<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Avustralya, teknoloji şirketlerinin haber kuruluşlarına ödeme yükümlülüğünü artırmayı planlıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/avustralya-teknoloji-sirketlerinin-haber-kuruluslarina-odeme-yukumlulugunu-artirmayi-planliyor/888661/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/avustralya-teknoloji-sirketlerinin-haber-kuruluslarina-odeme-yukumlulugunu-artirmayi-planliyor/888661/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:24:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Avustralya hükümeti, büyük teknoloji şirketlerinin yerel haber kuruluşlarıyla ticari anlaşmalar yapmasını teşvik eden mevcut medya pazarlama sisteminde değişikliğe giderek anlaşma sağlamayan şirketlere uygulanacak mali yükümlülüğü artırmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Avustralya hükümeti, büyük teknoloji şirketlerinin yerel haber kuruluşlarıyla ticari anlaşmalar yapmasını teşvik eden mevcut medya pazarlama sisteminde değişikliğe giderek anlaşma sağlamayan şirketlere uygulanacak mali yükümlülüğü artırmaya hazırlanıyor.ABC News kanalının haberine göre hükümet, yerel haber kuruluşlarıyla gerekli ticari anlaşmaları yapmayan büyük dijital platformlardan dijital reklam gelirlerinin yüzde 2,5'i oranında vergi alınmasını öngören yasa değişikliğini gelecek haftalarda parlamentoya sunacak.Buna göre, uygulanacak vergi şirketlerin toplam gelirleri yerine yalnızca dijital reklam gelirleri üzerinden hesaplanacak. Böylece oran artırılmış olsa da ödeme tutarı daha dar bir gelir kalemi üzerinden belirlenecek.Mevcut sistemde Google gibi büyük şirketler, Avustralya merkezli en az dört haber kuruluşuyla ticari anlaşma yapmamaları halinde gelirlerinin yüzde 2,25'i oranında ödeme yapmakla yükümlüydü.Şirketler, gelirlerinin yaklaşık yüzde 1,5'i değerinde vergi indirimi sağlayan ticari anlaşmalar yapmaları halinde bu yükümlülükten kaçınabiliyordu.Avustralya Hazine Bakan Yardımcısı Daniel Mulino, büyük teknoloji şirketlerinin haber içeriklerinden faydalandıkları için bu içerikleri üreten medya kuruluşlarına karşı mali sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.Mulino, düzenlemenin daha sürdürülebilir bir haber üretim ekosistemi oluşturmayı amaçladığını ifade etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Avustralya hükümeti, büyük teknoloji şirketlerinin yerel haber kuruluşlarıyla ticari anlaşmalar yapmasını teşvik eden mevcut medya pazarlama sisteminde değişikliğe giderek anlaşma sağlamayan şirketlere uygulanacak mali yükümlülüğü artırmaya hazırlanıyor.ABC News kanalının haberine göre hükümet, yerel haber kuruluşlarıyla gerekli ticari anlaşmaları yapmayan büyük dijital platformlardan dijital reklam gelirlerinin yüzde 2,5'i oranında vergi alınmasını öngören yasa değişikliğini gelecek haftalarda parlamentoya sunacak.Buna göre, uygulanacak vergi şirketlerin toplam gelirleri yerine yalnızca dijital reklam gelirleri üzerinden hesaplanacak. Böylece oran artırılmış olsa da ödeme tutarı daha dar bir gelir kalemi üzerinden belirlenecek.Mevcut sistemde Google gibi büyük şirketler, Avustralya merkezli en az dört haber kuruluşuyla ticari anlaşma yapmamaları halinde gelirlerinin yüzde 2,25'i oranında ödeme yapmakla yükümlüydü.Şirketler, gelirlerinin yaklaşık yüzde 1,5'i değerinde vergi indirimi sağlayan ticari anlaşmalar yapmaları halinde bu yükümlülükten kaçınabiliyordu.Avustralya Hazine Bakan Yardımcısı Daniel Mulino, büyük teknoloji şirketlerinin haber içeriklerinden faydalandıkları için bu içerikleri üreten medya kuruluşlarına karşı mali sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.Mulino, düzenlemenin daha sürdürülebilir bir haber üretim ekosistemi oluşturmayı amaçladığını ifade etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/avustralya-teknoloji-sirketlerinin-haber-kuruluslarina-odeme-yukumlulugunu-artirmayi-planliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Son Dakika Gelişmesi! İletişim Başkanı Duran: Gazze'de ateşkes ve kalıcı barışa yönelik diplomatik girişimlerin umut verdiği bir dönemde İsrail'in saldırıları barışa yönelik çabayı sabote etmektedir</title>
      <link>https://www.canligaste.com/son-dakika-gelismesi-iletisim-baskani-duran-gazze-de-ateskes-ve-kalici-barisa-yonelik-diplomatik-girisimlerin-umut-verdigi-bir-donemde-israil-in-saldirilari-barisa-yonelik-cabayi-sabote-etmektedir/888660/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/son-dakika-gelismesi-iletisim-baskani-duran-gazze-de-ateskes-ve-kalici-barisa-yonelik-diplomatik-girisimlerin-umut-verdigi-bir-donemde-israil-in-saldirilari-barisa-yonelik-cabayi-sabote-etmektedir/888660/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:24:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: Gazze Flaş Haber / İletişim Başkanı Duran: Gazze'de ateşkes ve kalıcı barışa yönelik diplomatik girişimlerin umut verdiği bir dönemde İsrail'in saldırıları barışa yönelik çabayı sabote etmektedir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Son Dakika Flaş Haber : İletişim Başkanı Duran: Gazze&#039;de ateşkes ve kalıcı barışa yönelik diplomatik girişimlerin umut verdiği bir dönemde İsrail&#039;in saldırıları barışa yönelik çabayı sabote etmektedir.Bu flaş haber gelişmesidir! Haber güncellendikçe içerik eklenecektir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Son Dakika Flaş Haber : İletişim Başkanı Duran: Gazze&#039;de ateşkes ve kalıcı barışa yönelik diplomatik girişimlerin umut verdiği bir dönemde İsrail&#039;in saldırıları barışa yönelik çabayı sabote etmektedir.Bu flaş haber gelişmesidir! Haber güncellendikçe içerik eklenecektir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/son-dakika-gelismesi-iletisim-baskani-duran-gazze-de-ateskes-ve-kalici-barisa-yonelik-diplomatik-girisimlerin-umut-verdigi-bir-donemde-israil-in-saldirilari-barisa-yonelik-cabayi-sabote-etmektedir.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Alanyasporlu İbrahim Kaya'nın hayali milli formayı giymek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/alanyasporlu-ibrahim-kaya-nin-hayali-milli-formayi-giymek/888657/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/alanyasporlu-ibrahim-kaya-nin-hayali-milli-formayi-giymek/888657/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:18:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: (Transfer haberleri) Ben sadece kulüplerin anlaşmasını bekliyorum. Takımın ismini vermem doğru olmaz ama öncelikli hayalim A Milli Takım formasını giyebilmek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- YUNUS HOCAOĞLU - Süper Lig ekiplerinden Corendon Alanyaspor'un futbolcusu İbrahim Kaya, hayalinin A Milli Takım formasını giymek olduğunu söyledi.Sezon hazırlıklarının ikinci etabını Erzurum Yüksek İrtifa Kamp Merkezi'nde sürdüren turuncu-yeşilli ekibin 25 yaşındaki oyuncusu İbrahim Kaya, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Kamp çalışmalarının taktik ağırlıklı ve yoğun tempoda geçtiğini dile getiren İbrahim Kaya, geçen sezon Süper Lig'deki ilk yılında 6 gol attığına dikkati çekerek İstediğim gol sayısı değildi ama ilk seneme göre yine şükrediyorum. Bu sezon hem oyun hem de istatistik anlamında kendimi daha fazla geliştirmek istiyorum. İnşallah bunu başaracağıma yürekten inanıyorum. dedi.Takımdaki forma rekabetinin başarıyı artıracağını aktaran İbrahim, Hocamız forma konusunda elinden geldiğince adil davranıyor. Benim oynadığım bölgede de gerçekten kaliteli isimler var. Ne kadar rekabet olursa hem takım hem de oyuncular için o kadar faydalı olur. Bunun başarı getireceğine inanıyorum. ifadelerini kullandı.Hedefler ve açlık hiç bitmiyorFutbol kariyerinde alt liglerden Süper Lig'e uzanan zorlu bir süreç yaşadığını anlatan İbrahim, şöyle devam etti:İlk geldiğimde bu ligde iz bırakacağıma inanıyordum. Geçen sezon kendimi gösterdiğimi düşünüyorum ama hedefler ve açlık hiç bitmiyor. Bu sezon daha fazlasını yapmak zorundayım. Süper Lig'de her şey daha profesyonel ilerliyor. Alt liglerde ise saha dışındaki etkenlerle mücadele etmek de zorunda kalıyorsunuz. Genç yaşta bunların hepsini yaşadım. Mental anlamda güçlü kalabilmek bugünlere ulaşmamda çok önemliydi.Hakkında çıkan transfer haberlerine de değinen İbrahim, sözlerini şöyle tamamladı:Hakkımda transfer haberleri çıkıyor. Bu bir futbolcu için gurur verici ama bir yandan da konsantrasyon kaybı oluşturabiliyor. Kulübümle sözleşmem var. Elbette benim de hayallerim var ama öncelikli hedefim A Milli Takım formasını giyebilmek. Resmi bir durum yok. Bir kulübün ilgisi olduğunu biliyorum ama kulübüm ne derse o olur. Ben sadece kulüplerin anlaşmasını bekliyorum. Takımın ismini vermem doğru olmaz ama öncelikli hayalim A Milli Takım formasını giyebilmek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- YUNUS HOCAOĞLU - Süper Lig ekiplerinden Corendon Alanyaspor'un futbolcusu İbrahim Kaya, hayalinin A Milli Takım formasını giymek olduğunu söyledi.Sezon hazırlıklarının ikinci etabını Erzurum Yüksek İrtifa Kamp Merkezi'nde sürdüren turuncu-yeşilli ekibin 25 yaşındaki oyuncusu İbrahim Kaya, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Kamp çalışmalarının taktik ağırlıklı ve yoğun tempoda geçtiğini dile getiren İbrahim Kaya, geçen sezon Süper Lig'deki ilk yılında 6 gol attığına dikkati çekerek İstediğim gol sayısı değildi ama ilk seneme göre yine şükrediyorum. Bu sezon hem oyun hem de istatistik anlamında kendimi daha fazla geliştirmek istiyorum. İnşallah bunu başaracağıma yürekten inanıyorum. dedi.Takımdaki forma rekabetinin başarıyı artıracağını aktaran İbrahim, Hocamız forma konusunda elinden geldiğince adil davranıyor. Benim oynadığım bölgede de gerçekten kaliteli isimler var. Ne kadar rekabet olursa hem takım hem de oyuncular için o kadar faydalı olur. Bunun başarı getireceğine inanıyorum. ifadelerini kullandı.Hedefler ve açlık hiç bitmiyorFutbol kariyerinde alt liglerden Süper Lig'e uzanan zorlu bir süreç yaşadığını anlatan İbrahim, şöyle devam etti:İlk geldiğimde bu ligde iz bırakacağıma inanıyordum. Geçen sezon kendimi gösterdiğimi düşünüyorum ama hedefler ve açlık hiç bitmiyor. Bu sezon daha fazlasını yapmak zorundayım. Süper Lig'de her şey daha profesyonel ilerliyor. Alt liglerde ise saha dışındaki etkenlerle mücadele etmek de zorunda kalıyorsunuz. Genç yaşta bunların hepsini yaşadım. Mental anlamda güçlü kalabilmek bugünlere ulaşmamda çok önemliydi.Hakkında çıkan transfer haberlerine de değinen İbrahim, sözlerini şöyle tamamladı:Hakkımda transfer haberleri çıkıyor. Bu bir futbolcu için gurur verici ama bir yandan da konsantrasyon kaybı oluşturabiliyor. Kulübümle sözleşmem var. Elbette benim de hayallerim var ama öncelikli hedefim A Milli Takım formasını giyebilmek. Resmi bir durum yok. Bir kulübün ilgisi olduğunu biliyorum ama kulübüm ne derse o olur. Ben sadece kulüplerin anlaşmasını bekliyorum. Takımın ismini vermem doğru olmaz ama öncelikli hayalim A Milli Takım formasını giyebilmek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Elektrik santrallerine haziranda 1,01 milyar liralık kapasite mekanizması desteği</title>
      <link>https://www.canligaste.com/elektrik-santrallerine-haziranda-1-01-milyar-liralik-kapasite-mekanizmasi-destegi/888656/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/elektrik-santrallerine-haziranda-1-01-milyar-liralik-kapasite-mekanizmasi-destegi/888656/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ), 17 elektrik üretim santraline haziran ayı için 1 milyar 10 milyon lira kapasite ödemesi yapacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ), 17 elektrik üretim santraline haziran ayı için 1 milyar 10 milyon lira kapasite ödemesi yapacak.Kapasite mekanizmasından yararlanan üretim tesislerine yapılacak ödemelere ilişkin liste, TEİAŞ'ın internet sitesinde yayımlandı.Buna göre, bu mekanizma kapsamında doğal gaz yakıtlı 17 elektrik üretim santraline haziran ayı için toplam 1 milyar 10 milyon lira ödenecek.Kapasite mekanizması çerçevesinde en yüksek ödeme 10 santrale, santral başına 70 milyon 700 bin lira olarak yapılacak. En düşük ödeme ise 1 milyon 705 bin 109 lira 92 kuruş olacak.TEİAŞ, elektrikte sürdürülebilirlik ve arz güvenliğini sağlamak amacıyla santrallere kapasite ödemesi yapıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ), 17 elektrik üretim santraline haziran ayı için 1 milyar 10 milyon lira kapasite ödemesi yapacak.Kapasite mekanizmasından yararlanan üretim tesislerine yapılacak ödemelere ilişkin liste, TEİAŞ'ın internet sitesinde yayımlandı.Buna göre, bu mekanizma kapsamında doğal gaz yakıtlı 17 elektrik üretim santraline haziran ayı için toplam 1 milyar 10 milyon lira ödenecek.Kapasite mekanizması çerçevesinde en yüksek ödeme 10 santrale, santral başına 70 milyon 700 bin lira olarak yapılacak. En düşük ödeme ise 1 milyon 705 bin 109 lira 92 kuruş olacak.TEİAŞ, elektrikte sürdürülebilirlik ve arz güvenliğini sağlamak amacıyla santrallere kapasite ödemesi yapıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>8 aydır karnında taşıdığı kafatası kemiği yerine nakledildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/8-aydir-karninda-tasidigi-kafatasi-kemigi-yerine-nakledildi/888654/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/8-aydir-karninda-tasidigi-kafatasi-kemigi-yerine-nakledildi/888654/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:12:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Manisa / Manisa'da beyin kanaması sonrası kafa basıncını azaltmak için kafatası kemiğinin bir bölümü çıkarılan ve karnında muhafaza edilen Iraz Yavaş: - Allah beni evlatlarıma bağışladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Manisa Haberleri : Manisa'da trafik kazası sonrası kafa içi basıncını azaltmak amacıyla kafatası kemiğinin bir bölümü çıkarılan hastaya, 8 ay karnında muhafaza edilen kemik yeniden nakledildi.Sarıgöl ilçesine bağlı Dindarlı Mahallesi'nde yaşayan 3 çocuk annesi 52 yaşındaki Iraz Yavaş, geçen ekim ayında geçirdiği trafik kazasının ardından Alaşehir Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.Yavaş'ın beyninin sağ yarım küresinde hayati tehlike oluşturan kanama tespit eden doktorlar, beyin ödemine bağlı kafa içi basıncını azaltmak amacıyla kafatası kemiğinin bir bölümünü çıkarıp karın duvarında, cilt altında geçici olarak muhafaza etme kararı aldı.Ameliyatın ardından yoğun bakım, servis ve rehabilitasyon sürecini tamamlayan hastanın genel sağlık durumunun düzelmesi üzerine kafatası kemiği 8 ay süreyle saklandığı karın boşluğundan alınıp yerine nakledildi.Yavaş, yapılan 2 aşamalı ameliyatın ardından sağlığına kavuştu.Iraz Yavaş, gazetecilere sağlığına kavuştuğu için mutlu olduğunu söyledi.Geçirdiği trafik kazasının ardından komaya girdiğini aktaran Yavaş, Kafatası kemiğimi karın bölgeme koymuşlar. 8 ay sonra da tekrar başıma yerleştirdiler. Sağlığıma kavuştum. Dr. Ahmet Sancar Topal ve sağlık çalışanlarına teşekkür ederim. Allah razı olsun. Allah beni evlatlarıma bağışladı. dedi.Ameliyatları gerçekleştiren Alaşehir Devlet Hastanesi Başhekimi ve Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Ahmet Sancar Topal da Yavaş'ın sağlık durumunun iyi olduğunu kaydetti.Ağır kafa travmalarında kafatasının bir kısmının cerrahi olarak çıkarılmasının hayat kurtarıcı bir yöntem olduğunu belirten Topal, Bu operasyon hem beynin korunması hem de hastanın yaşam kalitesinin artırılması açısından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca bu ameliyatın hastanemizde ilk kez başarıyla gerçekleştirilmiş olmasından dolayı büyük mutluluk duyuyoruz. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Manisa Haberleri : Manisa'da trafik kazası sonrası kafa içi basıncını azaltmak amacıyla kafatası kemiğinin bir bölümü çıkarılan hastaya, 8 ay karnında muhafaza edilen kemik yeniden nakledildi.Sarıgöl ilçesine bağlı Dindarlı Mahallesi'nde yaşayan 3 çocuk annesi 52 yaşındaki Iraz Yavaş, geçen ekim ayında geçirdiği trafik kazasının ardından Alaşehir Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.Yavaş'ın beyninin sağ yarım küresinde hayati tehlike oluşturan kanama tespit eden doktorlar, beyin ödemine bağlı kafa içi basıncını azaltmak amacıyla kafatası kemiğinin bir bölümünü çıkarıp karın duvarında, cilt altında geçici olarak muhafaza etme kararı aldı.Ameliyatın ardından yoğun bakım, servis ve rehabilitasyon sürecini tamamlayan hastanın genel sağlık durumunun düzelmesi üzerine kafatası kemiği 8 ay süreyle saklandığı karın boşluğundan alınıp yerine nakledildi.Yavaş, yapılan 2 aşamalı ameliyatın ardından sağlığına kavuştu.Iraz Yavaş, gazetecilere sağlığına kavuştuğu için mutlu olduğunu söyledi.Geçirdiği trafik kazasının ardından komaya girdiğini aktaran Yavaş, Kafatası kemiğimi karın bölgeme koymuşlar. 8 ay sonra da tekrar başıma yerleştirdiler. Sağlığıma kavuştum. Dr. Ahmet Sancar Topal ve sağlık çalışanlarına teşekkür ederim. Allah razı olsun. Allah beni evlatlarıma bağışladı. dedi.Ameliyatları gerçekleştiren Alaşehir Devlet Hastanesi Başhekimi ve Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Ahmet Sancar Topal da Yavaş'ın sağlık durumunun iyi olduğunu kaydetti.Ağır kafa travmalarında kafatasının bir kısmının cerrahi olarak çıkarılmasının hayat kurtarıcı bir yöntem olduğunu belirten Topal, Bu operasyon hem beynin korunması hem de hastanın yaşam kalitesinin artırılması açısından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca bu ameliyatın hastanemizde ilk kez başarıyla gerçekleştirilmiş olmasından dolayı büyük mutluluk duyuyoruz. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Trabzonspor, yurt dışı kampındaki hazırlık maçlarından 1 galibiyet ve 2 mağlubiyet aldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trabzonspor-yurt-disi-kampindaki-hazirlik-maclarindan-1-galibiyet-ve-2-maglubiyet-aldi/888653/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trabzonspor-yurt-disi-kampindaki-hazirlik-maclarindan-1-galibiyet-ve-2-maglubiyet-aldi/888653/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:12:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Bordo-mavililer, 3 hazırlık maçında 1 gol atarken, kalesinde 4 gol gördü]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trabzonspor, Avusturya'da 23 Temmuz'da başlayan yurt dışı kampını tamamladı.Bordo-maviler, Schladming kasabasında gerçekleştirdikleri 11 günlük yurt dışı kampını tamamlayıp Trabzon'a döndü.Karadeniz ekibi, kampta sadece 1 günü izinli olarak geçirirken toplam 11 antrenman ve 3 hazırlık karşılaşması yaptı.Hazırlık maçlarında 1 galibiyet, 2 mağlubiyetTrabzonspor, Avusturya kampında oynadığı 3 hazırlık karşılaşmasında 1 galibiyet, 2 yenilgi aldı.İlk karşılaşmada Almanya'nın Eintracht Frankfurt takımına 3-0, ikinci maçta da Katar'ın Al Sadd takımına 1-0 yenilen bordo-mavililer, İtalya temsilcisi Udinese'yi 1-0 mağlup etmeyi başardı.Trabzonspor'un hazırlık maçlarındaki tek golünü ise Ernest Muçi kaydetti.Kampın gözdesi BouchouariTrabzonspor'un Avusturya kampında performansıyla öne çıkan ismi Faslı oyuncu Benjamin Bouchouari oldu.Geçen sezonun başlarında sakat olarak transfer edilen ve son haftalarda ritmini bulmaya başlayan Faslı oyuncu, iyi bir kamp dönemi geçirdi.Hırsı ve azmiyle dikkatleri üzerine çeken Bouchouari, orta sahada Oulai'nin takımdan ayrılmasına rağmen hazırlık maçlarında iyi bir performans gösterdi.Tatil döneminde 8 kilo vererek fiziksel olarak kampa iyi bir durumda katılan Andre Onana ise tecrübesi ve performansıyla kalede güven verdi. Aral Şimşir ve Muçi gibi oyuncular da kampta öne çıkan isimler arasında yer aldı.Mitongo katıldıTrabzonspor'a kamp döneminde sadece genç golcü Rene Mitongo katıldı.Belçika'nın Standard Liege takımından transfer edilen 18 yaşındaki forvet oyuncusu, Avusturya'da takımın kampına dahil oldu.Ayrıca, Ali Şahin Yılmaz ve Salih Malkoçoğlu da transferleri nedeniyle takımın kampından ayrılan isimler oldu. Kadroda düşünülmeyen Denis Draguş ise antrenmanlarda yer alırken hazırlık maçlarında süre alamadı.Ciddi sakatlıkların yaşanmadığı kampta sadece Tim Jabol Folcarelli, sakatlığı nedeniyle son hazırlık maçında görev yapamadı.Tekke, takımdan memnunTrabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, hazırlık maçlarının skordan ziyade takım olarak yapmak istedikleri üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.Oyuncuların tam ritimlerini kısa sürede kazanamayacağını vurgulayan Fatih Tekke, şöyle devam etti:Öyle 15-20 günde olacak şey değil. Şu anda da eksiğimiz var. Ama genel hatlarıyla en azından sahanın içerisinden yapmak istediğimiz veya verdiğimiz direktiflere karşılık olarak Allah’a şükür oyunculardan hepsini almaya çalışıyoruz.  Her maça kazanmak için çıkacağız. Bu sene biraz daha heyecanımız fazla. Oyuncularımızın en azından alternatif olarak biraz daha sayımız iyi gözüküyor. Sakatımız şu an için yok, iyi gözüküyoruz.Kafkas, sürekli kampta yer aldıTrabzonspor Kulübü Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, sürekli olarak kampta yer aldı.Bordo-mavili takımın yöneticisi, takımla birlikte Avusturya'ya gelirken son güne kadar antrenman ve maçları takip ederek kafilenin yanında bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trabzonspor, Avusturya'da 23 Temmuz'da başlayan yurt dışı kampını tamamladı.Bordo-maviler, Schladming kasabasında gerçekleştirdikleri 11 günlük yurt dışı kampını tamamlayıp Trabzon'a döndü.Karadeniz ekibi, kampta sadece 1 günü izinli olarak geçirirken toplam 11 antrenman ve 3 hazırlık karşılaşması yaptı.Hazırlık maçlarında 1 galibiyet, 2 mağlubiyetTrabzonspor, Avusturya kampında oynadığı 3 hazırlık karşılaşmasında 1 galibiyet, 2 yenilgi aldı.İlk karşılaşmada Almanya'nın Eintracht Frankfurt takımına 3-0, ikinci maçta da Katar'ın Al Sadd takımına 1-0 yenilen bordo-mavililer, İtalya temsilcisi Udinese'yi 1-0 mağlup etmeyi başardı.Trabzonspor'un hazırlık maçlarındaki tek golünü ise Ernest Muçi kaydetti.Kampın gözdesi BouchouariTrabzonspor'un Avusturya kampında performansıyla öne çıkan ismi Faslı oyuncu Benjamin Bouchouari oldu.Geçen sezonun başlarında sakat olarak transfer edilen ve son haftalarda ritmini bulmaya başlayan Faslı oyuncu, iyi bir kamp dönemi geçirdi.Hırsı ve azmiyle dikkatleri üzerine çeken Bouchouari, orta sahada Oulai'nin takımdan ayrılmasına rağmen hazırlık maçlarında iyi bir performans gösterdi.Tatil döneminde 8 kilo vererek fiziksel olarak kampa iyi bir durumda katılan Andre Onana ise tecrübesi ve performansıyla kalede güven verdi. Aral Şimşir ve Muçi gibi oyuncular da kampta öne çıkan isimler arasında yer aldı.Mitongo katıldıTrabzonspor'a kamp döneminde sadece genç golcü Rene Mitongo katıldı.Belçika'nın Standard Liege takımından transfer edilen 18 yaşındaki forvet oyuncusu, Avusturya'da takımın kampına dahil oldu.Ayrıca, Ali Şahin Yılmaz ve Salih Malkoçoğlu da transferleri nedeniyle takımın kampından ayrılan isimler oldu. Kadroda düşünülmeyen Denis Draguş ise antrenmanlarda yer alırken hazırlık maçlarında süre alamadı.Ciddi sakatlıkların yaşanmadığı kampta sadece Tim Jabol Folcarelli, sakatlığı nedeniyle son hazırlık maçında görev yapamadı.Tekke, takımdan memnunTrabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, hazırlık maçlarının skordan ziyade takım olarak yapmak istedikleri üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.Oyuncuların tam ritimlerini kısa sürede kazanamayacağını vurgulayan Fatih Tekke, şöyle devam etti:Öyle 15-20 günde olacak şey değil. Şu anda da eksiğimiz var. Ama genel hatlarıyla en azından sahanın içerisinden yapmak istediğimiz veya verdiğimiz direktiflere karşılık olarak Allah’a şükür oyunculardan hepsini almaya çalışıyoruz.  Her maça kazanmak için çıkacağız. Bu sene biraz daha heyecanımız fazla. Oyuncularımızın en azından alternatif olarak biraz daha sayımız iyi gözüküyor. Sakatımız şu an için yok, iyi gözüküyoruz.Kafkas, sürekli kampta yer aldıTrabzonspor Kulübü Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, sürekli olarak kampta yer aldı.Bordo-mavili takımın yöneticisi, takımla birlikte Avusturya'ya gelirken son güne kadar antrenman ve maçları takip ederek kafilenin yanında bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/trabzonspor-yurt-disi-kampindaki-hazirlik-maclarindan-1-galibiyet-ve-2-maglubiyet-aldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Irak ve İran dışişleri bakanları, Hürmüz Boğazı'nı görüştü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/irak-ve-iran-disisleri-bakanlari-hurmuz-bogazi-ni-gorustu/888652/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/irak-ve-iran-disisleri-bakanlari-hurmuz-bogazi-ni-gorustu/888652/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:12:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Irak / Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi ile Hürmüz Boğazı'nın yeniden ulaşıma açılmasına yönelik yürütülen çalışmaları ele aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Irak Haberleri : Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi ile Hürmüz Boğazı'nın yeniden ulaşıma açılmasına yönelik yürütülen çalışmaları ele aldı.Irak Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Hüseyin, İran Dışişleri Bakanı Erakçi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.Görüşmede, Hürmüz Boğazı'nda son iki günde yaşanan gelişmeler ile bunların deniz trafiği ve bölgesel istikrar üzerindeki olası etkileri ele alındı.İki bakan ayrıca Irak'ı hedef alan son askeri saldırıları da değerlendirdi. Taraflar, gerilimi artırabilecek adımlardan kaçınılması, koordinasyonun sürdürülmesi ve tansiyonun düşürülmesine yönelik çabaların desteklenmesi gerektiğini vurguladı.Irak Dışişleri Bakanı Hüseyin, anlaşmazlıkların çözümünde en uygun yolun diyalog ve diplomasi olduğunu belirterek, bu sürece yeniden dönülmesini memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.Irak'ın bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini kaydeden Hüseyin, bölgesel güvenliğin ve küresel ekonomik istikrarın korunması için Hürmüz Boğazı'nın en kısa sürede yeniden ulaşıma açılmasını sağlayacak bir uzlaşıya varılması temennisinde bulundu.Hüseyin ayrıca, taraflar arasındaki iletişim ve koordinasyonun sürdürülmesinin, gerilimin düşürülmesine yönelik çabaların desteklenmesinin ve ABD-İran arasındaki diyaloğun güçlendirilmesinin önemine dikkati çekti.İran Dışişleri Bakanı Erakçi ise mevcut duruma ilişkin son gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve deniz ulaşımının kesintisiz şekilde sürdürülmesini sağlayacak mutabakata varılması amacıyla yürütülen temaslar hakkında bilgi verdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Irak Haberleri : Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi ile Hürmüz Boğazı'nın yeniden ulaşıma açılmasına yönelik yürütülen çalışmaları ele aldı.Irak Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Hüseyin, İran Dışişleri Bakanı Erakçi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.Görüşmede, Hürmüz Boğazı'nda son iki günde yaşanan gelişmeler ile bunların deniz trafiği ve bölgesel istikrar üzerindeki olası etkileri ele alındı.İki bakan ayrıca Irak'ı hedef alan son askeri saldırıları da değerlendirdi. Taraflar, gerilimi artırabilecek adımlardan kaçınılması, koordinasyonun sürdürülmesi ve tansiyonun düşürülmesine yönelik çabaların desteklenmesi gerektiğini vurguladı.Irak Dışişleri Bakanı Hüseyin, anlaşmazlıkların çözümünde en uygun yolun diyalog ve diplomasi olduğunu belirterek, bu sürece yeniden dönülmesini memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti.Irak'ın bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiğini kaydeden Hüseyin, bölgesel güvenliğin ve küresel ekonomik istikrarın korunması için Hürmüz Boğazı'nın en kısa sürede yeniden ulaşıma açılmasını sağlayacak bir uzlaşıya varılması temennisinde bulundu.Hüseyin ayrıca, taraflar arasındaki iletişim ve koordinasyonun sürdürülmesinin, gerilimin düşürülmesine yönelik çabaların desteklenmesinin ve ABD-İran arasındaki diyaloğun güçlendirilmesinin önemine dikkati çekti.İran Dışişleri Bakanı Erakçi ise mevcut duruma ilişkin son gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve deniz ulaşımının kesintisiz şekilde sürdürülmesini sağlayacak mutabakata varılması amacıyla yürütülen temaslar hakkında bilgi verdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/irak-ve-iran-disisleri-bakanlari-hurmuz-bogazi-ni-gorustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Doğadan topladığı kozalak, pelit, meşe palamudu ve ağaç dallarını sanata dönüştürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dogadan-topladigi-kozalak-pelit-mese-palamudu-ve-agac-dallarini-sanata-donusturuyor/888651/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dogadan-topladigi-kozalak-pelit-mese-palamudu-ve-agac-dallarini-sanata-donusturuyor/888651/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:12:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kayseri / Kayseri'de yaşayan Mustafa Balta, ormanlık alanlardan topladığı kozalak, pelit, palamut ve ağaç dalları ile biriktirdiği fıstık ve ceviz kabuklarından insan ve hayvan figürleri yapıyor - Figürleri kentte açılan kitap fuarlarında sergileyen Balta: - Birçok insanın üzerine basıp geçtiği ürünler, bizim için bir hobiye dönüştü]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kayseri Haberleri : HAKAN CAN ŞAHİN - Kayseri'de yaşayan 58 yaşındaki emekli Mustafa Balta, doğadan topladığı kozalak, pelit, meşe palamudu ve ağaç dalları ile biriktirdiği fıstık ve ceviz kabuklarından insan ve hayvan figürü yapıyor.Yaklaşık 6 yıl önce emekli olan ve kendisine bir uğraş arayan Balta, kayak, binicilik, yüzme, doğa yürüyüşü ve fotoğrafla ilgilendi.Daha sonra dekoratif doğa sanatıyla uğraşmaya karar veren Balta, gerekli aletleri alarak evinin bir bölümünü atölyeye dönüştürdü.Balta, daha sonra doğadan topladığı malzemelerle insan ve hayvan figürleri tasarlayarak 6 yılda 80 ürün yaptı.Bu sürede birçok kişiyi dekoratif doğa sanatıyla tanıştıran Balta, kentte açılan kitap fuarlarında sergi açarak eserlerini vatandaşların beğenisine sundu.Emekli Mustafa Balta, AA muhabirine, kozalak, pelit ve palamut kullanarak nasıl fotoğraf çekebileceğini düşündüğü sırada, dekoratif doğa sanatına başladığını söyledi.Yaklaşık 6 yılda 80 insan ve hayvan figürü yaptığını dile getiren Balta, şöyle konuştu: Malzemenin şekli bize ne verirse o yönde ilerlemeye çalışıyorum. Yani malzemenin formunu bozup da başka bir şey yapayım demiyorum. Kozalağın veya pelitin şekli bize ne verdiyse o yönde bir figür çıkıyor. Birçok insanın üzerine basıp geçtiği ürünler, bizim için bir hobiye dönüştü. Malzemelerin hepsini doğadan kullanıyorum. Bir de benim çeyiz sandığı diye tabir ettiğim bir kutum var. Burada fıstık ve ceviz kabuklarını biriktiriyorum. Bunlar bana inanılmaz keyif veriyor. Ahşapla uğraşmanın her insana keyif verdiğini düşünüyorum ama bunlar da bana çok keyif veriyor. Hediye etmeyi seviyorum ve keyif alıyorumBalta, ürünlerini kitap fuarlarında Belyazı Pelit Ormanı ismiyle vatandaşların beğenisine sunduğunu söyledi.Figürleri sosyal medya hesabından da sanatseverlerle buluşturduğunu anlatan Balta, şunları kaydetti:Belyazı Pelit Ormanı'nda insanlar günlük neyle haşır neşir oluyorsa, onlarla bir hikaye oluşturmaya çalışıyorum. Her birinin kendi içinde hikayesi var. Mesela nesli tükenmekte olan bir akbaba var. Bunu tamamen doğal kozalaktan ve ahşabın kendi formundan yaptım. Birçok ürün var. Bisiklete binen, kayak yapan, araç süren, gitar ve saz çalan adamlar var. Espritüel yaptığım 'Davulcu Asım'ımız mevcut. Malzeme bana formunu kendi veriyor. Sevdiğim birçok insana ve çocuklara bunları hediye etmeyi seviyorum ve keyif alıyorum.Balta, herkesin ilgisine göre bir hobi edinmesi gerektiğine dikkati çekerek, ileride ürünlerin satışını yapmak istediğini de sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kayseri Haberleri : HAKAN CAN ŞAHİN - Kayseri'de yaşayan 58 yaşındaki emekli Mustafa Balta, doğadan topladığı kozalak, pelit, meşe palamudu ve ağaç dalları ile biriktirdiği fıstık ve ceviz kabuklarından insan ve hayvan figürü yapıyor.Yaklaşık 6 yıl önce emekli olan ve kendisine bir uğraş arayan Balta, kayak, binicilik, yüzme, doğa yürüyüşü ve fotoğrafla ilgilendi.Daha sonra dekoratif doğa sanatıyla uğraşmaya karar veren Balta, gerekli aletleri alarak evinin bir bölümünü atölyeye dönüştürdü.Balta, daha sonra doğadan topladığı malzemelerle insan ve hayvan figürleri tasarlayarak 6 yılda 80 ürün yaptı.Bu sürede birçok kişiyi dekoratif doğa sanatıyla tanıştıran Balta, kentte açılan kitap fuarlarında sergi açarak eserlerini vatandaşların beğenisine sundu.Emekli Mustafa Balta, AA muhabirine, kozalak, pelit ve palamut kullanarak nasıl fotoğraf çekebileceğini düşündüğü sırada, dekoratif doğa sanatına başladığını söyledi.Yaklaşık 6 yılda 80 insan ve hayvan figürü yaptığını dile getiren Balta, şöyle konuştu: Malzemenin şekli bize ne verirse o yönde ilerlemeye çalışıyorum. Yani malzemenin formunu bozup da başka bir şey yapayım demiyorum. Kozalağın veya pelitin şekli bize ne verdiyse o yönde bir figür çıkıyor. Birçok insanın üzerine basıp geçtiği ürünler, bizim için bir hobiye dönüştü. Malzemelerin hepsini doğadan kullanıyorum. Bir de benim çeyiz sandığı diye tabir ettiğim bir kutum var. Burada fıstık ve ceviz kabuklarını biriktiriyorum. Bunlar bana inanılmaz keyif veriyor. Ahşapla uğraşmanın her insana keyif verdiğini düşünüyorum ama bunlar da bana çok keyif veriyor. Hediye etmeyi seviyorum ve keyif alıyorumBalta, ürünlerini kitap fuarlarında Belyazı Pelit Ormanı ismiyle vatandaşların beğenisine sunduğunu söyledi.Figürleri sosyal medya hesabından da sanatseverlerle buluşturduğunu anlatan Balta, şunları kaydetti:Belyazı Pelit Ormanı'nda insanlar günlük neyle haşır neşir oluyorsa, onlarla bir hikaye oluşturmaya çalışıyorum. Her birinin kendi içinde hikayesi var. Mesela nesli tükenmekte olan bir akbaba var. Bunu tamamen doğal kozalaktan ve ahşabın kendi formundan yaptım. Birçok ürün var. Bisiklete binen, kayak yapan, araç süren, gitar ve saz çalan adamlar var. Espritüel yaptığım 'Davulcu Asım'ımız mevcut. Malzeme bana formunu kendi veriyor. Sevdiğim birçok insana ve çocuklara bunları hediye etmeyi seviyorum ve keyif alıyorum.Balta, herkesin ilgisine göre bir hobi edinmesi gerektiğine dikkati çekerek, ileride ürünlerin satışını yapmak istediğini de sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hayalinin peşinden giden kadın çiftçi, kurduğu serada üretime başladı </title>
      <link>https://www.canligaste.com/hayalinin-pesinden-giden-kadin-ciftci-kurdugu-serada-uretime-basladi/888650/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hayalinin-pesinden-giden-kadin-ciftci-kurdugu-serada-uretime-basladi/888650/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:12:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Konya / Konya'da 2 dönüm arazi üzerine kurduğu domates serasını 5 dönüme çıkarmak isteyen 2 çocuk annesi 41 yaşındaki Fadime Uysal: - Herkes hedefinin peşinde olsun. Ben hayallerimin peşinde koşuyorum ve hayallerime ulaştım]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Konya Haberleri : MELİKE KESKİN - Konya'nın Güneysınır ilçesinde kurduğu serada ilk domates hasadını gerçekleştiren Fadime Uysal, önümüzdeki yıl üretim kapasitesini artırarak başkalarına da örnek olmak istiyor.İki çocuk annesi 41 yaşındaki Uysal, 13 yıl yaşadığı Antalya'da eşinin yaptığı muz ve tropikal meyve üretimine destek verdi.Kendi serasını kurma hayalini gerçekleştiren Uysal, Habiller Mahallesi'nde 2 dönüm arazi üzerine kurduğu serada domates üretimine başladı.Serasını büyütmeyi hedefliyorUysal, AA muhabirine, yoğun iş temposu içinde hayallerini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.Hasada başladıklarını, şu anda 20 ton domates topladıklarını anlatan Uysal, sezon sonunda 60 ton ürün elde etmeyi beklediklerini dile getirdi.Uysal, emeklerinin karşılığını hızlı şekilde almaya başladığını belirterek, Çok güzel bir duygu. Bütün kadın arkadaşlarıma öneriyorum. Hepsinin benim gibi dimdik ayakta durup işlerinin patronu olmasını istiyorum. Herkes hedefinin peşinde olsun. Ben hayallerimin peşinde koşuyorum ve hayallerime ulaştım. diye konuştu.Bu yıl 2 dönüm arazi üzerine kurduğu serasının alanını gelecek yıl 5 dönüme çıkarmayı hedeflediğini aktaran Uysal, şunları kaydetti:Ürün çeşitliliğini de artırmak istiyorum. Serada işlerin yoğun olması nedeniyle zaman zaman bölge halkından destek alıyoruz. Çok arkadaşımıza da iş imkanı verdik, hala da vermeye devam ediyoruz. Haftada iki defa beşer ton domates topladığımız için ara sıra kadın arkadaşlarımı çağırıyorum. Şimdi onlar da 'Biz de sera kurmak istiyoruz' diyorlar. Bunları duyunca mutlu oluyorum.Eşim güçlü bir kadın, çalışmayı severUysal'ın eşi Atilla Uysal da eşinin hayallerini gerçekleştirmek amacıyla memleketlerine döndüklerini, elde ettikleri verimin kendilerini mutlu ettiğini söyledi.Eşinin her zaman yanında olduğunu vurgulayan Uysal, Eşim güçlü bir kadın, çalışmayı sever, asla pes etmez. Ben de eşimin hayallerini gerçekleştirmek istedim. Bundan dolayı da mutluyum. Şu anda da üretime devam ediyoruz. Burada bize sulama konusunda yardımcı oldular. ifadelerini kullandı.Güneysınır Belediye Başkanı Ahmet Demir de Fadime Uysal'ın örnek bir kadın girişimci olduğunu belirterek, Üreticimize istediği her konuda destek oluyoruz. Kendisi geniş bir alanda sera kurdu. Kadın üreticilerimizin her zaman yanındayız. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Konya Haberleri : MELİKE KESKİN - Konya'nın Güneysınır ilçesinde kurduğu serada ilk domates hasadını gerçekleştiren Fadime Uysal, önümüzdeki yıl üretim kapasitesini artırarak başkalarına da örnek olmak istiyor.İki çocuk annesi 41 yaşındaki Uysal, 13 yıl yaşadığı Antalya'da eşinin yaptığı muz ve tropikal meyve üretimine destek verdi.Kendi serasını kurma hayalini gerçekleştiren Uysal, Habiller Mahallesi'nde 2 dönüm arazi üzerine kurduğu serada domates üretimine başladı.Serasını büyütmeyi hedefliyorUysal, AA muhabirine, yoğun iş temposu içinde hayallerini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.Hasada başladıklarını, şu anda 20 ton domates topladıklarını anlatan Uysal, sezon sonunda 60 ton ürün elde etmeyi beklediklerini dile getirdi.Uysal, emeklerinin karşılığını hızlı şekilde almaya başladığını belirterek, Çok güzel bir duygu. Bütün kadın arkadaşlarıma öneriyorum. Hepsinin benim gibi dimdik ayakta durup işlerinin patronu olmasını istiyorum. Herkes hedefinin peşinde olsun. Ben hayallerimin peşinde koşuyorum ve hayallerime ulaştım. diye konuştu.Bu yıl 2 dönüm arazi üzerine kurduğu serasının alanını gelecek yıl 5 dönüme çıkarmayı hedeflediğini aktaran Uysal, şunları kaydetti:Ürün çeşitliliğini de artırmak istiyorum. Serada işlerin yoğun olması nedeniyle zaman zaman bölge halkından destek alıyoruz. Çok arkadaşımıza da iş imkanı verdik, hala da vermeye devam ediyoruz. Haftada iki defa beşer ton domates topladığımız için ara sıra kadın arkadaşlarımı çağırıyorum. Şimdi onlar da 'Biz de sera kurmak istiyoruz' diyorlar. Bunları duyunca mutlu oluyorum.Eşim güçlü bir kadın, çalışmayı severUysal'ın eşi Atilla Uysal da eşinin hayallerini gerçekleştirmek amacıyla memleketlerine döndüklerini, elde ettikleri verimin kendilerini mutlu ettiğini söyledi.Eşinin her zaman yanında olduğunu vurgulayan Uysal, Eşim güçlü bir kadın, çalışmayı sever, asla pes etmez. Ben de eşimin hayallerini gerçekleştirmek istedim. Bundan dolayı da mutluyum. Şu anda da üretime devam ediyoruz. Burada bize sulama konusunda yardımcı oldular. ifadelerini kullandı.Güneysınır Belediye Başkanı Ahmet Demir de Fadime Uysal'ın örnek bir kadın girişimci olduğunu belirterek, Üreticimize istediği her konuda destek oluyoruz. Kendisi geniş bir alanda sera kurdu. Kadın üreticilerimizin her zaman yanındayız. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/hayalinin-pesinden-giden-kadin-ciftci-kurdugu-serada-uretime-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye Dağcılık Federasyonundan, Nepalli dağcı Nirmal Purja için taziye mesajı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-dagcilik-federasyonundan-nepalli-dagci-nirmal-purja-icin-taziye-mesaji/888649/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-dagcilik-federasyonundan-nepalli-dagci-nirmal-purja-icin-taziye-mesaji/888649/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:09:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Türkiye Dağcılık Federasyonu, Pakistan'daki Broad Peak Dağı'nın zirvesinde 30 Temmuz'da meydana gelen çığ sonrası beraberindeki 9 dağcıyla birlikte hayatını kaybeden Nepalli ödüllü dağcı Nirmal Purja için taziye mesajı yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Türkiye Dağcılık Federasyonu, Pakistan'daki Broad Peak Dağı'nın zirvesinde 30 Temmuz'da meydana gelen çığ sonrası beraberindeki 9 dağcıyla birlikte hayatını kaybeden Nepalli ödüllü dağcı Nirmal Purja için taziye mesajı yayımladı.Federasyon yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi:Pakistan'daki dünyanın en yüksek 12. zirvesi olan Broad Peak'te (8.047 m) meydana gelen çığ felaketinde, aralarında dünyaca ünlü dağcı Nirmal 'Nims' Purja'nın da bulunduğu 10 kişilik ekibin hayatını kaybettiği haberini büyük bir acıyla öğrenmiş bulunuyoruz. Farklı ülkelerden, farklı kültürlerden gelen ama dağlara duydukları aynı sonsuz tutkuyla birleşen bu cesur yüreklerin kaybı, tüm dünya dağcılık camiasını yasa boğmuştur. Türkiye Dağcılık Federasyonu olarak, hayatını kaybeden sporcuların ve rehberlerin ailelerine, yakınlarına, sevenlerine ve tüm uluslararası dağcılık ailesine en derin başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Dağların tutkusunu cesaretle ve alçakgönüllülükle yaşayan bu cesur ruhları hiçbir zaman unutmayacağız.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Türkiye Dağcılık Federasyonu, Pakistan'daki Broad Peak Dağı'nın zirvesinde 30 Temmuz'da meydana gelen çığ sonrası beraberindeki 9 dağcıyla birlikte hayatını kaybeden Nepalli ödüllü dağcı Nirmal Purja için taziye mesajı yayımladı.Federasyon yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi:Pakistan'daki dünyanın en yüksek 12. zirvesi olan Broad Peak'te (8.047 m) meydana gelen çığ felaketinde, aralarında dünyaca ünlü dağcı Nirmal 'Nims' Purja'nın da bulunduğu 10 kişilik ekibin hayatını kaybettiği haberini büyük bir acıyla öğrenmiş bulunuyoruz. Farklı ülkelerden, farklı kültürlerden gelen ama dağlara duydukları aynı sonsuz tutkuyla birleşen bu cesur yüreklerin kaybı, tüm dünya dağcılık camiasını yasa boğmuştur. Türkiye Dağcılık Federasyonu olarak, hayatını kaybeden sporcuların ve rehberlerin ailelerine, yakınlarına, sevenlerine ve tüm uluslararası dağcılık ailesine en derin başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Dağların tutkusunu cesaretle ve alçakgönüllülükle yaşayan bu cesur ruhları hiçbir zaman unutmayacağız.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Obezite ile mücadelede fitness</title>
      <link>https://www.canligaste.com/obezite-ile-mucadelede-fitness/888648/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/obezite-ile-mucadelede-fitness/888648/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:09:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu Başkanı Koray Girgin: - Yeni düzenleme ile otel spor salonlarını da denetlemeye başlayacağız. Böylece denetlediğimiz tesis sayısı 15-16 bine ulaşacak - Spor salonuna gidildiğinde de mutlaka federasyondan alınmış yeterlilik belgesi sorulmalı. Üniversitelerin ya da özel kuruluşların kendi başına antrenörlük belgesi verme yetkisi yoktur]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH GAZİOĞLU - Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu Başkanı Koray Girgin, fitnessı, obezite ile mücadelenin en önemli araçlarından biri olarak gördüklerini söyledi.Girgin, AA muhabirine görevde bulundukları yaklaşık bir buçuk yıllık süreçte federasyonun yapısını tamamen değiştirdiklerini anlattı.Klasik federasyon anlayışının dışına çıktıklarını aktaran Girgin, Sadece belge veren ve müsabaka düzenleyen bir federasyon olmak istemedik. İlk iş olarak iktisadi işletmemizi kurduk. Spor salonlarının denetimlerini hızlandırdık. SGK ve Maliye ile iş birlikleri yaptık. Şimdi de Sağlık Bakanlığı ile obeziteyle mücadele konusunda ortak projeler hazırlıyoruz. ifadelerini kullandı.Fitnessı toplumun tamamının yapması gerektiğini vurgulayan Girgin, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) araştırmaları direnç egzersizinin sağlıklı ve uzun yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu ortaya koyuyor. Biz de fitnessı yalnızca sporcular için değil, bütün vatandaşlarımız için yaygınlaştırmak istiyoruz. dedi.Önceliğimiz halk sağlığıTürkiye'de obezitenin ciddi halk sağlığı sorunu haline geldiğine dikkati çeken Girgin, Çocuklarımızı ekran bağımlılığından, hareketsiz yaşamdan uzaklaştırmak istiyoruz. Bunun için Sağlık Bakanlığı ile ortak projeler hazırlıyoruz. Önceliğimiz halk sağlığı. diye konuştu.İstanbul Yenikapı'da 27-30 Ağustos tarihlerinde büyük bir fitness festivali düzenleyeceklerini aktaran Girgin, organizasyonda eğitimler, grup dersleri ve uluslararası yarışmalar düzenleneceğini, tüm vatandaşları Yenikapı'ya beklediklerini dile getirdi.- Yapay zeka ile sosyal medya denetimiFederasyonun en büyük gücünün eğitim faaliyetleri olduğuna dikkati çeken Girgin, 40 bin antrenörümüz var. 63 federasyon içinde en fazla antrenör kursu düzenleyen federasyonuz. Ağustos ayında tek başına yaklaşık 50 kurs açıyoruz. bilgilerini verdi.Türkiye genelinde 8 bine yakın kayıtlı spor tesisi bulunduğunu aktaran Girgin, Yeni düzenleme ile otel spor salonlarını da denetlemeye başlayacağız. Böylece denetlediğimiz tesis sayısı 15-16 bine ulaşacak. diye konuştu.Sosyal medya üzerinden yürütülen belgesiz faaliyetleri yapay zeka destekli sistemlerle takip ettiklerini kaydeden Girgin, sözlerini şöyle tamamladı:Uzaktan eğitim adı altında antrenörlük yapan kişileri sistemimiz tarıyor. Federasyonumuza kayıtlı mı, antrenörlük belgesi var mı, yasaklı madde tanıtımı yapıyor mu bunları tespit ediyoruz. Gerekli hukuki süreçleri de hemen başlatıyoruz. Spor salonuna gidildiğinde de mutlaka federasyondan alınmış yeterlilik belgesi sorulmalı. Çalışan antrenörün en az ikinci kademe antrenörlük belgesi olup olmadığını mutlaka kontrol edin. Üniversitelerin ya da özel kuruluşların kendi başına antrenörlük belgesi verme yetkisi yoktur.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH GAZİOĞLU - Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu Başkanı Koray Girgin, fitnessı, obezite ile mücadelenin en önemli araçlarından biri olarak gördüklerini söyledi.Girgin, AA muhabirine görevde bulundukları yaklaşık bir buçuk yıllık süreçte federasyonun yapısını tamamen değiştirdiklerini anlattı.Klasik federasyon anlayışının dışına çıktıklarını aktaran Girgin, Sadece belge veren ve müsabaka düzenleyen bir federasyon olmak istemedik. İlk iş olarak iktisadi işletmemizi kurduk. Spor salonlarının denetimlerini hızlandırdık. SGK ve Maliye ile iş birlikleri yaptık. Şimdi de Sağlık Bakanlığı ile obeziteyle mücadele konusunda ortak projeler hazırlıyoruz. ifadelerini kullandı.Fitnessı toplumun tamamının yapması gerektiğini vurgulayan Girgin, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) araştırmaları direnç egzersizinin sağlıklı ve uzun yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu ortaya koyuyor. Biz de fitnessı yalnızca sporcular için değil, bütün vatandaşlarımız için yaygınlaştırmak istiyoruz. dedi.Önceliğimiz halk sağlığıTürkiye'de obezitenin ciddi halk sağlığı sorunu haline geldiğine dikkati çeken Girgin, Çocuklarımızı ekran bağımlılığından, hareketsiz yaşamdan uzaklaştırmak istiyoruz. Bunun için Sağlık Bakanlığı ile ortak projeler hazırlıyoruz. Önceliğimiz halk sağlığı. diye konuştu.İstanbul Yenikapı'da 27-30 Ağustos tarihlerinde büyük bir fitness festivali düzenleyeceklerini aktaran Girgin, organizasyonda eğitimler, grup dersleri ve uluslararası yarışmalar düzenleneceğini, tüm vatandaşları Yenikapı'ya beklediklerini dile getirdi.- Yapay zeka ile sosyal medya denetimiFederasyonun en büyük gücünün eğitim faaliyetleri olduğuna dikkati çeken Girgin, 40 bin antrenörümüz var. 63 federasyon içinde en fazla antrenör kursu düzenleyen federasyonuz. Ağustos ayında tek başına yaklaşık 50 kurs açıyoruz. bilgilerini verdi.Türkiye genelinde 8 bine yakın kayıtlı spor tesisi bulunduğunu aktaran Girgin, Yeni düzenleme ile otel spor salonlarını da denetlemeye başlayacağız. Böylece denetlediğimiz tesis sayısı 15-16 bine ulaşacak. diye konuştu.Sosyal medya üzerinden yürütülen belgesiz faaliyetleri yapay zeka destekli sistemlerle takip ettiklerini kaydeden Girgin, sözlerini şöyle tamamladı:Uzaktan eğitim adı altında antrenörlük yapan kişileri sistemimiz tarıyor. Federasyonumuza kayıtlı mı, antrenörlük belgesi var mı, yasaklı madde tanıtımı yapıyor mu bunları tespit ediyoruz. Gerekli hukuki süreçleri de hemen başlatıyoruz. Spor salonuna gidildiğinde de mutlaka federasyondan alınmış yeterlilik belgesi sorulmalı. Çalışan antrenörün en az ikinci kademe antrenörlük belgesi olup olmadığını mutlaka kontrol edin. Üniversitelerin ya da özel kuruluşların kendi başına antrenörlük belgesi verme yetkisi yoktur.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Düzenli yağış ve doğru tohum tercihi bozkırda verimi yüzde 100 artırdı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/duzenli-yagis-ve-dogru-tohum-tercihi-bozkirda-verimi-yuzde-100-artirdi/888647/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/duzenli-yagis-ve-dogru-tohum-tercihi-bozkirda-verimi-yuzde-100-artirdi/888647/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:08:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kırşehir / Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Ziraat Fakültesi, tarımsal deneme üretim sahasına ektiği kuraklığa dayanıklı Bayraktar-2000 buğday çeşidiyle yüksek verim elde etti - Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selahattin Çınar: - Geçen yıl da bu çeşidi ekmiş, kurak koşullara rağmen güzel verim elde etmiştik. Şimdi ise daha iyi bir verim yaptık]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kırşehir Haberleri : SERKAN GÜNER - Kırşehir'de bu yılki düzenli yağış dağılımı ve doğru tohum seçimi, bozkırın kurak topraklarında verimi yüzde 100 artırdı.Meteoroloji verilerine göre, geçen yıl son 65 yılın en düşük yağış seviyesinin görüldüğü iller arasında yer alan Kırşehir, bu yılın ilk 6 ayında metrekareye 400 milimetrenin üstünde yağış aldı.Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi (KAEÜ) Ziraat Fakültesinin tarımsal deneme üretim sahasına geçen yıl ektiği ve kuraklığa dayanıklı olduğu belirlenen Bayraktar-2000 buğday çeşidiyle yüksek verim elde edildi.KAEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, AA muhabirine, Ziraat Fakültesinin uygulama alanında ekmeklik buğday hasadını gerçekleştirdiklerini söyledi.Çiftçi için verimli ürün tespit çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Karahocagil, yağışlarla bu senenin bereketli bir yıl olduğunu ifade etti.Verim ve ürün çeşitliliği açısından başka türlerin denemelerini de yaptıklarını dile getiren Karahocagil, Bu sene özellikle buraya ekilen, sahaya uygulaması yapılan türümüzde dekara 450 kilogram civarını yakalamış olduk. Üniversite olarak tarım ve jeotermal alanda ihtisas üniversitesiyiz ve projeler yürütüyoruz. Kaba yem ve kurak iklimlerde verimliliği artıracak ürün çeşitliliği için çalışmalarımız var. İlimizde ve İç Anadolu Bölgesi'nde kurak yerlerde yaygın olarak üretimin sağlanması için üniversite olarak elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. diye konuştu.- Yüksek verim ve kaliteyi esas amaç ediniyoruzKAEÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selahattin Çınar da tarımsal deneme üretim sahasında yoğun araştırmalar yaptıklarını belirtti.Çiftçi görüşmelerinin yanı sıra arazilerdeki ekimleri yakından takip ettiklerini dile getiren Çınar, şöyle konuştu:Üniversite olarak toplamda 1124 dekar alanda tarım yapıyoruz. Üretimimizde araştırmalardan elde ettiğimiz sonuçları da genel olarak uyguluyoruz. Dolayısıyla yüksek verim ve kaliteyi esas amaç ediniyoruz. Bu yıl 310 dekarlık bir alana 'Bayraktar-2000' ekmeklik buğday çeşidini ektik. Geçen yıl da bu çeşidi ekmiş, kurak koşullara rağmen güzel verim elde etmiştik. Şimdi ise daha iyi bir verim yaptık. Toplamda 140-150 ton buğday üretimi bekliyoruz. Bu yıl geçen yıla göre ortalama iki kat daha fazla yağış düştü. Bu verim artışında çeşitle beraber yağışın çok büyük etkisi var.Çınar, geçen yıl Kırşehir'de bazı alanlarda hasat bile yapılamadığına dikkati çekerek, bu yıl kentte ortalama dekara 350-370 kilogram verim elde edildiğini söyledi.KAEÜ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Ayrancı ise kentte bu yıl yağış performansının oldukça iyi olduğuna işaret etti.Kuru tarım sisteminde yağışın yetersizliği, düzensizliği, bazen de kısa dönemde yüksek yağış riskleri olduğunu vurgulayan Ayrancı, bu durumlara karşı çiftçilere örnek teşkil edebilecek, Orta Anadolu Bölgesi'nde bu riskleri kaldırabilecek, adaptasyonu güçlü çeşitleri belirlemeyi sürdürdüklerini belirtti.- Çeşit seçimi oldukça önemliBayraktar-2000 ekmeklik buğday çeşidini bu yıl da ekerek detaylı gözlem yaptıklarını söyleyen Ayrancı, şunları kaydetti:Buğdayda, arpada ve diğer tahıllarda verimi belirleyen yağış, nisan, mayıs ve haziran ayı yağışlarıdır. Bu sene Kırşehir'de her üçünü birlikte gördük. Dolayısıyla bu verime de yansıdı. Tane ağırlıkları, kardeşlenme kapasitesi, başak sayıları oldukça yüksek oldu. Bütün bunları sağlarken çeşit seçimi oldukça önemli. Eğer doğru çeşit seçilmiş, doğru yetiştirme teknikleri uygulanmış ve iklim de düzenli gidiyorsa o zaman en yüksek verim potansiyelini beklemek doğal hakkımızdır.Geçen yıl dekarda 220 kilogram civarında ürün alınırken bu yıl aynı alanda aynı çeşitte yüzde 100 verim artışı yaşandığını vurgulayan Ayrancı, Kırşehir'in farklı bölgelerinde dekara verim ortalama 350-370 kilogram, bizim üretim alanımızda 440-450 kilogram civarında. Bütün çiftçilerimize bu yıl bereketli ürünler diliyorum. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kırşehir Haberleri : SERKAN GÜNER - Kırşehir'de bu yılki düzenli yağış dağılımı ve doğru tohum seçimi, bozkırın kurak topraklarında verimi yüzde 100 artırdı.Meteoroloji verilerine göre, geçen yıl son 65 yılın en düşük yağış seviyesinin görüldüğü iller arasında yer alan Kırşehir, bu yılın ilk 6 ayında metrekareye 400 milimetrenin üstünde yağış aldı.Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi (KAEÜ) Ziraat Fakültesinin tarımsal deneme üretim sahasına geçen yıl ektiği ve kuraklığa dayanıklı olduğu belirlenen Bayraktar-2000 buğday çeşidiyle yüksek verim elde edildi.KAEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil, AA muhabirine, Ziraat Fakültesinin uygulama alanında ekmeklik buğday hasadını gerçekleştirdiklerini söyledi.Çiftçi için verimli ürün tespit çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Karahocagil, yağışlarla bu senenin bereketli bir yıl olduğunu ifade etti.Verim ve ürün çeşitliliği açısından başka türlerin denemelerini de yaptıklarını dile getiren Karahocagil, Bu sene özellikle buraya ekilen, sahaya uygulaması yapılan türümüzde dekara 450 kilogram civarını yakalamış olduk. Üniversite olarak tarım ve jeotermal alanda ihtisas üniversitesiyiz ve projeler yürütüyoruz. Kaba yem ve kurak iklimlerde verimliliği artıracak ürün çeşitliliği için çalışmalarımız var. İlimizde ve İç Anadolu Bölgesi'nde kurak yerlerde yaygın olarak üretimin sağlanması için üniversite olarak elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. diye konuştu.- Yüksek verim ve kaliteyi esas amaç ediniyoruzKAEÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selahattin Çınar da tarımsal deneme üretim sahasında yoğun araştırmalar yaptıklarını belirtti.Çiftçi görüşmelerinin yanı sıra arazilerdeki ekimleri yakından takip ettiklerini dile getiren Çınar, şöyle konuştu:Üniversite olarak toplamda 1124 dekar alanda tarım yapıyoruz. Üretimimizde araştırmalardan elde ettiğimiz sonuçları da genel olarak uyguluyoruz. Dolayısıyla yüksek verim ve kaliteyi esas amaç ediniyoruz. Bu yıl 310 dekarlık bir alana 'Bayraktar-2000' ekmeklik buğday çeşidini ektik. Geçen yıl da bu çeşidi ekmiş, kurak koşullara rağmen güzel verim elde etmiştik. Şimdi ise daha iyi bir verim yaptık. Toplamda 140-150 ton buğday üretimi bekliyoruz. Bu yıl geçen yıla göre ortalama iki kat daha fazla yağış düştü. Bu verim artışında çeşitle beraber yağışın çok büyük etkisi var.Çınar, geçen yıl Kırşehir'de bazı alanlarda hasat bile yapılamadığına dikkati çekerek, bu yıl kentte ortalama dekara 350-370 kilogram verim elde edildiğini söyledi.KAEÜ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Ayrancı ise kentte bu yıl yağış performansının oldukça iyi olduğuna işaret etti.Kuru tarım sisteminde yağışın yetersizliği, düzensizliği, bazen de kısa dönemde yüksek yağış riskleri olduğunu vurgulayan Ayrancı, bu durumlara karşı çiftçilere örnek teşkil edebilecek, Orta Anadolu Bölgesi'nde bu riskleri kaldırabilecek, adaptasyonu güçlü çeşitleri belirlemeyi sürdürdüklerini belirtti.- Çeşit seçimi oldukça önemliBayraktar-2000 ekmeklik buğday çeşidini bu yıl da ekerek detaylı gözlem yaptıklarını söyleyen Ayrancı, şunları kaydetti:Buğdayda, arpada ve diğer tahıllarda verimi belirleyen yağış, nisan, mayıs ve haziran ayı yağışlarıdır. Bu sene Kırşehir'de her üçünü birlikte gördük. Dolayısıyla bu verime de yansıdı. Tane ağırlıkları, kardeşlenme kapasitesi, başak sayıları oldukça yüksek oldu. Bütün bunları sağlarken çeşit seçimi oldukça önemli. Eğer doğru çeşit seçilmiş, doğru yetiştirme teknikleri uygulanmış ve iklim de düzenli gidiyorsa o zaman en yüksek verim potansiyelini beklemek doğal hakkımızdır.Geçen yıl dekarda 220 kilogram civarında ürün alınırken bu yıl aynı alanda aynı çeşitte yüzde 100 verim artışı yaşandığını vurgulayan Ayrancı, Kırşehir'in farklı bölgelerinde dekara verim ortalama 350-370 kilogram, bizim üretim alanımızda 440-450 kilogram civarında. Bütün çiftçilerimize bu yıl bereketli ürünler diliyorum. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/duzenli-yagis-ve-dogru-tohum-tercihi-bozkirda-verimi-yuzde-100-artirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TARSİM sisteminde 1,1 trilyon liralık tarımsal varlık sigortalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tarsim-sisteminde-1-1-trilyon-liralik-tarimsal-varlik-sigortalandi/888645/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tarsim-sisteminde-1-1-trilyon-liralik-tarimsal-varlik-sigortalandi/888645/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:08:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Ürünleri, seraları ve hayvanları doğal afetlerden ve çeşitli risklerden dolayı zarar gören sigortalı üretici ve yetiştiricilere, 6,6 milyar lira hasar ödemesi yapıldı - Bu yılın ocak-temmuz döneminde, tüm tarım sigortası branşlarında 2 milyon poliçe üretildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : HÜLYA ÖMÜR UYLAŞ - TARSİM, bu yıl ocak-temmuz döneminde tüm tarım sigortası branşlarında 2 milyon poliçe üretirken, 1,1 trilyon liralık tarımsal varlığı, 24 milyon dekar alanı ve 17,6 milyon büyükbaş ve küçükbaş hayvanı sigortaladı.AA muhabirinin, TARSİM'den edindiği bilgiye göre, son yıllarda iklim değişikliği, dolu, don, sel ve su baskını, fırtına, kuraklık ve aşırı sıcaklık gibi doğal afetlerin sıklığının ve şiddetinin artması, tarımsal üretimde kayıplara neden oluyor. Bu nedenle tarım sigortası, çiftçilerin ekonomik kayıplarının azalmasında önemli rol oynuyor.Devlet Destekli Tarım Sigortaları Sistemi'nde, bitkisel ürün, sera, köy bazlı verim, gelir koruma, temel sigorta paketi, büyükbaş hayvan hayat, küçükbaş hayvan hayat, kümes hayvanları hayat, arıcılık, su ürünleri hayat, ipek böceği sigortaları olmak üzere, 11 farklı sigorta branşı bulunuyor.- 6,6 milyar lira hasar ödemesi yapıldıBu yılın ocak-temmuz döneminde, tüm tarım sigortası branşlarında 2 milyon poliçe üretildi. 1,1 trilyon liralık tarımsal varlık, 24 milyon dekar alan ve 17,6 milyon büyükbaş ve küçükbaş hayvan sigortalandı.Ürünleri, seraları ve hayvanları doğal afetlerden ve çeşitli risklerden dolayı zarar gören sigortalı üretici ve yetiştiricilere, 6,6 milyar lira hasar ödemesi yapıldı. Hasar dosyalarının tamamlanmasına yönelik çalışmalar sürerken, bu kapsamda 9,2 milyar liralık ödeme daha yapılması planlanıyor.Bu yıl ocak ayının ikinci yarısından itibaren, Türkiye'de bölgesel düzeyde yoğun yağışlar meydana gelirken, bunun sonucunda sel-su baskını hasarları yaşandı. Aynı zamanda, geçen yıldan farklı olarak lokal düzeyde zirai don hasarları da meydana geldi. Mayıs ve haziran aylarında dolu olayları özellikle Şanlıurfa, Adana ve Mersin'de etkili oldu. Lokal düzeyde fırtına hasarları da görülürken, bu yıl tarla bitkileri ve tahıl grubunda yer alan mercimek, buğday ve arpa gibi ürünler sel-su baskını, dolu ve fırtınadan, meyvelerde ise şeftali ve nektarin ürünleri doludan daha fazla etkilendi. Üzüm ve kayısı ürünleri ise düşük şiddette dolu ve dondan etkilendi.- 345 bin hasar ihbarı alındıDevlet Destekli Tarım Sigortaları Sistemi çerçevesinde, 2026 yılında bitkisel ürünleri, seraları ve hayvanları zarar gören sigortalı üretici ve yetiştiricilerden, 345 bin hasar ihbarı alındı. Bu ihbarların 223 binini, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası branşı oluşturdu. Bitkisel Ürün Sigortası branşında ihbar nedenlerini ağırlıklı olarak dolu, sel ve su baskını, don ile fırtına oluşturdu. Buğday, arpa, kayısı ve üzüm ürünleri öne çıkarken, Malatya, Manisa, Diyarbakır ve Konya illeri ihbar nedenlerinde ilk sıralarda yer aldı.Üreticilerin, iklim değişikliğinin etkilerine bağlı olarak sigorta yaptırma alışkanlıklarının değiştiği görüldü. Türkiye İstatistik Kurumu 2025 yılı verilerine göre, bitkisel ürün ve sera sigortası branşlarında sigortalılık oranı yüzde 30'a ulaşırken, bu oran büyükbaş hayvan hayat sigortasında yüzde 56'ya, kümes hayvanları hayat sigortasında yüzde 75'e kadar çıktı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : HÜLYA ÖMÜR UYLAŞ - TARSİM, bu yıl ocak-temmuz döneminde tüm tarım sigortası branşlarında 2 milyon poliçe üretirken, 1,1 trilyon liralık tarımsal varlığı, 24 milyon dekar alanı ve 17,6 milyon büyükbaş ve küçükbaş hayvanı sigortaladı.AA muhabirinin, TARSİM'den edindiği bilgiye göre, son yıllarda iklim değişikliği, dolu, don, sel ve su baskını, fırtına, kuraklık ve aşırı sıcaklık gibi doğal afetlerin sıklığının ve şiddetinin artması, tarımsal üretimde kayıplara neden oluyor. Bu nedenle tarım sigortası, çiftçilerin ekonomik kayıplarının azalmasında önemli rol oynuyor.Devlet Destekli Tarım Sigortaları Sistemi'nde, bitkisel ürün, sera, köy bazlı verim, gelir koruma, temel sigorta paketi, büyükbaş hayvan hayat, küçükbaş hayvan hayat, kümes hayvanları hayat, arıcılık, su ürünleri hayat, ipek böceği sigortaları olmak üzere, 11 farklı sigorta branşı bulunuyor.- 6,6 milyar lira hasar ödemesi yapıldıBu yılın ocak-temmuz döneminde, tüm tarım sigortası branşlarında 2 milyon poliçe üretildi. 1,1 trilyon liralık tarımsal varlık, 24 milyon dekar alan ve 17,6 milyon büyükbaş ve küçükbaş hayvan sigortalandı.Ürünleri, seraları ve hayvanları doğal afetlerden ve çeşitli risklerden dolayı zarar gören sigortalı üretici ve yetiştiricilere, 6,6 milyar lira hasar ödemesi yapıldı. Hasar dosyalarının tamamlanmasına yönelik çalışmalar sürerken, bu kapsamda 9,2 milyar liralık ödeme daha yapılması planlanıyor.Bu yıl ocak ayının ikinci yarısından itibaren, Türkiye'de bölgesel düzeyde yoğun yağışlar meydana gelirken, bunun sonucunda sel-su baskını hasarları yaşandı. Aynı zamanda, geçen yıldan farklı olarak lokal düzeyde zirai don hasarları da meydana geldi. Mayıs ve haziran aylarında dolu olayları özellikle Şanlıurfa, Adana ve Mersin'de etkili oldu. Lokal düzeyde fırtına hasarları da görülürken, bu yıl tarla bitkileri ve tahıl grubunda yer alan mercimek, buğday ve arpa gibi ürünler sel-su baskını, dolu ve fırtınadan, meyvelerde ise şeftali ve nektarin ürünleri doludan daha fazla etkilendi. Üzüm ve kayısı ürünleri ise düşük şiddette dolu ve dondan etkilendi.- 345 bin hasar ihbarı alındıDevlet Destekli Tarım Sigortaları Sistemi çerçevesinde, 2026 yılında bitkisel ürünleri, seraları ve hayvanları zarar gören sigortalı üretici ve yetiştiricilerden, 345 bin hasar ihbarı alındı. Bu ihbarların 223 binini, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası branşı oluşturdu. Bitkisel Ürün Sigortası branşında ihbar nedenlerini ağırlıklı olarak dolu, sel ve su baskını, don ile fırtına oluşturdu. Buğday, arpa, kayısı ve üzüm ürünleri öne çıkarken, Malatya, Manisa, Diyarbakır ve Konya illeri ihbar nedenlerinde ilk sıralarda yer aldı.Üreticilerin, iklim değişikliğinin etkilerine bağlı olarak sigorta yaptırma alışkanlıklarının değiştiği görüldü. Türkiye İstatistik Kurumu 2025 yılı verilerine göre, bitkisel ürün ve sera sigortası branşlarında sigortalılık oranı yüzde 30'a ulaşırken, bu oran büyükbaş hayvan hayat sigortasında yüzde 56'ya, kümes hayvanları hayat sigortasında yüzde 75'e kadar çıktı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kütahya Tasarım Teknokent'te yerli teknoloji üreten firma sayısı artıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kutahya-tasarim-teknokent-te-yerli-teknoloji-ureten-firma-sayisi-artiyor/888644/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kutahya-tasarim-teknokent-te-yerli-teknoloji-ureten-firma-sayisi-artiyor/888644/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:06:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kütahya / Teknokentte, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile koordineli şekilde yerli ve milli teknolojiler başta olmak üzere yazılım ile inovasyon odaklı projelere öncelik veriliyor - Genel Müdür Doç. Dr. Durmuş Özdemir: - 2023 yılında 37 olan firma sayımız, Temmuz 2026 itibarıyla 145'e ulaştı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kütahya Haberleri : MUHARREM CİN - Yerli teknoloji üretiminin gerçekleştirildiği Kütahya Tasarım Teknokent'teki firma sayısı 3 yılda 37'den 145'e yükseldi.Üniversiteler ve organize sanayi bölgelerinin de aralarında bulunduğu 11 paydaşlı teknokent, sağladığı güçlü ekosistemle bölgesel bir teknoloji ve inovasyon üssü haline geldi.Teknokentte, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile koordineli şekilde yerli ve milli teknolojiler başta olmak üzere yazılım ile inovasyon odaklı projelere öncelik veriliyor.Tarım, seramik, sağlık, perakendecilik, enerji, havacılık, elektronik, finans ve fintech (finansal teknoloji) gibi sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda firma alanlarıyla ilgili yazılım ve teknoloji üretimi gerçekleştiriyor.Kütahya Tasarım Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Durmuş Özdemir, AA muhabirine, teknokentin üniversiteler, organize sanayi bölgeleri ve ticaret odasının yer aldığı 11 paydaşlı yönetim kuruluyla yönetildiğini söyledi.Teknokentin son dönemde ciddi bir büyüme ivmesi yakaladığını belirten Özdemir, 2023 yılında 37 olan firma sayımız, Temmuz 2026 itibarıyla 145'e ulaştı. Benzer şekilde bünyemizdeki firmalarda çalışan personel sayısı 290 civarındayken, bugün yaklaşık 750 nitelikli personel teknokentimiz çatısı altında istihdam edilmekte ve devletimizin sunduğu teşviklerden yararlanmaktadır. ifadesini kullandı.Özdemir, Kütahya Tasarım Teknokent'in sadece kent merkezindeki firmalarla sınırlı kalmadığını, Türkiye'nin dört bir yanından teknoloji şirketlerinin ilgi odağı olduğunu vurguladı.Geniş bir coğrafyadan girişimcileri ağırladıklarını belirten Özdemir, şöyle devam etti:Teknokentimizde sadece Kütahya'ya özgü firmalar bulunmuyor. Erzincan'dan Sinop'a, Çanakkale'den İstanbul'a, Ankara'dan Mersin'e ve Konya'ya kadar pek çok farklı şehirden firmamız teknoparkımız bünyesinde faaliyet gösteriyor. Bu ilgide, ekibimizle birlikte kurduğumuz güçlü iletişim ve diyalog ortamı belirleyici oldu.Teknokent sadece vergi avantajı değil, tam bir ekosistem sunuyorÖzdemir, teknokentlerin yalnızca maliyet avantajı sağlayan alanlar olarak görülmemesi gerektiğini, buranın entegre bir ekosistem olduğunu belirterek, şunları kaydetti:Teknokentleri sadece sağlanan vergi, SGK ve maliyet avantajlarıyla değerlendirmemek gerekir. Teknokent bir ekosistem sunar. Teknokentte yer alan bir firma Bakanlık uzmanlarına, girişimcilere ve nitelikli personele doğrudan erişim sağlar. Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında akademisyenlerimizle projeler yürütülebilir. Amacımız, ülkemizin cari açığını kapatacak, katma değerli ürünlerin üretilmesine öncülük etmektir.Bünyelerindeki firmalar arasında sinerji oluşturduklarını bildiren Özdemir, KOBİ ölçeğindeki firmaları büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının problemleriyle buluşturarak eşleştirme yaptıklarını söyledi.Durmuş Özdemir, teknokent bünyesinde oyun geliştirme ve biyomedikal gibi özel alanlarda kümelenme yapıları oluşturduklarını ayrıca hakem onayından geçen projelerin firmalara pazarlama ve kurumsal güvence anlamında büyük bir itibar ve avantaj sağladığını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kütahya Haberleri : MUHARREM CİN - Yerli teknoloji üretiminin gerçekleştirildiği Kütahya Tasarım Teknokent'teki firma sayısı 3 yılda 37'den 145'e yükseldi.Üniversiteler ve organize sanayi bölgelerinin de aralarında bulunduğu 11 paydaşlı teknokent, sağladığı güçlü ekosistemle bölgesel bir teknoloji ve inovasyon üssü haline geldi.Teknokentte, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile koordineli şekilde yerli ve milli teknolojiler başta olmak üzere yazılım ile inovasyon odaklı projelere öncelik veriliyor.Tarım, seramik, sağlık, perakendecilik, enerji, havacılık, elektronik, finans ve fintech (finansal teknoloji) gibi sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda firma alanlarıyla ilgili yazılım ve teknoloji üretimi gerçekleştiriyor.Kütahya Tasarım Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Durmuş Özdemir, AA muhabirine, teknokentin üniversiteler, organize sanayi bölgeleri ve ticaret odasının yer aldığı 11 paydaşlı yönetim kuruluyla yönetildiğini söyledi.Teknokentin son dönemde ciddi bir büyüme ivmesi yakaladığını belirten Özdemir, 2023 yılında 37 olan firma sayımız, Temmuz 2026 itibarıyla 145'e ulaştı. Benzer şekilde bünyemizdeki firmalarda çalışan personel sayısı 290 civarındayken, bugün yaklaşık 750 nitelikli personel teknokentimiz çatısı altında istihdam edilmekte ve devletimizin sunduğu teşviklerden yararlanmaktadır. ifadesini kullandı.Özdemir, Kütahya Tasarım Teknokent'in sadece kent merkezindeki firmalarla sınırlı kalmadığını, Türkiye'nin dört bir yanından teknoloji şirketlerinin ilgi odağı olduğunu vurguladı.Geniş bir coğrafyadan girişimcileri ağırladıklarını belirten Özdemir, şöyle devam etti:Teknokentimizde sadece Kütahya'ya özgü firmalar bulunmuyor. Erzincan'dan Sinop'a, Çanakkale'den İstanbul'a, Ankara'dan Mersin'e ve Konya'ya kadar pek çok farklı şehirden firmamız teknoparkımız bünyesinde faaliyet gösteriyor. Bu ilgide, ekibimizle birlikte kurduğumuz güçlü iletişim ve diyalog ortamı belirleyici oldu.Teknokent sadece vergi avantajı değil, tam bir ekosistem sunuyorÖzdemir, teknokentlerin yalnızca maliyet avantajı sağlayan alanlar olarak görülmemesi gerektiğini, buranın entegre bir ekosistem olduğunu belirterek, şunları kaydetti:Teknokentleri sadece sağlanan vergi, SGK ve maliyet avantajlarıyla değerlendirmemek gerekir. Teknokent bir ekosistem sunar. Teknokentte yer alan bir firma Bakanlık uzmanlarına, girişimcilere ve nitelikli personele doğrudan erişim sağlar. Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında akademisyenlerimizle projeler yürütülebilir. Amacımız, ülkemizin cari açığını kapatacak, katma değerli ürünlerin üretilmesine öncülük etmektir.Bünyelerindeki firmalar arasında sinerji oluşturduklarını bildiren Özdemir, KOBİ ölçeğindeki firmaları büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının problemleriyle buluşturarak eşleştirme yaptıklarını söyledi.Durmuş Özdemir, teknokent bünyesinde oyun geliştirme ve biyomedikal gibi özel alanlarda kümelenme yapıları oluşturduklarını ayrıca hakem onayından geçen projelerin firmalara pazarlama ve kurumsal güvence anlamında büyük bir itibar ve avantaj sağladığını sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/kutahya-tasarim-teknokent-te-yerli-teknoloji-ureten-firma-sayisi-artiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TÜYEK, 6 bin 388 yazma eseri bugün dijital erişime açıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tuyek-6-bin-388-yazma-eseri-bugun-dijital-erisime-aciyor/888643/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tuyek-6-bin-388-yazma-eseri-bugun-dijital-erisime-aciyor/888643/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:06:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / TÜYEK Başkanı Coşkun Yılmaz: - Bu koleksiyon tarihimize, ilim, kültür, düşünce ve fikir hayatımıza çok ciddi ve kayda değer bir katkı sağlayacaktır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : AİŞE HÜMEYRA AKGÜN - Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK), satın aldığı yazma eserlerden oluşan Yeni Yazmalar Koleksiyonu kapsamında kataloglama ve dijitalleştirme çalışmaları tamamlanan 6 bin 388 yazma eseri, dijital ortamda bugün araştırmacıların erişimine sunacak.TÜYEK'ten yapılan açıklamaya göre, kurumun portal.yek.gov.tr internet sitesinden erişime açılacak koleksiyon, Osmanlı ilim, kültür ve edebiyat tarihine ışık tutan önemli eserleri içeriyor.AA muhabirine açıklamada bulunan TÜYEK Başkanı Coşkun Yılmaz, 485 bin eser ihtiva eden TÜYEK Yazma Eser Portalı'nın araştırmacılara hızlı ve kesintisiz erişim imkanı sunduğunu söyledi.Eserlerin katalogları da tamamlandıYılmaz, yazma eserlerin dijitalleşmesinin son derece önemli olduğuna işaret ederek, Yazma eserlere herkesin istediği zaman ulaşması için bu eserlerin dijitalleşmesi gerekiyor. Ayrıca dijitalleşme herhangi bir afete karşı muhtevanın ve görselliğin korunması anlamına da geliyor. Diğer taraftan eserlerin yıpranma oranını da büyük ölçüde azaltıyor ve normal şartlarda ulaşılamayacak eserlere çok kolay ulaşılabiliyor. Bu anlamda örnek bir yazma eser portalımız var. diye konuştu.Zengin içeriğinin yanı sıra hızlı ve kolay erişilebilirliği nedeniyle portalın dünyanın birçok yerinden takdir aldığını dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:Her geçen gün de yeni eserlerin dijitalleşmesini sağlayarak ve kataloğunu bilimsel şekilde hazırlayarak hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Bu anlamda Türkiye Yeni Yazmalar Koleksiyonu da başkanlığımızın bizzat satın alarak oluşturduğu bir koleksiyon. TÜYEK, eserini satmak isteyen kimselerden bedelini ödeyerek eser alımı konusunda da çok önemli bir hizmeti ifa ediyor. Böylelikle 20 bine yakın eseri satın aldık ve bu çalışmalarımıza da ciddi bir şekilde devam ediyoruz. Bu kapsamda ilk 6 bin 388 eserin hem dijitalleşmesi hem de kataloğu tamamlandı. Bugün bu eserleri erişime açmış olacağız.Coşkun Yılmaz, erişime açılacak koleksiyonda tarihi ve içeriği bakımından önemli eserlerin yer aldığını aktararak, Bu koleksiyon da tarihimize, ilim, kültür, düşünce ve fikir hayatımıza çok ciddi ve kayda değer bir katkı sağlayacaktır. ifadelerini kullandı.İslami ilimler, koleksiyonun yüzde 59&#039;unu oluşturuyorKoleksiyondaki eserlerin yüzde 57'si Arapça, yüzde 38'i Türkçe, yüzde 4,5'i ise Farsça kaleme alındı. Ayrıca İbranice, Süryanice, Yunanca, Peştuca, Kürtçe, Urduca ve Latince dillerinde yazılmış eserler de koleksiyonda bulunuyor.Eserlerin konu dağılımında İslami ilimler ilk sırada yer alırken, bu alan koleksiyonun yaklaşık yüzde 59'unu oluşturuyor. İslami ilimleri, dil ve dilbilim, edebiyat ve retorik ile felsefi ilimler takip ediyor.Koleksiyonda Hanefi fıkhı, feraiz, fetvalar, akaid, kelam, tasavvuf, tefsir, hadis, Kur'an ilimleri ve tecvide ilişkin eserlerin yanı sıra Arap dili grameri, belagat, mantık ve felsefe alanlarında yazılmış şerh ve haşiyeler de yer alıyor.Divanlar, şiir mecmuaları, münşeat derlemeleri ve dini-ahlaki metinlerin de bulunduğu koleksiyon, edebiyat ve sosyal tarih araştırmaları açısından önemli kaynaklar barındırırken, botanik, matematik, astronomi ve tıbb-ı nebevi alanlarında telif ve tercüme eserleri de içeriyor.En eski nüsha hicri 702 tarihliKoleksiyondaki 6 bin 388 yazmanın 2 bin 130'unda istinsah tarihi bilgisi bulunuyor. Tarihi belirlenebilen en eski eser, hicri 702 tarihli El Cüveyni'nin el-Varakat adlı eserine Firkah tarafından yazılan şerh üzerine kaleme alınmış Haşiye ala Şerhi'l-Varakat oldu.Bunu hicri 718, 762, 786 ve 789 tarihli nüshalar takip ederken, erken dönem eserler arasında Kadi Beyzavi'nin Envaru't-Tenzil adlı tefsiri ile Hacı Paşa'nın tıbba dair eserinin nüshaları da bulunuyor.Veriler, koleksiyonun yalnızca Osmanlı klasik dönemini değil, Anadolu Selçuklu ve Beylikler dönemlerine kadar uzanan geniş bir zaman aralığını kapsadığını ortaya koyuyor. Tarihli nüshaların büyük bölümünü 18. ve 19. yüzyıllara ait eserler oluşturuyor.Osmanlı&#039;nın farklı merkezlerinden eserler bulunuyorKoleksiyondaki yazmaların 296'sında istinsah yeri bilgisi yer alırken, bu kayıtlar 175 farklı yer adını içeriyor.İstanbul'un en fazla istinsah merkezi olarak öne çıktığı koleksiyonda Kayseri, Bursa, Edirne ve Adana'nın yanı sıra Şam, Mekke, Kahire, Trablusşam, Mısır, Kırım ve Midilli gibi Osmanlı coğrafyasının farklı merkezlerinden yazmalar da bulunuyor.Bazı eserlerde yalnızca şehir değil, Ahmediye, Fatih, Rüstem Paşa, Hadım Hasan Paşa ve İskender Paşa medreseleri gibi istinsahın gerçekleştirildiği eğitim kurumları da kayıt altına alınmış durumda.Müellif hattı nüshalar ve icazetnameler dikkati çekiyorKoleksiyonda metin tenkidi açısından büyük önem taşıyan 10'dan fazla müellif hattı nüsha bulunuyor. Bunlar arasında Diyarbakırlı Mehmed Said Paşa'nın henüz basılmamış Mir'atü'l-İber adlı eserinin onuncu cildi ile Divan-ı Rif'at da yer alıyor.Yaklaşık 30'dan fazla yazmada icazetname bulunurken Kitab-ı Mühr adlı eser, isimlerin mühür metnine dönüştürülmesini görsellerle anlatan özgün içeriğiyle öne çıkıyor.Koleksiyondaki 33 cönkte ise Aşık Ömer, Kuddusi, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal ve Yunus Emre gibi halk şairlerinin şiirleri yer alıyor. Bu yönüyle koleksiyon, medrese geleneğinin yanı sıra halk kültürünü de yansıtan önemli örnekleri bünyesinde barındırıyor.Kurum, kataloglama ve dijitalleştirme çalışmaları tamamlanan ilk 6 bin 388 yazma eserin erişime açılmasıyla yazma eser mirasını bilim dünyası ve kamuoyuyla buluşturma çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor.Koleksiyonun, içerdiği müellif hattı nüshalar, icazetnameler, tezhipli ve minyatürlü eserler ile zengin mecmualar sayesinde Osmanlı ilim, edebiyat ve kültür tarihi araştırmaları açısından önemli bir başvuru kaynağı olması bekleniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : AİŞE HÜMEYRA AKGÜN - Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK), satın aldığı yazma eserlerden oluşan Yeni Yazmalar Koleksiyonu kapsamında kataloglama ve dijitalleştirme çalışmaları tamamlanan 6 bin 388 yazma eseri, dijital ortamda bugün araştırmacıların erişimine sunacak.TÜYEK'ten yapılan açıklamaya göre, kurumun portal.yek.gov.tr internet sitesinden erişime açılacak koleksiyon, Osmanlı ilim, kültür ve edebiyat tarihine ışık tutan önemli eserleri içeriyor.AA muhabirine açıklamada bulunan TÜYEK Başkanı Coşkun Yılmaz, 485 bin eser ihtiva eden TÜYEK Yazma Eser Portalı'nın araştırmacılara hızlı ve kesintisiz erişim imkanı sunduğunu söyledi.Eserlerin katalogları da tamamlandıYılmaz, yazma eserlerin dijitalleşmesinin son derece önemli olduğuna işaret ederek, Yazma eserlere herkesin istediği zaman ulaşması için bu eserlerin dijitalleşmesi gerekiyor. Ayrıca dijitalleşme herhangi bir afete karşı muhtevanın ve görselliğin korunması anlamına da geliyor. Diğer taraftan eserlerin yıpranma oranını da büyük ölçüde azaltıyor ve normal şartlarda ulaşılamayacak eserlere çok kolay ulaşılabiliyor. Bu anlamda örnek bir yazma eser portalımız var. diye konuştu.Zengin içeriğinin yanı sıra hızlı ve kolay erişilebilirliği nedeniyle portalın dünyanın birçok yerinden takdir aldığını dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:Her geçen gün de yeni eserlerin dijitalleşmesini sağlayarak ve kataloğunu bilimsel şekilde hazırlayarak hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Bu anlamda Türkiye Yeni Yazmalar Koleksiyonu da başkanlığımızın bizzat satın alarak oluşturduğu bir koleksiyon. TÜYEK, eserini satmak isteyen kimselerden bedelini ödeyerek eser alımı konusunda da çok önemli bir hizmeti ifa ediyor. Böylelikle 20 bine yakın eseri satın aldık ve bu çalışmalarımıza da ciddi bir şekilde devam ediyoruz. Bu kapsamda ilk 6 bin 388 eserin hem dijitalleşmesi hem de kataloğu tamamlandı. Bugün bu eserleri erişime açmış olacağız.Coşkun Yılmaz, erişime açılacak koleksiyonda tarihi ve içeriği bakımından önemli eserlerin yer aldığını aktararak, Bu koleksiyon da tarihimize, ilim, kültür, düşünce ve fikir hayatımıza çok ciddi ve kayda değer bir katkı sağlayacaktır. ifadelerini kullandı.İslami ilimler, koleksiyonun yüzde 59&#039;unu oluşturuyorKoleksiyondaki eserlerin yüzde 57'si Arapça, yüzde 38'i Türkçe, yüzde 4,5'i ise Farsça kaleme alındı. Ayrıca İbranice, Süryanice, Yunanca, Peştuca, Kürtçe, Urduca ve Latince dillerinde yazılmış eserler de koleksiyonda bulunuyor.Eserlerin konu dağılımında İslami ilimler ilk sırada yer alırken, bu alan koleksiyonun yaklaşık yüzde 59'unu oluşturuyor. İslami ilimleri, dil ve dilbilim, edebiyat ve retorik ile felsefi ilimler takip ediyor.Koleksiyonda Hanefi fıkhı, feraiz, fetvalar, akaid, kelam, tasavvuf, tefsir, hadis, Kur'an ilimleri ve tecvide ilişkin eserlerin yanı sıra Arap dili grameri, belagat, mantık ve felsefe alanlarında yazılmış şerh ve haşiyeler de yer alıyor.Divanlar, şiir mecmuaları, münşeat derlemeleri ve dini-ahlaki metinlerin de bulunduğu koleksiyon, edebiyat ve sosyal tarih araştırmaları açısından önemli kaynaklar barındırırken, botanik, matematik, astronomi ve tıbb-ı nebevi alanlarında telif ve tercüme eserleri de içeriyor.En eski nüsha hicri 702 tarihliKoleksiyondaki 6 bin 388 yazmanın 2 bin 130'unda istinsah tarihi bilgisi bulunuyor. Tarihi belirlenebilen en eski eser, hicri 702 tarihli El Cüveyni'nin el-Varakat adlı eserine Firkah tarafından yazılan şerh üzerine kaleme alınmış Haşiye ala Şerhi'l-Varakat oldu.Bunu hicri 718, 762, 786 ve 789 tarihli nüshalar takip ederken, erken dönem eserler arasında Kadi Beyzavi'nin Envaru't-Tenzil adlı tefsiri ile Hacı Paşa'nın tıbba dair eserinin nüshaları da bulunuyor.Veriler, koleksiyonun yalnızca Osmanlı klasik dönemini değil, Anadolu Selçuklu ve Beylikler dönemlerine kadar uzanan geniş bir zaman aralığını kapsadığını ortaya koyuyor. Tarihli nüshaların büyük bölümünü 18. ve 19. yüzyıllara ait eserler oluşturuyor.Osmanlı&#039;nın farklı merkezlerinden eserler bulunuyorKoleksiyondaki yazmaların 296'sında istinsah yeri bilgisi yer alırken, bu kayıtlar 175 farklı yer adını içeriyor.İstanbul'un en fazla istinsah merkezi olarak öne çıktığı koleksiyonda Kayseri, Bursa, Edirne ve Adana'nın yanı sıra Şam, Mekke, Kahire, Trablusşam, Mısır, Kırım ve Midilli gibi Osmanlı coğrafyasının farklı merkezlerinden yazmalar da bulunuyor.Bazı eserlerde yalnızca şehir değil, Ahmediye, Fatih, Rüstem Paşa, Hadım Hasan Paşa ve İskender Paşa medreseleri gibi istinsahın gerçekleştirildiği eğitim kurumları da kayıt altına alınmış durumda.Müellif hattı nüshalar ve icazetnameler dikkati çekiyorKoleksiyonda metin tenkidi açısından büyük önem taşıyan 10'dan fazla müellif hattı nüsha bulunuyor. Bunlar arasında Diyarbakırlı Mehmed Said Paşa'nın henüz basılmamış Mir'atü'l-İber adlı eserinin onuncu cildi ile Divan-ı Rif'at da yer alıyor.Yaklaşık 30'dan fazla yazmada icazetname bulunurken Kitab-ı Mühr adlı eser, isimlerin mühür metnine dönüştürülmesini görsellerle anlatan özgün içeriğiyle öne çıkıyor.Koleksiyondaki 33 cönkte ise Aşık Ömer, Kuddusi, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal ve Yunus Emre gibi halk şairlerinin şiirleri yer alıyor. Bu yönüyle koleksiyon, medrese geleneğinin yanı sıra halk kültürünü de yansıtan önemli örnekleri bünyesinde barındırıyor.Kurum, kataloglama ve dijitalleştirme çalışmaları tamamlanan ilk 6 bin 388 yazma eserin erişime açılmasıyla yazma eser mirasını bilim dünyası ve kamuoyuyla buluşturma çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor.Koleksiyonun, içerdiği müellif hattı nüshalar, icazetnameler, tezhipli ve minyatürlü eserler ile zengin mecmualar sayesinde Osmanlı ilim, edebiyat ve kültür tarihi araştırmaları açısından önemli bir başvuru kaynağı olması bekleniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Turistler, Türk yemekleri için ilk 6 ayda 6 milyar dolar harcadı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turistler-turk-yemekleri-icin-ilk-6-ayda-6-milyar-dolar-harcadi/888642/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turistler-turk-yemekleri-icin-ilk-6-ayda-6-milyar-dolar-harcadi/888642/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:06:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Turistler, yılın ilk yarısında en çok yeme içme harcaması yaparken bu alanda elde edilen gelir geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 9 arttı - Ziyaretçiler, aynı dönemde giyecek ve ayakkabılar için 2 milyar 196 milyon 385 bin dolar harcama yaptı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : MERTKAN ORUÇ - Türkiye'ye gelen turistlerin yeme içme kategorisindeki harcamaları bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre, yaklaşık yüzde 9 artarak 5 milyar 904 milyon 388 bin dolar oldu.AA muhabirinin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği bilgilere göre, yılın ilk yarısında 25 milyar 746 milyon 177 bin dolar turizm geliri elde edildi.Bu gelirlerin detaylarına bakıldığında, turistlerin ülkede en fazla yeme içme harcaması gerçekleştirdiği görüldü. Dönerden pideye, lahmacundan ev yemeklerine farklı bölgelerdeki onlarca lezzet turistlerin beğenisine sunuldu. Böylece ülkenin gastronomik çeşitliliği de milyonlarca insan tarafından deneyimlendi.Yılın ilk 6 ayında turistler, Türkiye'de yeme içme için 5 milyar 904 milyon 388 bin dolar harcama yaptı. Geçen yılın aynı döneminde, söz konusu harcama türünde elde edilen turizm geliri, 5 milyar 427 milyon 718 bin dolar olarak hesaplanmıştı. Yeme içme gelirleri bu yılın ocak-haziran döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 9 artış gösterdi.Turistler, giyecek ve ayakkabıya da 2,2 milyar dolar harcadıHarcama türlerine göre incelendiğinde, turistlerin en çok harcama yaptığı alanlardan birisi de giyecek ve ayakkabı alışverişleri oldu.Ülkeye gelen turistler, yılın ilk yarısında giyecek ve ayakkabılar için 2 milyar 196 milyon 385 bin dolar harcama gerçekleştirdi.Turistlerin hediyelik eşya harcamaları da aynı dönemde, 890 milyon 164 bin dolar olarak kayıtlara geçti.Spor, eğitim ve kültür harcamalarından elde edilen gelir, ocak-haziran için 248 milyon 992 bin dolar, diğer harcamalardan elde edilen gelir de 617 milyon 929 bin dolar olarak hesaplandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : MERTKAN ORUÇ - Türkiye'ye gelen turistlerin yeme içme kategorisindeki harcamaları bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre, yaklaşık yüzde 9 artarak 5 milyar 904 milyon 388 bin dolar oldu.AA muhabirinin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği bilgilere göre, yılın ilk yarısında 25 milyar 746 milyon 177 bin dolar turizm geliri elde edildi.Bu gelirlerin detaylarına bakıldığında, turistlerin ülkede en fazla yeme içme harcaması gerçekleştirdiği görüldü. Dönerden pideye, lahmacundan ev yemeklerine farklı bölgelerdeki onlarca lezzet turistlerin beğenisine sunuldu. Böylece ülkenin gastronomik çeşitliliği de milyonlarca insan tarafından deneyimlendi.Yılın ilk 6 ayında turistler, Türkiye'de yeme içme için 5 milyar 904 milyon 388 bin dolar harcama yaptı. Geçen yılın aynı döneminde, söz konusu harcama türünde elde edilen turizm geliri, 5 milyar 427 milyon 718 bin dolar olarak hesaplanmıştı. Yeme içme gelirleri bu yılın ocak-haziran döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 9 artış gösterdi.Turistler, giyecek ve ayakkabıya da 2,2 milyar dolar harcadıHarcama türlerine göre incelendiğinde, turistlerin en çok harcama yaptığı alanlardan birisi de giyecek ve ayakkabı alışverişleri oldu.Ülkeye gelen turistler, yılın ilk yarısında giyecek ve ayakkabılar için 2 milyar 196 milyon 385 bin dolar harcama gerçekleştirdi.Turistlerin hediyelik eşya harcamaları da aynı dönemde, 890 milyon 164 bin dolar olarak kayıtlara geçti.Spor, eğitim ve kültür harcamalarından elde edilen gelir, ocak-haziran için 248 milyon 992 bin dolar, diğer harcamalardan elde edilen gelir de 617 milyon 929 bin dolar olarak hesaplandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/turistler-turk-yemekleri-icin-ilk-6-ayda-6-milyar-dolar-harcadi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli motosikletçi Bahattin Sofuoğlu, Superbike'ta tarihi podyumlar yaşamak istiyor:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-motosikletci-bahattin-sofuoglu-superbike-ta-tarihi-podyumlar-yasamak-istiyor/888641/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-motosikletci-bahattin-sofuoglu-superbike-ta-tarihi-podyumlar-yasamak-istiyor/888641/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:06:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Öncelikli hedefim Superbike'ta podyuma çıkmak, bunu başarırsam Supersport 300, Supersport ve Superbike kategorilerinin üçünde de podyuma çıkan ilk Türk sporcu olacağım - İstanbul Park'ta ilk kez 1000 cc motosiklet kullandığımda gücü çok etkiledi. Ancak gerçek superbike motosikletine geçtiğimde arada dağlar kadar fark olduğunu gördüm. Bu güç beni korkutmadı, tam tersine motive etti - Her motosiklet yarışçısının hayali fabrika pilotu olmaktır. Daha önce fabrika takımında yarıştım ve güzel başarılar elde ettim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH ÇAKMAK - Milli motosikletçi Bahattin Sofuoğlu, Dünya Superbike Şampiyonası'nda podyuma çıkarak Supersport 300, Supersport ve Superbike olmak üzere 3 kategoride de podyuma çıkan ilk Türk sporcu olmak istediğini söyledi. Dünya Supersport 300 ve Supersport kategorilerinde başarılı podyum sevinçleri yaşadıktan sonra 2 sezondur Superbike'ta mücadele eden Red Bull sporcusu Bahattin Sofuoğlu, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Türk motosikletinin gelişimindeki en büyük rol modellerinden Kenan Sofuoğlu'nun koordinesinde çalışmalarına devam ettiğini ifade eden ay-yıldızlı motosikletçi, Superbike'ta yarışmaktan memnunum. supersport motoru 600 cc, superbike motoru ise 1000 cc, aradaki 400 cc'lik fark ve şampiyonadaki modifikasyonlar nedeniyle motorun gücü ve onu kontrol edebilmek çok daha zor. Ama bu benim keyif aldığım bir mücadele. Kendimi geliştirdiğimi hissediyorum ve bundan dolayı mutluyum. diye konuştu.4 yaşından beri motosikletin üzerindeyim diyen Bahattin Sofuoğlu, babasının doğum günü hediyesi olarak aldığı küçük bir motokros motosikletinin hayatını değiştirdiğini, yaklaşık 20 yıldır motosiklet kullandığını dile getirdi.İlk yıllarında asfalt pistlerde değil motokrosta yarıştığını aktaran Bahattin Sofuoğlu, 2010 yılında katıldığı Türkiye Motokros Şampiyonası'nda ilk yarışını kazanarak podyuma çıktığını, sezon sonunda da şampiyonluğa ulaştığını belirterek Daha sonra adım adım ilerledim. Önce supermoto kategorisine geçtim, ardından bugün yarıştığım racing kategorisine geçiş yaptım. Kariyerimi her aşamada geliştirerek ilerledim. ifadelerini kullandı.1000 cc&#039;nin gücü beni daha da motive ettiTürk motosiklet tarihine damga vuran Kenan Sofuoğlu'nun kariyerindeki yerinin çok özel olduğunu dile getiren Bahattin Sofuoğlu, Kenan abi benim için öncelikle bir ağabeyi ifade ediyor. Aynı zamanda örnek aldığım bir insan. Küçüklüğümden beri bana her konuda destek oldu, bugün de olmaya devam ediyor. En ufak bir konuda bile ona danışırım. şeklinde konuştu.Sakarya'daki Kenan Sofuoğlu Pisti'nde dünya şampiyonu Toprak Razgatlıoğlu ile Deniz ve Can Öncü kardeşlerle yaptıkları ortak antrenmanların kendilerine önemli katkılar sağladığını da aktaran Bahattin Sofuoğlu, Türk motosikletinin bugün ulaştığı seviyede Kenan Sofuoğlu'nun büyük emeği bulunduğunu söyledi.Superbike kategorisine geçiş kararını uzun süre düşündüğünü belirten Bahattin Sofuoğlu, İstanbul Park'ta yaptığı ilk 1000 cc antrenmanının belirleyici olduğunu belirterek şöyle konuştu:Superbike her zaman yarışmak istediğim kategoriydi. İstanbul Park'ta ilk kez 1000 cc motosiklet kullandığımda gücü çok etkiledi. Ancak gerçek Superbike motosikletine geçtiğimde arada dağlar kadar fark olduğunu gördüm. Bu güç beni korkutmadı, tam tersine motive etti. Burada önemli olan o gücü en iyi şekilde kontrol edebilmek. Toprak ağabey bunu yıllarca mükemmel yaptı. Ben de onun gibi motosikleti en iyi şekilde kullanabilmek için kendimi geliştirmeye çalışıyorum.Superbike&#039;ta da podyumlar hedefliyorumSupersport 300 ve Supersport kategorilerinde fabrika pilotu olarak yarıştığını hatırlatan Bahattin Sofuoğlu, başarının sabır gerektirdiğini de belirterek şöyle konuştu:Her motosiklet yarışçısının hayali fabrika pilotu olmaktır. Ben daha önce fabrika takımında yarıştım ve güzel başarılar elde ettim. Şimdi bağımsız bir takımlayım. Bu yol basamak basamak çıkılıyor. Şu an elimden gelenin en iyisini yapıyorum. Umarım yeniden fabrika pilotu olurum. Bunun hangi markayla olacağı önemli değil. Hedefim fabrika pilotu olmak ve sonrasında hedeflediğim podyumlara ulaşmak.Kariyerinde Supersport 300 Dünya Şampiyonası'nda 12 kez podyuma çıktığını ve dünya üçüncülüğü elde ettiğini hatırlatan Bahattin Sofuoğlu, ardından mücadele ettiği Supersport kategorisinde de 4 kez podyuma çıktığını ve Avrupa şampiyonluğu yaşadığını söyledi.Odak noktasının Dünya Superbike Şampiyonası olduğunu ifade eden milli sporcu, Benim için yollar zaten Superbike'ı gösteriyordu, öncelikli hedefim Superbike'ta podyuma çıkmak. Eğer bunu başarırsam Supersport 300, Supersport ve Superbike kategorilerinin üçünde de podyuma çıkan ilk Türk sporcu olacağım. Daha sonra hedefim şampiyonluk. Bunu başarırsam Toprak Razgatlıoğlu'ndan sonra Superbike Dünya Şampiyonası'nı kazanan ikinci Türk sporcu olabilirim. diye konuştu.Yeni markaların da üst düzey organizasyonlara yatırım yaptığını belirten milli sporcu, Kenan abi ve Toprak abi BMW'ye inandı ve bunu bütün dünyaya gösterdiler. Umarım bir gün ben de farklı bir markayla benzer bir başarı hikayesi yazabilirim. değerlendirmesinde bulundu.Superbike'taki ilk yıllarını öğrenme süreci olarak gördüğünü dile getiren Bahattin, Şu anda tek hedefim Superbike'ta iyi sonuçlar almak, ardından fabrika pilotu olmak ve sonrasında podyumlara çıkmak istiyorum. Superbike'a geçtikten sonra podyuma çıkmayı gerçekten özledim. Kendime sürekli meydan okuyorum. Zorlandıkça bunun bana yeni şeyler öğreteceğine inanıyorum. Kolay değil ama çalışmaya devam, umarım zamanla çok daha büyük başarılara ulaşırım. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH ÇAKMAK - Milli motosikletçi Bahattin Sofuoğlu, Dünya Superbike Şampiyonası'nda podyuma çıkarak Supersport 300, Supersport ve Superbike olmak üzere 3 kategoride de podyuma çıkan ilk Türk sporcu olmak istediğini söyledi. Dünya Supersport 300 ve Supersport kategorilerinde başarılı podyum sevinçleri yaşadıktan sonra 2 sezondur Superbike'ta mücadele eden Red Bull sporcusu Bahattin Sofuoğlu, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Türk motosikletinin gelişimindeki en büyük rol modellerinden Kenan Sofuoğlu'nun koordinesinde çalışmalarına devam ettiğini ifade eden ay-yıldızlı motosikletçi, Superbike'ta yarışmaktan memnunum. supersport motoru 600 cc, superbike motoru ise 1000 cc, aradaki 400 cc'lik fark ve şampiyonadaki modifikasyonlar nedeniyle motorun gücü ve onu kontrol edebilmek çok daha zor. Ama bu benim keyif aldığım bir mücadele. Kendimi geliştirdiğimi hissediyorum ve bundan dolayı mutluyum. diye konuştu.4 yaşından beri motosikletin üzerindeyim diyen Bahattin Sofuoğlu, babasının doğum günü hediyesi olarak aldığı küçük bir motokros motosikletinin hayatını değiştirdiğini, yaklaşık 20 yıldır motosiklet kullandığını dile getirdi.İlk yıllarında asfalt pistlerde değil motokrosta yarıştığını aktaran Bahattin Sofuoğlu, 2010 yılında katıldığı Türkiye Motokros Şampiyonası'nda ilk yarışını kazanarak podyuma çıktığını, sezon sonunda da şampiyonluğa ulaştığını belirterek Daha sonra adım adım ilerledim. Önce supermoto kategorisine geçtim, ardından bugün yarıştığım racing kategorisine geçiş yaptım. Kariyerimi her aşamada geliştirerek ilerledim. ifadelerini kullandı.1000 cc&#039;nin gücü beni daha da motive ettiTürk motosiklet tarihine damga vuran Kenan Sofuoğlu'nun kariyerindeki yerinin çok özel olduğunu dile getiren Bahattin Sofuoğlu, Kenan abi benim için öncelikle bir ağabeyi ifade ediyor. Aynı zamanda örnek aldığım bir insan. Küçüklüğümden beri bana her konuda destek oldu, bugün de olmaya devam ediyor. En ufak bir konuda bile ona danışırım. şeklinde konuştu.Sakarya'daki Kenan Sofuoğlu Pisti'nde dünya şampiyonu Toprak Razgatlıoğlu ile Deniz ve Can Öncü kardeşlerle yaptıkları ortak antrenmanların kendilerine önemli katkılar sağladığını da aktaran Bahattin Sofuoğlu, Türk motosikletinin bugün ulaştığı seviyede Kenan Sofuoğlu'nun büyük emeği bulunduğunu söyledi.Superbike kategorisine geçiş kararını uzun süre düşündüğünü belirten Bahattin Sofuoğlu, İstanbul Park'ta yaptığı ilk 1000 cc antrenmanının belirleyici olduğunu belirterek şöyle konuştu:Superbike her zaman yarışmak istediğim kategoriydi. İstanbul Park'ta ilk kez 1000 cc motosiklet kullandığımda gücü çok etkiledi. Ancak gerçek Superbike motosikletine geçtiğimde arada dağlar kadar fark olduğunu gördüm. Bu güç beni korkutmadı, tam tersine motive etti. Burada önemli olan o gücü en iyi şekilde kontrol edebilmek. Toprak ağabey bunu yıllarca mükemmel yaptı. Ben de onun gibi motosikleti en iyi şekilde kullanabilmek için kendimi geliştirmeye çalışıyorum.Superbike&#039;ta da podyumlar hedefliyorumSupersport 300 ve Supersport kategorilerinde fabrika pilotu olarak yarıştığını hatırlatan Bahattin Sofuoğlu, başarının sabır gerektirdiğini de belirterek şöyle konuştu:Her motosiklet yarışçısının hayali fabrika pilotu olmaktır. Ben daha önce fabrika takımında yarıştım ve güzel başarılar elde ettim. Şimdi bağımsız bir takımlayım. Bu yol basamak basamak çıkılıyor. Şu an elimden gelenin en iyisini yapıyorum. Umarım yeniden fabrika pilotu olurum. Bunun hangi markayla olacağı önemli değil. Hedefim fabrika pilotu olmak ve sonrasında hedeflediğim podyumlara ulaşmak.Kariyerinde Supersport 300 Dünya Şampiyonası'nda 12 kez podyuma çıktığını ve dünya üçüncülüğü elde ettiğini hatırlatan Bahattin Sofuoğlu, ardından mücadele ettiği Supersport kategorisinde de 4 kez podyuma çıktığını ve Avrupa şampiyonluğu yaşadığını söyledi.Odak noktasının Dünya Superbike Şampiyonası olduğunu ifade eden milli sporcu, Benim için yollar zaten Superbike'ı gösteriyordu, öncelikli hedefim Superbike'ta podyuma çıkmak. Eğer bunu başarırsam Supersport 300, Supersport ve Superbike kategorilerinin üçünde de podyuma çıkan ilk Türk sporcu olacağım. Daha sonra hedefim şampiyonluk. Bunu başarırsam Toprak Razgatlıoğlu'ndan sonra Superbike Dünya Şampiyonası'nı kazanan ikinci Türk sporcu olabilirim. diye konuştu.Yeni markaların da üst düzey organizasyonlara yatırım yaptığını belirten milli sporcu, Kenan abi ve Toprak abi BMW'ye inandı ve bunu bütün dünyaya gösterdiler. Umarım bir gün ben de farklı bir markayla benzer bir başarı hikayesi yazabilirim. değerlendirmesinde bulundu.Superbike'taki ilk yıllarını öğrenme süreci olarak gördüğünü dile getiren Bahattin, Şu anda tek hedefim Superbike'ta iyi sonuçlar almak, ardından fabrika pilotu olmak ve sonrasında podyumlara çıkmak istiyorum. Superbike'a geçtikten sonra podyuma çıkmayı gerçekten özledim. Kendime sürekli meydan okuyorum. Zorlandıkça bunun bana yeni şeyler öğreteceğine inanıyorum. Kolay değil ama çalışmaya devam, umarım zamanla çok daha büyük başarılara ulaşırım. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Marmara Gölü'nde canlanan yaban hayatı için denetimler artırıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/marmara-golu-nde-canlanan-yaban-hayati-icin-denetimler-artirildi/888640/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/marmara-golu-nde-canlanan-yaban-hayati-icin-denetimler-artirildi/888640/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:06:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Manisa / Doğa Koruma ve Milli Parklar Manisa Şube Müdürü Uğur Bayil: - Yaban hayvanlarını, özellikle içinde bulunduğumuz üreme ve tüy değiştirme döneminde kesinlikle rahatsız etmesinler. Göle girmek, gölün içinde onların yumurtalarına, yavrularına dokunmak son derece yanlış]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Manisa Haberleri : GÜNAY PABUŞÇU - KAMİL TEKMEN - Kuraklık nedeniyle 2021 yılında kuruyan ve bu yıl yağmurlarla yeniden su tutmaya başlayan Manisa'daki Marmara Gölü'nde yaban hayatının korunması amacıyla denetimler sıklaştırıldı.Gölmarmara, Salihli ve Saruhanlı ilçeleri arasında yer alan, 1945 yılında Gediz Ovası'ndaki tarım arazilerini sulama amacıyla rezervuar gölü haline getirilen Marmara Gölü, 2021'de kuraklık ve kaçak sulamaların etkisiyle tamamen kurudu.Doğal yaşamın büyük ölçüde gerilediği göl, bu yıl güçlü yağmurlarla yeniden su tuttu. Yağmurların su seviyesini artırdığı Demirköprü Barajı'ndan da 21 Mayıs'ta su aktarımına başlandı.Su seviyesi giderek yükselen göl, kısa sürede çok sayıda göçmen kuş için yaşam alanına dönüştü. Anadolu'da allı turna olarak bilinen flamingoların yanı sıra karabatak ve balıkçıl gibi birçok su kuşu türü bölgeye döndü. Sulak alan, kuşlara konaklama, beslenme ve üreme imkanı sağladı.Yaban hayatına sıkı korumaManisa Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri, gölde biyolojik çeşitliliğin korunması ve yaban hayvanlarının doğal yaşamlarının olumsuz etkilenmemesi amacıyla denetim ve izleme çalışmaları sürdürüyor.Yasa dışı avcılıkla mücadele kapsamında sahada düzenli kontroller gerçekleştiren ekipler, kuş gözlem kulesinden dürbün ve termal kameralarla kuşları ve diğer yaban hayvanlarını gözlemleyip yaşam alanlarını yakından takip ediyor.Dron destekli kontrollerde olumsuz bir durum tespit edilmesi halinde devriye ekipleri bölgeye yönlendiriliyor.Suyla beraber hayat da gelmeye başladıDoğa Koruma ve Milli Parklar Manisa Şube Müdürü Uğur Bayil, AA muhabirine ülkenin önemli sulak alanlarından Marmara Gölü'ndeki biyolojik çeşitliliği korumak için gece gündüz çalıştıklarını söyledi.Gölün yaşadığı kuraklığı hatırlatan Bayil, O kuraklıktan sonra bu yıl yağan yağmurlarla su yeniden göle gelmeye başladı. Suyla beraber hayat da gelmeye başladı. Şu anda geçmişte gördüğümüz kuş türlerinden bir kısmını görmeye başladık. Bizim için önemli olan buradaki bu hayatın devam etmesi. diye konuştu.Bayil, vatandaşlardan bölgeye geldiklerinde gölü sadece kuş gözlem kulesinden seyretmelerini isteyerek, şöyle devam etti:Yaban hayvanlarını, özellikle içinde bulunduğumuz üreme ve tüy değiştirme döneminde kesinlikle rahatsız etmesinler. Göle girmek, gölün içinde onların yumurtalarına, yavrularına dokunmak son derece yanlış. Yaban hayvanları bu davranışlardan dolayı aşırı derecede strese giriyor ve üremeleri sekteye uğruyor.Bayil, üreme döneminde yaban hayvanlarını rahatsız eden kişiler hakkında idari işlem uygulandığının altını çizerek, denetimlerin yanı sıra okullarda, avcılık kurslarında ve kırsal mahallelerde bilgilendirme faaliyetleri de yürüttüklerini dile getirdi.Salihli Doğa Koruma ve Milli Parklar Şef Vekili Hüseyin Feyyaz Çınar da av ve doğa koruma memurları ile fahri av müfettişlerinin gölde ve avlaklarda mesai mefhumu gözetmeksizin görev yaptığını anlattı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Manisa Haberleri : GÜNAY PABUŞÇU - KAMİL TEKMEN - Kuraklık nedeniyle 2021 yılında kuruyan ve bu yıl yağmurlarla yeniden su tutmaya başlayan Manisa'daki Marmara Gölü'nde yaban hayatının korunması amacıyla denetimler sıklaştırıldı.Gölmarmara, Salihli ve Saruhanlı ilçeleri arasında yer alan, 1945 yılında Gediz Ovası'ndaki tarım arazilerini sulama amacıyla rezervuar gölü haline getirilen Marmara Gölü, 2021'de kuraklık ve kaçak sulamaların etkisiyle tamamen kurudu.Doğal yaşamın büyük ölçüde gerilediği göl, bu yıl güçlü yağmurlarla yeniden su tuttu. Yağmurların su seviyesini artırdığı Demirköprü Barajı'ndan da 21 Mayıs'ta su aktarımına başlandı.Su seviyesi giderek yükselen göl, kısa sürede çok sayıda göçmen kuş için yaşam alanına dönüştü. Anadolu'da allı turna olarak bilinen flamingoların yanı sıra karabatak ve balıkçıl gibi birçok su kuşu türü bölgeye döndü. Sulak alan, kuşlara konaklama, beslenme ve üreme imkanı sağladı.Yaban hayatına sıkı korumaManisa Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri, gölde biyolojik çeşitliliğin korunması ve yaban hayvanlarının doğal yaşamlarının olumsuz etkilenmemesi amacıyla denetim ve izleme çalışmaları sürdürüyor.Yasa dışı avcılıkla mücadele kapsamında sahada düzenli kontroller gerçekleştiren ekipler, kuş gözlem kulesinden dürbün ve termal kameralarla kuşları ve diğer yaban hayvanlarını gözlemleyip yaşam alanlarını yakından takip ediyor.Dron destekli kontrollerde olumsuz bir durum tespit edilmesi halinde devriye ekipleri bölgeye yönlendiriliyor.Suyla beraber hayat da gelmeye başladıDoğa Koruma ve Milli Parklar Manisa Şube Müdürü Uğur Bayil, AA muhabirine ülkenin önemli sulak alanlarından Marmara Gölü'ndeki biyolojik çeşitliliği korumak için gece gündüz çalıştıklarını söyledi.Gölün yaşadığı kuraklığı hatırlatan Bayil, O kuraklıktan sonra bu yıl yağan yağmurlarla su yeniden göle gelmeye başladı. Suyla beraber hayat da gelmeye başladı. Şu anda geçmişte gördüğümüz kuş türlerinden bir kısmını görmeye başladık. Bizim için önemli olan buradaki bu hayatın devam etmesi. diye konuştu.Bayil, vatandaşlardan bölgeye geldiklerinde gölü sadece kuş gözlem kulesinden seyretmelerini isteyerek, şöyle devam etti:Yaban hayvanlarını, özellikle içinde bulunduğumuz üreme ve tüy değiştirme döneminde kesinlikle rahatsız etmesinler. Göle girmek, gölün içinde onların yumurtalarına, yavrularına dokunmak son derece yanlış. Yaban hayvanları bu davranışlardan dolayı aşırı derecede strese giriyor ve üremeleri sekteye uğruyor.Bayil, üreme döneminde yaban hayvanlarını rahatsız eden kişiler hakkında idari işlem uygulandığının altını çizerek, denetimlerin yanı sıra okullarda, avcılık kurslarında ve kırsal mahallelerde bilgilendirme faaliyetleri de yürüttüklerini dile getirdi.Salihli Doğa Koruma ve Milli Parklar Şef Vekili Hüseyin Feyyaz Çınar da av ve doğa koruma memurları ile fahri av müfettişlerinin gölde ve avlaklarda mesai mefhumu gözetmeksizin görev yaptığını anlattı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/marmara-golu-nde-canlanan-yaban-hayati-icin-denetimler-artirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Dolar endeksinde 2 ayın ardından yön aşağı döndü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dolar-endeksinde-2-ayin-ardindan-yon-asagi-dondu/888639/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dolar-endeksinde-2-ayin-ardindan-yon-asagi-dondu/888639/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:06:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Dolar endeksi, Fed'in enflasyonu kontrol altına almak için yeterince güçlü adımlar atmayacağı endişeleriyle temmuzda yüzde 1,5 azalışla 99,7 seviyesine geriledi - Rabobank Kıdemli FX Stratejisti Jane Foley: - Fed toplantısının ardından piyasalar Fed Başkanı Kevin Warsh'un daha önce ifade ettiği kadar enflasyonla mücadelede kararlı olup olmadığını sorguladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : BURHAN SANSARLIOĞLU - Dolar endeksi, ABD Merkez Bankasının (Fed) enflasyonu kontrol altına almak için yeterince güçlü adımlar atmayacağı öngörüleriyle temmuz ayında yüzde 1,5 azalışla 99,7 seviyesine geriledi ve 2 ayın ardından aylık bazda ilk düşüşünü kaydetti.ABD dolarının avro, İsviçre frangı, Japon yeni, Kanada doları, İngiliz sterlini ve İsveç kronu karşısındaki değerini ölçmek için kullanılan dolar endeksi, yılın ilk yarısında ABD Başkanı Donald Trump'ın tarife adımları ve şubat ayı sonunda patlak veren Orta Doğu'daki gerilimlerin etkisiyle 100 seviyelerindeki güçlü duruşunu sürdürdü.Orta Doğu'daki jeopolitik riskler, yeni Fed Başkanı Kevin Warsh'un göreve başlamasının Fed'e yönelik faiz artırımı tahminlerini güçlendirmesi ve bölgesel gerilimlerin doların güvenli liman özelliğini pekiştirmesi doların diğer para birimleri karşısındaki seyrini etkiledi.Bu gelişmelere karşın dolar endeksinde temmuz ayında yön tersine döndü.Dolar endeksi temmuz ayında Fed'in enflasyonu kontrol altına almak için yeterince güçlü adımlar atmayacağı beklentileriyle yüzde 1,5 azalışla 99,7 seviyesine geriledi ve 2 ayın ardından aylık bazda ilk düşüşünü kaydetti.Dolar endeksi, 30 Temmuz'da 17 Haziran'dan bu yana ilk defa 100 seviyesinin altına geriledi. Nisan ayında yüzde 1,6 azalan dolar endeksi, mayıs ayında yüzde 0,8, haziran ayında yüzde 2,3 arttı.Faiz indirim beklentilerinin tersine dönmesi dolardaki aşağı yönlü hareket potansiyelini sınırlıyorRabobank Kıdemli FX Stratejisti Jane Foley, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Fed toplantısının ardından piyasalar Fed Başkanı Kevin Warsh’un daha önce ifade ettiği kadar enflasyonla mücadelede kararlı olup olmadığını sorguladı. dedi.Fed’in para politikasına ilişkin beklentilerde bir değişiklik olsa da genel görüşün 6 aylık bir perspektifte faiz oranlarında yeni artışların olacağı yönünde olduğunu dile getiren Foley, şu değerlendirmelerde bulundu:Bu durum, bu yılın ilkbahar dönemine kadar hakim olan ve Fed'in bu yıl faiz indirimine gideceği yönündeki piyasa beklentisiyle çelişiyor. Fed'in bu yıl ilkbaharda geçerli olan faiz indirimi beklentilerinin tersine dönmesi ve güvenli liman talebinin sürmesi, doları desteklemeye devam ediyor ve aşağı yönlü hareket potansiyelini sınırlıyor.In Touch Capital Markets Kıdemli FX Analisti Piotr Matys de Fed Başkanı Warsh’un faiz artışı konusunda önceden taahhütte bulunmaktan kaçınmasının yanı sıra belki de daha da önemlisi, bazı yatırımcılar için basın toplantısında yaptığı ve pek çok kişinin kafasını karıştıran hatta şaşırtan açıklamaları Fed’in güvenilirliğini sarsmış olabilir. Bu nedenle dolar genel olarak değer kaybetti. ifadelerini kullandı.Warsh'un, enflasyonu kalıcı olarak resmi hedefe yaklaştırma görevini piyasaların üstleneceğini varsaymasının riskli bir strateji olabileceğini söyleyen Matys, volatilitenin sert yükselmesi durumunda ABD Hazine tahvili getirilerinin kontrolden çıkabileceğini ve Warsh'un düşük güvenilirliği nedeniyle piyasa algısını yeniden yönetmesinin zorlaşabileceğini kaydetti.Matys, Warsh'un eylül ayındaki toplantıda faiz artırımını destekleyerek bu tür bir riski azaltabileceğini belirterek, Bir merkez bankasının güvenilirliğinin özellikle dolar gibi önemli bir rezerv para birimi söz konusu olduğunda, herhangi bir para birimini destekleyen en önemli unsurlardan biri olduğunu vurgulamak gerekir. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : BURHAN SANSARLIOĞLU - Dolar endeksi, ABD Merkez Bankasının (Fed) enflasyonu kontrol altına almak için yeterince güçlü adımlar atmayacağı öngörüleriyle temmuz ayında yüzde 1,5 azalışla 99,7 seviyesine geriledi ve 2 ayın ardından aylık bazda ilk düşüşünü kaydetti.ABD dolarının avro, İsviçre frangı, Japon yeni, Kanada doları, İngiliz sterlini ve İsveç kronu karşısındaki değerini ölçmek için kullanılan dolar endeksi, yılın ilk yarısında ABD Başkanı Donald Trump'ın tarife adımları ve şubat ayı sonunda patlak veren Orta Doğu'daki gerilimlerin etkisiyle 100 seviyelerindeki güçlü duruşunu sürdürdü.Orta Doğu'daki jeopolitik riskler, yeni Fed Başkanı Kevin Warsh'un göreve başlamasının Fed'e yönelik faiz artırımı tahminlerini güçlendirmesi ve bölgesel gerilimlerin doların güvenli liman özelliğini pekiştirmesi doların diğer para birimleri karşısındaki seyrini etkiledi.Bu gelişmelere karşın dolar endeksinde temmuz ayında yön tersine döndü.Dolar endeksi temmuz ayında Fed'in enflasyonu kontrol altına almak için yeterince güçlü adımlar atmayacağı beklentileriyle yüzde 1,5 azalışla 99,7 seviyesine geriledi ve 2 ayın ardından aylık bazda ilk düşüşünü kaydetti.Dolar endeksi, 30 Temmuz'da 17 Haziran'dan bu yana ilk defa 100 seviyesinin altına geriledi. Nisan ayında yüzde 1,6 azalan dolar endeksi, mayıs ayında yüzde 0,8, haziran ayında yüzde 2,3 arttı.Faiz indirim beklentilerinin tersine dönmesi dolardaki aşağı yönlü hareket potansiyelini sınırlıyorRabobank Kıdemli FX Stratejisti Jane Foley, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Fed toplantısının ardından piyasalar Fed Başkanı Kevin Warsh’un daha önce ifade ettiği kadar enflasyonla mücadelede kararlı olup olmadığını sorguladı. dedi.Fed’in para politikasına ilişkin beklentilerde bir değişiklik olsa da genel görüşün 6 aylık bir perspektifte faiz oranlarında yeni artışların olacağı yönünde olduğunu dile getiren Foley, şu değerlendirmelerde bulundu:Bu durum, bu yılın ilkbahar dönemine kadar hakim olan ve Fed'in bu yıl faiz indirimine gideceği yönündeki piyasa beklentisiyle çelişiyor. Fed'in bu yıl ilkbaharda geçerli olan faiz indirimi beklentilerinin tersine dönmesi ve güvenli liman talebinin sürmesi, doları desteklemeye devam ediyor ve aşağı yönlü hareket potansiyelini sınırlıyor.In Touch Capital Markets Kıdemli FX Analisti Piotr Matys de Fed Başkanı Warsh’un faiz artışı konusunda önceden taahhütte bulunmaktan kaçınmasının yanı sıra belki de daha da önemlisi, bazı yatırımcılar için basın toplantısında yaptığı ve pek çok kişinin kafasını karıştıran hatta şaşırtan açıklamaları Fed’in güvenilirliğini sarsmış olabilir. Bu nedenle dolar genel olarak değer kaybetti. ifadelerini kullandı.Warsh'un, enflasyonu kalıcı olarak resmi hedefe yaklaştırma görevini piyasaların üstleneceğini varsaymasının riskli bir strateji olabileceğini söyleyen Matys, volatilitenin sert yükselmesi durumunda ABD Hazine tahvili getirilerinin kontrolden çıkabileceğini ve Warsh'un düşük güvenilirliği nedeniyle piyasa algısını yeniden yönetmesinin zorlaşabileceğini kaydetti.Matys, Warsh'un eylül ayındaki toplantıda faiz artırımını destekleyerek bu tür bir riski azaltabileceğini belirterek, Bir merkez bankasının güvenilirliğinin özellikle dolar gibi önemli bir rezerv para birimi söz konusu olduğunda, herhangi bir para birimini destekleyen en önemli unsurlardan biri olduğunu vurgulamak gerekir. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/dolar-endeksinde-2-ayin-ardindan-yon-asagi-dondu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD'nin Iowa eyaleti Türk yatırımcılar için işbirliği fırsatları sunuyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-nin-iowa-eyaleti-turk-yatirimcilar-icin-isbirligi-firsatlari-sunuyor/888637/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-nin-iowa-eyaleti-turk-yatirimcilar-icin-isbirligi-firsatlari-sunuyor/888637/</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 11:06:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Cedar Rapids Metro Ekonomik Birliği Başkanı Juliet Abdel: - Şu anki en büyük avantajımız, her iki ülkenin liderlerinin birbiriyle iyi ilişkilere sahip ve ABD ile Türkiye'nin iki müttefik ülke olması - Kendimizi, hızla büyüyen bir endüstri için son derece kritik olan değer zincirinin tam merkezinde görüyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : EMİRHAN YILMAZ - Cedar Rapids Metro Ekonomik Birliği Başkanı Juliet Abdel, Türkiye ile ABD'nin Iowa eyaleti arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri derinleştirmeye başlayabileceklerini belirterek, Şu anki en büyük avantajımız, her iki ülkenin liderlerinin birbiriyle iyi ilişkilere sahip ve ABD ile Türkiye'nin iki müttefik ülke olması. dedi.Abdel, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, İstanbul ve Ankara'da bir dizi ziyaret gerçekleştirdiklerini kaydederek, kendileri gibi ekonomik kalkınma, ticaret alanlarında faaliyet gösteren ticaret odalarıyla görüşmeler yapıldığını bildirdi.Bu temaslarla ilişkileri geliştirmeye ve derinleştirmeye başlayabileceklerini dile getiren Abdel, bunun iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik hareketliliği büyük oranda artıracağını söyledi.Abdel, Şu anki en büyük avantajımız, her iki ülkenin liderlerinin birbiriyle iyi ilişkilere sahip ve ABD ile Türkiye'nin iki müttefik ülke olması. Ayrıca, özellikle son birkaç haftadır Ankara'da gerçekleşen NATO Zirvesi'nin bir parçası olarak havacılık kümelenmesi üzerine görüşmeler yürütülüyor. diye konuştu.Iowa'nın, ABD dışına yapılan tarım ihracatında ikinci sırada yer almasıyla tanınan bir bölge olduğunu aktaran Abdel, bugüne kadar Iowa ile Türkiye arasında özellikle tarım sektörüne dayalı tarihsel bir ihracat ilişkisi olduğunu vurguladı.Iowa&#039;da 65 farklı türde teşvik ve kredi mekanizması varCedar Rapids Metro Ekonomik Birliği Başkanı Abdel, Türk yatırımcıları bu bölgeye çekmek için sahip oldukları teşviklere değinerek, Iowa'da 65 farklı türde teşvik ve kredi mekanizması bulunduğu bilgisini paylaştı.Abdel, ABD'deki hemen her eyaletin kendi bölgesine yatırım çekmek için sunduğu bazı imkanlar olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:Bölge olarak geleceğe dönük kalkınmada odaklandığımız üç ana alanı havacılık/aviyonik, biyoekonomi ve teknoloji olarak sıralayabilirim. Bu alanların her birinde güçlü ve dirençli bir iş gücü, kaynak veya pazara giriş kolaylığı mevcut. Küresel tedarik zinciri aksamalarını ele alacak olursak, örneğin havacılık özelinde Cedar Rapids'te sahip olduğumuz avantajlardan biri, yüzyılı aşkın süredir bu alanda yer alıyor olmamızdır. Haberleşme ve navigasyon teknolojileri ile kritik görev niteliğindeki yenilikçi havacılık projeleri aracılığıyla dünya genelindeki operatörleri, pilotları ve hava araçlarını birbirine bağlıyoruz. Dolayısıyla kendimizi, hızla büyüyen bir endüstri için son derece kritik olan değer zincirinin tam merkezinde görüyoruz.Iowa ekonomisinin ağırlıklı olarak imalat sanayisine dayandığını belirten Abdel, ekonominin ikinci güçlü bileşeninin gıda sektörü olduğunu bildirdi.Abdel, Cargill, ADM ve dünyanın en büyük maya tesisine sahip Red Star Yeast gibi firmaların Iowa'da olduğunu kaydederek, Dolayısıyla gıda işleme de ekonomimizin büyük bir parçası. Tabii ki tarım, depolama, lojistik, iş ve finans hizmetleri de var. Bunlar bizim tarihsel olarak sahip olduğumuz sektörler ve büyümeye devam edecekler. Çünkü ekonomik büyümenin iki yolla gerçekleştiğini biliyoruz, mevcut bir şirketi elde tutup büyütmek ve pazara yeni oyuncular çekmek. şeklinde konuştu.Son birkaç gündür yürüttükleri görüşmelerin ağırlıklı olarak üç alan etrafında şekillendiğini vurgulayan Abdel, imalat, enerji ve havacılık/savunma alanlarının ön plana çıktığını dile getirdi.Abdel, Biz enerjiyi biyoekonominin bir alt bileşeni olarak görüyoruz. Biyoekonomi, biyoteknoloji, biyotarım, biyoişleme konularının yanı sıra biyoyakıt, sürdürülebilirlik ve nükleer enerji gibi başlıkları da kapsıyor. dedi.Türkiye bizim için oldukça yeni bir pazarJuliet Abdel, Türkiye'ye yönelik stratejilerine dikkati çekerek, Türkiye ile ilişkilerini geliştirmeye şubat ayında başladıklarını ve pazar çeşitliliği açısından Türkiye'nin kendileri için oldukça yeni bir pazar olduğunu belirtti.Abdel, iş sahipleri veya yatırımcılar için ABD'ye açılma sürecinin ilk başta göz korkutucu ve karmaşık gelebileceğini kaydederek, Çünkü katmanlarımız var, federal düzey, eyalet düzeyi, bölge ve şehir düzeyi... Bizim gibi bölgesel ekonomik kalkınma kuruluşları, şirketlerin risk azaltma açısından en iyi pazarın hangisi olduğunu ve uzun vadede en yüksek büyümeyi veya sürdürülebilirliği nerede yakalayabileceklerini görmelerine yardımcı olur. değerlendirmesinde bulundu.Hedeflerinin ezber bozmak olduğunu söyleyen Abdel, sözlerini şöyle tamamladı:Günümüzde insanların internete girip 'ABD'de nerede iş açmalıyım?' diye aratması çok kolay. Arama sonuçları genellikle ABD'nin belirli bölgelerini öne çıkarır ama tamamını göstermez. Iowa'nın da yer aldığı 'Midwest' (Orta Batı) bölgesi, Amerika'nın tam kalbindedir. Haritaya bakarsanız tam merkezde yer alırız. Amerika'nın kalbi olarak imalat sanayisiyle tanınıyoruz. Aynı zamanda esnekliği, büyüme potansiyeli ve insanların yaşamak ve iş yapmak için tercih edebileceği rekabetçi yapısıyla bilinir. Yani daha düşük iş yapma maliyetleri, sosyal imkanlar, güvenlik, yaşam maliyeti ve pazara erişim kolaylığı nedeniyle orada yaşamayı seçen nitelikli çalışanlar sunuyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : EMİRHAN YILMAZ - Cedar Rapids Metro Ekonomik Birliği Başkanı Juliet Abdel, Türkiye ile ABD'nin Iowa eyaleti arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri derinleştirmeye başlayabileceklerini belirterek, Şu anki en büyük avantajımız, her iki ülkenin liderlerinin birbiriyle iyi ilişkilere sahip ve ABD ile Türkiye'nin iki müttefik ülke olması. dedi.Abdel, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, İstanbul ve Ankara'da bir dizi ziyaret gerçekleştirdiklerini kaydederek, kendileri gibi ekonomik kalkınma, ticaret alanlarında faaliyet gösteren ticaret odalarıyla görüşmeler yapıldığını bildirdi.Bu temaslarla ilişkileri geliştirmeye ve derinleştirmeye başlayabileceklerini dile getiren Abdel, bunun iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik hareketliliği büyük oranda artıracağını söyledi.Abdel, Şu anki en büyük avantajımız, her iki ülkenin liderlerinin birbiriyle iyi ilişkilere sahip ve ABD ile Türkiye'nin iki müttefik ülke olması. Ayrıca, özellikle son birkaç haftadır Ankara'da gerçekleşen NATO Zirvesi'nin bir parçası olarak havacılık kümelenmesi üzerine görüşmeler yürütülüyor. diye konuştu.Iowa'nın, ABD dışına yapılan tarım ihracatında ikinci sırada yer almasıyla tanınan bir bölge olduğunu aktaran Abdel, bugüne kadar Iowa ile Türkiye arasında özellikle tarım sektörüne dayalı tarihsel bir ihracat ilişkisi olduğunu vurguladı.Iowa&#039;da 65 farklı türde teşvik ve kredi mekanizması varCedar Rapids Metro Ekonomik Birliği Başkanı Abdel, Türk yatırımcıları bu bölgeye çekmek için sahip oldukları teşviklere değinerek, Iowa'da 65 farklı türde teşvik ve kredi mekanizması bulunduğu bilgisini paylaştı.Abdel, ABD'deki hemen her eyaletin kendi bölgesine yatırım çekmek için sunduğu bazı imkanlar olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:Bölge olarak geleceğe dönük kalkınmada odaklandığımız üç ana alanı havacılık/aviyonik, biyoekonomi ve teknoloji olarak sıralayabilirim. Bu alanların her birinde güçlü ve dirençli bir iş gücü, kaynak veya pazara giriş kolaylığı mevcut. Küresel tedarik zinciri aksamalarını ele alacak olursak, örneğin havacılık özelinde Cedar Rapids'te sahip olduğumuz avantajlardan biri, yüzyılı aşkın süredir bu alanda yer alıyor olmamızdır. Haberleşme ve navigasyon teknolojileri ile kritik görev niteliğindeki yenilikçi havacılık projeleri aracılığıyla dünya genelindeki operatörleri, pilotları ve hava araçlarını birbirine bağlıyoruz. Dolayısıyla kendimizi, hızla büyüyen bir endüstri için son derece kritik olan değer zincirinin tam merkezinde görüyoruz.Iowa ekonomisinin ağırlıklı olarak imalat sanayisine dayandığını belirten Abdel, ekonominin ikinci güçlü bileşeninin gıda sektörü olduğunu bildirdi.Abdel, Cargill, ADM ve dünyanın en büyük maya tesisine sahip Red Star Yeast gibi firmaların Iowa'da olduğunu kaydederek, Dolayısıyla gıda işleme de ekonomimizin büyük bir parçası. Tabii ki tarım, depolama, lojistik, iş ve finans hizmetleri de var. Bunlar bizim tarihsel olarak sahip olduğumuz sektörler ve büyümeye devam edecekler. Çünkü ekonomik büyümenin iki yolla gerçekleştiğini biliyoruz, mevcut bir şirketi elde tutup büyütmek ve pazara yeni oyuncular çekmek. şeklinde konuştu.Son birkaç gündür yürüttükleri görüşmelerin ağırlıklı olarak üç alan etrafında şekillendiğini vurgulayan Abdel, imalat, enerji ve havacılık/savunma alanlarının ön plana çıktığını dile getirdi.Abdel, Biz enerjiyi biyoekonominin bir alt bileşeni olarak görüyoruz. Biyoekonomi, biyoteknoloji, biyotarım, biyoişleme konularının yanı sıra biyoyakıt, sürdürülebilirlik ve nükleer enerji gibi başlıkları da kapsıyor. dedi.Türkiye bizim için oldukça yeni bir pazarJuliet Abdel, Türkiye'ye yönelik stratejilerine dikkati çekerek, Türkiye ile ilişkilerini geliştirmeye şubat ayında başladıklarını ve pazar çeşitliliği açısından Türkiye'nin kendileri için oldukça yeni bir pazar olduğunu belirtti.Abdel, iş sahipleri veya yatırımcılar için ABD'ye açılma sürecinin ilk başta göz korkutucu ve karmaşık gelebileceğini kaydederek, Çünkü katmanlarımız var, federal düzey, eyalet düzeyi, bölge ve şehir düzeyi... Bizim gibi bölgesel ekonomik kalkınma kuruluşları, şirketlerin risk azaltma açısından en iyi pazarın hangisi olduğunu ve uzun vadede en yüksek büyümeyi veya sürdürülebilirliği nerede yakalayabileceklerini görmelerine yardımcı olur. değerlendirmesinde bulundu.Hedeflerinin ezber bozmak olduğunu söyleyen Abdel, sözlerini şöyle tamamladı:Günümüzde insanların internete girip 'ABD'de nerede iş açmalıyım?' diye aratması çok kolay. Arama sonuçları genellikle ABD'nin belirli bölgelerini öne çıkarır ama tamamını göstermez. Iowa'nın da yer aldığı 'Midwest' (Orta Batı) bölgesi, Amerika'nın tam kalbindedir. Haritaya bakarsanız tam merkezde yer alırız. Amerika'nın kalbi olarak imalat sanayisiyle tanınıyoruz. Aynı zamanda esnekliği, büyüme potansiyeli ve insanların yaşamak ve iş yapmak için tercih edebileceği rekabetçi yapısıyla bilinir. Yani daha düşük iş yapma maliyetleri, sosyal imkanlar, güvenlik, yaşam maliyeti ve pazara erişim kolaylığı nedeniyle orada yaşamayı seçen nitelikli çalışanlar sunuyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
