<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Ürdün Sağlık Bakanlığı, öğrenciler arasında obezitenin artmasından dolayı okullara gıda listeleri yolladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/urdun-saglik-bakanligi-ogrenciler-arasinda-obezitenin-artmasindan-dolayi-okullara-gida-listeleri-yolladi/909718/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/urdun-saglik-bakanligi-ogrenciler-arasinda-obezitenin-artmasindan-dolayi-okullara-gida-listeleri-yolladi/909718/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:27:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Bakanlık, ayrıca okullarda öğrencilerin toplanma saatleri ile teneffüslerde beden egzersizlerinin yer alması tavsiyesinde bulundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Ürdün Sağlık Bakanlığı, ülkede 13-17 yaş arası öğrencilerin yüzde 32'sinin fazla kilolu ya da obez olmasından dolayı yeni eğitim-öğretim döneminde okullara yiyecek içecek listeleri yollayarak spor faaliyetlerini artırma tavsiyesinde bulundu.Ürdün resmi ajansı PETRA'ya göre, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) desteğiyle Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları ile çeşitli kurumların işbirliğinde, okullarda 13-17 yaş grubundaki öğrencilerin vücut kitle indeksini belirlemeye yönelik araştırma yapıldı.Araştırmaya göre söz konusu yaş aralığındaki öğrencilerin yüzde 20,8'i fazla kilolu, 12,1'i obez. Ayrıca öğrencilerden yalnızca yüzde 12'si günlük 60 dakikadan fazla fiziksel aktivite yaparken, 31,5'i ise fiziksel aktivitede bulunmuyor.Araştırma sonucuna göre harekete geçen Ürdün Sağlık Bakanlığı, yeni eğitim döneminde okullara yiyecek içecek listeleri gönderdi.Listelerde kantinlerde izin verilen ve yasaklanan gıda maddeleri yer alırken, Bakanlık ayrıca beden eğitimi derslerinin düzenli olarak uygulanmasını da istedi.Bunun yanında öğrencilerin toplanma saatlerinde ve teneffüslerde beden egzersizlerinin yer alması tavsiyesinde bulunuldu.Yasaklananlar arasında yapay katkı maddeleri, aroma artırıcılar ve işlenmiş yağlar içeren cipsler, her türlü gazlı içecek, enerji içeceği gibi çeşitli ürünler de yer aldı.Ürdün'de daha önce yapılan araştırmalarda 18 yaş üzeri yetişkinlerde obezite oranının yüzde 60'a yükseldiği belirtiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Ürdün Sağlık Bakanlığı, ülkede 13-17 yaş arası öğrencilerin yüzde 32'sinin fazla kilolu ya da obez olmasından dolayı yeni eğitim-öğretim döneminde okullara yiyecek içecek listeleri yollayarak spor faaliyetlerini artırma tavsiyesinde bulundu.Ürdün resmi ajansı PETRA'ya göre, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) desteğiyle Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları ile çeşitli kurumların işbirliğinde, okullarda 13-17 yaş grubundaki öğrencilerin vücut kitle indeksini belirlemeye yönelik araştırma yapıldı.Araştırmaya göre söz konusu yaş aralığındaki öğrencilerin yüzde 20,8'i fazla kilolu, 12,1'i obez. Ayrıca öğrencilerden yalnızca yüzde 12'si günlük 60 dakikadan fazla fiziksel aktivite yaparken, 31,5'i ise fiziksel aktivitede bulunmuyor.Araştırma sonucuna göre harekete geçen Ürdün Sağlık Bakanlığı, yeni eğitim döneminde okullara yiyecek içecek listeleri gönderdi.Listelerde kantinlerde izin verilen ve yasaklanan gıda maddeleri yer alırken, Bakanlık ayrıca beden eğitimi derslerinin düzenli olarak uygulanmasını da istedi.Bunun yanında öğrencilerin toplanma saatlerinde ve teneffüslerde beden egzersizlerinin yer alması tavsiyesinde bulunuldu.Yasaklananlar arasında yapay katkı maddeleri, aroma artırıcılar ve işlenmiş yağlar içeren cipsler, her türlü gazlı içecek, enerji içeceği gibi çeşitli ürünler de yer aldı.Ürdün'de daha önce yapılan araştırmalarda 18 yaş üzeri yetişkinlerde obezite oranının yüzde 60'a yükseldiği belirtiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/urdun-saglik-bakanligi-ogrenciler-arasinda-obezitenin-artmasindan-dolayi-okullara-gida-listeleri-yolladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Piyasalarda gün ortası / 15 Eylül 2026</title>
      <link>https://www.canligaste.com/piyasalarda-gun-ortasi-15-eylul-2026/909717/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/piyasalarda-gun-ortasi-15-eylul-2026/909717/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:27:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / İstanbul serbest piyasada dolar 48,6450 liradan, avro 56,1680 liradan satılıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 1,70 değer kaybederek 13.994,44 puana geriledi.Dün günü 14.235,83 puandan kapatan BIST 100 endeksi, güne 15,86 puan ve yüzde 0,11 azalışla 14.219,98 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 241,40 puan ve yüzde 1,70 azalışla 13.994,44 puana geriledi.Endeks, günün ilk yarısında en düşük 13.919,33, en yüksek 14.252,23 puanı gördü.Günün ilk yarısında teknoloji endeksi yüzde 0,76, hizmetler endeksi yüzde 2,01, sanayi endeksi yüzde 1,08 ve mali endeks yüzde 1,59 değer kaybetti.Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 18'i yükselirken, 77'si düştü. En çok işlem gören hisse senetleri SASA Polyester, Akbank, Astor Enerji, Türk Hava Yolları ile Türkiye İş Bankası (C) oldu.Altının ons fiyatı 4 bin 270 dolarBorsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı'nda işlem gören gösterge kağıdı 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 36,88, bileşik getirisi yüzde 40,28 seviyesinde gerçekleşti.Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1540, sterlin/dolar paritesi 1,3480 ve dolar/yen paritesi 154,9 düzeyinde seyrediyor.İstanbul serbest piyasada dolar 48,6450 liradan, avro 56,1680 liradan satılıyor.Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,7 azalışla 4 bin 270 dolardan, Londra'da aralık vadeli Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 1,6 artışla 107,4 dolardan işlem görüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 1,70 değer kaybederek 13.994,44 puana geriledi.Dün günü 14.235,83 puandan kapatan BIST 100 endeksi, güne 15,86 puan ve yüzde 0,11 azalışla 14.219,98 puandan başladı. Endeks, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 241,40 puan ve yüzde 1,70 azalışla 13.994,44 puana geriledi.Endeks, günün ilk yarısında en düşük 13.919,33, en yüksek 14.252,23 puanı gördü.Günün ilk yarısında teknoloji endeksi yüzde 0,76, hizmetler endeksi yüzde 2,01, sanayi endeksi yüzde 1,08 ve mali endeks yüzde 1,59 değer kaybetti.Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 18'i yükselirken, 77'si düştü. En çok işlem gören hisse senetleri SASA Polyester, Akbank, Astor Enerji, Türk Hava Yolları ile Türkiye İş Bankası (C) oldu.Altının ons fiyatı 4 bin 270 dolarBorsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı'nda işlem gören gösterge kağıdı 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 36,88, bileşik getirisi yüzde 40,28 seviyesinde gerçekleşti.Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1540, sterlin/dolar paritesi 1,3480 ve dolar/yen paritesi 154,9 düzeyinde seyrediyor.İstanbul serbest piyasada dolar 48,6450 liradan, avro 56,1680 liradan satılıyor.Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,7 azalışla 4 bin 270 dolardan, Londra'da aralık vadeli Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 1,6 artışla 107,4 dolardan işlem görüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/piyasalarda-gun-ortasi-15-eylul-2026.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları: Hürmüz Boğazı'nda ticari bir gemi vuruldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ingiltere-deniz-ticaret-operasyonlari-hurmuz-bogazi-nda-ticari-bir-gemi-vuruldu/909716/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ingiltere-deniz-ticaret-operasyonlari-hurmuz-bogazi-nda-ticari-bir-gemi-vuruldu/909716/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:27:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Hürmüz Boğazı'nda ticari bir geminin kaynağı ve türü bilinmeyen mühimmatla vurulduğunu duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Hürmüz Boğazı'nda ticari bir geminin kaynağı ve türü bilinmeyen mühimmatla vurulduğunu duyurdu.UKMTO tarafından gecikmeli yayımlanan yazılı açıklamada, doğrulanmış bir kaynağın geminin dün Hürmüz Boğazı'nda kaynağı ve türü bilinmeyen mühimmatla vurulduğunu bildirdiği aktarıldı.Açıklamada, herhangi bir hasar veya çevresel etki bildirilmediği, yetkililerin olayın boyutlarını incelediği belirtildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Hürmüz Boğazı'nda ticari bir geminin kaynağı ve türü bilinmeyen mühimmatla vurulduğunu duyurdu.UKMTO tarafından gecikmeli yayımlanan yazılı açıklamada, doğrulanmış bir kaynağın geminin dün Hürmüz Boğazı'nda kaynağı ve türü bilinmeyen mühimmatla vurulduğunu bildirdiği aktarıldı.Açıklamada, herhangi bir hasar veya çevresel etki bildirilmediği, yetkililerin olayın boyutlarını incelediği belirtildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ingiltere-deniz-ticaret-operasyonlari-hurmuz-bogazi-nda-ticari-bir-gemi-vuruldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>LGBT ve cinsiyetsizlik söylemlerine ilişkin bilinçlenme uyarısı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/lgbt-ve-cinsiyetsizlik-soylemlerine-iliskin-bilinclenme-uyarisi/909715/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/lgbt-ve-cinsiyetsizlik-soylemlerine-iliskin-bilinclenme-uyarisi/909715/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:21:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bursa / Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Dağ: - İnsan bedeninin sınırlarının muğlaklaştırılması, LGBT ve cinsiyetsizlik sorununu doğurdu. İnsanın aidiyetini bozarak insanın bedenini oyun hamuruna dönüştürme arzusu, ciddi toplumsal bir sorundur. Toplumsalı bozacak olan bu tür oluşumlara karşı tedbirli ve temkinli olunması gerekmektedir - İnsanı sınırsızca yeniden üretilebilir bir projeye indirgeyen tekno-kültürel nihilizmin insana vereceği bir şey yok. Asıl imkan, insanın kendi bedenine sadık kalarak doğadaki gerçekliğine sahip çıkmasıdır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bursa Haberleri : BÜŞRA NUR YILMAZ - Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Dağ, LGBT ve cinsiyetsizlik söylemlerine karşı bilinçlenme çağrısı yaptı.Transhümanizm: İnsanın ve Dünyanın Dönüşümü, İnsansız Dünya Transhümanizm kitaplarının da yazarı olan Dağ, AA muhabirine, LGBT, cinsiyetsizlik ve queer (geleneksel cinsiyet ve kimlik anlayışını sorgulayan) akımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.İnsan bedeninin biyolojik gerçekliğinden koparılarak keyfi şekilde biçimlendirilmek istendiğini belirten Dağ, bedeni manipüle edilebilir ham madde olarak gören tekno-kültürel bir akılla karşı karşıya olunduğunu söyledi.Dağ, insanın bedensel ve biyolojik gerçekliğinin görmezden gelinerek özgürlükçülük adına sınırların ortadan kaldırıldığını vurgulayarak, Kim olduğunu keşfeden, özneden çok sermayenin ve enformasyonun güdülediği, kim olacağını sürekli üreten özne sorunuyla karşı karşıyayız. Sabit bir aidiyet olan bedenin yerini, tercih edilerek değiştirilebilen bedene sahip özneler, matah gibi gösterilmek isteniyor. Bedene dair sınırsızlık-hadsizlik, özgürleşme olarak sunuluyor. ifadesini kullandı.Kapitalizmin insanı yeniden tanımlayarak üzerinde yeni bir tahakküm biçimi kurduğunu belirten Dağ, İnsan bedeninin sınırlarının muğlaklaştırılması, LGBT ve cinsiyetsizlik sorununu doğurdu. İnsanın aidiyetini bozarak insanın bedenini oyun hamuruna dönüştürme arzusu, ciddi toplumsal bir sorundur. Toplumsalı bozacak olan bu tür oluşumlara karşı tedbirli ve temkinli olunması gerekmektedir. diye konuştu.Beden yeniden tasarlanmak isteniyorDağ, LGBT ile transgenderizm (cinsiyet kimliğinin biyolojik cinsiyetten farklı olabileceğini savunan yaklaşım) ve transhümanizm (teknolojiyle insanın biyolojik sınırlarını aşmayı amaçlayan yaklaşım) arasındaki ilişkiye değinerek, şöyle devam etti:Beden, biyolojik sınırlar ve cinsiyet ontolojisi üzerinden yeniden tasarlanmak isteniyor. Bu üçünde de biyolojik beden, sınırları aşındırılarak değiştirilebilir. Transgenderizm, cinsiyet ve kimlik üzerinde dönüşüm sağlamaya çalışırken transhümanizm, yaşlanma, hastalık, ölümlülük ve bedensel yetersizlikleri aşmak ister. Transgenderizm, biyolojik cinsiyetin sınırlarını sosyo-kültürel ve medikal müdahalelerle dönüştürmeye, transhümanizm, bu dönüşümü teknoloji aracılığıyla insan bedeninin ve türünün bütün biyolojik sınırlarına yaymaya çalışır. Transgenderizm, biyolojik sınırları biyolojik çalışmalar ve sosyo-kültürel söylemlerle transhümanizm ise teknolojiyle aşılmasını hedefler. Transgenderizmde, zihin ve iradeyle bedensel gerçekliğin önüne geçerek bedenin yeniden biçimlendirilebilir nesne olduğu tezi var. Biyoteknoloji, hormon tedavileri, cerrahi müdahaleler, genetik mühendisliği ve nöroteknolojiler, bedenin dönüştürülmesi için imkan olarak görülüyor. Bu teknolojiler, kadın-erkek düalitesini aşan akışkan ve cinsiyet-sonrası kimlik tasarımlarını gündeme getiren post-cinsiyetçi yaklaşımlar için bir imkan.Dağ, üremenin teknolojikleştirilmesiyle beden ve üreme arasındaki geleneksel bağların çözüldüğüne dikkati çekerek, Bedenin sınırlarının genişletilebileceği fikri, tekno-kültürel dönüşümle birleşiyor. Cinsellik, sanal gerçeklik, sextech, dijital kimlikler ve yapay zeka destekli ilişkiler bağlamında dönüştürülmek isteniyor. Cinsellik, biyolojik bedenden koparılarak insan ilişkileri de ayrıştırılıyor. değerlendirmesinde bulundu.Ananevi terbiye geleneğimizi yaşatmalıyızCinsel kimlik karmaşasının insanın kaldıramayacağı en büyük yüklerden biri olduğunu vurgulayan Dağ, bu yükün altına girmemek için toplumun güçlü felsefi ve ahlaki bir zemine sahip olması gerektiğini ifade etti.Dağ, özellikle gençlerin eleştirel medya okuryazarlığı kazanmaları ve LGBT, cinsiyetsizlik ve queer akımlarına ilişkin propagandaların farkına varmaları gerektiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:Güçlü psikososyal destek mekanizmalarına ihtiyacımız olduğu gibi ananevi terbiye geleneğimizi yaşatmalıyız. Öncelikle ontolojik ve ahlaki temelimiz, fıtrat bilinci kazandırmak olmalı. Bireyin yaratılışı ve biyolojik hakikati unutturulmamalı. Geçici duygular, psikolojik dalgalanmalar veya hevesler, biyolojik hakikatin önüne geçirilmemeli. Akıl ve irade terbiyesiyle nefsi sapkın yönelimleri, tasfiye edilebilir. Sapkın dijital platformlar, ahlaki veya hukuki tavırla etkisiz hale getirilmeli. İnsanın bedeni konusunda gelgit yaşamaması için irade ve manevi bilinci güçlendirilmelidir. Çocuklar, biyolojik cinsiyetine uymayan rol ve davranışlara maruz bırakılmamalı. Başta mahremiyet eğitimi olmak üzere, sağlıklı şahsiyet gelişimi sağlanmalı. Kadın-erkek gerçekliğinin varlık sürdüğü hayat, merkezde olmalı. Medya ve piyasanın işbirliğiyle dejenere ettiği kimlik modellerini, şüpheyle karşılamak gerekir.Bedene ve cinsiyete ilişkin sürekli arayışlar, beyhudedirProf. Dr. Dağ, İslamiyet'in konuyla ilgili bakış açısı hakkında bilgi vererek, İslam düşüncesi doğayı, insanı ve hayatı rastlantısal ve kaotik algılamaz, ölçü ve denge üzerine kurulu bir nizamı esas alır. İnsan, ruh ve bedenin bileşimi olan tesadüfi bir varlık değildir. Varoluşsal gayesi ve ahlakiliği olan insan, fıtrat üzerine yaşar. Yer ve gök ne kadar gerçeklik ise kadın-erkek cinsiyeti o kadar hakikattir. diye konuştu.Dağ, insanın kendi bedeninin mutlak sahibi olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:Bedenini korumak ve yaratılış gayesine uygun biçimde emanet olduğunun bilinciyle hareket etmesi gereken insan, beden aidiyetini tehdit eden saldırılara karşı önlem almalı ve biyolojiyi muğlaklaştırarak anlamsızlaştırmak isteyen kötü niyetlerin farkında olmalı. Bedensel gerçekliği inkar etmeden kadın-erkek düalitesine sadık kalarak fıtratıyla cebelleşmemeli. İnsan, sınırlarını bilen ve kendi gerçekliğiyle ilişki kuran bir varlıktır. Özgürlüğün insan bedeninin sınırlarını genişleterek bir ham maddeye yani oyun hamuruna dönüştürmesi olduğu söylemi, insan için hiç de hayırlı değil.İnsanın biyolojik gerçekliğine ve fıtratına sadık kalarak hayatta anlamlı bir varoluş oluşturabilmesi gerektiğinin altını çizen Dağ, Bedene ve cinsiyete ilişkin sürekli arayışlar, beyhudedir. İnsanı gerçekten özgürleştirecek olan, biyolojisinin ve fıtratının gerçekliğine sadık kalmaktır. İnsanı sınırsızca yeniden üretilebilir bir projeye indirgeyen tekno-kültürel nihilizmin insana vereceği bir şey yok. Asıl imkan, insanın kendi bedenine sadık kalarak doğadaki gerçekliğine sahip çıkmasıdır. ifadelerini kullandı.Dağ, cinsel kimlik karmaşası girdabından çıkabilmenin yollarına değinerek, sözlerini şöyle tamamladı:Hisleri karmaşıklaşmış kişilerin eylemleri de ölçüsüzleşir. Cinsel kimlik bocalamalarının nedeni, iradenin zayıflaması ve aklın nefsi dürtülere mağlup olmasıdır. Göz ve zihin, temiz şeylerle meşgul edilerek manevi ve güçlü bilinç tahkim edilmeli. Kimlik karmaşası derinleşirse cerrahi operasyonlar veya ömür boyu süren hormon tedavilere maruz kalınabilir. Geri dönüşü olmayan aceleci müdahaleler, bedensel bütünlükle kişiliği de yıkar. Zihinsel sükuneti ve ruh sağlığını muhkem kılacak ortamlar tercih edilmeli. Çocuklar, biyolojik fıtratlarına uymayan rol modellere maruz kalmamalı. Çocukların mahremiyet sınırlarına ihtimam gösterilmeli. Dijital mecraların, marjinal kültürel ve siyasi akımların özendirici ve meşrulaştırıcı söylemlerine, zihinsel mesafe konulmalı. Kişiler, kendilerini bu yönelimlere iten çevrelerden uzak durmalı. Güçlü aile desteği ve yapıcı sosyal bağlarımızı tahkim etmeliyiz. Bu eğilimdeki bireyleri yalnızlaştırarak depresyona ve tecride mahkum etmeyip bu girdaptan selametle çıkması sağlanmalı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bursa Haberleri : BÜŞRA NUR YILMAZ - Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Dağ, LGBT ve cinsiyetsizlik söylemlerine karşı bilinçlenme çağrısı yaptı.Transhümanizm: İnsanın ve Dünyanın Dönüşümü, İnsansız Dünya Transhümanizm kitaplarının da yazarı olan Dağ, AA muhabirine, LGBT, cinsiyetsizlik ve queer (geleneksel cinsiyet ve kimlik anlayışını sorgulayan) akımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.İnsan bedeninin biyolojik gerçekliğinden koparılarak keyfi şekilde biçimlendirilmek istendiğini belirten Dağ, bedeni manipüle edilebilir ham madde olarak gören tekno-kültürel bir akılla karşı karşıya olunduğunu söyledi.Dağ, insanın bedensel ve biyolojik gerçekliğinin görmezden gelinerek özgürlükçülük adına sınırların ortadan kaldırıldığını vurgulayarak, Kim olduğunu keşfeden, özneden çok sermayenin ve enformasyonun güdülediği, kim olacağını sürekli üreten özne sorunuyla karşı karşıyayız. Sabit bir aidiyet olan bedenin yerini, tercih edilerek değiştirilebilen bedene sahip özneler, matah gibi gösterilmek isteniyor. Bedene dair sınırsızlık-hadsizlik, özgürleşme olarak sunuluyor. ifadesini kullandı.Kapitalizmin insanı yeniden tanımlayarak üzerinde yeni bir tahakküm biçimi kurduğunu belirten Dağ, İnsan bedeninin sınırlarının muğlaklaştırılması, LGBT ve cinsiyetsizlik sorununu doğurdu. İnsanın aidiyetini bozarak insanın bedenini oyun hamuruna dönüştürme arzusu, ciddi toplumsal bir sorundur. Toplumsalı bozacak olan bu tür oluşumlara karşı tedbirli ve temkinli olunması gerekmektedir. diye konuştu.Beden yeniden tasarlanmak isteniyorDağ, LGBT ile transgenderizm (cinsiyet kimliğinin biyolojik cinsiyetten farklı olabileceğini savunan yaklaşım) ve transhümanizm (teknolojiyle insanın biyolojik sınırlarını aşmayı amaçlayan yaklaşım) arasındaki ilişkiye değinerek, şöyle devam etti:Beden, biyolojik sınırlar ve cinsiyet ontolojisi üzerinden yeniden tasarlanmak isteniyor. Bu üçünde de biyolojik beden, sınırları aşındırılarak değiştirilebilir. Transgenderizm, cinsiyet ve kimlik üzerinde dönüşüm sağlamaya çalışırken transhümanizm, yaşlanma, hastalık, ölümlülük ve bedensel yetersizlikleri aşmak ister. Transgenderizm, biyolojik cinsiyetin sınırlarını sosyo-kültürel ve medikal müdahalelerle dönüştürmeye, transhümanizm, bu dönüşümü teknoloji aracılığıyla insan bedeninin ve türünün bütün biyolojik sınırlarına yaymaya çalışır. Transgenderizm, biyolojik sınırları biyolojik çalışmalar ve sosyo-kültürel söylemlerle transhümanizm ise teknolojiyle aşılmasını hedefler. Transgenderizmde, zihin ve iradeyle bedensel gerçekliğin önüne geçerek bedenin yeniden biçimlendirilebilir nesne olduğu tezi var. Biyoteknoloji, hormon tedavileri, cerrahi müdahaleler, genetik mühendisliği ve nöroteknolojiler, bedenin dönüştürülmesi için imkan olarak görülüyor. Bu teknolojiler, kadın-erkek düalitesini aşan akışkan ve cinsiyet-sonrası kimlik tasarımlarını gündeme getiren post-cinsiyetçi yaklaşımlar için bir imkan.Dağ, üremenin teknolojikleştirilmesiyle beden ve üreme arasındaki geleneksel bağların çözüldüğüne dikkati çekerek, Bedenin sınırlarının genişletilebileceği fikri, tekno-kültürel dönüşümle birleşiyor. Cinsellik, sanal gerçeklik, sextech, dijital kimlikler ve yapay zeka destekli ilişkiler bağlamında dönüştürülmek isteniyor. Cinsellik, biyolojik bedenden koparılarak insan ilişkileri de ayrıştırılıyor. değerlendirmesinde bulundu.Ananevi terbiye geleneğimizi yaşatmalıyızCinsel kimlik karmaşasının insanın kaldıramayacağı en büyük yüklerden biri olduğunu vurgulayan Dağ, bu yükün altına girmemek için toplumun güçlü felsefi ve ahlaki bir zemine sahip olması gerektiğini ifade etti.Dağ, özellikle gençlerin eleştirel medya okuryazarlığı kazanmaları ve LGBT, cinsiyetsizlik ve queer akımlarına ilişkin propagandaların farkına varmaları gerektiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:Güçlü psikososyal destek mekanizmalarına ihtiyacımız olduğu gibi ananevi terbiye geleneğimizi yaşatmalıyız. Öncelikle ontolojik ve ahlaki temelimiz, fıtrat bilinci kazandırmak olmalı. Bireyin yaratılışı ve biyolojik hakikati unutturulmamalı. Geçici duygular, psikolojik dalgalanmalar veya hevesler, biyolojik hakikatin önüne geçirilmemeli. Akıl ve irade terbiyesiyle nefsi sapkın yönelimleri, tasfiye edilebilir. Sapkın dijital platformlar, ahlaki veya hukuki tavırla etkisiz hale getirilmeli. İnsanın bedeni konusunda gelgit yaşamaması için irade ve manevi bilinci güçlendirilmelidir. Çocuklar, biyolojik cinsiyetine uymayan rol ve davranışlara maruz bırakılmamalı. Başta mahremiyet eğitimi olmak üzere, sağlıklı şahsiyet gelişimi sağlanmalı. Kadın-erkek gerçekliğinin varlık sürdüğü hayat, merkezde olmalı. Medya ve piyasanın işbirliğiyle dejenere ettiği kimlik modellerini, şüpheyle karşılamak gerekir.Bedene ve cinsiyete ilişkin sürekli arayışlar, beyhudedirProf. Dr. Dağ, İslamiyet'in konuyla ilgili bakış açısı hakkında bilgi vererek, İslam düşüncesi doğayı, insanı ve hayatı rastlantısal ve kaotik algılamaz, ölçü ve denge üzerine kurulu bir nizamı esas alır. İnsan, ruh ve bedenin bileşimi olan tesadüfi bir varlık değildir. Varoluşsal gayesi ve ahlakiliği olan insan, fıtrat üzerine yaşar. Yer ve gök ne kadar gerçeklik ise kadın-erkek cinsiyeti o kadar hakikattir. diye konuştu.Dağ, insanın kendi bedeninin mutlak sahibi olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:Bedenini korumak ve yaratılış gayesine uygun biçimde emanet olduğunun bilinciyle hareket etmesi gereken insan, beden aidiyetini tehdit eden saldırılara karşı önlem almalı ve biyolojiyi muğlaklaştırarak anlamsızlaştırmak isteyen kötü niyetlerin farkında olmalı. Bedensel gerçekliği inkar etmeden kadın-erkek düalitesine sadık kalarak fıtratıyla cebelleşmemeli. İnsan, sınırlarını bilen ve kendi gerçekliğiyle ilişki kuran bir varlıktır. Özgürlüğün insan bedeninin sınırlarını genişleterek bir ham maddeye yani oyun hamuruna dönüştürmesi olduğu söylemi, insan için hiç de hayırlı değil.İnsanın biyolojik gerçekliğine ve fıtratına sadık kalarak hayatta anlamlı bir varoluş oluşturabilmesi gerektiğinin altını çizen Dağ, Bedene ve cinsiyete ilişkin sürekli arayışlar, beyhudedir. İnsanı gerçekten özgürleştirecek olan, biyolojisinin ve fıtratının gerçekliğine sadık kalmaktır. İnsanı sınırsızca yeniden üretilebilir bir projeye indirgeyen tekno-kültürel nihilizmin insana vereceği bir şey yok. Asıl imkan, insanın kendi bedenine sadık kalarak doğadaki gerçekliğine sahip çıkmasıdır. ifadelerini kullandı.Dağ, cinsel kimlik karmaşası girdabından çıkabilmenin yollarına değinerek, sözlerini şöyle tamamladı:Hisleri karmaşıklaşmış kişilerin eylemleri de ölçüsüzleşir. Cinsel kimlik bocalamalarının nedeni, iradenin zayıflaması ve aklın nefsi dürtülere mağlup olmasıdır. Göz ve zihin, temiz şeylerle meşgul edilerek manevi ve güçlü bilinç tahkim edilmeli. Kimlik karmaşası derinleşirse cerrahi operasyonlar veya ömür boyu süren hormon tedavilere maruz kalınabilir. Geri dönüşü olmayan aceleci müdahaleler, bedensel bütünlükle kişiliği de yıkar. Zihinsel sükuneti ve ruh sağlığını muhkem kılacak ortamlar tercih edilmeli. Çocuklar, biyolojik fıtratlarına uymayan rol modellere maruz kalmamalı. Çocukların mahremiyet sınırlarına ihtimam gösterilmeli. Dijital mecraların, marjinal kültürel ve siyasi akımların özendirici ve meşrulaştırıcı söylemlerine, zihinsel mesafe konulmalı. Kişiler, kendilerini bu yönelimlere iten çevrelerden uzak durmalı. Güçlü aile desteği ve yapıcı sosyal bağlarımızı tahkim etmeliyiz. Bu eğilimdeki bireyleri yalnızlaştırarak depresyona ve tecride mahkum etmeyip bu girdaptan selametle çıkması sağlanmalı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/lgbt-ve-cinsiyetsizlik-soylemlerine-iliskin-bilinclenme-uyarisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>KooPro kapanış töreni yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/koopro-kapanis-toreni-yapildi/909714/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/koopro-kapanis-toreni-yapildi/909714/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:18:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Canan Sarı: - Kadın kooperatifleri, Anadolu'nun yerel birikimini ekonomik değere dönüştürüyor. Yöresel lezzetler, geleneksel sanatlar, zanaatlar ve bilgi birikimi, kadınların emeğiyle buluştuğunda yeniden hayat buluyor. Böylece hem kadınlarımızın ekonomik hayata katılımını artırıyor hem de kültürel değerlerimizin yaşatılmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Kadın ve Demokrasi Vakfınca (KADEM), kadın kooperatiflerinin üretim ve markalaşma kapasitesinin artırılması, kurumsal yapılarının güçlendirilmesi ve pazara erişimlerinin geliştirilmesi amacıyla hayata geçirilen Kadın Kooperatiflerini Destekleme ve Koordinasyon Merkezi Projesi (KooPro) kapanış töreni yapıldı.Türkiye'nin dört bir yanındaki kadın kooperatiflerinin güçlenmesine destek olmak amacıyla geçen yıl hayata geçirilen proje kapsamında, bir yıl boyunca farklı alanlarda faaliyet gösteren kooperatiflere destek sağlandı.Projenin kapanış töreninde konuşan KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Canan Sarı, KooPro'nun pilot dönemini bugün tamamladıklarını söyledi.Sarı, KADEM olarak 13 yıldır kadınların onuruyla yaşayabileceği, güvenli ve adaletli bir toplum inşa etmek için çalıştıklarını belirterek, Bizler kadınların güçlenmesini, hayatın tüm alanlarını kapsayan bütüncül bir mesele olarak değerlendiriyoruz. Eğitim, istihdam, girişimcilik, karar alma mekanizmalarına katılım, bunun yanında aile ve sosyal hayat… Bunların hepsi birbiriyle bağlantılı. Aslında bütün bu alanların en önemli taşıyıcısı ekonomik güçlenme. Ekonomik güçlenmeyle kadın, kendi hayatına olduğu kadar ailesine ve içinde bulunduğu topluma da değer katıyor. diye konuştu.Kadın kooperatiflerinin önemli bir rol üstlendiğine dikkati çeken Sarı, kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendiren önemli yapılardan birinin kooperatifler olduğunu dile getirdi.Sarı, kadınların kooperatiflerde birlikte sorumluluk üstlenmeyi, iş bölümü yapmayı, kaynaklarını yönetmeyi, kalite standartlarını ve pazarlama süreçlerini öğrendiğini kaydederek, Kadın kooperatifleri, Anadolu'nun yerel birikimini ekonomik değere dönüştürüyor. Yöresel lezzetler, geleneksel sanatlar, zanaatlar ve bilgi birikimi, kadınların emeğiyle buluştuğunda yeniden hayat buluyor. Böylece hem kadınlarımızın ekonomik hayata katılımını artırıyor hem de kültürel değerlerimizin yaşatılmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunuyor. ifadelerini kullandı.Bir kooperatifi kurmakla işlerin bitmediğini, asıl meselenin onun yaşatılması, güçlendirilmesi, büyümesi ve sürdürülebilir hale getirilmesi olduğunu vurgulayan Sarı, kooperatiflerin, ekonomik yetersizlik, eğitim eksikliği, pazara erişim ve satış gibi pek çok sorunla karşılaşabildiğini söyledi.KooPro, kadın kooperatiflerini bütüncül biçimde destekleyen kapasite geliştirme ve koordinasyon modeliSarı, bazen çok iyi bir ürünün ortaya çıkmasına karşın bunu müşteriyle buluşturmanın zorlu bir süreç oluşturduğunu belirterek, şöyle devam etti:İşte bu noktada KooPro'yu tam da bu ihtiyaçlardan yola çıkarak tasarladık. KooPro, kadın kooperatiflerini üretimden pazara kadar bütüncül biçimde destekleyen bir kapasite geliştirme ve koordinasyon modeli. Bu modele önce kooperatiflerimizin mevcut durumunu ve ihtiyaçlarını anlamaya çalışarak başladık. Akabinde bu ihtiyaçlar doğrultusunda eğitim, danışmanlık ve kapasite geliştirme süreçlerini şekillendirdik. Kooperatiflerin kurumsal yapılarını, üretim süreçlerini, kalite standartlarını, dijitalleşme, markalaşma ve pazarlama kapasitelerini bir bütün olarak ele aldık.Kooperatifleri farklı sektörlerden paydaşlarla buluşturmaya odaklandıklarına işaret eden Sarı, KooPro ile kooperatiflerin yalnızca ürünlerini değil, iş yapma kapasitelerini güçlendirecek bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini vurguladı.Sarı, birinci grupta yer alan 4 kooperatife 200'er bin lira, ikinci grupta yer alan 4 kooperatife 100'er bin lira olmak üzere 8 kooperatife toplam 1 milyon 200 bin lira hibe desteği sağlayacaklarını sözlerine ekledi.Kapanış törenine, Ticaret Bakanı Ömer Bolat da katıldı.Projeden faydalanan kooperatifler ürünlerini sergilediKapanış töreninde, KADEM'den destek alan kadın kooperatifleri de ürünlerini sergiledi. Sergide, yöresel gıda ürünleri, tekstil ve seramik gibi ürünler yer aldı.Kuşadası Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Şerife Atınç, AA muhabirine, kooperatif olarak projeden faydalandıklarını söyledi.Kuşadası'na özgü tekstil ve seramik ürünleri ürettiklerini ve 71 üyelerinin bulunduğunu belirten Atınç, şunları kaydetti:Tasarım, kooperatifleşme, eksik kaldığımız yönler, nasıl kooperatifte yol alınır, bununla ilgili birçok eğitim aldık. Eğitimlerde eksiklerimizi de gördük. Yaptığımız eğitimlerle de bunların hepsini 'Nasıl yol alırız, neler yaparız?' diye kapattık bu eğitimler sayesinde. KooPro aslında o kadar faydalı oldu ki ortaklarımız, aynı zamanda atölyede üretim yapan kadınlarımız da bizimle birlikte toplantılara katıldılar. Çünkü o anda el işlerini yapıyorlardı, makineler çalışmıyor. Sadece yönetim kurulu olarak değil, atölye çalışanlarımız da bu projeden faydalandı. Onlara o kadar iyi geldi ki birlikte bu projenin içinde yer almak. Sadece eğitim olarak değil, KooPro kadınların bir arada sosyalleşip kendini gösterme alanları da oldu.Afyonkarahisar'dan gelen Evciler Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Keziban Bozan ise çikolata üretimi yaptıklarını dile getirerek, Çikolatanın kalıplamasını yapıyoruz. Katma değer olarak da içerisine Afyon'umuzun haşhaşını kullanıyoruz. Haşhaş dolgulu çikolata üretimimiz var. 14 ortağız, 9 sigortalı çalışanımız mevcut. KADEM ile 2025 yılında, KADEM'in yaptığı programla tanıştık. Yaklaşık 1 yıldır çeşitli eğitim desteklerinden yararlandık. Biz eğitimlerle başlamıştık, eğitimlerini almıştık ama KADEM sayesinde çalışanlarımıza da eğitim verme fırsatı bulduk alanında uzmanlaşmış hocalarımızdan. Yine gıda konusunda neler yapmamız gerektiğini, barkodlama sistemi olsun, amblemler olsun, çok yardımcı oldular. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Kadın ve Demokrasi Vakfınca (KADEM), kadın kooperatiflerinin üretim ve markalaşma kapasitesinin artırılması, kurumsal yapılarının güçlendirilmesi ve pazara erişimlerinin geliştirilmesi amacıyla hayata geçirilen Kadın Kooperatiflerini Destekleme ve Koordinasyon Merkezi Projesi (KooPro) kapanış töreni yapıldı.Türkiye'nin dört bir yanındaki kadın kooperatiflerinin güçlenmesine destek olmak amacıyla geçen yıl hayata geçirilen proje kapsamında, bir yıl boyunca farklı alanlarda faaliyet gösteren kooperatiflere destek sağlandı.Projenin kapanış töreninde konuşan KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Canan Sarı, KooPro'nun pilot dönemini bugün tamamladıklarını söyledi.Sarı, KADEM olarak 13 yıldır kadınların onuruyla yaşayabileceği, güvenli ve adaletli bir toplum inşa etmek için çalıştıklarını belirterek, Bizler kadınların güçlenmesini, hayatın tüm alanlarını kapsayan bütüncül bir mesele olarak değerlendiriyoruz. Eğitim, istihdam, girişimcilik, karar alma mekanizmalarına katılım, bunun yanında aile ve sosyal hayat… Bunların hepsi birbiriyle bağlantılı. Aslında bütün bu alanların en önemli taşıyıcısı ekonomik güçlenme. Ekonomik güçlenmeyle kadın, kendi hayatına olduğu kadar ailesine ve içinde bulunduğu topluma da değer katıyor. diye konuştu.Kadın kooperatiflerinin önemli bir rol üstlendiğine dikkati çeken Sarı, kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendiren önemli yapılardan birinin kooperatifler olduğunu dile getirdi.Sarı, kadınların kooperatiflerde birlikte sorumluluk üstlenmeyi, iş bölümü yapmayı, kaynaklarını yönetmeyi, kalite standartlarını ve pazarlama süreçlerini öğrendiğini kaydederek, Kadın kooperatifleri, Anadolu'nun yerel birikimini ekonomik değere dönüştürüyor. Yöresel lezzetler, geleneksel sanatlar, zanaatlar ve bilgi birikimi, kadınların emeğiyle buluştuğunda yeniden hayat buluyor. Böylece hem kadınlarımızın ekonomik hayata katılımını artırıyor hem de kültürel değerlerimizin yaşatılmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunuyor. ifadelerini kullandı.Bir kooperatifi kurmakla işlerin bitmediğini, asıl meselenin onun yaşatılması, güçlendirilmesi, büyümesi ve sürdürülebilir hale getirilmesi olduğunu vurgulayan Sarı, kooperatiflerin, ekonomik yetersizlik, eğitim eksikliği, pazara erişim ve satış gibi pek çok sorunla karşılaşabildiğini söyledi.KooPro, kadın kooperatiflerini bütüncül biçimde destekleyen kapasite geliştirme ve koordinasyon modeliSarı, bazen çok iyi bir ürünün ortaya çıkmasına karşın bunu müşteriyle buluşturmanın zorlu bir süreç oluşturduğunu belirterek, şöyle devam etti:İşte bu noktada KooPro'yu tam da bu ihtiyaçlardan yola çıkarak tasarladık. KooPro, kadın kooperatiflerini üretimden pazara kadar bütüncül biçimde destekleyen bir kapasite geliştirme ve koordinasyon modeli. Bu modele önce kooperatiflerimizin mevcut durumunu ve ihtiyaçlarını anlamaya çalışarak başladık. Akabinde bu ihtiyaçlar doğrultusunda eğitim, danışmanlık ve kapasite geliştirme süreçlerini şekillendirdik. Kooperatiflerin kurumsal yapılarını, üretim süreçlerini, kalite standartlarını, dijitalleşme, markalaşma ve pazarlama kapasitelerini bir bütün olarak ele aldık.Kooperatifleri farklı sektörlerden paydaşlarla buluşturmaya odaklandıklarına işaret eden Sarı, KooPro ile kooperatiflerin yalnızca ürünlerini değil, iş yapma kapasitelerini güçlendirecek bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini vurguladı.Sarı, birinci grupta yer alan 4 kooperatife 200'er bin lira, ikinci grupta yer alan 4 kooperatife 100'er bin lira olmak üzere 8 kooperatife toplam 1 milyon 200 bin lira hibe desteği sağlayacaklarını sözlerine ekledi.Kapanış törenine, Ticaret Bakanı Ömer Bolat da katıldı.Projeden faydalanan kooperatifler ürünlerini sergilediKapanış töreninde, KADEM'den destek alan kadın kooperatifleri de ürünlerini sergiledi. Sergide, yöresel gıda ürünleri, tekstil ve seramik gibi ürünler yer aldı.Kuşadası Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Şerife Atınç, AA muhabirine, kooperatif olarak projeden faydalandıklarını söyledi.Kuşadası'na özgü tekstil ve seramik ürünleri ürettiklerini ve 71 üyelerinin bulunduğunu belirten Atınç, şunları kaydetti:Tasarım, kooperatifleşme, eksik kaldığımız yönler, nasıl kooperatifte yol alınır, bununla ilgili birçok eğitim aldık. Eğitimlerde eksiklerimizi de gördük. Yaptığımız eğitimlerle de bunların hepsini 'Nasıl yol alırız, neler yaparız?' diye kapattık bu eğitimler sayesinde. KooPro aslında o kadar faydalı oldu ki ortaklarımız, aynı zamanda atölyede üretim yapan kadınlarımız da bizimle birlikte toplantılara katıldılar. Çünkü o anda el işlerini yapıyorlardı, makineler çalışmıyor. Sadece yönetim kurulu olarak değil, atölye çalışanlarımız da bu projeden faydalandı. Onlara o kadar iyi geldi ki birlikte bu projenin içinde yer almak. Sadece eğitim olarak değil, KooPro kadınların bir arada sosyalleşip kendini gösterme alanları da oldu.Afyonkarahisar'dan gelen Evciler Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Keziban Bozan ise çikolata üretimi yaptıklarını dile getirerek, Çikolatanın kalıplamasını yapıyoruz. Katma değer olarak da içerisine Afyon'umuzun haşhaşını kullanıyoruz. Haşhaş dolgulu çikolata üretimimiz var. 14 ortağız, 9 sigortalı çalışanımız mevcut. KADEM ile 2025 yılında, KADEM'in yaptığı programla tanıştık. Yaklaşık 1 yıldır çeşitli eğitim desteklerinden yararlandık. Biz eğitimlerle başlamıştık, eğitimlerini almıştık ama KADEM sayesinde çalışanlarımıza da eğitim verme fırsatı bulduk alanında uzmanlaşmış hocalarımızdan. Yine gıda konusunda neler yapmamız gerektiğini, barkodlama sistemi olsun, amblemler olsun, çok yardımcı oldular. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hırvatistan'ın AB üyelik sürecinde sona yaklaşan Karadağ'a engel olabileceği iddiası</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hirvatistan-in-ab-uyelik-surecinde-sona-yaklasan-karadag-a-engel-olabilecegi-iddiasi/909713/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hirvatistan-in-ab-uyelik-surecinde-sona-yaklasan-karadag-a-engel-olabilecegi-iddiasi/909713/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:18:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Brüksel merkezli Euractiv internet sitesi, Hırvatistan yönetiminin Avrupa Birliği (AB) üyelik müzakerelerinde sona yaklaşan Karadağ'ın AB üyeliğini engelleyebileceğini öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Brüksel merkezli Euractiv internet sitesi, Hırvatistan yönetiminin Avrupa Birliği (AB) üyelik müzakerelerinde sona yaklaşan Karadağ'ın AB üyeliğini engelleyebileceğini öne sürdü.Euractiv internet sitesi, AB üyelik sürecinde önemli ilerleme kaydeden Karadağ'ın, bu yıl sonuna kadar üyelik müzakere fasıllarını kapatmayı ve 2028'de AB üyesi olmayı hedeflediğini belirtti.Hırvatistan'ın ise ulaştırma sektörü başlıklı faslın kapatılmasına itirazlarını temmuzdan bu yana sürdürdüğü ifade edilirken, Zagreb yönetiminin 1990'lı yıllarda bölgede yaşanan savaş sonrası bazı ikili sorunların çözülmesi noktasında baskı uyguladığı aktarıldı.Karadağ Avrupa İşleri Bakanı Maida Gorcevic, Euractiv'e yaptığı açıklamada, Hırvatistan'dan AB üyelik sürecine ilişkin bir engelleme gelebileceğine inanmadıklarını söyledi.Hırvatistan yönetimi Srebrenitsa Soykırımı'nın baş sorumlularından Ratko Mladic için başsağlığı mesajı yayımlayan Karadağ Meclis Başkanı Andrija Mandic'e de tepki gösterdi.Avrupa Parlamentosu üyesi Hırvat milletvekili Suncana Glavak, Brüksel'de yaptığı açıklamada, Karadağ'a işaret ederek, AB genişlemesinin sadece fasıl kapatma anlamına gelmediğini, demokratik değerlere bağlılığın da önemli olduğunu söyledi.Gorcevic ise Srebrenitsa Soykırımı, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından müebbet hapis cezasına çarptırılan Mladic için başsağlığı mesajı yayımlayan Mandic'in tutumunu eleştirerek, bunun Karadağ'ın tutumunu kesinlikle yansıtmadığını belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Brüksel merkezli Euractiv internet sitesi, Hırvatistan yönetiminin Avrupa Birliği (AB) üyelik müzakerelerinde sona yaklaşan Karadağ'ın AB üyeliğini engelleyebileceğini öne sürdü.Euractiv internet sitesi, AB üyelik sürecinde önemli ilerleme kaydeden Karadağ'ın, bu yıl sonuna kadar üyelik müzakere fasıllarını kapatmayı ve 2028'de AB üyesi olmayı hedeflediğini belirtti.Hırvatistan'ın ise ulaştırma sektörü başlıklı faslın kapatılmasına itirazlarını temmuzdan bu yana sürdürdüğü ifade edilirken, Zagreb yönetiminin 1990'lı yıllarda bölgede yaşanan savaş sonrası bazı ikili sorunların çözülmesi noktasında baskı uyguladığı aktarıldı.Karadağ Avrupa İşleri Bakanı Maida Gorcevic, Euractiv'e yaptığı açıklamada, Hırvatistan'dan AB üyelik sürecine ilişkin bir engelleme gelebileceğine inanmadıklarını söyledi.Hırvatistan yönetimi Srebrenitsa Soykırımı'nın baş sorumlularından Ratko Mladic için başsağlığı mesajı yayımlayan Karadağ Meclis Başkanı Andrija Mandic'e de tepki gösterdi.Avrupa Parlamentosu üyesi Hırvat milletvekili Suncana Glavak, Brüksel'de yaptığı açıklamada, Karadağ'a işaret ederek, AB genişlemesinin sadece fasıl kapatma anlamına gelmediğini, demokratik değerlere bağlılığın da önemli olduğunu söyledi.Gorcevic ise Srebrenitsa Soykırımı, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından müebbet hapis cezasına çarptırılan Mladic için başsağlığı mesajı yayımlayan Mandic'in tutumunu eleştirerek, bunun Karadağ'ın tutumunu kesinlikle yansıtmadığını belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nijerya'nın Zamfara eyaletinde difteri salgınında 44 kişi hayatını kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nijerya-nin-zamfara-eyaletinde-difteri-salgininda-44-kisi-hayatini-kaybetti/909712/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nijerya-nin-zamfara-eyaletinde-difteri-salgininda-44-kisi-hayatini-kaybetti/909712/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:18:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Abuja / Nijerya'nın kuzeyindeki Zamfara eyaletinde, difteri salgınında 44 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Abuja Haberleri : Nijerya'nın kuzeyindeki Zamfara eyaletinde, difteri salgınında 44 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.Zamfara Eyaleti Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Direktörü Yusuf Haske, basına yaptığı açıklamada, bu yıl eyalette 367 şüpheli difteri vakasının tespit edildiğini belirtti.Haske, hastalardan alınan numuneler üzerinde yapılan laboratuvar testlerinde difteriye neden olan bakterinin doğrulandığı bilgisini paylaşarak, 323 hastanın tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edildiğini aktardı.Salgın nedeniyle 44 kişinin yaşamını yitirdiğini ifade eden Haske, hastalığın yayılmasında toplum içi aktif bulaşın etkili olduğunu söyledi.Haske, difteri vakalarından en fazla 6-10 yaş grubundaki çocukların etkilendiğine dikkati çekerek, hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla okulların açılışının 2 hafta ertelendiğini kaydetti.10 binden fazla difteri vakasıNijerya'da bu yıl 10 binden fazla doğrulanmış difteri vakası kaydedilirken, son yıllarda tekrarlayan difteri salgınları nedeniyle sağlık yetkilileri, etkilenen topluluk ve eyaletlerde aşılama kampanyaları düzenliyor.Nijerya'da 2022-2025'te 42 binden fazla difteri vakası tespit edilmiş ve yaklaşık 1400 kişi yaşamını yitirmişti.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ülkede artan difteri vakaları dolayısıyla salgında ikinci dalganın yaşandığını doğrulamıştı.Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), salgınla mücadele kapsamında geçen yıl Nijerya'ya 9,3 milyon doz aşı göndermişti.Kuşpalazı olarak da bilinen difteri, Corynebacterium diphtheriae adlı mikroorganizmanın boğaz, burun, göz ve deriye yerleşmesiyle ortaya çıkıyor. Bulaşıcı olan hastalık ölüme yol açabiliyor.Nijerya'da sağlık alanında en önemli sorunlar arasında Lassa ateşi, kolera ve difteri gibi bulaşıcı hastalıklar öne çıkıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Abuja Haberleri : Nijerya'nın kuzeyindeki Zamfara eyaletinde, difteri salgınında 44 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.Zamfara Eyaleti Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Direktörü Yusuf Haske, basına yaptığı açıklamada, bu yıl eyalette 367 şüpheli difteri vakasının tespit edildiğini belirtti.Haske, hastalardan alınan numuneler üzerinde yapılan laboratuvar testlerinde difteriye neden olan bakterinin doğrulandığı bilgisini paylaşarak, 323 hastanın tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edildiğini aktardı.Salgın nedeniyle 44 kişinin yaşamını yitirdiğini ifade eden Haske, hastalığın yayılmasında toplum içi aktif bulaşın etkili olduğunu söyledi.Haske, difteri vakalarından en fazla 6-10 yaş grubundaki çocukların etkilendiğine dikkati çekerek, hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla okulların açılışının 2 hafta ertelendiğini kaydetti.10 binden fazla difteri vakasıNijerya'da bu yıl 10 binden fazla doğrulanmış difteri vakası kaydedilirken, son yıllarda tekrarlayan difteri salgınları nedeniyle sağlık yetkilileri, etkilenen topluluk ve eyaletlerde aşılama kampanyaları düzenliyor.Nijerya'da 2022-2025'te 42 binden fazla difteri vakası tespit edilmiş ve yaklaşık 1400 kişi yaşamını yitirmişti.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ülkede artan difteri vakaları dolayısıyla salgında ikinci dalganın yaşandığını doğrulamıştı.Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), salgınla mücadele kapsamında geçen yıl Nijerya'ya 9,3 milyon doz aşı göndermişti.Kuşpalazı olarak da bilinen difteri, Corynebacterium diphtheriae adlı mikroorganizmanın boğaz, burun, göz ve deriye yerleşmesiyle ortaya çıkıyor. Bulaşıcı olan hastalık ölüme yol açabiliyor.Nijerya'da sağlık alanında en önemli sorunlar arasında Lassa ateşi, kolera ve difteri gibi bulaşıcı hastalıklar öne çıkıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/nijerya-nin-zamfara-eyaletinde-difteri-salgininda-44-kisi-hayatini-kaybetti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Samsunspor'dan 35 bin öğrenciye eğitim desteği</title>
      <link>https://www.canligaste.com/samsunspor-dan-35-bin-ogrenciye-egitim-destegi/909711/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/samsunspor-dan-35-bin-ogrenciye-egitim-destegi/909711/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:18:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Samsunspor, Bu şehrin çocukları Samsunsporludur sloganıyla 17 ilçede 35 bin öğrenciye defter ve boyama materyali dağıttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Samsunspor, Bu şehrin çocukları Samsunsporludur sloganıyla 17 ilçede 35 bin öğrenciye defter ve boyama materyali dağıttı.Kulübün başkan vekili Veysel Bilen ve futbolcular Antoine Sekongo, Samed Onur, Haluk Mustafa Tan ve Enes Albak, bu kapsamda İstiklal İlkokulu'ndaki dağıtım törenine katıldı.Minik çocuklarla tek tek ilgilenen futbolcular, daha sonra öğrencilere defter dağıttı.Bilen, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, geçen yıl başlattıkları projeyi bu yıl da devam ettirdiklerini söyledi.Bu şehrin çocukları Samsunsporludur sloganıyla okula başlayan minik öğrencilere boyama kitabı, ilkokul öğrencilerine de 1. sınıftan başlayarak defter dağıttıklarını anlatan Bilen, Asıl amacımız yeni nesil Samsunspor gençliğini, Samsunspor taraftarlığını ve aidiyet duygusunu geliştirmek. İlkokul çağından başlayarak attığımız bu tohumların meyvelerini yıllar sonra alacağımıza inanıyoruz. Başkanımız Yüksel Yıldırım ile Zeycan Yıldırım'a da projeye verdikleri önemden ötürü teşekkür ediyorum. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Samsunspor, Bu şehrin çocukları Samsunsporludur sloganıyla 17 ilçede 35 bin öğrenciye defter ve boyama materyali dağıttı.Kulübün başkan vekili Veysel Bilen ve futbolcular Antoine Sekongo, Samed Onur, Haluk Mustafa Tan ve Enes Albak, bu kapsamda İstiklal İlkokulu'ndaki dağıtım törenine katıldı.Minik çocuklarla tek tek ilgilenen futbolcular, daha sonra öğrencilere defter dağıttı.Bilen, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, geçen yıl başlattıkları projeyi bu yıl da devam ettirdiklerini söyledi.Bu şehrin çocukları Samsunsporludur sloganıyla okula başlayan minik öğrencilere boyama kitabı, ilkokul öğrencilerine de 1. sınıftan başlayarak defter dağıttıklarını anlatan Bilen, Asıl amacımız yeni nesil Samsunspor gençliğini, Samsunspor taraftarlığını ve aidiyet duygusunu geliştirmek. İlkokul çağından başlayarak attığımız bu tohumların meyvelerini yıllar sonra alacağımıza inanıyoruz. Başkanımız Yüksel Yıldırım ile Zeycan Yıldırım'a da projeye verdikleri önemden ötürü teşekkür ediyorum. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/samsunspor-dan-35-bin-ogrenciye-egitim-destegi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İtalya'nın turistik beldesi Amalfi yakınlarında orman yangını çıktı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/italya-nin-turistik-beldesi-amalfi-yakinlarinda-orman-yangini-cikti/909710/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/italya-nin-turistik-beldesi-amalfi-yakinlarinda-orman-yangini-cikti/909710/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:15:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / İtalya'nın önde gelen turistik beldelerinden Amalfi ve çevresinde gece saatlerinde makilik alanda çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : İtalya'nın önde gelen turistik beldelerinden Amalfi ve çevresinde gece saatlerinde makilik alanda çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.İtalyan basınında çıkan haberlerde, Amalfi sahil bölgesinde dün akşam saatlerinde çıkan orman yangınını söndürme çalışmalarının aralıksız sürdüğü belirtildi.Yangın, Cus Pogerola, Positano, Amalfi ve Tovere di Amalfi beldelerini ve yakındaki diğer sahil bölgelerini olumsuz etkilerken, itfaiye ekiplerinin geceden bu yana alevlerin yerleşim yerlerine sıçramaması için çaba gösterdiği kaydedildi.Amalfi ve çevresindeki yangının, bölgede tatillerini geçiren birçok turistin korku dolu bir gece geçirmesine yol açtığı, bazı kritik noktalarda restoran ve tesislerin tedbir maksatlı boşaltıldığı aktarıldı.Şu ana kadar yaralanma ve evlerde hasar bildirilmediği, sabah saatlerinde yangın söndürme uçaklarının da çalışmalara katıldığı ifade edildi.Bölgedeki şiddetli rüzgarların helikopterlerin yangın söndürme çalışmalarına katılmasını engellediği belirtildi.Basındaki haberlerde, bölgede iki noktada çıkan yangınların kundaklama sonucu başladığından şüphelenildiği kaydedildi.İtalyan İtfaiyesinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, Amalfi kıyısı ve Sorrento Yarımadası'nda makilik alandaki yangınlara dün akşamdan beri Positano, Amalfi, Agerola ve Vico Equense beldeleri arasında müdahale edildiği bildirildi.Paylaşımda, Agerola beldesinden yangın söndürme çalışmalarına dair görüntülere yer verilirken, karadan 7 ekibin, havadan 3 uçağın yangına müdahale ettiği belirtildi.Diğer yandan, sosyal medya platformlarına yansıyan görüntülerde de bazı turistlerin alevleri endişeyle takip ettiği, bazılarının da bölgeden ayrılmaya çalıştığı görüldü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : İtalya'nın önde gelen turistik beldelerinden Amalfi ve çevresinde gece saatlerinde makilik alanda çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor.İtalyan basınında çıkan haberlerde, Amalfi sahil bölgesinde dün akşam saatlerinde çıkan orman yangınını söndürme çalışmalarının aralıksız sürdüğü belirtildi.Yangın, Cus Pogerola, Positano, Amalfi ve Tovere di Amalfi beldelerini ve yakındaki diğer sahil bölgelerini olumsuz etkilerken, itfaiye ekiplerinin geceden bu yana alevlerin yerleşim yerlerine sıçramaması için çaba gösterdiği kaydedildi.Amalfi ve çevresindeki yangının, bölgede tatillerini geçiren birçok turistin korku dolu bir gece geçirmesine yol açtığı, bazı kritik noktalarda restoran ve tesislerin tedbir maksatlı boşaltıldığı aktarıldı.Şu ana kadar yaralanma ve evlerde hasar bildirilmediği, sabah saatlerinde yangın söndürme uçaklarının da çalışmalara katıldığı ifade edildi.Bölgedeki şiddetli rüzgarların helikopterlerin yangın söndürme çalışmalarına katılmasını engellediği belirtildi.Basındaki haberlerde, bölgede iki noktada çıkan yangınların kundaklama sonucu başladığından şüphelenildiği kaydedildi.İtalyan İtfaiyesinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, Amalfi kıyısı ve Sorrento Yarımadası'nda makilik alandaki yangınlara dün akşamdan beri Positano, Amalfi, Agerola ve Vico Equense beldeleri arasında müdahale edildiği bildirildi.Paylaşımda, Agerola beldesinden yangın söndürme çalışmalarına dair görüntülere yer verilirken, karadan 7 ekibin, havadan 3 uçağın yangına müdahale ettiği belirtildi.Diğer yandan, sosyal medya platformlarına yansıyan görüntülerde de bazı turistlerin alevleri endişeyle takip ettiği, bazılarının da bölgeden ayrılmaya çalıştığı görüldü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/italya-nin-turistik-beldesi-amalfi-yakinlarinda-orman-yangini-cikti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tarladan markete fiyat yolculuğu soruşturmasında denetim raporu hazırlandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tarladan-markete-fiyat-yolculugu-sorusturmasinda-denetim-raporu-hazirlandi/909709/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tarladan-markete-fiyat-yolculugu-sorusturmasinda-denetim-raporu-hazirlandi/909709/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:15:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Raporda, vefat eden kişiler adına müstahsil makbuzu düzenlenmiş olabileceğine işaret eden kayıtlara rastlandığı, bu belgelerin gerçek ürün teslimine dayanıp dayanmadığının ayrıca araştırılmasının gerekli görüldüğü belirtildi - Bazı müstahsil makbuzlarının gerçek ürün teslimine dayanmadığı, adına belge düzenlenen bazı kişilerin fiilen çiftçilik yapmadığı, bazılarının ise ilgili firmayı tanımadığını ve herhangi bir ürün teslim etmediğini beyan ettiği raporda yer aldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Tarladan markete fiyat yolculuğu soruşturmasında Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca hazırlanan denetim raporunda, vefat eden veya fiilen çiftçilik yapmayan kişiler adına müstahsil makbuzu düzenlendiği, bazı makbuzların gerçek ürün teslimine dayanmadığına ilişkin tespitlere yer verildi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Ankara Sektörel Denetim Daire Başkanlığınca hazırlanan denetim raporu dosyaya girdi.Raporda, yaş meyve ve sebze sektöründeki fiyat artışlarının nedenlerinin araştırılması amacıyla yürütülen çalışmada, firmaların üreticilerden yaptığı alımların büyüklüğü ve bu alımların toplam mal alımları içerisindeki payının esas alındığı belirtildi.Bu kapsamda, toplam mal alımlarının en az yüzde 70'i müstahsil makbuzuna dayanan firmalar ile müstahsillerden belgeli alım tutarı 300 milyon lira ve üzerinde bulunan firmaların riskli mükellef grubunda değerlendirildiği, belirlenen kriterler doğrultusunda 207 firmanın araştırma kapsamına alındığı kaydedildi.İlk analizlerde, bu firmaların yalnızca üreticilerden ürün satın alan tüccar veya toptancı hal firmalarından oluşmadığı, önemli bölümünün ulusal ve yerel zincir marketlere düzenli olarak yaş meyve ve sebze tedarik ettiğinin belirlendiği aktarıldı.Bu nedenle incelemenin yalnızca müstahsil makbuzlarının doğruluğuyla sınırlı tutulmadığı, tedarik zincirindeki ürün, belge, maliyet ve fiyat hareketlerinin birlikte değerlendirilmesinin gerekli görüldüğü ifade edildi.Fiilen çiftçilik yapmayan kişiler ile vefat eden kişiler adına makbuzlar kesildiRaporda, müstahsil makbuzunun defter tutma yükümlülüğü bulunmayan çiftçilerden yapılan mal alımlarının belgelendirilmesinde kullanıldığı ancak belgenin düzenlenmiş olmasının, üzerinde belirtilen ürünün ilgili kişi tarafından üretildiğini ve alıcı firmaya teslim edildiğini tek başına kanıtlamadığı belirtildi.Yapılan ön değerlendirmelerde, vefat eden kişiler adına müstahsil makbuzu düzenlenmiş olabileceğine işaret eden kayıtlara rastlandığı aktarıldı.İncelemelerde ayrıca bazı müstahsil makbuzlarının gerçek bir ürün teslimine dayanmadığı, adına belge düzenlenen bazı kişilerin fiilen çiftçilik yapmadığı, bazılarının ise ilgili firmayı tanımadığını ve herhangi bir ürün teslim etmediğini beyan ettiği bilgisi verildi.Raporda, bazı makbuzlarda gösterilen ürün miktarlarının da çiftçilerin arazi büyüklüğü ve makul üretim kapasitesiyle açıklanamadığı, miktarların bölgesel ve teknik verim değerlerinin önemli ölçüde üzerinde olduğuna işaret edildi.Belgelerde yer alan ürün türü, miktarı veya birim fiyat bilgilerinin bazı üreticilerin beyanlarıyla örtüşmediği, bazı işlemlerde ise makbuzlardaki birim fiyatların üreticilerin bildirdiği gerçek satış fiyatlarının belirgin şekilde altında kaldığı tespiti yapıldı.Raporda, Söz konusu bulguların, incelenen müstahsil makbuzlarındaki uyumsuzlukların her durumda belge düzenine ilişkin basit veya münferit hatalardan ibaret olmayabileceğini, bazı işlemlerde ticari ve vergisel sonuçlar doğuran sistematik bir yöntemin parçası olabileceğini göstermektedir. ifadeleri kullanıldı.Gerçek bir ürün teslimine dayanmayan veya miktar ve bedel açısından gerçeği yansıtmayan müstahsil makbuzlarının, işletme kayıtlarında fiktif mal ve stok oluşturularak maliyetlerin artırılmasına, böylece brüt karlılık, kurum kazancı ve vergi matrahının düşürülmesine imkan sağlayabileceği değerlendirmesi yapıldı.Raporda, bu belgelerin ayrıca kaynağı belirsiz veya kayıt dışı temin edilen ürünlerin işletme stoklarına dahil edilerek sonraki satışların kayıtlı mal hareketi gibi gösterilmesine dayanak oluşturabileceği kaydedildi.41 firmanın müstahsil beyanları, makbuzları, teslim ve ödeme kayıtları uyumlu bulunmadıMüstahsil makbuzunda gösterilen maliyetin sonraki satış fiyatına yakın belirlenmesi halinde belgenin satış fiyatına görünürde maliyet dayanağı oluşturabileceği belirtilen raporda, miktar, fiyat veya üretim kapasitesindeki uyumsuzlukların ise tek başına belgenin gerçek dışı olduğunu göstermeyeceğine dikkat çekildi.Raporda, araştırılan toplam 41 firmanın mali verilerinde brüt karlılık oranlarının genel olarak düşük olduğu, en yüksek hacimde alınıp satılan bazı ürünlerin birim alış ve satış fiyatları arasında oldukça sınırlı fark bulunduğu ve firmaların önemli bir bölümünün kurumlar vergisi beyannamelerinde zarar beyan ettiği belirtildi.Alış ve satış fiyatları arasındaki farkın düşük olmasının, ilk bakışta firmaların yüksek ticari kazanç elde etmediğini gösterebildiğini ancak bu durumun alımların ve maliyetlerin gerçekliğini tek başına kanıtlamadığı aktarılan raporda şu tespitlere yer verildi:Alış miktarının veya maliyetin gerçek dışı ya da içeriği itibarıyla yanıltıcı belgelerle yükseltilmesi halinde muhasebe kayıtlarındaki brüt karlılık doğal olarak düşük görünebilecektir. Diğer taraftan düşük brüt karlılık, piyasa koşulları, fire, nakliye, ambalajlama, tasnif, depolama maliyetleri, marketlerce uygulanan kesintiler veya kayıt dışı satışlardan da kaynaklanabileceğinden, bu ihtimallerin birbirinden ayrılabilmesi için ürün bazında ağırlıklı ortalama alış ve satış fiyatlarının, miktar ve stok hareketlerinin, fire oranlarının, ödeme kayıtlarının ve karşı taraf bilgilerinin birlikte analiz edilmesi gerekmektedir.Raporda, 41 firmaya ilişkin bazı müstahsil makbuzlarının üretim kapasitesi, müstahsil beyanları, teslim ve ödeme kayıtlarıyla uyumlu olmadığına yönelik önemli risk göstergelerinin tespit edildiği belirtildi.Soruşturma dosyasına giren raporda, şöyle devam edildi:Bu bulguların, gerçek dışı veya içeriği itibarıyla yanıltıcı belgelerle fiktif stok ve maliyet oluşturulmuş, kayıt dışı ürün hareketlerine belge dayanağı sağlanmış ve sonraki satış fiyatlarına görünürde maliyet temeli oluşturulmuş olabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte mevcut tespitlerin sektörün tamamına veya ulusal ve yerel zincir marketlere doğrudan teşmil edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle ilk aşamada 41 firma üzerinde uygulanan doğrulama yönteminin, risk derecesine göre araştırma kapsamındaki diğer firmalara da yaygınlaştırılması ve müstahsil makbuzuyla başlayan ürün, belge, ödeme, maliyet ve satış zincirinin perakende aşamasına kadar izlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, hakkında gözaltı kararı verilen 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticisinden 33'ü yakalanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Tarladan markete fiyat yolculuğu soruşturmasında Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca hazırlanan denetim raporunda, vefat eden veya fiilen çiftçilik yapmayan kişiler adına müstahsil makbuzu düzenlendiği, bazı makbuzların gerçek ürün teslimine dayanmadığına ilişkin tespitlere yer verildi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Ankara Sektörel Denetim Daire Başkanlığınca hazırlanan denetim raporu dosyaya girdi.Raporda, yaş meyve ve sebze sektöründeki fiyat artışlarının nedenlerinin araştırılması amacıyla yürütülen çalışmada, firmaların üreticilerden yaptığı alımların büyüklüğü ve bu alımların toplam mal alımları içerisindeki payının esas alındığı belirtildi.Bu kapsamda, toplam mal alımlarının en az yüzde 70'i müstahsil makbuzuna dayanan firmalar ile müstahsillerden belgeli alım tutarı 300 milyon lira ve üzerinde bulunan firmaların riskli mükellef grubunda değerlendirildiği, belirlenen kriterler doğrultusunda 207 firmanın araştırma kapsamına alındığı kaydedildi.İlk analizlerde, bu firmaların yalnızca üreticilerden ürün satın alan tüccar veya toptancı hal firmalarından oluşmadığı, önemli bölümünün ulusal ve yerel zincir marketlere düzenli olarak yaş meyve ve sebze tedarik ettiğinin belirlendiği aktarıldı.Bu nedenle incelemenin yalnızca müstahsil makbuzlarının doğruluğuyla sınırlı tutulmadığı, tedarik zincirindeki ürün, belge, maliyet ve fiyat hareketlerinin birlikte değerlendirilmesinin gerekli görüldüğü ifade edildi.Fiilen çiftçilik yapmayan kişiler ile vefat eden kişiler adına makbuzlar kesildiRaporda, müstahsil makbuzunun defter tutma yükümlülüğü bulunmayan çiftçilerden yapılan mal alımlarının belgelendirilmesinde kullanıldığı ancak belgenin düzenlenmiş olmasının, üzerinde belirtilen ürünün ilgili kişi tarafından üretildiğini ve alıcı firmaya teslim edildiğini tek başına kanıtlamadığı belirtildi.Yapılan ön değerlendirmelerde, vefat eden kişiler adına müstahsil makbuzu düzenlenmiş olabileceğine işaret eden kayıtlara rastlandığı aktarıldı.İncelemelerde ayrıca bazı müstahsil makbuzlarının gerçek bir ürün teslimine dayanmadığı, adına belge düzenlenen bazı kişilerin fiilen çiftçilik yapmadığı, bazılarının ise ilgili firmayı tanımadığını ve herhangi bir ürün teslim etmediğini beyan ettiği bilgisi verildi.Raporda, bazı makbuzlarda gösterilen ürün miktarlarının da çiftçilerin arazi büyüklüğü ve makul üretim kapasitesiyle açıklanamadığı, miktarların bölgesel ve teknik verim değerlerinin önemli ölçüde üzerinde olduğuna işaret edildi.Belgelerde yer alan ürün türü, miktarı veya birim fiyat bilgilerinin bazı üreticilerin beyanlarıyla örtüşmediği, bazı işlemlerde ise makbuzlardaki birim fiyatların üreticilerin bildirdiği gerçek satış fiyatlarının belirgin şekilde altında kaldığı tespiti yapıldı.Raporda, Söz konusu bulguların, incelenen müstahsil makbuzlarındaki uyumsuzlukların her durumda belge düzenine ilişkin basit veya münferit hatalardan ibaret olmayabileceğini, bazı işlemlerde ticari ve vergisel sonuçlar doğuran sistematik bir yöntemin parçası olabileceğini göstermektedir. ifadeleri kullanıldı.Gerçek bir ürün teslimine dayanmayan veya miktar ve bedel açısından gerçeği yansıtmayan müstahsil makbuzlarının, işletme kayıtlarında fiktif mal ve stok oluşturularak maliyetlerin artırılmasına, böylece brüt karlılık, kurum kazancı ve vergi matrahının düşürülmesine imkan sağlayabileceği değerlendirmesi yapıldı.Raporda, bu belgelerin ayrıca kaynağı belirsiz veya kayıt dışı temin edilen ürünlerin işletme stoklarına dahil edilerek sonraki satışların kayıtlı mal hareketi gibi gösterilmesine dayanak oluşturabileceği kaydedildi.41 firmanın müstahsil beyanları, makbuzları, teslim ve ödeme kayıtları uyumlu bulunmadıMüstahsil makbuzunda gösterilen maliyetin sonraki satış fiyatına yakın belirlenmesi halinde belgenin satış fiyatına görünürde maliyet dayanağı oluşturabileceği belirtilen raporda, miktar, fiyat veya üretim kapasitesindeki uyumsuzlukların ise tek başına belgenin gerçek dışı olduğunu göstermeyeceğine dikkat çekildi.Raporda, araştırılan toplam 41 firmanın mali verilerinde brüt karlılık oranlarının genel olarak düşük olduğu, en yüksek hacimde alınıp satılan bazı ürünlerin birim alış ve satış fiyatları arasında oldukça sınırlı fark bulunduğu ve firmaların önemli bir bölümünün kurumlar vergisi beyannamelerinde zarar beyan ettiği belirtildi.Alış ve satış fiyatları arasındaki farkın düşük olmasının, ilk bakışta firmaların yüksek ticari kazanç elde etmediğini gösterebildiğini ancak bu durumun alımların ve maliyetlerin gerçekliğini tek başına kanıtlamadığı aktarılan raporda şu tespitlere yer verildi:Alış miktarının veya maliyetin gerçek dışı ya da içeriği itibarıyla yanıltıcı belgelerle yükseltilmesi halinde muhasebe kayıtlarındaki brüt karlılık doğal olarak düşük görünebilecektir. Diğer taraftan düşük brüt karlılık, piyasa koşulları, fire, nakliye, ambalajlama, tasnif, depolama maliyetleri, marketlerce uygulanan kesintiler veya kayıt dışı satışlardan da kaynaklanabileceğinden, bu ihtimallerin birbirinden ayrılabilmesi için ürün bazında ağırlıklı ortalama alış ve satış fiyatlarının, miktar ve stok hareketlerinin, fire oranlarının, ödeme kayıtlarının ve karşı taraf bilgilerinin birlikte analiz edilmesi gerekmektedir.Raporda, 41 firmaya ilişkin bazı müstahsil makbuzlarının üretim kapasitesi, müstahsil beyanları, teslim ve ödeme kayıtlarıyla uyumlu olmadığına yönelik önemli risk göstergelerinin tespit edildiği belirtildi.Soruşturma dosyasına giren raporda, şöyle devam edildi:Bu bulguların, gerçek dışı veya içeriği itibarıyla yanıltıcı belgelerle fiktif stok ve maliyet oluşturulmuş, kayıt dışı ürün hareketlerine belge dayanağı sağlanmış ve sonraki satış fiyatlarına görünürde maliyet temeli oluşturulmuş olabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte mevcut tespitlerin sektörün tamamına veya ulusal ve yerel zincir marketlere doğrudan teşmil edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle ilk aşamada 41 firma üzerinde uygulanan doğrulama yönteminin, risk derecesine göre araştırma kapsamındaki diğer firmalara da yaygınlaştırılması ve müstahsil makbuzuyla başlayan ürün, belge, ödeme, maliyet ve satış zincirinin perakende aşamasına kadar izlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, hakkında gözaltı kararı verilen 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticisinden 33'ü yakalanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Borsa günün ilk yarısında değer kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/borsa-gunun-ilk-yarisinda-deger-kaybetti/909708/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/borsa-gunun-ilk-yarisinda-deger-kaybetti/909708/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:12:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 1,70 değer kaybederek 13.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 1,70 değer kaybederek 13.994,44 puana geriledi.Günün ilk yarısında düşüş eğiliminde hareket eden BIST 100 endeksi, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 241,4 puan ve yüzde 1,70 azalışla 13.994,44 puana indi.Toplam işlem hacmi 82,6 milyar lira oldu. Bankacılık endeksi yüzde 2,54, holding endeksi yüzde 1,55 değer kaybetti.Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 1,27 ile finansal kiralama faktoring, en fazla kaybettiren ise yüzde 3,33 ile bilişim oldu.Küresel piyasalar, Orta Doğu'da gerilimin devam etmesi, tahvil piyasasındaki sert satış baskısı ve yapay zeka şirketlerine ilişkin belirsizliklerle negatif seyrediyor.Analistler, günün geri kalanında ABD'de New York Fed imalat sanayi endeksi verisinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.900 ve 13.800 puanın destek, 14.100 ve 14.200 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 1,70 değer kaybederek 13.994,44 puana geriledi.Günün ilk yarısında düşüş eğiliminde hareket eden BIST 100 endeksi, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 241,4 puan ve yüzde 1,70 azalışla 13.994,44 puana indi.Toplam işlem hacmi 82,6 milyar lira oldu. Bankacılık endeksi yüzde 2,54, holding endeksi yüzde 1,55 değer kaybetti.Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 1,27 ile finansal kiralama faktoring, en fazla kaybettiren ise yüzde 3,33 ile bilişim oldu.Küresel piyasalar, Orta Doğu'da gerilimin devam etmesi, tahvil piyasasındaki sert satış baskısı ve yapay zeka şirketlerine ilişkin belirsizliklerle negatif seyrediyor.Analistler, günün geri kalanında ABD'de New York Fed imalat sanayi endeksi verisinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.900 ve 13.800 puanın destek, 14.100 ve 14.200 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/borsa-gunun-ilk-yarisinda-deger-kaybetti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Dışişleri Bakanı Fidan ile görüştü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/azerbaycan-cumhurbaskani-aliyev-disisleri-bakani-fidan-ile-gorustu/909704/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/azerbaycan-cumhurbaskani-aliyev-disisleri-bakani-fidan-ile-gorustu/909704/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:06:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bakü / Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bakü Haberleri : Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı kabul etti.Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, temaslarda bulunmak için Bakü'ye gelen Fidan, Aliyev tarafından kabul edildi.Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını Aliyev'e iletti. Aliyev de selamlar için teşekkür ederek, kendi selamlarının da Erdoğan'a iletilmesini istedi.Görüşmede, Azerbaycan-Türkiye kardeşlik ve stratejik müttefiklik ilişkilerinin tüm alanlarda başarılı şekilde geliştiği, işbirliğinin tek millet, iki devlet ilkesi temelinde daha da güçlendiği memnuniyetle ifade edildi.Enerji alanındaki işbirliğinin önemine değinilen görüşmede, alternatif enerji konusunda uluslararası pazarlara yeni çıkış yollarına ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu.Azerbaycan ve Türkiye'nin lojistik açıdan önemine, özellikle Avrupa ile Asya arasında önemli bir köprü rolü üstlendiklerine işaret edilen görüşmede, uluslararası kuruluşlar çerçevesinde faaliyetlerin koordinasyonunun önemi vurgulandı.Görüşmede, ikili ilişkilerin geleceği, bölgesel meseleler ve karşılıklı ilgi alanına giren diğer konular da ele alındı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bakü Haberleri : Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı kabul etti.Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, temaslarda bulunmak için Bakü'ye gelen Fidan, Aliyev tarafından kabul edildi.Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını Aliyev'e iletti. Aliyev de selamlar için teşekkür ederek, kendi selamlarının da Erdoğan'a iletilmesini istedi.Görüşmede, Azerbaycan-Türkiye kardeşlik ve stratejik müttefiklik ilişkilerinin tüm alanlarda başarılı şekilde geliştiği, işbirliğinin tek millet, iki devlet ilkesi temelinde daha da güçlendiği memnuniyetle ifade edildi.Enerji alanındaki işbirliğinin önemine değinilen görüşmede, alternatif enerji konusunda uluslararası pazarlara yeni çıkış yollarına ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu.Azerbaycan ve Türkiye'nin lojistik açıdan önemine, özellikle Avrupa ile Asya arasında önemli bir köprü rolü üstlendiklerine işaret edilen görüşmede, uluslararası kuruluşlar çerçevesinde faaliyetlerin koordinasyonunun önemi vurgulandı.Görüşmede, ikili ilişkilerin geleceği, bölgesel meseleler ve karşılıklı ilgi alanına giren diğer konular da ele alındı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/azerbaycan-cumhurbaskani-aliyev-disisleri-bakani-fidan-ile-gorustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Suudi Arabistan'ın Mekke, Cidde ve Taif kentlerinde tehlike alarmları devreye alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/suudi-arabistan-in-mekke-cidde-ve-taif-kentlerinde-tehlike-alarmlari-devreye-alindi/909703/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/suudi-arabistan-in-mekke-cidde-ve-taif-kentlerinde-tehlike-alarmlari-devreye-alindi/909703/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:03:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Suudi Arabistan'da Mekke, Cidde ve Taif kentlerinin de olduğu çok sayıda bölgede erken uyarı sistemleri devreye alınarak halka güvenli yerlere gitme çağrısında bulunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Suudi Arabistan'da Mekke, Cidde ve Taif kentlerinin de olduğu çok sayıda bölgede erken uyarı sistemleri devreye alınarak halka güvenli yerlere gitme çağrısında bulunuldu. Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya dair açıklama yaptı.Açıklamada, Ulusal Erken Uyarı Platformu tarafından Mekke, Taif, Cidde için tehlike uyarısında bulunulduğu belirtildi.Vatandaşlara olası tehlikelere karşı dikkatli olmaları, yetkililerin talimatlarına uymaları ve kalabalık oluşturmaktan kaçınmaları çağrısında bulunuldu. Ayrıca herhangi bir olay anında görüntü kaydı yapmamaları istendi.Öte yandan açıklamada, uyarının hangi tehlikeye ilişkin olduğuna ve söz konusu riskin kaynağına dair herhangi bir bilgi paylaşılmadı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Suudi Arabistan'da Mekke, Cidde ve Taif kentlerinin de olduğu çok sayıda bölgede erken uyarı sistemleri devreye alınarak halka güvenli yerlere gitme çağrısında bulunuldu. Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya dair açıklama yaptı.Açıklamada, Ulusal Erken Uyarı Platformu tarafından Mekke, Taif, Cidde için tehlike uyarısında bulunulduğu belirtildi.Vatandaşlara olası tehlikelere karşı dikkatli olmaları, yetkililerin talimatlarına uymaları ve kalabalık oluşturmaktan kaçınmaları çağrısında bulunuldu. Ayrıca herhangi bir olay anında görüntü kaydı yapmamaları istendi.Öte yandan açıklamada, uyarının hangi tehlikeye ilişkin olduğuna ve söz konusu riskin kaynağına dair herhangi bir bilgi paylaşılmadı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/suudi-arabistan-in-mekke-cidde-ve-taif-kentlerinde-tehlike-alarmlari-devreye-alindi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD Hava Kuvvetleri personeli, İran'a karşı saldırılarında 1200 kez kırmızı alarm durumu yaşadı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-hava-kuvvetleri-personeli-iran-a-karsi-saldirilarinda-1200-kez-kirmizi-alarm-durumu-yasadi/909702/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-hava-kuvvetleri-personeli-iran-a-karsi-saldirilarinda-1200-kez-kirmizi-alarm-durumu-yasadi/909702/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:03:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / ABD Hava Kuvvetleri Komutanı General Kenneth Wilsbach: - Stratejik rekabet kızışıyor, savaşın doğası evrilmeye devam ediyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : ABD'nin İran'a karşı saldırılarında ABD Hava Kuvvetleri personelinin İran'ın füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları sırasında, saldırı tehdidinde devreye giren kırmızı alarm durumunu 1200 kez yaşadığı bildirildi.ABD Hava Kuvvetleri Komutanı General Kenneth Wilsbach, Hava, Uzay ve Siber Konferansı'nda yaptığı konuşmada İran'a karşı yürütülen Destansı Öfke Operasyonu (Operation Epic Fury) hakkında bilgi verdi.General Wilsbach, operasyonun ölçek, hassasiyet ve hız bakımından inceleneceğini ifade etti.Wilsbach, hava kuvvetleri personelinin, İran'ın füze ve İHA saldırıları sırasında 1200 kez kırmızı alarm durumu yaşadığını belirtti.Yaklaşık 500 uçaklık filonun 10 bin sorti yaptırdığını ve günde 250'den fazla uçuş temposunu koruduğunu söyleyen Wilsbach, muharebe görevleri boyunca 13 binden fazla askeri hedefin vurulduğunu belirtti.Harekatın, İran mevzilerini zayıflattığını savunan Wilsbach, Orta Doğu'daki ABD üslerinin ise önleyici füze stoklarını büyük ölçüde tüketen ve operasyonel hasara yol açan misilleme niteliğindeki füze ve İHA saldırılarına maruz kaldığını bildirdi.Wilsbach, Stratejik rekabet kızışıyor, savaşın doğası evrilmeye devam ediyor. Bugün bu sorumluluk, dünyanın daha güvenli bir yer haline gelmediğini bilerek gönüllü olan başka bir Amerikalı nesline düşüyor. dedi.Kırmızı alarmABD Hava Kuvvetlerinde kırmızı alarm durumu, hava saldırısı için dalgalı siren sesiyle, kara saldırısı için boru sesiyle, genel seslendirme sistemi üzerinden yapılan duyuru ile ilan ediliyor.Bir saldırının eli kulağında olduğu veya halihazırda gerçekleşmekte olduğu anlamına gelen bu durum kapsamında personele derhal korunaklı bir sığınağa geçin talimatı veriliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : ABD'nin İran'a karşı saldırılarında ABD Hava Kuvvetleri personelinin İran'ın füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları sırasında, saldırı tehdidinde devreye giren kırmızı alarm durumunu 1200 kez yaşadığı bildirildi.ABD Hava Kuvvetleri Komutanı General Kenneth Wilsbach, Hava, Uzay ve Siber Konferansı'nda yaptığı konuşmada İran'a karşı yürütülen Destansı Öfke Operasyonu (Operation Epic Fury) hakkında bilgi verdi.General Wilsbach, operasyonun ölçek, hassasiyet ve hız bakımından inceleneceğini ifade etti.Wilsbach, hava kuvvetleri personelinin, İran'ın füze ve İHA saldırıları sırasında 1200 kez kırmızı alarm durumu yaşadığını belirtti.Yaklaşık 500 uçaklık filonun 10 bin sorti yaptırdığını ve günde 250'den fazla uçuş temposunu koruduğunu söyleyen Wilsbach, muharebe görevleri boyunca 13 binden fazla askeri hedefin vurulduğunu belirtti.Harekatın, İran mevzilerini zayıflattığını savunan Wilsbach, Orta Doğu'daki ABD üslerinin ise önleyici füze stoklarını büyük ölçüde tüketen ve operasyonel hasara yol açan misilleme niteliğindeki füze ve İHA saldırılarına maruz kaldığını bildirdi.Wilsbach, Stratejik rekabet kızışıyor, savaşın doğası evrilmeye devam ediyor. Bugün bu sorumluluk, dünyanın daha güvenli bir yer haline gelmediğini bilerek gönüllü olan başka bir Amerikalı nesline düşüyor. dedi.Kırmızı alarmABD Hava Kuvvetlerinde kırmızı alarm durumu, hava saldırısı için dalgalı siren sesiyle, kara saldırısı için boru sesiyle, genel seslendirme sistemi üzerinden yapılan duyuru ile ilan ediliyor.Bir saldırının eli kulağında olduğu veya halihazırda gerçekleşmekte olduğu anlamına gelen bu durum kapsamında personele derhal korunaklı bir sığınağa geçin talimatı veriliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/abd-hava-kuvvetleri-personeli-iran-a-karsi-saldirilarinda-1200-kez-kirmizi-alarm-durumu-yasadi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gaziantep FK'de Kocaelispor maçı hazırlıkları başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gaziantep-fk-de-kocaelispor-maci-hazirliklari-basladi/909700/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gaziantep-fk-de-kocaelispor-maci-hazirliklari-basladi/909700/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 13:00:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Gaziantep FK, Trendyol Süper Lig'in 6.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Gaziantep FK, Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında 19 Eylül Cumartesi günü deplasmanda Kocaelispor ile yapacağı maçın hazırlıklarına başladı.Kulüpten yapılan açıklamaya göre, teknik direktör Orhan Ak yönetiminde gerçekleştirilen antrenman, 1 saat 15 dakika sürdü.Fenerbahçe ile dün oynanan maçta giyen futbolcular, özel program eşliğinde yenilenme çalışmaları yaptı.Diğer futbolcular ise ısınma ve 5'e 2 pas çalışmalarıyla başladıkları antrenmanı, dar alanda gerçekleştirilen çift kale maçla tamamladı.Kırmızı-siyahlı ekip, yarın yapacağı antrenmanla hazırlıklarını sürdürecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Gaziantep FK, Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında 19 Eylül Cumartesi günü deplasmanda Kocaelispor ile yapacağı maçın hazırlıklarına başladı.Kulüpten yapılan açıklamaya göre, teknik direktör Orhan Ak yönetiminde gerçekleştirilen antrenman, 1 saat 15 dakika sürdü.Fenerbahçe ile dün oynanan maçta giyen futbolcular, özel program eşliğinde yenilenme çalışmaları yaptı.Diğer futbolcular ise ısınma ve 5'e 2 pas çalışmalarıyla başladıkları antrenmanı, dar alanda gerçekleştirilen çift kale maçla tamamladı.Kırmızı-siyahlı ekip, yarın yapacağı antrenmanla hazırlıklarını sürdürecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/gaziantep-fk-de-kocaelispor-maci-hazirliklari-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fransız hükümetine göre ülkede akaryakıt kıtlığı riski yok</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fransiz-hukumetine-gore-ulkede-akaryakit-kitligi-riski-yok/909699/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fransiz-hukumetine-gore-ulkede-akaryakit-kitligi-riski-yok/909699/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:57:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Fransız hükümetine göre, Orta Doğu'da yaşanan çatışmaların Hürmüz Boğazı üzerinden tedarik zincirlerinde yarattığı zorluk bağlamında ülkede akaryakıt kıtlığı riskinin olmadığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Fransız hükümetine göre, Orta Doğu'da yaşanan çatışmaların Hürmüz Boğazı üzerinden tedarik zincirlerinde yarattığı zorluk bağlamında ülkede akaryakıt kıtlığı riskinin olmadığı bildirildi.Hükümet Sözcüsü Maud Bregeon, France 2 kanalında katıldığı programda, Orta Doğu'daki gerilimin akaryakıt fiyatlarında ve arzındaki etkisine ilişkin açıklamalarda bulundu.Sözcü Bregeon, Fransa'da özellikle TotalEnergies'e ait olanlar olmak üzere petrol istasyonlarının yüzde 10'unda en az bir yakıtın tedarikinde sıkıntı yaşandığını belirtti.Öte yandan istasyonların yüzde 90'ında hiçbir arz sorunu bulunmadığını kaydeden Bregeon, Orta Doğu'da yaşanan gerilimin Fransa'da olası bir akaryakıt kıtlığına neden olma ihtimalini dışladı.Bregeon, lojistik sorunlara karşı tüm önlemlerin devreye konulacağı taahhüdünde bulundu.ABD-İran Savaşı nedeniyle Basra Körfezi'nin ağzında Orta Doğu'daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretiminin Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılmasını sağlayan Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, enerji piyasalarında krize yol açmıştı.Fransa'da hükümet akaryakıt fiyatlarındaki artışa karşı petrol şirketlerinin kar marjını düşürecek önlemler ve tüketicilere yapılan yardımlar dahil bazı önlemleri yürürlüğe koymuştu.Hükümetin sağladığı yardımları yeterli bulmayan tarım, balıkçılık ve ulaştırma sektörü çalışanları yer yer eylemlerini sürdürürken, muhalefet ise hükümeti ve petrol şirketlerini, baş gösteren akaryakıt krizinden fayda sağlamakla suçlamıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Fransız hükümetine göre, Orta Doğu'da yaşanan çatışmaların Hürmüz Boğazı üzerinden tedarik zincirlerinde yarattığı zorluk bağlamında ülkede akaryakıt kıtlığı riskinin olmadığı bildirildi.Hükümet Sözcüsü Maud Bregeon, France 2 kanalında katıldığı programda, Orta Doğu'daki gerilimin akaryakıt fiyatlarında ve arzındaki etkisine ilişkin açıklamalarda bulundu.Sözcü Bregeon, Fransa'da özellikle TotalEnergies'e ait olanlar olmak üzere petrol istasyonlarının yüzde 10'unda en az bir yakıtın tedarikinde sıkıntı yaşandığını belirtti.Öte yandan istasyonların yüzde 90'ında hiçbir arz sorunu bulunmadığını kaydeden Bregeon, Orta Doğu'da yaşanan gerilimin Fransa'da olası bir akaryakıt kıtlığına neden olma ihtimalini dışladı.Bregeon, lojistik sorunlara karşı tüm önlemlerin devreye konulacağı taahhüdünde bulundu.ABD-İran Savaşı nedeniyle Basra Körfezi'nin ağzında Orta Doğu'daki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretiminin Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılmasını sağlayan Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, enerji piyasalarında krize yol açmıştı.Fransa'da hükümet akaryakıt fiyatlarındaki artışa karşı petrol şirketlerinin kar marjını düşürecek önlemler ve tüketicilere yapılan yardımlar dahil bazı önlemleri yürürlüğe koymuştu.Hükümetin sağladığı yardımları yeterli bulmayan tarım, balıkçılık ve ulaştırma sektörü çalışanları yer yer eylemlerini sürdürürken, muhalefet ise hükümeti ve petrol şirketlerini, baş gösteren akaryakıt krizinden fayda sağlamakla suçlamıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>AFAD ile Nijer arasında acil durum halinde yardım ve müdahale için mutabakat zaptı imzalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/afad-ile-nijer-arasinda-acil-durum-halinde-yardim-ve-mudahale-icin-mutabakat-zapti-imzalandi/909696/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/afad-ile-nijer-arasinda-acil-durum-halinde-yardim-ve-mudahale-icin-mutabakat-zapti-imzalandi/909696/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:54:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Nijer Nüfus, Sosyal Eylem ve Milli Dayanışma Bakanlığı arasında mutabakat zaptı imzalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Nijer Nüfus, Sosyal Eylem ve Milli Dayanışma Bakanlığı arasında mutabakat zaptı imzalandı.AFAD'dan yapılan açıklamaya göre, Nijer'in başkenti Niamey'de düzenlenen törende mutabakat zaptını, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ile Nijer Nüfus, Sosyal Eylem ve Milli Dayanışma Bakanı Sidikou Ramatou Djermakoye Seyni imzaladı.Mutabakat zaptı, kriz veya acil durum halinde yardım ve müdahale talebi temelinde işbirliğini kapsıyor.Afet ve acil durum yönetimi alanında bilgi, deneyim ve iyi uygulamaların karşılıklı paylaşımını öngören mutabakat zaptıyla uzman değişimleri ve çalışma ziyaretlerinin gerçekleştirilmesi amaçlanıyor.Ayrıca afet ve acil durumlara yönelik hazırlık, önleme ve müdahale alanlarında eğitim programlarının düzenlenmesi hedefleniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Nijer Nüfus, Sosyal Eylem ve Milli Dayanışma Bakanlığı arasında mutabakat zaptı imzalandı.AFAD'dan yapılan açıklamaya göre, Nijer'in başkenti Niamey'de düzenlenen törende mutabakat zaptını, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ile Nijer Nüfus, Sosyal Eylem ve Milli Dayanışma Bakanı Sidikou Ramatou Djermakoye Seyni imzaladı.Mutabakat zaptı, kriz veya acil durum halinde yardım ve müdahale talebi temelinde işbirliğini kapsıyor.Afet ve acil durum yönetimi alanında bilgi, deneyim ve iyi uygulamaların karşılıklı paylaşımını öngören mutabakat zaptıyla uzman değişimleri ve çalışma ziyaretlerinin gerçekleştirilmesi amaçlanıyor.Ayrıca afet ve acil durumlara yönelik hazırlık, önleme ve müdahale alanlarında eğitim programlarının düzenlenmesi hedefleniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/afad-ile-nijer-arasinda-acil-durum-halinde-yardim-ve-mudahale-icin-mutabakat-zapti-imzalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>EDİTÖR MASASI 3 - Milli Eğitim Bakanı Tekin, beyaz önlük uygulamasının mevzuata uygun olduğunu söyledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/editor-masasi-3-milli-egitim-bakani-tekin-beyaz-onluk-uygulamasinin-mevzuata-uygun-oldugunu-soyledi/909692/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/editor-masasi-3-milli-egitim-bakani-tekin-beyaz-onluk-uygulamasinin-mevzuata-uygun-oldugunu-soyledi/909692/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:45:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Editör Masası'na konuk olan Tekin, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.Yeni eğitim öğretim yılı genelgesinde öğretmenlerin beyaz önlük giymesinin bulunduğunun hatırlatılarak, bu uygulamadaki hedefin sorulması üzerine Tekin, Yaptığımız hiçbir şeyi anlık kararlarla yapmıyoruz. Sahadan bize gelen şikayetler, eleştiriler ve öneriler doğrultusunda tedrici bir mantıkla uygulamalarımızı hayata geçirmeye çalışıyoruz. Ben, bakanlık görevine başladığım hafta bunu açıkladım ve dedim ki yaptığımız her işi öğretmenlerimizle ve idarecilerimizle konuşarak yapacağız. ifadelerini kullandı.Öğretmenler Odası adıyla bir platform oluşturduklarını anımsatan Tekin, katıldıkları her il programında resmi programlarının dışında gayriresmi olarak habersiz okul ziyaretleri yaptıklarını, öğretmenlerle öğretmenler odasında sohbet ettiklerini söyledi.Yalova'da yarın programı olduğunu, resmi programlara başlamadan bir okulu ziyaret ederek öğretmenlerle söz konusu uygulamaları değerlendireceklerini dile getiren Tekin, şunları kaydetti:Burada rahatsız olunan bazı uygulamalar var. Mesela veliler diyorlar ki 'Okula gidiyoruz, öğretmenle veliyi, öğretmenle öğrenciyi birbirinden ayırt edemiyoruz. Kim öğretmen kim değil? Kıyafetinden göremiyoruz. Çok farklı kıyafetlerle bizi karşılayan öğretmenler var.' Mesela çok marjinal bir örnek olduğu için bunu söyleyeyim. Bir başka ülkenin bayrağını taşıyan bir tişörtle derse giren, işte burada farklı dillerde yazılar olan farklı siyasi ya da toplumsal sembollere atıfta bulunan mesajlar veren kıyafetler... Şimdi bunların hepsi öğretmen itibarını zedeleyen şeyler. Bizim öğretmen kitlemizin tamamına yakını öğretmen itibarına yakışır, öğretmenin saygınlığına yakışır şekilde zaten giyiniyor. Ancak arada bu tür kötü örnekler bütün öğretmen arkadaşlarımızı da zan altında bırakıyor. Bütün öğretmen arkadaşlarımızın emeğinin çalınması sonucunu doğuruyor. Bütün öğretmen arkadaşlarımızın itibarlarını zedeleyen bir noktaya geliyor. Bu örneği artırmak mümkün.Birliktelik oluşturmak açısından sürecin içerisine girdikBakan Tekin, 2023'te öğretmenlerin kılık kıyafetleri konusunda daha özenli olmalarını arzu ettiklerini söylediklerini, 24 Kasım 2023'te bütçeden bütün öğretmenlere tavsiye niteliğinde birer beyaz önlük yaptırdıklarını hatırlatarak, önlüklerin tasarımlarının okul öncesi, ilkokul, ortaokul, lise, branş ve kadın, erkek olarak Olgunlaşma Enstitüsünde yapıldığını anlattı.Önlükleri bütün öğretmenlerle Birer önlük giymenizi tavsiye ediyoruz. niteliğinde paylaştıklarını belirten Tekin, şöyle devam etti:Mevzuatımıza göre öğretmenlerimiz 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi. Kamu görevlisi olarak şu anda cari mevzuata göre eski adıyla Başbakanlık Devlet Personel Kılık Kıyafet Yönetmeliği diye bildiğimiz yönetmelik yürürlükte zaten. O yönetmelikte de erkek öğretmenlerin ve kadın öğretmenlerin nasıl giyineceği zaten tanımlanmış. Biz, 2024'te de bu yönetmeliğe atıfta bulunduk. Dedik ki 'Bu yönetmelik yürürlükte, bu yönetmeliğe uygun, yani devlet memuru olduğuna göre öğretmen arkadaşlarımız, bu yönetmeliğe uygun giyinsinler.' Şimdi bu yıl da bu tedrici sürecin sonunda hem bu anlamda birliktelik oluşturmak açısından hem öğretmen saygınlığına zarar veren bu tür minimal örnekleri ortadan kaldıracak bir tedbir olarak böyle bir sürecin içerisine girdik.Kimse kanun koyucunun yerine kendisini koyamazBazı sendikaların bu karara itiraz ettiklerini anımsatan Tekin, Türkiye bir hukuk devleti. Hukuk devletinde sivil toplum örgütleri, kamu otoritesine hukuk kuralı dayatma yetkisine ve inisiyatifine sahip değildirler. Sivil toplum örgütleri ve sendikalar hukuk kurallarının uygulanmasını takip ederler. Aksi durumda kanun koyucu gibi davranırlarsa, bu siyaseten, demokratik olarak hukuk devleti prensipleriyle çelişir. ifadelerini kullandı.Hukuk devleti ilkesi çerçevesinde yürürlükteki 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ona göre çıkarılmış mevzuata göre işlem yapılmasını istediklerini belirten Tekin, şunları kaydetti:Şimdi bir sendikanın ya da bir siyasi partinin çıkıp da bu konuyu eleştirmesi başka bir şeydir. 'Ama böyle olmaz, şöyle olacak.' demesi, dayatmacı bir mantıkla yaklaşması, bu kabul edilebilir bir şey değildir. Bu, kendisini kanun koyucunun, kamu otoritesinin yerine koyan vesayetçi bir yaklaşımdır ve kusura bakmasın kimse, ben vesayetin her türlüsüne karşıyım. Kimse benim bulunduğum yerde kanun koyucunun yerine kendisini koyamaz. Kimse mevzuat yapan idarenin yerine kendisini koyamaz. Böyle tanımlayan kişilere karşı da biz gerekli hukuk mücadeleyi yürütürüz.Şimdi diyorum ki ben, herhangi bir sendikada, orada çalışan kişilerin nasıl giyineceğine dair genelgede bir hüküm mü koydum? Sendikanızda istediğiniz gibi giyinin beni ilgilendirmiyor. Ben kamu kurumu niteliğindeki okullarda ilgili mevzuata göre davranılması gerektiğine dair bir hatırlatma yapıyorum. Dolayısıyla buna karşı çıkan kişilerin yasakçı bir mantık eleştirisi yapmaları tutarsız, tam tersine hukuk devletini hayata geçirmeye çalışan bir idare olarak bakmaları gerekir. Biz de şu anda bunu yapıyoruz.Bakan Tekin, bu konuda sağduyulu yaklaşım sergileyen öğretmenlere teşekkür etti.(Sürecek)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Editör Masası'na konuk olan Tekin, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.Yeni eğitim öğretim yılı genelgesinde öğretmenlerin beyaz önlük giymesinin bulunduğunun hatırlatılarak, bu uygulamadaki hedefin sorulması üzerine Tekin, Yaptığımız hiçbir şeyi anlık kararlarla yapmıyoruz. Sahadan bize gelen şikayetler, eleştiriler ve öneriler doğrultusunda tedrici bir mantıkla uygulamalarımızı hayata geçirmeye çalışıyoruz. Ben, bakanlık görevine başladığım hafta bunu açıkladım ve dedim ki yaptığımız her işi öğretmenlerimizle ve idarecilerimizle konuşarak yapacağız. ifadelerini kullandı.Öğretmenler Odası adıyla bir platform oluşturduklarını anımsatan Tekin, katıldıkları her il programında resmi programlarının dışında gayriresmi olarak habersiz okul ziyaretleri yaptıklarını, öğretmenlerle öğretmenler odasında sohbet ettiklerini söyledi.Yalova'da yarın programı olduğunu, resmi programlara başlamadan bir okulu ziyaret ederek öğretmenlerle söz konusu uygulamaları değerlendireceklerini dile getiren Tekin, şunları kaydetti:Burada rahatsız olunan bazı uygulamalar var. Mesela veliler diyorlar ki 'Okula gidiyoruz, öğretmenle veliyi, öğretmenle öğrenciyi birbirinden ayırt edemiyoruz. Kim öğretmen kim değil? Kıyafetinden göremiyoruz. Çok farklı kıyafetlerle bizi karşılayan öğretmenler var.' Mesela çok marjinal bir örnek olduğu için bunu söyleyeyim. Bir başka ülkenin bayrağını taşıyan bir tişörtle derse giren, işte burada farklı dillerde yazılar olan farklı siyasi ya da toplumsal sembollere atıfta bulunan mesajlar veren kıyafetler... Şimdi bunların hepsi öğretmen itibarını zedeleyen şeyler. Bizim öğretmen kitlemizin tamamına yakını öğretmen itibarına yakışır, öğretmenin saygınlığına yakışır şekilde zaten giyiniyor. Ancak arada bu tür kötü örnekler bütün öğretmen arkadaşlarımızı da zan altında bırakıyor. Bütün öğretmen arkadaşlarımızın emeğinin çalınması sonucunu doğuruyor. Bütün öğretmen arkadaşlarımızın itibarlarını zedeleyen bir noktaya geliyor. Bu örneği artırmak mümkün.Birliktelik oluşturmak açısından sürecin içerisine girdikBakan Tekin, 2023'te öğretmenlerin kılık kıyafetleri konusunda daha özenli olmalarını arzu ettiklerini söylediklerini, 24 Kasım 2023'te bütçeden bütün öğretmenlere tavsiye niteliğinde birer beyaz önlük yaptırdıklarını hatırlatarak, önlüklerin tasarımlarının okul öncesi, ilkokul, ortaokul, lise, branş ve kadın, erkek olarak Olgunlaşma Enstitüsünde yapıldığını anlattı.Önlükleri bütün öğretmenlerle Birer önlük giymenizi tavsiye ediyoruz. niteliğinde paylaştıklarını belirten Tekin, şöyle devam etti:Mevzuatımıza göre öğretmenlerimiz 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi. Kamu görevlisi olarak şu anda cari mevzuata göre eski adıyla Başbakanlık Devlet Personel Kılık Kıyafet Yönetmeliği diye bildiğimiz yönetmelik yürürlükte zaten. O yönetmelikte de erkek öğretmenlerin ve kadın öğretmenlerin nasıl giyineceği zaten tanımlanmış. Biz, 2024'te de bu yönetmeliğe atıfta bulunduk. Dedik ki 'Bu yönetmelik yürürlükte, bu yönetmeliğe uygun, yani devlet memuru olduğuna göre öğretmen arkadaşlarımız, bu yönetmeliğe uygun giyinsinler.' Şimdi bu yıl da bu tedrici sürecin sonunda hem bu anlamda birliktelik oluşturmak açısından hem öğretmen saygınlığına zarar veren bu tür minimal örnekleri ortadan kaldıracak bir tedbir olarak böyle bir sürecin içerisine girdik.Kimse kanun koyucunun yerine kendisini koyamazBazı sendikaların bu karara itiraz ettiklerini anımsatan Tekin, Türkiye bir hukuk devleti. Hukuk devletinde sivil toplum örgütleri, kamu otoritesine hukuk kuralı dayatma yetkisine ve inisiyatifine sahip değildirler. Sivil toplum örgütleri ve sendikalar hukuk kurallarının uygulanmasını takip ederler. Aksi durumda kanun koyucu gibi davranırlarsa, bu siyaseten, demokratik olarak hukuk devleti prensipleriyle çelişir. ifadelerini kullandı.Hukuk devleti ilkesi çerçevesinde yürürlükteki 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ona göre çıkarılmış mevzuata göre işlem yapılmasını istediklerini belirten Tekin, şunları kaydetti:Şimdi bir sendikanın ya da bir siyasi partinin çıkıp da bu konuyu eleştirmesi başka bir şeydir. 'Ama böyle olmaz, şöyle olacak.' demesi, dayatmacı bir mantıkla yaklaşması, bu kabul edilebilir bir şey değildir. Bu, kendisini kanun koyucunun, kamu otoritesinin yerine koyan vesayetçi bir yaklaşımdır ve kusura bakmasın kimse, ben vesayetin her türlüsüne karşıyım. Kimse benim bulunduğum yerde kanun koyucunun yerine kendisini koyamaz. Kimse mevzuat yapan idarenin yerine kendisini koyamaz. Böyle tanımlayan kişilere karşı da biz gerekli hukuk mücadeleyi yürütürüz.Şimdi diyorum ki ben, herhangi bir sendikada, orada çalışan kişilerin nasıl giyineceğine dair genelgede bir hüküm mü koydum? Sendikanızda istediğiniz gibi giyinin beni ilgilendirmiyor. Ben kamu kurumu niteliğindeki okullarda ilgili mevzuata göre davranılması gerektiğine dair bir hatırlatma yapıyorum. Dolayısıyla buna karşı çıkan kişilerin yasakçı bir mantık eleştirisi yapmaları tutarsız, tam tersine hukuk devletini hayata geçirmeye çalışan bir idare olarak bakmaları gerekir. Biz de şu anda bunu yapıyoruz.Bakan Tekin, bu konuda sağduyulu yaklaşım sergileyen öğretmenlere teşekkür etti.(Sürecek)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/editor-masasi-3-milli-egitim-bakani-tekin-beyaz-onluk-uygulamasinin-mevzuata-uygun-oldugunu-soyledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Elon Musk'tan yapay zekanın insanlığı yok edebileceği iddialarına esprili yanıt:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/elon-musk-tan-yapay-zekanin-insanligi-yok-edebilecegi-iddialarina-esprili-yanit/909691/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/elon-musk-tan-yapay-zekanin-insanligi-yok-edebilecegi-iddialarina-esprili-yanit/909691/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:45:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Sizi hayal kırıklığına uğratmak istemem ama günün birinde zaten hepimiz öleceğiz - (Yapay zekanın) Askeri sistemlerin kontrolünü ele geçirip, örneğin bir nükleer silahın fırlatılması emrini vermesi kötü olur]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Tesla ve SpaceX'in Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk, yapay zekanın insanlığın sonunu getirebileceğine ilişkin endişeler konusunda kendisine yöneltilen soruya, Sizi hayal kırıklığına uğratmak istemem ama günün birinde zaten hepimiz öleceğiz. şeklinde esprili yanıt verdi.ABD'nin Los Angeles kentinde düzenlenen yapay zeka ve inovasyon zirvesi All-In Summit 2026'ya konuşmacı olarak katılan Musk, yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesine ilişkin artan endişeleri değerlendirdi.Musk'a, yapay zeka sektöründe son dönemde dile getirilen risklere atıfta bulunarak, Hepimiz 10 yıl içinde ölecek miyiz? sorusu yöneltildi.Yapay zekadan kaynaklanan tehlikelerin ciddi boyutlara ulaştığı uyarısında bulunan Musk, kendisine yöneltilen soruyu alaycı bir ifadeyle yanıtlayarak, Sizi hayal kırıklığına uğratmak istemem ama günün birinde zaten hepimiz öleceğiz. dedi.Musk, güvenlik konusunda daha fazla önlem alınmaması halinde yapay zeka modellerinin gelişmesiyle risklerin de giderek artacağını vurguladı.Yapay zekanın insanlık için nasıl bir tehdit oluşturabileceğinin sorulması üzerine de Musk, Askeri sistemlerin kontrolünü ele geçirip, örneğin bir nükleer silahın fırlatılması emrini vermesi kötü olur. değerlendirmesinde bulundu.Karşılıklı denetim önerisiOpenAI şirketince yapılan bir siber güvenlik testinde yapay zeka ajanlarının Hugging Face platformunun altyapısındaki sistemleri hedef aldığı siber saldırıları hatırlatan Musk, yeterince gelişmiş yapay zeka modellerinin kendilerine getirilen kısıtlamalardan kurtulabileceğini savundu.Musk, önde gelen yapay zeka şirketlerinin yeni modellerini piyasaya sürmeden önce birbirlerinin sistemlerini güvenlik açısından test etmesini önerdi.Bu konuda Çin ile de anlaşmaya varılabileceğini belirten Musk, önde gelen yapay zeka şirketleri arasında karşılıklı denetim mekanizmasının mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.Yapay zekanın insanlığı yok edebileceği iddiasıOpenAI ve Anthropic'te son üç yıldır araştırmacı olarak çalışan Jacob Coxon, iki şirketin de yapay zeka konusunda yeterince sorumlu davranmadığını savunarak Anthropic'ten istifa etmişti.Şirketlerin kendi kendini geliştirebilen yapay zeka sistemleri için kontrolsüz bir yarış içinde olduğunu ileri süren Coxon, bu sistemlerin yakın gelecekte her şeyi hackleyebilecek insanüstü sistemlere dönüşebileceğini savunmuştu.Coxon ayrıca, yapay zeka modellerini geliştiren bazı sektör çalışanlarının bu sistemlerin 10 yıl içinde insanlığı öldürebileceğine ciddi şekilde inandığını öne sürmüştü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Tesla ve SpaceX'in Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk, yapay zekanın insanlığın sonunu getirebileceğine ilişkin endişeler konusunda kendisine yöneltilen soruya, Sizi hayal kırıklığına uğratmak istemem ama günün birinde zaten hepimiz öleceğiz. şeklinde esprili yanıt verdi.ABD'nin Los Angeles kentinde düzenlenen yapay zeka ve inovasyon zirvesi All-In Summit 2026'ya konuşmacı olarak katılan Musk, yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesine ilişkin artan endişeleri değerlendirdi.Musk'a, yapay zeka sektöründe son dönemde dile getirilen risklere atıfta bulunarak, Hepimiz 10 yıl içinde ölecek miyiz? sorusu yöneltildi.Yapay zekadan kaynaklanan tehlikelerin ciddi boyutlara ulaştığı uyarısında bulunan Musk, kendisine yöneltilen soruyu alaycı bir ifadeyle yanıtlayarak, Sizi hayal kırıklığına uğratmak istemem ama günün birinde zaten hepimiz öleceğiz. dedi.Musk, güvenlik konusunda daha fazla önlem alınmaması halinde yapay zeka modellerinin gelişmesiyle risklerin de giderek artacağını vurguladı.Yapay zekanın insanlık için nasıl bir tehdit oluşturabileceğinin sorulması üzerine de Musk, Askeri sistemlerin kontrolünü ele geçirip, örneğin bir nükleer silahın fırlatılması emrini vermesi kötü olur. değerlendirmesinde bulundu.Karşılıklı denetim önerisiOpenAI şirketince yapılan bir siber güvenlik testinde yapay zeka ajanlarının Hugging Face platformunun altyapısındaki sistemleri hedef aldığı siber saldırıları hatırlatan Musk, yeterince gelişmiş yapay zeka modellerinin kendilerine getirilen kısıtlamalardan kurtulabileceğini savundu.Musk, önde gelen yapay zeka şirketlerinin yeni modellerini piyasaya sürmeden önce birbirlerinin sistemlerini güvenlik açısından test etmesini önerdi.Bu konuda Çin ile de anlaşmaya varılabileceğini belirten Musk, önde gelen yapay zeka şirketleri arasında karşılıklı denetim mekanizmasının mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.Yapay zekanın insanlığı yok edebileceği iddiasıOpenAI ve Anthropic'te son üç yıldır araştırmacı olarak çalışan Jacob Coxon, iki şirketin de yapay zeka konusunda yeterince sorumlu davranmadığını savunarak Anthropic'ten istifa etmişti.Şirketlerin kendi kendini geliştirebilen yapay zeka sistemleri için kontrolsüz bir yarış içinde olduğunu ileri süren Coxon, bu sistemlerin yakın gelecekte her şeyi hackleyebilecek insanüstü sistemlere dönüşebileceğini savunmuştu.Coxon ayrıca, yapay zeka modellerini geliştiren bazı sektör çalışanlarının bu sistemlerin 10 yıl içinde insanlığı öldürebileceğine ciddi şekilde inandığını öne sürmüştü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/elon-musk-tan-yapay-zekanin-insanligi-yok-edebilecegi-iddialarina-esprili-yanit.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İran Devrim Muhafızları: Hürmüz Boğazı'nın doğusunda MQ-1 tipi İHA düşürüldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iran-devrim-muhafizlari-hurmuz-bogazi-nin-dogusunda-mq-1-tipi-iha-dusuruldu/909690/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iran-devrim-muhafizlari-hurmuz-bogazi-nin-dogusunda-mq-1-tipi-iha-dusuruldu/909690/</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:42:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'nın doğusunda ABD yapımı MQ-1 tipi bir insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğünü öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'nın doğusunda ABD yapımı MQ-1 tipi bir insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğünü öne sürdü.Devrim Muhafızları Ordusu, konuya ilişkin yazılı açıklama yayımladı.Açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın doğusunda MQ-1 tipi bir İHA'nın İran hava savunma sistemi tarafından tespit edilerek vurulduğu ifade edildi.Açıklamada ayrıca bunun son birkaç gün içinde düşürülen dördüncü MQ-1 tipi İHA olduğu kaydedildi.Devrim Muhafızları, dün ve bu sabah da Hürmüz Boğazı üzerinde aynı tip iki İHA'nın düşürüldüğü duyurmuştu.ABD ordusundan ise konuya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.ABD tarafından 1990'larda üretilen MQ-1 tipi İHA ilk olarak gözlem ve ileri keşif amaçlı kullanılmak üzere planlanmıştı. Daha sonra bu İHA'lara yeni kameralar ve füzeler eklendi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'nın doğusunda ABD yapımı MQ-1 tipi bir insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğünü öne sürdü.Devrim Muhafızları Ordusu, konuya ilişkin yazılı açıklama yayımladı.Açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın doğusunda MQ-1 tipi bir İHA'nın İran hava savunma sistemi tarafından tespit edilerek vurulduğu ifade edildi.Açıklamada ayrıca bunun son birkaç gün içinde düşürülen dördüncü MQ-1 tipi İHA olduğu kaydedildi.Devrim Muhafızları, dün ve bu sabah da Hürmüz Boğazı üzerinde aynı tip iki İHA'nın düşürüldüğü duyurmuştu.ABD ordusundan ise konuya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.ABD tarafından 1990'larda üretilen MQ-1 tipi İHA ilk olarak gözlem ve ileri keşif amaçlı kullanılmak üzere planlanmıştı. Daha sonra bu İHA'lara yeni kameralar ve füzeler eklendi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/iran-devrim-muhafizlari-hurmuz-bogazi-nin-dogusunda-mq-1-tipi-iha-dusuruldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
