<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Büyükçekmece'de başsavcılığın emanet kasasının soyulmasına ilişkin 2 şüpheli adliyede</title>
      <link>https://www.canligaste.com/buyukcekmece-de-bassavciligin-emanet-kasasinin-soyulmasina-iliskin-2-supheli-adliyede/864387/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/buyukcekmece-de-bassavciligin-emanet-kasasinin-soyulmasina-iliskin-2-supheli-adliyede/864387/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:48:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı emanet bürosundaki kasalardan yaklaşık 25 kilogram altın ve 50 kilogram gümüş çalınmasına ilişkin soruşturmada, Gürcistan sınır kapısında teslim olan 2 şüpheli adliyeye sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı emanet bürosundaki kasalardan yaklaşık 25 kilogram altın ve 50 kilogram gümüş çalınmasına ilişkin soruşturmada, Gürcistan sınır kapısında teslim olan 2 şüpheli adliyeye sevk edildi.Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, emanet bürosundaki kasalardan yaklaşık 25 kilogram altın ve 50 kilogram gümüş çalınmasına ilişkin başlatılan soruşturma devam ediyor.Bu kapsamda, Gürcistan'a kaçak girmeye çalışırken yakalanıp serbest bırakıldıktan sonra sınır kapısında teslim olan firari şüpheliler M.E. ve M.S, Hopa'dan İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğüne getirildi.Şüpheliler Gasp Büro Amirliğindeki işlemlerinin ardından adliyeye gönderildi.- Ne olmuştu ?Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı emanet bürosunda çalışan kadrolu işçi E.T'nin uzun zamandır işe gelmemesi üzerine 1 Aralık 2025'te durumdan şüphelenen sorumlu cumhuriyet savcısı, emanet memuru K.D'ye kasaları açtırmıştı.Kasaların boş olduğunun anlaşılması üzerine yapılan incelemede, soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ait yaklaşık 50 kilogram gümüş ve 25 kilogram altının kayıp olduğu belirlenmişti.Araştırmada, E.T'nin karısı ve çocuklarıyla 19 Kasım'da İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan İngiltere'ye kaçtığı tespit edilmişti. Şüpheli ile eşi E.T. hakkında yakalama kararı çıkarılırken, kasalardan sorumlu olan K.D. gözaltına alınmış ve zimmet suçundan tutuklanmıştı.Büroda çalışan E.T'nin adli emanette bulunan altın ve gümüşü tek seferde market arabasıyla çıkardığı belirlenmişti.Soruşturma kapsamında, polis ekiplerince belirlenen 17 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, firari şüpheli E.T'nin kayınpederi, kayınvalidesi ve kayınbiraderinin yanı sıra çalınan altınların yüklendiği araçta bulunduğu kamera kayıtlarından tespit edilen şüphelilerden 1'i ile altınların bir kısmını almak için gelen başka bir kişinin de aralarında bulunduğu 10 zanlı yakalanmıştı. Polis ekiplerince 2 şüpheli daha gözaltına alınırken, şüpheli sayısı 13'e yükselmişti.Şüphelilerden Ö.K, Z.V, E.İ.S, G.V. ve Y.E.K. tutuklanmış, M.T, B.Ç. ve M.S. hakkında ev hapsi, Y.T, A.T, F.T, A.S. ve D.D. hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol şartı uygulanmıştı.Firari şüpheliler M.E. ve M.S, Gürcistan'a kaçak girmeye çalışırken yakalanıp serbest bırakıldıktan sonra sınır kapısında teslim olmuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı emanet bürosundaki kasalardan yaklaşık 25 kilogram altın ve 50 kilogram gümüş çalınmasına ilişkin soruşturmada, Gürcistan sınır kapısında teslim olan 2 şüpheli adliyeye sevk edildi.Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, emanet bürosundaki kasalardan yaklaşık 25 kilogram altın ve 50 kilogram gümüş çalınmasına ilişkin başlatılan soruşturma devam ediyor.Bu kapsamda, Gürcistan'a kaçak girmeye çalışırken yakalanıp serbest bırakıldıktan sonra sınır kapısında teslim olan firari şüpheliler M.E. ve M.S, Hopa'dan İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğüne getirildi.Şüpheliler Gasp Büro Amirliğindeki işlemlerinin ardından adliyeye gönderildi.- Ne olmuştu ?Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı emanet bürosunda çalışan kadrolu işçi E.T'nin uzun zamandır işe gelmemesi üzerine 1 Aralık 2025'te durumdan şüphelenen sorumlu cumhuriyet savcısı, emanet memuru K.D'ye kasaları açtırmıştı.Kasaların boş olduğunun anlaşılması üzerine yapılan incelemede, soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ait yaklaşık 50 kilogram gümüş ve 25 kilogram altının kayıp olduğu belirlenmişti.Araştırmada, E.T'nin karısı ve çocuklarıyla 19 Kasım'da İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan İngiltere'ye kaçtığı tespit edilmişti. Şüpheli ile eşi E.T. hakkında yakalama kararı çıkarılırken, kasalardan sorumlu olan K.D. gözaltına alınmış ve zimmet suçundan tutuklanmıştı.Büroda çalışan E.T'nin adli emanette bulunan altın ve gümüşü tek seferde market arabasıyla çıkardığı belirlenmişti.Soruşturma kapsamında, polis ekiplerince belirlenen 17 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, firari şüpheli E.T'nin kayınpederi, kayınvalidesi ve kayınbiraderinin yanı sıra çalınan altınların yüklendiği araçta bulunduğu kamera kayıtlarından tespit edilen şüphelilerden 1'i ile altınların bir kısmını almak için gelen başka bir kişinin de aralarında bulunduğu 10 zanlı yakalanmıştı. Polis ekiplerince 2 şüpheli daha gözaltına alınırken, şüpheli sayısı 13'e yükselmişti.Şüphelilerden Ö.K, Z.V, E.İ.S, G.V. ve Y.E.K. tutuklanmış, M.T, B.Ç. ve M.S. hakkında ev hapsi, Y.T, A.T, F.T, A.S. ve D.D. hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol şartı uygulanmıştı.Firari şüpheliler M.E. ve M.S, Gürcistan'a kaçak girmeye çalışırken yakalanıp serbest bırakıldıktan sonra sınır kapısında teslim olmuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Öz güvenlerini sanat ve sevgiyle yeniden inşa ettiler</title>
      <link>https://www.canligaste.com/oz-guvenlerini-sanat-ve-sevgiyle-yeniden-insa-ettiler/864386/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/oz-guvenlerini-sanat-ve-sevgiyle-yeniden-insa-ettiler/864386/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:48:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Bayrampaşa Belediyesi Fizik Tedavi ve Engelliler Rehabilitasyon Merkezi'nde düzenlenen konser, resim ve el işi kursu gibi çeşitli etkinliklere katılan özel gereksinimli Orhan Çotoğlu ve Buse Kocaoğlu, bu sayede sosyalleşip eğlenceli vakit geçiriyor - 40 yaşındaki Çotoğlu: - Biz engelli birey değiliz aslında, normal insanlar gibiyiz. Öğretmenlerimiz gibi toplumdaki diğer insanlar gibi normal bireyleriz - 28 yaşındaki Kocaoğlu: - Öğretmenlerimi çok seviyorum. Onlarla resim yapıyoruz, şarkılar söylüyoruz, fotoğraf çektiriyoruz. Çok güzel vakit geçiriyoruz. Burada çok eğleniyorum. Çok güzel zaman geçiriyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — ÖMER FARUK MADANOĞLU - Bayrampaşa Belediyesi  Fizik Tedavi ve Engelliler Rehabilitasyon Merkezi'nde düzenlenen faaliyetlere katılan özel gereksinimli Orhan Çotoğlu ve Buse Kocaoğlu, merkezin sosyal hayata katılımlarını artırdığını, yeni arkadaşlıklar kurmalarını sağladığını ve günlük yaşamlarına olumlu katkılar sunduğunu söyledi.Bayrampaşa Sağlık İşleri Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren merkez, yaklaşık 3 bin 800 metrekarelik alanda hizmet veriyor.Türkiye'de fizik tedavi ve engelliler alanında emsal teşkil eden kurumlardan biri olarak çalışmalarını sürdüren merkez, özel gereksinimlilere ulaşmak için düzenli olarak ev ziyaretleri gerçekleştirerek bireylerin ihtiyaçlarını yerinde tespit ediyor.Özel gereksinimli Orhan Çotoğlu ve Buse Kocaoğlu da bu merkez sayesinde sosyalleşenler arasında.Zihinsel engeli bulunan 40 yaşındaki Orhan Çotoğlu, merkeze resim çalışmaları, konserler ve çeşitli etkinlikler için geldiğini anlattı.Çotoğlu, Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen konserlerde de yer aldığını belirterek, Bu arada ses eğitimi alıyorum. Burada çok güzel, harika vakitler geçiriyoruz. dedi.Merkezde görev yapan eğitmenlerin ve çalışanların kendileriyle yakından ilgilendiğini dile getiren Çotoğlu, kurumun kendisi için önemli yere sahip olduğunu söyledi.Çocukluk yıllarında ayrımcılık ya da akran zorbalığı yaşamadığını anlatan Çotoğlu, merkeze gelmeden önce işsiz olduğunu, daha sonra kurumun desteğiyle bir işte çalışma fırsatı bulduğunu belirtti.Çalıştığı firmanın kapanmasının ardından iş hayatına ara vermek zorunda kaldığını ifade eden Çotoğlu, faaliyetlere gidip geldiğini, hocalarının çok ilgili ve alakalı olduğunu kaydetti.- Burada kendimi buldumMerkeze gelmeden önce zamanının büyük bölümünü evde geçirdiğini anlatan Çotoğlu, Sürekli evdeydim. Canım sıkılıyordu. Buraya ne zaman başladım, kendimi buldum açıkçası. ifadesini kullandı.Merkez sayesinde yeni insanlarla tanıştığını ve sosyal çevresinin genişlediğini belirten Çotoğlu, evden çıkmaktan çekinen özel gereksinimli bireylere de çağrıda bulundu.Orhan Çotoğlu, insanların engelli bireylere bakış açısını değiştirmeleri gerektiğini dile getirerek, Bizi hor görmesinler. Biz engelli birey değiliz aslında, normal insanlar gibiyiz. Öğretmenlerimiz gibi toplumdaki diğer insanlar gibi normal bireyleriz. şeklinde konuştu.Toplumun engelli bireylere yönelik ön yargılarından vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan Çotoğlu, kendilerine yönelik bu yaklaşımların üzücü olduğunu söyledi.Yaptıkları faaliyetlerden sonra öz güven depoladığını, birçok işi kendi başlarına yapabildiklerini anlatan Çotoğlu, Mutfağa giriyorum mesela. Ben hiç mutfağa girmezdim. Anneme yardım ediyorum, bulaşıkları yıkıyorum, yatakları topluyorum, bir sürü konuda anneme destek oluyorum. dedi.Çotoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:Bir şey istediğimiz zaman durup düşünüyorlar. 'Acaba yapabilecek mi, acaba edebilecek mi?' diye bakıyorlar. Bizim istediğimiz şey çok basit. 'Yapabilirsin.' demeleri, bize güvenmeleri, destek olmaları. Destek istiyoruz sadece.- Resim yapmayı çok seviyorumBayrampaşa'da yaşayan 28 yaşındaki zihinsel engelli Buse Kocaoğlu ise merkeze uzun yıllardır devam ettiğini, burada çeşitli kurslara katıldığını anlattı.Kocaoğlu, günlerinin büyük bölümünü resim ve el işi çalışmalarıyla geçirdiğini belirterek, çantalar yaptığını kaydetti. Resim yapmanın hayatının önemli parçası olduğunu ifade eden Kocaoğlu, merkezin dışında da bu faaliyetini sürdürdüğünü söyledi.Arkadaşlarıyla iyi vakit geçirdiğini dile getiren Kocaoğlu, Oyunlar oynuyoruz. Müzik açıp eğleniyoruz. Evde de resim yapıyorum. Resim yapmayı çok seviyorum. diye konuştu.Merkezde geçirdiği zamanın kendisini mutlu ettiğini belirten Kocaoğlu, günlerini dolu dolu geçirdiğini söyledi.Zaman zaman bazı arkadaşlarının davranışlarının kendisini üzdüğünü ifade eden Kocaoğlu, buna rağmen insanlarla iyi ilişkiler kurmaya çalıştığını dile getirdi.Kocaoğlu, Öğretmenlerimi çok seviyorum. Onlarla resim yapıyoruz, şarkılar söylüyoruz, fotoğraf çektiriyoruz. Çok güzel vakit geçiriyoruz. Burada çok eğleniyorum. Çok güzel zaman geçiriyorum. şeklinde konuştu.- Onlar da bize çok iyi geliyorBayrampaşa Belediyesi Fizik Tedavi ve Engelliler Rehabilitasyon Merkezi Koordinatörü Fatoş Yengen, kuruma gelebilecek durumda olan bireyleri merkeze davet ettiklerini, ulaşım desteğine ihtiyaç duyanları ise özel araçlarla evlerinden aldıklarını anlatarak, kurumun sadece rehabilitasyon hizmeti vermediğini, aynı zamanda ailelerle güçlü bağlar kurduğunu kaydetti.Merkezde fizik tedavi muayenelerinden psikolojik danışmanlığa, dil ve konuşma terapisinden evde rehabilitasyona kadar çok sayıda hizmet sunduklarını belirten Yengen, ulaşım desteği, medikal malzeme yardımı, kültürel geziler ve atölye çalışmalarının da bu hizmetler arasında yer aldığını ifade etti.Özel gereksinimli bireylerle çalışmanın manevi yönünün çok güçlü olduğunu vurgulayan Yengen, Özel gereksinimli bireylerle çalışmak manevi yönü çok güçlü bir alan. Onlarla saf ve temiz sevgiyi paylaşabilmek çok özel bir duygu. Her insanın yapabileceği bir iş değil ama biz birbirimize iyi geliyoruz. Sadece biz onlara iyi gelmiyoruz, onlar da bize çok iyi geliyor. Onlarla çalışmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. diye konuştu.Bazı ailelerin çocuklarının dışarıda zorbalığa uğramasından, kötü muamele görmesinden veya şiddete maruz kalmasından endişe duyduğunu anlatan Yengen, bu nedenle bazı özel gereksinimli bireylerin sosyal hayattan uzak tutulabildiğini söyledi.Fatoş Yengen, ailelerin zaman zaman çocuklarını korumak isterken onları eğitim ve sosyal hayata katılım haklarından uzaklaştırabildiğini belirtti.Ailelere ulaşmak için düzenli seminerler ve ev ziyaretleri gerçekleştirdiklerini kaydeden Yengen, bu çalışmalar sırasında en çok üzerinde durdukları konulardan birinin kabullenme olduğunu ifade etti.Yengen, seminerlerde ailelere sık sık Kabullenmek, başarmanın yarısıdır. mesajını verdiklerini dile getirdi.Bazı ailelerin ise hala özel gereksinimli bireyleri toplumdan gizlemeye çalıştığını anlatan Fatoş Yengen, Bazı ev ziyaretlerinde, ailelerin özel gereksinimli bireyleri toplumdan gizlemeye çalıştığını ya da bizi evlerine kabul etmek istemediğini görebiliyoruz. Utanabiliyor veya durumu kabullenemeyebiliyorlar. diye konuştu.- Her özel gereksinimli bireyin ihtiyaç duyduğu bir destek alanı vardırAilelere ulaşarak onların yükünü paylaşmaya çalıştıklarını anlatan Yengen, her bireyin ihtiyaç duyduğu eğitim ve destek alanının farklı olduğunu söyledi.Kabullenmenin ardından eğitim sürecinin mutlaka başlatılması gerektiğini vurgulayan Fatoş Yengen, Ailelere söylemek istediğim en önemli şey, kabullenmenin başarmanın yarısı olduğudur. Eğitim sürecine mutlaka başlanmalı. Bayrampaşa Belediyesinin bu alanda önemli hizmetleri bulunuyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'mizden yararlanmaları için tüm aileleri bize başvurmaya davet ediyoruz. ifadelerini kullandı.Merkez bünyesinde yürütülen atölye çalışmalarının da özel gereksinimli bireylerin sosyal ve ekonomik hayata katılımına katkı sunduğunu belirten Yengen, burada üretilen el emeği ürünlerin çeşitli organizasyonlarda vatandaşlarla buluşturulduğunu kaydetti.Bayrampaşa'da yaşayan tüm özel gereksinimli bireylere ve ailelerine çağrıda bulunan Yengen, sözlerini şöyle tamamladı:Kurumumuzu ziyaret etsinler, bizimle tanışsınlar. Birlikte daha güçlü olacağımıza inanıyoruz. Bayrampaşa Belediyesi olarak özel gereksinimli bireylerin toplum içinde daha görünür, daha aktif ve daha güçlü bireyler olmaları için çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — ÖMER FARUK MADANOĞLU - Bayrampaşa Belediyesi  Fizik Tedavi ve Engelliler Rehabilitasyon Merkezi'nde düzenlenen faaliyetlere katılan özel gereksinimli Orhan Çotoğlu ve Buse Kocaoğlu, merkezin sosyal hayata katılımlarını artırdığını, yeni arkadaşlıklar kurmalarını sağladığını ve günlük yaşamlarına olumlu katkılar sunduğunu söyledi.Bayrampaşa Sağlık İşleri Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren merkez, yaklaşık 3 bin 800 metrekarelik alanda hizmet veriyor.Türkiye'de fizik tedavi ve engelliler alanında emsal teşkil eden kurumlardan biri olarak çalışmalarını sürdüren merkez, özel gereksinimlilere ulaşmak için düzenli olarak ev ziyaretleri gerçekleştirerek bireylerin ihtiyaçlarını yerinde tespit ediyor.Özel gereksinimli Orhan Çotoğlu ve Buse Kocaoğlu da bu merkez sayesinde sosyalleşenler arasında.Zihinsel engeli bulunan 40 yaşındaki Orhan Çotoğlu, merkeze resim çalışmaları, konserler ve çeşitli etkinlikler için geldiğini anlattı.Çotoğlu, Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen konserlerde de yer aldığını belirterek, Bu arada ses eğitimi alıyorum. Burada çok güzel, harika vakitler geçiriyoruz. dedi.Merkezde görev yapan eğitmenlerin ve çalışanların kendileriyle yakından ilgilendiğini dile getiren Çotoğlu, kurumun kendisi için önemli yere sahip olduğunu söyledi.Çocukluk yıllarında ayrımcılık ya da akran zorbalığı yaşamadığını anlatan Çotoğlu, merkeze gelmeden önce işsiz olduğunu, daha sonra kurumun desteğiyle bir işte çalışma fırsatı bulduğunu belirtti.Çalıştığı firmanın kapanmasının ardından iş hayatına ara vermek zorunda kaldığını ifade eden Çotoğlu, faaliyetlere gidip geldiğini, hocalarının çok ilgili ve alakalı olduğunu kaydetti.- Burada kendimi buldumMerkeze gelmeden önce zamanının büyük bölümünü evde geçirdiğini anlatan Çotoğlu, Sürekli evdeydim. Canım sıkılıyordu. Buraya ne zaman başladım, kendimi buldum açıkçası. ifadesini kullandı.Merkez sayesinde yeni insanlarla tanıştığını ve sosyal çevresinin genişlediğini belirten Çotoğlu, evden çıkmaktan çekinen özel gereksinimli bireylere de çağrıda bulundu.Orhan Çotoğlu, insanların engelli bireylere bakış açısını değiştirmeleri gerektiğini dile getirerek, Bizi hor görmesinler. Biz engelli birey değiliz aslında, normal insanlar gibiyiz. Öğretmenlerimiz gibi toplumdaki diğer insanlar gibi normal bireyleriz. şeklinde konuştu.Toplumun engelli bireylere yönelik ön yargılarından vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan Çotoğlu, kendilerine yönelik bu yaklaşımların üzücü olduğunu söyledi.Yaptıkları faaliyetlerden sonra öz güven depoladığını, birçok işi kendi başlarına yapabildiklerini anlatan Çotoğlu, Mutfağa giriyorum mesela. Ben hiç mutfağa girmezdim. Anneme yardım ediyorum, bulaşıkları yıkıyorum, yatakları topluyorum, bir sürü konuda anneme destek oluyorum. dedi.Çotoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:Bir şey istediğimiz zaman durup düşünüyorlar. 'Acaba yapabilecek mi, acaba edebilecek mi?' diye bakıyorlar. Bizim istediğimiz şey çok basit. 'Yapabilirsin.' demeleri, bize güvenmeleri, destek olmaları. Destek istiyoruz sadece.- Resim yapmayı çok seviyorumBayrampaşa'da yaşayan 28 yaşındaki zihinsel engelli Buse Kocaoğlu ise merkeze uzun yıllardır devam ettiğini, burada çeşitli kurslara katıldığını anlattı.Kocaoğlu, günlerinin büyük bölümünü resim ve el işi çalışmalarıyla geçirdiğini belirterek, çantalar yaptığını kaydetti. Resim yapmanın hayatının önemli parçası olduğunu ifade eden Kocaoğlu, merkezin dışında da bu faaliyetini sürdürdüğünü söyledi.Arkadaşlarıyla iyi vakit geçirdiğini dile getiren Kocaoğlu, Oyunlar oynuyoruz. Müzik açıp eğleniyoruz. Evde de resim yapıyorum. Resim yapmayı çok seviyorum. diye konuştu.Merkezde geçirdiği zamanın kendisini mutlu ettiğini belirten Kocaoğlu, günlerini dolu dolu geçirdiğini söyledi.Zaman zaman bazı arkadaşlarının davranışlarının kendisini üzdüğünü ifade eden Kocaoğlu, buna rağmen insanlarla iyi ilişkiler kurmaya çalıştığını dile getirdi.Kocaoğlu, Öğretmenlerimi çok seviyorum. Onlarla resim yapıyoruz, şarkılar söylüyoruz, fotoğraf çektiriyoruz. Çok güzel vakit geçiriyoruz. Burada çok eğleniyorum. Çok güzel zaman geçiriyorum. şeklinde konuştu.- Onlar da bize çok iyi geliyorBayrampaşa Belediyesi Fizik Tedavi ve Engelliler Rehabilitasyon Merkezi Koordinatörü Fatoş Yengen, kuruma gelebilecek durumda olan bireyleri merkeze davet ettiklerini, ulaşım desteğine ihtiyaç duyanları ise özel araçlarla evlerinden aldıklarını anlatarak, kurumun sadece rehabilitasyon hizmeti vermediğini, aynı zamanda ailelerle güçlü bağlar kurduğunu kaydetti.Merkezde fizik tedavi muayenelerinden psikolojik danışmanlığa, dil ve konuşma terapisinden evde rehabilitasyona kadar çok sayıda hizmet sunduklarını belirten Yengen, ulaşım desteği, medikal malzeme yardımı, kültürel geziler ve atölye çalışmalarının da bu hizmetler arasında yer aldığını ifade etti.Özel gereksinimli bireylerle çalışmanın manevi yönünün çok güçlü olduğunu vurgulayan Yengen, Özel gereksinimli bireylerle çalışmak manevi yönü çok güçlü bir alan. Onlarla saf ve temiz sevgiyi paylaşabilmek çok özel bir duygu. Her insanın yapabileceği bir iş değil ama biz birbirimize iyi geliyoruz. Sadece biz onlara iyi gelmiyoruz, onlar da bize çok iyi geliyor. Onlarla çalışmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. diye konuştu.Bazı ailelerin çocuklarının dışarıda zorbalığa uğramasından, kötü muamele görmesinden veya şiddete maruz kalmasından endişe duyduğunu anlatan Yengen, bu nedenle bazı özel gereksinimli bireylerin sosyal hayattan uzak tutulabildiğini söyledi.Fatoş Yengen, ailelerin zaman zaman çocuklarını korumak isterken onları eğitim ve sosyal hayata katılım haklarından uzaklaştırabildiğini belirtti.Ailelere ulaşmak için düzenli seminerler ve ev ziyaretleri gerçekleştirdiklerini kaydeden Yengen, bu çalışmalar sırasında en çok üzerinde durdukları konulardan birinin kabullenme olduğunu ifade etti.Yengen, seminerlerde ailelere sık sık Kabullenmek, başarmanın yarısıdır. mesajını verdiklerini dile getirdi.Bazı ailelerin ise hala özel gereksinimli bireyleri toplumdan gizlemeye çalıştığını anlatan Fatoş Yengen, Bazı ev ziyaretlerinde, ailelerin özel gereksinimli bireyleri toplumdan gizlemeye çalıştığını ya da bizi evlerine kabul etmek istemediğini görebiliyoruz. Utanabiliyor veya durumu kabullenemeyebiliyorlar. diye konuştu.- Her özel gereksinimli bireyin ihtiyaç duyduğu bir destek alanı vardırAilelere ulaşarak onların yükünü paylaşmaya çalıştıklarını anlatan Yengen, her bireyin ihtiyaç duyduğu eğitim ve destek alanının farklı olduğunu söyledi.Kabullenmenin ardından eğitim sürecinin mutlaka başlatılması gerektiğini vurgulayan Fatoş Yengen, Ailelere söylemek istediğim en önemli şey, kabullenmenin başarmanın yarısı olduğudur. Eğitim sürecine mutlaka başlanmalı. Bayrampaşa Belediyesinin bu alanda önemli hizmetleri bulunuyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'mizden yararlanmaları için tüm aileleri bize başvurmaya davet ediyoruz. ifadelerini kullandı.Merkez bünyesinde yürütülen atölye çalışmalarının da özel gereksinimli bireylerin sosyal ve ekonomik hayata katılımına katkı sunduğunu belirten Yengen, burada üretilen el emeği ürünlerin çeşitli organizasyonlarda vatandaşlarla buluşturulduğunu kaydetti.Bayrampaşa'da yaşayan tüm özel gereksinimli bireylere ve ailelerine çağrıda bulunan Yengen, sözlerini şöyle tamamladı:Kurumumuzu ziyaret etsinler, bizimle tanışsınlar. Birlikte daha güçlü olacağımıza inanıyoruz. Bayrampaşa Belediyesi olarak özel gereksinimli bireylerin toplum içinde daha görünür, daha aktif ve daha güçlü bireyler olmaları için çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/oz-guvenlerini-sanat-ve-sevgiyle-yeniden-insa-ettiler.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İran Dışişleri Bakanı, ABD ile mutabakatın İsrail'in Lübnan'daki işgalini sona erdirmesini içerdiğini söyledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iran-disisleri-bakani-abd-ile-mutabakatin-israil-in-lubnan-daki-isgalini-sona-erdirmesini-icerdigini-soyledi/864385/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iran-disisleri-bakani-abd-ile-mutabakatin-israil-in-lubnan-daki-isgalini-sona-erdirmesini-icerdigini-soyledi/864385/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:45:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi: - Siyonist rejimin Lübnan'a bundan sonra yapacağı herhangi bir askeri saldırı ve Lübnan topraklarının işgalinin devamı, bizim açımızdan kesinlikle mutabakatın ihlali sayılacaktır - Nihai anlaşmada nükleer konular ve yaptırımların kaldırılması hakkında kararlar alınacak ve nihai bir sonuca ulaşacağız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Lübnan'daki savaşın sona erdirilmesinin, ABD ile varılan mutabakatın ayrılmaz bir parçası olduğunu ve İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesini de içerdiğini söyledi.İran devlet televizyonuna göre, Erakçi, yabancı ülkelerin büyükelçileri ve diplomatik temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, ABD ile varılan mutabakatı ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi.ABD ile varılan mutabakatın 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını belirten Erakçi, şu ifadeleri kullandı:Bunun ardından yeri daha sonra belirlenecek bir yerde, İran ve ABD arasında nihai bir anlaşmaya varmak için yeni bir müzakere turu başlayacak. Nihai bir anlaşmaya varılması için yapılacak bu müzakereler, 60 gün sürecek. Bu nihai anlaşma, nükleer konular ve yaptırımların kaldırılmasıyla ilgili.Mutabakatın Lübnan'da da savaşın durdurulmasını içerdiğini vurgulayan Erakçi, Bizim görüşümüze göre bu mutabakat zaptının iki tarafı bir tarafta ABD ve İsrail, diğer tarafta ise İran ve Hizbullah'tır ve Lübnan'daki savaşın sona ermesi, savaşın tamamen sona ermesinin ayrılmaz bir parçasıdır ve İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesini içerir. diye konuştu.Erakçi, Siyonist rejimin Lübnan'a bundan sonra yapacağı herhangi bir askeri saldırı ve Lübnan topraklarının işgalinin devamı, bizim açımızdan kesinlikle mutabakatın ihlali sayılacaktır. ifadelerini kullandı.- Nükleer mesele ve yaptırımların kaldırılması nihai anlaşmada ele alınacakAnlaşmaya varılmasında yaşanan zorluklar nedeniyle müzakerelerin iki aşamaya bölündüğünü söyleyen Erakçi, şunları kaydetti:İlk aşamada, savaşı sona erdirme meselesini, Hürmüz Boğazı görüşmelerini, deniz ablukasını, dondurulmuş İran fonlarının serbest bırakılmasıyla ilgili konuları, yeniden yapılanma meselesini ve benzeri konuları müzakere etmeli ve bir mutabakat zaptına varmalıyız. Bundan sonra da nihai bir anlaşmaya varana kadar müzakereler 60 gün daha devam edecek. Nihai anlaşmada nükleer konular ve yaptırımların kaldırılması hakkında kararlar alınacak ve nihai bir sonuca ulaşacağız.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Lübnan'daki savaşın sona erdirilmesinin, ABD ile varılan mutabakatın ayrılmaz bir parçası olduğunu ve İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesini de içerdiğini söyledi.İran devlet televizyonuna göre, Erakçi, yabancı ülkelerin büyükelçileri ve diplomatik temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, ABD ile varılan mutabakatı ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi.ABD ile varılan mutabakatın 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını belirten Erakçi, şu ifadeleri kullandı:Bunun ardından yeri daha sonra belirlenecek bir yerde, İran ve ABD arasında nihai bir anlaşmaya varmak için yeni bir müzakere turu başlayacak. Nihai bir anlaşmaya varılması için yapılacak bu müzakereler, 60 gün sürecek. Bu nihai anlaşma, nükleer konular ve yaptırımların kaldırılmasıyla ilgili.Mutabakatın Lübnan'da da savaşın durdurulmasını içerdiğini vurgulayan Erakçi, Bizim görüşümüze göre bu mutabakat zaptının iki tarafı bir tarafta ABD ve İsrail, diğer tarafta ise İran ve Hizbullah'tır ve Lübnan'daki savaşın sona ermesi, savaşın tamamen sona ermesinin ayrılmaz bir parçasıdır ve İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesini içerir. diye konuştu.Erakçi, Siyonist rejimin Lübnan'a bundan sonra yapacağı herhangi bir askeri saldırı ve Lübnan topraklarının işgalinin devamı, bizim açımızdan kesinlikle mutabakatın ihlali sayılacaktır. ifadelerini kullandı.- Nükleer mesele ve yaptırımların kaldırılması nihai anlaşmada ele alınacakAnlaşmaya varılmasında yaşanan zorluklar nedeniyle müzakerelerin iki aşamaya bölündüğünü söyleyen Erakçi, şunları kaydetti:İlk aşamada, savaşı sona erdirme meselesini, Hürmüz Boğazı görüşmelerini, deniz ablukasını, dondurulmuş İran fonlarının serbest bırakılmasıyla ilgili konuları, yeniden yapılanma meselesini ve benzeri konuları müzakere etmeli ve bir mutabakat zaptına varmalıyız. Bundan sonra da nihai bir anlaşmaya varana kadar müzakereler 60 gün daha devam edecek. Nihai anlaşmada nükleer konular ve yaptırımların kaldırılması hakkında kararlar alınacak ve nihai bir sonuca ulaşacağız.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/iran-disisleri-bakani-abd-ile-mutabakatin-israil-in-lubnan-daki-isgalini-sona-erdirmesini-icerdigini-soyledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Doktor tavsiyesiyle gittiği Sağlıklı Hayat Merkezi sayesinde meme kanserini yendi </title>
      <link>https://www.canligaste.com/doktor-tavsiyesiyle-gittigi-saglikli-hayat-merkezi-sayesinde-meme-kanserini-yendi/864384/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/doktor-tavsiyesiyle-gittigi-saglikli-hayat-merkezi-sayesinde-meme-kanserini-yendi/864384/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:45:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Adana — Adana'da göğsünde hissettiği sertliğin kanser olduğunu öğrenen ve yaklaşık 13 aylık mücadeleyle hastalıktan kurtulan 4 çocuk annesi Aynur Güven: - Kadınların kendilerini muayene etmelerini, herhangi bir şey görürlerse doktora gitmelerini tavsiye ediyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Adana Haberleri — YAKUP SAĞLAM - Adana'da aile hekiminin önerisiyle başvurduğu Sağlıklı Hayat Merkezinde meme kanseri olduğunu öğrenen 57 yaşındaki Aynur Güven, tedavisine hızlıca başlanması sayesinde hastalığı atlattı.Merkez Seyhan ilçesinde yaşayan 4 çocuk annesi Güven, geçen yıl göğsünde sertlik hissedince sağlık kontrolü için aile hekimine başvurdu.Güven, kanserden şüphelenen doktorun önerisi üzerine vakit kaybetmeden İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Çukurova Sağlıklı Hayat Merkezine gitti.Merkezde çekilen mamografide meme kanseri tanısı konulan Güven'in tedavisine başlandı.Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ameliyata alınan Güven, yaklaşık 13 ay süren mücadele sonucunda sağlığına kavuştu.- Tedavi sürecim zordu ama çok şükür atlattımAynur Güven, AA muhabirine, kanser olduğunu kabullenmekte zorlandığını söyledi.Süreçte ailesi ve doktorların yanında olduğunu dile getiren Güven, Tedavi sürecim zordu ama çok şükür atlattım. O süreç geçti, şimdi iyiyim. dedi.Güven, rutin sağlık kontrollerinin hastalıkların erken teşhisinde önem taşıdığını vurgulayarak Kadınların kendilerini muayene etmelerini, herhangi bir şey görürlerse doktora gitmelerini tavsiye ediyorum. Sağlıklı Hayat Merkezinde mamografi çektirmelerini de isterim. diye konuştu.- Şimdi diğer kadınlara bu konuda destek oluyorSağlıklı Hayat Merkezi Sorumlusu Dr. Füsun Tokbay da Güven'in kadınlara tecrübelerini anlattığını belirterek, şunları kaydetti:Aynur Hanım grup eğitimlerimize katıldı ve 'sağlık elçimiz' oldu. Şimdi diğer kadınlara bu konuda destek oluyor, mamografi çektirmenin ve erken teşhisin ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Aynur Hanım beslenmesine çok dikkat ediyor, egzersizlerini yapıyor. Uyku sorunu vardı, düzeldi. Şu an son derece sağlıklı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Adana Haberleri — YAKUP SAĞLAM - Adana'da aile hekiminin önerisiyle başvurduğu Sağlıklı Hayat Merkezinde meme kanseri olduğunu öğrenen 57 yaşındaki Aynur Güven, tedavisine hızlıca başlanması sayesinde hastalığı atlattı.Merkez Seyhan ilçesinde yaşayan 4 çocuk annesi Güven, geçen yıl göğsünde sertlik hissedince sağlık kontrolü için aile hekimine başvurdu.Güven, kanserden şüphelenen doktorun önerisi üzerine vakit kaybetmeden İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Çukurova Sağlıklı Hayat Merkezine gitti.Merkezde çekilen mamografide meme kanseri tanısı konulan Güven'in tedavisine başlandı.Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ameliyata alınan Güven, yaklaşık 13 ay süren mücadele sonucunda sağlığına kavuştu.- Tedavi sürecim zordu ama çok şükür atlattımAynur Güven, AA muhabirine, kanser olduğunu kabullenmekte zorlandığını söyledi.Süreçte ailesi ve doktorların yanında olduğunu dile getiren Güven, Tedavi sürecim zordu ama çok şükür atlattım. O süreç geçti, şimdi iyiyim. dedi.Güven, rutin sağlık kontrollerinin hastalıkların erken teşhisinde önem taşıdığını vurgulayarak Kadınların kendilerini muayene etmelerini, herhangi bir şey görürlerse doktora gitmelerini tavsiye ediyorum. Sağlıklı Hayat Merkezinde mamografi çektirmelerini de isterim. diye konuştu.- Şimdi diğer kadınlara bu konuda destek oluyorSağlıklı Hayat Merkezi Sorumlusu Dr. Füsun Tokbay da Güven'in kadınlara tecrübelerini anlattığını belirterek, şunları kaydetti:Aynur Hanım grup eğitimlerimize katıldı ve 'sağlık elçimiz' oldu. Şimdi diğer kadınlara bu konuda destek oluyor, mamografi çektirmenin ve erken teşhisin ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Aynur Hanım beslenmesine çok dikkat ediyor, egzersizlerini yapıyor. Uyku sorunu vardı, düzeldi. Şu an son derece sağlıklı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Babacan Yapı konut projesinde faizsiz ödeme avantajı sunuyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/babacan-yapi-konut-projesinde-faizsiz-odeme-avantaji-sunuyor/864383/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/babacan-yapi-konut-projesinde-faizsiz-odeme-avantaji-sunuyor/864383/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:45:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Babacan Yapı, İstanbul'un Beylikdüzü ilçesinde hayata geçirdiği Babacan Central projesinde yeni bir ödeme kampanyası başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Babacan Yapı, İstanbul'un Beylikdüzü ilçesinde hayata geçirdiği Babacan Central projesinde yeni bir ödeme kampanyası başlattı.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Aralık 2026 teslimlerine aylar kala hayata geçirilen kampanya kapsamında ev sahibi olmak isteyenler, 990 bin lira peşinat ve 48 ay sıfır faiz avantajından yararlanabilecek.Toplam 130 bin metrekare inşaat alanında yükselen Babacan Central, konut, ticari alan, A Plus ofis ve sosyal yaşam alanlarını bir araya getiren karma yaşam konseptiyle dikkati çekiyor. Projedeki ticari alanlar, meydan konsepti ve sosyal donatılar bölgeye yeni bir yaşam merkezi kazandırırken, yatırımcılar açısından değer potansiyeli oluşturuyor. Teslimlerin planlanan Aralık 2026'da tarihte başlayacak olması, gayrimenkulleri kısa vadede kullanabilme ve değer artışından faydalanabilme avantajı sağlıyor.Babacan Central, metrobüs hattına yürüme mesafesinde bulunuyor. İstanbul'un ana ulaşım akslarına doğrudan erişim sağlayan proje, alışveriş merkezleri, eğitim kurumları, sağlık kuruluşları ve iş merkezlerine yakınlığıyla öne çıkıyor.Depreme dayanıklı mühendislik anlayışıyla geliştirilen proje, fore kazık temel sistemi, yüksek dayanımlı beton teknolojisi ve modern yapı standartlarıyla inşa ediliyor. Çeşitli büyüklüklerde 1+1'den 4+1'e kadar daire seçenekleri bulunan Babacan Central, fonksiyonel planları, geniş yaşam alanları ve mimarisiyle konforlu bir yaşam deneyimi vadediyor.Konut talebinin yüksek olduğu İstanbul'da uzun vadeli ve faizsiz ödeme modelleri önem taşırken, kampanya, yatırımcıların yanı sıra oturum amaçlı alım yapmak isteyen ailelerden ilgi görüyor.Güçlü öz sermaye ve finansal yapısıyla müşterilere alternatif çözümler sunan şirket, kampanya ile kaliteli konutun ulaşılabilir hale gelmesine ve daha fazla kişinin ev sahibi olmasına katkı sağlamayı hedefliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Babacan Yapı, İstanbul'un Beylikdüzü ilçesinde hayata geçirdiği Babacan Central projesinde yeni bir ödeme kampanyası başlattı.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Aralık 2026 teslimlerine aylar kala hayata geçirilen kampanya kapsamında ev sahibi olmak isteyenler, 990 bin lira peşinat ve 48 ay sıfır faiz avantajından yararlanabilecek.Toplam 130 bin metrekare inşaat alanında yükselen Babacan Central, konut, ticari alan, A Plus ofis ve sosyal yaşam alanlarını bir araya getiren karma yaşam konseptiyle dikkati çekiyor. Projedeki ticari alanlar, meydan konsepti ve sosyal donatılar bölgeye yeni bir yaşam merkezi kazandırırken, yatırımcılar açısından değer potansiyeli oluşturuyor. Teslimlerin planlanan Aralık 2026'da tarihte başlayacak olması, gayrimenkulleri kısa vadede kullanabilme ve değer artışından faydalanabilme avantajı sağlıyor.Babacan Central, metrobüs hattına yürüme mesafesinde bulunuyor. İstanbul'un ana ulaşım akslarına doğrudan erişim sağlayan proje, alışveriş merkezleri, eğitim kurumları, sağlık kuruluşları ve iş merkezlerine yakınlığıyla öne çıkıyor.Depreme dayanıklı mühendislik anlayışıyla geliştirilen proje, fore kazık temel sistemi, yüksek dayanımlı beton teknolojisi ve modern yapı standartlarıyla inşa ediliyor. Çeşitli büyüklüklerde 1+1'den 4+1'e kadar daire seçenekleri bulunan Babacan Central, fonksiyonel planları, geniş yaşam alanları ve mimarisiyle konforlu bir yaşam deneyimi vadediyor.Konut talebinin yüksek olduğu İstanbul'da uzun vadeli ve faizsiz ödeme modelleri önem taşırken, kampanya, yatırımcıların yanı sıra oturum amaçlı alım yapmak isteyen ailelerden ilgi görüyor.Güçlü öz sermaye ve finansal yapısıyla müşterilere alternatif çözümler sunan şirket, kampanya ile kaliteli konutun ulaşılabilir hale gelmesine ve daha fazla kişinin ev sahibi olmasına katkı sağlamayı hedefliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çankırı'da koruyucu sağlık hizmetleri cami bahçelerine taşındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cankiri-da-koruyucu-saglik-hizmetleri-cami-bahcelerine-tasindi/864381/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cankiri-da-koruyucu-saglik-hizmetleri-cami-bahcelerine-tasindi/864381/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:44:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Çankırı — İl Sağlık Müdürü Yunus Emre Bulut: - Koruyucu sağlık hizmetleri, sağlık kurumunda bekleyerek yapılacak hizmetler değil, halkın ayağına giderek en iyi verim alınacak hizmetlerdir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Çankırı Haberleri — MUHAMMED KAYGIN - Çankırı'da koruyucu sağlık hizmetlerini halkın ayağına götürmek amacıyla başlatılan projeyle cami bahçeleri sağlık noktalarına dönüştürülüyor.İl Sağlık Müdürlüğünce Ulusal Kanser Tarama Programları kapsamında özellikle kolorektal kanser taramasına teşvik amacıyla Cuma sonrası sağlık noktası programı başlatıldı.Bu kapsamda il merkezi ile 11 ilçeyi kapsayan çalışmada her hafta farklı bir caminin bahçesine kurulacak sağlık noktasıyla 50-70 yaş arası hedef kitle kanser taramasının yanı sıra boy, kilo, tansiyon, kan şekeri gibi ölçümlerden geçirilecek.İl Sağlık Müdürü Yunus Emre Bulut, AA muhabirine, cami bahçelerinin hedef yaş grubuna daha çok hitap ettiğini düşündükleri için bu noktaları seçtiklerini söyledi.Cami çıkışlarında vatandaşın yoğun ilgisinin olduğunu belirten Bulut, Çağımızın hastalığı kanser. 3 kanser türünde Sağlık Bakanlığımız tarama yapıyor. Burada özellikle kolorektal kanser yani kalınbağırsak kanseri taraması yapıyoruz. Halkımıza gaitada gizli kan kiti dağıtıyoruz, evde bunu uygulayıp sonucunu bize bildirmelerini istiyoruz. Onun haricinde boy ve kilo ölçümü, kan şekeri ölçümü, hipertansiyon taraması kapsamında da halkımızın tansiyonlarını ölçüyoruz. Ayrıca sigara bırakma polikliniği danışmanlığı da yapıyoruz. dedi.Türkiye'nin koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen bir ülke olduğunu dile getiren Bulut, Koruyucu sağlık hizmetleri, sağlık kurumunda bekleyerek yapılacak hizmetler değil, halkın ayağına giderek en iyi verim alınacak hizmetlerdir. Biz de bu anlamda cuma günlerini halkımızın yoğun olarak katıldığı camilerde cuma namazlarının çıkışlarını tercih ettik. Doğru bir planlama yaptığımızda fark ettik. İnşallah bu şekilde kanser taraması ya da diğer taramaları yapılmamış kimse bırakmayacağız. ifadelerini kullandı.Meme kanserinde en fazla tarama yapan il olduklarını, servis kanser taramasında da üçüncü olduklarını aktaran Bulut, nüfusun tamamına ulaşmayı amaçladıklarını kaydetti.Taramaların önemine dikkati çeken Bulut, Bakanlığımız erken tanıyla tamamen iyileşebilen, yani hiçbir iz bırakmayacak şekilde iyileşebilen ve tarama testi olan kanser türlerini tarıyor. Bunlar da meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kalınbağırsak kanseri. Toplumda sık görülen kanserler bunlar ve erken tanı ile tespit edilebilen kanserler. Eğer erken tanı konursa da ufak basit müdahalelerle, küçük cerrahi operasyonlarla bazen tamamen iyileşebilen, vücuttan tamamen izleri silinebilen kanser türleri. O anlamda çok önemli bizim için. Çankırı'da ulaşmadığımız kimseyi bırakmamaya çalışıyoruz. diye konuştu.- Vatandaşlar verilen hizmetten memnunCami çıkışında sağlık noktasına uğrayan 60 yaşındaki Necati Şahin de hizmetin ayaklarına kadar geldiğini belirterek, Camide hoca söyledi öyle haberimiz oldu. Ben de geldim buraya tansiyonumu, şekerimi ölçtüler, kanser taraması verdiler. Herkese çok teşekkür ederim. dedi.Yunus Erdoğan da verilen hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Hizmet ayağımıza kadar geliyorsa Allah razı olsun. Allah devletimize her şeyi bol versin. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Çankırı Haberleri — MUHAMMED KAYGIN - Çankırı'da koruyucu sağlık hizmetlerini halkın ayağına götürmek amacıyla başlatılan projeyle cami bahçeleri sağlık noktalarına dönüştürülüyor.İl Sağlık Müdürlüğünce Ulusal Kanser Tarama Programları kapsamında özellikle kolorektal kanser taramasına teşvik amacıyla Cuma sonrası sağlık noktası programı başlatıldı.Bu kapsamda il merkezi ile 11 ilçeyi kapsayan çalışmada her hafta farklı bir caminin bahçesine kurulacak sağlık noktasıyla 50-70 yaş arası hedef kitle kanser taramasının yanı sıra boy, kilo, tansiyon, kan şekeri gibi ölçümlerden geçirilecek.İl Sağlık Müdürü Yunus Emre Bulut, AA muhabirine, cami bahçelerinin hedef yaş grubuna daha çok hitap ettiğini düşündükleri için bu noktaları seçtiklerini söyledi.Cami çıkışlarında vatandaşın yoğun ilgisinin olduğunu belirten Bulut, Çağımızın hastalığı kanser. 3 kanser türünde Sağlık Bakanlığımız tarama yapıyor. Burada özellikle kolorektal kanser yani kalınbağırsak kanseri taraması yapıyoruz. Halkımıza gaitada gizli kan kiti dağıtıyoruz, evde bunu uygulayıp sonucunu bize bildirmelerini istiyoruz. Onun haricinde boy ve kilo ölçümü, kan şekeri ölçümü, hipertansiyon taraması kapsamında da halkımızın tansiyonlarını ölçüyoruz. Ayrıca sigara bırakma polikliniği danışmanlığı da yapıyoruz. dedi.Türkiye'nin koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyen bir ülke olduğunu dile getiren Bulut, Koruyucu sağlık hizmetleri, sağlık kurumunda bekleyerek yapılacak hizmetler değil, halkın ayağına giderek en iyi verim alınacak hizmetlerdir. Biz de bu anlamda cuma günlerini halkımızın yoğun olarak katıldığı camilerde cuma namazlarının çıkışlarını tercih ettik. Doğru bir planlama yaptığımızda fark ettik. İnşallah bu şekilde kanser taraması ya da diğer taramaları yapılmamış kimse bırakmayacağız. ifadelerini kullandı.Meme kanserinde en fazla tarama yapan il olduklarını, servis kanser taramasında da üçüncü olduklarını aktaran Bulut, nüfusun tamamına ulaşmayı amaçladıklarını kaydetti.Taramaların önemine dikkati çeken Bulut, Bakanlığımız erken tanıyla tamamen iyileşebilen, yani hiçbir iz bırakmayacak şekilde iyileşebilen ve tarama testi olan kanser türlerini tarıyor. Bunlar da meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kalınbağırsak kanseri. Toplumda sık görülen kanserler bunlar ve erken tanı ile tespit edilebilen kanserler. Eğer erken tanı konursa da ufak basit müdahalelerle, küçük cerrahi operasyonlarla bazen tamamen iyileşebilen, vücuttan tamamen izleri silinebilen kanser türleri. O anlamda çok önemli bizim için. Çankırı'da ulaşmadığımız kimseyi bırakmamaya çalışıyoruz. diye konuştu.- Vatandaşlar verilen hizmetten memnunCami çıkışında sağlık noktasına uğrayan 60 yaşındaki Necati Şahin de hizmetin ayaklarına kadar geldiğini belirterek, Camide hoca söyledi öyle haberimiz oldu. Ben de geldim buraya tansiyonumu, şekerimi ölçtüler, kanser taraması verdiler. Herkese çok teşekkür ederim. dedi.Yunus Erdoğan da verilen hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Hizmet ayağımıza kadar geliyorsa Allah razı olsun. Allah devletimize her şeyi bol versin. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/cankiri-da-koruyucu-saglik-hizmetleri-cami-bahcelerine-tasindi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sivas'ta firari FETÖ hükümlüsü yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sivas-ta-firari-feto-hukumlusu-yakalandi/864380/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sivas-ta-firari-feto-hukumlusu-yakalandi/864380/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:44:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas — Sivas'ta, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri — Sivas'ta, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat şubeleri ekipleri, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan firarilerin yakalanmasına yönelik çalışma yaptı.Bu kapsamda, terör örgütüne üye olma suçundan hakkında 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan L.K. yakalandı.FETÖ hükümlüsü, işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri — Sivas'ta, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat şubeleri ekipleri, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan firarilerin yakalanmasına yönelik çalışma yaptı.Bu kapsamda, terör örgütüne üye olma suçundan hakkında 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan L.K. yakalandı.FETÖ hükümlüsü, işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/sivas-ta-firari-feto-hukumlusu-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ASELSAN, yeni anlaşmayla Türkiye'nin hava savunmasının gücüne güç katacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aselsan-yeni-anlasmayla-turkiye-nin-hava-savunmasinin-gucune-guc-katacak/864378/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aselsan-yeni-anlasmayla-turkiye-nin-hava-savunmasinin-gucune-guc-katacak/864378/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:42:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — ASELSAN ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında imzalanan toplam 780 milyon avroluk anlaşmayla Türkiye'nin hava savunmasına yönelik sistemlerin tedariki sağlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — ASELSAN ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında imzalanan toplam 780 milyon avroluk anlaşmayla Türkiye'nin hava savunmasına yönelik sistemlerin tedariki sağlanacak.ASELSAN'dan yapılan açıklamaya göre, ASELSAN ile SSB arasında hava savunma sistemlerinin tedarikine yönelik toplam tutarı 780 milyon avro olan sözleşme imzalandı.SSB koordinasyonunda geliştirilen ve hava savunmayla ilgili tüm unsurları kapsayan Çelik Kubbe, Türkiye'nin katmanlı hava savunma mimarisini oluşturan yerli ve milli sistemler sistemi bir proje olarak öne çıkıyor. Çok Katmanlı Hava Savunma Sistemi Çelik Kubbe, tüm irtifa ve menzillerde hava sahasındaki her türlü tehdidi bertaraf edebiliyor.Tüm katmanları tamamlanarak envantere kazandırılan Çelik Kubbe'nin en alçak irtifasında daha çok sürü dronlara ve kamikaze İHA'lara karşı maliyet etkin savunmayı amaçlayan Dronedef unsurları, KORKUT ve GÜRZ benzeri sistemler ve her irtifada radarlar bulunuyor. Çelik Kubbe'nin orta katmanında HİSAR, üst katmanında ise SİPER yer alıyor.- Çelik Kubbe, yeni bileşenlerle güçleniyorİçerisinde birçok hava savunma silah sistemini, radarı, elektro-optik çözümleri, haberleşme modüllerini, komuta kontrol istasyonlarını ve yapay zekayı barındıran Çelik Kubbe, Türkiye'nin hava savunma alanındaki beyni konumunda bulunuyor.Çelik Kubbe içerisindeki sistemlerin koordinasyon halinde çalışmasını yönetecek üst akıl çözümü HAKİM ile birlikte algılayıcı sistemler ve haberleşme çözümleri de ASELSAN tarafından geliştiriliyor.Hava savunma kabiliyeti, ASELSAN'ın yarım asrı aşan tecrübesiyle geliştirdiği teknolojik birikimin bir araya getirilmesiyle kurgulanan bir yetkinlik olarak öne çıkıyor. Her geçen gün yeni kabiliyetler kazanan Çelik Kubbe, ilave bileşenlerle gücüne güç katıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — ASELSAN ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında imzalanan toplam 780 milyon avroluk anlaşmayla Türkiye'nin hava savunmasına yönelik sistemlerin tedariki sağlanacak.ASELSAN'dan yapılan açıklamaya göre, ASELSAN ile SSB arasında hava savunma sistemlerinin tedarikine yönelik toplam tutarı 780 milyon avro olan sözleşme imzalandı.SSB koordinasyonunda geliştirilen ve hava savunmayla ilgili tüm unsurları kapsayan Çelik Kubbe, Türkiye'nin katmanlı hava savunma mimarisini oluşturan yerli ve milli sistemler sistemi bir proje olarak öne çıkıyor. Çok Katmanlı Hava Savunma Sistemi Çelik Kubbe, tüm irtifa ve menzillerde hava sahasındaki her türlü tehdidi bertaraf edebiliyor.Tüm katmanları tamamlanarak envantere kazandırılan Çelik Kubbe'nin en alçak irtifasında daha çok sürü dronlara ve kamikaze İHA'lara karşı maliyet etkin savunmayı amaçlayan Dronedef unsurları, KORKUT ve GÜRZ benzeri sistemler ve her irtifada radarlar bulunuyor. Çelik Kubbe'nin orta katmanında HİSAR, üst katmanında ise SİPER yer alıyor.- Çelik Kubbe, yeni bileşenlerle güçleniyorİçerisinde birçok hava savunma silah sistemini, radarı, elektro-optik çözümleri, haberleşme modüllerini, komuta kontrol istasyonlarını ve yapay zekayı barındıran Çelik Kubbe, Türkiye'nin hava savunma alanındaki beyni konumunda bulunuyor.Çelik Kubbe içerisindeki sistemlerin koordinasyon halinde çalışmasını yönetecek üst akıl çözümü HAKİM ile birlikte algılayıcı sistemler ve haberleşme çözümleri de ASELSAN tarafından geliştiriliyor.Hava savunma kabiliyeti, ASELSAN'ın yarım asrı aşan tecrübesiyle geliştirdiği teknolojik birikimin bir araya getirilmesiyle kurgulanan bir yetkinlik olarak öne çıkıyor. Her geçen gün yeni kabiliyetler kazanan Çelik Kubbe, ilave bileşenlerle gücüne güç katıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD Başkan Yardımcısı Vance, Trump'ın İran'la mutabakatın detaylarını cumadan önce açıklayabileceğini belirtti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-baskan-yardimcisi-vance-trump-in-iran-la-mutabakatin-detaylarini-cumadan-once-aciklayabilecegini-belirtti/864377/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-baskan-yardimcisi-vance-trump-in-iran-la-mutabakatin-detaylarini-cumadan-once-aciklayabilecegini-belirtti/864377/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:39:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Başkan Donald Trump'ın, Washington ile Tahran yönetimleri arasında sağlanan mutabakat zaptını 19 Haziran Cuma gününden önce açıklamaya karar verebileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Başkan Donald Trump'ın, Washington ile Tahran yönetimleri arasında sağlanan mutabakat zaptını 19 Haziran Cuma gününden önce açıklamaya karar verebileceğini söyledi.Fox News kanalına konuşan Vance, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.Vance, Trump'ın iki ülke arasında sağlanan mutabakatın detaylarını 19 Haziran'da yayımlamayı planladığını ancak daha erken açıklamaya da karar verebileceğini belirtti.Pakistan ve Katar'ın da sürece dahil olduğunu hatırlatan Vance, mutabakatın açıklanma takviminin diplomatik protokollere bağlı olduğunu dile getirdi.Vance, söz konusu mutabakatın İran'a ABD kaynaklarından mali destek sağlanmasını öngörmediğini vurgulayarak, Anlaşma, İran'ın Amerikan parasından tek bir kuruş almayacağını söylüyor. dedi.Mutabakatın İran'ın yükümlülüklerini yerine getirmesi ve yaptırımların hafifletilmesi halinde ülkenin küresel ekonomiye entegrasyonunu teşvik ettiğini belirten Vance, İran'ın anlaşma şartlarına uyması durumunda diğer ülkelerin bu ülkeye yatırım yapabileceğinin altını çizdi.Vance, Eğer normal bir ülke gibi davranmaya istekli olurlarsa, nükleer silah geliştirmeye çalışmayı ve Orta Doğu'da terör arayışını bırakırlarsa, o zaman onlarla olan ilişkilerimizi kökten dönüştürmeye hazırız. ifadesini kullandı.ABD, İran ve Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen temaslar sonucunda taraflar, İran'a yönelik çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı üzerinde uzlaşıya varıldığını duyurmuştu.ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin İran ile anlaşmayı imzaladığını ve Hürmüz Boğazı’nın cuma gününden itibaren tamamen açık olacağını açıklamış, Tahran yönetimi ise mutabakat zaptının cuma İsviçre'nin Cenevre kentinde imzalanacağını bildirmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Başkan Donald Trump'ın, Washington ile Tahran yönetimleri arasında sağlanan mutabakat zaptını 19 Haziran Cuma gününden önce açıklamaya karar verebileceğini söyledi.Fox News kanalına konuşan Vance, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.Vance, Trump'ın iki ülke arasında sağlanan mutabakatın detaylarını 19 Haziran'da yayımlamayı planladığını ancak daha erken açıklamaya da karar verebileceğini belirtti.Pakistan ve Katar'ın da sürece dahil olduğunu hatırlatan Vance, mutabakatın açıklanma takviminin diplomatik protokollere bağlı olduğunu dile getirdi.Vance, söz konusu mutabakatın İran'a ABD kaynaklarından mali destek sağlanmasını öngörmediğini vurgulayarak, Anlaşma, İran'ın Amerikan parasından tek bir kuruş almayacağını söylüyor. dedi.Mutabakatın İran'ın yükümlülüklerini yerine getirmesi ve yaptırımların hafifletilmesi halinde ülkenin küresel ekonomiye entegrasyonunu teşvik ettiğini belirten Vance, İran'ın anlaşma şartlarına uyması durumunda diğer ülkelerin bu ülkeye yatırım yapabileceğinin altını çizdi.Vance, Eğer normal bir ülke gibi davranmaya istekli olurlarsa, nükleer silah geliştirmeye çalışmayı ve Orta Doğu'da terör arayışını bırakırlarsa, o zaman onlarla olan ilişkilerimizi kökten dönüştürmeye hazırız. ifadesini kullandı.ABD, İran ve Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen temaslar sonucunda taraflar, İran'a yönelik çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı üzerinde uzlaşıya varıldığını duyurmuştu.ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin İran ile anlaşmayı imzaladığını ve Hürmüz Boğazı’nın cuma gününden itibaren tamamen açık olacağını açıklamış, Tahran yönetimi ise mutabakat zaptının cuma İsviçre'nin Cenevre kentinde imzalanacağını bildirmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/abd-baskan-yardimcisi-vance-trump-in-iran-la-mutabakatin-detaylarini-cumadan-once-aciklayabilecegini-belirtti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tokat'ta 5 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tokat-ta-5-kisi-kkka-hastaligi-teshisiyle-tedavi-goruyor/864376/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tokat-ta-5-kisi-kkka-hastaligi-teshisiyle-tedavi-goruyor/864376/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:39:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tokat — Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan 5 kişi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Hastanesinde tedavi ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tokat Haberleri — Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan 5 kişi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Hastanesinde tedavi ediliyor.Vücutlarına yapışan kene nedeniyle rahatsızlanan 5 kişi, TOGÜ Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü'ne başvurdu.KKKA hastalığı tanısıyla tedavi altına alınan hastaların genel sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tokat Haberleri — Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan 5 kişi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Hastanesinde tedavi ediliyor.Vücutlarına yapışan kene nedeniyle rahatsızlanan 5 kişi, TOGÜ Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü'ne başvurdu.KKKA hastalığı tanısıyla tedavi altına alınan hastaların genel sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/tokat-ta-5-kisi-kkka-hastaligi-teshisiyle-tedavi-goruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ANALİZ - Belirsizliğin maliyeti: ABD/İsrail-İran çatışması ve küresel ticaret</title>
      <link>https://www.canligaste.com/analiz-belirsizligin-maliyeti-abd-israil-iran-catismasi-ve-kuresel-ticaret/864375/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/analiz-belirsizligin-maliyeti-abd-israil-iran-catismasi-ve-kuresel-ticaret/864375/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:39:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — ABD/İsrail-İran eksenli çatışma, küresel ticaretin sadece üretim kapasitesine değil, güvenli geçiş yollarına, sigorta sistemine, enerji arzına ve politik öngörülebilirliğe bağlı olduğunu göstermiştir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Kırklareli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Taha Eğri, ABD/İsrail-İran eksenli çatışmanın küresel ticaret, enerji güvenliği ve jeoekonomik dengeler üzerindeki etkilerini AA Analiz için kaleme aldı.***Küresel salgın ile Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan sonra ABD/İsrail-İran eksenli çatışma, modern küresel ticaretin ne kadar kırılgan ve birbirine bağımlı bir ağ üzerine kurulu olduğunu açık biçimde tekrar ortaya koymuştur. Bölgesel nitelikte başlayan askeri gerilim kısa sürede enerji piyasaları, deniz taşımacılığı, sigorta maliyetleri, gıda güvenliği ve gelişmekte olan ekonomilerin dış finansman koşulları üzerinde çok katmanlı bir baskı üretmiştir. Bu nedenle söz konusu kriz, yalnız Orta Doğu merkezli bir güvenlik meselesi olarak değil, küresel ticaretin maliyet yapısını ve risk algısını dönüştüren bir jeoekonomik kırılma olarak değerlendirilmelidir.- Hürmüz Boğazı ve küresel ticaretin kırılganlığıKrizin merkezinde Hürmüz Boğazı yer almaktadır. İran ile Umman arasında uzanan bu dar deniz geçidi, küresel enerji ticaretinin en önemli darboğazlarından biridir. Hürmüz üzerinden sadece ham petrol değil, aynı zamanda sıvılaştırılmış doğal gaz, rafine ürünler, gübre ve gübre üretiminde kullanılan girdiler de taşınmaktadır. Bu nedenle Boğaz’daki her türlü aksama, petrol fiyatlarında geçici dalgalanmaların çok ötesinde sonuçlar doğurmaktadır. Birleşmiş Devletler Ticaret ve Kalkınma Örgütünün değerlendirmelerine göre Hürmüz, küresel deniz yoluyla taşınan petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birini ve önemli miktarda LNG ile gübre ticaretini taşımaktadır. Dolayısıyla burada oluşan risk, üretim zincirinin enerji, tarım, sanayi ve lojistik halkalarına aynı anda yansımaktadır.Çatışmanın en görünür etkisi enerji fiyatları üzerinden ortaya çıkmıştır. Dünya Bankası, 2026 yılında ortalama enerji fiyatlarını yukarı yönlü olarak belirgin bir artışla güncellemiş, Brent petrol fiyatının yıl ortalamasına ilişkin tahminlerini yukarı yönlü revize etmiştir. Bu tablo, enerji ithalatçısı ekonomiler için cari açık, enflasyon ve üretim maliyeti baskısı, enerji ihracatçısı alternatif üreticiler açısından ise, geçici gelir artışı anlamına gelmektedir. Ancak küresel ticaret açısından asıl sorun, fiyat artışının kendisinden ziyade fiyatların hangi seviyede istikrar kazanacağının öngörülememesidir. Firmalar, enerji maliyetlerini hesaplayamadıklarında yatırım, üretim ve sevkiyat kararlarını ertelemekte bu da ticaret hacminin yavaşlamasına yol açmaktadır.Bu süreç, “belirsizlik maliyeti” kavramını küresel ticaretin merkezine yerleştirmiştir. Hürmüz Boğazı tamamen kapalı olmasa dahi, geçiş güvenliğine ilişkin kuşku, taşımacılık maliyetlerini artırmaktadır. Gemilerin beklemesi, rota değiştirmesi, daha yüksek güvenlik önlemleri alması veya savaş riski sigortası yaptırmak zorunda kalması, ticaretin görünmeyen maliyetlerini büyütmektedir. Deniz taşımacılığında savaş riski sigortasının yeniden fiyatlanması fiili bir ambargo kadar güçlü bir etki yaratmaktadır. Maliyetlerdeki artış sevkiyatların ertelenmesine, ticari işlemlerin iptal edilmesine ve riskli güzergâhların kullanım oranlarının azalmasına yol açmaktadır. Bu sonuçlar, çatışmanın petrol tankerlerinin yanı sıra küresel lojistik güvenini hedef alan bir şoka dönüştürmektedir.- Enerji şokunun etkileriEnerji piyasalarındaki gerilim, gıda ve tarım piyasalarına da dolaylı fakat güçlü biçimde yansımaktadır. Doğalgaz ve enerji maliyetleri, özellikle azot bazlı gübre üretiminin temel belirleyicilerindendir. Dünya Bankası, 2026 yılında gübre fiyatlarında kayda değer artışlar beklemekte, üre fiyatlarındaki yükselişin tarımsal üretim maliyetleri üzerinde ciddi baskı oluşturacağını belirtmektedir. Birleşmiş Milletler'e bağlı Gıda ve Tarım Örgütü de enerji ve gübre maliyetlerindeki artışın, gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu vurgulamaktadır. Bu sorun, krizin toplumsal boyutunun en hassas noktasını temsil etmektedir. Çünkü enerji fiyatlarındaki artış, sanayi maliyetlerini yükseltirken gübre fiyatlarındaki artış, gıda arzını ve tarımsal verimliliği tehdit etmektedir. Dolayısıyla Hürmüz merkezli bir güvenlik sorunu, kısa sürede gıda enflasyonu ve dolayısıyla gıda güvenliği sorununa dönüşebilmektedir.Çatışmanın bir diğer etkisi, tedarik zincirlerinin organizasyon biçiminde görülmektedir. Küresel salgın ile Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında zaten sorgulanmaya başlanan “tam zamanında üretim” modeli, Hürmüz riskiyle daha kırılgan hâle gelmiştir. Firmalar düşük stokla çalışma stratejisinin maliyet avantajını korumak ile kriz dönemlerinde arz kesintisine uğrama riski arasında yeniden tercih yapmak zorunda kalmaktadır. Bu bağlamda “tam zamanında” üretimden “risklere karşı stoklu” üretime yöneliş hızlanabilir. Ancak bu geçiş, daha fazla depo maliyeti, daha yüksek işletme sermayesi ihtiyacı ve daha pahalı tedarik anlamına gelmektedir. Sonuçta küresel ticaretin birim maliyeti kalıcı biçimde yükselme ihtimali bulunmaktadır.Makroekonomik düzeyde ise bu çatışma özellikle enflasyon ve iktisadi büyüme üzerinde etkili olmaktadır. Enerji, navlun ve sigorta maliyetleri ithalat fiyatlarını yükselttiğinde, merkez bankalarının enflasyonla mücadele alanı daralmaktadır. Özellikle enerji ithalatçısı gelişmekte olan ülkelerde kur baskısının, dış finansman maliyetlerinin ve cari açığın aynı anda artma riski bulunmaktadır. Dünya Bankası’nın küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü yenilemesi, çatışmanın yalnız bölgesel bir risk olarak görülmediğini, küresel büyüme görünümünü de zayıflattığını göstermektedir. Bu tablo, borçluluk düzeyi yüksek ve dış finansmana bağımlı ekonomiler için daha kırılgan bir iktisadi ortam yaratmaktadır.Gelişmekte olan ülkeler bu süreçten daha olumsuz etkilenmektedir. Afrika ve Güney Asya’daki enerji ve gıda ithalatçısı ekonomiler hem yüksek enerji faturası hem gübre maliyetleri nedeniyle çift yönlü baskı altındadır. Bu ülkelerde kamu bütçeleri, sübvansiyon yükleri ve dış borç servis maliyetleri artarken, hane halklarının gıda ve enerji harcamalarına ayırdığı pay da yükselmektedir. Böylece jeopolitik çatışmanın ticari etkileri, sosyal refah ve yoksulluk sorunlarıyla iç içe geçmektedir.- Türkiye'nin konumu ve yeni jeoekonomik dengelerTürkiye açısından bakıldığında, krizin temel yansıması enerji ithalat faturası, enflasyon ve lojistik maliyetler üzerinden olacaktır. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artış, cari denge üzerinde baskı yaratmakta, akaryakıt ve üretim maliyetleri üzerinden enflasyonu beslemektedir. Ayrıca navlun ve sigorta maliyetlerindeki artış, ihracatçıların rekabet gücünü zayıflatmaktadır. Türkiye’nin Orta Doğu pazarlarıyla ticari ilişkileri, bölgesel talep daralması ve ödeme riskleri nedeniyle dolaylı biçimde etkilenmektedir.Bölgesel ticaretin, Türkiye ekonomisi için olumlu etkileri de dikkati çekmektedir. Arz güvenliği açısından alternatif yol olarak jeo-stratejik bir konumda olan Türkiye, Irak’tan gelen petrolün taşınması ve Suudi Arabistan ile başta tren yolu olmak üzere lojistik ağların inşası için kritik bir avantaja sahiptir. Bölge ülkelerinin Basra Körfezi'nin dışında ticari yol arayışları için Türkiye önemli bir stratejik ortak haline gelmiştir.İran–ABD barış görüşmelerinde kaydedilen olumlu gelişmeler, tarafları genel bir çerçeve anlaşmasına şimdiye kadarki en yakın noktaya taşımıştır. Ancak iki taraftan gelen pozitif mesajlara rağmen anlaşma henüz kesinleşmemiş ve resmi olarak imzalanmamıştır. Yapılması planlanan anlaşmanın çok boyutlu yapısı, tarafların ortak bir zeminde uzlaşmasını zorlaştırmaktadır.Bu çatışma bir anlaşma ile sonlandırılmış görünse de bölgesel ve küresel ilişkilerde kalıcı sonuçlara yol açacaktır. Bu noktada Körfez ülkeleri enerji ve mal ihracatında yeni stratejiler geliştirmek zorunda kalacaktır. İran’ın Hürmüz Boğazını istediği zaman kapatabileceğini göstermesi bölge ülkeleri için önemli bir tehdittir. Ayrıca geçtiğimiz ay ABD’nin petrol ihracatı açısından ilk sıraya gelmesi de yeni bir döneme girildiğinin göstergesidir. Petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve petrol arz dengesi artık ABD merkezli bir eksene kaymaktadır. Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) OPEC’ten ayrılması da petrol ticareti ve siyasi ilişkiler açısından orta ve uzun vadede yeni dengeler de doğuracaktır.Sonuç olarak ABD/İsrail-İran eksenli çatışma, küresel ticaretin sadece üretim kapasitesine değil, güvenli geçiş yollarına, sigorta sistemine, enerji arzına ve politik öngörülebilirliğe bağlı olduğunu göstermiştir. Hürmüz Boğazı’ndaki çatışma ortadan kalksa dahi firmalar ve devletler bu krizden sonra tedarik zincirlerini daha güvenlik odaklı yeniden tasarlama eğiliminde olacaktır. Bu nedenle jeopolitik istikrarsızlık artık geçici bir dışsal şok değil küresel ticaretin maliyetlerini, güzergâhlarını ve stratejik önceliklerini yeniden belirleyen kalıcı bir unsur hâline gelmektedir.[Doç. Dr. Taha Eğri, Kırklareli Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesidir.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Kırklareli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Taha Eğri, ABD/İsrail-İran eksenli çatışmanın küresel ticaret, enerji güvenliği ve jeoekonomik dengeler üzerindeki etkilerini AA Analiz için kaleme aldı.***Küresel salgın ile Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan sonra ABD/İsrail-İran eksenli çatışma, modern küresel ticaretin ne kadar kırılgan ve birbirine bağımlı bir ağ üzerine kurulu olduğunu açık biçimde tekrar ortaya koymuştur. Bölgesel nitelikte başlayan askeri gerilim kısa sürede enerji piyasaları, deniz taşımacılığı, sigorta maliyetleri, gıda güvenliği ve gelişmekte olan ekonomilerin dış finansman koşulları üzerinde çok katmanlı bir baskı üretmiştir. Bu nedenle söz konusu kriz, yalnız Orta Doğu merkezli bir güvenlik meselesi olarak değil, küresel ticaretin maliyet yapısını ve risk algısını dönüştüren bir jeoekonomik kırılma olarak değerlendirilmelidir.- Hürmüz Boğazı ve küresel ticaretin kırılganlığıKrizin merkezinde Hürmüz Boğazı yer almaktadır. İran ile Umman arasında uzanan bu dar deniz geçidi, küresel enerji ticaretinin en önemli darboğazlarından biridir. Hürmüz üzerinden sadece ham petrol değil, aynı zamanda sıvılaştırılmış doğal gaz, rafine ürünler, gübre ve gübre üretiminde kullanılan girdiler de taşınmaktadır. Bu nedenle Boğaz’daki her türlü aksama, petrol fiyatlarında geçici dalgalanmaların çok ötesinde sonuçlar doğurmaktadır. Birleşmiş Devletler Ticaret ve Kalkınma Örgütünün değerlendirmelerine göre Hürmüz, küresel deniz yoluyla taşınan petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birini ve önemli miktarda LNG ile gübre ticaretini taşımaktadır. Dolayısıyla burada oluşan risk, üretim zincirinin enerji, tarım, sanayi ve lojistik halkalarına aynı anda yansımaktadır.Çatışmanın en görünür etkisi enerji fiyatları üzerinden ortaya çıkmıştır. Dünya Bankası, 2026 yılında ortalama enerji fiyatlarını yukarı yönlü olarak belirgin bir artışla güncellemiş, Brent petrol fiyatının yıl ortalamasına ilişkin tahminlerini yukarı yönlü revize etmiştir. Bu tablo, enerji ithalatçısı ekonomiler için cari açık, enflasyon ve üretim maliyeti baskısı, enerji ihracatçısı alternatif üreticiler açısından ise, geçici gelir artışı anlamına gelmektedir. Ancak küresel ticaret açısından asıl sorun, fiyat artışının kendisinden ziyade fiyatların hangi seviyede istikrar kazanacağının öngörülememesidir. Firmalar, enerji maliyetlerini hesaplayamadıklarında yatırım, üretim ve sevkiyat kararlarını ertelemekte bu da ticaret hacminin yavaşlamasına yol açmaktadır.Bu süreç, “belirsizlik maliyeti” kavramını küresel ticaretin merkezine yerleştirmiştir. Hürmüz Boğazı tamamen kapalı olmasa dahi, geçiş güvenliğine ilişkin kuşku, taşımacılık maliyetlerini artırmaktadır. Gemilerin beklemesi, rota değiştirmesi, daha yüksek güvenlik önlemleri alması veya savaş riski sigortası yaptırmak zorunda kalması, ticaretin görünmeyen maliyetlerini büyütmektedir. Deniz taşımacılığında savaş riski sigortasının yeniden fiyatlanması fiili bir ambargo kadar güçlü bir etki yaratmaktadır. Maliyetlerdeki artış sevkiyatların ertelenmesine, ticari işlemlerin iptal edilmesine ve riskli güzergâhların kullanım oranlarının azalmasına yol açmaktadır. Bu sonuçlar, çatışmanın petrol tankerlerinin yanı sıra küresel lojistik güvenini hedef alan bir şoka dönüştürmektedir.- Enerji şokunun etkileriEnerji piyasalarındaki gerilim, gıda ve tarım piyasalarına da dolaylı fakat güçlü biçimde yansımaktadır. Doğalgaz ve enerji maliyetleri, özellikle azot bazlı gübre üretiminin temel belirleyicilerindendir. Dünya Bankası, 2026 yılında gübre fiyatlarında kayda değer artışlar beklemekte, üre fiyatlarındaki yükselişin tarımsal üretim maliyetleri üzerinde ciddi baskı oluşturacağını belirtmektedir. Birleşmiş Milletler'e bağlı Gıda ve Tarım Örgütü de enerji ve gübre maliyetlerindeki artışın, gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu vurgulamaktadır. Bu sorun, krizin toplumsal boyutunun en hassas noktasını temsil etmektedir. Çünkü enerji fiyatlarındaki artış, sanayi maliyetlerini yükseltirken gübre fiyatlarındaki artış, gıda arzını ve tarımsal verimliliği tehdit etmektedir. Dolayısıyla Hürmüz merkezli bir güvenlik sorunu, kısa sürede gıda enflasyonu ve dolayısıyla gıda güvenliği sorununa dönüşebilmektedir.Çatışmanın bir diğer etkisi, tedarik zincirlerinin organizasyon biçiminde görülmektedir. Küresel salgın ile Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında zaten sorgulanmaya başlanan “tam zamanında üretim” modeli, Hürmüz riskiyle daha kırılgan hâle gelmiştir. Firmalar düşük stokla çalışma stratejisinin maliyet avantajını korumak ile kriz dönemlerinde arz kesintisine uğrama riski arasında yeniden tercih yapmak zorunda kalmaktadır. Bu bağlamda “tam zamanında” üretimden “risklere karşı stoklu” üretime yöneliş hızlanabilir. Ancak bu geçiş, daha fazla depo maliyeti, daha yüksek işletme sermayesi ihtiyacı ve daha pahalı tedarik anlamına gelmektedir. Sonuçta küresel ticaretin birim maliyeti kalıcı biçimde yükselme ihtimali bulunmaktadır.Makroekonomik düzeyde ise bu çatışma özellikle enflasyon ve iktisadi büyüme üzerinde etkili olmaktadır. Enerji, navlun ve sigorta maliyetleri ithalat fiyatlarını yükselttiğinde, merkez bankalarının enflasyonla mücadele alanı daralmaktadır. Özellikle enerji ithalatçısı gelişmekte olan ülkelerde kur baskısının, dış finansman maliyetlerinin ve cari açığın aynı anda artma riski bulunmaktadır. Dünya Bankası’nın küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü yenilemesi, çatışmanın yalnız bölgesel bir risk olarak görülmediğini, küresel büyüme görünümünü de zayıflattığını göstermektedir. Bu tablo, borçluluk düzeyi yüksek ve dış finansmana bağımlı ekonomiler için daha kırılgan bir iktisadi ortam yaratmaktadır.Gelişmekte olan ülkeler bu süreçten daha olumsuz etkilenmektedir. Afrika ve Güney Asya’daki enerji ve gıda ithalatçısı ekonomiler hem yüksek enerji faturası hem gübre maliyetleri nedeniyle çift yönlü baskı altındadır. Bu ülkelerde kamu bütçeleri, sübvansiyon yükleri ve dış borç servis maliyetleri artarken, hane halklarının gıda ve enerji harcamalarına ayırdığı pay da yükselmektedir. Böylece jeopolitik çatışmanın ticari etkileri, sosyal refah ve yoksulluk sorunlarıyla iç içe geçmektedir.- Türkiye'nin konumu ve yeni jeoekonomik dengelerTürkiye açısından bakıldığında, krizin temel yansıması enerji ithalat faturası, enflasyon ve lojistik maliyetler üzerinden olacaktır. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artış, cari denge üzerinde baskı yaratmakta, akaryakıt ve üretim maliyetleri üzerinden enflasyonu beslemektedir. Ayrıca navlun ve sigorta maliyetlerindeki artış, ihracatçıların rekabet gücünü zayıflatmaktadır. Türkiye’nin Orta Doğu pazarlarıyla ticari ilişkileri, bölgesel talep daralması ve ödeme riskleri nedeniyle dolaylı biçimde etkilenmektedir.Bölgesel ticaretin, Türkiye ekonomisi için olumlu etkileri de dikkati çekmektedir. Arz güvenliği açısından alternatif yol olarak jeo-stratejik bir konumda olan Türkiye, Irak’tan gelen petrolün taşınması ve Suudi Arabistan ile başta tren yolu olmak üzere lojistik ağların inşası için kritik bir avantaja sahiptir. Bölge ülkelerinin Basra Körfezi'nin dışında ticari yol arayışları için Türkiye önemli bir stratejik ortak haline gelmiştir.İran–ABD barış görüşmelerinde kaydedilen olumlu gelişmeler, tarafları genel bir çerçeve anlaşmasına şimdiye kadarki en yakın noktaya taşımıştır. Ancak iki taraftan gelen pozitif mesajlara rağmen anlaşma henüz kesinleşmemiş ve resmi olarak imzalanmamıştır. Yapılması planlanan anlaşmanın çok boyutlu yapısı, tarafların ortak bir zeminde uzlaşmasını zorlaştırmaktadır.Bu çatışma bir anlaşma ile sonlandırılmış görünse de bölgesel ve küresel ilişkilerde kalıcı sonuçlara yol açacaktır. Bu noktada Körfez ülkeleri enerji ve mal ihracatında yeni stratejiler geliştirmek zorunda kalacaktır. İran’ın Hürmüz Boğazını istediği zaman kapatabileceğini göstermesi bölge ülkeleri için önemli bir tehdittir. Ayrıca geçtiğimiz ay ABD’nin petrol ihracatı açısından ilk sıraya gelmesi de yeni bir döneme girildiğinin göstergesidir. Petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve petrol arz dengesi artık ABD merkezli bir eksene kaymaktadır. Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) OPEC’ten ayrılması da petrol ticareti ve siyasi ilişkiler açısından orta ve uzun vadede yeni dengeler de doğuracaktır.Sonuç olarak ABD/İsrail-İran eksenli çatışma, küresel ticaretin sadece üretim kapasitesine değil, güvenli geçiş yollarına, sigorta sistemine, enerji arzına ve politik öngörülebilirliğe bağlı olduğunu göstermiştir. Hürmüz Boğazı’ndaki çatışma ortadan kalksa dahi firmalar ve devletler bu krizden sonra tedarik zincirlerini daha güvenlik odaklı yeniden tasarlama eğiliminde olacaktır. Bu nedenle jeopolitik istikrarsızlık artık geçici bir dışsal şok değil küresel ticaretin maliyetlerini, güzergâhlarını ve stratejik önceliklerini yeniden belirleyen kalıcı bir unsur hâline gelmektedir.[Doç. Dr. Taha Eğri, Kırklareli Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesidir.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Londra'da turizm merkezleri Marmaris ve Fethiye tanıtılıyor </title>
      <link>https://www.canligaste.com/londra-da-turizm-merkezleri-marmaris-ve-fethiye-tanitiliyor/864374/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/londra-da-turizm-merkezleri-marmaris-ve-fethiye-tanitiliyor/864374/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:39:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muğla — Muğla'nın önemli turizm merkezlerinden Marmaris ve Fethiye'nin tanıtımı amacıyla İngiltere'nin başkenti Londra'da kırmızı yolcu otobüsleri ve metro istasyonlarının reklam alanları iki ilçenin görselleriyle süslendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muğla Haberleri — Muğla'nın önemli turizm merkezlerinden Marmaris ve Fethiye'nin tanıtımı amacıyla İngiltere'nin başkenti Londra'da kırmızı yolcu otobüsleri ve metro istasyonlarının reklam alanları iki ilçenin görselleriyle süslendi.Marmaris Ticaret Odasından (MTO) yapılan açıklamaya göre, bölgenin marka değerini güçlendirmek ve doğal güzelliklerini uluslararası arenada tanıtmak için MTO, Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası ve YDA Dalaman Havalimanı işbirliğinde yürütülen kampanya, 1 Haziran itibarıyla Londra'da başladı.Çalışma kapsamında, Londra'nın simgelerinden çift katlı 20 kırmızı yolcu otobüsü, Marmaris ve Fethiye'nin doğal ile tarihi zenginliklerini içeren özel görsellerle giydirildi. Kentin en hareketli turistik ve ticari merkezleri arasında yer alan Regent Street, Camden Town, Oxford Circus, Leicester Square, Bond Street, Piccadilly Circus, Hyde Park Corner, Shaftesbury Avenue ve Trafalgar Square gibi güzergahlarda sefer yapan otobüslerin bir yüzünde Marmaris, diğer yüzünde ise Fethiye'nin tanıtımı yapılıyor. Kampanya, otobüs arkası reklam uygulamalarıyla da destekleniyor.Londra'nın en yoğun ulaşım ve aktarma merkezlerinden biri konumundaki Tottenham Court Road Metro İstasyonu'nda bulunan dijital reklam panoları ve ekranlar da Marmaris görselleriyle donatıldı.Birleşik Krallık pazarında milyonlarca kişiye ulaşması hedeflenen stratejik kampanya, 31 Ekim'e kadar kesintisiz devam edecek.​​​​​​]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muğla Haberleri — Muğla'nın önemli turizm merkezlerinden Marmaris ve Fethiye'nin tanıtımı amacıyla İngiltere'nin başkenti Londra'da kırmızı yolcu otobüsleri ve metro istasyonlarının reklam alanları iki ilçenin görselleriyle süslendi.Marmaris Ticaret Odasından (MTO) yapılan açıklamaya göre, bölgenin marka değerini güçlendirmek ve doğal güzelliklerini uluslararası arenada tanıtmak için MTO, Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası ve YDA Dalaman Havalimanı işbirliğinde yürütülen kampanya, 1 Haziran itibarıyla Londra'da başladı.Çalışma kapsamında, Londra'nın simgelerinden çift katlı 20 kırmızı yolcu otobüsü, Marmaris ve Fethiye'nin doğal ile tarihi zenginliklerini içeren özel görsellerle giydirildi. Kentin en hareketli turistik ve ticari merkezleri arasında yer alan Regent Street, Camden Town, Oxford Circus, Leicester Square, Bond Street, Piccadilly Circus, Hyde Park Corner, Shaftesbury Avenue ve Trafalgar Square gibi güzergahlarda sefer yapan otobüslerin bir yüzünde Marmaris, diğer yüzünde ise Fethiye'nin tanıtımı yapılıyor. Kampanya, otobüs arkası reklam uygulamalarıyla da destekleniyor.Londra'nın en yoğun ulaşım ve aktarma merkezlerinden biri konumundaki Tottenham Court Road Metro İstasyonu'nda bulunan dijital reklam panoları ve ekranlar da Marmaris görselleriyle donatıldı.Birleşik Krallık pazarında milyonlarca kişiye ulaşması hedeflenen stratejik kampanya, 31 Ekim'e kadar kesintisiz devam edecek.​​​​​​]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/londra-da-turizm-merkezleri-marmaris-ve-fethiye-tanitiliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Japonya temaslarını değerlendirdi:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cumhurbaskanligi-savunma-sanayii-baskani-haluk-gorgun-japonya-temaslarini-degerlendirdi/864373/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cumhurbaskanligi-savunma-sanayii-baskani-haluk-gorgun-japonya-temaslarini-degerlendirdi/864373/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:36:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Japonya ile stratejik ortaklığımızı ileri teknoloji, kalite, güven ve karşılıklı fayda temelinde savunma sanayi alanında daha somut işbirliklerine dönüştürmeyi hedefliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, savunma sanayisi alanında işbirliklerini geliştirmek amacıyla Japonya'nın başkenti Tokyo ve Kobe şehrinde üst düzey temaslarda bulundu.Başkanlıktan yapılan açıklamaya göre, Japonya Savunma Bakanı, Japonya Kara Öz Savunma Kuvvetleri ve Deniz Öz Savunma Kuvvetleri komutanları ile bir araya gelen Görgün, Japonya Savunma Teçhizat ve Teknoloji Ajansı (ATLA) Başkanı ve kurum yetkilileriyle de görüşmeler yaptı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Görgün, Türkiye ile Japonya arasındaki ilişkilerin köklü bir dostluk, karşılıklı saygı ve güven zemininde geliştiğine işaret etti.İki ülke arasındaki ilişkilerin, tarihi dostluk ve stratejik ortaklık anlayışıyla bugün çok daha geniş bir işbirliği perspektifine sahip olduğunu belirten Görgün, Savunma sanayi alanındaki temaslarımızı da bu anlayışa yakışır şekilde, uzun vadeli ve kurumsal işbirlikleriyle güçlendirmek istiyoruz.” ifadesini kullandı.Görgün, Japonya ile stratejik ortaklığımızı ileri teknoloji, kalite, güven ve karşılıklı fayda temelinde savunma sanayisi alanında daha somut işbirliklerine dönüştürmeyi hedefliyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Japonya’nın mühendislik, kalite ve teknoloji kültürünün Türkiye’nin yenilikçi savunma sanayisi ekosistemiyle önemli bir tamamlayıcılık sunduğuna dikkati çeken Görgün, şunları kaydetti:Japonya’nın yüksek teknolojiye dayalı üretim kabiliyeti ile Türkiye’nin çevik, yenilikçi ve sahada kendini kanıtlamış savunma sanayi birikimi arasında güçlü bir sinerji potansiyeli görüyoruz. Görüşmelerimizde bu potansiyeli AR-GE, tedarik zinciri, sistem entegrasyonu ve ileri teknoloji alanlarında somut başlıklara dönüştürmeyi amaçlıyoruz.- KHI ve NEC tesislerinde teknik incelemelerBaşkan Görgün, Japonya programı kapsamında Kobe'de KHI Kobe Works, Tokyo'da ise NEC Fuchu tesislerini ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Söz konusu ziyaretlerde ileri üretim teknolojileri, elektronik sistemler, haberleşme altyapıları, sistem entegrasyonu ve savunma teknolojilerinde işbirliği imkanları masaya yatırıldı.Görgün, temaslarına ilişkin, ATLA, KHI ve NEC temaslarımızda karşılıklı kabiliyetleri daha yakından değerlendirme fırsatı bulacağız. Amacımız, iki ülkenin sanayi ve teknoloji kurumları arasında sürdürülebilir, güvene dayalı ve karşılıklı fayda üreten bir işbirliği zemini oluşturmaktır. değerlendirmesinde bulundu.- Türk-Japon Toplumu'nun 100. Yıl Resepsiyonu'na katılımHaluk Görgün, programı çerçevesinde Prenses Akiko Mikasa'nın teşrifleriyle düzenlenen Türk-Japon Toplumu'nun 100. Yıl Resepsiyonu'na da iştirak etti.Türkiye-Japonya ilişkilerinin yalnızca kurumsal temaslardan ibaret olmadığını vurgulayan Görgün, İki ülke arasındaki dostluk, ilişkilerimizin en kıymetli dayanaklarından biridir. Bu ziyaretin savunma sanayi alanındaki işbirliği arayışlarına katkı sunmasının yanı sıra halklarımız arasındaki gönül bağlarının güçlenmesine de vesile olmasını temenni ediyoruz. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, savunma sanayisi alanında işbirliklerini geliştirmek amacıyla Japonya'nın başkenti Tokyo ve Kobe şehrinde üst düzey temaslarda bulundu.Başkanlıktan yapılan açıklamaya göre, Japonya Savunma Bakanı, Japonya Kara Öz Savunma Kuvvetleri ve Deniz Öz Savunma Kuvvetleri komutanları ile bir araya gelen Görgün, Japonya Savunma Teçhizat ve Teknoloji Ajansı (ATLA) Başkanı ve kurum yetkilileriyle de görüşmeler yaptı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Görgün, Türkiye ile Japonya arasındaki ilişkilerin köklü bir dostluk, karşılıklı saygı ve güven zemininde geliştiğine işaret etti.İki ülke arasındaki ilişkilerin, tarihi dostluk ve stratejik ortaklık anlayışıyla bugün çok daha geniş bir işbirliği perspektifine sahip olduğunu belirten Görgün, Savunma sanayi alanındaki temaslarımızı da bu anlayışa yakışır şekilde, uzun vadeli ve kurumsal işbirlikleriyle güçlendirmek istiyoruz.” ifadesini kullandı.Görgün, Japonya ile stratejik ortaklığımızı ileri teknoloji, kalite, güven ve karşılıklı fayda temelinde savunma sanayisi alanında daha somut işbirliklerine dönüştürmeyi hedefliyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Japonya’nın mühendislik, kalite ve teknoloji kültürünün Türkiye’nin yenilikçi savunma sanayisi ekosistemiyle önemli bir tamamlayıcılık sunduğuna dikkati çeken Görgün, şunları kaydetti:Japonya’nın yüksek teknolojiye dayalı üretim kabiliyeti ile Türkiye’nin çevik, yenilikçi ve sahada kendini kanıtlamış savunma sanayi birikimi arasında güçlü bir sinerji potansiyeli görüyoruz. Görüşmelerimizde bu potansiyeli AR-GE, tedarik zinciri, sistem entegrasyonu ve ileri teknoloji alanlarında somut başlıklara dönüştürmeyi amaçlıyoruz.- KHI ve NEC tesislerinde teknik incelemelerBaşkan Görgün, Japonya programı kapsamında Kobe'de KHI Kobe Works, Tokyo'da ise NEC Fuchu tesislerini ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Söz konusu ziyaretlerde ileri üretim teknolojileri, elektronik sistemler, haberleşme altyapıları, sistem entegrasyonu ve savunma teknolojilerinde işbirliği imkanları masaya yatırıldı.Görgün, temaslarına ilişkin, ATLA, KHI ve NEC temaslarımızda karşılıklı kabiliyetleri daha yakından değerlendirme fırsatı bulacağız. Amacımız, iki ülkenin sanayi ve teknoloji kurumları arasında sürdürülebilir, güvene dayalı ve karşılıklı fayda üreten bir işbirliği zemini oluşturmaktır. değerlendirmesinde bulundu.- Türk-Japon Toplumu'nun 100. Yıl Resepsiyonu'na katılımHaluk Görgün, programı çerçevesinde Prenses Akiko Mikasa'nın teşrifleriyle düzenlenen Türk-Japon Toplumu'nun 100. Yıl Resepsiyonu'na da iştirak etti.Türkiye-Japonya ilişkilerinin yalnızca kurumsal temaslardan ibaret olmadığını vurgulayan Görgün, İki ülke arasındaki dostluk, ilişkilerimizin en kıymetli dayanaklarından biridir. Bu ziyaretin savunma sanayi alanındaki işbirliği arayışlarına katkı sunmasının yanı sıra halklarımız arasındaki gönül bağlarının güçlenmesine de vesile olmasını temenni ediyoruz. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/cumhurbaskanligi-savunma-sanayii-baskani-haluk-gorgun-japonya-temaslarini-degerlendirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Göktaş, Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulu Toplantısında konuştu: </title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-goktas-engelli-haklari-izleme-ve-degerlendirme-kurulu-toplantisinda-konustu/864372/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-goktas-engelli-haklari-izleme-ve-degerlendirme-kurulu-toplantisinda-konustu/864372/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:36:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Hiçbir toplum, engelli bireylerini geride bırakarak gerçek anlamda kalkınmış sayılmaz. Gerçek kalkınma, eşit hak ve fırsatlara erişebilirliğiyle kapsayıcı bir gelecek inşa edebilmektir - Bugün 81 ilimizde 147 gündüzlü bakım ve rehabilitasyon merkezimizde engelli bireylerimizin hayatına kıymetli dokunuşlarla eşlik ediyoruz. Kendilerini daha güçlü hissetmeleri için onlara beceri kazandıran, ailelerinin sorumluluğunu paylaşan bir hizmet anlayışıyla çalışıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Hiçbir toplum, engelli bireylerini geride bırakarak gerçek anlamda kalkınmış sayılmaz. Gerçek kalkınma, eşit hak ve fırsatlara erişebilirliğiyle kapsayıcı bir gelecek inşa edebilmektir. dedi.Bakan Göktaş, Ankara Hakimevi'nde düzenlenen Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulu Toplantısındaki konuşmasında, engelli bireylere yönelik politika ve hizmetlerde atacakları yeni adımları görüşmek üzere bir araya geldiklerini belirtti.Göktaş, Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı'nın üç yıllık izleme sonuçlarını değerlendireceklerini, gelecek döneme ilişkin yol haritasını istişare edeceklerini ve Kurul kararlarının illerde daha etkin uygulanması ve izlenmesi için kurulacak il kurullarının çalışma düzenini konuşacaklarını aktardı.Ele alacakları her başlığın engelli bireylerin haklara ve aktif hayata erişimine katkı sunacağını ifade eden Göktaş, alacakları her isabetli kararın Kapsayıcı Türkiye hedefini güçlendireceğini belirtti.Günümüzde engellilik politikalarının, ülkelerin adalet, kapsayıcılık ve gelecek vizyonu bakımından nerede durduğunu gösteren stratejik alanlarından biri olduğuna işaret eden Göktaş, şunları kaydetti:Artık ülkeler kalkınma hedeflerini belirlerken şehirlerinin ne kadar erişilebilir olduğuna ve dijital hizmetlerinin ne ölçüde kapsayıcı tasarlandığına bakıyor. Aynı zamanda afet ve acil durum planlarında engelli bireylerin nasıl korunduğunu, eğitim ve istihdam sistemlerinin ne kadar açık olduğunu dikkate alıyor. Çünkü hiçbir toplum, engelli bireylerini geride bırakarak gerçek anlamda kalkınmış sayılmaz. Gerçek kalkınma, eşit hak ve fırsatlara erişebilirliğiyle kapsayıcı bir gelecek inşa edebilmektir. Türkiye bu alanda belirlediği hedefleri güçlü politikalara dönüştüren ve bu politikaları her alana yayma iradesi gösteren öncü ülkelerden biridir. Her şeyden önce Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirdiğimiz her politikayı hak temelli bir bakış açısıyla şekillendiriyoruz. Engelli vatandaşlarımızın hayatın her alanında eşit, bağımsız ve etkin biçimde yer almasını bu yaklaşımın özü olarak kabul ediyoruz. Bu anlayışla çalışmalarımızı güçlü anayasal ve yasal zeminde kararlılıkla sürdürüyoruz.- Kurumlarımızın bilgiye tek noktadan ulaşmasını sağlayacağızBakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Engelli kardeşlerimizin hiçbir zorlukla karşılaşmadan hayatın her alanında güçlü şekilde var olabildiği bir Türkiye hedefliyoruz. sözlerini anımsatarak, bu anlayışla engelli vatandaşların ve ailelerinin hayatını kolaylaştıran adımlar attıklarını söyledi.Dijital teknolojiler dahil olmak üzere her alanda erişilebilirliği güçlendiren uygulamaları yaygınlaştırdıklarını aktaran Göktaş, böylece engelli vatandaşların hizmetlere, bilgiye ve toplumsal hayata daha etkin şekilde katılımını desteklediklerini belirtti.Bakan Göktaş, bu kapsamda hazırlanan Erişilebilirlik Dijital Bilgilendirme Platformunda son aşamaya geldiklerini bildirerek, Bu platformla kurumlarımızın standartlar, mevzuat ve uygulama süreçlerine ilişkin bilgiye tek noktadan ulaşmasını sağlayacağız. Böylece çalışmalarımızın daha hızlı ve daha etkin bir şekilde yürütülmesine katkı sunacağız. Diğer yandan aralık ayında hayata geçirdiğimiz Engelsiz Türkiye Mobil Uygulaması ile hizmetlerimizi vatandaşlarımıza daha yakın hale getirdik. Böylece ihtiyaç duyulan bilgiye, yönlendirmeye ve desteğe tek noktadan daha kolay ulaşmalarını sağladık. diye konuştu.Engelli vatandaşların güçlü ve bağımsız bireyler olarak varlık göstermelerinin en önemli yollarından birinin, çalışma hayatına katılım olduğunu vurgulayan Göktaş, Çünkü istihdam, engelli bireylerimiz için ekonomik bağımsızlığın yanında özgüven, üretkenlik ve toplumsal hayata aktif katılım anlamını taşımaktadır. Bu anlayışla her birinin niteliklerine, becerilerine ve ihtiyaçlarına uygun şekilde kamuda ve özel sektörde istihdam edilmesini destekliyoruz. dedi.- Her politika, evin içindeki emeği gören bir anlayışla kurulmalıdırMahinur Özdemir Göktaş, şubat ayında gerçekleştirdikleri atamalarla 2002'den bugüne 82 bin 907 kişinin atanmasıyla kamuda engelli istihdamında 15 kat artış sağladıklarını, ayrıca korumalı iş yerlerine her engelli için aylık 7 bin 655 lira ücret teşviki verdiklerini dile getirdi.Şunu çok iyi biliyoruz ki engelli bireyin hayatına dokunan her politika, evin içindeki emeği, sabrı ve sorumluluğu da gören bir anlayışla kurulmalıdır. diyen Göktaş, temel önceliklerinin ise engelli bireyleri mümkün olduğu ölçüde ailelerinin yanında, alıştıkları sosyal çevreden kopmadan desteklemek olduğunu söyledi.Bakan Göktaş, bu kapsamda evde bakım yardımı, gündüzlü bakım hizmetleri ve umut evleri gibi farklı hizmet modellerini bireylerin ihtiyacına göre çeşitlendirdiklerini belirterek, şöyle devam etti:Bugün 81 ilimizde 147 gündüzlü bakım ve rehabilitasyon merkezimizde engelli bireylerimizin hayatına kıymetli dokunuşlarla eşlik ediyoruz. Kendilerini daha güçlü hissetmeleri için onlara beceri kazandıran, ailelerinin sorumluluğunu paylaşan bir hizmet anlayışıyla çalışıyoruz. Bunun yanı sıra evde bakım desteklerimizle engelli bireylerin kendi sosyal çevrelerinde ailesiyle birlikte daha güvenli ve huzurlu bir yaşam sürmesini sağlıyoruz. Bu kapsamda 518 bin 313 ailemize evde bakım yardımı ile aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıyoruz. Bugüne kadar toplam 268 milyar liranın üzerinde evde bakım desteği sağladık. Diğer yandan 107'si Bakanlığımıza bağlı, 339'u özel olmak üzere toplam 446 bakım merkezinde 39 bin 466 engelli bireye yatılı hizmet sunuyoruz. Bu merkezlerde yapay zeka destekli kamera izleme sistemini hayata geçirerek denetimlerimizi de ayrıca güçlendirdik.Aynı zamanda 145 umut evinde 497 engelli vatandaşımızın ev sıcaklığında bakım hizmetinden faydalanmalarını sağlıyoruz. 2026 yılının sonuna kadar 369 kapasiteli 5 yeni engelli bakım ve rehabilitasyon merkezimizi daha hizmete açmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ankara, Bursa, Kahramanmaraş, Mersin, Batman ve Konya'da kurduğumuz Erken Çocukluk Gelişim Birimleri ile çocuklarımızı destekliyoruz. Bunun yanı sıra ailelerine rehberlik ederek çocuklarımızın gelişimlerini güçlendiriyoruz. Bu alanda yürüttüğümüz çalışmaları geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler çatısı altında tüm dünyaya örnek bir model olarak sunduk. Ayrıca Bireysel Sosyal Hizmet Danışmanlığı Modeli ile hem otizmli bireylere hem de ailelerine destek olmayı sürdürüyoruz. Bu süreçte 18 ilimizde 3 bin 808 aileye bireysel danışmanlık hizmeti sağladık. Bu yıl içerisinde 16 ilimizde daha bu hizmeti sunmaya başladık. Bu modeli Türkiye'nin dört bir yanında yaygınlaştırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.- Engelli bireyleri aileleriyle birlikte destekleyeceğimiz hizmetleri yaygınlaştıracağızGöktaş, gelinen noktada, Engelli Hakları Ulusal Eylem Planının ilk dönemde çalışmalarına güçlü bir yön verdiğini ifade ederek, bu süreçte kurumlar arasındaki işbirliğini güçlendirdiklerini, sahadaki ihtiyaçları daha yakından tanıdıklarını ve hizmetlerini daha bütüncül bir yaklaşımla ele alma imkanı bulduklarını anlattı.Şimdi ise 2. Eylem Planı hazırlığında olduklarını söyleyen Göktaş, hedeflerinin, erişilebilirlikten eğitime, istihdamdan bakım hizmetlerine, afet ve acil durum süreçlerinden dijital hizmetlere kadar her alanı kapsayan güçlü bir çerçeve ortaya koymak olduğunu kaydetti.Göktaş, bu kapsamda 23 Haziran'da geniş katılımlı bir çalıştay gerçekleştireceklerini belirterek, şunları kaydetti:Çalıştayda kamu kurumlarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın, akademinin ve ilgili tüm paydaşlarımızın katkılarıyla 2. Eylem Planı'nın önceliklerini birlikte değerlendireceğiz. Buradan çıkacak önerilerin yeni dönemin yol haritası için önemli katkı sunacağına inanıyorum. Diğer yandan Kurulumuzun çalışmalarını daha geleceğe dönük bir yaklaşımla sürdürebilmesi için iki alt çalışma grubu oluşturulmasına yönelik hazırlıklarımızı da tamamladık. İklim Değişikliği ve Engellilik Alt Çalışma Grubu ile iklim değişikliğinin engelli bireyler için oluşturduğu riskleri belirleyerek somut çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Yapay Zeka, Destek Teknolojileri ve Engellilik Alt Çalışma Grubumuz ile de teknolojinin engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak politikalar belirlemeyi amaçlıyoruz. Bu alt kurullarla hem alınan kararların takibini güçlendirecek hem de uygulama süreçlerinde kurumlarımız arasındaki koordinasyonu daha sağlam bir zemine taşıyacağız. Aile ve Nüfus On Yılı'nda engelli bireyleri aileleriyle birlikte daha güçlü şekilde destekleyeceğimiz hizmetleri yaygınlaştıracağız.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Hiçbir toplum, engelli bireylerini geride bırakarak gerçek anlamda kalkınmış sayılmaz. Gerçek kalkınma, eşit hak ve fırsatlara erişebilirliğiyle kapsayıcı bir gelecek inşa edebilmektir. dedi.Bakan Göktaş, Ankara Hakimevi'nde düzenlenen Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulu Toplantısındaki konuşmasında, engelli bireylere yönelik politika ve hizmetlerde atacakları yeni adımları görüşmek üzere bir araya geldiklerini belirtti.Göktaş, Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı'nın üç yıllık izleme sonuçlarını değerlendireceklerini, gelecek döneme ilişkin yol haritasını istişare edeceklerini ve Kurul kararlarının illerde daha etkin uygulanması ve izlenmesi için kurulacak il kurullarının çalışma düzenini konuşacaklarını aktardı.Ele alacakları her başlığın engelli bireylerin haklara ve aktif hayata erişimine katkı sunacağını ifade eden Göktaş, alacakları her isabetli kararın Kapsayıcı Türkiye hedefini güçlendireceğini belirtti.Günümüzde engellilik politikalarının, ülkelerin adalet, kapsayıcılık ve gelecek vizyonu bakımından nerede durduğunu gösteren stratejik alanlarından biri olduğuna işaret eden Göktaş, şunları kaydetti:Artık ülkeler kalkınma hedeflerini belirlerken şehirlerinin ne kadar erişilebilir olduğuna ve dijital hizmetlerinin ne ölçüde kapsayıcı tasarlandığına bakıyor. Aynı zamanda afet ve acil durum planlarında engelli bireylerin nasıl korunduğunu, eğitim ve istihdam sistemlerinin ne kadar açık olduğunu dikkate alıyor. Çünkü hiçbir toplum, engelli bireylerini geride bırakarak gerçek anlamda kalkınmış sayılmaz. Gerçek kalkınma, eşit hak ve fırsatlara erişebilirliğiyle kapsayıcı bir gelecek inşa edebilmektir. Türkiye bu alanda belirlediği hedefleri güçlü politikalara dönüştüren ve bu politikaları her alana yayma iradesi gösteren öncü ülkelerden biridir. Her şeyden önce Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirdiğimiz her politikayı hak temelli bir bakış açısıyla şekillendiriyoruz. Engelli vatandaşlarımızın hayatın her alanında eşit, bağımsız ve etkin biçimde yer almasını bu yaklaşımın özü olarak kabul ediyoruz. Bu anlayışla çalışmalarımızı güçlü anayasal ve yasal zeminde kararlılıkla sürdürüyoruz.- Kurumlarımızın bilgiye tek noktadan ulaşmasını sağlayacağızBakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Engelli kardeşlerimizin hiçbir zorlukla karşılaşmadan hayatın her alanında güçlü şekilde var olabildiği bir Türkiye hedefliyoruz. sözlerini anımsatarak, bu anlayışla engelli vatandaşların ve ailelerinin hayatını kolaylaştıran adımlar attıklarını söyledi.Dijital teknolojiler dahil olmak üzere her alanda erişilebilirliği güçlendiren uygulamaları yaygınlaştırdıklarını aktaran Göktaş, böylece engelli vatandaşların hizmetlere, bilgiye ve toplumsal hayata daha etkin şekilde katılımını desteklediklerini belirtti.Bakan Göktaş, bu kapsamda hazırlanan Erişilebilirlik Dijital Bilgilendirme Platformunda son aşamaya geldiklerini bildirerek, Bu platformla kurumlarımızın standartlar, mevzuat ve uygulama süreçlerine ilişkin bilgiye tek noktadan ulaşmasını sağlayacağız. Böylece çalışmalarımızın daha hızlı ve daha etkin bir şekilde yürütülmesine katkı sunacağız. Diğer yandan aralık ayında hayata geçirdiğimiz Engelsiz Türkiye Mobil Uygulaması ile hizmetlerimizi vatandaşlarımıza daha yakın hale getirdik. Böylece ihtiyaç duyulan bilgiye, yönlendirmeye ve desteğe tek noktadan daha kolay ulaşmalarını sağladık. diye konuştu.Engelli vatandaşların güçlü ve bağımsız bireyler olarak varlık göstermelerinin en önemli yollarından birinin, çalışma hayatına katılım olduğunu vurgulayan Göktaş, Çünkü istihdam, engelli bireylerimiz için ekonomik bağımsızlığın yanında özgüven, üretkenlik ve toplumsal hayata aktif katılım anlamını taşımaktadır. Bu anlayışla her birinin niteliklerine, becerilerine ve ihtiyaçlarına uygun şekilde kamuda ve özel sektörde istihdam edilmesini destekliyoruz. dedi.- Her politika, evin içindeki emeği gören bir anlayışla kurulmalıdırMahinur Özdemir Göktaş, şubat ayında gerçekleştirdikleri atamalarla 2002'den bugüne 82 bin 907 kişinin atanmasıyla kamuda engelli istihdamında 15 kat artış sağladıklarını, ayrıca korumalı iş yerlerine her engelli için aylık 7 bin 655 lira ücret teşviki verdiklerini dile getirdi.Şunu çok iyi biliyoruz ki engelli bireyin hayatına dokunan her politika, evin içindeki emeği, sabrı ve sorumluluğu da gören bir anlayışla kurulmalıdır. diyen Göktaş, temel önceliklerinin ise engelli bireyleri mümkün olduğu ölçüde ailelerinin yanında, alıştıkları sosyal çevreden kopmadan desteklemek olduğunu söyledi.Bakan Göktaş, bu kapsamda evde bakım yardımı, gündüzlü bakım hizmetleri ve umut evleri gibi farklı hizmet modellerini bireylerin ihtiyacına göre çeşitlendirdiklerini belirterek, şöyle devam etti:Bugün 81 ilimizde 147 gündüzlü bakım ve rehabilitasyon merkezimizde engelli bireylerimizin hayatına kıymetli dokunuşlarla eşlik ediyoruz. Kendilerini daha güçlü hissetmeleri için onlara beceri kazandıran, ailelerinin sorumluluğunu paylaşan bir hizmet anlayışıyla çalışıyoruz. Bunun yanı sıra evde bakım desteklerimizle engelli bireylerin kendi sosyal çevrelerinde ailesiyle birlikte daha güvenli ve huzurlu bir yaşam sürmesini sağlıyoruz. Bu kapsamda 518 bin 313 ailemize evde bakım yardımı ile aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıyoruz. Bugüne kadar toplam 268 milyar liranın üzerinde evde bakım desteği sağladık. Diğer yandan 107'si Bakanlığımıza bağlı, 339'u özel olmak üzere toplam 446 bakım merkezinde 39 bin 466 engelli bireye yatılı hizmet sunuyoruz. Bu merkezlerde yapay zeka destekli kamera izleme sistemini hayata geçirerek denetimlerimizi de ayrıca güçlendirdik.Aynı zamanda 145 umut evinde 497 engelli vatandaşımızın ev sıcaklığında bakım hizmetinden faydalanmalarını sağlıyoruz. 2026 yılının sonuna kadar 369 kapasiteli 5 yeni engelli bakım ve rehabilitasyon merkezimizi daha hizmete açmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ankara, Bursa, Kahramanmaraş, Mersin, Batman ve Konya'da kurduğumuz Erken Çocukluk Gelişim Birimleri ile çocuklarımızı destekliyoruz. Bunun yanı sıra ailelerine rehberlik ederek çocuklarımızın gelişimlerini güçlendiriyoruz. Bu alanda yürüttüğümüz çalışmaları geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler çatısı altında tüm dünyaya örnek bir model olarak sunduk. Ayrıca Bireysel Sosyal Hizmet Danışmanlığı Modeli ile hem otizmli bireylere hem de ailelerine destek olmayı sürdürüyoruz. Bu süreçte 18 ilimizde 3 bin 808 aileye bireysel danışmanlık hizmeti sağladık. Bu yıl içerisinde 16 ilimizde daha bu hizmeti sunmaya başladık. Bu modeli Türkiye'nin dört bir yanında yaygınlaştırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.- Engelli bireyleri aileleriyle birlikte destekleyeceğimiz hizmetleri yaygınlaştıracağızGöktaş, gelinen noktada, Engelli Hakları Ulusal Eylem Planının ilk dönemde çalışmalarına güçlü bir yön verdiğini ifade ederek, bu süreçte kurumlar arasındaki işbirliğini güçlendirdiklerini, sahadaki ihtiyaçları daha yakından tanıdıklarını ve hizmetlerini daha bütüncül bir yaklaşımla ele alma imkanı bulduklarını anlattı.Şimdi ise 2. Eylem Planı hazırlığında olduklarını söyleyen Göktaş, hedeflerinin, erişilebilirlikten eğitime, istihdamdan bakım hizmetlerine, afet ve acil durum süreçlerinden dijital hizmetlere kadar her alanı kapsayan güçlü bir çerçeve ortaya koymak olduğunu kaydetti.Göktaş, bu kapsamda 23 Haziran'da geniş katılımlı bir çalıştay gerçekleştireceklerini belirterek, şunları kaydetti:Çalıştayda kamu kurumlarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın, akademinin ve ilgili tüm paydaşlarımızın katkılarıyla 2. Eylem Planı'nın önceliklerini birlikte değerlendireceğiz. Buradan çıkacak önerilerin yeni dönemin yol haritası için önemli katkı sunacağına inanıyorum. Diğer yandan Kurulumuzun çalışmalarını daha geleceğe dönük bir yaklaşımla sürdürebilmesi için iki alt çalışma grubu oluşturulmasına yönelik hazırlıklarımızı da tamamladık. İklim Değişikliği ve Engellilik Alt Çalışma Grubu ile iklim değişikliğinin engelli bireyler için oluşturduğu riskleri belirleyerek somut çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Yapay Zeka, Destek Teknolojileri ve Engellilik Alt Çalışma Grubumuz ile de teknolojinin engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak politikalar belirlemeyi amaçlıyoruz. Bu alt kurullarla hem alınan kararların takibini güçlendirecek hem de uygulama süreçlerinde kurumlarımız arasındaki koordinasyonu daha sağlam bir zemine taşıyacağız. Aile ve Nüfus On Yılı'nda engelli bireyleri aileleriyle birlikte daha güçlü şekilde destekleyeceğimiz hizmetleri yaygınlaştıracağız.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/bakan-goktas-engelli-haklari-izleme-ve-degerlendirme-kurulu-toplantisinda-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Caz topluluğu Sun Ra Arkestra, İstanbul'da konser verecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/caz-toplulugu-sun-ra-arkestra-istanbul-da-konser-verecek/864371/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/caz-toplulugu-sun-ra-arkestra-istanbul-da-konser-verecek/864371/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:33:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Afrofütürizm akımının ve spiritüel cazın öncü topluluklarından Sun Ra Arkestra, 12-13 Temmuz'da İstanbul'da sanatseverlerle bir araya gelecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Afrofütürizm akımının ve spiritüel cazın öncü topluluklarından Sun Ra Arkestra, 12-13 Temmuz'da İstanbul'da sanatseverlerle bir araya gelecek.Komünite'de gerçekleştirilecek konser, izleyicilere müzik, felsefe ve sahne sanatlarını harmanlayan disiplinler arası deneyim sunacak.Saksafoncu Knoel Scott’ın müzikal direktörlüğünde sahneye çıkacak topluluk, uzun yıllardır grupta aktif rol alan Marshall Allen'ın vizyonuyla şekillenen Lights on a Satellite albümünden eserleri yorumlayacak.Afrika diasporasının tarihini, kültürünü ve geleceğini, bilim kurgu, teknoloji, müzik ve sanat aracılığıyla yeniden yorumlayan Afrofütürizm yaklaşımının en güçlü temsilcilerinden Sun Ra'nın mirasını sürdüren topluluk, müziği yalnızca bir ses formu değil, alternatif bir düşünce alanı ve varoluş biçimi olarak ele alıyor.Dünya çapında kült statüsünü koruyan nadir müzik kolektiflerinden biri olan grup, disiplinli bir müzikal pratikle Sun Ra'nın spirit band yaklaşımını bugün de sahneye taşımaya devam ediyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Afrofütürizm akımının ve spiritüel cazın öncü topluluklarından Sun Ra Arkestra, 12-13 Temmuz'da İstanbul'da sanatseverlerle bir araya gelecek.Komünite'de gerçekleştirilecek konser, izleyicilere müzik, felsefe ve sahne sanatlarını harmanlayan disiplinler arası deneyim sunacak.Saksafoncu Knoel Scott’ın müzikal direktörlüğünde sahneye çıkacak topluluk, uzun yıllardır grupta aktif rol alan Marshall Allen'ın vizyonuyla şekillenen Lights on a Satellite albümünden eserleri yorumlayacak.Afrika diasporasının tarihini, kültürünü ve geleceğini, bilim kurgu, teknoloji, müzik ve sanat aracılığıyla yeniden yorumlayan Afrofütürizm yaklaşımının en güçlü temsilcilerinden Sun Ra'nın mirasını sürdüren topluluk, müziği yalnızca bir ses formu değil, alternatif bir düşünce alanı ve varoluş biçimi olarak ele alıyor.Dünya çapında kült statüsünü koruyan nadir müzik kolektiflerinden biri olan grup, disiplinli bir müzikal pratikle Sun Ra'nın spirit band yaklaşımını bugün de sahneye taşımaya devam ediyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nilport İkitelli projesi satışa sunuldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nilport-ikitelli-projesi-satisa-sunuldu/864370/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nilport-ikitelli-projesi-satisa-sunuldu/864370/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:32:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Inverta Kurucu Ortağı Cahit Ertemel: - Nilport İkitelli ile yalnızca modern bir proje geliştirmiyoruz, İstanbul'un üretim, ticaret ve yatırım ekosisteminin merkezinde, gelecek nesillere değer katacak yeni bir yaşam ve iş merkezi oluşturuyoruz - İstanbul'un ana arterlerinin tam göbeğinde olan projemiz, sanayicinin, üreticinin kolaylıkla ürünlerini teslim edeceği, ulaştıracağı yollara erişim sağlıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Nil Yapı'nın İkitelli Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) hayata geçirdiği Nilport İkitelli projesi, düzenlenen organizasyonla satışa sunuldu.Modern mimarisi, stratejik konumu ve ticari potansiyeliyle dikkati çeken proje, İstanbul'un dinamik üretim merkezlerinden İkitelli OSB içerisinde yükseliyor.Çeşitli büyüklüklerde imalathane, ofis, depo ve cadde dükkanlarının yer aldığı proje, sahip olduğu OSB ruhsatı sayesinde bünyesinde gerçekleşecek üretim ve ticari faaliyetler için avantajlar sağlıyor.Şirketin kendi mülkiyetindeki arsa üzerinde projelendirdiği Nilport İkitelli'nin inşaatının 12 ayda tamamlanarak faaliyete alınması öngörülüyor. Toplam 36 bin metrekare inşaat alanına sahip proje, çeşitli büyüklüklerde 78 iş yeriyle bölgenin üretim, depolama ve ofis ihtiyaçlarına cevap veren karma kullanım projesi olarak tasarlandı.İstanbul'da düzenlenen tanıtım toplantısı yatırımcılar, iş insanları, çözüm ortakları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Katılımcılar, proje detayları hakkında bilgi alırken, özel ödeme avantajlarını değerlendirme fırsatı buldu.- Bölgenin geleceğine yapılan güçlü bir katkıToplantıda AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Nilport İkitelli projesinin pazarlama ve satışını üstlenen Inverta Kurucu Ortağı Cahit Ertemel, projenin yalnızca bir gayrimenkul yatırımı değil, aynı zamanda bölgenin geleceğine yapılan güçlü bir katkı olduğunu belirtti.Ertemel, Nilport İkitelli ile yalnızca modern bir proje geliştirmiyoruz, İstanbul'un üretim, ticaret ve yatırım ekosisteminin merkezinde, gelecek nesillere değer katacak yeni bir yaşam ve iş merkezi oluşturuyoruz. Ülkemizin en önemli OSB'lerinden birinin tam merkezinde, yüksek potansiyele sahip bir değer üretiyoruz. dedi.Nilport İkitelli'nin bölgenin öne çıkan lokasyonlarından birinde Nil Yapı güvencesiyle hayata geçirildiğini aktaran Ertemel, projenin cadde mağazaları, sanayi üretim ve depolama alanlarıyla kompleks bir proje olduğuna dikkati çekerek, Ticaretin ve sanayinin tüm paydaşlarına hitap eden bir proje. Burada oluşacak ve işlerini geliştirecek yeni firmaların, ulaşım avantajından dolayı bölge ekonomisine olumlu etki yapacağını düşünüyoruz. ifadelerini kullandı.Ertemel, iş dünyasında önemli faktörlerden birinin hız ve kolay ulaşım olduğunu vurgulayarak, projenin en büyük avantajının OSB içerisinde kalması ve ana arterlere çok yakın mesafede bulunması olduğunu dile getirdi.Projenin bir kilometre ötesinde Kuzey Marmara Otoyolu, TEM Otoyolu ve Basın Ekspres Yolu'nun olduğunun altını çizen Ertemel, şöyle konuştu:İstanbul'un ana arterlerinin tam göbeğinde olan projemiz, sanayicinin, üreticinin kolaylıkla ürünlerini teslim edeceği, ulaştıracağı yollara erişim sağlıyor. Dolayısıyla tavan yükseklikleri 7 metre olan projemiz, bir üretim hattı kurmak ve depolama yapmak için uygun ünitelere sahip. Lokasyonun ulaşım avantajı haricinde, projenin kendi mimarisinden kaynaklı tavan yükseklikleri sayesinde her yere tır ve araç girişi sağlanıyor. Burada uluslararası standartlarda üretilen bir inşaat projesi olduğunu gösteren LEED sertifikası da var. Bunun haricinde dış cephemiz tamamen mimari kaygılarla tasarlandı. Sadece bir sanayi, üretim veya kaba bir inşaat gibi düşünmeden, bu bölgeye de estetik olarak katkı sağlayabileceğine inandığımız bir tasarımla gerçekleştirildi. Burada bir iş yeri sahibi olmak prestij meselesi olacak, bunu hedefledik. Bu ve benzeri birçok avantajın etkisiyle projemizin satışları başarıyla devam edecek.Ertemel, etkinliğin amacının hem markayı hem de projeyi tanıtmak olduğunu ve organizasyona katılımı sadece rezervasyonla sağladıklarını da söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Nil Yapı'nın İkitelli Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) hayata geçirdiği Nilport İkitelli projesi, düzenlenen organizasyonla satışa sunuldu.Modern mimarisi, stratejik konumu ve ticari potansiyeliyle dikkati çeken proje, İstanbul'un dinamik üretim merkezlerinden İkitelli OSB içerisinde yükseliyor.Çeşitli büyüklüklerde imalathane, ofis, depo ve cadde dükkanlarının yer aldığı proje, sahip olduğu OSB ruhsatı sayesinde bünyesinde gerçekleşecek üretim ve ticari faaliyetler için avantajlar sağlıyor.Şirketin kendi mülkiyetindeki arsa üzerinde projelendirdiği Nilport İkitelli'nin inşaatının 12 ayda tamamlanarak faaliyete alınması öngörülüyor. Toplam 36 bin metrekare inşaat alanına sahip proje, çeşitli büyüklüklerde 78 iş yeriyle bölgenin üretim, depolama ve ofis ihtiyaçlarına cevap veren karma kullanım projesi olarak tasarlandı.İstanbul'da düzenlenen tanıtım toplantısı yatırımcılar, iş insanları, çözüm ortakları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti. Katılımcılar, proje detayları hakkında bilgi alırken, özel ödeme avantajlarını değerlendirme fırsatı buldu.- Bölgenin geleceğine yapılan güçlü bir katkıToplantıda AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Nilport İkitelli projesinin pazarlama ve satışını üstlenen Inverta Kurucu Ortağı Cahit Ertemel, projenin yalnızca bir gayrimenkul yatırımı değil, aynı zamanda bölgenin geleceğine yapılan güçlü bir katkı olduğunu belirtti.Ertemel, Nilport İkitelli ile yalnızca modern bir proje geliştirmiyoruz, İstanbul'un üretim, ticaret ve yatırım ekosisteminin merkezinde, gelecek nesillere değer katacak yeni bir yaşam ve iş merkezi oluşturuyoruz. Ülkemizin en önemli OSB'lerinden birinin tam merkezinde, yüksek potansiyele sahip bir değer üretiyoruz. dedi.Nilport İkitelli'nin bölgenin öne çıkan lokasyonlarından birinde Nil Yapı güvencesiyle hayata geçirildiğini aktaran Ertemel, projenin cadde mağazaları, sanayi üretim ve depolama alanlarıyla kompleks bir proje olduğuna dikkati çekerek, Ticaretin ve sanayinin tüm paydaşlarına hitap eden bir proje. Burada oluşacak ve işlerini geliştirecek yeni firmaların, ulaşım avantajından dolayı bölge ekonomisine olumlu etki yapacağını düşünüyoruz. ifadelerini kullandı.Ertemel, iş dünyasında önemli faktörlerden birinin hız ve kolay ulaşım olduğunu vurgulayarak, projenin en büyük avantajının OSB içerisinde kalması ve ana arterlere çok yakın mesafede bulunması olduğunu dile getirdi.Projenin bir kilometre ötesinde Kuzey Marmara Otoyolu, TEM Otoyolu ve Basın Ekspres Yolu'nun olduğunun altını çizen Ertemel, şöyle konuştu:İstanbul'un ana arterlerinin tam göbeğinde olan projemiz, sanayicinin, üreticinin kolaylıkla ürünlerini teslim edeceği, ulaştıracağı yollara erişim sağlıyor. Dolayısıyla tavan yükseklikleri 7 metre olan projemiz, bir üretim hattı kurmak ve depolama yapmak için uygun ünitelere sahip. Lokasyonun ulaşım avantajı haricinde, projenin kendi mimarisinden kaynaklı tavan yükseklikleri sayesinde her yere tır ve araç girişi sağlanıyor. Burada uluslararası standartlarda üretilen bir inşaat projesi olduğunu gösteren LEED sertifikası da var. Bunun haricinde dış cephemiz tamamen mimari kaygılarla tasarlandı. Sadece bir sanayi, üretim veya kaba bir inşaat gibi düşünmeden, bu bölgeye de estetik olarak katkı sağlayabileceğine inandığımız bir tasarımla gerçekleştirildi. Burada bir iş yeri sahibi olmak prestij meselesi olacak, bunu hedefledik. Bu ve benzeri birçok avantajın etkisiyle projemizin satışları başarıyla devam edecek.Ertemel, etkinliğin amacının hem markayı hem de projeyi tanıtmak olduğunu ve organizasyona katılımı sadece rezervasyonla sağladıklarını da söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Başkentte Maarifin Kalbinde ANKAFEST etkinliği düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/baskentte-maarifin-kalbinde-ankafest-etkinligi-duzenlendi/864369/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/baskentte-maarifin-kalbinde-ankafest-etkinligi-duzenlendi/864369/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:32:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünce düzenlenen Maarifin Kalbinde ANKAFEST etkinliğinde öğrencilerin bilim, teknoloji, sanat ve üretim odaklı çalışmaları ziyaretçilerle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünce düzenlenen Maarifin Kalbinde ANKAFEST etkinliğinde öğrencilerin bilim, teknoloji, sanat ve üretim odaklı çalışmaları ziyaretçilerle buluştu.Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünün bahçesinde düzenlenen etkinlikte farklı okullardan çok sayıda stant kuruldu.Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler tarafından hazırlanan robotik kodlama, yapay zeka uygulamaları, yazılım, tasarım, bilimsel çalışmalar ve mesleki üretim odaklı projeler ziyaretçilerle buluşturuldu.Resmi ve özel okulların anasınıfından lise kademesine kadar farklı alanlarda hazırladığı çalışmaların yer aldığı etkinlikte öğrenciler, bilim, teknoloji, sanat, tasarım ve üretim alanlarındaki bilgi ve becerilerini sergileme fırsatı buldu.Ziyaretçilerin ve velilerin yoğun ilgisi görülürken, 10 farklı alanda yarışan ve dereceye giren öğrencilere kupa ve madalya takdim edildi.Etkinlik, yarın 17.00'a kadar sürecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünce düzenlenen Maarifin Kalbinde ANKAFEST etkinliğinde öğrencilerin bilim, teknoloji, sanat ve üretim odaklı çalışmaları ziyaretçilerle buluştu.Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünün bahçesinde düzenlenen etkinlikte farklı okullardan çok sayıda stant kuruldu.Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler tarafından hazırlanan robotik kodlama, yapay zeka uygulamaları, yazılım, tasarım, bilimsel çalışmalar ve mesleki üretim odaklı projeler ziyaretçilerle buluşturuldu.Resmi ve özel okulların anasınıfından lise kademesine kadar farklı alanlarda hazırladığı çalışmaların yer aldığı etkinlikte öğrenciler, bilim, teknoloji, sanat, tasarım ve üretim alanlarındaki bilgi ve becerilerini sergileme fırsatı buldu.Ziyaretçilerin ve velilerin yoğun ilgisi görülürken, 10 farklı alanda yarışan ve dereceye giren öğrencilere kupa ve madalya takdim edildi.Etkinlik, yarın 17.00'a kadar sürecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/baskentte-maarifin-kalbinde-ankafest-etkinligi-duzenlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Leylekli yolun müdavimleri direklerin üstünde gün batımını karşılıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/leylekli-yolun-mudavimleri-direklerin-ustunde-gun-batimini-karsiliyor/864368/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/leylekli-yolun-mudavimleri-direklerin-ustunde-gun-batimini-karsiliyor/864368/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:32:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kayseri — Kayseri'de Kuzey Çevre Yolu'ndaki aydınlatma direklerini mesken tutan leylekler, sürücülere yol boyunca eşlik ediyor - Volkan Karataş: - Gün batımında güneşi arkalarına alıp uçuyorlar ve silüetleri de yansıyor. Biz de keyif alıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kayseri Haberleri — MÜZAHİM ZAHİD TÜZÜN - Kayseri Kuzey Çevre Yolu'nda bulunan aydınlatma direkleri, sulak alanlar ve diğer habitatlarda beslenen leylekleri ağırlıyor.Malatya, Sivas ve Ankara yönüne gitmek isteyenlerin kullandığı Kuzey Çevre Yolu üzerindeki aydınlatma direkleri, leylek yoğunluğuyla dikkati çekiyor.Kentin farklı noktalarına yuva yapan ve gün içinde sulak alanlar ile diğer habitatlarda beslenen çok sayıda leylek, gün batımına yakın saatlerde çevre yolundaki aydınlatma direklerine konuyor.Çevre yolunu kullanan sürücülerin aydınlatma direklerinde gördüğü leylekler, sürücülere yol boyunca eşlik ediyor.- Burası doğal bir parkmış gibi oluyorİşe gidip gelirken Kuzey Çevre Yolu'nu kullanan sürücü Volkan Karataş, AA muhabirine, her gün leyleklerin oluşturduğu manzarayla yolculuk yapmanın kendilerini mutlu ettiğini söyledi.Aydınlatma direklerinde gördükleri leyleklerin insana huzur verdiğini belirten Karataş, şunları kaydetti:İşimiz gereği bu yolu kullanıyoruz. Burada leylekler çok güzel manzaralar oluşturuyor. Yoldaki aydınlatma direklerini ve reklam panolarını yuvaları olarak görüyorlar. Bu yolda seyahat ederken bizim de seyir zevkimiz artıyor. Burası doğal bir parkmış gibi oluyor. Güzel fotoğraflar çıkıyor. Bazen ben de aracımı sağa çekip fotoğraflarını çekiyorum. Bu yolda seyredenler illaki buna denk gelmiştir. Yol güzergahında 100'ün üzerinde direk var ve belki de hepsinde leylekler mevcut.Karataş, leyleklerin bazen toplu halde uçtuğunu ifade ederek, Gün batımında güneşi arkalarına alıp uçuyorlar ve silüetleri de yansıyor. Biz de keyif alıyoruz. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kayseri Haberleri — MÜZAHİM ZAHİD TÜZÜN - Kayseri Kuzey Çevre Yolu'nda bulunan aydınlatma direkleri, sulak alanlar ve diğer habitatlarda beslenen leylekleri ağırlıyor.Malatya, Sivas ve Ankara yönüne gitmek isteyenlerin kullandığı Kuzey Çevre Yolu üzerindeki aydınlatma direkleri, leylek yoğunluğuyla dikkati çekiyor.Kentin farklı noktalarına yuva yapan ve gün içinde sulak alanlar ile diğer habitatlarda beslenen çok sayıda leylek, gün batımına yakın saatlerde çevre yolundaki aydınlatma direklerine konuyor.Çevre yolunu kullanan sürücülerin aydınlatma direklerinde gördüğü leylekler, sürücülere yol boyunca eşlik ediyor.- Burası doğal bir parkmış gibi oluyorİşe gidip gelirken Kuzey Çevre Yolu'nu kullanan sürücü Volkan Karataş, AA muhabirine, her gün leyleklerin oluşturduğu manzarayla yolculuk yapmanın kendilerini mutlu ettiğini söyledi.Aydınlatma direklerinde gördükleri leyleklerin insana huzur verdiğini belirten Karataş, şunları kaydetti:İşimiz gereği bu yolu kullanıyoruz. Burada leylekler çok güzel manzaralar oluşturuyor. Yoldaki aydınlatma direklerini ve reklam panolarını yuvaları olarak görüyorlar. Bu yolda seyahat ederken bizim de seyir zevkimiz artıyor. Burası doğal bir parkmış gibi oluyor. Güzel fotoğraflar çıkıyor. Bazen ben de aracımı sağa çekip fotoğraflarını çekiyorum. Bu yolda seyredenler illaki buna denk gelmiştir. Yol güzergahında 100'ün üzerinde direk var ve belki de hepsinde leylekler mevcut.Karataş, leyleklerin bazen toplu halde uçtuğunu ifade ederek, Gün batımında güneşi arkalarına alıp uçuyorlar ve silüetleri de yansıyor. Biz de keyif alıyoruz. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda son 24 saatte 5 kişi hayatını kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-in-gazze-ye-duzenledigi-saldirilarda-son-24-saatte-5-kisi-hayatini-kaybetti/864366/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-in-gazze-ye-duzenledigi-saldirilarda-son-24-saatte-5-kisi-hayatini-kaybetti/864366/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:30:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 997 kişi öldürüldü - İsrail'in Gazze'ye Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı ise 73 bin 8'e yükseldi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda son 24 saatte 5 Filistinli hayatını kaybetti. Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere 5 ölü ve 8 yaralının getirildiği kaydedildi.Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 997 kişinin yaşamını yitirdiği, 3 bin 152 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 784 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı ifade edildi.İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 73 bin 8'e, yaralı sayısının da 173 bin 260'a yükseldiği bildirildi.Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâlâ binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda son 24 saatte 5 Filistinli hayatını kaybetti. Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere 5 ölü ve 8 yaralının getirildiği kaydedildi.Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 997 kişinin yaşamını yitirdiği, 3 bin 152 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 784 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı ifade edildi.İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 73 bin 8'e, yaralı sayısının da 173 bin 260'a yükseldiği bildirildi.Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâlâ binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israil-in-gazze-ye-duzenledigi-saldirilarda-son-24-saatte-5-kisi-hayatini-kaybetti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Zelenskiy: Ukrayna'nın uzun menzilli silahlarının etkisi bu sefer Moskova bölgesinde hissedildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/zelenskiy-ukrayna-nin-uzun-menzilli-silahlarinin-etkisi-bu-sefer-moskova-bolgesinde-hissedildi/864365/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/zelenskiy-ukrayna-nin-uzun-menzilli-silahlarinin-etkisi-bu-sefer-moskova-bolgesinde-hissedildi/864365/</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:30:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kiev — Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın başkenti Moskova'daki bir petrol rafinerisine uzun menzilli silahlarla saldırı düzenlediklerini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kiev Haberleri — Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın başkenti Moskova'daki bir petrol rafinerisine uzun menzilli silahlarla saldırı düzenlediklerini bildirdi.Zelenskiy, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Moskova'daki bir petrol rafinerisine yönelik saldırı gerçekleştirdiklerini duyurdu.Saldırının Ukrayna sınırından 500 kilometre uzaktaki bir rafineriye yapıldığını aktaran Zelenskiy, Ukrayna'nın uzun menzilli silahlarının etkisi bu sefer Moskova bölgesinde hissedildi. ifadesini kullandı.Bu tür uzun menzilli saldırılarla Rusya'nın Ukrayna'ya düzenlediği hava saldırılarına adil yanıt verdiklerini vurgulayan Zelenskiy, Rusya'nın savaşı sona erdirmesi gerektiğini savundu.Zelenskiy, Ukrayna'nın düzenlediği saldırıya ait olduğu belirtilen bir görüntü de paylaştı.- Rusya iki balistik füze ve 132 SİHA ile Ukrayna'ya saldırı düzenlediÖte yandan, Ukrayna Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanlığından yapılan yazılı açıklamada, Rus ordusunun bu gece Ukrayna'ya 2 İskender-M tipi balistik füze ve 132 silahlı insansız hava aracıyla (SİHA) saldırı yaptığı kaydedildi.Açıklamada, Ukrayna hava savunma kuvvetlerince 114 SİHA'nın etkisiz hale getirildiği bildirildi.Ukrayna Devlet Acil Durum Servisinden (DSNS) yapılan açıklamada ise Rusya'nın saldırıları nedeniyle Harkiv ve Sumi bölgelerinde 3'ü çocuk 10 kişinin yaralandığı belirtildi.- Rusya: Moskova'da bir rafineri İHA saldırısında hasar gördüMoskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kapotnya bölgesindeki Moskova Petrol Rafinerisi'ne ait bir tesisin insansız hava araçları (İHA) saldırısında hasar aldığını belirtmişti.Rusya Savunma Bakanlığı da Ukrayna'ya ait 170'ten fazla İHA'yı Moskova dahil çeşitli bölgeler üzerinde etkisiz hale getirdiklerini bildirmişti.Saldırılar nedeniyle Moskova'daki havalimanlarında geçici kısıtlamalar uygulanmıştı. Rusya Federal Hava Taşımacılığı Ajansı (Rosaviatsiya) daha sonra bazı kısıtlamaların kaldırıldığını duyurmuştu.Moskova Petrol Rafinerisi, Rusya'nın başkent bölgesindeki önemli akaryakıt üretim tesisleri arasında yer alıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kiev Haberleri — Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın başkenti Moskova'daki bir petrol rafinerisine uzun menzilli silahlarla saldırı düzenlediklerini bildirdi.Zelenskiy, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Moskova'daki bir petrol rafinerisine yönelik saldırı gerçekleştirdiklerini duyurdu.Saldırının Ukrayna sınırından 500 kilometre uzaktaki bir rafineriye yapıldığını aktaran Zelenskiy, Ukrayna'nın uzun menzilli silahlarının etkisi bu sefer Moskova bölgesinde hissedildi. ifadesini kullandı.Bu tür uzun menzilli saldırılarla Rusya'nın Ukrayna'ya düzenlediği hava saldırılarına adil yanıt verdiklerini vurgulayan Zelenskiy, Rusya'nın savaşı sona erdirmesi gerektiğini savundu.Zelenskiy, Ukrayna'nın düzenlediği saldırıya ait olduğu belirtilen bir görüntü de paylaştı.- Rusya iki balistik füze ve 132 SİHA ile Ukrayna'ya saldırı düzenlediÖte yandan, Ukrayna Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanlığından yapılan yazılı açıklamada, Rus ordusunun bu gece Ukrayna'ya 2 İskender-M tipi balistik füze ve 132 silahlı insansız hava aracıyla (SİHA) saldırı yaptığı kaydedildi.Açıklamada, Ukrayna hava savunma kuvvetlerince 114 SİHA'nın etkisiz hale getirildiği bildirildi.Ukrayna Devlet Acil Durum Servisinden (DSNS) yapılan açıklamada ise Rusya'nın saldırıları nedeniyle Harkiv ve Sumi bölgelerinde 3'ü çocuk 10 kişinin yaralandığı belirtildi.- Rusya: Moskova'da bir rafineri İHA saldırısında hasar gördüMoskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kapotnya bölgesindeki Moskova Petrol Rafinerisi'ne ait bir tesisin insansız hava araçları (İHA) saldırısında hasar aldığını belirtmişti.Rusya Savunma Bakanlığı da Ukrayna'ya ait 170'ten fazla İHA'yı Moskova dahil çeşitli bölgeler üzerinde etkisiz hale getirdiklerini bildirmişti.Saldırılar nedeniyle Moskova'daki havalimanlarında geçici kısıtlamalar uygulanmıştı. Rusya Federal Hava Taşımacılığı Ajansı (Rosaviatsiya) daha sonra bazı kısıtlamaların kaldırıldığını duyurmuştu.Moskova Petrol Rafinerisi, Rusya'nın başkent bölgesindeki önemli akaryakıt üretim tesisleri arasında yer alıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/zelenskiy-ukrayna-nin-uzun-menzilli-silahlarinin-etkisi-bu-sefer-moskova-bolgesinde-hissedildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
