<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Uzmanlara göre, dijital dünyada iyi örnekleri bulamayan gençler kötüleri idol kabul edebiliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/uzmanlara-gore-dijital-dunyada-iyi-ornekleri-bulamayan-gencler-kotuleri-idol-kabul-edebiliyor/915786/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/uzmanlara-gore-dijital-dunyada-iyi-ornekleri-bulamayan-gencler-kotuleri-idol-kabul-edebiliyor/915786/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:26:21 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Klinik psikolog Aybeniz Yıldırım: - Dijital dünyada özellikle kötünün idealize edilmesi, çocuklar tarafından ya da ergenlik sürecindeki bireyler tarafından da çok çabuk kabul edilebiliyor ve kendi hayatlarında da bu idealize ettiği kişiler olma noktasında ilerlemeye çalışıyorlar - Sosyal medyada ya da dizi ve filmlerde çok fazla kötünün normalleştirilmesinden söz edebiliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : MEHMET KARA - Uzmanlara göre, dizi ve filmler ile sosyal medyada şiddetin normalleştirilmesi, iyi rol modellerin geri planda kalması ve kötü karakterlerin karizmatik gösterilmesi, çocuk ve ergenlerin şiddeti sıradanlaştırmasına ve kötü karakterleri kendilerine rol model olarak benimsemesine yol açabiliyor.Dijital dünyada kimi zaman reyting, kimi zaman da izlenme hedefiyle şiddet uygulayan veya güç gösterisinde bulunan karakterlerin güçlü, kabul gören ya da idealize edilen kişiler olarak sunulması, çocuk ve gençlerin kimlik gelişimini etkileyebiliyor.Bunun temelinde çocuk ve ergenlerin bir davranışın iyi ya da kötü olmasından ziyade nasıl sunulduğundan etkilenmeleri yatıyor. Şiddetin güçlü, çekici veya toplum tarafından kabul gören bir davranış olarak gösterilmesi, bu hareketlerin zamanla normalleşmesine yol açabiliyor.Klinik psikolog Saadet Aybeniz Yıldırım, AA muhabirine, kötünün idealize edilmesinin ve dijital dünyada ekranlarda model olarak sunulmasının gençler üzerindeki etkilerini değerlendirdi.Kötünün idealize edilmesi, gençleri etkiliyor ve yönlendiriyorYıldırım, içerikleri psikolog olarak incelediğinde dijital dünyada iyi olanın değil kötü olanın öne çıkarıldığını fark ettiğini söyledi.Dijital dünyada özellikle kötünün idealize edilmesi, çocuklar tarafından ya da ergenlik sürecindeki bireyler tarafından da çok çabuk kabul edilebiliyor ve kendi hayatlarında da bu idealize ettiği kişiler olma noktasında ilerlemeye çalışıyorlar. Son zamanlarda şunu söyleyebiliyoruz: Özellikle gençler, idol olacakları noktasında çok fazla iyi bir modelle karşı karşıya kalamıyorlar ne yazık ki. diyen Yıldırım, akran zorbalığında ve şiddet vakalarında bunun çok net şekilde okunabileceğine dikkati çekti.Çocukların ve ergenlerin dijital dünyada iyi örnekler bulmakta zorlanabildiklerinin altını çizen Yıldırım, Sosyal medyada ya da dizi ve filmlerde çok fazla kötünün normalleştirilmesinden söz edebiliyoruz. Daha güçlü ya da kabul edilebilirlik noktasında bu kişilerin olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Daha fazla şiddet ya da güç üzerinden bu kişiler, aslında bir kabul görünürlük sağlayabiliyorlar. Tabii ki ergenlerin dünyasında kabul görmek çok çok kıymetli olduğu için kendilerini davranışsal olarak bu şekilde ifade etme noktasında bulunabiliyorlar. ifadelerini kullandı.Son dönemde gençlerde öfke ve davranış sorunlarıyla daha fazla karşılaştıklarına dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti:Son zamanlarda danışan başvurularımızda çok ciddi bir şekilde öfke ve davranış sorunları yaşayan gençlerimizle rastlıyoruz. Bunların nedenlerini araştırdığımızda aslında tabii ki hem bireysel hem de çevresel nedenleri fark edebiliyoruz. Bireysel nedenlerin en büyük etmenlerinden biri, kendi içlerinde yaşadıkları o duyguları doğru şekilde aktaramıyor olmaları. Bunu yaparken de doğru kişileri örnek almıyor olmaları, idol diyebilecekleri kişilerin ne yazık ki çok fazla yoğunlukta şiddete meyilli kişiler olması onları etkiliyor.Ailelerin, çocukların üye olduğu grupları ve ideolojileri bilmeleri şartYıldırım, çocukların ve ergenlerin dijital dünyadaki içeriklerden olumsuz etkilenmemeleri için ailelere de önemli görevler ve sorumluluklar düştüğüne dikkati çekti.Ailelerin, çocuklarıyla daha anlamlı ilişkiler kurmaları gerektiğini vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti:Çevresel etmenlere bakacak olursak da belki aileleriyle aslında doğru bir iletişim sağlayamamaları, aileleriyle sorunların çözümü noktasında beraber çözüm üretemiyor olmaları olabiliyor. Çocukların kötü örneklerden etkilenmelerinin önüne aileler geçebilir. Çocuklarının hangi gruplara üye olduklarını, hangi grupları ve ne gibi ideolojileri takip ettiklerini bilmeleri gerekiyor. Bunlar ancak sağlıklı iletişim kanallarıyla desteklenirse mümkün olabilir.Her çocuğun yalnızca izlediği içerikler nedeniyle davranış sorunu geliştirmediğine işaret eden Yıldırım, Yani tabii ki her çocuk ya da ergen, sadece gördüğünden yola çıkarak bir davranışsal sorun noktasında olmuyor ama aslında bu şekilde sorun çözülebileceği de zihinlerinde canlanabiliyor. diye konuştu.Yıldırım, ergenlerin daha kolay etkilenerek dürtüsel davranabildiklerine dikkati çekerek, şöyle konuştu:Aslında özellikle ergenlerle çalışırken şunu fark ediyoruz: Daha dürtü odaklı hareket ettikleri için davranışlarının, sonrasında ne gibi sonuçlara yol açacağını her zaman öngöremeyebiliyorlar. O anda duygu durumlarındaki değişkenlikle birlikte bazı davranışsal sorunlar gözlemleyebiliyoruz. Özellikle ergenlik dönemindeki bireylerde bir kimlik arayışıyla beraber kendilerini daha farklı görme, farklı gruplara aidiyet hissetme ya da farklılıkların üzerine gitme eğilimi görülebiliyor. Dolayısıyla araştırmaları da bu yönde olabiliyor.Dijital dünyada farklı arkadaşlık modelleri gelişiyorYıldırım, son dönemde dijital dünyada farklı ideolojik ve arkadaşlık modellerinin ortaya çıktığına dikkati çekerek, Çocuklar ve özellikle ergenler, kendilerini farklı gruplara ait hissedecek şekilde araştırmalar yapabiliyorlar ya da bu gruplara ait olmak için bazı şeyler yapabiliyorlar. değerlendirmesinde bulundu.Dijital ortamın çocukların kimlerden etkilendiğini takip etmeyi zorlaştırdığına dikkati çeken Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:Geçmiş zamanlarda biz çocuklarımızın aslında kimlerle arkadaşlık ettiğini ya da kimleri örnek aldığını çok rahat fark edebilirken şimdi hızlı bir şekilde herhangi bir gruba üye olduklarını görebiliyoruz ya da bu grubun içerisinde kimlerin olduğunu çok fazla fark edemeyebiliyoruz. Kimlerden etkilendiğini aslında çok fazla fark edemeyebiliyoruz.Psikoloji alanında kendi gözlemlerimiz de şunu gösteriyor ki daha olumsuz, daha böyle, daha kötü olan, kötü atfettiğimiz noktaları özellikle çocuk ve ergenler daha çabuk kabullenebiliyorlar. O yüzden daha dikkatli olmalıyız.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : MEHMET KARA - Uzmanlara göre, dizi ve filmler ile sosyal medyada şiddetin normalleştirilmesi, iyi rol modellerin geri planda kalması ve kötü karakterlerin karizmatik gösterilmesi, çocuk ve ergenlerin şiddeti sıradanlaştırmasına ve kötü karakterleri kendilerine rol model olarak benimsemesine yol açabiliyor.Dijital dünyada kimi zaman reyting, kimi zaman da izlenme hedefiyle şiddet uygulayan veya güç gösterisinde bulunan karakterlerin güçlü, kabul gören ya da idealize edilen kişiler olarak sunulması, çocuk ve gençlerin kimlik gelişimini etkileyebiliyor.Bunun temelinde çocuk ve ergenlerin bir davranışın iyi ya da kötü olmasından ziyade nasıl sunulduğundan etkilenmeleri yatıyor. Şiddetin güçlü, çekici veya toplum tarafından kabul gören bir davranış olarak gösterilmesi, bu hareketlerin zamanla normalleşmesine yol açabiliyor.Klinik psikolog Saadet Aybeniz Yıldırım, AA muhabirine, kötünün idealize edilmesinin ve dijital dünyada ekranlarda model olarak sunulmasının gençler üzerindeki etkilerini değerlendirdi.Kötünün idealize edilmesi, gençleri etkiliyor ve yönlendiriyorYıldırım, içerikleri psikolog olarak incelediğinde dijital dünyada iyi olanın değil kötü olanın öne çıkarıldığını fark ettiğini söyledi.Dijital dünyada özellikle kötünün idealize edilmesi, çocuklar tarafından ya da ergenlik sürecindeki bireyler tarafından da çok çabuk kabul edilebiliyor ve kendi hayatlarında da bu idealize ettiği kişiler olma noktasında ilerlemeye çalışıyorlar. Son zamanlarda şunu söyleyebiliyoruz: Özellikle gençler, idol olacakları noktasında çok fazla iyi bir modelle karşı karşıya kalamıyorlar ne yazık ki. diyen Yıldırım, akran zorbalığında ve şiddet vakalarında bunun çok net şekilde okunabileceğine dikkati çekti.Çocukların ve ergenlerin dijital dünyada iyi örnekler bulmakta zorlanabildiklerinin altını çizen Yıldırım, Sosyal medyada ya da dizi ve filmlerde çok fazla kötünün normalleştirilmesinden söz edebiliyoruz. Daha güçlü ya da kabul edilebilirlik noktasında bu kişilerin olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Daha fazla şiddet ya da güç üzerinden bu kişiler, aslında bir kabul görünürlük sağlayabiliyorlar. Tabii ki ergenlerin dünyasında kabul görmek çok çok kıymetli olduğu için kendilerini davranışsal olarak bu şekilde ifade etme noktasında bulunabiliyorlar. ifadelerini kullandı.Son dönemde gençlerde öfke ve davranış sorunlarıyla daha fazla karşılaştıklarına dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti:Son zamanlarda danışan başvurularımızda çok ciddi bir şekilde öfke ve davranış sorunları yaşayan gençlerimizle rastlıyoruz. Bunların nedenlerini araştırdığımızda aslında tabii ki hem bireysel hem de çevresel nedenleri fark edebiliyoruz. Bireysel nedenlerin en büyük etmenlerinden biri, kendi içlerinde yaşadıkları o duyguları doğru şekilde aktaramıyor olmaları. Bunu yaparken de doğru kişileri örnek almıyor olmaları, idol diyebilecekleri kişilerin ne yazık ki çok fazla yoğunlukta şiddete meyilli kişiler olması onları etkiliyor.Ailelerin, çocukların üye olduğu grupları ve ideolojileri bilmeleri şartYıldırım, çocukların ve ergenlerin dijital dünyadaki içeriklerden olumsuz etkilenmemeleri için ailelere de önemli görevler ve sorumluluklar düştüğüne dikkati çekti.Ailelerin, çocuklarıyla daha anlamlı ilişkiler kurmaları gerektiğini vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti:Çevresel etmenlere bakacak olursak da belki aileleriyle aslında doğru bir iletişim sağlayamamaları, aileleriyle sorunların çözümü noktasında beraber çözüm üretemiyor olmaları olabiliyor. Çocukların kötü örneklerden etkilenmelerinin önüne aileler geçebilir. Çocuklarının hangi gruplara üye olduklarını, hangi grupları ve ne gibi ideolojileri takip ettiklerini bilmeleri gerekiyor. Bunlar ancak sağlıklı iletişim kanallarıyla desteklenirse mümkün olabilir.Her çocuğun yalnızca izlediği içerikler nedeniyle davranış sorunu geliştirmediğine işaret eden Yıldırım, Yani tabii ki her çocuk ya da ergen, sadece gördüğünden yola çıkarak bir davranışsal sorun noktasında olmuyor ama aslında bu şekilde sorun çözülebileceği de zihinlerinde canlanabiliyor. diye konuştu.Yıldırım, ergenlerin daha kolay etkilenerek dürtüsel davranabildiklerine dikkati çekerek, şöyle konuştu:Aslında özellikle ergenlerle çalışırken şunu fark ediyoruz: Daha dürtü odaklı hareket ettikleri için davranışlarının, sonrasında ne gibi sonuçlara yol açacağını her zaman öngöremeyebiliyorlar. O anda duygu durumlarındaki değişkenlikle birlikte bazı davranışsal sorunlar gözlemleyebiliyoruz. Özellikle ergenlik dönemindeki bireylerde bir kimlik arayışıyla beraber kendilerini daha farklı görme, farklı gruplara aidiyet hissetme ya da farklılıkların üzerine gitme eğilimi görülebiliyor. Dolayısıyla araştırmaları da bu yönde olabiliyor.Dijital dünyada farklı arkadaşlık modelleri gelişiyorYıldırım, son dönemde dijital dünyada farklı ideolojik ve arkadaşlık modellerinin ortaya çıktığına dikkati çekerek, Çocuklar ve özellikle ergenler, kendilerini farklı gruplara ait hissedecek şekilde araştırmalar yapabiliyorlar ya da bu gruplara ait olmak için bazı şeyler yapabiliyorlar. değerlendirmesinde bulundu.Dijital ortamın çocukların kimlerden etkilendiğini takip etmeyi zorlaştırdığına dikkati çeken Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:Geçmiş zamanlarda biz çocuklarımızın aslında kimlerle arkadaşlık ettiğini ya da kimleri örnek aldığını çok rahat fark edebilirken şimdi hızlı bir şekilde herhangi bir gruba üye olduklarını görebiliyoruz ya da bu grubun içerisinde kimlerin olduğunu çok fazla fark edemeyebiliyoruz. Kimlerden etkilendiğini aslında çok fazla fark edemeyebiliyoruz.Psikoloji alanında kendi gözlemlerimiz de şunu gösteriyor ki daha olumsuz, daha böyle, daha kötü olan, kötü atfettiğimiz noktaları özellikle çocuk ve ergenler daha çabuk kabullenebiliyorlar. O yüzden daha dikkatli olmalıyız.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Futbol: Haftanın programı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/futbol-haftanin-programi/915785/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/futbol-haftanin-programi/915785/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:23:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Trendyol Süper Lig ve Trendyol 1. Lig'e milli maçlar nedeniyle ara verildi - Nesine 2. Lig ve Nesine 3. Lig'e 4. hafta maçlarıyla devam edilecek - Suwen Kadın Futbol Süper Ligi'nde 5. hafta müsabakaları yapılacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Futbolda Nesine 2. Lig ve Nesine 3. Lig'e 4. hafta maçlarıyla devam edilecek. Suwen Kadın Futbol Süper Ligi'nde 5. hafta müsabakaları yapılacak.Trendyol Süper Lig ve Trendyol 1. Lig'e milli maçlar nedeniyle ara verilirken Türkiye'de futbol heyecanı 2 ve 3. Lig'de devam edecek.Profesyonel liglere haftanın programı şöyle:2. LigKırmızı GrupYarın:16.00 Beyoğlu Yeni Çarşı-Ekinciler İskenderunspor (Bayrampaşa Çetin Emeç)18.00 52 Orduspor-AKEDAŞ Kahramanmaraş İstiklalspor (19 Eylül)27 Eylül Pazar:15.30 Ankara Demirspor-Adana 01 (Etimesgut Belediyesi Atatürk)15.30 12 Bingölspor-KCT 1461 Trabzon (Kepez Hasan Doğan)15.30 Serikspor-Fethiyespor (Isparta Atatürk)16.00 Karacabey Belediyespor-MKE Ankaragücü (Karacabey M.Fehmi Gerçeker)16.30 Erzincan Futbol Yatırımları-Kırklarelispor (Erzincan 13 Şubat Şehir)19.00 Sakaryaspor-Kütahyaspor (Yeni Sakarya Atatürk)Beyaz GrupYarın:15.30 Ankaraspor-Somaspor (Sincan 15 Temmuz Milli Birlik)16.00 İnegöl Kafkasspor-GMG Kastamonuspor (İnegöl İlçe)27 Eylül Pazar:15.00 Sebatspor-Menemen FK (Ortahisar Yavuz Selim)15.30 Hatayspor-Arkent Arnavutköy Belediyesi (Reyhanlı Tayfur Sökmen)16.00 Güzide Gebzespor-Seza Çimento Elazığspor (Aleattin Kurt)16.00 Çorluspor 1947-ISBAŞ Isparta 32 (General Basri Saran)19.00 Adana Demirspor-Efor Çay Erbaaspor (Yeni Adana)19.00 Aliaağa Futbol-Kızılkaya Tarım Şanlıurfaspor (Aliağa Atatürk)19.00 Muşspor-68 Aksaray Belediyespor (11 Nisan)3. Lig1. GrupYarın:16.00 Gölcükspor-Orduspor 1967 (Gölcük Şehir)16.00 Küçükçekmece Sinopspor-Zonguldakspor (İBB 100. Yıl)27 Eylül Pazar:15.00 Pazarspor-Karabük İdmanyurdu (Pazar İlçe)15.00 Fatsa Belediyespor-Yalova FK 77 (Fatsa İlçe)15.00 Tokat Belediyespor-Galataspor (Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi)15.30 Düzce Cam Düzcespor-İnkılap Futbol (Düzce Şehir)15.30 Karadeniz Ereğli 1980-Amasyaspor FK (Şehit Vefa Karakurdu)16.00 Kartal Bulvar Kartalimen-Silivrispor (Bulvar Mimar Kubilay Köse)16.00 Büyükçekmecegücü-Beykoz Anadoluspor (Tepecik Şenol Güneş)2 GrupYarın:15.30 Alanya 1221-Etimesgutspor (Milli Egemenlik)16.00 Ayvalıkgücü Belediyespor-Bigaspor (Ayvalık Hüsnü Uğural)19.00 Karşıyaka-Gaziemir G.O.G. (Alsancak Mustafa Denizli)27 Eylül Pazar:16.00 Söke 1970-Eskişehir Anadoluspor (Söke İlçe)16.00 Uşakspor-1922 Akşehirspor (Uşak 1 Eylül)16.00 Gemlik Sümerbey-Bursa Yıldırımspor (Gemlik Atatürk)19.00 Denizli İdmanyurdu 1959-Kepezspor (Denizli Atatürk)19.00 Eskişehirspor-Balıkesirspor (Prof. Dr. Fethi Heper)19.00 Bucaspor 1928-Altay (Yeni Buca)3. GrupYarın:15.00 Halil Bayram İnşaat Karaköprü Belediyespor-Yozgat Belediyesi Bozokspor (Faruk Çelik)15.00 Eti Gübre Mazıdağı Fosfatspor-Ayos Osmaniyespor (Kızıltepe İlçe)27 Eylül Pazar:15.30 Ejderoğlu Kırşehir-1964 Silifkespor (Kırşehir Ahi)15.30 Karaman FK-Ağrı 1970 (Yeni Karaman)15.30 Açıkalın Erciyes 38-Kırıkkale FK (Kayseri Atatürk Spor Kompleksi Yan Açık Saha)19.00 Niğde Belediyesispor-Bitlis 1916 (Niğde 5 Şubat)19.00 Yeni Mersin İdmanyurdu-Diyarbekirspor (Mersin)19.00 Malatya Yeşilyurtspor-Adanaspor (Yeni Malatya)Suwen Kadın Futbol Süper LigiYarın:13.30 Hakkarigücü-ABB Fomget (Merzan Şehir)15.00 Karademir Grup Kayseri-Şile Bilgidoğa (Sümer 1. No'lu Saha)17.00 Galatasaray-Amed Sportif Faaliyetler (Florya Metin Oktay Tesisleri)17.00 Haymanaspor-Yüksekovaspor (Haymana İlçe)27 Eylül Pazar:14.30 Giresun Sanayispor-Beşiktaş (Giresun 75. Yıl)15.00 Bakırköy-1207 Antalyaspor (Bakırköy Atatürk Yaşam Köyü)16.00 Trabzonspor-Sultanbeyligücü (Kadir Özcan)Not: 28 Eylül Pazartesi günü oynanması planlanan Fenerbahçe arsaVev-Safi Mcl Bentonit Ünye müsabakası, sarı-lacivertlilerin UEFA Kadınlar Avrupa Kupası ikinci eleme turu ilk maçı nedeniyle, 18 Kasım Çarşamba'ya ertelendi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Futbolda Nesine 2. Lig ve Nesine 3. Lig'e 4. hafta maçlarıyla devam edilecek. Suwen Kadın Futbol Süper Ligi'nde 5. hafta müsabakaları yapılacak.Trendyol Süper Lig ve Trendyol 1. Lig'e milli maçlar nedeniyle ara verilirken Türkiye'de futbol heyecanı 2 ve 3. Lig'de devam edecek.Profesyonel liglere haftanın programı şöyle:2. LigKırmızı GrupYarın:16.00 Beyoğlu Yeni Çarşı-Ekinciler İskenderunspor (Bayrampaşa Çetin Emeç)18.00 52 Orduspor-AKEDAŞ Kahramanmaraş İstiklalspor (19 Eylül)27 Eylül Pazar:15.30 Ankara Demirspor-Adana 01 (Etimesgut Belediyesi Atatürk)15.30 12 Bingölspor-KCT 1461 Trabzon (Kepez Hasan Doğan)15.30 Serikspor-Fethiyespor (Isparta Atatürk)16.00 Karacabey Belediyespor-MKE Ankaragücü (Karacabey M.Fehmi Gerçeker)16.30 Erzincan Futbol Yatırımları-Kırklarelispor (Erzincan 13 Şubat Şehir)19.00 Sakaryaspor-Kütahyaspor (Yeni Sakarya Atatürk)Beyaz GrupYarın:15.30 Ankaraspor-Somaspor (Sincan 15 Temmuz Milli Birlik)16.00 İnegöl Kafkasspor-GMG Kastamonuspor (İnegöl İlçe)27 Eylül Pazar:15.00 Sebatspor-Menemen FK (Ortahisar Yavuz Selim)15.30 Hatayspor-Arkent Arnavutköy Belediyesi (Reyhanlı Tayfur Sökmen)16.00 Güzide Gebzespor-Seza Çimento Elazığspor (Aleattin Kurt)16.00 Çorluspor 1947-ISBAŞ Isparta 32 (General Basri Saran)19.00 Adana Demirspor-Efor Çay Erbaaspor (Yeni Adana)19.00 Aliaağa Futbol-Kızılkaya Tarım Şanlıurfaspor (Aliağa Atatürk)19.00 Muşspor-68 Aksaray Belediyespor (11 Nisan)3. Lig1. GrupYarın:16.00 Gölcükspor-Orduspor 1967 (Gölcük Şehir)16.00 Küçükçekmece Sinopspor-Zonguldakspor (İBB 100. Yıl)27 Eylül Pazar:15.00 Pazarspor-Karabük İdmanyurdu (Pazar İlçe)15.00 Fatsa Belediyespor-Yalova FK 77 (Fatsa İlçe)15.00 Tokat Belediyespor-Galataspor (Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi)15.30 Düzce Cam Düzcespor-İnkılap Futbol (Düzce Şehir)15.30 Karadeniz Ereğli 1980-Amasyaspor FK (Şehit Vefa Karakurdu)16.00 Kartal Bulvar Kartalimen-Silivrispor (Bulvar Mimar Kubilay Köse)16.00 Büyükçekmecegücü-Beykoz Anadoluspor (Tepecik Şenol Güneş)2 GrupYarın:15.30 Alanya 1221-Etimesgutspor (Milli Egemenlik)16.00 Ayvalıkgücü Belediyespor-Bigaspor (Ayvalık Hüsnü Uğural)19.00 Karşıyaka-Gaziemir G.O.G. (Alsancak Mustafa Denizli)27 Eylül Pazar:16.00 Söke 1970-Eskişehir Anadoluspor (Söke İlçe)16.00 Uşakspor-1922 Akşehirspor (Uşak 1 Eylül)16.00 Gemlik Sümerbey-Bursa Yıldırımspor (Gemlik Atatürk)19.00 Denizli İdmanyurdu 1959-Kepezspor (Denizli Atatürk)19.00 Eskişehirspor-Balıkesirspor (Prof. Dr. Fethi Heper)19.00 Bucaspor 1928-Altay (Yeni Buca)3. GrupYarın:15.00 Halil Bayram İnşaat Karaköprü Belediyespor-Yozgat Belediyesi Bozokspor (Faruk Çelik)15.00 Eti Gübre Mazıdağı Fosfatspor-Ayos Osmaniyespor (Kızıltepe İlçe)27 Eylül Pazar:15.30 Ejderoğlu Kırşehir-1964 Silifkespor (Kırşehir Ahi)15.30 Karaman FK-Ağrı 1970 (Yeni Karaman)15.30 Açıkalın Erciyes 38-Kırıkkale FK (Kayseri Atatürk Spor Kompleksi Yan Açık Saha)19.00 Niğde Belediyesispor-Bitlis 1916 (Niğde 5 Şubat)19.00 Yeni Mersin İdmanyurdu-Diyarbekirspor (Mersin)19.00 Malatya Yeşilyurtspor-Adanaspor (Yeni Malatya)Suwen Kadın Futbol Süper LigiYarın:13.30 Hakkarigücü-ABB Fomget (Merzan Şehir)15.00 Karademir Grup Kayseri-Şile Bilgidoğa (Sümer 1. No'lu Saha)17.00 Galatasaray-Amed Sportif Faaliyetler (Florya Metin Oktay Tesisleri)17.00 Haymanaspor-Yüksekovaspor (Haymana İlçe)27 Eylül Pazar:14.30 Giresun Sanayispor-Beşiktaş (Giresun 75. Yıl)15.00 Bakırköy-1207 Antalyaspor (Bakırköy Atatürk Yaşam Köyü)16.00 Trabzonspor-Sultanbeyligücü (Kadir Özcan)Not: 28 Eylül Pazartesi günü oynanması planlanan Fenerbahçe arsaVev-Safi Mcl Bentonit Ünye müsabakası, sarı-lacivertlilerin UEFA Kadınlar Avrupa Kupası ikinci eleme turu ilk maçı nedeniyle, 18 Kasım Çarşamba'ya ertelendi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/futbol-haftanin-programi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rusya: Ukrayna'nın İHA saldırılarında 1 kişi öldü, 21 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/rusya-ukrayna-nin-iha-saldirilarinda-1-kisi-oldu-21-kisi-yaralandi/915784/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/rusya-ukrayna-nin-iha-saldirilarinda-1-kisi-oldu-21-kisi-yaralandi/915784/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:23:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Rus yetkilileri, Ukrayna ordusunun Rusya'nın Perm, Voronej ve Ulyanovsk bölgelerine yönelik insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlediği saldırılarda 1 kişinin yaşamını yitirdiğini, 21 kişinin yaralandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Rus yetkilileri, Ukrayna ordusunun Rusya'nın Perm, Voronej ve Ulyanovsk bölgelerine yönelik insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlediği saldırılarda 1 kişinin yaşamını yitirdiğini, 21 kişinin yaralandığını bildirdi.Perm Bölge Valisi Dmitriy Manohin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ukrayna ordusunun bölgeye yönelik yoğun İHA saldırısı düzenlediğini belirtti.Saldırıda bölgedeki bir sanayi tesisinin hedef alındığını kaydeden Manohin, Saldırıda, 1 kişi öldü. ifadesini kullandı.Voronej bölgesinde 13 kişi yaralandıRusya'nın Voronej Bölge Valisi Aleksandr Gusev, sosyal medya üzerinden, bölgeye yönelik düzenlenen İHA saldırısı sonucu biri çocuk olmak üzere 13 kişinin yaralandığını bildirdi.Ulyanovsk Bölge Valisi Aleksey Russkih de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bölgenin yoğun İHA saldırısına maruz kaldığını belirtti.Saldırı sonucu bölgedeki bir sanayi tesisinin ve birkaç apartmanın hasar gördüğünü aktaran Russkih, Saldırıda 8 kişi yaralandı. Bunlardan 4’ü hastaneye kaldırıldı. bilgisini verdi.Bölgeler üzerinde 592 İHA vurulduRusya Savunma Bakanlığı, gece Ukrayna'ya ait 592 İHA'nın Moskova dahil çeşitli bölgeler üzerinde hava savunma sistemlerince imha edildiğini bildirdi.Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin de sosyal medya hesabından, Moskova'ya doğru uçan 23 İHA'nın etkisiz hale getirildiğini açıkladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Rus yetkilileri, Ukrayna ordusunun Rusya'nın Perm, Voronej ve Ulyanovsk bölgelerine yönelik insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlediği saldırılarda 1 kişinin yaşamını yitirdiğini, 21 kişinin yaralandığını bildirdi.Perm Bölge Valisi Dmitriy Manohin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ukrayna ordusunun bölgeye yönelik yoğun İHA saldırısı düzenlediğini belirtti.Saldırıda bölgedeki bir sanayi tesisinin hedef alındığını kaydeden Manohin, Saldırıda, 1 kişi öldü. ifadesini kullandı.Voronej bölgesinde 13 kişi yaralandıRusya'nın Voronej Bölge Valisi Aleksandr Gusev, sosyal medya üzerinden, bölgeye yönelik düzenlenen İHA saldırısı sonucu biri çocuk olmak üzere 13 kişinin yaralandığını bildirdi.Ulyanovsk Bölge Valisi Aleksey Russkih de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bölgenin yoğun İHA saldırısına maruz kaldığını belirtti.Saldırı sonucu bölgedeki bir sanayi tesisinin ve birkaç apartmanın hasar gördüğünü aktaran Russkih, Saldırıda 8 kişi yaralandı. Bunlardan 4’ü hastaneye kaldırıldı. bilgisini verdi.Bölgeler üzerinde 592 İHA vurulduRusya Savunma Bakanlığı, gece Ukrayna'ya ait 592 İHA'nın Moskova dahil çeşitli bölgeler üzerinde hava savunma sistemlerince imha edildiğini bildirdi.Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin de sosyal medya hesabından, Moskova'ya doğru uçan 23 İHA'nın etkisiz hale getirildiğini açıkladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/rusya-ukrayna-nin-iha-saldirilarinda-1-kisi-oldu-21-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Son Dakika Gelişmesi! TBMM Başkanı Kurtulmuş: (Fon soruşturması) Kimsenin gözünün yaşına bakmadan, bu soruşturmalar tamamlanarak ilgililerin mahkeme önünde hesap vermelerinin temin edilmesi lazım</title>
      <link>https://www.canligaste.com/son-dakika-gelismesi-tbmm-baskani-kurtulmus-fon-sorusturmasi-kimsenin-gozunun-yasina-bakmadan-bu-sorusturmalar-tamamlanarak-ilgililerin-mahkeme-onunde-hesap-vermelerinin-temin-edilmesi-lazim/915783/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/son-dakika-gelismesi-tbmm-baskani-kurtulmus-fon-sorusturmasi-kimsenin-gozunun-yasina-bakmadan-bu-sorusturmalar-tamamlanarak-ilgililerin-mahkeme-onunde-hesap-vermelerinin-temin-edilmesi-lazim/915783/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:23:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[TBMM Flaş Haber / TBMM Başkanı Kurtulmuş: (Fon soruşturması) Kimsenin gözünün yaşına bakmadan, bu soruşturmalar tamamlanarak ilgililerin mahkeme önünde hesap vermelerinin temin edilmesi lazım.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Son Dakika Flaş Haber : TBMM Başkanı Kurtulmuş: (Fon soruşturması) Kimsenin gözünün yaşına bakmadan, bu soruşturmalar tamamlanarak ilgililerin mahkeme önünde hesap vermelerinin temin edilmesi lazım.Bu flaş haber gelişmesidir! Haber güncellendikçe içerik eklenecektir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Son Dakika Flaş Haber : TBMM Başkanı Kurtulmuş: (Fon soruşturması) Kimsenin gözünün yaşına bakmadan, bu soruşturmalar tamamlanarak ilgililerin mahkeme önünde hesap vermelerinin temin edilmesi lazım.Bu flaş haber gelişmesidir! Haber güncellendikçe içerik eklenecektir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/son-dakika-gelismesi-tbmm-baskani-kurtulmus-fon-sorusturmasi-kimsenin-gozunun-yasina-bakmadan-bu-sorusturmalar-tamamlanarak-ilgililerin-mahkeme-onunde-hesap-vermelerinin-temin-edilmesi-lazim.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Almanya'da tüketici güveni sert düştü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/almanya-da-tuketici-guveni-sert-dustu/915782/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/almanya-da-tuketici-guveni-sert-dustu/915782/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:23:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Ülkede ekim ayı için öngörülen Tüketici Güven Endeksi, bir önceki aya göre 3,8 puan azalarak eksi 30,6 puana geriledi ve mayıstan bu yana en düşük seviyesine indi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Almanya'da ekim için tüketici güveni, Orta Doğu'da tırmanan gerilim ve yükselen enerji fiyatlarının alım gücünü zayıflatacağı endişesiyle bir önceki aya kıyasla 3,8 puan azalarak eksi 30,6 puana geriledi.Alman pazar araştırma şirketi GfK ile Nürnberg Piyasa Kararları Enstitüsü (NIM) tarafından hazırlanan gelecek aya yönelik Tüketici Güven Endeksi sonuçları açıklandı.Buna göre, ekim ayı için öngörülen endeks değeri, bir önceki aya kıyasla 3,8 puan azalarak eksi 30,6 puana geriledi. Analistler de endeksin eksi 30,6 puan seviyesine inmesini bekliyordu.Ekim ayı için tahmin edilen bu değer, mayıstan bu yana görülen en düşük seviye oldu, aynı zamanda bu yılın en kötü ikinci verisi olarak dikkati çekti.Tüketici güvenindeki gerilemede, özellikle gelir beklentilerindeki sert düşüş ve tasarruf eğilimindeki artış etkili oldu.Gelir beklentisi endeksi, eylülde 16,7 puan birden azalarak eksi 15,0 puana düştü. Bu değer, akaryakıt indiriminin uygulamaya konulmasından hemen önce, Nisan 2026'da görülen eksi 24,4 puanlık seviyenin ardından en düşük hanehalkı gelir beklentisi olarak kaydedildi.Tasarruf eğilimi küresel kriz dönemi seviyelerindeAnalistlere göre, yüksek enerji fiyatlarının oluşturduğu belirsizlik, tüketicileri harcamak yerine birikim yapmaya yönlendirdi. Tüketicilerin tasarruf eğilimi endeksi 6 puan artarak 21,5 puana yükseldi.Özellikle mali durumu iyi olan hanehalklarında tasarruf eğiliminin daha keskin artması dikkati çekti.GfK'nın açıklamasında, bu ailelerin yüksek enflasyon kaynaklı alım gücü kayıplarını daha fazla birikim yaparak telafi etmeye çalıştıkları belirtildi.Satın alma eğilimi düşükTüketicilerin satın alma eğilimi ise eylülde 1 puanlık hafif bir kayıpla eksi 10,8 puana geriledi. Endeks, 3 yılı aşkın süredir eksi 10 puan barajı etrafında dalgalanmaya devam ediyor.Diğer yandan, tüketicilerin genel ekonomik gidişata yönelik beklentileri ivme kaybetse de üst üste 5. kez hafif artış gösterdi. Ekonomik beklenti endeksi yarım puanlık artışla eksi 3,4 puana ulaştı.NIM Tüketici Araştırmaları Bölümü Başkanı Rolf Bürkl, verilere ilişkin değerlendirmesinde, Hanehalklarının büyük çoğunluğu, yüksek enerji fiyatlarının alım güçlerini azaltmasını bekliyor. Bu durum, tüketicilerin önümüzdeki 12 aya ilişkin gelir beklentilerinde daha şüpheci davranmalarına yol açıyor. ifadelerini kullandı.Tüketicilerin tasarruf eğilimi endeksinin 6 puan artarak 21,5 puana yükseldiğini hatırlatan Bürkl, benzer seviyede yüksek bir tasarruf eğiliminin en son 2008 yılındaki küresel finans ve ekonomik kriz döneminde ölçüldüğünü belirtti.Öte yandan, Alman ekonomisi, İran'daki savaşın yol açtığı yüksek enerji fiyatlarının getirdiği yüke rağmen, yılın ikinci çeyreğinde beklentilerin üzerinde büyüyerek yeniden zemin kazandı.Bölgesel gerilimler ve yüksek enerji maliyetlerinin yarattığı olumsuz iklime rağmen, yapay zeka ile savunma odaklı harcamaların sanayi üretimindeki büyümeyi sırtladığı belirtiliyor.Ekonomi enstitülerinin birçoğu, ülkenin bu yılki büyüme tahminlerini ortalama yüzde 1,3'e yükseltirken, hükümet şu an için yüzde 0,5'lik büyüme öngörüyor.Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) de Almanya ekonomisi için 2026 büyüme tahminini yüzde 0,7'den 1,1'e yükseltti. Yükselişte yapay zeka ivmesinin ihracata etkisi ile savunma ve altyapı yatırımları belirleyici oldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Almanya'da ekim için tüketici güveni, Orta Doğu'da tırmanan gerilim ve yükselen enerji fiyatlarının alım gücünü zayıflatacağı endişesiyle bir önceki aya kıyasla 3,8 puan azalarak eksi 30,6 puana geriledi.Alman pazar araştırma şirketi GfK ile Nürnberg Piyasa Kararları Enstitüsü (NIM) tarafından hazırlanan gelecek aya yönelik Tüketici Güven Endeksi sonuçları açıklandı.Buna göre, ekim ayı için öngörülen endeks değeri, bir önceki aya kıyasla 3,8 puan azalarak eksi 30,6 puana geriledi. Analistler de endeksin eksi 30,6 puan seviyesine inmesini bekliyordu.Ekim ayı için tahmin edilen bu değer, mayıstan bu yana görülen en düşük seviye oldu, aynı zamanda bu yılın en kötü ikinci verisi olarak dikkati çekti.Tüketici güvenindeki gerilemede, özellikle gelir beklentilerindeki sert düşüş ve tasarruf eğilimindeki artış etkili oldu.Gelir beklentisi endeksi, eylülde 16,7 puan birden azalarak eksi 15,0 puana düştü. Bu değer, akaryakıt indiriminin uygulamaya konulmasından hemen önce, Nisan 2026'da görülen eksi 24,4 puanlık seviyenin ardından en düşük hanehalkı gelir beklentisi olarak kaydedildi.Tasarruf eğilimi küresel kriz dönemi seviyelerindeAnalistlere göre, yüksek enerji fiyatlarının oluşturduğu belirsizlik, tüketicileri harcamak yerine birikim yapmaya yönlendirdi. Tüketicilerin tasarruf eğilimi endeksi 6 puan artarak 21,5 puana yükseldi.Özellikle mali durumu iyi olan hanehalklarında tasarruf eğiliminin daha keskin artması dikkati çekti.GfK'nın açıklamasında, bu ailelerin yüksek enflasyon kaynaklı alım gücü kayıplarını daha fazla birikim yaparak telafi etmeye çalıştıkları belirtildi.Satın alma eğilimi düşükTüketicilerin satın alma eğilimi ise eylülde 1 puanlık hafif bir kayıpla eksi 10,8 puana geriledi. Endeks, 3 yılı aşkın süredir eksi 10 puan barajı etrafında dalgalanmaya devam ediyor.Diğer yandan, tüketicilerin genel ekonomik gidişata yönelik beklentileri ivme kaybetse de üst üste 5. kez hafif artış gösterdi. Ekonomik beklenti endeksi yarım puanlık artışla eksi 3,4 puana ulaştı.NIM Tüketici Araştırmaları Bölümü Başkanı Rolf Bürkl, verilere ilişkin değerlendirmesinde, Hanehalklarının büyük çoğunluğu, yüksek enerji fiyatlarının alım güçlerini azaltmasını bekliyor. Bu durum, tüketicilerin önümüzdeki 12 aya ilişkin gelir beklentilerinde daha şüpheci davranmalarına yol açıyor. ifadelerini kullandı.Tüketicilerin tasarruf eğilimi endeksinin 6 puan artarak 21,5 puana yükseldiğini hatırlatan Bürkl, benzer seviyede yüksek bir tasarruf eğiliminin en son 2008 yılındaki küresel finans ve ekonomik kriz döneminde ölçüldüğünü belirtti.Öte yandan, Alman ekonomisi, İran'daki savaşın yol açtığı yüksek enerji fiyatlarının getirdiği yüke rağmen, yılın ikinci çeyreğinde beklentilerin üzerinde büyüyerek yeniden zemin kazandı.Bölgesel gerilimler ve yüksek enerji maliyetlerinin yarattığı olumsuz iklime rağmen, yapay zeka ile savunma odaklı harcamaların sanayi üretimindeki büyümeyi sırtladığı belirtiliyor.Ekonomi enstitülerinin birçoğu, ülkenin bu yılki büyüme tahminlerini ortalama yüzde 1,3'e yükseltirken, hükümet şu an için yüzde 0,5'lik büyüme öngörüyor.Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) de Almanya ekonomisi için 2026 büyüme tahminini yüzde 0,7'den 1,1'e yükseltti. Yükselişte yapay zeka ivmesinin ihracata etkisi ile savunma ve altyapı yatırımları belirleyici oldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/almanya-da-tuketici-guveni-sert-dustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABB Başkanı Yavaş, itfaiye personeli için düzenlenen yemin törenine katıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abb-baskani-yavas-itfaiye-personeli-icin-duzenlenen-yemin-torenine-katildi/915781/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abb-baskani-yavas-itfaiye-personeli-icin-duzenlenen-yemin-torenine-katildi/915781/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:21:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, eğitimleri tamamlanan 100 itfaiye personeli için düzenlenen yemin törenine katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, eğitimleri tamamlanan 100 itfaiye personeli için düzenlenen yemin törenine katıldı.İtfaiye Daire Başkanlığında düzenlenen tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Ankara İtfaiyesini tanıtan filmin gösterimiyle devam etti.İtfaiye personelinin merdivenli araçtan iniş gösterisi yaptığı törende, ABB Başkanı Yavaş ile İtfaiye Dairesi Başkanı Ali Levent Çelik konuşma yaptı.Yavaş, konuşmasına 25 Eylül-1 Ekim İtfaiye Haftası'nı kutlayarak başladı. İtfaiyecilerin insanların can ve mal güvenliğinin korunması için büyük bir özveriyle görev yaptığını belirten Yavaş, Ankara İtfaiyesinin geçen yıl 32 bin 600 olaya müdahale ettiğini, bu yıl da bu sayının 28 bine ulaştığını söyledi.Özellikle yangın riskinin arttığı dönemlerde ekiplerin yoğun mesai yürüttüğünü ifade eden Yavaş, bazı günlerde 300 ila 400 yangına müdahale edildiğini kaydetti.Yangınlara ilk müdahale kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalara da değinen Yavaş, köylere dağıtılan yangın söndürme tankerleri ile itfaiye filosuna dahil edilen hızlı müdahale araçları sayesinde ilk müdahalelerde yüksek başarı sağlandığını dile getirdi.İtfaiye teşkilatının uzman personelle güçlendirildiğini vurgulayan Yavaş, personelin can güvenliğine yönelik tedbirlerin artırıldığını ve teknik ekipman standartlarının en üst seviyeye çıkarıldığını ifade etti.Konuşmaların ardından eğitimlerini tamamlayan personel yemin etti. Tören, Yavaş'ın itfaiye erleri ve aileleriyle fotoğraf çektirmesinin ardından sona erdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, eğitimleri tamamlanan 100 itfaiye personeli için düzenlenen yemin törenine katıldı.İtfaiye Daire Başkanlığında düzenlenen tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Ankara İtfaiyesini tanıtan filmin gösterimiyle devam etti.İtfaiye personelinin merdivenli araçtan iniş gösterisi yaptığı törende, ABB Başkanı Yavaş ile İtfaiye Dairesi Başkanı Ali Levent Çelik konuşma yaptı.Yavaş, konuşmasına 25 Eylül-1 Ekim İtfaiye Haftası'nı kutlayarak başladı. İtfaiyecilerin insanların can ve mal güvenliğinin korunması için büyük bir özveriyle görev yaptığını belirten Yavaş, Ankara İtfaiyesinin geçen yıl 32 bin 600 olaya müdahale ettiğini, bu yıl da bu sayının 28 bine ulaştığını söyledi.Özellikle yangın riskinin arttığı dönemlerde ekiplerin yoğun mesai yürüttüğünü ifade eden Yavaş, bazı günlerde 300 ila 400 yangına müdahale edildiğini kaydetti.Yangınlara ilk müdahale kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalara da değinen Yavaş, köylere dağıtılan yangın söndürme tankerleri ile itfaiye filosuna dahil edilen hızlı müdahale araçları sayesinde ilk müdahalelerde yüksek başarı sağlandığını dile getirdi.İtfaiye teşkilatının uzman personelle güçlendirildiğini vurgulayan Yavaş, personelin can güvenliğine yönelik tedbirlerin artırıldığını ve teknik ekipman standartlarının en üst seviyeye çıkarıldığını ifade etti.Konuşmaların ardından eğitimlerini tamamlayan personel yemin etti. Tören, Yavaş'ın itfaiye erleri ve aileleriyle fotoğraf çektirmesinin ardından sona erdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/abb-baskani-yavas-itfaiye-personeli-icin-duzenlenen-yemin-torenine-katildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Niğde'de vatandaşlar dolandırıcılık ve sahtecilik olaylarına karşı bilgilendirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nigde-de-vatandaslar-dolandiricilik-ve-sahtecilik-olaylarina-karsi-bilgilendirildi/915780/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nigde-de-vatandaslar-dolandiricilik-ve-sahtecilik-olaylarina-karsi-bilgilendirildi/915780/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:21:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Niğde / Niğde İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, vatandaşlara dolandırıcılık ve sahtecilik konularında bilgilendirmede bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Niğde Haberleri : Niğde İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, vatandaşlara dolandırıcılık ve sahtecilik konularında bilgilendirmede bulundu.Valilikten yapılan açıklamaya göre, Toplum Destekli Polislik Şubesi ekipleri, iletişim yoluyla dolandırıcılık, mal varlığına karşı işlenen suçlar, yatırım, araç kiralama, sosyal medya üzerinden yatırım ve alışveriş dolandırıcılığı ile IBAN kiralama konusunda vatandaşları bilgilendirdi.Ekipler, bu kapsamda vatandaşlara polis, jandarma, savcı veya herhangi bir kamu personelinin para talep etmeyeceğini, cep telefonlarına gelen çağrı ve mesajları dikkate almamaları gerektiğini anlatarak, broşür dağıttı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Niğde Haberleri : Niğde İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, vatandaşlara dolandırıcılık ve sahtecilik konularında bilgilendirmede bulundu.Valilikten yapılan açıklamaya göre, Toplum Destekli Polislik Şubesi ekipleri, iletişim yoluyla dolandırıcılık, mal varlığına karşı işlenen suçlar, yatırım, araç kiralama, sosyal medya üzerinden yatırım ve alışveriş dolandırıcılığı ile IBAN kiralama konusunda vatandaşları bilgilendirdi.Ekipler, bu kapsamda vatandaşlara polis, jandarma, savcı veya herhangi bir kamu personelinin para talep etmeyeceğini, cep telefonlarına gelen çağrı ve mesajları dikkate almamaları gerektiğini anlatarak, broşür dağıttı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/nigde-de-vatandaslar-dolandiricilik-ve-sahtecilik-olaylarina-karsi-bilgilendirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çubuk'ta yaban meyveleri pazarcıların geçim kaynağı oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cubuk-ta-yaban-meyveleri-pazarcilarin-gecim-kaynagi-oldu/915779/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cubuk-ta-yaban-meyveleri-pazarcilarin-gecim-kaynagi-oldu/915779/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:21:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Ankara'nın Çubuk ilçesinde vatandaşlar, dağlık alanlarda doğal olarak yetişen alıç, kuşburnu, ahlat, kızılcık, karamuk ve dağ eriği gibi yaban meyvelerini toplayarak pazarlarda satışa sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara'nın Çubuk ilçesinde vatandaşlar, dağlık alanlarda doğal olarak yetişen alıç, kuşburnu, ahlat, kızılcık, karamuk ve dağ eriği gibi yaban meyvelerini toplayarak pazarlarda satışa sunuyor.Dağlık bölgelerde dikenli ve çalı tipi ağaçlarda yetişen meyveler, özellikle sonbahar aylarında vatandaşların geçim kaynaklarından biri haline geliyor. Sabahın erken saatlerinde dağlara çıkan vatandaşlar, topladıkları meyveleri ilçe pazarlarında tüketiciyle buluşturuyor.Karadana Mahallesi'nden Emine Aydos, meyveleri dağlık alanlarda tek tek topladıklarını belirterek, Çalının, dikenin arasından tek tek topluyoruz. Herkes alıyor. Çocukluğumuzu, köyümüzü hatırlatıyor. dedi.Topladığı ürünleri pazarda satışa sunan Hülya Boran ise meyveleri akşamları ayıklayarak satışa hazırladıklarını dile getirerek, Dağlarda toplaması zor. Doğal olduğu için ilgi görüyor. Sirke ve farklı ürünlerini de yapıyorlar. ifadesini kullandı.Yaşar Gürbüzer de meyveleri dağlardan topladıklarını, hasadın eylül ayında başlayıp yıl sonuna kadar devam ettiğini söyledi.İsmail Dost da araçlarının ulaşabildiği farklı dağlık alanlara giderek meyveleri topladıklarını, ürünlerin doğal olması nedeniyle tercih edildiğini anlattı.Emine Dost ise meyveleri pazarlarda kilogramı 80 ila 100 lira arasında sattıklarını kaydetti.Pazarcı Gani Kuzucu, Mahmudoğlan Mahallesi'nden toplanan ürünleri sattığını belirterek, yaban meyvelerinden marmelat ve çay yapıldığını aktardı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara'nın Çubuk ilçesinde vatandaşlar, dağlık alanlarda doğal olarak yetişen alıç, kuşburnu, ahlat, kızılcık, karamuk ve dağ eriği gibi yaban meyvelerini toplayarak pazarlarda satışa sunuyor.Dağlık bölgelerde dikenli ve çalı tipi ağaçlarda yetişen meyveler, özellikle sonbahar aylarında vatandaşların geçim kaynaklarından biri haline geliyor. Sabahın erken saatlerinde dağlara çıkan vatandaşlar, topladıkları meyveleri ilçe pazarlarında tüketiciyle buluşturuyor.Karadana Mahallesi'nden Emine Aydos, meyveleri dağlık alanlarda tek tek topladıklarını belirterek, Çalının, dikenin arasından tek tek topluyoruz. Herkes alıyor. Çocukluğumuzu, köyümüzü hatırlatıyor. dedi.Topladığı ürünleri pazarda satışa sunan Hülya Boran ise meyveleri akşamları ayıklayarak satışa hazırladıklarını dile getirerek, Dağlarda toplaması zor. Doğal olduğu için ilgi görüyor. Sirke ve farklı ürünlerini de yapıyorlar. ifadesini kullandı.Yaşar Gürbüzer de meyveleri dağlardan topladıklarını, hasadın eylül ayında başlayıp yıl sonuna kadar devam ettiğini söyledi.İsmail Dost da araçlarının ulaşabildiği farklı dağlık alanlara giderek meyveleri topladıklarını, ürünlerin doğal olması nedeniyle tercih edildiğini anlattı.Emine Dost ise meyveleri pazarlarda kilogramı 80 ila 100 lira arasında sattıklarını kaydetti.Pazarcı Gani Kuzucu, Mahmudoğlan Mahallesi'nden toplanan ürünleri sattığını belirterek, yaban meyvelerinden marmelat ve çay yapıldığını aktardı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/cubuk-ta-yaban-meyveleri-pazarcilarin-gecim-kaynagi-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tekirdağ'da üzerine saman balyası düşen kişi öldü </title>
      <link>https://www.canligaste.com/tekirdag-da-uzerine-saman-balyasi-dusen-kisi-oldu/915778/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tekirdag-da-uzerine-saman-balyasi-dusen-kisi-oldu/915778/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tekirdağ / Tekirdağ'ın Malkara ilçesinde tarlada üzerine saman balyası düşen kişi hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tekirdağ Haberleri : Tekirdağ'ın Malkara ilçesinde tarlada üzerine saman balyası düşen kişi hayatını kaybetti.Yenice Mahallesi'nde tarlada M.E'nin (57) üstüne tıra yükleme yaptığı sırada saman balyası düştü.İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.M.E. sağlık ekiplerince kaldırıldığı Malkara Devlet Hastanesinde müdahalelere rağmen kurtarılamadı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tekirdağ Haberleri : Tekirdağ'ın Malkara ilçesinde tarlada üzerine saman balyası düşen kişi hayatını kaybetti.Yenice Mahallesi'nde tarlada M.E'nin (57) üstüne tıra yükleme yaptığı sırada saman balyası düştü.İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.M.E. sağlık ekiplerince kaldırıldığı Malkara Devlet Hastanesinde müdahalelere rağmen kurtarılamadı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/tekirdag-da-uzerine-saman-balyasi-dusen-kisi-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adli Tıp Kurumu teknolojik altyapısıyla testlerinde güven veriyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/adli-tip-kurumu-teknolojik-altyapisiyla-testlerinde-guven-veriyor/915776/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/adli-tip-kurumu-teknolojik-altyapisiyla-testlerinde-guven-veriyor/915776/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya / ATK Başkan Yardımcısı Ahmet Bensiz: - Teknolojiyi en iyi kullanan kurumlardan bir tanesiyiz - Kendimize güveniyoruz. Testlerimizin yanlış çıkma ihtimali çok düşüktür. Yok denecek kadar azdır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri : quot;Global İletişim Ortağı olduğu Uluslararası Adli Tıp Günleri Kongresi'nde AA muhabirine, ATK'nin çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.Adli tıp alanında dünyada kullanılan yeni cihaz ve teknolojileri yakından takip ettiklerini dile getiren Bensiz, bunları kısa sürede kurum bünyesinde kullanmaya başladıklarını ifade etti.Bensiz, yapay zekadan da yararlandıklarını belirterek, Teknolojiyi en iyi kullanan kurumlardan bir tanesiyiz. Yapay zekada yapılması gereken çalışmalar varsa biz bunların en son halini kullanırız. Bizim genelde işlerimiz numune ve veriler üzerinden olur. Dolayısıyla bunları değerlendirmede yapay zekayı da kullanırız. dedi.ATK'nin uluslararası akreditasyona sahip olduğunu vurgulayan Bensiz, kurumun bağımsız akreditasyon kuruluşları tarafından düzenli denetlendiğine işaret etti.Bensiz, kurumda son teknolojik cihazların kullanımının yanı sıra alanlarında nitelikli personelin görev yaptığına dikkati çekerek, Hem son teknolojik ürünleri kullanmamız hem de nitelikli, nicelikli kurum personelimizin bulunması, bizi bu konuda avantajlı kılıyor. diye konuştu.Çalışan arkadaşlarımız, hocalarımız hiçbir zaman o isimleri görmezSon dönemde İstanbul'daki uyuşturucu operasyonlarında gözaltına alınan bazı ünlü isimlerin ve avukatlarının ATK raporlarının hatalı olduğu yönündeki iddialarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bensiz, tartışmalara girmek istemediklerini söyledi.Bensiz, ATK tarafından hazırlanan raporların doğruluğunun ortaya çıktığını belirterek, şöyle konuştu:Kendimize güveniyoruz. Testlerimizin yanlış çıkma ihtimali çok düşüktür. Yok denecek kadar azdır. Mesela bir kimya dairesinde test sonuçları çıkmadan 4-5 kez sağlaması yapılır. Dolayısıyla bir defa cihazda bir hata olsa, tahlilin bir tanesinde hata olsa tekrar yaparlar ki sağlamasını yapalım diye. Bazen şahıslar değişik sebeplerle, bulundukları konum itibarıyla, sosyal çevreleri itibarıyla kamuoyuna başka mesajlar vermeye çalışabilir. Çalışıyorlar da ama sonuç itibarıyla bizim raporlarımızın düzgün ve doğru olduğu sonunda ortaya çıkmış. Biz bu konuda rahatız.Bensiz, ATK'de yapılan testlerde çalışanların numunelerin kime ait olduğunu bilmediklerini vurguladı.Test sürecinde personelin yalnızca kod üzerinden işlem yaptığını anlatan Bensiz, Çalışan arkadaşlarımız, hocalarımız hiçbir zaman o isimleri görmez. Rapor hazırlanıp bittikten sonra kamuoyuna açıklanırken kodla birlikte kimin olduğu ortaya çıkıyor. Onun dışında asla şahısların isimleri, şahıslarla alakalı bilgiler personelde bulunmaz. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri : quot;Global İletişim Ortağı olduğu Uluslararası Adli Tıp Günleri Kongresi'nde AA muhabirine, ATK'nin çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.Adli tıp alanında dünyada kullanılan yeni cihaz ve teknolojileri yakından takip ettiklerini dile getiren Bensiz, bunları kısa sürede kurum bünyesinde kullanmaya başladıklarını ifade etti.Bensiz, yapay zekadan da yararlandıklarını belirterek, Teknolojiyi en iyi kullanan kurumlardan bir tanesiyiz. Yapay zekada yapılması gereken çalışmalar varsa biz bunların en son halini kullanırız. Bizim genelde işlerimiz numune ve veriler üzerinden olur. Dolayısıyla bunları değerlendirmede yapay zekayı da kullanırız. dedi.ATK'nin uluslararası akreditasyona sahip olduğunu vurgulayan Bensiz, kurumun bağımsız akreditasyon kuruluşları tarafından düzenli denetlendiğine işaret etti.Bensiz, kurumda son teknolojik cihazların kullanımının yanı sıra alanlarında nitelikli personelin görev yaptığına dikkati çekerek, Hem son teknolojik ürünleri kullanmamız hem de nitelikli, nicelikli kurum personelimizin bulunması, bizi bu konuda avantajlı kılıyor. diye konuştu.Çalışan arkadaşlarımız, hocalarımız hiçbir zaman o isimleri görmezSon dönemde İstanbul'daki uyuşturucu operasyonlarında gözaltına alınan bazı ünlü isimlerin ve avukatlarının ATK raporlarının hatalı olduğu yönündeki iddialarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bensiz, tartışmalara girmek istemediklerini söyledi.Bensiz, ATK tarafından hazırlanan raporların doğruluğunun ortaya çıktığını belirterek, şöyle konuştu:Kendimize güveniyoruz. Testlerimizin yanlış çıkma ihtimali çok düşüktür. Yok denecek kadar azdır. Mesela bir kimya dairesinde test sonuçları çıkmadan 4-5 kez sağlaması yapılır. Dolayısıyla bir defa cihazda bir hata olsa, tahlilin bir tanesinde hata olsa tekrar yaparlar ki sağlamasını yapalım diye. Bazen şahıslar değişik sebeplerle, bulundukları konum itibarıyla, sosyal çevreleri itibarıyla kamuoyuna başka mesajlar vermeye çalışabilir. Çalışıyorlar da ama sonuç itibarıyla bizim raporlarımızın düzgün ve doğru olduğu sonunda ortaya çıkmış. Biz bu konuda rahatız.Bensiz, ATK'de yapılan testlerde çalışanların numunelerin kime ait olduğunu bilmediklerini vurguladı.Test sürecinde personelin yalnızca kod üzerinden işlem yaptığını anlatan Bensiz, Çalışan arkadaşlarımız, hocalarımız hiçbir zaman o isimleri görmez. Rapor hazırlanıp bittikten sonra kamuoyuna açıklanırken kodla birlikte kimin olduğu ortaya çıkıyor. Onun dışında asla şahısların isimleri, şahıslarla alakalı bilgiler personelde bulunmaz. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/adli-tip-kurumu-teknolojik-altyapisiyla-testlerinde-guven-veriyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>MİA'nın Almanya'da Aşırı Sağ ve Liberal Demokrasinin Temsil Krizi başlıklı analizi yayımlandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mia-nin-almanya-da-asiri-sag-ve-liberal-demokrasinin-temsil-krizi-baslikli-analizi-yayimlandi/915775/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mia-nin-almanya-da-asiri-sag-ve-liberal-demokrasinin-temsil-krizi-baslikli-analizi-yayimlandi/915775/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Baki Laleoğlu'nun kaleme aldığı analizde, aşırı sağın yükselişinin bir sebep değil, liberal demokrasiler ile geleneksel siyasi aktörlerin temsil ve meşruiyet üretme kapasitesindeki zayıflamanın bir sonucu olduğu vurgulandı - Aşırı sağla mücadelenin yalnızca güvenlikçi ve hukuki önlemlerle yürütülmesinin yetersiz kalacağına dikkat çekilen çalışmada, şiddet içeren aşırı sağ örgütlenmelere karşı istihbari ve cezai mekanizmaların işletilmesinin zorunlu olduğu belirtildi - Almanya için Alternatif Partisinin genel söyleminde Türkiye'nin kültürel olarak Avrupa'ya ait olmadığı belirtilirken aynı zamanda Türkiye'nin önemli bir stratejik ve ekonomik ortak olarak tanımlandığına dikkat çekildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Milli İstihbarat Akademisinden (MİA) Baki Laleoğlu'nun kaleme aldığı Almanya'da Aşırı Sağ: Liberal Demokrasinin Temsil Krizi başlıklı analiz yayımlandı.Milli İstihbarat Akademisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Laleoğlu'nun kaleme aldığı analizde Almanya'da aşırı sağın yükselişi, belirli kriz dönemlerine verilen geçici bir tepkinin ötesinde, Batı dünyasında uzun süredir devam eden ve giderek derinleşen yapısal dönüşümün Almanya'daki yansıması olarak ele alındı. Aşırı sağın yükselişinin bir sebep değil, liberal demokrasiler ile geleneksel siyasi aktörlerin temsil ve meşruiyet üretme kapasitesindeki zayıflamanın bir sonucu olduğu vurgulandı.Almanya'daki aşırı sağın yükselişinin yalnızca 11 Eylül sonrasında artan İslamofobi ve yabancı düşmanlığı, 2008 ekonomik krizi, 2015-2016 göç dalgası ve Kovid-19 salgını gibi gelişmeler üzerinden açıklanamayacağına dikkat çekilen analizde bu krizler, aşırı sağın yükselişinin kaynağı olmaktan çok uzun süredir var olan yapısal gerilimleri görünür kılan gelişmeler olarak değerlendirildi.Almanya için Alternatif Partisinin siyasi başarısıAlman aşırı sağının yalnızca Nazizm temelinde ortaya çıkan marjinal bir sapma olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanan analizde, aşırı sağın tarihsel sürekliliği, Völkisch düşünce geleneği etrafında şekillenen modern Alman ulus fikri ve milliyetçiliği bağlamında ele alındı.Analizde, bu mirasın İkinci Dünya Savaşı sonrasında hukuken bastırılmasına rağmen kültürel ve sembolik düzeyde varlığını sürdürdüğü kaydedildi.Almanya için Alternatif Partisinin (AfD) siyasi başarısı, aşırı sağın yalnızca yükselişi değil, aynı zamanda biçim değiştirmesi üzerinden değerlendirilen analizde, partinin açık ırkçı sembollerden kısmen kaçınarak popülist ve sistem karşıtı bir söylem aracılığıyla geniş ve heterojen bir seçmen tabanına ulaştığı belirtildi.AfD desteğiyle işsizlik ve gelir eşitsizliği gibi klasik ekonomik göstergeler arasında tutarlı ve doğrusal bir ilişki bulunmadığı, belirleyici unsurun bireylerin hissettiği göreceli statü ve kayıp algısı olduğu aktarılan çalışmada, bu kapsamda parti tabanının yalnızca düşük gelirli kesimlerle sınırlı olmadığı, kültürel statü kaybı hisseden orta sınıf ve kırsal seçmenler arasında da AfD'nin güçlü karşılık bulduğu kaydedildi.Rusya-Ukrayna Savaşı'nın yol açtığı enerji ve güvenlik sorunları ile dezenformasyon, yapay zeka ve otomasyona ilişkin gelişmelerin mevcut kırılganlıkları derinleştirdiği belirtilen analizde, AfD tabanındaki seçmen hareketliliğinin ise partinin yükselişinin sabit bir ideolojik tabandan çok sistem karşıtı bir mobilizasyona dayandığına işaret ettiği ifade edildi.Aşırı sağın güçlenmesinin etkilerinin ülke sınırlarının ötesine taşınmasıAnalizde, Almanya'da aşırı sağın güçlenmesinin etkilerinin ülke sınırlarının ötesine taşındığına dikkat çekilerek Avrupa Birliği açısından temel etkinin Almanya'nın AB'den ayrılması gibi tek ve radikal bir senaryodan ziyade Avrupa bütünleşmesinin siyasal mantığının içeriden dönüşmesi ve birlik fikrinin sarsılması olacağı değerlendirildi.Ana akım partilerin göç ve egemenlik gibi kritik konulardaki söylemlerini sertleştirmesi de bu dönüşüm kapsamında ele alınan analizde, Avrupa'nın stratejik özerklik arayışı ile egemenlikçi ve ulusüstü karşıtı siyaset arasındaki yapısal gerilime de dikkat çekildi.Analizde, savunma ve teknoloji alanlarında daha bütünleşik bir Avrupa ihtiyacının, bütünleşmeye direnen siyasi güçlerin yükseldiği bir dönemde ortaya çıktığı belirtildi.Türkiye&#039;nin önemli bir stratejik ve ekonomik ortak olarak tanımlanmasıAfD'nin Türkiye'ye yaklaşımındaki ikili yapı da analizde ele alınan başlıklardan biri oldu.Partinin genel söyleminde Türkiye'nin kültürel olarak Avrupa'ya ait olmadığı belirtilirken aynı zamanda Türkiye'nin önemli bir stratejik ve ekonomik ortak olarak tanımlandığına dikkat çekildi.Analizde, Türkiye'nin kültürel ve normatif anlamda Avrupa'dan ayrıştırılmasına karşın jeopolitik ve ekonomik açıdan stratejik önemi artan bir aktör konumunda olduğu belirtildi.Analizde, Avrupalı aktörler nezdinde üyelik ve normatif bütünleşme perspektifinin gerilemesinin, Türkiye ile ilişkilerde ticaret, göç, güvenlik, enerji ve bölgesel krizlerin yönetimi gibi daha sınırlı alanlara dayanan seçici bir ortaklık modelini güçlendirebileceği değerlendirildi.Öte yandan bu dönüşümün, Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkiyi Türkiye ne ölçüde Avrupa'nın bir parçasıdır? sorusundan uzaklaştırarak Türkiye ile hangi alanlarda ve hangi koşullarda iş birliği yapılmalıdır? sorusu etrafında yeniden şekillendirebileceği ifade edildi.Kimler Alman vatandaşıdır? sorusundan Kimler gerçekten Almanya&#039;ya aittir? sorusunaAlmanya'da yaşayan Türk ve Müslüman topluluklar açısından temel riskin, hukuki vatandaşlık ile kültürel aidiyet arasına mesafe koyan söylemin normalleşmesi olduğu belirtilen analizde, tartışmanın giderek Kimler Alman vatandaşıdır? sorusundan Kimler gerçekten Almanya'ya aittir? sorusuna kaydığına dikkat çekildi.Analizde çifte vatandaşlık, aile birleşimi ve yabancı ülkelerle sürdürülen bağların güvenlik tartışmalarına dahil edilmesinin, özellikle ikinci ve üçüncü kuşak göçmen kökenli vatandaşlar açısından yeni bir tanınma sorunu üretme potansiyeli taşıdığı kaydedildi.Alman siyasetinin geleceğine ilişkin üç olası senaryoLaleoğlu tarafından kaleme alınan analizde, Alman siyasetinin ve demokrasisinin geleceğine ilişkin üç olası senaryo ortaya konuldu.İlk senaryoda popülist ve aşırı sağ siyasetin kurumsallaşarak olağanlaşması ele alındı. İkinci senaryoda merkez siyasetin aşırı sağ ile rekabet etmek amacıyla merkezden uzaklaşması ve bu yolla aşırı sağın söylemini meşrulaştırma riski üzerinde duruldu. Üçüncü senaryoda ise temsil krizi, bölgesel eşitsizlikler ve kimlik temelli dışlanmışlık hissine yönelik uzun vadeli ve kapsayıcı politikaların geliştirildiği demokratik direnç ve meşruiyet üretiminin dönüşümü değerlendirildi. Bu senaryoların birbirini dışlamadığı ve farklı düzeylerde eş zamanlı olarak ortaya çıkabileceği belirtildi.Alman demokrasisinin geleceğini belirleyecek temel unsurun aşırı sağ aktörlerin oy oranlarından ziyade liberal-demokratik sistemin bu meydan okumaya nasıl yanıt vereceği vurgulanan analizde, bu nedenle geleceğe ilişkin tartışmanın Aşırı sağ iktidara gelir mi? sorusundan çok Aşırı sağın söylemi ve siyasal mantığı ne ölçüde normalleşir? sorusu etrafında şekillenmesi gerektiği ifade edildi.Aşırı sağ, Almanya&#039;da &#039;sebep&#039; değil &#039;sonuç&#039;turAnalizin sonuç bölümünde Almanya'da aşırı sağın yükselişinin geçici bir siyasal dalgalanma veya belirli kriz anlarına verilen tepkiler bütünü olarak okunmaması gerektiği vurgulananırken bu yükseliş, liberal-demokratik düzenin uzun süredir biriken yapısal sorunlarının görünür hale gelmesinin sonucu olarak değerlendirildi.Meselenin yalnızca belirli bir partinin veya aktörün başarısıyla açıklanamayacağı, sorunun liberal demokratik siyasal sisteminin temsil üretme, toplumsal meşruiyet sağlama ve ortak bir demokratik anlatı kurma kapasitesiyle ilgili olduğu belirtildi.Bu çerçevede çalışmanın temel yaklaşımı Aşırı sağ, Almanya'da 'sebep' değil 'sonuç'tur ifadesiyle ortaya konuldu.Aşırı sağla mücadelenin yalnızca güvenlikçi ve hukuki önlemlerle yürütülmesinin yetersiz kalacağına da dikkat çekilen çalışmada, şiddet içeren aşırı sağ örgütlenmelere karşı istihbari ve cezai mekanizmaların işletilmesinin zorunlu olduğu belirtilirken aşırı sağın esas gücünü siyasal söylem, temsil boşluğu ve kültürel meşruiyet krizinden aldığı aktarıldı.Bu nedenle aşırı sağla mücadelenin demokratik siyasetin kapsayıcı biçimde yeniden inşasını da içermesi gerektiği ifade edildi.Analizin sonunda Almanya'nın önündeki temel tercih, liberal-demokratik düzenin kendi iç çelişkileriyle yüzleşerek kendini yeniden üretmesi veya postliberal paradigmanın, aşırı sağ iktidara gelsin veya gelmesin, siyasal düzeni dönüştürmesi olarak ortaya konuldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Milli İstihbarat Akademisinden (MİA) Baki Laleoğlu'nun kaleme aldığı Almanya'da Aşırı Sağ: Liberal Demokrasinin Temsil Krizi başlıklı analiz yayımlandı.Milli İstihbarat Akademisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Laleoğlu'nun kaleme aldığı analizde Almanya'da aşırı sağın yükselişi, belirli kriz dönemlerine verilen geçici bir tepkinin ötesinde, Batı dünyasında uzun süredir devam eden ve giderek derinleşen yapısal dönüşümün Almanya'daki yansıması olarak ele alındı. Aşırı sağın yükselişinin bir sebep değil, liberal demokrasiler ile geleneksel siyasi aktörlerin temsil ve meşruiyet üretme kapasitesindeki zayıflamanın bir sonucu olduğu vurgulandı.Almanya'daki aşırı sağın yükselişinin yalnızca 11 Eylül sonrasında artan İslamofobi ve yabancı düşmanlığı, 2008 ekonomik krizi, 2015-2016 göç dalgası ve Kovid-19 salgını gibi gelişmeler üzerinden açıklanamayacağına dikkat çekilen analizde bu krizler, aşırı sağın yükselişinin kaynağı olmaktan çok uzun süredir var olan yapısal gerilimleri görünür kılan gelişmeler olarak değerlendirildi.Almanya için Alternatif Partisinin siyasi başarısıAlman aşırı sağının yalnızca Nazizm temelinde ortaya çıkan marjinal bir sapma olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanan analizde, aşırı sağın tarihsel sürekliliği, Völkisch düşünce geleneği etrafında şekillenen modern Alman ulus fikri ve milliyetçiliği bağlamında ele alındı.Analizde, bu mirasın İkinci Dünya Savaşı sonrasında hukuken bastırılmasına rağmen kültürel ve sembolik düzeyde varlığını sürdürdüğü kaydedildi.Almanya için Alternatif Partisinin (AfD) siyasi başarısı, aşırı sağın yalnızca yükselişi değil, aynı zamanda biçim değiştirmesi üzerinden değerlendirilen analizde, partinin açık ırkçı sembollerden kısmen kaçınarak popülist ve sistem karşıtı bir söylem aracılığıyla geniş ve heterojen bir seçmen tabanına ulaştığı belirtildi.AfD desteğiyle işsizlik ve gelir eşitsizliği gibi klasik ekonomik göstergeler arasında tutarlı ve doğrusal bir ilişki bulunmadığı, belirleyici unsurun bireylerin hissettiği göreceli statü ve kayıp algısı olduğu aktarılan çalışmada, bu kapsamda parti tabanının yalnızca düşük gelirli kesimlerle sınırlı olmadığı, kültürel statü kaybı hisseden orta sınıf ve kırsal seçmenler arasında da AfD'nin güçlü karşılık bulduğu kaydedildi.Rusya-Ukrayna Savaşı'nın yol açtığı enerji ve güvenlik sorunları ile dezenformasyon, yapay zeka ve otomasyona ilişkin gelişmelerin mevcut kırılganlıkları derinleştirdiği belirtilen analizde, AfD tabanındaki seçmen hareketliliğinin ise partinin yükselişinin sabit bir ideolojik tabandan çok sistem karşıtı bir mobilizasyona dayandığına işaret ettiği ifade edildi.Aşırı sağın güçlenmesinin etkilerinin ülke sınırlarının ötesine taşınmasıAnalizde, Almanya'da aşırı sağın güçlenmesinin etkilerinin ülke sınırlarının ötesine taşındığına dikkat çekilerek Avrupa Birliği açısından temel etkinin Almanya'nın AB'den ayrılması gibi tek ve radikal bir senaryodan ziyade Avrupa bütünleşmesinin siyasal mantığının içeriden dönüşmesi ve birlik fikrinin sarsılması olacağı değerlendirildi.Ana akım partilerin göç ve egemenlik gibi kritik konulardaki söylemlerini sertleştirmesi de bu dönüşüm kapsamında ele alınan analizde, Avrupa'nın stratejik özerklik arayışı ile egemenlikçi ve ulusüstü karşıtı siyaset arasındaki yapısal gerilime de dikkat çekildi.Analizde, savunma ve teknoloji alanlarında daha bütünleşik bir Avrupa ihtiyacının, bütünleşmeye direnen siyasi güçlerin yükseldiği bir dönemde ortaya çıktığı belirtildi.Türkiye&#039;nin önemli bir stratejik ve ekonomik ortak olarak tanımlanmasıAfD'nin Türkiye'ye yaklaşımındaki ikili yapı da analizde ele alınan başlıklardan biri oldu.Partinin genel söyleminde Türkiye'nin kültürel olarak Avrupa'ya ait olmadığı belirtilirken aynı zamanda Türkiye'nin önemli bir stratejik ve ekonomik ortak olarak tanımlandığına dikkat çekildi.Analizde, Türkiye'nin kültürel ve normatif anlamda Avrupa'dan ayrıştırılmasına karşın jeopolitik ve ekonomik açıdan stratejik önemi artan bir aktör konumunda olduğu belirtildi.Analizde, Avrupalı aktörler nezdinde üyelik ve normatif bütünleşme perspektifinin gerilemesinin, Türkiye ile ilişkilerde ticaret, göç, güvenlik, enerji ve bölgesel krizlerin yönetimi gibi daha sınırlı alanlara dayanan seçici bir ortaklık modelini güçlendirebileceği değerlendirildi.Öte yandan bu dönüşümün, Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkiyi Türkiye ne ölçüde Avrupa'nın bir parçasıdır? sorusundan uzaklaştırarak Türkiye ile hangi alanlarda ve hangi koşullarda iş birliği yapılmalıdır? sorusu etrafında yeniden şekillendirebileceği ifade edildi.Kimler Alman vatandaşıdır? sorusundan Kimler gerçekten Almanya&#039;ya aittir? sorusunaAlmanya'da yaşayan Türk ve Müslüman topluluklar açısından temel riskin, hukuki vatandaşlık ile kültürel aidiyet arasına mesafe koyan söylemin normalleşmesi olduğu belirtilen analizde, tartışmanın giderek Kimler Alman vatandaşıdır? sorusundan Kimler gerçekten Almanya'ya aittir? sorusuna kaydığına dikkat çekildi.Analizde çifte vatandaşlık, aile birleşimi ve yabancı ülkelerle sürdürülen bağların güvenlik tartışmalarına dahil edilmesinin, özellikle ikinci ve üçüncü kuşak göçmen kökenli vatandaşlar açısından yeni bir tanınma sorunu üretme potansiyeli taşıdığı kaydedildi.Alman siyasetinin geleceğine ilişkin üç olası senaryoLaleoğlu tarafından kaleme alınan analizde, Alman siyasetinin ve demokrasisinin geleceğine ilişkin üç olası senaryo ortaya konuldu.İlk senaryoda popülist ve aşırı sağ siyasetin kurumsallaşarak olağanlaşması ele alındı. İkinci senaryoda merkez siyasetin aşırı sağ ile rekabet etmek amacıyla merkezden uzaklaşması ve bu yolla aşırı sağın söylemini meşrulaştırma riski üzerinde duruldu. Üçüncü senaryoda ise temsil krizi, bölgesel eşitsizlikler ve kimlik temelli dışlanmışlık hissine yönelik uzun vadeli ve kapsayıcı politikaların geliştirildiği demokratik direnç ve meşruiyet üretiminin dönüşümü değerlendirildi. Bu senaryoların birbirini dışlamadığı ve farklı düzeylerde eş zamanlı olarak ortaya çıkabileceği belirtildi.Alman demokrasisinin geleceğini belirleyecek temel unsurun aşırı sağ aktörlerin oy oranlarından ziyade liberal-demokratik sistemin bu meydan okumaya nasıl yanıt vereceği vurgulanan analizde, bu nedenle geleceğe ilişkin tartışmanın Aşırı sağ iktidara gelir mi? sorusundan çok Aşırı sağın söylemi ve siyasal mantığı ne ölçüde normalleşir? sorusu etrafında şekillenmesi gerektiği ifade edildi.Aşırı sağ, Almanya&#039;da &#039;sebep&#039; değil &#039;sonuç&#039;turAnalizin sonuç bölümünde Almanya'da aşırı sağın yükselişinin geçici bir siyasal dalgalanma veya belirli kriz anlarına verilen tepkiler bütünü olarak okunmaması gerektiği vurgulananırken bu yükseliş, liberal-demokratik düzenin uzun süredir biriken yapısal sorunlarının görünür hale gelmesinin sonucu olarak değerlendirildi.Meselenin yalnızca belirli bir partinin veya aktörün başarısıyla açıklanamayacağı, sorunun liberal demokratik siyasal sisteminin temsil üretme, toplumsal meşruiyet sağlama ve ortak bir demokratik anlatı kurma kapasitesiyle ilgili olduğu belirtildi.Bu çerçevede çalışmanın temel yaklaşımı Aşırı sağ, Almanya'da 'sebep' değil 'sonuç'tur ifadesiyle ortaya konuldu.Aşırı sağla mücadelenin yalnızca güvenlikçi ve hukuki önlemlerle yürütülmesinin yetersiz kalacağına da dikkat çekilen çalışmada, şiddet içeren aşırı sağ örgütlenmelere karşı istihbari ve cezai mekanizmaların işletilmesinin zorunlu olduğu belirtilirken aşırı sağın esas gücünü siyasal söylem, temsil boşluğu ve kültürel meşruiyet krizinden aldığı aktarıldı.Bu nedenle aşırı sağla mücadelenin demokratik siyasetin kapsayıcı biçimde yeniden inşasını da içermesi gerektiği ifade edildi.Analizin sonunda Almanya'nın önündeki temel tercih, liberal-demokratik düzenin kendi iç çelişkileriyle yüzleşerek kendini yeniden üretmesi veya postliberal paradigmanın, aşırı sağ iktidara gelsin veya gelmesin, siyasal düzeni dönüştürmesi olarak ortaya konuldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/mia-nin-almanya-da-asiri-sag-ve-liberal-demokrasinin-temsil-krizi-baslikli-analizi-yayimlandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Şırnak'ta ürettiği bal Paris'ten sonra Londra'dan da altın madalya kazandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sirnak-ta-urettigi-bal-paris-ten-sonra-londra-dan-da-altin-madalya-kazandi/915774/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sirnak-ta-urettigi-bal-paris-ten-sonra-londra-dan-da-altin-madalya-kazandi/915774/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:18:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Şırnak / Akademisyen eşinin tayini dolayısıyla Mersin'den 4 yıl önce Şırnak'a gelerek arıcılık yapan ve kendi markasıyla üretimini sürdüren Yusuf Göktepe:  - Balımızın gerçek değerini kazanabilmesi için bu yarışmalar bizim için çok önemli ve gurur kaynağı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Şırnak Haberleri : EKREM PAYAN - Şırnak'ta arıcılık yapan Yusuf Göktepe'nin ürettiği bal, geçen yıl Fransa'nın başkenti Paris'te, bu yıl da İngiltere'nin başkenti Londra'da düzenlenen yarışmalardan altın madalyayla döndü. Akademisyen eşinin  tayini dolayısıyla 4 yıl önce geldiği Şırnak'ta tanıştığı Mehmet Zeki Sidar'ın da önerisi ve 10 kovan desteğiyle arıcılık yapmaya başlayan Göktepe, Namazdağı eteklerindeki 1640 rakımlı Balveren beldesinde üretimini sürdürüyor.Göktepe, 165'i arılı, 35'i sepetli olmak üzere toplam 200 kovanla yıllık yaklaşık 2,5 ton bal üretiyor, kalitesine güvendiği balını yurt dışında düzenlenen yarışmalara da gönderiyor.2025 yılının ocak ayında Paris'te düzenlenen Uluslararası Bal Yarışması'nda Altın Lezzet Ödülü alan Göktepe'nin ürettiği bal, bu yıl da 27 Haziran'da Londra'da gerçekleştirilen Uluslararası Kaliteli Bal Yarışması'nda altın madalya kazandı.Yarışmada dereceler kör tadım tekniğiyle belirleniyorYusuf Göktepe, AA muhabirine, Paris'te büyük emekle ürettiği balının katıldığı yarışmalarda art arda iki yıl altın madalyaya layık görülmesinin mutluluğunu yaşadığını söyledi.Kendi markasıyla üretim yaptığını ifade eden Göktepe, kaliteli bal üretmeye devam edeceklerini bildirdi.Göktepe, Balda kalitemizin farkındayız. Katıldığım yarışmalarda dereceler kurul tarafından kör tadım tekniğiyle belirleniyor. Bu tür yarışmalardan dereceyle dönmek bizi ayrıca mutlu ediyor. Balımızın gerçek değerini kazanabilmesi için bu yarışmalar bizim için çok önemli ve gurur kaynağı. dedi.Ödüllü balımızı Türkiye&#039;nin her yerine göndereceğiz10 kovanla başladığı arıcılığı 200 kovanla sürdürdüğünü anlatan Göktepe, arı ürünlerini kargoyla tüm Türkiye'ye ulaştırdığını söyledi.Göktepe, her yıl arılarını 3 ay boyunca Hakkari'nin 2 bin 300 rakımlı Akkuş köyündeki yaylaya götürdüğünü, bu yıl ise kent genelinde yağışların bol, floranın zengin olmasından dolayı kentte kaldıklarını ifade ederek, Bu yıl bahar ayında kent yeterince yağış aldığından bitki örtüsü çok iyiydi. Burada kalarak hasadımızı geçen hafta tamamladık. Şu an hazırlık aşamasındayız. Bir hafta 10 gün içerisinde kargoyla ödüllü balımızı gelen siparişler üzerine Türkiye'nin her yerine göndereceğiz. diye konuştu.Bu yıl balda verimin de rekoltenin de iyi olduğunu belirten Göktepe, aldığı ödüller sayesinde ürettiği balın marka haline geldiğini ifade etti.Göktepe, siparişlere yetişemediklerini dile getirerek, şunları söyledi:Çok fazla dönüş alıyoruz. Bizim gibi kaliteli ve temiz bal üretimi yapan yerel arıcılardan da tahlil yaptırarak bal alıp müşterilere kaliteli bal ulaştırıyoruz. Daha kaliteli bal üretmek için de çalışmalarımız sürüyor. Bizim gibi kaliteli bal üreten yerel arıcıları da destekleyeceğiz. Bu tür ödüller sadece bize değil, bölgedeki arıcılara da fayda sağlıyor.Balımıza güveniyoruzSunduğu destekle Yusuf Göktepe'nin arıcılık yapmasına vesile olan Mehmet Zeki Sidar da 20 yıldır arıcılık yaptığını anlattı.Göktepe'yle de 4 yıldır kaliteli bal üretmek için birlikte çalıştıklarını dile getiren Sidar, bu yıl yeterli yağıştan dolayı kışlaklarda kaldıklarını söyledi.Sidar, Burası dağlık ve ormanlık olduğu için bitki örtüsü çok kaliteli. Bu nedenle kaliteli bal çıkıyor. 250 kovanım var. Bu hafta inşallah sağımımızı gerçekleştireceğiz. İyi bir verim bekliyoruz. Balımıza güveniyoruz. Kesinlikle kimyasal kullanmadan tamamen organik bal üretiyoruz. Bu bal, aroması ve kalitesiyle yurt içinin yanı sıra yurt dışından da alıcı buluyor. dedi.​​​​​​​]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Şırnak Haberleri : EKREM PAYAN - Şırnak'ta arıcılık yapan Yusuf Göktepe'nin ürettiği bal, geçen yıl Fransa'nın başkenti Paris'te, bu yıl da İngiltere'nin başkenti Londra'da düzenlenen yarışmalardan altın madalyayla döndü. Akademisyen eşinin  tayini dolayısıyla 4 yıl önce geldiği Şırnak'ta tanıştığı Mehmet Zeki Sidar'ın da önerisi ve 10 kovan desteğiyle arıcılık yapmaya başlayan Göktepe, Namazdağı eteklerindeki 1640 rakımlı Balveren beldesinde üretimini sürdürüyor.Göktepe, 165'i arılı, 35'i sepetli olmak üzere toplam 200 kovanla yıllık yaklaşık 2,5 ton bal üretiyor, kalitesine güvendiği balını yurt dışında düzenlenen yarışmalara da gönderiyor.2025 yılının ocak ayında Paris'te düzenlenen Uluslararası Bal Yarışması'nda Altın Lezzet Ödülü alan Göktepe'nin ürettiği bal, bu yıl da 27 Haziran'da Londra'da gerçekleştirilen Uluslararası Kaliteli Bal Yarışması'nda altın madalya kazandı.Yarışmada dereceler kör tadım tekniğiyle belirleniyorYusuf Göktepe, AA muhabirine, Paris'te büyük emekle ürettiği balının katıldığı yarışmalarda art arda iki yıl altın madalyaya layık görülmesinin mutluluğunu yaşadığını söyledi.Kendi markasıyla üretim yaptığını ifade eden Göktepe, kaliteli bal üretmeye devam edeceklerini bildirdi.Göktepe, Balda kalitemizin farkındayız. Katıldığım yarışmalarda dereceler kurul tarafından kör tadım tekniğiyle belirleniyor. Bu tür yarışmalardan dereceyle dönmek bizi ayrıca mutlu ediyor. Balımızın gerçek değerini kazanabilmesi için bu yarışmalar bizim için çok önemli ve gurur kaynağı. dedi.Ödüllü balımızı Türkiye&#039;nin her yerine göndereceğiz10 kovanla başladığı arıcılığı 200 kovanla sürdürdüğünü anlatan Göktepe, arı ürünlerini kargoyla tüm Türkiye'ye ulaştırdığını söyledi.Göktepe, her yıl arılarını 3 ay boyunca Hakkari'nin 2 bin 300 rakımlı Akkuş köyündeki yaylaya götürdüğünü, bu yıl ise kent genelinde yağışların bol, floranın zengin olmasından dolayı kentte kaldıklarını ifade ederek, Bu yıl bahar ayında kent yeterince yağış aldığından bitki örtüsü çok iyiydi. Burada kalarak hasadımızı geçen hafta tamamladık. Şu an hazırlık aşamasındayız. Bir hafta 10 gün içerisinde kargoyla ödüllü balımızı gelen siparişler üzerine Türkiye'nin her yerine göndereceğiz. diye konuştu.Bu yıl balda verimin de rekoltenin de iyi olduğunu belirten Göktepe, aldığı ödüller sayesinde ürettiği balın marka haline geldiğini ifade etti.Göktepe, siparişlere yetişemediklerini dile getirerek, şunları söyledi:Çok fazla dönüş alıyoruz. Bizim gibi kaliteli ve temiz bal üretimi yapan yerel arıcılardan da tahlil yaptırarak bal alıp müşterilere kaliteli bal ulaştırıyoruz. Daha kaliteli bal üretmek için de çalışmalarımız sürüyor. Bizim gibi kaliteli bal üreten yerel arıcıları da destekleyeceğiz. Bu tür ödüller sadece bize değil, bölgedeki arıcılara da fayda sağlıyor.Balımıza güveniyoruzSunduğu destekle Yusuf Göktepe'nin arıcılık yapmasına vesile olan Mehmet Zeki Sidar da 20 yıldır arıcılık yaptığını anlattı.Göktepe'yle de 4 yıldır kaliteli bal üretmek için birlikte çalıştıklarını dile getiren Sidar, bu yıl yeterli yağıştan dolayı kışlaklarda kaldıklarını söyledi.Sidar, Burası dağlık ve ormanlık olduğu için bitki örtüsü çok kaliteli. Bu nedenle kaliteli bal çıkıyor. 250 kovanım var. Bu hafta inşallah sağımımızı gerçekleştireceğiz. İyi bir verim bekliyoruz. Balımıza güveniyoruz. Kesinlikle kimyasal kullanmadan tamamen organik bal üretiyoruz. Bu bal, aroması ve kalitesiyle yurt içinin yanı sıra yurt dışından da alıcı buluyor. dedi.​​​​​​​]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/sirnak-ta-urettigi-bal-paris-ten-sonra-londra-dan-da-altin-madalya-kazandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Beypazarı ilçesinde öğrenci servisleri denetlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/beypazari-ilcesinde-ogrenci-servisleri-denetlendi/915773/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/beypazari-ilcesinde-ogrenci-servisleri-denetlendi/915773/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:16:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Ankara'nın Beypazarı ilçesinde öğrenci taşımacılığı yapan servisler denetlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara'nın Beypazarı ilçesinde öğrenci taşımacılığı yapan servisler denetlendi.İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Murat Kılıç başkanlığında öğrenci taşımacılığı yapan servislere yönelik denetim, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı trafik ekipleri tarafından yapıldı.Denetimde araçlarda bulunması gereken araç ve gereçlere bakıldı, sürücülere uymaları gereken kurallar hatırlatıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara'nın Beypazarı ilçesinde öğrenci taşımacılığı yapan servisler denetlendi.İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Murat Kılıç başkanlığında öğrenci taşımacılığı yapan servislere yönelik denetim, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı trafik ekipleri tarafından yapıldı.Denetimde araçlarda bulunması gereken araç ve gereçlere bakıldı, sürücülere uymaları gereken kurallar hatırlatıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/beypazari-ilcesinde-ogrenci-servisleri-denetlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GRAFİKLİ - AFAD'ın Obruk Duyarlılık Haritası'nda çalışmalar tamamlandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/grafikli-afad-in-obruk-duyarlilik-haritasi-nda-calismalar-tamamlandi/915772/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/grafikli-afad-in-obruk-duyarlilik-haritasi-nda-calismalar-tamamlandi/915772/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:16:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Konya / AFAD Konya İl Müdürü Ali İhsan Körpeş: - Konya Kapalı Havzası'nda toplamda tespit ettiğimiz 741 obruk var. Saha çalışmalarımızı tamamladık. Sahada mevcut obrukların çapında ya da derinliğindeki değişimi de envanterimizde güncelliyoruz - Haritamızda 741 obruğun tamamının koordinatları mevcut. Bununla birlikte olması muhtemel yerlerdeki alanlarda da işaretlemeler yapıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Konya Haberleri : ABDULLAH DOĞAN - Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yürütülen Obruk Duyarlılık Haritası çalışması kapsamında Konya, Karaman ve Aksaray'da 741 obruk kayıt altına alındı.Konya Kapalı Havzası'nda iklim değişikliği, kuraklık ve kontrolsüz yer altı su kullanımıyla oluşan obrukların tespitine yönelik AFAD'ın Obruk Duyarlılık Haritası'nın oluşturulmasında saha çalışmaları tamamlandı.Obrukların 704'ü Konya'da, 29'u Karaman'da, 8'i de Aksaray'da yer alıyor. Konya'daki 704 obruğun 390'ı kuyu tipi obruk sınıfında değerlendiriliyor.Konya'da 14 ilçede obruk oluşumu kaydedilirken, Karapınar 572 obrukla ilk sırada yer alıyor.Kentte ilk obruğun kayıtlara geçtiği 1972 ile 1977, 1983 ve 1985'te 1'er, 1995 ve 2000 yılında 2'şer obruk meydana gelirken 2002'de 3, 2003'te 1, 2005'te 2, 2006'da 9, 2007'de 7, 2008'de 6, 2009'da 7 obruk meydana geldi.Envanter verilerine göre obruk oluşumları 2010'dan sonra hızla artmaya başladı.2010 yılında 20, 2011'de 12, 2012'de 5, 2013'te 32 obruk meydana gelirken, 2014'te 6, 2015'te 5, 2016'da 30, 2017'de 9, 2018'de 16 obruk oluştu. 2019'da 44, 2020'de 25, 2021'de 27, 2022'de 15, 2023'te 13, 2024'te 33 ve 2025'te 11, 2026'da 4 obruk oluştu.Bunların dışında hangi tarihte oluştuğu bilinmeyen 354 obruk bulunuyor.Toplamda tespit ettiğimiz 741 obruk varAFAD Konya İl Müdürü Ali İhsan Körpeş, AA muhabirine, havzada Konya Valiliği koordinasyonunda yürütülen çalışmaların uzun soluklu bir süreç olduğunu söyledi.Obruk ile ilgili ilk çalışmaların 2020-2023 yılında arasında yapıldığını, 2025 yılından bugüne kadar da bu çalışmaların ikinci fazının yapıldığını anımsatan Körpeş, şöyle konuştu:Çalışmalar kapsamında Konya Kapalı Havzası'nda toplamda tespit ettiğimiz 741 obruk var. Saha çalışmalarımızı tamamladık. Sahada mevcut obrukların çapında ya da derinliğindeki değişimi de envanterimizde güncelliyoruz. Aslında obruk sayısının 741 olması öteden beri gelen bir durum. Biliyorsunuz obruk günümüzde yaşanan bir problem değil. Şu an tespit ettiğimiz 741 obruğun yaklaşık yüzde 50'si bundan belki de 100 yıl önce oluşan obruklar. Yakın zamanda oluşan obruk sayısını 350 civarında olarak ifade edebiliriz.Obruklar haritada işaretleniyorKörpeş, obrukların uzman ekiplerce yerinde incelendiğini aktaran, Sahada jeoloji ve inşaat mühendislerimiz alanda tarama ve ölçüm yaparak süreci takip ediyor. Aynı zamanda dron vasıtasıyla da bölgede görüntülemeleri gerçekleştiriyoruz. Oluşan obrukların tespitini ihbarsız şekilde yapabiliyoruz. Obrukların harita üzerinde işaretlenmesi ve oluşabilecek muhtemel yerlerin belirlenmesi üzerine bir çalışma. dedi.Envanter sürekli güncelleniyorÇalışmaların tamamlanmasıyla haritanın kamuoyu ile paylaşılacağını bildiren Körpeş, şunları kaydetti:Bunun yanında sahada yapılan kuyu analizleri, su seviyesi ölçümleri, arazideki toprak katman yapıları gibi teknik konular da inceleniyor. Haritamızda 741 obruğun tamamının koordinatları mevcut. Bununla birlikte olması muhtemel yerlerdeki alanlarda da işaretlemeler yapıyoruz. Süreklilik arz edecek şekilde envanter güncellememizi de gerçekleştiriyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Konya Haberleri : ABDULLAH DOĞAN - Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yürütülen Obruk Duyarlılık Haritası çalışması kapsamında Konya, Karaman ve Aksaray'da 741 obruk kayıt altına alındı.Konya Kapalı Havzası'nda iklim değişikliği, kuraklık ve kontrolsüz yer altı su kullanımıyla oluşan obrukların tespitine yönelik AFAD'ın Obruk Duyarlılık Haritası'nın oluşturulmasında saha çalışmaları tamamlandı.Obrukların 704'ü Konya'da, 29'u Karaman'da, 8'i de Aksaray'da yer alıyor. Konya'daki 704 obruğun 390'ı kuyu tipi obruk sınıfında değerlendiriliyor.Konya'da 14 ilçede obruk oluşumu kaydedilirken, Karapınar 572 obrukla ilk sırada yer alıyor.Kentte ilk obruğun kayıtlara geçtiği 1972 ile 1977, 1983 ve 1985'te 1'er, 1995 ve 2000 yılında 2'şer obruk meydana gelirken 2002'de 3, 2003'te 1, 2005'te 2, 2006'da 9, 2007'de 7, 2008'de 6, 2009'da 7 obruk meydana geldi.Envanter verilerine göre obruk oluşumları 2010'dan sonra hızla artmaya başladı.2010 yılında 20, 2011'de 12, 2012'de 5, 2013'te 32 obruk meydana gelirken, 2014'te 6, 2015'te 5, 2016'da 30, 2017'de 9, 2018'de 16 obruk oluştu. 2019'da 44, 2020'de 25, 2021'de 27, 2022'de 15, 2023'te 13, 2024'te 33 ve 2025'te 11, 2026'da 4 obruk oluştu.Bunların dışında hangi tarihte oluştuğu bilinmeyen 354 obruk bulunuyor.Toplamda tespit ettiğimiz 741 obruk varAFAD Konya İl Müdürü Ali İhsan Körpeş, AA muhabirine, havzada Konya Valiliği koordinasyonunda yürütülen çalışmaların uzun soluklu bir süreç olduğunu söyledi.Obruk ile ilgili ilk çalışmaların 2020-2023 yılında arasında yapıldığını, 2025 yılından bugüne kadar da bu çalışmaların ikinci fazının yapıldığını anımsatan Körpeş, şöyle konuştu:Çalışmalar kapsamında Konya Kapalı Havzası'nda toplamda tespit ettiğimiz 741 obruk var. Saha çalışmalarımızı tamamladık. Sahada mevcut obrukların çapında ya da derinliğindeki değişimi de envanterimizde güncelliyoruz. Aslında obruk sayısının 741 olması öteden beri gelen bir durum. Biliyorsunuz obruk günümüzde yaşanan bir problem değil. Şu an tespit ettiğimiz 741 obruğun yaklaşık yüzde 50'si bundan belki de 100 yıl önce oluşan obruklar. Yakın zamanda oluşan obruk sayısını 350 civarında olarak ifade edebiliriz.Obruklar haritada işaretleniyorKörpeş, obrukların uzman ekiplerce yerinde incelendiğini aktaran, Sahada jeoloji ve inşaat mühendislerimiz alanda tarama ve ölçüm yaparak süreci takip ediyor. Aynı zamanda dron vasıtasıyla da bölgede görüntülemeleri gerçekleştiriyoruz. Oluşan obrukların tespitini ihbarsız şekilde yapabiliyoruz. Obrukların harita üzerinde işaretlenmesi ve oluşabilecek muhtemel yerlerin belirlenmesi üzerine bir çalışma. dedi.Envanter sürekli güncelleniyorÇalışmaların tamamlanmasıyla haritanın kamuoyu ile paylaşılacağını bildiren Körpeş, şunları kaydetti:Bunun yanında sahada yapılan kuyu analizleri, su seviyesi ölçümleri, arazideki toprak katman yapıları gibi teknik konular da inceleniyor. Haritamızda 741 obruğun tamamının koordinatları mevcut. Bununla birlikte olması muhtemel yerlerdeki alanlarda da işaretlemeler yapıyoruz. Süreklilik arz edecek şekilde envanter güncellememizi de gerçekleştiriyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/grafikli-afad-in-obruk-duyarlilik-haritasi-nda-calismalar-tamamlandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Niğde'de tarımsal sulama projelerine 89,7 milyon liralık destek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nigde-de-tarimsal-sulama-projelerine-89-7-milyon-liralik-destek/915771/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nigde-de-tarimsal-sulama-projelerine-89-7-milyon-liralik-destek/915771/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:16:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Niğde / Niğde'de tarımsal sulama altyapısının güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilecek 5 proje için Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi tarafından toplam 89,7 milyon lira ödenek tahsis edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Niğde Haberleri : Niğde'de tarımsal sulama altyapısının güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilecek 5 proje için Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi tarafından toplam 89,7 milyon lira ödenek tahsis edildi.Valilikten yapılan açıklamaya göre, Vali Nedim Akmeşe ile KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Dr. Murat Karakoyunlu projelere ilişkin protokolü imzaladı.Bu kapsamda Ulukışla ve Çamardı ilçeleri ile Kavlaktepe, Hasaköy ve Hacıbeyli köylerinde projeler hayata geçirilecek.Toplam 89,7 milyon lira ödenek tahsis edilen projelerle, tarımsal sulamada su kayıplarının azaltılması, sulama verimliliğinin artırılması, su kaynaklarının daha etkin ve sürdürülebilir kullanılması hedefleniyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Vali Akmeşe, projelerin kentin tarımsal altyapısının güçlendirilmesine ve su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacağını belirtti.Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına ve emeği geçenlere teşekkür eden Akmeşe, İmzaladığımız protokollerin Niğde'mize ve üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Niğde Haberleri : Niğde'de tarımsal sulama altyapısının güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilecek 5 proje için Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi tarafından toplam 89,7 milyon lira ödenek tahsis edildi.Valilikten yapılan açıklamaya göre, Vali Nedim Akmeşe ile KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Dr. Murat Karakoyunlu projelere ilişkin protokolü imzaladı.Bu kapsamda Ulukışla ve Çamardı ilçeleri ile Kavlaktepe, Hasaköy ve Hacıbeyli köylerinde projeler hayata geçirilecek.Toplam 89,7 milyon lira ödenek tahsis edilen projelerle, tarımsal sulamada su kayıplarının azaltılması, sulama verimliliğinin artırılması, su kaynaklarının daha etkin ve sürdürülebilir kullanılması hedefleniyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Vali Akmeşe, projelerin kentin tarımsal altyapısının güçlendirilmesine ve su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacağını belirtti.Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına ve emeği geçenlere teşekkür eden Akmeşe, İmzaladığımız protokollerin Niğde'mize ve üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/nigde-de-tarimsal-sulama-projelerine-89-7-milyon-liralik-destek.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Ersoy, Özbekistan'ın Bağımsızlık Yıl Dönümü Gala Konseri'ne katıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-ersoy-ozbekistan-in-bagimsizlik-yil-donumu-gala-konseri-ne-katildi/915770/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-ersoy-ozbekistan-in-bagimsizlik-yil-donumu-gala-konseri-ne-katildi/915770/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:13:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Özbekistan'ın Bağımsızlık Yıl Dönümü Gala Konseri'ne katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Özbekistan'ın Bağımsızlık Yıl Dönümü Gala Konseri'ne katıldı.Bakan Ersoy, NSosyal hesabındaki paylaşımında, müziğin güçlü dilinin Taşkent'te Türkiye ile Özbekistan'ı aynı sahnede buluşturduğunu belirtti.Özbekistan'ın 35. Bağımsızlık Yıl Dönümü Gala Konseri'nde iki kardeş ülkenin ortak kültürünün ve dostluğunun güzelliğini birlikte yaşadıklarını ifade eden Ersoy, şunları kaydetti:Gala konseri öncesinde Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansımızın hazırladığı 'Kökenlerin Fısıltısı' mini dizisini izledik; Türk Film Günleri kapsamında sinemamızın değerli isimlerini de Taşkent'te Özbek sanatseverlerle buluşturduk. Türkiye ve Özbekistan'dan sanatçılarımızın aynı sahneyi paylaştığı bu özel gecede, ortak mirasımızı bugün de birlikte yaşattığımızı ve kültür sanat aracılığıyla geleceğe taşıdığımızı bir kez daha gördük. Yaşasın Türkiye Özbekistan dostluğu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Özbekistan'ın Bağımsızlık Yıl Dönümü Gala Konseri'ne katıldı.Bakan Ersoy, NSosyal hesabındaki paylaşımında, müziğin güçlü dilinin Taşkent'te Türkiye ile Özbekistan'ı aynı sahnede buluşturduğunu belirtti.Özbekistan'ın 35. Bağımsızlık Yıl Dönümü Gala Konseri'nde iki kardeş ülkenin ortak kültürünün ve dostluğunun güzelliğini birlikte yaşadıklarını ifade eden Ersoy, şunları kaydetti:Gala konseri öncesinde Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansımızın hazırladığı 'Kökenlerin Fısıltısı' mini dizisini izledik; Türk Film Günleri kapsamında sinemamızın değerli isimlerini de Taşkent'te Özbek sanatseverlerle buluşturduk. Türkiye ve Özbekistan'dan sanatçılarımızın aynı sahneyi paylaştığı bu özel gecede, ortak mirasımızı bugün de birlikte yaşattığımızı ve kültür sanat aracılığıyla geleceğe taşıdığımızı bir kez daha gördük. Yaşasın Türkiye Özbekistan dostluğu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bakan-ersoy-ozbekistan-in-bagimsizlik-yil-donumu-gala-konseri-ne-katildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bursa'da bacağında kırık tespit edilen kaplan yavrusu ameliyatla sağlığına kavuştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bursa-da-bacaginda-kirik-tespit-edilen-kaplan-yavrusu-ameliyatla-sagligina-kavustu/915769/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bursa-da-bacaginda-kirik-tespit-edilen-kaplan-yavrusu-ameliyatla-sagligina-kavustu/915769/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:13:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bursa / Bursa'da hayvanat bahçesinde barınan ve bacağında kırık tespit edilen kaplan yavrusu, cerrahi operasyonla sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bursa Haberleri : Bursa'da hayvanat bahçesinde barınan ve bacağında kırık tespit edilen kaplan yavrusu, cerrahi operasyonla sağlığına kavuştu.Bursa Uludağ Üniversitesinden (BUÜ) yapılan açıklamaya göre, Bursa Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi'nde dünyaya gelen kaplanın bacağında kırık tespit edildi.Bunun üzerine BUÜ Veteriner Fakültesi Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Uygur Canatan, 3 aylık kaplanı ameliyata aldı. Gerçekleştirilen müdahaleyle kaplan yavrusu tedavi edildi.Açıklamada görüşlerine yer verilen BUÜ Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Şenlik, Bursa Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi işbirliğiyle yürütülen tedavi sürecinin başarıyla sonuçlandırıldığını belirterek, Operasyonun gerçekleştirilmesinde emeği geçen akademisyenlere, veteriner hekimlere ve tüm sağlık ekibine teşekkür ediyor, minik kaplanımıza sağlıklı ve uzun bir yaşam diliyoruz. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bursa Haberleri : Bursa'da hayvanat bahçesinde barınan ve bacağında kırık tespit edilen kaplan yavrusu, cerrahi operasyonla sağlığına kavuştu.Bursa Uludağ Üniversitesinden (BUÜ) yapılan açıklamaya göre, Bursa Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi'nde dünyaya gelen kaplanın bacağında kırık tespit edildi.Bunun üzerine BUÜ Veteriner Fakültesi Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Uygur Canatan, 3 aylık kaplanı ameliyata aldı. Gerçekleştirilen müdahaleyle kaplan yavrusu tedavi edildi.Açıklamada görüşlerine yer verilen BUÜ Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Şenlik, Bursa Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi işbirliğiyle yürütülen tedavi sürecinin başarıyla sonuçlandırıldığını belirterek, Operasyonun gerçekleştirilmesinde emeği geçen akademisyenlere, veteriner hekimlere ve tüm sağlık ekibine teşekkür ediyor, minik kaplanımıza sağlıklı ve uzun bir yaşam diliyoruz. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bursa-da-bacaginda-kirik-tespit-edilen-kaplan-yavrusu-ameliyatla-sagligina-kavustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rusya Tarım Bakanı Lut, Türkiye ve Rusya'nın tarımda birbirini tamamladığını söyledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/rusya-tarim-bakani-lut-turkiye-ve-rusya-nin-tarimda-birbirini-tamamladigini-soyledi/915768/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/rusya-tarim-bakani-lut-turkiye-ve-rusya-nin-tarimda-birbirini-tamamladigini-soyledi/915768/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:13:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : EMRE GÜRKAN ABAY - Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut, Türkiye ile Rusya arasındaki tarım ürünleri ticaret hacminin geçen yıl yaklaşık 6 milyar dolar olduğunu belirterek, Türkiye ve Rusya tarımda birbirini tamamlıyor. dedi.Lut, Moskova'da düzenlenen 2. Uluslararası Veteriner Güvenliği Forumu kapsamında AA muhabirinin sorularını yanıtladı.İki ülke arasındaki tarım ürünleri ticaretinin istikrarlı seyrettiğini belirten Lut, Rusya'nın Türkiye'ye ihracatının, Türkiye'nin Rusya'ya ihracatından biraz daha fazla olduğunu söyledi.Lut, ülkelerin birbirine farklı ürün grupları sattığına işaret ederek, Türkiye ve Rusya tarımda birbirini tamamlıyor. Türkiye'ye ağırlıklı olarak tahıl, yağlı tohum ve yağ ürünleri gönderiyoruz. Türkiye'den ise başlıca meyve ve sebze alıyoruz. diye konuştu.Türk ortaklarını Rusya'nın istikrarlı ortakları olarak nitelendiren Lut, Mevcut zorlu durumun, çalışmalarımızı, ticaretimizi ve elbette dostluğumuzu sürdürmemize engel oluşturmamasını umuyoruz. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : EMRE GÜRKAN ABAY - Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut, Türkiye ile Rusya arasındaki tarım ürünleri ticaret hacminin geçen yıl yaklaşık 6 milyar dolar olduğunu belirterek, Türkiye ve Rusya tarımda birbirini tamamlıyor. dedi.Lut, Moskova'da düzenlenen 2. Uluslararası Veteriner Güvenliği Forumu kapsamında AA muhabirinin sorularını yanıtladı.İki ülke arasındaki tarım ürünleri ticaretinin istikrarlı seyrettiğini belirten Lut, Rusya'nın Türkiye'ye ihracatının, Türkiye'nin Rusya'ya ihracatından biraz daha fazla olduğunu söyledi.Lut, ülkelerin birbirine farklı ürün grupları sattığına işaret ederek, Türkiye ve Rusya tarımda birbirini tamamlıyor. Türkiye'ye ağırlıklı olarak tahıl, yağlı tohum ve yağ ürünleri gönderiyoruz. Türkiye'den ise başlıca meyve ve sebze alıyoruz. diye konuştu.Türk ortaklarını Rusya'nın istikrarlı ortakları olarak nitelendiren Lut, Mevcut zorlu durumun, çalışmalarımızı, ticaretimizi ve elbette dostluğumuzu sürdürmemize engel oluşturmamasını umuyoruz. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/rusya-tarim-bakani-lut-turkiye-ve-rusya-nin-tarimda-birbirini-tamamladigini-soyledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Yumaklı: Gıda arz güvenliği için tarım diplomasisi şart</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-yumakli-gida-arz-guvenligi-icin-tarim-diplomasisi-sart/915767/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-yumakli-gida-arz-guvenligi-icin-tarim-diplomasisi-sart/915767/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:13:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / (Rusya sınırında bekleyen domatesler) Bunun çözülmesiyle ilgili mutabakat sağlandı ve girişler başladı - Bütün amacımız dünyadaki konjonktürün Türkiye'deki bitkisel üretimi herhangi bir şekilde olumsuz etkilememesi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : EMRE GÜRKAN ABAY - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda arz güvenliğinin ülkeler için milli güvenlik meselesi haline geldiğini belirterek, bu nedenle tarım diplomasisinin klasik diplomasi anlayışının ötesine geçtiğini söyledi.Yumaklı, Rusya'da gerçekleştirdiği resmi temasların ardından AA muhabirinin sorularını yanıtladı.Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki çatışmaların gıda ve tarım güvenliğine etkileri hakkında soruları yanıtlayan Yumaklı, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu tarımsal girdilerin tedariki için farklı ülkelerle görüştüğünü, gıda ihtiyacı bulunan ülkelere sağlayabileceği ürünler konusunda da temas yürüttüğünü anlattı.Yumaklı, Tarım diplomasisi artık bildiğimiz, herkesin kafasında oluşmuş imajıyla klasik bir diplomasi olmaktan çıktı. Ülkelerin gıda arz güvenliği, milli güvenlik meselesi olarak artık gündeminde. Dolayısıyla bizim bunu yapmamız gerekiyor. dedi.Geçen yıl Çin'e, bugün de Rusya'ya birer günlük ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yumaklı, Önemli olan burada zaman değil. Önemli olan bunun doğru planlamasını yapıp muhataplarınızla mutabakata varabilmeniz. diye konuştu.Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uluslararası diplomasideki ağırlığının bu temaslarda kolaylaştırıcı bir etken olduğunun altını çizdi.⁠Rusya sınırında bekleyen domateslerin Rusya&#039;ya girişi başladıMoskova'da düzenlenen 2. Uluslararası Veteriner Güvenliği Forumu'na katıldıktan sonra Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut ve beraberindeki heyetle görüştüklerini bildiren Yumaklı, iki ülke arasındaki tarım ve gıda ticaretinde yaşanan sorunları ele aldıklarını söyledi.Görüşülen konuların büyük bölümünde mutabakat sağlandığını belirten Yumaklı, Şu an sınırda bekleyen domatesler konusu vardı. Bunun çözülmesiyle ilgili mutabakat sağlandı ve girişler başladı. dedi.Bitki sağlığı ve karantina işlemleriyle ilgili sorunlarda da iki ülkenin ekiplerinin iletişim içinde hareket etmesi konusunda anlaştıklarına dikkati çeken Yumaklı, bunun, karşılıklı ithalat ve ihracatta ortaya çıkan sorunların ticareti durdurmadan çözülmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.Görüşmelerin, Türkiye ile Rusya'nın ilişkilerini daha ileri taşıma iradesini teyit ettiğini dile getiren Yumaklı, mevcut sorunların kısa sürede çözülmesi bakımından temasların olumlu sonuçlar doğurduğunu anlattı.⁠Gübre için Türkiye&#039;de görüşme planlanıyorRusya ile gübre tedarikini de ele aldıklarını belirten Yumaklı, Türkiye'ye yönelik gübre sevkiyatında bu yıl herhangi bir sınırlama olmayacağını daha önce açıkladıklarını anımsattı.Yumaklı, iki ülkenin ilgili kurum ve şirketlerinin gübre konusunu görüşmek üzere 25 Ekim'de Türkiye'de bir araya gelmesinin planlandığını bildirdi.Bütün amacımız dünyadaki konjonktürün Türkiye’deki bitkisel üretimi herhangi bir şekilde olumsuz etkilememesi. diyen Yumaklı, gübrenin üretim açısından önemine işaret etti.Yumaklı, Bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da üreticilerimizin gübre başta olmak üzere tarımsal girdilerde herhangi bir problem yaşamaması için gayret içerisindeyiz. Ülkelerle çok sıkı diyaloğumuz var. ifadelerini kullandı.⁠ ⁠12 Gün Savaşı bize ilk sinyali vermiştiGeçen yıl yaşanan 12 Gün Savaşının tedarik riskleri konusunda ilk sinyali verdiğini söyleyen Yumaklı, körfez bölgesindeki gelişmelerin başta enerji olmak üzere tarımsal girdileri etkilediğini anlattı. Yumaklı, gübre konusunda ilk adımlarının ihracata ilişkin dış ticaret tedbirleri almak olduğunu belirtti.Yumaklı, daha sonra antrepolardaki ürünlerin Türkiye'deki üreticilerin kullanımına sunulması için Ticaret Bakanlığı ile birlikte tedbirler aldıklarını dile getirdi.Bölgedeki sorunların uzamasının ülkeler arasındaki ticareti ve stratejik ürünlerle girdilerin dolaşımını zorlaştırdığına işaret eden Yumaklı, taşıma maliyetlerinin de ciddi biçimde arttığına dikkati çekti.Yumaklı, bölgenin petrol ve doğal gaz üretimi ile tedarikindeki ağırlığının bu etkileri artırdığını kaydetti.Türkiye'nin hangi alanlarda darboğazla karşılaşabileceğini sürekli gözden geçirdiklerini anlatan Yumaklı, Böyle bir şeyin olmaması için bütün tedbirlerimizi aylar öncesinden alıyoruz. Farklı ülkelerle tedarik konusunda görüşmeler yapıyor, anlaşmalar ve mutabakatlar sağlıyoruz. Buna devam edeceğiz. dedi.Yumaklı, bu tedbirleri alma imkanı bulunmayan, özellikle temel gıda ürünlerine ihtiyaç duyan ülkelerin daha zor durumda kalabileceğine dikkati çekerek, Türkiye'nin tedarik edebileceği ürünler konusunda ihtiyaç sahibi ülkelerle görüşmeyi sürdüreceğini belirtti.⁠Hayvan hastalıkları sınır tanımıyorVeteriner Güvenliği Forumu'nu da değerlendiren Yumaklı, geçen yılki foruma davet edildiğini ancak katılma imkanı bulamadığını, bu yıl ise Türkiye'nin hayvan hastalıklarıyla mücadeledeki deneyimlerini diğer ülkelerle paylaşabildiklerini anlattı.Hayvan hastalıklarından kaynaklanan ekonomik kayıpların ülkeler için büyük sorun haline geldiğini belirten Yumaklı, özellikle büyükbaş ve kanatlı hayvan hastalıklarının ciddi zararlara yol açtığını, hastalıkların ülkeler arasında hızla yayılabildiğini söyledi.Türkiye'de geçen yıl SAT-1 serotipindeki şap hastalığının yaklaşık 60 yıl sonra yeniden görülmesini örnek gösteren Yumaklı, Bu konularda çok ciddi bir tedbir düzeyi oluşturmak gerekiyor. Bu da sadece ulusal tedbirlerle olabilecek bir şey değil. Uluslararası tedbirlerin ülkelerin dayanışmasıyla birlikte alınması gerekir. ifadelerini kullandı.Forumun ülkeler arasında bilgi ve deneyim paylaşımı açısından önemli olduğunun altını çizen Yumaklı, diğer katılımcıların da hayvan hastalıklarına karşı yapılması gerekenleri kendi deneyimleri doğrultusunda anlattığını kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : EMRE GÜRKAN ABAY - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda arz güvenliğinin ülkeler için milli güvenlik meselesi haline geldiğini belirterek, bu nedenle tarım diplomasisinin klasik diplomasi anlayışının ötesine geçtiğini söyledi.Yumaklı, Rusya'da gerçekleştirdiği resmi temasların ardından AA muhabirinin sorularını yanıtladı.Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki çatışmaların gıda ve tarım güvenliğine etkileri hakkında soruları yanıtlayan Yumaklı, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu tarımsal girdilerin tedariki için farklı ülkelerle görüştüğünü, gıda ihtiyacı bulunan ülkelere sağlayabileceği ürünler konusunda da temas yürüttüğünü anlattı.Yumaklı, Tarım diplomasisi artık bildiğimiz, herkesin kafasında oluşmuş imajıyla klasik bir diplomasi olmaktan çıktı. Ülkelerin gıda arz güvenliği, milli güvenlik meselesi olarak artık gündeminde. Dolayısıyla bizim bunu yapmamız gerekiyor. dedi.Geçen yıl Çin'e, bugün de Rusya'ya birer günlük ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yumaklı, Önemli olan burada zaman değil. Önemli olan bunun doğru planlamasını yapıp muhataplarınızla mutabakata varabilmeniz. diye konuştu.Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uluslararası diplomasideki ağırlığının bu temaslarda kolaylaştırıcı bir etken olduğunun altını çizdi.⁠Rusya sınırında bekleyen domateslerin Rusya&#039;ya girişi başladıMoskova'da düzenlenen 2. Uluslararası Veteriner Güvenliği Forumu'na katıldıktan sonra Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut ve beraberindeki heyetle görüştüklerini bildiren Yumaklı, iki ülke arasındaki tarım ve gıda ticaretinde yaşanan sorunları ele aldıklarını söyledi.Görüşülen konuların büyük bölümünde mutabakat sağlandığını belirten Yumaklı, Şu an sınırda bekleyen domatesler konusu vardı. Bunun çözülmesiyle ilgili mutabakat sağlandı ve girişler başladı. dedi.Bitki sağlığı ve karantina işlemleriyle ilgili sorunlarda da iki ülkenin ekiplerinin iletişim içinde hareket etmesi konusunda anlaştıklarına dikkati çeken Yumaklı, bunun, karşılıklı ithalat ve ihracatta ortaya çıkan sorunların ticareti durdurmadan çözülmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.Görüşmelerin, Türkiye ile Rusya'nın ilişkilerini daha ileri taşıma iradesini teyit ettiğini dile getiren Yumaklı, mevcut sorunların kısa sürede çözülmesi bakımından temasların olumlu sonuçlar doğurduğunu anlattı.⁠Gübre için Türkiye&#039;de görüşme planlanıyorRusya ile gübre tedarikini de ele aldıklarını belirten Yumaklı, Türkiye'ye yönelik gübre sevkiyatında bu yıl herhangi bir sınırlama olmayacağını daha önce açıkladıklarını anımsattı.Yumaklı, iki ülkenin ilgili kurum ve şirketlerinin gübre konusunu görüşmek üzere 25 Ekim'de Türkiye'de bir araya gelmesinin planlandığını bildirdi.Bütün amacımız dünyadaki konjonktürün Türkiye’deki bitkisel üretimi herhangi bir şekilde olumsuz etkilememesi. diyen Yumaklı, gübrenin üretim açısından önemine işaret etti.Yumaklı, Bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da üreticilerimizin gübre başta olmak üzere tarımsal girdilerde herhangi bir problem yaşamaması için gayret içerisindeyiz. Ülkelerle çok sıkı diyaloğumuz var. ifadelerini kullandı.⁠ ⁠12 Gün Savaşı bize ilk sinyali vermiştiGeçen yıl yaşanan 12 Gün Savaşının tedarik riskleri konusunda ilk sinyali verdiğini söyleyen Yumaklı, körfez bölgesindeki gelişmelerin başta enerji olmak üzere tarımsal girdileri etkilediğini anlattı. Yumaklı, gübre konusunda ilk adımlarının ihracata ilişkin dış ticaret tedbirleri almak olduğunu belirtti.Yumaklı, daha sonra antrepolardaki ürünlerin Türkiye'deki üreticilerin kullanımına sunulması için Ticaret Bakanlığı ile birlikte tedbirler aldıklarını dile getirdi.Bölgedeki sorunların uzamasının ülkeler arasındaki ticareti ve stratejik ürünlerle girdilerin dolaşımını zorlaştırdığına işaret eden Yumaklı, taşıma maliyetlerinin de ciddi biçimde arttığına dikkati çekti.Yumaklı, bölgenin petrol ve doğal gaz üretimi ile tedarikindeki ağırlığının bu etkileri artırdığını kaydetti.Türkiye'nin hangi alanlarda darboğazla karşılaşabileceğini sürekli gözden geçirdiklerini anlatan Yumaklı, Böyle bir şeyin olmaması için bütün tedbirlerimizi aylar öncesinden alıyoruz. Farklı ülkelerle tedarik konusunda görüşmeler yapıyor, anlaşmalar ve mutabakatlar sağlıyoruz. Buna devam edeceğiz. dedi.Yumaklı, bu tedbirleri alma imkanı bulunmayan, özellikle temel gıda ürünlerine ihtiyaç duyan ülkelerin daha zor durumda kalabileceğine dikkati çekerek, Türkiye'nin tedarik edebileceği ürünler konusunda ihtiyaç sahibi ülkelerle görüşmeyi sürdüreceğini belirtti.⁠Hayvan hastalıkları sınır tanımıyorVeteriner Güvenliği Forumu'nu da değerlendiren Yumaklı, geçen yılki foruma davet edildiğini ancak katılma imkanı bulamadığını, bu yıl ise Türkiye'nin hayvan hastalıklarıyla mücadeledeki deneyimlerini diğer ülkelerle paylaşabildiklerini anlattı.Hayvan hastalıklarından kaynaklanan ekonomik kayıpların ülkeler için büyük sorun haline geldiğini belirten Yumaklı, özellikle büyükbaş ve kanatlı hayvan hastalıklarının ciddi zararlara yol açtığını, hastalıkların ülkeler arasında hızla yayılabildiğini söyledi.Türkiye'de geçen yıl SAT-1 serotipindeki şap hastalığının yaklaşık 60 yıl sonra yeniden görülmesini örnek gösteren Yumaklı, Bu konularda çok ciddi bir tedbir düzeyi oluşturmak gerekiyor. Bu da sadece ulusal tedbirlerle olabilecek bir şey değil. Uluslararası tedbirlerin ülkelerin dayanışmasıyla birlikte alınması gerekir. ifadelerini kullandı.Forumun ülkeler arasında bilgi ve deneyim paylaşımı açısından önemli olduğunun altını çizen Yumaklı, diğer katılımcıların da hayvan hastalıklarına karşı yapılması gerekenleri kendi deneyimleri doğrultusunda anlattığını kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bakan-yumakli-gida-arz-guvenligi-icin-tarim-diplomasisi-sart.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsviçreli seçmenler, daha kısıtlayıcı tarafsızlık politikası için halk oylamasına gidiyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/isvicreli-secmenler-daha-kisitlayici-tarafsizlik-politikasi-icin-halk-oylamasina-gidiyor/915766/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/isvicreli-secmenler-daha-kisitlayici-tarafsizlik-politikasi-icin-halk-oylamasina-gidiyor/915766/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 11:13:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / İsviçre halkı, tarafsızlık konusunda daha sıkı yaklaşım öngören hükmün Anayasa'ya dahil edilmesine ilişkin 27 Eylül'de düzenlenecek referandumda oy kullanacak - Farklı anketler, İsviçre'nin Tarafsızlığının Korunması başlıklı girişimin reddedileceğine işaret ediyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : MUHAMMET İKBAL ARSLAN - İsviçreli seçmenler, ülkeleri için daha kısıtlayıcı tarafsızlık politikası modelini öngören halk oylaması dolayısıyla pazar günü sandık başına gidecek, farklı kurumlarca yapılan anketler girişime karşı çıkanların daha fazla olduğuna işaret ediyor.Sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) ve Pro Schweiz hareketinin desteklediği İsviçre'nin Tarafsızlığının Korunması (Tarafsızlık Girişimi) başlıklı halk oylaması, 27 Eylül'de yapılacak.Tarafsızlık konusunda daha sıkı yaklaşım çağrısında bulunan bu girişim, İsviçre'nin yansızlığının sürekli ve silahlı olmasını öngören hükmün Anayasa'ya dahil edilmesini hedefliyor.Ülkenin herhangi bir askeri veya savunma ittifakına katılmasını yasaklamayı ve diğer ülkelerle askeri işbirliklerine daha katı kurallar getirmeyi öngören girişim, bu tutumun Anayasa'da katı kurallarla güvence altına alınmasını talep ediyor.Seçmenler, referandumda ülkenin ekonomik yaptırımlarla ilgili adımlarını veya NATO ile işbirliği yapmasını dahi engelleyecek daha kısıtlayıcı tarafsızlık düzenlemesi konusunda karar verecek.Girişim, İsviçre'nin askeri saldırı altında olmadığı veya saldırı yakın olmadığı sürece herhangi bir askeri veya savunma ittifakına katılmamasını veya bu tür bir ittifakla işbirliği yapmamasını öngörüyor.Ayrıca, İsviçre'nin üçüncü ülkeler arasındaki askeri çatışmalarda yer almaması veya savaşan devletlere yaptırım uygulamaması isteniyor. İstisnalar arasında Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımları ve yaptırımların aşılmasını önlemeye yönelik tedbirler bulunuyor.İsviçre'nin arabulucu olarak tarafsızlığından yararlanması da girişimin hedefleri arasında.Girişimin kabul edilmesi halinde ekonomik yaptırımlardan uluslararası askeri işbirliklerine kadar ülkenin uluslararası alandaki hareket alanında önemli ölçüde değişiklik yaşanabilecek.Anketlere göre girişime yönelik Hayır oyları daha öndeİsviçre kamuoyunda uzun süredir tartışılan girişime ilişkin anketler de yapılıyor. Farklı kurumlar tarafından yapılan anketler, Hayır oylarının ve reddedilme olasılığının daha fazla olduğuna işaret ediyor.İsviçre Yayın Kurumu (SRG SSR) adına GFS Bern Araştırma Enstitüsünün yayımladığı ankette girişime karşı çıkanların oranı yüzde 63, destekleyenlerin oranı ise yüzde 34 olarak bildirildi.Araştırmaya göre görüşünü kesinleştiren seçmenlerin oranı da oldukça yüksek.İsviçre'nin önemli basın kuruluşları 20 Minuten ve Tamedia tarafından yayımlanan son kamuoyu araştırmasına göre İsviçre'nin Tarafsızlığının Korunması girişimine karşı çıkanların oranı daha fazla.Araştırmada katılımcıların yüzde 68’i girişime karşıyken yüzde 31’i ise destek verdi.Rusya&#039;ya yaptırımlar tartışmaların odağındaİsviçre'de tarafsızlıkla ilgili girişim kapsamında en fazla tartışılan konular arasında Rusya'ya uygulanan yaptırımlar yer aldı.Şubat 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından İsviçre'nin, Avrupa Birliği'nin (AB) Rusya'ya yönelik yaptırımlarına katılması, İsviçre'nin tarafsızlık konusundaki tutumunu daha tartışmalı hale getirdi.AB üyesi olmayan İsviçre'nin 1815'ten bu yana uyguladığı tarafsızlık politikası, Rusya'ya uyguladığı yaptırımlara katılmasının yanı sıra İsviçre yapımı silahların yeniden ihracı ve ülkenin NATO ile daha fazla yakınlaşması gibi konular nedeniyle tartışma konusu haline geldi.Oylanacak öneri, daha da tartışmalı hale gelen tarafsızlık politikasını yeniden şekillendirmeyi hedefliyor.Hükümet, girişime karşı çıkıyorFederal hükümet ve parlamento, 27 Eylül'de halkın oyuna sunulacak girişimin reddedilmesini istiyor.Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, geçen ay başkent Bern'de düzenlediği basın toplantısında, anayasal düzeyde daha katı tarafsızlık anlayışının İsviçre'nin hareket alanını daraltacağını savunmuştu.İsviçre'nin anayasal değişikliğe ihtiyaç duymadan da tarafsızlığını koruyabileceğini belirten Cassis, hızla değişen uluslararası krizlere karşı ülkenin esnek hareket edebilmesi gerektiğini vurgulamıştı.Cassis, tartışmanın İsviçre'nin tarafsız kalıp kalmayacağı üzerinden yürütülmemesi gerektiğini savunarak, asıl konunun ülkenin anayasasına katı ve değişmez tarafsızlık anlayışının yerleştirilip yerleştirilmeyeceği olduğuna dikkati çekmişti.İsviçre'nin 180 yılı aşkın süredir tarafsızlık politikasını uyguladığını anımsatan Cassis, bu politikanın başarısının katılık nedeniyle sağlanmadığını ve ülkenin çıkarlarına göre pragmatik biçimde uygulanmasından kaynaklandığını savunmuştu.Girişimi destekleyen Uluslararası Cenevre ve Tarafsızlığı Komitesi (COGIN) Başkanı Samuel Sommaruga, AA muhabirine verdiği demeçte, Bu girişimi destekliyorum çünkü İsviçre'nin tarafsızlığının geçici hükümetlerin ve uluslararası krizlerin ötesinde, güvenilir, tutarlı ve öngörülebilir kalmasını istiyorum. ifadesini kullanmıştı.Halk oylamasında ret oyu kullanacak Public Eye isimli İsviçreli sivil toplum kuruluşunda politika analisti olarak görev yapan Robert Bachmann ise İsviçre'nin güvenliği, Avrupa'daki komşu ülkelerin güvenliğiyle sıkı sıkıya bağlantılı. Söz konusu girişim, İsviçre'nin diğer devletler ve kuruluşlarla güvenlik konularındaki işbirliği kapsamını sınırlandıracak. değerlendirmesinde bulurmuştu.İsviçre&#039;nin tarafsızlık politikasıİsviçre'nin tarafsızlığı, 1848'den bu yana Federal Anayasa'da yer alıyor. Güvenliğini, bağımsızlığını ve refahını korumak için tarafsızlığını kullanan ülkede bu durum arabuluculuk faaliyetlerine yardımcı oluyor.Güvenliğini güçlendirmek için diğer ülkelerle işbirliği yaparken bazı yaptırımlara katılarak uluslararası düzeni desteklemeyi hedefleyen İsviçre, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından AB'nin Rusya'ya yönelik yaptırımlarını büyük ölçüde benimsemişti.İsviçre&#039;de halk oylaması nasıl gerçekleşiyor?İsviçre’de halk oylaması, vatandaşların İsviçre hukukunun en üst metni olan Anayasa'da bir değişiklik veya ekleme önerisinde bulunmalarına olanak tanıyor.Bir girişimin halk oylamasına sunulabilmesi için 18 aylık süre içinde 100 bin seçmenin desteğini ve imzasını alması gerekiyor. Seçmenlerin ve ülkenin idari birimleri olan kantonların çoğunluğu tasarı lehine oy kullanırsa Anayasa değiştiriliyor. Bu durum çifte çoğunluk olarak da adlandırılıyor. Vatandaşlar, halihazırda parlamento tarafından kabul edilen yasaya referandum yoluyla itiraz edebilir. Vatandaşların bunu yapabilmesi için yasanın yayımlanmasından itibaren 100 gün içinde 50 bin geçerli imza toplaması gerekiyor.​​​​​​​]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : MUHAMMET İKBAL ARSLAN - İsviçreli seçmenler, ülkeleri için daha kısıtlayıcı tarafsızlık politikası modelini öngören halk oylaması dolayısıyla pazar günü sandık başına gidecek, farklı kurumlarca yapılan anketler girişime karşı çıkanların daha fazla olduğuna işaret ediyor.Sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) ve Pro Schweiz hareketinin desteklediği İsviçre'nin Tarafsızlığının Korunması (Tarafsızlık Girişimi) başlıklı halk oylaması, 27 Eylül'de yapılacak.Tarafsızlık konusunda daha sıkı yaklaşım çağrısında bulunan bu girişim, İsviçre'nin yansızlığının sürekli ve silahlı olmasını öngören hükmün Anayasa'ya dahil edilmesini hedefliyor.Ülkenin herhangi bir askeri veya savunma ittifakına katılmasını yasaklamayı ve diğer ülkelerle askeri işbirliklerine daha katı kurallar getirmeyi öngören girişim, bu tutumun Anayasa'da katı kurallarla güvence altına alınmasını talep ediyor.Seçmenler, referandumda ülkenin ekonomik yaptırımlarla ilgili adımlarını veya NATO ile işbirliği yapmasını dahi engelleyecek daha kısıtlayıcı tarafsızlık düzenlemesi konusunda karar verecek.Girişim, İsviçre'nin askeri saldırı altında olmadığı veya saldırı yakın olmadığı sürece herhangi bir askeri veya savunma ittifakına katılmamasını veya bu tür bir ittifakla işbirliği yapmamasını öngörüyor.Ayrıca, İsviçre'nin üçüncü ülkeler arasındaki askeri çatışmalarda yer almaması veya savaşan devletlere yaptırım uygulamaması isteniyor. İstisnalar arasında Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımları ve yaptırımların aşılmasını önlemeye yönelik tedbirler bulunuyor.İsviçre'nin arabulucu olarak tarafsızlığından yararlanması da girişimin hedefleri arasında.Girişimin kabul edilmesi halinde ekonomik yaptırımlardan uluslararası askeri işbirliklerine kadar ülkenin uluslararası alandaki hareket alanında önemli ölçüde değişiklik yaşanabilecek.Anketlere göre girişime yönelik Hayır oyları daha öndeİsviçre kamuoyunda uzun süredir tartışılan girişime ilişkin anketler de yapılıyor. Farklı kurumlar tarafından yapılan anketler, Hayır oylarının ve reddedilme olasılığının daha fazla olduğuna işaret ediyor.İsviçre Yayın Kurumu (SRG SSR) adına GFS Bern Araştırma Enstitüsünün yayımladığı ankette girişime karşı çıkanların oranı yüzde 63, destekleyenlerin oranı ise yüzde 34 olarak bildirildi.Araştırmaya göre görüşünü kesinleştiren seçmenlerin oranı da oldukça yüksek.İsviçre'nin önemli basın kuruluşları 20 Minuten ve Tamedia tarafından yayımlanan son kamuoyu araştırmasına göre İsviçre'nin Tarafsızlığının Korunması girişimine karşı çıkanların oranı daha fazla.Araştırmada katılımcıların yüzde 68’i girişime karşıyken yüzde 31’i ise destek verdi.Rusya&#039;ya yaptırımlar tartışmaların odağındaİsviçre'de tarafsızlıkla ilgili girişim kapsamında en fazla tartışılan konular arasında Rusya'ya uygulanan yaptırımlar yer aldı.Şubat 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından İsviçre'nin, Avrupa Birliği'nin (AB) Rusya'ya yönelik yaptırımlarına katılması, İsviçre'nin tarafsızlık konusundaki tutumunu daha tartışmalı hale getirdi.AB üyesi olmayan İsviçre'nin 1815'ten bu yana uyguladığı tarafsızlık politikası, Rusya'ya uyguladığı yaptırımlara katılmasının yanı sıra İsviçre yapımı silahların yeniden ihracı ve ülkenin NATO ile daha fazla yakınlaşması gibi konular nedeniyle tartışma konusu haline geldi.Oylanacak öneri, daha da tartışmalı hale gelen tarafsızlık politikasını yeniden şekillendirmeyi hedefliyor.Hükümet, girişime karşı çıkıyorFederal hükümet ve parlamento, 27 Eylül'de halkın oyuna sunulacak girişimin reddedilmesini istiyor.Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, geçen ay başkent Bern'de düzenlediği basın toplantısında, anayasal düzeyde daha katı tarafsızlık anlayışının İsviçre'nin hareket alanını daraltacağını savunmuştu.İsviçre'nin anayasal değişikliğe ihtiyaç duymadan da tarafsızlığını koruyabileceğini belirten Cassis, hızla değişen uluslararası krizlere karşı ülkenin esnek hareket edebilmesi gerektiğini vurgulamıştı.Cassis, tartışmanın İsviçre'nin tarafsız kalıp kalmayacağı üzerinden yürütülmemesi gerektiğini savunarak, asıl konunun ülkenin anayasasına katı ve değişmez tarafsızlık anlayışının yerleştirilip yerleştirilmeyeceği olduğuna dikkati çekmişti.İsviçre'nin 180 yılı aşkın süredir tarafsızlık politikasını uyguladığını anımsatan Cassis, bu politikanın başarısının katılık nedeniyle sağlanmadığını ve ülkenin çıkarlarına göre pragmatik biçimde uygulanmasından kaynaklandığını savunmuştu.Girişimi destekleyen Uluslararası Cenevre ve Tarafsızlığı Komitesi (COGIN) Başkanı Samuel Sommaruga, AA muhabirine verdiği demeçte, Bu girişimi destekliyorum çünkü İsviçre'nin tarafsızlığının geçici hükümetlerin ve uluslararası krizlerin ötesinde, güvenilir, tutarlı ve öngörülebilir kalmasını istiyorum. ifadesini kullanmıştı.Halk oylamasında ret oyu kullanacak Public Eye isimli İsviçreli sivil toplum kuruluşunda politika analisti olarak görev yapan Robert Bachmann ise İsviçre'nin güvenliği, Avrupa'daki komşu ülkelerin güvenliğiyle sıkı sıkıya bağlantılı. Söz konusu girişim, İsviçre'nin diğer devletler ve kuruluşlarla güvenlik konularındaki işbirliği kapsamını sınırlandıracak. değerlendirmesinde bulurmuştu.İsviçre&#039;nin tarafsızlık politikasıİsviçre'nin tarafsızlığı, 1848'den bu yana Federal Anayasa'da yer alıyor. Güvenliğini, bağımsızlığını ve refahını korumak için tarafsızlığını kullanan ülkede bu durum arabuluculuk faaliyetlerine yardımcı oluyor.Güvenliğini güçlendirmek için diğer ülkelerle işbirliği yaparken bazı yaptırımlara katılarak uluslararası düzeni desteklemeyi hedefleyen İsviçre, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından AB'nin Rusya'ya yönelik yaptırımlarını büyük ölçüde benimsemişti.İsviçre&#039;de halk oylaması nasıl gerçekleşiyor?İsviçre’de halk oylaması, vatandaşların İsviçre hukukunun en üst metni olan Anayasa'da bir değişiklik veya ekleme önerisinde bulunmalarına olanak tanıyor.Bir girişimin halk oylamasına sunulabilmesi için 18 aylık süre içinde 100 bin seçmenin desteğini ve imzasını alması gerekiyor. Seçmenlerin ve ülkenin idari birimleri olan kantonların çoğunluğu tasarı lehine oy kullanırsa Anayasa değiştiriliyor. Bu durum çifte çoğunluk olarak da adlandırılıyor. Vatandaşlar, halihazırda parlamento tarafından kabul edilen yasaya referandum yoluyla itiraz edebilir. Vatandaşların bunu yapabilmesi için yasanın yayımlanmasından itibaren 100 gün içinde 50 bin geçerli imza toplaması gerekiyor.​​​​​​​]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
