<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Bakan Fidan, Libya'ya resmi ziyarette bulunacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-fidan-libya-ya-resmi-ziyarette-bulunacak/892203/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-fidan-libya-ya-resmi-ziyarette-bulunacak/892203/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Libya'ya resmi ziyaret düzenleyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Libya'ya resmi ziyaret düzenleyecek.Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Fidan, bugün başlayacak ve 2 gün sürecek Libya ziyareti kapsamında Trablus ve Bingazi'de görüşmelerde bulunacak.Fidan'ın ziyaret kapsamında yapacağı görüşmelerde, Türkiye-Libya ilişkilerinin, tarihi kardeşlik bağları temelinde, siyasi, ticari, enerji, askeri ve savunma boyutları başta olmak üzere her alanda karşılıklı yarar anlayışıyla güçlendirilmesine yönelik gündem maddelerini etraflıca ele alması bekleniyor.Libya'daki siyasi süreç bağlamında yaşanan güncel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunması planlanan Fidan'ın, Libya'nın istikrarına atfedilen önemin altını çizerek ABD'nin girişimlerinin ve Birleşmiş Milletler (BM) Siyasi Süreci'nin yakından takip edildiğini belirtmesi öngörülüyor.Fidan'ın, Libya'da kalıcı barış sağlanması ve sükunetin korunması önceliği temelinde, Libyalıların sahipliğinde ve öncülüğünde atılacak adımlara Türkiye'nin sağlayabileceği katkılara dair istişarede bulunması bekleniyor.Türkiye'nin Tek Libya politikası çerçevesinde Libya'da Batı, Doğu ve Güney arasında ayrım gözetmeyen yaklaşımının bir tezahürü olarak, Libyalı yetkililerle sürdürülen diyaloğun güçlendirilmesine yönelik iradeyi vurgulaması planlanan Fidan'ın, iki ülkenin Doğu Akdeniz'deki ortak hak ve çıkarlarının kazan-kazan anlayışı doğrultusunda korunmasının öneminin altını çizmesi öngörülüyor.Fidan'ın, Türkiye'nin Libya ile enerji alanındaki mevcut işbirliğinin karşılıklı yarar temelinde daha da geliştirilmesinin ve yeni projelerin hayata geçirilmesinin arzu edildiğini belirtmesi bekleniyor.Libya'da, müteahhitlik sektörü başta olmak üzere kayda değer varlık gösteren Türk firmalarının faaliyetlerinin güvenli ve sürdürülebilir biçimde devamının, ekonomik ve ticari işbirliğinin daha ileri seviyeye taşınması ve derinleştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etmesi öngörülen Fidan'ın Filistin meselesi ile Körfez ve Hürmüz Boğazı'ndaki durum başta olmak üzere, bölgesel ve küresel gelişmelerle ilgili fikir alışverişinde bulunması planlanıyor.Fidan'ın bölgesel meselelerin bölgesel sahiplenme ve ortak çabalar temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla ele alınmasının önemini vurgulayarak, bu kapsamda askeri ve savunma işbirliğinin stratejik rolüne işaret etmesi bekleniyor.Bakan Fidan'ın Filistin'de sürdürülebilir barış için çabaların güçlendirilerek devam ettirilmesi ve uluslararası toplumun bu konuda ilkeli, kararlı ve ortak bir tutum sergilemesi gerektiğinin altını çizmesi öngörülüyor.Türkiye-Libya ilişkileriTürkiye ile Libya arasında köklü tarihi, kültürel ve beşeri bağlar bulunuyor. İki ülke ilişkileri, Libya'da kalıcı barış, istikrar ve güvenliğin teminine katkı sağlanması hedefi doğrultusunda, karşılıklı yarar temelinde, mümkün olan tüm alanlarda geliştiriliyor.Bu kapsamda, iki ülke arasında karşılıklı üst düzey ziyaretler ivme kazanarak devam ediyor.Son olarak, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe 18 Nisan 2026'da Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmişti.Türkiye, Tek Libya politikası çerçevesinde Libya'nın birliği, bütünlüğü ve beraberliğinin korunmasına öncelik vererek, Libya'da kalıcı istikrarın tesisi ve sükunetin korunması için aktif çabalarını sürdürüyor. Bu yaklaşım temelinde Türkiye, Libya'da Batı, Doğu ve Güney arasında ayrım gözetmeksizin, tüm taraflarla diyaloğu sürdürürken ilişkilerini her alanda daha ileri taşımak için Libyalılarla birlikte çalışıyor.Libya'da muteber, adil ve şeffaf seçimlerin düzenlenmesi yönündeki BM çabalarına destek vererek tüm Libyalı paydaşlar ve uluslararası toplumla işbirliği sergileyen Türkiye, Libya halkının hak ettiği müreffeh ve birleşik bir Libya hedefi doğrultusundaki siyasi çabalar kapsamında atılacak adımların, Libyalıların sahipliğinde ve öncülüğünde yürütülmesinin önemini vurguluyor.Türkiye ayrıca, Tek Libya politikası çerçevesinde, askeri kurumların birleştirilmesi hedefine yönelik çabalarını da sürdürüyor. Bu kapsamda, Libya'nın batısı ve doğusundan unsurların 11 Nisan-21 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenen EFES 2026 tatbikatına aktif katılım sağlaması, bu yönde atılmış kayda değer bir adım olarak değerlendiriliyor.Ekonomik ilişkilerİki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025'te 3,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmişti. Libya, mevcut kırılgan koşullara rağmen Türk özel sektörü için önemli bir pazar olmayı sürdürüyor.İkili ekonomik ilişkiler, başta müteahhitlik sektörü olmak üzere, çeşitli alanlarda da gelişmeye devam ediyor. Bu kapsamda, 24 Ocak 2026'da Libya'nın başkenti Trablus'ta Türkiye-Libya 22. Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı düzenlenmişti.Türk müteahhitlik sektörü ilk yurt dışı projesini 1972'de Libya'da üstlenmişti. Türk şirketleri Libya'da bugüne kadar 31 milyar dolar değerinde 633 projeye imza attı.Libya, Türkiye'nin bu bakımdan en çok proje üstlendiği dördüncü ülke konumunda bulunuyor. Türk şirketlerinin Libya'da devam eden proje sayısı 40'tan fazlayken, bunların toplam bedeli 2,3 milyar doları aşıyor.Türkiye ile Libya arasında her geçen gün gelişen ilişkiler, enerji sektöründe de yeni fırsatlar yaratıyor. Nitekim, Şubat 2026'da Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Libya'da 17 yıl aradan sonra düzenlenen ilk ruhsatlandırma ihalesinde iki petrol sahasını ortak işletmeye hak kazanmıştı. Söz konusu sahalara dair anlaşma, 15 Haziran 2026'da Trablus'ta imzalanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Libya'ya resmi ziyaret düzenleyecek.Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Fidan, bugün başlayacak ve 2 gün sürecek Libya ziyareti kapsamında Trablus ve Bingazi'de görüşmelerde bulunacak.Fidan'ın ziyaret kapsamında yapacağı görüşmelerde, Türkiye-Libya ilişkilerinin, tarihi kardeşlik bağları temelinde, siyasi, ticari, enerji, askeri ve savunma boyutları başta olmak üzere her alanda karşılıklı yarar anlayışıyla güçlendirilmesine yönelik gündem maddelerini etraflıca ele alması bekleniyor.Libya'daki siyasi süreç bağlamında yaşanan güncel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunması planlanan Fidan'ın, Libya'nın istikrarına atfedilen önemin altını çizerek ABD'nin girişimlerinin ve Birleşmiş Milletler (BM) Siyasi Süreci'nin yakından takip edildiğini belirtmesi öngörülüyor.Fidan'ın, Libya'da kalıcı barış sağlanması ve sükunetin korunması önceliği temelinde, Libyalıların sahipliğinde ve öncülüğünde atılacak adımlara Türkiye'nin sağlayabileceği katkılara dair istişarede bulunması bekleniyor.Türkiye'nin Tek Libya politikası çerçevesinde Libya'da Batı, Doğu ve Güney arasında ayrım gözetmeyen yaklaşımının bir tezahürü olarak, Libyalı yetkililerle sürdürülen diyaloğun güçlendirilmesine yönelik iradeyi vurgulaması planlanan Fidan'ın, iki ülkenin Doğu Akdeniz'deki ortak hak ve çıkarlarının kazan-kazan anlayışı doğrultusunda korunmasının öneminin altını çizmesi öngörülüyor.Fidan'ın, Türkiye'nin Libya ile enerji alanındaki mevcut işbirliğinin karşılıklı yarar temelinde daha da geliştirilmesinin ve yeni projelerin hayata geçirilmesinin arzu edildiğini belirtmesi bekleniyor.Libya'da, müteahhitlik sektörü başta olmak üzere kayda değer varlık gösteren Türk firmalarının faaliyetlerinin güvenli ve sürdürülebilir biçimde devamının, ekonomik ve ticari işbirliğinin daha ileri seviyeye taşınması ve derinleştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etmesi öngörülen Fidan'ın Filistin meselesi ile Körfez ve Hürmüz Boğazı'ndaki durum başta olmak üzere, bölgesel ve küresel gelişmelerle ilgili fikir alışverişinde bulunması planlanıyor.Fidan'ın bölgesel meselelerin bölgesel sahiplenme ve ortak çabalar temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla ele alınmasının önemini vurgulayarak, bu kapsamda askeri ve savunma işbirliğinin stratejik rolüne işaret etmesi bekleniyor.Bakan Fidan'ın Filistin'de sürdürülebilir barış için çabaların güçlendirilerek devam ettirilmesi ve uluslararası toplumun bu konuda ilkeli, kararlı ve ortak bir tutum sergilemesi gerektiğinin altını çizmesi öngörülüyor.Türkiye-Libya ilişkileriTürkiye ile Libya arasında köklü tarihi, kültürel ve beşeri bağlar bulunuyor. İki ülke ilişkileri, Libya'da kalıcı barış, istikrar ve güvenliğin teminine katkı sağlanması hedefi doğrultusunda, karşılıklı yarar temelinde, mümkün olan tüm alanlarda geliştiriliyor.Bu kapsamda, iki ülke arasında karşılıklı üst düzey ziyaretler ivme kazanarak devam ediyor.Son olarak, Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe 18 Nisan 2026'da Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmişti.Türkiye, Tek Libya politikası çerçevesinde Libya'nın birliği, bütünlüğü ve beraberliğinin korunmasına öncelik vererek, Libya'da kalıcı istikrarın tesisi ve sükunetin korunması için aktif çabalarını sürdürüyor. Bu yaklaşım temelinde Türkiye, Libya'da Batı, Doğu ve Güney arasında ayrım gözetmeksizin, tüm taraflarla diyaloğu sürdürürken ilişkilerini her alanda daha ileri taşımak için Libyalılarla birlikte çalışıyor.Libya'da muteber, adil ve şeffaf seçimlerin düzenlenmesi yönündeki BM çabalarına destek vererek tüm Libyalı paydaşlar ve uluslararası toplumla işbirliği sergileyen Türkiye, Libya halkının hak ettiği müreffeh ve birleşik bir Libya hedefi doğrultusundaki siyasi çabalar kapsamında atılacak adımların, Libyalıların sahipliğinde ve öncülüğünde yürütülmesinin önemini vurguluyor.Türkiye ayrıca, Tek Libya politikası çerçevesinde, askeri kurumların birleştirilmesi hedefine yönelik çabalarını da sürdürüyor. Bu kapsamda, Libya'nın batısı ve doğusundan unsurların 11 Nisan-21 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenen EFES 2026 tatbikatına aktif katılım sağlaması, bu yönde atılmış kayda değer bir adım olarak değerlendiriliyor.Ekonomik ilişkilerİki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025'te 3,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmişti. Libya, mevcut kırılgan koşullara rağmen Türk özel sektörü için önemli bir pazar olmayı sürdürüyor.İkili ekonomik ilişkiler, başta müteahhitlik sektörü olmak üzere, çeşitli alanlarda da gelişmeye devam ediyor. Bu kapsamda, 24 Ocak 2026'da Libya'nın başkenti Trablus'ta Türkiye-Libya 22. Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı düzenlenmişti.Türk müteahhitlik sektörü ilk yurt dışı projesini 1972'de Libya'da üstlenmişti. Türk şirketleri Libya'da bugüne kadar 31 milyar dolar değerinde 633 projeye imza attı.Libya, Türkiye'nin bu bakımdan en çok proje üstlendiği dördüncü ülke konumunda bulunuyor. Türk şirketlerinin Libya'da devam eden proje sayısı 40'tan fazlayken, bunların toplam bedeli 2,3 milyar doları aşıyor.Türkiye ile Libya arasında her geçen gün gelişen ilişkiler, enerji sektöründe de yeni fırsatlar yaratıyor. Nitekim, Şubat 2026'da Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Libya'da 17 yıl aradan sonra düzenlenen ilk ruhsatlandırma ihalesinde iki petrol sahasını ortak işletmeye hak kazanmıştı. Söz konusu sahalara dair anlaşma, 15 Haziran 2026'da Trablus'ta imzalanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/bakan-fidan-libya-ya-resmi-ziyarette-bulunacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Avrupa ve İngiltere, şiddetli kuraklık nedeniyle artan ekonomik risklerle karşı karşıya</title>
      <link>https://www.canligaste.com/avrupa-ve-ingiltere-siddetli-kuraklik-nedeniyle-artan-ekonomik-risklerle-karsi-karsiya/892202/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/avrupa-ve-ingiltere-siddetli-kuraklik-nedeniyle-artan-ekonomik-risklerle-karsi-karsiya/892202/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Şiddetli sıcak ve kuraklığın hakim olduğu İngiltere'de 2026 hasat mevsiminin kayıtlardaki en kötü hasat mevsimi olacağı öngörülüyor - Aşırı sıcakların AB ekonomisinde bu yıl yaklaşık 180 milyar avroya karşılık gelen yaklaşık yüzde 1'lik potansiyel ekonomik büyüme kaybına yol açabileceği tahmin ediliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ATA UFUK ŞEKER / NURAN ERKUL - Avrupa ve İngiltere'de etkisini artıran aşırı sıcaklar ve kuraklık, tarım, enerji ve taşımacılıkta aksamalara yol açarken, iş gücü verimliliğindeki düşüş nedeniyle ekonomik büyüme de tehdit altına girdi.İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği, aşırı hava olaylarını tetiklemeye devam ediyor.Avrupa'da bu yıl mayıstan itibaren etkili olan sıcak hava dalgaları ve azalan yağışlar, kuraklık koşullarının şiddetlenmesine, nehirlerdeki su seviyelerinin tarihin en düşük düzeylerine gerilemesine ve orman yangınlarının geniş alanlara yayılmasına yol açıyor.Aşırı sıcak ve kurak hava koşulları, normal şartlarda yeşil olarak bilinen Avrupa ve İngiltere'deki yeşil alanları gözle görülür şekilde çorak alanlara dönüştürdü.Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, Batı Avrupa'da haziran-temmuz dönemindeki ortalama sıcaklık 21,62 dereceye ulaşarak bu dönem için kaydedilen en yüksek seviyeye çıktı.Uzun süren yüksek sıcaklıklar toprağın daha fazla kurumasına yol açarken, topraktaki nem kaybı da sıcaklıkların daha da yükselmesi için elverişli ortam hazırlıyor. Böylece sıcak hava ve kuraklık birbirini besleyen bir döngü oluşturuyor.Kuraklığın etkileri çevresel sorunlarla sınırlı kalmıyor. Tarım ve enerji başta olmak üzere sanayi ve ulaştırma gibi Avrupa ve İngiltere ekonomileri için kritik sektörlerde sıcaklıkların etkisi giderek daha fazla hissediliyor.İngiltere en kötü hasat mevsimine hazırlanıyorİngiltere'de oldukça kurak geçen nisan ayının ardından mayıs, haziran ve temmuz aylarında da eşi benzeri görülmemiş bir dizi sıcak hava dalgası yaşandı.İngiltere Çevre Ajansı, temmuzda ülkede kayıtlardaki en kurak dönemin yaşandığını açıkladı. İngiltere'nin yarısı ile Galler'in tamamında ani ve şiddetli kuraklık ilan edildi.Londra merkezli düşünce kuruluşu ECIU'nun analizine göre, söz konusu hava olayları İngiltere'de tarımın tüm sektörlerini etkisi altına aldı. Bu nedenle, 2026 hasat mevsiminin ülkede kayıtlardaki en kötü hasat mevsimi olacağı öngörülüyor.Sıcakların tahıl mahsullerine ağır darbe vurarak tanelerin dolgunlaşması ve verimin artması için gereken nemi azaltması nedeniyle, özellikle buğday, ilkbahar arpası ve yulaf üretiminin 2,5 milyon ton azalabileceği ve mevcut fiyatlarla bu durumun İngiltere çiftçileri için 390 milyon sterlini bulan kayba yol açabileceği hesaplanıyor.Ülkedeki çiftçi temsilcileri ise kuraklık nedeniyle raflardaki sebze fiyatlarının artabileceği uyarısında bulunuyor.Aşırı sıcakların AB&#039;ye faturası 180 milyar avroya ulaşabilirKuraklık ve aşırı sıcaklığın Avrupa ekonomisi üzerindeki toplam etkisinin de önemli boyutlara ulaşabileceği tahmin ediliyor.Hollanda merkezli Triodos Bank'ın Avrupa'daki aşırı sıcakların ekonomik etkilerine ilişkin çalışmasına göre, 2026 yazındaki aşırı hava koşulları Avrupa Birliği'nin (AB) gayrisafi yurt içi hasılasını (GSYH) yaklaşık yüzde 1 azaltabilir.Bu kaybın yaklaşık 180 milyar avroya karşılık geldiği ve yıl için daha önce öngörülen AB ekonomik büyümesini büyük ölçüde ortadan kaldırabileceği hesaplanıyor.Bankanın analizinde, ekonomik kaybın tarım ve gıda, enerji üretimi, ulaştırma ve lojistik ile iş gücü verimliliği olmak üzere dört ana kanaldan kaynaklandığı belirtiliyor.Aşırı sıcakların ekonomiye en büyük etkisinin iş gücü verimliliğindeki düşüşten kaynaklanması bekleniyor.Triodos Bank, sıcaklıkların iş gücü verimliliği üzerinden AB ekonomisinde yaklaşık yüzde 0,6'lık kayba yol açabileceğini de hesaplıyor.Ren Nehri&#039;nde taşımacılık tehlikedeKıtanın en önemli ticaret ve sanayi koridorlarından Ren Nehri'nde su seviyelerindeki rekor düşüş, yük taşımacılığını olumsuz etkiliyor.Alman İç Su Yolları Taşımacılığı Birliği, Ren'in kritik noktalarından Kaub'da su seviyesinin bu hafta tek haneli değerlere gerilemesinin beklendiğini bildirdi. Suyun bu seviyelere düşmesi halinde ticari yük taşımacılığı ile gezi ve kruvaziyer gemilerinin nehrin bazı bölümlerinde faaliyet göstermesi mümkün olmayabilir.Düşük su seviyeleri nedeniyle gemilerin daha az yük taşıması, aynı miktardaki ürünün taşınması için daha fazla sefer yapılmasını gerektiriyor. Bu durum özellikle kimya, çelik, kömür, petrol ürünleri ve diğer ham maddelerin taşınma maliyetlerini yükselterek sanayinin tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşturuyor.ING'nin hesaplamalarına göre, Ren Nehri'nde su seviyelerinin benzer şekilde düştüğü 2018'de yaşanan aksamalar, Almanya'nın ekonomik büyümesini iki çeyrekte yaklaşık 0,3 puan aşağı çekmişti. Bu yıl da Ren'deki taşımacılık sorunlarının tek başına Almanya'nın ekonomik büyümesini benzer ölçüde aşağı çekebileceği tahmin ediliyor.Tuna Nehri&#039;ndeki kuraklık enerji üretimini etkilediKuraklığın ekonomik etkilerinin en belirgin hissedildiği diğer bölge ise Tuna Nehri havzası oldu.Kuraklık nedeniyle Tuna'daki su seviyelerinin rekor düşük düzeylere gerilemesi, Orta ve Doğu Avrupa'da nehir taşımacılığının yanı sıra elektrik üretimini de olumsuz etkiliyor.Macaristan'da Tuna'nın Budapeşte'deki su seviyesinin 10 santimetreye kadar gerilediği ve 2018'de kaydedilen 33 santimetrelik önceki düşük seviyenin altına indiği bildirildi.Düşük su seviyesi, soğutma amacıyla nehir suyundan yararlanan Paks Nükleer Santrali'nin üretimini de etkiledi. Santralin yaklaşık 2 bin megavat olan normal üretimi 240 megavata kadar geriledi.Romanya'da da Tuna'nın debisinin normal seviyesinin üçte birinin altına düşmesi nedeniyle Cernavoda Nükleer Santrali'nin bir ünitesi devre dışı kalırken, diğer ünitenin kapasitesi düşürüldü.Sırbistan'da ise ülkenin en büyük hidroelektrik santrali, kapasitesinin yaklaşık yüzde 20'siyle faaliyet gösteriyor.Kuraklığın elektrik üretimini azaltması, sıcak hava nedeniyle klima ve soğutma sistemlerinden kaynaklanan elektrik talebinin yükseldiği bir döneme denk gelmesi nedeniyle Avrupa enerji piyasaları üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu nedenle kıtadaki elektrik fiyatları da normal seviyenin çok üzerinde seyrediyor.Avrupa tarımında kayıplarAşırı sıcaklık ve su sıkıntısı Avrupa tarımı üzerinde de olumsuz etkiler doğuruyor.Çeşitli bölgelerde aşırı yüksek sıcaklıklar ve yetersiz yağış nedeniyle tahıl ve diğer tarım ürünlerinin veriminde ciddi düşüş yaşanıyor.Yapılan çalışmalarda, bazı ürünlerde verim kaybının yüzde 6-7 seviyelerine ulaştığı ifade ediliyor.Kuraklığın tarımsal üretimi azaltmasının, çiftçilerin gelir kayıplarına ilave olarak gıda fiyatlarında da artışa neden olması bekleniyor.AB içinde en büyük tarım sektörüne sahip Fransa'da su sıkıntısı giderek daha geniş bir alana yayılıyor. Ağustos başı itibarıyla ülkenin 99 idari bölgesinde su kullanımına ilişkin çeşitli gözetim veya kısıtlama önlemleri uygulanırken, bunların 67'sinde durum kriz seviyesine ulaştı.Su kısıtlamaları tarımsal sulamadan sanayi faaliyetlerine ve hane halklarının kullanımına kadar farklı alanları etkiliyor.Aşırı sıcakların Fransa'nın büyümesini ise yaklaşık 1,4 puan azaltabileceği hesaplanıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ATA UFUK ŞEKER / NURAN ERKUL - Avrupa ve İngiltere'de etkisini artıran aşırı sıcaklar ve kuraklık, tarım, enerji ve taşımacılıkta aksamalara yol açarken, iş gücü verimliliğindeki düşüş nedeniyle ekonomik büyüme de tehdit altına girdi.İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği, aşırı hava olaylarını tetiklemeye devam ediyor.Avrupa'da bu yıl mayıstan itibaren etkili olan sıcak hava dalgaları ve azalan yağışlar, kuraklık koşullarının şiddetlenmesine, nehirlerdeki su seviyelerinin tarihin en düşük düzeylerine gerilemesine ve orman yangınlarının geniş alanlara yayılmasına yol açıyor.Aşırı sıcak ve kurak hava koşulları, normal şartlarda yeşil olarak bilinen Avrupa ve İngiltere'deki yeşil alanları gözle görülür şekilde çorak alanlara dönüştürdü.Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, Batı Avrupa'da haziran-temmuz dönemindeki ortalama sıcaklık 21,62 dereceye ulaşarak bu dönem için kaydedilen en yüksek seviyeye çıktı.Uzun süren yüksek sıcaklıklar toprağın daha fazla kurumasına yol açarken, topraktaki nem kaybı da sıcaklıkların daha da yükselmesi için elverişli ortam hazırlıyor. Böylece sıcak hava ve kuraklık birbirini besleyen bir döngü oluşturuyor.Kuraklığın etkileri çevresel sorunlarla sınırlı kalmıyor. Tarım ve enerji başta olmak üzere sanayi ve ulaştırma gibi Avrupa ve İngiltere ekonomileri için kritik sektörlerde sıcaklıkların etkisi giderek daha fazla hissediliyor.İngiltere en kötü hasat mevsimine hazırlanıyorİngiltere'de oldukça kurak geçen nisan ayının ardından mayıs, haziran ve temmuz aylarında da eşi benzeri görülmemiş bir dizi sıcak hava dalgası yaşandı.İngiltere Çevre Ajansı, temmuzda ülkede kayıtlardaki en kurak dönemin yaşandığını açıkladı. İngiltere'nin yarısı ile Galler'in tamamında ani ve şiddetli kuraklık ilan edildi.Londra merkezli düşünce kuruluşu ECIU'nun analizine göre, söz konusu hava olayları İngiltere'de tarımın tüm sektörlerini etkisi altına aldı. Bu nedenle, 2026 hasat mevsiminin ülkede kayıtlardaki en kötü hasat mevsimi olacağı öngörülüyor.Sıcakların tahıl mahsullerine ağır darbe vurarak tanelerin dolgunlaşması ve verimin artması için gereken nemi azaltması nedeniyle, özellikle buğday, ilkbahar arpası ve yulaf üretiminin 2,5 milyon ton azalabileceği ve mevcut fiyatlarla bu durumun İngiltere çiftçileri için 390 milyon sterlini bulan kayba yol açabileceği hesaplanıyor.Ülkedeki çiftçi temsilcileri ise kuraklık nedeniyle raflardaki sebze fiyatlarının artabileceği uyarısında bulunuyor.Aşırı sıcakların AB&#039;ye faturası 180 milyar avroya ulaşabilirKuraklık ve aşırı sıcaklığın Avrupa ekonomisi üzerindeki toplam etkisinin de önemli boyutlara ulaşabileceği tahmin ediliyor.Hollanda merkezli Triodos Bank'ın Avrupa'daki aşırı sıcakların ekonomik etkilerine ilişkin çalışmasına göre, 2026 yazındaki aşırı hava koşulları Avrupa Birliği'nin (AB) gayrisafi yurt içi hasılasını (GSYH) yaklaşık yüzde 1 azaltabilir.Bu kaybın yaklaşık 180 milyar avroya karşılık geldiği ve yıl için daha önce öngörülen AB ekonomik büyümesini büyük ölçüde ortadan kaldırabileceği hesaplanıyor.Bankanın analizinde, ekonomik kaybın tarım ve gıda, enerji üretimi, ulaştırma ve lojistik ile iş gücü verimliliği olmak üzere dört ana kanaldan kaynaklandığı belirtiliyor.Aşırı sıcakların ekonomiye en büyük etkisinin iş gücü verimliliğindeki düşüşten kaynaklanması bekleniyor.Triodos Bank, sıcaklıkların iş gücü verimliliği üzerinden AB ekonomisinde yaklaşık yüzde 0,6'lık kayba yol açabileceğini de hesaplıyor.Ren Nehri&#039;nde taşımacılık tehlikedeKıtanın en önemli ticaret ve sanayi koridorlarından Ren Nehri'nde su seviyelerindeki rekor düşüş, yük taşımacılığını olumsuz etkiliyor.Alman İç Su Yolları Taşımacılığı Birliği, Ren'in kritik noktalarından Kaub'da su seviyesinin bu hafta tek haneli değerlere gerilemesinin beklendiğini bildirdi. Suyun bu seviyelere düşmesi halinde ticari yük taşımacılığı ile gezi ve kruvaziyer gemilerinin nehrin bazı bölümlerinde faaliyet göstermesi mümkün olmayabilir.Düşük su seviyeleri nedeniyle gemilerin daha az yük taşıması, aynı miktardaki ürünün taşınması için daha fazla sefer yapılmasını gerektiriyor. Bu durum özellikle kimya, çelik, kömür, petrol ürünleri ve diğer ham maddelerin taşınma maliyetlerini yükselterek sanayinin tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşturuyor.ING'nin hesaplamalarına göre, Ren Nehri'nde su seviyelerinin benzer şekilde düştüğü 2018'de yaşanan aksamalar, Almanya'nın ekonomik büyümesini iki çeyrekte yaklaşık 0,3 puan aşağı çekmişti. Bu yıl da Ren'deki taşımacılık sorunlarının tek başına Almanya'nın ekonomik büyümesini benzer ölçüde aşağı çekebileceği tahmin ediliyor.Tuna Nehri&#039;ndeki kuraklık enerji üretimini etkilediKuraklığın ekonomik etkilerinin en belirgin hissedildiği diğer bölge ise Tuna Nehri havzası oldu.Kuraklık nedeniyle Tuna'daki su seviyelerinin rekor düşük düzeylere gerilemesi, Orta ve Doğu Avrupa'da nehir taşımacılığının yanı sıra elektrik üretimini de olumsuz etkiliyor.Macaristan'da Tuna'nın Budapeşte'deki su seviyesinin 10 santimetreye kadar gerilediği ve 2018'de kaydedilen 33 santimetrelik önceki düşük seviyenin altına indiği bildirildi.Düşük su seviyesi, soğutma amacıyla nehir suyundan yararlanan Paks Nükleer Santrali'nin üretimini de etkiledi. Santralin yaklaşık 2 bin megavat olan normal üretimi 240 megavata kadar geriledi.Romanya'da da Tuna'nın debisinin normal seviyesinin üçte birinin altına düşmesi nedeniyle Cernavoda Nükleer Santrali'nin bir ünitesi devre dışı kalırken, diğer ünitenin kapasitesi düşürüldü.Sırbistan'da ise ülkenin en büyük hidroelektrik santrali, kapasitesinin yaklaşık yüzde 20'siyle faaliyet gösteriyor.Kuraklığın elektrik üretimini azaltması, sıcak hava nedeniyle klima ve soğutma sistemlerinden kaynaklanan elektrik talebinin yükseldiği bir döneme denk gelmesi nedeniyle Avrupa enerji piyasaları üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu nedenle kıtadaki elektrik fiyatları da normal seviyenin çok üzerinde seyrediyor.Avrupa tarımında kayıplarAşırı sıcaklık ve su sıkıntısı Avrupa tarımı üzerinde de olumsuz etkiler doğuruyor.Çeşitli bölgelerde aşırı yüksek sıcaklıklar ve yetersiz yağış nedeniyle tahıl ve diğer tarım ürünlerinin veriminde ciddi düşüş yaşanıyor.Yapılan çalışmalarda, bazı ürünlerde verim kaybının yüzde 6-7 seviyelerine ulaştığı ifade ediliyor.Kuraklığın tarımsal üretimi azaltmasının, çiftçilerin gelir kayıplarına ilave olarak gıda fiyatlarında da artışa neden olması bekleniyor.AB içinde en büyük tarım sektörüne sahip Fransa'da su sıkıntısı giderek daha geniş bir alana yayılıyor. Ağustos başı itibarıyla ülkenin 99 idari bölgesinde su kullanımına ilişkin çeşitli gözetim veya kısıtlama önlemleri uygulanırken, bunların 67'sinde durum kriz seviyesine ulaştı.Su kısıtlamaları tarımsal sulamadan sanayi faaliyetlerine ve hane halklarının kullanımına kadar farklı alanları etkiliyor.Aşırı sıcakların Fransa'nın büyümesini ise yaklaşık 1,4 puan azaltabileceği hesaplanıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Odunpazarı Kadın Hentbol Takımı, genç kadrosuyla yeni sezonda Avrupa'da başarı hedefliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/odunpazari-kadin-hentbol-takimi-genc-kadrosuyla-yeni-sezonda-avrupa-da-basari-hedefliyor/892201/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/odunpazari-kadin-hentbol-takimi-genc-kadrosuyla-yeni-sezonda-avrupa-da-basari-hedefliyor/892201/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Başantrenör Mehmet Fatih Işık: (LK Zug eşleşmesi) Özellikle kendi evimizde oynayacağımız maçta avantajlı bir skor elde edip ülkemiz ve Eskişehir adına turu geçmek istiyoruz. Ülke puanımızı yükseltmek istiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- YAVUZ EMRAH SEVER - Geçen sezon ilk kez mücadele ettiği Kadınlar Hentbol Süper Ligi'ni beşinci sırada tamamlayarak Avrupa kupalarında mücadele etme hakkı kazanan Odunpazarı, yeni sezonda genç oyunculardan oluşturduğu kadrosuyla hem ligde hem Avrupa'da ses getirmek istiyor.Bu sezon ilk kez EHF Avrupa Kupası'nda mücadele edecek Odunpazarı, başantrenör Mehmet Fatih Işık'la anlaşarak sezonu açtı.EHF Avrupa Kupası ikinci turunda İsviçre'nin LK Zug takımıyla eşleşen ve ilk maçını 3-4 Ekim'de, rövanşını ise 10-11 Ekim'de oynayacak Odunpazarı, genç ve milli sporculardan kurulu bir ekiple hazırlıklarını sürdürüyor.Kulüp başkanı Salim Alper Kayar, AA muhabirine, yeni sezonda farklı bir anlayışla yola çıktıklarını söyledi.Takımın geçen sezonki kadroya kıyasla gençleştirildiğini belirten Kayar, Genç arkadaşlarla, sporun ruhuna uygun, amatör anlayıştan kopmadan profesyonel ruhla bir takım kadrosu kurduk. Fatih hoca da bizim için büyük bir şans. Türkiye'nin en iyi antrenörlerinden biri. diye konuştu.Gençlerin ön plana çıkarıldığı bir anlayış oluşturmak istediklerini aktaran Kayar, Bu seneki çalışmamız gençlere yer vermek, gençleri spora özendirmek yönünde. Aldığımız raporlara göre ligin en genç takımıyız. Sezon sonunda gençlerle neler yapılabileceğini göstermek istiyoruz. ifadelerini kullandı.Kayar, 8 takımlı ligde yer alan ekiplerin 7'sinin yaklaşık 15 yıldır Süper Lig'de olduğunu hatırlatarak, Kurumsal ve finansal anlamda çok güçlü takımlar. 8 takım içerisinde, yedinci mali bütçeyle mücadele ettik ve takımı beşinci sıraya taşıdık. Türkiye Kupası oynadık. Yeni çıkmış bir takımın Türkiye Kupası oynaması ve Avrupa'ya gitmesi, sonraki sezona zemin hazırlaması çok önemli. değerlendirmesinde bulundu.Avrupa maçlarında taraftar desteğinin önemli olduğunu söyleyen Kayar, hentbolseverlerin kendilerini yalnız bırakmamasını istedi.Odunpazarı Kadın Hentbol Takımı bu sene çok can yakacakTakımın başantrenörü Mehmet Fatih Işık, Eskişehir'de kadın hentbolunun son iki yılda önemli bir ivme yakaladığını belirtti.Yeni sezonda gençlik projesini hayata geçirdiklerini aktaran Işık, öncelikli hedefin iyi hentbol oynayan, gençliğin dinamizmiyle ve Eskişehir seyircisiyle mücadele eden bir takım oluşturmak olduğunu söyledi.Işık, Odunpazarı'nı kendi evinde tüm takımların çekinerek geldiği bir takım haline getirmek istediklerini vurguladı.Yetenekli ve potansiyeli çok yüksek bir takımla çalıştığını anlatan Işık, Bu da açıkçası beni heyecanlandırıyor. Büyük konuşmak istemiyorum ama sadece şunu söylemek istiyorum, Eskişehir Odunpazarı Kadın Hentbol Takımı bu sene çok can yakacak. dedi.Işık, Avrupa Kupası'ndaki rakiplerinin kendilerine göre bir adım önde olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:Özellikle kendi evimizde oynayacağımız maçta avantajlı bir skor elde edip ülkemiz ve Eskişehir adına turu geçmek istiyoruz. Ülke puanımızı yükseltmek istiyoruz. Kura şansı çok önemli. İyi bir kura çektiğimizi söyleyebilirim. İnşallah oynayacağımız iki maç sonunda rakibimizi eleyerek adımızı üçüncü tura yazdırmak istiyoruz.İnşallah Avrupa&#039;da da başarılı oluruzTakım kaptanı Selen Köklü ise antrenörlerinin tecrübesinin takıma önemli katkı sağlayacağını dile getirdi.Antrenmanların çok güzel geçtiğini belirten Selen Köklü, Yoruluyoruz ama geliştiğimizi hissediyoruz. Fatih hocamızla çok iyi yerlere geleceğimizi düşünüyorum. İnşallah Avrupa'da da başarılı oluruz. dedi.Selen Köklü, Avrupa Kupası'nda ilk kez mücadele edeceği için heyecanlı olduğunu belirterek, Turu geçebileceğimizi düşünüyorum, neden olmasın. Karşımızdaki rakip de bizim gibi genç ve dinamik bir takım. Biz de öyleyiz. Aramızda tecrübeli oyuncularımız ve birçok milli takım oyuncumuz var. Turu geçebiliriz. Çalıştıktan sonra her şeyi başarabiliriz. diye konuştu.Takıma yeni katılan oyunculardan Hatice Özdemir Ilıca da yeni sezon için heyecanlı olduklarını, genç yapılanmayla iyi sonuçlar elde etmeyi hedeflediklerini ifade etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- YAVUZ EMRAH SEVER - Geçen sezon ilk kez mücadele ettiği Kadınlar Hentbol Süper Ligi'ni beşinci sırada tamamlayarak Avrupa kupalarında mücadele etme hakkı kazanan Odunpazarı, yeni sezonda genç oyunculardan oluşturduğu kadrosuyla hem ligde hem Avrupa'da ses getirmek istiyor.Bu sezon ilk kez EHF Avrupa Kupası'nda mücadele edecek Odunpazarı, başantrenör Mehmet Fatih Işık'la anlaşarak sezonu açtı.EHF Avrupa Kupası ikinci turunda İsviçre'nin LK Zug takımıyla eşleşen ve ilk maçını 3-4 Ekim'de, rövanşını ise 10-11 Ekim'de oynayacak Odunpazarı, genç ve milli sporculardan kurulu bir ekiple hazırlıklarını sürdürüyor.Kulüp başkanı Salim Alper Kayar, AA muhabirine, yeni sezonda farklı bir anlayışla yola çıktıklarını söyledi.Takımın geçen sezonki kadroya kıyasla gençleştirildiğini belirten Kayar, Genç arkadaşlarla, sporun ruhuna uygun, amatör anlayıştan kopmadan profesyonel ruhla bir takım kadrosu kurduk. Fatih hoca da bizim için büyük bir şans. Türkiye'nin en iyi antrenörlerinden biri. diye konuştu.Gençlerin ön plana çıkarıldığı bir anlayış oluşturmak istediklerini aktaran Kayar, Bu seneki çalışmamız gençlere yer vermek, gençleri spora özendirmek yönünde. Aldığımız raporlara göre ligin en genç takımıyız. Sezon sonunda gençlerle neler yapılabileceğini göstermek istiyoruz. ifadelerini kullandı.Kayar, 8 takımlı ligde yer alan ekiplerin 7'sinin yaklaşık 15 yıldır Süper Lig'de olduğunu hatırlatarak, Kurumsal ve finansal anlamda çok güçlü takımlar. 8 takım içerisinde, yedinci mali bütçeyle mücadele ettik ve takımı beşinci sıraya taşıdık. Türkiye Kupası oynadık. Yeni çıkmış bir takımın Türkiye Kupası oynaması ve Avrupa'ya gitmesi, sonraki sezona zemin hazırlaması çok önemli. değerlendirmesinde bulundu.Avrupa maçlarında taraftar desteğinin önemli olduğunu söyleyen Kayar, hentbolseverlerin kendilerini yalnız bırakmamasını istedi.Odunpazarı Kadın Hentbol Takımı bu sene çok can yakacakTakımın başantrenörü Mehmet Fatih Işık, Eskişehir'de kadın hentbolunun son iki yılda önemli bir ivme yakaladığını belirtti.Yeni sezonda gençlik projesini hayata geçirdiklerini aktaran Işık, öncelikli hedefin iyi hentbol oynayan, gençliğin dinamizmiyle ve Eskişehir seyircisiyle mücadele eden bir takım oluşturmak olduğunu söyledi.Işık, Odunpazarı'nı kendi evinde tüm takımların çekinerek geldiği bir takım haline getirmek istediklerini vurguladı.Yetenekli ve potansiyeli çok yüksek bir takımla çalıştığını anlatan Işık, Bu da açıkçası beni heyecanlandırıyor. Büyük konuşmak istemiyorum ama sadece şunu söylemek istiyorum, Eskişehir Odunpazarı Kadın Hentbol Takımı bu sene çok can yakacak. dedi.Işık, Avrupa Kupası'ndaki rakiplerinin kendilerine göre bir adım önde olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:Özellikle kendi evimizde oynayacağımız maçta avantajlı bir skor elde edip ülkemiz ve Eskişehir adına turu geçmek istiyoruz. Ülke puanımızı yükseltmek istiyoruz. Kura şansı çok önemli. İyi bir kura çektiğimizi söyleyebilirim. İnşallah oynayacağımız iki maç sonunda rakibimizi eleyerek adımızı üçüncü tura yazdırmak istiyoruz.İnşallah Avrupa&#039;da da başarılı oluruzTakım kaptanı Selen Köklü ise antrenörlerinin tecrübesinin takıma önemli katkı sağlayacağını dile getirdi.Antrenmanların çok güzel geçtiğini belirten Selen Köklü, Yoruluyoruz ama geliştiğimizi hissediyoruz. Fatih hocamızla çok iyi yerlere geleceğimizi düşünüyorum. İnşallah Avrupa'da da başarılı oluruz. dedi.Selen Köklü, Avrupa Kupası'nda ilk kez mücadele edeceği için heyecanlı olduğunu belirterek, Turu geçebileceğimizi düşünüyorum, neden olmasın. Karşımızdaki rakip de bizim gibi genç ve dinamik bir takım. Biz de öyleyiz. Aramızda tecrübeli oyuncularımız ve birçok milli takım oyuncumuz var. Turu geçebiliriz. Çalıştıktan sonra her şeyi başarabiliriz. diye konuştu.Takıma yeni katılan oyunculardan Hatice Özdemir Ilıca da yeni sezon için heyecanlı olduklarını, genç yapılanmayla iyi sonuçlar elde etmeyi hedeflediklerini ifade etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/odunpazari-kadin-hentbol-takimi-genc-kadrosuyla-yeni-sezonda-avrupa-da-basari-hedefliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Anadolu Üniversitesi öğrenci affından yararlanacaklara farklı eğitim seçenekleri sunuyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/anadolu-universitesi-ogrenci-affindan-yararlanacaklara-farkli-egitim-secenekleri-sunuyor/892200/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/anadolu-universitesi-ogrenci-affindan-yararlanacaklara-farkli-egitim-secenekleri-sunuyor/892200/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:04:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Eskişehir / Çalışma hayatı, ikamet edilen şehir veya farklı nedenlerle örgün eğitime devam edemeyen öğrenciler, şartları sağlamaları halinde Açıköğretim Fakültesindeki eşdeğer programlara yatay geçiş yapabilirken, yapay zeka, veri okuryazarlığı ve siber güvenlik gibi alanlarda mikro yeterlilikler ve dijital rozetlerle becerilerini belgelendirebilecek - Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel: - Anadolu Üniversitesinin kapıları Türkiye'deki yükseköğretimdeki herkese açık. Affın bütün öğrencilere, Türk yükseköğretimine hayırlı olmasını diliyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Eskişehir Haberleri : YAVUZ EMRAH SEVER/ZEHRA ONGAN - Anadolu Üniversitesi, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında yükseköğretime geri dönmeye hazırlanan öğrencilere örgün eğitim, yatay geçiş ve açıköğretimin yanı sıra ikinci üniversite imkanı da sunuyor.Anadolu Üniversitesi, öğrenci affından yararlanarak ayrıldığı yükseköğretim kurumuna yeniden kayıt yaptıracak veya Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) puanı itibarıyla taban puan şartını sağlayacak öğrenciler ile farklı diploma programlarından yatay geçiş yapmak isteyen öğrencileri Eskişehir'deki kampüs yaşamıyla buluşturmayı hedefliyor.Çalışma hayatı, ikamet edilen şehir veya farklı nedenlerle örgün eğitime devam edemeyecek öğrenciler, şartları sağlamaları halinde Açıköğretim Fakültesindeki eşdeğer programlara yatay geçiş imkanından yararlanabilecek.Üniversite tarafından hayata geçirilen yeni nesil açıköğretim modeli kapsamında öğrencilere esnek ve dijital öğrenme imkanları da sunuluyor. Bu kapsamda öğrenciler müfredatlarının yüzde 25'ini seçmeli derslerden oluşturabiliyor. Yapay zeka, veri okuryazarlığı ve siber güvenlik gibi alanlarda edinilen beceriler mikro yeterlilikler ve dijital rozetlerle belgelendirilebiliyor. Öğrenciler bu rozetleri LinkedIn gibi dijital platformlarda paylaşabilirken elde edilen mikro yeterlilikler transkriptlere de işlenebiliyor.Mikro yeterlilikler kapsamında öğrenciler, Avrupa Kredi Transfer ve Biriktirme Sistemi'nin 24 krediye kadar ders muafiyetinden yararlanarak mezuniyet süreçlerini öne çekebilirken, ikinci üniversite kapsamında kayıt yaptıran başarılı öğrenciler de 3 yıl içinde mezuniyet imkanından yararlanabiliyor.Af düzenlemesi kapsamında örgün bir yükseköğretim programına yeniden dönen öğrenciler, eğitimlerine devam ederken Açıköğretim Fakültesi üzerinden ikinci bir üniversite programına kayıt yaptırabilecek.Öğrenci affından yararlanarak yatay geçiş yapmak, Açıköğretim Fakültesi imkanlarından faydalanmak veya sınavsız ikinci üniversite kapsamında eğitim almak isteyen adaylar, başvuru koşullarına ve süreçlere ilişkin ayrıntılı bilgiye anadolu.edu.tr ve ikinciuniversite.anadolu.edu.tr adreslerinden ulaşabilecek.Türkiye&#039;nin en mutlu kampüsünde eğitim almaya davet ediyorumRektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, AA muhabirine, bugüne kadarki en kapsamlı öğrenci affının Türk yükseköğretimine hayırlı olmasını diledi.Daha önce eğitimlerini yarıda bırakmış kişileri üniversitelerine beklediklerini kaydeden Adıgüzel, Öncelikle onları Anadolu Üniversitesine uygun bir bölüme yatay geçiş yaparak Türkiye'nin en mutlu kampüsünde eğitim almaya davet ediyorum. diye konuştu.Adıgüzel, şu anda örgün eğitime dönme imkanı olmayan öğrencilere açıköğretime geçme fırsatı sunduklarını belirterek, şöyle devam etti:Herhangi bir örgün eğitimde eğitimini yarıda bırakmış ve şu anda aftan yararlanan kişiler, açıköğretimdeki bir bölüme yatay geçiş yaparak eğitimlerine devam edebiliyorlar. Bu büyük fırsatı eğitimi yarıda bırakmış ve dönmek isteyen bütün öğrencilere mutlaka tavsiye ediyorum. Bir diğer fırsat ise ister örgün eğitimde olsun isterse afla gelecek öğrenciler olsun, ikinci üniversite kapsamında mutlaka Anadolu Üniversitesi'ne bir bölüm tercih etmelerini tavsiye ediyorum.Üniversitenin 50 farklı bölümüyle bütün öğrencilere çift anadal yapma imkanı sunduğuna değinen Adıgüzel, şunları kaydetti:Aftan yararlanan kişiler de çift anadal yapabilirler. Anadolu Üniversitesinde açıköğretimde herhangi bir bölümde ikinci bir üniversiteyi sınavsız olarak okuyabilirler. Örgün eğitime dönen, aftan dönen öğrenciler açıköğretimde bir bölüm tercih ederlerse, örgün eğitimdeki eğitimleri sona erse bile açıköğretimdeki eğitimlerine devam edebiliyorlar. değerlendirmesinde bulundu.Rektör Adıgüzel, örgün eğitime devam edemeyecek öğrencilere açıköğretimde okuma imkanı da sunulduğuna dikkati çekerek, Diğer bir fırsat ise Türkiye'deki bütün öğrencilere ikinci üniversite kapsamında sınavsız bir şekilde çift anadal yapma imkanı sunuyor. Anadolu Üniversitesinin kapıları Türkiye'deki yükseköğretimdeki herkese açık. Affın bütün öğrencilere, Türk yükseköğretimine hayırlı olmasını diliyorum. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Eskişehir Haberleri : YAVUZ EMRAH SEVER/ZEHRA ONGAN - Anadolu Üniversitesi, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında yükseköğretime geri dönmeye hazırlanan öğrencilere örgün eğitim, yatay geçiş ve açıköğretimin yanı sıra ikinci üniversite imkanı da sunuyor.Anadolu Üniversitesi, öğrenci affından yararlanarak ayrıldığı yükseköğretim kurumuna yeniden kayıt yaptıracak veya Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) puanı itibarıyla taban puan şartını sağlayacak öğrenciler ile farklı diploma programlarından yatay geçiş yapmak isteyen öğrencileri Eskişehir'deki kampüs yaşamıyla buluşturmayı hedefliyor.Çalışma hayatı, ikamet edilen şehir veya farklı nedenlerle örgün eğitime devam edemeyecek öğrenciler, şartları sağlamaları halinde Açıköğretim Fakültesindeki eşdeğer programlara yatay geçiş imkanından yararlanabilecek.Üniversite tarafından hayata geçirilen yeni nesil açıköğretim modeli kapsamında öğrencilere esnek ve dijital öğrenme imkanları da sunuluyor. Bu kapsamda öğrenciler müfredatlarının yüzde 25'ini seçmeli derslerden oluşturabiliyor. Yapay zeka, veri okuryazarlığı ve siber güvenlik gibi alanlarda edinilen beceriler mikro yeterlilikler ve dijital rozetlerle belgelendirilebiliyor. Öğrenciler bu rozetleri LinkedIn gibi dijital platformlarda paylaşabilirken elde edilen mikro yeterlilikler transkriptlere de işlenebiliyor.Mikro yeterlilikler kapsamında öğrenciler, Avrupa Kredi Transfer ve Biriktirme Sistemi'nin 24 krediye kadar ders muafiyetinden yararlanarak mezuniyet süreçlerini öne çekebilirken, ikinci üniversite kapsamında kayıt yaptıran başarılı öğrenciler de 3 yıl içinde mezuniyet imkanından yararlanabiliyor.Af düzenlemesi kapsamında örgün bir yükseköğretim programına yeniden dönen öğrenciler, eğitimlerine devam ederken Açıköğretim Fakültesi üzerinden ikinci bir üniversite programına kayıt yaptırabilecek.Öğrenci affından yararlanarak yatay geçiş yapmak, Açıköğretim Fakültesi imkanlarından faydalanmak veya sınavsız ikinci üniversite kapsamında eğitim almak isteyen adaylar, başvuru koşullarına ve süreçlere ilişkin ayrıntılı bilgiye anadolu.edu.tr ve ikinciuniversite.anadolu.edu.tr adreslerinden ulaşabilecek.Türkiye&#039;nin en mutlu kampüsünde eğitim almaya davet ediyorumRektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, AA muhabirine, bugüne kadarki en kapsamlı öğrenci affının Türk yükseköğretimine hayırlı olmasını diledi.Daha önce eğitimlerini yarıda bırakmış kişileri üniversitelerine beklediklerini kaydeden Adıgüzel, Öncelikle onları Anadolu Üniversitesine uygun bir bölüme yatay geçiş yaparak Türkiye'nin en mutlu kampüsünde eğitim almaya davet ediyorum. diye konuştu.Adıgüzel, şu anda örgün eğitime dönme imkanı olmayan öğrencilere açıköğretime geçme fırsatı sunduklarını belirterek, şöyle devam etti:Herhangi bir örgün eğitimde eğitimini yarıda bırakmış ve şu anda aftan yararlanan kişiler, açıköğretimdeki bir bölüme yatay geçiş yaparak eğitimlerine devam edebiliyorlar. Bu büyük fırsatı eğitimi yarıda bırakmış ve dönmek isteyen bütün öğrencilere mutlaka tavsiye ediyorum. Bir diğer fırsat ise ister örgün eğitimde olsun isterse afla gelecek öğrenciler olsun, ikinci üniversite kapsamında mutlaka Anadolu Üniversitesi'ne bir bölüm tercih etmelerini tavsiye ediyorum.Üniversitenin 50 farklı bölümüyle bütün öğrencilere çift anadal yapma imkanı sunduğuna değinen Adıgüzel, şunları kaydetti:Aftan yararlanan kişiler de çift anadal yapabilirler. Anadolu Üniversitesinde açıköğretimde herhangi bir bölümde ikinci bir üniversiteyi sınavsız olarak okuyabilirler. Örgün eğitime dönen, aftan dönen öğrenciler açıköğretimde bir bölüm tercih ederlerse, örgün eğitimdeki eğitimleri sona erse bile açıköğretimdeki eğitimlerine devam edebiliyorlar. değerlendirmesinde bulundu.Rektör Adıgüzel, örgün eğitime devam edemeyecek öğrencilere açıköğretimde okuma imkanı da sunulduğuna dikkati çekerek, Diğer bir fırsat ise Türkiye'deki bütün öğrencilere ikinci üniversite kapsamında sınavsız bir şekilde çift anadal yapma imkanı sunuyor. Anadolu Üniversitesinin kapıları Türkiye'deki yükseköğretimdeki herkese açık. Affın bütün öğrencilere, Türk yükseköğretimine hayırlı olmasını diliyorum. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/anadolu-universitesi-ogrenci-affindan-yararlanacaklara-farkli-egitim-secenekleri-sunuyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'de ilaç sektörünün AR-GE harcamaları 5 yılda 8,3 katına çıktı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-de-ilac-sektorunun-ar-ge-harcamalari-5-yilda-8-3-katina-cikti/892199/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-de-ilac-sektorunun-ar-ge-harcamalari-5-yilda-8-3-katina-cikti/892199/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:03:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Rekabet Kurulunca yayımlanan, sektöre ilişkin son verilerin yer aldığı rapora göre, Türkiye'de 2020-2024 döneminde AR-GE faaliyetlerine ayrılan tutar yüzde 723 artışla 676,2 milyon liradan 5,6 milyar liraya ulaştı - İlaç sektörünün toplam pazar büyüklüğü geçen yıl itibarıyla 479 milyar lira olarak gerçekleşti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : SEDA TOLMAÇ - Türkiye ilaç sektörünün 2020-2024 dönemindeki araştırma geliştirme (AR-GE) harcamaları 8,3 katına çıkarak 676,2 milyon liradan 5,6 milyar liraya yükseldi. AA muhabirinin Rekabet Kurulunca yayımlanan İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu'ndan yaptığı derlemeye göre, sektör son yıllarda yatırım sermayesi gerektiren, yüksek teknoloji kullanılan, yoğun AR-GE faaliyeti yürütülen bir alan oldu.Teknolojinin gelişmesiyle ilaç sektörü yalnızca hastalıkların tedavisine değil, yaşam kalitesini artırmaya yönelik de ürünler geliştiriyor. Yeni ürün geliştiren ve patent koruması altındaki referans ilaçları piyasaya sunan, dolayısıyla AR-GE çalışmalarına ağırlık veren firmalar referans ilaç firmaları olarak tanımlanıyor.AR-GE yatırımlarındaki artış, kısa vadede piyasaya yeni ilaçların sunulmasına ve ürün çeşitliliğinin artmasına katkı sağlarken, uzun vadede referans ve eş değer ilaçlarda rekabetin güçlenmesine zemin hazırlıyor.Türkiye ilaç pazarında küresel ölçekli şirketlerin payı artıyorRaporda yer alan son verilere göre, dünyada geçen yıl itibarıyla ilaç satışları bakımından ilk 50'de yer alan şirketler, ABD ilaç pazarının yüzde 88'ini, Türkiye pazarının ise yüzde 49'unu oluşturuyor. Bu durum, Türkiye ilaç pazarında küresel ölçekte faaliyet gösteren şirketlerin önemli bir paya sahip olduğunu, yerli ve diğer uluslararası firmaların da pazardaki güçlü konumunu koruduğunu gösteriyor.İlaç satışı kadar bunların geliştirilmesi için yapılan harcamalar da istikrarlı şekilde artıyor. Küresel ilaç sektöründe AR-GE faaliyetlerine yapılan harcamaların tutarı 2025'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 3 yükselerek 201,3 milyar dolar oldu. Küresel AR-GE harcamalarında ilk sırayı 130,1 milyar dolarla ABD aldı.Yerli üretimin artırılması amaçlanıyorTürkiye'de de sektör yüksek katma değerli üretim yapısı, nitelikli istihdam kapasitesi ve AR-GE yoğun faaliyetleriyle dikkati çekiyor. 12. Kalkınma Planı kapsamında bu alanda yerli üretim potansiyelinin artırılması, dışa bağımlılığın azaltılması ve yenilikçi ilaç geliştirme kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor.Türkiye'de ilaç sektörünün 2020 yılında 56 milyar lira olan toplam pazar büyüklüğü, geçen yıl 479 milyar liraya ulaştı.Ülkenin bu alandaki AR-GE harcamaları ise 2020-2024 döneminde düzenli olarak arttı. Sektör, 2020'de araştırma geliştirme faaliyetlerine 676,2 milyon lira harcarken, 2024'te bu tutar yüzde 723 artarak 5,6 milyar lira oldu. Bir diğer ifadeyle, 5 yılda sektörün AR-GE harcamaları 8,3 katına yükseldi.Ülkede üretilen ilaçların payı ithal edilenleri geçtiBu alanda AR-GE'nin yanı sıra üretim ve dış ticaret de dikkati çekti. Türkiye'de imal edilen ilaçların toplam içindeki payı 2020-2025 döneminde satış değeri ve kutu sayısı bakımından ithal ilaçlara kıyasla yüksek seyretti.Ülkede geçen yıl imal edilen ilaçların toplam satış değeri içindeki payı yüzde 59,6, ithal ilaçların payı yüzde 40,4 oldu. Aynı dönemde kutu sayısı açısından bakıldığında imal edilen ilaçlar yüzde 90'lık paya ulaşırken, ithal ilaçların payı yüzde 10'da kaldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : SEDA TOLMAÇ - Türkiye ilaç sektörünün 2020-2024 dönemindeki araştırma geliştirme (AR-GE) harcamaları 8,3 katına çıkarak 676,2 milyon liradan 5,6 milyar liraya yükseldi. AA muhabirinin Rekabet Kurulunca yayımlanan İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu'ndan yaptığı derlemeye göre, sektör son yıllarda yatırım sermayesi gerektiren, yüksek teknoloji kullanılan, yoğun AR-GE faaliyeti yürütülen bir alan oldu.Teknolojinin gelişmesiyle ilaç sektörü yalnızca hastalıkların tedavisine değil, yaşam kalitesini artırmaya yönelik de ürünler geliştiriyor. Yeni ürün geliştiren ve patent koruması altındaki referans ilaçları piyasaya sunan, dolayısıyla AR-GE çalışmalarına ağırlık veren firmalar referans ilaç firmaları olarak tanımlanıyor.AR-GE yatırımlarındaki artış, kısa vadede piyasaya yeni ilaçların sunulmasına ve ürün çeşitliliğinin artmasına katkı sağlarken, uzun vadede referans ve eş değer ilaçlarda rekabetin güçlenmesine zemin hazırlıyor.Türkiye ilaç pazarında küresel ölçekli şirketlerin payı artıyorRaporda yer alan son verilere göre, dünyada geçen yıl itibarıyla ilaç satışları bakımından ilk 50'de yer alan şirketler, ABD ilaç pazarının yüzde 88'ini, Türkiye pazarının ise yüzde 49'unu oluşturuyor. Bu durum, Türkiye ilaç pazarında küresel ölçekte faaliyet gösteren şirketlerin önemli bir paya sahip olduğunu, yerli ve diğer uluslararası firmaların da pazardaki güçlü konumunu koruduğunu gösteriyor.İlaç satışı kadar bunların geliştirilmesi için yapılan harcamalar da istikrarlı şekilde artıyor. Küresel ilaç sektöründe AR-GE faaliyetlerine yapılan harcamaların tutarı 2025'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 3 yükselerek 201,3 milyar dolar oldu. Küresel AR-GE harcamalarında ilk sırayı 130,1 milyar dolarla ABD aldı.Yerli üretimin artırılması amaçlanıyorTürkiye'de de sektör yüksek katma değerli üretim yapısı, nitelikli istihdam kapasitesi ve AR-GE yoğun faaliyetleriyle dikkati çekiyor. 12. Kalkınma Planı kapsamında bu alanda yerli üretim potansiyelinin artırılması, dışa bağımlılığın azaltılması ve yenilikçi ilaç geliştirme kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor.Türkiye'de ilaç sektörünün 2020 yılında 56 milyar lira olan toplam pazar büyüklüğü, geçen yıl 479 milyar liraya ulaştı.Ülkenin bu alandaki AR-GE harcamaları ise 2020-2024 döneminde düzenli olarak arttı. Sektör, 2020'de araştırma geliştirme faaliyetlerine 676,2 milyon lira harcarken, 2024'te bu tutar yüzde 723 artarak 5,6 milyar lira oldu. Bir diğer ifadeyle, 5 yılda sektörün AR-GE harcamaları 8,3 katına yükseldi.Ülkede üretilen ilaçların payı ithal edilenleri geçtiBu alanda AR-GE'nin yanı sıra üretim ve dış ticaret de dikkati çekti. Türkiye'de imal edilen ilaçların toplam içindeki payı 2020-2025 döneminde satış değeri ve kutu sayısı bakımından ithal ilaçlara kıyasla yüksek seyretti.Ülkede geçen yıl imal edilen ilaçların toplam satış değeri içindeki payı yüzde 59,6, ithal ilaçların payı yüzde 40,4 oldu. Aynı dönemde kutu sayısı açısından bakıldığında imal edilen ilaçlar yüzde 90'lık paya ulaşırken, ithal ilaçların payı yüzde 10'da kaldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GRAFİKLİ - 51. UEFA Süper Kupa'nın sahibi yarın belli olacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/grafikli-51-uefa-super-kupa-nin-sahibi-yarin-belli-olacak/892198/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/grafikli-51-uefa-super-kupa-nin-sahibi-yarin-belli-olacak/892198/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:03:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: 2025-2026 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi'ni kazanan PSG ile UEFA Avrupa Ligi kupasının sahibi Aston Villa, yarın Avusturya'nın Salzburg kentinde karşılaşacak - Galatasaray'ın 2000 yılında kazandığı UEFA Süper Kupa'yı en çok müzesine götüren takım, 6 kez ile Real Madrid oldu - İspanyol ekipleri, Süper Kupa'daki son 17 maçta 11 kez, toplamda ise 17 defa mutlu sona ulaştı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- HÜSEYİN BURAK DEMİRER - Futbolda 51. UEFA Süper Kupa, Fransız kulübü Paris Saint-Germain (PSG) ile İngiltere'nin Aston Villa takımı arasında yarın yapılacak maçla sahibini bulacak.Son 2 yıldır UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan PSG ile geçen sezonun UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Aston Villa'nın karşılaşacağı Süper Kupa maçı, Avusturya'nın Salzburg kentiyle aynı adı taşıyan statta oynanacak.Yarın TSİ 22.00'de başlayacak mücadeleyi, ABD'ye girişine izin verilmediği için 2026 FIFA Dünya Kupası'nda görev alamayan Somalili hakem Omar Abdulkadir Artan yönetecek.Geçen yılın şampiyonu PSG de 1982'de kupayı müzesine götüren Aston Villa da kupada 2. zaferini elde etmeye çalışacak.En başarılı takım Real MadridUEFA Süper Kupa'nın en başarılı kulübü ünvanını, Real Madrid elinde tutuyor.Madrid ekibinin 6 kez müzesine götürdüğü kupada Barcelona ve Milan 5'er defa mutlu sona ulaştı. Liverpool 4, Atletico Madrid de 3 kez kupanın sahibi oldu.Real Madrid 2002'de Feyenoord, 2014 ve 2016'da Sevilla, 2017'de Manchester United, 2022'de Eintracht Frankfurt ve 2024'te Atalanta önünde sahadan galip ayrılarak mutlu sona ulaştı. Eflatun-beyazlılar, 1998'de Chelsea, 2000'de Galatasaray ve 2018'de Atletico Madrid'e karşı kupayı kazanamadı.Barcelona, 1992'de Werder Bremen, 1997'de Borussia Dortmund, 2009'da Shakhtar Donetsk, 2011'de Porto, 2015'te Sevilla karşısında galip gelerek kupayı kazandı. Barcelona, 1979'da Nottingham Forest, 1982'de Aston Villa, 1989'da Milan, 2006'da da Sevilla karşısında mağlup olarak kupayı müzesine götüremedi.Milan ise 1989'da Barcelona'yı, 1990'da Sampdoria'yı, 1994'te Arsenal'ı, 2003'te Porto'yu, 2007'de de Sevilla'yı geçerek kupaya uzandı. İtalyan ekibi, 1973'te Ajax, 1993'te de Parma'ya kupayı kaptırdı.UEFA Süper Kupa'da en az 3 şampiyonluğu bulunan kulüpler şunlar:TakımÜlkeŞampiyonlukFinalReal Madridİspanya6 (2002, 2014, 2016, 2017, 2022, 2024)3 (1998, 2000, 2018)Barcelonaİspanya5 (1992, 1997, 2009, 2011, 2015)4 (1979, 1982, 1989, 2006)Milanİtalya5 (1989, 1990, 1994, 2003, 2007)2 (1973, 1993)Liverpoolİngiltere4 (1977, 2001, 2005, 2019)2 (1978, 1984)Atletico Madridİspanya3 (2010, 2012, 2018)0Galatasaray 2000&#039;de kupayı müzesine götürdüGalatasaray, 2000'de UEFA Süper Kupa'yı kazanma başarısı gösterdi.Sarı-kırmızılılar, 25 Ağustos 2000'de yapılan maçta İspanya ekibi Real Madrid'in karşısına çıktı.Normal süresi 1-1 biten müsabakayı Mario Jardel'in altın golü ile 2-1 kazanan sarı-kırmızılı ekip, kupayı Türkiye'ye getirerek önemli bir başarıya imza attı.Son yıllara İspanyol damgasıİspanya ekipleri, Süper Kupa'daki son 17 maçın 11'inde şampiyonluğa ulaştı.Söz konusu şampiyonluklar Barcelona (2009, 2011, 2015), Atletico Madrid (2010, 2012, 2018) ve Real Madrid'den (2014, 2016, 2017, 2022, 2024) geldi.Bu süreçte 2013 ve 2020'de Almanya'nın Bayern Münih ekibi, 2019, 2021 ve 2023'te ise İngiltere temsilcileri Liverpool, Chelsea ve Manchester City, UEFA Süper Kupa'yı kazandı.Kupayı bugüne kadar en çok müzesine götüren de İspanya takımları oldu. İspanyollar 17, İngilizler 10 ve İtalyanlar 9 kez şampiyonluk sevinci yaşadı.26 ayrı kulüp sevindiUEFA Süper Kupa'yı, geçmişte 13 ülkeden 26 farklı takım kazandı.Real Madrid 6, Milan ve Barcelona'nın 5'şer, Liverpool 4, Atletico Madrid ise 3 defa şampiyonluk sevinci yaşadı.Organizasyonda Ajax, Anderlecht, Bayern Münih, Chelsea, Juventus ve Valencia 2'şer, Aberdeen, Aston Villa, Dinamo Kiev, Galatasaray, Lazio, Manchester United, Mechelen, Nottingham Forest, Parma, Porto, PSG, Steaua Bükreş, Sevilla, Zenit ve Manchester City de birer kez kupayı kaldırdı.1972&#039;deki Süper Kupa resmiyet kazanmadıHollanda'nın Ajax takımı ile İskoçya'nın Rangers ekibi arasında 1972'de oynanan Süper Kupa, UEFA tarafından resmi değerlendirmeye alınmadı.O yıl Kupa Galipleri Kupası'nı kazanan Rangers'ın, taraftarlarının olumsuz hareketleri sonucu Avrupa kupalarından bir yıl men edilmesi nedeniyle UEFA iki takım arasında Süper Kupa oynanmasını desteklemedi. Bir gazetenin desteğiyle oynanan iki maç sonunda Ajax rakibine üstünlük sağladı.Süper Kupa, 1973'ten itibaren UEFA'nın resmi programına dahil edildi.UEFA Süper Kupa maçlarıYılMaçSonuç1973Ajax-Milan0-1, 6-01975Dinamo Kiev-Bayern Münih1-0, 2-01976Anderlecht-Bayern Münih1-2, 4-11977Liverpool-Hamburg1-1, 6-01978Anderlecht-Liverpool3-1, 1-21979Nottingham Forest-Barcelona1-0, 1-11980Valencia-Nottingham Forest1-2, 1-01982Aston Villa-Barcelona0-1, 3-0 (uzatma)1983Aberdeen-Hamburg0-0, 2-01984Juventus-Liverpool2-01986Steaua Bükreş-Dinamo Kiev1-01987Porto-Ajax1-0, 1-01988Mechelen-PSV3-0, 0-11989Milan-Barcelona1-1, 1-01990Milan-Sampdoria1-1, 2-01991Manchester United-Kızılyıldız1-01992Barcelona-Werder Bremen1-1, 2-11993Parma-Milan0-1, 2-0 (uzatma)1994Milan-Arsenal0-0, 2-01995Ajax-Real Zaragoza1-1, 4-01996Juventus-PSG6-1, 3-11997Barcelona-Borussia Dortmund2-0, 1-11998Chelsea-Real Madrid1-01999Lazio-Manchester United1-02000Galatasaray-Real Madrid2-1 (uzatma)2001Liverpool-Bayern Münih3-22002Real Madrid-Feyenoord3-12003Milan-Porto1-02004Valencia-Porto2-12005Liverpool-CSKA Moskova3-1 (uzatma)2006Sevilla-Barcelona3-02007Milan-Sevilla3-12008Zenit-Manchester United2-12009Barcelona-Shakhtar Donetsk1-0 (uzatma)2010Atletico Madrid-Inter2-02011Barcelona-Porto2-02012Atletico Madrid-Chelsea4-12013Bayern Münih-Chelsea2-2 (5-4 penaltılarla)2014Real Madrid-Sevilla2-02015Barcelona-Sevilla5-4 (uzatma)2016Real Madrid-Sevilla3-2 (uzatma)2017Real Madrid-Manchester United2-12018Atletico Madrid-Real Madrid4-2 (uzatma)2019Liverpool-Chelsea2-2 (5-4 penaltılarla)2020Bayern Münih-Sevilla2-1 (uzatma)2021Chelsea-Villarreal1-1 (6-5 penaltılarla)2022Real Madrid-Eintracht Frankfurt2-02023Manchester City-Sevilla1-1 (5-4 penaltılarla)2024Real Madrid-Atalanta2-02025PSG-Tottenham2-2 (4-3 penaltılarla)NOT: İlk yazılan takımlar kupayı kazandı. Kupa 1974, 1981 ve 1985 yıllarında düzenlenmedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- HÜSEYİN BURAK DEMİRER - Futbolda 51. UEFA Süper Kupa, Fransız kulübü Paris Saint-Germain (PSG) ile İngiltere'nin Aston Villa takımı arasında yarın yapılacak maçla sahibini bulacak.Son 2 yıldır UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını kazanan PSG ile geçen sezonun UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Aston Villa'nın karşılaşacağı Süper Kupa maçı, Avusturya'nın Salzburg kentiyle aynı adı taşıyan statta oynanacak.Yarın TSİ 22.00'de başlayacak mücadeleyi, ABD'ye girişine izin verilmediği için 2026 FIFA Dünya Kupası'nda görev alamayan Somalili hakem Omar Abdulkadir Artan yönetecek.Geçen yılın şampiyonu PSG de 1982'de kupayı müzesine götüren Aston Villa da kupada 2. zaferini elde etmeye çalışacak.En başarılı takım Real MadridUEFA Süper Kupa'nın en başarılı kulübü ünvanını, Real Madrid elinde tutuyor.Madrid ekibinin 6 kez müzesine götürdüğü kupada Barcelona ve Milan 5'er defa mutlu sona ulaştı. Liverpool 4, Atletico Madrid de 3 kez kupanın sahibi oldu.Real Madrid 2002'de Feyenoord, 2014 ve 2016'da Sevilla, 2017'de Manchester United, 2022'de Eintracht Frankfurt ve 2024'te Atalanta önünde sahadan galip ayrılarak mutlu sona ulaştı. Eflatun-beyazlılar, 1998'de Chelsea, 2000'de Galatasaray ve 2018'de Atletico Madrid'e karşı kupayı kazanamadı.Barcelona, 1992'de Werder Bremen, 1997'de Borussia Dortmund, 2009'da Shakhtar Donetsk, 2011'de Porto, 2015'te Sevilla karşısında galip gelerek kupayı kazandı. Barcelona, 1979'da Nottingham Forest, 1982'de Aston Villa, 1989'da Milan, 2006'da da Sevilla karşısında mağlup olarak kupayı müzesine götüremedi.Milan ise 1989'da Barcelona'yı, 1990'da Sampdoria'yı, 1994'te Arsenal'ı, 2003'te Porto'yu, 2007'de de Sevilla'yı geçerek kupaya uzandı. İtalyan ekibi, 1973'te Ajax, 1993'te de Parma'ya kupayı kaptırdı.UEFA Süper Kupa'da en az 3 şampiyonluğu bulunan kulüpler şunlar:TakımÜlkeŞampiyonlukFinalReal Madridİspanya6 (2002, 2014, 2016, 2017, 2022, 2024)3 (1998, 2000, 2018)Barcelonaİspanya5 (1992, 1997, 2009, 2011, 2015)4 (1979, 1982, 1989, 2006)Milanİtalya5 (1989, 1990, 1994, 2003, 2007)2 (1973, 1993)Liverpoolİngiltere4 (1977, 2001, 2005, 2019)2 (1978, 1984)Atletico Madridİspanya3 (2010, 2012, 2018)0Galatasaray 2000&#039;de kupayı müzesine götürdüGalatasaray, 2000'de UEFA Süper Kupa'yı kazanma başarısı gösterdi.Sarı-kırmızılılar, 25 Ağustos 2000'de yapılan maçta İspanya ekibi Real Madrid'in karşısına çıktı.Normal süresi 1-1 biten müsabakayı Mario Jardel'in altın golü ile 2-1 kazanan sarı-kırmızılı ekip, kupayı Türkiye'ye getirerek önemli bir başarıya imza attı.Son yıllara İspanyol damgasıİspanya ekipleri, Süper Kupa'daki son 17 maçın 11'inde şampiyonluğa ulaştı.Söz konusu şampiyonluklar Barcelona (2009, 2011, 2015), Atletico Madrid (2010, 2012, 2018) ve Real Madrid'den (2014, 2016, 2017, 2022, 2024) geldi.Bu süreçte 2013 ve 2020'de Almanya'nın Bayern Münih ekibi, 2019, 2021 ve 2023'te ise İngiltere temsilcileri Liverpool, Chelsea ve Manchester City, UEFA Süper Kupa'yı kazandı.Kupayı bugüne kadar en çok müzesine götüren de İspanya takımları oldu. İspanyollar 17, İngilizler 10 ve İtalyanlar 9 kez şampiyonluk sevinci yaşadı.26 ayrı kulüp sevindiUEFA Süper Kupa'yı, geçmişte 13 ülkeden 26 farklı takım kazandı.Real Madrid 6, Milan ve Barcelona'nın 5'şer, Liverpool 4, Atletico Madrid ise 3 defa şampiyonluk sevinci yaşadı.Organizasyonda Ajax, Anderlecht, Bayern Münih, Chelsea, Juventus ve Valencia 2'şer, Aberdeen, Aston Villa, Dinamo Kiev, Galatasaray, Lazio, Manchester United, Mechelen, Nottingham Forest, Parma, Porto, PSG, Steaua Bükreş, Sevilla, Zenit ve Manchester City de birer kez kupayı kaldırdı.1972&#039;deki Süper Kupa resmiyet kazanmadıHollanda'nın Ajax takımı ile İskoçya'nın Rangers ekibi arasında 1972'de oynanan Süper Kupa, UEFA tarafından resmi değerlendirmeye alınmadı.O yıl Kupa Galipleri Kupası'nı kazanan Rangers'ın, taraftarlarının olumsuz hareketleri sonucu Avrupa kupalarından bir yıl men edilmesi nedeniyle UEFA iki takım arasında Süper Kupa oynanmasını desteklemedi. Bir gazetenin desteğiyle oynanan iki maç sonunda Ajax rakibine üstünlük sağladı.Süper Kupa, 1973'ten itibaren UEFA'nın resmi programına dahil edildi.UEFA Süper Kupa maçlarıYılMaçSonuç1973Ajax-Milan0-1, 6-01975Dinamo Kiev-Bayern Münih1-0, 2-01976Anderlecht-Bayern Münih1-2, 4-11977Liverpool-Hamburg1-1, 6-01978Anderlecht-Liverpool3-1, 1-21979Nottingham Forest-Barcelona1-0, 1-11980Valencia-Nottingham Forest1-2, 1-01982Aston Villa-Barcelona0-1, 3-0 (uzatma)1983Aberdeen-Hamburg0-0, 2-01984Juventus-Liverpool2-01986Steaua Bükreş-Dinamo Kiev1-01987Porto-Ajax1-0, 1-01988Mechelen-PSV3-0, 0-11989Milan-Barcelona1-1, 1-01990Milan-Sampdoria1-1, 2-01991Manchester United-Kızılyıldız1-01992Barcelona-Werder Bremen1-1, 2-11993Parma-Milan0-1, 2-0 (uzatma)1994Milan-Arsenal0-0, 2-01995Ajax-Real Zaragoza1-1, 4-01996Juventus-PSG6-1, 3-11997Barcelona-Borussia Dortmund2-0, 1-11998Chelsea-Real Madrid1-01999Lazio-Manchester United1-02000Galatasaray-Real Madrid2-1 (uzatma)2001Liverpool-Bayern Münih3-22002Real Madrid-Feyenoord3-12003Milan-Porto1-02004Valencia-Porto2-12005Liverpool-CSKA Moskova3-1 (uzatma)2006Sevilla-Barcelona3-02007Milan-Sevilla3-12008Zenit-Manchester United2-12009Barcelona-Shakhtar Donetsk1-0 (uzatma)2010Atletico Madrid-Inter2-02011Barcelona-Porto2-02012Atletico Madrid-Chelsea4-12013Bayern Münih-Chelsea2-2 (5-4 penaltılarla)2014Real Madrid-Sevilla2-02015Barcelona-Sevilla5-4 (uzatma)2016Real Madrid-Sevilla3-2 (uzatma)2017Real Madrid-Manchester United2-12018Atletico Madrid-Real Madrid4-2 (uzatma)2019Liverpool-Chelsea2-2 (5-4 penaltılarla)2020Bayern Münih-Sevilla2-1 (uzatma)2021Chelsea-Villarreal1-1 (6-5 penaltılarla)2022Real Madrid-Eintracht Frankfurt2-02023Manchester City-Sevilla1-1 (5-4 penaltılarla)2024Real Madrid-Atalanta2-02025PSG-Tottenham2-2 (4-3 penaltılarla)NOT: İlk yazılan takımlar kupayı kazandı. Kupa 1974, 1981 ve 1985 yıllarında düzenlenmedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/grafikli-51-uefa-super-kupa-nin-sahibi-yarin-belli-olacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>DOSYA HABER / SÜPER LİG'DE SEZON BAŞLIYOR - Süper Lig'de statlar yeni sezona hazır</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dosya-haber-super-lig-de-sezon-basliyor-super-lig-e-uc-buyukler-damgasi/892197/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dosya-haber-super-lig-de-sezon-basliyor-super-lig-e-uc-buyukler-damgasi/892197/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:03:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: 2026-2027 sezonunda lig müsabakaları, 13 farklı şehirde yapılacak - RAMS Park, 53 bin 387 ile en fazla seyirci kapasitesine sahip stat olarak dikkati çekiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- METİN ARSLANCAN - Türk futbolunun en üst seviye organizasyonu olan Süper Lig'de 69. sezonun başlamasına sayılı günler kala maçların oynanacağı statlar hazır. Süper Lig'in yeni sezonu, 14 Ağustos Cuma günü son şampiyon Galatasaray ile ligin yeni ekiplerinden Çorum FK arasında oynanacak karşılaşmayla başlayacak.Ligde mücadele eden 18 takım, maçlarını 18 farklı statta oynayacak.Yeni sezonda lig müsabakaları 13 ildeki statlarda gerçekleştirilecek.Süper Lig'de İstanbul'dan 6, Ankara, İzmir, Trabzon, Konya, Antalya, Kocaeli, Samsun, Gaziantep, Rize, Erzurum, Diyarbakır ve Çorum'dan birer ekip mücadele edecek.En fazla seyirci kapasitesine sahip statlarGalatasaray'ın iç saha maçlarını oynadığı RAMS Park, Süper Lig'in 2026-2027 sezonunda en fazla seyirci kapasitesine sahip stadı konumunda bulunuyor.2011 yılından bu yana hizmet veren RAMS Park, 53 bin 387 seyirci kapasitesiyle yeni sezonda da sarı-kırmızılıların maçlarına ev sahipliği yapacak.Fenerbahçe'nin iç saha müsabakalarını oynadığı Chobani Stadı da ligin en fazla seyirci kapasitesine sahip ikinci stadı olarak dikkati çekiyor. Sarı-lacivertli ekibe ev sahipliği yapan stat, yeni sezondaki maçlarda 47 bin 911 taraftarı ağırlayabilecek.Beşiktaş'ın rakiplerini konuk ettiği Tüpraş Stadı ise 42 bin 684 kişi kapasitesiyle yeni sezonda taraftarlarını bekleyecek.En az seyirci kapasitesine sahip statlarİstanbul'daki Esenyurt Necmi Kadıoğlu Stadı, yeni sezonda maç yapılacak yerler arasında en az kapasiteye sahip stat oldu.Süper Lig'de bu sezon Eyüpspor'un iç saha maçlarına ev sahipliği yapacak stadın 4 bin 274 seyirci kapasitesi bulunuyor.Süper Lig'de 11. sezonuna hazırlanan Corendon Alanyaspor'un müsabakalarını yaptığı Alanya Oba Stadı 9 bin 785, ligin yeni takımlarından Çorum FK'nin rakiplerini konuk edeceği Çorum Şehir Stadı 13 bin 119, Kasımpaşa'ya ev sahipliği yapan Recep Tayyip Erdoğan Stadı da maçlarda 13 bin 797 seyirciyi ağırlayabilecek.Modern statlarSüper Lig maçları, 2026-2027 sezonunda son yıllarda yapılan ve yenilenen modern statlarda oynanacak.RAMS Park, Tüpraş Stadı, Başakşehir Fatih Terim Stadı, Papara Park, Gürsel Aksel Stadı, Alanya Oba Stadı, Gaziantep Stadı, MEDAŞ Konya Büyükşehir Stadı, Samsun Yeni 19 Mayıs Stadı, Eryaman Stadı, Kocaeli Stadı, Çaykur Didi Stadı, Diyarbakır Stadı ve Çorum Şehir Stadı 2008 yılı sonrasında açılan tesisler olarak ön plana çıkıyor.İstanbul'daki Chobani Stadı ve Recep Tayyip Erdoğan Stadı da son dönemde yapılan yenileme çalışmalarıyla Türk futboluna hizmet veriyor.Statlar ve kapasiteleriTürkiye Futbol Federasyonu verilerine göre, Süper Lig'de 2026-2027 sezonunda oynanacak maçların yapılacağı statların seyirci kapasiteleri şu şekilde:TakımStatKapasiteGalatasarayRAMS Park53387FenerbahçeChobani47911BeşiktaşTüpraş42684KonyasporMEDAŞ Konya Büyükşehir41135TrabzonsporPapara Park41061KocaelisporKocaeli34829SamsunsporSamsun Yeni 19 Mayıs34346Amed Sportif FaaliyetlerDiyarbakır30480Gaziantep FKGaziantep30320GöztepeISONEM Park Gürsel Aksel Spor ve Sağlıklı Yaşam Merkezi23376Erzurumspor FKErzurum Kazım Karabekir21374GençlerbirliğiEryaman20000İstanbul BaşakşehirBaşakşehir Fatih Terim17067Çaykur RizesporÇaykur Didi14879KasımpaşaRecep Tayyip Erdoğan13797Çorum FKÇorum Şehir13119Corendon AlanyasporAlanya Oba9785EyüpsporEsenyurt Necmi Kadıoğlu4274]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- METİN ARSLANCAN - Türk futbolunun en üst seviye organizasyonu olan Süper Lig'de 69. sezonun başlamasına sayılı günler kala maçların oynanacağı statlar hazır. Süper Lig'in yeni sezonu, 14 Ağustos Cuma günü son şampiyon Galatasaray ile ligin yeni ekiplerinden Çorum FK arasında oynanacak karşılaşmayla başlayacak.Ligde mücadele eden 18 takım, maçlarını 18 farklı statta oynayacak.Yeni sezonda lig müsabakaları 13 ildeki statlarda gerçekleştirilecek.Süper Lig'de İstanbul'dan 6, Ankara, İzmir, Trabzon, Konya, Antalya, Kocaeli, Samsun, Gaziantep, Rize, Erzurum, Diyarbakır ve Çorum'dan birer ekip mücadele edecek.En fazla seyirci kapasitesine sahip statlarGalatasaray'ın iç saha maçlarını oynadığı RAMS Park, Süper Lig'in 2026-2027 sezonunda en fazla seyirci kapasitesine sahip stadı konumunda bulunuyor.2011 yılından bu yana hizmet veren RAMS Park, 53 bin 387 seyirci kapasitesiyle yeni sezonda da sarı-kırmızılıların maçlarına ev sahipliği yapacak.Fenerbahçe'nin iç saha müsabakalarını oynadığı Chobani Stadı da ligin en fazla seyirci kapasitesine sahip ikinci stadı olarak dikkati çekiyor. Sarı-lacivertli ekibe ev sahipliği yapan stat, yeni sezondaki maçlarda 47 bin 911 taraftarı ağırlayabilecek.Beşiktaş'ın rakiplerini konuk ettiği Tüpraş Stadı ise 42 bin 684 kişi kapasitesiyle yeni sezonda taraftarlarını bekleyecek.En az seyirci kapasitesine sahip statlarİstanbul'daki Esenyurt Necmi Kadıoğlu Stadı, yeni sezonda maç yapılacak yerler arasında en az kapasiteye sahip stat oldu.Süper Lig'de bu sezon Eyüpspor'un iç saha maçlarına ev sahipliği yapacak stadın 4 bin 274 seyirci kapasitesi bulunuyor.Süper Lig'de 11. sezonuna hazırlanan Corendon Alanyaspor'un müsabakalarını yaptığı Alanya Oba Stadı 9 bin 785, ligin yeni takımlarından Çorum FK'nin rakiplerini konuk edeceği Çorum Şehir Stadı 13 bin 119, Kasımpaşa'ya ev sahipliği yapan Recep Tayyip Erdoğan Stadı da maçlarda 13 bin 797 seyirciyi ağırlayabilecek.Modern statlarSüper Lig maçları, 2026-2027 sezonunda son yıllarda yapılan ve yenilenen modern statlarda oynanacak.RAMS Park, Tüpraş Stadı, Başakşehir Fatih Terim Stadı, Papara Park, Gürsel Aksel Stadı, Alanya Oba Stadı, Gaziantep Stadı, MEDAŞ Konya Büyükşehir Stadı, Samsun Yeni 19 Mayıs Stadı, Eryaman Stadı, Kocaeli Stadı, Çaykur Didi Stadı, Diyarbakır Stadı ve Çorum Şehir Stadı 2008 yılı sonrasında açılan tesisler olarak ön plana çıkıyor.İstanbul'daki Chobani Stadı ve Recep Tayyip Erdoğan Stadı da son dönemde yapılan yenileme çalışmalarıyla Türk futboluna hizmet veriyor.Statlar ve kapasiteleriTürkiye Futbol Federasyonu verilerine göre, Süper Lig'de 2026-2027 sezonunda oynanacak maçların yapılacağı statların seyirci kapasiteleri şu şekilde:TakımStatKapasiteGalatasarayRAMS Park53387FenerbahçeChobani47911BeşiktaşTüpraş42684KonyasporMEDAŞ Konya Büyükşehir41135TrabzonsporPapara Park41061KocaelisporKocaeli34829SamsunsporSamsun Yeni 19 Mayıs34346Amed Sportif FaaliyetlerDiyarbakır30480Gaziantep FKGaziantep30320GöztepeISONEM Park Gürsel Aksel Spor ve Sağlıklı Yaşam Merkezi23376Erzurumspor FKErzurum Kazım Karabekir21374GençlerbirliğiEryaman20000İstanbul BaşakşehirBaşakşehir Fatih Terim17067Çaykur RizesporÇaykur Didi14879KasımpaşaRecep Tayyip Erdoğan13797Çorum FKÇorum Şehir13119Corendon AlanyasporAlanya Oba9785EyüpsporEsenyurt Necmi Kadıoğlu4274]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/dosya-haber-super-lig-de-sezon-basliyor-super-lig-e-uc-buyukler-damgasi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'de yaklaşık her 4 kişiden biri internet üzerinden eğitim aldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-de-yaklasik-her-4-kisiden-biri-internet-uzerinden-egitim-aldi/892196/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-de-yaklasik-her-4-kisiden-biri-internet-uzerinden-egitim-aldi/892196/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:03:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Dijital mecrada eğitim alanların oranı bu yıl erkeklerde yüzde 22,4, kadınlarda yüzde 23,5 olarak hesaplandı - Bu eğitimi çevrim içi kurs olarak alanların oranı 2017'de yüzde 2,5 iken bu yıl yüzde 7,9 oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : MERTKAN ORUÇ - Türkiye'de internet üzerinden eğitim alan bireylerin oranı 2017'de yüzde 6,5 iken bu yıl yüzde 22,9'a yükseldi. AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'de 16-74 yaş grubundaki bireylerin internet kullanım oranı bu yıl yüzde 92,3 olarak belirlendi. İnternetin genel kullanım oranı geçen yıla göre 1,4 puan arttı.Bireylerin interneti kullanım amaçları incelendiğinde, internet üzerinden eğitim alanların oranında artış olduğu görüldü.Telefon, tablet ve bilgisayar gibi teknolojik aletlerin kullanımının yaygınlaşması, çevrim içi eğitimlere her yerden kolayca ulaşılabilmesi, bu alandaki içeriklerin artması, öğrenme faaliyetini dijital mecralara taşıdı.Kovid-19 salgı döneminde yüz yüze eğitimin sekteye uğraması da eğitimde dijitalleşmeyi hızlandıran unsurlardan biri oldu.Bu kapsamda, son 3 ay içinde internet üzerinden eğitim, mesleki ve özel amaçlar için yapılan öğrenme faaliyeti gerçekleştiren bireylerin oranı 2017'de yüzde 6,5 iken bu yıl yüzde 22,9'a çıktı.Böylece Türkiye'deki yaklaşık her 4 kişiden birinin internet üzerinden öğrenme faaliyetinde bulunduğu tespit edildi.Dijital mecrada eğitim alanların oranı bu yıl erkeklerde yüzde 22,4, kadınlarda yüzde 23,5 olarak hesaplandı.Erkekler daha fazla çevrim içi kurs aldıÖğrenme faaliyetinin detayları incelendiğinde, Türkiye genelinde çevrim içi kurs alanların oranı 2017'de yüzde 2,5 iken bu yıl yüzde 7,9'a çıktı.Söz konusu faaliyeti gerçekleştiren erkeklerin oranı bu yıl yüzde 8,1, kadınların oranı yüzde 7,8 oldu.Türkiye'de kurs dışındaki diğer çevrim içi öğrenme materyallerini kullananların oranı da 10 yıllık dönemde yüzde 4,4'ten yüzde 16,6'ya yükseldi. Bu öğrenme yöntemini kullananların oranı erkeklerde yüzde 16,1, kadınlarda yüzde 17,3 olarak belirlendi.Sesli veya görüntülü çevrim içi araçları kullanarak eğitimciler veya öğrencilerle iletişim kurma oranı da 2017-2026 döneminde yüzde 3,1'den yüzde 11,5'e çıktı. Erkeklerde söz konusu faaliyeti gerçekleştirenlerin oranı yüzde 10,6, kadınlarda yüzde 12,5 olarak hesaplandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : MERTKAN ORUÇ - Türkiye'de internet üzerinden eğitim alan bireylerin oranı 2017'de yüzde 6,5 iken bu yıl yüzde 22,9'a yükseldi. AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'de 16-74 yaş grubundaki bireylerin internet kullanım oranı bu yıl yüzde 92,3 olarak belirlendi. İnternetin genel kullanım oranı geçen yıla göre 1,4 puan arttı.Bireylerin interneti kullanım amaçları incelendiğinde, internet üzerinden eğitim alanların oranında artış olduğu görüldü.Telefon, tablet ve bilgisayar gibi teknolojik aletlerin kullanımının yaygınlaşması, çevrim içi eğitimlere her yerden kolayca ulaşılabilmesi, bu alandaki içeriklerin artması, öğrenme faaliyetini dijital mecralara taşıdı.Kovid-19 salgı döneminde yüz yüze eğitimin sekteye uğraması da eğitimde dijitalleşmeyi hızlandıran unsurlardan biri oldu.Bu kapsamda, son 3 ay içinde internet üzerinden eğitim, mesleki ve özel amaçlar için yapılan öğrenme faaliyeti gerçekleştiren bireylerin oranı 2017'de yüzde 6,5 iken bu yıl yüzde 22,9'a çıktı.Böylece Türkiye'deki yaklaşık her 4 kişiden birinin internet üzerinden öğrenme faaliyetinde bulunduğu tespit edildi.Dijital mecrada eğitim alanların oranı bu yıl erkeklerde yüzde 22,4, kadınlarda yüzde 23,5 olarak hesaplandı.Erkekler daha fazla çevrim içi kurs aldıÖğrenme faaliyetinin detayları incelendiğinde, Türkiye genelinde çevrim içi kurs alanların oranı 2017'de yüzde 2,5 iken bu yıl yüzde 7,9'a çıktı.Söz konusu faaliyeti gerçekleştiren erkeklerin oranı bu yıl yüzde 8,1, kadınların oranı yüzde 7,8 oldu.Türkiye'de kurs dışındaki diğer çevrim içi öğrenme materyallerini kullananların oranı da 10 yıllık dönemde yüzde 4,4'ten yüzde 16,6'ya yükseldi. Bu öğrenme yöntemini kullananların oranı erkeklerde yüzde 16,1, kadınlarda yüzde 17,3 olarak belirlendi.Sesli veya görüntülü çevrim içi araçları kullanarak eğitimciler veya öğrencilerle iletişim kurma oranı da 2017-2026 döneminde yüzde 3,1'den yüzde 11,5'e çıktı. Erkeklerde söz konusu faaliyeti gerçekleştirenlerin oranı yüzde 10,6, kadınlarda yüzde 12,5 olarak hesaplandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/turkiye-de-yaklasik-her-4-kisiden-biri-internet-uzerinden-egitim-aldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Skibbe'nin yardımcısı Serhat Umar, yoluna teknik direktör olarak devam etmek istiyor:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/skibbe-nin-yardimcisi-serhat-umar-yoluna-teknik-direktor-olarak-devam-etmek-istiyor/892195/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/skibbe-nin-yardimcisi-serhat-umar-yoluna-teknik-direktor-olarak-devam-etmek-istiyor/892195/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:03:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Profesyonel liglerde yardımcı antrenörlükte yaklaşık 11 sene oldu. Yardımcı antrenör olarak 400'ün üzerinde maça çıktım. Hazır olduğumu düşünüyorum. İnşallah önümüzdeki dönemlerde artık ben de teknik direktör olarak yoluma devam edeceğim - Hem Japonya hem Almanya'da gördüğüm, öğrendiğim şeyleri kendi ülkeme de vermek, Türk futboluna da katkıda bulunmak isterim - Bence Türkiye'nin Japon futboluna daha fazla yönlenmesi, buradan transferi düşünmesi gerekiyor. Almanya, İngiltere, Belçika, İspanya ve Portekiz, Japonya'dan transfer ettiği futbolculardan çok memnun kalıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRAH OKTAY - Japonya 1. Futbol Ligi (J1 Ligi) takımlarından Vissel Kobe'de Alman teknik adam Michael Skibbe'nin yardımcılığını yapan Serhat Umar, kariyerine teknik direktör olarak devam etmek istediğini söyledi. Antrenörlük kariyerine Almanya'da başlayan ve Türkiye'de Eskişehirspor, Göztepe, Yeni Malatyaspor ve Akhisarspor'da çalışan Serhat Umar, yaklaşık 5 yıldır Skibbe'nin ekibinde baş yardımcı antrenör olarak görev yapıyor. Japonya'nın önemli takımlarından Vissel Kobe'de Alman çalıştırıcının yardımcılığını yapan Umar, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) kursunu tamamlayarak UEFA Pro Lisansı aldı.Genç teknik adam, kariyer hedefi, Türk ve Japon futboluyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.TFF Antrenör Eğitim Müdürü Emre Aydemir gözetiminde verimli bir pro lisans süreci geçirdiklerini aktaran Serhat Umar, Birkaç hafta önce UEFA Pro Lisansı aldık. Emre Aydemir hocamızın gözetiminde çok verimli ve uyumlu bir Pro Lisans senesi geçirdik. Çok değerli hocalardan oluşan bir Pro Lisans'tı. Birbirimize çok şeyler kattık. Emre Aydemir ve Mustafa Gülen hocama teşekkür ediyorum. dedi.Teknik direktörlük yapmak için pro lisansı almayı beklediği belirten 43 yaşındaki çalıştırıcı, Benim hedefimde yardımcı hoca olarak çalıştığım dönemde en verimli şekilde teknik direktörlerime destek olmak vardı. Bununla birlikte her teknik direktörden de bir şeyler kaptım ve kendi felsefemi oluşturdum. Profesyonel liglerde yardımcı antrenörlükte yaklaşık 11 sene oldu. Yardımcı antrenör olarak 400'ün üzerinde maça çıktım. Hazır olduğumu düşünüyorum. Her zaman yüzde 100 hazır olmayı ve mutlaka Pro Lisans'ımın olmasını istiyordum. Teknik direktörlüğe daha önce başlamak istemedim. Şu an kendimi hazır buluyorum. Skibbe hocayla da sürekli konuşuyoruz. O da beni bu konuda her zaman destekliyor. İnşallah önümüzdeki dönemlerde artık ben de teknik direktör olarak yoluma devam edeceğim. diye konuştu.Umar, kariyerine Avrupa'da veya Japonya'da devam etme konusunda kendisini şartlamadığını anlatarak Japonya'da 4,5 sene oldu. Tabii ki ailemi de özlüyorum. Anne, baba, ablalarım hepsi Avrupa'da yaşıyor. Yalnız ve uzak kalmak da pek kolay değil. Tabii ki ekmek parası ve belirli hedeflerle buraya geldik. Hayırlısı neyse o olsun. Benim için önemli olan gittiğim kulübe bir şeyler verebilmek, oradaki futbolcuları geliştirebilmek, onlara yardımcı olabilmek. Tabii ki bunu ileride kendi ülkemde de yapmak isterim. Hem Japonya hem Almanya'da gördüğüm, öğrendiğim şeyleri kendi ülkeme de vermek, Türk futboluna da katkıda bulunmak isterim. Nerede vizyonum ile felsefeme uygun iyi bir proje ve teklif gelirse bakacağız. ifadelerini kullandı.Türk futbolunu çok yakından takip ediyorumSerhat Umar, Türkiye ile büyük bir saat farkı olmasına rağmen Türk futbolunu yakından takip ettiğini dile getirdi.Türk futbolunun son yıllarda çok geliştiğini vurgulayan Umar, sözlerini şöyle sürdürdü:Türk futbolunu çok yakından takip ediyorum. Maçlar genelde burada gece 04.00'te oluyor. Birçok maçı izleyemiyorum ama özetlere bakma şansım oluyor. Çeşitli yazılımlardan da takip edebiliyorum. Bence Türk futbolunda özellikle 'Dört büyükler'de büyük gelişim oldu. Yapılan transferlerin kalitesinde artış oldu. Türk futbolcularımız da kendilerini geliştirmeye başlamış. Orada da bir gelişim görüyorum. Onu da göz ardı etmemek gerekiyor. Milli takımımız, çoğu Avrupa'da oynayan futbolculardan kurulu ama Türkiye'de yetişip Avrupa'ya giden birçok futbolcu kardeşimiz var. Bence Türk futbolu altyapısına biraz daha önem gösterirse bu süreci daha çabuk atlatmış oluruz, daha çok futbolcu yetiştiririz. Burada da ufak bir gelişim görüyorum ve başarılı buluyorum. Biraz daha Konferans Ligi, Avrupa Ligi ya da Şampiyonlar Ligi'nde şansımız yaver giderse bence Türk futbolu ileride daha iyi yerlere gelebilir.Okan Buruk ve Fatih Tekke&#039;yi çok başarılı buluyorumUmar, Türkiye'de genç teknik direktörlerin çok iyi işler yaptığını belirterek kulüp yöneticilerinden sabırlı olmalarını istedi.Galatasaray ile üst üste 4 sezon Süper Lig şampiyon olan Okan Buruk ile Trabzonspor'un başında geçen sezon Türkiye Kupası'nı kazanan Fatih Tekke'yi başarılı bulduğunu belirten Umar, şunları kaydetti:Okan Buruk ve Fatih Tekke'yi çok başarılı buluyorum. Yurt dışında da Arda hoca var. Burak Yılmaz, Gökhan Gönül, Mehmet Topal, Gökdeniz Karadeniz, Serdar Topraktepe var. Serdar hoca Beşiktaş'ta görev aldı ve işlerini de başarılı yaptı. Kendi teknik direktörlerimize biraz daha güvenebilsek ve sabredebilsek çok farklı olur. En önemlisi o sabır olayı. Japonya'yla Türkiye arasındaki en büyük farklardan bir tanesi de teknik direktörlere tanınan zamanın farkı. Burada çok uzun bir zaman tanıyorlar. Avrupa'da bile kulüpler bu kadar sabırlı değil. Japonya bu konuda örnek gösterebileceğim ülkelerden bir tanesi. Teknik direktörlere o zamanı tanıyorlar ve sonunda inanılmaz verim alıyorlar. Çünkü bir teknik direktörün zamana ihtiyacı var. Kendi felsefesini, düşüncelerini takıma aktarması, o takımdan da o verimi alabilmesi için belirli bir zaman geçmesi gerekiyor. Bence Türkiye'nin genç teknik adamlara önem vermesi gerekiyor. Burada da bizim yöneticilerimize çok büyük bir görev düşüyor. Lütfen sabırlı olalım. Türk teknik adamlara, genç teknik adamlara güvenelim. Onlar da kendilerini yetiştiriyorlar, yurt dışında staj yapıyorlar. Önceden çalıştıkları teknik adamlardan bilgiler alıyorlar. Artık her şey globalleşti. İnternet üzerinden çoğu şeyi daha çabuk benimseyebiliyoruz ve öğrenebiliyoruz. Buna Selçuk İnan'ı da katmak isterim. Selçuk hoca da Kocaelispor'da gayet başarılı bir dönem geçirdi. Okan hoca ve Fatih hoca, üst düzey başarılara imza atmış teknik direktörler. Okan hoca bunu sadece Galatasaray'da ispatlamadı. Akhisarspor'la zamanında kupayı kazanmıştı. Ondan sonra Başakşehir'le şampiyon oldu. Bu kolay iş değil. Bu başarılı bir teknik adam olduğunun göstergesi.Türkiye&#039;nin Japon futboluna daha fazla yönlenmesi gerekiyorSerhat Umar, Türk kulüplerinin Japonya'dan veya Uzak Doğu takımlarından daha fazla transfer yapması gerektiğini söyledi.Türk futbolunda forma giyen Uzak Doğu oyuncu sayısının az olduğunu vurgulayan Umar, Birkaç takım Uzak Doğu'dan transfer yaptı. Mesela Göztepe, Tokyo'nun kaptanı Matsuki'yi almıştı. Southampton alıp Göztepe'ye kiralanmıştı. Gayet başarılı, iyi bir futbolcuydu. Göztepe, bunun da verimini aldı. Şu an Beşiktaş'ta oynayan Güney Koreli forvet Oh, Alanyaspor'da Güney Koreli Ui-jo vardı. Uzak Doğu'nda alınan futbolcuların sayısı bence düşük. Bunun nedenini pek anlamış değilim. Mesela Galatasaray da Nagatomo'yu zamanında transfer etmişti ve çok da memnun kalmışlardı. Beşiktaş'a Kagawa gelmişti. O da gayet iyi oynadı. Bence Türkiye'nin Japon futboluna daha fazla yönlenmesi, buradan transferi düşünmesi gerekiyor. Almanya, İngiltere, Belçika, İspanya ve Portekiz, Japonya'dan transfer ettiği futbolculardan çok memnun kalıyor. Türkiye'nin buna daha çok önem göstermesi gerekiyor. Eğer Japonya'dan futbolcu transfer ediyorlarsa tek bir değil, iki oyuncu alırlarsa uyumları daha rahat olur. Çünkü çok uzak bir ülkeden geldikleri zaman kendi kültürüne yakın kültür bulamadıklarında bocalıyorlar. Buna önem gösterirlerse çok büyük verim alırlar. şeklinde görüş belirtti.Umar, Japon futbolu hakkında yaptığı değerlendirmede, Japonlar, futbolda gayet başarılılar. Hep üst düzey futbolcu yetiştirmeye çalışıyorlar. İş ahlakı dendiğinde Japonya zirvededir. Futbolda da böyleler. Futbolcular gayet disiplinli, işlerine bağlı. Bu da tabii ki teknik direktörlerin işini çok kolaylaştırıyor. Bence Japonya teknik ve dinamizm açısından çok başarılı. Sürekli Japonya'dan Avrupa'ya futbolcular transfer oluyor. Japonların kendi ülkelerine bağlılığı da çok yüksek. Onun için bu sayı şu an az gözükebilir ama bu kültür açısından öyle. Çünkü kendi ülkelerini çok seviyorlar, burada kalmayı tercih ediyorlar. Çünkü ülke güvenli ve temiz. Ahlak konusuna da çok dikkat ediyorlar. Tabii ki Avrupa'nın birçok ülkesi artık eskisi gibi güvenli değil. Buna da çok önem gösterdikleri için belki çok sayıda Japon futbolcu transfer olmuyor ama bence ileriki senelerde bu daha da artacak. ifadelerini kullandı.Skibbe hocayla benim hukukum 16 sene evveline kadar dayanıyorUmar, bir dönem Türkiye'de Galatasaray ve Eskişehirspor'u çalıştıran Michael Skibbe ile tanışıklığının 16 sene öncesine dayandığını söyledi.Kendisinin Almanya Futbol Federasyonunda çalıştığı dönemde Skibbe'nin yanında staj yaptığını hatırlatan Umar, şöyle konuştu:Skibbe hocayla benim hukukum 16 sene evveline kadar dayanıyor. Ben o zamanlar Almanya Futbol Federasyonunda çalışıyordum. Skibbe hocayla Frankfurt'ta tanıştık. O da Eintracht Frankfurt takımında teknik direktör olarak çalışıyordu. Onun yanında staja başlamıştım. 2010 ile 2014 yıllarında hocanın gittiği çeşitli takımlarda aralıklı olarak staj yaptım. 2015 yılında Eskişehirspor'da Skibbe hocanın başyardımcısı oldum. Eskişehirspor o zamanlar Süper Lig'deydi. Sonra Skibbe, Yunanistan Milli Takımı'nın başına geçmişti. Ben de o arada başka takımlarda çalışmaya başladım. Yaklaşık 5 yıl Türkiye'de çalıştım. TFF 1. Lig'de Göztepe'de Yılmaz Vural'la çalıştım. Finalde Eskişehirspor'a karşı kazanıp Süper Lig'e çıkmıştık. Ondan sonra Erol Bulut'la birlikte Yeni Malatyaspor'da çalışmıştım. Sonra tekrar Yılmaz hocayla birlikte Akhisar Belediyespor, sonra Kenan Koçak hocayla Hannover 96'da Bundesliga 2'de görev aldım. Bu süreçte Skibbe ile irtibat halindeydik. Kendisi Japonya'nın Sanfrecce Hiroshima takımından teklif almış. Bana, 'Hiroşima'ya benimle gelir misin?' dedi. Benim için değişik bir teklifti. Japonya çok uzak ama kabul ettim. Yaklaşık 4,5 sene oldu. Dört sene Sanfrecce Hiroshima'da çalıştık. Gayet başarılıydık ve 3 kupa kazandık. Ocak ayında Vissel Kobe'den teklif geldi. Oraya geçiş yaptık ve bu altı aylık bölümde Vissel Kobe ile de şampiyon olduk. Burada 6 aylık bir vizyon ligi konsepti vardı. Japonya fikstürünü değiştirdi. Yaz ayından itibaren artık Avrupa gibi olacak. Lig, ağustosta başlayıp haziran başında bitecek. Daha evvel şubat ayında başlayıp aralıkta bitiyordu. Bu değişim sürecindeki 6 aylık bölümü 100. Vizyon Ligi olarak bir yarım sezonluk bir organizasyonla geçirdik. Orada da şampiyon olduk.Skibbe'nin Türk futbolunu hala yakından takip ettiğini anlatan Umar, Hoca, Türkiye Ligi'ni çok yakından takip ediyor. Türkiye'yi çok seviyor. Her sene Türkiye'ye tatile gitmeye de çalışıyor. Galatasaray'ı ve Eskişehirspor'u çok seviyor. Halen onlar ile alakalı şeyler soruyor. 'Eskişehirspor ne durumda?' diye soruyor. Galatasaray'ın her sene şampiyon olmasına da seviniyor. Hoca ileride yeniden Türkiye'de çalışmayı isterdi ama onun hedefinde şu an burayı bitirmek var. Geçenlerde yine konuşuyorduk, '40 yıldan beri teknik direktörüm. Yavaş yavaş ben de artık hayatın tadını çıkarmaya başlamak istiyorum.' dedi. Skibbe hoca Japonya macerasını bitirdikten sonra biraz dinlenmek istiyor. Skibbe, İstanbul'u da inanılmaz seviyor. Sanfrecce Hiroshima ile Antalya'ya iki kere kampa gelmiştik. Oradan da İstanbul'a götürdük takımı. Gayet güzel bir zaman geçirmiştik. Zaten benim vatanımla hiçbir zaman bağım kopamaz ama Türkiye Skibbe hocanın da ikinci vatanı. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRAH OKTAY - Japonya 1. Futbol Ligi (J1 Ligi) takımlarından Vissel Kobe'de Alman teknik adam Michael Skibbe'nin yardımcılığını yapan Serhat Umar, kariyerine teknik direktör olarak devam etmek istediğini söyledi. Antrenörlük kariyerine Almanya'da başlayan ve Türkiye'de Eskişehirspor, Göztepe, Yeni Malatyaspor ve Akhisarspor'da çalışan Serhat Umar, yaklaşık 5 yıldır Skibbe'nin ekibinde baş yardımcı antrenör olarak görev yapıyor. Japonya'nın önemli takımlarından Vissel Kobe'de Alman çalıştırıcının yardımcılığını yapan Umar, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) kursunu tamamlayarak UEFA Pro Lisansı aldı.Genç teknik adam, kariyer hedefi, Türk ve Japon futboluyla ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.TFF Antrenör Eğitim Müdürü Emre Aydemir gözetiminde verimli bir pro lisans süreci geçirdiklerini aktaran Serhat Umar, Birkaç hafta önce UEFA Pro Lisansı aldık. Emre Aydemir hocamızın gözetiminde çok verimli ve uyumlu bir Pro Lisans senesi geçirdik. Çok değerli hocalardan oluşan bir Pro Lisans'tı. Birbirimize çok şeyler kattık. Emre Aydemir ve Mustafa Gülen hocama teşekkür ediyorum. dedi.Teknik direktörlük yapmak için pro lisansı almayı beklediği belirten 43 yaşındaki çalıştırıcı, Benim hedefimde yardımcı hoca olarak çalıştığım dönemde en verimli şekilde teknik direktörlerime destek olmak vardı. Bununla birlikte her teknik direktörden de bir şeyler kaptım ve kendi felsefemi oluşturdum. Profesyonel liglerde yardımcı antrenörlükte yaklaşık 11 sene oldu. Yardımcı antrenör olarak 400'ün üzerinde maça çıktım. Hazır olduğumu düşünüyorum. Her zaman yüzde 100 hazır olmayı ve mutlaka Pro Lisans'ımın olmasını istiyordum. Teknik direktörlüğe daha önce başlamak istemedim. Şu an kendimi hazır buluyorum. Skibbe hocayla da sürekli konuşuyoruz. O da beni bu konuda her zaman destekliyor. İnşallah önümüzdeki dönemlerde artık ben de teknik direktör olarak yoluma devam edeceğim. diye konuştu.Umar, kariyerine Avrupa'da veya Japonya'da devam etme konusunda kendisini şartlamadığını anlatarak Japonya'da 4,5 sene oldu. Tabii ki ailemi de özlüyorum. Anne, baba, ablalarım hepsi Avrupa'da yaşıyor. Yalnız ve uzak kalmak da pek kolay değil. Tabii ki ekmek parası ve belirli hedeflerle buraya geldik. Hayırlısı neyse o olsun. Benim için önemli olan gittiğim kulübe bir şeyler verebilmek, oradaki futbolcuları geliştirebilmek, onlara yardımcı olabilmek. Tabii ki bunu ileride kendi ülkemde de yapmak isterim. Hem Japonya hem Almanya'da gördüğüm, öğrendiğim şeyleri kendi ülkeme de vermek, Türk futboluna da katkıda bulunmak isterim. Nerede vizyonum ile felsefeme uygun iyi bir proje ve teklif gelirse bakacağız. ifadelerini kullandı.Türk futbolunu çok yakından takip ediyorumSerhat Umar, Türkiye ile büyük bir saat farkı olmasına rağmen Türk futbolunu yakından takip ettiğini dile getirdi.Türk futbolunun son yıllarda çok geliştiğini vurgulayan Umar, sözlerini şöyle sürdürdü:Türk futbolunu çok yakından takip ediyorum. Maçlar genelde burada gece 04.00'te oluyor. Birçok maçı izleyemiyorum ama özetlere bakma şansım oluyor. Çeşitli yazılımlardan da takip edebiliyorum. Bence Türk futbolunda özellikle 'Dört büyükler'de büyük gelişim oldu. Yapılan transferlerin kalitesinde artış oldu. Türk futbolcularımız da kendilerini geliştirmeye başlamış. Orada da bir gelişim görüyorum. Onu da göz ardı etmemek gerekiyor. Milli takımımız, çoğu Avrupa'da oynayan futbolculardan kurulu ama Türkiye'de yetişip Avrupa'ya giden birçok futbolcu kardeşimiz var. Bence Türk futbolu altyapısına biraz daha önem gösterirse bu süreci daha çabuk atlatmış oluruz, daha çok futbolcu yetiştiririz. Burada da ufak bir gelişim görüyorum ve başarılı buluyorum. Biraz daha Konferans Ligi, Avrupa Ligi ya da Şampiyonlar Ligi'nde şansımız yaver giderse bence Türk futbolu ileride daha iyi yerlere gelebilir.Okan Buruk ve Fatih Tekke&#039;yi çok başarılı buluyorumUmar, Türkiye'de genç teknik direktörlerin çok iyi işler yaptığını belirterek kulüp yöneticilerinden sabırlı olmalarını istedi.Galatasaray ile üst üste 4 sezon Süper Lig şampiyon olan Okan Buruk ile Trabzonspor'un başında geçen sezon Türkiye Kupası'nı kazanan Fatih Tekke'yi başarılı bulduğunu belirten Umar, şunları kaydetti:Okan Buruk ve Fatih Tekke'yi çok başarılı buluyorum. Yurt dışında da Arda hoca var. Burak Yılmaz, Gökhan Gönül, Mehmet Topal, Gökdeniz Karadeniz, Serdar Topraktepe var. Serdar hoca Beşiktaş'ta görev aldı ve işlerini de başarılı yaptı. Kendi teknik direktörlerimize biraz daha güvenebilsek ve sabredebilsek çok farklı olur. En önemlisi o sabır olayı. Japonya'yla Türkiye arasındaki en büyük farklardan bir tanesi de teknik direktörlere tanınan zamanın farkı. Burada çok uzun bir zaman tanıyorlar. Avrupa'da bile kulüpler bu kadar sabırlı değil. Japonya bu konuda örnek gösterebileceğim ülkelerden bir tanesi. Teknik direktörlere o zamanı tanıyorlar ve sonunda inanılmaz verim alıyorlar. Çünkü bir teknik direktörün zamana ihtiyacı var. Kendi felsefesini, düşüncelerini takıma aktarması, o takımdan da o verimi alabilmesi için belirli bir zaman geçmesi gerekiyor. Bence Türkiye'nin genç teknik adamlara önem vermesi gerekiyor. Burada da bizim yöneticilerimize çok büyük bir görev düşüyor. Lütfen sabırlı olalım. Türk teknik adamlara, genç teknik adamlara güvenelim. Onlar da kendilerini yetiştiriyorlar, yurt dışında staj yapıyorlar. Önceden çalıştıkları teknik adamlardan bilgiler alıyorlar. Artık her şey globalleşti. İnternet üzerinden çoğu şeyi daha çabuk benimseyebiliyoruz ve öğrenebiliyoruz. Buna Selçuk İnan'ı da katmak isterim. Selçuk hoca da Kocaelispor'da gayet başarılı bir dönem geçirdi. Okan hoca ve Fatih hoca, üst düzey başarılara imza atmış teknik direktörler. Okan hoca bunu sadece Galatasaray'da ispatlamadı. Akhisarspor'la zamanında kupayı kazanmıştı. Ondan sonra Başakşehir'le şampiyon oldu. Bu kolay iş değil. Bu başarılı bir teknik adam olduğunun göstergesi.Türkiye&#039;nin Japon futboluna daha fazla yönlenmesi gerekiyorSerhat Umar, Türk kulüplerinin Japonya'dan veya Uzak Doğu takımlarından daha fazla transfer yapması gerektiğini söyledi.Türk futbolunda forma giyen Uzak Doğu oyuncu sayısının az olduğunu vurgulayan Umar, Birkaç takım Uzak Doğu'dan transfer yaptı. Mesela Göztepe, Tokyo'nun kaptanı Matsuki'yi almıştı. Southampton alıp Göztepe'ye kiralanmıştı. Gayet başarılı, iyi bir futbolcuydu. Göztepe, bunun da verimini aldı. Şu an Beşiktaş'ta oynayan Güney Koreli forvet Oh, Alanyaspor'da Güney Koreli Ui-jo vardı. Uzak Doğu'nda alınan futbolcuların sayısı bence düşük. Bunun nedenini pek anlamış değilim. Mesela Galatasaray da Nagatomo'yu zamanında transfer etmişti ve çok da memnun kalmışlardı. Beşiktaş'a Kagawa gelmişti. O da gayet iyi oynadı. Bence Türkiye'nin Japon futboluna daha fazla yönlenmesi, buradan transferi düşünmesi gerekiyor. Almanya, İngiltere, Belçika, İspanya ve Portekiz, Japonya'dan transfer ettiği futbolculardan çok memnun kalıyor. Türkiye'nin buna daha çok önem göstermesi gerekiyor. Eğer Japonya'dan futbolcu transfer ediyorlarsa tek bir değil, iki oyuncu alırlarsa uyumları daha rahat olur. Çünkü çok uzak bir ülkeden geldikleri zaman kendi kültürüne yakın kültür bulamadıklarında bocalıyorlar. Buna önem gösterirlerse çok büyük verim alırlar. şeklinde görüş belirtti.Umar, Japon futbolu hakkında yaptığı değerlendirmede, Japonlar, futbolda gayet başarılılar. Hep üst düzey futbolcu yetiştirmeye çalışıyorlar. İş ahlakı dendiğinde Japonya zirvededir. Futbolda da böyleler. Futbolcular gayet disiplinli, işlerine bağlı. Bu da tabii ki teknik direktörlerin işini çok kolaylaştırıyor. Bence Japonya teknik ve dinamizm açısından çok başarılı. Sürekli Japonya'dan Avrupa'ya futbolcular transfer oluyor. Japonların kendi ülkelerine bağlılığı da çok yüksek. Onun için bu sayı şu an az gözükebilir ama bu kültür açısından öyle. Çünkü kendi ülkelerini çok seviyorlar, burada kalmayı tercih ediyorlar. Çünkü ülke güvenli ve temiz. Ahlak konusuna da çok dikkat ediyorlar. Tabii ki Avrupa'nın birçok ülkesi artık eskisi gibi güvenli değil. Buna da çok önem gösterdikleri için belki çok sayıda Japon futbolcu transfer olmuyor ama bence ileriki senelerde bu daha da artacak. ifadelerini kullandı.Skibbe hocayla benim hukukum 16 sene evveline kadar dayanıyorUmar, bir dönem Türkiye'de Galatasaray ve Eskişehirspor'u çalıştıran Michael Skibbe ile tanışıklığının 16 sene öncesine dayandığını söyledi.Kendisinin Almanya Futbol Federasyonunda çalıştığı dönemde Skibbe'nin yanında staj yaptığını hatırlatan Umar, şöyle konuştu:Skibbe hocayla benim hukukum 16 sene evveline kadar dayanıyor. Ben o zamanlar Almanya Futbol Federasyonunda çalışıyordum. Skibbe hocayla Frankfurt'ta tanıştık. O da Eintracht Frankfurt takımında teknik direktör olarak çalışıyordu. Onun yanında staja başlamıştım. 2010 ile 2014 yıllarında hocanın gittiği çeşitli takımlarda aralıklı olarak staj yaptım. 2015 yılında Eskişehirspor'da Skibbe hocanın başyardımcısı oldum. Eskişehirspor o zamanlar Süper Lig'deydi. Sonra Skibbe, Yunanistan Milli Takımı'nın başına geçmişti. Ben de o arada başka takımlarda çalışmaya başladım. Yaklaşık 5 yıl Türkiye'de çalıştım. TFF 1. Lig'de Göztepe'de Yılmaz Vural'la çalıştım. Finalde Eskişehirspor'a karşı kazanıp Süper Lig'e çıkmıştık. Ondan sonra Erol Bulut'la birlikte Yeni Malatyaspor'da çalışmıştım. Sonra tekrar Yılmaz hocayla birlikte Akhisar Belediyespor, sonra Kenan Koçak hocayla Hannover 96'da Bundesliga 2'de görev aldım. Bu süreçte Skibbe ile irtibat halindeydik. Kendisi Japonya'nın Sanfrecce Hiroshima takımından teklif almış. Bana, 'Hiroşima'ya benimle gelir misin?' dedi. Benim için değişik bir teklifti. Japonya çok uzak ama kabul ettim. Yaklaşık 4,5 sene oldu. Dört sene Sanfrecce Hiroshima'da çalıştık. Gayet başarılıydık ve 3 kupa kazandık. Ocak ayında Vissel Kobe'den teklif geldi. Oraya geçiş yaptık ve bu altı aylık bölümde Vissel Kobe ile de şampiyon olduk. Burada 6 aylık bir vizyon ligi konsepti vardı. Japonya fikstürünü değiştirdi. Yaz ayından itibaren artık Avrupa gibi olacak. Lig, ağustosta başlayıp haziran başında bitecek. Daha evvel şubat ayında başlayıp aralıkta bitiyordu. Bu değişim sürecindeki 6 aylık bölümü 100. Vizyon Ligi olarak bir yarım sezonluk bir organizasyonla geçirdik. Orada da şampiyon olduk.Skibbe'nin Türk futbolunu hala yakından takip ettiğini anlatan Umar, Hoca, Türkiye Ligi'ni çok yakından takip ediyor. Türkiye'yi çok seviyor. Her sene Türkiye'ye tatile gitmeye de çalışıyor. Galatasaray'ı ve Eskişehirspor'u çok seviyor. Halen onlar ile alakalı şeyler soruyor. 'Eskişehirspor ne durumda?' diye soruyor. Galatasaray'ın her sene şampiyon olmasına da seviniyor. Hoca ileride yeniden Türkiye'de çalışmayı isterdi ama onun hedefinde şu an burayı bitirmek var. Geçenlerde yine konuşuyorduk, '40 yıldan beri teknik direktörüm. Yavaş yavaş ben de artık hayatın tadını çıkarmaya başlamak istiyorum.' dedi. Skibbe hoca Japonya macerasını bitirdikten sonra biraz dinlenmek istiyor. Skibbe, İstanbul'u da inanılmaz seviyor. Sanfrecce Hiroshima ile Antalya'ya iki kere kampa gelmiştik. Oradan da İstanbul'a götürdük takımı. Gayet güzel bir zaman geçirmiştik. Zaten benim vatanımla hiçbir zaman bağım kopamaz ama Türkiye Skibbe hocanın da ikinci vatanı. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TBMM Genel Kurulu tatile girdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tbmm-genel-kurulu-tatile-girdi/892194/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tbmm-genel-kurulu-tatile-girdi/892194/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[TBMM / TBMM Genel Kurulu, 28. Dönem 4. Yasama Yılı çalışmalarını tamamladı - Bu Yasama Yılı'nda 21 kanun, 15 uluslararası anlaşma, 5 Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ile 2 Meclis Başkanlığı tezkeresi kabul edildi - Genel Kurul, 1 Ekim 2026 Perşembe saat 14.00'te toplanacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[TBMM Haberleri : İSA TOPRAK - TBMM Genel Kurulu, 28. Dönem 4. Yasama Yılı'nı tamamlayarak, 1 Ekim 2026 Perşembe gününe kadar tatile girdi.TBMM Genel Kurulu'nun son kabul ettiği düzenleme, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun oldu.İçtüzük gereği 1 Temmuz'da tatile girmesi gereken Genel Kurul, AK Parti'nin kabul edilen önerileriyle bugüne kadar çalışmalarını sürdürdü.AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, Genel Kurul'da 1 Temmuz'dan bu yana 7 kanun, 1 Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve 1 uluslararası anlaşma kabul edildi.Buna göre, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilgili düzenlemeleri de içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, adli süreçteki çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Genel Kurul'da kabul edilerek yasalaştı.Türk Silahlı Kuvvetlerinin Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve Türkiye ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının 31. Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 21. Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 8. Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun da Genel Kurul'da kabul edildi.Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Başkanlığı tezkereleriGenel Kurul, 1 Ekim 2025'te başlayan ve 10 Ağustos 2026'da sona eren 4. Yasama Yılı'nda aralarında trafik cezaları ile ücretli analık izni süresinin artırılması, tarım orman, emniyet teşkilatı, vergi düzenlemeleri ve yargı paketlerine ilişkin 21 kanun teklifi ile 15 uluslararası anlaşmayı yasalaştırdı.Gazze'ye Giden İnsani Yardım Filolarına Yönelik Saldırılar ve Küresel Sumud Filosu'na İsrail Ordusu Tarafından Yapılan Silahlı Müdahale hakkında Meclis Başkanlığı tezkereleri Genel Kurulda oy birliğiyle kabul edildi.Türk askerinin Lübnan'daki görev süresinin 2 yıl, Irak ve Suriye'deki görev süresinin 3 yıl, Libya'daki görev süresinin 24 ay, Aden Körfezi'ndeki görev süresinin 1 yıl ve Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri kabul edilerek yasalaştı.Genel Kurul, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un kabul edildiği son birleşimin ardından 1 Ekim 2026 Perşembe saat 14.00'te toplanmak üzere kapandı.TBMM'de, 1 Ekim'e kadar milletvekilleri basın toplantısı düzenlemeye devam edebilecek, çalışacağı tespit edilen komisyonlar çalışmalarını sürdürebilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[TBMM Haberleri : İSA TOPRAK - TBMM Genel Kurulu, 28. Dönem 4. Yasama Yılı'nı tamamlayarak, 1 Ekim 2026 Perşembe gününe kadar tatile girdi.TBMM Genel Kurulu'nun son kabul ettiği düzenleme, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun oldu.İçtüzük gereği 1 Temmuz'da tatile girmesi gereken Genel Kurul, AK Parti'nin kabul edilen önerileriyle bugüne kadar çalışmalarını sürdürdü.AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, Genel Kurul'da 1 Temmuz'dan bu yana 7 kanun, 1 Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve 1 uluslararası anlaşma kabul edildi.Buna göre, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilgili düzenlemeleri de içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, adli süreçteki çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Genel Kurul'da kabul edilerek yasalaştı.Türk Silahlı Kuvvetlerinin Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve Türkiye ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının 31. Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 21. Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 8. Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun da Genel Kurul'da kabul edildi.Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Başkanlığı tezkereleriGenel Kurul, 1 Ekim 2025'te başlayan ve 10 Ağustos 2026'da sona eren 4. Yasama Yılı'nda aralarında trafik cezaları ile ücretli analık izni süresinin artırılması, tarım orman, emniyet teşkilatı, vergi düzenlemeleri ve yargı paketlerine ilişkin 21 kanun teklifi ile 15 uluslararası anlaşmayı yasalaştırdı.Gazze'ye Giden İnsani Yardım Filolarına Yönelik Saldırılar ve Küresel Sumud Filosu'na İsrail Ordusu Tarafından Yapılan Silahlı Müdahale hakkında Meclis Başkanlığı tezkereleri Genel Kurulda oy birliğiyle kabul edildi.Türk askerinin Lübnan'daki görev süresinin 2 yıl, Irak ve Suriye'deki görev süresinin 3 yıl, Libya'daki görev süresinin 24 ay, Aden Körfezi'ndeki görev süresinin 1 yıl ve Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri kabul edilerek yasalaştı.Genel Kurul, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un kabul edildiği son birleşimin ardından 1 Ekim 2026 Perşembe saat 14.00'te toplanmak üzere kapandı.TBMM'de, 1 Ekim'e kadar milletvekilleri basın toplantısı düzenlemeye devam edebilecek, çalışacağı tespit edilen komisyonlar çalışmalarını sürdürebilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/tbmm-genel-kurulu-tatile-girdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli para masa tenisçi Kübra Korkut, Tayland'da dünya şampiyonluğu için mücadele edecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hastaligina-iyi-gelmesi-icin-basladigi-masa-tenisinde-dunya-siralamasinda-ilk-25-e-girdi/892193/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hastaligina-iyi-gelmesi-icin-basladigi-masa-tenisinde-dunya-siralamasinda-ilk-25-e-girdi/892193/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Kübra Korkut: Hedefim ilk üç. Ama her sporcunun hayali olan şampiyonluğu da istiyorum - Beni motive eden açıkçası başarı da başarısızlık da. Çünkü hedefi olan bir sporcu olduğun sürece hedeflerin bitmeyecek. 65 yaşıma kadar hedefim var - Paralimpik, dünya ve Avrupa şampiyonu olmak istiyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH GAZİOĞLU - Masa tenisinde paralimpik oyunlarında derece yapan milli sporcu Kübra Korkut, 2022'de dünya şampiyonluğuna uzanan kariyerini uzun yıllar sürdürerek yeni başarılara imza atmayı hedefliyor.2012 Londra Paralimpik Oyunları'nda takım kategorisinde, 2024 Paris Paralimpik Oyunları'nda ise ferdi kategoride gümüş madalya kazanan Korkut, 13-19 Kasım'da Tayland'ın Pattaya kentinde düzenlenecek 2026 ITTF Dünya Para Masa Tenisi Şampiyonası'na hazırlanıyor.AA muhabirine açıklamalarda bulunan Kübra Korkut, milli takım ve kulüp düzeyindeki çalışmalarının iyi gittiğini belirterek, Dünya Şampiyonası'nda kürsüye çıkmayı hedeflediğini söyledi.Korkut, Hazırlıklarımız milli takım düzeyinde gayet iyi gidiyor. Çalışmalarımıza devam ediyoruz. Aynı zamanda kulüp antrenörlerimizle de çalışıyoruz. Antrenmanlarımızı devam ettiriyoruz. Hedefim ilk üç. Ama tabii ki her sporcunun hayali olan şampiyonluk. Kürsüde yer almak istiyorum. dedi.Sporu bırakmayı henüz düşünmediğini aktaran Korkut, 65 yaşıma kadar oynamak istiyorum. Sağlık durumum elverir mi, sakatlık vesaire umarım geçirmem, 65 yaşıma kadar hedefim var. ifadelerini kullandı.Hedeflerim varBaşarı ve başarısızlığın kendisi için motivasyon kaynağı olduğunu anlatan Korkut, hedeflerinin kendisini ayakta tuttuğunu söyledi.Korkut, Beni motive eden açıkçası başarı da başarısızlık da. Her ikisi de benim için bir motive kaynağı. Çünkü hedefi olan bir sporcu olduğun sürece hiçbir zaman hedeflerin bitmeyecek. O yöne doğru ilerleyeceksin. O yüzden bu beni ayakta tutuyor. Hedeflerim var. diye konuştu.Hedefinin şampiyonluklar kazanmak olduğunu dile getiren Korkut, Şampiyon olmak istiyorum. Paralimpik, dünya ve Avrupa şampiyonu olmak istiyorum. Hedefler olduğu sürece bu camiada, bu kürsüde yer almak istiyorum. dedi.Kaybetme, kazanma bunların hepsi bir arada yaşanıyorMüsabakalarda kaygı ve korkunun yaşanabildiğini belirten Korkut, sporcuların maç sırasında streslerini yönetmelerinin önemine dikkati çekti.Kübra Korkut, Kaygı olabilir, korktuğun anlar oluyor. Açık söyleyeyim bunlar oluyor tabii ki. Kaybetme, kazanma bunların hepsi bir arada yaşanıyor. Her şey mutlu sonla bitmiyor. Kaybedebiliyorsun. Bu şekilde çok duygu yüklü anlar oluyor. O yaşadığın stres içerisinde bunları yönetebilmek ve sahada uygulayabilmek çok önemli. ifadelerini kullandı.Kariyerinde kendisini en fazla etkileyen anın 2022'de İspanya'da dünya şampiyonluğunu elde ettiği organizasyon olduğunu aktaran Korkut, uzun süredir yenemediği Hollandalı rakibini bu şampiyonada geçmeyi başardığını söyledi.Hollandalı rakibini uzun süre yenemediğini aktaran Korkut, Bütün finallerde kaybetmiştim. Fatih hocamla birlikte bu işi başardık. Gerçekten de çok mutluydum. Gurur verici bir an. Kesinlikle hiç unutamadığım, aklımdan çıkartamadığım bir noktaydı. diye konuştu.Hiçbir zaman &#039;engelliyim, yapamıyorum&#039; demedimKübra Korkut, engelli sporculara da pozitif düşünmeleri ve kendilerine güvenmeleri çağrısında bulundu.Hayatta biraz dezavantajlı bir bölümde olduklarını kaydeden Korkut, Ama ben hayata hiçbir zaman öyle bakmadım. Hayatımda hiçbir zaman engel seviyemi ya da engel durumumu kullanmadım. Ben hiçbir zaman 'Engelliyim, yapamıyorum.' demedim. Hayır, zorlamam gerekiyor. Hayatta bu şekildeyim. Ben her zaman böyleydim. Her zaman pozitif bakmakta fayda var. değerlendirmesinde bulundu.Kızı ve eşiyle birlikte hayatını sürdürdüğünü, eşinin aynı zamanda antrenörü olduğunu belirten Korkut, ailesinin hayatındaki önemine değindi.Mutlu olmanın önemini vurgulayan milli sporcu, Mutlu olacağız. Mutlu olmamız lazım. Sağlıklı olabiliriz, uzuvlarımız olmayabilir. Tekerlekli sandalyede olabiliriz ama sonuç itibarıyla biz var olmalıyız. Buna her zaman inanıyorum. Mutlu olmalıyız. Kendimizi her zaman desteklemeliyiz. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH GAZİOĞLU - Masa tenisinde paralimpik oyunlarında derece yapan milli sporcu Kübra Korkut, 2022'de dünya şampiyonluğuna uzanan kariyerini uzun yıllar sürdürerek yeni başarılara imza atmayı hedefliyor.2012 Londra Paralimpik Oyunları'nda takım kategorisinde, 2024 Paris Paralimpik Oyunları'nda ise ferdi kategoride gümüş madalya kazanan Korkut, 13-19 Kasım'da Tayland'ın Pattaya kentinde düzenlenecek 2026 ITTF Dünya Para Masa Tenisi Şampiyonası'na hazırlanıyor.AA muhabirine açıklamalarda bulunan Kübra Korkut, milli takım ve kulüp düzeyindeki çalışmalarının iyi gittiğini belirterek, Dünya Şampiyonası'nda kürsüye çıkmayı hedeflediğini söyledi.Korkut, Hazırlıklarımız milli takım düzeyinde gayet iyi gidiyor. Çalışmalarımıza devam ediyoruz. Aynı zamanda kulüp antrenörlerimizle de çalışıyoruz. Antrenmanlarımızı devam ettiriyoruz. Hedefim ilk üç. Ama tabii ki her sporcunun hayali olan şampiyonluk. Kürsüde yer almak istiyorum. dedi.Sporu bırakmayı henüz düşünmediğini aktaran Korkut, 65 yaşıma kadar oynamak istiyorum. Sağlık durumum elverir mi, sakatlık vesaire umarım geçirmem, 65 yaşıma kadar hedefim var. ifadelerini kullandı.Hedeflerim varBaşarı ve başarısızlığın kendisi için motivasyon kaynağı olduğunu anlatan Korkut, hedeflerinin kendisini ayakta tuttuğunu söyledi.Korkut, Beni motive eden açıkçası başarı da başarısızlık da. Her ikisi de benim için bir motive kaynağı. Çünkü hedefi olan bir sporcu olduğun sürece hiçbir zaman hedeflerin bitmeyecek. O yöne doğru ilerleyeceksin. O yüzden bu beni ayakta tutuyor. Hedeflerim var. diye konuştu.Hedefinin şampiyonluklar kazanmak olduğunu dile getiren Korkut, Şampiyon olmak istiyorum. Paralimpik, dünya ve Avrupa şampiyonu olmak istiyorum. Hedefler olduğu sürece bu camiada, bu kürsüde yer almak istiyorum. dedi.Kaybetme, kazanma bunların hepsi bir arada yaşanıyorMüsabakalarda kaygı ve korkunun yaşanabildiğini belirten Korkut, sporcuların maç sırasında streslerini yönetmelerinin önemine dikkati çekti.Kübra Korkut, Kaygı olabilir, korktuğun anlar oluyor. Açık söyleyeyim bunlar oluyor tabii ki. Kaybetme, kazanma bunların hepsi bir arada yaşanıyor. Her şey mutlu sonla bitmiyor. Kaybedebiliyorsun. Bu şekilde çok duygu yüklü anlar oluyor. O yaşadığın stres içerisinde bunları yönetebilmek ve sahada uygulayabilmek çok önemli. ifadelerini kullandı.Kariyerinde kendisini en fazla etkileyen anın 2022'de İspanya'da dünya şampiyonluğunu elde ettiği organizasyon olduğunu aktaran Korkut, uzun süredir yenemediği Hollandalı rakibini bu şampiyonada geçmeyi başardığını söyledi.Hollandalı rakibini uzun süre yenemediğini aktaran Korkut, Bütün finallerde kaybetmiştim. Fatih hocamla birlikte bu işi başardık. Gerçekten de çok mutluydum. Gurur verici bir an. Kesinlikle hiç unutamadığım, aklımdan çıkartamadığım bir noktaydı. diye konuştu.Hiçbir zaman &#039;engelliyim, yapamıyorum&#039; demedimKübra Korkut, engelli sporculara da pozitif düşünmeleri ve kendilerine güvenmeleri çağrısında bulundu.Hayatta biraz dezavantajlı bir bölümde olduklarını kaydeden Korkut, Ama ben hayata hiçbir zaman öyle bakmadım. Hayatımda hiçbir zaman engel seviyemi ya da engel durumumu kullanmadım. Ben hiçbir zaman 'Engelliyim, yapamıyorum.' demedim. Hayır, zorlamam gerekiyor. Hayatta bu şekildeyim. Ben her zaman böyleydim. Her zaman pozitif bakmakta fayda var. değerlendirmesinde bulundu.Kızı ve eşiyle birlikte hayatını sürdürdüğünü, eşinin aynı zamanda antrenörü olduğunu belirten Korkut, ailesinin hayatındaki önemine değindi.Mutlu olmanın önemini vurgulayan milli sporcu, Mutlu olacağız. Mutlu olmamız lazım. Sağlıklı olabiliriz, uzuvlarımız olmayabilir. Tekerlekli sandalyede olabiliriz ama sonuç itibarıyla biz var olmalıyız. Buna her zaman inanıyorum. Mutlu olmalıyız. Kendimizi her zaman desteklemeliyiz. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bursa Hayvanat Bahçesi sakinlerinin yaşam kalitesi zenginleştirme programlarıyla artıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bursa-hayvanat-bahcesi-sakinlerinin-yasam-kalitesi-zenginlestirme-programlariyla-artiyor/892192/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bursa-hayvanat-bahcesi-sakinlerinin-yasam-kalitesi-zenginlestirme-programlariyla-artiyor/892192/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bursa / Zenginleştirme programı kapsamında aslanlar için 3 metre boyundaki kütüğe et asılarak doğal avlanma içgüdüleri desteklenirken, mongos ve mirketler de buzlu meyve ve buzlu böcekle besleniyor - Ziraat mühendisi Berkay Durmaz: - Hayvanlarımız kendilerini doğal ortamlarında hissetsin. Doğada nasıl avlanıyorlarsa avlanma içgüdüsünü biraz daha aktif tutmak istiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bursa Haberleri : SEMİH ŞAHİN - Bursa Hayvanat Bahçesi sakinlerinin sağlığını korumak, keşfetme ve doğal avlanma gibi içgüdüsel faaliyetlerini ön plana çıkarmak amacıyla zenginleştirme programı uygulanıyor.Osmangazi ilçesinde 206 bin 600 metrekare alanda 11 gölet, 2 bin ağaç, 50 bin çalı ve 150 bin yer örtüsü bitkisiyle hayvanlar için doğal yaşam alanları ve barınakları bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesine ait hayvanat bahçesi, 125 türde 1100 hayvana ev sahipliği yapıyor.Aslan, kaplan, leopar, sırtlan ve akbaba gibi yırtıcılar ile zürafa, vikunya, kapibara, tapir, kanguru ve iguana gibi türlerden sakinleri bulunan hayvanat bahçesi, her yıl yaklaşık 1 milyon ziyaretçi ağırlıyor.Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliğine (EAZA) tam üye olan tesisin sakinleri, kış aylarında olduğu gibi yaz aylarında da özenle besleniyor.EAZA Avrupa Nesli Tehlike Altındaki Türler Üreme Programı (EEP) kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda hayvanların sağlığını korumak, keşif ve doğal avlanma gibi içgüdüsel faaliyetlerini desteklemek amacıyla zenginleştirme programı uygulanıyor.Zenginleştirme programıyla hayvanların stresinin azaltılması, doğal hareketlerin ve davranışların açığa çıkması, zihinsel ve bedensel olarak aktif kalmaları hedefleniyor.Alanlarının farklı yerlerine besinleri saklıyoruzHayvanat bahçesinin ziraat mühendisi Berkay Durmaz, AA muhabirine, sıcak yaz aylarında özel beslenme ve davranışsal uyarı programlarına ağırlık verdiklerini söyledi.Buzlu meyveler vererek hayvanları serinletmeye çalıştıklarını belirten Durmaz, şöyle devam etti:Alanlarının farklı yerlerine besinleri saklıyoruz, yükseklere asıyoruz. Bunlar gibi aktivitelerimiz var. Hayvanlarımız kendilerini doğal ortamlarında hissetsin. Doğada nasıl avlanıyorlarsa avlanma içgüdüsünü biraz daha aktif tutmak istiyoruz. O yüzden bu tür uygulamalar yapıyoruz. Gün 24 saat, 8 saatlik uykudan geri kalan saatlerde normalde bu hayvanlar avlanmak için doğayı geziyorlar. Hepsinin önüne yemeği koyduğumuz zaman 8-9 saatlik süreci pas geçmiş oluyoruz. Biz bu sıkıntıyı ortadan kaldırmak için onlara süre veriyoruz. Yemleri daha uzun sürede bulsunlar, daha uzun vakit geçirsinler diye bu tür uygulamalar yapıyoruz.Durmaz, zenginleştirme programına dahil edilen hayvanların beslenme şekline ilişkin bilgi verdi.Aslanlar için 3 metre boyundaki kütüğe et astıklarını dile getiren Durmaz, Aslanların kütükteki eti almalarını sağladık. Zürafalara eğitim verdik. Sağlık kontrollerini üst seviyeye çıkarmak için kan alma ve röntgen çekme üzerine eğitim yaptık. Mongos ve mirketlere buzlu meyve ve buzlu böcek uygulamaları yaptık. Zenginleştirme programlarının hayvanlarımızın hayat kalitesini çok daha üst seviyeye çıkardığını söyleyebiliriz. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bursa Haberleri : SEMİH ŞAHİN - Bursa Hayvanat Bahçesi sakinlerinin sağlığını korumak, keşfetme ve doğal avlanma gibi içgüdüsel faaliyetlerini ön plana çıkarmak amacıyla zenginleştirme programı uygulanıyor.Osmangazi ilçesinde 206 bin 600 metrekare alanda 11 gölet, 2 bin ağaç, 50 bin çalı ve 150 bin yer örtüsü bitkisiyle hayvanlar için doğal yaşam alanları ve barınakları bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesine ait hayvanat bahçesi, 125 türde 1100 hayvana ev sahipliği yapıyor.Aslan, kaplan, leopar, sırtlan ve akbaba gibi yırtıcılar ile zürafa, vikunya, kapibara, tapir, kanguru ve iguana gibi türlerden sakinleri bulunan hayvanat bahçesi, her yıl yaklaşık 1 milyon ziyaretçi ağırlıyor.Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliğine (EAZA) tam üye olan tesisin sakinleri, kış aylarında olduğu gibi yaz aylarında da özenle besleniyor.EAZA Avrupa Nesli Tehlike Altındaki Türler Üreme Programı (EEP) kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda hayvanların sağlığını korumak, keşif ve doğal avlanma gibi içgüdüsel faaliyetlerini desteklemek amacıyla zenginleştirme programı uygulanıyor.Zenginleştirme programıyla hayvanların stresinin azaltılması, doğal hareketlerin ve davranışların açığa çıkması, zihinsel ve bedensel olarak aktif kalmaları hedefleniyor.Alanlarının farklı yerlerine besinleri saklıyoruzHayvanat bahçesinin ziraat mühendisi Berkay Durmaz, AA muhabirine, sıcak yaz aylarında özel beslenme ve davranışsal uyarı programlarına ağırlık verdiklerini söyledi.Buzlu meyveler vererek hayvanları serinletmeye çalıştıklarını belirten Durmaz, şöyle devam etti:Alanlarının farklı yerlerine besinleri saklıyoruz, yükseklere asıyoruz. Bunlar gibi aktivitelerimiz var. Hayvanlarımız kendilerini doğal ortamlarında hissetsin. Doğada nasıl avlanıyorlarsa avlanma içgüdüsünü biraz daha aktif tutmak istiyoruz. O yüzden bu tür uygulamalar yapıyoruz. Gün 24 saat, 8 saatlik uykudan geri kalan saatlerde normalde bu hayvanlar avlanmak için doğayı geziyorlar. Hepsinin önüne yemeği koyduğumuz zaman 8-9 saatlik süreci pas geçmiş oluyoruz. Biz bu sıkıntıyı ortadan kaldırmak için onlara süre veriyoruz. Yemleri daha uzun sürede bulsunlar, daha uzun vakit geçirsinler diye bu tür uygulamalar yapıyoruz.Durmaz, zenginleştirme programına dahil edilen hayvanların beslenme şekline ilişkin bilgi verdi.Aslanlar için 3 metre boyundaki kütüğe et astıklarını dile getiren Durmaz, Aslanların kütükteki eti almalarını sağladık. Zürafalara eğitim verdik. Sağlık kontrollerini üst seviyeye çıkarmak için kan alma ve röntgen çekme üzerine eğitim yaptık. Mongos ve mirketlere buzlu meyve ve buzlu böcek uygulamaları yaptık. Zenginleştirme programlarının hayvanlarımızın hayat kalitesini çok daha üst seviyeye çıkardığını söyleyebiliriz. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/bursa-hayvanat-bahcesi-sakinlerinin-yasam-kalitesi-zenginlestirme-programlariyla-artiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Oto tamiri tutkusu madenciliği bıraktırıp usta yaptı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/oto-tamiri-tutkusu-madenciligi-biraktirip-usta-yapti/892191/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/oto-tamiri-tutkusu-madenciligi-biraktirip-usta-yapti/892191/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:03:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Zonguldak / Zonguldak'ta babasının ve dedesinin oto tamirhanesinde mesleğin inceliklerini öğrenen, aynı zamanda üniversite eğitimini sürdüren genç, kendi imkanlarıyla açtığı dükkanda eski model karbüratörlü araçların tamir, bakım ve onarımının yanı sıra yarış pistleri için araçları modifiye ediyor - Sakarya Üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi Sefer Can Karaman: - Anladım ki dede ve baba mesleğini yapmadan duramıyorum. Madencilik yaparken bile gece vardiyasından çıkıp gelip araba tamir ediyordum. Benim tutkum oto tamirciliği, bundan vazgeçemiyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Zonguldak Haberleri : GÖKHAN YILMAZ/SERCAN KAPUSUZ - Zonguldak'ta tutkusu olan oto tamirciliği yapmak için maden işçiliğinden vazgeçen üniversite öğrencisi, kendi dükkanında dede mesleğini sürdürüyor. Devrek ilçesinde, çocuk yaşlarda okuldan arta kalan vakitlerinde dedesinin ve babasının oto tamirhanesinde çırak olarak çalışan 25 yaşındaki Sefer Can Karaman, zamanla mesleğin inceliklerini öğrendi.Lise eğitiminin ardından 2021 yılında girdiği üniversite sınavında Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünü kazanan Karaman, dönem sonlarında geldiği memleketinde tamirhanede çalışmaya devam etti.Eğitimini sürdürdüğü sırada Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) işçi alımı ilanına başvuran Karaman, kurada isminin çıkmasıyla Üzülmez Müessese Müdürlüğünde pano üretim işçisi olarak çalışmaya başladı.Yaklaşık 2 yıl boyunca bir yandan yer altının zorlu koşullarında çalışan, diğer yandan da mesai sonrası kendi imkanlarıyla açtığı dükkana gelerek tutkusu olan araç tamirini yapmaya devam eden Karaman, bir süre sonra ata mirası oto tamirciliği işini daha çok sevdiğine kanaat getirerek maden işçiliğini bıraktı.İlçedeki eski sanayi sitesinde 160 metrekarelik dükkanda kuzeniyle ata mesleğini sürdüren Karaman, eski model karbüratörlü araçların tamir, bakım ve onarımının yanı sıra yarış pistleri için araçları modifiye ediyor.Bu mesleği daha çok sevdiğime kanaat getirdimSefer Can Karaman, AA muhabirine, dedesinin ve babasının yanında araçların parçalarını taşıyarak, yıkayarak ve vida söküp takarak bu işe başladığını söyledi.Tecrübe kazandıkça daha farklı işler yapmaya başladığını belirten Karaman, Üniversite çağıma geldiğimde artık 'usta' denilecek kıvama geldim çünkü araçları kendim alıp teslim edebiliyordum. Daha sonra merak beni başka, modifiye gibi farklı arayışlara itti. dedi.Karaman, tamirhanede çalışırken üniversite sınavına girip gazetecilik bölümünü kazandığını, ara dönem ve yaz döneminde de dükkana gelip çalışmaya devam ettiğini anlattı.Çocukluktan beri bir an önce hayata atılma gayesi olduğunu dile getiren Karaman, üniversite eğitimine devam ettiği sırada TTK işçi alımı ilanına başvurduğunu ve işe alındığını söyledi.Karaman, ilk başlarda madenciliğin kendisine güzel geldiğini ancak tamirhaneye gitmeye de devam ettiğini, iki işi birlikte yapmaya çalıştığını belirtti.Zamanla oto tamirciliğinin ağır bastığını söyleyen Karaman, şöyle devam etti:Bu mesleği daha çok sevdiğime kanaat getirdim. Sonra TTK'yi bırakıp kendi işime yöneldim, sadece kendi işimi yapıyorum. Elimde altın bilezik olan bu mesleğim varken kömür işçiliği daha zor geliyor. Oradan çıkıp buraya geldiğinizde ustasınız, orada çırak gibi çalışıyorsunuz. Bu da insanı zorluyor. Bu nedenle sadece oto tamirciliğine devam etme kararı aldım. Yaklaşık 10 ay önce kendi tamirhanemi açtım. Kuzenimle çalışıyorum.Birçok ilden tamir için araç getiriliyorKaraman, özellikle eski model karbüratörlü araçların tamir, bakım ve onarımını yaptığını, birçok kentten kendisine tamir için araç getirildiğini, her araçla yakından ilgilendiğini anlattı.Motor sporları için araç modifiyesi de yaptıklarını dile getiren Karaman, bunun için çeşitli ülkelerden ve kentlerden parçalar getirttiğini belirtti.Karaman, her zaman işini en iyi şekilde yapma hedefinin olduğunu dile getirerek, Gazeteciliğe yöneldim, tamirciliği hiç bırakmadım. Kendimi bir anda madenci olarak buldum. Daha sonra anladım ki dede ve baba mesleğini yapmadan duramıyorum. Madencilik yaparken bile gece vardiyasından çıkıp gelip araba tamir ediyordum. Benim tutkum oto tamirciliği, bundan vazgeçemiyorum. dedi.Her işin severek yapılması gerektiğine işaret eden Karaman, iş küçük görülmeyip en iyi şekilde yapıldığında başarılı olunacağını kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Zonguldak Haberleri : GÖKHAN YILMAZ/SERCAN KAPUSUZ - Zonguldak'ta tutkusu olan oto tamirciliği yapmak için maden işçiliğinden vazgeçen üniversite öğrencisi, kendi dükkanında dede mesleğini sürdürüyor. Devrek ilçesinde, çocuk yaşlarda okuldan arta kalan vakitlerinde dedesinin ve babasının oto tamirhanesinde çırak olarak çalışan 25 yaşındaki Sefer Can Karaman, zamanla mesleğin inceliklerini öğrendi.Lise eğitiminin ardından 2021 yılında girdiği üniversite sınavında Sakarya Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünü kazanan Karaman, dönem sonlarında geldiği memleketinde tamirhanede çalışmaya devam etti.Eğitimini sürdürdüğü sırada Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) işçi alımı ilanına başvuran Karaman, kurada isminin çıkmasıyla Üzülmez Müessese Müdürlüğünde pano üretim işçisi olarak çalışmaya başladı.Yaklaşık 2 yıl boyunca bir yandan yer altının zorlu koşullarında çalışan, diğer yandan da mesai sonrası kendi imkanlarıyla açtığı dükkana gelerek tutkusu olan araç tamirini yapmaya devam eden Karaman, bir süre sonra ata mirası oto tamirciliği işini daha çok sevdiğine kanaat getirerek maden işçiliğini bıraktı.İlçedeki eski sanayi sitesinde 160 metrekarelik dükkanda kuzeniyle ata mesleğini sürdüren Karaman, eski model karbüratörlü araçların tamir, bakım ve onarımının yanı sıra yarış pistleri için araçları modifiye ediyor.Bu mesleği daha çok sevdiğime kanaat getirdimSefer Can Karaman, AA muhabirine, dedesinin ve babasının yanında araçların parçalarını taşıyarak, yıkayarak ve vida söküp takarak bu işe başladığını söyledi.Tecrübe kazandıkça daha farklı işler yapmaya başladığını belirten Karaman, Üniversite çağıma geldiğimde artık 'usta' denilecek kıvama geldim çünkü araçları kendim alıp teslim edebiliyordum. Daha sonra merak beni başka, modifiye gibi farklı arayışlara itti. dedi.Karaman, tamirhanede çalışırken üniversite sınavına girip gazetecilik bölümünü kazandığını, ara dönem ve yaz döneminde de dükkana gelip çalışmaya devam ettiğini anlattı.Çocukluktan beri bir an önce hayata atılma gayesi olduğunu dile getiren Karaman, üniversite eğitimine devam ettiği sırada TTK işçi alımı ilanına başvurduğunu ve işe alındığını söyledi.Karaman, ilk başlarda madenciliğin kendisine güzel geldiğini ancak tamirhaneye gitmeye de devam ettiğini, iki işi birlikte yapmaya çalıştığını belirtti.Zamanla oto tamirciliğinin ağır bastığını söyleyen Karaman, şöyle devam etti:Bu mesleği daha çok sevdiğime kanaat getirdim. Sonra TTK'yi bırakıp kendi işime yöneldim, sadece kendi işimi yapıyorum. Elimde altın bilezik olan bu mesleğim varken kömür işçiliği daha zor geliyor. Oradan çıkıp buraya geldiğinizde ustasınız, orada çırak gibi çalışıyorsunuz. Bu da insanı zorluyor. Bu nedenle sadece oto tamirciliğine devam etme kararı aldım. Yaklaşık 10 ay önce kendi tamirhanemi açtım. Kuzenimle çalışıyorum.Birçok ilden tamir için araç getiriliyorKaraman, özellikle eski model karbüratörlü araçların tamir, bakım ve onarımını yaptığını, birçok kentten kendisine tamir için araç getirildiğini, her araçla yakından ilgilendiğini anlattı.Motor sporları için araç modifiyesi de yaptıklarını dile getiren Karaman, bunun için çeşitli ülkelerden ve kentlerden parçalar getirttiğini belirtti.Karaman, her zaman işini en iyi şekilde yapma hedefinin olduğunu dile getirerek, Gazeteciliğe yöneldim, tamirciliği hiç bırakmadım. Kendimi bir anda madenci olarak buldum. Daha sonra anladım ki dede ve baba mesleğini yapmadan duramıyorum. Madencilik yaparken bile gece vardiyasından çıkıp gelip araba tamir ediyordum. Benim tutkum oto tamirciliği, bundan vazgeçemiyorum. dedi.Her işin severek yapılması gerektiğine işaret eden Karaman, iş küçük görülmeyip en iyi şekilde yapıldığında başarılı olunacağını kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/oto-tamiri-tutkusu-madenciligi-biraktirip-usta-yapti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>MSC Divina kruvaziyeri Marmaris'e 4 bin 180 turist getirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/msc-divina-kruvaziyeri-marmaris-e-4-bin-180-turist-getirdi/892190/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/msc-divina-kruvaziyeri-marmaris-e-4-bin-180-turist-getirdi/892190/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 11:00:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muğla / Muğla'nın Marmaris ilçesine, Panama bayraklı MSC Divina adlı kruvaziyerle 4 bin 180 turist geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muğla Haberleri : Muğla'nın Marmaris ilçesine, Panama bayraklı MSC Divina adlı kruvaziyerle 4 bin 180 turist geldi.Aydın'ın Kuşadası ilçesinden gelen 333 metrelik gemi, Marmaris Limanı'nın büyük iskelesine yanaştırıldı.Gemide, çoğu Avrupa ülkelerinden 4 bin 180 yolcu ve 1278 personelin bulunduğu belirtildi.Gümrük işlemlerinin ardından limandan ayrılan turistler, Marmaris Çarşısı, tarihi Kaleiçi Mahallesi, Marmaris Yat Limanı ve Uzunyalı Sahili'ni gezdi.İlçe merkezindeki tarihi ve turistik yerleri gruplar halinde ziyaret eden yolcular, deniz kenarındaki restoran ve kafeteryalarda vakit geçirdi.Turistlerden bir kısmı da günübirlik turlarla Ortaca ilçesinin Dalyan Mahallesi'ndeki Kaunos Antik Kenti ile çevredeki koyları ziyaret etti.MSC Divinanın, akşam saatlerinde İtalya'nın Napoli Limanı'na gitmek üzere Marmaris'ten ayrılacağı öğrenildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muğla Haberleri : Muğla'nın Marmaris ilçesine, Panama bayraklı MSC Divina adlı kruvaziyerle 4 bin 180 turist geldi.Aydın'ın Kuşadası ilçesinden gelen 333 metrelik gemi, Marmaris Limanı'nın büyük iskelesine yanaştırıldı.Gemide, çoğu Avrupa ülkelerinden 4 bin 180 yolcu ve 1278 personelin bulunduğu belirtildi.Gümrük işlemlerinin ardından limandan ayrılan turistler, Marmaris Çarşısı, tarihi Kaleiçi Mahallesi, Marmaris Yat Limanı ve Uzunyalı Sahili'ni gezdi.İlçe merkezindeki tarihi ve turistik yerleri gruplar halinde ziyaret eden yolcular, deniz kenarındaki restoran ve kafeteryalarda vakit geçirdi.Turistlerden bir kısmı da günübirlik turlarla Ortaca ilçesinin Dalyan Mahallesi'ndeki Kaunos Antik Kenti ile çevredeki koyları ziyaret etti.MSC Divinanın, akşam saatlerinde İtalya'nın Napoli Limanı'na gitmek üzere Marmaris'ten ayrılacağı öğrenildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/msc-divina-kruvaziyeri-marmaris-e-4-bin-180-turist-getirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Antalya'da caretta caretta yavrularının mavi sularla buluşması sürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/antalya-da-caretta-caretta-yavrularinin-mavi-sularla-bulusmasi-suruyor/892189/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/antalya-da-caretta-caretta-yavrularinin-mavi-sularla-bulusmasi-suruyor/892189/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:57:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya / DEKAFOK Başkanı Seher Akyol: - Yuvalarımızın yüzde 52'si açıldı ve 10 bin yavru denizle buluştu. Bu seneki beklentimiz 20 binin üzerinde yavruyu mavi sulara ulaştırmak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri : Antalya'nın Manavgat ilçesindeki Sorgun-Boğaz-Side sahil şeridinde nesli tehlike altındaki caretta caretta yavrularının denizle buluşması sürüyor.Deniz Kaplumbağaları Akdeniz Fokları Kum Zambakları Koru Araştırma Yaşam Derneği (DEKAFOK) Başkanı Seher Akyol, gazetecilere yaptığı açıklamada, koruma altındaki 10 kilometrelik hatta 360 yuva tespit ettiklerini söyledi.Bölgede gece devriyelerini artırdıklarını ve sahilde araç geçişi, ateş yakımı ile yapay ışık kullanımını tamamen engellediklerini belirten Akyol, Yuvalarımızın yüzde 52'si açıldı ve 10 bin yavru denizle buluştu. Bu seneki beklentimiz 20 binin üzerinde yavruyu mavi sulara ulaştırmak. dedi.Anne kaplumbağaların her 3 ila 5 yılda bir nadasa yattığı için geçen seneki 700 civarı yuva sayısının bu yıl 360 seviyesinde kaldığını anlatan Akyol, ancak yumurtlamaların halen sürdüğünü, sürecin ekim ayının ilk haftasına kadar devam edeceğini öngördüklerini dile getirdi.Bölgede staj yapan Kırıkkale Üniversitesi Veteriner Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Havva İrem Şen de teorik bilgilerini sahada uygulama fırsatı bulduğunu söyledi.Veteriner hekimlerin öncülüğünde yaralı kaplumbağaların tedavilerine yardımcı olduklarını belirten Şen, kaplumbağaların yaşları, bulundukları su ortamı ile parazit ve bakteriler hakkında detaylı bilgi edindiklerini ifade etti.Şen, kaplumbağaların tedavi süreçlerine yakından dahil olmanın mesleki gelişimlerine önemli katkı sağladığını kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri : Antalya'nın Manavgat ilçesindeki Sorgun-Boğaz-Side sahil şeridinde nesli tehlike altındaki caretta caretta yavrularının denizle buluşması sürüyor.Deniz Kaplumbağaları Akdeniz Fokları Kum Zambakları Koru Araştırma Yaşam Derneği (DEKAFOK) Başkanı Seher Akyol, gazetecilere yaptığı açıklamada, koruma altındaki 10 kilometrelik hatta 360 yuva tespit ettiklerini söyledi.Bölgede gece devriyelerini artırdıklarını ve sahilde araç geçişi, ateş yakımı ile yapay ışık kullanımını tamamen engellediklerini belirten Akyol, Yuvalarımızın yüzde 52'si açıldı ve 10 bin yavru denizle buluştu. Bu seneki beklentimiz 20 binin üzerinde yavruyu mavi sulara ulaştırmak. dedi.Anne kaplumbağaların her 3 ila 5 yılda bir nadasa yattığı için geçen seneki 700 civarı yuva sayısının bu yıl 360 seviyesinde kaldığını anlatan Akyol, ancak yumurtlamaların halen sürdüğünü, sürecin ekim ayının ilk haftasına kadar devam edeceğini öngördüklerini dile getirdi.Bölgede staj yapan Kırıkkale Üniversitesi Veteriner Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Havva İrem Şen de teorik bilgilerini sahada uygulama fırsatı bulduğunu söyledi.Veteriner hekimlerin öncülüğünde yaralı kaplumbağaların tedavilerine yardımcı olduklarını belirten Şen, kaplumbağaların yaşları, bulundukları su ortamı ile parazit ve bakteriler hakkında detaylı bilgi edindiklerini ifade etti.Şen, kaplumbağaların tedavi süreçlerine yakından dahil olmanın mesleki gelişimlerine önemli katkı sağladığını kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/antalya-da-caretta-caretta-yavrularinin-mavi-sularla-bulusmasi-suruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Suriye'nin Aynularab ilçesindeki olaylarda 19 İç Güvenlik personeli yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/suriye-nin-aynularab-ilcesindeki-olaylarda-19-ic-guvenlik-personeli-yaralandi/892188/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/suriye-nin-aynularab-ilcesindeki-olaylarda-19-ic-guvenlik-personeli-yaralandi/892188/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:57:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Halep / Suriye'nin Halep iline bağlı Aynularab ilçesinde yaşanan olaylarda  İç Güvenlik personelinden 19 kişinin yaralandığı, olaylara neden olduğu belirtilen 7 kişinin ise gözaltına alındığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Halep Haberleri : Suriye'nin Halep iline bağlı Aynularab ilçesinde yaşanan olaylarda  İç Güvenlik personelinden 19 kişinin yaralandığı, olaylara neden olduğu belirtilen 7 kişinin ise gözaltına alındığı bildirildi.Halep İç Güvenlik Komutanlığından yapılan açıklamada, herhangi bir kaosu önlemek, güvenlik ve istikrarı sağlamak amacıyla  İç Güvenlik güçlerinin Aynularab'a giriş yaptığı belirtildi. Açıklamada, görevlerini yerine getirdikleri sırada İç Güvenlik personelinden 19 kişinin yaralandığı, olayların sorumluları olduğu belirtilen 7 kişinin ise yakalanarak gözaltına alındığı kaydedildi.Suriye İç Güvenlik güçleri Aynularab&#039;da kontrolü sağladıGüvenlik güçlerinin Aynularab ilçesi genelindeki konuşlanmasını tamamladığı ve kontrolü sağladığı bildirilen açıklamada, Aynularab'daki güvenlik operasyonlarının sona erdiği, yeniden sükunetin hakim olduğu ve güvenlik ile istikrarın sağlandığı ifade edildi.Aynularab'da dün terör örgütü YPG sempatizanları bazı kamu kurumlarına saldırarak binalardaki Suriye bayraklarını indirmişti. Terör örgütü YPG sempatizanları toplanarak güvenlik güçlerine taş ve sopalarla saldırmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Halep Haberleri : Suriye'nin Halep iline bağlı Aynularab ilçesinde yaşanan olaylarda  İç Güvenlik personelinden 19 kişinin yaralandığı, olaylara neden olduğu belirtilen 7 kişinin ise gözaltına alındığı bildirildi.Halep İç Güvenlik Komutanlığından yapılan açıklamada, herhangi bir kaosu önlemek, güvenlik ve istikrarı sağlamak amacıyla  İç Güvenlik güçlerinin Aynularab'a giriş yaptığı belirtildi. Açıklamada, görevlerini yerine getirdikleri sırada İç Güvenlik personelinden 19 kişinin yaralandığı, olayların sorumluları olduğu belirtilen 7 kişinin ise yakalanarak gözaltına alındığı kaydedildi.Suriye İç Güvenlik güçleri Aynularab&#039;da kontrolü sağladıGüvenlik güçlerinin Aynularab ilçesi genelindeki konuşlanmasını tamamladığı ve kontrolü sağladığı bildirilen açıklamada, Aynularab'daki güvenlik operasyonlarının sona erdiği, yeniden sükunetin hakim olduğu ve güvenlik ile istikrarın sağlandığı ifade edildi.Aynularab'da dün terör örgütü YPG sempatizanları bazı kamu kurumlarına saldırarak binalardaki Suriye bayraklarını indirmişti. Terör örgütü YPG sempatizanları toplanarak güvenlik güçlerine taş ve sopalarla saldırmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/suriye-nin-aynularab-ilcesindeki-olaylarda-19-ic-guvenlik-personeli-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Muğlaspor-Bandırmaspor karşılaşması Bodrum'da oynanacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/muglaspor-bandirmaspor-karsilasmasi-bodrum-da-oynanacak/892187/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/muglaspor-bandirmaspor-karsilasmasi-bodrum-da-oynanacak/892187/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:57:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Muğlaspor'un Trendyol 1.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Muğlaspor'un Trendyol 1. Lig'in 2. haftasında Bandırmaspor ile yapacağı karşılaşmanın Bodrum İlçe Stadı'nda oynanacağı bildirildi.Kulüpten yapılan açıklamada, geçen sezondan kalan bir maçlık iç sahada seyircisiz oynama cezası nedeniyle Bandırmaspor karşılaşmasında Muğlaspor taraftarlarının tribünlerde yer alamayacağı belirtildi.Açıklamada, 2026-2027 sezonu kombine bilet satışlarının devam ettiği kaydedilerek, Bandırmaspor müsabakasının ardından iç saha karşılaşmalarının Muğla Atatürk Stadı'nda oynanacağı ifade edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Muğlaspor'un Trendyol 1. Lig'in 2. haftasında Bandırmaspor ile yapacağı karşılaşmanın Bodrum İlçe Stadı'nda oynanacağı bildirildi.Kulüpten yapılan açıklamada, geçen sezondan kalan bir maçlık iç sahada seyircisiz oynama cezası nedeniyle Bandırmaspor karşılaşmasında Muğlaspor taraftarlarının tribünlerde yer alamayacağı belirtildi.Açıklamada, 2026-2027 sezonu kombine bilet satışlarının devam ettiği kaydedilerek, Bandırmaspor müsabakasının ardından iç saha karşılaşmalarının Muğla Atatürk Stadı'nda oynanacağı ifade edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Evine iklimlendirme sistemi kurup uyuşturucu yetiştiren kişi yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/evine-iklimlendirme-sistemi-kurup-uyusturucu-yetistiren-kisi-yakalandi/892186/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/evine-iklimlendirme-sistemi-kurup-uyusturucu-yetistiren-kisi-yakalandi/892186/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:54:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kastamonu / Kastamonu'da site içindeki evine iklimlendirme sistemi kurup uyuşturucu yetiştiren kişi gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kastamonu Haberleri : Kastamonu'da site içindeki evine iklimlendirme sistemi kurup uyuşturucu yetiştiren kişi gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Mehmet Akif Ersoy Mahallesi'ndeki bir sitedeki apartman dairesinde uyuşturucu madde imal ve satışının yapıldığı bilgisine ulaştı.Ekipler M.Ç'nin ikamet ettiği adrese operasyon düzenledi.Evin salon kısmında ısı yalıtımlı çadır içinde iklimlendirme sistemi kurularak uyuşturucu yetiştirildiğini tespit eden ekipler, çadırın havalandırma, ısıtma, kurutma ve nemlendirme özelliklerini taşıdığını belirledi.Yapılan aramada, uyuşturucu imalatında kullanılan iklimlendirme, kurutma, nemlendirme, havalandırma ve aydınlatma malzemeleri, çeşitli miktarlarda bitki besleyici kimyasallar ve vitaminler ile 2 kilo 309 gram sentetik uyuşturucu, 41 sentetik ecza hapı, 3 hassas terazi, 2 ruhsatsız av tüfeği ve 1 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.Operasyonda M.Ç. gözaltına alındı.Kastamonu İl Emniyet Müdürü Tamer Taş, eve gelerek çalışmaları yerinde inceledi.Operasyonda emeği geçenlere teşekkür eden Taş, zehir tacirlerine karşı yürüttükleri mücadelenin kararlılıkla, aralıksız ve tavizsiz şekilde sürdürüleceğini söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kastamonu Haberleri : Kastamonu'da site içindeki evine iklimlendirme sistemi kurup uyuşturucu yetiştiren kişi gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Mehmet Akif Ersoy Mahallesi'ndeki bir sitedeki apartman dairesinde uyuşturucu madde imal ve satışının yapıldığı bilgisine ulaştı.Ekipler M.Ç'nin ikamet ettiği adrese operasyon düzenledi.Evin salon kısmında ısı yalıtımlı çadır içinde iklimlendirme sistemi kurularak uyuşturucu yetiştirildiğini tespit eden ekipler, çadırın havalandırma, ısıtma, kurutma ve nemlendirme özelliklerini taşıdığını belirledi.Yapılan aramada, uyuşturucu imalatında kullanılan iklimlendirme, kurutma, nemlendirme, havalandırma ve aydınlatma malzemeleri, çeşitli miktarlarda bitki besleyici kimyasallar ve vitaminler ile 2 kilo 309 gram sentetik uyuşturucu, 41 sentetik ecza hapı, 3 hassas terazi, 2 ruhsatsız av tüfeği ve 1 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.Operasyonda M.Ç. gözaltına alındı.Kastamonu İl Emniyet Müdürü Tamer Taş, eve gelerek çalışmaları yerinde inceledi.Operasyonda emeği geçenlere teşekkür eden Taş, zehir tacirlerine karşı yürüttükleri mücadelenin kararlılıkla, aralıksız ve tavizsiz şekilde sürdürüleceğini söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/evine-iklimlendirme-sistemi-kurup-uyusturucu-yetistiren-kisi-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Avrupa borsaları karışık seyrediyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/avrupa-borsalari-karisik-seyrediyor/892184/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/avrupa-borsalari-karisik-seyrediyor/892184/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:54:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Avrupa borsaları, Orta Doğu'da kalıcı barış arayışlarının henüz sonuç vermemesiyle güçlenen enflasyonist endişelerle karışık seyrediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Avrupa borsaları, Orta Doğu'da kalıcı barış arayışlarının henüz sonuç vermemesiyle güçlenen enflasyonist endişelerle karışık seyrediyor.Avrupa'da piyasalar, ABD ile İran arasında süren görüşmelerin henüz barışla sonuçlanmaması ve Hürmüz Boğazı kaynaklı petrol fiyatlarının yeniden artış göstermesiyle artan enflasyonist baskılarla karışık seyrediyor.Orta Doğu'daki belirsizlik ortamı risk iştahı üzerinde etkili olmaya devam ederken, gerilimlerin gölgesindeki Hürmüz'deki gemi trafiğinin günden güne azalması, enerji arzına ilişkin endişeleri canlı tutuyor.ABD Başkanı Donald Trump, İran'la anlaşamamaları durumunda bu ülkeye yönelik büyük bir saldırı yapma ihtimallerinin halen olduğunu dile getirdi. İran'ın bir anlaşmaya imza atmak için savaş tazminatı talep ettiğini belirten Trump, asıl Tahran'ın tazminat ödemesi gerektiğini savundu. Trump'ın bu açıklaması, bölgede anlaşmanın sürüncemede kalabileceğine ilişkin değerlendirmeleri öne çıkardı.İran'ın ise Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam edeceğine yönelik tutum sergilemesi, enerji arzı konusundaki endişeleri artırarak petrol fiyatlarının yönünü yukarı çevirmesine neden oldu. Dün ekim vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 5 artışla 87,7 dolara çıktı.Avrupa'da doğal gaz fiyatları, Hürmüz Boğazı'ndan sevkiyatlara ilişkin belirsizliklerin etkisiyle yüzde 8 yükseldi. Bugünkü veri takvimi sakin olan bölgede, dün açıklanan verilere göre Avro Bölgesi'nde yatırımcı güven endeksi, ağustosta 4 puanlık artışla 0,9 seviyesinde ölçüldü.Avrupa aşırı sıcaklarla mücadele ediyorHollanda merkezli Triodos Bank'ın çalışmasında, Avrupa'da bu yaz etkili olan aşırı sıcaklar ve uzun süreli kuraklığın Avrupa Birliği (AB) ekonomisine yaklaşık 180 milyar avro zarar vereceği ve bu yıl için öngörülen ekonomik büyümeyi ortadan kaldıracağı bildirildi.Aşırı sıcaklardan en fazla Fransa'nın etkilenmesinin beklendiği ifade edilen çalışmada, tekrarlayan sıcak hava dalgalarının ülkede GSYH'yi yaklaşık yüzde 1,4 azaltarak ekonominin yıllık bazda yüzde 0,6 daralmasına yol açabileceği öngörüldü.Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) ile Avrupa ülkelerinin meteoroloji kurumlarının tahminlerine göre, bu hafta Fransa, Almanya, Hollanda ve İngiltere başta olmak üzere kıtanın geniş kesimlerinde sıcaklıkların yeniden yükselmesi bekleniyor.İngiltere ve Fransa'da yılın beşinci sıcak hava dalgası olarak değerlendirilen aşırı sıcaklıkların özellikle Batı Avrupa'da etkili olması öngörülüyor. Yeni sıcak hava dalgasıyla bazı bölgelerde gündüz sıcaklıklarının mevsim normallerinin çok üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.Söz konusu sıcaklıklar bölgede kuraklık riskini artırırken, tarımsal faaliyetler başta olmak üzere ekonomiyi etkiliyor.Bu gelişmelerle Avrupa piyasalarında saat 10.40 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,2 yükselişle 660,7 puanda seyrediyor.İngiltere'de FTSE 100 endeksi önceki kapanışa göre yüzde 0,2 azalışla 10.845 puanda, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,2 değer kazancıyla 53.769 puanda, İspanya'da IBEX 35 endeksi yüzde 0,25 artışla 20.233 puanda bulunuyor.Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,1 düşüşle 26.318 puanda ve Fransa'da CAC 40 endeksi de önceki kapanışa göre yüzde 0,1 kayıpla 8.719 puanda işlem görüyor.Analistler, günün geri kalanında Avro Bölgesi'nde veri gündeminin sakin olacağını belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Avrupa borsaları, Orta Doğu'da kalıcı barış arayışlarının henüz sonuç vermemesiyle güçlenen enflasyonist endişelerle karışık seyrediyor.Avrupa'da piyasalar, ABD ile İran arasında süren görüşmelerin henüz barışla sonuçlanmaması ve Hürmüz Boğazı kaynaklı petrol fiyatlarının yeniden artış göstermesiyle artan enflasyonist baskılarla karışık seyrediyor.Orta Doğu'daki belirsizlik ortamı risk iştahı üzerinde etkili olmaya devam ederken, gerilimlerin gölgesindeki Hürmüz'deki gemi trafiğinin günden güne azalması, enerji arzına ilişkin endişeleri canlı tutuyor.ABD Başkanı Donald Trump, İran'la anlaşamamaları durumunda bu ülkeye yönelik büyük bir saldırı yapma ihtimallerinin halen olduğunu dile getirdi. İran'ın bir anlaşmaya imza atmak için savaş tazminatı talep ettiğini belirten Trump, asıl Tahran'ın tazminat ödemesi gerektiğini savundu. Trump'ın bu açıklaması, bölgede anlaşmanın sürüncemede kalabileceğine ilişkin değerlendirmeleri öne çıkardı.İran'ın ise Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam edeceğine yönelik tutum sergilemesi, enerji arzı konusundaki endişeleri artırarak petrol fiyatlarının yönünü yukarı çevirmesine neden oldu. Dün ekim vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 5 artışla 87,7 dolara çıktı.Avrupa'da doğal gaz fiyatları, Hürmüz Boğazı'ndan sevkiyatlara ilişkin belirsizliklerin etkisiyle yüzde 8 yükseldi. Bugünkü veri takvimi sakin olan bölgede, dün açıklanan verilere göre Avro Bölgesi'nde yatırımcı güven endeksi, ağustosta 4 puanlık artışla 0,9 seviyesinde ölçüldü.Avrupa aşırı sıcaklarla mücadele ediyorHollanda merkezli Triodos Bank'ın çalışmasında, Avrupa'da bu yaz etkili olan aşırı sıcaklar ve uzun süreli kuraklığın Avrupa Birliği (AB) ekonomisine yaklaşık 180 milyar avro zarar vereceği ve bu yıl için öngörülen ekonomik büyümeyi ortadan kaldıracağı bildirildi.Aşırı sıcaklardan en fazla Fransa'nın etkilenmesinin beklendiği ifade edilen çalışmada, tekrarlayan sıcak hava dalgalarının ülkede GSYH'yi yaklaşık yüzde 1,4 azaltarak ekonominin yıllık bazda yüzde 0,6 daralmasına yol açabileceği öngörüldü.Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) ile Avrupa ülkelerinin meteoroloji kurumlarının tahminlerine göre, bu hafta Fransa, Almanya, Hollanda ve İngiltere başta olmak üzere kıtanın geniş kesimlerinde sıcaklıkların yeniden yükselmesi bekleniyor.İngiltere ve Fransa'da yılın beşinci sıcak hava dalgası olarak değerlendirilen aşırı sıcaklıkların özellikle Batı Avrupa'da etkili olması öngörülüyor. Yeni sıcak hava dalgasıyla bazı bölgelerde gündüz sıcaklıklarının mevsim normallerinin çok üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.Söz konusu sıcaklıklar bölgede kuraklık riskini artırırken, tarımsal faaliyetler başta olmak üzere ekonomiyi etkiliyor.Bu gelişmelerle Avrupa piyasalarında saat 10.40 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,2 yükselişle 660,7 puanda seyrediyor.İngiltere'de FTSE 100 endeksi önceki kapanışa göre yüzde 0,2 azalışla 10.845 puanda, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,2 değer kazancıyla 53.769 puanda, İspanya'da IBEX 35 endeksi yüzde 0,25 artışla 20.233 puanda bulunuyor.Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,1 düşüşle 26.318 puanda ve Fransa'da CAC 40 endeksi de önceki kapanışa göre yüzde 0,1 kayıpla 8.719 puanda işlem görüyor.Analistler, günün geri kalanında Avro Bölgesi'nde veri gündeminin sakin olacağını belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kahramanmaraş'ta saka kuşlarını kaçak avlayan kişilere para cezası verildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kahramanmaras-ta-saka-kuslarini-kacak-avlayan-kisilere-para-cezasi-verildi/892183/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kahramanmaras-ta-saka-kuslarini-kacak-avlayan-kisilere-para-cezasi-verildi/892183/</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:51:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, Kahramanmaraş'ta saka kuşlarını kaçak olarak avlayan 4 kişiye 2 milyon 221 bin 660 lira para cezası verildiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, Kahramanmaraş'ta saka kuşlarını kaçak olarak avlayan 4 kişiye 2 milyon 221 bin 660 lira para cezası verildiğini bildirdi. Genel Müdürlüğün NSosyal hesabından operasyona ilişkin paylaşım yapıldı. Paylaşımda, Kahramanmaraş'ta yapılan ortak av koruma ve kontrol faaliyetinde saka kuşlarını kaçak avlayan 4 kişinin yakalandığı ifade edildi.Operasyonda 175 canlı saka kuşu, 4 germe ağ, 4 kafes ve kuş sesi çıkaran bir cihazın ele geçirildiği belirtilen paylaşımda, şunlar kaydedildi:Kara Avcılığı Kanunu kapsamında kişilere 576 bin 660 lira idari para cezası ve 1 milyon 645 bin lira tazminat olmak üzere 2 milyon 221 bin 660 lira para cezası uygulandı. Saka kuşları, gerekli bakım ve tedavilerinin ardından doğal yaşam alanlarına salındı. Yaban hayatını korumak için denetimlerimiz kararlılıkla devam ediyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, Kahramanmaraş'ta saka kuşlarını kaçak olarak avlayan 4 kişiye 2 milyon 221 bin 660 lira para cezası verildiğini bildirdi. Genel Müdürlüğün NSosyal hesabından operasyona ilişkin paylaşım yapıldı. Paylaşımda, Kahramanmaraş'ta yapılan ortak av koruma ve kontrol faaliyetinde saka kuşlarını kaçak avlayan 4 kişinin yakalandığı ifade edildi.Operasyonda 175 canlı saka kuşu, 4 germe ağ, 4 kafes ve kuş sesi çıkaran bir cihazın ele geçirildiği belirtilen paylaşımda, şunlar kaydedildi:Kara Avcılığı Kanunu kapsamında kişilere 576 bin 660 lira idari para cezası ve 1 milyon 645 bin lira tazminat olmak üzere 2 milyon 221 bin 660 lira para cezası uygulandı. Saka kuşları, gerekli bakım ve tedavilerinin ardından doğal yaşam alanlarına salındı. Yaban hayatını korumak için denetimlerimiz kararlılıkla devam ediyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/kahramanmaras-ta-saka-kuslarini-kacak-avlayan-kisilere-para-cezasi-verildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
