaş, farklı bloklardan öğrencilere yüzde 40, divan kurulu üyelerine yüzde 30, kadın taraftarlara ise yüzde 20 indirimli biletler satışa çıkardı.Eyüpspor, kombine satışı yapmadıEyüpspor, Süper Lig'de 2026-2027 sezonu için kombine satışı yapmayan tek kulüp oldu.Yeni sezonda iç saha maçlarını Esenyurt Necmi Kadıoğlu Stadı'nda oynayacak İstanbul ekibi, kombine bilet satışı yapılmayacağını duyurdu.- En ucuz ve en pahalı kombinelerTrendyol Süper Lig kulüplerinin kombineler için en ucuz ve en pahalı bilet fiyatları şöyle oluştu:TakımEn ucuz kombineEn pahalı kombineGalatasaray36 bin275 binTrabzonspor15 bin275 binFenerbahçe27 bin 700196 binBeşiktaş20 bin143 bin 750Arca Çorum FK9 bin100 binAmed Sportif Faaliyetler6 bin80 binGöztepe9 bin 75069 bin 500Gençlerbirliği12 bin60 binCorendon Alanyaspor3 bin 50050 binKocaelispor6 bin 50045 binSamsunspor7 bin40 binErzurumspor FK6 bin39 binGaziantep FK5 bin35 binTÜMOSAN Konyaspor5 bin30 binÇaykur Rizespor3 bin 50030 binİstanbul Başakşehir3 bin13 binKasımpaşa4 bin 5006 binEyüpspor--Not: Sıralamada kulüplerin en pahalı kombine bileti dikkate alınmış, genel satış fiyatları üzerinden değerlendirme yapılmıştır.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- CEREN AYDINONAT - Trendyol Süper Lig'de 2026-2027 sezonu kombinelerinin en pahalısı 275 bin, en ucuzu ise 3 bin lira fiyatla futbolseverlere sunuldu.Galatasaray'ın birinci kategori, Trabzonspor'un ise VIP Platinum B Blok kombineleri, 275 bin liralık fiyatlarıyla en pahalı sezonluk biletler olarak ön plana çıktı.Sarı-kırmızılı kulüp, kombinelerde 2. kategoriyi 215 bin, 3. kategoriyi 175 bin, 4. kategoriyi 145 bin, 5. kategoriyi 125 bin, 6. kategoriyi 95 bin, 7. kategoriyi 85 bin, 8. kategoriyi 39 bin, 9. kategoriyi ise 36 bin liradan satışa çıkardı.Trabzonspor'da ise VIP Platinum A-C Blok 225 bin, VIP Gold 175 bin, VIP Silver 125 bin, Batı Alt-Üst 40 bin, Doğu Alt-Üst 35 bin, Mattia Ahmet Minguzzi Tribünü 30 bin, Güney-Kuzey Kale Arkası ise 15 bin liradan satışa sunuldu.Ayrıca bordo-mavili kulüp, kombine fiyatlarında divan kurulu ve tüm kurul üyeleri ile kadınlara yüzde 25, Black Card sahiplerine yüzde 15, aidat borcu bulunmayan aktif üyelere ve Trabzonspor logolu kredi kartı sahiplerine ise yüzde 10 indirim yapılacağını açıkladı.Süper Lig'de geçen sezon en pahalı tribün fiyatı, 455 bin lira ile Fenerbahçe'ye aitti. Bu sezon ise sarı-lacivertli kulüp, en pahalı kombine fiyatını 196 bin lira olarak belirledi.En ucuz kombine kart, geçen sezon 2 bin liradan TÜMOSAN Konyaspor tarafından satışa çıktı. Bu sezon ise en ucuz bileti İstanbul Başakşehir, 3 bin liradan satışa sundu.Fenerbahçe&#039;de en pahalı kombine fiyatı, geçen yılki fiyatın yarısından daha ucuzFenerbahçe Kulübünde yeni sezon kombinelerinin başlangıç fiyatı, 27 bin 700 lira olarak belirlendi.Sarı-lacivertlilerde Maraton Alt, Fenerium Alt, Maraton Üst, Fenerium Üst ve Kuzey-Spor Toto olmak üzere 5 farklı tribünde bilet fiyatı belirlendi. En pahalı kategori ise 196 bin lirayla Maraton Alt ve Fenerium Alt tribünlerindeki D-F blokları oldu.Ligde geçen sezonun en pahalı kombinesi, 455 bin lirayla Fenerbahçe'de Maraton Alt ve Fenerium Alt E blokları olmuştu.Öte yandan Fenerbahçe, kombine biletlerini divan kurulu üyelerine 49 bin, öğrencilere ise kuzey tribününde 14 bin 500 liradan satışa çıkardı.Beşiktaş&#039;ta en pahalı kombine 143 bin 750 liraBeşiktaş Kulübünde 2026-2027 sezonu kombine biletleri, 20 bin liradan başlayan fiyatlarla satışa sunuldu.Siyah-beyazlı kulüpte 11 farklı kategoride bilet fiyatı belirlenirken en pahalı tribün fiyatı, 143 bin 750 lira ile 1. kategori oldu.Beşiktaş Kulübünde geçen sezon en pahalı kombine, 115 bin liradan satılmıştı.Ayrıca Beşiktaş, farklı bloklardan öğrencilere yüzde 40, divan kurulu üyelerine yüzde 30, kadın taraftarlara ise yüzde 20 indirimli biletler satışa çıkardı.Eyüpspor, kombine satışı yapmadıEyüpspor, Süper Lig'de 2026-2027 sezonu için kombine satışı yapmayan tek kulüp oldu.Yeni sezonda iç saha maçlarını Esenyurt Necmi Kadıoğlu Stadı'nda oynayacak İstanbul ekibi, kombine bilet satışı yapılmayacağını duyurdu.- En ucuz ve en pahalı kombinelerTrendyol Süper Lig kulüplerinin kombineler için en ucuz ve en pahalı bilet fiyatları şöyle oluştu:TakımEn ucuz kombineEn pahalı kombineGalatasaray36 bin275 binTrabzonspor15 bin275 binFenerbahçe27 bin 700196 binBeşiktaş20 bin143 bin 750Arca Çorum FK9 bin100 binAmed Sportif Faaliyetler6 bin80 binGöztepe9 bin 75069 bin 500Gençlerbirliği12 bin60 binCorendon Alanyaspor3 bin 50050 binKocaelispor6 bin 50045 binSamsunspor7 bin40 binErzurumspor FK6 bin39 binGaziantep FK5 bin35 binTÜMOSAN Konyaspor5 bin30 binÇaykur Rizespor3 bin 50030 binİstanbul Başakşehir3 bin13 binKasımpaşa4 bin 5006 binEyüpspor--Not: Sıralamada kulüplerin en pahalı kombine bileti dikkate alınmış, genel satış fiyatları üzerinden değerlendirme yapılmıştır.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/grafikli-trendyol-super-lig-kombinelerinin-en-pahalisi-275-bin-en-ucuzu-3-bin-lira.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Uganda ve Burundi, uluslararası güç kapsamında Gazze'ye asker göndermeyi görüşüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/uganda-ve-burundi-uluslararasi-guc-kapsaminda-gazze-ye-asker-gondermeyi-gorusuyor/898234/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/uganda-ve-burundi-uluslararasi-guc-kapsaminda-gazze-ye-asker-gondermeyi-gorusuyor/898234/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:54:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Uganda ve Burundi'den üst düzey askeri yetkililerin, Gazze'de konuşlandırılması planlanan uluslararası güce asker gönderilmesini görüşmek üzere İsrail'i ziyaret ettiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Uganda ve Burundi'den üst düzey askeri yetkililerin, Gazze'de konuşlandırılması planlanan uluslararası güce asker gönderilmesini görüşmek üzere İsrail'i ziyaret ettiği bildirildi.Barış Kurulu (Board of Peace) yetkilisi, Uganda ve Burundi'den üst düzey askeri yetkililerin, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'deki ateşkes kapsamında kurulmasını öngördüğü uluslararası güvenlik gücüne asker gönderilmesini görüşmek üzere geçen hafta İsrail'i ziyaret ettiğini bildirdi.Kurul yetkilisi, Ugandalı yetkililerin Burundi askeri heyetine eşlik ettiğini ve Uganda parlamentosunun bu ay asker gönderilmesini onaylamasının ardından ayrıntıların kesinleştirilmeye çalışıldığını belirtti.Yetkili, Burundi ile henüz kesinleşmiş bir anlaşma bulunmadığını ancak ülkenin sürece katılmaya ilgi gösterdiğini ifade etti.Burundili askeri bir yetkili de aralarında üç üst düzey askeri yetkilinin bulunduğu heyetin İsrail'i ziyaret ettiğini ve Burundi'nin uluslararası güce katılmaya niyetli göründüğünü söyledi.Her iki ülkenin de uluslararası güce ne tür bir katkı sunacağı veya bunun karşılığında ne elde edeceği henüz netlik kazanmadı. Uganda ve Burundi ordularının sözcüleri konuya ilişkin açıklama yapmadı.Uluslararası güç için çalışmalar yavaş ilerliyorBurundi'nin de katılması halinde Uganda ve Burundi, Gazze için oluşturulması planlanan uluslararası güce katkı sunan Afrika ülkeleri arasına katılacak.Fas, Kosova, Kazakistan ve Arnavutluk daha önce güce katkı sağlayacaklarını açıklamıştı. Uganda yaklaşık 1200, Fas ise 500 kadar asker göndermeyi taahhüt ederken Kosova, Kazakistan ve Arnavutluk'un toplam katkısının yaklaşık 80 asker olması öngörülüyor.Endonezya ise daha önce 8 bin asker göndermeye hazırlandığını açıklamış ancak ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından bu planı askıya almıştı.Toplam 20 bin kişiden oluşması planlanan uluslararası güce ABD'li Tümgeneral Jasper Jeffers'ın komuta etmesi öngörülüyor. Ancak şu ana kadar taahhüt edilen asker sayısı hedefin oldukça altında bulunuyor.Trump, geçen ay Hamas'ın silahsızlandırılması ve İsrail ordusunun Gazze'den çekilmesini öngören bir anlaşmayı duyurmuştu. Anlaşma kapsamında, Filistin topraklarında kurulacak teknokratik komitenin yönetimine bırakılacak bölgelere uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve İsrail güçlerinin çekilmesi planlanıyor.Uluslararası gücün ateşkesi denetlemesi, Filistin polis güçlerini eğitmesi ve insani yardımların güvenli şekilde ulaştırılmasını sağlaması öngörülüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Uganda ve Burundi'den üst düzey askeri yetkililerin, Gazze'de konuşlandırılması planlanan uluslararası güce asker gönderilmesini görüşmek üzere İsrail'i ziyaret ettiği bildirildi.Barış Kurulu (Board of Peace) yetkilisi, Uganda ve Burundi'den üst düzey askeri yetkililerin, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'deki ateşkes kapsamında kurulmasını öngördüğü uluslararası güvenlik gücüne asker gönderilmesini görüşmek üzere geçen hafta İsrail'i ziyaret ettiğini bildirdi.Kurul yetkilisi, Ugandalı yetkililerin Burundi askeri heyetine eşlik ettiğini ve Uganda parlamentosunun bu ay asker gönderilmesini onaylamasının ardından ayrıntıların kesinleştirilmeye çalışıldığını belirtti.Yetkili, Burundi ile henüz kesinleşmiş bir anlaşma bulunmadığını ancak ülkenin sürece katılmaya ilgi gösterdiğini ifade etti.Burundili askeri bir yetkili de aralarında üç üst düzey askeri yetkilinin bulunduğu heyetin İsrail'i ziyaret ettiğini ve Burundi'nin uluslararası güce katılmaya niyetli göründüğünü söyledi.Her iki ülkenin de uluslararası güce ne tür bir katkı sunacağı veya bunun karşılığında ne elde edeceği henüz netlik kazanmadı. Uganda ve Burundi ordularının sözcüleri konuya ilişkin açıklama yapmadı.Uluslararası güç için çalışmalar yavaş ilerliyorBurundi'nin de katılması halinde Uganda ve Burundi, Gazze için oluşturulması planlanan uluslararası güce katkı sunan Afrika ülkeleri arasına katılacak.Fas, Kosova, Kazakistan ve Arnavutluk daha önce güce katkı sağlayacaklarını açıklamıştı. Uganda yaklaşık 1200, Fas ise 500 kadar asker göndermeyi taahhüt ederken Kosova, Kazakistan ve Arnavutluk'un toplam katkısının yaklaşık 80 asker olması öngörülüyor.Endonezya ise daha önce 8 bin asker göndermeye hazırlandığını açıklamış ancak ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından bu planı askıya almıştı.Toplam 20 bin kişiden oluşması planlanan uluslararası güce ABD'li Tümgeneral Jasper Jeffers'ın komuta etmesi öngörülüyor. Ancak şu ana kadar taahhüt edilen asker sayısı hedefin oldukça altında bulunuyor.Trump, geçen ay Hamas'ın silahsızlandırılması ve İsrail ordusunun Gazze'den çekilmesini öngören bir anlaşmayı duyurmuştu. Anlaşma kapsamında, Filistin topraklarında kurulacak teknokratik komitenin yönetimine bırakılacak bölgelere uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve İsrail güçlerinin çekilmesi planlanıyor.Uluslararası gücün ateşkesi denetlemesi, Filistin polis güçlerini eğitmesi ve insani yardımların güvenli şekilde ulaştırılmasını sağlaması öngörülüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/uganda-ve-burundi-uluslararasi-guc-kapsaminda-gazze-ye-asker-gondermeyi-gorusuyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKPA ve TDT: Kazakistan'daki Kurultay seçimleri uluslararası standartlara uygun gerçekleştirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkpa-ve-tdt-kazakistan-daki-kurultay-secimleri-uluslararasi-standartlara-uygun-gerceklestirildi/898233/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkpa-ve-tdt-kazakistan-daki-kurultay-secimleri-uluslararasi-standartlara-uygun-gerceklestirildi/898233/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:54:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Astana / Türk Devletleri Parlamenterler Asamblesi (TÜRKPA) ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Uluslararası Seçim Gözlem Misyonları, Kazakistan'da dün yapılan Kurultay seçimlerinin ulusal mevzuata ve uluslararası seçim standartlarına uygun şekilde gerçekleştirildiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Astana Haberleri : Türk Devletleri Parlamenterler Asamblesi (TÜRKPA) ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Uluslararası Seçim Gözlem Misyonları, Kazakistan'da dün yapılan Kurultay seçimlerinin ulusal mevzuata ve uluslararası seçim standartlarına uygun şekilde gerçekleştirildiğini bildirdi.Başkent Astana'da düzenlenen basın toplantısında seçimlere ilişkin değerlendirmelerini paylaşan TÜRKPA Uluslararası Seçim Gözlem Misyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten ile TDT Uluslararası Seçim Gözlem Misyonu Başkanı ve TDT Genel Sekreter Yardımcısı Nuru Guliyev, seçim sürecinin sakin, düzenli ve şeffaf bir ortamda gerçekleştirildiğini belirtti.Kazakistan&#039;ın yeni anayasal dönemindeki ilk seçimMesten, TÜRKPA Uluslararası Seçim Gözlem Misyonunun seçim öncesi ve seçim günü çalışmalarını Astana ve Almatı'da yürüttüğünü söyledi.Dün düzenlenen Kurultay seçimlerinin, 15 Mart'ta yapılan referandumun ardından 1 Temmuz'da yürürlüğe giren yeni Anayasa kapsamında düzenlenen ilk parlamento seçimi olduğuna dikkati çeken Mesten, iki kamaralı parlamentonun yerini tek kamaralı Kurultay'ın aldığını ifade etti.Mesten, Kurultay seçimlerinin Kazakistan'ın anayasal ve siyasi gelişimi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.Yeni sistem kapsamında Kurultay'ın, ülke genelinde tek seçim bölgesi esasına göre parti listeleri üzerinden uygulanan nispi temsil sistemiyle 5 yıllığına seçilen 145 üyeden oluştuğunu aktaran Mesten, seçimlerde 7 siyasi partiden 545 adayın kaydedildiğini dile getirdi.Seçmenler oylarını özgürce kullandıTÜRKPA misyonunun Astana ve Almatı'da çok sayıda sandığı ziyaret ettiğini belirten Mesten, gözlemlenen sandıklarda oy verme işleminin düzenli şekilde yürütüldüğünü söyledi.Mesten, Seçmenler oylarını özgürce ve müdahale olmaksızın kullanabilmiştir. Gözlemlenen sandıklarda gizli oy ve oy kullanma prosedürlerine uyulmuştur. ifadelerini kullandı.Seçimlerin hazırlanmasında ve yürütülmesinde görev alan seçim yönetim organlarının çalışmalarını takdirle karşıladıklarını belirten Mesten, kadınların, gençlerin ve engellilerin siyasi hayata katılımını artırmaya yönelik kota düzenlemelerinin önemine işaret etti.Mesten, engelli seçmenlerin oy kullanmasını kolaylaştırmak amacıyla oy verme merkezlerinde rampalar, Braille alfabesiyle hazırlanmış oy pusulası şablonları ve diğer erişilebilirlik araçlarının kullanılmasını da olumlu değerlendirdi.TÜRKPA misyonu, gözlemleri sonucunda Kazakistan'daki Kurultay seçimlerinin ulusal mevzuata ve uluslararası seçim standartlarına uygun gerçekleştirildiği sonucuna vardı.Misyon, seçim sonuçlarını etkileyebilecek önemli herhangi bir usulsüzlük tespit etmemiştirTDT Genel Sekreter Yardımcısı ve TDT Uluslararası Seçim Gözlem Misyonu Başkanı Guliyev de Kazakistan'daki seçim sürecinin açık ve şeffaf şekilde yürütüldüğünü ifade etti.Guliyev, seçim günü TDT misyonunun Astana'da toplam 33 oy verme merkezini ziyaret ettiğini belirterek, sandıkların açılışından oyların sayımına kadar gerçekleştirilen işlemleri gözlemlediklerini aktardı.Guliyev, Misyon, seçim sonuçlarını etkileyebilecek önemli herhangi bir usulsüzlük tespit etmemiştir. dedi.Sandık seçim komisyonlarının uluslararası ve yerel gözlemcilere serbest erişim sağladığını ifade eden Guliyev, bunun seçim sürecinin şeffaflığına ve hesap verebilirliğine katkı sağladığını kaydetti.Guliyev ayrıca ziyaret edilen sandıklarda izinsiz seçim kampanyası materyallerine rastlanmadığını, herhangi bir grubun seçmenleri nasıl oy kullanacakları konusunda baskı altına almaya veya etkilemeye yönelik girişimine tanık olunmadığını söyledi.777 uluslararası gözlemci seçimleri takip ettiGuliyev, seçimler sırasında 42 ülkeden ve 13 uluslararası kuruluştan toplam 777 uluslararası gözlemcinin akredite edildiğini kaydetti.Yaklaşık 200 uluslararası ve yerel medya temsilcisinin de seçimleri takip etmek üzere akredite edildiğini belirten Guliyev, uluslararası gözlemciler ve medya mensuplarının seçim sürecini yakından takip etmesinin şeffaflığa katkı sağladığını ifade etti.Guliyev, Kurultay seçimlerinin Kazakistan'ın kurumsal yapısında önemli bir gelişme olduğunu belirterek, seçimlerin ulusal mevzuata ve uluslararası standartlara uygun gerçekleştirildiğini teyit ettiklerini söyledi.TDT Genel Sekreter Yardımcısı Guliyev, seçim sonuçlarının Kazakistan'da istikrar ve refahın güçlendirilmesine, ayrıca Türk dünyasındaki ilişkilerin daha da derinleşmesine katkı sağlaması temennisinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Astana Haberleri : Türk Devletleri Parlamenterler Asamblesi (TÜRKPA) ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Uluslararası Seçim Gözlem Misyonları, Kazakistan'da dün yapılan Kurultay seçimlerinin ulusal mevzuata ve uluslararası seçim standartlarına uygun şekilde gerçekleştirildiğini bildirdi.Başkent Astana'da düzenlenen basın toplantısında seçimlere ilişkin değerlendirmelerini paylaşan TÜRKPA Uluslararası Seçim Gözlem Misyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten ile TDT Uluslararası Seçim Gözlem Misyonu Başkanı ve TDT Genel Sekreter Yardımcısı Nuru Guliyev, seçim sürecinin sakin, düzenli ve şeffaf bir ortamda gerçekleştirildiğini belirtti.Kazakistan&#039;ın yeni anayasal dönemindeki ilk seçimMesten, TÜRKPA Uluslararası Seçim Gözlem Misyonunun seçim öncesi ve seçim günü çalışmalarını Astana ve Almatı'da yürüttüğünü söyledi.Dün düzenlenen Kurultay seçimlerinin, 15 Mart'ta yapılan referandumun ardından 1 Temmuz'da yürürlüğe giren yeni Anayasa kapsamında düzenlenen ilk parlamento seçimi olduğuna dikkati çeken Mesten, iki kamaralı parlamentonun yerini tek kamaralı Kurultay'ın aldığını ifade etti.Mesten, Kurultay seçimlerinin Kazakistan'ın anayasal ve siyasi gelişimi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.Yeni sistem kapsamında Kurultay'ın, ülke genelinde tek seçim bölgesi esasına göre parti listeleri üzerinden uygulanan nispi temsil sistemiyle 5 yıllığına seçilen 145 üyeden oluştuğunu aktaran Mesten, seçimlerde 7 siyasi partiden 545 adayın kaydedildiğini dile getirdi.Seçmenler oylarını özgürce kullandıTÜRKPA misyonunun Astana ve Almatı'da çok sayıda sandığı ziyaret ettiğini belirten Mesten, gözlemlenen sandıklarda oy verme işleminin düzenli şekilde yürütüldüğünü söyledi.Mesten, Seçmenler oylarını özgürce ve müdahale olmaksızın kullanabilmiştir. Gözlemlenen sandıklarda gizli oy ve oy kullanma prosedürlerine uyulmuştur. ifadelerini kullandı.Seçimlerin hazırlanmasında ve yürütülmesinde görev alan seçim yönetim organlarının çalışmalarını takdirle karşıladıklarını belirten Mesten, kadınların, gençlerin ve engellilerin siyasi hayata katılımını artırmaya yönelik kota düzenlemelerinin önemine işaret etti.Mesten, engelli seçmenlerin oy kullanmasını kolaylaştırmak amacıyla oy verme merkezlerinde rampalar, Braille alfabesiyle hazırlanmış oy pusulası şablonları ve diğer erişilebilirlik araçlarının kullanılmasını da olumlu değerlendirdi.TÜRKPA misyonu, gözlemleri sonucunda Kazakistan'daki Kurultay seçimlerinin ulusal mevzuata ve uluslararası seçim standartlarına uygun gerçekleştirildiği sonucuna vardı.Misyon, seçim sonuçlarını etkileyebilecek önemli herhangi bir usulsüzlük tespit etmemiştirTDT Genel Sekreter Yardımcısı ve TDT Uluslararası Seçim Gözlem Misyonu Başkanı Guliyev de Kazakistan'daki seçim sürecinin açık ve şeffaf şekilde yürütüldüğünü ifade etti.Guliyev, seçim günü TDT misyonunun Astana'da toplam 33 oy verme merkezini ziyaret ettiğini belirterek, sandıkların açılışından oyların sayımına kadar gerçekleştirilen işlemleri gözlemlediklerini aktardı.Guliyev, Misyon, seçim sonuçlarını etkileyebilecek önemli herhangi bir usulsüzlük tespit etmemiştir. dedi.Sandık seçim komisyonlarının uluslararası ve yerel gözlemcilere serbest erişim sağladığını ifade eden Guliyev, bunun seçim sürecinin şeffaflığına ve hesap verebilirliğine katkı sağladığını kaydetti.Guliyev ayrıca ziyaret edilen sandıklarda izinsiz seçim kampanyası materyallerine rastlanmadığını, herhangi bir grubun seçmenleri nasıl oy kullanacakları konusunda baskı altına almaya veya etkilemeye yönelik girişimine tanık olunmadığını söyledi.777 uluslararası gözlemci seçimleri takip ettiGuliyev, seçimler sırasında 42 ülkeden ve 13 uluslararası kuruluştan toplam 777 uluslararası gözlemcinin akredite edildiğini kaydetti.Yaklaşık 200 uluslararası ve yerel medya temsilcisinin de seçimleri takip etmek üzere akredite edildiğini belirten Guliyev, uluslararası gözlemciler ve medya mensuplarının seçim sürecini yakından takip etmesinin şeffaflığa katkı sağladığını ifade etti.Guliyev, Kurultay seçimlerinin Kazakistan'ın kurumsal yapısında önemli bir gelişme olduğunu belirterek, seçimlerin ulusal mevzuata ve uluslararası standartlara uygun gerçekleştirildiğini teyit ettiklerini söyledi.TDT Genel Sekreter Yardımcısı Guliyev, seçim sonuçlarının Kazakistan'da istikrar ve refahın güçlendirilmesine, ayrıca Türk dünyasındaki ilişkilerin daha da derinleşmesine katkı sağlaması temennisinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/turkpa-ve-tdt-kazakistan-daki-kurultay-secimleri-uluslararasi-standartlara-uygun-gerceklestirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>EY Private Equity Pulse 2026 araştırmasının sonuçları yayımlandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ey-private-equity-pulse-2026-arastirmasinin-sonuclari-yayimlandi/898232/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ey-private-equity-pulse-2026-arastirmasinin-sonuclari-yayimlandi/898232/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:51:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / EY Türkiye Özel Sermaye Fonları Sektör Lideri Musa Gezer: - Önümüzdeki dönemde finansman koşullarındaki iyileşme, satışa çıkacak varlık sayısındaki artış ve yapay zeka ekosisteminin oluşturduğu yeni yatırım alanlarının özel sermaye piyasasını desteklemeye devam edeceğini öngörüyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Ernst &amp; Young (EY), EY Private Equity Pulse 2026 araştırmasının sonuçlarını paylaştı.Şirketten yapılan açıklamaya göre, araştırma, küresel özel sermaye piyasasının 2026'nın ilk yarısında belirsizliklere karşın dirençli seyrini sürdürdüğünü gösteriyor.Araştırmaya göre, yatırımcıların daha seçici davrandığı bu dönemde teknoloji odaklı işlemlerde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50 düşüş görülürken, teknoloji dışındaki işlemlerin değerinde yüzde 9 artış kaydedildi. Küresel ölçekte özel sermaye satın alımlarında toplam işlem değeri yatay seyretti.Yatırımcıların ilgisi enerji, dijital altyapı, savunma ve sağlık gibi uzun vadeli büyüme potansiyeli sunan alanlara yöneliyor.Özel sermaye fonu yöneticilerinin yaklaşık yarısı, gelecek 12-24 aylık dönemde sağlık hizmetleri ve dijital altyapıyı öncelikli yatırım alanları arasında görüyor.Veri merkezleri önemini korurken, yatırımcıların odağı artık yalnızca yapay zeka uygulamalarına değil, dönüşümü mümkün kılan elektrik şebekeleri, enerji üretimi, soğutma sistemleri, yarı iletkenler ve yazılım gibi tamamlayıcı alanlara da genişliyor.Yılın ilk yarısında açıklanan çıkış işlemlerinin toplam değeri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 artarken, kurumsal alıcıların ilgisi sayesinde stratejik satışlar çıkış piyasasının temel itici gücü olmaya devam etti.Son 6 ayda toplam çıkış değerinin yüzde 71'ini stratejik satışlar, özel sermaye fonları arasındaki işlemler, kalan kısmını ise halka arzlar oluşturdu. Kurumsal şirketler, ölçekli ve kaliteli varlıklara erişmek amacıyla özel sermaye destekli şirketlere yönelik ilgisini sürdürüyor.Araştırma ayrıca, satıcıların fiyat beklentilerinde daha gerçekçi bir yaklaşım benimsediğini ortaya koyuyor. Fon yöneticilerinin yüzde 90'ı, uzun süredir portföylerinde bulunan varlıklarda daha hızlı likidite sağlayabilmek için belirli oranlarda değerleme indirimi kabul edebileceğini belirtiyor.Çıkış hazırlığında yapay zeka ve operasyonel verimlilik öne çıkıyorJeopolitik gelişmelere bağlı belirsizliklerin sürdüğü piyasa koşullarında özel sermaye şirketleri, olası çıkış süreçlerine daha erken hazırlanmaya odaklanıyor.Katılımcıların yüzde 76'sı yapay zeka, otomasyon ve veri altyapısını en önemli öncelikleri arasında gösterirken, bunu yüzde 62 ile karlılık ve maliyet dönüşümü, yüzde 52 ile nakit ve işletme sermayesi yönetimi izliyor.Fon yöneticilerinin yüzde 72'si altı ayda yatırım faaliyetlerinin artmasını beklerken, yüzde 56'sı çıkış işlemlerinin hızlanacağını öngörüyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 14'ü yatırım faaliyetlerinde gerileme beklediğini ifade ediyor.Bununla birlikte değerleme farklılıkları, faiz oranları ve jeopolitik gelişmeler yatırım kararlarını etkilemeye devam eden başlıca riskler arasında yer alıyor.Doğru sektörleri seçebilen yatırımcıların önemli avantaj elde edeceğine inanıyoruzAçıklamada görüşlerine yer verilen EY Türkiye Özel Sermaye Fonları Sektör Lideri Musa Gezer, araştırmanın, özel sermaye yatırımcılarının bugünün belirsizlik ortamında daha disiplinli ve seçici bir yatırım yaklaşımı benimsediğini ortaya koyduğunu belirtti.Gezer, teknoloji odaklı işlemlerde yavaşlama görülürken, enerji, altyapı, sağlık ve savunma gibi dayanıklı sektörlere ilginin arttığını gözlemlediklerini aktararak, şunları kaydetti:Yapay zeka yatırımları da yalnızca uygulama tarafıyla sınırlı kalmayıp, bu dönüşümü mümkün kılan alanlara doğru genişliyor. Diğer yandan stratejik satışlar ve kurumsal alıcıların güçlü talebi, çıkış piyasasının istikrarlı seyrini desteklemeyi sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde finansman koşullarındaki iyileşme, satışa çıkacak varlık sayısındaki artış ve yapay zeka ekosisteminin oluşturduğu yeni yatırım alanlarının özel sermaye piyasasını desteklemeye devam edeceğini öngörüyoruz. Belirsizlik dönemleri aynı zamanda uzun vadeli değer yaratabilecek yatırım fırsatlarını da beraberinde getiriyor. Bu süreçte, doğru sektörleri ve doğru varlıkları seçebilen yatırımcıların önemli avantaj elde edeceğine inanıyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Ernst &amp; Young (EY), EY Private Equity Pulse 2026 araştırmasının sonuçlarını paylaştı.Şirketten yapılan açıklamaya göre, araştırma, küresel özel sermaye piyasasının 2026'nın ilk yarısında belirsizliklere karşın dirençli seyrini sürdürdüğünü gösteriyor.Araştırmaya göre, yatırımcıların daha seçici davrandığı bu dönemde teknoloji odaklı işlemlerde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50 düşüş görülürken, teknoloji dışındaki işlemlerin değerinde yüzde 9 artış kaydedildi. Küresel ölçekte özel sermaye satın alımlarında toplam işlem değeri yatay seyretti.Yatırımcıların ilgisi enerji, dijital altyapı, savunma ve sağlık gibi uzun vadeli büyüme potansiyeli sunan alanlara yöneliyor.Özel sermaye fonu yöneticilerinin yaklaşık yarısı, gelecek 12-24 aylık dönemde sağlık hizmetleri ve dijital altyapıyı öncelikli yatırım alanları arasında görüyor.Veri merkezleri önemini korurken, yatırımcıların odağı artık yalnızca yapay zeka uygulamalarına değil, dönüşümü mümkün kılan elektrik şebekeleri, enerji üretimi, soğutma sistemleri, yarı iletkenler ve yazılım gibi tamamlayıcı alanlara da genişliyor.Yılın ilk yarısında açıklanan çıkış işlemlerinin toplam değeri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 artarken, kurumsal alıcıların ilgisi sayesinde stratejik satışlar çıkış piyasasının temel itici gücü olmaya devam etti.Son 6 ayda toplam çıkış değerinin yüzde 71'ini stratejik satışlar, özel sermaye fonları arasındaki işlemler, kalan kısmını ise halka arzlar oluşturdu. Kurumsal şirketler, ölçekli ve kaliteli varlıklara erişmek amacıyla özel sermaye destekli şirketlere yönelik ilgisini sürdürüyor.Araştırma ayrıca, satıcıların fiyat beklentilerinde daha gerçekçi bir yaklaşım benimsediğini ortaya koyuyor. Fon yöneticilerinin yüzde 90'ı, uzun süredir portföylerinde bulunan varlıklarda daha hızlı likidite sağlayabilmek için belirli oranlarda değerleme indirimi kabul edebileceğini belirtiyor.Çıkış hazırlığında yapay zeka ve operasyonel verimlilik öne çıkıyorJeopolitik gelişmelere bağlı belirsizliklerin sürdüğü piyasa koşullarında özel sermaye şirketleri, olası çıkış süreçlerine daha erken hazırlanmaya odaklanıyor.Katılımcıların yüzde 76'sı yapay zeka, otomasyon ve veri altyapısını en önemli öncelikleri arasında gösterirken, bunu yüzde 62 ile karlılık ve maliyet dönüşümü, yüzde 52 ile nakit ve işletme sermayesi yönetimi izliyor.Fon yöneticilerinin yüzde 72'si altı ayda yatırım faaliyetlerinin artmasını beklerken, yüzde 56'sı çıkış işlemlerinin hızlanacağını öngörüyor. Katılımcıların yalnızca yüzde 14'ü yatırım faaliyetlerinde gerileme beklediğini ifade ediyor.Bununla birlikte değerleme farklılıkları, faiz oranları ve jeopolitik gelişmeler yatırım kararlarını etkilemeye devam eden başlıca riskler arasında yer alıyor.Doğru sektörleri seçebilen yatırımcıların önemli avantaj elde edeceğine inanıyoruzAçıklamada görüşlerine yer verilen EY Türkiye Özel Sermaye Fonları Sektör Lideri Musa Gezer, araştırmanın, özel sermaye yatırımcılarının bugünün belirsizlik ortamında daha disiplinli ve seçici bir yatırım yaklaşımı benimsediğini ortaya koyduğunu belirtti.Gezer, teknoloji odaklı işlemlerde yavaşlama görülürken, enerji, altyapı, sağlık ve savunma gibi dayanıklı sektörlere ilginin arttığını gözlemlediklerini aktararak, şunları kaydetti:Yapay zeka yatırımları da yalnızca uygulama tarafıyla sınırlı kalmayıp, bu dönüşümü mümkün kılan alanlara doğru genişliyor. Diğer yandan stratejik satışlar ve kurumsal alıcıların güçlü talebi, çıkış piyasasının istikrarlı seyrini desteklemeyi sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde finansman koşullarındaki iyileşme, satışa çıkacak varlık sayısındaki artış ve yapay zeka ekosisteminin oluşturduğu yeni yatırım alanlarının özel sermaye piyasasını desteklemeye devam edeceğini öngörüyoruz. Belirsizlik dönemleri aynı zamanda uzun vadeli değer yaratabilecek yatırım fırsatlarını da beraberinde getiriyor. Bu süreçte, doğru sektörleri ve doğru varlıkları seçebilen yatırımcıların önemli avantaj elde edeceğine inanıyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rahmi M. Koç Müzesi bisikletin iki asırlık tarihini ziyaretçilerle buluşturuyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/rahmi-m-koc-muzesi-bisikletin-iki-asirlik-tarihini-ziyaretcilerle-bulusturuyor/898231/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/rahmi-m-koc-muzesi-bisikletin-iki-asirlik-tarihini-ziyaretcilerle-bulusturuyor/898231/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:51:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Genel Müdür Yardımcısı Selen İşyar: - Geçtiğimiz sene bisikletin tarihi gelişimini anlatan 23 çok özel parçayı toplu olarak koleksiyonumuza kattık. Bununla beraber koleksiyonumuz genişledi ve kronolojik olarak anlatım yapmamıza imkan verecek bir hal aldı - İstanbul'daki müzemizde 1818'lerden 2012'ye uzanan bir geçmişi sergiliyor, ziyaretçilere farklı modelleri bir arada görme şansı sunuyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : AHMET ESAD ŞANİ - Rahmi M. Koç Müzesi'nin İngiltere'den getirilen özel seçkiyle genişletilen koleksiyonu, bisikletin iki asırlık tarihi gelişimini gözler önüne seriyor.Müze, kara yolu ulaşımı bölümünde yer alan bisiklet seçkisini, ünlü İngiliz koleksiyonerler Daniel ve Toby Ward kardeşlerden kazandırılan Ward Kardeşler Bisiklet Koleksiyonu ile zenginleştirdi.Sergilenen koleksiyonda, pedalsız ilk ahşap modellerden üç tekerlekli tasarımlara, büyük ön tekerlekli ikonik İngiliz bisikletlerinden bugünün modern tasarımlarına kadar bisikletin geçirdiği dönüşüm kronolojik olarak ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.Zengin seçkinin yanı sıra müzenin objeleri arasında bulunan bisiklet ve motosikletlerin tasarım dönüşümünü anlatan Pedaldan Motora isimli kitap da okuyucuyla buluştu.Endüstri tarihi için önemli bir kaynak niteliği taşıyan 234 sayfalık eserde, mühendislikten kültüre bisiklet ve motosikletin gelişimi çok katmanlı bir anlatıyla okura ulaştırıldı.1818&#039;lerden 2012&#039;ye uzanan bir geçmişi sergiliyoruzAA muhabirine açıklamada bulunan Rahmi M. Koç Müzesi Genel Müdür Yardımcısı Selen İşyar, müze koleksiyonunun gelişim sürecini anlattı.İşyar, müzenin 1994'te Hasköy'deki tarihi Lengerhane binasında kurulduğunu belirterek, Rahmi Koç'un ilgisi ve merakıyla başlayan özel bir koleksiyon bu. Rahmi Bey küçük yaşta Marklin oyuncak trenlerle bu toplama merakına başlıyor. Ancak müzeye dönüşme fikri, çalışma hayatına başladıktan sonra Amerika'da benzer bir yapıyı görmesiyle ortaya çıkıyor. dedi.Haliç kıyısındaki Bizans temelli tarihi Lengerhane binasının 3 yıllık restorasyonun ardından açıldığını aktaran İşyar, koleksiyonun büyümesiyle 2001 yılında Hasköy Tersanesi'nin de bünyelerine katıldığını dile getirdi.İşyar, ulaşım koleksiyonunda bisikletlerin her zaman önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:Geçtiğimiz sene bisikletin tarihi gelişimini anlatan 23 çok özel parçayı toplu olarak koleksiyonumuza kattık. Bununla beraber koleksiyonumuz genişledi ve kronolojik olarak anlatım yapmamıza imkan verecek bir hal aldı. Objeleri yeniden düzenleyerek etiketlerini hazırladık ve ziyaretçilerin rahatça anlayabileceği şekilde sergiledik. Ankara ve Ayvalık müzelerimizde de bisikletler var ancak ağırlıklı olarak İstanbul koleksiyonumuz genişledi. İstanbul'daki müzemizde 1818'lerden 2012'ye uzanan bir geçmişi sergiliyor, ziyaretçilere farklı modelleri bir arada görme şansı sunuyoruz.İnsanlık tarihiyle beraber gelişimini görebiliyoruzBisikletin sadece bir ulaşım aracı olmadığını, çocukluktan itibaren özgürlük ve oyun alanı tanıdığını aktaran İşyar, sözlerini şöyle sürdürdü:Büyüdükçe de kullanmaya devam edebileceğimiz bir araç olduğu için insanlık tarihiyle beraber gelişimini görebiliyoruz. Günümüzde artık çevreci çözümler ve spor aktivitelerini düşündüğümüzde bizimle olmaya devam eden bir ulaşım aracı. Bu anlamda bisikletleri burada görmek, tarihlerini öğrenmek ve sistemlerini anlamak tüm bisikletseverlere iyi gelecektir. Okulların açılmasıyla beraber buraya gelen öğrenciler hem ulaşımın farklı araçlarını hem de İstanbul sokaklarında daha az gördüğümüz bisikletleri inceleme imkanı bulacak.Selen İşyar, sergide teknik ve görsel açıdan dikkati çeken özel modellere ilişkin detayları da paylaştı.Koleksiyonun bir numaralı parçasının 1818 yılına tarihlenen ahşap aksamlı Johnson Hobby Horse olduğunu belirten İşyar, Bu modelde pedal yok, kullanıcı ayaklarını yere sürerek ilerliyor ve bu model bildiğimiz anlamdaki bisikletin ilk örneği kabul ediliyor. değerlendirmesinde bulundu.İşyar, tasarımlardaki mühendislik arayışlarına dikkati çekerek şunları kaydetti:Hemen arkasında gördüğümüz 1869 tarihli 'Michaux Velociped' modelinde pedallar eklenmiş ve sele genişlemiş. Ön tekeri büyük, arka tekeri küçük olan 'Penny Farthing' ise 'Daha büyük teker olursa daha hızlı gider mi?' sorusuyla ortaya çıkan bir model. Teknik olarak doğru olmakla beraber üzerinde durması zor olduğu için zamanla akrobasi bisikleti olarak kullanılmaya başlanmış. Koleksiyonumuzda iki tekeri yanlarda veya önde-arkada olan farklı üç tekerlekli modeller de yer alıyor. Tekerlek boyut ve yerlerinin farklı olması, o dönemki güç dengesi ile hız hesabının arayışlarını gösteriyor.Koleksiyon öğretici bir deneyim sunuyorPedalsız 1818 tarihli Johnson Hobby Horse'tan farklı dönemlere ait öncü modellere uzanan seçki, ziyaretçilere öğretici bir deneyim sunuyor.Mühendislik tarihinin önemli aşamalarını gözler önüne seren koleksiyon, sosyal yaşam ve ulaşım kültürü açısından da dikkati çekiyor.Koleksiyonda yer alan ve el kollarıyla kontrol edilen 1880 üretimi üç tekerlekli Coventry Rotary özellikle kadınların kullanımını teşvik etmek amacıyla tasarlanmasıyla biliniyor.Singer firmasının kadınlar için ürettiği konforlu Ladies' Tricycle (1895) Kraliçe Victoria'nın ilgisiyle yaygınlaştı. Sürücünün ağırlık merkezini geriye alarak düşme riskini azaltan American Star (1889) ise ABD Kongre Binası merdivenlerinden indirilerek denenen yapısıyla öne çıkıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : AHMET ESAD ŞANİ - Rahmi M. Koç Müzesi'nin İngiltere'den getirilen özel seçkiyle genişletilen koleksiyonu, bisikletin iki asırlık tarihi gelişimini gözler önüne seriyor.Müze, kara yolu ulaşımı bölümünde yer alan bisiklet seçkisini, ünlü İngiliz koleksiyonerler Daniel ve Toby Ward kardeşlerden kazandırılan Ward Kardeşler Bisiklet Koleksiyonu ile zenginleştirdi.Sergilenen koleksiyonda, pedalsız ilk ahşap modellerden üç tekerlekli tasarımlara, büyük ön tekerlekli ikonik İngiliz bisikletlerinden bugünün modern tasarımlarına kadar bisikletin geçirdiği dönüşüm kronolojik olarak ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.Zengin seçkinin yanı sıra müzenin objeleri arasında bulunan bisiklet ve motosikletlerin tasarım dönüşümünü anlatan Pedaldan Motora isimli kitap da okuyucuyla buluştu.Endüstri tarihi için önemli bir kaynak niteliği taşıyan 234 sayfalık eserde, mühendislikten kültüre bisiklet ve motosikletin gelişimi çok katmanlı bir anlatıyla okura ulaştırıldı.1818&#039;lerden 2012&#039;ye uzanan bir geçmişi sergiliyoruzAA muhabirine açıklamada bulunan Rahmi M. Koç Müzesi Genel Müdür Yardımcısı Selen İşyar, müze koleksiyonunun gelişim sürecini anlattı.İşyar, müzenin 1994'te Hasköy'deki tarihi Lengerhane binasında kurulduğunu belirterek, Rahmi Koç'un ilgisi ve merakıyla başlayan özel bir koleksiyon bu. Rahmi Bey küçük yaşta Marklin oyuncak trenlerle bu toplama merakına başlıyor. Ancak müzeye dönüşme fikri, çalışma hayatına başladıktan sonra Amerika'da benzer bir yapıyı görmesiyle ortaya çıkıyor. dedi.Haliç kıyısındaki Bizans temelli tarihi Lengerhane binasının 3 yıllık restorasyonun ardından açıldığını aktaran İşyar, koleksiyonun büyümesiyle 2001 yılında Hasköy Tersanesi'nin de bünyelerine katıldığını dile getirdi.İşyar, ulaşım koleksiyonunda bisikletlerin her zaman önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:Geçtiğimiz sene bisikletin tarihi gelişimini anlatan 23 çok özel parçayı toplu olarak koleksiyonumuza kattık. Bununla beraber koleksiyonumuz genişledi ve kronolojik olarak anlatım yapmamıza imkan verecek bir hal aldı. Objeleri yeniden düzenleyerek etiketlerini hazırladık ve ziyaretçilerin rahatça anlayabileceği şekilde sergiledik. Ankara ve Ayvalık müzelerimizde de bisikletler var ancak ağırlıklı olarak İstanbul koleksiyonumuz genişledi. İstanbul'daki müzemizde 1818'lerden 2012'ye uzanan bir geçmişi sergiliyor, ziyaretçilere farklı modelleri bir arada görme şansı sunuyoruz.İnsanlık tarihiyle beraber gelişimini görebiliyoruzBisikletin sadece bir ulaşım aracı olmadığını, çocukluktan itibaren özgürlük ve oyun alanı tanıdığını aktaran İşyar, sözlerini şöyle sürdürdü:Büyüdükçe de kullanmaya devam edebileceğimiz bir araç olduğu için insanlık tarihiyle beraber gelişimini görebiliyoruz. Günümüzde artık çevreci çözümler ve spor aktivitelerini düşündüğümüzde bizimle olmaya devam eden bir ulaşım aracı. Bu anlamda bisikletleri burada görmek, tarihlerini öğrenmek ve sistemlerini anlamak tüm bisikletseverlere iyi gelecektir. Okulların açılmasıyla beraber buraya gelen öğrenciler hem ulaşımın farklı araçlarını hem de İstanbul sokaklarında daha az gördüğümüz bisikletleri inceleme imkanı bulacak.Selen İşyar, sergide teknik ve görsel açıdan dikkati çeken özel modellere ilişkin detayları da paylaştı.Koleksiyonun bir numaralı parçasının 1818 yılına tarihlenen ahşap aksamlı Johnson Hobby Horse olduğunu belirten İşyar, Bu modelde pedal yok, kullanıcı ayaklarını yere sürerek ilerliyor ve bu model bildiğimiz anlamdaki bisikletin ilk örneği kabul ediliyor. değerlendirmesinde bulundu.İşyar, tasarımlardaki mühendislik arayışlarına dikkati çekerek şunları kaydetti:Hemen arkasında gördüğümüz 1869 tarihli 'Michaux Velociped' modelinde pedallar eklenmiş ve sele genişlemiş. Ön tekeri büyük, arka tekeri küçük olan 'Penny Farthing' ise 'Daha büyük teker olursa daha hızlı gider mi?' sorusuyla ortaya çıkan bir model. Teknik olarak doğru olmakla beraber üzerinde durması zor olduğu için zamanla akrobasi bisikleti olarak kullanılmaya başlanmış. Koleksiyonumuzda iki tekeri yanlarda veya önde-arkada olan farklı üç tekerlekli modeller de yer alıyor. Tekerlek boyut ve yerlerinin farklı olması, o dönemki güç dengesi ile hız hesabının arayışlarını gösteriyor.Koleksiyon öğretici bir deneyim sunuyorPedalsız 1818 tarihli Johnson Hobby Horse'tan farklı dönemlere ait öncü modellere uzanan seçki, ziyaretçilere öğretici bir deneyim sunuyor.Mühendislik tarihinin önemli aşamalarını gözler önüne seren koleksiyon, sosyal yaşam ve ulaşım kültürü açısından da dikkati çekiyor.Koleksiyonda yer alan ve el kollarıyla kontrol edilen 1880 üretimi üç tekerlekli Coventry Rotary özellikle kadınların kullanımını teşvik etmek amacıyla tasarlanmasıyla biliniyor.Singer firmasının kadınlar için ürettiği konforlu Ladies' Tricycle (1895) Kraliçe Victoria'nın ilgisiyle yaygınlaştı. Sürücünün ağırlık merkezini geriye alarak düşme riskini azaltan American Star (1889) ise ABD Kongre Binası merdivenlerinden indirilerek denenen yapısıyla öne çıkıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul'da bu hafta birçok etkinlik sanatseverlerle buluşacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-da-bu-hafta-bircok-etkinlik-sanatseverlerle-bulusacak/898230/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-da-bu-hafta-bircok-etkinlik-sanatseverlerle-bulusacak/898230/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:51:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İstanbul'da bu hafta konserlerden tiyatro oyunlarına, müze etkinliklerinden sergilere kadar çok sayıda kültür sanat etkinliği sanatseverlerle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul'da bu hafta konserlerden tiyatro oyunlarına, müze etkinliklerinden sergilere kadar çok sayıda kültür sanat etkinliği sanatseverlerle buluşacak.İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları, Açık Hava Yaz Oyunları kapsamında Haramiler eseriyle yarın Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi'nde izleyicilerin karşısına çıkacak. Musahipzade Celal'in yazdığı, Engin Alkan'ın uyarlayıp yönettiği müzikal saat 21.00'de sahnelenecek.Açık Hava Yaz Oyunları'nın bir diğer yapımı Yoldan Çıkan Oyun ise 27 ve 28 Ağustos'ta Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi'nde izlenebilecek. Henry Lewis, Jonathan Sayer ve Henry Shields'ın yazdığı, Lerzan Pamir'in yönettiği oyun, saat 21.00'de başlayacak.Konserler ve müzik etkinlikleriCaz müziği tutkunları, haftanın farklı günlerinde Nardis Jazz Club'da düzenlenecek konserlerde buluşacak.Barış Öztürk Trio bugün, Nanny Assis AfroJobim projesiyle yarın, Renan Teuman Quartet 26 Ağustos'ta, Melisa Durukan &amp; İlayda Hatipoğlu Quintet ise 27 Ağustos'ta performans sergileyecek.Zorlu Performans Sanatları Merkezi Vestel Amfi sahnesinde 26 Ağustos'ta VIBE Konseri gerçekleşecek. Başak Doğan yönetimindeki VIBE, Jamiroquai, Daft Punk, Pentatonix, Adele, Aurora, Stevie Wonder ve Coldplay gibi sanatçıların eserlerinden oluşan çok sesli repertuvarını akapella düzenlemelerle yorumlayacak. Konser ücretsiz gerçekleştirilecek.Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda açıkhava konserleri de müzikseverlerle buluşacak.Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Türk Telekom Prime AKM Yaz Konserleri kapsamında One Two Trio 26 Ağustos'ta AKM Çok Amaçlı Salon'da sahne alacak. Piyanoda Saim Mert Sarıçalı, kontrbasta Güneş Sungur ve davulda Hurşit Efe Köroğlu'ndan oluşan genç caz üçlüsü, kendi bestelerini caz standartları ve özgün doğaçlamalarla buluşturacak.Füniküler, 29 Ağustos'ta AKM Çok Amaçlı Salon'da müzikseverlerle buluşacak. Doğa Toparlak, Özgü Dündar, Ozan Güler, Yunus Emre Hacıoğlu ve Abdullah Örs'ten oluşan grup, cazın yapısal özgürlüğünü Anadolu makamları, Latin ritimleri ve Doğu melodileriyle bir araya getiren progresif müzik anlayışını dinleyicilere sunacak.Müzede Sahne 27 Ağustos&#039;ta başlıyorSabancı Vakfının katkılarıyla Sakıp Sabancı Müzesi'nde bu yıl 10. kez düzenlenecek Müzede Sahne, 27-30 Ağustos'ta gerçekleştirilecek. Oyunlarla Dönüşüm temasıyla hazırlanan programda tiyatro ve performans sanatının farklı biçimleri izleyiciyle buluşacak.Program kapsamında Fuayede Karşılaşmalar 27, 28, 29 ve 30 Ağustos'ta, Yakın Zamanın Kaybı 29 ve 30 Ağustos'ta, Şazan Meclisi: Tuhaf Akrabaların İzinde 28 Ağustos'ta sahnelenecek.SergilerTürk ve İslam Eserleri Müzesi'nde bugün, çini sanatçısı Mümine Ateş ile öğrencilerinin hazırladığı Ateşin Renkleri adlı çini sergisi açılacak.İstanbul Modern'de Panorama: Hayaller ve Yerler, Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası ve Renzo Piano: Yerin Ruhu sergileri ziyaret edilebilecek.Sakıp Sabancı Müzesi'nde ise Japon sanatçı Yoko Ono'nun İçses ve İçyapı sergisi 27 Aralık'a kadar görülebilecek. Müzede ayrıca Karalamalar, Meşkler ve Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu sergileri sanatseverleri ağırlayacak.Koleksiyoner Mehmet Çebi'nin çağdaş hat, hilye ve tespihlerden oluşan Sessiz Zarafet sergisi, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde 29 Ağustos'a kadar görülebilecek.Çocuklar için atölyelerAtatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) çocuklara yönelik etkinlikler hafta boyunca devam edecek. Lego ve Resimle Geleceği Tasarlıyorum, Hayal Oyunum/Yaratıcı Drama, farklı yaş gruplarına yönelik Çaça Dans Atölyesi ve Minik Yogiler/Yoga Atölyesi yarından itibaren çocuklarla buluşacak.İstanbul'da hafta boyunca farklı mekanlarda stand-up gösterileri, açık hava etkinlikleri, sema mukabeleleri ve çeşitli atölyeler de gerçekleştirilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul'da bu hafta konserlerden tiyatro oyunlarına, müze etkinliklerinden sergilere kadar çok sayıda kültür sanat etkinliği sanatseverlerle buluşacak.İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları, Açık Hava Yaz Oyunları kapsamında Haramiler eseriyle yarın Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi'nde izleyicilerin karşısına çıkacak. Musahipzade Celal'in yazdığı, Engin Alkan'ın uyarlayıp yönettiği müzikal saat 21.00'de sahnelenecek.Açık Hava Yaz Oyunları'nın bir diğer yapımı Yoldan Çıkan Oyun ise 27 ve 28 Ağustos'ta Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi'nde izlenebilecek. Henry Lewis, Jonathan Sayer ve Henry Shields'ın yazdığı, Lerzan Pamir'in yönettiği oyun, saat 21.00'de başlayacak.Konserler ve müzik etkinlikleriCaz müziği tutkunları, haftanın farklı günlerinde Nardis Jazz Club'da düzenlenecek konserlerde buluşacak.Barış Öztürk Trio bugün, Nanny Assis AfroJobim projesiyle yarın, Renan Teuman Quartet 26 Ağustos'ta, Melisa Durukan &amp; İlayda Hatipoğlu Quintet ise 27 Ağustos'ta performans sergileyecek.Zorlu Performans Sanatları Merkezi Vestel Amfi sahnesinde 26 Ağustos'ta VIBE Konseri gerçekleşecek. Başak Doğan yönetimindeki VIBE, Jamiroquai, Daft Punk, Pentatonix, Adele, Aurora, Stevie Wonder ve Coldplay gibi sanatçıların eserlerinden oluşan çok sesli repertuvarını akapella düzenlemelerle yorumlayacak. Konser ücretsiz gerçekleştirilecek.Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda açıkhava konserleri de müzikseverlerle buluşacak.Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Türk Telekom Prime AKM Yaz Konserleri kapsamında One Two Trio 26 Ağustos'ta AKM Çok Amaçlı Salon'da sahne alacak. Piyanoda Saim Mert Sarıçalı, kontrbasta Güneş Sungur ve davulda Hurşit Efe Köroğlu'ndan oluşan genç caz üçlüsü, kendi bestelerini caz standartları ve özgün doğaçlamalarla buluşturacak.Füniküler, 29 Ağustos'ta AKM Çok Amaçlı Salon'da müzikseverlerle buluşacak. Doğa Toparlak, Özgü Dündar, Ozan Güler, Yunus Emre Hacıoğlu ve Abdullah Örs'ten oluşan grup, cazın yapısal özgürlüğünü Anadolu makamları, Latin ritimleri ve Doğu melodileriyle bir araya getiren progresif müzik anlayışını dinleyicilere sunacak.Müzede Sahne 27 Ağustos&#039;ta başlıyorSabancı Vakfının katkılarıyla Sakıp Sabancı Müzesi'nde bu yıl 10. kez düzenlenecek Müzede Sahne, 27-30 Ağustos'ta gerçekleştirilecek. Oyunlarla Dönüşüm temasıyla hazırlanan programda tiyatro ve performans sanatının farklı biçimleri izleyiciyle buluşacak.Program kapsamında Fuayede Karşılaşmalar 27, 28, 29 ve 30 Ağustos'ta, Yakın Zamanın Kaybı 29 ve 30 Ağustos'ta, Şazan Meclisi: Tuhaf Akrabaların İzinde 28 Ağustos'ta sahnelenecek.SergilerTürk ve İslam Eserleri Müzesi'nde bugün, çini sanatçısı Mümine Ateş ile öğrencilerinin hazırladığı Ateşin Renkleri adlı çini sergisi açılacak.İstanbul Modern'de Panorama: Hayaller ve Yerler, Semiha Berksoy: Tüm Renklerin Aryası ve Renzo Piano: Yerin Ruhu sergileri ziyaret edilebilecek.Sakıp Sabancı Müzesi'nde ise Japon sanatçı Yoko Ono'nun İçses ve İçyapı sergisi 27 Aralık'a kadar görülebilecek. Müzede ayrıca Karalamalar, Meşkler ve Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu sergileri sanatseverleri ağırlayacak.Koleksiyoner Mehmet Çebi'nin çağdaş hat, hilye ve tespihlerden oluşan Sessiz Zarafet sergisi, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde 29 Ağustos'a kadar görülebilecek.Çocuklar için atölyelerAtatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) çocuklara yönelik etkinlikler hafta boyunca devam edecek. Lego ve Resimle Geleceği Tasarlıyorum, Hayal Oyunum/Yaratıcı Drama, farklı yaş gruplarına yönelik Çaça Dans Atölyesi ve Minik Yogiler/Yoga Atölyesi yarından itibaren çocuklarla buluşacak.İstanbul'da hafta boyunca farklı mekanlarda stand-up gösterileri, açık hava etkinlikleri, sema mukabeleleri ve çeşitli atölyeler de gerçekleştirilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Irak Başbakanı Zeydi: Tam egemenliğimizi 30 Eylül'de ilan edeceğiz</title>
      <link>https://www.canligaste.com/irak-basbakani-zeydi-tam-egemenligimizi-30-eylul-de-ilan-edecegiz/898229/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/irak-basbakani-zeydi-tam-egemenligimizi-30-eylul-de-ilan-edecegiz/898229/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:48:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Irak Başbakanı Zeydi: Tam Egemenliğimizi 30 Eylül / Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Iraklılar, 30 Eylül'de ülke topraklarının tamamı üzerindeki egemenliklerinin tamamlandığını ilan edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Irak Başbakanı Zeydi: Tam Egemenliğimizi 30 Eylül Haberleri : Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Iraklılar, 30 Eylül'de ülke topraklarının tamamı üzerindeki egemenliklerinin tamamlandığını ilan edecek. dedi.Zeydi, başkent Bağdat'ta Sünni Vakfı Divanı tarafından düzenlenen Mevlit Kandili programında konuştu.Hükümet programının ülkenin yeniden inşası, reform, yolsuzlukla mücadele ve üretken bir çalışma ortamının güçlendirilmesi üzerine kurulu olduğunu belirten Zeydi, Irak'ın tam egemenliğine vurgu yaptı.Zeydi, Iraklılar, 30 Eylül'de Irak topraklarının tamamı üzerindeki egemenliklerinin tamamlandığını ilan edecek. ifadelerini kullandı.Irak, başka ülkelerin zarar göreceği bir saha olmayacakGüvenlik kurumlarının anayasal çerçevede faaliyet göstermesi için çalıştıklarını belirten Zeydi, toplumsal barışın korunması ve hukukun uygulanmasına bağlı olduklarını ifade etti.Irak'ın başka ülkelerin zarar göreceği bir saha olmayacağını söyleyen Zeydi, ülkenin güvenliği ve egemenliğinin korunmasının tüm Iraklıların ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.Zeydi daha önce yaptığı açıklamada, 30 Eylül'e kadar ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin tamamının Irak'tan çekileceğini belirtmişti.Aynı tarihe kadar Irak'taki Şii silahlı yapıların da silahlarını devlete teslim etmesi bekleniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Irak Başbakanı Zeydi: Tam Egemenliğimizi 30 Eylül Haberleri : Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Iraklılar, 30 Eylül'de ülke topraklarının tamamı üzerindeki egemenliklerinin tamamlandığını ilan edecek. dedi.Zeydi, başkent Bağdat'ta Sünni Vakfı Divanı tarafından düzenlenen Mevlit Kandili programında konuştu.Hükümet programının ülkenin yeniden inşası, reform, yolsuzlukla mücadele ve üretken bir çalışma ortamının güçlendirilmesi üzerine kurulu olduğunu belirten Zeydi, Irak'ın tam egemenliğine vurgu yaptı.Zeydi, Iraklılar, 30 Eylül'de Irak topraklarının tamamı üzerindeki egemenliklerinin tamamlandığını ilan edecek. ifadelerini kullandı.Irak, başka ülkelerin zarar göreceği bir saha olmayacakGüvenlik kurumlarının anayasal çerçevede faaliyet göstermesi için çalıştıklarını belirten Zeydi, toplumsal barışın korunması ve hukukun uygulanmasına bağlı olduklarını ifade etti.Irak'ın başka ülkelerin zarar göreceği bir saha olmayacağını söyleyen Zeydi, ülkenin güvenliği ve egemenliğinin korunmasının tüm Iraklıların ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.Zeydi daha önce yaptığı açıklamada, 30 Eylül'e kadar ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin tamamının Irak'tan çekileceğini belirtmişti.Aynı tarihe kadar Irak'taki Şii silahlı yapıların da silahlarını devlete teslim etmesi bekleniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/irak-basbakani-zeydi-tam-egemenligimizi-30-eylul-de-ilan-edecegiz.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>MSB'den Fırat Kalkanı Harekatı'nın 10. yıl dönümü mesajı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/msb-den-firat-kalkani-harekati-nin-10-yil-donumu-mesaji/898228/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/msb-den-firat-kalkani-harekati-nin-10-yil-donumu-mesaji/898228/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:48:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Msb / Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Fırat Kalkanı Harekatı'nın 10.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Msb Haberleri : Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Fırat Kalkanı Harekatı'nın 10. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, DEAŞ başta olmak üzere Suriye'deki terör örgütlerine büyük darbe indirdiğimiz Fırat Kalkanı Harekatı'nın 10'uncu yıl dönümünde, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi gururla selamlıyor, şehitlerimize Allah'tan rahmet, gazilerimize sağlıklı, mutlu ve uzun ömürler diliyoruz. ifadeleri yer aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Msb Haberleri : Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Fırat Kalkanı Harekatı'nın 10. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, DEAŞ başta olmak üzere Suriye'deki terör örgütlerine büyük darbe indirdiğimiz Fırat Kalkanı Harekatı'nın 10'uncu yıl dönümünde, kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi gururla selamlıyor, şehitlerimize Allah'tan rahmet, gazilerimize sağlıklı, mutlu ve uzun ömürler diliyoruz. ifadeleri yer aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/msb-den-firat-kalkani-harekati-nin-10-yil-donumu-mesaji.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Niğde'de araç parkı nedeniyle çıkan kavgada 3 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nigde-de-arac-parki-nedeniyle-cikan-kavgada-3-kisi-yaralandi/898227/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nigde-de-arac-parki-nedeniyle-cikan-kavgada-3-kisi-yaralandi/898227/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:45:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Niğde / Niğde'nin Bor ilçesinde araç park etme nedeniyle çıkan kavgada, biri darp, 2'si tabancayla olmak üzere 3 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Niğde Haberleri : Niğde'nin Bor ilçesinde araç park etme nedeniyle çıkan kavgada, biri darp, 2'si tabancayla olmak üzere 3 kişi yaralandı. Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Karanlıkdere köyünde araç park etme nedeniyle kavga ettiği C.A'yı darbeden M.E.E, daha sonra yanında bulunan tabancayla karşı tarafa ateş etti. O sırada çevrede bulunan C.K. ve M.P. yaralandı.İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.C.K. ve M.P, ambulanslarla Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesine, darbedilen C.A. da Bor Devlet Hastanesine kaldırıldı. C.A, tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edildi.Olayın ardından kullandığı tabancayı bırakarak kaçan M.E.E. ise jandarma ekiplerince yakalandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Niğde Haberleri : Niğde'nin Bor ilçesinde araç park etme nedeniyle çıkan kavgada, biri darp, 2'si tabancayla olmak üzere 3 kişi yaralandı. Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Karanlıkdere köyünde araç park etme nedeniyle kavga ettiği C.A'yı darbeden M.E.E, daha sonra yanında bulunan tabancayla karşı tarafa ateş etti. O sırada çevrede bulunan C.K. ve M.P. yaralandı.İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.C.K. ve M.P, ambulanslarla Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesine, darbedilen C.A. da Bor Devlet Hastanesine kaldırıldı. C.A, tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edildi.Olayın ardından kullandığı tabancayı bırakarak kaçan M.E.E. ise jandarma ekiplerince yakalandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/nigde-de-arac-parki-nedeniyle-cikan-kavgada-3-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da orman yangını</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bosna-hersek-in-baskenti-saraybosna-da-orman-yangini/898226/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bosna-hersek-in-baskenti-saraybosna-da-orman-yangini/898226/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:42:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna yakınlarındaki Trebevic Dağı'nda dün çıkan orman yangınına müdahale sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna yakınlarındaki Trebevic Dağı'nda dün çıkan orman yangınına müdahale sürüyor.Trebevic'in batı kesiminde dün öğleden sonra bilinmeyen bir sebeple başlayan yangına itfaiye ekipleri tarafından müdahale edilirken, dağ kurtarma ve orman işletmesi ekipleri de yangın söndürme çalışmalarına katılıyor.Yetkililer, yangının en kısa sürede kontrol altına alınmasını beklediklerini ancak arazinin ulaşılması güç olmasının çalışmaları zorlaştırdığını kaydetti.Bölgede alevler, ormanlık alanın sınırına kadar ulaşırken, yangının yerleşim yerlerini veya herhangi bir yapıyı tehdit etmediği bildirildi.Öte yandan ülkenin güneyinde bulunan Trebinje şehrindeki yangına da müdahale ediliyor.Bosna Hersek Savunma Bakanlığı bünyesindeki helikopterler de, bölgedeki yangın söndürme çalışmalarına destek veriyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna yakınlarındaki Trebevic Dağı'nda dün çıkan orman yangınına müdahale sürüyor.Trebevic'in batı kesiminde dün öğleden sonra bilinmeyen bir sebeple başlayan yangına itfaiye ekipleri tarafından müdahale edilirken, dağ kurtarma ve orman işletmesi ekipleri de yangın söndürme çalışmalarına katılıyor.Yetkililer, yangının en kısa sürede kontrol altına alınmasını beklediklerini ancak arazinin ulaşılması güç olmasının çalışmaları zorlaştırdığını kaydetti.Bölgede alevler, ormanlık alanın sınırına kadar ulaşırken, yangının yerleşim yerlerini veya herhangi bir yapıyı tehdit etmediği bildirildi.Öte yandan ülkenin güneyinde bulunan Trebinje şehrindeki yangına da müdahale ediliyor.Bosna Hersek Savunma Bakanlığı bünyesindeki helikopterler de, bölgedeki yangın söndürme çalışmalarına destek veriyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Avrupa Ligi Süper Kupa'da mücadele edecek takımlar belli oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/avrupa-ligi-super-kupa-da-mucadele-edecek-takimlar-belli-oldu/898225/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/avrupa-ligi-super-kupa-da-mucadele-edecek-takimlar-belli-oldu/898225/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:42:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Abu Dabi'nin ev sahipliğindeki organizasyonda Fenerbahçe Tarfin, Olympiakos, Real Madrid ve Dubai Basketbol yer alacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Basketbolda ilk kez düzenlenecek Avrupa Ligi Süper Kupa organizasyonunda mücadele edecek takımlar belli oldu.Avrupa Ligi organizasyonunun açıklamasına göre Fenerbahçe Tarfin, Olympiakos, Real Madrid ve Dubai Basketbol, 18-19 Eylül'de Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenecek Süper Kupa'da yer alacak.Fenerbahçe Tarfin ve Yunanistan ekibi Olympiakos, Avrupa Ligi'nde son iki yılın şampiyonları, İspanya temsilcisi Real Madrid geçen sezonun finalisti ve Dubai Basketbol, ev sahibi ünvanıyla organizasyonda mücadele edecek.Yarı finalde 18 Eylül Cuma günü Olympiakos-Fenerbahçe Tarfin ve Dubai Basketbol-Real Madrid maçları yapılacak. Final ve üçüncülük müsabakaları ise 19 Eylül Cumartesi günü oynanacak.Süper Kupa'da 4 maçın tamamını kapsayan biletler, 143 ile 359 avro arasındaki fiyatlarla satışa sunuldu. Tek günlük maç biletleri ise 55 ile 256 avro arasında değişen fiyatlarla 31 Ağustos'ta satışa çıkarılacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Basketbolda ilk kez düzenlenecek Avrupa Ligi Süper Kupa organizasyonunda mücadele edecek takımlar belli oldu.Avrupa Ligi organizasyonunun açıklamasına göre Fenerbahçe Tarfin, Olympiakos, Real Madrid ve Dubai Basketbol, 18-19 Eylül'de Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenecek Süper Kupa'da yer alacak.Fenerbahçe Tarfin ve Yunanistan ekibi Olympiakos, Avrupa Ligi'nde son iki yılın şampiyonları, İspanya temsilcisi Real Madrid geçen sezonun finalisti ve Dubai Basketbol, ev sahibi ünvanıyla organizasyonda mücadele edecek.Yarı finalde 18 Eylül Cuma günü Olympiakos-Fenerbahçe Tarfin ve Dubai Basketbol-Real Madrid maçları yapılacak. Final ve üçüncülük müsabakaları ise 19 Eylül Cumartesi günü oynanacak.Süper Kupa'da 4 maçın tamamını kapsayan biletler, 143 ile 359 avro arasındaki fiyatlarla satışa sunuldu. Tek günlük maç biletleri ise 55 ile 256 avro arasında değişen fiyatlarla 31 Ağustos'ta satışa çıkarılacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/avrupa-ligi-super-kupa-da-mucadele-edecek-takimlar-belli-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho ve Meksikalı mevkidaşı Velasco ikili ilişkileri görüştü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/guney-kore-disisleri-bakani-cho-ve-meksikali-mevkidasi-velasco-ikili-iliskileri-gorustu/898224/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/guney-kore-disisleri-bakani-cho-ve-meksikali-mevkidasi-velasco-ikili-iliskileri-gorustu/898224/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:39:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun, ülkesini ziyaret eden Meksika Dışişleri Bakanı Roberto Velasco ile ticaret ve savunma sanayi gibi alanlarda ikili ilişkilerin geliştirilmesini ele aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun, ülkesini ziyaret eden Meksika Dışişleri Bakanı Roberto Velasco ile ticaret ve savunma sanayi gibi alanlarda ikili ilişkilerin geliştirilmesini ele aldı.Yonhap'ın Güney Kore Dışişleri Bakanlığı açıklamasına yer verdiği haberine göre, Cho ve Velasco, Güney Kore'nin başkenti Seul'de bir araya geldi.Cho, küresel ekonomideki artan belirsizlik ortamında, tedarik zincirleri, enerji, gıda ve güvenlik gibi alanlarda ikili ilişkilerin her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirtti.Ayrıca Cho, iki ülke arasında ticaret ve yatırım konusunda kurumsal temelin güçlendirilmesi ile yapay zeka, uzay, eğitim ve savunma sanayi gibi alanlara işbirliğinin çeşitlendirilmesi çağrısında bulundu.Velasco da iki ülkenin, orta ölçekli ülkelerin bakış açılarını yansıtan daha kapsayıcı ve temsili bir uluslararası düzenin inşasına katkıda bulunması gerektiğini vurgulayarak, ikili ilişkilerin demokrasi, insan hakları ve uluslararası hukuka saygı gibi ortak ilkelere dayandığını kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Güney Kore Dışişleri Bakanı Cho Hyun, ülkesini ziyaret eden Meksika Dışişleri Bakanı Roberto Velasco ile ticaret ve savunma sanayi gibi alanlarda ikili ilişkilerin geliştirilmesini ele aldı.Yonhap'ın Güney Kore Dışişleri Bakanlığı açıklamasına yer verdiği haberine göre, Cho ve Velasco, Güney Kore'nin başkenti Seul'de bir araya geldi.Cho, küresel ekonomideki artan belirsizlik ortamında, tedarik zincirleri, enerji, gıda ve güvenlik gibi alanlarda ikili ilişkilerin her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirtti.Ayrıca Cho, iki ülke arasında ticaret ve yatırım konusunda kurumsal temelin güçlendirilmesi ile yapay zeka, uzay, eğitim ve savunma sanayi gibi alanlara işbirliğinin çeşitlendirilmesi çağrısında bulundu.Velasco da iki ülkenin, orta ölçekli ülkelerin bakış açılarını yansıtan daha kapsayıcı ve temsili bir uluslararası düzenin inşasına katkıda bulunması gerektiğini vurgulayarak, ikili ilişkilerin demokrasi, insan hakları ve uluslararası hukuka saygı gibi ortak ilkelere dayandığını kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/guney-kore-disisleri-bakani-cho-ve-meksikali-mevkidasi-velasco-ikili-iliskileri-gorustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>YÖK koordinasyonunda oluşturulan COP31 Genç Akademi Takımı'na başvurular başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yok-koordinasyonunda-olusturulan-cop31-genc-akademi-takimi-na-basvurular-basladi/898223/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yok-koordinasyonunda-olusturulan-cop31-genc-akademi-takimi-na-basvurular-basladi/898223/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:36:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar: - COP31 Genç Akademi Takımı ile öğrencilerimize, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek bu önemli uluslararası sürecin akademik boyutuna doğrudan katılma imkanı sunuyoruz - Tüm üniversite öğrencilerimizi bu fırsatı değerlendirmeye, bilgi ve yetkinlikleriyle COP31 sürecine katkı sunmaya ve dünyanın geleceğine ilişkin sorumluluk almaya davet ediyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinasyonunda, Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 kapsamında akademik proje ve etkinliklerde öğrencilerin görev almasını sağlamak amacıyla oluşturulan COP31 Genç Akademi Takımı için başvurular başladı.YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, Takımın Bir Parçası Ol sloganıyla yürütülen programla ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin COP31 sürecine doğrudan akademik proje ve etkinlikler üzerinden katılması amaçlanıyor.Bu kapsamda, üniversiteler tarafından Kurula bildirilen faaliyetlerde yer alacak öğrencilerin oluşturacağı COP31 Genç Akademi Takımı için başvurular, 24-26 Ağustos arasında yapılacak.Takıma katılmak isteyenler, COP31'in resmi internet sitesi üzerinden çevrim içi olarak başvuruda bulunabilecek.Öğrenciler akademik değerlendirme sonucuna göre seçilecekBaşvuru öncesinde öğrencilerin ilgili akademisyenle iletişime geçerek, YÖK'e yapılan COP31 bildiriminde yer alan proje veya etkinlik adı ile akademisyen bilgilerini teyit etmesi gerekiyor.Başvuruların tamamlanmasının ardından öğrencilerin belirttiği üniversite, proje veya etkinlik adı ile ilgili akademisyen bilgileri, YÖK'teki mevcut COP31 akademik başvuru kayıtlarıyla eşleştirilecek.Öğrenci başvurularıyla ilişkilendirilen akademik proje ve etkinlikler, akademik değerlendirmeye alınacak.Akademik değerlendirme sonucunda, uygun bulunan proje ve etkinliklerle ilişkili öğrenciler arasından temel uygunluk, yabancı dil yeterliliği ve projeye sunabilecekleri katkı dikkate alınarak belirlenen kontenjan kapsamında seçim yapılacak.YÖK tarafından seçilecek öğrenciler, COP31 eğitimlerine alınacak. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrenciler, ilişkilendirildikleri akademik proje veya etkinliğin COP31 programında gerçekleştirileceği gün veya günlerde akademik ekiplerle birlikte görev yapacak.Öğrencilerin görev tarihleri, görev alanları ve diğer uygulama ayrıntıları, COP31 akademik programının kesinleşmesinin ardından ayrıca bildirilecek.Gençlerimizin sahiplenmediği bir gelecek tasavvur edemeyizAçıklamada görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Erol Özvar, iklim değişikliğinin sadece bugünün değil gelecek nesillerin de yaşamını doğrudan ilgilendiren küresel bir sorun olduğunu, sürdürülebilirliğin ise ortak bir sorumluluk haline geldiğini vurguladı.Gençlerin bu süreçleri yalnızca takip eden değil, bilgi ve fikirleriyle katkı sunan, sorumluluk alan ve çözümün parçası olan bireyler olarak yetişmelerinin büyük önem taşıdığını belirten Özvar, şunları kaydetti:COP31 Genç Akademi Takımı ile öğrencilerimize, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek bu önemli uluslararası sürecin akademik boyutuna doğrudan katılma imkanı sunuyoruz. Tüm üniversite öğrencilerimizi bu fırsatı değerlendirmeye, bilgi ve yetkinlikleriyle COP31 sürecine katkı sunmaya ve dünyanın geleceğine ilişkin sorumluluk almaya davet ediyorum. Gençlerimizin sahiplenmediği bir gelecek tasavvur edemeyiz. Onların katkısı, yalnızca COP31 için değil, daha sürdürülebilir bir dünya için de büyük değer taşıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinasyonunda, Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 kapsamında akademik proje ve etkinliklerde öğrencilerin görev almasını sağlamak amacıyla oluşturulan COP31 Genç Akademi Takımı için başvurular başladı.YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, Takımın Bir Parçası Ol sloganıyla yürütülen programla ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin COP31 sürecine doğrudan akademik proje ve etkinlikler üzerinden katılması amaçlanıyor.Bu kapsamda, üniversiteler tarafından Kurula bildirilen faaliyetlerde yer alacak öğrencilerin oluşturacağı COP31 Genç Akademi Takımı için başvurular, 24-26 Ağustos arasında yapılacak.Takıma katılmak isteyenler, COP31'in resmi internet sitesi üzerinden çevrim içi olarak başvuruda bulunabilecek.Öğrenciler akademik değerlendirme sonucuna göre seçilecekBaşvuru öncesinde öğrencilerin ilgili akademisyenle iletişime geçerek, YÖK'e yapılan COP31 bildiriminde yer alan proje veya etkinlik adı ile akademisyen bilgilerini teyit etmesi gerekiyor.Başvuruların tamamlanmasının ardından öğrencilerin belirttiği üniversite, proje veya etkinlik adı ile ilgili akademisyen bilgileri, YÖK'teki mevcut COP31 akademik başvuru kayıtlarıyla eşleştirilecek.Öğrenci başvurularıyla ilişkilendirilen akademik proje ve etkinlikler, akademik değerlendirmeye alınacak.Akademik değerlendirme sonucunda, uygun bulunan proje ve etkinliklerle ilişkili öğrenciler arasından temel uygunluk, yabancı dil yeterliliği ve projeye sunabilecekleri katkı dikkate alınarak belirlenen kontenjan kapsamında seçim yapılacak.YÖK tarafından seçilecek öğrenciler, COP31 eğitimlerine alınacak. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrenciler, ilişkilendirildikleri akademik proje veya etkinliğin COP31 programında gerçekleştirileceği gün veya günlerde akademik ekiplerle birlikte görev yapacak.Öğrencilerin görev tarihleri, görev alanları ve diğer uygulama ayrıntıları, COP31 akademik programının kesinleşmesinin ardından ayrıca bildirilecek.Gençlerimizin sahiplenmediği bir gelecek tasavvur edemeyizAçıklamada görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Erol Özvar, iklim değişikliğinin sadece bugünün değil gelecek nesillerin de yaşamını doğrudan ilgilendiren küresel bir sorun olduğunu, sürdürülebilirliğin ise ortak bir sorumluluk haline geldiğini vurguladı.Gençlerin bu süreçleri yalnızca takip eden değil, bilgi ve fikirleriyle katkı sunan, sorumluluk alan ve çözümün parçası olan bireyler olarak yetişmelerinin büyük önem taşıdığını belirten Özvar, şunları kaydetti:COP31 Genç Akademi Takımı ile öğrencilerimize, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek bu önemli uluslararası sürecin akademik boyutuna doğrudan katılma imkanı sunuyoruz. Tüm üniversite öğrencilerimizi bu fırsatı değerlendirmeye, bilgi ve yetkinlikleriyle COP31 sürecine katkı sunmaya ve dünyanın geleceğine ilişkin sorumluluk almaya davet ediyorum. Gençlerimizin sahiplenmediği bir gelecek tasavvur edemeyiz. Onların katkısı, yalnızca COP31 için değil, daha sürdürülebilir bir dünya için de büyük değer taşıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/yok-koordinasyonunda-olusturulan-cop31-genc-akademi-takimi-na-basvurular-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail, Gazze'de soykırım işlendiğini söyleyen AP'den İsveçli 2 milletvekilinin ülkeye girişini yasakladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-gazze-de-soykirim-islendigini-soyleyen-ap-den-isvecli-2-milletvekilinin-ulkeye-girisini-yasakladi/898222/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-gazze-de-soykirim-islendigini-soyleyen-ap-den-isvecli-2-milletvekilinin-ulkeye-girisini-yasakladi/898222/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:36:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gazze / İsrail'in Gazze Şeridi'nde soykırım işlediğini ve Filistinlileri kasten açlığa sürüklediğini söyleyen ve bu ülkeye karşı boykot çalışmalarına destek veren  Avrupa Parlamentosu'nun (AP) İsveçli milletvekilleri Jonas Sjöstedt ve Hanna Gedin için İsrail'e giriş yasağı getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gazze Haberleri : İsrail'in Gazze Şeridi'nde soykırım işlediğini ve Filistinlileri kasten açlığa sürüklediğini söyleyen ve bu ülkeye karşı boykot çalışmalarına destek veren  Avrupa Parlamentosu'nun (AP) İsveçli milletvekilleri Jonas Sjöstedt ve Hanna Gedin için İsrail'e giriş yasağı getirildi.İsrail Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Nüfus ve Göç İdaresinden Sjöstedt ve Gedin'in ülkeye girişlerinin engellenmesini istedi.Bakanlığın açıklamasında, İsveç Sol Partisi'ni temsil eden iki AP milletvekilinin İsrail karşıtı eylemlerde bulunduğu savunuldu.Bakan Saar, Sjöstedt ve Gedin'i İsrail'in Gazze'de soykırım yaptığı, Filistinlileri kasten aç bıraktığı, çocukları ve sağlık personelini kasıtlı olarak hedef aldığı yönündeki açıklamaları nedeniyle suçladı.Sjöstedt ve Gedin, bu yasak üzerine, işgal altındaki Batı Şeria'ya yapmayı planladıkları ziyareti iptal etti.İsrail, daha önce de aralarında İsrail'i boykot hareketine destek veren Avrupa Parlamentosu (AP) Filistin Delegasyonu Başkanı Lynn Boylan, AP üyesi Rima Hassan, İngiliz İşçi Partisi milletvekilleri Apsana Begum ile ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve Ilhan Omar'ın da bulunduğu çok sayıda yabancı parlamenterin ülkeye girişini engellemişti.​​​​​​​]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gazze Haberleri : İsrail'in Gazze Şeridi'nde soykırım işlediğini ve Filistinlileri kasten açlığa sürüklediğini söyleyen ve bu ülkeye karşı boykot çalışmalarına destek veren  Avrupa Parlamentosu'nun (AP) İsveçli milletvekilleri Jonas Sjöstedt ve Hanna Gedin için İsrail'e giriş yasağı getirildi.İsrail Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Nüfus ve Göç İdaresinden Sjöstedt ve Gedin'in ülkeye girişlerinin engellenmesini istedi.Bakanlığın açıklamasında, İsveç Sol Partisi'ni temsil eden iki AP milletvekilinin İsrail karşıtı eylemlerde bulunduğu savunuldu.Bakan Saar, Sjöstedt ve Gedin'i İsrail'in Gazze'de soykırım yaptığı, Filistinlileri kasten aç bıraktığı, çocukları ve sağlık personelini kasıtlı olarak hedef aldığı yönündeki açıklamaları nedeniyle suçladı.Sjöstedt ve Gedin, bu yasak üzerine, işgal altındaki Batı Şeria'ya yapmayı planladıkları ziyareti iptal etti.İsrail, daha önce de aralarında İsrail'i boykot hareketine destek veren Avrupa Parlamentosu (AP) Filistin Delegasyonu Başkanı Lynn Boylan, AP üyesi Rima Hassan, İngiliz İşçi Partisi milletvekilleri Apsana Begum ile ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve Ilhan Omar'ın da bulunduğu çok sayıda yabancı parlamenterin ülkeye girişini engellemişti.​​​​​​​]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/israil-gazze-de-soykirim-islendigini-soyleyen-ap-den-isvecli-2-milletvekilinin-ulkeye-girisini-yasakladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>UKMTO: Suudi Arabistan açıklarında bir tanker gemisi vuruldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ukmto-suudi-arabistan-aciklarinda-bir-tanker-gemisi-vuruldu/898221/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ukmto-suudi-arabistan-aciklarinda-bir-tanker-gemisi-vuruldu/898221/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:33:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Suudi Arabistan'ın Yenbu kentinin yaklaşık 117 kilometre batısında bir tankere kaynağı bilinmeyen bir mühimmatın isabet ettiğini ve geminin ana güvertesinde yangın çıktığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Suudi Arabistan'ın Yenbu kentinin yaklaşık 117 kilometre batısında bir tankere kaynağı bilinmeyen bir mühimmatın isabet ettiğini ve geminin ana güvertesinde yangın çıktığını bildirdi.UKMTO'dan yapılan yazılı açıklamada, Suudi Arabistan'ın Yenbu kentinin yaklaşık 117 kilometre batısında bir tanker gemisine kaynağı bilinmeyen bir mühimmatın isabet ettiği belirtildi.Geminin ana güvertesinde yangın çıktığı vurgulanan açıklamada, tüm mürettebatın güvende olduğu, herhangi bir çevre kirliliği ya da sızıntının rapor edilmediği kaydedildi.Husilerin kontrolündeki Yemen'in başkenti Sana'daki havaalanı pistine İran'dan gelen bir uçağı engellemek için 13 Temmuz'da düzenlenen hava saldırısının ardından Husiler, saldırıyla ilgili Suudi Arabistan'ı suçlayarak, bu ülkenin güneybatısındaki Abha Havaalanı'na saldırmış, Kızıldeniz ve Babulmendeb'i Suudi gemilerinin geçişine kapattığını duyurmuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Suudi Arabistan'ın Yenbu kentinin yaklaşık 117 kilometre batısında bir tankere kaynağı bilinmeyen bir mühimmatın isabet ettiğini ve geminin ana güvertesinde yangın çıktığını bildirdi.UKMTO'dan yapılan yazılı açıklamada, Suudi Arabistan'ın Yenbu kentinin yaklaşık 117 kilometre batısında bir tanker gemisine kaynağı bilinmeyen bir mühimmatın isabet ettiği belirtildi.Geminin ana güvertesinde yangın çıktığı vurgulanan açıklamada, tüm mürettebatın güvende olduğu, herhangi bir çevre kirliliği ya da sızıntının rapor edilmediği kaydedildi.Husilerin kontrolündeki Yemen'in başkenti Sana'daki havaalanı pistine İran'dan gelen bir uçağı engellemek için 13 Temmuz'da düzenlenen hava saldırısının ardından Husiler, saldırıyla ilgili Suudi Arabistan'ı suçlayarak, bu ülkenin güneybatısındaki Abha Havaalanı'na saldırmış, Kızıldeniz ve Babulmendeb'i Suudi gemilerinin geçişine kapattığını duyurmuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/ukmto-suudi-arabistan-aciklarinda-bir-tanker-gemisi-vuruldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Olimpik Lyon-Fenerbahçe maçını, İtalyan hakem Maurizio Mariani yönetecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/olimpik-lyon-fenerbahce-macini-italyan-hakem-maurizio-mariani-yonetecek/898220/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/olimpik-lyon-fenerbahce-macini-italyan-hakem-maurizio-mariani-yonetecek/898220/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:33:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Fenerbahçe'nin UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda Fransız ekibi Olimpik Lyon ile yapacağı rövanş maçını yönetecek hakemler belli oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Fenerbahçe'nin UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda Fransız ekibi Olimpik Lyon ile yapacağı rövanş maçını yönetecek hakemler belli oldu.UEFA'nın açıklamasına göre Fenerbahçe'nin, 26 Ağustos Çarşamba günü deplasmanda Olimpik Lyon ile oynayacağı maçı, İtalyan Futbol Federasyonundan Maurizio Mariani yönetecek.Mariani'nin yardımcılıklarını aynı ülkeden Daniele Bindoni ve Alberto Tegoni yapacak. Karşılaşmanın dördüncü hakemi, Luca Zufferli olacak.Müsabakada VAR'da Marco Di Bello, AVAR'da ise Luca Pairetto görev yapacak.İki takım arasında İstanbul'da oynanan ilk maç 1-1 sona ererken, rövanş maçının ardından turu geçen takım UEFA Şampiyonlar Ligi'nde lig aşamasına katılacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Fenerbahçe'nin UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda Fransız ekibi Olimpik Lyon ile yapacağı rövanş maçını yönetecek hakemler belli oldu.UEFA'nın açıklamasına göre Fenerbahçe'nin, 26 Ağustos Çarşamba günü deplasmanda Olimpik Lyon ile oynayacağı maçı, İtalyan Futbol Federasyonundan Maurizio Mariani yönetecek.Mariani'nin yardımcılıklarını aynı ülkeden Daniele Bindoni ve Alberto Tegoni yapacak. Karşılaşmanın dördüncü hakemi, Luca Zufferli olacak.Müsabakada VAR'da Marco Di Bello, AVAR'da ise Luca Pairetto görev yapacak.İki takım arasında İstanbul'da oynanan ilk maç 1-1 sona ererken, rövanş maçının ardından turu geçen takım UEFA Şampiyonlar Ligi'nde lig aşamasına katılacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/olimpik-lyon-fenerbahce-macini-italyan-hakem-maurizio-mariani-yonetecek.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Robert Koleji mezunu girişimciden yerli sığır yetiştiriciliğine destek hamlesi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/robert-koleji-mezunu-girisimciden-yerli-sigir-yetistiriciligine-destek-hamlesi/898219/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/robert-koleji-mezunu-girisimciden-yerli-sigir-yetistiriciligine-destek-hamlesi/898219/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:27:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kırklareli / Kırklareli'nde kurduğu çiftlikte hayvancılıkla uğraşan Sinan Kolat: - Robert Koleji mezunu olup hayvancılık yaptığımı duyan arkadaşlarım ve yakın çevrem çok şaşırıyor. 'İnekler nasıl?', 'Nasıl yapıyorsun?' diye soruyorlar. Muhabbetimiz sürekli bu konudan açılıyor. Reel sektörde ürettiğinizi görmek çok keyifli. Zorlu ilk yılların ardından Türkiye'de örnek gösterilen bir çiftlik konumuna geldik - Boğalarımızdan yerli boğa sperması üretip bunun Türkiye'de kullanımını yaygınlaştıracağız. Türkiye'de sığır genetiğinde bir sınıf atlama, çok daha ileri gitme niyetimiz var]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kırklareli Haberleri : UFUK ERTOP - Robert Koleji mezunu girişimci Sinan Kolat, Kırklareli'nde kurduğu çiftlikte yerli boğa sperması üreterek Türkiye'de sığır genetiğinin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor.Ailesinde daha önce tarım ve hayvancılıkla uğraşan kimse bulunmayan Kolat, Robert Kolejinden ve Sabancı Üniversitesi İşletme Bölümünden mezun olduktan sonra aile mesleği olan turizm ve inşaat sektöründe faaliyet gösterdi.Kolat, 2013 yılında sağlanan hayvancılık kredisini değerlendirerek Kırklareli'nin Deveçatağı köyünde satın aldığı arazide büyükbaş hayvan çiftliği kurdu.Sektöre 580 gebe düveyle adım atan Kolat, yıllar içinde yatırımlarını artırarak çiftliğindeki hayvan varlığını 3 bin 100 başa, sağmal (süt veren) hayvan sayısını ise 1100'e ulaştırdı.Günlük yaklaşık 42 ton süt üretilen çiftlikte robotik sağım sistemlerinin yanı sıra genetik testler ve embriyo transferi gibi modern hayvancılık uygulamaları da kullanılıyor.Robert Koleji mezunu olup hayvancılık yapmam insanları şaşırtıyorSinan Kolat, AA muhabirine, öğrencilik yıllarında hayvancılık sektörüne girmeyi hiç düşünmediğini söyledi.Mezun arkadaşları arasında da bu alanda faaliyet gösteren neredeyse hiç kimse bulunmadığını anlatan Kolat, hayvancılığa sıfırdan başladığını ve işi zaman içerisinde sahada öğrendiğini belirtti.İşletme eğitiminin kendisine farklı sektörleri yönetebilme konusunda güven verdiğini dile getiren Kolat, Ailemizde daha önce tarım ve hayvancılıkla uğraşan kimse yoktu. İşletme mezunlarının her işin idari tarafını yönetebileceği fikriyle bu sektöre adım attık. Robert Koleji mezunu olup hayvancılık yaptığımı duyan arkadaşlarım ve yakın çevrem çok şaşırıyor. 'İnekler nasıl?', 'Nasıl yapıyorsun?' diye soruyorlar. Muhabbetimiz sürekli bu konudan açılıyor. Reel sektörde ürettiğinizi görmek çok keyifli. Zorlu ilk yılların ardından Türkiye'de örnek gösterilen bir çiftlik konumuna geldik. diye konuştu.Hayvancılığı severek yaptığını ifade eden Kolat, hiç bilmeden başladığı sektörde zamanla önemli tecrübeler kazandığını söyledi.Günlük yaklaşık 42 ton süt elde ettiklerini belirten Kolat, verimliliği ve toplam süt üretimini daha da artırmayı hedeflediklerini kaydetti.Uluslararası Hayvancılık Araştırma ve Eğitim Merkezi ile ortak çalışma yürütüyorÇiftlikte teknolojik gelişmeleri yakından takip ettiklerini anlatan Kolat, robotik sağım sistemlerinin yanı sıra sürünün genetik kalitesini geliştirmeye yönelik genetik test ve embriyo transferi uygulamalarından yararlandıklarını ifade etti.Türkiye'de suni tohumlamada kullanılan boğa spermalarının önemli bölümünün yurt dışından temin edildiğini belirten Kolat, yerli boğa sperması üretimine yönelik proje yürüttüklerini söyledi.Kolat, çiftliklerinde yetiştirilen boğaların genetik özelliklerinin de uluslararası düzeyde rekabet edebilecek nitelikte olduğunu bildirdi.Ankara'daki Uluslararası Hayvancılık Araştırma ve Eğitim Merkezi ile ortak çalışma yürüttüklerini dile getiren Kolat, Boğalarımızdan yerli boğa sperması üretip bunun Türkiye'de kullanımını yaygınlaştıracağız. Türkiye'de sığır genetiğinde bir sınıf atlama, çok daha ileri gitme niyetimiz var. Bu tabii çok uzun süren bir proje. Belli bir aşamaya geldi ve bundan sonra artık sahada kullanılmaya başlayacak. Proje kapsamında ilk spermaları teslim aldık ve satışa başladık. dedi.Projenin yaygınlaşmasıyla Türkiye'deki sığır varlığının genetik kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmayı amaçladıklarını belirten Kolat, çalışmalarını üretim ve verimliliği artıracak yeni yatırımlarla sürdürdüklerini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kırklareli Haberleri : UFUK ERTOP - Robert Koleji mezunu girişimci Sinan Kolat, Kırklareli'nde kurduğu çiftlikte yerli boğa sperması üreterek Türkiye'de sığır genetiğinin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor.Ailesinde daha önce tarım ve hayvancılıkla uğraşan kimse bulunmayan Kolat, Robert Kolejinden ve Sabancı Üniversitesi İşletme Bölümünden mezun olduktan sonra aile mesleği olan turizm ve inşaat sektöründe faaliyet gösterdi.Kolat, 2013 yılında sağlanan hayvancılık kredisini değerlendirerek Kırklareli'nin Deveçatağı köyünde satın aldığı arazide büyükbaş hayvan çiftliği kurdu.Sektöre 580 gebe düveyle adım atan Kolat, yıllar içinde yatırımlarını artırarak çiftliğindeki hayvan varlığını 3 bin 100 başa, sağmal (süt veren) hayvan sayısını ise 1100'e ulaştırdı.Günlük yaklaşık 42 ton süt üretilen çiftlikte robotik sağım sistemlerinin yanı sıra genetik testler ve embriyo transferi gibi modern hayvancılık uygulamaları da kullanılıyor.Robert Koleji mezunu olup hayvancılık yapmam insanları şaşırtıyorSinan Kolat, AA muhabirine, öğrencilik yıllarında hayvancılık sektörüne girmeyi hiç düşünmediğini söyledi.Mezun arkadaşları arasında da bu alanda faaliyet gösteren neredeyse hiç kimse bulunmadığını anlatan Kolat, hayvancılığa sıfırdan başladığını ve işi zaman içerisinde sahada öğrendiğini belirtti.İşletme eğitiminin kendisine farklı sektörleri yönetebilme konusunda güven verdiğini dile getiren Kolat, Ailemizde daha önce tarım ve hayvancılıkla uğraşan kimse yoktu. İşletme mezunlarının her işin idari tarafını yönetebileceği fikriyle bu sektöre adım attık. Robert Koleji mezunu olup hayvancılık yaptığımı duyan arkadaşlarım ve yakın çevrem çok şaşırıyor. 'İnekler nasıl?', 'Nasıl yapıyorsun?' diye soruyorlar. Muhabbetimiz sürekli bu konudan açılıyor. Reel sektörde ürettiğinizi görmek çok keyifli. Zorlu ilk yılların ardından Türkiye'de örnek gösterilen bir çiftlik konumuna geldik. diye konuştu.Hayvancılığı severek yaptığını ifade eden Kolat, hiç bilmeden başladığı sektörde zamanla önemli tecrübeler kazandığını söyledi.Günlük yaklaşık 42 ton süt elde ettiklerini belirten Kolat, verimliliği ve toplam süt üretimini daha da artırmayı hedeflediklerini kaydetti.Uluslararası Hayvancılık Araştırma ve Eğitim Merkezi ile ortak çalışma yürütüyorÇiftlikte teknolojik gelişmeleri yakından takip ettiklerini anlatan Kolat, robotik sağım sistemlerinin yanı sıra sürünün genetik kalitesini geliştirmeye yönelik genetik test ve embriyo transferi uygulamalarından yararlandıklarını ifade etti.Türkiye'de suni tohumlamada kullanılan boğa spermalarının önemli bölümünün yurt dışından temin edildiğini belirten Kolat, yerli boğa sperması üretimine yönelik proje yürüttüklerini söyledi.Kolat, çiftliklerinde yetiştirilen boğaların genetik özelliklerinin de uluslararası düzeyde rekabet edebilecek nitelikte olduğunu bildirdi.Ankara'daki Uluslararası Hayvancılık Araştırma ve Eğitim Merkezi ile ortak çalışma yürüttüklerini dile getiren Kolat, Boğalarımızdan yerli boğa sperması üretip bunun Türkiye'de kullanımını yaygınlaştıracağız. Türkiye'de sığır genetiğinde bir sınıf atlama, çok daha ileri gitme niyetimiz var. Bu tabii çok uzun süren bir proje. Belli bir aşamaya geldi ve bundan sonra artık sahada kullanılmaya başlayacak. Proje kapsamında ilk spermaları teslim aldık ve satışa başladık. dedi.Projenin yaygınlaşmasıyla Türkiye'deki sığır varlığının genetik kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmayı amaçladıklarını belirten Kolat, çalışmalarını üretim ve verimliliği artıracak yeni yatırımlarla sürdürdüklerini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/robert-koleji-mezunu-girisimciden-yerli-sigir-yetistiriciligine-destek-hamlesi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Palamut tezgahlara gelmeye başladı, bilim insanları sürdürülebilirlik uyarısı yaptı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/palamut-tezgahlara-gelmeye-basladi-bilim-insanlari-surdurulebilirlik-uyarisi-yapti/898217/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/palamut-tezgahlara-gelmeye-basladi-bilim-insanlari-surdurulebilirlik-uyarisi-yapti/898217/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:18:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sinop / Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Samsun: - Bilimsel olarak her balığın avlanabileceği yaş, bir üreme yapmasıdır. Şu an yakalanan balıkların üreme yaptıkları konusunda şüpheler var - Türkiye'nin geleceğindeki stoklara baktığımız zaman bu balıkların özellikle iklim değişikliği nedeniyle, sıcaklığın artması nedeniyle bilim camiasından 'avcılık süresinin ekim ayına kaydırılması daha yararlı olacaktır' diye görüşler var]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sinop Haberleri : GÖKHAN GÜÇÜKLÜOĞLU - Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Samsun, 1 Eylül'de başlayacak av sezonuyla birlikte palamut avının çok daha yüksek miktarlara ulaşmasını beklediklerini belirterek, küçük boydaki balıkların avlanmasının stokların geleceği açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Samsun, AA muhabirine, Tarım ve Orman Bakanlığınca, 1 Eylül'de başlayacak av sezonu öncesi bu yıl ilk kez küçük ölçekli balıkçılara 15-31 Ağustos döneminde geleneksel yöntemler olan çapari ve oltanın yanı sıra ağlarla avcılık için izin verildiğini anımsattı.Bu kararın sonucunu da hemen gördüklerini belirten Samsun, tezgahların palamutla dolduğunu dile getirdi.Palamudun şu an itibarıyla yoğun avlandığını ancak avlanan balıkların boyutlarının küçük olmasının bilim camiası olarak dikkatlerini çektiğini söyleyen Samsun, Bir ay bekleselerdi şu an 200-250 gram olan bu balıklar, 400-450 gram olacaklardı. dedi.Hem bilim camiasının hem de balıkçıların genel görüşlerinin av sezonunun başlayacağı 1 Eylül sonrası palamut avının çok daha yüksek miktarlara ulaşacağı yönünde olduğunu dile getiren Prof. Dr. Samsun, şöyle konuştu:Sinop Üniversitesinin bilim insanları olarak, aynı zamanda Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Teknik ve Tavsiye Bilim Kurulu üyesi olarak araştırmalarımızı ve değerlendirmelerimizi biz Bakanlıkla paylaşıyoruz. Bilimsel olarak her balığın avlanabileceği yaş, bir üreme yapmasıdır. Şu an yakalanan balıkların üreme yaptıkları konusunda şüpheler var. Literatüre göre şu an bu küçük balıklar ürememiş balıklar. Bir nesil bırakmamış balıklar. Tabii insanlarımız küçük fiyata balık aldıkları için mutlu olabilirler ama biraz sabredilse, beklense bu küçük balıklar çok daha büyük ağırlıklara, verimi yüksek besili duruma geleceklerdir.Türkiye'nin su ürünleri potansiyelinin ve stoklarının gelecek nesillere aktarılması için herkese sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Samsun, şunları kaydetti:Bir sosyal denge kurulmaya çalışılıyor. Çünkü küçük balıkçılar ekonomik ve sosyal boyutlar açısından bakıldığında 'Biz yakalayalım, gırgır tekneleri zaten çok yakalayacaklar, onlardan önce biraz da biz yakalayalım, satış yapalım' diyorlar. Bu belki makul olabilir ama büyük fotoğrafa baktığımız zaman, Türkiye'nin geleceğindeki stoklara baktığımız zaman bu balıkların özellikle iklim değişikliği nedeniyle, sıcaklığın artması nedeniyle bilim camiasından 'avcılık süresinin ekim ayına kaydırılması daha yararlı olacaktır' diye görüşler var.Prof. Dr. Samsun, balık stoklarının korunması için tüm paydaşların bilimin ve ortak aklın etrafında buluşmasının büyük önem arz ettiğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sinop Haberleri : GÖKHAN GÜÇÜKLÜOĞLU - Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Samsun, 1 Eylül'de başlayacak av sezonuyla birlikte palamut avının çok daha yüksek miktarlara ulaşmasını beklediklerini belirterek, küçük boydaki balıkların avlanmasının stokların geleceği açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Samsun, AA muhabirine, Tarım ve Orman Bakanlığınca, 1 Eylül'de başlayacak av sezonu öncesi bu yıl ilk kez küçük ölçekli balıkçılara 15-31 Ağustos döneminde geleneksel yöntemler olan çapari ve oltanın yanı sıra ağlarla avcılık için izin verildiğini anımsattı.Bu kararın sonucunu da hemen gördüklerini belirten Samsun, tezgahların palamutla dolduğunu dile getirdi.Palamudun şu an itibarıyla yoğun avlandığını ancak avlanan balıkların boyutlarının küçük olmasının bilim camiası olarak dikkatlerini çektiğini söyleyen Samsun, Bir ay bekleselerdi şu an 200-250 gram olan bu balıklar, 400-450 gram olacaklardı. dedi.Hem bilim camiasının hem de balıkçıların genel görüşlerinin av sezonunun başlayacağı 1 Eylül sonrası palamut avının çok daha yüksek miktarlara ulaşacağı yönünde olduğunu dile getiren Prof. Dr. Samsun, şöyle konuştu:Sinop Üniversitesinin bilim insanları olarak, aynı zamanda Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Teknik ve Tavsiye Bilim Kurulu üyesi olarak araştırmalarımızı ve değerlendirmelerimizi biz Bakanlıkla paylaşıyoruz. Bilimsel olarak her balığın avlanabileceği yaş, bir üreme yapmasıdır. Şu an yakalanan balıkların üreme yaptıkları konusunda şüpheler var. Literatüre göre şu an bu küçük balıklar ürememiş balıklar. Bir nesil bırakmamış balıklar. Tabii insanlarımız küçük fiyata balık aldıkları için mutlu olabilirler ama biraz sabredilse, beklense bu küçük balıklar çok daha büyük ağırlıklara, verimi yüksek besili duruma geleceklerdir.Türkiye'nin su ürünleri potansiyelinin ve stoklarının gelecek nesillere aktarılması için herkese sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Samsun, şunları kaydetti:Bir sosyal denge kurulmaya çalışılıyor. Çünkü küçük balıkçılar ekonomik ve sosyal boyutlar açısından bakıldığında 'Biz yakalayalım, gırgır tekneleri zaten çok yakalayacaklar, onlardan önce biraz da biz yakalayalım, satış yapalım' diyorlar. Bu belki makul olabilir ama büyük fotoğrafa baktığımız zaman, Türkiye'nin geleceğindeki stoklara baktığımız zaman bu balıkların özellikle iklim değişikliği nedeniyle, sıcaklığın artması nedeniyle bilim camiasından 'avcılık süresinin ekim ayına kaydırılması daha yararlı olacaktır' diye görüşler var.Prof. Dr. Samsun, balık stoklarının korunması için tüm paydaşların bilimin ve ortak aklın etrafında buluşmasının büyük önem arz ettiğini sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/palamut-tezgahlara-gelmeye-basladi-bilim-insanlari-surdurulebilirlik-uyarisi-yapti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ANALİZ - Gazze ateşkesinde ikinci aşama neden hayata geçirilemiyor?</title>
      <link>https://www.canligaste.com/analiz-gazze-ateskesinde-ikinci-asama-neden-hayata-gecirilemiyor/898216/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/analiz-gazze-ateskesinde-ikinci-asama-neden-hayata-gecirilemiyor/898216/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Netanyahu’nun, Trump’ın girişimlerine ve sınırlı baskısına rağmen meydan okuyucu tavrını sürdürmesi ve Gazze’de ateşkesin ikinci aşamasına geçişi engellemesi, sahadaki fiili durumu hukuki bir statüye dönüştürme arzusuna işaret etmektedir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammed Hüseyin Mercan, Gazze’de ateşkesin ikinci aşamasına geçişin önündeki engelleri ve Netanyahu hükümetinin bölge stratejisini AA Analiz için kaleme aldı.***ABD Başkanı Donald Trump’ın sunduğu plan çerçevesinde tarafların mutabakata varmasıyla 19 Ocak’ta yürürlüğe giren Gazze’deki ateşkesin uygulanmasıyla ilgili sorunlar hâlâ devam etmektedir. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğindeki siyonist kabinenin pozisyonunu değiştirmemesi ve Beyaz Saray tarafından iletilen mesajlara rağmen ateşkes maddelerine uygun davranmamakta diretilmesi, sürecin daha karmaşık bir hale evrilmesine neden olmaktadır. Sahadaki krizin derinleştiği ve risklerin arttığı bir ortamda, Gazze’nin ve dolayısıyla Filistin’in geleceğini yakından ilgilendiren mezkûr ateşkesin sonraki aşamalarının hayata geçip geçmeyeceği hususu ise belirsizliğini korumaktadır.İnsanlık tarihinin en büyük acılarından birinin yaşandığı Gazze’de soykırımı sonlandırmaya dair gerekli iradenin uluslararası toplum tarafından somut bir şekilde ortaya konulamaması, Tel Aviv’in teo-politik saiklerle yürüttüğü agresif yayılmacı stratejisini hızlandırmasına kapı araladı. Özellikle ABD’nin başını çektiği Batılı hükümetlerin açıktan ya da zımnen verdiği destek, işgal devletinin elitlerinin insani ve hukuki normları ayaklar altına alan saldırılarını pervasız bir şekilde sürdürmesini beraberinde getirdi. Gazze’nin altyapısının ve üstyapısının onarılması zor şekilde tahrip edildiği ve resmi kayıtlara göre dahi 70 binden fazla insanın katledildiği bu zaman diliminde kabul edilen ateşkes umutları yeşertse de Netanyahu ve kabinesinin mutabakata uygun davranmamasından ötürü sürece dair belirsizlikler daha da arttı.İmkânsız barıştan imkânsız ateşkese mi?Ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından işgal ordusunun mutabakat metninde belirlenen bölgelere çekilmesi gerekirken, Gazze’deki fiili kontrolün hâlâ yüzde 70’in üzerinde olması ve insani yardımların girişinin ciddi şekilde kısıtlanması, ateşkesin ikinci aşamasının ne zaman başlayacağı sorusunu her daim gündemde tutmaktadır. Hamas’ın süreçte izlediği yapıcı tutuma ve ateşkes metnine tam bağlılığını defaten vurgulamasına rağmen, siyonist yöneticilerin benzer bir mukabelede bulunmaması, Tel Aviv’in asıl niyetinin Gazze üzerindeki egemenlik iddiasını muhkem kılmaya çalıştığının göstergesidir. Hamas’ın adil bir süreç işletildiği takdirde silahları bırakacağını beyan ettiği ve Gazze’deki hükümeti feshederek yönetimi Geçici Komite’ye devrettiği dikkate alındığında, sürecin sağlıklı bir şekilde işlemesinin önündeki en büyük engelin, Netanyahu ve kabinesindeki aşırıcı üyeler olduğu görülmektedir. Bu durum, ateşkes anlaşması neticesinde öngörülen aşamaların işletilmesine izin vermediği gibi, aynı zamanda Gazze’de hayatın görece de olsa normalleşemeyeceğine ve enkazların kaldırılarak yeniden inşa hamlesinin başlamayacağına dair endişeleri her geçen gün daha da artırmaktadır.İşgal devletinin yöneticileri, kutsal metinlerine yaptıkları atıflarla bölgede yeni bir statüko oluşturmaya çalışmaktadır. Bu doğrultuda, Kudüs merkezli bir siyasal düzen anlatısı üzerine bina ettikleri istilacı mantıkla Filistin topraklarının yanı sıra Suriye ve Lübnan’da da benzer stratejiyi izleyen siyonist yönetim, tüm dünyanın gözü önünde Gazze’deki durumun değişmemesi için her türlü aracı kullanmaktadır. Trump tarafından sunulan ve geçiş sürecinin ana çerçevesini oluşturan 15 maddelik planın Netanyahu tarafından reddedildiğinin geçtiğimiz günlerde duyurulması, Tel Aviv’in Gazze’de ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesini kati surette istemediğinin somut bir yansımasıydı. Hamas’ın tüm iyi niyetli girişimlerine ve garantörlere gerekli teminatları vermesine rağmen siyonist kabinenin mütemadiyen Hamas’ı suçlayıcı ve bunun üzerinden meşruiyet devşirmeye çalışan tavrı, ateşkes sürecini tıkayan başlıca etkendir. Uluslararası toplum tarafından gerekli baskının yapılamaması ve ekim ayında İsrail’de yapılması planlanan seçimler, Netanyahu’ya ateşkesin şartlarını yerine getirmeme konusunda hareket alanı sunmaktadır.Uluslararası ilişkilerde dinin ve kutsala dair atıfların son yıllarda daha belirleyici bir hale gelmesi, Filistin topraklarında yürütülen teopolitik mücadelenin geleceğine dair yeni risk alanları oluşturmaktadır. Siyonist yönetimin Yahudi metinlerinden yola çıkarak bölgede mutlak bir hâkimiyet kurma çabası, Filistin topraklarında gerçek ve sürdürülebilir bir barışın imkânsızlığının aslında somut bir delilidir. Bundan dolayı, Tel Aviv’in isimlerden bağımsız olarak Filistin Devleti’nin varlığını tanıması ya da Doğu Kudüs üzerindeki egemenlik iddiasından vazgeçmesi mevcut koşullarda mümkün gözükmemektedir. Dini referanslarla istila ve genişleme stratejisini meşrulaştırmaya çalışan bir yönetim karşısında uluslararası toplumun yalnızca hukuki normlar üzerinden baskı kurmasının netice doğurmadığı, geride kalan on yıllar zarfında ve özellikle de 7 Ekim sonrası soykırım sürecinde net bir şekilde anlaşılmış durumdadır. Netanyahu ve ekibinin kişisel iktidarlarını muhafaza etmek için sıkı bir şekilde sarıldığı dini metin ve argümanların aynı zamanda işgal devletinin kurucu aklını oluşturması, bölgede barışın tesisi bir yana, artık ateşkesin dahi sürdürülebilirliğine yönelik şüpheleri derinleştirmektedir.Hamas yönetiminin gösterdiği samimi çabaya ve garantör devletlerin barış ve istikrar için yürüttükleri trafiğe rağmen, Tel Aviv’in tam aksi yönde eylemler gerçekleştirmesi, Netanyahu ve ekibinin Filistin topraklarında siyonist yönetimin egemenliği dışında bir alan bırakmak istemediklerine delalet etmektedir. Bu, dünyanın en tehlikeli aşırıcı örgütü olarak tanımlanması gereken işgal devleti ile geleneksel yöntemlerle süreç yönetmenin imkânsızlığını ortaya koymaktadır.Netanyahu’nun, Trump’ın girişimlerine ve sınırlı baskısına rağmen meydan okuyucu tavrını sürdürmesi ve Gazze’de ateşkesin ikinci aşamasına geçişi engellemesi, sahadaki de facto (fiilî) durumu de jure (hukuki) bir statüye dönüştürme arzusuna işaret etmektedir.Gazze’deki soykırımı durdurma ve işgal ordusunun devam eden katliamlarını engelleme noktasında aktif bir misyon üstlenemeyen uluslararası toplumun, Filistin topraklarında sürecin daha da kötüye gitmemesi için ivedi aksiyon alması bir zorunluluktur. Aksi takdirde barış umutlarının kaybolduğu Filistin’de artık ateşkesi dahi konuşmak zor bir hale gelecektir.[Doç. Dr. Muhammed Hüseyin Mercan, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesidir.]*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammed Hüseyin Mercan, Gazze’de ateşkesin ikinci aşamasına geçişin önündeki engelleri ve Netanyahu hükümetinin bölge stratejisini AA Analiz için kaleme aldı.***ABD Başkanı Donald Trump’ın sunduğu plan çerçevesinde tarafların mutabakata varmasıyla 19 Ocak’ta yürürlüğe giren Gazze’deki ateşkesin uygulanmasıyla ilgili sorunlar hâlâ devam etmektedir. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğindeki siyonist kabinenin pozisyonunu değiştirmemesi ve Beyaz Saray tarafından iletilen mesajlara rağmen ateşkes maddelerine uygun davranmamakta diretilmesi, sürecin daha karmaşık bir hale evrilmesine neden olmaktadır. Sahadaki krizin derinleştiği ve risklerin arttığı bir ortamda, Gazze’nin ve dolayısıyla Filistin’in geleceğini yakından ilgilendiren mezkûr ateşkesin sonraki aşamalarının hayata geçip geçmeyeceği hususu ise belirsizliğini korumaktadır.İnsanlık tarihinin en büyük acılarından birinin yaşandığı Gazze’de soykırımı sonlandırmaya dair gerekli iradenin uluslararası toplum tarafından somut bir şekilde ortaya konulamaması, Tel Aviv’in teo-politik saiklerle yürüttüğü agresif yayılmacı stratejisini hızlandırmasına kapı araladı. Özellikle ABD’nin başını çektiği Batılı hükümetlerin açıktan ya da zımnen verdiği destek, işgal devletinin elitlerinin insani ve hukuki normları ayaklar altına alan saldırılarını pervasız bir şekilde sürdürmesini beraberinde getirdi. Gazze’nin altyapısının ve üstyapısının onarılması zor şekilde tahrip edildiği ve resmi kayıtlara göre dahi 70 binden fazla insanın katledildiği bu zaman diliminde kabul edilen ateşkes umutları yeşertse de Netanyahu ve kabinesinin mutabakata uygun davranmamasından ötürü sürece dair belirsizlikler daha da arttı.İmkânsız barıştan imkânsız ateşkese mi?Ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından işgal ordusunun mutabakat metninde belirlenen bölgelere çekilmesi gerekirken, Gazze’deki fiili kontrolün hâlâ yüzde 70’in üzerinde olması ve insani yardımların girişinin ciddi şekilde kısıtlanması, ateşkesin ikinci aşamasının ne zaman başlayacağı sorusunu her daim gündemde tutmaktadır. Hamas’ın süreçte izlediği yapıcı tutuma ve ateşkes metnine tam bağlılığını defaten vurgulamasına rağmen, siyonist yöneticilerin benzer bir mukabelede bulunmaması, Tel Aviv’in asıl niyetinin Gazze üzerindeki egemenlik iddiasını muhkem kılmaya çalıştığının göstergesidir. Hamas’ın adil bir süreç işletildiği takdirde silahları bırakacağını beyan ettiği ve Gazze’deki hükümeti feshederek yönetimi Geçici Komite’ye devrettiği dikkate alındığında, sürecin sağlıklı bir şekilde işlemesinin önündeki en büyük engelin, Netanyahu ve kabinesindeki aşırıcı üyeler olduğu görülmektedir. Bu durum, ateşkes anlaşması neticesinde öngörülen aşamaların işletilmesine izin vermediği gibi, aynı zamanda Gazze’de hayatın görece de olsa normalleşemeyeceğine ve enkazların kaldırılarak yeniden inşa hamlesinin başlamayacağına dair endişeleri her geçen gün daha da artırmaktadır.İşgal devletinin yöneticileri, kutsal metinlerine yaptıkları atıflarla bölgede yeni bir statüko oluşturmaya çalışmaktadır. Bu doğrultuda, Kudüs merkezli bir siyasal düzen anlatısı üzerine bina ettikleri istilacı mantıkla Filistin topraklarının yanı sıra Suriye ve Lübnan’da da benzer stratejiyi izleyen siyonist yönetim, tüm dünyanın gözü önünde Gazze’deki durumun değişmemesi için her türlü aracı kullanmaktadır. Trump tarafından sunulan ve geçiş sürecinin ana çerçevesini oluşturan 15 maddelik planın Netanyahu tarafından reddedildiğinin geçtiğimiz günlerde duyurulması, Tel Aviv’in Gazze’de ateşkesin ikinci aşamasına geçilmesini kati surette istemediğinin somut bir yansımasıydı. Hamas’ın tüm iyi niyetli girişimlerine ve garantörlere gerekli teminatları vermesine rağmen siyonist kabinenin mütemadiyen Hamas’ı suçlayıcı ve bunun üzerinden meşruiyet devşirmeye çalışan tavrı, ateşkes sürecini tıkayan başlıca etkendir. Uluslararası toplum tarafından gerekli baskının yapılamaması ve ekim ayında İsrail’de yapılması planlanan seçimler, Netanyahu’ya ateşkesin şartlarını yerine getirmeme konusunda hareket alanı sunmaktadır.Uluslararası ilişkilerde dinin ve kutsala dair atıfların son yıllarda daha belirleyici bir hale gelmesi, Filistin topraklarında yürütülen teopolitik mücadelenin geleceğine dair yeni risk alanları oluşturmaktadır. Siyonist yönetimin Yahudi metinlerinden yola çıkarak bölgede mutlak bir hâkimiyet kurma çabası, Filistin topraklarında gerçek ve sürdürülebilir bir barışın imkânsızlığının aslında somut bir delilidir. Bundan dolayı, Tel Aviv’in isimlerden bağımsız olarak Filistin Devleti’nin varlığını tanıması ya da Doğu Kudüs üzerindeki egemenlik iddiasından vazgeçmesi mevcut koşullarda mümkün gözükmemektedir. Dini referanslarla istila ve genişleme stratejisini meşrulaştırmaya çalışan bir yönetim karşısında uluslararası toplumun yalnızca hukuki normlar üzerinden baskı kurmasının netice doğurmadığı, geride kalan on yıllar zarfında ve özellikle de 7 Ekim sonrası soykırım sürecinde net bir şekilde anlaşılmış durumdadır. Netanyahu ve ekibinin kişisel iktidarlarını muhafaza etmek için sıkı bir şekilde sarıldığı dini metin ve argümanların aynı zamanda işgal devletinin kurucu aklını oluşturması, bölgede barışın tesisi bir yana, artık ateşkesin dahi sürdürülebilirliğine yönelik şüpheleri derinleştirmektedir.Hamas yönetiminin gösterdiği samimi çabaya ve garantör devletlerin barış ve istikrar için yürüttükleri trafiğe rağmen, Tel Aviv’in tam aksi yönde eylemler gerçekleştirmesi, Netanyahu ve ekibinin Filistin topraklarında siyonist yönetimin egemenliği dışında bir alan bırakmak istemediklerine delalet etmektedir. Bu, dünyanın en tehlikeli aşırıcı örgütü olarak tanımlanması gereken işgal devleti ile geleneksel yöntemlerle süreç yönetmenin imkânsızlığını ortaya koymaktadır.Netanyahu’nun, Trump’ın girişimlerine ve sınırlı baskısına rağmen meydan okuyucu tavrını sürdürmesi ve Gazze’de ateşkesin ikinci aşamasına geçişi engellemesi, sahadaki de facto (fiilî) durumu de jure (hukuki) bir statüye dönüştürme arzusuna işaret etmektedir.Gazze’deki soykırımı durdurma ve işgal ordusunun devam eden katliamlarını engelleme noktasında aktif bir misyon üstlenemeyen uluslararası toplumun, Filistin topraklarında sürecin daha da kötüye gitmemesi için ivedi aksiyon alması bir zorunluluktur. Aksi takdirde barış umutlarının kaybolduğu Filistin’de artık ateşkesi dahi konuşmak zor bir hale gelecektir.[Doç. Dr. Muhammed Hüseyin Mercan, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesidir.]*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/analiz-gazze-ateskesinde-ikinci-asama-neden-hayata-gecirilemiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Endonezya'daki yangınların başlamasında rol oynadığından şüphelenilen 72 kişi gözaltına alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/endonezya-daki-yanginlarin-baslamasinda-rol-oynadigindan-suphelenilen-72-kisi-gozaltina-alindi/898215/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/endonezya-daki-yanginlarin-baslamasinda-rol-oynadigindan-suphelenilen-72-kisi-gozaltina-alindi/898215/</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Endonezya Sağlık Bakanı Budi Gunadi Sadikin, yangınlardan çıkan dumana yaklaşık 3 milyon kişinin maruz kaldığını belirtti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Endonezya'da polis, kasten arazi yakarak ülkeyi etkisi altına alan yangınlara yol açtığından şüphelenilen 72 kişinin gözaltına alındığını bildirdi.Endonezya, Pasifik Okyanusu'ndaki yüzey sularının normalin üzerinde ısınmasıyla ortaya çıkan El Nino hava olayının ve uzun süren kurak mevsimin de etkisiyle şiddetlenen yangınlarla mücadeleye devam ediyor.Polis yetkilileri, ülkenin farklı bölgelerindeki 89 yangınla bağlantılı soruşturma kapsamında çoğu düşük maliyetle tarım alanı açmak için kasten arazi yakma şüphesiyle 72 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.Şüphelilerin suçlamalarla ağır para veya hapis cezasıyla karşı karşıya olduğunu aktaran yetkililer, bu kişilere yangın çıkarma talimatını özel şirketlerin verip vermediğinin de soruşturulacağını kaydetti.Yaklaşık 3 milyon kişi dumana maruz kaldıAntara ajansına göre, yangınların neden olduğu duman bir yandan da hava kalitesini düşürerek insan sağlığını etkiliyor.Endonezya Sağlık Bakanı Budi Gunadi Sadikin, yaklaşık 3 milyon kişinin dumana maruz kaldığını belirterek, vatandaşlara maske takma çağrısı yaptı.Güney Kalimantan eyaletinde yangınlardan çıkan dumanın insan sağlığına etkilerini azaltma amacıyla halka 20 bin maske dağıtıldı.Endonezya Sağlık Bakanlığı, hava kalitesi krizi nedeniyle tıbbi personelden 314'ünü, yangınlardan etkilenen 7 eyalette görevlendirdi.Ormancılık Bakanlığı da Kalimantan, Batı Kalimantan ve Güney Kalimantan eyaletlerinde yangınla mücadele çabalarına katılmak üzere 1000 orman korucusu konuşlandıracak.Hükümet ayrıca Doğu Nusa Tenggara eyaleti ve Borneo Adası'nda yangınlardan etkilenen bölgelere gıda ve ekipman taşıyan 6 askeri uçak gönderdi.Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto'nun da Sumatra Adası'nı ziyaret ederek yangınlara müdahale operasyonlarını incelemesi bekleniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Endonezya'da polis, kasten arazi yakarak ülkeyi etkisi altına alan yangınlara yol açtığından şüphelenilen 72 kişinin gözaltına alındığını bildirdi.Endonezya, Pasifik Okyanusu'ndaki yüzey sularının normalin üzerinde ısınmasıyla ortaya çıkan El Nino hava olayının ve uzun süren kurak mevsimin de etkisiyle şiddetlenen yangınlarla mücadeleye devam ediyor.Polis yetkilileri, ülkenin farklı bölgelerindeki 89 yangınla bağlantılı soruşturma kapsamında çoğu düşük maliyetle tarım alanı açmak için kasten arazi yakma şüphesiyle 72 kişinin gözaltına alındığını açıkladı.Şüphelilerin suçlamalarla ağır para veya hapis cezasıyla karşı karşıya olduğunu aktaran yetkililer, bu kişilere yangın çıkarma talimatını özel şirketlerin verip vermediğinin de soruşturulacağını kaydetti.Yaklaşık 3 milyon kişi dumana maruz kaldıAntara ajansına göre, yangınların neden olduğu duman bir yandan da hava kalitesini düşürerek insan sağlığını etkiliyor.Endonezya Sağlık Bakanı Budi Gunadi Sadikin, yaklaşık 3 milyon kişinin dumana maruz kaldığını belirterek, vatandaşlara maske takma çağrısı yaptı.Güney Kalimantan eyaletinde yangınlardan çıkan dumanın insan sağlığına etkilerini azaltma amacıyla halka 20 bin maske dağıtıldı.Endonezya Sağlık Bakanlığı, hava kalitesi krizi nedeniyle tıbbi personelden 314'ünü, yangınlardan etkilenen 7 eyalette görevlendirdi.Ormancılık Bakanlığı da Kalimantan, Batı Kalimantan ve Güney Kalimantan eyaletlerinde yangınla mücadele çabalarına katılmak üzere 1000 orman korucusu konuşlandıracak.Hükümet ayrıca Doğu Nusa Tenggara eyaleti ve Borneo Adası'nda yangınlardan etkilenen bölgelere gıda ve ekipman taşıyan 6 askeri uçak gönderdi.Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto'nun da Sumatra Adası'nı ziyaret ederek yangınlara müdahale operasyonlarını incelemesi bekleniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/endonezya-daki-yanginlarin-baslamasinda-rol-oynadigindan-suphelenilen-72-kisi-gozaltina-alindi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
