<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Türkiye'nin ilk yenilenebilir enerji lisesi World's Best School Prizes finalisti oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-nin-ilk-yenilenebilir-enerji-lisesi-world-s-best-school-prizes-finalisti-oldu/897437/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-nin-ilk-yenilenebilir-enerji-lisesi-world-s-best-school-prizes-finalisti-oldu/897437/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:12:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Başkentte bulunan Cezeri Yeşil Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, uluslararası başarı gösteren okulları görünür kılmak amacıyla düzenlenen ödül programında, binlerce aday arasından seçilerek finale kalan 10 okuldan biri olmayı başardı - Okul Müdürü İlker Erkmen: - Ülkemizde eğitimde yapılan çalışmaların tanıtımı anlamında çok önemli bir katkısı olacak. Bu yüzden bizim için önemli bir yarışma. Okulumuzun da burada yer alması gerçekten çok önemli. Herkesi okulumuzun halk oylamasında oy kullanmaya davet ediyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : ŞEYMA GÜVEN - Türkiye'de kurulan ilk yenilenebilir enerji lisesi Cezeri Yeşil Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, uluslararası eğitim kuruluşu T4 Education'ın World's Best School Prizes (Dünyanın En İyi Okulu Ödülleri) programında finale kaldı.Dünya genelinde başarılı çalışmalar yürüten okulları görünür kılmak amacıyla 2022'den beri düzenlenen World's Best School Prizes ödül programı, okulları Toplum İşbirliği, Çevresel Eylem, Yenilikçilik, Zorlukları Aşma ve Sağlıklı Yaşamı Destekleme olmak üzere 5 kategoride değerlendiriyor. 2017'de ülkenin ilk yenilenebilir enerji lisesi olarak kurulmasından itibaren, Enerji Dedektifi Projesi, yenilenebilir enerji sistemlerinin eğitim süreçlerine entegrasyonu, öğrencilerin gerçek enerji sistemleri üzerinde veri toplaması ve bunları analiz etmesi, karbon ayak izi azaltım çalışmaları, enerji verimliliği uygulamaları gibi faaliyetlere imza atan Cezeri Yeşil Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, bu yıl ödül programına Çevresel Eylem kategorisinde başvurdu.Binlerce başvuru arasından seçilip kendi kategorisindeki ilk 10 okul arasına giren Cezeri Yeşil Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, finale kalarak Türkiye'yi uluslararası alanda temsil etme şansını elde etti.Okul, jüri değerlendirmesinin yanı sıra uluslararası halk oylamasının da etkili olduğu ödül programı kapsamında, oylamada verilecek destekle kategorisinde birinci olmayı hedefliyor.Tematik bir okuluz, yaptığımız bütün etkinlikler &#039;Çevresel Eylem&#039;e uygunOkul Müdürü İlker Erkmen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eğitim-öğretim odaklı faaliyetlerin yanı sıra öğrencilere çevre bilincini aşılayan programlar yürüttüklerini belirtti.Hem erken yaş grupları hem de yetişkinlerle çevre farkındalığına yönelik çeşitli çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Erkmen, hayata geçirdikleri projelerle World's Best School Prizes ödülüne başvurduklarını anlattı.Erkmen, okulda gerçekleştirilen projelere ilişkin şu bilgileri verdi:Ortaokul öğrencilerine yönelik uyguladığımız Enerji Dedektifleri Projemizle, çevremizdeki ortaokullardan enerji dedektifleri seçiyoruz. O okullarda enerji kulübümüz vasıtasıyla öğrencilerimiz çevre bilinci, karbon ayak izi, sıfır atıkla ilgili eğitimler veriyorlar. Bu eğitimler sonucunda buralardan seçtiğimiz enerji dedektifleri, okullarının enerji ve su tüketimlerini takip ediyorlar, yıl sonunda anlamlı bir düşüş sağlayan okulları ödüllendiriyoruz. Bu anlamda bilinçlendirme çalışması, bizim toplum yararına yaptığımız en güzel projelerden biri.Sosyal sorumluluk projeleri yaptıklarını da belirten Erkmen, Çevredeki binalarda enerji dönüşümlerinin nasıl yapılacağıyla ilgili eğitimlerimiz oluyor vatandaşlara. Bilgilendirme faaliyetlerimiz var. Deprem zamanı çadır kentlerin yoğun elektrik ihtiyacından dolayı burada tasarlayıp ürettiğimiz bir deprem bankımız var, enerji bankımız var. Bunlarla yarışmaya başvurduk ve finale kaldık. ifadelerini kullandı.Yarışmaya dünyanın birçok bölgesinden binlerce okulun başvurduğunu dile getiren Erkmen, şöyle devam etti:Biz 'Çevresel Eylem' kategorisinde başvuru yaptık. Çünkü yenilenebilir enerji okuluyuz, tematik bir okuluz. Bu okulda yaptığımız bütün etkinlikler aslında bu kategoriye çok uygun çalışmalar. Bu anlamda yaptığımız çalışmaların hepsini bir araya getirdik ve başvurumuzu gerçekleştirdik. Yaptığımız çalışmaları bizden ayrıntılarıyla dinlediler. Bunun sonucunda jüri bir karar verdi. Finale kalan 10 okul arasında yer aldık. 'Çevresel Eylem' kategorisinde ülkemizdeki tek okuluz.Okulumuz uluslararasılaşma kültürü olan bir okulErkmen, değerlendirme kapsamında jüri heyetinin okulları ve yaptıkları çalışmaları incelediğini vurgulayarak, Bunun dışında bir halk oylaması var. Yine halk oylamasının da sonucunda birinci seçilecek. Oylama internet üzerinden devam ediyor. dedi.Oylamanın ekim ayının sonuna kadar devam edeceğini belirten Erkmen, şunları kaydetti:Okulumuz aynı zamanda uluslararasılaşma kültürü olan bir okul. Yaptığımız çalışmaların uluslararası görünürlüğü çok fazla. Yarışmada birinci olmak bu anlamda çok önemli katkılarda bulunacak. Ülkemizde eğitimde yapılan çalışmaların tanıtımı anlamında çok önemli bir katkısı olacak. Bu yüzden bizim için önemli bir yarışma. Okulumuzun da burada yer alması gerçekten çok önemli. Herkesi okulumuzun halk oylamasında oy kullanmaya davet ediyorum.T4 Education'ın World's Best School Prizes finalinin halk oylaması kapsamında, applications.worldsbestschool.org/public-vote-26 internet adresinden Cezeri Yeşil Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne oy verilebiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : ŞEYMA GÜVEN - Türkiye'de kurulan ilk yenilenebilir enerji lisesi Cezeri Yeşil Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, uluslararası eğitim kuruluşu T4 Education'ın World's Best School Prizes (Dünyanın En İyi Okulu Ödülleri) programında finale kaldı.Dünya genelinde başarılı çalışmalar yürüten okulları görünür kılmak amacıyla 2022'den beri düzenlenen World's Best School Prizes ödül programı, okulları Toplum İşbirliği, Çevresel Eylem, Yenilikçilik, Zorlukları Aşma ve Sağlıklı Yaşamı Destekleme olmak üzere 5 kategoride değerlendiriyor. 2017'de ülkenin ilk yenilenebilir enerji lisesi olarak kurulmasından itibaren, Enerji Dedektifi Projesi, yenilenebilir enerji sistemlerinin eğitim süreçlerine entegrasyonu, öğrencilerin gerçek enerji sistemleri üzerinde veri toplaması ve bunları analiz etmesi, karbon ayak izi azaltım çalışmaları, enerji verimliliği uygulamaları gibi faaliyetlere imza atan Cezeri Yeşil Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, bu yıl ödül programına Çevresel Eylem kategorisinde başvurdu.Binlerce başvuru arasından seçilip kendi kategorisindeki ilk 10 okul arasına giren Cezeri Yeşil Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, finale kalarak Türkiye'yi uluslararası alanda temsil etme şansını elde etti.Okul, jüri değerlendirmesinin yanı sıra uluslararası halk oylamasının da etkili olduğu ödül programı kapsamında, oylamada verilecek destekle kategorisinde birinci olmayı hedefliyor.Tematik bir okuluz, yaptığımız bütün etkinlikler &#039;Çevresel Eylem&#039;e uygunOkul Müdürü İlker Erkmen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eğitim-öğretim odaklı faaliyetlerin yanı sıra öğrencilere çevre bilincini aşılayan programlar yürüttüklerini belirtti.Hem erken yaş grupları hem de yetişkinlerle çevre farkındalığına yönelik çeşitli çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Erkmen, hayata geçirdikleri projelerle World's Best School Prizes ödülüne başvurduklarını anlattı.Erkmen, okulda gerçekleştirilen projelere ilişkin şu bilgileri verdi:Ortaokul öğrencilerine yönelik uyguladığımız Enerji Dedektifleri Projemizle, çevremizdeki ortaokullardan enerji dedektifleri seçiyoruz. O okullarda enerji kulübümüz vasıtasıyla öğrencilerimiz çevre bilinci, karbon ayak izi, sıfır atıkla ilgili eğitimler veriyorlar. Bu eğitimler sonucunda buralardan seçtiğimiz enerji dedektifleri, okullarının enerji ve su tüketimlerini takip ediyorlar, yıl sonunda anlamlı bir düşüş sağlayan okulları ödüllendiriyoruz. Bu anlamda bilinçlendirme çalışması, bizim toplum yararına yaptığımız en güzel projelerden biri.Sosyal sorumluluk projeleri yaptıklarını da belirten Erkmen, Çevredeki binalarda enerji dönüşümlerinin nasıl yapılacağıyla ilgili eğitimlerimiz oluyor vatandaşlara. Bilgilendirme faaliyetlerimiz var. Deprem zamanı çadır kentlerin yoğun elektrik ihtiyacından dolayı burada tasarlayıp ürettiğimiz bir deprem bankımız var, enerji bankımız var. Bunlarla yarışmaya başvurduk ve finale kaldık. ifadelerini kullandı.Yarışmaya dünyanın birçok bölgesinden binlerce okulun başvurduğunu dile getiren Erkmen, şöyle devam etti:Biz 'Çevresel Eylem' kategorisinde başvuru yaptık. Çünkü yenilenebilir enerji okuluyuz, tematik bir okuluz. Bu okulda yaptığımız bütün etkinlikler aslında bu kategoriye çok uygun çalışmalar. Bu anlamda yaptığımız çalışmaların hepsini bir araya getirdik ve başvurumuzu gerçekleştirdik. Yaptığımız çalışmaları bizden ayrıntılarıyla dinlediler. Bunun sonucunda jüri bir karar verdi. Finale kalan 10 okul arasında yer aldık. 'Çevresel Eylem' kategorisinde ülkemizdeki tek okuluz.Okulumuz uluslararasılaşma kültürü olan bir okulErkmen, değerlendirme kapsamında jüri heyetinin okulları ve yaptıkları çalışmaları incelediğini vurgulayarak, Bunun dışında bir halk oylaması var. Yine halk oylamasının da sonucunda birinci seçilecek. Oylama internet üzerinden devam ediyor. dedi.Oylamanın ekim ayının sonuna kadar devam edeceğini belirten Erkmen, şunları kaydetti:Okulumuz aynı zamanda uluslararasılaşma kültürü olan bir okul. Yaptığımız çalışmaların uluslararası görünürlüğü çok fazla. Yarışmada birinci olmak bu anlamda çok önemli katkılarda bulunacak. Ülkemizde eğitimde yapılan çalışmaların tanıtımı anlamında çok önemli bir katkısı olacak. Bu yüzden bizim için önemli bir yarışma. Okulumuzun da burada yer alması gerçekten çok önemli. Herkesi okulumuzun halk oylamasında oy kullanmaya davet ediyorum.T4 Education'ın World's Best School Prizes finalinin halk oylaması kapsamında, applications.worldsbestschool.org/public-vote-26 internet adresinden Cezeri Yeşil Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne oy verilebiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/turkiye-nin-ilk-yenilenebilir-enerji-lisesi-world-s-best-school-prizes-finalisti-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD'den İsrail Başbakanı Netanyahu'ya Ebu Zuhur saldırısı konusunda yalanlama</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-den-israil-basbakani-netanyahu-ya-ebu-zuhur-saldirisi-konusunda-yalanlama/897436/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-den-israil-basbakani-netanyahu-ya-ebu-zuhur-saldirisi-konusunda-yalanlama/897436/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:12:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Abd / ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıya ilişkin istihbaratın doğru olmadığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Abd Haberleri : ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıya ilişkin istihbaratın doğru olmadığını belirtti.ABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack, sosyal medyada verdiği demeçte, İsrail'in Suriye'ye düzenlediği hava saldırısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Saldırının neden yapıldığını bilmediğini ancak kendisine iletilen cevapları paylaşabileceğini vurgulayan Barrack, İsrail'in, Türkiye'nin Suriye'deki hava üssüne askeri varlıkları naklediyor olabileceğine dair istihbarat aldığı ve bunu Washington yönetimiyle paylaştığını aktardı.ABD'nin bu istihbaratı soruşturduğunu belirten Barrack, İstihbarat kurumlarımıza danıştık ve aldığımız cevap, bu iddianın doğru olmadığıydı. ifadesini kullandı.Barrack, İsrail ordusu, Mossad ve Başbakanlık Ofisi arasında bir iletişimsizlik yaşanmış olabileceği ihtimaline de değinerek, söz konusu saldırıdan ne ABD'nin ne de Türkiye'nin haberdar edildiğini vurguladı.Türk ordusunu güçlü ve cesur olarak nitelendiren Barrack, Türk ordusunun çok iyi donanımlı ve işini iyi bilen bir ordu olduğuna dikkati çekti.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamalarda, Türk askerlerinin söz konusu üsse yerleşmeye çalıştıkları ve güneye doğru inen askeri yerleşimler konuşlandırdıkları iddia edilmişti.Ne olmuştu?İsrail ordusuna ait savaş uçakları, Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne saldırı düzenlemişti.Saldırıda, can kaybı ya da yaralanma olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmamıştı.Suriyeli yetkili, İsrail savaş uçaklarının Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne 8 saldırı düzenlediğini belirterek, saldırılarda pistin yanı sıra hangarda atıl durumdaki bir yapının hedef alındığını kaydetmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Abd Haberleri : ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıya ilişkin istihbaratın doğru olmadığını belirtti.ABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack, sosyal medyada verdiği demeçte, İsrail'in Suriye'ye düzenlediği hava saldırısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Saldırının neden yapıldığını bilmediğini ancak kendisine iletilen cevapları paylaşabileceğini vurgulayan Barrack, İsrail'in, Türkiye'nin Suriye'deki hava üssüne askeri varlıkları naklediyor olabileceğine dair istihbarat aldığı ve bunu Washington yönetimiyle paylaştığını aktardı.ABD'nin bu istihbaratı soruşturduğunu belirten Barrack, İstihbarat kurumlarımıza danıştık ve aldığımız cevap, bu iddianın doğru olmadığıydı. ifadesini kullandı.Barrack, İsrail ordusu, Mossad ve Başbakanlık Ofisi arasında bir iletişimsizlik yaşanmış olabileceği ihtimaline de değinerek, söz konusu saldırıdan ne ABD'nin ne de Türkiye'nin haberdar edildiğini vurguladı.Türk ordusunu güçlü ve cesur olarak nitelendiren Barrack, Türk ordusunun çok iyi donanımlı ve işini iyi bilen bir ordu olduğuna dikkati çekti.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamalarda, Türk askerlerinin söz konusu üsse yerleşmeye çalıştıkları ve güneye doğru inen askeri yerleşimler konuşlandırdıkları iddia edilmişti.Ne olmuştu?İsrail ordusuna ait savaş uçakları, Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne saldırı düzenlemişti.Saldırıda, can kaybı ya da yaralanma olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmamıştı.Suriyeli yetkili, İsrail savaş uçaklarının Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne 8 saldırı düzenlediğini belirterek, saldırılarda pistin yanı sıra hangarda atıl durumdaki bir yapının hedef alındığını kaydetmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/abd-den-israil-basbakani-netanyahu-ya-ebu-zuhur-saldirisi-konusunda-yalanlama.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kazakistan'da halk yarın tek meclisli Kurultay'ın ilk üyelerini belirleyecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kazakistan-da-halk-yarin-tek-meclisli-kurultay-in-ilk-uyelerini-belirleyecek/897434/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kazakistan-da-halk-yarin-tek-meclisli-kurultay-in-ilk-uyelerini-belirleyecek/897434/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kazakistan / 1 Temmuz’da yürürlüğe giren yeni Anayasa ile bağımsızlığın ilk yıllarından bu yana faaliyet gösteren Meclis ve Senato’dan oluşan çift meclisli Parlamento’nun yerini 145 üyeli tek meclisli Kurultay alıyor - Seçimi, 42 ülke ve 13 uluslararası kuruluşu temsilen 777 uluslararası gözlemci izleyecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kazakistan Haberleri : MEİRAMGÜL KUSSAİNOVA - Kazakistan halkı, 145 sandalyeli tek meclisli Kurultay'ın ilk üyelerini belirlemek üzere yarın sandık başına gidecek.23 Ağustos’ta yapılacak seçim, ülkede yeni yasama organının oluşturulmasının yanı sıra siyasi sistemde yeni isimlerin ortaya çıkması, devlet yönetiminde etkinliğin artırılması ve siyasi sorumluluğun daha görünür hale getirilmesi açısından da önem taşıyor.1 Temmuz’da yürürlüğe giren yeni Anayasa ile bağımsızlığın ilk yıllarından bu yana faaliyet gösteren Meclis ve Senato’dan oluşan çift meclisli Parlamento’nun yerini 145 üyeli tek meclisli Kurultay alıyor.Böylece Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in 2019’dan bu yana yürüttüğü siyasi reform sürecinde önemli bir aşama tamamlanmış olacak.AA muhabiri, Kazakistan’ın yeni yasama organında temsil edilmek için yarışan siyasi partilerin programlarını ve seçim sürecine ilişkin güncel verileri derledi.Kurultay için 7 siyasi parti yarışıyorKazakistan Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre, ülkede kayıtlı 12 milyon 605 bin 788 seçmen, 7 siyasi partiden birini tercih edebilecek veya oy pusulasındaki “hepsine karşı” seçeneğini işaretleyebilecek.Oy verme işlemi, 23 Ağustos’ta yerel saatle 07.00’de başlayacak ve 20.00’de sona erecek.Seçim kapsamında ülke genelinde ve yurt dışında toplam 10 bin 423 sandık kurulacak. Bunların 79’u, Kazakistan’ın 61 ülkedeki diplomatik temsilciliklerinde vatandaşların oy kullanmasına imkan sağlayacak.Seçimi, 42 ülke ve 13 uluslararası kuruluşu temsilen 777 uluslararası gözlemci izleyecek.Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA), Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi (ODIHR), Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, Şanghay İşbirliği Örgütü, İslam Gıda Güvenliği Teşkilatı, Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CİCA) da seçimleri gözlemleyecek kuruluşlar arasında bulunuyor.Seçim gözlem heyetlerinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) milletvekilleri de yer alıyor.145 sandalyeli Kurultay için Adilet, Respublica, Baytaq, Ak Jol, Auyl (Köy), Kazakistan Ulusal Sosyal Demokrat Partisi (OSDP) ve Kazakistan Halk Partisi olmak üzere 7 siyasi parti yarışıyor.Respublica, yerli üretim ve girişimciliğe odaklanıyorRespublica Partisi, Kurultay seçimlerine 75 adayla katılıyor.Partinin seçim programında ekonomik kalkınma ve yeni istihdam alanlarının oluşturulması öne çıkıyor. Respublica, devlet desteğinin yerli üretim yapan projelere yönlendirilmesini ve ülkenin üretim kapasitesinin artırılmasını savunuyor.Baytaq, çevre sorunlarını gündeme taşıyorBaytaq Yeşiller Partisi, Kurultay için 47 aday gösteriyor.Aral Gölü, Balkaş Gölü ve Hazar Denizi ile Ertis ve Sırderya nehirlerinin korunmasını savunan parti, su kaynaklarının azalması ve iklim değişikliğini Kazakistan açısından önemli tehditler arasında değerlendiriyor.Baytaq, çevre mevzuatına çevresel faktörlerden kaynaklanan hastalık kavramının dahil edilmesini ve çevreye ayrılan bütçe kaynaklarının kullanımının daha sıkı denetlenmesini istiyor.Ak Jol, ekonomik özgürlük ve yerli üretimi öne çıkarıyorAk Jol Partisi, Kurultay seçimlerine 63 adayla katılıyor.Kazakistan’ın egemenliğinin ve ulusal çıkarlarının korunması, yerli üretim ile küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi ve girişimcilerin yeni istihdam oluşturmasının kolaylaştırılması partinin öncelikleri arasında yer alıyor.Ak Jol, gerekçesiz vergi yükünün azaltılmasını da savunuyor.Adilet, yeni siyasi dönemin destekçisi olarak öne çıkıyorAdilet Partisi, Kurultay seçimlerine 186 adayla katılarak, en geniş aday listesine sahip siyasi güç konumunda bulunuyor.Kazakçada “adalet” anlamına gelen Adilet Partisi, eski iktidar partisi Amanat’ı bünyesine katarak seçimlere giriyor.Parti, yeni Anayasa ile ülkenin kalkınma yönünün belirlendiğini savunuyor ve Cumhurbaşkanı Tokayev’in stratejik çizgisini desteklediğini ifade ediyor.Adilet’in siyasi yaklaşımı adalet, vatanseverlik, ilerleme, sorumluluk ve çalışkanlık olmak üzere 5 temel ilkeye dayanıyor.Auyl Partisi, kırsal kalkınmaya odaklanıyorAdı Kazakçada “köy” anlamına gelen Auyl Partisi, Kurultay için 69 aday gösteriyor.Partinin seçim programında kırsal kalkınma, tarım, gıda güvenliği ve bölgesel politikalar öne çıkıyor.Auyl’un uzun vadeli hedefi, Kazakistan’ı işlenmiş tarım ürünleri üreten ve dünya pazarlarında rekabet edebilen bir tarım-sanayi ülkesine dönüştürmek.OSDP, sosyal adalet ve çalışma koşullarını savunuyorKazakistan Ulusal Sosyal Demokrat Partisi (OSDP), Kurultay için 33 aday gösteriyor.Kendisini sosyal adalet ve eşitliği savunan siyasi güç olarak tanımlayan OSDP, çalışanların gelirlerinin artırılması, sosyal ödemelerin yükseltilmesi ve emeklilik yaşının düşürülmesini savunuyor.Partinin programında, çalışma haftasının 4 güne indirilmesi ve yolsuzlukla mücadele de yer alıyor.Kazakistan Halk Partisi ekonomik büyümenin halka yansımasını istiyorKazakistan Halk Partisi, Kurultay için 72 aday gösteriyor.Partinin temel yaklaşımını, ekonomik büyümenin tek başına yeterli olmadığı ve büyümenin sonuçlarının çalışan insanların günlük yaşamına yansıması gerektiği görüşü oluşturuyor.Parti, devlet desteğinin öncelikle çalışanlara ve ülkenin orta sınıfına ulaşmasını savunuyor.Kamuoyu araştırmasında Adilet açık ara öndeKazakistan Demokrasi Enstitüsünün 17 Ağustos’ta yayımladığı kamuoyu araştırması, seçmenlerin Kurultay seçimlerine ilgisinin yüksek olduğunu ortaya koydu.Ülke genelinde 18 yaş üzerindeki 8 bin kişinin katıldığı ankete göre, katılımcıların yüzde 73,1’i 23 Ağustos’taki seçimlerde oy kullanmayı planladığını belirtti.Katılımcılara hangi siyasi partiye oy vermeye hazır oldukları da soruldu.Buna göre, Adilet Partisi yüzde 70,3 ile ilk sırada yer alırken, Auyl yüzde 5,6 ile ikinci, Ak Jol yüzde 5 ile üçüncü oldu. Respublica yüzde 4,9, OSDP yüzde 4,2, Kazakistan Halk Partisi yüzde 3,9 ve Baytaq yüzde 0,6 destek aldı.Katılımcıların yüzde 5,5’i ise herhangi bir partiye destek belirtmedi. Bu grubun yüzde 1,6’sı sandıkta “hepsine karşı” seçeneğini işaretleyeceğini, yüzde 3,9’u ise henüz karar vermediğini ifade etti.Kazakistan’ın yeni tek meclisli Kurultay modelinde bağımsız adaylara yer verilmiyor. Milletvekili sandalyeleri, yalnızca siyasi partiler arasında dağıtılacak. Bu nedenle siyasi partiler, yüzde 5’lik seçim barajını aşmak için yarışacak.Yeni isimler, siyasi rekabetin gelişmesine katkı sağladıKazakistan Cumhurbaşkanlığına bağlı Kazakistan Stratejik Araştırmalar Enstitüsünce düzenlenen SAYLAU-2026: Medya ve Dijital Platformlar uzman platformunda konuşan Kazak siyaset bilimci Talgat Kaliev, seçimlerde siyasi partilerin daha açık ve kamuoyuna dönük bir rekabete yöneldiğini belirtti.Kaliev, bazı partilerde lider değişikliklerinin yaşandığına dikkati çekerek, yeni yöneticilerin parti sistemine yeni fikir ve yaklaşımlar kazandırmasının siyasi rekabetin gelişmesine katkı sağladığını ifade etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kazakistan Haberleri : MEİRAMGÜL KUSSAİNOVA - Kazakistan halkı, 145 sandalyeli tek meclisli Kurultay'ın ilk üyelerini belirlemek üzere yarın sandık başına gidecek.23 Ağustos’ta yapılacak seçim, ülkede yeni yasama organının oluşturulmasının yanı sıra siyasi sistemde yeni isimlerin ortaya çıkması, devlet yönetiminde etkinliğin artırılması ve siyasi sorumluluğun daha görünür hale getirilmesi açısından da önem taşıyor.1 Temmuz’da yürürlüğe giren yeni Anayasa ile bağımsızlığın ilk yıllarından bu yana faaliyet gösteren Meclis ve Senato’dan oluşan çift meclisli Parlamento’nun yerini 145 üyeli tek meclisli Kurultay alıyor.Böylece Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in 2019’dan bu yana yürüttüğü siyasi reform sürecinde önemli bir aşama tamamlanmış olacak.AA muhabiri, Kazakistan’ın yeni yasama organında temsil edilmek için yarışan siyasi partilerin programlarını ve seçim sürecine ilişkin güncel verileri derledi.Kurultay için 7 siyasi parti yarışıyorKazakistan Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre, ülkede kayıtlı 12 milyon 605 bin 788 seçmen, 7 siyasi partiden birini tercih edebilecek veya oy pusulasındaki “hepsine karşı” seçeneğini işaretleyebilecek.Oy verme işlemi, 23 Ağustos’ta yerel saatle 07.00’de başlayacak ve 20.00’de sona erecek.Seçim kapsamında ülke genelinde ve yurt dışında toplam 10 bin 423 sandık kurulacak. Bunların 79’u, Kazakistan’ın 61 ülkedeki diplomatik temsilciliklerinde vatandaşların oy kullanmasına imkan sağlayacak.Seçimi, 42 ülke ve 13 uluslararası kuruluşu temsilen 777 uluslararası gözlemci izleyecek.Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA), Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi (ODIHR), Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, Şanghay İşbirliği Örgütü, İslam Gıda Güvenliği Teşkilatı, Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CİCA) da seçimleri gözlemleyecek kuruluşlar arasında bulunuyor.Seçim gözlem heyetlerinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) milletvekilleri de yer alıyor.145 sandalyeli Kurultay için Adilet, Respublica, Baytaq, Ak Jol, Auyl (Köy), Kazakistan Ulusal Sosyal Demokrat Partisi (OSDP) ve Kazakistan Halk Partisi olmak üzere 7 siyasi parti yarışıyor.Respublica, yerli üretim ve girişimciliğe odaklanıyorRespublica Partisi, Kurultay seçimlerine 75 adayla katılıyor.Partinin seçim programında ekonomik kalkınma ve yeni istihdam alanlarının oluşturulması öne çıkıyor. Respublica, devlet desteğinin yerli üretim yapan projelere yönlendirilmesini ve ülkenin üretim kapasitesinin artırılmasını savunuyor.Baytaq, çevre sorunlarını gündeme taşıyorBaytaq Yeşiller Partisi, Kurultay için 47 aday gösteriyor.Aral Gölü, Balkaş Gölü ve Hazar Denizi ile Ertis ve Sırderya nehirlerinin korunmasını savunan parti, su kaynaklarının azalması ve iklim değişikliğini Kazakistan açısından önemli tehditler arasında değerlendiriyor.Baytaq, çevre mevzuatına çevresel faktörlerden kaynaklanan hastalık kavramının dahil edilmesini ve çevreye ayrılan bütçe kaynaklarının kullanımının daha sıkı denetlenmesini istiyor.Ak Jol, ekonomik özgürlük ve yerli üretimi öne çıkarıyorAk Jol Partisi, Kurultay seçimlerine 63 adayla katılıyor.Kazakistan’ın egemenliğinin ve ulusal çıkarlarının korunması, yerli üretim ile küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi ve girişimcilerin yeni istihdam oluşturmasının kolaylaştırılması partinin öncelikleri arasında yer alıyor.Ak Jol, gerekçesiz vergi yükünün azaltılmasını da savunuyor.Adilet, yeni siyasi dönemin destekçisi olarak öne çıkıyorAdilet Partisi, Kurultay seçimlerine 186 adayla katılarak, en geniş aday listesine sahip siyasi güç konumunda bulunuyor.Kazakçada “adalet” anlamına gelen Adilet Partisi, eski iktidar partisi Amanat’ı bünyesine katarak seçimlere giriyor.Parti, yeni Anayasa ile ülkenin kalkınma yönünün belirlendiğini savunuyor ve Cumhurbaşkanı Tokayev’in stratejik çizgisini desteklediğini ifade ediyor.Adilet’in siyasi yaklaşımı adalet, vatanseverlik, ilerleme, sorumluluk ve çalışkanlık olmak üzere 5 temel ilkeye dayanıyor.Auyl Partisi, kırsal kalkınmaya odaklanıyorAdı Kazakçada “köy” anlamına gelen Auyl Partisi, Kurultay için 69 aday gösteriyor.Partinin seçim programında kırsal kalkınma, tarım, gıda güvenliği ve bölgesel politikalar öne çıkıyor.Auyl’un uzun vadeli hedefi, Kazakistan’ı işlenmiş tarım ürünleri üreten ve dünya pazarlarında rekabet edebilen bir tarım-sanayi ülkesine dönüştürmek.OSDP, sosyal adalet ve çalışma koşullarını savunuyorKazakistan Ulusal Sosyal Demokrat Partisi (OSDP), Kurultay için 33 aday gösteriyor.Kendisini sosyal adalet ve eşitliği savunan siyasi güç olarak tanımlayan OSDP, çalışanların gelirlerinin artırılması, sosyal ödemelerin yükseltilmesi ve emeklilik yaşının düşürülmesini savunuyor.Partinin programında, çalışma haftasının 4 güne indirilmesi ve yolsuzlukla mücadele de yer alıyor.Kazakistan Halk Partisi ekonomik büyümenin halka yansımasını istiyorKazakistan Halk Partisi, Kurultay için 72 aday gösteriyor.Partinin temel yaklaşımını, ekonomik büyümenin tek başına yeterli olmadığı ve büyümenin sonuçlarının çalışan insanların günlük yaşamına yansıması gerektiği görüşü oluşturuyor.Parti, devlet desteğinin öncelikle çalışanlara ve ülkenin orta sınıfına ulaşmasını savunuyor.Kamuoyu araştırmasında Adilet açık ara öndeKazakistan Demokrasi Enstitüsünün 17 Ağustos’ta yayımladığı kamuoyu araştırması, seçmenlerin Kurultay seçimlerine ilgisinin yüksek olduğunu ortaya koydu.Ülke genelinde 18 yaş üzerindeki 8 bin kişinin katıldığı ankete göre, katılımcıların yüzde 73,1’i 23 Ağustos’taki seçimlerde oy kullanmayı planladığını belirtti.Katılımcılara hangi siyasi partiye oy vermeye hazır oldukları da soruldu.Buna göre, Adilet Partisi yüzde 70,3 ile ilk sırada yer alırken, Auyl yüzde 5,6 ile ikinci, Ak Jol yüzde 5 ile üçüncü oldu. Respublica yüzde 4,9, OSDP yüzde 4,2, Kazakistan Halk Partisi yüzde 3,9 ve Baytaq yüzde 0,6 destek aldı.Katılımcıların yüzde 5,5’i ise herhangi bir partiye destek belirtmedi. Bu grubun yüzde 1,6’sı sandıkta “hepsine karşı” seçeneğini işaretleyeceğini, yüzde 3,9’u ise henüz karar vermediğini ifade etti.Kazakistan’ın yeni tek meclisli Kurultay modelinde bağımsız adaylara yer verilmiyor. Milletvekili sandalyeleri, yalnızca siyasi partiler arasında dağıtılacak. Bu nedenle siyasi partiler, yüzde 5’lik seçim barajını aşmak için yarışacak.Yeni isimler, siyasi rekabetin gelişmesine katkı sağladıKazakistan Cumhurbaşkanlığına bağlı Kazakistan Stratejik Araştırmalar Enstitüsünce düzenlenen SAYLAU-2026: Medya ve Dijital Platformlar uzman platformunda konuşan Kazak siyaset bilimci Talgat Kaliev, seçimlerde siyasi partilerin daha açık ve kamuoyuna dönük bir rekabete yöneldiğini belirtti.Kaliev, bazı partilerde lider değişikliklerinin yaşandığına dikkati çekerek, yeni yöneticilerin parti sistemine yeni fikir ve yaklaşımlar kazandırmasının siyasi rekabetin gelişmesine katkı sağladığını ifade etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/kazakistan-da-halk-yarin-tek-meclisli-kurultay-in-ilk-uyelerini-belirleyecek.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Şanlıurfa'da boz Antep fıstığında hasat başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sanliurfa-da-boz-antep-fistiginda-hasat-basladi/897433/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sanliurfa-da-boz-antep-fistiginda-hasat-basladi/897433/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş: - Bu yılki fıstık beklentimiz 200 bin ton civarındaydı fakat geçen yıl yaşanan kuraklık ve dolu nedeniyle ağaçlarımız hasara uğradı. Şu andaki beklentimiz 80 bin ton civarında]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : MÜSLÜM ETGÜ - Türkiye'de en çok Antep fıstığı ağacının bulunduğu Şanlıurfa'da, özellikle baklava, çikolata ve hamur tatlılarında kullanılan boz Antep fıstığının hasadı başladı.Ekonomik getirisi dolayısıyla üreticilerin son yıllarda daha fazla ilgi göstermeye başladığı Antep fıstığı, başta Şanlıurfa ve Gaziantep olmak üzere Türkiye'nin birçok ilinde yetiştiriliyor.Kırmızı fıstığa göre daha erken hasat edilen boz fıstık, yeşil rengi, aroması ve yağ oranıyla özellikle tatlı sektöründe tercih ediliyor.Hasat edilen fıstıklar, kabuklarından ayrılıp işlendikten sonra satışa sunuluyor.Beklentimiz 80 bin ton civarındaTürkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş, AA muhabirine, Şanlıurfa'nın yaklaşık 45 milyon Antep fıstığı ağacıyla Türkiye'nin en fazla fıstık ağacına sahip ili olduğunu söyledi.Çiftçilerle birlikte yeni bir hasat sezonuna daha kavuşmanın sevincini yaşadıklarını belirten Akbaş, bu yılki üretim beklentisinin geçen yıla göre düşük olduğunu ifade etti.Geçen yıl yaşanan kuraklık ve dolunun fıstık ağaçlarını olumsuz etkilediğini vurgulayan Akbaş, şöyle konuştu:Bu yılki fıstık beklentimiz 200 bin ton civarındaydı fakat geçen yıl yaşanan kuraklık ve dolu nedeniyle ağaçlarımız hasara uğradı ve şu andaki beklentimiz 80 bin ton civarında. Ama Allah nasip ederse şu anda bizim 'Karagöz' diye adlandırdığımız gelecek senenin salkımlarının gözleri çok iyi durumda. Rabb'im nasip ederse gelecek sene bol bir hasat bekliyoruz.Gelecek yıl Şanlıurfa'da 200 bin ton, Türkiye genelinde ise 420-425 bin ton civarında üretim beklediklerini dile getiren Akbaş, boz fıstığın özellikle baklava sektöründe önemli yere sahip olduğunu belirtti.Akbaş, Bu, bizim erkenci hasat diye adlandırdığımız boz fıstık. Özellikle baklava sektöründe kullanılan çok kıymetli bir ürünümüz. Baklavacıların olmazsa olmazı olan bu boz fıstığın hasadına başladık. 15-30 Eylül'de ise Allah nasip ederse kırmızı fıstık hasadımızı gerçekleştireceğiz. diye konuştu.Üreticilere fıstıklarının bir kısmını boz, bir kısmını ise kırmızı olarak hasat etmelerini tavsiye eden Akbaş, bu yöntemin üreticiler açısından daha avantajlı olacağını söyledi.Üreticiler hasat sevinci yaşıyorFıstık üreticisi Ercan Alan, yıl boyunca fıstık ağaçlarının bakımını yaptığını ve ilk hasadı gerçekleştirmenin sevincini yaşadıklarını belirterek, bereketli bir sezon temennisinde bulundu.Nesih Gün de boz fıstık hasadına başladıklarını dile getirerek, çiftçi olarak herkesin kazanmasını istediklerini ifade etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : MÜSLÜM ETGÜ - Türkiye'de en çok Antep fıstığı ağacının bulunduğu Şanlıurfa'da, özellikle baklava, çikolata ve hamur tatlılarında kullanılan boz Antep fıstığının hasadı başladı.Ekonomik getirisi dolayısıyla üreticilerin son yıllarda daha fazla ilgi göstermeye başladığı Antep fıstığı, başta Şanlıurfa ve Gaziantep olmak üzere Türkiye'nin birçok ilinde yetiştiriliyor.Kırmızı fıstığa göre daha erken hasat edilen boz fıstık, yeşil rengi, aroması ve yağ oranıyla özellikle tatlı sektöründe tercih ediliyor.Hasat edilen fıstıklar, kabuklarından ayrılıp işlendikten sonra satışa sunuluyor.Beklentimiz 80 bin ton civarındaTürkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş, AA muhabirine, Şanlıurfa'nın yaklaşık 45 milyon Antep fıstığı ağacıyla Türkiye'nin en fazla fıstık ağacına sahip ili olduğunu söyledi.Çiftçilerle birlikte yeni bir hasat sezonuna daha kavuşmanın sevincini yaşadıklarını belirten Akbaş, bu yılki üretim beklentisinin geçen yıla göre düşük olduğunu ifade etti.Geçen yıl yaşanan kuraklık ve dolunun fıstık ağaçlarını olumsuz etkilediğini vurgulayan Akbaş, şöyle konuştu:Bu yılki fıstık beklentimiz 200 bin ton civarındaydı fakat geçen yıl yaşanan kuraklık ve dolu nedeniyle ağaçlarımız hasara uğradı ve şu andaki beklentimiz 80 bin ton civarında. Ama Allah nasip ederse şu anda bizim 'Karagöz' diye adlandırdığımız gelecek senenin salkımlarının gözleri çok iyi durumda. Rabb'im nasip ederse gelecek sene bol bir hasat bekliyoruz.Gelecek yıl Şanlıurfa'da 200 bin ton, Türkiye genelinde ise 420-425 bin ton civarında üretim beklediklerini dile getiren Akbaş, boz fıstığın özellikle baklava sektöründe önemli yere sahip olduğunu belirtti.Akbaş, Bu, bizim erkenci hasat diye adlandırdığımız boz fıstık. Özellikle baklava sektöründe kullanılan çok kıymetli bir ürünümüz. Baklavacıların olmazsa olmazı olan bu boz fıstığın hasadına başladık. 15-30 Eylül'de ise Allah nasip ederse kırmızı fıstık hasadımızı gerçekleştireceğiz. diye konuştu.Üreticilere fıstıklarının bir kısmını boz, bir kısmını ise kırmızı olarak hasat etmelerini tavsiye eden Akbaş, bu yöntemin üreticiler açısından daha avantajlı olacağını söyledi.Üreticiler hasat sevinci yaşıyorFıstık üreticisi Ercan Alan, yıl boyunca fıstık ağaçlarının bakımını yaptığını ve ilk hasadı gerçekleştirmenin sevincini yaşadıklarını belirterek, bereketli bir sezon temennisinde bulundu.Nesih Gün de boz fıstık hasadına başladıklarını dile getirerek, çiftçi olarak herkesin kazanmasını istediklerini ifade etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/sanliurfa-da-boz-antep-fistiginda-hasat-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kayseri'de hayvancılık yatırımları devlet desteğiyle artıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kayseri-de-hayvancilik-yatirimlari-devlet-destegiyle-artiyor/897431/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kayseri-de-hayvancilik-yatirimlari-devlet-destegiyle-artiyor/897431/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:12:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / IPARD Programı kapsamında Kayseri'de hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla 15'i besi, 6'sı süt çiftliği olmak üzere 21 projeyle sözleşme imzalandı - Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Nevşehir İl Koordinatörü Sertaç Yılmaz: - Beydeğirmeni Besi ve Hayvancılık Bölgesini TKDK destekleriyle daha güzel bir noktaya getirmek için uğraşıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ESMA KÜÇÜKŞAHİN - Kayseri'de hayvancılık yatırımları Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunca (TKDK) uygulanan AB Katılım Öncesi Yardım Aracı Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) kapsamındaki hibe destekleriyle artıyor.Kentte hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla 15'i besi, 6'sı süt çiftliği olmak üzere IPARD III Programı'na dahil edilen 21 projeyle sözleşme imzalandı.Büyükşehir Belediyesi tarafından Ankara yolu üzerinde modern ve entegre büyükbaş hayvancılık üretimi yapılması amacıyla oluşturulan Beydeğirmen Besi ve Hayvancılık Bölgesi'nde, IPARD III destekleri kapsamında 6 işletmenin kurulumu sürüyor.TKDK Nevşehir İl Koordinatörü Sertaç Yılmaz, AA muhabirine, Avrupa Birliği'nin (AB) aday ve potansiyel aday ülkelere uyguladığı, Türkiye Cumhuriyeti ile AB'nin yüzde 50 eş finansmanıyla oluşturulan IPARD Programı'nın Türkiye'deki uygulayıcısı olduklarını söyledi.IPARD I ve IPARD II programlarından 42 ilin yararlandığını belirten Yılmaz, IPARD III Programı'na 81 ilin dahil edildiğini, Kayseri'nin de sonradan dahil olan iller arasında yer aldığını dile getirdi.TKDK'nın IPARD kapsamında 3 ana sektörde 16 kaleme destek verdiğini anlatan Yılmaz, Alt kalemleriyle beraber yaklaşık 73 destek başlığı altında yatırımcılarımıza, çiftçilerimize, sanayicilerimize ve her sektöre göre değişmekle beraber yüzde 75'e varan hibelerle destek vermekteyiz. Desteklerimize ek olarak da yatırımcılarımızın yapmış olduğu inşaat ve makine ekipman maliyetlerinde yüzde 20 KDV muafiyeti sağlıyoruz. diye konuştu.Yılmaz, kırsalda küçükbaş, büyükbaş, besi, süt, hindi, kaz ve tavuk sektörlerinde çiftlik yapılmasına destek verdiklerini dile getirdi.Hibe oranının yüzde 75'e kadar çıktığını, işleme sektöründe de tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesine destek verdiklerine dikkati çeken Yılmaz, bu ürünlerin katma değerli bir ürüne dönüşmesini amaçladıklarını ve net yüzde 50 hibe sağladıklarını vurguladı.Hibe desteğinden en fazla faydalanan ilimiz Kayseri olduYılmaz, Kayseri'de 2 yıldır hizmet verdiklerini ve ciddi talep gördüklerini belirterek, 9. çağrı döneminde 15 besi, 6 süt çiftliği olmak üzere 21 projeyle sözleşme imzaladıklarını kaydetti.Bu çağrı döneminde Türkiye genelinde toplam 218 projenin kabul edildiğini anlatan Yılmaz, Bunun 21'i Kayseri'den geçti. Bu rakamla da 9. çağrı döneminde hayvancılık sektöründe en fazla proje geçiren, hibe desteğinden en fazla faydalanan ilimiz Kayseri oldu. dedi.Yılmaz, Kayseri'de hibe desteği kazanan 15 besi çiftliği projesinden 10'unun Ankara yolu üzerinde Büyükşehir Belediyesi tarafından modern ve entegre büyükbaş hayvancılık üretimi yapılması amacıyla oluşturulan Beydeğirmen Besi ve Hayvancılık Bölgesi'nde hayata geçeceğini söyledi.Tamamlanan yatırımlara 125 milyon liralık hibe ödemesi yapıldıBölgeye hayvancılık adına ciddi yatırımlar yapıldığını ifade eden Yılmaz, IPARD desteği alan projeler kapsamında şu anda 50 başlık bir besi çiftliğinin bitme aşamasına geldiğini, gelecek günlerde ödemesini yapacaklarını belirtti.İnşaatı devam eden 5 çiftliğin bulunduğunu anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:Beydeğirmeni Besi ve Hayvancılık Bölgesini TKDK destekleriyle daha güzel bir noktaya getirmek için uğraşıyoruz. Kayseri'de 2024 yılından itibaren 40 projeyle sözleşme imzaladık. Bu projelere 560 milyon lira hibe desteği sağlayacağız. Bunun karşılığında da şehrimize 970 milyon liralık bir yatırım kazandırmış olacağız. Bu yatırımların bir kısmı tamamlandı, bir kısmı devam ediyor. Şimdiye kadar tamamlanan yatırımlara 125 milyon liralık hibe ödemesi gerçekleştirdik, kalan tutarı da yatırımlar tamamlandıkça ödeyeceğiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ESMA KÜÇÜKŞAHİN - Kayseri'de hayvancılık yatırımları Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunca (TKDK) uygulanan AB Katılım Öncesi Yardım Aracı Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) kapsamındaki hibe destekleriyle artıyor.Kentte hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla 15'i besi, 6'sı süt çiftliği olmak üzere IPARD III Programı'na dahil edilen 21 projeyle sözleşme imzalandı.Büyükşehir Belediyesi tarafından Ankara yolu üzerinde modern ve entegre büyükbaş hayvancılık üretimi yapılması amacıyla oluşturulan Beydeğirmen Besi ve Hayvancılık Bölgesi'nde, IPARD III destekleri kapsamında 6 işletmenin kurulumu sürüyor.TKDK Nevşehir İl Koordinatörü Sertaç Yılmaz, AA muhabirine, Avrupa Birliği'nin (AB) aday ve potansiyel aday ülkelere uyguladığı, Türkiye Cumhuriyeti ile AB'nin yüzde 50 eş finansmanıyla oluşturulan IPARD Programı'nın Türkiye'deki uygulayıcısı olduklarını söyledi.IPARD I ve IPARD II programlarından 42 ilin yararlandığını belirten Yılmaz, IPARD III Programı'na 81 ilin dahil edildiğini, Kayseri'nin de sonradan dahil olan iller arasında yer aldığını dile getirdi.TKDK'nın IPARD kapsamında 3 ana sektörde 16 kaleme destek verdiğini anlatan Yılmaz, Alt kalemleriyle beraber yaklaşık 73 destek başlığı altında yatırımcılarımıza, çiftçilerimize, sanayicilerimize ve her sektöre göre değişmekle beraber yüzde 75'e varan hibelerle destek vermekteyiz. Desteklerimize ek olarak da yatırımcılarımızın yapmış olduğu inşaat ve makine ekipman maliyetlerinde yüzde 20 KDV muafiyeti sağlıyoruz. diye konuştu.Yılmaz, kırsalda küçükbaş, büyükbaş, besi, süt, hindi, kaz ve tavuk sektörlerinde çiftlik yapılmasına destek verdiklerini dile getirdi.Hibe oranının yüzde 75'e kadar çıktığını, işleme sektöründe de tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesine destek verdiklerine dikkati çeken Yılmaz, bu ürünlerin katma değerli bir ürüne dönüşmesini amaçladıklarını ve net yüzde 50 hibe sağladıklarını vurguladı.Hibe desteğinden en fazla faydalanan ilimiz Kayseri olduYılmaz, Kayseri'de 2 yıldır hizmet verdiklerini ve ciddi talep gördüklerini belirterek, 9. çağrı döneminde 15 besi, 6 süt çiftliği olmak üzere 21 projeyle sözleşme imzaladıklarını kaydetti.Bu çağrı döneminde Türkiye genelinde toplam 218 projenin kabul edildiğini anlatan Yılmaz, Bunun 21'i Kayseri'den geçti. Bu rakamla da 9. çağrı döneminde hayvancılık sektöründe en fazla proje geçiren, hibe desteğinden en fazla faydalanan ilimiz Kayseri oldu. dedi.Yılmaz, Kayseri'de hibe desteği kazanan 15 besi çiftliği projesinden 10'unun Ankara yolu üzerinde Büyükşehir Belediyesi tarafından modern ve entegre büyükbaş hayvancılık üretimi yapılması amacıyla oluşturulan Beydeğirmen Besi ve Hayvancılık Bölgesi'nde hayata geçeceğini söyledi.Tamamlanan yatırımlara 125 milyon liralık hibe ödemesi yapıldıBölgeye hayvancılık adına ciddi yatırımlar yapıldığını ifade eden Yılmaz, IPARD desteği alan projeler kapsamında şu anda 50 başlık bir besi çiftliğinin bitme aşamasına geldiğini, gelecek günlerde ödemesini yapacaklarını belirtti.İnşaatı devam eden 5 çiftliğin bulunduğunu anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:Beydeğirmeni Besi ve Hayvancılık Bölgesini TKDK destekleriyle daha güzel bir noktaya getirmek için uğraşıyoruz. Kayseri'de 2024 yılından itibaren 40 projeyle sözleşme imzaladık. Bu projelere 560 milyon lira hibe desteği sağlayacağız. Bunun karşılığında da şehrimize 970 milyon liralık bir yatırım kazandırmış olacağız. Bu yatırımların bir kısmı tamamlandı, bir kısmı devam ediyor. Şimdiye kadar tamamlanan yatırımlara 125 milyon liralık hibe ödemesi gerçekleştirdik, kalan tutarı da yatırımlar tamamlandıkça ödeyeceğiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/kayseri-de-hayvancilik-yatirimlari-devlet-destegiyle-artiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Akıncılar 26. Kültür, Sanat ve Kavun Festivali başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/akincilar-26-kultur-sanat-ve-kavun-festivali-basladi/897430/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/akincilar-26-kultur-sanat-ve-kavun-festivali-basladi/897430/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:12:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas / Akıncılar ilçesinde 26.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri : Akıncılar ilçesinde 26. Kültür, Sanat ve Kavun Festivali başladı.İlçe meydanında gerçekleşen ve üç gün sürecek festivalin ilk gününde Erdinç Hatipoğlu, Zeynep Altay, Ramazan Kaya, Sevil Özen, Şinasi Can ve Hasan Yılmaz sahne aldı.Programın sonunda havai fişek gösterisi gerçekleştirildi.Programa, Akıncılar Kaymakamı Faruk Karababa, Akıncılar Belediye Başkanı Murat Sevinç, Koyulhisar Belediye Başkanı Bora Karakullukçu ve vatandaşlar katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri : Akıncılar ilçesinde 26. Kültür, Sanat ve Kavun Festivali başladı.İlçe meydanında gerçekleşen ve üç gün sürecek festivalin ilk gününde Erdinç Hatipoğlu, Zeynep Altay, Ramazan Kaya, Sevil Özen, Şinasi Can ve Hasan Yılmaz sahne aldı.Programın sonunda havai fişek gösterisi gerçekleştirildi.Programa, Akıncılar Kaymakamı Faruk Karababa, Akıncılar Belediye Başkanı Murat Sevinç, Koyulhisar Belediye Başkanı Bora Karakullukçu ve vatandaşlar katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/akincilar-26-kultur-sanat-ve-kavun-festivali-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Eşinin yanında çıraklıkla başladı, torna ustası oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/esinin-yaninda-ciraklikla-basladi-torna-ustasi-oldu/897428/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/esinin-yaninda-ciraklikla-basladi-torna-ustasi-oldu/897428/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:06:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Aydın / Sanayide mesleğini başarıyla sürdüren Aydınlı Huriye Tan: - Mutluyum, seviyorum. Keşke daha genç yaşta başlasaydım]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Aydın Haberleri : YUSUF KONRAT - Aydın'ın Efeler ilçesinde oturan 46 yaşındaki Huriye Tan, ev ekonomisine katkı sağlamak için eşinin yanında çıraklıkla başladığı tornacılık mesleğinde usta oldu.Güzelhisar Mahallesi'nde yaşayan Huriye Tan, 2 çocuğunu büyüttükten sonra ev bütçesine katkı sağlamak amacıyla eşine çalışmak istediğini söyledi.Ata Mahallesi'ndeki sanayi sitesinde tornacılık yapan Sadık Tan, bunun üzerine, eşine birlikte çalışma teklifinde bulundu.Teklifi kabul eden Tan, 2019'da başladığı tornacılık mesleğinde usta oldu.Sabah eşiyle iş yerine gelen Huriye Tan, gerekli hazırlıkların ardından işlerini yetiştirmek için mesaiye başlıyor.Erkek egemen olarak görülen sanayide mesleğini başarıyla sürdüren Huriye Tan, AA muhabirine, kadınların artık her alanda çalışmaya başladığını belirterek, sanayide çalışmaktan gurur duyduğunu söyledi.İlk zamanlar çalışırken zorlandığını ifade eden Tan, süreç içerisinde işine alıştığını dile getirdi.İşe başlama sürecini anlatan Tan, şunları kaydetti:Çocuklar büyüdükten sonra eşimden beni bir işe yerleştirmesini istiyordum. O da diyordu ki 'Ben seni sanayiye yanıma alacağım.' Ben düşünmüyordum böyle bir şey, yani böyle makineler olduğunu bilmiyordum. Geldim, başladım. Devam ediyoruz beraber. İlk zamanlarda makine parçalarından olan elması değiştirmesini bilmiyordum. Makinenin kapağını açınca makinenin içindeki dumandan tedirgin oluyordum. Göre göre, zamanla alışıyorsun. Mutluyum, seviyorum, keşke daha genç yaşta başlasaydım.Sadık Tan da eşiyle birlikte çalışmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtti.Kadınların sebatkar olduğunu söyleyen Tan, Günümüz şartlarında artık ağır sanayide bile bayanlar her yerde var. Yeter ki bayanlar bir şeyi yapmak istesin. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Aydın Haberleri : YUSUF KONRAT - Aydın'ın Efeler ilçesinde oturan 46 yaşındaki Huriye Tan, ev ekonomisine katkı sağlamak için eşinin yanında çıraklıkla başladığı tornacılık mesleğinde usta oldu.Güzelhisar Mahallesi'nde yaşayan Huriye Tan, 2 çocuğunu büyüttükten sonra ev bütçesine katkı sağlamak amacıyla eşine çalışmak istediğini söyledi.Ata Mahallesi'ndeki sanayi sitesinde tornacılık yapan Sadık Tan, bunun üzerine, eşine birlikte çalışma teklifinde bulundu.Teklifi kabul eden Tan, 2019'da başladığı tornacılık mesleğinde usta oldu.Sabah eşiyle iş yerine gelen Huriye Tan, gerekli hazırlıkların ardından işlerini yetiştirmek için mesaiye başlıyor.Erkek egemen olarak görülen sanayide mesleğini başarıyla sürdüren Huriye Tan, AA muhabirine, kadınların artık her alanda çalışmaya başladığını belirterek, sanayide çalışmaktan gurur duyduğunu söyledi.İlk zamanlar çalışırken zorlandığını ifade eden Tan, süreç içerisinde işine alıştığını dile getirdi.İşe başlama sürecini anlatan Tan, şunları kaydetti:Çocuklar büyüdükten sonra eşimden beni bir işe yerleştirmesini istiyordum. O da diyordu ki 'Ben seni sanayiye yanıma alacağım.' Ben düşünmüyordum böyle bir şey, yani böyle makineler olduğunu bilmiyordum. Geldim, başladım. Devam ediyoruz beraber. İlk zamanlarda makine parçalarından olan elması değiştirmesini bilmiyordum. Makinenin kapağını açınca makinenin içindeki dumandan tedirgin oluyordum. Göre göre, zamanla alışıyorsun. Mutluyum, seviyorum, keşke daha genç yaşta başlasaydım.Sadık Tan da eşiyle birlikte çalışmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirtti.Kadınların sebatkar olduğunu söyleyen Tan, Günümüz şartlarında artık ağır sanayide bile bayanlar her yerde var. Yeter ki bayanlar bir şeyi yapmak istesin. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakalarındaki artış nedeniyle sivrisinek uyarısı yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yunanistan-da-bati-nil-virusu-vakalarindaki-artis-nedeniyle-sivrisinek-uyarisi-yapildi/897427/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yunanistan-da-bati-nil-virusu-vakalarindaki-artis-nedeniyle-sivrisinek-uyarisi-yapildi/897427/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:06:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Yunanistan / Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakalarında son dönemde yaşanan artışın ardından vatandaşlardan sivrisineklere karşı koruyucu önlemleri artırmaları istendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yunanistan Haberleri : Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakalarında son dönemde yaşanan artışın ardından vatandaşlardan sivrisineklere karşı koruyucu önlemleri artırmaları istendi.Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) tarafından yapılan açıklamada, virüsün sivrisineklerin aktif olduğu dönem boyunca ülke genelinde görülme ihtimali bulunduğu belirtilerek, özellikle risk grubundaki kişilerin korunma tedbirlerini titizlikle uygulaması çağrısında bulunuldu.Ülkede şimdiye kadar tespit edilen vakaların önemli bölümünün Doğu Attika Bölgesi'nde, özellikle Markopoulo ve Spata belediyelerinde yoğunlaştığı bildirildi.Atina Ulusal ve Kapodistrias Üniversitesi (EKPA) Tıp Fakültesi Hijyen ve Epidemiyoloji Profesörü Gikas Mayorkinis, Yunan devlet televizyonu ERT'ye yaptığı açıklamada, vakalardaki artışın nedeninin kesin olarak belirlenemediğini söyledi.Virüsün sivrisineklere çoğunlukla enfekte kuşlardan geçtiğini aktaran Mayorkinis, özellikle karga ve saksağan gibi kuş türlerinin virüsün dolaşımında rol oynadığını ifade etti.Mayorkinis, olası nedenlerden birinin, 2023'te Tesalya'yı etkileyen Daniel fırtınasının ardından kuşların yaşam ve göç alanlarında meydana gelen değişiklikler olabileceğini kaydetti.Mayorkinis, 50 yaş üzerindeki kişiler ile bağışıklık sistemi baskılanmış ve kronik hastalığı bulunanların ağır hastalık ve hayati tehlike oluşturabilecek komplikasyonlar açısından daha yüksek risk taşıdığına dikkati çekti.Yaşın ilerlemesinin ağır hastalık ve ölümcül komplikasyonlar açısından en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu vurgulayan Mayorkinis, risk grubundakilerin sivrisinek ısırıklarına karşı daha dikkatli olmasını istedi.Onaylı sivrisinek kovucuların kullanılması, pencerelere sineklik takılması, cibinlikten yararlanılması ve mümkün olduğunca vücudu örten kıyafetlerin tercih edilmesini tavsiye eden Mayorkinis, ev, bahçe, balkon, teras ve arazilerde sivrisineklerin üreyebileceği durgun su birikintilerinin bırakılmaması gerektiğini vurguladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Yunanistan Haberleri : Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakalarında son dönemde yaşanan artışın ardından vatandaşlardan sivrisineklere karşı koruyucu önlemleri artırmaları istendi.Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) tarafından yapılan açıklamada, virüsün sivrisineklerin aktif olduğu dönem boyunca ülke genelinde görülme ihtimali bulunduğu belirtilerek, özellikle risk grubundaki kişilerin korunma tedbirlerini titizlikle uygulaması çağrısında bulunuldu.Ülkede şimdiye kadar tespit edilen vakaların önemli bölümünün Doğu Attika Bölgesi'nde, özellikle Markopoulo ve Spata belediyelerinde yoğunlaştığı bildirildi.Atina Ulusal ve Kapodistrias Üniversitesi (EKPA) Tıp Fakültesi Hijyen ve Epidemiyoloji Profesörü Gikas Mayorkinis, Yunan devlet televizyonu ERT'ye yaptığı açıklamada, vakalardaki artışın nedeninin kesin olarak belirlenemediğini söyledi.Virüsün sivrisineklere çoğunlukla enfekte kuşlardan geçtiğini aktaran Mayorkinis, özellikle karga ve saksağan gibi kuş türlerinin virüsün dolaşımında rol oynadığını ifade etti.Mayorkinis, olası nedenlerden birinin, 2023'te Tesalya'yı etkileyen Daniel fırtınasının ardından kuşların yaşam ve göç alanlarında meydana gelen değişiklikler olabileceğini kaydetti.Mayorkinis, 50 yaş üzerindeki kişiler ile bağışıklık sistemi baskılanmış ve kronik hastalığı bulunanların ağır hastalık ve hayati tehlike oluşturabilecek komplikasyonlar açısından daha yüksek risk taşıdığına dikkati çekti.Yaşın ilerlemesinin ağır hastalık ve ölümcül komplikasyonlar açısından en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu vurgulayan Mayorkinis, risk grubundakilerin sivrisinek ısırıklarına karşı daha dikkatli olmasını istedi.Onaylı sivrisinek kovucuların kullanılması, pencerelere sineklik takılması, cibinlikten yararlanılması ve mümkün olduğunca vücudu örten kıyafetlerin tercih edilmesini tavsiye eden Mayorkinis, ev, bahçe, balkon, teras ve arazilerde sivrisineklerin üreyebileceği durgun su birikintilerinin bırakılmaması gerektiğini vurguladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GRAFİKLİ - Ebulfez Elçibey, vefatının 26. yılında anılıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/grafikli-ebulfez-elcibey-vefatinin-26-yilinda-aniliyor/897426/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/grafikli-ebulfez-elcibey-vefatinin-26-yilinda-aniliyor/897426/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:06:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bakü / Cumhurbaşkanlığı döneminde, Türkiye ile yakınlaşmayı Azerbaycan dış politikasının önceliği haline getiren, kendisini Atatürk’ün askeri olarak tanımlayan Elçibey, sadece ülkesinde değil Türk dünyasında da saygıyla hatırlanıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bakü Haberleri : RUSLAN REHİMOV - Türk dünyasının bilge liderlerinden, Azerbaycan'ın 2. Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey, vefatının 26. yılında anılıyor.Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinde Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesinin öncülerinden olan Elçibey, hayatını ülkesinin özgürlüğüne ve Türk dünyasında birliğin sağlanmasına adadı. Elçibey'in mücadelesi ve fikirleri yalnız Azerbaycan'da değil, özellikle Türkiye başta olmak üzere tüm Türk coğrafyasında derin izler bıraktı.Nahçıvan'ın Ordubad ili Keleki köyünde 1938'de dünyaya gelen Elçibey, eğitimini Nahçıvan'da tamamladıktan sonra Azerbaycan Devlet Üniversitesi Doğu Bilimleri Fakültesi Arap Filolojisi Bölümü'nü kazandı. Mezuniyeti sonrası bir süre Mısır'da tercümanlık yaptı, ardından ülkesine dönerek akademik çalışmalarına devam etti.1969'da Tolunoğulları Devleti üzerine doktora tezi hazırlayan Elçibey, öğretim üyesi olarak çalıştığı üniversitede öğrencilerine Türkçülük ve bağımsızlık ruhunu aşılamaya gayret etti. Bu faaliyetleri dolayısıyla Sovyetler Birliği Devlet Güvenlik Komitesinin​​​​​​​ (KGB) hedefi haline geldi ve 1975'te Sovyet karşıtı propaganda suçlamasıyla 1 yıl 7 ay hapis yattı.Serbest kaldıktan sonra Azerbaycan Bilimler Akademisi Elyazmalar Enstitüsünde görevine devam eden Elçibey, 1988'de Azerbaycan'da başlayan bağımsızlık hareketinin öncüleri arasında yer aldı. 1989'da kurulan Azerbaycan Halk Cephesi'nin (AHC) Genel Başkanı seçildi.Elçibey, 7 Haziran 1992'de yapılan seçimlerde yüzde 60,9 oy alarak Azerbaycan Cumhurbaşkanı oldu.Sovyet ordusunu ülkeden çıkardıCumhurbaşkanlığı döneminde milli devletin temellerini atan Elçibey, Sovyet ordusunu Azerbaycan'dan çıkararak milli orduyu kurdu.Milli paranın basılması, Kiril alfabesinden Latin alfabesine ve üniversite sınavlarında test sistemine geçilmesi, onun dönemindeki önemli reformlar arasında yer aldı.İlk resmi ziyaretini Türkiye&#039;ye yaptıElçibey, dış politikada önceliği Türkiye ile stratejik yakınlaşmaya verdi. Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk yurt dışı ziyaretini 24-27 Haziran 1992'de Türkiye’ye gerçekleştirdi. TBMM'de yaptığı konuşmada, Mustafa Kemal'in yolunu izliyoruz. mesajını verdi.Anıtkabir'de hatıra defterine yazdığı Ey büyük Türk, Büyük Komutan. Sizi ziyaret etmekle kendim ve milletim adına onur duydum. Senin askerin Elçibey. ifadeleri hafızalara kazındı.Ancak Karabağ'daki savaş ve ülkede artan iç karışıklıklar nedeniyle iktidarı uzun sürmedi. Haziran 1993'te yaşanan Gence isyanının ardından görevini bırakarak doğduğu Keleki köyüne çekildi. Yaklaşık 4,5 yıl burada yaşadıktan sonra Bakü'ye dönerek Azerbaycan Halk Cephesi Partisi'nin Genel Başkanı sıfatıyla siyasi mücadelesini sürdürdü.Hayatının son yıllarında ağır hastalıkla mücadele eden Elçibey, 22 Ağustos 2000'de tedavi gördüğü Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi'nde hayata veda etti.Elçibey, bağımsızlık idealine bağlılığı, Türk dünyasına yönelik vizyonu ve sade yaşam tarzıyla hafızalarda yer edindi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bakü Haberleri : RUSLAN REHİMOV - Türk dünyasının bilge liderlerinden, Azerbaycan'ın 2. Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey, vefatının 26. yılında anılıyor.Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinde Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesinin öncülerinden olan Elçibey, hayatını ülkesinin özgürlüğüne ve Türk dünyasında birliğin sağlanmasına adadı. Elçibey'in mücadelesi ve fikirleri yalnız Azerbaycan'da değil, özellikle Türkiye başta olmak üzere tüm Türk coğrafyasında derin izler bıraktı.Nahçıvan'ın Ordubad ili Keleki köyünde 1938'de dünyaya gelen Elçibey, eğitimini Nahçıvan'da tamamladıktan sonra Azerbaycan Devlet Üniversitesi Doğu Bilimleri Fakültesi Arap Filolojisi Bölümü'nü kazandı. Mezuniyeti sonrası bir süre Mısır'da tercümanlık yaptı, ardından ülkesine dönerek akademik çalışmalarına devam etti.1969'da Tolunoğulları Devleti üzerine doktora tezi hazırlayan Elçibey, öğretim üyesi olarak çalıştığı üniversitede öğrencilerine Türkçülük ve bağımsızlık ruhunu aşılamaya gayret etti. Bu faaliyetleri dolayısıyla Sovyetler Birliği Devlet Güvenlik Komitesinin​​​​​​​ (KGB) hedefi haline geldi ve 1975'te Sovyet karşıtı propaganda suçlamasıyla 1 yıl 7 ay hapis yattı.Serbest kaldıktan sonra Azerbaycan Bilimler Akademisi Elyazmalar Enstitüsünde görevine devam eden Elçibey, 1988'de Azerbaycan'da başlayan bağımsızlık hareketinin öncüleri arasında yer aldı. 1989'da kurulan Azerbaycan Halk Cephesi'nin (AHC) Genel Başkanı seçildi.Elçibey, 7 Haziran 1992'de yapılan seçimlerde yüzde 60,9 oy alarak Azerbaycan Cumhurbaşkanı oldu.Sovyet ordusunu ülkeden çıkardıCumhurbaşkanlığı döneminde milli devletin temellerini atan Elçibey, Sovyet ordusunu Azerbaycan'dan çıkararak milli orduyu kurdu.Milli paranın basılması, Kiril alfabesinden Latin alfabesine ve üniversite sınavlarında test sistemine geçilmesi, onun dönemindeki önemli reformlar arasında yer aldı.İlk resmi ziyaretini Türkiye&#039;ye yaptıElçibey, dış politikada önceliği Türkiye ile stratejik yakınlaşmaya verdi. Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk yurt dışı ziyaretini 24-27 Haziran 1992'de Türkiye’ye gerçekleştirdi. TBMM'de yaptığı konuşmada, Mustafa Kemal'in yolunu izliyoruz. mesajını verdi.Anıtkabir'de hatıra defterine yazdığı Ey büyük Türk, Büyük Komutan. Sizi ziyaret etmekle kendim ve milletim adına onur duydum. Senin askerin Elçibey. ifadeleri hafızalara kazındı.Ancak Karabağ'daki savaş ve ülkede artan iç karışıklıklar nedeniyle iktidarı uzun sürmedi. Haziran 1993'te yaşanan Gence isyanının ardından görevini bırakarak doğduğu Keleki köyüne çekildi. Yaklaşık 4,5 yıl burada yaşadıktan sonra Bakü'ye dönerek Azerbaycan Halk Cephesi Partisi'nin Genel Başkanı sıfatıyla siyasi mücadelesini sürdürdü.Hayatının son yıllarında ağır hastalıkla mücadele eden Elçibey, 22 Ağustos 2000'de tedavi gördüğü Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi'nde hayata veda etti.Elçibey, bağımsızlık idealine bağlılığı, Türk dünyasına yönelik vizyonu ve sade yaşam tarzıyla hafızalarda yer edindi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/grafikli-ebulfez-elcibey-vefatinin-26-yilinda-aniliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yargıtay, müdüre sataşan çalışanın iş akdinin feshini haklı buldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yargitay-mudure-satasan-calisanin-is-akdinin-feshini-hakli-buldu/897425/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yargitay-mudure-satasan-calisanin-is-akdinin-feshini-hakli-buldu/897425/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Müdüre sataşan, laf dalaşına giren, tartışan, iş yerinde huzuru bozan çalışanın iş akdi SGK 45 koduyla, haklı fesih kapsamında feshedildi - İşten çıkarılma kodu nedeniyle iş bulamadığını ve işçilik alacaklarını alamadığını ileri süren işçinin, işten çıkarılma kodunun değiştirilmesi adına açtığı dava, yerel mahkeme ve Yargıtay tarafından sataşma nedeniyle reddedildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : İSMET KARAKAŞ - Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, mağaza müdürüne sataşan işçinin iş akdinin haklı nedenle feshedilmesi kararına karşı açtığı davada verilen ret kararını hukuka uygun bularak onadı.Dairenin kararına göre, 2024'te İzmir'de bir mağazada satış elemanı olarak çalışan kişi, SGK 45 koduyla iş sözleşmesinin işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca feshedildiğini, SGK 45 koduyla fesih nedeniyle iş bulamadığını ve hiçbir işçilik alacağını alamadığını, mağaza müdürü tarafından hakarete ve mobbinge maruz kaldığını belirterek, işten çıkış kodunun düzeltilmesi adına dava açtı.Dava kapsamında savunma yapan mağazanın bağlı bulunduğu şirket, davacının mağaza müdürüne sataştığını, diğer çalışanların önünde laf dalaşına girdiğini, mağaza içi huzuru ve işleyişi bozduğunu, tartışıp kavga ettiğini, mağazadaki güvenliği tehlikeye attığını ileri sürerek, davanın reddini talep etti.Yargılamayı yapan İzmir 2. İş Mahkemesi, davacının çalışma ortamında huzursuzluk çıkardığı, bu nedenle işlerin aksadığı, iş ahlakına ve etik değerlere aykırı davrandığı, bu eylemlerin sataşma niteliğinde olduğu tespitinde bulunarak, iş akdinin SGK 45 koduyla feshini haklı buldu ve davanın reddine karar verdi.İstinaf başvurusu üzerine de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, dosya içerisindeki olay tutanakları, çalışan ifadeleri, davacının savunması ve tüm dosya kapsamında yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu.Davacı, yerel mahkeme kararına karşı temyiz başvurusu yaptı.Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemelerce verilen haklı fesih kararını hukuka uygun bularak onadı.KarardanDairenin kararında, bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkün olduğu belirtildi.Davacının eyleminin sataşma niteliğinde olduğu, bu nedenle iş akdinin haklı olarak feshedildiği aktarılan kararda, yerel mahkemelerce verilen kararların usul ve kanuna uygun olduğu belirtildi. Kararda, Davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Açıklanan sebeple temyiz olunan kararın onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir. ifadelerine yer verildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : İSMET KARAKAŞ - Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, mağaza müdürüne sataşan işçinin iş akdinin haklı nedenle feshedilmesi kararına karşı açtığı davada verilen ret kararını hukuka uygun bularak onadı.Dairenin kararına göre, 2024'te İzmir'de bir mağazada satış elemanı olarak çalışan kişi, SGK 45 koduyla iş sözleşmesinin işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca feshedildiğini, SGK 45 koduyla fesih nedeniyle iş bulamadığını ve hiçbir işçilik alacağını alamadığını, mağaza müdürü tarafından hakarete ve mobbinge maruz kaldığını belirterek, işten çıkış kodunun düzeltilmesi adına dava açtı.Dava kapsamında savunma yapan mağazanın bağlı bulunduğu şirket, davacının mağaza müdürüne sataştığını, diğer çalışanların önünde laf dalaşına girdiğini, mağaza içi huzuru ve işleyişi bozduğunu, tartışıp kavga ettiğini, mağazadaki güvenliği tehlikeye attığını ileri sürerek, davanın reddini talep etti.Yargılamayı yapan İzmir 2. İş Mahkemesi, davacının çalışma ortamında huzursuzluk çıkardığı, bu nedenle işlerin aksadığı, iş ahlakına ve etik değerlere aykırı davrandığı, bu eylemlerin sataşma niteliğinde olduğu tespitinde bulunarak, iş akdinin SGK 45 koduyla feshini haklı buldu ve davanın reddine karar verdi.İstinaf başvurusu üzerine de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, dosya içerisindeki olay tutanakları, çalışan ifadeleri, davacının savunması ve tüm dosya kapsamında yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu.Davacı, yerel mahkeme kararına karşı temyiz başvurusu yaptı.Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yerel mahkemelerce verilen haklı fesih kararını hukuka uygun bularak onadı.KarardanDairenin kararında, bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkün olduğu belirtildi.Davacının eyleminin sataşma niteliğinde olduğu, bu nedenle iş akdinin haklı olarak feshedildiği aktarılan kararda, yerel mahkemelerce verilen kararların usul ve kanuna uygun olduğu belirtildi. Kararda, Davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Açıklanan sebeple temyiz olunan kararın onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir. ifadelerine yer verildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/yargitay-mudure-satasan-calisanin-is-akdinin-feshini-hakli-buldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kölelik resmi anlamda yasaklanmış olsa da modern kölelik varlığını sürdürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kolelik-resmi-anlamda-yasaklanmis-olsa-da-modern-kolelik-varligini-surduruyor/897424/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kolelik-resmi-anlamda-yasaklanmis-olsa-da-modern-kolelik-varligini-surduruyor/897424/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Veriler, Modern kölelik koşullarında yaşayanların sayısının yaklaşık 50 milyon olduğunu gösteriyor - Modern köleliğin, dünyanın hemen hemen her ülkesinde görüldüğü belirtilirken zorla çalıştırmadan elde edilen yıllık küresel karın 236 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Kölelik, resmi olarak dünyanın hemen her ülkesinde yasaklanmış olsa da günümüzde farklı biçimlerde varlığını sürdürürken dünyada yaklaşık 50 milyon kişinin modern kölelik koşullarında yaşadığı bildiriliyor.Coğrafi keşifler ve sömürgecilikle hız kazanan köle ticareti, milyonlarca insanı yurtlarından kopardı.Batılılar tarafından sömürülen Afrika asıllı kölelerin mücadelesi ise 23 Ağustos 1791'de Fransız sömürge yönetimine karşı başladı.Yaklaşık 5 yıl süren mücadelenin ardından köleler özgürlüklerini kazanırken, bağımsız bir devlet kurarak köleliği de resmen ortadan kaldıran ilk siyasi yapıyı inşa etti.Tarihe Haiti Devrimi olarak geçen bu süreç, dünya genelindeki kölelik karşıtı hareketlere ilham verdi.Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) de 1998'de devrimin başladığı 23 Ağustos'u Uluslararası Köle Ticaretinin Anılması ve Köleliğin Kaldırılması Günü olarak ilan etti.O tarihten bu yana her 23 Ağustos'ta farklı ülkelerde gerçekleştirilen etkinliklerle kölelik ve köle ticaretinin insanlık tarihindeki yeri hatırlatılıyor.Modern kölelik sürüyorKölelik, resmi olarak dünyanın hemen her ülkesinde yasaklanmış olsa da bugün farklı biçimlerde varlığını sürdürüyor.BM'ye göre, modern kölelik her ne kadar yasada tanımlanmamış olsa da zorla çalıştırma, zorla evlilik ve insan ticareti gibi uygulamaları kapsayan genel bir terim olarak kullanılıyor.Buna göre, modern kölelik kavramı, tehdit, şiddet, zorlama veya aldatma nedeniyle bir kişinin reddedemeyeceği veya terk edemeyeceği sömürü durumlarını ifade ediyor.Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) tahminlerine göre, 2016-2021 döneminde, zorla çalıştırma ve zorla evlendirmede önemli ölçüde artış yaşandı.Veriler, 2021'e gelindiğinde modern kölelik koşullarında yaşayanların sayısının 10 milyon artarak dünya genelinde 50 milyona ulaştığını gösterdi.Veriler, kadınlar ve çocukların da halen orantısız şekilde savunmasız durumda olduğuna işaret etti.Modern köleliğin dünyanın hemen hemen her ülkesinde görüldüğü belirtilirken, zorla çalıştırmadan elde edilen yıllık küresel karın 236 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.UNESCO Köle Güzergahı projesiUNESCO, insanlık tarihine kara bir miras olarak geçen bu durumu hafızalarda taze tutmak için Köle Güzergahı adlı projeyi yürütüyor. Her yıl 23 Ağustos'ta sanatçılar ve araştırmacılar, bu konuda ortak bir bilinç oluşturulmasına katkıda bulunmak üzere bir araya geliyor.Bu kapsamda her yıl fotoğraf, video ve enstalasyon sergileri ile tarih, inceleme ve röportaj yayınları yapılıyor.UNESCO'nun kurduğu, tarihçi ve uzmanlardan oluşan uluslararası bilim komitesi de düzenlediği periyodik toplantılarla konuyu uluslararası akademik gündemde canlı tutmaya çalışıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Kölelik, resmi olarak dünyanın hemen her ülkesinde yasaklanmış olsa da günümüzde farklı biçimlerde varlığını sürdürürken dünyada yaklaşık 50 milyon kişinin modern kölelik koşullarında yaşadığı bildiriliyor.Coğrafi keşifler ve sömürgecilikle hız kazanan köle ticareti, milyonlarca insanı yurtlarından kopardı.Batılılar tarafından sömürülen Afrika asıllı kölelerin mücadelesi ise 23 Ağustos 1791'de Fransız sömürge yönetimine karşı başladı.Yaklaşık 5 yıl süren mücadelenin ardından köleler özgürlüklerini kazanırken, bağımsız bir devlet kurarak köleliği de resmen ortadan kaldıran ilk siyasi yapıyı inşa etti.Tarihe Haiti Devrimi olarak geçen bu süreç, dünya genelindeki kölelik karşıtı hareketlere ilham verdi.Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) de 1998'de devrimin başladığı 23 Ağustos'u Uluslararası Köle Ticaretinin Anılması ve Köleliğin Kaldırılması Günü olarak ilan etti.O tarihten bu yana her 23 Ağustos'ta farklı ülkelerde gerçekleştirilen etkinliklerle kölelik ve köle ticaretinin insanlık tarihindeki yeri hatırlatılıyor.Modern kölelik sürüyorKölelik, resmi olarak dünyanın hemen her ülkesinde yasaklanmış olsa da bugün farklı biçimlerde varlığını sürdürüyor.BM'ye göre, modern kölelik her ne kadar yasada tanımlanmamış olsa da zorla çalıştırma, zorla evlilik ve insan ticareti gibi uygulamaları kapsayan genel bir terim olarak kullanılıyor.Buna göre, modern kölelik kavramı, tehdit, şiddet, zorlama veya aldatma nedeniyle bir kişinin reddedemeyeceği veya terk edemeyeceği sömürü durumlarını ifade ediyor.Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) tahminlerine göre, 2016-2021 döneminde, zorla çalıştırma ve zorla evlendirmede önemli ölçüde artış yaşandı.Veriler, 2021'e gelindiğinde modern kölelik koşullarında yaşayanların sayısının 10 milyon artarak dünya genelinde 50 milyona ulaştığını gösterdi.Veriler, kadınlar ve çocukların da halen orantısız şekilde savunmasız durumda olduğuna işaret etti.Modern köleliğin dünyanın hemen hemen her ülkesinde görüldüğü belirtilirken, zorla çalıştırmadan elde edilen yıllık küresel karın 236 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.UNESCO Köle Güzergahı projesiUNESCO, insanlık tarihine kara bir miras olarak geçen bu durumu hafızalarda taze tutmak için Köle Güzergahı adlı projeyi yürütüyor. Her yıl 23 Ağustos'ta sanatçılar ve araştırmacılar, bu konuda ortak bir bilinç oluşturulmasına katkıda bulunmak üzere bir araya geliyor.Bu kapsamda her yıl fotoğraf, video ve enstalasyon sergileri ile tarih, inceleme ve röportaj yayınları yapılıyor.UNESCO'nun kurduğu, tarihçi ve uzmanlardan oluşan uluslararası bilim komitesi de düzenlediği periyodik toplantılarla konuyu uluslararası akademik gündemde canlı tutmaya çalışıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/kolelik-resmi-anlamda-yasaklanmis-olsa-da-modern-kolelik-varligini-surduruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yason Burnu 5 yılda 750 bin ziyaretçi ağırladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yason-burnu-5-yilda-750-bin-ziyaretci-agirladi/897421/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yason-burnu-5-yilda-750-bin-ziyaretci-agirladi/897421/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ordu / Ordu'nun Perşembe ilçesindeki Yason Burnu Yarımadası, doğal güzelliği ve tarihi dokusuyla ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alıyor - Ziyaretçi Furkan Filik: - Yason Burnu'nda denizin sesiyle huzur buldum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ordu Haberleri : HAYATİ AKÇAY - Karadeniz kıyısındaki Yason Burnu Yarımadası, ziyaretçilerine dinlenme ve farklı etkinliklere katılma imkanı sunuyor.Birinci derece arkeolojik, ikinci derece doğal sit alanı statüsündeki yarımada, doğal yapısı ve tarihi geçmişiyle Ordu'ya gelenlerin rotasında bulunuyor.Karadeniz manzarasıyla öne çıkan Yason Burnu, fotoğrafçıların yanı sıra balık tutmayı ve kamp yapmayı sevenleri ağırlıyor.Perşembe ilçesinin önemli turizm noktalarından Yason Burnu'nda, Ordu Büyükşehir ve Perşembe belediyeleri tarafından çevre düzenlemesi yapıldı.Bölge, gezi programları düzenleyen tur şirketlerinin de uğrak noktaları arasında yer alıyor.Yason Burnu'nda zaman zaman sosyal ve sportif faaliyetlerin yanı sıra konser ve uçurtma şenliği gibi çeşitli organizasyonlar gerçekleştiriliyor.İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, yarımada, bu yılın 7 ayında 180 bin, son 5 yılda ise 750 bin ziyaretçi ağırladı.Ziyaretçiler karşılaştıkları doğal güzellikten memnunİstanbul'dan ailesiyle Ordu'ya gelen Sezai Çalış, Yason Burnu'nu ilk kez ziyaret ettiğini söyledi.Bölgeyi çok beğendiğini belirten Çalış, Herkesin burayı görmesini tavsiye ederim. İnsanların dinlenip güzel vakit geçirebileceği yerlerden. dedi.Hatay'dan geldiğini anlatan Furkan Filik ise Yason Burnu'nda denizin sesiyle huzur buldum. diye konuştu.Filik, bölgenin doğayla iç içe güzel bir yer olduğunu kaydetti.Kemal Aktaş da fırsat buldukça Yason Burnu'na geldiğini ifade ederek, Doğası ve temiz havasıyla harika bir yer. değerlendirmesinde bulundu.İstanbul'dan gezmeye gelen Hakan Duman ise ilk kez gördüğü Yason Burnu'nu çok beğendiğini dile getirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ordu Haberleri : HAYATİ AKÇAY - Karadeniz kıyısındaki Yason Burnu Yarımadası, ziyaretçilerine dinlenme ve farklı etkinliklere katılma imkanı sunuyor.Birinci derece arkeolojik, ikinci derece doğal sit alanı statüsündeki yarımada, doğal yapısı ve tarihi geçmişiyle Ordu'ya gelenlerin rotasında bulunuyor.Karadeniz manzarasıyla öne çıkan Yason Burnu, fotoğrafçıların yanı sıra balık tutmayı ve kamp yapmayı sevenleri ağırlıyor.Perşembe ilçesinin önemli turizm noktalarından Yason Burnu'nda, Ordu Büyükşehir ve Perşembe belediyeleri tarafından çevre düzenlemesi yapıldı.Bölge, gezi programları düzenleyen tur şirketlerinin de uğrak noktaları arasında yer alıyor.Yason Burnu'nda zaman zaman sosyal ve sportif faaliyetlerin yanı sıra konser ve uçurtma şenliği gibi çeşitli organizasyonlar gerçekleştiriliyor.İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, yarımada, bu yılın 7 ayında 180 bin, son 5 yılda ise 750 bin ziyaretçi ağırladı.Ziyaretçiler karşılaştıkları doğal güzellikten memnunİstanbul'dan ailesiyle Ordu'ya gelen Sezai Çalış, Yason Burnu'nu ilk kez ziyaret ettiğini söyledi.Bölgeyi çok beğendiğini belirten Çalış, Herkesin burayı görmesini tavsiye ederim. İnsanların dinlenip güzel vakit geçirebileceği yerlerden. dedi.Hatay'dan geldiğini anlatan Furkan Filik ise Yason Burnu'nda denizin sesiyle huzur buldum. diye konuştu.Filik, bölgenin doğayla iç içe güzel bir yer olduğunu kaydetti.Kemal Aktaş da fırsat buldukça Yason Burnu'na geldiğini ifade ederek, Doğası ve temiz havasıyla harika bir yer. değerlendirmesinde bulundu.İstanbul'dan gezmeye gelen Hakan Duman ise ilk kez gördüğü Yason Burnu'nu çok beğendiğini dile getirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Erzurum'da Engelsiz Yaz Okulu özel gereksinimli bireylere ve ailelerine nefes oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/erzurum-da-engelsiz-yaz-okulu-ozel-gereksinimli-bireylere-ve-ailelerine-nefes-oldu/897420/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/erzurum-da-engelsiz-yaz-okulu-ozel-gereksinimli-bireylere-ve-ailelerine-nefes-oldu/897420/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Erzurum / Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Engelsiz Yaz Okulu, 150 özel gereksinimli bireye iki ay boyunca spor, eğitim, sinema ve gezi etkinlikleriyle dolu bir yaz yaşatırken ailelere de sosyal destek sundu - Aile ve Engelli Hizmetleri Şube Müdürü Mahmut Temel: - Kurumumuz aynı zamanda mola evi hizmeti görüyor. Ağır düzeyde engelli çocuğu olan ebeveynlerimiz, günlük işlerini yapabilmeleri için bir zamana ihtiyaçları oluyor. Burada biz devreye giriyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Erzurum Haberleri : TEVHİD FURKAN NEHRİ - Erzurum'da özel gereksinimli bireyler ile aileleri, yaz boyunca düzenlenen Engelsiz Yaz Okulu kapsamında spor, sanat, eğitim, gezi ve sosyal etkinliklerle dolu iki ay geçirdi.Erzurum Büyükşehir Belediyesi Aile ve Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğünce bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen yaz okuluyla özel gereksinimli bireylerin sosyal hayata daha aktif katılım sağlamaları ve farklı alanlarda kendilerini geliştirmeleri amaçlandı.Temmuz ve ağustos aylarında gerçekleştirilen programda yaklaşık 150 özel gereksinimli birey, aileleriyle 9 farklı branşta mesleki ve sanatsal eğitimlere katıldı.İki ay boyunca spor faaliyetlerinin yanı sıra sinema gösterimleri, müze ve kültürel geziler, piknik organizasyonları, eğitim programları ve çeşitli sosyal etkinlikler gerçekleştirildi.Etkinlikler sayesinde özel gereksinimli bireyler akranlarıyla birlikte keyifli vakit geçirirken, farklı sosyal ve kültürel faaliyetlere katılarak yeni deneyimler kazandı.Program kapsamında aileler de çeşitli eğitim ve etkinliklerden yararlandı.500&#039;e yakın özel gereksinimli bireye kamp düzenlendiAile ve Engelli Hizmetleri Şube Müdürü Mahmut Temel, AA muhabirine, güzel bir kamp süreci geçirildiğini söyledi.Temel, Bu sene yaklaşık olarak 150'ye yakın özel gereksinimli öğrencimiz, kurslara kaydoldu. 9 farklı branşta aileleriyle birlikte mesleki ve sanatsal kurslarda eğitimler aldılar. 3 kamp sürecimizde şimdiye kadar 500'e yakın özel gereksinimli bireye kamp düzenledik. dedi.Erzurum'da kış şartları ve okul nedeniyle engellilere yönelik çalışmalardan yararlanamayan öğrencilerin olduğunu aktaran Temel, bundan dolayı yaz kamplarının başlatıldığını ifade etti.Yaz okulu kampında sadece özel gereksinimli bireylere değil ailelere de eğitimler verildiğini dile getiren Temel, Aileler de bu çalışmalar kapsamında hem kurslara katılıyor hem de psikoterapi eğitimleri alıyorlar. Onlar için de psikologlarımız eşliğinde sosyologlarımızla özel eğitimler yapılıyor. Çok dolu dolu geçiyor. Her hafta özel bir etkinliğimiz oluyor. diye konuştu.Hem eğleniyorlar, hem sosyalleşiyorlarEtkinliklerin önemini işaret eden Temel, şunları kaydetti:İl Emniyet Müdürlüğümüz ile birlikte çocuklara trafik eğitimleri verdik. Barınak ziyaretlerimiz oldu. Çocuklar geri dönüşüm ürünleriyle sevimli dostları için mama kapları yaptılar. Müze ve kültürel gezilerimiz oldu. Piknik organizasyonu gerçekleştirdik. Hem eğleniyorlar, hem sosyalleşiyorlar. Bizim kurumumuz aynı zamanda mola evi hizmeti görüyor. Ağır düzeyde engelli çocuğu olan ebeveynlerimiz günlük işlerini yapabilmeleri için bir zamana ihtiyaçları oluyor. Burada biz devreye giriyoruz. Çocuklar bizimle eğitimdeyken kendilerine zaman ayırabiliyorlar. Varsa hastane işleri, sosyal hayatta işleri onları hallediyorlar. En önemlisi de kendilerine bir dinlenme zamanı kazanıyorlar. Bu bizim için çok kıymetli.Temel, kampa katılan çocukların sosyal yönlerinin de geliştiğini söyleyerek, Bu tür çalışmaların şu an 3'üncü yılındayız. Diğer yıllarda programlarımızı daha da geliştirmeyi düşünüyoruz. Yaz okuluna artan taleplerden dolayı da fiziki kapasiteyi artırmak için yeni bir projemizi hayata geçireceğiz. şeklinde konuştu.Çocuklarımızı daha iyi eğlendireceğimiz güzel anlar yaşadıkÖzel gereksinimli bireylerin velilerinden Münteha Arslan ise bu etkinliklerin kendilerine büyük bir moral olduğunu kaydederek, Çünkü bizler tatile ya da pikniğe gidemiyoruz. Çocuklarımızdan dolayı zor oluyor. 2 aydır tatil gibi bir program yapmışlar. Gerçek anlamda dolu dolu geçti. Değişik ve farklı ortam oluşturdular. 2 aydır bayağı büyük bir emek ve yürek koydular. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Gerçekten kafamızı dinleyeceğimiz sakin ortamlarda çocuklarımızı daha iyi eğlendireceğimiz güzel anlar yaşadık. ifadelerini kullandı.Saime Yurtsever ise engelli bir çocuğu olduğunu ve engelli çocukların bu tür programlarla kendilerini çok iyi hissettiklerini bildirdi.Yaz okuluna katılan engelli bireylerden Firdevs Bayburt ise çok mutlu olduğunu anlatarak emeği geçenlere teşekkür etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Erzurum Haberleri : TEVHİD FURKAN NEHRİ - Erzurum'da özel gereksinimli bireyler ile aileleri, yaz boyunca düzenlenen Engelsiz Yaz Okulu kapsamında spor, sanat, eğitim, gezi ve sosyal etkinliklerle dolu iki ay geçirdi.Erzurum Büyükşehir Belediyesi Aile ve Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğünce bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen yaz okuluyla özel gereksinimli bireylerin sosyal hayata daha aktif katılım sağlamaları ve farklı alanlarda kendilerini geliştirmeleri amaçlandı.Temmuz ve ağustos aylarında gerçekleştirilen programda yaklaşık 150 özel gereksinimli birey, aileleriyle 9 farklı branşta mesleki ve sanatsal eğitimlere katıldı.İki ay boyunca spor faaliyetlerinin yanı sıra sinema gösterimleri, müze ve kültürel geziler, piknik organizasyonları, eğitim programları ve çeşitli sosyal etkinlikler gerçekleştirildi.Etkinlikler sayesinde özel gereksinimli bireyler akranlarıyla birlikte keyifli vakit geçirirken, farklı sosyal ve kültürel faaliyetlere katılarak yeni deneyimler kazandı.Program kapsamında aileler de çeşitli eğitim ve etkinliklerden yararlandı.500&#039;e yakın özel gereksinimli bireye kamp düzenlendiAile ve Engelli Hizmetleri Şube Müdürü Mahmut Temel, AA muhabirine, güzel bir kamp süreci geçirildiğini söyledi.Temel, Bu sene yaklaşık olarak 150'ye yakın özel gereksinimli öğrencimiz, kurslara kaydoldu. 9 farklı branşta aileleriyle birlikte mesleki ve sanatsal kurslarda eğitimler aldılar. 3 kamp sürecimizde şimdiye kadar 500'e yakın özel gereksinimli bireye kamp düzenledik. dedi.Erzurum'da kış şartları ve okul nedeniyle engellilere yönelik çalışmalardan yararlanamayan öğrencilerin olduğunu aktaran Temel, bundan dolayı yaz kamplarının başlatıldığını ifade etti.Yaz okulu kampında sadece özel gereksinimli bireylere değil ailelere de eğitimler verildiğini dile getiren Temel, Aileler de bu çalışmalar kapsamında hem kurslara katılıyor hem de psikoterapi eğitimleri alıyorlar. Onlar için de psikologlarımız eşliğinde sosyologlarımızla özel eğitimler yapılıyor. Çok dolu dolu geçiyor. Her hafta özel bir etkinliğimiz oluyor. diye konuştu.Hem eğleniyorlar, hem sosyalleşiyorlarEtkinliklerin önemini işaret eden Temel, şunları kaydetti:İl Emniyet Müdürlüğümüz ile birlikte çocuklara trafik eğitimleri verdik. Barınak ziyaretlerimiz oldu. Çocuklar geri dönüşüm ürünleriyle sevimli dostları için mama kapları yaptılar. Müze ve kültürel gezilerimiz oldu. Piknik organizasyonu gerçekleştirdik. Hem eğleniyorlar, hem sosyalleşiyorlar. Bizim kurumumuz aynı zamanda mola evi hizmeti görüyor. Ağır düzeyde engelli çocuğu olan ebeveynlerimiz günlük işlerini yapabilmeleri için bir zamana ihtiyaçları oluyor. Burada biz devreye giriyoruz. Çocuklar bizimle eğitimdeyken kendilerine zaman ayırabiliyorlar. Varsa hastane işleri, sosyal hayatta işleri onları hallediyorlar. En önemlisi de kendilerine bir dinlenme zamanı kazanıyorlar. Bu bizim için çok kıymetli.Temel, kampa katılan çocukların sosyal yönlerinin de geliştiğini söyleyerek, Bu tür çalışmaların şu an 3'üncü yılındayız. Diğer yıllarda programlarımızı daha da geliştirmeyi düşünüyoruz. Yaz okuluna artan taleplerden dolayı da fiziki kapasiteyi artırmak için yeni bir projemizi hayata geçireceğiz. şeklinde konuştu.Çocuklarımızı daha iyi eğlendireceğimiz güzel anlar yaşadıkÖzel gereksinimli bireylerin velilerinden Münteha Arslan ise bu etkinliklerin kendilerine büyük bir moral olduğunu kaydederek, Çünkü bizler tatile ya da pikniğe gidemiyoruz. Çocuklarımızdan dolayı zor oluyor. 2 aydır tatil gibi bir program yapmışlar. Gerçek anlamda dolu dolu geçti. Değişik ve farklı ortam oluşturdular. 2 aydır bayağı büyük bir emek ve yürek koydular. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Gerçekten kafamızı dinleyeceğimiz sakin ortamlarda çocuklarımızı daha iyi eğlendireceğimiz güzel anlar yaşadık. ifadelerini kullandı.Saime Yurtsever ise engelli bir çocuğu olduğunu ve engelli çocukların bu tür programlarla kendilerini çok iyi hissettiklerini bildirdi.Yaz okuluna katılan engelli bireylerden Firdevs Bayburt ise çok mutlu olduğunu anlatarak emeği geçenlere teşekkür etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/erzurum-da-engelsiz-yaz-okulu-ozel-gereksinimli-bireylere-ve-ailelerine-nefes-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sağlıklı Hayat Merkezi'nin desteğiyle 25 yıllık sigara bağımlılığından kurtuldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/saglikli-hayat-merkezi-nin-destegiyle-25-yillik-sigara-bagimliligindan-kurtuldu/897419/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/saglikli-hayat-merkezi-nin-destegiyle-25-yillik-sigara-bagimliligindan-kurtuldu/897419/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Siirt / Siirt'te Sağlıklı Hayat Merkezi'nden aldığı destekle 25 yıllık sigara alışkanlığını bırakan 40 yaşındaki İl Sağlık Müdürlüğü çalışanı Orhan Öneryıldız: - Bana, 'Sigarayı bırakacaksın' deselerdi hayatta inanamazdım. Günde 2 paket sigara içiyordum ve sigarasız bir hayat düşünemiyordum. Gerçekten sigara bırakılabilir. İnsan iradesini ortaya koymalı - Dr. Büşra Eskifuruncu: - Günlük içilen sigara miktarımızın çok olması ya da 30 yıllık, 40 yıllık, 50 yıllık içici olmamız bizi daha bağımlı bir hale getirmiş olmaz. '50 yıldır sigara içiyorum, günde 4 paket sigara içiyorum, artık sigarayı bırakamam' düşüncesi doğru bir düşünce değildir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Siirt Haberleri : MEHMET NİYAZİ DENİZ - Siirt'te yaşayan 40 yaşındaki Orhan Öneryıldız, 25 yıllık sigara alışkanlığını Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniği'nden aldığı danışmanlık desteği sayesinde ilaç kullanmadan bıraktı.İl Sağlık Müdürlüğünde hizmetli olarak görev yapan 2 çocuk babası Öneryıldız, 15 yaşında içmeye başladığı sigarayı 45 gün önce bırakmaya karar verdi.Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniğinde görevli Dr. Büşra Eskifuruncu ile tanışan Öneryıldız, sigarayı bırakma sürecinde sağlık ekiplerinden destek aldı ve bağımlılıktan tamamen kurtuldu.Sigarayı bıraktıktan sonra sağlıklı bir yaşama başlayan Öneryıldız, evinin yanında bulunan parkta günde 2 saat egzersiz yapıyor.Öneryıldız, AA muhabirine, sigarayı bırakma kararı aldığını, destekler sayesinde bunu başardığını söyledi.- Sigarayı bıraktığım için memnunumBağımlılıktan kurtulduktan sonra kendisini daha iyi hissettiğini dile getiren Öneryıldız, şunları kaydetti:Sağlıklı Hayat Merkezi'nde Büşra Hanım ile tanıştık. Bana çok yardımcı oldu. Sigarayı bırakmamda en büyük etkenlerden biri de kendileri oldu. 45 gündür sigara içmiyorum ve çok rahatım. 'Sigara içmeyeceğim' dedim ve bir daha içmedim. Sigarayı içen doğru bir şey yapmıyor. Şu an ağız tadım iyi, nefes darlığı çekmiyorum, kendimi daha iyi hissediyorum.Öneryıldız, sigarayı bıraktıktan sonra çocuklarının kendisine daha yakın davrandığını belirterek, Çocuklarım, 'Baba artık senden kötü koku gelmiyor, seni seviyoruz.' diyorlar. Sigarayı bıraktığım için bana teşekkür ediyorlar. dedi.Sigarayı bırakmanın mümkün olduğunu ifade eden Öneryıldız, şöyle konuştu:Bana, 'Sigarayı bırakacaksın' deselerdi hayatta inanamazdım. Günde 2 paket sigara içiyordum ve sigarasız bir hayat düşünemiyordum. Gerçekten sigara bırakılabilir. İnsan iradesini ortaya koymalı. Şimdi spor ve egzersiz yapıyorum. Sürekli parkta tempolu yürüyüş ve koşu yapıyorum. Sigarayı bıraktığım için memnunum.10 yılda binlerce danışana destek sağlandıSiirt Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniğinde Dr. Büşra Eskifuruncu, polikliniğin yaklaşık 10 yıldır aktif şekilde hizmet verdiğini söyledi.Bu süreçte hizmet sunulan danışan sayısının 5 bini geçtiğini belirten Eskifuruncu, son dönemlerde yıllık başvuru sayısının 1000'i bulduğunu ifade etti.Eskifuruncu, 2026'nın ilk 7 ayında 600 başvurunun yapıldığını ve yıl sonuna kadar bu sayının 1200'ü bulmasını hedeflediklerini kaydetti.Poliklinikte hem ilaç hem de nikotin bandı tedavisi desteği sunulduğunu dile getiren Eskifuruncu, Günde 3 sigara içen danışanımıza da, günde 4 paket sigara içen danışanımıza da fayda sağlayabiliyoruz. Yani günlük içilen sigara miktarımızın çok olması ya da 30 yıllık, 40 yıllık, 50 yıllık içici olmamız bizi daha bağımlı bir hale getirmiş olmaz. '50 yıldır sigara içiyorum, günde 4 paket sigara içiyorum, artık sigarayı bırakamam' düşüncesi doğru bir düşünce değildir. dedi.Doğru tedaviyle bağımlılıktan kurtulmanın mümkün olduğunu anlatan Eskifuruncu, danışanlarından Öneryıldız'ın da 45 gün önce polikliniğe başvurduğunu ve tedavisine başlandığını belirtti.Eskifuruncu, Kendisi sigarayı bıraktı. Her bağımlılık yenilebilir. Sigara bırakıldığında en kısa zamanda nefes almada, akciğer ve kalp sağlığında iyileşmeler başlıyor. Uzun vadede kalp krizi ve akciğer kanseri riski de azalıyor. Sigara, elektronik sigara ve nargile kullanan herkesi polikliniklere başvurmaya davet ediyoruz. Asla geç değildir. diye konuştu.Sigara bırakma sürecinde karbonmonoksit ölçümü yapılarak tütüne bağımlılıktaki değişimi de takip ettiklerini belirten Eskifuruncu, Öneryıldız'a yapılan ölçümlerde değerlerinin çok iyi olduğunun tespit edildiğini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Siirt Haberleri : MEHMET NİYAZİ DENİZ - Siirt'te yaşayan 40 yaşındaki Orhan Öneryıldız, 25 yıllık sigara alışkanlığını Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniği'nden aldığı danışmanlık desteği sayesinde ilaç kullanmadan bıraktı.İl Sağlık Müdürlüğünde hizmetli olarak görev yapan 2 çocuk babası Öneryıldız, 15 yaşında içmeye başladığı sigarayı 45 gün önce bırakmaya karar verdi.Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniğinde görevli Dr. Büşra Eskifuruncu ile tanışan Öneryıldız, sigarayı bırakma sürecinde sağlık ekiplerinden destek aldı ve bağımlılıktan tamamen kurtuldu.Sigarayı bıraktıktan sonra sağlıklı bir yaşama başlayan Öneryıldız, evinin yanında bulunan parkta günde 2 saat egzersiz yapıyor.Öneryıldız, AA muhabirine, sigarayı bırakma kararı aldığını, destekler sayesinde bunu başardığını söyledi.- Sigarayı bıraktığım için memnunumBağımlılıktan kurtulduktan sonra kendisini daha iyi hissettiğini dile getiren Öneryıldız, şunları kaydetti:Sağlıklı Hayat Merkezi'nde Büşra Hanım ile tanıştık. Bana çok yardımcı oldu. Sigarayı bırakmamda en büyük etkenlerden biri de kendileri oldu. 45 gündür sigara içmiyorum ve çok rahatım. 'Sigara içmeyeceğim' dedim ve bir daha içmedim. Sigarayı içen doğru bir şey yapmıyor. Şu an ağız tadım iyi, nefes darlığı çekmiyorum, kendimi daha iyi hissediyorum.Öneryıldız, sigarayı bıraktıktan sonra çocuklarının kendisine daha yakın davrandığını belirterek, Çocuklarım, 'Baba artık senden kötü koku gelmiyor, seni seviyoruz.' diyorlar. Sigarayı bıraktığım için bana teşekkür ediyorlar. dedi.Sigarayı bırakmanın mümkün olduğunu ifade eden Öneryıldız, şöyle konuştu:Bana, 'Sigarayı bırakacaksın' deselerdi hayatta inanamazdım. Günde 2 paket sigara içiyordum ve sigarasız bir hayat düşünemiyordum. Gerçekten sigara bırakılabilir. İnsan iradesini ortaya koymalı. Şimdi spor ve egzersiz yapıyorum. Sürekli parkta tempolu yürüyüş ve koşu yapıyorum. Sigarayı bıraktığım için memnunum.10 yılda binlerce danışana destek sağlandıSiirt Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniğinde Dr. Büşra Eskifuruncu, polikliniğin yaklaşık 10 yıldır aktif şekilde hizmet verdiğini söyledi.Bu süreçte hizmet sunulan danışan sayısının 5 bini geçtiğini belirten Eskifuruncu, son dönemlerde yıllık başvuru sayısının 1000'i bulduğunu ifade etti.Eskifuruncu, 2026'nın ilk 7 ayında 600 başvurunun yapıldığını ve yıl sonuna kadar bu sayının 1200'ü bulmasını hedeflediklerini kaydetti.Poliklinikte hem ilaç hem de nikotin bandı tedavisi desteği sunulduğunu dile getiren Eskifuruncu, Günde 3 sigara içen danışanımıza da, günde 4 paket sigara içen danışanımıza da fayda sağlayabiliyoruz. Yani günlük içilen sigara miktarımızın çok olması ya da 30 yıllık, 40 yıllık, 50 yıllık içici olmamız bizi daha bağımlı bir hale getirmiş olmaz. '50 yıldır sigara içiyorum, günde 4 paket sigara içiyorum, artık sigarayı bırakamam' düşüncesi doğru bir düşünce değildir. dedi.Doğru tedaviyle bağımlılıktan kurtulmanın mümkün olduğunu anlatan Eskifuruncu, danışanlarından Öneryıldız'ın da 45 gün önce polikliniğe başvurduğunu ve tedavisine başlandığını belirtti.Eskifuruncu, Kendisi sigarayı bıraktı. Her bağımlılık yenilebilir. Sigara bırakıldığında en kısa zamanda nefes almada, akciğer ve kalp sağlığında iyileşmeler başlıyor. Uzun vadede kalp krizi ve akciğer kanseri riski de azalıyor. Sigara, elektronik sigara ve nargile kullanan herkesi polikliniklere başvurmaya davet ediyoruz. Asla geç değildir. diye konuştu.Sigara bırakma sürecinde karbonmonoksit ölçümü yapılarak tütüne bağımlılıktaki değişimi de takip ettiklerini belirten Eskifuruncu, Öneryıldız'a yapılan ölçümlerde değerlerinin çok iyi olduğunun tespit edildiğini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/saglikli-hayat-merkezi-nin-destegiyle-25-yillik-sigara-bagimliligindan-kurtuldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Belek'te çevre kirliliğine neden olan otele 1,6 milyon lira ceza uygulandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/eskisehir-de-polisin-dur-ihtarina-uymayan-alkollu-surucuye-250-bin-lira-ceza-uygulandi/897418/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/eskisehir-de-polisin-dur-ihtarina-uymayan-alkollu-surucuye-250-bin-lira-ceza-uygulandi/897418/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Antalya İl Müdürlüğü ekipleri, Belek Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde atık biriktirerek çevre kirliliğine neden olan otele 1 milyon 678 bin lira ceza uyguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Antalya İl Müdürlüğü ekipleri, Belek Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde atık biriktirerek çevre kirliliğine neden olan otele 1 milyon 678 bin lira ceza uyguladı.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakanlık ekipleri, Manavgat ilçesi Denizyaka mevkisinde bulunan otel kumsalında kaplumbağalara zarar verildiği, sahildeki kumulların taşındığı ve atık bırakıldığı iddialarına ilişkin inceleme başlattı.Belek Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırlarında yer alan ve ÇED Yönetmeliği kapsamında gerekli izin belgeleri olan otelin, tesisten kaynaklanan atıkları toprak zemin üzerine bıraktığı tespit edildi.Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde bulunan tesise Çevre Kanunu kapsamında iki katı tutarında idari para cezası uygulanarak, 1 milyon 678 bin lira ceza kesildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Antalya İl Müdürlüğü ekipleri, Belek Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde atık biriktirerek çevre kirliliğine neden olan otele 1 milyon 678 bin lira ceza uyguladı.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakanlık ekipleri, Manavgat ilçesi Denizyaka mevkisinde bulunan otel kumsalında kaplumbağalara zarar verildiği, sahildeki kumulların taşındığı ve atık bırakıldığı iddialarına ilişkin inceleme başlattı.Belek Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırlarında yer alan ve ÇED Yönetmeliği kapsamında gerekli izin belgeleri olan otelin, tesisten kaynaklanan atıkları toprak zemin üzerine bıraktığı tespit edildi.Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde bulunan tesise Çevre Kanunu kapsamında iki katı tutarında idari para cezası uygulanarak, 1 milyon 678 bin lira ceza kesildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/eskisehir-de-polisin-dur-ihtarina-uymayan-alkollu-surucuye-250-bin-lira-ceza-uygulandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ankara Mogan Gölü'nde su sporlarına yönelik gece etkinliği düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ankara-mogan-golu-nde-su-sporlarina-yonelik-gece-etkinligi-duzenlendi/897416/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ankara-mogan-golu-nde-su-sporlarina-yonelik-gece-etkinligi-duzenlendi/897416/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Ankara Yelken Kulübü, bünyesindeki su sporları branşlarını Mogan Gölü'nde gece etkinliğinde buluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Ankara Yelken Kulübü, bünyesindeki su sporları branşlarını Mogan Gölü'nde gece etkinliğinde buluşturdu.Kulüpten yapılan açıklamaya göre dün gece gerçekleştirilen etkinlikte yelkenli tekneler, kürek, kano ve SUP sporcuları, ışıklandırılmış araçlarıyla Mogan Gölü'nde aynı anda gece seyri yaptı.Göl üzerindeki ışıklı tekneler ve sporcular, Mogan Gölü'nde renkli görüntüler oluştururken, Ankaralılar da etkinliğe ilgi gösterdi.Farklı su sporları branşlarını bir araya getiren organizasyon, Mogan Gölü'nde su sporlarının gece saatlerinde de yapılabileceğini ortaya koydu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Ankara Yelken Kulübü, bünyesindeki su sporları branşlarını Mogan Gölü'nde gece etkinliğinde buluşturdu.Kulüpten yapılan açıklamaya göre dün gece gerçekleştirilen etkinlikte yelkenli tekneler, kürek, kano ve SUP sporcuları, ışıklandırılmış araçlarıyla Mogan Gölü'nde aynı anda gece seyri yaptı.Göl üzerindeki ışıklı tekneler ve sporcular, Mogan Gölü'nde renkli görüntüler oluştururken, Ankaralılar da etkinliğe ilgi gösterdi.Farklı su sporları branşlarını bir araya getiren organizasyon, Mogan Gölü'nde su sporlarının gece saatlerinde de yapılabileceğini ortaya koydu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/ankara-mogan-golu-nde-su-sporlarina-yonelik-gece-etkinligi-duzenlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul'da fizyoterapist, Tekirdağ'da böğürtlen üreticisi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-da-fizyoterapist-tekirdag-da-bogurtlen-ureticisi/897415/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-da-fizyoterapist-tekirdag-da-bogurtlen-ureticisi/897415/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tekirdağ / Melda Ertürk Gençer: - Tekirdağ'da yetiştirdiğimiz böğürtlenle özellikle iç pazarda yer edinmek ve iyi tarımla birlikte ihracata açılmak istiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tekirdağ Haberleri : FIRAT ÇAKIR - İstanbul'da yaşayan 33 yaşındaki fizyoterapist Melda Ertürk Gençer, mesleğinin yanı sıra Tekirdağ'daki çiftliğinde 7 bin 800 böğürtlen fidanıyla tarımsal üretim yapıyor.Kendi sağlık merkezinde fizyoterapist olarak çalışan Gençer, Tekirdağ'da Güveçli Mahallesi'nde ailesine ait çiftlikte tarımsal üretimle ilgileniyor.Yaşamola adını verdiği çiftlikte 11 dekarlık alanı böğürtlen üretimine ayıran Gençer, yüksek besin değerine sahip ürünleri tüketiciyle buluşturmayı ve ilerleyen dönemde üretimini ihracata taşımayı hedefliyor.Bu yıl yaklaşık 5 ton ürün bekliyoruzGençer, AA muhabirine, tarıma yönelmesinde sağlık alanındaki mesleğinin de etkili olduğunu söyledi.Üretici ile tüketici arasındaki mesafeyi azaltmayı amaçladığını belirten Gençer, Beslenme ve sağlıklı yaşam yaklaşımım beni yüksek besin değerli ürünlere yöneltti. Böğürtlen C vitamini ve antioksidan bakımından yüksek olduğu için özellikle ona yöneldim. dedi.Gençer, insanların tükettikleri ürünün nerede ve nasıl yetiştirildiğini görebilecekleri, toprakla temas kurabilecekleri bir üretim alanı oluşturmak istediğini ifade etti.Böğürtlen üretimine geçen yıl başladığını anlatan Gençer, ilk hasatta yaklaşık bir ton ürün elde edildiğini belirtti.Meyvecilikte bitkinin yaşı arttıkça verimin de yükseldiğini dile getiren Gençer, Üretime 11 dekarda 7 bin 800 fidanla başladık. Meyvecilikte yaş ve verim doğru orantılı. Bu yıl doludan zarar gördük ancak yılın ikinci hasadında yaklaşık 5 ton ürün bekliyoruz. diye konuştu.Gençer, bahçeden 20 ton ürün almayı hedeflediklerini aktardı.Böğürtlenin Trakya'nın iklim koşullarına uygun olduğunu aktaran Gençer, yetiştiriciliğin yoğun emek ve sürekli ilgi gerektirdiğini söyledi.Hasat döneminin kendisi için ayrı bir heyecan taşıdığını ifade eden Gençer, mayıs ve haziran ile eylül ve ekim aylarında yaptıkları hasadı günlük yevmiyeci olarak çağırdığı 10 kadın çalışanla gerçekleştirdiğini anlattı.ABD&#039;deki deneyimi üretim kararında etkili olduBir süre ABD'de yaşadığını anlatan Gençer, burada berry olarak adlandırılan üzümsü meyvelerin marketlerde yaygın şekilde bulunmasının dikkatini çektiğini belirtti. Bu ürünlerin Türkiye'de de daha ulaşılabilir hale gelebileceğini düşündüğünü dile getiren Gençer, bu gözlemin böğürtlen üretimine yönelmesinde etkili olduğunu ifade etti.Tekirdağ'ın İstanbul'a yakınlığı ile Avrupa pazarlarına ulaşım açısından avantajlı konumunun da yatırım kararında önemli rol oynadığını kaydeden Gençer, ürünleri ilerleyen dönemde ABD ve Kanada'ya ihracat etmeyi hedeflediğini aktardı.Gençer, tarımsal üretimle tüketici arasındaki bağı güçlendirmek istediklerini belirterek, Tekirdağ'da yetiştirdiğimiz böğürtlenle özellikle iç pazarda yer edinmek ve iyi tarımla birlikte ihracata açılmak istiyoruz. Şu anda böğürtlenle başladık ancak güçlü, iyi tarım uygulamalarına dayanan bir üzümsü, dutsu küçük meyveler markası oluşturmak en büyük hedeflerimizden biri. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tekirdağ Haberleri : FIRAT ÇAKIR - İstanbul'da yaşayan 33 yaşındaki fizyoterapist Melda Ertürk Gençer, mesleğinin yanı sıra Tekirdağ'daki çiftliğinde 7 bin 800 böğürtlen fidanıyla tarımsal üretim yapıyor.Kendi sağlık merkezinde fizyoterapist olarak çalışan Gençer, Tekirdağ'da Güveçli Mahallesi'nde ailesine ait çiftlikte tarımsal üretimle ilgileniyor.Yaşamola adını verdiği çiftlikte 11 dekarlık alanı böğürtlen üretimine ayıran Gençer, yüksek besin değerine sahip ürünleri tüketiciyle buluşturmayı ve ilerleyen dönemde üretimini ihracata taşımayı hedefliyor.Bu yıl yaklaşık 5 ton ürün bekliyoruzGençer, AA muhabirine, tarıma yönelmesinde sağlık alanındaki mesleğinin de etkili olduğunu söyledi.Üretici ile tüketici arasındaki mesafeyi azaltmayı amaçladığını belirten Gençer, Beslenme ve sağlıklı yaşam yaklaşımım beni yüksek besin değerli ürünlere yöneltti. Böğürtlen C vitamini ve antioksidan bakımından yüksek olduğu için özellikle ona yöneldim. dedi.Gençer, insanların tükettikleri ürünün nerede ve nasıl yetiştirildiğini görebilecekleri, toprakla temas kurabilecekleri bir üretim alanı oluşturmak istediğini ifade etti.Böğürtlen üretimine geçen yıl başladığını anlatan Gençer, ilk hasatta yaklaşık bir ton ürün elde edildiğini belirtti.Meyvecilikte bitkinin yaşı arttıkça verimin de yükseldiğini dile getiren Gençer, Üretime 11 dekarda 7 bin 800 fidanla başladık. Meyvecilikte yaş ve verim doğru orantılı. Bu yıl doludan zarar gördük ancak yılın ikinci hasadında yaklaşık 5 ton ürün bekliyoruz. diye konuştu.Gençer, bahçeden 20 ton ürün almayı hedeflediklerini aktardı.Böğürtlenin Trakya'nın iklim koşullarına uygun olduğunu aktaran Gençer, yetiştiriciliğin yoğun emek ve sürekli ilgi gerektirdiğini söyledi.Hasat döneminin kendisi için ayrı bir heyecan taşıdığını ifade eden Gençer, mayıs ve haziran ile eylül ve ekim aylarında yaptıkları hasadı günlük yevmiyeci olarak çağırdığı 10 kadın çalışanla gerçekleştirdiğini anlattı.ABD&#039;deki deneyimi üretim kararında etkili olduBir süre ABD'de yaşadığını anlatan Gençer, burada berry olarak adlandırılan üzümsü meyvelerin marketlerde yaygın şekilde bulunmasının dikkatini çektiğini belirtti. Bu ürünlerin Türkiye'de de daha ulaşılabilir hale gelebileceğini düşündüğünü dile getiren Gençer, bu gözlemin böğürtlen üretimine yönelmesinde etkili olduğunu ifade etti.Tekirdağ'ın İstanbul'a yakınlığı ile Avrupa pazarlarına ulaşım açısından avantajlı konumunun da yatırım kararında önemli rol oynadığını kaydeden Gençer, ürünleri ilerleyen dönemde ABD ve Kanada'ya ihracat etmeyi hedeflediğini aktardı.Gençer, tarımsal üretimle tüketici arasındaki bağı güçlendirmek istediklerini belirterek, Tekirdağ'da yetiştirdiğimiz böğürtlenle özellikle iç pazarda yer edinmek ve iyi tarımla birlikte ihracata açılmak istiyoruz. Şu anda böğürtlenle başladık ancak güçlü, iyi tarım uygulamalarına dayanan bir üzümsü, dutsu küçük meyveler markası oluşturmak en büyük hedeflerimizden biri. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/istanbul-da-fizyoterapist-tekirdag-da-bogurtlen-ureticisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Anızı yakmak yerine sürerek toprağa karıştırma önerisi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/anizi-yakmak-yerine-surerek-topraga-karistirma-onerisi/897413/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/anizi-yakmak-yerine-surerek-topraga-karistirma-onerisi/897413/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:03:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz: - Toprağa karışan anız gübreye dönüşerek toprak için büyük fayda sağlayacak, çürüyerek organik olarak gübreleşecektir. Çiftçimizin tarlayı sürüp o şekilde bırakması yeterli olacaktır - Ürünü hasat ederken sapların daha kısa kalacak şekilde biçilmesi gerekir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : HÜLYA ÖMÜR UYLAŞ - Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, orman yangınlarına da neden olan anız yakma uygulamasına ilişkin uyarıda bulunarak, Tarladaki anızın yakılması yerine sürülerek toprağa karıştırılması, toprak sağlığı ve üretimin sürdürülebilmesi açısından çok önemlidir. dedi.Kiraz, AA muhabirine, orman yangınlarına da neden olan tarlalardaki anız yakma uygulamasına ilişkin değerlendirmede bulundu.Buğday ve arpada ürün biçildikten sonra bazı bölgelerde anız yakıldığına işaret eden Kiraz, bu uygulamanın toprağa, çevreye ve ülke ekonomisine ciddi zararlar verdiğini söyledi.Kiraz, anız yakılması sonucu toprağın verimliliğini sağlayan faydalı mikroorganizmaların yok olduğunu, organik madde miktarının azaldığını, toprak yapısının bozulduğunu ve erozyon etkisinin arttığını bildirerek, Anız yakmanın başlıca sebebi toprağı bir sonraki ekime kolay hazırlamak, zararlılarla mücadele gibi yanlış bir düşünce vardır. Ürünü hasat ederken sapların daha kısa kalacak şekilde biçilmesi gerekir. diye konuştu.Bitki artıklarını toprağa karıştırmak verimliliğe katkı sağlarBitki artıklarının toprağa karıştırılmasının, hem toprak verimliliğini artırdığına hem de sürdürülebilir tarıma katkı sağladığına dikkati çeken Kiraz, çiftçilere şu uyarılarda bulundu:Tarladaki anızın yakılması yerine sürülerek toprağa karıştırılması, toprak sağlığı ve üretimin sürdürülebilmesi açısından çok önemlidir. Toprağa karışan anız gübreye dönüşerek toprak için büyük fayda sağlayacak, çürüyerek organik olarak gübreleşecektir. Çiftçimizin tarlayı sürüp o şekilde bırakması yeterli olacaktır. Anız yangınları yalnızca tarım arazilerine değil, ormanlara, yerleşim yerlerine, enerji nakil hatlarına ve canlı yaşamına da büyük tehdit oluşturmaktadır. Ayrıca meydana gelen yoğun duman, kara yollarında görüş mesafesini düşürerek trafik kazalarına neden olabilmekte ve insan sağlığını olumsuz etkilemektedir.Kiraz, üreticilere anız yakmayın çağrısında bulunarak, toprak ve çevreyi koruyan tarımsal uygulamaların tercih edilmesinin önemli olduğunu kaydetti.Yangın riskine karşı da gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini belirten Kiraz, Çiftçilerimizi, gelecek nesillere daha verimli ve sağlıklı tarım alanları bırakmaya davet ediyoruz. Toprak en değerli mirasımızdır. Anız yakmak, geleceğimizi yakmaktır. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : HÜLYA ÖMÜR UYLAŞ - Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, orman yangınlarına da neden olan anız yakma uygulamasına ilişkin uyarıda bulunarak, Tarladaki anızın yakılması yerine sürülerek toprağa karıştırılması, toprak sağlığı ve üretimin sürdürülebilmesi açısından çok önemlidir. dedi.Kiraz, AA muhabirine, orman yangınlarına da neden olan tarlalardaki anız yakma uygulamasına ilişkin değerlendirmede bulundu.Buğday ve arpada ürün biçildikten sonra bazı bölgelerde anız yakıldığına işaret eden Kiraz, bu uygulamanın toprağa, çevreye ve ülke ekonomisine ciddi zararlar verdiğini söyledi.Kiraz, anız yakılması sonucu toprağın verimliliğini sağlayan faydalı mikroorganizmaların yok olduğunu, organik madde miktarının azaldığını, toprak yapısının bozulduğunu ve erozyon etkisinin arttığını bildirerek, Anız yakmanın başlıca sebebi toprağı bir sonraki ekime kolay hazırlamak, zararlılarla mücadele gibi yanlış bir düşünce vardır. Ürünü hasat ederken sapların daha kısa kalacak şekilde biçilmesi gerekir. diye konuştu.Bitki artıklarını toprağa karıştırmak verimliliğe katkı sağlarBitki artıklarının toprağa karıştırılmasının, hem toprak verimliliğini artırdığına hem de sürdürülebilir tarıma katkı sağladığına dikkati çeken Kiraz, çiftçilere şu uyarılarda bulundu:Tarladaki anızın yakılması yerine sürülerek toprağa karıştırılması, toprak sağlığı ve üretimin sürdürülebilmesi açısından çok önemlidir. Toprağa karışan anız gübreye dönüşerek toprak için büyük fayda sağlayacak, çürüyerek organik olarak gübreleşecektir. Çiftçimizin tarlayı sürüp o şekilde bırakması yeterli olacaktır. Anız yangınları yalnızca tarım arazilerine değil, ormanlara, yerleşim yerlerine, enerji nakil hatlarına ve canlı yaşamına da büyük tehdit oluşturmaktadır. Ayrıca meydana gelen yoğun duman, kara yollarında görüş mesafesini düşürerek trafik kazalarına neden olabilmekte ve insan sağlığını olumsuz etkilemektedir.Kiraz, üreticilere anız yakmayın çağrısında bulunarak, toprak ve çevreyi koruyan tarımsal uygulamaların tercih edilmesinin önemli olduğunu kaydetti.Yangın riskine karşı da gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini belirten Kiraz, Çiftçilerimizi, gelecek nesillere daha verimli ve sağlıklı tarım alanları bırakmaya davet ediyoruz. Toprak en değerli mirasımızdır. Anız yakmak, geleceğimizi yakmaktır. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yatırımcı rehberi (1) - 22 Ağustos 2026</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yatirimci-rehberi-5-22-agustos-2026/897412/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yatirimci-rehberi-5-22-agustos-2026/897412/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Bu hafta yatırım araçlarından borsa, altın ve döviz değer kazandı - Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 2,42 artışla 14.514,82 puandan tamamladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Bu hafta yatırım araçlarından borsa, altın ve döviz değer kazandı.Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 2,42 artışla 14.514,82 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 14.043,78 puanı, en yüksek 14.601,01 puanı gördü.Borsa İstanbul'da aynı dönemde teknoloji endeksi yüzde 4,76 azalışla 51.615,53 puana gerilerken, sanayi endeksi yüzde 4,43 yükselişle 20.274,25 puana, mali endeks yüzde 2,17 kazançla 19.645,73 puana, hizmetler endeksi ise yüzde 3,09 artışla 12.793,90 puana çıktı.Pasifik Eurasia Lojistik, en çok prim yapan hisseBorsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 19,70 ile Pasifik Eurasia Lojistik Dış Ticaret AŞ ilk sırada yer aldı.Pasifik Eurasia Lojistik Dış Ticaret AŞ'yi yüzde 15,52 ile Türk Altın İşletmeleri ve yüzde 15,45 ile Katılımevim Tasarruf Finansman izledi.Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 36,75 ile Odine Teknoloji, yüzde 18,48 ile Kiler Holding ve yüzde 12,75 ile Tekfen Holding oldu.Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 838 milyar 820 milyon lirayla ASELSAN, 783 milyar 724 milyon 109 bin 480 lirayla Tüpraş ve 563 milyar 983 milyon 726 bin 320 lirayla Koç Holding oldu.Altın ve döviz yükseldi24 ayar külçe altının gram fiyatı, geçen hafta sonuna göre yüzde 4,91 artışla 7 bin 89 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 4,93 yükselişle 46 bin 262 liraya çıktı.Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftaki kapanışının yüzde 4,92 üzerinde 11 bin 614 liraya yükseldi.Doların satış fiyatı, yüzde 0,38 artarak 48,0640 liraya, avronun satış fiyatı da yüzde 1,25 yükselişle 56,1800 liraya çıktı.Geçen hafta 64,9480 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 1,02 artışla 65,6120 liraya yükseldi.İsviçre frangı ise yüzde 1,72 değer kazanarak 60,1010 liradan alıcı buldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Bu hafta yatırım araçlarından borsa, altın ve döviz değer kazandı.Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 2,42 artışla 14.514,82 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 14.043,78 puanı, en yüksek 14.601,01 puanı gördü.Borsa İstanbul'da aynı dönemde teknoloji endeksi yüzde 4,76 azalışla 51.615,53 puana gerilerken, sanayi endeksi yüzde 4,43 yükselişle 20.274,25 puana, mali endeks yüzde 2,17 kazançla 19.645,73 puana, hizmetler endeksi ise yüzde 3,09 artışla 12.793,90 puana çıktı.Pasifik Eurasia Lojistik, en çok prim yapan hisseBorsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 19,70 ile Pasifik Eurasia Lojistik Dış Ticaret AŞ ilk sırada yer aldı.Pasifik Eurasia Lojistik Dış Ticaret AŞ'yi yüzde 15,52 ile Türk Altın İşletmeleri ve yüzde 15,45 ile Katılımevim Tasarruf Finansman izledi.Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 36,75 ile Odine Teknoloji, yüzde 18,48 ile Kiler Holding ve yüzde 12,75 ile Tekfen Holding oldu.Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 838 milyar 820 milyon lirayla ASELSAN, 783 milyar 724 milyon 109 bin 480 lirayla Tüpraş ve 563 milyar 983 milyon 726 bin 320 lirayla Koç Holding oldu.Altın ve döviz yükseldi24 ayar külçe altının gram fiyatı, geçen hafta sonuna göre yüzde 4,91 artışla 7 bin 89 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 4,93 yükselişle 46 bin 262 liraya çıktı.Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftaki kapanışının yüzde 4,92 üzerinde 11 bin 614 liraya yükseldi.Doların satış fiyatı, yüzde 0,38 artarak 48,0640 liraya, avronun satış fiyatı da yüzde 1,25 yükselişle 56,1800 liraya çıktı.Geçen hafta 64,9480 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 1,02 artışla 65,6120 liraya yükseldi.İsviçre frangı ise yüzde 1,72 değer kazanarak 60,1010 liradan alıcı buldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Beşiktaş ile Alanyaspor, 21. randevuda</title>
      <link>https://www.canligaste.com/besiktas-ile-alanyaspor-21-randevuda/897410/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/besiktas-ile-alanyaspor-21-randevuda/897410/</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Ligde geride 20 karşılaşmanın 10'unu Beşiktaş, 4'ünü Alanyaspor kazandı, 6 müsabaka ise berabere sonuçlandı - Siyah-beyazlı takım, Alanyaspor ile ligde oynadığı son 6 maçta galip gelemedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- METİN ARSLANCAN - Trendyol Süper Lig'in 2. haftasında yarın Corendon Alanyaspor'a konuk olacak Beşiktaş, rakibiyle bu kulvarda 21. kez kozlarını paylaşacak.Resmi maçlarda ilk kez 2016-2017 sezonunda karşı karşıya gelen iki takım arasındaki 20 karşılaşmadan 10'unu siyah-beyazlı ekip, 4'ünü Akdeniz temsilcisi kazandı, 6 maç ise berabere sona erdi.Söz konusu müsabakalarda Beşiktaş 37 kez fileleri havalandırırken Alanyaspor, 23 gol kaydetti.Beşiktaş, son 6 lig maçını kazanamadıSiyah-beyazlı futbol takımı, Alanyaspor ile ligde oynadığı son 6 maçta galip gelemedi.Ligde 2023-2024 sezonunda İstanbul'da ağırladığı rakibine 3-1 kaybeden Beşiktaş, sezonun ikinci yarısında ise 1-1'lik beraberlikle sahadan ayrıldı.2024-2025 sezonunda takımların oynadığı lig müsabakaları ise İstanbul ve Alanya'da 1-1'lik skorlarla sona erdi.Tarafların geçen sezon yaptığı maçlarda Akdeniz ekibi sahasında 2-0 galip gelirken, Beşiktaş'ın ev sahibi olduğu mücadele ise 2-2 sonuçlandı.Beşiktaş, Akdeniz temsilcisi karşısında son lig galibiyetini 2022-2023 sezonunun ikinci yarısında İstanbul'da oynanan maçta 3-0'lık skorla aldı.Alanya&#039;daki 11. maçSüper Lig'de iki takım, Alanya'da 11. kez karşılaşacak.Geride kalan müsabakalarda tarafların galibiyetlerde 3-3'lük eşitliği bulunuyor.Alanya'da oynanan 4 maç ise berabere sonuçlanırken iki takım da 14 kez gol sevinci yaşadı.Farklı skorlarİki ekip arasında en farklı skorlu galibiyetlere Beşiktaş imza attı.İstanbul'da 2016-2017 ve 2021-2022 ile Alanya'da 2016-2017 sezonlarındaki maçlarda Beşiktaş, sahadan 4-1'lik skorlarla galip ayrıldı. Siyah-beyazlılar, 2020-2021 ve 2022-2023 sezonlarında konuk ettiği Alanyaspor'u 3-0'la geçmeyi başardı.Alanyaspor ise toplam 4 kez yendiği rakibi karşısında en farklı galibiyetini 2023-2024 sezonunda deplasmanda 3-1'lik skorla aldı. Akdeniz ekibi, 2021-2022 ve 2025-2026'da rakibini sahasında 2-0'lık sonuçlarla geçmeyi bildi.Ayrıca, 2022-2023 sezonunda Alanya'da oynanan ve 3-3'lük beraberlikle sona eren mücadelede filelere giden toplam 6 gol, ligdeki 20 randevu içinde en gollü müsabaka olarak kayıtlara geçti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- METİN ARSLANCAN - Trendyol Süper Lig'in 2. haftasında yarın Corendon Alanyaspor'a konuk olacak Beşiktaş, rakibiyle bu kulvarda 21. kez kozlarını paylaşacak.Resmi maçlarda ilk kez 2016-2017 sezonunda karşı karşıya gelen iki takım arasındaki 20 karşılaşmadan 10'unu siyah-beyazlı ekip, 4'ünü Akdeniz temsilcisi kazandı, 6 maç ise berabere sona erdi.Söz konusu müsabakalarda Beşiktaş 37 kez fileleri havalandırırken Alanyaspor, 23 gol kaydetti.Beşiktaş, son 6 lig maçını kazanamadıSiyah-beyazlı futbol takımı, Alanyaspor ile ligde oynadığı son 6 maçta galip gelemedi.Ligde 2023-2024 sezonunda İstanbul'da ağırladığı rakibine 3-1 kaybeden Beşiktaş, sezonun ikinci yarısında ise 1-1'lik beraberlikle sahadan ayrıldı.2024-2025 sezonunda takımların oynadığı lig müsabakaları ise İstanbul ve Alanya'da 1-1'lik skorlarla sona erdi.Tarafların geçen sezon yaptığı maçlarda Akdeniz ekibi sahasında 2-0 galip gelirken, Beşiktaş'ın ev sahibi olduğu mücadele ise 2-2 sonuçlandı.Beşiktaş, Akdeniz temsilcisi karşısında son lig galibiyetini 2022-2023 sezonunun ikinci yarısında İstanbul'da oynanan maçta 3-0'lık skorla aldı.Alanya&#039;daki 11. maçSüper Lig'de iki takım, Alanya'da 11. kez karşılaşacak.Geride kalan müsabakalarda tarafların galibiyetlerde 3-3'lük eşitliği bulunuyor.Alanya'da oynanan 4 maç ise berabere sonuçlanırken iki takım da 14 kez gol sevinci yaşadı.Farklı skorlarİki ekip arasında en farklı skorlu galibiyetlere Beşiktaş imza attı.İstanbul'da 2016-2017 ve 2021-2022 ile Alanya'da 2016-2017 sezonlarındaki maçlarda Beşiktaş, sahadan 4-1'lik skorlarla galip ayrıldı. Siyah-beyazlılar, 2020-2021 ve 2022-2023 sezonlarında konuk ettiği Alanyaspor'u 3-0'la geçmeyi başardı.Alanyaspor ise toplam 4 kez yendiği rakibi karşısında en farklı galibiyetini 2023-2024 sezonunda deplasmanda 3-1'lik skorla aldı. Akdeniz ekibi, 2021-2022 ve 2025-2026'da rakibini sahasında 2-0'lık sonuçlarla geçmeyi bildi.Ayrıca, 2022-2023 sezonunda Alanya'da oynanan ve 3-3'lük beraberlikle sona eren mücadelede filelere giden toplam 6 gol, ligdeki 20 randevu içinde en gollü müsabaka olarak kayıtlara geçti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/besiktas-ile-alanyaspor-21-randevuda.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
