<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Türkiye, geçen sezon fındık ihracatından 2,5 milyar dolar gelir sağladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-gecen-sezon-findik-ihracatindan-2-5-milyar-dolar-gelir-sagladi/903761/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-gecen-sezon-findik-ihracatindan-2-5-milyar-dolar-gelir-sagladi/903761/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:12:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Türkiye, 2025-2026 fındık ihracat sezonunda 2,5 milyar dolar gelir elde etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye, 2025-2026 fındık ihracat sezonunda 2,5 milyar dolar gelir elde etti.Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinden yapılan yazılı açıklamada, 1 Eylül 2025-31 Ağustos 2026 döneminde yurt dışına 2 milyar 509 milyon 526 bin 39 dolar karşılığında 197 bin 85 ton fındık satıldığı belirtildi.Açıklamada, bir önceki dönemde 309 bin 64 ton fındık ihracatından 2 milyar 558 milyon 540 bin 904 dolar gelir sağlandığı ifade edildi.İhracatın önceki sezona göre miktarda 111 bin 979 tonla yüzde 36, değerde ise 49 milyon 14 bin 865 dolar ile yüzde 2 azaldığı kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye, 2025-2026 fındık ihracat sezonunda 2,5 milyar dolar gelir elde etti.Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinden yapılan yazılı açıklamada, 1 Eylül 2025-31 Ağustos 2026 döneminde yurt dışına 2 milyar 509 milyon 526 bin 39 dolar karşılığında 197 bin 85 ton fındık satıldığı belirtildi.Açıklamada, bir önceki dönemde 309 bin 64 ton fındık ihracatından 2 milyar 558 milyon 540 bin 904 dolar gelir sağlandığı ifade edildi.İhracatın önceki sezona göre miktarda 111 bin 979 tonla yüzde 36, değerde ise 49 milyon 14 bin 865 dolar ile yüzde 2 azaldığı kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/turkiye-gecen-sezon-findik-ihracatindan-2-5-milyar-dolar-gelir-sagladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Konya'da eğitim öğretim yılı öncesi kırtasiyeler denetleniyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/konya-da-egitim-ogretim-yili-oncesi-kirtasiyeler-denetleniyor/903760/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/konya-da-egitim-ogretim-yili-oncesi-kirtasiyeler-denetleniyor/903760/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:12:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Konya / Ticaret İl Müdürü Mustafa Çağlayan: - Tüketicilerimizden, öğrencilerimizden, öğretmenlerimizden sorun yaşayan olursa bize ulaşmalarını istiyoruz. Yani ALO 175 üzerinden, HFA üzerinden veya bizim Ticaret İl Müdürlüğümüzü direkt arayarak sorunlarını iletirlerse biz anında müdahale ederiz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Konya Haberleri : Konya'da eğitim öğretim yılı öncesi kırtasiyelerde denetimler arttı.Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince, bir alışveriş merkezinde bulunan kırtasiye ürünleri satış mağazasında yapılan denetimde, fiyatlar ve etiketleri kontrol edildi.Denetime katılan İl Müdürü Mustafa Çağlayan, kentte kırtasiye ve okul ürünleri satışı yapılan işletmelerde denetimlerini yoğunlaştırdıklarını söyledi.Öğrenci ve velilerin güvenli alışverişi için sahada olduklarını belirten Çağlayan, şöyle konuştu:Yeni eğitim öğretim yılının açılmasına az bir süre kala illerde Ticaret İl Müdürlükleri olarak bizler kırtasiye denetimlerimizi yoğunlaştırmış bulunmaktayız. Sahada olmaya devam edeceğiz. Tüketicilerimizden, öğrencilerimizden, öğretmenlerimizden sorun yaşayan olursa bize ulaşmalarını istiyoruz. Yani ALO 175 üzerinden, HFA üzerinden veya bizim Ticaret İl Müdürlüğümüzü direkt arayarak sorunlarını iletirlerse biz anında müdahale ederiz. Geliriz, denetimimizi yaparız. Uygunsuzluk varsa da gerekli işlemi yaparız.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Konya Haberleri : Konya'da eğitim öğretim yılı öncesi kırtasiyelerde denetimler arttı.Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince, bir alışveriş merkezinde bulunan kırtasiye ürünleri satış mağazasında yapılan denetimde, fiyatlar ve etiketleri kontrol edildi.Denetime katılan İl Müdürü Mustafa Çağlayan, kentte kırtasiye ve okul ürünleri satışı yapılan işletmelerde denetimlerini yoğunlaştırdıklarını söyledi.Öğrenci ve velilerin güvenli alışverişi için sahada olduklarını belirten Çağlayan, şöyle konuştu:Yeni eğitim öğretim yılının açılmasına az bir süre kala illerde Ticaret İl Müdürlükleri olarak bizler kırtasiye denetimlerimizi yoğunlaştırmış bulunmaktayız. Sahada olmaya devam edeceğiz. Tüketicilerimizden, öğrencilerimizden, öğretmenlerimizden sorun yaşayan olursa bize ulaşmalarını istiyoruz. Yani ALO 175 üzerinden, HFA üzerinden veya bizim Ticaret İl Müdürlüğümüzü direkt arayarak sorunlarını iletirlerse biz anında müdahale ederiz. Geliriz, denetimimizi yaparız. Uygunsuzluk varsa da gerekli işlemi yaparız.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/konya-da-egitim-ogretim-yili-oncesi-kirtasiyeler-denetleniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kayseri'de Gazze'de Üniversite Olmak programı düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kayseri-de-gazze-de-universite-olmak-programi-duzenlendi/903758/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kayseri-de-gazze-de-universite-olmak-programi-duzenlendi/903758/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:12:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kayseri / Kayseri Üniversitesinde (KAYÜ), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinasyonunda Gazze İçin Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında Gazze'de Üniversite Olmak programı gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kayseri Haberleri : Kayseri Üniversitesinde (KAYÜ), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinasyonunda Gazze İçin Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında Gazze'de Üniversite Olmak programı gerçekleştirildi.Üniversiteden yapılan yazılı açıklamaya göre, KAYÜ Bilim İletişim Ofisi tarafından 7/24 Talas Kütüphanesi'nde düzenlenen programa, Rektör Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.Açılışta konuşan Karamustafa, Gazze'deki öğrenci ve akademisyenlerin tüm zorluklara rağmen eğitim ve bilim faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını belirterek, Gazze'de yaşanan felaketlere, derin acılara ve imkansızlıklara rağmen eğitimlerini sürdürmeye, bilimsel faaliyetlerini yaşatmaya çalışan Gazzeli meslektaşlarımızın ve öğrencilerimizin mücadelesi, tüm dünyaya verilmiş en güçlü var olma mesajıdır. ifadelerini kullandı.Programda, Filistin Ahliya Üniversitesi Fen-Edebiyat ve Eğitim Bilimleri Fakültesi Dekanı Dr. Mahmoud Jebreen Itmeizeh de Gazze'deki yükseköğretimin ve akademik hayatın karşılaştığı zorlukları, El-Ezher Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Ahmet Noman Yonias Alswaierki ise savaş koşullarında eğitim almanın güçlüklerini anlattı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kayseri Haberleri : Kayseri Üniversitesinde (KAYÜ), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinasyonunda Gazze İçin Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında Gazze'de Üniversite Olmak programı gerçekleştirildi.Üniversiteden yapılan yazılı açıklamaya göre, KAYÜ Bilim İletişim Ofisi tarafından 7/24 Talas Kütüphanesi'nde düzenlenen programa, Rektör Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.Açılışta konuşan Karamustafa, Gazze'deki öğrenci ve akademisyenlerin tüm zorluklara rağmen eğitim ve bilim faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını belirterek, Gazze'de yaşanan felaketlere, derin acılara ve imkansızlıklara rağmen eğitimlerini sürdürmeye, bilimsel faaliyetlerini yaşatmaya çalışan Gazzeli meslektaşlarımızın ve öğrencilerimizin mücadelesi, tüm dünyaya verilmiş en güçlü var olma mesajıdır. ifadelerini kullandı.Programda, Filistin Ahliya Üniversitesi Fen-Edebiyat ve Eğitim Bilimleri Fakültesi Dekanı Dr. Mahmoud Jebreen Itmeizeh de Gazze'deki yükseköğretimin ve akademik hayatın karşılaştığı zorlukları, El-Ezher Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Ahmet Noman Yonias Alswaierki ise savaş koşullarında eğitim almanın güçlüklerini anlattı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kayseri-de-gazze-de-universite-olmak-programi-duzenlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Amerikan Doları Kaç TL? Güncel USD/TL Öğle Kuru (04 Eylül 2026)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/amerikan-dolari-kac-tl-guncel-usd-tl-ogle-kuru-04-eylul-2026/903757/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/amerikan-dolari-kac-tl-guncel-usd-tl-ogle-kuru-04-eylul-2026/903757/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:10:02 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum: Dolar kuru 04 Eylül 2026 Öğle saatlerinde 48,45 TL seviyesinde işlem görüyor. Saat 12:10 itibarıyla USD/TL kuru yüzde 0,24 yükseliş gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum - Dolar/TL kuru güne yüzde sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde dolar, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 04 Eylül 2026 saat 12:10 itibarıyla:

1 Amerikan Doları (USD): 48,4487 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,24 yükseldi gösterdi.

1 Amerikan Doları (USD) Alış 48,4358 TL, 1 Amerikan Doları satış fiyatı ise 48,4487 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, dolar kurunun seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel dolar kuru, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest döviz piyasasında:

Dolar alış fiyatı: 48,4358 TL

Dolar satış fiyatı: 48,4487 TL

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, dolar kurunun seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel döviz kurları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum - Dolar/TL kuru güne yüzde sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde dolar, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 04 Eylül 2026 saat 12:10 itibarıyla:

1 Amerikan Doları (USD): 48,4487 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,24 yükseldi gösterdi.

1 Amerikan Doları (USD) Alış 48,4358 TL, 1 Amerikan Doları satış fiyatı ise 48,4487 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, dolar kurunun seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel dolar kuru, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest döviz piyasasında:

Dolar alış fiyatı: 48,4358 TL

Dolar satış fiyatı: 48,4487 TL

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, dolar kurunun seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel döviz kurları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/amerikan-dolari-kac-tl-guncel-usd-tl-ogle-kuru-04-eylul-2026-20260904121002.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>KKTC Başbakanı Üstel, Girne açıklarında batan gemide ölenlerin sayısının 12'ye yükseldiğini açıkladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kktc-basbakani-ustel-girne-aciklarinda-batan-gemide-olenlerin-sayisinin-12-ye-yukseldigini-acikladi/903756/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kktc-basbakani-ustel-girne-aciklarinda-batan-gemide-olenlerin-sayisinin-12-ye-yukseldigini-acikladi/903756/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:09:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında batan gemiye ilişkin arama kurtarma çalışmalarında 2 kişinin daha naaşına ulaşıldığını, hayatını kaybedenlerin sayısının 12'ye yükseldiğini duyurdu.Üstel, Girne açıklarında batan gemiye ilişkin Girne Limanı'nda düzenlenen basın toplantısında konuştu ve soruları yanıtladı.Üstel, pazar gününden bu yana Girne Limanı'ndan Taşucu'na giderken batan gemideki kişilere ulaşılması için KKTC ve Türkiye'deki tüm ilgili kurumların arama kurtarma çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.Türkiye'den arama kurtarma gemisi TCG Işın'ın olay yerine gelerek çalışmalara katıldığını, ardından TCG Alemdar gemisinin de bölgeye ulaştığını belirten Üstel, çalışmaların 7 gün 24 saat esasına göre sürdürüldüğünü vurguladı.Arama kurtarma faaliyetlerinin 554 metre derinlikte yürütüldüğünü dile getiren Üstel, (Enkaz) 554 metre derinlikte ve o derinlikte yapılan arama çalışmalarına insan inemiyor. Tamamen robotik çalışmalarla yapılıyor. ifadelerini kullandı.Üstel, dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın adayı ziyaret ettiğini, geçmiş olsun dileklerinde bulunduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın taziye mesajlarını ilettiğini söyledi.Üstel, son çalışmalar sonucunda iki kadın naaşının daha çıkarıldığını belirterek, Akşam yapılan çalışmanın neticesinde iki tane daha kadın naaşımıza ulaşıldı. Böylece 554 metre derinlikten çıkarılan naaş sayısı 4'e yükseldi. Vefat edenlerin sayısı 12 oldu. bilgisini verdi.Arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Üstel, kayıp 16 kişiye ulaşılması için çalışmalara devam edildiğini bildirdi.Üstel, çalışmalara katkı sağlayan Türk Deniz Kuvvetleri, Barış Kuvvetleri Komutanlığı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı personeli ile TCG Alemdar gemisinde görev yapan askerlere ve destek veren tüm ekiplere teşekkür etti.Kazanın araştırılması için Cumhuriyet Meclisimize araştırma önergesi veriyoruzÜstel, 554 metre derinlikteki kurtarma çalışmalarının zorluğu nedeniyle zamana ihtiyaç duyulduğunu ailelerle paylaştığını belirterek, son kişiye ulaşılana kadar çalışmaların süreceğini vurguladı.Başbakan Üstel, kazanın ve can kayıplarında en alttan en üst düzeye kadar bütün sorumluların hukuk karşısında hesap vereceğinin altını çizdi.KKTC Cumhuriyet Meclisinin ekimin ilk haftasında açılacağına işaret eden Üstel, Normal açılışına başlamadan önce biz hükümet olarak bu kazanın araştırılması için Cumhuriyet Meclisimize araştırma önergesi veriyoruz. Bu konuda Cumhuriyet Meclisimizde de bir araştırma komitesi kurulması için ve çalışmaların Cumhuriyet Meclisinde başlaması için dünden itibaren bu müracaatımızı da yapmış bulunmaktayız. dedi.Üstel, akşama halka ve ailelere yönelik bilgilendirmede bulunacağını duyurdu.Kimlik tespiti yapıldıktan sonra ailelere duyurulacakÜstel, umudun hiçbir zaman tükenmeyeceğini vurgulayarak, Umutların gerçeğe dönüşmesi için Deniz Kuvvetlerimiz 7/24 çalışmalarına devam ediyor. dedi.Teknik bir konu olduğu için arama çalışmalarının ne zaman sonuçlanacağına dair kesin bir şey söyleyemediklerini belirten Üstel, Çok zor şartlarda 554 metre derinlikteki bir çalışmadan bahsediyoruz. Bu çalışmanın ne kadar zor olduğunu bilmenizi isterim. diye konuştu.Üstel, ulaşılan 2 naaşın kimlik tespiti için Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Hastanesi'ne götürüldüğünü söyleyerek, Kimlik tespiti yapıldıktan sonra ailelere duyurulacak. bilgisini paylaştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında batan gemiye ilişkin arama kurtarma çalışmalarında 2 kişinin daha naaşına ulaşıldığını, hayatını kaybedenlerin sayısının 12'ye yükseldiğini duyurdu.Üstel, Girne açıklarında batan gemiye ilişkin Girne Limanı'nda düzenlenen basın toplantısında konuştu ve soruları yanıtladı.Üstel, pazar gününden bu yana Girne Limanı'ndan Taşucu'na giderken batan gemideki kişilere ulaşılması için KKTC ve Türkiye'deki tüm ilgili kurumların arama kurtarma çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.Türkiye'den arama kurtarma gemisi TCG Işın'ın olay yerine gelerek çalışmalara katıldığını, ardından TCG Alemdar gemisinin de bölgeye ulaştığını belirten Üstel, çalışmaların 7 gün 24 saat esasına göre sürdürüldüğünü vurguladı.Arama kurtarma faaliyetlerinin 554 metre derinlikte yürütüldüğünü dile getiren Üstel, (Enkaz) 554 metre derinlikte ve o derinlikte yapılan arama çalışmalarına insan inemiyor. Tamamen robotik çalışmalarla yapılıyor. ifadelerini kullandı.Üstel, dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın adayı ziyaret ettiğini, geçmiş olsun dileklerinde bulunduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın taziye mesajlarını ilettiğini söyledi.Üstel, son çalışmalar sonucunda iki kadın naaşının daha çıkarıldığını belirterek, Akşam yapılan çalışmanın neticesinde iki tane daha kadın naaşımıza ulaşıldı. Böylece 554 metre derinlikten çıkarılan naaş sayısı 4'e yükseldi. Vefat edenlerin sayısı 12 oldu. bilgisini verdi.Arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Üstel, kayıp 16 kişiye ulaşılması için çalışmalara devam edildiğini bildirdi.Üstel, çalışmalara katkı sağlayan Türk Deniz Kuvvetleri, Barış Kuvvetleri Komutanlığı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı personeli ile TCG Alemdar gemisinde görev yapan askerlere ve destek veren tüm ekiplere teşekkür etti.Kazanın araştırılması için Cumhuriyet Meclisimize araştırma önergesi veriyoruzÜstel, 554 metre derinlikteki kurtarma çalışmalarının zorluğu nedeniyle zamana ihtiyaç duyulduğunu ailelerle paylaştığını belirterek, son kişiye ulaşılana kadar çalışmaların süreceğini vurguladı.Başbakan Üstel, kazanın ve can kayıplarında en alttan en üst düzeye kadar bütün sorumluların hukuk karşısında hesap vereceğinin altını çizdi.KKTC Cumhuriyet Meclisinin ekimin ilk haftasında açılacağına işaret eden Üstel, Normal açılışına başlamadan önce biz hükümet olarak bu kazanın araştırılması için Cumhuriyet Meclisimize araştırma önergesi veriyoruz. Bu konuda Cumhuriyet Meclisimizde de bir araştırma komitesi kurulması için ve çalışmaların Cumhuriyet Meclisinde başlaması için dünden itibaren bu müracaatımızı da yapmış bulunmaktayız. dedi.Üstel, akşama halka ve ailelere yönelik bilgilendirmede bulunacağını duyurdu.Kimlik tespiti yapıldıktan sonra ailelere duyurulacakÜstel, umudun hiçbir zaman tükenmeyeceğini vurgulayarak, Umutların gerçeğe dönüşmesi için Deniz Kuvvetlerimiz 7/24 çalışmalarına devam ediyor. dedi.Teknik bir konu olduğu için arama çalışmalarının ne zaman sonuçlanacağına dair kesin bir şey söyleyemediklerini belirten Üstel, Çok zor şartlarda 554 metre derinlikteki bir çalışmadan bahsediyoruz. Bu çalışmanın ne kadar zor olduğunu bilmenizi isterim. diye konuştu.Üstel, ulaşılan 2 naaşın kimlik tespiti için Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Hastanesi'ne götürüldüğünü söyleyerek, Kimlik tespiti yapıldıktan sonra ailelere duyurulacak. bilgisini paylaştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adana'da kına merasiminde havaya ateş eden 2 kişi yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/adana-da-kina-merasiminde-havaya-ates-eden-2-kisi-yakalandi/903755/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/adana-da-kina-merasiminde-havaya-ates-eden-2-kisi-yakalandi/903755/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:06:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Adana / Adana'nın Ceyhan ilçesinde kına merasiminde havaya ateş ettikleri belirlenen 2 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Adana Haberleri : Adana'nın Ceyhan ilçesinde kına merasiminde havaya ateş ettikleri belirlenen 2 şüpheli gözaltına alındı.Ceyhan İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir evde düzenlenen kına merasiminde silahla havaya ateş edildiğini belirledi.Ekiplerin müdahalesiyle silahla ateş ettikleri tespit edilen 2 şüpheli yakalandı, çalışmada ruhsatsız tabanca da ele geçirildi.Şüpheliler, işlemleri için Ceyhan İlçe Jandarma Komutanlığı'na götürüldü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Adana Haberleri : Adana'nın Ceyhan ilçesinde kına merasiminde havaya ateş ettikleri belirlenen 2 şüpheli gözaltına alındı.Ceyhan İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir evde düzenlenen kına merasiminde silahla havaya ateş edildiğini belirledi.Ekiplerin müdahalesiyle silahla ateş ettikleri tespit edilen 2 şüpheli yakalandı, çalışmada ruhsatsız tabanca da ele geçirildi.Şüpheliler, işlemleri için Ceyhan İlçe Jandarma Komutanlığı'na götürüldü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/adana-da-kina-merasiminde-havaya-ates-eden-2-kisi-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tekne çapaları ve küresel ısınma Akdeniz'in deniz çayırlarını tehdit ediyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tekne-capalari-ve-kuresel-isinma-akdeniz-in-deniz-cayirlarini-tehdit-ediyor/903754/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tekne-capalari-ve-kuresel-isinma-akdeniz-in-deniz-cayirlarini-tehdit-ediyor/903754/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:06:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya / Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu: - Deniz çayırları özellikle koylarda oldukça azaldı. Yanlış çapalama ve zincir atımı deniz çayırlarının köklerinden sökülmesine neden oldu. Su sıcaklığındaki yüksek artış da kıyılarda deniz çayırlarının ölmesine sebep oldu - Ekosistemi Koruma Derneği Başkanı Fatih Polat: - Çapalar bitkiyi köküyle birlikte kazıdığı için tür yok oluyor. Tekrar bir alanda büyüyüp gelişmesi yıllar alıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri : SÜLEYMAN ELÇİN - Akdeniz'in su altındaki yaşam alanlarını oluşturan deniz çayırları, teknelerin kontrolsüz çapaları ve küresel ısınmanın neden olduğu yüksek deniz suyu sıcaklıkları nedeniyle tehdit altında.Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, AA muhabirine, Akdeniz'de yaygın görülen Posidonia oceanicanın deniz ekosisteminin önemli unsurlarından olduğunu söyledi.Deniz çayırlarının çok sayıda deniz canlısına beslenme, barınma ve üreme alanı sağladığını belirten Gökoğlu, bu bitkilerin deniz tabanındaki erozyonu önlediğini ve ekosistemin dengelenmesine katkı sunduğunu ifade etti.Gökoğlu, deniz çayırlarının özellikle koylarda giderek azaldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:Deniz çayırları özellikle koylarda oldukça azaldı. Yanlış çapalama ve zincir atımı deniz çayırlarının köklerinden sökülmesine neden oldu. Su sıcaklığındaki yüksek artış da kıyılarda deniz çayırlarının ölmesine sebep oldu. Denizlerin kirlenmesinin de bunda etkisi var. Deniz çayırlarının azalması deniz dibinin çölleşmesine neden oluyor.Teknelerin deniz çayırlarının bulunduğu alanlara çapa atmasının önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayan Gökoğlu, koylarda tonozlama sistemlerinin yaygınlaştırılmasını önerdi.Gökoğlu, Çapa ve zincir atımı kesinlikle yasaklanmalı. Bu sadece deniz çayırlarını değil, dipte yaşayan diğer canlıları da olumsuz etkiliyor. dedi.Lara sahilinde 5 kilometrelik alan incelendiEkosistemi Koruma Derneği Başkanı Fatih Polat da deniz çayırlarının mevcut durumunu ortaya koymak, dağılımını haritalandırmak ve sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla proje başlattıklarını söyledi.Bu yıl başladıkları proje kapsamında çok sayıda su altı araştırma dalışı gerçekleştirdiklerini anlatan Polat, deniz çayırlarının yoğunluk ölçümlerini yaptıklarını, bu alanlarda yaşayan canlı türlerini de kayıt altına aldıklarını belirtti.Lara sahilinde 5 kilometrelik alanı kıyıdan 40 metre derinliğe kadar incelediklerini aktaran Polat, bazı bölgelerde deniz çayırlarının yoğun olduğunu tespit ettiklerini ifade etti.Polat, özellikle Aksu Çayı çevresinde ve falezler bölgesinde yoğun deniz çayırı alanları belirlediklerini dile getirerek, şöyle konuştu:Türü tehdit eden en büyük tehlikenin teknelerden atılan çapa olduğunu belirledik. Su sporları ve tekne turu yapanların attıkları çapalar nedeniyle bazı yerlerde tür yok olmaya yüz tutmuş. Çapalar bitkiyi köküyle birlikte kazıdığı için tür yok oluyor. Tekrar bir alanda büyüyüp gelişmesi yıllar alıyor.Polat, proje kapsamında elde edilen verilerin makale haline getirileceğini ve ilgili kurumlara rapor olarak sunulacağını kaydetti.Deniz çayırları birçok canlıya ev sahipliği yapıyorSu altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan da gerçekleştirdikleri dalışlarda deniz çayırlarının çok sayıda canlıya yaşam alanı sunduğunu gözlemlediklerini söyledi.Deniz atı, deniz iğnesi ve çeşitli balık türlerinin deniz çayırları arasında yaşamlarını sürdürdüklerini belirten Ceylan, Türkiye'de bu alanların korunmasına yönelik duyarlılığın arttığını ifade etti.Ceylan, deniz çayırlarının bulunduğu alanlarda teknelerin hala çapa atabildiğine dikkati çekerek, Çünkü başka bağlanabilecekleri bir tonoz sistemi yok. Bu sistemler kurulmaya başlandı. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri : SÜLEYMAN ELÇİN - Akdeniz'in su altındaki yaşam alanlarını oluşturan deniz çayırları, teknelerin kontrolsüz çapaları ve küresel ısınmanın neden olduğu yüksek deniz suyu sıcaklıkları nedeniyle tehdit altında.Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, AA muhabirine, Akdeniz'de yaygın görülen Posidonia oceanicanın deniz ekosisteminin önemli unsurlarından olduğunu söyledi.Deniz çayırlarının çok sayıda deniz canlısına beslenme, barınma ve üreme alanı sağladığını belirten Gökoğlu, bu bitkilerin deniz tabanındaki erozyonu önlediğini ve ekosistemin dengelenmesine katkı sunduğunu ifade etti.Gökoğlu, deniz çayırlarının özellikle koylarda giderek azaldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:Deniz çayırları özellikle koylarda oldukça azaldı. Yanlış çapalama ve zincir atımı deniz çayırlarının köklerinden sökülmesine neden oldu. Su sıcaklığındaki yüksek artış da kıyılarda deniz çayırlarının ölmesine sebep oldu. Denizlerin kirlenmesinin de bunda etkisi var. Deniz çayırlarının azalması deniz dibinin çölleşmesine neden oluyor.Teknelerin deniz çayırlarının bulunduğu alanlara çapa atmasının önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayan Gökoğlu, koylarda tonozlama sistemlerinin yaygınlaştırılmasını önerdi.Gökoğlu, Çapa ve zincir atımı kesinlikle yasaklanmalı. Bu sadece deniz çayırlarını değil, dipte yaşayan diğer canlıları da olumsuz etkiliyor. dedi.Lara sahilinde 5 kilometrelik alan incelendiEkosistemi Koruma Derneği Başkanı Fatih Polat da deniz çayırlarının mevcut durumunu ortaya koymak, dağılımını haritalandırmak ve sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla proje başlattıklarını söyledi.Bu yıl başladıkları proje kapsamında çok sayıda su altı araştırma dalışı gerçekleştirdiklerini anlatan Polat, deniz çayırlarının yoğunluk ölçümlerini yaptıklarını, bu alanlarda yaşayan canlı türlerini de kayıt altına aldıklarını belirtti.Lara sahilinde 5 kilometrelik alanı kıyıdan 40 metre derinliğe kadar incelediklerini aktaran Polat, bazı bölgelerde deniz çayırlarının yoğun olduğunu tespit ettiklerini ifade etti.Polat, özellikle Aksu Çayı çevresinde ve falezler bölgesinde yoğun deniz çayırı alanları belirlediklerini dile getirerek, şöyle konuştu:Türü tehdit eden en büyük tehlikenin teknelerden atılan çapa olduğunu belirledik. Su sporları ve tekne turu yapanların attıkları çapalar nedeniyle bazı yerlerde tür yok olmaya yüz tutmuş. Çapalar bitkiyi köküyle birlikte kazıdığı için tür yok oluyor. Tekrar bir alanda büyüyüp gelişmesi yıllar alıyor.Polat, proje kapsamında elde edilen verilerin makale haline getirileceğini ve ilgili kurumlara rapor olarak sunulacağını kaydetti.Deniz çayırları birçok canlıya ev sahipliği yapıyorSu altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan da gerçekleştirdikleri dalışlarda deniz çayırlarının çok sayıda canlıya yaşam alanı sunduğunu gözlemlediklerini söyledi.Deniz atı, deniz iğnesi ve çeşitli balık türlerinin deniz çayırları arasında yaşamlarını sürdürdüklerini belirten Ceylan, Türkiye'de bu alanların korunmasına yönelik duyarlılığın arttığını ifade etti.Ceylan, deniz çayırlarının bulunduğu alanlarda teknelerin hala çapa atabildiğine dikkati çekerek, Çünkü başka bağlanabilecekleri bir tonoz sistemi yok. Bu sistemler kurulmaya başlandı. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/tekne-capalari-ve-kuresel-isinma-akdeniz-in-deniz-cayirlarini-tehdit-ediyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mersin Uluslararası Limanı'nda iş makinesi konteynerin üzerine devrildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mersin-uluslararasi-limani-nda-is-makinesi-konteynerin-uzerine-devrildi/903753/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mersin-uluslararasi-limani-nda-is-makinesi-konteynerin-uzerine-devrildi/903753/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Mersin / Valilik: - İş makinesinin bir konteynerin üzerine devrilmesi sonucu sızıntı meydana geldiği ve 'etil akrilat' olarak değerlendirilen maddenin çevreye yayılarak yoğun kokuya neden olduğu tespit edilmiştir. AFAD KBRN ekiplerince yapılan ölçümlerde herhangi bir olumsuz değere rastlanmamıştır - Kısa sürede konteyner izole bir alanda bulunan güvenlik havuzuna taşınmıştır. Yoğun kokudan etkilenen 35 kişinin genel sağlık durumları iyi olup sağlık gözetimleri sürmektedir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Mersin Haberleri : Mersin Valiliği, Mersin Uluslararası Limanı'nda bir iş makinesinin konteynerin üzerine devrilmesi sonucu etil akrilat olarak değerlendirilen maddenin çevreye sızdığını, AFAD KBRN ekiplerince yapılan incelemede herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını ve yoğun kokudan etkilenen 35 kişinin sağlık durumunun iyi olduğunu bildirdi.Valilikten yapılan yazılı açıklamada, 4 Eylül saat 02.20 sıralarında Mersin Uluslararası Limanı'nda iş kazası meydana geldiği belirtildi.Bölgeye AFAD ekiplerinin gönderildiği kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:AFAD ekiplerince yapılan incelemede, iş makinesinin bir konteynerin üzerine devrilmesi sonucu sızıntı meydana geldiği ve 'etil akrilat' olarak değerlendirilen maddenin çevreye yayılarak yoğun kokuya neden olduğu tespit edilmiştir. AFAD KBRN ekiplerince yapılan ölçümlerde herhangi bir olumsuz değere rastlanmamıştır. Tedbir amacıyla bölgede güvenlik alanı oluşturulmuş ve kısa sürede konteyner izole bir alanda bulunan güvenlik havuzuna taşınmıştır. Yoğun kokudan etkilenen 35 kişinin genel sağlık durumları iyi olup sağlık gözetimleri sürdürülmektedir.Durumdan etkilenenlere geçmiş olsun dileği iletilen açıklamada, olaya ilişkin çalışmaların Valilik koordinasyonunda ilgili kurumlarca titizlikle yürütüldüğü kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Mersin Haberleri : Mersin Valiliği, Mersin Uluslararası Limanı'nda bir iş makinesinin konteynerin üzerine devrilmesi sonucu etil akrilat olarak değerlendirilen maddenin çevreye sızdığını, AFAD KBRN ekiplerince yapılan incelemede herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını ve yoğun kokudan etkilenen 35 kişinin sağlık durumunun iyi olduğunu bildirdi.Valilikten yapılan yazılı açıklamada, 4 Eylül saat 02.20 sıralarında Mersin Uluslararası Limanı'nda iş kazası meydana geldiği belirtildi.Bölgeye AFAD ekiplerinin gönderildiği kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:AFAD ekiplerince yapılan incelemede, iş makinesinin bir konteynerin üzerine devrilmesi sonucu sızıntı meydana geldiği ve 'etil akrilat' olarak değerlendirilen maddenin çevreye yayılarak yoğun kokuya neden olduğu tespit edilmiştir. AFAD KBRN ekiplerince yapılan ölçümlerde herhangi bir olumsuz değere rastlanmamıştır. Tedbir amacıyla bölgede güvenlik alanı oluşturulmuş ve kısa sürede konteyner izole bir alanda bulunan güvenlik havuzuna taşınmıştır. Yoğun kokudan etkilenen 35 kişinin genel sağlık durumları iyi olup sağlık gözetimleri sürdürülmektedir.Durumdan etkilenenlere geçmiş olsun dileği iletilen açıklamada, olaya ilişkin çalışmaların Valilik koordinasyonunda ilgili kurumlarca titizlikle yürütüldüğü kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/mersin-uluslararasi-limani-nda-is-makinesi-konteynerin-uzerine-devrildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ANALİZ - İsrail'in Truva atı: Aşil Kalkanının arkasındaki istikrarsızlık</title>
      <link>https://www.canligaste.com/analiz-israil-in-truva-ati-asil-kalkaninin-arkasindaki-istikrarsizlik/903752/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/analiz-israil-in-truva-ati-asil-kalkaninin-arkasindaki-istikrarsizlik/903752/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İsrail, komşu devletleri işgal ederek bölgesel istikrarsızlığı körüklemeye devam ediyor, ortada sistemli bir şekilde tırmandırılan bir gerilim sarmalı var ve Yunanistan'la yapılan Aşil Kalkanı anlaşması da bu trendin bir parçası]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Economyfirst Londra Direktörü Klaus Jürgens, İsrail'in Yunanistan'a hava savunma sistemi satışının bölgesel istikrar ve NATO'ya olası etkilerini AA Analiz için kaleme aldı.***Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, ülkesinin bu hafta başında İsrail ile imzaladığı dev savunma anlaşmasını Yunanistan'ı yeni bir gerçekliğe taşıyan bir adım olarak nitelendirdi. Anlaşma, orta ve uzun menzilli Davut Sapanı (David's Sling) başta olmak üzere, İsrail menşeli hava savunma teknolojilerinin tedariki için 3,1 milyar avroluk yatırımı öngörüyor. Elbette her devletin olası tehditlere karşı meşru müdafaa hakkı saklıdır, füze saldırıları, savaş uçakları ya da giderek artan dron tehditleri göz önüne alındığında önleyici stratejiler hayati bir rol oynuyor ancak bu tablo, gözlemcilerin aklına ister istemez şu soruyu getiriyor: Yunanistan, ne oldu da bir anda kendini sıcak çatışma hattındaki cephe ülkelerinden biri olarak konumlandırmaya başladı?Kısaca hatırlatmak gerekirse Aşil Kalkanı Projesi, 31 Ağustos'ta imzalanan bu anlaşmadan önce de masadaydı. Programın bütünü için 4,2 milyar avroluk kaynak ayrılmıştı ancak gelinen noktada bu bütçenin aslan payı İsrail'e aktarılıyor. Bu da bizi can alıcı o soruya götürüyor: Neden şimdi ve neden İsrail'den?İsrail cephesinden bakıldığında Yunanistan'ı kendi yörüngesine çekmek, son derece fırsatçı bir stratejik manevra. Avrupalı olan ve olmayan pek çok aktörün nihayet gerçeği dile getirerek Filistin'deki eylemleri soykırım olarak nitelendirdiği bir dönemde bölgedeki bir NATO üyesine hava savunma sistemleri tedarik etmek, şüphesiz dikkatleri on binlerce masum sivili hedef alan katliamlardan uzaklaştırmayı amaçlıyor.Anlaşma, İsrail'in küresel kamuoyunu sahte ahlaki üstünlük illüzyonuyla kutuplaştırmayı ve iyi taraf rolünü oynamayı hedefleyen böl ve yönet stratejisine hizmet ediyor ancak 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in var olma hakkının, Filistin'in var olma hakkı bulunmadığı şeklinde meşrulaştırılamayacağını savunan eleştirel sesler giderek yükseliyor.Kaldı ki İsrail, Lübnan gibi egemen komşu devletleri hukuksuzca işgal ederek bölgesel istikrarsızlığı körüklemeye devam ediyor. Ortada sistemli bir şekilde tırmandırılan bir gerilim sarmalı var ve Yunanistan'la masaya yatırılan Aşil Kalkanı Anlaşması da bu trendin bir parçası. Geçtiğimiz yıl 740 milyon dolar bedelle 36 adet İsrail menşeli roket topçu sistemi alınmasına yönelik anlaşmanın hemen üzerine inşa edilen bu yeni savunma ortaklığı, Tel Aviv'in NATO müttefikleri arasına nifak sokma niyetinin en net göstergesi olarak okunabilir.NATO&#039;ya istikrarsızlık ihracıİsrail'in radarındaki tek ülke Yunanistan değil. Finlandiya da 2027'ye kadar Davut Sapanı füze savunma sistemini kullanmaya başlayacak. Önce Finlandiya, şimdi ise Yunanistan, burada bir strateji mi var? İsrail, hava savunma teknolojilerini giderek daha fazla NATO üyesine ihraç ederek kendini bir saldırgandan ziyade barışçıl bir müttefik olarak konumlandırmaya çalışıyor.İsrail, NATO'nun değişen jeopolitik dinamikler nedeniyle bir tür kimlik arayışında olduğunu, İttifak'ın değer temelli bir yapıya mı yoksa asli hedeflerine mi odaklanması gerektiği konusunda kararsızlık yaşadığını çok iyi biliyor. Tüm bu tablo, sadece savunma teknolojilerinin değil aynı zamanda istikrarsızlığın da ihraç edilmesine dayanan bu yaklaşımla kusursuz biçimde örtüşüyor.Meseleyi daha da çetrefilli kılan husus ise Washington'ın Hayır demesi durumunda anlaşmanın hayata geçemeyecek olması. Fikri mülkiyet haklarının üçüncü taraflara devrinde söz sahibi olan Washington'ın, söz konusu teknolojiler için de onayının alınması gerekiyor. Dolayısıyla karşımızda İsrail hava savunma sistemlerinin satışını halihazırda aktif biçimde destekleyen üç NATO ülkesi var.Bu durum akıllara can alıcı bir soruyu getiriyor: Washington, İsrail'in Uluslararası Adalet Divanında soykırım suçlamasıyla yargılandığını bilmesine rağmen onun diğer NATO üyelerine teknoloji transfer etmesine nasıl izin verebiliyor?Geriye kalan NATO ülkelerinin, savunma politikalarında Finlandiya ve Yunanistan'ın açtığı yoldan gitmekten kaçınması kendi yararlarına olacaktır. Uluslararası Adalet Divanındaki yargılama sürerken İsrail rejimini savunma sanayisi anlaşmaları ve yatırımlarıyla finanse etmek oldukça uygunsuz görünüyor. Şüphesiz ki bir ulusun sınırlarını ve topraklarını güvence altına alması, son derece meşru bir adımdır. Ne var ki dünyada hava savunma sistemi üreten tek ülke İsrail değil.Ekonomik yanılsamalar ve gizli ajandalarHer şeyden önce bu anlaşma, kağıt üzerinde cazip görünse de ortada bir kazan-kazan durumu kesinlikle yok. Yunan şirketlerinin üretim sürecine dahil edilmesiyle 3,1 milyar avroluk yatırımın yalnızca yüzde 25'lik cüzi bir kısmı Yunan ekonomisine geri dönecek.İkincisi, Yunanistan'ın kendisine yönelik farazi tehditler üzerinden endişe üretmek yerine yurt içinde yeni istihdam alanları yaratmaya odaklanması daha akılcı olmaz mıydı?Son olarak, İsrail'in Yunanistan'a teknoloji ihraç ederek art niyetli şekilde Yunan kamuoyunu Türkiye'ye karşı kışkırtmayı amaçlama ihtimali var mı? Şurası kesin ki İsrail, dünyanın dört bir yanında saygı gören, giderek daha etkin ve demokratik bir bölgesel aktör haline gelen Türkiye'den ciddi anlamda kaygı duyuyor.Küresel barış ve istikrarla ilgili meşru endişeler taşımak ayrı, İsrail'in teknoloji ihracatını Avrupa'yı bölmek için bir Truva Atı olarak kullanması apayrı bir konudur. AB, Avrupa'nın geneli ve NATO, böyle bir senaryonun hayata geçmesine asla müsaade etmemelidir.[Klaus Jürgens, Economyfirst Londra Direktörüdür.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.Muhabir: Muhammed Utku Asker]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Economyfirst Londra Direktörü Klaus Jürgens, İsrail'in Yunanistan'a hava savunma sistemi satışının bölgesel istikrar ve NATO'ya olası etkilerini AA Analiz için kaleme aldı.***Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, ülkesinin bu hafta başında İsrail ile imzaladığı dev savunma anlaşmasını Yunanistan'ı yeni bir gerçekliğe taşıyan bir adım olarak nitelendirdi. Anlaşma, orta ve uzun menzilli Davut Sapanı (David's Sling) başta olmak üzere, İsrail menşeli hava savunma teknolojilerinin tedariki için 3,1 milyar avroluk yatırımı öngörüyor. Elbette her devletin olası tehditlere karşı meşru müdafaa hakkı saklıdır, füze saldırıları, savaş uçakları ya da giderek artan dron tehditleri göz önüne alındığında önleyici stratejiler hayati bir rol oynuyor ancak bu tablo, gözlemcilerin aklına ister istemez şu soruyu getiriyor: Yunanistan, ne oldu da bir anda kendini sıcak çatışma hattındaki cephe ülkelerinden biri olarak konumlandırmaya başladı?Kısaca hatırlatmak gerekirse Aşil Kalkanı Projesi, 31 Ağustos'ta imzalanan bu anlaşmadan önce de masadaydı. Programın bütünü için 4,2 milyar avroluk kaynak ayrılmıştı ancak gelinen noktada bu bütçenin aslan payı İsrail'e aktarılıyor. Bu da bizi can alıcı o soruya götürüyor: Neden şimdi ve neden İsrail'den?İsrail cephesinden bakıldığında Yunanistan'ı kendi yörüngesine çekmek, son derece fırsatçı bir stratejik manevra. Avrupalı olan ve olmayan pek çok aktörün nihayet gerçeği dile getirerek Filistin'deki eylemleri soykırım olarak nitelendirdiği bir dönemde bölgedeki bir NATO üyesine hava savunma sistemleri tedarik etmek, şüphesiz dikkatleri on binlerce masum sivili hedef alan katliamlardan uzaklaştırmayı amaçlıyor.Anlaşma, İsrail'in küresel kamuoyunu sahte ahlaki üstünlük illüzyonuyla kutuplaştırmayı ve iyi taraf rolünü oynamayı hedefleyen böl ve yönet stratejisine hizmet ediyor ancak 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in var olma hakkının, Filistin'in var olma hakkı bulunmadığı şeklinde meşrulaştırılamayacağını savunan eleştirel sesler giderek yükseliyor.Kaldı ki İsrail, Lübnan gibi egemen komşu devletleri hukuksuzca işgal ederek bölgesel istikrarsızlığı körüklemeye devam ediyor. Ortada sistemli bir şekilde tırmandırılan bir gerilim sarmalı var ve Yunanistan'la masaya yatırılan Aşil Kalkanı Anlaşması da bu trendin bir parçası. Geçtiğimiz yıl 740 milyon dolar bedelle 36 adet İsrail menşeli roket topçu sistemi alınmasına yönelik anlaşmanın hemen üzerine inşa edilen bu yeni savunma ortaklığı, Tel Aviv'in NATO müttefikleri arasına nifak sokma niyetinin en net göstergesi olarak okunabilir.NATO&#039;ya istikrarsızlık ihracıİsrail'in radarındaki tek ülke Yunanistan değil. Finlandiya da 2027'ye kadar Davut Sapanı füze savunma sistemini kullanmaya başlayacak. Önce Finlandiya, şimdi ise Yunanistan, burada bir strateji mi var? İsrail, hava savunma teknolojilerini giderek daha fazla NATO üyesine ihraç ederek kendini bir saldırgandan ziyade barışçıl bir müttefik olarak konumlandırmaya çalışıyor.İsrail, NATO'nun değişen jeopolitik dinamikler nedeniyle bir tür kimlik arayışında olduğunu, İttifak'ın değer temelli bir yapıya mı yoksa asli hedeflerine mi odaklanması gerektiği konusunda kararsızlık yaşadığını çok iyi biliyor. Tüm bu tablo, sadece savunma teknolojilerinin değil aynı zamanda istikrarsızlığın da ihraç edilmesine dayanan bu yaklaşımla kusursuz biçimde örtüşüyor.Meseleyi daha da çetrefilli kılan husus ise Washington'ın Hayır demesi durumunda anlaşmanın hayata geçemeyecek olması. Fikri mülkiyet haklarının üçüncü taraflara devrinde söz sahibi olan Washington'ın, söz konusu teknolojiler için de onayının alınması gerekiyor. Dolayısıyla karşımızda İsrail hava savunma sistemlerinin satışını halihazırda aktif biçimde destekleyen üç NATO ülkesi var.Bu durum akıllara can alıcı bir soruyu getiriyor: Washington, İsrail'in Uluslararası Adalet Divanında soykırım suçlamasıyla yargılandığını bilmesine rağmen onun diğer NATO üyelerine teknoloji transfer etmesine nasıl izin verebiliyor?Geriye kalan NATO ülkelerinin, savunma politikalarında Finlandiya ve Yunanistan'ın açtığı yoldan gitmekten kaçınması kendi yararlarına olacaktır. Uluslararası Adalet Divanındaki yargılama sürerken İsrail rejimini savunma sanayisi anlaşmaları ve yatırımlarıyla finanse etmek oldukça uygunsuz görünüyor. Şüphesiz ki bir ulusun sınırlarını ve topraklarını güvence altına alması, son derece meşru bir adımdır. Ne var ki dünyada hava savunma sistemi üreten tek ülke İsrail değil.Ekonomik yanılsamalar ve gizli ajandalarHer şeyden önce bu anlaşma, kağıt üzerinde cazip görünse de ortada bir kazan-kazan durumu kesinlikle yok. Yunan şirketlerinin üretim sürecine dahil edilmesiyle 3,1 milyar avroluk yatırımın yalnızca yüzde 25'lik cüzi bir kısmı Yunan ekonomisine geri dönecek.İkincisi, Yunanistan'ın kendisine yönelik farazi tehditler üzerinden endişe üretmek yerine yurt içinde yeni istihdam alanları yaratmaya odaklanması daha akılcı olmaz mıydı?Son olarak, İsrail'in Yunanistan'a teknoloji ihraç ederek art niyetli şekilde Yunan kamuoyunu Türkiye'ye karşı kışkırtmayı amaçlama ihtimali var mı? Şurası kesin ki İsrail, dünyanın dört bir yanında saygı gören, giderek daha etkin ve demokratik bir bölgesel aktör haline gelen Türkiye'den ciddi anlamda kaygı duyuyor.Küresel barış ve istikrarla ilgili meşru endişeler taşımak ayrı, İsrail'in teknoloji ihracatını Avrupa'yı bölmek için bir Truva Atı olarak kullanması apayrı bir konudur. AB, Avrupa'nın geneli ve NATO, böyle bir senaryonun hayata geçmesine asla müsaade etmemelidir.[Klaus Jürgens, Economyfirst Londra Direktörüdür.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.Muhabir: Muhammed Utku Asker]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli motosikletçiler Can Öncü ve Bahattin Sofuoğlu, Fransa'da piste çıkacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-motosikletciler-can-oncu-ve-bahattin-sofuoglu-fransa-da-piste-cikacak/903751/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-motosikletciler-can-oncu-ve-bahattin-sofuoglu-fransa-da-piste-cikacak/903751/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Milli motosikletçiler Can Öncü Dünya Supersport Şampiyonası, Bahattin Sofuoğlu da Dünya Supersport Şampiyonası'nın 8.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Milli motosikletçiler Can Öncü Dünya Supersport Şampiyonası, Bahattin Sofuoğlu da Dünya Supersport Şampiyonası'nın 8. ayağında Fransa'da piste çıkacak.Türkiye Motosiklet Federasyonunun açıklamasına göre iki organizasyonun da 8. ayağı, Fransa'daki Magny-Cours Pisti'nde gerçekleştirilecek.Dünya Supersport Şampiyonası'nda Pata Yamaha Ten Kate takımıyla mücadele eden Can Öncü, bugün serbest antrenman ve Superpole seanslarında yer alacak. Milli sporcu, hafta sonunun ilk yarışına yarın TSİ 15.00'te, ikinci yarışına ise 6 Eylül Pazar günü TSİ 13.40'ta çıkacak.Dünya Superbike Şampiyonası'nda Motoxracing WorldSBK Takımı adına yarışan Bahattin Sofuoğlu ise bugün serbest antrenmanlara katılacak. Bahattin Sofuoğlu, yarın TSİ 16.30'da ilk yarışına katılacak. Milli motosikletçi, 6 Eylül Pazar günü TSİ 12.10'da Superpole yarışında, TSİ 15.00'te ise ikinci ana yarışta mücadele verecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Milli motosikletçiler Can Öncü Dünya Supersport Şampiyonası, Bahattin Sofuoğlu da Dünya Supersport Şampiyonası'nın 8. ayağında Fransa'da piste çıkacak.Türkiye Motosiklet Federasyonunun açıklamasına göre iki organizasyonun da 8. ayağı, Fransa'daki Magny-Cours Pisti'nde gerçekleştirilecek.Dünya Supersport Şampiyonası'nda Pata Yamaha Ten Kate takımıyla mücadele eden Can Öncü, bugün serbest antrenman ve Superpole seanslarında yer alacak. Milli sporcu, hafta sonunun ilk yarışına yarın TSİ 15.00'te, ikinci yarışına ise 6 Eylül Pazar günü TSİ 13.40'ta çıkacak.Dünya Superbike Şampiyonası'nda Motoxracing WorldSBK Takımı adına yarışan Bahattin Sofuoğlu ise bugün serbest antrenmanlara katılacak. Bahattin Sofuoğlu, yarın TSİ 16.30'da ilk yarışına katılacak. Milli motosikletçi, 6 Eylül Pazar günü TSİ 12.10'da Superpole yarışında, TSİ 15.00'te ise ikinci ana yarışta mücadele verecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/milli-motosikletciler-can-oncu-ve-bahattin-sofuoglu-fransa-da-piste-cikacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Avustralya merkezli ECLIPS Engineering, savunma çözümleriyle Ankara'da bölge üssü açtı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/avustralya-merkezli-eclips-engineering-savunma-cozumleriyle-ankara-da-bolge-ussu-acti/903750/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/avustralya-merkezli-eclips-engineering-savunma-cozumleriyle-ankara-da-bolge-ussu-acti/903750/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / ECLIPS Engineering Kurucusu ve Üst Yöneticisi Steve Scott: - Hedefimiz, Avustralya mühendislik uzmanlığını Türk sanayi kapasitesiyle birleştirmek, yerel üretim, entegrasyon ve tedarik zinciri geliştirme konularında Türk şirketleriyle ortak çalışmaktır. Ankara'dan sadece Türkiye'de değil, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya, Balkanlar ve komşu pazarlarda fırsatları değerlendirecek güçlü bir platform inşa ediyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Konteyner tabanlı intermodal altyapı, entegre lojistik platformları ve özel mühendislik sorunlarına patentli çözümler üreten Avustralya merkezli ECLIPS Engineering, uluslararası büyüme stratejisinin halkası olarak ECLIPS International Türkiye Ofisini Ankara'da hizmete açtı.Üst düzey bürokratlar, diplomatlar, askeri ataşeler ve sektör temsilcilerinin katıldığı törende, Avustralya mühendislik birikimi ile Türk sanayisinin iş birliğini ve geleceğe kök salan yatırımı simgeleyen Kökleşen İş Birliği ve Yeşil Gelecek başlıklı ağaç dikimi gerçekleştirildi.ECLIPS International Türkiye, Türk sanayisi ve mühendislik gücüyle tam entegrasyon sağlayarak tüm üretim süreçlerinde yerlileşmeyi önceliklendirecek.Yerli üretim hamlesi kapsamında, sahadaki mobil konuşlandırılabilir sistemlere yenilenebilir enerji sağlayan patentli CROSS (Container Roll Out Solar System) teknolojisi Türk mühendislerinin imzasıyla üretilmeye başlanacak.CROSS teknolojisinin yanı sıra savunma sanayisinde mühimmat ikmalini 3 dakikanın altına indiren  ve depolama standartlarını yeniden belirleyen patentli EARS (Geliştirilmiş Topçu İkmal Sistemi) gibi stratejik çözümler de Ankara merkezli olarak bölgesel pazarlara sunulacak. Şirket aynı zamanda Türkiye'nin enerji koridoru projelerine, boru hatlarına, petrol, doğal gaz ve madencilik alanlarına ileri lojistik mühendislik çözümleri sağlayacak.ECLIPS Engineering Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Steve Scott, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye'nin küresel pazarlardaki belirleyici rolüne dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:ECLIPS'in gelecekteki uluslararası gelişimini değerlendirirken Türkiye birkaç temel nedenle öne çıktı. Türkiye, dünyanın en dinamik savunma ve ileri üretim sektörlerinden birine, güçlü mühendislik yeteneklerine ve gelişmiş yerli teknolojik altyapıya sahip. Bu nedenle Türkiye'yi sadece bir ihracat pazarı değil, stratejik bir ortak olarak görüyoruz. Hedefimiz, Avustralya mühendislik uzmanlığını Türk sanayi kapasitesiyle birleştirmek, yerel üretim, entegrasyon ve tedarik zinciri geliştirme konularında Türk şirketleriyle ortak çalışmaktır. Ankara'dan sadece Türkiye'de değil, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya, Balkanlar ve komşu pazarlarda fırsatları değerlendirecek güçlü bir platform inşa ediyoruz.Scott, ayrıca Avustralya ile Türkiye arasındaki köklü tarihi bağlara değinerek, ECLIPS'in iki ülke arasındaki teknoloji, mühendislik ve ticari iş birliğine dayanan yeni döneme önemli bir katkı sağlayacağını belirtti.ECLIPS International Türkiye Ülke Direktörü Ahmet Doğan da konuşmasında yatırımın derinliğine ve insan odaklı güven unsuruna vurgu yaparak, Bugün gerçekleştirdiğimiz açılış, basit bir ofis binasının ötesinde ECLIPS'in Türkiye'ye, ortaklarımıza ve Ankara'dan hizmet edeceğimiz geniş coğrafyaya yönelik uzun vadeli taahhüdüdür. Amacımız, ECLIPS International Türkiye'yi gerçek bir bölgesel yetenek ve teknoloji merkezi haline getirmektir. Sözleşmeler ve teknoloji önemlidir, ancak güven her şeyden önce gelir. Zorlu operasyonel ortamlar ve saha şartlarında görev yapan silahlı kuvvetlerimizin, emniyet birimlerimizin ve acil müdahale ekiplerimizin ihtiyaç duyduğu altyapıyı en güvenli şekilde sunacağız. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Konteyner tabanlı intermodal altyapı, entegre lojistik platformları ve özel mühendislik sorunlarına patentli çözümler üreten Avustralya merkezli ECLIPS Engineering, uluslararası büyüme stratejisinin halkası olarak ECLIPS International Türkiye Ofisini Ankara'da hizmete açtı.Üst düzey bürokratlar, diplomatlar, askeri ataşeler ve sektör temsilcilerinin katıldığı törende, Avustralya mühendislik birikimi ile Türk sanayisinin iş birliğini ve geleceğe kök salan yatırımı simgeleyen Kökleşen İş Birliği ve Yeşil Gelecek başlıklı ağaç dikimi gerçekleştirildi.ECLIPS International Türkiye, Türk sanayisi ve mühendislik gücüyle tam entegrasyon sağlayarak tüm üretim süreçlerinde yerlileşmeyi önceliklendirecek.Yerli üretim hamlesi kapsamında, sahadaki mobil konuşlandırılabilir sistemlere yenilenebilir enerji sağlayan patentli CROSS (Container Roll Out Solar System) teknolojisi Türk mühendislerinin imzasıyla üretilmeye başlanacak.CROSS teknolojisinin yanı sıra savunma sanayisinde mühimmat ikmalini 3 dakikanın altına indiren  ve depolama standartlarını yeniden belirleyen patentli EARS (Geliştirilmiş Topçu İkmal Sistemi) gibi stratejik çözümler de Ankara merkezli olarak bölgesel pazarlara sunulacak. Şirket aynı zamanda Türkiye'nin enerji koridoru projelerine, boru hatlarına, petrol, doğal gaz ve madencilik alanlarına ileri lojistik mühendislik çözümleri sağlayacak.ECLIPS Engineering Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Steve Scott, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye'nin küresel pazarlardaki belirleyici rolüne dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:ECLIPS'in gelecekteki uluslararası gelişimini değerlendirirken Türkiye birkaç temel nedenle öne çıktı. Türkiye, dünyanın en dinamik savunma ve ileri üretim sektörlerinden birine, güçlü mühendislik yeteneklerine ve gelişmiş yerli teknolojik altyapıya sahip. Bu nedenle Türkiye'yi sadece bir ihracat pazarı değil, stratejik bir ortak olarak görüyoruz. Hedefimiz, Avustralya mühendislik uzmanlığını Türk sanayi kapasitesiyle birleştirmek, yerel üretim, entegrasyon ve tedarik zinciri geliştirme konularında Türk şirketleriyle ortak çalışmaktır. Ankara'dan sadece Türkiye'de değil, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya, Balkanlar ve komşu pazarlarda fırsatları değerlendirecek güçlü bir platform inşa ediyoruz.Scott, ayrıca Avustralya ile Türkiye arasındaki köklü tarihi bağlara değinerek, ECLIPS'in iki ülke arasındaki teknoloji, mühendislik ve ticari iş birliğine dayanan yeni döneme önemli bir katkı sağlayacağını belirtti.ECLIPS International Türkiye Ülke Direktörü Ahmet Doğan da konuşmasında yatırımın derinliğine ve insan odaklı güven unsuruna vurgu yaparak, Bugün gerçekleştirdiğimiz açılış, basit bir ofis binasının ötesinde ECLIPS'in Türkiye'ye, ortaklarımıza ve Ankara'dan hizmet edeceğimiz geniş coğrafyaya yönelik uzun vadeli taahhüdüdür. Amacımız, ECLIPS International Türkiye'yi gerçek bir bölgesel yetenek ve teknoloji merkezi haline getirmektir. Sözleşmeler ve teknoloji önemlidir, ancak güven her şeyden önce gelir. Zorlu operasyonel ortamlar ve saha şartlarında görev yapan silahlı kuvvetlerimizin, emniyet birimlerimizin ve acil müdahale ekiplerimizin ihtiyaç duyduğu altyapıyı en güvenli şekilde sunacağız. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/avustralya-merkezli-eclips-engineering-savunma-cozumleriyle-ankara-da-bolge-ussu-acti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fransız milletvekili, spor etkinliği için gelen İsrailli eski komando hakkında suç duyurusunda bulundu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fransiz-milletvekili-spor-etkinligi-icin-gelen-israilli-eski-komando-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/903749/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fransiz-milletvekili-spor-etkinligi-icin-gelen-israilli-eski-komando-hakkinda-suc-duyurusunda-bulundu/903749/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ile-De-France / Fransız milletvekili Thomas Portes, bir spor etkinliğine katılmak için ülkesine gelen eski İsrailli komando hakkında Gazze Şeridi'nde soykırıma katıldığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ile-De-France Haberleri : Fransız milletvekili Thomas Portes, bir spor etkinliğine katılmak için ülkesine gelen eski İsrailli komando hakkında Gazze Şeridi'nde soykırıma katıldığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.Portes, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Gazze'de soykırıma katılan eski bir İsrailli komando şu anda Fransa'da. ifadesini kullandı.Söz konusu İsrailli komandonun yönettiği askeri birliğin bölgede hastanelere yönelik saldırılara ve camilerin, okulların ve binaların yıkımına katıldığını belirten Portes, İşlediği suçlar, savaş, soykırım suçları ve işkence eylemleri olarak nitelendirilebilir. dedi.Portes, eski komando hakkında sorumluluklarının saptanması için soruşturma başlatılması talebiyle cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu belirtti.Brüksel merkezli Hind Recep Vakfından (HRF) yapılan açıklamaya göre, Fransız milletvekilinin hakkında suç duyurusunda bulunduğu İsrailli komandonun adı Elitzur Gitler.Hind Recep Vakfının Fransa merkezli Urgence Palestine (Acil Filistin) derneği ile yürüttüğü araştırma kapsamında, Gitler'in kasım 2023 ve nisan 2024 tarihleri arasında Gazze'deki soykırım boyunca sivilleri ve koruma altındaki altyapıları hedef alan operasyonlara dahil olduğu belgelendi.Hind Recep Vakfı ve Urgence Palestine derneği, Gitler hakkında ön soruşturma başlatılmasını ve şüphelinin İsrail'e dönmesini engellemek için tedbirler alınmasını talep etti.Hind Recep Vakfının Hukuk Direktörü Natacha Bracq, Bu engeller var oldukça, Fransa, soykırımcılar için bir güvenli liman olmaya devam edecek. ifadesini kullandı.Bracq, belgelenmiş vahşetlere gönüllü olarak katılan kişilerin, yalnızca geçerli bir pasaportu veya davetiyesi olduğu için Paris yakınlarında serbestçe gezip Fransa'da spor etkinliklerine katılabilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.Söz konusu kişi, Uluslararası Roundnet Federasyonu tarafından Fransa'nın başkenti Paris'e yakın Champigny-sur-Marne kentinde 2-6 Eylül'de düzenlenen Dünya Roundnet Şampiyonası'na katılmak üzere bu ülkede bulunuyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ile-De-France Haberleri : Fransız milletvekili Thomas Portes, bir spor etkinliğine katılmak için ülkesine gelen eski İsrailli komando hakkında Gazze Şeridi'nde soykırıma katıldığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.Portes, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Gazze'de soykırıma katılan eski bir İsrailli komando şu anda Fransa'da. ifadesini kullandı.Söz konusu İsrailli komandonun yönettiği askeri birliğin bölgede hastanelere yönelik saldırılara ve camilerin, okulların ve binaların yıkımına katıldığını belirten Portes, İşlediği suçlar, savaş, soykırım suçları ve işkence eylemleri olarak nitelendirilebilir. dedi.Portes, eski komando hakkında sorumluluklarının saptanması için soruşturma başlatılması talebiyle cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu belirtti.Brüksel merkezli Hind Recep Vakfından (HRF) yapılan açıklamaya göre, Fransız milletvekilinin hakkında suç duyurusunda bulunduğu İsrailli komandonun adı Elitzur Gitler.Hind Recep Vakfının Fransa merkezli Urgence Palestine (Acil Filistin) derneği ile yürüttüğü araştırma kapsamında, Gitler'in kasım 2023 ve nisan 2024 tarihleri arasında Gazze'deki soykırım boyunca sivilleri ve koruma altındaki altyapıları hedef alan operasyonlara dahil olduğu belgelendi.Hind Recep Vakfı ve Urgence Palestine derneği, Gitler hakkında ön soruşturma başlatılmasını ve şüphelinin İsrail'e dönmesini engellemek için tedbirler alınmasını talep etti.Hind Recep Vakfının Hukuk Direktörü Natacha Bracq, Bu engeller var oldukça, Fransa, soykırımcılar için bir güvenli liman olmaya devam edecek. ifadesini kullandı.Bracq, belgelenmiş vahşetlere gönüllü olarak katılan kişilerin, yalnızca geçerli bir pasaportu veya davetiyesi olduğu için Paris yakınlarında serbestçe gezip Fransa'da spor etkinliklerine katılabilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.Söz konusu kişi, Uluslararası Roundnet Federasyonu tarafından Fransa'nın başkenti Paris'e yakın Champigny-sur-Marne kentinde 2-6 Eylül'de düzenlenen Dünya Roundnet Şampiyonası'na katılmak üzere bu ülkede bulunuyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çaykur Rizesporlu Emrecan Bulut, Alanyaspor maçı öncesi değerlendirmede bulundu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/caykur-rizesporlu-emrecan-bulut-alanyaspor-maci-oncesi-degerlendirmede-bulundu/903748/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/caykur-rizesporlu-emrecan-bulut-alanyaspor-maci-oncesi-degerlendirmede-bulundu/903748/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Çok iyi bir takım olduk. Bizim kalitemizde çok az takım var ligde]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol Süper Lig'in 4. haftasında 7 Eylül Pazartesi günü sahasında Corendon Alanyaspor ile karşılaşacak Çaykur Rizespor'da futbolcu Emrecan Bulut, çok iyi bir takım olduklarını söyledi.Emrecan Bulut, Mehmet Cengiz Tesisleri'nde gazetecilere yaptığı açıklamada, takıma en iyi şekilde katkı sağlamak istediğini dile getirdi.Sahalarında da maç kazanmak istediklerini anlatan Emrecan, Bu hafta güzel bir galibiyetle inşallah taraftarımızı sevindirmek, kendimizi de mutlu etmek istiyoruz. dedi.Çaykur Rizesporlu futbolcu, ligde oynadıkları 3 maçtan 2 galibiyet ve 1 yenilgiyle ayrıldıklarını hatırlatarak, İçeride de maç kazanıp, buraya gelen takımların biraz daha zorlanmasını istiyoruz. Kendi evimizde daha iyi oynamak istiyoruz. Bunun için çok çalışıyoruz. Umarım pazartesi gününden itibaren başlarız ve güzel bir şekilde yolumuza devam ederiz. diye konuştu.Emrecan Bulut, takımın durumuyla ilgili, Çok iyi bir takım olduk. Bizim kalitemizde çok az takım var ligde. Bunun da sahaya yansıyacağını düşünüyorum. Daha iyi şeyler yapacağız, ben buna inanıyorum. değerlendirmesinde bulundu.Öte yandan yeşil-mavili ekip, teknik direktör Recep Uçar yönetiminde Alanyaspor maçının hazırlıklarına devam etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol Süper Lig'in 4. haftasında 7 Eylül Pazartesi günü sahasında Corendon Alanyaspor ile karşılaşacak Çaykur Rizespor'da futbolcu Emrecan Bulut, çok iyi bir takım olduklarını söyledi.Emrecan Bulut, Mehmet Cengiz Tesisleri'nde gazetecilere yaptığı açıklamada, takıma en iyi şekilde katkı sağlamak istediğini dile getirdi.Sahalarında da maç kazanmak istediklerini anlatan Emrecan, Bu hafta güzel bir galibiyetle inşallah taraftarımızı sevindirmek, kendimizi de mutlu etmek istiyoruz. dedi.Çaykur Rizesporlu futbolcu, ligde oynadıkları 3 maçtan 2 galibiyet ve 1 yenilgiyle ayrıldıklarını hatırlatarak, İçeride de maç kazanıp, buraya gelen takımların biraz daha zorlanmasını istiyoruz. Kendi evimizde daha iyi oynamak istiyoruz. Bunun için çok çalışıyoruz. Umarım pazartesi gününden itibaren başlarız ve güzel bir şekilde yolumuza devam ederiz. diye konuştu.Emrecan Bulut, takımın durumuyla ilgili, Çok iyi bir takım olduk. Bizim kalitemizde çok az takım var ligde. Bunun da sahaya yansıyacağını düşünüyorum. Daha iyi şeyler yapacağız, ben buna inanıyorum. değerlendirmesinde bulundu.Öte yandan yeşil-mavili ekip, teknik direktör Recep Uçar yönetiminde Alanyaspor maçının hazırlıklarına devam etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/caykur-rizesporlu-emrecan-bulut-alanyaspor-maci-oncesi-degerlendirmede-bulundu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sulusaray'ın altındaki Sebastapolis Antik Kenti gün yüzüne çıkarılıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sulusaray-in-altindaki-sebastapolis-antik-kenti-gun-yuzune-cikariliyor/903747/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sulusaray-in-altindaki-sebastapolis-antik-kenti-gun-yuzune-cikariliyor/903747/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tokat / Tokat Valisi Abdullah Köklü: - Biz şehri biraz ortaya çıkarırsak hem turistik açıdan hem antik dönemi yansıtma açısından inşallah Türkiye için de önemli adım olacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tokat Haberleri : EKBER TÜRKOĞLU - Tokat'ın Sulusaray ilçesindeki Sebastapolis Antik Kenti'nde yürütülen kazı çalışmaları tarihi dokuyu ortaya çıkarıyor.Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmeyen ve büyük bölümü ilçenin yerleşim alanının altında yer alan Sebastapolis, Roma İmparatoru Trajan döneminde Milattan Sonra 98-117 yıllarında Pontus Galatius ve Polemoniacus eyaletlerinden ayrılarak Kapadokya eyaletine dahil edildi.Karadeniz'in en büyük 5 şehrinden biri olan, para basma yetkisine sahip zengin bir ticaret ve yerleşim merkezi kabul edilen Sebastapolis, sonraki dönemlerde yaşanan büyük savaşlar, yıkımlar ve afetlerin yanı sıra geçiş yollarının değişmesiyle eski önemini kaybetti.Antik kentte, Tokat Müze Müdürlüğünce 1987'de başlatılan kazı çalışmaları, sonraki yıllarda kurtarma kazıları şeklinde sürdürülerek 1990'a kadar devam etti. Çalışmalara 20 yıl ara verildi.Çalışmaların 2010'da yeniden başlamasıyla bir bölümü ortaya çıkarılan antik kent üzerindeki yapıların kamulaştırılmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Yaklaşık 3 bin 500 nüfuslu ilçede vatandaşlar tarihle iç içe yaşamlarını sürdürüyor.Kazıların bu yılki bölümü ise Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Davut Yiğitpaşa başkanlığında, 28'i farklı üniversitelerden akademisyen ve öğrenciler olmak üzere 48 kişilik ekiple yürütülüyor.Kilise ve hamam bölümlerinde yoğunlaşan ve 14 hafta sürmesi planlanan kazı çalışmalarının yapıldığı alanda incelemelerde bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, AA muhabirine, bu yıl kazı çalışmalarının daha hızlı ilerlediğini belirtti.Biz şehri biraz ortaya çıkarırsak hem turistik açıdan hem antik dönemi yansıtma açısından inşallah Türkiye için de önemli adım olacak diyen Köklü, geçmişte İngiltere Kralı Charles'ın Sebastapolis Antik Kenti'ni ziyaret ettiğini ve o dönem gözlerin antik kente çevrildiğini hatırlattı.Vali Köklü, kamulaştırma çalışmalarının tamamlanmasıyla kazının daha geniş bir alana yayılacağını dile getirerek, Burada çok büyük bir şehir yerleşkesi olduğu, kilisenin büyüklüğünden, biraz önce gezdiğimiz hamamlardan ve köprülerden anlaşılıyor. Küçük bir yerleşim olsa burada devasa eserler yapılmaz. Roma yolunun bir kısmı da bulunmuş. İnşallah ortaya çıktıkça buranın ne kadar büyük olduğunu bizler de yaşayarak göreceğiz. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tokat Haberleri : EKBER TÜRKOĞLU - Tokat'ın Sulusaray ilçesindeki Sebastapolis Antik Kenti'nde yürütülen kazı çalışmaları tarihi dokuyu ortaya çıkarıyor.Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmeyen ve büyük bölümü ilçenin yerleşim alanının altında yer alan Sebastapolis, Roma İmparatoru Trajan döneminde Milattan Sonra 98-117 yıllarında Pontus Galatius ve Polemoniacus eyaletlerinden ayrılarak Kapadokya eyaletine dahil edildi.Karadeniz'in en büyük 5 şehrinden biri olan, para basma yetkisine sahip zengin bir ticaret ve yerleşim merkezi kabul edilen Sebastapolis, sonraki dönemlerde yaşanan büyük savaşlar, yıkımlar ve afetlerin yanı sıra geçiş yollarının değişmesiyle eski önemini kaybetti.Antik kentte, Tokat Müze Müdürlüğünce 1987'de başlatılan kazı çalışmaları, sonraki yıllarda kurtarma kazıları şeklinde sürdürülerek 1990'a kadar devam etti. Çalışmalara 20 yıl ara verildi.Çalışmaların 2010'da yeniden başlamasıyla bir bölümü ortaya çıkarılan antik kent üzerindeki yapıların kamulaştırılmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Yaklaşık 3 bin 500 nüfuslu ilçede vatandaşlar tarihle iç içe yaşamlarını sürdürüyor.Kazıların bu yılki bölümü ise Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Davut Yiğitpaşa başkanlığında, 28'i farklı üniversitelerden akademisyen ve öğrenciler olmak üzere 48 kişilik ekiple yürütülüyor.Kilise ve hamam bölümlerinde yoğunlaşan ve 14 hafta sürmesi planlanan kazı çalışmalarının yapıldığı alanda incelemelerde bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, AA muhabirine, bu yıl kazı çalışmalarının daha hızlı ilerlediğini belirtti.Biz şehri biraz ortaya çıkarırsak hem turistik açıdan hem antik dönemi yansıtma açısından inşallah Türkiye için de önemli adım olacak diyen Köklü, geçmişte İngiltere Kralı Charles'ın Sebastapolis Antik Kenti'ni ziyaret ettiğini ve o dönem gözlerin antik kente çevrildiğini hatırlattı.Vali Köklü, kamulaştırma çalışmalarının tamamlanmasıyla kazının daha geniş bir alana yayılacağını dile getirerek, Burada çok büyük bir şehir yerleşkesi olduğu, kilisenin büyüklüğünden, biraz önce gezdiğimiz hamamlardan ve köprülerden anlaşılıyor. Küçük bir yerleşim olsa burada devasa eserler yapılmaz. Roma yolunun bir kısmı da bulunmuş. İnşallah ortaya çıktıkça buranın ne kadar büyük olduğunu bizler de yaşayarak göreceğiz. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/sulusaray-in-altindaki-sebastapolis-antik-kenti-gun-yuzune-cikariliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Eski AB Bakanı Bağış, 6.⁠ ⁠Selanik Metropolitan Zirvesi'ne katıldı:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/eski-ab-bakani-bagis-6-selanik-metropolitan-zirvesi-ne-katildi/903746/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/eski-ab-bakani-bagis-6-selanik-metropolitan-zirvesi-ne-katildi/903746/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gümülcine / “Türkiye’den Avrupa’nın yükünü taşıması bekleniyorsa, kararların alındığı masada Türkiye’nin de bir sandalyesi olmalıdır” - “Müttefikler birbirlerine yaptırım uygulamamalı, birbirlerini güçlendirmeli”]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gümülcine Haberleri : Eski Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye’den Avrupa’nın güvenlik yükünü taşımasının beklenmesi halinde, karar alma süreçlerinde Türkiye’ye de yer verilmesi gerektiğini söyledi.Bağış, 6.⁠ ⁠Selanik Metropolitan Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, savaşın yeniden Avrupa’ya döndüğünü, Orta Doğu’daki istikrarsızlığın sürdüğünü, terörizm, siber tehditler, göç baskıları ile enerji ve teknoloji rekabetinin güvenlik ortamını yeniden şekillendirdiğini söyledi.“Müttefiklerimize düşman gibi davranma lüksümüz yok.” diyen Bağış, Türkiye’nin güçlü bir Avrupa’yı desteklediğini ancak bunun NATO’ya alternatif değil, daha güçlü bir NATO anlamına gelmesi gerektiğini ifade etti.Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük askeri güçlerinden birine, gelişen savunma sanayisine ve 70 yılı aşkın NATO tecrübesine sahip olduğunu kaydeden Bağış, “Türkiye’den Avrupa’nın yükünü taşıması bekleniyorsa, kararların alındığı masada Türkiye’nin de bir sandalyesi olmalıdır.” yorumunu yaptı.Türkiye-ABD ilişkilerine de değinen Bağış, iki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 40 milyar dolara ulaştığını ve hedefin 100 milyar dolar olduğunu aktararak, enerji, havacılık, teknoloji, yatırım ve sanayi işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.Savunma alanındaki engellerin kaldırılması gerektiğini belirten Bağış, “Müttefikler birbirlerine yaptırım uygulamamalı, birbirlerini güçlendirmeli.” diye konuştu ve KAAN savaş uçağında kullanılacak F110 motorlarına ilişkin ilerlemeye dikkati çekti.Bağış, Türkiye’nin Avrupa, Karadeniz, Kafkasya, Orta Asya, Orta Doğu ve Akdeniz’in kesişim noktasında bulunduğunu kaydederek, Avrupa yatırımları ile ABD sermayesi ve teknolojisinin Türkiye’nin coğrafi konumuyla birleşmesinin stratejik fırsatlar yaratacağına vurgu yaptı.Türkiye-Yunanistan ilişkilerine de değinen Bağış, iki ülkenin komşu ve NATO müttefiki olduğuna dikkati çekerek, anlaşmazlıkların çatışmayla değil diyalog, diplomasi ve karşılıklı saygıyla çözülmesi gerektiğini söyledi.Bağış, “Türkiye ve Yunanistan komşudur, müttefiktir, düşman değildir. Ege ve Doğu Akdeniz gerilim denizleri olmamalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.Avrupa’nın Türkiye’yi yalnızca üyelik müzakereleri ve ikili anlaşmazlıklar üzerinden görmemesi, Washington’ın da Türkiye’yi yalnızca bölgesel krizler sırasında hatırlamaması gerektiğini aktaran Bağış, transatlantik ortaklığın daha stratejik, kapsayıcı ve birlik içinde olması gerektiğini kaydetti.Bağış, “Anlaşamayabiliriz, tartışabiliriz, hatta zaman zaman birbirimizi hayal kırıklığına uğratabiliriz. Ama biz düşman değil, müttefikiz. Birlikteyken, ayrı olduğumuzdan çok daha güçlüyüz.” dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gümülcine Haberleri : Eski Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye’den Avrupa’nın güvenlik yükünü taşımasının beklenmesi halinde, karar alma süreçlerinde Türkiye’ye de yer verilmesi gerektiğini söyledi.Bağış, 6.⁠ ⁠Selanik Metropolitan Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, savaşın yeniden Avrupa’ya döndüğünü, Orta Doğu’daki istikrarsızlığın sürdüğünü, terörizm, siber tehditler, göç baskıları ile enerji ve teknoloji rekabetinin güvenlik ortamını yeniden şekillendirdiğini söyledi.“Müttefiklerimize düşman gibi davranma lüksümüz yok.” diyen Bağış, Türkiye’nin güçlü bir Avrupa’yı desteklediğini ancak bunun NATO’ya alternatif değil, daha güçlü bir NATO anlamına gelmesi gerektiğini ifade etti.Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük askeri güçlerinden birine, gelişen savunma sanayisine ve 70 yılı aşkın NATO tecrübesine sahip olduğunu kaydeden Bağış, “Türkiye’den Avrupa’nın yükünü taşıması bekleniyorsa, kararların alındığı masada Türkiye’nin de bir sandalyesi olmalıdır.” yorumunu yaptı.Türkiye-ABD ilişkilerine de değinen Bağış, iki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 40 milyar dolara ulaştığını ve hedefin 100 milyar dolar olduğunu aktararak, enerji, havacılık, teknoloji, yatırım ve sanayi işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.Savunma alanındaki engellerin kaldırılması gerektiğini belirten Bağış, “Müttefikler birbirlerine yaptırım uygulamamalı, birbirlerini güçlendirmeli.” diye konuştu ve KAAN savaş uçağında kullanılacak F110 motorlarına ilişkin ilerlemeye dikkati çekti.Bağış, Türkiye’nin Avrupa, Karadeniz, Kafkasya, Orta Asya, Orta Doğu ve Akdeniz’in kesişim noktasında bulunduğunu kaydederek, Avrupa yatırımları ile ABD sermayesi ve teknolojisinin Türkiye’nin coğrafi konumuyla birleşmesinin stratejik fırsatlar yaratacağına vurgu yaptı.Türkiye-Yunanistan ilişkilerine de değinen Bağış, iki ülkenin komşu ve NATO müttefiki olduğuna dikkati çekerek, anlaşmazlıkların çatışmayla değil diyalog, diplomasi ve karşılıklı saygıyla çözülmesi gerektiğini söyledi.Bağış, “Türkiye ve Yunanistan komşudur, müttefiktir, düşman değildir. Ege ve Doğu Akdeniz gerilim denizleri olmamalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.Avrupa’nın Türkiye’yi yalnızca üyelik müzakereleri ve ikili anlaşmazlıklar üzerinden görmemesi, Washington’ın da Türkiye’yi yalnızca bölgesel krizler sırasında hatırlamaması gerektiğini aktaran Bağış, transatlantik ortaklığın daha stratejik, kapsayıcı ve birlik içinde olması gerektiğini kaydetti.Bağış, “Anlaşamayabiliriz, tartışabiliriz, hatta zaman zaman birbirimizi hayal kırıklığına uğratabiliriz. Ama biz düşman değil, müttefikiz. Birlikteyken, ayrı olduğumuzdan çok daha güçlüyüz.” dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ASO, firmaların Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'na uyumuna ilişkin rapor yayımladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aso-firmalarin-sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasi-na-uyumuna-iliskin-rapor-yayimladi/903745/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aso-firmalarin-sinirda-karbon-duzenleme-mekanizmasi-na-uyumuna-iliskin-rapor-yayimladi/903745/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Raporda, orta ölçekli firmaların SKDM'ye uyum sürecinde desteklenmesi gereken öncelikli gruplardan biri olduğu ifade edildi - Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç: - Yeşil dönüşümü Ankara sanayisinin rekabet gücünü artıracak bir fırsata dönüştürmeliyiz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Ankara Sanayi Odası (ASO), hazırladığı raporda orta ölçekli firmaların Avrupa Birliği'nin (AB) Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'na (SKDM) uyum sürecinde desteklenmesi gereken öncelikli gruplardan biri olduğunu belirtti.Odadan yapılan yazılı açıklamaya göre, ASO, Avrupa Birliği'nin (AB) SKDM'sinin Türkiye ve Ankara sanayisi üzerindeki etkilerini ele alan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Kapsamında Türkiye ve Ankara Analizi başlıklı araştırma raporunu yayımladı.Firma düzeyindeki veriler esas alınarak hazırlanan raporda, 2013-2023 döneminde Türkiye ve Ankara sanayisinin üretim, ihracat ve finansman yapısı incelendi. Ekonometrik analizlerle SKDM duyurusu sonrasında firmaların ihracat ve yatırım göstergelerinde ortaya çıkan göreli değişimler değerlendirildi.Raporda, Ankara'nın AB pazarındaki konumunu güçlendirdiğine işaret edilerek, kent sanayisinin ana metal ağırlıklı yapıdan daha ileri işlenmiş ürünlere yöneldiği ifade edildi.Ankara&#039;nın AB pazarındaki konumu güçlendiRaporda, Türkiye'nin toplam ihracatının 2013-2023 döneminde 161,5 milyar dolardan 255,6 milyar dolara yükseldiğine ve SKDM kapsamındaki ürünlerin ihracatının 2023 yılında toplam ihracatın yüzde 7,75'ini oluşturduğuna değinildi. Raporda Ankara'da SKDM kapsamındaki ürünlerin kent ihracatı içindeki payının yaklaşık yüzde 7 olarak gerçekleştiği bildirildi.Ankara'nın, Türkiye'nin AB'ye yönelik SKDM ihracatı içindeki payının 2013 yılında yüzde 3,33'ten 2023 yılında yüzde 4,44'e çıktığı belirtilen raporda, aynı dönemde AB'ye SKDM kapsamındaki ihracatın yaklaşık 95 milyon dolardan 334 milyon dolara çıktığına işaret edildi.Raporda ayrıca, ana metallerin imalatı payının yüzde 72,63'ten yüzde 25,83'e gerilediği, fabrikasyon metal ürünleri imalat payının yüzde 12,01'den yüzde 33,83'e yükselerek ilk sıraya yerleştiği, makine ve ekipman imalatının yüzde 10,58'lik payla öne çıktığı vurgulandı.Orta ölçekli firmalar için dönüşüm daha kritikOrta ölçekli firmaların SKDM sürecinde desteklenmesi gereken öncelikli gruplardan biri olduğu kaydedilen raporda, Ankara'daki bu nitelikteki firmaların Türkiye genelindeki orta ölçekli firmaların toplam ihracatı içindeki payının yaklaşık yüzde 4'ten yüzde 3,45'e gerilediği bildirildi.Raporda, emisyonların hesaplanması ve raporlanması, enerji ve üretim süreçlerine yönelik yatırımlar ile yeşil finansmana erişim ihtiyacının, teknik ve mali kapasiteleri daha sınırlı firmalar üzerinde ilave yük oluşturabileceğine de dikkat çekildi.Firmalar alternatif pazara yöneldiAnkara'da SKDM'ye daha yüksek düzeyde maruz kalan firmaların AB pazarındaki konumlarını koruduğu belirtilen raporda, söz konusu firmaların AB dışındaki pazarlara yönelik SKDM kapsamındaki ihracatlarını Türkiye geneline kıyasla daha güçlü artırdıklarına işaret edildi.Raporda makine ve ekipman imalatında Ankara'nın sahip olduğu kapasitenin yüksek katma değerli ve düşük karbonlu üretimle desteklenerek AB pazarındaki konumunun güçlendirilmesi de öncelikli alanlar arasında yer aldığı ifade edildi.Daha ileri işlenmiş ürünlerin öne çıkması önemliAçıklamada rapora ilişkin görüşlerine yer verilen ASO Başkanı Seyit Ardıç, karbon maliyetinin, uluslararası ticaretin doğrudan bir unsuru haline geldiğini bildirdi.Ankara sanayisinin ürün kompozisyonundaki değişimin önemine dikkati çeken Ardıç, Ankara sanayisinin üretim gücünü korumak kadar, bu gücü düşük karbonlu, verimli ve uluslararası pazarlarda rekabetçi bir yapıya dönüştürmek de önem taşıyor. Yeşil dönüşümü Ankara sanayisinin rekabet gücünü artıracak bir fırsata dönüştürmeliyiz. ifadelerini kullandı.Ardıç, SKDM'nin oluşturduğu yeni rekabet ortamında firmaların emisyonlarını raporlamalarının yeterli olmayacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:Ana metal ağırlığı azalırken fabrikasyon metal ve makine gibi daha ileri işlenmiş ürünlerin öne çıkmasını önemli buluyoruz. Önümüzdeki süreçte bu üretim kabiliyetini enerji ve kaynak verimliliği, düşük karbonlu teknolojiler ve güçlü karbon yönetimiyle desteklemeliyiz. Üretimde enerji ve kaynak verimliliğini artırmak, karbon yoğunluğunu düşürmek, finansmana erişimi güçlendirmek ve özellikle KOBİ'lerimizin dönüşüm maliyetini yönetilebilir hale getirmek gerekiyor. ASO olarak sanayicimizin bu dönüşüme hazırlanmasına, doğru finansman ve destek mekanizmalarına erişmesine ve kamu politikalarının sanayimizin ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmesine katkı sağlamayı sürdüreceğiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Ankara Sanayi Odası (ASO), hazırladığı raporda orta ölçekli firmaların Avrupa Birliği'nin (AB) Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'na (SKDM) uyum sürecinde desteklenmesi gereken öncelikli gruplardan biri olduğunu belirtti.Odadan yapılan yazılı açıklamaya göre, ASO, Avrupa Birliği'nin (AB) SKDM'sinin Türkiye ve Ankara sanayisi üzerindeki etkilerini ele alan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Kapsamında Türkiye ve Ankara Analizi başlıklı araştırma raporunu yayımladı.Firma düzeyindeki veriler esas alınarak hazırlanan raporda, 2013-2023 döneminde Türkiye ve Ankara sanayisinin üretim, ihracat ve finansman yapısı incelendi. Ekonometrik analizlerle SKDM duyurusu sonrasında firmaların ihracat ve yatırım göstergelerinde ortaya çıkan göreli değişimler değerlendirildi.Raporda, Ankara'nın AB pazarındaki konumunu güçlendirdiğine işaret edilerek, kent sanayisinin ana metal ağırlıklı yapıdan daha ileri işlenmiş ürünlere yöneldiği ifade edildi.Ankara&#039;nın AB pazarındaki konumu güçlendiRaporda, Türkiye'nin toplam ihracatının 2013-2023 döneminde 161,5 milyar dolardan 255,6 milyar dolara yükseldiğine ve SKDM kapsamındaki ürünlerin ihracatının 2023 yılında toplam ihracatın yüzde 7,75'ini oluşturduğuna değinildi. Raporda Ankara'da SKDM kapsamındaki ürünlerin kent ihracatı içindeki payının yaklaşık yüzde 7 olarak gerçekleştiği bildirildi.Ankara'nın, Türkiye'nin AB'ye yönelik SKDM ihracatı içindeki payının 2013 yılında yüzde 3,33'ten 2023 yılında yüzde 4,44'e çıktığı belirtilen raporda, aynı dönemde AB'ye SKDM kapsamındaki ihracatın yaklaşık 95 milyon dolardan 334 milyon dolara çıktığına işaret edildi.Raporda ayrıca, ana metallerin imalatı payının yüzde 72,63'ten yüzde 25,83'e gerilediği, fabrikasyon metal ürünleri imalat payının yüzde 12,01'den yüzde 33,83'e yükselerek ilk sıraya yerleştiği, makine ve ekipman imalatının yüzde 10,58'lik payla öne çıktığı vurgulandı.Orta ölçekli firmalar için dönüşüm daha kritikOrta ölçekli firmaların SKDM sürecinde desteklenmesi gereken öncelikli gruplardan biri olduğu kaydedilen raporda, Ankara'daki bu nitelikteki firmaların Türkiye genelindeki orta ölçekli firmaların toplam ihracatı içindeki payının yaklaşık yüzde 4'ten yüzde 3,45'e gerilediği bildirildi.Raporda, emisyonların hesaplanması ve raporlanması, enerji ve üretim süreçlerine yönelik yatırımlar ile yeşil finansmana erişim ihtiyacının, teknik ve mali kapasiteleri daha sınırlı firmalar üzerinde ilave yük oluşturabileceğine de dikkat çekildi.Firmalar alternatif pazara yöneldiAnkara'da SKDM'ye daha yüksek düzeyde maruz kalan firmaların AB pazarındaki konumlarını koruduğu belirtilen raporda, söz konusu firmaların AB dışındaki pazarlara yönelik SKDM kapsamındaki ihracatlarını Türkiye geneline kıyasla daha güçlü artırdıklarına işaret edildi.Raporda makine ve ekipman imalatında Ankara'nın sahip olduğu kapasitenin yüksek katma değerli ve düşük karbonlu üretimle desteklenerek AB pazarındaki konumunun güçlendirilmesi de öncelikli alanlar arasında yer aldığı ifade edildi.Daha ileri işlenmiş ürünlerin öne çıkması önemliAçıklamada rapora ilişkin görüşlerine yer verilen ASO Başkanı Seyit Ardıç, karbon maliyetinin, uluslararası ticaretin doğrudan bir unsuru haline geldiğini bildirdi.Ankara sanayisinin ürün kompozisyonundaki değişimin önemine dikkati çeken Ardıç, Ankara sanayisinin üretim gücünü korumak kadar, bu gücü düşük karbonlu, verimli ve uluslararası pazarlarda rekabetçi bir yapıya dönüştürmek de önem taşıyor. Yeşil dönüşümü Ankara sanayisinin rekabet gücünü artıracak bir fırsata dönüştürmeliyiz. ifadelerini kullandı.Ardıç, SKDM'nin oluşturduğu yeni rekabet ortamında firmaların emisyonlarını raporlamalarının yeterli olmayacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:Ana metal ağırlığı azalırken fabrikasyon metal ve makine gibi daha ileri işlenmiş ürünlerin öne çıkmasını önemli buluyoruz. Önümüzdeki süreçte bu üretim kabiliyetini enerji ve kaynak verimliliği, düşük karbonlu teknolojiler ve güçlü karbon yönetimiyle desteklemeliyiz. Üretimde enerji ve kaynak verimliliğini artırmak, karbon yoğunluğunu düşürmek, finansmana erişimi güçlendirmek ve özellikle KOBİ'lerimizin dönüşüm maliyetini yönetilebilir hale getirmek gerekiyor. ASO olarak sanayicimizin bu dönüşüme hazırlanmasına, doğru finansman ve destek mekanizmalarına erişmesine ve kamu politikalarının sanayimizin ihtiyaçları doğrultusunda şekillenmesine katkı sağlamayı sürdüreceğiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Filipinler'de Devlet Başkan Yardımcısı Duterte için tutuklama emri çıkarıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/filipinler-de-devlet-baskan-yardimcisi-duterte-icin-tutuklama-emri-cikarildi/903744/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/filipinler-de-devlet-baskan-yardimcisi-duterte-icin-tutuklama-emri-cikarildi/903744/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:06:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Filipinler'de mahkeme, Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Filipinler'de mahkeme, Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. ve yakınlarına ölüm ve suikast tehdidinde bulunmakla suçlanan Devlet Başkan Yardımcısı Sara Duterte hakkında tutuklama emri çıkardı.PNA'nın haberine göre, Quezon Kenti Bölge Mahkemesi, Sara Duterte hakkında ölüm ve suikast tehdidinde bulunma suçlamasının ardından tutuklama emri çıkardı.Mahkeme ayrıca, Duterte hakkındaki suçlamaların her biri için 1900'er dolarlık kefalet miktarı belirledi.Öte yandan Filipinler Başkanlık Ofisinden yapılan açıklamada mahkeme kararına saygı duyulduğu belirtildi.Ne olmuştu?Başkan Yardımcısı Sara Duterte, kamu fonlarını usulsüz kullanmak ve Başkan Marcos ve eşi Liza Araneta-Marcos ile kuzeni Meclis Başkanı Martin Romualdez'i kamuoyu önünde tehdit etmekle suçlanıyor.Duterte ise suçlamaları reddediyor.Mahkum edilmesi halinde Duterte'nin kamu görevinden menedilebileceği ve 2028 Başkanlık yarışına katılma olasılığının ortadan kalkabileceği belirtiliyor.Son olarak Filipinler Adalet Bakanlığı Duterte hakkında ülkenin Devlet Başkanı Marcos Jr.'a, Marcos Jr'ın eşi Liza Araneta-Marcos'a ve eski Devlet Başkanlığı Sözcüsü Martin Romualdez'e ölüm ve suikast tehditlerinde bulunmakla suçlanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Filipinler'de mahkeme, Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. ve yakınlarına ölüm ve suikast tehdidinde bulunmakla suçlanan Devlet Başkan Yardımcısı Sara Duterte hakkında tutuklama emri çıkardı.PNA'nın haberine göre, Quezon Kenti Bölge Mahkemesi, Sara Duterte hakkında ölüm ve suikast tehdidinde bulunma suçlamasının ardından tutuklama emri çıkardı.Mahkeme ayrıca, Duterte hakkındaki suçlamaların her biri için 1900'er dolarlık kefalet miktarı belirledi.Öte yandan Filipinler Başkanlık Ofisinden yapılan açıklamada mahkeme kararına saygı duyulduğu belirtildi.Ne olmuştu?Başkan Yardımcısı Sara Duterte, kamu fonlarını usulsüz kullanmak ve Başkan Marcos ve eşi Liza Araneta-Marcos ile kuzeni Meclis Başkanı Martin Romualdez'i kamuoyu önünde tehdit etmekle suçlanıyor.Duterte ise suçlamaları reddediyor.Mahkum edilmesi halinde Duterte'nin kamu görevinden menedilebileceği ve 2028 Başkanlık yarışına katılma olasılığının ortadan kalkabileceği belirtiliyor.Son olarak Filipinler Adalet Bakanlığı Duterte hakkında ülkenin Devlet Başkanı Marcos Jr.'a, Marcos Jr'ın eşi Liza Araneta-Marcos'a ve eski Devlet Başkanlığı Sözcüsü Martin Romualdez'e ölüm ve suikast tehditlerinde bulunmakla suçlanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/filipinler-de-devlet-baskan-yardimcisi-duterte-icin-tutuklama-emri-cikarildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ASELSAN'ın LGK-84 güdüm kiti iki farklı hedefi tam isabetle vurdu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aselsan-in-lgk-84-gudum-kiti-iki-farkli-hedefi-tam-isabetle-vurdu/903742/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aselsan-in-lgk-84-gudum-kiti-iki-farkli-hedefi-tam-isabetle-vurdu/903742/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:06:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Konya Karapınar Atış Test Poligonu'nda gerçekleştirilen uluslararası demo faaliyetinde F-16'dan yapılan iki ayrı atışta zırhlı personel taşıyıcı ve tank hedeflerine karşı tam isabet sağlandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : ASELSAN tarafından geliştirilen güdüm kitleri, 15'ten fazla ülkeden askeri yetkilinin katıldığı Güdüm Sistemleri Uluslararası Demo Faaliyeti'nde test edildi.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Konya Karapınar Atış Test Poligonu’nda gerçekleştirilen faaliyette, LGK ailesinin ağır mühimmatlara yönelik üyesi LGK-84 ile F-16 platformundan iki ayrı atış yapıldı.İlk LGK-84 atışında zırhlı personel taşıyıcı hedef alınırken, ikinci atışta tank hedefi vuruldu. Her iki mühimmat da hedeflerini tam isabetle etkisiz hale getirdi.ASELSAN'ın lazer güdüm teknolojisine sahip LGK-84 sistemi böylece sabit yer hedeflerine karşı yüksek hassasiyetli vuruş kabiliyetini uluslararası katılımcıların önünde sergiledi.Demo faaliyetinde LGK-84 atışlarının yanı sıra AKINCI SİHA platformundan da iki farklı güdümlü mühimmat kullanıldı.AKINCI'dan bırakılan LGK-82, bir zırhlı personel taşıyıcı hedefini tam isabetle vurdu. TÜBİTAK işbirliğiyle geliştirilen GÖZDE Güdüm Kiti ise saatte 50 kilometre hızla hareket eden hedefe karşı gerçekleştirilen atışta başarı sağladı.Demo kapsamında gerçekleştirilen iki LGK-84, bir LGK-82 ve bir GÖZDE atışının tamamında hedefler tam isabetle vuruldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : ASELSAN tarafından geliştirilen güdüm kitleri, 15'ten fazla ülkeden askeri yetkilinin katıldığı Güdüm Sistemleri Uluslararası Demo Faaliyeti'nde test edildi.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Konya Karapınar Atış Test Poligonu’nda gerçekleştirilen faaliyette, LGK ailesinin ağır mühimmatlara yönelik üyesi LGK-84 ile F-16 platformundan iki ayrı atış yapıldı.İlk LGK-84 atışında zırhlı personel taşıyıcı hedef alınırken, ikinci atışta tank hedefi vuruldu. Her iki mühimmat da hedeflerini tam isabetle etkisiz hale getirdi.ASELSAN'ın lazer güdüm teknolojisine sahip LGK-84 sistemi böylece sabit yer hedeflerine karşı yüksek hassasiyetli vuruş kabiliyetini uluslararası katılımcıların önünde sergiledi.Demo faaliyetinde LGK-84 atışlarının yanı sıra AKINCI SİHA platformundan da iki farklı güdümlü mühimmat kullanıldı.AKINCI'dan bırakılan LGK-82, bir zırhlı personel taşıyıcı hedefini tam isabetle vurdu. TÜBİTAK işbirliğiyle geliştirilen GÖZDE Güdüm Kiti ise saatte 50 kilometre hızla hareket eden hedefe karşı gerçekleştirilen atışta başarı sağladı.Demo kapsamında gerçekleştirilen iki LGK-84, bir LGK-82 ve bir GÖZDE atışının tamamında hedefler tam isabetle vuruldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/aselsan-in-lgk-84-gudum-kiti-iki-farkli-hedefi-tam-isabetle-vurdu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Eskişehir'de Ticaret İl Müdürlüğünce kırtasiye ürünlerine yönelik denetim yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/eskisehir-de-ticaret-il-mudurlugunce-kirtasiye-urunlerine-yonelik-denetim-yapildi/903741/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/eskisehir-de-ticaret-il-mudurlugunce-kirtasiye-urunlerine-yonelik-denetim-yapildi/903741/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:04:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Eskişehir'de Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde Eskişehir'de kırtasiye ürünlerinin satışını denetledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Eskişehir'de Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde Eskişehir'de kırtasiye ürünlerinin satışını denetledi.Denetimlerde, satışa sunulan ürünler ekipler tarafından incelendi, ürünlerin fiyat etiketleri ile kasa satış fiyatlarının uygunluğu kontrol edildi.Ticaret İl Müdürü Cemil Kürkçü, gazetecilere yaptığı açıklamada, Ticaret Bakanlığının talimatları doğrultusunda yaklaşık 20 gündür kent genelinde kırtasiye ürünlerine yönelik denetimlerin sürdürüldüğünü söyledi.Denetimlerin öğrencilerin güvenli ürünlere ulaşması ve tüketicilerin ekonomik menfaatlerinin korunması amacıyla gerçekleştirildiğini belirten Kürkçü, Zincir marketlerde, kırtasiyelerde Ticaret Bakanlığının talimatları doğrultusunda yaklaşık 20 gündür denetimlerimiz devam etmektedir. dedi.Kürkçü, aynı zamanda rehberlik ve bilgilendirme yaptıklarını vurgulayarak, Diğer birimlerimiz tarafından öğrencilerimizin güvenliğini korumak amacıyla etiket bilgilendirmeleri ile ürünlerde imalatçı ve ithalatçı firma bilgisinin olup olmadığını denetliyoruz. ifadesini kullandı.Çocuk kıyafetlerinde Türkçe ve okunabilir içerik etiketlerinin yanı sıra kordon ve bağcık gibi risk oluşturabilecek unsurlara dikkat edilmesi gerektiğini bildiren Kürkçü, tüketicilerin güvensiz ürünlere ilişkin bilgileri Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS) üzerinden takip edebileceğini ifade etti.Kürkçü, tüketicilerin ürün güvenliği ve diğer konulardaki soru ve şikayetleri için Ticaret İl Müdürlüklerine veya Alo 175 Tüketici Hattı'na başvurabileceğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Eskişehir'de Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde Eskişehir'de kırtasiye ürünlerinin satışını denetledi.Denetimlerde, satışa sunulan ürünler ekipler tarafından incelendi, ürünlerin fiyat etiketleri ile kasa satış fiyatlarının uygunluğu kontrol edildi.Ticaret İl Müdürü Cemil Kürkçü, gazetecilere yaptığı açıklamada, Ticaret Bakanlığının talimatları doğrultusunda yaklaşık 20 gündür kent genelinde kırtasiye ürünlerine yönelik denetimlerin sürdürüldüğünü söyledi.Denetimlerin öğrencilerin güvenli ürünlere ulaşması ve tüketicilerin ekonomik menfaatlerinin korunması amacıyla gerçekleştirildiğini belirten Kürkçü, Zincir marketlerde, kırtasiyelerde Ticaret Bakanlığının talimatları doğrultusunda yaklaşık 20 gündür denetimlerimiz devam etmektedir. dedi.Kürkçü, aynı zamanda rehberlik ve bilgilendirme yaptıklarını vurgulayarak, Diğer birimlerimiz tarafından öğrencilerimizin güvenliğini korumak amacıyla etiket bilgilendirmeleri ile ürünlerde imalatçı ve ithalatçı firma bilgisinin olup olmadığını denetliyoruz. ifadesini kullandı.Çocuk kıyafetlerinde Türkçe ve okunabilir içerik etiketlerinin yanı sıra kordon ve bağcık gibi risk oluşturabilecek unsurlara dikkat edilmesi gerektiğini bildiren Kürkçü, tüketicilerin güvensiz ürünlere ilişkin bilgileri Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS) üzerinden takip edebileceğini ifade etti.Kürkçü, tüketicilerin ürün güvenliği ve diğer konulardaki soru ve şikayetleri için Ticaret İl Müdürlüklerine veya Alo 175 Tüketici Hattı'na başvurabileceğini sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/eskisehir-de-ticaret-il-mudurlugunce-kirtasiye-urunlerine-yonelik-denetim-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Xiaomi IFA 2026'ya ilk kez katıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/xiaomi-ifa-2026-ya-ilk-kez-katildi/903740/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/xiaomi-ifa-2026-ya-ilk-kez-katildi/903740/</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:04:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Xiaomi Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Xu Fei: - Amacımız, Xiaomi'nin teknolojisini ve ekosistem yetkinliklerini bölgedeki daha fazla kullanıcıyla buluşturmak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Xiaomi, Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen IFA 2026'ya (Innovation For All-Herkes İçin İnovasyon) ilk kez katıldı.Şirketten yapılan açıklamaya göre, 380'den fazla ürün, yeni teknolojiler ve gerçek kullanım senaryolarının bir araya getirildiği fuarda, Xiaomi'nin Human x Car x Home akıllı ekosistemi tüm yönleriyle ziyaretçilere sunuldu.Xiaomi'nin fuar alanındaki varlığı, Human x Car x Home ürün portföyünün yanı sıra AI Tomorrow ve AI Today olmak üzere üç ana bölümden oluşuyor. Bu bölümler, geleceğin teknolojilerinden bugün kullanılabilen akıllı deneyimlere ve Xiaomi'nin ürün portföyüne kadar farklı çözümleri kapsıyor.Xiaomi Vision Gran Turismo ile akıllı mobilitenin geleceğine odaklanan AI Tomorrow bölümünde, otomotiv tasarımı, performans teknolojileri ve dijital deneyimlerin kesişiminde ortaya çıkabilecek yeni fırsatlar ile gelecek vizyonu sergileniyor.AI Today bölümünde söz konusu teknolojilerin gerçek hayattaki kullanım senaryolarına odaklanılıyor.Xiaomi SU7 Max ile mutfak, salon, yatak odası ve çalışma odası gibi ev ortamlarının merkezde olduğu bölümde, yapay zekanın kişisel cihazları, otomobilleri ve akıllı ev ürünlerini günlük ihtiyaçlar doğrultusunda nasıl birlikte çalıştırabildiği gösteriliyor.Human x Car x Home ürün portföyü ise mutfak ve gıda saklama, ev temizliği, hava yönetimi, görsel-işitsel eğlence, güvenlik, kişisel cihazlar ve akıllı mobilite olmak üzere 7 farklı alanda 380'den fazla ürünü bir araya getiriyor. Ekosistem, yapay zeka ve Xiaomi HyperOS aracılığıyla farklı ürün ve senaryolardaki cihaz ve hizmetlerin birlikte çalışmasını sağlıyor.Avrupa, Xiaomi&#039;nin küresel stratejisinde önemli bir pazara sahipHuman × Car × Home akıllı ekosisteminin mobilite tarafını da IFA'ya taşıyan Xiaomi, fuarda gelecek konseptleri ile mevcut akıllı sürüş teknolojilerini temsil eden üç farklı araca yer veriyor.Otomotiv alanının merkezinde, Gran Turismo serisi için geliştirilen elektrikli hiper otomobil konsepti Xiaomi Vision Gran Turismo bulunuyor. Vision Gran Turismo programına katılan ilk teknoloji şirketi olma özelliğini taşıyan Xiaomi, tamamen sanal bir konsept otomobil olarak tasarlanan araçla otomotiv tasarımı, aerodinamik ve akıllı etkileşime yönelik gelecek çalışmalarını yansıtıyor.Öte yandan fuarda, yeni nesil Xiaomi SU7 ve Xiaomi SU7 Ultra da sergileniyor. Sürüş odaklı bir otomobil olarak konumlanan Xiaomi SU7, Xiaomi HyperOS ve akıllı ekosistem entegrasyonuyla kullanıcıların kişisel cihazları ve akıllı ev ürünleriyle bağlantı kurabiliyor.Xiaomi SU7 Ultra ise Xiaomi Auto'nun amiral gemisi modelleri arasında bulunuyor. Bununla birlikte Xiaomi Auto, IFA Berlin'de aralarında Almanya'nın önde gelen 8 otomotiv bayi grubunun da bulunduğu ilk grupla mutabakat anlaşmaları imzaladı. Anlaşmalar, şirketin Almanya'nın da dahil olduğu Avrupa pazarlarına 2027'de planlanan girişi öncesinde Avrupa'daki satış ve servis ağının oluşturulmasını kapsıyor.Xiaomi, IFA 2026 kapsamında dünya genelinde 500'den fazla uluslararası tasarım ödülüne layık görülen akıllı ev markası Mijia'nın Avrupa genelindeki genişlemesini de duyurdu.Genişleme kapsamında Mijia'nın daha fazla ürün ve deneyiminin Avrupalı kullanıcılarla buluşturulması planlanıyor.Xiaomi, 2026-2030 döneminde küresel ARGE yatırımlarının 24 milyar avroyu aşmasını bekliyor. Yatırımların yapay zeka, işletim sistemleri, şirket bünyesinde geliştirilen çip teknolojileri, akıllı araçlar, robotik ve akıllı üretim alanlarına odaklanması öngörülüyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Xiaomi Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Xu Fei, bu yılki IFA'nın Xiaomi'nin küresel yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.Fei, akıllı telefonların ötesine geçerek akıllı ev ve akıllı araç alanlarına da genişlediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:Aynı zamanda yapay zeka, işletim sistemleri, çipler ve akıllı üretim gibi temel teknolojilere önemli yatırımlar yaptık. Bugün tüm bu alanlar ve yetkinlikler, 'Human x Car x Home' akıllı ekosistemimiz çatısı altında bir araya geliyor. IFA'da bu ekosistemi küresel ölçekte kullanıcılarla buluşturuyoruz. Avrupa, Xiaomi'nin küresel stratejisinde önemli bir pazara sahip. Mijia Avrupa genelinde yaygınlaşıyor. Xiaomi Auto'nun 2027'de Avrupa pazarına girmesini bekliyoruz. Bu sayede 'Human x Car x Home' akıllı ekosistemimizin üç temel alanı olan kişisel cihazlar, akıllı araçlar ve akıllı ev çözümleri bölgede bir araya gelecek. Avrupa'ya yeni ürün getirmekten çok daha fazlasından söz ediyoruz. Amacımız, Xiaomi'nin teknolojisini ve ekosistem yetkinliklerini bölgedeki daha fazla kullanıcıyla buluşturmak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Xiaomi, Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen IFA 2026'ya (Innovation For All-Herkes İçin İnovasyon) ilk kez katıldı.Şirketten yapılan açıklamaya göre, 380'den fazla ürün, yeni teknolojiler ve gerçek kullanım senaryolarının bir araya getirildiği fuarda, Xiaomi'nin Human x Car x Home akıllı ekosistemi tüm yönleriyle ziyaretçilere sunuldu.Xiaomi'nin fuar alanındaki varlığı, Human x Car x Home ürün portföyünün yanı sıra AI Tomorrow ve AI Today olmak üzere üç ana bölümden oluşuyor. Bu bölümler, geleceğin teknolojilerinden bugün kullanılabilen akıllı deneyimlere ve Xiaomi'nin ürün portföyüne kadar farklı çözümleri kapsıyor.Xiaomi Vision Gran Turismo ile akıllı mobilitenin geleceğine odaklanan AI Tomorrow bölümünde, otomotiv tasarımı, performans teknolojileri ve dijital deneyimlerin kesişiminde ortaya çıkabilecek yeni fırsatlar ile gelecek vizyonu sergileniyor.AI Today bölümünde söz konusu teknolojilerin gerçek hayattaki kullanım senaryolarına odaklanılıyor.Xiaomi SU7 Max ile mutfak, salon, yatak odası ve çalışma odası gibi ev ortamlarının merkezde olduğu bölümde, yapay zekanın kişisel cihazları, otomobilleri ve akıllı ev ürünlerini günlük ihtiyaçlar doğrultusunda nasıl birlikte çalıştırabildiği gösteriliyor.Human x Car x Home ürün portföyü ise mutfak ve gıda saklama, ev temizliği, hava yönetimi, görsel-işitsel eğlence, güvenlik, kişisel cihazlar ve akıllı mobilite olmak üzere 7 farklı alanda 380'den fazla ürünü bir araya getiriyor. Ekosistem, yapay zeka ve Xiaomi HyperOS aracılığıyla farklı ürün ve senaryolardaki cihaz ve hizmetlerin birlikte çalışmasını sağlıyor.Avrupa, Xiaomi&#039;nin küresel stratejisinde önemli bir pazara sahipHuman × Car × Home akıllı ekosisteminin mobilite tarafını da IFA'ya taşıyan Xiaomi, fuarda gelecek konseptleri ile mevcut akıllı sürüş teknolojilerini temsil eden üç farklı araca yer veriyor.Otomotiv alanının merkezinde, Gran Turismo serisi için geliştirilen elektrikli hiper otomobil konsepti Xiaomi Vision Gran Turismo bulunuyor. Vision Gran Turismo programına katılan ilk teknoloji şirketi olma özelliğini taşıyan Xiaomi, tamamen sanal bir konsept otomobil olarak tasarlanan araçla otomotiv tasarımı, aerodinamik ve akıllı etkileşime yönelik gelecek çalışmalarını yansıtıyor.Öte yandan fuarda, yeni nesil Xiaomi SU7 ve Xiaomi SU7 Ultra da sergileniyor. Sürüş odaklı bir otomobil olarak konumlanan Xiaomi SU7, Xiaomi HyperOS ve akıllı ekosistem entegrasyonuyla kullanıcıların kişisel cihazları ve akıllı ev ürünleriyle bağlantı kurabiliyor.Xiaomi SU7 Ultra ise Xiaomi Auto'nun amiral gemisi modelleri arasında bulunuyor. Bununla birlikte Xiaomi Auto, IFA Berlin'de aralarında Almanya'nın önde gelen 8 otomotiv bayi grubunun da bulunduğu ilk grupla mutabakat anlaşmaları imzaladı. Anlaşmalar, şirketin Almanya'nın da dahil olduğu Avrupa pazarlarına 2027'de planlanan girişi öncesinde Avrupa'daki satış ve servis ağının oluşturulmasını kapsıyor.Xiaomi, IFA 2026 kapsamında dünya genelinde 500'den fazla uluslararası tasarım ödülüne layık görülen akıllı ev markası Mijia'nın Avrupa genelindeki genişlemesini de duyurdu.Genişleme kapsamında Mijia'nın daha fazla ürün ve deneyiminin Avrupalı kullanıcılarla buluşturulması planlanıyor.Xiaomi, 2026-2030 döneminde küresel ARGE yatırımlarının 24 milyar avroyu aşmasını bekliyor. Yatırımların yapay zeka, işletim sistemleri, şirket bünyesinde geliştirilen çip teknolojileri, akıllı araçlar, robotik ve akıllı üretim alanlarına odaklanması öngörülüyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Xiaomi Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Xu Fei, bu yılki IFA'nın Xiaomi'nin küresel yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.Fei, akıllı telefonların ötesine geçerek akıllı ev ve akıllı araç alanlarına da genişlediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:Aynı zamanda yapay zeka, işletim sistemleri, çipler ve akıllı üretim gibi temel teknolojilere önemli yatırımlar yaptık. Bugün tüm bu alanlar ve yetkinlikler, 'Human x Car x Home' akıllı ekosistemimiz çatısı altında bir araya geliyor. IFA'da bu ekosistemi küresel ölçekte kullanıcılarla buluşturuyoruz. Avrupa, Xiaomi'nin küresel stratejisinde önemli bir pazara sahip. Mijia Avrupa genelinde yaygınlaşıyor. Xiaomi Auto'nun 2027'de Avrupa pazarına girmesini bekliyoruz. Bu sayede 'Human x Car x Home' akıllı ekosistemimizin üç temel alanı olan kişisel cihazlar, akıllı araçlar ve akıllı ev çözümleri bölgede bir araya gelecek. Avrupa'ya yeni ürün getirmekten çok daha fazlasından söz ediyoruz. Amacımız, Xiaomi'nin teknolojisini ve ekosistem yetkinliklerini bölgedeki daha fazla kullanıcıyla buluşturmak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
