<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Dışişleri Bakanı Fidan: (ABD-İran) Her iki taraf da ateşkes konusunda samimi, ihtiyacın farkında</title>
      <link>https://www.canligaste.com/disisleri-bakani-fidan-abd-iran-her-iki-taraf-da-ateskes-konusunda-samimi-ihtiyacin-farkinda/827609/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/disisleri-bakani-fidan-abd-iran-her-iki-taraf-da-ateskes-konusunda-samimi-ihtiyacin-farkinda/827609/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:18:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri —]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri —]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/disisleri-bakani-fidan-abd-iran-her-iki-taraf-da-ateskes-konusunda-samimi-ihtiyacin-farkinda.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İranlı Yahudi Milletvekili, ABD-İsrail’in Tahran’daki sinagoga saldırısına tepki gösterdi:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iranli-yahudi-milletvekili-abd-israil-in-tahran-daki-sinagoga-saldirisina-tepki-gosterdi/827607/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iranli-yahudi-milletvekili-abd-israil-in-tahran-daki-sinagoga-saldirisina-tepki-gosterdi/827607/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:15:26 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İran — Ülke (İran) düşmanları ile Netanyahu tarafından sinagoglarımızdan birisi füze saldırıyla hedef alındı. Bu sayede ibadethanelerimizde bir güvensizlik ortamı oluşturmaya çalıştılar -“(İsrail’deki Yahudiler) Netanyahu’nun aşırı politikaları, vatandaşları için daha büyük sorunlara yol açmaması konusunda dikkatli olmalıdır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İran Haberleri — TOLGA AKBABA - İran'daki Yahudilerin temsilcisi Milletvekili Hümayun Samehyah Necefabadi, Tahran’daki sinagoga yönelik ABD-İsrail saldırılarına tepki gösterdi.Tahran Yahudileri Derneği Başkanı, İranlı Milletvekili Necefabadi, Tahran’daki Rafi Nia Sinagogu’na saldırılarla ilgili AA muhabirine konuştu.İran’da antisemitizm düşüncesinin bulunmaması nedeniyle sinagogların hiçbir zaman saldırıya uğramadığını ve herhangi bir sorunla karşılaşmadıklarını ifade eden Necefabadi, “Bu durum İran düşmanlarının hoşuna gitmedi ve ülke düşmanları ile Netanyahu tarafından sinagoglarımızdan birisi füze saldırıyla hedef alındı. Bu sayede ibadethanelerimizde bir güvensizlik ortamı oluşturmaya çalıştılar.” dedi.- İsrail'deki Yahudilere dikkatli olun mesajıİran kültürünün ve devletinin azınlıklara karşı saygılı tavrı nedeniyle azınlıkların güvenliğinin her zaman korunduğunu söyleyen Necefabadi, “İsrail’deki Yahudilere şu mesajı vermek istiyorum; Netanyahu’nun aşırı politikaları ülke vatandaşları için daha büyük sorunlara yol açmaması konusunda dikkatli olmalıdırlar.” ifadelerini kullandı.Necefabadi, Netanyahu’nun psikolojik rahatsızlık boyutuna ulaşan aşırı öz güvenli tavrı ile iktidarın diktatörlüğe dönüşme sinyali vermesinin, İsrail devleti ve halkı için ciddi zararlar meydana getireceğini ve karar alma mekanizmalarını olumsuz yönde etkileyeceğini dile getirdi.İran’a yönelik 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail saldırısı hakkında da konuşan Necefabadi, İran’a saldırıların “ülkede yönetimi değiştirmek, zenginleştirilmiş uranyum stoklarını almak ve Hürmüz Boğazı’nı açma” amacı taşıdığını ancak bu amaçlara ulaşılamadığını söyledi.Necefabadi, Söz konusu savaşta bu ülkelerin İran’a yönelik yoğun saldırıları sonucunda askeri ve sivil alanlarda, altyapıda ve siviller arasında ciddi zararlar meydana geldi. Ancak buna rağmen, onların beklentisinin aksine İran halkı bu saldırılar karşısında ayaklanmadı ve yönetimin devrilmesine yol açacak bir süreç oluşmadı. Dolayısıyla hedeflerine ulaşamayan tarafın kaybeden taraf olduğunu söylemek gerek. diye konuştu.İran ile ABD arasında Pakistan’da gerçekleştirilen müzakerelere ilişkin ise Necefabadi, İsrail’in müzakere sürecini kesin bir surette sekteye uğratmak için çaba gösterdiğini ve İran ile ABD arasındaki etkileşimin İsrail’in çıkarlarıyla çeliştiğini söyledi.İran’ın mevcut pozisyonunun güçlü olduğunu dile getiren Necefabadi, İran’ın bundan sonraki müzakerelere, geçmiş dönemlere kıyasla daha güçlü ve daha kararlı bir şekilde girmesi gerektiğinin altını çizdi.İran medyası 7 Nisan'da, ABD ve İsrail'in İran'ın başkenti Tahran'a saldırılarında bir sinagogun zarar gördüğünü duyurmuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İran Haberleri — TOLGA AKBABA - İran'daki Yahudilerin temsilcisi Milletvekili Hümayun Samehyah Necefabadi, Tahran’daki sinagoga yönelik ABD-İsrail saldırılarına tepki gösterdi.Tahran Yahudileri Derneği Başkanı, İranlı Milletvekili Necefabadi, Tahran’daki Rafi Nia Sinagogu’na saldırılarla ilgili AA muhabirine konuştu.İran’da antisemitizm düşüncesinin bulunmaması nedeniyle sinagogların hiçbir zaman saldırıya uğramadığını ve herhangi bir sorunla karşılaşmadıklarını ifade eden Necefabadi, “Bu durum İran düşmanlarının hoşuna gitmedi ve ülke düşmanları ile Netanyahu tarafından sinagoglarımızdan birisi füze saldırıyla hedef alındı. Bu sayede ibadethanelerimizde bir güvensizlik ortamı oluşturmaya çalıştılar.” dedi.- İsrail'deki Yahudilere dikkatli olun mesajıİran kültürünün ve devletinin azınlıklara karşı saygılı tavrı nedeniyle azınlıkların güvenliğinin her zaman korunduğunu söyleyen Necefabadi, “İsrail’deki Yahudilere şu mesajı vermek istiyorum; Netanyahu’nun aşırı politikaları ülke vatandaşları için daha büyük sorunlara yol açmaması konusunda dikkatli olmalıdırlar.” ifadelerini kullandı.Necefabadi, Netanyahu’nun psikolojik rahatsızlık boyutuna ulaşan aşırı öz güvenli tavrı ile iktidarın diktatörlüğe dönüşme sinyali vermesinin, İsrail devleti ve halkı için ciddi zararlar meydana getireceğini ve karar alma mekanizmalarını olumsuz yönde etkileyeceğini dile getirdi.İran’a yönelik 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail saldırısı hakkında da konuşan Necefabadi, İran’a saldırıların “ülkede yönetimi değiştirmek, zenginleştirilmiş uranyum stoklarını almak ve Hürmüz Boğazı’nı açma” amacı taşıdığını ancak bu amaçlara ulaşılamadığını söyledi.Necefabadi, Söz konusu savaşta bu ülkelerin İran’a yönelik yoğun saldırıları sonucunda askeri ve sivil alanlarda, altyapıda ve siviller arasında ciddi zararlar meydana geldi. Ancak buna rağmen, onların beklentisinin aksine İran halkı bu saldırılar karşısında ayaklanmadı ve yönetimin devrilmesine yol açacak bir süreç oluşmadı. Dolayısıyla hedeflerine ulaşamayan tarafın kaybeden taraf olduğunu söylemek gerek. diye konuştu.İran ile ABD arasında Pakistan’da gerçekleştirilen müzakerelere ilişkin ise Necefabadi, İsrail’in müzakere sürecini kesin bir surette sekteye uğratmak için çaba gösterdiğini ve İran ile ABD arasındaki etkileşimin İsrail’in çıkarlarıyla çeliştiğini söyledi.İran’ın mevcut pozisyonunun güçlü olduğunu dile getiren Necefabadi, İran’ın bundan sonraki müzakerelere, geçmiş dönemlere kıyasla daha güçlü ve daha kararlı bir şekilde girmesi gerektiğinin altını çizdi.İran medyası 7 Nisan'da, ABD ve İsrail'in İran'ın başkenti Tahran'a saldırılarında bir sinagogun zarar gördüğünü duyurmuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Güney Kore, Güneydoğu Asya'da 5 ülkede yapay zeka tabanlı akıllı şehir teknolojisi test edecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/guney-kore-guneydogu-asya-da-5-ulkede-yapay-zeka-tabanli-akilli-sehir-teknolojisi-test-edecek/827606/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/guney-kore-guneydogu-asya-da-5-ulkede-yapay-zeka-tabanli-akilli-sehir-teknolojisi-test-edecek/827606/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:15:26 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Güney Kore'nin, yapay zeka tabanlı akıllı şehir teknolojilerini test etmek için Güneydoğu Asya'daki beş ülkede pilot projeler yürüteceği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Güney Kore'nin, yapay zeka tabanlı akıllı şehir teknolojilerini test etmek için Güneydoğu Asya'daki beş ülkede pilot projeler yürüteceği bildirildi.Yonhap ajansının Güney Kore Arazi, Altyapı ve Ulaştırma Bakanlığına dayandırdığı haberine göre, Brunei, Filipinler, Vietnam, Tayland ve Malezya'da kentsel zorlukların üstesinden gelmeye ve yerli firmaların küresel genişlemelerini desteklemeye yardımcı olmak amacıyla 6 proje yürütülecek.Buna göre Brunei'de, su yönetimi ve afet müdahalesini iyileştirmek için yapay zeka tabanlı akıllı şehir platformunun testi yapılacak, Filipinler'in Bacoor kentinde de akıllı trafik yönetim sistemi, trafik sinyallerini optimize etmeye yardımcı olacak.Vietnam'daki projeler kapsamında, Ho Chi Minh kentinde talep üzerine ulaşım hizmetlerinin sunulması ve Can Tho kentinde trafik akışını iyileştirmek için yapay zeka tabanlı akıllı kavşak kontrol sistemlerinin devreye alınması planlanıyor.Ayrıca Tayland'ın Surin kentinde eski binalar için güvenlik yönetim çözümünün uygulanması ve Malezya'nın Penang kentinde kazaları ve tıkanıklığı tespit etmek amacıyla trafik yönetim sisteminin devreye alınması öngörülüyor.Projelerin Güney Kore'nin akıllı teknolojilerinin yurt dışı pazarlarındaki etkinliğini doğrulamaya yardımcı olması ve bunun sonucunda ihracat ve yatırım fırsatlarının doğmasına yol açması bekleniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Güney Kore'nin, yapay zeka tabanlı akıllı şehir teknolojilerini test etmek için Güneydoğu Asya'daki beş ülkede pilot projeler yürüteceği bildirildi.Yonhap ajansının Güney Kore Arazi, Altyapı ve Ulaştırma Bakanlığına dayandırdığı haberine göre, Brunei, Filipinler, Vietnam, Tayland ve Malezya'da kentsel zorlukların üstesinden gelmeye ve yerli firmaların küresel genişlemelerini desteklemeye yardımcı olmak amacıyla 6 proje yürütülecek.Buna göre Brunei'de, su yönetimi ve afet müdahalesini iyileştirmek için yapay zeka tabanlı akıllı şehir platformunun testi yapılacak, Filipinler'in Bacoor kentinde de akıllı trafik yönetim sistemi, trafik sinyallerini optimize etmeye yardımcı olacak.Vietnam'daki projeler kapsamında, Ho Chi Minh kentinde talep üzerine ulaşım hizmetlerinin sunulması ve Can Tho kentinde trafik akışını iyileştirmek için yapay zeka tabanlı akıllı kavşak kontrol sistemlerinin devreye alınması planlanıyor.Ayrıca Tayland'ın Surin kentinde eski binalar için güvenlik yönetim çözümünün uygulanması ve Malezya'nın Penang kentinde kazaları ve tıkanıklığı tespit etmek amacıyla trafik yönetim sisteminin devreye alınması öngörülüyor.Projelerin Güney Kore'nin akıllı teknolojilerinin yurt dışı pazarlarındaki etkinliğini doğrulamaya yardımcı olması ve bunun sonucunda ihracat ve yatırım fırsatlarının doğmasına yol açması bekleniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/guney-kore-guneydogu-asya-da-5-ulkede-yapay-zeka-tabanli-akilli-sehir-teknolojisi-test-edecek.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kitap kulübü kuran kadınlar tarihi kilisedeki kütüphanede okuma günleri düzenliyor </title>
      <link>https://www.canligaste.com/kitap-kulubu-kuran-kadinlar-tarihi-kilisedeki-kutuphanede-okuma-gunleri-duzenliyor/827605/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kitap-kulubu-kuran-kadinlar-tarihi-kilisedeki-kutuphanede-okuma-gunleri-duzenliyor/827605/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Adana — Adana'da 2 yıl önce Türkçe öğretmeni Hilal Karabay'ın öncülüğünde kurulan Kadınlar Arasında Kitap Kulübü 150 üyeye ulaştı - Hilal Karabay: - Yazarın dilini, edebi hayatını inceliyor, kitabın karakterlerini, olaylarını çözümlüyor, bizlerde bıraktığı izleri konuşuyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Adana Haberleri — YAKUP SAĞLAM - Adana'da 181 yıllık Aya Nikola Kilisesi'ne taşınan İl Halk Kütüphanesinde ayda bir kez buluşan Kadınlar Arasında Kitap Kulübü üyeleri, okudukları kitaplar ve yazarları üzerine sohbet ediyor.Merkez Sarıçam ilçesi Çarkıpare Şehit Ertan Tokuş Ortaokulunda görev yapan 38 yaşındaki Türkçe öğretmeni Hilal Karabay, arkadaşlarıyla kitap okuyup düşüncelerini paylaşacağı kulüp kurmaya karar verdi.Karabay, düşüncesini paylaştığı arkadaşlarıyla 2 yıl önce Kadınlar Arasında Kitap Kulübü'nü oluşturdu.Farklı meslek gruplarından kitapseverleri ayda bir kez İl Halk Kütüphanesinde buluşturan kulüp, 150 üyeye ulaştı.Kulüp üyeleri, binasının 6 Şubat 2023'teki depremlerde hasar görmesi nedeniyle 181 yıllık Aya Nikola Kilisesi'ne taşınan kütüphanede kitap okuyor.Kitaplar ve yazarlar hakkında sohbet eden katılımcılar, tarihle iç içe vakit geçirip yeni arkadaşlıklar ediniyor.- Altın günü değil kitap günü yapıyoruzKulübün kurucusu Hilal Karabay, AA muhabirine, okuma alışkanlığı konusunda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.Kitap okumayı çok sevdiklerini belirten Karabay, Meslek grubu fark etmeksizin her yaştan kadını mutfaktan çıkarıp kütüphaneye getirdik. Her ay altın günü değil kitap günü yapıyoruz. Kulüp olarak motivasyonumuz hayata anlam katmak ve bunu yaparken de dokunabileceğimiz kadar çok kadına dokunmak. dedi.Karabay, kulüp buluşmalarını gelenekselleştirdiklerini ifade ederek, şöyle konuştu:Ay sonunda buluşup kitap, yazar ve kitabın yazıldığı dönem hakkında tartışmamızı yapıyoruz. Yazarın dilini, edebi hayatını konuşuyor, kitabın karakterlerini, olaylarını çözümlüyor, bizlerde bıraktığı izleri konuşuyoruz. Bu sütunlar arasında kitap okumak, tarihe tanıklık etmek gibi bir şey. Bu bize inanılmaz iyi geliyor.Sosyal sorumluluk projeleri yürüttüklerini anlatan Karabay, okulların kütüphanelerine kitap bağışladıklarını ve yazarlarla söyleşiler düzenlediklerini dile getirdi.- Aralarında mühendis de var emekli deÜyelerden kimya mühendisi Kübra Öcal, kulüp sayesinde daha geniş okuma ağına sahip olduğunu vurgulayarak, Sosyal anlamda da çok güzel şeylere imza atan bir ekip. Kitap okumanın altından daha değerli olduğunu düşünüyor, çok kıymetli bir şey olduğunu insanlarla paylaşıyoruz. Bu da bizi mutlu ediyor. ifadesini kullandı.Emekli öğretmen Aytül Uzan da kulübün kitap okumak isteyenlere ilham olduğunu kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Adana Haberleri — YAKUP SAĞLAM - Adana'da 181 yıllık Aya Nikola Kilisesi'ne taşınan İl Halk Kütüphanesinde ayda bir kez buluşan Kadınlar Arasında Kitap Kulübü üyeleri, okudukları kitaplar ve yazarları üzerine sohbet ediyor.Merkez Sarıçam ilçesi Çarkıpare Şehit Ertan Tokuş Ortaokulunda görev yapan 38 yaşındaki Türkçe öğretmeni Hilal Karabay, arkadaşlarıyla kitap okuyup düşüncelerini paylaşacağı kulüp kurmaya karar verdi.Karabay, düşüncesini paylaştığı arkadaşlarıyla 2 yıl önce Kadınlar Arasında Kitap Kulübü'nü oluşturdu.Farklı meslek gruplarından kitapseverleri ayda bir kez İl Halk Kütüphanesinde buluşturan kulüp, 150 üyeye ulaştı.Kulüp üyeleri, binasının 6 Şubat 2023'teki depremlerde hasar görmesi nedeniyle 181 yıllık Aya Nikola Kilisesi'ne taşınan kütüphanede kitap okuyor.Kitaplar ve yazarlar hakkında sohbet eden katılımcılar, tarihle iç içe vakit geçirip yeni arkadaşlıklar ediniyor.- Altın günü değil kitap günü yapıyoruzKulübün kurucusu Hilal Karabay, AA muhabirine, okuma alışkanlığı konusunda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.Kitap okumayı çok sevdiklerini belirten Karabay, Meslek grubu fark etmeksizin her yaştan kadını mutfaktan çıkarıp kütüphaneye getirdik. Her ay altın günü değil kitap günü yapıyoruz. Kulüp olarak motivasyonumuz hayata anlam katmak ve bunu yaparken de dokunabileceğimiz kadar çok kadına dokunmak. dedi.Karabay, kulüp buluşmalarını gelenekselleştirdiklerini ifade ederek, şöyle konuştu:Ay sonunda buluşup kitap, yazar ve kitabın yazıldığı dönem hakkında tartışmamızı yapıyoruz. Yazarın dilini, edebi hayatını konuşuyor, kitabın karakterlerini, olaylarını çözümlüyor, bizlerde bıraktığı izleri konuşuyoruz. Bu sütunlar arasında kitap okumak, tarihe tanıklık etmek gibi bir şey. Bu bize inanılmaz iyi geliyor.Sosyal sorumluluk projeleri yürüttüklerini anlatan Karabay, okulların kütüphanelerine kitap bağışladıklarını ve yazarlarla söyleşiler düzenlediklerini dile getirdi.- Aralarında mühendis de var emekli deÜyelerden kimya mühendisi Kübra Öcal, kulüp sayesinde daha geniş okuma ağına sahip olduğunu vurgulayarak, Sosyal anlamda da çok güzel şeylere imza atan bir ekip. Kitap okumanın altından daha değerli olduğunu düşünüyor, çok kıymetli bir şey olduğunu insanlarla paylaşıyoruz. Bu da bizi mutlu ediyor. ifadesini kullandı.Emekli öğretmen Aytül Uzan da kulübün kitap okumak isteyenlere ilham olduğunu kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'deki çifte vatandaşlara Bulgaristan'daki soydaşlarınızın haklarını korumak için sandığa gidin çağrısı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-deki-cifte-vatandaslara-bulgaristan-daki-soydaslarinizin-haklarini-korumak-icin-sandiga-gidin-cagrisi/827604/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-deki-cifte-vatandaslara-bulgaristan-daki-soydaslarinizin-haklarini-korumak-icin-sandiga-gidin-cagrisi/827604/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:15:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sakarya — Sakarya Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Erdinç Bilaloğlu: - Türklerin haklarını savunan partiler kuruldu. Parlamentoda bunun daha güçlü şekilde yer alması için seçimlere herkes iştirak etsin ki gücümüzü gösterebilelim. Hiç kimse, 'Ben sandık başında çok bekleyeceğim.' demesin, bir günümüzü ayıralım, gerekirse Bulgaristan'a gidelim, oyumuzu kullanalım - Çifte vatandaş Abdurrahim Yılmaz: - Oradaki insanlarımızın yaşantısının iyileşmesi hem ekonomik hem de gelecekte siyasi olarak öz güvenlerinin olması, kültürel, dini, milli kimliklerini koruması açısından haklarımızı savunan partileri desteklemek, bizim için son derece önemli]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sakarya Haberleri — EMRE AYVAZ - Sakarya Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Erdinç Bilaloğlu, son 5 yılda sekizinci erken genel seçimin yapılacağı Bulgaristan'da siyasi istikrarsızlığın sona ermesi ve Türklerin kazanımlarını daha da artırması için çifte vatandaşlara sandığa gitme çağrısında bulundu.Çifte vatandaşlar, Bulgaristan'da 19 Nisan'da gerçekleştirilecek erken genel seçim için Türkiye'de kurulacak sandıklarda oy kullanacak.Bilaloğlu, AA muhabirine, Bulgaristan'da kurulan koalisyon hükümetlerinin devam edemediğini ve sürekli seçim yapıldığını, 19 Nisan'da yeniden sandığa gideceklerini söyledi.Çifte vatandaşlara Türkiye'de kurulan sandıklarda ya da Bulgaristan'a giderek oy kullanma çağrısında bulunan Bilaloğlu, şöyle devam etti:Bulgaristan'ın istikrarlı ülke olmasını arzuluyoruz. Orada demokratik hakların devam etmesini istiyoruz. Orada yaşayan kardeşlerimiz için herkes bu seçimlere iştirak etsin. İyi bir hükümet gelsin, tek başına olmasa da iyi bir koalisyon gelsin, herkes kendi düşündüğüne oy versin ki Bulgaristan, ileriki dönemlerde artık düzgün, iyi yönetilir hale gelsin.Bilaloğlu, Sakarya'da sandık olmayacağını ve en yakın sandığın Gebze'de kurulacağı bilgisini vererek, ulaşım için destek sağlamaya hazır olduklarını dile getirdi.- Bulgaristan'a gitmek isteyenler olursa dernek olarak hazırlıklarımızı yaptıkBelediyelerle koordinasyon halinde olduklarını ve Valilikle görüştüklerini belirten Bilaloğlu, Bize en yakın nokta şu anda Gebze sandık bölgesi oluyor. Gebze'de de en az 10 sandık açılıyordu, orada da seçmen sayısı çok yüksek. Fiziki olarak bir sandıkta maksimum 1000-1200 kişi oy kullanabilir. O yüzden Yalova, Eskişehir olabilir. Hangisine uygunsa oy kullanmak isteyen soydaşlarımızı ulaştırmaya çalışacağız. Aynı zamanda Bulgaristan'a da gitmek isteyenler olursa dernek olarak hazırlıklarımızı yaptık, ulaştırmaya çalışacağız seçmenlerimizi. diye konuştu.Bilaloğlu, Bulgaristan'da seçime 24 partinin girdiğini ve bunlardan bir kısmının koalisyon şeklinde katıldığını, Türk ve Müslümanları temsil eden partilerin de bulunduğunu anlattı.Bulgaristan'daki azınlık haklarına işaret eden Bilaloğlu, Türk ve Müslümanların seçimlere katılarak kendi adaylarını parlamentoya sokabilmesi gerekiyor. Bulgaristan'da azınlık olarak hakları söz konusu. Seçtiğimiz, parlamentoda temsil edilenler haklarımızı savunabilecekler. Kim bize iyi destek vermeye çalışacaksa onlara destek verecek Türk ve Müslüman toplumumuz. değerlendirmesinde bulundu.Bilaloğlu, Bulgaristan Anayasası'na göre herkesin parti kurabildiğini dile getirerek, Türklerin haklarını savunan partiler kuruldu. Parlamentoda bunun daha güçlü şekilde yer alması için seçimlere herkes iştirak etsin ki gücümüzü gösterebilelim. Hiç kimse, 'Ben sandık başında çok bekleyeceğim.' demesin, bir günümüzü ayıralım, gerekirse Bulgaristan'a gidelim, oyumuzu kullanalım. ifadelerini kullandı.- Oyları artırırsak sosyal haklarımızı çok daha kolay elde edebilirizÇifte vatandaş Abdurrahim Yılmaz da Bulgaristan'da istikrarsızlığın bu seçimlerle sona ereceğini inandığını söyledi.Çifte vatandaşlığın kendileri için avantajlarının bulunduğunu belirten Yılmaz, Bununla doğup büyüdüğümüz topraklarda bağlantımızı koparmamış oluyoruz, oradaki akrabalarımızla, insanlarımızla zaman zaman görüşüyoruz, dertleşiyoruz. dedi.Yılmaz, sandığa gitme çağrısı yaparak sözlerini şöyle tamamladı:Oradaki insanlarımızın yaşantısının iyileşmesi, hem ekonomik hem de gelecekte siyasi olarak öz güvenlerinin olması, kültürel, dini ve milli kimliklerini korumaları açısından haklarımızı savunan partileri desteklemek, bizim için son derece önemli. O açıdan Türkiye'de yaşayan çifte vatandaşların bulundukları yerlerde ya da Bulgaristan'a giderek oy kullanmalarının önemli olduğunu düşünüyorum. Oylarımızı artırırsak vatandaşlık haklarımız daha kolay çözülebilir, sosyal haklarımızı çok daha kolay elde edebiliriz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sakarya Haberleri — EMRE AYVAZ - Sakarya Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Erdinç Bilaloğlu, son 5 yılda sekizinci erken genel seçimin yapılacağı Bulgaristan'da siyasi istikrarsızlığın sona ermesi ve Türklerin kazanımlarını daha da artırması için çifte vatandaşlara sandığa gitme çağrısında bulundu.Çifte vatandaşlar, Bulgaristan'da 19 Nisan'da gerçekleştirilecek erken genel seçim için Türkiye'de kurulacak sandıklarda oy kullanacak.Bilaloğlu, AA muhabirine, Bulgaristan'da kurulan koalisyon hükümetlerinin devam edemediğini ve sürekli seçim yapıldığını, 19 Nisan'da yeniden sandığa gideceklerini söyledi.Çifte vatandaşlara Türkiye'de kurulan sandıklarda ya da Bulgaristan'a giderek oy kullanma çağrısında bulunan Bilaloğlu, şöyle devam etti:Bulgaristan'ın istikrarlı ülke olmasını arzuluyoruz. Orada demokratik hakların devam etmesini istiyoruz. Orada yaşayan kardeşlerimiz için herkes bu seçimlere iştirak etsin. İyi bir hükümet gelsin, tek başına olmasa da iyi bir koalisyon gelsin, herkes kendi düşündüğüne oy versin ki Bulgaristan, ileriki dönemlerde artık düzgün, iyi yönetilir hale gelsin.Bilaloğlu, Sakarya'da sandık olmayacağını ve en yakın sandığın Gebze'de kurulacağı bilgisini vererek, ulaşım için destek sağlamaya hazır olduklarını dile getirdi.- Bulgaristan'a gitmek isteyenler olursa dernek olarak hazırlıklarımızı yaptıkBelediyelerle koordinasyon halinde olduklarını ve Valilikle görüştüklerini belirten Bilaloğlu, Bize en yakın nokta şu anda Gebze sandık bölgesi oluyor. Gebze'de de en az 10 sandık açılıyordu, orada da seçmen sayısı çok yüksek. Fiziki olarak bir sandıkta maksimum 1000-1200 kişi oy kullanabilir. O yüzden Yalova, Eskişehir olabilir. Hangisine uygunsa oy kullanmak isteyen soydaşlarımızı ulaştırmaya çalışacağız. Aynı zamanda Bulgaristan'a da gitmek isteyenler olursa dernek olarak hazırlıklarımızı yaptık, ulaştırmaya çalışacağız seçmenlerimizi. diye konuştu.Bilaloğlu, Bulgaristan'da seçime 24 partinin girdiğini ve bunlardan bir kısmının koalisyon şeklinde katıldığını, Türk ve Müslümanları temsil eden partilerin de bulunduğunu anlattı.Bulgaristan'daki azınlık haklarına işaret eden Bilaloğlu, Türk ve Müslümanların seçimlere katılarak kendi adaylarını parlamentoya sokabilmesi gerekiyor. Bulgaristan'da azınlık olarak hakları söz konusu. Seçtiğimiz, parlamentoda temsil edilenler haklarımızı savunabilecekler. Kim bize iyi destek vermeye çalışacaksa onlara destek verecek Türk ve Müslüman toplumumuz. değerlendirmesinde bulundu.Bilaloğlu, Bulgaristan Anayasası'na göre herkesin parti kurabildiğini dile getirerek, Türklerin haklarını savunan partiler kuruldu. Parlamentoda bunun daha güçlü şekilde yer alması için seçimlere herkes iştirak etsin ki gücümüzü gösterebilelim. Hiç kimse, 'Ben sandık başında çok bekleyeceğim.' demesin, bir günümüzü ayıralım, gerekirse Bulgaristan'a gidelim, oyumuzu kullanalım. ifadelerini kullandı.- Oyları artırırsak sosyal haklarımızı çok daha kolay elde edebilirizÇifte vatandaş Abdurrahim Yılmaz da Bulgaristan'da istikrarsızlığın bu seçimlerle sona ereceğini inandığını söyledi.Çifte vatandaşlığın kendileri için avantajlarının bulunduğunu belirten Yılmaz, Bununla doğup büyüdüğümüz topraklarda bağlantımızı koparmamış oluyoruz, oradaki akrabalarımızla, insanlarımızla zaman zaman görüşüyoruz, dertleşiyoruz. dedi.Yılmaz, sandığa gitme çağrısı yaparak sözlerini şöyle tamamladı:Oradaki insanlarımızın yaşantısının iyileşmesi, hem ekonomik hem de gelecekte siyasi olarak öz güvenlerinin olması, kültürel, dini ve milli kimliklerini korumaları açısından haklarımızı savunan partileri desteklemek, bizim için son derece önemli. O açıdan Türkiye'de yaşayan çifte vatandaşların bulundukları yerlerde ya da Bulgaristan'a giderek oy kullanmalarının önemli olduğunu düşünüyorum. Oylarımızı artırırsak vatandaşlık haklarımız daha kolay çözülebilir, sosyal haklarımızı çok daha kolay elde edebiliriz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/turkiye-deki-cifte-vatandaslara-bulgaristan-daki-soydaslarinizin-haklarini-korumak-icin-sandiga-gidin-cagrisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nesine 2. Lig, Batman Petrolspor'dan sonra ikinci şampiyonunu bekliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nesine-2-lig-batman-petrolspor-dan-sonra-ikinci-sampiyonunu-bekliyor/827602/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nesine-2-lig-batman-petrolspor-dan-sonra-ikinci-sampiyonunu-bekliyor/827602/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:14:45 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir — Kırmızı Grup'ta son 2 haftaya 6 puan avantajla giren Bursaspor, bu hafta sonu en az 1 puan aldığı takdirde 2021-2022'den beri uzak kaldığı 1. Lig'e dönecek - Gruplarda play-off heyecanı sürerken, ligden düşecek 7 ekipten 6'sı belli oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri — ALİ KORKMAZ - Lig etabının 2 hafta sonra sona ereceği Nesine 2. Lig'de Batman Petrolspor'dan sonra doğrudan 1. Lig vizesi alacak ikinci ekip Bursaspor olabilir.İki grupta 37 takımın mücadele ettiği ve grup liderlerinin doğrudan 1. Lig'e çıkacağı Nesine 2. Lig'de, gruplardan birer ekip daha play-off'tan 1. Lig vizesi alacak. Gruplarında liderleri takip eden dörder takım play-off oynamaya hak kazanacak. 19 takımlı Beyaz Grup'ta 4, 18 ekibin yer aldığı Kırmızı Grup'ta ise 3 takım 3. Lig'e düşecek.Ligde normal sezon maçlarının bitimine 2 hafta kaldı.- Beyaz GrupGeçen hafta içinde oynanan karşılaşmaların ardından 1. Lig'e yükselmeyi garantileyen Batman Petrolspor, en son 2001-2002'de 1. Lig'de mücadele etti. 1. Lig'de 5 sezonda 166 maça çıkan Batman Petrolspor, bu müsabakalarda 66 galibiyet, 35 beraberlik ve 65 yenilgi yaşadı. Rakip filelere 227 gol bırakan Batman temsilcisi kalesinde 247 gole engel olamadı.Grupta Muğlaspor ve Adana 01 FK play-off oynamayı garantilerken, 63 puanlı Seza Çimento Elazığspor ve maç fazlasıyla 61 puana sahip Kızılkaya Tarım Şanlıurfaspor play-off hattında yer alıyor. 59 puanlı MKE Ankaragücü, 58 puana sahip Sultan Su İnegölspor ve 56 puanlı İskenderunspor, play-off için kalan 2 haftada maçlarını kazanıp rakiplerinin hata yapmasını bekleyecek.Bucaspor 1928, Karaman FK ve Kepezspor'un ligden düşmesinin kesinleştiği grupta 29 puanlı Beykoz Anadoluspor veya 31 puana sahip Altınordu'dan biri daha lige veda edecek.- Kırmızı GrupSon 2 haftaya en yakın takipçisi Aliağa Futbol'un 6 puan önünde giren Bursaspor, bu hafta konuk edeceği Somaspor maçından en az 1 puan aldığı takdirde 1. Lig'e çıkmayı garantileyecek.Yeşil-beyazlı ekip, müsabakadan mağlup ayrılması ve Aliağa Futbol'un galibiyeti halinde grupta şampiyonu belirleyecek müsabaka son haftada Aliağa Futbol ile Bursaspor arasında oynanacak.Süper Lig'de şampiyonluk yaşadıktan sonra 3. Lig'e kadar gerileyen Bursaspor, en son 2021-2022'de 1. Lig'de yer aldı.Mardin 1969 Spor ve Muşspor'un play-off'u garantilediği grupta 61 puanlı AKEDAŞ Kahramanmaraş İstiklalspor veya 60 puana sahip ISBAŞ Isparta 32'den biri daha play-off'a kalacak.Grupta maçlara çıkmayan Yeni Malatyaspor ve Turkish Oil Yeni Mersin İdmanyurdu'nun yanı sıra Adanaspor'un küme düşmesi daha önce kesinleşmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri — ALİ KORKMAZ - Lig etabının 2 hafta sonra sona ereceği Nesine 2. Lig'de Batman Petrolspor'dan sonra doğrudan 1. Lig vizesi alacak ikinci ekip Bursaspor olabilir.İki grupta 37 takımın mücadele ettiği ve grup liderlerinin doğrudan 1. Lig'e çıkacağı Nesine 2. Lig'de, gruplardan birer ekip daha play-off'tan 1. Lig vizesi alacak. Gruplarında liderleri takip eden dörder takım play-off oynamaya hak kazanacak. 19 takımlı Beyaz Grup'ta 4, 18 ekibin yer aldığı Kırmızı Grup'ta ise 3 takım 3. Lig'e düşecek.Ligde normal sezon maçlarının bitimine 2 hafta kaldı.- Beyaz GrupGeçen hafta içinde oynanan karşılaşmaların ardından 1. Lig'e yükselmeyi garantileyen Batman Petrolspor, en son 2001-2002'de 1. Lig'de mücadele etti. 1. Lig'de 5 sezonda 166 maça çıkan Batman Petrolspor, bu müsabakalarda 66 galibiyet, 35 beraberlik ve 65 yenilgi yaşadı. Rakip filelere 227 gol bırakan Batman temsilcisi kalesinde 247 gole engel olamadı.Grupta Muğlaspor ve Adana 01 FK play-off oynamayı garantilerken, 63 puanlı Seza Çimento Elazığspor ve maç fazlasıyla 61 puana sahip Kızılkaya Tarım Şanlıurfaspor play-off hattında yer alıyor. 59 puanlı MKE Ankaragücü, 58 puana sahip Sultan Su İnegölspor ve 56 puanlı İskenderunspor, play-off için kalan 2 haftada maçlarını kazanıp rakiplerinin hata yapmasını bekleyecek.Bucaspor 1928, Karaman FK ve Kepezspor'un ligden düşmesinin kesinleştiği grupta 29 puanlı Beykoz Anadoluspor veya 31 puana sahip Altınordu'dan biri daha lige veda edecek.- Kırmızı GrupSon 2 haftaya en yakın takipçisi Aliağa Futbol'un 6 puan önünde giren Bursaspor, bu hafta konuk edeceği Somaspor maçından en az 1 puan aldığı takdirde 1. Lig'e çıkmayı garantileyecek.Yeşil-beyazlı ekip, müsabakadan mağlup ayrılması ve Aliağa Futbol'un galibiyeti halinde grupta şampiyonu belirleyecek müsabaka son haftada Aliağa Futbol ile Bursaspor arasında oynanacak.Süper Lig'de şampiyonluk yaşadıktan sonra 3. Lig'e kadar gerileyen Bursaspor, en son 2021-2022'de 1. Lig'de yer aldı.Mardin 1969 Spor ve Muşspor'un play-off'u garantilediği grupta 61 puanlı AKEDAŞ Kahramanmaraş İstiklalspor veya 60 puana sahip ISBAŞ Isparta 32'den biri daha play-off'a kalacak.Grupta maçlara çıkmayan Yeni Malatyaspor ve Turkish Oil Yeni Mersin İdmanyurdu'nun yanı sıra Adanaspor'un küme düşmesi daha önce kesinleşmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/nesine-2-lig-batman-petrolspor-dan-sonra-ikinci-sampiyonunu-bekliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tunceli'nin dijital rehberi turistleri saklı güzelliklerle buluşturuyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tunceli-nin-dijital-rehberi-turistleri-sakli-guzelliklerle-bulusturuyor/827601/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tunceli-nin-dijital-rehberi-turistleri-sakli-guzelliklerle-bulusturuyor/827601/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:14:36 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tunceli — Yaklaşık 5 aylık çalışmayla tamamlanan Tunceli Dijital isimli mobil uygulamada kentin gezilecek yerleri, yöresel lezzetleri, doğa aktiviteleri ve yürüyüş rotaları gibi birçok konuda bilgiler yer alıyor - İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Kaya: - Bu güzellikleri görmek isteyenleri yanımıza bekliyoruz, gelsinler huzurun şehri Tunceli'de bir arada olalım]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tunceli Haberleri — SİDAR CAN EREN - Tunceli'de turistlerin tarihi, doğal ve kültürel alanları daha kolay gezebilmesi için Tunceli Dijital mobil uygulaması geliştirildi.Sarp dağların arasında kurulu Tunceli, yayla, kale, köprü, kanyon, buzul göl ve şelaleleriyle keşfedilmemiş birçok güzelliğe ev sahipliği yapıyor.Kentin turizm potansiyelinin geliştirilmesi ve tanıtımına katkı sunulması amacıyla da Valilik ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinesinde çeşitli projeler hayata geçiriliyor.Bu kapsamda yerli ve yabancı turistlerin il merkezinin yanı sıra Ovacık, Pülümür, Mazgirt, Nazımiye, Çemişgezek, Hozat ve Pertek ilçesindeki doğal, tarihi ve kültürel mekanları daha kolay gezebilmesi için Tunceli Dijital mobil uygulaması geliştirildi.Yaklaşık 5 aylık çalışmayla hizmete sunulan uygulamada kentin gezilecek yerleri, yöresel lezzetleri ile ürünleri, efsaneleri, hikayeleri, faunası, florası, doğa aktiviteleri, inanç, kültür ve yürüyüş rotalarına dair bilgiler yer alıyor.- Ziyaretçiler ilgi alanlarına göre rota oluşturabiliyorUygulamadaki akıllı rota modu sayesinde de ziyaretçiler zaman, mevsim, süre, tempo ve ilgi alanlarını belirleyip gezi rotası oluşturabiliyor.İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Kaya, AA muhabirine, Tunceli'nin güzelliklerini ülke ve dünya çapında tanıtmayı amaçladıklarını söyledi.Kentte gezilebilecek birçok yerin olduğunu belirten Kaya, şöyle konuştu:Mobil uygulamamızda Tunceli'nin sahip olduğu rotalar, flora, fauna ve inanç merkezleriyle ilgili detaylı açıklamalar bulunmaktadır. Ayrıca mobil uygulamamızda özellikle görme engelli vatandaşlarımıza yönelik olarak sesli açıklamalar var. Özellikle burayı ziyarete gelen misafirlerimiz ilgi alanlarına, kalacakları sürelere ve seyahat ettikleri araca göre isteklerini uygulamaya girdikleri zaman sistem otomatik olarak rota çiziyor.- Gelsinler huzurun şehri Tunceli'de bir arada olalımKaya, herkesin Tunceli'yi gezip görmesi gerektiğini dile getirerek, Bu güzellikleri görmek isteyenleri yanımıza bekliyoruz, gelsinler huzurun şehri Tunceli'de bir arada olalım. Tunceli Dijital uygulamasıyla da insanların buraya daha fazla ilgi duyacağını ve o misafirlerimizi ağırlamaktan büyük mutluluk duyacağımızı belirtmek isterim. ifadelerini kullandı.Munzur Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde görevli Doç. Dr. Anıl Utku da Tunceli Dijital mobil uygulamasını Valilik ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinesinde geliştirdiğini anlattı.Uygulamanın turistler için mobil bir rehber olduğunu ifade eden Utku, şunları kaydetti:Uygulama üzerinde farklı modülleri entegre ettim ve bunlardan biri akıllı rota modu. Bu modu kullanarak kullanıcılar kendilerine göre uyguladıkları filtreleme içerikleri sayesinde kişisel rotalara sahip olabilecek. Onun dışında uygulamada Tunceli'deki gezilecek yerler, tarihi noktalar ve inanç noktalarıyla alakalı hem sesli açıklamalar hem de metinsel içerikler sunduk.Utku, uygulamadaki bilgileri görüntülerle desteklemeye çalıştığını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tunceli Haberleri — SİDAR CAN EREN - Tunceli'de turistlerin tarihi, doğal ve kültürel alanları daha kolay gezebilmesi için Tunceli Dijital mobil uygulaması geliştirildi.Sarp dağların arasında kurulu Tunceli, yayla, kale, köprü, kanyon, buzul göl ve şelaleleriyle keşfedilmemiş birçok güzelliğe ev sahipliği yapıyor.Kentin turizm potansiyelinin geliştirilmesi ve tanıtımına katkı sunulması amacıyla da Valilik ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinesinde çeşitli projeler hayata geçiriliyor.Bu kapsamda yerli ve yabancı turistlerin il merkezinin yanı sıra Ovacık, Pülümür, Mazgirt, Nazımiye, Çemişgezek, Hozat ve Pertek ilçesindeki doğal, tarihi ve kültürel mekanları daha kolay gezebilmesi için Tunceli Dijital mobil uygulaması geliştirildi.Yaklaşık 5 aylık çalışmayla hizmete sunulan uygulamada kentin gezilecek yerleri, yöresel lezzetleri ile ürünleri, efsaneleri, hikayeleri, faunası, florası, doğa aktiviteleri, inanç, kültür ve yürüyüş rotalarına dair bilgiler yer alıyor.- Ziyaretçiler ilgi alanlarına göre rota oluşturabiliyorUygulamadaki akıllı rota modu sayesinde de ziyaretçiler zaman, mevsim, süre, tempo ve ilgi alanlarını belirleyip gezi rotası oluşturabiliyor.İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Kaya, AA muhabirine, Tunceli'nin güzelliklerini ülke ve dünya çapında tanıtmayı amaçladıklarını söyledi.Kentte gezilebilecek birçok yerin olduğunu belirten Kaya, şöyle konuştu:Mobil uygulamamızda Tunceli'nin sahip olduğu rotalar, flora, fauna ve inanç merkezleriyle ilgili detaylı açıklamalar bulunmaktadır. Ayrıca mobil uygulamamızda özellikle görme engelli vatandaşlarımıza yönelik olarak sesli açıklamalar var. Özellikle burayı ziyarete gelen misafirlerimiz ilgi alanlarına, kalacakları sürelere ve seyahat ettikleri araca göre isteklerini uygulamaya girdikleri zaman sistem otomatik olarak rota çiziyor.- Gelsinler huzurun şehri Tunceli'de bir arada olalımKaya, herkesin Tunceli'yi gezip görmesi gerektiğini dile getirerek, Bu güzellikleri görmek isteyenleri yanımıza bekliyoruz, gelsinler huzurun şehri Tunceli'de bir arada olalım. Tunceli Dijital uygulamasıyla da insanların buraya daha fazla ilgi duyacağını ve o misafirlerimizi ağırlamaktan büyük mutluluk duyacağımızı belirtmek isterim. ifadelerini kullandı.Munzur Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde görevli Doç. Dr. Anıl Utku da Tunceli Dijital mobil uygulamasını Valilik ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinesinde geliştirdiğini anlattı.Uygulamanın turistler için mobil bir rehber olduğunu ifade eden Utku, şunları kaydetti:Uygulama üzerinde farklı modülleri entegre ettim ve bunlardan biri akıllı rota modu. Bu modu kullanarak kullanıcılar kendilerine göre uyguladıkları filtreleme içerikleri sayesinde kişisel rotalara sahip olabilecek. Onun dışında uygulamada Tunceli'deki gezilecek yerler, tarihi noktalar ve inanç noktalarıyla alakalı hem sesli açıklamalar hem de metinsel içerikler sunduk.Utku, uygulamadaki bilgileri görüntülerle desteklemeye çalıştığını sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/tunceli-nin-dijital-rehberi-turistleri-sakli-guzelliklerle-bulusturuyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GRAFİKLİ - Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık kritik ham madde arzını tehdit ediyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/grafikli-hurmuz-bogazi-ndaki-istikrarsizlik-kritik-ham-madde-arzini-tehdit-ediyor/827600/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/grafikli-hurmuz-bogazi-ndaki-istikrarsizlik-kritik-ham-madde-arzini-tehdit-ediyor/827600/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:14:35 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Hürmüz Boğazı'nda 28 Şubat'tan bu yana tırmanan askeri hareketlilik, batarya teknolojileri, yapay zeka çipleri ve savunma sistemleri için kritik olan minerallerde fiyat artışlarını tetikledi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — GÖKÇE KÜÇÜK TOPBAŞ - Hürmüz Boğazı'nda devam eden istikrarsızlığın küresel piyasalar üzerindeki baskısı derinleşirken kriz, petrol ve doğal gazın ötesine geçerek stratejik ham maddeleri hedef alan yeni bir ticaret savaşı boyutuna taşındı.Bölgedeki askeri hareketliliğin tırmandığı 28 Şubat'tan bu yana, uluslararası emtia piyasalarında kritik minerallerde dikkati çekici fiyat artışları yaşandı. Savunma sanayisi ve yüksek teknoloji üretimi için vazgeçilmez olan bu ham maddelerdeki yükseliş, arz güvenliğine yönelik endişeleri artırarak piyasaları daha kırılgan hale getirdi.Elektrikli araç bataryalarından rüzgar türbinlerine, yapay zeka çiplerinden gelişmiş askeri sistemlere kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan bu mineraller, küresel üretim zincirinin temel yapı taşları arasında yer alıyor.- Sülfürik asit tedarikinde Hürmüz Boğazı kritik darboğazSülfürik asit, modern sanayinin en temel işleme kimyasallarından biri olarak öne çıkıyor. Minerallerin ayrıştırılması, safsızlıkların giderilmesi ve çeşitli kimyasal süreçlerde kritik rol oynayan bu madde, başta madencilik olmak üzere birçok sektörde üretim süreçlerinin vazgeçilmez bileşenlerinden biri olarak kabul ediliyor.Krizin odak noktası olan Hürmüz Boğazı, yalnızca enerji değil, küresel kükürt arzı açısından da kritik bir geçiş noktası konumunda bulunuyor. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) verilerine göre, Orta Doğu, 83,87 milyon metrik tonluk küresel kükürt arzının yaklaşık yüzde 24'ünü karşılıyor.Hürmüz Boğazı'nın aynı zamanda Asya'daki işleme merkezlerine kükürt akışını kontrol eden bir hat olması, bölgedeki gelişmelerin piyasalara etkisini artırıyor. Çatışmaların ardından kükürt fiyatlarında ilk etapta yüzde 10-15 artış gözlenirken, lojistik maliyetlerin de etkisiyle teslim fiyatlarında daha belirgin yükselişler kaydedildi.Piyasa verilerine göre, ton başına yaklaşık 500 dolar seviyesindeki kükürt fiyatı bazı pazarlarda teslim bazında 900 dolara yaklaşarak maliyet baskısının hızla arttığına işaret etti. Bu gelişmeler, sülfürik asit piyasasında da maliyet baskısını artırırken etkilerin özellikle küresel nikel üretiminin yüzde 60'ından fazlasını gerçekleştiren Endonezya'da daha belirgin şekilde hissedildiği değerlendiriliyor.Krizin ham madde boyutundaki en kritik kırılma ise küresel üretimin merkezi konumundaki Çin'den geldi. Uluslararası medyada yer alan bilgilere göre, Pekin yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmaların küresel kükürt arzını sekteye uğratması üzerine sülfürik asit ihracatını mayıs ayından itibaren durdurmaya hazırlanıyor.Uzmanlara göre, Çin'in bu adımı, Endonezya'daki nikel tesislerinden Şili ve Afrika'daki bakır operasyonlarına hatta küresel gübre üretimine kadar geniş bir alanı doğrudan tehdit ediyor.Küresel nikel üretiminin yüzde 50'sinden fazlasını elinde bulunduran Endonezya'nın kükürt bağımlılığının, ülkedeki operasyonları aksatacağı öngörülüyor. Lojistik kısıtlamalar nedeniyle sülfürik asit arzının kısa vadede alternatif rotalara yönlendirilememesi, madencilik sektöründe üretim sürekliliğini ciddi şekilde riske attığı belirtiliyor.- Nikel işlemede sülfürik asit olmazsa olmaz konumundaModern nikel üretim süreçlerinin temel taşı olan sülfürik asidin, özellikle elektrikli araç bataryaları için kritik önemi bulunuyor.Elektrikli araç bataryalarında kullanılan yüksek saflıktaki nikel üretimi için her bir ton nikel başına 8 ila 10 ton kükürt tüketiliyor. Batarya kalitesindeki saflık zorunluluğu, geri dönüştürülmüş veya düşük kaliteli asit kullanımını kısıtlayarak sektörü tamamen birincil kükürt arzına bağımlı hale getiriyor.Uzmanlar, Endonezya'nın kükürt ihtiyacının yüzde 75'ini Orta Doğu'dan ithal etmesi ve Çin'in ihracat kısıtlamalarının, ülkenin küresel batarya merkezi olma vizyonu önündeki en büyük lojistik engel olduğunu kaydediyor.- Alüminyum piyasasında bölgesel sevkiyatlar ve stok seviyeleriKrizin bir diğer cephesi olan alüminyumda ise Körfez ülkelerindeki üretim baskısı piyasaları sarsıyor. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) verilerine göre, Çin dışındaki küresel birincil alüminyum üretiminin yaklaşık yüzde 9'unu gerçekleştiren Orta Doğu'da sevkiyatlar kısıtlanırken, piyasadaki panik Londra Metal Borsası (LME) verilerine yansıdı.LME depolarından 150 bin tondan fazla metalin bir anda çekilmesi, bölgesel ihracat kısıtlamalarının inşaat, ulaşım ve yenilenebilir enerji sektörlerini doğrudan etkilemeye başladığını gösteriyor. Uzmanlar, ham madde entegrasyonu düşük olan alüminyum tesislerinin Körfez'deki arz baskılarına karşı savunmasız olduğunu kaydediyor.- Helyum arzının yüksek teknoloji ve sağlık sektörlerine yansımalarıEkonominin pek çok alanında, tıptan savunmaya, teknolojiden uzay araştırmalarına kadar kritik rol oynayan helyum, küresel tedarik zincirindeki aksamalar nedeniyle yeniden gündemde.Küresel helyum arzının yaklaşık üçte birini sağlayan Katar'daki Ras Laffan tesisinde yaşanan teknik sorunlar ve Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması, piyasadaki dengeleri altüst etti.Yarı iletken ve çip üretiminde ultra düşük sıcaklıkta soğutma sağlayan stratejik bir gaz olan helyum, aynı zamanda sağlık sektöründe hayati bir rol üstleniyor. Manyetik Rezonans (MR) cihazlarında kullanılan süper iletken mıknatısların çalışabilmesi için gerekli olan sıvı helyumun tedarikinde yaşanabilecek kesintilerin, hem ileri teknoloji üretimini hem de tıbbi teşhis süreçlerini doğrudan aksatabileceği belirtiliyor.- Küresel tedarik zincirlerine güven sarsıldıABD merkezli yatırım araştırma ve danışmanlık şirketi The Oregon Group Kurucusu ve maden ve emtia piyasaları analisti Anthony Milewski, AA muhabirine, Orta Doğu'daki kriz ve Çin'in sülfürik asit ihracat kısıtlamalarının küresel sistemde kırılmaya sebep olduğunu söyledi.Sülfürik asidin sanayinin en temel işçi kimyasallarından biri olduğunu belirten Milewski, bu maddenin mineralleri parçalama ve kimyasal reaksiyonları tetikleme gücüyle maden işlemede vazgeçilmez olduğunu dile getirerek, Özellikle bakır, nikel, kobalt ve uranyumun ayrıştırıldığı süzme (leaching) sürecinin merkezinde yer alan bu asit olmadan, dünyadaki düşük tenörlü cevherlerin büyük bir kısmının ekonomik olarak işlenmesi mümkün değildir. dedi.Milewski, Endonezya'nın sıkılaşan kükürt arzına karşı en savunmasız ülkelerden biri olduğunu ifade etti. Küresel nikel üretiminin yüzde 60'ından fazlasını gerçekleştiren ülkenin, kükürt ihtiyacının yaklaşık yüzde 75'ini Orta Doğu'dan ithal ettiğini aktaran Milewski, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla kükürt fiyatları yaklaşık yüzde 70 arttı. Endonezya'da faaliyet gösteren Çinli rafinerilerdeki kaynaklara göre, bazı tesislerin yalnızca 1-2 aylık kükürt stokuna sahip olması, olası bir kesintinin üretimi hızla durdurabileceğini gösteriyor. değerlendirmesinde bulundu.Milewski, sülfürik asit tedarikindeki aksamaların dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili'ye yansıdığını, ülkede üretimin yaklaşık beşte birinin bu asit bağımlı yöntemlerle yapıldığını dile getirdi. Milewski, Çin'den her yıl 1 milyon tondan fazla sülfürik asit ithal eden Şili'de fiyatlar sadece bir ay içinde yüzde 44 yükseldi. Bu durum doğrudan üretim maliyetlerini ve tedarik zincirlerini etkiliyor. dedi.Küresel düzende yapısal bir kırılma yaşandığını vurgulayan Milewski, şunları kaydetti:İran ile yaşanan gerilimin daha uzun vadeli ve daha geniş kapsamlı etkisi, dünyanın artık tedarik zincirlerine güvenemeyeceğini hatırlatıyor. Dünyadaki helyumun yüzde 30'undan fazlası bu boğazdan geçerken neredeyse tüm mineral türlerinin üretimi için kritik olan sülfürik asit de yine bu boğaz üzerinden taşınıyor. Bu gelişmeler, savunma, teknoloji ve enerji açısından kritik öneme sahip materyaller için ülkelerin uzun ve karmaşık küresel tedarik zincirlerine artık güvenemeyeceğini gösteriyor.- Ham madde krizi sanayi üretimini kilitleyebilirTürkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz da kritik metallerin teknoloji ve sanayi üretiminin temelini oluşturduğunu belirterek, Hürmüz üzerinden gelen kükürt, demir cevheri ve grafit gibi girdilerde yaşanacak en küçük aksama bile tarımdan yüksek teknolojiye kadar üretimi kilitleyebilir. uyarısında bulundu.Yılmaz, yaşanan sürecin enerji güvenliğinin ötesine geçtiğini vurgulayarak, Bu tablo, küresel sanayi üretiminin her aşamasını etkileyen çok katmanlı bir ham madde krizine işaret ediyor. ifadesini kullandı.Alüminyum, grafit ve kükürt gibi girdilerin artık sıradan ham maddeler olarak değerlendirilemeyeceğini aktaran Yılmaz, Bu girdiler, yeşil dönüşümden gıda güvenliğine kadar üretimin her aşamasında belirleyici rol oynuyor. Bu nedenle fiyatlarındaki her hareket, ülkelerin ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. diye konuştu.Yılmaz, S&amp;P Global verilerine göre Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin küresel madencilik maliyetlerini ortalama yüzde 11,3 artırdığını belirterek, bu artışta navlun ve dizel fiyatlarındaki yükselişin etkili olduğunu söyledi.- Türkiye için fırsat penceresi açılabilirTürkiye'de sanayi üretiminin büyük ölçüde ithal ara mallara dayandığını hatırlatan Yılmaz, şunları kaydetti:İthalatın yaklaşık yüzde 68'ini ara mallar oluşturuyor. Bu durum, Hürmüz Boğazı'ndaki aksamaların doğrudan üretim maliyetlerine ve sanayici üzerinde baskıya dönüşmesi anlamına geliyor. Ancak güvenli ve yakın tedarik arayışının arttığı bu dönemde Türkiye, maden potansiyeliyle öne çıkarak önemli bir fırsat penceresi yakalayabilir. Kriz uzarsa en büyük kırılma yatırım iştahında yaşanır, belirsizlik arttıkça yeni projelere finansman zorlaşır. Bu nedenle yerli maden arama ve üretim yatırımlarının hızla devreye alınması ekonomik bağımsızlık açısından kritik önem taşıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — GÖKÇE KÜÇÜK TOPBAŞ - Hürmüz Boğazı'nda devam eden istikrarsızlığın küresel piyasalar üzerindeki baskısı derinleşirken kriz, petrol ve doğal gazın ötesine geçerek stratejik ham maddeleri hedef alan yeni bir ticaret savaşı boyutuna taşındı.Bölgedeki askeri hareketliliğin tırmandığı 28 Şubat'tan bu yana, uluslararası emtia piyasalarında kritik minerallerde dikkati çekici fiyat artışları yaşandı. Savunma sanayisi ve yüksek teknoloji üretimi için vazgeçilmez olan bu ham maddelerdeki yükseliş, arz güvenliğine yönelik endişeleri artırarak piyasaları daha kırılgan hale getirdi.Elektrikli araç bataryalarından rüzgar türbinlerine, yapay zeka çiplerinden gelişmiş askeri sistemlere kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan bu mineraller, küresel üretim zincirinin temel yapı taşları arasında yer alıyor.- Sülfürik asit tedarikinde Hürmüz Boğazı kritik darboğazSülfürik asit, modern sanayinin en temel işleme kimyasallarından biri olarak öne çıkıyor. Minerallerin ayrıştırılması, safsızlıkların giderilmesi ve çeşitli kimyasal süreçlerde kritik rol oynayan bu madde, başta madencilik olmak üzere birçok sektörde üretim süreçlerinin vazgeçilmez bileşenlerinden biri olarak kabul ediliyor.Krizin odak noktası olan Hürmüz Boğazı, yalnızca enerji değil, küresel kükürt arzı açısından da kritik bir geçiş noktası konumunda bulunuyor. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) verilerine göre, Orta Doğu, 83,87 milyon metrik tonluk küresel kükürt arzının yaklaşık yüzde 24'ünü karşılıyor.Hürmüz Boğazı'nın aynı zamanda Asya'daki işleme merkezlerine kükürt akışını kontrol eden bir hat olması, bölgedeki gelişmelerin piyasalara etkisini artırıyor. Çatışmaların ardından kükürt fiyatlarında ilk etapta yüzde 10-15 artış gözlenirken, lojistik maliyetlerin de etkisiyle teslim fiyatlarında daha belirgin yükselişler kaydedildi.Piyasa verilerine göre, ton başına yaklaşık 500 dolar seviyesindeki kükürt fiyatı bazı pazarlarda teslim bazında 900 dolara yaklaşarak maliyet baskısının hızla arttığına işaret etti. Bu gelişmeler, sülfürik asit piyasasında da maliyet baskısını artırırken etkilerin özellikle küresel nikel üretiminin yüzde 60'ından fazlasını gerçekleştiren Endonezya'da daha belirgin şekilde hissedildiği değerlendiriliyor.Krizin ham madde boyutundaki en kritik kırılma ise küresel üretimin merkezi konumundaki Çin'den geldi. Uluslararası medyada yer alan bilgilere göre, Pekin yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmaların küresel kükürt arzını sekteye uğratması üzerine sülfürik asit ihracatını mayıs ayından itibaren durdurmaya hazırlanıyor.Uzmanlara göre, Çin'in bu adımı, Endonezya'daki nikel tesislerinden Şili ve Afrika'daki bakır operasyonlarına hatta küresel gübre üretimine kadar geniş bir alanı doğrudan tehdit ediyor.Küresel nikel üretiminin yüzde 50'sinden fazlasını elinde bulunduran Endonezya'nın kükürt bağımlılığının, ülkedeki operasyonları aksatacağı öngörülüyor. Lojistik kısıtlamalar nedeniyle sülfürik asit arzının kısa vadede alternatif rotalara yönlendirilememesi, madencilik sektöründe üretim sürekliliğini ciddi şekilde riske attığı belirtiliyor.- Nikel işlemede sülfürik asit olmazsa olmaz konumundaModern nikel üretim süreçlerinin temel taşı olan sülfürik asidin, özellikle elektrikli araç bataryaları için kritik önemi bulunuyor.Elektrikli araç bataryalarında kullanılan yüksek saflıktaki nikel üretimi için her bir ton nikel başına 8 ila 10 ton kükürt tüketiliyor. Batarya kalitesindeki saflık zorunluluğu, geri dönüştürülmüş veya düşük kaliteli asit kullanımını kısıtlayarak sektörü tamamen birincil kükürt arzına bağımlı hale getiriyor.Uzmanlar, Endonezya'nın kükürt ihtiyacının yüzde 75'ini Orta Doğu'dan ithal etmesi ve Çin'in ihracat kısıtlamalarının, ülkenin küresel batarya merkezi olma vizyonu önündeki en büyük lojistik engel olduğunu kaydediyor.- Alüminyum piyasasında bölgesel sevkiyatlar ve stok seviyeleriKrizin bir diğer cephesi olan alüminyumda ise Körfez ülkelerindeki üretim baskısı piyasaları sarsıyor. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) verilerine göre, Çin dışındaki küresel birincil alüminyum üretiminin yaklaşık yüzde 9'unu gerçekleştiren Orta Doğu'da sevkiyatlar kısıtlanırken, piyasadaki panik Londra Metal Borsası (LME) verilerine yansıdı.LME depolarından 150 bin tondan fazla metalin bir anda çekilmesi, bölgesel ihracat kısıtlamalarının inşaat, ulaşım ve yenilenebilir enerji sektörlerini doğrudan etkilemeye başladığını gösteriyor. Uzmanlar, ham madde entegrasyonu düşük olan alüminyum tesislerinin Körfez'deki arz baskılarına karşı savunmasız olduğunu kaydediyor.- Helyum arzının yüksek teknoloji ve sağlık sektörlerine yansımalarıEkonominin pek çok alanında, tıptan savunmaya, teknolojiden uzay araştırmalarına kadar kritik rol oynayan helyum, küresel tedarik zincirindeki aksamalar nedeniyle yeniden gündemde.Küresel helyum arzının yaklaşık üçte birini sağlayan Katar'daki Ras Laffan tesisinde yaşanan teknik sorunlar ve Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması, piyasadaki dengeleri altüst etti.Yarı iletken ve çip üretiminde ultra düşük sıcaklıkta soğutma sağlayan stratejik bir gaz olan helyum, aynı zamanda sağlık sektöründe hayati bir rol üstleniyor. Manyetik Rezonans (MR) cihazlarında kullanılan süper iletken mıknatısların çalışabilmesi için gerekli olan sıvı helyumun tedarikinde yaşanabilecek kesintilerin, hem ileri teknoloji üretimini hem de tıbbi teşhis süreçlerini doğrudan aksatabileceği belirtiliyor.- Küresel tedarik zincirlerine güven sarsıldıABD merkezli yatırım araştırma ve danışmanlık şirketi The Oregon Group Kurucusu ve maden ve emtia piyasaları analisti Anthony Milewski, AA muhabirine, Orta Doğu'daki kriz ve Çin'in sülfürik asit ihracat kısıtlamalarının küresel sistemde kırılmaya sebep olduğunu söyledi.Sülfürik asidin sanayinin en temel işçi kimyasallarından biri olduğunu belirten Milewski, bu maddenin mineralleri parçalama ve kimyasal reaksiyonları tetikleme gücüyle maden işlemede vazgeçilmez olduğunu dile getirerek, Özellikle bakır, nikel, kobalt ve uranyumun ayrıştırıldığı süzme (leaching) sürecinin merkezinde yer alan bu asit olmadan, dünyadaki düşük tenörlü cevherlerin büyük bir kısmının ekonomik olarak işlenmesi mümkün değildir. dedi.Milewski, Endonezya'nın sıkılaşan kükürt arzına karşı en savunmasız ülkelerden biri olduğunu ifade etti. Küresel nikel üretiminin yüzde 60'ından fazlasını gerçekleştiren ülkenin, kükürt ihtiyacının yaklaşık yüzde 75'ini Orta Doğu'dan ithal ettiğini aktaran Milewski, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla kükürt fiyatları yaklaşık yüzde 70 arttı. Endonezya'da faaliyet gösteren Çinli rafinerilerdeki kaynaklara göre, bazı tesislerin yalnızca 1-2 aylık kükürt stokuna sahip olması, olası bir kesintinin üretimi hızla durdurabileceğini gösteriyor. değerlendirmesinde bulundu.Milewski, sülfürik asit tedarikindeki aksamaların dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili'ye yansıdığını, ülkede üretimin yaklaşık beşte birinin bu asit bağımlı yöntemlerle yapıldığını dile getirdi. Milewski, Çin'den her yıl 1 milyon tondan fazla sülfürik asit ithal eden Şili'de fiyatlar sadece bir ay içinde yüzde 44 yükseldi. Bu durum doğrudan üretim maliyetlerini ve tedarik zincirlerini etkiliyor. dedi.Küresel düzende yapısal bir kırılma yaşandığını vurgulayan Milewski, şunları kaydetti:İran ile yaşanan gerilimin daha uzun vadeli ve daha geniş kapsamlı etkisi, dünyanın artık tedarik zincirlerine güvenemeyeceğini hatırlatıyor. Dünyadaki helyumun yüzde 30'undan fazlası bu boğazdan geçerken neredeyse tüm mineral türlerinin üretimi için kritik olan sülfürik asit de yine bu boğaz üzerinden taşınıyor. Bu gelişmeler, savunma, teknoloji ve enerji açısından kritik öneme sahip materyaller için ülkelerin uzun ve karmaşık küresel tedarik zincirlerine artık güvenemeyeceğini gösteriyor.- Ham madde krizi sanayi üretimini kilitleyebilirTürkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz da kritik metallerin teknoloji ve sanayi üretiminin temelini oluşturduğunu belirterek, Hürmüz üzerinden gelen kükürt, demir cevheri ve grafit gibi girdilerde yaşanacak en küçük aksama bile tarımdan yüksek teknolojiye kadar üretimi kilitleyebilir. uyarısında bulundu.Yılmaz, yaşanan sürecin enerji güvenliğinin ötesine geçtiğini vurgulayarak, Bu tablo, küresel sanayi üretiminin her aşamasını etkileyen çok katmanlı bir ham madde krizine işaret ediyor. ifadesini kullandı.Alüminyum, grafit ve kükürt gibi girdilerin artık sıradan ham maddeler olarak değerlendirilemeyeceğini aktaran Yılmaz, Bu girdiler, yeşil dönüşümden gıda güvenliğine kadar üretimin her aşamasında belirleyici rol oynuyor. Bu nedenle fiyatlarındaki her hareket, ülkelerin ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. diye konuştu.Yılmaz, S&amp;P Global verilerine göre Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin küresel madencilik maliyetlerini ortalama yüzde 11,3 artırdığını belirterek, bu artışta navlun ve dizel fiyatlarındaki yükselişin etkili olduğunu söyledi.- Türkiye için fırsat penceresi açılabilirTürkiye'de sanayi üretiminin büyük ölçüde ithal ara mallara dayandığını hatırlatan Yılmaz, şunları kaydetti:İthalatın yaklaşık yüzde 68'ini ara mallar oluşturuyor. Bu durum, Hürmüz Boğazı'ndaki aksamaların doğrudan üretim maliyetlerine ve sanayici üzerinde baskıya dönüşmesi anlamına geliyor. Ancak güvenli ve yakın tedarik arayışının arttığı bu dönemde Türkiye, maden potansiyeliyle öne çıkarak önemli bir fırsat penceresi yakalayabilir. Kriz uzarsa en büyük kırılma yatırım iştahında yaşanır, belirsizlik arttıkça yeni projelere finansman zorlaşır. Bu nedenle yerli maden arama ve üretim yatırımlarının hızla devreye alınması ekonomik bağımsızlık açısından kritik önem taşıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/grafikli-hurmuz-bogazi-ndaki-istikrarsizlik-kritik-ham-madde-arzini-tehdit-ediyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Avrupa gaz fiyatları Hürmüz Boğazı'na abluka tehdidiyle yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/avrupa-gaz-fiyatlari-hurmuz-bogazi-na-abluka-tehdidiyle-yukseldi/827599/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/avrupa-gaz-fiyatlari-hurmuz-bogazi-na-abluka-tehdidiyle-yukseldi/827599/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:14:35 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Brüksel — Avrupa gaz fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'na yönelik abluka tehdidi sonrası yüzde 8'den fazla arttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Brüksel Haberleri — Avrupa gaz fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'na yönelik abluka tehdidi sonrası yüzde 8'den fazla arttı.Avrupa'da derinliği en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF'de mayıs vadeli gaz kontratları, 10 Nisan Cuma günü megavatsaat başına 43,6 avro seviyesinden kapanmıştı.Fiyatlar bugün Türkiye saatiyle 10.40 itibarıyla yaklaşık yüzde 8,5 artarak megavatsaat başına 47,3 avroya çıktı.Piyasalar, ABD-İran görüşmelerinden gelen olumsuz haberlere odaklandı. Orta Doğu'da gerilimlerin sonlanabileceğine yönelik umutlar, ABD-İran görüşmelerinden elde edilen ilk sonuçlarla yerini tedirginliğe bıraktı.Pakistan'da yürütülen müzakere sürecinde taraflar Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusunda restleşirken Trump, donanmalarının boğazı kullanmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacağını bildirdi.Bu açıklama, ateşkes sonrası çatışmaların yeniden alevlenebileceği yönündeki korkuları körükledi.Küresel sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yüzde 20'sinin taşındığı Hürmüz Boğazı'nın ateşkes kapsamında tekrar açılmasına yönelik beklentilerle geçen hafta gaz fiyatları bir miktar gerilemişti.ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri sonrası Körfez ülkelerinden Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gaz üretimine ara vermişti. Katar, yıllık 80 milyon ton sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimiyle, küresel LNG piyasasının önemli oyuncuları ve Avrupa'nın da önemli tedarikçileri arasında bulunuyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Brüksel Haberleri — Avrupa gaz fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'na yönelik abluka tehdidi sonrası yüzde 8'den fazla arttı.Avrupa'da derinliği en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF'de mayıs vadeli gaz kontratları, 10 Nisan Cuma günü megavatsaat başına 43,6 avro seviyesinden kapanmıştı.Fiyatlar bugün Türkiye saatiyle 10.40 itibarıyla yaklaşık yüzde 8,5 artarak megavatsaat başına 47,3 avroya çıktı.Piyasalar, ABD-İran görüşmelerinden gelen olumsuz haberlere odaklandı. Orta Doğu'da gerilimlerin sonlanabileceğine yönelik umutlar, ABD-İran görüşmelerinden elde edilen ilk sonuçlarla yerini tedirginliğe bıraktı.Pakistan'da yürütülen müzakere sürecinde taraflar Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusunda restleşirken Trump, donanmalarının boğazı kullanmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacağını bildirdi.Bu açıklama, ateşkes sonrası çatışmaların yeniden alevlenebileceği yönündeki korkuları körükledi.Küresel sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yüzde 20'sinin taşındığı Hürmüz Boğazı'nın ateşkes kapsamında tekrar açılmasına yönelik beklentilerle geçen hafta gaz fiyatları bir miktar gerilemişti.ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri sonrası Körfez ülkelerinden Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gaz üretimine ara vermişti. Katar, yıllık 80 milyon ton sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimiyle, küresel LNG piyasasının önemli oyuncuları ve Avrupa'nın da önemli tedarikçileri arasında bulunuyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İnternet trafiğinde YouTube, mesajlaşmada Instagram, sesli konuşmada WhatsApp öne çıktı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/internet-trafiginde-youtube-mesajlasmada-instagram-sesli-konusmada-whatsapp-one-cikti/827597/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/internet-trafiginde-youtube-mesajlasmada-instagram-sesli-konusmada-whatsapp-one-cikti/827597/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:14:29 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Türkiye'de geçen yılın 4. çeyreğinde internet trafiğinin büyük çoğunluğu sabit bağlantılar üzerinden gerçekleştirildi - İnternetten indirme ve yükleme trafiğinde de yine sabit bağlantılar ilk sırada yer aldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ARİFE YILDIZ ÜNAL - Türkiye'de geçen yılın 4. çeyreği itibarıyla toplam internet trafiğinde en yüksek paya sahip uygulama yüzde 44,3 ile YouTube olurken bu dönemde anlık mesajlaşmada Instagram yüzde 64,1, internet üzerinden sesli konuşmada ise WhatsApp yüzde 55,9 ile ilk sırada yer aldı.AA muhabirinin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü Üç Aylık Pazar Verileri Raporu'ndan derlediği bilgilere göre, geçen yılın dördüncü çeyreğinde internet trafiğinin büyük çoğunluğu sabit bağlantılar üzerinden gerçekleşti.Toplam internet trafiği içinde sabit bağlantıların oranı yüzde 83,5, mobil bağlantıların oranı yüzde 16,5 olarak kayıtlara geçti. Ayrıca download (indirme) trafiğinin yüzde 83,3'ü sabit, yüzde 16,7'si mobil, upload (yükleme) trafiğinin ise yüzde 86,1'i sabit ve yüzde 13,9'u mobil bağlantılardan oluştu.Söz konusu veriler, sabit bağlantıların hem veri indirme hem de veri yükleme açısından hala büyük oranda tercih edildiğini ve internet kullanımında baskın rol oynadığını ortaya koyarken toplam trafiğin kategori bazındaki dağılımına bakıldığında streaming media (akışlı medya) kullanımının yüzde 65,8 öne çıktığı görüldü.- YouTube hem internet trafiğinde hem de yayın tabanlı medyada ilk sıradaToplam internet trafiğinde en yüksek paya sahip uygulama açık ara YouTube oldu. Bu uygulama yüzde 44,3 trafik payıyla kullanıcıların veri tüketiminde başı çekerken yüzde 17 ile Instagram ve yüzde 4,7 ile TikTok, YouTube'u takip etti. Bahse konu veriler, kullanıcı davranışlarının büyük ölçüde video içerik tüketimine dayandığına ve sosyal medya platformlarının da internet trafiğinin önemli kısmını oluşturduğuna işaret ediyor.Yayın tabanlı medya kategorisinde yine YouTube öne çıkan uygulama oldu. Toplam trafik içinde yüzde 57,2'lik paya sahip olan YouTube'u, yüzde 16,8 ile Instagram ve yüzde 6,1 ile TikTok izledi. Bu da video içerik platformlarının dijital medya tüketiminde belirleyici konumda olduğunu ve kullanıcı eğilimlerinin büyük oranda görsel-işitsel içeriklere yöneldiğini gösterdi.- Anlık mesajlaşmada Instagram liderAnlık mesajlaşmada en yaygın olarak kullanılan uygulama yüzde 64,1'lik oranla Instagram oldu. Instagram'ı yüzde 15,2 ile Facebook, yüzde 10,9 ile WhatsApp takip etti. Bu 3 uygulama, toplam trafiğin büyük kısmını oluşturarak kullanıcıların anlık iletişim ihtiyaçlarını karşıladıkları temel platformlar olarak öne çıktı.Yazılım güncellemeleri kategorisinde en yoğun trafik oluşturan uygulama Apple Software Update olarak kayıtlara geçti. Yüzde 37,8'lik oranla lider konumda bulunan söz konusu uygulamayı yüzde 31,3 ile Google Play ve yüzde 11,6 ile Windows Updates güncellemeleri takip etti. Bu 3 platformun toplam güncelleme trafiğinde baskın olduğu görüldü.- Steam, oyun içeriklerine erişimde öne çıktıÇevrim içi oyunlarda en yaygın olarak kullanılan uygulama platformu dünyanın en büyük PC oyun dağıtım platformu Steam oldu. Yüzde 35,6'lık orana sahip Steam, oyun içeriklerine erişimde birincil platform olarak öne çıktı. Bu platformu yüzde 21,9 ile Playstation, yüzde 9 ile Epic Games, yüzde 5,3 ile Xbox takip etti. Bu veriler, çevrim içi oyun trafiğinin büyük ölçüde çok oyunculu ve yüksek içerik hacmine sahip platformlarda yoğunlaştığını, aynı zamanda mobil ve bağımsız oyunların da azımsanmayacak bir kullanıcı kitlesine sahip olduğunu ortaya koydu.- İnternet üzerinden sesli konuşmada tercih WhatsApp'tan yanaİnternet üzerinden sesli konuşma olan VOIP kategorisinde en yaygın olarak kullanılan uygulama açık ara WhatsApp oldu. Toplam kullanım trafiğinin yüzde 55,9'unu oluşturan WhatsApp, bu alanda lider konumda yer aldı. Bu uygulamayı yüzde 11,5 ile Facebook, yüzde 10,4 ile Face Time, yüzde 4 ile Snapchat ve yüzde 2,9 ile RTP takip etti. Söz konusu 5 uygulama, kullanıcıların sesli ve görüntülü iletişim ihtiyaçlarını karşılamada öncelikli tercihleri arasında yer aldı. Bu veriler, mobil tabanlı iletişim uygulamalarının VOIP trafiğinde baskın hale geldiğini ve geleneksel video konferans çözümleriyle çok yönlü bir kullanım alışkanlığının geliştiğini gösteriyor.Ağ tabanlı depolamada kullanıcılar tarafından en yaygın şekilde kullanılan uygulama iCloud oldu. Yüzde 64'lük oranla bu kategoride önde yer alan iCloud, özellikle Apple ekosistemi içerisindeki cihazlar arasında veri senkronizasyonu ve yedekleme hizmetlerinde yoğun olarak tercih edildi. Onu yüzde 6,8 ile Google Cloud Storage ve yüzde 5,7 ile Google Photos izledi.Son 1 yıl içerisinde tüm kategorilerdeki içerik üretim oranlarına bakıldığında en yüksek paya sahip platform YouTube olarak kayıtlara geçti. Yüzde 39,7'lik oranla içerik üretiminin büyük bölümünü oluşturan YouTube'u, yüzde 13,5 ile Instagram takip etti. Bu durum, video tabanlı platformların kullanıcılar tarafından yoğun içerik üretimi ve paylaşımı için tercih edildiğini gösterdi. Aylık içerik üretim eğilimleri ise 2025 yılı aylarında (özellikle şubat, mart ve eylül) en yüksek seviyeye ulaşıldığını (yüzde 7,5) gösterdi. Bu bulgular, kullanıcıların dönemsel olarak daha yoğun içerik ürettiğini ve platformların içerik üretim döngülerinin mevsimsel etkilerden etkilendiğini ortaya koydu.Video, ses ve oyun gibi içeriklerin internet üzerinden, dosyaların tamamı indirilmeden, anlık ve sürekli veri akışıyla cihazlarda oynatılması teknolojisi olarak tanımlanan streaming media (akışlı medya) kategorisinde içerik üretim oranı açısından en yüksek paya sahip platform YouTube oldu. Yüzde 59,6 oranıyla bu kategorideki toplam içerik üretiminin yarısından fazlasını YouTube oluştururken, kullanıcıların video içerik üretiminde en yoğun tercih ettiği platform olarak da öne çıktı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ARİFE YILDIZ ÜNAL - Türkiye'de geçen yılın 4. çeyreği itibarıyla toplam internet trafiğinde en yüksek paya sahip uygulama yüzde 44,3 ile YouTube olurken bu dönemde anlık mesajlaşmada Instagram yüzde 64,1, internet üzerinden sesli konuşmada ise WhatsApp yüzde 55,9 ile ilk sırada yer aldı.AA muhabirinin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü Üç Aylık Pazar Verileri Raporu'ndan derlediği bilgilere göre, geçen yılın dördüncü çeyreğinde internet trafiğinin büyük çoğunluğu sabit bağlantılar üzerinden gerçekleşti.Toplam internet trafiği içinde sabit bağlantıların oranı yüzde 83,5, mobil bağlantıların oranı yüzde 16,5 olarak kayıtlara geçti. Ayrıca download (indirme) trafiğinin yüzde 83,3'ü sabit, yüzde 16,7'si mobil, upload (yükleme) trafiğinin ise yüzde 86,1'i sabit ve yüzde 13,9'u mobil bağlantılardan oluştu.Söz konusu veriler, sabit bağlantıların hem veri indirme hem de veri yükleme açısından hala büyük oranda tercih edildiğini ve internet kullanımında baskın rol oynadığını ortaya koyarken toplam trafiğin kategori bazındaki dağılımına bakıldığında streaming media (akışlı medya) kullanımının yüzde 65,8 öne çıktığı görüldü.- YouTube hem internet trafiğinde hem de yayın tabanlı medyada ilk sıradaToplam internet trafiğinde en yüksek paya sahip uygulama açık ara YouTube oldu. Bu uygulama yüzde 44,3 trafik payıyla kullanıcıların veri tüketiminde başı çekerken yüzde 17 ile Instagram ve yüzde 4,7 ile TikTok, YouTube'u takip etti. Bahse konu veriler, kullanıcı davranışlarının büyük ölçüde video içerik tüketimine dayandığına ve sosyal medya platformlarının da internet trafiğinin önemli kısmını oluşturduğuna işaret ediyor.Yayın tabanlı medya kategorisinde yine YouTube öne çıkan uygulama oldu. Toplam trafik içinde yüzde 57,2'lik paya sahip olan YouTube'u, yüzde 16,8 ile Instagram ve yüzde 6,1 ile TikTok izledi. Bu da video içerik platformlarının dijital medya tüketiminde belirleyici konumda olduğunu ve kullanıcı eğilimlerinin büyük oranda görsel-işitsel içeriklere yöneldiğini gösterdi.- Anlık mesajlaşmada Instagram liderAnlık mesajlaşmada en yaygın olarak kullanılan uygulama yüzde 64,1'lik oranla Instagram oldu. Instagram'ı yüzde 15,2 ile Facebook, yüzde 10,9 ile WhatsApp takip etti. Bu 3 uygulama, toplam trafiğin büyük kısmını oluşturarak kullanıcıların anlık iletişim ihtiyaçlarını karşıladıkları temel platformlar olarak öne çıktı.Yazılım güncellemeleri kategorisinde en yoğun trafik oluşturan uygulama Apple Software Update olarak kayıtlara geçti. Yüzde 37,8'lik oranla lider konumda bulunan söz konusu uygulamayı yüzde 31,3 ile Google Play ve yüzde 11,6 ile Windows Updates güncellemeleri takip etti. Bu 3 platformun toplam güncelleme trafiğinde baskın olduğu görüldü.- Steam, oyun içeriklerine erişimde öne çıktıÇevrim içi oyunlarda en yaygın olarak kullanılan uygulama platformu dünyanın en büyük PC oyun dağıtım platformu Steam oldu. Yüzde 35,6'lık orana sahip Steam, oyun içeriklerine erişimde birincil platform olarak öne çıktı. Bu platformu yüzde 21,9 ile Playstation, yüzde 9 ile Epic Games, yüzde 5,3 ile Xbox takip etti. Bu veriler, çevrim içi oyun trafiğinin büyük ölçüde çok oyunculu ve yüksek içerik hacmine sahip platformlarda yoğunlaştığını, aynı zamanda mobil ve bağımsız oyunların da azımsanmayacak bir kullanıcı kitlesine sahip olduğunu ortaya koydu.- İnternet üzerinden sesli konuşmada tercih WhatsApp'tan yanaİnternet üzerinden sesli konuşma olan VOIP kategorisinde en yaygın olarak kullanılan uygulama açık ara WhatsApp oldu. Toplam kullanım trafiğinin yüzde 55,9'unu oluşturan WhatsApp, bu alanda lider konumda yer aldı. Bu uygulamayı yüzde 11,5 ile Facebook, yüzde 10,4 ile Face Time, yüzde 4 ile Snapchat ve yüzde 2,9 ile RTP takip etti. Söz konusu 5 uygulama, kullanıcıların sesli ve görüntülü iletişim ihtiyaçlarını karşılamada öncelikli tercihleri arasında yer aldı. Bu veriler, mobil tabanlı iletişim uygulamalarının VOIP trafiğinde baskın hale geldiğini ve geleneksel video konferans çözümleriyle çok yönlü bir kullanım alışkanlığının geliştiğini gösteriyor.Ağ tabanlı depolamada kullanıcılar tarafından en yaygın şekilde kullanılan uygulama iCloud oldu. Yüzde 64'lük oranla bu kategoride önde yer alan iCloud, özellikle Apple ekosistemi içerisindeki cihazlar arasında veri senkronizasyonu ve yedekleme hizmetlerinde yoğun olarak tercih edildi. Onu yüzde 6,8 ile Google Cloud Storage ve yüzde 5,7 ile Google Photos izledi.Son 1 yıl içerisinde tüm kategorilerdeki içerik üretim oranlarına bakıldığında en yüksek paya sahip platform YouTube olarak kayıtlara geçti. Yüzde 39,7'lik oranla içerik üretiminin büyük bölümünü oluşturan YouTube'u, yüzde 13,5 ile Instagram takip etti. Bu durum, video tabanlı platformların kullanıcılar tarafından yoğun içerik üretimi ve paylaşımı için tercih edildiğini gösterdi. Aylık içerik üretim eğilimleri ise 2025 yılı aylarında (özellikle şubat, mart ve eylül) en yüksek seviyeye ulaşıldığını (yüzde 7,5) gösterdi. Bu bulgular, kullanıcıların dönemsel olarak daha yoğun içerik ürettiğini ve platformların içerik üretim döngülerinin mevsimsel etkilerden etkilendiğini ortaya koydu.Video, ses ve oyun gibi içeriklerin internet üzerinden, dosyaların tamamı indirilmeden, anlık ve sürekli veri akışıyla cihazlarda oynatılması teknolojisi olarak tanımlanan streaming media (akışlı medya) kategorisinde içerik üretim oranı açısından en yüksek paya sahip platform YouTube oldu. Yüzde 59,6 oranıyla bu kategorideki toplam içerik üretiminin yarısından fazlasını YouTube oluştururken, kullanıcıların video içerik üretiminde en yoğun tercih ettiği platform olarak da öne çıktı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tatilde tanışan Güney Koreli turist ile Türk rehber Mersin'de evlendi </title>
      <link>https://www.canligaste.com/tatilde-tanisan-guney-koreli-turist-ile-turk-rehber-mersin-de-evlendi/827596/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tatilde-tanisan-guney-koreli-turist-ile-turk-rehber-mersin-de-evlendi/827596/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:14:22 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Mersin — Güney Koreli Bobae Lee, tatil yaptığı Nevşehir'de tanıştığı turist rehberi İsmail Asker ile Mersin'in Silifke ilçesinde dünyaevine girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Mersin Haberleri — Güney Koreli Bobae Lee, tatil yaptığı Nevşehir'de tanıştığı turist rehberi İsmail Asker ile Mersin'in Silifke ilçesinde dünyaevine girdi.Tatilini geçirmek için 3 yıl önce Nevşehir'e giden Bobae Lee, gezisi sırasında tanıştığı turist rehberi İsmail Asker ile arkadaşlığını ilerletti.Evlilik kararı alan 31 yaşındaki çift, haberi aileleri ve yakınlarıyla paylaştı. Güney Kore'de yaptıkları törenin ardından Asker'in memleketi Silifke ilçesine dönen çift, Türk geleneklerine göre düğün organize etti.İlçedeki bir düğün salonunda davul ve zurna eşliğinde oynayan Bobae Lee ve İsmail Asker, gönüllerince eğlendi.Kına yakılan Güney Koreli gelin, bereket ve bolluk getirdiği inancıyla içinde para ve şeker olan toprak testiyi kırdı.- Düğünümüzü çok ilginç ve eğlenceli buldularDamat İsmail Asker, AA muhabirine, rehberlik ettiği turist kafilesindeki Bobae Lee ile arkadaşlıklarını evlilikle taçlandırdıklarını söyledi.Türkiye'de yaşayacaklarını dile getiren Asker, şöyle konuştu:Güney Kore'de onların geleneklerine göre bir düğün yaptık. Hiç bizimkilere benzemiyordu, çok sadeydi ve kısa sürede bitti. Şimdi Türkiye'de düğünümüzü yaptık. Eşimin annesi Sunjin ve babası Jingu Lee ile kardeşleri de buradaki düğüne katıldılar. Düğünümüzü çok ilginç ve eğlenceli buldular, insanların çok samimi ve sıcak olduğunu söylediler.Bobae Lee de düğününde çok eğlendiğini belirterek, Hayatımda ilk kez bir Türk düğünü gördüm. O da kendi düğünüm oldu. Çok mutluyum, İsmail ile Türkiye'de evlenmek çok güzel. Biz mutluyuz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Mersin Haberleri — Güney Koreli Bobae Lee, tatil yaptığı Nevşehir'de tanıştığı turist rehberi İsmail Asker ile Mersin'in Silifke ilçesinde dünyaevine girdi.Tatilini geçirmek için 3 yıl önce Nevşehir'e giden Bobae Lee, gezisi sırasında tanıştığı turist rehberi İsmail Asker ile arkadaşlığını ilerletti.Evlilik kararı alan 31 yaşındaki çift, haberi aileleri ve yakınlarıyla paylaştı. Güney Kore'de yaptıkları törenin ardından Asker'in memleketi Silifke ilçesine dönen çift, Türk geleneklerine göre düğün organize etti.İlçedeki bir düğün salonunda davul ve zurna eşliğinde oynayan Bobae Lee ve İsmail Asker, gönüllerince eğlendi.Kına yakılan Güney Koreli gelin, bereket ve bolluk getirdiği inancıyla içinde para ve şeker olan toprak testiyi kırdı.- Düğünümüzü çok ilginç ve eğlenceli buldularDamat İsmail Asker, AA muhabirine, rehberlik ettiği turist kafilesindeki Bobae Lee ile arkadaşlıklarını evlilikle taçlandırdıklarını söyledi.Türkiye'de yaşayacaklarını dile getiren Asker, şöyle konuştu:Güney Kore'de onların geleneklerine göre bir düğün yaptık. Hiç bizimkilere benzemiyordu, çok sadeydi ve kısa sürede bitti. Şimdi Türkiye'de düğünümüzü yaptık. Eşimin annesi Sunjin ve babası Jingu Lee ile kardeşleri de buradaki düğüne katıldılar. Düğünümüzü çok ilginç ve eğlenceli buldular, insanların çok samimi ve sıcak olduğunu söylediler.Bobae Lee de düğününde çok eğlendiğini belirterek, Hayatımda ilk kez bir Türk düğünü gördüm. O da kendi düğünüm oldu. Çok mutluyum, İsmail ile Türkiye'de evlenmek çok güzel. Biz mutluyuz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/tatilde-tanisan-guney-koreli-turist-ile-turk-rehber-mersin-de-evlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Küresel futbol şöleninin ekonomiye milyarlarca dolarlık katkı sağlaması bekleniyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kuresel-futbol-soleninin-ekonomiye-milyarlarca-dolarlik-katki-saglamasi-bekleniyor/827595/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kuresel-futbol-soleninin-ekonomiye-milyarlarca-dolarlik-katki-saglamasi-bekleniyor/827595/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:14:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Washington Dc — FIFA verilerine göre 2026 Dünya Kupası'nın 48 takımlı yeni formatıyla dünya genelinde 80 milyar doları aşan bir ekonomi oluşturması bekleniyor - ABD, Meksika ve Kanada'nın ev sahipliğini yapacağı turnuvanın, yalnızca ABD ekonomisine etkisinin 30,5 milyar doları bulacağı ve küresel ekonomiye 40,9 milyar dolarlık katkı sunacağı öngörülüyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Washington Dc Haberleri — SEVGİ CEREN GÖKKOYUN/DİLARA ZENGİN - Dünya futbolunun en büyük organizasyonu olan 2026 FIFA Dünya Kupası, sahadaki rekabetin yanı sıra ev sahibi ülkeler ile küresel ekonomi üzerinde oluşturacağı milyarlarca dolarlık etkiyle de öne çıkıyor.Yeşil sahalarda heyecanın başlamasına sayılı günler kalırken Dünya Kupası’nın ekonomik etkisinin turizmden perakendeye, ulaşımdan hizmet sektörüne kadar geniş bir alana yayılması bekleniyor.ABD, Kanada ve Meksika’nın 16 şehrinde düzenlenecek turnuva, 11 Haziran 2026’da Meksika’daki Azteca Stadyumu’nda başlayacak.Bir aydan fazla sürecek turnuva, Kanada’da Vancouver ve Toronto, Meksika’da Mexico City, Guadalajara ve Monterrey, ABD’de ise Atlanta, Boston, Dallas, Houston, Kansas City, Los Angeles, Miami, New York/New Jersey, Philadelphia, Seattle ve San Francisco’da gerçekleştirilecek.Dünya Kupası, 19 Temmuz’da New York/New Jersey’de yapılacak final maçıyla sona erecek.- Küresel ekonomiye katkısının 40 milyar doları aşması bekleniyorİlk kez 48 takımın mücadele edeceği yeni formatla maç sayısı 104’e çıkarken, bu genişlemenin beraberinde devasa bir ekonomik hareketliliği de getirmesi bekleniyor.FIFA ve Dünya Ticaret Örgütü işbirliğiyle hazırlanan rapora göre, 6,5 milyon kişinin katılması beklenen 2026 Dünya Kupası kapsamında yapılacak harcamaların 13,9 milyar doları bulması öngörülüyor.Turnuvanın küresel ekonomiye 80,1 milyar dolarlık bir brüt çıktı sağlaması, küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) ise 40,9 milyar dolarlık katkı sunması tahmin ediliyor.Aynı zamanda organizasyonun 824 bin tam zamanlı istihdam oluşturması öngörülüyor.- ABD ekonomisine 30,5 milyar dolarlık katkı bekleniyorTurnuvanın merkez üssü konumundaki ABD, 11 ev sahibi şehriyle bu ekonomik tablodan aslan payını almaya hazırlanıyor.Ülke genelinde yapılacak 11,1 milyar dolarlık toplam harcamanın ekonomiye 30,5 milyar dolarlık bir katma değer olarak dönmesi bekleniyor.ABD genelinde 185 bin tam zamanlı iş imkanı yaratması beklenen turnuvanın, ülke ekonomisine 17,2 milyar dolar katkı sunması öngörülüyor.Vergi gelirleri açısından da oldukça cazip görünen organizasyonun, sadece ABD kamu maliyesine 3,4 milyar dolarlık doğrudan ve dolaylı vergi girişi sağlaması tahmin ediliyor.Oxford Economics verilerine göre, Dünya Kupası için ABD’nin 1,24 milyon uluslararası ziyaretçiyi ağırlayacağı tahmin edilirken, bu ziyaretçilerin yaklaşık yüzde 60’ının sadece turnuva için gelecek yeni turistlerden oluşması öngörülüyor.- Ev sahibi şehirlerin ekonomilerini canlandıracakMaçların oynanacağı kentler bu büyük organizasyona hazırlanırken, özellikle Los Angeles 8 maça ev sahipliği yaparak ekonomisine milyonlarca dolarlık girdi sağlamayı hedefliyor.Ekonomik araştırma ve danışmanlık şirketi Micronomics tarafından hazırlanan rapora göre, Los Angeles’ta oynanacak maçların toplam ekonomik etkisinin 594 milyon doları bulacağı ve bu rakamın kentin 2022’de ev sahipliği yaptığı Super Bowl gibi bir diğer büyük organizasyonun ekonomik etkisini geride bırakacağı hesaplanıyor.Şehirdeki otellerin 158,4 milyon dolar, restoran sektörünün ise 71,7 milyon dolarlık bir gelir elde etmesi öngörülüyor.New York ve Dallas gibi diğer ana merkezlerde de benzer bir ekonomik ivme bekleniyor.- Maç bileti ve otel fiyatları taraftarların bütçesini zorluyorFIFA Dünya Kupası, fahiş bilet fiyatları ve el yakan konaklama maliyetleriyle futbolseverler için “lüks” bir etkinliğe dönüşüyor.Turnuvanın maliyetinin dünyanın dört bir yanından gelmesi beklenen 6,5 milyon taraftar için de kişi başı binlerce doları bulması bekleniyor.Dünya Kupası için seyahat edecek bir yabancı turistin günlük ortalama harcamasının 416 dolar seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.Ortalama 12 gün boyunca ev sahibi ülkelerde kalması beklenen taraftarların, kişi başı en az iki maça gideceği öngörülüyor.Micronomics’e göre, Los Angeles gibi popüler lokasyonlarda normalde 227 dolar olan gecelik otel oda fiyatlarının, maç dönemlerinde yüzde 90 artışla 480 dolara kadar tırmanması bekleniyor.Ev sahibi şehirlerde rekor doluluk oranları öngörülürken, kısa süreli kiralama hizmetlerinde de envanter sıkıntısı yaşanabileceği değerlendiriliyor.FIFA’nın bu turnuvada devreye soktuğu “dinamik fiyatlandırma” modeli, bilet fiyatlarının talebe göre otomatik olarak artmasına neden oluyor.Bilet fiyatları, kategorilerine ve maçın önemine göre geniş bir yelpazede değişiyor. Brezilya veya Arjantin gibi popüler takımların yer aldığı grup maçlarında en uygun biletler 700 dolardan başlarken, final maçı için birinci kategori bilet fiyatı 10 bin doları aşıyor.Turnuva yaklaştıkça artan talep ve sınırlı kapasite nedeniyle ikincil piyasalarda bilet fiyatlarının rekor seviyelere ulaşabileceği uyarısı yapılıyor.- Sponsorluk gelirleri öne çıkıyorFIFA Dünya Kupası, sponsorluk anlaşmaları bakımından da dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olarak dikkati çekiyor.Turnuva için ayrılan 16 küresel sponsorluk pozisyonlarının tamamı dolarken, sponsorluk programının henüz turnuva başlamadan bir spor organizasyonu için bugüne kadar kaydedilen en yüksek sponsorluk gelirini sağladığı ve FIFA tarihindeki en başarılı ticari program olduğu belirtiliyor.Sponsorship Marketing Association’a göre 2026 FIFA Dünya Kupası’nın pazarlama ve sponsorluk sözleşmelerinin yaklaşık 2,5 ila 3 milyar dolar gelir sağlayacağı öngörülüyor.Kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan FIFA, turnuvadan elde edilen geliri 211 üye federasyon aracılığıyla dünya çapında futbolun gelişimine aktarıyor.- Sosyal etkinin de milyarlarca doları bulması bekleniyorFIFA’nın “Değişim Teorisi” çerçevesinde hazırlanan raporlar, turnuvanın sosyal etkisinin parasal karşılığının ABD özelinde 6,88 milyar dolar olduğunu vurguluyor.İlk yatırım maliyeti düşüldüğünde sosyal getirinin değerinin 5,17 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.Spor katılımının artmasıyla toplum sağlığında iyileşme, suç oranlarında azalma ve gençlerin spora yönelmesi gibi kalemlerin organizasyonun bitişinden yıllar sonra bile hissedilecek bir miras bırakması bekleniyor.Ayrıca, 104 maçın yaratacağı küresel medya etkisinin de ev sahibi şehirlerin turizm markalarını güçlendireceği ve turnuva sonrasındaki on yıllık süreçte milyarlarca dolarlık ek turist çekme potansiyeli taşıdığı aktarılıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Washington Dc Haberleri — SEVGİ CEREN GÖKKOYUN/DİLARA ZENGİN - Dünya futbolunun en büyük organizasyonu olan 2026 FIFA Dünya Kupası, sahadaki rekabetin yanı sıra ev sahibi ülkeler ile küresel ekonomi üzerinde oluşturacağı milyarlarca dolarlık etkiyle de öne çıkıyor.Yeşil sahalarda heyecanın başlamasına sayılı günler kalırken Dünya Kupası’nın ekonomik etkisinin turizmden perakendeye, ulaşımdan hizmet sektörüne kadar geniş bir alana yayılması bekleniyor.ABD, Kanada ve Meksika’nın 16 şehrinde düzenlenecek turnuva, 11 Haziran 2026’da Meksika’daki Azteca Stadyumu’nda başlayacak.Bir aydan fazla sürecek turnuva, Kanada’da Vancouver ve Toronto, Meksika’da Mexico City, Guadalajara ve Monterrey, ABD’de ise Atlanta, Boston, Dallas, Houston, Kansas City, Los Angeles, Miami, New York/New Jersey, Philadelphia, Seattle ve San Francisco’da gerçekleştirilecek.Dünya Kupası, 19 Temmuz’da New York/New Jersey’de yapılacak final maçıyla sona erecek.- Küresel ekonomiye katkısının 40 milyar doları aşması bekleniyorİlk kez 48 takımın mücadele edeceği yeni formatla maç sayısı 104’e çıkarken, bu genişlemenin beraberinde devasa bir ekonomik hareketliliği de getirmesi bekleniyor.FIFA ve Dünya Ticaret Örgütü işbirliğiyle hazırlanan rapora göre, 6,5 milyon kişinin katılması beklenen 2026 Dünya Kupası kapsamında yapılacak harcamaların 13,9 milyar doları bulması öngörülüyor.Turnuvanın küresel ekonomiye 80,1 milyar dolarlık bir brüt çıktı sağlaması, küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) ise 40,9 milyar dolarlık katkı sunması tahmin ediliyor.Aynı zamanda organizasyonun 824 bin tam zamanlı istihdam oluşturması öngörülüyor.- ABD ekonomisine 30,5 milyar dolarlık katkı bekleniyorTurnuvanın merkez üssü konumundaki ABD, 11 ev sahibi şehriyle bu ekonomik tablodan aslan payını almaya hazırlanıyor.Ülke genelinde yapılacak 11,1 milyar dolarlık toplam harcamanın ekonomiye 30,5 milyar dolarlık bir katma değer olarak dönmesi bekleniyor.ABD genelinde 185 bin tam zamanlı iş imkanı yaratması beklenen turnuvanın, ülke ekonomisine 17,2 milyar dolar katkı sunması öngörülüyor.Vergi gelirleri açısından da oldukça cazip görünen organizasyonun, sadece ABD kamu maliyesine 3,4 milyar dolarlık doğrudan ve dolaylı vergi girişi sağlaması tahmin ediliyor.Oxford Economics verilerine göre, Dünya Kupası için ABD’nin 1,24 milyon uluslararası ziyaretçiyi ağırlayacağı tahmin edilirken, bu ziyaretçilerin yaklaşık yüzde 60’ının sadece turnuva için gelecek yeni turistlerden oluşması öngörülüyor.- Ev sahibi şehirlerin ekonomilerini canlandıracakMaçların oynanacağı kentler bu büyük organizasyona hazırlanırken, özellikle Los Angeles 8 maça ev sahipliği yaparak ekonomisine milyonlarca dolarlık girdi sağlamayı hedefliyor.Ekonomik araştırma ve danışmanlık şirketi Micronomics tarafından hazırlanan rapora göre, Los Angeles’ta oynanacak maçların toplam ekonomik etkisinin 594 milyon doları bulacağı ve bu rakamın kentin 2022’de ev sahipliği yaptığı Super Bowl gibi bir diğer büyük organizasyonun ekonomik etkisini geride bırakacağı hesaplanıyor.Şehirdeki otellerin 158,4 milyon dolar, restoran sektörünün ise 71,7 milyon dolarlık bir gelir elde etmesi öngörülüyor.New York ve Dallas gibi diğer ana merkezlerde de benzer bir ekonomik ivme bekleniyor.- Maç bileti ve otel fiyatları taraftarların bütçesini zorluyorFIFA Dünya Kupası, fahiş bilet fiyatları ve el yakan konaklama maliyetleriyle futbolseverler için “lüks” bir etkinliğe dönüşüyor.Turnuvanın maliyetinin dünyanın dört bir yanından gelmesi beklenen 6,5 milyon taraftar için de kişi başı binlerce doları bulması bekleniyor.Dünya Kupası için seyahat edecek bir yabancı turistin günlük ortalama harcamasının 416 dolar seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.Ortalama 12 gün boyunca ev sahibi ülkelerde kalması beklenen taraftarların, kişi başı en az iki maça gideceği öngörülüyor.Micronomics’e göre, Los Angeles gibi popüler lokasyonlarda normalde 227 dolar olan gecelik otel oda fiyatlarının, maç dönemlerinde yüzde 90 artışla 480 dolara kadar tırmanması bekleniyor.Ev sahibi şehirlerde rekor doluluk oranları öngörülürken, kısa süreli kiralama hizmetlerinde de envanter sıkıntısı yaşanabileceği değerlendiriliyor.FIFA’nın bu turnuvada devreye soktuğu “dinamik fiyatlandırma” modeli, bilet fiyatlarının talebe göre otomatik olarak artmasına neden oluyor.Bilet fiyatları, kategorilerine ve maçın önemine göre geniş bir yelpazede değişiyor. Brezilya veya Arjantin gibi popüler takımların yer aldığı grup maçlarında en uygun biletler 700 dolardan başlarken, final maçı için birinci kategori bilet fiyatı 10 bin doları aşıyor.Turnuva yaklaştıkça artan talep ve sınırlı kapasite nedeniyle ikincil piyasalarda bilet fiyatlarının rekor seviyelere ulaşabileceği uyarısı yapılıyor.- Sponsorluk gelirleri öne çıkıyorFIFA Dünya Kupası, sponsorluk anlaşmaları bakımından da dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olarak dikkati çekiyor.Turnuva için ayrılan 16 küresel sponsorluk pozisyonlarının tamamı dolarken, sponsorluk programının henüz turnuva başlamadan bir spor organizasyonu için bugüne kadar kaydedilen en yüksek sponsorluk gelirini sağladığı ve FIFA tarihindeki en başarılı ticari program olduğu belirtiliyor.Sponsorship Marketing Association’a göre 2026 FIFA Dünya Kupası’nın pazarlama ve sponsorluk sözleşmelerinin yaklaşık 2,5 ila 3 milyar dolar gelir sağlayacağı öngörülüyor.Kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan FIFA, turnuvadan elde edilen geliri 211 üye federasyon aracılığıyla dünya çapında futbolun gelişimine aktarıyor.- Sosyal etkinin de milyarlarca doları bulması bekleniyorFIFA’nın “Değişim Teorisi” çerçevesinde hazırlanan raporlar, turnuvanın sosyal etkisinin parasal karşılığının ABD özelinde 6,88 milyar dolar olduğunu vurguluyor.İlk yatırım maliyeti düşüldüğünde sosyal getirinin değerinin 5,17 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.Spor katılımının artmasıyla toplum sağlığında iyileşme, suç oranlarında azalma ve gençlerin spora yönelmesi gibi kalemlerin organizasyonun bitişinden yıllar sonra bile hissedilecek bir miras bırakması bekleniyor.Ayrıca, 104 maçın yaratacağı küresel medya etkisinin de ev sahibi şehirlerin turizm markalarını güçlendireceği ve turnuva sonrasındaki on yıllık süreçte milyarlarca dolarlık ek turist çekme potansiyeli taşıdığı aktarılıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/kuresel-futbol-soleninin-ekonomiye-milyarlarca-dolarlik-katki-saglamasi-bekleniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yerli gümüş pasta ile güneş panellerinde dışa bağımlılık azalacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yerli-gumus-pasta-ile-gunes-panellerinde-disa-bagimlilik-azalacak/827594/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yerli-gumus-pasta-ile-gunes-panellerinde-disa-bagimlilik-azalacak/827594/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:14:02 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — İleri malzeme teknolojileri alanındaki çalışmalar kapsamında geliştirilen gümüş pasta, güneş panellerinde iletken devrelerin oluşturulmasını sağlayarak kritik bir bileşende dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor - Nanografi İnovasyon Uygulama Müdürü Salih Kayılı: - Geliştirmeler doğrudan üretim ortamında yapıldığı için ürün sahadaki entegre üretime uyumlu halde çıktı. Güneş paneli üreticilerine teslimatlar başladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — FİRDEVS BULUT KARTAL - Güneş hücreleri tarafından üretilen elektriği toplayıp dış devreye aktaran iletim hatlarını oluşturan gümüş pasta, yerli olarak Türk sanayisinin kullanımına sunuldu.İleri malzeme teknolojileri şirketi Nanografi tarafından geliştirilen yerli gümüş pasta, güneş paneli üretiminde kullanılan iletken devrelerin oluşturulmasını sağlayan temel malzemeler arasında yer alıyor. Daha önce tamamen ithal edilen ürünün yerli üretimiyle birlikte tedarik sürelerinin kısaltılması ve maliyetlerin azaltılması hedefleniyor.Nanografi İnovasyon Uygulama Müdürü Salih Kayılı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gümüş pastanın aslında iletken bir boya olduğunu belirterek, bu malzemenin mikro ölçekte devre üretimini mümkün kıldığını söyledi. Kayılı, ürünün yalnızca güneş panellerinde değil, otomotivden beyaz eşyaya kadar birçok sektörde kullanıldığını dile getirdi.Türkiye'de bugüne kadar gümüş pasta ihtiyacının tamamen yurt dışından karşılandığını anlatan Kayılı, bu durumun üretim süreçlerinde ciddi gecikmelere neden olabildiğini ifade etti. Kayılı, Bitmiş ürün kutusuyla yurt dışından geliyor ve temin süreleri çok uzun. Şu anda bir ürün sipariş ettiğinizde 6 ay sonra teslim alabiliyorsunuz. dedi.Yerli üretim sayesinde lojistik maliyetlerin azalacağını ve üreticilerin stok yükünün hafifleyeceğini aktaran Kayılı, hızlı teslimat imkanının özellikle büyüyen güneş paneli yatırımları açısından önemli avantaj sağlayacağını vurguladı.Gümüş pasta üretiminin tamamen entegre bir tesis altyapısıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Kayılı, Biz uçtan uça bir üretim yapıyoruz. Bunun için entegre bir tesis kurduk. Gümüş pasta üretiminde başlangıç noktamız gümüş cevheri. Granül halde alınan cevher, çeşitli işlemlerden geçirilerek mikro toz haline getiriliyor. Ardından bu mikro seviyedeki gümüşten gümüş pastanın kendisi üretiliyor. Yani ham maddeden nihai ürüne dönüştürüyoruz. diye konuştu.Bu üretim yaklaşımının Türkiye'de teknoloji kazanımı açısından önemli bir adım olduğuna işaret eden Kayılı, ham maddeden son ürüne kadar tüm süreçlerin yerli imkanlarla yürütülmesinin stratejik değer taşıdığını kaydetti.- Ürün sahada test edildi, teslimatlar başladıGeliştirilen gümüş pastanın yalnızca laboratuvar ortamında değil, doğrudan sektörün lider üreticilerinin tesislerinde test edildiğini belirten Kayılı, bu sayede ürünün sahaya hazır şekilde geliştirildiğini söyledi. Kayılı, Geliştirmeler de doğrudan üretim ortamında yapıldığı için ürün çıkar çıkmaz sahadaki entegre üretime uyumlu halde çıktı. dedi.Kayılı, ilk üretimlerin şubat ayında tamamlandığını ve güneş paneli üreticilerine teslimatların başladığını, ürünün ticarileşme sürecine girdiğini bildirdi.Gümüş pastanın kullanım alanlarının yalnızca güneş panelleriyle sınırlı olmadığını anlatan Kayılı, şöyle konuştu:Asıl kullanım alanı güneş paneli gibi gözükmesine rağmen otomotiv, beyaz eşya, elektronik, giyilebilir sensör teknolojisi gibi sektörlerde gümüş pasta kullanılıyor. Kablo yerine iletken bir boya. Yani bir kablo çekmek yerine bu iletken boyayla istediğiniz baskı devreyle ve istediğiniz mikron ölçülerde iletkenlik sağlayabiliyorsunuz. Ağırlıklı olarak güneş panellerinde gündeme geliyor, onlar kilolarca kullanıyorlar. Mikro elektronik devrelerde ise çok küçük gramajlarla kullanılıyor.- Küresel pazarda rekabet hedefiDünya genelinde gümüş pasta üretiminde Çin'in güçlü bir aktör olduğunu vurgulayan Salih Kayılı, artan talep nedeniyle küresel üretim kapasitesinin zaman zaman yetersiz kaldığını ifade etti.Kayılı, Bugün sipariş verdiğinizde teslimat süresi 6 aya kadar çıkabiliyor. Türkiye'de bu üretimi kurup hizmete sunmak ve buradan uluslararası bir dağıtım ağı oluşturmak bizim için önemli bir gurur kaynağı. diye konuştuUluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için üretim maliyetlerinin dengelenmesinin kritik olduğunu belirten Kayılı, ihracat hedeflerine yönelik çalışmaların sürdüğünü sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — FİRDEVS BULUT KARTAL - Güneş hücreleri tarafından üretilen elektriği toplayıp dış devreye aktaran iletim hatlarını oluşturan gümüş pasta, yerli olarak Türk sanayisinin kullanımına sunuldu.İleri malzeme teknolojileri şirketi Nanografi tarafından geliştirilen yerli gümüş pasta, güneş paneli üretiminde kullanılan iletken devrelerin oluşturulmasını sağlayan temel malzemeler arasında yer alıyor. Daha önce tamamen ithal edilen ürünün yerli üretimiyle birlikte tedarik sürelerinin kısaltılması ve maliyetlerin azaltılması hedefleniyor.Nanografi İnovasyon Uygulama Müdürü Salih Kayılı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gümüş pastanın aslında iletken bir boya olduğunu belirterek, bu malzemenin mikro ölçekte devre üretimini mümkün kıldığını söyledi. Kayılı, ürünün yalnızca güneş panellerinde değil, otomotivden beyaz eşyaya kadar birçok sektörde kullanıldığını dile getirdi.Türkiye'de bugüne kadar gümüş pasta ihtiyacının tamamen yurt dışından karşılandığını anlatan Kayılı, bu durumun üretim süreçlerinde ciddi gecikmelere neden olabildiğini ifade etti. Kayılı, Bitmiş ürün kutusuyla yurt dışından geliyor ve temin süreleri çok uzun. Şu anda bir ürün sipariş ettiğinizde 6 ay sonra teslim alabiliyorsunuz. dedi.Yerli üretim sayesinde lojistik maliyetlerin azalacağını ve üreticilerin stok yükünün hafifleyeceğini aktaran Kayılı, hızlı teslimat imkanının özellikle büyüyen güneş paneli yatırımları açısından önemli avantaj sağlayacağını vurguladı.Gümüş pasta üretiminin tamamen entegre bir tesis altyapısıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Kayılı, Biz uçtan uça bir üretim yapıyoruz. Bunun için entegre bir tesis kurduk. Gümüş pasta üretiminde başlangıç noktamız gümüş cevheri. Granül halde alınan cevher, çeşitli işlemlerden geçirilerek mikro toz haline getiriliyor. Ardından bu mikro seviyedeki gümüşten gümüş pastanın kendisi üretiliyor. Yani ham maddeden nihai ürüne dönüştürüyoruz. diye konuştu.Bu üretim yaklaşımının Türkiye'de teknoloji kazanımı açısından önemli bir adım olduğuna işaret eden Kayılı, ham maddeden son ürüne kadar tüm süreçlerin yerli imkanlarla yürütülmesinin stratejik değer taşıdığını kaydetti.- Ürün sahada test edildi, teslimatlar başladıGeliştirilen gümüş pastanın yalnızca laboratuvar ortamında değil, doğrudan sektörün lider üreticilerinin tesislerinde test edildiğini belirten Kayılı, bu sayede ürünün sahaya hazır şekilde geliştirildiğini söyledi. Kayılı, Geliştirmeler de doğrudan üretim ortamında yapıldığı için ürün çıkar çıkmaz sahadaki entegre üretime uyumlu halde çıktı. dedi.Kayılı, ilk üretimlerin şubat ayında tamamlandığını ve güneş paneli üreticilerine teslimatların başladığını, ürünün ticarileşme sürecine girdiğini bildirdi.Gümüş pastanın kullanım alanlarının yalnızca güneş panelleriyle sınırlı olmadığını anlatan Kayılı, şöyle konuştu:Asıl kullanım alanı güneş paneli gibi gözükmesine rağmen otomotiv, beyaz eşya, elektronik, giyilebilir sensör teknolojisi gibi sektörlerde gümüş pasta kullanılıyor. Kablo yerine iletken bir boya. Yani bir kablo çekmek yerine bu iletken boyayla istediğiniz baskı devreyle ve istediğiniz mikron ölçülerde iletkenlik sağlayabiliyorsunuz. Ağırlıklı olarak güneş panellerinde gündeme geliyor, onlar kilolarca kullanıyorlar. Mikro elektronik devrelerde ise çok küçük gramajlarla kullanılıyor.- Küresel pazarda rekabet hedefiDünya genelinde gümüş pasta üretiminde Çin'in güçlü bir aktör olduğunu vurgulayan Salih Kayılı, artan talep nedeniyle küresel üretim kapasitesinin zaman zaman yetersiz kaldığını ifade etti.Kayılı, Bugün sipariş verdiğinizde teslimat süresi 6 aya kadar çıkabiliyor. Türkiye'de bu üretimi kurup hizmete sunmak ve buradan uluslararası bir dağıtım ağı oluşturmak bizim için önemli bir gurur kaynağı. diye konuştuUluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için üretim maliyetlerinin dengelenmesinin kritik olduğunu belirten Kayılı, ihracat hedeflerine yönelik çalışmaların sürdüğünü sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/yerli-gumus-pasta-ile-gunes-panellerinde-disa-bagimlilik-azalacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Osmaniye'de akaryakıt tankeriyle çarpışan otomobilin sürücüsü öldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/osmaniye-de-akaryakit-tankeriyle-carpisan-otomobilin-surucusu-oldu/827593/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/osmaniye-de-akaryakit-tankeriyle-carpisan-otomobilin-surucusu-oldu/827593/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:14:01 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Osmaniye — Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde akaryakıt tankeriyle çarpışan otomobilin sürücüsü hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Osmaniye Haberleri — Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde akaryakıt tankeriyle çarpışan otomobilin sürücüsü hayatını kaybetti.Halime Aki idaresindeki 34 ELS 883 plakalı otomobil, Kadirli-Osmaniye kara yolunun Anberinarkı köyü yakınında  İbrahim A. yönetimindeki 34 ETH 675 plakalı akaryakıt tankeriyle çarpıştı.İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.Çarpışmanın etkisiyle yol kenarındaki tarlaya devrilen otomobilden çıkarılan Aki, ambulansla kaldırıldığı Kadirli Devlet Hastanesi'nde müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Jandarma ekipleri, akaryakıt tankerinin sürücüsünü gözaltına aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Osmaniye Haberleri — Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde akaryakıt tankeriyle çarpışan otomobilin sürücüsü hayatını kaybetti.Halime Aki idaresindeki 34 ELS 883 plakalı otomobil, Kadirli-Osmaniye kara yolunun Anberinarkı köyü yakınında  İbrahim A. yönetimindeki 34 ETH 675 plakalı akaryakıt tankeriyle çarpıştı.İhbar üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.Çarpışmanın etkisiyle yol kenarındaki tarlaya devrilen otomobilden çıkarılan Aki, ambulansla kaldırıldığı Kadirli Devlet Hastanesi'nde müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Jandarma ekipleri, akaryakıt tankerinin sürücüsünü gözaltına aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/osmaniye-de-akaryakit-tankeriyle-carpisan-otomobilin-surucusu-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Dünya Şampiyonası'nda beşinci olan curlingciler, ilki başarmanın mutluluğunu yaşıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dunya-sampiyonasi-nda-besinci-olan-curlingciler-ilki-basarmanin-mutlulugunu-yasiyor/827592/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dunya-sampiyonasi-nda-besinci-olan-curlingciler-ilki-basarmanin-mutlulugunu-yasiyor/827592/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:13:29 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Erzurum — Olimpik Milli Takımlar Başantrenörü Bilal Ömer Çakır: Curling ile 2011 yılında tanıştık ve ortalama 15 yılda dünyanın en iyi 5. ülkesi olarak şampiyonamızı tamamladık. Bunun ayrıca çok önemi var çünkü olimpiyat yılı ve bütün takımlar, ülkeler formdayken böyle bir başarı bize iyi geldi - Takım kaptanı Dilşat Yıldız: Bu bizim için büyük bir başarı çünkü ilk defa Dünya Şampiyonası'nda play-off oynadık. Olimpiyatları kaçırdık ama bu şampiyonada güzel bir üstünlük yakaladık]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Erzurum Haberleri — YUNUS HOCAOĞLU - 2026 Dünya Kadınlar Curling Şampiyonası'nda beşinci olan Kadın Curling Milli Takımı, ilki başarmanın mutluluğunu yaşıyor. Olimpik Milli Takımlar Başantrenörü Bilal Ömer Çakır, AA muhabirine, Dünya Kadınlar Curling Şampiyonası'nı iyi bir sıralama ile tamamladıklarını söyledi.Curling branşının Türkiye'deki geçmişine bakarak iyi bir yerde olduklarını belirten Çakır, Curling ile 2011 yılında tanıştık ve ortalama 15 yılda dünyanın en iyi 5. ülkesi olarak şampiyonamızı tamamladık. Bunun ayrıca çok önemi var çünkü olimpiyat yılı ve bütün takımlar, ülkeler formdayken böyle bir başarı bize iyi geldi. dedi.Çakır, Türkiye'nin bir süredir iyi bir konumda olduğunu ifade ederek, Hedefimiz olimpiyattı ancak ikinci elemeye kadar gittik, çok yakındık ama olmadı. Curlingde kazanmak ile kaybetmek arasındaki fark çok küçük nüanslara bağlı. Olimpiyatlar olmadı ama bunun ardından bir ay sonraki Dünya Şampiyonası'nı güzel bir sıralama ile tamamladık. Ortalama 67 ülke var. Biz son 5 yıldır A grubunda mücadele ediyoruz. Yani Avrupa'nıb en iyi 10 takımı arasında hiçbir zaman yerimiz değişmedi. diye konuştu.Dünyanın en iyi ülkeleriyle mücadele ettiklerini ve bunun ileri dönemler için önemli bir motivasyon olacağını dile getiren Çakır, şöyle devam etti:Dünya Şampiyonası'na her ülke gelemiyor. Dünyanın en iyi 13 ülkesiyle mücadele ediyoruz. Kadınlarımız da bunlarla mücadele ediyor ve 15 yıllık bir ülke için bu azımsanacak bir başarı değil. Biz bu şampiyonadan 7 galibiyet aldık ve ilk defa A kategorisinde play-off oynadık. Öncesinde Avrupa Şampiyonası'nda play-off'lara çok yakındık. Şimdi Dünya Şampiyonası'nda grupta yendiğimiz Japonya ile play-off oynadık ancak Japonya çok deneyimli. Son iki olimpiyatta iki madalyası olan bir ülke. Onlarla son taşa kadar mücadele ettik. Rakip son taşını atmadan biz avantajlıydık ancak güzel bir atış yaptı ve kazanan onlar oldu. Yani kıl payı kaçtı biz madalya ile de dönebilirdik ancak Japonya'ya karşı son maçımızı kaybettik. Adım adım ilerliyoruz. Bunun bize yansıyan en güzel kısmı inancımız ve motivasyonumuz oldu. Antrenör olarak sporcularımızı sözel motive etmekten ziyade yaptıklarımızla motive olmaları daha kalıcı ve etkili oluyor. Ondan dolayı en üst arenada böyle bir başarı yakalamak, kürsüyü zorlamak bizleri de bir sonraki şampiyonalarda yapabileceğimiz şeylerin bir sinyali olarak yansıyor.Takım kaptanı Dilşat Yıldız da çok yoğun bir sezon geçirdiklerini belirterek, Hedefimiz aslında derece yapmaktı ama Güney Kore ile 5'inciliği paylaştık. Bu bizim için büyük bir başarı çünkü ilk defa Dünya Şampiyonası'nda play-off oynadık. Olimpiyatları kaçırdık ama bu şampiyonada güzel bir üstünlük yakaladık. Güzel bir takımımız ve iyi ilerliyoruz. dedi.- Basamak basamak ilerliyoruz bundan sonra ilk üçe girmeyi hedefliyoruzSporculardan 24 yaşındaki Berfin Şengül ise elde ettikleri başarının heyecanını yaşadıklarını anlatarak, şöyle konuştu:13 ülke arasında 15 yıllık bir geçmişimiz olmasına rağmen çok güzel başarıya imza attık. Dünyada ilk 5'e girmenin öncesinde Avrupa'da da ilk 5 içinde yer aldık. Ciddi manada çalışıyoruz ve buz üzerinde mesaimiz çok fazla. Önceden beri A kategorisinde yarışıyor olabiliriz ama tarihimizde ilk defa play-off'a katılmak bizim için ilkti. Şu an basamak basamak ilerliyoruz bundan sonra ilk üçe girmeyi hedefliyoruz. Ciddi anlamda hepimiz çok heyecanlıydık çünkü geçmişimizde böyle bir durum yoktu bunun için gerçekten çok güzel başarıydı. Bundan sonra da çalışmalarımızın üzerine koyarak devam edeceğiz.- Milli takımın başarısıMilli takım, Kanada'nın Calgary kentinde 14-22 Mart tarihlerinde düzenlenen organizasyonda 5. olarak tarihindeki en iyi derecesini elde etti. Ay-yıldızlı ekip, bu sonuçla ilk kez play-off aşamasına yükselme başarısını da gösterdi.Avrupa'nın en güçlü ekipleri arasında yer aldığını bir kez daha kanıtlayan ay-yıldızlı ekip, dünyanın en iyi 13 takımının katıldığı şampiyonada ise hedeflediği play-off aşamasına yükselmeyi başardı. Japonya ile oynadığı play-off karşılaşmasını son taşla kaybeden milliler, bu sonuçla birlikte 5. olup Türkiye'nin bu alandaki başarısına bir yenisini ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Erzurum Haberleri — YUNUS HOCAOĞLU - 2026 Dünya Kadınlar Curling Şampiyonası'nda beşinci olan Kadın Curling Milli Takımı, ilki başarmanın mutluluğunu yaşıyor. Olimpik Milli Takımlar Başantrenörü Bilal Ömer Çakır, AA muhabirine, Dünya Kadınlar Curling Şampiyonası'nı iyi bir sıralama ile tamamladıklarını söyledi.Curling branşının Türkiye'deki geçmişine bakarak iyi bir yerde olduklarını belirten Çakır, Curling ile 2011 yılında tanıştık ve ortalama 15 yılda dünyanın en iyi 5. ülkesi olarak şampiyonamızı tamamladık. Bunun ayrıca çok önemi var çünkü olimpiyat yılı ve bütün takımlar, ülkeler formdayken böyle bir başarı bize iyi geldi. dedi.Çakır, Türkiye'nin bir süredir iyi bir konumda olduğunu ifade ederek, Hedefimiz olimpiyattı ancak ikinci elemeye kadar gittik, çok yakındık ama olmadı. Curlingde kazanmak ile kaybetmek arasındaki fark çok küçük nüanslara bağlı. Olimpiyatlar olmadı ama bunun ardından bir ay sonraki Dünya Şampiyonası'nı güzel bir sıralama ile tamamladık. Ortalama 67 ülke var. Biz son 5 yıldır A grubunda mücadele ediyoruz. Yani Avrupa'nıb en iyi 10 takımı arasında hiçbir zaman yerimiz değişmedi. diye konuştu.Dünyanın en iyi ülkeleriyle mücadele ettiklerini ve bunun ileri dönemler için önemli bir motivasyon olacağını dile getiren Çakır, şöyle devam etti:Dünya Şampiyonası'na her ülke gelemiyor. Dünyanın en iyi 13 ülkesiyle mücadele ediyoruz. Kadınlarımız da bunlarla mücadele ediyor ve 15 yıllık bir ülke için bu azımsanacak bir başarı değil. Biz bu şampiyonadan 7 galibiyet aldık ve ilk defa A kategorisinde play-off oynadık. Öncesinde Avrupa Şampiyonası'nda play-off'lara çok yakındık. Şimdi Dünya Şampiyonası'nda grupta yendiğimiz Japonya ile play-off oynadık ancak Japonya çok deneyimli. Son iki olimpiyatta iki madalyası olan bir ülke. Onlarla son taşa kadar mücadele ettik. Rakip son taşını atmadan biz avantajlıydık ancak güzel bir atış yaptı ve kazanan onlar oldu. Yani kıl payı kaçtı biz madalya ile de dönebilirdik ancak Japonya'ya karşı son maçımızı kaybettik. Adım adım ilerliyoruz. Bunun bize yansıyan en güzel kısmı inancımız ve motivasyonumuz oldu. Antrenör olarak sporcularımızı sözel motive etmekten ziyade yaptıklarımızla motive olmaları daha kalıcı ve etkili oluyor. Ondan dolayı en üst arenada böyle bir başarı yakalamak, kürsüyü zorlamak bizleri de bir sonraki şampiyonalarda yapabileceğimiz şeylerin bir sinyali olarak yansıyor.Takım kaptanı Dilşat Yıldız da çok yoğun bir sezon geçirdiklerini belirterek, Hedefimiz aslında derece yapmaktı ama Güney Kore ile 5'inciliği paylaştık. Bu bizim için büyük bir başarı çünkü ilk defa Dünya Şampiyonası'nda play-off oynadık. Olimpiyatları kaçırdık ama bu şampiyonada güzel bir üstünlük yakaladık. Güzel bir takımımız ve iyi ilerliyoruz. dedi.- Basamak basamak ilerliyoruz bundan sonra ilk üçe girmeyi hedefliyoruzSporculardan 24 yaşındaki Berfin Şengül ise elde ettikleri başarının heyecanını yaşadıklarını anlatarak, şöyle konuştu:13 ülke arasında 15 yıllık bir geçmişimiz olmasına rağmen çok güzel başarıya imza attık. Dünyada ilk 5'e girmenin öncesinde Avrupa'da da ilk 5 içinde yer aldık. Ciddi manada çalışıyoruz ve buz üzerinde mesaimiz çok fazla. Önceden beri A kategorisinde yarışıyor olabiliriz ama tarihimizde ilk defa play-off'a katılmak bizim için ilkti. Şu an basamak basamak ilerliyoruz bundan sonra ilk üçe girmeyi hedefliyoruz. Ciddi anlamda hepimiz çok heyecanlıydık çünkü geçmişimizde böyle bir durum yoktu bunun için gerçekten çok güzel başarıydı. Bundan sonra da çalışmalarımızın üzerine koyarak devam edeceğiz.- Milli takımın başarısıMilli takım, Kanada'nın Calgary kentinde 14-22 Mart tarihlerinde düzenlenen organizasyonda 5. olarak tarihindeki en iyi derecesini elde etti. Ay-yıldızlı ekip, bu sonuçla ilk kez play-off aşamasına yükselme başarısını da gösterdi.Avrupa'nın en güçlü ekipleri arasında yer aldığını bir kez daha kanıtlayan ay-yıldızlı ekip, dünyanın en iyi 13 takımının katıldığı şampiyonada ise hedeflediği play-off aşamasına yükselmeyi başardı. Japonya ile oynadığı play-off karşılaşmasını son taşla kaybeden milliler, bu sonuçla birlikte 5. olup Türkiye'nin bu alandaki başarısına bir yenisini ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türk yelkeni Los Angeles 2028'de madalya bekliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turk-yelkeni-los-angeles-2028-de-madalya-bekliyor/827591/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turk-yelkeni-los-angeles-2028-de-madalya-bekliyor/827591/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:13:24 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Türkiye Yelken Federasyonu Başkanı Özlem Akdurak: Gençlik sınıflarında madalyaya alışık sporcularla olimpiyata gitmek bizi ümitlendiriyor - Dünyadaki dereceleri yakından takip ediyoruz. Şu anda en az 2 sınıfta madalya yarışına çıkabilecek nitelikte sporcularımız var - (Gençlik kategorisi) Aktif olduğumuz sınıflarda hem dünya hem de Avrupa şampiyonalarında en fazla madalya alan ülke konumundayız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — EMRAH OKTAY - Türkiye Yelken Federasyonu Başkanı Özlem Akdurak, uluslararası başarılarının her yıl arttığını belirterek Los Angeles 2028 Olimpiyat Oyunları'nda en az 2 kategoride madalya yarışına çıkacaklarına inandıklarını söyledi.Özlem Akdurak, Türk yelkenindeki gelişmeler, uluslararası alanda alınan sonuçlar ve Los Angeles 2028 Olimpiyatları hakkında AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Yaklaşık 10 yıldır sporcuyu merkeze alan bir yönetim şeklini uyguladıklarını belirten Akdurak, Sürdürülebilir bir başarı hedefliyoruz. Gençlik sınıflarından madalyaya alışık sporcuların olimpiyata taşınması yönünde stratejik bir planımız var. Artık olimpiyatlarda bunun meyvelerini alıyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın, Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak'ın bize maddi ve manevi katkıları var. Gençlik sınıflarında madalyaya alışık sporcularla olimpiyata gitmek bizi ümitlendiriyor. diye konuştu.Akdurak, Türkiye'nin coğrafi koşullarının yelken için uygun olduğunu vurgulayarak, Yıllardır başta iç sularımız olmak kaydıyla Anadolu'ya yelkeni yaymak için büyük bir çabamız var. Son 3-4 yıldır Türkiye Yelken Federasyonu, Anadolu Yelken Ligi'ni büyüterek düzenliyor. Her yıl yeni il ekleniyor. Sadece bir şampiyona yapmıyoruz. Organizasyonu düzenlediğimiz ilde malzeme, kulüp altyapısı ve antrenör desteği veriyoruz. Türkiye'nin her yerindeki gençlerin yelken ile ilgilenmesini, yeni sporcular yetişmesini istiyoruz. Yelken için Türkiye'nin muazzam coğrafi koşulları var. Avrupa'da birçok ülkede olmayan rüzgarımız ve iklimimiz var. Bunu yelken sporunu şahlandırmak için kullanıyoruz. ifadelerini kullandı.- En az 2 sınıfta madalya yarışına çıkabilecek nitelikte sporcularımız varÖzlem Akdurak, Los Angeles 2028 Olimpiyat Oyunları'nda en az 2 branşta madalya mücadelesi vereceklerini dile getirdi.Türk yelkeninin her olimpiyatta başarı çıtasını daha da yükselttiğini anlatan Akdurak, şunları kaydetti:Yelken branşı olimpiyatta 10 disiplinle yer alıyor. Bunların 8'inde aktif olarak çalışıyoruz. Los Angeles'a rekor sayıda sporcuyla katılmak istiyoruz. Olimpiyatta Türk bayrağını dalgalandırmak çok büyük bir gurur ama başarı grafiğimiz her organizasyonda artıyor. Hiçbir şey mucizelerle olmuyor. Dünyadaki dereceleri yakından takip ediyoruz. Şu anda en az 2 sınıfta madalya yarışına çıkabilecek nitelikte sporcularımız var. Gelişimi devam etmekte olan sınıflarımız var. Olimpiyat, sporun zirvesi. Yelken diğer sporlara göre şans parametresini içinde bulunduruyor. O an değişen bir akıntı veya rüzgar, malzemenin anlık kondisyon farklılığı her şeyi olumlu veya olumsuz değiştirebiliyor. Ancak istatistik ve süreklilik önemli. Şu an istatistiklere baktığımızda madalya yarışına çıkacak en az 2 sınıfımız var. Diğer branşlar da geliyor. En büyük dileğimiz, Türk yelkenciliğinin hak ettiği olimpiyat madalyasını alabilmesi.- Gençlik sınıflarında en fazla madalya alan ülke konumundayızTürkiye Yelken Federasyonu Başkanı Akdurak, Türkiye'nin gençlik sınıflarında en fazla madalya alan ülke olduğunu söyledi.Altyapılarda önemli başarılar aldıklarını aktaran Akdurak, Her yıl tüm organizasyonlar bittikten sonra bir liste yapıyoruz. Aktif olduğumuz sınıflarda hem dünya hem de Avrupa şampiyonalarında en fazla madalya alan ülke konumundayız. Bazı ülkeler bizim faal olmadığımız branşları da ekliyor. Onu da eklemelerine rağmen Avrupa genelinde üçüncü sırada yer alıyoruz. Bütçe ve sporcu sayılarını karşılaştırdığımızda bizim başarımız dünyada büyük ses getirdi. Her organizasyondan bir madalyayla döndük. Ülkeler Türk yelkenciliğinin geldiği noktayı hayretle izliyor. Coğrafyamıza yakın diğer ülkeler, 'Bizi de koltuğunuzun altına alın. Deneyimlerinden biz de faydalanalım.' diyorlar. Biz başka ülkeleri yetiştirir hale geldik. Bu açıdan çok gururluyuz. şeklinde görüş belirtti.- En büyük amacımız bir tesise kavuşmakÖzlem Akdurak, federasyon olarak İzmir Urla'da bir tesis yapmak istediklerini kaydetti.Türk yelkenciliğinin bazı mevzuat sorunları olduğuna değinen Akdurak, Türk yelkenciliğinin hala kendisine ait bir tesisi yok. Urla'da İzmir Valiliğinin Türk yelkenciliğine tahsis ettiği 30 dönümlük bir arazi var. En büyük amacımız tüm dünyayı kendi evimizde ağırlayacağımız bir tesise kavuşmak. 2026'da temelini atmak en büyük hayalimiz. Sonrasında da dünyanın bütün olimpik sporcuları bizim sularımızda antrenman yapacak. değerlendirmesinde bulundu.- TMOK'ta olimpik branşlar doğrudan temsil ediliyorÖzlem Akdurak, yönetime girdiği Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinde (TMOK) olimpik branşların doğrudan temsil edildiğini söyledi.Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürü Veli Ozan Çakır'ın başkanlığındaki yeni yönetimi değerlendiren Akdurak, Geçtiğimiz hafta yapılan genel kurulda ben de TMOK'un yönetim kuruluna seçildim. Veli Ozan Çakır'ın uluslararası sporda çok büyük tecrübesi var. Her branşın gelişimine ciddi odaklanıyor. Uzun yıllardır çalışmaları var. Böyle bir yönetimde olduğum için gurur duyuyorum. Başkanımızın vizyonundan faydalanarak çok önemli kararlar vereceğiz. Olimpik branşların doğrudan temsil edildiği ve olimpiyat kararlarında etkin olacak bir yapı var. Çok iyi gelişmelere imza atacağımıza inanıyorum. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — EMRAH OKTAY - Türkiye Yelken Federasyonu Başkanı Özlem Akdurak, uluslararası başarılarının her yıl arttığını belirterek Los Angeles 2028 Olimpiyat Oyunları'nda en az 2 kategoride madalya yarışına çıkacaklarına inandıklarını söyledi.Özlem Akdurak, Türk yelkenindeki gelişmeler, uluslararası alanda alınan sonuçlar ve Los Angeles 2028 Olimpiyatları hakkında AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Yaklaşık 10 yıldır sporcuyu merkeze alan bir yönetim şeklini uyguladıklarını belirten Akdurak, Sürdürülebilir bir başarı hedefliyoruz. Gençlik sınıflarından madalyaya alışık sporcuların olimpiyata taşınması yönünde stratejik bir planımız var. Artık olimpiyatlarda bunun meyvelerini alıyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın, Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak'ın bize maddi ve manevi katkıları var. Gençlik sınıflarında madalyaya alışık sporcularla olimpiyata gitmek bizi ümitlendiriyor. diye konuştu.Akdurak, Türkiye'nin coğrafi koşullarının yelken için uygun olduğunu vurgulayarak, Yıllardır başta iç sularımız olmak kaydıyla Anadolu'ya yelkeni yaymak için büyük bir çabamız var. Son 3-4 yıldır Türkiye Yelken Federasyonu, Anadolu Yelken Ligi'ni büyüterek düzenliyor. Her yıl yeni il ekleniyor. Sadece bir şampiyona yapmıyoruz. Organizasyonu düzenlediğimiz ilde malzeme, kulüp altyapısı ve antrenör desteği veriyoruz. Türkiye'nin her yerindeki gençlerin yelken ile ilgilenmesini, yeni sporcular yetişmesini istiyoruz. Yelken için Türkiye'nin muazzam coğrafi koşulları var. Avrupa'da birçok ülkede olmayan rüzgarımız ve iklimimiz var. Bunu yelken sporunu şahlandırmak için kullanıyoruz. ifadelerini kullandı.- En az 2 sınıfta madalya yarışına çıkabilecek nitelikte sporcularımız varÖzlem Akdurak, Los Angeles 2028 Olimpiyat Oyunları'nda en az 2 branşta madalya mücadelesi vereceklerini dile getirdi.Türk yelkeninin her olimpiyatta başarı çıtasını daha da yükselttiğini anlatan Akdurak, şunları kaydetti:Yelken branşı olimpiyatta 10 disiplinle yer alıyor. Bunların 8'inde aktif olarak çalışıyoruz. Los Angeles'a rekor sayıda sporcuyla katılmak istiyoruz. Olimpiyatta Türk bayrağını dalgalandırmak çok büyük bir gurur ama başarı grafiğimiz her organizasyonda artıyor. Hiçbir şey mucizelerle olmuyor. Dünyadaki dereceleri yakından takip ediyoruz. Şu anda en az 2 sınıfta madalya yarışına çıkabilecek nitelikte sporcularımız var. Gelişimi devam etmekte olan sınıflarımız var. Olimpiyat, sporun zirvesi. Yelken diğer sporlara göre şans parametresini içinde bulunduruyor. O an değişen bir akıntı veya rüzgar, malzemenin anlık kondisyon farklılığı her şeyi olumlu veya olumsuz değiştirebiliyor. Ancak istatistik ve süreklilik önemli. Şu an istatistiklere baktığımızda madalya yarışına çıkacak en az 2 sınıfımız var. Diğer branşlar da geliyor. En büyük dileğimiz, Türk yelkenciliğinin hak ettiği olimpiyat madalyasını alabilmesi.- Gençlik sınıflarında en fazla madalya alan ülke konumundayızTürkiye Yelken Federasyonu Başkanı Akdurak, Türkiye'nin gençlik sınıflarında en fazla madalya alan ülke olduğunu söyledi.Altyapılarda önemli başarılar aldıklarını aktaran Akdurak, Her yıl tüm organizasyonlar bittikten sonra bir liste yapıyoruz. Aktif olduğumuz sınıflarda hem dünya hem de Avrupa şampiyonalarında en fazla madalya alan ülke konumundayız. Bazı ülkeler bizim faal olmadığımız branşları da ekliyor. Onu da eklemelerine rağmen Avrupa genelinde üçüncü sırada yer alıyoruz. Bütçe ve sporcu sayılarını karşılaştırdığımızda bizim başarımız dünyada büyük ses getirdi. Her organizasyondan bir madalyayla döndük. Ülkeler Türk yelkenciliğinin geldiği noktayı hayretle izliyor. Coğrafyamıza yakın diğer ülkeler, 'Bizi de koltuğunuzun altına alın. Deneyimlerinden biz de faydalanalım.' diyorlar. Biz başka ülkeleri yetiştirir hale geldik. Bu açıdan çok gururluyuz. şeklinde görüş belirtti.- En büyük amacımız bir tesise kavuşmakÖzlem Akdurak, federasyon olarak İzmir Urla'da bir tesis yapmak istediklerini kaydetti.Türk yelkenciliğinin bazı mevzuat sorunları olduğuna değinen Akdurak, Türk yelkenciliğinin hala kendisine ait bir tesisi yok. Urla'da İzmir Valiliğinin Türk yelkenciliğine tahsis ettiği 30 dönümlük bir arazi var. En büyük amacımız tüm dünyayı kendi evimizde ağırlayacağımız bir tesise kavuşmak. 2026'da temelini atmak en büyük hayalimiz. Sonrasında da dünyanın bütün olimpik sporcuları bizim sularımızda antrenman yapacak. değerlendirmesinde bulundu.- TMOK'ta olimpik branşlar doğrudan temsil ediliyorÖzlem Akdurak, yönetime girdiği Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinde (TMOK) olimpik branşların doğrudan temsil edildiğini söyledi.Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürü Veli Ozan Çakır'ın başkanlığındaki yeni yönetimi değerlendiren Akdurak, Geçtiğimiz hafta yapılan genel kurulda ben de TMOK'un yönetim kuruluna seçildim. Veli Ozan Çakır'ın uluslararası sporda çok büyük tecrübesi var. Her branşın gelişimine ciddi odaklanıyor. Uzun yıllardır çalışmaları var. Böyle bir yönetimde olduğum için gurur duyuyorum. Başkanımızın vizyonundan faydalanarak çok önemli kararlar vereceğiz. Olimpik branşların doğrudan temsil edildiği ve olimpiyat kararlarında etkin olacak bir yapı var. Çok iyi gelişmelere imza atacağımıza inanıyorum. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fenerbahçe, kadın futbolunda da kadın basketbolunda da şampiyonluğa inanıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fenerbahce-kadin-futbolunda-da-kadin-basketbolunda-da-sampiyonluga-inaniyor/827590/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fenerbahce-kadin-futbolunda-da-kadin-basketbolunda-da-sampiyonluga-inaniyor/827590/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:13:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk Şansal: FIBA Altılı Finali'nde daha önce kupayı 2 kez kazandık. 3. kez kazanarak ülkemize ve camiamıza hediye etmek istiyoruz. Oyuncularımız hazır, teknik ekibimiz hazır - Galatasaray Kadın Futbol Takımı'nı deplasmanda yenip işimizi rahatlatmak, nasipse şampiyonluk turunu erken atmak istiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — BOZHAN MEMİŞ - Fenerbahçe Kulübünde kadın basketbol ve kadın futbol şubelerinden sorumlu yönetim kurulu üyesi Ufuk Şansal, basketbolda sezonun dördüncü kupasına, futbolda da ilk şampiyonluğa ulaşmak istediklerini söyledi.Ufuk Şansal, İspanya'nın Zaragoza kentinde düzenlenecek FIBA Avrupa Ligi Altılı Final'de (EuroLeague) mücadele edecek Fenerbahçe Opet ve Fenerbahçe arsaVev Kadın Futbol Takımı ile ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Zaragoza yolculuğu öncesinde çok heyecanlı olduklarının altını çizen Ufuk Şansal, Takımımız da bizler de çok heyecanlı. Önce Salamanca'ya hareket edeceğiz. Burada bir hazırlık maçı yapıp çarşamba günü Zaragoza'ya gideceğiz. Orada ilk maçları izleyip rakibimizi bekleyeceğiz. Daha önce kupayı 2 kez kazandık. 3. kez kazanarak ülkemize ve camiamıza hediye etmek istiyoruz. Oyuncularımız hazır, teknik ekibimiz hazır. Tam anlamıyla bu maçları bekliyoruz. Herkeste heyecan var, form düzeyimiz iyi. Tek eksiğimiz var, Kayla McBride bizimle olamayacak, seyahat edemiyor, aramızda olmayı çok isterdi ama ABD'de. Maçları yakından takip ediyor. Bütün sezon boyunca büyük destek ve güç verdi takımımıza. Altılı Final'de olamaması çok büyük eksiklik takımımız için. Onunla oynamak işimizi çok daha kolaylaştıracaktı. Yerine yeni transferimiz Breanna Stewart katıldı. Daha önce de EuroLeague şampiyonluğu yaşamış bir isim. Gücümüze güç katacak. İnşallah kupayı alıp ülkemize döneceğiz. ifadelerini kullandı.Eylül ayında göreve gelmelerinin ardından kadın basketbolunda Cumhurbaşkanlığı Kupası ve Kadınlar Türkiye Kupası kaldırdıklarını, lig şampiyonluğu yaşadıklarını hatırlatan Ufuk Şansal, bu süreci İnanılmaz bir duygu. diyerek tarif etti.Kadın takımının Türkiye'de çıktığı 3 kulvarda 31 maçta mağlubiyet yüzü görmediğinin altını çizen Şansal, Buradaki başarı tamamen oyuncularımıza, teknik ve idari kadromuza ait. Geçmiş yönetimlerden gelen çok önemli emek var burada. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Biz sadece görevimizi yapmaya çalışıyoruz. Oyuncuların yanında oluyoruz, destek veriyoruz, motive etmeye çalışıyoruz. Aralarındaki arkadaşlık çok güzel. Başkanımızın tabiriyle 'Tekmeye kafa atan' oyuncuların hepsi burada. Bu başarının en büyük mimarı oyuncularımız. açıklamasını yaptı.- Türk sporunda görmek istemediğimiz olaylar yaşandıTurkcell Kadın Futbol Süper Ligi'nde çıktığı 24 maçta 22 galibiyet ve 2 beraberlikle namağlup lider durumda bulunan Fenerbahçe arsaVev Kadın Futbol Takımı ile ilgili konuşan Ufuk Şansal, takımın yoluna yenilgisiz devam etmesi sebebiyle çok mutlu olduğunu dile getirdi.Hem kadın basketbolu hem de kadın futbolunda Türkiye'de yenilgi yaşamadıklarını vurgulayan Şansal, şunları söyledi:Kadınlarımızla gurur duyuyorum. Hem basketbol hem de futbol takımımız çok iyi gidiyor. İnşallah sezonu da böyle tamamlarız. 2 hafta sonra Galatasaray'la deplasmanda oynayacağız. Onların bir maçı eksik, 7 puan fark var. Yüksekova maçlarını kazanırlarsa 4 puan farkla devam edecek yarış. Galatasaray'ı deplasmanda yenip işimizi rahatlatmak, nasipse erken tur atmak istiyoruz. Ama futbol bu, erken konuşmak istemiyorum, her türlü sonuç çıkabiliyor. Orada da hocamıza ve oyuncularımıza güveniyorum. Sezon başından bu yana çok emek harcadılar. Şu anda konsantre durumdalar, motivasyonları çok iyi. Orada da en iyi oyuncularımızdan birini kaybettik, Martha Kok sakatlandı. Sezonu kapattı. Aramızda olsa daha rahat olabilirdik şu anda. Ama umarım orada da sezonu şampiyonlukla tamamlayıp, ilk şampiyonluğumuzu taraftarımıza, camiamıza armağan ederiz.Kadın futbol takımının, Yüksekova Spor Kulübü'yle deplasmanda oynadığı maçta yaşananlara dikkati çeken Şansal, sözlerini şöyle sürdürdü:Kadın futbolunda, daha doğrusu Türk sporunda görmek istemediğimiz olaylar yaşandı. Tüm Yüksekova'ya, Şemdinli'ye mal etmek istemediğimiz olaylar. Çok gergin bir atmosfer vardı. Tribünden yedek kulübemize atılan cisimler vardı. Bazıları oyuncularımıza, biri de hocamızın kafasına isabet etti. Zor şartlarda maçı kazandık. Bizim için de oradan galibiyetle dönmek önemliydi. Şu anda federasyondan maçla ilgili gelecek yaptırımları bekliyoruz. Zor şartlar altında oynadık. Tekrarlanmasını istemediğimiz olaylar.- İnşallah iki takımla da 4'te 4 yaparak burada kupalarla birlikte poz veririzFenerbahçe Başkanı Sadettin Saran'ın aldığı seçim kararıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Ufuk Şansal, kendilerinin işlerine odaklandıklarının altını çizdi.Sezon boyunca başkan Saran ve yönetim kurulunun desteğini hem kadın futbolu hem de kadın basketbolunda hissettiklerini dile getiren Şansal, Başkanımız şubeleri hep yakından takip etti. Başarıya giden yolda kendisinin desteği çok büyüktü. Seçim sürecine bakmıyoruz, sadece işimize odaklandık. Sezon sonuna kadar görevimiz neyse onu yapmaya çalışıyoruz. İnşallah kadın futbolunda ilk kez şampiyon olup kadın basketbolunda da Avrupa Ligi'ni kazanırız. Bu kupaları tüm camiamıza, başkanımıza, yönetimimize, taraftarlarımıza armağan etmek istiyoruz. ifadelerini kullandı.Fenerbahçe Beko Erkek Basketbol Takımı'na da değinen Ufuk Şansal, erkek basketboldan sorumlu yönetim kurulu üyesi Cem Ciritçi'yle sürekli temas halinde olduklarını belirterek Cem Bey çok başarılı işler yapıyor. İnşallah onlar da sezon sonunu şampiyonlukla tamamlayacak. Birlikte hayalimiz hem erkek hem de kadın takımlarımızın EuroLeague şampiyonu olması. Birlikte bu hayali kuruyoruz. Cem de bunu hak ediyor, basketbol şubesi bunu hak ediyor. Erkek basketbol takımının da EuroLeague şampiyonu olacağına gönülden inanıyorum. Çok büyük emek veriyorlar, hepsini tebrik ediyorum. İnşallah iki takımla da 4'te 4 yaparak burada kupalarla birlikte poz veririz. şeklinde konuştu.Son olarak taraftarlara mesaj veren Şansal, şunları söyledi:Taraftarımıza çok teşekkür ediyoruz. Sürekli yanımızdalar, destek oluyorlar. Sezon boyunca enerjileriyle itici güç oldular. Sezon boyunca bir deplasman yasağı var, bu yasağın bir an önce kalkmasını istiyoruz. Basketbol seyircisinin artması gerekiyor. Bu da yasakla olmaz. Basketbol seyircisi salonlara girebilsin. Taraftarımız hep yanımızdaydı, kendilerine teşekkür ediyorum. İnşallah EuroLeague şampiyonluğunu kazanarak taraftarlarımıza armağan ederiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — BOZHAN MEMİŞ - Fenerbahçe Kulübünde kadın basketbol ve kadın futbol şubelerinden sorumlu yönetim kurulu üyesi Ufuk Şansal, basketbolda sezonun dördüncü kupasına, futbolda da ilk şampiyonluğa ulaşmak istediklerini söyledi.Ufuk Şansal, İspanya'nın Zaragoza kentinde düzenlenecek FIBA Avrupa Ligi Altılı Final'de (EuroLeague) mücadele edecek Fenerbahçe Opet ve Fenerbahçe arsaVev Kadın Futbol Takımı ile ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Zaragoza yolculuğu öncesinde çok heyecanlı olduklarının altını çizen Ufuk Şansal, Takımımız da bizler de çok heyecanlı. Önce Salamanca'ya hareket edeceğiz. Burada bir hazırlık maçı yapıp çarşamba günü Zaragoza'ya gideceğiz. Orada ilk maçları izleyip rakibimizi bekleyeceğiz. Daha önce kupayı 2 kez kazandık. 3. kez kazanarak ülkemize ve camiamıza hediye etmek istiyoruz. Oyuncularımız hazır, teknik ekibimiz hazır. Tam anlamıyla bu maçları bekliyoruz. Herkeste heyecan var, form düzeyimiz iyi. Tek eksiğimiz var, Kayla McBride bizimle olamayacak, seyahat edemiyor, aramızda olmayı çok isterdi ama ABD'de. Maçları yakından takip ediyor. Bütün sezon boyunca büyük destek ve güç verdi takımımıza. Altılı Final'de olamaması çok büyük eksiklik takımımız için. Onunla oynamak işimizi çok daha kolaylaştıracaktı. Yerine yeni transferimiz Breanna Stewart katıldı. Daha önce de EuroLeague şampiyonluğu yaşamış bir isim. Gücümüze güç katacak. İnşallah kupayı alıp ülkemize döneceğiz. ifadelerini kullandı.Eylül ayında göreve gelmelerinin ardından kadın basketbolunda Cumhurbaşkanlığı Kupası ve Kadınlar Türkiye Kupası kaldırdıklarını, lig şampiyonluğu yaşadıklarını hatırlatan Ufuk Şansal, bu süreci İnanılmaz bir duygu. diyerek tarif etti.Kadın takımının Türkiye'de çıktığı 3 kulvarda 31 maçta mağlubiyet yüzü görmediğinin altını çizen Şansal, Buradaki başarı tamamen oyuncularımıza, teknik ve idari kadromuza ait. Geçmiş yönetimlerden gelen çok önemli emek var burada. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Biz sadece görevimizi yapmaya çalışıyoruz. Oyuncuların yanında oluyoruz, destek veriyoruz, motive etmeye çalışıyoruz. Aralarındaki arkadaşlık çok güzel. Başkanımızın tabiriyle 'Tekmeye kafa atan' oyuncuların hepsi burada. Bu başarının en büyük mimarı oyuncularımız. açıklamasını yaptı.- Türk sporunda görmek istemediğimiz olaylar yaşandıTurkcell Kadın Futbol Süper Ligi'nde çıktığı 24 maçta 22 galibiyet ve 2 beraberlikle namağlup lider durumda bulunan Fenerbahçe arsaVev Kadın Futbol Takımı ile ilgili konuşan Ufuk Şansal, takımın yoluna yenilgisiz devam etmesi sebebiyle çok mutlu olduğunu dile getirdi.Hem kadın basketbolu hem de kadın futbolunda Türkiye'de yenilgi yaşamadıklarını vurgulayan Şansal, şunları söyledi:Kadınlarımızla gurur duyuyorum. Hem basketbol hem de futbol takımımız çok iyi gidiyor. İnşallah sezonu da böyle tamamlarız. 2 hafta sonra Galatasaray'la deplasmanda oynayacağız. Onların bir maçı eksik, 7 puan fark var. Yüksekova maçlarını kazanırlarsa 4 puan farkla devam edecek yarış. Galatasaray'ı deplasmanda yenip işimizi rahatlatmak, nasipse erken tur atmak istiyoruz. Ama futbol bu, erken konuşmak istemiyorum, her türlü sonuç çıkabiliyor. Orada da hocamıza ve oyuncularımıza güveniyorum. Sezon başından bu yana çok emek harcadılar. Şu anda konsantre durumdalar, motivasyonları çok iyi. Orada da en iyi oyuncularımızdan birini kaybettik, Martha Kok sakatlandı. Sezonu kapattı. Aramızda olsa daha rahat olabilirdik şu anda. Ama umarım orada da sezonu şampiyonlukla tamamlayıp, ilk şampiyonluğumuzu taraftarımıza, camiamıza armağan ederiz.Kadın futbol takımının, Yüksekova Spor Kulübü'yle deplasmanda oynadığı maçta yaşananlara dikkati çeken Şansal, sözlerini şöyle sürdürdü:Kadın futbolunda, daha doğrusu Türk sporunda görmek istemediğimiz olaylar yaşandı. Tüm Yüksekova'ya, Şemdinli'ye mal etmek istemediğimiz olaylar. Çok gergin bir atmosfer vardı. Tribünden yedek kulübemize atılan cisimler vardı. Bazıları oyuncularımıza, biri de hocamızın kafasına isabet etti. Zor şartlarda maçı kazandık. Bizim için de oradan galibiyetle dönmek önemliydi. Şu anda federasyondan maçla ilgili gelecek yaptırımları bekliyoruz. Zor şartlar altında oynadık. Tekrarlanmasını istemediğimiz olaylar.- İnşallah iki takımla da 4'te 4 yaparak burada kupalarla birlikte poz veririzFenerbahçe Başkanı Sadettin Saran'ın aldığı seçim kararıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Ufuk Şansal, kendilerinin işlerine odaklandıklarının altını çizdi.Sezon boyunca başkan Saran ve yönetim kurulunun desteğini hem kadın futbolu hem de kadın basketbolunda hissettiklerini dile getiren Şansal, Başkanımız şubeleri hep yakından takip etti. Başarıya giden yolda kendisinin desteği çok büyüktü. Seçim sürecine bakmıyoruz, sadece işimize odaklandık. Sezon sonuna kadar görevimiz neyse onu yapmaya çalışıyoruz. İnşallah kadın futbolunda ilk kez şampiyon olup kadın basketbolunda da Avrupa Ligi'ni kazanırız. Bu kupaları tüm camiamıza, başkanımıza, yönetimimize, taraftarlarımıza armağan etmek istiyoruz. ifadelerini kullandı.Fenerbahçe Beko Erkek Basketbol Takımı'na da değinen Ufuk Şansal, erkek basketboldan sorumlu yönetim kurulu üyesi Cem Ciritçi'yle sürekli temas halinde olduklarını belirterek Cem Bey çok başarılı işler yapıyor. İnşallah onlar da sezon sonunu şampiyonlukla tamamlayacak. Birlikte hayalimiz hem erkek hem de kadın takımlarımızın EuroLeague şampiyonu olması. Birlikte bu hayali kuruyoruz. Cem de bunu hak ediyor, basketbol şubesi bunu hak ediyor. Erkek basketbol takımının da EuroLeague şampiyonu olacağına gönülden inanıyorum. Çok büyük emek veriyorlar, hepsini tebrik ediyorum. İnşallah iki takımla da 4'te 4 yaparak burada kupalarla birlikte poz veririz. şeklinde konuştu.Son olarak taraftarlara mesaj veren Şansal, şunları söyledi:Taraftarımıza çok teşekkür ediyoruz. Sürekli yanımızdalar, destek oluyorlar. Sezon boyunca enerjileriyle itici güç oldular. Sezon boyunca bir deplasman yasağı var, bu yasağın bir an önce kalkmasını istiyoruz. Basketbol seyircisinin artması gerekiyor. Bu da yasakla olmaz. Basketbol seyircisi salonlara girebilsin. Taraftarımız hep yanımızdaydı, kendilerine teşekkür ediyorum. İnşallah EuroLeague şampiyonluğunu kazanarak taraftarlarımıza armağan ederiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/fenerbahce-kadin-futbolunda-da-kadin-basketbolunda-da-sampiyonluga-inaniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Trabzonspor'da Ozan Tufan, son haftaların vazgeçilmezi oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trabzonspor-da-ozan-tufan-son-haftalarin-vazgecilmezi-oldu/827589/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trabzonspor-da-ozan-tufan-son-haftalarin-vazgecilmezi-oldu/827589/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:12:46 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Trabzon — Teknik direktör Fatih Tekke, daha önce fazla forma şansı vermediği orta saha oyuncusunu son 6 karşılaşmada ilk 11'de sahaya sürdü - Ozan, Alanyaspor maçında takımının golünü atan isim oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Trabzon Haberleri — SELÇUK KILIÇ - Trendyol Süper Lig'in 29. haftasında Corendon Alanyaspor ile deplasmanda 1-1 berabere kalan Trabzonspor'un golünü kaydeden Ozan Tufan, son haftalarda ilk 11'in değişmez isimlerinden oldu.Teknik direktör Fatih Tekke'nin daha önce fazla forma şansı vermediği orta saha oyuncusu, son 6 karşılaşmada ilk 11'de görev yaptı.Ligin 24. haftasındaki Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük karşılaşmasıyla ilk 11'de forma giymeye başlayan Ozan Tufan, savunmanın sağında ve orta alanda eksiklikler nedeniyle bulduğu şansı iyi değerlendirdi.Ozan Tufan, teknik direktör Fatih Tekke'nin sürekli forma verdiği isimlerden biri olarak 25. haftadaki Zecorner Kayserispor, 26. haftadaki Çaykur Rizespor, 27. haftadaki ikas Eyüpspor, 28. haftadaki Galatasaray ve 29. haftadaki Corendon Alanyaspor maçlarında ilk 11'de görev aldı.Trabzonspor, Ozan Tufan'ın görev yaptığı son 6 karşılaşmada 5 galibiyet, 1 beraberlik alarak zirve yarışında hanesine önemli puanlar yazdırdı.- Alanyaspor maçında golle tanıştıOzan Tufan, bu sezon 20 karşılaşmada 1025 dakika sahada kalırken 1 gol attı.Bordo-mavili futbolcu, Corendon Alanyaspor ile 1-1 biten karşılaşmada takımının golünü kaydeden isim oldu.- Performansını yükselttiHull City'den 2 sezon önce transfer edilerek 3+1 yıllık sözleşme imzalanan Ozan Tufan, formsuzluğuyla eleştirilen isimlerin başında gelmişti.Bordo-mavili futbolcu, bu sezon bazı maçlarda hiç forma şansı bulamazken Kasımpaşa ile oynanan iki müsabakada 1'er, Samsunspor karşılaşmasında 2, RAMS Başakşehir mücadelesinde 4, TÜMOSAN Konyaspor ve ilk yarıdaki Zecorner Kayserispor maçında 5'er dakika görev almıştı.Ozan Tufan, son 6 haftayla birlikte bu sezon 11 maçta ilk 11'de sahaya çıktı.Bordo-mavili oyuncu, son haftalarda yeniden performansını yükselterek kötü günleri geride bıraktı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Trabzon Haberleri — SELÇUK KILIÇ - Trendyol Süper Lig'in 29. haftasında Corendon Alanyaspor ile deplasmanda 1-1 berabere kalan Trabzonspor'un golünü kaydeden Ozan Tufan, son haftalarda ilk 11'in değişmez isimlerinden oldu.Teknik direktör Fatih Tekke'nin daha önce fazla forma şansı vermediği orta saha oyuncusu, son 6 karşılaşmada ilk 11'de görev yaptı.Ligin 24. haftasındaki Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük karşılaşmasıyla ilk 11'de forma giymeye başlayan Ozan Tufan, savunmanın sağında ve orta alanda eksiklikler nedeniyle bulduğu şansı iyi değerlendirdi.Ozan Tufan, teknik direktör Fatih Tekke'nin sürekli forma verdiği isimlerden biri olarak 25. haftadaki Zecorner Kayserispor, 26. haftadaki Çaykur Rizespor, 27. haftadaki ikas Eyüpspor, 28. haftadaki Galatasaray ve 29. haftadaki Corendon Alanyaspor maçlarında ilk 11'de görev aldı.Trabzonspor, Ozan Tufan'ın görev yaptığı son 6 karşılaşmada 5 galibiyet, 1 beraberlik alarak zirve yarışında hanesine önemli puanlar yazdırdı.- Alanyaspor maçında golle tanıştıOzan Tufan, bu sezon 20 karşılaşmada 1025 dakika sahada kalırken 1 gol attı.Bordo-mavili futbolcu, Corendon Alanyaspor ile 1-1 biten karşılaşmada takımının golünü kaydeden isim oldu.- Performansını yükselttiHull City'den 2 sezon önce transfer edilerek 3+1 yıllık sözleşme imzalanan Ozan Tufan, formsuzluğuyla eleştirilen isimlerin başında gelmişti.Bordo-mavili futbolcu, bu sezon bazı maçlarda hiç forma şansı bulamazken Kasımpaşa ile oynanan iki müsabakada 1'er, Samsunspor karşılaşmasında 2, RAMS Başakşehir mücadelesinde 4, TÜMOSAN Konyaspor ve ilk yarıdaki Zecorner Kayserispor maçında 5'er dakika görev almıştı.Ozan Tufan, son 6 haftayla birlikte bu sezon 11 maçta ilk 11'de sahaya çıktı.Bordo-mavili oyuncu, son haftalarda yeniden performansını yükselterek kötü günleri geride bıraktı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/trabzonspor-da-ozan-tufan-son-haftalarin-vazgecilmezi-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ankara'nın yeni mobilya üssü Elmadağ OSB, 20 bin kişiye istihdam sağlayacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ankara-nin-yeni-mobilya-ussu-elmadag-osb-20-bin-kisiye-istihdam-saglayacak/827588/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ankara-nin-yeni-mobilya-ussu-elmadag-osb-20-bin-kisiye-istihdam-saglayacak/827588/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Elmadağ Mobilyacılar İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Taklacı: - Mobilya konusunda dünya ortalaması olan kilogram başına 3 dolarlık ürün değeri, kilogram başına 10 dolar seviyelerine çıkarılarak, ihracatta cari açığa destek olunacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — SERHAT TUTAK - Elmadağ Mobilyacılar İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Taklacı, Türkiye'nin ilk ihtisas mobilya organize sanayi bölgesi olan Elmadağ Mobilyacılar İhtisas OSB'nin 20 binin üzerinde istihdam sağlayacağını ve ihracatta katma değeri artıracağını bildirdi.Türkiye Ağaç İşleri Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu (TAİF) Başkanı da olan Taklacı, AA muhabirine, Elmadağ Mobilyacılar İhtisas OSB'de yürütülen son çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.Elmadağ Mobilyacılar İhtisas OSB'nin yapımına, 2021 yılında başlandığını hatırlatan Taklacı, 2024 yılında ilk fabrikaların faaliyete geçtiğini ve bölgede fabrika kurulum çalışmalarının hızla devam ettiğini söyledi.Taklacı, 5 fabrikanın üretime geçtiği, 35 fabrikanın inşaatının sürdüğü bölgede, toplam 93 fabrikanın yer alacağını belirtti. OSB'de yapı ruhsatlarının yüzde 85'inin verildiğini aktaran Taklacı, arsa tahsislerinin yüzde 90'ının tamamlandığını kaydetti.Elmadağ Mobilyacılar İhtisas OSB'nin, bir meslek odası tarafından kurulan Türkiye'nin ilk OSB'si olduğuna işaret eden Taklacı, OSB'miz, Türkiye'nin ilk ve Orta Doğu'nun en büyük el işçiliği mobilya merkezi olan Ankara Siteler'den ilham almış, el işçiliği mobilya kültürünü birinci lige taşımayı misyon edinmiş bir sanayi bölgesidir. dedi.Hüseyin Taklacı, OSB içinde yakın zamanda küçük sanayi sitesinin de kurulacağını ve büyük işletmelere küçük işletmelerin destek olacağını dile getirdi. Bölgenin ihtisas OSB olması sebebiyle mobilya ve tamamlayıcı sektörlerin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandığını belirten Taklacı, eğitim merkezi, Ar-Ge ve test merkezi, ortak makine kullanım alanları, konferans salonu, malzeme satış teşhir yerleri, hizmet sektörü için ofisler, ibadet alanı ve akaryakıt istasyonu gibi olanaklara sahip olacağını anlattı.- Mobilya yan sanayinin gelişmesine katkı sağlayacak tesisler kurulacakElmadağ Mobilyacılar İhtisas OSB'de ruhsat almış yaklaşık 40 fabrikanın, bu yıl içinde inşaat faaliyetine başlamasını beklediklerini aktaran Taklacı, bölgenin lojistik konumunun sağladığı avantajlara da dikkati çekti.Demir İpek Yolu projesi kapsamında, konvansiyonel yük tren hattı üzerinde olan bölgenin, yapımı devam eden Ankara-Sivas Otoyolu'na ve Ankara-Samsun Yolu'na cephe vaziyetinde olduğunun altını çizen Taklacı, şu değerlendirmede bulundu:Fabrikalar açıldıkça Kırıkkale, Elmadağ, Mamak, Altındağ gibi birçok bölgede, 20 binin üzerinde istihdam sağlanacak. Bölgede, katma değerli ürünler üretilecek. Mobilya konusunda, dünya ortalaması olan kilogram başına 3 dolarlık ürün değeri, kilogram başına 10 dolar seviyelerine çıkarılarak, ihracatta cari açığa destek olunacak.Elmadağ OSB'de, genişletme çalışmalarına başladıklarını da kaydeden Taklacı, En kısa sürede sınır bütünlüğü korunarak ya da korunmadan, genişletme çalışmalarına başlıyoruz. Genişlemeden sonra toplam büyüklüğün yüzde 15'ini küçük sanayi sitesi olarak kullanacak olup, mobilyada yan sanayinin de gelişmesine katkı sağlayacak tesisler oluşturup, esnafımıza kazandıracağız. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — SERHAT TUTAK - Elmadağ Mobilyacılar İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Taklacı, Türkiye'nin ilk ihtisas mobilya organize sanayi bölgesi olan Elmadağ Mobilyacılar İhtisas OSB'nin 20 binin üzerinde istihdam sağlayacağını ve ihracatta katma değeri artıracağını bildirdi.Türkiye Ağaç İşleri Esnaf ve Sanatkarları Federasyonu (TAİF) Başkanı da olan Taklacı, AA muhabirine, Elmadağ Mobilyacılar İhtisas OSB'de yürütülen son çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.Elmadağ Mobilyacılar İhtisas OSB'nin yapımına, 2021 yılında başlandığını hatırlatan Taklacı, 2024 yılında ilk fabrikaların faaliyete geçtiğini ve bölgede fabrika kurulum çalışmalarının hızla devam ettiğini söyledi.Taklacı, 5 fabrikanın üretime geçtiği, 35 fabrikanın inşaatının sürdüğü bölgede, toplam 93 fabrikanın yer alacağını belirtti. OSB'de yapı ruhsatlarının yüzde 85'inin verildiğini aktaran Taklacı, arsa tahsislerinin yüzde 90'ının tamamlandığını kaydetti.Elmadağ Mobilyacılar İhtisas OSB'nin, bir meslek odası tarafından kurulan Türkiye'nin ilk OSB'si olduğuna işaret eden Taklacı, OSB'miz, Türkiye'nin ilk ve Orta Doğu'nun en büyük el işçiliği mobilya merkezi olan Ankara Siteler'den ilham almış, el işçiliği mobilya kültürünü birinci lige taşımayı misyon edinmiş bir sanayi bölgesidir. dedi.Hüseyin Taklacı, OSB içinde yakın zamanda küçük sanayi sitesinin de kurulacağını ve büyük işletmelere küçük işletmelerin destek olacağını dile getirdi. Bölgenin ihtisas OSB olması sebebiyle mobilya ve tamamlayıcı sektörlerin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandığını belirten Taklacı, eğitim merkezi, Ar-Ge ve test merkezi, ortak makine kullanım alanları, konferans salonu, malzeme satış teşhir yerleri, hizmet sektörü için ofisler, ibadet alanı ve akaryakıt istasyonu gibi olanaklara sahip olacağını anlattı.- Mobilya yan sanayinin gelişmesine katkı sağlayacak tesisler kurulacakElmadağ Mobilyacılar İhtisas OSB'de ruhsat almış yaklaşık 40 fabrikanın, bu yıl içinde inşaat faaliyetine başlamasını beklediklerini aktaran Taklacı, bölgenin lojistik konumunun sağladığı avantajlara da dikkati çekti.Demir İpek Yolu projesi kapsamında, konvansiyonel yük tren hattı üzerinde olan bölgenin, yapımı devam eden Ankara-Sivas Otoyolu'na ve Ankara-Samsun Yolu'na cephe vaziyetinde olduğunun altını çizen Taklacı, şu değerlendirmede bulundu:Fabrikalar açıldıkça Kırıkkale, Elmadağ, Mamak, Altındağ gibi birçok bölgede, 20 binin üzerinde istihdam sağlanacak. Bölgede, katma değerli ürünler üretilecek. Mobilya konusunda, dünya ortalaması olan kilogram başına 3 dolarlık ürün değeri, kilogram başına 10 dolar seviyelerine çıkarılarak, ihracatta cari açığa destek olunacak.Elmadağ OSB'de, genişletme çalışmalarına başladıklarını da kaydeden Taklacı, En kısa sürede sınır bütünlüğü korunarak ya da korunmadan, genişletme çalışmalarına başlıyoruz. Genişlemeden sonra toplam büyüklüğün yüzde 15'ini küçük sanayi sitesi olarak kullanacak olup, mobilyada yan sanayinin de gelişmesine katkı sağlayacak tesisler oluşturup, esnafımıza kazandıracağız. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/ankara-nin-yeni-mobilya-ussu-elmadag-osb-20-bin-kisiye-istihdam-saglayacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli para atıcı Aysel Özgan'ın hedefi zirvedeki yerini rekorlarla sağlamlaştırmak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-para-atici-aysel-ozgan-in-hedefi-zirvedeki-yerini-rekorlarla-saglamlastirmak/827587/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-para-atici-aysel-ozgan-in-hedefi-zirvedeki-yerini-rekorlarla-saglamlastirmak/827587/</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bursa — Güney Kore'nin Changwon kentinde eylül ayında düzenlenecek Dünya Şampiyonası'na hazırlanan Aysel Özgan: Hedefim Los Angeles Paralimpik Oyunları'nda birinci olmak. Bu sene tekrar her şey yeniden başlıyor. İşte dünya şampiyonasında birinci, Avrupa şampiyonasında birinciyim. Paralimpik oyunlarında da birinci olursam benim için muhteşem olacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bursa Haberleri — MUSTAFA YILMAZ - Milli para atıcı Aysel Özgan, eylül ayında Güney Kore'nin Changwon kentinde düzenlenecek Dünya Şampiyonası'nda kendi rekorunu kırarak birinci olup Los Angeles 2028 Paralimpik Oyunları için kota almayı hedefliyor.Atıcılıkta 10 metre havalı tabanca (P2) ve 50 metre ateşli tabanca (P4) branşlarında yarışan Aysel Özgan, başarılarına yenilerini eklemek için yoğun tempoyla çalışıyor.Dünya ve Avrupa şampiyonluğu ile paralimpik oyunları ikinciliği ünvanlarını kazanan Özgan'ın, 2022'de Fransa'da yapılan Para Atıcılık Dünya Kupası'nda P2 kadınlar 10 metre havalı tabanca SH1 kategorisinde 240 puanla elde ettiği dünya rekoru o tarihten beri kırılamıyor.Eylül ayında Güney Kore'nin Changwon kentinde düzenlenecek Dünya Şampiyonası'nda kendi rekorunu kırmayı hedefleyen Özgan, Bursa Atıcılar Olimpik Atletizm Stadı'ndaki havalı silahlar poligonunda haftanın 6 günü, günde yaklaşık 4 saatlik atış antrenmanları ve ardından kondisyon idmanlarıyla çalışmalarını sürdürüyor.- Paralimpik oyunlarında şampiyon olmak istiyorAysel Özgan, AA muhabirine, 2004 yılında kariyerine başladığını, ardından 2005'te milli sporcu olduğunu anlattı.Başarının çok çalışmayla elde edileceğini belirten Özgan, Ben 2005 yılından beri bu işin içindeyim ama hep Avrupa şampiyonu olmak, dünya şampiyonu olmak istiyordum. Paralimpik oyunlarında derece yapmak istiyordum. Beşinci paralimpiklerde ancak derece yapabildim. Dünya şampiyonluğumu da 2022'de alabildim. İlk Avrupa şampiyonluğumu da 2018'de kazandım. dedi.Özgan, bu yılki Dünya Şampiyonası'nda birinci olana paralimpik oyunları kotası verileceğini anımsatarak, bu organizasyonda kendisine ait dünya rekorunu kırıp birinci olmayı hedeflediğini aktardı.Şampiyonalara hem zihinsel hem de bedensel olarak hazırlandığını vurgulayan Özgan, Toplam 2,5 saat sabah antrenman yapıyorsam öğleden sonra 1,5 saate düşüyorum. Tabii onunla bitmiyor, kondisyonumuz var. Sağlığımla ilgili kondisyonla beraber hareketlerim var. Bir de yeme içmeme de dikkat ediyorum. diye konuştu.Özgan, sözlerini şöyle sürdürdü:Benim hedefim Los Angeles Paralimpik Oyunları'nda birinci olmak. Bu sene tekrar her şey yeniden başlıyor. İşte dünya şampiyonasında birinci, Avrupa şampiyonasında birinciyim. Paralimpik oyunlarında da birinci olursam benim için muhteşem olacak. Ondan sonra bakalım ne diyecek Allah.Aysel Özgan, ayrıca tüm bedensel engellilere bir spor branşıyla uğraşmalarını tavsiye etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bursa Haberleri — MUSTAFA YILMAZ - Milli para atıcı Aysel Özgan, eylül ayında Güney Kore'nin Changwon kentinde düzenlenecek Dünya Şampiyonası'nda kendi rekorunu kırarak birinci olup Los Angeles 2028 Paralimpik Oyunları için kota almayı hedefliyor.Atıcılıkta 10 metre havalı tabanca (P2) ve 50 metre ateşli tabanca (P4) branşlarında yarışan Aysel Özgan, başarılarına yenilerini eklemek için yoğun tempoyla çalışıyor.Dünya ve Avrupa şampiyonluğu ile paralimpik oyunları ikinciliği ünvanlarını kazanan Özgan'ın, 2022'de Fransa'da yapılan Para Atıcılık Dünya Kupası'nda P2 kadınlar 10 metre havalı tabanca SH1 kategorisinde 240 puanla elde ettiği dünya rekoru o tarihten beri kırılamıyor.Eylül ayında Güney Kore'nin Changwon kentinde düzenlenecek Dünya Şampiyonası'nda kendi rekorunu kırmayı hedefleyen Özgan, Bursa Atıcılar Olimpik Atletizm Stadı'ndaki havalı silahlar poligonunda haftanın 6 günü, günde yaklaşık 4 saatlik atış antrenmanları ve ardından kondisyon idmanlarıyla çalışmalarını sürdürüyor.- Paralimpik oyunlarında şampiyon olmak istiyorAysel Özgan, AA muhabirine, 2004 yılında kariyerine başladığını, ardından 2005'te milli sporcu olduğunu anlattı.Başarının çok çalışmayla elde edileceğini belirten Özgan, Ben 2005 yılından beri bu işin içindeyim ama hep Avrupa şampiyonu olmak, dünya şampiyonu olmak istiyordum. Paralimpik oyunlarında derece yapmak istiyordum. Beşinci paralimpiklerde ancak derece yapabildim. Dünya şampiyonluğumu da 2022'de alabildim. İlk Avrupa şampiyonluğumu da 2018'de kazandım. dedi.Özgan, bu yılki Dünya Şampiyonası'nda birinci olana paralimpik oyunları kotası verileceğini anımsatarak, bu organizasyonda kendisine ait dünya rekorunu kırıp birinci olmayı hedeflediğini aktardı.Şampiyonalara hem zihinsel hem de bedensel olarak hazırlandığını vurgulayan Özgan, Toplam 2,5 saat sabah antrenman yapıyorsam öğleden sonra 1,5 saate düşüyorum. Tabii onunla bitmiyor, kondisyonumuz var. Sağlığımla ilgili kondisyonla beraber hareketlerim var. Bir de yeme içmeme de dikkat ediyorum. diye konuştu.Özgan, sözlerini şöyle sürdürdü:Benim hedefim Los Angeles Paralimpik Oyunları'nda birinci olmak. Bu sene tekrar her şey yeniden başlıyor. İşte dünya şampiyonasında birinci, Avrupa şampiyonasında birinciyim. Paralimpik oyunlarında da birinci olursam benim için muhteşem olacak. Ondan sonra bakalım ne diyecek Allah.Aysel Özgan, ayrıca tüm bedensel engellilere bir spor branşıyla uğraşmalarını tavsiye etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
