<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Türkiye'nin dönüşen iş gücü piyasası yeni nesil çalışma modelleriyle geliştirilecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-nin-donusen-is-gucu-piyasasi-yeni-nesil-calisma-modelleriyle-gelistirilecek/907913/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-nin-donusen-is-gucu-piyasasi-yeni-nesil-calisma-modelleriyle-gelistirilecek/907913/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:12:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Yeni Orta Vadeli Program kapsamında, savunma sanayisi, yapay zeka, siber güvenlik, enerji ve madencilik ile uzay teknolojileri gibi nitelikli insan kaynağı ihtiyacı olan stratejik alanlarda iş gücü yetiştirmeye yönelik lisansüstü eğitim desteklenecek - Mesleki ve teknik ortaöğretim ve yükseköğretim mezunlarına yönelik Mezun Takip Sistemi oluşturulacak, iş gücü piyasası performansları analiz edilecek ve kariyer destek mekanizması geliştirilecek, Türkiye Yeterlilikler Veri Tabanı'nın da ulusal ve uluslararası sistemlerle uyumu güçlendirilecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : AYŞE BÖCÜOĞLU BODUR - Türkiye, değişen ve dönüşen iş gücü piyasasının şartlarına uyum için yeni nesil çalışma modellerini devreye almaya hazırlanıyor.AA muhabirinin 2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program'dan (OVP) yaptığı derlemeye göre gelecek üç yılda iş gücü ve çalışma hayatına yönelik çeşitli adımlar atılacak.Özellikle teknolojideki gelişmeler, yapay zekanın hızla devreye girmesi iş hayatında da değişim ve dönüşümü beraberinde getirdi. Bu nedenle dönüşen iş gücü piyasası dinamikleri doğrultusunda yeni nesil çalışma modelleri, sektörel ihtiyaçlar ve beceri uyumsuzlukları dikkate alınarak, güvenceli esnekliği artıran ve atıl iş gücünün azaltılmasını hedefleyen bütüncül politikalar hayata geçirilecek.Enflasyonu düşürmeye yönelik makroekonomik politika çerçevesiyle uyumlu, sürdürülebilir ve istihdamı destekleyen bir büyüme patikasıyla istihdam ve iş gücünün yeniden ivmelenmesi sağlanacak.Tek haneli seviyelere gerileyen işsizlik oranındaki iyileşmenin OVP süresince devam etmesi öngörülüyor.Program boyunca iş gücüne katılım oranında öngörülen yükselişle beraber istihdamın yıllık ortalama 711 bin kişi artması, işsizlik oranının kademeli olarak gerileyerek 2029'da yüzde 7,6 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.Stratejik alanlardaki iş gücüne lisansüstü eğitim desteğiİş gücünün beceri uyumunun iyileştirilmesi için beşeri sermaye, hayat boyu öğrenme yaklaşımı çerçevesinde geliştirilecek, iş gücünün becerileri teknolojik gelişmeler, sektörel ihtiyaçlar ve stratejik önceliklerle uyumlu hale getirilecek.Mesleki ve teknik eğitimin iş gücü piyasasıyla bağı güçlendirilecek, ihtiyaç duyulan meslek ve yetkinliklerde nitelikli insan kaynağı arzı artırılacak ve beceri ihtiyaçlarının belirlenmesine yönelik veri ve yeterlilik altyapısı geliştirilecek.Meslek ve hedef grup odaklı aktif iş gücü programları iş gücü piyasasının değişen ihtiyaçlarına göre geliştirilecek, programların istihdam etkisi düzenli olarak değerlendirilecek ve kaynaklar kalıcı istihdama geçiş performansı yüksek program türlerine yönlendirilecek.Savunma sanayisi, yapay zeka, siber güvenlik, enerji ve madencilik ile uzay teknolojileri gibi nitelikli insan kaynağı ihtiyacı olan stratejik alanlarda iş gücü yetiştirmeye yönelik lisansüstü eğitim desteklenecek. Kamu, üniversite, özel sektör işbirliğiyle sürekli eğitim ve gelişim programları ve mesleki eğitim imkanları yaygınlaştırılacak.Mesleki ve teknik eğitim müfredatına güncelleme geliyorYurt dışındaki üst seviye bilimsel ve teknolojik çalışmalar yürüten nitelikli araştırmacıların Türkiye'deki çalışma imkanları ile ortamları çeşitlendirilerek işbirlikleri geliştirilecek.Mesleki ve teknik eğitim müfredatı özel sektörle işbirliği içinde güncellenecek, staj ve iş başı eğitimi programlarının yaygınlaştırılmasını sağlayacak şekilde yönetim ve finansman konularında özel sektör katılımı artırılacak.Başta meslek yüksekokulları olmak üzere yükseköğretim kontenjanlarının kamu ve özel sektörün orta vadede ihtiyaç duyduğu iş gücü ile uyumu güçlendirilecek.Mesleki ve teknik ortaöğretim ve yükseköğretim mezunlarına yönelik Mezun Takip Sistemi oluşturulacak, iş gücü piyasası performansları analiz edilecek ve kariyer destek mekanizması geliştirilecek.Bireylerin istihdamda kalmalarının sağlanması ve becerilerinin günümüz ihtiyaçlarına uyumunun artırılması için hayat boyu öğrenmeye katılım, aktif yaşlanma yaklaşımını içerecek şekilde artırılacak.Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin etkin uygulanması sağlanacak, mikro yeterliliklere ilişkin ulusal düzenlemeler hayata geçirilecek ve Türkiye Yeterlilikler Veri Tabanı'nın ulusal ve uluslararası sistemlerle uyumu güçlendirilecek.Ulusal Yeterlilik Sistemi'nin eğitim ve istihdam politikalarıyla etkin entegrasyonu güçlendirilecek.İş gücü piyasası bilgi altyapısı güçlendirilerek Ulusal Meslek Sınıflama Sistemi tamamlanarak ilgili kurumların meslek verilerinde ortak dil ve birlikte çalışabilirlikleri sağlanacak, ortaya çıkan beceri ihtiyaçlarının belirlenmesine yönelik veri temelli analiz ve meslek haritalama çalışmaları yaygınlaştırılacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : AYŞE BÖCÜOĞLU BODUR - Türkiye, değişen ve dönüşen iş gücü piyasasının şartlarına uyum için yeni nesil çalışma modellerini devreye almaya hazırlanıyor.AA muhabirinin 2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program'dan (OVP) yaptığı derlemeye göre gelecek üç yılda iş gücü ve çalışma hayatına yönelik çeşitli adımlar atılacak.Özellikle teknolojideki gelişmeler, yapay zekanın hızla devreye girmesi iş hayatında da değişim ve dönüşümü beraberinde getirdi. Bu nedenle dönüşen iş gücü piyasası dinamikleri doğrultusunda yeni nesil çalışma modelleri, sektörel ihtiyaçlar ve beceri uyumsuzlukları dikkate alınarak, güvenceli esnekliği artıran ve atıl iş gücünün azaltılmasını hedefleyen bütüncül politikalar hayata geçirilecek.Enflasyonu düşürmeye yönelik makroekonomik politika çerçevesiyle uyumlu, sürdürülebilir ve istihdamı destekleyen bir büyüme patikasıyla istihdam ve iş gücünün yeniden ivmelenmesi sağlanacak.Tek haneli seviyelere gerileyen işsizlik oranındaki iyileşmenin OVP süresince devam etmesi öngörülüyor.Program boyunca iş gücüne katılım oranında öngörülen yükselişle beraber istihdamın yıllık ortalama 711 bin kişi artması, işsizlik oranının kademeli olarak gerileyerek 2029'da yüzde 7,6 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.Stratejik alanlardaki iş gücüne lisansüstü eğitim desteğiİş gücünün beceri uyumunun iyileştirilmesi için beşeri sermaye, hayat boyu öğrenme yaklaşımı çerçevesinde geliştirilecek, iş gücünün becerileri teknolojik gelişmeler, sektörel ihtiyaçlar ve stratejik önceliklerle uyumlu hale getirilecek.Mesleki ve teknik eğitimin iş gücü piyasasıyla bağı güçlendirilecek, ihtiyaç duyulan meslek ve yetkinliklerde nitelikli insan kaynağı arzı artırılacak ve beceri ihtiyaçlarının belirlenmesine yönelik veri ve yeterlilik altyapısı geliştirilecek.Meslek ve hedef grup odaklı aktif iş gücü programları iş gücü piyasasının değişen ihtiyaçlarına göre geliştirilecek, programların istihdam etkisi düzenli olarak değerlendirilecek ve kaynaklar kalıcı istihdama geçiş performansı yüksek program türlerine yönlendirilecek.Savunma sanayisi, yapay zeka, siber güvenlik, enerji ve madencilik ile uzay teknolojileri gibi nitelikli insan kaynağı ihtiyacı olan stratejik alanlarda iş gücü yetiştirmeye yönelik lisansüstü eğitim desteklenecek. Kamu, üniversite, özel sektör işbirliğiyle sürekli eğitim ve gelişim programları ve mesleki eğitim imkanları yaygınlaştırılacak.Mesleki ve teknik eğitim müfredatına güncelleme geliyorYurt dışındaki üst seviye bilimsel ve teknolojik çalışmalar yürüten nitelikli araştırmacıların Türkiye'deki çalışma imkanları ile ortamları çeşitlendirilerek işbirlikleri geliştirilecek.Mesleki ve teknik eğitim müfredatı özel sektörle işbirliği içinde güncellenecek, staj ve iş başı eğitimi programlarının yaygınlaştırılmasını sağlayacak şekilde yönetim ve finansman konularında özel sektör katılımı artırılacak.Başta meslek yüksekokulları olmak üzere yükseköğretim kontenjanlarının kamu ve özel sektörün orta vadede ihtiyaç duyduğu iş gücü ile uyumu güçlendirilecek.Mesleki ve teknik ortaöğretim ve yükseköğretim mezunlarına yönelik Mezun Takip Sistemi oluşturulacak, iş gücü piyasası performansları analiz edilecek ve kariyer destek mekanizması geliştirilecek.Bireylerin istihdamda kalmalarının sağlanması ve becerilerinin günümüz ihtiyaçlarına uyumunun artırılması için hayat boyu öğrenmeye katılım, aktif yaşlanma yaklaşımını içerecek şekilde artırılacak.Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin etkin uygulanması sağlanacak, mikro yeterliliklere ilişkin ulusal düzenlemeler hayata geçirilecek ve Türkiye Yeterlilikler Veri Tabanı'nın ulusal ve uluslararası sistemlerle uyumu güçlendirilecek.Ulusal Yeterlilik Sistemi'nin eğitim ve istihdam politikalarıyla etkin entegrasyonu güçlendirilecek.İş gücü piyasası bilgi altyapısı güçlendirilerek Ulusal Meslek Sınıflama Sistemi tamamlanarak ilgili kurumların meslek verilerinde ortak dil ve birlikte çalışabilirlikleri sağlanacak, ortaya çıkan beceri ihtiyaçlarının belirlenmesine yönelik veri temelli analiz ve meslek haritalama çalışmaları yaygınlaştırılacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/turkiye-nin-donusen-is-gucu-piyasasi-yeni-nesil-calisma-modelleriyle-gelistirilecek.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gül ithalatına karşı yılda 1,5 milyon dal üretiyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gul-ithalatina-karsi-yilda-1-5-milyon-dal-uretiyor/907912/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gul-ithalatina-karsi-yilda-1-5-milyon-dal-uretiyor/907912/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:12:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Antalya'da 25 yıldır süs bitkileri yetiştiriciliği yapan Mehmet Bulgan, yerli tüketicinin gül talebini karşılamak ve ithalatı azaltmak amacıyla yaklaşık 20 yıldır farklı renklerde gül yetiştiriyor - Gül üreticisi Bulgan: - Yılda 1,5 milyon dal gül üretiyorum, Türkiye'nin her iline gönderiyorum. Beyaz, kırmızı her renkte üretim var ama ağırlıklı olarak kırmızı üretiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : RABİA SAPMAZ - ​​​​​​​Antalya'da 20 yıldır gül yetiştiren Mehmet Bulgan, farklı renklerde ürettiği güllerle iç piyasadaki talebin karşılanmasına katkı sağlarken, yıllık 1,5 milyon dallık üretimiyle ithal güle alternatif oluşturuyor.Süs bitkileri üretiminde önemli bir potansiyele sahip Antalya'da, 25 yıldır karanfil ağırlıklı çiçek üreten Bulgan, yerli tüketicinin gül talebini karşılayabilmek için yaklaşık 20 yıl önce Elmalı ilçesindeki seralarında gül üretimine başladı.Yaklaşık 70 dekarlık alanda başta kırmızı olmak üzere farklı renklerde gül yetiştiren Bulgan, yıllık 1,5 milyon dal kapasiteye ulaşarak ürünlerini Türkiye'nin 81 ilindeki tüketicilerle buluşturuyor.Yüzde 70&#039;i kırmızı renkte üretiliyorMehmet Bulgan, AA muhabirine, Türkiye'de en fazla karanfil üretildiğini ve hem iç piyasaya hem de yurt dışına satıldığını söyledi.Yerli tüketicinin güle karşı ilgisinin çiçek satıcılarını ithalata yönlendirdiğini anlatan Bulgan, ithalatı bir nebze de olsa azaltabilmek için gül üretimine başladığını ifade etti.Elmalı ilçesinde gül üretimi için sera alanı oluşturduğunu aktaran Bulgan, Yılda 1,5 milyon dal gül üretiyorum, Türkiye'nin her iline gönderiyorum. Beyaz, kırmızı her renkte üretim var ama ağırlıklı olarak kırmızı üretiyoruz, yüzde 70'i kırmızı, yüzde 30'u farklı renklerde. dedi.Bulgan, üretimin en fazla yaz döneminde olduğunu belirterek, özellikle düğün sezonunda talebin arttığını kaydetti.Serada güllerin dikilmesi, gübrelenmesi, sulanması ile ilgilenen Selman Bulgan da gül yetiştiriciliğinin daha fazla özen istediğini söyledi.Şubat, mart aylarında budama yaptıklarını dile getiren Bulgan, Nisan sonunda hasada başlıyoruz, hava şartlarına göre kasım, aralık aylarına kadar devam ediyoruz. Burada üretip, Antalya'ya gönderiyoruz, mezatlarda satışı yapılıyor. Sabah erken saatlerde toplanıyor, hava ısınmaya başladığında depolara götürülüyor ve orada da demet haline getiriliyor, paketleniyor. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : RABİA SAPMAZ - ​​​​​​​Antalya'da 20 yıldır gül yetiştiren Mehmet Bulgan, farklı renklerde ürettiği güllerle iç piyasadaki talebin karşılanmasına katkı sağlarken, yıllık 1,5 milyon dallık üretimiyle ithal güle alternatif oluşturuyor.Süs bitkileri üretiminde önemli bir potansiyele sahip Antalya'da, 25 yıldır karanfil ağırlıklı çiçek üreten Bulgan, yerli tüketicinin gül talebini karşılayabilmek için yaklaşık 20 yıl önce Elmalı ilçesindeki seralarında gül üretimine başladı.Yaklaşık 70 dekarlık alanda başta kırmızı olmak üzere farklı renklerde gül yetiştiren Bulgan, yıllık 1,5 milyon dal kapasiteye ulaşarak ürünlerini Türkiye'nin 81 ilindeki tüketicilerle buluşturuyor.Yüzde 70&#039;i kırmızı renkte üretiliyorMehmet Bulgan, AA muhabirine, Türkiye'de en fazla karanfil üretildiğini ve hem iç piyasaya hem de yurt dışına satıldığını söyledi.Yerli tüketicinin güle karşı ilgisinin çiçek satıcılarını ithalata yönlendirdiğini anlatan Bulgan, ithalatı bir nebze de olsa azaltabilmek için gül üretimine başladığını ifade etti.Elmalı ilçesinde gül üretimi için sera alanı oluşturduğunu aktaran Bulgan, Yılda 1,5 milyon dal gül üretiyorum, Türkiye'nin her iline gönderiyorum. Beyaz, kırmızı her renkte üretim var ama ağırlıklı olarak kırmızı üretiyoruz, yüzde 70'i kırmızı, yüzde 30'u farklı renklerde. dedi.Bulgan, üretimin en fazla yaz döneminde olduğunu belirterek, özellikle düğün sezonunda talebin arttığını kaydetti.Serada güllerin dikilmesi, gübrelenmesi, sulanması ile ilgilenen Selman Bulgan da gül yetiştiriciliğinin daha fazla özen istediğini söyledi.Şubat, mart aylarında budama yaptıklarını dile getiren Bulgan, Nisan sonunda hasada başlıyoruz, hava şartlarına göre kasım, aralık aylarına kadar devam ediyoruz. Burada üretip, Antalya'ya gönderiyoruz, mezatlarda satışı yapılıyor. Sabah erken saatlerde toplanıyor, hava ısınmaya başladığında depolara götürülüyor ve orada da demet haline getiriliyor, paketleniyor. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Kızılay, kriz anlarında psikolojik destek için rehber kitap hazırladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turk-kizilay-kriz-anlarinda-psikolojik-destek-icin-rehber-kitap-hazirladi/907911/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turk-kizilay-kriz-anlarinda-psikolojik-destek-icin-rehber-kitap-hazirladi/907911/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:12:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Kriz anında İzle, Dinle, Bağ Kur adımlarıyla olaylardan etkilenen kişileri sakinleştirmeyi hedefleyen Psikolojik İlk Yardım El Kitabında psikolojik ilk yardımın tedavi değil acil durumlara yönelik koruyucu yaklaşım olduğu vurgulandı - Türkiye'deki afet türlerine ve kültürel yapıya uygun örneklerle hazırlanan el kitabına Kızılay Akademinin internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : DUYGU YENER - Türk Kızılay, afet, kriz ve zorlayıcı olaylardan etkilenen kişilere nasıl destek olunabileceğini sade ve uygulanabilir adımlarla anlatan Psikolojik İlk Yardım El Kitabını yayımladı.AA muhabirinin Dünya İlk Yardım Günü dolayısıyla Türk Kızılaydan edindiği bilgilere göre el kitabıyla, psikolojik ilk yardım bilgisinin ruh sağlığı uzmanlarının yanı sıra gönüllüler, ilk müdahaleciler ve toplumun geniş kesimlerine ulaştırılması amaçlanıyor.Depremler, seller, yangınlar ve salgınlar gibi olayların maddi kayıpların ötesinde bireylerin ruh sağlığını da derinden etkileyebildiğine dikkati çeken Türk Kızılay, bu etkileri en aza indirmek için erken dönemde verilecek desteğin önemini vurguluyor.El kitabı, Türk Kızılayın Psikolojik İlk Yardım (PİY) eğitim serisindeki Katılımcı El Kitabı'nın temel bilgilerini kısa ve anlaşılır biçimde bir araya getiriyor.Kızılhaç ve Kızılay Hareketi Ruh Sağlığı ve Psikososyal Destek Merkezinin (MHPSS Hub) rehberleri referans alınarak hazırlanan kitapta Türkiye'de yaşanan olay türlerine ve kültürel yapıya uygun örneklere yer veriliyor.Kriz anında üç temel adımKitap, psikolojik ilk yardımı, kriz ya da acil durumdan etkilenen kişilerin sakinleşmelerine, kendilerini güvende hissetmelerine ve daha fazla zarar görmeden durumla baş edebilmelerine yardımcı destek yöntemi olarak tanımlıyor.Uygulama, İzle, Dinle, Bağ Kur olmak üzere üç temel basamağa dayanıyor.İzle aşamasında kriz ortamı, güvenlik riskleri ve acil ihtiyaçlar gözlemleniyor. Dinle aşamasında etkilenen kişilerle yargılamadan iletişim kuruluyor ve ihtiyaçları belirleniyor. Bağ Kur aşamasında da kişiler, sosyal destek kaynaklarına, doğru bilgiye ve ihtiyaç duydukları hizmetlere yönlendiriliyor. Her basamak için uygulayıcıya yol gösteren rehber sorular, vaka örnekleriyle somut hale getiriliyor.Psikolojik ilk yardım tedavi değil ilk destekKitapta psikolojik ilk yardımın ne olduğu kadar ne olmadığı da açıkça ortaya konuluyor.Buna göre PİY, ayrıntılı terapi ya da tedavi yöntemi değil bireyin kendini güvende ve yargılanmadan ifade edebileceği alan sunan, acil ihtiyaçlarına odaklanan, kendi baş etme yöntemlerini kullanmasını ve sosyal destek kaynaklarından yararlanmasını teşvik eden destekleyici ve koruyucu yaklaşım olarak öne çıkıyor.Uygulayıcıların olayın ayrıntılarını sorgulamaması, kişileri duygularını paylaşmaya zorlamaması ve gerçekçi olmayan vaatlerde bulunmaması gerektiği vurgulanıyor.Temel eğitim alanlar da uygulayabiliyorPsikolojik ilk yardımın yalnızca ruh sağlığı profesyonellerine özgü olmadığını hatırlatan kitap, temel bilgi ve beceri eğitimi alan ilk müdahalecilerin, gönüllülerin ve insani yardım çalışanlarının da bu desteği sunabileceğini belirtiyor.Aktif dinleme, yargılamadan yaklaşma ve sakinleştirme gibi pek çok kişinin günlük hayatta farkında olmadan kullandığı becerilerin, doğru bilgiyle desteklendiklerinde kriz anlarında etkili yardıma dönüşebileceği vurgulanıyor.Psikolojik İlk Yardım El Kitabı'na Kızılay Akademinin internet sitesinden ulaşılabiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : DUYGU YENER - Türk Kızılay, afet, kriz ve zorlayıcı olaylardan etkilenen kişilere nasıl destek olunabileceğini sade ve uygulanabilir adımlarla anlatan Psikolojik İlk Yardım El Kitabını yayımladı.AA muhabirinin Dünya İlk Yardım Günü dolayısıyla Türk Kızılaydan edindiği bilgilere göre el kitabıyla, psikolojik ilk yardım bilgisinin ruh sağlığı uzmanlarının yanı sıra gönüllüler, ilk müdahaleciler ve toplumun geniş kesimlerine ulaştırılması amaçlanıyor.Depremler, seller, yangınlar ve salgınlar gibi olayların maddi kayıpların ötesinde bireylerin ruh sağlığını da derinden etkileyebildiğine dikkati çeken Türk Kızılay, bu etkileri en aza indirmek için erken dönemde verilecek desteğin önemini vurguluyor.El kitabı, Türk Kızılayın Psikolojik İlk Yardım (PİY) eğitim serisindeki Katılımcı El Kitabı'nın temel bilgilerini kısa ve anlaşılır biçimde bir araya getiriyor.Kızılhaç ve Kızılay Hareketi Ruh Sağlığı ve Psikososyal Destek Merkezinin (MHPSS Hub) rehberleri referans alınarak hazırlanan kitapta Türkiye'de yaşanan olay türlerine ve kültürel yapıya uygun örneklere yer veriliyor.Kriz anında üç temel adımKitap, psikolojik ilk yardımı, kriz ya da acil durumdan etkilenen kişilerin sakinleşmelerine, kendilerini güvende hissetmelerine ve daha fazla zarar görmeden durumla baş edebilmelerine yardımcı destek yöntemi olarak tanımlıyor.Uygulama, İzle, Dinle, Bağ Kur olmak üzere üç temel basamağa dayanıyor.İzle aşamasında kriz ortamı, güvenlik riskleri ve acil ihtiyaçlar gözlemleniyor. Dinle aşamasında etkilenen kişilerle yargılamadan iletişim kuruluyor ve ihtiyaçları belirleniyor. Bağ Kur aşamasında da kişiler, sosyal destek kaynaklarına, doğru bilgiye ve ihtiyaç duydukları hizmetlere yönlendiriliyor. Her basamak için uygulayıcıya yol gösteren rehber sorular, vaka örnekleriyle somut hale getiriliyor.Psikolojik ilk yardım tedavi değil ilk destekKitapta psikolojik ilk yardımın ne olduğu kadar ne olmadığı da açıkça ortaya konuluyor.Buna göre PİY, ayrıntılı terapi ya da tedavi yöntemi değil bireyin kendini güvende ve yargılanmadan ifade edebileceği alan sunan, acil ihtiyaçlarına odaklanan, kendi baş etme yöntemlerini kullanmasını ve sosyal destek kaynaklarından yararlanmasını teşvik eden destekleyici ve koruyucu yaklaşım olarak öne çıkıyor.Uygulayıcıların olayın ayrıntılarını sorgulamaması, kişileri duygularını paylaşmaya zorlamaması ve gerçekçi olmayan vaatlerde bulunmaması gerektiği vurgulanıyor.Temel eğitim alanlar da uygulayabiliyorPsikolojik ilk yardımın yalnızca ruh sağlığı profesyonellerine özgü olmadığını hatırlatan kitap, temel bilgi ve beceri eğitimi alan ilk müdahalecilerin, gönüllülerin ve insani yardım çalışanlarının da bu desteği sunabileceğini belirtiyor.Aktif dinleme, yargılamadan yaklaşma ve sakinleştirme gibi pek çok kişinin günlük hayatta farkında olmadan kullandığı becerilerin, doğru bilgiyle desteklendiklerinde kriz anlarında etkili yardıma dönüşebileceği vurgulanıyor.Psikolojik İlk Yardım El Kitabı'na Kızılay Akademinin internet sitesinden ulaşılabiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/turk-kizilay-kriz-anlarinda-psikolojik-destek-icin-rehber-kitap-hazirladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tek kişilik dükkanında 57 yıldır saatlere ayar veriyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tek-kisilik-dukkaninda-57-yildir-saatlere-ayar-veriyor/907910/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tek-kisilik-dukkaninda-57-yildir-saatlere-ayar-veriyor/907910/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Adana / Adana'nın Karataş ilçesinde 1969'da açtığı 3,5 metrekarelik dükkanda saat tamirciliği yapan Sadık Tosun, uzun yıllardır merceği gözünden, tornavidayı elinden düşürmüyor - Tosun: - İşimi bırakamıyorum, çok seviyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Adana Haberleri : YAKUP SAĞLAM - Adana'da 76 yaşındaki saatçi Sadık Tosun, 57 yıldır yolunu tuttuğu 3,5 metrekarelik dükkanında arızalı saatlerini onartmak isteyen müşterilerine hizmet veriyor.Bir tamircinin yanında 16 yaşında çıraklığa başlayan Tosun, zamanla mekanik ve elektronik saatlerin tamirinde ustalaştı.Merceği gözünden, tornavidayı elinden düşürmeyen Tosun, 1969'da Karataş ilçesi Hasan Şaş Caddesi'nde dükkan açtı.Tosun, pazar hariç her gün yolunu tuttuğu tek kişilik dükkanda müşterilerinin saatlerindeki arızaları ve eksiklikleri gideriyor.Mesleğe ömrünü adayan Tosun, mesaisini saatlere ayar vererek geçiriyor.Sadık Tosun, AA muhabirine, saatçiliğe adeta gönül verdiğini söyledi.Antika saatleri onarmayı sevdiğini belirten Tosun, Mesleğe severek başladım, aynı şekilde de devam ediyorum. Şu an gözlerimde sıkıntı var ama buna rağmen elimden geldiğince çalışıyorum. İşimi bırakamıyorum, çok seviyorum. dedi.Tosun, saat tamirciliğinin sabır, dikkat ve yoğun emek istediğini vurguladı.Çalışma alanının küçük olmasından dolayı zaman zaman zorluk yaşadığını dile getiren Tosun, 3,5 metrekarelik iş yerimde işimi yapmaya çalışıyorum. Maddi imkanlardan dolayı daha büyük yerde iş yapamadık. 3,5 metrekarelik bir yerde çalışmak gerçekten zor. diye konuştu.Tosun, mesleğini sevdiği için sağlığı el verdikçe dükkanını açacağını anlattı.Çırak bulamamaktan yakınan Tosun, Benden sonra buralarda bu işi yapacak kimse yok. Hiç kimseyi yetiştiremedik. Zanaata özenen ve öğrenmek isteyen gençlerimiz yok. Ben gittiğim zaman kalan kişilerin mağdur olmasını istemediğim için son demime kadar bu işte mücadele edeceğim. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Adana Haberleri : YAKUP SAĞLAM - Adana'da 76 yaşındaki saatçi Sadık Tosun, 57 yıldır yolunu tuttuğu 3,5 metrekarelik dükkanında arızalı saatlerini onartmak isteyen müşterilerine hizmet veriyor.Bir tamircinin yanında 16 yaşında çıraklığa başlayan Tosun, zamanla mekanik ve elektronik saatlerin tamirinde ustalaştı.Merceği gözünden, tornavidayı elinden düşürmeyen Tosun, 1969'da Karataş ilçesi Hasan Şaş Caddesi'nde dükkan açtı.Tosun, pazar hariç her gün yolunu tuttuğu tek kişilik dükkanda müşterilerinin saatlerindeki arızaları ve eksiklikleri gideriyor.Mesleğe ömrünü adayan Tosun, mesaisini saatlere ayar vererek geçiriyor.Sadık Tosun, AA muhabirine, saatçiliğe adeta gönül verdiğini söyledi.Antika saatleri onarmayı sevdiğini belirten Tosun, Mesleğe severek başladım, aynı şekilde de devam ediyorum. Şu an gözlerimde sıkıntı var ama buna rağmen elimden geldiğince çalışıyorum. İşimi bırakamıyorum, çok seviyorum. dedi.Tosun, saat tamirciliğinin sabır, dikkat ve yoğun emek istediğini vurguladı.Çalışma alanının küçük olmasından dolayı zaman zaman zorluk yaşadığını dile getiren Tosun, 3,5 metrekarelik iş yerimde işimi yapmaya çalışıyorum. Maddi imkanlardan dolayı daha büyük yerde iş yapamadık. 3,5 metrekarelik bir yerde çalışmak gerçekten zor. diye konuştu.Tosun, mesleğini sevdiği için sağlığı el verdikçe dükkanını açacağını anlattı.Çırak bulamamaktan yakınan Tosun, Benden sonra buralarda bu işi yapacak kimse yok. Hiç kimseyi yetiştiremedik. Zanaata özenen ve öğrenmek isteyen gençlerimiz yok. Ben gittiğim zaman kalan kişilerin mağdur olmasını istemediğim için son demime kadar bu işte mücadele edeceğim. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bodrum FK'de Aboubakar'ın hedefi takımı yeniden Süper Lig'e taşımak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bodrum-fk-de-aboubakar-in-hedefi-takimi-yeniden-super-lig-e-tasimak/907909/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bodrum-fk-de-aboubakar-in-hedefi-takimi-yeniden-super-lig-e-tasimak/907909/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Kamerunlu golcü Vincent Aboubakar: - Ben ligi zaten yakından tanıyorum, Bodrum'daki yaşama da alışıyorum. Yeni bir kulübe ve yeni bir projeye geldim. Kendimi bulmaya başladım - Artık maçlar kazanmamız gerekiyor ve bu galibiyet serisine cumartesi gününden itibaren başlamalıyız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- ALİ BALLI - Trendyol 1. Lig ekiplerinden Bodrum FK'nin yeni transferi Vincent Aboubakar, yeniden Süper Lig'e çıkmayı hedeflediklerini söyledi.Kulüp tesislerinde antrenman öncesi AA muhabirine açıklamalarda bulunan Kamerunlu golcü, Bodrum FK'ye transferinin gerçekleşmesinden dolayı mutlu olduğunu belirtti.Transfer sürecinde emeği geçenlere teşekkür eden Aboubakar, takıma uyum sağlamaya başladığını ifade ederek, Başta başkanımıza, temsilcilerime, hocamıza ve teknik heyete teşekkür ediyorum. Uzun bir süreç ve görüşmeler sonucunda beni buraya transfer ettiler. Takım arkadaşlarıma da teşekkür ederim, adaptasyon sürecimde bana çok yardımcı oluyorlar. Yavaş yavaş ritmimi ve yerimi bulmaya başladım. diye konuştu.Takımın kalitesine ve potansiyeline inandığını vurgulayan Aboubakar, sezon içerisinde saha içindeki uyumlarını daha da geliştireceklerini kaydetti.Aboubakar, Bodrum FK'de forma giydiği için mutlu olduğunu aktararak, İyi bir takımız ve çalışmaya devam edeceğiz. Çok iyi ve büyük bir sezon geçireceğimizden eminim. Saha içi uyumumuzu zamanla kazanacağız. Oyun ritmimiz arttıkça sahada hep birlikte keyif alacağız. Şu an motivasyonum çok yüksek. Yavaş yavaş takımı ve kulüp kültürünü öğreniyorum. Kulübe tam anlamıyla alışmam gerektiğini biliyorum. ifadelerini kullandı.Bodrum FK'nın Süper Lig'de mücadele etmeyi hak ettiğini dile getiren Aboubakar, Bu kulüp kesinlikle Süper Lig'de oynamayı hak ediyor. yorumunu yaptı.Taraftarımızın desteğine ihtiyacımız varTaraftarlara da destek çağrısında bulunan Aboubakar, şöyle konuştu:Kesinlikle morallerini bozmasınlar ve vazgeçmesinler. Asıl bu süreçte onların desteğine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Bizi desteklemeye devam etsinler, onları hiçbir zaman mahcup etmeyeceğiz.Türkiye'yi ve futbol ortamını yakından tanıdığını belirten Aboubakar, Bodrum'daki yaşamına da alışmaya başladığını söyledi.Türkiye'nin çok güzel ve kültürü zengin bir ülke olduğuna dikkati çeken Abubakar, Ben ligi zaten yakından tanıyorum, Bodrum'daki yaşama da alışıyorum. Yeni bir kulübe ve yeni bir projeye geldim. Kendimi bulmaya başladım. Artık maçlar kazanmamız gerekiyor ve bu galibiyet serisine cumartesi gününden itibaren başlamalıyız. değerlendirmesinde bulundu.Abubakar, ligin bundan sonraki maçlarında da elinden gelen çabayı göstereceğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- ALİ BALLI - Trendyol 1. Lig ekiplerinden Bodrum FK'nin yeni transferi Vincent Aboubakar, yeniden Süper Lig'e çıkmayı hedeflediklerini söyledi.Kulüp tesislerinde antrenman öncesi AA muhabirine açıklamalarda bulunan Kamerunlu golcü, Bodrum FK'ye transferinin gerçekleşmesinden dolayı mutlu olduğunu belirtti.Transfer sürecinde emeği geçenlere teşekkür eden Aboubakar, takıma uyum sağlamaya başladığını ifade ederek, Başta başkanımıza, temsilcilerime, hocamıza ve teknik heyete teşekkür ediyorum. Uzun bir süreç ve görüşmeler sonucunda beni buraya transfer ettiler. Takım arkadaşlarıma da teşekkür ederim, adaptasyon sürecimde bana çok yardımcı oluyorlar. Yavaş yavaş ritmimi ve yerimi bulmaya başladım. diye konuştu.Takımın kalitesine ve potansiyeline inandığını vurgulayan Aboubakar, sezon içerisinde saha içindeki uyumlarını daha da geliştireceklerini kaydetti.Aboubakar, Bodrum FK'de forma giydiği için mutlu olduğunu aktararak, İyi bir takımız ve çalışmaya devam edeceğiz. Çok iyi ve büyük bir sezon geçireceğimizden eminim. Saha içi uyumumuzu zamanla kazanacağız. Oyun ritmimiz arttıkça sahada hep birlikte keyif alacağız. Şu an motivasyonum çok yüksek. Yavaş yavaş takımı ve kulüp kültürünü öğreniyorum. Kulübe tam anlamıyla alışmam gerektiğini biliyorum. ifadelerini kullandı.Bodrum FK'nın Süper Lig'de mücadele etmeyi hak ettiğini dile getiren Aboubakar, Bu kulüp kesinlikle Süper Lig'de oynamayı hak ediyor. yorumunu yaptı.Taraftarımızın desteğine ihtiyacımız varTaraftarlara da destek çağrısında bulunan Aboubakar, şöyle konuştu:Kesinlikle morallerini bozmasınlar ve vazgeçmesinler. Asıl bu süreçte onların desteğine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Bizi desteklemeye devam etsinler, onları hiçbir zaman mahcup etmeyeceğiz.Türkiye'yi ve futbol ortamını yakından tanıdığını belirten Aboubakar, Bodrum'daki yaşamına da alışmaya başladığını söyledi.Türkiye'nin çok güzel ve kültürü zengin bir ülke olduğuna dikkati çeken Abubakar, Ben ligi zaten yakından tanıyorum, Bodrum'daki yaşama da alışıyorum. Yeni bir kulübe ve yeni bir projeye geldim. Kendimi bulmaya başladım. Artık maçlar kazanmamız gerekiyor ve bu galibiyet serisine cumartesi gününden itibaren başlamalıyız. değerlendirmesinde bulundu.Abubakar, ligin bundan sonraki maçlarında da elinden gelen çabayı göstereceğini sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bodrum-fk-de-aboubakar-in-hedefi-takimi-yeniden-super-lig-e-tasimak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>PISA 2025 uluslararası raporunda Türkiye vurgusu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/pisa-2025-uluslararasi-raporunda-turkiye-vurgusu/907908/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/pisa-2025-uluslararasi-raporunda-turkiye-vurgusu/907908/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Türkiye, ilerlemenin ne kadar hızlı gerçekleşebileceğini ortaya koydu ve 10 yıl içinde fen bilimleri performansını yaklaşık 70 PISA puanı yükseltti. Bu, üç yıldan fazla ek öğrenme süresine eş değer bir kazanım anlamına geliyor - Birçok ülke, daha yüksek performans ve daha kapsayıcı sonuçların birlikte ilerleyebileceğini de göstermiştir. Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Karadağ, Katar ve Slovakya, düşük performans gösteren öğrencilerin oranını azaltırken, en iyi performans gösteren öğrencilerin oranını artırmıştır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuç raporunda, Türkiye'nin, ilerlemenin ne kadar hızlı gerçekleşebileceğini ortaya koyduğu ve 10 yıl içinde fen bilimleri performansını yaklaşık 70 PISA puanı yükselttiği ifade edildi.Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından yayımlanan PISA 2025 Uluslararası Raporu'nda Türkiye'nin, ilerlemenin ne kadar hızlı gerçekleşebileceğini ortaya koyan bir performans sergilediği vurgulandı.Raporda, bunun, üç yıldan fazla ek öğrenme süresine eş değer bir kazanım anlamına geldiği ifade edildi.OECD tarafından uygulanan PISA 2025 araştırmasının sonuçları, Slovakya'nın başkenti Bratislava'da 8 Eylül'de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katıldığı toplantıyla açıklandı. Türkiye, fen bilimleri, matematik ve okuma becerisi alanlarının tümünde hem puanını hem de sıralamasını yükselterek önemli bir başarıya imza attı.Türkiye'nin tarihi başarısına OECD tarafından yayımlanan PISA 2025 Uluslararası Raporu'nda da yer verilerek, raporun sunuş ve ön söz bölümlerinde Türkiye vurgusu dikkati çekti.PISA 2025 Uluslararası Raporu'nun sunuş bölümünde, 90'dan fazla ülkeden yüz binlerce 15 yaşındaki öğrencinin, küresel PISA sınavında soruları yanıtladıkları belirtildi.Raporda, PISA'nın öğrenci öğrenme çıktılarına ilişkin ölçümlerinin, okul sistemlerinin kalitesi ve etkililiğine dair en güvenilir ölçütlerden, dolayısıyla ekonomilerin ve toplumların uzun vadeli başarısının en güçlü göstergelerinden biri olduğu vurgulandı.PISA'nın hedefinin her zaman nelerin mümkün olduğuna ilişkin beklentileri yükseltmek olduğu kaydedilen sunuş bölümünde, Temel fikir oldukça basitti: Gençlerin neleri bildiğini ve neleri yapabildiğini, uluslararası düzeyde üzerinde uzlaşılmış bir ölçüt kullanarak değerlendirmek; performansın neden farklılaştığını anlamak için bu sonuçları öğrencilerden, öğretmenlerden, okullardan ve velilerden elde edilen verilerle ilişkilendirmek; ardından da karşılaştırmayı gelişimi sağlayan bir güce dönüştürmek. ifadelerine yer verildi.PISA bir pusula işlevi görüyorBir ülkenin başarılı olduğunda, bunun diğer ülkeler için bir referans noktası haline geldiğine dikkati çekilen raporda, politika yapıcıların, Onlar neyi farklı yapıyor ve biz bundan ne öğrenebiliriz? diye sormaya başladıklarına işaret edildi.Bu anlamda PISA'nın bir sıralama tablosu olmadığı bir pusula işlevi gördüğü kaydedilen raporun sunuş bölümünde, Türkiye'ye ilişkin şu ifadeler kullanıldı:Türkiye, ilerlemenin ne kadar hızlı gerçekleşebileceğini ortaya koydu ve 10 yıl içinde fen bilimleri performansını yaklaşık 70 PISA puanı yükseltti. Bu, üç yıldan fazla ek öğrenme süresine eş değer bir kazanım anlamına geliyor.760 binden fazla öğrenci katıldıRaporun ön söz bölümünde ise 2025'te, 91 ülke ve ekonomiden yaklaşık 33 milyon 15 yaşındaki öğrenciyi temsil eden 760 binden fazla öğrencinin PISA değerlendirmesine katıldığı bildirildi.PISA 2022'de kaydedilen benzeri görülmemiş performans düşüşünün ardından, birçok ülkede öğrenme sonuçlarının büyük ölçüde durgunlaştığı veya düşmeye devam ettiğine işaret edilen raporda, OECD genelinde, 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 20'sinin üç dersin tamamında düşük performans gösterdiği belirtildi.Yüksek performans ve daha kapsayıcı sonuçların birlikte ilerleyebileceğini de göstermiştirBazı ülkelerin, bu eğilimin dışında kaldığına vurgu yapılan raporda, OECD üyesi ülkeler arasında Kosta Rika, Slovakya, Türkiye ve Birleşik Krallık'ta fen bilimleri alanı puanlarının yükseldiği, OECD üyesi olmayan ülkeler arasında ise Kamboçya, El Salvador, Gürcistan, Ürdün, Moğolistan, Karadağ, Filipinler, Suudi Arabistan, Tayland, Birleşik Arap Emirlikleri, Uruguay ve Özbekistan'da puanların arttığı tespitine yer verildi.Raporun ön söz bölümünde, şunlar kaydedildi:Birçok ülke, daha yüksek performans ve daha kapsayıcı sonuçların birlikte ilerleyebileceğini de göstermiştir. Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Karadağ, Katar ve Slovakya, düşük performans gösteren öğrencilerin oranını azaltırken, en iyi performans gösteren öğrencilerin oranını artırmıştır.Yapay zeka konusunda değerlendirmelerin de yapıldığı ön söz bölümünde, yapay zekanın sınıf ortamının bir parçası haline geldikçe, geri bildirim ve kişiselleştirilmiş uygulama için hedefli bir şekilde kullanılması gerektiğinin altı çizildi.Yapay zeka, öğrencilerin çaba gerektiren öğrenme süreçlerine katkıda bulunmalı, onu değiştirmemelidir tespitine de yer verilen raporda, politika yapıcıların, ortaya konulan bu kanıtlardan yararlanarak öğrencileri hızla değişen bir dünyada başarılı olmaları için gereken bilgi ve becerilerle donatan etkili eğitim sistemleri kurabilecekleri kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuç raporunda, Türkiye'nin, ilerlemenin ne kadar hızlı gerçekleşebileceğini ortaya koyduğu ve 10 yıl içinde fen bilimleri performansını yaklaşık 70 PISA puanı yükselttiği ifade edildi.Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından yayımlanan PISA 2025 Uluslararası Raporu'nda Türkiye'nin, ilerlemenin ne kadar hızlı gerçekleşebileceğini ortaya koyan bir performans sergilediği vurgulandı.Raporda, bunun, üç yıldan fazla ek öğrenme süresine eş değer bir kazanım anlamına geldiği ifade edildi.OECD tarafından uygulanan PISA 2025 araştırmasının sonuçları, Slovakya'nın başkenti Bratislava'da 8 Eylül'de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katıldığı toplantıyla açıklandı. Türkiye, fen bilimleri, matematik ve okuma becerisi alanlarının tümünde hem puanını hem de sıralamasını yükselterek önemli bir başarıya imza attı.Türkiye'nin tarihi başarısına OECD tarafından yayımlanan PISA 2025 Uluslararası Raporu'nda da yer verilerek, raporun sunuş ve ön söz bölümlerinde Türkiye vurgusu dikkati çekti.PISA 2025 Uluslararası Raporu'nun sunuş bölümünde, 90'dan fazla ülkeden yüz binlerce 15 yaşındaki öğrencinin, küresel PISA sınavında soruları yanıtladıkları belirtildi.Raporda, PISA'nın öğrenci öğrenme çıktılarına ilişkin ölçümlerinin, okul sistemlerinin kalitesi ve etkililiğine dair en güvenilir ölçütlerden, dolayısıyla ekonomilerin ve toplumların uzun vadeli başarısının en güçlü göstergelerinden biri olduğu vurgulandı.PISA'nın hedefinin her zaman nelerin mümkün olduğuna ilişkin beklentileri yükseltmek olduğu kaydedilen sunuş bölümünde, Temel fikir oldukça basitti: Gençlerin neleri bildiğini ve neleri yapabildiğini, uluslararası düzeyde üzerinde uzlaşılmış bir ölçüt kullanarak değerlendirmek; performansın neden farklılaştığını anlamak için bu sonuçları öğrencilerden, öğretmenlerden, okullardan ve velilerden elde edilen verilerle ilişkilendirmek; ardından da karşılaştırmayı gelişimi sağlayan bir güce dönüştürmek. ifadelerine yer verildi.PISA bir pusula işlevi görüyorBir ülkenin başarılı olduğunda, bunun diğer ülkeler için bir referans noktası haline geldiğine dikkati çekilen raporda, politika yapıcıların, Onlar neyi farklı yapıyor ve biz bundan ne öğrenebiliriz? diye sormaya başladıklarına işaret edildi.Bu anlamda PISA'nın bir sıralama tablosu olmadığı bir pusula işlevi gördüğü kaydedilen raporun sunuş bölümünde, Türkiye'ye ilişkin şu ifadeler kullanıldı:Türkiye, ilerlemenin ne kadar hızlı gerçekleşebileceğini ortaya koydu ve 10 yıl içinde fen bilimleri performansını yaklaşık 70 PISA puanı yükseltti. Bu, üç yıldan fazla ek öğrenme süresine eş değer bir kazanım anlamına geliyor.760 binden fazla öğrenci katıldıRaporun ön söz bölümünde ise 2025'te, 91 ülke ve ekonomiden yaklaşık 33 milyon 15 yaşındaki öğrenciyi temsil eden 760 binden fazla öğrencinin PISA değerlendirmesine katıldığı bildirildi.PISA 2022'de kaydedilen benzeri görülmemiş performans düşüşünün ardından, birçok ülkede öğrenme sonuçlarının büyük ölçüde durgunlaştığı veya düşmeye devam ettiğine işaret edilen raporda, OECD genelinde, 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 20'sinin üç dersin tamamında düşük performans gösterdiği belirtildi.Yüksek performans ve daha kapsayıcı sonuçların birlikte ilerleyebileceğini de göstermiştirBazı ülkelerin, bu eğilimin dışında kaldığına vurgu yapılan raporda, OECD üyesi ülkeler arasında Kosta Rika, Slovakya, Türkiye ve Birleşik Krallık'ta fen bilimleri alanı puanlarının yükseldiği, OECD üyesi olmayan ülkeler arasında ise Kamboçya, El Salvador, Gürcistan, Ürdün, Moğolistan, Karadağ, Filipinler, Suudi Arabistan, Tayland, Birleşik Arap Emirlikleri, Uruguay ve Özbekistan'da puanların arttığı tespitine yer verildi.Raporun ön söz bölümünde, şunlar kaydedildi:Birçok ülke, daha yüksek performans ve daha kapsayıcı sonuçların birlikte ilerleyebileceğini de göstermiştir. Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Karadağ, Katar ve Slovakya, düşük performans gösteren öğrencilerin oranını azaltırken, en iyi performans gösteren öğrencilerin oranını artırmıştır.Yapay zeka konusunda değerlendirmelerin de yapıldığı ön söz bölümünde, yapay zekanın sınıf ortamının bir parçası haline geldikçe, geri bildirim ve kişiselleştirilmiş uygulama için hedefli bir şekilde kullanılması gerektiğinin altı çizildi.Yapay zeka, öğrencilerin çaba gerektiren öğrenme süreçlerine katkıda bulunmalı, onu değiştirmemelidir tespitine de yer verilen raporda, politika yapıcıların, ortaya konulan bu kanıtlardan yararlanarak öğrencileri hızla değişen bir dünyada başarılı olmaları için gereken bilgi ve becerilerle donatan etkili eğitim sistemleri kurabilecekleri kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/pisa-2025-uluslararasi-raporunda-turkiye-vurgusu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>14 yıllık uyuşturucu bağımlılığından YEDAM desteğiyle kurtuldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/14-yillik-uyusturucu-bagimliligindan-yedam-destegiyle-kurtuldu/907907/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/14-yillik-uyusturucu-bagimliligindan-yedam-destegiyle-kurtuldu/907907/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:09:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Erzincan / Yeşilay gönüllüsü olan A.A, uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak isteyenlere YEDAM'ı öneriyor - Bağımlılıktan kurtulan A.A: - Uyuşturucuyu bırakmak isteyen insanın ihtiyacı olan şey sosyal ortam. Uyuşturucuyu bıraktıktan sonra bu ortamı bir anda elde etmek zor oluyor. İşte o hazır ortamı YEDAM sağlıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Erzincan Haberleri : EMİN FERHAT SEVİLİR - Erzincan'da 16 yaşında arkadaş ortamında başladığı uyuşturucu kullanımından 14 yıl sonra Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nin (YEDAM) desteğiyle kurtulan A.A, 3 yıldır bağımlılıktan uzak mutlu bir hayat sürüyor.Kentte yaşayan 33 yaşındaki A.A'nın 16 yaşındayken arkadaş ortamında başlayan madde kullanımı, zamanla bağımlılığa dönüştü.Uyuşturucu kullanımı nedeniyle yıllarca hayatı ve sosyal çevresi olumsuz etkilenen A.A, bağımlılıktan kurtulmak için 3 yıl önce YEDAM'a başvurdu.Bu süreçte YEDAM'dan aldığı destekle bağımlılıktan kurtulan A.A, Yeşilay gönüllüsü olarak da faaliyetlere katılıyor.A.A, AA muhabirine, uyuşturucunun çocuklar ve gençler arasında farklı algılanabildiğini söyledi.Uyuşturucunun her açıdan zararlı olduğunu anlatan A.A, Yıllar geçtikten sonra uyuşturucunun aslında sizden neler götürdüğünü anlayabiliyorsunuz. İlla uyuşturucunun size zarar vermesi için hastaneye düşmenize, insanlara rezil olmanıza gerek yok. İnsanlar arasında çok gizli, dikkatli kullanımlar da söz konusu. İnsanların anlamamış olması, aileye yansımamış olması ya da madde olarak sizi etkilemiyormuş gibi olması uyuşturucunun vereceği zararları engellemiyor. dedi.A.A, uyuşturucu kullanımının kişiyi ailesinden ve işlerinden alıkoyduğuna, başarıların önündeki en büyük engel olduğuna dikkati çekerek, bağımlılıktan kurtulmak için profesyonel desteğin şart olduğunu vurguladı.YEDAM'ın gizlilik politikasının güven verici olduğunu belirten A.A, Uyuşturucuyu bırakmak isteyen insanın ihtiyacı olan şey sosyal ortam. Uyuşturucuyu bıraktıktan sonra bu ortamı bir anda elde etmek zor oluyor. İşte o hazır ortamı YEDAM sağlıyor. Buranın böyle güzel bir avantajı var. Yine aktiviteleri oluyor. İnsanlar sıcakkanlı, hoş sosyal bir ortam. YEDAM'ın atmosferi çok güzel. diye konuştu.Tüm bağımlıları YEDAM&#039;a davet ediyorumYEDAM'da sağlanan imkanlardan dolayı devlete ve Erzincan Valiliğine teşekkür eden A.A, şu ifadeleri kullandı:Allah devletimize zeval vermesin. Böyle güzel kuruluşlar ve bu kuruluşlardaki insanlara verilen değer ve muamelenin başka bir ülkede olduğunu düşünmüyorum. Herkesin bırakmasını, YEDAM'a da gelip buradaki imkanları, bu sosyal ortamı değerlendirilmesini tavsiye ediyorum. Yani insanın hayatında evlilik, iş ve sosyal ortam olması gerekiyor. Çünkü bu ortam içerisinde ihtiyacınız olan birçok şey bizlere tanınabiliyor. Tüm bağımlıları YEDAM'a davet ediyorum. Buradaki güzel sıcak ortamı bence görmeleri gerekiyor. İlk başta ön yargılı davranmasınlar, aktivitelere katılsınlar.A.A, 3 yıldır sigara bile içmediğini ve mutlu bir hayat sürdürdüğünü aktardı.Bizim için bir hayatı kurtarmak, bir insanlığı kurtarmak gibidirTürkiye Yeşilay Cemiyeti Erzincan Şube Başkanı Bilal Selçuk da kentte alkol, madde, kumar, teknoloji ve tütün bağımlılıklarıyla mücadele etmek üzere önleyici çalışmalar yaptıklarını belirtti.Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri ile yetişkinlere uygun içerikli faaliyetler yürüttüklerini aktaran Selçuk, şunları kaydetti:YEDAM'larda bağımlılıkla mücadele verilen tüm hizmetler ücretsiz ve gizlilik esasıyla yürütülmektedir. Daha fazla tedaviye ihtiyacı olan kişileri rehabilitasyon merkezlerimize yönlendiriyoruz. Ayrıca 115 numaralı danışma hattımızdan ücretsiz bilgi alabilir, randevu oluşturabilirler. Yeşilay olarak sahada görünür olmaya devam ediyoruz. Özellikle ailelerimiz bağımlılığı olan yakınını, çocuğunu, akrabasını en yakın YEDAM şubemize, Erzincan Yeşilay Şubemize bildirsin. Bizim için bir hayatı kurtarmak, bir insanlığı kurtarmak gibidir. Bunun bilinciyle hareket ediyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Erzincan Haberleri : EMİN FERHAT SEVİLİR - Erzincan'da 16 yaşında arkadaş ortamında başladığı uyuşturucu kullanımından 14 yıl sonra Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nin (YEDAM) desteğiyle kurtulan A.A, 3 yıldır bağımlılıktan uzak mutlu bir hayat sürüyor.Kentte yaşayan 33 yaşındaki A.A'nın 16 yaşındayken arkadaş ortamında başlayan madde kullanımı, zamanla bağımlılığa dönüştü.Uyuşturucu kullanımı nedeniyle yıllarca hayatı ve sosyal çevresi olumsuz etkilenen A.A, bağımlılıktan kurtulmak için 3 yıl önce YEDAM'a başvurdu.Bu süreçte YEDAM'dan aldığı destekle bağımlılıktan kurtulan A.A, Yeşilay gönüllüsü olarak da faaliyetlere katılıyor.A.A, AA muhabirine, uyuşturucunun çocuklar ve gençler arasında farklı algılanabildiğini söyledi.Uyuşturucunun her açıdan zararlı olduğunu anlatan A.A, Yıllar geçtikten sonra uyuşturucunun aslında sizden neler götürdüğünü anlayabiliyorsunuz. İlla uyuşturucunun size zarar vermesi için hastaneye düşmenize, insanlara rezil olmanıza gerek yok. İnsanlar arasında çok gizli, dikkatli kullanımlar da söz konusu. İnsanların anlamamış olması, aileye yansımamış olması ya da madde olarak sizi etkilemiyormuş gibi olması uyuşturucunun vereceği zararları engellemiyor. dedi.A.A, uyuşturucu kullanımının kişiyi ailesinden ve işlerinden alıkoyduğuna, başarıların önündeki en büyük engel olduğuna dikkati çekerek, bağımlılıktan kurtulmak için profesyonel desteğin şart olduğunu vurguladı.YEDAM'ın gizlilik politikasının güven verici olduğunu belirten A.A, Uyuşturucuyu bırakmak isteyen insanın ihtiyacı olan şey sosyal ortam. Uyuşturucuyu bıraktıktan sonra bu ortamı bir anda elde etmek zor oluyor. İşte o hazır ortamı YEDAM sağlıyor. Buranın böyle güzel bir avantajı var. Yine aktiviteleri oluyor. İnsanlar sıcakkanlı, hoş sosyal bir ortam. YEDAM'ın atmosferi çok güzel. diye konuştu.Tüm bağımlıları YEDAM&#039;a davet ediyorumYEDAM'da sağlanan imkanlardan dolayı devlete ve Erzincan Valiliğine teşekkür eden A.A, şu ifadeleri kullandı:Allah devletimize zeval vermesin. Böyle güzel kuruluşlar ve bu kuruluşlardaki insanlara verilen değer ve muamelenin başka bir ülkede olduğunu düşünmüyorum. Herkesin bırakmasını, YEDAM'a da gelip buradaki imkanları, bu sosyal ortamı değerlendirilmesini tavsiye ediyorum. Yani insanın hayatında evlilik, iş ve sosyal ortam olması gerekiyor. Çünkü bu ortam içerisinde ihtiyacınız olan birçok şey bizlere tanınabiliyor. Tüm bağımlıları YEDAM'a davet ediyorum. Buradaki güzel sıcak ortamı bence görmeleri gerekiyor. İlk başta ön yargılı davranmasınlar, aktivitelere katılsınlar.A.A, 3 yıldır sigara bile içmediğini ve mutlu bir hayat sürdürdüğünü aktardı.Bizim için bir hayatı kurtarmak, bir insanlığı kurtarmak gibidirTürkiye Yeşilay Cemiyeti Erzincan Şube Başkanı Bilal Selçuk da kentte alkol, madde, kumar, teknoloji ve tütün bağımlılıklarıyla mücadele etmek üzere önleyici çalışmalar yaptıklarını belirtti.Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri ile yetişkinlere uygun içerikli faaliyetler yürüttüklerini aktaran Selçuk, şunları kaydetti:YEDAM'larda bağımlılıkla mücadele verilen tüm hizmetler ücretsiz ve gizlilik esasıyla yürütülmektedir. Daha fazla tedaviye ihtiyacı olan kişileri rehabilitasyon merkezlerimize yönlendiriyoruz. Ayrıca 115 numaralı danışma hattımızdan ücretsiz bilgi alabilir, randevu oluşturabilirler. Yeşilay olarak sahada görünür olmaya devam ediyoruz. Özellikle ailelerimiz bağımlılığı olan yakınını, çocuğunu, akrabasını en yakın YEDAM şubemize, Erzincan Yeşilay Şubemize bildirsin. Bizim için bir hayatı kurtarmak, bir insanlığı kurtarmak gibidir. Bunun bilinciyle hareket ediyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/14-yillik-uyusturucu-bagimliligindan-yedam-destegiyle-kurtuldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bafra Ovası'nda 165 bin dekar alanda çeltik üretimi yapılıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bafra-ovasi-nda-165-bin-dekar-alanda-celtik-uretimi-yapiliyor/907906/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bafra-ovasi-nda-165-bin-dekar-alanda-celtik-uretimi-yapiliyor/907906/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:09:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Samsun / Samsun'un Bafra ilçesinde bu yıl 165 bin dekar alanda çeltik üretimi gerçekleştiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Samsun Haberleri : Samsun'un Bafra ilçesinde bu yıl 165 bin dekar alanda çeltik üretimi gerçekleştiriliyor.Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, Bafra Ovası'ndaki çeltik tarlalarında incelemede bulundu.Tosuner, AA muhabirine, Bafra, 19 Mayıs, Alaçam ve Yakakent olmak üzere bölgede yaklaşık 235 bin dekar kayıtlı çeltik ekim alanı bulunduğunu söyledi.Bu alanın 165 bin dekarının Bafra'da yer aldığını belirten Tosuner, Bafra Ovası'nda çeltik hasadının 20 Eylül ile 20 Ekim tarihleri arasında yapılacağını anlattı.Bafra pirincinin aroma ve kalite bakımından öne çıktığını dile getiren Tosuner, şunları kaydetti:Türkiye'de çeltik üretiminde Bafra, Edirne'den sonra ikinci sırada yer alıyor. Bu sene hava şartlarının soğuk ve yağışlı gitmesinden dolayı biraz ot oluştu, çiftçimiz mağdur oldu. 2027'de çiftçimizin daha huzurlu, daha verimli ürün yapması, çeltikte azalma değil, çoğalma olması için sorunlarla ilgili bir dosya hazırladık.Girdi maliyetleri göz önüne alınarak 2026 yılının hasadı başlamadan önce fiyatların belirlenmesini, belirlenen fiyatın çiftçinin 2027 yılında daha sevinçli, daha huzurlu çeltik ürünü yapmasını sağlamasını talep ediyoruz. Çeltik hasadının bereketli ve kazançlı olmasını diliyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Samsun Haberleri : Samsun'un Bafra ilçesinde bu yıl 165 bin dekar alanda çeltik üretimi gerçekleştiriliyor.Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, Bafra Ovası'ndaki çeltik tarlalarında incelemede bulundu.Tosuner, AA muhabirine, Bafra, 19 Mayıs, Alaçam ve Yakakent olmak üzere bölgede yaklaşık 235 bin dekar kayıtlı çeltik ekim alanı bulunduğunu söyledi.Bu alanın 165 bin dekarının Bafra'da yer aldığını belirten Tosuner, Bafra Ovası'nda çeltik hasadının 20 Eylül ile 20 Ekim tarihleri arasında yapılacağını anlattı.Bafra pirincinin aroma ve kalite bakımından öne çıktığını dile getiren Tosuner, şunları kaydetti:Türkiye'de çeltik üretiminde Bafra, Edirne'den sonra ikinci sırada yer alıyor. Bu sene hava şartlarının soğuk ve yağışlı gitmesinden dolayı biraz ot oluştu, çiftçimiz mağdur oldu. 2027'de çiftçimizin daha huzurlu, daha verimli ürün yapması, çeltikte azalma değil, çoğalma olması için sorunlarla ilgili bir dosya hazırladık.Girdi maliyetleri göz önüne alınarak 2026 yılının hasadı başlamadan önce fiyatların belirlenmesini, belirlenen fiyatın çiftçinin 2027 yılında daha sevinçli, daha huzurlu çeltik ürünü yapmasını sağlamasını talep ediyoruz. Çeltik hasadının bereketli ve kazançlı olmasını diliyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bafra-ovasi-nda-165-bin-dekar-alanda-celtik-uretimi-yapiliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GRAFİKLİ - AB'de benzin fiyatı yüzde 24, dizel fiyatı yüzde 33 arttı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/grafikli-ab-de-benzin-fiyati-yuzde-24-dizel-fiyati-yuzde-33-artti/907905/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/grafikli-ab-de-benzin-fiyati-yuzde-24-dizel-fiyati-yuzde-33-artti/907905/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişte, Orta Doğu'daki savaşın küresel petrol piyasalarında arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırması etkili oldu - Benzin fiyatlarındaki en yüksek artış Danimarka ve Finlandiya'da görülürken, dizel fiyatlarında ise en yüksek artış Bulgaristan'da kaydedildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : EBRU ŞENGÜL CEVRİOĞLU - Orta Doğu'daki savaşın küresel petrol arzına yönelik endişeleri artırmasıyla, Avrupa Birliği (AB) genelinde benzinin litre fiyatı savaş öncesine kıyasla yüzde 24, dizel fiyatı ise yüzde 33 arttı.AA muhabirinin Avrupa Komisyonunun haftalık petrol bülteni verilerinden derlediği bilgilere göre, AB genelinde vergiler dahil ortalama benzin (Euro-süper 95) fiyatı, 23 Şubat'ta litre başına 1,64 avro iken, 7 Eylül'de yaklaşık yüzde 24 artışla 2,04 avroya çıktı.Aynı dönemde dizel fiyatı daha hızlı yükseldi. AB'de dizelin litre fiyatı, 23 Şubat'ta 1,59 avro düzeyindeyken, 7 Eylül'de yaklaşık yüzde 33 artışla 2,11 avroya yükseldi.Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişte, Orta Doğu'daki savaşın küresel petrol piyasalarında arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırması etkili oldu.Bölgede çatışmaların şiddetlenmesi, petrol üretim tesisleri ve enerji altyapısına yönelik saldırı risklerinin yanı sıra Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen petrol ve petrol ürünleri taşımacılığına ilişkin belirsizlikleri artırdı.Brent petrolün varil fiyatı, Orta Doğu'daki çatışmaların şiddetlenmesiyle eylülde 100 doların üzerine çıktı. Petrol piyasasında yaşanan bu hareketlilik, Avrupa'da akaryakıt fiyatlarına da yansıdı.Özellikle Avrupa'da dizel piyasasında arz koşullarının sıkılaşması, dizel fiyatlarının benzin fiyatlarından daha hızlı yükselmesinde etkili olan unsurlar arasında yer aldı.En sert benzin fiyatı artışı Danimarka ve Finlandiya&#039;daÜye ülkeler bazında yapılan karşılaştırmada, benzin fiyatlarındaki en yüksek artış Danimarka ve Finlandiya'da görüldü.Söz konusu dönemde Danimarka'da benzinin litre fiyatı yaklaşık yüzde 36 artışla 1,94 avrodan 2,63 avroya yükseldi. Finlandiya'da da litre başına benzin fiyatı yaklaşık yüzde 36 artışla 1,71 avrodan 2,32 avroya çıktı.Danimarka ve Finlandiya'yı yüzde 32 ile Çekya ve Polonya, yüzde 29 ile Litvanya izledi.Dizelde artış yüzde 47&#039;ye ulaştıDizel fiyatlarında ise en yüksek artış Bulgaristan'da kaydedildi.Bulgaristan'da litre başına dizel fiyatı yaklaşık yüzde 47 artışla 1,23 avrodan 1,81 avroya çıktı.Bulgaristan'ı yaklaşık yüzde 44 artışla Çekya, yüzde 42 ile Finlandiya, yüzde 39 ile Polonya ve yüzde 38 ile Belçika takip etti.Böylece Çekya, Finlandiya ve Polonya, hem benzin hem de dizelde en sert fiyat artışı yaşayan ilk 5 ülke arasında yer aldı.Ülkeler arasındaki fiyat farklılıklarında vergi oranlarının yanı sıra ulusal para birimlerindeki dalgalanmalar, rafineri ve akaryakıt tedarik yapıları ile yerel piyasa koşulları etkili oluyor.Avrupa Komisyonu, 8 Eylül'de yaptığı açıklamada, Orta Doğu'daki durumun istikrarsızlığını koruduğunu ve bölgedeki jeopolitik belirsizliğin dizel ve jet yakıtı başta olmak üzere petrol ve petrol ürünleri piyasalarında fiyat oynaklığını artırdığını bildirmişti.Komisyon, mevcut durumda AB'de petrol arz güvenliği açısından acil bir sorun bulunmadığını ancak çatışmanın seyrinin gelecek haftalarda ve aylarda piyasaları daha da sıkılaştırabileceğini belirtmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : EBRU ŞENGÜL CEVRİOĞLU - Orta Doğu'daki savaşın küresel petrol arzına yönelik endişeleri artırmasıyla, Avrupa Birliği (AB) genelinde benzinin litre fiyatı savaş öncesine kıyasla yüzde 24, dizel fiyatı ise yüzde 33 arttı.AA muhabirinin Avrupa Komisyonunun haftalık petrol bülteni verilerinden derlediği bilgilere göre, AB genelinde vergiler dahil ortalama benzin (Euro-süper 95) fiyatı, 23 Şubat'ta litre başına 1,64 avro iken, 7 Eylül'de yaklaşık yüzde 24 artışla 2,04 avroya çıktı.Aynı dönemde dizel fiyatı daha hızlı yükseldi. AB'de dizelin litre fiyatı, 23 Şubat'ta 1,59 avro düzeyindeyken, 7 Eylül'de yaklaşık yüzde 33 artışla 2,11 avroya yükseldi.Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişte, Orta Doğu'daki savaşın küresel petrol piyasalarında arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırması etkili oldu.Bölgede çatışmaların şiddetlenmesi, petrol üretim tesisleri ve enerji altyapısına yönelik saldırı risklerinin yanı sıra Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen petrol ve petrol ürünleri taşımacılığına ilişkin belirsizlikleri artırdı.Brent petrolün varil fiyatı, Orta Doğu'daki çatışmaların şiddetlenmesiyle eylülde 100 doların üzerine çıktı. Petrol piyasasında yaşanan bu hareketlilik, Avrupa'da akaryakıt fiyatlarına da yansıdı.Özellikle Avrupa'da dizel piyasasında arz koşullarının sıkılaşması, dizel fiyatlarının benzin fiyatlarından daha hızlı yükselmesinde etkili olan unsurlar arasında yer aldı.En sert benzin fiyatı artışı Danimarka ve Finlandiya&#039;daÜye ülkeler bazında yapılan karşılaştırmada, benzin fiyatlarındaki en yüksek artış Danimarka ve Finlandiya'da görüldü.Söz konusu dönemde Danimarka'da benzinin litre fiyatı yaklaşık yüzde 36 artışla 1,94 avrodan 2,63 avroya yükseldi. Finlandiya'da da litre başına benzin fiyatı yaklaşık yüzde 36 artışla 1,71 avrodan 2,32 avroya çıktı.Danimarka ve Finlandiya'yı yüzde 32 ile Çekya ve Polonya, yüzde 29 ile Litvanya izledi.Dizelde artış yüzde 47&#039;ye ulaştıDizel fiyatlarında ise en yüksek artış Bulgaristan'da kaydedildi.Bulgaristan'da litre başına dizel fiyatı yaklaşık yüzde 47 artışla 1,23 avrodan 1,81 avroya çıktı.Bulgaristan'ı yaklaşık yüzde 44 artışla Çekya, yüzde 42 ile Finlandiya, yüzde 39 ile Polonya ve yüzde 38 ile Belçika takip etti.Böylece Çekya, Finlandiya ve Polonya, hem benzin hem de dizelde en sert fiyat artışı yaşayan ilk 5 ülke arasında yer aldı.Ülkeler arasındaki fiyat farklılıklarında vergi oranlarının yanı sıra ulusal para birimlerindeki dalgalanmalar, rafineri ve akaryakıt tedarik yapıları ile yerel piyasa koşulları etkili oluyor.Avrupa Komisyonu, 8 Eylül'de yaptığı açıklamada, Orta Doğu'daki durumun istikrarsızlığını koruduğunu ve bölgedeki jeopolitik belirsizliğin dizel ve jet yakıtı başta olmak üzere petrol ve petrol ürünleri piyasalarında fiyat oynaklığını artırdığını bildirmişti.Komisyon, mevcut durumda AB'de petrol arz güvenliği açısından acil bir sorun bulunmadığını ancak çatışmanın seyrinin gelecek haftalarda ve aylarda piyasaları daha da sıkılaştırabileceğini belirtmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/grafikli-ab-de-benzin-fiyati-yuzde-24-dizel-fiyati-yuzde-33-artti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>14 yaşındaki Sümeyye'nin 9 yıllık organ bekleyişi mutlu sonla bitti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/14-yasindaki-sumeyye-nin-9-yillik-organ-bekleyisi-mutlu-sonla-bitti/907904/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/14-yasindaki-sumeyye-nin-9-yillik-organ-bekleyisi-mutlu-sonla-bitti/907904/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir / Karaciğerindeki ana damarında tıkanıklık bulunan Sümeyye Örgel, çocuk kadavradan alınan karaciğerle yapılan nakille iyileşti - Nakil ameliyatını yapan Prof. Dr. Murat Sözbilen: - Karaciğeri çok güzel çalışıyor. Damarları çok yerinde. Kendisi de umutlu, hayat dolu bir çocuğumuz. Bence yeniden doğdu ve hayata yeniden başladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri : TEZCAN EKİZLER - Karaciğer yetmezliği nedeniyle 9 yıldır kadavradan nakil bekleyen 14 yaşındaki Sümeyye Örgel, çocuk kadavradan alınan karaciğerin nakliyle sağlığına kavuştu.Balıkesir'in Edremit ilçesinde yaşayan Örgel'e, doğumunun ardından biliyer atrezi (safra yollarının doğumsal olarak yokluğu) teşhisi konuldu.Örgel, henüz 35 günlükken İstanbul'da safranın karaciğerden bağırsaklara akışını yeniden sağlamak için ameliyat geçirdi.Yıllar içinde karaciğer yetmezliği görülen Sümeyye Örgel için karaciğer nakli kararı verildi, karaciğerindeki ana damarın tıkalı olması nedeniyle canlıdan doku nakli değil kadavradan organ nakli gerektiği belirtildi.Örgel'in 9 yıllık bekleyişi, 13 Ağustos'ta İstanbul'dan gelen haberle sona erdi. Beyin ölümü gerçekleşen bir çocuktan bağışlanan karaciğer, İzmir Medical Point Hastanesi'nde Örgel'e nakledildi.Sümeyye Örgel, AA muhabirine küçük yaşına rağmen hastanelerde çokça zaman geçirdiğini söyledi.Ailesinin de sıkıntılı günler yaşadığını anlatan Örgel, Büyük bir damar tıkanıklığı oldu. Ameliyatımın çok riskli olduğu söylendi. Güzel haberi 13 Ağustos'ta aldım. Sabah aradılar ve nakil çıktığını söylediler. O an çok mutlu oldum. İçimde çok büyük bir umut oldu. 'Kurtuldum, iyileşeceğim' dedim. Şu an iyiyim. Ameliyattan sonra kendimi mutlu hissettim. Vücudumda bir hafiflik oldu. Hayatım değişti. diye konuştu.Örgel, organ bağışının çok önemli olduğunu ifade ederek, organ bağışı çağrısında bulundu.Lisede öğrenim gördüğünü kaydeden Örgel, İleride doktor olmak istiyorum. Nasıl benim hayatımı kurtardılarsa, ben de başka hastaların hayatlarını kurtarmak istiyorum. Doktorlar benim için umudu ifade ediyor. dedi.Anne Sebahat Örgel de kızının iyileşmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.Hayata yeniden başladıAmeliyatı yapan genel cerrahi uzmanı Prof. Dr. Murat Sözbilen de hastanın kendilerine başvurduğunda hayati tehlikesinin bulunduğunu söyledi.Örgel'in karaciğerine giden ana damarının tıkalı olması nedeniyle canlıdan nakil yapamadıklarını aktaran Sözbilen, Çocuk kadavra gerekiyor. Erişkin kadavrayı kullanamıyoruz. İstanbul'dan bir çocuk kadavramız çıktı. O karaciğeri kendisine taktık. Karaciğeri çok güzel çalışıyor. Damarları çok yerinde. Kendisi de umutlu, hayat dolu bir çocuğumuz. Bence yeniden doğdu ve hayata yeniden başladı. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri : TEZCAN EKİZLER - Karaciğer yetmezliği nedeniyle 9 yıldır kadavradan nakil bekleyen 14 yaşındaki Sümeyye Örgel, çocuk kadavradan alınan karaciğerin nakliyle sağlığına kavuştu.Balıkesir'in Edremit ilçesinde yaşayan Örgel'e, doğumunun ardından biliyer atrezi (safra yollarının doğumsal olarak yokluğu) teşhisi konuldu.Örgel, henüz 35 günlükken İstanbul'da safranın karaciğerden bağırsaklara akışını yeniden sağlamak için ameliyat geçirdi.Yıllar içinde karaciğer yetmezliği görülen Sümeyye Örgel için karaciğer nakli kararı verildi, karaciğerindeki ana damarın tıkalı olması nedeniyle canlıdan doku nakli değil kadavradan organ nakli gerektiği belirtildi.Örgel'in 9 yıllık bekleyişi, 13 Ağustos'ta İstanbul'dan gelen haberle sona erdi. Beyin ölümü gerçekleşen bir çocuktan bağışlanan karaciğer, İzmir Medical Point Hastanesi'nde Örgel'e nakledildi.Sümeyye Örgel, AA muhabirine küçük yaşına rağmen hastanelerde çokça zaman geçirdiğini söyledi.Ailesinin de sıkıntılı günler yaşadığını anlatan Örgel, Büyük bir damar tıkanıklığı oldu. Ameliyatımın çok riskli olduğu söylendi. Güzel haberi 13 Ağustos'ta aldım. Sabah aradılar ve nakil çıktığını söylediler. O an çok mutlu oldum. İçimde çok büyük bir umut oldu. 'Kurtuldum, iyileşeceğim' dedim. Şu an iyiyim. Ameliyattan sonra kendimi mutlu hissettim. Vücudumda bir hafiflik oldu. Hayatım değişti. diye konuştu.Örgel, organ bağışının çok önemli olduğunu ifade ederek, organ bağışı çağrısında bulundu.Lisede öğrenim gördüğünü kaydeden Örgel, İleride doktor olmak istiyorum. Nasıl benim hayatımı kurtardılarsa, ben de başka hastaların hayatlarını kurtarmak istiyorum. Doktorlar benim için umudu ifade ediyor. dedi.Anne Sebahat Örgel de kızının iyileşmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.Hayata yeniden başladıAmeliyatı yapan genel cerrahi uzmanı Prof. Dr. Murat Sözbilen de hastanın kendilerine başvurduğunda hayati tehlikesinin bulunduğunu söyledi.Örgel'in karaciğerine giden ana damarının tıkalı olması nedeniyle canlıdan nakil yapamadıklarını aktaran Sözbilen, Çocuk kadavra gerekiyor. Erişkin kadavrayı kullanamıyoruz. İstanbul'dan bir çocuk kadavramız çıktı. O karaciğeri kendisine taktık. Karaciğeri çok güzel çalışıyor. Damarları çok yerinde. Kendisi de umutlu, hayat dolu bir çocuğumuz. Bence yeniden doğdu ve hayata yeniden başladı. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yatırımcı rehberi (5) - 12 Eylül 2026</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yatirimci-rehberi-5-12-eylul-2026/907903/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yatirimci-rehberi-5-12-eylul-2026/907903/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Bu hafta en fazla kaybettiren yatırım fonu, yüzde 95,71 ile Bulls Portföy Bankacılık Sektörü Dışı Şirketler Hisse Senedi Serbest Fon (Hisse Senedi Yoğun Fon) oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Bu hafta en fazla kaybettiren yatırım fonu, yüzde 95,71 ile Bulls Portföy Bankacılık Sektörü Dışı Şirketler Hisse Senedi Serbest Fon (Hisse Senedi Yoğun Fon) oldu.Garanti Emeklilik ve Hayat AŞ Gümüş Fon Sepeti Emeklilik Yatırım Fonu ise yüzde 1,84 azalışla bu haftanın en fazla kaybettiren emeklilik fonu olarak belirlendi.Yatırım ve emeklilik fonları içinde haftanın en fazla kaybettiren 10 fonu şöyle:AdFon FiyatıHaftalık Getiri (%)Yatırım Fonu Haftalık KaybettirenlerBULLS PORTFÖY BANKACILIK SEKTÖRÜ DIŞI ŞİRKETLER HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)0,017548-95,71PUSULA PORTFÖY İKİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)91,342244-85,54PUSULA PORTFÖY HİSSE SENEDİ FONU (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)0,965487-65,75PUSULA PORTFÖY ÜÇÜNCÜ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)2,052416-59,07PUSULA PORTFÖY BİRİNCİ DEĞİŞKEN FON1,540178-47,68PARDUS PORTFÖY YİRMİİKİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)4,459928-46,96PUSULA PORTFÖY GÜNEY HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)2,738357-41,82PUSULA PORTFÖY BEŞİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)1,196269-40,50PARDUS PORTFÖY MUTLAK GETİRİ HEDEFLİ HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)0,424507-38,22AHLATCI PORTFÖY İKİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)5,428898-37,51Emeklilik Fonu Haftalık KaybettirenlerGARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GÜMÜŞ FON SEPETİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,014358-1,84HDI FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KIYMETLİ MADENLER EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,009716-1,69AXA HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. ALTIN KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,642603-1,66ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. ALTIN KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,699033-1,65ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GÜMÜŞ FON SEPETİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,02325-1,63TÜRKİYE HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. ALTIN KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,769479-1,56GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,781156-1,37BEREKET EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,849614-1,35ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK AŞ ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,063252-1,14AGESA HAYAT VE EMEKLİLİK AŞ TAŞINMAZ VE İNŞAAT SEKTÖRÜ DEĞİŞKEN EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,014823-1,02]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Bu hafta en fazla kaybettiren yatırım fonu, yüzde 95,71 ile Bulls Portföy Bankacılık Sektörü Dışı Şirketler Hisse Senedi Serbest Fon (Hisse Senedi Yoğun Fon) oldu.Garanti Emeklilik ve Hayat AŞ Gümüş Fon Sepeti Emeklilik Yatırım Fonu ise yüzde 1,84 azalışla bu haftanın en fazla kaybettiren emeklilik fonu olarak belirlendi.Yatırım ve emeklilik fonları içinde haftanın en fazla kaybettiren 10 fonu şöyle:AdFon FiyatıHaftalık Getiri (%)Yatırım Fonu Haftalık KaybettirenlerBULLS PORTFÖY BANKACILIK SEKTÖRÜ DIŞI ŞİRKETLER HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)0,017548-95,71PUSULA PORTFÖY İKİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)91,342244-85,54PUSULA PORTFÖY HİSSE SENEDİ FONU (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)0,965487-65,75PUSULA PORTFÖY ÜÇÜNCÜ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)2,052416-59,07PUSULA PORTFÖY BİRİNCİ DEĞİŞKEN FON1,540178-47,68PARDUS PORTFÖY YİRMİİKİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)4,459928-46,96PUSULA PORTFÖY GÜNEY HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)2,738357-41,82PUSULA PORTFÖY BEŞİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)1,196269-40,50PARDUS PORTFÖY MUTLAK GETİRİ HEDEFLİ HİSSE SENEDİ SERBEST (TL) FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)0,424507-38,22AHLATCI PORTFÖY İKİNCİ HİSSE SENEDİ SERBEST FON (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)5,428898-37,51Emeklilik Fonu Haftalık KaybettirenlerGARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GÜMÜŞ FON SEPETİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,014358-1,84HDI FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KIYMETLİ MADENLER EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,009716-1,69AXA HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. ALTIN KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,642603-1,66ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. ALTIN KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,699033-1,65ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GÜMÜŞ FON SEPETİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,02325-1,63TÜRKİYE HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. ALTIN KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,769479-1,56GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,781156-1,37BEREKET EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,849614-1,35ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK AŞ ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,063252-1,14AGESA HAYAT VE EMEKLİLİK AŞ TAŞINMAZ VE İNŞAAT SEKTÖRÜ DEĞİŞKEN EMEKLİLİK YATIRIM FONU0,014823-1,02]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Azerbaycan'la enerji işbirliğinde yeni hedefleri anlattı:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-bayraktar-azerbaycan-la-enerji-isbirliginde-yeni-hedefleri-anlatti/907902/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-bayraktar-azerbaycan-la-enerji-isbirliginde-yeni-hedefleri-anlatti/907902/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:06:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bakü / Üç ana projeyi konuşuyoruz. Bunlar, Nahçıvan üzerinden Türkiye elektrik iletim hattının gelmesi, Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan-Bulgaristan'ın dörtlü yeşil enerji koridoru ve Karadeniz'in altından yine Avrupa'ya gidecek elektrik iletim hattıdır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bakü Haberleri : RUSLAN REHİMOV - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye ve Azerbaycan'ın önünde elektrik alanında çok büyük projeler bulunduğunu belirterek, Bunlar, Nahçıvan üzerinden Türkiye elektrik iletim hattının gelmesi, Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan-Bulgaristan'ın dörtlü yeşil enerji koridoru ve Karadeniz'in altından yine Avrupa'ya gidecek elektrik iletim hattıdır. dedi.Bayraktar, Türkiye ile Azerbaycan'ın enerji alanındaki işbirliklerini AA muhabirine değerlendirdi.Dünyanın krizler dünyası haline geldiğini ve krizlerin artık yeni normal olduğunu ifade eden Bayraktar, böyle bir ortamda Türkiye ile Azerbaycan'ın enerjide öngörülebilir, çeşitlendirilmiş ve daha yoğun işbirlikleri geliştirdiğini söyledi.Bayraktar, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı, TANAP ve TAP gibi projeleri hatırlatarak, TANAP'tan bu sene itibarıyla 100 milyar metreküp doğal gaz akışı gerçekleşti. Bu hat, Avrupa'nın arz güvenliğine çok büyük katkı yapıyor. ifadesini kullandı.Türkiye ve Azerbaycan'ın birbirini tamamlayan özelliklere sahip olduğunu kaydeden Bayraktar, Azerbaycan'ın önemli bir petrol ve doğal gaz üreticisi olduğunu, şimdi ise elektrik üreticisi olma yolunda ilerlediğini dile getirdi.Bayraktar, Türkiye'nin ise büyüyen ve enerji ihtiyaçları artan bir pazar olduğunun altını çizerek, Türkiye, aynı zamanda önemli tüketici olan Avrupa ile birçok bağlantısı olan, dolayısıyla buradaki enerjiyi Avrupa'ya ihraç edebilme kapasitesi, kabiliyeti olan bir ülke. diye konuştu.Bu özelliklerin Türkiye ve Azerbaycan'ı birbirini tamamlayan iki ülke haline getirdiğini anlatan Bayraktar, iki ülkenin cumhurbaşkanlarının ortaya koyduğu ortak vizyonun da buna uygun projeler geliştirilmesine vesile olduğunu kaydetti.Mevcut enerji projelerinin kapasitesinin tam kullanılması hedefleniyorBayraktar, öncelikli olarak Bakü-Tiflis-Erzurum, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve TANAP gibi mevcut projelerin kapasitesinin tam kullanılması gerektiğini vurgulayarak, Bakü-Tiflis-Ceyhan'dan bugün 600 bin varil petrol aktığını, hattın kapasitesinin ise 1 milyon varil olduğunu ifade etti.Bu hatta Orta Asya'daki ve Türk dünyasındaki diğer kaynaklardan ham petrol taşınabilmesi gerektiğine işaret eden Bayraktar, doğal gaz için de benzer çalışmaların yapılabileceğini aktardı.Bayraktar, önlerinde elektrik alanında çok büyük projeler bulunduğunu belirterek, Üç ana projeyi konuşuyoruz. Bunlar, Nahçıvan üzerinden Türkiye elektrik iletim hattının gelmesi, Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan-Bulgaristan'ın dörtlü yeşil enerji koridoru ve Karadeniz'in altından yine Avrupa'ya gidecek elektrik iletim hattıdır. bilgisini verdi.Türk devletleriyle enerji ve madenlerde ortak projelerTürkiye ve Azerbaycan örneğinde olduğu gibi diğer Türk devletleriyle de birbirlerini tamamlayan bir bütün oluşturduklarına değinen Bayraktar, Türkmenistan'ın önemli doğal gaz kaynaklarına, Kazakistan'ın ise önemli ölçüde petrol üretim kapasitesine sahip olduğunu söyledi.Bu ülkelerin aynı zamanda önemli maden kaynaklarına ve maden üretimlerine sahip olduğunu belirten Bayraktar, Kazakistan'ın dünyanın önemli uranyum tedarikçilerinden biri olduğunu ifade etti.Bayraktar, Dolayısıyla hem enerjide hem madenlerde üretici büyük ülkeler, Türkiye gibi çok önemli, sanayisi güçlü, maden ham maddesine ihtiyaç duyan, elektrik talebi büyüyen, enerji talebi büyüyen bir ülke ve Türkiye üzerinden de farklı pazarlara açılma imkanının olduğu bir yapıdayız. Bu sinerjiyi, ortak çalışmalarla hayata geçirip daha büyük projeleri birlikte gerçekleştireceğiz. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bakü Haberleri : RUSLAN REHİMOV - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye ve Azerbaycan'ın önünde elektrik alanında çok büyük projeler bulunduğunu belirterek, Bunlar, Nahçıvan üzerinden Türkiye elektrik iletim hattının gelmesi, Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan-Bulgaristan'ın dörtlü yeşil enerji koridoru ve Karadeniz'in altından yine Avrupa'ya gidecek elektrik iletim hattıdır. dedi.Bayraktar, Türkiye ile Azerbaycan'ın enerji alanındaki işbirliklerini AA muhabirine değerlendirdi.Dünyanın krizler dünyası haline geldiğini ve krizlerin artık yeni normal olduğunu ifade eden Bayraktar, böyle bir ortamda Türkiye ile Azerbaycan'ın enerjide öngörülebilir, çeşitlendirilmiş ve daha yoğun işbirlikleri geliştirdiğini söyledi.Bayraktar, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı, TANAP ve TAP gibi projeleri hatırlatarak, TANAP'tan bu sene itibarıyla 100 milyar metreküp doğal gaz akışı gerçekleşti. Bu hat, Avrupa'nın arz güvenliğine çok büyük katkı yapıyor. ifadesini kullandı.Türkiye ve Azerbaycan'ın birbirini tamamlayan özelliklere sahip olduğunu kaydeden Bayraktar, Azerbaycan'ın önemli bir petrol ve doğal gaz üreticisi olduğunu, şimdi ise elektrik üreticisi olma yolunda ilerlediğini dile getirdi.Bayraktar, Türkiye'nin ise büyüyen ve enerji ihtiyaçları artan bir pazar olduğunun altını çizerek, Türkiye, aynı zamanda önemli tüketici olan Avrupa ile birçok bağlantısı olan, dolayısıyla buradaki enerjiyi Avrupa'ya ihraç edebilme kapasitesi, kabiliyeti olan bir ülke. diye konuştu.Bu özelliklerin Türkiye ve Azerbaycan'ı birbirini tamamlayan iki ülke haline getirdiğini anlatan Bayraktar, iki ülkenin cumhurbaşkanlarının ortaya koyduğu ortak vizyonun da buna uygun projeler geliştirilmesine vesile olduğunu kaydetti.Mevcut enerji projelerinin kapasitesinin tam kullanılması hedefleniyorBayraktar, öncelikli olarak Bakü-Tiflis-Erzurum, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve TANAP gibi mevcut projelerin kapasitesinin tam kullanılması gerektiğini vurgulayarak, Bakü-Tiflis-Ceyhan'dan bugün 600 bin varil petrol aktığını, hattın kapasitesinin ise 1 milyon varil olduğunu ifade etti.Bu hatta Orta Asya'daki ve Türk dünyasındaki diğer kaynaklardan ham petrol taşınabilmesi gerektiğine işaret eden Bayraktar, doğal gaz için de benzer çalışmaların yapılabileceğini aktardı.Bayraktar, önlerinde elektrik alanında çok büyük projeler bulunduğunu belirterek, Üç ana projeyi konuşuyoruz. Bunlar, Nahçıvan üzerinden Türkiye elektrik iletim hattının gelmesi, Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan-Bulgaristan'ın dörtlü yeşil enerji koridoru ve Karadeniz'in altından yine Avrupa'ya gidecek elektrik iletim hattıdır. bilgisini verdi.Türk devletleriyle enerji ve madenlerde ortak projelerTürkiye ve Azerbaycan örneğinde olduğu gibi diğer Türk devletleriyle de birbirlerini tamamlayan bir bütün oluşturduklarına değinen Bayraktar, Türkmenistan'ın önemli doğal gaz kaynaklarına, Kazakistan'ın ise önemli ölçüde petrol üretim kapasitesine sahip olduğunu söyledi.Bu ülkelerin aynı zamanda önemli maden kaynaklarına ve maden üretimlerine sahip olduğunu belirten Bayraktar, Kazakistan'ın dünyanın önemli uranyum tedarikçilerinden biri olduğunu ifade etti.Bayraktar, Dolayısıyla hem enerjide hem madenlerde üretici büyük ülkeler, Türkiye gibi çok önemli, sanayisi güçlü, maden ham maddesine ihtiyaç duyan, elektrik talebi büyüyen, enerji talebi büyüyen bir ülke ve Türkiye üzerinden de farklı pazarlara açılma imkanının olduğu bir yapıdayız. Bu sinerjiyi, ortak çalışmalarla hayata geçirip daha büyük projeleri birlikte gerçekleştireceğiz. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-bayraktar-azerbaycan-la-enerji-isbirliginde-yeni-hedefleri-anlatti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hacı Bektaş Veli'nin birlik mesajı veren aslanlı ve ceylanlı heykeli yaptırıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/haci-bektas-veli-nin-birlik-mesaji-veren-aslanli-ve-ceylanli-heykeli-yaptirildi/907901/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/haci-bektas-veli-nin-birlik-mesaji-veren-aslanli-ve-ceylanli-heykeli-yaptirildi/907901/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas / Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun: - Aslan ve ceylan figürü, birlikte yaşamamızın, hoşgörümüzün, bizi bir arada tutan birlik ve beraberliğimizin, kardeşliğimizin ve bu topraklardaki barışın en önemli sembollerinden birisidir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri : SERHAT ZAFER - Sivas Belediyesinin kentteki bir kavşağa yaptırdığı, kucağında aslan ve ceylan bulunan Hacı Bektaş Veli heykeli, vatandaşlara birlik ve beraberlik mesajı veriyor.Belediye, Seyrantepe Mahallesi'ndeki kavşağa Anadolu'nun büyük düşünürü ve gönül insanı Hacı Bektaş Veli'nin Bir olalım, iri olalım, diri olalım sözünün de yer aldığı heykelini yaptırdı.Kucağında aslan ve ceylan bulunan heykel, vatandaşlara birlik ve beraberlik içinde güçlü kalma mesajı veriyor.Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, AA muhabirine, Hacı Bektaş Veli'nin, insanların bu topraklarda bin yıldır kardeşlik içerisinde yaşamasını sağlayan ve bu toprakların Türkleşmesinde, İslamlaşmasında çok büyük etkisi bulunan bir Türkmen çocuğu olduğunu söyledi.Hacı Bektaş Veli ve müritlerinin Anadolu'nun dört bir tarafına Bir olalım, iri olalım, diri olalım mesajını yaydığını vurgulayan Uzun, Mesajın o günden bugüne bizi bu topraklarda var eden en önemli fikirlerden birisi olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. dedi.Hacı Bektaş Veli ortak değerimizdirUzun, Hacı Bektaş Veli'nin heykelini yaptırdıkları kavşağın, Alibaba, Seyrantepe ve Mevlana mahalleleri arasında yer aldığını, bu mahallelerde Alevi ve Sünni hemşehrilerinin yıllardır birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde yaşadığını belirtti.Buradan tüm Türkiye'ye bir mesaj vermek istediklerine dikkati çeken Uzun, Hacı Bektaş Veli ortak değerimizdir. Aslan ve ceylan figürü, birlikte yaşamamızın, hoşgörümüzün, bizi bir arada tutan birlik ve beraberliğimizin, kardeşliğimizin ve bu topraklardaki barışın en önemli sembollerinden birisidir. İçişleri Bakanlığımız bu hafta ceylan ve aslan metaforundan, birlikte yaşamanın ve hoşgörünün ortak diliyle bir çalışma başlattı. diye konuştu.Uzun, bu kapsamda İçişleri Bakanlığı tarafından birçok ilde konferanslar ve sempozyumlar düzenleneceğini ifade etti.Tüm Türkiye'de Hacı Bektaş Veli'nin yüzyıllar önce kendilerine verdiği Bir olalım, iri olalım, diri olalım mesajının aslan ve ceylan metaforuyla yani barış, kardeşlik ve birlik diliyle vatandaşlara tekrar anlatılacağını belirten Uzun, şunları kaydetti:Biz aslında bu çalışmayı yapmakla ne kadar haklı olduğumuzu da bir kez daha görmüş olduk. Devlet aklı çok önemlidir. Bu topraklarda bizi var eden en önemli unsurlardan birisi Türkiye'nin devlet aklıdır. Şu an devlet aklımız da tıpkı bizim düşündüğümüz gibi, Hacı Bektaş Veli'yi merkeze alan, onun vermiş olduğu mesajları, öğretileri esas alan bir çalışma başlattı. Planlamaya göre kasım ayında İçişleri Bakanımız, birçok akademisyen şehrimize gelecek ve burada etkinlikler gerçekleştirilecek. İçişleri Bakanımız, MİT Başkanımız, İletişim Başkanımız ve ülkemizde bu alanda birçok akademisyenimiz, birçok akil insanımız, yurdumuzun dört bir tarafında kardeşlik, birlik, beraberlik, barış, huzur ve hoşgörü mesajlarını tekrar 800 yıl önce olduğu gibi inşallah bu topraklarda yaşayan hemşehrilerimize anlatacak. Biz bir olduğumuz, iri olduğumuz zaman diri oluyoruz ve bu topraklarda nasıl bin yıldır varsak inşallah bu mesajlarla nice bin yıllar yine bu topraklarda var olmaya devam edeceğiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri : SERHAT ZAFER - Sivas Belediyesinin kentteki bir kavşağa yaptırdığı, kucağında aslan ve ceylan bulunan Hacı Bektaş Veli heykeli, vatandaşlara birlik ve beraberlik mesajı veriyor.Belediye, Seyrantepe Mahallesi'ndeki kavşağa Anadolu'nun büyük düşünürü ve gönül insanı Hacı Bektaş Veli'nin Bir olalım, iri olalım, diri olalım sözünün de yer aldığı heykelini yaptırdı.Kucağında aslan ve ceylan bulunan heykel, vatandaşlara birlik ve beraberlik içinde güçlü kalma mesajı veriyor.Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, AA muhabirine, Hacı Bektaş Veli'nin, insanların bu topraklarda bin yıldır kardeşlik içerisinde yaşamasını sağlayan ve bu toprakların Türkleşmesinde, İslamlaşmasında çok büyük etkisi bulunan bir Türkmen çocuğu olduğunu söyledi.Hacı Bektaş Veli ve müritlerinin Anadolu'nun dört bir tarafına Bir olalım, iri olalım, diri olalım mesajını yaydığını vurgulayan Uzun, Mesajın o günden bugüne bizi bu topraklarda var eden en önemli fikirlerden birisi olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. dedi.Hacı Bektaş Veli ortak değerimizdirUzun, Hacı Bektaş Veli'nin heykelini yaptırdıkları kavşağın, Alibaba, Seyrantepe ve Mevlana mahalleleri arasında yer aldığını, bu mahallelerde Alevi ve Sünni hemşehrilerinin yıllardır birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde yaşadığını belirtti.Buradan tüm Türkiye'ye bir mesaj vermek istediklerine dikkati çeken Uzun, Hacı Bektaş Veli ortak değerimizdir. Aslan ve ceylan figürü, birlikte yaşamamızın, hoşgörümüzün, bizi bir arada tutan birlik ve beraberliğimizin, kardeşliğimizin ve bu topraklardaki barışın en önemli sembollerinden birisidir. İçişleri Bakanlığımız bu hafta ceylan ve aslan metaforundan, birlikte yaşamanın ve hoşgörünün ortak diliyle bir çalışma başlattı. diye konuştu.Uzun, bu kapsamda İçişleri Bakanlığı tarafından birçok ilde konferanslar ve sempozyumlar düzenleneceğini ifade etti.Tüm Türkiye'de Hacı Bektaş Veli'nin yüzyıllar önce kendilerine verdiği Bir olalım, iri olalım, diri olalım mesajının aslan ve ceylan metaforuyla yani barış, kardeşlik ve birlik diliyle vatandaşlara tekrar anlatılacağını belirten Uzun, şunları kaydetti:Biz aslında bu çalışmayı yapmakla ne kadar haklı olduğumuzu da bir kez daha görmüş olduk. Devlet aklı çok önemlidir. Bu topraklarda bizi var eden en önemli unsurlardan birisi Türkiye'nin devlet aklıdır. Şu an devlet aklımız da tıpkı bizim düşündüğümüz gibi, Hacı Bektaş Veli'yi merkeze alan, onun vermiş olduğu mesajları, öğretileri esas alan bir çalışma başlattı. Planlamaya göre kasım ayında İçişleri Bakanımız, birçok akademisyen şehrimize gelecek ve burada etkinlikler gerçekleştirilecek. İçişleri Bakanımız, MİT Başkanımız, İletişim Başkanımız ve ülkemizde bu alanda birçok akademisyenimiz, birçok akil insanımız, yurdumuzun dört bir tarafında kardeşlik, birlik, beraberlik, barış, huzur ve hoşgörü mesajlarını tekrar 800 yıl önce olduğu gibi inşallah bu topraklarda yaşayan hemşehrilerimize anlatacak. Biz bir olduğumuz, iri olduğumuz zaman diri oluyoruz ve bu topraklarda nasıl bin yıldır varsak inşallah bu mesajlarla nice bin yıllar yine bu topraklarda var olmaya devam edeceğiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/haci-bektas-veli-nin-birlik-mesaji-veren-aslanli-ve-ceylanli-heykeli-yaptirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Haymanaspor'da hedef Kadın Futbol Süper Ligi'nde kalıcı olmak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/haymanaspor-da-hedef-kadin-futbol-super-ligi-nde-kalici-olmak/907900/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/haymanaspor-da-hedef-kadin-futbol-super-ligi-nde-kalici-olmak/907900/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Kulüp başkanı Evren Öz: - Amacımız ligde kalıcı olmak ve üst sıralarda yer almak - Yurt dışından 8, yurt içinden 4 oyuncuyla anlaşarak iyi bir mozaik oluşturduk - Beşiktaş'ı yenerek gücümüzü göstermek istiyoruz. Taraftarlarımıza çağrım, bizi bu maçta yalnız bırakmasınlar]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH GAZİOĞLU - Haymanaspor Kulübü Başkanı Evren Öz, bu sezon ilk kez mücadele ettikleri Suwen Kadın Futbol Süper Ligi'nde kalıcı olmak ve üst sıralarda yer almak istediklerini söyledi.Evren Öz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen sezonu başarıyla tamamlayarak Süper Lig'e yüksekmenin sevincini yaşadıklarını dile getirdi.Yeni sezon öncesinde kadroda önemli bir yapılanmaya gittiklerini aktaran Evren Öz, Geçen yıl aramızda olan bazı futbolcularımızla yola devam etme kararı aldık. Yurt dışından 8, yurt içinden 4 oyuncuyla anlaşarak iyi bir mozaik oluşturduğumuzu düşünüyorum. ifadelerini kullandı.Zor bir ligde mücadele ettiklerini anlatan Öz, Ligin yeni takımı olarak bu ligin koşullarına göre hareket ediyoruz. Haymanaspor olarak hedefimiz sezonu layık olduğumuz yerde tamamlamak. Her maç bizim için ayrı bir serüven. diye konuştu.Amacımız Süper Lig&#039;de kalıcı olmakKadın futbolunun Türkiye'de her geçen gün geliştiğine dikkati çeken Evren Öz, Haymanaspor olarak kadın futboluna katkı sağlayabilirsek ne mutlu bize. 'İyi futbol, iyi mücadele' sloganıyla çıktığımız bu yolculuktan başarıyla ayrılmak istiyoruz. Amacımız Süper Lig'de kalıcı olmak ve üst sıralarda yer almak. değerlendirmesinde bulundu.Öz, Haymana'nın kadın futbolunda önemli bir merkez haline gelmesini istediklerini belirterek, Haymana ismine yakışır kalitede bir takım kurduk. Kadınlar Süper Ligi'nde futbolseverler bambaşka bir Haymanaspor izleyeceklerdir. dedi.Beşiktaş&#039;ı yenerek gücümüzü göstermek istiyoruzLigin 3. haftasında yarın Beşiktaş'ı ağırlayacaklarını hatırlatan Evren Öz, şunları kaydetti:Rakibimizin gücü ortada. Biz de evimizde oynayacağımız bu özel karşılaşmadan istediğimiz sonucu alarak ayrılmak niyetindeyiz. Beşiktaş'ı yenerek gücümüzü göstermek istiyoruz. Taraftarlarımıza çağrım, bizi bu maçta yalnız bırakmasınlar. Hepsini pazar günü bu zorlu maçta yanımızda görmek istiyoruz. Fair play tadında bir lig olması ve yeni sezonun tüm takımlar için hayırlı olmasını diliyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- FATİH GAZİOĞLU - Haymanaspor Kulübü Başkanı Evren Öz, bu sezon ilk kez mücadele ettikleri Suwen Kadın Futbol Süper Ligi'nde kalıcı olmak ve üst sıralarda yer almak istediklerini söyledi.Evren Öz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen sezonu başarıyla tamamlayarak Süper Lig'e yüksekmenin sevincini yaşadıklarını dile getirdi.Yeni sezon öncesinde kadroda önemli bir yapılanmaya gittiklerini aktaran Evren Öz, Geçen yıl aramızda olan bazı futbolcularımızla yola devam etme kararı aldık. Yurt dışından 8, yurt içinden 4 oyuncuyla anlaşarak iyi bir mozaik oluşturduğumuzu düşünüyorum. ifadelerini kullandı.Zor bir ligde mücadele ettiklerini anlatan Öz, Ligin yeni takımı olarak bu ligin koşullarına göre hareket ediyoruz. Haymanaspor olarak hedefimiz sezonu layık olduğumuz yerde tamamlamak. Her maç bizim için ayrı bir serüven. diye konuştu.Amacımız Süper Lig&#039;de kalıcı olmakKadın futbolunun Türkiye'de her geçen gün geliştiğine dikkati çeken Evren Öz, Haymanaspor olarak kadın futboluna katkı sağlayabilirsek ne mutlu bize. 'İyi futbol, iyi mücadele' sloganıyla çıktığımız bu yolculuktan başarıyla ayrılmak istiyoruz. Amacımız Süper Lig'de kalıcı olmak ve üst sıralarda yer almak. değerlendirmesinde bulundu.Öz, Haymana'nın kadın futbolunda önemli bir merkez haline gelmesini istediklerini belirterek, Haymana ismine yakışır kalitede bir takım kurduk. Kadınlar Süper Ligi'nde futbolseverler bambaşka bir Haymanaspor izleyeceklerdir. dedi.Beşiktaş&#039;ı yenerek gücümüzü göstermek istiyoruzLigin 3. haftasında yarın Beşiktaş'ı ağırlayacaklarını hatırlatan Evren Öz, şunları kaydetti:Rakibimizin gücü ortada. Biz de evimizde oynayacağımız bu özel karşılaşmadan istediğimiz sonucu alarak ayrılmak niyetindeyiz. Beşiktaş'ı yenerek gücümüzü göstermek istiyoruz. Taraftarlarımıza çağrım, bizi bu maçta yalnız bırakmasınlar. Hepsini pazar günü bu zorlu maçta yanımızda görmek istiyoruz. Fair play tadında bir lig olması ve yeni sezonun tüm takımlar için hayırlı olmasını diliyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/haymanaspor-da-hedef-kadin-futbol-super-ligi-nde-kalici-olmak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Afyonkarahisar'da firari FETÖ hükümlüsü yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/afyonkarahisar-da-firari-feto-hukumlusu-yakalandi/907899/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/afyonkarahisar-da-firari-feto-hukumlusu-yakalandi/907899/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Afyonkarahisar / Afyonkarahisar'da Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olduğu gerekçesiyle 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Afyonkarahisar Haberleri : Afyonkarahisar'da Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olduğu gerekçesiyle 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kentte aranan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürüttü.Ekiplerce FETÖ üyeliği suçundan 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan N.İ. yakalandı.Hükümlü, işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Afyonkarahisar Haberleri : Afyonkarahisar'da Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olduğu gerekçesiyle 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kentte aranan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürüttü.Ekiplerce FETÖ üyeliği suçundan 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan N.İ. yakalandı.Hükümlü, işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/afyonkarahisar-da-firari-feto-hukumlusu-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mardin 1969 Spor, 18 yıl sonra döndüğü Trendyol 1. Lig'de namağlup ilerliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mardin-1969-spor-18-yil-sonra-dondugu-trendyol-1-lig-de-namaglup-ilerliyor/907898/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mardin-1969-spor-18-yil-sonra-dondugu-trendyol-1-lig-de-namaglup-ilerliyor/907898/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Mardin 1969 Spor Teknik Direktörü Ahmet Cingöz: - Umarım ilerleyen haftalarda ligin en az gol yiyen takımı oluruz. Altıncı hafta, mağlubiyet yaşamadık. Rabbim inşallah hiç yaşatmaz. Bunun için de büyük çaba göstereceğiz - Kaptan Uğur Adem Gezer: - Sezon sonuyla ilgili bir hedef belirtmek için henüz erken. Bu sezon ligi en iyi yerde bitirmek için elimizden geleni yapacağız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- HALİL İBRAHİM SİNCAR / BEŞİR ŞAVUR - Mardin 1969 Spor, 18 yıl sonra döndüğü Trendyol 1. Lig'de ilk 6 haftada yakaladığı namağlup seriyi, yarın Alagöz Holding Iğdır FK ile deplasmanda yapacağı 7. hafta maçında da sürdürmeyi hedefliyor.Mardinspor adıyla 2007-2008 sezonunda 1. Lig'de mücadele eden Mardin temsilcisi, 18 yıllık aranın ardından döndüğü ligde ilk 6 haftada 3 galibiyet ve 3 beraberlik yaşadı.Ligde mağlubiyeti olmayan Mardin ekibi, oynadığı maçlarda rakip fileleri 9 kez havalandırırken kalesinde 3 gol gördü.1. Lig'de en az gol yiyen üç takımdan biri olan Mardin 1969 Spor, topladığı 12 puanla 4. sırada yer alıyor.Daha iyi olacağımızı biliyorumMardin 1969 Spor Teknik Direktörü Ahmet Cingöz, AA muhabirine, aldıkları sonuçlarla ligdeki konumlarını iyi bulduğunu söyledi.Berabere kaldıkları 2 maçta galibiyeti kaçıran taraf olduklarını aktaran Cingöz, Şu an süreçten memnunuz. Oyun gücümüzün arttığını görmekten memnunuz. Sonuçta yeni bir takımız. Müthiş bir ekiple beraber büyük bir çaba içerisindeyiz. Çok karakterli bir oyuncu grubuna sahibiz. İlerleyen haftalarda çok daha iyi olacağımızı biliyorum ama şu anda da takımımdan memnunum. diye konuştu.Gol yememek için tüm takım olarak reaksiyon veriyoruzGol yemenin yalnızca kalecinin sorumluluğunda olmadığını, takım olarak gol atıp gol yediklerini dile getiren Cingöz, şöyle devam etti:Çok kıymetli savunma oyuncularına sahibim ama bizde savunma her zaman en önde başlar. Tüm takım olarak savunma yaparız. Üç gol yedik. Bu üç golün ikisi duran toptan geldi. Bir penaltı, bir de frikikten gol yedik. Oyun akışında gelişen bir tane gol yedik. Gol mutlaka yenecektir. Dünyanın en iyi takımları da gol yiyor. Biz de yiyeceğiz. Futbolda bunlar var ama gol yememek için tüm takım olarak reaksiyon veriyoruz. Umarım ilerleyen haftalarda ligin en az gol yiyen takımı oluruz. Altıncı hafta, mağlubiyet yaşamadık. Rabbim inşallah hiç yaşatmaz. Bunun için de büyük çaba göstereceğiz.Kulüpte başkan, yönetim, teknik heyet, futbolcular ve personel olmak üzere herkesin büyük bir özveriyle elinden gelenin en iyisini sahaya yansıtmaya çalıştığını anlatan Cingöz, Bu takımı bu lige çıkarttıktan sonra buralarda kalıcı olabilmek, ilerleyen yıllarda daha üst ligleri de hayal edebilmek için müthiş bir çaba var. dedi.Bu hafta çok önemli bir rakibe karşı mücadele edeceklerini belirten Ahmet Cingöz, şunları kaydetti:Iğdır FK, iyi bir takım. Çok büyük saygı duyuyoruz. Biz de iyi takımız. İki iyi takımın maçı olacak. Stratejilerimizi yapıyoruz. Belli bir oyun gücümüz var ama maç maç stratejiler belirlemek durumundayız. İnşallah orada çok iyi bir reaksiyon vererek puan veya puanlar almak istiyoruz. Iğdır gibi kaliteli bir takıma karşı deplasmanda alınacak her puanın kıymeti ve önemi vardır ama hedefimiz inşallah 3 puan olacak. İnşallah orada da tüm planlarımız tutar ve 3 puanla döneriz. Iğdır FK ile aynı puanları paylaşıyoruz. Taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Enerjilerini daha da artırmalarını istiyorum. Maç günlerinde oluşturdukları sinerji takıma ekstra güç veriyor.Emre Taşdemir'in ciddi bir sakatlığı bulunmadığını aktaran Cingöz, oyuncunun hafif bir kas sakatlığı yaşadığını ve gelecek hafta takımla olmasını ümit ettiğini ifade etti.Uğur Adem Gezer: Hedefimiz ligde maç maç gitmekMardin 1969 Spor'un kaptanı Uğur Adem Gezer de takımdaki birlikteliğin sahaya da yansıdığını belirtti.Takımın yakaladığı seriyi devam ettirmek için çalıştıklarını kaydeden Gezer, Namağlup gidiyoruz şu anda. En az gol yiyen takımlardan biriyiz. İnşallah bunu böyle devam ettirmek istiyoruz. İnşallah sezon sonuna kadar böyle devam edecek. Öndeki oyuncularımız çok iyi savunma yaptığı için aslında bize az iş düşüyor. O yüzden az gol yedik. Burada bence onların payı daha büyük. Hedefimiz ligde maç maç gitmek. Önümüzde Iğdır maçı var, ondan sonra Kayseri maçı var. Sezon sonuyla ilgili bir hedef belirtmek için henüz erken. Bu sezon Mardin 1969 Spor'u en iyi yerde bitirmek için elimizden geleni yapacağız. ifadelerini kullandı.Wilks: Ligde kalmak bu takım için yeterli değilİngiliz futbolcu Mallik Wilks de takımda bir aile ortamının olduğunu anlatarak, Birbirimizle sürekli saha içinde ve saha dışında iletişim halindeyiz. Iğdır maçı bizim için çok önemli. Daha önceki maçlarda yaptığımız gibi birlik ve bütünlüğümüzü koruyarak aynı şekilde devam edeceğiz. Açıkçası bu takıma baktığım zaman hedefimizin ligde kalmak olduğunu düşünmüyorum çünkü oynanan futbola ve ortama bakarsanız ligde kalmak bu takım için yeterli değil. Bence hedeflerimiz daha büyük ve bu takımın hedefleri de bunu gösteriyor. değerlendirmesinde bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- HALİL İBRAHİM SİNCAR / BEŞİR ŞAVUR - Mardin 1969 Spor, 18 yıl sonra döndüğü Trendyol 1. Lig'de ilk 6 haftada yakaladığı namağlup seriyi, yarın Alagöz Holding Iğdır FK ile deplasmanda yapacağı 7. hafta maçında da sürdürmeyi hedefliyor.Mardinspor adıyla 2007-2008 sezonunda 1. Lig'de mücadele eden Mardin temsilcisi, 18 yıllık aranın ardından döndüğü ligde ilk 6 haftada 3 galibiyet ve 3 beraberlik yaşadı.Ligde mağlubiyeti olmayan Mardin ekibi, oynadığı maçlarda rakip fileleri 9 kez havalandırırken kalesinde 3 gol gördü.1. Lig'de en az gol yiyen üç takımdan biri olan Mardin 1969 Spor, topladığı 12 puanla 4. sırada yer alıyor.Daha iyi olacağımızı biliyorumMardin 1969 Spor Teknik Direktörü Ahmet Cingöz, AA muhabirine, aldıkları sonuçlarla ligdeki konumlarını iyi bulduğunu söyledi.Berabere kaldıkları 2 maçta galibiyeti kaçıran taraf olduklarını aktaran Cingöz, Şu an süreçten memnunuz. Oyun gücümüzün arttığını görmekten memnunuz. Sonuçta yeni bir takımız. Müthiş bir ekiple beraber büyük bir çaba içerisindeyiz. Çok karakterli bir oyuncu grubuna sahibiz. İlerleyen haftalarda çok daha iyi olacağımızı biliyorum ama şu anda da takımımdan memnunum. diye konuştu.Gol yememek için tüm takım olarak reaksiyon veriyoruzGol yemenin yalnızca kalecinin sorumluluğunda olmadığını, takım olarak gol atıp gol yediklerini dile getiren Cingöz, şöyle devam etti:Çok kıymetli savunma oyuncularına sahibim ama bizde savunma her zaman en önde başlar. Tüm takım olarak savunma yaparız. Üç gol yedik. Bu üç golün ikisi duran toptan geldi. Bir penaltı, bir de frikikten gol yedik. Oyun akışında gelişen bir tane gol yedik. Gol mutlaka yenecektir. Dünyanın en iyi takımları da gol yiyor. Biz de yiyeceğiz. Futbolda bunlar var ama gol yememek için tüm takım olarak reaksiyon veriyoruz. Umarım ilerleyen haftalarda ligin en az gol yiyen takımı oluruz. Altıncı hafta, mağlubiyet yaşamadık. Rabbim inşallah hiç yaşatmaz. Bunun için de büyük çaba göstereceğiz.Kulüpte başkan, yönetim, teknik heyet, futbolcular ve personel olmak üzere herkesin büyük bir özveriyle elinden gelenin en iyisini sahaya yansıtmaya çalıştığını anlatan Cingöz, Bu takımı bu lige çıkarttıktan sonra buralarda kalıcı olabilmek, ilerleyen yıllarda daha üst ligleri de hayal edebilmek için müthiş bir çaba var. dedi.Bu hafta çok önemli bir rakibe karşı mücadele edeceklerini belirten Ahmet Cingöz, şunları kaydetti:Iğdır FK, iyi bir takım. Çok büyük saygı duyuyoruz. Biz de iyi takımız. İki iyi takımın maçı olacak. Stratejilerimizi yapıyoruz. Belli bir oyun gücümüz var ama maç maç stratejiler belirlemek durumundayız. İnşallah orada çok iyi bir reaksiyon vererek puan veya puanlar almak istiyoruz. Iğdır gibi kaliteli bir takıma karşı deplasmanda alınacak her puanın kıymeti ve önemi vardır ama hedefimiz inşallah 3 puan olacak. İnşallah orada da tüm planlarımız tutar ve 3 puanla döneriz. Iğdır FK ile aynı puanları paylaşıyoruz. Taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Enerjilerini daha da artırmalarını istiyorum. Maç günlerinde oluşturdukları sinerji takıma ekstra güç veriyor.Emre Taşdemir'in ciddi bir sakatlığı bulunmadığını aktaran Cingöz, oyuncunun hafif bir kas sakatlığı yaşadığını ve gelecek hafta takımla olmasını ümit ettiğini ifade etti.Uğur Adem Gezer: Hedefimiz ligde maç maç gitmekMardin 1969 Spor'un kaptanı Uğur Adem Gezer de takımdaki birlikteliğin sahaya da yansıdığını belirtti.Takımın yakaladığı seriyi devam ettirmek için çalıştıklarını kaydeden Gezer, Namağlup gidiyoruz şu anda. En az gol yiyen takımlardan biriyiz. İnşallah bunu böyle devam ettirmek istiyoruz. İnşallah sezon sonuna kadar böyle devam edecek. Öndeki oyuncularımız çok iyi savunma yaptığı için aslında bize az iş düşüyor. O yüzden az gol yedik. Burada bence onların payı daha büyük. Hedefimiz ligde maç maç gitmek. Önümüzde Iğdır maçı var, ondan sonra Kayseri maçı var. Sezon sonuyla ilgili bir hedef belirtmek için henüz erken. Bu sezon Mardin 1969 Spor'u en iyi yerde bitirmek için elimizden geleni yapacağız. ifadelerini kullandı.Wilks: Ligde kalmak bu takım için yeterli değilİngiliz futbolcu Mallik Wilks de takımda bir aile ortamının olduğunu anlatarak, Birbirimizle sürekli saha içinde ve saha dışında iletişim halindeyiz. Iğdır maçı bizim için çok önemli. Daha önceki maçlarda yaptığımız gibi birlik ve bütünlüğümüzü koruyarak aynı şekilde devam edeceğiz. Açıkçası bu takıma baktığım zaman hedefimizin ligde kalmak olduğunu düşünmüyorum çünkü oynanan futbola ve ortama bakarsanız ligde kalmak bu takım için yeterli değil. Bence hedeflerimiz daha büyük ve bu takımın hedefleri de bunu gösteriyor. değerlendirmesinde bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/mardin-1969-spor-18-yil-sonra-dondugu-trendyol-1-lig-de-namaglup-ilerliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kenan Karaman'ın hedefi yeniden milli takıma çağrılmak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kenan-karaman-in-hedefi-yeniden-milli-takima-cagrilmak/907897/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kenan-karaman-in-hedefi-yeniden-milli-takima-cagrilmak/907897/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:06:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Bundesliga ekibi Schalke'nin kaptanı Kenan Karaman: - Takımın kaptanı olarak Bundesliga'da devam etmek istiyorum - Bundesliga'da iyi bir performans gösterip inşallah tekrar milli takıma çağrılırım - Süper Lig'i takip ediyorum. Beşiktaş bence iyi başladı. Yeni hoca güzel bir hava kattı takıma]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRAH ALTUNKAYA - Almanya Birinci Futbol Ligi (Bundesliga) ekiplerinden Schalke'nin kaptanı Kenan Karaman, takımında iyi bir performans gösterip yeniden milli formayı giymek istediğini söyledi.Ligin 3. haftasında Alte Fösterei Stadı'nda oynanan Union Berlin-Schalke maçının ardından AA muhabirine açıklamalarda bulunan 32 yaşındaki milli futbolcu, takımının performansından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.Deplasmanda kazanmanın kolay olmadığını belirten Kenan, İlk galibiyetimizi aldık. Üç sene sonra yeniden Bundesliga'da ilk galibiyetimizi aldık. Takımı kutluyorum, çok iyi performans gösterdiler. Burada deplasman zor bir maç oluyor. Taraftar baskısı çok yüksek. Çok iyi oynadığımızı düşünüyorum. 3 gol attık, güzel bir galibiyet oldu bizim için. ifadelerini kullandı.Schalke'de kalmaya ve takım kaptanı olarak Bundesliga'da mücadele etmeye devam etmek istediğini vurgulayan tecrübeli futbolcu, geçen sezon takımının Bundesliga'ya yükselmesinde önemli katkı verdiğini aktardı.Milli futbolcu, Şimdilik Schalke'deyim. Hedefim Schalke ile Bundesliga'da yer almaktı. Geçen sene iyi katkı verdim. Şimdi o hedefime ulaştım. Takımı Bundesliga'ya çıkardık. Takımın kaptanı olarak da şimdi Bundesliga'da devam etmek istiyorum. diye konuştu.Milli takım her zaman hedefimA Milli Takım'a yeniden çağrılmayı hedeflediğini belirten Kenan Karaman, Bundesliga'da göstereceği performansın bu hedef doğrultusunda önemli olduğunu ifade ederek Milli takım her zaman benim hedefim. Bundesliga'da iyi bir performans gösterip inşallah tekrar milli takıma çağrılırım. değerlendirmesinde bulundu.A Milli Takım'ın 2026 FIFA Dünya Kupası'ndaki performansını da değerlendiren Kenan, turnuvanın Türkiye açısından istedikleri gibi geçmediğini söyledi.Kenan Karaman, Biraz talihsiz geçti bizim adımıza maalesef. İnşallah oradan çıkaracağımız dersleri önümüzdeki turnuvalarda daha iyi değerlendiririz. şeklinde görüş belirtti.Beşiktaş&#039;ı her zaman takip ediyorumTürkiye'deki futbol gündemini de takip ettiğini anlatan Kenan Karaman, Beşiktaş'ın sezona iyi başladığını ve yeni teknik direktörün takıma olumlu bir hava kattığını söyledi.Deneyimli futbolcu, Süper Lig'i takip ediyorum. Beşiktaş bence iyi başladı. Yeni hoca güzel bir hava kattı takıma. Başarılar diliyorum. Beşiktaş her zaman takip ettiğim bir takım. İnşallah güzel bir sezon geçirirler. şeklinde konuştu.Türkiye'deki futbolseverlere de mesaj gönderen Kenan Karaman, yurt dışında forma giyen Türk futbolcuların desteklenmesini istedi.Milli futbolcu, Bizi yurt dışında desteklesinler. Biz Türk futbolcular olarak Türkiye'yi burada en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyoruz. Maçlarımızı izlesinler, bize destek versinler, bize yeter. diyerek sözlerini tamamladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRAH ALTUNKAYA - Almanya Birinci Futbol Ligi (Bundesliga) ekiplerinden Schalke'nin kaptanı Kenan Karaman, takımında iyi bir performans gösterip yeniden milli formayı giymek istediğini söyledi.Ligin 3. haftasında Alte Fösterei Stadı'nda oynanan Union Berlin-Schalke maçının ardından AA muhabirine açıklamalarda bulunan 32 yaşındaki milli futbolcu, takımının performansından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.Deplasmanda kazanmanın kolay olmadığını belirten Kenan, İlk galibiyetimizi aldık. Üç sene sonra yeniden Bundesliga'da ilk galibiyetimizi aldık. Takımı kutluyorum, çok iyi performans gösterdiler. Burada deplasman zor bir maç oluyor. Taraftar baskısı çok yüksek. Çok iyi oynadığımızı düşünüyorum. 3 gol attık, güzel bir galibiyet oldu bizim için. ifadelerini kullandı.Schalke'de kalmaya ve takım kaptanı olarak Bundesliga'da mücadele etmeye devam etmek istediğini vurgulayan tecrübeli futbolcu, geçen sezon takımının Bundesliga'ya yükselmesinde önemli katkı verdiğini aktardı.Milli futbolcu, Şimdilik Schalke'deyim. Hedefim Schalke ile Bundesliga'da yer almaktı. Geçen sene iyi katkı verdim. Şimdi o hedefime ulaştım. Takımı Bundesliga'ya çıkardık. Takımın kaptanı olarak da şimdi Bundesliga'da devam etmek istiyorum. diye konuştu.Milli takım her zaman hedefimA Milli Takım'a yeniden çağrılmayı hedeflediğini belirten Kenan Karaman, Bundesliga'da göstereceği performansın bu hedef doğrultusunda önemli olduğunu ifade ederek Milli takım her zaman benim hedefim. Bundesliga'da iyi bir performans gösterip inşallah tekrar milli takıma çağrılırım. değerlendirmesinde bulundu.A Milli Takım'ın 2026 FIFA Dünya Kupası'ndaki performansını da değerlendiren Kenan, turnuvanın Türkiye açısından istedikleri gibi geçmediğini söyledi.Kenan Karaman, Biraz talihsiz geçti bizim adımıza maalesef. İnşallah oradan çıkaracağımız dersleri önümüzdeki turnuvalarda daha iyi değerlendiririz. şeklinde görüş belirtti.Beşiktaş&#039;ı her zaman takip ediyorumTürkiye'deki futbol gündemini de takip ettiğini anlatan Kenan Karaman, Beşiktaş'ın sezona iyi başladığını ve yeni teknik direktörün takıma olumlu bir hava kattığını söyledi.Deneyimli futbolcu, Süper Lig'i takip ediyorum. Beşiktaş bence iyi başladı. Yeni hoca güzel bir hava kattı takıma. Başarılar diliyorum. Beşiktaş her zaman takip ettiğim bir takım. İnşallah güzel bir sezon geçirirler. şeklinde konuştu.Türkiye'deki futbolseverlere de mesaj gönderen Kenan Karaman, yurt dışında forma giyen Türk futbolcuların desteklenmesini istedi.Milli futbolcu, Bizi yurt dışında desteklesinler. Biz Türk futbolcular olarak Türkiye'yi burada en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyoruz. Maçlarımızı izlesinler, bize destek versinler, bize yeter. diyerek sözlerini tamamladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kenan-karaman-in-hedefi-yeniden-milli-takima-cagrilmak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Lübnanlı basketbolcular, sosyal medyadan ulaştıkları Türk antrenörle çalışıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/lubnanli-basketbolcular-sosyal-medyadan-ulastiklari-turk-antrenorle-calisiyor/907896/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/lubnanli-basketbolcular-sosyal-medyadan-ulastiklari-turk-antrenorle-calisiyor/907896/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Lübnanlı milli basketbolcu Mariam Jomaa: - Daha iyi antrenman yapmak ve kendimizi geliştirmek istiyorduk. Türkiye'nin basketbolda en iyi liglere sahip olduğunu biliyorduk. Bu nedenle buraya gelmeye karar verdik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- YAVUZ EMRAH SEVER - Lübnanlı iki kadın basketbolcu, kendilerini geliştirmek ve daha iyi antrenman yapmak amacıyla sosyal medya üzerinden ulaştıkları Türk antrenörle Eskişehir'de çalışmalarını sürdürüyor.Lübnan'daki liglerde mücadele eden 22 yaşındaki milli oyun kurucu Mariam Jomaa ile 21 yaşındaki pivot Razan Thebian, liglerinin başlamasına yaklaşık bir ay kala hazırlıklarını Türkiye'de sürdürmeyi tercih etti.İnternetten yaptıkları araştırmaların ardından Eskişehir Kaplanları Spor Kulübü (ES-KA) antrenörü Ali İhsan Küçük ile iletişime geçen iki basketbolcu, yaklaşık bir haftalık çalışma programı kapsamında atletik performans, şut, savunma, hücum ve temel basketbol becerileri üzerine antrenman yapıyor.Tepebaşı ilçesindeki Şehit Murat Tuzsuz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Spor Salonu'nda antrenmanlarını yapan basketbolcular, kariyerlerini bir gün Türkiye'de sürdürmeyi de hedefliyor.Antrenör Ali İhsan Küçük, AA muhabirine, iki sporcunun kendisine sosyal medya üzerinden ulaşmasıyla başlayan sürecin kendisi açısından da farklı bir deneyim olduğunu söyledi.Lübnan'dan gelen sporculardan birinin milli takım oyuncusu olduğunu, diğerinin ise profesyonel kariyerini sürdürdüğünü belirten Küçük, şöyle konuştu:Yurt dışından sporcuların gelip benimle antrenman yapmak istemeleri ilk kez yaşadığım bir şey. Bundan dolayı da ayrıca mutluyum. Avrupa'da bulunan koçların daha bilgili, daha farklı tekniklerle antrenman yaptırdıklarını araştırdıklarını söylediler. Türkiye'ye gelmek istediklerini, İstanbul, İzmir ve Eskişehir ekseninde araştırma yaptıklarını söylediler. Eskişehir'i şehir olarak çok sevdiklerini ve internetten de araştırma yaptıklarında beni bulduklarını, benimle çalışmak istediklerini belirttiler. 3 gündür birlikteyiz. Genellikle atletik performans, şut ve temel beceriler üzerine çalışıyoruz. Şu anda antrenmanlar gayet iyi gidiyor.Ali İhsan Küçük, sporcuların çalışma disiplininden ve öğrenme isteklerinden memnun olduğunu dile getirerek, Karakteristik olarak farklılıklar gösteriyor ama mücadeleci, bitmek bilmeyen enerjileri ve gerçekten öğrenme arzularıyla beni çok şaşırttılar ve ben çok mutlu oldum. Şu anda her şey gayet yolunda gidiyor. ifadelerini kullandı.Küçük, hazırladıkları program kapsamında özellikle savunma ve hücum organizasyonlarına yönelik çalışmalar yaptıklarını anlatarak, Haftada 6 günlük antrenman programı yaptık. Günde 2-2,5 saatlik antrenman süremiz var. 1 ay sonra ligleri başlayacak. Bu arayı iyi değerlendirmek için antrenman yapmak istediklerini söylediler. diye konuştu.Burada olmaktan çok mutluyuzKariyerini Lübnan Kadınlar Basketbol Ligi'ndeki Beirut First Club'ta sürdüren 22 yaşındaki oyun kurucu Mariam Jomaa, Türkiye'ye geliş amaçlarının kendilerini geliştirmek olduğunu belirtti.Jomaa, antrenör araştırırken Ali İhsan Küçük'e ulaştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:Daha iyi antrenman yapmak ve kendimizi geliştirmek istiyorduk. Türkiye'nin basketbolda en iyi liglere sahip olduğunu biliyorduk. Bu nedenle buraya gelmeye karar verdik. Antrenörleri araştırdık ve Türkiye'nin önde gelen antrenörlerinden Ali İhsan Küçük'ü bulduk. Kendisine mesaj attık, ardından buraya geldik. Şimdi antrenmanlarımızı sürdürüyoruz ve burada olmaktan çok mutluyuz.Türkiye'deki çalışmaların kendisi için farklı bir deneyim olduğunu anlatan Jomaa, Antrenmanlar bizim için çok yeniydi. Daha önce bu tür çalışmalar yapmamıştık. Bize birçok yeni şey tanıttı ve üzerinde çalışmamız gerektiğini bilmediğimiz konulara odaklandık. Burada olduğumuz ve kendimizi geliştirerek becerilerimizi ilerlettiğimiz için çok mutluyuz. dedi.Lübnan Kadınlar Basketbol 2. Ligi'ndeki Tadamon Zouk ekibinde kariyerini sürdüren 21 yaşındaki Razan Thebian da Türkiye'nin basketboldaki seviyesinin kendilerini etkilediğini anlattı.Thebian, antrenörleriyle uyumlu şekilde çalıştıklarını vurgulayarak, Antrenmanlardan gerçekten çok memnunuz. Birçok şey bizim için yeni ve onunla gerçekten çok iyi antrenmanlar yaptık. diye konuştu.Razan Thebian, ileride Türkiye'de basketbol oynamanın kendisini mutlu edeceğini de sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- YAVUZ EMRAH SEVER - Lübnanlı iki kadın basketbolcu, kendilerini geliştirmek ve daha iyi antrenman yapmak amacıyla sosyal medya üzerinden ulaştıkları Türk antrenörle Eskişehir'de çalışmalarını sürdürüyor.Lübnan'daki liglerde mücadele eden 22 yaşındaki milli oyun kurucu Mariam Jomaa ile 21 yaşındaki pivot Razan Thebian, liglerinin başlamasına yaklaşık bir ay kala hazırlıklarını Türkiye'de sürdürmeyi tercih etti.İnternetten yaptıkları araştırmaların ardından Eskişehir Kaplanları Spor Kulübü (ES-KA) antrenörü Ali İhsan Küçük ile iletişime geçen iki basketbolcu, yaklaşık bir haftalık çalışma programı kapsamında atletik performans, şut, savunma, hücum ve temel basketbol becerileri üzerine antrenman yapıyor.Tepebaşı ilçesindeki Şehit Murat Tuzsuz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Spor Salonu'nda antrenmanlarını yapan basketbolcular, kariyerlerini bir gün Türkiye'de sürdürmeyi de hedefliyor.Antrenör Ali İhsan Küçük, AA muhabirine, iki sporcunun kendisine sosyal medya üzerinden ulaşmasıyla başlayan sürecin kendisi açısından da farklı bir deneyim olduğunu söyledi.Lübnan'dan gelen sporculardan birinin milli takım oyuncusu olduğunu, diğerinin ise profesyonel kariyerini sürdürdüğünü belirten Küçük, şöyle konuştu:Yurt dışından sporcuların gelip benimle antrenman yapmak istemeleri ilk kez yaşadığım bir şey. Bundan dolayı da ayrıca mutluyum. Avrupa'da bulunan koçların daha bilgili, daha farklı tekniklerle antrenman yaptırdıklarını araştırdıklarını söylediler. Türkiye'ye gelmek istediklerini, İstanbul, İzmir ve Eskişehir ekseninde araştırma yaptıklarını söylediler. Eskişehir'i şehir olarak çok sevdiklerini ve internetten de araştırma yaptıklarında beni bulduklarını, benimle çalışmak istediklerini belirttiler. 3 gündür birlikteyiz. Genellikle atletik performans, şut ve temel beceriler üzerine çalışıyoruz. Şu anda antrenmanlar gayet iyi gidiyor.Ali İhsan Küçük, sporcuların çalışma disiplininden ve öğrenme isteklerinden memnun olduğunu dile getirerek, Karakteristik olarak farklılıklar gösteriyor ama mücadeleci, bitmek bilmeyen enerjileri ve gerçekten öğrenme arzularıyla beni çok şaşırttılar ve ben çok mutlu oldum. Şu anda her şey gayet yolunda gidiyor. ifadelerini kullandı.Küçük, hazırladıkları program kapsamında özellikle savunma ve hücum organizasyonlarına yönelik çalışmalar yaptıklarını anlatarak, Haftada 6 günlük antrenman programı yaptık. Günde 2-2,5 saatlik antrenman süremiz var. 1 ay sonra ligleri başlayacak. Bu arayı iyi değerlendirmek için antrenman yapmak istediklerini söylediler. diye konuştu.Burada olmaktan çok mutluyuzKariyerini Lübnan Kadınlar Basketbol Ligi'ndeki Beirut First Club'ta sürdüren 22 yaşındaki oyun kurucu Mariam Jomaa, Türkiye'ye geliş amaçlarının kendilerini geliştirmek olduğunu belirtti.Jomaa, antrenör araştırırken Ali İhsan Küçük'e ulaştıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:Daha iyi antrenman yapmak ve kendimizi geliştirmek istiyorduk. Türkiye'nin basketbolda en iyi liglere sahip olduğunu biliyorduk. Bu nedenle buraya gelmeye karar verdik. Antrenörleri araştırdık ve Türkiye'nin önde gelen antrenörlerinden Ali İhsan Küçük'ü bulduk. Kendisine mesaj attık, ardından buraya geldik. Şimdi antrenmanlarımızı sürdürüyoruz ve burada olmaktan çok mutluyuz.Türkiye'deki çalışmaların kendisi için farklı bir deneyim olduğunu anlatan Jomaa, Antrenmanlar bizim için çok yeniydi. Daha önce bu tür çalışmalar yapmamıştık. Bize birçok yeni şey tanıttı ve üzerinde çalışmamız gerektiğini bilmediğimiz konulara odaklandık. Burada olduğumuz ve kendimizi geliştirerek becerilerimizi ilerlettiğimiz için çok mutluyuz. dedi.Lübnan Kadınlar Basketbol 2. Ligi'ndeki Tadamon Zouk ekibinde kariyerini sürdüren 21 yaşındaki Razan Thebian da Türkiye'nin basketboldaki seviyesinin kendilerini etkilediğini anlattı.Thebian, antrenörleriyle uyumlu şekilde çalıştıklarını vurgulayarak, Antrenmanlardan gerçekten çok memnunuz. Birçok şey bizim için yeni ve onunla gerçekten çok iyi antrenmanlar yaptık. diye konuştu.Razan Thebian, ileride Türkiye'de basketbol oynamanın kendisini mutlu edeceğini de sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GRAFİKLİ - Ankara barajlarındaki doluluk oranı geçen yıla göre yüzde 108 arttı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/grafikli-ankara-barajlarindaki-doluluk-orani-gecen-yila-gore-yuzde-108-artti/907895/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/grafikli-ankara-barajlarindaki-doluluk-orani-gecen-yila-gore-yuzde-108-artti/907895/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:04:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Kente su sağlayan barajlarda doluluk oranı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık iki kat artarak yüzde 40,13'e yükselirken, aktif doluluk oranı da yaklaşık 5 katına çıktı - Geçen yıl ocaktan eylüle kadar barajlara gelen su miktarı 155 milyon 654 bin 965 metreküp olurken bu yıl ise aynı tarihler arasında 750 milyon 57 bin 902 metreküp olarak ölçüldü]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : SEMİH ERDOĞDU - Başkente su sağlayan barajlarda doluluk oranı, geçen yıla göre iki kat artarak yüzde 40,13'e ulaştı.Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) verilerine göre, kente su sağlayan 1 milyar 454 milyon 666 bin metreküp kapasiteli barajların doluluk oranı, 10 Eylül 2025'te 279 milyon 967 bin metreküple yüzde 19,25 seviyesindeydi.Kuraklık riskinin sürdüğü ve geçen yıl su sıkıntıları yaşanan Ankara'da, bu yıl aynı tarihte doluluk miktarı 583 milyon 728 bin metreküpe yükselirken, oran yüzde 40,13 olarak ölçüldü. Böylece doluluk oranı geçen yıla göre yüzde 108,47 arttı.Aktif kullanılabilir su miktarı ise 10 Eylül 2025'te 91 milyon 10 bin metreküp iken, bu yılın aynı tarihinde 432 milyon 21 bin metreküp olarak kaydedildi. Böylece oran yaklaşık 5 kat artarak yüzde 6,98'den 33,16'ya çıktı.Kente, geçen yıl günlük 1 milyon 583 bin 729 metreküp, bu yıl ise 1 milyon 653 bin 985 metreküp su verildi.Geçen yıl ocaktan eylüle kadar barajlara gelen su miktarı 155 milyon 654 bin 965 metreküp oldu.Bu yıl ise aynı tarihler arasında 750 milyon 57 bin 902 metreküp olarak ölçüldü. Bu kapsamda da yüzde 381,9 oranında artış gerçekleşti.Kesikköprü Barajı&#039;nın doluluk oranı yüzde 100 olduDoluluk Kesikköprü Barajı'nda yüzde 100, Türkşerefli Barajı'nda yüzde 10,14, Peçenek Barajı'nda ise yüzde 27,26 olarak tespit edildi.Başkentteki barajlarda genel doluluk seviyesi ise şu şekilde:Baraj AdıToplam Hacim (M3)Su Miktarı (M3)Su Yüzdesi (M3)Akyar Barajı52,445,00027,379,00052,21Çamlıdere Barajı1,108,276,000402,729,00036,34Çubuk 222,961,00012,343,00053,76Eğrekkaya Barajı93,452,00061,279,00065,57Kargalı Barajı542,000161,00029,70Kavşakkaya Barajı85,228,00042,378,00049,72Kesikköprü Barajı95,000,00095,000,000100Kurtboğazı Barajı91,762,00037,459,00040,82Peçenek Barajı59,525,00016,224,00027,26Türkşerefli Barajı5,668,500575,00010,14]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : SEMİH ERDOĞDU - Başkente su sağlayan barajlarda doluluk oranı, geçen yıla göre iki kat artarak yüzde 40,13'e ulaştı.Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) verilerine göre, kente su sağlayan 1 milyar 454 milyon 666 bin metreküp kapasiteli barajların doluluk oranı, 10 Eylül 2025'te 279 milyon 967 bin metreküple yüzde 19,25 seviyesindeydi.Kuraklık riskinin sürdüğü ve geçen yıl su sıkıntıları yaşanan Ankara'da, bu yıl aynı tarihte doluluk miktarı 583 milyon 728 bin metreküpe yükselirken, oran yüzde 40,13 olarak ölçüldü. Böylece doluluk oranı geçen yıla göre yüzde 108,47 arttı.Aktif kullanılabilir su miktarı ise 10 Eylül 2025'te 91 milyon 10 bin metreküp iken, bu yılın aynı tarihinde 432 milyon 21 bin metreküp olarak kaydedildi. Böylece oran yaklaşık 5 kat artarak yüzde 6,98'den 33,16'ya çıktı.Kente, geçen yıl günlük 1 milyon 583 bin 729 metreküp, bu yıl ise 1 milyon 653 bin 985 metreküp su verildi.Geçen yıl ocaktan eylüle kadar barajlara gelen su miktarı 155 milyon 654 bin 965 metreküp oldu.Bu yıl ise aynı tarihler arasında 750 milyon 57 bin 902 metreküp olarak ölçüldü. Bu kapsamda da yüzde 381,9 oranında artış gerçekleşti.Kesikköprü Barajı&#039;nın doluluk oranı yüzde 100 olduDoluluk Kesikköprü Barajı'nda yüzde 100, Türkşerefli Barajı'nda yüzde 10,14, Peçenek Barajı'nda ise yüzde 27,26 olarak tespit edildi.Başkentteki barajlarda genel doluluk seviyesi ise şu şekilde:Baraj AdıToplam Hacim (M3)Su Miktarı (M3)Su Yüzdesi (M3)Akyar Barajı52,445,00027,379,00052,21Çamlıdere Barajı1,108,276,000402,729,00036,34Çubuk 222,961,00012,343,00053,76Eğrekkaya Barajı93,452,00061,279,00065,57Kargalı Barajı542,000161,00029,70Kavşakkaya Barajı85,228,00042,378,00049,72Kesikköprü Barajı95,000,00095,000,000100Kurtboğazı Barajı91,762,00037,459,00040,82Peçenek Barajı59,525,00016,224,00027,26Türkşerefli Barajı5,668,500575,00010,14]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/grafikli-ankara-barajlarindaki-doluluk-orani-gecen-yila-gore-yuzde-108-artti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Avrupa ve Türkiye iki farklı yaz yaşadı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/avrupa-ve-turkiye-iki-farkli-yaz-yasadi/907894/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/avrupa-ve-turkiye-iki-farkli-yaz-yasadi/907894/</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 11:04:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Avrupa'nın birçok ülkesi en sıcak yaz mevsimini geride bırakırken, Türkiye'de ağustos ayı kayıtlardaki en sıcak 16'ncı ağustos, temmuz ayı en sıcak 19'uncu temmuz, haziran ayı ise en sıcak 11'inci haziran oldu - İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu: - İngiltere'nin kuzeybatısına yerleşen inatçı bir yüksek basınç, Kuzey Afrika kökenli sıcak havayı batıya çekti, kutup kökenli serin havayı doğuya saptırdı ve Batı Avrupa normalden 3-5 derece fazla ısınırken sıcaklıklar Doğu Avrupa ve İskandinavya'da normalin altına indi, Türkiye'de ise mevsim normalleri civarında kaldı. Veriler, dünya genelindeki ortalama sıcaklıklarla kıyaslandığında Türkiye'nin belirgin biçimde daha serin bir yaz mevsimi geçirdiğini gösterdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : YEŞİM YÜKSEL - İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, yaz aylarında İngiltere'nin kuzeybatısına yerleşen inatçı bir yüksek basınç nedeniyle Batı Avrupa'nın normalden 3-5 derece fazla ısınırken Türkiye'de sıcaklıkların mevsim normalleri civarında kaldığını ve 2026 yazının bir önceki yaza göre belirgin biçimde serin geçtiğini kaydetti.Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre Türkiye'de ağustos ayı ortalama sıcaklığı 25,7 dereceyle 1991-2020 normallerinin 0,6 derece üzerinde gerçekleşti. 2026 ağustos ayı, son 56 yılın en sıcak 16'ncı ağustosu olarak kayıtlara geçti.Yazın diğer iki ayı da benzer bir tablo çizdi. Temmuz ayı ortalama sıcaklığı 25,3 dereceyle normallerinin 0,3 derece üzerinde gerçekleşerek en sıcak 19'uncu temmuz, haziran ayı ortalama sıcaklığı ise 22,3 dereceyle normallerinin 0,5 derece üzerinde gerçekleşerek en sıcak 11'inci haziran oldu.Copernicus İklim Değişikliği Servisine göre Ağustos 2026, küresel ölçekte 1991-2020 ortalamasının 0,85 derece, sanayi öncesi dönemin ise 1,65 derece üzerinde gerçekleşerek en sıcak ağustos olmasının yanı sıra Temmuz 2023 ile birlikte kayıtlardaki en sıcak ay olarak tespit edildi. Haziran 2026, ikinci en sıcak haziran, Temmuz 2026 ise ikinci en sıcak temmuz olmuştu. Küresel ölçekte 2026 yaz mevsimi de 2024 ile birlikte kayıtlardaki en sıcak yaz oldu.Yaz mevsiminde aşırı sıcaklarla mücadele eden Avrupa'nın birçok ülkesinde sıcaklıklar rekor düzeyde seyretti. Batı Avrupa 1991-2020 ortalamasının 2,54 derece üzerinde bir sıcaklıkla 2003'ün rekorunu geride bırakarak en sıcak yaz mevsimini yaşarken, kıta genelinde 2024 ve 2022'nin ardından en sıcak üçüncü yaz mevsimi kaydedildi. Fransa, İngiltere, İrlanda, Hollanda, Belçika, İspanya, Avusturya ve İsviçre, tarihlerindeki en sıcak yazı geçirdi.ABD'de de Batı Avrupa ile benzer bir tablo yaşandı. Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), 2026 yazını ülke tarihinde kaydedilen en sıcak yaz dönemi olarak açıkladı.Türkiye&#039;de 2026 yazı, en sıcak yazlar sıralamasında 13-15&#039;inci sıradaAA muhabirinin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Kadıoğlu, üç ayın ortalaması alındığında Türkiye'de 2026 yaz mevsiminin ortalama sıcaklığının yaklaşık 24,4 dereceyle 1991-2020 yaz normali olan 24 derecenin 0,4 derece üzerinde gerçekleştiğini söyledi.Kadıoğlu, şöyle devam etti:Bu değer, 2026 yazını 1971'den bu yana tutulan 56 yıllık kayıtlarda en sıcak yazlar sıralamasında 13 ile 15'inci sıraya yerleştiriyor. Karşılaştırma için 2024 yazı 26,1 dereceyle son 56 yılın en sıcak yazı, 2025 yazı ise 25,5 dereceyle en sıcak ikinci yazı olarak kayıtlara geçmişti. Diğer bir deyişle, 2026 yazı bir önceki yaza göre yaklaşık 1 derece daha serin geçti. MGM'nin resmi mevsimlik yaz değerlendirmesi yayımlanınca kesin sıralama netleşecek. Yaz serin başladı, sonuna doğru ısındı ama baştan sona cehennem olmadı. Üç ayın hiçbiri ilk 10'a giremedi. Sıcaklıklar mevsim normallerinin biraz üzerinde ama bir önceki yazın çok altında kaldı.Yaz döneminde gerçek anormalliğin sıcaklığın kendisinde değil, coğrafi dağılımında yaşandığını belirten Kadıoğlu, normal koşullarda yaşanan sıcak bir yaz döneminde Akdeniz havzasının bir bütün olarak ısınması beklenirken, bu kez böyle bir durum yaşanmadığını vurguladı.Kadıoğlu, Copernicus'a göre, İngiltere'nin kuzeybatısına yerleşen inatçı bir yüksek basınç, Kuzey Afrika kökenli sıcak havayı batıya çekti, kutup kökenli serin havayı doğuya saptırdı ve Batı Avrupa 3-5 derece fazla ısınırken sıcaklıklar Doğu Avrupa ve İskandinavya'da normalin altına indi, Türkiye'de ise mevsim normalleri civarında kaldı. Veriler, dünya genelindeki ortalama sıcaklıklarla kıyaslandığında Türkiye'nin belirgin biçimde daha serin bir yaz mevsimi geçirdiğini gösterdi. Copernicus'un haritalarında Türkiye'nin özellikle doğu kesimleri yaz boyunca normalin hafifçe altında görünüyor. diye konuştu.El Nino etkisiYaz döneminin El Nino'nun doğmaya başladığı bir yaz olduğunu hatırlatan Kadıoğlu, Türkiye için 2025 yaz mevsiminin El Nino'nun henüz olgunlaşmadığı 2026 yazından yaklaşık 1 derece daha sıcak geçtiğini, bunun da Süper El Nino olursa yaz mutlaka daha sıcak olur iddiasını çürüttüğü yorumunu yaptı.Kadıoğlu, El Nino'nun doğrudan, güçlü ve tekrarlanabilir etkisinin Güney Amerika'nın Pasifik kıyıları, Avustralya, Endonezya, Hint musonu, Afrika'nın güneyi ve ABD'nin güneyi gibi yerlerde olduğunu ve bu çekirdek haritada bulunmayan Türkiye'nin bazı bölgelerinde bazı aylarda istatistiksel El Nino izlerinin görülebildiğine değindi.Türkiye'de 2026'nın bu dönemine kadar kurak koşulların değil, yağışlı koşulların etkili olduğuna dikkati çeken Kadıoğlu, Yağış azlığı ile kuraklık aynı şey değildir. Meteorolojik, tarımsal ve hidrolojik kuraklık ayrı ayrı değerlendirilir. Asıl haber buradadır ki 66 yılın en yağışlı su yılının sonunda İstanbul ve Ankara barajları ağustosta yüzde 40'lara inmiştir. Tek cümleyle, 66 yılın en yağışlı yılında barajı yarıya düşen bir şehrin sorunu meteoroloji değil, su yönetimidir. değerlendirmesinde bulundu.Sonbahar dönemi için öngörülerini paylaşan Kadıoğlu, Akdeniz'deki rekor deniz suyu sıcaklıklarının etkisiyle yaz mevsiminin uzayabileceğini, sonbaharın geç ve ılık başlayabileceğini ifade etti.Copernicus'a göre ağustosta kutup dışı okyanusların yüzey sıcaklığının 21,07 dereceyle bu ay için kayıtlardaki en yüksek değere ulaştığı bilgisini paylaşan Kadıoğlu, rekor deniz yüzeyi sıcaklıklarının Avrupa'nın Atlantik kıyılarında ve Batı Akdeniz'de görüldüğünü aktardı.Kadıoğlu, sıcak deniz ile soğuk hava girişinin buluşmasıyla Türkiye'de ani kuvvetli sağanak ve sel riskinin yüksek olduğu uyarısında bulundu.Rekor 2027&#039;de gelebilir2026'nın dünya genelinde en sıcak ilk 3 yıl arasında olabileceğini dile getiren Kadıoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:2026'nın en sıcak yıl olma ihtimali gerçek bir ihtimaldir ama garanti değildir. Yılın ilk yarısında 2026 aslında üçüncü sıradaydı, 2024 ve 2025'in gerisindeydi. Değişim temmuz ve ağustosta oldu. Ağustos 2026, sanayi öncesi döneme göre 1,65 dereceyle yılın 1,5 derece eşiğini aşan ilk ayı oldu ve Copernicus'a göre ocak-ağustos ortalamasıyla 2026, 2025'i geçerek 2024'ün hemen ardında ikinci sıraya yükseldi. Rekor olasılığındaki artışın yaklaşık yüzde 84'ü tek başına El Nino tahminindeki değişimden kaynaklanmaktadır. Asıl rekor adayı 2027'dir. Carbon Brief 2027 için 1,71 derece ve yüzde 92 olasılıkla yeni sıcaklık rekoru vermektedir. Dünya Meteoroloji Örgütünün 10 yıllık güncellemesinde 2026 sonundaki El Nino'nun 2027'nin rekor kırma şansını artırdığı belirtilmektedir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : YEŞİM YÜKSEL - İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, yaz aylarında İngiltere'nin kuzeybatısına yerleşen inatçı bir yüksek basınç nedeniyle Batı Avrupa'nın normalden 3-5 derece fazla ısınırken Türkiye'de sıcaklıkların mevsim normalleri civarında kaldığını ve 2026 yazının bir önceki yaza göre belirgin biçimde serin geçtiğini kaydetti.Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre Türkiye'de ağustos ayı ortalama sıcaklığı 25,7 dereceyle 1991-2020 normallerinin 0,6 derece üzerinde gerçekleşti. 2026 ağustos ayı, son 56 yılın en sıcak 16'ncı ağustosu olarak kayıtlara geçti.Yazın diğer iki ayı da benzer bir tablo çizdi. Temmuz ayı ortalama sıcaklığı 25,3 dereceyle normallerinin 0,3 derece üzerinde gerçekleşerek en sıcak 19'uncu temmuz, haziran ayı ortalama sıcaklığı ise 22,3 dereceyle normallerinin 0,5 derece üzerinde gerçekleşerek en sıcak 11'inci haziran oldu.Copernicus İklim Değişikliği Servisine göre Ağustos 2026, küresel ölçekte 1991-2020 ortalamasının 0,85 derece, sanayi öncesi dönemin ise 1,65 derece üzerinde gerçekleşerek en sıcak ağustos olmasının yanı sıra Temmuz 2023 ile birlikte kayıtlardaki en sıcak ay olarak tespit edildi. Haziran 2026, ikinci en sıcak haziran, Temmuz 2026 ise ikinci en sıcak temmuz olmuştu. Küresel ölçekte 2026 yaz mevsimi de 2024 ile birlikte kayıtlardaki en sıcak yaz oldu.Yaz mevsiminde aşırı sıcaklarla mücadele eden Avrupa'nın birçok ülkesinde sıcaklıklar rekor düzeyde seyretti. Batı Avrupa 1991-2020 ortalamasının 2,54 derece üzerinde bir sıcaklıkla 2003'ün rekorunu geride bırakarak en sıcak yaz mevsimini yaşarken, kıta genelinde 2024 ve 2022'nin ardından en sıcak üçüncü yaz mevsimi kaydedildi. Fransa, İngiltere, İrlanda, Hollanda, Belçika, İspanya, Avusturya ve İsviçre, tarihlerindeki en sıcak yazı geçirdi.ABD'de de Batı Avrupa ile benzer bir tablo yaşandı. Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), 2026 yazını ülke tarihinde kaydedilen en sıcak yaz dönemi olarak açıkladı.Türkiye&#039;de 2026 yazı, en sıcak yazlar sıralamasında 13-15&#039;inci sıradaAA muhabirinin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Kadıoğlu, üç ayın ortalaması alındığında Türkiye'de 2026 yaz mevsiminin ortalama sıcaklığının yaklaşık 24,4 dereceyle 1991-2020 yaz normali olan 24 derecenin 0,4 derece üzerinde gerçekleştiğini söyledi.Kadıoğlu, şöyle devam etti:Bu değer, 2026 yazını 1971'den bu yana tutulan 56 yıllık kayıtlarda en sıcak yazlar sıralamasında 13 ile 15'inci sıraya yerleştiriyor. Karşılaştırma için 2024 yazı 26,1 dereceyle son 56 yılın en sıcak yazı, 2025 yazı ise 25,5 dereceyle en sıcak ikinci yazı olarak kayıtlara geçmişti. Diğer bir deyişle, 2026 yazı bir önceki yaza göre yaklaşık 1 derece daha serin geçti. MGM'nin resmi mevsimlik yaz değerlendirmesi yayımlanınca kesin sıralama netleşecek. Yaz serin başladı, sonuna doğru ısındı ama baştan sona cehennem olmadı. Üç ayın hiçbiri ilk 10'a giremedi. Sıcaklıklar mevsim normallerinin biraz üzerinde ama bir önceki yazın çok altında kaldı.Yaz döneminde gerçek anormalliğin sıcaklığın kendisinde değil, coğrafi dağılımında yaşandığını belirten Kadıoğlu, normal koşullarda yaşanan sıcak bir yaz döneminde Akdeniz havzasının bir bütün olarak ısınması beklenirken, bu kez böyle bir durum yaşanmadığını vurguladı.Kadıoğlu, Copernicus'a göre, İngiltere'nin kuzeybatısına yerleşen inatçı bir yüksek basınç, Kuzey Afrika kökenli sıcak havayı batıya çekti, kutup kökenli serin havayı doğuya saptırdı ve Batı Avrupa 3-5 derece fazla ısınırken sıcaklıklar Doğu Avrupa ve İskandinavya'da normalin altına indi, Türkiye'de ise mevsim normalleri civarında kaldı. Veriler, dünya genelindeki ortalama sıcaklıklarla kıyaslandığında Türkiye'nin belirgin biçimde daha serin bir yaz mevsimi geçirdiğini gösterdi. Copernicus'un haritalarında Türkiye'nin özellikle doğu kesimleri yaz boyunca normalin hafifçe altında görünüyor. diye konuştu.El Nino etkisiYaz döneminin El Nino'nun doğmaya başladığı bir yaz olduğunu hatırlatan Kadıoğlu, Türkiye için 2025 yaz mevsiminin El Nino'nun henüz olgunlaşmadığı 2026 yazından yaklaşık 1 derece daha sıcak geçtiğini, bunun da Süper El Nino olursa yaz mutlaka daha sıcak olur iddiasını çürüttüğü yorumunu yaptı.Kadıoğlu, El Nino'nun doğrudan, güçlü ve tekrarlanabilir etkisinin Güney Amerika'nın Pasifik kıyıları, Avustralya, Endonezya, Hint musonu, Afrika'nın güneyi ve ABD'nin güneyi gibi yerlerde olduğunu ve bu çekirdek haritada bulunmayan Türkiye'nin bazı bölgelerinde bazı aylarda istatistiksel El Nino izlerinin görülebildiğine değindi.Türkiye'de 2026'nın bu dönemine kadar kurak koşulların değil, yağışlı koşulların etkili olduğuna dikkati çeken Kadıoğlu, Yağış azlığı ile kuraklık aynı şey değildir. Meteorolojik, tarımsal ve hidrolojik kuraklık ayrı ayrı değerlendirilir. Asıl haber buradadır ki 66 yılın en yağışlı su yılının sonunda İstanbul ve Ankara barajları ağustosta yüzde 40'lara inmiştir. Tek cümleyle, 66 yılın en yağışlı yılında barajı yarıya düşen bir şehrin sorunu meteoroloji değil, su yönetimidir. değerlendirmesinde bulundu.Sonbahar dönemi için öngörülerini paylaşan Kadıoğlu, Akdeniz'deki rekor deniz suyu sıcaklıklarının etkisiyle yaz mevsiminin uzayabileceğini, sonbaharın geç ve ılık başlayabileceğini ifade etti.Copernicus'a göre ağustosta kutup dışı okyanusların yüzey sıcaklığının 21,07 dereceyle bu ay için kayıtlardaki en yüksek değere ulaştığı bilgisini paylaşan Kadıoğlu, rekor deniz yüzeyi sıcaklıklarının Avrupa'nın Atlantik kıyılarında ve Batı Akdeniz'de görüldüğünü aktardı.Kadıoğlu, sıcak deniz ile soğuk hava girişinin buluşmasıyla Türkiye'de ani kuvvetli sağanak ve sel riskinin yüksek olduğu uyarısında bulundu.Rekor 2027&#039;de gelebilir2026'nın dünya genelinde en sıcak ilk 3 yıl arasında olabileceğini dile getiren Kadıoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:2026'nın en sıcak yıl olma ihtimali gerçek bir ihtimaldir ama garanti değildir. Yılın ilk yarısında 2026 aslında üçüncü sıradaydı, 2024 ve 2025'in gerisindeydi. Değişim temmuz ve ağustosta oldu. Ağustos 2026, sanayi öncesi döneme göre 1,65 dereceyle yılın 1,5 derece eşiğini aşan ilk ayı oldu ve Copernicus'a göre ocak-ağustos ortalamasıyla 2026, 2025'i geçerek 2024'ün hemen ardında ikinci sıraya yükseldi. Rekor olasılığındaki artışın yaklaşık yüzde 84'ü tek başına El Nino tahminindeki değişimden kaynaklanmaktadır. Asıl rekor adayı 2027'dir. Carbon Brief 2027 için 1,71 derece ve yüzde 92 olasılıkla yeni sıcaklık rekoru vermektedir. Dünya Meteoroloji Örgütünün 10 yıllık güncellemesinde 2026 sonundaki El Nino'nun 2027'nin rekor kırma şansını artırdığı belirtilmektedir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
