<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Milli golbolcü Yunus Emre'nin hedefi Çin'de yapılacak dünya şampiyonasında birincilik</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-golbolcu-yunus-emre-nin-hedefi-cin-de-yapilacak-dunya-sampiyonasinda-birincilik/847716/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-golbolcu-yunus-emre-nin-hedefi-cin-de-yapilacak-dunya-sampiyonasinda-birincilik/847716/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:18:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kastamonu — Yüzde 90 görme engeli bulunan Yunus Emre Akyüz: İkincilik ya da üçüncülük bize yakışmaz. Bu doğrultuda çalışıyoruz. Çin'e gidip inşallah o kupayı Türkiye'ye getirmek istiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kastamonu Haberleri — BİLAL KAHYAOĞLU - Milli golbolcü Yunus Emre Akyüz, Çin'de düzenlenecek Dünya Şampiyonası'nda altın madalya hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bebeklik döneminde kuvözde maruz kaldığı ışık nedeniyle görme kaybı yaşayan Yunus Emre, öğretmenlik mesleğiyle spor kariyerine birlikte devam ediyor.Görme engeline rağmen pes etmeyen milli sporcu, 2015 ve 2025 yılında yaşadığı Avrupa şampiyonluklarının ardından yıllardır taşıdığı ay-yıldızlı formayla şimdi gözünü 2026 Dünya Şampiyonası'na çevirdi.Kastamonu Olimpiyat Hazırlık ve Kamp Eğitim Merkezi'nde milli takımla Çin'de 6-16 Haziran'da düzenlenecek Golbol Dünya Şampiyonası'na hazırlanan 33 yaşındaki Yunus Emre, zirve hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor.Yunus Emre Akyüz, AA muhabirine, yüzde 90 görme engeli bulunduğunu belirtti.Işığı hafif sezebildiğini anlatan Yunus Emre, Karanlıkta biraz daha görme seviyem azalıyor. Doğduktan sonra havale geçirmişim. Sonra sarılık kuvözüne almışlar. Orada ufak bir hata edilmiş. Normalde göze bez bağlanması gerekiyorken benim gözüme bağlanmamış. Kuvözün sarı ışığına çok maruz kaldığım için göz sinirlerim yavaş yavaş öldü ve bu hastalığa sahip oldum. O da hayatım boyunca beni etkiledi. dedi.- Şimdi dünya şampiyonluğu istiyoruzAnkara'da Göreneller Görme Engelliler İlkokulu'nda 1998 yılında golbolle tanıştığını anlatan Yunus Emre, 2015'te profesyonel kariyerinin başladığını dile getirdi.Milli takıma girmek için yoğun çaba sarf ettiğini vurgulayan Yunus Emre, 2015 yılında milli takıma girmeye hak kazandım. Ondan sonra Dünya Yaz Oyunları'nı kendime hedef koydum. Dünya Yaz Oyunları'na katılıp dördüncü olduk. Sonra Litvanya'da yapılan Avrupa Şampiyonası'nda ilk kez kadınlarda ve erkeklerde şampiyon olduk. O takımda bulundum. ifadesini kullandı.2016 Rio Paralimpik Oyunları’nda Türkiye'yi temsil ettiğini aktaran milli sporcu, daha sonra eğitim ve öğretmenlik hayatı nedeniyle milli takıma bir süre ara verdiğini söyledi.Öğretmenliğe başladıktan sonra 2022 yılında tekrar golbole döndüğüne işaret eden Yunus Emre, şunları kaydetti:Avrupa Şampiyonası'nda 2025'te tekrar şampiyonluk nasip oldu. Yani hem 2015 hem de 2025 Avrupa Şampiyonası'na gitmiş birisi olarak en iyi şekilde takımımızı temsil ettik. 2026 Dünya Şampiyonası'na kota elde ettik. Hem bayanlarda hem erkeklerde hedefimiz önce Avrupa şampiyonu olmaktı, olduk. Şimdi dünya şampiyonluğu istiyoruz. Türkiye'ye her zaman ilkleri golbol branşı getirdi. 2026 yılındaki Dünya Şampiyonası için bu son hazırlık kampımız. Kendimin ve takımımızın isteği şampiyon olmak. İkincilik ya da üçüncülük bize yakışmaz. Bu doğrultuda çalışıyoruz. Çin'e gidip inşallah o kupayı Türkiye'ye getirmek istiyoruz.Yunus Emre Akyüz, 2026 yılının Türkiye için spor yılı olacağını düşündüğünü dile getirerek, Hem futbol takımımız hem voleybol takımımız hem bizim için çok uğurlu olacağını düşünüyorum. Tüm kulvarlarda ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyorum. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kastamonu Haberleri — BİLAL KAHYAOĞLU - Milli golbolcü Yunus Emre Akyüz, Çin'de düzenlenecek Dünya Şampiyonası'nda altın madalya hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bebeklik döneminde kuvözde maruz kaldığı ışık nedeniyle görme kaybı yaşayan Yunus Emre, öğretmenlik mesleğiyle spor kariyerine birlikte devam ediyor.Görme engeline rağmen pes etmeyen milli sporcu, 2015 ve 2025 yılında yaşadığı Avrupa şampiyonluklarının ardından yıllardır taşıdığı ay-yıldızlı formayla şimdi gözünü 2026 Dünya Şampiyonası'na çevirdi.Kastamonu Olimpiyat Hazırlık ve Kamp Eğitim Merkezi'nde milli takımla Çin'de 6-16 Haziran'da düzenlenecek Golbol Dünya Şampiyonası'na hazırlanan 33 yaşındaki Yunus Emre, zirve hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor.Yunus Emre Akyüz, AA muhabirine, yüzde 90 görme engeli bulunduğunu belirtti.Işığı hafif sezebildiğini anlatan Yunus Emre, Karanlıkta biraz daha görme seviyem azalıyor. Doğduktan sonra havale geçirmişim. Sonra sarılık kuvözüne almışlar. Orada ufak bir hata edilmiş. Normalde göze bez bağlanması gerekiyorken benim gözüme bağlanmamış. Kuvözün sarı ışığına çok maruz kaldığım için göz sinirlerim yavaş yavaş öldü ve bu hastalığa sahip oldum. O da hayatım boyunca beni etkiledi. dedi.- Şimdi dünya şampiyonluğu istiyoruzAnkara'da Göreneller Görme Engelliler İlkokulu'nda 1998 yılında golbolle tanıştığını anlatan Yunus Emre, 2015'te profesyonel kariyerinin başladığını dile getirdi.Milli takıma girmek için yoğun çaba sarf ettiğini vurgulayan Yunus Emre, 2015 yılında milli takıma girmeye hak kazandım. Ondan sonra Dünya Yaz Oyunları'nı kendime hedef koydum. Dünya Yaz Oyunları'na katılıp dördüncü olduk. Sonra Litvanya'da yapılan Avrupa Şampiyonası'nda ilk kez kadınlarda ve erkeklerde şampiyon olduk. O takımda bulundum. ifadesini kullandı.2016 Rio Paralimpik Oyunları’nda Türkiye'yi temsil ettiğini aktaran milli sporcu, daha sonra eğitim ve öğretmenlik hayatı nedeniyle milli takıma bir süre ara verdiğini söyledi.Öğretmenliğe başladıktan sonra 2022 yılında tekrar golbole döndüğüne işaret eden Yunus Emre, şunları kaydetti:Avrupa Şampiyonası'nda 2025'te tekrar şampiyonluk nasip oldu. Yani hem 2015 hem de 2025 Avrupa Şampiyonası'na gitmiş birisi olarak en iyi şekilde takımımızı temsil ettik. 2026 Dünya Şampiyonası'na kota elde ettik. Hem bayanlarda hem erkeklerde hedefimiz önce Avrupa şampiyonu olmaktı, olduk. Şimdi dünya şampiyonluğu istiyoruz. Türkiye'ye her zaman ilkleri golbol branşı getirdi. 2026 yılındaki Dünya Şampiyonası için bu son hazırlık kampımız. Kendimin ve takımımızın isteği şampiyon olmak. İkincilik ya da üçüncülük bize yakışmaz. Bu doğrultuda çalışıyoruz. Çin'e gidip inşallah o kupayı Türkiye'ye getirmek istiyoruz.Yunus Emre Akyüz, 2026 yılının Türkiye için spor yılı olacağını düşündüğünü dile getirerek, Hem futbol takımımız hem voleybol takımımız hem bizim için çok uğurlu olacağını düşünüyorum. Tüm kulvarlarda ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyorum. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/milli-golbolcu-yunus-emre-nin-hedefi-cin-de-yapilacak-dunya-sampiyonasinda-birincilik.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yozgat'taki çorap fabrikası enerjisini güneşten, suyunun bir kısmını da yağmurdan karşılıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yozgat-taki-corap-fabrikasi-enerjisini-gunesten-suyunun-bir-kismini-da-yagmurdan-karsiliyor/847715/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yozgat-taki-corap-fabrikasi-enerjisini-gunesten-suyunun-bir-kismini-da-yagmurdan-karsiliyor/847715/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:16:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Yozgat — Yeşil fabrika sertifikasına sahip ve çalışanlarının yüzde 80'ini kadınların oluşturduğu işletmede, yıllık 30 milyon çift çorap üretiliyor - Fabrika Müdürü Eyüp Çam: - Güneş enerjisinden faydalandık. Yağmur suyu depolama alanları yaptık. İşletmemizin yıllık yaklaşık 3 milyon 600 bin kilovatsaat elektrik tüketimi var. Bunun yaklaşık yüzde 85'ini güneş enerjisiyle sağlıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yozgat Haberleri — SAİT ÇELİK - Yozgat Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren çorap fabrikası, güneş enerji santrali (GES) ve yağmur suyu depolama sistemiyle hem enerji maliyetlerini düşürüyor hem de çevre dostu üretim gerçekleştiriyor.Yeşil fabrika sertifikasına sahip işletme, yıllık ortalama 3 milyon 600 bin kilovatsaatlik enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 85'ini, işletmenin çatısına kurulan 8 bin 500 metrekarelik GES'ten karşılıyor.Yaklaşık 21 bin metrekare alanda faaliyet gösteren ve 14 bin metrekare kapalı alana sahip fabrikada, üretimde kullanılan suyun bir bölümü de 500 ton kapasiteli yağmur suyu depolama sistemiyle karşılanıyor.Fabrika geçen yıl çorapların yıkama sürecinde kullandığı 13 bin ton suyun 1313 tonunu yağmur suyundan sağladı. Bu yıl ise yağışların fazla olmasıyla mayıs ayı itibarıyla kullanılan yağmur suyu miktarı 1300 tona ulaştı.Toplam 250 çalışanın yaklaşık yüzde 80'ini kadınların oluşturduğu fabrikada, yıllık 30 milyon çift çorap üretiliyor.- Üretimin yüzde 85'ini Avrupa ülkelerine ihraç ediyorFabrika Müdürü Eyüp Çam, AA muhabirine, Yozgat'ta 2004 yılından beri faaliyet gösteren firmanın, çorap imalatı yaptığını ve üretimin yüzde 85'ini Avrupa ülkelerine ihraç ettiklerini söyledi.Fabrikanın artan elektrik ve su maliyetlerini düşürmek adına çalışma yaptıklarını ve 2021'de fabrika çatısına güneş paneli kurduklarını belirten Çam, Güneş enerjisinden faydalandık. Yağmur suyu depolama alanları yaptık. İşletmemizin yıllık yaklaşık 3 milyon 600 bin kilovatsaat elektrik tüketimi var. Bunun yaklaşık yüzde 85'ini güneş enerjisiyle sağlıyoruz. diye konuştu.Çam, üretilen çorapların yıkanmasında su tüketiminin fazla olduğunu anlattı.Bütün ürünlerinin yıkandığını kaydeden Çam, Bu yıkama suyunu da belirli dönemlerde yağmur suyuyla karşılıyoruz. Bunun için kurduğumuz su depolarında yağmur suyunu biriktirerek, arıtma yapıp tekrardan geri dönüşüme kazandırıp ürünlerimizi onlarla yıkıyoruz. Ayrıca pH (potansiyel hidrojen) değerleri de çok iyi. Bu da bize artı bir katkı sağlıyor. ifadesini kullandı.Çam, yıllık ortalama 30 milyon çift çorap ürettiklerini belirterek, üretim kapasitesini iki katına, çalışan sayısını da 500-550 kişiye çıkarmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.​]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Yozgat Haberleri — SAİT ÇELİK - Yozgat Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren çorap fabrikası, güneş enerji santrali (GES) ve yağmur suyu depolama sistemiyle hem enerji maliyetlerini düşürüyor hem de çevre dostu üretim gerçekleştiriyor.Yeşil fabrika sertifikasına sahip işletme, yıllık ortalama 3 milyon 600 bin kilovatsaatlik enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 85'ini, işletmenin çatısına kurulan 8 bin 500 metrekarelik GES'ten karşılıyor.Yaklaşık 21 bin metrekare alanda faaliyet gösteren ve 14 bin metrekare kapalı alana sahip fabrikada, üretimde kullanılan suyun bir bölümü de 500 ton kapasiteli yağmur suyu depolama sistemiyle karşılanıyor.Fabrika geçen yıl çorapların yıkama sürecinde kullandığı 13 bin ton suyun 1313 tonunu yağmur suyundan sağladı. Bu yıl ise yağışların fazla olmasıyla mayıs ayı itibarıyla kullanılan yağmur suyu miktarı 1300 tona ulaştı.Toplam 250 çalışanın yaklaşık yüzde 80'ini kadınların oluşturduğu fabrikada, yıllık 30 milyon çift çorap üretiliyor.- Üretimin yüzde 85'ini Avrupa ülkelerine ihraç ediyorFabrika Müdürü Eyüp Çam, AA muhabirine, Yozgat'ta 2004 yılından beri faaliyet gösteren firmanın, çorap imalatı yaptığını ve üretimin yüzde 85'ini Avrupa ülkelerine ihraç ettiklerini söyledi.Fabrikanın artan elektrik ve su maliyetlerini düşürmek adına çalışma yaptıklarını ve 2021'de fabrika çatısına güneş paneli kurduklarını belirten Çam, Güneş enerjisinden faydalandık. Yağmur suyu depolama alanları yaptık. İşletmemizin yıllık yaklaşık 3 milyon 600 bin kilovatsaat elektrik tüketimi var. Bunun yaklaşık yüzde 85'ini güneş enerjisiyle sağlıyoruz. diye konuştu.Çam, üretilen çorapların yıkanmasında su tüketiminin fazla olduğunu anlattı.Bütün ürünlerinin yıkandığını kaydeden Çam, Bu yıkama suyunu da belirli dönemlerde yağmur suyuyla karşılıyoruz. Bunun için kurduğumuz su depolarında yağmur suyunu biriktirerek, arıtma yapıp tekrardan geri dönüşüme kazandırıp ürünlerimizi onlarla yıkıyoruz. Ayrıca pH (potansiyel hidrojen) değerleri de çok iyi. Bu da bize artı bir katkı sağlıyor. ifadesini kullandı.Çam, yıllık ortalama 30 milyon çift çorap ürettiklerini belirterek, üretim kapasitesini iki katına, çalışan sayısını da 500-550 kişiye çıkarmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.​]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/yozgat-taki-corap-fabrikasi-enerjisini-gunesten-suyunun-bir-kismini-da-yagmurdan-karsiliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Görme engelli eski milli sporcu kazandığı 41 madalyayla engellilere örnek oluyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gorme-engelli-eski-milli-sporcu-kazandigi-41-madalyayla-engellilere-ornek-oluyor/847714/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gorme-engelli-eski-milli-sporcu-kazandigi-41-madalyayla-engellilere-ornek-oluyor/847714/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:15:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş — Kahramanmaraşlı doğuştan görme engelli milli sporcu Mustafa Çakmak, 19 yıllık sporculuk kariyerinde 41 madalya kazandı - Mustafa Çakmak: Bütün başarıları tek tek aşarak bugünlere geldim. Eğitim, spor, azim her engeli aşar]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kahramanmaraş Haberleri — GÖKHAN ÇALI - Doğuştan görme engelli 41 yaşındaki Mustafa Çakmak, 19 yıllık sporculuk kariyerinde elde ettiği 41 madalya ve uluslararası derecelerle engelli bireylere örnek oluyor. Aktif olarak 2000-2019 arasında gülle ve çekiç atma sporuyla ilgilenen Çakmak, bu süreçte aralarında dünya şampiyonluğunun da bulunduğu 6 uluslararası derece ile 35 Türkiye şampiyonluğu elde etti.Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Çakmak, engellilere örnek ve destek oluyor.- Eğitim, spor, azim her engeli aşarMustafa Çakmak, AA muhabirine, spora öğretmeninin önerisiyle başladığını, atletizmle ilgilendiğini, tarlada taş atarak gülle ve çekiç atmaya hazırlandığını anlattı.Gülle atmada 2004'te Türkiye rekoru kırdıktan sonra milli takıma çağrıldığını ve uluslararası yarışlarda derece elde ettiğini ifade eden Çakmak, 2009'da Yunanistan'da Avrupa üçüncüsü, 2010'da Tunus'ta dünya üçüncüsü oldum. 2011'de Antalya'da düzenlenen 4. IBSA Görme Engelliler Dünya Oyunları'nda bir altın, bir de bronz madalya kazandım. Azimle, kararlılıkla hayatıma devam ettim. Bütün başarıları tek tek aşarak bugünlere geldim. Eğitim, spor, azim her engeli aşar. diye konuştu.Sporculuk hayatına 41 madalya sığdırdığını, şimdi de engelli bireylere destek olmak amacıyla çalıştığını ifade eden Çakmak, gelecek nesillere rehber olmayı hedeflediğini dile getirdi.Belediyenin spor kulübünde branş sorumluluğu da yaptığını belirten Çakmak, oturarak voleybol takımlarının geçen yıl birinci ligde bu yıl ise Süper Lig'de şampiyon olduğunu, Büyükşehir Belediyesi Golbol Kadın Takımı'nın da Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen 2025 Şampiyonlar Ligi'nde ikinci olduğunu kaydetti.Engelli bireylere çağrıda bulunan Çakmak, Bizler engelli olabiliriz ancak tüketen değil, üreten bireyler, memlekete faydalı bireyler olmak istiyoruz. Her engelli kendi ilinde başarılı olabilir. Atıl durumda değil, pozitif ve üretken olsunlar. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kahramanmaraş Haberleri — GÖKHAN ÇALI - Doğuştan görme engelli 41 yaşındaki Mustafa Çakmak, 19 yıllık sporculuk kariyerinde elde ettiği 41 madalya ve uluslararası derecelerle engelli bireylere örnek oluyor. Aktif olarak 2000-2019 arasında gülle ve çekiç atma sporuyla ilgilenen Çakmak, bu süreçte aralarında dünya şampiyonluğunun da bulunduğu 6 uluslararası derece ile 35 Türkiye şampiyonluğu elde etti.Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Çakmak, engellilere örnek ve destek oluyor.- Eğitim, spor, azim her engeli aşarMustafa Çakmak, AA muhabirine, spora öğretmeninin önerisiyle başladığını, atletizmle ilgilendiğini, tarlada taş atarak gülle ve çekiç atmaya hazırlandığını anlattı.Gülle atmada 2004'te Türkiye rekoru kırdıktan sonra milli takıma çağrıldığını ve uluslararası yarışlarda derece elde ettiğini ifade eden Çakmak, 2009'da Yunanistan'da Avrupa üçüncüsü, 2010'da Tunus'ta dünya üçüncüsü oldum. 2011'de Antalya'da düzenlenen 4. IBSA Görme Engelliler Dünya Oyunları'nda bir altın, bir de bronz madalya kazandım. Azimle, kararlılıkla hayatıma devam ettim. Bütün başarıları tek tek aşarak bugünlere geldim. Eğitim, spor, azim her engeli aşar. diye konuştu.Sporculuk hayatına 41 madalya sığdırdığını, şimdi de engelli bireylere destek olmak amacıyla çalıştığını ifade eden Çakmak, gelecek nesillere rehber olmayı hedeflediğini dile getirdi.Belediyenin spor kulübünde branş sorumluluğu da yaptığını belirten Çakmak, oturarak voleybol takımlarının geçen yıl birinci ligde bu yıl ise Süper Lig'de şampiyon olduğunu, Büyükşehir Belediyesi Golbol Kadın Takımı'nın da Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen 2025 Şampiyonlar Ligi'nde ikinci olduğunu kaydetti.Engelli bireylere çağrıda bulunan Çakmak, Bizler engelli olabiliriz ancak tüketen değil, üreten bireyler, memlekete faydalı bireyler olmak istiyoruz. Her engelli kendi ilinde başarılı olabilir. Atıl durumda değil, pozitif ve üretken olsunlar. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/gorme-engelli-eski-milli-sporcu-kazandigi-41-madalyayla-engellilere-ornek-oluyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Edirne ve Kırklareli'nde 12 düzensiz göçmen yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/edirne-ve-kirklareli-nde-12-duzensiz-gocmen-yakalandi/847713/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/edirne-ve-kirklareli-nde-12-duzensiz-gocmen-yakalandi/847713/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:12:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Edirne — Edirne ve Kırklareli'nde 12 düzensiz göçmen yakalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Edirne Haberleri — Edirne ve Kırklareli'nde 12 düzensiz göçmen yakalandı.Edirne'de güvenlik güçleri, kent genelindeki denetimlerde 8 yabancı uyruklunun yasa dışı yollarla yurda girdiğini tespit etti.Yakalanan düzensiz göçmenler, işlemlerin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne gönderildi.Kırklareli'nde de güvenlik güçleri, il genelinde 4 düzensiz göçmeni yakaladı. Göçmenler, Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi'ne teslim edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Edirne Haberleri — Edirne ve Kırklareli'nde 12 düzensiz göçmen yakalandı.Edirne'de güvenlik güçleri, kent genelindeki denetimlerde 8 yabancı uyruklunun yasa dışı yollarla yurda girdiğini tespit etti.Yakalanan düzensiz göçmenler, işlemlerin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne gönderildi.Kırklareli'nde de güvenlik güçleri, il genelinde 4 düzensiz göçmeni yakaladı. Göçmenler, Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi'ne teslim edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/edirne-ve-kirklareli-nde-12-duzensiz-gocmen-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nde play-off çeyrek finalin programı açıklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-sigorta-basketbol-super-ligi-nde-play-off-ceyrek-finalin-programi-aciklandi/847712/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-sigorta-basketbol-super-ligi-nde-play-off-ceyrek-finalin-programi-aciklandi/847712/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:12:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nde play-off çeyrek final programı belli oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nde play-off çeyrek final programı belli oldu.İki galibiyet alacak takımların yarı finale çıkacağı eşleşmelerde program şöyle:26 Mayıs Salı:18.00 Bahçeşehir Koleji-Trabzonspor (Sinan Erdem)20.30 Beşiktaş GAİN-Galatasaray MCT Technic (Beşiktaş GAİN)27 Mayıs Çarşamba:18.00 Anadolu Efes-Türk Telekom (Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi)20.30 Fenerbahçe Beko-Safiport Erokspor (Ülker Spor ve Etkinlik)28 Mayıs Perşembe:18.00 Trabzonspor-Bahçeşehir Koleji (Hayri Gür)20.30 Galatasaray MCT Technic-Beşiktaş GAİN (Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi)29 Mayıs Cuma:18.00 Türk Telekom-Anadolu Efes (Ankara)20.30 Safiport Erokspor-Fenerbahçe Beko (Sinan Erdem)Not: Serilerde eşitlik olması halinde üçüncü maç, normal sezonu daha üst sırada tamamlayan takımın sahasında oynanacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi'nde play-off çeyrek final programı belli oldu.İki galibiyet alacak takımların yarı finale çıkacağı eşleşmelerde program şöyle:26 Mayıs Salı:18.00 Bahçeşehir Koleji-Trabzonspor (Sinan Erdem)20.30 Beşiktaş GAİN-Galatasaray MCT Technic (Beşiktaş GAİN)27 Mayıs Çarşamba:18.00 Anadolu Efes-Türk Telekom (Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi)20.30 Fenerbahçe Beko-Safiport Erokspor (Ülker Spor ve Etkinlik)28 Mayıs Perşembe:18.00 Trabzonspor-Bahçeşehir Koleji (Hayri Gür)20.30 Galatasaray MCT Technic-Beşiktaş GAİN (Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi)29 Mayıs Cuma:18.00 Türk Telekom-Anadolu Efes (Ankara)20.30 Safiport Erokspor-Fenerbahçe Beko (Sinan Erdem)Not: Serilerde eşitlik olması halinde üçüncü maç, normal sezonu daha üst sırada tamamlayan takımın sahasında oynanacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/turkiye-sigorta-basketbol-super-ligi-nde-play-off-ceyrek-finalin-programi-aciklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Emtia piyasalarında yönü ABD enflasyonu ve ABD-Çin görüşmeleri belirledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/emtia-piyasalarinda-yonu-abd-enflasyonu-ve-abd-cin-gorusmeleri-belirledi/847711/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/emtia-piyasalarinda-yonu-abd-enflasyonu-ve-abd-cin-gorusmeleri-belirledi/847711/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:12:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Değerli metaller, haftayı ABD'de açıklanan enflasyon verilerinin ardından ABD Merkez Bankasının para politikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesiyle düşüşle tamamladı - Enerji emtiaları fiyatlamalarında ise Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizlikler, ABD-İran ateşkes sürecindeki tıkanma ve küresel arz endişeleri etkili oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — TUNAHAN KÜKÜRT - Emtia piyasasında bu hafta fiyatlamalar, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyareti ve ABD'de açıklanan enflasyon verileri üzerinden şekillenirken, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler yatırımcıların odağındaki yerini korudu.ABD yönetiminin İran'ın sunduğu ateşkes teklifini kabul etmemesi hafta içindeki önemli gelişmelerden biri olarak öne çıktı. Bu karar, Orta Doğu'daki gerilimin sürebileceği algısını güçlendirdi.Söz konusu gelişme, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan petrol ve doğal gaz akışına ilişkin endişeleri artırdı.ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın karşı teklifini kabul edilemez bulduğu, taraflar arasındaki görüşmelerde Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve nükleer program başlıklarında anlaşmazlıkların sürdüğü bildirildi.- ABD enflasyon verileri emtia piyasalarında fiyatlama davranışını belirlediMakroekonomik veri tarafında ise ABD'de enflasyon göstergelerinin beklentileri aşması, emtia piyasalarında fiyatlama davranışını belirleyen bir diğer unsur oldu.ABD'de nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık bazda yüzde 3,8 artarak Mayıs 2023'ten bu yana en güçlü yükselişini kaydetti. Enerji fiyatlarındaki artışın TÜFE'deki yükselişin yüzde 40'tan fazlasını oluşturduğu, gıda fiyatlarında da yukarı yönlü baskının güçlendiği belirtildi.Üretici fiyatlarındaki görünüm de maliyet enflasyonuna ilişkin endişeleri artırdı. ABD'de nisan ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) aylık bazda yüzde 1,4 ile Mart 2022'den bu yana en sert artışını gösterirken, yıllık bazda yüzde 6 ile Aralık 2022'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı.Aynı dönemde ABD Senatosu'nun Kevin Warsh'ı 54'e karşı 45 oyla ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığına onaylaması, para politikasına ilişkin belirsizlikleri de fiyatlamaların merkezinde tuttu.Analistler, Warsh'ın göreve gelmesiyle Fed'in iletişim stratejisi, bilanço yönetimi ve faiz patikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenebileceğini belirterek, yüksek enflasyon verilerinin faiz indirimlerine yönelik beklentilerin ötelenmesine neden olduğunu kaydetti.- Trump-Şi zirvesi enerji ve tarım ürünlerinde izlendiÖte yandan, Trump'ın üst düzey iş insanlarından oluşan heyetle Pekin'e gitmesinin ardından Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği zirve, emtia piyasalarında enerji ve tarım fiyatlamaları üzerinde etkili oldu.Beyaz Saray'ın zirve bildirgesinde, iki tarafın Hürmüz Boğazı'nın enerji akışını destekleyecek şekilde açık kalması gerektiği konusunda mutabık kaldığı belirtildi.Bu açıklama petrol ve doğal gaz fiyatlarında kısa süreli geri çekilmeye neden olsa da somut bir mekanizma öngörülmemesi ve ABD-İran müzakerelerindeki tıkanıklığın sürmesi, Brent petrol üzerindeki jeopolitik risk priminin korunmasına yol açtı.Trump'ın, Çin'in soya fasulyesi, enerji ve uçak alımını artırmayı kabul ettiğini belirtmesi de piyasalarda yakından izlendi.- Değerli metallerde satış baskısı öne çıktıDeğerli metaller, haftayı ABD'de açıklanan enflasyon verilerinin ardından Fed'in para politikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesiyle düşüşle tamamladı.Analistler, yüksek enflasyonun Fed'in faiz indirim sürecini öteleme ihtimalini artırdığını, bunun da altın gibi faiz getirisi olmayan varlıkların cazibesini azalttığını belirtti.Gümüşün ons fiyatı, hem değerli metal hem de sanayi metali özelliği nedeniyle satış baskısından en fazla etkilenen ürün oldu. Dolar endeksindeki güçlenme ve sanayi talebine yönelik zayıflama beklentileri, gümüşün ons fiyatını baskıladı.İsviçre bankası UBS'in gümüş piyasasında daha küçük açık beklentisine işaret etmesi de fiyatlar üzerinde baskı oluşturan unsurlar arasında yer aldı.Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 5,5, paladyumda yüzde 5,2, altında ve platinde yüzde 3,8 geriledi.- Baz metallerde karışık seyir izlendiBaz metallerdeki fiyatlamalarda jeopolitik arz riskleri ve Çin talebine ilişkin beklentilerle karışık bir seyir izlendi.Hafta boyunca Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizlikler, bölgedeki lojistik akışlara yönelik riskler ve arz endişeleri baz metallerde fiyatları destekledi.Buna karşın, ABD'de açıklanan enflasyon verilerinin beklentileri aşması, Fed'in faiz indirimine ilişkin beklentileri zayıflatarak haftanın son kısmında sanayi metalleri üzerinde baskı oluşturdu.Alüminyumda, Körfez Bölgesi'ndeki üretim kapasitesine yönelik riskler öne çıktı. Bölgedeki bazı tesislerde üretimin normale dönmesinin zaman alacağına ilişkin beklentiler ve Hürmüz kaynaklı lojistik riskler fiyatları destekledi.Bakır fiyatları hafta içinde Hürmüz kaynaklı sülfürik asit ve sülfür arz darlığına ilişkin endişelerle destek bulsa da ABD enflasyon verilerinin ardından kazançlarını sınırladı.Baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında fiyatlar çinkoda yüzde 2,6, alüminyumda yüzde 1,9, kurşunda yüzde 0,3 ve bakırda yüzde 0,1 artarken, nikelde yüzde 1,9 geriledi.- Enerji emtialarında Hürmüz etkisi sürdüEnerji emtialarındaki fiyatlamalarda Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizlikler, ABD-İran ateşkes sürecindeki tıkanma ve küresel arz endişeleri etkili oldu.Hafta içinde ABD-İran ateşkes sürecine yönelik haber akışı petrol piyasalarında jeopolitik risk primini artırdı.ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın son karşı önerisini kabul edilemez bulduğuna ilişkin açıklamaları ve ateşkes sürecinin kırılgan seyrini koruması, arz kesintilerinin sürebileceği endişelerini destekledi.Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) küresel petrol arzına ilişkin uyarıları da fiyatları destekledi. IEA, küresel petrol arzının 2026'da günlük 3,9 milyon varil düşeceğini, Körfez üretiminin savaş öncesi seviyenin oldukça altında kaldığını ve küresel envanterlerde sert erime yaşandığını bildirdi.Doğal gaz tarafında ise fiyatlamalarda depolama verileri, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracat tesislerindeki bakım süreci ve Hürmüz kaynaklı küresel LNG arz endişeleri öne çıktı.ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre, 8 Mayıs ile biten haftada ABD doğal gaz depoları 85 milyar fitküp artış gösterirken, toplam stoklar beş yıllık ortalamanın üzerinde kalmayı sürdürdü.Buna karşın, Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik gerilim küresel LNG piyasasında sıkışıklığı artırdı. Katar'dan sınırlı sayıda LNG kargosunun Boğaz'dan geçebilmesine karşın, bölgedeki genel ihracat akışlarının kısıtlı kalması fiyatlamalarda destekleyici unsur oldu.Bununla birlikte, haftalık bazda doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 7,4, Brent petrolün varil fiyatı da yüzde 7,4 arttı.- Tarım emtialarında ABD-Çin görüşmesi izlendiTarım emtialarında hafta içinde karışık bir seyir izlenirken, ABD-Çin tarımsal ticaretinin genişletilmesine yönelik mesajlar izlendi.Çin Ticaret Bakanlığı, tarafların tarife indirimleri ve tarife dışı engellerin azaltılması yoluyla tarımsal ticareti artırma konusunda ön mutabakat sağladığını açıkladı.Analistler ise ticaret geriliminin azalabileceğine yönelik iyimserliğin tarım emtia piyasasını desteklediğini, ancak Çin'in ihtiyacını büyük ölçüde Brezilya'dan karşılamaya devam etmesi nedeniyle kalıcı etkinin sınırlı kalabileceğini kaydetti.Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar pirinçte yüzde 3,4 ve buğdayda yüzde 2,7 artarken, mısırda yüzde 3,4 ve soya fasulyesinde yüzde 2,6 geriledi.ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar şekerde yüzde 0,6 artarken, pamukta yüzde 5,2 ve kahvede yüzde 3,3 düşüş görüldü. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 3,6 düşüşle tamamladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — TUNAHAN KÜKÜRT - Emtia piyasasında bu hafta fiyatlamalar, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyareti ve ABD'de açıklanan enflasyon verileri üzerinden şekillenirken, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler yatırımcıların odağındaki yerini korudu.ABD yönetiminin İran'ın sunduğu ateşkes teklifini kabul etmemesi hafta içindeki önemli gelişmelerden biri olarak öne çıktı. Bu karar, Orta Doğu'daki gerilimin sürebileceği algısını güçlendirdi.Söz konusu gelişme, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan petrol ve doğal gaz akışına ilişkin endişeleri artırdı.ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın karşı teklifini kabul edilemez bulduğu, taraflar arasındaki görüşmelerde Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve nükleer program başlıklarında anlaşmazlıkların sürdüğü bildirildi.- ABD enflasyon verileri emtia piyasalarında fiyatlama davranışını belirlediMakroekonomik veri tarafında ise ABD'de enflasyon göstergelerinin beklentileri aşması, emtia piyasalarında fiyatlama davranışını belirleyen bir diğer unsur oldu.ABD'de nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık bazda yüzde 3,8 artarak Mayıs 2023'ten bu yana en güçlü yükselişini kaydetti. Enerji fiyatlarındaki artışın TÜFE'deki yükselişin yüzde 40'tan fazlasını oluşturduğu, gıda fiyatlarında da yukarı yönlü baskının güçlendiği belirtildi.Üretici fiyatlarındaki görünüm de maliyet enflasyonuna ilişkin endişeleri artırdı. ABD'de nisan ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) aylık bazda yüzde 1,4 ile Mart 2022'den bu yana en sert artışını gösterirken, yıllık bazda yüzde 6 ile Aralık 2022'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı.Aynı dönemde ABD Senatosu'nun Kevin Warsh'ı 54'e karşı 45 oyla ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığına onaylaması, para politikasına ilişkin belirsizlikleri de fiyatlamaların merkezinde tuttu.Analistler, Warsh'ın göreve gelmesiyle Fed'in iletişim stratejisi, bilanço yönetimi ve faiz patikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenebileceğini belirterek, yüksek enflasyon verilerinin faiz indirimlerine yönelik beklentilerin ötelenmesine neden olduğunu kaydetti.- Trump-Şi zirvesi enerji ve tarım ürünlerinde izlendiÖte yandan, Trump'ın üst düzey iş insanlarından oluşan heyetle Pekin'e gitmesinin ardından Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği zirve, emtia piyasalarında enerji ve tarım fiyatlamaları üzerinde etkili oldu.Beyaz Saray'ın zirve bildirgesinde, iki tarafın Hürmüz Boğazı'nın enerji akışını destekleyecek şekilde açık kalması gerektiği konusunda mutabık kaldığı belirtildi.Bu açıklama petrol ve doğal gaz fiyatlarında kısa süreli geri çekilmeye neden olsa da somut bir mekanizma öngörülmemesi ve ABD-İran müzakerelerindeki tıkanıklığın sürmesi, Brent petrol üzerindeki jeopolitik risk priminin korunmasına yol açtı.Trump'ın, Çin'in soya fasulyesi, enerji ve uçak alımını artırmayı kabul ettiğini belirtmesi de piyasalarda yakından izlendi.- Değerli metallerde satış baskısı öne çıktıDeğerli metaller, haftayı ABD'de açıklanan enflasyon verilerinin ardından Fed'in para politikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesiyle düşüşle tamamladı.Analistler, yüksek enflasyonun Fed'in faiz indirim sürecini öteleme ihtimalini artırdığını, bunun da altın gibi faiz getirisi olmayan varlıkların cazibesini azalttığını belirtti.Gümüşün ons fiyatı, hem değerli metal hem de sanayi metali özelliği nedeniyle satış baskısından en fazla etkilenen ürün oldu. Dolar endeksindeki güçlenme ve sanayi talebine yönelik zayıflama beklentileri, gümüşün ons fiyatını baskıladı.İsviçre bankası UBS'in gümüş piyasasında daha küçük açık beklentisine işaret etmesi de fiyatlar üzerinde baskı oluşturan unsurlar arasında yer aldı.Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 5,5, paladyumda yüzde 5,2, altında ve platinde yüzde 3,8 geriledi.- Baz metallerde karışık seyir izlendiBaz metallerdeki fiyatlamalarda jeopolitik arz riskleri ve Çin talebine ilişkin beklentilerle karışık bir seyir izlendi.Hafta boyunca Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizlikler, bölgedeki lojistik akışlara yönelik riskler ve arz endişeleri baz metallerde fiyatları destekledi.Buna karşın, ABD'de açıklanan enflasyon verilerinin beklentileri aşması, Fed'in faiz indirimine ilişkin beklentileri zayıflatarak haftanın son kısmında sanayi metalleri üzerinde baskı oluşturdu.Alüminyumda, Körfez Bölgesi'ndeki üretim kapasitesine yönelik riskler öne çıktı. Bölgedeki bazı tesislerde üretimin normale dönmesinin zaman alacağına ilişkin beklentiler ve Hürmüz kaynaklı lojistik riskler fiyatları destekledi.Bakır fiyatları hafta içinde Hürmüz kaynaklı sülfürik asit ve sülfür arz darlığına ilişkin endişelerle destek bulsa da ABD enflasyon verilerinin ardından kazançlarını sınırladı.Baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında fiyatlar çinkoda yüzde 2,6, alüminyumda yüzde 1,9, kurşunda yüzde 0,3 ve bakırda yüzde 0,1 artarken, nikelde yüzde 1,9 geriledi.- Enerji emtialarında Hürmüz etkisi sürdüEnerji emtialarındaki fiyatlamalarda Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizlikler, ABD-İran ateşkes sürecindeki tıkanma ve küresel arz endişeleri etkili oldu.Hafta içinde ABD-İran ateşkes sürecine yönelik haber akışı petrol piyasalarında jeopolitik risk primini artırdı.ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın son karşı önerisini kabul edilemez bulduğuna ilişkin açıklamaları ve ateşkes sürecinin kırılgan seyrini koruması, arz kesintilerinin sürebileceği endişelerini destekledi.Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) küresel petrol arzına ilişkin uyarıları da fiyatları destekledi. IEA, küresel petrol arzının 2026'da günlük 3,9 milyon varil düşeceğini, Körfez üretiminin savaş öncesi seviyenin oldukça altında kaldığını ve küresel envanterlerde sert erime yaşandığını bildirdi.Doğal gaz tarafında ise fiyatlamalarda depolama verileri, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracat tesislerindeki bakım süreci ve Hürmüz kaynaklı küresel LNG arz endişeleri öne çıktı.ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre, 8 Mayıs ile biten haftada ABD doğal gaz depoları 85 milyar fitküp artış gösterirken, toplam stoklar beş yıllık ortalamanın üzerinde kalmayı sürdürdü.Buna karşın, Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik gerilim küresel LNG piyasasında sıkışıklığı artırdı. Katar'dan sınırlı sayıda LNG kargosunun Boğaz'dan geçebilmesine karşın, bölgedeki genel ihracat akışlarının kısıtlı kalması fiyatlamalarda destekleyici unsur oldu.Bununla birlikte, haftalık bazda doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 7,4, Brent petrolün varil fiyatı da yüzde 7,4 arttı.- Tarım emtialarında ABD-Çin görüşmesi izlendiTarım emtialarında hafta içinde karışık bir seyir izlenirken, ABD-Çin tarımsal ticaretinin genişletilmesine yönelik mesajlar izlendi.Çin Ticaret Bakanlığı, tarafların tarife indirimleri ve tarife dışı engellerin azaltılması yoluyla tarımsal ticareti artırma konusunda ön mutabakat sağladığını açıkladı.Analistler ise ticaret geriliminin azalabileceğine yönelik iyimserliğin tarım emtia piyasasını desteklediğini, ancak Çin'in ihtiyacını büyük ölçüde Brezilya'dan karşılamaya devam etmesi nedeniyle kalıcı etkinin sınırlı kalabileceğini kaydetti.Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar pirinçte yüzde 3,4 ve buğdayda yüzde 2,7 artarken, mısırda yüzde 3,4 ve soya fasulyesinde yüzde 2,6 geriledi.ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar şekerde yüzde 0,6 artarken, pamukta yüzde 5,2 ve kahvede yüzde 3,3 düşüş görüldü. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 3,6 düşüşle tamamladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Dünya Motokros Şampiyonası her yıl aynı heyecanla büyüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dunya-motokros-sampiyonasi-her-yil-ayni-heyecanla-buyuyor/847710/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dunya-motokros-sampiyonasi-her-yil-ayni-heyecanla-buyuyor/847710/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar — Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkan Vekili Ogün Baysan: - Dünyada zirvedeki bir organizasyonu yapıyoruz. Herkes övgüyle bahsediyor. Aynı heyecan ve şevkle ilkine hazırlanıyormuş gibi yine hazırlıklarımıza başladık - Dünyada böyle bir organizasyonun başarı çıtasını yükselterek devam ettirmek çok zor. Bu başarıyı Afyonkarahisar Valiliği, belediye ve federasyonumuzun uyumlu çalışmasına bağlıyoruz. Biz çok heyecanlıyız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Afyonkarahisar Haberleri — ARİF YAVUZ - Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) Başkan Vekili Ogün Baysan, Afyonkarahisar'da düzenlenen Dünya Motokros Şampiyonasının (MXGP Of Türkiye) başarı çıtasını yükselterek devam ettirdiklerini söyledi. Baysan, AA muhabirine, geçen hafta tanıtımı yapılan MXGP Of Türkiye ile NG Afyon MotoFest'in bu yıl 9'uncusunu Afyonkarahisar'da eylül ayında gerçekleştireceklerini belirtti.İki organizasyonu da her yıl büyüttüklerine değinen Baysan, şöyle konuştu:Dünyada zirvedeki bir organizasyonu yapıyoruz. Herkes övgüyle bahsediyor. Aynı heyecan ve şevkle ilkine hazırlanıyormuş gibi yine hazırlıklarımıza başladık. Organizasyona gösterdiğimiz özenin yanı sıra zaten parkurumuzun beş ödülü var. İnşallah, önümüzdeki sene çift haneli rakamlara geçeceğiz. Dünyada böyle bir organizasyonun başarı çıtasını yükselterek devam ettirmek çok zor. Bu başarıyı Afyonkarahisar Valiliği, belediye ve federasyonumuzun uyumlu çalışmasına bağlıyoruz. Biz çok heyecanlıyız. Afyonkarahisar'ı çok seviyoruz. Bu şehri, dünya arenasında tanıtan bir organizasyon. Bu başarıdan dolayı TMF olarak çok mutluyuz.-Afyonkarahisar'da en iyi Türk sporcusunu da görmeyi hedefliyoruzBaysan, Afyonkarahisar'da Uluslararası Motosiklet Federasyonuna (FIM) bağlı 50 ve 65 cc'de çocuk yarışçıları eğitmek için kurulan MXGP Akademi'nin de bulunduğunu dile getirdi.Akademide Türk antrenörler yetiştirdiklerini aktaran Baysan, Afyonkarahisar'da sadece yarış değil, zaman zaman takvimimizde yer alan eğitimlerimizi de yapıyoruz. Bundan sonra en iyi piste sahip olduğumuz gibi, Afyonkarahisar'da en iyi Türk sporcusunu da görmeyi hedefliyoruz. Bu mücadeleyi de hep birlikte veriyoruz. Afyonkarahisar'ın altyapısı da bunu destekliyor. diye konuştu.- Bu yıl ziyaretçi sayısında 500 bini aşacağımıza inanıyorumBaysan, Afyonkarahisar'ın spor turizminde örnek alınacak bir il haline dönüştüğünü kaydetti.Bu yıl Türkiye'nin en coşkulu festivalinin de NG Afyon MotoFest olacağını belirten Baysan, MXGP Of Türkiye'yi dünyanın, NG Afyon MotoFest'i de Türkiye'nin merkezine oturttuk. Buradaki coşkulu iki organizasyonla bu yıl ziyaretçi sayısında 500 bini aşacağımıza inanıyorum. Eğer bunu başarırsak bu bizi ayrıca gururlandırır. Herkesi 2-6 Eylül'de Afyonkarahisar'a bekliyoruz. ifadelerini kullandı.Baysan, MXGP Of Türkiye'ye en iyi, en hızlı ve iddialı sporcuların geldiğini, Afyonkarahisar'daki izleyicilerin şanslı olduğunu söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Afyonkarahisar Haberleri — ARİF YAVUZ - Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) Başkan Vekili Ogün Baysan, Afyonkarahisar'da düzenlenen Dünya Motokros Şampiyonasının (MXGP Of Türkiye) başarı çıtasını yükselterek devam ettirdiklerini söyledi. Baysan, AA muhabirine, geçen hafta tanıtımı yapılan MXGP Of Türkiye ile NG Afyon MotoFest'in bu yıl 9'uncusunu Afyonkarahisar'da eylül ayında gerçekleştireceklerini belirtti.İki organizasyonu da her yıl büyüttüklerine değinen Baysan, şöyle konuştu:Dünyada zirvedeki bir organizasyonu yapıyoruz. Herkes övgüyle bahsediyor. Aynı heyecan ve şevkle ilkine hazırlanıyormuş gibi yine hazırlıklarımıza başladık. Organizasyona gösterdiğimiz özenin yanı sıra zaten parkurumuzun beş ödülü var. İnşallah, önümüzdeki sene çift haneli rakamlara geçeceğiz. Dünyada böyle bir organizasyonun başarı çıtasını yükselterek devam ettirmek çok zor. Bu başarıyı Afyonkarahisar Valiliği, belediye ve federasyonumuzun uyumlu çalışmasına bağlıyoruz. Biz çok heyecanlıyız. Afyonkarahisar'ı çok seviyoruz. Bu şehri, dünya arenasında tanıtan bir organizasyon. Bu başarıdan dolayı TMF olarak çok mutluyuz.-Afyonkarahisar'da en iyi Türk sporcusunu da görmeyi hedefliyoruzBaysan, Afyonkarahisar'da Uluslararası Motosiklet Federasyonuna (FIM) bağlı 50 ve 65 cc'de çocuk yarışçıları eğitmek için kurulan MXGP Akademi'nin de bulunduğunu dile getirdi.Akademide Türk antrenörler yetiştirdiklerini aktaran Baysan, Afyonkarahisar'da sadece yarış değil, zaman zaman takvimimizde yer alan eğitimlerimizi de yapıyoruz. Bundan sonra en iyi piste sahip olduğumuz gibi, Afyonkarahisar'da en iyi Türk sporcusunu da görmeyi hedefliyoruz. Bu mücadeleyi de hep birlikte veriyoruz. Afyonkarahisar'ın altyapısı da bunu destekliyor. diye konuştu.- Bu yıl ziyaretçi sayısında 500 bini aşacağımıza inanıyorumBaysan, Afyonkarahisar'ın spor turizminde örnek alınacak bir il haline dönüştüğünü kaydetti.Bu yıl Türkiye'nin en coşkulu festivalinin de NG Afyon MotoFest olacağını belirten Baysan, MXGP Of Türkiye'yi dünyanın, NG Afyon MotoFest'i de Türkiye'nin merkezine oturttuk. Buradaki coşkulu iki organizasyonla bu yıl ziyaretçi sayısında 500 bini aşacağımıza inanıyorum. Eğer bunu başarırsak bu bizi ayrıca gururlandırır. Herkesi 2-6 Eylül'de Afyonkarahisar'a bekliyoruz. ifadelerini kullandı.Baysan, MXGP Of Türkiye'ye en iyi, en hızlı ve iddialı sporcuların geldiğini, Afyonkarahisar'daki izleyicilerin şanslı olduğunu söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mayın tehdidine karşı yeni nesil çözümler göreve hazırlanıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mayin-tehdidine-karsi-yeni-nesil-cozumler-goreve-hazirlaniyor/847709/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mayin-tehdidine-karsi-yeni-nesil-cozumler-goreve-hazirlaniyor/847709/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:12:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Türk savunma sanayisi bünyesinde saha güvenliği, mayın ve el yapımı patlayıcıların tespitine yönelik geliştirilen yenilikçi dedektörü ve mayın dedektör robotu SAHA 2026 fuarında ilk kez tanıtıldı - MESAN Yönetim Kurulu Başkanı Devrim Erol: - ⁠Bizim en büyük gücümüz sahadaki ihtiyaçları dinlemek. Geliştirdiğimiz tüm sistemler, gerçek operasyonel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde tasarlanıyor. Bu nedenle sahada karşılık buluyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — FİRDEVS BULUT KARTAL - Türk savunma sanayisi bünyesinde saha güvenliği, mayın ve el yapımı patlayıcıların (EYP) tespitine yönelik geliştirilen yeni teknolojiye sahip mayın dedektörü ve mayın dedektör robotu SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda ilk kez tanıtıldı.MESAN Yönetim Kurulu Başkanı Devrim Erol, AA muhabirine, SAHA 2026'nın sektör açısından önemli bir platform olduğunu belirterek, bu yıl özellikle 3 ürünü ön plana çıkardıklarını söyledi. Erol, Bu yıl bizim açımızdan oldukça önemli. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız sistemleri ilk kez bu ölçekte sergiledik. dedi.Devrim Erol, ilk kez tanıttıkları MEDAS isimli mayın-el yapımı patlayıcı dedektörünün güç hedefleri özellikle zorlu toprak koşullarında tespit edilebildiğini belirtti. Erol, ürünle ilgili şu bilgileri verdi:MEDAS'ta yenilikçi bir teknoloji kullanıyoruz. Bu sayede farklı karakterdeki hedefleri tespit etme kabiliyetimiz artıyor. Operatör açısından hem güvenlik hem de hız anlamında önemli bir avantaj sağlıyoruz. MEDAS ile yola çıkmadan önce, 2020-2022 yıllarında kablo ve EYP tespit eden GPR tasarımı yapalım istedik ancak teori ile pratik maalesef hayat bulamadı, başarısız sonuçlandı ve ürünleştiremedik, AR-GE böyle bir şey. 2023 yılı sonrası ise sil baştan AR-GE'miz çalışmalara başladı, önemli yatırımlar yaptık, ciddi mesai harcadık ve bugün MEDAS ile tüm hedefleri tespit edebilen noktaya geldik. MEDAS'ın tüm bu zorluklar sonunda ortaya çıkmış olmasından çok memnunuz.Sistemin sahada test edildiğini ve kullanıcı geri bildirimleriyle geliştirildiğini belirten Erol, Amacımız yanlış alarm oranını düşürürken tespit başarısını artırmak. MEDAS bu dengeyi kuran bir sistem oldu. ifadelerini kullandı.-⁠ ⁠Riskli alanlarda robotik MEROB görev yapacakİnsansız sistemlerin sunduğu olanakları kullanmak için de çeşitli işbirlikleri yaptıklarını anlatan Erol, bu kapsamda robotik sektör öncüleri ile yapılan ortak çalışmayla MEROB mayın dedektör robotunu geliştirdiklerini söyledi. Böylece personel güvenliğini merkeze alan bir çözüm oluşturduklarını dile getiren Erol, sistemin özellikle riskli bölgelerde aktif rol oynayacağını belirtti.Erol, MEROB ile operatörü doğrudan tehlikeli bölge içine sokmadan görev icra edebiliyorsunuz. Uzaktan kontrol edilebilen ve otonomi kabiliyetleri bulunan bir platform. Üzerine entegre edilen sistemlerle mayın ve patlayıcı tespiti yapılabiliyor. diye konuştu.Robotik sistemlerin sahadaki öneminin giderek arttığını dile getiren Erol, Artık insanı riske atmayan çözümler ön planda. MEROB da bu yaklaşımın bir ürünü. dedi.- ⁠Trafik kontrolünde yeni çözüm MEDAR TDSAHA 2026'da sivil alanda kullanımı olan çözümlerini de tanıttıklarını anlatan Erol, MEDAR TD trafik kontrol ünitesinin özellikle sahadaki düzen ve güvenliğin sağlanmasında kritik rol oynayacağını söyledi.Devrim Erol, MEDAR TD, sahada trafik ve geçiş kontrolünü daha etkin şekilde yönetmek üzere geliştirildi. Hem askeri hem de sivil kullanım senaryolarına uygun bir çözüm sunuyor. Kullanım kolaylığı ve hızlı konuşlandırma kabiliyetiyle fark yaratıyor. MEDAR TD ile sahada geçiş yapan tüm araçlar tespit edilerek merkezi sistemlere aktarılıp istenen analizlerin yapılabilmesine imkan sağlıyoruz. diye konuştu.Ürün geliştirme süreçlerinde kullanıcı geri bildirimlerinin belirleyici olduğunu anlatan Erol, sahadan gelen ihtiyaçlara göre hareket ettiklerini vurguladı. Erol, Bizim en büyük gücümüz sahadaki ihtiyaçları dinlemek. Geliştirdiğimiz tüm sistemler, gerçek operasyonel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde tasarlanıyor. Bu nedenle sahada karşılık buluyor. SAHA 2026'da yaptığımız tanıtımlar sadece bir lansmandan ibaret değildi. Bu ürünler sahada test edilmiş, geri bildirimlerle olgunlaştırılmış sistemler. Fuarda bunu tüm paydaşlara gösterdik. ifadelerini kullandı.Son 3 yılda 13 ülkeye ihracat yaptıklarını vurgulayan Erol, fuar boyunca mevcut ve yeni duyurdukları ürünlerle yurt içinde ve dışında yeni işbirlikleri için önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini bildirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — FİRDEVS BULUT KARTAL - Türk savunma sanayisi bünyesinde saha güvenliği, mayın ve el yapımı patlayıcıların (EYP) tespitine yönelik geliştirilen yeni teknolojiye sahip mayın dedektörü ve mayın dedektör robotu SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda ilk kez tanıtıldı.MESAN Yönetim Kurulu Başkanı Devrim Erol, AA muhabirine, SAHA 2026'nın sektör açısından önemli bir platform olduğunu belirterek, bu yıl özellikle 3 ürünü ön plana çıkardıklarını söyledi. Erol, Bu yıl bizim açımızdan oldukça önemli. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız sistemleri ilk kez bu ölçekte sergiledik. dedi.Devrim Erol, ilk kez tanıttıkları MEDAS isimli mayın-el yapımı patlayıcı dedektörünün güç hedefleri özellikle zorlu toprak koşullarında tespit edilebildiğini belirtti. Erol, ürünle ilgili şu bilgileri verdi:MEDAS'ta yenilikçi bir teknoloji kullanıyoruz. Bu sayede farklı karakterdeki hedefleri tespit etme kabiliyetimiz artıyor. Operatör açısından hem güvenlik hem de hız anlamında önemli bir avantaj sağlıyoruz. MEDAS ile yola çıkmadan önce, 2020-2022 yıllarında kablo ve EYP tespit eden GPR tasarımı yapalım istedik ancak teori ile pratik maalesef hayat bulamadı, başarısız sonuçlandı ve ürünleştiremedik, AR-GE böyle bir şey. 2023 yılı sonrası ise sil baştan AR-GE'miz çalışmalara başladı, önemli yatırımlar yaptık, ciddi mesai harcadık ve bugün MEDAS ile tüm hedefleri tespit edebilen noktaya geldik. MEDAS'ın tüm bu zorluklar sonunda ortaya çıkmış olmasından çok memnunuz.Sistemin sahada test edildiğini ve kullanıcı geri bildirimleriyle geliştirildiğini belirten Erol, Amacımız yanlış alarm oranını düşürürken tespit başarısını artırmak. MEDAS bu dengeyi kuran bir sistem oldu. ifadelerini kullandı.-⁠ ⁠Riskli alanlarda robotik MEROB görev yapacakİnsansız sistemlerin sunduğu olanakları kullanmak için de çeşitli işbirlikleri yaptıklarını anlatan Erol, bu kapsamda robotik sektör öncüleri ile yapılan ortak çalışmayla MEROB mayın dedektör robotunu geliştirdiklerini söyledi. Böylece personel güvenliğini merkeze alan bir çözüm oluşturduklarını dile getiren Erol, sistemin özellikle riskli bölgelerde aktif rol oynayacağını belirtti.Erol, MEROB ile operatörü doğrudan tehlikeli bölge içine sokmadan görev icra edebiliyorsunuz. Uzaktan kontrol edilebilen ve otonomi kabiliyetleri bulunan bir platform. Üzerine entegre edilen sistemlerle mayın ve patlayıcı tespiti yapılabiliyor. diye konuştu.Robotik sistemlerin sahadaki öneminin giderek arttığını dile getiren Erol, Artık insanı riske atmayan çözümler ön planda. MEROB da bu yaklaşımın bir ürünü. dedi.- ⁠Trafik kontrolünde yeni çözüm MEDAR TDSAHA 2026'da sivil alanda kullanımı olan çözümlerini de tanıttıklarını anlatan Erol, MEDAR TD trafik kontrol ünitesinin özellikle sahadaki düzen ve güvenliğin sağlanmasında kritik rol oynayacağını söyledi.Devrim Erol, MEDAR TD, sahada trafik ve geçiş kontrolünü daha etkin şekilde yönetmek üzere geliştirildi. Hem askeri hem de sivil kullanım senaryolarına uygun bir çözüm sunuyor. Kullanım kolaylığı ve hızlı konuşlandırma kabiliyetiyle fark yaratıyor. MEDAR TD ile sahada geçiş yapan tüm araçlar tespit edilerek merkezi sistemlere aktarılıp istenen analizlerin yapılabilmesine imkan sağlıyoruz. diye konuştu.Ürün geliştirme süreçlerinde kullanıcı geri bildirimlerinin belirleyici olduğunu anlatan Erol, sahadan gelen ihtiyaçlara göre hareket ettiklerini vurguladı. Erol, Bizim en büyük gücümüz sahadaki ihtiyaçları dinlemek. Geliştirdiğimiz tüm sistemler, gerçek operasyonel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde tasarlanıyor. Bu nedenle sahada karşılık buluyor. SAHA 2026'da yaptığımız tanıtımlar sadece bir lansmandan ibaret değildi. Bu ürünler sahada test edilmiş, geri bildirimlerle olgunlaştırılmış sistemler. Fuarda bunu tüm paydaşlara gösterdik. ifadelerini kullandı.Son 3 yılda 13 ülkeye ihracat yaptıklarını vurgulayan Erol, fuar boyunca mevcut ve yeni duyurdukları ürünlerle yurt içinde ve dışında yeni işbirlikleri için önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini bildirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ALTAY Tankı, Türk savunma sanayisinde dönüm noktası oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/altay-tanki-turk-savunma-sanayisinde-donum-noktasi-oldu/847708/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/altay-tanki-turk-savunma-sanayisinde-donum-noktasi-oldu/847708/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:12:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş: - Herhangi bir platformu yurt dışından satın alabilirsiniz. Ama bu hiçbir zaman Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını tam olarak karşılamaz. ALTAY Projesi bize şunu öğretti: Türkiye'nin şartlarına göre geliştirilmiş platformlar üretmek zorundayız - OYAK'ı çift kullanımlı projelerde yoğunlaştırıyoruz, bu şekilde savunma sanayisine hizmet ediyoruz. Çalışmalarımızı hem sivil hem askeri alanda kullanılabilecek ürünlerde konumlandırdık]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — FİRDEVS BULUT KARTAL - Türkiye'nin savunma sanayisinde yaşadığı dönüşümün en önemli kilometre taşlarından olan ALTAY Tankı Projesi, özgün platform geliştirme ve yerli tasarım-üretim anlayışının kurumsallaşmasında belirleyici bir rol oynadı.ALTAY Tankı'nın seri üretim fazının ana yüklenicisi BMC'de bir dönem genel müdürlük yapan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, tecrübelerinden yola çıkarak Yeni Altay'ın Bilinmeyen Hikayesi kitabını kaleme aldı. Yalçıntaş, deneyimleri, Türk savunma sanayisinin gelişimi ve OYAK'ta yürüttükleri çalışmalara ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Kitabın arkasındaki temel motivasyonun yalnızca kişisel bir anlatı oluşturmak olmadığını belirten Yalçıntaş, savunma sanayisindeki kurumsal hafızanın korunmasının hayati önem taşıdığına işaret etti. Yalçıntaş, bu süreci şu sözlerle anlattı:Bu kitabı yazmaya başladığımda temel hedef şuydu: 2000'li yılların başından beri savunma sanayisinde binlerce mühendisin, ustanın, iş adamının, bürokratın ve siyasetçinin emekleri var. Bu emeklerin unutulmamasını istedim ve tarihe geçmesini istedim. Ülkeler bilgi birikimini ancak bilgiyi nesilden nesle aktararak yaparlar. Eğer bu bilgi aktarımı olmazsa her gelen nesil sıfırdan başlamak zorunda kalır. Bu özellikle savunma sanayisi projeleri için geçerli. Eğer yaşananlar tarafsız ve gerçek şekilde aktarılabilirse arkadan gelenler aynı hataları yapmazlar ve doğru yapılanları daha hızlı uygularlar.- Asıl kırılma noktası motor değil, tasarım anlayışıydıALTAY Tankı Projesi'nin kamuoyunda en çok motor konusu üzerinden tartışıldığını ancak asıl kritik değişimin daha derinde yaşandığına işaret eden Yalçıntaş, Türkiye'nin savunma anlayışında yaşanan zihinsel dönüşüme ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:Kamuoyu bu projedeki en kritik kırılma noktasının motorun bulunamaması olduğunu düşündü. Bir noktaya kadar doğru ama bence bundan daha önemli bir nokta vardı. O da şuydu: Artık temel amaç bir platformu satın almak değil, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına göre o platformu tasarlamaktı. Herhangi bir platformu yurt dışından satın alabilirsiniz ama bu hiçbir zaman Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını tam olarak karşılamaz. ALTAY Projesi bize şunu öğretti: Türkiye'nin şartlarına göre geliştirilmiş platformlar üretmek zorundayız.Bugün yürütülen yeni projelerin büyük bölümünün milli tasarım anlayışıyla geliştirildiğini dile getiren Yalçıntaş, bu dönüşümün ALTAY Projesi ile hız kazandığını ifade etti.Projenin Türkiye'nin savunma sanayisindeki konumunu değiştirdiğini aktaran Yalçıntaş, şunları kaydetti:Türkiye artık yurt dışından hazır silah sistemleri alan bir ülke olmaktan çıkmış, kendi silah sistemlerini tasarlayan ve bunları milli ve yerli imkanlarla üretebilen bir ülke haline gelmiştir. ALTAY Tankı Projesi bu gerçeği hem Türk kamuoyuna hem de dünyaya gösterdi. Prototipler üretilirken güç grubunun yurt dışından alınacağı düşünülmüştü. Ancak seri üretim aşamasına gelindiğinde bu parçalar verilmedi ve seri üretim durdu. O zaman anladık ki kritik alt sistemleri kendimiz geliştirmeliyiz. Bu yüzden ALTAY Tankı'nın motorunu, yani BATU’yu Türkiye olarak milli şekilde geliştirdik ve üretmeye başladık.- OYAK, savunma sanayisi projelerinde çift kullanımlı alanlara odaklanacakTürkiye'de savunma sanayinin stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Murat Yalçıntaş, OYAK'ın gelecekte savunma alanında doğrudan rekabet yerine tamamlayıcı rol üstleneceğini söyledi.Yalçıntaş, OYAK’a baktığınız zaman yaklaşık 143 şirketiyle Türkiye'nin en büyük sanayi gruplarından biridir. Böyle bir yapının savunma sanayisine bigane kalması düşünülemez. Ancak kaynakların doğru yönlendirilmesi gerekir. dedi.Bu çerçevede OYAK'ın özellikle çift kullanımlı teknolojilere odaklandığını, yüksek kaliteli çelik üretiminin buna önemli bir örnek olduğunu bildiren Yalçıntaş, şöyle devam etti:OYAK'ı çift kullanımlı projelerde yoğunlaştırıyoruz, bu şekilde savunma sanayisine hizmet ediyoruz. Çalışmalarımızı hem sivil hem askeri alanda kullanılabilecek ürünlerde konumlandırdık. Örneğin üstün vasıflı çelik üretimi bu alanın en güzel örneklerinden biridir. Bu çelik hem madencilikte hem de askeri sektörde, yani zırh çeliği olarak kullanılabiliyor. Türk savunma sanayisinin birçok kıymetli vakıf şirketi bu alanda gerekli AR-GE çalışmalarını yapıyor. OYAK'ın aynı alanlarda rekabete girmesi doğru değildir. Bu kaynakların kötü yönetilmesi olur. Bizim yaklaşımımız tamamlayıcı olmak.Savunma sanayisinin kamuoyuna doğru anlatılmasının önemine de değinen Yalçıntaş, nitelikli insan kaynağının sektöre kazandırılmasında medyanın kritik rol oynadığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:Yöneticilik yaparken şunu çok net gözlemledim: Bir şeyi başarmak kadar önemli olan şey, yaptığınız işi doğru şekilde kamuoyuna anlatmaktır. Savunma sektörünün önemi gençlere iyi anlatılmazsa bu arkadaşlarımız başka sektörlere yönelir. Halbuki savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu kaliteli insan gücünü ancak bu alanın önemini anlatarak sağlayabiliriz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — FİRDEVS BULUT KARTAL - Türkiye'nin savunma sanayisinde yaşadığı dönüşümün en önemli kilometre taşlarından olan ALTAY Tankı Projesi, özgün platform geliştirme ve yerli tasarım-üretim anlayışının kurumsallaşmasında belirleyici bir rol oynadı.ALTAY Tankı'nın seri üretim fazının ana yüklenicisi BMC'de bir dönem genel müdürlük yapan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, tecrübelerinden yola çıkarak Yeni Altay'ın Bilinmeyen Hikayesi kitabını kaleme aldı. Yalçıntaş, deneyimleri, Türk savunma sanayisinin gelişimi ve OYAK'ta yürüttükleri çalışmalara ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Kitabın arkasındaki temel motivasyonun yalnızca kişisel bir anlatı oluşturmak olmadığını belirten Yalçıntaş, savunma sanayisindeki kurumsal hafızanın korunmasının hayati önem taşıdığına işaret etti. Yalçıntaş, bu süreci şu sözlerle anlattı:Bu kitabı yazmaya başladığımda temel hedef şuydu: 2000'li yılların başından beri savunma sanayisinde binlerce mühendisin, ustanın, iş adamının, bürokratın ve siyasetçinin emekleri var. Bu emeklerin unutulmamasını istedim ve tarihe geçmesini istedim. Ülkeler bilgi birikimini ancak bilgiyi nesilden nesle aktararak yaparlar. Eğer bu bilgi aktarımı olmazsa her gelen nesil sıfırdan başlamak zorunda kalır. Bu özellikle savunma sanayisi projeleri için geçerli. Eğer yaşananlar tarafsız ve gerçek şekilde aktarılabilirse arkadan gelenler aynı hataları yapmazlar ve doğru yapılanları daha hızlı uygularlar.- Asıl kırılma noktası motor değil, tasarım anlayışıydıALTAY Tankı Projesi'nin kamuoyunda en çok motor konusu üzerinden tartışıldığını ancak asıl kritik değişimin daha derinde yaşandığına işaret eden Yalçıntaş, Türkiye'nin savunma anlayışında yaşanan zihinsel dönüşüme ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:Kamuoyu bu projedeki en kritik kırılma noktasının motorun bulunamaması olduğunu düşündü. Bir noktaya kadar doğru ama bence bundan daha önemli bir nokta vardı. O da şuydu: Artık temel amaç bir platformu satın almak değil, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına göre o platformu tasarlamaktı. Herhangi bir platformu yurt dışından satın alabilirsiniz ama bu hiçbir zaman Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını tam olarak karşılamaz. ALTAY Projesi bize şunu öğretti: Türkiye'nin şartlarına göre geliştirilmiş platformlar üretmek zorundayız.Bugün yürütülen yeni projelerin büyük bölümünün milli tasarım anlayışıyla geliştirildiğini dile getiren Yalçıntaş, bu dönüşümün ALTAY Projesi ile hız kazandığını ifade etti.Projenin Türkiye'nin savunma sanayisindeki konumunu değiştirdiğini aktaran Yalçıntaş, şunları kaydetti:Türkiye artık yurt dışından hazır silah sistemleri alan bir ülke olmaktan çıkmış, kendi silah sistemlerini tasarlayan ve bunları milli ve yerli imkanlarla üretebilen bir ülke haline gelmiştir. ALTAY Tankı Projesi bu gerçeği hem Türk kamuoyuna hem de dünyaya gösterdi. Prototipler üretilirken güç grubunun yurt dışından alınacağı düşünülmüştü. Ancak seri üretim aşamasına gelindiğinde bu parçalar verilmedi ve seri üretim durdu. O zaman anladık ki kritik alt sistemleri kendimiz geliştirmeliyiz. Bu yüzden ALTAY Tankı'nın motorunu, yani BATU’yu Türkiye olarak milli şekilde geliştirdik ve üretmeye başladık.- OYAK, savunma sanayisi projelerinde çift kullanımlı alanlara odaklanacakTürkiye'de savunma sanayinin stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Murat Yalçıntaş, OYAK'ın gelecekte savunma alanında doğrudan rekabet yerine tamamlayıcı rol üstleneceğini söyledi.Yalçıntaş, OYAK’a baktığınız zaman yaklaşık 143 şirketiyle Türkiye'nin en büyük sanayi gruplarından biridir. Böyle bir yapının savunma sanayisine bigane kalması düşünülemez. Ancak kaynakların doğru yönlendirilmesi gerekir. dedi.Bu çerçevede OYAK'ın özellikle çift kullanımlı teknolojilere odaklandığını, yüksek kaliteli çelik üretiminin buna önemli bir örnek olduğunu bildiren Yalçıntaş, şöyle devam etti:OYAK'ı çift kullanımlı projelerde yoğunlaştırıyoruz, bu şekilde savunma sanayisine hizmet ediyoruz. Çalışmalarımızı hem sivil hem askeri alanda kullanılabilecek ürünlerde konumlandırdık. Örneğin üstün vasıflı çelik üretimi bu alanın en güzel örneklerinden biridir. Bu çelik hem madencilikte hem de askeri sektörde, yani zırh çeliği olarak kullanılabiliyor. Türk savunma sanayisinin birçok kıymetli vakıf şirketi bu alanda gerekli AR-GE çalışmalarını yapıyor. OYAK'ın aynı alanlarda rekabete girmesi doğru değildir. Bu kaynakların kötü yönetilmesi olur. Bizim yaklaşımımız tamamlayıcı olmak.Savunma sanayisinin kamuoyuna doğru anlatılmasının önemine de değinen Yalçıntaş, nitelikli insan kaynağının sektöre kazandırılmasında medyanın kritik rol oynadığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:Yöneticilik yaparken şunu çok net gözlemledim: Bir şeyi başarmak kadar önemli olan şey, yaptığınız işi doğru şekilde kamuoyuna anlatmaktır. Savunma sektörünün önemi gençlere iyi anlatılmazsa bu arkadaşlarımız başka sektörlere yönelir. Halbuki savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu kaliteli insan gücünü ancak bu alanın önemini anlatarak sağlayabiliriz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gökçe hemşirenin yoğun bakım temposundan sualtı şampiyonluğuna uzanan başarı hikayesi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gokce-hemsirenin-yogun-bakim-temposundan-sualti-sampiyonluguna-uzanan-basari-hikayesi/847707/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gokce-hemsirenin-yogun-bakim-temposundan-sualti-sampiyonluguna-uzanan-basari-hikayesi/847707/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:09:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tekirdağ — Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesinde görev yapan hemşire Gökçe Can, yoğun mesaisinin ardından yöneldiği serbest dalışta takım arkadaşlarıyla Türkiye şampiyonluğu yaşadı - Gökçe Can: - Hayatımın yarısından fazlası sporla geçti diyebilirim. Spor yapmadığım bir dönem olmadı. Son yıllarda sualtı sporları ve yüzmeyi hayatıma ekledim. Sanırım hayatım boyunca en çok keyif aldığım spor branşı bu oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tekirdağ Haberleri — MESUT KARADUMAN - Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesinde görev yapan 33 yaşındaki hemşire Gökçe Can, yoğun çalışma temposunun ardından sualtı sporlarıyla uğraşıyor.Uzun yıllardır sporla ilgilenen Gökçe Can, son dönemde sualtı sporlarına yönelerek çeşitli organizasyonlarda dereceler elde etmeye başladı.Geçen ay düzenlenen Serbest Dalış Havuz Türkiye Şampiyonası'na Okyanus Sporları Kulübü adına katılan Can, kadınlar kategorisinde takım arkadaşlarıyla şampiyonluğa ulaştı.İlk kez katıldığı havuz şampiyonasında önemli bir başarı elde eden Gökçe Can, ağustos ayında Antalya'da düzenlenecek Serbest Dalış Deniz Açıksu Büyükler ve Masterlar Bireysel Türkiye Şampiyonası için çalışmalarını sürdürüyor.Gökçe Can, AA muhabirine, sağlık çalışanı olmanın fedakarlık gerektirdiğini söyledi.Mesleğini severek yaptığını belirten Can, Hemşirelik kutsal bir görev. İnsanlara yardımcı olabilmek, ufak bir katkı bile sağlayabilmek günün sonunda insanı çok tatmin ediyor ancak yoğun tempo nedeniyle hem fiziksel hem zihinsel olarak yorulduğumuz zamanlar oluyor. Günün sonunda yorgun şekilde eve gidiyoruz. dedi.Yoğun mesaisinin ardından sporla ilgilenerek hem fiziksel hem de zihinsel olarak kendini yenilediğini anlatan Can, Geçen ay katıldığım Serbest Dalış Havuz Türkiye Şampiyonası'nda Okyanus Sporları Kulübü adına mücadele ettim. İlk kez havuz yarışmalarına katıldım. Benim için çok heyecanlı bir deneyimdi. Açıkçası bu kadar heyecanlanacağımı düşünmemiştim. İlk yarışma için kendi kapasitemde iyi bir başarı elde ettiğimi düşünüyorum. Kadın sporcular olarak takım halinde Türkiye şampiyonu olduk. diye konuştu.- Serbest dalış iş hayatıma da olumlu yansıyorGökçe Can, geçen hafta Gökçeada'da düzenlenen Zıpkınla Balık Avı Türkiye Şampiyonası'nda da kadınlar takımında yer aldığını ve organizasyonu Türkiye ikincisi olarak tamamladıklarını ifade etti.Yeni bir organizasyona hazırlanacağını belirten Can, şunları kaydetti:Ağustos ayında Antalya'nın Kaş ilçesinde düzenlenmesi planlanan Türkiye Şampiyonası'na katılacağım. Denizde yapılan serbest dalış, havuz yarışmalarına göre daha farklı dinamikler taşıyor. Tek nefeste ulaşabileceğiniz maksimum derinliğe inmeye çalışıyorsunuz. Havuzdan ziyade deniz beni biraz korkutuyor çünkü basınç faktörü daha komplike. İlk kez katılacağım için çok heyecanlıyım. Çalışmalarımı sürdürüyorum.Sporun yaşamının önemli bir parçası olduğunu dile getiren Can, Hayatımın yarısından fazlası sporla geçti diyebilirim. Spor yapmadığım bir dönem olmadı. Son yıllarda sualtı sporları ve yüzmeyi hayatıma ekledim. Sanırım hayatım boyunca en çok keyif aldığım spor branşı bu oldu. Katıldığım yarışmaların ardından zihinsel olarak rahatlıyorum. Serbest dalış iş hayatıma da olumlu yansıyor. şeklinde görüş belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tekirdağ Haberleri — MESUT KARADUMAN - Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesinde görev yapan 33 yaşındaki hemşire Gökçe Can, yoğun çalışma temposunun ardından sualtı sporlarıyla uğraşıyor.Uzun yıllardır sporla ilgilenen Gökçe Can, son dönemde sualtı sporlarına yönelerek çeşitli organizasyonlarda dereceler elde etmeye başladı.Geçen ay düzenlenen Serbest Dalış Havuz Türkiye Şampiyonası'na Okyanus Sporları Kulübü adına katılan Can, kadınlar kategorisinde takım arkadaşlarıyla şampiyonluğa ulaştı.İlk kez katıldığı havuz şampiyonasında önemli bir başarı elde eden Gökçe Can, ağustos ayında Antalya'da düzenlenecek Serbest Dalış Deniz Açıksu Büyükler ve Masterlar Bireysel Türkiye Şampiyonası için çalışmalarını sürdürüyor.Gökçe Can, AA muhabirine, sağlık çalışanı olmanın fedakarlık gerektirdiğini söyledi.Mesleğini severek yaptığını belirten Can, Hemşirelik kutsal bir görev. İnsanlara yardımcı olabilmek, ufak bir katkı bile sağlayabilmek günün sonunda insanı çok tatmin ediyor ancak yoğun tempo nedeniyle hem fiziksel hem zihinsel olarak yorulduğumuz zamanlar oluyor. Günün sonunda yorgun şekilde eve gidiyoruz. dedi.Yoğun mesaisinin ardından sporla ilgilenerek hem fiziksel hem de zihinsel olarak kendini yenilediğini anlatan Can, Geçen ay katıldığım Serbest Dalış Havuz Türkiye Şampiyonası'nda Okyanus Sporları Kulübü adına mücadele ettim. İlk kez havuz yarışmalarına katıldım. Benim için çok heyecanlı bir deneyimdi. Açıkçası bu kadar heyecanlanacağımı düşünmemiştim. İlk yarışma için kendi kapasitemde iyi bir başarı elde ettiğimi düşünüyorum. Kadın sporcular olarak takım halinde Türkiye şampiyonu olduk. diye konuştu.- Serbest dalış iş hayatıma da olumlu yansıyorGökçe Can, geçen hafta Gökçeada'da düzenlenen Zıpkınla Balık Avı Türkiye Şampiyonası'nda da kadınlar takımında yer aldığını ve organizasyonu Türkiye ikincisi olarak tamamladıklarını ifade etti.Yeni bir organizasyona hazırlanacağını belirten Can, şunları kaydetti:Ağustos ayında Antalya'nın Kaş ilçesinde düzenlenmesi planlanan Türkiye Şampiyonası'na katılacağım. Denizde yapılan serbest dalış, havuz yarışmalarına göre daha farklı dinamikler taşıyor. Tek nefeste ulaşabileceğiniz maksimum derinliğe inmeye çalışıyorsunuz. Havuzdan ziyade deniz beni biraz korkutuyor çünkü basınç faktörü daha komplike. İlk kez katılacağım için çok heyecanlıyım. Çalışmalarımı sürdürüyorum.Sporun yaşamının önemli bir parçası olduğunu dile getiren Can, Hayatımın yarısından fazlası sporla geçti diyebilirim. Spor yapmadığım bir dönem olmadı. Son yıllarda sualtı sporları ve yüzmeyi hayatıma ekledim. Sanırım hayatım boyunca en çok keyif aldığım spor branşı bu oldu. Katıldığım yarışmaların ardından zihinsel olarak rahatlıyorum. Serbest dalış iş hayatıma da olumlu yansıyor. şeklinde görüş belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/gokce-hemsirenin-yogun-bakim-temposundan-sualti-sampiyonluguna-uzanan-basari-hikayesi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yangının izlerinin silindiği Sultan Sazlığı ziyaretçilerini bekliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yanginin-izlerinin-silindigi-sultan-sazligi-ziyaretcilerini-bekliyor/847706/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yanginin-izlerinin-silindigi-sultan-sazligi-ziyaretcilerini-bekliyor/847706/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:08:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kayseri — Kayseri'de 300'ün üzerinde kuş türüne ev sahipliği yapan Sultan Sazlığı Milli Parkı'nda geçen yıl çıkan iki yangında bir bölümü kullanılamaz hale gelen ahşap yürüyüş yolu onarıldı - Büyükşehri Belediyesi Teknik Bakım ve Onarım Şube Müdürü Vedat Kılıç: - Sultan Sazlığı şu anda her şeyiyle hazır halde. Tüm vatandaşlarımızı buraya bekliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kayseri Haberleri — SERCAN KÜÇÜKŞAHİN - Kayseri'de kesin korunacak hassas alan ilan edilen Sultan Sazlığı Milli Parkı'nda geçen yıl çıkan iki yangında hasar gören yürüyüş yolu yapılarak ziyaretçilerin kullanımına açıldı.Kayseri'nin Develi, Yahyalı ve Yeşilhisar ilçeleri sınırlarında yer alan ve 300'ün üzerinde kuş türüne ev sahipliği yapan Sultan Sazlığı'nda geçen yıl 14 Ocak ve 16 Nisan'da çıkan yangınlarda alanın bir bölümü ile 1500 metrelik ahşap yürüyüş yolunun bir kısmı zarar görmüştü.Yangın sonrası oluşan hasarın giderilmesi amacıyla Kayseri Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile Büyükşehir Belediyesi arasında Sultan Sazlığı Milli Parkı Bakım, Onarım ve Tadilatı İşbirliği Protokolü imzalandı.Protokol çerçevesinde Büyükşehri Belediyesi Teknik Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü ekiplerince yürüyüş yolunun yanan kısmı onarılarak yeniden kullanıma açıldı.Ayrıca sazlığın yanan kısımlarında iyileştirmeler yapılarak, bitki örtüsünün eski haline getirilmesi sağlandı.Ziyaretçi karşılama bölümü ile kuş müzesinin de tadilattan geçirildiği Sultan Sazlığı misafirlerini bekliyor.- Çalışmalar 20 günde tamamlandıKayseri Büyükşehri Belediyesi Teknik Bakım ve Onarım Şube Müdürü Vedat Kılıç, AA muhabirine, yangında 1500 metrelik yürüyüş yolunun yaklaşık 600 metrelik bölümünün zarar gördüğünü söyledi.Kılıç, Yürüyüş yolunun 600 metrelik bölümünü 20 gün gibi kısa bir sürede tamamlayarak yeniden vatandaşlarımızın hizmetine açtık. dediBakım onarım çalışmalarının sadece yürüyüş yolunu kapsamadığını dile getiren Kılıç, Buradaki izleme kulelerinde de zararlar oluşmuştu. Biz onları da onararak hizmete açtık. Tesis alanlarımızın bakım onarımızı yaptık. Burada bulunan kuş müzesindeki eksikleri giderdik. Yeşilhisar-Yahyalı yolundan alana kadar olan yolda asfaltlama yaptık. Elektrik hatları yer altına alındı. Sultan Sazlığı şu an da her şeyiyle hazır halde. Tüm vatandaşlarımızı buraya bekliyoruz. diye konuştu.Sultan Sazlığı Milli Parkı Şefi Ahmet Okan Çam ise alanın yağışlarla eski günlerine kavuştuğunu ve kuş popülasyonun arttığını kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kayseri Haberleri — SERCAN KÜÇÜKŞAHİN - Kayseri'de kesin korunacak hassas alan ilan edilen Sultan Sazlığı Milli Parkı'nda geçen yıl çıkan iki yangında hasar gören yürüyüş yolu yapılarak ziyaretçilerin kullanımına açıldı.Kayseri'nin Develi, Yahyalı ve Yeşilhisar ilçeleri sınırlarında yer alan ve 300'ün üzerinde kuş türüne ev sahipliği yapan Sultan Sazlığı'nda geçen yıl 14 Ocak ve 16 Nisan'da çıkan yangınlarda alanın bir bölümü ile 1500 metrelik ahşap yürüyüş yolunun bir kısmı zarar görmüştü.Yangın sonrası oluşan hasarın giderilmesi amacıyla Kayseri Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile Büyükşehir Belediyesi arasında Sultan Sazlığı Milli Parkı Bakım, Onarım ve Tadilatı İşbirliği Protokolü imzalandı.Protokol çerçevesinde Büyükşehri Belediyesi Teknik Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü ekiplerince yürüyüş yolunun yanan kısmı onarılarak yeniden kullanıma açıldı.Ayrıca sazlığın yanan kısımlarında iyileştirmeler yapılarak, bitki örtüsünün eski haline getirilmesi sağlandı.Ziyaretçi karşılama bölümü ile kuş müzesinin de tadilattan geçirildiği Sultan Sazlığı misafirlerini bekliyor.- Çalışmalar 20 günde tamamlandıKayseri Büyükşehri Belediyesi Teknik Bakım ve Onarım Şube Müdürü Vedat Kılıç, AA muhabirine, yangında 1500 metrelik yürüyüş yolunun yaklaşık 600 metrelik bölümünün zarar gördüğünü söyledi.Kılıç, Yürüyüş yolunun 600 metrelik bölümünü 20 gün gibi kısa bir sürede tamamlayarak yeniden vatandaşlarımızın hizmetine açtık. dediBakım onarım çalışmalarının sadece yürüyüş yolunu kapsamadığını dile getiren Kılıç, Buradaki izleme kulelerinde de zararlar oluşmuştu. Biz onları da onararak hizmete açtık. Tesis alanlarımızın bakım onarımızı yaptık. Burada bulunan kuş müzesindeki eksikleri giderdik. Yeşilhisar-Yahyalı yolundan alana kadar olan yolda asfaltlama yaptık. Elektrik hatları yer altına alındı. Sultan Sazlığı şu an da her şeyiyle hazır halde. Tüm vatandaşlarımızı buraya bekliyoruz. diye konuştu.Sultan Sazlığı Milli Parkı Şefi Ahmet Okan Çam ise alanın yağışlarla eski günlerine kavuştuğunu ve kuş popülasyonun arttığını kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>5 soruda kurbanlık hayvan seçiminde dikkat edilmesi gerekenler</title>
      <link>https://www.canligaste.com/5-soruda-kurbanlik-hayvan-seciminde-dikkat-edilmesi-gerekenler/847705/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/5-soruda-kurbanlik-hayvan-seciminde-dikkat-edilmesi-gerekenler/847705/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:08:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Koyun, keçi, sığır, manda ve deve dışındaki hayvanlar kurban olarak kesilemiyor - Koyun ve keçi sadece bir kişi adına, deve, sığır ve manda ise bir kişiden yedi kişiye kadar ortak olarak kurban edilebiliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — FIRAT TAŞDEMİR - Kurban Bayramı'nda kesilecek kurbanlık hayvanların seçiminde bazı kurallara dikkat edilmesi gerekiyor.İslam dünyası için büyük öneme sahip Kurban Bayramı, 27 Mayıs Çarşamba günü başlayacak. Müslümanların Allah'ın rızasını kazanmak için ibadet amacıyla belirli şartları taşıyan hayvanları usulüne uygun kesmesi Kurban Bayramı süresince gerçekleştirilecek.AA muhabiri, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulundan aldığı bilgilerle, kurbanlık hayvan seçiminde dikkat edilmesi gereken hususları 5 soruda derledi.1- Hangi hayvanlar kurban olarak kesilebilir?Kurban olarak ancak koyun, keçi, sığır, manda ve deve kesilebilir. Bunların dışındaki hayvanların kurban olarak kesilmesi caiz değildir.2- Kurbanlık hayvanların yaşlarında aranacak asgari sınır nedir?Kurbanlık hayvanlarda kameri yıl esasına göre, devenin 5, sığır ve mandanın 2, koyun ve keçinin ise 1 yaşını doldurması şartı aranır. Bu yaşları tamamlamayan hayvan kurban olmaz.Fakat sadece koyun cinsi için bir istisna söz konusudur. Buna göre 6 ayını tamamlayan koyun, bir yaşını doldurmuş gibi iri olması halinde kurban edilebilir.3- Büyük ve küçükbaş hayvanlarda kurban hissesi sınırı nedir?Koyun ve keçi sadece bir kişi adına kurban edilir. Deve, sığır ve manda ise bir kişiden yedi kişiye kadar ortak olarak kurban edilebilir. Bu durumda her bir kişinin hissesi yedide birden aşağıya düşmemelidir.4- Kurbanlık hayvanların fiziksel özellikleri nelerdir?Kurban edilecek hayvan sağlıklı ve organları tam olmalıdır. Hayvandan beklenen maksadı tümüyle yok eden veya değerini azaltan kusurlar, hayvanın kurban olmasına engel teşkil eder.Belirgin derecede hasta, yürüyemeyecek derecede zayıf veya topal, bir ya da iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, kulaklarının veya memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlar kurban olarak kesilemez.Hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, sonradan yapılan bir müdahaleyle boynuzsuzlaştırılması, boynuzunun bir kısmının kırık olması, bir kulağının delik veya yırtılmış olması ve hafif topal olması kurban edilmesine engel değildir.5- Kısırlaştırılmış hayvan kurban edilebilir mi?Etinden ya da hizmetinden yararlanmak amacıyla kısırlaştırılmış/iğdiş edilmiş hayvanlar da kurban olarak kesilebilir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — FIRAT TAŞDEMİR - Kurban Bayramı'nda kesilecek kurbanlık hayvanların seçiminde bazı kurallara dikkat edilmesi gerekiyor.İslam dünyası için büyük öneme sahip Kurban Bayramı, 27 Mayıs Çarşamba günü başlayacak. Müslümanların Allah'ın rızasını kazanmak için ibadet amacıyla belirli şartları taşıyan hayvanları usulüne uygun kesmesi Kurban Bayramı süresince gerçekleştirilecek.AA muhabiri, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulundan aldığı bilgilerle, kurbanlık hayvan seçiminde dikkat edilmesi gereken hususları 5 soruda derledi.1- Hangi hayvanlar kurban olarak kesilebilir?Kurban olarak ancak koyun, keçi, sığır, manda ve deve kesilebilir. Bunların dışındaki hayvanların kurban olarak kesilmesi caiz değildir.2- Kurbanlık hayvanların yaşlarında aranacak asgari sınır nedir?Kurbanlık hayvanlarda kameri yıl esasına göre, devenin 5, sığır ve mandanın 2, koyun ve keçinin ise 1 yaşını doldurması şartı aranır. Bu yaşları tamamlamayan hayvan kurban olmaz.Fakat sadece koyun cinsi için bir istisna söz konusudur. Buna göre 6 ayını tamamlayan koyun, bir yaşını doldurmuş gibi iri olması halinde kurban edilebilir.3- Büyük ve küçükbaş hayvanlarda kurban hissesi sınırı nedir?Koyun ve keçi sadece bir kişi adına kurban edilir. Deve, sığır ve manda ise bir kişiden yedi kişiye kadar ortak olarak kurban edilebilir. Bu durumda her bir kişinin hissesi yedide birden aşağıya düşmemelidir.4- Kurbanlık hayvanların fiziksel özellikleri nelerdir?Kurban edilecek hayvan sağlıklı ve organları tam olmalıdır. Hayvandan beklenen maksadı tümüyle yok eden veya değerini azaltan kusurlar, hayvanın kurban olmasına engel teşkil eder.Belirgin derecede hasta, yürüyemeyecek derecede zayıf veya topal, bir ya da iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, kulaklarının veya memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlar kurban olarak kesilemez.Hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, sonradan yapılan bir müdahaleyle boynuzsuzlaştırılması, boynuzunun bir kısmının kırık olması, bir kulağının delik veya yırtılmış olması ve hafif topal olması kurban edilmesine engel değildir.5- Kısırlaştırılmış hayvan kurban edilebilir mi?Etinden ya da hizmetinden yararlanmak amacıyla kısırlaştırılmış/iğdiş edilmiş hayvanlar da kurban olarak kesilebilir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>78 yaşındaki emekli bankacı atletizmde pistlerin tozunu attırıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/78-yasindaki-emekli-bankaci-atletizmde-pistlerin-tozunu-attiriyor/847704/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/78-yasindaki-emekli-bankaci-atletizmde-pistlerin-tozunu-attiriyor/847704/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Zonguldak — Zonguldak'ta 16 yıldır sürdürdüğü atletizmde ciritte 11, 400 metre koşuda da 4 birincilik elde eden Erdoğan Dilek, 11-12 Temmuz'da İzmir'de gerçekleştirilecek Masterler Atletizm Türkiye Şampiyonası'na altın madalya hedefiyle hazırlanıyor - Erdoğan Dilek: - Ayakta durduğum müddetçe devam edeceğim. En büyük oğlum 50 yaşında, bana 'Baba bırak artık, yeter.' diyor ama bu sporu yaparak mutlu oluyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Zonguldak Haberleri — GÖKHAN YILMAZ / HÜSEYİN EKİNCİ - Zonguldak'ta emekli bankacı Erdoğan Dilek, hakemliğin ardından 16 yıldır atlet olarak boy gösterdiği pistlerde önemli başarılara imza atıyor.Bir bankadan emekli olan 3 çocuk ve 4 torun sahibi Dilek, kentte uzun yıllar atletizm hakemi olarak görev yaptı. Erdoğan Dilek, 2010 yılında bir arkadaşının masterler kategorisinde başarılı olabileceğini belirtmesi üzerine atletizm sporcusu olmaya karar verdi.Antrenman ve beslenme programını aksatmadan sürdüren Dilek, cirit atma ve 400 metre koşuda gösterdiği performansla dikkati çekti.Zamanla kendini geliştiren Dilek, katıldığı Türkiye şampiyonalarında ciritte 11 birincilik elde etti, 400 metre koşuda da 4 kez kürsünün zirvesinde yer aldı.Hakemlik görevini 13 yıl önce sonlandıran, ailesinin bırakmasını çok istemesine rağmen tutkunu olduğu spordan vazgeçmeyen  Erdoğan Dilek, azmiyle gençlere örnek oluyor.Kentin aktif en yaşlı atletizm sporcusu olarak bilinen Dilek, 11-12 Temmuz'da İzmir'de gerçekleştirilecek Masterler Atletizm Türkiye Şampiyonası'nda katılacağı cirit ve 400 metre koşu branşlarında şampiyonluk hedefliyor.- Spor yaptıkça kendimi daha iyi hissediyorumErdoğan Dilek, AA muhabirine, atletizm hakemliği yaptığı sırada masterler şampiyonasına katılan arkadaşının tavsiyesiyle yarışmalara katılmaya karar verdiğini söyledi.Arkadaşıyla cirit attığını ve kendisinin daha başarılı atış gerçekleştirdiğini belirten Dilek, sonraki süreçte çalışmalarına hız verdiğini kaydetti. Erdoğan Dilek, atletizm sayesinde ülkenin pek çok yerinde yeni arkadaşlıklar edindiğinden bahsederek, ilerleyen yaşına rağmen sporun içerisinde yer almanın kendisini mutlu ettiğini dile getirdi.Her zaman atletizmle ilgili olduğunu ifade eden Dilek, şöyle devam etti:Atletizm hakemliği yaparken kabiliyetli atletlerle tanıştım. Onları görünce ben de heveslendim. Yarışlara katılmadan önce hazırlık yapıyorsunuz. Bu hazırlıklarda sağlıklı olduğumu gördüm. Vücut alışınca da bırakamıyorsunuz. Gençlerle antrenman yaparken bana yaşımı soruyorlar. '78 yaşındayım.' dediğimde yaşımı göstermediğimi söylüyorlar. Hayatımda içki ve sigara içmedim. Sağlıklı besleniyorum. Gençlere de tavsiyem sağlıklı beslensinler.Dilek, önceden hazırladığı program kapsamında haftanın üç günü antrenman yaptığını, çalışmalarını aksatmadan sürdürdüğünü anlattı.- Hedefim uluslararası yarışmalara katılmakİzmir'de yapılacak şampiyonaya hazırlandığını belirten  Erdoğan Dilek, Hedefim ciritte ve 400 metre koşuda birincilik elde etmek. İstediğim mesafede cirit atarsam hedefim, uluslararası yarışmalara katılmak olacak. dedi.Dilek, eşinin yaşı nedeniyle atletizmi bırakmasını istediğini dile getirerek, Ayakta durduğum müddetçe devam edeceğim. En büyük oğlum 50 yaşında, bana 'Baba bırak artık, yeter.' diyor ama ben spor yaparak mutlu oluyorum. diye konuştu.Hastalıkların hareketsizlikten kaynaklanabileceğine işaret eden Dilek, Spor sağlıktır, spor yapan dinç olur. Spor yapmak hayattır, insana moral verir. Spor yaptıkça kendimi daha iyi hissediyorum. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Zonguldak Haberleri — GÖKHAN YILMAZ / HÜSEYİN EKİNCİ - Zonguldak'ta emekli bankacı Erdoğan Dilek, hakemliğin ardından 16 yıldır atlet olarak boy gösterdiği pistlerde önemli başarılara imza atıyor.Bir bankadan emekli olan 3 çocuk ve 4 torun sahibi Dilek, kentte uzun yıllar atletizm hakemi olarak görev yaptı. Erdoğan Dilek, 2010 yılında bir arkadaşının masterler kategorisinde başarılı olabileceğini belirtmesi üzerine atletizm sporcusu olmaya karar verdi.Antrenman ve beslenme programını aksatmadan sürdüren Dilek, cirit atma ve 400 metre koşuda gösterdiği performansla dikkati çekti.Zamanla kendini geliştiren Dilek, katıldığı Türkiye şampiyonalarında ciritte 11 birincilik elde etti, 400 metre koşuda da 4 kez kürsünün zirvesinde yer aldı.Hakemlik görevini 13 yıl önce sonlandıran, ailesinin bırakmasını çok istemesine rağmen tutkunu olduğu spordan vazgeçmeyen  Erdoğan Dilek, azmiyle gençlere örnek oluyor.Kentin aktif en yaşlı atletizm sporcusu olarak bilinen Dilek, 11-12 Temmuz'da İzmir'de gerçekleştirilecek Masterler Atletizm Türkiye Şampiyonası'nda katılacağı cirit ve 400 metre koşu branşlarında şampiyonluk hedefliyor.- Spor yaptıkça kendimi daha iyi hissediyorumErdoğan Dilek, AA muhabirine, atletizm hakemliği yaptığı sırada masterler şampiyonasına katılan arkadaşının tavsiyesiyle yarışmalara katılmaya karar verdiğini söyledi.Arkadaşıyla cirit attığını ve kendisinin daha başarılı atış gerçekleştirdiğini belirten Dilek, sonraki süreçte çalışmalarına hız verdiğini kaydetti. Erdoğan Dilek, atletizm sayesinde ülkenin pek çok yerinde yeni arkadaşlıklar edindiğinden bahsederek, ilerleyen yaşına rağmen sporun içerisinde yer almanın kendisini mutlu ettiğini dile getirdi.Her zaman atletizmle ilgili olduğunu ifade eden Dilek, şöyle devam etti:Atletizm hakemliği yaparken kabiliyetli atletlerle tanıştım. Onları görünce ben de heveslendim. Yarışlara katılmadan önce hazırlık yapıyorsunuz. Bu hazırlıklarda sağlıklı olduğumu gördüm. Vücut alışınca da bırakamıyorsunuz. Gençlerle antrenman yaparken bana yaşımı soruyorlar. '78 yaşındayım.' dediğimde yaşımı göstermediğimi söylüyorlar. Hayatımda içki ve sigara içmedim. Sağlıklı besleniyorum. Gençlere de tavsiyem sağlıklı beslensinler.Dilek, önceden hazırladığı program kapsamında haftanın üç günü antrenman yaptığını, çalışmalarını aksatmadan sürdürdüğünü anlattı.- Hedefim uluslararası yarışmalara katılmakİzmir'de yapılacak şampiyonaya hazırlandığını belirten  Erdoğan Dilek, Hedefim ciritte ve 400 metre koşuda birincilik elde etmek. İstediğim mesafede cirit atarsam hedefim, uluslararası yarışmalara katılmak olacak. dedi.Dilek, eşinin yaşı nedeniyle atletizmi bırakmasını istediğini dile getirerek, Ayakta durduğum müddetçe devam edeceğim. En büyük oğlum 50 yaşında, bana 'Baba bırak artık, yeter.' diyor ama ben spor yaparak mutlu oluyorum. diye konuştu.Hastalıkların hareketsizlikten kaynaklanabileceğine işaret eden Dilek, Spor sağlıktır, spor yapan dinç olur. Spor yapmak hayattır, insana moral verir. Spor yaptıkça kendimi daha iyi hissediyorum. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tütün kullanımı beyin korteksinde incelmeye neden oluyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tutun-kullanimi-beyin-korteksinde-incelmeye-neden-oluyor/847703/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tutun-kullanimi-beyin-korteksinde-incelmeye-neden-oluyor/847703/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Bilkent Şehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Görkem Tutal Gürsoy: - Tütün kullanımının özellikle beyin korteksinde incelmeye sebep olduğu ve beyin damarlarını etkilediği son yayınlarda gösterilmiştir - Beyin korteksindeki incelme unutkanlık, öğrenme güçlüğü, dikkat dağınıklığı ve kişilik değişikliğine yol açan bozukluklara sebep olmaktadır. Bazı hastalarda ise depresyon benzeri bulgular ortaya çıkabilir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — DİLHAN TÜRKER YILDIZ - Bilkent Şehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Görkem Tutal Gürsoy, tütün kullanımının, düşünme, hafıza, dikkat, karar verme, davranış kontrolü gibi bilişsel işlevleri yöneten beyin korteksinde incelmeye yol açabildiğini belirterek bu durumun unutkanlık, dikkat bozukluğu ve kişilik değişiklikleri gibi sorunlara neden olabileceğini bildirdi. Doç. Dr. Gürsoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tütün kullanımının yalnızca akciğeri değil, beyin sağlığını da olumsuz etkilediğini söyledi.Sigaranın beyinde yol açtığı hasara ilişkin bilgi veren Gürsoy, Tütün kullanımının özellikle beyin korteksinde incelmeye sebep olduğu ve beyin damarlarını etkilediği son yayınlarda gösterilmiştir. dedi.Gürsoy, beyin korteksinin ise düşünme, konuşma, hafıza ve karar verme gibi bilişsel işlevleri yöneten en önemli beyin bölgesi olduğuna dikkati çekerek Beyin korteksindeki incelme unutkanlık, öğrenme güçlüğü, dikkat dağınıklığı ve kişilik değişikliğine yol açan bozukluklara sebep olmaktadır. Bazı hastalarda ise depresyon benzeri bulgular ortaya çıkabilir. ifadelerini kullandı.Sigara kullanım süresi ve miktarının beyindeki korteks incelmesini doğrudan etkilediğini vurgulayan Doç. Dr. Gürsoy, sigaranın içindeki toksinlerin, özellikle beynin işlevini sağlayan nöronları etkilediğini aktardı.- Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri de beyin hasarına yol açıyorNöronlardaki toksik hasarın hücre ölümüne yol açtığını belirten Gürsoy, bu durumun Alzheimer gibi hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabildiğini, beyin damar sağlığının bozulmasına bağlı olarak da inme gibi nörolojik hastalıkların gelişebildiğini dile getirdi.Doç. Dr. Gürsoy, elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin de nikotin içermesi nedeniyle beyin hücrelerine zarar verdiğini ve beyin hasarına yol açtığını söyledi.Sigaraya genç yaşta başlanmasının riskleri artırdığına işaret eden Gürsoy, Sigara kullanım süresi uzadıkça beyindeki hasar artmakta, tüketim miktarı yükseldikçe de hücre ölümü hızlanmaktadır. Alışkanlığa erken yaşta başlamak, demans ve inme riskini öne çekebileceği gibi dikkat ile öğrenme bozukluklarına da yol açabilir. Uzun süreli sigara kullanımında ise davranış değişiklikleri gözlenebilir. diye konuştu.- Pasif içicilik beyin sağlığını etkiliyorSigaranın bırakılmasının ardından beynin kendini toparlama sürecinin oldukça uzun sürdüğüne dikkati çeken Doç. Dr. Gürsoy, Sigarayı bırakan kişilerde beyin hücrelerinin yeniden toparlanabilmesi için yaklaşık 25 yıllık bir süreye ihtiyaç duyulabiliyor. Pasif içicilik de beyin sağlığını etkiliyor. Özellikle dumanda mevcut olan kimyasal maddeler ve ağır metaller kişinin beyin sağlığını etkileyen faktörlerden bir tanesi. ifadelerini kullandı.Doç. Dr. Görkem Tutal Gürsoy, beyin sağlığının korunması için tütün ve tütün ürünlerinden uzak durulması gerektiğini vurgulayarak, özellikle çocukların ve gençlerin bu ürünlerden korunmasının büyük önem taşıdığını belirtti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — DİLHAN TÜRKER YILDIZ - Bilkent Şehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Görkem Tutal Gürsoy, tütün kullanımının, düşünme, hafıza, dikkat, karar verme, davranış kontrolü gibi bilişsel işlevleri yöneten beyin korteksinde incelmeye yol açabildiğini belirterek bu durumun unutkanlık, dikkat bozukluğu ve kişilik değişiklikleri gibi sorunlara neden olabileceğini bildirdi. Doç. Dr. Gürsoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tütün kullanımının yalnızca akciğeri değil, beyin sağlığını da olumsuz etkilediğini söyledi.Sigaranın beyinde yol açtığı hasara ilişkin bilgi veren Gürsoy, Tütün kullanımının özellikle beyin korteksinde incelmeye sebep olduğu ve beyin damarlarını etkilediği son yayınlarda gösterilmiştir. dedi.Gürsoy, beyin korteksinin ise düşünme, konuşma, hafıza ve karar verme gibi bilişsel işlevleri yöneten en önemli beyin bölgesi olduğuna dikkati çekerek Beyin korteksindeki incelme unutkanlık, öğrenme güçlüğü, dikkat dağınıklığı ve kişilik değişikliğine yol açan bozukluklara sebep olmaktadır. Bazı hastalarda ise depresyon benzeri bulgular ortaya çıkabilir. ifadelerini kullandı.Sigara kullanım süresi ve miktarının beyindeki korteks incelmesini doğrudan etkilediğini vurgulayan Doç. Dr. Gürsoy, sigaranın içindeki toksinlerin, özellikle beynin işlevini sağlayan nöronları etkilediğini aktardı.- Elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri de beyin hasarına yol açıyorNöronlardaki toksik hasarın hücre ölümüne yol açtığını belirten Gürsoy, bu durumun Alzheimer gibi hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabildiğini, beyin damar sağlığının bozulmasına bağlı olarak da inme gibi nörolojik hastalıkların gelişebildiğini dile getirdi.Doç. Dr. Gürsoy, elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin de nikotin içermesi nedeniyle beyin hücrelerine zarar verdiğini ve beyin hasarına yol açtığını söyledi.Sigaraya genç yaşta başlanmasının riskleri artırdığına işaret eden Gürsoy, Sigara kullanım süresi uzadıkça beyindeki hasar artmakta, tüketim miktarı yükseldikçe de hücre ölümü hızlanmaktadır. Alışkanlığa erken yaşta başlamak, demans ve inme riskini öne çekebileceği gibi dikkat ile öğrenme bozukluklarına da yol açabilir. Uzun süreli sigara kullanımında ise davranış değişiklikleri gözlenebilir. diye konuştu.- Pasif içicilik beyin sağlığını etkiliyorSigaranın bırakılmasının ardından beynin kendini toparlama sürecinin oldukça uzun sürdüğüne dikkati çeken Doç. Dr. Gürsoy, Sigarayı bırakan kişilerde beyin hücrelerinin yeniden toparlanabilmesi için yaklaşık 25 yıllık bir süreye ihtiyaç duyulabiliyor. Pasif içicilik de beyin sağlığını etkiliyor. Özellikle dumanda mevcut olan kimyasal maddeler ve ağır metaller kişinin beyin sağlığını etkileyen faktörlerden bir tanesi. ifadelerini kullandı.Doç. Dr. Görkem Tutal Gürsoy, beyin sağlığının korunması için tütün ve tütün ürünlerinden uzak durulması gerektiğini vurgulayarak, özellikle çocukların ve gençlerin bu ürünlerden korunmasının büyük önem taşıdığını belirtti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TBMM'de bu hafta</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tbmm-de-bu-hafta/847702/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tbmm-de-bu-hafta/847702/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tbmm — Genel Kurul'da, vergiye yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifinin görüşmelerine devam edilecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tbmm Haberleri — AHMET BUĞRA OLAÇ - TBMM Genel Kurulu, vergiye yönelik düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak.Haftalık çalışmalarına 20 Mayıs Çarşamba günü başlayacak olan Genel Kurul, vergiye yönelik düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam edecek.İlk 5 maddesi kabul edilen teklifle, Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye'de yerleşmiş sayılmasından önceki son 3 takvim yılında Türkiye'de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla ülke dışında elde ettiği kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna olacak.Amme alacağına ilişkin tecillerde azami taksit süresi 36 aydan 72 aya, teminatsız tecil tutarı 1 milyon liraya çıkarılacak.Nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katını aşmayan kısmı için gelir vergisi istisnası uygulanacak.Gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31 Temmuz 2027'ye kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi halinde, söz konusu varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacak.İstanbul Finans Merkezinde katılımcı belgesi alarak finansal faaliyette bulunan kuruluşların kazançları için yüzde 100 olarak uygulanan kurumlar vergisi indirimi uygulaması 2047 yılına kadar uzatılacak, bu kuruluşlara kuruluş ve izinleri için finansal faaliyet harçları yönünden 5 yıl süreyle sağlanan muafiyet 20 yıla çıkarılacak.TBMM Dilekçe Komisyonu bünyesinde kurulan, Türkiye'de Finansal Okuryazarlığın Yaygınlaştırılması ve Düzeyinin Artırılması Alt Komisyonu toplanacak.Çarşamba günü, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda milletvekillerine hitap edecek.​​​​​​​]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tbmm Haberleri — AHMET BUĞRA OLAÇ - TBMM Genel Kurulu, vergiye yönelik düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak.Haftalık çalışmalarına 20 Mayıs Çarşamba günü başlayacak olan Genel Kurul, vergiye yönelik düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam edecek.İlk 5 maddesi kabul edilen teklifle, Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye'de yerleşmiş sayılmasından önceki son 3 takvim yılında Türkiye'de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla ülke dışında elde ettiği kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna olacak.Amme alacağına ilişkin tecillerde azami taksit süresi 36 aydan 72 aya, teminatsız tecil tutarı 1 milyon liraya çıkarılacak.Nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katını aşmayan kısmı için gelir vergisi istisnası uygulanacak.Gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31 Temmuz 2027'ye kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi halinde, söz konusu varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacak.İstanbul Finans Merkezinde katılımcı belgesi alarak finansal faaliyette bulunan kuruluşların kazançları için yüzde 100 olarak uygulanan kurumlar vergisi indirimi uygulaması 2047 yılına kadar uzatılacak, bu kuruluşlara kuruluş ve izinleri için finansal faaliyet harçları yönünden 5 yıl süreyle sağlanan muafiyet 20 yıla çıkarılacak.TBMM Dilekçe Komisyonu bünyesinde kurulan, Türkiye'de Finansal Okuryazarlığın Yaygınlaştırılması ve Düzeyinin Artırılması Alt Komisyonu toplanacak.Çarşamba günü, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda milletvekillerine hitap edecek.​​​​​​​]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/tbmm-de-bu-hafta.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Erzincan'da ders çıkışı sahneye çıkan öğretmenler çocuklar için perde açıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/erzincan-da-ders-cikisi-sahneye-cikan-ogretmenler-cocuklar-icin-perde-aciyor/847701/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/erzincan-da-ders-cikisi-sahneye-cikan-ogretmenler-cocuklar-icin-perde-aciyor/847701/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Erzincan — Farklı okullarda görev yapan gönüllü öğretmenlerin kurduğu Öğretmen Tiyatro Topluluğu, sahnelediği çocuk oyunlarıyla yıl sonuna kadar 10 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyor - Öğretmen Seçil Aslan: - Birlikte ortak bir şeyin parçası olmak çocuklarda aidiyet duygusunu geliştiriyor. Oyunlarda verdiğimiz dostluk, sevgi ve cesaret gibi değerlerin çocukların dünyasında iz bıraktığını düşünüyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Erzincan Haberleri — KEMAL ÖZDEMİR - Erzincan'da yoğun okul temposunun ardından bir araya gelen gönüllü öğretmenler, sahneledikleri tiyatro oyunlarıyla çocukların hem eğlenmelerine hem de sosyal gelişimlerine katkı sağlamayı amaçlıyor.İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde 2017'de oluşturulan öğretmen gelişim atölyeleri kapsamında farklı okullarda görev yapan 11 öğretmen tarafından Öğretmen Tiyatro Topluluğu kuruldu. Öğretmenler, derslerin ardından yürüttükleri provalarla çocuklara yönelik tiyatro oyunlarını sahneye taşıyor.İlk olarak yetişkinlere yönelik oyunlarla sahne çalışmalarına başlayan öğretmenler, son iki yıldır özellikle çocuk oyunlarına ağırlık verdi. Büyük ilgi gören oyunlarla şimdiye kadar yaklaşık 9 bin öğrenciye ulaşan ekip, çocukların dijital dünyanın olumsuz etkilerinden uzaklaşarak sosyalleşmesini hedefliyor.Öğretmenler, sahneledikleri oyunlarda dostluk, paylaşma, cesaret, iyilik ve dayanışma gibi değerleri ön plana çıkarırken, çocukların aidiyet duygusunun gelişmesine de katkı sunuyor.- Oyunlarımızda dostluğu, arkadaşlığı, cesareti ve iyiliği anlatıyoruzMunzur İlkokulu'nda sınıf öğretmeni olan topluluğun yönetmeni Cem Özcan, AA muhabirine, geçen yıl çocuk oyunları sahnelemeye başladıklarını söyledi.Oyunların öğrencilerden yoğun ilgi gördüğünü belirten Özcan, Geçen yıl 6 bin çocuğumuza ulaştık. Bu yıl hedefimizi büyüttük. Şu anda 3 bin öğrencimize oyunlarımızı sahneledik, yıl sonuna kadar 10 bin öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz. dedi.Çocukların tiyatroya ilgi gösterdiğini anlatan Özcan, şunları kaydetti:Dijital çağda çocuklarımız ekranlarla çok fazla vakit geçiriyor. Oyunlarımızda dostluğu, arkadaşlığı, cesareti ve iyiliği anlatıyoruz. Çocuklarımızın verdiği tepkilerden görmek istediğimiz karşılığı aldığımızı hissediyoruz. Haftada 3 gün okul çıkışında bir araya gelip prova yapıyoruz. Amacımız çocuklarımızı eğlendirmek ve onları daha mutlu bir dünyaya hazırlamak.Özcan, sahneledikleri oyunlara talebin her geçen gün arttığını dile getirerek, çok sayıda okuldan yeni gösterim talepleri aldıklarını aktardı.- Sahnelenen oyunlarla geleneksel değerler aktarılıyorMeysun Ana Anaokulu Müdür Yardımcısı Emre Cihanbaş da Öğretmen Tiyatro Topluluğunun 2017 yılında İl Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE birimi koordinasyonunda kurulduğunu söyledi.Kovid-19 salgını sonrası çocuklarda ekran bağımlılığının arttığına dikkati çeken Cihanbaş, tiyatronun bu noktada önemli bir rol üstlendiğini belirtti.Oyunlarla çocuklara geleneksel değerleri aktarmaya çalıştıklarını ifade eden Cihanbaş, Telefon, tablet ve televizyon bağımlılığını azaltmak için tiyatro çok güzel bir vesile oluyor. Çocuklarımıza geleneklerimizi, paylaşmayı ve insani değerleri aktarmaya çalışıyoruz. Bunun çocuklar üzerinde olumlu etkilerini görüyoruz. diye konuştu.- Çocuklar tiyatroyla sosyalleşiyor, paylaşmayı öğreniyorŞehit Er Süleyman Aydın Ortaokulu Sosyal Bilgiler Öğretmeni Seçil Aslan ise tiyatronun çocukların sosyal gelişimine önemli katkılar sunduğunu anlattı.Çocukların tiyatro sayesinde hem eğlendiğini hem de sosyal beceriler kazandığını vurgulayan Aslan, Birlikte ortak bir şeyin parçası olmak çocuklarda aidiyet duygusunu geliştiriyor. Oyunlarda verdiğimiz dostluk, sevgi ve cesaret gibi değerlerin çocukların dünyasında iz bıraktığını düşünüyorum. Çocuklar tiyatroyla sosyalleşiyor, paylaşmayı öğreniyor ve sanatla bağ kuruyor. ifadelerini kullandı.Okul sonrası yapılan provaların yorucu ancak keyifli geçtiğini anlatan Aslan, aldıkları olumlu geri dönüşlerin kendilerini motive ettiğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Erzincan Haberleri — KEMAL ÖZDEMİR - Erzincan'da yoğun okul temposunun ardından bir araya gelen gönüllü öğretmenler, sahneledikleri tiyatro oyunlarıyla çocukların hem eğlenmelerine hem de sosyal gelişimlerine katkı sağlamayı amaçlıyor.İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde 2017'de oluşturulan öğretmen gelişim atölyeleri kapsamında farklı okullarda görev yapan 11 öğretmen tarafından Öğretmen Tiyatro Topluluğu kuruldu. Öğretmenler, derslerin ardından yürüttükleri provalarla çocuklara yönelik tiyatro oyunlarını sahneye taşıyor.İlk olarak yetişkinlere yönelik oyunlarla sahne çalışmalarına başlayan öğretmenler, son iki yıldır özellikle çocuk oyunlarına ağırlık verdi. Büyük ilgi gören oyunlarla şimdiye kadar yaklaşık 9 bin öğrenciye ulaşan ekip, çocukların dijital dünyanın olumsuz etkilerinden uzaklaşarak sosyalleşmesini hedefliyor.Öğretmenler, sahneledikleri oyunlarda dostluk, paylaşma, cesaret, iyilik ve dayanışma gibi değerleri ön plana çıkarırken, çocukların aidiyet duygusunun gelişmesine de katkı sunuyor.- Oyunlarımızda dostluğu, arkadaşlığı, cesareti ve iyiliği anlatıyoruzMunzur İlkokulu'nda sınıf öğretmeni olan topluluğun yönetmeni Cem Özcan, AA muhabirine, geçen yıl çocuk oyunları sahnelemeye başladıklarını söyledi.Oyunların öğrencilerden yoğun ilgi gördüğünü belirten Özcan, Geçen yıl 6 bin çocuğumuza ulaştık. Bu yıl hedefimizi büyüttük. Şu anda 3 bin öğrencimize oyunlarımızı sahneledik, yıl sonuna kadar 10 bin öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz. dedi.Çocukların tiyatroya ilgi gösterdiğini anlatan Özcan, şunları kaydetti:Dijital çağda çocuklarımız ekranlarla çok fazla vakit geçiriyor. Oyunlarımızda dostluğu, arkadaşlığı, cesareti ve iyiliği anlatıyoruz. Çocuklarımızın verdiği tepkilerden görmek istediğimiz karşılığı aldığımızı hissediyoruz. Haftada 3 gün okul çıkışında bir araya gelip prova yapıyoruz. Amacımız çocuklarımızı eğlendirmek ve onları daha mutlu bir dünyaya hazırlamak.Özcan, sahneledikleri oyunlara talebin her geçen gün arttığını dile getirerek, çok sayıda okuldan yeni gösterim talepleri aldıklarını aktardı.- Sahnelenen oyunlarla geleneksel değerler aktarılıyorMeysun Ana Anaokulu Müdür Yardımcısı Emre Cihanbaş da Öğretmen Tiyatro Topluluğunun 2017 yılında İl Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE birimi koordinasyonunda kurulduğunu söyledi.Kovid-19 salgını sonrası çocuklarda ekran bağımlılığının arttığına dikkati çeken Cihanbaş, tiyatronun bu noktada önemli bir rol üstlendiğini belirtti.Oyunlarla çocuklara geleneksel değerleri aktarmaya çalıştıklarını ifade eden Cihanbaş, Telefon, tablet ve televizyon bağımlılığını azaltmak için tiyatro çok güzel bir vesile oluyor. Çocuklarımıza geleneklerimizi, paylaşmayı ve insani değerleri aktarmaya çalışıyoruz. Bunun çocuklar üzerinde olumlu etkilerini görüyoruz. diye konuştu.- Çocuklar tiyatroyla sosyalleşiyor, paylaşmayı öğreniyorŞehit Er Süleyman Aydın Ortaokulu Sosyal Bilgiler Öğretmeni Seçil Aslan ise tiyatronun çocukların sosyal gelişimine önemli katkılar sunduğunu anlattı.Çocukların tiyatro sayesinde hem eğlendiğini hem de sosyal beceriler kazandığını vurgulayan Aslan, Birlikte ortak bir şeyin parçası olmak çocuklarda aidiyet duygusunu geliştiriyor. Oyunlarda verdiğimiz dostluk, sevgi ve cesaret gibi değerlerin çocukların dünyasında iz bıraktığını düşünüyorum. Çocuklar tiyatroyla sosyalleşiyor, paylaşmayı öğreniyor ve sanatla bağ kuruyor. ifadelerini kullandı.Okul sonrası yapılan provaların yorucu ancak keyifli geçtiğini anlatan Aslan, aldıkları olumlu geri dönüşlerin kendilerini motive ettiğini sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/erzincan-da-ders-cikisi-sahneye-cikan-ogretmenler-cocuklar-icin-perde-aciyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hakkari kırsalında yetişen mantar türlerinden 36'sının zehirli olduğu tespit edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hakkari-kirsalinda-yetisen-mantar-turlerinden-36-sinin-zehirli-oldugu-tespit-edildi/847699/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hakkari-kirsalinda-yetisen-mantar-turlerinden-36-sinin-zehirli-oldugu-tespit-edildi/847699/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:06:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Hakkari — Hakkari, Van ve Şırnak üniversitelerinden akademisyenler, kırsalda yetişen yaklaşık 2 bin mantarı laboratuvarda mercek altına aldı - Hakkari Üniversitesi Yüksekova Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Sedat Kesici: - İnsanlar rastgele topladıkları mantarları tüketmesinler. Bazı mantarlar çok güzel görünmesine rağmen oldukça zehirli ve öldürücü olabiliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Hakkari Haberleri — SAYİM HARMANCI - Hakkari'de akademisyenlerin laboratuvarda incelediği yaklaşık 2 bin mantar türünden 36'sının zehirli olduğu belirlendi.Hakkari Üniversitesi Yüksekova Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Sedat Kesici, Van Yüzüncü Yıl ile Şırnak üniversitelerinden 5 öğretim üyesiyle kentin mantar çeşitliliğinin belirlenmesi için 2012'den bu yana çalışma yürütüyor.Akademisyenler, kent merkezi ve ilçelerde yaptığı saha araştırmalarında numune aldıkları yaklaşık 2 bin mantarı laboratuvarda inceledi.Mantarlardan 100'ünün Türkiye'de ilk kez tespit edildiğini, 630'unun da Hakkari'de yeni görüldüğünü kayıt altına alan akademisyenler, bu türlerinden 36'sının zehirli olduğunu belirledi.Araştırmalarında zehirli türlerden 10'unun öldürücü etkiye sahip olduğunu ortaya koyan akademisyenler, mantar türlerini Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi bünyesindeki fungaryumda koruma altına aldı.Dr. Öğr. Üyesi Kesici, AA muhabirine, uzmanlık alanının mantar olduğunu, bu konuda yüksek lisans ve doktora yaptığını söyledi.Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Uzun'un 2008'de kentte mantarlarla ilgili çalışma yürüttüğünü belirten Kesici, Hocamız o dönemde arazi çalışmaları sonucunda 48 takson (tür) toplayıp projesini bu şekilde tamamladı. Hakkari'deki mantarları ilk defa Türkiye'ye tanıtmış oldu. Hakkari bilimsel çalışma alanı olarak bakir bir yer. Hocalar burada önemli çalışmalara imza atabiliyor. Bu, mantar alanı için de geçerli. Hakkari Üniversitesi olarak Van ve Şırnak'taki üniversitelerden akademisyenlerin de katılımıyla çalışma yaptık. Sürekli arazideyiz. Bu şekilde mantarları tespit ediyoruz. diye konuştu.Mantarları doğal ortamlarında fotoğrafladıktan sonra yeteri kadar numune alarak laboratuvar ortamına getirdiklerini ifade eden Kesici, şunları kaydetti:Bunları bir süre kurumaya bırakıyoruz. Kuruduktan sonra mikroskop altında inceleyip tür tayinlerini yapıyoruz. Yaptığımız çalışmalar neticesinde Türkiye'de farklı yerlerde de tespit edilmiş ama Hakkari'de yeni tespit ettiğimiz 630 mantar türüne ulaştık. İlk defa Hakkari'de tespit ettiğimiz Türkiye mikobiyotasına eklediğimiz 100'e yakın mantarımız da var. Onların da makalelerini yayınladık. Bunlardan 100'den fazlası yenilebilen mantar türü olarak nitelendirdiğimiz besin değeri yüksek mantarlardan oluşmaktadır. 36 tür de oldukça zehirli türlerden oluşmaktadır. Bunlardan da 10'u direkt öldürücü zehirli mantarlardır.- Mantarın zehirli olup olmadığını görsel olarak tespit edemiyoruzTüketilebilen türler ile zehirli türleri birbirinden ayırt etme konusunda vatandaşlara yardımcı olmak için çalışma yürüttüklerini anlatan Kesici, doğada toplanan her mantarın yenilemeyeceği uyarısında bulundu.Kesici, Doğadan topladığımız mantarın zehirli olup olmadığını görsel olarak ne yazık ki tespit edemiyoruz. Dolayısıyla bunun uzmanlarına danışılmadan tüketilmesini kesinlikle tavsiye etmiyoruz. İnsanlar rastgele topladıkları mantarları tüketmesinler. Bazı mantarlar çok güzel görünmesine rağmen oldukça zehirli ve öldürücü olabiliyorlar. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Hakkari Haberleri — SAYİM HARMANCI - Hakkari'de akademisyenlerin laboratuvarda incelediği yaklaşık 2 bin mantar türünden 36'sının zehirli olduğu belirlendi.Hakkari Üniversitesi Yüksekova Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Sedat Kesici, Van Yüzüncü Yıl ile Şırnak üniversitelerinden 5 öğretim üyesiyle kentin mantar çeşitliliğinin belirlenmesi için 2012'den bu yana çalışma yürütüyor.Akademisyenler, kent merkezi ve ilçelerde yaptığı saha araştırmalarında numune aldıkları yaklaşık 2 bin mantarı laboratuvarda inceledi.Mantarlardan 100'ünün Türkiye'de ilk kez tespit edildiğini, 630'unun da Hakkari'de yeni görüldüğünü kayıt altına alan akademisyenler, bu türlerinden 36'sının zehirli olduğunu belirledi.Araştırmalarında zehirli türlerden 10'unun öldürücü etkiye sahip olduğunu ortaya koyan akademisyenler, mantar türlerini Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi bünyesindeki fungaryumda koruma altına aldı.Dr. Öğr. Üyesi Kesici, AA muhabirine, uzmanlık alanının mantar olduğunu, bu konuda yüksek lisans ve doktora yaptığını söyledi.Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Uzun'un 2008'de kentte mantarlarla ilgili çalışma yürüttüğünü belirten Kesici, Hocamız o dönemde arazi çalışmaları sonucunda 48 takson (tür) toplayıp projesini bu şekilde tamamladı. Hakkari'deki mantarları ilk defa Türkiye'ye tanıtmış oldu. Hakkari bilimsel çalışma alanı olarak bakir bir yer. Hocalar burada önemli çalışmalara imza atabiliyor. Bu, mantar alanı için de geçerli. Hakkari Üniversitesi olarak Van ve Şırnak'taki üniversitelerden akademisyenlerin de katılımıyla çalışma yaptık. Sürekli arazideyiz. Bu şekilde mantarları tespit ediyoruz. diye konuştu.Mantarları doğal ortamlarında fotoğrafladıktan sonra yeteri kadar numune alarak laboratuvar ortamına getirdiklerini ifade eden Kesici, şunları kaydetti:Bunları bir süre kurumaya bırakıyoruz. Kuruduktan sonra mikroskop altında inceleyip tür tayinlerini yapıyoruz. Yaptığımız çalışmalar neticesinde Türkiye'de farklı yerlerde de tespit edilmiş ama Hakkari'de yeni tespit ettiğimiz 630 mantar türüne ulaştık. İlk defa Hakkari'de tespit ettiğimiz Türkiye mikobiyotasına eklediğimiz 100'e yakın mantarımız da var. Onların da makalelerini yayınladık. Bunlardan 100'den fazlası yenilebilen mantar türü olarak nitelendirdiğimiz besin değeri yüksek mantarlardan oluşmaktadır. 36 tür de oldukça zehirli türlerden oluşmaktadır. Bunlardan da 10'u direkt öldürücü zehirli mantarlardır.- Mantarın zehirli olup olmadığını görsel olarak tespit edemiyoruzTüketilebilen türler ile zehirli türleri birbirinden ayırt etme konusunda vatandaşlara yardımcı olmak için çalışma yürüttüklerini anlatan Kesici, doğada toplanan her mantarın yenilemeyeceği uyarısında bulundu.Kesici, Doğadan topladığımız mantarın zehirli olup olmadığını görsel olarak ne yazık ki tespit edemiyoruz. Dolayısıyla bunun uzmanlarına danışılmadan tüketilmesini kesinlikle tavsiye etmiyoruz. İnsanlar rastgele topladıkları mantarları tüketmesinler. Bazı mantarlar çok güzel görünmesine rağmen oldukça zehirli ve öldürücü olabiliyorlar. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/hakkari-kirsalinda-yetisen-mantar-turlerinden-36-sinin-zehirli-oldugu-tespit-edildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kadın antrenör, kadın futbolunun gelişimi için emek harcıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kadin-antrenor-kadin-futbolunun-gelisimi-icin-emek-harciyor/847698/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kadin-antrenor-kadin-futbolunun-gelisimi-icin-emek-harciyor/847698/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:06:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sinop — UEFA B lisanslı antrenör Öznur Balkan, çalıştırdığı TFF Kadınlar 3. Lig ekibi Sinop Gençlikspor ile başarılar elde etmek ve milli takımlara yeni futbolcular kazandırmak için gayret gösteriyor - Öznur Balkan: - Kızlarıma güveniyorum, gelişimimiz çok güzel. Sadece biraz sabretmeye ihtiyacımız var]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sinop Haberleri — GÖKHAN GÜÇÜKLÜOĞLU - Sinop'ta bir yıl önce kurulan ve TFF Kadınlar 3. Lig'de mücadele eden Sinop Gençlikspor'un antrenörlüğünü yapan Öznur Balkan, kentte kadın futbolunun gelişimine katkı sunmak için mesai yapıyor.Antrenörlüğünün yanı sıra TOKİ Şehit Fatih Erer Ortaokulunda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan Balkan, derslerden kalan zamanlarında geleceğin kadın futbolcularını yetiştiriyor.Üniversite öğrenciliği yıllarında Bucaspor'da forma giyen Öznur Balkan, beden eğitimi öğretmeni olarak görev almasının ardından aktif futbolculuğu bıraktı.Kızları yeşil sahaya çekerek kadın futbolunun gelişime katkı sunmak isteyen Balkan, yoluna antrenör olarak devam etmeye karar verdi.Katıldığı kursları başarıyla tamamlayan ve 2023 yılında UEFA B lisansı almaya hak kazanan Balkan, çalıştırdığı Sinop Gençlikspor ile başarılar elde etmek ve milli takımlara yeni futbolcular kazandırmak için gayret gösteriyor.- A Milli Kadın Futbol Takımı'nın Sinop'taki maçı heyecanlarını artırdıÖznur Balkan, AA muhabirine, antrenörlük hayatında ilk hedefinin futbola yatkın kızları yeşil sahaya çekmek olduğunu söyledi.Sonrasında yapacakları çalışmalarla başarıların geleceğine inandığını belirten Balkan, bir yıl önce kurulmuş bir kulüp olarak bu yıl TFF Kadınlar 3. Lig'de güçlü takımlara karşı mücadele etmeye çalıştıklarını anlattı.Büyük çoğunluğu 2011-2012 doğumlu oyuncularla ligde var olma gayreti gösterdiklerini belirten Balkan, bütün zorluklara rağmen oyuncularının ortaya koyduğu mücadeleden son derece memnun olduğunu dile getirdi.Öznur Balkan, bir şeyler başarmanın tek yolunun çok çalışmaktan geçtiğinin altını çizerek, Kızlarımdan ilk isteğim antrenman devamsızlığı yapmamalarıydı. Spor lisesinden olan kızlarımız zaten antrenman bilinci olan kızlar. Bunun avantajını çok güzel şekilde yaşadığıma inanıyorum. Biz karda da çalıştık, yağmurda da. Kızlarıma güveniyorum, gelişimimiz çok güzel. Sadece biraz sabretmeye ihtiyacımız var. ifadelerini kullandı.A Milli Kadın Futbol Takımı'nın 2027 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Ligi 2. Grup'ta İsviçre ile Sinop'ta oynadığı maçın oyuncularına ayrı motivasyon kaynağı olduğunu belirten Balkan, o müsabakanın ardından kentte kadın futboluna ilginin arttığını söyledi.Sinop'ta bir milli maçın oynanmasının kendileri adına büyük şans olduğunu dile getiren Balkan, Bir kızım, 'Bir gün o formayı ben de giyeceğim.' dedi. Bu çok önemli bir şey. Sanki büyük bir dünya ayağımıza geldi gibi. Burada o yapıyı görmek, o ambiyansı yaşamak, futbolcularla birlikte olmak kızlarımıza çok iyi geldi. ifadelerini kullandı.- Milli takım maçını izlemek oyuncuları mutlu ettiTakımın oyuncularından Ceylin Ecem Öztürk ise kentte bir kadın futbol takımı kurulmasının kendileri açısından büyük şans olduğuna işaret ederek, Genç oyunculardan kurulu bir ekibiz. Öznur hocanın desteğiyle hem gelişeceğimize hem de başarılar elde edeceğimize inanıyorum. diye konuştu.Sinop'ta oynanan milli maçın kendileri için bir şans olduğunu aktaran Öztürk, İnsanın hayatında kaç defa denk gelir ki küçük bir şehirde milli takımı görmek, o duyguyu yaşamak. Gerçekten çok gurur verici bir şeydi. Canlı izlemek çok farklı, televizyonda izlemek gibi olmuyor. Hayatımda ilk kez bir milli maçı arkadaşlarımla izlemiş oldum. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sinop Haberleri — GÖKHAN GÜÇÜKLÜOĞLU - Sinop'ta bir yıl önce kurulan ve TFF Kadınlar 3. Lig'de mücadele eden Sinop Gençlikspor'un antrenörlüğünü yapan Öznur Balkan, kentte kadın futbolunun gelişimine katkı sunmak için mesai yapıyor.Antrenörlüğünün yanı sıra TOKİ Şehit Fatih Erer Ortaokulunda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan Balkan, derslerden kalan zamanlarında geleceğin kadın futbolcularını yetiştiriyor.Üniversite öğrenciliği yıllarında Bucaspor'da forma giyen Öznur Balkan, beden eğitimi öğretmeni olarak görev almasının ardından aktif futbolculuğu bıraktı.Kızları yeşil sahaya çekerek kadın futbolunun gelişime katkı sunmak isteyen Balkan, yoluna antrenör olarak devam etmeye karar verdi.Katıldığı kursları başarıyla tamamlayan ve 2023 yılında UEFA B lisansı almaya hak kazanan Balkan, çalıştırdığı Sinop Gençlikspor ile başarılar elde etmek ve milli takımlara yeni futbolcular kazandırmak için gayret gösteriyor.- A Milli Kadın Futbol Takımı'nın Sinop'taki maçı heyecanlarını artırdıÖznur Balkan, AA muhabirine, antrenörlük hayatında ilk hedefinin futbola yatkın kızları yeşil sahaya çekmek olduğunu söyledi.Sonrasında yapacakları çalışmalarla başarıların geleceğine inandığını belirten Balkan, bir yıl önce kurulmuş bir kulüp olarak bu yıl TFF Kadınlar 3. Lig'de güçlü takımlara karşı mücadele etmeye çalıştıklarını anlattı.Büyük çoğunluğu 2011-2012 doğumlu oyuncularla ligde var olma gayreti gösterdiklerini belirten Balkan, bütün zorluklara rağmen oyuncularının ortaya koyduğu mücadeleden son derece memnun olduğunu dile getirdi.Öznur Balkan, bir şeyler başarmanın tek yolunun çok çalışmaktan geçtiğinin altını çizerek, Kızlarımdan ilk isteğim antrenman devamsızlığı yapmamalarıydı. Spor lisesinden olan kızlarımız zaten antrenman bilinci olan kızlar. Bunun avantajını çok güzel şekilde yaşadığıma inanıyorum. Biz karda da çalıştık, yağmurda da. Kızlarıma güveniyorum, gelişimimiz çok güzel. Sadece biraz sabretmeye ihtiyacımız var. ifadelerini kullandı.A Milli Kadın Futbol Takımı'nın 2027 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Ligi 2. Grup'ta İsviçre ile Sinop'ta oynadığı maçın oyuncularına ayrı motivasyon kaynağı olduğunu belirten Balkan, o müsabakanın ardından kentte kadın futboluna ilginin arttığını söyledi.Sinop'ta bir milli maçın oynanmasının kendileri adına büyük şans olduğunu dile getiren Balkan, Bir kızım, 'Bir gün o formayı ben de giyeceğim.' dedi. Bu çok önemli bir şey. Sanki büyük bir dünya ayağımıza geldi gibi. Burada o yapıyı görmek, o ambiyansı yaşamak, futbolcularla birlikte olmak kızlarımıza çok iyi geldi. ifadelerini kullandı.- Milli takım maçını izlemek oyuncuları mutlu ettiTakımın oyuncularından Ceylin Ecem Öztürk ise kentte bir kadın futbol takımı kurulmasının kendileri açısından büyük şans olduğuna işaret ederek, Genç oyunculardan kurulu bir ekibiz. Öznur hocanın desteğiyle hem gelişeceğimize hem de başarılar elde edeceğimize inanıyorum. diye konuştu.Sinop'ta oynanan milli maçın kendileri için bir şans olduğunu aktaran Öztürk, İnsanın hayatında kaç defa denk gelir ki küçük bir şehirde milli takımı görmek, o duyguyu yaşamak. Gerçekten çok gurur verici bir şeydi. Canlı izlemek çok farklı, televizyonda izlemek gibi olmuyor. Hayatımda ilk kez bir milli maçı arkadaşlarımla izlemiş oldum. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/kadin-antrenor-kadin-futbolunun-gelisimi-icin-emek-harciyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'nin endemik bitkilerini iğne oyasıyla işlediler</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-nin-endemik-bitkilerini-igne-oyasiyla-islediler/847697/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-nin-endemik-bitkilerini-igne-oyasiyla-islediler/847697/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:06:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bursa — Bursa'nın İnegöl ilçesinde halk eğitimi merkezi kursuna katılan kadınlar, yapımını öğrendikleri iğne oyasıyla hem sosyalleşiyor hem de aile bütçelerine katkı sağlıyor - El sanatları öğretmeni Selma Köroğlu: - Çiçeğin renk ve tohum özelliği gibi konuları araştırarak başladık. Ben bunları öğrencilerime anlattıkça onlar da heveslendi. Çok güzel bir arşiv ortaya çıktı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bursa Haberleri — KADİR İNCİ - Bursa'nın İnegöl ilçesinde, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde yetişen endemik bitkiler kadınlar tarafından iğne oyasıyla işlendi.İnegöl Halk Eğitimi Merkezince açılan iğne oyası kursuna çok sayıda kadın katıldı. Müdürlüğün el sanatları öğretmeni Selma Köroğlu tarafından verilen eğitimlerle iğne oyasını öğrenen kadınlar endemik bitkileri iğne oyasıyla işledi.Dağ gülü, çakal nergisi, Çatalca peygamber çiçeği, su papatyası, Ermenek menekşesi, şahin otu, sultan zambağı, taşlık çiğdemi gibi bitkileri iğne oyasıyla ölümsüzleştiren kadınlar, aynı zamanda bunları satarak aile bütçelerine katkı sağlıyor.El sanatları öğretmeni Selma Köroğlu, iğne oyası çalışmalarının kadınları hem ekonomik hem ruhsal anlamda desteklediğini söyledi.Yaklaşık 13 yıldır burada görev yaptığını, 30 yıldan fazla süredir de iğne oyası üzerine çalıştığını belirten Köroğlu, Esas amacım iğne oyasını sandıktan çıkarmak. İğne oyası Türk kültürünü çok güzel yansıtan geleneksel işlerimizden biri. Türk kadınının zarafetini anlatan ve sanata döken bir alan. Öğrencilerime de bunu aşılamaya çalışıyorum. diye konuştu.Köroğlu, iğne oyasını gelecek nesillere de aktarmayı hedeflediğini dile getirerek, şöyle devam etti:Son olarak endemik çiçeklere olan hayranlığımızı iğne oyasıyla sanata dönüştürdük. Ülkemiz cennet, çok güzel çiçeklerimiz var. Biz de iğne oyasıyla ölümsüzleştirmek istedik. Bu çalışmaya başlayalı 2 yıldan fazla oldu. İnternet üzerinden araştırmalar yaptık. Kitaplar ve kütüphanelerden araştırmalar yaptık. Çiçeğin renk özelliği, tohum özelliği gibi konuları araştırarak başladık. Ben bunları öğrencilerime anlattıkça onlar da heveslendi. Çok güzel bir arşiv ortaya çıktı. Bunu devam ettiriyoruz. Endemik bitkilerimizi gelecek nesillere taşıyacak çok güzel bir çalışma ortaya çıktı.İğne oyasının kadınlara ruhsal olarak da iyi geldiğini belirten Köroğlu, Ayrıca sayılarla çalıştığımız için beyinle ilgili rahatsızlıklara çok faydalı bir sanat. Burada şu anda 50'ye yakın çalışmamız var. Çok sayıda ilden farklı çiçekler var. Eksik olanlarımız da var ama tamamlamaya gayret ediyoruz. Elimizden geldiği kadar birebir yapmaya çalışıyoruz. ifadesini kullandı.- Daha çok psikolojik olarak bizi rahatlatıyorKursiyerlerden ev hanımı Nurcan Karadağ, 7 yıldır merkeze geldiğini anlattı.Sosyalleşme amacıyla buraya gelmeye başladığını dile getiren Karadağ, Bir şeyler üretmek ve ürettiğimizin beğenilmesi güzel oluyor. Kendimiz kullanmak için yapıyoruz, satıp para kazanıyoruz ama daha çok psikolojik olarak bizi rahatlatıyor. dedi.Eğitim alan Nagihan Yavuk, iğne oyası yaparak ev ekonomisine katkı sağladığını ifade ederek, Sipariş alarak müşterilerime yapıyorum. 8 yıldır iğne oyası yapıyorum. diye konuştu.Eğitim imkanlarının çok iyi olduğunu ifade eden kursiyer Zeynep Bilican, iğne oyası yaparak hem para kazandığını hem de çocuklarına bu ürünleri miras bıraktığını anlattı.İlknur İlhan, kolunda lif yırtığı ve sinir sıkışması olduğunu belirterek, İğne oyası bana çok iyi geliyor. Tüm iğne ve tedavilerimi bıraktım. Geçen yıl doktoruma 'İğne oyası yapmadım, kolum tutuluyor.' dediğimde kursa devam etmemi söyledi, doktorlar tavsiye ediyor. ifadesini kullandı.MS hastası kursiyer Selvihan Pamuk da iğne oyasının rahatsızlığına iyi geldiğini, kendisini burada çok mutlu hissettiğini söyledi.İnegöl Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Ömer Göktürk, iğne oyasının kadim sanatlardan olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:Biz de bu sanatı yaşatmak için çalışıyoruz. Sandıklarda saklı kalmış iğne oyasını güncel hayata uyarlıyoruz. Gün geçtikçe kurslarımıza ilgi artıyor. Kurslarımız bir şey üretmenin yanında insanların sosyalleştiği, konuşarak sıkıntılarından kurtulduğu alanlar.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bursa Haberleri — KADİR İNCİ - Bursa'nın İnegöl ilçesinde, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde yetişen endemik bitkiler kadınlar tarafından iğne oyasıyla işlendi.İnegöl Halk Eğitimi Merkezince açılan iğne oyası kursuna çok sayıda kadın katıldı. Müdürlüğün el sanatları öğretmeni Selma Köroğlu tarafından verilen eğitimlerle iğne oyasını öğrenen kadınlar endemik bitkileri iğne oyasıyla işledi.Dağ gülü, çakal nergisi, Çatalca peygamber çiçeği, su papatyası, Ermenek menekşesi, şahin otu, sultan zambağı, taşlık çiğdemi gibi bitkileri iğne oyasıyla ölümsüzleştiren kadınlar, aynı zamanda bunları satarak aile bütçelerine katkı sağlıyor.El sanatları öğretmeni Selma Köroğlu, iğne oyası çalışmalarının kadınları hem ekonomik hem ruhsal anlamda desteklediğini söyledi.Yaklaşık 13 yıldır burada görev yaptığını, 30 yıldan fazla süredir de iğne oyası üzerine çalıştığını belirten Köroğlu, Esas amacım iğne oyasını sandıktan çıkarmak. İğne oyası Türk kültürünü çok güzel yansıtan geleneksel işlerimizden biri. Türk kadınının zarafetini anlatan ve sanata döken bir alan. Öğrencilerime de bunu aşılamaya çalışıyorum. diye konuştu.Köroğlu, iğne oyasını gelecek nesillere de aktarmayı hedeflediğini dile getirerek, şöyle devam etti:Son olarak endemik çiçeklere olan hayranlığımızı iğne oyasıyla sanata dönüştürdük. Ülkemiz cennet, çok güzel çiçeklerimiz var. Biz de iğne oyasıyla ölümsüzleştirmek istedik. Bu çalışmaya başlayalı 2 yıldan fazla oldu. İnternet üzerinden araştırmalar yaptık. Kitaplar ve kütüphanelerden araştırmalar yaptık. Çiçeğin renk özelliği, tohum özelliği gibi konuları araştırarak başladık. Ben bunları öğrencilerime anlattıkça onlar da heveslendi. Çok güzel bir arşiv ortaya çıktı. Bunu devam ettiriyoruz. Endemik bitkilerimizi gelecek nesillere taşıyacak çok güzel bir çalışma ortaya çıktı.İğne oyasının kadınlara ruhsal olarak da iyi geldiğini belirten Köroğlu, Ayrıca sayılarla çalıştığımız için beyinle ilgili rahatsızlıklara çok faydalı bir sanat. Burada şu anda 50'ye yakın çalışmamız var. Çok sayıda ilden farklı çiçekler var. Eksik olanlarımız da var ama tamamlamaya gayret ediyoruz. Elimizden geldiği kadar birebir yapmaya çalışıyoruz. ifadesini kullandı.- Daha çok psikolojik olarak bizi rahatlatıyorKursiyerlerden ev hanımı Nurcan Karadağ, 7 yıldır merkeze geldiğini anlattı.Sosyalleşme amacıyla buraya gelmeye başladığını dile getiren Karadağ, Bir şeyler üretmek ve ürettiğimizin beğenilmesi güzel oluyor. Kendimiz kullanmak için yapıyoruz, satıp para kazanıyoruz ama daha çok psikolojik olarak bizi rahatlatıyor. dedi.Eğitim alan Nagihan Yavuk, iğne oyası yaparak ev ekonomisine katkı sağladığını ifade ederek, Sipariş alarak müşterilerime yapıyorum. 8 yıldır iğne oyası yapıyorum. diye konuştu.Eğitim imkanlarının çok iyi olduğunu ifade eden kursiyer Zeynep Bilican, iğne oyası yaparak hem para kazandığını hem de çocuklarına bu ürünleri miras bıraktığını anlattı.İlknur İlhan, kolunda lif yırtığı ve sinir sıkışması olduğunu belirterek, İğne oyası bana çok iyi geliyor. Tüm iğne ve tedavilerimi bıraktım. Geçen yıl doktoruma 'İğne oyası yapmadım, kolum tutuluyor.' dediğimde kursa devam etmemi söyledi, doktorlar tavsiye ediyor. ifadesini kullandı.MS hastası kursiyer Selvihan Pamuk da iğne oyasının rahatsızlığına iyi geldiğini, kendisini burada çok mutlu hissettiğini söyledi.İnegöl Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Ömer Göktürk, iğne oyasının kadim sanatlardan olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:Biz de bu sanatı yaşatmak için çalışıyoruz. Sandıklarda saklı kalmış iğne oyasını güncel hayata uyarlıyoruz. Gün geçtikçe kurslarımıza ilgi artıyor. Kurslarımız bir şey üretmenin yanında insanların sosyalleştiği, konuşarak sıkıntılarından kurtulduğu alanlar.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/turkiye-nin-endemik-bitkilerini-igne-oyasiyla-islediler.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemenin esasları belirleniyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/15-yas-alti-cocuklarin-sosyal-medya-kullanimina-yonelik-duzenlemenin-esaslari-belirleniyor/847695/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/15-yas-alti-cocuklarin-sosyal-medya-kullanimina-yonelik-duzenlemenin-esaslari-belirleniyor/847695/</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:03:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tbmm — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, kurdukları çalışma grubunda uygulamanın esaslarını kısa sürede belirleyerek yönetmeliği çıkaracaklarını, yaş doğrulama için hangi yöntemlerin kullanılacağına dair teknik çalışmaların da yapıldığını bildirdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tbmm Haberleri — OĞUZHAN SARI - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemenin uygulamasındaki esasların belirlenmesine yönelik çalışma grubu kurduklarını, ilgili kurumlarla görüşmelerin sürdüğünü ve yönetmeliğin kısa sürede çıkarılarak uygulamanın hayata geçirileceğini söyledi. Göktaş, TBMM'de düzenlenen Eğitimde ve Sosyal Hayatta Fırsat Eşitliği: Engelsiz Bir Gelecek panelinin ardından AA muhabirinin, 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemeye ilişkin sorusunu yanıtladı.Sosyal medyaya yönelik düzenlemeleri de içeren kanunla 15 yaş altı çocuklara yönelik güvenli dijital alanlar oluşturulacağını ve kontrollü kullanımın teşvik edileceğini belirten Göktaş, çocukların yaş ve gelişimlerine uygun olmayan içeriklere maruz kalmalarını önlenmeyi amaçladıklarını dile getirdi.Göktaş, söz konusu kanunun hayata geçirilmesi amacıyla Bakanlık bünyesinde çalışma grubu kurulduğunu belirterek, sürecin ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içinde yürütüldüğünü ifade etti.Kamu kurumları ve diğer ilgililerle temas içinde olduklarını bildiren Göktaş, 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemenin uygulamasındaki esasları kısa sürede belirleyerek bununla ilgili yönetmeliği çıkaracaklarını ve uygulamayı hayata geçireceklerini söyledi.Sosyal medya kullanımına yönelik yeni dönemin yalnızca bir yasal düzenlemeyle sınırlı kalmayacağını, teknik altyapı ve uygulamaya ilişkin mekanizmaların da kapsamlı şekilde hazırlanacağını belirten Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, kanunla sosyal ağ sağlayıcılara getirilen 15 yaş altı çocuklara hizmet sunma yükümlülüğüne esas olmak üzere yaş doğrulama için hangi yöntemlerin kullanılacağına dair teknik çalışmaların da yapıldığını kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tbmm Haberleri — OĞUZHAN SARI - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemenin uygulamasındaki esasların belirlenmesine yönelik çalışma grubu kurduklarını, ilgili kurumlarla görüşmelerin sürdüğünü ve yönetmeliğin kısa sürede çıkarılarak uygulamanın hayata geçirileceğini söyledi. Göktaş, TBMM'de düzenlenen Eğitimde ve Sosyal Hayatta Fırsat Eşitliği: Engelsiz Bir Gelecek panelinin ardından AA muhabirinin, 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemeye ilişkin sorusunu yanıtladı.Sosyal medyaya yönelik düzenlemeleri de içeren kanunla 15 yaş altı çocuklara yönelik güvenli dijital alanlar oluşturulacağını ve kontrollü kullanımın teşvik edileceğini belirten Göktaş, çocukların yaş ve gelişimlerine uygun olmayan içeriklere maruz kalmalarını önlenmeyi amaçladıklarını dile getirdi.Göktaş, söz konusu kanunun hayata geçirilmesi amacıyla Bakanlık bünyesinde çalışma grubu kurulduğunu belirterek, sürecin ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içinde yürütüldüğünü ifade etti.Kamu kurumları ve diğer ilgililerle temas içinde olduklarını bildiren Göktaş, 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemenin uygulamasındaki esasları kısa sürede belirleyerek bununla ilgili yönetmeliği çıkaracaklarını ve uygulamayı hayata geçireceklerini söyledi.Sosyal medya kullanımına yönelik yeni dönemin yalnızca bir yasal düzenlemeyle sınırlı kalmayacağını, teknik altyapı ve uygulamaya ilişkin mekanizmaların da kapsamlı şekilde hazırlanacağını belirten Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, kanunla sosyal ağ sağlayıcılara getirilen 15 yaş altı çocuklara hizmet sunma yükümlülüğüne esas olmak üzere yaş doğrulama için hangi yöntemlerin kullanılacağına dair teknik çalışmaların da yapıldığını kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/15-yas-alti-cocuklarin-sosyal-medya-kullanimina-yonelik-duzenlemenin-esaslari-belirleniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
