<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Adana'da orman yangını çıkardıkları iddia edilen 3 sanığın yargılanması sürdü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/adana-da-orman-yangini-cikardiklari-iddia-edilen-3-sanigin-yargilanmasi-surdu/862292/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/adana-da-orman-yangini-cikardiklari-iddia-edilen-3-sanigin-yargilanmasi-surdu/862292/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:51:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Adana — Adana'nın merkez Sarıçam ilçesindeki ormanlık alanı kundakladıkları gerekçesiyle haklarında en az 10'ar yıl hapis talebiyle dava açılan tutuksuz 3 sanığın yargılanmasına devam edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Adana Haberleri — Adana'nın merkez Sarıçam ilçesindeki ormanlık alanı kundakladıkları gerekçesiyle haklarında en az 10'ar yıl hapis talebiyle dava açılan tutuksuz 3 sanığın yargılanmasına devam edildi.Yarımca Mahallesi'nin Coşanlar mevkisindeki ormanlık alanda 25 Temmuz 2025'te çıkan yangına ilişkin Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmaya tutuksuz sanıklardan T.Y.G. (20) katıldı.Diğer sanıklar M.G. ile R.Y'nin yer almadığı duruşmada, avukatlar ve bazı tanıklar hazır bulundu.Beyanı alınan polis memuru tanık S.A, bu olaydan önce aynı bölgede çıkan orman yangınıyla ilgili 3 sanığın da idari para cezasına çarptırıldığını söyledi.Olay günü yangın noktasına gittiklerinde bir aracın kendilerine doğru geldiğini anlatan S.A, Aracın farları açık olduğu için içindekileri göremedik. Ayrıca aracı üzerime doğru sürdüler. Daha sonra aracın Yarımca Mahallesi'ndeki sağlık ocağı yanında olduğuna dair bilgi aldık. Aracın yanına gidip arama yaptığımızda pet şişe ve testere ele geçirdik. diye konuştu.T.Y.G. savunmasında, olay günü akrabalarıyla su almak için Coşanlar mevkisine gittiklerini öne sürerek, Ormandaki yangını biz çıkarmadık. Biz ormanda sadece alkol aldık. Yangınla ilgimiz bulunmamaktadır. Suçlamaları kabul etmiyorum. ifadelerini kullandı.Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanıkların mevcut halinin devamına karar verilmesini ve eksikliklerin giderilmesini talep etti.Beyanların ardından mahkeme heyeti, zorla getirilme kararına rağmen duruşmaya katılmayan sanıklar M.G. ve R.Y. hakkında yakalama emri çıkarılmasına, sanıklar hakkındaki yurt dışına çıkış yasağını içeren adli kontrol tedbirinin devamına da karar vererek duruşmayı erteledi.- OlayAdana'nın merkez Sarıçam ilçesi Yarımca Mahallesi'nin Coşanlar mevkisindeki ormanlık alanı 25 Temmuz 2025'te kundakladıkları iddiasıyla gözaltına alınan şüphelilerden T.Y.G. tutuklanmış, 18 yaşından küçük M.G. ve R.Y. ise serbest bırakılmıştı.Sanık T.Y.G. hakkında, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun kasten orman yakma suçu kapsamında 10 yıldan az olmamak üzere hapis ve 10 bin güne kadar adli para cezası istemiyle dava açılmıştı.Olaya karıştıkları öne sürülen M.G. ile R.Y'nin yaşlarının küçük olması nedeniyle soruşturmaları ayrı yürütülmüş, sanıklar hakkında aynı suçlama yönünden hazırlanan iddianame, bu dava dosyasıyla birleştirilmişti. T.Y.G, 23 Şubat'taki ilk duruşmada yurt dışına çıkış yasağını içeren adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Adana Haberleri — Adana'nın merkez Sarıçam ilçesindeki ormanlık alanı kundakladıkları gerekçesiyle haklarında en az 10'ar yıl hapis talebiyle dava açılan tutuksuz 3 sanığın yargılanmasına devam edildi.Yarımca Mahallesi'nin Coşanlar mevkisindeki ormanlık alanda 25 Temmuz 2025'te çıkan yangına ilişkin Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmaya tutuksuz sanıklardan T.Y.G. (20) katıldı.Diğer sanıklar M.G. ile R.Y'nin yer almadığı duruşmada, avukatlar ve bazı tanıklar hazır bulundu.Beyanı alınan polis memuru tanık S.A, bu olaydan önce aynı bölgede çıkan orman yangınıyla ilgili 3 sanığın da idari para cezasına çarptırıldığını söyledi.Olay günü yangın noktasına gittiklerinde bir aracın kendilerine doğru geldiğini anlatan S.A, Aracın farları açık olduğu için içindekileri göremedik. Ayrıca aracı üzerime doğru sürdüler. Daha sonra aracın Yarımca Mahallesi'ndeki sağlık ocağı yanında olduğuna dair bilgi aldık. Aracın yanına gidip arama yaptığımızda pet şişe ve testere ele geçirdik. diye konuştu.T.Y.G. savunmasında, olay günü akrabalarıyla su almak için Coşanlar mevkisine gittiklerini öne sürerek, Ormandaki yangını biz çıkarmadık. Biz ormanda sadece alkol aldık. Yangınla ilgimiz bulunmamaktadır. Suçlamaları kabul etmiyorum. ifadelerini kullandı.Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanıkların mevcut halinin devamına karar verilmesini ve eksikliklerin giderilmesini talep etti.Beyanların ardından mahkeme heyeti, zorla getirilme kararına rağmen duruşmaya katılmayan sanıklar M.G. ve R.Y. hakkında yakalama emri çıkarılmasına, sanıklar hakkındaki yurt dışına çıkış yasağını içeren adli kontrol tedbirinin devamına da karar vererek duruşmayı erteledi.- OlayAdana'nın merkez Sarıçam ilçesi Yarımca Mahallesi'nin Coşanlar mevkisindeki ormanlık alanı 25 Temmuz 2025'te kundakladıkları iddiasıyla gözaltına alınan şüphelilerden T.Y.G. tutuklanmış, 18 yaşından küçük M.G. ve R.Y. ise serbest bırakılmıştı.Sanık T.Y.G. hakkında, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun kasten orman yakma suçu kapsamında 10 yıldan az olmamak üzere hapis ve 10 bin güne kadar adli para cezası istemiyle dava açılmıştı.Olaya karıştıkları öne sürülen M.G. ile R.Y'nin yaşlarının küçük olması nedeniyle soruşturmaları ayrı yürütülmüş, sanıklar hakkında aynı suçlama yönünden hazırlanan iddianame, bu dava dosyasıyla birleştirilmişti. T.Y.G, 23 Şubat'taki ilk duruşmada yurt dışına çıkış yasağını içeren adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/adana-da-orman-yangini-cikardiklari-iddia-edilen-3-sanigin-yargilanmasi-surdu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İngiltere'de imamın evine molotofkokteyliyle saldırı düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ingiltere-de-imamin-evine-molotofkokteyliyle-saldiri-duzenlendi/862291/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ingiltere-de-imamin-evine-molotofkokteyliyle-saldiri-duzenlendi/862291/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:51:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İngiltere — İngiliz polisi hedefli saldırı olarak değerlendirilen olaya ilişkin soruşturma başlattı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İngiltere Haberleri — İngiltere'nin Bolton kentinde bir imamın ailesiyle yaşadığı eve molotofkokteyliyle saldırı düzenlendiği ve olayda yaralanan olmadığı bildirildi.Greater Manchester Polisinden (GMP) yapılan açıklamada, polisin 10 Haziran Çarşamba günü yerel saatle 21.20'de Bolton'un Sharples bölgesindeki bir eve yönelik kundaklama şüphesiyle ihbar aldığı belirtildi.Açıklamada, polisin olayı hedefli saldırı olarak değerlendirdiği, saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldığı ve henüz gözaltına alınan kimse olmadığı aktarıldı.Saldırının, 42 yaşındaki imam Hassan Patel'in eşi, 4 çocuğu ve yeğeniyle yaşadığı eve yönelik olduğu bilgisi verilen açıklamada, evde bulunan 7 kişinin saldırıdan yara almadan kurtulduğu kaydedildi.- Sorumlular adalet önüne çıkarılmak üzere aranıyorGreater Manchester Polisi Dedektif Başmüfettişi Mike Sharples, yaptığı açıklamada bu tür olayların toplumda kabul edilemez olduğunu ve hiç kimsenin tehdit ya da korku altında hissetmemesi gerektiğini ifade etti.Sharples, saldırıda kimsenin yaralanmamasının sevindirici olduğunu ancak şüpheli kundaklama saldırısının sonuçlarının çok farklı olabileceğini belirtti.Olayın toplumda endişeye yol açabileceğini anladıklarını dile getiren Sharples, sorumluları bulmak ve adalet önüne çıkarmak için çalıştıklarını bildirdi.Sharples, saldırının hedefli olduğuna inandıklarını ve kamuya yönelik daha geniş risk bulunmadığını aktararak, soruşturmaya yardımcı olabilecek bilgiye sahip kişilere polise başvurma çağrısında bulundu.- Saldırgan, evin camını kırarak yanan maddeyi içeri attıİmam Patel tarafından paylaşılan güvenlik kamerası görüntülerinde, koyu renkli kıyafetler giyen ve yüzünü kapatan bir kişinin eve yaklaştığı, bir beze sıvı dökerek ateşe verdiği, ardından evin camını kırarak yanan maddeyi içeri attığı görüldü.Görüntülerde saldırganın eve doğru daha fazla sıvı püskürttüğü ve alevlerin büyüdüğü anlar da yer aldı.Patel, ailesinin ciddi ve acımasız kundaklama saldırısı nedeniyle büyük üzüntü yaşadığını dile getirerek, saldırının hayatları riske attığını, evde ciddi hasara ve çocukları dahil ailede ciddi üzüntüye yol açtığını ifade etti.Bolton'da aktif bir vatandaş olduğunu ve her inançtan ya da hiçbir inanca mensup olmayan kişilerle iletişim kurduğunu kaydeden Patel, ailesinin neden hedef alındıklarını bilmediklerini söyledi.Patel, olayın nefret suçu olarak ele alınmadığını anladıklarını belirterek, tüm olası saiklerin kapsamlı şekilde soruşturulması çağrısı yaptı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İngiltere Haberleri — İngiltere'nin Bolton kentinde bir imamın ailesiyle yaşadığı eve molotofkokteyliyle saldırı düzenlendiği ve olayda yaralanan olmadığı bildirildi.Greater Manchester Polisinden (GMP) yapılan açıklamada, polisin 10 Haziran Çarşamba günü yerel saatle 21.20'de Bolton'un Sharples bölgesindeki bir eve yönelik kundaklama şüphesiyle ihbar aldığı belirtildi.Açıklamada, polisin olayı hedefli saldırı olarak değerlendirdiği, saldırıyla ilgili soruşturma başlatıldığı ve henüz gözaltına alınan kimse olmadığı aktarıldı.Saldırının, 42 yaşındaki imam Hassan Patel'in eşi, 4 çocuğu ve yeğeniyle yaşadığı eve yönelik olduğu bilgisi verilen açıklamada, evde bulunan 7 kişinin saldırıdan yara almadan kurtulduğu kaydedildi.- Sorumlular adalet önüne çıkarılmak üzere aranıyorGreater Manchester Polisi Dedektif Başmüfettişi Mike Sharples, yaptığı açıklamada bu tür olayların toplumda kabul edilemez olduğunu ve hiç kimsenin tehdit ya da korku altında hissetmemesi gerektiğini ifade etti.Sharples, saldırıda kimsenin yaralanmamasının sevindirici olduğunu ancak şüpheli kundaklama saldırısının sonuçlarının çok farklı olabileceğini belirtti.Olayın toplumda endişeye yol açabileceğini anladıklarını dile getiren Sharples, sorumluları bulmak ve adalet önüne çıkarmak için çalıştıklarını bildirdi.Sharples, saldırının hedefli olduğuna inandıklarını ve kamuya yönelik daha geniş risk bulunmadığını aktararak, soruşturmaya yardımcı olabilecek bilgiye sahip kişilere polise başvurma çağrısında bulundu.- Saldırgan, evin camını kırarak yanan maddeyi içeri attıİmam Patel tarafından paylaşılan güvenlik kamerası görüntülerinde, koyu renkli kıyafetler giyen ve yüzünü kapatan bir kişinin eve yaklaştığı, bir beze sıvı dökerek ateşe verdiği, ardından evin camını kırarak yanan maddeyi içeri attığı görüldü.Görüntülerde saldırganın eve doğru daha fazla sıvı püskürttüğü ve alevlerin büyüdüğü anlar da yer aldı.Patel, ailesinin ciddi ve acımasız kundaklama saldırısı nedeniyle büyük üzüntü yaşadığını dile getirerek, saldırının hayatları riske attığını, evde ciddi hasara ve çocukları dahil ailede ciddi üzüntüye yol açtığını ifade etti.Bolton'da aktif bir vatandaş olduğunu ve her inançtan ya da hiçbir inanca mensup olmayan kişilerle iletişim kurduğunu kaydeden Patel, ailesinin neden hedef alındıklarını bilmediklerini söyledi.Patel, olayın nefret suçu olarak ele alınmadığını anladıklarını belirterek, tüm olası saiklerin kapsamlı şekilde soruşturulması çağrısı yaptı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ankara'da haklarında 68 ve 43 yıl hapis cezası bulunan 2 siber dolandırıcı yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ankara-da-haklarinda-68-ve-43-yil-hapis-cezasi-bulunan-2-siber-dolandirici-yakalandi/862290/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ankara-da-haklarinda-68-ve-43-yil-hapis-cezasi-bulunan-2-siber-dolandirici-yakalandi/862290/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:48:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Başkentte siber suçlar polisince düzenlenen operasyonda, dolandırıcılık suçundan haklarında 68 yıl 6 ay ve 43 yıl 4 ay 22 gün hapis cezası bulunan 2 hükümlü yakalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Başkentte siber suçlar polisince düzenlenen operasyonda, dolandırıcılık suçundan haklarında 68 yıl 6 ay ve 43 yıl 4 ay 22 gün hapis cezası bulunan 2 hükümlü yakalandı.Edinilen bilgiye göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, siber suçlardan arananların yakalanması için özel ekip oluşturdu.Yürütülen çalışmalar sonucu siber dolandırıcılık suçundan hakkında 48 aranma kaydı ve 68 yıl 6 ay hapis cezası bulunan B.A. ile 22 aranma kaydı ve 43 yıl 4 ay 22 gün hapis cezası olan K.Ç.K'nin adresleri belirlendi.Özel harekat polislerinin de destek verdiği operasyonla, hükümlüler saklandıkları adreslerde yakalandı.Adreslerde yapılan aramalarda, polis baskını olması ihtimaline karşı kaçma düzeneği oluşturulduğu belirlendi.Hükümlüler, emniyetteki işlemlerin ardından sevk edildikleri adli makamlarca cezaevine gönderildi.2 hükümlünün, çok sayıda vatandaşı siber dolandırıcılık yöntemiyle mağdur ettiği öğrenildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Başkentte siber suçlar polisince düzenlenen operasyonda, dolandırıcılık suçundan haklarında 68 yıl 6 ay ve 43 yıl 4 ay 22 gün hapis cezası bulunan 2 hükümlü yakalandı.Edinilen bilgiye göre, Ankara Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, siber suçlardan arananların yakalanması için özel ekip oluşturdu.Yürütülen çalışmalar sonucu siber dolandırıcılık suçundan hakkında 48 aranma kaydı ve 68 yıl 6 ay hapis cezası bulunan B.A. ile 22 aranma kaydı ve 43 yıl 4 ay 22 gün hapis cezası olan K.Ç.K'nin adresleri belirlendi.Özel harekat polislerinin de destek verdiği operasyonla, hükümlüler saklandıkları adreslerde yakalandı.Adreslerde yapılan aramalarda, polis baskını olması ihtimaline karşı kaçma düzeneği oluşturulduğu belirlendi.Hükümlüler, emniyetteki işlemlerin ardından sevk edildikleri adli makamlarca cezaevine gönderildi.2 hükümlünün, çok sayıda vatandaşı siber dolandırıcılık yöntemiyle mağdur ettiği öğrenildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/ankara-da-haklarinda-68-ve-43-yil-hapis-cezasi-bulunan-2-siber-dolandirici-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul'da Sağlıkta Dönüşüm Var Proje Yarışması ödül töreni düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-da-saglikta-donusum-var-proje-yarismasi-odul-toreni-duzenlendi/862289/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-da-saglikta-donusum-var-proje-yarismasi-odul-toreni-duzenlendi/862289/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:45:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen Sağlıkta Dönüşüm Var Proje Yarışmasının ödül töreni gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen Sağlıkta Dönüşüm Var Proje Yarışmasının ödül töreni gerçekleştirildi.Üniversitenin 15 Temmuz Konferans Salonu’nda düzenlenen programda konuşan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ebru Kale, sahada karşılaşılan sorun ve ihtiyaçların bilgiyle birleştirilerek projelere ve ürünlere dönüştürülmesinin önemli bir katma değer oluşturduğunu söyledi.Kale, fikri olan kişilerin kendilerini ifade edebilecekleri, doğru kişilerle buluşabilecekleri ve fikirlerini projeye ya da ürüne dönüştürebilecekleri ekip ve altyapıların oluşturulması için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.Yarışmaya katılanlara teşekkür eden Kale, Bence herkes çok başarılı. Belki bugün burada birinci, ikinci, üçüncü açıklanacak. Onlara belki ödüller verilecek ama emin olun ki 'Fikrim var.' diyen herkes bu yarışmanın birincisi. Çünkü fikir oluşturmak, bu cesareti göstermek, bunun için de uğraşmak, bunu kendine sorumluluk edinmek gerçekten çok kıymetli diye düşünüyorum dedi.İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Destek Hizmetleri Müdür Yardımcısı Kemal Kural da, İl Sağlık Müdürlüğü Ar-Ge ve Projeler Koordinatörlüğü olarak, her fikrin çok değerli olduğunu ve fikirlerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini düşündüklerini belirtti.Projelerin bir sorunu tanımlayıp çözme gayesiyle ortaya çıktığını ifade eden Kural, fikirlerin hayata geçmesi için ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını kaydetti.Kural, Fikirden uygulamaya yenilikçi projeler ve inovatif dijital çözümler, saha odaklı çözüm yaklaşımıyla özellikle proje çağrımızı tüm İstanbul'un sağlık çalışanlarına, üniversitemizin kıymetli lisans öğrencilerine yönelik olarak açtık. Projeyi, nasıl bir rezerv alanımız olduğunu değerlendirmek için sağlık çalışanları odağında hayata geçirdik, buna göre de projelerimizi topladık. Buradaki amaç sahadaki fikri değere dönüştürmekti. ifadelerini kullandı.Sağlık Bilimleri Üniversitesi Teknopol İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Şaban Tekin ise, sağlık alanında yenilikçi fikirlerinin ortaya çıkarılmasını ve geliştirilmesini teşvik etmek amacıyla bu projenin hayata geçirildiğini belirterek, başvuru yapan tüm katılımcılara teşekkür etti.Konuşmaların ardından yarışmada dereceye giren projelere ödülleri verildi.Ödül törenine, proje katılımcıları, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen Sağlıkta Dönüşüm Var Proje Yarışmasının ödül töreni gerçekleştirildi.Üniversitenin 15 Temmuz Konferans Salonu’nda düzenlenen programda konuşan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ebru Kale, sahada karşılaşılan sorun ve ihtiyaçların bilgiyle birleştirilerek projelere ve ürünlere dönüştürülmesinin önemli bir katma değer oluşturduğunu söyledi.Kale, fikri olan kişilerin kendilerini ifade edebilecekleri, doğru kişilerle buluşabilecekleri ve fikirlerini projeye ya da ürüne dönüştürebilecekleri ekip ve altyapıların oluşturulması için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.Yarışmaya katılanlara teşekkür eden Kale, Bence herkes çok başarılı. Belki bugün burada birinci, ikinci, üçüncü açıklanacak. Onlara belki ödüller verilecek ama emin olun ki 'Fikrim var.' diyen herkes bu yarışmanın birincisi. Çünkü fikir oluşturmak, bu cesareti göstermek, bunun için de uğraşmak, bunu kendine sorumluluk edinmek gerçekten çok kıymetli diye düşünüyorum dedi.İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Destek Hizmetleri Müdür Yardımcısı Kemal Kural da, İl Sağlık Müdürlüğü Ar-Ge ve Projeler Koordinatörlüğü olarak, her fikrin çok değerli olduğunu ve fikirlerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini düşündüklerini belirtti.Projelerin bir sorunu tanımlayıp çözme gayesiyle ortaya çıktığını ifade eden Kural, fikirlerin hayata geçmesi için ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını kaydetti.Kural, Fikirden uygulamaya yenilikçi projeler ve inovatif dijital çözümler, saha odaklı çözüm yaklaşımıyla özellikle proje çağrımızı tüm İstanbul'un sağlık çalışanlarına, üniversitemizin kıymetli lisans öğrencilerine yönelik olarak açtık. Projeyi, nasıl bir rezerv alanımız olduğunu değerlendirmek için sağlık çalışanları odağında hayata geçirdik, buna göre de projelerimizi topladık. Buradaki amaç sahadaki fikri değere dönüştürmekti. ifadelerini kullandı.Sağlık Bilimleri Üniversitesi Teknopol İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Şaban Tekin ise, sağlık alanında yenilikçi fikirlerinin ortaya çıkarılmasını ve geliştirilmesini teşvik etmek amacıyla bu projenin hayata geçirildiğini belirterek, başvuru yapan tüm katılımcılara teşekkür etti.Konuşmaların ardından yarışmada dereceye giren projelere ödülleri verildi.Ödül törenine, proje katılımcıları, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Başkan Özdoğan, Kur'an kursunun yıl sonu sergisi ve ödül törenine katıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/baskan-ozdogan-kur-an-kursunun-yil-sonu-sergisi-ve-odul-torenine-katildi/862288/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/baskan-ozdogan-kur-an-kursunun-yil-sonu-sergisi-ve-odul-torenine-katildi/862288/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:44:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kayseri — Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, Fatma Baktır Kur'an Kursu tarafından düzenlenen yıl sonu sergisi ve ödül törenine katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kayseri Haberleri — Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, Fatma Baktır Kur'an Kursu tarafından düzenlenen yıl sonu sergisi ve ödül törenine katıldı.Belediyeden yapılan açıklamaya göre, yıl boyunca kursiyerlerin hazırladığı çalışmaların yer aldığı sergiyi gezen Özdoğan, kurs yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Özdoğan, verilen eğitimin bireylerin manevi ve sosyal gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.Özdoğan, emeği geçenlere teşekkür ederek, şunları kaydetti:Kur'an-ı Kerim'i öğrenmek ve hayatımıza rehber edinmek büyük bir değerdir. Aynı zamanda geleceğimiz olan 4-6 yaş grubu evlatlarımızın böyle güzel bir ortamda milli ve manevi değerlerle yetişmesini görmek bizleri ayrıca memnun ediyor. Rabbim birlik ve beraberlik içerisinde nice başarılı eğitim dönemleri nasip etsin.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kayseri Haberleri — Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, Fatma Baktır Kur'an Kursu tarafından düzenlenen yıl sonu sergisi ve ödül törenine katıldı.Belediyeden yapılan açıklamaya göre, yıl boyunca kursiyerlerin hazırladığı çalışmaların yer aldığı sergiyi gezen Özdoğan, kurs yetkililerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Özdoğan, verilen eğitimin bireylerin manevi ve sosyal gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.Özdoğan, emeği geçenlere teşekkür ederek, şunları kaydetti:Kur'an-ı Kerim'i öğrenmek ve hayatımıza rehber edinmek büyük bir değerdir. Aynı zamanda geleceğimiz olan 4-6 yaş grubu evlatlarımızın böyle güzel bir ortamda milli ve manevi değerlerle yetişmesini görmek bizleri ayrıca memnun ediyor. Rabbim birlik ve beraberlik içerisinde nice başarılı eğitim dönemleri nasip etsin.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/baskan-ozdogan-kur-an-kursunun-yil-sonu-sergisi-ve-odul-torenine-katildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Filistin'den İsrail'in Fransız gazetecinin ülkeye girişine izin vermemesine tepki</title>
      <link>https://www.canligaste.com/filistin-den-israil-in-fransiz-gazetecinin-ulkeye-girisine-izin-vermemesine-tepki/862287/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/filistin-den-israil-in-fransiz-gazetecinin-ulkeye-girisine-izin-vermemesine-tepki/862287/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:42:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ramallah — Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Fransız gazeteci Alice Froussard'ın işgal altındaki Filistin topraklarına girişini engelleyerek geri çevirmesini kınayarak, söz konusu kararın gerçeğin gizlenmesine yönelik bir girişim olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ramallah Haberleri — Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Fransız gazeteci Alice Froussard'ın işgal altındaki Filistin topraklarına girişini engelleyerek geri çevirmesini kınayarak, söz konusu kararın gerçeğin gizlenmesine yönelik bir girişim olduğunu belirtti.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, İsrail makamlarının gazeteci Froussard'ın ülkeye girişini engellemesi ve havalimanından geri çevirmesinin basın özgürlüğünün açık bir ihlali olduğu ifade edildi.Kararın gazetecilerin Filistin topraklarındaki gelişmeleri aktarma ve gerçekleri kamuoyuna ulaştırma görevlerini yerine getirmelerini engellemeyi amaçladığı kaydedildi.Froussard'ın havalimanından geri çevrilmesinin İsrail'in süregelen suçların üzerini örtmeye yönelik bir araç olarak değerlendirildiği açıklamada, bu adımın uluslararası hukuk hükümleri ve medya özgürlüğüne ilişkin Birleşmiş Milletler kararlarıyla çeliştiği vurgulandı.Filistin'in hedef alınan gazeteciler ve medya kuruluşlarıyla dayanışma içinde olduğu belirtilen açıklamada, gazetecilerin çalışmalarını özgürce yürütebilmeleri ve Filistin topraklarına erişimlerinin güvence altına alınmasının önemine işaret edildi.Açıklamada ayrıca uluslararası toplum, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) ile basın özgürlüğü ve gazetecilerin korunması alanında faaliyet gösteren kuruluşlara, İsrail'in medya özgürlüğüne ilişkin hukuki yükümlülüklerine uymasını sağlamak amacıyla somut adımlar atmaları çağrısında bulunuldu.İsrail İletişim Bakanı Amihai Chikli, perşembe günü yaptığı açıklamada, Radio France Internationale (RFI) muhabiri Froussard'ın İsrail politikalarını eleştiren ve Hamas'a yakın tutumlar sergileyen biri olduğunu öne sürerek ülkeye girişinin engellendiğini duyurmuştu.Times of Israel'in haberinde, son altı yıldır Kudüs ve Ramallah'ta yaşayan ve çalışan Froussard'ın, Radio France, France Culture, Le Figaro, TV5 Monde ve Mediapart gibi medya kuruluşları için görev yaptığı kaydedildi.Haberde ayrıca Fransa'nın İsrail Büyükelçiliğinin gazetecinin sınır dışı edilmesi kararından derin rahatsızlık duyduğu belirtildi.İsrail makamları, Gazze'ye yönelik saldırıların başladığı Ekim 2023'ten bu yana çok sayıda yabancı gazeteci ve aktivistin ülkeye girişini engellerken, son aylarda bu uygulamaların İsrail politikaları ve uygulamalarına yönelik eleştiriler gerekçesiyle yoğunlaştığı ifade ediliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ramallah Haberleri — Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Fransız gazeteci Alice Froussard'ın işgal altındaki Filistin topraklarına girişini engelleyerek geri çevirmesini kınayarak, söz konusu kararın gerçeğin gizlenmesine yönelik bir girişim olduğunu belirtti.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, İsrail makamlarının gazeteci Froussard'ın ülkeye girişini engellemesi ve havalimanından geri çevirmesinin basın özgürlüğünün açık bir ihlali olduğu ifade edildi.Kararın gazetecilerin Filistin topraklarındaki gelişmeleri aktarma ve gerçekleri kamuoyuna ulaştırma görevlerini yerine getirmelerini engellemeyi amaçladığı kaydedildi.Froussard'ın havalimanından geri çevrilmesinin İsrail'in süregelen suçların üzerini örtmeye yönelik bir araç olarak değerlendirildiği açıklamada, bu adımın uluslararası hukuk hükümleri ve medya özgürlüğüne ilişkin Birleşmiş Milletler kararlarıyla çeliştiği vurgulandı.Filistin'in hedef alınan gazeteciler ve medya kuruluşlarıyla dayanışma içinde olduğu belirtilen açıklamada, gazetecilerin çalışmalarını özgürce yürütebilmeleri ve Filistin topraklarına erişimlerinin güvence altına alınmasının önemine işaret edildi.Açıklamada ayrıca uluslararası toplum, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) ile basın özgürlüğü ve gazetecilerin korunması alanında faaliyet gösteren kuruluşlara, İsrail'in medya özgürlüğüne ilişkin hukuki yükümlülüklerine uymasını sağlamak amacıyla somut adımlar atmaları çağrısında bulunuldu.İsrail İletişim Bakanı Amihai Chikli, perşembe günü yaptığı açıklamada, Radio France Internationale (RFI) muhabiri Froussard'ın İsrail politikalarını eleştiren ve Hamas'a yakın tutumlar sergileyen biri olduğunu öne sürerek ülkeye girişinin engellendiğini duyurmuştu.Times of Israel'in haberinde, son altı yıldır Kudüs ve Ramallah'ta yaşayan ve çalışan Froussard'ın, Radio France, France Culture, Le Figaro, TV5 Monde ve Mediapart gibi medya kuruluşları için görev yaptığı kaydedildi.Haberde ayrıca Fransa'nın İsrail Büyükelçiliğinin gazetecinin sınır dışı edilmesi kararından derin rahatsızlık duyduğu belirtildi.İsrail makamları, Gazze'ye yönelik saldırıların başladığı Ekim 2023'ten bu yana çok sayıda yabancı gazeteci ve aktivistin ülkeye girişini engellerken, son aylarda bu uygulamaların İsrail politikaları ve uygulamalarına yönelik eleştiriler gerekçesiyle yoğunlaştığı ifade ediliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Pakistan Dışişleri Bakanı ile AB Yüksek Temsilcisi, Orta Doğu'daki durumu görüştü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/pakistan-disisleri-bakani-ile-ab-yuksek-temsilcisi-orta-dogu-daki-durumu-gorustu/862286/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/pakistan-disisleri-bakani-ile-ab-yuksek-temsilcisi-orta-dogu-daki-durumu-gorustu/862286/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:42:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile Orta Doğu'daki gelişmeleri ele aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile Orta Doğu'daki gelişmeleri ele aldı.Pakistan Dışişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre, Dar ile Kallas telefonda İran ile ABD arasındaki durumu görüştü.Taraflar, diplomatik temaslarla kaydedilen ilerlemeden memnuniyet duyduğunu belirterek, bu çabaların kalıcı uzlaşma ile barışçıl çözüme yol açmasını temenni etti.Ayrıca taraflar, diyalog ve diplomasinin çatışmaları çözmek ve kalıcı barış ile istikrarı sağlamak için tek geçerli yol olduğunu vurguladı.İran basını, İran-ABD arasındaki 14 maddelik mutabakat zaptı taslağına ilişkin yeni detayların ortaya çıktığını ileri sürerek, konunun füze programı dahil edilmeden nükleer ve ekonomik konular çerçevesinde yürütüleceğini ileri sürmüştü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile Orta Doğu'daki gelişmeleri ele aldı.Pakistan Dışişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre, Dar ile Kallas telefonda İran ile ABD arasındaki durumu görüştü.Taraflar, diplomatik temaslarla kaydedilen ilerlemeden memnuniyet duyduğunu belirterek, bu çabaların kalıcı uzlaşma ile barışçıl çözüme yol açmasını temenni etti.Ayrıca taraflar, diyalog ve diplomasinin çatışmaları çözmek ve kalıcı barış ile istikrarı sağlamak için tek geçerli yol olduğunu vurguladı.İran basını, İran-ABD arasındaki 14 maddelik mutabakat zaptı taslağına ilişkin yeni detayların ortaya çıktığını ileri sürerek, konunun füze programı dahil edilmeden nükleer ve ekonomik konular çerçevesinde yürütüleceğini ileri sürmüştü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/pakistan-disisleri-bakani-ile-ab-yuksek-temsilcisi-orta-dogu-daki-durumu-gorustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sinop merkezli yasa dışı bahis ve dolandırıcılık operasyonunda 23 kişi yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sinop-merkezli-yasa-disi-bahis-ve-dolandiricilik-operasyonunda-23-kisi-yakalandi/862285/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sinop-merkezli-yasa-disi-bahis-ve-dolandiricilik-operasyonunda-23-kisi-yakalandi/862285/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:39:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sinop — Sinop merkezli 10 ilde düzenlenen yasa dışı bahis ve nitelikli dolandırıcılık operasyonunda 23 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sinop Haberleri — Sinop merkezli 10 ilde düzenlenen yasa dışı bahis ve nitelikli dolandırıcılık operasyonunda 23 şüpheli gözaltına alındı.Boyabat Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince haklarında, Yasa dışı bahis ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından gözaltı kararı verilen 23 şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı.Sinop dahil 10 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda 23 zanlı gözaltına alındı.Zanlılar, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sinop Haberleri — Sinop merkezli 10 ilde düzenlenen yasa dışı bahis ve nitelikli dolandırıcılık operasyonunda 23 şüpheli gözaltına alındı.Boyabat Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince haklarında, Yasa dışı bahis ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından gözaltı kararı verilen 23 şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı.Sinop dahil 10 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda 23 zanlı gözaltına alındı.Zanlılar, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/sinop-merkezli-yasa-disi-bahis-ve-dolandiricilik-operasyonunda-23-kisi-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Belçika'da çocukların cinsel istismarı ve insan kaçakçılığı soruşturmasında 12 kişi gözaltına alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/belcika-da-cocuklarin-cinsel-istismari-ve-insan-kacakciligi-sorusturmasinda-12-kisi-gozaltina-alindi/862284/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/belcika-da-cocuklarin-cinsel-istismari-ve-insan-kacakciligi-sorusturmasinda-12-kisi-gozaltina-alindi/862284/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:33:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Brüksel — Belçika'nın başkenti Brüksel'de yürütülen, çocukların cinsel istismarı ve insan kaçakçılığı soruşturması kapsamında 12 kişi gözaltına alınırken, 3 kişi tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Brüksel Haberleri — Belçika'nın başkenti Brüksel'de yürütülen, çocukların cinsel istismarı ve insan kaçakçılığı soruşturması kapsamında 12 kişi gözaltına alınırken, 3 kişi tutuklandı.Brüksel Savcılığından yapılan açıklamaya göre, 16 yaşındaki bir kız çocuğunun kaybolmasının ardından Mart 2026'da başlatılan soruşturmada, mağdurun reşit olmayan kız çocuklarını fuhuş ağına dahil ettiği öne sürülen bir yapılanmanın kurbanı olmuş olabileceği değerlendirildi.Daha sonra bulunan ve güvenli bir ortama yerleştirilen kız çocuğuna ilişkin soruşturmanın derinleştirilmesiyle, insan kaçakçılığı faaliyetlerinde bulunduğu iddia edilen yapının başında reşit olmayan 3 şüphelinin bulunduğu tespit edildi.Şu ana kadar reşit olmayan 3 mağdur tespit edilirken, başka mağdurların da bulunduğuna işaret eden deliller bulundu.Federal Adli Polis ekipleri, 10 Haziran'da düzenledikleri operasyon kapsamında 13 adrese baskın düzenledi. Operasyonda 12 kişi gözaltına alınırken, bunlardan 4'ü sorgulanmak üzere soruşturma hakiminin karşısına çıkarıldı.Soruşturma hakimi, iki erkek ve bir kadın hakkında reşit olmayan kişileri cinsel amaçlarla yönlendirme, istismar etme ve bu faaliyetleri örgütlü şekilde düzenleme suçlamalarıyla tutuklama kararı verdi. Bir kadın şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Savcılık, soruşturmanın yeni şüpheli ve mağdurların tespit edilmesi amacıyla sürdürüldüğünü açıkladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Brüksel Haberleri — Belçika'nın başkenti Brüksel'de yürütülen, çocukların cinsel istismarı ve insan kaçakçılığı soruşturması kapsamında 12 kişi gözaltına alınırken, 3 kişi tutuklandı.Brüksel Savcılığından yapılan açıklamaya göre, 16 yaşındaki bir kız çocuğunun kaybolmasının ardından Mart 2026'da başlatılan soruşturmada, mağdurun reşit olmayan kız çocuklarını fuhuş ağına dahil ettiği öne sürülen bir yapılanmanın kurbanı olmuş olabileceği değerlendirildi.Daha sonra bulunan ve güvenli bir ortama yerleştirilen kız çocuğuna ilişkin soruşturmanın derinleştirilmesiyle, insan kaçakçılığı faaliyetlerinde bulunduğu iddia edilen yapının başında reşit olmayan 3 şüphelinin bulunduğu tespit edildi.Şu ana kadar reşit olmayan 3 mağdur tespit edilirken, başka mağdurların da bulunduğuna işaret eden deliller bulundu.Federal Adli Polis ekipleri, 10 Haziran'da düzenledikleri operasyon kapsamında 13 adrese baskın düzenledi. Operasyonda 12 kişi gözaltına alınırken, bunlardan 4'ü sorgulanmak üzere soruşturma hakiminin karşısına çıkarıldı.Soruşturma hakimi, iki erkek ve bir kadın hakkında reşit olmayan kişileri cinsel amaçlarla yönlendirme, istismar etme ve bu faaliyetleri örgütlü şekilde düzenleme suçlamalarıyla tutuklama kararı verdi. Bir kadın şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Savcılık, soruşturmanın yeni şüpheli ve mağdurların tespit edilmesi amacıyla sürdürüldüğünü açıkladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/belcika-da-cocuklarin-cinsel-istismari-ve-insan-kacakciligi-sorusturmasinda-12-kisi-gozaltina-alindi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail ordusundan, Lübnan'ın güneyindeki 3 belde için saldırı tehdidi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-ordusundan-lubnan-in-guneyindeki-3-belde-icin-saldiri-tehdidi/862283/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-ordusundan-lubnan-in-guneyindeki-3-belde-icin-saldiri-tehdidi/862283/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:33:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kudüs — İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki Sarafand, Tuffahta ve Sinay Mezrası beldeleri için tahliye uyarısı yayımlayarak saldırı tehdidinde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kudüs Haberleri — İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki Sarafand, Tuffahta ve Sinay Mezrası beldeleri için tahliye uyarısı yayımlayarak saldırı tehdidinde bulundu.İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Hizbullah'ın ateşkes anlaşmasını ihlal ettiğini iddia ederek, bu beldelerde güçlü bir şekilde harekete geçeğiz sözleriyle Lübnanlıları tehdit etti.Sarafand, Tuffahta ve Sinay Mezrası beldeleri için saldırı tehdidinde bulunan Adraee, bölge halkının bu beldeleri terk ederek Zehrani Nehri'nin kuzeyine geçmelerini istedi. Adraee, Hizbullah unsurlarının yakınında bulunanların hayatının tehlikede olacağı tehdidinde bulundu.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı.Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 711 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington'daki 4. tur görüşmelerin ardından 3 Haziran'da İsrail ve Lübnan'ın, Hizbullah'ın saldırılarını tamamen durdurması ve tüm unsurlarını Litani Nehri'nin güneyinden çekmesi şartıyla geniş kapsamlı ateşkes konusunda mutabakata vardığını duyurmuştu. Hizbullah ise şartlı ateşkesi reddettiğini açıklamıştı.Ancak duyurulan ateşkes anlaşmalarına rağmen İsrail ordusu saldırılarını sürdürüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kudüs Haberleri — İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki Sarafand, Tuffahta ve Sinay Mezrası beldeleri için tahliye uyarısı yayımlayarak saldırı tehdidinde bulundu.İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Hizbullah'ın ateşkes anlaşmasını ihlal ettiğini iddia ederek, bu beldelerde güçlü bir şekilde harekete geçeğiz sözleriyle Lübnanlıları tehdit etti.Sarafand, Tuffahta ve Sinay Mezrası beldeleri için saldırı tehdidinde bulunan Adraee, bölge halkının bu beldeleri terk ederek Zehrani Nehri'nin kuzeyine geçmelerini istedi. Adraee, Hizbullah unsurlarının yakınında bulunanların hayatının tehlikede olacağı tehdidinde bulundu.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı.Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 711 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington'daki 4. tur görüşmelerin ardından 3 Haziran'da İsrail ve Lübnan'ın, Hizbullah'ın saldırılarını tamamen durdurması ve tüm unsurlarını Litani Nehri'nin güneyinden çekmesi şartıyla geniş kapsamlı ateşkes konusunda mutabakata vardığını duyurmuştu. Hizbullah ise şartlı ateşkesi reddettiğini açıklamıştı.Ancak duyurulan ateşkes anlaşmalarına rağmen İsrail ordusu saldırılarını sürdürüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israil-ordusundan-lubnan-in-guneyindeki-3-belde-icin-saldiri-tehdidi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TCMB Başkanı Fatih Karahan, TBB 69. Genel Kurul Toplantısında konuştu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tcmb-baskani-fatih-karahan-tbb-69-genel-kurul-toplantisinda-konustu/862282/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tcmb-baskani-fatih-karahan-tbb-69-genel-kurul-toplantisinda-konustu/862282/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:33:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Bugün geldiğimiz noktada, sahip olduğumuz politika araçları, güçlü rezerv pozisyonumuz ve makroekonomik dengelenme sayesinde dezenflasyon sürecinin devamı için gerekli koşulların korunduğunu değerlendiriyoruz - Merkez Bankası olarak fiyat istikrarını ve finansal istikrarı koruyacak şekilde tüm politika araçlarımızı kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz - Bankacılık sektörünün sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde büyümesinin yolu düşük ve istikrarlı enflasyondan geçiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, fiyat istikrarını ve finansal istikrarı koruyacak şekilde tüm politika araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceklerini ifade etti.Türkiye Bankalar Birliğinin (TBB) 69. Genel Kurul Toplantısı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in katılımıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda başladı.Toplantının açılışında konuşan Karahan, bankacılık sektörünün uygulanmakta olan dezenflasyon sürecinin en önemli aktörlerinden biri olduğunu ifade etti.Küresel ekonominin son dönemde jeopolitik gelişmelerin ve artan belirsizliklerin olduğu bir süreçten geçtiğini söyleyen Karahan, Özellikle enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmalar, küresel ölçekte enflasyon görünümünü ve finansal koşulları etkileyebiliyor. Enerji fiyatlarında yukarı yönlü yaşanan baskının etkilerini ülkemizde de enflasyon ve dış denge görünümü üzerinde hissediyoruz. diye konuştu.Karahan, bugün gelinen noktada dezenflasyon sürecinin başlangıcına kıyasla daha etkili politika araçlarına, daha sağlam rezerv tamponlarına ve daha dengeli bir makroekonomik görünüme sahip olduklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:Bu nedenle, doğru politika adımlarını attığımız sürece, jeopolitik gelişmeleri dezenflasyon sürecini tersine çevirecek değil ancak hızını ve kısa vadeli görünümünü etkileyebilecek unsurlar olarak değerlendiriyoruz. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olarak temel önceliğimiz fiyat istikrarını sağlamak. Dezenflasyon sürecinin devamlılığı açısından sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de para politikası kararlarımızı şekillendirirken enflasyon görünümünü etkileyen tüm unsurları, özellikle de jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne yansımalarını dikkatle değerlendirmeye devam edeceğiz.Jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini sınırlamak amacıyla diğer kurumlarla eşgüdüm içinde proaktif adımlar attıklarını bildiren Karahan, maliye politikası tarafında eşel mobil uygulamasının petrol fiyatlarının enflasyona etkisini sınırlandırdığını dile getirdi.Karahan, TCMB olarak ise üst banttan fonlama, NDF işlemleri ve likidite senedi uygulaması gibi araçlarla finansal koşulları sıkılaştırdıklarını belirterek, 2025'in son çeyreğinden itibaren hızlanan kredi büyümelerine yönelik bir dizi sıkılaştırıcı adım attıklarını kaydetti.Söz konusu proaktif adımlar ve güçlü tamponlar sayesinde makrofinansal istikrar korunurken, dezenflasyon süreci için gerekli koşulların devam etmesinin sağlandığını ifade eden Karahan, Enerji fiyatlarındaki hızlı artış ve bu gelişmenin dolaylı etkileri sebebiyle enflasyonun ana eğiliminde nisan ayında bir artış gerçekleşti. Yılın ilk aylarındaki yükselişin ardından enerji fiyatlarının da etkisiyle nisan ayında artan enflasyonun ana eğilimi, mayıs ayında bir miktar geriledi. Bu gerilemede eşel mobil uygulaması ve attığımız adımlar etkili oldu. diye konuştu.Karahan, 2026'da daha belirgin hale gelen iç talepteki dengelenmenin önümüzdeki dönemde dezenflasyon sürecine destek vermeye devam edeceğini değerlendirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:Sıkı para politikası duruşumuzla 2024'ten itibaren cari işlemler dengesinde de belirgin bir iyileşme sağlanmıştı. Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde cari denge görünümü de makrofinansal istikrar açısından daha önemli hale geldi. Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde enerji maliyetlerindeki yükseliş dış ticaret dengesi ve cari açık üzerinde doğrudan etkili olabiliyor. Nisan ve mayıs aylarındaki veriler dış ticaret görünümünün enerji fiyatlarındaki artışa rağmen olumlu kalmaya devam ettiğini ima ediyor.Bu görünümün korunabilmesi için enflasyon beklentilerindeki bozulmanın sınırlı kalması ve cari açıkta iç talep kaynaklı ek bir baskı oluşmaması önemli. Mevcut tahminlerimiz cari açığın milli gelire oranının yıl sonunda tarihsel ortalamasının altında kalacağını ima ediyor. Özetle, yaşanan jeopolitik gelişmeler dezenflasyon süreci açısından kısa vadeli riskler yaratmış olsa da zamanlı politika adımlarımız sayesinde bu risklerin dezenflasyon sürecine etkilerini sınırladık. Sıkı para politikası duruşumuz, dengelenen iç talep, sağlıklı bir cari denge görünümü ve güçlü rezerv pozisyonumuz dezenflasyon sürecinin devamı açısından önemli bir güvence oluşturmakta.Sürdürülebilir yüksek büyümenin güçlü bir tasarruf tabanı, etkin bir finansal sistem ve uzun vadeli finansman imkanları gerektirdiğine değinen Karahan, bu unsurların sağlıklı şekilde gelişebildiği ortamın ise düşük ve istikrarlı enflasyon ortamı olduğunu söyledi.- Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarını kullanıyoruzTCMB Başkanı Karahan, geçen 25 yıla bakıldığında düşük enflasyon döneminde bankacılık sektörü büyümesinin milli gelir büyümesinin belirgin üzerinde gerçekleştiğini gördüklerini belirterek, Bankacılık sektörü aktif büyüklüğünün milli gelire oranı 2003'te yüzde 53 düzeyindeyken, enflasyonun tek haneli seviyelere gerilemesiyle bu oran 2010'da yüzde 86'ya, 2015'ten itibaren ise yüzde 100'ün üzerine çıktı. Böylece finansal sistem içerisindeki tasarruflar arttı, tasarruf araçları çeşitlendi ve yurt dışından uzun vadeli kaynak temini hızlandı. diye konuştu.Söz konusu dönemde bankaların reel ekonomiye sağladığı kredi tutarının milli gelire oranının yüzde 70'e yaklaştığını, yurt dışı piyasalardan temin edilen finansmanın milli gelire oranının yüzde 20'nin üzerine çıktığını bildiren Karahan, son yıllarda enflasyonun yükselmesinin bankacılık sektörünün milli gelire oranla küçülmesine neden olduğunu dile getirdi.Karahan, banka aktiflerinin milli gelire oranının 2024'te yüzde 73'e düşerken, enflasyonun gerilemeye başlamasıyla birlikte 2025'te dört yıl aradan sonra yeniden artmaya başladığını anlatarak, şu ifadeleri kullandı:Bankacılık sektörünün sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde büyümesinin yolu düşük ve istikrarlı enflasyondan geçiyor. Dolayısıyla dezenflasyon sürecinin devamı tüm ekonomik aktörler açısından olduğu gibi bankacılık sektörü açısından da kritik öneme sahip. Jeopolitik şokların arttığı bu dönemde fiyat istikrarı hedefine bağlı kalmamız ve bu hedef doğrultusunda kararlı bir şekilde ilerlememiz gerekiyor. Kalıcı fiyat istikrarı, daha yüksek tasarruf oranları, daha güçlü finansal derinleşme, daha uzun vadeli dış finansman imkanları ve nihayetinde daha sürdürülebilir bir büyüme zemini anlamına gelmekte.Mevcut para politikası çerçevesinin bankacılık sektörü için en önemli bileşenlerinden birinin makroihtiyati uygulamaları olduğunu vurgulayan Karahan, Makroihtiyati düzenlemeleri sıkı para politikası duruşunu destekleyici bir araç olarak aktif bir şekilde kullanıyoruz. dedi.Karahan, son yıllarda yaşanan şokların fiyat istikrarının sağlanmasında yalnızca politika faizinin değil, diğer birçok ülkede olduğu gibi makroihtiyati araçların tamamlayıcı rol üstlenebildiğini gösterdiğini belirterek, makroihtiyati araç setini para politikasını ikame eden bir noktadan tamamlayıcı bir hale getirmek için süreç içerisinde çeşitli sadeleştirmeler yaptıklarını söyledi.KKM ile menkul kıymet tesisi düzenlemelerini uygulamadan kaldırdıklarını ve bankacılık sektörü üzerindeki zorunlu karşılık maliyetlerini önemli ölçüde düşürdüklerini kaydeden Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü:TL mevduat payı, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati araç setini sıkı parasal duruşumuzu desteklemek üzere uygulamaya devam ediyoruz. TL mevduat payını artırmayı hedefleyen düzenlemeleri finansal koşullara göre revize ederek uyguluyoruz. Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarını kullanıyoruz. Son dönem jeopolitik gelişmeler sonrasında olduğu gibi aktif likidite yönetimi politikamız ile parasal aktarım mekanizmasını güçlendiriyoruz. Fiyat istikrarının tesisi ile birlikte bu düzenlemelerin bankaların bilanço yönetimi üzerindeki etkisinin azalmasını ve uygulamaların makrofinansal istikrarı koruyan bir nitelikte kullanılmalarını öngörüyoruz.- Küresel oynaklığın arttığı dönemlerde piyasalarımızın sağlıklı işleyişinin devam ettiğini görüyoruzFatih Karahan, 2025'in ikinci yarısından itibaren belirgin şekilde hızlanan kredi büyümesinin son dönemde alınan tedbirlerin etkisiyle daha dengeli bir patikaya yöneldiğini aktararak, toplam kredi büyümesinin yüzde 35'li seviyelerden yüzde 26'ya gerilerken, TL ticari ve bireysel kredi büyümeleri de yüzde 50'li seviyelerden yüzde 40'ın altına indiği bilgisini verdi.Bireysel kredilerde kompozisyonun daha dengeli hale geldiğini söyleyen Karahan, İhtiyaç kredisi ve kredi kartı büyümeleri yavaşlarken, konut kredilerinin payı artıyor. Türk lirası mevduat tarafında da olumlu bir görünüm söz konusu. Küresel belirsizliklerin ve kıymetli maden fiyatlarındaki oynaklığın arttığı dönemlerde dahi yurt içi yerleşiklerin Türk lirası tercihinin büyük ölçüde korunduğunu görüyoruz. diye konuştu.Karahan, nisandan itibaren Türk lirası mevduat payının yeniden yüzde 60'ın üzerine yükselirken, son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmeler sırasında yerleşiklerin Türk lirası talebinin güçlü seyrini sürdürdüğünü kaydederek, Finansal piyasalar açısından baktığımızda ise küresel oynaklığın arttığı dönemlerde piyasalarımızın sağlıklı işleyişinin devam ettiğini görüyoruz. Bu süreçte geçmişte yurt dışı fonlama yapısında kısa vadeli oynaklıkları azaltmak amacıyla devreye aldığımız araçlar, finansal istikrarın korunmasına önemli katkı sağladı. Nitekim, yurt dışı finansman tarafında olumlu görünüm devam ediyor. Uzun vadeli dış kaynak girişlerinin devam etmesi bankacılık sektörünün dayanıklılığını teyit ediyor. ifadelerini kullandı.Son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin küresel ekonomi ve finansal piyasalar açısından önemli belirsizliklere neden olduğunu dile getiren Karahan, Bugün geldiğimiz noktada, sahip olduğumuz politika araçları, güçlü rezerv pozisyonumuz ve makroekonomik dengelenme sayesinde dezenflasyon sürecinin devamı için gerekli koşulların korunduğunu değerlendiriyoruz. Merkez Bankası olarak fiyat istikrarını ve finansal istikrarı koruyacak şekilde tüm politika araçlarımızı kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz. diye konuştu.Karahan, güçlü bankacılık sektörü ile düşük ve istikrarlı enflasyonun birbirini besleyen iki unsur olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:Kalıcı fiyat istikrarı, daha yüksek tasarruf oranları, daha derin ve etkin bir finansal sistem, uzun vadeli dış finansman imkanları ve sürdürülebilir bir büyüme zemini anlamına gelmektedir. Son yıllarda farklı kaynaklardan gelen şoklara rağmen bankacılık sektörümüz güçlü sermaye yapısı, yüksek likiditesi ve sağlam bilançosu ile dayanıklılığını ortaya koymuştur. Dezenflasyon sürecinin başarıya ulaşmasıyla birlikte bankacılık sektörünün ülkemizin büyüme potansiyeline ve finansal derinleşmesine daha güçlü katkılar sunacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de bankacılık sektörünün temsilcileriyle yakın diyalog içerisinde çalışmaya devam edeceğiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, fiyat istikrarını ve finansal istikrarı koruyacak şekilde tüm politika araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edeceklerini ifade etti.Türkiye Bankalar Birliğinin (TBB) 69. Genel Kurul Toplantısı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in katılımıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda başladı.Toplantının açılışında konuşan Karahan, bankacılık sektörünün uygulanmakta olan dezenflasyon sürecinin en önemli aktörlerinden biri olduğunu ifade etti.Küresel ekonominin son dönemde jeopolitik gelişmelerin ve artan belirsizliklerin olduğu bir süreçten geçtiğini söyleyen Karahan, Özellikle enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmalar, küresel ölçekte enflasyon görünümünü ve finansal koşulları etkileyebiliyor. Enerji fiyatlarında yukarı yönlü yaşanan baskının etkilerini ülkemizde de enflasyon ve dış denge görünümü üzerinde hissediyoruz. diye konuştu.Karahan, bugün gelinen noktada dezenflasyon sürecinin başlangıcına kıyasla daha etkili politika araçlarına, daha sağlam rezerv tamponlarına ve daha dengeli bir makroekonomik görünüme sahip olduklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:Bu nedenle, doğru politika adımlarını attığımız sürece, jeopolitik gelişmeleri dezenflasyon sürecini tersine çevirecek değil ancak hızını ve kısa vadeli görünümünü etkileyebilecek unsurlar olarak değerlendiriyoruz. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olarak temel önceliğimiz fiyat istikrarını sağlamak. Dezenflasyon sürecinin devamlılığı açısından sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de para politikası kararlarımızı şekillendirirken enflasyon görünümünü etkileyen tüm unsurları, özellikle de jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne yansımalarını dikkatle değerlendirmeye devam edeceğiz.Jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini sınırlamak amacıyla diğer kurumlarla eşgüdüm içinde proaktif adımlar attıklarını bildiren Karahan, maliye politikası tarafında eşel mobil uygulamasının petrol fiyatlarının enflasyona etkisini sınırlandırdığını dile getirdi.Karahan, TCMB olarak ise üst banttan fonlama, NDF işlemleri ve likidite senedi uygulaması gibi araçlarla finansal koşulları sıkılaştırdıklarını belirterek, 2025'in son çeyreğinden itibaren hızlanan kredi büyümelerine yönelik bir dizi sıkılaştırıcı adım attıklarını kaydetti.Söz konusu proaktif adımlar ve güçlü tamponlar sayesinde makrofinansal istikrar korunurken, dezenflasyon süreci için gerekli koşulların devam etmesinin sağlandığını ifade eden Karahan, Enerji fiyatlarındaki hızlı artış ve bu gelişmenin dolaylı etkileri sebebiyle enflasyonun ana eğiliminde nisan ayında bir artış gerçekleşti. Yılın ilk aylarındaki yükselişin ardından enerji fiyatlarının da etkisiyle nisan ayında artan enflasyonun ana eğilimi, mayıs ayında bir miktar geriledi. Bu gerilemede eşel mobil uygulaması ve attığımız adımlar etkili oldu. diye konuştu.Karahan, 2026'da daha belirgin hale gelen iç talepteki dengelenmenin önümüzdeki dönemde dezenflasyon sürecine destek vermeye devam edeceğini değerlendirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:Sıkı para politikası duruşumuzla 2024'ten itibaren cari işlemler dengesinde de belirgin bir iyileşme sağlanmıştı. Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde cari denge görünümü de makrofinansal istikrar açısından daha önemli hale geldi. Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde enerji maliyetlerindeki yükseliş dış ticaret dengesi ve cari açık üzerinde doğrudan etkili olabiliyor. Nisan ve mayıs aylarındaki veriler dış ticaret görünümünün enerji fiyatlarındaki artışa rağmen olumlu kalmaya devam ettiğini ima ediyor.Bu görünümün korunabilmesi için enflasyon beklentilerindeki bozulmanın sınırlı kalması ve cari açıkta iç talep kaynaklı ek bir baskı oluşmaması önemli. Mevcut tahminlerimiz cari açığın milli gelire oranının yıl sonunda tarihsel ortalamasının altında kalacağını ima ediyor. Özetle, yaşanan jeopolitik gelişmeler dezenflasyon süreci açısından kısa vadeli riskler yaratmış olsa da zamanlı politika adımlarımız sayesinde bu risklerin dezenflasyon sürecine etkilerini sınırladık. Sıkı para politikası duruşumuz, dengelenen iç talep, sağlıklı bir cari denge görünümü ve güçlü rezerv pozisyonumuz dezenflasyon sürecinin devamı açısından önemli bir güvence oluşturmakta.Sürdürülebilir yüksek büyümenin güçlü bir tasarruf tabanı, etkin bir finansal sistem ve uzun vadeli finansman imkanları gerektirdiğine değinen Karahan, bu unsurların sağlıklı şekilde gelişebildiği ortamın ise düşük ve istikrarlı enflasyon ortamı olduğunu söyledi.- Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarını kullanıyoruzTCMB Başkanı Karahan, geçen 25 yıla bakıldığında düşük enflasyon döneminde bankacılık sektörü büyümesinin milli gelir büyümesinin belirgin üzerinde gerçekleştiğini gördüklerini belirterek, Bankacılık sektörü aktif büyüklüğünün milli gelire oranı 2003'te yüzde 53 düzeyindeyken, enflasyonun tek haneli seviyelere gerilemesiyle bu oran 2010'da yüzde 86'ya, 2015'ten itibaren ise yüzde 100'ün üzerine çıktı. Böylece finansal sistem içerisindeki tasarruflar arttı, tasarruf araçları çeşitlendi ve yurt dışından uzun vadeli kaynak temini hızlandı. diye konuştu.Söz konusu dönemde bankaların reel ekonomiye sağladığı kredi tutarının milli gelire oranının yüzde 70'e yaklaştığını, yurt dışı piyasalardan temin edilen finansmanın milli gelire oranının yüzde 20'nin üzerine çıktığını bildiren Karahan, son yıllarda enflasyonun yükselmesinin bankacılık sektörünün milli gelire oranla küçülmesine neden olduğunu dile getirdi.Karahan, banka aktiflerinin milli gelire oranının 2024'te yüzde 73'e düşerken, enflasyonun gerilemeye başlamasıyla birlikte 2025'te dört yıl aradan sonra yeniden artmaya başladığını anlatarak, şu ifadeleri kullandı:Bankacılık sektörünün sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde büyümesinin yolu düşük ve istikrarlı enflasyondan geçiyor. Dolayısıyla dezenflasyon sürecinin devamı tüm ekonomik aktörler açısından olduğu gibi bankacılık sektörü açısından da kritik öneme sahip. Jeopolitik şokların arttığı bu dönemde fiyat istikrarı hedefine bağlı kalmamız ve bu hedef doğrultusunda kararlı bir şekilde ilerlememiz gerekiyor. Kalıcı fiyat istikrarı, daha yüksek tasarruf oranları, daha güçlü finansal derinleşme, daha uzun vadeli dış finansman imkanları ve nihayetinde daha sürdürülebilir bir büyüme zemini anlamına gelmekte.Mevcut para politikası çerçevesinin bankacılık sektörü için en önemli bileşenlerinden birinin makroihtiyati uygulamaları olduğunu vurgulayan Karahan, Makroihtiyati düzenlemeleri sıkı para politikası duruşunu destekleyici bir araç olarak aktif bir şekilde kullanıyoruz. dedi.Karahan, son yıllarda yaşanan şokların fiyat istikrarının sağlanmasında yalnızca politika faizinin değil, diğer birçok ülkede olduğu gibi makroihtiyati araçların tamamlayıcı rol üstlenebildiğini gösterdiğini belirterek, makroihtiyati araç setini para politikasını ikame eden bir noktadan tamamlayıcı bir hale getirmek için süreç içerisinde çeşitli sadeleştirmeler yaptıklarını söyledi.KKM ile menkul kıymet tesisi düzenlemelerini uygulamadan kaldırdıklarını ve bankacılık sektörü üzerindeki zorunlu karşılık maliyetlerini önemli ölçüde düşürdüklerini kaydeden Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü:TL mevduat payı, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati araç setini sıkı parasal duruşumuzu desteklemek üzere uygulamaya devam ediyoruz. TL mevduat payını artırmayı hedefleyen düzenlemeleri finansal koşullara göre revize ederek uyguluyoruz. Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarını kullanıyoruz. Son dönem jeopolitik gelişmeler sonrasında olduğu gibi aktif likidite yönetimi politikamız ile parasal aktarım mekanizmasını güçlendiriyoruz. Fiyat istikrarının tesisi ile birlikte bu düzenlemelerin bankaların bilanço yönetimi üzerindeki etkisinin azalmasını ve uygulamaların makrofinansal istikrarı koruyan bir nitelikte kullanılmalarını öngörüyoruz.- Küresel oynaklığın arttığı dönemlerde piyasalarımızın sağlıklı işleyişinin devam ettiğini görüyoruzFatih Karahan, 2025'in ikinci yarısından itibaren belirgin şekilde hızlanan kredi büyümesinin son dönemde alınan tedbirlerin etkisiyle daha dengeli bir patikaya yöneldiğini aktararak, toplam kredi büyümesinin yüzde 35'li seviyelerden yüzde 26'ya gerilerken, TL ticari ve bireysel kredi büyümeleri de yüzde 50'li seviyelerden yüzde 40'ın altına indiği bilgisini verdi.Bireysel kredilerde kompozisyonun daha dengeli hale geldiğini söyleyen Karahan, İhtiyaç kredisi ve kredi kartı büyümeleri yavaşlarken, konut kredilerinin payı artıyor. Türk lirası mevduat tarafında da olumlu bir görünüm söz konusu. Küresel belirsizliklerin ve kıymetli maden fiyatlarındaki oynaklığın arttığı dönemlerde dahi yurt içi yerleşiklerin Türk lirası tercihinin büyük ölçüde korunduğunu görüyoruz. diye konuştu.Karahan, nisandan itibaren Türk lirası mevduat payının yeniden yüzde 60'ın üzerine yükselirken, son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmeler sırasında yerleşiklerin Türk lirası talebinin güçlü seyrini sürdürdüğünü kaydederek, Finansal piyasalar açısından baktığımızda ise küresel oynaklığın arttığı dönemlerde piyasalarımızın sağlıklı işleyişinin devam ettiğini görüyoruz. Bu süreçte geçmişte yurt dışı fonlama yapısında kısa vadeli oynaklıkları azaltmak amacıyla devreye aldığımız araçlar, finansal istikrarın korunmasına önemli katkı sağladı. Nitekim, yurt dışı finansman tarafında olumlu görünüm devam ediyor. Uzun vadeli dış kaynak girişlerinin devam etmesi bankacılık sektörünün dayanıklılığını teyit ediyor. ifadelerini kullandı.Son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin küresel ekonomi ve finansal piyasalar açısından önemli belirsizliklere neden olduğunu dile getiren Karahan, Bugün geldiğimiz noktada, sahip olduğumuz politika araçları, güçlü rezerv pozisyonumuz ve makroekonomik dengelenme sayesinde dezenflasyon sürecinin devamı için gerekli koşulların korunduğunu değerlendiriyoruz. Merkez Bankası olarak fiyat istikrarını ve finansal istikrarı koruyacak şekilde tüm politika araçlarımızı kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz. diye konuştu.Karahan, güçlü bankacılık sektörü ile düşük ve istikrarlı enflasyonun birbirini besleyen iki unsur olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:Kalıcı fiyat istikrarı, daha yüksek tasarruf oranları, daha derin ve etkin bir finansal sistem, uzun vadeli dış finansman imkanları ve sürdürülebilir bir büyüme zemini anlamına gelmektedir. Son yıllarda farklı kaynaklardan gelen şoklara rağmen bankacılık sektörümüz güçlü sermaye yapısı, yüksek likiditesi ve sağlam bilançosu ile dayanıklılığını ortaya koymuştur. Dezenflasyon sürecinin başarıya ulaşmasıyla birlikte bankacılık sektörünün ülkemizin büyüme potansiyeline ve finansal derinleşmesine daha güçlü katkılar sunacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de bankacılık sektörünün temsilcileriyle yakın diyalog içerisinde çalışmaya devam edeceğiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Artvin'deki atıl tünelde üretilen istiridye mantarının bu yılki hasadı yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/artvin-deki-atil-tunelde-uretilen-istiridye-mantarinin-bu-yilki-hasadi-yapildi/862281/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/artvin-deki-atil-tunelde-uretilen-istiridye-mantarinin-bu-yilki-hasadi-yapildi/862281/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:33:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Artvin — Artvin'de istiridye mantarı üretimi yapılan tünelde bu yılın ilk hasadı gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Artvin Haberleri — Artvin'de istiridye mantarı üretimi yapılan tünelde bu yılın ilk hasadı gerçekleştirildi.Artvin-Yusufeli kara yolunun Zeytinlik köyü mevkisinde heyelanlar nedeniyle trafik güvenliği için güzergahın değiştirilmesinin ardından 2020 yılında atıl kalan tünelde, 2021'den itibaren Artvin İli Mantar Üreticileri Birliğince istiridye mantarı üretimi devam ediyor.Tesiste incelemelerde bulunarak çalışmalar hakkında bilgi alan Vali Turan Ergün, istiridye mantarında yılın ilk hasadını yaptı.Vali Ergün, yaptığı açıklamada, kentte mantar üretiminin her geçen yıl geliştiğini, tesisin Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının (DOKAP) mali desteğiyle hayata geçirildiğini söyledi.Tüneldeki tesiste ilk etapta seralarda üretilen mantarların kurutulması ve paketlenmesine yönelik faaliyetlerin yürütüldüğünü belirten Ergün, tünelin 150 metrelik bölümünde üretim tesislerinin bulunduğunu dile getirdi.Ergün, kentteki seralarda yıllık yaklaşık 160 ton mantar üretildiğini ifade ederek, tünelin tam kapasiteyle çalışması halinde Artvin'in toplam mantar üretim kapasitesinin yılda 350 tona yaklaşacağını aktardı.Tünelin en önemli avantajının enerji maliyetlerini düşürmesi olduğunu vurgulayan Ergün, Burada sıcaklık yaz ve kış çok dar bir aralıkta değişiyor. Bu nedenle kışın ısıtma, yazın ise soğutma ihtiyacı önemli ölçüde azalıyor. Yapılan tespitlere göre yaklaşık yüzde 80 elektrik tasarrufu sağlanıyor. dedi.Ergün, ilerleyen dönemlerde kapasiteyi artırmayı planladıklarını ifade ederek, Burayı tam kapasiteye ulaştırdıktan sonra DOKAP'ın da desteğiyle hayata geçireceğimiz yeni projeler kapsamında tünelin tamamını mantar üretim tesisine dönüştürmeyi, seraları buraya taşımayı ve mantarı Artvin tarımında katma değer oluşturan önemli bir ürün haline getirmeyi hedefliyoruz. diye konuştu.DOKAP Başkanı Hakan Gültekin ise atıl alanların üretime kazandırılmasının önemli olduğunu, kurum olarak üretim ve istihdam odaklı projeleri desteklediklerini belirtti.Mantar üretim tesisinin sürdürülebilir ve nitelikli bir yatırım olduğunu, bu nedenle projeye destek verdiklerinin altını çizen Gültekin, İlk etapta kompost, daha sonra da kapasitenin artırımıyla ilgili desteğimiz oldu. İnşallah bundan sonra da biz bu ürünün hem kurutulması hem kapasitenin artırılmasıyla ilgili yine gelecek projeleri değerlendirip desteğimize devam edeceğiz. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Artvin Haberleri — Artvin'de istiridye mantarı üretimi yapılan tünelde bu yılın ilk hasadı gerçekleştirildi.Artvin-Yusufeli kara yolunun Zeytinlik köyü mevkisinde heyelanlar nedeniyle trafik güvenliği için güzergahın değiştirilmesinin ardından 2020 yılında atıl kalan tünelde, 2021'den itibaren Artvin İli Mantar Üreticileri Birliğince istiridye mantarı üretimi devam ediyor.Tesiste incelemelerde bulunarak çalışmalar hakkında bilgi alan Vali Turan Ergün, istiridye mantarında yılın ilk hasadını yaptı.Vali Ergün, yaptığı açıklamada, kentte mantar üretiminin her geçen yıl geliştiğini, tesisin Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının (DOKAP) mali desteğiyle hayata geçirildiğini söyledi.Tüneldeki tesiste ilk etapta seralarda üretilen mantarların kurutulması ve paketlenmesine yönelik faaliyetlerin yürütüldüğünü belirten Ergün, tünelin 150 metrelik bölümünde üretim tesislerinin bulunduğunu dile getirdi.Ergün, kentteki seralarda yıllık yaklaşık 160 ton mantar üretildiğini ifade ederek, tünelin tam kapasiteyle çalışması halinde Artvin'in toplam mantar üretim kapasitesinin yılda 350 tona yaklaşacağını aktardı.Tünelin en önemli avantajının enerji maliyetlerini düşürmesi olduğunu vurgulayan Ergün, Burada sıcaklık yaz ve kış çok dar bir aralıkta değişiyor. Bu nedenle kışın ısıtma, yazın ise soğutma ihtiyacı önemli ölçüde azalıyor. Yapılan tespitlere göre yaklaşık yüzde 80 elektrik tasarrufu sağlanıyor. dedi.Ergün, ilerleyen dönemlerde kapasiteyi artırmayı planladıklarını ifade ederek, Burayı tam kapasiteye ulaştırdıktan sonra DOKAP'ın da desteğiyle hayata geçireceğimiz yeni projeler kapsamında tünelin tamamını mantar üretim tesisine dönüştürmeyi, seraları buraya taşımayı ve mantarı Artvin tarımında katma değer oluşturan önemli bir ürün haline getirmeyi hedefliyoruz. diye konuştu.DOKAP Başkanı Hakan Gültekin ise atıl alanların üretime kazandırılmasının önemli olduğunu, kurum olarak üretim ve istihdam odaklı projeleri desteklediklerini belirtti.Mantar üretim tesisinin sürdürülebilir ve nitelikli bir yatırım olduğunu, bu nedenle projeye destek verdiklerinin altını çizen Gültekin, İlk etapta kompost, daha sonra da kapasitenin artırımıyla ilgili desteğimiz oldu. İnşallah bundan sonra da biz bu ürünün hem kurutulması hem kapasitenin artırılmasıyla ilgili yine gelecek projeleri değerlendirip desteğimize devam edeceğiz. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/artvin-deki-atil-tunelde-uretilen-istiridye-mantarinin-bu-yilki-hasadi-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fransa'nın Lyon şehrinde yangın nedeniyle demir yolu trafiği aksadı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fransa-nin-lyon-sehrinde-yangin-nedeniyle-demir-yolu-trafigi-aksadi/862280/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fransa-nin-lyon-sehrinde-yangin-nedeniyle-demir-yolu-trafigi-aksadi/862280/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:30:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Fransa'nın Lyon şehrinde tren istasyonu yakınlarında çıkan yangın nedeniyle demir yolu trafiği aksadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Fransa'nın Lyon şehrinde tren istasyonu yakınlarında çıkan yangın nedeniyle demir yolu trafiği aksadı.Yerel basında yer alan haberlere göre, Lyon'daki tren garının Part-Dieu istasyonu yakınlarında çıkan yangın tren seferlerinde aksama ve gecikmelere neden oldu.Yangın nedeniyle yüksek hızlı tren seferlerinde iptaller yaşanırken, bazı yolcular istasyona ulaşmadan trenlerden inmek zorunda kaldı.Lyon'dan Marsilya, Montpellier, Brüksel, Paris ve Grenoble istikametinde hareket eden trenlerde de 45 dakikaya varan gecikmeler yaşandı.Fransa ulusal demiryolu şirketi SNCF'den yapılan açıklamada yangının altyapı hizmetlerinde yaşanan bir sorundan kaynaklandığı ve onarım çalışmalarının sürdüğü belirtildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Fransa'nın Lyon şehrinde tren istasyonu yakınlarında çıkan yangın nedeniyle demir yolu trafiği aksadı.Yerel basında yer alan haberlere göre, Lyon'daki tren garının Part-Dieu istasyonu yakınlarında çıkan yangın tren seferlerinde aksama ve gecikmelere neden oldu.Yangın nedeniyle yüksek hızlı tren seferlerinde iptaller yaşanırken, bazı yolcular istasyona ulaşmadan trenlerden inmek zorunda kaldı.Lyon'dan Marsilya, Montpellier, Brüksel, Paris ve Grenoble istikametinde hareket eden trenlerde de 45 dakikaya varan gecikmeler yaşandı.Fransa ulusal demiryolu şirketi SNCF'den yapılan açıklamada yangının altyapı hizmetlerinde yaşanan bir sorundan kaynaklandığı ve onarım çalışmalarının sürdüğü belirtildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/fransa-nin-lyon-sehrinde-yangin-nedeniyle-demir-yolu-trafigi-aksadi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yunanistan Dışişleri Bakanı Yerapetritis, Sırbistan'ın AB üyeliğini desteklediklerini belirtti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yunanistan-disisleri-bakani-yerapetritis-sirbistan-in-ab-uyeligini-desteklediklerini-belirtti/862279/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yunanistan-disisleri-bakani-yerapetritis-sirbistan-in-ab-uyeligini-desteklediklerini-belirtti/862279/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:30:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, ülkesinin Sırbistan'ın Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecini desteklediğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, ülkesinin Sırbistan'ın Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecini desteklediğini söyledi.Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da resmi temaslarda bulunan Yerapetritis, Sırp mevkidaşı Marko Djuric ile ortak basın toplantısında konuştu.Sırbistan ile işbirliği ve diyaloğun güçlü bir şekilde devam edeceğini belirten Yerapetritis, Yunanistan, istikrar ve refahı için Sırbistan'ın AB üyelik sürecini destekliyor. Genişlemenin, AB'nin önceliği olması gerektiğine inanıyoruz. dedi.Yerapetritis, ülkesinin AB arabuluculuğunda yürütülen Belgrad-Priştine Diyalog Süreci'ne de destek verdiğini, mevkidaşı Djuric ile Orta Doğu'daki gelişmeleri ele aldıklarını ifade etti.Lübnan'ın güneyinde görev yapan BM Lübnan Geçici Barış Gücü'ne (UNIFIL) yönelik saldırıda hayatını kaybeden Sırp asker için başsağlığı dileklerini ilettiğini söyleyen Yerapetritis, Yaşananları kınıyor ve diplomatik çözüm vurgumuzu yineliyoruz. diye konuştu.Yerapetritis, Batı Balkanlar'ın olmadığı bir Avrupa'nın düşünülemeyeceğini de sözlerine ekledi.Sırp Bakan Djuric ise Yunanistan'a AB üyelik sürecinde Sırbistan'a verdiği destek için teşekkür ederek, Dış ticaret hacmimiz son 12 ayda 2,2 milyar avroyu geçti. Ekonomik ilişkilerimiz de oldukça iyi. Sırp turistlerin en çok tercih ettiği ülkelerden birisi Yunanistan. dedi.Sırbistan'ın Belgrad-Priştine Diyalog Süreci'ne bağlı olduğunu ancak Sırp halkının çıkarları için de mücadele edeceğini aktaran Djuric, Yunanistan ile özel bir dostlukları olduğunu dile getirdi.Ayrıca Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Yerapetritis ile görüşmesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, iki ülke arasındaki işbirliğinin güçlü bir şekilde devam edeceğini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, ülkesinin Sırbistan'ın Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecini desteklediğini söyledi.Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da resmi temaslarda bulunan Yerapetritis, Sırp mevkidaşı Marko Djuric ile ortak basın toplantısında konuştu.Sırbistan ile işbirliği ve diyaloğun güçlü bir şekilde devam edeceğini belirten Yerapetritis, Yunanistan, istikrar ve refahı için Sırbistan'ın AB üyelik sürecini destekliyor. Genişlemenin, AB'nin önceliği olması gerektiğine inanıyoruz. dedi.Yerapetritis, ülkesinin AB arabuluculuğunda yürütülen Belgrad-Priştine Diyalog Süreci'ne de destek verdiğini, mevkidaşı Djuric ile Orta Doğu'daki gelişmeleri ele aldıklarını ifade etti.Lübnan'ın güneyinde görev yapan BM Lübnan Geçici Barış Gücü'ne (UNIFIL) yönelik saldırıda hayatını kaybeden Sırp asker için başsağlığı dileklerini ilettiğini söyleyen Yerapetritis, Yaşananları kınıyor ve diplomatik çözüm vurgumuzu yineliyoruz. diye konuştu.Yerapetritis, Batı Balkanlar'ın olmadığı bir Avrupa'nın düşünülemeyeceğini de sözlerine ekledi.Sırp Bakan Djuric ise Yunanistan'a AB üyelik sürecinde Sırbistan'a verdiği destek için teşekkür ederek, Dış ticaret hacmimiz son 12 ayda 2,2 milyar avroyu geçti. Ekonomik ilişkilerimiz de oldukça iyi. Sırp turistlerin en çok tercih ettiği ülkelerden birisi Yunanistan. dedi.Sırbistan'ın Belgrad-Priştine Diyalog Süreci'ne bağlı olduğunu ancak Sırp halkının çıkarları için de mücadele edeceğini aktaran Djuric, Yunanistan ile özel bir dostlukları olduğunu dile getirdi.Ayrıca Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Yerapetritis ile görüşmesinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, iki ülke arasındaki işbirliğinin güçlü bir şekilde devam edeceğini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/yunanistan-disisleri-bakani-yerapetritis-sirbistan-in-ab-uyeligini-desteklediklerini-belirtti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, TBB Genel Kurulunda konuştu: (1)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-tbb-genel-kurulunda-konustu-1/862278/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-tbb-genel-kurulunda-konustu-1/862278/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:30:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Şoklara rağmen önemli olan ilerlemedir. Bizim için önemli olan gidişatın yönüdür. O anlamda baktığınız zaman birkaç aylık gecikmeyle dezenflasyon süreci tekrar devam edecek ve yoluna girecektir - Enflasyonun kalıcı bir şekilde tek haneye indirilmesi için maliye politikası ve yapısal reform ayağıyla en güçlü desteği vermeye, bunları önceliklendirmeye devam edeceğiz - Mali disipline ilişkin bugün itibarıyla bir endişe yok. Deprem yaralarını sarıyoruz ve deprem harcamalarına rağmen mali disiplini bize benzer ülkelere göre çok güçlü bir şekilde tesis ettik - Yılı yüzde 3 veya altında cari açıkla kapatabiliriz. En büyük kırılganlık olarak görülen bu alanı bugün çok rahat yönetilebilir görüyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyonun kalıcı şekilde tek haneye indirilmesi için maliye politikası ve yapısal reform ayağıyla en güçlü desteği vermeye devam edeceklerini belirterek, Şoklara rağmen önemli olan ilerlemedir. Bizim için önemli olan gidişatın yönüdür. O anlamda baktığınız zaman birkaç aylık gecikmeyle dezenflasyon süreci tekrar devam edecek ve yoluna girecektir. dedi.Şimşek, İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda düzenlenen Türkiye Bankalar Birliği (TBB) 69. Genel Kurul Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, son yıllarda hem bankacılık sektörünün hem de Türk ekonomisinin çoklu şoklara karşı dirençli olduğunu ispat ettiğini söyledi.Son 3 yıldır uyguladıkları program sayesinde sağlıklı politikaların uygulanmasının yanında tamponlar inşa ettiklerini, bunun tesadüf olmadığını dile getiren Şimşek, Fiyat istikrarının sağlanması bizim için çok önemli. Çünkü nihai hedefimiz, sürdürülebilir yüksek büyüme ve bu büyümeyi daha adil bir şekilde dağıtmamızdır. Yani daha adil gelir dağılımı bizim nihai hedefimiz. Bu hedefe ulaşmada fiyat istikrarı en kritik bileşendir. diye konuştu.Politika önceliklerinde, yaşanan gelişmelere göre bir değişim olmadığının altını çizen Şimşek, Fiyat istikrarı programın esasını oluşturuyor. Bunu destekleyecek mali disiplinin sürdürülmesinde epey mesafe katettik. Mali disipline ilişkin bugün itibarıyla bir endişe yok. Deprem yaralarını sarıyoruz ve deprem harcamalarına rağmen mali disiplini bize benzer ülkelere göre çok güçlü bir şekilde tesis ettik. Şimdi bunun devamı önemli. ifadelerini kullandı.Şimşek, cari açığın Türkiye için Osmanlı'dan beri kırılganlık kaynağı olduğunu kaydederek, son yıllarda yapısal olarak cari açıkta iyileşme yaşandığını, bunun konjonktürel değil yapısal olduğunu, altın hariç bakıldığında bu yapısal iyileşmenin daha net görüldüğünü söyledi.Fiyat istikrarının kalıcı olarak sağlanması, mali disiplinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir cari dengenin tesis edilmesinde en kritik unsurun yapısal dönüşüm olduğunu vurgulayan Şimşek, bu alandaki değerlendirmelerini de paylaştı.Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve AK Parti hükümetinin önceliklerinin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat olduğunu belirterek, yapısal dönüşümün odağında bu 4 amacın olduğunu bildirdi.- Birkaç aylık gecikmeyle dezenflasyon süreci devam edecekBakan Şimşek, şokların dünyanın yeni normali haline geldiğine değinerek, fiyat istikrarına yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:Enflasyonun kalıcı bir şekilde tek haneye indirilmesi için maliye politikası ve yapısal reform ayağıyla en güçlü desteği vermeye, bunları önceliklendirmeye devam edeceğiz. İnanıyorum ki biraz gecikse de bunu başaracağız. Şoklar dönem dönem gecikmelere sebep olabilir. Bu şoklar bizim kontrolümüzde değil. Bunlar elbette bir bahane de değil. Bu şoklara rağmen önemli olan ilerlemedir. Ben hep altını çizmişimdir. Mükemmeliyetçilik ilerlemenin önündeki en büyük engeldir. Bizim için önemli olan gidişatın yönüdür. O anlamda baktığınız zaman birkaç aylık gecikmeyle dezenflasyon süreci tekrar devam edecek ve yoluna girecektir.Şimşek, AK Parti hükümetlerinin en önemli başarısının ekonomide bütçe disiplini olduğunu kaydederek, 2002 öncesinde oldukça yüksek seyreden bütçe açığı oranının AK Parti döneminde ortalama yüzde 3 civarında olduğunu söyledi.- Makro finansal istikrar ve programın sonuçları açısından endişeye mahal yokHazine ve Maliye Bakanı Şimşek, geçen yıl bütçe açığının deprem kaynaklı yüksek harcamalara rağmen milli gelirin yüzde 3'ünün altına gerilemesinin, Türkiye ekonomisinin güçlü yönünü ortaya koyduğunu belirtti.ABD/İsrail-İran savaşı sonrasında enerji fiyatlarında yaşanan sert artışın vatandaşlara yansımaması için eşel mobil sistemini devreye aldıklarını ifade eden Şimşek, bunun bütçede oluşturulan mali alan sayesinde mümkün olduğunu vurguladı.Şimşek, Son 3 ayda akaryakıtta ÖTV'yi neredeyse sıfırlamamıza rağmen bu sene bütçe açığı hedeflerini tutturacağız. Bu konuda bir endişeniz olmasın. Milli gelire oranla yüzde 3,5 bütçe açığı hedefimiz var. Çok büyük ihtimalle, eşel mobile rağmen, bundan daha iyi bir performansı ortaya koyacağız. Yani eşel mobil olmasa hedeflerin çok ötesinde bir başarı söz konusu olacaktı. Bu niye önemli? Çünkü şoklara karşı mali alan inşa ediyoruz. şeklinde konuştu.Uzun vadede cari açığın milli gelire ortalamasının yüzde 3,3 olduğunu anımsatan Şimşek, Yılı yüzde 3 veya altında cari açıkla kapatabiliriz. En büyük kırılganlık olarak görülen bu alanı bugün çok rahat yönetilebilir görüyorum. Bu nedenle makro finansal istikrar ve programın sonuçları açısından endişeye mahal yok. dedi.Şimşek, 2026 başından bu yana yıllıklandırılmış olarak bakıldığında dış ticaret açığında ciddi bir bozulma olmadığının altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:Doğru politika tepkisini veriyoruz. Büyük petrol şokuna rağmen, aralık ayından bu yana yıllık dış ticaret açığındaki bozulma 1,5 milyar doların altında kaldı. Daha da önemlisi, turizmde ve diğer kritik alanlarda ciddi bir bozulma yaşanmadı. Şokun ardından çeşitli endişeler vardı ancak bu endişelerin gerçekleşmediğini gördük. Bu durum reel sektörümüzün, ihracatçılarımızın, bankacılık sistemimizin aslında bu gibi şoklara karşı doğru tepkiyi verme yeteneğine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Yani hem uygulanan politika boyutuyla hem de bütün aktörler boyutuyla doğru tepkiyi verdik.- (Rezervlerde) Endişeye mahal yokBakan Şimşek, Türkiye'nin yıllık brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranla uzun vadeli ortalamasının yüzde 20 olduğunu belirterek, şunları kaydetti:Bu sene bu savaş olmasaydı brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranı yüzde 15'in altına düşecekti. Savaşa rağmen bu oranın yüzde 17 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz. Bu son derece yönetilebilir bir seviyedir. Uzun yıllar boyunca milli gelirin yaklaşık yüzde 20'sine karşılık gelen brüt dış finansman ihtiyacını yönetmiş bir ülke, yüzde 17'lik bir oranı rahat yönetir. Benzer şekilde, Türkiye'nin brüt dış borç stokunun milli gelire oranının uzun vadeli ortalaması yaklaşık yüzde 44 seviyesindedir. Buna karşın, bu yıl savaş kaynaklı şoklara ve cari açıktaki artışa rağmen söz konusu oranın yüzde 32 civarında gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu seviye hem tarihsel ortalamalarımızın belirgin şekilde altında hem de birçok gelişmekte olan ülkeye kıyasla oldukça makul bir düzeydedir.Şimşek, rezervlerde yaşanan iyileşmeye de işaret ederek, savaşın etkisiyle bir miktar çıkışlar olduğunu söyledi.Bakan Şimşek, Rezerv konusunda bir hususun altını çizmek istiyorum. Rezervlerin önemli bir kısmı altın cinsinden ve maalesef bu dönemde altın fiyatlarındaki gerilemenin olumsuz etkilerini yaşadık. Savaş sonrası dönemde rezervdeki düşüşün neredeyse yüzde 40'ına yakını altın fiyat değişiminden kaynaklanıyor. Dolayısıyla geçmiş şoklara oranla burada da endişeye mahal yok. diye konuştu.(Sürecek)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyonun kalıcı şekilde tek haneye indirilmesi için maliye politikası ve yapısal reform ayağıyla en güçlü desteği vermeye devam edeceklerini belirterek, Şoklara rağmen önemli olan ilerlemedir. Bizim için önemli olan gidişatın yönüdür. O anlamda baktığınız zaman birkaç aylık gecikmeyle dezenflasyon süreci tekrar devam edecek ve yoluna girecektir. dedi.Şimşek, İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) Ziraat Kuleleri Oditoryumu'nda düzenlenen Türkiye Bankalar Birliği (TBB) 69. Genel Kurul Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, son yıllarda hem bankacılık sektörünün hem de Türk ekonomisinin çoklu şoklara karşı dirençli olduğunu ispat ettiğini söyledi.Son 3 yıldır uyguladıkları program sayesinde sağlıklı politikaların uygulanmasının yanında tamponlar inşa ettiklerini, bunun tesadüf olmadığını dile getiren Şimşek, Fiyat istikrarının sağlanması bizim için çok önemli. Çünkü nihai hedefimiz, sürdürülebilir yüksek büyüme ve bu büyümeyi daha adil bir şekilde dağıtmamızdır. Yani daha adil gelir dağılımı bizim nihai hedefimiz. Bu hedefe ulaşmada fiyat istikrarı en kritik bileşendir. diye konuştu.Politika önceliklerinde, yaşanan gelişmelere göre bir değişim olmadığının altını çizen Şimşek, Fiyat istikrarı programın esasını oluşturuyor. Bunu destekleyecek mali disiplinin sürdürülmesinde epey mesafe katettik. Mali disipline ilişkin bugün itibarıyla bir endişe yok. Deprem yaralarını sarıyoruz ve deprem harcamalarına rağmen mali disiplini bize benzer ülkelere göre çok güçlü bir şekilde tesis ettik. Şimdi bunun devamı önemli. ifadelerini kullandı.Şimşek, cari açığın Türkiye için Osmanlı'dan beri kırılganlık kaynağı olduğunu kaydederek, son yıllarda yapısal olarak cari açıkta iyileşme yaşandığını, bunun konjonktürel değil yapısal olduğunu, altın hariç bakıldığında bu yapısal iyileşmenin daha net görüldüğünü söyledi.Fiyat istikrarının kalıcı olarak sağlanması, mali disiplinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir cari dengenin tesis edilmesinde en kritik unsurun yapısal dönüşüm olduğunu vurgulayan Şimşek, bu alandaki değerlendirmelerini de paylaştı.Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve AK Parti hükümetinin önceliklerinin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat olduğunu belirterek, yapısal dönüşümün odağında bu 4 amacın olduğunu bildirdi.- Birkaç aylık gecikmeyle dezenflasyon süreci devam edecekBakan Şimşek, şokların dünyanın yeni normali haline geldiğine değinerek, fiyat istikrarına yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:Enflasyonun kalıcı bir şekilde tek haneye indirilmesi için maliye politikası ve yapısal reform ayağıyla en güçlü desteği vermeye, bunları önceliklendirmeye devam edeceğiz. İnanıyorum ki biraz gecikse de bunu başaracağız. Şoklar dönem dönem gecikmelere sebep olabilir. Bu şoklar bizim kontrolümüzde değil. Bunlar elbette bir bahane de değil. Bu şoklara rağmen önemli olan ilerlemedir. Ben hep altını çizmişimdir. Mükemmeliyetçilik ilerlemenin önündeki en büyük engeldir. Bizim için önemli olan gidişatın yönüdür. O anlamda baktığınız zaman birkaç aylık gecikmeyle dezenflasyon süreci tekrar devam edecek ve yoluna girecektir.Şimşek, AK Parti hükümetlerinin en önemli başarısının ekonomide bütçe disiplini olduğunu kaydederek, 2002 öncesinde oldukça yüksek seyreden bütçe açığı oranının AK Parti döneminde ortalama yüzde 3 civarında olduğunu söyledi.- Makro finansal istikrar ve programın sonuçları açısından endişeye mahal yokHazine ve Maliye Bakanı Şimşek, geçen yıl bütçe açığının deprem kaynaklı yüksek harcamalara rağmen milli gelirin yüzde 3'ünün altına gerilemesinin, Türkiye ekonomisinin güçlü yönünü ortaya koyduğunu belirtti.ABD/İsrail-İran savaşı sonrasında enerji fiyatlarında yaşanan sert artışın vatandaşlara yansımaması için eşel mobil sistemini devreye aldıklarını ifade eden Şimşek, bunun bütçede oluşturulan mali alan sayesinde mümkün olduğunu vurguladı.Şimşek, Son 3 ayda akaryakıtta ÖTV'yi neredeyse sıfırlamamıza rağmen bu sene bütçe açığı hedeflerini tutturacağız. Bu konuda bir endişeniz olmasın. Milli gelire oranla yüzde 3,5 bütçe açığı hedefimiz var. Çok büyük ihtimalle, eşel mobile rağmen, bundan daha iyi bir performansı ortaya koyacağız. Yani eşel mobil olmasa hedeflerin çok ötesinde bir başarı söz konusu olacaktı. Bu niye önemli? Çünkü şoklara karşı mali alan inşa ediyoruz. şeklinde konuştu.Uzun vadede cari açığın milli gelire ortalamasının yüzde 3,3 olduğunu anımsatan Şimşek, Yılı yüzde 3 veya altında cari açıkla kapatabiliriz. En büyük kırılganlık olarak görülen bu alanı bugün çok rahat yönetilebilir görüyorum. Bu nedenle makro finansal istikrar ve programın sonuçları açısından endişeye mahal yok. dedi.Şimşek, 2026 başından bu yana yıllıklandırılmış olarak bakıldığında dış ticaret açığında ciddi bir bozulma olmadığının altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:Doğru politika tepkisini veriyoruz. Büyük petrol şokuna rağmen, aralık ayından bu yana yıllık dış ticaret açığındaki bozulma 1,5 milyar doların altında kaldı. Daha da önemlisi, turizmde ve diğer kritik alanlarda ciddi bir bozulma yaşanmadı. Şokun ardından çeşitli endişeler vardı ancak bu endişelerin gerçekleşmediğini gördük. Bu durum reel sektörümüzün, ihracatçılarımızın, bankacılık sistemimizin aslında bu gibi şoklara karşı doğru tepkiyi verme yeteneğine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Yani hem uygulanan politika boyutuyla hem de bütün aktörler boyutuyla doğru tepkiyi verdik.- (Rezervlerde) Endişeye mahal yokBakan Şimşek, Türkiye'nin yıllık brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranla uzun vadeli ortalamasının yüzde 20 olduğunu belirterek, şunları kaydetti:Bu sene bu savaş olmasaydı brüt dış finansman ihtiyacının milli gelire oranı yüzde 15'in altına düşecekti. Savaşa rağmen bu oranın yüzde 17 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz. Bu son derece yönetilebilir bir seviyedir. Uzun yıllar boyunca milli gelirin yaklaşık yüzde 20'sine karşılık gelen brüt dış finansman ihtiyacını yönetmiş bir ülke, yüzde 17'lik bir oranı rahat yönetir. Benzer şekilde, Türkiye'nin brüt dış borç stokunun milli gelire oranının uzun vadeli ortalaması yaklaşık yüzde 44 seviyesindedir. Buna karşın, bu yıl savaş kaynaklı şoklara ve cari açıktaki artışa rağmen söz konusu oranın yüzde 32 civarında gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu seviye hem tarihsel ortalamalarımızın belirgin şekilde altında hem de birçok gelişmekte olan ülkeye kıyasla oldukça makul bir düzeydedir.Şimşek, rezervlerde yaşanan iyileşmeye de işaret ederek, savaşın etkisiyle bir miktar çıkışlar olduğunu söyledi.Bakan Şimşek, Rezerv konusunda bir hususun altını çizmek istiyorum. Rezervlerin önemli bir kısmı altın cinsinden ve maalesef bu dönemde altın fiyatlarındaki gerilemenin olumsuz etkilerini yaşadık. Savaş sonrası dönemde rezervdeki düşüşün neredeyse yüzde 40'ına yakını altın fiyat değişiminden kaynaklanıyor. Dolayısıyla geçmiş şoklara oranla burada da endişeye mahal yok. diye konuştu.(Sürecek)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Girişimci Buluşmaları İstanbul'da gerçekleştirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/girisimci-bulusmalari-istanbul-da-gerceklestirildi/862277/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/girisimci-bulusmalari-istanbul-da-gerceklestirildi/862277/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:30:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Program, girişimcilik ekosisteminin liderlerini, iş dünyası temsilcilerini ve genç girişimcileri bir araya getirdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Girişimci İşadamları Vakfı (GİV) tarafından geleneksel olarak düzenlenen Girişimci Buluşmaları programı, İstanbul'da gerçekleştirildi.Vakıftan yapılan açıklamaya göre, GİV Genel Merkezi'nde düzenlenen program, girişimcilik ekosisteminin liderlerini, iş dünyası temsilcilerini ve genç girişimcileri bir araya getirdi.Konuk konuşmacı olarak İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç'in yer aldığı programın açılış konuşmasını GİV Genel Başkanı Ali Bakaner gerçekleştirdi.Açıklamada programın açılışındaki görüşlerine yer verilen Bakaner, girişimciliğin milli ekonomideki stratejik öneminin altını çizdi.Vakıf olarak yenilikçi projelere ve genç yeteneklere verdikleri desteğin artarak devam edeceğini belirten Bakaner, sınırları aşan fikirlerin, cesur adımlarla buluştuğu bu platformda, geleceğin başarı hikayelerini ortak akılla yazmayı sürdüreceklerini ifade etti.İTO Başkanı Avdagiç de dünya ekonomisindeki makro dönüşümleri ve küresel tedarik zincirlerindeki yeni dengelere değinerek, Türkiye'nin küresel şoklara karşı gösterdiği direncin, üretim gücü ve ihracattaki rekabetçiliğin korunmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.İş dünyası temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümü ve plaket takdiminin ardından sona erdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Girişimci İşadamları Vakfı (GİV) tarafından geleneksel olarak düzenlenen Girişimci Buluşmaları programı, İstanbul'da gerçekleştirildi.Vakıftan yapılan açıklamaya göre, GİV Genel Merkezi'nde düzenlenen program, girişimcilik ekosisteminin liderlerini, iş dünyası temsilcilerini ve genç girişimcileri bir araya getirdi.Konuk konuşmacı olarak İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç'in yer aldığı programın açılış konuşmasını GİV Genel Başkanı Ali Bakaner gerçekleştirdi.Açıklamada programın açılışındaki görüşlerine yer verilen Bakaner, girişimciliğin milli ekonomideki stratejik öneminin altını çizdi.Vakıf olarak yenilikçi projelere ve genç yeteneklere verdikleri desteğin artarak devam edeceğini belirten Bakaner, sınırları aşan fikirlerin, cesur adımlarla buluştuğu bu platformda, geleceğin başarı hikayelerini ortak akılla yazmayı sürdüreceklerini ifade etti.İTO Başkanı Avdagiç de dünya ekonomisindeki makro dönüşümleri ve küresel tedarik zincirlerindeki yeni dengelere değinerek, Türkiye'nin küresel şoklara karşı gösterdiği direncin, üretim gücü ve ihracattaki rekabetçiliğin korunmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı.İş dünyası temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümü ve plaket takdiminin ardından sona erdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kuzey Makedonya Başbakanı Mickoski, Türkiye-Kuzey Makedonya İş Forumunda konuştu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kuzey-makedonya-basbakani-mickoski-turkiye-kuzey-makedonya-is-forumunda-konustu/862276/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kuzey-makedonya-basbakani-mickoski-turkiye-kuzey-makedonya-is-forumunda-konustu/862276/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:27:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Ülkemdeki Türkiye yatırımlarından bahsettiğimizde, Türk şirketlerinin halihazırda ekonomimizin önemli bir parçası olduğunu ve varlıklarının son derece başarılı bir iş ekosistemi oluşturduğunu vurgulamak önem arz etmektedir - Türk şirketleri için özellikle önemli olan husus şudur ki, ülkeme yatırım yaparak Avrupa tedarik zincirine entegre olacak üretim tesisleri kurabilir ve ürünlerini son derece elverişli koşullar altında Avrupa pazarlarına sunma fırsatına sahip olabilirler]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Kuzey Makedonya Başbakanı Hristijan Mickoski, Ülkemdeki Türkiye yatırımlarından bahsettiğimizde, Türk şirketlerinin halihazırda ekonomimizin önemli bir parçası olduğunu ve varlıklarının son derece başarılı bir iş ekosistemi oluşturduğunu vurgulamak önem arz etmektedir. dedi.Mickoski, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulunun (DEİK) İstanbul'da bir otelde düzenlediği Türkiye-Kuzey Makedonya İş Forumu'nun kapanış töreninde hitapta bulundu.Başbakan Mickoski, bu forum gibi toplantıları fırsat olarak nitelendirerek, siyasi dostlukların bu toplantılarda ekonomik işbirliği, yatırım ve istihdama dönüştüğünü belirtti.Kuzey Makedonya-Türkiye ilişkilerinin devletler arası klasik ilişkilerin ötesinde olduğunu vurgulayan Mickoski, taraflar arasındaki karşılıklı saygı, samimiyet, güven ve anlayış zeminine işaret etti.Mickoski, Türkiye'nin Kuzey Makedonya'nın bağımsızlığını ilk tanıyan ülkeler arasında yer almasının kendileri için büyük önem arz ettiğini dile getirerek, bu durumun ülkesinin geleceği ve kalkınmasına güvenen dostlara sahip olduğu mesajını verdiğini söyledi.Ekonomik ve jeopolitik değişimlerin yaşandığı bir dönemden geçildiği değerlendirmesinde bulunan Mickoski, ülkesinin, yatırım için güvenli rotalar arayan şirketler için istikrar ve öngörülebilirlik sunduğunu ifade etti.Mickoski, Kuzey Makedonya'ya yatırım yapılmasının yerel pazarın dışında Balkanlar ve Avrupa pazarına da erişime imkan sağladığını aktararak, Türk şirketleri için özellikle önemli olan husus şudur ki, ülkeme yatırım yaparak Avrupa tedarik zincirine entegre olacak üretim tesisleri kurabilir ve ürünlerini son derece elverişli koşullar altında Avrupa pazarlarına sunma fırsatına sahip olabilirler. görüşünü paylaştı.Ülkemdeki Türkiye yatırımlarından bahsettiğimizde, Türk şirketlerinin halihazırda ekonomimizin önemli bir parçası olduğunu ve varlıklarının son derece başarılı bir iş ekosistemi oluşturduğunu vurgulamak önem arz etmektedir. diyen Mickoski, Türk şirketlerinin çeşitli sektörlerde faaliyet göstererek Kuzey Makedonya ekonomisinin gelişimine katkıda bulunduğunu kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Kuzey Makedonya Başbakanı Hristijan Mickoski, Ülkemdeki Türkiye yatırımlarından bahsettiğimizde, Türk şirketlerinin halihazırda ekonomimizin önemli bir parçası olduğunu ve varlıklarının son derece başarılı bir iş ekosistemi oluşturduğunu vurgulamak önem arz etmektedir. dedi.Mickoski, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulunun (DEİK) İstanbul'da bir otelde düzenlediği Türkiye-Kuzey Makedonya İş Forumu'nun kapanış töreninde hitapta bulundu.Başbakan Mickoski, bu forum gibi toplantıları fırsat olarak nitelendirerek, siyasi dostlukların bu toplantılarda ekonomik işbirliği, yatırım ve istihdama dönüştüğünü belirtti.Kuzey Makedonya-Türkiye ilişkilerinin devletler arası klasik ilişkilerin ötesinde olduğunu vurgulayan Mickoski, taraflar arasındaki karşılıklı saygı, samimiyet, güven ve anlayış zeminine işaret etti.Mickoski, Türkiye'nin Kuzey Makedonya'nın bağımsızlığını ilk tanıyan ülkeler arasında yer almasının kendileri için büyük önem arz ettiğini dile getirerek, bu durumun ülkesinin geleceği ve kalkınmasına güvenen dostlara sahip olduğu mesajını verdiğini söyledi.Ekonomik ve jeopolitik değişimlerin yaşandığı bir dönemden geçildiği değerlendirmesinde bulunan Mickoski, ülkesinin, yatırım için güvenli rotalar arayan şirketler için istikrar ve öngörülebilirlik sunduğunu ifade etti.Mickoski, Kuzey Makedonya'ya yatırım yapılmasının yerel pazarın dışında Balkanlar ve Avrupa pazarına da erişime imkan sağladığını aktararak, Türk şirketleri için özellikle önemli olan husus şudur ki, ülkeme yatırım yaparak Avrupa tedarik zincirine entegre olacak üretim tesisleri kurabilir ve ürünlerini son derece elverişli koşullar altında Avrupa pazarlarına sunma fırsatına sahip olabilirler. görüşünü paylaştı.Ülkemdeki Türkiye yatırımlarından bahsettiğimizde, Türk şirketlerinin halihazırda ekonomimizin önemli bir parçası olduğunu ve varlıklarının son derece başarılı bir iş ekosistemi oluşturduğunu vurgulamak önem arz etmektedir. diyen Mickoski, Türk şirketlerinin çeşitli sektörlerde faaliyet göstererek Kuzey Makedonya ekonomisinin gelişimine katkıda bulunduğunu kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>HÜRJET'ten Türk Yıldızları ile tarihi 10'lu kol uçuşu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hurjet-ten-turk-yildizlari-ile-tarihi-10-lu-kol-ucusu/862275/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hurjet-ten-turk-yildizlari-ile-tarihi-10-lu-kol-ucusu/862275/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:27:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Türkiye'nin yerli ve milli imkanlarla Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tarafından geliştirilen jet eğitim uçağı HÜRJET, Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi Türk Yıldızları ile birlikte icra edilen özel gösteri uçuşunda tarihi bir formasyonda yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Türkiye'nin yerli ve milli imkanlarla Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tarafından geliştirilen jet eğitim uçağı HÜRJET, Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi Türk Yıldızları ile birlikte icra edilen özel gösteri uçuşunda tarihi bir formasyonda yer aldı.Mürted Hava Meydan Komutanlığı'ndan havalanan iki HÜRJET, gökyüzünde 8'li kol düzeninde uçan Türk Yıldızları'na katılarak toplam 10 uçaktan oluşan etkileyici bir formasyon meydana getirdi. Gösteri kapsamında icra edilen hassas kol uçuşları ve akrobasi manevraları katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.Türk Yıldızları'nın 8 uçaklık koluna ilk kez iki HÜRJET'in eşlik etmesiyle gerçekleştirilen 10'lu kol uçuşu, Türk havacılık tarihinde yeni bir kilometre taşı olarak kayıtlara geçti.Gösteri uçuşunun ardından hava araçları, Mürted Hava Meydan Komutanlığı'nda gerçekleştirilen fil yürüyüşü ile katılımcıları selamladı.Bu uçuş, Türkiye'nin havacılık alanında ulaştığı mühendislik kabiliyetini, yerli ve milli platformların operasyonel olgunluğunu ve Türk Hava Kuvvetlerinin disiplinli uçuş kültürünü ortaya koydu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Türkiye'nin yerli ve milli imkanlarla Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tarafından geliştirilen jet eğitim uçağı HÜRJET, Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi Türk Yıldızları ile birlikte icra edilen özel gösteri uçuşunda tarihi bir formasyonda yer aldı.Mürted Hava Meydan Komutanlığı'ndan havalanan iki HÜRJET, gökyüzünde 8'li kol düzeninde uçan Türk Yıldızları'na katılarak toplam 10 uçaktan oluşan etkileyici bir formasyon meydana getirdi. Gösteri kapsamında icra edilen hassas kol uçuşları ve akrobasi manevraları katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.Türk Yıldızları'nın 8 uçaklık koluna ilk kez iki HÜRJET'in eşlik etmesiyle gerçekleştirilen 10'lu kol uçuşu, Türk havacılık tarihinde yeni bir kilometre taşı olarak kayıtlara geçti.Gösteri uçuşunun ardından hava araçları, Mürted Hava Meydan Komutanlığı'nda gerçekleştirilen fil yürüyüşü ile katılımcıları selamladı.Bu uçuş, Türkiye'nin havacılık alanında ulaştığı mühendislik kabiliyetini, yerli ve milli platformların operasyonel olgunluğunu ve Türk Hava Kuvvetlerinin disiplinli uçuş kültürünü ortaya koydu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/hurjet-ten-turk-yildizlari-ile-tarihi-10-lu-kol-ucusu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cenevre'deki işletmeler, G7 Zirvesi karşıtı gösteri öncesi vitrinlerini koruma altına aldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cenevre-deki-isletmeler-g7-zirvesi-karsiti-gosteri-oncesi-vitrinlerini-koruma-altina-aldi/862274/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cenevre-deki-isletmeler-g7-zirvesi-karsiti-gosteri-oncesi-vitrinlerini-koruma-altina-aldi/862274/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:27:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Cenevre — 14 Haziran'da düzenlenecek gösteri nedeniyle kentte güvenlik önlemleri artırıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cenevre Haberleri — İsviçre'nin Cenevre kentindeki birçok işletme, 14 Haziran'da düzenlenecek G7 Zirvesi karşıtı gösteri öncesi güvenlik önlemi nedeniyle vitrinlerini tahta, ahşap ve demir bariyerle kapattı.Cenevre'ye yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Fransa'nın Evian-les-Bains kenti, 15-17 Haziran'da G7 Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak.Bu kapsamda 14 Haziran'da da kentte G7 Zirvesi karşıtı gösteriler düzenlenecek.Zirve öncesi Cenevre'deki güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı.Cenevre'deki 1500 polis memurunun tamamı seferber edilecekken diğer kantonlardan da takviye ekipler bekleniyor. G7 Zirvesi'nden doğrudan etkilenen Cenevre, Vaud ve Valais kantonlarına, özellikle hassas altyapıyı güvence altına almak için 4 bin askeri personel de destek verecek. Özellikle kent merkezinde dünyaca ünlü alışveriş mağazaları ve markalarının da yer aldığı birçok mağaza, gösteri sırasında olası olaylara ve yağmalama riskine karşı vitrin ile kapılarını kapatmaya başladı. Bazı işletmeler, dükkanlarını tahta, ahşap ve demir levhalarla kapattı.Bazı işletmeler kapatılırken, bazıları ise 14 Haziran'da kısıtlı hizmet vermeye devam edecek.AA muhabiri, birçok işletmenin G7 Zirvesi karşıtı gösterinin yapılacağı pazar günü kapalı olacağını teyit etti.Kapatmalardan etkilenen bazı işletmelerin masrafının 100 bin İsviçre frangına kadar ulaşabileceği tahmin ediliyor.İşletmeler, kapatmalar nedeniyle yaşayacakları ekonomik kaybın kanton tarafından karşılanmasını talep ederken, İsviçre ve Fransa yetkilileri G7 Zirvesi nedeniyle yaşanacak bu kayıpları telafi etmeyi ele alıyor.Öte yandan Cenevre civarındaki marangoz atölyeleri aşırı talep nedeniyle kapasite sınırına ulaşırken, malzeme eksikliği de görülmeye başladı.Şehirde hafta sonu boyunca toplu taşıma hizmeti sürecek ancak bazı bölgelerde kısıtlamalara gidilecek.G7 Zirvesi’ne katılacak liderlerin, Cenevre Havalimanı’nı kullanarak Fransa'ya geçmesi bekleniyor.- Birçok sınır kapısı kapatıldıCenevre kantonu, G7 Zirvesi nedeniyle Fransa ile olan sınır kapılarını büyük ölçüde kapattı. Dün öğleden sonra itibarıyla 35 sınır kapısından 25'i kapatılırken, bu durum bölge sakinlerinin günlük yaşamını aksatıyor ve trafiği etkiliyor.Kanton yetkilileri, alınan önlemlerin trafik ve günlük hayat üzerindeki etkisini en aza indirmek için zirve bitene kadar evden çalışmayı tavsiye ediyor. 2003'te Evian'da düzenlenen G8 Zirvesi sırasında, Lozan ve Cenevre'de on binlerce protestocu polisle şiddetli çatışmalara girmiş ve milyonlarca İsviçre frangı tutarında hasara yol açmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Cenevre Haberleri — İsviçre'nin Cenevre kentindeki birçok işletme, 14 Haziran'da düzenlenecek G7 Zirvesi karşıtı gösteri öncesi güvenlik önlemi nedeniyle vitrinlerini tahta, ahşap ve demir bariyerle kapattı.Cenevre'ye yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Fransa'nın Evian-les-Bains kenti, 15-17 Haziran'da G7 Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak.Bu kapsamda 14 Haziran'da da kentte G7 Zirvesi karşıtı gösteriler düzenlenecek.Zirve öncesi Cenevre'deki güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı.Cenevre'deki 1500 polis memurunun tamamı seferber edilecekken diğer kantonlardan da takviye ekipler bekleniyor. G7 Zirvesi'nden doğrudan etkilenen Cenevre, Vaud ve Valais kantonlarına, özellikle hassas altyapıyı güvence altına almak için 4 bin askeri personel de destek verecek. Özellikle kent merkezinde dünyaca ünlü alışveriş mağazaları ve markalarının da yer aldığı birçok mağaza, gösteri sırasında olası olaylara ve yağmalama riskine karşı vitrin ile kapılarını kapatmaya başladı. Bazı işletmeler, dükkanlarını tahta, ahşap ve demir levhalarla kapattı.Bazı işletmeler kapatılırken, bazıları ise 14 Haziran'da kısıtlı hizmet vermeye devam edecek.AA muhabiri, birçok işletmenin G7 Zirvesi karşıtı gösterinin yapılacağı pazar günü kapalı olacağını teyit etti.Kapatmalardan etkilenen bazı işletmelerin masrafının 100 bin İsviçre frangına kadar ulaşabileceği tahmin ediliyor.İşletmeler, kapatmalar nedeniyle yaşayacakları ekonomik kaybın kanton tarafından karşılanmasını talep ederken, İsviçre ve Fransa yetkilileri G7 Zirvesi nedeniyle yaşanacak bu kayıpları telafi etmeyi ele alıyor.Öte yandan Cenevre civarındaki marangoz atölyeleri aşırı talep nedeniyle kapasite sınırına ulaşırken, malzeme eksikliği de görülmeye başladı.Şehirde hafta sonu boyunca toplu taşıma hizmeti sürecek ancak bazı bölgelerde kısıtlamalara gidilecek.G7 Zirvesi’ne katılacak liderlerin, Cenevre Havalimanı’nı kullanarak Fransa'ya geçmesi bekleniyor.- Birçok sınır kapısı kapatıldıCenevre kantonu, G7 Zirvesi nedeniyle Fransa ile olan sınır kapılarını büyük ölçüde kapattı. Dün öğleden sonra itibarıyla 35 sınır kapısından 25'i kapatılırken, bu durum bölge sakinlerinin günlük yaşamını aksatıyor ve trafiği etkiliyor.Kanton yetkilileri, alınan önlemlerin trafik ve günlük hayat üzerindeki etkisini en aza indirmek için zirve bitene kadar evden çalışmayı tavsiye ediyor. 2003'te Evian'da düzenlenen G8 Zirvesi sırasında, Lozan ve Cenevre'de on binlerce protestocu polisle şiddetli çatışmalara girmiş ve milyonlarca İsviçre frangı tutarında hasara yol açmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/cenevre-deki-isletmeler-g7-zirvesi-karsiti-gosteri-oncesi-vitrinlerini-koruma-altina-aldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Spot piyasada elektrik fiyatları / 12 Haziran 2026</title>
      <link>https://www.canligaste.com/spot-piyasada-elektrik-fiyatlari-12-haziran-2026/862273/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/spot-piyasada-elektrik-fiyatlari-12-haziran-2026/862273/</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:24:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Spot piyasada bir megavatsaat elektriğin fiyatı yarın için en yüksek 2 bin lira 1 kuruş, en düşük 170 lira 99 kuruş olarak belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Spot piyasada bir megavatsaat elektriğin fiyatı yarın için en yüksek 2 bin lira 1 kuruş, en düşük 170 lira 99 kuruş olarak belirlendi.Enerji Piyasaları İşletme AŞ verilerine göre, spot elektrik piyasasında işlem hacmi bugün düne göre yüzde 57,3 azalarak 406 milyon 197 bin 10 lira olarak gerçekleşti.Gün öncesi piyasada bir megavatsaat elektriğin fiyatı, yarın için en yüksek saat 20.00 ve 21.00'de 2 bin lira 1 kuruş, en düşük 12.00'de 170 lira 99 kuruş olarak tespit edildi.Gün öncesi piyasada bir megavatsaat elektriğin aritmetik ortalama fiyatı 689 lira 55 kuruş, ağırlıklı ortalama fiyatı ise 716 lira 90 kuruş oldu.Spot piyasada bir megavatsaat elektriğin fiyatı, bugün için en yüksek 3 bin 974 lira 40 kuruş, en düşük 199 lira olarak kayıtlara geçti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Spot piyasada bir megavatsaat elektriğin fiyatı yarın için en yüksek 2 bin lira 1 kuruş, en düşük 170 lira 99 kuruş olarak belirlendi.Enerji Piyasaları İşletme AŞ verilerine göre, spot elektrik piyasasında işlem hacmi bugün düne göre yüzde 57,3 azalarak 406 milyon 197 bin 10 lira olarak gerçekleşti.Gün öncesi piyasada bir megavatsaat elektriğin fiyatı, yarın için en yüksek saat 20.00 ve 21.00'de 2 bin lira 1 kuruş, en düşük 12.00'de 170 lira 99 kuruş olarak tespit edildi.Gün öncesi piyasada bir megavatsaat elektriğin aritmetik ortalama fiyatı 689 lira 55 kuruş, ağırlıklı ortalama fiyatı ise 716 lira 90 kuruş oldu.Spot piyasada bir megavatsaat elektriğin fiyatı, bugün için en yüksek 3 bin 974 lira 40 kuruş, en düşük 199 lira olarak kayıtlara geçti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/spot-piyasada-elektrik-fiyatlari-12-haziran-2026.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
