<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>İzmir merkezli gümrük kaçağı ilaç operasyonunda 1 şüpheli tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/izmir-merkezli-gumruk-kacagi-ilac-operasyonunda-1-supheli-tutuklandi/899265/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/izmir-merkezli-gumruk-kacagi-ilac-operasyonunda-1-supheli-tutuklandi/899265/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:12:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir / İzmir ve Gaziantep'te gümrük kaçağı steroid etken maddesi içeren ilaçların ticareti ve sevkiyatını yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 10 zanlıdan 1'i tutuklandı, 4'ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri : İzmir ve Gaziantep'te gümrük kaçağı steroid etken maddesi içeren ilaçların ticareti ve sevkiyatını yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 10 zanlıdan 1'i tutuklandı, 4'ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, 20 Ağustos'ta düzenlenen operasyonda yakalanan 10 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.Şüphelilerden 5'i serbest bırakıldı. Adliyeye sevk edilen 5 şüpheliden 1'i tutuklandı, 4'ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Operasyonİzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, gümrük kaçağı steroid etken maddesi içeren ilaçların ticareti ve sevkiyatının önlenmesine yönelik çalışma yürütülmüş, İzmir ve Gaziantep'te 8 ikamet, depo ve iş yeri ile 2 araçtaki aramalarda 92 bin 728 steroid etken madde içeren ilaç ve 15 bin imalat malzemesi ele geçirilmiş, 10 şüpheli gözaltına alınmıştı.Ele geçirilen ürün ve malzemelerin toplam piyasa değerinin yaklaşık 11 milyon 248 bin lira olduğu belirtilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri : İzmir ve Gaziantep'te gümrük kaçağı steroid etken maddesi içeren ilaçların ticareti ve sevkiyatını yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 10 zanlıdan 1'i tutuklandı, 4'ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, 20 Ağustos'ta düzenlenen operasyonda yakalanan 10 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.Şüphelilerden 5'i serbest bırakıldı. Adliyeye sevk edilen 5 şüpheliden 1'i tutuklandı, 4'ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Operasyonİzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, gümrük kaçağı steroid etken maddesi içeren ilaçların ticareti ve sevkiyatının önlenmesine yönelik çalışma yürütülmüş, İzmir ve Gaziantep'te 8 ikamet, depo ve iş yeri ile 2 araçtaki aramalarda 92 bin 728 steroid etken madde içeren ilaç ve 15 bin imalat malzemesi ele geçirilmiş, 10 şüpheli gözaltına alınmıştı.Ele geçirilen ürün ve malzemelerin toplam piyasa değerinin yaklaşık 11 milyon 248 bin lira olduğu belirtilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/izmir-merkezli-gumruk-kacagi-ilac-operasyonunda-1-supheli-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nallıhan'da aronya hasadı yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nallihan-da-aronya-hasadi-yapildi/899264/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nallihan-da-aronya-hasadi-yapildi/899264/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:12:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Ankara'nın Nallıhan ilçesinde üretici Mehmet Toplutaş'ın 3 dekarlık bahçesinde yetiştirdiği aronyaların hasadı gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara'nın Nallıhan ilçesinde üretici Mehmet Toplutaş'ın 3 dekarlık bahçesinde yetiştirdiği aronyaların hasadı gerçekleştirildi.Emekli ziraat teknikeri Toplutaş, Yakapınar Mahallesi'ndeki bahçesinde 2024 yılında 750 aronya fidanı dikti.İlaç kullanmadan yetiştirdiği aronyaların hasadını arkadaşlarının yardımıyla yapan Toplutaş, ürünlerinden elde ettiği ilk hasadın mutluluğunu yaşadı.Toplutaş, yaptığı açıklamada, Ziraat teknikeri bir çiftçi olarak ilaç kullanmadan yaklaşık 2,5 yıldır verdiğim emeğin karşılığını almanın mutluluğunu yaşıyorum. ifadelerini kullandı.Toplutaş, amacının aronyayı Nallıhan ve çevresinde tanıtmak ve ürünün satış piyasasının oluşmasına katkı sağlamak olduğunu söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara'nın Nallıhan ilçesinde üretici Mehmet Toplutaş'ın 3 dekarlık bahçesinde yetiştirdiği aronyaların hasadı gerçekleştirildi.Emekli ziraat teknikeri Toplutaş, Yakapınar Mahallesi'ndeki bahçesinde 2024 yılında 750 aronya fidanı dikti.İlaç kullanmadan yetiştirdiği aronyaların hasadını arkadaşlarının yardımıyla yapan Toplutaş, ürünlerinden elde ettiği ilk hasadın mutluluğunu yaşadı.Toplutaş, yaptığı açıklamada, Ziraat teknikeri bir çiftçi olarak ilaç kullanmadan yaklaşık 2,5 yıldır verdiğim emeğin karşılığını almanın mutluluğunu yaşıyorum. ifadelerini kullandı.Toplutaş, amacının aronyayı Nallıhan ve çevresinde tanıtmak ve ürünün satış piyasasının oluşmasına katkı sağlamak olduğunu söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/nallihan-da-aronya-hasadi-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Amerikan Doları Kaç TL? Güncel USD/TL Öğle Kuru (26 Ağustos 2026)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/amerikan-dolari-kac-tl-guncel-usd-tl-ogle-kuru-26-agustos-2026/899263/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/amerikan-dolari-kac-tl-guncel-usd-tl-ogle-kuru-26-agustos-2026/899263/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:10:02 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum: Dolar kuru 26 Ağustos 2026 Öğle saatlerinde 48,12 TL seviyesinde işlem görüyor. Saat 12:10 itibarıyla USD/TL kuru yüzde 0,06 yükseliş gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum - Dolar/TL kuru güne yüzde sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde dolar, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 26 Ağustos 2026 saat 12:10 itibarıyla:

1 Amerikan Doları (USD): 48,1189 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,06 yükseldi gösterdi.

1 Amerikan Doları (USD) Alış 48,1160 TL, 1 Amerikan Doları satış fiyatı ise 48,1189 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, dolar kurunun seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel dolar kuru, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest döviz piyasasında:

Dolar alış fiyatı: 48,1160 TL

Dolar satış fiyatı: 48,1189 TL

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, dolar kurunun seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel döviz kurları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum - Dolar/TL kuru güne yüzde sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde dolar, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 26 Ağustos 2026 saat 12:10 itibarıyla:

1 Amerikan Doları (USD): 48,1189 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,06 yükseldi gösterdi.

1 Amerikan Doları (USD) Alış 48,1160 TL, 1 Amerikan Doları satış fiyatı ise 48,1189 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, dolar kurunun seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel dolar kuru, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest döviz piyasasında:

Dolar alış fiyatı: 48,1160 TL

Dolar satış fiyatı: 48,1189 TL

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, dolar kurunun seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel döviz kurları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/amerikan-dolari-kac-tl-guncel-usd-tl-ogle-kuru-26-agustos-2026-20260826121002.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü kutlama programı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/malazgirt-zaferi-nin-955-yil-donumu-kutlama-programi/899262/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/malazgirt-zaferi-nin-955-yil-donumu-kutlama-programi/899262/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:09:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muş / Okçular Vakfı Başkanı Hüseyin Ersan Topbaş: - Gönül coğrafyamızda yaşananları hepimiz büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. İşte böyle bir dönemde bize düşen, aramızdaki kardeşlik hukukuna her zamankinden daha güçlü sahip çıkmaktır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muş Haberleri : Okçular Vakfı Başkanı Hüseyin Ersan Topbaş, Gönül coğrafyamızda yaşananları hepimiz büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. İşte böyle bir dönemde bize düşen, aramızdaki kardeşlik hukukuna her zamankinden daha güçlü sahip çıkmaktır. dedi.Topbaş, Muş'un Malazgirt ilçesinde Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı'nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla düzenlenen Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü kutlama programında yaptığı konuşmada, Malazgirt Zaferi'nin Anadolu'yu vatan kılan büyük yürüyüşün başlangıcı olduğunu söyledi.Ülkenin dört bir yanından vatandaşların Malazgirt'e geldiğini belirten Topbaş, şunları kaydetti:Bugün burada, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümünde, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından birini hep birlikte yad ediyoruz. Anadolu'yu bizlere vatan kılan büyük yürüyüşün başlangıcı olan Malazgirt, medeniyetimizin bu topraklarda hayat bulmasının, şehirlerimizin, ilim ve irfan merkezlerimizin yükselmesinin önünü açmıştır. En önemlisi, Malazgirt, birlik ve kardeşliğimizin zaferidir. Bugün dünyanın pek çok bölgesinde savaşların, çatışmaların ve büyük insani acıların yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Gönül coğrafyamızda yaşananları hepimiz büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. İşte böyle bir dönemde bize düşen, aramızdaki kardeşlik hukukuna her zamankinden daha güçlü sahip çıkmaktır. Bu kardeşlik hukukunun en önemli teminatlarından biri de asırlara dayanan devlet aklımız ve medeniyet tecrübemizdir. Geçmişte olduğu gibi bugün de bu tecrübenin bizi bir arada tutacağına, millet olarak yolumuzu aydınlatacağına inanıyoruz. Kardeşliğimiz pekiştikçe Türkiye daha da güçlenecek, bu coğrafyada barışın, huzurun ve umudun sesi daha gür çıkacaktır.Asırlar boyunca farklı kültürleri ve inançları barış içinde yaşatmış büyük bir medeniyetin mensupları olduklarını ifade eden Topbaş, bugün de bu medeniyet tecrübesiyle yeryüzünde barışa, adalete ve huzura yeniden öncülük edecek ruha ve kudrete sahip olduklarını vurguladı.Okçular Vakfı olarak Malazgirt'i yalnızca geçmişte kazanılmış büyük bir zafer olarak görmediklerini ifade eden Topbaş, şöyle devam etti:Malazgirt'i, gelecek nesillere aktarılması gereken bir miras ve istikamet olarak görüyoruz. Bu vesileyle, onuncusunu düzenlediğimiz 1071 Malazgirt Zaferi Anma Etkinlikleri'ne sahip çıkan aziz milletimize, her yıl bizleri büyük bir misafirperverlikle ağırlayan Malazgirtli hemşehrilerimize, emeği geçen tüm kurumlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza ve çalışma arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, Ahlat ve Malazgirt'in yeniden milletimizin buluşma adreslerinden biri haline gelmesinde ve bu tarihi şuurun yeni nesillere aktarılmasında ortaya koyduğunuz irade ve himayeleriniz için zatıalinize, şahsım ve Okçular Vakfımız adına şükranlarımı arz ediyorum. Rabbim bu topraklardaki kardeşliğimizi daim eylesin. Sultan Alparslan'ı ve Anadolu'yu bizlere vatan kılan bütün ecdadımızı rahmet ve minnetle yad ediyorum. Malazgirt Zaferi'mizin 955. yıl dönümü kutlu olsun.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muş Haberleri : Okçular Vakfı Başkanı Hüseyin Ersan Topbaş, Gönül coğrafyamızda yaşananları hepimiz büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. İşte böyle bir dönemde bize düşen, aramızdaki kardeşlik hukukuna her zamankinden daha güçlü sahip çıkmaktır. dedi.Topbaş, Muş'un Malazgirt ilçesinde Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı'nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla düzenlenen Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü kutlama programında yaptığı konuşmada, Malazgirt Zaferi'nin Anadolu'yu vatan kılan büyük yürüyüşün başlangıcı olduğunu söyledi.Ülkenin dört bir yanından vatandaşların Malazgirt'e geldiğini belirten Topbaş, şunları kaydetti:Bugün burada, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümünde, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından birini hep birlikte yad ediyoruz. Anadolu'yu bizlere vatan kılan büyük yürüyüşün başlangıcı olan Malazgirt, medeniyetimizin bu topraklarda hayat bulmasının, şehirlerimizin, ilim ve irfan merkezlerimizin yükselmesinin önünü açmıştır. En önemlisi, Malazgirt, birlik ve kardeşliğimizin zaferidir. Bugün dünyanın pek çok bölgesinde savaşların, çatışmaların ve büyük insani acıların yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Gönül coğrafyamızda yaşananları hepimiz büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz. İşte böyle bir dönemde bize düşen, aramızdaki kardeşlik hukukuna her zamankinden daha güçlü sahip çıkmaktır. Bu kardeşlik hukukunun en önemli teminatlarından biri de asırlara dayanan devlet aklımız ve medeniyet tecrübemizdir. Geçmişte olduğu gibi bugün de bu tecrübenin bizi bir arada tutacağına, millet olarak yolumuzu aydınlatacağına inanıyoruz. Kardeşliğimiz pekiştikçe Türkiye daha da güçlenecek, bu coğrafyada barışın, huzurun ve umudun sesi daha gür çıkacaktır.Asırlar boyunca farklı kültürleri ve inançları barış içinde yaşatmış büyük bir medeniyetin mensupları olduklarını ifade eden Topbaş, bugün de bu medeniyet tecrübesiyle yeryüzünde barışa, adalete ve huzura yeniden öncülük edecek ruha ve kudrete sahip olduklarını vurguladı.Okçular Vakfı olarak Malazgirt'i yalnızca geçmişte kazanılmış büyük bir zafer olarak görmediklerini ifade eden Topbaş, şöyle devam etti:Malazgirt'i, gelecek nesillere aktarılması gereken bir miras ve istikamet olarak görüyoruz. Bu vesileyle, onuncusunu düzenlediğimiz 1071 Malazgirt Zaferi Anma Etkinlikleri'ne sahip çıkan aziz milletimize, her yıl bizleri büyük bir misafirperverlikle ağırlayan Malazgirtli hemşehrilerimize, emeği geçen tüm kurumlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza ve çalışma arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, Ahlat ve Malazgirt'in yeniden milletimizin buluşma adreslerinden biri haline gelmesinde ve bu tarihi şuurun yeni nesillere aktarılmasında ortaya koyduğunuz irade ve himayeleriniz için zatıalinize, şahsım ve Okçular Vakfımız adına şükranlarımı arz ediyorum. Rabbim bu topraklardaki kardeşliğimizi daim eylesin. Sultan Alparslan'ı ve Anadolu'yu bizlere vatan kılan bütün ecdadımızı rahmet ve minnetle yad ediyorum. Malazgirt Zaferi'mizin 955. yıl dönümü kutlu olsun.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/malazgirt-zaferi-nin-955-yil-donumu-kutlama-programi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ziraat Türkiye Kupası'nda 1. eleme turu kura çekimi yarın yapılacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ziraat-turkiye-kupasi-nda-1-eleme-turu-kura-cekimi-yarin-yapilacak/899261/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ziraat-turkiye-kupasi-nda-1-eleme-turu-kura-cekimi-yarin-yapilacak/899261/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:09:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Ziraat Türkiye Kupası 1.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Ziraat Türkiye Kupası 1. eleme turu kura çekimi yarın yapılacak.Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) Riva'daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde gerçekleştirilecek kura çekimi, saat 14.00'te başlayacak.Kura çekimine bu sezon profesyonel takımı olmayan illerden 20 Profesyonelliğe Geçiş Ligi (PGL) takımı ve TFF 3. Lig'de mücadele edecek 20 ekip katılacak.Tek maç usulüne göre oynanacak 1. eleme turunda kazanan 20 takım, 2. eleme turuna yükselecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Ziraat Türkiye Kupası 1. eleme turu kura çekimi yarın yapılacak.Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) Riva'daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde gerçekleştirilecek kura çekimi, saat 14.00'te başlayacak.Kura çekimine bu sezon profesyonel takımı olmayan illerden 20 Profesyonelliğe Geçiş Ligi (PGL) takımı ve TFF 3. Lig'de mücadele edecek 20 ekip katılacak.Tek maç usulüne göre oynanacak 1. eleme turunda kazanan 20 takım, 2. eleme turuna yükselecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/ziraat-turkiye-kupasi-nda-1-eleme-turu-kura-cekimi-yarin-yapilacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fransa'da fırtına riski nedeniyle 12 il için uyarı yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fransa-da-firtina-riski-nedeniyle-12-il-icin-uyari-yapildi/899260/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fransa-da-firtina-riski-nedeniyle-12-il-icin-uyari-yapildi/899260/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:09:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Fransa / Fransa'da fırtına riski nedeniyle 12 ilde gün içinde turuncu alarma geçileceği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Fransa Haberleri : Fransa'da fırtına riski nedeniyle 12 ilde gün içinde turuncu alarma geçileceği bildirildi. Fransız meteoroloji ajansı Meteo-France'tan yapılan açıklamada, Charente, Deux-Sevres, Indre-et-Loire'ın da aralarında olduğu toplam 12 ilde dolu ve şiddetli yağışlar görülebileceği, rüzgarın saatte 100 kilometreye ulaşabileceği belirtildi.Meydana gelebilecek şiddetli hava olayları konusunda azami dikkat çağrısında bulunulan açıklamada, fırtına riski nedeniyle söz konusu illerde yerel saatle 18.00'den itibaren turuncu alarma geçileceği kaydedildi.Fransa'nın güneyinde 24 Ağustos'ta etkili olan kasırga nedeniyle 39 kişi yaralanmıştı. Kasırga nedeniyle, Aude iline bağlı Pomas kasabasında yaklaşık 300 evde maddi hasar meydana gelmişti.Korsika Adası'nda da yıldırım düşmesi sonucu Ajaccio kenti yakınlarında yangın çıkmıştı. Yangın nedeniyle yaklaşık 200 kişi tahliye edilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Fransa Haberleri : Fransa'da fırtına riski nedeniyle 12 ilde gün içinde turuncu alarma geçileceği bildirildi. Fransız meteoroloji ajansı Meteo-France'tan yapılan açıklamada, Charente, Deux-Sevres, Indre-et-Loire'ın da aralarında olduğu toplam 12 ilde dolu ve şiddetli yağışlar görülebileceği, rüzgarın saatte 100 kilometreye ulaşabileceği belirtildi.Meydana gelebilecek şiddetli hava olayları konusunda azami dikkat çağrısında bulunulan açıklamada, fırtına riski nedeniyle söz konusu illerde yerel saatle 18.00'den itibaren turuncu alarma geçileceği kaydedildi.Fransa'nın güneyinde 24 Ağustos'ta etkili olan kasırga nedeniyle 39 kişi yaralanmıştı. Kasırga nedeniyle, Aude iline bağlı Pomas kasabasında yaklaşık 300 evde maddi hasar meydana gelmişti.Korsika Adası'nda da yıldırım düşmesi sonucu Ajaccio kenti yakınlarında yangın çıkmıştı. Yangın nedeniyle yaklaşık 200 kişi tahliye edilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/fransa-da-firtina-riski-nedeniyle-12-il-icin-uyari-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gaziosmanpaşa'da yük asansörüyle 4. kattan zemine düşen işçi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gaziosmanpasa-da-yuk-asansoruyle-4-kattan-zemine-dusen-isci-yaralandi/899259/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gaziosmanpasa-da-yuk-asansoruyle-4-kattan-zemine-dusen-isci-yaralandi/899259/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:09:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gaziosmanpaşa / Gaziosmanpaşa'da yük asansörüyle 4.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gaziosmanpaşa Haberleri : Gaziosmanpaşa'da yük asansörüyle 4. kattan zemine düşerek yaralanan işçi hastaneye kaldırıldı.Yenimahalle'de bulunan bir tekstil firmasında çalışan Suriye uyruklu işçi, yük asansörüyle birlikte 4. kattan zemine düştü.Haber verilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Ağır yaralanan işçi, sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.Polis, firma yetkilisini ifadesini almak üzere polis merkezine götürdü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gaziosmanpaşa Haberleri : Gaziosmanpaşa'da yük asansörüyle 4. kattan zemine düşerek yaralanan işçi hastaneye kaldırıldı.Yenimahalle'de bulunan bir tekstil firmasında çalışan Suriye uyruklu işçi, yük asansörüyle birlikte 4. kattan zemine düştü.Haber verilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Ağır yaralanan işçi, sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.Polis, firma yetkilisini ifadesini almak üzere polis merkezine götürdü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/gaziosmanpasa-da-yuk-asansoruyle-4-kattan-zemine-dusen-isci-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD'nin İran stratejisindeki değişim Brent petrolü 85 doların altına çekti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-nin-iran-stratejisindeki-degisim-brent-petrolu-85-dolarin-altina-cekti/899256/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-nin-iran-stratejisindeki-degisim-brent-petrolu-85-dolarin-altina-cekti/899256/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:03:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Petrol fiyatları, ABD'nin İran'a yönelik askeri saldırılardan ekonomik baskıya yöneleceğini açıklaması ve İran ile Umman'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığı güzergahına ilişkin anlaşmaya varmasıyla 85 doların altına geriledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Petrol fiyatları, ABD'nin İran'a yönelik askeri saldırılardan ekonomik baskıya yöneleceğini açıklaması ve İran ile Umman'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığı güzergahına ilişkin anlaşmaya varmasıyla 85 doların altına geriledi.Dün 91,29 dolara kadar yükselen Brent petrolün vadeli varil fiyatı, günü 87,27 dolardan tamamladı. Brent petrolün kasım vadeli varil fiyatı, bugün saat 11.55 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 2,8 azalarak 84,86 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün ekim vadeli varil fiyatı da 79,83 dolardan alıcı buldu.Fiyatlardaki düşüşte, ABD'nin İran'a yönelik yeni askeri saldırılar düzenleme ihtimalinin azalması ve Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının artırılabileceğine yönelik beklentiler etkili oldu.Amerikan Axios haber platformuna konuşan ABD'li yetkililere göre, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, müttefik ülkelerdeki mevkidaşlarıyla gerçekleştirdiği son telefon görüşmelerinde Başkan Donald Trump yönetiminin güncel İran stratejisini aktardı. Rubio'nun, müttefik ülkelerin dışişleri bakanlarına Washington'ın İran'a yönelik stratejisinde askeri saldırılar yerine ekonomik baskı ve deniz ablukasını ön plana çıkaracağını söylediği öne sürüldü.Rubio'nun görüşmelerde Washington'ın şu aşamada İran'a yönelik yeni hava saldırıları düzenlemeyi öngörmediğini ifade ettiğini belirten bir yetkili, ABD'nin bunun yerine deniz ablukası ve Hazine Bakanlığınca duyurulan yeni yaptırımlar aracılığıyla Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya odaklanacağını ileri sürdü.Yetkili, Rubio'nun ABD'nin yeni bir askeri harekat planlamadığını muhataplarına açık şekilde ilettiğini, ancak İran'ın ilk saldıran taraf olması halinde askeri misilleme seçeneğinin masada kalacağını belirtti.Ayrıca ticari gerilimlerin küresel ekonomik görünüm ve petrol talebine ilişkin belirsizlikleri artırması da fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskıyı derinleştirdi.Hürmüz&#039;de ortak koridor anlaşmasıBununla birlikte, İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'nda geçici ortak koridorun etkinleştirilmesi konusunda anlaşmaya varılması da petrol fiyatlarındaki düşüşü destekledi.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Umman ile varılan anlaşma kapsamında Hürmüz Boğazı'ndaki taşıma güzergahının 7 mil genişliğinde olduğunu belirterek, güney koridorunun kapatıldığını bildirdi. Garibabadi, Umman ile kalıcı bir güzergah oluşturulması konusunda müzakerelerin sürdürüleceğini söyledi.Öte yandan, Garibabadi, Hürmüz Boğazı'nın halen kapalı olduğunu ve İran'ın boğaz üzerinde tam kontrol sahibi bulunduğunu savunarak, gemilerin boğazdan geçtiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü. ABD ve diğer ülkelerin Hürmüz Boğazı'nın yalnızca İran'ın belirlediği düzenlemeler çerçevesinde açılacağını bilmesi gerektiğini belirten Garibabadi, ABD'nin bölgeye mayın tarama gemileri gönderme planlarına da tepki gösterdi.Garibabadi, ABD'nin mayın tarama gemileri bölgeye girerse bizim için hedef olur. Trump'ın mayın temizlemeye ilişkin açıklamaları sadece piyasaları sakinleştirmeye yöneliktir. ifadelerini kullandı.Hürmüz Boğazı'ndan ticari geçişlerin artabileceğine yönelik beklentiler, bölgedeki arz risklerine ilişkin risk primini azaltarak petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskıyı artırsa da boğazın statüsüne ilişkin belirsizlik ve bölgede devam eden jeopolitik riskler fiyatlardaki düşüşü sınırlıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Petrol fiyatları, ABD'nin İran'a yönelik askeri saldırılardan ekonomik baskıya yöneleceğini açıklaması ve İran ile Umman'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığı güzergahına ilişkin anlaşmaya varmasıyla 85 doların altına geriledi.Dün 91,29 dolara kadar yükselen Brent petrolün vadeli varil fiyatı, günü 87,27 dolardan tamamladı. Brent petrolün kasım vadeli varil fiyatı, bugün saat 11.55 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 2,8 azalarak 84,86 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün ekim vadeli varil fiyatı da 79,83 dolardan alıcı buldu.Fiyatlardaki düşüşte, ABD'nin İran'a yönelik yeni askeri saldırılar düzenleme ihtimalinin azalması ve Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının artırılabileceğine yönelik beklentiler etkili oldu.Amerikan Axios haber platformuna konuşan ABD'li yetkililere göre, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, müttefik ülkelerdeki mevkidaşlarıyla gerçekleştirdiği son telefon görüşmelerinde Başkan Donald Trump yönetiminin güncel İran stratejisini aktardı. Rubio'nun, müttefik ülkelerin dışişleri bakanlarına Washington'ın İran'a yönelik stratejisinde askeri saldırılar yerine ekonomik baskı ve deniz ablukasını ön plana çıkaracağını söylediği öne sürüldü.Rubio'nun görüşmelerde Washington'ın şu aşamada İran'a yönelik yeni hava saldırıları düzenlemeyi öngörmediğini ifade ettiğini belirten bir yetkili, ABD'nin bunun yerine deniz ablukası ve Hazine Bakanlığınca duyurulan yeni yaptırımlar aracılığıyla Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya odaklanacağını ileri sürdü.Yetkili, Rubio'nun ABD'nin yeni bir askeri harekat planlamadığını muhataplarına açık şekilde ilettiğini, ancak İran'ın ilk saldıran taraf olması halinde askeri misilleme seçeneğinin masada kalacağını belirtti.Ayrıca ticari gerilimlerin küresel ekonomik görünüm ve petrol talebine ilişkin belirsizlikleri artırması da fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskıyı derinleştirdi.Hürmüz&#039;de ortak koridor anlaşmasıBununla birlikte, İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'nda geçici ortak koridorun etkinleştirilmesi konusunda anlaşmaya varılması da petrol fiyatlarındaki düşüşü destekledi.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Umman ile varılan anlaşma kapsamında Hürmüz Boğazı'ndaki taşıma güzergahının 7 mil genişliğinde olduğunu belirterek, güney koridorunun kapatıldığını bildirdi. Garibabadi, Umman ile kalıcı bir güzergah oluşturulması konusunda müzakerelerin sürdürüleceğini söyledi.Öte yandan, Garibabadi, Hürmüz Boğazı'nın halen kapalı olduğunu ve İran'ın boğaz üzerinde tam kontrol sahibi bulunduğunu savunarak, gemilerin boğazdan geçtiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü. ABD ve diğer ülkelerin Hürmüz Boğazı'nın yalnızca İran'ın belirlediği düzenlemeler çerçevesinde açılacağını bilmesi gerektiğini belirten Garibabadi, ABD'nin bölgeye mayın tarama gemileri gönderme planlarına da tepki gösterdi.Garibabadi, ABD'nin mayın tarama gemileri bölgeye girerse bizim için hedef olur. Trump'ın mayın temizlemeye ilişkin açıklamaları sadece piyasaları sakinleştirmeye yöneliktir. ifadelerini kullandı.Hürmüz Boğazı'ndan ticari geçişlerin artabileceğine yönelik beklentiler, bölgedeki arz risklerine ilişkin risk primini azaltarak petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskıyı artırsa da boğazın statüsüne ilişkin belirsizlik ve bölgede devam eden jeopolitik riskler fiyatlardaki düşüşü sınırlıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt 1071 Anma Programında konuştu: (1)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cumhurbaskani-erdogan-malazgirt-1071-anma-programinda-konustu-1/899255/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cumhurbaskani-erdogan-malazgirt-1071-anma-programinda-konustu-1/899255/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:03:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muş / Biz Malazgirt'te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş, istiklaline aşık bir milletiz - Gelecekteki zaferlerimizin, istikbalde yazacağımız destanların müstakbel neferleri olarak gördüğüm genç kardeşlerime özellikle teşekkür ediyorum. Tarihinize, ruh köklerinize, ecdadın mukaddes emanetine sahip çıktığınız için, Alparslan'ın ve gaza erlerinin o mübarek ruhlarını bugün bir kez daha şad ettiğiniz için, şu muhteşem kardeşlik tablosu için sizleri yürekten tebrik ediyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muş Haberleri : Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Biz Malazgirt'te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş, istiklaline aşık bir milletiz. dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Milli Park Alanı'nda düzenlenen 955. Yıl Anadolu'nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı'nda yaptığı konuşmasına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve bazı siyasi partilerin genel başkanları ile katılımcıları selamlayarak başladı.Dün Anadolu'nun giriş kapısı Ahlat'taki etkinlik alanını ziyaret ederek gençlerle kucaklaştıklarını söyleyen Erdoğan, daha sonra Kabine Toplantısı'nı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyesi'nde 3. kez gerçekleştirdiklerini kaydetti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şimdi de Bizans'ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp Anadolu'nun cümle kapısını açtığımız Malazgirt'te sizlerle beraberiz. Konuşmamın başında Malazgirt Zaferi'mizin 955. yıl dönümü mübarek olsun diyorum. Malazgirt'te hem dehasının hem de bileğinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan'ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizin tamamını bugün bir kez daha kemal-i edeple yad ediyorum. ifadelerini kullandı.Etkinlik meydanını tıka basa doldurarak, dünyaya çok güçlü birlik ve beraberlik mesajı veren vatandaşlara şükranlarını sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyaz başörtüleriyle, beyaz leçekleriyle burayı adeta bir papatya bahçesine çeviren hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum. diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:Gelecekteki zaferlerimizin, istikbalde yazacağımız destanların müstakbel neferleri olarak gördüğüm genç kardeşlerime özellikle teşekkür ediyorum. Tarihinize, ruh köklerinize, ecdadın mukaddes emanetine sahip çıktığınız için, Alparslan'ın ve gaza erlerinin o mübarek ruhlarını bugün bir kez daha şad ettiğiniz için, şu muhteşem kardeşlik tablosu için sizleri yürekten tebrik ediyorum. Rabb'im sizleri korusun. Rabb'im bu aziz millete, bu büyük devlete en güzel, en hayırlı hizmetleri yapmayı siz gençlerimize nasip eylesin. Bugün aynı zamanda Anadolu'nun harimiismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlattığımız Büyük Taarruz'un 104. seneidevriyesini idrak ediyoruz.Konuşması sırasında kadınların sık sık zılgıt çekmesi, gençlerinse hep bir ağızdan slogan atması üzerine Erdoğan, Ben de sizlerle gurur duyuyorum. Sağ olun. dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bu vesileyle Milli Mücadele'de bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimize de Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Şunu bilhassa ifade etmek isterim. Sevgili gençler, biz Malazgirt'te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş, istiklaline aşık bir milletiz. diye konuştu.(Sürecek)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muş Haberleri : Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Biz Malazgirt'te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş, istiklaline aşık bir milletiz. dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Milli Park Alanı'nda düzenlenen 955. Yıl Anadolu'nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı'nda yaptığı konuşmasına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve bazı siyasi partilerin genel başkanları ile katılımcıları selamlayarak başladı.Dün Anadolu'nun giriş kapısı Ahlat'taki etkinlik alanını ziyaret ederek gençlerle kucaklaştıklarını söyleyen Erdoğan, daha sonra Kabine Toplantısı'nı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyesi'nde 3. kez gerçekleştirdiklerini kaydetti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şimdi de Bizans'ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp Anadolu'nun cümle kapısını açtığımız Malazgirt'te sizlerle beraberiz. Konuşmamın başında Malazgirt Zaferi'mizin 955. yıl dönümü mübarek olsun diyorum. Malazgirt'te hem dehasının hem de bileğinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan'ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizin tamamını bugün bir kez daha kemal-i edeple yad ediyorum. ifadelerini kullandı.Etkinlik meydanını tıka basa doldurarak, dünyaya çok güçlü birlik ve beraberlik mesajı veren vatandaşlara şükranlarını sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyaz başörtüleriyle, beyaz leçekleriyle burayı adeta bir papatya bahçesine çeviren hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum. diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:Gelecekteki zaferlerimizin, istikbalde yazacağımız destanların müstakbel neferleri olarak gördüğüm genç kardeşlerime özellikle teşekkür ediyorum. Tarihinize, ruh köklerinize, ecdadın mukaddes emanetine sahip çıktığınız için, Alparslan'ın ve gaza erlerinin o mübarek ruhlarını bugün bir kez daha şad ettiğiniz için, şu muhteşem kardeşlik tablosu için sizleri yürekten tebrik ediyorum. Rabb'im sizleri korusun. Rabb'im bu aziz millete, bu büyük devlete en güzel, en hayırlı hizmetleri yapmayı siz gençlerimize nasip eylesin. Bugün aynı zamanda Anadolu'nun harimiismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlattığımız Büyük Taarruz'un 104. seneidevriyesini idrak ediyoruz.Konuşması sırasında kadınların sık sık zılgıt çekmesi, gençlerinse hep bir ağızdan slogan atması üzerine Erdoğan, Ben de sizlerle gurur duyuyorum. Sağ olun. dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bu vesileyle Milli Mücadele'de bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimize de Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Şunu bilhassa ifade etmek isterim. Sevgili gençler, biz Malazgirt'te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş, istiklaline aşık bir milletiz. diye konuştu.(Sürecek)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/cumhurbaskani-erdogan-malazgirt-1071-anma-programinda-konustu-1.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul Modern'in Okul Öncesi Müzede programı yenilendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-modern-in-okul-oncesi-muzede-programi-yenilendi/899254/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-modern-in-okul-oncesi-muzede-programi-yenilendi/899254/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:00:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İstanbul Modern'in 2-6 yaş grubuna yönelik gerçekleştirdiği Okul Öncesi Müzede programı, Panorama: Hayaller ve Yerler sergisi paralelinde hazırlanan yeni içeriğiyle başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul Modern'in 2-6 yaş grubuna yönelik gerçekleştirdiği Okul Öncesi Müzede programı, Panorama: Hayaller ve Yerler sergisi paralelinde hazırlanan yeni içeriğiyle başladı.  Müzeden yapılan açıklamaya göre, yaz dönemi için güncellenen programla, çocukların sanat yapıtlarını oyun ve etkileşimli uygulamalarla keşfetmesi amaçlanıyor.Programda çocuklar, öncelikle günlük yaşamda karşılaştıkları nesneleri fotoğraf ve çizimleriyle karşılaştıracakları bir çalışmaya katılacak. Ardından gerçekleştirilecek sergi turunda katılımcılar, ipucu görsellerinden yararlanarak sergideki yapıtları bulacak ve müze eğitmeni eşliğinde bu çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulunacak. - Çocuklar, etkileşimli panolar eşliğinde keşfe çıkıyorİstanbul Modern Eğitim ve Sosyal Projeler Bölümü tarafından geliştirilen ve Yeşim Eröktem tarafından tasarlanan öğrenme alanında ise çocuklar, sergideki yapıtlardan ilham alan etkileşimli panolar eşliğinde keşfe çıkıyor. Çocukların dikkat, görsel okuma ve karşılaştırma becerilerini geliştirmeyi amaçlayan bu alanda katılımcılar, bulmacalar çözecek, parça bütün ilişkisine dayalı eşleştirme oyunları oynayacak ve eksik görselleri tamamlayarak çeşitli resim çalışmaları gerçekleştirecek.Ücretsiz programa katılım için rezervasyon yaptırılması gerekiyor.​​​​​​]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul Modern'in 2-6 yaş grubuna yönelik gerçekleştirdiği Okul Öncesi Müzede programı, Panorama: Hayaller ve Yerler sergisi paralelinde hazırlanan yeni içeriğiyle başladı.  Müzeden yapılan açıklamaya göre, yaz dönemi için güncellenen programla, çocukların sanat yapıtlarını oyun ve etkileşimli uygulamalarla keşfetmesi amaçlanıyor.Programda çocuklar, öncelikle günlük yaşamda karşılaştıkları nesneleri fotoğraf ve çizimleriyle karşılaştıracakları bir çalışmaya katılacak. Ardından gerçekleştirilecek sergi turunda katılımcılar, ipucu görsellerinden yararlanarak sergideki yapıtları bulacak ve müze eğitmeni eşliğinde bu çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulunacak. - Çocuklar, etkileşimli panolar eşliğinde keşfe çıkıyorİstanbul Modern Eğitim ve Sosyal Projeler Bölümü tarafından geliştirilen ve Yeşim Eröktem tarafından tasarlanan öğrenme alanında ise çocuklar, sergideki yapıtlardan ilham alan etkileşimli panolar eşliğinde keşfe çıkıyor. Çocukların dikkat, görsel okuma ve karşılaştırma becerilerini geliştirmeyi amaçlayan bu alanda katılımcılar, bulmacalar çözecek, parça bütün ilişkisine dayalı eşleştirme oyunları oynayacak ve eksik görselleri tamamlayarak çeşitli resim çalışmaları gerçekleştirecek.Ücretsiz programa katılım için rezervasyon yaptırılması gerekiyor.​​​​​​]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/istanbul-modern-in-okul-oncesi-muzede-programi-yenilendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Irak'ta silahların devlet kontrolüne alınması konusunda gözler 30 Eylül'e çevrildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/irak-ta-silahlarin-devlet-kontrolune-alinmasi-konusunda-gozler-30-eylul-e-cevrildi/899253/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/irak-ta-silahlarin-devlet-kontrolune-alinmasi-konusunda-gozler-30-eylul-e-cevrildi/899253/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:00:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bağdat / ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon Güçleri'nin ülkedeki görevinin 30 Eylül'de sona ermesi bekleniyor - Iraklı siyasi analist Barakat Ali Hammudi: - Silahlı gruplarla yürütülen görüşmeler ABD ile İran arasındaki müzakerelerden bağımsız değerlendirilemeyecek - Iraklı siyasi analist Hilal Ubeydi: - 30 Eylül tarihi yalnızca Irak içindeki gelişmelerle bağlantılı değil bölgenin ve özellikle Orta Doğu'nun geleceğine ilişkin daha geniş kapsamlı yeniden yapılanma sürecinin bir parçası]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bağdat Haberleri : HAYDAR KARAALP - Irak hükümetinin silahları devlet kontrolüne alma yönündeki çalışmaları siyasi çevreler ve silahlı gruplar arasında tartışılmaya devam ederken, ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon Güçleri'nin ülkedeki görevinin 30 Eylül'de sona erecek olması bu tarihi sürecin kritik dönüm noktalarından biri haline getiriyor. Bağdat yönetimi, ülkede silah taşıma ve kullanma yetkisinin yalnızca devlet kurumlarında bulunması gerektiğini savunurken, bazı Şii silahlı milis gruplar silahlarını bırakma konusunda temkinli yaklaşım sergiliyor.Özellikle Nuceba Hareketi, Ensarullah el-Evfiya, Irak Hizbullahı ve Ketaib Seyyidu'ş Şuheda gibi yapılar silahlarını vermek istemediğini sıklıkla açıklıyor.Irak Başbakanı Ali Zeydi, 21 Ağustos'ta Bağdat'ta katıldığı bir oturumda yaptığı açıklamada, hükümetinin, silahların devletin kontrolünde toplanması konusunda silahlı gruplarla diyaloğu sürdürdüğünü ve bu konuda geri adım atmayacağını kaydetti.Zeydi, hükümetin silahlı gruplarla askeri bir çatışmaya girme niyetinin bulunmadığını da ifade etti.Irak Başbakanı Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci de ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon Güçleri'nin Irak'taki görevinin 30 Eylül'de sona ermesiyle silahların kademeli olarak devletin kontrolünde toplanması sürecinin başlatılacağını söyledi.Araci, 30 Eylül'ün silahların teslim edilmesi için kesin ve son tarih olmadığını ancak bu tarihten sonra sürecin aşamalı şekilde başlatılacağını belirtti.Bazı Iraklı milis grupların silahlarını neden hala teslim etmediğine ilişkin soruya da yanıt veren Araci, bunun nedeninin bölgedeki koşullara bağlı olduğunu savundu.Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi ise birkaç gün önce yaptığı açıklamada, silahlarını teslim etmeyen yalnızca 2 veya 3 grubun kaldığını belirtmişti.Bağdat yönetimi, silahların devletin kontrolünde toplanması konusunda siyasi uzlaşı sağlanmasını ve silahlı grupların devlet kurumlarıyla bütünleşmesini hedefliyor. Sürecin, herhangi bir askeri çatışmaya yol açmadan diyalog ve anayasal mekanizmalar üzerinden yürütülmesi planlanıyor.Kritik tarih: 30 EylülSilahların devlet kontrolüne alınması sürecinde 30 Eylül 2026 önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkarken bazı gruplar, Irak'taki yabancı güçlerin tamamen çekilmesinin ardından silahların durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.Buna gerekçe olarak da ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin ülkedeki varlığı devam ederken silahların bırakılmasının doğru olmadığı gösteriliyor.Bağdat yönetiminin en büyük sorunu silahların teslimi süreciBağdat yönetiminin karşı karşıya olduğu temel mesele, silahların devlet kontrolüne alınması kararının sahada nasıl uygulanacağı.Siyasi çevrelerde, silahlı grupların tamamının hükümetin kararına uymaması halinde Bağdat’ın nasıl bir yol izleyeceği tartışılıyor.Hükümetin silahların toplanmasında askeri yöntemler yerine siyasi uzlaşıyı tercih etmesi beklenirken, bazı siyasi aktörler grupların zorla silahsızlandırılmasının ülkede yeni bir güvenlik krizini tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.Bu nedenle hükümet ile silahlı gruplar arasında siyasi bir uzlaşma sağlanması, sürecin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor.Irak&#039;ta İran&#039;ın etkisiSilahların devlet kontrolüne alınmasına ilişkin tartışmaların bir diğer boyutunu da İran'ın Irak'taki siyasi ve güvenlik alanındaki etkisi oluşturuyor.İran'ın, Irak'ta yakın ilişkileri bulunan siyasi gruplar ve silahlı yapılarla temaslarını sürdürdüğü ve silahların bırakılması konusunda farklı aktörlerle görüşmeler yaptığı ifade ediliyor.Bu durum, Irak'taki silah tartışmasının yalnızca iç politika meselesi olmadığını aynı zamanda Bağdat'ın Tahran ve Washington ile ilişkileri açısından da önemli bir konu olduğunu ortaya koyuyor.Hükümet, kararı uygulama kapasitesine sahip mi?Iraklı siyasi analist Barakat Ali Hammudi, hükümetin ülkedeki silahların devlet kontrolü altına alınmasına yönelik kararının uygulanması konusunda güvenlikten ziyade siyasi ve bölgesel dinamiklerin belirleyici olduğunu savundu.Irak hükümetinin söz konusu kararı uygulayabilecek yeterli güvenlik kapasitesine sahip olduğunu ifade eden Hammudi, ancak kararın uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek güvenlik maliyetlerinin hükümet ve Başbakan Zeydi tarafından istenmediğini belirtti.Hammudi, meselenin siyasi boyutunun güçlü olduğuna dikkati çekerek, Şii liderlerden Ammar el-Hekim’in konuya müdahil olmasının yanı sıra Bedir Örgütü lideri Hadi el-Amiri ve Koordinasyon Çerçevesi içerisindeki bazı aktörlerin silahların tamamen devlet kontrolüne alınması yerine düzenlenmesi fikrini gündeme getirdiğini hatırlattı.Bazı çevrelerde silahlı grupların faaliyetlerinin iki yıl süreyle dondurulması ve silahların geçici olarak muhafaza altına alınması yönündeki önerilerin bulunduğunu dile getiren Hammudi, bunun ABD Başkanı Donald Trump'ın görevden ayrılacağı döneme kadar zaman kazanmayı amaçlayan siyasi bir manevra olarak değerlendirildiğini söyledi.Irak&#039;taki süreç ABD-İran diyaloğundan bağımsız değilIrak’taki tartışmaların önceki dönemlerden farklılaşmasında dış faktörlerin önemli rol oynadığını belirten Hammudi, 7 Ekim 2023 sonrasında yaşanan gelişmeler ile ABD ve uluslararası toplumun bölgede İran'a bağlı silahların ortadan kaldırılmasına yönelik yaklaşımının Irak'taki siyasi atmosferi doğrudan etkilediğini kaydetti.Hammudi, Değişen şey, mevcut siyasi gerçekliğe kendi gündemini dayatan dış faktördür. dedi.Silahlı gruplarla yürütülen görüşmeler ABD ile İran arasındaki müzakerelerden bağımsız değerlendirilemeyecek. diyen Hammudi, Tahran'ın kendi çıkarları doğrultusunda silahlı grupların silahlarını teslim etmesini uygun görmesi halinde bu yönde açık bir mesaj verebileceğini dile getirdi.Hammudi, İran'ın kendisini bir varlık mücadelesi içerisinde gördüğü durumda ise söz konusu grupların silahlarını korumakta ısrar edeceğini anlattı.Bu çerçevede, silahların geçici olarak İran'da muhafaza edilmesi ve silahlı grupların faaliyetlerinin iki yıl süreyle dondurulması gibi formüllerin de gündeme gelebileceğini aktaran Hammudi, Tahran'ın hala zaman faktörüne ve ABD'de Demokratların yeniden iktidara gelmesi ihtimaline güvendiğini söyledi.Hammudi, böyle bir değişimin Washington ile ilişkilerin eski ABD Başkanı Barack Obama dönemindeki anlayış doğrultusunda yeniden şekillendirilmesine imkan sağlayabileceğini savundu.Irak'taki bazı silahlı grupların siyasi sürecin parçası haline gelmeleri nedeniyle silahların teslim edilmesi fikrine daha yakın olduğunu belirten Hammudi, bu grupların iktidarın bir parçası haline gelmesi nedeniyle silah bırakmaya daha fazla sıcak bakabileceğini kaydetti.Hammudi, bazı silahlı grupların nihai karar konusunda doğrudan Tahran'ın tutumunu dikkate aldığını belirterek, bunda söz konusu grupların dini ve ideolojik bağlılıklarının etkili olduğunu söyledi.Özellikle Velayet-i Fakih anlayışını benimseyen grupların bu anlayış doğrultusunda Tahran'dan bağımsız karar alma konusunda sınırlı hareket alanına sahip olduğunu kaydetti.Iraklı analiste göre, hükümetin silahları devlet kontrolüne alma girişimi artık yalnızca Bağdat ile silahlı gruplar arasındaki bir müzakere olmaktan çıkmış durumda. Süreç, ABD-İran ilişkileri, bölgesel dengeler ve Tahran'ın Irak'taki silahlı yapılar üzerindeki etkisiyle iç içe geçmiş çok katmanlı bir siyasi meseleye dönüşüyor.30 Eylül, bölgenin yeniden yapılanma sürecinin parçasıBaşbakan Zeydi hükümetinin silahsızlandırma sürecini yürütmek için ekonomik, siyasi ve askeri bazı araçlara sahip olduğunu belirten analist Hilal Ubeydi de ancak mevcut Irak siyasetindeki karmaşık dengeler nedeniyle bunların tek başına yeterli olmadığını kaydetti.Ubeydi, Irak'ta farklı uluslararası aktörlerin çıkarlarının çatıştığını belirterek, İran'daki Velayet-i Fakih sisteminin silahlı grupların konumunu güçlendirmeye çalıştığını, bu amaçla Zeydi hükümeti ve hükümeti destekleyen Koordinasyon Çerçevesi üzerinde baskı kurduğunu savundu.Buna karşılık ABD'nin de silahlı grupların silahsızlandırılması yönündeki planın uygulanmaması halinde ekonomik yaptırımlar ve ABD dolarının kullanımına ilişkin kısıtlamalar uygulama tehdidinde bulunduğunu söyleyen Ubeydi, sürecin 30 Eylül sonrasında doğrudan bir çatışma aşamasına dahi taşınabileceğini kaydetti.Ubeydi, 30 Eylül tarihi yalnızca Irak içindeki gelişmelerle bağlantılı değil bölgenin ve özellikle Orta Doğu'nun geleceğine ilişkin daha geniş kapsamlı yeniden yapılanma sürecinin bir parçasıdır. dedi.Bölgede yeni bir güvenlik denkleminin kurulması senaryosuUbeydi, bölgedeki en önemli değişimin İran'ın bölgesel güvenlik denklemindeki rolünün sona ermesi ve yeni bir güvenlik mimarisinin kurulması olduğunu savundu.İran'ın Arap ülkelerine yönelik tehdit politikasının da bölgedeki dengeleri önemli ölçüde değiştirdiğini söyleyen Ubeydi, İran ve ona bağlı silahlı grupların oluşturduğu tehdidin, Arap-İsrail çatışmasının bölgesel önemini gölgede bıraktığını öne sürdü.Grupları 3 temel unsur yönlendiriyorSilahlı grupların davranışlarını belirleyen 3 temel unsur bulunduğunu belirten Ubeydi, bunları ideolojik bağlılık, siyasi nüfuz ve ekonomik çıkarlar olarak sıraladı.Ubeydi, söz konusu grupların liderleri açısından siyasi güç ve nüfuz ile ekonomik çıkarların çoğu durumda ideolojik bağlılıktan daha belirleyici olduğunu savundu.İdeolojik bağlılığın ise kritik çatışma anlarında yeniden ön plana çıkabileceğini aktaran Ubeydi, bazı grup liderlerinin ve ailelerinin olası bir çatışma ihtimaline karşı Irak dışına önemli miktarda para aktardığını iddia etti.Hükümetten mümkün olan en yüksek tavizi koparmaya çalışıyorlarUbeydi, silahlı grupların Irak'taki iç ve dış koşullardan maksimum ölçüde yararlanmaya alıştığını ve mevcut süreçte ekonomik, siyasi veya güvenlik alanında bir karşılık beklediğini söyledi.Bu gruplar hükümetle bir anlaşmaya varabilmek için mümkün olduğunca fazla taviz koparmaya çalışıyor. diyen Ubeydi, Asıl amaçları hükümeti mümkün olan en yüksek düzeyde sıkıştırmak. değerlendirmesinde bulundu.Silahlı grupların ciddi bir askeri operasyonla karşı karşıya kalmaları halinde büyük bölümünün doğrudan çatışmaya girmek yerine geri çekilmeyi tercih edeceğini de savunan Ubeydi, bazı grupların ve liderlerinin olası bir çatışma için alternatif kaçış planlarını önceden hazırlamış olabileceğini söyledi.Silahların devlet dışındaki yapılarda bulunması istikrarın önünde engel”Iraklı siyasi analist ve Eco Iraq Gözlemevi Direktörü Ali Naci, ülkede silahların yalnızca devlet kurumlarının kontrolünde bulunmasının siyasi ve güvenlik istikrarının yanı sıra ekonomik kalkınma açısından da kritik önem taşıdığını belirtti.Naci, Irak hükümetinin silahların devlet kontrolüne alınması konusunda gerekli siyasi ve güvenlik araçlarına sahip olduğunu ancak sürecin başarılı olmasının ortak bir siyasi iradenin ortaya konulmasına bağlı olduğunu ifade etti.Meselenin yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınamayacağını vurgulayan Naci, sorunun öncelikle siyasi olduğu görüşünü dile getirdi.Irak ekonomisinin istikrarlı şekilde büyütülmesi, yabancı yatırımların çekilmesi ve kamu kaynaklarının korunabilmesi için ülkedeki güç ve silah merkezlerinin tek elde toplanması gerektiğini belirten Naci, silahların devlet kontrolüne alınmasının ekonomik istikrar projesinin de temel unsurlarından biri haline geldiğini aktardı.Diyalog tek başına yeterli mi?Silahlı gruplarla yürütülen diyaloğun çözüm için bir başlangıç noktası olabileceğini ifade eden Naci ancak, görüşmelerin tek başına yeterli olmayacağını savundu.Naci, sürecin belirli bir takvime bağlanması gerektiğini vurgulayarak, kişilerin devlet kurumları bünyesinde nasıl konumlandırılacağına ilişkin açık bir mekanizma oluşturulması, ağır ve orta sınıf silahların teslim edilmesi ve devlet dışında herhangi bir silahlı faaliyetin engellenmesi gerektiğini belirtti.Bazı gruplar silahı siyasi ve ekonomik nüfuz aracı olarak görüyorBazı silahlı grupların silahlarını teslim etmekte neden tereddüt ettiğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Naci, şunları kaydetti:Silah, bazı gruplar açısından yalnızca güvenlik aracı değil bu, onlara aynı zamanda siyasi, güvenlik ve ekonomik nüfuz sağlıyor.Silahların bırakılması bu grupların sahip olduğu nüfuzun bir bölümünü kaybetmeleri anlamına gelecek. Grupların silahlarını teslim ettikten sonraki siyasi ve güvenlik durumlarına ilişkin karşılıklı endişeleri de mevcut.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bağdat Haberleri : HAYDAR KARAALP - Irak hükümetinin silahları devlet kontrolüne alma yönündeki çalışmaları siyasi çevreler ve silahlı gruplar arasında tartışılmaya devam ederken, ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon Güçleri'nin ülkedeki görevinin 30 Eylül'de sona erecek olması bu tarihi sürecin kritik dönüm noktalarından biri haline getiriyor. Bağdat yönetimi, ülkede silah taşıma ve kullanma yetkisinin yalnızca devlet kurumlarında bulunması gerektiğini savunurken, bazı Şii silahlı milis gruplar silahlarını bırakma konusunda temkinli yaklaşım sergiliyor.Özellikle Nuceba Hareketi, Ensarullah el-Evfiya, Irak Hizbullahı ve Ketaib Seyyidu'ş Şuheda gibi yapılar silahlarını vermek istemediğini sıklıkla açıklıyor.Irak Başbakanı Ali Zeydi, 21 Ağustos'ta Bağdat'ta katıldığı bir oturumda yaptığı açıklamada, hükümetinin, silahların devletin kontrolünde toplanması konusunda silahlı gruplarla diyaloğu sürdürdüğünü ve bu konuda geri adım atmayacağını kaydetti.Zeydi, hükümetin silahlı gruplarla askeri bir çatışmaya girme niyetinin bulunmadığını da ifade etti.Irak Başbakanı Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci de ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon Güçleri'nin Irak'taki görevinin 30 Eylül'de sona ermesiyle silahların kademeli olarak devletin kontrolünde toplanması sürecinin başlatılacağını söyledi.Araci, 30 Eylül'ün silahların teslim edilmesi için kesin ve son tarih olmadığını ancak bu tarihten sonra sürecin aşamalı şekilde başlatılacağını belirtti.Bazı Iraklı milis grupların silahlarını neden hala teslim etmediğine ilişkin soruya da yanıt veren Araci, bunun nedeninin bölgedeki koşullara bağlı olduğunu savundu.Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi ise birkaç gün önce yaptığı açıklamada, silahlarını teslim etmeyen yalnızca 2 veya 3 grubun kaldığını belirtmişti.Bağdat yönetimi, silahların devletin kontrolünde toplanması konusunda siyasi uzlaşı sağlanmasını ve silahlı grupların devlet kurumlarıyla bütünleşmesini hedefliyor. Sürecin, herhangi bir askeri çatışmaya yol açmadan diyalog ve anayasal mekanizmalar üzerinden yürütülmesi planlanıyor.Kritik tarih: 30 EylülSilahların devlet kontrolüne alınması sürecinde 30 Eylül 2026 önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkarken bazı gruplar, Irak'taki yabancı güçlerin tamamen çekilmesinin ardından silahların durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.Buna gerekçe olarak da ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin ülkedeki varlığı devam ederken silahların bırakılmasının doğru olmadığı gösteriliyor.Bağdat yönetiminin en büyük sorunu silahların teslimi süreciBağdat yönetiminin karşı karşıya olduğu temel mesele, silahların devlet kontrolüne alınması kararının sahada nasıl uygulanacağı.Siyasi çevrelerde, silahlı grupların tamamının hükümetin kararına uymaması halinde Bağdat’ın nasıl bir yol izleyeceği tartışılıyor.Hükümetin silahların toplanmasında askeri yöntemler yerine siyasi uzlaşıyı tercih etmesi beklenirken, bazı siyasi aktörler grupların zorla silahsızlandırılmasının ülkede yeni bir güvenlik krizini tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.Bu nedenle hükümet ile silahlı gruplar arasında siyasi bir uzlaşma sağlanması, sürecin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor.Irak&#039;ta İran&#039;ın etkisiSilahların devlet kontrolüne alınmasına ilişkin tartışmaların bir diğer boyutunu da İran'ın Irak'taki siyasi ve güvenlik alanındaki etkisi oluşturuyor.İran'ın, Irak'ta yakın ilişkileri bulunan siyasi gruplar ve silahlı yapılarla temaslarını sürdürdüğü ve silahların bırakılması konusunda farklı aktörlerle görüşmeler yaptığı ifade ediliyor.Bu durum, Irak'taki silah tartışmasının yalnızca iç politika meselesi olmadığını aynı zamanda Bağdat'ın Tahran ve Washington ile ilişkileri açısından da önemli bir konu olduğunu ortaya koyuyor.Hükümet, kararı uygulama kapasitesine sahip mi?Iraklı siyasi analist Barakat Ali Hammudi, hükümetin ülkedeki silahların devlet kontrolü altına alınmasına yönelik kararının uygulanması konusunda güvenlikten ziyade siyasi ve bölgesel dinamiklerin belirleyici olduğunu savundu.Irak hükümetinin söz konusu kararı uygulayabilecek yeterli güvenlik kapasitesine sahip olduğunu ifade eden Hammudi, ancak kararın uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek güvenlik maliyetlerinin hükümet ve Başbakan Zeydi tarafından istenmediğini belirtti.Hammudi, meselenin siyasi boyutunun güçlü olduğuna dikkati çekerek, Şii liderlerden Ammar el-Hekim’in konuya müdahil olmasının yanı sıra Bedir Örgütü lideri Hadi el-Amiri ve Koordinasyon Çerçevesi içerisindeki bazı aktörlerin silahların tamamen devlet kontrolüne alınması yerine düzenlenmesi fikrini gündeme getirdiğini hatırlattı.Bazı çevrelerde silahlı grupların faaliyetlerinin iki yıl süreyle dondurulması ve silahların geçici olarak muhafaza altına alınması yönündeki önerilerin bulunduğunu dile getiren Hammudi, bunun ABD Başkanı Donald Trump'ın görevden ayrılacağı döneme kadar zaman kazanmayı amaçlayan siyasi bir manevra olarak değerlendirildiğini söyledi.Irak&#039;taki süreç ABD-İran diyaloğundan bağımsız değilIrak’taki tartışmaların önceki dönemlerden farklılaşmasında dış faktörlerin önemli rol oynadığını belirten Hammudi, 7 Ekim 2023 sonrasında yaşanan gelişmeler ile ABD ve uluslararası toplumun bölgede İran'a bağlı silahların ortadan kaldırılmasına yönelik yaklaşımının Irak'taki siyasi atmosferi doğrudan etkilediğini kaydetti.Hammudi, Değişen şey, mevcut siyasi gerçekliğe kendi gündemini dayatan dış faktördür. dedi.Silahlı gruplarla yürütülen görüşmeler ABD ile İran arasındaki müzakerelerden bağımsız değerlendirilemeyecek. diyen Hammudi, Tahran'ın kendi çıkarları doğrultusunda silahlı grupların silahlarını teslim etmesini uygun görmesi halinde bu yönde açık bir mesaj verebileceğini dile getirdi.Hammudi, İran'ın kendisini bir varlık mücadelesi içerisinde gördüğü durumda ise söz konusu grupların silahlarını korumakta ısrar edeceğini anlattı.Bu çerçevede, silahların geçici olarak İran'da muhafaza edilmesi ve silahlı grupların faaliyetlerinin iki yıl süreyle dondurulması gibi formüllerin de gündeme gelebileceğini aktaran Hammudi, Tahran'ın hala zaman faktörüne ve ABD'de Demokratların yeniden iktidara gelmesi ihtimaline güvendiğini söyledi.Hammudi, böyle bir değişimin Washington ile ilişkilerin eski ABD Başkanı Barack Obama dönemindeki anlayış doğrultusunda yeniden şekillendirilmesine imkan sağlayabileceğini savundu.Irak'taki bazı silahlı grupların siyasi sürecin parçası haline gelmeleri nedeniyle silahların teslim edilmesi fikrine daha yakın olduğunu belirten Hammudi, bu grupların iktidarın bir parçası haline gelmesi nedeniyle silah bırakmaya daha fazla sıcak bakabileceğini kaydetti.Hammudi, bazı silahlı grupların nihai karar konusunda doğrudan Tahran'ın tutumunu dikkate aldığını belirterek, bunda söz konusu grupların dini ve ideolojik bağlılıklarının etkili olduğunu söyledi.Özellikle Velayet-i Fakih anlayışını benimseyen grupların bu anlayış doğrultusunda Tahran'dan bağımsız karar alma konusunda sınırlı hareket alanına sahip olduğunu kaydetti.Iraklı analiste göre, hükümetin silahları devlet kontrolüne alma girişimi artık yalnızca Bağdat ile silahlı gruplar arasındaki bir müzakere olmaktan çıkmış durumda. Süreç, ABD-İran ilişkileri, bölgesel dengeler ve Tahran'ın Irak'taki silahlı yapılar üzerindeki etkisiyle iç içe geçmiş çok katmanlı bir siyasi meseleye dönüşüyor.30 Eylül, bölgenin yeniden yapılanma sürecinin parçasıBaşbakan Zeydi hükümetinin silahsızlandırma sürecini yürütmek için ekonomik, siyasi ve askeri bazı araçlara sahip olduğunu belirten analist Hilal Ubeydi de ancak mevcut Irak siyasetindeki karmaşık dengeler nedeniyle bunların tek başına yeterli olmadığını kaydetti.Ubeydi, Irak'ta farklı uluslararası aktörlerin çıkarlarının çatıştığını belirterek, İran'daki Velayet-i Fakih sisteminin silahlı grupların konumunu güçlendirmeye çalıştığını, bu amaçla Zeydi hükümeti ve hükümeti destekleyen Koordinasyon Çerçevesi üzerinde baskı kurduğunu savundu.Buna karşılık ABD'nin de silahlı grupların silahsızlandırılması yönündeki planın uygulanmaması halinde ekonomik yaptırımlar ve ABD dolarının kullanımına ilişkin kısıtlamalar uygulama tehdidinde bulunduğunu söyleyen Ubeydi, sürecin 30 Eylül sonrasında doğrudan bir çatışma aşamasına dahi taşınabileceğini kaydetti.Ubeydi, 30 Eylül tarihi yalnızca Irak içindeki gelişmelerle bağlantılı değil bölgenin ve özellikle Orta Doğu'nun geleceğine ilişkin daha geniş kapsamlı yeniden yapılanma sürecinin bir parçasıdır. dedi.Bölgede yeni bir güvenlik denkleminin kurulması senaryosuUbeydi, bölgedeki en önemli değişimin İran'ın bölgesel güvenlik denklemindeki rolünün sona ermesi ve yeni bir güvenlik mimarisinin kurulması olduğunu savundu.İran'ın Arap ülkelerine yönelik tehdit politikasının da bölgedeki dengeleri önemli ölçüde değiştirdiğini söyleyen Ubeydi, İran ve ona bağlı silahlı grupların oluşturduğu tehdidin, Arap-İsrail çatışmasının bölgesel önemini gölgede bıraktığını öne sürdü.Grupları 3 temel unsur yönlendiriyorSilahlı grupların davranışlarını belirleyen 3 temel unsur bulunduğunu belirten Ubeydi, bunları ideolojik bağlılık, siyasi nüfuz ve ekonomik çıkarlar olarak sıraladı.Ubeydi, söz konusu grupların liderleri açısından siyasi güç ve nüfuz ile ekonomik çıkarların çoğu durumda ideolojik bağlılıktan daha belirleyici olduğunu savundu.İdeolojik bağlılığın ise kritik çatışma anlarında yeniden ön plana çıkabileceğini aktaran Ubeydi, bazı grup liderlerinin ve ailelerinin olası bir çatışma ihtimaline karşı Irak dışına önemli miktarda para aktardığını iddia etti.Hükümetten mümkün olan en yüksek tavizi koparmaya çalışıyorlarUbeydi, silahlı grupların Irak'taki iç ve dış koşullardan maksimum ölçüde yararlanmaya alıştığını ve mevcut süreçte ekonomik, siyasi veya güvenlik alanında bir karşılık beklediğini söyledi.Bu gruplar hükümetle bir anlaşmaya varabilmek için mümkün olduğunca fazla taviz koparmaya çalışıyor. diyen Ubeydi, Asıl amaçları hükümeti mümkün olan en yüksek düzeyde sıkıştırmak. değerlendirmesinde bulundu.Silahlı grupların ciddi bir askeri operasyonla karşı karşıya kalmaları halinde büyük bölümünün doğrudan çatışmaya girmek yerine geri çekilmeyi tercih edeceğini de savunan Ubeydi, bazı grupların ve liderlerinin olası bir çatışma için alternatif kaçış planlarını önceden hazırlamış olabileceğini söyledi.Silahların devlet dışındaki yapılarda bulunması istikrarın önünde engel”Iraklı siyasi analist ve Eco Iraq Gözlemevi Direktörü Ali Naci, ülkede silahların yalnızca devlet kurumlarının kontrolünde bulunmasının siyasi ve güvenlik istikrarının yanı sıra ekonomik kalkınma açısından da kritik önem taşıdığını belirtti.Naci, Irak hükümetinin silahların devlet kontrolüne alınması konusunda gerekli siyasi ve güvenlik araçlarına sahip olduğunu ancak sürecin başarılı olmasının ortak bir siyasi iradenin ortaya konulmasına bağlı olduğunu ifade etti.Meselenin yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınamayacağını vurgulayan Naci, sorunun öncelikle siyasi olduğu görüşünü dile getirdi.Irak ekonomisinin istikrarlı şekilde büyütülmesi, yabancı yatırımların çekilmesi ve kamu kaynaklarının korunabilmesi için ülkedeki güç ve silah merkezlerinin tek elde toplanması gerektiğini belirten Naci, silahların devlet kontrolüne alınmasının ekonomik istikrar projesinin de temel unsurlarından biri haline geldiğini aktardı.Diyalog tek başına yeterli mi?Silahlı gruplarla yürütülen diyaloğun çözüm için bir başlangıç noktası olabileceğini ifade eden Naci ancak, görüşmelerin tek başına yeterli olmayacağını savundu.Naci, sürecin belirli bir takvime bağlanması gerektiğini vurgulayarak, kişilerin devlet kurumları bünyesinde nasıl konumlandırılacağına ilişkin açık bir mekanizma oluşturulması, ağır ve orta sınıf silahların teslim edilmesi ve devlet dışında herhangi bir silahlı faaliyetin engellenmesi gerektiğini belirtti.Bazı gruplar silahı siyasi ve ekonomik nüfuz aracı olarak görüyorBazı silahlı grupların silahlarını teslim etmekte neden tereddüt ettiğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Naci, şunları kaydetti:Silah, bazı gruplar açısından yalnızca güvenlik aracı değil bu, onlara aynı zamanda siyasi, güvenlik ve ekonomik nüfuz sağlıyor.Silahların bırakılması bu grupların sahip olduğu nüfuzun bir bölümünü kaybetmeleri anlamına gelecek. Grupların silahlarını teslim ettikten sonraki siyasi ve güvenlik durumlarına ilişkin karşılıklı endişeleri de mevcut.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/irak-ta-silahlarin-devlet-kontrolune-alinmasi-konusunda-gozler-30-eylul-e-cevrildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kocaelispor, Konyaspor maçının hazırlıklarını sürdürdü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kocaelispor-konyaspor-macinin-hazirliklarini-surdurdu/899252/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kocaelispor-konyaspor-macinin-hazirliklarini-surdurdu/899252/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:00:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Teknik direktör Selçuk İnan: Biz her gün daha da gelişen, üzerine koyan takım olarak orada da en iyi mücadelemizi gösterip kazanmak istiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Kocaelispor, Trendyol Süper Lig'in 3. haftasında 29 Ağustos Cumartesi günü deplasmanda TÜMOSAN Konyaspor ile yapacağı maçın hazırlıklarına devam etti.Teknik direktör Selçuk İnan, antrenmandan önce basın mensuplarına, kendileri açısından güzel bir haftayı geride bıraktıklarını, galibiyetin coşkusunu yaşadıklarını ancak artık bunun geride kaldığını söyledi.Konyaspor'un güçlü bir takım olduğunu belirten İnan, Ligin istikrarlı takımlarından. Bu deplasmanlarda oynamak, maça çıkmak zor. Biz her gün daha da gelişen, üzerine koyan takım olarak orada da en iyi mücadelemizi gösterip kazanmak istiyoruz. Konyaspor'a çalışmaya başladık. Bugünden itibaren çok da fazla zamanımız olmayacak, Konyaspor maçına hazırlanmak için bir günümüz daha var. Cuma günü gidiyoruz. Oyuncular artık birbirini daha iyi tanımaya başladı. Ne istediklerimizi biliyorlar. İnşallah Konyaspor maçından da doğru hazırlanmayla istediğimiz 3 puanı alıp döneriz. dedi.İnan, her iki takımın da 3 puana ihtiyaç duyduğunu, rakipleri gibi kendilerinin de kazanmak için sahaya çıkacağını dile getirerek, tartışmalara rağmen hakemlere güvendiklerini, iyi mücadelenin yaşanacağı bir müsabaka olmasını dilediklerini kaydetti.Transfer çalışmalarına değinen İnan, Görüşme halinde olduğumuz bir oyuncu var, çok yakın olduğumuz. Belki bugün, belki yarın bitebilir. Onu bekliyoruz. Oyuncu biterse muhtemelen Konyaspor maçında aramızda olabilir. ifadelerini kullandı.Kocaelispor'un genç savunma oyuncusu Emir Ortakaya ise takımdaki rekabet ortamının başarıyı getirebileceğini belirterek, Konyaspor maçından mutlaka 3 puanla dönmek istediklerini söyledi.Kaleci Serhat Öztaşdelen de Konyaspor deplasmanına kazanmak için gideceklerini dile getirerek, Kolay maç olmayacak, Konya zorlu bir deplasman. Üç puan için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Onların ne kadar 3 puana ihtiyacı varsa bizim de o kadar var. O 3 puan için ne gerekiyorsa son maçta yaptığımız gibi yapacağız. diye konuştu.Teknik direktör İnan yönetiminde gerçekleştirilen antrenmanda futbolcular, ısınma hareketlerinin ardından pas çalışması yaptı. Antrenmana sakatlıkları bulunan Petkovic ve kaleci Jovanovic katılmadı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Kocaelispor, Trendyol Süper Lig'in 3. haftasında 29 Ağustos Cumartesi günü deplasmanda TÜMOSAN Konyaspor ile yapacağı maçın hazırlıklarına devam etti.Teknik direktör Selçuk İnan, antrenmandan önce basın mensuplarına, kendileri açısından güzel bir haftayı geride bıraktıklarını, galibiyetin coşkusunu yaşadıklarını ancak artık bunun geride kaldığını söyledi.Konyaspor'un güçlü bir takım olduğunu belirten İnan, Ligin istikrarlı takımlarından. Bu deplasmanlarda oynamak, maça çıkmak zor. Biz her gün daha da gelişen, üzerine koyan takım olarak orada da en iyi mücadelemizi gösterip kazanmak istiyoruz. Konyaspor'a çalışmaya başladık. Bugünden itibaren çok da fazla zamanımız olmayacak, Konyaspor maçına hazırlanmak için bir günümüz daha var. Cuma günü gidiyoruz. Oyuncular artık birbirini daha iyi tanımaya başladı. Ne istediklerimizi biliyorlar. İnşallah Konyaspor maçından da doğru hazırlanmayla istediğimiz 3 puanı alıp döneriz. dedi.İnan, her iki takımın da 3 puana ihtiyaç duyduğunu, rakipleri gibi kendilerinin de kazanmak için sahaya çıkacağını dile getirerek, tartışmalara rağmen hakemlere güvendiklerini, iyi mücadelenin yaşanacağı bir müsabaka olmasını dilediklerini kaydetti.Transfer çalışmalarına değinen İnan, Görüşme halinde olduğumuz bir oyuncu var, çok yakın olduğumuz. Belki bugün, belki yarın bitebilir. Onu bekliyoruz. Oyuncu biterse muhtemelen Konyaspor maçında aramızda olabilir. ifadelerini kullandı.Kocaelispor'un genç savunma oyuncusu Emir Ortakaya ise takımdaki rekabet ortamının başarıyı getirebileceğini belirterek, Konyaspor maçından mutlaka 3 puanla dönmek istediklerini söyledi.Kaleci Serhat Öztaşdelen de Konyaspor deplasmanına kazanmak için gideceklerini dile getirerek, Kolay maç olmayacak, Konya zorlu bir deplasman. Üç puan için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Onların ne kadar 3 puana ihtiyacı varsa bizim de o kadar var. O 3 puan için ne gerekiyorsa son maçta yaptığımız gibi yapacağız. diye konuştu.Teknik direktör İnan yönetiminde gerçekleştirilen antrenmanda futbolcular, ısınma hareketlerinin ardından pas çalışması yaptı. Antrenmana sakatlıkları bulunan Petkovic ve kaleci Jovanovic katılmadı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/kocaelispor-konyaspor-macinin-hazirliklarini-surdurdu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Beşiktaş, Kauno Zalgiris maçına hazır</title>
      <link>https://www.canligaste.com/besiktas-kauno-zalgiris-macina-hazir/899251/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/besiktas-kauno-zalgiris-macina-hazir/899251/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:57:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Beşiktaş Futbol Takımı, UEFA Avrupa Ligi play-off turu rövanşında yarın deplasmanda Litvanya temsilcisi Kauno Zalgiris ile yapacağı maçın hazırlıklarını tamamladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Beşiktaş Futbol Takımı, UEFA Avrupa Ligi play-off turu rövanşında yarın deplasmanda Litvanya temsilcisi Kauno Zalgiris ile yapacağı maçın hazırlıklarını tamamladı.BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde yapılan antrenmanın ilk 15 dakikası basın mensuplarına açık gerçekleşirildi. Isınma hareketleriyle başlayan antrenman, dar alanda pas çalışmasıyla devam etti. İdmanın basına kapalı bölümünde Kauno Zalgiris maçının taktik çalışmasının yapıldığı öğrenildi.Kauno Zalgiris maçının hazırlıklarını tamamlayan Beşiktaş, öğleden sonra özel uçakla Litvanya'nın Kaunas şehrine gidecek. Siyah-beyazlıların 3-0'lık avantajla gittiği rövanş müsabakası, yarın saat 20.00'de Dariaus Gireno Stadı'nda yapılacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Beşiktaş Futbol Takımı, UEFA Avrupa Ligi play-off turu rövanşında yarın deplasmanda Litvanya temsilcisi Kauno Zalgiris ile yapacağı maçın hazırlıklarını tamamladı.BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde yapılan antrenmanın ilk 15 dakikası basın mensuplarına açık gerçekleşirildi. Isınma hareketleriyle başlayan antrenman, dar alanda pas çalışmasıyla devam etti. İdmanın basına kapalı bölümünde Kauno Zalgiris maçının taktik çalışmasının yapıldığı öğrenildi.Kauno Zalgiris maçının hazırlıklarını tamamlayan Beşiktaş, öğleden sonra özel uçakla Litvanya'nın Kaunas şehrine gidecek. Siyah-beyazlıların 3-0'lık avantajla gittiği rövanş müsabakası, yarın saat 20.00'de Dariaus Gireno Stadı'nda yapılacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/besiktas-kauno-zalgiris-macina-hazir.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Üsküdar Belediye Başkanlığı görevini vekaleten birinci veya ikinci meclis başkan vekili yürütecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/uskudar-belediye-baskanligi-gorevini-vekaleten-birinci-veya-ikinci-meclis-baskan-vekili-yurutecek/899250/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/uskudar-belediye-baskanligi-gorevini-vekaleten-birinci-veya-ikinci-meclis-baskan-vekili-yurutecek/899250/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:57:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İstanbul Valiliği, İstanbul 2.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul Valiliği, İstanbul 2. İdare Mahkemesince Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçimi için yürütmeyi durdurma kararı verilmesine ilişkin, belediye başkan vekili seçilinceye kadar Üsküdar Belediye Meclisinin birinci başkan vekili, bulunmaması halinde ise ikinci başkan vekilinin belediye başkanlığı görevini vekaleten yürüteceğini bildirdi.İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet ve irtikap suçları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 31 Temmuz 2026 tarihli, 2026/994 sorgu sayılı kararı ile tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın yerine belediye başkan vekili seçimine ilişkin alınan 5 Ağustos 2026 tarihli, 76 Nolu meclis kararının İstanbul 2. İdare Mahkemesince dava konusu işlemin, uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi hükmü uyarınca yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği hatırlatıldı.Açıklamada, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 45. maddesi hükümleri gereğince, Belediye Başkan Vekili seçilinceye kadar, aynı maddenin altıncı fıkrası uyarınca, Üsküdar İlçe Belediye Meclisinin birinci başkan vekili, bulunmaması halinde ikinci başkan vekili belediye başkanlığı görevini yürütmek üzere vekaleten görev yapacaktır. denildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul Valiliği, İstanbul 2. İdare Mahkemesince Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçimi için yürütmeyi durdurma kararı verilmesine ilişkin, belediye başkan vekili seçilinceye kadar Üsküdar Belediye Meclisinin birinci başkan vekili, bulunmaması halinde ise ikinci başkan vekilinin belediye başkanlığı görevini vekaleten yürüteceğini bildirdi.İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet ve irtikap suçları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 31 Temmuz 2026 tarihli, 2026/994 sorgu sayılı kararı ile tutuklanan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın yerine belediye başkan vekili seçimine ilişkin alınan 5 Ağustos 2026 tarihli, 76 Nolu meclis kararının İstanbul 2. İdare Mahkemesince dava konusu işlemin, uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi hükmü uyarınca yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği hatırlatıldı.Açıklamada, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 45. maddesi hükümleri gereğince, Belediye Başkan Vekili seçilinceye kadar, aynı maddenin altıncı fıkrası uyarınca, Üsküdar İlçe Belediye Meclisinin birinci başkan vekili, bulunmaması halinde ikinci başkan vekili belediye başkanlığı görevini yürütmek üzere vekaleten görev yapacaktır. denildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>BM Komitesi, İsrail'in Gazze'de yaşananların aynısını Lübnan'a da uygulama tehdidinden endişeli</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bm-komitesi-israil-in-gazze-de-yasananlarin-aynisini-lubnan-a-da-uygulama-tehdidinden-endiseli/899249/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bm-komitesi-israil-in-gazze-de-yasananlarin-aynisini-lubnan-a-da-uygulama-tehdidinden-endiseli/899249/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:57:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Cenevre / Birleşmiş Milletler (BM) Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi (CERD), İsrailli yetkililerin Gazze'de yaşananların aynısını Lübnan'a da uygulamak yönündeki tehditlerinden derin endişe duyduğunu bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cenevre Haberleri : Birleşmiş Milletler (BM) Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi (CERD), İsrailli yetkililerin Gazze'de yaşananların aynısını Lübnan'a da uygulamak yönündeki tehditlerinden derin endişe duyduğunu bildirdi.CERD, ateşkese rağmen İsrail'in saldırıları altında bulunan Lübnan'daki duruma ilişkin yeni bir rapor paylaştı.Raporda, İsrail'in saldırıları sonucu yaşanan sivil ölümleri, kitlesel yerinden edilmeler ve yıkımların yanı sıra ırk ayrımcılığı konusunda da uyarıda bulunulurken, Lübnan'daki sivillere ve sivil nesnelere yönelik saldırılara acilen son verilmesi çağrısı yapıldı.İsrail'in Lübnan'daki yoğun nüfuslu bölgelerde 2 Mart'tan bu yana sürdürdüğü saldırılardan kaynaklanan sivil kayıplar, kitlesel yerinden edilmeler ve yaygın yıkımlar konusunda endişe duyulduğu kaydedilen raporda, bu süreçte 4 bin 300'den fazla kişinin öldüğü, en az 12 bin 200 kişinin de yaralandığı belirtildi.Raporda, İsrail'in Lübnan'ın güneyi ve Litani ile Zahrani nehirleri arasındaki bölgelerde acil yerinden edilme emirleri yayımlamasının ardından yerinden edilmelerin boyutunun da korkutucu olduğuna işaret edilerek, Sadece martta 70'ten fazla uyarı, en az 189 kasaba ve köyü etkiledi, Lübnan topraklarının yaklaşık yüzde 14'ünü kapsadı ve üç haftadan kısa bir süre içinde bir milyondan fazla insanı yerinden etti. Daha sonraki geri dönüşlere rağmen temmuz sonunda 360 binden fazla kişi yerinden edilmiş durumda kaldı. denildi.İsrailli yetkililerin Gazze'de yaşananların aynısını Lübnan'a da uygulamakla tehdit ettikleri yönündeki açıklamalarından da derin endişe duyulduğu vurgulanan raporda, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Lübnan'ın güneyindeki 24 köyün Şii sakinlerini, evlerinin tamamen yıkılmasını meşrulaştırmak için düşman olarak nitelendiren bir beyanına da tepki gösterildi.Raporda, Lübnan'ın güneyindeki köylerin tamamının saldırılar ve yıkım nedeniyle yaşanmaz hale geldiği kaydedildi.İsrail ve silahlı çatışmanın tüm taraflarına, sivillere ve sivil nesnelere yönelik ya da bunları ayrım gözetmeksizin etkileyen saldırıları derhal durdurma çağrısında bulunulan raporda, İsrail'i, Lübnan halkını insanlıktan çıkaran söylemleri kullanmayı bırakmaya, ulusal veya etnik köken, soy veya din dahil toplu cezalandırmayı meşrulaştıran veya şiddeti teşvik eden her türlü söylemden kaçınmaya çağırıyoruz. ifadeleri kullanıldı.Raporda, İsrail'e, Lübnan'daki genel yer değiştirme ve tahliye emirlerini iptal etme ve yerinden edilmiş herkesin güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde geri dönüşünü kolaylaştırma çağrısı da yapıldı.Öte yandan raporda, CERD'e taraf tüm ülkelere uluslararası insancıl hukuk veya uluslararası hukuk kapsamındaki suçların işlenmesine yönelik açık bir riskin bulunduğu herhangi bir tarafa silah, mühimmat ve diğer askeri teçhizatın satışını, transferini veya teminini durdurmaları çağrısında da bulunuldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Cenevre Haberleri : Birleşmiş Milletler (BM) Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi (CERD), İsrailli yetkililerin Gazze'de yaşananların aynısını Lübnan'a da uygulamak yönündeki tehditlerinden derin endişe duyduğunu bildirdi.CERD, ateşkese rağmen İsrail'in saldırıları altında bulunan Lübnan'daki duruma ilişkin yeni bir rapor paylaştı.Raporda, İsrail'in saldırıları sonucu yaşanan sivil ölümleri, kitlesel yerinden edilmeler ve yıkımların yanı sıra ırk ayrımcılığı konusunda da uyarıda bulunulurken, Lübnan'daki sivillere ve sivil nesnelere yönelik saldırılara acilen son verilmesi çağrısı yapıldı.İsrail'in Lübnan'daki yoğun nüfuslu bölgelerde 2 Mart'tan bu yana sürdürdüğü saldırılardan kaynaklanan sivil kayıplar, kitlesel yerinden edilmeler ve yaygın yıkımlar konusunda endişe duyulduğu kaydedilen raporda, bu süreçte 4 bin 300'den fazla kişinin öldüğü, en az 12 bin 200 kişinin de yaralandığı belirtildi.Raporda, İsrail'in Lübnan'ın güneyi ve Litani ile Zahrani nehirleri arasındaki bölgelerde acil yerinden edilme emirleri yayımlamasının ardından yerinden edilmelerin boyutunun da korkutucu olduğuna işaret edilerek, Sadece martta 70'ten fazla uyarı, en az 189 kasaba ve köyü etkiledi, Lübnan topraklarının yaklaşık yüzde 14'ünü kapsadı ve üç haftadan kısa bir süre içinde bir milyondan fazla insanı yerinden etti. Daha sonraki geri dönüşlere rağmen temmuz sonunda 360 binden fazla kişi yerinden edilmiş durumda kaldı. denildi.İsrailli yetkililerin Gazze'de yaşananların aynısını Lübnan'a da uygulamakla tehdit ettikleri yönündeki açıklamalarından da derin endişe duyulduğu vurgulanan raporda, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Lübnan'ın güneyindeki 24 köyün Şii sakinlerini, evlerinin tamamen yıkılmasını meşrulaştırmak için düşman olarak nitelendiren bir beyanına da tepki gösterildi.Raporda, Lübnan'ın güneyindeki köylerin tamamının saldırılar ve yıkım nedeniyle yaşanmaz hale geldiği kaydedildi.İsrail ve silahlı çatışmanın tüm taraflarına, sivillere ve sivil nesnelere yönelik ya da bunları ayrım gözetmeksizin etkileyen saldırıları derhal durdurma çağrısında bulunulan raporda, İsrail'i, Lübnan halkını insanlıktan çıkaran söylemleri kullanmayı bırakmaya, ulusal veya etnik köken, soy veya din dahil toplu cezalandırmayı meşrulaştıran veya şiddeti teşvik eden her türlü söylemden kaçınmaya çağırıyoruz. ifadeleri kullanıldı.Raporda, İsrail'e, Lübnan'daki genel yer değiştirme ve tahliye emirlerini iptal etme ve yerinden edilmiş herkesin güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde geri dönüşünü kolaylaştırma çağrısı da yapıldı.Öte yandan raporda, CERD'e taraf tüm ülkelere uluslararası insancıl hukuk veya uluslararası hukuk kapsamındaki suçların işlenmesine yönelik açık bir riskin bulunduğu herhangi bir tarafa silah, mühimmat ve diğer askeri teçhizatın satışını, transferini veya teminini durdurmaları çağrısında da bulunuldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/bm-komitesi-israil-in-gazze-de-yasananlarin-aynisini-lubnan-a-da-uygulama-tehdidinden-endiseli.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'nin yaş meyve ihracatı, 7 aylık dönemde ilk kez 1 milyar dolar bandını aştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-nin-yas-meyve-ihracati-7-aylik-donemde-ilk-kez-1-milyar-dolar-bandini-asti/899246/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-nin-yas-meyve-ihracati-7-aylik-donemde-ilk-kez-1-milyar-dolar-bandini-asti/899246/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:51:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Türkiye Yaş Meyve ve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak: - Bu sene hem rekoltemiz hem kalitemiz gerçekten çok iyi. Üreticilerimiz çok ciddi bir emek vererek yetiştirdi. Biz de ihracatçılar olarak onların sayesinde bu ihracatı gerçekleştirdik. Avrupa'daki İspanya, İtalya ve Polonya pazarlarında önemli artışlar yaşandı, ihracatımız katlandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : FIRAT ÖZDEMİR - Türkiye'nin yaş meyve ihracatı, 7 aylık dönemde ilk kez 1 milyar dolar bandını aştı.Önemli tarım ülkelerinden Türkiye'de elverişli hava koşulları ve yağışlar, birçok yaş meyve türünde verim ve kaliteyi artırdı.Yüksek rekolte, ihracatçıların dış pazarlardan gelen talebi düzenli ve kaliteli ürünle karşılamasına imkan sağladı.Üretimdeki artışa Türkiye'nin Avrupa pazarlarına yakınlığından kaynaklanan lojistik avantaj da eklendi.Ürünlerin tazeliğini koruyarak kısa sürede alıcılara ulaştırılması ve zamanında teslimat, Avrupalı müşterilerin Türk yaş meyvesine ilgisini artırdı.AA muhabirinin Ege İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'nin yaş meyve ihracatı ocak-temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59 artarak 631 milyon 662 bin dolardan 1 milyar 5 milyon 225 bin dolara çıktı.Sektör, böylece ocak-temmuz döneminde ilk defa 1 milyar dolar ihracat bandını aştı.Söz konusu dönemde 512 bin 11 ton yaş meyveyi dış pazarlara gönderen Türkiye'nin özellikle Avrupa'nın önemli pazarlarında yakaladığı artış dikkati çekti.İspanya ve Polonya&#039;da ihracat büyük ölçüde arttıAvrupa ülkeleri arasında en fazla yaş meyve ihracatı Almanya'ya gerçekleştirildi. Bu ülkeye dış satım yüzde 80 artarak 63 milyon 410 bin dolardan 113 milyon 921 bin dolara yükseldi.Avrupa pazarlarında oransal olarak en güçlü yükselişlerden biri İspanya'da kaydedildi. Bu ülkeye yaş meyve ihracatı yüzde 318 artışla 1 milyon 725 bin dolardan 7 milyon 212 bin dolara yükseldi.Polonya da ihracatın hızla büyüdüğü pazarlardan biri oldu. Bu ülkeye dış satım yüzde 295 artışla 9 milyon 388 bin dolardan 37 milyon 63 bin dolara ulaştı.İtalya'ya yaş meyve ihracatı ise yüzde 203 artışla 2 milyon 23 bin dolardan 6 milyon 133 bin dolara yükseldi.Artış diğer Avrupa pazarlarında da devam etti. Hollanda'ya yapılan ihracat yüzde 53 artarak 12 milyon 578 bin dolara, Letonya'ya yüzde 44 yükselişle 4 milyon 335 bin dolara çıktı. İngiltere'ye dış satım ise yüzde 19 artışla 20 milyon 593 bin dolara ulaştı.Avrupa ihracatında kiraz, şeftali, nektarin ve kayısı öne çıktıTürkiye Yaş Meyve ve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, AA muhabirine, verimli geçen sezonun hem üreticileri hem de ihracatçıları memnun ettiğini söyledi.Kiraz, nektarin, şeftali ve kayısı gibi ürünlerin gelirinde önemli artışların kaydedildiğini dile getiren Uçak, ihracattaki artışın ülkeye daha fazla döviz girdisi sağladığını belirtti.İhracatın Türkiye ekonomisi açısından vazgeçilmez unsurlardan biri olduğunu anlatan Uçak, Tarımsal ürünlerimiz ihraç edildiği ülkede gerçekten ciddi anlamda bir rağbet görüyor. Ürünlerimizin kalitesi, lezzeti ve aromasıyla sürekli talep görmesi, ihracat artışlarımızı yükseltiyor. (İlk 7 ayda) İhracatımız 631 milyon dolardan 1 milyar dolara çıktı. Bu durum ihracatçımızı, üreticilerimizi memnun etmektedir. Bu rakam ilk 7 aylık bazda tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Geçen yıl aynı dönemde 631 milyon 662 bin dolar ihracat yapan sektörümüz, 2024'te ise 816 milyon 817 bin dolarla en yüksek seviyeye ulaşmıştı. diye konuştu.Uçak, Avrupa ülkelerindeki ciddi artışların sektörü sevindirdiğini kaydetti.Geçen yıl çekirdekli meyvelerin zirai dondan ciddi şekilde etkilendiğini vurgulayan Uçak, şöyle devam etti:Bu sene hem rekoltemiz hem kalitemiz gerçekten çok iyi. Üreticilerimiz çok ciddi bir emek vererek yetiştirdiler. Biz de ihracatçılar olarak onların sayesinde bu ihracatı gerçekleştirdik. Avrupa'daki İspanya, İtalya ve Polonya pazarlarında önemli artışlar yaşandı, ihracatımız katlandı. Karşısındaki tüccara bir ürün sattığında verilen sözleri yerine getirilmesi özellikle Avrupalılar tarafından çok önemseniyor. Teslimat gününü bırakın saatine kadar program veriyor, 'şu tarihte şu saatte benim aracım gelecek' diyor. O saatte o araç gitmediğinde bir daha o firmayla alışveriş yapmıyor. Biz de bunlara çok dikkat ederek vermiş olduğumuz sözleri ve yerine getirmeye gayret ettik. Burada da ihracatçılarımıza büyük bir iş düştü ve bu işi de bu başarıyı da yakaladılar.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : FIRAT ÖZDEMİR - Türkiye'nin yaş meyve ihracatı, 7 aylık dönemde ilk kez 1 milyar dolar bandını aştı.Önemli tarım ülkelerinden Türkiye'de elverişli hava koşulları ve yağışlar, birçok yaş meyve türünde verim ve kaliteyi artırdı.Yüksek rekolte, ihracatçıların dış pazarlardan gelen talebi düzenli ve kaliteli ürünle karşılamasına imkan sağladı.Üretimdeki artışa Türkiye'nin Avrupa pazarlarına yakınlığından kaynaklanan lojistik avantaj da eklendi.Ürünlerin tazeliğini koruyarak kısa sürede alıcılara ulaştırılması ve zamanında teslimat, Avrupalı müşterilerin Türk yaş meyvesine ilgisini artırdı.AA muhabirinin Ege İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'nin yaş meyve ihracatı ocak-temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59 artarak 631 milyon 662 bin dolardan 1 milyar 5 milyon 225 bin dolara çıktı.Sektör, böylece ocak-temmuz döneminde ilk defa 1 milyar dolar ihracat bandını aştı.Söz konusu dönemde 512 bin 11 ton yaş meyveyi dış pazarlara gönderen Türkiye'nin özellikle Avrupa'nın önemli pazarlarında yakaladığı artış dikkati çekti.İspanya ve Polonya&#039;da ihracat büyük ölçüde arttıAvrupa ülkeleri arasında en fazla yaş meyve ihracatı Almanya'ya gerçekleştirildi. Bu ülkeye dış satım yüzde 80 artarak 63 milyon 410 bin dolardan 113 milyon 921 bin dolara yükseldi.Avrupa pazarlarında oransal olarak en güçlü yükselişlerden biri İspanya'da kaydedildi. Bu ülkeye yaş meyve ihracatı yüzde 318 artışla 1 milyon 725 bin dolardan 7 milyon 212 bin dolara yükseldi.Polonya da ihracatın hızla büyüdüğü pazarlardan biri oldu. Bu ülkeye dış satım yüzde 295 artışla 9 milyon 388 bin dolardan 37 milyon 63 bin dolara ulaştı.İtalya'ya yaş meyve ihracatı ise yüzde 203 artışla 2 milyon 23 bin dolardan 6 milyon 133 bin dolara yükseldi.Artış diğer Avrupa pazarlarında da devam etti. Hollanda'ya yapılan ihracat yüzde 53 artarak 12 milyon 578 bin dolara, Letonya'ya yüzde 44 yükselişle 4 milyon 335 bin dolara çıktı. İngiltere'ye dış satım ise yüzde 19 artışla 20 milyon 593 bin dolara ulaştı.Avrupa ihracatında kiraz, şeftali, nektarin ve kayısı öne çıktıTürkiye Yaş Meyve ve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, AA muhabirine, verimli geçen sezonun hem üreticileri hem de ihracatçıları memnun ettiğini söyledi.Kiraz, nektarin, şeftali ve kayısı gibi ürünlerin gelirinde önemli artışların kaydedildiğini dile getiren Uçak, ihracattaki artışın ülkeye daha fazla döviz girdisi sağladığını belirtti.İhracatın Türkiye ekonomisi açısından vazgeçilmez unsurlardan biri olduğunu anlatan Uçak, Tarımsal ürünlerimiz ihraç edildiği ülkede gerçekten ciddi anlamda bir rağbet görüyor. Ürünlerimizin kalitesi, lezzeti ve aromasıyla sürekli talep görmesi, ihracat artışlarımızı yükseltiyor. (İlk 7 ayda) İhracatımız 631 milyon dolardan 1 milyar dolara çıktı. Bu durum ihracatçımızı, üreticilerimizi memnun etmektedir. Bu rakam ilk 7 aylık bazda tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Geçen yıl aynı dönemde 631 milyon 662 bin dolar ihracat yapan sektörümüz, 2024'te ise 816 milyon 817 bin dolarla en yüksek seviyeye ulaşmıştı. diye konuştu.Uçak, Avrupa ülkelerindeki ciddi artışların sektörü sevindirdiğini kaydetti.Geçen yıl çekirdekli meyvelerin zirai dondan ciddi şekilde etkilendiğini vurgulayan Uçak, şöyle devam etti:Bu sene hem rekoltemiz hem kalitemiz gerçekten çok iyi. Üreticilerimiz çok ciddi bir emek vererek yetiştirdiler. Biz de ihracatçılar olarak onların sayesinde bu ihracatı gerçekleştirdik. Avrupa'daki İspanya, İtalya ve Polonya pazarlarında önemli artışlar yaşandı, ihracatımız katlandı. Karşısındaki tüccara bir ürün sattığında verilen sözleri yerine getirilmesi özellikle Avrupalılar tarafından çok önemseniyor. Teslimat gününü bırakın saatine kadar program veriyor, 'şu tarihte şu saatte benim aracım gelecek' diyor. O saatte o araç gitmediğinde bir daha o firmayla alışveriş yapmıyor. Biz de bunlara çok dikkat ederek vermiş olduğumuz sözleri ve yerine getirmeye gayret ettik. Burada da ihracatçılarımıza büyük bir iş düştü ve bu işi de bu başarıyı da yakaladılar.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/turkiye-nin-yas-meyve-ihracati-7-aylik-donemde-ilk-kez-1-milyar-dolar-bandini-asti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fitch: Çin'de zayıf iç talep nedeniyle yeniden deflasyon riski bulunuyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fitch-cin-de-zayif-ic-talep-nedeniyle-yeniden-deflasyon-riski-bulunuyor/899245/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fitch-cin-de-zayif-ic-talep-nedeniyle-yeniden-deflasyon-riski-bulunuyor/899245/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:51:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Çin ekonomisinde deflasyon baskıları hafiflese de zayıf iç talebin fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmaya devam edebileceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Çin ekonomisinde deflasyon baskıları hafiflese de zayıf iç talebin fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmaya devam edebileceğini bildirdi.Fitch Ratings tarafından Çin ekonomisine yönelik yayımlanan raporda, ülkenin 2026'nın ikinci çeyreğinde deflasyondan çıktığı ve Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) deflatörünün yıllık bazda yüzde 1,6 büyüdüğü belirtildi.Bunun, 2023'ün ilk çeyreğinden bu yana kaydedilen ilk pozitif sonuç olduğu kaydedilen raporda, iç talepte daha güçlü bir toparlanma olmaması halinde ülkenin yeniden deflasyona girme riski taşıdığı, bu nedenle mevcut tablonun kalıcı bir fiyat artışı eğilimine işaret etmediği vurgulandı.Fiyat baskıları zayıf seyrediyorFitch raporunda, ülkedeki fiyat baskılarının zayıf kalmaya devam ettiği ve bunun enflasyon tahminlerine yönelik riskleri artırdığı belirtilerek, Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) 2026 sonunda yüzde 1,2'ye yükselmesinin ve 2027'de de bu artış eğilimini sürdürmesinin beklendiği ifade edildi.Çin'in iş gücü piyasası göstergelerinin de ücret artışını sınırlayan ve tüketici güvenini baskılayan zayıf istihdam dinamiklerine işaret ettiğine yer verilen raporda, tüm bu verilerin Çin ekonomisinin kapasitesinin altında çalıştığını gösterdiği ve yurt içi fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmaya devam edeceği aktarıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Çin ekonomisinde deflasyon baskıları hafiflese de zayıf iç talebin fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmaya devam edebileceğini bildirdi.Fitch Ratings tarafından Çin ekonomisine yönelik yayımlanan raporda, ülkenin 2026'nın ikinci çeyreğinde deflasyondan çıktığı ve Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) deflatörünün yıllık bazda yüzde 1,6 büyüdüğü belirtildi.Bunun, 2023'ün ilk çeyreğinden bu yana kaydedilen ilk pozitif sonuç olduğu kaydedilen raporda, iç talepte daha güçlü bir toparlanma olmaması halinde ülkenin yeniden deflasyona girme riski taşıdığı, bu nedenle mevcut tablonun kalıcı bir fiyat artışı eğilimine işaret etmediği vurgulandı.Fiyat baskıları zayıf seyrediyorFitch raporunda, ülkedeki fiyat baskılarının zayıf kalmaya devam ettiği ve bunun enflasyon tahminlerine yönelik riskleri artırdığı belirtilerek, Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) 2026 sonunda yüzde 1,2'ye yükselmesinin ve 2027'de de bu artış eğilimini sürdürmesinin beklendiği ifade edildi.Çin'in iş gücü piyasası göstergelerinin de ücret artışını sınırlayan ve tüketici güvenini baskılayan zayıf istihdam dinamiklerine işaret ettiğine yer verilen raporda, tüm bu verilerin Çin ekonomisinin kapasitesinin altında çalıştığını gösterdiği ve yurt içi fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmaya devam edeceği aktarıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/fitch-cin-de-zayif-ic-talep-nedeniyle-yeniden-deflasyon-riski-bulunuyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Pakistan'dan, Afganistan'ın Bedahşan'daki silahlı grupları desteklediği iddiasına ret</title>
      <link>https://www.canligaste.com/pakistan-dan-afganistan-in-bedahsan-daki-silahli-gruplari-destekledigi-iddiasina-ret/899244/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/pakistan-dan-afganistan-in-bedahsan-daki-silahli-gruplari-destekledigi-iddiasina-ret/899244/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:51:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Pakistan, Afganistan yönetiminin Pakistan güçlerinin Bedahşan vilayetindeki silahlı muhalif gruplara destek verdiği veya eşlik ettiği iddiasını reddetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Pakistan, Afganistan yönetiminin Pakistan güçlerinin Bedahşan vilayetindeki silahlı muhalif gruplara destek verdiği veya eşlik ettiği iddiasını reddetti.Pakistan Enformasyon Bakanlığı, Afganistan yönetiminin Pakistan güçlerinin Bedahşan vilayetindeki silahlı muhalif gruplara destek verdiği veya eşlik ettiği iddiasına ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan açıklama yaptı.Açıklamada, söz konusu iddiaya tepki gösterilerek, Gerçeklerden bundan daha uzak bir iddia olamaz. Bu asılsız söylemi destekleyecek hiçbir güvenilir kanıt sunulmamıştır. ifadesi kullanıldı.Bedahşan'daki şiddet olaylarının dış müdahaleden kaynaklanmadığı belirtilen açıklamada, yaşanan durumun Pakistan'ın müdahalesini değil, Afganistan'ın kendi iç güvenlik ve yönetim sorunlarını yansıttığı vurgulandı.Açıklamada, bağımsız raporların bölgedeki çatışmaları kapsayıcı olmayan ve Afganistan yönetimine karşı verilen silahlı bir mücadele olarak belgelediği ve Pakistan'ın dahli olduğuna dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı aktarıldı.Pakistan hükümetinin tutarlı bir şekilde barışçıl ve istikrarlı bir Afganistan'ı desteklediği, komşusunda istikrarsızlık oluşturmak gibi bir amacının olmadığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:Kabil yönetimi, Afganistan'ın iç sorunları nedeniyle Pakistan'ı suçlamak yerine kendi yönetim başarısızlıklarından kaynaklanan ve giderek büyüyen sorunları çözmelidir. Kanıtsız iddialar gerçeklerin yerini tutamaz.Afganistan yönetiminin sözcüsü Zabihullah Mücahid, Aamaj News'e verdiği röportajda, Pakistanlı yetkililerin Bedahşan'daki şiddet olaylarına fiilen müdahil olduğunu öne sürmüştü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Pakistan, Afganistan yönetiminin Pakistan güçlerinin Bedahşan vilayetindeki silahlı muhalif gruplara destek verdiği veya eşlik ettiği iddiasını reddetti.Pakistan Enformasyon Bakanlığı, Afganistan yönetiminin Pakistan güçlerinin Bedahşan vilayetindeki silahlı muhalif gruplara destek verdiği veya eşlik ettiği iddiasına ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan açıklama yaptı.Açıklamada, söz konusu iddiaya tepki gösterilerek, Gerçeklerden bundan daha uzak bir iddia olamaz. Bu asılsız söylemi destekleyecek hiçbir güvenilir kanıt sunulmamıştır. ifadesi kullanıldı.Bedahşan'daki şiddet olaylarının dış müdahaleden kaynaklanmadığı belirtilen açıklamada, yaşanan durumun Pakistan'ın müdahalesini değil, Afganistan'ın kendi iç güvenlik ve yönetim sorunlarını yansıttığı vurgulandı.Açıklamada, bağımsız raporların bölgedeki çatışmaları kapsayıcı olmayan ve Afganistan yönetimine karşı verilen silahlı bir mücadele olarak belgelediği ve Pakistan'ın dahli olduğuna dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı aktarıldı.Pakistan hükümetinin tutarlı bir şekilde barışçıl ve istikrarlı bir Afganistan'ı desteklediği, komşusunda istikrarsızlık oluşturmak gibi bir amacının olmadığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:Kabil yönetimi, Afganistan'ın iç sorunları nedeniyle Pakistan'ı suçlamak yerine kendi yönetim başarısızlıklarından kaynaklanan ve giderek büyüyen sorunları çözmelidir. Kanıtsız iddialar gerçeklerin yerini tutamaz.Afganistan yönetiminin sözcüsü Zabihullah Mücahid, Aamaj News'e verdiği röportajda, Pakistanlı yetkililerin Bedahşan'daki şiddet olaylarına fiilen müdahil olduğunu öne sürmüştü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'nin CDS'i 6,5 ayın en düşük seviyesine indi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-nin-cds-i-6-5-ayin-en-dusuk-seviyesine-indi/899243/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-nin-cds-i-6-5-ayin-en-dusuk-seviyesine-indi/899243/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:51:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Spinn Danışmanlık Kurucu Ortağı ve Ekonomist Özlem Derici Şengül: - Ön plana çıkan faktör biraz daha küresel koşullar, petrol fiyatlarının gerilemesi, savaş halinin bir parça daha durulması diyebiliriz. Önümüzdeki dönemde TCMB'nin faiz indirimi olasılığının artmış olması da etkili - Yatırım Finansman Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Departmanı Müdürü Seda Yalçınkaya Özer: - TCMB'nin yaklaşık altı aylık aranın ardından haftalık repo ihalelerine dönmesi kritik bir sinyal. Fonlama maliyetinin gecelik yüzde 40 bandından, resmi politika faizi olan yüzde 37'ye doğru çekilmesi, sıkılaşmadan çıkışın somut bir adımı olarak okunuyor ve eylülde faiz indirimi ihtimalini yeniden gündeme taşıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), Orta Doğu'da jeopolitik risklerin azalabileceği beklentileri ve yurt içinde likidite yönetimine ilişkin atılan adımların etkisiyle 217 baz puana inerek 18 Şubat'tan bu yana en düşük seviyesine geriledi.Orta Doğu'da süregelen jeopolitik gelişmeler dünya ekonomilerini etkilemeye devam ediyor. Bölgede kalıcı bir barışın tesis edilebileceğine ilişkin umut veren haberlerle gelişmekte olan ülke risk primleri gerileme eğilimine girdi.ABD hükümetinin, İran ile yaşanan çatışmalar sırasında tahliye edilen bazı büyükelçiliklerine diplomatlarını geri göndermeye hazırlandığının öne sürülmesi ve arabulucu ülkelerin taraflar arasındaki müzakerelerin yeniden başlayabileceğine ilişkin açıklamaları, olası bir anlaşmaya yönelik iyimserliği artırdı.Orta Doğu'da ABD ile İran arasında bir süredir kesilen diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine ilişkin beklentiler bölgede jeopolitik risk algısının azalmasına katkı verdi.Söz konusu gelişmeler, enerji tedarikine ilişkin endişeleri azaltırken petrol fiyatları yaklaşık son bir ayın en sert günlük düşüşünü kaydetti. Petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyon endişelerini hafifletmesiyle ABD tahvil faizlerinde de düşüş yaşandı.Ekim vadeli Brent petrolün varil fiyatı dün yüzde 3,9 azalışla 88,6 dolara gerilerken ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi de yaklaşık 7 baz puan düşüşle yüzde 4,63'e indi.TCMB&#039;den likidite yönetimi adımıOrta Doğu'daki tansiyona ilişkin olumlu gelişmelerle petrol fiyatlarındaki gerileme bu eğilime destek verirken yurt içinde atılan adımlar da risk priminin gerilemesine katkı sağladı.Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), Orta Doğu'da jeopolitik risklerin azalabileceği beklentileri ve yurt içinde likidite yönetimine ilişkin atılan adımların etkisiyle 217 baz puana inerek 18 Şubat'tan bu yana 6,5 ayın en düşük seviyesine geriledi.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) pazar günü 1 Mart 2026'da ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar verildiğini bildirdi. Karar, TCMB'nin Türk lirası likidite yönetimi çerçevesinde alındı.Orta Doğu'da 28 Şubat'ta başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı sonrasında finansal piyasalarda artan oynaklığın ekonomik etkilerini sınırlamak ve olası piyasa dalgalanmalarını hafifletmek amacıyla TCMB, mart ayında bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vermişti. Bu süreçte bankaların likidite ihtiyacı ağırlıklı olarak yüzde 40'lık gecelik borç verme faiz oranı üzerinden karşılanıyordu.Olağan dışı piyasa koşullarında bankanın daha sıkı ve kontrollü bir fonlama stratejisine geçtiğine işaret eden bu uygulama pazar günü alınan kararla sona erdi.TCMB'nin yeniden haftalık repo kanalını devreye alması, likidite yönetiminde olağan operasyonel çerçeveye dönüş sinyali olarak değerlendirildi.Söz konusu gelişmeler kapsamında Türkiye'nin 2 yıllık tahvil faizi, 2 Temmuz'dan beri ilk kez yüzde 40 seviyesinin altına sarktı. Uzun vadeli tahvil tarafında sınırlı geri çekilme göze çarptı.Ön plana çıkan faktör biraz daha küresel koşullar, petrol fiyatlarının gerilemesi, savaş halinin bir parça daha durulmasıSpinn Danışmanlık Kurucu Ortağı ve Ekonomist Özlem Derici Şengül, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primindeki düşüşte birkaç faktörün etkili olduğunu belirterek, bunlar arasında en doğrudan etkinin tahvil faizlerindeki gerilemeden kaynaklandığını söyledi.Enflasyon beklentilerinde henüz anlamlı bir iyileşme olmadığını ifade eden Şengül, ülke risk priminin bileşenleri ayrıştırıldığında kur riski ve diğer makroekonomik risklerde de çok büyük bir değişiklik görülmediğini dile getirdi.Tahvil faizlerini aşağı çeken unsurların CDS'teki düşüşte daha belirleyici olduğunu belirten Şengül, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) haftalık repo ihalelerine yeniden başlamasının da faktörlerden biri olarak değerlendirilebileceğini ancak bunun henüz fiili fonlama maliyetlerine yansımadığını kaydetti.Şengül, şu değerlendirmeleri yaptı:Ön plana çıkan faktör biraz daha küresel koşullar, petrol fiyatlarının gerilemesi, savaş halinin bir parça daha durulması diyebiliriz. Önümüzdeki dönemde TCMB'nin faiz indirimi olasılığının artmış olması da etkili. Bunları bir araya getirdiğimiz zaman TCMB'nin rezervleri kuvvetleniyor yine bu da toplam ülke risk primine pozitif katkıda bulunan bir başka unsur. Bunları bir araya getirdiğimiz zaman CDS'de önemli bir geri çekilme gördük.CDS'teki düşüşün kalıcı olup olmadığının sorgulanması gerektiğini vurgulayan Şengül, gelecek dönemde çeşitli risklerin öne çıkabileceğini belirtti.Şengül, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının Türkiye'yi de etkileyecek bir boyuta ulaşmasının ilk risk unsuru olduğunu kaydederek, Türkiye'nin İran'dan önemli miktarda doğal gaz ithal ettiğine dikkati çekti.ABD'nin İran'a finansman sağlayan kanalları kapatmaya yönelik adımlarının Türkiye'yi de etkilemesinin mümkün olduğunu vurgulayan Şengül, yaptırımların sonuç vermediği yönünde bir değerlendirme oluşması halinde bölgede çatışmaların yeniden tırmanabileceğini ve bunun da petrol fiyatlarında yeni bir yükselişe yol açabileceğini söyledi.Enflasyon beklentilerindeki seyri de üçüncü önemli risk olarak tanımlayan Şengül, son verilerde reel sektör ve hane halkının enflasyon beklentilerinde bozulma görüldüğünü aktardı.Şengül rezerv birikiminin yavaşlaması veya tersine dönmesi ihtimalinin daha düşük olasılıklı olmakla birlikte riskler arasında bulunduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:Bunlar CDS'teki düşüşün kalıcı olmasını engelleyebilecek gelişmelere aday. Yurt dışında İran konusu yurt içinde TCMB politikalarının tahvil faizlerine yansımaları olacak. Eğer buradaki gevşemenin devam ettiğini görürsek bileceğiz ki ülke risk primi aşağı geldiği için burada gevşeme söz konusu oluyor. Dolayısıyla CDS ve tahvil faizleri aynı anda düşüyor sonucunu çıkaracağız.Küresel tarafta gelişmekte olan ülke risk primlerinde genel bir daralma varYatırım Finansman Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Departmanı Müdürü Seda Yalçınkaya Özer de CDS'teki düşüşü hem küresel taraf hem de yurt içi dinamikler açısından okumak gerektiğini belirtti.ABD'nin yaptırımlarda Çin bankalarını doğrudan hedeflememesi ve İran-Pakistan-Umman görüşmelerinden gelen diplomasi beklentisinin petrolün risk primini azalttığını dile getiren Özer, ABD'nin, İran'a askeri değil ekonomik baskı stratejisine geçtiğini bildirdi.Özer, askeri çatışma riski azalınca savaş priminin bir miktar gerilediğini ifade ederek, Küresel tarafta gelişmekte olan ülke risk primlerinde genel bir daralma var. Başka bir deyişle, Orta Doğu'daki gerilimin nispeten yatışması ve emtia fiyatlarındaki gerileme, sadece Türkiye'ye özgü değil, EM (gelişen piyasalar) geneline yayılan bir risk iştahı artışı yaratıyor. Buna karşılık İran’ın Hürmüz’e yönelik fiilî bir misillemesi mevcut fiyatlamayı hızla tersine çevirebilir. dedi.CDS'teki düşüşün tek başına her şey yolunda şeklinde okunmaması gerekliliğine değinen Özer, Türkiye açısından petrolün 90 doların altına gerilemesinin cari açık, akaryakıt fiyatları, enflasyon ve TCMB'nin faiz alanı bakımından net pozitif durumda olduğunu kaydetti.Özer, sözlerini şöyle tamamladı:TCMB'nin yaklaşık altı aylık aranın ardından haftalık repo ihalelerine dönmesi kritik bir sinyal. Fonlama maliyetinin gecelik yüzde 40 bandından, resmi politika faizi olan yüzde 37'ye doğru çekilmesi, sıkılaşmadan çıkışın somut bir adımı olarak okunuyor ve eylülde faiz indirimi ihtimalini yeniden gündeme taşıyor. Piyasa bunu, enflasyonda kademeli yavaşlamayla birlikte normalleşme sürecinin devam ettiğinin teyidi olarak fiyatlıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ALİ CANBERK ÖZBUĞUTU - Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), Orta Doğu'da jeopolitik risklerin azalabileceği beklentileri ve yurt içinde likidite yönetimine ilişkin atılan adımların etkisiyle 217 baz puana inerek 18 Şubat'tan bu yana en düşük seviyesine geriledi.Orta Doğu'da süregelen jeopolitik gelişmeler dünya ekonomilerini etkilemeye devam ediyor. Bölgede kalıcı bir barışın tesis edilebileceğine ilişkin umut veren haberlerle gelişmekte olan ülke risk primleri gerileme eğilimine girdi.ABD hükümetinin, İran ile yaşanan çatışmalar sırasında tahliye edilen bazı büyükelçiliklerine diplomatlarını geri göndermeye hazırlandığının öne sürülmesi ve arabulucu ülkelerin taraflar arasındaki müzakerelerin yeniden başlayabileceğine ilişkin açıklamaları, olası bir anlaşmaya yönelik iyimserliği artırdı.Orta Doğu'da ABD ile İran arasında bir süredir kesilen diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine ilişkin beklentiler bölgede jeopolitik risk algısının azalmasına katkı verdi.Söz konusu gelişmeler, enerji tedarikine ilişkin endişeleri azaltırken petrol fiyatları yaklaşık son bir ayın en sert günlük düşüşünü kaydetti. Petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyon endişelerini hafifletmesiyle ABD tahvil faizlerinde de düşüş yaşandı.Ekim vadeli Brent petrolün varil fiyatı dün yüzde 3,9 azalışla 88,6 dolara gerilerken ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi de yaklaşık 7 baz puan düşüşle yüzde 4,63'e indi.TCMB&#039;den likidite yönetimi adımıOrta Doğu'daki tansiyona ilişkin olumlu gelişmelerle petrol fiyatlarındaki gerileme bu eğilime destek verirken yurt içinde atılan adımlar da risk priminin gerilemesine katkı sağladı.Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), Orta Doğu'da jeopolitik risklerin azalabileceği beklentileri ve yurt içinde likidite yönetimine ilişkin atılan adımların etkisiyle 217 baz puana inerek 18 Şubat'tan bu yana 6,5 ayın en düşük seviyesine geriledi.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) pazar günü 1 Mart 2026'da ara verilen bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanmasına karar verildiğini bildirdi. Karar, TCMB'nin Türk lirası likidite yönetimi çerçevesinde alındı.Orta Doğu'da 28 Şubat'ta başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı sonrasında finansal piyasalarda artan oynaklığın ekonomik etkilerini sınırlamak ve olası piyasa dalgalanmalarını hafifletmek amacıyla TCMB, mart ayında bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vermişti. Bu süreçte bankaların likidite ihtiyacı ağırlıklı olarak yüzde 40'lık gecelik borç verme faiz oranı üzerinden karşılanıyordu.Olağan dışı piyasa koşullarında bankanın daha sıkı ve kontrollü bir fonlama stratejisine geçtiğine işaret eden bu uygulama pazar günü alınan kararla sona erdi.TCMB'nin yeniden haftalık repo kanalını devreye alması, likidite yönetiminde olağan operasyonel çerçeveye dönüş sinyali olarak değerlendirildi.Söz konusu gelişmeler kapsamında Türkiye'nin 2 yıllık tahvil faizi, 2 Temmuz'dan beri ilk kez yüzde 40 seviyesinin altına sarktı. Uzun vadeli tahvil tarafında sınırlı geri çekilme göze çarptı.Ön plana çıkan faktör biraz daha küresel koşullar, petrol fiyatlarının gerilemesi, savaş halinin bir parça daha durulmasıSpinn Danışmanlık Kurucu Ortağı ve Ekonomist Özlem Derici Şengül, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primindeki düşüşte birkaç faktörün etkili olduğunu belirterek, bunlar arasında en doğrudan etkinin tahvil faizlerindeki gerilemeden kaynaklandığını söyledi.Enflasyon beklentilerinde henüz anlamlı bir iyileşme olmadığını ifade eden Şengül, ülke risk priminin bileşenleri ayrıştırıldığında kur riski ve diğer makroekonomik risklerde de çok büyük bir değişiklik görülmediğini dile getirdi.Tahvil faizlerini aşağı çeken unsurların CDS'teki düşüşte daha belirleyici olduğunu belirten Şengül, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) haftalık repo ihalelerine yeniden başlamasının da faktörlerden biri olarak değerlendirilebileceğini ancak bunun henüz fiili fonlama maliyetlerine yansımadığını kaydetti.Şengül, şu değerlendirmeleri yaptı:Ön plana çıkan faktör biraz daha küresel koşullar, petrol fiyatlarının gerilemesi, savaş halinin bir parça daha durulması diyebiliriz. Önümüzdeki dönemde TCMB'nin faiz indirimi olasılığının artmış olması da etkili. Bunları bir araya getirdiğimiz zaman TCMB'nin rezervleri kuvvetleniyor yine bu da toplam ülke risk primine pozitif katkıda bulunan bir başka unsur. Bunları bir araya getirdiğimiz zaman CDS'de önemli bir geri çekilme gördük.CDS'teki düşüşün kalıcı olup olmadığının sorgulanması gerektiğini vurgulayan Şengül, gelecek dönemde çeşitli risklerin öne çıkabileceğini belirtti.Şengül, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının Türkiye'yi de etkileyecek bir boyuta ulaşmasının ilk risk unsuru olduğunu kaydederek, Türkiye'nin İran'dan önemli miktarda doğal gaz ithal ettiğine dikkati çekti.ABD'nin İran'a finansman sağlayan kanalları kapatmaya yönelik adımlarının Türkiye'yi de etkilemesinin mümkün olduğunu vurgulayan Şengül, yaptırımların sonuç vermediği yönünde bir değerlendirme oluşması halinde bölgede çatışmaların yeniden tırmanabileceğini ve bunun da petrol fiyatlarında yeni bir yükselişe yol açabileceğini söyledi.Enflasyon beklentilerindeki seyri de üçüncü önemli risk olarak tanımlayan Şengül, son verilerde reel sektör ve hane halkının enflasyon beklentilerinde bozulma görüldüğünü aktardı.Şengül rezerv birikiminin yavaşlaması veya tersine dönmesi ihtimalinin daha düşük olasılıklı olmakla birlikte riskler arasında bulunduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:Bunlar CDS'teki düşüşün kalıcı olmasını engelleyebilecek gelişmelere aday. Yurt dışında İran konusu yurt içinde TCMB politikalarının tahvil faizlerine yansımaları olacak. Eğer buradaki gevşemenin devam ettiğini görürsek bileceğiz ki ülke risk primi aşağı geldiği için burada gevşeme söz konusu oluyor. Dolayısıyla CDS ve tahvil faizleri aynı anda düşüyor sonucunu çıkaracağız.Küresel tarafta gelişmekte olan ülke risk primlerinde genel bir daralma varYatırım Finansman Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Departmanı Müdürü Seda Yalçınkaya Özer de CDS'teki düşüşü hem küresel taraf hem de yurt içi dinamikler açısından okumak gerektiğini belirtti.ABD'nin yaptırımlarda Çin bankalarını doğrudan hedeflememesi ve İran-Pakistan-Umman görüşmelerinden gelen diplomasi beklentisinin petrolün risk primini azalttığını dile getiren Özer, ABD'nin, İran'a askeri değil ekonomik baskı stratejisine geçtiğini bildirdi.Özer, askeri çatışma riski azalınca savaş priminin bir miktar gerilediğini ifade ederek, Küresel tarafta gelişmekte olan ülke risk primlerinde genel bir daralma var. Başka bir deyişle, Orta Doğu'daki gerilimin nispeten yatışması ve emtia fiyatlarındaki gerileme, sadece Türkiye'ye özgü değil, EM (gelişen piyasalar) geneline yayılan bir risk iştahı artışı yaratıyor. Buna karşılık İran’ın Hürmüz’e yönelik fiilî bir misillemesi mevcut fiyatlamayı hızla tersine çevirebilir. dedi.CDS'teki düşüşün tek başına her şey yolunda şeklinde okunmaması gerekliliğine değinen Özer, Türkiye açısından petrolün 90 doların altına gerilemesinin cari açık, akaryakıt fiyatları, enflasyon ve TCMB'nin faiz alanı bakımından net pozitif durumda olduğunu kaydetti.Özer, sözlerini şöyle tamamladı:TCMB'nin yaklaşık altı aylık aranın ardından haftalık repo ihalelerine dönmesi kritik bir sinyal. Fonlama maliyetinin gecelik yüzde 40 bandından, resmi politika faizi olan yüzde 37'ye doğru çekilmesi, sıkılaşmadan çıkışın somut bir adımı olarak okunuyor ve eylülde faiz indirimi ihtimalini yeniden gündeme taşıyor. Piyasa bunu, enflasyonda kademeli yavaşlamayla birlikte normalleşme sürecinin devam ettiğinin teyidi olarak fiyatlıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Atatürk'ün Zonguldak'a gelişinin 95. yıl dönümü törenle kutlandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ataturk-un-zonguldak-a-gelisinin-95-yil-donumu-torenle-kutlandi/899242/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ataturk-un-zonguldak-a-gelisinin-95-yil-donumu-torenle-kutlandi/899242/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:48:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Zonguldak / Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Zonguldak'a gelişinin 95.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Zonguldak Haberleri : Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Zonguldak'a gelişinin 95. yıl dönümü dolayısıyla kutlama etkinlikleri düzenlendi.Valilik önünde yapılan tören, Atatürk Anıtı'na çelenk sunulmasıyla başladı. Ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, konuşmasında, Atatürk'ün şehri ziyaretinin, sıradan bir ziyaret olmadığını, genç cumhuriyetin Zonguldak'a, üretime, sanayiye ve her şeyden önemlisi emeğe verdiği değerin açık göstergesi olduğunu söyledi.Zonguldak'ın, cumhuriyetin kalkınma mücadelesinde her zaman önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Erdem, Bu toprakların altındaki kömür, ülkemizin sanayileşmesine güç verirken, o kömürü yerin metrelerce altından çıkaran madencilerimizin alın teri de Türkiye'nin kalkınma mücadelesinin en önemli parçalarından biri oldu. dedi.Erdem, Atatürk'ün, Üzülmez'de maden ocaklarını ziyaret ettiğini anımsatarak, Atatürk, madencilerimizle bir araya gelmiş ve Zonguldak'a verdiği değeri, 'Zonguldak'ın derin toprakları altındaki servet-i madeniye ne kadar kıymetli ise bizim nazarımızda Zonguldak da o kadar kıymetli bir vilayetimizdir.' şeklinde ifade etmiştir. diye konuştu.Zonguldaklılar olarak bu sözün anlamını ve ağırlığını bugün de çok iyi bildiklerini belirten Erdem, Bizim için Zonguldak yalnızca kömür demek değildir. Zonguldak emektir, alın teridir, mücadeledir. Bu şehir kolay günlerden geçerek bugünlere gelmedi. Bedel ödedi, acılar yaşadı ama hiçbir zaman mücadele etmekten vazgeçmedi. Bu nedenle Zonguldak'ın cumhuriyet tarihinde ayrı bir yeri, ayrı bir değeri vardır. ifadelerini kullandı.Program kapsamında şiir dinletisi sunuldu, halk oyunları gösterisi gerçekleştirildi.Kutlamalar, Atatürk'ün Zonguldak'a ilk ayak bastığı noktada düzenlenen temsili törenle devam etti.Törende, askerler tarafından botla denizden getirilen Türk bayrağı, Vali Osman Hacıbektaşoğlu'na ve protokol üyelerine teslim edildi. Ardından Hacıbektaşoğlu ve beraberindeki heyet, denize çelenk bıraktı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Zonguldak Haberleri : Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Zonguldak'a gelişinin 95. yıl dönümü dolayısıyla kutlama etkinlikleri düzenlendi.Valilik önünde yapılan tören, Atatürk Anıtı'na çelenk sunulmasıyla başladı. Ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, konuşmasında, Atatürk'ün şehri ziyaretinin, sıradan bir ziyaret olmadığını, genç cumhuriyetin Zonguldak'a, üretime, sanayiye ve her şeyden önemlisi emeğe verdiği değerin açık göstergesi olduğunu söyledi.Zonguldak'ın, cumhuriyetin kalkınma mücadelesinde her zaman önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Erdem, Bu toprakların altındaki kömür, ülkemizin sanayileşmesine güç verirken, o kömürü yerin metrelerce altından çıkaran madencilerimizin alın teri de Türkiye'nin kalkınma mücadelesinin en önemli parçalarından biri oldu. dedi.Erdem, Atatürk'ün, Üzülmez'de maden ocaklarını ziyaret ettiğini anımsatarak, Atatürk, madencilerimizle bir araya gelmiş ve Zonguldak'a verdiği değeri, 'Zonguldak'ın derin toprakları altındaki servet-i madeniye ne kadar kıymetli ise bizim nazarımızda Zonguldak da o kadar kıymetli bir vilayetimizdir.' şeklinde ifade etmiştir. diye konuştu.Zonguldaklılar olarak bu sözün anlamını ve ağırlığını bugün de çok iyi bildiklerini belirten Erdem, Bizim için Zonguldak yalnızca kömür demek değildir. Zonguldak emektir, alın teridir, mücadeledir. Bu şehir kolay günlerden geçerek bugünlere gelmedi. Bedel ödedi, acılar yaşadı ama hiçbir zaman mücadele etmekten vazgeçmedi. Bu nedenle Zonguldak'ın cumhuriyet tarihinde ayrı bir yeri, ayrı bir değeri vardır. ifadelerini kullandı.Program kapsamında şiir dinletisi sunuldu, halk oyunları gösterisi gerçekleştirildi.Kutlamalar, Atatürk'ün Zonguldak'a ilk ayak bastığı noktada düzenlenen temsili törenle devam etti.Törende, askerler tarafından botla denizden getirilen Türk bayrağı, Vali Osman Hacıbektaşoğlu'na ve protokol üyelerine teslim edildi. Ardından Hacıbektaşoğlu ve beraberindeki heyet, denize çelenk bıraktı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/ataturk-un-zonguldak-a-gelisinin-95-yil-donumu-torenle-kutlandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
