<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>İsrail ordusu Lübnan'ın güneyinde Ortodoks kilisesine ait vakıf binasını havaya uçurdu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-ordusu-lubnan-in-guneyinde-ortodoks-kilisesine-ait-vakif-binasini-havaya-ucurdu/845860/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-ordusu-lubnan-in-guneyinde-ortodoks-kilisesine-ait-vakif-binasini-havaya-ucurdu/845860/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:27:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki Deyr Mimas beldesinde Ortodoks kilisesine ait vakıf binasını ve tüm beldeye içme suyu sağlayan su kuyusunu patlayıcılarla yerle bir etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki Deyr Mimas beldesinde Ortodoks kilisesine ait vakıf binasını ve tüm beldeye içme suyu sağlayan su kuyusunu patlayıcılarla yerle bir etti.Deyr Mimas beldesinden yapılan açıklamada, beldede kiliseye ait bir vakıf binası ile su kuyusunun patlayıcılarla havaya uçurulduğu doğrulandı.İsrail saldırısının yalnızca fiziksel bir hasardan ibaret olmadığı belirtilen açıklamada, aynı zamanda belde halkının hayatının ayrılmaz bir parçası ile insanların güvenlik duyguları ve günlük yaşamlarının da hedef alındığı aktarıldı.Lübnan basınındaki haberlerde, İsrail ordusunun 2 gün önce Deyr Mimas'taki Ortodoks vakıf binası ve güneş enerjisiyle çalışan tüm beldeye içme suyu sağlayan tesise gece saatlerinde patlayıcı yerleştirdiği havaya uçurduğu aktarıldı.Vakıf binasının İsrail saldırısından önceki ve sonraki halinin fotoğrafı sosyal medyada sıkça paylaşıldı.Deyr Mimas Ortodoks Kilisesi de Facebook hesabından vakıf binasının harabeye dönen fotoğrafını birlik mesajı ile paylaştı.Lübnan'ın güneydoğusunda İsrail ordusunun şiddetli kara saldırıları düzenlediği ve işgal ettiği bölgelerin yakınında bulunan Deyr Mimas beldesinde çoğunlukla Hristiyanlar yaşıyordu.İsrail ordusunun beldeyi hedef alan saldırıları nedeniyle buradan çok sayıda kişi yerinden edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki Deyr Mimas beldesinde Ortodoks kilisesine ait vakıf binasını ve tüm beldeye içme suyu sağlayan su kuyusunu patlayıcılarla yerle bir etti.Deyr Mimas beldesinden yapılan açıklamada, beldede kiliseye ait bir vakıf binası ile su kuyusunun patlayıcılarla havaya uçurulduğu doğrulandı.İsrail saldırısının yalnızca fiziksel bir hasardan ibaret olmadığı belirtilen açıklamada, aynı zamanda belde halkının hayatının ayrılmaz bir parçası ile insanların güvenlik duyguları ve günlük yaşamlarının da hedef alındığı aktarıldı.Lübnan basınındaki haberlerde, İsrail ordusunun 2 gün önce Deyr Mimas'taki Ortodoks vakıf binası ve güneş enerjisiyle çalışan tüm beldeye içme suyu sağlayan tesise gece saatlerinde patlayıcı yerleştirdiği havaya uçurduğu aktarıldı.Vakıf binasının İsrail saldırısından önceki ve sonraki halinin fotoğrafı sosyal medyada sıkça paylaşıldı.Deyr Mimas Ortodoks Kilisesi de Facebook hesabından vakıf binasının harabeye dönen fotoğrafını birlik mesajı ile paylaştı.Lübnan'ın güneydoğusunda İsrail ordusunun şiddetli kara saldırıları düzenlediği ve işgal ettiği bölgelerin yakınında bulunan Deyr Mimas beldesinde çoğunlukla Hristiyanlar yaşıyordu.İsrail ordusunun beldeyi hedef alan saldırıları nedeniyle buradan çok sayıda kişi yerinden edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/israil-ordusu-lubnan-in-guneyinde-ortodoks-kilisesine-ait-vakif-binasini-havaya-ucurdu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Filistinli sağır gazeteci işitemese de Gazze'nin çığlığını dünyaya duyuruyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/filistinli-sagir-gazeteci-isitemese-de-gazze-nin-cigligini-dunyaya-duyuruyor/845859/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/filistinli-sagir-gazeteci-isitemese-de-gazze-nin-cigligini-dunyaya-duyuruyor/845859/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:27:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü soykırımı işaret diliyle hazırladığı haber ve videolarla milyonlarca kişiye ulaştıran 31 yaşındaki gazeteci Basem Alhabel: - Ölümle burun buruna geldiğim anlarda bile Gazze'nin acılarını anlatmaktan, bu acıları belgelemekten korkmadım. Gazze'nin acısını tüm dünyaya anlatmaya çalışıyorum - İnsanların koştuğunu görüyorum ama ambulansın sesini duyamıyorum. Bombardıman sırasında kulaklarıma gelen tek şey yer sarsıntısı oluyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — MEHMET KARA - İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü soykırım ve saldırıları büyük cesaretle takip eden sağır gazeteci Basem Alhabel, işitemese de konuşamasa da kamerasıyla kaydettiği görüntüler ve işaret diliyle anlattığı hikayelerle orada yaşanan insanlık dramını dünyaya duyuruyor.Savaşın ilk günlerinden bu yana bombardıman altındaki bölgelerde kamerasıyla görev yapmayı sürdüren 31 yaşındaki Basem Alhabel, kimi zaman enkazların arasında sevdiklerine ulaşmaya çalışan insanların çaresizliğini görüntülüyor, kimi zaman da hastane koridorlarında yaşamla ölüm arasında kalan çocukların sessiz acısına tanıklık ediyor.Patlama seslerini duymasa da yıkılmış binaların arasında yükselen korkuyu, yakınlarını kaybeden ailelerin sessizliğe gömülen acısını ve savaşın çocukların yüzünde bıraktığı derin izleri objektifiyle anlatan Alhabel, işaret diliyle hazırladığı haber ve videolarla milyonlarca kişiye ulaşıyor.Sessiz dünyasında büyük yardım çığlıklarının tanığı olan Alhabel, tüm zorluklara rağmen Gazze'de yaşananları kayıt altına almaktan vazgeçmiyor.Gazze'deki ağır insani tabloyu belgeleyen Alhabel'in görüntüleri, sosyal medyada ve uluslararası platformlarda geniş yankı uyandırıyor.Alhabel, duyamadığı çığlıkları kamerasıyla dünyaya ulaştıran, savaşın ortasında insan hikayelerini görünür kılmaya çalışan en dikkat çekici gazetecilerden biri olarak öne çıkıyor.- Gazze'nin acısını tüm dünyaya anlatmaya çalışıyorumAnadolu Ajansı muhabirine yaşadıklarını işaret diliyle anlatan Alhabel, savaşın gölgesinde hem hayatta kalmaya hem de Gazze’deki insanlık dramını dünyaya duyurmaya çalıştığını belirtti.Alhabel, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları başlamadan önce sakin ve güzel bir hayat yaşadığını, insanlara Gazze'nin güzelliklerini anlattığını söyledi.Savaşın başlamasının ardından sorumluluk alarak savaşın tanığı bir gazeteci olarak kamerasını alıp bombalanan yerlere koşarak gittiğini söyleyen Alhabel, Bunu yapmam gerekiyordu. Gazze'de insanların yaşadıkları zorlu yaşamı çekip paylaştım. Binlerce hatta milyonlarca insan gördü ve bana destek oldu. İşaret diliyle anlatmaya çalışsam da bu dili bilmeyenler de acıları gördü. Gazze'nin acısını tüm dünyaya anlatmaya çalışıyorum. dedi.Çekim yaparken ölümle defalarca burun buruna geldiğini dile getiren Alhabel, bu durumun her Gazzeli için geçerli olduğunu kaydetti.İnsanların işaret dili bilmedikleri için ayrıca zorlandığına dikkati çeken Alhabel, Gazze'nin her tarafını dolaştım ve devam ediyorum. Bombalanan yerleri, hastaneleri ve duyamadığım acıları anlatıyorum. Ölümle burun buruna geldiğim anlarda bile Gazze'nin acılarını anlatmaktan, bu acıları belgelemekten korkmadım. Gazze'nin acısını tüm dünyaya anlatmaya çalışıyorum. ifadelerini kullandı.Alhabel, Gazze'de hem gazeteci hem sağır bir birey olmanın zorluklarını ise şu sözlerle anlattı:Sağır bir gazeteci olarak hiçbir şey duymuyorum. Sadece çok az anlamadığım sesleri duymamı sağlayan bir işitme cihazı var. Konuşamıyorum. İnsanların koştuğunu görüyorum ama ambulansın sesini duyamıyorum. Bombardıman sırasında kulaklarıma gelen tek şey yer sarsıntısı oluyor. İnsanlara konuşmadan sadece bunları aktarabiliyorum.- Evinden ayrılırken yiyecek isteyen kızına bir şey verememek en büyük acısıSavaş boyunca unutamadığı en ağır anısının evinden ayrılmak zorunda kalması olduğunu anlatan Alhabel, Gazze Şeridi’nin kuzeyinden göç etmek zorunda kaldığım evimi, dostlarımı ve yuvamı geride bıraktığım zaman hayatımda yaşadığım en zor zamanlardı. Evimden ayrılırken kızımın benden yiyecek bir şeyler isteyip ona bir şey verememek en büyük acımdı. diye konuştu.Alhabel, ailesinden, akrabalarından ve sevdiklerinden koparak sürekli göç etmek zorunda kaldıklarını, kendisinin bu süreci dünyaya duyurduğunu söyledi.Çok zor günler geçirdiklerini vurgulayan Alhabel, Gazze Şeridi’ndeki hastanelerde yaşanan insani trajedilere tanıklık ettikçe, Gazze’nin bir ucundan diğer ucuna gidiyor, insanların hayatlarına dokunuyor, çektikleri acıları dünyaya duyurabilmek için onların sesini yayınlıyorum. Nerede acı varsa orada olmaya çalıştım. dedi.İşitme engelli bireylere de mesaj gönderen Alhabel, Hayallerinizin peşinden vazgeçmeden yürüyün. İşitme kaybınızın hayatınızı durdurmasına izin vermeyin. Çalışın, emek verin, mücadele edin ve hedeflerinize ulaşana kadar asla pes etmeyin. şeklinde konuştu.İsrail'in Gazze'ye 2,5 yıldır sürdürdüğü saldırılarda Türk halkının desteğini her zaman hissettiğini belirten Alhabel, şu mesajı paylaştı:Türkiye'ye teşekkür ediyorum. Türk halkı, Filistin halkının kardeşidir. En zor zamanlarımızda halkımın yanında durduğunuz, desteğinizi bizden esirgemediğiniz için size teşekkür ediyorum. Allah sizleri her türlü iyilikle mükafatlandırsın.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — MEHMET KARA - İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü soykırım ve saldırıları büyük cesaretle takip eden sağır gazeteci Basem Alhabel, işitemese de konuşamasa da kamerasıyla kaydettiği görüntüler ve işaret diliyle anlattığı hikayelerle orada yaşanan insanlık dramını dünyaya duyuruyor.Savaşın ilk günlerinden bu yana bombardıman altındaki bölgelerde kamerasıyla görev yapmayı sürdüren 31 yaşındaki Basem Alhabel, kimi zaman enkazların arasında sevdiklerine ulaşmaya çalışan insanların çaresizliğini görüntülüyor, kimi zaman da hastane koridorlarında yaşamla ölüm arasında kalan çocukların sessiz acısına tanıklık ediyor.Patlama seslerini duymasa da yıkılmış binaların arasında yükselen korkuyu, yakınlarını kaybeden ailelerin sessizliğe gömülen acısını ve savaşın çocukların yüzünde bıraktığı derin izleri objektifiyle anlatan Alhabel, işaret diliyle hazırladığı haber ve videolarla milyonlarca kişiye ulaşıyor.Sessiz dünyasında büyük yardım çığlıklarının tanığı olan Alhabel, tüm zorluklara rağmen Gazze'de yaşananları kayıt altına almaktan vazgeçmiyor.Gazze'deki ağır insani tabloyu belgeleyen Alhabel'in görüntüleri, sosyal medyada ve uluslararası platformlarda geniş yankı uyandırıyor.Alhabel, duyamadığı çığlıkları kamerasıyla dünyaya ulaştıran, savaşın ortasında insan hikayelerini görünür kılmaya çalışan en dikkat çekici gazetecilerden biri olarak öne çıkıyor.- Gazze'nin acısını tüm dünyaya anlatmaya çalışıyorumAnadolu Ajansı muhabirine yaşadıklarını işaret diliyle anlatan Alhabel, savaşın gölgesinde hem hayatta kalmaya hem de Gazze’deki insanlık dramını dünyaya duyurmaya çalıştığını belirtti.Alhabel, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları başlamadan önce sakin ve güzel bir hayat yaşadığını, insanlara Gazze'nin güzelliklerini anlattığını söyledi.Savaşın başlamasının ardından sorumluluk alarak savaşın tanığı bir gazeteci olarak kamerasını alıp bombalanan yerlere koşarak gittiğini söyleyen Alhabel, Bunu yapmam gerekiyordu. Gazze'de insanların yaşadıkları zorlu yaşamı çekip paylaştım. Binlerce hatta milyonlarca insan gördü ve bana destek oldu. İşaret diliyle anlatmaya çalışsam da bu dili bilmeyenler de acıları gördü. Gazze'nin acısını tüm dünyaya anlatmaya çalışıyorum. dedi.Çekim yaparken ölümle defalarca burun buruna geldiğini dile getiren Alhabel, bu durumun her Gazzeli için geçerli olduğunu kaydetti.İnsanların işaret dili bilmedikleri için ayrıca zorlandığına dikkati çeken Alhabel, Gazze'nin her tarafını dolaştım ve devam ediyorum. Bombalanan yerleri, hastaneleri ve duyamadığım acıları anlatıyorum. Ölümle burun buruna geldiğim anlarda bile Gazze'nin acılarını anlatmaktan, bu acıları belgelemekten korkmadım. Gazze'nin acısını tüm dünyaya anlatmaya çalışıyorum. ifadelerini kullandı.Alhabel, Gazze'de hem gazeteci hem sağır bir birey olmanın zorluklarını ise şu sözlerle anlattı:Sağır bir gazeteci olarak hiçbir şey duymuyorum. Sadece çok az anlamadığım sesleri duymamı sağlayan bir işitme cihazı var. Konuşamıyorum. İnsanların koştuğunu görüyorum ama ambulansın sesini duyamıyorum. Bombardıman sırasında kulaklarıma gelen tek şey yer sarsıntısı oluyor. İnsanlara konuşmadan sadece bunları aktarabiliyorum.- Evinden ayrılırken yiyecek isteyen kızına bir şey verememek en büyük acısıSavaş boyunca unutamadığı en ağır anısının evinden ayrılmak zorunda kalması olduğunu anlatan Alhabel, Gazze Şeridi’nin kuzeyinden göç etmek zorunda kaldığım evimi, dostlarımı ve yuvamı geride bıraktığım zaman hayatımda yaşadığım en zor zamanlardı. Evimden ayrılırken kızımın benden yiyecek bir şeyler isteyip ona bir şey verememek en büyük acımdı. diye konuştu.Alhabel, ailesinden, akrabalarından ve sevdiklerinden koparak sürekli göç etmek zorunda kaldıklarını, kendisinin bu süreci dünyaya duyurduğunu söyledi.Çok zor günler geçirdiklerini vurgulayan Alhabel, Gazze Şeridi’ndeki hastanelerde yaşanan insani trajedilere tanıklık ettikçe, Gazze’nin bir ucundan diğer ucuna gidiyor, insanların hayatlarına dokunuyor, çektikleri acıları dünyaya duyurabilmek için onların sesini yayınlıyorum. Nerede acı varsa orada olmaya çalıştım. dedi.İşitme engelli bireylere de mesaj gönderen Alhabel, Hayallerinizin peşinden vazgeçmeden yürüyün. İşitme kaybınızın hayatınızı durdurmasına izin vermeyin. Çalışın, emek verin, mücadele edin ve hedeflerinize ulaşana kadar asla pes etmeyin. şeklinde konuştu.İsrail'in Gazze'ye 2,5 yıldır sürdürdüğü saldırılarda Türk halkının desteğini her zaman hissettiğini belirten Alhabel, şu mesajı paylaştı:Türkiye'ye teşekkür ediyorum. Türk halkı, Filistin halkının kardeşidir. En zor zamanlarımızda halkımın yanında durduğunuz, desteğinizi bizden esirgemediğiniz için size teşekkür ediyorum. Allah sizleri her türlü iyilikle mükafatlandırsın.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/filistinli-sagir-gazeteci-isitemese-de-gazze-nin-cigligini-dunyaya-duyuruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD arabuluculuğundaki Lübnan-İsrail görüşmelerinin 3. turu bugün başlıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-arabuluculugundaki-lubnan-israil-gorusmelerinin-3-turu-bugun-basliyor/845857/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-arabuluculugundaki-lubnan-israil-gorusmelerinin-3-turu-bugun-basliyor/845857/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:24:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Beyrut — Lübnan yönetimi 17 Nisan'da yürürlüğe giren geçici ateşkesin kalıcı hale getirilmesini isteyecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Beyrut Haberleri — ETHEM EMRE ÖZCAN - ABD arabuluculuğunda Beyrut ile Tel Aviv arasında bugün başlayacak 3. tur görüşmeler, İsrail ordusunun ateşkese rağmen son günlerde şiddetlendirdiği saldırıların baskısı altında gerçekleştirilecek.Washington'da 14 ve 23 Nisan'da tarafları bir araya getiren ABD, bu akşam da görüşmelerin 3. turuna ev sahipliği yapıyor.17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkesin sona ermesine günler kala yapılacak görüşmeler 2 gün sürecek.Görüşmeler yalnızca diplomatik temasların sürmesi açısından değil, İsrail'in devam eden yoğun saldırılarının yeniden geniş çaplı bir savaşa dönüşmesini engelleme bakımından da kritik önem taşıyor.Lübnan adına görüşmeleri, eski Washington Büyükelçisi Simon Karam yürütecek. Görüşmelerde ayrıca Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh Moawad, İsrail'in Washington Büyükelçisi Yehiel Leiter ile Beyrut'taki ABD Büyükelçisi Mişel İsa'nın yer alması bekleniyor.Öte yandan İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını son günlerde belirgin şekilde artırdı. İsrail'in dün Lübnan'ın farklı bölgelerine düzenlediği saldırılarda yaklaşık 30 kişi hayatını kaybetti, Tel Aviv yönetimi ise saldırıların süreceği mesajını verdi.Sahadaki tablo, Lübnan'da siyasi çevreler ve diplomatik kaynaklar tarafından ateş altında müzakere olarak değerlendiriliyor.- Lübnan ateşkesin kalıcı hale gelmesini istiyorOldukça kritik bir dönemde yapılacak görüşmede Lübnan yönetimi, İsrail ile yürütülen doğrudan temaslarda ateşkese tam uyulmasının öncelikli başlık olduğunu vurguluyor.Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam başta olmak üzere Lübnanlı yetkililer, son dönemde yaptıkları açıklamalarda ateşkesin kalıcı hâle gelmesi, İsrail'in işgal ettiği bölgelerden çekilmesi ve Lübnan ordusunun güney sınır hattına tam şekilde konuşlandırılmasının öncelikli hedefler olduğunu dile getiriyor.Bu kapsamda yoğun diplomasi trafiği yürüten Lübnan yönetimi, özellikle ABD'den ateşkese uyulması konusunda İsrail üzerindeki baskıyı artırmasını talep ediyor.Üst düzey bir Lübnanlı resmi kaynak da dün AA'ya yaptığı açıklamada, görüşme öncesinde İsrail'in saldırılarındaki tırmanışın düşürülmesi için çeşitli temaslar yürüttüklerini belirtmişti.- Lübnan'ın beklentileri ve Hizbullah'ın tutumuLübnan yönetimi, ABD arabuluculuğundaki doğrudan müzakerelerden öncelikli olarak İsrail saldırılarının durdurulması, İsrail ordusunun Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi, devlet otoritesinin ülkenin tamamında tesis edilmesi ve esirlerin geri dönüşünün sağlanmasını amaçlıyor.Öte yandan Hizbullah ise İsrail ile doğrudan müzakere yürütülmesine itirazını sürdürüyor.Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, son açıklamalarında, ABD öncülüğünde yürütülen temaslara değinerek, doğrudan müzakere yerine dolaylı müzakere yöntemini desteklediklerini söyledi.Kasım, Lübnan yönetimini, İsrail'e tamamen kazanç sağlayan ve karşılıksız tavizler verilen doğrudan müzakerelerden çekilmeye çağırıyoruz. ifadelerini kullanarak, bu tutumdan geri adım atmayacaklarını vurguladı.- Görüşmelere ilişkin ABD açıklamasıABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, 8 Mayıs'ta yaptığı yazılı açıklamada, görüşmelerde tarafların güvenlik endişeleri, sınır meseleleri ve Lübnan’daki Hizbullah etkisinin sona erdirilmesine yönelik başlıkların ele alınacağını ifade etmişti.Açıklamada, kalıcı barış ve güvenlik düzenlemeleri oluşturulması, Lübnan'ın egemenliğinin ülke genelinde yeniden tesis edilmesi, sınırların belirlenmesi ile insani yardım ve yeniden inşa sürecine yönelik somut adımlar atılması için çerçeve oluşturmasının hedeflendiği kaydedilmişti.- Ateşkesten bu yana İsrail saldırılarında 380 kişi can verdi17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkesin ardından, İsrail saldırıları nedeniyle yerinden edilenler evlerine dönmeye başladı. Ancak İsrail ordusu, ateşkesi ihlal ederek işgal ettiği bölgeler dışında kalan beldelere ve araçlara yönelik saldırılarını sürdürdü.Lübnan Sağlık Bakanı Reken Nasreddin, 12 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, ateşkesten bu yana 380 kişinin İsrail saldırılarında öldüğünü açıkladı.- Bir önceki toplantılarla birlikte ateşkes ilan edilmiştiİsrail ve Lübnan'ın Washington'daki büyükelçileri, 14 ve 23 Nisan'da ABD arabuluculuğunda müzakerelere hazırlık kapsamında bir araya gelmişti.ABD Dışişleri Bakanlığında gerçekleştirilen ilk toplantı, 1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme olarak kayıtlara geçmişti.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etmişti.Yapılan ilk tur görüşmelerin ardından Başkan Trump, Lübnan'da 16 Nisan'da geçici ateşkesi ilan etmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Beyrut Haberleri — ETHEM EMRE ÖZCAN - ABD arabuluculuğunda Beyrut ile Tel Aviv arasında bugün başlayacak 3. tur görüşmeler, İsrail ordusunun ateşkese rağmen son günlerde şiddetlendirdiği saldırıların baskısı altında gerçekleştirilecek.Washington'da 14 ve 23 Nisan'da tarafları bir araya getiren ABD, bu akşam da görüşmelerin 3. turuna ev sahipliği yapıyor.17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkesin sona ermesine günler kala yapılacak görüşmeler 2 gün sürecek.Görüşmeler yalnızca diplomatik temasların sürmesi açısından değil, İsrail'in devam eden yoğun saldırılarının yeniden geniş çaplı bir savaşa dönüşmesini engelleme bakımından da kritik önem taşıyor.Lübnan adına görüşmeleri, eski Washington Büyükelçisi Simon Karam yürütecek. Görüşmelerde ayrıca Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh Moawad, İsrail'in Washington Büyükelçisi Yehiel Leiter ile Beyrut'taki ABD Büyükelçisi Mişel İsa'nın yer alması bekleniyor.Öte yandan İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını son günlerde belirgin şekilde artırdı. İsrail'in dün Lübnan'ın farklı bölgelerine düzenlediği saldırılarda yaklaşık 30 kişi hayatını kaybetti, Tel Aviv yönetimi ise saldırıların süreceği mesajını verdi.Sahadaki tablo, Lübnan'da siyasi çevreler ve diplomatik kaynaklar tarafından ateş altında müzakere olarak değerlendiriliyor.- Lübnan ateşkesin kalıcı hale gelmesini istiyorOldukça kritik bir dönemde yapılacak görüşmede Lübnan yönetimi, İsrail ile yürütülen doğrudan temaslarda ateşkese tam uyulmasının öncelikli başlık olduğunu vurguluyor.Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam başta olmak üzere Lübnanlı yetkililer, son dönemde yaptıkları açıklamalarda ateşkesin kalıcı hâle gelmesi, İsrail'in işgal ettiği bölgelerden çekilmesi ve Lübnan ordusunun güney sınır hattına tam şekilde konuşlandırılmasının öncelikli hedefler olduğunu dile getiriyor.Bu kapsamda yoğun diplomasi trafiği yürüten Lübnan yönetimi, özellikle ABD'den ateşkese uyulması konusunda İsrail üzerindeki baskıyı artırmasını talep ediyor.Üst düzey bir Lübnanlı resmi kaynak da dün AA'ya yaptığı açıklamada, görüşme öncesinde İsrail'in saldırılarındaki tırmanışın düşürülmesi için çeşitli temaslar yürüttüklerini belirtmişti.- Lübnan'ın beklentileri ve Hizbullah'ın tutumuLübnan yönetimi, ABD arabuluculuğundaki doğrudan müzakerelerden öncelikli olarak İsrail saldırılarının durdurulması, İsrail ordusunun Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi, devlet otoritesinin ülkenin tamamında tesis edilmesi ve esirlerin geri dönüşünün sağlanmasını amaçlıyor.Öte yandan Hizbullah ise İsrail ile doğrudan müzakere yürütülmesine itirazını sürdürüyor.Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, son açıklamalarında, ABD öncülüğünde yürütülen temaslara değinerek, doğrudan müzakere yerine dolaylı müzakere yöntemini desteklediklerini söyledi.Kasım, Lübnan yönetimini, İsrail'e tamamen kazanç sağlayan ve karşılıksız tavizler verilen doğrudan müzakerelerden çekilmeye çağırıyoruz. ifadelerini kullanarak, bu tutumdan geri adım atmayacaklarını vurguladı.- Görüşmelere ilişkin ABD açıklamasıABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, 8 Mayıs'ta yaptığı yazılı açıklamada, görüşmelerde tarafların güvenlik endişeleri, sınır meseleleri ve Lübnan’daki Hizbullah etkisinin sona erdirilmesine yönelik başlıkların ele alınacağını ifade etmişti.Açıklamada, kalıcı barış ve güvenlik düzenlemeleri oluşturulması, Lübnan'ın egemenliğinin ülke genelinde yeniden tesis edilmesi, sınırların belirlenmesi ile insani yardım ve yeniden inşa sürecine yönelik somut adımlar atılması için çerçeve oluşturmasının hedeflendiği kaydedilmişti.- Ateşkesten bu yana İsrail saldırılarında 380 kişi can verdi17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkesin ardından, İsrail saldırıları nedeniyle yerinden edilenler evlerine dönmeye başladı. Ancak İsrail ordusu, ateşkesi ihlal ederek işgal ettiği bölgeler dışında kalan beldelere ve araçlara yönelik saldırılarını sürdürdü.Lübnan Sağlık Bakanı Reken Nasreddin, 12 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, ateşkesten bu yana 380 kişinin İsrail saldırılarında öldüğünü açıkladı.- Bir önceki toplantılarla birlikte ateşkes ilan edilmiştiİsrail ve Lübnan'ın Washington'daki büyükelçileri, 14 ve 23 Nisan'da ABD arabuluculuğunda müzakerelere hazırlık kapsamında bir araya gelmişti.ABD Dışişleri Bakanlığında gerçekleştirilen ilk toplantı, 1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme olarak kayıtlara geçmişti.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etmişti.Yapılan ilk tur görüşmelerin ardından Başkan Trump, Lübnan'da 16 Nisan'da geçici ateşkesi ilan etmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/abd-arabuluculugundaki-lubnan-israil-gorusmelerinin-3-turu-bugun-basliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bayburtlu özel sporcular yeni başarılara odaklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bayburtlu-ozel-sporcular-yeni-basarilara-odaklandi/845856/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bayburtlu-ozel-sporcular-yeni-basarilara-odaklandi/845856/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:24:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bayburt — Samsun'da düzenlenen Okul Sporları Özel Sporcular Yıldızlar ve Gençler Türkiye Atletizm Birinciliği müsabakalarında altın madalya kazanan Bayburtlu iki sporcu, yeni başarılar için çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bayburt Haberleri — Samsun'da düzenlenen Okul Sporları Özel Sporcular Yıldızlar ve Gençler Türkiye Atletizm Birinciliği müsabakalarında altın madalya kazanan Bayburtlu iki sporcu, yeni başarılar için çalışmalarını sürdürüyor.Bayburt Özel Eğitim Uygulama Okulu'nda eğitim gören down sendromlu Ravza Turan ve Burak Dursun, yapılan yetenek taramasının ardından atletizm ile gülle atma branşlarına yönlendirildi.Öğretmenlerinin desteğiyle yaklaşık 3 yıldır antrenman yapan sporcular, il müsabakalarında elde ettikleri derecelerle Türkiye Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı.Samsun'da bir süre önce düzenlenen organizasyonda genç kızlar gülle atma kategorisinde Ravza Turan birincilik kürsüsüne çıkarken, Burak Dursun ise genç erkekler 100 ve 200 metre yarışlarını kazanarak çifte şampiyonluk elde etti.Başarılarını sürdürmeyi hedefleyen sporcular, beden eğitimi öğretmeni Sadettin Yazoğlu eşliğinde antrenmanlarını aralıksız sürdürüyor. Sporcuların en büyük hedefleri ise milli takım kadrosuna seçilerek Türkiye'yi uluslararası organizasyonlarda temsil etmek.Okul müdürü Mahmut Sarıaslan, AA muhabirine, öğrencilerin okulun yanı sıra okul dışı öğrenme ortamlarından da faydalanmasını önemsediklerini söyledi.Bu kapsamda özel sporcularla Türkiye şampiyonalarına katılım sağlayarak önemli başarılar elde ettiklerine işaret eden Saraslan, Bunların geri dönüşü noktasında çok olumlu referanslarımız oldu. Çocuklarımızın akademik gelişimlerinin yanında sosyal gelişimleri, iletişim becerileri, günlük yaşam becerileri noktasında olumlu katkıları olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın yarışmalara katılmasının Bayburt'ta bir farkındalık oluşturduğu düşüncesindeyiz. Özel sporcularımıza imkan verilirse, destek sağlanırsa her türlü başarıyı gösterirler diye düşünüyorum. ifadelerini kullandı.Sarıaslan, öğrencilerin milli sporcu olması noktasında çalışmalarını sürdürdüğünü dile getirdi.Beden eğitim öğretmeni Sadettin Yazoğlu ise Burak Dursun'un son 3 yıldır 200 metrede şampiyon olduğunu, Ravza Turan'ın ise geçen yıl 5'inci olduğu müsabakalarda bu yıl şampiyonluk elde ettiğini aktardı.Öğrencilerinin kısıtlı alanlarda antrenman yaparak şampiyonalara hazırlandığını ifade eden Yazoğlu, Burada 50 metrekarelik alanda şampiyonlar çıkardık. İklim koşullarından dolayı dışarıya çıkamıyoruz. Oldukça zor şartlarda hareket ediyoruz. Dışarıya çıktığımızda çocuklarımız hastalanıyor ama bu küçücük alanda ciddi başarılar elde ettik. diye konuştu.Sınıf öğretmeni Buse Kılıçaslan da öğrencilerin şampiyonluğunun sportif başarının ötesinde en temel becerilerinin de gelişmesine katkı sağladığını belirtti.Özel eğitim öğretmeni Büşra Polattimur ise özel öğrencilere fırsat verildiğinde adeta yıldız gibi parlayıp çok büyük başarılar elde edebileceklerini kaydetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bayburt Haberleri — Samsun'da düzenlenen Okul Sporları Özel Sporcular Yıldızlar ve Gençler Türkiye Atletizm Birinciliği müsabakalarında altın madalya kazanan Bayburtlu iki sporcu, yeni başarılar için çalışmalarını sürdürüyor.Bayburt Özel Eğitim Uygulama Okulu'nda eğitim gören down sendromlu Ravza Turan ve Burak Dursun, yapılan yetenek taramasının ardından atletizm ile gülle atma branşlarına yönlendirildi.Öğretmenlerinin desteğiyle yaklaşık 3 yıldır antrenman yapan sporcular, il müsabakalarında elde ettikleri derecelerle Türkiye Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı.Samsun'da bir süre önce düzenlenen organizasyonda genç kızlar gülle atma kategorisinde Ravza Turan birincilik kürsüsüne çıkarken, Burak Dursun ise genç erkekler 100 ve 200 metre yarışlarını kazanarak çifte şampiyonluk elde etti.Başarılarını sürdürmeyi hedefleyen sporcular, beden eğitimi öğretmeni Sadettin Yazoğlu eşliğinde antrenmanlarını aralıksız sürdürüyor. Sporcuların en büyük hedefleri ise milli takım kadrosuna seçilerek Türkiye'yi uluslararası organizasyonlarda temsil etmek.Okul müdürü Mahmut Sarıaslan, AA muhabirine, öğrencilerin okulun yanı sıra okul dışı öğrenme ortamlarından da faydalanmasını önemsediklerini söyledi.Bu kapsamda özel sporcularla Türkiye şampiyonalarına katılım sağlayarak önemli başarılar elde ettiklerine işaret eden Saraslan, Bunların geri dönüşü noktasında çok olumlu referanslarımız oldu. Çocuklarımızın akademik gelişimlerinin yanında sosyal gelişimleri, iletişim becerileri, günlük yaşam becerileri noktasında olumlu katkıları olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın yarışmalara katılmasının Bayburt'ta bir farkındalık oluşturduğu düşüncesindeyiz. Özel sporcularımıza imkan verilirse, destek sağlanırsa her türlü başarıyı gösterirler diye düşünüyorum. ifadelerini kullandı.Sarıaslan, öğrencilerin milli sporcu olması noktasında çalışmalarını sürdürdüğünü dile getirdi.Beden eğitim öğretmeni Sadettin Yazoğlu ise Burak Dursun'un son 3 yıldır 200 metrede şampiyon olduğunu, Ravza Turan'ın ise geçen yıl 5'inci olduğu müsabakalarda bu yıl şampiyonluk elde ettiğini aktardı.Öğrencilerinin kısıtlı alanlarda antrenman yaparak şampiyonalara hazırlandığını ifade eden Yazoğlu, Burada 50 metrekarelik alanda şampiyonlar çıkardık. İklim koşullarından dolayı dışarıya çıkamıyoruz. Oldukça zor şartlarda hareket ediyoruz. Dışarıya çıktığımızda çocuklarımız hastalanıyor ama bu küçücük alanda ciddi başarılar elde ettik. diye konuştu.Sınıf öğretmeni Buse Kılıçaslan da öğrencilerin şampiyonluğunun sportif başarının ötesinde en temel becerilerinin de gelişmesine katkı sağladığını belirtti.Özel eğitim öğretmeni Büşra Polattimur ise özel öğrencilere fırsat verildiğinde adeta yıldız gibi parlayıp çok büyük başarılar elde edebileceklerini kaydetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nallıhan Kaymakamı Doğanoğlu, robot yarışması birincisi lise öğrencisini kabul etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nallihan-kaymakami-doganoglu-robot-yarismasi-birincisi-lise-ogrencisini-kabul-etti/845855/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nallihan-kaymakami-doganoglu-robot-yarismasi-birincisi-lise-ogrencisini-kabul-etti/845855/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:24:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Antalya'da düzenlenen Maestrobot 2026 Türkiye Finalleri'nde Ulusal Robotik Mikro Sumo kategorisinde birinci olan liseli Yağız Deniz, Nallıhan Kaymakamı Semih Doğanoğlu ile bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Antalya'da düzenlenen Maestrobot 2026 Türkiye Finalleri'nde Ulusal Robotik Mikro Sumo kategorisinde birinci olan liseli Yağız Deniz, Nallıhan Kaymakamı Semih Doğanoğlu ile bir araya geldi.Çayırhan Anadolu Lisesi 12. Sınıf öğrencisi Yağız Deniz, Nallıhan Öğretmen Evi'ndeki programda Nallıhan Kaymakamı Semih Doğanoğlu'na yarışma hakkında bilgi verdi.Yağız, kendi kategorisinde birinci olduğu için gururlandığını belirterek, Beni tebrik ederek destek veren Kaymakamımız ve Milli Eğitim Müdürümüze çok teşekkür ederim. Başarılarıma bir yenisini eklemek için Güney Kore'de kasım ayında ülkemizi temsil edeceğim. Bunun için çalışıyorum. dedi.Programda, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ayşe Tetik de yer aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Antalya'da düzenlenen Maestrobot 2026 Türkiye Finalleri'nde Ulusal Robotik Mikro Sumo kategorisinde birinci olan liseli Yağız Deniz, Nallıhan Kaymakamı Semih Doğanoğlu ile bir araya geldi.Çayırhan Anadolu Lisesi 12. Sınıf öğrencisi Yağız Deniz, Nallıhan Öğretmen Evi'ndeki programda Nallıhan Kaymakamı Semih Doğanoğlu'na yarışma hakkında bilgi verdi.Yağız, kendi kategorisinde birinci olduğu için gururlandığını belirterek, Beni tebrik ederek destek veren Kaymakamımız ve Milli Eğitim Müdürümüze çok teşekkür ederim. Başarılarıma bir yenisini eklemek için Güney Kore'de kasım ayında ülkemizi temsil edeceğim. Bunun için çalışıyorum. dedi.Programda, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ayşe Tetik de yer aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/nallihan-kaymakami-doganoglu-robot-yarismasi-birincisi-lise-ogrencisini-kabul-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Netanyahu, 2025 sonunda tespit edilen prostat kanserini atlattığını söyledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/netanyahu-2025-sonunda-tespit-edilen-prostat-kanserini-atlattigini-soyledi/845854/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/netanyahu-2025-sonunda-tespit-edilen-prostat-kanserini-atlattigini-soyledi/845854/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:21:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kudüs — İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrailli gazeteciler Uri Misgav ve Ben Caspit aleyhinde açtığı davanın duruşmasında kendisine 2025 yılı sonunda prostat kanseri teşhisi konulduğunu ancak şimdi sağlık durumunun iyi olduğunu ileri sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kudüs Haberleri — İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrailli gazeteciler Uri Misgav ve Ben Caspit aleyhinde açtığı davanın duruşmasında kendisine 2025 yılı sonunda prostat kanseri teşhisi konulduğunu ancak şimdi sağlık durumunun iyi olduğunu ileri sürdü.İsrail’de yayın yapan Kanal 14 televizyonunun haberine göre, Netanyahu duruşmada Sağlık durumum normal, hatta bazılarına göre mükemmel. 24 Nisan’da bildirildiği üzere pankreas kanseri geçirmedim. Eğer öyle olsaydı, bugün burada olmazdım. ifadelerini kullandı.Başbakan Benjamin Netanyahu’nun pankreas kanserine yakalandığı iddiasını dile getiren avukat-aktivist Gonen Ben Yitzhak ve İsrailli gazeteciler Uri Misgav ve Ben Caspit aleyhine açtığı davanın duruşması bugün Tel Aviv Bölge Mahkemesi’nde görüldü.Sağlığının normal hatta bazılarına göre mükemmel olduğunu, pankreas kanserine hiç yakalanmadığını ancak 2025 sonunda prostatında tümör teşhis edildiğini belirten Netanyahu, Prostatımla ilgili küçük bir sağlık sorunum vardı ve tamamen tedavi edildi. Şükürler olsun ki bu sorun geride kaldı. ifadelerini kullandı.Hakim Menachem Mizrahi, geçen hafta Netanyahu’nun güncel tıbbi kayıtlarını ve prostat kanserine ne zaman yakalandığına dair raporları içeren bilgilerin mahkemeye sunulmasını istemişti.Netanyahu, Nisan 2026'da yayımladığı bir video ile prostatındaki kötü huylu bir lezyon nedeniyle radyoterapi tedavisi gördüğünü ilk kez kamuoyuna açıklamıştı.İsrail'de en uzun süre başbakanlık koltuğunda oturan 76 yaşındaki Netanyahu, son yıllarda bir dizi sağlık sorunu yaşıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kudüs Haberleri — İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrailli gazeteciler Uri Misgav ve Ben Caspit aleyhinde açtığı davanın duruşmasında kendisine 2025 yılı sonunda prostat kanseri teşhisi konulduğunu ancak şimdi sağlık durumunun iyi olduğunu ileri sürdü.İsrail’de yayın yapan Kanal 14 televizyonunun haberine göre, Netanyahu duruşmada Sağlık durumum normal, hatta bazılarına göre mükemmel. 24 Nisan’da bildirildiği üzere pankreas kanseri geçirmedim. Eğer öyle olsaydı, bugün burada olmazdım. ifadelerini kullandı.Başbakan Benjamin Netanyahu’nun pankreas kanserine yakalandığı iddiasını dile getiren avukat-aktivist Gonen Ben Yitzhak ve İsrailli gazeteciler Uri Misgav ve Ben Caspit aleyhine açtığı davanın duruşması bugün Tel Aviv Bölge Mahkemesi’nde görüldü.Sağlığının normal hatta bazılarına göre mükemmel olduğunu, pankreas kanserine hiç yakalanmadığını ancak 2025 sonunda prostatında tümör teşhis edildiğini belirten Netanyahu, Prostatımla ilgili küçük bir sağlık sorunum vardı ve tamamen tedavi edildi. Şükürler olsun ki bu sorun geride kaldı. ifadelerini kullandı.Hakim Menachem Mizrahi, geçen hafta Netanyahu’nun güncel tıbbi kayıtlarını ve prostat kanserine ne zaman yakalandığına dair raporları içeren bilgilerin mahkemeye sunulmasını istemişti.Netanyahu, Nisan 2026'da yayımladığı bir video ile prostatındaki kötü huylu bir lezyon nedeniyle radyoterapi tedavisi gördüğünü ilk kez kamuoyuna açıklamıştı.İsrail'de en uzun süre başbakanlık koltuğunda oturan 76 yaşındaki Netanyahu, son yıllarda bir dizi sağlık sorunu yaşıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/netanyahu-2025-sonunda-tespit-edilen-prostat-kanserini-atlattigini-soyledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nazilli Kahveciler Odası Başkanı Şenkal'ın ameliyat sonrası ölümüyle ilgili soruşturma başlatıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nazilli-kahveciler-odasi-baskani-senkal-in-ameliyat-sonrasi-olumuyle-ilgili-sorusturma-baslatildi/845853/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nazilli-kahveciler-odasi-baskani-senkal-in-ameliyat-sonrasi-olumuyle-ilgili-sorusturma-baslatildi/845853/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:21:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Aydın — Aydın'da Nazilli Kahveciler Odası Başkanı Birol Şenkal'ın özel bir hastanede yapılan yağ aldırma ameliyatının ardından hayatını kaybetmesine ilişkin idari soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Aydın Haberleri — Aydın'da Nazilli Kahveciler Odası Başkanı Birol Şenkal'ın özel bir hastanede yapılan yağ aldırma ameliyatının ardından hayatını kaybetmesine ilişkin idari soruşturma başlatıldı.Aydın İl Sağlık Müdürlüğü, Birol Şenkal'ın (59) ölümüne ilişkin özel hastane ve operasyonu gerçekleştiren doktor hakkında soruşturma başlattı.Müdürlük ayrıca konuyla ilgili Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.- OlayEfeler ilçesindeki özel bir hastanede yağ aldırma ameliyatı geçiren Nazilli Kahveciler Odası Başkanı Birol Şenkal, operasyonun ardından durumunun ağırlaşması üzerine Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edilmiş, buradaki müdahaleye rağmen hayatını kaybetmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Aydın Haberleri — Aydın'da Nazilli Kahveciler Odası Başkanı Birol Şenkal'ın özel bir hastanede yapılan yağ aldırma ameliyatının ardından hayatını kaybetmesine ilişkin idari soruşturma başlatıldı.Aydın İl Sağlık Müdürlüğü, Birol Şenkal'ın (59) ölümüne ilişkin özel hastane ve operasyonu gerçekleştiren doktor hakkında soruşturma başlattı.Müdürlük ayrıca konuyla ilgili Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.- OlayEfeler ilçesindeki özel bir hastanede yağ aldırma ameliyatı geçiren Nazilli Kahveciler Odası Başkanı Birol Şenkal, operasyonun ardından durumunun ağırlaşması üzerine Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edilmiş, buradaki müdahaleye rağmen hayatını kaybetmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/nazilli-kahveciler-odasi-baskani-senkal-in-ameliyat-sonrasi-olumuyle-ilgili-sorusturma-baslatildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hatay'da işçi konteynerleri ve 8 araç yandı </title>
      <link>https://www.canligaste.com/hatay-da-isci-konteynerleri-ve-8-arac-yandi/845852/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hatay-da-isci-konteynerleri-ve-8-arac-yandi/845852/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:21:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Hatay — Hatay'ın Samandağ ilçesinde, inşaat şantiyesindeki konteynerlerde çıkan ve park halindeki araçlara sıçrayan yangın hasara neden oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Hatay Haberleri — Hatay'ın Samandağ ilçesinde, inşaat şantiyesindeki konteynerlerde çıkan ve park halindeki araçlara sıçrayan yangın hasara neden oldu.Kurtderesi Mahallesi'nde inşaat şantiyesinde işçilerin yatakhane olarak kullanıldığı konteynerlerde, henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.Kısa sürede büyüyen yangın park halindeki araçlara sıçradı.İhbar üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangında 8 araç ve konteynerler kullanılamaz hale geldi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Hatay Haberleri — Hatay'ın Samandağ ilçesinde, inşaat şantiyesindeki konteynerlerde çıkan ve park halindeki araçlara sıçrayan yangın hasara neden oldu.Kurtderesi Mahallesi'nde inşaat şantiyesinde işçilerin yatakhane olarak kullanıldığı konteynerlerde, henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.Kısa sürede büyüyen yangın park halindeki araçlara sıçradı.İhbar üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.Ekiplerin müdahalesiyle söndürülen yangında 8 araç ve konteynerler kullanılamaz hale geldi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/hatay-da-isci-konteynerleri-ve-8-arac-yandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bedensel engelli Mehmet, eğitimi için günlük 60 kilometre yol katediyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bedensel-engelli-mehmet-egitimi-icin-gunluk-60-kilometre-yol-katediyor/845851/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bedensel-engelli-mehmet-egitimi-icin-gunluk-60-kilometre-yol-katediyor/845851/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:20:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas — Sivas'ın Şarkışla ilçesinde 1 yaşındayken traktörün altında kalarak yürüme yetisini kaybeden 15 yaşındaki Mehmet Çavuş Öztürk: - Bazen yürüseydim daha iyi olurdu diye düşünüyorum ama her halimize şükretmeliyiz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri — MUHARREM DELİCE - Sivas'ın Şarkışla ilçesinde, 1 yaşındayken traktörün altında kalarak yürüme yetisini kaybeden 15 yaşındaki Mehmet Çavuş Öztürk, günlük 60 kilometre yol katederek eğitimini sürdürüyor.Henüz bebekken geçirdiği kaza nedeniyle bedensel engelli hale gelen Öztürk, uzun süren tedavi sürecinin ardından yürüteç yardımıyla yürümeye başladı.Merkeze bağlı Güney köyünde yaşayan ve taşımalı eğitim kapsamında öğrenci servisiyle Şarkışla Ahmet Turgay İmamgiller Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne giden Öztürk, eğitimi için her gün 60 kilometre yol katediyor.Okulun önünde arkadaşı Emirhan Cebeci tarafından karşılanan Öztürk, arkadaşının yardımıyla sınıfına giderek eğitime katılıyor.Mehmet Çavuş Öztürk, AA muhabirine, geçirdiği kazada vücudunun büyük hasar aldığını söyledi.Uzun süren tedavi sürecinin ardından yürüteç yardımıyla yürümeye başladığını anlatan Öztürk, ilk ve ortaokulu arkadaşları ile öğretmenlerinin desteğiyle tamamladığını ifade etti.Lise eğitimde ise kaynakçılığı çok sevdiği için meslek lisesini tercih ettiğini belirten Öztürk, Çevremdekiler 'Başka bölüme git' dediler ama ben bu bölümü sevdiğim için geldim. Bazen yürüseydim daha iyi olurdu diye düşünüyorum ama her halimize şükretmeliyiz. Yürümek isterdim çünkü babama yardım ederdim, belki traktör sürerdim. diye konuştu.Okul hayatında en büyük destekçisinin sınıf arkadaşı Emirhan Cebeci olduğunu dile getiren Öztürk, Ortaokulda arkadaşlığımız başladı. Basamaktan inerken yardım ediyor, çantamı taşıyor. dedi.- Onun hayata tutunma azmi bizi daha çok güçlendiriyorEmirhan Cebeci ise Mehmet ile 5. sınıftan beri arkadaş olduklarını belirterek, Güney köyünde ortaokul bitince Mehmet'e Şarkışla’ya gidelim dedim. Beraber geldik ve şimdi aynı mesleği öğreniyoruz. Mehmet, merdiven çıkarken zorlanıyordu, her sabah okulda buluşup birlikte sınıfa geçiyoruz. dedi.Mehmet’in hayata bağlılığının çevresindekilere örnek olduğuna dikkati çeken Cebeci, Aslında Mehmet için engel yok. Onun hayata tutunma azmi bizi daha çok güçlendiriyor. Ortaokulda bazen yürütmeye çalışıyorduk, tek tek adımlar atıyordu. 'Ben neden böyleyim?' diye hiçbir zaman isyan ettiğini görmedim. ifadelerini kullandı.Okulun metal teknolojisi alan şefi Tacettin Kaya da Mehmet’in bölüme ilk geldiğinde bazı tereddütler yaşadıklarını ancak kısa sürede bu düşüncelerinin değiştiğini aktardı.Mehmet'in azmiyle herkese örnek olduğunu vurgulayan Kaya, Mehmet bölümü çok istekli şekilde seçti. 'Ben bu işleri başarabilirim' dedi ve gerçekten başardı. Diğer öğrencilerimizin yaptığı çalışmaları birebir yapabiliyor. Mehmet bize hayata nasıl dolu dolu bağlanılabileceğini ispatladı. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri — MUHARREM DELİCE - Sivas'ın Şarkışla ilçesinde, 1 yaşındayken traktörün altında kalarak yürüme yetisini kaybeden 15 yaşındaki Mehmet Çavuş Öztürk, günlük 60 kilometre yol katederek eğitimini sürdürüyor.Henüz bebekken geçirdiği kaza nedeniyle bedensel engelli hale gelen Öztürk, uzun süren tedavi sürecinin ardından yürüteç yardımıyla yürümeye başladı.Merkeze bağlı Güney köyünde yaşayan ve taşımalı eğitim kapsamında öğrenci servisiyle Şarkışla Ahmet Turgay İmamgiller Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne giden Öztürk, eğitimi için her gün 60 kilometre yol katediyor.Okulun önünde arkadaşı Emirhan Cebeci tarafından karşılanan Öztürk, arkadaşının yardımıyla sınıfına giderek eğitime katılıyor.Mehmet Çavuş Öztürk, AA muhabirine, geçirdiği kazada vücudunun büyük hasar aldığını söyledi.Uzun süren tedavi sürecinin ardından yürüteç yardımıyla yürümeye başladığını anlatan Öztürk, ilk ve ortaokulu arkadaşları ile öğretmenlerinin desteğiyle tamamladığını ifade etti.Lise eğitimde ise kaynakçılığı çok sevdiği için meslek lisesini tercih ettiğini belirten Öztürk, Çevremdekiler 'Başka bölüme git' dediler ama ben bu bölümü sevdiğim için geldim. Bazen yürüseydim daha iyi olurdu diye düşünüyorum ama her halimize şükretmeliyiz. Yürümek isterdim çünkü babama yardım ederdim, belki traktör sürerdim. diye konuştu.Okul hayatında en büyük destekçisinin sınıf arkadaşı Emirhan Cebeci olduğunu dile getiren Öztürk, Ortaokulda arkadaşlığımız başladı. Basamaktan inerken yardım ediyor, çantamı taşıyor. dedi.- Onun hayata tutunma azmi bizi daha çok güçlendiriyorEmirhan Cebeci ise Mehmet ile 5. sınıftan beri arkadaş olduklarını belirterek, Güney köyünde ortaokul bitince Mehmet'e Şarkışla’ya gidelim dedim. Beraber geldik ve şimdi aynı mesleği öğreniyoruz. Mehmet, merdiven çıkarken zorlanıyordu, her sabah okulda buluşup birlikte sınıfa geçiyoruz. dedi.Mehmet’in hayata bağlılığının çevresindekilere örnek olduğuna dikkati çeken Cebeci, Aslında Mehmet için engel yok. Onun hayata tutunma azmi bizi daha çok güçlendiriyor. Ortaokulda bazen yürütmeye çalışıyorduk, tek tek adımlar atıyordu. 'Ben neden böyleyim?' diye hiçbir zaman isyan ettiğini görmedim. ifadelerini kullandı.Okulun metal teknolojisi alan şefi Tacettin Kaya da Mehmet’in bölüme ilk geldiğinde bazı tereddütler yaşadıklarını ancak kısa sürede bu düşüncelerinin değiştiğini aktardı.Mehmet'in azmiyle herkese örnek olduğunu vurgulayan Kaya, Mehmet bölümü çok istekli şekilde seçti. 'Ben bu işleri başarabilirim' dedi ve gerçekten başardı. Diğer öğrencilerimizin yaptığı çalışmaları birebir yapabiliyor. Mehmet bize hayata nasıl dolu dolu bağlanılabileceğini ispatladı. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/bedensel-engelli-mehmet-egitimi-icin-gunluk-60-kilometre-yol-katediyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Etiyopya'da yolcu otobüslerine düzenlenen saldırıda 30'dan fazla kişi hayatını kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/etiyopya-da-yolcu-otobuslerine-duzenlenen-saldirida-30-dan-fazla-kisi-hayatini-kaybetti/845850/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/etiyopya-da-yolcu-otobuslerine-duzenlenen-saldirida-30-dan-fazla-kisi-hayatini-kaybetti/845850/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:18:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Etiyopya'nın Benishangul-Gumuz bölgesinde yolcu otobüslerine düzenlenen silahlı saldırıda 30'dan fazla kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin yaralandığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Etiyopya'nın Benishangul-Gumuz bölgesinde yolcu otobüslerine düzenlenen silahlı saldırıda 30'dan fazla kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin yaralandığı belirtildi.Yerel basına yansıyan haberlere göre, Benishangul-Gumuz'a bağlı Guba ilçesinde, Mankush ve Gilgel Beles kasabaları arasındaki kara yolunda yolcu otobüslerine silahlı saldırı düzenlendi.Sosyal medyada, bölgedeki sürücüler tarafından yapılan paylaşımlara göre, silahlı kişiler yolda araçları durdurdu, ardından sürücülere ve yolculara ateş açtı.Saldırıda ilk belirlemelere göre, 30'dan fazla kişi hayatını kaybetti, en az 54 kişi yaralandı.Bazı yolcular kaçırılarak çevredeki ormanlık alanlara götürülürken saldırıda, 4'ü yolcu otobüsü olmak üzere 5 araç ateşe verildi.Öte yandan, resmi kaynaklardan henüz konuya ilişkin açıklama yapılmadı.Benishangul-Gumuz bölgesinde daha önce de sivilleri hedef alan saldırılar yaşanmıştı. Kasım 2025'te Bulen Woreda'da düzenlenen saldırılarda aralarında çocukların da bulunduğu yaklaşık 44 sivil hayatını kaybetmişti. Metekel bölgesinde Mart 2022'de düzenlenen başka bir saldırıda da en az 20 sivil öldürülmüştü.Birleşmiş Milletler (BM), bölgedeki güvenlik sorunlarının, insani yardımları aksattığı ve temel ihtiyaç malzemelerine erişimi zorlaştırdığı uyarısında bulunmuştu.Etiyopya Federal Güvenlik Konseyi de Nisan 2024'te bölgede artan organize suç faaliyetleri ve silahlı gruplarla mücadele sözü vermişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Etiyopya'nın Benishangul-Gumuz bölgesinde yolcu otobüslerine düzenlenen silahlı saldırıda 30'dan fazla kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda kişinin yaralandığı belirtildi.Yerel basına yansıyan haberlere göre, Benishangul-Gumuz'a bağlı Guba ilçesinde, Mankush ve Gilgel Beles kasabaları arasındaki kara yolunda yolcu otobüslerine silahlı saldırı düzenlendi.Sosyal medyada, bölgedeki sürücüler tarafından yapılan paylaşımlara göre, silahlı kişiler yolda araçları durdurdu, ardından sürücülere ve yolculara ateş açtı.Saldırıda ilk belirlemelere göre, 30'dan fazla kişi hayatını kaybetti, en az 54 kişi yaralandı.Bazı yolcular kaçırılarak çevredeki ormanlık alanlara götürülürken saldırıda, 4'ü yolcu otobüsü olmak üzere 5 araç ateşe verildi.Öte yandan, resmi kaynaklardan henüz konuya ilişkin açıklama yapılmadı.Benishangul-Gumuz bölgesinde daha önce de sivilleri hedef alan saldırılar yaşanmıştı. Kasım 2025'te Bulen Woreda'da düzenlenen saldırılarda aralarında çocukların da bulunduğu yaklaşık 44 sivil hayatını kaybetmişti. Metekel bölgesinde Mart 2022'de düzenlenen başka bir saldırıda da en az 20 sivil öldürülmüştü.Birleşmiş Milletler (BM), bölgedeki güvenlik sorunlarının, insani yardımları aksattığı ve temel ihtiyaç malzemelerine erişimi zorlaştırdığı uyarısında bulunmuştu.Etiyopya Federal Güvenlik Konseyi de Nisan 2024'te bölgede artan organize suç faaliyetleri ve silahlı gruplarla mücadele sözü vermişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fanatik Yahudilerden, provakatif bayrak yürüyüşü öncesi Mescid-i Aksa'ya baskın</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fanatik-yahudilerden-provakatif-bayrak-yuruyusu-oncesi-mescid-i-aksa-ya-baskin/845849/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fanatik-yahudilerden-provakatif-bayrak-yuruyusu-oncesi-mescid-i-aksa-ya-baskin/845849/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:18:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kudüs — Doğu Kudüs'te yapılması planlanan provokatif bayrak yürüyüşüne yaklaşık 50 bin İsraillinin katılmasının beklendiği ifade ediliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kudüs Haberleri — İşgal altındaki Doğu Kudüs'te fanatik Yahudiler, provakatif bayrak yürüyüşü öncesi Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi.Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, onlarca Fanatik Yahudi, Mescid-i Aksa'nın güneybatısında yer alan El-Meğaribe (Fas) Kapısı'ndan Harem-i Şerif'e girdi.İsrailli aşırı sağcı grupların paylaştığı görüntülerde, söz konusu grubun yüksek sesle dualar okuduğu, Aksa'nın doğu bölgesinde dini ritüeller gerçekleştirdiği dikkati çekti.İsrail'deki aşırı sağcı örgütler, İbrani takvimine göre Doğu Kudüs'ün işgalinin 59. yılı nedeniyle Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlenmesi ve Doğu Kudüs'te yapılması planlanan provokatif bayrak yürüyüşüne geniş katılım sağlanması çağrısında bulunmuştu.İsrail basınında yer alan haberlere göre, provakatif yürüyüşe 50 bin İsraillinin katılması bekleniyor.Aşırı sağcı İsrailliler, 1967'de İsrail'in Doğu Kudüs'ü işgal etmesi dolayısıyla İbrani takvimine göre her yıl provokatif bayrak yürüyüşü düzenliyor.İsrail, 1967'deki Altı Gün Savaşı'nda Kudüs'ün doğusunu işgal etti. Uluslararası hukuka göre, Doğu Kudüs işgal altında kabul ediliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kudüs Haberleri — İşgal altındaki Doğu Kudüs'te fanatik Yahudiler, provakatif bayrak yürüyüşü öncesi Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi.Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, onlarca Fanatik Yahudi, Mescid-i Aksa'nın güneybatısında yer alan El-Meğaribe (Fas) Kapısı'ndan Harem-i Şerif'e girdi.İsrailli aşırı sağcı grupların paylaştığı görüntülerde, söz konusu grubun yüksek sesle dualar okuduğu, Aksa'nın doğu bölgesinde dini ritüeller gerçekleştirdiği dikkati çekti.İsrail'deki aşırı sağcı örgütler, İbrani takvimine göre Doğu Kudüs'ün işgalinin 59. yılı nedeniyle Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlenmesi ve Doğu Kudüs'te yapılması planlanan provokatif bayrak yürüyüşüne geniş katılım sağlanması çağrısında bulunmuştu.İsrail basınında yer alan haberlere göre, provakatif yürüyüşe 50 bin İsraillinin katılması bekleniyor.Aşırı sağcı İsrailliler, 1967'de İsrail'in Doğu Kudüs'ü işgal etmesi dolayısıyla İbrani takvimine göre her yıl provokatif bayrak yürüyüşü düzenliyor.İsrail, 1967'deki Altı Gün Savaşı'nda Kudüs'ün doğusunu işgal etti. Uluslararası hukuka göre, Doğu Kudüs işgal altında kabul ediliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/fanatik-yahudilerden-provakatif-bayrak-yuruyusu-oncesi-mescid-i-aksa-ya-baskin.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hatalı park tartışmasının görüntüsünün paylaşılması özel hayatın gizliliğini ifşa suçu sayıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hatali-park-tartismasinin-goruntusunun-paylasilmasi-ozel-hayatin-gizliligini-ifsa-sucu-sayildi/845848/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hatali-park-tartismasinin-goruntusunun-paylasilmasi-ozel-hayatin-gizliligini-ifsa-sucu-sayildi/845848/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:16:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — İzmir'de hatalı park nedeniyle çıkan tartışmanın görüntüsünü WhatsApp gruplarında paylaşan sanığa verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan yerel mahkeme tarafından 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi - Yargıtay 12. Ceza Dairesi, eylemin özel hayatın gizliliğini ifşa suçunu oluşturduğuna hükmederek, bu suçtan hüküm kurulmasını istedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ABDULLAH SARİCA - Yargıtay 12. Ceza Dairesi, hatalı park tartışmasının görüntüsünü WhatsApp gruplarında paylaşan sanığa verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasını bozarak, eylemin özel hayatın gizliliğini ifşa suçunu oluşturduğuna hükmetti.Dairenin kararına göre, İzmir'de yaşayan bir kişi, aracını hatalı park eden sürücüyü uyararak, aracını çekmesini istedi.Tartışma çıkması üzerine araç sürücüsü, kendisini uyaran kişiyi cep telefonu kamerasıyla kayda aldı.Söz konusu görüntülerin iki farklı WhatsApp grubuna atıldığını öğrenen kişi, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan hakkında dava açılan sanık, yerel mahkemede yaptığı savunmasında, kendisine zarar verileceğinden endişe ettiği için müştekinin görüntüsünü çektiğini ifade etti.Görüntüleri, delillerin kaybolmaması amacıyla WhatsApp gruplarında paylaştığını savunan sanık, suçsuz olduğunu öne sürerek beraat talebinde bulundu.Yerel mahkeme, yüklenen suç açısından failin kastının bulunmadığı gerekçesiyle sanığın beraatına karar verdi.Karara itiraz edilmesi üzerine dosyaya bakan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, sanığa verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi.Sanığın, video kaydını delillerin kaybolmaması için WhatsApp grubunda paylaştığına yönelik beyanının hayatın olağan akışına uygun olmadığı belirtilen kararda, video kaydının ortada herhangi bir sebep yokken çok sayıda kişinin bulunduğu WhatsApp grubunda paylaşılmasının suç olduğu kaydedildi.- Adli makamlara sunmak yerine grupta paylaştıTemyiz incelemesini yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesi ise eylemin özel hayatın gizliliğini ifşa suçunu oluşturduğuna hükmetti.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararını bozan Yargıtay, bu suç yönünden yeniden hüküm kurulması için dosyayı istinaf mahkemesine gönderdi.Kamuya açık alanda bulunulmasının, bu alandaki her görüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterildiği anlamına gelmeyeceği vurgulanan Yargıtay kararında, şunlar ifade edildi:Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, ilgilisinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması gerekir. İfşanın kabulü için ses veya görüntüyle özel hayatı ihlale uğrayan kişi anlaşılmalı, en azından anlaşılabilir olmalı ya da açıklanmalıdır.Sanığın, kendisine zarar verileceği endişesiyle video kaydını başlattığını iddia ettiği hatırlatılan kararda, Tartışmaya ilişkin video kaydını delil olarak adli makamlara sunmak yerine WhatsApp gruplarında paylaşan sanığın eylemi, hukuka uygunluk sınırları kapsamında değerlendirilemez. ifadesi kullanıldı.Kararda, söz konusu eylemin özel hayatın gizliliğini ifşa suçunu oluşturduğuna işaret edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ABDULLAH SARİCA - Yargıtay 12. Ceza Dairesi, hatalı park tartışmasının görüntüsünü WhatsApp gruplarında paylaşan sanığa verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasını bozarak, eylemin özel hayatın gizliliğini ifşa suçunu oluşturduğuna hükmetti.Dairenin kararına göre, İzmir'de yaşayan bir kişi, aracını hatalı park eden sürücüyü uyararak, aracını çekmesini istedi.Tartışma çıkması üzerine araç sürücüsü, kendisini uyaran kişiyi cep telefonu kamerasıyla kayda aldı.Söz konusu görüntülerin iki farklı WhatsApp grubuna atıldığını öğrenen kişi, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan hakkında dava açılan sanık, yerel mahkemede yaptığı savunmasında, kendisine zarar verileceğinden endişe ettiği için müştekinin görüntüsünü çektiğini ifade etti.Görüntüleri, delillerin kaybolmaması amacıyla WhatsApp gruplarında paylaştığını savunan sanık, suçsuz olduğunu öne sürerek beraat talebinde bulundu.Yerel mahkeme, yüklenen suç açısından failin kastının bulunmadığı gerekçesiyle sanığın beraatına karar verdi.Karara itiraz edilmesi üzerine dosyaya bakan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, sanığa verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi.Sanığın, video kaydını delillerin kaybolmaması için WhatsApp grubunda paylaştığına yönelik beyanının hayatın olağan akışına uygun olmadığı belirtilen kararda, video kaydının ortada herhangi bir sebep yokken çok sayıda kişinin bulunduğu WhatsApp grubunda paylaşılmasının suç olduğu kaydedildi.- Adli makamlara sunmak yerine grupta paylaştıTemyiz incelemesini yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesi ise eylemin özel hayatın gizliliğini ifşa suçunu oluşturduğuna hükmetti.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararını bozan Yargıtay, bu suç yönünden yeniden hüküm kurulması için dosyayı istinaf mahkemesine gönderdi.Kamuya açık alanda bulunulmasının, bu alandaki her görüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterildiği anlamına gelmeyeceği vurgulanan Yargıtay kararında, şunlar ifade edildi:Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, ilgilisinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması gerekir. İfşanın kabulü için ses veya görüntüyle özel hayatı ihlale uğrayan kişi anlaşılmalı, en azından anlaşılabilir olmalı ya da açıklanmalıdır.Sanığın, kendisine zarar verileceği endişesiyle video kaydını başlattığını iddia ettiği hatırlatılan kararda, Tartışmaya ilişkin video kaydını delil olarak adli makamlara sunmak yerine WhatsApp gruplarında paylaşan sanığın eylemi, hukuka uygunluk sınırları kapsamında değerlendirilemez. ifadesi kullanıldı.Kararda, söz konusu eylemin özel hayatın gizliliğini ifşa suçunu oluşturduğuna işaret edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GÜNCELLEME - Eskişehir'in Tepebaşı Belediyesine yönelik operasyonda 23 şüpheli yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/guncelleme-eskisehir-in-tepebasi-belediyesine-yonelik-operasyonda-23-supheli-yakalandi/845845/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/guncelleme-eskisehir-in-tepebasi-belediyesine-yonelik-operasyonda-23-supheli-yakalandi/845845/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Eskişehir — Gözaltına alınanlar arasında belediye başkan yardımcısı S.Y. ile belediye başkanı Ahmet Ataç'ın özel kalem müdürü Ö.E'nin de olduğu öğrenildi  GÖZALTI SAYISI VE DETAYLAR EKLENDİ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Eskişehir Haberleri — Eskişehir merkezli operasyonda, 33'ü Tepebaşı Belediyesinde görevli olmak üzere haklarında gözaltı kararı verilen 60 şüpheliden 23'ü yakalandı.Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen Kaçakçılık ve Organize Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yapılan ihbar ve şikayetler üzerine zincirleme suretiyle nitelikli zimmet, evrakta sahtecilik, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve görevi kötüye kullanmak suçlarından soruşturma başlatıldığı kaydedildi.Açıklamada, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca düzenlenen Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Raporu, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Ankara Vergi Kaçakçılığı-Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen vergi tekniği raporları, vergi suçu raporları, Sayıştay emekli denetçileri bilirkişi raporu, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tevdi raporu, polis kriminal inceleme raporu, HTS-baz analiz raporları, ihbar eden, müşteki ve tanık ifade tutanakları, farklı bankalara ilişkin kayıtlar, kripto varlık hesapları, belediye evrakları, muhasebe kayıtları ve tüm soruşturma evrakında yer aldığı ifade edildi.Bu kapsamda Tepebaşı Belediyesinde yapılan bir kısım ihalelerde usulsüzlük yapılarak özellikle Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğünce doğrudan temin suretiyle kiralama ve organizasyon şirketlerinden mal ve hizmet alımlarında sahte teklif mektupları, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı usulsüz belge, hizmet karşılığı olmayan ve hizmet karşılığından fazla fatura veya düzenlemek suretiyle haksız kazanç elde edilerek belediye görevlileri ve üçüncü şahıslarla birlikte iştiraken zimmet suçunun işlenildiği ve bu surette kamu zararına sebebiyet verildiğinin tespit edildiği belirtildi.MASAK raporu uyarınca şüphelilerin ve şirketlerin haksız edinilen mal varlıklarına el konulduğu belirtilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:Haklarında atılı suçlardan soruşturma başlatılan 33 belediye görevlisi ile 27'si şirket yetkilileri ve diğer şüpheliler olmak üzere toplam 60 şüphelinin yürütülen soruşturma kapsamında 14 Mayıs tarihinde eş zamanlı olarak yakalanmaları, gözaltına alınmaları, suç delillerinin elde edilebilmesi amacıyla ikamet ve iş yerlerinde arama ve el koyma talimatları verilmiş, Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesince arama, yakalama, gözaltına alma, el koyma çalışmaları devam etmekte olup, soruşturma titizlikle yürütülmektedir.Bu arada, polis ekipleri Tepebaşı Belediyesi'nde arama çalışması yapıyor.Eskişehir merkezli Ankara ve Adana'da düzenlenen operasyonda 23 kişi yakalandı.Gözaltına alınanlar arasında belediye başkan yardımcısı S.Y. ile belediye başkanı Ahmet Ataç'ın özel kalem müdürü Ö.E'nin de olduğu öğrenildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Eskişehir Haberleri — Eskişehir merkezli operasyonda, 33'ü Tepebaşı Belediyesinde görevli olmak üzere haklarında gözaltı kararı verilen 60 şüpheliden 23'ü yakalandı.Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen Kaçakçılık ve Organize Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yapılan ihbar ve şikayetler üzerine zincirleme suretiyle nitelikli zimmet, evrakta sahtecilik, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve görevi kötüye kullanmak suçlarından soruşturma başlatıldığı kaydedildi.Açıklamada, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca düzenlenen Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Raporu, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Ankara Vergi Kaçakçılığı-Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen vergi tekniği raporları, vergi suçu raporları, Sayıştay emekli denetçileri bilirkişi raporu, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tevdi raporu, polis kriminal inceleme raporu, HTS-baz analiz raporları, ihbar eden, müşteki ve tanık ifade tutanakları, farklı bankalara ilişkin kayıtlar, kripto varlık hesapları, belediye evrakları, muhasebe kayıtları ve tüm soruşturma evrakında yer aldığı ifade edildi.Bu kapsamda Tepebaşı Belediyesinde yapılan bir kısım ihalelerde usulsüzlük yapılarak özellikle Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğünce doğrudan temin suretiyle kiralama ve organizasyon şirketlerinden mal ve hizmet alımlarında sahte teklif mektupları, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı usulsüz belge, hizmet karşılığı olmayan ve hizmet karşılığından fazla fatura veya düzenlemek suretiyle haksız kazanç elde edilerek belediye görevlileri ve üçüncü şahıslarla birlikte iştiraken zimmet suçunun işlenildiği ve bu surette kamu zararına sebebiyet verildiğinin tespit edildiği belirtildi.MASAK raporu uyarınca şüphelilerin ve şirketlerin haksız edinilen mal varlıklarına el konulduğu belirtilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:Haklarında atılı suçlardan soruşturma başlatılan 33 belediye görevlisi ile 27'si şirket yetkilileri ve diğer şüpheliler olmak üzere toplam 60 şüphelinin yürütülen soruşturma kapsamında 14 Mayıs tarihinde eş zamanlı olarak yakalanmaları, gözaltına alınmaları, suç delillerinin elde edilebilmesi amacıyla ikamet ve iş yerlerinde arama ve el koyma talimatları verilmiş, Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesince arama, yakalama, gözaltına alma, el koyma çalışmaları devam etmekte olup, soruşturma titizlikle yürütülmektedir.Bu arada, polis ekipleri Tepebaşı Belediyesi'nde arama çalışması yapıyor.Eskişehir merkezli Ankara ve Adana'da düzenlenen operasyonda 23 kişi yakalandı.Gözaltına alınanlar arasında belediye başkan yardımcısı S.Y. ile belediye başkanı Ahmet Ataç'ın özel kalem müdürü Ö.E'nin de olduğu öğrenildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/guncelleme-eskisehir-in-tepebasi-belediyesine-yonelik-operasyonda-23-supheli-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bodrum'da dalgıçlar denizden yaklaşık 2 ton atık çıkardı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bodrum-da-dalgiclar-denizden-yaklasik-2-ton-atik-cikardi/845843/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bodrum-da-dalgiclar-denizden-yaklasik-2-ton-atik-cikardi/845843/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:15:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muğla — Muğla'nın Bodrum ilçesinde düzenlenen çevre temizliği etkinliğinde dalgıçlar, deniz dibinden yaklaşık 2 ton atık çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muğla Haberleri — Muğla'nın Bodrum ilçesinde düzenlenen çevre temizliği etkinliğinde dalgıçlar, deniz dibinden yaklaşık 2 ton atık çıkardı.Bodrum Belediyesince Denize en çok mavi yakışır sloganıyla 12 yıldır sürdürülen temizlik çalışmaları Yalıkavak Sahili'nde devam etti.Belediye çalışanlarından oluşan gönüllü dalış ekibinin yer aldığı temizlikte, denizden cam ve plastik şişeler, içecek kutuları ve araba lastiği gibi çok sayıda atık çıkarıldı.Yaklaşık 2 ton atık, farkındalık oluşturmak amacıyla Yalıkavak Belediye Kafe önünde sergilendikten sonra Konacık Mahallesi'ndeki 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi'ne gönderildi.Deniz dibi temizliği, 20 Mayıs'ta Bitez Mahallesi'nde devam edecek.İlçede mavi beyaz seferberlik sloganıyla yürütülen temizlik çalışmalarının da ikinci etabı gerçekleştirildi.Bodrum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü organizasyonuyla Kumbahçe, Çarşı, Eskiçeşme, Gümbet, Bitez, Tepecik, Turgutreis, Karabağ ve Bahçelievler mahallelerinde yürütülen çalışmalara belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, belediye personeli, mahalle muhtarları, gönüllüler ve bazı okullardan öğretmen ile öğrenciler katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muğla Haberleri — Muğla'nın Bodrum ilçesinde düzenlenen çevre temizliği etkinliğinde dalgıçlar, deniz dibinden yaklaşık 2 ton atık çıkardı.Bodrum Belediyesince Denize en çok mavi yakışır sloganıyla 12 yıldır sürdürülen temizlik çalışmaları Yalıkavak Sahili'nde devam etti.Belediye çalışanlarından oluşan gönüllü dalış ekibinin yer aldığı temizlikte, denizden cam ve plastik şişeler, içecek kutuları ve araba lastiği gibi çok sayıda atık çıkarıldı.Yaklaşık 2 ton atık, farkındalık oluşturmak amacıyla Yalıkavak Belediye Kafe önünde sergilendikten sonra Konacık Mahallesi'ndeki 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi'ne gönderildi.Deniz dibi temizliği, 20 Mayıs'ta Bitez Mahallesi'nde devam edecek.İlçede mavi beyaz seferberlik sloganıyla yürütülen temizlik çalışmalarının da ikinci etabı gerçekleştirildi.Bodrum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü organizasyonuyla Kumbahçe, Çarşı, Eskiçeşme, Gümbet, Bitez, Tepecik, Turgutreis, Karabağ ve Bahçelievler mahallelerinde yürütülen çalışmalara belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, belediye personeli, mahalle muhtarları, gönüllüler ve bazı okullardan öğretmen ile öğrenciler katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/bodrum-da-dalgiclar-denizden-yaklasik-2-ton-atik-cikardi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Şırnak'ta gezgin arıcılar yoğun yağışlardan dolayı bir ayı daha kışlakta geçirecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sirnak-ta-gezgin-aricilar-yogun-yagislardan-dolayi-bir-ayi-daha-kislakta-gecirecek/845842/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sirnak-ta-gezgin-aricilar-yogun-yagislardan-dolayi-bir-ayi-daha-kislakta-gecirecek/845842/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:12:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Şırnak — Namazdağı ve Cudi Dağı eteklerinde kışlaklarında kalan gezgin arıcılar, her yıl mayısta çıktıkları yaylalara halen kar ve yağış olması nedeniyle haziranda gidecek - Arıcı Yusuf Göktepe: - Çok güzel kar ve yağmur yağmasından dolayı bu sezon beklentimiz yüksek. Umarım bütün meslektaşlarıma bereketli ve güzel bir sezon olur]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Şırnak Haberleri — EKREM PAYAN - Şırnak'ta gezgin arıcılar yoğun yağışlardan dolayı bir ayı daha kışlakta geçirecek.Zengin bitki örtüsüne sahip ovalarıyla ilkbaharda bal üreticilerine ev sahipliği yapan Şırnak'ta, bu yıl bölgedeki yoğun yağışlar arıcıların yüzünü güldürdü.Namazdağı ve Cudi Dağı eteklerinde kışlaklarında kalan gezgin arıcılar, ilkbaharda yeni sezona hazırlanıyor.Geçmiş yıllarda sıcak hava ve kuraklık nedeniyle istedikleri verimi alamayan ve mayıs ayında kovanlarıyla yola koyulan bal üreticileri, bu sene gidecekleri bölgede karların erimemesi, yağışın sürmesi ve bölgede henüz çiçeklerin açmaması nedeniyle bir süre daha kışlaklarda kalacak. Ovadaki rengarenk çiçeklerden faydalanarak verimi artırmak isteyen arıcılar, her yıl mayısta gittikleri yaylalara haziranda çıkacak.- Yağışla balın rekoltesinin yüksek olmasını bekliyoruzNamazdağı etekleri Balveren beldesi kırsalında kovanlarını temizleyen ve yeni sezona hazırlanan üreticilerden Yusuf Göktepe, AA muhabirine, bu yıl bölge genelinde kar ve yağmurun çok yağdığını, bunun sevincini yaşadıklarını söyledi.Her yıl mayısta gittikleri yaylaya yağmur ve karın fazla yağmasıyla haziran ayı ortalarında çıkacaklarını ifade eden Göktepe, şunları kaydetti:Yağışların biraz dinmesi ve baharın kendini göstermesiyle biz de hazırlıklarımızı yapıyoruz. Şırnak'ta baharın tüm güzelliğini yaşamaya başladık. Hazırlıklar kapsamında kovanlarımızı temizliyoruz. Eski çıtalarımızı yenileriyle değiştiriyoruz. Arılarımızın da durumuna bakarak ona göre müdahalede bulunuyoruz. Çok güzel kar ve yağmur yağmasından dolayı bu sezon beklentimiz yüksek. Umarım bütün meslektaşlarıma bereketli ve güzel bir sezon olur. Bulunduğumuz coğrafyada flora çok zengin ve endemik bitki çeşitliliği çok fazla. Bu yıl da istediğimiz yağışla balın rekoltesinin yüksek olmasını bekliyoruz. Verimli bir yıl temenni ediyor ve bekliyoruz.Arıların gelişimini kışlak olarak kullandıkları Balveren beldesi kırsalında tamamladıklarını dile getiren Göktepe, haziran ayı ortasında da kovanlarını Hakkari yaylalarına götüreceklerini bildirdi. Göktepe, Asıl bal ve nektar akımını oradan alıyoruz. Eylül ve ekim ayında bal hasadını yapıp dönüş sağlıyoruz. dedi.- B​​​​u yıl umutluyuzCudi Dağı etekleri İkizce köyü kırsalındaki üreticilerden Nurettin Demir de baba mesleği arıcılığı 15 yıldır yaptığını, yaz aylarında Siirt'in Pervari ilçesine bağlı Sarıyaprak köyüne gittiklerini söyledi.Yaklaşık 300 kovanı olduğunu anlatan Demir, Geçen yıl kuraklıktan dolayı verimsiz geçti ama bu yıl umutluyuz. Arıcılık ailemizin geçim kaynağı ve bundan memnunuz. Devlet de bu konuda bize destek veriyor. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Şırnak Haberleri — EKREM PAYAN - Şırnak'ta gezgin arıcılar yoğun yağışlardan dolayı bir ayı daha kışlakta geçirecek.Zengin bitki örtüsüne sahip ovalarıyla ilkbaharda bal üreticilerine ev sahipliği yapan Şırnak'ta, bu yıl bölgedeki yoğun yağışlar arıcıların yüzünü güldürdü.Namazdağı ve Cudi Dağı eteklerinde kışlaklarında kalan gezgin arıcılar, ilkbaharda yeni sezona hazırlanıyor.Geçmiş yıllarda sıcak hava ve kuraklık nedeniyle istedikleri verimi alamayan ve mayıs ayında kovanlarıyla yola koyulan bal üreticileri, bu sene gidecekleri bölgede karların erimemesi, yağışın sürmesi ve bölgede henüz çiçeklerin açmaması nedeniyle bir süre daha kışlaklarda kalacak. Ovadaki rengarenk çiçeklerden faydalanarak verimi artırmak isteyen arıcılar, her yıl mayısta gittikleri yaylalara haziranda çıkacak.- Yağışla balın rekoltesinin yüksek olmasını bekliyoruzNamazdağı etekleri Balveren beldesi kırsalında kovanlarını temizleyen ve yeni sezona hazırlanan üreticilerden Yusuf Göktepe, AA muhabirine, bu yıl bölge genelinde kar ve yağmurun çok yağdığını, bunun sevincini yaşadıklarını söyledi.Her yıl mayısta gittikleri yaylaya yağmur ve karın fazla yağmasıyla haziran ayı ortalarında çıkacaklarını ifade eden Göktepe, şunları kaydetti:Yağışların biraz dinmesi ve baharın kendini göstermesiyle biz de hazırlıklarımızı yapıyoruz. Şırnak'ta baharın tüm güzelliğini yaşamaya başladık. Hazırlıklar kapsamında kovanlarımızı temizliyoruz. Eski çıtalarımızı yenileriyle değiştiriyoruz. Arılarımızın da durumuna bakarak ona göre müdahalede bulunuyoruz. Çok güzel kar ve yağmur yağmasından dolayı bu sezon beklentimiz yüksek. Umarım bütün meslektaşlarıma bereketli ve güzel bir sezon olur. Bulunduğumuz coğrafyada flora çok zengin ve endemik bitki çeşitliliği çok fazla. Bu yıl da istediğimiz yağışla balın rekoltesinin yüksek olmasını bekliyoruz. Verimli bir yıl temenni ediyor ve bekliyoruz.Arıların gelişimini kışlak olarak kullandıkları Balveren beldesi kırsalında tamamladıklarını dile getiren Göktepe, haziran ayı ortasında da kovanlarını Hakkari yaylalarına götüreceklerini bildirdi. Göktepe, Asıl bal ve nektar akımını oradan alıyoruz. Eylül ve ekim ayında bal hasadını yapıp dönüş sağlıyoruz. dedi.- B​​​​u yıl umutluyuzCudi Dağı etekleri İkizce köyü kırsalındaki üreticilerden Nurettin Demir de baba mesleği arıcılığı 15 yıldır yaptığını, yaz aylarında Siirt'in Pervari ilçesine bağlı Sarıyaprak köyüne gittiklerini söyledi.Yaklaşık 300 kovanı olduğunu anlatan Demir, Geçen yıl kuraklıktan dolayı verimsiz geçti ama bu yıl umutluyuz. Arıcılık ailemizin geçim kaynağı ve bundan memnunuz. Devlet de bu konuda bize destek veriyor. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/sirnak-ta-gezgin-aricilar-yogun-yagislardan-dolayi-bir-ayi-daha-kislakta-gecirecek.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>CİRİT Anti-İHA füzesi hava hedefini tam isabetle vurdu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cirit-anti-iha-fuzesi-hava-hedefini-tam-isabetle-vurdu/845841/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cirit-anti-iha-fuzesi-hava-hedefini-tam-isabetle-vurdu/845841/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:12:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci: - Gök vatanın her irtifasında, yerli sistemlerimizin caydırıcılığını güçlendiriyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ROKETSAN tarafından geliştirilen CİRİT Anti-İHA füzesi, PUSU Silah Sistemi üzerinden gerçekleştirilen atışta hava hedefini başarıyla imha etti.ROKETSAN'ın sosyal medya hesabından Asimetrik Tehditlere Karşı Caydırıcı Güç: CİRİT Anti-İHA başlığıyla atış testine ilişkin yapılan açıklamada, PUSU Silah Sistemi'nden hava hedefine yönelik gerçekleştirilen atışta, CİRİT Anti-İHA füzesinin hedefi başarıyla vurduğu duyuruldu.Şirket, akıllı mühimmatların mobil platformlarla entegre edildiğini belirterek, her türlü tehdide karşı stratejik çözümler üretilmeye devam edildiğini vurguladı.ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de gelişmeyi Modern Tehditlere Karşı Mobil Kalkan: CİRİT Anti-İHA başlığıyla yaptığı paylaşımla değerlendirdi.İkinci, CİRİT Anti-İHA füzesinin PUSU Silah Sistemi'nden hava hedefine yönelik gerçekleştirilen atışta hedefi tam isabetle vurduğunu bildirdi.Yerli savunma sanayi sistemlerinin önemine dikkati çeken İkinci, Gök vatanın her irtifasında, yerli sistemlerimizin caydırıcılığını güçlendiriyoruz. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ROKETSAN tarafından geliştirilen CİRİT Anti-İHA füzesi, PUSU Silah Sistemi üzerinden gerçekleştirilen atışta hava hedefini başarıyla imha etti.ROKETSAN'ın sosyal medya hesabından Asimetrik Tehditlere Karşı Caydırıcı Güç: CİRİT Anti-İHA başlığıyla atış testine ilişkin yapılan açıklamada, PUSU Silah Sistemi'nden hava hedefine yönelik gerçekleştirilen atışta, CİRİT Anti-İHA füzesinin hedefi başarıyla vurduğu duyuruldu.Şirket, akıllı mühimmatların mobil platformlarla entegre edildiğini belirterek, her türlü tehdide karşı stratejik çözümler üretilmeye devam edildiğini vurguladı.ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de gelişmeyi Modern Tehditlere Karşı Mobil Kalkan: CİRİT Anti-İHA başlığıyla yaptığı paylaşımla değerlendirdi.İkinci, CİRİT Anti-İHA füzesinin PUSU Silah Sistemi'nden hava hedefine yönelik gerçekleştirilen atışta hedefi tam isabetle vurduğunu bildirdi.Yerli savunma sanayi sistemlerinin önemine dikkati çeken İkinci, Gök vatanın her irtifasında, yerli sistemlerimizin caydırıcılığını güçlendiriyoruz. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/cirit-anti-iha-fuzesi-hava-hedefini-tam-isabetle-vurdu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Malezya'ya göre, ASEAN bölgesinde Müslüman azınlıkların sorunlarına çözüm siyasi diyalog</title>
      <link>https://www.canligaste.com/malezya-ya-gore-asean-bolgesinde-musluman-azinliklarin-sorunlarina-cozum-siyasi-diyalog/845840/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/malezya-ya-gore-asean-bolgesinde-musluman-azinliklarin-sorunlarina-cozum-siyasi-diyalog/845840/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:12:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kocaeli — Malezya Dışişleri Bakanı Özel Danışmanı Abdurrezzak Ahmed: - ASEAN, çatışmaları önlemek istediğimiz bir bölge. Birliğin kuruluş nedeni de bir arada yaşama fikrine inanmamız. Bölgede her topluluğun bir arada yaşamasını istiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kocaeli Haberleri — AHMET FURKAN MERCAN - Malezya Dışişleri Bakanı Özel Danışmanı Abdurrezzak Ahmed, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) bölgesinde Müslüman azınlıkların şikayetlerini bildiklerini ve sorunlarını anladıklarını kaydederek çözümün siyasi diyalog olduğunu bildirdi.Ahmed, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı ev sahipliğinde Kocaeli'de düzenlenen 5. Uluslararası İslam Kültür ve Medeniyeti Sempozyumu marjında AA muhabirine, Güneydoğu Asya bölgesindeki Müslüman azınlıkların sorunları ile ülkesinin izlediği politikaları anlattı.Kuala Lumpur yönetiminin Filipinler'in güneyindeki barış sürecine yönelik krizlerin çözülmesi açısından başarılı diplomasi sergilediğini kaydeden Ahmed, müzakereler sonucu varılan anlaşmanın uygulanma sürecinin gözlemlenmesi gerektiğini belirtti.Son dönemde bölgede ertelenen seçimler ile Manila hükümeti ve Müslüman Mindanao'da Bangsamoro Özerk Bölgesi (BARMM) yönetimi arasındaki sorunların farkında olduklarını kaydeden Ahmed, bunların çözülebilecek siyasi sorunlar olduğunu söyledi.Güney Filipinler'de elbette karmaşık bir durum var ama herkes birlikte yaşama fikrine bağlı. Her oyuncu bu sorunların ele alınmasını sağlamaya kararlı. diyen Ahmed, Moro'da tüm bu sorunların seçimden önce çözülmesi gerektiğini dile getirdi.Ahmed, Malezya yardımcı olmaya hazır ifadesini kullandı.- Myanmar yönetiminin ikna edilmesi gerekiyorMalezya olarak, Myanmar rejimi çatısı altında Arakanlı Müslümanların (Rohingya) yaşadığı sorunlar karşısında oldukça endişeli olduklarını söyleyen Ahmed, mülteci sayısının 400-500 bin arası olduğunun tahmin edildiğini ve kayıt dışılık nedeniyle tam saptanamadığını ifade etti.Nepido yönetiminin Arakanlıların şikayetlerini ciddi olarak ele almaya başlaması gerektiğini kaydeden Ahmed, Arakan sorununun hem Myanmar'ı hem de ASEAN ülkelerini etkilediğine işaret etti.Herkesin tanındığı ve temsil edildiği demokratik bir Myanmar oluşturulmasının önemini vurgulayan Ahmed, komşu ülkelerin mülteci barındırma kapasitelerinin sınırlı olduğuna dikkati çekti.Ahmed, Oldukça fazla sömürü ve insan ticareti gerçekleşiyor. Arakan krizinde uluslararası aktörlerin önemli bir rol oynaması, sorunu vurgulaması, tarafları bir araya getirip tartışmaya açması ve Myanmar yönetimini ikna etmesi gerekiyor. Malezya'nın çözümü, Arakan halkına, doğdukları yere geri dönme, bir arada yaşama, Myanmar'da barış içinde yaşama hakkını tanımakla ilgili. diye konuştu.- Tayland, güney bölgelerinde sorun istemiyorAhmed, Tayland'ın güneyinde yaşayan Malay Patani Müslümanlarının sorunlarının 40-50 yıldır sürdüğünü ve ülkesinin 10 yılı aşkın süredir taraflar arasında arabuluculuk görevi üstlenmeye çabaladığını aktardı.Etkili müzakere yürütülmesi amacıyla tarafların uzlaşması, şiddetin ve askeri tehditlerin durması gerektiğine inandıklarını kaydeden Ahmed, bunun için taraflar arasında güven inşa edilmesinin önemini vurguladı.Ahmed, Eğer arabuluculuk yapmazsak, (Patani sorununda) Malezya er ya da geç bundan etkilenecektir. Tarafları bir araya getirip diyalog kurmak ve siyasi bir çözüm bulmak kolay değil. Ancak pes etmiyoruz. dedi.Bangkok yönetiminin bu aşamada destekleyici tutum sergilediğini ve sorunların çözülmesi için olumlu yönde çaba gösterdiğini söyleyen Ahmed, tarafların üzerinde anlaşabilecekleri hususların ortaya çıkarılması çağrısı yaptı.Patani sorununun bölge ülkelerini etkilediğine işaret eden Ahmed, şunları kaydetti:Malezya olarak Patani krizine çözümün kapsayıcı olması gerektiği konusunda pozisyonumuz çok açık. Hiçbir grup dışlanmamalı. Herkes bir araya getirilmeli. Tayland, güney bölgelerinde, Myanmar ve Kamboçya sınırında bir sorun olmasını istemiyor ve eminim bu sorunu çözmek istiyorlar. Bence daha fazlası yapılmalı, çünkü bu sadece taahhütle ilgili değil. Malezya müzakerelerde kolaylaştırıcı görevini sürdürmeye hazır.- Malezya ve Türkiye arasında azınlık hakları işbirliğiAhmed, azınlık hakları için mücadelede, hükümet, sivil toplum ve inanç kuruluşlarının faaliyetlerinin önemli olduğunu kaydederek, küresel ölçekte Müslüman toplulukların onurunun korunması gerektiğine inandıklarını ifade etti.Azınlıkların sorunlarıyla ilgili kolektif sorumlulukların hatırlanması ve ciddi bir küresel merkez kurulması gerektiğini belirten Ahmed, Dünyanın birçok yerinde Müslüman azınlıkların farklı türde sorunları var. Sorunlar bir bölgeden diğerine, bir ülkeden diğerine farklılık gösteriyor. Strateji geliştirebilmemiz için veriye ve veri için özel bir merkeze ihtiyaç var. Bence Malezya ve Türkiye 'Müslüman azınlıklara adanmış bir merkeze' ortak ev sahipliği yapabilir. diye konuştu.- Güney Asya'da barış içinde bir arada yaşama fikriAhmed, ASEAN bölgesinde Müslüman azınlıkların şikayetlerini bildiklerini ve sorunlarını anladıklarını kaydederek, bölgede azınlıkların yaşadığı sorunları çözmenin tek yolunun siyasi diyalog olduğuna inandıklarını söyledi.Birlik bölgesinde barış içinde bir arada yaşama fikrine bağlı olduklarını aktaran Ahmed, ASEAN, çatışmaları önlemek istediğimiz bir bölge. Birliğin kuruluş nedeni de bir arada yaşama fikrine inanmamız. Bölgede her topluluğun bir arada yaşamasını istiyoruz. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kocaeli Haberleri — AHMET FURKAN MERCAN - Malezya Dışişleri Bakanı Özel Danışmanı Abdurrezzak Ahmed, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) bölgesinde Müslüman azınlıkların şikayetlerini bildiklerini ve sorunlarını anladıklarını kaydederek çözümün siyasi diyalog olduğunu bildirdi.Ahmed, İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı ev sahipliğinde Kocaeli'de düzenlenen 5. Uluslararası İslam Kültür ve Medeniyeti Sempozyumu marjında AA muhabirine, Güneydoğu Asya bölgesindeki Müslüman azınlıkların sorunları ile ülkesinin izlediği politikaları anlattı.Kuala Lumpur yönetiminin Filipinler'in güneyindeki barış sürecine yönelik krizlerin çözülmesi açısından başarılı diplomasi sergilediğini kaydeden Ahmed, müzakereler sonucu varılan anlaşmanın uygulanma sürecinin gözlemlenmesi gerektiğini belirtti.Son dönemde bölgede ertelenen seçimler ile Manila hükümeti ve Müslüman Mindanao'da Bangsamoro Özerk Bölgesi (BARMM) yönetimi arasındaki sorunların farkında olduklarını kaydeden Ahmed, bunların çözülebilecek siyasi sorunlar olduğunu söyledi.Güney Filipinler'de elbette karmaşık bir durum var ama herkes birlikte yaşama fikrine bağlı. Her oyuncu bu sorunların ele alınmasını sağlamaya kararlı. diyen Ahmed, Moro'da tüm bu sorunların seçimden önce çözülmesi gerektiğini dile getirdi.Ahmed, Malezya yardımcı olmaya hazır ifadesini kullandı.- Myanmar yönetiminin ikna edilmesi gerekiyorMalezya olarak, Myanmar rejimi çatısı altında Arakanlı Müslümanların (Rohingya) yaşadığı sorunlar karşısında oldukça endişeli olduklarını söyleyen Ahmed, mülteci sayısının 400-500 bin arası olduğunun tahmin edildiğini ve kayıt dışılık nedeniyle tam saptanamadığını ifade etti.Nepido yönetiminin Arakanlıların şikayetlerini ciddi olarak ele almaya başlaması gerektiğini kaydeden Ahmed, Arakan sorununun hem Myanmar'ı hem de ASEAN ülkelerini etkilediğine işaret etti.Herkesin tanındığı ve temsil edildiği demokratik bir Myanmar oluşturulmasının önemini vurgulayan Ahmed, komşu ülkelerin mülteci barındırma kapasitelerinin sınırlı olduğuna dikkati çekti.Ahmed, Oldukça fazla sömürü ve insan ticareti gerçekleşiyor. Arakan krizinde uluslararası aktörlerin önemli bir rol oynaması, sorunu vurgulaması, tarafları bir araya getirip tartışmaya açması ve Myanmar yönetimini ikna etmesi gerekiyor. Malezya'nın çözümü, Arakan halkına, doğdukları yere geri dönme, bir arada yaşama, Myanmar'da barış içinde yaşama hakkını tanımakla ilgili. diye konuştu.- Tayland, güney bölgelerinde sorun istemiyorAhmed, Tayland'ın güneyinde yaşayan Malay Patani Müslümanlarının sorunlarının 40-50 yıldır sürdüğünü ve ülkesinin 10 yılı aşkın süredir taraflar arasında arabuluculuk görevi üstlenmeye çabaladığını aktardı.Etkili müzakere yürütülmesi amacıyla tarafların uzlaşması, şiddetin ve askeri tehditlerin durması gerektiğine inandıklarını kaydeden Ahmed, bunun için taraflar arasında güven inşa edilmesinin önemini vurguladı.Ahmed, Eğer arabuluculuk yapmazsak, (Patani sorununda) Malezya er ya da geç bundan etkilenecektir. Tarafları bir araya getirip diyalog kurmak ve siyasi bir çözüm bulmak kolay değil. Ancak pes etmiyoruz. dedi.Bangkok yönetiminin bu aşamada destekleyici tutum sergilediğini ve sorunların çözülmesi için olumlu yönde çaba gösterdiğini söyleyen Ahmed, tarafların üzerinde anlaşabilecekleri hususların ortaya çıkarılması çağrısı yaptı.Patani sorununun bölge ülkelerini etkilediğine işaret eden Ahmed, şunları kaydetti:Malezya olarak Patani krizine çözümün kapsayıcı olması gerektiği konusunda pozisyonumuz çok açık. Hiçbir grup dışlanmamalı. Herkes bir araya getirilmeli. Tayland, güney bölgelerinde, Myanmar ve Kamboçya sınırında bir sorun olmasını istemiyor ve eminim bu sorunu çözmek istiyorlar. Bence daha fazlası yapılmalı, çünkü bu sadece taahhütle ilgili değil. Malezya müzakerelerde kolaylaştırıcı görevini sürdürmeye hazır.- Malezya ve Türkiye arasında azınlık hakları işbirliğiAhmed, azınlık hakları için mücadelede, hükümet, sivil toplum ve inanç kuruluşlarının faaliyetlerinin önemli olduğunu kaydederek, küresel ölçekte Müslüman toplulukların onurunun korunması gerektiğine inandıklarını ifade etti.Azınlıkların sorunlarıyla ilgili kolektif sorumlulukların hatırlanması ve ciddi bir küresel merkez kurulması gerektiğini belirten Ahmed, Dünyanın birçok yerinde Müslüman azınlıkların farklı türde sorunları var. Sorunlar bir bölgeden diğerine, bir ülkeden diğerine farklılık gösteriyor. Strateji geliştirebilmemiz için veriye ve veri için özel bir merkeze ihtiyaç var. Bence Malezya ve Türkiye 'Müslüman azınlıklara adanmış bir merkeze' ortak ev sahipliği yapabilir. diye konuştu.- Güney Asya'da barış içinde bir arada yaşama fikriAhmed, ASEAN bölgesinde Müslüman azınlıkların şikayetlerini bildiklerini ve sorunlarını anladıklarını kaydederek, bölgede azınlıkların yaşadığı sorunları çözmenin tek yolunun siyasi diyalog olduğuna inandıklarını söyledi.Birlik bölgesinde barış içinde bir arada yaşama fikrine bağlı olduklarını aktaran Ahmed, ASEAN, çatışmaları önlemek istediğimiz bir bölge. Birliğin kuruluş nedeni de bir arada yaşama fikrine inanmamız. Bölgede her topluluğun bir arada yaşamasını istiyoruz. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/malezya-ya-gore-asean-bolgesinde-musluman-azinliklarin-sorunlarina-cozum-siyasi-diyalog.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Havza'da selden etkilenen vatandaşlar yaşadıklarını anlattı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/havza-da-selden-etkilenen-vatandaslar-yasadiklarini-anlatti/845839/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/havza-da-selden-etkilenen-vatandaslar-yasadiklarini-anlatti/845839/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Samsun — Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen selden etkilenen vatandaşlar, yaşadıklarını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Samsun Haberleri — Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen selden etkilenen vatandaşlar, yaşadıklarını anlattı.Şiddetli yağışın ardından ilçe merkezinden geçen derelerin taşmasıyla büyük bölümü sular altında kalan bölgede temizlik çalışmaları devam ediyor.Hacı Osman Deresi yakınlarında evi bulunan ve taşkında evine su basan Fatih Özbey, AA muhabirine, ilçede etkili olan sağanak sonrası kısa sürede derede su miktarının artarak taşkın yaşandığını söyledi.Özbey, Su çok kısa sürede geldi. Arabayı kurtarmaya çalıştık, zor kurtardık. Kapılar açıldı, içeriyi de gördüğünüz gibi su bastı. dedi.Yaşananların ardından büyük zarar oluştuğunu belirten Özbey, Burada oğlumla birlikte duruyorduk. Eşyalarımızın tamamı gitti. İçeride hiçbir şey kalmadı. Bir tane araba kurtarabildim, onun dışında hiçbir şey kurtaramadık. Allah büyüktür. diye konuştu.Taşkının neden bu boyuta ulaştığını bilmediklerini ifade eden Özbey, Neden böyle oldu bilmiyorum. Şimdi bekliyoruz, mağdur olduk. Allah'tan gelen bir şey. İnşallah belediyemiz, kaymakamlık ve ilgili kurumlar gerekli desteği sağlayacaktır. ifadelerini kullandı.Mehmetçik Meydanı'nda cep telefonu ve aksesuar dükkanı bulunan Adem Şahin de selde su basan dükkanında hiçbir şey kalmadığını söyledi.Sel anında kızının ve çalışanının dükkanda olduğunu ve mahsur kaldıklarını belirten Şahin, Burası kendi işletmem. Burada kızım kalıyordu. Sel bir anda geldiği için sadece biz değil, vatandaşlarımız da gerekli tedbirleri alma fırsatı bulamadı. Sel aniden gelince insanlar dışarı çıkmakta zorluk yaşadı. dedi.Sel sırasında kızını ve çalışanını güçlükle kurtardıklarını ifade eden Şahin, Belediyemizin kepçeleriyle cam kırılarak içeriden tahliye yapıldı. Benim burada iki çocuğum vardı, ikisini de kepçe yardımıyla kurtardık. Çevredeki vatandaşlarımız da mağdur oldu. Dükkanların içinde kalanlar kepçelerle alınarak daha güvenli alanlara götürüldü. diye konuştu.İş yerinde büyük hasar oluştuğunu belirten Şahin, Dükkanda gördüğünüz her şey gitti. Yapacak bir şey yok. Sadece bizim yaşadığımız bir durum değil, birçok kişi mağdur oldu. İşletmede hiçbir şeyimiz kalmadı. ifadelerini kullandı.Devletin ve ilgili kurumların bölgede çalışma yürüttüğünü aktaran Şahin, şunları kaydetti:Devletimiz büyük bir devlet, milletimiz büyük bir millet. İnşallah en kısa zamanda yaralarımız sarılacaktır. Olayın ilk anlarından itibaren valimiz, belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz ve ilgili kurumlar bölgede çalışmalarını sürdürüyor. Zarar tespit çalışmaları yapılıyor, aynı zamanda ilçenin temizliği için devletimizin tüm birimleri görev alıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Samsun Haberleri — Samsun’un Havza ilçesinde meydana gelen selden etkilenen vatandaşlar, yaşadıklarını anlattı.Şiddetli yağışın ardından ilçe merkezinden geçen derelerin taşmasıyla büyük bölümü sular altında kalan bölgede temizlik çalışmaları devam ediyor.Hacı Osman Deresi yakınlarında evi bulunan ve taşkında evine su basan Fatih Özbey, AA muhabirine, ilçede etkili olan sağanak sonrası kısa sürede derede su miktarının artarak taşkın yaşandığını söyledi.Özbey, Su çok kısa sürede geldi. Arabayı kurtarmaya çalıştık, zor kurtardık. Kapılar açıldı, içeriyi de gördüğünüz gibi su bastı. dedi.Yaşananların ardından büyük zarar oluştuğunu belirten Özbey, Burada oğlumla birlikte duruyorduk. Eşyalarımızın tamamı gitti. İçeride hiçbir şey kalmadı. Bir tane araba kurtarabildim, onun dışında hiçbir şey kurtaramadık. Allah büyüktür. diye konuştu.Taşkının neden bu boyuta ulaştığını bilmediklerini ifade eden Özbey, Neden böyle oldu bilmiyorum. Şimdi bekliyoruz, mağdur olduk. Allah'tan gelen bir şey. İnşallah belediyemiz, kaymakamlık ve ilgili kurumlar gerekli desteği sağlayacaktır. ifadelerini kullandı.Mehmetçik Meydanı'nda cep telefonu ve aksesuar dükkanı bulunan Adem Şahin de selde su basan dükkanında hiçbir şey kalmadığını söyledi.Sel anında kızının ve çalışanının dükkanda olduğunu ve mahsur kaldıklarını belirten Şahin, Burası kendi işletmem. Burada kızım kalıyordu. Sel bir anda geldiği için sadece biz değil, vatandaşlarımız da gerekli tedbirleri alma fırsatı bulamadı. Sel aniden gelince insanlar dışarı çıkmakta zorluk yaşadı. dedi.Sel sırasında kızını ve çalışanını güçlükle kurtardıklarını ifade eden Şahin, Belediyemizin kepçeleriyle cam kırılarak içeriden tahliye yapıldı. Benim burada iki çocuğum vardı, ikisini de kepçe yardımıyla kurtardık. Çevredeki vatandaşlarımız da mağdur oldu. Dükkanların içinde kalanlar kepçelerle alınarak daha güvenli alanlara götürüldü. diye konuştu.İş yerinde büyük hasar oluştuğunu belirten Şahin, Dükkanda gördüğünüz her şey gitti. Yapacak bir şey yok. Sadece bizim yaşadığımız bir durum değil, birçok kişi mağdur oldu. İşletmede hiçbir şeyimiz kalmadı. ifadelerini kullandı.Devletin ve ilgili kurumların bölgede çalışma yürüttüğünü aktaran Şahin, şunları kaydetti:Devletimiz büyük bir devlet, milletimiz büyük bir millet. İnşallah en kısa zamanda yaralarımız sarılacaktır. Olayın ilk anlarından itibaren valimiz, belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz ve ilgili kurumlar bölgede çalışmalarını sürdürüyor. Zarar tespit çalışmaları yapılıyor, aynı zamanda ilçenin temizliği için devletimizin tüm birimleri görev alıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/havza-da-selden-etkilenen-vatandaslar-yasadiklarini-anlatti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yağışlarla görünür hale gelen sarı benekli semenderin yaşam alanları tespit ediliyor </title>
      <link>https://www.canligaste.com/yagislarla-gorunur-hale-gelen-sari-benekli-semenderin-yasam-alanlari-tespit-ediliyor/845838/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yagislarla-gorunur-hale-gelen-sari-benekli-semenderin-yasam-alanlari-tespit-ediliyor/845838/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Diyarbakır — Diyarbakır'da seviyesi yükselen su kaynaklarında sarı benekli semender görüldüğü bildirimleri üzerine Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğünce nesli tehlike altındaki bu türün yaşam alanlarının ve sayısının tespiti için çalışma başlatıldı - DÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Satar: - Bu yıl yağışların bol olmasıyla sarı benekli semenderlerin hem üreme başarısı arttı hem de birçok yere dağıldılar. Son zamanlarda semenderlerle alakalı çok sayıda fotoğraf geliyor. Bu da bizi çok sevindirdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Diyarbakır Haberleri — BESTAMİ BODRUK - BİLAL ÇELİKTEN - Diyarbakır'da mevsimsel yağışlarla canlanan berrak su kaynaklarında görünür hale gelen sarı benekli semenderlerin yaşam alanları tespit ediliyor.Önceki yıllarda yaşanan yağış azlığı ve küresel kuraklık nedeniyle yaşam alanları daralan sarı benekli semenderler, nesli tehlike altında olması nedeniyle Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce koruma listesine alındı.Türk semenderi olarak da bilinen sarı benekli semenderler kar ve yağmur suları sayesinde canlanan su kaynaklarında daha sık görülmeye başladı.Su kaynaklarında sarı benekli semender görüldüğü bildirimleri üzerine Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekiplerince bu türün yaşam alanlarının ve sayılarının tespit edilmesi için çalışma başlatıldı.Bir durakları da Çüngüş ilçesinin Karakaya Baraj Gölü kıyısındaki Akdeniz iklimine sahip kırsal Geçit Mahallesi olan ekipler, berrak çayda semenderlerin izini sürüyor.- Karların erimesiyle ortaya çıkıyorlarDicle Üniversitesi (DÜ) Fen Fakültesi Zooloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Satar, AA muhabirine, önceki yıllarda birçok su kaynağının kurumaya başladığını, buralarda yaşayan birçok canlının yaşam alanının daraldığını söyledi.Satar, semenderlerin de buna bağlı olarak üreme yetileri ve sayılarında da azalma meydana geldiğini ifade ederek, Bu yıl yağışların bol olmasıyla sarı benekli semenderlerin hem üreme başarısı arttı hem de birçok yere dağıldılar. Karların erimesiyle ortaya çıkıyorlar. Son zamanlarda semenderlerle alakalı çok sayıda fotoğraf geliyor. Görülme sıklığı çok arttı. Bu da bizi çok sevindirdi. dedi.Sarı benekli semenderlere zarar vermenin cezai bir yaptırımı olduğunu ifade eden Satar, bu türe zarar verdiği tespit edilen kişilere 557 bin 212 lira para cezasının uygulandığını belirtti.Sarı benekli semenderlerin bir kurbağa türü olduğunu, hiçbir zararının olmadığı ve zehrinin bulunmadığını anlatan Satar, Bunlar çok masum canlılar. Aynı zamanda yaşam alanlarını kirlettiğimizde de bu canlılar doğada yok olacaktır. Temiz sulara alışık canlılar. Bu canlıları tanıtmak istiyoruz. Bu türe zarar verilmesini istemiyoruz. diye konuştu.Satar, sarı benekli semenderlerin yaşam alanlarının korunması için temiz su kaynaklarına tarımsal atıklar ve piknik yapan kişilerce çöp atılmaması gerektiği uyarısında bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Diyarbakır Haberleri — BESTAMİ BODRUK - BİLAL ÇELİKTEN - Diyarbakır'da mevsimsel yağışlarla canlanan berrak su kaynaklarında görünür hale gelen sarı benekli semenderlerin yaşam alanları tespit ediliyor.Önceki yıllarda yaşanan yağış azlığı ve küresel kuraklık nedeniyle yaşam alanları daralan sarı benekli semenderler, nesli tehlike altında olması nedeniyle Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce koruma listesine alındı.Türk semenderi olarak da bilinen sarı benekli semenderler kar ve yağmur suları sayesinde canlanan su kaynaklarında daha sık görülmeye başladı.Su kaynaklarında sarı benekli semender görüldüğü bildirimleri üzerine Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekiplerince bu türün yaşam alanlarının ve sayılarının tespit edilmesi için çalışma başlatıldı.Bir durakları da Çüngüş ilçesinin Karakaya Baraj Gölü kıyısındaki Akdeniz iklimine sahip kırsal Geçit Mahallesi olan ekipler, berrak çayda semenderlerin izini sürüyor.- Karların erimesiyle ortaya çıkıyorlarDicle Üniversitesi (DÜ) Fen Fakültesi Zooloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Satar, AA muhabirine, önceki yıllarda birçok su kaynağının kurumaya başladığını, buralarda yaşayan birçok canlının yaşam alanının daraldığını söyledi.Satar, semenderlerin de buna bağlı olarak üreme yetileri ve sayılarında da azalma meydana geldiğini ifade ederek, Bu yıl yağışların bol olmasıyla sarı benekli semenderlerin hem üreme başarısı arttı hem de birçok yere dağıldılar. Karların erimesiyle ortaya çıkıyorlar. Son zamanlarda semenderlerle alakalı çok sayıda fotoğraf geliyor. Görülme sıklığı çok arttı. Bu da bizi çok sevindirdi. dedi.Sarı benekli semenderlere zarar vermenin cezai bir yaptırımı olduğunu ifade eden Satar, bu türe zarar verdiği tespit edilen kişilere 557 bin 212 lira para cezasının uygulandığını belirtti.Sarı benekli semenderlerin bir kurbağa türü olduğunu, hiçbir zararının olmadığı ve zehrinin bulunmadığını anlatan Satar, Bunlar çok masum canlılar. Aynı zamanda yaşam alanlarını kirlettiğimizde de bu canlılar doğada yok olacaktır. Temiz sulara alışık canlılar. Bu canlıları tanıtmak istiyoruz. Bu türe zarar verilmesini istemiyoruz. diye konuştu.Satar, sarı benekli semenderlerin yaşam alanlarının korunması için temiz su kaynaklarına tarımsal atıklar ve piknik yapan kişilerce çöp atılmaması gerektiği uyarısında bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/yagislarla-gorunur-hale-gelen-sari-benekli-semenderin-yasam-alanlari-tespit-ediliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD'li siyaset bilimci Norton, Filistin mücadelesinin Batı'da sömürgecilik tartışmalarını görünür kıldığını söyledi:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-li-siyaset-bilimci-norton-filistin-mucadelesinin-bati-da-somurgecilik-tartismalarini-gorunur-kildigini-soyledi/845837/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-li-siyaset-bilimci-norton-filistin-mucadelesinin-bati-da-somurgecilik-tartismalarini-gorunur-kildigini-soyledi/845837/</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Ekonomik mülksüzleştirme, toprak gasbı, kaynakların sömürülmesi ve iklim değişikliği sorunları, kısmen Filistin mücadelesi sayesinde görünür hale geldi - Batı'daki sorunlardan biri de sosyal medyanın şirketler ve oligarklar tarafından çok güçlü bir şekilde kontrol edilmesidir. Bunun kırılması gerekiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — MUHAMMET TARHAN - ABD'li siyaset bilimci ve yazar Prof. Anne Norton, Filistin mücadelesinin yalnızca jeopolitik bir konu olmadığını, aynı zamanda sömürgecilik, bilgi üretimi ve küresel güç ilişkilerine dair yeni tartışmaların önünü açtığını belirterek, Ekonomik mülksüzleştirme, toprak gaspı, kaynakların sömürülmesi ve iklim değişikliği sorunları, kısmen Filistin mücadelesi sayesinde görünür hale geldi. dedi.Pennsylvania Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Norton, küresel krizlerin nedenleri ve sömürgecilik mirasının ele alınacağı “World Decolonization Forum” kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Dekolonizasyon tartışmalarının günümüzde aciliyet kazanmasının iki temel nedeni olduğunu söyleyen Norton, dünyada mevcut güç dengelerinin sarsıldığı bir dönemin yaşandığını ifade etti.ABD’de devlet şiddeti, Orta Doğu’da İsrail’in yayılmacı politikaları ve eski imparatorlukların güç kaybının dikkati çektiğini belirten Norton, buna karşılık çok merkezli yeni bir dünya ihtimalinin de ortaya çıktığını dile getirdi.Norton, özellikle genç kuşakların farklı bilgi kaynaklarına yöneldiğine değinerek, “Küresel kuzeyde, Batı’da genç nesiller arasında yeni bilgi biçimlerine ve yeni perspektiflere yönelik bir ilgi ve iştah var.” ifadelerini kullandı.Türkiye’nin bu dönüşüm açısından önemli bir merkez olduğunu söyleyen Norton, “Türkiye her zaman kültürün, sanatın ve bilginin üretildiği bir yer oldu. Aynı zamanda (Türkiye) bu bölgenin ekonomik merkezidir. Dolayısıyla, sömürgecilikten arınma hakkında bir konferans düzenlemek için doğal bir yerdir.” değerlendirmesinde bulundu.- Filistin mücadelesi siyaseti yeni insanlara açtı vurgusuFilistin mücadelesinin son yıllarda Batı kamuoyunda daha görünür hale geldiğine işaret eden Norton, Bence Filistin mücadelesi, daha önce olmadığı kadar Batılılar için görünür hale geldi. Bu trajik, çünkü Gazze'nin yıkımına, hastanelerin bombalanmasına, basına yapılan saldırılara ve elbette milyonlarca ölüye, birçoğu hala enkaz altında olanlara bir yanıt niteliğinde. değerlendirmesinde bulundu.Filistin mücadelesinin siyaseti yeni insanlara açtığını kaydeden Norton, ABD’de Müslüman siyasetçilerin daha fazla görünürlük kazandığını ifade etti.Norton, ABD'deki yeni Müslüman siyasetçilerin yalnızca Müslüman seçmenlerden değil, her türlü kesimden de destek aldığını söyledi.Filistin mücadelesinin sömürgecilik tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdığını belirten Norton, Ekonomik mülksüzleştirme, toprak gasbı, kaynakların sömürülmesi ve iklim değişikliği sorunları, kısmen Filistin mücadelesi sayesinde görünür hale geldi. dedi.Batı’da insanların Filistin’e ilişkin bilgilere kendi ana akım medyalarından değil, alternatif kaynaklardan ulaşmaya başladığına dikkati çeken Norton, “Haberler, yayınlar ve dünya jeopolitiğine dair farklı bakış açıları için başka yerlere gidebileceğinizi öğrendiğinizde, bu geri alınamaz ve sömürgecilik karşıtı düşüncenin yayılması için büyük bir umut doğurur.” yorumunu yaptı.- Üniversite ve akademinin gücü hala sınırlıBatı’daki üniversitelerin ve medya kuruluşlarının Filistin konusuna yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Norton, akademik çevrelerde öğrenciler ve akademisyenlerin daha açık bir tutum sergilediğini ancak karar verici yapılar üzerinde yeterli güce sahip olmadığını söyledi.Norton, bununla birlikte son dönemde özellikle lisansüstü öğrenciler arasında artan sendikalaşma hareketlerinin akademide güç dengelerini değiştirebileceğine dikkati çekerek, bu sürecin “akademik ekosistemi önemli ölçüde dönüştürebileceğini” vurguladı.- “Dekolonize düşünce tek bir kültürel kaynaktan beslenmez”Dekolonize düşüncenin pratikte nasıl bir karşılığı olacağı sorusuna ise Norton, bunun henüz tam anlamıyla ortaya çıkmadığı ancak bazı özelliklerinin şimdiden görülebildiği yanıtını verdi.Düşüncenin dekolonizasyonunun tek bir kültürel temele sıkışıp kalmaması gerektiğini, aksine çoğulcu bir yapıya kavuşması gerektiğini vurgulayan Norton, “Bu yapının sahip olabileceği özellikleri de görebiliriz. Sadece tek bir kültürel kaynaktan beslenmeyecek, birden fazla kültürel kaynaktan beslenecek. Siyaset hakkında konuşan insanlar, görüşlerini ve fikirlerini kamuoyunda dile getirirken bu farklı kaynaklardan yararlanacak.” ifadelerini kullandı.Sosyal medyanın bilgi dolaşımını hızlandırdığını ancak Batı’da bu alanın büyük şirketler ve oligarkların kontrolü altında olduğunu vurgulayan Norton, Batı'daki sorunlardan biri de sosyal medyanın şirketler ve oligarklar tarafından çok güçlü bir şekilde kontrol edilmesidir. Bunun kırılması gerekiyor. dedi.İstanbul’un küresel bilgi üretim merkezlerinden biri haline gelebileceğine işaret eden Norton, Filistin basınının da bu konuda dikkat çekici bir örnek sunduğunu belirtti.Norton, “Filistin basını iki şeyle dikkati çekiyor; biri olağanüstü cesaretleri, diğeri ise haberi gerçekten üretmeleri.” değerlendirmesinde bulundu.İstanbul’un yanı sıra Brezilya ve Arjantin gibi merkezlerin de küresel ölçekte haber ve düşünce üretiminde etkili olabileceğini ifade eden Norton, Türkiye’nin tarihsel ve kültürel mirasının bu açıdan önemli avantaj sağladığını dile getirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — MUHAMMET TARHAN - ABD'li siyaset bilimci ve yazar Prof. Anne Norton, Filistin mücadelesinin yalnızca jeopolitik bir konu olmadığını, aynı zamanda sömürgecilik, bilgi üretimi ve küresel güç ilişkilerine dair yeni tartışmaların önünü açtığını belirterek, Ekonomik mülksüzleştirme, toprak gaspı, kaynakların sömürülmesi ve iklim değişikliği sorunları, kısmen Filistin mücadelesi sayesinde görünür hale geldi. dedi.Pennsylvania Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Norton, küresel krizlerin nedenleri ve sömürgecilik mirasının ele alınacağı “World Decolonization Forum” kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Dekolonizasyon tartışmalarının günümüzde aciliyet kazanmasının iki temel nedeni olduğunu söyleyen Norton, dünyada mevcut güç dengelerinin sarsıldığı bir dönemin yaşandığını ifade etti.ABD’de devlet şiddeti, Orta Doğu’da İsrail’in yayılmacı politikaları ve eski imparatorlukların güç kaybının dikkati çektiğini belirten Norton, buna karşılık çok merkezli yeni bir dünya ihtimalinin de ortaya çıktığını dile getirdi.Norton, özellikle genç kuşakların farklı bilgi kaynaklarına yöneldiğine değinerek, “Küresel kuzeyde, Batı’da genç nesiller arasında yeni bilgi biçimlerine ve yeni perspektiflere yönelik bir ilgi ve iştah var.” ifadelerini kullandı.Türkiye’nin bu dönüşüm açısından önemli bir merkez olduğunu söyleyen Norton, “Türkiye her zaman kültürün, sanatın ve bilginin üretildiği bir yer oldu. Aynı zamanda (Türkiye) bu bölgenin ekonomik merkezidir. Dolayısıyla, sömürgecilikten arınma hakkında bir konferans düzenlemek için doğal bir yerdir.” değerlendirmesinde bulundu.- Filistin mücadelesi siyaseti yeni insanlara açtı vurgusuFilistin mücadelesinin son yıllarda Batı kamuoyunda daha görünür hale geldiğine işaret eden Norton, Bence Filistin mücadelesi, daha önce olmadığı kadar Batılılar için görünür hale geldi. Bu trajik, çünkü Gazze'nin yıkımına, hastanelerin bombalanmasına, basına yapılan saldırılara ve elbette milyonlarca ölüye, birçoğu hala enkaz altında olanlara bir yanıt niteliğinde. değerlendirmesinde bulundu.Filistin mücadelesinin siyaseti yeni insanlara açtığını kaydeden Norton, ABD’de Müslüman siyasetçilerin daha fazla görünürlük kazandığını ifade etti.Norton, ABD'deki yeni Müslüman siyasetçilerin yalnızca Müslüman seçmenlerden değil, her türlü kesimden de destek aldığını söyledi.Filistin mücadelesinin sömürgecilik tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdığını belirten Norton, Ekonomik mülksüzleştirme, toprak gasbı, kaynakların sömürülmesi ve iklim değişikliği sorunları, kısmen Filistin mücadelesi sayesinde görünür hale geldi. dedi.Batı’da insanların Filistin’e ilişkin bilgilere kendi ana akım medyalarından değil, alternatif kaynaklardan ulaşmaya başladığına dikkati çeken Norton, “Haberler, yayınlar ve dünya jeopolitiğine dair farklı bakış açıları için başka yerlere gidebileceğinizi öğrendiğinizde, bu geri alınamaz ve sömürgecilik karşıtı düşüncenin yayılması için büyük bir umut doğurur.” yorumunu yaptı.- Üniversite ve akademinin gücü hala sınırlıBatı’daki üniversitelerin ve medya kuruluşlarının Filistin konusuna yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Norton, akademik çevrelerde öğrenciler ve akademisyenlerin daha açık bir tutum sergilediğini ancak karar verici yapılar üzerinde yeterli güce sahip olmadığını söyledi.Norton, bununla birlikte son dönemde özellikle lisansüstü öğrenciler arasında artan sendikalaşma hareketlerinin akademide güç dengelerini değiştirebileceğine dikkati çekerek, bu sürecin “akademik ekosistemi önemli ölçüde dönüştürebileceğini” vurguladı.- “Dekolonize düşünce tek bir kültürel kaynaktan beslenmez”Dekolonize düşüncenin pratikte nasıl bir karşılığı olacağı sorusuna ise Norton, bunun henüz tam anlamıyla ortaya çıkmadığı ancak bazı özelliklerinin şimdiden görülebildiği yanıtını verdi.Düşüncenin dekolonizasyonunun tek bir kültürel temele sıkışıp kalmaması gerektiğini, aksine çoğulcu bir yapıya kavuşması gerektiğini vurgulayan Norton, “Bu yapının sahip olabileceği özellikleri de görebiliriz. Sadece tek bir kültürel kaynaktan beslenmeyecek, birden fazla kültürel kaynaktan beslenecek. Siyaset hakkında konuşan insanlar, görüşlerini ve fikirlerini kamuoyunda dile getirirken bu farklı kaynaklardan yararlanacak.” ifadelerini kullandı.Sosyal medyanın bilgi dolaşımını hızlandırdığını ancak Batı’da bu alanın büyük şirketler ve oligarkların kontrolü altında olduğunu vurgulayan Norton, Batı'daki sorunlardan biri de sosyal medyanın şirketler ve oligarklar tarafından çok güçlü bir şekilde kontrol edilmesidir. Bunun kırılması gerekiyor. dedi.İstanbul’un küresel bilgi üretim merkezlerinden biri haline gelebileceğine işaret eden Norton, Filistin basınının da bu konuda dikkat çekici bir örnek sunduğunu belirtti.Norton, “Filistin basını iki şeyle dikkati çekiyor; biri olağanüstü cesaretleri, diğeri ise haberi gerçekten üretmeleri.” değerlendirmesinde bulundu.İstanbul’un yanı sıra Brezilya ve Arjantin gibi merkezlerin de küresel ölçekte haber ve düşünce üretiminde etkili olabileceğini ifade eden Norton, Türkiye’nin tarihsel ve kültürel mirasının bu açıdan önemli avantaj sağladığını dile getirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
