<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Ardahan'da kayalıklardan düşen kişi yaşamını yitirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ardahan-da-kayaliklardan-dusen-kisi-yasamini-yitirdi/907048/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ardahan-da-kayaliklardan-dusen-kisi-yasamini-yitirdi/907048/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 21:09:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ardahan / Ardahan merkeze bağlı Ortageçit köyünde kayalıklardan düşen kişi hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ardahan Haberleri : Ardahan merkeze bağlı Ortageçit köyünde kayalıklardan düşen kişi hayatını kaybetti.Kayalıklar mevkisinde Tuncer B. (50), henüz belirlenemeyen nedenle kayalıklardan düştü.İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.Ekipler, Tuncer B'nin olay yerinde yaşamını yitirdiği belirledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ardahan Haberleri : Ardahan merkeze bağlı Ortageçit köyünde kayalıklardan düşen kişi hayatını kaybetti.Kayalıklar mevkisinde Tuncer B. (50), henüz belirlenemeyen nedenle kayalıklardan düştü.İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.Ekipler, Tuncer B'nin olay yerinde yaşamını yitirdiği belirledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ardahan-da-kayaliklardan-dusen-kisi-yasamini-yitirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hindistan Başbakanı Modi ve Almanya Başbakanı Merz bölgesel gelişmeleri telefonda görüştü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hindistan-basbakani-modi-ve-almanya-basbakani-merz-bolgesel-gelismeleri-telefonda-gorustu/907047/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hindistan-basbakani-modi-ve-almanya-basbakani-merz-bolgesel-gelismeleri-telefonda-gorustu/907047/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 21:09:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile telefon görüşmesinde ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile telefon görüşmesinde ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı.Hindistan Başbakanlığının açıklamasında, Modi ve Merz’in telefon görüşmesi yaptığı bildirildi.Hindistan ve Almanya’nın bu yıl diplomatik ilişkilerinin 75. yılını kutladığı aktarılan açıklamada, iki liderin Hindistan-Almanya Stratejik Ortaklığındaki ilerlemeyi gözden geçirdiği kaydedildi.Açıklamada, görüşmede ticaret, yatırım, ileri teknolojiler, temiz enerji, savunma ve eğitim gibi alanlarda işbirliğini daha da güçlendirmeye yönelik kararlılığın yinelendiği belirtildi.​​​​​​​Modi ve Merz’in bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunduğu kaydedilen açıklamada, iki liderin küresel barış, istikrar ve refahı teşvik etmek için yakın işbirliğine devam etme konusunda anlaştıkları ifade edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile telefon görüşmesinde ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı.Hindistan Başbakanlığının açıklamasında, Modi ve Merz’in telefon görüşmesi yaptığı bildirildi.Hindistan ve Almanya’nın bu yıl diplomatik ilişkilerinin 75. yılını kutladığı aktarılan açıklamada, iki liderin Hindistan-Almanya Stratejik Ortaklığındaki ilerlemeyi gözden geçirdiği kaydedildi.Açıklamada, görüşmede ticaret, yatırım, ileri teknolojiler, temiz enerji, savunma ve eğitim gibi alanlarda işbirliğini daha da güçlendirmeye yönelik kararlılığın yinelendiği belirtildi.​​​​​​​Modi ve Merz’in bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunduğu kaydedilen açıklamada, iki liderin küresel barış, istikrar ve refahı teşvik etmek için yakın işbirliğine devam etme konusunda anlaştıkları ifade edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/hindistan-basbakani-modi-ve-almanya-basbakani-merz-bolgesel-gelismeleri-telefonda-gorustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adana'nın Kozan ilçesinde çıkan orman yangını kontrol altına alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/adana-nin-kozan-ilcesinde-cikan-orman-yangini-kontrol-altina-alindi/907046/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/adana-nin-kozan-ilcesinde-cikan-orman-yangini-kontrol-altina-alindi/907046/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 21:06:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Adana / Adana'nın Kozan ilçesinde çıkan orman yangını havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Adana Haberleri : Adana'nın Kozan ilçesinde çıkan orman yangını havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alındı.Karabucak Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri ile söndürme helikopterleri sevk edildi.Yangın, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesiyle kontrol altına alındı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Adana Haberleri : Adana'nın Kozan ilçesinde çıkan orman yangını havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alındı.Karabucak Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri ile söndürme helikopterleri sevk edildi.Yangın, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesiyle kontrol altına alındı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/adana-nin-kozan-ilcesinde-cikan-orman-yangini-kontrol-altina-alindi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde protesto edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-cumhurbaskani-herzog-guney-kibris-rum-yonetimi-nde-protesto-edildi/907045/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-cumhurbaskani-herzog-guney-kibris-rum-yonetimi-nde-protesto-edildi/907045/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 21:03:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Lefkoşa / İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni (GKRY) ziyaretinde Filistin savunucusu insan hakları grupları tarafından protesto edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Lefkoşa Haberleri : İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni (GKRY) ziyaretinde Filistin savunucusu insan hakları grupları tarafından protesto edildi.Rum basınında yer alan haberlere göre, Soykırımdan Arındırılmış Kıbrıs, Kıbrıs Aşırı Sağ İzleme Örgütü, Kıbrıs Filistin Dayanışma Eylemi, BDS Kıbrıs, Kıbrıs Barış Konseyi, Aşırı Sağ, Faşizm ve Irkçılığa Karşı İttifak ve Filistin İçin Sesler adlı insan hakları gruplarının oluşturduğu koalisyon, Rum Başkanlık Sarayı önünde toplandı.Göstericiler, resmi temaslarda bulunmak üzere GKRY'ye gelen İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’u protesto etti.Filistin'e özgürlük ve Savaşa Hayır! yazılı pankartlar taşıyan eylemciler, Soykırıma son verin ve Emperyalist savaşlara hayır gibi sloganlar attı.Herzog'un ziyareti ve gösteriler dolayısıyla Rum polisinin geniş güvenlik önlemleri aldığı ve Lefkoşa'da birçok cadde ve sokağı trafiğe kapattığı bildirildi.İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, bugün GKRY Lideri Nikos Hristodulidis'in davetlisi olarak Güney Kıbrıs'a resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Lefkoşa Haberleri : İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni (GKRY) ziyaretinde Filistin savunucusu insan hakları grupları tarafından protesto edildi.Rum basınında yer alan haberlere göre, Soykırımdan Arındırılmış Kıbrıs, Kıbrıs Aşırı Sağ İzleme Örgütü, Kıbrıs Filistin Dayanışma Eylemi, BDS Kıbrıs, Kıbrıs Barış Konseyi, Aşırı Sağ, Faşizm ve Irkçılığa Karşı İttifak ve Filistin İçin Sesler adlı insan hakları gruplarının oluşturduğu koalisyon, Rum Başkanlık Sarayı önünde toplandı.Göstericiler, resmi temaslarda bulunmak üzere GKRY'ye gelen İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’u protesto etti.Filistin'e özgürlük ve Savaşa Hayır! yazılı pankartlar taşıyan eylemciler, Soykırıma son verin ve Emperyalist savaşlara hayır gibi sloganlar attı.Herzog'un ziyareti ve gösteriler dolayısıyla Rum polisinin geniş güvenlik önlemleri aldığı ve Lefkoşa'da birçok cadde ve sokağı trafiğe kapattığı bildirildi.İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, bugün GKRY Lideri Nikos Hristodulidis'in davetlisi olarak Güney Kıbrıs'a resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Para tenisçi Ahmet Kaplan, ABD Açık'ta yarı finale yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/para-tenisci-ahmet-kaplan-abd-acik-ta-yari-finale-yukseldi/907044/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/para-tenisci-ahmet-kaplan-abd-acik-ta-yari-finale-yukseldi/907044/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 20:57:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Ahmet Kaplan, quad tekerlekli sandalye kategorisinde katıldığı sezonun son grand slam tenis turnuvası ABD Açık'ta teklerde yarı finalist oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Ahmet Kaplan, quad tekerlekli sandalye kategorisinde katıldığı sezonun son grand slam tenis turnuvası ABD Açık'ta teklerde yarı finalist oldu.Dünya 4 numarası Ahmet, New York kentinde düzenlenen turnuvada, 16 sporcunun mücadele ettiği quad tekler kategorisinde çeyrek final maçına çıktı.Arjantinli Gonzalo Lazarte ile karşılaşan Ahmet Kaplan, mücadeleyi 2-1 (5-7, 6-3, 6-1) kazandı ve yarı finalde dünya 2 numarası Hollandalı Sam Schröder'in rakibi oldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Ahmet Kaplan, quad tekerlekli sandalye kategorisinde katıldığı sezonun son grand slam tenis turnuvası ABD Açık'ta teklerde yarı finalist oldu.Dünya 4 numarası Ahmet, New York kentinde düzenlenen turnuvada, 16 sporcunun mücadele ettiği quad tekler kategorisinde çeyrek final maçına çıktı.Arjantinli Gonzalo Lazarte ile karşılaşan Ahmet Kaplan, mücadeleyi 2-1 (5-7, 6-3, 6-1) kazandı ve yarı finalde dünya 2 numarası Hollandalı Sam Schröder'in rakibi oldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Lübnan: Beyrut Limanı'nın geliştirilmesi devletin yeniden inşasından ayrı düşünülemez</title>
      <link>https://www.canligaste.com/lubnan-beyrut-limani-nin-gelistirilmesi-devletin-yeniden-insasindan-ayri-dusunulemez/907043/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/lubnan-beyrut-limani-nin-gelistirilmesi-devletin-yeniden-insasindan-ayri-dusunulemez/907043/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 20:57:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Beyrut Limanı'nın geliştirilmesinin devletin yeniden inşası projesinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek limanın Doğu Akdeniz'de gelişmiş bir lojistik merkez olarak rolünü yeniden kazanması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Beyrut Limanı'nın geliştirilmesinin devletin yeniden inşası projesinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek limanın Doğu Akdeniz'de gelişmiş bir lojistik merkez olarak rolünü yeniden kazanması gerektiğini söyledi.Selam, Beyrut Limanı'ndaki konteyner terminalinin genişletilmesi projesinin açılış töreninde konuştu.Konuşmasında Beyrut Limanı'nın yalnızca rıhtım, depo ve vinçlerden ibaret olmadığını belirten Selam, limanın kentin tarihi ve kimliğinin yanı sıra ekonomik, sosyal ve kültürel yapısının da temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.Selam, 19. yüzyılda Beyrut'un gelişmesiyle limanın bölgedeki rolünün de büyüdüğünü ve kentin Arap coğrafyasının iç kesimleri ile Avrupa arasındaki ticaretin önemli merkezlerinden biri haline geldiğini kaydetti.Konteyner terminalinin genişletilmesinin limanın kapasitesini artıracağını belirten Selam, projenin konteyner elleçleme hızını yükselteceğini, gemilerin bekleme sürelerini azaltacağını ve hizmetlerin verimliliğini artıracağını söyledi.Bu gelişmelerin limanın rekabet gücünü artıracağını ve denizcilik ve transit ticaret hatlarını çekme kapasitesini geliştireceğini kaydeden Selam, Güvenlik ve emniyet, depolama ve denetim kurallarının sıkı standartlara uygun şekilde uygulandığı ve yetkili devlet kurumlarının denetiminde güvenli bir liman istiyoruz. dedi.Genişletme projesini adaletin sağlanmasından ayrı tutamayızSelam, 4 Ağustos 2020'de Beyrut Limanı'nda meydana gelen patlamanın yalnızca limanın bir bölümünü değil, tüm kenti etkilediğini aktararak çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini ve yaralandığını, ev ve iş yerlerinin yıkıldığını, Lübnanlıların güvenlik duygusunun sarsıldığını ifade etti.Bu mekanın derin bir ulusal yara taşıdığını unutmamız mümkün mü? diye soran Selam, limanın genişletilmesi ve modernizasyonunun adalet ve hesap verebilirlikten ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.Limanın transit ve yeniden ihracat faaliyetlerindeki rolünü yeniden kazanmasını hedeflediklerini belirten Selam, Beyrut Limanı'nın Doğu Akdeniz'de gelişmiş bir lojistik merkez haline gelmesini ve Lübnan ile komşu Arap ülkelerine hizmet vermesini istediklerini kaydetti.Selam, bölgesel ticaretin gelişmesi ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesinin limanın bu hedefini destekleyebileceğini ifade etti.Beyrut Limanı'nın geliştirilmesinin devletin yeniden inşası projesinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Selam, kamu kurumlarının yönetimde belirsizlik, uygulamada istisnalar veya işletmede müdahaleler altında başarılı olamayacağını belirtti.Beyrut Limanı&#039;ndaki patlamaBeyrut Limanı'nda 4 Ağustos 2020'de meydana gelen şiddetli patlamada 235'ten fazla kişi hayatını kaybetmiş, 7 binden fazla kişi yaralanmış ve başkentte geniş çaplı yıkım meydana gelmişti.Lübnan makamları, patlamanın limanda çıkan ve nedeni belirlenemeyen yangın ile burada güvenlik önlemleri alınmadan büyük miktarda yüksek derecede patlayıcı amonyum nitrat depolanması nedeniyle meydana geldiğini açıklamıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, Beyrut Limanı'nın geliştirilmesinin devletin yeniden inşası projesinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek limanın Doğu Akdeniz'de gelişmiş bir lojistik merkez olarak rolünü yeniden kazanması gerektiğini söyledi.Selam, Beyrut Limanı'ndaki konteyner terminalinin genişletilmesi projesinin açılış töreninde konuştu.Konuşmasında Beyrut Limanı'nın yalnızca rıhtım, depo ve vinçlerden ibaret olmadığını belirten Selam, limanın kentin tarihi ve kimliğinin yanı sıra ekonomik, sosyal ve kültürel yapısının da temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.Selam, 19. yüzyılda Beyrut'un gelişmesiyle limanın bölgedeki rolünün de büyüdüğünü ve kentin Arap coğrafyasının iç kesimleri ile Avrupa arasındaki ticaretin önemli merkezlerinden biri haline geldiğini kaydetti.Konteyner terminalinin genişletilmesinin limanın kapasitesini artıracağını belirten Selam, projenin konteyner elleçleme hızını yükselteceğini, gemilerin bekleme sürelerini azaltacağını ve hizmetlerin verimliliğini artıracağını söyledi.Bu gelişmelerin limanın rekabet gücünü artıracağını ve denizcilik ve transit ticaret hatlarını çekme kapasitesini geliştireceğini kaydeden Selam, Güvenlik ve emniyet, depolama ve denetim kurallarının sıkı standartlara uygun şekilde uygulandığı ve yetkili devlet kurumlarının denetiminde güvenli bir liman istiyoruz. dedi.Genişletme projesini adaletin sağlanmasından ayrı tutamayızSelam, 4 Ağustos 2020'de Beyrut Limanı'nda meydana gelen patlamanın yalnızca limanın bir bölümünü değil, tüm kenti etkilediğini aktararak çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini ve yaralandığını, ev ve iş yerlerinin yıkıldığını, Lübnanlıların güvenlik duygusunun sarsıldığını ifade etti.Bu mekanın derin bir ulusal yara taşıdığını unutmamız mümkün mü? diye soran Selam, limanın genişletilmesi ve modernizasyonunun adalet ve hesap verebilirlikten ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.Limanın transit ve yeniden ihracat faaliyetlerindeki rolünü yeniden kazanmasını hedeflediklerini belirten Selam, Beyrut Limanı'nın Doğu Akdeniz'de gelişmiş bir lojistik merkez haline gelmesini ve Lübnan ile komşu Arap ülkelerine hizmet vermesini istediklerini kaydetti.Selam, bölgesel ticaretin gelişmesi ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesinin limanın bu hedefini destekleyebileceğini ifade etti.Beyrut Limanı'nın geliştirilmesinin devletin yeniden inşası projesinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Selam, kamu kurumlarının yönetimde belirsizlik, uygulamada istisnalar veya işletmede müdahaleler altında başarılı olamayacağını belirtti.Beyrut Limanı&#039;ndaki patlamaBeyrut Limanı'nda 4 Ağustos 2020'de meydana gelen şiddetli patlamada 235'ten fazla kişi hayatını kaybetmiş, 7 binden fazla kişi yaralanmış ve başkentte geniş çaplı yıkım meydana gelmişti.Lübnan makamları, patlamanın limanda çıkan ve nedeni belirlenemeyen yangın ile burada güvenlik önlemleri alınmadan büyük miktarda yüksek derecede patlayıcı amonyum nitrat depolanması nedeniyle meydana geldiğini açıklamıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/lubnan-beyrut-limani-nin-gelistirilmesi-devletin-yeniden-insasindan-ayri-dusunulemez.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail'in Gazze'de sivilleri toplu halde bombalayan gizli bir sistem kullandığı belirtildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-in-gazze-de-sivilleri-toplu-halde-bombalayan-gizli-bir-sistem-kullandigi-belirtildi/907042/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-in-gazze-de-sivilleri-toplu-halde-bombalayan-gizli-bir-sistem-kullandigi-belirtildi/907042/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 20:51:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / İsrail ordusunda görevli bazı kişiler, bir belgeselde, Gazze saldırılarında bazı Filistinlileri gece vakti aileleriyle birlikteyken toplu halde bombalamak için gizli bir sistem kullandıklarını itiraf etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : İsrail ordusunda görevli bazı kişiler, bir belgeselde, Gazze saldırılarında bazı Filistinlileri gece vakti aileleriyle birlikteyken toplu halde bombalamak için gizli bir sistem kullandıklarını itiraf etti.İngiliz The Guardian gazetesi tarafından hazırlanan ve yönetmenliğini Oscar ödüllü Yuval Abraham ve Rachel Szor'un yaptığı NAZA belgeseli, Venedik Uluslararası Film Festivali'nde gösterildi.Gazetenin haberine göre, festivalde yarışan tek belgesel olan NAZA, bir saldırıda ölmesi öngörülen siviller için İsrail ordusunda kullanılan kısaltma olarak kullanılıyor.Filistinlileri gözetleme ve uzaktan öldürme süreçlerinde yer almış İsrail ordusunda görevli kişilerin konuştuğu belgeselde, katılımcıların güvenliği için farklı röportaj yöntemleri izlendi.Çekimlerin bazıları, Tel Aviv'de gece saatlerinde binaların çatı katlarında yapılırken, bazılarında da katılımcıların sesleri ve görüntüleri değiştirildi. Katılımcılar belgeselde, İsrail ordusunun Gazze'de kullandığı gizli sistem ve gizli yöntemlere ilişkin detayları anlattı.Anlatılan sistemlerden birinin, düşük rütbeli olduğu değerlendirilen direnişçileri hedef aldığı kaydedildi.Belgeselde konuşan kişiler, bu saldırıların söz konusu kişilerin ailelerinin de hedef olacağını bile bile gece saatlerinde evlerini bombalama şeklinde yapıldığını açıkladı.Hedeflerin cep telefonları hacklenerek lokasyon bilgilerinin elde edildiği bu sistemle, aynı zamanda saldırıdan saniyeler öncesine kadar hedefteki kişilerin eşleriyle ve çocuklarıyla yaptığı sohbetler bile dinlendi.Belgeselde, Gazzelilerin sığınak olarak kullandığı yerleşim yerlerinin kasten yakılmasına ve gıda dağıtımı sırasında öldürülmesine doğrudan şahitlik eden İsrail ordusu mensupları da yer aldı.Yönetmen Abraham, filmin festival gösterimi öncesinde yaptığı basın açıklamasında, Bu ordu mensuplarına 'Ne yaptığınızı anlatın. Sistem nasıl çalışıyor' diye sorduk. Bazen cevapları almak için sadece sormak gerekir. Bazıları hiçbir pişmanlık göstermezken, bazıları gösterdi. Bazısı umursamazca, bazısı ise gururla konuştu. dedi.Abraham, belgeselde konuşanlardan bir kısmının gizli bir istihbarat biriminde çalışıp doğrudan Başbakan Binyamin Netanyahu'ya bağlı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:Bir tanesi, görevlerinin barışı bozmak olduğunu söyledi. Biz bu belgeseli, Filistinli sivillerin topluca öldürülmesine yol açan İsrail sorumluluğundaki sistemi soruşturmanın İsrailli gazeteci ve film yapımcıları olarak görevimiz olduğuna inandığımız için çektik.Toplamda 24 kişiyle röportaj yaptıklarını kaydeden Abraham, belgeselin, kurallara uymayan askerlerin işlediği suçlardan ziyade verilen emirlere, politikalara, göz yumulan uygulamalara ve bu uygulamaları mümkün kılan söylem ve mantığa yönelik bir belgesel olduğunu ifade etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : İsrail ordusunda görevli bazı kişiler, bir belgeselde, Gazze saldırılarında bazı Filistinlileri gece vakti aileleriyle birlikteyken toplu halde bombalamak için gizli bir sistem kullandıklarını itiraf etti.İngiliz The Guardian gazetesi tarafından hazırlanan ve yönetmenliğini Oscar ödüllü Yuval Abraham ve Rachel Szor'un yaptığı NAZA belgeseli, Venedik Uluslararası Film Festivali'nde gösterildi.Gazetenin haberine göre, festivalde yarışan tek belgesel olan NAZA, bir saldırıda ölmesi öngörülen siviller için İsrail ordusunda kullanılan kısaltma olarak kullanılıyor.Filistinlileri gözetleme ve uzaktan öldürme süreçlerinde yer almış İsrail ordusunda görevli kişilerin konuştuğu belgeselde, katılımcıların güvenliği için farklı röportaj yöntemleri izlendi.Çekimlerin bazıları, Tel Aviv'de gece saatlerinde binaların çatı katlarında yapılırken, bazılarında da katılımcıların sesleri ve görüntüleri değiştirildi. Katılımcılar belgeselde, İsrail ordusunun Gazze'de kullandığı gizli sistem ve gizli yöntemlere ilişkin detayları anlattı.Anlatılan sistemlerden birinin, düşük rütbeli olduğu değerlendirilen direnişçileri hedef aldığı kaydedildi.Belgeselde konuşan kişiler, bu saldırıların söz konusu kişilerin ailelerinin de hedef olacağını bile bile gece saatlerinde evlerini bombalama şeklinde yapıldığını açıkladı.Hedeflerin cep telefonları hacklenerek lokasyon bilgilerinin elde edildiği bu sistemle, aynı zamanda saldırıdan saniyeler öncesine kadar hedefteki kişilerin eşleriyle ve çocuklarıyla yaptığı sohbetler bile dinlendi.Belgeselde, Gazzelilerin sığınak olarak kullandığı yerleşim yerlerinin kasten yakılmasına ve gıda dağıtımı sırasında öldürülmesine doğrudan şahitlik eden İsrail ordusu mensupları da yer aldı.Yönetmen Abraham, filmin festival gösterimi öncesinde yaptığı basın açıklamasında, Bu ordu mensuplarına 'Ne yaptığınızı anlatın. Sistem nasıl çalışıyor' diye sorduk. Bazen cevapları almak için sadece sormak gerekir. Bazıları hiçbir pişmanlık göstermezken, bazıları gösterdi. Bazısı umursamazca, bazısı ise gururla konuştu. dedi.Abraham, belgeselde konuşanlardan bir kısmının gizli bir istihbarat biriminde çalışıp doğrudan Başbakan Binyamin Netanyahu'ya bağlı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:Bir tanesi, görevlerinin barışı bozmak olduğunu söyledi. Biz bu belgeseli, Filistinli sivillerin topluca öldürülmesine yol açan İsrail sorumluluğundaki sistemi soruşturmanın İsrailli gazeteci ve film yapımcıları olarak görevimiz olduğuna inandığımız için çektik.Toplamda 24 kişiyle röportaj yaptıklarını kaydeden Abraham, belgeselin, kurallara uymayan askerlerin işlediği suçlardan ziyade verilen emirlere, politikalara, göz yumulan uygulamalara ve bu uygulamaları mümkün kılan söylem ve mantığa yönelik bir belgesel olduğunu ifade etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/israil-in-gazze-de-sivilleri-toplu-halde-bombalayan-gizli-bir-sistem-kullandigi-belirtildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İletişim Başkanı Duran'dan Türkiye-Somali İlişkileri temalı panele videolu mesaj:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iletisim-baskani-duran-dan-turkiye-somali-iliskileri-temali-panele-videolu-mesaj/907041/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iletisim-baskani-duran-dan-turkiye-somali-iliskileri-temali-panele-videolu-mesaj/907041/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 20:45:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / İsrail'in Somaliland üzerinden bölgede nüfuz alanları kurma ve yeni istikrarsızlık cepheleri açma girişimleri, uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal etmekte, Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü doğrudan tehdit etmektedir. Türkiye, bu tehditlere karşı kardeş ülke Somali'nin yanındadır - Türkiye için Somali'nin toprak bütünlüğü, siyasi birliği ve egemenliği herhangi bir jeopolitik pazarlığın konusu olamayacak kadar ilkesel bir konudur]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail'in Somaliland üzerinden bölgede nüfuz alanları kurma ve yeni istikrarsızlık cepheleri açma girişimleri, uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal etmekte, Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü doğrudan tehdit etmektedir. Türkiye, bu tehditlere karşı kardeş ülke Somali'nin yanındadır. dedi.İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Duran, Somali'nin başkenti Mogadişu'da düzenlenen Türkiye-Somali İlişkilerinde Yeni Dönem: Güven, İş Birliği, Stratejik Ortaklık paneline videolu mesaj gönderdi.Duran, mesajında, Türkiye ile Somali arasındaki münasebetlerin köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurguladı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2011'de Mogadişu'ya gerçekleştirdiği tarihi ziyaretin iki ülke ilişkilerine yeni bir boyut kazandırdığını vurgulayan Duran, Bu ziyaretle Türkiye'nin Somali'ye uzattığı dostluk eli, bugünkü kapsamlı stratejik ortaklığımızın da temelini oluşturmaktadır. Sürecin kalkınma, güvenlik, ekonomi ve kurumsal kapasite inşasını kapsayan bütüncül bir ortaklığa dönüşmüş olması bizleri ziyadesiyle memnun etmektedir. 2026 yılının, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 60'ıncı yıl dönümü olması, stratejik ortaklığımızı daha da anlamlı kılıyor. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın da vurguladığı üzere, Türkiye-Somali ilişkileri dönemsel konjonktürlerin ötesinde istikbale matuf ortak bir vizyonun eseridir. diye konuştu.Türkiye'nin Afrika kıtasına yönelik geliştirdiği dış politika paradigmasının sömürgeci geçmişe sahip güçlerin buyurgan yaklaşımlarından radikal bir biçimde ayrıştığının altını çizen Duran, şöyle devam etti:Biz, kıtanın kaderini batılı merkezlerin oryantalist kodlarıyla okumayı reddediyoruz. 'Afrika'nın sorunlarına Afrikalı çözümler' perspektifini teorik ve pratik bir ahlak ilkesi olarak benimsiyoruz. Bu perspektifle Türkiye-Somali ilişkileri, geçici çözümler yerine köklü kurumsal kapasite artışına odaklanmakta, kalıcı çözümler üretmektedir. Bu anlayışla TİKA, Türk Kızılay, Maarif Vakfı, AFAD, YTB ve çok sayıda sivil toplum kuruluşumuz çalışmalarını sürdürmektedir. Diğer yandan binlerce Somalili genç Türkiye'de yükseköğrenim görmekte ve ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki kadim ilişkinin bugüne taşınmasında önemli aktörler olmaktadır.Ankara Bildirisi, arabuluculuk kapasitesinin güçlü bir göstergesidirDuran, bugün Afrika Boynuzu'nun çok boyutlu ve karmaşık sınamalarla karşı karşıya olduğunu belirterek, İsrail'in Somaliland üzerinden bölgede nüfuz alanları kurma ve yeni istikrarsızlık cepheleri açma girişimleri, uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal etmekte, Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü doğrudan tehdit etmektedir. Türkiye, bu tehditlere karşı kardeş ülke Somali'nin yanındadır. Sayın Cumhurbaşkanı'mız, Türkiye'nin Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü her koşulda desteklediğini açıkça teyit etmiştir. Türkiye için Somali'nin toprak bütünlüğü, siyasi birliği ve egemenliği herhangi bir jeopolitik pazarlığın konusu olamayacak kadar ilkesel bir konudur. Bu doğrultuda Ankara Bildirisi, Türkiye'nin bölge barışına desteğinin ve arabuluculuk kapasitesinin güçlü bir göstergesidir. ifadelerini kullandı.Türkiye'nin bölge barışı, istikrarı ve refahından yana olan tavrının, sömürü düzeninin devamından beslenen bazı çevreleri rahatsız ettiğini dile getiren Duran, Son dönemde uluslararası medyada ve dijital mecralarda artan sistemli dezenformasyon kampanyaları bu rahatsızlığın dışa vurumudur. Karşılıklı güvene, kardeşliğe ve şeffaflığa dayanan ilişkilerimiz, bu maksatlı girişimleri bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da boşa çıkaracaktır. şeklinde konuştu.Türkiye ve Somali birlikte üretmekte, birlikte güçlenmektedirTürkiye'nin Somali'yle ilişkilerini devlet kapasitesinin tahkimi ve ortak refahın inşası açısından son derece geniş bir perspektiften değerlendirdiğini aktaran Duran, şunları kaydetti:TURKSOM Askeri Eğitim Üssü, savunma ve deniz güvenliği anlaşmaları, Somali denizlerinde sismik araştırmalar yürüten Oruç Reis, derin deniz sondaj çalışmaları yapan Çağrı Bey gemilerimiz, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ifadeleriyle iki ülke işbirliğinin güçlü sembolleri haline gelmiştir. Tüm bunların yanı sıra uzay limanı projesi ve kurumsallaşan balıkçılık anlaşmaları da Somali'nin ekonomik kapasitesini ve teknolojik bağımsızlığını güçlendiren adımlardır. Türkiye ve Somali birlikte üretmekte, birlikte güçlenmektedir. Bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak düzenlediğimiz bu panelin işbirliği vizyonumuz doğrultusunda ve iki ülke ilişkilerinin daha da güçlenmesine katkı sağlayacağına inanıyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail'in Somaliland üzerinden bölgede nüfuz alanları kurma ve yeni istikrarsızlık cepheleri açma girişimleri, uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal etmekte, Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü doğrudan tehdit etmektedir. Türkiye, bu tehditlere karşı kardeş ülke Somali'nin yanındadır. dedi.İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Duran, Somali'nin başkenti Mogadişu'da düzenlenen Türkiye-Somali İlişkilerinde Yeni Dönem: Güven, İş Birliği, Stratejik Ortaklık paneline videolu mesaj gönderdi.Duran, mesajında, Türkiye ile Somali arasındaki münasebetlerin köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurguladı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2011'de Mogadişu'ya gerçekleştirdiği tarihi ziyaretin iki ülke ilişkilerine yeni bir boyut kazandırdığını vurgulayan Duran, Bu ziyaretle Türkiye'nin Somali'ye uzattığı dostluk eli, bugünkü kapsamlı stratejik ortaklığımızın da temelini oluşturmaktadır. Sürecin kalkınma, güvenlik, ekonomi ve kurumsal kapasite inşasını kapsayan bütüncül bir ortaklığa dönüşmüş olması bizleri ziyadesiyle memnun etmektedir. 2026 yılının, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 60'ıncı yıl dönümü olması, stratejik ortaklığımızı daha da anlamlı kılıyor. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın da vurguladığı üzere, Türkiye-Somali ilişkileri dönemsel konjonktürlerin ötesinde istikbale matuf ortak bir vizyonun eseridir. diye konuştu.Türkiye'nin Afrika kıtasına yönelik geliştirdiği dış politika paradigmasının sömürgeci geçmişe sahip güçlerin buyurgan yaklaşımlarından radikal bir biçimde ayrıştığının altını çizen Duran, şöyle devam etti:Biz, kıtanın kaderini batılı merkezlerin oryantalist kodlarıyla okumayı reddediyoruz. 'Afrika'nın sorunlarına Afrikalı çözümler' perspektifini teorik ve pratik bir ahlak ilkesi olarak benimsiyoruz. Bu perspektifle Türkiye-Somali ilişkileri, geçici çözümler yerine köklü kurumsal kapasite artışına odaklanmakta, kalıcı çözümler üretmektedir. Bu anlayışla TİKA, Türk Kızılay, Maarif Vakfı, AFAD, YTB ve çok sayıda sivil toplum kuruluşumuz çalışmalarını sürdürmektedir. Diğer yandan binlerce Somalili genç Türkiye'de yükseköğrenim görmekte ve ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki kadim ilişkinin bugüne taşınmasında önemli aktörler olmaktadır.Ankara Bildirisi, arabuluculuk kapasitesinin güçlü bir göstergesidirDuran, bugün Afrika Boynuzu'nun çok boyutlu ve karmaşık sınamalarla karşı karşıya olduğunu belirterek, İsrail'in Somaliland üzerinden bölgede nüfuz alanları kurma ve yeni istikrarsızlık cepheleri açma girişimleri, uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal etmekte, Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü doğrudan tehdit etmektedir. Türkiye, bu tehditlere karşı kardeş ülke Somali'nin yanındadır. Sayın Cumhurbaşkanı'mız, Türkiye'nin Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü her koşulda desteklediğini açıkça teyit etmiştir. Türkiye için Somali'nin toprak bütünlüğü, siyasi birliği ve egemenliği herhangi bir jeopolitik pazarlığın konusu olamayacak kadar ilkesel bir konudur. Bu doğrultuda Ankara Bildirisi, Türkiye'nin bölge barışına desteğinin ve arabuluculuk kapasitesinin güçlü bir göstergesidir. ifadelerini kullandı.Türkiye'nin bölge barışı, istikrarı ve refahından yana olan tavrının, sömürü düzeninin devamından beslenen bazı çevreleri rahatsız ettiğini dile getiren Duran, Son dönemde uluslararası medyada ve dijital mecralarda artan sistemli dezenformasyon kampanyaları bu rahatsızlığın dışa vurumudur. Karşılıklı güvene, kardeşliğe ve şeffaflığa dayanan ilişkilerimiz, bu maksatlı girişimleri bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da boşa çıkaracaktır. şeklinde konuştu.Türkiye ve Somali birlikte üretmekte, birlikte güçlenmektedirTürkiye'nin Somali'yle ilişkilerini devlet kapasitesinin tahkimi ve ortak refahın inşası açısından son derece geniş bir perspektiften değerlendirdiğini aktaran Duran, şunları kaydetti:TURKSOM Askeri Eğitim Üssü, savunma ve deniz güvenliği anlaşmaları, Somali denizlerinde sismik araştırmalar yürüten Oruç Reis, derin deniz sondaj çalışmaları yapan Çağrı Bey gemilerimiz, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ifadeleriyle iki ülke işbirliğinin güçlü sembolleri haline gelmiştir. Tüm bunların yanı sıra uzay limanı projesi ve kurumsallaşan balıkçılık anlaşmaları da Somali'nin ekonomik kapasitesini ve teknolojik bağımsızlığını güçlendiren adımlardır. Türkiye ve Somali birlikte üretmekte, birlikte güçlenmektedir. Bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak düzenlediğimiz bu panelin işbirliği vizyonumuz doğrultusunda ve iki ülke ilişkilerinin daha da güçlenmesine katkı sağlayacağına inanıyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/iletisim-baskani-duran-dan-turkiye-somali-iliskileri-temali-panele-videolu-mesaj.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Uzmanlar, yapay zeka teknolojisinin potansiyeline ilişkin uyarılarda bulunuyor:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/uzmanlar-yapay-zeka-teknolojisinin-potansiyeline-iliskin-uyarilarda-bulunuyor/907040/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/uzmanlar-yapay-zeka-teknolojisinin-potansiyeline-iliskin-uyarilarda-bulunuyor/907040/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 20:45:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Anthropic çalışanı Samuel Marks: - Yapay zekayı daha uygun davranışlara yönlendirebilecek yöntemlerimiz var, ancak onları tam anlamıyla uyumlu hale getirebilecek bir şey yok - OpenAI Başbilimcisi Jakub Pachocki: - Makine zekasındaki hızlı artışın devam etmesinin doğuracağı sonuçlara kimsenin hazırlıklı olmadığı konusunda endişeliyim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Yapay zeka şirketi Anthropic'in eski çalışanı Jacob Coxon'un, yapay zekanın gerçek güç ve kaynaklar elde edebilecek insanüstü sistemler haline gelebileceğini savunarak şirketinden istifa ettiğini duyurmasının ardından, sektördeki yapay zeka uzmanları da benzer uyarılarda bulundu.Coxon'un, yapay zekanın hızlı gelişiminin endişe verici olduğuna ilişkin paylaşımının ardından son günlerde sektördeki uzmanlar da konuya ilişkin fikirlerini paylaşmayı sürdürüyor.Başka bir Anthropic çalışanı Samuel Marks, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Coxon'un paylaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Marks, yapay zeka geliştiricilerinin, bu teknolojinin insanlığın yok olmasına yol açabileceği riskinin farkında oldukları ve bunun gelecek birkaç yılda gerçekleşebileceğine inandıkları görüşünü paylaştı.Bu risklerin farkında olunmasına rağmen neden hala yapay zekanın geliştirilmeye devam edildiği konusuna da değinen Marks, Bu, ticari teşviklerin yanı sıra, daha az sorumluluk sahibi ve teknolojiyi kötüye kullanacak diğer yapay zeka geliştiricileriyle bir yarış içinde olunduğu yönündeki inançtan kaynaklanıyor. ifadesini kullandı.Geleneksel yazılımların aksine yapay zekanın istenilen şekilde davranması için programlanamadığına dikkati çeken Marks, yapay zekanın sıklıkla uygunsuz davranış sergilediğini belirtti.Sektördeki birçok kişinin, yapay zekanın nasıl daha güvenli bir şekilde geliştirilebileceğini bulmak için geliştirme sürecini yavaşlatmayı istediğini aktaran Marks, Yapay zekayı daha uygun davranışlara yönlendirebilecek yöntemlerimiz var, ancak onları tam anlamıyla uyumlu hale getirebilecek bir şey yok. ifadelerini kullandı.OpenAI Başbilimcisi Pachocki, daha kapsamlı önlemlerin gerekli olduğunu düşünüyorABD merkezli yapay zeka şirketi OpenAI Başbilimcisi Jakub Pachocki, yapay zekanın hızlı gelişimine ilişkin açıklama yaptı.Son derece dikkatli olunması gereken bir dönemden geçildiğini vurgulayan Pachocki, Makine zekasındaki hızlı artışın devam etmesinin doğuracağı sonuçlara kimsenin hazırlıklı olmadığı konusunda endişeliyim. değerlendirmesinde bulundu.Pachocki, yapay zekanın uyumlanması ve izlenmesi konusunda OpenAI'nin çözüm aramayı sürdüreceğini belirterek, bu konuda daha kapsamlı önlemler alınmasının gerekli olduğunu kaydetti.Bu alanda şu anda yaşananlar toplum açısından son derece sağlıksızGoogle'ın yapay zeka birimi DeepMind'deta eski çalışanı Alex Turner, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Coxon'un yapay zekanın tehlikelerinden bahsettiği paylaşımı alıntıladı.DeepMind'deki görevini haziranda bıraktığını belirten Turner, Jacob haklı. Birçok araştırmacı, gezegendeki herkesi öldürebilecek bir şey inşa ettiklerine inanıyorlar. Bunu nasıl durduracağımı düşünmek kelimenin tam anlamıyla benim işimdi. ifadelerini kullandı.Yapay zeka şirketi OpenAI'da araştırmacı Jason Wolfe, konuya ilişkin endişelerini dile getirdiği paylaşımında, Gerçek anlamda bir yok oluşun gerçekleşme olasılığının ne kadar olduğunu bilmiyorum ancak yapay zekanın insanlık için kötü sonuçlar doğurabileceği pek çok yol olduğunu düşünüyorum. değerlendirmesinde bulundu.Korkutucu denebilecek mevcut hızla ilerlenirken doğru yoldan sapılmazsa insanlığın oldukça şanslı sayılabileceğini belirten Wolfe, bu sorunun tek bir şirket veya ülke tarafından çözülebilecek nitelikte olmadığını, yapay zekanın kapasite artışına karşı koordinasyona ihtiyaç olduğunu vurguladı.DeepMind'ta eski kıdemli araştırmacı Jonathan Richard Schwarz, sosyal medyadaki açıklamasında bu laboratuvarların elinde toplanan güce ilişkin ciddi endişeleri olduğu gerekçesiyle DeepMind ile 7 yıl önce yollarını ayırdığını belirtti.O zamandan bu yana gelen teklifleri de reddettiğini anlatan Schwarz, Bu alanda şu anda yaşananlar toplum açısından son derece sağlıksız. değerlendirmesinde bulundu.Coxon&#039;un istifasıSon üç yıldır yapay zeka devleri OpenAI ve Anthropic bünyesinde araştırmacı olarak görev yaptığını belirten Jacob Coxon, X hesabından yaptığı açıklamada, her iki şirketin de yeterince sorumlu davranmadığını savunarak, Anthropic'ten istifa ettiğini duyurmuştu.Coxon, şirketlerin kendi kendini geliştirebilen süper zekaya ulaşmak için kontrolsüz yarış içinde olduğunu ifade ederek, Bu teknolojinin gücünü hafife almayın. Bunlar yakında her şeyi hackleyebilecek, herhangi bir alanı bir gecede dönüştürebilecek, gerçek güç ve kaynaklar elde edebilecek insanüstü sistemler haline gelecek. Bu alanların her birindeki ilerlemeye tanık olduk ve bu süreç yavaşlamıyor. değerlendirmesinde bulunmuştu.Yapay zeka modellerini geliştiren sektör çalışanlarının, bu sistemlerin 10 yıl içinde insanlığı öldürebileceğine ciddi şekilde inandığını öne süren Coxon, yöneticilerin kamuoyu önünde ılımlı konuşmalarına rağmen kapalı kapılar ardında büyük bir korku yaşadıklarını iddia etmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Yapay zeka şirketi Anthropic'in eski çalışanı Jacob Coxon'un, yapay zekanın gerçek güç ve kaynaklar elde edebilecek insanüstü sistemler haline gelebileceğini savunarak şirketinden istifa ettiğini duyurmasının ardından, sektördeki yapay zeka uzmanları da benzer uyarılarda bulundu.Coxon'un, yapay zekanın hızlı gelişiminin endişe verici olduğuna ilişkin paylaşımının ardından son günlerde sektördeki uzmanlar da konuya ilişkin fikirlerini paylaşmayı sürdürüyor.Başka bir Anthropic çalışanı Samuel Marks, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından Coxon'un paylaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Marks, yapay zeka geliştiricilerinin, bu teknolojinin insanlığın yok olmasına yol açabileceği riskinin farkında oldukları ve bunun gelecek birkaç yılda gerçekleşebileceğine inandıkları görüşünü paylaştı.Bu risklerin farkında olunmasına rağmen neden hala yapay zekanın geliştirilmeye devam edildiği konusuna da değinen Marks, Bu, ticari teşviklerin yanı sıra, daha az sorumluluk sahibi ve teknolojiyi kötüye kullanacak diğer yapay zeka geliştiricileriyle bir yarış içinde olunduğu yönündeki inançtan kaynaklanıyor. ifadesini kullandı.Geleneksel yazılımların aksine yapay zekanın istenilen şekilde davranması için programlanamadığına dikkati çeken Marks, yapay zekanın sıklıkla uygunsuz davranış sergilediğini belirtti.Sektördeki birçok kişinin, yapay zekanın nasıl daha güvenli bir şekilde geliştirilebileceğini bulmak için geliştirme sürecini yavaşlatmayı istediğini aktaran Marks, Yapay zekayı daha uygun davranışlara yönlendirebilecek yöntemlerimiz var, ancak onları tam anlamıyla uyumlu hale getirebilecek bir şey yok. ifadelerini kullandı.OpenAI Başbilimcisi Pachocki, daha kapsamlı önlemlerin gerekli olduğunu düşünüyorABD merkezli yapay zeka şirketi OpenAI Başbilimcisi Jakub Pachocki, yapay zekanın hızlı gelişimine ilişkin açıklama yaptı.Son derece dikkatli olunması gereken bir dönemden geçildiğini vurgulayan Pachocki, Makine zekasındaki hızlı artışın devam etmesinin doğuracağı sonuçlara kimsenin hazırlıklı olmadığı konusunda endişeliyim. değerlendirmesinde bulundu.Pachocki, yapay zekanın uyumlanması ve izlenmesi konusunda OpenAI'nin çözüm aramayı sürdüreceğini belirterek, bu konuda daha kapsamlı önlemler alınmasının gerekli olduğunu kaydetti.Bu alanda şu anda yaşananlar toplum açısından son derece sağlıksızGoogle'ın yapay zeka birimi DeepMind'deta eski çalışanı Alex Turner, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Coxon'un yapay zekanın tehlikelerinden bahsettiği paylaşımı alıntıladı.DeepMind'deki görevini haziranda bıraktığını belirten Turner, Jacob haklı. Birçok araştırmacı, gezegendeki herkesi öldürebilecek bir şey inşa ettiklerine inanıyorlar. Bunu nasıl durduracağımı düşünmek kelimenin tam anlamıyla benim işimdi. ifadelerini kullandı.Yapay zeka şirketi OpenAI'da araştırmacı Jason Wolfe, konuya ilişkin endişelerini dile getirdiği paylaşımında, Gerçek anlamda bir yok oluşun gerçekleşme olasılığının ne kadar olduğunu bilmiyorum ancak yapay zekanın insanlık için kötü sonuçlar doğurabileceği pek çok yol olduğunu düşünüyorum. değerlendirmesinde bulundu.Korkutucu denebilecek mevcut hızla ilerlenirken doğru yoldan sapılmazsa insanlığın oldukça şanslı sayılabileceğini belirten Wolfe, bu sorunun tek bir şirket veya ülke tarafından çözülebilecek nitelikte olmadığını, yapay zekanın kapasite artışına karşı koordinasyona ihtiyaç olduğunu vurguladı.DeepMind'ta eski kıdemli araştırmacı Jonathan Richard Schwarz, sosyal medyadaki açıklamasında bu laboratuvarların elinde toplanan güce ilişkin ciddi endişeleri olduğu gerekçesiyle DeepMind ile 7 yıl önce yollarını ayırdığını belirtti.O zamandan bu yana gelen teklifleri de reddettiğini anlatan Schwarz, Bu alanda şu anda yaşananlar toplum açısından son derece sağlıksız. değerlendirmesinde bulundu.Coxon&#039;un istifasıSon üç yıldır yapay zeka devleri OpenAI ve Anthropic bünyesinde araştırmacı olarak görev yaptığını belirten Jacob Coxon, X hesabından yaptığı açıklamada, her iki şirketin de yeterince sorumlu davranmadığını savunarak, Anthropic'ten istifa ettiğini duyurmuştu.Coxon, şirketlerin kendi kendini geliştirebilen süper zekaya ulaşmak için kontrolsüz yarış içinde olduğunu ifade ederek, Bu teknolojinin gücünü hafife almayın. Bunlar yakında her şeyi hackleyebilecek, herhangi bir alanı bir gecede dönüştürebilecek, gerçek güç ve kaynaklar elde edebilecek insanüstü sistemler haline gelecek. Bu alanların her birindeki ilerlemeye tanık olduk ve bu süreç yavaşlamıyor. değerlendirmesinde bulunmuştu.Yapay zeka modellerini geliştiren sektör çalışanlarının, bu sistemlerin 10 yıl içinde insanlığı öldürebileceğine ciddi şekilde inandığını öne süren Coxon, yöneticilerin kamuoyu önünde ılımlı konuşmalarına rağmen kapalı kapılar ardında büyük bir korku yaşadıklarını iddia etmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/uzmanlar-yapay-zeka-teknolojisinin-potansiyeline-iliskin-uyarilarda-bulunuyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Microsoft gençler için yapay zeka güvenliği çerçevesini hayata geçirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/microsoft-gencler-icin-yapay-zeka-guvenligi-cercevesini-hayata-gecirdi/907039/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/microsoft-gencler-icin-yapay-zeka-guvenligi-cercevesini-hayata-gecirdi/907039/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 20:45:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / ABD'li teknoloji şirketi Microsoft, çocukların ve gençlerin yapay zeka çağında çevrim içi ortamda korunmasını amaçlayan Güvenli Katılım Çerçevesini hayata geçirdiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ABD'li teknoloji şirketi Microsoft, çocukların ve gençlerin yapay zeka çağında çevrim içi ortamda korunmasını amaçlayan Güvenli Katılım Çerçevesini hayata geçirdiğini duyurdu.Microsoft'un Güvenli Katılım Çerçevesine ilişkin açıklamasında, çocukların ve ailelerin, ihtiyaç duydukları güvenlik önlemleri ile teknolojinin sunduğu fırsatlar arasında bir seçim yapmak zorunda kalmaması gerektiği vurgulandı.Açıklamada, söz konusu çerçevenin, gençlerin yapay zekanın sunduğu fırsatlardan mahremiyetleri korunarak güvenle yararlanabilmesi için tasarım gereği güvenlik, yaşa göre farklılaştırılmış deneyimler ve eğitim olmak üzere üç temel sütun üzerine kurulduğu bildirildi.Yeni çerçeve kapsamında Microsoft'un yapay zeka asistanı Copilot'un kullanımı için oturum açma zorunluluğu getirildiği kaydedilen açıklamada, platforma erişimin 13 yaşından küçük çocuklar için sınırlandırıldığı aktarıldı.Açıklamada, arama motoru Bing'de zararlı içeriklere karşı filtrelemelerin güçlendirildiği ve geliştiricilere daha güvenilir yaş doğrulama imkanı sunan yeni uygulama programlama arayüzü Windows Yaş APInin kullanıma sunulduğu ifade edildi.Teknolojinin tek başına dijital güvenliği sağlayamayacağı vurgulanan açıklamada, yapay zeka güvenlik enstitüleri, hükümetler, eğitimciler ve sivil toplum kuruluşlarıyla küresel işbirliklerinin derinleştirileceği belirtildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ABD'li teknoloji şirketi Microsoft, çocukların ve gençlerin yapay zeka çağında çevrim içi ortamda korunmasını amaçlayan Güvenli Katılım Çerçevesini hayata geçirdiğini duyurdu.Microsoft'un Güvenli Katılım Çerçevesine ilişkin açıklamasında, çocukların ve ailelerin, ihtiyaç duydukları güvenlik önlemleri ile teknolojinin sunduğu fırsatlar arasında bir seçim yapmak zorunda kalmaması gerektiği vurgulandı.Açıklamada, söz konusu çerçevenin, gençlerin yapay zekanın sunduğu fırsatlardan mahremiyetleri korunarak güvenle yararlanabilmesi için tasarım gereği güvenlik, yaşa göre farklılaştırılmış deneyimler ve eğitim olmak üzere üç temel sütun üzerine kurulduğu bildirildi.Yeni çerçeve kapsamında Microsoft'un yapay zeka asistanı Copilot'un kullanımı için oturum açma zorunluluğu getirildiği kaydedilen açıklamada, platforma erişimin 13 yaşından küçük çocuklar için sınırlandırıldığı aktarıldı.Açıklamada, arama motoru Bing'de zararlı içeriklere karşı filtrelemelerin güçlendirildiği ve geliştiricilere daha güvenilir yaş doğrulama imkanı sunan yeni uygulama programlama arayüzü Windows Yaş APInin kullanıma sunulduğu ifade edildi.Teknolojinin tek başına dijital güvenliği sağlayamayacağı vurgulanan açıklamada, yapay zeka güvenlik enstitüleri, hükümetler, eğitimciler ve sivil toplum kuruluşlarıyla küresel işbirliklerinin derinleştirileceği belirtildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/microsoft-gencler-icin-yapay-zeka-guvenligi-cercevesini-hayata-gecirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İzmir'de banka çalışanlarını rehin alan şüpheli tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/izmir-de-banka-calisanlarini-rehin-alan-supheli-tutuklandi/907038/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/izmir-de-banka-calisanlarini-rehin-alan-supheli-tutuklandi/907038/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 20:36:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir / İzmir'in Karabağlar ilçesinde 5 banka çalışanını silahla rehin alan şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri : İzmir'in Karabağlar ilçesinde 5 banka çalışanını silahla rehin alan şüpheli tutuklandı.İnönü Caddesi'ndeki bir bankada meydana gelen olaya ilişkin gözaltına alınan C.A.'nın emniyetteki işlemleri tamamlandı.Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen C.A. tutuklandı.Karabağlar ilçesi İnönü Caddesi'nde dün C.A. bir banka şubesine gelerek özel güvenlik görevlisinin silahını ele geçirip 5 banka çalışanını rehin almış, cadde çift yönlü trafiğe kapatılmıştı.Polis ekipleri, müzakereyle şahsı ikna etmiş, 5 banka çalışanını kurtarmıştı.Gözaltına alınan şüphelinin daha önceden psikiyatri tedavisi gördüğü ve olay sırasında üzerinde herhangi bir silah olmadığı öğrenilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri : İzmir'in Karabağlar ilçesinde 5 banka çalışanını silahla rehin alan şüpheli tutuklandı.İnönü Caddesi'ndeki bir bankada meydana gelen olaya ilişkin gözaltına alınan C.A.'nın emniyetteki işlemleri tamamlandı.Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen C.A. tutuklandı.Karabağlar ilçesi İnönü Caddesi'nde dün C.A. bir banka şubesine gelerek özel güvenlik görevlisinin silahını ele geçirip 5 banka çalışanını rehin almış, cadde çift yönlü trafiğe kapatılmıştı.Polis ekipleri, müzakereyle şahsı ikna etmiş, 5 banka çalışanını kurtarmıştı.Gözaltına alınan şüphelinin daha önceden psikiyatri tedavisi gördüğü ve olay sırasında üzerinde herhangi bir silah olmadığı öğrenilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/izmir-de-banka-calisanlarini-rehin-alan-supheli-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Futbol: UEFA Şampiyonlar Ligi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/futbol-uefa-sampiyonlar-ligi/907037/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/futbol-uefa-sampiyonlar-ligi/907037/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 20:36:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Fenerbahçe: 0 - Roma: 1 (İlk yarı)]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftasındaki Fenerbahçe-Roma maçının ilk yarısı konuk ekibin 1-0'lık üstünlüğüyle sona erdi.11. dakikada sağ kanattan ceza sahasına giren Greenwood'un pasında topla buluşan Bartuğ Elmaz'ın sağ çaprazdan vuruşunda kaleci Svilar, meşin yuvarlağı kontrol etti.12. dakikada Vedat Muric'in pasında topla buluşan Kerem Aktürkoğlu'nun ceza sahası sol çaprazından vuruşunda kaleci Svilar, meşin yuvarlağı çeldi.21. dakikada Kone'nin pasında ceza sahasına sarkan Dybala'nın sağ çaprazdan vuruşunda kaleci Ederson, gole izin vermedi.39. dakikada Roma 1-0 öne geçti. Malen'in pasında ceza yayının sağ çaprazında topla buluşan Cristante'nin vuruşunda meşin yuvarlak, uzak direğin dibinden ağlarla buluştu: 0-1.Karşılaşmanın ilk devresi Roma'nın 1-0'lık üstünlüğüyle tamamlandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ilk haftasındaki Fenerbahçe-Roma maçının ilk yarısı konuk ekibin 1-0'lık üstünlüğüyle sona erdi.11. dakikada sağ kanattan ceza sahasına giren Greenwood'un pasında topla buluşan Bartuğ Elmaz'ın sağ çaprazdan vuruşunda kaleci Svilar, meşin yuvarlağı kontrol etti.12. dakikada Vedat Muric'in pasında topla buluşan Kerem Aktürkoğlu'nun ceza sahası sol çaprazından vuruşunda kaleci Svilar, meşin yuvarlağı çeldi.21. dakikada Kone'nin pasında ceza sahasına sarkan Dybala'nın sağ çaprazdan vuruşunda kaleci Ederson, gole izin vermedi.39. dakikada Roma 1-0 öne geçti. Malen'in pasında ceza yayının sağ çaprazında topla buluşan Cristante'nin vuruşunda meşin yuvarlak, uzak direğin dibinden ağlarla buluştu: 0-1.Karşılaşmanın ilk devresi Roma'nın 1-0'lık üstünlüğüyle tamamlandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/futbol-uefa-sampiyonlar-ligi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Trump, İran'la savaşın Kongre ara seçimlerinden önce sonlanabileceğini belirtti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trump-iran-la-savasin-kongre-ara-secimlerinden-once-sonlanabilecegini-belirtti/907036/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trump-iran-la-savasin-kongre-ara-secimlerinden-once-sonlanabilecegini-belirtti/907036/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 20:27:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : ABD Başkanı Donald Trump, son açıklamasının aksine, İran'la savaşın 3 Kasım'daki Kongre ara seçimlerinden önce sona erebileceğini söyledi.Amerikan News Nation kanalına konuşan Trump, İran'la savaşın ne zaman bitebileceğine ilişkin önceki tahminini yeniledi.Dünkü açıklamasında savaşın 3 Kasım'daki Kongre ara seçimlerinden hemen sonra biteceğini söyleyen Trump, bugün, Onların daha fazla dayanabileceklerini sanmıyorum ancak bu mesele seçimlerden sonra çözüme kavuşacak ya da belki daha erken. ifadesini kullandı.Trump, ayrıca İran'ın Ürdün'deki ABD üssüne yönelik son misilleme saldırılarının bölgedeki Amerikan uçaklarına hasar verdiği yönündeki haberleri yalanlayarak, Hayır, hiçbir şekilde hasar yok. Hiçbir şey yok. dedi.ABD Başkanı Trump, dün gazetecilere verdiği demeçte, Seçimlerden hemen sonra savaşın sona ereceğini düşünüyorum çünkü onlar daha fazla dayanamazlar. ifadesini kullanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : ABD Başkanı Donald Trump, son açıklamasının aksine, İran'la savaşın 3 Kasım'daki Kongre ara seçimlerinden önce sona erebileceğini söyledi.Amerikan News Nation kanalına konuşan Trump, İran'la savaşın ne zaman bitebileceğine ilişkin önceki tahminini yeniledi.Dünkü açıklamasında savaşın 3 Kasım'daki Kongre ara seçimlerinden hemen sonra biteceğini söyleyen Trump, bugün, Onların daha fazla dayanabileceklerini sanmıyorum ancak bu mesele seçimlerden sonra çözüme kavuşacak ya da belki daha erken. ifadesini kullandı.Trump, ayrıca İran'ın Ürdün'deki ABD üssüne yönelik son misilleme saldırılarının bölgedeki Amerikan uçaklarına hasar verdiği yönündeki haberleri yalanlayarak, Hayır, hiçbir şekilde hasar yok. Hiçbir şey yok. dedi.ABD Başkanı Trump, dün gazetecilere verdiği demeçte, Seçimlerden hemen sonra savaşın sona ereceğini düşünüyorum çünkü onlar daha fazla dayanamazlar. ifadesini kullanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/trump-iran-la-savasin-kongre-ara-secimlerinden-once-sonlanabilecegini-belirtti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Muğla'da teknede yakalanan 9 FETÖ şüphelisinden 7'si ve kaptan tutuklandı (GÜNCELLEME)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mugla-da-teknede-yakalanan-9-feto-suphelisinden-7-si-ve-kaptan-tutuklandi-guncelleme/907035/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mugla-da-teknede-yakalanan-9-feto-suphelisinden-7-si-ve-kaptan-tutuklandi-guncelleme/907035/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 20:24:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muğla / Muğla'nın Datça ilçesi açıklarında tekneyle yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalanan 9 Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) şüphelisinden 7'si ile tekne kaptanı tutuklandı.Rusya bayraklı Peter Pan isimli tekneyle Datça ilçesi açıklarında uluslararası sular…. ADLİ SÜREÇ EKLENDİ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muğla Haberleri : Muğla'nın Datça ilçesi açıklarında tekneyle yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalanan 9 Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) şüphelisinden 7'si ile tekne kaptanı tutuklandı.Rusya bayraklı Peter Pan isimli tekneyle Datça ilçesi açıklarında uluslararası sulara yakın bölgede Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince yakalanan 9 FETÖ zanlısı ile kaptanın emniyetteki işlemleri tamamlandı.Şüpheliler sağlık kontrolünün ardından adliyeye getirildi.Öte yandan, 40 bin 80 avro, 200 dolar, 4 bin 752 lira, ⁠3 sahte Belçika kimliği ele geçirilen Peter Pan isimli tekneye el konuldu.Gözaltına alınan FETÖ zanlılarının ise meslekten atılan özel okul öğretmeni, işçi, tekniker, yurt müdürü ve zabıt katibi olduğu öğrenildi.Savcılıktaki işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen şüphelilerdentekne kaptanı göçmen kaçakçığı ve silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan tutuklandı.Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) zanlısı 9 şüpheliden ise 7'si tutuklandı, 2 kişi adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.OlayMuğla Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ üyeliği suçundan haklarında işlem yapılan ve dosyaları istinaf aşamasında bulunan şüphelilerin yurt dışına kaçma hazırlığında oldukları tespit edilmişti.FETÖ zanlılarının 6 Eylül'de Rusya bayraklı Peter Pan isimli tekneyle Datça ilçesi açıklarında uluslararası sulara yakın bölgede bulunduklarının belirlenmesi üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri harekete geçmişti.Ekiplerce durdurulan teknede, 9 FETÖ mensubu ve 2 çocuk ile tekne kaptanı yakalanmıştı. Şüpheliler hakkında adli işlem başlatılmış, 2 çocuk ise aile yakınlarına teslim edilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muğla Haberleri : Muğla'nın Datça ilçesi açıklarında tekneyle yurt dışına kaçmaya çalışırken yakalanan 9 Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) şüphelisinden 7'si ile tekne kaptanı tutuklandı.Rusya bayraklı Peter Pan isimli tekneyle Datça ilçesi açıklarında uluslararası sulara yakın bölgede Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince yakalanan 9 FETÖ zanlısı ile kaptanın emniyetteki işlemleri tamamlandı.Şüpheliler sağlık kontrolünün ardından adliyeye getirildi.Öte yandan, 40 bin 80 avro, 200 dolar, 4 bin 752 lira, ⁠3 sahte Belçika kimliği ele geçirilen Peter Pan isimli tekneye el konuldu.Gözaltına alınan FETÖ zanlılarının ise meslekten atılan özel okul öğretmeni, işçi, tekniker, yurt müdürü ve zabıt katibi olduğu öğrenildi.Savcılıktaki işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen şüphelilerdentekne kaptanı göçmen kaçakçığı ve silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan tutuklandı.Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) zanlısı 9 şüpheliden ise 7'si tutuklandı, 2 kişi adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.OlayMuğla Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ üyeliği suçundan haklarında işlem yapılan ve dosyaları istinaf aşamasında bulunan şüphelilerin yurt dışına kaçma hazırlığında oldukları tespit edilmişti.FETÖ zanlılarının 6 Eylül'de Rusya bayraklı Peter Pan isimli tekneyle Datça ilçesi açıklarında uluslararası sulara yakın bölgede bulunduklarının belirlenmesi üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri harekete geçmişti.Ekiplerce durdurulan teknede, 9 FETÖ mensubu ve 2 çocuk ile tekne kaptanı yakalanmıştı. Şüpheliler hakkında adli işlem başlatılmış, 2 çocuk ise aile yakınlarına teslim edilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/mugla-da-teknede-yakalanan-9-feto-suphelisinden-7-si-ve-kaptan-tutuklandi-guncelleme.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nda ABD’ye ait insansız gemiyi hedef aldığını duyurdu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iran-devrim-muhafizlari-hurmuz-bogazi-nda-abd-ye-ait-insansiz-gemiyi-hedef-aldigini-duyurdu/907034/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iran-devrim-muhafizlari-hurmuz-bogazi-nda-abd-ye-ait-insansiz-gemiyi-hedef-aldigini-duyurdu/907034/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 20:21:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, Hürmüz Boğazı girişinde ABD’ye ait Saildrone Explorer isimli insansız gemiyi hedef aldığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, Hürmüz Boğazı girişinde ABD’ye ait Saildrone Explorer isimli insansız gemiyi hedef aldığını duyurdu.Devrim Muhafızları Ordusu Donanmasından yapılan açıklamada, ABD’ye ait insansız bir gemiye saldırı düzenlendiği belirtildi.Açıklamada, ABD’ye ait gövde numarası 5838 olan insansız geminin, Hürmüz Boğazı girişinde faaliyet yürütürken hedef alındığı, Boğaz'ın gemi geçişlerine kapalı ve kontrolünün de İran’da olduğu vurgulandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, Hürmüz Boğazı girişinde ABD’ye ait Saildrone Explorer isimli insansız gemiyi hedef aldığını duyurdu.Devrim Muhafızları Ordusu Donanmasından yapılan açıklamada, ABD’ye ait insansız bir gemiye saldırı düzenlendiği belirtildi.Açıklamada, ABD’ye ait gövde numarası 5838 olan insansız geminin, Hürmüz Boğazı girişinde faaliyet yürütürken hedef alındığı, Boğaz'ın gemi geçişlerine kapalı ve kontrolünün de İran’da olduğu vurgulandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İspanya, Batı Sahra'da 1977'den önce doğanlara vatandaşlık vermek için adım attı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ispanya-bati-sahra-da-1977-den-once-doganlara-vatandaslik-vermek-icin-adim-atti/907033/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ispanya-bati-sahra-da-1977-den-once-doganlara-vatandaslik-vermek-icin-adim-atti/907033/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 20:15:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Madrid / İspanya Meclisi, Kuzey Afrika'nın sorunlu bölgelerinden Batı Sahra'da 1977'den önce doğanların ve onların soyundan gelenlerin İspanyol vatandaşlığı almasına olanak tanıyan yasa tasarısını kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Madrid Haberleri : İspanya Meclisi, Kuzey Afrika'nın sorunlu bölgelerinden Batı Sahra'da 1977'den önce doğanların ve onların soyundan gelenlerin İspanyol vatandaşlığı almasına olanak tanıyan yasa tasarısını kabul etti.Azınlık sol koalisyon hükümetinin küçük ortağı Sumar ittifakının sunduğu yasa tasarısı, 168 evet, 148 çekimser ve 31 hayır oyuyla Meclis'te kabul edildi.Sol görüşlü siyasi partiler ile Bask, Katalonya ve Galiçya'daki ayrılıkçı siyasi partilerin Meclisteki temsilcileri, tasarıyı tarihi bir adım olarak nitelendirdi.Oylamada, ana muhalefetteki sağ görüşlü Halk Partisi (PP) ve Katalonya için Birlik (Junts) partileri çekimser, aşırı sağcı Vox partisi ise hayır oyu kullandı.Senatoya gidecek tasarının, burada PP'nin çoğunlukta olmasından dolayı muhtemelen değişikliğe uğraması, nihai oylamanın bir kez daha Mecliste yapılması öngörülüyor.Tasarının yasalaşması halinde 80 bin ile 120 bin arasında Batı Sahralının İspanyol vatandaşlığı hakkından yararlanması bekleniyor.Öte yandan, Batı Sahra ile ilgili söz konusu tasarının, bu dönemde Mecliste oylanması bazı tartışmaları da beraberinde getirdi.Zira, Meclis, bu yasa tasarısını, İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte'de (Ceuta) 30 ve 31 Temmuz'daki kitlesel düzensiz göçmen akını, bunun yarattığı sorunlar ve Fas'ın bu konuda oynamış olabileceği rolün ardından oyladı.Batı Sahra ile ilgili girişimin, Fas'tan bir tepki alabileceği siyasi çevrelerce dile getiriliyor.Batı Sahra sorunuİspanya, Batı Sahra'daki egemenliğinden 14 Kasım 1975 tarihli Madrid Anlaşması ile feragat etmiş, buranın kuzey ve orta kısmı Fas’a, güney kısmı ise Moritanya’ya bırakılmıştı.Moritanya'nın 1979'da bölgeden çekilmesinin ardından Fas'ın egemenliğine karşı çıkan ve Batı Sahra'nın bağımsızlığını savunan Polisario Cephesi, Cezayir'in desteğini alarak bölgede silahlı mücadele başlatmıştı.Polisario Cephesi, 1991'de BM arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasına kadar Fas güvenlik güçlerine karşı silahlı mücadele yürütüyordu. Ateşkes anlaşmasından bu yana Batı Sahra'nın statüsüyle ilgili görüşmeler başarıya ulaşamadı.ABD Başkanı Donald Trump, başkanlığının birinci döneminde Batı Sahra üzerindeki Fas egemenliğini tanıdıklarını ve Fas'ın özerklik önerisini adil ve kalıcı çözümün tek temeli olarak desteklediklerini açıklayıp, bu görüşünü daha sonra da yinelemeyi sürdürdü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Madrid Haberleri : İspanya Meclisi, Kuzey Afrika'nın sorunlu bölgelerinden Batı Sahra'da 1977'den önce doğanların ve onların soyundan gelenlerin İspanyol vatandaşlığı almasına olanak tanıyan yasa tasarısını kabul etti.Azınlık sol koalisyon hükümetinin küçük ortağı Sumar ittifakının sunduğu yasa tasarısı, 168 evet, 148 çekimser ve 31 hayır oyuyla Meclis'te kabul edildi.Sol görüşlü siyasi partiler ile Bask, Katalonya ve Galiçya'daki ayrılıkçı siyasi partilerin Meclisteki temsilcileri, tasarıyı tarihi bir adım olarak nitelendirdi.Oylamada, ana muhalefetteki sağ görüşlü Halk Partisi (PP) ve Katalonya için Birlik (Junts) partileri çekimser, aşırı sağcı Vox partisi ise hayır oyu kullandı.Senatoya gidecek tasarının, burada PP'nin çoğunlukta olmasından dolayı muhtemelen değişikliğe uğraması, nihai oylamanın bir kez daha Mecliste yapılması öngörülüyor.Tasarının yasalaşması halinde 80 bin ile 120 bin arasında Batı Sahralının İspanyol vatandaşlığı hakkından yararlanması bekleniyor.Öte yandan, Batı Sahra ile ilgili söz konusu tasarının, bu dönemde Mecliste oylanması bazı tartışmaları da beraberinde getirdi.Zira, Meclis, bu yasa tasarısını, İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte'de (Ceuta) 30 ve 31 Temmuz'daki kitlesel düzensiz göçmen akını, bunun yarattığı sorunlar ve Fas'ın bu konuda oynamış olabileceği rolün ardından oyladı.Batı Sahra ile ilgili girişimin, Fas'tan bir tepki alabileceği siyasi çevrelerce dile getiriliyor.Batı Sahra sorunuİspanya, Batı Sahra'daki egemenliğinden 14 Kasım 1975 tarihli Madrid Anlaşması ile feragat etmiş, buranın kuzey ve orta kısmı Fas’a, güney kısmı ise Moritanya’ya bırakılmıştı.Moritanya'nın 1979'da bölgeden çekilmesinin ardından Fas'ın egemenliğine karşı çıkan ve Batı Sahra'nın bağımsızlığını savunan Polisario Cephesi, Cezayir'in desteğini alarak bölgede silahlı mücadele başlatmıştı.Polisario Cephesi, 1991'de BM arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasına kadar Fas güvenlik güçlerine karşı silahlı mücadele yürütüyordu. Ateşkes anlaşmasından bu yana Batı Sahra'nın statüsüyle ilgili görüşmeler başarıya ulaşamadı.ABD Başkanı Donald Trump, başkanlığının birinci döneminde Batı Sahra üzerindeki Fas egemenliğini tanıdıklarını ve Fas'ın özerklik önerisini adil ve kalıcı çözümün tek temeli olarak desteklediklerini açıklayıp, bu görüşünü daha sonra da yinelemeyi sürdürdü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Birleşik Arap Emirlikleri'nden Almanya'ya 40 milyar avroluk ek yatırım planı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bae-almanya-da-40-milyar-avro-yatirim-yapmayi-planliyor/907032/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bae-almanya-da-40-milyar-avro-yatirim-yapmayi-planliyor/907032/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 20:15:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Berlin / Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Almanya'ya 40 milyar avro tutarında ek bir yatırım yapmayı planlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Berlin Haberleri : Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Almanya'ya 40 milyar avro tutarında ek bir yatırım yapmayı planlıyor.BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın Almanya’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında, iki ülke arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkileri en üst seviyeye çıkaracak anlaşmalara imza atıldı.BAE Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı Sultan Ahmed al-Jaber, Berlin’de yaptığı açıklamada, ülkesinin Almanya ekonomisine 40 milyar avroluk ek yatırım yapacağını duyurdu.Al-Jaber, söz konusu 40 milyar avroluk yeni paketin, BAE’nin Almanya’daki mevcut 34 milyar avroluk yatırımlarına ilave edileceğini belirterek, Berlin'in uzun yıllardır kendileri için stratejik ve ekonomik bir ortak olduğunu vurguladı.Bakan Ahmed al-Jaber, Bu yatırımlarla gelecekteki büyümeyi ve rekabet gücünü artıracak sanayi kollarını, teknolojileri ve nitelikli istihdamı destekleyeceğiz. dedi.Yatırım paketinin, özellikle enerji arzı güvenliği, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve yaklaşık 1 gigavat kapasiteli yeni nesil veri merkezlerini içeren gelişmiş dijital altyapı projelerine odaklanacağı bildirildi.Berlin&#039;de üst düzey diplomatik temaslarBAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan, Berlin’deki iki günlük resmi ziyareti kapsamında Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier tarafından askeri törenle karşılandı.Al Nahyan, temasları kapsamında Başbakan Friedrich Merz ile de bir araya geldi.Ziyaretin ardından iki ülke lideri tarafından yayımlanan ortak bildiride, Berlin ve Abu Dabi arasındaki ilişkilerin, küresel düzenin kırılgan bir dönemden geçtiği sırada kritik aşamaya ulaştığı belirtildi.Küresel ve bölgesel jeopolitik dalgalanmaların arttığı bir dönemde gerçekleşen bu ziyaretle birlikte, iki ülke arasında 2004 yılında kurulan kapsamlı stratejik ortaklık ilişkisini yeniden canlandırmak amacıyla resmi bir stratejik diyalog mekanizmasının hayata geçirildiği aktarıldı. Kurulan yeni diyalog mekanizmasının, uluslararası güvenlik, savunma, ticaret, enerji, iklim, yapay zeka, dijitalleşme, ulaşım, çevre, kültür ve eğitim gibi geniş bir yelpazede somut adımların atılmasını koordine edeceği kaydedildi.29 yeni anlaşmaZiyaret kapsamında, kamu ve özel sektör yatırımlarını koordine etmek amacıyla Almanya-BAE Yatırım Konseyi kurulmasına yönelik bir ortak niyet beyanı da imzalandı.Ayrıca iki ülke firmaları arasında, toplam değeri 9,356 milyar avroyu aşan 29 ticari mutabakat zaptı ve sözleşme imza altına alındı.Bu paketin yanı sıra ADNOC, Masdar, Covestro ve RWE gibi enerji ve sanayi şirketleri arasındaki kurumsal ortaklıkların da genişletileceği belirtildi.BAE’nin enerji iştiraki XRG vasıtasıyla Alman kimya şirketi Covestro’ya yaptığı yaklaşık 15 milyar avroluk mevcut yatırımın, gelecekteki yeni ortaklıklara zemin hazırladığı vurgulandı.Almanya’nın Körfez&#039;deki en büyük ticari ortağıBAE, halihazırda Almanya’nın Körfez bölgesindeki en önemli ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Geçtiğimiz yıl iki ülke arasındaki ikili ticaret hacmi 13 milyar avroyu aşarken, Almanya bu ülkeye 11 milyar avroluk ihracat gerçekleştirdi, BAE'den ithalat ise 2 milyar avro seviyesinde kaldı.Alman hükümeti, gümrük vergileri ve ticari kısıtlamaları aşarak bu hacmi daha da büyütmek amacıyla Avrupa Birliği (AB) ile BAE arasında müzakereleri süren Serbest Ticaret Anlaşması'na tam destek verdiğini yineledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Berlin Haberleri : Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Almanya'ya 40 milyar avro tutarında ek bir yatırım yapmayı planlıyor.BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın Almanya’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında, iki ülke arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkileri en üst seviyeye çıkaracak anlaşmalara imza atıldı.BAE Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı Sultan Ahmed al-Jaber, Berlin’de yaptığı açıklamada, ülkesinin Almanya ekonomisine 40 milyar avroluk ek yatırım yapacağını duyurdu.Al-Jaber, söz konusu 40 milyar avroluk yeni paketin, BAE’nin Almanya’daki mevcut 34 milyar avroluk yatırımlarına ilave edileceğini belirterek, Berlin'in uzun yıllardır kendileri için stratejik ve ekonomik bir ortak olduğunu vurguladı.Bakan Ahmed al-Jaber, Bu yatırımlarla gelecekteki büyümeyi ve rekabet gücünü artıracak sanayi kollarını, teknolojileri ve nitelikli istihdamı destekleyeceğiz. dedi.Yatırım paketinin, özellikle enerji arzı güvenliği, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve yaklaşık 1 gigavat kapasiteli yeni nesil veri merkezlerini içeren gelişmiş dijital altyapı projelerine odaklanacağı bildirildi.Berlin&#039;de üst düzey diplomatik temaslarBAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan, Berlin’deki iki günlük resmi ziyareti kapsamında Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier tarafından askeri törenle karşılandı.Al Nahyan, temasları kapsamında Başbakan Friedrich Merz ile de bir araya geldi.Ziyaretin ardından iki ülke lideri tarafından yayımlanan ortak bildiride, Berlin ve Abu Dabi arasındaki ilişkilerin, küresel düzenin kırılgan bir dönemden geçtiği sırada kritik aşamaya ulaştığı belirtildi.Küresel ve bölgesel jeopolitik dalgalanmaların arttığı bir dönemde gerçekleşen bu ziyaretle birlikte, iki ülke arasında 2004 yılında kurulan kapsamlı stratejik ortaklık ilişkisini yeniden canlandırmak amacıyla resmi bir stratejik diyalog mekanizmasının hayata geçirildiği aktarıldı. Kurulan yeni diyalog mekanizmasının, uluslararası güvenlik, savunma, ticaret, enerji, iklim, yapay zeka, dijitalleşme, ulaşım, çevre, kültür ve eğitim gibi geniş bir yelpazede somut adımların atılmasını koordine edeceği kaydedildi.29 yeni anlaşmaZiyaret kapsamında, kamu ve özel sektör yatırımlarını koordine etmek amacıyla Almanya-BAE Yatırım Konseyi kurulmasına yönelik bir ortak niyet beyanı da imzalandı.Ayrıca iki ülke firmaları arasında, toplam değeri 9,356 milyar avroyu aşan 29 ticari mutabakat zaptı ve sözleşme imza altına alındı.Bu paketin yanı sıra ADNOC, Masdar, Covestro ve RWE gibi enerji ve sanayi şirketleri arasındaki kurumsal ortaklıkların da genişletileceği belirtildi.BAE’nin enerji iştiraki XRG vasıtasıyla Alman kimya şirketi Covestro’ya yaptığı yaklaşık 15 milyar avroluk mevcut yatırımın, gelecekteki yeni ortaklıklara zemin hazırladığı vurgulandı.Almanya’nın Körfez&#039;deki en büyük ticari ortağıBAE, halihazırda Almanya’nın Körfez bölgesindeki en önemli ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Geçtiğimiz yıl iki ülke arasındaki ikili ticaret hacmi 13 milyar avroyu aşarken, Almanya bu ülkeye 11 milyar avroluk ihracat gerçekleştirdi, BAE'den ithalat ise 2 milyar avro seviyesinde kaldı.Alman hükümeti, gümrük vergileri ve ticari kısıtlamaları aşarak bu hacmi daha da büyütmek amacıyla Avrupa Birliği (AB) ile BAE arasında müzakereleri süren Serbest Ticaret Anlaşması'na tam destek verdiğini yineledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bae-almanya-da-40-milyar-avro-yatirim-yapmayi-planliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Avrupa borsaları düşüşle kapandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/avrupa-borsalari-dususle-kapandi/907031/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/avrupa-borsalari-dususle-kapandi/907031/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 20:12:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Avrupa borsaları, Orta Doğu'daki gerilimlerin petrol fiyatlarını yukarı taşımaya devam ettiği işlem gününü düşüşle tamamladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Avrupa borsaları, Orta Doğu'daki gerilimlerin petrol fiyatlarını yukarı taşımaya devam ettiği işlem gününü düşüşle tamamladı.Kapanışta gösterge endeks Stoxx Europe 600, yüzde 0,69 değer kaybederek 635,97 puana geriledi.İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,57 azalarak 10.608,92, Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,84 düşerek 25.361,15, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,49 gerileyerek 8.116,76 ve İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,13 kayıpla 51.807,40 puandan kapandı.Avro/dolar paritesi, TSİ 19.55 itibarıyla yüzde 0,1 azalışla 1,162 seviyesinde işlem gördü.ABD ile İran arasında tırmanan gerilim, piyasaların seyrinde etkili olmaya devam etti.Orta Doğu'da gerilimin artması, petrol tedarikine ilişkin süregelen risklerin yeniden fiyatlanmasına neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı bugün 105 dolar seviyesinin üzerine çıktı.Avrupa Merkez Bankası (ECB), üç temel politika faizini beklentiler doğrultusunda 25'er baz puan artırdı.ECB Başkanı Christine Lagarde, enflasyonun uzun süre hedefin oldukça üzerinde kalacağı uyarısında bulundu.Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi (ESMA), ekonomik görünümdeki zayıflama ve jeopolitik risklere rağmen finansal varlıkların yüksek değerlemelerde seyretmesinin ani piyasa düzeltmesi ihtimalini artırdığını bildirdi. Almanya'da Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin enerji maliyetlerini tetiklemesiyle yıllık enflasyon, ağustos ayında yüzde 2,9'a yükselerek son 2,5 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Avrupa borsaları, Orta Doğu'daki gerilimlerin petrol fiyatlarını yukarı taşımaya devam ettiği işlem gününü düşüşle tamamladı.Kapanışta gösterge endeks Stoxx Europe 600, yüzde 0,69 değer kaybederek 635,97 puana geriledi.İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,57 azalarak 10.608,92, Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,84 düşerek 25.361,15, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,49 gerileyerek 8.116,76 ve İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,13 kayıpla 51.807,40 puandan kapandı.Avro/dolar paritesi, TSİ 19.55 itibarıyla yüzde 0,1 azalışla 1,162 seviyesinde işlem gördü.ABD ile İran arasında tırmanan gerilim, piyasaların seyrinde etkili olmaya devam etti.Orta Doğu'da gerilimin artması, petrol tedarikine ilişkin süregelen risklerin yeniden fiyatlanmasına neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı bugün 105 dolar seviyesinin üzerine çıktı.Avrupa Merkez Bankası (ECB), üç temel politika faizini beklentiler doğrultusunda 25'er baz puan artırdı.ECB Başkanı Christine Lagarde, enflasyonun uzun süre hedefin oldukça üzerinde kalacağı uyarısında bulundu.Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi (ESMA), ekonomik görünümdeki zayıflama ve jeopolitik risklere rağmen finansal varlıkların yüksek değerlemelerde seyretmesinin ani piyasa düzeltmesi ihtimalini artırdığını bildirdi. Almanya'da Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin enerji maliyetlerini tetiklemesiyle yıllık enflasyon, ağustos ayında yüzde 2,9'a yükselerek son 2,5 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İmamoğlu / İBB davasının 79. duruşması sürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/imamoglu-ibb-davasinin-79-durusmasi-suruyor/907030/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/imamoglu-ibb-davasinin-79-durusmasi-suruyor/907030/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 20:09:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Tutuksuz sanık iş insanı Bünyamin Durukan: - (Sanık Ümit Polat) Kendisi içinde bulunduğum ekonomik sıkıntıyı anladığını belirtti. Kendisine ödeme yükümlülüklerimi, para ve nakit sıkışıklıklarımı anlattım ancak kendisi beni anladığını fakat o dönemde yukarıdan bir talep olduğunu söyledi ve '30 bin dolar hazırla getir. Ödemelerin daha kolay şekilde yapılır, ödemeleri rahatlatırız hızlı bir şekilde.' diye beyanda bulundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 51'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 79. duruşması, bir kısım tutuksuz sanığın savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada tutuksuz sanık avukat Orçun Muhittin Yılmaz savunma yaptı.Sanık Yılmaz, Ekrem İmamoğlu ve diğer şahıslarla Beylikdüzü Belediyesinde ve iştiraklerinde çalıştığı ve iş insanlarından para istendiği şeklinde suçlamaların olduğunu dile getirerek, ne Beylikdüzü'nde ne de hayatı boyunca bir kamu kurumunda çalışmışlığının bulunduğunu, isim karışıklığının olduğunu düşündüğünü söyledi.İddianamede 3 eylemden sorumlu tutulduğunu anlatan sanık Yılmaz, Soruşturma konusu 2019 ile 2025 arasında. Sonradan yaptığımız incelemede 7-8 tane ihaleye girilmiş. İddianamede benim şirketimi Emrah Bağdatlı'ya kullandırdığımla ilgili bir suçlama var. Şirketini kullandıran bir insan, 2019'dan 2025'e kadar 7 tane mi ihaleye girer? beyanında bulundu.Tutuksuz sanık yönetmen Cengiz Özkarabekir de savunmasında hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının dolandırıcılığı ile ihaleler üzerinden zenginleşme iddialarının olduğunu ifade ederek, İstanbul Kültür AŞ'de genel müdür danışmanı kadrosuyla 28 Ağustos 2019'da işe başladığını, 30 Eylül 2022'de de emekli olduğunu ve İBB Yayınlar Koordinatörü olarak görev yapmaya devam ettiğini anlattı.Sanatçı olduğunu vurgulayan sanık Özkarabekir, Kültür ve sanatı zenginleştirmekten başka bir şey yapmadım. Hiçbir mal varlığım yoktur, paraya pula değer vermem, eserlere değer veririm. Yayınlarla insanların kültürel gelişimlerine hayatımı adamış biriyim. İddianamede firma yetkisi olarak adım geçiyor, belgesiz bir suç uydurma var hakkımda. Araştırma yapılarak şirket sahibi olmadığım, imza yetkimin olmadığı ve ihaleye girmediğim anlaşılabilirdi. dedi.Ödemelerin alınması için 30 bin dolar istendiği iddiasıTutuksuz sanık iş insanı Bünyamin Durukan da bu olayda bir kamu görevlisine çıkar veya herhangi bir menfaat sağlamak isteyen kişi olmadığını öne sürerek, bunun tam aksine, yaptığı ticaretten dolayı hak ettiği tahsilatları alabilmek için para istenen kişi olduğunu iddia etti.Burada asıl mağdurun kendisi olduğunu savunan Durukan, Uzun yıllardır peyzaj sektöründe çalışmaktayım, yaklaşık 32-33 yıldır. Ağaç AŞ'de 15 yıllık bir ticari hayatım vardı, İstanbul Botanik firması olarak. 2024 yılı seçimlerinden önce Ağaç AŞ'ye yaklaşık 25-30 milyon liralık bitki vermiştim. Mart 2024 itibarıyla 25 milyon liranın üzerinde alacağım birikmişti. Bu dönemde döviz hareketleri, ithalatların karşılığı ödemeler, işçi ödemeleri ve şirket masraflarından dolayı çok zora düştüm ve bunun üzerine Ağaç AŞ'den sürekli giderek para istedim, alacakların tahsilatını yapmaya çalıştım. ifadelerini kullandı.Durukan, bu süreçte Ümit Polat (sanık) ile görüştüğünü belirterek, Kendisi içinde bulunduğum ekonomik sıkıntıyı anladığını belirtti. Kendisine ödeme yükümlülüklerimi, para ve nakit sıkışıklıklarımı anlattım ancak kendisi beni anladığını fakat o dönemde yukarıdan bir talep olduğunu söyledi ve '30 bin dolar hazırla getir. Ödemelerin daha kolay şekilde yapılır, ödemeleri rahatlatırız hızlı bir şekilde.' diye beyanda bulundu. Ben de kendisine zaten ekonomik olarak çok zor durumda olduğumu, bu parayı nasıl vereceğimi söyledim. Buna rağmen seçimden hemen önce, cuma günüydü, hesabıma 1,5 milyon lira Ağaç AŞ'den para geldi. ifadelerini kullandı.Sanık Durukan, savunmasını şöyle tamamladı:Yaklaşık seçimden bir hafta sonra Ümit Polat, beni arayarak ne zaman Ağaç AŞ'ye geleceğimi sordu. Ben de kendisinin beni para için aradığını düşündüm ve de imkanlarım dahilinde 15 bin dolar nakit para hazırlayarak Ağaç AŞ'ye gittim. Kendisinin Ağaç AŞ'deki ofisinde, odasında bu parayı teslim ettim. O dönemde içeride hala çok ciddi şekilde alacaklarımız vardı. Bu parayı veriş amacım herhangi bir menfaat sağlama, çıkar sağlama değil tamamen alacaklarımızı tahsil edip şirketimizi zor durumdan kurtarmak içindi. Bu nedenlerle rüşvet veren kişi değil de mevcut alacağını tahsil edebilmek için kendisinden para istenen ve bu talep karşısında ekonomik baskı altında olan kişi olduğumun dikkate alınmasını istiyorum.Ali Sukas, &#039;Bize 1 milyon lira ödeme yapman gerekir.&#039; dediTutuksuz sanıklardan iş insanı Fikret Baydemir de bu olayda rüşvet veren değil alacağını tahsil etmeye çalışırken kendisinden para istenen ve bu nedenle mağdur edilen kişi olduğunu savundu.2024 yılı şubat ayında Ağaç AŞ'den yaklaşık 7 milyon lira alacağının biriktiğini iddia eden Baydemir, şunları kaydetti:O dönemde ciddi şekilde nakit sıkıntısı yaşıyordum ve ödemelerim aksıyordu. Bu nedenle alacağımı tahsil edebilmek için Satın Alma Müdürü Ümit Polat ile görüştüm. Ümit Polat, ödemelerin Ali Sukas (sanık) tarafından yapıldığını söyleyerek beni onun yanına yönlendirdi. Ben Ali Sukas ile görüştüğümde bana, 'Şirketin hesabına yarın 3 milyon lira ödeme çıkartırım, 1 milyon 800 bedelli çek veririm, kalanı da kısa süre içinde öderiz ancak bunun karşılığında senin de bize 1 milyon lira ödeme yapman gerekir.' dedi.Baydemir, bu sözleri duyduğunda çok şaşırdığını ve rahatsız olduğunu belirterek, şöyle konuştu:Çünkü söz konusu para zaten sattığım mallardan doğmuş olan kendi alacağımdı. Ben yeni bir ihale veya hak etmediğim bir menfaat istemiyordum. Kendi alacağımı tahsil etmeye çalışıyordum. Daha sonra ismini hatırlamadığım bir görevli 1 milyon 800 bin lira bedelli çeki getirerek bana teslim etti. Bunun üzerine Ümit Polat'ın yanına giderek yaşadıklarımı anlattım. Ümit Polat, bana, 'Ali Sukas'a söylüyorum, para istenecek adam var, istenmeyecek adam var. ' şeklinde cevap verdi. Bu görüşmelerden sonra içeride kalan yüksek miktardaki alacağımı normal şekilde tahsil edemeyeceğim ve ödemelerin benden istenen paraya bağlandığı düşüncesine kapıldım.Ertesi gün şirketinin hesabına 3 milyon lira ödeme yapıldığını söyleyen Baydemir, Ancak içeride hala yüksek miktarda alacağım vardı ve acil ödemelerimi yapmak zorundaydım. Benden istenen parayı vermek istemiyordum fakat kalan alacağımın ödenmeyeceği veya ödemelerin geciktirileceği endişesini taşıyordum. Bu nedenle istenen tutarın yarısını hazırladım. Birkaç gün sonra parayı Ali Sukas'ın makamına götürdüm. Makam odasının dolu olduğu söylenince parayı Özel Kalem Müdürü Murat Or'a (sanık), bu durumdan duyduğum kızgınlığı da ifade ederek teslim ettim ve oradan ayrıldım. Bunun dışında herhangi bir ödeme yapmadım. iddiasında bulundu.Baydemir, tek amacının ödenmesi gereken ticari alacağı tahsil etmek olduğunu öne sürerek, Bu nedenle benim açımdan serbest iradeyle kurulmuş karşılıklı bir rüşvet ilişkisi söz konusu değildir. Ben yüksek miktarda meşru alacağını tahsil etmeye çalışırken kendisinden para talep edilen kişiyim. dedi.Duruşma sürüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 51'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 79. duruşması, bir kısım tutuksuz sanığın savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada tutuksuz sanık avukat Orçun Muhittin Yılmaz savunma yaptı.Sanık Yılmaz, Ekrem İmamoğlu ve diğer şahıslarla Beylikdüzü Belediyesinde ve iştiraklerinde çalıştığı ve iş insanlarından para istendiği şeklinde suçlamaların olduğunu dile getirerek, ne Beylikdüzü'nde ne de hayatı boyunca bir kamu kurumunda çalışmışlığının bulunduğunu, isim karışıklığının olduğunu düşündüğünü söyledi.İddianamede 3 eylemden sorumlu tutulduğunu anlatan sanık Yılmaz, Soruşturma konusu 2019 ile 2025 arasında. Sonradan yaptığımız incelemede 7-8 tane ihaleye girilmiş. İddianamede benim şirketimi Emrah Bağdatlı'ya kullandırdığımla ilgili bir suçlama var. Şirketini kullandıran bir insan, 2019'dan 2025'e kadar 7 tane mi ihaleye girer? beyanında bulundu.Tutuksuz sanık yönetmen Cengiz Özkarabekir de savunmasında hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının dolandırıcılığı ile ihaleler üzerinden zenginleşme iddialarının olduğunu ifade ederek, İstanbul Kültür AŞ'de genel müdür danışmanı kadrosuyla 28 Ağustos 2019'da işe başladığını, 30 Eylül 2022'de de emekli olduğunu ve İBB Yayınlar Koordinatörü olarak görev yapmaya devam ettiğini anlattı.Sanatçı olduğunu vurgulayan sanık Özkarabekir, Kültür ve sanatı zenginleştirmekten başka bir şey yapmadım. Hiçbir mal varlığım yoktur, paraya pula değer vermem, eserlere değer veririm. Yayınlarla insanların kültürel gelişimlerine hayatımı adamış biriyim. İddianamede firma yetkisi olarak adım geçiyor, belgesiz bir suç uydurma var hakkımda. Araştırma yapılarak şirket sahibi olmadığım, imza yetkimin olmadığı ve ihaleye girmediğim anlaşılabilirdi. dedi.Ödemelerin alınması için 30 bin dolar istendiği iddiasıTutuksuz sanık iş insanı Bünyamin Durukan da bu olayda bir kamu görevlisine çıkar veya herhangi bir menfaat sağlamak isteyen kişi olmadığını öne sürerek, bunun tam aksine, yaptığı ticaretten dolayı hak ettiği tahsilatları alabilmek için para istenen kişi olduğunu iddia etti.Burada asıl mağdurun kendisi olduğunu savunan Durukan, Uzun yıllardır peyzaj sektöründe çalışmaktayım, yaklaşık 32-33 yıldır. Ağaç AŞ'de 15 yıllık bir ticari hayatım vardı, İstanbul Botanik firması olarak. 2024 yılı seçimlerinden önce Ağaç AŞ'ye yaklaşık 25-30 milyon liralık bitki vermiştim. Mart 2024 itibarıyla 25 milyon liranın üzerinde alacağım birikmişti. Bu dönemde döviz hareketleri, ithalatların karşılığı ödemeler, işçi ödemeleri ve şirket masraflarından dolayı çok zora düştüm ve bunun üzerine Ağaç AŞ'den sürekli giderek para istedim, alacakların tahsilatını yapmaya çalıştım. ifadelerini kullandı.Durukan, bu süreçte Ümit Polat (sanık) ile görüştüğünü belirterek, Kendisi içinde bulunduğum ekonomik sıkıntıyı anladığını belirtti. Kendisine ödeme yükümlülüklerimi, para ve nakit sıkışıklıklarımı anlattım ancak kendisi beni anladığını fakat o dönemde yukarıdan bir talep olduğunu söyledi ve '30 bin dolar hazırla getir. Ödemelerin daha kolay şekilde yapılır, ödemeleri rahatlatırız hızlı bir şekilde.' diye beyanda bulundu. Ben de kendisine zaten ekonomik olarak çok zor durumda olduğumu, bu parayı nasıl vereceğimi söyledim. Buna rağmen seçimden hemen önce, cuma günüydü, hesabıma 1,5 milyon lira Ağaç AŞ'den para geldi. ifadelerini kullandı.Sanık Durukan, savunmasını şöyle tamamladı:Yaklaşık seçimden bir hafta sonra Ümit Polat, beni arayarak ne zaman Ağaç AŞ'ye geleceğimi sordu. Ben de kendisinin beni para için aradığını düşündüm ve de imkanlarım dahilinde 15 bin dolar nakit para hazırlayarak Ağaç AŞ'ye gittim. Kendisinin Ağaç AŞ'deki ofisinde, odasında bu parayı teslim ettim. O dönemde içeride hala çok ciddi şekilde alacaklarımız vardı. Bu parayı veriş amacım herhangi bir menfaat sağlama, çıkar sağlama değil tamamen alacaklarımızı tahsil edip şirketimizi zor durumdan kurtarmak içindi. Bu nedenlerle rüşvet veren kişi değil de mevcut alacağını tahsil edebilmek için kendisinden para istenen ve bu talep karşısında ekonomik baskı altında olan kişi olduğumun dikkate alınmasını istiyorum.Ali Sukas, &#039;Bize 1 milyon lira ödeme yapman gerekir.&#039; dediTutuksuz sanıklardan iş insanı Fikret Baydemir de bu olayda rüşvet veren değil alacağını tahsil etmeye çalışırken kendisinden para istenen ve bu nedenle mağdur edilen kişi olduğunu savundu.2024 yılı şubat ayında Ağaç AŞ'den yaklaşık 7 milyon lira alacağının biriktiğini iddia eden Baydemir, şunları kaydetti:O dönemde ciddi şekilde nakit sıkıntısı yaşıyordum ve ödemelerim aksıyordu. Bu nedenle alacağımı tahsil edebilmek için Satın Alma Müdürü Ümit Polat ile görüştüm. Ümit Polat, ödemelerin Ali Sukas (sanık) tarafından yapıldığını söyleyerek beni onun yanına yönlendirdi. Ben Ali Sukas ile görüştüğümde bana, 'Şirketin hesabına yarın 3 milyon lira ödeme çıkartırım, 1 milyon 800 bedelli çek veririm, kalanı da kısa süre içinde öderiz ancak bunun karşılığında senin de bize 1 milyon lira ödeme yapman gerekir.' dedi.Baydemir, bu sözleri duyduğunda çok şaşırdığını ve rahatsız olduğunu belirterek, şöyle konuştu:Çünkü söz konusu para zaten sattığım mallardan doğmuş olan kendi alacağımdı. Ben yeni bir ihale veya hak etmediğim bir menfaat istemiyordum. Kendi alacağımı tahsil etmeye çalışıyordum. Daha sonra ismini hatırlamadığım bir görevli 1 milyon 800 bin lira bedelli çeki getirerek bana teslim etti. Bunun üzerine Ümit Polat'ın yanına giderek yaşadıklarımı anlattım. Ümit Polat, bana, 'Ali Sukas'a söylüyorum, para istenecek adam var, istenmeyecek adam var. ' şeklinde cevap verdi. Bu görüşmelerden sonra içeride kalan yüksek miktardaki alacağımı normal şekilde tahsil edemeyeceğim ve ödemelerin benden istenen paraya bağlandığı düşüncesine kapıldım.Ertesi gün şirketinin hesabına 3 milyon lira ödeme yapıldığını söyleyen Baydemir, Ancak içeride hala yüksek miktarda alacağım vardı ve acil ödemelerimi yapmak zorundaydım. Benden istenen parayı vermek istemiyordum fakat kalan alacağımın ödenmeyeceği veya ödemelerin geciktirileceği endişesini taşıyordum. Bu nedenle istenen tutarın yarısını hazırladım. Birkaç gün sonra parayı Ali Sukas'ın makamına götürdüm. Makam odasının dolu olduğu söylenince parayı Özel Kalem Müdürü Murat Or'a (sanık), bu durumdan duyduğum kızgınlığı da ifade ederek teslim ettim ve oradan ayrıldım. Bunun dışında herhangi bir ödeme yapmadım. iddiasında bulundu.Baydemir, tek amacının ödenmesi gereken ticari alacağı tahsil etmek olduğunu öne sürerek, Bu nedenle benim açımdan serbest iradeyle kurulmuş karşılıklı bir rüşvet ilişkisi söz konusu değildir. Ben yüksek miktarda meşru alacağını tahsil etmeye çalışırken kendisinden para talep edilen kişiyim. dedi.Duruşma sürüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/imamoglu-ibb-davasinin-79-durusmasi-suruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title> Uluslararası Af Örgütünden Tunus yönetimine Nahda lideri Gannuşi’yi serbest bırakın çağrısı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/uluslararasi-af-orgutunden-tunus-yonetimine-nahda-lideri-gannusi-yi-serbest-birakin-cagrisi/907029/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/uluslararasi-af-orgutunden-tunus-yonetimine-nahda-lideri-gannusi-yi-serbest-birakin-cagrisi/907029/</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 20:09:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tunis / Uluslararası Af Örgütü, Tunus makamlarına, Nahda Hareketi lideri ve eski Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi’yi derhal serbest bırakma, hakkındaki mahkumiyetleri iptal etme ve siyasi olduğunu belirttiği yargılamalara son verme çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tunis Haberleri : Uluslararası Af Örgütü, Tunus makamlarına, Nahda Hareketi lideri ve eski Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi’yi derhal serbest bırakma, hakkındaki mahkumiyetleri iptal etme ve siyasi olduğunu belirttiği yargılamalara son verme çağrısında bulundu.Örgütün yayımladığı açıklamada, 84 yaşındaki Gannuşi’nin Nisan 2023’te tutuklanmasından bu yana “keyfi” şekilde gözaltında tutulduğu ve hakkında en az 12 ayrı ceza davası açıldığı hatırlatıldı.Gannuşi hakkında verilen mahkumiyetlerin toplam 107 yıl hapis cezasına ulaştığı aktarılan açıklamada, Gannuşi’nin 1 Haziran 2026’da “gizli teşkilat” davası kapsamında müebbet hapis cezasına çarptırıldığı kaydedildi.Uluslararası Af Örgütü, Gannuşi hakkındaki son müebbet hapis kararının, 2011’deki devrimden bu yana Tunus’ta önde gelen bir siyasi lidere verilen ilk müebbet hapis cezası olduğunu vurguladı.Örgütün Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü Hiba Murayif, Gannuşi hakkındaki son kararın, makamların ceza adalet sistemini muhalif siyasetçileri bastırmak amacıyla kullandığı yönündeki endişeleri artırdığını belirtti.Murayif, Gannuşi’ye yönelik davaların “yetkililerin siyasi muhalefeti bastırmak için ne kadar ileri gidebildiğini” gösterdiğini savunarak, yargı sisteminin siyasi saiklerle hareket ettiği ve adil yargılanma güvencelerinin büyük ölçüde göz ardı edildiği değerlendirmesinde bulundu.Gannuşi'nin durumunun Cumhurbaşkanı Kays Said döneminde Tunus'ta insan hakları koşullarındaki gerilemeyi ve yargı bağımsızlığının zayıflamasını ortaya koyduğunu belirten Murayif, Said'in hükümeti eleştirenleri ve siyasi muhalifleri kamuoyu önünde hain ve terörist olarak nitelendirdiğini aktardı.Murayif, yargının da giderek yürütmenin siyasi çıkarlarına tabi hale geldiğini savundu.Adil yargılanma hakkı ihlal edildiAçıklamada, Gannuşi hakkındaki mahkumiyetlere yol açan yargılamalarda çok sayıda usul ihlali bulunduğu kaydedildi.Buna göre Gannuşi’nin avukatına erişiminin engellendiği, bazı duruşmaların kendisine bildirim yapılmadan gıyabında gerçekleştirildiği, manipüle edildiği öne sürülen video kayıtlarının delil olarak kullanıldığı, kimliği gizli tanıklara başvurulduğu ve yeterli delile dayanmayan iddiaların mahkumiyetlerde esas alındığı aktarıldı.Ayrıca savunma makamının kullanılan delillere etkili biçimde itiraz etmesine imkan verilmediğine dikkat çekildi.Uluslararası Af Örgütü, Gannuşi hakkındaki davaların ifade özgürlüğü kapsamında korunan açıklamalar nedeniyle yürütülen soruşturmaların yanı sıra 2016’da Tunus Kızılayına yapılan bir bağışla bağlantılı mali suçlamaları da kapsadığını kaydetti.Örgüt, bu davaların Gannuşi’nin ifade ve örgütlenme özgürlükleri, adil yargılanma hakkı ve siyasi yaşama katılım hakkı bakımından ihlallere yol açtığını vurguladı.BM’nin keyfi gözaltı değerlendirmesine atıfAçıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) Keyfi Gözaltı Çalışma Grubunun, Gannuşi’nin durumuna ilişkin 63/2025 sayılı görüşüne de atıfta bulunuldu.Söz konusu görüşte, Gannuşi'nin tutukluluğunun yeterli hukuki dayanağa sahip olmaması, adil yargılanma güvencelerinin ihlal edilmesi ve siyasi görüşü nedeniyle ayrımcılığa maruz kalması gerekçeleriyle uluslararası hukuk açısından keyfi olduğu sonucuna varıldığı aktarıldı.Uluslararası Af Örgütü, Gannuşi’nin tutukluluğunun aynı zamanda Tunus’ta yargı bağımsızlığının gerilediğine ilişkin endişelerin bir parçası olduğunu belirtti.Sağlık durumuna ilişkin ciddi endişeAçıklamada, Gannuşi’nin sağlık durumunun uzun süreli tutukluluk nedeniyle ciddi şekilde kötüleştiği belirtildi.Gannuşi’nin parkinson hastalığı, uyku apnesi ve bacağında şiddetli ağrı bulunduğu bilgisi verilen açıklamada, özellikle havalandırması yetersiz hücrelerde, sıcaklıkların 50 dereceyi aştığı dönemlerde tutulmasının sağlık sorunlarını ağırlaştırdığı ifade edildi.Nahda lideri Gannuşi’nin 17 Temmuz’da avukatlarıyla yaptığı görüşme sırasında iki kez bilincini kaybettiği ve Temmuz-Ağustos 2026 döneminde 5 kez hastaneye kaldırıldığı bildirildi.Örgüt ayrıca Gannuşi’nin hastanede bulunduğu dönemlerde ailesi ve avukatlarının kendisini ziyaret etmesinin yetkililer tarafından engellendiğini kaydetti.Uluslararası Af Örgütü, Gannuşi'nin derhal serbest bırakılması ve kendisine yeterli sağlık hizmeti ile uygun tıbbi bakım sağlanması çağrısında bulundu.Örgüt ayrıca Tunus makamlarından, muhalif siyasi isimleri hedef almak için yargının kullanılmasına son verilmesini ve ülkenin uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uymasını istedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tunis Haberleri : Uluslararası Af Örgütü, Tunus makamlarına, Nahda Hareketi lideri ve eski Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi’yi derhal serbest bırakma, hakkındaki mahkumiyetleri iptal etme ve siyasi olduğunu belirttiği yargılamalara son verme çağrısında bulundu.Örgütün yayımladığı açıklamada, 84 yaşındaki Gannuşi’nin Nisan 2023’te tutuklanmasından bu yana “keyfi” şekilde gözaltında tutulduğu ve hakkında en az 12 ayrı ceza davası açıldığı hatırlatıldı.Gannuşi hakkında verilen mahkumiyetlerin toplam 107 yıl hapis cezasına ulaştığı aktarılan açıklamada, Gannuşi’nin 1 Haziran 2026’da “gizli teşkilat” davası kapsamında müebbet hapis cezasına çarptırıldığı kaydedildi.Uluslararası Af Örgütü, Gannuşi hakkındaki son müebbet hapis kararının, 2011’deki devrimden bu yana Tunus’ta önde gelen bir siyasi lidere verilen ilk müebbet hapis cezası olduğunu vurguladı.Örgütün Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü Hiba Murayif, Gannuşi hakkındaki son kararın, makamların ceza adalet sistemini muhalif siyasetçileri bastırmak amacıyla kullandığı yönündeki endişeleri artırdığını belirtti.Murayif, Gannuşi’ye yönelik davaların “yetkililerin siyasi muhalefeti bastırmak için ne kadar ileri gidebildiğini” gösterdiğini savunarak, yargı sisteminin siyasi saiklerle hareket ettiği ve adil yargılanma güvencelerinin büyük ölçüde göz ardı edildiği değerlendirmesinde bulundu.Gannuşi'nin durumunun Cumhurbaşkanı Kays Said döneminde Tunus'ta insan hakları koşullarındaki gerilemeyi ve yargı bağımsızlığının zayıflamasını ortaya koyduğunu belirten Murayif, Said'in hükümeti eleştirenleri ve siyasi muhalifleri kamuoyu önünde hain ve terörist olarak nitelendirdiğini aktardı.Murayif, yargının da giderek yürütmenin siyasi çıkarlarına tabi hale geldiğini savundu.Adil yargılanma hakkı ihlal edildiAçıklamada, Gannuşi hakkındaki mahkumiyetlere yol açan yargılamalarda çok sayıda usul ihlali bulunduğu kaydedildi.Buna göre Gannuşi’nin avukatına erişiminin engellendiği, bazı duruşmaların kendisine bildirim yapılmadan gıyabında gerçekleştirildiği, manipüle edildiği öne sürülen video kayıtlarının delil olarak kullanıldığı, kimliği gizli tanıklara başvurulduğu ve yeterli delile dayanmayan iddiaların mahkumiyetlerde esas alındığı aktarıldı.Ayrıca savunma makamının kullanılan delillere etkili biçimde itiraz etmesine imkan verilmediğine dikkat çekildi.Uluslararası Af Örgütü, Gannuşi hakkındaki davaların ifade özgürlüğü kapsamında korunan açıklamalar nedeniyle yürütülen soruşturmaların yanı sıra 2016’da Tunus Kızılayına yapılan bir bağışla bağlantılı mali suçlamaları da kapsadığını kaydetti.Örgüt, bu davaların Gannuşi’nin ifade ve örgütlenme özgürlükleri, adil yargılanma hakkı ve siyasi yaşama katılım hakkı bakımından ihlallere yol açtığını vurguladı.BM’nin keyfi gözaltı değerlendirmesine atıfAçıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) Keyfi Gözaltı Çalışma Grubunun, Gannuşi’nin durumuna ilişkin 63/2025 sayılı görüşüne de atıfta bulunuldu.Söz konusu görüşte, Gannuşi'nin tutukluluğunun yeterli hukuki dayanağa sahip olmaması, adil yargılanma güvencelerinin ihlal edilmesi ve siyasi görüşü nedeniyle ayrımcılığa maruz kalması gerekçeleriyle uluslararası hukuk açısından keyfi olduğu sonucuna varıldığı aktarıldı.Uluslararası Af Örgütü, Gannuşi’nin tutukluluğunun aynı zamanda Tunus’ta yargı bağımsızlığının gerilediğine ilişkin endişelerin bir parçası olduğunu belirtti.Sağlık durumuna ilişkin ciddi endişeAçıklamada, Gannuşi’nin sağlık durumunun uzun süreli tutukluluk nedeniyle ciddi şekilde kötüleştiği belirtildi.Gannuşi’nin parkinson hastalığı, uyku apnesi ve bacağında şiddetli ağrı bulunduğu bilgisi verilen açıklamada, özellikle havalandırması yetersiz hücrelerde, sıcaklıkların 50 dereceyi aştığı dönemlerde tutulmasının sağlık sorunlarını ağırlaştırdığı ifade edildi.Nahda lideri Gannuşi’nin 17 Temmuz’da avukatlarıyla yaptığı görüşme sırasında iki kez bilincini kaybettiği ve Temmuz-Ağustos 2026 döneminde 5 kez hastaneye kaldırıldığı bildirildi.Örgüt ayrıca Gannuşi’nin hastanede bulunduğu dönemlerde ailesi ve avukatlarının kendisini ziyaret etmesinin yetkililer tarafından engellendiğini kaydetti.Uluslararası Af Örgütü, Gannuşi'nin derhal serbest bırakılması ve kendisine yeterli sağlık hizmeti ile uygun tıbbi bakım sağlanması çağrısında bulundu.Örgüt ayrıca Tunus makamlarından, muhalif siyasi isimleri hedef almak için yargının kullanılmasına son verilmesini ve ülkenin uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uymasını istedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/uluslararasi-af-orgutunden-tunus-yonetimine-nahda-lideri-gannusi-yi-serbest-birakin-cagrisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
