<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Sivas'ta iş yerinde gaz parlaması sonucu çıkan yangında 4 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sivas-ta-is-yerinde-gaz-parlamasi-sonucu-cikan-yanginda-4-kisi-yaralandi/913242/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sivas-ta-is-yerinde-gaz-parlamasi-sonucu-cikan-yanginda-4-kisi-yaralandi/913242/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:56:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas / Sivas'ta LPG dönüşüm sistemi yapan bir iş yerinde gaz parlaması sonucu çıkan yangında 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri : Sivas'ta LPG dönüşüm sistemi yapan bir iş yerinde gaz parlaması sonucu çıkan yangında 4 kişi yaralandı.Gültepe Mahallesi'nde LPG dönüşüm sistemi yapan bir iş yerinde henüz belirlenemeyen nedenle gaz parlaması sonucu yangın çıktı.İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.Olayda yaralanan 4 kişi, sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı.Yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri : Sivas'ta LPG dönüşüm sistemi yapan bir iş yerinde gaz parlaması sonucu çıkan yangında 4 kişi yaralandı.Gültepe Mahallesi'nde LPG dönüşüm sistemi yapan bir iş yerinde henüz belirlenemeyen nedenle gaz parlaması sonucu yangın çıktı.İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.Olayda yaralanan 4 kişi, sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı.Yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/sivas-ta-is-yerinde-gaz-parlamasi-sonucu-cikan-yanginda-4-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kaspersky SAS 2026'nın gündemini paylaştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kaspersky-sas-2026-nin-gundemini-paylasti/913241/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kaspersky-sas-2026-nin-gundemini-paylasti/913241/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:56:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Kaspersky GReAT Direktörü Igor Kuznetsov: - Neredeyse 20 yıldır Güvenlik Analistleri Zirvesi, dünyanın en parlak tehdit istihbaratı zihinlerinin bir araya geldiği, güvene dayalı bağlar kurduğu ve kritik keşiflerini paylaştığı öncü bir ekosistem olma görevini üstleniyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Kaspersky, siber güvenlik tehditlerinin ve çözüm önerilerinin ele alınacağı 18'inci Security Analyst Summit'in (SAS 2026) gündemini açıkladı.Şirketten yapılan açıklamaya göre, 20-23 Ekim'de Endonezya'nın Bali adasında düzenlenecek ve 200'ün üzerinde katılımcının yer alması beklenen SAS 2026, geleneksel etkinlik formatlarının dışına çıkarak siber anarşi konusuna odaklanacak.Karmaşık tehdit ortamına karşı en etkili yanıtın, bireysel çabaların işbirliğine dayalı bir siber güvenlik topluluğuna dönüştürülmesinden geçtiği ilkesinden hareket edecek etkinliğin programında, kritik güvenlik açıklarına ilişkin açıklamaların yanı sıra farklı dijital sektörleri hedef alan karmaşık saldırılara yönelik olay incelemeleri de yer alıyor.Zirvede sunulacak gelişmiş siber casusluk araştırmaları, geleneksel güvenlik araçlarını atlatma konusunda yetkinliğini giderek artıran yüksek düzey tehditlere odaklanacak. Kaspersky Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) ekibinden Georgy Kucherin, diplomatik hedefleri odağına alan alt seviye bir UEFI bootkit kampanyasının detaylarını paylaşacak. Ekip arkadaşı Sojun Ryu ise adı gelişmiş kalıcı tehdit (APT) grubu Lazarus'un yeni nesil taktiklerine ışık tutan güncel bulguları aktaracak.Tüketici sistemlerini, otomotiv kontrol ünitelerini ve kamusal medya aygıtlarını hedef alan zararlı yazılımların ayrıntılı biçimde ele alınacağı organizasyonda, Kaspersky Tehdit Araştırmaları ekibinden Dmitry Kalinin, Android tabanlı araç multimedya ünitelerini hedef alan bir saldırı dalgasına ilişkin yeni bulguları sunacak.Güvenlik uzmanı Andy Nguyen, araştırmacıların PlayStation 5 üzerinde Linux işletim sistemini çalıştırmasını sağlayan kritik konsol güvenlik atlatma yöntemlerini anlatacak. Bağımsız araştırmacı Victor Pozdov ise Counter-Strike ve Dota 2 içinde tespit edilen uzaktan kod yürütme (RCE) açığının, oyuncuların bilgisayarlarına sızmak için nasıl kullanıldığını aktaracak.Ayrıca XLab'den Alex Turing, 31,4 Tbps boyutundaki Android TV botneti Kimwolfun detaylı analizini sunarken, Cellebrite Labs'ten Alfie CG, Coruna istismar kitinde silah haline getirilen iOS güvenlik atlatma zafiyeti Rocketı mercek altına alacak.SAS 2026'da makine öğrenmesi ile siber güvenliğin kesişimine de odaklanılacak. Ikotas Labs'ten Satoki Tsuji, herhangi bir Büyük Dil Modeli (LLM) devreye girmeden önce tıklama gerektirmeyen kod çalıştırma zincirlerinin, yapay zeka destekli kodlama sistemlerindeki güvenlik kısıtlamalarını tamamen nasıl aşabildiğini gösterecek.Huazhong Üniversitesinden Dr. Zhiniang Peng ise otonom ve LLM destekli bir güvenlik açığı tarama sistemini tanıtacak. Sistem, birden fazla akıllı telefon üreticisi tarafından kullanılan önde gelen Android dağıtımlarında 100'ün üzerinde sıfırıncı gün güvenlik açığının keşfedilmesini ve doğrulanmasını otomatikleştirmeyi sağlıyor.CTF 2026 Finalleri yapılacakEtkinlik kapsamında SAS Capture The Flag (CTF) 2026 Finalleri de düzenlenecek. Profesyonel SAS CTF elemelerinden çıkan 8 şampiyon ile Kaspersky küresel akademik ve kurumsal turnuvasının 5 bölgesel birincisi olmak üzere toplam 13 takım, yüksek tempolu Saldırı-Savunma formatında 18 bin dolarlık ödül havuzundan pay alabilmek için mücadele edecek.Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky GReAT Direktörü Igor Kuznetsov, küresel tehdit ortamının giderek daha karmaşık bir yapıya bürünürken, dijital geleceği korumak için güvenilir siber güvenlik araçlarının sahaya sürülmesini ve ekipler arasında aktif, uygulamalı bir işbirliğini zorunlu kıldığını belirtti.Kuznetsov, Neredeyse 20 yıldır Güvenlik Analistleri Zirvesi, dünyanın en parlak tehdit istihbaratı zihinlerinin bir araya geldiği, güvene dayalı bağlar kurduğu ve kritik keşiflerini paylaştığı öncü bir ekosistem olma görevini üstleniyor. Bu yılki siber anarşi teması da kalıpların dışına çıkan yaratıcı düşünceyi tetiklemek ve sofistike siber saldırılara karşı gereken ortak cepheyi inşa etmek üzere kurgulandı. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Kaspersky, siber güvenlik tehditlerinin ve çözüm önerilerinin ele alınacağı 18'inci Security Analyst Summit'in (SAS 2026) gündemini açıkladı.Şirketten yapılan açıklamaya göre, 20-23 Ekim'de Endonezya'nın Bali adasında düzenlenecek ve 200'ün üzerinde katılımcının yer alması beklenen SAS 2026, geleneksel etkinlik formatlarının dışına çıkarak siber anarşi konusuna odaklanacak.Karmaşık tehdit ortamına karşı en etkili yanıtın, bireysel çabaların işbirliğine dayalı bir siber güvenlik topluluğuna dönüştürülmesinden geçtiği ilkesinden hareket edecek etkinliğin programında, kritik güvenlik açıklarına ilişkin açıklamaların yanı sıra farklı dijital sektörleri hedef alan karmaşık saldırılara yönelik olay incelemeleri de yer alıyor.Zirvede sunulacak gelişmiş siber casusluk araştırmaları, geleneksel güvenlik araçlarını atlatma konusunda yetkinliğini giderek artıran yüksek düzey tehditlere odaklanacak. Kaspersky Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) ekibinden Georgy Kucherin, diplomatik hedefleri odağına alan alt seviye bir UEFI bootkit kampanyasının detaylarını paylaşacak. Ekip arkadaşı Sojun Ryu ise adı gelişmiş kalıcı tehdit (APT) grubu Lazarus'un yeni nesil taktiklerine ışık tutan güncel bulguları aktaracak.Tüketici sistemlerini, otomotiv kontrol ünitelerini ve kamusal medya aygıtlarını hedef alan zararlı yazılımların ayrıntılı biçimde ele alınacağı organizasyonda, Kaspersky Tehdit Araştırmaları ekibinden Dmitry Kalinin, Android tabanlı araç multimedya ünitelerini hedef alan bir saldırı dalgasına ilişkin yeni bulguları sunacak.Güvenlik uzmanı Andy Nguyen, araştırmacıların PlayStation 5 üzerinde Linux işletim sistemini çalıştırmasını sağlayan kritik konsol güvenlik atlatma yöntemlerini anlatacak. Bağımsız araştırmacı Victor Pozdov ise Counter-Strike ve Dota 2 içinde tespit edilen uzaktan kod yürütme (RCE) açığının, oyuncuların bilgisayarlarına sızmak için nasıl kullanıldığını aktaracak.Ayrıca XLab'den Alex Turing, 31,4 Tbps boyutundaki Android TV botneti Kimwolfun detaylı analizini sunarken, Cellebrite Labs'ten Alfie CG, Coruna istismar kitinde silah haline getirilen iOS güvenlik atlatma zafiyeti Rocketı mercek altına alacak.SAS 2026'da makine öğrenmesi ile siber güvenliğin kesişimine de odaklanılacak. Ikotas Labs'ten Satoki Tsuji, herhangi bir Büyük Dil Modeli (LLM) devreye girmeden önce tıklama gerektirmeyen kod çalıştırma zincirlerinin, yapay zeka destekli kodlama sistemlerindeki güvenlik kısıtlamalarını tamamen nasıl aşabildiğini gösterecek.Huazhong Üniversitesinden Dr. Zhiniang Peng ise otonom ve LLM destekli bir güvenlik açığı tarama sistemini tanıtacak. Sistem, birden fazla akıllı telefon üreticisi tarafından kullanılan önde gelen Android dağıtımlarında 100'ün üzerinde sıfırıncı gün güvenlik açığının keşfedilmesini ve doğrulanmasını otomatikleştirmeyi sağlıyor.CTF 2026 Finalleri yapılacakEtkinlik kapsamında SAS Capture The Flag (CTF) 2026 Finalleri de düzenlenecek. Profesyonel SAS CTF elemelerinden çıkan 8 şampiyon ile Kaspersky küresel akademik ve kurumsal turnuvasının 5 bölgesel birincisi olmak üzere toplam 13 takım, yüksek tempolu Saldırı-Savunma formatında 18 bin dolarlık ödül havuzundan pay alabilmek için mücadele edecek.Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky GReAT Direktörü Igor Kuznetsov, küresel tehdit ortamının giderek daha karmaşık bir yapıya bürünürken, dijital geleceği korumak için güvenilir siber güvenlik araçlarının sahaya sürülmesini ve ekipler arasında aktif, uygulamalı bir işbirliğini zorunlu kıldığını belirtti.Kuznetsov, Neredeyse 20 yıldır Güvenlik Analistleri Zirvesi, dünyanın en parlak tehdit istihbaratı zihinlerinin bir araya geldiği, güvene dayalı bağlar kurduğu ve kritik keşiflerini paylaştığı öncü bir ekosistem olma görevini üstleniyor. Bu yılki siber anarşi teması da kalıpların dışına çıkan yaratıcı düşünceyi tetiklemek ve sofistike siber saldırılara karşı gereken ortak cepheyi inşa etmek üzere kurgulandı. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İlaç sektöründe rekabet sorunları ve çözüm önerileri çalıştayda ele alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ilac-sektorunde-rekabet-sorunlari-ve-cozum-onerileri-calistayda-ele-alindi/913240/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ilac-sektorunde-rekabet-sorunlari-ve-cozum-onerileri-calistayda-ele-alindi/913240/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:53:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle: - İktisadi düzen artık geriye döndürülemez şekilde küresel. Bu durum çok boyutlu, katmanlı karmaşık eşitsizliklere, yapısal birtakım reform alanlarına işaret ediyor - 50 yıl öncesinin, hatta belki 80 yıl öncesinin ön kabullerine, ön hükümlerine göre istikamet çizemeyiz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İlaç sektöründe patent koruması, pazara giriş koşulları, dağıtım ve geri ödeme uygulamalarının rekabete etkileri ile sektördeki sorunlara yönelik çözüm önerileri, İlaç Sektöründe Rekabet Çalıştayında değerlendirildi.Rekabet Kurumu tarafından ATO Meclis Salonu'nda düzenlenen çalıştay, sektör paydaşlarını da bir araya getirdi. Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, insan zekası ve eylemlerinin, teknolojik ilerleme dahil her şeyi şekillendiren bir faktör olduğunu söyledi.Sektörel reformlar için sürekli çalıştıklarını belirten Küle, sektördeki sıkışmanın nedenlerini şöyle sıraladı:Birincisi inovasyon rekabeti. Her zaman eleştirel olabilmeli ve inovasyonun kaçınılmaz ve risksiz olduğu algısını bir yana bırakmalıyız. Sektör inovasyonu gerçekten değer zincirinin hangi noktasında gerçekleştiriyor? Pazarlama mı, nadir hastalıklara tedavide mi ya da bütün inovasyonun ilk ve en zor basamağı olan temel araştırmada mı? İkincisi, şirket yapılanmalarının, organizasyonlarının özellikle finansallaşma ile değişmesi ve yine değer zincirinde de entegrasyon parçalanmaların olmasının rekabete olan etkileri. Özellikle devralmalarda ve dolaylı kontrol yapılarında inovasyon riskleriyle birlikte dikkat edilmesi gereken alanlar mevcut. Son olarak, iktisadi düzen artık geriye döndürülemez şekilde küresel. Bu durum çok boyutlu, katmanlı karmaşık eşitsizliklere, yapısal birtakım reform alanlarına işaret ediyor. Bu bağlamda, 50 yıl öncesinin, hatta belki 80 yıl öncesinin ön kabullerine, ön hükümlerine göre istikamet çizemeyiz. Savunma ve ütopya sınırındaki sıkışmayı yenmek için realiteye daha yakından bakmalı, anlamalı ve en önemlisi daha ferah zihinler için cesarete sahip ve elbette fedakar olmalıyız.Sektördeki rekabet koşulları gündemdeÇalıştay kapsamında, ilaç sektörünün üretimden pazara girişe, dağıtımdan perakende aşamasına kadar farklı süreçlerinde rekabeti etkileyen unsurlar ele alınıyor. Patent ve rekabet ilişkisi, pazara giriş koşulları, ilaç dağıtımındaki münhasırlık uygulamaları, kamu ilaç alımlarında rekabet, geri ödeme sistemi ve kamu kurum iskontosu başta olmak üzere sektördeki güncel rekabet meselelerinin çok boyutlu masaya yatırıldığı çalıştay, Küle'nin konuşmasının ardından oturumlarla devam etti. İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu Sunumu başlıklı ilk oturumda, sektör incelemesi kapsamında hazırlanan ön raporun temel tespit ve değerlendirmeleri aktarıldı. Oturumda, ilaç sektöründe üretim, pazara giriş ve dağıtım aşamalarında rekabeti etkileyen unsurlar, patent koruması ile rekabet arasındaki ilişki, ruhsatlandırma ve geri ödeme düzenlemelerinin pazara giriş üzerindeki etkileri, ecza depoları arasındaki rekabet ve münhasırlık uygulamaları ile kamu kurum iskontosu uygulamasında karşılaşılan sorunlar ön plana çıktı. Ayrıca, sektör incelemesi kapsamında geliştirilen ve mevcut yasal, idari ve mali çerçevede gerçekleştirilebilecek iyileştirmelere yönelik öneriler de paylaşıldı.Programın ikinci oturumu, İlaç Sektöründe Rekabet ve Regülasyonun Geleceği: Kamu Temsilcilerinin Görüşleri başlığıyla düzenlendi. Bu oturum, ilaç sektörünün sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde işleyişinin sağlanması, ilaç politikalarının rekabetle etkileşimi ve etkin, öngörülebilir ve rekabetçi bir düzenleyici çerçevenin oluşturulmasına ilişkin yaklaşımların değerlendirilmesi amacıyla planlandı. Kamu kurumlarının ilaç sektöründeki düzenleyici ve uygulayıcı rolleri çerçevesinde, ilaçların ruhsatlandırılması, geri ödeme ve fiyatlandırma mekanizmaları, ilaca erişim, sağlık politikaları ve rekabet arasındaki ilişki farklı yönleriyle çalıştaya taşındı. İlaç Sektöründe Rekabet ve Regülasyonun Geleceği: Özel Sektör Temsilcilerinin Görüşleri başlıklı üçüncü oturumda ise ilaç sektörünün dinamikleri ve mevcut düzenlemelerin piyasa üzerindeki etkileri, sektör paydaşlarının karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri ana başlıklar olarak belirlendi. Rekabet, yatırım, inovasyon ve ilaca erişim arasındaki dengenin güçlendirilmesine yönelik yaklaşımlar ile ilaç sektörünün sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşması için düzenleyici çerçevenin geliştirilmesi bu oturumun ana başlıklarını oluşturdu.Çalıştayda ilaç sektöründe rekabetin üretim, pazara giriş, dağıtım ve perakende aşamalarındaki görünümü, kamu kurumları, akademi ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla çok yönlü biçimde aktarılması amaçlandı. Farklı paydaşların değerlendirmelerinin bir araya getirildiği oturumlarda, ilaç sektörünün kendine özgü yapısı ve yoğun düzenlemeye tabi olması dikkate alınarak rekabet politikası ile sağlık politikası arasındaki etkileşim ön plana çıktı.Etkinlik, ilaç sektörüne ilişkin inceleme kapsamında ortaya konulan tespit ve önerilerin farklı paydaşların görüşleriyle değerlendirilmesi yönüyle de sektör temsilcilerini bir araya getirmiş oldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İlaç sektöründe patent koruması, pazara giriş koşulları, dağıtım ve geri ödeme uygulamalarının rekabete etkileri ile sektördeki sorunlara yönelik çözüm önerileri, İlaç Sektöründe Rekabet Çalıştayında değerlendirildi.Rekabet Kurumu tarafından ATO Meclis Salonu'nda düzenlenen çalıştay, sektör paydaşlarını da bir araya getirdi. Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, insan zekası ve eylemlerinin, teknolojik ilerleme dahil her şeyi şekillendiren bir faktör olduğunu söyledi.Sektörel reformlar için sürekli çalıştıklarını belirten Küle, sektördeki sıkışmanın nedenlerini şöyle sıraladı:Birincisi inovasyon rekabeti. Her zaman eleştirel olabilmeli ve inovasyonun kaçınılmaz ve risksiz olduğu algısını bir yana bırakmalıyız. Sektör inovasyonu gerçekten değer zincirinin hangi noktasında gerçekleştiriyor? Pazarlama mı, nadir hastalıklara tedavide mi ya da bütün inovasyonun ilk ve en zor basamağı olan temel araştırmada mı? İkincisi, şirket yapılanmalarının, organizasyonlarının özellikle finansallaşma ile değişmesi ve yine değer zincirinde de entegrasyon parçalanmaların olmasının rekabete olan etkileri. Özellikle devralmalarda ve dolaylı kontrol yapılarında inovasyon riskleriyle birlikte dikkat edilmesi gereken alanlar mevcut. Son olarak, iktisadi düzen artık geriye döndürülemez şekilde küresel. Bu durum çok boyutlu, katmanlı karmaşık eşitsizliklere, yapısal birtakım reform alanlarına işaret ediyor. Bu bağlamda, 50 yıl öncesinin, hatta belki 80 yıl öncesinin ön kabullerine, ön hükümlerine göre istikamet çizemeyiz. Savunma ve ütopya sınırındaki sıkışmayı yenmek için realiteye daha yakından bakmalı, anlamalı ve en önemlisi daha ferah zihinler için cesarete sahip ve elbette fedakar olmalıyız.Sektördeki rekabet koşulları gündemdeÇalıştay kapsamında, ilaç sektörünün üretimden pazara girişe, dağıtımdan perakende aşamasına kadar farklı süreçlerinde rekabeti etkileyen unsurlar ele alınıyor. Patent ve rekabet ilişkisi, pazara giriş koşulları, ilaç dağıtımındaki münhasırlık uygulamaları, kamu ilaç alımlarında rekabet, geri ödeme sistemi ve kamu kurum iskontosu başta olmak üzere sektördeki güncel rekabet meselelerinin çok boyutlu masaya yatırıldığı çalıştay, Küle'nin konuşmasının ardından oturumlarla devam etti. İlaç Sektör İncelemesi Ön Raporu Sunumu başlıklı ilk oturumda, sektör incelemesi kapsamında hazırlanan ön raporun temel tespit ve değerlendirmeleri aktarıldı. Oturumda, ilaç sektöründe üretim, pazara giriş ve dağıtım aşamalarında rekabeti etkileyen unsurlar, patent koruması ile rekabet arasındaki ilişki, ruhsatlandırma ve geri ödeme düzenlemelerinin pazara giriş üzerindeki etkileri, ecza depoları arasındaki rekabet ve münhasırlık uygulamaları ile kamu kurum iskontosu uygulamasında karşılaşılan sorunlar ön plana çıktı. Ayrıca, sektör incelemesi kapsamında geliştirilen ve mevcut yasal, idari ve mali çerçevede gerçekleştirilebilecek iyileştirmelere yönelik öneriler de paylaşıldı.Programın ikinci oturumu, İlaç Sektöründe Rekabet ve Regülasyonun Geleceği: Kamu Temsilcilerinin Görüşleri başlığıyla düzenlendi. Bu oturum, ilaç sektörünün sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde işleyişinin sağlanması, ilaç politikalarının rekabetle etkileşimi ve etkin, öngörülebilir ve rekabetçi bir düzenleyici çerçevenin oluşturulmasına ilişkin yaklaşımların değerlendirilmesi amacıyla planlandı. Kamu kurumlarının ilaç sektöründeki düzenleyici ve uygulayıcı rolleri çerçevesinde, ilaçların ruhsatlandırılması, geri ödeme ve fiyatlandırma mekanizmaları, ilaca erişim, sağlık politikaları ve rekabet arasındaki ilişki farklı yönleriyle çalıştaya taşındı. İlaç Sektöründe Rekabet ve Regülasyonun Geleceği: Özel Sektör Temsilcilerinin Görüşleri başlıklı üçüncü oturumda ise ilaç sektörünün dinamikleri ve mevcut düzenlemelerin piyasa üzerindeki etkileri, sektör paydaşlarının karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri ana başlıklar olarak belirlendi. Rekabet, yatırım, inovasyon ve ilaca erişim arasındaki dengenin güçlendirilmesine yönelik yaklaşımlar ile ilaç sektörünün sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşması için düzenleyici çerçevenin geliştirilmesi bu oturumun ana başlıklarını oluşturdu.Çalıştayda ilaç sektöründe rekabetin üretim, pazara giriş, dağıtım ve perakende aşamalarındaki görünümü, kamu kurumları, akademi ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla çok yönlü biçimde aktarılması amaçlandı. Farklı paydaşların değerlendirmelerinin bir araya getirildiği oturumlarda, ilaç sektörünün kendine özgü yapısı ve yoğun düzenlemeye tabi olması dikkate alınarak rekabet politikası ile sağlık politikası arasındaki etkileşim ön plana çıktı.Etkinlik, ilaç sektörüne ilişkin inceleme kapsamında ortaya konulan tespit ve önerilerin farklı paydaşların görüşleriyle değerlendirilmesi yönüyle de sektör temsilcilerini bir araya getirmiş oldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Pakistan ordusu: Pakistan Talibanı bağlantılı 8 militan etkisiz hale getirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/pakistan-ordusu-pakistan-talibani-baglantili-8-militan-etkisiz-hale-getirildi/913239/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/pakistan-ordusu-pakistan-talibani-baglantili-8-militan-etkisiz-hale-getirildi/913239/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:53:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Pakistan güvenlik güçlerinden 2'si ve yanlarındaki 4 kişi çatışmada hayatını kaybetti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Pakistan ordusu, ülkenin kuzeybatısındaki Hayber Pahtunhva eyaletinde Pakistan Talibanı (TTP) bağlantılı olduğu belirtilen 8 militanın etkisiz hale getirildiğini bildirdi.Pakistan Silahlı Kuvvetleri Halkla İlişkiler Biriminin (ISPR) ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Hayber Pahtunhva'nın Hangu bölgesinde güvenlik güçleriyle militanlar arasında çatışma çıktığı duyuruldu.TTP bağlantılı olduğu belirtilen 8 militanın etkisiz hale getirildiği kaydedilen açıklamada, çatışmada Pakistan güvenlik güçlerinden 2'si ile yanlarındaki 4 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.Açıklamada, bölgede TTP bağlantılı başka militanların olması ihtimaline karşı operasyonun sürdürüldüğü ifade edildi.Pakistan&#039;daki terör sorunuPakistan'da silahlı saldırılar, özellikle Afganistan'a sınırı bulunan Hayber Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde yoğunlaşıyor.Her iki eyalette de Peştun ve Beluci etnik gruplarının haklarını savunduklarını ileri süren silahlı gruplar, Pakistan güvenlik güçlerine ve sivillere yönelik saldırılarda bulunuyor.İslamabad, TTP'nin Afganistan'da mevzilendiğini ve saldırılarını buradan organize ettiğini savunurken, Afganistan yönetimi bu iddiaları reddediyor.Belucistan'da ise Belucistan Kurtuluş Ordusunun (BLA) saldırıları ön plana çıkıyor. BLA, Belucistan'ın Pakistan'dan ayrılmasını ve Beluç halkının bu bölgeyi yönetmesini istiyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Pakistan ordusu, ülkenin kuzeybatısındaki Hayber Pahtunhva eyaletinde Pakistan Talibanı (TTP) bağlantılı olduğu belirtilen 8 militanın etkisiz hale getirildiğini bildirdi.Pakistan Silahlı Kuvvetleri Halkla İlişkiler Biriminin (ISPR) ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Hayber Pahtunhva'nın Hangu bölgesinde güvenlik güçleriyle militanlar arasında çatışma çıktığı duyuruldu.TTP bağlantılı olduğu belirtilen 8 militanın etkisiz hale getirildiği kaydedilen açıklamada, çatışmada Pakistan güvenlik güçlerinden 2'si ile yanlarındaki 4 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.Açıklamada, bölgede TTP bağlantılı başka militanların olması ihtimaline karşı operasyonun sürdürüldüğü ifade edildi.Pakistan&#039;daki terör sorunuPakistan'da silahlı saldırılar, özellikle Afganistan'a sınırı bulunan Hayber Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde yoğunlaşıyor.Her iki eyalette de Peştun ve Beluci etnik gruplarının haklarını savunduklarını ileri süren silahlı gruplar, Pakistan güvenlik güçlerine ve sivillere yönelik saldırılarda bulunuyor.İslamabad, TTP'nin Afganistan'da mevzilendiğini ve saldırılarını buradan organize ettiğini savunurken, Afganistan yönetimi bu iddiaları reddediyor.Belucistan'da ise Belucistan Kurtuluş Ordusunun (BLA) saldırıları ön plana çıkıyor. BLA, Belucistan'ın Pakistan'dan ayrılmasını ve Beluç halkının bu bölgeyi yönetmesini istiyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fransa’da trenin otomobile çarptığı kaza demir yolu ulaşımını aksattı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fransa-da-trenin-otomobile-carptigi-kaza-demir-yolu-ulasimini-aksatti/913238/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fransa-da-trenin-otomobile-carptigi-kaza-demir-yolu-ulasimini-aksatti/913238/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:53:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Fransa'nın güneybatısında trenle otomobilin karıştığı kazanın ardından bazı seferlerde aksamalar yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Fransa'nın güneybatısında trenle otomobilin karıştığı kazanın ardından bazı seferlerde aksamalar yaşandı.Yerel basındaki haberlere göre Haute-Garonne vilayetine bağlı Belderaud geçidinde dün akşam saatlerinde Fransız demir yolu şirketi SNCF’ye ait tren otomobile çarptı.Kazada otomobili kullanan kadın ağır yaralandı.Kaza nedeniyle Haute-Garonne vilayetine bağlı Toulouse şehri ile Aude vilayetindeki Carcassonne arasındaki tren seferleri iki yönlü durduruldu.SNCF’den yapılan açıklamada teknik ekiplerin raylardaki hasarı onarmak için çalıştıkları ve iki yönlü seferlere yarın sabahtan itibaren başlanacağı bildirildi.Kazanın nedenine ilişkin henüz açıklama yapılmadı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Fransa'nın güneybatısında trenle otomobilin karıştığı kazanın ardından bazı seferlerde aksamalar yaşandı.Yerel basındaki haberlere göre Haute-Garonne vilayetine bağlı Belderaud geçidinde dün akşam saatlerinde Fransız demir yolu şirketi SNCF’ye ait tren otomobile çarptı.Kazada otomobili kullanan kadın ağır yaralandı.Kaza nedeniyle Haute-Garonne vilayetine bağlı Toulouse şehri ile Aude vilayetindeki Carcassonne arasındaki tren seferleri iki yönlü durduruldu.SNCF’den yapılan açıklamada teknik ekiplerin raylardaki hasarı onarmak için çalıştıkları ve iki yönlü seferlere yarın sabahtan itibaren başlanacağı bildirildi.Kazanın nedenine ilişkin henüz açıklama yapılmadı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/fransa-da-trenin-otomobile-carptigi-kaza-demir-yolu-ulasimini-aksatti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, AA Finans Masası'na konuk oldu: (1)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/musiad-genel-baskani-burhan-ozdemir-aa-finans-masasi-na-konuk-oldu-1/913237/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/musiad-genel-baskani-burhan-ozdemir-aa-finans-masasi-na-konuk-oldu-1/913237/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:53:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / (OVP) Daha ayakları yere basan, daha rasyonel bir planlama olduğunu düşünüyoruz, bu açıdan olumlu buluyoruz. Çünkü iş dünyasının özellikle reel piyasanın beklentisi öngörülebilirlik, rakamlardan daha öncelikli olan konu bizim açımızdan öngörülebilirlik. Öngörülebilirlik koridoru açısını daha da açan, daha ayakları yere basan, daha rasyonel bir program olarak gözümüze çarpıyor - (Politika faizi) Petrolle ilgili fiyatlamalar daha olumlu gitseydi yıl sonuna kadar bu yüzde 37'nin biraz daha marjinal anlamda yüzde 33,5-34'lere belki gerilemesini bekleyebilirdik ama ben doğrusu o derece dramatik bir düşüş olacağını zannetmiyorum. Hatta yani aşağı yukarı yatay seyirde gideceğini düşünüyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.Kısa bir süre önce OVP'nin açıklandığını anımsatan Özdemir, bu OVP'yi öncekilere kıyasla daha reel, daha gerçekçi ve daha ayakları yere basan bir program olarak gördüklerini söyledi.Özdemir, rakamların enflasyonun ve faiz oranlarının düşürülmesi açısından çok iddialı olmadığını belirterek, şöyle konuştu:Dolayısıyla daha ayakları yere basan, daha rasyonel bir planlama olduğunu düşünüyoruz, bu açıdan olumlu buluyoruz. Çünkü iş dünyasının özellikle reel piyasanın beklentisi öngörülebilirlik, rakamlardan daha öncelikli olan konu bizim açımızdan öngörülebilirlik. Öngörülebilirlik koridoru açısını daha da açan, daha ayakları yere basan, daha rasyonel bir program olarak gözümüze çarpıyor. Tabii programın içerisinde bazı ufak detaylar var bizim de açıkçası cevap aradığımız. Örneğin enflasyonu tabii belli bir vadeye yayarak düşürmeyi planlıyor ki doğrusunda bu olduğunu düşünüyoruz ama bir taraftan da büyüme hedefi var. Çok ekstrem bir büyüme hedefi olmasa da, birkaç yıl sonrasında tekrar yüzde 5’lik büyüme hedefini yakalama gibi bir hedefi var. Haliyle büyüme beraberinde enflasyonu da doğuran bir etkisi var ve ülkemizdeki büyümenin biz çok uzun zamandır en büyük problemlerinden bir tanesinin tüketime yönelik bir büyüme trendi olmasından hep şikayet ederiz.Bu OVP şöyle bir umut aşılıyor açıkçası, enflasyonu düşürürken büyümeyi eğer becerebilirsek ama tabii bunun için neler yapılması gerektiğini iyi tartışmak ve iyi planlamak lazım, işte o zaman ülke olarak ciddi bir eşiği aşmış oluruz diye düşünüyoruz. Çünkü ülkemizde şu anda bu dezenflasyonist süreç şöyle algılanıyor, yani enflasyonu mu düşürelim, yoksa üretimi ve sanayiyi mi soğutalım? Açıkçası bunların ikisinin arasında bir tercihe reel piyasanın sıkışmaması gerektiğini düşünüyoruz. Enflasyonu düşürürken üretimi, sanayiyi, arzı bunları da soğutmamamız gerektiğini altını çiziyoruz. Çünkü enflasyonun en nihayetinde düşmesi ve belli bir sürdürülebilirlik seviyesine ulaşmasının en önemli etkeni de sürdürülebilir ekonomik şartlar. Yani üretebiliyor olmanız lazım, üretebildiğiniz sürece o enflasyonu sürdürülebilir seviyelerde tutabilirsiniz. Umut ediyorum ki bu OVP inşallah hem enflasyonu düşürürken hem de üretimi, büyümeyi artırabilir unsurlar ortaya koyar.(Politika faizi) Dramatik ve çok keskin düşüşler açıkçası beklememek gerektiğini düşünüyorumMÜSİAD Genel Başkanı Özdemir, kredi faizlerinin de en nihayetinde enflasyonla birebir ilişkili olduğunu belirterek, sanayici ve iş dünyasının finansmana erişimin zorluğundan bahsettiğini ve bu konuda haklı olduklarını dile getirdi.Özdemir, yüzde 37 olarak öngörülen politika faizinin insanlara yüzde 50'lere yakın bir maliyetle krediye erişim imkanı sağlayabildiğini kaydederek, Bu da açıkçası oldukça yüksek bir rakam. Sonuçta bu da hane halkının, son kullanıcının satın almış olduğu ürünlere de birebir maliyet olarak da yansıyan bir unsur. Dolayısıyla bunun aşağıya çekilmesi hepimizin arzusu ama ülkemiz geçmişte bu süreçleri çokça test etti. Yani faizi düşürmek ya da böyle dramatik bir şekilde, plansız bir şekilde düşürmek her zaman üretimi artırıcı bir etken oluşturmamış. Kimi zaman söz konusu ucuz paranın aslında çok atıl kaynaklara harcanmasının, başka başka yerlere yani direkt olarak üretime, reel piyasaya, ekonominin döngüsünün içerisine girmesinden ise farklı alanlara kaymasında biz test etmiş bir ülkeyiz. Dolayısıyla orada açıkçası temkinli davranmak gerektiğini ben düşünüyorum. Yani böyle dramatik ve çok keskin düşüşler açıkçası beklememek gerektiğini düşünüyorum. diye konuştu.OVP'de 88 dolar olarak öngörülen Brent petrolün 10 gün içerisinde 105-107 dolara geldiği bir jeopolitik ortamdan geçildiğine dikkati çeken Özdemir, bu nedenle son derece temkinli hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.Özdemir, Biliyorsunuz gecelik repoyu haftalığa tekrardan çekerek orada yüzde 40'tan yüzde 37'ye bir finansman maliyeti ile ilgili bir koridor vardı, onu zaten Merkez Bankası kullandı. Açıkçası petrolle ilgili fiyatlamalar daha olumlu gitseydi yıl sonuna kadar bu yüzde 37'nin biraz daha marjinal anlamda yüzde 33,5-34'lere belki gerilemesini bekleyebilirdik ama ben doğrusu o derece dramatik bir düşüş olacağını zannetmiyorum. Hatta yani aşağı yukarı yatay seyirde gideceğini düşünüyorum.Türkiye&#039;deki atıl kapasitenin doğru alanlarda belli bir dönüşüme tabi tutulması gerekiyorBurhan Özdemir, sanayide kapasite kullanım oranına değinerek, bu konunun son derece kritik olduğunu ve MÜSİAD olarak atıl kapasite konusu üzerine 3-4 yıldır çalıştıklarını bildirdi.Özdemir, atıl kapasitenin neden oluştuğuna dair çok sayıda neden bulunduğuna dikkati çekerek, dünyada tedarik zincirinin değiştiğini dile getirdi.Türkiye'nin 10-20 yıl önce kurduğu büyük kapasiteli fabrikaların tedarik zincirinde artık eskisi kadar rekabetçi olamadığını belirten Özdemir, İhtiyaçların farklı şekillerde karşılandığını görüyoruz ya da plansız yatırımlar yapıldığı göze çarpıyor. Ben MÜSİAD başkanı olarak, çokça ili ve o ildeki üyelerimizle organize sanayi bölgeleri, fabrikaları geziyorum. Gördüğüm daha çok şu, bizim sanayi alanında çokça plansız yapılmış yatırımımız var. Bu büyük ihtimalle 2008-2010'lardaki bu ucuz paranın açıkçası yansıması o gün için sanayicinin yapmış olduğu yatırımlar ya da dediğim gibi tedarik sebepli dünyadaki değişikliklerden ötürü artık çok da ilgili sektörlerde çok fazla talep olmamasından kaynaklanan bir atıl kapasite var. Bu atıl kapasite bugün için ülkemizde şu sonucu doğuruyor, söz konusu fabrikalar bu üretimleri yaptıklarında, fabrikaların tüm işletme maliyetlerini ürünlerinin birim maliyetlerinin üzerine ekledikleri için ürünlerin fiyatları verimliliğini kaybediyor. Aslında enflasyonun temel sebeplerinden bir tanesi üretimdeki verimsizlik açıkçası ama bu bizim için bir şans da olabilir diye düşünüyoruz biz. şeklinde konuştu.Özdemir, Türkiye'deki atıl kapasitenin doğru alanlarda belli bir dönüşüme tabi tutulması gerektiğini kaydederek, bu dönüşümün teknoloji, yapay zeka ve benzeri alanlarda da olabileceğini söyledi.Savunma Sanayii Başkanlığında olduğu gibi özellikle gıda alanında Gıda Endüstrisi Başkanlığı ya da sağlık alanında Sağlık Endüstrisi Başkanlığı gibi hane halkının cebine doğrudan dokunan belli alanlarda Cumhurbaşkanlığına bağlı endüstri başkanlıklarının kurulması gerektiğini düşündüklerini ifade eden Özdemir, bu başkanlıklar sayesinde tıpkı savunma sanayisi alanında olduğu gibi alt kümelenmelerin oluşma ihtimalinin yüksek olduğuna işaret etti.Devletin söz konusu alanları daha fazla, daha rahat ve daha odaklı regüle edebilmesinin mümkün olacağının altını çizen Özdemir, gıdanın enflasyon içerisindeki etkisi düşünüldüğünde enflasyona endeksli çalışan, bu alanda kafa yoran ekiplerin ve bir sanayi altyapısının ya da bir kümelenmenin oluşma ihtimalinin yüksek olduğunu kaydetti.Özdemir, Bizim önerimiz, özellikle enflasyonla mücadele ettiğimiz ve bir süre daha ciddi anlamda mücadele edeceğimizi gördüğümüz jeopolitik nedenlerden, dış etkilerden ötürü böylesine kritik bir dönemde özellikle gıda alanında, sağlık endüstrisi alanında, mesela ilaç alanında, ilaç teknolojileri alanında ülkemizde çok ciddi gelişmeler var ama bunları mesela daha ticari, daha açılımcı fırsatlarla değerlendirme imkanımız var. Dediğim gibi oradaki ataleti aşmamız lazım. Firmaları, sanayiciyi, atıl kapasitede bulunan firmaları özellikle bu alt kümelenme alanlarına yönlendirecek bir mekanizma kurmamız lazım. Hatta bir adım daha ileri gitmek gerekirse, belki Sanayi Bakanlığımızın belli yetkilerle, kesici yetkilerle donatılması gerektiğini düşünüyoruz biz. Örneğin, belli alanlarda, belli tesislerin kurulmasına izin vermemeleri gerektiğini, kapasite açmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu da yine atıl kapasitenin önüne geçecek bir unsur olarak göze çarpıyor.(Sürecek)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.Kısa bir süre önce OVP'nin açıklandığını anımsatan Özdemir, bu OVP'yi öncekilere kıyasla daha reel, daha gerçekçi ve daha ayakları yere basan bir program olarak gördüklerini söyledi.Özdemir, rakamların enflasyonun ve faiz oranlarının düşürülmesi açısından çok iddialı olmadığını belirterek, şöyle konuştu:Dolayısıyla daha ayakları yere basan, daha rasyonel bir planlama olduğunu düşünüyoruz, bu açıdan olumlu buluyoruz. Çünkü iş dünyasının özellikle reel piyasanın beklentisi öngörülebilirlik, rakamlardan daha öncelikli olan konu bizim açımızdan öngörülebilirlik. Öngörülebilirlik koridoru açısını daha da açan, daha ayakları yere basan, daha rasyonel bir program olarak gözümüze çarpıyor. Tabii programın içerisinde bazı ufak detaylar var bizim de açıkçası cevap aradığımız. Örneğin enflasyonu tabii belli bir vadeye yayarak düşürmeyi planlıyor ki doğrusunda bu olduğunu düşünüyoruz ama bir taraftan da büyüme hedefi var. Çok ekstrem bir büyüme hedefi olmasa da, birkaç yıl sonrasında tekrar yüzde 5’lik büyüme hedefini yakalama gibi bir hedefi var. Haliyle büyüme beraberinde enflasyonu da doğuran bir etkisi var ve ülkemizdeki büyümenin biz çok uzun zamandır en büyük problemlerinden bir tanesinin tüketime yönelik bir büyüme trendi olmasından hep şikayet ederiz.Bu OVP şöyle bir umut aşılıyor açıkçası, enflasyonu düşürürken büyümeyi eğer becerebilirsek ama tabii bunun için neler yapılması gerektiğini iyi tartışmak ve iyi planlamak lazım, işte o zaman ülke olarak ciddi bir eşiği aşmış oluruz diye düşünüyoruz. Çünkü ülkemizde şu anda bu dezenflasyonist süreç şöyle algılanıyor, yani enflasyonu mu düşürelim, yoksa üretimi ve sanayiyi mi soğutalım? Açıkçası bunların ikisinin arasında bir tercihe reel piyasanın sıkışmaması gerektiğini düşünüyoruz. Enflasyonu düşürürken üretimi, sanayiyi, arzı bunları da soğutmamamız gerektiğini altını çiziyoruz. Çünkü enflasyonun en nihayetinde düşmesi ve belli bir sürdürülebilirlik seviyesine ulaşmasının en önemli etkeni de sürdürülebilir ekonomik şartlar. Yani üretebiliyor olmanız lazım, üretebildiğiniz sürece o enflasyonu sürdürülebilir seviyelerde tutabilirsiniz. Umut ediyorum ki bu OVP inşallah hem enflasyonu düşürürken hem de üretimi, büyümeyi artırabilir unsurlar ortaya koyar.(Politika faizi) Dramatik ve çok keskin düşüşler açıkçası beklememek gerektiğini düşünüyorumMÜSİAD Genel Başkanı Özdemir, kredi faizlerinin de en nihayetinde enflasyonla birebir ilişkili olduğunu belirterek, sanayici ve iş dünyasının finansmana erişimin zorluğundan bahsettiğini ve bu konuda haklı olduklarını dile getirdi.Özdemir, yüzde 37 olarak öngörülen politika faizinin insanlara yüzde 50'lere yakın bir maliyetle krediye erişim imkanı sağlayabildiğini kaydederek, Bu da açıkçası oldukça yüksek bir rakam. Sonuçta bu da hane halkının, son kullanıcının satın almış olduğu ürünlere de birebir maliyet olarak da yansıyan bir unsur. Dolayısıyla bunun aşağıya çekilmesi hepimizin arzusu ama ülkemiz geçmişte bu süreçleri çokça test etti. Yani faizi düşürmek ya da böyle dramatik bir şekilde, plansız bir şekilde düşürmek her zaman üretimi artırıcı bir etken oluşturmamış. Kimi zaman söz konusu ucuz paranın aslında çok atıl kaynaklara harcanmasının, başka başka yerlere yani direkt olarak üretime, reel piyasaya, ekonominin döngüsünün içerisine girmesinden ise farklı alanlara kaymasında biz test etmiş bir ülkeyiz. Dolayısıyla orada açıkçası temkinli davranmak gerektiğini ben düşünüyorum. Yani böyle dramatik ve çok keskin düşüşler açıkçası beklememek gerektiğini düşünüyorum. diye konuştu.OVP'de 88 dolar olarak öngörülen Brent petrolün 10 gün içerisinde 105-107 dolara geldiği bir jeopolitik ortamdan geçildiğine dikkati çeken Özdemir, bu nedenle son derece temkinli hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.Özdemir, Biliyorsunuz gecelik repoyu haftalığa tekrardan çekerek orada yüzde 40'tan yüzde 37'ye bir finansman maliyeti ile ilgili bir koridor vardı, onu zaten Merkez Bankası kullandı. Açıkçası petrolle ilgili fiyatlamalar daha olumlu gitseydi yıl sonuna kadar bu yüzde 37'nin biraz daha marjinal anlamda yüzde 33,5-34'lere belki gerilemesini bekleyebilirdik ama ben doğrusu o derece dramatik bir düşüş olacağını zannetmiyorum. Hatta yani aşağı yukarı yatay seyirde gideceğini düşünüyorum.Türkiye&#039;deki atıl kapasitenin doğru alanlarda belli bir dönüşüme tabi tutulması gerekiyorBurhan Özdemir, sanayide kapasite kullanım oranına değinerek, bu konunun son derece kritik olduğunu ve MÜSİAD olarak atıl kapasite konusu üzerine 3-4 yıldır çalıştıklarını bildirdi.Özdemir, atıl kapasitenin neden oluştuğuna dair çok sayıda neden bulunduğuna dikkati çekerek, dünyada tedarik zincirinin değiştiğini dile getirdi.Türkiye'nin 10-20 yıl önce kurduğu büyük kapasiteli fabrikaların tedarik zincirinde artık eskisi kadar rekabetçi olamadığını belirten Özdemir, İhtiyaçların farklı şekillerde karşılandığını görüyoruz ya da plansız yatırımlar yapıldığı göze çarpıyor. Ben MÜSİAD başkanı olarak, çokça ili ve o ildeki üyelerimizle organize sanayi bölgeleri, fabrikaları geziyorum. Gördüğüm daha çok şu, bizim sanayi alanında çokça plansız yapılmış yatırımımız var. Bu büyük ihtimalle 2008-2010'lardaki bu ucuz paranın açıkçası yansıması o gün için sanayicinin yapmış olduğu yatırımlar ya da dediğim gibi tedarik sebepli dünyadaki değişikliklerden ötürü artık çok da ilgili sektörlerde çok fazla talep olmamasından kaynaklanan bir atıl kapasite var. Bu atıl kapasite bugün için ülkemizde şu sonucu doğuruyor, söz konusu fabrikalar bu üretimleri yaptıklarında, fabrikaların tüm işletme maliyetlerini ürünlerinin birim maliyetlerinin üzerine ekledikleri için ürünlerin fiyatları verimliliğini kaybediyor. Aslında enflasyonun temel sebeplerinden bir tanesi üretimdeki verimsizlik açıkçası ama bu bizim için bir şans da olabilir diye düşünüyoruz biz. şeklinde konuştu.Özdemir, Türkiye'deki atıl kapasitenin doğru alanlarda belli bir dönüşüme tabi tutulması gerektiğini kaydederek, bu dönüşümün teknoloji, yapay zeka ve benzeri alanlarda da olabileceğini söyledi.Savunma Sanayii Başkanlığında olduğu gibi özellikle gıda alanında Gıda Endüstrisi Başkanlığı ya da sağlık alanında Sağlık Endüstrisi Başkanlığı gibi hane halkının cebine doğrudan dokunan belli alanlarda Cumhurbaşkanlığına bağlı endüstri başkanlıklarının kurulması gerektiğini düşündüklerini ifade eden Özdemir, bu başkanlıklar sayesinde tıpkı savunma sanayisi alanında olduğu gibi alt kümelenmelerin oluşma ihtimalinin yüksek olduğuna işaret etti.Devletin söz konusu alanları daha fazla, daha rahat ve daha odaklı regüle edebilmesinin mümkün olacağının altını çizen Özdemir, gıdanın enflasyon içerisindeki etkisi düşünüldüğünde enflasyona endeksli çalışan, bu alanda kafa yoran ekiplerin ve bir sanayi altyapısının ya da bir kümelenmenin oluşma ihtimalinin yüksek olduğunu kaydetti.Özdemir, Bizim önerimiz, özellikle enflasyonla mücadele ettiğimiz ve bir süre daha ciddi anlamda mücadele edeceğimizi gördüğümüz jeopolitik nedenlerden, dış etkilerden ötürü böylesine kritik bir dönemde özellikle gıda alanında, sağlık endüstrisi alanında, mesela ilaç alanında, ilaç teknolojileri alanında ülkemizde çok ciddi gelişmeler var ama bunları mesela daha ticari, daha açılımcı fırsatlarla değerlendirme imkanımız var. Dediğim gibi oradaki ataleti aşmamız lazım. Firmaları, sanayiciyi, atıl kapasitede bulunan firmaları özellikle bu alt kümelenme alanlarına yönlendirecek bir mekanizma kurmamız lazım. Hatta bir adım daha ileri gitmek gerekirse, belki Sanayi Bakanlığımızın belli yetkilerle, kesici yetkilerle donatılması gerektiğini düşünüyoruz biz. Örneğin, belli alanlarda, belli tesislerin kurulmasına izin vermemeleri gerektiğini, kapasite açmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu da yine atıl kapasitenin önüne geçecek bir unsur olarak göze çarpıyor.(Sürecek)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İmalat sanayisinde kapasite kullanım oranı eylülde yüzde 74,2 oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/imalat-sanayisinde-kapasite-kullanim-orani-eylulde-yuzde-74-2-oldu/913236/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/imalat-sanayisinde-kapasite-kullanim-orani-eylulde-yuzde-74-2-oldu/913236/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:53:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / İmalat sanayisi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı, eylülde 0,7 puan artarak 74,2 oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İmalat sanayisi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı, eylülde 0,7 puan artarak 74,2 oldu.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, eylül ayına ilişkin imalat sanayi kapasite kullanım oranı verilerini açıkladı.Buna göre, eylülde 1982 iş yerinin İktisadi Yönelim Anketi'ne verdiği yanıtlar değerlendirilerek sonuçlar oluşturuldu.İmalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı eylülde bir önceki aya göre 0,6 puan artarak yüzde 74,1 seviyesinde gerçekleşti.Mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı, eylülde bir önceki aya göre 0,7 puan artarak yüzde 74,2 seviyesine çıktı.Türkiye'de 2025 ve 2026 yıllarında aylar itibarıyla kapasite kullanım oranları (yüzde) şöyle:Aylar/Yıl20252026Ocak74,674,1Şubat74,573,5Mart74,473,3Nisan74,373,8Mayıs75,074,2Haziran74,674,5Temmuz74,273,9Ağustos73,573,5Eylül74,074,2Ekim74,2Kasım74,4Aralık74,4]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İmalat sanayisi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı, eylülde 0,7 puan artarak 74,2 oldu.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, eylül ayına ilişkin imalat sanayi kapasite kullanım oranı verilerini açıkladı.Buna göre, eylülde 1982 iş yerinin İktisadi Yönelim Anketi'ne verdiği yanıtlar değerlendirilerek sonuçlar oluşturuldu.İmalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı eylülde bir önceki aya göre 0,6 puan artarak yüzde 74,1 seviyesinde gerçekleşti.Mevsimsel etkilerden arındırılmamış kapasite kullanım oranı, eylülde bir önceki aya göre 0,7 puan artarak yüzde 74,2 seviyesine çıktı.Türkiye'de 2025 ve 2026 yıllarında aylar itibarıyla kapasite kullanım oranları (yüzde) şöyle:Aylar/Yıl20252026Ocak74,674,1Şubat74,573,5Mart74,473,3Nisan74,373,8Mayıs75,074,2Haziran74,674,5Temmuz74,273,9Ağustos73,573,5Eylül74,074,2Ekim74,2Kasım74,4Aralık74,4]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, AA Finans Masası'na konuk oldu: (2)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/musiad-genel-baskani-burhan-ozdemir-aa-finans-masasi-na-konuk-oldu-2/913235/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/musiad-genel-baskani-burhan-ozdemir-aa-finans-masasi-na-konuk-oldu-2/913235/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:53:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Bugün mesela Dünya Ticaret Örgütünü kaç ülke dinliyor, gerçekten Dünya Ticaret Örgütünün kriterlerine ya da yönetmeliklerine uyarak kaç ülke kaldı ticaret yapan? Bu bir soru işareti, bakılsa çok az. Dünyanın genel anlamda o regülatif düzenini kaybettiği ve herkesin işine geleni yapmayı tercih ettiği bir dönemden geçiyoruz ama bizim için tüm bu süreçler risk barındırdığı kadarıyla fırsat da barındırıyor diye düşünüyorum - MÜSİAD olarak daha çok bu dönem Afrika, Orta Doğu ama Orta Doğu'nun daha çok Arap coğrafyası, daha çok Suudi Arabistan ve etraf ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri üzerine endeksleniyoruz. Ben önümüzdeki ay Tanzanya'ya bir ziyarette bulunacağım. Onun sonrasında Senegal ve Gana programımız var, buralarda ticaret merkezleri kurmayı düşünüyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.OVP’deki 450 milyar dolarlık ihracat hedefine değinen Özdemir, Türkiye'nin yeni pazarlara açılması gerektiğini dile getirdi.Özdemir, dünyada ciddi bir rekabet problemi olduğunu belirterek, Çin'in baskısı, dış pazarlarda küçülen bir Avrupa pazarı var. Dolayısıyla bunların hepsi aslında daraltıcı faktörler. Etrafımızda çokça savaş var. Yani bizim çokça ticaret yapmış olduğumuz Irak gibi, Körfez ülkeleri gibi ya da Rusya gibi, Ukrayna gibi bu bölgelerin tamamında da jeopolitik krizler var. Açıkçası bundan belki 8-10 sene öncesi için Türkiye sanayicisi açısından açısından en etkin durumdaki pazarların birçoğu bugün ciddi anlamda küçülmüş durumda. Buna rağmen biz ihracat hacmimizi artırabiliyorsak ki artırdık, bu son derece önemli bir başarıdır ama tabii 450 milyar dolar gibi de bir hedef var. İşte bu hedefi oluşturabilmemiz için yeni yatırımlar yapmamız lazım. ifadelerini kullandı.Avrupa tarafında ciddi bir daralmanın olduğunu kaydeden Özdemir, Enteresandır ama bu Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmalar ve belirsizlik nedeniyle Avrupa'dan Doğu Asya ülkelerine yapılacak bir kısım siparişlerin son dönemde ülkemize girdiğini görüyoruz, tekstil gibi mobilya gibi alanlarda. Açıkçası etrafımızdaki bu kaos bazen bizim işimize de yarıyor. Genel itibarıyla tabii ki çeper ülkelerimizde ve bizim özellikle çokça rekabetçi olduğumuz, çok rahat ürün ulaştırabildiğimiz, lojistik anlamında avantajlarımızı kullanabildiğimiz birçok etraf ülkelerimizde maalesef ya siyasi krizler ya savaş ya ekonomik problemler var. dedi.Burhan Özdemir, konuşmasını şöyle sürdürdü:Dolayısıyla biz MÜSİAD olarak daha çok bu dönem Afrika, Orta Doğu, ama Orta Doğu'nun daha çok Arap coğrafyası, daha çok Suudi Arabistan ve etraf ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri üzerine endeksleniyoruz. Ben önümüzdeki ay Tanzanya'ya bir ziyarette bulunacağım. Onun sonrasında Senegal ve Gana programımız var. Buralarda ticaret merkezleri kurmayı düşünüyoruz. Üyelerimizin ürünlerini ilgili ülkelerdeki serbest bölgelerde, kuracağımız ticaret merkezlerinde, konsinye ürün olarak sergileyip oradaki karşılıklarını ve rekabet edebilme kabiliyetlerini test etmek istiyoruz. Alacağımız sonuçlar olduğunu düşünüyorum çünkü belli araştırmalar yaptık. Aslında ilk etapta Cibuti yani Etiyopya pazarıyla alakalı Cibuti'yi bir röper noktası olarak belirlemiştik. Ama orada bir kısım Cibuti'den Etiyopya'ya oradan Sudan'a geçiş noktasında bazı ticari anlaşmalara takıldığımızı fark edince daha çok Tanzanya tarafına şu anda odaklanmamız var. Senegal ve Gana onun peşinden gelecek. O da Batı Afrika ayağı olarak. Oralarda bu denemelere başlıyoruz. Aynı şeyi Türk Cumhuriyetlerinde düşünüyoruz.Suudi Arabistan pazarının da ıskalanmaması gerektiğini düşündüğünü ifade eden Özdemir, Şunu görüyorum bizim müteahhitlik ve yapı malzemeleri sektörümüz aslında o pazarı neredeyse kaybetmiş durumda. Çok daha aktif olabileceğimiz bir bölge. Ama tabii geçmişte yaşadığımız bazı siyasi krizler oldu. Özellikle 2017, 2018, 2019 dönemlerinde. O dönemde kaybedilen bir güven vardı ama o güvenin tekrardan en son Mekke Anlaşmasıyla tesis edildiğini görüyoruz. diye konuştu.Avrupa&#039;nın da kaybettiği bir güç varÖzdemir, Suudi Arabistan'a özellikle müteahhitlik ve yapı malzemeleri alanında kesinlikle odaklanılması gerektiğini vurgulayarak, aralık ayında Suudi Arabistan Konut Bakanlığı ve Yatırım Bakanlığı ev sahipliğinde orada bir program yapıp, anlamlı sayıda MÜSİAD üyesi iş insanını Suudi Arabistan'a götürmek istediklerini söyledi.Bu dönemde siyasi olarak ilişkilerin güçlü olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin itibar gördüğü ve birbirine karşı güven telkin edebilen ülkelerle yapılacak ticarete daha fazla dikkat kesilmesi gerektiğini düşündüğünü ifade eden Özdemir, Tabii ki Avrupa pazarı bizim için en büyük pazar. Bunu tartışmaya gerek yok ama Avrupa'nın da kaybettiği bir güç var. Gerçi son dönem PMI verileri daha olumlu gelmeye başladı Avrupa'dan ama bu geçici midir kalıcı mıdır, onu göreceğiz. dedi.Özdemir, jeopolitik etkenlerin sadece Türkiye için değil, tüm dünya için geçerli olduğuna işaret ederek, İngiltere'de faiz artırımına gidildiğini ve dünyada bu krizin tüm etkilerinin son derece canlı bir şekilde hissedildiğini anlattı.Dünyada bu krizin tüm etkilerinin son derece yakından hissedildiğini dile getiren Özdemir, Hürmüz, Ukrayna ve benzeri muhtemel dünyayı karışıklığa sevk edici jeopolitik problemlerin hepsinin aslında Türkiye'nin çeper noktasında olduğunu belirtti.Özdemir, Eski dünya düzeni yıkıldı ama yeni dünya düzeni tam olarak tesis edilemedi ve bunun belirsizliğini aslında dünya yaşıyor. Bugün mesela Dünya Ticaret Örgütü'nü kaç ülke dinliyor, gerçekten Dünya Ticaret Örgütü'nün kriterlerine ya da yönetmeliklerine uyarak kaç ülke kaldı ticaret yapan? Bu bir soru işareti, bakılsa çok az. Dünyanın genel anlamda o regülatif düzenini kaybettiği ve herkesin işine geleni yapmayı tercih ettiği bir dönemden geçiyoruz ama bizim için tüm bu süreçler risk barındırdığı kadarıyla fırsat da barındırıyor diye düşünüyorum ben. ifadelerini kullandı.Özdemir, ABD'nin Orta Doğu coğrafyası ile ilgili ne olursa olsun bir kaos olsun beklentisinin hep var olduğunu dile getirerek, savaşın kısa süreceğini zannetmediğini ve bir şekliyle dünyanın da bundan etkilenmeye başladığını söyledi.Türkiye'nin yanı başındaki Rusya-Ukrayna Savaşı'na işaret eden Özdemir, o savaşın ilk üç ayında Türkiye'nin enerji açığının 19 milyar dolar olduğunu dile getirdi.Özdemir, Hürmüz Boğazındaki gerilimin tamamıyla enerji krizinin olduğu bir savaş olduğunu kaydederek, Bu kadar enerjiye odaklı bir problem olmasına rağmen Hürmüz Boğazı'nda yaşanan problemin başlangıcından itibaren 3 aylık bir süre aldığınızda vermiş olduğunuz enerji açığı 14 milyar dolar. Yani Ukrayna Savaşı'nın başladığı ilk 3 ayda 19 milyar dolarlık bir enerji açığı verirken, burada 14 milyar dolarlık yani aşağı yukarı 5 milyar dolar daha düşük maliyetle aşabilmişiz. diye konuştu.Dünyanın bu durumu uzun süre taşıyamacağını vurgulayan Özdemir, Brend petrolün 107 dolar olduğu bir gündeyiz, yani bugün ve bunun belki çok dramatik rakamlara da çıkabileceği söyleniyor, 150 dolarlara kadar tırmanacağını konuşanlar var. Dün söylenseydi bu, 'hadi canım oradan' derdi herkes ama bugün hiç kimse çok ekstrem örneklere bile 'yok canım olmaz' demiyor. Öyle bir dünyadan geçiyoruz. şeklinde konuştu.Özdemir, konuşmasına şöyle devam etti:Bazı yerlerde, bazı eleştiriler görüyoruz çok anlamlı bulmuyorum ama yeri geldiği için söyleyeyim, 'Savaşla mücadele eden Ukrayna'da bile enflasyon bizden daha düşük, işte İran'da şu gibi' aynı denklemlerden bahsetmiyoruz. Yani bizim cari açığımızla onların cari açığı, bizim enerji açığımızla onların enerji ihtiyacı, bizim endüstri ve sanayi kapasitemizle onların endüstri ve sanayi kapasitesi aynı şeyler değil. Dolayısıyla 'Falanca ülkeden bile daha yüksek enflasyonumuz var' derken o falanca ülkenin ne olduğu, nüfusunun ne olduğu, potansiyelinin ne olduğu, ne ürettiği, ne yaptığına bakmak lazım. Ülkemiz öyle bir ülke ki, öyle bir lokasyonda ki tüm bu savaşlardan tüm dış etkenlerin tamamından bire bir etkilenen bir ülke. Dolayısıyla ben tamamını düşündüğümüzde çok da itidalli ve doğru yönetildiğini düşünüyorum birçok alanda. Tabii ki eksiklikler var. Biz de eleştiriyoruz. Ama bunu da böyle görmek gerektiğini not etmek istiyorum.(Sürecek)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.OVP’deki 450 milyar dolarlık ihracat hedefine değinen Özdemir, Türkiye'nin yeni pazarlara açılması gerektiğini dile getirdi.Özdemir, dünyada ciddi bir rekabet problemi olduğunu belirterek, Çin'in baskısı, dış pazarlarda küçülen bir Avrupa pazarı var. Dolayısıyla bunların hepsi aslında daraltıcı faktörler. Etrafımızda çokça savaş var. Yani bizim çokça ticaret yapmış olduğumuz Irak gibi, Körfez ülkeleri gibi ya da Rusya gibi, Ukrayna gibi bu bölgelerin tamamında da jeopolitik krizler var. Açıkçası bundan belki 8-10 sene öncesi için Türkiye sanayicisi açısından açısından en etkin durumdaki pazarların birçoğu bugün ciddi anlamda küçülmüş durumda. Buna rağmen biz ihracat hacmimizi artırabiliyorsak ki artırdık, bu son derece önemli bir başarıdır ama tabii 450 milyar dolar gibi de bir hedef var. İşte bu hedefi oluşturabilmemiz için yeni yatırımlar yapmamız lazım. ifadelerini kullandı.Avrupa tarafında ciddi bir daralmanın olduğunu kaydeden Özdemir, Enteresandır ama bu Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmalar ve belirsizlik nedeniyle Avrupa'dan Doğu Asya ülkelerine yapılacak bir kısım siparişlerin son dönemde ülkemize girdiğini görüyoruz, tekstil gibi mobilya gibi alanlarda. Açıkçası etrafımızdaki bu kaos bazen bizim işimize de yarıyor. Genel itibarıyla tabii ki çeper ülkelerimizde ve bizim özellikle çokça rekabetçi olduğumuz, çok rahat ürün ulaştırabildiğimiz, lojistik anlamında avantajlarımızı kullanabildiğimiz birçok etraf ülkelerimizde maalesef ya siyasi krizler ya savaş ya ekonomik problemler var. dedi.Burhan Özdemir, konuşmasını şöyle sürdürdü:Dolayısıyla biz MÜSİAD olarak daha çok bu dönem Afrika, Orta Doğu, ama Orta Doğu'nun daha çok Arap coğrafyası, daha çok Suudi Arabistan ve etraf ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri üzerine endeksleniyoruz. Ben önümüzdeki ay Tanzanya'ya bir ziyarette bulunacağım. Onun sonrasında Senegal ve Gana programımız var. Buralarda ticaret merkezleri kurmayı düşünüyoruz. Üyelerimizin ürünlerini ilgili ülkelerdeki serbest bölgelerde, kuracağımız ticaret merkezlerinde, konsinye ürün olarak sergileyip oradaki karşılıklarını ve rekabet edebilme kabiliyetlerini test etmek istiyoruz. Alacağımız sonuçlar olduğunu düşünüyorum çünkü belli araştırmalar yaptık. Aslında ilk etapta Cibuti yani Etiyopya pazarıyla alakalı Cibuti'yi bir röper noktası olarak belirlemiştik. Ama orada bir kısım Cibuti'den Etiyopya'ya oradan Sudan'a geçiş noktasında bazı ticari anlaşmalara takıldığımızı fark edince daha çok Tanzanya tarafına şu anda odaklanmamız var. Senegal ve Gana onun peşinden gelecek. O da Batı Afrika ayağı olarak. Oralarda bu denemelere başlıyoruz. Aynı şeyi Türk Cumhuriyetlerinde düşünüyoruz.Suudi Arabistan pazarının da ıskalanmaması gerektiğini düşündüğünü ifade eden Özdemir, Şunu görüyorum bizim müteahhitlik ve yapı malzemeleri sektörümüz aslında o pazarı neredeyse kaybetmiş durumda. Çok daha aktif olabileceğimiz bir bölge. Ama tabii geçmişte yaşadığımız bazı siyasi krizler oldu. Özellikle 2017, 2018, 2019 dönemlerinde. O dönemde kaybedilen bir güven vardı ama o güvenin tekrardan en son Mekke Anlaşmasıyla tesis edildiğini görüyoruz. diye konuştu.Avrupa&#039;nın da kaybettiği bir güç varÖzdemir, Suudi Arabistan'a özellikle müteahhitlik ve yapı malzemeleri alanında kesinlikle odaklanılması gerektiğini vurgulayarak, aralık ayında Suudi Arabistan Konut Bakanlığı ve Yatırım Bakanlığı ev sahipliğinde orada bir program yapıp, anlamlı sayıda MÜSİAD üyesi iş insanını Suudi Arabistan'a götürmek istediklerini söyledi.Bu dönemde siyasi olarak ilişkilerin güçlü olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin itibar gördüğü ve birbirine karşı güven telkin edebilen ülkelerle yapılacak ticarete daha fazla dikkat kesilmesi gerektiğini düşündüğünü ifade eden Özdemir, Tabii ki Avrupa pazarı bizim için en büyük pazar. Bunu tartışmaya gerek yok ama Avrupa'nın da kaybettiği bir güç var. Gerçi son dönem PMI verileri daha olumlu gelmeye başladı Avrupa'dan ama bu geçici midir kalıcı mıdır, onu göreceğiz. dedi.Özdemir, jeopolitik etkenlerin sadece Türkiye için değil, tüm dünya için geçerli olduğuna işaret ederek, İngiltere'de faiz artırımına gidildiğini ve dünyada bu krizin tüm etkilerinin son derece canlı bir şekilde hissedildiğini anlattı.Dünyada bu krizin tüm etkilerinin son derece yakından hissedildiğini dile getiren Özdemir, Hürmüz, Ukrayna ve benzeri muhtemel dünyayı karışıklığa sevk edici jeopolitik problemlerin hepsinin aslında Türkiye'nin çeper noktasında olduğunu belirtti.Özdemir, Eski dünya düzeni yıkıldı ama yeni dünya düzeni tam olarak tesis edilemedi ve bunun belirsizliğini aslında dünya yaşıyor. Bugün mesela Dünya Ticaret Örgütü'nü kaç ülke dinliyor, gerçekten Dünya Ticaret Örgütü'nün kriterlerine ya da yönetmeliklerine uyarak kaç ülke kaldı ticaret yapan? Bu bir soru işareti, bakılsa çok az. Dünyanın genel anlamda o regülatif düzenini kaybettiği ve herkesin işine geleni yapmayı tercih ettiği bir dönemden geçiyoruz ama bizim için tüm bu süreçler risk barındırdığı kadarıyla fırsat da barındırıyor diye düşünüyorum ben. ifadelerini kullandı.Özdemir, ABD'nin Orta Doğu coğrafyası ile ilgili ne olursa olsun bir kaos olsun beklentisinin hep var olduğunu dile getirerek, savaşın kısa süreceğini zannetmediğini ve bir şekliyle dünyanın da bundan etkilenmeye başladığını söyledi.Türkiye'nin yanı başındaki Rusya-Ukrayna Savaşı'na işaret eden Özdemir, o savaşın ilk üç ayında Türkiye'nin enerji açığının 19 milyar dolar olduğunu dile getirdi.Özdemir, Hürmüz Boğazındaki gerilimin tamamıyla enerji krizinin olduğu bir savaş olduğunu kaydederek, Bu kadar enerjiye odaklı bir problem olmasına rağmen Hürmüz Boğazı'nda yaşanan problemin başlangıcından itibaren 3 aylık bir süre aldığınızda vermiş olduğunuz enerji açığı 14 milyar dolar. Yani Ukrayna Savaşı'nın başladığı ilk 3 ayda 19 milyar dolarlık bir enerji açığı verirken, burada 14 milyar dolarlık yani aşağı yukarı 5 milyar dolar daha düşük maliyetle aşabilmişiz. diye konuştu.Dünyanın bu durumu uzun süre taşıyamacağını vurgulayan Özdemir, Brend petrolün 107 dolar olduğu bir gündeyiz, yani bugün ve bunun belki çok dramatik rakamlara da çıkabileceği söyleniyor, 150 dolarlara kadar tırmanacağını konuşanlar var. Dün söylenseydi bu, 'hadi canım oradan' derdi herkes ama bugün hiç kimse çok ekstrem örneklere bile 'yok canım olmaz' demiyor. Öyle bir dünyadan geçiyoruz. şeklinde konuştu.Özdemir, konuşmasına şöyle devam etti:Bazı yerlerde, bazı eleştiriler görüyoruz çok anlamlı bulmuyorum ama yeri geldiği için söyleyeyim, 'Savaşla mücadele eden Ukrayna'da bile enflasyon bizden daha düşük, işte İran'da şu gibi' aynı denklemlerden bahsetmiyoruz. Yani bizim cari açığımızla onların cari açığı, bizim enerji açığımızla onların enerji ihtiyacı, bizim endüstri ve sanayi kapasitemizle onların endüstri ve sanayi kapasitesi aynı şeyler değil. Dolayısıyla 'Falanca ülkeden bile daha yüksek enflasyonumuz var' derken o falanca ülkenin ne olduğu, nüfusunun ne olduğu, potansiyelinin ne olduğu, ne ürettiği, ne yaptığına bakmak lazım. Ülkemiz öyle bir ülke ki, öyle bir lokasyonda ki tüm bu savaşlardan tüm dış etkenlerin tamamından bire bir etkilenen bir ülke. Dolayısıyla ben tamamını düşündüğümüzde çok da itidalli ve doğru yönetildiğini düşünüyorum birçok alanda. Tabii ki eksiklikler var. Biz de eleştiriyoruz. Ama bunu da böyle görmek gerektiğini not etmek istiyorum.(Sürecek)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kocaeli'nin güzellikleri Fransız taraftarlara tanıtılacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kocaeli-nin-guzellikleri-fransiz-taraftarlara-tanitilacak/913234/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kocaeli-nin-guzellikleri-fransiz-taraftarlara-tanitilacak/913234/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:53:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kocaeli / Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, A Milli Futbol Takımı'nın Fransa ile oynayacağı UEFA Uluslar A Ligi karşılaşması öncesinde kente gelecek Fransız futbolseverlerin Kocaeli'nin turizm değerlerini tanıması amacıyla çeşitli hazırlıklar yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kocaeli Haberleri : Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, A Milli Futbol Takımı'nın Fransa ile oynayacağı UEFA Uluslar A Ligi karşılaşması öncesinde kente gelecek Fransız futbolseverlerin Kocaeli'nin turizm değerlerini tanıması amacıyla çeşitli hazırlıklar yaptı.Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Kocaeli Stadyumu'nda 25 Eylül Cuma günü oynanacak karşılaşma öncesinde Fransız misafirler için kentin doğa, kültür, tarih ve gastronomi değerlerini tanıtan içerikler hazırlandı.Kocaeli Turizm Master Planı kapsamında hazırlanan doğa, gastronomi, kültür ve tarih temalı tanıtım filmleri ile Uluslararası Turizm Filmleri Festivali'nde en iyi turizm filmi ödülünü alan videographer Halil Bekar imzalı Show Me Türkiye: Kocaeli filmi Fransızcaya çevrildi.Yabancı ziyaretçilerin seyahatlerini planlamalarına yardımcı olmak amacıyla oluşturulan Dijital Turizm Kitinde Kocaeli'nin turizm haritası, doğa ve kültür rotalarını tanıtan broşürler, tanıtım filmleri ile stadyum gibi önemli noktalara ulaşımı sağlayan QR kodlu yönlendirmeler yer alıyor.Dijital Turizm Kiti, Kocaeli'deki otellerde konaklayacak ve turizm acenteleri aracılığıyla rezervasyon yaptıran ziyaretçilere kente gelmeden önce e-posta yoluyla ulaştırıldı.Kocaeli'yi Keşfet Ekibi tarafından, kentte konaklayacak taraftar ve yabancı ziyaretçilerin turizm noktaları hakkında bilgi edinmesi amacıyla otellerin lobilerine QR kod altyapısına sahip turizm kioskları da yerleştirildi.Kentin gezilecek noktalarını gösteren turizm haritaları da otel yönetimlerine teslim edildi. Otellerin karşılama ekranlarında yayınlanmak üzere hazırlanan Fransızca tanıtım filmleri de yetkililere ulaştırıldı.Misafirlere ayrıca, Kocaeli'nin yöresel lezzetlerinden Ormanya markalı İzmit pişmaniyesi ile kentin doğasını yansıtan özel üretim Sardala Kolonyası ikram edilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kocaeli Haberleri : Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, A Milli Futbol Takımı'nın Fransa ile oynayacağı UEFA Uluslar A Ligi karşılaşması öncesinde kente gelecek Fransız futbolseverlerin Kocaeli'nin turizm değerlerini tanıması amacıyla çeşitli hazırlıklar yaptı.Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Kocaeli Stadyumu'nda 25 Eylül Cuma günü oynanacak karşılaşma öncesinde Fransız misafirler için kentin doğa, kültür, tarih ve gastronomi değerlerini tanıtan içerikler hazırlandı.Kocaeli Turizm Master Planı kapsamında hazırlanan doğa, gastronomi, kültür ve tarih temalı tanıtım filmleri ile Uluslararası Turizm Filmleri Festivali'nde en iyi turizm filmi ödülünü alan videographer Halil Bekar imzalı Show Me Türkiye: Kocaeli filmi Fransızcaya çevrildi.Yabancı ziyaretçilerin seyahatlerini planlamalarına yardımcı olmak amacıyla oluşturulan Dijital Turizm Kitinde Kocaeli'nin turizm haritası, doğa ve kültür rotalarını tanıtan broşürler, tanıtım filmleri ile stadyum gibi önemli noktalara ulaşımı sağlayan QR kodlu yönlendirmeler yer alıyor.Dijital Turizm Kiti, Kocaeli'deki otellerde konaklayacak ve turizm acenteleri aracılığıyla rezervasyon yaptıran ziyaretçilere kente gelmeden önce e-posta yoluyla ulaştırıldı.Kocaeli'yi Keşfet Ekibi tarafından, kentte konaklayacak taraftar ve yabancı ziyaretçilerin turizm noktaları hakkında bilgi edinmesi amacıyla otellerin lobilerine QR kod altyapısına sahip turizm kioskları da yerleştirildi.Kentin gezilecek noktalarını gösteren turizm haritaları da otel yönetimlerine teslim edildi. Otellerin karşılama ekranlarında yayınlanmak üzere hazırlanan Fransızca tanıtım filmleri de yetkililere ulaştırıldı.Misafirlere ayrıca, Kocaeli'nin yöresel lezzetlerinden Ormanya markalı İzmit pişmaniyesi ile kentin doğasını yansıtan özel üretim Sardala Kolonyası ikram edilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kocaeli-nin-guzellikleri-fransiz-taraftarlara-tanitilacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, AA Finans Masası'na konuk oldu: (3)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/musiad-genel-baskani-burhan-ozdemir-aa-finans-masasi-na-konuk-oldu-3/913232/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/musiad-genel-baskani-burhan-ozdemir-aa-finans-masasi-na-konuk-oldu-3/913232/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:53:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / (Türkiye'de yapay zeka ve teknoloji) Bizim bu dönüşüm arayışı içerisinde olmamız bir şeyleri başaramadığımız ve değiştirmemiz gerektiği anlamını taşımasın, yapay zeka ve teknolojik dönüşüm konusunu ıskalamamamız lazım - (MÜSİAD Expo) Bu yıl 114 ülkeden katılımcı bekliyoruz. Almış olduğumuz kayıtlara göre 50 binin üzerinde katılımcı bekliyoruz. Bu sayı daha da artacaktır. Bunun 8 bini yurt dışı katılımcı. 70 farklı ülkeden 400'ün üzerinde alım heyetiyle anlaştık]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.Çin'in küresel ticarette artan rekabet baskısının dünya geneline yansıdığını belirten Özdemir, Çin'i üretim potansiyeli çok yüksek olan ve ihtiyaç olmadığı kadar tesis kuran, elektrikli araçlar gibi belli alanlarda ön planda yer almak isteyen bir ülke olarak nitelendirdi.Özdemir, Türkiye açısından bakılırsa, bu durumun iç piyasayı tetiklediğini, özellikle dezenflasyonist dönemde Çin'e karşı bazı kesici tedbirleri alındığını ifade ederek, Ticaret Bakanlığının bu konuda proaktif davrandığını söyledi.Türkiye'nin kendi ihtiyacını karşılayacak derecede üretimi en verimli şekilde yapabileceğini aktaran Özdemir, Ticaret politikalarıyla ya da günlük bir kısım ekonomik politikalarla Çin'e karşı alabileceğimiz hiçbir önlem yok. Yani duvar örmeniz gerekir. O da ekonomik geçişkenliği etkileyeceği için zaten yapamazsınız. Dolayısıyla bir şekilde üretim kapasitemizi dönüştürmemiz gerekiyor diye düşünüyorum. diye konuştu.Özdemir, yapay zekada kaydedilen ilerlemelerin Türkiye'de ilk etapta makine, otomotiv, bilişim, savunma sanayi gibi alanlara birebir etkisinin olmasını mümkün gördüğünü dile getirdi.Bu alandaki yatırımların sürdüğüne değinen Özdemir, şu değerlendirmeleri yaptı:Ülkemizde ciddi teknoloji firmaları oluşmaya başladı. Böyle bir ekosistem artık var ülkemizde ama tabii ne kadar hızlı davranabiliriz? Bunların hepsi yatırım gerektiren hususlar. Finansmana erişimin biraz daha rahatlaması ya da bu alanlarda yatırım yapanlara sadece ucuz finansman kaynağının devlet eliyle ve devlet koordinasyonuyla verilmesi halinde anlamlı bir şey çıkabilir. Çünkü bizim ülkemizde o dönüşümü gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu dönüşümü aslında bugünün Japonya'sı da zamanında yapmış, bugünün Kore'si de zamanında yapmış.Bizim bu dönüşüm arayışı içerisinde olmamız bir şeyleri başaramadığımız ve değiştirmemiz gerektiği anlamını taşımasın, kısacası yapay zeka ve teknolojik dönüşüm konusunu ıskalamamamız lazım. Ama bu anlamda da özellikle finansmanın, finansmana erişimin biraz maliyetli olduğu bu dönemde buna ne kadar kaynak harcayabiliriz? Bu devletin desteğiyle, devletin koordinasyonuyla ancak olursa olur, selektif sektörler seçip o alanda en azından dünyadaki trendi yakalayabilecek mertebede mücadele etmemiz bugün için yeterli diye düşünüyorum. Ama bunu Çin'le yapılacak olan mücadelenin bir başlığı gibi görmemek lazım. İkisini ayrı düşünmek gerektiğini düşünüyorum.MÜSİAD Expo&#039;ya 114 ülkeden katılım sağlanacakBurhan Özdemir, bu yıl 23-26 Eylül tarihleri arasında 21. kez düzenlenecek MÜSİAD Expo'ya ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.Her iki yılda bir düzenlenen fuarın Türkiye'de karma sektör fuarcılığını yaşatan en büyük fuar olduğunu belirten Özdemir, diğer fuarların çoğunun daha sektörel bazda fuarlar haline geldiğini kaydetti.Özdemir, MÜSİAD Expo'nun karma fuar dinamizmini koruduğunu anlatarak, Bu yıl 114 ülkeden katılımcı bekliyoruz. Almış olduğumuz kayıtlara göre 50 binin üzerinde katılımcı bekliyoruz. Bu sayı daha da artacaktır. Bunun 8 bini yurt dışı katılımcı. 70 farklı ülkeden 400'ün üzerinde alım heyetiyle anlaştık. Bunların hepsinin biletleri alındı, rezervasyonları yapıldı. Bu kişileri ağırlayacağız ve fuarımızda ilgili sektörlerle, ilgili tedarikçilerle birebir buluşturuyor olacağız. 300'den fazla şirket katılıyor. 25 bin metrekarenin üzerinde bir alanda programı icra ediyor olacağız. diye konuştu.Fuarın 23 Eylül'de İstanbul Fuar Merkezi'nde (İFM) kapılarını açacağını ifade eden Özdemir, 300 küsur şirketin özellikle inşaat, yapı malzemeleri, makine, kimya, gıda, sağlık ve tekstil alanlarından oluşacağını belirtti.MÜSİAD Expo'yu sadece bir fuar gibi de düşünmeyin. Expo, yani içerisinde çokça farklı programı aslında barındırıyor olacak. diyen Özdemir, 23 Eylül'de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla fuarın başlayacağını dile getirdi.Özdemir, aynı günün öğleden sonrası International Business Forum'un (IBF) düzenleneceğini bildirerek, şunları aktardı:(IBF) Orada da yapay zeka ve teknolojik dönüşümün üretime etkisi konu başlığında bir forum düzenleyeceğiz. 24'ü ve 25'i (eylül) daha çok B2B ve fuar görüşmeleriyle ilgili geçecek. 25'i günü kutup araştırmaları konusunda önemli bir panel yapıyor olacağız. Yine aynı günün akşamında bir diplomatik misyon resepsiyonu vereceğiz. 26'sında Cumhurbaşkanımızın katılımıyla fuarımızın kapanışını icra ediyor olacağız.Fuarın sağlanan ilişkiler neticesinde ihracata 5 milyar dolarlık katkı yapmasını beklediklerini belirten Özdemir, bu rakamın direkt olarak orada yapılacak olan anlaşmaların tutarı olmadığını, söz konusu firmaların, fuarda irtibat kurduğu firmalarla yıl içinde ya da bir sonraki yıl içerisinde sağlayacakları işbirlikleri çerçevesinde oluşmasını beklediklerini vurguladı.Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı:Biz 5 milyar dolardan çok daha büyük katkısının olduğunu düşünüyoruz ülkeye ve şirketlerimize. Çünkü şirketlerimizin tanıtımı özellikle yurt dışı katılımcılara, son derece önemli. Ticaret Bakanlığımızın çok anlamlı destekleri var. Sağ olsunlar bu alım heyetlerini onların vermiş olduğu destekler sayesinde ülkemize getiriyoruz. Umut ediyorum ülkemizin ticaretine, müktesebatına katkısı olan faydalı bir program geçirmiş oluruz.(Bitti)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.Çin'in küresel ticarette artan rekabet baskısının dünya geneline yansıdığını belirten Özdemir, Çin'i üretim potansiyeli çok yüksek olan ve ihtiyaç olmadığı kadar tesis kuran, elektrikli araçlar gibi belli alanlarda ön planda yer almak isteyen bir ülke olarak nitelendirdi.Özdemir, Türkiye açısından bakılırsa, bu durumun iç piyasayı tetiklediğini, özellikle dezenflasyonist dönemde Çin'e karşı bazı kesici tedbirleri alındığını ifade ederek, Ticaret Bakanlığının bu konuda proaktif davrandığını söyledi.Türkiye'nin kendi ihtiyacını karşılayacak derecede üretimi en verimli şekilde yapabileceğini aktaran Özdemir, Ticaret politikalarıyla ya da günlük bir kısım ekonomik politikalarla Çin'e karşı alabileceğimiz hiçbir önlem yok. Yani duvar örmeniz gerekir. O da ekonomik geçişkenliği etkileyeceği için zaten yapamazsınız. Dolayısıyla bir şekilde üretim kapasitemizi dönüştürmemiz gerekiyor diye düşünüyorum. diye konuştu.Özdemir, yapay zekada kaydedilen ilerlemelerin Türkiye'de ilk etapta makine, otomotiv, bilişim, savunma sanayi gibi alanlara birebir etkisinin olmasını mümkün gördüğünü dile getirdi.Bu alandaki yatırımların sürdüğüne değinen Özdemir, şu değerlendirmeleri yaptı:Ülkemizde ciddi teknoloji firmaları oluşmaya başladı. Böyle bir ekosistem artık var ülkemizde ama tabii ne kadar hızlı davranabiliriz? Bunların hepsi yatırım gerektiren hususlar. Finansmana erişimin biraz daha rahatlaması ya da bu alanlarda yatırım yapanlara sadece ucuz finansman kaynağının devlet eliyle ve devlet koordinasyonuyla verilmesi halinde anlamlı bir şey çıkabilir. Çünkü bizim ülkemizde o dönüşümü gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu dönüşümü aslında bugünün Japonya'sı da zamanında yapmış, bugünün Kore'si de zamanında yapmış.Bizim bu dönüşüm arayışı içerisinde olmamız bir şeyleri başaramadığımız ve değiştirmemiz gerektiği anlamını taşımasın, kısacası yapay zeka ve teknolojik dönüşüm konusunu ıskalamamamız lazım. Ama bu anlamda da özellikle finansmanın, finansmana erişimin biraz maliyetli olduğu bu dönemde buna ne kadar kaynak harcayabiliriz? Bu devletin desteğiyle, devletin koordinasyonuyla ancak olursa olur, selektif sektörler seçip o alanda en azından dünyadaki trendi yakalayabilecek mertebede mücadele etmemiz bugün için yeterli diye düşünüyorum. Ama bunu Çin'le yapılacak olan mücadelenin bir başlığı gibi görmemek lazım. İkisini ayrı düşünmek gerektiğini düşünüyorum.MÜSİAD Expo&#039;ya 114 ülkeden katılım sağlanacakBurhan Özdemir, bu yıl 23-26 Eylül tarihleri arasında 21. kez düzenlenecek MÜSİAD Expo'ya ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.Her iki yılda bir düzenlenen fuarın Türkiye'de karma sektör fuarcılığını yaşatan en büyük fuar olduğunu belirten Özdemir, diğer fuarların çoğunun daha sektörel bazda fuarlar haline geldiğini kaydetti.Özdemir, MÜSİAD Expo'nun karma fuar dinamizmini koruduğunu anlatarak, Bu yıl 114 ülkeden katılımcı bekliyoruz. Almış olduğumuz kayıtlara göre 50 binin üzerinde katılımcı bekliyoruz. Bu sayı daha da artacaktır. Bunun 8 bini yurt dışı katılımcı. 70 farklı ülkeden 400'ün üzerinde alım heyetiyle anlaştık. Bunların hepsinin biletleri alındı, rezervasyonları yapıldı. Bu kişileri ağırlayacağız ve fuarımızda ilgili sektörlerle, ilgili tedarikçilerle birebir buluşturuyor olacağız. 300'den fazla şirket katılıyor. 25 bin metrekarenin üzerinde bir alanda programı icra ediyor olacağız. diye konuştu.Fuarın 23 Eylül'de İstanbul Fuar Merkezi'nde (İFM) kapılarını açacağını ifade eden Özdemir, 300 küsur şirketin özellikle inşaat, yapı malzemeleri, makine, kimya, gıda, sağlık ve tekstil alanlarından oluşacağını belirtti.MÜSİAD Expo'yu sadece bir fuar gibi de düşünmeyin. Expo, yani içerisinde çokça farklı programı aslında barındırıyor olacak. diyen Özdemir, 23 Eylül'de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla fuarın başlayacağını dile getirdi.Özdemir, aynı günün öğleden sonrası International Business Forum'un (IBF) düzenleneceğini bildirerek, şunları aktardı:(IBF) Orada da yapay zeka ve teknolojik dönüşümün üretime etkisi konu başlığında bir forum düzenleyeceğiz. 24'ü ve 25'i (eylül) daha çok B2B ve fuar görüşmeleriyle ilgili geçecek. 25'i günü kutup araştırmaları konusunda önemli bir panel yapıyor olacağız. Yine aynı günün akşamında bir diplomatik misyon resepsiyonu vereceğiz. 26'sında Cumhurbaşkanımızın katılımıyla fuarımızın kapanışını icra ediyor olacağız.Fuarın sağlanan ilişkiler neticesinde ihracata 5 milyar dolarlık katkı yapmasını beklediklerini belirten Özdemir, bu rakamın direkt olarak orada yapılacak olan anlaşmaların tutarı olmadığını, söz konusu firmaların, fuarda irtibat kurduğu firmalarla yıl içinde ya da bir sonraki yıl içerisinde sağlayacakları işbirlikleri çerçevesinde oluşmasını beklediklerini vurguladı.Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı:Biz 5 milyar dolardan çok daha büyük katkısının olduğunu düşünüyoruz ülkeye ve şirketlerimize. Çünkü şirketlerimizin tanıtımı özellikle yurt dışı katılımcılara, son derece önemli. Ticaret Bakanlığımızın çok anlamlı destekleri var. Sağ olsunlar bu alım heyetlerini onların vermiş olduğu destekler sayesinde ülkemize getiriyoruz. Umut ediyorum ülkemizin ticaretine, müktesebatına katkısı olan faydalı bir program geçirmiş oluruz.(Bitti)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul'daki usulsüz vatandaşlık operasyonunda 73 şüpheli yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-daki-usulsuz-vatandaslik-operasyonunda-73-supheli-yakalandi/913230/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-daki-usulsuz-vatandaslik-operasyonunda-73-supheli-yakalandi/913230/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:48:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Türk vatandaşlığı için muvazaalı gayrimenkul satışları yapan ve gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenleyen 73 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Türk vatandaşlığı için muvazaalı gayrimenkul satışları yapan ve gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenleyen 73 şüpheli gözaltına alındı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğünce, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, göçmen kaçakçılığı, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarına ilişkin bilirkişi raporları ve MASAK raporları doğrultusunda, usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı alan yabancı uyrukluların tespitine yönelik çalışma gerçekleştirildi.Çalışmada, Türk vatandaşlığının kazanılması için gerekli miktarda dövizin Türkiye'ye girişi sağlanmadan, para trafiği varmış gibi gösterilerek muvazaalı gayrimenkul satışları yapıldığı tespit edildi.Gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenlendiği, bu işlemler karşılığında yabancı uyruklu şahıslardan maddi menfaat temin edildiği ve devletin zarara uğratıldığı belirlenen çalışmada, 73 şüphelinin yakalanmasına yönelik operasyon düzenlendi.Operasyonda şüphelilerin tamamı gözaltına alındı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Türk vatandaşlığı için muvazaalı gayrimenkul satışları yapan ve gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenleyen 73 şüpheli gözaltına alındı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğünce, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, göçmen kaçakçılığı, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarına ilişkin bilirkişi raporları ve MASAK raporları doğrultusunda, usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı alan yabancı uyrukluların tespitine yönelik çalışma gerçekleştirildi.Çalışmada, Türk vatandaşlığının kazanılması için gerekli miktarda dövizin Türkiye'ye girişi sağlanmadan, para trafiği varmış gibi gösterilerek muvazaalı gayrimenkul satışları yapıldığı tespit edildi.Gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenlendiği, bu işlemler karşılığında yabancı uyruklu şahıslardan maddi menfaat temin edildiği ve devletin zarara uğratıldığı belirlenen çalışmada, 73 şüphelinin yakalanmasına yönelik operasyon düzenlendi.Operasyonda şüphelilerin tamamı gözaltına alındı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/istanbul-daki-usulsuz-vatandaslik-operasyonunda-73-supheli-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Reel Kesim Güven Endeksi eylülde 102,5'e yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/reel-kesim-guven-endeksi-eylulde-102-5-e-yukseldi/913229/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/reel-kesim-guven-endeksi-eylulde-102-5-e-yukseldi/913229/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:48:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE), eylülde 0,1 puan artarak 102,5 seviyesine çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE), eylülde 0,1 puan artarak 102,5 seviyesine çıktı.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), eylül ayına ilişkin İktisadi Yönelim İstatistikleri ve RKGE verilerini açıkladı.Buna göre, İktisadi Yönelim Anketi sonuçları, imalat sanayisinde faaliyet gösteren 1982 iş yerinin yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi.Mevsimsellikten arındırılmış RKGE, eylülde 0,1 puan artarak 102,5 seviyesine çıktı.Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, genel gidişat, mevcut toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki toplam istihdam ve son üç aydaki toplam sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, mevcut mamul mal stoku, sabit sermaye yatırım harcaması ve gelecek üç aydaki üretim hacmine ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi.Mevsimsellikten arındırılmamış RKGE eylülde bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak 102 seviyesinde gerçekleşti.Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde artış bildirenler tarafında olan seyrin bir önceki aya göre güçlendiği, iç piyasa sipariş miktarında azalış bildirenler tarafına olan seyrin artış bildirenler tarafına döndüğü, ihracat sipariş miktarında ise artış bildirenler tarafına olan seyrin azalış bildirenler tarafına döndüğü görüldü.Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre zayıfladığı, mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin üstünde olduğu yönündeki değerlendirmelerin ise bir önceki aya göre güçlendiği gözlendi.Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi ve ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyir bir önceki aya göre zayıflarken, iç piyasa sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyir ise güçlendi.Gelecek üç aydaki istihdama ilişkin artış yönlü beklentilerin bir önceki aya göre güçlendiği, gelecek 12 aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerin ise zayıfladığı gözlendi.ÜFE beklentisi yüzde 31&#039;e gerilediOrtalama birim maliyetlerde, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler ile son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin güçlendiği görüldü. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin de güçlendiği gözlendi.Gelecek 12 aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 31 seviyesinde gerçekleşti.İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha kötümser olduğunu belirtenler lehine olan seyrin zayıfladığı görüldü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE), eylülde 0,1 puan artarak 102,5 seviyesine çıktı.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), eylül ayına ilişkin İktisadi Yönelim İstatistikleri ve RKGE verilerini açıkladı.Buna göre, İktisadi Yönelim Anketi sonuçları, imalat sanayisinde faaliyet gösteren 1982 iş yerinin yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi.Mevsimsellikten arındırılmış RKGE, eylülde 0,1 puan artarak 102,5 seviyesine çıktı.Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, genel gidişat, mevcut toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki toplam istihdam ve son üç aydaki toplam sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, mevcut mamul mal stoku, sabit sermaye yatırım harcaması ve gelecek üç aydaki üretim hacmine ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi.Mevsimsellikten arındırılmamış RKGE eylülde bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak 102 seviyesinde gerçekleşti.Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde artış bildirenler tarafında olan seyrin bir önceki aya göre güçlendiği, iç piyasa sipariş miktarında azalış bildirenler tarafına olan seyrin artış bildirenler tarafına döndüğü, ihracat sipariş miktarında ise artış bildirenler tarafına olan seyrin azalış bildirenler tarafına döndüğü görüldü.Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre zayıfladığı, mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin üstünde olduğu yönündeki değerlendirmelerin ise bir önceki aya göre güçlendiği gözlendi.Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi ve ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyir bir önceki aya göre zayıflarken, iç piyasa sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyir ise güçlendi.Gelecek üç aydaki istihdama ilişkin artış yönlü beklentilerin bir önceki aya göre güçlendiği, gelecek 12 aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerin ise zayıfladığı gözlendi.ÜFE beklentisi yüzde 31&#039;e gerilediOrtalama birim maliyetlerde, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler ile son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin güçlendiği görüldü. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin de güçlendiği gözlendi.Gelecek 12 aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 31 seviyesinde gerçekleşti.İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha kötümser olduğunu belirtenler lehine olan seyrin zayıfladığı görüldü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Japonya'da Dujuan Tayfunu etkili oluyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/japonya-da-dujuan-tayfunu-etkili-oluyor/913227/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/japonya-da-dujuan-tayfunu-etkili-oluyor/913227/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:48:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Japonya / Japonya'da, Pasifik kıyılarına doğru ilerleyen Dujuan Tayfunu nedeniyle ulaşımda aksamalar yaşanırken bazı etkinlikler iptal edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Japonya Haberleri : Japonya'da, Pasifik kıyılarına doğru ilerleyen Dujuan Tayfunu nedeniyle ulaşımda aksamalar yaşanırken bazı etkinlikler iptal edildi.Kyodo ajansının haberine göre, Japonya Meteoroloji Ajansından yapılan açıklamada, Dujuan Tayfunu'nun, Japonya'nın orta ve doğusundaki Pasifik kıyılarına doğru ilerlediği kaydedildi.Tayfunun yol açabileceği şiddetli yağış ve toprak kaymalarına karşı başkent Tokyo'nun 100 kilometre güneyindeki Izu takımadasının en büyüğü Izu Oshima'da en yüksek seviyede alarm verildi.Japonya genelindeki 5 günlük tatil dönemine denk gelen tayfun nedeniyle başkent Tokyo'da ulaşım hizmetlerinde aksamalar yaşanırken, bazı etkinlikler iptal edildi.Tayfunun, Tokyo'nun doğusundaki Çiba eyaletinden geçmesi beklenirken, Tokyo'yu da kapsayan Kanto-Koshin ile Tokai bölgelerinde şiddetli yağışların etkili olacağı tahmin ediliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Japonya Haberleri : Japonya'da, Pasifik kıyılarına doğru ilerleyen Dujuan Tayfunu nedeniyle ulaşımda aksamalar yaşanırken bazı etkinlikler iptal edildi.Kyodo ajansının haberine göre, Japonya Meteoroloji Ajansından yapılan açıklamada, Dujuan Tayfunu'nun, Japonya'nın orta ve doğusundaki Pasifik kıyılarına doğru ilerlediği kaydedildi.Tayfunun yol açabileceği şiddetli yağış ve toprak kaymalarına karşı başkent Tokyo'nun 100 kilometre güneyindeki Izu takımadasının en büyüğü Izu Oshima'da en yüksek seviyede alarm verildi.Japonya genelindeki 5 günlük tatil dönemine denk gelen tayfun nedeniyle başkent Tokyo'da ulaşım hizmetlerinde aksamalar yaşanırken, bazı etkinlikler iptal edildi.Tayfunun, Tokyo'nun doğusundaki Çiba eyaletinden geçmesi beklenirken, Tokyo'yu da kapsayan Kanto-Koshin ile Tokai bölgelerinde şiddetli yağışların etkili olacağı tahmin ediliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/japonya-da-dujuan-tayfunu-etkili-oluyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tokat'ta sulama kanalına devrilen otomobildeki 2 kişi öldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tokat-ta-sulama-kanalina-devrilen-otomobildeki-2-kisi-oldu/913226/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tokat-ta-sulama-kanalina-devrilen-otomobildeki-2-kisi-oldu/913226/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:43:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tokat / Tokat'ta sulama kanalına devrilen otomobildeki 2 kişi hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tokat Haberleri : Tokat'ta sulama kanalına devrilen otomobildeki 2 kişi hayatını kaybetti.Sürücüsünün ismi henüz belirlenemeyen 60 YE 368 plakalı otomobil, Doğancıbağları Mahallesi'nde sulama kanalına devrildi.İhbar üzerine bölgeye AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Ekipler, otomobilde bulunan Yunus Emre Özüpak ile Yunus Emre Arslan'ın hayatını kaybettiğini belirledi.Özüpak ve Arslan'ın cenazeleri, ekiplerin çalışmasıyla araçtan çıkarıldı.Cenazeler, olay yerindeki incelemenin ardından Tokat Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tokat Haberleri : Tokat'ta sulama kanalına devrilen otomobildeki 2 kişi hayatını kaybetti.Sürücüsünün ismi henüz belirlenemeyen 60 YE 368 plakalı otomobil, Doğancıbağları Mahallesi'nde sulama kanalına devrildi.İhbar üzerine bölgeye AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Ekipler, otomobilde bulunan Yunus Emre Özüpak ile Yunus Emre Arslan'ın hayatını kaybettiğini belirledi.Özüpak ve Arslan'ın cenazeleri, ekiplerin çalışmasıyla araçtan çıkarıldı.Cenazeler, olay yerindeki incelemenin ardından Tokat Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/tokat-ta-sulama-kanalina-devrilen-otomobildeki-2-kisi-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adalar Belediye Başkan Vekili seçimi ertelendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/adalar-belediye-baskan-vekili-secimi-ertelendi/913224/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/adalar-belediye-baskan-vekili-secimi-ertelendi/913224/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:38:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Adalar Belediye Meclisindeki Belediye Başkan Vekili seçimi, CHP'li meclis üyelerinin toplantıya katılmaması nedeniyle 23 Eylül Çarşamba günü saat 10.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Adalar Belediye Meclisindeki Belediye Başkan Vekili seçimi, CHP'li meclis üyelerinin toplantıya katılmaması nedeniyle 23 Eylül Çarşamba günü saat 10.00'a ertelendi.Adalar Belediye Meclisi, Belediye Başkan Vekili Medine Pamuk'un sağlık sorunlarını gerekçe göstererek görevinden istifa etmesinin ardından Taş Mektep'te toplandı.Toplantının başında konuşan Yeni Parti Yerel Yönetimler yöneticisi Tarık Balyalı, cezaevinde tutuklu bulunan eski Belediye Başkan Yardımcısı Fırat Durak'ın istifa ettiğini belirterek, yerine yedek üyenin geçmesi için dilekçelerinin işleme alınmasını istedi.Meclisin yazı işleri yetkilileri ise dilekçenin belediyeye verilmesi ve kararın İlçe Seçim Kurulu tarafından alınması gerektiğini belirtti.Yaşanan bu gelişme üzerine CHP'li meclis üyeleri toplantıya katılmadı.Toplantı yeter sayısının sağlanamaması üzerine meclisin 23 Eylül Çarşamba günü saat 10.00'da yeniden toplanacağı açıklandı.Belediye Meclisinde başkan vekili seçimi için oy kullanma hakkına sahip 7 meclis üyesi bulunuyor, bu üyelerin 4'ü CHP'li, 2'si AK Parti'li ve 1'i bağımsız üyeden oluşuyor.Ne olmuştu?Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 23 Haziran'da tutuklanmış, İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılmıştı. Soruşturma kapsamında Akpolat'ın yanı sıra Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'ın da aralarında bulunduğu 35 şüpheli tutuklanmış, 4 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilmişti.Akpolat'ın tutuklanmasının ardından Adalar Belediye Meclisi, 27 Haziran'da başkan vekilini belirlemek üzere toplanmış, CHP'nin adayı Medine Pamuk dördüncü turda 5 oy alarak başkan vekili seçilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Adalar Belediye Meclisindeki Belediye Başkan Vekili seçimi, CHP'li meclis üyelerinin toplantıya katılmaması nedeniyle 23 Eylül Çarşamba günü saat 10.00'a ertelendi.Adalar Belediye Meclisi, Belediye Başkan Vekili Medine Pamuk'un sağlık sorunlarını gerekçe göstererek görevinden istifa etmesinin ardından Taş Mektep'te toplandı.Toplantının başında konuşan Yeni Parti Yerel Yönetimler yöneticisi Tarık Balyalı, cezaevinde tutuklu bulunan eski Belediye Başkan Yardımcısı Fırat Durak'ın istifa ettiğini belirterek, yerine yedek üyenin geçmesi için dilekçelerinin işleme alınmasını istedi.Meclisin yazı işleri yetkilileri ise dilekçenin belediyeye verilmesi ve kararın İlçe Seçim Kurulu tarafından alınması gerektiğini belirtti.Yaşanan bu gelişme üzerine CHP'li meclis üyeleri toplantıya katılmadı.Toplantı yeter sayısının sağlanamaması üzerine meclisin 23 Eylül Çarşamba günü saat 10.00'da yeniden toplanacağı açıklandı.Belediye Meclisinde başkan vekili seçimi için oy kullanma hakkına sahip 7 meclis üyesi bulunuyor, bu üyelerin 4'ü CHP'li, 2'si AK Parti'li ve 1'i bağımsız üyeden oluşuyor.Ne olmuştu?Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 23 Haziran'da tutuklanmış, İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılmıştı. Soruşturma kapsamında Akpolat'ın yanı sıra Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'ın da aralarında bulunduğu 35 şüpheli tutuklanmış, 4 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilmişti.Akpolat'ın tutuklanmasının ardından Adalar Belediye Meclisi, 27 Haziran'da başkan vekilini belirlemek üzere toplanmış, CHP'nin adayı Medine Pamuk dördüncü turda 5 oy alarak başkan vekili seçilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tarımsal girdi fiyat endeksi temmuzda yıllık bazda yüzde 27,62, aylık yüzde 0,2 arttı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tarimsal-girdi-fiyat-endeksi-temmuzda-yillik-bazda-yuzde-27-62-aylik-yuzde-0-2-artti/913222/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tarimsal-girdi-fiyat-endeksi-temmuzda-yillik-bazda-yuzde-27-62-aylik-yuzde-0-2-artti/913222/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:38:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE), temmuzda yıllık bazda yüzde 27,62, ay bazda yüzde 0,2 artış gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE), temmuzda yıllık bazda yüzde 27,62, ay bazda yüzde 0,2 artış gösterdi.Türkiye İstatistik Kurumu, temmuz ayına ilişkin Tarım-GFE verilerini açıkladı.Buna göre endeks, temmuzda bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2 arttı. Endeks geçen yılın aralık ayına göre yüzde 17,15, Temmuz 2025'e göre yüzde 27,62 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 33,39 yükseldi.Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 0,01 azalış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,48 artış kaydedildi.Geçen yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 28,82, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 20,53 yükseliş görüldü.Alt gruplarYıllık Tarım-GFE'ye göre, 11 alt grup yüksek değişim gösterdi.Temmuzda yıllık bazda artışın en az olduğu alt gruplar, yüzde 19,43 ile malzemeler, yüzde 22,28 ile makine bakım masrafları oldu. Yıllık artışın en yüksek olduğu alt gruplar ise yüzde 33,07 ile gübre ve toprak geliştiriciler, yüzde 32,96 ile diğer mal ve hizmetler olarak kayıtlara geçti.Aylık Tarım-GFE'ye göre 3 alt grup daha düşük ve 8 alt grup daha yüksek değişim sergiledi.Temmuzda bir önceki aya göre hayvan yeminde yüzde 1,64 azalış görülürken, gübre ve toprak geliştiriciler yüzde 3,16 ile en fazla düşüş gösteren alt grup oldu.Buna karşılık, aylık artışın en yüksek olduğu alt gruplar, yüzde 1,54 ile malzeler, yüzde 4,82 ile enerji ve yağlayıcılar olarak hesaplandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE), temmuzda yıllık bazda yüzde 27,62, ay bazda yüzde 0,2 artış gösterdi.Türkiye İstatistik Kurumu, temmuz ayına ilişkin Tarım-GFE verilerini açıkladı.Buna göre endeks, temmuzda bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2 arttı. Endeks geçen yılın aralık ayına göre yüzde 17,15, Temmuz 2025'e göre yüzde 27,62 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 33,39 yükseldi.Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 0,01 azalış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,48 artış kaydedildi.Geçen yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 28,82, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 20,53 yükseliş görüldü.Alt gruplarYıllık Tarım-GFE'ye göre, 11 alt grup yüksek değişim gösterdi.Temmuzda yıllık bazda artışın en az olduğu alt gruplar, yüzde 19,43 ile malzemeler, yüzde 22,28 ile makine bakım masrafları oldu. Yıllık artışın en yüksek olduğu alt gruplar ise yüzde 33,07 ile gübre ve toprak geliştiriciler, yüzde 32,96 ile diğer mal ve hizmetler olarak kayıtlara geçti.Aylık Tarım-GFE'ye göre 3 alt grup daha düşük ve 8 alt grup daha yüksek değişim sergiledi.Temmuzda bir önceki aya göre hayvan yeminde yüzde 1,64 azalış görülürken, gübre ve toprak geliştiriciler yüzde 3,16 ile en fazla düşüş gösteren alt grup oldu.Buna karşılık, aylık artışın en yüksek olduğu alt gruplar, yüzde 1,54 ile malzeler, yüzde 4,82 ile enerji ve yağlayıcılar olarak hesaplandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Haiti'de eski devlet başkanına suikastın 18 şüphelisi ABD'ye teslim edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/haiti-de-eski-devlet-baskanina-suikastin-18-suphelisi-abd-ye-teslim-edildi/913220/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/haiti-de-eski-devlet-baskanina-suikastin-18-suphelisi-abd-ye-teslim-edildi/913220/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:33:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Haiti / Karayipler ülkesi Haiti'de, Devlet Başkanı Jovenel Moise'ye Temmuz 2021'de düzenlenen suikastla bağlantılı 18 şüpheli ABD'de yargılanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Haiti Haberleri : Karayipler ülkesi Haiti'de, Devlet Başkanı Jovenel Moise'ye Temmuz 2021'de düzenlenen suikastla bağlantılı 18 şüpheli ABD'de yargılanacak.Güney Florida Bölgesi Başsavcısı Jason Reding Quinones, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Moise'nin suikastıyla ilgili 30 kişi hakkında soruşturma yürütüldüğünü, şüphelilerden 18'inin ise yargılanmak üzere ABD'ye teslim edildiğini belirtti.Sanıkların Florida eyaletinde adalet karşısına çıkarılacağını kaydeden Quinones, bu sürecin​​​​​​​ Moise'nin suikastından sorumluların hesap vermesi açısından önemli bir aşama olduğunu​​​​​​​ ifade etti.Quinones, şüphelilerin kimliğine ilişkin bilgi vermedi.Haiti Adalet ve Kamu Güvenliği Bakanlığından yapılan açıklamada, davanın ABD'de görülmesi için şüphelilerin ilgili yetkililere teslim edildiği aktarılarak, hukuki sürecin başarılı şekilde sonuçlanması adına Haiti hükümetinin, ABD adli makamlarıyla işbirliğini güçlendirme kararı aldığı vurgulandı. Eski Haiti Devlet Başkanı Moise, 7 Temmuz 2021'de suikast sonucu hayatını kaybetmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Haiti Haberleri : Karayipler ülkesi Haiti'de, Devlet Başkanı Jovenel Moise'ye Temmuz 2021'de düzenlenen suikastla bağlantılı 18 şüpheli ABD'de yargılanacak.Güney Florida Bölgesi Başsavcısı Jason Reding Quinones, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Moise'nin suikastıyla ilgili 30 kişi hakkında soruşturma yürütüldüğünü, şüphelilerden 18'inin ise yargılanmak üzere ABD'ye teslim edildiğini belirtti.Sanıkların Florida eyaletinde adalet karşısına çıkarılacağını kaydeden Quinones, bu sürecin​​​​​​​ Moise'nin suikastından sorumluların hesap vermesi açısından önemli bir aşama olduğunu​​​​​​​ ifade etti.Quinones, şüphelilerin kimliğine ilişkin bilgi vermedi.Haiti Adalet ve Kamu Güvenliği Bakanlığından yapılan açıklamada, davanın ABD'de görülmesi için şüphelilerin ilgili yetkililere teslim edildiği aktarılarak, hukuki sürecin başarılı şekilde sonuçlanması adına Haiti hükümetinin, ABD adli makamlarıyla işbirliğini güçlendirme kararı aldığı vurgulandı. Eski Haiti Devlet Başkanı Moise, 7 Temmuz 2021'de suikast sonucu hayatını kaybetmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mersin'de hastane otoparkındaki panelvanda 256 bin 900 sentetik ecza hapı bulundu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mersin-de-hastane-otoparkindaki-panelvanda-256-bin-900-sentetik-ecza-hapi-bulundu/913219/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mersin-de-hastane-otoparkindaki-panelvanda-256-bin-900-sentetik-ecza-hapi-bulundu/913219/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:29:31 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Mersin / Gözaltına alınan 4 şüphelinin ikametinde de 413 uyuşturucu hap ele geçirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Mersin Haberleri : Mersin'de hastane otoparkındaki panelvanda 256 bin 900 sentetik ecza hapı ele geçirildi, 4 şüpheli gözaltına alındı.Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma yürüten İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, merkez Toroslar ilçesindeki bir hastanenin açık otoparkına bırakılan 06 AEC 751 plakalı panelvanda arama yaptı.Aramada 256 bin 900 sentetik ecza hapı bulundu. Aracın sahibi Kübra S'nin (19) ikametine düzenlenen operasyonda da 413 uyuşturucu hap ele geçirildi.Ekipler, Kübra S. ile aynı adreste yaşayan Mehmet Şefik S. (53), Dilek S. (44) ve A.S.'yi (16) gözaltına aldı.Zanlılar hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan adli işlem başlatıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Mersin Haberleri : Mersin'de hastane otoparkındaki panelvanda 256 bin 900 sentetik ecza hapı ele geçirildi, 4 şüpheli gözaltına alındı.Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma yürüten İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, merkez Toroslar ilçesindeki bir hastanenin açık otoparkına bırakılan 06 AEC 751 plakalı panelvanda arama yaptı.Aramada 256 bin 900 sentetik ecza hapı bulundu. Aracın sahibi Kübra S'nin (19) ikametine düzenlenen operasyonda da 413 uyuşturucu hap ele geçirildi.Ekipler, Kübra S. ile aynı adreste yaşayan Mehmet Şefik S. (53), Dilek S. (44) ve A.S.'yi (16) gözaltına aldı.Zanlılar hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan adli işlem başlatıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/mersin-de-hastane-otoparkindaki-panelvanda-256-bin-900-sentetik-ecza-hapi-bulundu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tunceli-Ovacık kara yolu çelik ağ çalışması nedeniyle ulaşıma kapatıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tunceli-ovacik-kara-yolu-celik-ag-calismasi-nedeniyle-ulasima-kapatildi/913218/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tunceli-ovacik-kara-yolu-celik-ag-calismasi-nedeniyle-ulasima-kapatildi/913218/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:23:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tunceli / Tunceli-Ovacık kara yolunun, çelik ağ çalışması nedeniyle bugünden itibaren 4 gün boyunca belirli saatlerde ulaşıma kapatılacağı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tunceli Haberleri : Tunceli-Ovacık kara yolunun, çelik ağ çalışması nedeniyle bugünden itibaren 4 gün boyunca belirli saatlerde ulaşıma kapatılacağı bildirildi.Ovacık Kaymakamlığından yapılan açıklamada, kara yolunda güvenlik tedbirlerinin artırılması için bazı çalışmalar yapıldığı belirtildi.Açıklamada, şunlar kaydedildi:Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından Tunceli-Ovacık kara yolunun Karşılar-Aşağıtorunoba arasında yürütülecek çelik ağ çalışması nedeniyle yol, 08.00-19.00 saatlerinde araç trafiğine kapalı olacaktır. Çalışmaların perşembe gününe kadar devam etmesi planlanmaktadır. Sürücülerin ulaşımda herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için alternatif güzergahları kullanmaları, trafik işaret ve işaretçilerine riayet etmeleri önemle rica olunur.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tunceli Haberleri : Tunceli-Ovacık kara yolunun, çelik ağ çalışması nedeniyle bugünden itibaren 4 gün boyunca belirli saatlerde ulaşıma kapatılacağı bildirildi.Ovacık Kaymakamlığından yapılan açıklamada, kara yolunda güvenlik tedbirlerinin artırılması için bazı çalışmalar yapıldığı belirtildi.Açıklamada, şunlar kaydedildi:Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından Tunceli-Ovacık kara yolunun Karşılar-Aşağıtorunoba arasında yürütülecek çelik ağ çalışması nedeniyle yol, 08.00-19.00 saatlerinde araç trafiğine kapalı olacaktır. Çalışmaların perşembe gününe kadar devam etmesi planlanmaktadır. Sürücülerin ulaşımda herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için alternatif güzergahları kullanmaları, trafik işaret ve işaretçilerine riayet etmeleri önemle rica olunur.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/tunceli-ovacik-kara-yolu-celik-ag-calismasi-nedeniyle-ulasima-kapatildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye 10 yılda güneş ve rüzgardan 442,2 teravatsaat elektrik üretti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-10-yilda-gunes-ve-ruzgardan-442-2-teravatsaat-elektrik-uretti/913217/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-10-yilda-gunes-ve-ruzgardan-442-2-teravatsaat-elektrik-uretti/913217/</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 10:23:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: - Bu eşsiz potansiyelimizi, 2035'e kadar 120 bin megavat kurulu güce ulaştırarak Türkiye Yüzyılı'nı enerjinin ve sürdürülebilirliğin de yüzyılı yapacağız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye, 2015 ile 2025 arasında güneş ve rüzgardan toplam 442,2 teravatsaat elektrik üretti.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, söz konusu üretimle 21,5 milyar dolarlık kömür ithalatının önüne geçilirken, fosil yakıt kullanımının ikamesiyle yaklaşık 354 milyon ton karbondioksit emisyonu da engellendi.2008'den bu yana 21 Eylül, Dünya Sıfır Emisyon Günü olarak kutlanıyor. Küresel ısınmanın etkilerinin en aza indirilmesi, karbon ayak izinin küçültülmesi ve yenilenebilir enerjinin önemine dikkat çekilen günde, fosil yakıtların çevreye etkileri noktasında farkındalık oluşturulmaya çalışılıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın verileri, Türkiye’nin 2015-2025 arasında sıfır emisyona ulaşmak için gösterdiği performansı gözler önüne seriyor.2015'te güneş ve rüzgardan toplamda 11 bin 847 gigavatsaat elektrik üreten Türkiye, 300 milyon dolarlık ithal kömürle üretilebilecek elektriği ikame ederek, 9,5 milyon tonluk karbondioksit emisyonunun önüne geçti. Aradan geçen 10 yılda güneş ve rüzgardan elektrik üretiminin artmasıyla fosil yakıt kullanımından kaynaklanabilecek karbon emisyonları da giderek azaldı.Türkiye, 2015-2025 yılları arasında güneş ve rüzgar enerjisinden toplamda 442,2 teravatsaat elektrik üretti. Bu atılım, 442,2 teravatsaat seviyesindeki miktarı üretmek için gerekli olan 21,5 milyar dolar tutarındaki ithal kömür veya 43,3 milyar dolar tutarındaki doğal gaz ithalatının önüne geçti.Fosil yakıt kullanımının ikamesi neticesinde, sadece ithal kömür kaynaklı 442,2 teravatsaat elektrik üretiminde yaklaşık 354 milyon ton, sadece doğal gaz kaynaklı 442,2 teravatsaat elektrik üretimi baz alındığında ise yaklaşık 177 milyon ton karbondioksit emisyonu engellendi.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, NSosyal hesabından konuya ilişkin paylaşımında 2053 Net Sıfır Emisyon ve enerjide tam bağımsız Türkiye hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerji kaynaklarını en üst düzeyde değerlendirerek milletin yarınlarını güvence altına almaya devam ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:2015-2025 yılları arasında rüzgar ve güneşten ürettiğimiz 442,2 teravatsaat elektrik sayesinde 354 milyon tona varan karbon emisyonunun önüne geçtik. Çevremizi korurken aynı zamanda on milyarlarca dolarlık fosil yakıt ithalatını da engellemiş olduk. Bugün yatırımlarıyla yenilenebilir enerjide Avrupa'da 5'inci, dünyada ise 11'inci sıraya yükselen bir Türkiye var. Bu eşsiz potansiyelimizi, 2035'e kadar 120 bin megavat kurulu güce ulaştırarak Türkiye Yüzyılı'nı enerjinin ve sürdürülebilirliğin de yüzyılı yapacağız. Bu vesileyle 21 Eylül Dünya Sıfır Emisyon Günü'nü kutluyor, daha yeşil, doğayla uyumlu ve enerjide tam bağımsız bir Türkiye için gece gündüz demeden, yerli ve millî teknolojilerimizle yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğimizi ifade ediyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Türkiye, 2015 ile 2025 arasında güneş ve rüzgardan toplam 442,2 teravatsaat elektrik üretti.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, söz konusu üretimle 21,5 milyar dolarlık kömür ithalatının önüne geçilirken, fosil yakıt kullanımının ikamesiyle yaklaşık 354 milyon ton karbondioksit emisyonu da engellendi.2008'den bu yana 21 Eylül, Dünya Sıfır Emisyon Günü olarak kutlanıyor. Küresel ısınmanın etkilerinin en aza indirilmesi, karbon ayak izinin küçültülmesi ve yenilenebilir enerjinin önemine dikkat çekilen günde, fosil yakıtların çevreye etkileri noktasında farkındalık oluşturulmaya çalışılıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın verileri, Türkiye’nin 2015-2025 arasında sıfır emisyona ulaşmak için gösterdiği performansı gözler önüne seriyor.2015'te güneş ve rüzgardan toplamda 11 bin 847 gigavatsaat elektrik üreten Türkiye, 300 milyon dolarlık ithal kömürle üretilebilecek elektriği ikame ederek, 9,5 milyon tonluk karbondioksit emisyonunun önüne geçti. Aradan geçen 10 yılda güneş ve rüzgardan elektrik üretiminin artmasıyla fosil yakıt kullanımından kaynaklanabilecek karbon emisyonları da giderek azaldı.Türkiye, 2015-2025 yılları arasında güneş ve rüzgar enerjisinden toplamda 442,2 teravatsaat elektrik üretti. Bu atılım, 442,2 teravatsaat seviyesindeki miktarı üretmek için gerekli olan 21,5 milyar dolar tutarındaki ithal kömür veya 43,3 milyar dolar tutarındaki doğal gaz ithalatının önüne geçti.Fosil yakıt kullanımının ikamesi neticesinde, sadece ithal kömür kaynaklı 442,2 teravatsaat elektrik üretiminde yaklaşık 354 milyon ton, sadece doğal gaz kaynaklı 442,2 teravatsaat elektrik üretimi baz alındığında ise yaklaşık 177 milyon ton karbondioksit emisyonu engellendi.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, NSosyal hesabından konuya ilişkin paylaşımında 2053 Net Sıfır Emisyon ve enerjide tam bağımsız Türkiye hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerji kaynaklarını en üst düzeyde değerlendirerek milletin yarınlarını güvence altına almaya devam ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:2015-2025 yılları arasında rüzgar ve güneşten ürettiğimiz 442,2 teravatsaat elektrik sayesinde 354 milyon tona varan karbon emisyonunun önüne geçtik. Çevremizi korurken aynı zamanda on milyarlarca dolarlık fosil yakıt ithalatını da engellemiş olduk. Bugün yatırımlarıyla yenilenebilir enerjide Avrupa'da 5'inci, dünyada ise 11'inci sıraya yükselen bir Türkiye var. Bu eşsiz potansiyelimizi, 2035'e kadar 120 bin megavat kurulu güce ulaştırarak Türkiye Yüzyılı'nı enerjinin ve sürdürülebilirliğin de yüzyılı yapacağız. Bu vesileyle 21 Eylül Dünya Sıfır Emisyon Günü'nü kutluyor, daha yeşil, doğayla uyumlu ve enerjide tam bağımsız bir Türkiye için gece gündüz demeden, yerli ve millî teknolojilerimizle yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğimizi ifade ediyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
