<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Milli Eğitim Bakanı Tekin, şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın'ı andı:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-egitim-bakani-tekin-sehit-ogretmen-senay-aybuke-yalcin-i-andi/860117/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-egitim-bakani-tekin-sehit-ogretmen-senay-aybuke-yalcin-i-andi/860117/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:27:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Aybüke öğretmenimizin aziz hatırası, öğretmenliğin bu milletin gönlündeki yerini bize yeniden hatırlatmaktadır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Aybüke öğretmenimizin aziz hatırası, öğretmenliğin bu milletin gönlündeki yerini bize yeniden hatırlatmaktadır. ifadesini kullandı.Bakan Tekin, müzik öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın'ın terör örgütü PKK'nın Batman Kozluk'ta 2017'de düzenlediği saldırıda şehit olmasının 9. yılında anma mesajı yayımladı.Yalçın'ı şehadetinin yıl dönümünde rahmetle anan Tekin, Aybüke öğretmenimizin aziz hatırası, öğretmenliğin bu milletin gönlündeki yerini bize yeniden hatırlatmaktadır. Öğretmenlik, öğrencinin kalbine dokunma, milletin yarınını inşa etme ve vatanın her köşesinde aynı mesuliyetle var olma iradesidir. değerlendirmesinde bulundu.Tekin, Yalçın'ın öğretmenlere neden emanet taşıyıcısı gözüyle bakıldığını derinden hissettiren isimlerden olduğunu belirterek, şunları kaydetti:O, Batman Kozluk'ta öğretmenliğin sınıfın sınırlarını aşarak bir memleket meselesine dönüştüğünü hayatıyla gösterdi. Genç yaşına rağmen vazifesini bir görev yeri tercihi olarak görmedi, 'Bayrağın dalgalandığı her yer bizim vatanımızdır.' diyerek yola çıktı. İlk görev yerine adım attığı andan itibaren imkanları çoğaltan gayreti ve eğitime adanmışlığıyla kurduğu müzik sınıfında evlatlarımıza, bu topraklara aidiyeti ve kardeşlik duygusunu notalar eşliğinde taşımaya gayret etti. Bazen bir türkü, bazen adı konulmamış bir fedakarlık, bazen de yalnız orada bulunmanın verdiği güven ve samimiyet öğrencilerinin hafızasında silinmeyecek izler bıraktı.Ne var ki bu vakur yürüyüş, hain bir saldırıyla yarıda bırakıldı. Aybüke öğretmenimizi genç yaşında aramızdan alan o karanlık saldırı, onun sesini milletimizin vicdanında susturamadı. Onun yarım kalan türküsü, bugün Anadolu'nun dört bir yanında aynı azim ve kararlılıkla yürüyen öğretmenlerimizin ve onların yetiştirdiği evlatlarımızın gönlünde yankılanmayı sürdürüyor. Şenay Aybüke Yalçın öğretmenimizi ve onun şahsında tüm maarif şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla yad ediyorum. Başta Aybüke öğretmenimizin saygıdeğer ailesi olmak üzere, evlatlarını bu ülkenin istikbaline feda eden tüm şehit ailelerimize sabır ve metanet diliyorum. Ruhları şad, makamları ali olsun.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Aybüke öğretmenimizin aziz hatırası, öğretmenliğin bu milletin gönlündeki yerini bize yeniden hatırlatmaktadır. ifadesini kullandı.Bakan Tekin, müzik öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın'ın terör örgütü PKK'nın Batman Kozluk'ta 2017'de düzenlediği saldırıda şehit olmasının 9. yılında anma mesajı yayımladı.Yalçın'ı şehadetinin yıl dönümünde rahmetle anan Tekin, Aybüke öğretmenimizin aziz hatırası, öğretmenliğin bu milletin gönlündeki yerini bize yeniden hatırlatmaktadır. Öğretmenlik, öğrencinin kalbine dokunma, milletin yarınını inşa etme ve vatanın her köşesinde aynı mesuliyetle var olma iradesidir. değerlendirmesinde bulundu.Tekin, Yalçın'ın öğretmenlere neden emanet taşıyıcısı gözüyle bakıldığını derinden hissettiren isimlerden olduğunu belirterek, şunları kaydetti:O, Batman Kozluk'ta öğretmenliğin sınıfın sınırlarını aşarak bir memleket meselesine dönüştüğünü hayatıyla gösterdi. Genç yaşına rağmen vazifesini bir görev yeri tercihi olarak görmedi, 'Bayrağın dalgalandığı her yer bizim vatanımızdır.' diyerek yola çıktı. İlk görev yerine adım attığı andan itibaren imkanları çoğaltan gayreti ve eğitime adanmışlığıyla kurduğu müzik sınıfında evlatlarımıza, bu topraklara aidiyeti ve kardeşlik duygusunu notalar eşliğinde taşımaya gayret etti. Bazen bir türkü, bazen adı konulmamış bir fedakarlık, bazen de yalnız orada bulunmanın verdiği güven ve samimiyet öğrencilerinin hafızasında silinmeyecek izler bıraktı.Ne var ki bu vakur yürüyüş, hain bir saldırıyla yarıda bırakıldı. Aybüke öğretmenimizi genç yaşında aramızdan alan o karanlık saldırı, onun sesini milletimizin vicdanında susturamadı. Onun yarım kalan türküsü, bugün Anadolu'nun dört bir yanında aynı azim ve kararlılıkla yürüyen öğretmenlerimizin ve onların yetiştirdiği evlatlarımızın gönlünde yankılanmayı sürdürüyor. Şenay Aybüke Yalçın öğretmenimizi ve onun şahsında tüm maarif şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla yad ediyorum. Başta Aybüke öğretmenimizin saygıdeğer ailesi olmak üzere, evlatlarını bu ülkenin istikbaline feda eden tüm şehit ailelerimize sabır ve metanet diliyorum. Ruhları şad, makamları ali olsun.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/milli-egitim-bakani-tekin-sehit-ogretmen-senay-aybuke-yalcin-i-andi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Seydişehir'de jeotermal sera için protokol imzalandı.  hedefinde önemli adım</title>
      <link>https://www.canligaste.com/seydisehir-de-jeotermal-sera-icin-protokol-imzalandi-hedefinde-onemli-adim/860116/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/seydisehir-de-jeotermal-sera-icin-protokol-imzalandi-hedefinde-onemli-adim/860116/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:24:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Konya — Seydişehir Kaymakamlığı, Seydişehir Belediyesi ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Mevlana Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen Seydişehir Jeotermal Akıllı Sera Merkezi Ön Fizibilitesi Projesi için imza töreni gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Konya Haberleri — Seydişehir Kaymakamlığı, Seydişehir Belediyesi ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Mevlana Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen Seydişehir Jeotermal Akıllı Sera Merkezi Ön Fizibilitesi Projesi için imza töreni gerçekleştirildi.Mevlana Kalkınma Ajansı hizmet binasında düzenlenen törene Seydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu ve Mevlana Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri İhsan Bostancı katıldı.Seydişehir Proje kapsamında hayata geçirilmesi planlanan jeotermal akıllı sera yatırımına ilişkin fizibilite çalışmaları yürütülecek.Seydişehir'in jeotermal kaynaklarını yüksek katma değerli üretime dönüştürmeyi hedefleyen proje, ilçeyi modern seracılığın yeni merkezlerinden biri haline getirecek yatırım sürecinin ilk adımını oluşturuyor. Yaklaşık bir yıldır sürdürülen arazi tahsis süreçleri, kurum görüşleri ve teknik analiz çalışmalarının ardından önemli bir aşamaya ulaşan proje ile yatırımın yol haritası netleştirilecek.Tamamlanacak fizibilite çalışmasının ardından hayata geçirilmesi planlanan sera merkezi sayesinde ilçede yıl boyunca üretim yapılması, yeni istihdam alanlarının oluşturulması, tarımsal üretimde verimliliğin artırılması ve Seydişehir'in bölgesel ölçekte jeotermal kaynaklarını yüksek katma değerli tarımsal üretime dönüştüren örnek ilçeler arasında yerini alması hedefleniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Konya Haberleri — Seydişehir Kaymakamlığı, Seydişehir Belediyesi ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Mevlana Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen Seydişehir Jeotermal Akıllı Sera Merkezi Ön Fizibilitesi Projesi için imza töreni gerçekleştirildi.Mevlana Kalkınma Ajansı hizmet binasında düzenlenen törene Seydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu ve Mevlana Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri İhsan Bostancı katıldı.Seydişehir Proje kapsamında hayata geçirilmesi planlanan jeotermal akıllı sera yatırımına ilişkin fizibilite çalışmaları yürütülecek.Seydişehir'in jeotermal kaynaklarını yüksek katma değerli üretime dönüştürmeyi hedefleyen proje, ilçeyi modern seracılığın yeni merkezlerinden biri haline getirecek yatırım sürecinin ilk adımını oluşturuyor. Yaklaşık bir yıldır sürdürülen arazi tahsis süreçleri, kurum görüşleri ve teknik analiz çalışmalarının ardından önemli bir aşamaya ulaşan proje ile yatırımın yol haritası netleştirilecek.Tamamlanacak fizibilite çalışmasının ardından hayata geçirilmesi planlanan sera merkezi sayesinde ilçede yıl boyunca üretim yapılması, yeni istihdam alanlarının oluşturulması, tarımsal üretimde verimliliğin artırılması ve Seydişehir'in bölgesel ölçekte jeotermal kaynaklarını yüksek katma değerli tarımsal üretime dönüştüren örnek ilçeler arasında yerini alması hedefleniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Osmaniye'de orman arazisine kaçak inşa edilen evlerin yıkımına başlandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/osmaniye-de-orman-arazisine-kacak-insa-edilen-evlerin-yikimina-baslandi/860114/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/osmaniye-de-orman-arazisine-kacak-insa-edilen-evlerin-yikimina-baslandi/860114/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:21:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Osmaniye — Osmaniye'de Olukbaşı Yaylası'ndaki orman arazisine kaçak inşa edilen 225 evin yıkımı için çalışma başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Osmaniye Haberleri — Osmaniye'de Olukbaşı Yaylası'ndaki orman arazisine kaçak inşa edilen 225 evin yıkımı için çalışma başlatıldı.Merkeze bağlı yaylada orman sınırları içinde kalan yapıların, 9 Ocak'ta yapılan incelemede kaçak ve hukuka aykırı olduğu tespit edildi.Yargı sürecinin tamamlanmasının ardından bölgeye giden Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri, iş makineleriyle 225 evin yıkımına başladı.Jandarma ekiplerinin önlem aldığı bölgede, ikamet sahipleri ve görevliler arasında kısa süreli gerginlik yaşandı.Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Olukbaşı'ndaki sürecin, orman alanlarının korunması, kamu yararı, can güvenliği ve hukukun gereği için yürütüldüğünü belirtti.Sürecin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi adına tüm tedbirlerin alındığını kaydeden Serdengeçti, şu ifadeleri kullandı:Vatandaşlarımızdan beklentimiz, resmi açıklamalar dışında dolaşıma sokulan iddialara itibar etmemeleri, sağduyuyu muhafaza etmeleri ve kamu görevlilerinin çalışmalarını engelleyici davranışlardan uzak durmalarıdır. Ormanlarımız, milletimizin ortak emanetidir. Bu emanete zarar verebilecek her türlü fiil, orman yangınına sebebiyet verebilecek girişimler, kamu görevlilerine mukavemet, yasa dışı eylem ve taşkınlık dahil olmak üzere, hukuk çerçevesinde değerlendirilecek ve ilgililer hakkında gerekli yasal işlemler kararlılıkla uygulanacaktır.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Osmaniye Haberleri — Osmaniye'de Olukbaşı Yaylası'ndaki orman arazisine kaçak inşa edilen 225 evin yıkımı için çalışma başlatıldı.Merkeze bağlı yaylada orman sınırları içinde kalan yapıların, 9 Ocak'ta yapılan incelemede kaçak ve hukuka aykırı olduğu tespit edildi.Yargı sürecinin tamamlanmasının ardından bölgeye giden Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri, iş makineleriyle 225 evin yıkımına başladı.Jandarma ekiplerinin önlem aldığı bölgede, ikamet sahipleri ve görevliler arasında kısa süreli gerginlik yaşandı.Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Olukbaşı'ndaki sürecin, orman alanlarının korunması, kamu yararı, can güvenliği ve hukukun gereği için yürütüldüğünü belirtti.Sürecin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi adına tüm tedbirlerin alındığını kaydeden Serdengeçti, şu ifadeleri kullandı:Vatandaşlarımızdan beklentimiz, resmi açıklamalar dışında dolaşıma sokulan iddialara itibar etmemeleri, sağduyuyu muhafaza etmeleri ve kamu görevlilerinin çalışmalarını engelleyici davranışlardan uzak durmalarıdır. Ormanlarımız, milletimizin ortak emanetidir. Bu emanete zarar verebilecek her türlü fiil, orman yangınına sebebiyet verebilecek girişimler, kamu görevlilerine mukavemet, yasa dışı eylem ve taşkınlık dahil olmak üzere, hukuk çerçevesinde değerlendirilecek ve ilgililer hakkında gerekli yasal işlemler kararlılıkla uygulanacaktır.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/osmaniye-de-orman-arazisine-kacak-insa-edilen-evlerin-yikimina-baslandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ticaret Bakanı Ömer Bolat: Türkiye ile Suriye arasında 2030'lu yılların başlarında 10 milyar dolar ticarete ulaşmayı hedef olarak belirledik</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ticaret-bakani-omer-bolat-turkiye-ile-suriye-arasinda-2030-lu-yillarin-baslarinda-10-milyar-dolar-ticarete-ulasmayi-hedef-olarak-belirledik/860112/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ticaret-bakani-omer-bolat-turkiye-ile-suriye-arasinda-2030-lu-yillarin-baslarinda-10-milyar-dolar-ticarete-ulasmayi-hedef-olarak-belirledik/860112/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:21:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri —]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri —]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/ticaret-bakani-omer-bolat-turkiye-ile-suriye-arasinda-2030-lu-yillarin-baslarinda-10-milyar-dolar-ticarete-ulasmayi-hedef-olarak-belirledik.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail Spor Bakanı, Beyrut'un Dahiye bölgesine saldırı tehdidinde bulundu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-spor-bakani-beyrut-un-dahiye-bolgesine-saldiri-tehdidinde-bulundu/860111/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-spor-bakani-beyrut-un-dahiye-bolgesine-saldiri-tehdidinde-bulundu/860111/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:21:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kudüs — İsrail Spor ve Kültür Bakanı Miki Zohar, ülkesinin birden fazla ülkeye saldırı düzenlemesiyle övünerek, Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyine saldırı düzenlemesi durumunda Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesini bombalama tehdidinde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kudüs Haberleri — İsrail Spor ve Kültür Bakanı Miki Zohar, ülkesinin birden fazla ülkeye saldırı düzenlemesiyle övünerek, Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyine saldırı düzenlemesi durumunda Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesini bombalama tehdidinde bulundu.Katıldığı 103 FM radyo programında konuşan Başbakan Binyamin Netanyahu'nun partisi Likud mensubu Zohar, Bence İranlılar, İsrail ile doğrudan bir çatışmaya girmenin akıllıca olmadığını fark ettiler. dedi.Zohar, Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyindeki yerleşim yerlerini hedef alması durumunda Beyrut'un Dahiye bölgesine saldıracakları tehdidinde bulundu.İsrailli Bakan, Beyrut'a saldırmaları durumunda İran'ın yeniden saldırı düzenlemesini de göze aldıklarını ifade etti.Zohar, Netanyahu, İran'ın bize zarar vermeye kalkışması halinde onu tamamen yok edeceğimizi açıkça belirtti. iddiasında bulundu.Orta Doğu'da birden fazla ülkeye saldırı düzenlemekl övünen Zohar, Orta Doğu'yu olması gerektiği gibi şekillendirmeye devam ediyoruz. ifadelerini kullandı.İsrail ordusu 7 Haziran'da ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenlemiş, İranlı yetkililer İsrail'in bu saldırısına tepki göstererek karşılık vereceklerini açıklamıştı.İran'dan aynı gün akşam saatlerinde üç dalga halinde ateşlenen füzeler nedeniyle İsrail'in kuzeyindeki birçok kentte sirenler çalmıştı.İsrail ordusu, İran'ın batı ve orta kesimini hedef aldığını açıklamış, Tahran da bu saldırılara füzelerle yanıt vermişti.8 Haziran öğle saatlerinde karşılıklı saldırıların durdurulduğu bildirilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kudüs Haberleri — İsrail Spor ve Kültür Bakanı Miki Zohar, ülkesinin birden fazla ülkeye saldırı düzenlemesiyle övünerek, Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyine saldırı düzenlemesi durumunda Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesini bombalama tehdidinde bulundu.Katıldığı 103 FM radyo programında konuşan Başbakan Binyamin Netanyahu'nun partisi Likud mensubu Zohar, Bence İranlılar, İsrail ile doğrudan bir çatışmaya girmenin akıllıca olmadığını fark ettiler. dedi.Zohar, Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyindeki yerleşim yerlerini hedef alması durumunda Beyrut'un Dahiye bölgesine saldıracakları tehdidinde bulundu.İsrailli Bakan, Beyrut'a saldırmaları durumunda İran'ın yeniden saldırı düzenlemesini de göze aldıklarını ifade etti.Zohar, Netanyahu, İran'ın bize zarar vermeye kalkışması halinde onu tamamen yok edeceğimizi açıkça belirtti. iddiasında bulundu.Orta Doğu'da birden fazla ülkeye saldırı düzenlemekl övünen Zohar, Orta Doğu'yu olması gerektiği gibi şekillendirmeye devam ediyoruz. ifadelerini kullandı.İsrail ordusu 7 Haziran'da ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenlemiş, İranlı yetkililer İsrail'in bu saldırısına tepki göstererek karşılık vereceklerini açıklamıştı.İran'dan aynı gün akşam saatlerinde üç dalga halinde ateşlenen füzeler nedeniyle İsrail'in kuzeyindeki birçok kentte sirenler çalmıştı.İsrail ordusu, İran'ın batı ve orta kesimini hedef aldığını açıklamış, Tahran da bu saldırılara füzelerle yanıt vermişti.8 Haziran öğle saatlerinde karşılıklı saldırıların durdurulduğu bildirilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Atlas Çağlayan'ın öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması başladı </title>
      <link>https://www.canligaste.com/atlas-caglayan-in-oldurulmesine-iliskin-davanin-ilk-durusmasi-basladi/860110/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/atlas-caglayan-in-oldurulmesine-iliskin-davanin-ilk-durusmasi-basladi/860110/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:21:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Güngören'de çıkan kavgada 16 yaşındaki Atlas Çağlayan'ı bıçakla öldüren tutuklu çocuk sanık E.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Güngören'de çıkan kavgada 16 yaşındaki Atlas Çağlayan'ı bıçakla öldüren tutuklu çocuk sanık E.Ç.'nin 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşması başladı.Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince adliyenin konferans salonunda yapılan duruşmaya, tutuklu çocuk sanık E.Ç. katıldı.Maktul çocuğun annesi Gülhan Ünlü ve babası Cüneyt Çağlayan'ın da aralarında bulunduğu 5 müşteki ve 4 mağdur ile taraf avukatlarının da katıldığı duruşmaya, kapalılık ve gizlilik kararı olduğu için basın mensupları ve izleyiciler alınmadı.Duruşma, sanığın kimlik kontrolünün yapılmasının ardından savunmasının alınmasıyla devam ediyor.Bu arada dava nedeniyle duruşma salonunun önünde ve koridorda geniş güvenlik önlemi alındı.Duruşma öncesi adliye önünde açıklama yapan müşteki Gülhan Ünlü, aylardır bugünü beklediklerini, sanıkla yüz yüze geleceğini belirterek, olaya 4 kişinin daha iştirak ettiğini, bu kişilerin de tutuklanması gerektiğini söyledi.Bu davanın sadece Atlas Çağlayan'la ilgili olmadığını dile getiren Ünlü, Bütün çocuklarımızı korumak istiyoruz. Bir an önce yasanın çıkmasını istiyoruz. İnfaz kanununda değişikliklerin yapılmasını istiyoruz. Neden kaybettiğimiz evlatlarımız için gerekli olan yapılmıyor. Emsal karar istiyoruz. Hiçbir indirimin uygulanmasını istemiyoruz. Bu katillerin aileleriyle görüşmesini istemiyoruz. Biz çocuklarımızla görüşemiyoruz çünkü. Biz çocuklarımızın mezarına bakıyoruz. ifadelerini kullandı.- İddianameBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 14 Ocak'ta, Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak'ta bulunan bir kafede iki grup arasında yaşanan tartışma sırasında suça sürüklenen çocuk (SSÇ) E.Ç.'nin, maktul Atlas Çağlayan'ı bıçakla yaraladığı ve Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtiliyor.İddianamede, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, E.Ç.'nin kasten öldürme, silahla tehdit ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçları yönünden işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu kaydediliyor.İddianamede, Atlas Çağlayan'ın ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kesisiyle birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği aktarılıyor.Çağlayan'ın telefonunda yapılan incelemede E.Ç. ile daha önceden tanıştığına ve husumetlerinin olduğuna dair herhangi bir delilin bulunmadığına dikkati çekilen iddianamede, E.Ç.'nin telefonunda elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve çakı fotoğrafının bulunduğu anlatılıyor.E.Ç.'nin bıçakla 18 yaşını doldurmamış çocuk sayılan Çağlayan'ın hayati bölgeleri olan göğsüne ve kalbinin alt kısmına toplam 3 kez vurarak ölümüne neden olma eyleminin nitelikli kasten öldürme suçu kapsamında kaldığı değerlendirilen iddianamede, E.Ç.'nin olayda kullandığı bıçağın 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçu kapsamında olduğu vurgulanıyor.E.Ç.'nin tek eylemle birden fazla mağdura bıçak doğrultarak tehdit eylemini gerçekleştirdiği aktarılan iddianamede, bu kişinin silahtan sayılan bıçağı mağdurlar D.Ç, Y.O.O, T.U.A. ile R.O.'ya doğrulttuğu, Sizi vururum, hepinizi delik deşik ederim. Sizi öldürürüm. şeklinde söz ve davranışlarının mağdurlar beyanıyla uyumlu tanık beyanları doğrultusunda zincirleme silahla tehdit suçu kapsamında kaldığı kaydediliyor.İddianamede, E.Ç.'nin çocuğa karşı kasten öldürme, 6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet etme ve zincirleme şekilde silahla tehdit suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Güngören'de çıkan kavgada 16 yaşındaki Atlas Çağlayan'ı bıçakla öldüren tutuklu çocuk sanık E.Ç.'nin 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşması başladı.Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince adliyenin konferans salonunda yapılan duruşmaya, tutuklu çocuk sanık E.Ç. katıldı.Maktul çocuğun annesi Gülhan Ünlü ve babası Cüneyt Çağlayan'ın da aralarında bulunduğu 5 müşteki ve 4 mağdur ile taraf avukatlarının da katıldığı duruşmaya, kapalılık ve gizlilik kararı olduğu için basın mensupları ve izleyiciler alınmadı.Duruşma, sanığın kimlik kontrolünün yapılmasının ardından savunmasının alınmasıyla devam ediyor.Bu arada dava nedeniyle duruşma salonunun önünde ve koridorda geniş güvenlik önlemi alındı.Duruşma öncesi adliye önünde açıklama yapan müşteki Gülhan Ünlü, aylardır bugünü beklediklerini, sanıkla yüz yüze geleceğini belirterek, olaya 4 kişinin daha iştirak ettiğini, bu kişilerin de tutuklanması gerektiğini söyledi.Bu davanın sadece Atlas Çağlayan'la ilgili olmadığını dile getiren Ünlü, Bütün çocuklarımızı korumak istiyoruz. Bir an önce yasanın çıkmasını istiyoruz. İnfaz kanununda değişikliklerin yapılmasını istiyoruz. Neden kaybettiğimiz evlatlarımız için gerekli olan yapılmıyor. Emsal karar istiyoruz. Hiçbir indirimin uygulanmasını istemiyoruz. Bu katillerin aileleriyle görüşmesini istemiyoruz. Biz çocuklarımızla görüşemiyoruz çünkü. Biz çocuklarımızın mezarına bakıyoruz. ifadelerini kullandı.- İddianameBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 14 Ocak'ta, Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak'ta bulunan bir kafede iki grup arasında yaşanan tartışma sırasında suça sürüklenen çocuk (SSÇ) E.Ç.'nin, maktul Atlas Çağlayan'ı bıçakla yaraladığı ve Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtiliyor.İddianamede, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, E.Ç.'nin kasten öldürme, silahla tehdit ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçları yönünden işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu kaydediliyor.İddianamede, Atlas Çağlayan'ın ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kesisiyle birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği aktarılıyor.Çağlayan'ın telefonunda yapılan incelemede E.Ç. ile daha önceden tanıştığına ve husumetlerinin olduğuna dair herhangi bir delilin bulunmadığına dikkati çekilen iddianamede, E.Ç.'nin telefonunda elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve çakı fotoğrafının bulunduğu anlatılıyor.E.Ç.'nin bıçakla 18 yaşını doldurmamış çocuk sayılan Çağlayan'ın hayati bölgeleri olan göğsüne ve kalbinin alt kısmına toplam 3 kez vurarak ölümüne neden olma eyleminin nitelikli kasten öldürme suçu kapsamında kaldığı değerlendirilen iddianamede, E.Ç.'nin olayda kullandığı bıçağın 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçu kapsamında olduğu vurgulanıyor.E.Ç.'nin tek eylemle birden fazla mağdura bıçak doğrultarak tehdit eylemini gerçekleştirdiği aktarılan iddianamede, bu kişinin silahtan sayılan bıçağı mağdurlar D.Ç, Y.O.O, T.U.A. ile R.O.'ya doğrulttuğu, Sizi vururum, hepinizi delik deşik ederim. Sizi öldürürüm. şeklinde söz ve davranışlarının mağdurlar beyanıyla uyumlu tanık beyanları doğrultusunda zincirleme silahla tehdit suçu kapsamında kaldığı kaydediliyor.İddianamede, E.Ç.'nin çocuğa karşı kasten öldürme, 6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet etme ve zincirleme şekilde silahla tehdit suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Katılım Emeklilik, Erken BES'te yüzde 10,14 paya ulaştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/katilim-emeklilik-erken-bes-te-yuzde-10-14-paya-ulasti/860109/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/katilim-emeklilik-erken-bes-te-yuzde-10-14-paya-ulasti/860109/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:21:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek: - 18 yaş altı BES sayesinde tasarruf, sonradan öğrenilen bir davranış olmaktan çıkıp hayatın doğal bir parçası haline geliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Katılım Emeklilik, 200 bin Erken BES sözleşmesi ile sektördeki toplam 18 yaş altı BES hacminin yüzde 10,14'üne hizmet veriyor.Şirketten yapılan açıklamada paylaşılan Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre, mayıs itibarıyla BES sistemine giren çocukların sayısı 1 milyon 700 bini geçerken, toplam sözleşme sayısı 1 milyon 965 bine ulaştı. 18 yaş altı BES'teki toplam fon tutarı 82,6 milyarı aşarken, devlet katkısı da 18,9 milyar lirayı geçti.Sıfır yaş katılımcılarda 21 bin 841 olan BES sözleşme sayısı, 4 yaş itibarıyla 102 bin 522 seviyesine ulaşarak hızlı bir artış gösterdi. BES'i en çok tercih edenler 123 bin 143 çocukla 8 yaş grubu olurken, sistemdeki 5-10 yaş grubu çocukların toplam sayısı 720 bin 805'e ulaştı.Katılım Emeklilik, 200 bin Erken BES sözleşmesi ile sektördeki toplam 18 yaş altı BES hacminin yüzde 10,14'üne hizmet veriyor.2021'de yapılan yasal düzenlemeyle hayata geçen 18 yaş altı BES sayesinde, aradan geçen 5 yılda yaklaşık 2 milyon çocuk erken yaşta tasarrufla tanıştı. 0-4 yaş arası küçük katılımcı sayısının 337 bine ulaştığı pazarda, ailelerin tasarruf kararlarını özellikle çocukların okul öncesi ve ilköğretim başlangıç döneminde daha sistematik bir şekilde ele aldığı görülüyor.- Katılım Emeklilik, yılın ilk çeyreğinde varlıklarını yüzde 83 artırdıKatılım Emeklilik, yılın ilk çeyreğinde BES fonlarıyla birlikte toplam varlıklarını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 83'ün üzerinde artırarak 79 milyar liraya yükseltti. Şirket, aynı dönemde finansal gücünü desteklemek amacıyla 72 milyon lira olan ödenmiş sermayesini de 1 milyar liraya çıkardı.Türkiye'de BES'in toplam fon büyüklüğü 15 Mayıs itibarıyla 2 trilyon 506 milyar lirayı aşarken, sistem son bir yılda yüzde 70 büyüdü. Aynı dönemde Katılım Emeklilik fon büyüklüğünü yüzde 90 artırarak 78,4 milyar liraya taşırken, şirketin Teknoloji Sektörü Katılım Emeklilik Fonu yılın ilk 4 ayında yüzde 33,89 getiriyle tüm BEFAS fonları arasında en yüksek performansı gösterdi. Ocak-nisan döneminde en yüksek getiri sağlayan ilk 10 fon arasında Katılım Emeklilik'e ait 3 fon yer aldı.- Bu yıl da yatırımcılarımıza kazandırmaya devam ediyoruzAçıklamada görüşlerine yer verilen Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, yatırımcıların güveninin, doğru fon yönetimi yaklaşımlarının ve yenilikçi ürünlerin şirketin büyümesindeki en önemli unsurları oluşturduğunu belirtti.Sincek, 18 yaş altı BES planının önemini vurgulayarak, Erken BES, bugünün küçük katılımcılarını değil, yarının ana yatırımcı kitlesini oluşturuyor. Bu nedenle bu alanı sadece büyüme değil, kültürel dönüşüm alanı olarak da görüyoruz. 18 yaş altı BES sayesinde tasarruf, sonradan öğrenilen bir davranış olmaktan çıkıp hayatın doğal bir parçası haline geliyor. ifadelerini kullandı.Geçen yılın BES şampiyonu olarak bu yıl da katılımcılarına kazandırmaya devam ettiklerini aktaran Sincek, KSH Teknoloji Fonu'muzun yılın ilk dört ayında tüm BEFAS fonları arasında en yüksek getiriyi sağlaması ve en yüksek getirili ilk 10 fon arasında üç fonumuzun yer alması, fon yönetimindeki güçlü performansımızı ortaya koyuyor. değerlendirmesinde bulundu.Sincek, yüzde 100 faizsiz ilkelere sahip 20 fonlarıyla kullanıcılarını farklı risk ve getiri beklentilerine uygun çözümlerle buluşturduklarını vurguladı.Katılım Emeklilik'in finansal sağlamlığı ve operasyonel verimliliğine de dikkati çeken Sincek, şunları kaydetti:2026 yılına, sürdürülebilir büyüme ve operasyonel verimlilik odaklı stratejilerimiz doğrultusunda güçlü bir başlangıç yaptık. Toplam varlıklarımız BES fonlarıyla birlikte 79 milyar lira seviyesine ulaşırken, prim üretiminde yakaladığımız dengeli ivme, katılımcılarımızın bize duyduğu güvenin en net göstergesidir. Faizsiz sigortacılık prensiplerimizden ödün vermeden, dijitalleşme ve doğru risk yönetimiyle paydaşlarımıza değer üretmeye devam ediyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Katılım Emeklilik, 200 bin Erken BES sözleşmesi ile sektördeki toplam 18 yaş altı BES hacminin yüzde 10,14'üne hizmet veriyor.Şirketten yapılan açıklamada paylaşılan Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre, mayıs itibarıyla BES sistemine giren çocukların sayısı 1 milyon 700 bini geçerken, toplam sözleşme sayısı 1 milyon 965 bine ulaştı. 18 yaş altı BES'teki toplam fon tutarı 82,6 milyarı aşarken, devlet katkısı da 18,9 milyar lirayı geçti.Sıfır yaş katılımcılarda 21 bin 841 olan BES sözleşme sayısı, 4 yaş itibarıyla 102 bin 522 seviyesine ulaşarak hızlı bir artış gösterdi. BES'i en çok tercih edenler 123 bin 143 çocukla 8 yaş grubu olurken, sistemdeki 5-10 yaş grubu çocukların toplam sayısı 720 bin 805'e ulaştı.Katılım Emeklilik, 200 bin Erken BES sözleşmesi ile sektördeki toplam 18 yaş altı BES hacminin yüzde 10,14'üne hizmet veriyor.2021'de yapılan yasal düzenlemeyle hayata geçen 18 yaş altı BES sayesinde, aradan geçen 5 yılda yaklaşık 2 milyon çocuk erken yaşta tasarrufla tanıştı. 0-4 yaş arası küçük katılımcı sayısının 337 bine ulaştığı pazarda, ailelerin tasarruf kararlarını özellikle çocukların okul öncesi ve ilköğretim başlangıç döneminde daha sistematik bir şekilde ele aldığı görülüyor.- Katılım Emeklilik, yılın ilk çeyreğinde varlıklarını yüzde 83 artırdıKatılım Emeklilik, yılın ilk çeyreğinde BES fonlarıyla birlikte toplam varlıklarını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 83'ün üzerinde artırarak 79 milyar liraya yükseltti. Şirket, aynı dönemde finansal gücünü desteklemek amacıyla 72 milyon lira olan ödenmiş sermayesini de 1 milyar liraya çıkardı.Türkiye'de BES'in toplam fon büyüklüğü 15 Mayıs itibarıyla 2 trilyon 506 milyar lirayı aşarken, sistem son bir yılda yüzde 70 büyüdü. Aynı dönemde Katılım Emeklilik fon büyüklüğünü yüzde 90 artırarak 78,4 milyar liraya taşırken, şirketin Teknoloji Sektörü Katılım Emeklilik Fonu yılın ilk 4 ayında yüzde 33,89 getiriyle tüm BEFAS fonları arasında en yüksek performansı gösterdi. Ocak-nisan döneminde en yüksek getiri sağlayan ilk 10 fon arasında Katılım Emeklilik'e ait 3 fon yer aldı.- Bu yıl da yatırımcılarımıza kazandırmaya devam ediyoruzAçıklamada görüşlerine yer verilen Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, yatırımcıların güveninin, doğru fon yönetimi yaklaşımlarının ve yenilikçi ürünlerin şirketin büyümesindeki en önemli unsurları oluşturduğunu belirtti.Sincek, 18 yaş altı BES planının önemini vurgulayarak, Erken BES, bugünün küçük katılımcılarını değil, yarının ana yatırımcı kitlesini oluşturuyor. Bu nedenle bu alanı sadece büyüme değil, kültürel dönüşüm alanı olarak da görüyoruz. 18 yaş altı BES sayesinde tasarruf, sonradan öğrenilen bir davranış olmaktan çıkıp hayatın doğal bir parçası haline geliyor. ifadelerini kullandı.Geçen yılın BES şampiyonu olarak bu yıl da katılımcılarına kazandırmaya devam ettiklerini aktaran Sincek, KSH Teknoloji Fonu'muzun yılın ilk dört ayında tüm BEFAS fonları arasında en yüksek getiriyi sağlaması ve en yüksek getirili ilk 10 fon arasında üç fonumuzun yer alması, fon yönetimindeki güçlü performansımızı ortaya koyuyor. değerlendirmesinde bulundu.Sincek, yüzde 100 faizsiz ilkelere sahip 20 fonlarıyla kullanıcılarını farklı risk ve getiri beklentilerine uygun çözümlerle buluşturduklarını vurguladı.Katılım Emeklilik'in finansal sağlamlığı ve operasyonel verimliliğine de dikkati çeken Sincek, şunları kaydetti:2026 yılına, sürdürülebilir büyüme ve operasyonel verimlilik odaklı stratejilerimiz doğrultusunda güçlü bir başlangıç yaptık. Toplam varlıklarımız BES fonlarıyla birlikte 79 milyar lira seviyesine ulaşırken, prim üretiminde yakaladığımız dengeli ivme, katılımcılarımızın bize duyduğu güvenin en net göstergesidir. Faizsiz sigortacılık prensiplerimizden ödün vermeden, dijitalleşme ve doğru risk yönetimiyle paydaşlarımıza değer üretmeye devam ediyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kuzey Kore'den, Çin ile ikili ilişkileri güçlendirme taahhüdü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kuzey-kore-den-cin-ile-ikili-iliskileri-guclendirme-taahhudu/860106/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kuzey-kore-den-cin-ile-ikili-iliskileri-guclendirme-taahhudu/860106/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:18:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Kuzey Kore, Çin ile ikili ilişkilerde yeni bir dönem başlatma ve birbirlerinin egemenliğini ve güvenliğini koruma sözü verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Kuzey Kore, Çin ile ikili ilişkilerde yeni bir dönem başlatma ve birbirlerinin egemenliğini ve güvenliğini koruma sözü verdi. Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberine göre, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, başkent Pyongyang'daki Kumsusan Devlet Konukevi'nde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya geldi.Görüşmeye Kuzey Kore tarafından Siyasi Büro Başkanlık Heyeti üyeleri ve Kuzey Kore İşçi Partisi (WPK) Merkez Komitesi sekreterleri Kim Jae Ryong ve Ri Il Hwan, WPK Merkez Komitesi Uluslararası İlişkiler Daire Başkanı Kim Song Nam, Dışişleri Bakanı Choe Son Hui, Savunma Bakanı No Kwang Chol ve Başbakan Birinci Yardımcısı Kim Tok Hun ve diğer yetkililer katıldı.Çin tarafından ise Çin Komünist Partisi (ÇKP) Genel Ofisi Direktörü Say Çi, Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Çin Komünist Partisi (ÇKP) Uluslararası İrtibat Dairesi Başkanı Liu Hayşing, Çin Ticaret Bakanı Vang Vıntao, Çin'in Pyongyang Büyükelçisi Vang Yacün ve diğer yetkililer görüşmeye dahil oldu.Görüşmede, uluslararası ve bölgesel meseleler hakkında fikir alışverişinde bulunulurken taraflar iki ülke arasındaki stratejik koordinasyon ve işbirliğini güçlendirme, iki ülkenin egemenliğini, güvenliğini, kalkınmasını ve çıkarlarını savunma, barış ve kalkınmayı ortaklaşa koruma konuları ele alındı.Kim, en değerli devlet konuğu olarak nitelendirdiği Şi'nin yılın ilk yurt dışı ziyaretini Kuzey Kore'ye yapmayı tercih etmesinin, Çin'in ikili dostluğa verdiği önemi yansıttığını belirtti.Ülkesinin bunu bir onur olarak gördüğünü kaydeden Kim, Mevcut ziyaretiniz, Kuzey Kore ve Çin'in bağımsızlık ve adalet uğruna tarihin doğru tarafında her zaman omuz omuza durduklarını ve ilişkilerinin, her türlü uluslararası çalkantı altında tarihin sınavından geçerek kesinlikle sağlam olduğunu bir kez daha göstermenin önemli bir vesilesi olacaktır. ifadesini kullandı.Kim, ülkesinin Kuzey Kore-Çin dostluğunu en önemli ve öncelikli stratejik görev olarak sürdüreceğinin taahhüdünü vererek, ikili ilişkileri güçlendirmek için ellerinden geleni yapacaklarına dair söz verdi.Şi de Çin hükümetinin her iki tarafın ortak çıkarlarını ve stratejik ortamı savunma konusundaki kararlılığını sürdüreceğini belirtti.Kim ile Çin-Kuzey Kore ilişkilerinin gelişimi için bir yol haritası hazırlayarak bu ilişkilerin daha da ilerlemesini destekleme konusundaki istekliliğini vurgulayan Şi, iki halkın refahının artırılmasına, bölgede ve dünyanın geri kalanında barış, istikrar ve refahın teşvik edilmesine olumlu bir katkı sağlamayı hedeflediğini belirtti.Kuzey Kore'ye son ziyaretini Kovid-19 salgını öncesinde 2019'da yapan Şi, 7 yıl aradan sonra ülkeyi ziyaret ediyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Kuzey Kore, Çin ile ikili ilişkilerde yeni bir dönem başlatma ve birbirlerinin egemenliğini ve güvenliğini koruma sözü verdi. Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberine göre, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, başkent Pyongyang'daki Kumsusan Devlet Konukevi'nde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya geldi.Görüşmeye Kuzey Kore tarafından Siyasi Büro Başkanlık Heyeti üyeleri ve Kuzey Kore İşçi Partisi (WPK) Merkez Komitesi sekreterleri Kim Jae Ryong ve Ri Il Hwan, WPK Merkez Komitesi Uluslararası İlişkiler Daire Başkanı Kim Song Nam, Dışişleri Bakanı Choe Son Hui, Savunma Bakanı No Kwang Chol ve Başbakan Birinci Yardımcısı Kim Tok Hun ve diğer yetkililer katıldı.Çin tarafından ise Çin Komünist Partisi (ÇKP) Genel Ofisi Direktörü Say Çi, Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Çin Komünist Partisi (ÇKP) Uluslararası İrtibat Dairesi Başkanı Liu Hayşing, Çin Ticaret Bakanı Vang Vıntao, Çin'in Pyongyang Büyükelçisi Vang Yacün ve diğer yetkililer görüşmeye dahil oldu.Görüşmede, uluslararası ve bölgesel meseleler hakkında fikir alışverişinde bulunulurken taraflar iki ülke arasındaki stratejik koordinasyon ve işbirliğini güçlendirme, iki ülkenin egemenliğini, güvenliğini, kalkınmasını ve çıkarlarını savunma, barış ve kalkınmayı ortaklaşa koruma konuları ele alındı.Kim, en değerli devlet konuğu olarak nitelendirdiği Şi'nin yılın ilk yurt dışı ziyaretini Kuzey Kore'ye yapmayı tercih etmesinin, Çin'in ikili dostluğa verdiği önemi yansıttığını belirtti.Ülkesinin bunu bir onur olarak gördüğünü kaydeden Kim, Mevcut ziyaretiniz, Kuzey Kore ve Çin'in bağımsızlık ve adalet uğruna tarihin doğru tarafında her zaman omuz omuza durduklarını ve ilişkilerinin, her türlü uluslararası çalkantı altında tarihin sınavından geçerek kesinlikle sağlam olduğunu bir kez daha göstermenin önemli bir vesilesi olacaktır. ifadesini kullandı.Kim, ülkesinin Kuzey Kore-Çin dostluğunu en önemli ve öncelikli stratejik görev olarak sürdüreceğinin taahhüdünü vererek, ikili ilişkileri güçlendirmek için ellerinden geleni yapacaklarına dair söz verdi.Şi de Çin hükümetinin her iki tarafın ortak çıkarlarını ve stratejik ortamı savunma konusundaki kararlılığını sürdüreceğini belirtti.Kim ile Çin-Kuzey Kore ilişkilerinin gelişimi için bir yol haritası hazırlayarak bu ilişkilerin daha da ilerlemesini destekleme konusundaki istekliliğini vurgulayan Şi, iki halkın refahının artırılmasına, bölgede ve dünyanın geri kalanında barış, istikrar ve refahın teşvik edilmesine olumlu bir katkı sağlamayı hedeflediğini belirtti.Kuzey Kore'ye son ziyaretini Kovid-19 salgını öncesinde 2019'da yapan Şi, 7 yıl aradan sonra ülkeyi ziyaret ediyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/kuzey-kore-den-cin-ile-ikili-iliskileri-guclendirme-taahhudu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Termal suyun 2 bin yıldır aktığı Kral Kızı ziyaretçilerini ağırlıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/termal-suyun-2-bin-yildir-aktigi-kral-kizi-ziyaretcilerini-agirliyor/860105/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/termal-suyun-2-bin-yildir-aktigi-kral-kizi-ziyaretcilerini-agirliyor/860105/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:16:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Yozgat — Yozgat'ın Sarıkaya ilçesinde 2018'de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınan Kral Kızı adıyla bilinen Roma Hamamı, çevre düzenleme çalışmalarının ardından ziyaretçilerine daha konforlu gezi imkanı sunuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yozgat Haberleri — SAİT ÇELİK - Yozgat'ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında Kral Kızı olarak bilinen, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki Basilica Therma Roma Hamamı, havaların ısınmasıyla ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.Roma İmparatorluğu döneminde Kayseri'de yaşayan kralın amansız bir hastalığa yakalanan kızının iyileşmesini sağladığına inanılan ve bu nedenle bölgede Kral Kızı olarak adlandırılan tarihi hamam, mimarisi ve 50 derece sıcaklıkta 2 bin yıldır akan termal suyuyla turistlerin ilgisini çekiyor.Yozgat Müze Müdürlüğü gözetiminde 2022'de başlatılan ve Ağustos 2024'te tamamlanan çevre düzenleme çalışmalarının ardından yeniden ziyarete açılan tarihi hamam, ziyaretçilerine daha konforlu gezi imkanı sunuyor.Havaların ısınmasının ardından ziyaretçi yoğunluğu artan ve geçen yıl yaklaşık 50 bin turistin ziyaret ettiği hamam, FPV dronla görüntülendi.Tarihi hamamı ziyaret edenlerden Celal Diril, AA muhabirine, Yozgat'a ailesiyle İstanbul'dan geldiklerini belirterek, Roma Hamamı herkesin gelip görmesi gereken bir yer. Suyu şifalı, anlatmaya gerek yok. dedi.Tarihi hamamın etkileyici atmosfere sahip olduğunu dile getiren Diril, Atmosfer gerçekten çok güzel. Çocukken de buraya geliyorduk. O zamanlar bu bölge henüz ortaya çıkmamıştı ama şimdi çok güzel olmuş. İki gün önce Nemrut Dağı'na çıktık. Orada yaşadığım büyüleyici atmosferi şu an burada da yaşıyorum. Herkesin gelip bu güzelliği görmesi gerekiyor. diye konuştu.Cemil Diril de tarihi yapıyı görmek ve termal sudan faydalanmak amacıyla bölgeyi ziyaret ettiklerini söyledi.- Çok güzel bir yerHafta sonunu ailesiyle Roma Hamamı'nı gezerek geçirdiklerini anlatan Hamza Çelik Çok güzel bir yer. Umarım herkes gelir ve görür. Gezdikçe topraklarımızın ne kadar değerli ve güzel olduğunu daha iyi anlıyoruz. ifadelerini kullandı.İlçede yaşayan Aytekin Yücer de tarihi yapıda yapılan çevre düzenlemesinin eseri daha görünür hale getirdiğine dikkati çekti.Çevre düzenlemesinin ardından bölgeye daha fazla turist geldiğini belirten Yücer, Burada doğduğum için devamlı geliyoruz. Turistler geliyor, burayı geziyor ve ziyaret ediyor. Çok güzel bir yer. Sarıkaya'mız için önemli bir değer. Tarihle iç içe çay içiyor, dinleniyoruz. şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Yozgat Haberleri — SAİT ÇELİK - Yozgat'ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında Kral Kızı olarak bilinen, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki Basilica Therma Roma Hamamı, havaların ısınmasıyla ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.Roma İmparatorluğu döneminde Kayseri'de yaşayan kralın amansız bir hastalığa yakalanan kızının iyileşmesini sağladığına inanılan ve bu nedenle bölgede Kral Kızı olarak adlandırılan tarihi hamam, mimarisi ve 50 derece sıcaklıkta 2 bin yıldır akan termal suyuyla turistlerin ilgisini çekiyor.Yozgat Müze Müdürlüğü gözetiminde 2022'de başlatılan ve Ağustos 2024'te tamamlanan çevre düzenleme çalışmalarının ardından yeniden ziyarete açılan tarihi hamam, ziyaretçilerine daha konforlu gezi imkanı sunuyor.Havaların ısınmasının ardından ziyaretçi yoğunluğu artan ve geçen yıl yaklaşık 50 bin turistin ziyaret ettiği hamam, FPV dronla görüntülendi.Tarihi hamamı ziyaret edenlerden Celal Diril, AA muhabirine, Yozgat'a ailesiyle İstanbul'dan geldiklerini belirterek, Roma Hamamı herkesin gelip görmesi gereken bir yer. Suyu şifalı, anlatmaya gerek yok. dedi.Tarihi hamamın etkileyici atmosfere sahip olduğunu dile getiren Diril, Atmosfer gerçekten çok güzel. Çocukken de buraya geliyorduk. O zamanlar bu bölge henüz ortaya çıkmamıştı ama şimdi çok güzel olmuş. İki gün önce Nemrut Dağı'na çıktık. Orada yaşadığım büyüleyici atmosferi şu an burada da yaşıyorum. Herkesin gelip bu güzelliği görmesi gerekiyor. diye konuştu.Cemil Diril de tarihi yapıyı görmek ve termal sudan faydalanmak amacıyla bölgeyi ziyaret ettiklerini söyledi.- Çok güzel bir yerHafta sonunu ailesiyle Roma Hamamı'nı gezerek geçirdiklerini anlatan Hamza Çelik Çok güzel bir yer. Umarım herkes gelir ve görür. Gezdikçe topraklarımızın ne kadar değerli ve güzel olduğunu daha iyi anlıyoruz. ifadelerini kullandı.İlçede yaşayan Aytekin Yücer de tarihi yapıda yapılan çevre düzenlemesinin eseri daha görünür hale getirdiğine dikkati çekti.Çevre düzenlemesinin ardından bölgeye daha fazla turist geldiğini belirten Yücer, Burada doğduğum için devamlı geliyoruz. Turistler geliyor, burayı geziyor ve ziyaret ediyor. Çok güzel bir yer. Sarıkaya'mız için önemli bir değer. Tarihle iç içe çay içiyor, dinleniyoruz. şeklinde konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Konya'da etkili olan yağışlar obruk ve yüzey yarığı oluşumunu tetikliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/konya-da-etkili-olan-yagislar-obruk-ve-yuzey-yarigi-olusumunu-tetikliyor/860104/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/konya-da-etkili-olan-yagislar-obruk-ve-yuzey-yarigi-olusumunu-tetikliyor/860104/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Konya — Konya Teknik Üniversitesi Obruk Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık: - Obrukların oluşmasının koşullandırıcı faktörleri zaten var. Tetikleyici faktör olarak da aşırı ve çok miktarda suyun yer altına girişi. Bu toprak örtüsünün ağırlaşması, altta çökmeye hazır bir yapı varsa tetikleyebilir -Bölge içinde yağış azlığının koşullandırıcı faktör, fazlasının da tetikleyici faktör olduğunu söyleyebiliriz. Yani yağış azlığı ortamı hazırlıyor. Ani yağışlar, seller, taşkınlar ya da baraj gibi büyük su yapıları da obruk oluşumlarını tetikleyici faktör olarak bilinir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Konya Haberleri — ABDULLAH DOĞAN - Konya'da kuraklık ve aşırı yer altı suyu kullanımının etkisiyle meydana gelen obruklar, son dönemde etkili olan aşırı yağışların tetiklemesiyle oluşmaya devam ediyor.Konya'da bu yıl uzun yıllar ortalamasının üzerinde alınan yağışlar, obruk ve yüzey yarığı oluşumunu artırdı. Kuraklık ve aşırı yer altı suyu kullanımına bağlı olarak yüzey yarıkları ile obruklar, havzanın fazla yağış aldığı dönemlerde de oluşabiliyor.Bu yıl Ilgın ilçesinde bulunan Çavuşcu Gölü'ndeki dere yatağında, Seydişehir ilçesinde ise mermer traverten ocakları yakınında 5 metre derinlikte 2 obruk meydana geldi.Konya Teknik Üniversitesi Obruk Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, kent merkezinde Aşağı Pınarbaşı Mahallesi yakınlarında bulunan yüzey yarığında incelemelerde bulundu.- 6-7 kilometreyi bulan yüzey çatlağı genişliyorArık, AA muhabirine, bölgede gözlenen yüzey deformasyonlarının temelinde yer altı suyu seviyelerindeki değişimlerin bulunduğunu söyledi.Örtü kalınlığının ani değiştiği alanlarda yer altı suyunun çekilmesi sonucu üstteki gevşek malzemenin sıkıştığını ve bunun yüzey çatlaklarına yol açtığını anlatan Arık, şöyle konuştu:Yüzeyde 6-7 kilometre boyunca izlenebilen Pınarbaşı çatlağının genişliği yer yer 8-10 metreye, derinliği ise 4-4,5 metreye ulaşıyor. 2020 yılından itibaren sürekli genişlediğini ve ilerlediğini de takip edebiliyoruz. Çatlaklar doğuya doğru Pınarbaşı köyü, Konya-Ankara kara yolu ve Organize Sanayi Bölgesi'ne kadar bir hat şeklinde devam ediyor. Temel sebep, iklim değişikliğine bağlı yağış azlığı ve aşırı yer altı suyu kullanımı sonucu su seviyesinin düşmesidir. Üstteki malzeme suyunu kaybettiği için 'hidrokompaksiyon' dediğimiz doğal bir sıkışma meydana geliyor.- Ani ve yüksek yağışlar obrukları tetikliyorÖte yandan Konya'nın Seydişehir ilçesine bağlı Kavak Mahallesi'nde de çapları 10 ve 6 metre, derinlikleri ise 6'şar metre olan iki yeni obruk oluştuğunu belirten Arık, obrukların meydana gelmesinde hazırlayıcı ve tetikleyici faktörlerin birlikte etkili olduğunu kaydetti.Arık, obruk oluşumuna elverişli jeolojik koşulların bölgede zaten bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:Obrukların oluşmasının koşullandırıcı faktörleri zaten var. Tetikleyici faktör olarak da aşırı ve çok miktarda suyun yer altına girişi. Bu toprak örtüsünün ağırlaşması, altta çökmeye hazır bir yapı varsa tetikleyebilir. Yüzeye kadar gelen bir çatlak, kırık ya da formasyon sınırı söz konusuysa buradan yüzeydeki malzemenin daha hızlı bir şekilde aşağı hareket etmesine neden olabilir. Her iki durumda da yüzeyde obruk oluşabilir. Bölge içinde yağış azlığının koşullandırıcı faktör, fazlasının da tetikleyici faktör olduğunu söyleyebiliriz. Yani yağış azlığı ortamı hazırlıyor. Ani yağışlar, seller, taşkınlar ya da baraj gibi büyük su yapıları da obruk oluşumlarını tetikleyici faktör olarak bilinir. Seydişehir bölgesindeki bu sene meydana gelen obruk oluşumlarını, aşırı yağışlara bağlı yer altına aşırı su girişinin tetiklediğini değerlendiriyoruz.Karapınar'da yeni saha çalışmalarının henüz başlamadığını belirten Arık, son yıllarda yer altı suyu kullanımının azaldığını, bunun etkilerinin önümüzdeki dönemde daha net görülebileceğini aktardı.Arık, bölgede yeni obruk haberlerinin gelmediğini ancak jeolojik sürecin devam ettiğini belirterek, vatandaşların özellikle obruk ve yüzey yarıklarının bulunduğu alanlarda dikkatli olmaları gerektiğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Konya Haberleri — ABDULLAH DOĞAN - Konya'da kuraklık ve aşırı yer altı suyu kullanımının etkisiyle meydana gelen obruklar, son dönemde etkili olan aşırı yağışların tetiklemesiyle oluşmaya devam ediyor.Konya'da bu yıl uzun yıllar ortalamasının üzerinde alınan yağışlar, obruk ve yüzey yarığı oluşumunu artırdı. Kuraklık ve aşırı yer altı suyu kullanımına bağlı olarak yüzey yarıkları ile obruklar, havzanın fazla yağış aldığı dönemlerde de oluşabiliyor.Bu yıl Ilgın ilçesinde bulunan Çavuşcu Gölü'ndeki dere yatağında, Seydişehir ilçesinde ise mermer traverten ocakları yakınında 5 metre derinlikte 2 obruk meydana geldi.Konya Teknik Üniversitesi Obruk Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, kent merkezinde Aşağı Pınarbaşı Mahallesi yakınlarında bulunan yüzey yarığında incelemelerde bulundu.- 6-7 kilometreyi bulan yüzey çatlağı genişliyorArık, AA muhabirine, bölgede gözlenen yüzey deformasyonlarının temelinde yer altı suyu seviyelerindeki değişimlerin bulunduğunu söyledi.Örtü kalınlığının ani değiştiği alanlarda yer altı suyunun çekilmesi sonucu üstteki gevşek malzemenin sıkıştığını ve bunun yüzey çatlaklarına yol açtığını anlatan Arık, şöyle konuştu:Yüzeyde 6-7 kilometre boyunca izlenebilen Pınarbaşı çatlağının genişliği yer yer 8-10 metreye, derinliği ise 4-4,5 metreye ulaşıyor. 2020 yılından itibaren sürekli genişlediğini ve ilerlediğini de takip edebiliyoruz. Çatlaklar doğuya doğru Pınarbaşı köyü, Konya-Ankara kara yolu ve Organize Sanayi Bölgesi'ne kadar bir hat şeklinde devam ediyor. Temel sebep, iklim değişikliğine bağlı yağış azlığı ve aşırı yer altı suyu kullanımı sonucu su seviyesinin düşmesidir. Üstteki malzeme suyunu kaybettiği için 'hidrokompaksiyon' dediğimiz doğal bir sıkışma meydana geliyor.- Ani ve yüksek yağışlar obrukları tetikliyorÖte yandan Konya'nın Seydişehir ilçesine bağlı Kavak Mahallesi'nde de çapları 10 ve 6 metre, derinlikleri ise 6'şar metre olan iki yeni obruk oluştuğunu belirten Arık, obrukların meydana gelmesinde hazırlayıcı ve tetikleyici faktörlerin birlikte etkili olduğunu kaydetti.Arık, obruk oluşumuna elverişli jeolojik koşulların bölgede zaten bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:Obrukların oluşmasının koşullandırıcı faktörleri zaten var. Tetikleyici faktör olarak da aşırı ve çok miktarda suyun yer altına girişi. Bu toprak örtüsünün ağırlaşması, altta çökmeye hazır bir yapı varsa tetikleyebilir. Yüzeye kadar gelen bir çatlak, kırık ya da formasyon sınırı söz konusuysa buradan yüzeydeki malzemenin daha hızlı bir şekilde aşağı hareket etmesine neden olabilir. Her iki durumda da yüzeyde obruk oluşabilir. Bölge içinde yağış azlığının koşullandırıcı faktör, fazlasının da tetikleyici faktör olduğunu söyleyebiliriz. Yani yağış azlığı ortamı hazırlıyor. Ani yağışlar, seller, taşkınlar ya da baraj gibi büyük su yapıları da obruk oluşumlarını tetikleyici faktör olarak bilinir. Seydişehir bölgesindeki bu sene meydana gelen obruk oluşumlarını, aşırı yağışlara bağlı yer altına aşırı su girişinin tetiklediğini değerlendiriyoruz.Karapınar'da yeni saha çalışmalarının henüz başlamadığını belirten Arık, son yıllarda yer altı suyu kullanımının azaldığını, bunun etkilerinin önümüzdeki dönemde daha net görülebileceğini aktardı.Arık, bölgede yeni obruk haberlerinin gelmediğini ancak jeolojik sürecin devam ettiğini belirterek, vatandaşların özellikle obruk ve yüzey yarıklarının bulunduğu alanlarda dikkatli olmaları gerektiğini sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/konya-da-etkili-olan-yagislar-obruk-ve-yuzey-yarigi-olusumunu-tetikliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ticaret Bakanı Ömer Bolat: İslahiye Gümrük Kapısı'nın açılması konusunda hazırlıklarımız tam, en kısa sürede açılması müjdesini birlikte çalışıp verebileceğiz</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ticaret-bakani-omer-bolat-islahiye-gumruk-kapisi-nin-acilmasi-konusunda-hazirliklarimiz-tam-en-kisa-surede-acilmasi-mujdesini-birlikte-calisip-verebilecegiz/860103/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ticaret-bakani-omer-bolat-islahiye-gumruk-kapisi-nin-acilmasi-konusunda-hazirliklarimiz-tam-en-kisa-surede-acilmasi-mujdesini-birlikte-calisip-verebilecegiz/860103/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri —]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri —]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/ticaret-bakani-omer-bolat-islahiye-gumruk-kapisi-nin-acilmasi-konusunda-hazirliklarimiz-tam-en-kisa-surede-acilmasi-mujdesini-birlikte-calisip-verebilecegiz.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mustafa Eken STSO Başkanlığı için adaylığını açıkladı </title>
      <link>https://www.canligaste.com/mustafa-eken-stso-baskanligi-icin-adayligini-acikladi/860102/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mustafa-eken-stso-baskanligi-icin-adayligini-acikladi/860102/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:12:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas — Sivas'ta Mustafa Eken, Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanlığı için adaylığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri — Sivas'ta Mustafa Eken, Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanlığı için adaylığını açıkladı.Kentteki bir otelde basın toplantısı düzenleyen Eken, 2018-2022 yıllarında başkanlık yaptığı STSO'ya yeniden aday olduğunu söyledi.Görev yaptığı dönemde yaptığı projeler hakkında bilgi veren Eken, Bugün aynı inanç, heyecan ve  sorumluluk duygusuyla yeniden yola çıkıyoruz. Çünkü bizim sevdamız makam değil, Sivas'tır. Yarım kalan çalışmalarımız, hayata geçirilmesi gereken projelerimiz var. Sivas'ın önünü açacak yeni hedeflerimiz ve yeni hayallerimiz var. dedi.Başkan seçilmesi halinde yeni dönemde yapacağı çalışmalar hakkında bilgi veren Eken, Sivas'ın kalkınması, üretimin artması, yatırımın çoğalması ve istihdamın güçlenmesi için elimizi değil, gövdemizi taşın altına koyduk. Bugün de aynı inanç, heyecan ve sorumluluk duygusuyla yeniden yola çıkıyoruz. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri — Sivas'ta Mustafa Eken, Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanlığı için adaylığını açıkladı.Kentteki bir otelde basın toplantısı düzenleyen Eken, 2018-2022 yıllarında başkanlık yaptığı STSO'ya yeniden aday olduğunu söyledi.Görev yaptığı dönemde yaptığı projeler hakkında bilgi veren Eken, Bugün aynı inanç, heyecan ve  sorumluluk duygusuyla yeniden yola çıkıyoruz. Çünkü bizim sevdamız makam değil, Sivas'tır. Yarım kalan çalışmalarımız, hayata geçirilmesi gereken projelerimiz var. Sivas'ın önünü açacak yeni hedeflerimiz ve yeni hayallerimiz var. dedi.Başkan seçilmesi halinde yeni dönemde yapacağı çalışmalar hakkında bilgi veren Eken, Sivas'ın kalkınması, üretimin artması, yatırımın çoğalması ve istihdamın güçlenmesi için elimizi değil, gövdemizi taşın altına koyduk. Bugün de aynı inanç, heyecan ve sorumluluk duygusuyla yeniden yola çıkıyoruz. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/mustafa-eken-stso-baskanligi-icin-adayligini-acikladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Harar'daki Maarif Okulu geçmişten gelen bağlarla Türkçeyi geleceğe taşıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/harar-daki-maarif-okulu-gecmisten-gelen-baglarla-turkceyi-gelecege-tasiyor/860101/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/harar-daki-maarif-okulu-gecmisten-gelen-baglarla-turkceyi-gelecege-tasiyor/860101/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:09:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Etiyopya Uluslararası Maarif Okulu Harar Şubesi Müdürü Bayram Ali Kocakafa: - Harar, Osmanlı'nın son dönemlerindeki tarihsel bağını güçlü bir şekilde devam ettirmiş. Bu durum okul iklimimize ve Türkçe eğitimine yansıyor. Doğal olarak öğrencilerimizin Türkçeye ilgisi oldukça yoğun ve dili kolaylıkla öğreniyorlar - Birçok öğrencimizle rahatlıkla Türkçe iletişim kurabiliyoruz. Bu uzak coğrafyada Türkçenin bu kadar ilgi görmesi bizi gerçekten çok mutlu ve motive ediyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — İREM DEMİR - Etiyopya'da Türkiye Maarif Vakfı (TMV) bünyesinde 7 yıldır eğitim öğretim faaliyetlerini sürdüren Uluslararası Maarif Okulu Harar Şubesi, bölgedeki köklü Osmanlı mirasının da etkisiyle Türkçeye ve Türk kültürüne ilgiyi canlı tutuyor.Uluslararası Maarif Okulu Harar Şubesi, şehrin Osmanlı ile güçlü bağlarından beslenerek, yüzlerce öğrenciye Türkçe sevgisi aşılıyor. Anaokulundan liseye kadar toplam 641 öğrencinin eğitim aldığı okul, çocuklara yerel dillerin yanı sıra Türkçe ve İngilizce ile çok dilli eğitim imkanı sunuyor.Okul, akademik derslerin yanında spor ve kültür alanında da öğrencilerin gelişimine katkı sağlıyor. Öğrenciler, öğretmenlerinin emekleriyle okulda aldıkları eğitim sayesinde hem akademik hem de sosyal olarak donanımlı şekilde üniversite hayatına hazırlanıyor.AA muhabirine açıklamalarda bulunan Etiyopya Uluslararası Maarif Okulu Harar Şubesi Müdürü Bayram Ali Kocakafa, okulda 7 yıldır eğitim verdiklerini söyledi.Öğrencilere Amharca, Afan Oromo, Harrarca gibi yerel diller ile Türkçe ve İngilizce eğitim verdiklerini belirten Kocakafa, Akademik faaliyetlerin yanında kulüp faaliyetlerimiz de var. Geleneksel Türk okçuluğu, Türk yemekleri kulübü, Türkçe münazara, fotoğrafçılık, görsel sanatlar gibi alanlardaki kulüp faaliyetlerimizi de aktif şekilde uyguluyoruz. ifadelerini kullandı.Kocakafa, öğrencilerin Harar'da, Etiyopya genelinde ya da uluslararası alanlarda yarışmalara katıldıklarını kaydederek, Voleybolda 2 yıldır üst üste Harar'da şampiyon oluyoruz. Geleneksel sporlar yarışmalarında, okçulukta Harar'ı temsil ettik ve bayanlarda üçüncülük kazandık. Bunun yanında '6 Kıta 1 Dil' gibi yarışmalara katılıyoruz. Geçen yıl yine Türkçe münazarada ikincilik elde ettik. dedi.Okulda Türkçeye ilgiyi anlamak için önce Harar'ın sosyal yapısını anlamak gerektiğine işaret eden Kocakafa, Harar, Osmanlı'nın son dönemlerindeki tarihsel bağını güçlü bir şekilde devam ettirmiş. Bu durum okul iklimimize ve Türkçe eğitimine yansıyor. Doğal olarak öğrencilerimizin Türkçeye ilgisi oldukça yoğun ve dili kolaylıkla öğreniyorlar. Birçok öğrencimizle rahatlıkla Türkçe iletişim kurabiliyoruz. Bu uzak coğrafyada Türkçenin bu kadar ilgi görmesi bizi gerçekten çok mutlu ve motive ediyor. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — İREM DEMİR - Etiyopya'da Türkiye Maarif Vakfı (TMV) bünyesinde 7 yıldır eğitim öğretim faaliyetlerini sürdüren Uluslararası Maarif Okulu Harar Şubesi, bölgedeki köklü Osmanlı mirasının da etkisiyle Türkçeye ve Türk kültürüne ilgiyi canlı tutuyor.Uluslararası Maarif Okulu Harar Şubesi, şehrin Osmanlı ile güçlü bağlarından beslenerek, yüzlerce öğrenciye Türkçe sevgisi aşılıyor. Anaokulundan liseye kadar toplam 641 öğrencinin eğitim aldığı okul, çocuklara yerel dillerin yanı sıra Türkçe ve İngilizce ile çok dilli eğitim imkanı sunuyor.Okul, akademik derslerin yanında spor ve kültür alanında da öğrencilerin gelişimine katkı sağlıyor. Öğrenciler, öğretmenlerinin emekleriyle okulda aldıkları eğitim sayesinde hem akademik hem de sosyal olarak donanımlı şekilde üniversite hayatına hazırlanıyor.AA muhabirine açıklamalarda bulunan Etiyopya Uluslararası Maarif Okulu Harar Şubesi Müdürü Bayram Ali Kocakafa, okulda 7 yıldır eğitim verdiklerini söyledi.Öğrencilere Amharca, Afan Oromo, Harrarca gibi yerel diller ile Türkçe ve İngilizce eğitim verdiklerini belirten Kocakafa, Akademik faaliyetlerin yanında kulüp faaliyetlerimiz de var. Geleneksel Türk okçuluğu, Türk yemekleri kulübü, Türkçe münazara, fotoğrafçılık, görsel sanatlar gibi alanlardaki kulüp faaliyetlerimizi de aktif şekilde uyguluyoruz. ifadelerini kullandı.Kocakafa, öğrencilerin Harar'da, Etiyopya genelinde ya da uluslararası alanlarda yarışmalara katıldıklarını kaydederek, Voleybolda 2 yıldır üst üste Harar'da şampiyon oluyoruz. Geleneksel sporlar yarışmalarında, okçulukta Harar'ı temsil ettik ve bayanlarda üçüncülük kazandık. Bunun yanında '6 Kıta 1 Dil' gibi yarışmalara katılıyoruz. Geçen yıl yine Türkçe münazarada ikincilik elde ettik. dedi.Okulda Türkçeye ilgiyi anlamak için önce Harar'ın sosyal yapısını anlamak gerektiğine işaret eden Kocakafa, Harar, Osmanlı'nın son dönemlerindeki tarihsel bağını güçlü bir şekilde devam ettirmiş. Bu durum okul iklimimize ve Türkçe eğitimine yansıyor. Doğal olarak öğrencilerimizin Türkçeye ilgisi oldukça yoğun ve dili kolaylıkla öğreniyorlar. Birçok öğrencimizle rahatlıkla Türkçe iletişim kurabiliyoruz. Bu uzak coğrafyada Türkçenin bu kadar ilgi görmesi bizi gerçekten çok mutlu ve motive ediyor. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırılarda 5 kişi hayatını kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-ordusunun-lubnan-in-guneyine-duzenledigi-saldirilarda-5-kisi-hayatini-kaybetti/860099/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-ordusunun-lubnan-in-guneyine-duzenledigi-saldirilarda-5-kisi-hayatini-kaybetti/860099/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Beyrut — İsrail ordusunun ateşkese ve İran'ın uyarılarına rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere düzenlediği hava saldırılarında 5 kişi hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Beyrut Haberleri — İsrail ordusunun ateşkese ve İran'ın uyarılarına rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere düzenlediği hava saldırılarında 5 kişi hayatını kaybetti.İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusu sabahın erken saatlerinden itibaren Nebatiye vilayetine bağlı Kefer Sir, Batı Sir, Cebşit, Adşit, Habbuş ve Keferrumman beldelerini hedef aldı.Adşit beldesindeki bir tavuk çiftliğine düzenlenen saldırıda çiftliğin sahibi yaşamını yitirdi. Habbuş beldesinde bir evin hedef alındığı insansız hava aracı (İHA) saldırısında ise 16 yaşındaki bir çocuk hayatını kaybetti.Keferrumman beldesine düzenlenen saldırıda da 2 kişi öldü.NNA'nın daha sonra geçtiği haberde, İsrail'e ait İHA'nın Nebatiye kent merkezini hedef aldığı, Kefer Sir ile Batı Sir beldeleri arasındaki bölgenin de hava saldırısına uğradığı belirtildi.Sur kentindeki Masakin Şabiyye Mahallesi'ne düzenlenen saldırıda ise 1 kişi öldü.Öte yandan İsrail İHA'sı başkent Beyrut semalarında alçak irtifada uçuş gerçekleştiriyor.İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Karargahı, dün, İsrail'e yönelik askeri operasyonların durdurulduğunu açıklamış ancak İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde daha sert karşılık verileceği uyarısında bulunmuştu.İsrail basını ise Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Trump'ın talebi üzerine İran'a saldırıları durdurmayı kabul ettiğini ancak Lübnan'a saldırıların tüm gücüyle devam edeceğini öne sürmüştü.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı.Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 637 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington'daki 4. tur görüşmelerin ardından 3 Haziran'da İsrail ve Lübnan'ın, Hizbullah'ın saldırılarını tamamen durdurması ve tüm unsurlarını Litani Nehri'nin güneyinden çekmesi şartıyla geniş kapsamlı ateşkes konusunda mutabakata vardığını duyurmuştu. Hizbullah ise şartlı ateşkesi reddettiğini açıklamıştı.Ancak duyurulan ateşkes anlaşmalarına rağmen İsrail ordusu saldırılarını sürdürüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Beyrut Haberleri — İsrail ordusunun ateşkese ve İran'ın uyarılarına rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere düzenlediği hava saldırılarında 5 kişi hayatını kaybetti.İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusu sabahın erken saatlerinden itibaren Nebatiye vilayetine bağlı Kefer Sir, Batı Sir, Cebşit, Adşit, Habbuş ve Keferrumman beldelerini hedef aldı.Adşit beldesindeki bir tavuk çiftliğine düzenlenen saldırıda çiftliğin sahibi yaşamını yitirdi. Habbuş beldesinde bir evin hedef alındığı insansız hava aracı (İHA) saldırısında ise 16 yaşındaki bir çocuk hayatını kaybetti.Keferrumman beldesine düzenlenen saldırıda da 2 kişi öldü.NNA'nın daha sonra geçtiği haberde, İsrail'e ait İHA'nın Nebatiye kent merkezini hedef aldığı, Kefer Sir ile Batı Sir beldeleri arasındaki bölgenin de hava saldırısına uğradığı belirtildi.Sur kentindeki Masakin Şabiyye Mahallesi'ne düzenlenen saldırıda ise 1 kişi öldü.Öte yandan İsrail İHA'sı başkent Beyrut semalarında alçak irtifada uçuş gerçekleştiriyor.İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Karargahı, dün, İsrail'e yönelik askeri operasyonların durdurulduğunu açıklamış ancak İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde daha sert karşılık verileceği uyarısında bulunmuştu.İsrail basını ise Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Trump'ın talebi üzerine İran'a saldırıları durdurmayı kabul ettiğini ancak Lübnan'a saldırıların tüm gücüyle devam edeceğini öne sürmüştü.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı.Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 637 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington'daki 4. tur görüşmelerin ardından 3 Haziran'da İsrail ve Lübnan'ın, Hizbullah'ın saldırılarını tamamen durdurması ve tüm unsurlarını Litani Nehri'nin güneyinden çekmesi şartıyla geniş kapsamlı ateşkes konusunda mutabakata vardığını duyurmuştu. Hizbullah ise şartlı ateşkesi reddettiğini açıklamıştı.Ancak duyurulan ateşkes anlaşmalarına rağmen İsrail ordusu saldırılarını sürdürüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israil-ordusunun-lubnan-in-guneyine-duzenledigi-saldirilarda-5-kisi-hayatini-kaybetti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>LGS sınavında 924 binden fazla öğrenciye beslenme paketi dağıtılacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/lgs-sinavinda-924-binden-fazla-ogrenciye-beslenme-paketi-dagitilacak/860098/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/lgs-sinavinda-924-binden-fazla-ogrenciye-beslenme-paketi-dagitilacak/860098/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Milli Eğitim Bakanlığınca 13 Haziran Cumartesi günü 1 milyondan fazla öğrencinin katılımıyla düzenlenecek merkezi sınavda öğrencilerin yüzde 91'ine bu yıl ilk kez beslenme paketi verilecek - Merkezi sınava başvuru sırasında velileri tarafından talepte bulunulan 924 bin 191 öğrenci, kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve su içeren beslenme paketinden faydalanacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — BUĞRAHAN AYHAN - Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavda, velilerin onay verdiği 924 bin 191 öğrenciye ilk kez beslenme paketi dağıtılacak.LGS kapsamındaki merkezi sınav, 13 Haziran Cumartesi günü yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 binada 1 milyon 22 bin 104 öğrenci, yurt dışında ise 8 ülke ve 11 sınav merkezinde 554 öğrenci olmak üzere toplam 1 milyon 22 bin 658 adayın katılımıyla gerçekleştirilecek.Bakanlıkça bu yıl yapılacak sınavda öğrencilere ilk kez, sözel ve sayısal oturumları arasındaki dinlenme süresinde beslenme ihtiyaçlarını karşılamak, sınav kaygısını azaltmak ve motivasyonu artırmak amacıyla kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtılması kararlaştırılmıştı.AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, merkezi sınava başvuru sırasında e-Okul sistemi üzerinden talepte bulunan velilerin çocuklarına verilecek beslenme paketinden yararlanacak öğrenci sayısı belli oldu.Bu kapsamda yurt içi ve yurt dışında sınava girecek 1 milyon 22 bin 658 öğrenciden yaklaşık yüzde 91'ine beslenme paketi dağıtılacak. Böylelikle 924 bin 191 öğrenci, sınavın iki oturumu arasında beslenme paketinden faydalanmış olacak.- Öğrenciler beslenme paketi talep durumlarına göre okullara yerleştirildiMEB, beslenme paketinden faydalanacak öğrencileri, beslenme paketi talep durumlarına göre okullara yerleştirdi.Beslenme paketi istemeyen öğrenci sayısının 40'ın altında olduğu ilçelerde ise bu öğrenciler, beslenme paketi isteyen öğrencilerle aynı binalarda ancak farklı salonlarda sınava girecek.Böylelikle beslenme paketi isteyen ve istemeyen öğrenciler, farklı bina veya salonlarda sınava girmiş olacak.Yurt dışında sınava girecek öğrencilere de su hariç beslenme paketinin sınav evrakıyla gönderilmesi kararlaştırıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — BUĞRAHAN AYHAN - Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavda, velilerin onay verdiği 924 bin 191 öğrenciye ilk kez beslenme paketi dağıtılacak.LGS kapsamındaki merkezi sınav, 13 Haziran Cumartesi günü yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 binada 1 milyon 22 bin 104 öğrenci, yurt dışında ise 8 ülke ve 11 sınav merkezinde 554 öğrenci olmak üzere toplam 1 milyon 22 bin 658 adayın katılımıyla gerçekleştirilecek.Bakanlıkça bu yıl yapılacak sınavda öğrencilere ilk kez, sözel ve sayısal oturumları arasındaki dinlenme süresinde beslenme ihtiyaçlarını karşılamak, sınav kaygısını azaltmak ve motivasyonu artırmak amacıyla kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtılması kararlaştırılmıştı.AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, merkezi sınava başvuru sırasında e-Okul sistemi üzerinden talepte bulunan velilerin çocuklarına verilecek beslenme paketinden yararlanacak öğrenci sayısı belli oldu.Bu kapsamda yurt içi ve yurt dışında sınava girecek 1 milyon 22 bin 658 öğrenciden yaklaşık yüzde 91'ine beslenme paketi dağıtılacak. Böylelikle 924 bin 191 öğrenci, sınavın iki oturumu arasında beslenme paketinden faydalanmış olacak.- Öğrenciler beslenme paketi talep durumlarına göre okullara yerleştirildiMEB, beslenme paketinden faydalanacak öğrencileri, beslenme paketi talep durumlarına göre okullara yerleştirdi.Beslenme paketi istemeyen öğrenci sayısının 40'ın altında olduğu ilçelerde ise bu öğrenciler, beslenme paketi isteyen öğrencilerle aynı binalarda ancak farklı salonlarda sınava girecek.Böylelikle beslenme paketi isteyen ve istemeyen öğrenciler, farklı bina veya salonlarda sınava girmiş olacak.Yurt dışında sınava girecek öğrencilere de su hariç beslenme paketinin sınav evrakıyla gönderilmesi kararlaştırıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/lgs-sinavinda-924-binden-fazla-ogrenciye-beslenme-paketi-dagitilacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ECB, enflasyon-resesyon kıskacında faiz kararını açıklayacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ecb-enflasyon-resesyon-kiskacinda-faiz-kararini-aciklayacak/860097/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ecb-enflasyon-resesyon-kiskacinda-faiz-kararini-aciklayacak/860097/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — ABN AMRO Hollanda ve Avro Bölgesi Kıdemli Ekonomisti Jan-Paul van de Kerke: - Haziran ile temmuz toplantılarında faiz artırımlarının devam etmesini, mevduat faizinin yüzde 2,50 seviyesine yükselmesini bekliyoruz - Commerzbank Kıdemli Ekonomisti Marco Wagner: - Çekirdek enflasyonun sürpriz şekilde yüzde 2,5'e çıkmasıyla ECB'nin şahin adım atacağı ihtimalleri arttı - Rabobank ECB ve Avro Bölgesi Makro Strateji Başkanı Elwin de Groot: - Enflasyon tahminlerimiz artık ECB’nin olumsuz senaryosuna yakın hatta bazı noktalarda hafifçe üzerinde seyrediyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU/BURHAN SANSARLIOĞLU - Uzmanlar, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) artan enflasyon baskıları ve zayıflayan büyüme görünümü arasında ölçülü sıkılaşma yaklaşımıyla hareket ederek bir döngüye dönüşmeden sınırlı faiz artışlarına gidebileceğini belirtti. Orta Doğu'daki gerginliklerin petrol fiyatlarını yukarı taşımasıyla küresel ölçekte güçlenen enflasyonist baskılar, merkez bankalarının politika alanını daraltıyor. Enerji maliyetlerindeki artış, bu alanda dışa bağımlılığı yüksek olan Avrupa ekonomilerine yönelik risklerin canlı kalmasına neden oluyor.Bölge ekonomilerinden gelen yavaşlama sinyalleri ile yükselen enflasyon risklerinin aynı anda gündemde olması, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) para politikası kararlarını daha zorlu bir ortamda almak durumunda kalacağına işaret ediyor.Para piyasalarındaki fiyatlamalarda bankanın perşembe günkü toplantısında 3 temel faiz oranında 25 baz puanlık artışa gidebileceğine kesin gözüyle bakılırken yıl sonuna kadar ilave iki şahin adım daha atacağı tahmin ediliyor.Analistler, büyüme görünümündeki zayıflama ve fiyat baskıları arasında sıkışan ECB'nin gelecek dönemde enflasyon-resesyon ikilemiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti.- 2027'nin ilk ve ikinci çeyreğinde birer faiz indirimi bekliyoruzABN AMRO Hollanda ve Avro Bölgesi Kıdemli Ekonomisti Jan-Paul van de Kerke, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ECB'nin sıkılaşma eğilimine geçtiğini belirterek Haziran ile temmuz toplantılarında faiz artırımlarının devam etmesini, mevduat faizinin yüzde 2,50 seviyesine yükselmesini bekliyoruz. Lagarde’ın kendisi de haziran ayının politika ayarlaması için uygun bir dönem olduğuna dair güçlü bir sinyal verdi. dedi.Sıkılaşma eğiliminin, son dönemde uzun vadeli enflasyon beklentilerindeki artışla da desteklendiğini ifade eden Kerke, nihayetinde, enflasyonda ikincil etkilerin sınırlı kalacağını ve 2027'nin başlarına gelindiğinde ECB'nin enflasyon görünümüne yeterince güven duyarak faizleri kademeli şekilde nötr politika seviyesine geri çekebileceğini öngördüklerini kaydetti.Kerke, 2027’nin ilk ve ikinci çeyreğinde birer faiz indirimi bekliyoruz. Bu indirimlerle birlikte mevduat faizinin tekrar yüzde 2 seviyesine gerilemesini tahmin ediyoruz. ifadesini kullandı.- Yıl genelinde 3. faiz artışı ihtimali düşükCommerzbank Kıdemli Ekonomisti Marco Wagner, ECB'nin bu hafta yapacağı toplantıda temel faiz oranlarını artırmasının beklendiğini belirtti.Söz konusu enflasyon riskleriyle eylül ayına kadar 25 baz puanlık faiz artışının daha gelmesinin muhtemel olduğunu belirten Wagner, Ancak piyasaların şu anda fiyatladığı şekilde yıl sonuna doğru 3. faiz artışı ihtimalinin düşük olduğu değerlendiriliyor. dedi.Wagner, Avro Bölgesi'nde enflasyonun yüzde 3,2'ye yükselmesi ve özellikle çekirdek enflasyonun sürpriz şekilde yüzde 2,5'e çıkmasıyla ECB'nin şahin adım atacağı ihtimallerinin arttığını kaydetti.- Enflasyon tahminlerimiz artık ECB’nin olumsuz senaryosuna yakınRabobank ECB ve Avro Bölgesi Makro Strateji Başkanı Elwin de Groot ise kendi enflasyon tahminlerinin, ECB'nin enflasyon projeksiyonlarını belirgin şekilde yukarı revize edeceğini gösterirken büyümenin de banka yetkililerinin martta öngördüğünden daha zayıf olabileceğine işaret ettiğine dikkati çekti.Bu nedenle ECB’nin risk yönetimi amaçlı birkaç faiz artışına gitmesini beklediklerini aktaran Groot, tam kapsamlı faiz artırım döngüsü öngörmediklerini dile getirdi.Aynı zamanda modellemelerin ekonomik büyümenin de önemli ölçüde daha düşük olacağını gösterdiğini ifade eden Groot, Hürmüz Boğazı'na ilişkin güncellenen zamanlama doğrultusunda daha güçlü bir stagflasyonist şok öngördüklerini belirtti.Groot, Enflasyon tahminlerimiz artık ECB’nin olumsuz senaryosuna yakın, hatta bazı noktalarda hafifçe üzerinde seyrediyor. dedi.Natixis Avrupa Makro Araştırmalar Başkanı Alain Durre de ECB'nin politika faizlerini 25 baz puan artıracağı öngörüsünde bulundu.Durre, ECB Başkanı Christine Lagarde'ın uzun süreli bir faiz artırımı döngüsü beklentilerini tetiklemekten kaçınmasını, verilere dayalı ve toplantıdan toplantıya değişen ECB'nin politika yaklaşımını güçlendirmek için bundan sonraki faiz patikası konusunda ılımlı bir güvercin tonu benimsemesini bekliyoruz. ifadelerini kullandı.Mevcut enerji fiyat şokunun geçici niteliği ve zayıf büyüme ivmesinin, ECB'yi ihtiyatlı bir faiz artırım yaklaşımına yönlendireceği öngörüsünde bulunan Durre, mevcut zayıf ekonomik büyüme ivmesi göz önüne alındığında, bu tedbir amaçlı faiz artırımının uzun süreli bir artırım döngüsüne yol açmayacağını söyledi.Durre, Öte yandan, Hürmüz Boğazı ablukasının süresine bağlı olarak, temmuzda yüzde 35 olasılıkla ya da eylül ayında yüzde 55 olasılıkla ikinci bir faiz artırımı mümkün olabilir. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU/BURHAN SANSARLIOĞLU - Uzmanlar, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) artan enflasyon baskıları ve zayıflayan büyüme görünümü arasında ölçülü sıkılaşma yaklaşımıyla hareket ederek bir döngüye dönüşmeden sınırlı faiz artışlarına gidebileceğini belirtti. Orta Doğu'daki gerginliklerin petrol fiyatlarını yukarı taşımasıyla küresel ölçekte güçlenen enflasyonist baskılar, merkez bankalarının politika alanını daraltıyor. Enerji maliyetlerindeki artış, bu alanda dışa bağımlılığı yüksek olan Avrupa ekonomilerine yönelik risklerin canlı kalmasına neden oluyor.Bölge ekonomilerinden gelen yavaşlama sinyalleri ile yükselen enflasyon risklerinin aynı anda gündemde olması, Avrupa Merkez Bankasının (ECB) para politikası kararlarını daha zorlu bir ortamda almak durumunda kalacağına işaret ediyor.Para piyasalarındaki fiyatlamalarda bankanın perşembe günkü toplantısında 3 temel faiz oranında 25 baz puanlık artışa gidebileceğine kesin gözüyle bakılırken yıl sonuna kadar ilave iki şahin adım daha atacağı tahmin ediliyor.Analistler, büyüme görünümündeki zayıflama ve fiyat baskıları arasında sıkışan ECB'nin gelecek dönemde enflasyon-resesyon ikilemiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti.- 2027'nin ilk ve ikinci çeyreğinde birer faiz indirimi bekliyoruzABN AMRO Hollanda ve Avro Bölgesi Kıdemli Ekonomisti Jan-Paul van de Kerke, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ECB'nin sıkılaşma eğilimine geçtiğini belirterek Haziran ile temmuz toplantılarında faiz artırımlarının devam etmesini, mevduat faizinin yüzde 2,50 seviyesine yükselmesini bekliyoruz. Lagarde’ın kendisi de haziran ayının politika ayarlaması için uygun bir dönem olduğuna dair güçlü bir sinyal verdi. dedi.Sıkılaşma eğiliminin, son dönemde uzun vadeli enflasyon beklentilerindeki artışla da desteklendiğini ifade eden Kerke, nihayetinde, enflasyonda ikincil etkilerin sınırlı kalacağını ve 2027'nin başlarına gelindiğinde ECB'nin enflasyon görünümüne yeterince güven duyarak faizleri kademeli şekilde nötr politika seviyesine geri çekebileceğini öngördüklerini kaydetti.Kerke, 2027’nin ilk ve ikinci çeyreğinde birer faiz indirimi bekliyoruz. Bu indirimlerle birlikte mevduat faizinin tekrar yüzde 2 seviyesine gerilemesini tahmin ediyoruz. ifadesini kullandı.- Yıl genelinde 3. faiz artışı ihtimali düşükCommerzbank Kıdemli Ekonomisti Marco Wagner, ECB'nin bu hafta yapacağı toplantıda temel faiz oranlarını artırmasının beklendiğini belirtti.Söz konusu enflasyon riskleriyle eylül ayına kadar 25 baz puanlık faiz artışının daha gelmesinin muhtemel olduğunu belirten Wagner, Ancak piyasaların şu anda fiyatladığı şekilde yıl sonuna doğru 3. faiz artışı ihtimalinin düşük olduğu değerlendiriliyor. dedi.Wagner, Avro Bölgesi'nde enflasyonun yüzde 3,2'ye yükselmesi ve özellikle çekirdek enflasyonun sürpriz şekilde yüzde 2,5'e çıkmasıyla ECB'nin şahin adım atacağı ihtimallerinin arttığını kaydetti.- Enflasyon tahminlerimiz artık ECB’nin olumsuz senaryosuna yakınRabobank ECB ve Avro Bölgesi Makro Strateji Başkanı Elwin de Groot ise kendi enflasyon tahminlerinin, ECB'nin enflasyon projeksiyonlarını belirgin şekilde yukarı revize edeceğini gösterirken büyümenin de banka yetkililerinin martta öngördüğünden daha zayıf olabileceğine işaret ettiğine dikkati çekti.Bu nedenle ECB’nin risk yönetimi amaçlı birkaç faiz artışına gitmesini beklediklerini aktaran Groot, tam kapsamlı faiz artırım döngüsü öngörmediklerini dile getirdi.Aynı zamanda modellemelerin ekonomik büyümenin de önemli ölçüde daha düşük olacağını gösterdiğini ifade eden Groot, Hürmüz Boğazı'na ilişkin güncellenen zamanlama doğrultusunda daha güçlü bir stagflasyonist şok öngördüklerini belirtti.Groot, Enflasyon tahminlerimiz artık ECB’nin olumsuz senaryosuna yakın, hatta bazı noktalarda hafifçe üzerinde seyrediyor. dedi.Natixis Avrupa Makro Araştırmalar Başkanı Alain Durre de ECB'nin politika faizlerini 25 baz puan artıracağı öngörüsünde bulundu.Durre, ECB Başkanı Christine Lagarde'ın uzun süreli bir faiz artırımı döngüsü beklentilerini tetiklemekten kaçınmasını, verilere dayalı ve toplantıdan toplantıya değişen ECB'nin politika yaklaşımını güçlendirmek için bundan sonraki faiz patikası konusunda ılımlı bir güvercin tonu benimsemesini bekliyoruz. ifadelerini kullandı.Mevcut enerji fiyat şokunun geçici niteliği ve zayıf büyüme ivmesinin, ECB'yi ihtiyatlı bir faiz artırım yaklaşımına yönlendireceği öngörüsünde bulunan Durre, mevcut zayıf ekonomik büyüme ivmesi göz önüne alındığında, bu tedbir amaçlı faiz artırımının uzun süreli bir artırım döngüsüne yol açmayacağını söyledi.Durre, Öte yandan, Hürmüz Boğazı ablukasının süresine bağlı olarak, temmuzda yüzde 35 olasılıkla ya da eylül ayında yüzde 55 olasılıkla ikinci bir faiz artırımı mümkün olabilir. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/ecb-enflasyon-resesyon-kiskacinda-faiz-kararini-aciklayacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Genç bağlama ustası el yapımı enstrümanlarını müşterileriyle buluşturuyor </title>
      <link>https://www.canligaste.com/genc-baglama-ustasi-el-yapimi-enstrumanlarini-musterileriyle-bulusturuyor/860096/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/genc-baglama-ustasi-el-yapimi-enstrumanlarini-musterileriyle-bulusturuyor/860096/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Adana — Adana'da dut, ladin ve akgürgen ağaçlarının parçalarından oyma ve yaprak bağlama yapan 28 yaşındaki Yusuf Can Akdoğan, kişiye özel enstrümanlar da üretiyor - Akdoğan: - Bazı müşteriler beni gördükleri zaman şaşırıyor, 'Usta nerede?' diyorlar, beni çırak sanıyorlar. Kendimi miras taşıyıcısı olarak adlandırıyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Adana Haberleri — KORAY KILIÇ - Adana'da çıraklıkla başladığı bağlama yapımını atölyesinde sürdüren 28 yaşındaki Yusuf Can Akdoğan, ağaç parçalarını işleyerek tasarladığı enstrümanlarını yurt içi ve dışındaki müşterilerine ulaştırıyor.Akdoğan, 7 yaşındayken babasının işlettiği çay ocağının bitişiğindeki saz ustasının yanında çıraklığa başladı.Bir yandan atölyede meslek öğrenen Akdoğan, diğer yandan eğitimini sürdürüp Çukurova Üniversitesi Adana Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Bölümünü kazandı.Akdoğan, çocukluk hayalini gerçekleştirmek için eğitimine ara verip 5 yıl önce Seyhan ilçesi Çınarlı Mahallesi'nde atölye açtı.Atölyesinde dut, ladin ve akgürgen ağaçlarının parçalarından oyma ve yaprak bağlama yapan Akdoğan, kişiye özel enstrümanlar da üretiyor.Genç yaşta bağlama yapımında ustalaşan Akdoğan, el emeği ürünlerini kargo yoluyla yurt içi ve dışındaki müşterilerine gönderiyor.- Bir şeyler üretmek beni cezbediyorYusuf Can Akdoğan, AA muhabirine, bağlama çalmayı ve üretmeyi sevdiğini söyledi.Çocuk yaşlarda mesleğin inceliklerini öğrenmeye başladığını dile getiren Akdoğan, şöyle konuştu:Uzun süre atölyenin tozunu yuttum. Yaklaşık 17-18 yıllık çıraklık dönemim oldu. Bir ağaca şekil vermek, yeni bir şeyler üretmek bence her insanı cezbeder, beni de cezbetti. Ustamı hep rende atarken ve planyayı kullanırken izler, heves ederdim. İlk zamanlarda beni tezgaha yaklaştırmıyorlardı. Sonra yavaş yavaş zımpara yapıp rende atarak bugünlere geldik. Atölyeyi, üstümün kirlenmesini, bir şeyler üretmeyi ve yenilik yapmayı seviyorum.Bağlama üretiminin tutku olduğunu anlatan Akdoğan, Bazı müşteriler beni gördükleri zaman şaşırıyor, 'Usta nerede?' diyorlar, beni çırak sanıyorlar. Kendimi miras taşıyıcısı olarak adlandırıyorum. Bu mesleği nesilden nesile aktarmayı, bir eleman alıp onu yetiştirmeyi istiyorum. dedi.- Milimlerle uğraşıyoruzAkdoğan, bir bağlamayı yaklaşık 2 ayda tamamladığını belirterek, şunları kaydetti:Bir haftada da bağlama çıkar ama çok sağlıklı olmaz. Ağaç tutkalı kullanıyoruz ve bekleme süresi var. Sapı, kapağı, klavyesini yapıştırdığımızda kaynaşması lazım. Beklenmesi gereken zaman var, milimlerle uğraşıyoruz. Yarım milim uzun veya kısa yaptığımızda sesler, çalım rahatlığı gibi şeyler değişiyor. Kişiye özel bağlamalar yapıyorum. Kişinin parmaklarına, fiziksel özelliklerine göre bağlama yapıyorum. Türkiye ve yurt dışından sürekli talep var, gönderiyorum. Dünyanın her yerine bağlamalarım gitti ve gitmeye devam ediyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Adana Haberleri — KORAY KILIÇ - Adana'da çıraklıkla başladığı bağlama yapımını atölyesinde sürdüren 28 yaşındaki Yusuf Can Akdoğan, ağaç parçalarını işleyerek tasarladığı enstrümanlarını yurt içi ve dışındaki müşterilerine ulaştırıyor.Akdoğan, 7 yaşındayken babasının işlettiği çay ocağının bitişiğindeki saz ustasının yanında çıraklığa başladı.Bir yandan atölyede meslek öğrenen Akdoğan, diğer yandan eğitimini sürdürüp Çukurova Üniversitesi Adana Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Bölümünü kazandı.Akdoğan, çocukluk hayalini gerçekleştirmek için eğitimine ara verip 5 yıl önce Seyhan ilçesi Çınarlı Mahallesi'nde atölye açtı.Atölyesinde dut, ladin ve akgürgen ağaçlarının parçalarından oyma ve yaprak bağlama yapan Akdoğan, kişiye özel enstrümanlar da üretiyor.Genç yaşta bağlama yapımında ustalaşan Akdoğan, el emeği ürünlerini kargo yoluyla yurt içi ve dışındaki müşterilerine gönderiyor.- Bir şeyler üretmek beni cezbediyorYusuf Can Akdoğan, AA muhabirine, bağlama çalmayı ve üretmeyi sevdiğini söyledi.Çocuk yaşlarda mesleğin inceliklerini öğrenmeye başladığını dile getiren Akdoğan, şöyle konuştu:Uzun süre atölyenin tozunu yuttum. Yaklaşık 17-18 yıllık çıraklık dönemim oldu. Bir ağaca şekil vermek, yeni bir şeyler üretmek bence her insanı cezbeder, beni de cezbetti. Ustamı hep rende atarken ve planyayı kullanırken izler, heves ederdim. İlk zamanlarda beni tezgaha yaklaştırmıyorlardı. Sonra yavaş yavaş zımpara yapıp rende atarak bugünlere geldik. Atölyeyi, üstümün kirlenmesini, bir şeyler üretmeyi ve yenilik yapmayı seviyorum.Bağlama üretiminin tutku olduğunu anlatan Akdoğan, Bazı müşteriler beni gördükleri zaman şaşırıyor, 'Usta nerede?' diyorlar, beni çırak sanıyorlar. Kendimi miras taşıyıcısı olarak adlandırıyorum. Bu mesleği nesilden nesile aktarmayı, bir eleman alıp onu yetiştirmeyi istiyorum. dedi.- Milimlerle uğraşıyoruzAkdoğan, bir bağlamayı yaklaşık 2 ayda tamamladığını belirterek, şunları kaydetti:Bir haftada da bağlama çıkar ama çok sağlıklı olmaz. Ağaç tutkalı kullanıyoruz ve bekleme süresi var. Sapı, kapağı, klavyesini yapıştırdığımızda kaynaşması lazım. Beklenmesi gereken zaman var, milimlerle uğraşıyoruz. Yarım milim uzun veya kısa yaptığımızda sesler, çalım rahatlığı gibi şeyler değişiyor. Kişiye özel bağlamalar yapıyorum. Kişinin parmaklarına, fiziksel özelliklerine göre bağlama yapıyorum. Türkiye ve yurt dışından sürekli talep var, gönderiyorum. Dünyanın her yerine bağlamalarım gitti ve gitmeye devam ediyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çin'in dış ticaret fazlası son 4 ayın en yüksek seviyesinde</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cin-in-dis-ticaret-fazlasi-son-4-ayin-en-yuksek-seviyesinde/860094/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cin-in-dis-ticaret-fazlasi-son-4-ayin-en-yuksek-seviyesinde/860094/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — ING Group Çin Başekonomisti Lynn Song: - Çin'in büyük petrol rezervleri, ithalatı stratejik olarak ayarlama konusunda daha fazla esneklik sağlıyor. Orta Doğu'da bir çözüm bulunamazsa ve arz kesintileri ve yüksek enerji fiyatları devam ederse, Çinli ithalatçıların piyasaya daha düzenli seviyelerde geri dönmesini beklemek makul olacaktır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Orta Doğu'da süregelen jeopolitik risklerin küresel tedarik zincirinde aksamalara yol açmasına karşın Çin'de dış ticaret fazlası ihracatın güçlü pozitif ivmelenmesiyle mayısta 105,4 milyar dolara çıkarak son 4 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Çin Gümrükler Genel İdaresi, Mayıs 2026 dönemini kapsayan dış ticaret verilerini açıkladı. Bu dönemde ülkenin ihracatı, yıllık bazda yüzde 19,4 artışla 376,7 milyar dolara, ithalatı ise yüzde 24,3 artışla 271,3 milyar dolara yükseldi.Mayısta 105,4 milyar dolar olan dış ticaret fazlası, nisandaki 84,8 milyar dolarlık fazlaya kıyasla belirgin artış kaydetti. Bu dönemde Çin'in en büyük ticaret ortaklarından ABD'ye ihracatı yüzde 35,4, Güneydoğu Asya Uluslar Birliğine (ASEAN) yüzde 7,6 ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yüzde 24,3 arttı.- Çin'den ABD'ye yapılan ihracat 2021'den bu yana en hızlı artışını kaydettiING Group Çin Başekonomisti Lynn Song, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede ülkede dış ticaret dengesinin mayıs ayında son 4 ayın en yüksek seviyesine ulaştığını bildirdi.İhracat büyümesinin ithalattan daha fazla olmasıyla birlikte, Çin'in mayıs ayı ticaret fazlasının 105,4 milyar dolar ile beklentileri aştığını söyleyen Song, Bu, ocak ayından bu yana kaydedilen en yüksek aylık seviye oldu. Dış talep Çin'in en önemli itici güçlerinden biri olmaya devam ediyor. Bununla birlikte, iç talep geride kalmaya devam ediyor. ifadelerini kullandı.Song, Çin'in ticaret hacminin teknoloji sektöründeki yükseliş ve ABD'deki toparlanma sayesinde tahminleri geride bıraktığını kaydetti.Çin'in mayıs ayı ticaret verilerinin piyasa beklentilerini genel olarak geçtiğini belirten Song, özellikle ABD'ye yapılan sevkiyatların, baz etkisinden kaynaklanan güçlü bir sıçrama gösterdiğine dikkati çekti.Song, dış talebin, bu yıl Çin'in en önemli büyüme motorlarından biri olmaya devam ettiğini söyleyerek Ancak artan ithalat ilerleyen dönemlerde ticaret fazlasını azaltabilir. Çin'in ihracatı mayıs ayında yıllık bazda yüzde 19,3 arttı. Bu da nisan ayındaki yüzde 14,1'lik yıllık artıştan daha yüksek. Bu, piyasa tahminlerinden daha güçlü olmakla birlikte, tahminimizle de uyumlu. dedi.Artışın, son 3 ayın en yüksek seviyesini işaret ettiğine ve yıl başından bu yana ihracat büyümesini yıllık bazda yüzde 15,5'e çıkardığını bildiren Song, mayısta ihracat destinasyonlarına bakıldığında, en önemli gelişmenin ABD'ye yapılan ihracatın yıllık bazda yüzde 35,4'e yükselerek 2021'den bu yana en yüksek büyüme seviyesine ulaşması olduğunu kaydetti.- Çin'in büyük petrol rezervleri, ithalatı stratejik olarak ayarlama konusunda daha fazla esneklik sağlıyorLynn Song, teknolojiye olan talebin ithalatı güçlü tuttuğunu, enerji sektörünün ise ilerleyen dönemde potansiyel bir faktör olabileceğini dile getirdi.Çin'in ithalat büyümesinin enerji sektöründen ziyade teknoloji sektöründen kaynaklandığını aktaran Song, Çin'in yüksek teknoloji ithalatı mayıs ayında yıllık bazda yüzde 46,8 artarken yarı iletken ithalatı yüzde 68 ve otomatik veri işleme makinesi ithalatı yüzde 80,1 yükseldi. dedi.Song, Çin'in dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı olduğunu anımsatarak ABD/İsrail-İran Savaşı patlak verdiğinde nisan verilerinden başlayarak ithalat hacimlerinin keskin bir şekilde düştüğünü, ithalat değerlerinin ise daha yüksek fiyatlar nedeniyle sınırlı bir şekilde arttığını kaydetti.Mayısta ham petrol ithalat hacimlerinin yıllık bazda yüzde 29 düştüğünü, ithalat değerlerinin ise yıllık bazda yüzde 10 arttığını söyleyen Song, şu değerlendirmeleri yaptı:Çin'in büyük petrol rezervleri, ithalatı stratejik olarak ayarlama konusunda daha fazla esneklik sağlıyor. Ancak Orta Doğu'da bir çözüm bulunamazsa ve arz kesintileri ve yüksek enerji fiyatları devam ederse, Çinli ithalatçıların piyasaya daha düzenli seviyelerde geri dönmesini beklemek makul olacaktır. Politika yapıcılar, enerji güvenliği nedenleriyle stratejik rezervlerin belirli bir noktanın ötesinde tükenmesine izin vermekten muhtemelen kaçınacaklardır.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Orta Doğu'da süregelen jeopolitik risklerin küresel tedarik zincirinde aksamalara yol açmasına karşın Çin'de dış ticaret fazlası ihracatın güçlü pozitif ivmelenmesiyle mayısta 105,4 milyar dolara çıkarak son 4 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Çin Gümrükler Genel İdaresi, Mayıs 2026 dönemini kapsayan dış ticaret verilerini açıkladı. Bu dönemde ülkenin ihracatı, yıllık bazda yüzde 19,4 artışla 376,7 milyar dolara, ithalatı ise yüzde 24,3 artışla 271,3 milyar dolara yükseldi.Mayısta 105,4 milyar dolar olan dış ticaret fazlası, nisandaki 84,8 milyar dolarlık fazlaya kıyasla belirgin artış kaydetti. Bu dönemde Çin'in en büyük ticaret ortaklarından ABD'ye ihracatı yüzde 35,4, Güneydoğu Asya Uluslar Birliğine (ASEAN) yüzde 7,6 ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yüzde 24,3 arttı.- Çin'den ABD'ye yapılan ihracat 2021'den bu yana en hızlı artışını kaydettiING Group Çin Başekonomisti Lynn Song, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede ülkede dış ticaret dengesinin mayıs ayında son 4 ayın en yüksek seviyesine ulaştığını bildirdi.İhracat büyümesinin ithalattan daha fazla olmasıyla birlikte, Çin'in mayıs ayı ticaret fazlasının 105,4 milyar dolar ile beklentileri aştığını söyleyen Song, Bu, ocak ayından bu yana kaydedilen en yüksek aylık seviye oldu. Dış talep Çin'in en önemli itici güçlerinden biri olmaya devam ediyor. Bununla birlikte, iç talep geride kalmaya devam ediyor. ifadelerini kullandı.Song, Çin'in ticaret hacminin teknoloji sektöründeki yükseliş ve ABD'deki toparlanma sayesinde tahminleri geride bıraktığını kaydetti.Çin'in mayıs ayı ticaret verilerinin piyasa beklentilerini genel olarak geçtiğini belirten Song, özellikle ABD'ye yapılan sevkiyatların, baz etkisinden kaynaklanan güçlü bir sıçrama gösterdiğine dikkati çekti.Song, dış talebin, bu yıl Çin'in en önemli büyüme motorlarından biri olmaya devam ettiğini söyleyerek Ancak artan ithalat ilerleyen dönemlerde ticaret fazlasını azaltabilir. Çin'in ihracatı mayıs ayında yıllık bazda yüzde 19,3 arttı. Bu da nisan ayındaki yüzde 14,1'lik yıllık artıştan daha yüksek. Bu, piyasa tahminlerinden daha güçlü olmakla birlikte, tahminimizle de uyumlu. dedi.Artışın, son 3 ayın en yüksek seviyesini işaret ettiğine ve yıl başından bu yana ihracat büyümesini yıllık bazda yüzde 15,5'e çıkardığını bildiren Song, mayısta ihracat destinasyonlarına bakıldığında, en önemli gelişmenin ABD'ye yapılan ihracatın yıllık bazda yüzde 35,4'e yükselerek 2021'den bu yana en yüksek büyüme seviyesine ulaşması olduğunu kaydetti.- Çin'in büyük petrol rezervleri, ithalatı stratejik olarak ayarlama konusunda daha fazla esneklik sağlıyorLynn Song, teknolojiye olan talebin ithalatı güçlü tuttuğunu, enerji sektörünün ise ilerleyen dönemde potansiyel bir faktör olabileceğini dile getirdi.Çin'in ithalat büyümesinin enerji sektöründen ziyade teknoloji sektöründen kaynaklandığını aktaran Song, Çin'in yüksek teknoloji ithalatı mayıs ayında yıllık bazda yüzde 46,8 artarken yarı iletken ithalatı yüzde 68 ve otomatik veri işleme makinesi ithalatı yüzde 80,1 yükseldi. dedi.Song, Çin'in dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı olduğunu anımsatarak ABD/İsrail-İran Savaşı patlak verdiğinde nisan verilerinden başlayarak ithalat hacimlerinin keskin bir şekilde düştüğünü, ithalat değerlerinin ise daha yüksek fiyatlar nedeniyle sınırlı bir şekilde arttığını kaydetti.Mayısta ham petrol ithalat hacimlerinin yıllık bazda yüzde 29 düştüğünü, ithalat değerlerinin ise yıllık bazda yüzde 10 arttığını söyleyen Song, şu değerlendirmeleri yaptı:Çin'in büyük petrol rezervleri, ithalatı stratejik olarak ayarlama konusunda daha fazla esneklik sağlıyor. Ancak Orta Doğu'da bir çözüm bulunamazsa ve arz kesintileri ve yüksek enerji fiyatları devam ederse, Çinli ithalatçıların piyasaya daha düzenli seviyelerde geri dönmesini beklemek makul olacaktır. Politika yapıcılar, enerji güvenliği nedenleriyle stratejik rezervlerin belirli bir noktanın ötesinde tükenmesine izin vermekten muhtemelen kaçınacaklardır.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Diyarbakır'da çiftçiler 7 ay önce ektikleri arazilerde sandalla geziyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/diyarbakir-da-ciftciler-7-ay-once-ektikleri-arazilerde-sandalla-geziyor/860093/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/diyarbakir-da-ciftciler-7-ay-once-ektikleri-arazilerde-sandalla-geziyor/860093/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Diyarbakır — Son yıllarda yağış azlığı ve buharlaşma nedeniyle suların çekildiği Batman Baraj Gölü havzasında çiftçilerin buğday ve mercimek ekimi yaptığı arazilerin bir bölümü mevsimsel yağışlar sonrası su altında kaldı - Diyarbakır'ın Kulp ilçesindeki çiftçilerden Muhammed Salim Yılmaz: - Kasım ayında buraları ektik. Bu yıl Allah'ın bereketi geldi, köylülerimizin ekinlerinin üçte biri su altında kaldı. Önceki yıllarda buralara traktörle geliyorduk, bu yıl kayıkla gelip tarlayı kontrol ediyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır Haberleri — BESTAMİ BODRUK - Diyarbakır'da çiftçilerin Batman Baraj Gölü havzasında 7 ay önce buğday ve mercimek ekimi yaptıkları arazilerin bir bölümü mevsimsel yağışlarla adeta göle döndü.Diyarbakır ve Batman arasında Batman Çayı üzerinde tarımsal sulama ve elektrik üretimi amacıyla 1986 yılında yapımına başlanan Batman Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES) 14 Kasım 2003 tarihinde işletmeye alınarak faaliyete geçti.Baraj gölü havzasındaki su, son yıllarda yağış azlığı, küresel ısınma ve buharlaşmanın da etkisiyle büyük oranda çekildi.Bölgedeki çiftçiler suların çekildiği arazileri buğday ve mercimek ekimi yaparak tarıma kazandırdı.Kış aylarında düşen kar ve yağmur ile ilkbaharda etkili olan yağış sayesinde baraj havzasında su seviyesi zaman içinde artış gösterdi.Ektikleri ürünlerin bir bölümü sular altında kalan çiftçiler traktörle giremedikleri tarlalarda sandalla gezmeye başladı.Tarımsal üretim yapılan arazilerin su altında kaldığı yerleşim yerleri arasında Diyarbakır'ın Kulp ilçesinin kırsal Yayık Mahallesi de bulunuyor.Kırsal mahallede üretim yapan çiftçilerin ekinlerini kontrol etmek amacıyla su altında kalan arazileri sandalla gezmesi dronla görüntülendi.- 55 yaşındayım, böyle bir şey görmedimÇiftçilerden Necat Yılmaz, AA muhabirine, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da baraj gölü havzasındaki araziye boş kalmasın diye buğday ektiğini söyledi.Kışın ve ilkbaharda düşen yağışlar nedeniyle buğday tarlalarının su altında kaldığını, arazinin bir bölümünü çizmeyle bir bölümünü sandalla gezdiklerini ifade eden Yılmaz, 55 yaşındayım, böyle bir şey görmedim. Hep çizmelerle dolaşıyoruz. Hayvanların peşine giderken bile yağmurluğumuzu götürüyoruz. Bir saat yağmur yağıyor bir saat güneşli oluyor. dedi.- Tarlalarda balıklar da geziyorMuhammed Salim Yılmaz da boş kalan arazileri tarıma kazandırmak için ekim yaptıklarını belirtti.Yılmaz, şunları kaydetti:Kasım ayında buraları ektik. Bu yıl Allah'ın bereketi geldi, köylülerimizin ekinlerinin üçte biri su altında kaldı. Önceki yıllarda buralara traktörle geliyorduk, bu yıl kayıkla gelip tarlayı kontrol ediyoruz. Tarlalarda balıklar da geziyor. Bu durum balıklara da fırsat oldu. Sazan balıkları buğdayların arasında geziyor. Onlar da nasiplerini arıyorlar.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Diyarbakır Haberleri — BESTAMİ BODRUK - Diyarbakır'da çiftçilerin Batman Baraj Gölü havzasında 7 ay önce buğday ve mercimek ekimi yaptıkları arazilerin bir bölümü mevsimsel yağışlarla adeta göle döndü.Diyarbakır ve Batman arasında Batman Çayı üzerinde tarımsal sulama ve elektrik üretimi amacıyla 1986 yılında yapımına başlanan Batman Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES) 14 Kasım 2003 tarihinde işletmeye alınarak faaliyete geçti.Baraj gölü havzasındaki su, son yıllarda yağış azlığı, küresel ısınma ve buharlaşmanın da etkisiyle büyük oranda çekildi.Bölgedeki çiftçiler suların çekildiği arazileri buğday ve mercimek ekimi yaparak tarıma kazandırdı.Kış aylarında düşen kar ve yağmur ile ilkbaharda etkili olan yağış sayesinde baraj havzasında su seviyesi zaman içinde artış gösterdi.Ektikleri ürünlerin bir bölümü sular altında kalan çiftçiler traktörle giremedikleri tarlalarda sandalla gezmeye başladı.Tarımsal üretim yapılan arazilerin su altında kaldığı yerleşim yerleri arasında Diyarbakır'ın Kulp ilçesinin kırsal Yayık Mahallesi de bulunuyor.Kırsal mahallede üretim yapan çiftçilerin ekinlerini kontrol etmek amacıyla su altında kalan arazileri sandalla gezmesi dronla görüntülendi.- 55 yaşındayım, böyle bir şey görmedimÇiftçilerden Necat Yılmaz, AA muhabirine, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da baraj gölü havzasındaki araziye boş kalmasın diye buğday ektiğini söyledi.Kışın ve ilkbaharda düşen yağışlar nedeniyle buğday tarlalarının su altında kaldığını, arazinin bir bölümünü çizmeyle bir bölümünü sandalla gezdiklerini ifade eden Yılmaz, 55 yaşındayım, böyle bir şey görmedim. Hep çizmelerle dolaşıyoruz. Hayvanların peşine giderken bile yağmurluğumuzu götürüyoruz. Bir saat yağmur yağıyor bir saat güneşli oluyor. dedi.- Tarlalarda balıklar da geziyorMuhammed Salim Yılmaz da boş kalan arazileri tarıma kazandırmak için ekim yaptıklarını belirtti.Yılmaz, şunları kaydetti:Kasım ayında buraları ektik. Bu yıl Allah'ın bereketi geldi, köylülerimizin ekinlerinin üçte biri su altında kaldı. Önceki yıllarda buralara traktörle geliyorduk, bu yıl kayıkla gelip tarlayı kontrol ediyoruz. Tarlalarda balıklar da geziyor. Bu durum balıklara da fırsat oldu. Sazan balıkları buğdayların arasında geziyor. Onlar da nasiplerini arıyorlar.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/diyarbakir-da-ciftciler-7-ay-once-ektikleri-arazilerde-sandalla-geziyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul'da mevzuata aykırı karot raporu hazırladıkları iddia edilen 43 şüpheliye dava</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-da-mevzuata-aykiri-karot-raporu-hazirladiklari-iddia-edilen-43-supheliye-dava/860092/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-da-mevzuata-aykiri-karot-raporu-hazirladiklari-iddia-edilen-43-supheliye-dava/860092/</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, şüphelilerin rüşvet karşılığında, Milli Eğitim Bakanlığının okullar için zorunlu kıldığı karot raporunu mevzuata aykırı şekilde düzenledikleri, ayrıca açık lise ve akşam lisesi gibi özel okullardan diploma verdikleri belirtildi - Şüphelilerin iştirak halinde rüşvet ve kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçlarından 7'şer yıldan 22'şer yıla kadar hapis istemiyle Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmalarına başlandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — ZEYNEP YEŞİLDAL - İstanbul'da rüşvet karşılığında bazı okullara mevzuata aykırı karot raporu düzenledikleri ve açık lise, akşam lisesi gibi okullardan diplomalar verdikleri öne sürülen 43 şüpheli hakkında 7'şer yıldan 22'şer yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının suç duyurusu üzerine soruşturmanın başlatıldığı belirtildi. Aralarında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü çalışanları ve özel okul sahiplerinin de bulunduğu şüpheliler hakkında yapılan soruşturmada, şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek Türkiye'ye eğitim görmeye gelen yabancı uyruklu kişilerden denklik belgesi müracaatları sırasında rüşvet aldıklarının belirlendiği kaydedildi.Şüphelilerin, liseden atılmış veya mezun olamamış kişilerin açık lise, akşam lisesi gibi özel okullara kaydını yaptıkları ve kısa sürede mezun edilmeleri karşılığında rüşvet aldıkları ifade edilen iddianamede, ayrıca 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Milli Eğitim Bakanlığının okullar için zorunlu kıldığı karot raporuyla ilgili şüpheliler tarafından rüşvet karşılığında rapor düzenlendiğine ilişkin delillerin elde edildiği vurgulandı.İddianamede, Türkiye'de üniversite eğitimi alabilmek için denklik belgesi müracaatında bulunan, oturma izni bulunmayan veya süresi dolan, ikametgahı bulunmayan veya başka ilde bulunan, yeterli derecede Türkçe bilmeyen ve ikamet ettiği ülkede ortaöğretimini tamamlamamış, yabancı öğrencilerin evraklarının tam olarak gösterildiğine dikkati çekildi.Yeterli derecede Türkçe bilmeyen öğrenciler için yeterlilik sınavında kopya verilerek yeterli puan almasının sağlandığı aktarılan iddianamede, lise eğitimini tamamlamamış yabancı öğrencilerin irtibatlı olunan özel eğitim kurumlarına son sınıf öğrencisi olarak kaydının yapılarak kısa sürede mezun olmuş gibi gösterilerek denklik belgesi verildiği ve karşılığında rüşvet alındığı yönündeki tespitlere yer verildi.- Belgeleri tam olanlardan da rüşvet aldılarİddianamede, bazı müracaatlarda belgelerin tam olmasına rağmen, işlemin öncelikle ve kısa sürede tamamlaması için veya müracaat sahibinin bilmemesinden yararlanılarak da rüşvet alındığı ifade edildi.Lise eğitimi almamış veya tasdikname alarak eğitimini tamamlayamamış Türk öğrencilerin irtibatlı ve anlaşmalı özel eğitim kurumlarına son sınıf olarak kaydının yapıldığı belirtilen iddianamede, sınavlara girmeden ders notlarının verildiği, eğitim görülmüş gibi gösterilerek 3 ay gibi kısa sürede diploma verildiği kaydedildi.İddianamede, özel, akşam ve açık liseler ile milletler arası eğitim kurumlarında eğitim gören öğrencilerin, eğitimlerini tamamlamalarına yakın zamanda irtibatlı olunan devlet okullarına rüşvet karşılığında naklinin yapılarak devlet okulundan mezun olmuş gibi gösterildikleri belirtildi.Türkiye'de faaliyet göstermek isteyen yerli veya yabancı eğitim kurumlarının açılışları sırasında ruhsat alabilmek için Milli Eğitim Müdürlüğüne müracaat ettikleri, görevliler tarafından dosyanın takibinin yapıldığı, gerekli denetleme ve kontrollerin yapılarak olumsuzluk olmaması halinde ruhsatın verildiği belirtilen iddianamede, şüphelilerin ise kaçak öğrenci, bina yapısındaki teknik eksiklikler gibi olumsuzlukların üzerini örterek sahte raporlar düzenlendiklerinin tespit edildiği kaydedildi.İddianamede, lise eğitimi almamış veya yarıda bıraktığı için tasdikname almış, belgesi olmayan yerli veya yabancı öğrencilerin özel akşam liseleri özel tercih liseleri ya da açık liseler gibi özel eğitim kurumlarına kaydının yapılarak kısa sürede mezun edildiği, diploma verildiği ve karşılığında da ortalama 1500 dolar maddi menfaat temin edildiği belirtildi.İrtibatlı ve anlaşmalı özel eğitim kurumlarına yabancı öğrencilerin yerleştirildiği, öğrencilerin ortaöğretim puanlarının yüksek olması için ders notlarının özellikle 85 ve üstü olmak üzere yüksek girildiği vurgulanan iddianamede, YÖS'e girecek yabancı öğrenciler için avantaj sağlandığı, haksız rekabete yol açılarak kamunun zarar etmesine neden olunduğu ve tüm işlemler için maddi menfaat elde edildiğine dikkati çekildi.İddianamede, 43 şüphelinin iştirak halinde rüşvet ve kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçlarından 7'şer yıldan 22'şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.Şüphelilerin yargılanmasına İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde başlandı.Öte yandan, mahkeme heyeti, şüpheliler hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan da soruşturma yapılması ve birleştirme talepli dava açılması için cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunmasına karar verdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — ZEYNEP YEŞİLDAL - İstanbul'da rüşvet karşılığında bazı okullara mevzuata aykırı karot raporu düzenledikleri ve açık lise, akşam lisesi gibi okullardan diplomalar verdikleri öne sürülen 43 şüpheli hakkında 7'şer yıldan 22'şer yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının suç duyurusu üzerine soruşturmanın başlatıldığı belirtildi. Aralarında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü çalışanları ve özel okul sahiplerinin de bulunduğu şüpheliler hakkında yapılan soruşturmada, şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek Türkiye'ye eğitim görmeye gelen yabancı uyruklu kişilerden denklik belgesi müracaatları sırasında rüşvet aldıklarının belirlendiği kaydedildi.Şüphelilerin, liseden atılmış veya mezun olamamış kişilerin açık lise, akşam lisesi gibi özel okullara kaydını yaptıkları ve kısa sürede mezun edilmeleri karşılığında rüşvet aldıkları ifade edilen iddianamede, ayrıca 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Milli Eğitim Bakanlığının okullar için zorunlu kıldığı karot raporuyla ilgili şüpheliler tarafından rüşvet karşılığında rapor düzenlendiğine ilişkin delillerin elde edildiği vurgulandı.İddianamede, Türkiye'de üniversite eğitimi alabilmek için denklik belgesi müracaatında bulunan, oturma izni bulunmayan veya süresi dolan, ikametgahı bulunmayan veya başka ilde bulunan, yeterli derecede Türkçe bilmeyen ve ikamet ettiği ülkede ortaöğretimini tamamlamamış, yabancı öğrencilerin evraklarının tam olarak gösterildiğine dikkati çekildi.Yeterli derecede Türkçe bilmeyen öğrenciler için yeterlilik sınavında kopya verilerek yeterli puan almasının sağlandığı aktarılan iddianamede, lise eğitimini tamamlamamış yabancı öğrencilerin irtibatlı olunan özel eğitim kurumlarına son sınıf öğrencisi olarak kaydının yapılarak kısa sürede mezun olmuş gibi gösterilerek denklik belgesi verildiği ve karşılığında rüşvet alındığı yönündeki tespitlere yer verildi.- Belgeleri tam olanlardan da rüşvet aldılarİddianamede, bazı müracaatlarda belgelerin tam olmasına rağmen, işlemin öncelikle ve kısa sürede tamamlaması için veya müracaat sahibinin bilmemesinden yararlanılarak da rüşvet alındığı ifade edildi.Lise eğitimi almamış veya tasdikname alarak eğitimini tamamlayamamış Türk öğrencilerin irtibatlı ve anlaşmalı özel eğitim kurumlarına son sınıf olarak kaydının yapıldığı belirtilen iddianamede, sınavlara girmeden ders notlarının verildiği, eğitim görülmüş gibi gösterilerek 3 ay gibi kısa sürede diploma verildiği kaydedildi.İddianamede, özel, akşam ve açık liseler ile milletler arası eğitim kurumlarında eğitim gören öğrencilerin, eğitimlerini tamamlamalarına yakın zamanda irtibatlı olunan devlet okullarına rüşvet karşılığında naklinin yapılarak devlet okulundan mezun olmuş gibi gösterildikleri belirtildi.Türkiye'de faaliyet göstermek isteyen yerli veya yabancı eğitim kurumlarının açılışları sırasında ruhsat alabilmek için Milli Eğitim Müdürlüğüne müracaat ettikleri, görevliler tarafından dosyanın takibinin yapıldığı, gerekli denetleme ve kontrollerin yapılarak olumsuzluk olmaması halinde ruhsatın verildiği belirtilen iddianamede, şüphelilerin ise kaçak öğrenci, bina yapısındaki teknik eksiklikler gibi olumsuzlukların üzerini örterek sahte raporlar düzenlendiklerinin tespit edildiği kaydedildi.İddianamede, lise eğitimi almamış veya yarıda bıraktığı için tasdikname almış, belgesi olmayan yerli veya yabancı öğrencilerin özel akşam liseleri özel tercih liseleri ya da açık liseler gibi özel eğitim kurumlarına kaydının yapılarak kısa sürede mezun edildiği, diploma verildiği ve karşılığında da ortalama 1500 dolar maddi menfaat temin edildiği belirtildi.İrtibatlı ve anlaşmalı özel eğitim kurumlarına yabancı öğrencilerin yerleştirildiği, öğrencilerin ortaöğretim puanlarının yüksek olması için ders notlarının özellikle 85 ve üstü olmak üzere yüksek girildiği vurgulanan iddianamede, YÖS'e girecek yabancı öğrenciler için avantaj sağlandığı, haksız rekabete yol açılarak kamunun zarar etmesine neden olunduğu ve tüm işlemler için maddi menfaat elde edildiğine dikkati çekildi.İddianamede, 43 şüphelinin iştirak halinde rüşvet ve kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçlarından 7'şer yıldan 22'şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.Şüphelilerin yargılanmasına İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde başlandı.Öte yandan, mahkeme heyeti, şüpheliler hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan da soruşturma yapılması ve birleştirme talepli dava açılması için cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunmasına karar verdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/istanbul-da-mevzuata-aykiri-karot-raporu-hazirladiklari-iddia-edilen-43-supheliye-dava.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
