<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Milli güreşçi Hakan Büyükçıngıl'ın hedefi 2026 yılını 5 madalyayla tamamlamak:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-guresci-hakan-buyukcingil-in-hedefi-2026-yilini-5-madalyayla-tamamlamak/881408/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-guresci-hakan-buyukcingil-in-hedefi-2026-yilini-5-madalyayla-tamamlamak/881408/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:24:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Şu ana kadar 2 madalya elde ettim. Dünya şampiyonaları çok önemli ama Akdeniz Oyunları da ciddi bir turnuva. İnşallah oralarda da şampiyon olmayı hedefliyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- ÖZGÜR ALANTOR - Bu yıl 5 organizasyona katılacak 22 yaşındaki milli güreşçi Hakan Büyükçıngıl'ın hedefi, bu yılı 5 madalyayla kapatmak.Bugüne kadar Türkiye'de katıldığı turnuvalarda çok sayıda derece elde eden Hakan Büyükçıngıl, uluslararası organizasyonlarda ise birer altın ve gümüş ile 7 bronz madalya kazandı.Son olarak 20-26 Nisan tarihlerinde Arnavutluk'un başkenti Tiran'da gerçekleştirilen Büyükler Avrupa Güreş Şampiyonası'nda üçüncü olan genç sporcu, önümüzdeki aylarda Akdeniz Oyunları, 23 yaş altı ve büyükler dünya şampiyonalarına katılacak.Hakan Büyükçıngıl, AA muhabirine, güreşe 15 yıl önce başladığını söyledi.Bugüne kadar Türkiye'de katıldığı turnuvalarda çok sayıda derece elde ettiğini dile getiren milli güreşçi, Bu sene büyüklerde Avrupa üçüncüsü oldum. Dünya Üniversiteler Şampiyonası'nda şampiyon oldum. dedi.Güreşi çok sevdiğini vurgulayan genç güreşçi, Amcam bu sporla uğraşıyordu, babamın yönlendirmesi ile ben de güreşe başladım. Artık hayatımın bir parçası haline geldi. Yeni başarılar için çalışıyorum. diye konuştu.Neredeyse hiç dinlenmeden yoğun şekilde çalışmalarını sürdürdüklerine işaret eden Hakan, Şimdi önümüzde Akdeniz Oyunları ile dünya şampiyonaları var. Dünya şampiyonalarında 23 yaş altı ve büyükler kategorisinde mücadele edeceğim. Büyüklerde dünya şampiyonu olmak istiyorum. ifadelerini kullandı.Bu yılın bol madalyalı geçmesini istediğini dile getiren Hakan, Şu ana kadar 2 madalya elde ettim. Dünya şampiyonaları çok önemli ama Akdeniz Oyunları da ciddi bir turnuva. İnşallah oralarda da şampiyon olmayı hedefliyorum. Madalya ile dönüp bu yılı 5 madalya ile tamamlamayı düşünüyorum. açıklamasında bulundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- ÖZGÜR ALANTOR - Bu yıl 5 organizasyona katılacak 22 yaşındaki milli güreşçi Hakan Büyükçıngıl'ın hedefi, bu yılı 5 madalyayla kapatmak.Bugüne kadar Türkiye'de katıldığı turnuvalarda çok sayıda derece elde eden Hakan Büyükçıngıl, uluslararası organizasyonlarda ise birer altın ve gümüş ile 7 bronz madalya kazandı.Son olarak 20-26 Nisan tarihlerinde Arnavutluk'un başkenti Tiran'da gerçekleştirilen Büyükler Avrupa Güreş Şampiyonası'nda üçüncü olan genç sporcu, önümüzdeki aylarda Akdeniz Oyunları, 23 yaş altı ve büyükler dünya şampiyonalarına katılacak.Hakan Büyükçıngıl, AA muhabirine, güreşe 15 yıl önce başladığını söyledi.Bugüne kadar Türkiye'de katıldığı turnuvalarda çok sayıda derece elde ettiğini dile getiren milli güreşçi, Bu sene büyüklerde Avrupa üçüncüsü oldum. Dünya Üniversiteler Şampiyonası'nda şampiyon oldum. dedi.Güreşi çok sevdiğini vurgulayan genç güreşçi, Amcam bu sporla uğraşıyordu, babamın yönlendirmesi ile ben de güreşe başladım. Artık hayatımın bir parçası haline geldi. Yeni başarılar için çalışıyorum. diye konuştu.Neredeyse hiç dinlenmeden yoğun şekilde çalışmalarını sürdürdüklerine işaret eden Hakan, Şimdi önümüzde Akdeniz Oyunları ile dünya şampiyonaları var. Dünya şampiyonalarında 23 yaş altı ve büyükler kategorisinde mücadele edeceğim. Büyüklerde dünya şampiyonu olmak istiyorum. ifadelerini kullandı.Bu yılın bol madalyalı geçmesini istediğini dile getiren Hakan, Şu ana kadar 2 madalya elde ettim. Dünya şampiyonaları çok önemli ama Akdeniz Oyunları da ciddi bir turnuva. İnşallah oralarda da şampiyon olmayı hedefliyorum. Madalya ile dönüp bu yılı 5 madalya ile tamamlamayı düşünüyorum. açıklamasında bulundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aydın'da nehirde kaybolan 2 çocuk için arama çalışmaları sürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aydin-da-nehirde-kaybolan-2-cocuk-icin-arama-calismalari-suruyor/881407/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aydin-da-nehirde-kaybolan-2-cocuk-icin-arama-calismalari-suruyor/881407/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:21:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Aydın — Aydın'ın İncirliova ilçesinde serinlemek için girdikleri Büyük Menderes Nehri'nde kaybolan 2 çocuğu arama çalışmaları devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Aydın Haberleri — Aydın'ın İncirliova ilçesinde serinlemek için girdikleri Büyük Menderes Nehri'nde kaybolan 2 çocuğu arama çalışmaları devam ediyor.Büyük Menderes Nehri'ne serinlemek için giren 11 yaşındaki Ş.Ö. ile 15 yaşındaki E.K'yı arama çalışmaları ekiplerce gece boyunca sürdürüldü.Ekipler, çalışmalar sırasında 2 çocuğa ait kıyafetleri buldu. Günün aydınlanmasıyla birlikte arama faaliyetleri yeniden yoğunlaştırıldı.Kıyı boyunca sürdürülen çalışmalara dalgıç polisler ile Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri de su altından destek veriyor.OlayKoçarlı ile İncirliova ilçeleri arasından geçen Büyük Menderes Nehri'ne serinlemek için giren 11 yaşındaki Ş.Ö. ile 15 yaşındaki E.K. ve beraberlerindeki 2 çocuk dün akıntıya kapılmıştı.Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), jandarma ve sağlık ekipleri sevk edilmişti.Bölgeye ulaşan ekiplerin yürüttüğü çalışmalar sonucunda çocuklardan 2'si sudan kurtarılarak ambulansla hastaneye kaldırılmıştı.Kaybolan Ş.Ö. ile E.K. için arama çalışması başlatılmıştı.Çalışmaların kolaylaşması için nehre kaynak oluşturan barajların suyu kesilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Aydın Haberleri — Aydın'ın İncirliova ilçesinde serinlemek için girdikleri Büyük Menderes Nehri'nde kaybolan 2 çocuğu arama çalışmaları devam ediyor.Büyük Menderes Nehri'ne serinlemek için giren 11 yaşındaki Ş.Ö. ile 15 yaşındaki E.K'yı arama çalışmaları ekiplerce gece boyunca sürdürüldü.Ekipler, çalışmalar sırasında 2 çocuğa ait kıyafetleri buldu. Günün aydınlanmasıyla birlikte arama faaliyetleri yeniden yoğunlaştırıldı.Kıyı boyunca sürdürülen çalışmalara dalgıç polisler ile Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri de su altından destek veriyor.OlayKoçarlı ile İncirliova ilçeleri arasından geçen Büyük Menderes Nehri'ne serinlemek için giren 11 yaşındaki Ş.Ö. ile 15 yaşındaki E.K. ve beraberlerindeki 2 çocuk dün akıntıya kapılmıştı.Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), jandarma ve sağlık ekipleri sevk edilmişti.Bölgeye ulaşan ekiplerin yürüttüğü çalışmalar sonucunda çocuklardan 2'si sudan kurtarılarak ambulansla hastaneye kaldırılmıştı.Kaybolan Ş.Ö. ile E.K. için arama çalışması başlatılmıştı.Çalışmaların kolaylaşması için nehre kaynak oluşturan barajların suyu kesilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/aydin-da-nehirde-kaybolan-2-cocuk-icin-arama-calismalari-suruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Karatay Belediye Başkanı Kılca, emeklilerle piknikte buluştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/karatay-belediye-baskani-kilca-emeklilerle-piknikte-bulustu/881406/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/karatay-belediye-baskani-kilca-emeklilerle-piknikte-bulustu/881406/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:20:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Konya — Karatay Belediyesi ile Karatay İlçe Müftülüğü iş birliğinde düzenlenen Mahalle Konakları Arası Kur'an-ı Kerim'İ Güzel Okuma ve Ezber Yarışmasına katılan kursiyerler için piknik organizasyonu gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Konya Haberleri — Karatay Belediyesi ile Karatay İlçe Müftülüğü iş birliğinde düzenlenen Mahalle Konakları Arası Kur'an-ı Kerim'İ Güzel Okuma ve Ezber Yarışmasına katılan kursiyerler için piknik organizasyonu gerçekleştirildi.Belediyeden yapılan yazılı açıklamaya göre, Karatay Şehir Parkı'nda gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, emekli konaklarının sosyal buluşma alanları olmanın ötesine geçtiğini belirterek, bu mekanların Kur'an kursları ve çeşitli eğitim faaliyetleriyle önemli bir eğitim merkezine dönüştüğünü ifade etti.Emekli konaklarında gerçekleştirilen Kur'an-ı Kerim eğitimlerinin ve manevi faaliyetlerin büyük bir değer taşıdığını vurgulayan Kılca, Emekli konaklarımızı hamdolsun eğitim yuvalarına çevirmiş olduk. Kur'an kurslarımızda çok güzel faaliyetler yürütülüyor. Bu emeklerde sizlerin yanında olan, büyük gayret gösteren hocalarımıza gönülden teşekkür ediyorum. diye konuştu.11 farklı kurstan 200 yarışmacının katıldığı organizasyonda kursiyerlerin, Kur'an-ı Kerim'i güzel okuma ile ezber kategorilerinde hünerlerini sergilediğini belirten Kılca, katılımcılara ve Karatay İlçe Müftülüğüne teşekkür etti.Yarışmanın ardından Karatay düzenlenen piknik organizasyonuna katılan kursiyerler, kendilerine sunulan imkânlardan duydukları memnuniyeti dile getirerek Karatay Belediyesi'ne teşekkür etti.Karkent Emekliler Konağı kursiyerlerinden Zülfü Carık, mahalle konaklarının emekliler için önemli bir sosyal buluşma noktası olduğunu vurgulayarak, Emekliler Konağı çok güzel bir hizmet. Bizler burada hem vakit geçiriyor hem de çeşitli faaliyetlere katılıyoruz. Düzenlenen piknik organizasyonundan da çok memnun kaldık. Bizleri burada buluşturan Karatay Belediyesine ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Allah razı olsun diyoruz. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Konya Haberleri — Karatay Belediyesi ile Karatay İlçe Müftülüğü iş birliğinde düzenlenen Mahalle Konakları Arası Kur'an-ı Kerim'İ Güzel Okuma ve Ezber Yarışmasına katılan kursiyerler için piknik organizasyonu gerçekleştirildi.Belediyeden yapılan yazılı açıklamaya göre, Karatay Şehir Parkı'nda gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, emekli konaklarının sosyal buluşma alanları olmanın ötesine geçtiğini belirterek, bu mekanların Kur'an kursları ve çeşitli eğitim faaliyetleriyle önemli bir eğitim merkezine dönüştüğünü ifade etti.Emekli konaklarında gerçekleştirilen Kur'an-ı Kerim eğitimlerinin ve manevi faaliyetlerin büyük bir değer taşıdığını vurgulayan Kılca, Emekli konaklarımızı hamdolsun eğitim yuvalarına çevirmiş olduk. Kur'an kurslarımızda çok güzel faaliyetler yürütülüyor. Bu emeklerde sizlerin yanında olan, büyük gayret gösteren hocalarımıza gönülden teşekkür ediyorum. diye konuştu.11 farklı kurstan 200 yarışmacının katıldığı organizasyonda kursiyerlerin, Kur'an-ı Kerim'i güzel okuma ile ezber kategorilerinde hünerlerini sergilediğini belirten Kılca, katılımcılara ve Karatay İlçe Müftülüğüne teşekkür etti.Yarışmanın ardından Karatay düzenlenen piknik organizasyonuna katılan kursiyerler, kendilerine sunulan imkânlardan duydukları memnuniyeti dile getirerek Karatay Belediyesi'ne teşekkür etti.Karkent Emekliler Konağı kursiyerlerinden Zülfü Carık, mahalle konaklarının emekliler için önemli bir sosyal buluşma noktası olduğunu vurgulayarak, Emekliler Konağı çok güzel bir hizmet. Bizler burada hem vakit geçiriyor hem de çeşitli faaliyetlere katılıyoruz. Düzenlenen piknik organizasyonundan da çok memnun kaldık. Bizleri burada buluşturan Karatay Belediyesine ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Allah razı olsun diyoruz. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/karatay-belediye-baskani-kilca-emeklilerle-piknikte-bulustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Niğde'de tırla otomobilin çarpıştığı kazada 6 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nigde-de-tirla-otomobilin-carpistigi-kazada-6-kisi-yaralandi/881405/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nigde-de-tirla-otomobilin-carpistigi-kazada-6-kisi-yaralandi/881405/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:20:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Niğde — Niğde'nin Ulukışla ilçesinde tırla otomobilin çarpışması sonucu 6 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Niğde Haberleri — Niğde'nin Ulukışla ilçesinde tırla otomobilin çarpışması sonucu 6 kişi yaralandı.Sürücüleri öğrenilemeyen 63 AIK 563 plakalı otomobil ile 33 ANE 816 plakalı tır Gedelözü mevkisinde çarpıştı.İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.Kazada yaralanan 6 kişi, ambulanslarla Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Niğde Haberleri — Niğde'nin Ulukışla ilçesinde tırla otomobilin çarpışması sonucu 6 kişi yaralandı.Sürücüleri öğrenilemeyen 63 AIK 563 plakalı otomobil ile 33 ANE 816 plakalı tır Gedelözü mevkisinde çarpıştı.İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.Kazada yaralanan 6 kişi, ambulanslarla Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/nigde-de-tirla-otomobilin-carpistigi-kazada-6-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye şampiyonu milli tekvandocu, başarılarını teknolojiden uzak durmaya borçlu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-sampiyonu-milli-tekvandocu-basarilarini-teknolojiden-uzak-durmaya-borclu/881404/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-sampiyonu-milli-tekvandocu-basarilarini-teknolojiden-uzak-durmaya-borclu/881404/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Milli sporcu Aden Ünlü: - Spora gelerek teknolojiyle olan bağımı koparıyorum. Normalde teknolojiyle çok ilgilenen biriydim ama antrenmanlar sayesinde hiç bakmıyorum. Yorgun olduğum için antrenman sonrası da telefona bakacak hiç gücüm kalmıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- UFUK ERTOP - Kırklareli'nde ablasından etkilenerek 9 yıl önce tekvandoya başlayan 14 yaşındaki milli sporcu Aden Ünlü, teknolojiden uzak durması sayesinde tekvandoda başarılarına başarı katıyor.Ablası sayesinde 2017 yılında tekvandoyla tanışan Aden, merak saldığı tekvandoda ulusal ve uluslararası birçok turnuvaya katıldı. Telefon, tablet ve bilgisayar gibi teknolojiden uzak duran Aden Ünlü, tüm enerjisini verdiği tekvandoda başarılarını artıyor.Milli sporcu, bu yıl 26-28 Ocak'ta İstanbul'da düzenlenen Batı Grubu Yıldızlar Tekvando Şampiyonası ile 24-26 Şubat'ta Ankara'da düzenlenen Türkiye Yıldızlar Tekvando Şampiyonası'nda kızlar 44 kilo kategorisinde birincilik kürsüsüne çıktı.- Spor sayesinde de teknoloji bağımlılığım yokAden Ünlü, AA muhabirine, 9 yıldır başarıyla yaptığı tekvandonun hayatının çok önemli bir parçası olduğunu söyledi.Hiçbir antrenmanı kaçırmadan sıkı çalışma gerçekleştirdiğini ifade eden Aden, eğitim ve spor hayatını başarılarla taçlandırdığını belirtti.Spor sayesinde teknolojiden her zaman uzak durduğunu vurgulayan Aden Ünlü, Spora gelerek teknolojiyle olan bağımı koparıyorum. Normalde teknolojiyle çok ilgilenen biriydim ama antrenmanlar sayesinde hiç bakmıyorum. Yorgun olduğum için antrenman sonrası da telefona bakacak hiç gücüm kalmıyor. diye konuştu.Tekvandoda daha çok başarı elde etmek istediğini belirten Aden, olimpiyatlara katılma hayaliyle çalışmalarını yoğun olarak sürdürdüğünü aktardı.Her gün 2 saat antrenmana katıldığını ve sıkı bir çalışma gerçekleştirdiğini dile getiren Aden Ünlü, şunları kaydetti: Bugüne kadar birçok derecem oldu. Türkiye Şampiyonası'nda, batı grubunda birinciliğim var. Spor sayesinde de teknoloji bağımlılığım yok. Tekvandoda olimpiyatlarda ve dünyada birinci olmayı hedefliyorum. Günde 2 saat antrenman yapıyorum. Antrenmanlarımı dolu dolu geçiyorum. Bu sayede teknolojiyle aramda bağ kalmıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- UFUK ERTOP - Kırklareli'nde ablasından etkilenerek 9 yıl önce tekvandoya başlayan 14 yaşındaki milli sporcu Aden Ünlü, teknolojiden uzak durması sayesinde tekvandoda başarılarına başarı katıyor.Ablası sayesinde 2017 yılında tekvandoyla tanışan Aden, merak saldığı tekvandoda ulusal ve uluslararası birçok turnuvaya katıldı. Telefon, tablet ve bilgisayar gibi teknolojiden uzak duran Aden Ünlü, tüm enerjisini verdiği tekvandoda başarılarını artıyor.Milli sporcu, bu yıl 26-28 Ocak'ta İstanbul'da düzenlenen Batı Grubu Yıldızlar Tekvando Şampiyonası ile 24-26 Şubat'ta Ankara'da düzenlenen Türkiye Yıldızlar Tekvando Şampiyonası'nda kızlar 44 kilo kategorisinde birincilik kürsüsüne çıktı.- Spor sayesinde de teknoloji bağımlılığım yokAden Ünlü, AA muhabirine, 9 yıldır başarıyla yaptığı tekvandonun hayatının çok önemli bir parçası olduğunu söyledi.Hiçbir antrenmanı kaçırmadan sıkı çalışma gerçekleştirdiğini ifade eden Aden, eğitim ve spor hayatını başarılarla taçlandırdığını belirtti.Spor sayesinde teknolojiden her zaman uzak durduğunu vurgulayan Aden Ünlü, Spora gelerek teknolojiyle olan bağımı koparıyorum. Normalde teknolojiyle çok ilgilenen biriydim ama antrenmanlar sayesinde hiç bakmıyorum. Yorgun olduğum için antrenman sonrası da telefona bakacak hiç gücüm kalmıyor. diye konuştu.Tekvandoda daha çok başarı elde etmek istediğini belirten Aden, olimpiyatlara katılma hayaliyle çalışmalarını yoğun olarak sürdürdüğünü aktardı.Her gün 2 saat antrenmana katıldığını ve sıkı bir çalışma gerçekleştirdiğini dile getiren Aden Ünlü, şunları kaydetti: Bugüne kadar birçok derecem oldu. Türkiye Şampiyonası'nda, batı grubunda birinciliğim var. Spor sayesinde de teknoloji bağımlılığım yok. Tekvandoda olimpiyatlarda ve dünyada birinci olmayı hedefliyorum. Günde 2 saat antrenman yapıyorum. Antrenmanlarımı dolu dolu geçiyorum. Bu sayede teknolojiyle aramda bağ kalmıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli yelkenci Derin Bartan, 17 yaş altında Avrupa ikincisi oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-yelkenci-derin-bartan-17-yas-altinda-avrupa-ikincisi-oldu/881403/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-yelkenci-derin-bartan-17-yas-altinda-avrupa-ikincisi-oldu/881403/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Milli yelkenci Derin Bartan, 2026 ILCA 6 Gençler Avrupa Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Milli yelkenci Derin Bartan, 2026 ILCA 6 Gençler Avrupa Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı.Türkiye Yelken Federasyonunun açıklamasına göre, Yunanistan'ın Selanik kentindeki şampiyonada mücadele eden Derin Bartan (Yalıkavak Yelken Spor Kulübü), 17 yaş altı kızlar kategorisinde Avrupa ikincisi oldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Milli yelkenci Derin Bartan, 2026 ILCA 6 Gençler Avrupa Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı.Türkiye Yelken Federasyonunun açıklamasına göre, Yunanistan'ın Selanik kentindeki şampiyonada mücadele eden Derin Bartan (Yalıkavak Yelken Spor Kulübü), 17 yaş altı kızlar kategorisinde Avrupa ikincisi oldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ziya Erdal, 17 yıl formasını giydiği takıma yardımcı antrenör olarak geri döndü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ziya-erdal-17-yil-formasini-giydigi-takima-yardimci-antrenor-olarak-geri-dondu/881402/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ziya-erdal-17-yil-formasini-giydigi-takima-yardimci-antrenor-olarak-geri-dondu/881402/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:18:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Sivasspor Yardımcı Antrenörü Erdal: - Beni ilk aradıklarında gerçekten mutlu oldum, çok sevindim. Çünkü en çok istediğim şey Sivasspor'da futbol oynamak ve sonra da bu takıma hoca olabilmekti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- HALİFE YALÇINKAYA - Trendyol 1. Lig ekiplerinden Sivasspor'un eski kaptanı Ziya Erdal, 17 yıl formasını giydiği kırmızı-beyazlı takıma yardımcı antrenör olarak geri döndü.Ziya Erdal, AA muhabirine, ilk olarak 2006 yılında Sivasspor PAF takımına geldiğini, 2 yıl burada forma giydikten sonra Kırşehirspor ve Anadolu Üsküdar'a kiralık olarak gittiğini söyledi.A takıma 2010 yılında tekrar geldiğini ve 2025 yılına kadar da düzenli olarak Sivasspor formasını onurla ve gururla taşıdığını dile getiren Erdal, Sivasspor'a ilk adımı attığımda hayalleri olan genç bir sporcuydum. 17 yıl geçti bu süreçte. Bu 15 yıllık profesyonellik sürecinde başarılı ve başarısız geçen zamanlar oldu. Her zaman mücadele etmeyi denedim. Güzel izler bıraktığımı, güzel zamanlarda oynadığımı düşünüyorum. Bu süreç böyle bugüne kadar geldi. Şu anda da farklı bir kulvardayız. diye konuştu.Erdal, bu görevi kendisine layık gören kulüp başkanı Burak Özçoban ve teknik direktör İsmet Taşdemir'e teşekkür etti.Kendisinde her zaman ayrı yeri olan Mecnun Otyakmaz'a, Bahattin Eken'e ve Erdal Sarılar'a da teşekkür eden Erdal, şöyle devam etti:Beni ilk aradıklarında gerçekten mutlu oldum, çok sevindim. Çünkü en çok istediğim şey Sivasspor'da futbol oynamak ve sonra da bu takıma hoca olabilmekti. Tabii bugün hoca olduysam, geçen 17 yılın değerli olduğunu ve altyapısını o zaman yaptığımı düşünüyorum. Özellikle de son 5-6 yıldır antrenman metotlarını ve idman detaylarını araştırarak kendim hazırlanmaya çalıştım. Bugün de 'Bismillah' dedik. İnşallah İsmet hocamızın da tecrübesinden yararlanarak, onun liderliğinde kendimi geliştirmeye devam edeceğim.İnşallah Sivasspor&#039;u hak ettiği yere taşırızErdal, saha içindeki pratik uygulamaları öğrenmek istediğini belirterek, şunları kaydetti:Ondan sonra da yavaş yavaş inşallah nasip olursa bir gün bu takımın hocalığını yapmak istiyorum. Bu 17 yıllık süreçte de bana desteklerini esirgemeyen tüm Sivasspor taraftarlarına şükranlarımı sunuyorum. Onlarsız hem bireysel anlamda hem takım anlamında bir hiçiz. Sivasspor'un gerçek sahibi gerçekten de taraftarlardır. Sivasspor 1-2 yıldır sıkıntılı süreçlerden geçiyor. Hiçbir zaman Sivasspor'un durumunu gözetmeksizin bu camiaya hizmet etmek istiyorum. Gel dediler, ben de geldim. Burak başkanla, İsmet hocamızla bu sene iyi bir performans göstereceğiz. İnşallah Sivasspor'u hak ettiği yere taşırız. Bu takım herkesin takımı. Sivas'ın en büyük marka değeri Sivasspor diyoruz. İlk önce taraftarlarımıza, camiamıza birlik ve beraberlik çağrısında bulunmak istiyorum. Kenetlendikten sonra sahada her şeyi başarırız.Hocalık çok farklı bir kulvarZiya Erdal, birlikte futbol oynadığı arkadaşlarıyla çalışmanın ayrı heyecanını yaşadığını dile getirdi.İdman dışında arkadaşlarıyla sürekli futbol konuştuklarını anlatan Erdal, Onlar da bana gerçekten hocalık yapabileceğimi söylüyorlar. Bu çok değerli bir şey çünkü onlar tarafından böyle düşünülmek insanın hoşuna gidiyor. Hocalık dediğim gibi çok farklı bir kulvar, inşallah bunu başarabileceğimi düşünüyorum. Biraz geç kaldık tabii bu süreçte ama çalışmalarımız gayet iyi gidiyor. Transfer tahtamız şu anda maalesef kapalı ama gerekli kişiler, gerekli önlemleri alacaktır. Sıkıntılı bir süreç geçti ama şu anda iyiye giden bir gidişat var. Bir ve beraber olursak Sivasspor'u güzel günler bekliyor. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- HALİFE YALÇINKAYA - Trendyol 1. Lig ekiplerinden Sivasspor'un eski kaptanı Ziya Erdal, 17 yıl formasını giydiği kırmızı-beyazlı takıma yardımcı antrenör olarak geri döndü.Ziya Erdal, AA muhabirine, ilk olarak 2006 yılında Sivasspor PAF takımına geldiğini, 2 yıl burada forma giydikten sonra Kırşehirspor ve Anadolu Üsküdar'a kiralık olarak gittiğini söyledi.A takıma 2010 yılında tekrar geldiğini ve 2025 yılına kadar da düzenli olarak Sivasspor formasını onurla ve gururla taşıdığını dile getiren Erdal, Sivasspor'a ilk adımı attığımda hayalleri olan genç bir sporcuydum. 17 yıl geçti bu süreçte. Bu 15 yıllık profesyonellik sürecinde başarılı ve başarısız geçen zamanlar oldu. Her zaman mücadele etmeyi denedim. Güzel izler bıraktığımı, güzel zamanlarda oynadığımı düşünüyorum. Bu süreç böyle bugüne kadar geldi. Şu anda da farklı bir kulvardayız. diye konuştu.Erdal, bu görevi kendisine layık gören kulüp başkanı Burak Özçoban ve teknik direktör İsmet Taşdemir'e teşekkür etti.Kendisinde her zaman ayrı yeri olan Mecnun Otyakmaz'a, Bahattin Eken'e ve Erdal Sarılar'a da teşekkür eden Erdal, şöyle devam etti:Beni ilk aradıklarında gerçekten mutlu oldum, çok sevindim. Çünkü en çok istediğim şey Sivasspor'da futbol oynamak ve sonra da bu takıma hoca olabilmekti. Tabii bugün hoca olduysam, geçen 17 yılın değerli olduğunu ve altyapısını o zaman yaptığımı düşünüyorum. Özellikle de son 5-6 yıldır antrenman metotlarını ve idman detaylarını araştırarak kendim hazırlanmaya çalıştım. Bugün de 'Bismillah' dedik. İnşallah İsmet hocamızın da tecrübesinden yararlanarak, onun liderliğinde kendimi geliştirmeye devam edeceğim.İnşallah Sivasspor&#039;u hak ettiği yere taşırızErdal, saha içindeki pratik uygulamaları öğrenmek istediğini belirterek, şunları kaydetti:Ondan sonra da yavaş yavaş inşallah nasip olursa bir gün bu takımın hocalığını yapmak istiyorum. Bu 17 yıllık süreçte de bana desteklerini esirgemeyen tüm Sivasspor taraftarlarına şükranlarımı sunuyorum. Onlarsız hem bireysel anlamda hem takım anlamında bir hiçiz. Sivasspor'un gerçek sahibi gerçekten de taraftarlardır. Sivasspor 1-2 yıldır sıkıntılı süreçlerden geçiyor. Hiçbir zaman Sivasspor'un durumunu gözetmeksizin bu camiaya hizmet etmek istiyorum. Gel dediler, ben de geldim. Burak başkanla, İsmet hocamızla bu sene iyi bir performans göstereceğiz. İnşallah Sivasspor'u hak ettiği yere taşırız. Bu takım herkesin takımı. Sivas'ın en büyük marka değeri Sivasspor diyoruz. İlk önce taraftarlarımıza, camiamıza birlik ve beraberlik çağrısında bulunmak istiyorum. Kenetlendikten sonra sahada her şeyi başarırız.Hocalık çok farklı bir kulvarZiya Erdal, birlikte futbol oynadığı arkadaşlarıyla çalışmanın ayrı heyecanını yaşadığını dile getirdi.İdman dışında arkadaşlarıyla sürekli futbol konuştuklarını anlatan Erdal, Onlar da bana gerçekten hocalık yapabileceğimi söylüyorlar. Bu çok değerli bir şey çünkü onlar tarafından böyle düşünülmek insanın hoşuna gidiyor. Hocalık dediğim gibi çok farklı bir kulvar, inşallah bunu başarabileceğimi düşünüyorum. Biraz geç kaldık tabii bu süreçte ama çalışmalarımız gayet iyi gidiyor. Transfer tahtamız şu anda maalesef kapalı ama gerekli kişiler, gerekli önlemleri alacaktır. Sıkıntılı bir süreç geçti ama şu anda iyiye giden bir gidişat var. Bir ve beraber olursak Sivasspor'u güzel günler bekliyor. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/ziya-erdal-17-yil-formasini-giydigi-takima-yardimci-antrenor-olarak-geri-dondu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Fidan, Katarlı mevkidaşı Al Sani ile Doha'da bir araya geldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-fidan-katarli-mevkidasi-al-sani-ile-doha-da-bir-araya-geldi/881401/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-fidan-katarli-mevkidasi-al-sani-ile-doha-da-bir-araya-geldi/881401/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Katarlı Mevkidaşı Al Sani Ile Doha — Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Doha'da bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Katarlı Mevkidaşı Al Sani Ile Doha Haberleri — Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Doha'da bir araya geldi.Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşıma göre, Fidan, Katar ziyareti kapsamında Katar Dışişleri Bakanı Al Sani ile Doha'da görüştü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Katarlı Mevkidaşı Al Sani Ile Doha Haberleri — Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile Doha'da bir araya geldi.Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşıma göre, Fidan, Katar ziyareti kapsamında Katar Dışişleri Bakanı Al Sani ile Doha'da görüştü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/bakan-fidan-katarli-mevkidasi-al-sani-ile-doha-da-bir-araya-geldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Trabzonlu 89 yaşındaki Selfinaz nine el emeği ürünleriyle gönülleri fethediyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/trabzonlu-89-yasindaki-selfinaz-nine-el-emegi-urunleriyle-gonulleri-fethediyor/881400/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/trabzonlu-89-yasindaki-selfinaz-nine-el-emegi-urunleriyle-gonulleri-fethediyor/881400/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Trabzon — Genç yaşta eşini kaybedip 9 çocuğunu tek başına büyüten Selfinaz Birinci, günlük ev ve bahçe işlerinin ardından rengarenk iplerle ördüğü geleneksel el ürünlerini hediye ediyor - 62 torun sahibi Birinci: - Ben sevap kazanacağım. Parayla vermiyorum, para verseler de almam. Benim aylığım var, idare ediyorum. İpleri buradaki kızım alıyor. Boncuk, pul her şeyden getiriyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Trabzon Haberleri — HATİCE DİLER - Trabzon'un Düzköy ilçesinde yaşayan Selfinaz Birinci, 89 yaşında olmasına rağmen elinden bırakmadığı örgü şişleriyle hem zamana meydan okuyor hem de ürettiği ürünleri çevresindekilere hediye ederek gönülleri fethediyor.Genç yaşta eşini kaybeden ve 9 çocuğunu tek başına büyüten Birinci, kentin geleneksel el dokuması ürünlerinden kaytan başta olmak üzere çorap, tozluk, çanta ve çeşitli süs eşyaları örüyor.Günlük işlerini tamamladıktan sonra rengarenk iplerle hayal gücüne dayalı desenler oluşturan Birinci, gününün büyük bölümünü misafirlere, yenidoğanlara ve evlenecek çiftlere hediyelikler hazırlayarak geçiriyor.Güler yüzü ve sohbetiyle çevresindekilerin sevgisini kazanan 62 torun sahibi Birinci, AA muhabirine, eşini kaybettikten sonra çocuklarına yokluk hissettirmemek için yıllarca hayvancılık ve tarımla uğraştığını söyledi.Birinci, zorluklara göğüs gerdiğini ve bundan hiçbir zaman şikayetçi olmadığını dile getirerek, Allah bize cesaret, takat ve derman verdi, çalıştık, külfeti darı yaptık. Ben 35 yaşındaydım, eşim 40 yaşındaydı, öldü. Çocuklarımın hiçbirine açlık, gariplik çektirmedim. Allah hepsine ömür bereketi versin. Hepsine de hakkımı helal ettim. dedi.Boş duranın zihni de kapanır rızkı daÖrgü örmeye ilk olarak çarık ve yün çorapla başladığını anlatan Birinci, sözlerini şöyle sürdürdü:Bunları bana biri öğretmedi, aklıma ne gelirse onu ördüm. Kafam üretti, ben de yaptım. Kaytan ördüm, boncuklar buldum onlarla ürettim. Evvelden yün çorap örer giyerdik öyle alıştım örgüye. Bu köyün hepsine hediye verdim. Çoraplardan verdim, kaytan ördüm verdim, çanta verdim. Ben sevap kazanacağım. Parayla vermiyorum, para verseler de almam. Benim aylığım var, idare ediyorum. İpleri buradaki kızım alıyor. Boncuk, pul her şeyden getiriyor.Birinci, evdeki atıl malzemeleri de değerlendirebilmek için örgüyle süsleyip yeni ürünler yaptığını ifade etti.Sağlığına daima şükrettiğini vurgulayan Birinci, Şükür olsun bu halime. Gözüm görüyor ama kulağım pek iyi işitmiyor. Kızlarım doktora götürüyor. Yaşıma göre iyiyim. Tarlaya gidiyorum, mısır ekiyorum, lahana dikiyorum. Yavaş yavaş bunları yapıyorum. Ben boş duramam. Boş duranın zihni de kapanır rızkı da. İlla çalışacaksın. diye konuştu.Birinci, aynı zamanda vefat eden kayınbiraderi ve eltisinin çocuklarını da kayınvalidesinin desteğiyle büyüttüğünü sözlerine ekledi.Vücut olarak yaşlandı ama ruh olarak çok gençSelfinaz Birinci'nin kızı Emine Birinci Şahinkaya ise annesinin kendisini ve kardeşlerini çok iyi yetiştirdiğini belirtti.Annesinin örgülerinin yanı sıra elinde olan her şeyi insanlarla paylaşmayı sevdiğini anlatan Şahinkaya, şunları kaydetti:Boş zamanlarını değerlendirdi annem. Kendi tasarımları bunlar, kendi düşünceleri. Bir yerden örnek almadı. Düğünler oluyor yeni gelinlere hem parasını hem yaptığı şeylerden hediye veriyor. Annem sabah erken kalkar, sobasını yakar, kahvaltısını yapar. Bağına, bahçesine gider. Hiçbir şeyden elini çekmedi annem. Vücut olarak yaşlandı ama ruh olarak çok genç. Annemiz çok vefalı bir kadın. Bize annelik ve babalık yaptı, yetimliği hissettirmedi. Annemizden biz memnunuz, razıyız, Allah da razı olsun.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Trabzon Haberleri — HATİCE DİLER - Trabzon'un Düzköy ilçesinde yaşayan Selfinaz Birinci, 89 yaşında olmasına rağmen elinden bırakmadığı örgü şişleriyle hem zamana meydan okuyor hem de ürettiği ürünleri çevresindekilere hediye ederek gönülleri fethediyor.Genç yaşta eşini kaybeden ve 9 çocuğunu tek başına büyüten Birinci, kentin geleneksel el dokuması ürünlerinden kaytan başta olmak üzere çorap, tozluk, çanta ve çeşitli süs eşyaları örüyor.Günlük işlerini tamamladıktan sonra rengarenk iplerle hayal gücüne dayalı desenler oluşturan Birinci, gününün büyük bölümünü misafirlere, yenidoğanlara ve evlenecek çiftlere hediyelikler hazırlayarak geçiriyor.Güler yüzü ve sohbetiyle çevresindekilerin sevgisini kazanan 62 torun sahibi Birinci, AA muhabirine, eşini kaybettikten sonra çocuklarına yokluk hissettirmemek için yıllarca hayvancılık ve tarımla uğraştığını söyledi.Birinci, zorluklara göğüs gerdiğini ve bundan hiçbir zaman şikayetçi olmadığını dile getirerek, Allah bize cesaret, takat ve derman verdi, çalıştık, külfeti darı yaptık. Ben 35 yaşındaydım, eşim 40 yaşındaydı, öldü. Çocuklarımın hiçbirine açlık, gariplik çektirmedim. Allah hepsine ömür bereketi versin. Hepsine de hakkımı helal ettim. dedi.Boş duranın zihni de kapanır rızkı daÖrgü örmeye ilk olarak çarık ve yün çorapla başladığını anlatan Birinci, sözlerini şöyle sürdürdü:Bunları bana biri öğretmedi, aklıma ne gelirse onu ördüm. Kafam üretti, ben de yaptım. Kaytan ördüm, boncuklar buldum onlarla ürettim. Evvelden yün çorap örer giyerdik öyle alıştım örgüye. Bu köyün hepsine hediye verdim. Çoraplardan verdim, kaytan ördüm verdim, çanta verdim. Ben sevap kazanacağım. Parayla vermiyorum, para verseler de almam. Benim aylığım var, idare ediyorum. İpleri buradaki kızım alıyor. Boncuk, pul her şeyden getiriyor.Birinci, evdeki atıl malzemeleri de değerlendirebilmek için örgüyle süsleyip yeni ürünler yaptığını ifade etti.Sağlığına daima şükrettiğini vurgulayan Birinci, Şükür olsun bu halime. Gözüm görüyor ama kulağım pek iyi işitmiyor. Kızlarım doktora götürüyor. Yaşıma göre iyiyim. Tarlaya gidiyorum, mısır ekiyorum, lahana dikiyorum. Yavaş yavaş bunları yapıyorum. Ben boş duramam. Boş duranın zihni de kapanır rızkı da. İlla çalışacaksın. diye konuştu.Birinci, aynı zamanda vefat eden kayınbiraderi ve eltisinin çocuklarını da kayınvalidesinin desteğiyle büyüttüğünü sözlerine ekledi.Vücut olarak yaşlandı ama ruh olarak çok gençSelfinaz Birinci'nin kızı Emine Birinci Şahinkaya ise annesinin kendisini ve kardeşlerini çok iyi yetiştirdiğini belirtti.Annesinin örgülerinin yanı sıra elinde olan her şeyi insanlarla paylaşmayı sevdiğini anlatan Şahinkaya, şunları kaydetti:Boş zamanlarını değerlendirdi annem. Kendi tasarımları bunlar, kendi düşünceleri. Bir yerden örnek almadı. Düğünler oluyor yeni gelinlere hem parasını hem yaptığı şeylerden hediye veriyor. Annem sabah erken kalkar, sobasını yakar, kahvaltısını yapar. Bağına, bahçesine gider. Hiçbir şeyden elini çekmedi annem. Vücut olarak yaşlandı ama ruh olarak çok genç. Annemiz çok vefalı bir kadın. Bize annelik ve babalık yaptı, yetimliği hissettirmedi. Annemizden biz memnunuz, razıyız, Allah da razı olsun.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kıbrıs Barış Harekatı'nda Mehmetçiğin kullandığı Türk bayrağını sandığında 36 yıldır saklıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kibris-baris-harekati-nda-mehmetcigin-kullandigi-turk-bayragini-sandiginda-36-yildir-sakliyor/881397/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kibris-baris-harekati-nda-mehmetcigin-kullandigi-turk-bayragini-sandiginda-36-yildir-sakliyor/881397/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:09:21 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Lefkoşa — KKTC'de yaşayan Aynur Gazcıoğlu: - Bayrağı bana harekata tanık olan komşum emanet etti. Ben de bunu torunuma miras olarak bırakacağım]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Lefkoşa Haberleri — MEHMET KEMAL FİRİK - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC), Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Mehmetçiğin kullandığı Türk bayraklarından birini 36 yıldır sandığında saklayan Aynur Gazcıoğlu, bayrağı torununa miras bırakmak istiyor.Güzelyurt kentinde yaşayan ve 1990 yılında KKTC'ye yerleşen Aynur Gazcıoğlu'na (54) aynı yıl Kıbrıs Türkü komşusu tarafından 20 Temmuz 1974'teki harekatta kullanılan bayraklardan biri emanet edildi.Savaşta zarar gören bayrağı 36 yıl boyunca sandıkta muhafaza eden Gazcıoğlu, vatan ve bayrak bilincinin devamı için 52 yıl önceki Kıbrıs Barış Harekatı'nda Mehmetçiğin kullandığı Türk bayrağını torununa bırakarak gelecek nesillere ulaştırmayı hedefliyor.AA muhabirine bayrağın öyküsünü anlatan Aynur Gazcıoğlu, Bayrağı bana harekata tanık olan komşum emanet etti. Ben de bunu torunuma miras olarak bırakacağım. Kıbrıs Türk'ü olan komşum kendisi vefat etmeden önce buraya ilk geldiğimde verdi. Ben de 36 yıldır sandığımda saklıyorum. diye konuştu.Savaş koşullarında deforme olan Türk bayrağının bu hali ile kalabilmesi için özen gösterdiğini aktaran Gazcıoğlu, Şanlı Türk bayrağı bana Mehmetçiğin emaneti; ben de bunu torunuma miras bırakacağım. Kur'an ve bayrak gibi kavramlar bizim için önemlidir. Türk bayrağı sonsuza kadar yaşayacak. ifadelerini kullandı.Bayrağın 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın izlerini taşıdığını belirten KKTC vatandaşı Aynur Gazcıoğlu, Türk milletinin milli değerlere ve özellikle bayrağına karşı hassas olduğuna dikkati çekerek, Şanlı bayrağımız bizim her şeyimizdir. dedi.Kıbrıs Barış HarekatıTürkiye, 1960 Zürih ve Londra Antlaşmaları ile tesis edilen garantörlük haklarını kullanarak, Ada'daki anayasal düzeni ve Türk halkının varlığını korumak üzere 20 Temmuz 1974'te Kıbrıs Barış Harekatı'nı düzenledi.Kıbrıs'ta Türkler ve Rumların ortak olduğu 1960'ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Ada'yı Yunanistan'a bağlamak isteyen Rumların, silah zoru ile Türkleri önce devletten atması ardından da Kıbrıslı Türklere yönelik öldürme, sürgüne gönderme, kamplarda yaşamaya zorlama faaliyetleri sonucu 1963 yılında çöktü.1963'ten 1974 yılına kadar Kıbrıs Türklerine yönelik başta EOKA terör örgütü olmak üzere bazı Rum devlet görevlilerinin de karıştığı öldürme eylemleri sonucu 30 binden fazla Kıbrıslı Türk, can güvenlikleri olmadığı için 100'ün üzerinde köyü terk etmek zorunda kalarak, etrafı Rum silahlı güçleri ile çevrili izole kamplarda yaşamaya zorlandı.Yunanistan'daki askeri cunta tarafından desteklenen EOKA lideri Nikos Sampson'un, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Başpiskopos III. Makarios'u devirmek amacıyla 15 Temmuz 1974'te yaptığı askeri darbe sonucunda Ada'da yaşayan Türklerin durumu daha da kötüleşti.Darbe sonucu meşru Cumhurbaşkanı III. Makarios meselenin iç mesele olmadığını ilan ederek, garantör ülkelere (Türkiye, Yunanistan ve İngiltere) duruma müdahale etme çağrısı yaptı.Türk Silahlı Kuvvetleri 20 Temmuz 1974 sabahı Kıbrıs'a denizden çıkarma, havadan da indirme harekatı yaparak, Kıbrıs'taki Türk Mukavemet Teşkilatı'na mensup Mücahitler ile birleşti.Kıbrıs'ta Türk varlığını güvence altına alan Mehmetçik, Rumların ateşkesi bozması ve ateşkes görüşmelerinin başarısız olması sonucu 14 Ağustos 1974'te ikinci harekatı başlattı.Türk askeri birliklerinin 16 Ağustos 1974 akşamı Mağusa-Lefkoşa-Güzelyurt hattına ulaşmasıyla Kıbrıs Barış Harekatı'nın ikinci evresi de kesin Türk zaferi ile tamamlandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Lefkoşa Haberleri — MEHMET KEMAL FİRİK - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC), Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Mehmetçiğin kullandığı Türk bayraklarından birini 36 yıldır sandığında saklayan Aynur Gazcıoğlu, bayrağı torununa miras bırakmak istiyor.Güzelyurt kentinde yaşayan ve 1990 yılında KKTC'ye yerleşen Aynur Gazcıoğlu'na (54) aynı yıl Kıbrıs Türkü komşusu tarafından 20 Temmuz 1974'teki harekatta kullanılan bayraklardan biri emanet edildi.Savaşta zarar gören bayrağı 36 yıl boyunca sandıkta muhafaza eden Gazcıoğlu, vatan ve bayrak bilincinin devamı için 52 yıl önceki Kıbrıs Barış Harekatı'nda Mehmetçiğin kullandığı Türk bayrağını torununa bırakarak gelecek nesillere ulaştırmayı hedefliyor.AA muhabirine bayrağın öyküsünü anlatan Aynur Gazcıoğlu, Bayrağı bana harekata tanık olan komşum emanet etti. Ben de bunu torunuma miras olarak bırakacağım. Kıbrıs Türk'ü olan komşum kendisi vefat etmeden önce buraya ilk geldiğimde verdi. Ben de 36 yıldır sandığımda saklıyorum. diye konuştu.Savaş koşullarında deforme olan Türk bayrağının bu hali ile kalabilmesi için özen gösterdiğini aktaran Gazcıoğlu, Şanlı Türk bayrağı bana Mehmetçiğin emaneti; ben de bunu torunuma miras bırakacağım. Kur'an ve bayrak gibi kavramlar bizim için önemlidir. Türk bayrağı sonsuza kadar yaşayacak. ifadelerini kullandı.Bayrağın 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın izlerini taşıdığını belirten KKTC vatandaşı Aynur Gazcıoğlu, Türk milletinin milli değerlere ve özellikle bayrağına karşı hassas olduğuna dikkati çekerek, Şanlı bayrağımız bizim her şeyimizdir. dedi.Kıbrıs Barış HarekatıTürkiye, 1960 Zürih ve Londra Antlaşmaları ile tesis edilen garantörlük haklarını kullanarak, Ada'daki anayasal düzeni ve Türk halkının varlığını korumak üzere 20 Temmuz 1974'te Kıbrıs Barış Harekatı'nı düzenledi.Kıbrıs'ta Türkler ve Rumların ortak olduğu 1960'ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Ada'yı Yunanistan'a bağlamak isteyen Rumların, silah zoru ile Türkleri önce devletten atması ardından da Kıbrıslı Türklere yönelik öldürme, sürgüne gönderme, kamplarda yaşamaya zorlama faaliyetleri sonucu 1963 yılında çöktü.1963'ten 1974 yılına kadar Kıbrıs Türklerine yönelik başta EOKA terör örgütü olmak üzere bazı Rum devlet görevlilerinin de karıştığı öldürme eylemleri sonucu 30 binden fazla Kıbrıslı Türk, can güvenlikleri olmadığı için 100'ün üzerinde köyü terk etmek zorunda kalarak, etrafı Rum silahlı güçleri ile çevrili izole kamplarda yaşamaya zorlandı.Yunanistan'daki askeri cunta tarafından desteklenen EOKA lideri Nikos Sampson'un, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Başpiskopos III. Makarios'u devirmek amacıyla 15 Temmuz 1974'te yaptığı askeri darbe sonucunda Ada'da yaşayan Türklerin durumu daha da kötüleşti.Darbe sonucu meşru Cumhurbaşkanı III. Makarios meselenin iç mesele olmadığını ilan ederek, garantör ülkelere (Türkiye, Yunanistan ve İngiltere) duruma müdahale etme çağrısı yaptı.Türk Silahlı Kuvvetleri 20 Temmuz 1974 sabahı Kıbrıs'a denizden çıkarma, havadan da indirme harekatı yaparak, Kıbrıs'taki Türk Mukavemet Teşkilatı'na mensup Mücahitler ile birleşti.Kıbrıs'ta Türk varlığını güvence altına alan Mehmetçik, Rumların ateşkesi bozması ve ateşkes görüşmelerinin başarısız olması sonucu 14 Ağustos 1974'te ikinci harekatı başlattı.Türk askeri birliklerinin 16 Ağustos 1974 akşamı Mağusa-Lefkoşa-Güzelyurt hattına ulaşmasıyla Kıbrıs Barış Harekatı'nın ikinci evresi de kesin Türk zaferi ile tamamlandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Japonya Savunma Bakanı Koizumi, ülkesinin nükleer silahları tartışmaktan kaçınmaması gerektiğini belirtti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/japonya-savunma-bakani-koizumi-ulkesinin-nukleer-silahlari-tartismaktan-kacinmamasi-gerektigini-belirtti/881396/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/japonya-savunma-bakani-koizumi-ulkesinin-nukleer-silahlari-tartismaktan-kacinmamasi-gerektigini-belirtti/881396/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:09:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Japonya Savunma Bakanı Koizumi Şinciro, bazı Avrupa ülkelerinin nükleer caydırıcılığı güçlendirme yönünde adımlar attığına dikkati çekerek Japonya'nın da nükleer silahlar konusunu tartışmaktan kaçınmaması gerektiğini söyledi.Kyodo ajansının haberine göre Bakan Koizumi, yaptığı açıklamada, hükümetin yıl sonuna kadar üç temel ulusal güvenlik belgesini revize etmeyi planladığını anımsattı.Fransa ve Finlandiya'nın daha güçlü nükleer caydırıcılığı destekleyen politikalar izlediğine işaret eden Koizumi, Japonya'nın da nükleer silahlar konusuna değinmekten kaçınamayacağını belirtti.Koizumi, Japonya'nın güvenlik ortamının giderek daha zorlu hale geldiğini öne sürerek, bugüne kadar tartışılması uygun görülmeyen bazı konuların da ele alınması gerektiğini kaydetti.Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron 2 Mart'ta, küresel gelişmelere dikkati çekerek Fransa'nın nükleer cephaneliğini büyüteceğini ve caydırıcılığını güçlendireceğini duyurmuştu.Finlandiya parlamentosu da 17 Haziran'da aldığı kararla, nükleer silahların ülkeye getirilmesi, taşınması ve bulundurulmasına yönelik yasağı kaldırmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Japonya Savunma Bakanı Koizumi Şinciro, bazı Avrupa ülkelerinin nükleer caydırıcılığı güçlendirme yönünde adımlar attığına dikkati çekerek Japonya'nın da nükleer silahlar konusunu tartışmaktan kaçınmaması gerektiğini söyledi.Kyodo ajansının haberine göre Bakan Koizumi, yaptığı açıklamada, hükümetin yıl sonuna kadar üç temel ulusal güvenlik belgesini revize etmeyi planladığını anımsattı.Fransa ve Finlandiya'nın daha güçlü nükleer caydırıcılığı destekleyen politikalar izlediğine işaret eden Koizumi, Japonya'nın da nükleer silahlar konusuna değinmekten kaçınamayacağını belirtti.Koizumi, Japonya'nın güvenlik ortamının giderek daha zorlu hale geldiğini öne sürerek, bugüne kadar tartışılması uygun görülmeyen bazı konuların da ele alınması gerektiğini kaydetti.Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron 2 Mart'ta, küresel gelişmelere dikkati çekerek Fransa'nın nükleer cephaneliğini büyüteceğini ve caydırıcılığını güçlendireceğini duyurmuştu.Finlandiya parlamentosu da 17 Haziran'da aldığı kararla, nükleer silahların ülkeye getirilmesi, taşınması ve bulundurulmasına yönelik yasağı kaldırmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/japonya-savunma-bakani-koizumi-ulkesinin-nukleer-silahlari-tartismaktan-kacinmamasi-gerektigini-belirtti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'de yılın ilk yarısında yaklaşık 7,9 milyon araç muayeneden geçirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-de-yilin-ilk-yarisinda-yaklasik-7-9-milyon-arac-muayeneden-gecirildi/881395/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-de-yilin-ilk-yarisinda-yaklasik-7-9-milyon-arac-muayeneden-gecirildi/881395/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:09:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Araçların 5 milyon 804 bin 46'sı hafif kusurlu, 1 milyon 621 bin 777'si ağır kusurlu, 71 bin 362'si emniyetsiz, 393 bin 335'i kusursuz bulundu - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: - Araçlardan kaynaklanan teknik hataların tespit edilmesi ve bu kusurların giderilerek araçların trafiğe güvenle çıkmasında çok önemli bir rol üstleniyoruz. Bu sayede trafikte teknik kusurlu araçların seyir halinde olmasının önüne geçiyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ARİFE YILDIZ ÜNAL - Türkiye'de yılın ilk yarısında 320 istasyonda 7 milyon 890 bin 520 aracın muayenesi gerçekleştirildi.AA muhabirinin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye'de araç muayene işlemleri Bakanlık koordinesinde yürütülüyor. Muayenelerin daha etkin ve sağlıklı yapılabilmesi için söz konusu çalışmalar kamu ve özel sektör işbirliğiyle sürdürülüyor.Bu kapsamda Türkiye'de 219'u sabit, 76'sı seyyar, 19'u seyyar traktör ve 7'si motosiklet olmak üzere toplam 320 muayene istasyonu bulunuyor.İstasyonlarda, bu yılın ilk 6 ayında 7 milyon 890 bin 520 araç muayene edildi. Bu araçların 5 milyon 804 bin 46'sının hafif kusurlu, 1 milyon 621 bin 777'sinin ağır kusurlu, 71 bin 362'sinin emniyetsiz, 393 bin 335'inin kusursuz olduğu belirlendi.Muayeneden geçemeyen araçlarda fren sistemleri, fren kuvvetleri ve lambaları, emniyet kemerleri, geri vites lambası, ön fren hortumları, yakıt sistemleri ile yolcu araçlarının koltukları en çok kusur tespit edilen aksam ve sistemler oldu.Trafikte teknik kusurlu araçların seyir halinde olmasının önüne geçiyoruzUlaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AA muhabirine, sadece Türkiye'de değil, dünya genelinde trafik kazalarının en fazla sürücü hatalarından kaynaklandığını belirterek, araçların teknik kusurlarının ikinci neden olarak öne çıktığını söyledi.Bakanlıkça düzenlenen ve operasyonları yine Bakanlığın denetiminde olan TÜVTÜRK'ün araç muayene sistemiyle bu hizmetin verildiğini dile getiren Uraloğlu, Araçlardan kaynaklanan teknik hataların tespit edilmesi ve bu kusurların giderilerek araçların trafiğe güvenle çıkmasında çok önemli bir rol üstleniyoruz. Bu sayede trafikte teknik kusurlu araçların seyir halinde olmasının önüne geçiyoruz. dedi.Muayene sürecinde ağır kusurlu veya emniyetsiz olduğundan trafik güvenliğini tehdit ettiği belirlenen araçların muayenelerinin bu kusurlar giderildikten sonra onaylandığını vurgulayan Uraloğlu, böylece risk oluşturabilecek araçların trafiğe çıkmasının engellendiğini bildirdi.Uraloğlu, Bir yandan yolların altyapısını güçlendirirken diğer yandan da araç muayene sistemiyle Türkiye'de yılda ortalama 100 binin üzerinde trafik kazasının önüne geçilmesini sağlıyoruz. Kara ulaşımı kaynaklı karbon emisyonu, yakıt verimliliği ve araçların işletme giderleri gibi birçok alanda da ülkemize katkı sağlamanın gururunu yaşıyoruz. diye konuştu.Bu yılın 6 ayında muayeneden geçirilen araç sayıları aylar itibarıyla şöyle:AylarMuayene SayısıOcak1.274.346Şubat1.152.253Mart1.317.823Nisan1.369.970Mayıs1.156.111Haziran1.620.017Toplam7.890.520]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ARİFE YILDIZ ÜNAL - Türkiye'de yılın ilk yarısında 320 istasyonda 7 milyon 890 bin 520 aracın muayenesi gerçekleştirildi.AA muhabirinin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye'de araç muayene işlemleri Bakanlık koordinesinde yürütülüyor. Muayenelerin daha etkin ve sağlıklı yapılabilmesi için söz konusu çalışmalar kamu ve özel sektör işbirliğiyle sürdürülüyor.Bu kapsamda Türkiye'de 219'u sabit, 76'sı seyyar, 19'u seyyar traktör ve 7'si motosiklet olmak üzere toplam 320 muayene istasyonu bulunuyor.İstasyonlarda, bu yılın ilk 6 ayında 7 milyon 890 bin 520 araç muayene edildi. Bu araçların 5 milyon 804 bin 46'sının hafif kusurlu, 1 milyon 621 bin 777'sinin ağır kusurlu, 71 bin 362'sinin emniyetsiz, 393 bin 335'inin kusursuz olduğu belirlendi.Muayeneden geçemeyen araçlarda fren sistemleri, fren kuvvetleri ve lambaları, emniyet kemerleri, geri vites lambası, ön fren hortumları, yakıt sistemleri ile yolcu araçlarının koltukları en çok kusur tespit edilen aksam ve sistemler oldu.Trafikte teknik kusurlu araçların seyir halinde olmasının önüne geçiyoruzUlaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AA muhabirine, sadece Türkiye'de değil, dünya genelinde trafik kazalarının en fazla sürücü hatalarından kaynaklandığını belirterek, araçların teknik kusurlarının ikinci neden olarak öne çıktığını söyledi.Bakanlıkça düzenlenen ve operasyonları yine Bakanlığın denetiminde olan TÜVTÜRK'ün araç muayene sistemiyle bu hizmetin verildiğini dile getiren Uraloğlu, Araçlardan kaynaklanan teknik hataların tespit edilmesi ve bu kusurların giderilerek araçların trafiğe güvenle çıkmasında çok önemli bir rol üstleniyoruz. Bu sayede trafikte teknik kusurlu araçların seyir halinde olmasının önüne geçiyoruz. dedi.Muayene sürecinde ağır kusurlu veya emniyetsiz olduğundan trafik güvenliğini tehdit ettiği belirlenen araçların muayenelerinin bu kusurlar giderildikten sonra onaylandığını vurgulayan Uraloğlu, böylece risk oluşturabilecek araçların trafiğe çıkmasının engellendiğini bildirdi.Uraloğlu, Bir yandan yolların altyapısını güçlendirirken diğer yandan da araç muayene sistemiyle Türkiye'de yılda ortalama 100 binin üzerinde trafik kazasının önüne geçilmesini sağlıyoruz. Kara ulaşımı kaynaklı karbon emisyonu, yakıt verimliliği ve araçların işletme giderleri gibi birçok alanda da ülkemize katkı sağlamanın gururunu yaşıyoruz. diye konuştu.Bu yılın 6 ayında muayeneden geçirilen araç sayıları aylar itibarıyla şöyle:AylarMuayene SayısıOcak1.274.346Şubat1.152.253Mart1.317.823Nisan1.369.970Mayıs1.156.111Haziran1.620.017Toplam7.890.520]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/turkiye-de-yilin-ilk-yarisinda-yaklasik-7-9-milyon-arac-muayeneden-gecirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Uruguay'da ilk Dünya Kupası'nın oynandığı Centenario Stadı: Futbolun Tarihi Anıtı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/uruguay-da-ilk-dunya-kupasi-nin-oynandigi-centenario-stadi-futbolun-tarihi-aniti/881394/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/uruguay-da-ilk-dunya-kupasi-nin-oynandigi-centenario-stadi-futbolun-tarihi-aniti/881394/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:09:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Montevideo — İlk Dünya Kupası finaline ev sahipliği yapan Uruguay'daki Centenario Stadı, FIFA tarafından Dünya Futbolunun Tarihi Anıtı ilan edilen dünyadaki tek stadyum olma özelliğini taşıyor - FIFA'nın Dünya Futbolunun Tarihi Anıtı ilan ettiği tek stadyum olan yapı, efsanevi zaferleri ve tarihi mirasıyla ayakta duruyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Montevideo Haberleri — SİNAN DOĞAN - Dünya futbolunun hafızası olarak görülen Uruguay'daki Centenario Stadı, ilk Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmasının yanı sıra FIFA'nın Dünya Futbolunun Tarihi Anıtı ilan ettiği tek stadyum olma unvanını taşıyor.Başkent Montevideo'ya bağlı Parque Batlle mahallesinde, 21 Temmuz 1929'da temeli atılan Centenario Stadı, mimar Juan Antonio Scasso tarafından tasarlandı ve yaklaşık altı ayda tamamlandı.İnşaatta 160 bin metreküp toprak kazıldı, 14 bin metreküp beton ile 200 bin parça çim kullanıldı.Dünya futbolunun simge yapılarından Centenario Stadı, ilk Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmasının yanı sıra FIFA'nın Dünya Futbolunun Tarihi Anıtı ilan ettiği tek stadyum olma özelliğini taşıyor.Dönemin kayıtlarına göre, açılıştan bir gün önce stadın zemini mangal kömürleri ve elektrikli ısıtıcılarla kurutulmaya çalışıldı. Açılış günü ise betonun henüz tamamen kurumadığı belirtiliyor.Uruguay Anayasası'nın kabulünün 100. yıl dönümü olan 18 Temmuz 1930'da açılan Centenario Stadı'nda, ev sahibi Uruguay aynı gün Dünya Kupası'ndaki ilk maçında Peru'yu 1-0 yendi.Uruguay, Arjantin&#039;i yenerek tarihin ilk şampiyonu oldu27 Temmuz 1930'da oynanan ilk Dünya Kupası finalinde Uruguay, Arjantin'i 4-2 yenerek turnuva tarihinin ilk şampiyonu unvanını kazandı.FIFA, 18 Temmuz 1983'te Centenario Stadı'nı Dünya Futbolunun Tarihi Anıtı ilan etti. Centenario, bu unvanı taşıyan dünyadaki tek stadyum olarak öne çıkıyor.Centenario Stadı'nın yönetimi, Uruguay Futbol Federasyonu (AUF) ile Montevideo Belediyesi temsilcilerinden oluşan Resmi Saha Yönetim Komisyonu (CAFO) tarafından yürütülüyor.Stadyumun bölümleri ve tribünlerKuzeyde bulunan Colombes Tribünü, adını Uruguay'ın 1924 Olimpiyat şampiyonluğunu kazandığı Fransa'nın Colombes kentinden alırken, yoğun seyirci ilgisi nedeniyle halk tribünü olarak da anılıyor.Güneyde yer alan Amsterdam Tribünü, adını Uruguay'ın 1928'de üst üste ikinci Olimpiyat şampiyonluğunu kazandığı Hollanda'nın Amsterdam kentinden alıyor.Olimpica Tribünü, üst ve alt bölümlerden oluşuyor. Tribüne bu isim, Uruguay Milli Takımı'nın stadyumun yapıldığı dönemde üst üste kazandığı iki Olimpiyat şampiyonluğunun anısına verildi.America Tribünü, protokol bölümü, VIP localar ve basın tribününe ev sahipliği yaparken, diğer bölümleri genel seyirci tarafından kullanılıyor.Uruguay Futbol MüzesiUruguay, Güney Amerika ve dünya futbolunun tarihini tanıtmayı amaçlayan müze, 15 Aralık 1975'te açıldı.Müze, 2004'te yenilenirken, Saygı Duruşu Kulesi'nin altında Temmuz 1929'da yerleştirilen stadyumun temel taşı da bulunuyor.Stadyumda yer alan Uruguay Futbol Müzesi'nde, ülkenin 1924 ve 1928 Olimpiyat şampiyonlukları ile 1930 ve 1950 Dünya Kupası zaferlerine ait kupalar, formalar ve çeşitli tarihi eserler sergileniyor.Binada, Uruguay Milli Takımı'nın kazandığı tüm şampiyonluklara ait arşivlerin sergilendiği kalıcı bir sergi salonu bulunuyor.Uruguay futbolunun önemli dönüm noktalarına ait hatıra eşyalarının yer aldığı müzede, en eski parçalardan biri 1916'da Güney Amerika Futbol Konfederasyonu'nun (Conmebol) kuruluş kararının alındığı masa ve sandalyeler olarak öne çıkıyor.Müzede, Uruguay takımlarının kazandığı Copa Libertadores şampiyonluklarına ait görseller ve materyallerin yanı sıra, tarihi dergiler ve kulüp formalarıyla ülke futbolunun geçmişine de yer veriliyor.1930 Dünya Kupası&#039;na ait tarih görüntüler izlenebiliyorMüze, projeksiyon salonu, tematik mağaza, Uruguay futboluna ait replikalar ve hediyelik eşyalar gibi çeşitli hizmetler sunuyor.Oditoryumda ise Uruguay'ın 1928 Olimpiyatları'ndaki performansı, Centenario Stadı'nın inşa süreci ve 1930 Dünya Kupası'na ait tarihi görüntüler izlenebiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Montevideo Haberleri — SİNAN DOĞAN - Dünya futbolunun hafızası olarak görülen Uruguay'daki Centenario Stadı, ilk Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmasının yanı sıra FIFA'nın Dünya Futbolunun Tarihi Anıtı ilan ettiği tek stadyum olma unvanını taşıyor.Başkent Montevideo'ya bağlı Parque Batlle mahallesinde, 21 Temmuz 1929'da temeli atılan Centenario Stadı, mimar Juan Antonio Scasso tarafından tasarlandı ve yaklaşık altı ayda tamamlandı.İnşaatta 160 bin metreküp toprak kazıldı, 14 bin metreküp beton ile 200 bin parça çim kullanıldı.Dünya futbolunun simge yapılarından Centenario Stadı, ilk Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmasının yanı sıra FIFA'nın Dünya Futbolunun Tarihi Anıtı ilan ettiği tek stadyum olma özelliğini taşıyor.Dönemin kayıtlarına göre, açılıştan bir gün önce stadın zemini mangal kömürleri ve elektrikli ısıtıcılarla kurutulmaya çalışıldı. Açılış günü ise betonun henüz tamamen kurumadığı belirtiliyor.Uruguay Anayasası'nın kabulünün 100. yıl dönümü olan 18 Temmuz 1930'da açılan Centenario Stadı'nda, ev sahibi Uruguay aynı gün Dünya Kupası'ndaki ilk maçında Peru'yu 1-0 yendi.Uruguay, Arjantin&#039;i yenerek tarihin ilk şampiyonu oldu27 Temmuz 1930'da oynanan ilk Dünya Kupası finalinde Uruguay, Arjantin'i 4-2 yenerek turnuva tarihinin ilk şampiyonu unvanını kazandı.FIFA, 18 Temmuz 1983'te Centenario Stadı'nı Dünya Futbolunun Tarihi Anıtı ilan etti. Centenario, bu unvanı taşıyan dünyadaki tek stadyum olarak öne çıkıyor.Centenario Stadı'nın yönetimi, Uruguay Futbol Federasyonu (AUF) ile Montevideo Belediyesi temsilcilerinden oluşan Resmi Saha Yönetim Komisyonu (CAFO) tarafından yürütülüyor.Stadyumun bölümleri ve tribünlerKuzeyde bulunan Colombes Tribünü, adını Uruguay'ın 1924 Olimpiyat şampiyonluğunu kazandığı Fransa'nın Colombes kentinden alırken, yoğun seyirci ilgisi nedeniyle halk tribünü olarak da anılıyor.Güneyde yer alan Amsterdam Tribünü, adını Uruguay'ın 1928'de üst üste ikinci Olimpiyat şampiyonluğunu kazandığı Hollanda'nın Amsterdam kentinden alıyor.Olimpica Tribünü, üst ve alt bölümlerden oluşuyor. Tribüne bu isim, Uruguay Milli Takımı'nın stadyumun yapıldığı dönemde üst üste kazandığı iki Olimpiyat şampiyonluğunun anısına verildi.America Tribünü, protokol bölümü, VIP localar ve basın tribününe ev sahipliği yaparken, diğer bölümleri genel seyirci tarafından kullanılıyor.Uruguay Futbol MüzesiUruguay, Güney Amerika ve dünya futbolunun tarihini tanıtmayı amaçlayan müze, 15 Aralık 1975'te açıldı.Müze, 2004'te yenilenirken, Saygı Duruşu Kulesi'nin altında Temmuz 1929'da yerleştirilen stadyumun temel taşı da bulunuyor.Stadyumda yer alan Uruguay Futbol Müzesi'nde, ülkenin 1924 ve 1928 Olimpiyat şampiyonlukları ile 1930 ve 1950 Dünya Kupası zaferlerine ait kupalar, formalar ve çeşitli tarihi eserler sergileniyor.Binada, Uruguay Milli Takımı'nın kazandığı tüm şampiyonluklara ait arşivlerin sergilendiği kalıcı bir sergi salonu bulunuyor.Uruguay futbolunun önemli dönüm noktalarına ait hatıra eşyalarının yer aldığı müzede, en eski parçalardan biri 1916'da Güney Amerika Futbol Konfederasyonu'nun (Conmebol) kuruluş kararının alındığı masa ve sandalyeler olarak öne çıkıyor.Müzede, Uruguay takımlarının kazandığı Copa Libertadores şampiyonluklarına ait görseller ve materyallerin yanı sıra, tarihi dergiler ve kulüp formalarıyla ülke futbolunun geçmişine de yer veriliyor.1930 Dünya Kupası&#039;na ait tarih görüntüler izlenebiliyorMüze, projeksiyon salonu, tematik mağaza, Uruguay futboluna ait replikalar ve hediyelik eşyalar gibi çeşitli hizmetler sunuyor.Oditoryumda ise Uruguay'ın 1928 Olimpiyatları'ndaki performansı, Centenario Stadı'nın inşa süreci ve 1930 Dünya Kupası'na ait tarihi görüntüler izlenebiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/uruguay-da-ilk-dunya-kupasi-nin-oynandigi-centenario-stadi-futbolun-tarihi-aniti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yenilenen lokomotif müzesi demir yolu tarihini yeniden raylara taşıdı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yenilenen-lokomotif-muzesi-demir-yolu-tarihini-yeniden-raylara-tasidi/881393/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yenilenen-lokomotif-muzesi-demir-yolu-tarihini-yeniden-raylara-tasidi/881393/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:09:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya — Buharlı lokomotiflerle ilgili dünyanın önde gelenleri arasında yer alan İzmir'deki Çamlık Buharlı Lokomotif Açık Hava Müzesi, kara trenleri dönem filmleri dışında görmek isteyenleri bekliyor - 1887 yapımı İngiliz lokomotifinden dönemin bakım atölyelerine kadar 86 eserin bulunduğu müze, üç aylık restorasyonun ardından ziyaretçilerini ağırlamaya başladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri — AHMET BAYRAM - Türkiye'nin demir yolu tarihine tanıklık eden en önemli kültür miraslarından biri olan İzmir'in Selçuk ilçesindeki Çamlık Buharlı Lokomotif Müzesi, kapsamlı restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarının tamamlanmasının ardından ziyaretçilerine yeniden kapılarını açtı.Yaklaşık 50 dönümlük alanda kurulu bulunan ve Türkiye'nin ilk, Avrupa’nın ise sayılı buharlı lokomotif müzeleri arasında gösterilen açık hava müzesinde üç ay süren bakım, boya, restorasyon ve peyzaj çalışmalarıyla lokomotifler ile tarihi demir yolu ekipmanları yenilendi.Osmanlı Devleti döneminde inşa edilen Türkiye'nin ilk demir yolu hattı olan İzmir-Aydın güzergahı üzerinde yer alan müze, ziyaretçilerini yaklaşık iki asırlık demir yolu serüvenine çıkarıyor.Bünyesinde 30 buharlı lokomotifin yanı sıra yolcu ve yük vagonları, sarnıç vagonları, kar küreme araçları, vinçler, su depoları, su tankları, lokomotif ve makas fenerleri ile tarihi döner köprünün de bulunduğu müzede toplam 86 eser sergileniyor.Müzenin en dikkati çeken parçaları arasında yer alan 1887 yapımı İngiliz lokomotifi, saatte 28 kilometre hıza ulaşabiliyor. Yaklaşık 40 yıl hizmet veren lokomotif, demir yolu teknolojisinin ilk örneklerinden biri olarak ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.İzmir Demiryolları Müzesi Müdürü Volkan Poliçe, AA muhabirine, müzenin Osmanlı ve Cumhuriyet döneminin demir yolu tarihini özgün eserlerle yaşatan önemli bir kültür merkezi olduğunu söyledi.Müzede yıllık ortalama 10 bin ile 15 bin arasında ziyaretçi ağırladıklarını belirten Poliçe, şunları söyledi:Ülkemizin ilk demir yolu hattı olan İzmir-Aydın demir yolunun geçtiği bölgede kurulan müzede başta İngiltere, Fransa ve Almanya olmak üzere toplam 30 lokomotifimiz sergilenmektedir. Ayrıca iki adet de döneme ait kar küreme aracımız bulunmaktadır. Bunların yanı sıra müze büyük bir kompleks, yaklaşık 50 dönümlük bir arazide yer almaktadır. Yine o döneme ait çeşitli su sarnıçları, vagon ve lokomotif bakım atölyemizin olduğu büyük bir atölyemiz bulunmaktadır.Poliçe, müzedeki en eski lokomotifin 1887 İngiliz yapımı ve saatte 28 kilometre hız yapabilen araç olduğunu dile getirerek, bu lokomotifin 1920'li yıllara kadar aktif çalıştığını ifade etti.Müzede yaklaşık üç aydır süren restorasyon faaliyetlerinin sonuna gelindiğini bildiren Poliçe, Tüm lokomotiflerimiz tekrar yenilenmiş durumdadır. Tüm ziyaretçilerimizi burada yaklaşık iki asırlık bir yolculuğa çıkmaya, lokomotiflerimizi görmeye bekliyoruz. diye konuştu.Ailesiyle müzeyi ziyaret eden Ömer Alıçlı, Ankara'dan tatil için Kuşadası'na geldiklerini ve Efes Antik Kenti'ni ziyaret ettiklerini ifade etti.Efes'e giderken yol üstünde uygulamanın tavsiyesiyle buraya geldiklerini aktaran Alıçlı, Yolumuzu biraz uzattık ama hiç pişman olmadık. Gerçekten çok güzelmiş. Teknolojinin ulaştığı nokta buharlı trenlerden şimdiki hızlı trenlere inanılmaz. Yani tarih yatıyor resmen vagonlar, lokomotifler. Hiç pişman olmadık sonuna kadar tavsiye ederiz herkese de. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri — AHMET BAYRAM - Türkiye'nin demir yolu tarihine tanıklık eden en önemli kültür miraslarından biri olan İzmir'in Selçuk ilçesindeki Çamlık Buharlı Lokomotif Müzesi, kapsamlı restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarının tamamlanmasının ardından ziyaretçilerine yeniden kapılarını açtı.Yaklaşık 50 dönümlük alanda kurulu bulunan ve Türkiye'nin ilk, Avrupa’nın ise sayılı buharlı lokomotif müzeleri arasında gösterilen açık hava müzesinde üç ay süren bakım, boya, restorasyon ve peyzaj çalışmalarıyla lokomotifler ile tarihi demir yolu ekipmanları yenilendi.Osmanlı Devleti döneminde inşa edilen Türkiye'nin ilk demir yolu hattı olan İzmir-Aydın güzergahı üzerinde yer alan müze, ziyaretçilerini yaklaşık iki asırlık demir yolu serüvenine çıkarıyor.Bünyesinde 30 buharlı lokomotifin yanı sıra yolcu ve yük vagonları, sarnıç vagonları, kar küreme araçları, vinçler, su depoları, su tankları, lokomotif ve makas fenerleri ile tarihi döner köprünün de bulunduğu müzede toplam 86 eser sergileniyor.Müzenin en dikkati çeken parçaları arasında yer alan 1887 yapımı İngiliz lokomotifi, saatte 28 kilometre hıza ulaşabiliyor. Yaklaşık 40 yıl hizmet veren lokomotif, demir yolu teknolojisinin ilk örneklerinden biri olarak ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.İzmir Demiryolları Müzesi Müdürü Volkan Poliçe, AA muhabirine, müzenin Osmanlı ve Cumhuriyet döneminin demir yolu tarihini özgün eserlerle yaşatan önemli bir kültür merkezi olduğunu söyledi.Müzede yıllık ortalama 10 bin ile 15 bin arasında ziyaretçi ağırladıklarını belirten Poliçe, şunları söyledi:Ülkemizin ilk demir yolu hattı olan İzmir-Aydın demir yolunun geçtiği bölgede kurulan müzede başta İngiltere, Fransa ve Almanya olmak üzere toplam 30 lokomotifimiz sergilenmektedir. Ayrıca iki adet de döneme ait kar küreme aracımız bulunmaktadır. Bunların yanı sıra müze büyük bir kompleks, yaklaşık 50 dönümlük bir arazide yer almaktadır. Yine o döneme ait çeşitli su sarnıçları, vagon ve lokomotif bakım atölyemizin olduğu büyük bir atölyemiz bulunmaktadır.Poliçe, müzedeki en eski lokomotifin 1887 İngiliz yapımı ve saatte 28 kilometre hız yapabilen araç olduğunu dile getirerek, bu lokomotifin 1920'li yıllara kadar aktif çalıştığını ifade etti.Müzede yaklaşık üç aydır süren restorasyon faaliyetlerinin sonuna gelindiğini bildiren Poliçe, Tüm lokomotiflerimiz tekrar yenilenmiş durumdadır. Tüm ziyaretçilerimizi burada yaklaşık iki asırlık bir yolculuğa çıkmaya, lokomotiflerimizi görmeye bekliyoruz. diye konuştu.Ailesiyle müzeyi ziyaret eden Ömer Alıçlı, Ankara'dan tatil için Kuşadası'na geldiklerini ve Efes Antik Kenti'ni ziyaret ettiklerini ifade etti.Efes'e giderken yol üstünde uygulamanın tavsiyesiyle buraya geldiklerini aktaran Alıçlı, Yolumuzu biraz uzattık ama hiç pişman olmadık. Gerçekten çok güzelmiş. Teknolojinin ulaştığı nokta buharlı trenlerden şimdiki hızlı trenlere inanılmaz. Yani tarih yatıyor resmen vagonlar, lokomotifler. Hiç pişman olmadık sonuna kadar tavsiye ederiz herkese de. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'de son 6 ayda kapanan her bir şirket yerine 4'ten fazla şirket açıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-de-son-6-ayda-kapanan-her-bir-sirket-yerine-4-ten-fazla-sirket-acildi/881392/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-de-son-6-ayda-kapanan-her-bir-sirket-yerine-4-ten-fazla-sirket-acildi/881392/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:09:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ülkede kurulan şirket sayısı yılın ilk yarısında 57 bin 62'ye ulaştı - Aynı dönemde kapanan şirket sayısı 13 bin 484 olarak kayıtlara geçti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — DOĞUKAN GÜREL - Türkiye'de yılın ilk yarısında kapanan her bir şirket yerine 4'ten fazla şirket faaliyete başladı.AA muhabirinin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerinden derlediği bilgiye göre ocak-haziran döneminde kurulan şirket sayısı istikrarlı seyrini sürdürdü.Türkiye'de yılın ilk çeyreğinde 28 bin 926 şirket kurulurken 5 bin 34 şirket faaliyetlerini sona erdirdi. Yılın ilk yarısında ise 57 bin 62 şirket açılırken 13 bin 484 şirket kapandı. Böylece yılın ilk 6 ayında kapanan her bir şirkete karşılık 4'ten fazla şirket faaliyete başladı.Son 6 ayda kurulan şirketlerin türüne bakıldığında limitet şirketlerin ilk sırada olduğu görüldü. Bu dönemde kurulan şirketlerin 2'si kollektif, 5 bin 613'ü anonim, 51 bin 447'si limitet olarak kayıtlara geçti. Kurulan şirketlerin üçte birinden fazlası İstanbul&#039;daİstanbul, Ankara ve İzmir'de ocak-haziran döneminde kurulan 30 bin 191 şirkete karşılık 8 bin 637 şirket faaliyetlerini sonlandırdı.Söz konusu dönemde İstanbul'da 20 bin 872 şirket kuruluşu gerçekleşti, kapananların sayısı 6 bin 733 oldu.Ankara'da 6 bin 34 şirket iş başı yaparken 1164'ü kepenk indirdi.İzmir'de ise 3 bin 285 şirket kuruldu, 740 şirket kapandı.Yılın ilk yarısında en fazla şirket 20 bin 872 adetle İstanbul'da, en az ise 11 ile Bayburt'ta kuruldu.En fazla şirket kapanışı ise 6 bin 733 adetle yine İstanbul'da gerçekleşirken Ardahan'da 6 aydır şirket kapanışı gerçekleşmedi.Kadın ortakların ilk tercihi limitet şirketlerYılın ilk 6 ayında kadın ortaklar en çok limitet şirketleri tercih etti. Ocak-haziran döneminde yeni kurulan limitet şirketlerde 12 bin 254 kadın ortak yer alarak yüzde 16,86'lık paya sahip oldu.Anonim şirketlerde ise 1439 kadın ortağın oranı yüzde 14,66 olarak kayıtlara geçti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — DOĞUKAN GÜREL - Türkiye'de yılın ilk yarısında kapanan her bir şirket yerine 4'ten fazla şirket faaliyete başladı.AA muhabirinin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerinden derlediği bilgiye göre ocak-haziran döneminde kurulan şirket sayısı istikrarlı seyrini sürdürdü.Türkiye'de yılın ilk çeyreğinde 28 bin 926 şirket kurulurken 5 bin 34 şirket faaliyetlerini sona erdirdi. Yılın ilk yarısında ise 57 bin 62 şirket açılırken 13 bin 484 şirket kapandı. Böylece yılın ilk 6 ayında kapanan her bir şirkete karşılık 4'ten fazla şirket faaliyete başladı.Son 6 ayda kurulan şirketlerin türüne bakıldığında limitet şirketlerin ilk sırada olduğu görüldü. Bu dönemde kurulan şirketlerin 2'si kollektif, 5 bin 613'ü anonim, 51 bin 447'si limitet olarak kayıtlara geçti. Kurulan şirketlerin üçte birinden fazlası İstanbul&#039;daİstanbul, Ankara ve İzmir'de ocak-haziran döneminde kurulan 30 bin 191 şirkete karşılık 8 bin 637 şirket faaliyetlerini sonlandırdı.Söz konusu dönemde İstanbul'da 20 bin 872 şirket kuruluşu gerçekleşti, kapananların sayısı 6 bin 733 oldu.Ankara'da 6 bin 34 şirket iş başı yaparken 1164'ü kepenk indirdi.İzmir'de ise 3 bin 285 şirket kuruldu, 740 şirket kapandı.Yılın ilk yarısında en fazla şirket 20 bin 872 adetle İstanbul'da, en az ise 11 ile Bayburt'ta kuruldu.En fazla şirket kapanışı ise 6 bin 733 adetle yine İstanbul'da gerçekleşirken Ardahan'da 6 aydır şirket kapanışı gerçekleşmedi.Kadın ortakların ilk tercihi limitet şirketlerYılın ilk 6 ayında kadın ortaklar en çok limitet şirketleri tercih etti. Ocak-haziran döneminde yeni kurulan limitet şirketlerde 12 bin 254 kadın ortak yer alarak yüzde 16,86'lık paya sahip oldu.Anonim şirketlerde ise 1439 kadın ortağın oranı yüzde 14,66 olarak kayıtlara geçti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/turkiye-de-son-6-ayda-kapanan-her-bir-sirket-yerine-4-ten-fazla-sirket-acildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Emtia piyasalarında jeopolitik gelişmeler ve enflasyon verileri öne çıktı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/emtia-piyasalarinda-jeopolitik-gelismeler-ve-enflasyon-verileri-one-cikti/881391/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/emtia-piyasalarinda-jeopolitik-gelismeler-ve-enflasyon-verileri-one-cikti/881391/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:09:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — Brent petrol, ABD ile İran arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi, Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının azalması ve tankerlere yönelik güvenlik riskleriyle 19 haftanın en hızlı haftalık yükselişini gerçekleştirdi - Değerli metallerde, beklentilerin altında kalan ABD enflasyon verilerinin olumlu etkisine karşın, petrol fiyatlarındaki yükselişin oluşturduğu enflasyon ve faiz endişeleri satış baskısını beraberinde getirdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : TUNAHAN KÜKÜRT - Emtia piyasalarında tamamlanan haftada, ABD'de beklentilerin altında açıklanan enflasyon verileri, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına yönelik değişen beklentiler ve Orta Doğu'da yeniden tırmanan gerilim fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.AA muhabirinin küresel gelişmelerin emtia piyasasına etkisine ilişkin derlediği bilgilere göre, ABD'de açıklanan verilere bakıldığında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haziranda aylık bazda yüzde 0,4 azalırken, yıllık bazda yüzde 3,5 artarak beklentilerin altında gerçekleşti. TÜFE'deki aylık düşüş, Nisan 2020'den bu yana en sert gerileme oldu.Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) de haziranda aylık bazda yüzde 0,3 azalırken, yıllık bazda yüzde 5,5 artarak beklentilerin altında kaldı. ÜFE, aylık bazda Ağustos 2025'ten bu yana ilk kez düşüş kaydetti.Enflasyon verilerinin ardından para piyasalarında Fed'in temmuzda faiz artırımına gideceğine yönelik beklentiler gerilerken, eylül toplantısı olası faiz artırımı için ana tarih olarak fiyatlanmaya devam etti. Ancak yatırımcılar, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyondaki yavaşlamayı tersine çevirebileceği endişesiyle verilere temkinli yaklaştı.Fed Başkanı Kevin Warsh da ABD Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi'ndeki sunumunda, yüksek enflasyona tolerans göstermeyeceklerini ve fiyat istikrarını yeniden tesis etme konusunda kararlı olduklarını vurguladı.Avro Bölgesi'nde mayısta yüzde 3,2 olan yıllık enflasyonun haziranda yüzde 2,8'e yavaşlaması, Avrupa Merkez Bankasının gelecek haftaki toplantısında faizleri sabit bırakacağı beklentilerini güçlendirdi.Çin ekonomisi ise zayıf iç talep ve Orta Doğu kaynaklı risklerin etkisiyle ikinci çeyrekte yıllık yüzde 4,3 büyüyerek beklentilerin altında kaldı. İlk çeyrekte yüzde 5 büyüyen ekonomide kaydedilen bu oran, son 3,5 yılın en düşük büyümesi oldu.Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yatay seyirle yüzde 4,55'ten, dolar endeksi ise yüzde 0,2 azalışla 100,8 seviyesinden tamamladı.Değerli metallerde satış baskısı öne çıktıDeğerli metallerde, beklentilerin altında kalan ABD enflasyon verilerinin olumlu etkisine karşın petrol fiyatlarındaki yükselişin oluşturduğu enflasyon ve faiz endişeleri satış baskısını beraberinde getirdi.Altının onsu geçen hafta ABD-İran geriliminin petrol fiyatlarını yüksek seviyelerde tutması, Fed'in kısıtlayıcı para politikasını daha uzun süre sürdürebileceği beklentisini güçlendirmesiyle değer kaybetti.Analistler, petrol fiyatlarının yükselmesiyle artan küresel enflasyon endişelerinin faizleri yukarı yönlü baskıladığını, doların haftanın son bölümündeki toparlanmasının da faiz getirisi bulunmayan değerli metallere yönelik satışları artırdığını belirtti.Gümüş, petrol kaynaklı enflasyon ve faiz endişeleri ile doların haftanın son bölümünde toparlanmasının etkisiyle değerli metaller arasında en sert gerileyen ürün oldu.Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 6,6, platinde yüzde 2,3, altında yüzde 2,2 ve paladyumda yüzde 2,2 geriledi.Baz metallerde arz ve talep dinamikleri ayrıştıBaz metallerde Çin ekonomisindeki yavaşlama talep görünümünü baskılarken, ürünlere özgü arz gelişmeleri karışık bir seyir izlenmesine neden oldu.Nikelde, Endonezya'nın maden kotası tahsis sürecine ilişkin belirsizliğin devam etmesi ve ABD'deki zayıf üretici enflasyonunun Fed beklentilerini yumuşatması fiyatları destekledi.Alüminyumda ise Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılık sorunlarının Körfez Bölgesi'ndeki üretim ve sevkiyatları aksatabileceği beklentisi fiyatları destekledi.Çinkoda Çin'in emlak ve inşaat sektörlerindeki zayıflığın galvanizli çelik talebini azaltabileceği endişesi öne çıktı.Bu gelişmelerle birlikte baz metallerde tezgah üstü piyasada geçen hafta libre bazında fiyatlar nikelde yüzde 2,3 ve alüminyumda yüzde 0,7 artarken, çinkoda yüzde 2,4, kurşunda yüzde 0,7 ve bakırda yüzde 0,2 geriledi.Brent petrolde jeopolitik risk primi arttıBrent petrol, ABD ile İran arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi, Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının azalması ve tankerlere yönelik güvenlik riskleriyle 19 haftanın en hızlı haftalık yükselişini gerçekleştirdi.ABD'nin İran'daki askeri ve ulaşım altyapısına yönelik saldırılarını artırmasına İran'ın Orta Doğu'daki ABD üslerine saldırılarla karşılık vermesi, çatışmaların bölgedeki diğer ülkelere yayılabileceği endişesini güçlendirdi.Gerilimin artmasıyla savaş öncesinde küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin taşındığı Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışı azalırken, gemilere yönelik saldırı riski deniz taşımacılığındaki güvenlik endişelerini artırdı.Analistler, Hürmüz Boğazı'ndaki akışın azalmasının fiziki arz endişelerini güçlendirdiğini ve petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini yükselttiğini belirtti.İran'ın, ABD'nin enerji altyapısına yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde Husilerden Kızıldeniz'deki taşımacılığı engellemesini istediğine ilişkin haberler de arz endişelerini artırdı.Hürmüz Boğazı'na alternatif olarak kullanılan Kızıldeniz güzergahının da risk altına girmesi, petrol piyasasındaki jeopolitik risk primini yükseltti.Suudi Arabistan'ın normal dönemde Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirdiği petrol ihracatının yüzde 70'ten fazlasını doğu-batı boru hattı aracılığıyla Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı'na yönlendirmesi, alternatif güzergahlar üzerindeki baskının arttığını gösterdi.ABD'de ticari ham petrol stoklarının 1,7 milyon varil, benzin stoklarının 1,5 milyon varil azalması ve rafineri kapasite kullanım oranının yüzde 96,2'ye çıkması da jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan yükselişi destekledi.Doğal gaz ise ABD piyasasındaki güçlü arz görünümü nedeniyle petrolden negatif ayrıştı.ABD'de üretimin günlük 110,3 milyar fit küpe yükselmesi, stoklara 41 milyar fit küp gaz eklenmesi ve sıvılaştırılmış doğal gaz tesislerine giden akışın azalması, Orta Doğu kaynaklı enerji risklerinin doğal gaz fiyatlarına etkisini sınırladı.Bununla birlikte, haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 14,2 artarken, doğal gazın İngiliz termal birimi cinsinden fiyatı yüzde 1 geriledi.Tahıllarda Karadeniz kaynaklı arz endişeleri öne çıktıTarım emtialarında karışık bir seyir izlenirken, tahıllarda Karadeniz'deki sevkiyat riskleri, ABD'deki hava koşulları ve üretim tahminleri fiyatlamalarda etkili oldu.Buğdayda Rusya ile Ukrayna'nın Karadeniz ve Azak Denizi'ndeki gemilere yönelik saldırılarının artması, bölgeden yapılan tahıl ihracatının aksayabileceği endişesini güçlendirdi.Ukrayna'nın Karadeniz limanları üzerinden tahıl ihraç etme kapasitesinin Rus saldırıları nedeniyle yaklaşık 3'te biri oranında azalması ve Azak Denizi'ndeki taşımacılığın sınırlandırılması da fiyatları destekledi.Mısır ve soya fasulyesinde ABD'nin kuzeyindeki üretim bölgeleri için açıklanan aşırı sıcaklık tahminleri öne çıktı. ABD Tarım Bakanlığının haftalık raporunda mısırın yüzde 68'i, soya fasulyesinin yüzde 65'i iyi veya mükemmel durumda değerlendirilirken, ABD'nin Çin'e 340 bin tonluk yeni soya fasulyesi satışı açıklaması alımları destekledi.Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 7, mısırda yüzde 1,6, pirinçte yüzde 1,3 ve soya fasulyesinde yüzde 1 arttı.Kahvede, Brezilya Kahve İhracatçıları Konseyinin ülkenin haziran ayı yeşil kahve ihracatının yıllık yüzde 14,4 artarak 2,64 milyon çuvala ulaştığını açıklaması fiyatları baskıladı.Kakaoda Avrupa'nın ikinci çeyrek öğütme miktarının yıllık yüzde 4,6 azalarak son 6 yılın en düşük ikinci çeyrek seviyesine gerilemesi ve Nijerya'nın haziran ayı kakao ihracatının yüzde 30 artması etkili oldu.ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar pamukta yüzde 3,6, kahvede yüzde 3,9 ve şekerde yüzde 0,4 gerilerken, kakaonun ton başına fiyatı yüzde 7,5 düştü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : TUNAHAN KÜKÜRT - Emtia piyasalarında tamamlanan haftada, ABD'de beklentilerin altında açıklanan enflasyon verileri, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına yönelik değişen beklentiler ve Orta Doğu'da yeniden tırmanan gerilim fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.AA muhabirinin küresel gelişmelerin emtia piyasasına etkisine ilişkin derlediği bilgilere göre, ABD'de açıklanan verilere bakıldığında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haziranda aylık bazda yüzde 0,4 azalırken, yıllık bazda yüzde 3,5 artarak beklentilerin altında gerçekleşti. TÜFE'deki aylık düşüş, Nisan 2020'den bu yana en sert gerileme oldu.Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) de haziranda aylık bazda yüzde 0,3 azalırken, yıllık bazda yüzde 5,5 artarak beklentilerin altında kaldı. ÜFE, aylık bazda Ağustos 2025'ten bu yana ilk kez düşüş kaydetti.Enflasyon verilerinin ardından para piyasalarında Fed'in temmuzda faiz artırımına gideceğine yönelik beklentiler gerilerken, eylül toplantısı olası faiz artırımı için ana tarih olarak fiyatlanmaya devam etti. Ancak yatırımcılar, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyondaki yavaşlamayı tersine çevirebileceği endişesiyle verilere temkinli yaklaştı.Fed Başkanı Kevin Warsh da ABD Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi'ndeki sunumunda, yüksek enflasyona tolerans göstermeyeceklerini ve fiyat istikrarını yeniden tesis etme konusunda kararlı olduklarını vurguladı.Avro Bölgesi'nde mayısta yüzde 3,2 olan yıllık enflasyonun haziranda yüzde 2,8'e yavaşlaması, Avrupa Merkez Bankasının gelecek haftaki toplantısında faizleri sabit bırakacağı beklentilerini güçlendirdi.Çin ekonomisi ise zayıf iç talep ve Orta Doğu kaynaklı risklerin etkisiyle ikinci çeyrekte yıllık yüzde 4,3 büyüyerek beklentilerin altında kaldı. İlk çeyrekte yüzde 5 büyüyen ekonomide kaydedilen bu oran, son 3,5 yılın en düşük büyümesi oldu.Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yatay seyirle yüzde 4,55'ten, dolar endeksi ise yüzde 0,2 azalışla 100,8 seviyesinden tamamladı.Değerli metallerde satış baskısı öne çıktıDeğerli metallerde, beklentilerin altında kalan ABD enflasyon verilerinin olumlu etkisine karşın petrol fiyatlarındaki yükselişin oluşturduğu enflasyon ve faiz endişeleri satış baskısını beraberinde getirdi.Altının onsu geçen hafta ABD-İran geriliminin petrol fiyatlarını yüksek seviyelerde tutması, Fed'in kısıtlayıcı para politikasını daha uzun süre sürdürebileceği beklentisini güçlendirmesiyle değer kaybetti.Analistler, petrol fiyatlarının yükselmesiyle artan küresel enflasyon endişelerinin faizleri yukarı yönlü baskıladığını, doların haftanın son bölümündeki toparlanmasının da faiz getirisi bulunmayan değerli metallere yönelik satışları artırdığını belirtti.Gümüş, petrol kaynaklı enflasyon ve faiz endişeleri ile doların haftanın son bölümünde toparlanmasının etkisiyle değerli metaller arasında en sert gerileyen ürün oldu.Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 6,6, platinde yüzde 2,3, altında yüzde 2,2 ve paladyumda yüzde 2,2 geriledi.Baz metallerde arz ve talep dinamikleri ayrıştıBaz metallerde Çin ekonomisindeki yavaşlama talep görünümünü baskılarken, ürünlere özgü arz gelişmeleri karışık bir seyir izlenmesine neden oldu.Nikelde, Endonezya'nın maden kotası tahsis sürecine ilişkin belirsizliğin devam etmesi ve ABD'deki zayıf üretici enflasyonunun Fed beklentilerini yumuşatması fiyatları destekledi.Alüminyumda ise Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılık sorunlarının Körfez Bölgesi'ndeki üretim ve sevkiyatları aksatabileceği beklentisi fiyatları destekledi.Çinkoda Çin'in emlak ve inşaat sektörlerindeki zayıflığın galvanizli çelik talebini azaltabileceği endişesi öne çıktı.Bu gelişmelerle birlikte baz metallerde tezgah üstü piyasada geçen hafta libre bazında fiyatlar nikelde yüzde 2,3 ve alüminyumda yüzde 0,7 artarken, çinkoda yüzde 2,4, kurşunda yüzde 0,7 ve bakırda yüzde 0,2 geriledi.Brent petrolde jeopolitik risk primi arttıBrent petrol, ABD ile İran arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi, Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının azalması ve tankerlere yönelik güvenlik riskleriyle 19 haftanın en hızlı haftalık yükselişini gerçekleştirdi.ABD'nin İran'daki askeri ve ulaşım altyapısına yönelik saldırılarını artırmasına İran'ın Orta Doğu'daki ABD üslerine saldırılarla karşılık vermesi, çatışmaların bölgedeki diğer ülkelere yayılabileceği endişesini güçlendirdi.Gerilimin artmasıyla savaş öncesinde küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin taşındığı Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışı azalırken, gemilere yönelik saldırı riski deniz taşımacılığındaki güvenlik endişelerini artırdı.Analistler, Hürmüz Boğazı'ndaki akışın azalmasının fiziki arz endişelerini güçlendirdiğini ve petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini yükselttiğini belirtti.İran'ın, ABD'nin enerji altyapısına yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde Husilerden Kızıldeniz'deki taşımacılığı engellemesini istediğine ilişkin haberler de arz endişelerini artırdı.Hürmüz Boğazı'na alternatif olarak kullanılan Kızıldeniz güzergahının da risk altına girmesi, petrol piyasasındaki jeopolitik risk primini yükseltti.Suudi Arabistan'ın normal dönemde Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirdiği petrol ihracatının yüzde 70'ten fazlasını doğu-batı boru hattı aracılığıyla Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı'na yönlendirmesi, alternatif güzergahlar üzerindeki baskının arttığını gösterdi.ABD'de ticari ham petrol stoklarının 1,7 milyon varil, benzin stoklarının 1,5 milyon varil azalması ve rafineri kapasite kullanım oranının yüzde 96,2'ye çıkması da jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan yükselişi destekledi.Doğal gaz ise ABD piyasasındaki güçlü arz görünümü nedeniyle petrolden negatif ayrıştı.ABD'de üretimin günlük 110,3 milyar fit küpe yükselmesi, stoklara 41 milyar fit küp gaz eklenmesi ve sıvılaştırılmış doğal gaz tesislerine giden akışın azalması, Orta Doğu kaynaklı enerji risklerinin doğal gaz fiyatlarına etkisini sınırladı.Bununla birlikte, haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 14,2 artarken, doğal gazın İngiliz termal birimi cinsinden fiyatı yüzde 1 geriledi.Tahıllarda Karadeniz kaynaklı arz endişeleri öne çıktıTarım emtialarında karışık bir seyir izlenirken, tahıllarda Karadeniz'deki sevkiyat riskleri, ABD'deki hava koşulları ve üretim tahminleri fiyatlamalarda etkili oldu.Buğdayda Rusya ile Ukrayna'nın Karadeniz ve Azak Denizi'ndeki gemilere yönelik saldırılarının artması, bölgeden yapılan tahıl ihracatının aksayabileceği endişesini güçlendirdi.Ukrayna'nın Karadeniz limanları üzerinden tahıl ihraç etme kapasitesinin Rus saldırıları nedeniyle yaklaşık 3'te biri oranında azalması ve Azak Denizi'ndeki taşımacılığın sınırlandırılması da fiyatları destekledi.Mısır ve soya fasulyesinde ABD'nin kuzeyindeki üretim bölgeleri için açıklanan aşırı sıcaklık tahminleri öne çıktı. ABD Tarım Bakanlığının haftalık raporunda mısırın yüzde 68'i, soya fasulyesinin yüzde 65'i iyi veya mükemmel durumda değerlendirilirken, ABD'nin Çin'e 340 bin tonluk yeni soya fasulyesi satışı açıklaması alımları destekledi.Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 7, mısırda yüzde 1,6, pirinçte yüzde 1,3 ve soya fasulyesinde yüzde 1 arttı.Kahvede, Brezilya Kahve İhracatçıları Konseyinin ülkenin haziran ayı yeşil kahve ihracatının yıllık yüzde 14,4 artarak 2,64 milyon çuvala ulaştığını açıklaması fiyatları baskıladı.Kakaoda Avrupa'nın ikinci çeyrek öğütme miktarının yıllık yüzde 4,6 azalarak son 6 yılın en düşük ikinci çeyrek seviyesine gerilemesi ve Nijerya'nın haziran ayı kakao ihracatının yüzde 30 artması etkili oldu.ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar pamukta yüzde 3,6, kahvede yüzde 3,9 ve şekerde yüzde 0,4 gerilerken, kakaonun ton başına fiyatı yüzde 7,5 düştü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/07/emtia-piyasalarinda-jeopolitik-gelismeler-ve-enflasyon-verileri-one-cikti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD’nin önde gelen teknoloji şirketlerinin toplam piyasa değeri 15 milyar doların üzerinde arttı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-nin-onde-gelen-teknoloji-sirketlerinin-toplam-piyasa-degeri-15-milyar-dolarin-uzerinde-artti/881389/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-nin-onde-gelen-teknoloji-sirketlerinin-toplam-piyasa-degeri-15-milyar-dolarin-uzerinde-artti/881389/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:09:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — Nvidia, Alphabet, Apple, Microsoft, Amazon, Tesla ve Meta'nın toplam piyasa değeri yılın ilk yarısında 15 milyar 300 milyon dolar artarak 22 trilyon 100 milyar 800 milyon dolara yükseldi - Yılın ilk yarısında Alphabet'in piyasa değeri yüzde 14,4, Nvidia'nın piyasa değeri yüzde 6,8, Apple'ın piyasa değeri yüzde 8,2, Amazon'un piyasa değeri yüzde 3,9 arttı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : BURHAN SANSARLIOĞLU - ABD'nin önde gelen teknoloji şirketlerinden olan ve borsalarının yönünü belirleyen Nvidia, Alphabet, Apple, Microsoft, Amazon, Tesla ve Meta'nın toplam piyasa değeri yılın ilk yarısında 15 milyar 300 milyon dolar artarak 22 trilyon 100 milyar 800 milyon dolara yükseldi.Dünya genelinde teknoloji sektöründeki yüksek değerlemelerin sürdürülebilirliği sorgulanırken, özellikle yapay zeka yarışındaki maliyetlerin şirket karlılıklarını baskılayabileceği beklentisi, bu yıl teknoloji hisselerindeki dalgalı seyirde etkili oldu.Yatırımcıların yapay zeka harcamalarını devasa bulması ve söz konusu harcamaların bazı şirketlerin finansal yapısına zarar verebileceğini değerlendirmesinin yanı sıra yarışa dahil olan yeni ürünlerin pazar payında ve iş modelinde ciddi değişimlere yol açabileceği beklentisi öne çıkıyor.ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımına gideceğine yönelik endişeler de şirketlerin hisselerindeki yön arayışında etkili oldu.Söz konusu endişelere karşın şirketlerin yapay zeka taleplerinin hala devam etmesi, yıl genelinde ABD ile İran arasında anlaşma sağlanacağına yönelik beklentiler yılın ilk yarısında ABD'nin önde gelen teknoloji şirketlerinin hisse performansını destekleyen ve toplam piyasa değerinin artmasını sağlayan unsurlar arasında yer aldı.Bu gelişmelerle, Nvidia, Alphabet, Apple, Microsoft, Amazon, Tesla ve Meta'nın toplam piyasa değeri yılın ilk yarısında 15 milyar 300 milyon dolar artarak 21 trilyon 986 milyar 500 milyon dolardan 22 trilyon 100 milyar 800 milyon dolara yükseldi.Alphabet&#039;in piyasa değeri 4 trilyon doların üzerine çıktıSöz konusu dönemde Alphabet'in piyasa değeri yüzde 14,4 artarak 4 trilyon 326 milyon dolara, Nvidia'nın piyasa değeri yüzde 6,8 artışla 4 trilyon 842 milyar dolara, Apple'ın piyasa değeri yüzde 8,2 yükselişle 4 trilyon 671 milyar dolara, Amazon'un piyasa değeri yüzde 3,9 artışla 2 trilyon 563,8 milyar dolara ulaştı.Diğer taraftan Tesla'nın piyasa değeri yüzde 12,5 azalarak 1 trilyon 400 milyar dolara, Meta'nın piyasa değeri yüzde 14,1 azalışla 1 trilyon 429 milyar dolara, Microsoft'un piyasa değeri yüzde 15,2 azalarak 2 trilyon 770 milyar dolara geriledi.Şirketlerin hisse performansına bakıldığında yılın ilk yarısında yatırımcısına Alphabet yüzde 12,6, Nvidia yüzde 7,3, Apple yüzde 6,4, Amazon yüzde 3,3 kazandırdı. ​​​​​​​Tesla yüzde 6,5, Meta yüzde 14,7 ve Microsoft yüzde 22,9 değer kaybederek yatırımcısını üzdü.Trump&#039;ın Çin ziyareti Nvidia&#039;nın hisse performansına yaradıAlphabet, yapay zeka altyapısına yönelik yatırımlarını finanse etmek amacıyla toplam 80 milyar dolarlık hisse senedi ihracı planladığını açıklamıştı. ABD'li çip üreticisi Nvidia, yarı iletken şirketi Marvell ile stratejik ortaklık kurduğunu ve şirkete 2 milyar dolarlık yatırım yaptığını duyurdu.ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyaretinde Nvidia Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang'ın da bulunması şirketin hisselerindeki yükselişte etkili oldu. Trump'ın Çin ziyareti sırasında ABD'nin yaklaşık 10 Çinli şirketin Nvidia'nın H200 çipini satın almasına onay verdiğine dair haberlerin de olumlu etkileri görüldü.ABD Başkanı Donald Trump, Apple'ın çiplerini Amerika'da tasarlamak ve üretmek üzere Intel ile birlikte çalışmayı kabul ettiğini bildirmesi de Apple'a dair önemli gelişmeler arasında yer alıyor. Amazon ise yapay zeka ve bulut altyapısını genişletmek amacıyla 2030'a kadar Hindistan'a 13 milyar dolarlık ek yatırım yapacağını, böylece 2026-2030 dönemindeki toplam yatırım miktarının 48 milyar dolara ulaşacağını açıkladı.Diğer taraftan ABD'li elektrikli araç üreticisi Tesla'nın bu yılın ilk çeyreğinde teslim ettiği otomobil sayısı 358 bin 23 ile piyasa beklentilerinin altında kaldı.ABD'li teknoloji devlerinden Meta'nın yaklaşık 8 bin çalışanını işten çıkarma kararı aldığı, 7 bin kişiyi yapay zeka odaklı yeni pozisyonlara kaydırmayı planladığına dair haberler de bu şirketin hisselerinde düşüşe neden olan unsurlar arasında yer alıyor.Bu arada Çin hükümeti, ABD’li teknoloji şirketi Meta’nın Çinli bir şirket tarafından geliştirilen yapay zeka uygulaması Manus’u devralma işlemini durdurduğunu bildirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : BURHAN SANSARLIOĞLU - ABD'nin önde gelen teknoloji şirketlerinden olan ve borsalarının yönünü belirleyen Nvidia, Alphabet, Apple, Microsoft, Amazon, Tesla ve Meta'nın toplam piyasa değeri yılın ilk yarısında 15 milyar 300 milyon dolar artarak 22 trilyon 100 milyar 800 milyon dolara yükseldi.Dünya genelinde teknoloji sektöründeki yüksek değerlemelerin sürdürülebilirliği sorgulanırken, özellikle yapay zeka yarışındaki maliyetlerin şirket karlılıklarını baskılayabileceği beklentisi, bu yıl teknoloji hisselerindeki dalgalı seyirde etkili oldu.Yatırımcıların yapay zeka harcamalarını devasa bulması ve söz konusu harcamaların bazı şirketlerin finansal yapısına zarar verebileceğini değerlendirmesinin yanı sıra yarışa dahil olan yeni ürünlerin pazar payında ve iş modelinde ciddi değişimlere yol açabileceği beklentisi öne çıkıyor.ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımına gideceğine yönelik endişeler de şirketlerin hisselerindeki yön arayışında etkili oldu.Söz konusu endişelere karşın şirketlerin yapay zeka taleplerinin hala devam etmesi, yıl genelinde ABD ile İran arasında anlaşma sağlanacağına yönelik beklentiler yılın ilk yarısında ABD'nin önde gelen teknoloji şirketlerinin hisse performansını destekleyen ve toplam piyasa değerinin artmasını sağlayan unsurlar arasında yer aldı.Bu gelişmelerle, Nvidia, Alphabet, Apple, Microsoft, Amazon, Tesla ve Meta'nın toplam piyasa değeri yılın ilk yarısında 15 milyar 300 milyon dolar artarak 21 trilyon 986 milyar 500 milyon dolardan 22 trilyon 100 milyar 800 milyon dolara yükseldi.Alphabet&#039;in piyasa değeri 4 trilyon doların üzerine çıktıSöz konusu dönemde Alphabet'in piyasa değeri yüzde 14,4 artarak 4 trilyon 326 milyon dolara, Nvidia'nın piyasa değeri yüzde 6,8 artışla 4 trilyon 842 milyar dolara, Apple'ın piyasa değeri yüzde 8,2 yükselişle 4 trilyon 671 milyar dolara, Amazon'un piyasa değeri yüzde 3,9 artışla 2 trilyon 563,8 milyar dolara ulaştı.Diğer taraftan Tesla'nın piyasa değeri yüzde 12,5 azalarak 1 trilyon 400 milyar dolara, Meta'nın piyasa değeri yüzde 14,1 azalışla 1 trilyon 429 milyar dolara, Microsoft'un piyasa değeri yüzde 15,2 azalarak 2 trilyon 770 milyar dolara geriledi.Şirketlerin hisse performansına bakıldığında yılın ilk yarısında yatırımcısına Alphabet yüzde 12,6, Nvidia yüzde 7,3, Apple yüzde 6,4, Amazon yüzde 3,3 kazandırdı. ​​​​​​​Tesla yüzde 6,5, Meta yüzde 14,7 ve Microsoft yüzde 22,9 değer kaybederek yatırımcısını üzdü.Trump&#039;ın Çin ziyareti Nvidia&#039;nın hisse performansına yaradıAlphabet, yapay zeka altyapısına yönelik yatırımlarını finanse etmek amacıyla toplam 80 milyar dolarlık hisse senedi ihracı planladığını açıklamıştı. ABD'li çip üreticisi Nvidia, yarı iletken şirketi Marvell ile stratejik ortaklık kurduğunu ve şirkete 2 milyar dolarlık yatırım yaptığını duyurdu.ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyaretinde Nvidia Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang'ın da bulunması şirketin hisselerindeki yükselişte etkili oldu. Trump'ın Çin ziyareti sırasında ABD'nin yaklaşık 10 Çinli şirketin Nvidia'nın H200 çipini satın almasına onay verdiğine dair haberlerin de olumlu etkileri görüldü.ABD Başkanı Donald Trump, Apple'ın çiplerini Amerika'da tasarlamak ve üretmek üzere Intel ile birlikte çalışmayı kabul ettiğini bildirmesi de Apple'a dair önemli gelişmeler arasında yer alıyor. Amazon ise yapay zeka ve bulut altyapısını genişletmek amacıyla 2030'a kadar Hindistan'a 13 milyar dolarlık ek yatırım yapacağını, böylece 2026-2030 dönemindeki toplam yatırım miktarının 48 milyar dolara ulaşacağını açıkladı.Diğer taraftan ABD'li elektrikli araç üreticisi Tesla'nın bu yılın ilk çeyreğinde teslim ettiği otomobil sayısı 358 bin 23 ile piyasa beklentilerinin altında kaldı.ABD'li teknoloji devlerinden Meta'nın yaklaşık 8 bin çalışanını işten çıkarma kararı aldığı, 7 bin kişiyi yapay zeka odaklı yeni pozisyonlara kaydırmayı planladığına dair haberler de bu şirketin hisselerinde düşüşe neden olan unsurlar arasında yer alıyor.Bu arada Çin hükümeti, ABD’li teknoloji şirketi Meta’nın Çinli bir şirket tarafından geliştirilen yapay zeka uygulaması Manus’u devralma işlemini durdurduğunu bildirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>MÜSİAD Genel Başkanı Özdemir, iş dünyasının yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerini değerlendirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/musiad-genel-baskani-ozdemir-is-dunyasinin-yilin-ikinci-yarisina-iliskin-beklentilerini-degerlendirdi/881388/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/musiad-genel-baskani-ozdemir-is-dunyasinin-yilin-ikinci-yarisina-iliskin-beklentilerini-degerlendirdi/881388/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : YUNUS TÜRK - Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, gelecek dönemde iş dünyasının temel beklentisine ilişkin, Dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi, finansal koşulların daha öngörülebilir hale gelmesi ve reel sektörün yatırım kapasitesini destekleyecek seçici finansman mekanizmalarının güçlendirilmesidir. dedi.Burhan Özdemir, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yılının ilk yarısının küresel ekonomide belirsizliklerin kalıcı hale geldiği, jeopolitik risklerin ekonomik karar alma süreçlerinde daha fazla ağırlık kazandığı ve ülkelerin yeni büyüme alanları aradığı bir dönem olarak geride kaldığını söyledi.Yeni dönemde ekonomik dayanıklılık, arz güvenliği, ulusal rekabet gücü ve stratejik sektörlerde kapasite geliştirmenin ülkelerin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını kaydeden Özdemir, Jeopolitik gelişmeler artık yalnızca siyasi risk unsuru olarak değil, enerji arz güvenliği, lojistik maliyetleri, kritik ham maddelere erişim ve üretim maliyetleri üzerinden doğrudan ekonomik dengeleri etkileyen temel faktörler olarak değerlendiriliyor. diye konuştu.Özdemir, Türkiye ekonomisi açısından yılın ilk yarısında öne çıkan başlığın, makroekonomik dengelenme sürecinin belirginleşmesi olduğunu aktararak, dezenflasyon süreci, rezervlerdeki toparlanma, cari dengedeki iyileşme ve finansal piyasalardaki daha dengeli görünümün yatırımcıların yakından takip ettiği temel göstergeler arasında yer aldığını dile getirdi.Küresel yatırım rekabetinin kızıştığı bu dönemde avantajların kalıcı bir rekabet gücüne dönüştürülmesinin önemine işaret eden Özdemir, İleri imalat teknolojileri, dijital dönüşüm, enerji dönüşümü ve yüksek katma değerli sektörlerde kapasitenin artırılması, Türkiye'nin küresel ekonomideki konumunu güçlendirecek temel unsurlar arasında yer alıyor. değerlendirmesinde bulundu.Reel sektör açısından en kritik gündem başlığı, finansmana erişim ve finansman maliyetleriMÜSİAD Genel Başkanı Özdemir, küresel ticarette yaşanan dönüşümün Türkiye için yalnızca mevcut ihracat performansını koruma değil, aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim yapısına geçiş açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.Türkiye ekonomisinin performansı açısından belirleyici unsurun makroekonomik kazanımların kalıcı hale getirilmesi ve reform gündeminin destekleyici bir çerçevede ilerlemesi olacağını belirten Özdemir, Bugün reel sektör açısından en kritik gündem başlığı, finansmana erişim ve finansman maliyetleridir. diye konuştu.Özdemir, kalıcı büyüme, sürdürülebilir yatırım ortamı ve rekabet gücünün temel koşulunun düşük ve öngörülebilir bir enflasyon ortamının oluşturulması olduğuna işaret ederek, Yüksek enflasyon, maliyet hesaplamalarını zorlaştırmakta, fiyatlama davranışlarını bozmakta ve işletmelerin uzun vadeli yatırım kararlarını sağlıklı bir zeminde almasını güçleştirmektedir. açıklamasını yaptı.Dezenflasyon sürecinin başarısının yalnızca fiyat istikrarı açısından değil, ekonomik aktörlerin beklentilerinin iyileştirilmesi ve yatırım ortamının yeniden güçlendirilmesi açısından da önem taşıdığını belirten Özdemir, Enflasyon beklentilerinde kalıcı bir iyileşme sağlanması, zaman içerisinde finansman koşullarının daha öngörülebilir ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlayacaktır. dedi.Seçici finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi, Türkiye ekonomisinin rekabetçiliği açısından kritikBurhan Özdemir, yüksek faiz oranları ve düşük kredi limitleri gibi sıkı finansal koşulların yeni yatırımlar için finansman maliyetlerini artırdığını, işletme sermayesi ihtiyacını yükselttiğini ve özellikle yatırım yoğun sektörlerde finansal planlamayı zorlaştırdığını dile getirdi.İç talepteki dengelenme süreciyle bazı sektörlerde üretim hacimleri, kapasite kullanım oranları ve karlılık marjları üzerinde baskılar oluşabildiğine işaret eden Özdemir, Temel politika önceliği, fiyat istikrarı hedefi ile üretim kapasitesinin korunması arasında dengeli bir çerçevenin oluşturulması olmalıdır. şeklinde konuştu.Özdemir, sıkı para politikasının etkinliğinin üretken yatırımları destekleyen, arz kapasitesini güçlendiren ve ekonominin uzun vadeli büyüme potansiyelini artıran tamamlayıcı politikalarla desteklenmesi gerektiğine dikkati çekerek, şunları aktardı:Finansman imkanlarında önceliğin genel bir kredi genişlemesinden ziyade, ekonomik verimliliği ve rekabet gücünü artıran stratejik alanlara yönlendirilmesi önem taşımaktadır. İhracata yönelik üretim, teknoloji yatırımları, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, yüksek katma değerli üretim ve verimlilik artırıcı projeler için seçici finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi, Türkiye ekonomisinin uzun vadeli rekabetçiliği açısından kritik olacaktır.Para politikası, maliye politikası ve yapısal reformların bir bütünlük içinde ilerlemesi gerekiyorMÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, Türkiye ekonomisi açısından uzun vadeli hedefin enflasyonu kalıcı biçimde düşürürken üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve yatırım dinamizmini koruyan dengeli bir ekonomik yapının oluşturulması olduğunun altını çizdi.Para politikası, maliye politikası ve yapısal reformların birbirini tamamlayan bir bütünlük içinde ilerlemesinin önemine işaret eden Özdemir, Önümüzdeki dönemde iş dünyasının temel beklentisi, dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi, finansal koşulların daha öngörülebilir hale gelmesi ve reel sektörün yatırım kapasitesini destekleyecek seçici finansman mekanizmalarının güçlendirilmesidir. dedi.Özdemir, Türkiye'nin küresel yatırım merkezi olma hedefinin yalnızca daha fazla uluslararası sermaye çekme perspektifiyle değil, küresel değer zincirlerinde daha yüksek katma değerli bir konuma ulaşmayı hedefleyen kapsamlı bir ekonomik dönüşüm programı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.Öngörülebilir, rekabetçi ve güven veren bir yatırım ekosisteminin güçlendirilmesinin önemine dikkati çeken Özdemir, Makroekonomik istikrar bu ekosistemin temelini oluştururken, yapısal reformlarla desteklenen güçlü kurumlar ve etkin işleyen piyasa mekanizmaları, Türkiye'nin küresel sermaye açısından uzun vadeli cazibesini belirleyen başlıca unsurlar olacaktır. ifadelerini kullandı.Ülkemizin küresel ekonomideki ağırlığının daha da artacağına inanıyoruzBurhan Özdemir, Türkiye'nin küresel yatırım merkezi olma hedefindeki başarısının makroekonomik istikrarın, kurumsal kapasitenin ve yapısal reform gündeminin teknoloji, insan kaynağı ve sürdürülebilir üretim ekseninde bütüncül biçimde ilerletilmesine bağlı olduğunu kaydetti.Gelecek dönemde küresel rekabette öne çıkacak ekonomilerin yalnızca güçlü üretim kapasitesine sahip ülkelerden olmayacağını ifade ederek, Aynı zamanda teknolojiyi geliştirebilen, veriyi etkin kullanabilen, reel ekonomiye faydalı yenilikler üretebilen ve bu yetkinlikleri küresel ölçekte ekonomik değere dönüştürebilen ülkeler olacaktır. açıklamasını yaptı.Özdemir, ABD-Çin rekabetinin derinleşmesi, Avrupa Birliğinin stratejik sektörlerde daha seçici sanayi politikaları uygulamaya başlaması, kritik ürünlerde arz güvenliğinin ön plana çıkması ve üretim merkezlerinin yeniden konumlanmasının küresel yatırım kararlarının temel dinamiklerini değiştirdiğini ifade etti.Küresel şirketlerin yatırım ve üretim kararlarını maliyet optimizasyonunun ötesinde uzun vadeli dayanıklılık, stratejik güven ve operasyonel süreklilik perspektifiyle aldığını belirten Özdemir, Öngörülebilir politikaların, uzun vadeli yatırım perspektifi ve yapısal dönüşümü destekleyen reformlarla güçlendirilmesi halinde ülkemizin küresel ekonomideki ağırlığının daha da artacağına inanıyoruz. dedi.Yılın ikinci yarısında daha dengeli bir ekonomik kompozisyon öngörüyoruzMÜSİAD Genel Başkanı Özdemir, yılın ikinci yarısında küresel ekonomide belirsizliklerin devam ettiği ancak dezenflasyon süreci, finansal koşullardaki kademeli normalleşme ve makroekonomik dengelenmeyle öngörülebilirliğin arttığı daha dengeli bir döneme girileceğine işaret etti.Ekonomi yönetiminden beklentilerinin üretim kapasitesini koruyan, ihracatın rekabet gücünü artıran ve özel sektör yatırımlarını destekleyen politikaların güçlendirilmesi olduğunu aktaran Özdemir, Özellikle uzun vadeli yatırım finansmanının geliştirilmesi, ihracat finansmanı mekanizmalarının güçlendirilmesi, KOBİ'lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve üretken yatırımlara yönelik finansman ve teşvik imkanlarının artırılması kritik öncelikler arasında yer almaktadır. diye konuştu.Özdemir, yabancı yatırım açısından makroekonomik istikrar ve politika öngörülebilirliğinin belirleyici olmaya devam edeceğini kaydederek, şunları aktardı:Büyüme görünümünde yılın ikinci yarısında daha dengeli bir ekonomik kompozisyon öngörüyoruz. İş dünyası olarak beklentimiz, fiyat istikrarını kalıcı biçimde tesis ederken üretim, yatırım ve ihracat arasındaki dengeyi gözeten politika çerçevesinin kararlılıkla sürdürülmesidir. Makroekonomik istikrarın kalıcı olarak güçlenmesi ve reform gündeminin kararlılıkla sürdürülmesi halinde Türkiye'nin uluslararası yatırımcı nezdindeki cazibesini artırarak küresel değer zincirlerinde daha güçlü bir konuma ulaşacağına ve sürdürülebilir büyüme patikasını sağlamlaştıracağına inanıyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : YUNUS TÜRK - Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, gelecek dönemde iş dünyasının temel beklentisine ilişkin, Dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi, finansal koşulların daha öngörülebilir hale gelmesi ve reel sektörün yatırım kapasitesini destekleyecek seçici finansman mekanizmalarının güçlendirilmesidir. dedi.Burhan Özdemir, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yılının ilk yarısının küresel ekonomide belirsizliklerin kalıcı hale geldiği, jeopolitik risklerin ekonomik karar alma süreçlerinde daha fazla ağırlık kazandığı ve ülkelerin yeni büyüme alanları aradığı bir dönem olarak geride kaldığını söyledi.Yeni dönemde ekonomik dayanıklılık, arz güvenliği, ulusal rekabet gücü ve stratejik sektörlerde kapasite geliştirmenin ülkelerin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını kaydeden Özdemir, Jeopolitik gelişmeler artık yalnızca siyasi risk unsuru olarak değil, enerji arz güvenliği, lojistik maliyetleri, kritik ham maddelere erişim ve üretim maliyetleri üzerinden doğrudan ekonomik dengeleri etkileyen temel faktörler olarak değerlendiriliyor. diye konuştu.Özdemir, Türkiye ekonomisi açısından yılın ilk yarısında öne çıkan başlığın, makroekonomik dengelenme sürecinin belirginleşmesi olduğunu aktararak, dezenflasyon süreci, rezervlerdeki toparlanma, cari dengedeki iyileşme ve finansal piyasalardaki daha dengeli görünümün yatırımcıların yakından takip ettiği temel göstergeler arasında yer aldığını dile getirdi.Küresel yatırım rekabetinin kızıştığı bu dönemde avantajların kalıcı bir rekabet gücüne dönüştürülmesinin önemine işaret eden Özdemir, İleri imalat teknolojileri, dijital dönüşüm, enerji dönüşümü ve yüksek katma değerli sektörlerde kapasitenin artırılması, Türkiye'nin küresel ekonomideki konumunu güçlendirecek temel unsurlar arasında yer alıyor. değerlendirmesinde bulundu.Reel sektör açısından en kritik gündem başlığı, finansmana erişim ve finansman maliyetleriMÜSİAD Genel Başkanı Özdemir, küresel ticarette yaşanan dönüşümün Türkiye için yalnızca mevcut ihracat performansını koruma değil, aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim yapısına geçiş açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.Türkiye ekonomisinin performansı açısından belirleyici unsurun makroekonomik kazanımların kalıcı hale getirilmesi ve reform gündeminin destekleyici bir çerçevede ilerlemesi olacağını belirten Özdemir, Bugün reel sektör açısından en kritik gündem başlığı, finansmana erişim ve finansman maliyetleridir. diye konuştu.Özdemir, kalıcı büyüme, sürdürülebilir yatırım ortamı ve rekabet gücünün temel koşulunun düşük ve öngörülebilir bir enflasyon ortamının oluşturulması olduğuna işaret ederek, Yüksek enflasyon, maliyet hesaplamalarını zorlaştırmakta, fiyatlama davranışlarını bozmakta ve işletmelerin uzun vadeli yatırım kararlarını sağlıklı bir zeminde almasını güçleştirmektedir. açıklamasını yaptı.Dezenflasyon sürecinin başarısının yalnızca fiyat istikrarı açısından değil, ekonomik aktörlerin beklentilerinin iyileştirilmesi ve yatırım ortamının yeniden güçlendirilmesi açısından da önem taşıdığını belirten Özdemir, Enflasyon beklentilerinde kalıcı bir iyileşme sağlanması, zaman içerisinde finansman koşullarının daha öngörülebilir ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlayacaktır. dedi.Seçici finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi, Türkiye ekonomisinin rekabetçiliği açısından kritikBurhan Özdemir, yüksek faiz oranları ve düşük kredi limitleri gibi sıkı finansal koşulların yeni yatırımlar için finansman maliyetlerini artırdığını, işletme sermayesi ihtiyacını yükselttiğini ve özellikle yatırım yoğun sektörlerde finansal planlamayı zorlaştırdığını dile getirdi.İç talepteki dengelenme süreciyle bazı sektörlerde üretim hacimleri, kapasite kullanım oranları ve karlılık marjları üzerinde baskılar oluşabildiğine işaret eden Özdemir, Temel politika önceliği, fiyat istikrarı hedefi ile üretim kapasitesinin korunması arasında dengeli bir çerçevenin oluşturulması olmalıdır. şeklinde konuştu.Özdemir, sıkı para politikasının etkinliğinin üretken yatırımları destekleyen, arz kapasitesini güçlendiren ve ekonominin uzun vadeli büyüme potansiyelini artıran tamamlayıcı politikalarla desteklenmesi gerektiğine dikkati çekerek, şunları aktardı:Finansman imkanlarında önceliğin genel bir kredi genişlemesinden ziyade, ekonomik verimliliği ve rekabet gücünü artıran stratejik alanlara yönlendirilmesi önem taşımaktadır. İhracata yönelik üretim, teknoloji yatırımları, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, yüksek katma değerli üretim ve verimlilik artırıcı projeler için seçici finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi, Türkiye ekonomisinin uzun vadeli rekabetçiliği açısından kritik olacaktır.Para politikası, maliye politikası ve yapısal reformların bir bütünlük içinde ilerlemesi gerekiyorMÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, Türkiye ekonomisi açısından uzun vadeli hedefin enflasyonu kalıcı biçimde düşürürken üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve yatırım dinamizmini koruyan dengeli bir ekonomik yapının oluşturulması olduğunun altını çizdi.Para politikası, maliye politikası ve yapısal reformların birbirini tamamlayan bir bütünlük içinde ilerlemesinin önemine işaret eden Özdemir, Önümüzdeki dönemde iş dünyasının temel beklentisi, dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi, finansal koşulların daha öngörülebilir hale gelmesi ve reel sektörün yatırım kapasitesini destekleyecek seçici finansman mekanizmalarının güçlendirilmesidir. dedi.Özdemir, Türkiye'nin küresel yatırım merkezi olma hedefinin yalnızca daha fazla uluslararası sermaye çekme perspektifiyle değil, küresel değer zincirlerinde daha yüksek katma değerli bir konuma ulaşmayı hedefleyen kapsamlı bir ekonomik dönüşüm programı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.Öngörülebilir, rekabetçi ve güven veren bir yatırım ekosisteminin güçlendirilmesinin önemine dikkati çeken Özdemir, Makroekonomik istikrar bu ekosistemin temelini oluştururken, yapısal reformlarla desteklenen güçlü kurumlar ve etkin işleyen piyasa mekanizmaları, Türkiye'nin küresel sermaye açısından uzun vadeli cazibesini belirleyen başlıca unsurlar olacaktır. ifadelerini kullandı.Ülkemizin küresel ekonomideki ağırlığının daha da artacağına inanıyoruzBurhan Özdemir, Türkiye'nin küresel yatırım merkezi olma hedefindeki başarısının makroekonomik istikrarın, kurumsal kapasitenin ve yapısal reform gündeminin teknoloji, insan kaynağı ve sürdürülebilir üretim ekseninde bütüncül biçimde ilerletilmesine bağlı olduğunu kaydetti.Gelecek dönemde küresel rekabette öne çıkacak ekonomilerin yalnızca güçlü üretim kapasitesine sahip ülkelerden olmayacağını ifade ederek, Aynı zamanda teknolojiyi geliştirebilen, veriyi etkin kullanabilen, reel ekonomiye faydalı yenilikler üretebilen ve bu yetkinlikleri küresel ölçekte ekonomik değere dönüştürebilen ülkeler olacaktır. açıklamasını yaptı.Özdemir, ABD-Çin rekabetinin derinleşmesi, Avrupa Birliğinin stratejik sektörlerde daha seçici sanayi politikaları uygulamaya başlaması, kritik ürünlerde arz güvenliğinin ön plana çıkması ve üretim merkezlerinin yeniden konumlanmasının küresel yatırım kararlarının temel dinamiklerini değiştirdiğini ifade etti.Küresel şirketlerin yatırım ve üretim kararlarını maliyet optimizasyonunun ötesinde uzun vadeli dayanıklılık, stratejik güven ve operasyonel süreklilik perspektifiyle aldığını belirten Özdemir, Öngörülebilir politikaların, uzun vadeli yatırım perspektifi ve yapısal dönüşümü destekleyen reformlarla güçlendirilmesi halinde ülkemizin küresel ekonomideki ağırlığının daha da artacağına inanıyoruz. dedi.Yılın ikinci yarısında daha dengeli bir ekonomik kompozisyon öngörüyoruzMÜSİAD Genel Başkanı Özdemir, yılın ikinci yarısında küresel ekonomide belirsizliklerin devam ettiği ancak dezenflasyon süreci, finansal koşullardaki kademeli normalleşme ve makroekonomik dengelenmeyle öngörülebilirliğin arttığı daha dengeli bir döneme girileceğine işaret etti.Ekonomi yönetiminden beklentilerinin üretim kapasitesini koruyan, ihracatın rekabet gücünü artıran ve özel sektör yatırımlarını destekleyen politikaların güçlendirilmesi olduğunu aktaran Özdemir, Özellikle uzun vadeli yatırım finansmanının geliştirilmesi, ihracat finansmanı mekanizmalarının güçlendirilmesi, KOBİ'lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve üretken yatırımlara yönelik finansman ve teşvik imkanlarının artırılması kritik öncelikler arasında yer almaktadır. diye konuştu.Özdemir, yabancı yatırım açısından makroekonomik istikrar ve politika öngörülebilirliğinin belirleyici olmaya devam edeceğini kaydederek, şunları aktardı:Büyüme görünümünde yılın ikinci yarısında daha dengeli bir ekonomik kompozisyon öngörüyoruz. İş dünyası olarak beklentimiz, fiyat istikrarını kalıcı biçimde tesis ederken üretim, yatırım ve ihracat arasındaki dengeyi gözeten politika çerçevesinin kararlılıkla sürdürülmesidir. Makroekonomik istikrarın kalıcı olarak güçlenmesi ve reform gündeminin kararlılıkla sürdürülmesi halinde Türkiye'nin uluslararası yatırımcı nezdindeki cazibesini artırarak küresel değer zincirlerinde daha güçlü bir konuma ulaşacağına ve sürdürülebilir büyüme patikasını sağlamlaştıracağına inanıyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ekmeğini kazandığı hastane hayatını kurtardı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ekmegini-kazandigi-hastane-hayatini-kurtardi/881387/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ekmegini-kazandigi-hastane-hayatini-kurtardi/881387/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir — İzmir Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'nde çalışırken kalbi duran temizlik görevlisi Mehmet Bedel, buradaki doktor ve hemşirelerin saniyeler içinde başlattığı müdahale ile hayata tutundu - Doktor Ferdi Akbulut: - Mehmet'in hastane içinde kalbinin durması bir şans. 30 dakika sonra mesaisi bitip eve gidecekti. Evde böyle bir şey olsa Mehmet aramızda olmayabilirdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri — TEZCAN EKİZLER - İzmir'de hastanede çalışırken kalbi duran temizlik görevlisi, aynı serviste birlikte görev yaptığı doktor ve hemşirelerin zamanla yarışan müdahalesi sayesinde yaşama döndü.İzmir Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'nde temizlik görevlisi olan 43 yaşındaki Mehmet Bedel, 12 Temmuz Pazar günü çalışırken mide ağrısı şikayetiyle acil tıp uzmanları Ferdi Akbulut ve Hamza Çıldır'a başvurdu.Doktorların yönlendirmesiyle kardiyoloji bölümüne götürülen ve ekokardiyografi incelemesi sırasında fenalaşan Bedel'in bilinci kapandı ve kalbi durdu.Mesai arkadaşları için hastanede zamanla yarışBunun üzerine kardiyoloji ve acil servis ekipleri saniyeler içinde müdahaleye başladı. Yaklaşık 15 dakika kalp masajı ve elektroşok uygulanan Bedel'in kalbi yeniden çalıştırıldı.Hızla anjiyo ünitesine alınan Bedel'in kalbinin ön duvarını besleyen ana damarının tamamen tıkalı olduğu belirlendi. Operasyon sırasında yeniden kalbi duran Bedel'e bir kez daha kalp masajı yapıldı. Kalbin yeniden çalıştırılmasının ardından tıkalı damar stentle açıldı.Yaklaşık 10 saat yoğun bakımda entübe olarak tedavi gören Bedel, sağlık durumunun düzelmesiyle servise çıkarıldı.Kendimi şanslı hissediyorumMehmet Bedel, AA muhabirine, yaşadıklarına hala inanamadığını söyledi.Doktorların başındaki konuşmalarını duyduğunu anlatan Bedel, Beni hiç yalnız bırakmadılar. Müdahale ederken doktorlarımın ağladığını, yalvardığını, 'Mehmet döneceksin, seni çok seviyoruz.' dediklerini hatırlıyorum. Hepsini çok seviyorum. Bundan sonra hayatı daha çok seveceğim, fazla bir şeyi kafaya takmayacağım. Bir 10-15 dakika sonra hastalansaymışım, şu an aranızda değildim. Kendimi şanslı hissediyorum. dedi.Bedel, sağlığına tamamen kavuşmasının ardından acil servisteki görevine yeniden başlamak istediğini anlattı.Bedel'e müdahale eden acil tıp uzmanı doktor Hamza Çıldır, hastanın ekoda bayıldığı haberi gelmesinin ardından acil servisteki doktor ve hemşirelere koşun dediğini anlattı. Çıldır, şunları kaydetti:Mehmet ağabeyin kalbinin durduğunu fark ettik. Bizden önce müdahaleye başlamışlardı. Biz de yardım ettik. 15 dakika civarında kalp masajı yaptık. Aralıklarla elektro şok da verdik. 12 dakika içinde kalbinin döndüğünü gördük. Entübe edip anjiyoya aldık. Masada yine 3 dakika kalbi durdu yine biz kalp masajı yaptık. 15 dakika kalp durması var. Şükür ki vücudunda bir hasar kalmadı. Hızlı müdahale ettik. Vücudu oksijensiz kalmadı.Mehmet&#039;i sağlıklı bir şekilde görmek mutlu ediyorAcil tıp uzmanı doktor Ferdi Akbulut ise Bedel ile 3,5 yıldır hastanenin acil servisinde birlikte çalıştıklarını ifade etti.Ekokardiyografi odasında müdahale süresi uzadıkça umudunun azaldığını anlatan Akbulut, şöyle konuştu:Sanırım dönmeyecek dedim ama yine de müdahalemizi sürdürdük. En sonunda nabız sağlandı. Anjiyoya aldık, tekrar kalbi durdu. Tekrar kalbini çalıştırdık. O anlarda duygulandım. 3,5 yıldır beraber çalışıyoruz. Bana daha önce 'Hocam bana bir şey olursa sen bak.' demişti. Allah'ın hikmeti. O gün de ben nöbetçiydim. Ben şu an çok mutluyum. Mehmet'i sağlıklı bir şekilde görmek mutlu ediyor. Hastane içi arrestlerde (kalp durmalarında) müdahale şansımız yüksek. Hastane dışında olduğu zaman bu süreç uzayabiliyor. Beyin 3 dakika sonra oksijensiz kalınca etkileniyor. Mehmet'in hastane içinde kalbinin durması bir şans. 30 dakika sonra mesaisi bitip eve gidecekti. Evde böyle bir şey olsa Mehmet aramızda olmayabilirdi.Kardiyoloji uzmanı Ömer Özkan Duman, Bedel'in kalbini tekrar çalıştırdıktan sonra hızlı bir şekilde anjiyo salonuna aldıklarını, 15 dakika süren operasyonla kalbin ana damarını stentle açtıklarını anlattı.Başhekim Doç. Dr. Kamil Yamak da Bedel'in sağlığına kavuşması için sağlık çalışanlarının seferber olduğunu, onu serviste sağlıklı bir şekilde yeniden gülerken görmenin mutluluk verici olduğunu aktardı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri — TEZCAN EKİZLER - İzmir'de hastanede çalışırken kalbi duran temizlik görevlisi, aynı serviste birlikte görev yaptığı doktor ve hemşirelerin zamanla yarışan müdahalesi sayesinde yaşama döndü.İzmir Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'nde temizlik görevlisi olan 43 yaşındaki Mehmet Bedel, 12 Temmuz Pazar günü çalışırken mide ağrısı şikayetiyle acil tıp uzmanları Ferdi Akbulut ve Hamza Çıldır'a başvurdu.Doktorların yönlendirmesiyle kardiyoloji bölümüne götürülen ve ekokardiyografi incelemesi sırasında fenalaşan Bedel'in bilinci kapandı ve kalbi durdu.Mesai arkadaşları için hastanede zamanla yarışBunun üzerine kardiyoloji ve acil servis ekipleri saniyeler içinde müdahaleye başladı. Yaklaşık 15 dakika kalp masajı ve elektroşok uygulanan Bedel'in kalbi yeniden çalıştırıldı.Hızla anjiyo ünitesine alınan Bedel'in kalbinin ön duvarını besleyen ana damarının tamamen tıkalı olduğu belirlendi. Operasyon sırasında yeniden kalbi duran Bedel'e bir kez daha kalp masajı yapıldı. Kalbin yeniden çalıştırılmasının ardından tıkalı damar stentle açıldı.Yaklaşık 10 saat yoğun bakımda entübe olarak tedavi gören Bedel, sağlık durumunun düzelmesiyle servise çıkarıldı.Kendimi şanslı hissediyorumMehmet Bedel, AA muhabirine, yaşadıklarına hala inanamadığını söyledi.Doktorların başındaki konuşmalarını duyduğunu anlatan Bedel, Beni hiç yalnız bırakmadılar. Müdahale ederken doktorlarımın ağladığını, yalvardığını, 'Mehmet döneceksin, seni çok seviyoruz.' dediklerini hatırlıyorum. Hepsini çok seviyorum. Bundan sonra hayatı daha çok seveceğim, fazla bir şeyi kafaya takmayacağım. Bir 10-15 dakika sonra hastalansaymışım, şu an aranızda değildim. Kendimi şanslı hissediyorum. dedi.Bedel, sağlığına tamamen kavuşmasının ardından acil servisteki görevine yeniden başlamak istediğini anlattı.Bedel'e müdahale eden acil tıp uzmanı doktor Hamza Çıldır, hastanın ekoda bayıldığı haberi gelmesinin ardından acil servisteki doktor ve hemşirelere koşun dediğini anlattı. Çıldır, şunları kaydetti:Mehmet ağabeyin kalbinin durduğunu fark ettik. Bizden önce müdahaleye başlamışlardı. Biz de yardım ettik. 15 dakika civarında kalp masajı yaptık. Aralıklarla elektro şok da verdik. 12 dakika içinde kalbinin döndüğünü gördük. Entübe edip anjiyoya aldık. Masada yine 3 dakika kalbi durdu yine biz kalp masajı yaptık. 15 dakika kalp durması var. Şükür ki vücudunda bir hasar kalmadı. Hızlı müdahale ettik. Vücudu oksijensiz kalmadı.Mehmet&#039;i sağlıklı bir şekilde görmek mutlu ediyorAcil tıp uzmanı doktor Ferdi Akbulut ise Bedel ile 3,5 yıldır hastanenin acil servisinde birlikte çalıştıklarını ifade etti.Ekokardiyografi odasında müdahale süresi uzadıkça umudunun azaldığını anlatan Akbulut, şöyle konuştu:Sanırım dönmeyecek dedim ama yine de müdahalemizi sürdürdük. En sonunda nabız sağlandı. Anjiyoya aldık, tekrar kalbi durdu. Tekrar kalbini çalıştırdık. O anlarda duygulandım. 3,5 yıldır beraber çalışıyoruz. Bana daha önce 'Hocam bana bir şey olursa sen bak.' demişti. Allah'ın hikmeti. O gün de ben nöbetçiydim. Ben şu an çok mutluyum. Mehmet'i sağlıklı bir şekilde görmek mutlu ediyor. Hastane içi arrestlerde (kalp durmalarında) müdahale şansımız yüksek. Hastane dışında olduğu zaman bu süreç uzayabiliyor. Beyin 3 dakika sonra oksijensiz kalınca etkileniyor. Mehmet'in hastane içinde kalbinin durması bir şans. 30 dakika sonra mesaisi bitip eve gidecekti. Evde böyle bir şey olsa Mehmet aramızda olmayabilirdi.Kardiyoloji uzmanı Ömer Özkan Duman, Bedel'in kalbini tekrar çalıştırdıktan sonra hızlı bir şekilde anjiyo salonuna aldıklarını, 15 dakika süren operasyonla kalbin ana damarını stentle açtıklarını anlattı.Başhekim Doç. Dr. Kamil Yamak da Bedel'in sağlığına kavuşması için sağlık çalışanlarının seferber olduğunu, onu serviste sağlıklı bir şekilde yeniden gülerken görmenin mutluluk verici olduğunu aktardı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Napolyon kirazındaki verim üreticinin yüzünü güldürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/napolyon-kirazindaki-verim-ureticinin-yuzunu-gulduruyor/881386/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/napolyon-kirazindaki-verim-ureticinin-yuzunu-gulduruyor/881386/</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:09:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi — Sultandağı Tarım ve Orman Müdürü Fatih Sarı: -Kirazlarımız çok güzel ve kaliteli. Bölgemizde üretilen kirazları başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesine göndermekteyiz - Kiraz üreticisi Ali Özcan: - Bu yıl iklim şartlarımız çok iyi gitti ve bu da ürüne yansıdı. Bahçelerimizde çok güzel ve kaliteli kirazlarımız var]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ARİF YAVUZ - KADİR KİPER - Afyonkarahisar'ın Çay ve Sultandağı ilçelerinde hasadına başlanan ve yüksek rekoltesiyle öne çıkan Napolyon kirazında verim, üreticiyi memnun etti.Sultandağı Tarım ve Orman Müdürü Fatih Sarı, AA muhabirine, bahçelerde kiraz hasadının devam ettiğini söyledi.Yağışların ve iklim şartlarının iyi gitmesi nedeniyle bölgedeki rekoltenin bu yıl 36 bin ton olarak gerçekleşmesini beklediklerini anlatan Sarı, Kirazlarımız çok güzel ve kaliteli. Bölgemizde üretilen kirazları başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesine göndermekteyiz. Bölgemizdeki fabrikalar aracılığıyla ABD ve İngiltere'ye de dondurulmuş ve kurutulmuş kiraz ihracatı yapılmaktadır. ifadelerini kullandı.Sarı, bir süre önce Çin Halk Cumhuriyeti'nden alım heyetini ilçede misafir ettiklerini belirterek, yapılacak protokollerle kiraz ihracatının artırılmasının hedeflendiğini dile getirdi.Yeni pazarlar peşindeyizÇay Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sebahattin Dündar da Sultandağı ve Çay ilçelerindeki Napolyon kirazında bu yıl verimin oldukça iyi olduğunu söyledi.Bölgede kiraz rekoltesi yüksek olduğu gibi yurt dışında da iyi olduğunu öğrendiklerini ifade eden Dündar, İhracat için elimizden geldiği kadar bölgemize yeni firmalar davet etmeye çalışıyoruz. Kirazın satış ve pazarlama ağını genişletmeye çalışıyoruz. Hummalı bir çaba içerisindeyiz. İhracat konusunda Tarım ve Orman Bakanlığımız, kamu çalışanlarımız ve sivil toplum örgütlerimiz yoğun mesai harcıyor. İnşallah üreticimizin yararına olacak adımları atarız. Yeni pazarlar peşindeyiz. diye konuştu.Bahçelerde verim üreticiyi sevindirdiKiraz üreticisi Ali Özcan da 30 dekarlık meyve bahçesinde Napolyon kirazı yetiştirdiğini, bu yılki rekoltenin iyi olduğunu anlattı.Geçen yıl don olayı nedeniyle zor günler geçirdiklerine değinen Özcan, Bu yıl iklim şartlarımız çok iyi gitti ve bu da ürüne yansıdı. Bahçelerimizde çok güzel ve kaliteli kirazlarımız var. Aroması çok beğeniliyor. Satış ve pazarlama konusunda da beklentilerimiz var. İnşallah para kazanacağımız bir sezon olur. dedi.Kiraz üreticisi Meral Atmaca ise kirazda verimin çok güzel olduğunu ifade etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ARİF YAVUZ - KADİR KİPER - Afyonkarahisar'ın Çay ve Sultandağı ilçelerinde hasadına başlanan ve yüksek rekoltesiyle öne çıkan Napolyon kirazında verim, üreticiyi memnun etti.Sultandağı Tarım ve Orman Müdürü Fatih Sarı, AA muhabirine, bahçelerde kiraz hasadının devam ettiğini söyledi.Yağışların ve iklim şartlarının iyi gitmesi nedeniyle bölgedeki rekoltenin bu yıl 36 bin ton olarak gerçekleşmesini beklediklerini anlatan Sarı, Kirazlarımız çok güzel ve kaliteli. Bölgemizde üretilen kirazları başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesine göndermekteyiz. Bölgemizdeki fabrikalar aracılığıyla ABD ve İngiltere'ye de dondurulmuş ve kurutulmuş kiraz ihracatı yapılmaktadır. ifadelerini kullandı.Sarı, bir süre önce Çin Halk Cumhuriyeti'nden alım heyetini ilçede misafir ettiklerini belirterek, yapılacak protokollerle kiraz ihracatının artırılmasının hedeflendiğini dile getirdi.Yeni pazarlar peşindeyizÇay Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sebahattin Dündar da Sultandağı ve Çay ilçelerindeki Napolyon kirazında bu yıl verimin oldukça iyi olduğunu söyledi.Bölgede kiraz rekoltesi yüksek olduğu gibi yurt dışında da iyi olduğunu öğrendiklerini ifade eden Dündar, İhracat için elimizden geldiği kadar bölgemize yeni firmalar davet etmeye çalışıyoruz. Kirazın satış ve pazarlama ağını genişletmeye çalışıyoruz. Hummalı bir çaba içerisindeyiz. İhracat konusunda Tarım ve Orman Bakanlığımız, kamu çalışanlarımız ve sivil toplum örgütlerimiz yoğun mesai harcıyor. İnşallah üreticimizin yararına olacak adımları atarız. Yeni pazarlar peşindeyiz. diye konuştu.Bahçelerde verim üreticiyi sevindirdiKiraz üreticisi Ali Özcan da 30 dekarlık meyve bahçesinde Napolyon kirazı yetiştirdiğini, bu yılki rekoltenin iyi olduğunu anlattı.Geçen yıl don olayı nedeniyle zor günler geçirdiklerine değinen Özcan, Bu yıl iklim şartlarımız çok iyi gitti ve bu da ürüne yansıdı. Bahçelerimizde çok güzel ve kaliteli kirazlarımız var. Aroması çok beğeniliyor. Satış ve pazarlama konusunda da beklentilerimiz var. İnşallah para kazanacağımız bir sezon olur. dedi.Kiraz üreticisi Meral Atmaca ise kirazda verimin çok güzel olduğunu ifade etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
