<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>HAK-İŞ, BM Cenevre Ofisi önünde Filistin'e destek gösterisi düzenledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hak-is-bm-cenevre-ofisi-onunde-filistin-e-destek-gosterisi-duzenledi/856725/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hak-is-bm-cenevre-ofisi-onunde-filistin-e-destek-gosterisi-duzenledi/856725/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:27:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Cenevre — Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ), Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi önünde Filistin'e destek gösterisi yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cenevre Haberleri — Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ), Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi önünde Filistin'e destek gösterisi yaptı.Sivillere yönelik silahlı şiddete karşı mücadeleyi simgeleyen kırık sandalye heykelinin bulunduğu meydanda düzenlenen gösteriye, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 114. Uluslararası Çalışma Konferansı'na katılmak üzere Cenevre'de bulunan farklı ülkelerin sendikalarının temsilcileri ile çok sayıda kişi ve Türk vatandaşı katıldı.Katılımcılar ellerindeki Filistin, Türk ve diğer ülkelerin bayraklarıyla Free Palestine (Özgür Filistin) sloganları attı.HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, burada yaptığı konuşmada, üçüncüsünü gerçekleştirdikleri Filistin'e destek gösterisine katılan herkese teşekkür ederek, Türkiye'de hükümet, sendikalar ve sivil toplum kuruluşu kanadının yanı sıra uluslararası paydaşlardan bu toplantıya yönelik desteğin önemini vurguladı.İsrail'in Filistinlilere yönelik zulmünün Ekim 2023'ün çok öncesine dayandığını hatırlatan Arslan, şöyle devam etti:Filistinli kardeşlerimiz, İsrail terör devletinin kurulmasından itibaren yaklaşık 80 yıldır sürgünler, işgaller, katliamlar, yer değiştirmeler ve hasılı insanlık dışı uygulamalarla muhataplar. Bütün bu zulümler, baskılar, katliamlar ve işgaller 7 Ekim'den sonra veçheye büründü. Bu yeni veçhede insanlık, insanlığın vicdanı, uluslararası hukuk ve uluslararası toplum adına ne varsa katil devlet ve onun başındaki katil (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu tarafından Filistinli kardeşlerimize uygulandı. Arslan, Filistin'de yapılan soykırımın yanı sıra camilerin, okulların, hastanelerin ve insanların barındığı evlerinin yerle bir edildiği yıkıma sessiz kalan Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB), Afrika Birliği, Arap Birliği ve diğer uluslararası teşkilatları bu katliama sessiz kaldıkları için eleştirdi.Gazze'de katliam ve soykırıma sessiz kalanların varlığına dikkati çeken Arslan, Buna sessiz kalanlar en az Siyonist katil devlet kadar sorumlular ve onlar da tarih önünde hesap vereceklerdir. değerlendirmesinde bulundu.Arslan, uluslararası toplumun sessizliğine rağmen dünyanın farklı bölgelerinde Filistin'e destek için meydanları dolduran herkese teşekkür etti.Gazze'ye yönelik ambargoyu kırmak ve oradakilere insani yardım ulaştırmak için yola çıkan, sonrasında İsrail tarafından uluslararası sularda alıkonulan Küresel Sumud Filosu'na katıldığını hatırlatan Arslan, Filoda, insani yardımların dışında silah sayılabilecek çakı bıçağı bile yoktu. Sadece Gazze'deki kardeşlerimize insani yardımları ulaştırmak, Gazze'deki ablukayı yıkmak, Gazze'deki kardeşlerimizle kucaklaşmak ve hukuksuz olarak Gazze'deki baskının, zulmün, işgalin sona ermesi için yola çıktık. dedi.- İsrail'in yaptığı, uluslararası sularda bir haydutluk örneğiydiArslan, meşakkatli, zorlu ancak onurlu bir yolculuğa çıktıklarını belirterek, 50'den fazla ülkeden Filistin davasına kendini adamış yaklaşık 475 aktivistin yer aldığı girişimin, daha Filistin kara sularına ve Gazze'ye ulaşmadan İsrail askerleri tarafından engellendiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:Gemilerdeki aktivistlerimiz herhangi bir şekilde ellerinde askerliği andıracak herhangi bir malzeme, silah benzeri olmadığı halde maalesef gemilerimize çıkıp hepimizi alıkoydular. İsrail'in yaptığı, uluslararası sularda bir haydutluk örneğiydi. Bu haydutlar bütün aktivistlerimizi askeri gemilere indirerek olmadık işkencelerle, hakaretlerle, küfürlerle ve insan onuruna yakışmayan uygulamalarla, şiddet uygulayarak, hatta cinsel saldırılarda bulunarak insanlığın gözü önünde kahpece, ahlaksızca bir tutum sergilediler.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Cenevre Haberleri — Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ), Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi önünde Filistin'e destek gösterisi yaptı.Sivillere yönelik silahlı şiddete karşı mücadeleyi simgeleyen kırık sandalye heykelinin bulunduğu meydanda düzenlenen gösteriye, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 114. Uluslararası Çalışma Konferansı'na katılmak üzere Cenevre'de bulunan farklı ülkelerin sendikalarının temsilcileri ile çok sayıda kişi ve Türk vatandaşı katıldı.Katılımcılar ellerindeki Filistin, Türk ve diğer ülkelerin bayraklarıyla Free Palestine (Özgür Filistin) sloganları attı.HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, burada yaptığı konuşmada, üçüncüsünü gerçekleştirdikleri Filistin'e destek gösterisine katılan herkese teşekkür ederek, Türkiye'de hükümet, sendikalar ve sivil toplum kuruluşu kanadının yanı sıra uluslararası paydaşlardan bu toplantıya yönelik desteğin önemini vurguladı.İsrail'in Filistinlilere yönelik zulmünün Ekim 2023'ün çok öncesine dayandığını hatırlatan Arslan, şöyle devam etti:Filistinli kardeşlerimiz, İsrail terör devletinin kurulmasından itibaren yaklaşık 80 yıldır sürgünler, işgaller, katliamlar, yer değiştirmeler ve hasılı insanlık dışı uygulamalarla muhataplar. Bütün bu zulümler, baskılar, katliamlar ve işgaller 7 Ekim'den sonra veçheye büründü. Bu yeni veçhede insanlık, insanlığın vicdanı, uluslararası hukuk ve uluslararası toplum adına ne varsa katil devlet ve onun başındaki katil (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu tarafından Filistinli kardeşlerimize uygulandı. Arslan, Filistin'de yapılan soykırımın yanı sıra camilerin, okulların, hastanelerin ve insanların barındığı evlerinin yerle bir edildiği yıkıma sessiz kalan Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB), Afrika Birliği, Arap Birliği ve diğer uluslararası teşkilatları bu katliama sessiz kaldıkları için eleştirdi.Gazze'de katliam ve soykırıma sessiz kalanların varlığına dikkati çeken Arslan, Buna sessiz kalanlar en az Siyonist katil devlet kadar sorumlular ve onlar da tarih önünde hesap vereceklerdir. değerlendirmesinde bulundu.Arslan, uluslararası toplumun sessizliğine rağmen dünyanın farklı bölgelerinde Filistin'e destek için meydanları dolduran herkese teşekkür etti.Gazze'ye yönelik ambargoyu kırmak ve oradakilere insani yardım ulaştırmak için yola çıkan, sonrasında İsrail tarafından uluslararası sularda alıkonulan Küresel Sumud Filosu'na katıldığını hatırlatan Arslan, Filoda, insani yardımların dışında silah sayılabilecek çakı bıçağı bile yoktu. Sadece Gazze'deki kardeşlerimize insani yardımları ulaştırmak, Gazze'deki ablukayı yıkmak, Gazze'deki kardeşlerimizle kucaklaşmak ve hukuksuz olarak Gazze'deki baskının, zulmün, işgalin sona ermesi için yola çıktık. dedi.- İsrail'in yaptığı, uluslararası sularda bir haydutluk örneğiydiArslan, meşakkatli, zorlu ancak onurlu bir yolculuğa çıktıklarını belirterek, 50'den fazla ülkeden Filistin davasına kendini adamış yaklaşık 475 aktivistin yer aldığı girişimin, daha Filistin kara sularına ve Gazze'ye ulaşmadan İsrail askerleri tarafından engellendiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:Gemilerdeki aktivistlerimiz herhangi bir şekilde ellerinde askerliği andıracak herhangi bir malzeme, silah benzeri olmadığı halde maalesef gemilerimize çıkıp hepimizi alıkoydular. İsrail'in yaptığı, uluslararası sularda bir haydutluk örneğiydi. Bu haydutlar bütün aktivistlerimizi askeri gemilere indirerek olmadık işkencelerle, hakaretlerle, küfürlerle ve insan onuruna yakışmayan uygulamalarla, şiddet uygulayarak, hatta cinsel saldırılarda bulunarak insanlığın gözü önünde kahpece, ahlaksızca bir tutum sergilediler.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/hak-is-bm-cenevre-ofisi-onunde-filistin-e-destek-gosterisi-duzenledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adli emanetten 13 silahın kaybolmasına ilişkin davada sanığa hapis cezası</title>
      <link>https://www.canligaste.com/adli-emanetten-13-silahin-kaybolmasina-iliskin-davada-saniga-hapis-cezasi/856724/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/adli-emanetten-13-silahin-kaybolmasina-iliskin-davada-saniga-hapis-cezasi/856724/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:24:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Zincirleme şekilde zimmet suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan sanık zabıt katibi Utku Erkek, tutuklulukta geçirdiği süre göz önüne alınarak tahliye edildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Adalar Cumhuriyet Başsavcılığına ait suç eşyası ve emanet deposunda bulunan 13 silahın kaybolmasına ilişkin davanın ilk duruşmasında, zincirleme şekilde zimmet suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan sanık zabıt katibi Utku Erkek'in tahliyesine karar verildi.İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, tutuklu sanık Utku Erkek ve avukatı hazır bulundu.Sanık Erkek, savunmasında, emanet büronun düzensiz olduğunu, büroyla yeterince ilgilenmediğini ve herhangi bir sayım işlemi yapmadığını söyledi.Maddi sıkıntılar yaşadığını ve eşinin kendisinden boşanmak istediğini öne süren Erkek, Maddi ve manevi sıkıntılarım artmaya başladı. Emanetten bir tane silah aldım, evin banyosunda intihar etmek istedim, silahta mermi olmadığını fark ettim. dedi.Ertesi gün eşiyle birlikte işe gitmek için evden çıktıklarında silahı yanına almadığını iddia eden Erkek, Bir sonraki gün yine aynı şekilde silah aldım ve ormanda intihar etmek istedim, sonra vazgeçtim. Ertesi gün eşimden önce uyandım, silahları yanıma aldım adliyeye teslim etmek için. Kartal'da iskeleye doğru yürürken polis memurları üst aramamı yaptı ve silahları gördüler. Telefonumu aldılar, işlem yapmak için karakola götürdüler. Bir gün önce intihar etmek üzereydim, bir gün sonra mesleğimi kaybetmekle karşı karşıyaydım. beyanında bulundu.Erkek, karakoldaki işlemlerinin ardından serbest bırakıldığını belirterek, silahları maddi menfaat sağlamak amacıyla almadığını savundu.Maddi kazanç elde etmek gibi bir amacı olması durumunda silahlar yerine daha değerli eşyaları almayı tercih edeceğini, yakalanması halinde olayın kolaylıkla ortaya çıkacağını bilebilecek konumda olduğunu dile getiren Erkek, kayıp diğer silahların ne zaman ve kim tarafından alındığına ilişkin bilgisinin bulunmadığını iddia etti.Suçsuz olduğunu öne süren Erkek, beraatini talep etti.Duruşmada tanık olarak dinlenen idari işler memuru E.D, Savcının yaptığı denetim sonucu emanette bulunan silahların eksik olduğunu öğrendik. Denetim tarihinde sanık Anadolu Adliyesi'nde çalışmaya başlamıştı. Devamında yapılan araştırma neticesinde eksik olan silahların sanıkta olduğu tespit edildi. Beraber çalıştığımız dönemde sanığın silah aldığını görmedim. Böyle bir şey yapacağına dair şüphe oluşmamıştı. ifadelerini kullandı.Emanet bürosunun kendilerine teslim edildiği dönemde işleyişin düzensiz olduğunu söyleyen E.D, büronun tek anahtarının odalarında muhafaza edildiğini, kendisi ile sanığın bu anahtarı kullanarak büroya girdiğini anlattı.Tanık E.D, olayla ilgili olarak hakkında idari soruşturma yürütüldüğünü ancak ceza soruşturması açılmadığını belirtti.Tanık R.D.Ç. ise savcılıkta yazı işleri müdürü olarak görev yaptığını, silahların eksik olduğunu denetim yapıldıktan sonra öğrendiğini, kimin aldığı konusunda bilgisinin olmadığını, soruşturma sonucu 2 silahın sanık tarafından alındığını öğrendiğini söyledi.Duruşma savcısı, mütalaasında, sanık Utku Erkek'in zincirleme şekilde zimmet suçundan 6 yıl 3 aydan 21 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti.Mütalaaya karşı son sözü sorulan sanık Erkek, Ben menfaat kastıyla silahları almadım, intihar etmek için aldım. Birer gün arayla 2 silah aldım. Hayatımda bir hata yaptım. Bu hata hem işime hem evliliğime hem de ailemin güvenini kaybetmeme neden oldu. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum. dedi.Mahkeme heyeti, sanık Utku Erkek'in zincirleme şekilde zimmet suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapisle cezalandırılmasına karar verdi.Heyet, sanık Erkek'in tutuklulukta geçirdiği süreyi göz önüne alarak sanığın tahliyesine hükmetti.- İddianamedenAnadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Adalar Cumhuriyet Başsavcılığına ait suç eşyası ve emanet deposunda yapılan rutin denetimlerde 13 silahın kayıp olmasına ilişkin hazırlanan iddianamede ifadesine yer verilen sanık Utku Erkek, olayların yaşandığı dönemde Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı'nda görev yaptığını, 2023 yılında maddi sıkıntılar yaşadığını ve eşiyle arasında anlaşmazlıklar bulunduğunu söylediği belirtilmişti.Erkek'in emanet bürosundan iki kez silah aldığını kabul ettiği, bu silahları intihar etmek amacıyla aldığını öne sürdüğü iddianamede yer almıştı.İddianamede, söz konusu diğer kayıp silahların bulunamadığı kaydedilmişti.Utku Erkek hakkında zincirleme şekilde zimmet suçundan 6 yıl 3 aydan 21 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Adalar Cumhuriyet Başsavcılığına ait suç eşyası ve emanet deposunda bulunan 13 silahın kaybolmasına ilişkin davanın ilk duruşmasında, zincirleme şekilde zimmet suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan sanık zabıt katibi Utku Erkek'in tahliyesine karar verildi.İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, tutuklu sanık Utku Erkek ve avukatı hazır bulundu.Sanık Erkek, savunmasında, emanet büronun düzensiz olduğunu, büroyla yeterince ilgilenmediğini ve herhangi bir sayım işlemi yapmadığını söyledi.Maddi sıkıntılar yaşadığını ve eşinin kendisinden boşanmak istediğini öne süren Erkek, Maddi ve manevi sıkıntılarım artmaya başladı. Emanetten bir tane silah aldım, evin banyosunda intihar etmek istedim, silahta mermi olmadığını fark ettim. dedi.Ertesi gün eşiyle birlikte işe gitmek için evden çıktıklarında silahı yanına almadığını iddia eden Erkek, Bir sonraki gün yine aynı şekilde silah aldım ve ormanda intihar etmek istedim, sonra vazgeçtim. Ertesi gün eşimden önce uyandım, silahları yanıma aldım adliyeye teslim etmek için. Kartal'da iskeleye doğru yürürken polis memurları üst aramamı yaptı ve silahları gördüler. Telefonumu aldılar, işlem yapmak için karakola götürdüler. Bir gün önce intihar etmek üzereydim, bir gün sonra mesleğimi kaybetmekle karşı karşıyaydım. beyanında bulundu.Erkek, karakoldaki işlemlerinin ardından serbest bırakıldığını belirterek, silahları maddi menfaat sağlamak amacıyla almadığını savundu.Maddi kazanç elde etmek gibi bir amacı olması durumunda silahlar yerine daha değerli eşyaları almayı tercih edeceğini, yakalanması halinde olayın kolaylıkla ortaya çıkacağını bilebilecek konumda olduğunu dile getiren Erkek, kayıp diğer silahların ne zaman ve kim tarafından alındığına ilişkin bilgisinin bulunmadığını iddia etti.Suçsuz olduğunu öne süren Erkek, beraatini talep etti.Duruşmada tanık olarak dinlenen idari işler memuru E.D, Savcının yaptığı denetim sonucu emanette bulunan silahların eksik olduğunu öğrendik. Denetim tarihinde sanık Anadolu Adliyesi'nde çalışmaya başlamıştı. Devamında yapılan araştırma neticesinde eksik olan silahların sanıkta olduğu tespit edildi. Beraber çalıştığımız dönemde sanığın silah aldığını görmedim. Böyle bir şey yapacağına dair şüphe oluşmamıştı. ifadelerini kullandı.Emanet bürosunun kendilerine teslim edildiği dönemde işleyişin düzensiz olduğunu söyleyen E.D, büronun tek anahtarının odalarında muhafaza edildiğini, kendisi ile sanığın bu anahtarı kullanarak büroya girdiğini anlattı.Tanık E.D, olayla ilgili olarak hakkında idari soruşturma yürütüldüğünü ancak ceza soruşturması açılmadığını belirtti.Tanık R.D.Ç. ise savcılıkta yazı işleri müdürü olarak görev yaptığını, silahların eksik olduğunu denetim yapıldıktan sonra öğrendiğini, kimin aldığı konusunda bilgisinin olmadığını, soruşturma sonucu 2 silahın sanık tarafından alındığını öğrendiğini söyledi.Duruşma savcısı, mütalaasında, sanık Utku Erkek'in zincirleme şekilde zimmet suçundan 6 yıl 3 aydan 21 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti.Mütalaaya karşı son sözü sorulan sanık Erkek, Ben menfaat kastıyla silahları almadım, intihar etmek için aldım. Birer gün arayla 2 silah aldım. Hayatımda bir hata yaptım. Bu hata hem işime hem evliliğime hem de ailemin güvenini kaybetmeme neden oldu. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum. dedi.Mahkeme heyeti, sanık Utku Erkek'in zincirleme şekilde zimmet suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapisle cezalandırılmasına karar verdi.Heyet, sanık Erkek'in tutuklulukta geçirdiği süreyi göz önüne alarak sanığın tahliyesine hükmetti.- İddianamedenAnadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Adalar Cumhuriyet Başsavcılığına ait suç eşyası ve emanet deposunda yapılan rutin denetimlerde 13 silahın kayıp olmasına ilişkin hazırlanan iddianamede ifadesine yer verilen sanık Utku Erkek, olayların yaşandığı dönemde Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı'nda görev yaptığını, 2023 yılında maddi sıkıntılar yaşadığını ve eşiyle arasında anlaşmazlıklar bulunduğunu söylediği belirtilmişti.Erkek'in emanet bürosundan iki kez silah aldığını kabul ettiği, bu silahları intihar etmek amacıyla aldığını öne sürdüğü iddianamede yer almıştı.İddianamede, söz konusu diğer kayıp silahların bulunamadığı kaydedilmişti.Utku Erkek hakkında zincirleme şekilde zimmet suçundan 6 yıl 3 aydan 21 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/adli-emanetten-13-silahin-kaybolmasina-iliskin-davada-saniga-hapis-cezasi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hatay'da çocuk ve genç hükümlülerin yaptığı ürünler sergilendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hatay-da-cocuk-ve-genc-hukumlulerin-yaptigi-urunler-sergilendi/856722/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hatay-da-cocuk-ve-genc-hukumlulerin-yaptigi-urunler-sergilendi/856722/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:21:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Hatay — Hatay'da el sanatları, el işleri ve resim eğitimi alan çocuk ve genç hükümlülerin hazırladığı ürünler sergide sanatseverlerle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Hatay Haberleri — Hatay'da el sanatları, el işleri ve resim eğitimi alan çocuk ve genç hükümlülerin hazırladığı ürünler sergide sanatseverlerle buluştu.Vali Mustafa Masatlı, adliyede gerçekleştirilen Gri Duvarın Renkleri adlı serginin açılışında, insanların adalet içerisinde yaşadığı ölçüde huzurlu ve mutlu olacağını söyledi.Cezaevleri ve tutukevlerinin sadece insanların orada tutulduğu, özgürlüklerinin kısıtlandığı yerler olmadığını belirten Masatlı, şöyle konuştu:İnsanlarımızı tekrar hayata hazırlamak, onlara yeni beceriler kazandırmak, onların tekrar kendilerini muhasebe etmesine, düşünmesine imkan tanımak için de çaba sarf eder. Ülkemiz özellikle son yıllardaki yargı reformlarıyla gerçekten insanlarımızın, özellikle hükümlülük sonrası hayata kazanımı bağlamında önemli işlere ve projelere imza attı. O bakımdan eskiden sadece cezaevleri, tutukevleri, insanların hapsedildiği, bırakıldığı yerler olarak bilinirken, şimdi artık aynı zamanda insanların rehabilite edildiği, topluma yeniden kazandırıldığı yerler olarak algılanmaktadır.Masatlı, sergideki eserlerin hükümlülerin iç dünyasını yansıttığını kaydederek, emek gösteren başsavcılık ve cezaevi yetkililerine, usta öğreticilere ve hükümlülere teşekkür etti.Hatay Cumhuriyet Başsavcısı Harun Karahan da ceza infaz kurumlarının toplumun güvenliği açısından hükümlülerin cezalarını infaz ettikleri yerler olduğunu belirtti.Ceza infaz kurumlarının aynı zamanda hükümlülerin insan onuruna yakışır şekilde yaşamasına olanak sağlayan yerler olduğunu ifade eden Karahan, Bu açıdan ceza infaz kurumlarımız tarafından, Bakanlığımızın ve ceza infaz yasalarımızın öncelikli amacı olan hükümlü arkadaşlarımızın topluma kazandırılması adına çeşitli iş kolları ve sosyal faaliyetler icra edilmektedir. Bugün de burada sizlerle bu somut ve güzel ana hep birlikte şahitlik etmek üzere toplanmaktan memnuniyet duyuyoruz. dedi.Sergide Başsavcı Karahan, Vali Masatlı'ya hükümlüler tarafından yapılan Atatürk portresinin yer aldığı tabloyu hediye etti.Hatay Adliyesi'ndeki sergi, 6 Haziran'a kadar açık kalacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Hatay Haberleri — Hatay'da el sanatları, el işleri ve resim eğitimi alan çocuk ve genç hükümlülerin hazırladığı ürünler sergide sanatseverlerle buluştu.Vali Mustafa Masatlı, adliyede gerçekleştirilen Gri Duvarın Renkleri adlı serginin açılışında, insanların adalet içerisinde yaşadığı ölçüde huzurlu ve mutlu olacağını söyledi.Cezaevleri ve tutukevlerinin sadece insanların orada tutulduğu, özgürlüklerinin kısıtlandığı yerler olmadığını belirten Masatlı, şöyle konuştu:İnsanlarımızı tekrar hayata hazırlamak, onlara yeni beceriler kazandırmak, onların tekrar kendilerini muhasebe etmesine, düşünmesine imkan tanımak için de çaba sarf eder. Ülkemiz özellikle son yıllardaki yargı reformlarıyla gerçekten insanlarımızın, özellikle hükümlülük sonrası hayata kazanımı bağlamında önemli işlere ve projelere imza attı. O bakımdan eskiden sadece cezaevleri, tutukevleri, insanların hapsedildiği, bırakıldığı yerler olarak bilinirken, şimdi artık aynı zamanda insanların rehabilite edildiği, topluma yeniden kazandırıldığı yerler olarak algılanmaktadır.Masatlı, sergideki eserlerin hükümlülerin iç dünyasını yansıttığını kaydederek, emek gösteren başsavcılık ve cezaevi yetkililerine, usta öğreticilere ve hükümlülere teşekkür etti.Hatay Cumhuriyet Başsavcısı Harun Karahan da ceza infaz kurumlarının toplumun güvenliği açısından hükümlülerin cezalarını infaz ettikleri yerler olduğunu belirtti.Ceza infaz kurumlarının aynı zamanda hükümlülerin insan onuruna yakışır şekilde yaşamasına olanak sağlayan yerler olduğunu ifade eden Karahan, Bu açıdan ceza infaz kurumlarımız tarafından, Bakanlığımızın ve ceza infaz yasalarımızın öncelikli amacı olan hükümlü arkadaşlarımızın topluma kazandırılması adına çeşitli iş kolları ve sosyal faaliyetler icra edilmektedir. Bugün de burada sizlerle bu somut ve güzel ana hep birlikte şahitlik etmek üzere toplanmaktan memnuniyet duyuyoruz. dedi.Sergide Başsavcı Karahan, Vali Masatlı'ya hükümlüler tarafından yapılan Atatürk portresinin yer aldığı tabloyu hediye etti.Hatay Adliyesi'ndeki sergi, 6 Haziran'a kadar açık kalacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/hatay-da-cocuk-ve-genc-hukumlulerin-yaptigi-urunler-sergilendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, İran’ın gece düzenlediği saldırılar nedeniyle Kuveyt’teki 2 İranlı diplomatı istenmeyen kişi ilan etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kuveyt-disisleri-bakanligi-iran-in-gece-duzenledigi-saldirilar-nedeniyle-kuveyt-teki-2-iranli-diplomati-istenmeyen-kisi-ilan-etti/856720/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kuveyt-disisleri-bakanligi-iran-in-gece-duzenledigi-saldirilar-nedeniyle-kuveyt-teki-2-iranli-diplomati-istenmeyen-kisi-ilan-etti/856720/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:21:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri —]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri —]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Anahtar Parti Türkiye'nin Yeni Kalkınma Rotası: 2050 Vizyonunu kamuoyuyla paylaştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/anahtar-parti-turkiye-nin-yeni-kalkinma-rotasi-2050-vizyonunu-kamuoyuyla-paylasti/856719/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/anahtar-parti-turkiye-nin-yeni-kalkinma-rotasi-2050-vizyonunu-kamuoyuyla-paylasti/856719/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:18:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Anahtar Parti Kalkınma Politikaları Başkanlığınca İstanbul'da Türkiye'nin Yeni Kalkınma Rotası: 2050 Vizyonu programı düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Anahtar Parti Kalkınma Politikaları Başkanlığınca İstanbul'da Türkiye'nin Yeni Kalkınma Rotası: 2050 Vizyonu programı düzenlendi.Şişli'deki bir otelde gerçekleştirilen programda konuşan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, siyasi kavgayla değil, Türk milletinin kapasitesiyle kurulmuş bir parti olduklarını söyledi.Ağıralioğlu, Stratejik verimlilik, denetim, rekabet, hesap verilebilirlik, şeffaflık, yönetilebilirlik, bu kavramlar etrafında önümüzdeki dönemin ihtiyaçlar hiyerarşisini yönetim modellemesine dönüştürmek zorunda olduğumuz bir iklimin siyasetçileriyiz biz. Risklerimizi, imkanlarımızı biliyoruz. Nelerimizin eksik olduğunu, neyi çalışarak, neyi ortaklaşarak, neyi hedefimize koyarak başarabileceğimizi, nelere nasıl ulaşabileceğimizi plan yaparak yönetmeye geliyoruz. dedi.Türkiye'nin planlama sorunu olduğunu ve kapasitesine göre yönetilemediğini öne süren Ağıralioğlu, Türkiye'nin rahatlıkla Almanya olabilme kapasitesini yakalayabileceğini ifade etti.İlkeli ve hesap verilebilir siyaset vurgusu yapan Ağıralioğlu, Yaptıklarımızı bir sistemle yapacağız, bilenlere soracağız, bilenlerin dediğini yapacağız, yaptığımızın hesabını vereceğiz, ülke ayağa kalkacak. diye konuştu.Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı Sedat Yalçın ise partisinin hazırladığı Türkiye'nin Yeni Kalkınma Rotası: 2050 Vizyonu programının sunumunu gerçekleştirdi.Anahtar Partinin 20 ay önce kurulduğunu hatırlatan Yalçın, bu sürede Türkiye ve dünyada çok önemli gelişmelerin yaşandığını ve artık Üçüncü Dünya Savaşı'ndan bahsedilmeye başlandığını dile getirdi.Yalçın, ABD'nin son 30 yılda uyguladığı politikalar sonucunda imalat sanayisinin önemli bir bölümünü Çin ve Güney Asya'ya kaptırdığını, küresel sanayide ABD'nin payı yüzde 23'lerden yüzde 16'lara düşerken, Çin'in payının yüzde 2'lerden yüzde 30'lara çıktığını vurguladı.Bu gelişmelerin tamamının Türkiye için risk oluşturduğunu ve çok iyi yönetilmesi gerektiğini ifade eden Yalçın, son dönemlerde yaşanan kur-enflasyon uyuşmazlığı, finansa erişim, yatırım iştahsızlığı ve ekonomideki genel verimlilik problemleriyle birlikte olumsuz sermaye hareketleri gördüklerini kaydetti.Anahtar Kalkınmanın Vizyonu, Kalkınma İçin Hibrit Model, Anahtar Kalkınma-Tarım, Su, Enerji, Bölgesel Kalkınma, Kalkınmanın Finansmanı, Sosyal Reformlar ve Kalkınma ve 2050 Hedefleri başlıklarından oluşan vizyon belgesinin sunumunu gerçekleştiren Yalçın, Türkiye'yi sürdürülebilir politikalarla yönetilen ve kalkınmasını tamamlamış bir devlet haline getirmek istediklerini belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Anahtar Parti Kalkınma Politikaları Başkanlığınca İstanbul'da Türkiye'nin Yeni Kalkınma Rotası: 2050 Vizyonu programı düzenlendi.Şişli'deki bir otelde gerçekleştirilen programda konuşan Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, siyasi kavgayla değil, Türk milletinin kapasitesiyle kurulmuş bir parti olduklarını söyledi.Ağıralioğlu, Stratejik verimlilik, denetim, rekabet, hesap verilebilirlik, şeffaflık, yönetilebilirlik, bu kavramlar etrafında önümüzdeki dönemin ihtiyaçlar hiyerarşisini yönetim modellemesine dönüştürmek zorunda olduğumuz bir iklimin siyasetçileriyiz biz. Risklerimizi, imkanlarımızı biliyoruz. Nelerimizin eksik olduğunu, neyi çalışarak, neyi ortaklaşarak, neyi hedefimize koyarak başarabileceğimizi, nelere nasıl ulaşabileceğimizi plan yaparak yönetmeye geliyoruz. dedi.Türkiye'nin planlama sorunu olduğunu ve kapasitesine göre yönetilemediğini öne süren Ağıralioğlu, Türkiye'nin rahatlıkla Almanya olabilme kapasitesini yakalayabileceğini ifade etti.İlkeli ve hesap verilebilir siyaset vurgusu yapan Ağıralioğlu, Yaptıklarımızı bir sistemle yapacağız, bilenlere soracağız, bilenlerin dediğini yapacağız, yaptığımızın hesabını vereceğiz, ülke ayağa kalkacak. diye konuştu.Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Politikaları Başkanı Sedat Yalçın ise partisinin hazırladığı Türkiye'nin Yeni Kalkınma Rotası: 2050 Vizyonu programının sunumunu gerçekleştirdi.Anahtar Partinin 20 ay önce kurulduğunu hatırlatan Yalçın, bu sürede Türkiye ve dünyada çok önemli gelişmelerin yaşandığını ve artık Üçüncü Dünya Savaşı'ndan bahsedilmeye başlandığını dile getirdi.Yalçın, ABD'nin son 30 yılda uyguladığı politikalar sonucunda imalat sanayisinin önemli bir bölümünü Çin ve Güney Asya'ya kaptırdığını, küresel sanayide ABD'nin payı yüzde 23'lerden yüzde 16'lara düşerken, Çin'in payının yüzde 2'lerden yüzde 30'lara çıktığını vurguladı.Bu gelişmelerin tamamının Türkiye için risk oluşturduğunu ve çok iyi yönetilmesi gerektiğini ifade eden Yalçın, son dönemlerde yaşanan kur-enflasyon uyuşmazlığı, finansa erişim, yatırım iştahsızlığı ve ekonomideki genel verimlilik problemleriyle birlikte olumsuz sermaye hareketleri gördüklerini kaydetti.Anahtar Kalkınmanın Vizyonu, Kalkınma İçin Hibrit Model, Anahtar Kalkınma-Tarım, Su, Enerji, Bölgesel Kalkınma, Kalkınmanın Finansmanı, Sosyal Reformlar ve Kalkınma ve 2050 Hedefleri başlıklarından oluşan vizyon belgesinin sunumunu gerçekleştiren Yalçın, Türkiye'yi sürdürülebilir politikalarla yönetilen ve kalkınmasını tamamlamış bir devlet haline getirmek istediklerini belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Erzurum'da Sıfır Atık Şenliği ile çevre bilinci aşılandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/erzurum-da-sifir-atik-senligi-ile-cevre-bilinci-asilandi/856718/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/erzurum-da-sifir-atik-senligi-ile-cevre-bilinci-asilandi/856718/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:18:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Erzurum — Erzurum'da Çevre Haftası etkinlikleri kapsamında çevre bilincinin artırılması ve geri dönüşüm kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla Sıfır Atık Şenliği düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Erzurum Haberleri — Erzurum'da Çevre Haftası etkinlikleri kapsamında çevre bilincinin artırılması ve geri dönüşüm kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla Sıfır Atık Şenliği düzenlendi.Yakutiye Belediyesince tarihi Yakutiye Medresesi önünde gerçekleştirilen şenlikte, öğrencilerin geri dönüşüm malzemelerinden tasarladığı eserler sergilendi.Programda çocuklar, atık malzemelerin yeniden değerlendirilme süreçlerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Katılımcılara çevrenin korunması ve doğal kaynakların verimli kullanılması konusunda da bilgilendirme yapıldı.Şenlik kapsamında düzenlenen Atık Yağ Toplama Kampanyası'nda ise 3 litre atık yağ getiren vatandaşlara 1 litre sıvı yağ hediye edildi.Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, burada yaptığı konuşmada, çevre bilincinin gelecek nesillere aktarılmasının önemli olduğunu söyledi.Sıfır atık anlayışını toplumun her kesimine yaymak için çalıştıklarını ifade eden Uçar, Çocuklarımızın çevre konusunda bilinçlenmesini çok önemsiyoruz. Gerçekleştirdiğimiz etkinliklerle hem eğlendik hem de çevremizi korumanın önemini bir kez daha hatırlattık. Belediye olarak çevre dostu projeler üretmeye ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Uluslararası çevre ağına dahil olan Türkiye'deki 20 belediyeden biri olmamız bu alandaki çalışmalarımızın önemli bir göstergesidir. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Erzurum Haberleri — Erzurum'da Çevre Haftası etkinlikleri kapsamında çevre bilincinin artırılması ve geri dönüşüm kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla Sıfır Atık Şenliği düzenlendi.Yakutiye Belediyesince tarihi Yakutiye Medresesi önünde gerçekleştirilen şenlikte, öğrencilerin geri dönüşüm malzemelerinden tasarladığı eserler sergilendi.Programda çocuklar, atık malzemelerin yeniden değerlendirilme süreçlerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı buldu. Katılımcılara çevrenin korunması ve doğal kaynakların verimli kullanılması konusunda da bilgilendirme yapıldı.Şenlik kapsamında düzenlenen Atık Yağ Toplama Kampanyası'nda ise 3 litre atık yağ getiren vatandaşlara 1 litre sıvı yağ hediye edildi.Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, burada yaptığı konuşmada, çevre bilincinin gelecek nesillere aktarılmasının önemli olduğunu söyledi.Sıfır atık anlayışını toplumun her kesimine yaymak için çalıştıklarını ifade eden Uçar, Çocuklarımızın çevre konusunda bilinçlenmesini çok önemsiyoruz. Gerçekleştirdiğimiz etkinliklerle hem eğlendik hem de çevremizi korumanın önemini bir kez daha hatırlattık. Belediye olarak çevre dostu projeler üretmeye ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Uluslararası çevre ağına dahil olan Türkiye'deki 20 belediyeden biri olmamız bu alandaki çalışmalarımızın önemli bir göstergesidir. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/erzurum-da-sifir-atik-senligi-ile-cevre-bilinci-asilandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Başkentte bisiklet sürme etkinliği gerçekleştirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/baskentte-bisiklet-surme-etkinligi-gerceklestirildi/856717/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/baskentte-bisiklet-surme-etkinligi-gerceklestirildi/856717/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:16:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Başkentte 3 Haziran Dünya Bisiklet Günü kapsamında bisiklet sürme etkinliği gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Başkentte 3 Haziran Dünya Bisiklet Günü kapsamında bisiklet sürme etkinliği gerçekleştirildi.Altındağ Belediyesi'nce Karapürçek Mahallesindeki Bisiklet Parkında düzenlenen etkinliğe, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, Mimar Başak Cengiz Kadın Eğitim ve Kültür Merkezi üyesi kadınlar ve çocuklar katıldı.Tiryaki'nin, kadınlar ve çocuklarla bisiklet sürdüğü etkinlikte, çocuklara hediyeler verildi.Parkta ücretsiz olarak hizmete sunulan bisikletlere her yaştan kadın ve çocuk ilgi gösterdi. Bazı kadınlar, üç tekerlekli bisikletlerin sepetlerinde çocuklarını gezdirerek renkli görüntüler oluşturdu.Etkinliğe ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Tiryaki, bisiklet parkını geçmişte yaptıklarını, sağlıklı yaşam adı altında bisiklet kullanımını yaygınlaştırmayı hedeflediklerini söyledi.Bisiklet Parkındaki Kadın Eğitim ve Kültür Merkezi'nin yanında Altındağlı kadınların kullanımı için bisikletler aldıklarını ve kullanımını yaygınlaştırmak için çalışmalar yaptıklarını anlatan Tiryaki, Herkes gelsin, bisikleti alsın, kendi mahallesinde, şehir içinde çocuğunu okula götürürken, markete giderken araba değil, bisiklet kullansın. Hem sağlık hem trafik hem de büyükşehirlerde ulaşımı kolaylaştırmak açısından bugünün anısına beraber bisiklet sürme etkinliği gerçekleştirdik. diye konuştu.- Her geçen gün trafikteki sıkıntıları görüyoruzBisiklet yollarının ülke genelinde yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Tiryaki, bisiklet kullanımının şehir trafiğini de rahatlatabileceğine işaret etti. Tiryaki, şunları kaydetti:Her geçen gün trafikteki sıkıntıları görüyoruz. Herkes çocuğunu okula kendi arabasına götürmeye kalkıyor. Belediyecilere büyük görevler düşüyor. Şehir planları yapılırken yaya aksları kadar, yani araba yolları kadar, bisiklet yolları da zorunlu. Son yıllarda görüyorum ki planlarda bunlara dikkat ediliyor. Ama yıllarca çok geciktik, bazı yerlerde yapmakta mümkün değil. Arabaların garaj, otopark problemleri var maalesef. Medeni ülke olmanın gerekleri bunlar. Ne zaman bunları çözersek, medeni bir ortamda yaşamış oluruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Başkentte 3 Haziran Dünya Bisiklet Günü kapsamında bisiklet sürme etkinliği gerçekleştirildi.Altındağ Belediyesi'nce Karapürçek Mahallesindeki Bisiklet Parkında düzenlenen etkinliğe, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, Mimar Başak Cengiz Kadın Eğitim ve Kültür Merkezi üyesi kadınlar ve çocuklar katıldı.Tiryaki'nin, kadınlar ve çocuklarla bisiklet sürdüğü etkinlikte, çocuklara hediyeler verildi.Parkta ücretsiz olarak hizmete sunulan bisikletlere her yaştan kadın ve çocuk ilgi gösterdi. Bazı kadınlar, üç tekerlekli bisikletlerin sepetlerinde çocuklarını gezdirerek renkli görüntüler oluşturdu.Etkinliğe ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Tiryaki, bisiklet parkını geçmişte yaptıklarını, sağlıklı yaşam adı altında bisiklet kullanımını yaygınlaştırmayı hedeflediklerini söyledi.Bisiklet Parkındaki Kadın Eğitim ve Kültür Merkezi'nin yanında Altındağlı kadınların kullanımı için bisikletler aldıklarını ve kullanımını yaygınlaştırmak için çalışmalar yaptıklarını anlatan Tiryaki, Herkes gelsin, bisikleti alsın, kendi mahallesinde, şehir içinde çocuğunu okula götürürken, markete giderken araba değil, bisiklet kullansın. Hem sağlık hem trafik hem de büyükşehirlerde ulaşımı kolaylaştırmak açısından bugünün anısına beraber bisiklet sürme etkinliği gerçekleştirdik. diye konuştu.- Her geçen gün trafikteki sıkıntıları görüyoruzBisiklet yollarının ülke genelinde yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Tiryaki, bisiklet kullanımının şehir trafiğini de rahatlatabileceğine işaret etti. Tiryaki, şunları kaydetti:Her geçen gün trafikteki sıkıntıları görüyoruz. Herkes çocuğunu okula kendi arabasına götürmeye kalkıyor. Belediyecilere büyük görevler düşüyor. Şehir planları yapılırken yaya aksları kadar, yani araba yolları kadar, bisiklet yolları da zorunlu. Son yıllarda görüyorum ki planlarda bunlara dikkat ediliyor. Ama yıllarca çok geciktik, bazı yerlerde yapmakta mümkün değil. Arabaların garaj, otopark problemleri var maalesef. Medeni ülke olmanın gerekleri bunlar. Ne zaman bunları çözersek, medeni bir ortamda yaşamış oluruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRK-İŞ Genel Başkanı Atalay'dan enflasyon kaynaklı kayıpları telafi talebi:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turk-is-genel-baskani-atalay-dan-enflasyon-kaynakli-kayiplari-telafi-talebi/856716/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turk-is-genel-baskani-atalay-dan-enflasyon-kaynakli-kayiplari-telafi-talebi/856716/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:16:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Emekçiler, yüksek vergiler ve enflasyondan kaynaklanan geçim zorluğunu ağır şekilde yaşamaktadır. Alım gücünü düşüren enflasyon, temel sorunların başında gelmektedir. İşçiler, memurlar, emekliler ve asgari ücretle çalışan milyonlarca kişinin enflasyon karşısındaki kayıpları telafi edilmelidir - Kayıt dışı çalışma hala milyonlarca işçiyi sosyal güvenlikten ve sendikal haklardan mahrum bırakmaktadır. Staj ve çıraklık mağdurlarının yaşadığı sorunlar hala çözüm beklemektedir. Taşeron çalışma sistemi çalışanların iş güvencesini ve sendikalaşma hakkını zayıflatmaya devam etmektedir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, emekçilerin yüksek vergiler ve enflasyondan kaynaklanan geçim zorluğunu ağır şekilde yaşadığını belirterek, Alım gücünü düşüren enflasyon, temel sorunların başında gelmektedir. İşçiler, memurlar, emekliler ve asgari ücretle çalışan milyonlarca kişinin enflasyon karşısındaki kayıpları telafi edilmelidir. talebinde bulundu.Atalay, Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO), İsviçre'nin Cenevre kentinde devam eden 114. Uluslararası Çalışma Konferansı'nda genel kurula Türkiye'deki çalışanları temsilen hitap etti.Bu yılki genel kurulda çalışma hayatının sorunlarının yanında vicdanı, adalet duygusunu, barışı ve insanlığın ortak geleceğini de konuşacaklarını dile getiren Atalay, şunları söyledi:Dünya insanlık açısından son derece zorlu bir dönemden geçmektedir. Savaşlar, bölgesel çatışmalar, ekonomik krizler, yoksulluk ve eşitsizlik derinleşmektedir. Bir tarafta teknoloji, yapay zeka ve dijital dönüşüm konuşuluyor. Diğer tarafta çocukların, kadınların ve sivillerin bombalar altında yaşam mücadelesi verdiği bir dünyaya tanıklık ediyoruz. Barışı ve insan haklarını korumak amacıyla kurulmuş uluslararası kuruluşlar, büyük insani felaketler karşısında etkisiz kalmaktadır. Bizler de yıllardır burada aynı şeyleri tekrar etmekten bir adım öteye gidemiyoruz. Uluslararası hukuk ve sözleşmeler hala yürürlüktedir. Ancak, yaşanan acılar karşısında bu kuralların insanları koruyamadığı açık biçimde ortadadır. Bugün ne yazık ki hukuk güçlülerin ürettiği ve kendi çıkarlarına göre şekillendirip dayattığı bir araç haline dönüşmüştür. Oysa hukuk gücün yanında duran değil, adaletsizlik karşısında mazlumu, haklıyı ve insan onurunu savunan evrensel bir güvence olmalıdır.- Dijital dönüşüm beraberinde ciddi güvencesizlik sorunlarını da getiriyorAdaletin kişilere, ülkelere ve güç odaklarına göre farklı uygulanmasının devletler arasındaki güveni hızla tükettiğini ifade eden Ergün Atalay, şöyle konuştu:Uluslararası sistemin inandırıcılığını ve insanlığın ortak geleceğine olan inancını yok etmektedir. Orta Doğu'da devam eden savaşlar bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Silah tüccarları büyük kazançlar elde ederken, kadınlar, çocuklar ve bebekler hayatını kaybetmekte, şehirler, fabrikalar, iş yerleri yıkılmakta, aileler yok olmaktadır. Gazze'de yaşananlar insanlığın ortak vicdanını derinden yaralamıştır. Daha da üzücü olan, bütün bunlar yaşanırken, dünyanın önemli bir bölümünün sessiz kalmasıdır. Eğer uluslararası toplum barışı, hukuku ve insan onurunu korumakta bu şekilde sessiz ve yetersiz kalırsa, dünyayı daha büyük krizler beklemektedir.Bu yıl konferansın gündeminde yer alan sosyal diyalog, platform ekonomisi ve eşitlik konuları çalışma hayatının geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Atalay, Dijital dönüşüm beraberinde ciddi güvencesizlik sorunlarını da getirmektedir. Bizim için esas olan, geçici ve güvencesiz çalışma modellerinin sona ermesidir. Güvenceli, sürekli ve insan onuruna yakışır işlerin yaygınlaşmasıdır. değerlendirmesinde bulundu.- İş kazaları ve meslek hastalıkları çalışma hayatının ağır sorunları arasında yer alıyorDünyada gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini, emeğin milli gelirden aldığı payın gerilediğini vurgulayan Atalay, şunları kaydetti:Savaşlar ve ekonomik krizler nedeniyle tüm dünya, yüksek enflasyonla karşı karşıyadır. Benim ülkemde de emekçiler, yüksek vergiler ve enflasyondan kaynaklanan geçim zorluğunu ağır şekilde yaşamaktadır. Alım gücünü düşüren enflasyon, temel sorunların başında gelmektedir. İşçiler, memurlar, emekliler ve asgari ücretle çalışan milyonlarca kişinin enflasyon karşısındaki kayıpları telafi edilmelidir. Kayıt dışı çalışma hala milyonlarca işçiyi sosyal güvenlikten ve sendikal haklardan mahrum bırakmaktadır. Staj ve çıraklık mağdurlarının yaşadığı sorunlar hala çözüm beklemektedir. Taşeron çalışma sistemi çalışanların iş güvencesini ve sendikalaşma hakkını zayıflatmaya devam etmektedir. Uzun çalışma saatleri, iş kazaları ve meslek hastalıkları çalışma hayatının ağır sorunları arasında yer almaktadır. Bazı iş yerlerinde çalışanların sendikal örgütlenme nedeniyle baskıyla karşılaşması ve işten çıkarılma kaygısı yaşaması önemli sorunlardan biri olmayı sürdürmektedir.Sendikal hakların etkin biçimde korunmasının demokratik çalışma hayatının temel şartı olduğunu vurgulayan Atalay, Grev hakkı da dahil olmak üzere kamu çalışanlarının sendikal hakları ve 4688 sayılı Kanun ILO Sözleşmeleri ile uyumlu hale getirilmeli, toplu sözleşmelerini adil bir şekilde yapabilmelerinin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Biz biliyoruz ki emeğin korunmadığı, gelir adaletinin sağlanmadığı ve sosyal devletin güçlendirilmediği bir yerde ne toplumsal barıştan ne de sürdürülebilir kalkınmadan söz edilebilir. dedi.- Bugün harekete geçmeyeceksek, ne zaman geçeceğiz?Atalay, uluslararası hukuk ve dayanışmanın her zamankinden daha önemli olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:İnsanlığın ortak geleceği için barışı, adaleti ve dayanışmayı büyütmek zorundayız. Bugün savaşlara, krizlere ve adaletsizliklere karşı sesimizi yükseltme günüdür. İran'da ölen 168 kız çocuğunun yarım kalan yaşamları, insanlığın ortak vicdanında silinmeyecek bir yara olarak kalacaktır. Ukrayna, Filistin, Lübnan, İran ve tüm Orta Doğu'da kadınların, çocukların ve sivillerin bombalarla hayattan koparıldığı, annelerin evlatlarını toprağa verdiği insanlık dramı karşısında harekete geçmek zorundayız. Bugün harekete geçmeyeceksek, ne zaman geçeceğiz?]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, emekçilerin yüksek vergiler ve enflasyondan kaynaklanan geçim zorluğunu ağır şekilde yaşadığını belirterek, Alım gücünü düşüren enflasyon, temel sorunların başında gelmektedir. İşçiler, memurlar, emekliler ve asgari ücretle çalışan milyonlarca kişinin enflasyon karşısındaki kayıpları telafi edilmelidir. talebinde bulundu.Atalay, Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO), İsviçre'nin Cenevre kentinde devam eden 114. Uluslararası Çalışma Konferansı'nda genel kurula Türkiye'deki çalışanları temsilen hitap etti.Bu yılki genel kurulda çalışma hayatının sorunlarının yanında vicdanı, adalet duygusunu, barışı ve insanlığın ortak geleceğini de konuşacaklarını dile getiren Atalay, şunları söyledi:Dünya insanlık açısından son derece zorlu bir dönemden geçmektedir. Savaşlar, bölgesel çatışmalar, ekonomik krizler, yoksulluk ve eşitsizlik derinleşmektedir. Bir tarafta teknoloji, yapay zeka ve dijital dönüşüm konuşuluyor. Diğer tarafta çocukların, kadınların ve sivillerin bombalar altında yaşam mücadelesi verdiği bir dünyaya tanıklık ediyoruz. Barışı ve insan haklarını korumak amacıyla kurulmuş uluslararası kuruluşlar, büyük insani felaketler karşısında etkisiz kalmaktadır. Bizler de yıllardır burada aynı şeyleri tekrar etmekten bir adım öteye gidemiyoruz. Uluslararası hukuk ve sözleşmeler hala yürürlüktedir. Ancak, yaşanan acılar karşısında bu kuralların insanları koruyamadığı açık biçimde ortadadır. Bugün ne yazık ki hukuk güçlülerin ürettiği ve kendi çıkarlarına göre şekillendirip dayattığı bir araç haline dönüşmüştür. Oysa hukuk gücün yanında duran değil, adaletsizlik karşısında mazlumu, haklıyı ve insan onurunu savunan evrensel bir güvence olmalıdır.- Dijital dönüşüm beraberinde ciddi güvencesizlik sorunlarını da getiriyorAdaletin kişilere, ülkelere ve güç odaklarına göre farklı uygulanmasının devletler arasındaki güveni hızla tükettiğini ifade eden Ergün Atalay, şöyle konuştu:Uluslararası sistemin inandırıcılığını ve insanlığın ortak geleceğine olan inancını yok etmektedir. Orta Doğu'da devam eden savaşlar bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Silah tüccarları büyük kazançlar elde ederken, kadınlar, çocuklar ve bebekler hayatını kaybetmekte, şehirler, fabrikalar, iş yerleri yıkılmakta, aileler yok olmaktadır. Gazze'de yaşananlar insanlığın ortak vicdanını derinden yaralamıştır. Daha da üzücü olan, bütün bunlar yaşanırken, dünyanın önemli bir bölümünün sessiz kalmasıdır. Eğer uluslararası toplum barışı, hukuku ve insan onurunu korumakta bu şekilde sessiz ve yetersiz kalırsa, dünyayı daha büyük krizler beklemektedir.Bu yıl konferansın gündeminde yer alan sosyal diyalog, platform ekonomisi ve eşitlik konuları çalışma hayatının geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Atalay, Dijital dönüşüm beraberinde ciddi güvencesizlik sorunlarını da getirmektedir. Bizim için esas olan, geçici ve güvencesiz çalışma modellerinin sona ermesidir. Güvenceli, sürekli ve insan onuruna yakışır işlerin yaygınlaşmasıdır. değerlendirmesinde bulundu.- İş kazaları ve meslek hastalıkları çalışma hayatının ağır sorunları arasında yer alıyorDünyada gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini, emeğin milli gelirden aldığı payın gerilediğini vurgulayan Atalay, şunları kaydetti:Savaşlar ve ekonomik krizler nedeniyle tüm dünya, yüksek enflasyonla karşı karşıyadır. Benim ülkemde de emekçiler, yüksek vergiler ve enflasyondan kaynaklanan geçim zorluğunu ağır şekilde yaşamaktadır. Alım gücünü düşüren enflasyon, temel sorunların başında gelmektedir. İşçiler, memurlar, emekliler ve asgari ücretle çalışan milyonlarca kişinin enflasyon karşısındaki kayıpları telafi edilmelidir. Kayıt dışı çalışma hala milyonlarca işçiyi sosyal güvenlikten ve sendikal haklardan mahrum bırakmaktadır. Staj ve çıraklık mağdurlarının yaşadığı sorunlar hala çözüm beklemektedir. Taşeron çalışma sistemi çalışanların iş güvencesini ve sendikalaşma hakkını zayıflatmaya devam etmektedir. Uzun çalışma saatleri, iş kazaları ve meslek hastalıkları çalışma hayatının ağır sorunları arasında yer almaktadır. Bazı iş yerlerinde çalışanların sendikal örgütlenme nedeniyle baskıyla karşılaşması ve işten çıkarılma kaygısı yaşaması önemli sorunlardan biri olmayı sürdürmektedir.Sendikal hakların etkin biçimde korunmasının demokratik çalışma hayatının temel şartı olduğunu vurgulayan Atalay, Grev hakkı da dahil olmak üzere kamu çalışanlarının sendikal hakları ve 4688 sayılı Kanun ILO Sözleşmeleri ile uyumlu hale getirilmeli, toplu sözleşmelerini adil bir şekilde yapabilmelerinin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Biz biliyoruz ki emeğin korunmadığı, gelir adaletinin sağlanmadığı ve sosyal devletin güçlendirilmediği bir yerde ne toplumsal barıştan ne de sürdürülebilir kalkınmadan söz edilebilir. dedi.- Bugün harekete geçmeyeceksek, ne zaman geçeceğiz?Atalay, uluslararası hukuk ve dayanışmanın her zamankinden daha önemli olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:İnsanlığın ortak geleceği için barışı, adaleti ve dayanışmayı büyütmek zorundayız. Bugün savaşlara, krizlere ve adaletsizliklere karşı sesimizi yükseltme günüdür. İran'da ölen 168 kız çocuğunun yarım kalan yaşamları, insanlığın ortak vicdanında silinmeyecek bir yara olarak kalacaktır. Ukrayna, Filistin, Lübnan, İran ve tüm Orta Doğu'da kadınların, çocukların ve sivillerin bombalarla hayattan koparıldığı, annelerin evlatlarını toprağa verdiği insanlık dramı karşısında harekete geçmek zorundayız. Bugün harekete geçmeyeceksek, ne zaman geçeceğiz?]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/turk-is-genel-baskani-atalay-dan-enflasyon-kaynakli-kayiplari-telafi-talebi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Trabzonspor'da Zubkov, Yunanistan'ın AEK Kulübüne transfer oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trabzonspor-da-zubkov-yunanistan-in-aek-kulubune-transfer-oldu/856715/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trabzonspor-da-zubkov-yunanistan-in-aek-kulubune-transfer-oldu/856715/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:15:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Trabzon — Trabzonspor, Ukraynalı oyuncusu Oleksandr Zubkov'un transferi konusunda Yunanistan'ın AEK Kulübü ile anlaşma sağlandığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Trabzon Haberleri — Trabzonspor, Ukraynalı oyuncusu Oleksandr Zubkov'un transferi konusunda Yunanistan'ın AEK Kulübü ile anlaşma sağlandığını duyurdu. Trabzonspor Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliği Ticaret A.Ş'den, Borsa İstanbul'a gönderilen ve Kamuyu Aydınlatma Platformunda da (KAP) yer alan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:Profesyonel futbolcumuz Oleksandr Zubkov'un, AEK Kulübüne kesin transferi konusunda anlaşma sağlanmıştır. Anlaşmaya göre AEK Kulübü, kulübümüze sözleşme fesih bedeli olarak 4 milyon euro ödeme yapacaktır. Ayrıca AEK, kulübümüze, şarta bağlı bonus olarak 500 bin euro ile futbolcunun bir başka kulübe transferinin gerçekleşmesi halinde elde edilecek net transfer bedelinin yüzde 10'unu ödeyecektir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Trabzon Haberleri — Trabzonspor, Ukraynalı oyuncusu Oleksandr Zubkov'un transferi konusunda Yunanistan'ın AEK Kulübü ile anlaşma sağlandığını duyurdu. Trabzonspor Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliği Ticaret A.Ş'den, Borsa İstanbul'a gönderilen ve Kamuyu Aydınlatma Platformunda da (KAP) yer alan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:Profesyonel futbolcumuz Oleksandr Zubkov'un, AEK Kulübüne kesin transferi konusunda anlaşma sağlanmıştır. Anlaşmaya göre AEK Kulübü, kulübümüze sözleşme fesih bedeli olarak 4 milyon euro ödeme yapacaktır. Ayrıca AEK, kulübümüze, şarta bağlı bonus olarak 500 bin euro ile futbolcunun bir başka kulübe transferinin gerçekleşmesi halinde elde edilecek net transfer bedelinin yüzde 10'unu ödeyecektir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/trabzonspor-da-zubkov-yunanistan-in-aek-kulubune-transfer-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Alman hükümeti döngüsel ekonomi eylem planını kabul etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/alman-hukumeti-dongusel-ekonomi-eylem-planini-kabul-etti/856714/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/alman-hukumeti-dongusel-ekonomi-eylem-planini-kabul-etti/856714/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:12:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Berlin — Almanya Çevre, İklimi Koruma, Doğayı Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanı Carsten Schneider: - Döngüsel ekonomi, sanayimizi daha bağımsız hale getiriyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Berlin Haberleri — Almanya'da bakanlar kurulu, döngüsel ekonomiyi hızlandırmanın hedeflendiği yasa tasarısını onayladı.Almanya Çevre, İklimi Koruma, Doğayı Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığından yapılan açıklamada, bakanlar kurulunun, hükümetin ham madde bağımlılığını azaltmak ve uluslararası tedarik zincirindeki kırılganlıklara karşı yerli sanayiyi korumak amacıyla hazırladığı ulusal döngüsel ekonomi eylem programına onay verdiği bildirildi.Kabul edilen 12 maddelik paket kapsamında, kısa vadede 260 milyon avro, 2027-2030 yıllarında ise ilave 305 milyon avro olmak üzere toplamda 565 milyon avroluk kaynak tahsis edildi.Söz konusu bütçe, iklim fonlarından oluşturulacak.Mali destek, yeni mevzuatlar ve dijital altyapıyla desteklenen planın temelini, 2026 sonunda devreye girecek olan 'Geleceğin Döngüsel Ekonomisi' teşvik programı oluşturuyor.Program kapsamında yenilikçi üretim süreçleri, kritik ham maddelerin geri kazanımı ve dijital uygulamalar teşvik edilecek. Yasal düzenlemeler tarafında ise yeni bir ulusal tekstil yasası, tek kullanımlık elektronik sigaraların yasaklanması, Ambalaj Yasası ve Atık Yönetimi Kanunu'nda yapılacak değişiklikler öne çıkıyor.Ayrıca Almanya, Avrupa Birliği (AB) düzeyindeki yeni döngüsel ekonomi yasası ile Birleşmiş Milletler (BM) Plastik Anlaşması müzakerelerinde öncü rol oynamayı sürdüreceğini beyan etti.- Kamu şirketlerine geri dönüştürülmüş ürün kotasıEylem planında, geri dönüştürülmüş ürünlerin tedarikinde kamu sektörünün üstleneceği rol uzun süre koalisyon ortakları arasında tartışma konusu oldu.Nihai programda bağlayıcı sert kotalar yer almasa da federal hükümetin çoğunluk hissesine sahip olduğu Alman Demiryolları ve Autobahn GmbH gibi büyük kamu iştiraklerine yönelik yükümlülükler getirildi. Söz konusu şirketler, yıllık sipariş hacimlerinde geri dönüştürülmüş ürünlerin payını kademeli olarak artıracak.Hükümet, 2028 yazında ekonomik verimlilik kriterlerini de göz önünde bulundurarak bu artışın yeterli olup olmadığını denetleyecek.Almanya Çevre, İklimi Koruma, Doğayı Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanı Carsten Schneider, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Almanya'nın yerli ham madde kaynakları açısından zengin bir ülke olmadığına dikkati çekerek, Döngüsel ekonomi, sanayimizi daha bağımsız hale getiriyor. Uluslararası tedarik zincirleri kırılganlaştığında veya ticaret yolları tıkandığında şirketlerimize koruma kalkanı sağlıyor. ifadesini kullandı.- İş dünyasından farklı tepkilerHükümetin yeni eylem planı Alman iş dünyasında farklı tepkilerle karşılandı. Almanya Sanayi Federasyonu (BDI), programı yetersiz ve iddiasız olarak nitelendirerek, endüstriyel ölçekte bir dönüşüm için çok daha fazla hıza ve güvenilirliğe ihtiyaç duyulduğunu savundu.Federasyonun açıklamasında, Eylem programı oldukça iddiasız ve yeni ekonomik politikalar açısından neredeyse hiçbir ivme sağlamıyor. Federal hükümet, döngüsel değer yaratımının dijitalleştirilmesi gibi münferit projeleri netleştiriyor olsa da döngüsel iş modellerinin endüstriyel ölçekte büyümesi için çok daha fazla hıza ve güvenilirliğe ihtiyaç var. Özel fon aracılığıyla döngüsel ekonomiyi canlandırma potansiyeli ne yazık ki yeterince kullanılmıyor. değerlendirmesi yapıldı.Alman Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği ise programın şirketlere planlama doğruluğu kazandıracağını belirtti. Birlik, eylem planının hızlı ve pratik bir şekilde uygulanmasının hayati önem taşıdığını vurgulayarak, dijitalleşme sürecini bu dönüşümün en zayıf noktası olarak nitelendirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Berlin Haberleri — Almanya'da bakanlar kurulu, döngüsel ekonomiyi hızlandırmanın hedeflendiği yasa tasarısını onayladı.Almanya Çevre, İklimi Koruma, Doğayı Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığından yapılan açıklamada, bakanlar kurulunun, hükümetin ham madde bağımlılığını azaltmak ve uluslararası tedarik zincirindeki kırılganlıklara karşı yerli sanayiyi korumak amacıyla hazırladığı ulusal döngüsel ekonomi eylem programına onay verdiği bildirildi.Kabul edilen 12 maddelik paket kapsamında, kısa vadede 260 milyon avro, 2027-2030 yıllarında ise ilave 305 milyon avro olmak üzere toplamda 565 milyon avroluk kaynak tahsis edildi.Söz konusu bütçe, iklim fonlarından oluşturulacak.Mali destek, yeni mevzuatlar ve dijital altyapıyla desteklenen planın temelini, 2026 sonunda devreye girecek olan 'Geleceğin Döngüsel Ekonomisi' teşvik programı oluşturuyor.Program kapsamında yenilikçi üretim süreçleri, kritik ham maddelerin geri kazanımı ve dijital uygulamalar teşvik edilecek. Yasal düzenlemeler tarafında ise yeni bir ulusal tekstil yasası, tek kullanımlık elektronik sigaraların yasaklanması, Ambalaj Yasası ve Atık Yönetimi Kanunu'nda yapılacak değişiklikler öne çıkıyor.Ayrıca Almanya, Avrupa Birliği (AB) düzeyindeki yeni döngüsel ekonomi yasası ile Birleşmiş Milletler (BM) Plastik Anlaşması müzakerelerinde öncü rol oynamayı sürdüreceğini beyan etti.- Kamu şirketlerine geri dönüştürülmüş ürün kotasıEylem planında, geri dönüştürülmüş ürünlerin tedarikinde kamu sektörünün üstleneceği rol uzun süre koalisyon ortakları arasında tartışma konusu oldu.Nihai programda bağlayıcı sert kotalar yer almasa da federal hükümetin çoğunluk hissesine sahip olduğu Alman Demiryolları ve Autobahn GmbH gibi büyük kamu iştiraklerine yönelik yükümlülükler getirildi. Söz konusu şirketler, yıllık sipariş hacimlerinde geri dönüştürülmüş ürünlerin payını kademeli olarak artıracak.Hükümet, 2028 yazında ekonomik verimlilik kriterlerini de göz önünde bulundurarak bu artışın yeterli olup olmadığını denetleyecek.Almanya Çevre, İklimi Koruma, Doğayı Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanı Carsten Schneider, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Almanya'nın yerli ham madde kaynakları açısından zengin bir ülke olmadığına dikkati çekerek, Döngüsel ekonomi, sanayimizi daha bağımsız hale getiriyor. Uluslararası tedarik zincirleri kırılganlaştığında veya ticaret yolları tıkandığında şirketlerimize koruma kalkanı sağlıyor. ifadesini kullandı.- İş dünyasından farklı tepkilerHükümetin yeni eylem planı Alman iş dünyasında farklı tepkilerle karşılandı. Almanya Sanayi Federasyonu (BDI), programı yetersiz ve iddiasız olarak nitelendirerek, endüstriyel ölçekte bir dönüşüm için çok daha fazla hıza ve güvenilirliğe ihtiyaç duyulduğunu savundu.Federasyonun açıklamasında, Eylem programı oldukça iddiasız ve yeni ekonomik politikalar açısından neredeyse hiçbir ivme sağlamıyor. Federal hükümet, döngüsel değer yaratımının dijitalleştirilmesi gibi münferit projeleri netleştiriyor olsa da döngüsel iş modellerinin endüstriyel ölçekte büyümesi için çok daha fazla hıza ve güvenilirliğe ihtiyaç var. Özel fon aracılığıyla döngüsel ekonomiyi canlandırma potansiyeli ne yazık ki yeterince kullanılmıyor. değerlendirmesi yapıldı.Alman Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği ise programın şirketlere planlama doğruluğu kazandıracağını belirtti. Birlik, eylem planının hızlı ve pratik bir şekilde uygulanmasının hayati önem taşıdığını vurgulayarak, dijitalleşme sürecini bu dönüşümün en zayıf noktası olarak nitelendirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cansuyu Derneği kurban emanetlerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cansuyu-dernegi-kurban-emanetlerini-ihtiyac-sahiplerine-ulastirdi/856713/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cansuyu-dernegi-kurban-emanetlerini-ihtiyac-sahiplerine-ulastirdi/856713/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:12:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, kurban emanetlerini dünyanın dört bir yanında 2 milyon 100 bin ihtiyaç sahibine ulaştırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, kurban emanetlerini dünyanın dört bir yanında 2 milyon 100 bin ihtiyaç sahibine ulaştırdı.Dernekten yapılan açıklamaya göre, 2026 yılı kurban organizasyonu kapsamında, dünyanın farklı bölgelerinde yaşam mücadelesi veren ihtiyaç sahiplerine ulaşılarak kurban emanetleri teslim edildi.Dernek, savaş, açlık, kuraklık ve yoksullukla mücadele eden bölgelerde gerçekleştirdiği faaliyetlerle ihtiyaç sahiplerinin sofralarına kurban eti ulaştırdı.Kurban eti dağıtımının yanı sıra dernek üyeleri, ziyaret ettikleri ülkelerde Müslüman yetim çocuklarla da bir araya geldi. Yetimlerin ihtiyaçlarını yerinde tespit eden ekipler, çocukların bayram sevincine ortak oldu, çeşitli sosyal ve insani yardım faaliyetleri gerçekleştirdi.Derneğin Genel Başkanı Mustafa Köylü, yaptığı açıklamada, kurban organizasyonuna destek veren tüm hayırseverlere teşekkür etti.Köylü, Hayırsever bağışçılarımızın bizlere emanet ettiği kurbanları dünyanın dört bir yanında gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırmanın huzurunu yaşıyoruz. Bu yıl gerçekleştirdiğimiz kurban organizasyonu kapsamında milyonlarca kardeşimizin sofralarına kurban eti ulaştırdık. Sadece kurban dağıtımı yapmakla kalmadık, yetimlerimizle buluştuk, su kuyularımızı ziyaret ettik, eğitim faaliyetlerimizi yerinde inceledik. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, kurban emanetlerini dünyanın dört bir yanında 2 milyon 100 bin ihtiyaç sahibine ulaştırdı.Dernekten yapılan açıklamaya göre, 2026 yılı kurban organizasyonu kapsamında, dünyanın farklı bölgelerinde yaşam mücadelesi veren ihtiyaç sahiplerine ulaşılarak kurban emanetleri teslim edildi.Dernek, savaş, açlık, kuraklık ve yoksullukla mücadele eden bölgelerde gerçekleştirdiği faaliyetlerle ihtiyaç sahiplerinin sofralarına kurban eti ulaştırdı.Kurban eti dağıtımının yanı sıra dernek üyeleri, ziyaret ettikleri ülkelerde Müslüman yetim çocuklarla da bir araya geldi. Yetimlerin ihtiyaçlarını yerinde tespit eden ekipler, çocukların bayram sevincine ortak oldu, çeşitli sosyal ve insani yardım faaliyetleri gerçekleştirdi.Derneğin Genel Başkanı Mustafa Köylü, yaptığı açıklamada, kurban organizasyonuna destek veren tüm hayırseverlere teşekkür etti.Köylü, Hayırsever bağışçılarımızın bizlere emanet ettiği kurbanları dünyanın dört bir yanında gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırmanın huzurunu yaşıyoruz. Bu yıl gerçekleştirdiğimiz kurban organizasyonu kapsamında milyonlarca kardeşimizin sofralarına kurban eti ulaştırdık. Sadece kurban dağıtımı yapmakla kalmadık, yetimlerimizle buluştuk, su kuyularımızı ziyaret ettik, eğitim faaliyetlerimizi yerinde inceledik. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/cansuyu-dernegi-kurban-emanetlerini-ihtiyac-sahiplerine-ulastirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Savunma Sanayii İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli tanıtıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/savunma-sanayii-insan-yonetimi-olgunluk-modeli-tanitildi/856712/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/savunma-sanayii-insan-yonetimi-olgunluk-modeli-tanitildi/856712/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:12:06 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — SSB Başkanı Haluk Görgün: - İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli ile şirketlerimizin bugünkü ihtiyaçlarıyla birlikte geleceğin teknoloji ve yetkinlik ihtiyaçlarını da değerlendireceğiz. Hangi alanlarda güçlü olduğumuzu ve hangi alanlarda gelişim fırsatlarımız bulunduğunu daha net göreceğiz - SSB Başkan Yardımcısı Hakan Karataş: - Dünyada İYOM'a benzer 3-4 tane model var. Türkiye'de de yerli ve milli savunma sanayi özelinde geliştirilen ve tasarlanan ilk İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli ile şirketlerin teknoloji ve yetkinlik ihtiyaçlarını değerlendireceklerini belirterek, Hangi alanlarda güçlü olduğumuzu ve hangi alanlarda gelişim fırsatlarımız bulunduğunu daha net göreceğiz. dedi.Görgün, ASELSAN Gölbaşı Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen ve Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) Savunma Sanayii Akademi tarafından düzenlenen Savunma Sanayii İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli (İYOM) Lansman Toplantısı'nda konuştu.Savunma sanayisinde başarının yalnızca platform üretmek, ileri teknoloji geliştirmek veya ihracat rakamlarını artırmak olmadığını söyleyen Görgün, Bütün bunların arkasında güçlü bir insan yönetimi, olgunlaşmış kurumlar, derinleşmiş yetkinlikler ve sürdürülebilir bir ekosistem varsa gerçek anlamda stratejik başarıdan söz edebiliriz. Bu dönüşümü yakalayan ülkeler, kendi güvenlik mimarilerini, sanayi politikalarını, veri altyapılarını, üretim kapasitelerini ve stratejik karar alma süreçlerini güçlü, esnek ve bağımsız bir zemine taşıyabilecek. diye konuştu. Görgün, bu nedenle bu teknoloji alanlarını millileştirecek insan kıymetine sahip olmanın, kurumsal verimlilik konusu olmanın ötesinde, doğrudan doğruya bir milli güvenlik meselesi olduğunu vurguladı.- İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli, bu büyük mimarinin önemli bir parçasıHaluk Görgün, savunma sanayisinde görev alan insan kaynağının bu anlamda büyük bir önem taşıdığını ifade ederek, şunları kaydetti:Bugün savunma sanayisinde görev alan insan kıymetimizin yazdığı her kodda, tasarladığı her sistemde, geliştirdiği her platformda Türkiye'nin bağımsızlık iradesi, medeniyetimizin stratejik aklı ve gelecek vizyonu bulunmaktadır. Bugün savunma sanayisinde inovasyonun kimi alanlarda haftalarla, hatta günlerle ölçüldüğü bir dünyadan söz ediyoruz. Kriz anında hızlı ölçeklenebilen, tedarik zincirini sürdürebilen, üretim kapasitesini artırabilen ve sahadan gelen ihtiyaçlara çevik biçimde cevap verebilen ülkeler öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde savunma sanayisinin gücünü yalnızca tek tek şirketlerimizin başarıları değil, bu başarıların ortak hedefler etrafında bütünleşmesi, yetkinliklerin birbirini tamamlaması ve kurumsal kapasitelerin entegre biçimde gelişmesi belirleyecektir. Bu nedenle birlikte hareket eden, birbirinden öğrenen, kapasitesini ortak akılla büyüten ve insan kıymetini bütün ekosistemin stratejik gücü olarak gören bir yaklaşımı daha da güçlendirmek zorundayız.Savunma sanayisinin önde gelen şirketleriyle ortak akıl oluşturmayı ve insan kıymetini daha bütünleşik bir yaklaşımla geliştirmeyi hedeflediklerini aktaran Görgün, Bugün lansmanını yaptığımız İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli, işte bu büyük mimarinin önemli bir parçasıdır. Bu çalışmayla şirketlerimizin bugünkü ihtiyaçlarıyla birlikte geleceğin teknoloji ve yetkinlik ihtiyaçlarını da değerlendireceğiz. Hangi alanlarda güçlü olduğumuzu ve hangi alanlarda gelişim fırsatlarımız bulunduğunu daha net göreceğiz. ifadelerini kullandı. Görgün, stratejik öncelik taşıyan yetkinlikleri belirleyecek, kurumları daha verimli hale getirecek insan kıymeti yönetimi uygulamalarını birlikte geliştireceklerini sözlerine ekledi.- İnsan yeteneği ve kaynağı kadar, iş geliştirme de önem taşıyorSavunma Sanayii Başkan Yardımcısı Hakan Karataş, Dünyada İYOM'a benzer 3-4 tane model var. Türkiye'de de yerli ve milli savunma sanayisi özelinde geliştirilen ve tasarlanan ilk İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli. Savunma sanayisinde çalışan insan kaynakları, akademi ve kalite profesyonellerinin bir yıldır emek sarf ettiği bir proje. dedi.Karataş, İYOM'un şirketlere sağlayacağı katkı, her bir şirketin bir basamak yukarıya çıkması için gerekli olan olgunluk seviyesine ulaşabilmesi ve onlara yol gösterebilmesi olduğunu belirtti.Ülkede savunma sanayisiyle ilgili bir yetkinlik mimarisine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Karataş, İnsanları doğru yerlerde biriktirmek, hepsi bir araya geldiğinde bütüne katkı sağlayacak bir yapıya ulaştırılması lazım. İşte bu yetkinlik mimarisinin ihtiyacı iki yıl önce başlattığımız, bugün bir projesini sürdüğümüz Milli Yetkinlik Hamlesi'nin de en önemli dönüşümü oldu. dedi.İnsan kaynağının olgunlaştırılmasında insan yeteneği kadar yapılan işin de önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getiren Karataş, şöyle konuştu:Savunma sanayisinin en kıymetli şeyi insandır ama insandan daha kıymetli bir şey var, o da yaptığı iş. Bizim insanı ve teknolojiyi iş üzerinden yönetmemiz lazım. İş insanı ödüllendirsin, insanın yetkinliklerini geliştirsin, insanı görünür kılsın. O yüzden biz İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli diyoruz. Milli Yetkinlik Hamlesi diyoruz ama işin temelinde işi geliştirmek var. Biz ne kadar işi geliştirirsek o kadar insanı ve teknolojiyi de birlikte yöneteceğiz.- İYOM'un amacı savunma sanayisi şirketlerine gelişim fırsatı sunabilmekROKETSAN Akademi Direktörü ve TR Eğitim ve Teknoloji AŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Selin Tamer, İYOM'un işleyişine dair detayları anlattı.İYOM'un amacının, bir değerlendirme sürecinden ziyade, şirketlere bir danışmanlık hizmeti ve gelişim fırsatı sunabilmek olduğunu ifade eden Tamer, sözlerini şöyle sürdürdü:Bizler size, burada gördüğümüz gelişim alanlarımız, güçlü yönlerimiz, risk alanlarımız, bunları değerlendirme raporlarında kısa, uzun ve orta vadeli önerilerimizle beraber ayrı ayrı raporlayacağız. Değerlendirmeye girecek şirketler, olgunlukmodeli.com web sitesi üzerinde başvurularını yapabilecekler. Henüz başvuru yapmadan, 'self assessment' dediğimiz bir boyutu var. Yani şirketlerimiz öz değerlendirmelerini yapabilecekler. Dolayısıyla ben burada yeterli miyim? Bu modele girersem nasıl başarılı olabilirim? Bunları da bir değerlendirme şansı olacak.İYOM uyarlama raporundan sonra edinilen sertifikaların iki yıl geçerli olacağını belirten Tamer, İki yıl sonraki tekrar değerlendirme, uyarlama raporunda koyduğumuz hedeflerle başlayacak. Esasen sektörün gelişmesi burada bu modelle bitmiyor. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli ile şirketlerin teknoloji ve yetkinlik ihtiyaçlarını değerlendireceklerini belirterek, Hangi alanlarda güçlü olduğumuzu ve hangi alanlarda gelişim fırsatlarımız bulunduğunu daha net göreceğiz. dedi.Görgün, ASELSAN Gölbaşı Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen ve Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) Savunma Sanayii Akademi tarafından düzenlenen Savunma Sanayii İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli (İYOM) Lansman Toplantısı'nda konuştu.Savunma sanayisinde başarının yalnızca platform üretmek, ileri teknoloji geliştirmek veya ihracat rakamlarını artırmak olmadığını söyleyen Görgün, Bütün bunların arkasında güçlü bir insan yönetimi, olgunlaşmış kurumlar, derinleşmiş yetkinlikler ve sürdürülebilir bir ekosistem varsa gerçek anlamda stratejik başarıdan söz edebiliriz. Bu dönüşümü yakalayan ülkeler, kendi güvenlik mimarilerini, sanayi politikalarını, veri altyapılarını, üretim kapasitelerini ve stratejik karar alma süreçlerini güçlü, esnek ve bağımsız bir zemine taşıyabilecek. diye konuştu. Görgün, bu nedenle bu teknoloji alanlarını millileştirecek insan kıymetine sahip olmanın, kurumsal verimlilik konusu olmanın ötesinde, doğrudan doğruya bir milli güvenlik meselesi olduğunu vurguladı.- İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli, bu büyük mimarinin önemli bir parçasıHaluk Görgün, savunma sanayisinde görev alan insan kaynağının bu anlamda büyük bir önem taşıdığını ifade ederek, şunları kaydetti:Bugün savunma sanayisinde görev alan insan kıymetimizin yazdığı her kodda, tasarladığı her sistemde, geliştirdiği her platformda Türkiye'nin bağımsızlık iradesi, medeniyetimizin stratejik aklı ve gelecek vizyonu bulunmaktadır. Bugün savunma sanayisinde inovasyonun kimi alanlarda haftalarla, hatta günlerle ölçüldüğü bir dünyadan söz ediyoruz. Kriz anında hızlı ölçeklenebilen, tedarik zincirini sürdürebilen, üretim kapasitesini artırabilen ve sahadan gelen ihtiyaçlara çevik biçimde cevap verebilen ülkeler öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde savunma sanayisinin gücünü yalnızca tek tek şirketlerimizin başarıları değil, bu başarıların ortak hedefler etrafında bütünleşmesi, yetkinliklerin birbirini tamamlaması ve kurumsal kapasitelerin entegre biçimde gelişmesi belirleyecektir. Bu nedenle birlikte hareket eden, birbirinden öğrenen, kapasitesini ortak akılla büyüten ve insan kıymetini bütün ekosistemin stratejik gücü olarak gören bir yaklaşımı daha da güçlendirmek zorundayız.Savunma sanayisinin önde gelen şirketleriyle ortak akıl oluşturmayı ve insan kıymetini daha bütünleşik bir yaklaşımla geliştirmeyi hedeflediklerini aktaran Görgün, Bugün lansmanını yaptığımız İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli, işte bu büyük mimarinin önemli bir parçasıdır. Bu çalışmayla şirketlerimizin bugünkü ihtiyaçlarıyla birlikte geleceğin teknoloji ve yetkinlik ihtiyaçlarını da değerlendireceğiz. Hangi alanlarda güçlü olduğumuzu ve hangi alanlarda gelişim fırsatlarımız bulunduğunu daha net göreceğiz. ifadelerini kullandı. Görgün, stratejik öncelik taşıyan yetkinlikleri belirleyecek, kurumları daha verimli hale getirecek insan kıymeti yönetimi uygulamalarını birlikte geliştireceklerini sözlerine ekledi.- İnsan yeteneği ve kaynağı kadar, iş geliştirme de önem taşıyorSavunma Sanayii Başkan Yardımcısı Hakan Karataş, Dünyada İYOM'a benzer 3-4 tane model var. Türkiye'de de yerli ve milli savunma sanayisi özelinde geliştirilen ve tasarlanan ilk İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli. Savunma sanayisinde çalışan insan kaynakları, akademi ve kalite profesyonellerinin bir yıldır emek sarf ettiği bir proje. dedi.Karataş, İYOM'un şirketlere sağlayacağı katkı, her bir şirketin bir basamak yukarıya çıkması için gerekli olan olgunluk seviyesine ulaşabilmesi ve onlara yol gösterebilmesi olduğunu belirtti.Ülkede savunma sanayisiyle ilgili bir yetkinlik mimarisine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Karataş, İnsanları doğru yerlerde biriktirmek, hepsi bir araya geldiğinde bütüne katkı sağlayacak bir yapıya ulaştırılması lazım. İşte bu yetkinlik mimarisinin ihtiyacı iki yıl önce başlattığımız, bugün bir projesini sürdüğümüz Milli Yetkinlik Hamlesi'nin de en önemli dönüşümü oldu. dedi.İnsan kaynağının olgunlaştırılmasında insan yeteneği kadar yapılan işin de önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getiren Karataş, şöyle konuştu:Savunma sanayisinin en kıymetli şeyi insandır ama insandan daha kıymetli bir şey var, o da yaptığı iş. Bizim insanı ve teknolojiyi iş üzerinden yönetmemiz lazım. İş insanı ödüllendirsin, insanın yetkinliklerini geliştirsin, insanı görünür kılsın. O yüzden biz İnsan Yönetimi Olgunluk Modeli diyoruz. Milli Yetkinlik Hamlesi diyoruz ama işin temelinde işi geliştirmek var. Biz ne kadar işi geliştirirsek o kadar insanı ve teknolojiyi de birlikte yöneteceğiz.- İYOM'un amacı savunma sanayisi şirketlerine gelişim fırsatı sunabilmekROKETSAN Akademi Direktörü ve TR Eğitim ve Teknoloji AŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Selin Tamer, İYOM'un işleyişine dair detayları anlattı.İYOM'un amacının, bir değerlendirme sürecinden ziyade, şirketlere bir danışmanlık hizmeti ve gelişim fırsatı sunabilmek olduğunu ifade eden Tamer, sözlerini şöyle sürdürdü:Bizler size, burada gördüğümüz gelişim alanlarımız, güçlü yönlerimiz, risk alanlarımız, bunları değerlendirme raporlarında kısa, uzun ve orta vadeli önerilerimizle beraber ayrı ayrı raporlayacağız. Değerlendirmeye girecek şirketler, olgunlukmodeli.com web sitesi üzerinde başvurularını yapabilecekler. Henüz başvuru yapmadan, 'self assessment' dediğimiz bir boyutu var. Yani şirketlerimiz öz değerlendirmelerini yapabilecekler. Dolayısıyla ben burada yeterli miyim? Bu modele girersem nasıl başarılı olabilirim? Bunları da bir değerlendirme şansı olacak.İYOM uyarlama raporundan sonra edinilen sertifikaların iki yıl geçerli olacağını belirten Tamer, İki yıl sonraki tekrar değerlendirme, uyarlama raporunda koyduğumuz hedeflerle başlayacak. Esasen sektörün gelişmesi burada bu modelle bitmiyor. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail'in Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarında ölenlerin sayısı 11'e yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-in-lubnan-a-duzenledigi-hava-saldirilarinda-olenlerin-sayisi-11-e-yukseldi/856711/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-in-lubnan-a-duzenledigi-hava-saldirilarinda-olenlerin-sayisi-11-e-yukseldi/856711/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:09:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Beyrut — İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan'ın farklı bölgelerine bugün düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 11'e yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Beyrut Haberleri — İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan'ın farklı bölgelerine bugün düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 11'e yükseldi.İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'e ait bir insansız hava aracı (İHA), güneydeki Nebatiye kentine bağlı Yukarı Nebatiye beldesinde bir motosikleti hedef aldı. Saldırıda 1 Lübnan askeri hayatını kaybetti.Sayda kentine bağlı Zerariye beldesinde düzenlenen saldırıda ise 1 kişi yaşamını yitirirken, 2'si sağlık görevlisi 3 kişi yaralandı.NNA ve Sağlık Bakanlığı, daha önce, İsrail ordusunun gün boyunca Lübnan'ın farklı bölgelerine düzenlediği saldırılarda 4'ü Suriyeli, 2'si Filistinli ve 2'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.Böylece gün içinde İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı 11'e yükseldi.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti bu süreçte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.ABD Başkanı Donald Trump 24 Nisan'da, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmeler sonucunda 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 25 Mayıs'ta, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatı verdiğini söylemişti.Lübnan Sağlık Bakanlığı son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan beri ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 468 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Beyrut Haberleri — İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan'ın farklı bölgelerine bugün düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 11'e yükseldi.İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'e ait bir insansız hava aracı (İHA), güneydeki Nebatiye kentine bağlı Yukarı Nebatiye beldesinde bir motosikleti hedef aldı. Saldırıda 1 Lübnan askeri hayatını kaybetti.Sayda kentine bağlı Zerariye beldesinde düzenlenen saldırıda ise 1 kişi yaşamını yitirirken, 2'si sağlık görevlisi 3 kişi yaralandı.NNA ve Sağlık Bakanlığı, daha önce, İsrail ordusunun gün boyunca Lübnan'ın farklı bölgelerine düzenlediği saldırılarda 4'ü Suriyeli, 2'si Filistinli ve 2'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.Böylece gün içinde İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı 11'e yükseldi.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti bu süreçte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.ABD Başkanı Donald Trump 24 Nisan'da, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmeler sonucunda 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 25 Mayıs'ta, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatı verdiğini söylemişti.Lübnan Sağlık Bakanlığı son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan beri ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 468 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israil-in-lubnan-a-duzenledigi-hava-saldirilarinda-olenlerin-sayisi-11-e-yukseldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Japonya ve Mısır, Üçüncü Stratejik Diyalog kapsamında iki mutabakat zaptı imzaladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/japonya-ve-misir-ucuncu-stratejik-diyalog-kapsaminda-iki-mutabakat-zapti-imzaladi/856710/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/japonya-ve-misir-ucuncu-stratejik-diyalog-kapsaminda-iki-mutabakat-zapti-imzaladi/856710/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:09:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu, Mısır ile yürütülen ekonomik işbirliği projelerine ilişkin prosedürlerin sürdürülmesi ve daha da kolaylaştırılmasının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu, Mısır ile yürütülen ekonomik işbirliği projelerine ilişkin prosedürlerin sürdürülmesi ve daha da kolaylaştırılmasının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. Japonya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Motegi, resmi ziyaret kapsamında Tokyo'da bulunan Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdullati ile Üçüncü Stratejik Diyalog Toplantısı çerçevesinde bir araya geldi.Görüşmenin ardından iki ülke arasında işbirliğine yönelik iki mutabakat zaptı imzalandı.Açıklamada, Japonya ile Mısır arasındaki ilişkilerin çeşitli alanlarda gelişimini sürdürdüğü ifade edildi.Motegi, rüzgar enerjisi üretimi başta olmak üzere, temiz enerji alanlarında Japon şirketlerinin Mısır'a yönelik ilgisinin arttığına dikkati çekerek ekonomik işbirliği projelerine ilişkin prosedürlerin sürdürülmesi ve daha da kolaylaştırılmasının önemine vurgu yaptı.Mısır Dışişleri Bakanı Abdullati ise hükümetlerinin bu doğrultuda elverişli bir yatırım ortamı oluşturmak için çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu, Mısır ile yürütülen ekonomik işbirliği projelerine ilişkin prosedürlerin sürdürülmesi ve daha da kolaylaştırılmasının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. Japonya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Motegi, resmi ziyaret kapsamında Tokyo'da bulunan Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdullati ile Üçüncü Stratejik Diyalog Toplantısı çerçevesinde bir araya geldi.Görüşmenin ardından iki ülke arasında işbirliğine yönelik iki mutabakat zaptı imzalandı.Açıklamada, Japonya ile Mısır arasındaki ilişkilerin çeşitli alanlarda gelişimini sürdürdüğü ifade edildi.Motegi, rüzgar enerjisi üretimi başta olmak üzere, temiz enerji alanlarında Japon şirketlerinin Mısır'a yönelik ilgisinin arttığına dikkati çekerek ekonomik işbirliği projelerine ilişkin prosedürlerin sürdürülmesi ve daha da kolaylaştırılmasının önemine vurgu yaptı.Mısır Dışişleri Bakanı Abdullati ise hükümetlerinin bu doğrultuda elverişli bir yatırım ortamı oluşturmak için çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/japonya-ve-misir-ucuncu-stratejik-diyalog-kapsaminda-iki-mutabakat-zapti-imzaladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Batı Afrika ülkesi Sierra Leone'nin sahili ve doğası dronla görüntülendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bati-afrika-ulkesi-sierra-leone-nin-sahili-ve-dogasi-dronla-goruntulendi/856709/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bati-afrika-ulkesi-sierra-leone-nin-sahili-ve-dogasi-dronla-goruntulendi/856709/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:09:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sierra Leone — Batı Afrika ülkesi Sierra Leone’nin başkenti Freetown’un sahili ve el değmemiş doğası dronla görüntülendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sierra Leone Haberleri — Batı Afrika ülkesi Sierra Leone’nin başkenti Freetown’un sahili ve el değmemiş doğası dronla görüntülendi.Atlantik Okyanusu kıyısında bulunan Freetown, doğal güzellikleri ve kilometrelerce uzanan sahiliyle dikkati çekiyor.Beyaz kumu ve temiz okyanus suyuyla ön plana çıkan sahilde, sezonun açılmasıyla hareketlilik artmaya başladı.Yağmurlu ve sıcak bir iklime sahip olan ülkede, başkentin yanı sıra ülkenin iç kesimlerindeki ormanlık alanlarda da palmiye başta olmak üzere çeşitli ağaçlar bulunuyor.Yeşilin tonlarına bürünen uçsuz bucaksız ovalar ve dağlardaki ağaçlar güzel görüntüler oluşturuyor.Başkent Freetown'un bu güzellikleri dronla görüntülendi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sierra Leone Haberleri — Batı Afrika ülkesi Sierra Leone’nin başkenti Freetown’un sahili ve el değmemiş doğası dronla görüntülendi.Atlantik Okyanusu kıyısında bulunan Freetown, doğal güzellikleri ve kilometrelerce uzanan sahiliyle dikkati çekiyor.Beyaz kumu ve temiz okyanus suyuyla ön plana çıkan sahilde, sezonun açılmasıyla hareketlilik artmaya başladı.Yağmurlu ve sıcak bir iklime sahip olan ülkede, başkentin yanı sıra ülkenin iç kesimlerindeki ormanlık alanlarda da palmiye başta olmak üzere çeşitli ağaçlar bulunuyor.Yeşilin tonlarına bürünen uçsuz bucaksız ovalar ve dağlardaki ağaçlar güzel görüntüler oluşturuyor.Başkent Freetown'un bu güzellikleri dronla görüntülendi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>MS hastaları ve doktorlar farkındalık etkinliğinde bir araya geldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ms-hastalari-ve-doktorlar-farkindalik-etkinliginde-bir-araya-geldi/856708/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ms-hastalari-ve-doktorlar-farkindalik-etkinliginde-bir-araya-geldi/856708/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:06:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Multipl Skleroz (MS) hastalığına yönelik farkındalığın artırılması amacıyla hastalar ve doktorların katılımıyla etkinlik düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Multipl Skleroz (MS) hastalığına yönelik farkındalığın artırılması amacıyla hastalar ve doktorların katılımıyla etkinlik düzenlendi.Dünya MS Günü kapsamında hastanenin başhekimlik binasındaki konferans salonunda gerçekleştirilen etkinlikte, doktorlar MS hastalığının güncel durumu ve tedavisindeki gelişmeleri değerlendirirken, hastalar da yaşadıkları atakları ve başa çıkma yöntemlerini anlattı.Hastalığa ilişkin bilgi veren Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Klinik Şefi Doç. Dr. Mesrure Köseoğlu, dünyada 3 milyon, Türkiye'de ise 80 bin civarında MS hastası olduğunu söyledi.MS ile ilgili farkındalığın giderek arttığına dikkati çeken Köseoğlu, MS'nin sadece o bireyin hastalığı değil, toplumun da yaşadığı süreç olduğunu belirtti.Köseoğlu, farkındalığı artırmak için özellikle MS'li bireyler ve ailelerle bu tarz buluşmalara çok önem verdiklerini ve etkinlikleri yılda birkaç kez tekrarlamayı amaçladıklarını ifade etti.MS'li bireylerin erken tanı alıp tedavilerini düzgün takip ettiklerinde hayatlarına normal, başarılı ve üretken devam edebildiklerini belirten Köseoğlu, MS, kronik ve ilerleyen bir hastalık. Kabullenme ve mücadele süreci de zordur. Hastalarım, MS tanısı aldıktan sonra önce şok dönemi yaşıyor. Daha sonra depresyon süreci başlıyor. Bunları bazı hastalar kısa sürede atlatırken, bazıları da uzun yıllar devam edebiliyor. dedi.Köseoğlu, durumu kabullenip savaşma aşamasına geçen MS'li hastalarda olumlu ilerleme gördüklerini anlattı.- Her hastaya özel tedavi yöntemiKanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği'nden Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Demir ise MS'nin, bağışıklık sisteminin merkezi sinir sistemindeki hücrelere saldırması sonucu ortaya çıkan bir hastalık olduğunu kaydetti.Hastanede 3 bin civarında hastanın takip ve tedavisinin yapıldığını belirten Demir, her hastaya özel tedavi yöntemi uygulandığını söyledi.Demir, hastalara özellikle D vitamini takviyesi ve Akdeniz tipi beslenmeyi önerdiklerini anlatarak, sigara, alkol kullanılmaması, stresten uzak durulması ve egzersiz yapılması gerektiğini aktardı.Hastalardan Sinan Akşit de 1999'dan beri MS ile yaşadığını belirterek, tenis oynarken çift görmeye başlamasıyla tetkik ve tahlillerinin ardından MS tanısı aldığını ifade etti.Aynı zamanda hastanenin üroloji kliniğinde uzman doktor olan Akşit, düzenli takip ve tedavilerle 26 yıldır hayatını sorunsuz sürdürdüğünü dile getirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Multipl Skleroz (MS) hastalığına yönelik farkındalığın artırılması amacıyla hastalar ve doktorların katılımıyla etkinlik düzenlendi.Dünya MS Günü kapsamında hastanenin başhekimlik binasındaki konferans salonunda gerçekleştirilen etkinlikte, doktorlar MS hastalığının güncel durumu ve tedavisindeki gelişmeleri değerlendirirken, hastalar da yaşadıkları atakları ve başa çıkma yöntemlerini anlattı.Hastalığa ilişkin bilgi veren Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Klinik Şefi Doç. Dr. Mesrure Köseoğlu, dünyada 3 milyon, Türkiye'de ise 80 bin civarında MS hastası olduğunu söyledi.MS ile ilgili farkındalığın giderek arttığına dikkati çeken Köseoğlu, MS'nin sadece o bireyin hastalığı değil, toplumun da yaşadığı süreç olduğunu belirtti.Köseoğlu, farkındalığı artırmak için özellikle MS'li bireyler ve ailelerle bu tarz buluşmalara çok önem verdiklerini ve etkinlikleri yılda birkaç kez tekrarlamayı amaçladıklarını ifade etti.MS'li bireylerin erken tanı alıp tedavilerini düzgün takip ettiklerinde hayatlarına normal, başarılı ve üretken devam edebildiklerini belirten Köseoğlu, MS, kronik ve ilerleyen bir hastalık. Kabullenme ve mücadele süreci de zordur. Hastalarım, MS tanısı aldıktan sonra önce şok dönemi yaşıyor. Daha sonra depresyon süreci başlıyor. Bunları bazı hastalar kısa sürede atlatırken, bazıları da uzun yıllar devam edebiliyor. dedi.Köseoğlu, durumu kabullenip savaşma aşamasına geçen MS'li hastalarda olumlu ilerleme gördüklerini anlattı.- Her hastaya özel tedavi yöntemiKanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği'nden Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Demir ise MS'nin, bağışıklık sisteminin merkezi sinir sistemindeki hücrelere saldırması sonucu ortaya çıkan bir hastalık olduğunu kaydetti.Hastanede 3 bin civarında hastanın takip ve tedavisinin yapıldığını belirten Demir, her hastaya özel tedavi yöntemi uygulandığını söyledi.Demir, hastalara özellikle D vitamini takviyesi ve Akdeniz tipi beslenmeyi önerdiklerini anlatarak, sigara, alkol kullanılmaması, stresten uzak durulması ve egzersiz yapılması gerektiğini aktardı.Hastalardan Sinan Akşit de 1999'dan beri MS ile yaşadığını belirterek, tenis oynarken çift görmeye başlamasıyla tetkik ve tahlillerinin ardından MS tanısı aldığını ifade etti.Aynı zamanda hastanenin üroloji kliniğinde uzman doktor olan Akşit, düzenli takip ve tedavilerle 26 yıldır hayatını sorunsuz sürdürdüğünü dile getirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ordu merkezli uyuşturucu operasyonunda 7 kişi tutuklandı </title>
      <link>https://www.canligaste.com/ordu-merkezli-uyusturucu-operasyonunda-7-kisi-tutuklandi/856707/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ordu-merkezli-uyusturucu-operasyonunda-7-kisi-tutuklandi/856707/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:03:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ordu — Ordu merkezli iki ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 18 şüpheliden 7'si tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ordu Haberleri — Ordu merkezli iki ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 18 şüpheliden 7'si tutuklandı.İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince uyuşturucu ve uyarıcı maddeyle mücadele kapsamında Ordu ve Samsun'da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramada, 173 sentetik hap, tabanca ile 53 fişek ele geçirildi.Gözaltına alınan 18 şüpheli, jandarmadaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.Zanlılardan Y.B.G, A.G, K.T, Ö.H.Ö, U.B, K.A. ve K.D.Y. çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı, 11'i ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ordu Haberleri — Ordu merkezli iki ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 18 şüpheliden 7'si tutuklandı.İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince uyuşturucu ve uyarıcı maddeyle mücadele kapsamında Ordu ve Samsun'da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramada, 173 sentetik hap, tabanca ile 53 fişek ele geçirildi.Gözaltına alınan 18 şüpheli, jandarmadaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi.Zanlılardan Y.B.G, A.G, K.T, Ö.H.Ö, U.B, K.A. ve K.D.Y. çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı, 11'i ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/ordu-merkezli-uyusturucu-operasyonunda-7-kisi-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Vanspor, teknik direktör Osman Zeki Korkmaz ile yollarını ayırdı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/vanspor-teknik-direktor-osman-zeki-korkmaz-ile-yollarini-ayirdi/856706/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/vanspor-teknik-direktor-osman-zeki-korkmaz-ile-yollarini-ayirdi/856706/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:03:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Van — Trendyol 1.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Van Haberleri — Trendyol 1. Lig ekiplerinden Vanspor Futbol Kulübü​​​​​​​, teknik direktör Osman Zeki Korkmaz ile yolların ayrıldığını duyurdu.Kulübün açıklamasında geçen sezon kulüpte görev yapan teknik direktör Korkmaz ile yolların ayrıldığı belirtildi.Açıklamada, şunlar kaydedildi:Göreve geldiği ilk günden itibaren bilgi birikimi, çalışkanlığı ve profesyonel yaklaşımıyla kulübümüze değerli katkılar sunan Osman Zeki Korkmaz, yalnızca saha içerisinde değil, şehrimizle kurduğu güçlü bağ, kültürümüze gösterdiği hassasiyet ve camiamızla yakaladığı uyumla da takdir toplamıştır. Vanspor'un haklarını ve menfaatlerini her platformda kararlılıkla savunması, kulübümüze olan aidiyetinin önemli göstergelerinden biri olmuştur. Kulübümüze vermiş olduğu emek, ortaya koyduğu özveri ve bıraktığı değerli katkılar için kendisine teşekkür ediyor, bundan sonraki kariyerinde ve hayatında sağlık, mutluluk ve başarılar diliyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Van Haberleri — Trendyol 1. Lig ekiplerinden Vanspor Futbol Kulübü​​​​​​​, teknik direktör Osman Zeki Korkmaz ile yolların ayrıldığını duyurdu.Kulübün açıklamasında geçen sezon kulüpte görev yapan teknik direktör Korkmaz ile yolların ayrıldığı belirtildi.Açıklamada, şunlar kaydedildi:Göreve geldiği ilk günden itibaren bilgi birikimi, çalışkanlığı ve profesyonel yaklaşımıyla kulübümüze değerli katkılar sunan Osman Zeki Korkmaz, yalnızca saha içerisinde değil, şehrimizle kurduğu güçlü bağ, kültürümüze gösterdiği hassasiyet ve camiamızla yakaladığı uyumla da takdir toplamıştır. Vanspor'un haklarını ve menfaatlerini her platformda kararlılıkla savunması, kulübümüze olan aidiyetinin önemli göstergelerinden biri olmuştur. Kulübümüze vermiş olduğu emek, ortaya koyduğu özveri ve bıraktığı değerli katkılar için kendisine teşekkür ediyor, bundan sonraki kariyerinde ve hayatında sağlık, mutluluk ve başarılar diliyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail, Hizbullah İHA'larını önlemek için köpek eğitecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-hizbullah-iha-larini-onlemek-icin-kopek-egitecek/856705/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-hizbullah-iha-larini-onlemek-icin-kopek-egitecek/856705/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:03:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kudüs — İsrail'de görev köpekleri yetiştiren bir kuruluş, Hizbullah'ın giderek artan insansız hava aracı (İHA) saldırılarına yönelik erken uyarıda bulunmaları için köpek timleri oluşturmayı planladığını duyurduİsrail Köpek Birimi adlı kuruluştan yapılan açıklamada, İsrail ordusunun kalıcı çözüm bulmakta zorlandığı İHA saldırıları karşısında köpeklerin erken uyarı için eğitilmesini amaçlayan proje başlatıldığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kudüs Haberleri — İsrail'de görev köpekleri yetiştiren bir kuruluş, Hizbullah'ın giderek artan insansız hava aracı (İHA) saldırılarına yönelik erken uyarıda bulunmaları için köpek timleri oluşturmayı planladığını duyurduİsrail Köpek Birimi adlı kuruluştan yapılan açıklamada, İsrail ordusunun kalıcı çözüm bulmakta zorlandığı İHA saldırıları karşısında köpeklerin erken uyarı için eğitilmesini amaçlayan proje başlatıldığı belirtildi.Açıklamada, başlatılan pilot uygulamayla köpeklerin yaklaşan Hizbullah İHA’larını tespit ederek İsrail ordusuna erken uyarı sağlamasının amaçlandığı aktarıldı.İHA'ların çıkardığı motor sesini insanlardan daha önce algılama yeteneğine sahip olabileceği düşünülen görev köpeklerinin belirli akustik sesleri tanıması ve bunu algıladıkları anda bakıcılarını uyaracak şekilde koşullandırılmak üzere eğitileceği kaydedildi.Görev köpeklerinin özellikle görüş mesafesinin düştüğü sis ve şiddetli yağmur gibi olumsuz hava koşulları ile gece saldırılarında fayda sağlayabileceği de değerlendiriliyor.- İsrail ordusunun İHA saldırılarına karşı çözüm arayışları sürüyorHizbullah’ın İsrail-Lübnan sınır hattında gerçekleştirdiği etkili İHA saldırıları karşısında İsrail ordusu kalıcı çözüm bulmakta zorluk çekiyor.Başbakan Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunda İHA saldırılarına karşı alanlarında uzman sivil ve askerden oluşan bir ekip kurulduğunu ve İHA tehdidine karşı kalıcı bir çözüm üzerinde çalıştıklarını duyurmuştu.İsrail ordusu ise İHA'ların askerlerin konuşlu olduğu alanlara etkili saldırılar gerçekleştirmesini önlemek amacıyla askeri araç ve üslere geniş ağlar germek ve çeşitli mühimmatlar kullanarak palyatif tedbirler aldığı bildirilmişti.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti, bu süreçte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.ABD Başkanı Donald Trump 24 Nisan'da, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmeler sonucunda 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.Binyamin Netanyahu 25 Mayıs'ta, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatı verdiğini söylemişti.Lübnan Sağlık Bakanlığı son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan beri ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 468 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kudüs Haberleri — İsrail'de görev köpekleri yetiştiren bir kuruluş, Hizbullah'ın giderek artan insansız hava aracı (İHA) saldırılarına yönelik erken uyarıda bulunmaları için köpek timleri oluşturmayı planladığını duyurduİsrail Köpek Birimi adlı kuruluştan yapılan açıklamada, İsrail ordusunun kalıcı çözüm bulmakta zorlandığı İHA saldırıları karşısında köpeklerin erken uyarı için eğitilmesini amaçlayan proje başlatıldığı belirtildi.Açıklamada, başlatılan pilot uygulamayla köpeklerin yaklaşan Hizbullah İHA’larını tespit ederek İsrail ordusuna erken uyarı sağlamasının amaçlandığı aktarıldı.İHA'ların çıkardığı motor sesini insanlardan daha önce algılama yeteneğine sahip olabileceği düşünülen görev köpeklerinin belirli akustik sesleri tanıması ve bunu algıladıkları anda bakıcılarını uyaracak şekilde koşullandırılmak üzere eğitileceği kaydedildi.Görev köpeklerinin özellikle görüş mesafesinin düştüğü sis ve şiddetli yağmur gibi olumsuz hava koşulları ile gece saldırılarında fayda sağlayabileceği de değerlendiriliyor.- İsrail ordusunun İHA saldırılarına karşı çözüm arayışları sürüyorHizbullah’ın İsrail-Lübnan sınır hattında gerçekleştirdiği etkili İHA saldırıları karşısında İsrail ordusu kalıcı çözüm bulmakta zorluk çekiyor.Başbakan Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunda İHA saldırılarına karşı alanlarında uzman sivil ve askerden oluşan bir ekip kurulduğunu ve İHA tehdidine karşı kalıcı bir çözüm üzerinde çalıştıklarını duyurmuştu.İsrail ordusu ise İHA'ların askerlerin konuşlu olduğu alanlara etkili saldırılar gerçekleştirmesini önlemek amacıyla askeri araç ve üslere geniş ağlar germek ve çeşitli mühimmatlar kullanarak palyatif tedbirler aldığı bildirilmişti.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti. Lübnan hükümeti, bu süreçte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.ABD Başkanı Donald Trump 24 Nisan'da, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmeler sonucunda 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.Binyamin Netanyahu 25 Mayıs'ta, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatı verdiğini söylemişti.Lübnan Sağlık Bakanlığı son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan beri ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 468 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İngiltere Başbakanı Starmer Henry Nowak olayının toplumu ayrıştırmasına izin vermeyeceklerini söyledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ingiltere-basbakani-starmer-henry-nowak-olayinin-toplumu-ayristirmasina-izin-vermeyeceklerini-soyledi/856704/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ingiltere-basbakani-starmer-henry-nowak-olayinin-toplumu-ayristirmasina-izin-vermeyeceklerini-soyledi/856704/</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 16:00:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Greater London — İngiltere Başbakanı Keir Starmer, geçen yıl Henry Nowak'ın ağır yaralı haldeyken ırkçılık suçlamasıyla kelepçelenmesi ve ardından hayatını kaybetmesine ilişkin, Bu trajedinin bizi ayrıştırmaya çalışanlar tarafından kullanılmasına izin veremeyiz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Greater London Haberleri — İngiltere Başbakanı Keir Starmer, geçen yıl Henry Nowak'ın ağır yaralı haldeyken ırkçılık suçlamasıyla kelepçelenmesi ve ardından hayatını kaybetmesine ilişkin, Bu trajedinin bizi ayrıştırmaya çalışanlar tarafından kullanılmasına izin veremeyiz. dedi. Starmer, İngiltere Parlamentosu'nda yapılan haftalık Başbakana Sorular oturumunda açıklamalarda bulundu.Southampton kentinde geçen yıl bıçaklanarak öldürülen Nowak'ın ağır yaralıyken polis tarafından ters kelepçelendiği anların görüntülerinin ortaya çıkmasına değinen Starmer, Henry Nowak'ın ailesi, bu şoke edici sonuca rağmen olağanüstü bir ağırbaşlılık gösterdi. Bu aşamada cevaplanması gereken çok ciddi sorular var. diye konuştu.Starmer, Nowak'a yöneltilen ırkçılık suçlamasının polis tarafından nasıl değerlendirildiğinin de ele alınması gerektiğini belirterek Bağımsız Polis Davranışları Denetleme Ofisi'nin yaşananlara ilişkin incelemesini destekliyoruz. Hissettiğimiz acı, yaşanan şiddet olaylarını haklı çıkaramaz. değerlendirmesini yaptı.Nowak'ın hayatını kaybetmesine dair görüntülerin ortaya çıkmasının ardından dün akşam Southampton'da düzenlenen eylemde polise yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Starmer, Zaman, tepkinin değil ciddi bir şekilde çalışmanın zamanı. Dün geceki olaylara katılan herkes bulunacak ve yasaların verdiği tüm güç kullanılacak. ifadelerini kullandı.Starmer, Nowak'ın kelepçelenme görüntülerini izlerken midesinin bulandığını anlatarak şöyle devam etti:Henry'nin babası, 'Bu ölümün daha fazla ayrışmaya, nefrete ve gerilime sebep olmasını istemiyoruz.' dedi. Bu sözler, oğlunu kaybetmiş yaslı bir babanın sözleri. Bu trajedinin bizi ayrıştırmaya çalışanlar tarafından kullanılmasına izin veremeyiz. Aşırı sağcı Reform UK Partisi lideri Nigel Farage, Starmer'a sorusunda, polisin farklı gruplara, benzer olaylarda farklı muamele yapması anlamına gelen İki kademeli polislik iddialarını hatırlattı.Polislere müdürleri tarafından verilen emirler çok açık. Bunlar, 'Farklı etnik gruplara farklı davranmanız gerekiyor.' diyor. ifadelerini kullanan Farage, dün gece Southampton'da yaşanan sokak olaylarının biriken nefretin dışa vurumu olduğunu söyledi.Farage, bu olayların devam edebileceğini de belirterek Toplum polis tarafından adilce davranılacağına olan inancını yitirdi. Başbakan bir önlem alacak mı? Bu ayrıştırıcı iki kademeli polislik uygulamasını kaldıracak ve Britanya vatandaşlarına eşit davranılmasını sağlayacak mı? diye sordu.Starmer ise yanıtında, Bu ülkede iki kademeli polislik olduğuna inanmıyorum. (Farage) Henry'nin ailesine saygı duyuyor ve ona göre davranıyor gibi yapması karşısında şok oldum. Henry'nin yaslı ailesi bizden Reform UK lideri gibi karşılık vermememizi istiyor. ifadelerini kullandı.Bu olaydan çıkarılacak derslerle adaleti sağlamak gerektiğini kaydeden Starmer, (Farage'ın) Bu olaya yanıtı, Henry'nin babasının istemediği öfke olacaktır. Bu trajediyi kullanarak ayrışmalara neden olmak her koşulda yanlış olur. Aile istemezken bunu yapmaya çalışmak kabul edilemez. Bu da onun (Farage'ın) kim olduğunu gösteriyor. değerlendirmesini yaptı.- OlaySouthampton'da geçen yıl polisi arayarak ırkçı saldırıya uğradıklarını öne süren bir Sih, beyaz bir erkeğin kendilerine saldırarak başlarındaki sarığı çıkardığı ihbarında bulunmuştu.23 yaşındaki Vickrum Digwa'nın, Sih inancı gereği taşıdığını söylediği 21 santimetrelik bıçakla 18 yaşındaki Henry Nowak'ı bıçakladığı belirlenmişti.Nowak olay yerinde hayatını kaybetmiş, ırkçı saldırıya uğradığını belirten 23 yaşındaki Vickrum Digwa gözaltına alınmıştı.Öte yandan, Digwa'nın olay sırasında polise, Nowak'ın kendisine saldırdığını söyleyerek yalan beyanda bulunduğu ortaya çıkmıştı.Konuyla ilgili dava dün sonuçlanmıştı. Digwa, en az 21 yılını cezaevinde geçirmek şartıyla ömür boyu hapse mahkum edilmişti.Mahkemede ortaya çıkan polis vücut kamerası görüntülerinde, olay yerine gelen polisin, saldırgan olduğu belirtilen ve bir arabayla evin dış duvarı arasında yerde yatan Nowak'ı sürükleyerek bulunduğu yerden çıkardığı yer almıştı.Görüntülerde, yerde yatan 18 yaşındaki Nowak'ın Bıçaklandım. ve Nefes alamıyorum. dediği, polisin ise Sanmıyorum dostum. yanıtını verdiği duyuldu.Polislerin ağır yaralı haldeki Nowak'ı kelepçelediği anların yer aldığı görüntülerde, daha sonra yaralandığını fark etmelerinin ardından kelepçeleri çıkararak kalp masajı yapmaya başlamaları dikkati çekmişti.Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından polis Nowak'ın ailesinden özür dilerken Başbakan Keir Starmer, Polisin yanıtlaması gereken ciddi sorular var. demişti.Aşırı sağcı Reform UK Partisi lideri Nigel Farage ise (Polis memurları) Henry Nowak'ın öldürülmesiyle ilgilenmektense ırkçı olarak damgalanmaktan korktular. ifadesini kullanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Greater London Haberleri — İngiltere Başbakanı Keir Starmer, geçen yıl Henry Nowak'ın ağır yaralı haldeyken ırkçılık suçlamasıyla kelepçelenmesi ve ardından hayatını kaybetmesine ilişkin, Bu trajedinin bizi ayrıştırmaya çalışanlar tarafından kullanılmasına izin veremeyiz. dedi. Starmer, İngiltere Parlamentosu'nda yapılan haftalık Başbakana Sorular oturumunda açıklamalarda bulundu.Southampton kentinde geçen yıl bıçaklanarak öldürülen Nowak'ın ağır yaralıyken polis tarafından ters kelepçelendiği anların görüntülerinin ortaya çıkmasına değinen Starmer, Henry Nowak'ın ailesi, bu şoke edici sonuca rağmen olağanüstü bir ağırbaşlılık gösterdi. Bu aşamada cevaplanması gereken çok ciddi sorular var. diye konuştu.Starmer, Nowak'a yöneltilen ırkçılık suçlamasının polis tarafından nasıl değerlendirildiğinin de ele alınması gerektiğini belirterek Bağımsız Polis Davranışları Denetleme Ofisi'nin yaşananlara ilişkin incelemesini destekliyoruz. Hissettiğimiz acı, yaşanan şiddet olaylarını haklı çıkaramaz. değerlendirmesini yaptı.Nowak'ın hayatını kaybetmesine dair görüntülerin ortaya çıkmasının ardından dün akşam Southampton'da düzenlenen eylemde polise yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Starmer, Zaman, tepkinin değil ciddi bir şekilde çalışmanın zamanı. Dün geceki olaylara katılan herkes bulunacak ve yasaların verdiği tüm güç kullanılacak. ifadelerini kullandı.Starmer, Nowak'ın kelepçelenme görüntülerini izlerken midesinin bulandığını anlatarak şöyle devam etti:Henry'nin babası, 'Bu ölümün daha fazla ayrışmaya, nefrete ve gerilime sebep olmasını istemiyoruz.' dedi. Bu sözler, oğlunu kaybetmiş yaslı bir babanın sözleri. Bu trajedinin bizi ayrıştırmaya çalışanlar tarafından kullanılmasına izin veremeyiz. Aşırı sağcı Reform UK Partisi lideri Nigel Farage, Starmer'a sorusunda, polisin farklı gruplara, benzer olaylarda farklı muamele yapması anlamına gelen İki kademeli polislik iddialarını hatırlattı.Polislere müdürleri tarafından verilen emirler çok açık. Bunlar, 'Farklı etnik gruplara farklı davranmanız gerekiyor.' diyor. ifadelerini kullanan Farage, dün gece Southampton'da yaşanan sokak olaylarının biriken nefretin dışa vurumu olduğunu söyledi.Farage, bu olayların devam edebileceğini de belirterek Toplum polis tarafından adilce davranılacağına olan inancını yitirdi. Başbakan bir önlem alacak mı? Bu ayrıştırıcı iki kademeli polislik uygulamasını kaldıracak ve Britanya vatandaşlarına eşit davranılmasını sağlayacak mı? diye sordu.Starmer ise yanıtında, Bu ülkede iki kademeli polislik olduğuna inanmıyorum. (Farage) Henry'nin ailesine saygı duyuyor ve ona göre davranıyor gibi yapması karşısında şok oldum. Henry'nin yaslı ailesi bizden Reform UK lideri gibi karşılık vermememizi istiyor. ifadelerini kullandı.Bu olaydan çıkarılacak derslerle adaleti sağlamak gerektiğini kaydeden Starmer, (Farage'ın) Bu olaya yanıtı, Henry'nin babasının istemediği öfke olacaktır. Bu trajediyi kullanarak ayrışmalara neden olmak her koşulda yanlış olur. Aile istemezken bunu yapmaya çalışmak kabul edilemez. Bu da onun (Farage'ın) kim olduğunu gösteriyor. değerlendirmesini yaptı.- OlaySouthampton'da geçen yıl polisi arayarak ırkçı saldırıya uğradıklarını öne süren bir Sih, beyaz bir erkeğin kendilerine saldırarak başlarındaki sarığı çıkardığı ihbarında bulunmuştu.23 yaşındaki Vickrum Digwa'nın, Sih inancı gereği taşıdığını söylediği 21 santimetrelik bıçakla 18 yaşındaki Henry Nowak'ı bıçakladığı belirlenmişti.Nowak olay yerinde hayatını kaybetmiş, ırkçı saldırıya uğradığını belirten 23 yaşındaki Vickrum Digwa gözaltına alınmıştı.Öte yandan, Digwa'nın olay sırasında polise, Nowak'ın kendisine saldırdığını söyleyerek yalan beyanda bulunduğu ortaya çıkmıştı.Konuyla ilgili dava dün sonuçlanmıştı. Digwa, en az 21 yılını cezaevinde geçirmek şartıyla ömür boyu hapse mahkum edilmişti.Mahkemede ortaya çıkan polis vücut kamerası görüntülerinde, olay yerine gelen polisin, saldırgan olduğu belirtilen ve bir arabayla evin dış duvarı arasında yerde yatan Nowak'ı sürükleyerek bulunduğu yerden çıkardığı yer almıştı.Görüntülerde, yerde yatan 18 yaşındaki Nowak'ın Bıçaklandım. ve Nefes alamıyorum. dediği, polisin ise Sanmıyorum dostum. yanıtını verdiği duyuldu.Polislerin ağır yaralı haldeki Nowak'ı kelepçelediği anların yer aldığı görüntülerde, daha sonra yaralandığını fark etmelerinin ardından kelepçeleri çıkararak kalp masajı yapmaya başlamaları dikkati çekmişti.Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından polis Nowak'ın ailesinden özür dilerken Başbakan Keir Starmer, Polisin yanıtlaması gereken ciddi sorular var. demişti.Aşırı sağcı Reform UK Partisi lideri Nigel Farage ise (Polis memurları) Henry Nowak'ın öldürülmesiyle ilgilenmektense ırkçı olarak damgalanmaktan korktular. ifadesini kullanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
