<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Fransız Le Figaro Etudiant: Türkiye, PISA tarafından incelenen her dalda Fransa'yı geçiyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fransiz-le-figaro-etudiant-turkiye-pisa-tarafindan-incelenen-her-dalda-fransa-yi-geciyor/906728/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fransiz-le-figaro-etudiant-turkiye-pisa-tarafindan-incelenen-her-dalda-fransa-yi-geciyor/906728/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:12:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Fransız Le Figaro Etudiant medya kuruluşunun haberine göre, Paris merkezli Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından öğrencilerin bilgi ve becerilerinin ölçüldüğü Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 değerlendirme raporunda Türk öğrenciler, incelenen her eğitim dalında Fransız öğrencileri geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Fransız Le Figaro Etudiant medya kuruluşunun haberine göre, Paris merkezli Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından öğrencilerin bilgi ve becerilerinin ölçüldüğü Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 değerlendirme raporunda Türk öğrenciler, incelenen her eğitim dalında Fransız öğrencileri geçti.Eğitim alanında haber yapan Fransız Figaro grubuna ait Le Figaro Etudiant medyası PISA sıralaması. Türkiye bu yılın en iyi ilerlemelerinden birini nasıl elde etti? başlıklı haberinde, OECD tarafından 91 ülkede öğrencilerin bilgi ve becerilerinin ölçüldüğü PISA 2025 değerlendirme raporunda Türkiye'nin sonuçları ele alındı.Haberde, Türkiye'nin hem sıralama açısından hem de öğrencilerin puanları açısından PISA 2025'teki en iyi ilerlemelerden birini kaydettiği belirtilirken, PISA sıralamasına göre en iyi eğitim sistemleri genellikle Çin, Singapur, Tayvan, Güney Kore, Japonya'dan oluşmasına rağmen, söz konusu ülkelerin toplam puanlarında genel bir düşüşün gözlemlendiği kaydedildi.Türkiye'nin söz konusu sıralamada Fransa'ya göre matematikte 6, okuma becerilerinde 10, bilim dallarında ise 8 sıra önde olduğu kaydedilen haberde, Türkiye, PISA tarafından incelenen her dalda Fransa'yı geçiyor. Bu uluslararası eğitim sıralamasının sonuçları 8 Eylül'de kamuoyuyla paylaşılırken, Fransız öğrenciler çok kötü bir performans sergiliyor. Ancak genel olarak bakıldığında, tarihsel olarak iyi performans göstermiş ülkeler arasında kendisini övebilenler nadir. ifadeleri kullanıldı.Haberde, Türk öğrencilerin farklı eğitim dallarında kaydettiği ilerleme hakkında OECD tarafından gerçekleştirilen 91 ülke sıralamasının birinci bölümünde, Türkiye işin içinden sıyrılan nadir ülkelerden biri. değerlendirmesine yer verildi.Türkiye'nin 2025'te PISA sıralamasındaki yerini yükselttiği kaydedilen haberde, Ankara, okuma becerilerinde 36'ncı sıradan 18'inci sıraya geçti, matematikte 36'ncı sıradan 28'inci sıraya ve fen bilimlerinde ise 31'inci sıradan 19'uncu sıraya. (Türkiye) Ayrıca puanlarını da yükseltebildi. ifadesi kullanıldı.Türk eğitim sistemi kalite açısından da öne çıkıyorTürkiye'nin okuma becerilerinde 2022'de 456 olan puanını 16 puan artırarak 472'ye, matematik alanında ise 454 olan puanını 8 puan artırarak 462'ye, fen bilimlerinde ise 476 olan puanını 18 puan artırarak 494'e yükselttiği aktarılan haberde, Türkiye'nin fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasını geçtiği vurgulandı.Haberde, PISA incelemelerine göre Türk eğitim sistemi kalite açısından da öne çıkıyor. ifadesi kullanılırken, OECD'nin raporuna göre Türk öğrencilerin yüzde 68'inin işler zorlaştığında ek çaba sarf ettiği, bu oranın OECD ülkeleri ortalamasında yüzde 60 olduğu aktarıldı.Türk öğrencilerin yüzde 74'ünün, öğretmenlerinin her bir öğrencinin eğitimine ilgi gösterdiğini belirttiği aktarılan haberde, şu değerlendirmeye yer verildi:(OECD analisti) Eric Charbonnier, Türkiye'nin dezavantajlı eğitim kurumlarına yönelik politika geliştirdiğini kaydetti. Ancak OECD analisti, bir ülkenin PISA (sıralamasında) ilerleme kaydetmesi genellikle üst üste eklenen birçok reformla anlatılabileceğini hatırlatıyor. Charbonnier, bu ülkedeki öğretmen açığının daha az olduğunu belirtti.Haberde, Milli Eğitim Bakanlığının son 25 yılda, öğrencilerin eğitim seviyesini iyileştirmeye yönelik ciddi reformlar yürüttüğü kaydedildi.Haberde yer verilen OECD'nin 2023'te yayımlanan raporuna göre, Türkiye eğitime erişimi artırmak için çalışmalarına 2000'li yılların başında başlarken, özellikle okuryazarlık düzeyinin düşük olduğu illere odaklandı ve kız ve erkek öğrenciler arasındaki eşitsizliği azaltmaya çabaladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Fransız Le Figaro Etudiant medya kuruluşunun haberine göre, Paris merkezli Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından öğrencilerin bilgi ve becerilerinin ölçüldüğü Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 değerlendirme raporunda Türk öğrenciler, incelenen her eğitim dalında Fransız öğrencileri geçti.Eğitim alanında haber yapan Fransız Figaro grubuna ait Le Figaro Etudiant medyası PISA sıralaması. Türkiye bu yılın en iyi ilerlemelerinden birini nasıl elde etti? başlıklı haberinde, OECD tarafından 91 ülkede öğrencilerin bilgi ve becerilerinin ölçüldüğü PISA 2025 değerlendirme raporunda Türkiye'nin sonuçları ele alındı.Haberde, Türkiye'nin hem sıralama açısından hem de öğrencilerin puanları açısından PISA 2025'teki en iyi ilerlemelerden birini kaydettiği belirtilirken, PISA sıralamasına göre en iyi eğitim sistemleri genellikle Çin, Singapur, Tayvan, Güney Kore, Japonya'dan oluşmasına rağmen, söz konusu ülkelerin toplam puanlarında genel bir düşüşün gözlemlendiği kaydedildi.Türkiye'nin söz konusu sıralamada Fransa'ya göre matematikte 6, okuma becerilerinde 10, bilim dallarında ise 8 sıra önde olduğu kaydedilen haberde, Türkiye, PISA tarafından incelenen her dalda Fransa'yı geçiyor. Bu uluslararası eğitim sıralamasının sonuçları 8 Eylül'de kamuoyuyla paylaşılırken, Fransız öğrenciler çok kötü bir performans sergiliyor. Ancak genel olarak bakıldığında, tarihsel olarak iyi performans göstermiş ülkeler arasında kendisini övebilenler nadir. ifadeleri kullanıldı.Haberde, Türk öğrencilerin farklı eğitim dallarında kaydettiği ilerleme hakkında OECD tarafından gerçekleştirilen 91 ülke sıralamasının birinci bölümünde, Türkiye işin içinden sıyrılan nadir ülkelerden biri. değerlendirmesine yer verildi.Türkiye'nin 2025'te PISA sıralamasındaki yerini yükselttiği kaydedilen haberde, Ankara, okuma becerilerinde 36'ncı sıradan 18'inci sıraya geçti, matematikte 36'ncı sıradan 28'inci sıraya ve fen bilimlerinde ise 31'inci sıradan 19'uncu sıraya. (Türkiye) Ayrıca puanlarını da yükseltebildi. ifadesi kullanıldı.Türk eğitim sistemi kalite açısından da öne çıkıyorTürkiye'nin okuma becerilerinde 2022'de 456 olan puanını 16 puan artırarak 472'ye, matematik alanında ise 454 olan puanını 8 puan artırarak 462'ye, fen bilimlerinde ise 476 olan puanını 18 puan artırarak 494'e yükselttiği aktarılan haberde, Türkiye'nin fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasını geçtiği vurgulandı.Haberde, PISA incelemelerine göre Türk eğitim sistemi kalite açısından da öne çıkıyor. ifadesi kullanılırken, OECD'nin raporuna göre Türk öğrencilerin yüzde 68'inin işler zorlaştığında ek çaba sarf ettiği, bu oranın OECD ülkeleri ortalamasında yüzde 60 olduğu aktarıldı.Türk öğrencilerin yüzde 74'ünün, öğretmenlerinin her bir öğrencinin eğitimine ilgi gösterdiğini belirttiği aktarılan haberde, şu değerlendirmeye yer verildi:(OECD analisti) Eric Charbonnier, Türkiye'nin dezavantajlı eğitim kurumlarına yönelik politika geliştirdiğini kaydetti. Ancak OECD analisti, bir ülkenin PISA (sıralamasında) ilerleme kaydetmesi genellikle üst üste eklenen birçok reformla anlatılabileceğini hatırlatıyor. Charbonnier, bu ülkedeki öğretmen açığının daha az olduğunu belirtti.Haberde, Milli Eğitim Bakanlığının son 25 yılda, öğrencilerin eğitim seviyesini iyileştirmeye yönelik ciddi reformlar yürüttüğü kaydedildi.Haberde yer verilen OECD'nin 2023'te yayımlanan raporuna göre, Türkiye eğitime erişimi artırmak için çalışmalarına 2000'li yılların başında başlarken, özellikle okuryazarlık düzeyinin düşük olduğu illere odaklandı ve kız ve erkek öğrenciler arasındaki eşitsizliği azaltmaya çabaladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/fransiz-le-figaro-etudiant-turkiye-pisa-tarafindan-incelenen-her-dalda-fransa-yi-geciyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye, PISA 2025'te üst düzey ve temel altı öğrenci oranında dengeli dağılım gösteriyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-pisa-2025-te-ust-duzey-ve-temel-alti-ogrenci-oraninda-dengeli-dagilim-gosteriyor/906727/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-pisa-2025-te-ust-duzey-ve-temel-alti-ogrenci-oraninda-dengeli-dagilim-gosteriyor/906727/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:12:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Pisa 2025 / Türkiye, üst düzey ve temel altı öğrenci oranlarında OECD ortalamasına göre eğitimde dengeli bir dağılım sergiledi - Haliç Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rahmet Savaş: - Almanya üst düzeyde yüzde 14, temel altında yüzde 20,7 ve Hollanda üst düzeyde yüzde 15,7, temel altında yüzde 21,3 oranla, sırasıyla yüzde 11,9 ve yüzde 19,7 olan OECD ortalamasının üzerinde. Yani bu sistemlerde hem çok başarılı hem de ciddi biçimde geride kalan öğrenci grupları aynı anda büyük - Türkiye üst düzeyde yüzde 11,1 ve temel altında yüzde 15,4'lük oranla her iki göstergede de OECD ortalamasının altında, yani göreli olarak daha 'sıkışık', uçları az bir dağılıma sahip, ne çok sayıda zirve performans gösteren öğrenci ne de aşırı büyük bir geride kalan grup var]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Pisa 2025 Haberleri : ŞEYMA GÜVEN - Haliç Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rahmet Savaş, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025'te üst düzey ve temel altı öğrenci oranında Almanya ve Hollanda gibi ülkelerin OECD ortalamasını aştığını, Türkiye'nin ise bu oranlarda ortalamanın altında kalarak dengeli dağılım gösterdiğini belirtti.Prof. Dr. Savaş, AA muhabirine, PISA uygulamasına dahil ülkeler ile Türkiye'nin son açıklanan döngüde gösterdiği performansa ilişkin açıklamalarda bulundu.PISA 2025'te OECD üyesi ülkelerin ortalamasının fen bilimlerinde 482, okumada 461 ve matematikte 463 puana gerilediğini, üç alanda da 2022'ye göre sırasıyla -3, -14 ve -9 puanlık düşüş yaşandığını aktaran Prof. Dr. Savaş, Rapor, bunun OECD ortalaması için fen, okuma ve matematikte bugüne kadar ölçülen en düşük seviye olduğunu vurguluyor. ifadesini kullandı.Prof. Dr. Savaş, OECD üyesi ülkelerde okuma performansının 2012'de zirve yaptıktan sonra gerilediğini, fen bilimlerindeki düşüşün daha kademeli, matematikteki gerilemenin ise sert olduğunu belirtti.OECD ülkelerindeki genel gerilemenin yanında, halen yüksek puanlı olmasına rağmen belirgin bir düşüş yaşayan sistemlerin de dikkati çektiğini belirten Savaş, şu bilgileri paylaştı:Hong Kong (Çin), 496 puanla fen bilimlerinde 91 sistem arasında ilk 20'de yer almasına karşın, 2022'den bu yana fen bilimlerinde -25, okumada -20 ve matematikte -19 puanlık kayıpla raporun en sert gerileyen sistemlerinden biri oldu. Benzer bir tablo fen bilimlerinde -16, okumada -29 ve matematikte -19 puanlık kayıpla Danimarka'da ve sırasıyla -3, -15 ve -18 puanlık kayıpla Hollanda'da da görülüyor. Yüksek mutlak puan, gerileme eğilimini her zaman perdelemiyor. Bu genel gerileme tablosunun istisnaları da var. Rapor, fen bilimlerinde puanını artıran nadir sistemler arasında Kosta Rika, Slovakya, Türkiye ve Birleşik Krallık'ı özellikle sayıyor.Fransa, Norveç ve İspanya 3 alanda da Türkiye&#039;nin gerisindeUluslararası alanda eğitim sistemi sıkça referans gösterilen Almanya'nın, PISA 2025'te fen bilimlerinde 486 ve okumada 465 puan alarak bu iki alanda 494 ve 472 puan alan Türkiye'nin gerisinde kaldığını aktaran Savaş, Almanya'nın matematikte 464'e karşı 462 ile sınırlı bir farkla Türkiye'den önde olduğunu ifade etti.Prof. Dr. Rahmet Savaş, Benzer bir tablo başka tanınmış Avrupa sistemlerinde de görülüyor. İspanya fen bilimlerinde 477, okumada 451, matematikte 457, Fransa fen bilimlerinde 483, okumada 456, matematikte 458, Norveç fen bilimlerinde 470, okumada 453 ve matematikte 452 puanla, üç alanın tamamında Türkiye'nin gerisinde kaldı. Bu tablo, bir ülkenin eğitim sistemi hakkındaki yerleşik uluslararası itibarının, güncel PISA verileriyle her zaman örtüşmeyebileceğini gösteriyor. açıklamasını yaptı.Almanya, sosyoekonomik eşitsizlik verilerinde OECD ortalamasını aştıProf. Dr. Savaş, raporun fen, okuma veya matematikten en az birinde Seviye 5-6'ya ulaşanlar ve üç alanda da Seviye 2'nin altında kalanlar olmak üzere, üst düzey performans oranı ve temel altı performans oranında öğrencilerin dağılımını da ölçtüğünü bildirdi.En güçlü sistemlerin, bu iki göstergede de olumlu bir tablo çizdiğine işaret eden Savaş, BSJZ (Çin) yüzde 55,5'lik üst düzey ve yüzde 1,8'lik temel altı oranı, Singapur yüzde 42,3'lük üst düzey ve yüzde 6,8'lik temel altı oranı, Kore yüzde 28,1'lik üst düzey ve yüzde 9,4'lük temel altı oranı, Estonya yüzde 18'lik üst düzey ve yüzde 7,4'lük temel altı oranına sahip. bilgisini verdi.Savaş, yüksek ortalama puanın, her zaman düşük bir temel altı oranı anlamına gelmediğini belirterek, Almanya üst düzeyde yüzde 14, temel altında yüzde 20,7 oran ve Hollanda üst düzeyde yüzde 15,7, temel altında yüzde 21,3 oranla, sırasıyla yüzde 11,9 ve yüzde 19,7 olan OECD ortalamasının üzerinde. Yani bu sistemlerde hem çok başarılı hem de ciddi biçimde geride kalan öğrenci grupları aynı anda büyük. açıklamasında bulundu.Raporun sosyoekonomik eşitsizlik verilerinin de bu tabloyu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Savaş, Almanya'da aile geçmişinin fen performansındaki varyansı açıklama gücünün yüzde 19 ve avantajlı-dezavantajlı öğrenciler arasındaki farkın 125 puan olarak hesaplandığı, OECD ortalamasına göre ise bunların sırasıyla yüzde 11,6 ve 85 puan olarak kaydedildiğini belirtti.Savaş, raporun en yüksek değerleri arasında bulunan Almanya'nın, erken yönlendirmeli/izlemeli eğitim yapılarıyla ilişkilendirilebilecek bir kutuplaşmaya işaret ettiğini dile getirerek, şunları kaydetti:Türkiye ise üst düzeyde yüzde 11,1 ve temel altında yüzde 15,4'lük oranla her iki göstergede de OECD ortalamasının altında, yani göreli olarak daha 'sıkışık', uçları az bir dağılıma sahip, ne çok sayıda zirve performans gösteren öğrenci ne de aşırı büyük bir geride kalan grup var.Türkiye azim ve merakta ortalama üstü, aceleci yanıtta ortalama altıProf. Dr. Savaş, Azim ve merak endekslerinde Türkiye sırasıyla 0,11 ve 0,10 ile OECD ortalamasının üzerinde. ifadesini kullandı.Bu göstergelerle ham performans arasında doğrudan ilişki kurmanın güç olduğunu aktaran Savaş, Japonya'nın azimde -0,02 ve merakta -0,21 ile ortalamanın altında kalmasına ve Kore'nin de benzer şekilde düşük değerler almasına rağmen, bu ülkelerin fen bilimlerinde dünyanın en başarılı sistemleri arasında olduğunun altını çizdi.Prof. Dr. Rahmet Savaş, Büyüme zihniyetine, yani zekanın geliştirilebilir olduğu inancına sahip öğrenci oranında Türkiye yüzde 71,5 ile yüzde 69,3'lük ortalamanın üzerinde. Listenin en üstünde yüzde 83 ile Estonya yer alırken, en başarılı sistemlerden BSJZ (Çin) bu oranda yalnızca yüzde 49,6 ile OECD ortalamasının belirgin şekilde altında kaldı, bu durum raporun en çarpıcı çelişkilerinden biri. açıklamasını yaptı.Aceleci yanıt, hızlı ama yanlış cevaplama oranında da yüzde ​​​​​​​2,2 ile BSJZ (Çin)'de en düşük değerin görüldüğünü belirten Savaş, bu göstergede Türkiye'nin yüzde 5,1 ile yüzde 8,9'luk OECD ortalamasının oldukça altında kaldığını vurguladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Pisa 2025 Haberleri : ŞEYMA GÜVEN - Haliç Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rahmet Savaş, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025'te üst düzey ve temel altı öğrenci oranında Almanya ve Hollanda gibi ülkelerin OECD ortalamasını aştığını, Türkiye'nin ise bu oranlarda ortalamanın altında kalarak dengeli dağılım gösterdiğini belirtti.Prof. Dr. Savaş, AA muhabirine, PISA uygulamasına dahil ülkeler ile Türkiye'nin son açıklanan döngüde gösterdiği performansa ilişkin açıklamalarda bulundu.PISA 2025'te OECD üyesi ülkelerin ortalamasının fen bilimlerinde 482, okumada 461 ve matematikte 463 puana gerilediğini, üç alanda da 2022'ye göre sırasıyla -3, -14 ve -9 puanlık düşüş yaşandığını aktaran Prof. Dr. Savaş, Rapor, bunun OECD ortalaması için fen, okuma ve matematikte bugüne kadar ölçülen en düşük seviye olduğunu vurguluyor. ifadesini kullandı.Prof. Dr. Savaş, OECD üyesi ülkelerde okuma performansının 2012'de zirve yaptıktan sonra gerilediğini, fen bilimlerindeki düşüşün daha kademeli, matematikteki gerilemenin ise sert olduğunu belirtti.OECD ülkelerindeki genel gerilemenin yanında, halen yüksek puanlı olmasına rağmen belirgin bir düşüş yaşayan sistemlerin de dikkati çektiğini belirten Savaş, şu bilgileri paylaştı:Hong Kong (Çin), 496 puanla fen bilimlerinde 91 sistem arasında ilk 20'de yer almasına karşın, 2022'den bu yana fen bilimlerinde -25, okumada -20 ve matematikte -19 puanlık kayıpla raporun en sert gerileyen sistemlerinden biri oldu. Benzer bir tablo fen bilimlerinde -16, okumada -29 ve matematikte -19 puanlık kayıpla Danimarka'da ve sırasıyla -3, -15 ve -18 puanlık kayıpla Hollanda'da da görülüyor. Yüksek mutlak puan, gerileme eğilimini her zaman perdelemiyor. Bu genel gerileme tablosunun istisnaları da var. Rapor, fen bilimlerinde puanını artıran nadir sistemler arasında Kosta Rika, Slovakya, Türkiye ve Birleşik Krallık'ı özellikle sayıyor.Fransa, Norveç ve İspanya 3 alanda da Türkiye&#039;nin gerisindeUluslararası alanda eğitim sistemi sıkça referans gösterilen Almanya'nın, PISA 2025'te fen bilimlerinde 486 ve okumada 465 puan alarak bu iki alanda 494 ve 472 puan alan Türkiye'nin gerisinde kaldığını aktaran Savaş, Almanya'nın matematikte 464'e karşı 462 ile sınırlı bir farkla Türkiye'den önde olduğunu ifade etti.Prof. Dr. Rahmet Savaş, Benzer bir tablo başka tanınmış Avrupa sistemlerinde de görülüyor. İspanya fen bilimlerinde 477, okumada 451, matematikte 457, Fransa fen bilimlerinde 483, okumada 456, matematikte 458, Norveç fen bilimlerinde 470, okumada 453 ve matematikte 452 puanla, üç alanın tamamında Türkiye'nin gerisinde kaldı. Bu tablo, bir ülkenin eğitim sistemi hakkındaki yerleşik uluslararası itibarının, güncel PISA verileriyle her zaman örtüşmeyebileceğini gösteriyor. açıklamasını yaptı.Almanya, sosyoekonomik eşitsizlik verilerinde OECD ortalamasını aştıProf. Dr. Savaş, raporun fen, okuma veya matematikten en az birinde Seviye 5-6'ya ulaşanlar ve üç alanda da Seviye 2'nin altında kalanlar olmak üzere, üst düzey performans oranı ve temel altı performans oranında öğrencilerin dağılımını da ölçtüğünü bildirdi.En güçlü sistemlerin, bu iki göstergede de olumlu bir tablo çizdiğine işaret eden Savaş, BSJZ (Çin) yüzde 55,5'lik üst düzey ve yüzde 1,8'lik temel altı oranı, Singapur yüzde 42,3'lük üst düzey ve yüzde 6,8'lik temel altı oranı, Kore yüzde 28,1'lik üst düzey ve yüzde 9,4'lük temel altı oranı, Estonya yüzde 18'lik üst düzey ve yüzde 7,4'lük temel altı oranına sahip. bilgisini verdi.Savaş, yüksek ortalama puanın, her zaman düşük bir temel altı oranı anlamına gelmediğini belirterek, Almanya üst düzeyde yüzde 14, temel altında yüzde 20,7 oran ve Hollanda üst düzeyde yüzde 15,7, temel altında yüzde 21,3 oranla, sırasıyla yüzde 11,9 ve yüzde 19,7 olan OECD ortalamasının üzerinde. Yani bu sistemlerde hem çok başarılı hem de ciddi biçimde geride kalan öğrenci grupları aynı anda büyük. açıklamasında bulundu.Raporun sosyoekonomik eşitsizlik verilerinin de bu tabloyu desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Savaş, Almanya'da aile geçmişinin fen performansındaki varyansı açıklama gücünün yüzde 19 ve avantajlı-dezavantajlı öğrenciler arasındaki farkın 125 puan olarak hesaplandığı, OECD ortalamasına göre ise bunların sırasıyla yüzde 11,6 ve 85 puan olarak kaydedildiğini belirtti.Savaş, raporun en yüksek değerleri arasında bulunan Almanya'nın, erken yönlendirmeli/izlemeli eğitim yapılarıyla ilişkilendirilebilecek bir kutuplaşmaya işaret ettiğini dile getirerek, şunları kaydetti:Türkiye ise üst düzeyde yüzde 11,1 ve temel altında yüzde 15,4'lük oranla her iki göstergede de OECD ortalamasının altında, yani göreli olarak daha 'sıkışık', uçları az bir dağılıma sahip, ne çok sayıda zirve performans gösteren öğrenci ne de aşırı büyük bir geride kalan grup var.Türkiye azim ve merakta ortalama üstü, aceleci yanıtta ortalama altıProf. Dr. Savaş, Azim ve merak endekslerinde Türkiye sırasıyla 0,11 ve 0,10 ile OECD ortalamasının üzerinde. ifadesini kullandı.Bu göstergelerle ham performans arasında doğrudan ilişki kurmanın güç olduğunu aktaran Savaş, Japonya'nın azimde -0,02 ve merakta -0,21 ile ortalamanın altında kalmasına ve Kore'nin de benzer şekilde düşük değerler almasına rağmen, bu ülkelerin fen bilimlerinde dünyanın en başarılı sistemleri arasında olduğunun altını çizdi.Prof. Dr. Rahmet Savaş, Büyüme zihniyetine, yani zekanın geliştirilebilir olduğu inancına sahip öğrenci oranında Türkiye yüzde 71,5 ile yüzde 69,3'lük ortalamanın üzerinde. Listenin en üstünde yüzde 83 ile Estonya yer alırken, en başarılı sistemlerden BSJZ (Çin) bu oranda yalnızca yüzde 49,6 ile OECD ortalamasının belirgin şekilde altında kaldı, bu durum raporun en çarpıcı çelişkilerinden biri. açıklamasını yaptı.Aceleci yanıt, hızlı ama yanlış cevaplama oranında da yüzde ​​​​​​​2,2 ile BSJZ (Çin)'de en düşük değerin görüldüğünü belirten Savaş, bu göstergede Türkiye'nin yüzde 5,1 ile yüzde 8,9'luk OECD ortalamasının oldukça altında kaldığını vurguladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Amerikan Doları Kaç TL? Güncel USD/TL Öğle Kuru (10 Eylül 2026)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/amerikan-dolari-kac-tl-guncel-usd-tl-ogle-kuru-10-eylul-2026/906726/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/amerikan-dolari-kac-tl-guncel-usd-tl-ogle-kuru-10-eylul-2026/906726/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:10:02 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum: Dolar kuru 10 Eylül 2026 Öğle saatlerinde 48,50 TL seviyesinde işlem görüyor. Saat 12:10 itibarıyla USD/TL kuru yüzde 0,03 yükseliş gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum - Dolar/TL kuru güne yüzde sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde dolar, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 10 Eylül 2026 saat 12:10 itibarıyla:

1 Amerikan Doları (USD): 48,5039 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,03 yükseldi gösterdi.

1 Amerikan Doları (USD) Alış 48,4858 TL, 1 Amerikan Doları satış fiyatı ise 48,5039 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, dolar kurunun seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel dolar kuru, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest döviz piyasasında:

Dolar alış fiyatı: 48,4858 TL

Dolar satış fiyatı: 48,5039 TL

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, dolar kurunun seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel döviz kurları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum - Dolar/TL kuru güne yüzde sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde dolar, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 10 Eylül 2026 saat 12:10 itibarıyla:

1 Amerikan Doları (USD): 48,5039 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,03 yükseldi gösterdi.

1 Amerikan Doları (USD) Alış 48,4858 TL, 1 Amerikan Doları satış fiyatı ise 48,5039 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, dolar kurunun seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel dolar kuru, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest döviz piyasasında:

Dolar alış fiyatı: 48,4858 TL

Dolar satış fiyatı: 48,5039 TL

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, dolar kurunun seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel döviz kurları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/amerikan-dolari-kac-tl-guncel-usd-tl-ogle-kuru-10-eylul-2026-20260910121001.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Trendyol Süper Lig'de 5. hafta maçlarını yönetecek hakemler açıklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trendyol-super-lig-de-5-hafta-maclarini-yonetecek-hakemler-aciklandi/906725/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trendyol-super-lig-de-5-hafta-maclarini-yonetecek-hakemler-aciklandi/906725/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:09:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Trendyol Süper Lig'de 5.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol Süper Lig'de 5. hafta maçlarını yönetecek hakemler belli oldu.Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulundan (MHK) yapılan açıklamaya göre, haftanın maçlarında görev alacak hakemler şunlar:Yarın:20.00 Beşiktaş-Erzurumspor FK: Gürcan Hasova12 Eylül Cumartesi:17.00 Eyüpspor-Çaykur Rizespor: Oğuzhan Aksu17.00 Samsunspor-Arca Çorum FK: Ali Şansalan20.00 Corendon Alanyaspor-Göztepe: Ozan Ergün20.00 TÜMOSAN Konyaspor-Trabzonspor: Reşat Onur Coşkunses13 Eylül Pazar:17.00 Gençlerbirliği-Kasımpaşa: Yasin Kol20.00 Galatasaray-Kocaelispor: Atilla Karaoğlan20.00 Amed Sportif Faaliyetler-Başakşehir: Cihan Aydın14 Eylül Pazartesi:20.00 Gaziantep FK-Fenerbahçe: Mehmet Türkmen]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol Süper Lig'de 5. hafta maçlarını yönetecek hakemler belli oldu.Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulundan (MHK) yapılan açıklamaya göre, haftanın maçlarında görev alacak hakemler şunlar:Yarın:20.00 Beşiktaş-Erzurumspor FK: Gürcan Hasova12 Eylül Cumartesi:17.00 Eyüpspor-Çaykur Rizespor: Oğuzhan Aksu17.00 Samsunspor-Arca Çorum FK: Ali Şansalan20.00 Corendon Alanyaspor-Göztepe: Ozan Ergün20.00 TÜMOSAN Konyaspor-Trabzonspor: Reşat Onur Coşkunses13 Eylül Pazar:17.00 Gençlerbirliği-Kasımpaşa: Yasin Kol20.00 Galatasaray-Kocaelispor: Atilla Karaoğlan20.00 Amed Sportif Faaliyetler-Başakşehir: Cihan Aydın14 Eylül Pazartesi:20.00 Gaziantep FK-Fenerbahçe: Mehmet Türkmen]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/trendyol-super-lig-de-5-hafta-maclarini-yonetecek-hakemler-aciklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Manisa'da eşini ve kızını bıçaklayan kişi tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/manisa-da-esini-ve-kizini-bicaklayan-kisi-tutuklandi/906723/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/manisa-da-esini-ve-kizini-bicaklayan-kisi-tutuklandi/906723/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:06:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Manisa / Manisa'nın Salihli ilçesinde tartıştığı karısı ve kızını bıçaklayan şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Manisa Haberleri : Manisa'nın Salihli ilçesinde tartıştığı karısı ve kızını bıçaklayan şüpheli tutuklandı.Polis ekiplerince gözaltına alınan D.K'nin (51) emniyetteki işlemleri tamamlandı.Adliyeye sevk edilen şüpheli, cumhuriyet savcılığındaki sorgusu sonrası çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.Yaralanan anne ve kızının Salihli Devlet Hastanesi'ndeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.Keli Mahallesi'nde yaşayan D.K. önceki akşam tartıştığı karısı N.K. (52) ve kızı N.K'yi (24) bıçakla yaralamış, olayın ardından gözaltına alınmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Manisa Haberleri : Manisa'nın Salihli ilçesinde tartıştığı karısı ve kızını bıçaklayan şüpheli tutuklandı.Polis ekiplerince gözaltına alınan D.K'nin (51) emniyetteki işlemleri tamamlandı.Adliyeye sevk edilen şüpheli, cumhuriyet savcılığındaki sorgusu sonrası çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.Yaralanan anne ve kızının Salihli Devlet Hastanesi'ndeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.Keli Mahallesi'nde yaşayan D.K. önceki akşam tartıştığı karısı N.K. (52) ve kızı N.K'yi (24) bıçakla yaralamış, olayın ardından gözaltına alınmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/manisa-da-esini-ve-kizini-bicaklayan-kisi-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bu hafta 13 film vizyona girecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bu-hafta-13-film-vizyona-girecek/906722/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bu-hafta-13-film-vizyona-girecek/906722/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:06:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Başrollerini Sandra Bullock ve Nicole Kidman'ın paylaştığı Aşkın Büyüsü 2 izleyiciyle buluşacak - Lea Seydoux, Niels Schneider ve Valerie Dreville'nin oynadığı İçimdeki Yabancı bilim kurgu ve dram unsurlarını barındıran hikayesiyle beyaz perdede yer alacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Sinema salonlarında bu hafta komediden drama, aksiyon ve gerilimden animasyona 13 film vizyona girecek.Başrollerini Sandra Bullock ve Nicole Kidman'ın paylaştığı Aşkın Büyüsü 2, seyircilere eğlence, büyü ve kaos dolu bir sinema deneyimi sunmayı amaçlıyor.28 yıl sonra gelen devam filmi, Owens kardeşlerin ailelerini sonsuza dek parçalama tehdidi taşıyan karanlık bir lanete karşı yeniden güçlerini birleştirmesini işliyor.Yönetmenliğini Susanne Bier'in üstlendiği yapımın senaryosunu Akiva Goldsman ve Georgia Pritchett kaleme aldı.İçimdeki YabancıLea Seydoux, Niels Schneider ve Valerie Dreville'nin başrollerini paylaştığı İçimdeki Yabancı bilim kurgu, dram ve fantastik unsurları bir arada barındıran hikayesiyle beyaz perdede yer alacak.Arthur Harari'nin yönetmen koltuğunda oturduğu filmin konusu özetle şöyle:David Zimmerman, kırkına yaklaşmış, içine kapanık bir fotoğrafçıdır. Bir arkadaşı onu çılgın bir partiye götürdüğünde, kalabalığın arasında gördüğü gizemli bir kadından gözlerini alamayıp onu takip etmeye başlar. Birkaç saat sonra uyanıp gözlerini açtığında ise kendisini, tanımadığı bu kadının bedeninde bulacaktır.Kanlı KörfezPhil Volken'in yönettiği Kanlı Körfez, Tayland'da bir düğün için buluşan iki eski arkadaşın, kaplan köpekbalıklarının yaşadığı gizli körfeze çıktıkları tekne turunda, motorlarına saldıran dev bir köpekbalığı yüzünden hızla batan teknede mahsur kalmasını anlatıyor.Film, küçük bir salda hem vahşi doğaya hem de birbirlerine karşı hayatta kalma mücadelesi vermek zorunda kalan Emma ve Lani'nin gerilimini konu alıyor.12 SavaşçıÖmer İlhan ve Ateş Özkan'ın yönettiği yerli aksiyon filmi 12 Savaşçı, dünya genelinde canlı izlenip üzerine bahis yapılabilen ve bir bina içindeki 12 dövüşçüden hayatta kalanın büyük ödüle uzandığı kanlı bir sistemi konu alıyor.Film, eski Rus istihbarat görevlisi Sergey'in dünyanın en güçlü isimlerini bu sisteme dahil etmesiyle büyüyen organizasyonun hikayesini odağına alıyor.Haftanın korku filmleriRaziye Sultan'ın çektiği İbret 2: Lanetli Kız, inancını reddeden kızı Asila'nın doğaüstü bir dönüşüm geçirmesiyle karşı karşıya kalan kadının, kızını kurtarmak için verdiği mücadeleyi anlatıyor.Beytullah Pekok'un filmi Arınma, eşinin temizlik takıntısının bir büyüden kaynaklandığını anlayan adamın, büyüyü bozmak amacıyla lise arkadaşını ve eşini evlerine davet etmesiyle başlayan gerilimli olaylar etrafında dönüyor.Haftanın animasyonları2001 yapımı Arabalar, Piston Kupası şampiyonluğu için yarışmaya giden kibirli yarış arabası Şimşek McQueen'in, kaza eseri rotasından saparak unutulmuş bir kasaba olan Radyatör Kasabası'nda mahsur kalmasıyla değişen yaşamını işliyor.Julio Soto Gurpide'nin anime filmi Konuşan Hayvanlar, açıklanamayan bir olayın ardından insanların ve hayvanların fiziksel formlarının birbirine dönüşmeye başlaması sonrasında, bir grup arkadaşın olayın kaynağını bulmak üzere çıktıkları yolculuğu anlatıyor.Bu hafta ayrıca Çölleri Aşan Hikayeler festivalinde 5 yapım sinema salonlarında gösterime girecek. Bu kapsamda Birleşik Arap Emirlikleri yapımı Baab: Cinler Alemi ile Mısır yapımı Konu Ne?, Şahin ve Kanarya, Kuyumcu ve Ayağını Denk Al izleyiciyle buluşacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Sinema salonlarında bu hafta komediden drama, aksiyon ve gerilimden animasyona 13 film vizyona girecek.Başrollerini Sandra Bullock ve Nicole Kidman'ın paylaştığı Aşkın Büyüsü 2, seyircilere eğlence, büyü ve kaos dolu bir sinema deneyimi sunmayı amaçlıyor.28 yıl sonra gelen devam filmi, Owens kardeşlerin ailelerini sonsuza dek parçalama tehdidi taşıyan karanlık bir lanete karşı yeniden güçlerini birleştirmesini işliyor.Yönetmenliğini Susanne Bier'in üstlendiği yapımın senaryosunu Akiva Goldsman ve Georgia Pritchett kaleme aldı.İçimdeki YabancıLea Seydoux, Niels Schneider ve Valerie Dreville'nin başrollerini paylaştığı İçimdeki Yabancı bilim kurgu, dram ve fantastik unsurları bir arada barındıran hikayesiyle beyaz perdede yer alacak.Arthur Harari'nin yönetmen koltuğunda oturduğu filmin konusu özetle şöyle:David Zimmerman, kırkına yaklaşmış, içine kapanık bir fotoğrafçıdır. Bir arkadaşı onu çılgın bir partiye götürdüğünde, kalabalığın arasında gördüğü gizemli bir kadından gözlerini alamayıp onu takip etmeye başlar. Birkaç saat sonra uyanıp gözlerini açtığında ise kendisini, tanımadığı bu kadının bedeninde bulacaktır.Kanlı KörfezPhil Volken'in yönettiği Kanlı Körfez, Tayland'da bir düğün için buluşan iki eski arkadaşın, kaplan köpekbalıklarının yaşadığı gizli körfeze çıktıkları tekne turunda, motorlarına saldıran dev bir köpekbalığı yüzünden hızla batan teknede mahsur kalmasını anlatıyor.Film, küçük bir salda hem vahşi doğaya hem de birbirlerine karşı hayatta kalma mücadelesi vermek zorunda kalan Emma ve Lani'nin gerilimini konu alıyor.12 SavaşçıÖmer İlhan ve Ateş Özkan'ın yönettiği yerli aksiyon filmi 12 Savaşçı, dünya genelinde canlı izlenip üzerine bahis yapılabilen ve bir bina içindeki 12 dövüşçüden hayatta kalanın büyük ödüle uzandığı kanlı bir sistemi konu alıyor.Film, eski Rus istihbarat görevlisi Sergey'in dünyanın en güçlü isimlerini bu sisteme dahil etmesiyle büyüyen organizasyonun hikayesini odağına alıyor.Haftanın korku filmleriRaziye Sultan'ın çektiği İbret 2: Lanetli Kız, inancını reddeden kızı Asila'nın doğaüstü bir dönüşüm geçirmesiyle karşı karşıya kalan kadının, kızını kurtarmak için verdiği mücadeleyi anlatıyor.Beytullah Pekok'un filmi Arınma, eşinin temizlik takıntısının bir büyüden kaynaklandığını anlayan adamın, büyüyü bozmak amacıyla lise arkadaşını ve eşini evlerine davet etmesiyle başlayan gerilimli olaylar etrafında dönüyor.Haftanın animasyonları2001 yapımı Arabalar, Piston Kupası şampiyonluğu için yarışmaya giden kibirli yarış arabası Şimşek McQueen'in, kaza eseri rotasından saparak unutulmuş bir kasaba olan Radyatör Kasabası'nda mahsur kalmasıyla değişen yaşamını işliyor.Julio Soto Gurpide'nin anime filmi Konuşan Hayvanlar, açıklanamayan bir olayın ardından insanların ve hayvanların fiziksel formlarının birbirine dönüşmeye başlaması sonrasında, bir grup arkadaşın olayın kaynağını bulmak üzere çıktıkları yolculuğu anlatıyor.Bu hafta ayrıca Çölleri Aşan Hikayeler festivalinde 5 yapım sinema salonlarında gösterime girecek. Bu kapsamda Birleşik Arap Emirlikleri yapımı Baab: Cinler Alemi ile Mısır yapımı Konu Ne?, Şahin ve Kanarya, Kuyumcu ve Ayağını Denk Al izleyiciyle buluşacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Konya'da devrilen otomobildeki 2 kardeş yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/konya-da-devrilen-otomobildeki-2-kardes-yaralandi/906721/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/konya-da-devrilen-otomobildeki-2-kardes-yaralandi/906721/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:04:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Konya / Konya'nın Kulu ilçesinde şarampole devrilen otomobildeki 2 kardeş yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Konya Haberleri : Konya'nın Kulu ilçesinde şarampole devrilen otomobildeki 2 kardeş yaralandı.Mehmet A.K. idaresindeki 06 BNC 275 plakalı otomobil, Bahadırlı Mahallesi'nde  sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak şarampole devrildi.İhbarla kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Kazada yaralanan araçtaki Yasin K.(16) ve kardeşi Yunus K. (14) ambulanslarla Kulu Bölge Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.Yaralıların durumunun iyi olduğu öğrenildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Konya Haberleri : Konya'nın Kulu ilçesinde şarampole devrilen otomobildeki 2 kardeş yaralandı.Mehmet A.K. idaresindeki 06 BNC 275 plakalı otomobil, Bahadırlı Mahallesi'nde  sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak şarampole devrildi.İhbarla kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Kazada yaralanan araçtaki Yasin K.(16) ve kardeşi Yunus K. (14) ambulanslarla Kulu Bölge Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.Yaralıların durumunun iyi olduğu öğrenildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/konya-da-devrilen-otomobildeki-2-kardes-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Almanya Savunma Bakanı, yaklaşık 140 milyar avro savunma bütçesinin güvenlik sözü olduğunu belirtti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-savunma-bakani-guler-hakkari-den-gelen-yerel-yoneticilerle-gorustu/906720/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-savunma-bakani-guler-hakkari-den-gelen-yerel-yoneticilerle-gorustu/906720/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:03:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Berlin Haberleri : Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Almanya'da 2027 için planlanan yaklaşık 140 milyar avroluk savunma bütçesinin ülkedeki insanlara, askerlere ve müttefiklere güvenlik sözü olduğunu söyledi.Pistorius, 2027 bütçe görüşmeleri kapsamında Federal Mecliste yaptığı konuşmada, 2027'de savunma bütçesinin özel fondan gelen para dahil yaklaşık 140 milyar avro olmasının planlandığını belirtti.Bu (bütçe), bir güvenlik sözüdür, ülkemizdeki insanlara, Alman ordusundaki askerlere ve Avrupa ile Transatlantik İttifaktaki ortaklara. diyen Pistorius, 140 milyar avronun çok para olduğunu vurguladı.Bu nedenle öncelikler, ekonomik verimlilik ve devletin borçlanması gibi konuları tartışmanın önemine işaret eden Pistorius, savunma harcamalarının iyi bir şekilde gerekçelendirilmesi ve açıklanması gerektiğinin altını çizdi.Pistorius, güvenliğin barış içinde yaşamanın temeli olduğunu söyledi.Bazı insanların Rusya'nın Almanya ve Avrupa kıtası için oluşturduğu tehdide gözlerini kapatmak istediğini dile getiren Pistorius, Bu tehlike somuttur, ciddidir ve acildir. diye konuştu.Moskova'nın hedefinde olduklarını savunan Pistorius, son haftalarda yaşanan olayların bunu gözler önüne serdiğini belirterek, Leipzig-Halle Havalimanı'nda patlayıcı yüklü insansız hava aracının (İHA) bulunmasını, Estonya hava sahasına giren Rus savaş uçaklarını ve NATO bölgesi üzerinde uçan İHA'ları örnek gösterdi.Pistorius, Rusya toplumlarımızı gözetlemeye, etkilemeye, yıldırmaya, istikrarsızlaştırmaya ve her şeyden önce tedirgin etmeye çalışıyor. dedi.Tüm bunların yeni bir boyut olduğuna işaret eden Pistorius, Rusya'nın yoğun şekilde silahlandığını, toplam bütçesinin yarısını askeri harcamalara ayırdığını kaydetti.Pistorius, Moskova'nın bütçesinin büyük kısmını Ukrayna'daki cepheye aktarmak için değil, ileride çıkabilecek çatışmalar için depolarını doldurmak amacıyla kullandığını ileri sürdü.Almanya Savunma Bakanı Pistorius, Rusya'nın ayda üretebildiği 150 kısa ve orta menzilli füzeden ortalama 80'ini Ukrayna'da kullandığını iddia etti.Alman ordusunun çeşitli olası çatışmalara karşı donanımlı olması gerektiğini vurgulayan Pistorius, bütçe taslağının bu ciddi durumu ve büyük sorumluluğunu yansıttığının altını çizdi.Almanya Rusya&#039;ya yönelik tedbirler açıklamıştıAlmanya'daki Leipzig-Halle Havalimanı'nda 4 Ağustos'ta Ukrayna'ya ait nakliye uçağının yakınında patlayıcı düzeneği içerdiği değerlendirilen İHA bulunmuştu.ABD istihbaratı, söz konusu İHA'nın özelliklerinin, Rus askeri istihbaratına özgü olduğunu iddia etmişti.Almanya hükümeti, 1 Eylül'de, olayla ilgili soruşturmada elde edilen bulguların Rusya'yı sorumlu gösterdiğini belirterek, bir dizi tedbir açıklamıştı.Karar gereği, Rusya'nın Bonn Başkonsolosluğu 18 Eylül itibarıyla kapatılacak, Berlin'deki Rus Evi ile ilgili sözleşme feshedilecek, Rus vatandaşlarına yönelik giriş kontrolleri sıkılaştırılacak ve Rusya'nın sözde gölge filosuna yönelik baskı artırılacak.Bunun üzerine Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Almanya’nın Rusya'ya yönelik aldığı kararları gerçek bir savaşın başlangıcı olarak nitelendirerek, Onlar (Almanlar), yine savaş istiyor. ifadelerini kullanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Berlin Haberleri : Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Almanya'da 2027 için planlanan yaklaşık 140 milyar avroluk savunma bütçesinin ülkedeki insanlara, askerlere ve müttefiklere güvenlik sözü olduğunu söyledi.Pistorius, 2027 bütçe görüşmeleri kapsamında Federal Mecliste yaptığı konuşmada, 2027'de savunma bütçesinin özel fondan gelen para dahil yaklaşık 140 milyar avro olmasının planlandığını belirtti.Bu (bütçe), bir güvenlik sözüdür, ülkemizdeki insanlara, Alman ordusundaki askerlere ve Avrupa ile Transatlantik İttifaktaki ortaklara. diyen Pistorius, 140 milyar avronun çok para olduğunu vurguladı.Bu nedenle öncelikler, ekonomik verimlilik ve devletin borçlanması gibi konuları tartışmanın önemine işaret eden Pistorius, savunma harcamalarının iyi bir şekilde gerekçelendirilmesi ve açıklanması gerektiğinin altını çizdi.Pistorius, güvenliğin barış içinde yaşamanın temeli olduğunu söyledi.Bazı insanların Rusya'nın Almanya ve Avrupa kıtası için oluşturduğu tehdide gözlerini kapatmak istediğini dile getiren Pistorius, Bu tehlike somuttur, ciddidir ve acildir. diye konuştu.Moskova'nın hedefinde olduklarını savunan Pistorius, son haftalarda yaşanan olayların bunu gözler önüne serdiğini belirterek, Leipzig-Halle Havalimanı'nda patlayıcı yüklü insansız hava aracının (İHA) bulunmasını, Estonya hava sahasına giren Rus savaş uçaklarını ve NATO bölgesi üzerinde uçan İHA'ları örnek gösterdi.Pistorius, Rusya toplumlarımızı gözetlemeye, etkilemeye, yıldırmaya, istikrarsızlaştırmaya ve her şeyden önce tedirgin etmeye çalışıyor. dedi.Tüm bunların yeni bir boyut olduğuna işaret eden Pistorius, Rusya'nın yoğun şekilde silahlandığını, toplam bütçesinin yarısını askeri harcamalara ayırdığını kaydetti.Pistorius, Moskova'nın bütçesinin büyük kısmını Ukrayna'daki cepheye aktarmak için değil, ileride çıkabilecek çatışmalar için depolarını doldurmak amacıyla kullandığını ileri sürdü.Almanya Savunma Bakanı Pistorius, Rusya'nın ayda üretebildiği 150 kısa ve orta menzilli füzeden ortalama 80'ini Ukrayna'da kullandığını iddia etti.Alman ordusunun çeşitli olası çatışmalara karşı donanımlı olması gerektiğini vurgulayan Pistorius, bütçe taslağının bu ciddi durumu ve büyük sorumluluğunu yansıttığının altını çizdi.Almanya Rusya&#039;ya yönelik tedbirler açıklamıştıAlmanya'daki Leipzig-Halle Havalimanı'nda 4 Ağustos'ta Ukrayna'ya ait nakliye uçağının yakınında patlayıcı düzeneği içerdiği değerlendirilen İHA bulunmuştu.ABD istihbaratı, söz konusu İHA'nın özelliklerinin, Rus askeri istihbaratına özgü olduğunu iddia etmişti.Almanya hükümeti, 1 Eylül'de, olayla ilgili soruşturmada elde edilen bulguların Rusya'yı sorumlu gösterdiğini belirterek, bir dizi tedbir açıklamıştı.Karar gereği, Rusya'nın Bonn Başkonsolosluğu 18 Eylül itibarıyla kapatılacak, Berlin'deki Rus Evi ile ilgili sözleşme feshedilecek, Rus vatandaşlarına yönelik giriş kontrolleri sıkılaştırılacak ve Rusya'nın sözde gölge filosuna yönelik baskı artırılacak.Bunun üzerine Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Almanya’nın Rusya'ya yönelik aldığı kararları gerçek bir savaşın başlangıcı olarak nitelendirerek, Onlar (Almanlar), yine savaş istiyor. ifadelerini kullanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/milli-savunma-bakani-guler-hakkari-den-gelen-yerel-yoneticilerle-gorustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adana'daki orman yangınına müdahale sürüyor </title>
      <link>https://www.canligaste.com/adana-daki-orman-yanginina-mudahale-suruyor/906719/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/adana-daki-orman-yanginina-mudahale-suruyor/906719/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:00:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Yangında zarar gören alanlar dronla görüntülendi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Adana'nın Kozan ilçesinde başlayıp İmamoğlu ve Aladağ ilçelerindeki bazı mahallelere de sıçrayan yangının kontrol altına alınması için çalışmalar devam ediyor.Enizçakırı Mahallesi'nde 8 Eylül'de çıkan ve şiddetli rüzgarın etkisiyle iki ilçeye de yayılan yangına ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sürüyor.Ekiplerin çalışmasıyla enerjisi düşürülen ve bazı noktalarda kontrol altına alınan yangında zarar gören alanlar dronla görüntülendi.Görüntülerde, alanda küle dönen birçok ağaç yer aldı.Üç ilçe yangından etkilendiEnizçakırı Mahallesi'nde 8 Eylül'de henüz belirlenemeyen nedenle çıkan orman yangını, Aladağ ile İmamoğlu ilçelerindeki bazı mahallelerde yayılmıştı. Yaklaşık 15 mahallenin etkilendiği, bazı ev ve ahırların zarar gördüğü yangın nedeniyle 285 hanede 835 vatandaş tedbir amaçlı tahliye edilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Adana'nın Kozan ilçesinde başlayıp İmamoğlu ve Aladağ ilçelerindeki bazı mahallelere de sıçrayan yangının kontrol altına alınması için çalışmalar devam ediyor.Enizçakırı Mahallesi'nde 8 Eylül'de çıkan ve şiddetli rüzgarın etkisiyle iki ilçeye de yayılan yangına ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sürüyor.Ekiplerin çalışmasıyla enerjisi düşürülen ve bazı noktalarda kontrol altına alınan yangında zarar gören alanlar dronla görüntülendi.Görüntülerde, alanda küle dönen birçok ağaç yer aldı.Üç ilçe yangından etkilendiEnizçakırı Mahallesi'nde 8 Eylül'de henüz belirlenemeyen nedenle çıkan orman yangını, Aladağ ile İmamoğlu ilçelerindeki bazı mahallelerde yayılmıştı. Yaklaşık 15 mahallenin etkilendiği, bazı ev ve ahırların zarar gördüğü yangın nedeniyle 285 hanede 835 vatandaş tedbir amaçlı tahliye edilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/adana-daki-orman-yanginina-mudahale-suruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Menderes Belediyesine yönelik soruşturmada 1 şüpheli daha yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/eski-mit-gorevlisi-kasif-kozinoglu-nun-olumune-iliskin-sorusturmada-9-supheli-daha-gozaltinda/906718/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/eski-mit-gorevlisi-kasif-kozinoglu-nun-olumune-iliskin-sorusturmada-9-supheli-daha-gozaltinda/906718/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:00:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir / Gözaltına alınan şüphelinin, görevden uzaklaştırılan eski Belediye Başkanı İlkay Çiçek'le kamuoyuna yansıyan WhatsApp yazışmalarını yapan avukat E.G. olduğu öğrenildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri : İzmir'in Menderes Belediyesine yönelik rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve imar kirliliğine neden olma suçlarına yönelik soruşturma kapsamında 1 şüpheli gözaltına alındı.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki soruşturma kapsamında, görevden uzaklaştırılan eski Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek'le kamuoyuna yansıyan WhatsApp yazışmalarını gerçekleştiren avukat E.G. polis ekiplerince yakalandı.Olayİzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, Menderes Belediyesine yönelik rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve imar kirliliğine neden olma suçlarına yönelik soruşturmada, aralarında Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in de bulunduğu 16 şüpheli 4 Ağustos'ta gözaltına alınmıştı.Adliyeye sevk edilen şüphelilerden İlkay Çiçek'in de aralarında olduğu 10'u 7 Ağustos'ta tutuklanmış, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, Anayasa'nın 127'nci maddesinin 4'üncü fıkrası ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47'nci maddesi uyarınca, İçişleri Bakanlığının 8 Ağustos 2026 tarihli onayı ile görevden uzaklaştırılmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri : İzmir'in Menderes Belediyesine yönelik rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve imar kirliliğine neden olma suçlarına yönelik soruşturma kapsamında 1 şüpheli gözaltına alındı.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki soruşturma kapsamında, görevden uzaklaştırılan eski Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek'le kamuoyuna yansıyan WhatsApp yazışmalarını gerçekleştiren avukat E.G. polis ekiplerince yakalandı.Olayİzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, Menderes Belediyesine yönelik rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve imar kirliliğine neden olma suçlarına yönelik soruşturmada, aralarında Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in de bulunduğu 16 şüpheli 4 Ağustos'ta gözaltına alınmıştı.Adliyeye sevk edilen şüphelilerden İlkay Çiçek'in de aralarında olduğu 10'u 7 Ağustos'ta tutuklanmış, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, Anayasa'nın 127'nci maddesinin 4'üncü fıkrası ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47'nci maddesi uyarınca, İçişleri Bakanlığının 8 Ağustos 2026 tarihli onayı ile görevden uzaklaştırılmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çocuklarda şekerli atıştırmalık tüketimi sıklığı çürük riskini artırıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cocuklarda-sekerli-atistirmalik-tuketimi-sikligi-curuk-riskini-artiriyor/906717/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cocuklarda-sekerli-atistirmalik-tuketimi-sikligi-curuk-riskini-artiriyor/906717/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 12:00:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gamze Aren, okul dönemindeki çocukların şekerli ve dişe yapışan atıştırmalıkları sık tüketmelerinin çürük riskini artırabileceğini belirtti. Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Gamze Aren, şeker içeren yiyecek ve içeceklerin gün boyunca sık aralıklarla tüketilmesinin dişlerin tekrar tekrar asit ortamına maruz kalmasına neden olabileceğini anlattı.Çürük oluşumunda tüketilen besinin içeriği kadar tüketim sıklığının da önemli olduğunu vurgulayan Aren, Çocuk bir günde çok yüksek miktarda şeker tüketmese bile şekerli gıdaları gün boyunca sık aralıklarla tüketiyorsa dişler tekrar tekrar olumsuz bir ağız ortamıyla karşı karşıya kalır. ifadesini kullandı.Aren, özellikle bisküvi, kek, şekerleme, çikolata ve benzeri atıştırmalıkların sürekli tüketilmesinin çürük riskini artırabileceğini vurgulayarak,  ara öğünlerin planlı ve gün boyu devam eden bir atıştırma alışkanlığına dönüşmemesi gerektiğini aktardı. Bazı yiyeceklerin diş yüzeyinde daha uzun süre kalabildiğine dikkati çeken Aren, yapışkan ve şekerli gıdaların özellikle ara öğünlerde sık tüketilmemesi gerektiğini kaydetti.Aren, çocukların okul çantasına ara öğün koyarken yalnızca doyurucu olup olmadığına değil, ağız ve diş sağlığı açısından nasıl bir seçim olduğuna da bakılması gerektiğine işaret ederek, taze meyve, peynir ve şekersiz alternatifler tercih edilebileceğini, içecek olarak da suyun öncelikli olması gerektiğini paylaştı.Okul döneminde çocukların diş sağlığına dikkatYaz tatilinin ardından değişen uyku ve okul saatlerinin diş fırçalama alışkanlığını aksatabileceğini belirten Aren, şunları kaydetti:Özellikle sabah okula yetişme telaşı nedeniyle fırçalamanın ihmal edilmemesi gerekir. Çocukların dişlerini sabah ve gece düzenli olarak fırçalamalarının önemlidir. Okul dönemi yalnızca ders programının değil, sağlıklı günlük alışkanlıkların da yeniden düzenlendiği bir dönemdir. Ailelerin çocukların beslenme çantasını hazırlarken ağız ve diş sağlığını da bu planın bir parçası olarak görmesi gerekir. Öğle yemeğinin ardından imkan bulunması halinde dişlerin fırçalanması ağız bakımını destekleyebilir. Çocuğun yaşına uygun şekilde okul çantasında diş fırçası ve diş macunu bulundurulabilir. Okulda fırçalama imkanı yoksa da sabah ve gece yapılan düzenli diş fırçalama kesinlikle aksatılmamalı. Düzenli diş hekimi kontrolleri de çocuklarda başlangıç aşamasındaki problemlerin erken fark edilmesine yardımcı olabilir. Özellikle çürük açısından risk taşıyan çocuklarda kontrollerin aksatılmaması gerekir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Biruni Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gamze Aren, okul dönemindeki çocukların şekerli ve dişe yapışan atıştırmalıkları sık tüketmelerinin çürük riskini artırabileceğini belirtti. Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Gamze Aren, şeker içeren yiyecek ve içeceklerin gün boyunca sık aralıklarla tüketilmesinin dişlerin tekrar tekrar asit ortamına maruz kalmasına neden olabileceğini anlattı.Çürük oluşumunda tüketilen besinin içeriği kadar tüketim sıklığının da önemli olduğunu vurgulayan Aren, Çocuk bir günde çok yüksek miktarda şeker tüketmese bile şekerli gıdaları gün boyunca sık aralıklarla tüketiyorsa dişler tekrar tekrar olumsuz bir ağız ortamıyla karşı karşıya kalır. ifadesini kullandı.Aren, özellikle bisküvi, kek, şekerleme, çikolata ve benzeri atıştırmalıkların sürekli tüketilmesinin çürük riskini artırabileceğini vurgulayarak,  ara öğünlerin planlı ve gün boyu devam eden bir atıştırma alışkanlığına dönüşmemesi gerektiğini aktardı. Bazı yiyeceklerin diş yüzeyinde daha uzun süre kalabildiğine dikkati çeken Aren, yapışkan ve şekerli gıdaların özellikle ara öğünlerde sık tüketilmemesi gerektiğini kaydetti.Aren, çocukların okul çantasına ara öğün koyarken yalnızca doyurucu olup olmadığına değil, ağız ve diş sağlığı açısından nasıl bir seçim olduğuna da bakılması gerektiğine işaret ederek, taze meyve, peynir ve şekersiz alternatifler tercih edilebileceğini, içecek olarak da suyun öncelikli olması gerektiğini paylaştı.Okul döneminde çocukların diş sağlığına dikkatYaz tatilinin ardından değişen uyku ve okul saatlerinin diş fırçalama alışkanlığını aksatabileceğini belirten Aren, şunları kaydetti:Özellikle sabah okula yetişme telaşı nedeniyle fırçalamanın ihmal edilmemesi gerekir. Çocukların dişlerini sabah ve gece düzenli olarak fırçalamalarının önemlidir. Okul dönemi yalnızca ders programının değil, sağlıklı günlük alışkanlıkların da yeniden düzenlendiği bir dönemdir. Ailelerin çocukların beslenme çantasını hazırlarken ağız ve diş sağlığını da bu planın bir parçası olarak görmesi gerekir. Öğle yemeğinin ardından imkan bulunması halinde dişlerin fırçalanması ağız bakımını destekleyebilir. Çocuğun yaşına uygun şekilde okul çantasında diş fırçası ve diş macunu bulundurulabilir. Okulda fırçalama imkanı yoksa da sabah ve gece yapılan düzenli diş fırçalama kesinlikle aksatılmamalı. Düzenli diş hekimi kontrolleri de çocuklarda başlangıç aşamasındaki problemlerin erken fark edilmesine yardımcı olabilir. Özellikle çürük açısından risk taşıyan çocuklarda kontrollerin aksatılmaması gerekir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Slovenya'da şiddetli yağış ve fırtına etkili oldu </title>
      <link>https://www.canligaste.com/slovenya-da-siddetli-yagis-ve-firtina-etkili-oldu/906716/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/slovenya-da-siddetli-yagis-ve-firtina-etkili-oldu/906716/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:57:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Slovenya / Slovenya'da aşırı sıcakların ardından etkili olan şiddetli yağış ve fırtına, günlük hayatı olumsuz etkiledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Slovenya Haberleri : Slovenya'da aşırı sıcakların ardından etkili olan şiddetli yağış ve fırtına, günlük hayatı olumsuz etkiledi.Ulusal basındaki haberlerde, ülkenin birçok kesiminde etkisini gösteren şiddetli yağış ve fırtınanın etkisiyle çok sayıda ağacın devrildiği, çatıların uçtuğu belirtildi.Sosyal medyada paylaşılan videolarda, ülkede etkili olan okyanus rüzgarının şiddetinin çok yüksek olduğu görüldü.Slovenya Meteoroloji Birliği de hava sıcaklığındaki düşüşün devam edeceği, şiddetli yağış ve rüzgarların hafta sonuna kadar etkisini sürdüreceğini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Slovenya Haberleri : Slovenya'da aşırı sıcakların ardından etkili olan şiddetli yağış ve fırtına, günlük hayatı olumsuz etkiledi.Ulusal basındaki haberlerde, ülkenin birçok kesiminde etkisini gösteren şiddetli yağış ve fırtınanın etkisiyle çok sayıda ağacın devrildiği, çatıların uçtuğu belirtildi.Sosyal medyada paylaşılan videolarda, ülkede etkili olan okyanus rüzgarının şiddetinin çok yüksek olduğu görüldü.Slovenya Meteoroloji Birliği de hava sıcaklığındaki düşüşün devam edeceği, şiddetli yağış ve rüzgarların hafta sonuna kadar etkisini sürdüreceğini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/slovenya-da-siddetli-yagis-ve-firtina-etkili-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nalçacı Caddesi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında hak sahipleri bilgilendirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nalcaci-caddesi-kentsel-donusum-projesi-kapsaminda-hak-sahipleri-bilgilendirildi/906715/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nalcaci-caddesi-kentsel-donusum-projesi-kapsaminda-hak-sahipleri-bilgilendirildi/906715/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:56:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Konya / Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde hayata geçirilecek Nalçacı Caddesi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yetkililer ile hak sahipleri bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Konya Haberleri : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde hayata geçirilecek Nalçacı Caddesi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yetkililer ile hak sahipleri bir araya geldi.Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Taş Bina Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında, projenin mevcut durumu ve bundan sonraki süreç hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.Hak sahiplerinin sürece ilişkin beklentileri, uzlaşma koşulları ve önümüzdeki dönemde atılması planlanan adımların ele alındığı toplantıda, sürecin karşılıklı istişare ve anlayış içerisinde yürütülmesinin önemine dikkat çekildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Konya Haberleri : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde hayata geçirilecek Nalçacı Caddesi Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yetkililer ile hak sahipleri bir araya geldi.Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Taş Bina Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında, projenin mevcut durumu ve bundan sonraki süreç hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.Hak sahiplerinin sürece ilişkin beklentileri, uzlaşma koşulları ve önümüzdeki dönemde atılması planlanan adımların ele alındığı toplantıda, sürecin karşılıklı istişare ve anlayış içerisinde yürütülmesinin önemine dikkat çekildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/nalcaci-caddesi-kentsel-donusum-projesi-kapsaminda-hak-sahipleri-bilgilendirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nevşehir'de motosikletiyle akrobatik hareketler yapan sürücüye 250 bin lira ceza</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nevsehir-de-motosikletiyle-akrobatik-hareketler-yapan-surucuye-250-bin-lira-ceza/906713/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nevsehir-de-motosikletiyle-akrobatik-hareketler-yapan-surucuye-250-bin-lira-ceza/906713/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:52:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Nevşehir / Nevşehir'de motosikletiyle trafikte akrobatik hareketler yapan sürücüye 250 bin lira ceza kesildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Nevşehir Haberleri : Nevşehir'de motosikletiyle trafikte akrobatik hareketler yapan sürücüye 250 bin lira ceza kesildi.İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şubesi ekipleri, Emek Mahallesi Fatih Caddesi'nde bir sürücünün motosikletiyle tek teker üzerinde ilerlediğini gösteren görüntü üzerine harekete geçti.Ekipler, yürüttükleri çalışmada motosiklet sürücüsünün bir süre önce ehliyetine el konulan E.Ç. olduğunu belirledi.Karayolları Trafik Kanunu kapsamında 250 bin lira ceza yazılan E.Ç. hakkında adli işlem başlatıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Nevşehir Haberleri : Nevşehir'de motosikletiyle trafikte akrobatik hareketler yapan sürücüye 250 bin lira ceza kesildi.İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şubesi ekipleri, Emek Mahallesi Fatih Caddesi'nde bir sürücünün motosikletiyle tek teker üzerinde ilerlediğini gösteren görüntü üzerine harekete geçti.Ekipler, yürüttükleri çalışmada motosiklet sürücüsünün bir süre önce ehliyetine el konulan E.Ç. olduğunu belirledi.Karayolları Trafik Kanunu kapsamında 250 bin lira ceza yazılan E.Ç. hakkında adli işlem başlatıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/nevsehir-de-motosikletiyle-akrobatik-hareketler-yapan-surucuye-250-bin-lira-ceza.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gaziantep'teki tünel inşaatında yaşanan iskele çökmesinde 1 işçi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gaziantep-teki-tunel-insaatinda-yasanan-iskele-cokmesinde-1-isci-yaralandi/906712/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gaziantep-teki-tunel-insaatinda-yasanan-iskele-cokmesinde-1-isci-yaralandi/906712/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:51:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gaziantep / Gaziantep'teki şehir içi trafiği rahatlatmak üzere yapılan Dülük-OSB Tüneli'nin inşaatındaki iskelenin çökmesi sonucu 1 işçi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gaziantep Haberleri : Gaziantep'teki şehir içi trafiği rahatlatmak üzere yapılan Dülük-OSB Tüneli'nin inşaatındaki iskelenin çökmesi sonucu 1 işçi yaralandı.Merkez Sam Mahallesi yakınlarındaki tünel inşaatında kurulan iskele henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü.İhbar üzerine olay yerine çok sayıda, ambulans, itfaiye, arama-kurtarma ve polis ekibi sevk edildi.Kazada yaralanan 1 işçi hastaneye kaldırıldı.Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, tünel inşaatında meydana gelen iş kazasıyla ilgili kamuoyunu bilgilendirmesi yapmak istediklerini paylaştı.Tünelde herhangi bir çökme veya kaymanın kesinlikle söz konusu olmadığını belirten Şahin, şunları kaydetti:Tünel kazısı sırasında kurulan ara kalıptaki demir iskeleden bir parça düşerek bir işçi kardeşimize isabet etmiştir. Yaralanan kardeşimiz hastaneye kaldırılmıştır. Kendisiyle ilgili süreci yakından takip ediyoruz. Rabbimden acil şifalar diliyoruz. Konuyla ilgili tahkikat devam etmektedir. Tekrar özellikle belirtmek isteriz ki, tünelde herhangi bir çökme, göçük veya kayma hiçbir şekilde söz konusu değildir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gaziantep Haberleri : Gaziantep'teki şehir içi trafiği rahatlatmak üzere yapılan Dülük-OSB Tüneli'nin inşaatındaki iskelenin çökmesi sonucu 1 işçi yaralandı.Merkez Sam Mahallesi yakınlarındaki tünel inşaatında kurulan iskele henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü.İhbar üzerine olay yerine çok sayıda, ambulans, itfaiye, arama-kurtarma ve polis ekibi sevk edildi.Kazada yaralanan 1 işçi hastaneye kaldırıldı.Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, tünel inşaatında meydana gelen iş kazasıyla ilgili kamuoyunu bilgilendirmesi yapmak istediklerini paylaştı.Tünelde herhangi bir çökme veya kaymanın kesinlikle söz konusu olmadığını belirten Şahin, şunları kaydetti:Tünel kazısı sırasında kurulan ara kalıptaki demir iskeleden bir parça düşerek bir işçi kardeşimize isabet etmiştir. Yaralanan kardeşimiz hastaneye kaldırılmıştır. Kendisiyle ilgili süreci yakından takip ediyoruz. Rabbimden acil şifalar diliyoruz. Konuyla ilgili tahkikat devam etmektedir. Tekrar özellikle belirtmek isteriz ki, tünelde herhangi bir çökme, göçük veya kayma hiçbir şekilde söz konusu değildir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/gaziantep-teki-tunel-insaatinda-yasanan-iskele-cokmesinde-1-isci-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İspanya tarihinin en sıcak yazını geçirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ispanya-tarihinin-en-sicak-yazini-gecirdi/906711/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ispanya-tarihinin-en-sicak-yazini-gecirdi/906711/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:51:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Madrid / Ekolojik Geçiş ve Demografik Mücadele Bakanı Sara Aagesen: - Daha önce hiç böyle bir şey yaşamamıştık. Tek bir yaz içinde neredeyse iki ay aşırı sıcaklarla geçti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Madrid Haberleri : Aşırı sıcak havaların en fazla etkili olduğu ülkelerin başında gelen İspanya, tarihinin en sıcak yaz mevsimini geçirdi.Başbakan Yardımcısı, Ekolojik Geçiş ve Demografik Mücadele Bakanı Sara Aagesen, 2026 yazının ülke tarihinde şimdiye kadar kayıtlara geçen en sıcak yaz olduğunu duyurdu.İspanya Meteoroloji Enstitüsünün (AEMET) verilerini basınla paylaşan Aagesen, bu zamana kadar sıcaklık rekorunu elinde bulunduran 2025 yazına oranla bu yaz ortalama sıcaklığın 0,3 derece daha yüksek olduğunun tespit edildiğini kaydetti.Aagesen, yaz döneminde İspanya'da ortalama sıcaklığın 24,5 santigrat derece olduğunu ve neredeyse her üç günden ikisini teşkil edecek şekilde toplamda 61 günün sıcak hava dalgasında geçtiğini vurguladı.Daha önce hiç böyle bir şey yaşamamıştık. Tek bir yaz içinde neredeyse iki ay aşırı sıcaklarla geçti. Kayıtlara geçen en sıcak yıl. diyen İspanyol Bakan, hem bugünkü hem de gelecek nesillerin ülkeyi daha iyi korumasını sağlamak amacıyla, iklim acil durumunu ele alacak ulusal bir mutabakat çağrısında bulundu.Aagesen, şunları söyledi:İklim değişikliği karşısında dayanıklılığımızı artırmalıyız. İklim değişikliğini inkar etmeye ya da siyasi açıdan ağırdan almaya vaktimiz yok. Siyasi güçler arasında bir mutabakata varmamız gerekiyor. Halen vaktimiz var. Riskleri ve etkileri önleyebiliriz. Vatandaşlar, sadece iklimin değiştiğini ya da yazların zaten hep sıcak olduğunu duymaktan çok daha fazlasını hak ediyor. İklim değişiklikleri, açıkça fosil yakıtlara aşırı bağımlılığa dayalı bir modelin sonucudur.İspanya'da 1961 yılından bu yana hava durumu ile ilgili günlük resmi istatistikleri tutan AEMET, bu yaz döneminde ortalama sıcaklığın 24,5 santigrat derece olduğunu ve bunun, 1991-2020 dönemi ortalamasının 2,4 derece üzerinde olduğunu kaydetti.AEMET, İspanya'da en sıcak 10 yaz mevsiminin 7'sinin 2015 yılından bu yana gerçekleştiği bilgisini de paylaştı.İspanya&#039;da aşırı sıcaklara bağlı ölümler arttıDiğer yandan Avrupa şehirlerindeki iklim değişikliği ve sağlık göstergelerini analiz eden Lancet Countdown Europe'un raporuna göre, İspanyol şehirlerinde aşırı sıcaklara bağlı ölümler 1991–2000 dönemine kıyasla 2015 ile 2024 yılları arasında yüzde 95,4 arttı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Madrid Haberleri : Aşırı sıcak havaların en fazla etkili olduğu ülkelerin başında gelen İspanya, tarihinin en sıcak yaz mevsimini geçirdi.Başbakan Yardımcısı, Ekolojik Geçiş ve Demografik Mücadele Bakanı Sara Aagesen, 2026 yazının ülke tarihinde şimdiye kadar kayıtlara geçen en sıcak yaz olduğunu duyurdu.İspanya Meteoroloji Enstitüsünün (AEMET) verilerini basınla paylaşan Aagesen, bu zamana kadar sıcaklık rekorunu elinde bulunduran 2025 yazına oranla bu yaz ortalama sıcaklığın 0,3 derece daha yüksek olduğunun tespit edildiğini kaydetti.Aagesen, yaz döneminde İspanya'da ortalama sıcaklığın 24,5 santigrat derece olduğunu ve neredeyse her üç günden ikisini teşkil edecek şekilde toplamda 61 günün sıcak hava dalgasında geçtiğini vurguladı.Daha önce hiç böyle bir şey yaşamamıştık. Tek bir yaz içinde neredeyse iki ay aşırı sıcaklarla geçti. Kayıtlara geçen en sıcak yıl. diyen İspanyol Bakan, hem bugünkü hem de gelecek nesillerin ülkeyi daha iyi korumasını sağlamak amacıyla, iklim acil durumunu ele alacak ulusal bir mutabakat çağrısında bulundu.Aagesen, şunları söyledi:İklim değişikliği karşısında dayanıklılığımızı artırmalıyız. İklim değişikliğini inkar etmeye ya da siyasi açıdan ağırdan almaya vaktimiz yok. Siyasi güçler arasında bir mutabakata varmamız gerekiyor. Halen vaktimiz var. Riskleri ve etkileri önleyebiliriz. Vatandaşlar, sadece iklimin değiştiğini ya da yazların zaten hep sıcak olduğunu duymaktan çok daha fazlasını hak ediyor. İklim değişiklikleri, açıkça fosil yakıtlara aşırı bağımlılığa dayalı bir modelin sonucudur.İspanya'da 1961 yılından bu yana hava durumu ile ilgili günlük resmi istatistikleri tutan AEMET, bu yaz döneminde ortalama sıcaklığın 24,5 santigrat derece olduğunu ve bunun, 1991-2020 dönemi ortalamasının 2,4 derece üzerinde olduğunu kaydetti.AEMET, İspanya'da en sıcak 10 yaz mevsiminin 7'sinin 2015 yılından bu yana gerçekleştiği bilgisini de paylaştı.İspanya&#039;da aşırı sıcaklara bağlı ölümler arttıDiğer yandan Avrupa şehirlerindeki iklim değişikliği ve sağlık göstergelerini analiz eden Lancet Countdown Europe'un raporuna göre, İspanyol şehirlerinde aşırı sıcaklara bağlı ölümler 1991–2000 dönemine kıyasla 2015 ile 2024 yılları arasında yüzde 95,4 arttı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Belçika'da Fransızca eğitim veren okullarda öğretmenler tasarruf önlemlerine karşı greve gitti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/belcika-da-fransizca-egitim-veren-okullarda-ogretmenler-tasarruf-onlemlerine-karsi-greve-gitti/906710/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/belcika-da-fransizca-egitim-veren-okullarda-ogretmenler-tasarruf-onlemlerine-karsi-greve-gitti/906710/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:51:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Brüksel / Belçika'nın Fransızca konuşulan Valonya-Brüksel Federasyonu'nda (FWB) öğretmen sendikaları, hükümetin eğitim alanında planladığı tasarruf önlemleri ve reformları protesto etmek amacıyla greve gitti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Brüksel Haberleri : Belçika'nın Fransızca konuşulan Valonya-Brüksel Federasyonu'nda (FWB) öğretmen sendikaları, hükümetin eğitim alanında planladığı tasarruf önlemleri ve reformları protesto etmek amacıyla greve gitti.Frankofon öğretmen sendikası CSC Enseignement tarafından yapılan açıklamada, Belçika'da Fransızca eğitim veren okullarda greve gidildiği bildirildi.Açıklamada, ayrıca eğitim çalışanlarının bugün Liege kentinde gösteri düzenleyeceği kaydedildi.Sendikalar, öğretmenlerin ders yükünün artırılması, bazı eğitim harcamalarının azaltılması ve çalışma koşullarına ilişkin düzenlemelere tepki gösteriyor.FWB hükümeti ise söz konusu önlemlerin bütçe açığını kontrol altına almak ve kamu harcamalarını azaltmak için gerekli olduğunu savunuyor.FWB'deki eğitim çalışanları, hükümetin politikalarına karşı daha önce de greve gitmişti.CSC Enseignement, öğretmenleri 18-27 Mayıs tarihleri arasında 10 günlük greve çağırmış, çeşitli kentlerde iş bırakma ve protesto gösterileri düzenlenmişti. Sendikalar, hükümetin tasarruf ve eğitim reformlarını geri çekmesini talep etmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Brüksel Haberleri : Belçika'nın Fransızca konuşulan Valonya-Brüksel Federasyonu'nda (FWB) öğretmen sendikaları, hükümetin eğitim alanında planladığı tasarruf önlemleri ve reformları protesto etmek amacıyla greve gitti.Frankofon öğretmen sendikası CSC Enseignement tarafından yapılan açıklamada, Belçika'da Fransızca eğitim veren okullarda greve gidildiği bildirildi.Açıklamada, ayrıca eğitim çalışanlarının bugün Liege kentinde gösteri düzenleyeceği kaydedildi.Sendikalar, öğretmenlerin ders yükünün artırılması, bazı eğitim harcamalarının azaltılması ve çalışma koşullarına ilişkin düzenlemelere tepki gösteriyor.FWB hükümeti ise söz konusu önlemlerin bütçe açığını kontrol altına almak ve kamu harcamalarını azaltmak için gerekli olduğunu savunuyor.FWB'deki eğitim çalışanları, hükümetin politikalarına karşı daha önce de greve gitmişti.CSC Enseignement, öğretmenleri 18-27 Mayıs tarihleri arasında 10 günlük greve çağırmış, çeşitli kentlerde iş bırakma ve protesto gösterileri düzenlenmişti. Sendikalar, hükümetin tasarruf ve eğitim reformlarını geri çekmesini talep etmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/belcika-da-fransizca-egitim-veren-okullarda-ogretmenler-tasarruf-onlemlerine-karsi-greve-gitti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Eskişehir'de uyuşturucu operasyonunda 1 şüpheli tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/eskisehir-de-uyusturucu-operasyonunda-1-supheli-tutuklandi/906707/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/eskisehir-de-uyusturucu-operasyonunda-1-supheli-tutuklandi/906707/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:48:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Eskişehir / Eskişehir'in Mahmudiye ilçesinde 161 kök Hint keneviri ile 48 gram esrarın ele geçirildiği operasyonda gözaltına alınan zanlı tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Eskişehir Haberleri : Eskişehir'in Mahmudiye ilçesinde 161 kök Hint keneviri ile 48 gram esrarın ele geçirildiği operasyonda gözaltına alınan zanlı tutuklandı. Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri Mahmudiye ilçesinde Hint keneviri yetiştirildiği bilgisine ulaştı.Belirlenen adreste yapılan aramada, 48 gram esrar ile 161 kök Hint keneviri bulundu.Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti suçundan gözaltına alınan 1 şüpheli, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Eskişehir Haberleri : Eskişehir'in Mahmudiye ilçesinde 161 kök Hint keneviri ile 48 gram esrarın ele geçirildiği operasyonda gözaltına alınan zanlı tutuklandı. Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri Mahmudiye ilçesinde Hint keneviri yetiştirildiği bilgisine ulaştı.Belirlenen adreste yapılan aramada, 48 gram esrar ile 161 kök Hint keneviri bulundu.Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti suçundan gözaltına alınan 1 şüpheli, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/eskisehir-de-uyusturucu-operasyonunda-1-supheli-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ESOGÜ Meşelik Yerleşkesi'nde transit araç geçişleri durduruldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/esogu-meselik-yerleskesi-nde-transit-arac-gecisleri-durduruldu/906706/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/esogu-meselik-yerleskesi-nde-transit-arac-gecisleri-durduruldu/906706/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:44:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Eskişehir / Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Meşelik Yerleşkesi'nde, araçların yalnızca ulaşım güzergahını kısaltmak amacıyla yaptığı transit geçişlerin durdurulmasına karar verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Eskişehir Haberleri : Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Meşelik Yerleşkesi'nde, araçların yalnızca ulaşım güzergahını kısaltmak amacıyla yaptığı transit geçişlerin durdurulmasına karar verildi.ESOGÜ Rektörlüğünden yapılan açıklamaya göre, uygulama Üniversite Trafik Kurulu ve Üniversite Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda hayata geçirildi.Düzenlemeyle kampüs içi güvenliğin korunması, yaya ve araç trafiğinin güvenli ve düzenli şekilde işlemesi, hasta ve hasta yakınlarının Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'ne erişiminin kolaylaştırılması amaçlanıyor.Yerleşkeyi yalnızca kestirme güzergah olarak kullanan araçların oluşturduğu trafik yükünün azaltılmasıyla eğitim, araştırma ve sağlık hizmetlerinin daha güvenli ortamda sürdürülmesi, ambulanslar ile diğer acil müdahale araçlarının ulaşımının kolaylaştırılması hedefleniyor.Uygulama, Yeni Nizamiye (Cami yanı), Eski Nizamiye (Acil yanı) ve Karacaşehir Nizamiyesi'nden yerleşkeye girilerek başka bir noktadan çıkılması şeklindeki tüm transit araç geçişlerini kapsıyor.Hastalar, hasta yakınları, öğrenciler, personel ve ziyaretçiler ile yerleşkeye hizmet sunmak amacıyla gelenlerin erişimi mevcut giriş ve güvenlik kuralları çerçevesinde devam edecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Eskişehir Haberleri : Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Meşelik Yerleşkesi'nde, araçların yalnızca ulaşım güzergahını kısaltmak amacıyla yaptığı transit geçişlerin durdurulmasına karar verildi.ESOGÜ Rektörlüğünden yapılan açıklamaya göre, uygulama Üniversite Trafik Kurulu ve Üniversite Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda hayata geçirildi.Düzenlemeyle kampüs içi güvenliğin korunması, yaya ve araç trafiğinin güvenli ve düzenli şekilde işlemesi, hasta ve hasta yakınlarının Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'ne erişiminin kolaylaştırılması amaçlanıyor.Yerleşkeyi yalnızca kestirme güzergah olarak kullanan araçların oluşturduğu trafik yükünün azaltılmasıyla eğitim, araştırma ve sağlık hizmetlerinin daha güvenli ortamda sürdürülmesi, ambulanslar ile diğer acil müdahale araçlarının ulaşımının kolaylaştırılması hedefleniyor.Uygulama, Yeni Nizamiye (Cami yanı), Eski Nizamiye (Acil yanı) ve Karacaşehir Nizamiyesi'nden yerleşkeye girilerek başka bir noktadan çıkılması şeklindeki tüm transit araç geçişlerini kapsıyor.Hastalar, hasta yakınları, öğrenciler, personel ve ziyaretçiler ile yerleşkeye hizmet sunmak amacıyla gelenlerin erişimi mevcut giriş ve güvenlik kuralları çerçevesinde devam edecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/esogu-meselik-yerleskesi-nde-transit-arac-gecisleri-durduruldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ANALİZ - İsrail seçimleri ve Netanyahu'nun düşman siyaseti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/analiz-israil-secimleri-ve-netanyahu-nun-dusman-siyaseti/906705/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/analiz-israil-secimleri-ve-netanyahu-nun-dusman-siyaseti/906705/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 11:42:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Netanyahu'nun dayandığı siyasal yöntem oldukça eski. Bu yöntem liderin kaderini ulusun kaderiyle özdeşleştirmeye, dış düşmanı iç rekabetin hakemi haline getirmeye ve seçim yenilgisini ulusal yenilgi olarak sunmaya dayanıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğçe Ersoy Ceylan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yaklaşan İsrail seçimleri öncesi farklı uluslararası siyasi figürleri düşmanlaştırma siyasetini AA Analiz için kaleme aldı.***İsrail, 27 Ekim’de seçime gidiyor. Bu seçimler, 1988’den bu yana ilk kez dört yıllık görev süresini tamamlayan bir Knesset döneminin ardından yapılacak. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı, ultra-Ortodoks ve dini siyonist partilerden oluşan koalisyonun bu süre boyunca ayakta kalmasında hükümetin kamuoyunu memnun eden politikalarından çok 7 Ekim’in ardından Gazze’de başlayarak bölgeye yayılan savaş ortamının etkili olduğunu belirtmek gerekir. Seçimlerin tarihi resmileştikten sonra Netanyahu hız kesmeden seçim kampanyasına başladı. Bu kampanyanın ana hatlarından birisinin 7 Ekim’in sorumluluğunu üzerinden atmak olacağı herkesin malumuydu. Bu konuda Netanyahu’nun İsrail kamuoyunu ikna etmede zorluk yaşayacağı da bir o kadar aşikardı. Bu sebeple Netanyahu, kampanyasının ikinci hattını yapay zekayla üretilen videolar üzerinden kurduğu yeni düşman siyasetine dayandırıyor. Geçtiğimiz günlerde Netanyahu’nun resmi X hesabından paylaşılan yapay zekayla oluşturulmuş videoda New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran lideri Mücteba Hamaney ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Netanyahu’nun seçim yenilgisini kutlamaya hazırlanırken gösteriliyor. Netanyahu’nun kazanacağı anlaşılınca kutlama dağılıyor. Burada Netanyahu’nun vermek istediği mesaj son derece açık: “Benim yenilgim bu aktörlerin zaferidir.” Peki, Netanyahu neden birbirinden son derece farklı aktörleri aynı “düşmanlar” sahnesinde buluşturuyor ve bu söylem yaklaşan seçimlerde nasıl işine yarıyor?Netanyahu&#039;nun düşmanlaştırma siyasetiNetanyahu, yeni bir düşman yaratmaktan ziyade mevcut ve potansiyel hasımlar arasında bir eşdeğerlik zinciri kuruyor. İran liderinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Mamdani’den Abbas’a uzanan bu zincir İsrail’e yönelik tehditlerle Netanyahu’ya yöneltilen siyasal ve hukuki eleştirileri aynı güvenlik kategorisinde eritiyor. Böylece seçim hükümetin performansının değerlendirileceği demokratik bir rekabet olmaktan çıkarılarak “İsrail’in düşmanlarına karşı Netanyahu’yu savunma” referandumuna dönüştürülüyor. Bu noktada bu videonun Likud’un ağustos ayında başlattığı billboard kampanyasının ikinci aşaması olduğu kaydedilebilir. Buradan söz konusu videonun anlık bir sosyal medya şakası değil, tasarlanmış bir seçim anlatısı olduğu ortaya çıkıyor. Öte yandan ağustos ayındaki ilk billboardda Hamaney, Erdoğan, Hizbullah lideri Naim Kasım ve Mamdani yer alırken, “Netanyahu’nun kaybetmesini istiyorlar, kazanmalarına izin vermeyin” deniyordu. Yeni videoda ise Hizbullah liderinin yerini Mahmud Abbas alıyor. İki kampanya beraber değerlendirildiğinde silahlı bir devlet dışı aktör, NATO üyesi bir devletin Cumhurbaşkanı, Filistin yönetiminin başkanı ve demokratik yollarla seçilmiş Amerikalı bir belediye başkanı aynı tehdit düzlemine yerleştirilmiş oluyor. Bu ise tehdidin gerçek kapasitesine göre değil, Netanyahu karşıtlığına göre tanımlandığını gösteriyor.Esasında özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail sağının söyleminde yeni bir düşman değil. Türkiye ile İsrail arasında Gazze'deki soykırım, Suriye ve bölgesel nüfuz rekabeti üzerinden zaten kişiselleştirilmiş bir gerilim vardı. Türkiye’nin Netanyahu’dan hesap sorulmasını savunması ve Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) Netanyahu hakkında çıkardığı yakalama kararına verdiği siyasi destek bu gerilimin önemli katalizörlerinden biri oldu. Aynı şekilde Mamdani’nin Netanyahu’ya yönelttiği eleştiriler, özellikle UCM’nin tutuklama emrine ilişkin açıklamaları videoda İran ve Hizbullah kaynaklı güvenlik tehdidiyle eşitleniyor. Böylece Erdoğan ve Mamdani Netanyahu’yu eleştiren yabancı siyasetçiler konumundan çıkarılarak İsrail’in düşman cephesinin sırasıyla bölgedeki ve Amerika’daki uzantısı olarak kodlanıyor. Son tahlilde, “düşman” kategorisi kapasite veya niyetten bağımsızlaşıyor; Netanyahu’nun kaybetmesini istemek, İsrail’in yenilgisini istemekle eş anlamlı hale getiriliyor.Bu görseller ve söylemlerle gerçekleştirilen güvenlikleştirici hamlenin asıl siyasal hedefi videoda geçen liderler ve ülkeler değildir. Her ne kadar videoda İsrailli muhalefet liderlerinden hiçbiri görünmese de bu paylaşımların gerçek adresinin onlar olduğunu belirtmek yanlış olmayacaktır. Burada izlenen mantığa göre İran, Erdoğan, Abbas ve Mamdani, Netanyahu’nun kaybetmesini istiyor. İsrail muhalefeti de Netanyahu’nun kaybetmesini istiyor. Öyleyse muhalefetin iktidara gelmesi, İsrail’in hasımlarına hizmet edecektir. Bu şekilde içerideki siyasal rakipler doğrudan düşman ilan edilmiyor ancak düşmanın arzu ettiği sonucu gerçekleştirecek aktörler olarak sunuluyor. Böylelikle meşru muhalefet ile ülkeye sadakatsizlik arasındaki sınır bulanıklaştırılmış oluyor. Bu stratejide korunması gereken şey Netanyahu’nun liderliği olarak sunuluyor. Diğer bir deyişle, “İsrail’i sadece ben koruyabilirim” iddiası giderek “Ben gidersem İsrail’in düşmanları kazanır” iddiasına dönüşüyor. Bu ise güvenliğin kişiselleştirilmesi anlamına gelir ki eskiden beri Netanyahu'nun repertuvarında olan hayli etkili bir taktiktir.Netanyahu&#039;nun söylemlerinin toplumsal zeminiBu kampanyanın tüm İsrail kamuoyunda kabul gördüğünü söylemek doğru olmaz. Sadece sol kesimler tarafından onaylanmadığını belirtmek de İsrail toplumundaki nüansları gözden kaçırmak anlamına gelir. Nitekim yakın zamanda yayınlanan yapay zeka videosuna eleştiri sadece sol-liberal eğilimli Haaretz’den gelmedi. Sağ eğilimli Israel Hayom’da yayımlanan bir görüş yazısında bile ağustos ayındaki billboard kampanyası “Likud’un sandıkta hayatta kalmak için düşman araması” olarak nitelendirildi. Muhalefetteki Demokratlar partisi milletvekili Naama Lazimi ise ağustos ayındaki billboard kampanyasının parodisini hazırlayarak figürleri Netanyahu’nun yakın çevresindeki Katar bağlantıları nedeniyle eleştirilen kişilerle değiştirdi.Yine de Netanyahu’nun bu söyleminin toplumsal bir zemini olduğunu ıskalamamak gerekir. Anket sonuçları araştırma kuruluşlarına göre değişmekle beraber, hükümetine yönelik ciddi memnuniyetsizliğe rağmen Netanyahu, güvenlik liderliği iddiasını bütünüyle kaybetmiş değildir. Bununla birlikte 7 Eylül tarihli Kanal 12 için Midgam Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen ankette eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot başbakanlığa uygunlukta Netanyahu’nun yüzde 35 oy oranına karşı yüzde 42 ile önde görünüyor. Netanyahu bloku çoğunluğu garanti edemese dahi farklı araştırmalarda bloklar arasındaki mesafe önemli ölçüde değişiyor. Dolayısıyla bu kampanya güçlü bir Netanyahu çoğunluğundan değil, kutuplaşmış ve değişken bir seçim ortamından besleniyor.Kampanyanın dört işleviDolayısıyla bu görsellerin ve videoların amacı, sağ seçmenin tehdit algısını harekete geçirerek sandığa gitmesini sağlamak ve blok sadakatini artırmak olarak karşımıza çıkıyor. Son tahlilde Netanyahu’nun yayınladığı yapay zeka videosunun dört işlevi ortaya çıkıyor: Seçimi Netanyahu hükümetinin 7 Ekim’deki sorumluluğu, savaşın maliyeti, rehineler ve uluslararası yalnızlaşma üzerinden tartışılmaktan çıkarıyor. Netanyahu’nun çok sayıda düşmanının bulunmasını başarısızlığının değil, onlara karşı durabildiğinin bir kanıtı olarak sunarak bunu bir liderlik üstünlüğüne çeviriyor. Seçim barajı çevresinde seyreden sağ partiler nedeniyle bölünme riski taşıyan sağ oyları, “oyların bölünmesi düşmana yarar” mesajıyla konsolide ediyor ve Netanyahu karşıtlığını İsrail karşıtlığıyla özdeşleştirerek muhalefetin meşruiyetini aşındırıyor.Netanyahu’nun yapay zeka videosu geleceğin teknolojisini kullansa da dayandığı siyasal yöntem oldukça eski. Bu yöntem liderin kaderini ulusun kaderiyle özdeşleştirmeye, dış düşmanı iç rekabetin hakemi haline getirmeye ve seçim yenilgisini ulusal yenilgi olarak sunmaya dayanıyor. Bu sebeple bu videodaki yapaylık görüntülerde değildir. Esas yapaylık birbirinden farklı aktörlerin tek ve yekpare bir tehdit oluşturduğu iddiasıdır. Netanyahu, yeni bir düşman yaratmaktan ziyade kendisine karşı çıkan herkesi içine alabilecek kadar geniş bir “düşman” kategorisi inşa etmeye çalışıyor. Bu kategoride askeri düşman, diplomatik rakip, hukuki eleştirmen ve demokratik muhalif arasındaki ayrım bilinçli ve kasıtlı bir şekilde ortadan kaldırılıyor.[Prof. Dr. Tuğçe Ersoy Ceylan, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesidir.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.Muhabir: Hatice Karahan]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğçe Ersoy Ceylan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yaklaşan İsrail seçimleri öncesi farklı uluslararası siyasi figürleri düşmanlaştırma siyasetini AA Analiz için kaleme aldı.***İsrail, 27 Ekim’de seçime gidiyor. Bu seçimler, 1988’den bu yana ilk kez dört yıllık görev süresini tamamlayan bir Knesset döneminin ardından yapılacak. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı, ultra-Ortodoks ve dini siyonist partilerden oluşan koalisyonun bu süre boyunca ayakta kalmasında hükümetin kamuoyunu memnun eden politikalarından çok 7 Ekim’in ardından Gazze’de başlayarak bölgeye yayılan savaş ortamının etkili olduğunu belirtmek gerekir. Seçimlerin tarihi resmileştikten sonra Netanyahu hız kesmeden seçim kampanyasına başladı. Bu kampanyanın ana hatlarından birisinin 7 Ekim’in sorumluluğunu üzerinden atmak olacağı herkesin malumuydu. Bu konuda Netanyahu’nun İsrail kamuoyunu ikna etmede zorluk yaşayacağı da bir o kadar aşikardı. Bu sebeple Netanyahu, kampanyasının ikinci hattını yapay zekayla üretilen videolar üzerinden kurduğu yeni düşman siyasetine dayandırıyor. Geçtiğimiz günlerde Netanyahu’nun resmi X hesabından paylaşılan yapay zekayla oluşturulmuş videoda New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran lideri Mücteba Hamaney ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Netanyahu’nun seçim yenilgisini kutlamaya hazırlanırken gösteriliyor. Netanyahu’nun kazanacağı anlaşılınca kutlama dağılıyor. Burada Netanyahu’nun vermek istediği mesaj son derece açık: “Benim yenilgim bu aktörlerin zaferidir.” Peki, Netanyahu neden birbirinden son derece farklı aktörleri aynı “düşmanlar” sahnesinde buluşturuyor ve bu söylem yaklaşan seçimlerde nasıl işine yarıyor?Netanyahu&#039;nun düşmanlaştırma siyasetiNetanyahu, yeni bir düşman yaratmaktan ziyade mevcut ve potansiyel hasımlar arasında bir eşdeğerlik zinciri kuruyor. İran liderinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Mamdani’den Abbas’a uzanan bu zincir İsrail’e yönelik tehditlerle Netanyahu’ya yöneltilen siyasal ve hukuki eleştirileri aynı güvenlik kategorisinde eritiyor. Böylece seçim hükümetin performansının değerlendirileceği demokratik bir rekabet olmaktan çıkarılarak “İsrail’in düşmanlarına karşı Netanyahu’yu savunma” referandumuna dönüştürülüyor. Bu noktada bu videonun Likud’un ağustos ayında başlattığı billboard kampanyasının ikinci aşaması olduğu kaydedilebilir. Buradan söz konusu videonun anlık bir sosyal medya şakası değil, tasarlanmış bir seçim anlatısı olduğu ortaya çıkıyor. Öte yandan ağustos ayındaki ilk billboardda Hamaney, Erdoğan, Hizbullah lideri Naim Kasım ve Mamdani yer alırken, “Netanyahu’nun kaybetmesini istiyorlar, kazanmalarına izin vermeyin” deniyordu. Yeni videoda ise Hizbullah liderinin yerini Mahmud Abbas alıyor. İki kampanya beraber değerlendirildiğinde silahlı bir devlet dışı aktör, NATO üyesi bir devletin Cumhurbaşkanı, Filistin yönetiminin başkanı ve demokratik yollarla seçilmiş Amerikalı bir belediye başkanı aynı tehdit düzlemine yerleştirilmiş oluyor. Bu ise tehdidin gerçek kapasitesine göre değil, Netanyahu karşıtlığına göre tanımlandığını gösteriyor.Esasında özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail sağının söyleminde yeni bir düşman değil. Türkiye ile İsrail arasında Gazze'deki soykırım, Suriye ve bölgesel nüfuz rekabeti üzerinden zaten kişiselleştirilmiş bir gerilim vardı. Türkiye’nin Netanyahu’dan hesap sorulmasını savunması ve Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) Netanyahu hakkında çıkardığı yakalama kararına verdiği siyasi destek bu gerilimin önemli katalizörlerinden biri oldu. Aynı şekilde Mamdani’nin Netanyahu’ya yönelttiği eleştiriler, özellikle UCM’nin tutuklama emrine ilişkin açıklamaları videoda İran ve Hizbullah kaynaklı güvenlik tehdidiyle eşitleniyor. Böylece Erdoğan ve Mamdani Netanyahu’yu eleştiren yabancı siyasetçiler konumundan çıkarılarak İsrail’in düşman cephesinin sırasıyla bölgedeki ve Amerika’daki uzantısı olarak kodlanıyor. Son tahlilde, “düşman” kategorisi kapasite veya niyetten bağımsızlaşıyor; Netanyahu’nun kaybetmesini istemek, İsrail’in yenilgisini istemekle eş anlamlı hale getiriliyor.Bu görseller ve söylemlerle gerçekleştirilen güvenlikleştirici hamlenin asıl siyasal hedefi videoda geçen liderler ve ülkeler değildir. Her ne kadar videoda İsrailli muhalefet liderlerinden hiçbiri görünmese de bu paylaşımların gerçek adresinin onlar olduğunu belirtmek yanlış olmayacaktır. Burada izlenen mantığa göre İran, Erdoğan, Abbas ve Mamdani, Netanyahu’nun kaybetmesini istiyor. İsrail muhalefeti de Netanyahu’nun kaybetmesini istiyor. Öyleyse muhalefetin iktidara gelmesi, İsrail’in hasımlarına hizmet edecektir. Bu şekilde içerideki siyasal rakipler doğrudan düşman ilan edilmiyor ancak düşmanın arzu ettiği sonucu gerçekleştirecek aktörler olarak sunuluyor. Böylelikle meşru muhalefet ile ülkeye sadakatsizlik arasındaki sınır bulanıklaştırılmış oluyor. Bu stratejide korunması gereken şey Netanyahu’nun liderliği olarak sunuluyor. Diğer bir deyişle, “İsrail’i sadece ben koruyabilirim” iddiası giderek “Ben gidersem İsrail’in düşmanları kazanır” iddiasına dönüşüyor. Bu ise güvenliğin kişiselleştirilmesi anlamına gelir ki eskiden beri Netanyahu'nun repertuvarında olan hayli etkili bir taktiktir.Netanyahu&#039;nun söylemlerinin toplumsal zeminiBu kampanyanın tüm İsrail kamuoyunda kabul gördüğünü söylemek doğru olmaz. Sadece sol kesimler tarafından onaylanmadığını belirtmek de İsrail toplumundaki nüansları gözden kaçırmak anlamına gelir. Nitekim yakın zamanda yayınlanan yapay zeka videosuna eleştiri sadece sol-liberal eğilimli Haaretz’den gelmedi. Sağ eğilimli Israel Hayom’da yayımlanan bir görüş yazısında bile ağustos ayındaki billboard kampanyası “Likud’un sandıkta hayatta kalmak için düşman araması” olarak nitelendirildi. Muhalefetteki Demokratlar partisi milletvekili Naama Lazimi ise ağustos ayındaki billboard kampanyasının parodisini hazırlayarak figürleri Netanyahu’nun yakın çevresindeki Katar bağlantıları nedeniyle eleştirilen kişilerle değiştirdi.Yine de Netanyahu’nun bu söyleminin toplumsal bir zemini olduğunu ıskalamamak gerekir. Anket sonuçları araştırma kuruluşlarına göre değişmekle beraber, hükümetine yönelik ciddi memnuniyetsizliğe rağmen Netanyahu, güvenlik liderliği iddiasını bütünüyle kaybetmiş değildir. Bununla birlikte 7 Eylül tarihli Kanal 12 için Midgam Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen ankette eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot başbakanlığa uygunlukta Netanyahu’nun yüzde 35 oy oranına karşı yüzde 42 ile önde görünüyor. Netanyahu bloku çoğunluğu garanti edemese dahi farklı araştırmalarda bloklar arasındaki mesafe önemli ölçüde değişiyor. Dolayısıyla bu kampanya güçlü bir Netanyahu çoğunluğundan değil, kutuplaşmış ve değişken bir seçim ortamından besleniyor.Kampanyanın dört işleviDolayısıyla bu görsellerin ve videoların amacı, sağ seçmenin tehdit algısını harekete geçirerek sandığa gitmesini sağlamak ve blok sadakatini artırmak olarak karşımıza çıkıyor. Son tahlilde Netanyahu’nun yayınladığı yapay zeka videosunun dört işlevi ortaya çıkıyor: Seçimi Netanyahu hükümetinin 7 Ekim’deki sorumluluğu, savaşın maliyeti, rehineler ve uluslararası yalnızlaşma üzerinden tartışılmaktan çıkarıyor. Netanyahu’nun çok sayıda düşmanının bulunmasını başarısızlığının değil, onlara karşı durabildiğinin bir kanıtı olarak sunarak bunu bir liderlik üstünlüğüne çeviriyor. Seçim barajı çevresinde seyreden sağ partiler nedeniyle bölünme riski taşıyan sağ oyları, “oyların bölünmesi düşmana yarar” mesajıyla konsolide ediyor ve Netanyahu karşıtlığını İsrail karşıtlığıyla özdeşleştirerek muhalefetin meşruiyetini aşındırıyor.Netanyahu’nun yapay zeka videosu geleceğin teknolojisini kullansa da dayandığı siyasal yöntem oldukça eski. Bu yöntem liderin kaderini ulusun kaderiyle özdeşleştirmeye, dış düşmanı iç rekabetin hakemi haline getirmeye ve seçim yenilgisini ulusal yenilgi olarak sunmaya dayanıyor. Bu sebeple bu videodaki yapaylık görüntülerde değildir. Esas yapaylık birbirinden farklı aktörlerin tek ve yekpare bir tehdit oluşturduğu iddiasıdır. Netanyahu, yeni bir düşman yaratmaktan ziyade kendisine karşı çıkan herkesi içine alabilecek kadar geniş bir “düşman” kategorisi inşa etmeye çalışıyor. Bu kategoride askeri düşman, diplomatik rakip, hukuki eleştirmen ve demokratik muhalif arasındaki ayrım bilinçli ve kasıtlı bir şekilde ortadan kaldırılıyor.[Prof. Dr. Tuğçe Ersoy Ceylan, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesidir.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.Muhabir: Hatice Karahan]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/analiz-israil-secimleri-ve-netanyahu-nun-dusman-siyaseti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
