<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>İngiltere Dışişleri Bakanı Miliband: Yahudi olmakla gurur duyuyorum ama kendisine (hahambaşı) katılmıyorum</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ingiltere-disisleri-bakani-miliband-yahudi-olmakla-gurur-duyuyorum-ama-kendisine-hahambasi-katilmiyorum/906457/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ingiltere-disisleri-bakani-miliband-yahudi-olmakla-gurur-duyuyorum-ama-kendisine-hahambasi-katilmiyorum/906457/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 19:12:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, ülkesinin işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklama kararını eleştiren İngiltere Hahambaşı Ephraim Mirvis'e tepki göstererek, Ben Yahudi olmakla gurur duyuyorum ama kendisine (hahambaşı) katılmıyorum.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, ülkesinin işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklama kararını eleştiren İngiltere Hahambaşı Ephraim Mirvis'e tepki göstererek, Ben Yahudi olmakla gurur duyuyorum ama kendisine (hahambaşı) katılmıyorum. Yapmamız gereken şey, yasalara saygı ve insan onuru gibi İngiliz değerlerine uygun davranmak ve adaletsizliği önlemektir. ifadelerini kullandı.Miliband, Sky News televizyonunda İngiltere'de alınan işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticaret yasağı kararını değerlendirdi.Kararın ardından İsrail'in İngiltere'nin işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Filistin nezdindeki konsolosluğunu kapatmasına değinen Miliband, İsrailli ve Filistinlilerin güvenliği için tek yol iki devletli çözümdür. Sahadaki gerçeklere baktığımızda bu hedef yok ediliyor. dedi.Miliband, gasbedilen topraklarda kurulan yasa dışı yerleşim yerlerinin sayısının hızla arttığını da belirterek, Bu durum ve Filistin halkının karşı karşıya olduğu baskı karşısında sessizce duramayız. İsrail hükümetinin aldığı (konsolosluk kapatma) kararı üzüntüyle karşıladım. Ancak dün aldığımız (ticareti yasaklama) karardan dolayı da gurur duyuyorum. Doğru bir şey yaptık. diye konuştu.Konsolosluğun kapatılmasının İngiltere-Filistin ilişkilerine zarar vereceğini kaydeden Miliband, Filistinli yetkililerin de ülkenin toprak bütünlüğünü imkansız kılacak E1 projesinin durdurulmasının daha önemli bir adım olduğuna inandığını anlattı.İngiltere'nin işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticaret yasağını eleştiren İngiltere Hahambaşı Ephraim Mirvis'e de tepki gösteren Miliband, şu ifadeleri kullandı:Ben Yahudi olmakla gurur duyuyorum ama kendisine (hahambaşı) katılmıyorum. Kendisine saygı duyuyorum ama aynı düşünmüyorum. Yapmamız gereken şey, yasalara saygı ve insan onuru gibi İngiliz değerlerine uygun davranmak ve adaletsizliği önlemektir. Kim İsrail hükümetinin yaptıklarının sorumlusu olarak İngiliz Yahudilerini görüyorsa, bu antisemitizmdir.Miliband, İsrail'in kendisini koruma iddiasıyla attığı adımların İsrail'i daha güvenli değil, daha güvensiz hale getirdiğinin de altını çizerek, İsrail'i dünyadan izole halde görmek istemiyorum ancak İsrail hükümetinin eylemleri beni korkutuyor. değerlendirmesini yaptı.İngiltere ile birlikte başka ülkelerin de benzer karar aldığını hatırlatan Miliband, İsrail'in gelişmesini istediğini ancak işgal altındaki topraklarda yaşananların yasa dışı olduğunu dile getirdi.Miliband, kararı açıklamadan önce ABD'ye bilgi verdiklerini de sözlerine ekledi.İngiltere, Fransa, İspanya ve Kanada dahil 12 ülke, dün yaptıkları ortak açıklamayla işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklayacaklarını duyurmuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, ülkesinin işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklama kararını eleştiren İngiltere Hahambaşı Ephraim Mirvis'e tepki göstererek, Ben Yahudi olmakla gurur duyuyorum ama kendisine (hahambaşı) katılmıyorum. Yapmamız gereken şey, yasalara saygı ve insan onuru gibi İngiliz değerlerine uygun davranmak ve adaletsizliği önlemektir. ifadelerini kullandı.Miliband, Sky News televizyonunda İngiltere'de alınan işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticaret yasağı kararını değerlendirdi.Kararın ardından İsrail'in İngiltere'nin işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Filistin nezdindeki konsolosluğunu kapatmasına değinen Miliband, İsrailli ve Filistinlilerin güvenliği için tek yol iki devletli çözümdür. Sahadaki gerçeklere baktığımızda bu hedef yok ediliyor. dedi.Miliband, gasbedilen topraklarda kurulan yasa dışı yerleşim yerlerinin sayısının hızla arttığını da belirterek, Bu durum ve Filistin halkının karşı karşıya olduğu baskı karşısında sessizce duramayız. İsrail hükümetinin aldığı (konsolosluk kapatma) kararı üzüntüyle karşıladım. Ancak dün aldığımız (ticareti yasaklama) karardan dolayı da gurur duyuyorum. Doğru bir şey yaptık. diye konuştu.Konsolosluğun kapatılmasının İngiltere-Filistin ilişkilerine zarar vereceğini kaydeden Miliband, Filistinli yetkililerin de ülkenin toprak bütünlüğünü imkansız kılacak E1 projesinin durdurulmasının daha önemli bir adım olduğuna inandığını anlattı.İngiltere'nin işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticaret yasağını eleştiren İngiltere Hahambaşı Ephraim Mirvis'e de tepki gösteren Miliband, şu ifadeleri kullandı:Ben Yahudi olmakla gurur duyuyorum ama kendisine (hahambaşı) katılmıyorum. Kendisine saygı duyuyorum ama aynı düşünmüyorum. Yapmamız gereken şey, yasalara saygı ve insan onuru gibi İngiliz değerlerine uygun davranmak ve adaletsizliği önlemektir. Kim İsrail hükümetinin yaptıklarının sorumlusu olarak İngiliz Yahudilerini görüyorsa, bu antisemitizmdir.Miliband, İsrail'in kendisini koruma iddiasıyla attığı adımların İsrail'i daha güvenli değil, daha güvensiz hale getirdiğinin de altını çizerek, İsrail'i dünyadan izole halde görmek istemiyorum ancak İsrail hükümetinin eylemleri beni korkutuyor. değerlendirmesini yaptı.İngiltere ile birlikte başka ülkelerin de benzer karar aldığını hatırlatan Miliband, İsrail'in gelişmesini istediğini ancak işgal altındaki topraklarda yaşananların yasa dışı olduğunu dile getirdi.Miliband, kararı açıklamadan önce ABD'ye bilgi verdiklerini de sözlerine ekledi.İngiltere, Fransa, İspanya ve Kanada dahil 12 ülke, dün yaptıkları ortak açıklamayla işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklayacaklarını duyurmuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Şerif Muhiddin Targan Sergisi, Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi'nde açıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/serif-muhiddin-targan-sergisi-beyazit-yazma-eser-kutuphanesi-nde-acildi/906455/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/serif-muhiddin-targan-sergisi-beyazit-yazma-eser-kutuphanesi-nde-acildi/906455/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 19:09:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Coşkun Yılmaz: - Bu programı TÜYEK'deki başkanlığımız sırasında planlamıştık fakat program yeni görevimin ilk etkinliği olarak gerçekleştirmek nasip oldu. Bu ilk programın Hz. Peygamber'in 37. kuşak torunu gibi bir isimle birlikte yapıyor olmak bence son derece önemli ve kıymetlidir - AK Parti Grup Başkan Vekili Bahadır Yenişehirlioğlu: - Şerif Muhiddin Targan medeniyetimizden süzülüp gelen çok önemli bir miras ve kıymettir. Böyle kıymetli mekanda ve bir o kadar değerli merhum Targan'ı anmak bizler için çok önemli]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Hz. Peygamber'in 37. kuşaktan torunu, ud ve çello virtüözü, bestekar ve ressam Şerif Muhiddin Targan’ın Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi'ne bağışladığı koleksiyonundan seçilmiş nota defterleri, yazmalar, nadir matbu eserler, şahsi eşyaları, kıyafetler ve sazlarının yer alacağı Şerif Muhiddin Targan Sergisi, Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi'nde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.Sergi, Targan'ın vasiyeti gereğince eşi Safiye Ayla Targan tarafından 6 Nisan 1974 tarihinde Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi'ne emanet ettiği koleksiyondan yapılan bir seçkiyi ilk kez topluca görme imkanı sunuyor.Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın açılışından konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Coşkun Yılmaz, hayatın tesadüflerden ziyade tevaffuklar silsilesi olarak kabul edilmesi gerekitğini vurgulayarak, Ben de kendi hayatımda gördüğün bu önemli noktayı hep tecrübe ettim. Bu programı TÜYEK'deki başkanlığımız sırasında planlamıştık fakat program yeni görevimin ilk etkinliği olarak gerçekleştirmek nasip oldu. Bu ilk programın Hz. Peygamber'in 37. kuşak torunu gibi bir isimle birlikte yapıyor olmak bence son derece önemli ve kıymetlidir. Yazma eserlerini ve kültürel mirası hizmete açmak ve dolaşıma sokmak Targan gibi abideleri anlamanın en önemli adımlarından birisidir. ifadelerini kullandı.AK Parti Grup Başkan Vekili Bahadır Yenişehirlioğlu, modern dünyanın derinliğini kaybettiğini aktararak, “Ne yazık ki bizler giderek yüzeysel yaşamlar sürmeye başladık. Doğum ve ölüm gibi kısa ömrü nitelikleştirmiyorsak en büyük kayıp içindeyiz demektir. Bu niteliği sağlayacak temel de Hz. Peygamber’dir. Bizler iki büyük merhamet medeniyet kurmuşuz. Türkiye Cumhuriyeti de bunun bir devamıdır. Sanat bu merhametin görünür hallerinden birisidir. Şerif Muhiddin Targan da medeniyetimizden süzülüp gelen çok önemli bir miras ve kıymettir. Böyle kıymetli mekanda ve bir o kadar değerli merhum Targan'ı anmak bizler için çok önemli. dedi.İstanbul Vali Yardımcısı Avni Kula ise Targan'ın kültürel olarak ifa ettiği rolün önemine değinerek, Bugün burada ecdat yadigarlarından birisinin anıyoruz. Bizler tarihimizle gerçekten gurur duyuyoruz. Gittiğimiz her yere barış ve kardeşlik götürmüşüz. Sömürgeci olmamışız. Bu yönümüzle ne kadar övünsek azdır. Muhiddin Targan da bu güzide tarihin ve kültürün önemli bir değeriydi. Onu burada anmak bizim için çok büyük kıymeti haizdir. dedi.Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan doa Targan'ın kültürel mirasın canlı bir timsali olarak anlaşılması gerektiğini dile getirerek, Kadim kültürümüz, sadece binalardan oluşmuyor. Bunun en canlı halkalarından birisini Fatih'in gözbebiği Beyazıt'ta anıyoruz. Şerif Muhiddin Targan'ın mirasının gelecek nesillere aktarmak en büyük vazifelerimizin başında gelmektedir. Programın da bu önemli ödeve katkı sunmasını ve hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.” Şeklinde konuştu.Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Okur, düzenlenen etkinliğin bir parçası olmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti vurgulayarak, Rahmeli Mustafa Küçükaşçı hocamızla Hırka-i Şerif'in onarımı sırasında ziyaret gitmiştik. Orada çok büyük heyecan duymuştum. Bugün de benzer bir heyecan içindeyim. Targan, Hz. Peygamber'in torunu, onun neslinden gelen bir isim. Targan gibi isimler, bizim kendimize örnek alacağımız numen-i timsallerdir. Kendisini rahmetle yad ediyoruz. görüşlerine yer verdi.Etkinlik, Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Meydan Meşkleri Topluluğu'nun dinletisinin ardından gerçekleştirilen serginin açılış töreniyle sona erdi.Targan&#039;ın önemli mirası gün yüzünü çıkıyorBir asra yaklaşan bir sanat hayatının kişisel tanıklıklarıyla açılan ve Targan'ın nüfus cüzdanı, fotoğrafları, hatıra ve vasiyet defteri gibi şahsi eşyalarının yanrı sıra, usta ismin kendi el yazısıyla tuttuğu nota defterleri, dönemin usta icracıları ve şairleri tarafından kendisine ithaf edilmiş imzalı nota defterleri ile güfte mecmualarından oluşuyor. Muhtelif yıllarda yaptığı çizimlerden oluşan resim defterleri, Targan'ın müzik kadar resimle de kurduğu yakın bağı gözler önüne seriyor. Serginin ayrıca kütüphanesinden derlenen nadir matbu kitaplar ile müzik nazariyatı eserleri yer alıyor.Bu imzalı kitaplar arasında Mehmed Akif Ersoy'un Targan'a hediye ettiği, Safahat nüshası Ersoy’un kitabın başına İrfanına, ahlakına, fezailine hayran olduğum Şerif Muhiddin Beyefendi Hazretlerine tekaddüme-i hürmetimdir, 6 Şevval 1336 ithafını düşmüş olduğu notla birlikte özel bir anlama sahip olarak değerlendiriliyor.Udi Nevres Bey'in kendi el yazısıyla, En yüce san'atkâr pek muhterem Şerîi Muhiddin Beyefendi hazretlerine, 14 Mayıs 1926 diye imzaladığı Hüzzam saz semaîsi ve Uşşak türkü notaları ile Muzaffer Sarısözen'in imzalayarak armağan ettiği Yurttan Sesler eserleri de, Targan'ın dönemin musiki ve edebiyat çevreleriyle kurduğu dostluk ağını belgeleyen örneklerden birisi olarak sergide yer alıyor.Serginin en dikkati çekici bölümünü, Targan'ın kendi çalgıları oluşturuyor. Aralarında Manol Usta, Şamlı Yusuf Nahhat, Bağdatlı Ali Türki ve Gurdikyan gibi ustaların elinden çıkmış örneklerin bulunduğu beş ud ile bir keman, bir viyolonsel ve enstrüman dolabı, kendi vitrinlerinde ziyaretçilerle buluşuyor. Sedef, abanoz, boynuz, deve kemiği ve ceviz gibi malzemenin işlendiği bu çalgılar, yalnızca bir icracının aletleri değil, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında İstanbul, Şam ve Bağdat'ta sürdürülen ud yapımcılığının da nadir belgeleri olarak kabul görüyor.Sergiye ayrıca Targan'ın levhalar bölümüne kayıtlı yağlı boya tablolarından örnekler ile kullandığı boya tüpleri ve muhtelif elbiseleriyle konser kıyafetleri eşlik ediyor. Sahnede ve gündelik hayatta giydiği bu kıyafetler, ziyaretçiye sanatçının çalışma ve icra dünyasını daha yakından tanıma imkanı veriyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Hz. Peygamber'in 37. kuşaktan torunu, ud ve çello virtüözü, bestekar ve ressam Şerif Muhiddin Targan’ın Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi'ne bağışladığı koleksiyonundan seçilmiş nota defterleri, yazmalar, nadir matbu eserler, şahsi eşyaları, kıyafetler ve sazlarının yer alacağı Şerif Muhiddin Targan Sergisi, Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi'nde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.Sergi, Targan'ın vasiyeti gereğince eşi Safiye Ayla Targan tarafından 6 Nisan 1974 tarihinde Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi'ne emanet ettiği koleksiyondan yapılan bir seçkiyi ilk kez topluca görme imkanı sunuyor.Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın açılışından konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Coşkun Yılmaz, hayatın tesadüflerden ziyade tevaffuklar silsilesi olarak kabul edilmesi gerekitğini vurgulayarak, Ben de kendi hayatımda gördüğün bu önemli noktayı hep tecrübe ettim. Bu programı TÜYEK'deki başkanlığımız sırasında planlamıştık fakat program yeni görevimin ilk etkinliği olarak gerçekleştirmek nasip oldu. Bu ilk programın Hz. Peygamber'in 37. kuşak torunu gibi bir isimle birlikte yapıyor olmak bence son derece önemli ve kıymetlidir. Yazma eserlerini ve kültürel mirası hizmete açmak ve dolaşıma sokmak Targan gibi abideleri anlamanın en önemli adımlarından birisidir. ifadelerini kullandı.AK Parti Grup Başkan Vekili Bahadır Yenişehirlioğlu, modern dünyanın derinliğini kaybettiğini aktararak, “Ne yazık ki bizler giderek yüzeysel yaşamlar sürmeye başladık. Doğum ve ölüm gibi kısa ömrü nitelikleştirmiyorsak en büyük kayıp içindeyiz demektir. Bu niteliği sağlayacak temel de Hz. Peygamber’dir. Bizler iki büyük merhamet medeniyet kurmuşuz. Türkiye Cumhuriyeti de bunun bir devamıdır. Sanat bu merhametin görünür hallerinden birisidir. Şerif Muhiddin Targan da medeniyetimizden süzülüp gelen çok önemli bir miras ve kıymettir. Böyle kıymetli mekanda ve bir o kadar değerli merhum Targan'ı anmak bizler için çok önemli. dedi.İstanbul Vali Yardımcısı Avni Kula ise Targan'ın kültürel olarak ifa ettiği rolün önemine değinerek, Bugün burada ecdat yadigarlarından birisinin anıyoruz. Bizler tarihimizle gerçekten gurur duyuyoruz. Gittiğimiz her yere barış ve kardeşlik götürmüşüz. Sömürgeci olmamışız. Bu yönümüzle ne kadar övünsek azdır. Muhiddin Targan da bu güzide tarihin ve kültürün önemli bir değeriydi. Onu burada anmak bizim için çok büyük kıymeti haizdir. dedi.Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan doa Targan'ın kültürel mirasın canlı bir timsali olarak anlaşılması gerektiğini dile getirerek, Kadim kültürümüz, sadece binalardan oluşmuyor. Bunun en canlı halkalarından birisini Fatih'in gözbebiği Beyazıt'ta anıyoruz. Şerif Muhiddin Targan'ın mirasının gelecek nesillere aktarmak en büyük vazifelerimizin başında gelmektedir. Programın da bu önemli ödeve katkı sunmasını ve hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.” Şeklinde konuştu.Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Okur, düzenlenen etkinliğin bir parçası olmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti vurgulayarak, Rahmeli Mustafa Küçükaşçı hocamızla Hırka-i Şerif'in onarımı sırasında ziyaret gitmiştik. Orada çok büyük heyecan duymuştum. Bugün de benzer bir heyecan içindeyim. Targan, Hz. Peygamber'in torunu, onun neslinden gelen bir isim. Targan gibi isimler, bizim kendimize örnek alacağımız numen-i timsallerdir. Kendisini rahmetle yad ediyoruz. görüşlerine yer verdi.Etkinlik, Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Meydan Meşkleri Topluluğu'nun dinletisinin ardından gerçekleştirilen serginin açılış töreniyle sona erdi.Targan&#039;ın önemli mirası gün yüzünü çıkıyorBir asra yaklaşan bir sanat hayatının kişisel tanıklıklarıyla açılan ve Targan'ın nüfus cüzdanı, fotoğrafları, hatıra ve vasiyet defteri gibi şahsi eşyalarının yanrı sıra, usta ismin kendi el yazısıyla tuttuğu nota defterleri, dönemin usta icracıları ve şairleri tarafından kendisine ithaf edilmiş imzalı nota defterleri ile güfte mecmualarından oluşuyor. Muhtelif yıllarda yaptığı çizimlerden oluşan resim defterleri, Targan'ın müzik kadar resimle de kurduğu yakın bağı gözler önüne seriyor. Serginin ayrıca kütüphanesinden derlenen nadir matbu kitaplar ile müzik nazariyatı eserleri yer alıyor.Bu imzalı kitaplar arasında Mehmed Akif Ersoy'un Targan'a hediye ettiği, Safahat nüshası Ersoy’un kitabın başına İrfanına, ahlakına, fezailine hayran olduğum Şerif Muhiddin Beyefendi Hazretlerine tekaddüme-i hürmetimdir, 6 Şevval 1336 ithafını düşmüş olduğu notla birlikte özel bir anlama sahip olarak değerlendiriliyor.Udi Nevres Bey'in kendi el yazısıyla, En yüce san'atkâr pek muhterem Şerîi Muhiddin Beyefendi hazretlerine, 14 Mayıs 1926 diye imzaladığı Hüzzam saz semaîsi ve Uşşak türkü notaları ile Muzaffer Sarısözen'in imzalayarak armağan ettiği Yurttan Sesler eserleri de, Targan'ın dönemin musiki ve edebiyat çevreleriyle kurduğu dostluk ağını belgeleyen örneklerden birisi olarak sergide yer alıyor.Serginin en dikkati çekici bölümünü, Targan'ın kendi çalgıları oluşturuyor. Aralarında Manol Usta, Şamlı Yusuf Nahhat, Bağdatlı Ali Türki ve Gurdikyan gibi ustaların elinden çıkmış örneklerin bulunduğu beş ud ile bir keman, bir viyolonsel ve enstrüman dolabı, kendi vitrinlerinde ziyaretçilerle buluşuyor. Sedef, abanoz, boynuz, deve kemiği ve ceviz gibi malzemenin işlendiği bu çalgılar, yalnızca bir icracının aletleri değil, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında İstanbul, Şam ve Bağdat'ta sürdürülen ud yapımcılığının da nadir belgeleri olarak kabul görüyor.Sergiye ayrıca Targan'ın levhalar bölümüne kayıtlı yağlı boya tablolarından örnekler ile kullandığı boya tüpleri ve muhtelif elbiseleriyle konser kıyafetleri eşlik ediyor. Sahnede ve gündelik hayatta giydiği bu kıyafetler, ziyaretçiye sanatçının çalışma ve icra dünyasını daha yakından tanıma imkanı veriyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrailli gardiyanların Filistinli mahkumlara uyguladığı ölümcül işkence, skandal yazışmalarla deşifre oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israilli-gardiyanlarin-filistinli-mahkumlara-uyguladigi-olumcul-iskence-skandal-yazismalarla-desifre-oldu/906454/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israilli-gardiyanlarin-filistinli-mahkumlara-uyguladigi-olumcul-iskence-skandal-yazismalarla-desifre-oldu/906454/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 19:09:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İsrailli gardiyanların Filistinli mahkumlara kimi zaman ölümle sonuçlanan ağır şiddet uyguladıktan sonra attığı mesajlar, vahşetin boyutunu gösterdi - Mahkum Ebu Asab'ın işkence sonucu ölümünü arkadaşına yazan bir gardiyan: - Koğuşlarda oluk oluk kan vardı. Aman Tanrım, bir mahkumu dövdüğümüz için kalp masajı yapıyorlar. Öldü. Dinle bak, her şeyin bir anda olması çok komik. Bom, sayım. Bom, ölü mahkum. - Kadın gardiyan Oshrit Eliga: - İçeri giren hangi parti olursa olsun (yeni getirilen mahkumları kastederek), böbreği patlamadan koğuşa sokmuyorum - Kadın gardiyan Avia Arusi: - Benim vardiyamda üç hücre yırtınırcasına namaz kılıyordu; dayakları biraz hafiflettiğimizi gördükleri için bizi sınıyorlardı. Sesli namaz kılmaya kalkıştılar. Sabah içeri girip analarını ağlattık]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İsrail’deki Ketziot Cezaevi'nde görevli gardiyanların, Filistinli bir mahkumu darbederek öldürdükleri geceye ve cezaevinde rutin hale gelen ağır işkencelere ilişkin birbirlerine attıkları kutlama mesajları gün yüzüne çıktı.Haaretz gazetesinin haberine göre, Filistinli mahkum Sair Semih Ebu Asab'ın Kasım 2023'te cezaevindeki ölümüne ilişkin İsrail makamlarınca açılan soruşturma dosyasındaki telefon yazışmaları, yaşanan dehşetin bir kısmını gözler önüne serdi.Soruşturma dosyasına giren telefon yazışmaları, Ebu Asab’ın feci şekilde dövülerek katledilmesinin yanı sıra koğuşlarda mahkumlara yönelik uygulanan şiddetin “bir yönetim politikası haline geldiğini” ortaya koydu.Ebu Asab’ın ölümünü birbirlerine Aşkım az önce öldü ve İnşallah geberir mesajlarıyla sevinçle aktaran gardiyanların, farklı tarihlerde yeni gelen tutuklulara böbreklerini patlatana kadar dayak attıklarını ve namaz kılan koğuşları bastıklarını itiraf ettikleri belirlendi.Yazışmalar, vahşetin boyutunu gözler önüne seriyorKadın gardiyan Oshrit Eliga, kendisi gibi gardiyan sevgilisine, Benimle ve vardiyamla gurur duyacaksın. Yaşananlardan sonra sayım 2 saat 23 dakika sürdü. Gerisini sen anla. Şu an klinikte kalp masajı yapıyorlar aşkım! diye yazdı, küfür ve hakaret içeren ifadeler kullandı.Bir diğer gardiyan heyecanla son durum mesajı geçerek, Kahretsin, ne sayımdı ama. Onları fena benzettik. ifadelerini kullandı.Üçüncü bir gardiyansa arkadaşına şu mesajı attı:Nasıl delice bir sayımdı. Böylesi hiç görülmedi. Üzerlerine peynir döktük, biraz yumurta kırdık. Koğuşlarda oluk oluk kan vardı. Aman Tanrım, bir mahkumu dövdüğümüz için kalp masajı yapıyorlar. Öldü. Dinle bak, her şeyin bir anda olması çok komik. Bom, sayım. Bom, ölü mahkum.Burada bahsedilen mahkum, 25 yıl hapse mahkum edilen ve 2005’ten öldürüldüğü güne kadar tutuklu bulunan Fetih Hareketi'ne bağlı olan Ebu Asab'dı.Ebu Asab'ın, o akşam kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği açıklandı. İddianameye göre, uğradığı ağır darp, kalbinde hasara yol açarak ölümüne neden oldu.7 Ekim 2023&#039;ten sonra Filistinli mahkumlara ağır şiddet ve kötü muamele arttıEbu Asab'ın ölümünden yaklaşık üç yıl sonra geçen hafta savcılar, İsrail Cezaevi Hizmeti'nde görevli 12 gardiyan hakkında iddianame hazırladı.Habere göre, gardiyanlar; savaşta Dürzi askerlerin öldürülmesine misilleme olarak Ebu Asab'ı ve hücredeki diğer sekiz Filistinli mahkumu darbetmekle suçlanıyor. Dürzi askerlerin öldüğüne dair bilginin daha sonra gerçek olmadığı ortaya çıkmıştı.7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail Cezaevi Hizmeti, Filistinli mahkumlara yönelik ağır şiddet ve kötü muamele iddialarıyla defalarca karşı karşıya kaldı.Fakat mahkumların şikayette bulunmada yaşadığı zorluklar ve hepsinden önemlisi gardiyanların “inatçı sessizliği ile birbirlerini kollama eğilimi, davaların mahkemeye taşınmasını” son derece güçleştirdiği belirtiliyor. Fakat bu defa gardiyanların “mesajlaşmalarının ve sorgulama sırasında birbirlerini suçlayan ifadelerinin, örülen sessizlik duvarını yıkan kilit deliller sunduğu” aktarıldı.Gün yüzüne çıkan soruşturma dosyaları, gardiyanların Filistinli mahkumlara yönelik rutin hale getirdiği ağır şiddete nadir bir bakış açısı sundu.Belgeler ayrıca, üst düzey yetkililerin bu eylemleri hasıraltı ettiğine ve görmezden geldiğine dair kanıtları da ifşa etti. En az bir tanık, Ketziot Cezaevi Komutanı Tuğgeneral Yosef Knipes'ın olaya dahil olduğunu iddia etti. Knipes ise bu iddiayı reddetti.Yüzü morarmıştıHaaretz gazetesi, Ebu Asab'ın tek suçunun”, bir gardiyana İsrail ile Filistinliler arasında ateşkes olup olmadığını sorma cesaretini göstermiş olması olarak değerlendirdi.Müfettişlere konuşan bir mahkum yaşananları şöyle anlattı:Asab gardiyana ateşkesi sordu, gardiyan da 'Sormasan iyi edersin.' dedi. Sayımı bekledik. Sayım sırasında ellerimiz başımızın üstünde, yüzümüz yere bakacak şekilde diz çökeriz. On beş gardiyan ve 15 güvenlik personeli geldi. Sair'in adını okudular ve Keter birimi hücreye girdi. Odadaki herkesi beş dakika boyunca coplarla dövdüler. 'Ateşkes yok' dediler. Sonra köpeği üzerimize saldılar. Küfrederek 'Ateşkes ha bir de ateşkes istiyorsunuz.' dediler ve çıkıp gittiler. Yerde kırık dökük yatıyorduk. Asab kalkamadı. Bilinci kapalıydı. En çok dayağı o yedi. Kanıyordu ve bütün yüzü morarmıştı. Elleri kanlar içindeydi.Bir diğer mahkum ise şöyle devam etti:Kimin güvenlik gücü, kimin subay, kimin gardiyan olduğunu bilmiyordum. Sonra birisi 'Kim dedi ateşkes diye? Ateşkes mi istiyorsunuz?' diye bağırdı. Öğleden sonraki sorusu yüzünden meselenin Asab'la ilgili olduğunu anladım. Tek duyduğum bağırışlar ve darbelerdi. Herkes dayak yedi. En ağırını Asab aldı. Başına darbe aldı, yüzü morarmıştı ve kollarında darp izleri vardı. Tepki vermiyordu.Habere göre, gardiyanların sorgudaki beyanları da mahkumların tanıklıklarını doğrular nitelikteydi.Gardiyan Avia Arusi ifadesinde, Komutan ve diğer bir gardiyan, hücredeki herkese ateşkesi kimin sorduğunu sordu. Sonra gardiyan işaret edip 'Sen miydin?' dedi. Komutan hemen yanındaydı, sonra ikisi birden sordu. Mahkum korktu ve kekeledi. Ardından onu deliler gibi dövmeye başladılar. dedi.Gardiyan Diana Troitsky ise müfettişlere şu cevabı verdi:Ateşkes olmadığını anlamaları için onları dövmemiz gerektiğini anladık. Komutan o akşam ne olursa olsun kendi sorumluluğunda olduğunu, vardiya amirinin ve cezaevi komutanının onayını aldığını, herkesin ne yaşanacağını bildiğini söyledi. Korkmamamız ve ne diyorsa onu yapmamız gerektiğini belirtti. '(Komutan) Evde bana öğretilen bir şey varsa, o da bu pisliklere karşı şiddettir. Ben bu değerlerle yetiştirildim ve sonuna kadar gideceğim. Rozetimi teslim etmek zorunda kalsam bile umurumda değil.'Kadın gardiyan Avia Arusi'nin o akşam sevgilisine attığı mesajlar da şiddetin münferit bir olay olmadığını ortaya koydu.Gardiyanların Ebu Asab'ın ölümünden mutlu olduklarını doğrulayan Arusi, mesajında, Sadece komutanımız için endişeleniyoruz çünkü harika bir adam. Mesela dün benim vardiyamda üç hücre yırtınırcasına namaz kılıyordu; dayakları biraz hafiflettiğimizi gördükleri için bizi sınıyorlardı. Sesli namaz kılmaya kalkıştılar. Sabah içeri girip analarını ağlattık. ifadelerini kullandı.Savcılar, gardiyanların suçunu hafifletme yoluna gittiHaaretz, ölümcül darbeleri hangi gardiyanların vurduğunu kanıtlamak imkansız olduğu için savcıların, Ebu Asab'ın hücresine giren 12 gardiyanı nispeten daha hafif bir suçlama “tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermekle itham etme” yoluna gittiğine dikkati çekti.Hücre kapısında bekleyen kadın gardiyanlar şüpheli sıfatıyla sorgulandı ancak haklarında iddianame hazırlanmadı.Sanıklardan bazılarının sorguda yalan söylediği, kimi zaman bunun mahkumları zapturapt altına almaya yönelik rutin bir operasyon olduğunu iddia ettiği aktarıldı.Hakkında dava açılan bir hapishane güvenlik gücü gardiyanı, ifadesinde, Olağan dışı hiçbir şey yoktu. Hiçbirimizin güç kullandığını düşünmüyorum; içeri gireriz, kontrolü sağlar ve çıkarız. dedi.Dayak ve şiddet rutindiHapishanedeki güvenlik gücü Asab'ın hücresinde yaşananlar için, Bir nevi rutindi, bu yüzden olayı kimseye bildirmedik. Üst düzey komutanlar açısından bakıldığında bu gayet uygundu. Politika buydu. dedi.Asab'ın öldürülmesinden sonra bir gardiyan, arkadaşına, Bir mahkumun ölüm haberi basına düşmek üzere. Biz içeri girdiğimizde öldü. Ciddi dayak faslı döndü ama burası WhatsApp, anlatılmaz. diye yazmıştı.Kadın gardiyan Eliga'nın, Damon Cezaevi'ndeki kadın güvenlik mahkumları koğuşunda gardiyanlık yapan sevgilisi Tamer Tarudi'ye, Asab'ın ölümünden sonra Aşkım, son durum, az önce öldü. diye yazdı.Eliga, çok mutlu ve tatmin olduğunu ama şimdi ortalığın karıştığını, çok kan aktığını ve mahkumları kırdıklarını ekleyerek, mesajına şöyle devam etti:İyi olacak. Yaşandığına sevindim. Bunun için kariyerimi tehlikeye atmaya razıyım. İçim çok rahat. Hepimizin öyle. Komutan böyle bir şeyin olacağını biliyordu. Brifingde bize bunu söyledi ve yapamayacağını hisseden varsa söylemesini istedi çünkü onları gerçekten kırmak istiyordu. Ben cidden iyiyim ama bilirsin işte, soruşturmalar falan filan bir sürü tantana.Asab, cezaevindeki suistimalleri ifşa edecektiSoruşturma ilerledikçe kendi üstlerini de suçlayan komutan; Cezaevi Komutanı Tuğgeneral Yosef Knipes başta olmak üzere üst düzey yetkililerin yüzlerini gizleyen kasklar takarak bizzat koğuş baskınlarına katıldığını, içeriden çığlıklar yükseldiğini ve uygulanan şiddetin kurum içinde örtbas edilen yerleşik bir kültüre dönüştüğünü söyledi.İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre, Ebu Asab, sorgusu sırasında cezaevindeki diğer gardiyanların da karıştığı başka suistimalleri ifşa etmekle tehdit etmişti. Ancak ölümü hem bu davayı hem de Cezaevi Hizmetindeki başka personeli ele verme ihtimalini ortadan kaldırdı.Diğer mahkumlara yönelik şiddetHaaretz’in haberine göre, soruşturma sırasında Gazze savaşının başlamasından bu yana mahkumlara yönelik diğer şiddet olaylarına dair anlatımlar da gün yüzüne çıktı ancak bunların üzerine gidilmedi.Eliga'nın WhatsApp yazışmaları da şiddetin ne kadar kanıksandığını gösterdi. Aralık 2023'te, Ebu Asab'ın ölümünden yaklaşık bir ay sonra, yeni getirilen mahkumlar hakkında bir arkadaşına şu mesajı attı:Bir grup fahişe, (Eski Ahit’te geçen bir topluluk) Amalek dölü, sokak ortasında teslim oldu. Donlarıyla yerde oturuyorlar, gözleri bağlı. Bu Şabat gelişleri için kendimi ve vardiyayı şimdiden hazırlıyorum. Onlara layıkıyla bir Şabat karşılaması yapacağız.Arkadaşı ise bu durumdan etkilenerek, Yok artık, harbiden dövüyor musun? Yani bizzat kendin mi yapıyorsun? dedi.Eliga ise mesajına şöyle devam etti:Keşke sana kanıtlayabilsem, bir şeyler gösterebilsem. Yemin ederim kızım, analarını ağlatıyorum. Beni hiç böyle görmedin. Bu rutin. İçeri giren hangi parti olursa olsun (yeni getirilen mahkumları kastederek), böbreği patlamadan koğuşa sokmuyorum.Aynı ay içindeki bir başka yazışmada Eliga, yine başka bir gardiyan sevgilisi Tamer Tarudi'ye şunları yazdı:7 Ekim'den 70 fahişe daha aldık. Tabii ki herkes kendi özel karşılamasını aldı. Bazıları kelepçemiz yetmediği için çiftler halinde karşılandı.Tamer Tarudi ise Haha, her zaman bir karşılama olmasına bayılıyorum. dedi.Eliga, yazışmaya şöyle devam etti:Onları dövmekten öyle yorulduk ki komutan kemerini çıkarıp anasını belledi. Kız çocuğu gibi çığlık atıyorlardı, kum torbası gibiydiler.Habere göre, tüm bu yazışmalara rağmen müfettişler, mahkumların rutin olarak darbedildiğini anlatan bu mesajlarla hiç ilgilenmedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İsrail’deki Ketziot Cezaevi'nde görevli gardiyanların, Filistinli bir mahkumu darbederek öldürdükleri geceye ve cezaevinde rutin hale gelen ağır işkencelere ilişkin birbirlerine attıkları kutlama mesajları gün yüzüne çıktı.Haaretz gazetesinin haberine göre, Filistinli mahkum Sair Semih Ebu Asab'ın Kasım 2023'te cezaevindeki ölümüne ilişkin İsrail makamlarınca açılan soruşturma dosyasındaki telefon yazışmaları, yaşanan dehşetin bir kısmını gözler önüne serdi.Soruşturma dosyasına giren telefon yazışmaları, Ebu Asab’ın feci şekilde dövülerek katledilmesinin yanı sıra koğuşlarda mahkumlara yönelik uygulanan şiddetin “bir yönetim politikası haline geldiğini” ortaya koydu.Ebu Asab’ın ölümünü birbirlerine Aşkım az önce öldü ve İnşallah geberir mesajlarıyla sevinçle aktaran gardiyanların, farklı tarihlerde yeni gelen tutuklulara böbreklerini patlatana kadar dayak attıklarını ve namaz kılan koğuşları bastıklarını itiraf ettikleri belirlendi.Yazışmalar, vahşetin boyutunu gözler önüne seriyorKadın gardiyan Oshrit Eliga, kendisi gibi gardiyan sevgilisine, Benimle ve vardiyamla gurur duyacaksın. Yaşananlardan sonra sayım 2 saat 23 dakika sürdü. Gerisini sen anla. Şu an klinikte kalp masajı yapıyorlar aşkım! diye yazdı, küfür ve hakaret içeren ifadeler kullandı.Bir diğer gardiyan heyecanla son durum mesajı geçerek, Kahretsin, ne sayımdı ama. Onları fena benzettik. ifadelerini kullandı.Üçüncü bir gardiyansa arkadaşına şu mesajı attı:Nasıl delice bir sayımdı. Böylesi hiç görülmedi. Üzerlerine peynir döktük, biraz yumurta kırdık. Koğuşlarda oluk oluk kan vardı. Aman Tanrım, bir mahkumu dövdüğümüz için kalp masajı yapıyorlar. Öldü. Dinle bak, her şeyin bir anda olması çok komik. Bom, sayım. Bom, ölü mahkum.Burada bahsedilen mahkum, 25 yıl hapse mahkum edilen ve 2005’ten öldürüldüğü güne kadar tutuklu bulunan Fetih Hareketi'ne bağlı olan Ebu Asab'dı.Ebu Asab'ın, o akşam kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği açıklandı. İddianameye göre, uğradığı ağır darp, kalbinde hasara yol açarak ölümüne neden oldu.7 Ekim 2023&#039;ten sonra Filistinli mahkumlara ağır şiddet ve kötü muamele arttıEbu Asab'ın ölümünden yaklaşık üç yıl sonra geçen hafta savcılar, İsrail Cezaevi Hizmeti'nde görevli 12 gardiyan hakkında iddianame hazırladı.Habere göre, gardiyanlar; savaşta Dürzi askerlerin öldürülmesine misilleme olarak Ebu Asab'ı ve hücredeki diğer sekiz Filistinli mahkumu darbetmekle suçlanıyor. Dürzi askerlerin öldüğüne dair bilginin daha sonra gerçek olmadığı ortaya çıkmıştı.7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail Cezaevi Hizmeti, Filistinli mahkumlara yönelik ağır şiddet ve kötü muamele iddialarıyla defalarca karşı karşıya kaldı.Fakat mahkumların şikayette bulunmada yaşadığı zorluklar ve hepsinden önemlisi gardiyanların “inatçı sessizliği ile birbirlerini kollama eğilimi, davaların mahkemeye taşınmasını” son derece güçleştirdiği belirtiliyor. Fakat bu defa gardiyanların “mesajlaşmalarının ve sorgulama sırasında birbirlerini suçlayan ifadelerinin, örülen sessizlik duvarını yıkan kilit deliller sunduğu” aktarıldı.Gün yüzüne çıkan soruşturma dosyaları, gardiyanların Filistinli mahkumlara yönelik rutin hale getirdiği ağır şiddete nadir bir bakış açısı sundu.Belgeler ayrıca, üst düzey yetkililerin bu eylemleri hasıraltı ettiğine ve görmezden geldiğine dair kanıtları da ifşa etti. En az bir tanık, Ketziot Cezaevi Komutanı Tuğgeneral Yosef Knipes'ın olaya dahil olduğunu iddia etti. Knipes ise bu iddiayı reddetti.Yüzü morarmıştıHaaretz gazetesi, Ebu Asab'ın tek suçunun”, bir gardiyana İsrail ile Filistinliler arasında ateşkes olup olmadığını sorma cesaretini göstermiş olması olarak değerlendirdi.Müfettişlere konuşan bir mahkum yaşananları şöyle anlattı:Asab gardiyana ateşkesi sordu, gardiyan da 'Sormasan iyi edersin.' dedi. Sayımı bekledik. Sayım sırasında ellerimiz başımızın üstünde, yüzümüz yere bakacak şekilde diz çökeriz. On beş gardiyan ve 15 güvenlik personeli geldi. Sair'in adını okudular ve Keter birimi hücreye girdi. Odadaki herkesi beş dakika boyunca coplarla dövdüler. 'Ateşkes yok' dediler. Sonra köpeği üzerimize saldılar. Küfrederek 'Ateşkes ha bir de ateşkes istiyorsunuz.' dediler ve çıkıp gittiler. Yerde kırık dökük yatıyorduk. Asab kalkamadı. Bilinci kapalıydı. En çok dayağı o yedi. Kanıyordu ve bütün yüzü morarmıştı. Elleri kanlar içindeydi.Bir diğer mahkum ise şöyle devam etti:Kimin güvenlik gücü, kimin subay, kimin gardiyan olduğunu bilmiyordum. Sonra birisi 'Kim dedi ateşkes diye? Ateşkes mi istiyorsunuz?' diye bağırdı. Öğleden sonraki sorusu yüzünden meselenin Asab'la ilgili olduğunu anladım. Tek duyduğum bağırışlar ve darbelerdi. Herkes dayak yedi. En ağırını Asab aldı. Başına darbe aldı, yüzü morarmıştı ve kollarında darp izleri vardı. Tepki vermiyordu.Habere göre, gardiyanların sorgudaki beyanları da mahkumların tanıklıklarını doğrular nitelikteydi.Gardiyan Avia Arusi ifadesinde, Komutan ve diğer bir gardiyan, hücredeki herkese ateşkesi kimin sorduğunu sordu. Sonra gardiyan işaret edip 'Sen miydin?' dedi. Komutan hemen yanındaydı, sonra ikisi birden sordu. Mahkum korktu ve kekeledi. Ardından onu deliler gibi dövmeye başladılar. dedi.Gardiyan Diana Troitsky ise müfettişlere şu cevabı verdi:Ateşkes olmadığını anlamaları için onları dövmemiz gerektiğini anladık. Komutan o akşam ne olursa olsun kendi sorumluluğunda olduğunu, vardiya amirinin ve cezaevi komutanının onayını aldığını, herkesin ne yaşanacağını bildiğini söyledi. Korkmamamız ve ne diyorsa onu yapmamız gerektiğini belirtti. '(Komutan) Evde bana öğretilen bir şey varsa, o da bu pisliklere karşı şiddettir. Ben bu değerlerle yetiştirildim ve sonuna kadar gideceğim. Rozetimi teslim etmek zorunda kalsam bile umurumda değil.'Kadın gardiyan Avia Arusi'nin o akşam sevgilisine attığı mesajlar da şiddetin münferit bir olay olmadığını ortaya koydu.Gardiyanların Ebu Asab'ın ölümünden mutlu olduklarını doğrulayan Arusi, mesajında, Sadece komutanımız için endişeleniyoruz çünkü harika bir adam. Mesela dün benim vardiyamda üç hücre yırtınırcasına namaz kılıyordu; dayakları biraz hafiflettiğimizi gördükleri için bizi sınıyorlardı. Sesli namaz kılmaya kalkıştılar. Sabah içeri girip analarını ağlattık. ifadelerini kullandı.Savcılar, gardiyanların suçunu hafifletme yoluna gittiHaaretz, ölümcül darbeleri hangi gardiyanların vurduğunu kanıtlamak imkansız olduğu için savcıların, Ebu Asab'ın hücresine giren 12 gardiyanı nispeten daha hafif bir suçlama “tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermekle itham etme” yoluna gittiğine dikkati çekti.Hücre kapısında bekleyen kadın gardiyanlar şüpheli sıfatıyla sorgulandı ancak haklarında iddianame hazırlanmadı.Sanıklardan bazılarının sorguda yalan söylediği, kimi zaman bunun mahkumları zapturapt altına almaya yönelik rutin bir operasyon olduğunu iddia ettiği aktarıldı.Hakkında dava açılan bir hapishane güvenlik gücü gardiyanı, ifadesinde, Olağan dışı hiçbir şey yoktu. Hiçbirimizin güç kullandığını düşünmüyorum; içeri gireriz, kontrolü sağlar ve çıkarız. dedi.Dayak ve şiddet rutindiHapishanedeki güvenlik gücü Asab'ın hücresinde yaşananlar için, Bir nevi rutindi, bu yüzden olayı kimseye bildirmedik. Üst düzey komutanlar açısından bakıldığında bu gayet uygundu. Politika buydu. dedi.Asab'ın öldürülmesinden sonra bir gardiyan, arkadaşına, Bir mahkumun ölüm haberi basına düşmek üzere. Biz içeri girdiğimizde öldü. Ciddi dayak faslı döndü ama burası WhatsApp, anlatılmaz. diye yazmıştı.Kadın gardiyan Eliga'nın, Damon Cezaevi'ndeki kadın güvenlik mahkumları koğuşunda gardiyanlık yapan sevgilisi Tamer Tarudi'ye, Asab'ın ölümünden sonra Aşkım, son durum, az önce öldü. diye yazdı.Eliga, çok mutlu ve tatmin olduğunu ama şimdi ortalığın karıştığını, çok kan aktığını ve mahkumları kırdıklarını ekleyerek, mesajına şöyle devam etti:İyi olacak. Yaşandığına sevindim. Bunun için kariyerimi tehlikeye atmaya razıyım. İçim çok rahat. Hepimizin öyle. Komutan böyle bir şeyin olacağını biliyordu. Brifingde bize bunu söyledi ve yapamayacağını hisseden varsa söylemesini istedi çünkü onları gerçekten kırmak istiyordu. Ben cidden iyiyim ama bilirsin işte, soruşturmalar falan filan bir sürü tantana.Asab, cezaevindeki suistimalleri ifşa edecektiSoruşturma ilerledikçe kendi üstlerini de suçlayan komutan; Cezaevi Komutanı Tuğgeneral Yosef Knipes başta olmak üzere üst düzey yetkililerin yüzlerini gizleyen kasklar takarak bizzat koğuş baskınlarına katıldığını, içeriden çığlıklar yükseldiğini ve uygulanan şiddetin kurum içinde örtbas edilen yerleşik bir kültüre dönüştüğünü söyledi.İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre, Ebu Asab, sorgusu sırasında cezaevindeki diğer gardiyanların da karıştığı başka suistimalleri ifşa etmekle tehdit etmişti. Ancak ölümü hem bu davayı hem de Cezaevi Hizmetindeki başka personeli ele verme ihtimalini ortadan kaldırdı.Diğer mahkumlara yönelik şiddetHaaretz’in haberine göre, soruşturma sırasında Gazze savaşının başlamasından bu yana mahkumlara yönelik diğer şiddet olaylarına dair anlatımlar da gün yüzüne çıktı ancak bunların üzerine gidilmedi.Eliga'nın WhatsApp yazışmaları da şiddetin ne kadar kanıksandığını gösterdi. Aralık 2023'te, Ebu Asab'ın ölümünden yaklaşık bir ay sonra, yeni getirilen mahkumlar hakkında bir arkadaşına şu mesajı attı:Bir grup fahişe, (Eski Ahit’te geçen bir topluluk) Amalek dölü, sokak ortasında teslim oldu. Donlarıyla yerde oturuyorlar, gözleri bağlı. Bu Şabat gelişleri için kendimi ve vardiyayı şimdiden hazırlıyorum. Onlara layıkıyla bir Şabat karşılaması yapacağız.Arkadaşı ise bu durumdan etkilenerek, Yok artık, harbiden dövüyor musun? Yani bizzat kendin mi yapıyorsun? dedi.Eliga ise mesajına şöyle devam etti:Keşke sana kanıtlayabilsem, bir şeyler gösterebilsem. Yemin ederim kızım, analarını ağlatıyorum. Beni hiç böyle görmedin. Bu rutin. İçeri giren hangi parti olursa olsun (yeni getirilen mahkumları kastederek), böbreği patlamadan koğuşa sokmuyorum.Aynı ay içindeki bir başka yazışmada Eliga, yine başka bir gardiyan sevgilisi Tamer Tarudi'ye şunları yazdı:7 Ekim'den 70 fahişe daha aldık. Tabii ki herkes kendi özel karşılamasını aldı. Bazıları kelepçemiz yetmediği için çiftler halinde karşılandı.Tamer Tarudi ise Haha, her zaman bir karşılama olmasına bayılıyorum. dedi.Eliga, yazışmaya şöyle devam etti:Onları dövmekten öyle yorulduk ki komutan kemerini çıkarıp anasını belledi. Kız çocuğu gibi çığlık atıyorlardı, kum torbası gibiydiler.Habere göre, tüm bu yazışmalara rağmen müfettişler, mahkumların rutin olarak darbedildiğini anlatan bu mesajlarla hiç ilgilenmedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Küçükçekmece'de iş yerine silahlı saldırı düzenleyen şüpheli yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kucukcekmece-de-is-yerine-silahli-saldiri-duzenleyen-supheli-yakalandi/906453/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kucukcekmece-de-is-yerine-silahli-saldiri-duzenleyen-supheli-yakalandi/906453/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 19:03:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Küçükçekmece'de iş yerine silahlı saldırı düzenleyen şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Küçükçekmece'de iş yerine silahlı saldırı düzenleyen şüpheli gözaltına alındı.Sefaköy Mahallesi Halkalı Caddesi'nde bir şüpheli, pasaj içindeki iş yerine silahla ateş açtıktan sonra kaçtı.Saldırıda ölen ya da yaralanan olmazken, iş yerinde hasar oluştu.Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi.Ekipler, şüpheliyi kullandığı silahla kısa sürede yakaladı.Şüphelinin saldırının ardından pasajdan kaçtığı anlar, bir iş yerinin güvenlik kamerasınca kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Küçükçekmece'de iş yerine silahlı saldırı düzenleyen şüpheli gözaltına alındı.Sefaköy Mahallesi Halkalı Caddesi'nde bir şüpheli, pasaj içindeki iş yerine silahla ateş açtıktan sonra kaçtı.Saldırıda ölen ya da yaralanan olmazken, iş yerinde hasar oluştu.Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi.Ekipler, şüpheliyi kullandığı silahla kısa sürede yakaladı.Şüphelinin saldırının ardından pasajdan kaçtığı anlar, bir iş yerinin güvenlik kamerasınca kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kucukcekmece-de-is-yerine-silahli-saldiri-duzenleyen-supheli-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD, Xinbi Guarantee'yi siber dolandırıcılığa destek verdiği gerekçesiyle yaptırım listesine aldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-xinbi-guarantee-yi-siber-dolandiriciliga-destek-verdigi-gerekcesiyle-yaptirim-listesine-aldi/906452/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-xinbi-guarantee-yi-siber-dolandiriciliga-destek-verdigi-gerekcesiyle-yaptirim-listesine-aldi/906452/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 19:00:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / ABD Hazine Bakanlığı, Amerikalıları hedef alan siber dolandırıcılık operasyonlarına destek verdiğini öne sürerek yasa dışı çevrim içi pazar yeri işleten Xinbi Guarantee'yi yaptırım listesine ekledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ABD Hazine Bakanlığı, Amerikalıları hedef alan siber dolandırıcılık operasyonlarına destek verdiğini öne sürerek yasa dışı çevrim içi pazar yeri işleten Xinbi Guarantee'yi yaptırım listesine ekledi.ABD Hazine Bakanlığından yapılan açıklamada, Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisinin (OFAC) Amerikalıları hedef alan siber dolandırıcılık, kara para aklama ve diğer suç faaliyetlerini desteklemek amacıyla kullanılan Çince bir platform olan Xinbi Guarantee'ye yaptırım uyguladığı bildirildi.Xinbi Guarantee'nin büyük ve yasa dışı bir çevrim içi pazar yerini işlettiğine değinilen açıklamada, platformun Çinli siber suçlular tarafından yoğun biçimde kullanıldığı kaydedildi.Açıklamada, OFAC'ın ayrıca dijital para birimi ve diğer finansal hizmetleri sağlayarak platformun faaliyetlerini destekleyen iki kuruluşu da yaptırım listesine eklediği bildirildi.Xinbi Guarantee'nin 2022'den bu yana platformları üzerinden 24 milyar doların üzerinde dijital varlık ve itibari para işlemi gerçekleştirdiği belirtilen açıklamada, platformun faaliyetlerinde mesajlaşma uygulaması ile XinbiPay kripto cüzdanının kullanıldığı aktarıldı.Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Güneydoğu Asya'daki dolandırıcılık merkezlerinin her yıl Amerikalı kurbanlardan milyarlarca dolar çaldığını belirtti.ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin bu suç örgütlerini ortadan kaldırma konusunda birlik içinde hareket ettiğini vurgulayan Bessent, Hazine Bakanlığı, bu dolandırıcılığın arkasındaki ağları çökertmek ve Amerikalıları korumak için araçlarını kullanmaya devam edecektir. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ABD Hazine Bakanlığı, Amerikalıları hedef alan siber dolandırıcılık operasyonlarına destek verdiğini öne sürerek yasa dışı çevrim içi pazar yeri işleten Xinbi Guarantee'yi yaptırım listesine ekledi.ABD Hazine Bakanlığından yapılan açıklamada, Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisinin (OFAC) Amerikalıları hedef alan siber dolandırıcılık, kara para aklama ve diğer suç faaliyetlerini desteklemek amacıyla kullanılan Çince bir platform olan Xinbi Guarantee'ye yaptırım uyguladığı bildirildi.Xinbi Guarantee'nin büyük ve yasa dışı bir çevrim içi pazar yerini işlettiğine değinilen açıklamada, platformun Çinli siber suçlular tarafından yoğun biçimde kullanıldığı kaydedildi.Açıklamada, OFAC'ın ayrıca dijital para birimi ve diğer finansal hizmetleri sağlayarak platformun faaliyetlerini destekleyen iki kuruluşu da yaptırım listesine eklediği bildirildi.Xinbi Guarantee'nin 2022'den bu yana platformları üzerinden 24 milyar doların üzerinde dijital varlık ve itibari para işlemi gerçekleştirdiği belirtilen açıklamada, platformun faaliyetlerinde mesajlaşma uygulaması ile XinbiPay kripto cüzdanının kullanıldığı aktarıldı.Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Güneydoğu Asya'daki dolandırıcılık merkezlerinin her yıl Amerikalı kurbanlardan milyarlarca dolar çaldığını belirtti.ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin bu suç örgütlerini ortadan kaldırma konusunda birlik içinde hareket ettiğini vurgulayan Bessent, Hazine Bakanlığı, bu dolandırıcılığın arkasındaki ağları çökertmek ve Amerikalıları korumak için araçlarını kullanmaya devam edecektir. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Antalya Valisi Şahin'den orman yangınlarına ilişkin açıklama:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/antalya-valisi-sahin-den-orman-yanginlarina-iliskin-aciklama/906451/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/antalya-valisi-sahin-den-orman-yanginlarina-iliskin-aciklama/906451/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:57:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya / (Kızıllı Mahallesi) Yangına müdahale hem havadan hem karadan devam ediyor. Etrafı çevrildi, dumanların renginden de anladığınız gibi şu anda enerjisi düşürüldü. Kısa zaman içerisinde kontrol altına alınacağını değerlendiriyoruz - Vatandaşımızın vefatı hepimizi çok üzdü. Çünkü çok cansiperane bir şekilde yardım ediyordu bize. Ama maalesef kaybettik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri : Antalya Valisi Hulusi Şahin, Kepez ilçesi Kızıllı Mahallesi'ndeki yangına müdahalenin hem havadan hem karadan devam ettiğini belirterek, Etrafı çevrildi, dumanların renginden de anladığınız gibi şu anda enerjisi düşürüldü. Kısa zaman içerisinde kontrol altına alınacağını değerlendiriyoruz. dedi.Şahin, Kepez ilçesine bağlı Kızıllı Mahallesi'ndeki yangın bölgesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, alandaki yangının üçüncü gününe giren Aksu yangınının son noktası olduğunu söyledi.Yangının bugün öğleden önce sıçrama yaptığını anlatan Şahin, bölgede şehrin genelinde olmayan bir rüzgar olduğunu ve bu rüzgarın da etkisiyle alevlerin yayıldığını dile getirdi.Kentte birkaç gündür kuru bir hava olduğunu anlatan Şahin, Yüzde 18 civarında bir nem oranı var. Hava 33 derece. Bir miktar da rüzgar olduğu zaman bu zaten yangına çok müsait bir ortam oluşturuyor. Bunun etkisini de zaten çok sayıda yangında gördük. diye konuştu.Serik'teki yangını kısa sürede söndürdüklerini anlatan Şahin, Kumluca'daki yangının soğutma çalışmalarının sürdüğünü dile getirdi.Çok büyük bir yangının da Aksu Karaöz Mahallesi'nde başladığını anlatan Şahin, şöyle devam etti:Bugün üçüncü gününe giren bir yangın. Pazartesi günü öğleden sonra 16.30 sıralarında başlamıştı. Ekiplerimiz cansiperane şekilde çalıştılar. Çalışmaya devam ediyorlar. Şu anda hem Karaöz Mahallesi'nde hem daha sonra sirayet ettiği Yeşilkaraman Mahallesi'nde bir tehlike kalmadı. O bölgedeki tüm yanan noktalar söndürüldü, kontrol altına alındı. Bu son sirayet Kepez ilçemize bağlı Kızıllı Mahallesi'nde devam ediyor. Ona da müdahale hem havada hem karadan devam ediyor. Etrafı çevrildi, dumanların renginden de anladığınız gibi şu anda enerjisi düşürüldü. Kısa zaman içerisinde kontrol altına alınacağını değerlendiriyoruz.Mutlaka sorumlular yakalanıp adalete teslim edilecekŞahin, yangının çıkış sebebinin belirlenmesinin henüz erken olduğunu belirterek, jandarma ekiplerinin çalıştığını söyledi.Her yangının bir adli olay olduğuna işaret eden Şahin, hepsinin tek tek incelendiğini ve mutlaka sonuca bağlandığını dile getirdi.Bu yangının da o şekilde değerlendirileceğini aktaran Şahin, Eğer bir ihmal ya da bir kasıt söz konusuysa mutlaka sorumlular yakalanıp adalete teslim edilecek. Bundan kimsenin şüphesi olmasın ama şu an için erken. ifadelerini kullandı.Poyrazın kuzeyden güneye birden tersine döndüğünü ve bunun da kor olan yerleri tekrar alevlendirdiğini anlatan Şahin, En büyük sorunumuz bu zaten. O yüzden uzuyor. O yüzden de gün ışığını en iyi şekilde kullanmaya çalışıyoruz. İnşallah bu akşam korktuğumuz olmayacak. dedi.Şahin, bir vatandaşın dün kalp krizinden vefat ettiğini belirterek, Bunu yangına bağlamak doğru değil. Vatandaşımızın vefatı hepimizi çok üzdü. Çünkü çok cansiperane bir şekilde yardım ediyordu bize. Ama maalesef kaybettik. Başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri : Antalya Valisi Hulusi Şahin, Kepez ilçesi Kızıllı Mahallesi'ndeki yangına müdahalenin hem havadan hem karadan devam ettiğini belirterek, Etrafı çevrildi, dumanların renginden de anladığınız gibi şu anda enerjisi düşürüldü. Kısa zaman içerisinde kontrol altına alınacağını değerlendiriyoruz. dedi.Şahin, Kepez ilçesine bağlı Kızıllı Mahallesi'ndeki yangın bölgesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, alandaki yangının üçüncü gününe giren Aksu yangınının son noktası olduğunu söyledi.Yangının bugün öğleden önce sıçrama yaptığını anlatan Şahin, bölgede şehrin genelinde olmayan bir rüzgar olduğunu ve bu rüzgarın da etkisiyle alevlerin yayıldığını dile getirdi.Kentte birkaç gündür kuru bir hava olduğunu anlatan Şahin, Yüzde 18 civarında bir nem oranı var. Hava 33 derece. Bir miktar da rüzgar olduğu zaman bu zaten yangına çok müsait bir ortam oluşturuyor. Bunun etkisini de zaten çok sayıda yangında gördük. diye konuştu.Serik'teki yangını kısa sürede söndürdüklerini anlatan Şahin, Kumluca'daki yangının soğutma çalışmalarının sürdüğünü dile getirdi.Çok büyük bir yangının da Aksu Karaöz Mahallesi'nde başladığını anlatan Şahin, şöyle devam etti:Bugün üçüncü gününe giren bir yangın. Pazartesi günü öğleden sonra 16.30 sıralarında başlamıştı. Ekiplerimiz cansiperane şekilde çalıştılar. Çalışmaya devam ediyorlar. Şu anda hem Karaöz Mahallesi'nde hem daha sonra sirayet ettiği Yeşilkaraman Mahallesi'nde bir tehlike kalmadı. O bölgedeki tüm yanan noktalar söndürüldü, kontrol altına alındı. Bu son sirayet Kepez ilçemize bağlı Kızıllı Mahallesi'nde devam ediyor. Ona da müdahale hem havada hem karadan devam ediyor. Etrafı çevrildi, dumanların renginden de anladığınız gibi şu anda enerjisi düşürüldü. Kısa zaman içerisinde kontrol altına alınacağını değerlendiriyoruz.Mutlaka sorumlular yakalanıp adalete teslim edilecekŞahin, yangının çıkış sebebinin belirlenmesinin henüz erken olduğunu belirterek, jandarma ekiplerinin çalıştığını söyledi.Her yangının bir adli olay olduğuna işaret eden Şahin, hepsinin tek tek incelendiğini ve mutlaka sonuca bağlandığını dile getirdi.Bu yangının da o şekilde değerlendirileceğini aktaran Şahin, Eğer bir ihmal ya da bir kasıt söz konusuysa mutlaka sorumlular yakalanıp adalete teslim edilecek. Bundan kimsenin şüphesi olmasın ama şu an için erken. ifadelerini kullandı.Poyrazın kuzeyden güneye birden tersine döndüğünü ve bunun da kor olan yerleri tekrar alevlendirdiğini anlatan Şahin, En büyük sorunumuz bu zaten. O yüzden uzuyor. O yüzden de gün ışığını en iyi şekilde kullanmaya çalışıyoruz. İnşallah bu akşam korktuğumuz olmayacak. dedi.Şahin, bir vatandaşın dün kalp krizinden vefat ettiğini belirterek, Bunu yangına bağlamak doğru değil. Vatandaşımızın vefatı hepimizi çok üzdü. Çünkü çok cansiperane bir şekilde yardım ediyordu bize. Ama maalesef kaybettik. Başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/antalya-valisi-sahin-den-orman-yanginlarina-iliskin-aciklama.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çankırı'da üreticiyle güvenli pazarı buluşturacak sözleşmeli üretim modeli hayata geçirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/cankiri-da-ureticiyle-guvenli-pazari-bulusturacak-sozlesmeli-uretim-modeli-hayata-gecirildi/906450/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/cankiri-da-ureticiyle-guvenli-pazari-bulusturacak-sozlesmeli-uretim-modeli-hayata-gecirildi/906450/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:56:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Çankırı / Çankırı'da tarımsal üretimi artırmak ve üreticiyi doğrudan güvenli pazarla buluşturmak amacıyla Sözleşmeli Üretim Protokolü imzalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Çankırı Haberleri : Çankırı'da tarımsal üretimi artırmak ve üreticiyi doğrudan güvenli pazarla buluşturmak amacıyla Sözleşmeli Üretim Protokolü imzalandı.Çankırı Valiliğinde düzenlenen törende Vali Hüseyin Çakırtaş, Tarım ve Orman İl Müdürü Latif Candan, Migros Ticaret AŞ yetkilileri ve ZZEF Grup A.Ş Proje Koordinatörü Erkan Gürkan tarafından protokol imzalandı.Valilik koordinesinde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Migros Ticaret AŞ yetkilileri ve Gürkan iş birliğiyli hayata geçirilen model ile yerli üretimin artırılması, üreticilere alım garantisinin sağlanması, ürün kalitesi ve izlenebilirliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.Çankırı'da tuz, çeltik, kavun ve biber sözleşmeli üretim modelinin uygulanmasına uygun başlıca ürünler arasında yer aldığı belirtilirken, kentte yapımı tamamlanan ve devam eden sulama gölet ve barajlarla birlikte sulu tarım alanlarının artmasının, kuru fasulye ve çerezlik ayçiçeği gibi gelir getiren ürünlerin ekilmesinin, üretim potansiyelinin daha da yükselmesini sağlayacağı kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Çankırı Haberleri : Çankırı'da tarımsal üretimi artırmak ve üreticiyi doğrudan güvenli pazarla buluşturmak amacıyla Sözleşmeli Üretim Protokolü imzalandı.Çankırı Valiliğinde düzenlenen törende Vali Hüseyin Çakırtaş, Tarım ve Orman İl Müdürü Latif Candan, Migros Ticaret AŞ yetkilileri ve ZZEF Grup A.Ş Proje Koordinatörü Erkan Gürkan tarafından protokol imzalandı.Valilik koordinesinde Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Migros Ticaret AŞ yetkilileri ve Gürkan iş birliğiyli hayata geçirilen model ile yerli üretimin artırılması, üreticilere alım garantisinin sağlanması, ürün kalitesi ve izlenebilirliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.Çankırı'da tuz, çeltik, kavun ve biber sözleşmeli üretim modelinin uygulanmasına uygun başlıca ürünler arasında yer aldığı belirtilirken, kentte yapımı tamamlanan ve devam eden sulama gölet ve barajlarla birlikte sulu tarım alanlarının artmasının, kuru fasulye ve çerezlik ayçiçeği gibi gelir getiren ürünlerin ekilmesinin, üretim potansiyelinin daha da yükselmesini sağlayacağı kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/cankiri-da-ureticiyle-guvenli-pazari-bulusturacak-sozlesmeli-uretim-modeli-hayata-gecirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Libya'da mahsur kalan 180 Nijeryalı ülkelerine gönüllü döndü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/libya-da-mahsur-kalan-180-nijeryali-ulkelerine-gonullu-dondu/906449/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/libya-da-mahsur-kalan-180-nijeryali-ulkelerine-gonullu-dondu/906449/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:54:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Abuja / Avrupa'ya gitmeye çalışırken Libya'da mahsur kalan 180 Nijeryalının ülkelerine gönüllü olarak döndüğü bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Abuja Haberleri : Avrupa'ya gitmeye çalışırken Libya'da mahsur kalan 180 Nijeryalının ülkelerine gönüllü olarak döndüğü bildirildi.Nijerya Ulusal Acil Yönetim Ajansından (NEMA) yapılan açıklamada, Libya'da mahsur kalan 180 Nijeryalının, Nijerya hükümeti ile Uluslararası Göç Örgütünün (IOM) işbirliğiyle yürütülen Gönüllü İnsani Geri Dönüş (VHR) Programı kapsamında ülkeye getirildiği belirtildi.Dönen Nijeryalıların 169'unun yetişkin, 6'sının çocuk, 5'inin bebek olduğu kaydedilen açıklamada, dönenlerden bir kişinin ise tıbbi desteğe ihtiyaç duyduğu bildirildi.Dönenlere gıda, içme suyu ve tıbbi muayene dahil olmak üzere acil insani yardım sağlandığı belirtilen açıklamada, tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyanlara ambulans hizmetleri sunulduğu ifade edildi.Açıklamada, VHR Programı'nın, Libya'da zorlu koşullarda bulunan Nijeryalıların güvenli ve onurlu şekilde ülkelerine dönmelerini sağlamak ve topluma yeniden entegrasyonlarını desteklemek amacıyla yürütüldüğü kaydedildi.Nijerya hükümetinin, IOM işbirliğiyle yürüttüğü Gönüllü İnsani Geri Dönüş Programı kapsamında geçen yıl 6 binden fazla Nijeryalı düzensiz göçmen ülkesine dönmüştü.Yaklaşık 216 milyon nüfusuyla Afrika'nın en kalabalık ülkesi Nijerya'da halk, ekonomik kriz ve güvenlik sorunları nedeniyle zor şartlarda yaşam mücadelesi veriyor.Ülkenin kuzeydoğusunda faaliyet gösteren terör örgütü Boko Haram ile güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar, milyonlarca Nijeryalıyı evlerini terk etmeye zorladı.Avrupa'ya gitmek için Libya üzerinden Sahra Çölü ve Akdeniz'i geçmeye çalışanların bazıları insan kaçakçılarının eline düştü, bazıları ise çölde ya da denizde hayatını kaybetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Abuja Haberleri : Avrupa'ya gitmeye çalışırken Libya'da mahsur kalan 180 Nijeryalının ülkelerine gönüllü olarak döndüğü bildirildi.Nijerya Ulusal Acil Yönetim Ajansından (NEMA) yapılan açıklamada, Libya'da mahsur kalan 180 Nijeryalının, Nijerya hükümeti ile Uluslararası Göç Örgütünün (IOM) işbirliğiyle yürütülen Gönüllü İnsani Geri Dönüş (VHR) Programı kapsamında ülkeye getirildiği belirtildi.Dönen Nijeryalıların 169'unun yetişkin, 6'sının çocuk, 5'inin bebek olduğu kaydedilen açıklamada, dönenlerden bir kişinin ise tıbbi desteğe ihtiyaç duyduğu bildirildi.Dönenlere gıda, içme suyu ve tıbbi muayene dahil olmak üzere acil insani yardım sağlandığı belirtilen açıklamada, tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyanlara ambulans hizmetleri sunulduğu ifade edildi.Açıklamada, VHR Programı'nın, Libya'da zorlu koşullarda bulunan Nijeryalıların güvenli ve onurlu şekilde ülkelerine dönmelerini sağlamak ve topluma yeniden entegrasyonlarını desteklemek amacıyla yürütüldüğü kaydedildi.Nijerya hükümetinin, IOM işbirliğiyle yürüttüğü Gönüllü İnsani Geri Dönüş Programı kapsamında geçen yıl 6 binden fazla Nijeryalı düzensiz göçmen ülkesine dönmüştü.Yaklaşık 216 milyon nüfusuyla Afrika'nın en kalabalık ülkesi Nijerya'da halk, ekonomik kriz ve güvenlik sorunları nedeniyle zor şartlarda yaşam mücadelesi veriyor.Ülkenin kuzeydoğusunda faaliyet gösteren terör örgütü Boko Haram ile güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar, milyonlarca Nijeryalıyı evlerini terk etmeye zorladı.Avrupa'ya gitmek için Libya üzerinden Sahra Çölü ve Akdeniz'i geçmeye çalışanların bazıları insan kaçakçılarının eline düştü, bazıları ise çölde ya da denizde hayatını kaybetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Piyasalarda gün sonu / 9 Eylül 2026</title>
      <link>https://www.canligaste.com/piyasalarda-gun-sonu-9-eylul-2026/906448/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/piyasalarda-gun-sonu-9-eylul-2026/906448/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:54:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Gün içinde en düşük 14.357,04 puanı, en yüksek 14.673,07 puanı gören BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,70 değer kazanarak 14.505,48 puandan tamamladı - Altının kilogram fiyatı, önceki kapanışa göre yüzde 0,1 düşüşle 6 milyon 840 bin lira oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 100,23 puan artarak 14.505,48 puandan kapandı.BIST 100 endeksi, güne 24,01 puan ve yüzde 0,17 düşüşle 14.381,24 puandan başladı.Gün içinde en düşük 14.357,04 puanı, en yüksek 14.673,07 puanı gören BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,70 değer kazanarak 14.505,48 puandan tamamladı.BIST 30 endeksi ise önceki kapanışa göre 135,43 puan ve yüzde 0,79 artışla 17.239,14 puandan kapandı.Önceki kapanışa göre mali endeks yüzde 0,23 değer kaybederken, sanayi endeksi yüzde 1,12, hizmetler endeksi yüzde 0,62, teknoloji endeksi yüzde 1,17 değer kazandı.BIST 100 endeksine dahil hisselerin 52'si prim yaptı, 44'ü geriledi ve 4 tanesi yatay seyretti. Sasa Polyester, Türkiye İş Bankası (C), Akbank, ASELSAN ile Türk Hava Yolları en çok işlem gören hisse senetleri oldu.Altının ons fiyatı 4 bin 404 dolarAltının onsu, uluslararası piyasalarda saat 18.35 itibarıyla 4 bin 404 dolardan işlem görüyor. Borsa İstanbul Altın Piyasası'nda standart altının kilogram fiyatı, önceki kapanışına göre yüzde 0,1 düşüşle 6 milyon 840 bin lira oldu.Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı'nda işlem gören 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin basit getirisi yüzde 36,29, bileşik getirisi yüzde 39,58 seviyesinde gerçekleşti.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), doların bugünkü efektif kurunu alışta 48,3567, satışta 48,5504 lira olarak açıkladı. TCMB, önceki efektif kurunu alışta 48,3388, satışta 48,5325 lira olarak belirlemişti.Uluslararası piyasalarda saat 18.35 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1630, sterlin/dolar paritesi 1,3550 ve dolar/yen paritesi 153,4 düzeyinde seyrediyor.Londra'da kasım vadeli Brent petrolün varili ise yüzde 3,5 artışla 101,4 dolardan işlem görüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, 100,23 puan artarak 14.505,48 puandan kapandı.BIST 100 endeksi, güne 24,01 puan ve yüzde 0,17 düşüşle 14.381,24 puandan başladı.Gün içinde en düşük 14.357,04 puanı, en yüksek 14.673,07 puanı gören BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,70 değer kazanarak 14.505,48 puandan tamamladı.BIST 30 endeksi ise önceki kapanışa göre 135,43 puan ve yüzde 0,79 artışla 17.239,14 puandan kapandı.Önceki kapanışa göre mali endeks yüzde 0,23 değer kaybederken, sanayi endeksi yüzde 1,12, hizmetler endeksi yüzde 0,62, teknoloji endeksi yüzde 1,17 değer kazandı.BIST 100 endeksine dahil hisselerin 52'si prim yaptı, 44'ü geriledi ve 4 tanesi yatay seyretti. Sasa Polyester, Türkiye İş Bankası (C), Akbank, ASELSAN ile Türk Hava Yolları en çok işlem gören hisse senetleri oldu.Altının ons fiyatı 4 bin 404 dolarAltının onsu, uluslararası piyasalarda saat 18.35 itibarıyla 4 bin 404 dolardan işlem görüyor. Borsa İstanbul Altın Piyasası'nda standart altının kilogram fiyatı, önceki kapanışına göre yüzde 0,1 düşüşle 6 milyon 840 bin lira oldu.Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı'nda işlem gören 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin basit getirisi yüzde 36,29, bileşik getirisi yüzde 39,58 seviyesinde gerçekleşti.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), doların bugünkü efektif kurunu alışta 48,3567, satışta 48,5504 lira olarak açıkladı. TCMB, önceki efektif kurunu alışta 48,3388, satışta 48,5325 lira olarak belirlemişti.Uluslararası piyasalarda saat 18.35 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1630, sterlin/dolar paritesi 1,3550 ve dolar/yen paritesi 153,4 düzeyinde seyrediyor.Londra'da kasım vadeli Brent petrolün varili ise yüzde 3,5 artışla 101,4 dolardan işlem görüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/piyasalarda-gun-sonu-9-eylul-2026.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İzmir'de bankada rehin alma iddiası üzerine bölgeye ekipler sevk edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/izmir-de-bankada-rehin-alma-iddiasi-uzerine-bolgeye-ekipler-sevk-edildi/906447/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/izmir-de-bankada-rehin-alma-iddiasi-uzerine-bolgeye-ekipler-sevk-edildi/906447/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:54:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir / İzmir'in Karabağlar ilçesinde bir banka çalışanının rehin alındığı iddiası üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri : İzmir'in Karabağlar ilçesinde bir banka çalışanının rehin alındığı iddiası üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi.İlçede İnönü Caddesi'nde bulunan özel bankaya gelen kişinin, henüz belirlenemeyen bir nedenle bir çalışanı silahla rehin aldığı iddia edildi.İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Bankaya özel harekat polisleri de geldi. Polis ekipleri bölgede geniş güvenlik önlemleri aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri : İzmir'in Karabağlar ilçesinde bir banka çalışanının rehin alındığı iddiası üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi.İlçede İnönü Caddesi'nde bulunan özel bankaya gelen kişinin, henüz belirlenemeyen bir nedenle bir çalışanı silahla rehin aldığı iddia edildi.İhbar üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Bankaya özel harekat polisleri de geldi. Polis ekipleri bölgede geniş güvenlik önlemleri aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Dünya Ticaret Örgütü: Küresel mal ticareti güçlenmeye devam ediyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dunya-ticaret-orgutu-kuresel-mal-ticareti-guclenmeye-devam-ediyor/906446/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dunya-ticaret-orgutu-kuresel-mal-ticareti-guclenmeye-devam-ediyor/906446/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:54:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), küresel mal ticaretinin süregelen jeopolitik ve politik belirsizliklere rağmen 2026 yılının ortalarında da güçlenmeye devam ettiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), küresel mal ticaretinin süregelen jeopolitik ve politik belirsizliklere rağmen 2026 yılının ortalarında da güçlenmeye devam ettiğini bildirdi.DTÖ, Küresel Mal Ticaret Barometresi Eylül Raporu'nu yayımladı. Buna göre, haziranda 101,7 olan Mal Ticareti Barometresi, eylülde 102,0 seviyesine yükseldi.Raporda, küresel mal ticaretinin genel eğilimin üzerinde seyrettiği ve büyüme ivmesini koruduğu belirtildi. Barometre değerlerinde 100'ün üzerindeki rakamlar eğilim üstü ticaret hacmine işaret ederken, 100'ün altındaki seviyeler ise ticaretin genel eğilimin altına gerilediğini ortaya koyuyor.Raporda, Orta Doğu'daki çatışmaların ticaret üzerindeki olumsuz etkileri, yapay zeka yatırımlarıyla bağlantılı elektronik bileşenler ve diğer mallara yönelik güçlü talep sayesinde kısmen dengelenmeye devam ediyor. ifadesine yer verildi.DTÖ'nün raporunda, ticaret politikalarındaki yüksek belirsizliklere ve devam eden jeopolitik gerilimlere rağmen mal ticareti büyümesinin dirençli kalmayı başardığı vurgulandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), küresel mal ticaretinin süregelen jeopolitik ve politik belirsizliklere rağmen 2026 yılının ortalarında da güçlenmeye devam ettiğini bildirdi.DTÖ, Küresel Mal Ticaret Barometresi Eylül Raporu'nu yayımladı. Buna göre, haziranda 101,7 olan Mal Ticareti Barometresi, eylülde 102,0 seviyesine yükseldi.Raporda, küresel mal ticaretinin genel eğilimin üzerinde seyrettiği ve büyüme ivmesini koruduğu belirtildi. Barometre değerlerinde 100'ün üzerindeki rakamlar eğilim üstü ticaret hacmine işaret ederken, 100'ün altındaki seviyeler ise ticaretin genel eğilimin altına gerilediğini ortaya koyuyor.Raporda, Orta Doğu'daki çatışmaların ticaret üzerindeki olumsuz etkileri, yapay zeka yatırımlarıyla bağlantılı elektronik bileşenler ve diğer mallara yönelik güçlü talep sayesinde kısmen dengelenmeye devam ediyor. ifadesine yer verildi.DTÖ'nün raporunda, ticaret politikalarındaki yüksek belirsizliklere ve devam eden jeopolitik gerilimlere rağmen mal ticareti büyümesinin dirençli kalmayı başardığı vurgulandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı Grynkewich ile görüştü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/genelkurmay-baskani-bayraktaroglu-avrupa-muttefik-kuvvetler-yuksek-komutani-grynkewich-ile-gorustu/906445/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/genelkurmay-baskani-bayraktaroglu-avrupa-muttefik-kuvvetler-yuksek-komutani-grynkewich-ile-gorustu/906445/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:54:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı (SACEUR) Orgeneral Alexus G.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı (SACEUR) Orgeneral Alexus G. Grynkewich ile görüştü.Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, Bayraktaroğlu'nun, Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığı'nda düzenlenen NATO İletişimciler Konferansı'na katılmak üzere Türkiye'de bulunan Grynkewich ile ikili ve heyetler arası görüşme gerçekleştirdiği belirtildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı (SACEUR) Orgeneral Alexus G. Grynkewich ile görüştü.Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, Bayraktaroğlu'nun, Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığı'nda düzenlenen NATO İletişimciler Konferansı'na katılmak üzere Türkiye'de bulunan Grynkewich ile ikili ve heyetler arası görüşme gerçekleştirdiği belirtildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/genelkurmay-baskani-bayraktaroglu-avrupa-muttefik-kuvvetler-yuksek-komutani-grynkewich-ile-gorustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Batı Trakyalı Türklerden Miçotakis'e azınlık haklarında çifte standart eleştirisi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bati-trakyali-turklerden-micotakis-e-azinlik-haklarinda-cifte-standart-elestirisi/906444/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bati-trakyali-turklerden-micotakis-e-azinlik-haklarinda-cifte-standart-elestirisi/906444/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:51:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gümülcine / Batı Trakyalı Türkler, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Arnavutluk'taki Yunan azınlığın haklarının korunmasına ilişkin açıklamalarının Batı Trakya Türk toplumuna yönelik politikalarla çeliştiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gümülcine Haberleri : Batı Trakyalı Türkler, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Arnavutluk'taki Yunan azınlığın haklarının korunmasına ilişkin açıklamalarının Batı Trakya Türk toplumuna yönelik politikalarla çeliştiğini belirtti.Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) tarafından yapılan açıklamada, Miçotakis'in 90. Selanik Uluslararası Fuarı kapsamında Arnavutluk'taki Yunan azınlığa ilişkin değerlendirmelerine tepki gösterildi.Açıklamada, Miçotakis'in, Arnavutluk'taki Yunan azınlığın haklarının korunmasının yalnızca iki ülke arasındaki ilişkilerle sınırlı olmadığını, Avrupa hukuku ve Avrupa Birliği (AB) kapsamındaki yükümlülüklerle de bağlantılı olduğunu söylediği hatırlatıldı.Açıklamada, Miçotakis'in açıklamalarının Yunanistan'ın azınlık hakları konusunda çifte standart uyguladığını gösterdiği vurgulandı.Yunanistan'ın 1981'den bu yana AB üyesi olmasına rağmen Batı Trakya Türk toplumunun hak ve özgürlüklerini ihlal ettiği kaydedilen açıklamada, Batı Trakya Türk toplumunun Türk kimliğinin tanınmadığı ve adında Türk ifadesi bulunan derneklerin faaliyetlerine izin verilmediği aktarıldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin örgütlenme özgürlüğüne ilişkin Yunanistan aleyhindeki kararlarının da uzun süredir uygulanmadığı ifade edilen açıklamada, bu durumun AB'nin temel değerlerinden olan hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmadığı vurgulandı. Kapatılan dernekler ve AİHM kararları1927'de kurulan İskeçe Türk Birliği (İTB), 1928'de kurulan Gümülcine Türk Gençler Birliği (GTGB) ve 1936'da kurulan Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği (BTTÖB) adlarında Türk ifadesi geçtiği, Batı Trakya'daki azınlığın Lozan Antlaşması'nda Türk değil Müslüman olarak tanımlandığı iddiasıyla 1980'li yıllarda kapatılmıştı.Bir dönem azınlık okullarının tabelalarında ve karnelerinde bulunan Türk ifadesi, Yunanistan tarafından görmezden gelinirken, bu tarihten sonra Türk ismi taşıyan derneklere resmi statüde faaliyet izni verilmemişti.Kuruluşları reddedilen Meriç İli Azınlık Gençleri Derneği ve Rodop İli Türk Kadınları Kültür Derneği, kapatılan İTB ile birlikte konuyu 2005'te AİHM'ye taşımıştı. Mahkeme, 2007 ve 2008 tarihli kararlarında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) toplanma ve örgütlenme özgürlüğüne ilişkin 11. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmişti.Öte yandan, Yunanistan'ın AİHM kararlarının uygulanmasına yönelik yasal düzenlemesi, muhalefet partilerinin itirazı üzerine, Milli güvenlik söz konusu olduğunda karar uygulanmayabilir. ifadesi eklenerek 2017'de Yunan Parlamentosunda onaylanmıştı.Yunanistan, Batı Trakya'daki Türk azınlığı tarafından kurulan bazı derneklerin faaliyetlerine, Türklerin etnik azınlık olduğu görüşünü savunmak amacıyla kuruldukları iddiasıyla izin vermemiş ve kapatmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gümülcine Haberleri : Batı Trakyalı Türkler, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Arnavutluk'taki Yunan azınlığın haklarının korunmasına ilişkin açıklamalarının Batı Trakya Türk toplumuna yönelik politikalarla çeliştiğini belirtti.Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) tarafından yapılan açıklamada, Miçotakis'in 90. Selanik Uluslararası Fuarı kapsamında Arnavutluk'taki Yunan azınlığa ilişkin değerlendirmelerine tepki gösterildi.Açıklamada, Miçotakis'in, Arnavutluk'taki Yunan azınlığın haklarının korunmasının yalnızca iki ülke arasındaki ilişkilerle sınırlı olmadığını, Avrupa hukuku ve Avrupa Birliği (AB) kapsamındaki yükümlülüklerle de bağlantılı olduğunu söylediği hatırlatıldı.Açıklamada, Miçotakis'in açıklamalarının Yunanistan'ın azınlık hakları konusunda çifte standart uyguladığını gösterdiği vurgulandı.Yunanistan'ın 1981'den bu yana AB üyesi olmasına rağmen Batı Trakya Türk toplumunun hak ve özgürlüklerini ihlal ettiği kaydedilen açıklamada, Batı Trakya Türk toplumunun Türk kimliğinin tanınmadığı ve adında Türk ifadesi bulunan derneklerin faaliyetlerine izin verilmediği aktarıldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin örgütlenme özgürlüğüne ilişkin Yunanistan aleyhindeki kararlarının da uzun süredir uygulanmadığı ifade edilen açıklamada, bu durumun AB'nin temel değerlerinden olan hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmadığı vurgulandı. Kapatılan dernekler ve AİHM kararları1927'de kurulan İskeçe Türk Birliği (İTB), 1928'de kurulan Gümülcine Türk Gençler Birliği (GTGB) ve 1936'da kurulan Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği (BTTÖB) adlarında Türk ifadesi geçtiği, Batı Trakya'daki azınlığın Lozan Antlaşması'nda Türk değil Müslüman olarak tanımlandığı iddiasıyla 1980'li yıllarda kapatılmıştı.Bir dönem azınlık okullarının tabelalarında ve karnelerinde bulunan Türk ifadesi, Yunanistan tarafından görmezden gelinirken, bu tarihten sonra Türk ismi taşıyan derneklere resmi statüde faaliyet izni verilmemişti.Kuruluşları reddedilen Meriç İli Azınlık Gençleri Derneği ve Rodop İli Türk Kadınları Kültür Derneği, kapatılan İTB ile birlikte konuyu 2005'te AİHM'ye taşımıştı. Mahkeme, 2007 ve 2008 tarihli kararlarında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) toplanma ve örgütlenme özgürlüğüne ilişkin 11. maddesinin ihlal edildiğine hükmetmişti.Öte yandan, Yunanistan'ın AİHM kararlarının uygulanmasına yönelik yasal düzenlemesi, muhalefet partilerinin itirazı üzerine, Milli güvenlik söz konusu olduğunda karar uygulanmayabilir. ifadesi eklenerek 2017'de Yunan Parlamentosunda onaylanmıştı.Yunanistan, Batı Trakya'daki Türk azınlığı tarafından kurulan bazı derneklerin faaliyetlerine, Türklerin etnik azınlık olduğu görüşünü savunmak amacıyla kuruldukları iddiasıyla izin vermemiş ve kapatmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title> Suriye'ye dönen lise öğrencileri için Türk Büyükelçiliğinde mezuniyet töreni yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/suriye-ye-donen-lise-ogrencileri-icin-turk-buyukelciliginde-mezuniyet-toreni-yapildi/906443/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/suriye-ye-donen-lise-ogrencileri-icin-turk-buyukelciliginde-mezuniyet-toreni-yapildi/906443/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:48:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Şam / Suriye’nin başkenti Şam’daki Türkiye Büyükelçiliğinde, Esed rejiminin devrilmesinin ardından ülkelerine dönen 28 lise son sınıf öğrencisi için mezuniyet ve diploma töreni düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Şam Haberleri : Suriye’nin başkenti Şam’daki Türkiye Büyükelçiliğinde, Esed rejiminin devrilmesinin ardından ülkelerine dönen 28 lise son sınıf öğrencisi için mezuniyet ve diploma töreni düzenlendi.Şam'daki Büyükelçilik yerleşkesinde gerçekleştirilen törene öğrencilerin velileri, Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, Eğitim Müşaviri Muhammet Musa Budak katıldı.Büyükelçi Yılmaz AA muhabirine yaptığı açıklamada, iki ülke ilişkilerinin gelişmesi açısından verilen diplomaların son derece önemli olduğunu belirtti.Yılmaz, Özellikle Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin'e teşekkür ediyorum. Bu konuyu bu noktaya getirmek onun hem vizyonu hem fikriydi. İkinci olarak da Suriye makamları bunu kolaylaştırdılar. dedi.Uzun süre Türkiye'de eğitim gören öğrencilerin haklarının kaybolmadığını vurgulayan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:Türkiye'de eğitim hayatına başlamış kardeşlerimizin burada bu haklarını almasını istiyorduk. Bundan sonra eğitim hayatlarına Türkiye'de devam edebilirler veya burada devam edebilirler.Şu anda zaten biliyorsunuz bir Türk okulu açıyoruz burada. Yine Milli Eğitim Bakanlığımıza bağlı Maarif Okullarımız gelecek sene açılacak. Yani iki ülke arasında eğitim üzerinden çok müthiş bir işbirliği devam ediyor.Törenin, Büyükelçilikte yapılmasının devletin konuya en üst seviyede sahip çıktığını gösterdiğini kaydeden Yılmaz, gelecek dönem sınav merkezlerinin organize edilmesi ve lojistik süreçlerin kolaylaştırılması için çalışacaklarını vurguladı.Büyükelçi Yılmaz, sözlerini Bu önümüzdeki dönem iki ülkenin stratejik işbirliğinin temelini oluşturacak aktörlerin, öğrencilerin, geleceğin liderlerinin çıkmasına vesile olacak. Bugün mezun olan 28 öğrencimizin hepsini tek tek tebrik ediyorum. diyerek tamamladı.Gençlerimiz bizim geleceğimizTürkiye'nin Şam Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Muhammet Musa Budak da Suriye'de açık öğretim programları kapsamında ilk mezunların verildiğini ifade etti.Budak, Milli Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen açık öğretim programlarının Türkiye'de olduğu gibi 25'ten fazla ülkede uygulandığını hatırlatarak, Bu sene Türkiye'de 700-800 bin öğrencimiz var. Bunların önemli bir kısmı zaferden sonra ülkelerine dönmeye başladı. Bu öğrencilerden çok yoğun talep geldi. dedi.2025-2026 eğitim yılında güz, bahar ve bütünleme olmak üzere 3 sınav yapıldığını belirten Budak, şunları kaydetti:Bugün bu sınavlarımız sonucunda ilk mezunlarımızı vermiş oluyoruz. Gençlerimiz bizim geleceğimiz. Onlara umut vermek istiyoruz.Eğitim altyapısı ve intibak problemleri yaşayan öğrenciler için açık öğretimin can simidi olduğunu ifade eden Budak, programın devam edeceği bilgisini verdi.Yakın zamanda Şam'da anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise seviyesinde Türk okulu açılacağına işaret eden Budak, ön kayıtların tamamlandığını, 1-2 hafta içinde eğitimin başlayacağını dile getirdi.Budak, Çok ciddi bir teveccüh var. Hem kendi vatandaşlarımız hem daha önce Türkiye'de eğitim görmüş Suriyeli öğrencilerimiz okulumuza devam etmek istiyor. diye konuştu.Yoğun talep nedeniyle kapasitenin yetmediğini aktaran Budak, gelecek yıllarda Halep, İdlib, Lazkiye ve Humus'ta da benzer okulların açılmasını hedeflediklerini belirtti.İki ülke arasındaki ilişkilerin kültürel alanda da geliştiğini söyleyen Budak, Halep Üniversitesinde kapatılan Türk Dili Bölümü'nün yeniden açıldığını, Şam'da ise ilk kez Türkçe Bölümü kurulduğunu kaydetti.Müşavir Budak, Bu öğrenciler, uzun vadede her iki ülke arasında birer köprü olacaklar. ifadelerini kullandı.Mezunlardan Türkiye&#039;ye teşekkürMezun öğrencilerden Ahmed Muhibbuddin, Esed rejimi sonrası geri dönüş sürecinin öğrenciler için oldukça zorlu geçtiğini belirtti.Buna rağmen başarılı şekilde mezun olmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Muhibbuddin, eğitimlerinin aksamaması için kendilerine her türlü imkanı sağlayan Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Müşavirliğine teşekkür etti.Deprem felaketinin ardından Mersin’e taşındığını belirten mezunlardan Şeyma Racih ise Türkiye’deki ilk döneminin zor geçtiğini ancak çalışarak Türkçeyi öğrendiğini dile getirdi.Bu zorlu süreci başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşadığını aktaran Racih, üniversite eğitimi için Şam’da ilahiyat okumayı planladığını söyledi.Racih, tüm öğrenciler adına Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türkiye'ye teşekkürlerini sundu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Şam Haberleri : Suriye’nin başkenti Şam’daki Türkiye Büyükelçiliğinde, Esed rejiminin devrilmesinin ardından ülkelerine dönen 28 lise son sınıf öğrencisi için mezuniyet ve diploma töreni düzenlendi.Şam'daki Büyükelçilik yerleşkesinde gerçekleştirilen törene öğrencilerin velileri, Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, Eğitim Müşaviri Muhammet Musa Budak katıldı.Büyükelçi Yılmaz AA muhabirine yaptığı açıklamada, iki ülke ilişkilerinin gelişmesi açısından verilen diplomaların son derece önemli olduğunu belirtti.Yılmaz, Özellikle Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin'e teşekkür ediyorum. Bu konuyu bu noktaya getirmek onun hem vizyonu hem fikriydi. İkinci olarak da Suriye makamları bunu kolaylaştırdılar. dedi.Uzun süre Türkiye'de eğitim gören öğrencilerin haklarının kaybolmadığını vurgulayan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:Türkiye'de eğitim hayatına başlamış kardeşlerimizin burada bu haklarını almasını istiyorduk. Bundan sonra eğitim hayatlarına Türkiye'de devam edebilirler veya burada devam edebilirler.Şu anda zaten biliyorsunuz bir Türk okulu açıyoruz burada. Yine Milli Eğitim Bakanlığımıza bağlı Maarif Okullarımız gelecek sene açılacak. Yani iki ülke arasında eğitim üzerinden çok müthiş bir işbirliği devam ediyor.Törenin, Büyükelçilikte yapılmasının devletin konuya en üst seviyede sahip çıktığını gösterdiğini kaydeden Yılmaz, gelecek dönem sınav merkezlerinin organize edilmesi ve lojistik süreçlerin kolaylaştırılması için çalışacaklarını vurguladı.Büyükelçi Yılmaz, sözlerini Bu önümüzdeki dönem iki ülkenin stratejik işbirliğinin temelini oluşturacak aktörlerin, öğrencilerin, geleceğin liderlerinin çıkmasına vesile olacak. Bugün mezun olan 28 öğrencimizin hepsini tek tek tebrik ediyorum. diyerek tamamladı.Gençlerimiz bizim geleceğimizTürkiye'nin Şam Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Muhammet Musa Budak da Suriye'de açık öğretim programları kapsamında ilk mezunların verildiğini ifade etti.Budak, Milli Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen açık öğretim programlarının Türkiye'de olduğu gibi 25'ten fazla ülkede uygulandığını hatırlatarak, Bu sene Türkiye'de 700-800 bin öğrencimiz var. Bunların önemli bir kısmı zaferden sonra ülkelerine dönmeye başladı. Bu öğrencilerden çok yoğun talep geldi. dedi.2025-2026 eğitim yılında güz, bahar ve bütünleme olmak üzere 3 sınav yapıldığını belirten Budak, şunları kaydetti:Bugün bu sınavlarımız sonucunda ilk mezunlarımızı vermiş oluyoruz. Gençlerimiz bizim geleceğimiz. Onlara umut vermek istiyoruz.Eğitim altyapısı ve intibak problemleri yaşayan öğrenciler için açık öğretimin can simidi olduğunu ifade eden Budak, programın devam edeceği bilgisini verdi.Yakın zamanda Şam'da anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise seviyesinde Türk okulu açılacağına işaret eden Budak, ön kayıtların tamamlandığını, 1-2 hafta içinde eğitimin başlayacağını dile getirdi.Budak, Çok ciddi bir teveccüh var. Hem kendi vatandaşlarımız hem daha önce Türkiye'de eğitim görmüş Suriyeli öğrencilerimiz okulumuza devam etmek istiyor. diye konuştu.Yoğun talep nedeniyle kapasitenin yetmediğini aktaran Budak, gelecek yıllarda Halep, İdlib, Lazkiye ve Humus'ta da benzer okulların açılmasını hedeflediklerini belirtti.İki ülke arasındaki ilişkilerin kültürel alanda da geliştiğini söyleyen Budak, Halep Üniversitesinde kapatılan Türk Dili Bölümü'nün yeniden açıldığını, Şam'da ise ilk kez Türkçe Bölümü kurulduğunu kaydetti.Müşavir Budak, Bu öğrenciler, uzun vadede her iki ülke arasında birer köprü olacaklar. ifadelerini kullandı.Mezunlardan Türkiye&#039;ye teşekkürMezun öğrencilerden Ahmed Muhibbuddin, Esed rejimi sonrası geri dönüş sürecinin öğrenciler için oldukça zorlu geçtiğini belirtti.Buna rağmen başarılı şekilde mezun olmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Muhibbuddin, eğitimlerinin aksamaması için kendilerine her türlü imkanı sağlayan Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Müşavirliğine teşekkür etti.Deprem felaketinin ardından Mersin’e taşındığını belirten mezunlardan Şeyma Racih ise Türkiye’deki ilk döneminin zor geçtiğini ancak çalışarak Türkçeyi öğrendiğini dile getirdi.Bu zorlu süreci başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşadığını aktaran Racih, üniversite eğitimi için Şam’da ilahiyat okumayı planladığını söyledi.Racih, tüm öğrenciler adına Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türkiye'ye teşekkürlerini sundu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/suriye-ye-donen-lise-ogrencileri-icin-turk-buyukelciliginde-mezuniyet-toreni-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Üsküdar Belediye Başkan Vekili Gültekin görevine başladı:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/uskudar-belediye-baskan-vekili-gultekin-gorevine-basladi/906442/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/uskudar-belediye-baskan-vekili-gultekin-gorevine-basladi/906442/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:48:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Biz belediyeyi buradan değil sokaktan yöneteceğiz. Dolayısıyla tüm arkadaşlarımıza şimdiden kolaylık diliyorum. Önümüzde 2,5 yıllık bir süreç var. Bu kısıtlı zamanda Üsküdar'ın çok ciddi problemleri, sorunları var, el ele verip üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun, proplem yok]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul 2. İdare Mahkemesinin Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçimine ilişkin yürütmeyi durdurma kararı sonrası Belediye Meclisi'nde tekrarlanan seçimin 4. tur oylamasında, 42 oydan 23'ünü alarak belediye başkan vekilliğine seçilen AK Parti'li Meclis Üyesi Dündar Ziya Gültekin, görevine başladı.Beraberindeki heyetle Üsküdar Belediyesi binasına gelen Gültekin'i, başkanlık odasında partililer ve vatandaşlar karşıladı.Kendisini karşılayanlarla tek tek selamlaşan Gültekin, burada yaptğı konuşmada, birbirine inanan iki insanın çok büyük şeyler başarabileceğini, çok büyük mücadeleler verebileceğini belirterek, Allah'a hamd olsun beraber omuz omuza yol verdiğimiz gerek AK Parti Üsküdar İlçe Başkanımız gerekse MHP İlçe Başkanımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum.dedi.Gültekin, bu süreçte nasıl bir ve beraber olunur, nasıl birlikten kuvvet doğar herkese gösterdiklerini ifade ederek, O yüzden bu sürecin başından sonuna kadar bizlerin arkasında kale gibi duran, başta meclis üyesi arkadaşlarım olmak üzere tüm teşkilat mensuplarımıza çok teşekkür ediyorum. diye konuştu.Yaklaşık 1,5 aydır, geçmiş dönemdeki belediye başkanının rüşvet ve irtikap suçundan görevinden alınmasından itibaren, Üsküdar, İstanbul ve Türkiye gündeminin tek bir noktaya kilitlendiğini kaydeden Gültekin, onun da Üsküdar'daki seçimler olduğunu dile getirdi.Gültekin, bu süreci büyük bir sukünetle götürdüklerini, yapılan bütün tezviratlara susarak, cevap vermeyerek yol yürüdüklerini belirterek, Bu gündemlerle beraber esas Üsküdar'ın konuları, sorunları malasef gündemden uzaklaşmış oldu. Bugün artık seçim geride kaldı. Dün itibarıyla biz o işi bitirdik. Artık Üsküdarlı vatandaşlarımızla kolkola girip hep beraber onlara hizmet etme vakti. şeklinde konuştu.El ele verip üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun, proplem yokGültekin, 7,5 senedir Üsküdar'da AK Parti'den meclis üyeliği yaptığını, bunun uzun bir dönemini de grup başkanvekili olarak geçirdiğini anlatarak, ilçenin sıkıntılarını son 2,5 senedir sürekli Meclis'te veya bulundukları ortamda vatandaşlara, halka anlatmaya çalıştıklarını dile getirdi.Üsküdar'ın mevcut personel kalitesinin, liyakatinin ne denli yüksek olduğunu, Üsküdar Belediyesinin kurumsal yapısının tıkır tıkır işleyen bir sistem olduğunu anlattıklarını dile getiren Gültekin, Dışarıdan buraya gelen memurların, belediye başkan yardımcılarının, bununla ilgili hatta bir söylemim var o çok konuşulduğu için tekrar edeyim, navigasyonla belediyeye gelen memurlar, belediye başkan yardımcıları istemiyoruz dedim defarlarca. Kendi çocuğunu Üsküdar'ın parkındaki salıncakta sallandırmayacak olanlar, kendi emekliliğinde bu ilçenin kırahathanelerinde çay içmeyecek olanlar, bizim geleceğimizle ilgili planlar yaptılar, kararlar verdiler. Buna hep karşı olduk. ifadelerini kullandı.Gültekin, her noktada Üsküdar'daki personel arkadaşlarının liyakatinden bahsettiklerini ifade ederek, kadrolarıyla Üsküdar'ın bütün problemlerini, sıkıntılarını en hızlı şekilde çözmek için el ele vereceklerini, mücadelelerinin ise şimdi başladığını söyledi.Mesai arkadaşlarına da seslenen Gültekin, Biz belediyeyi buradan değil sokaktan yöneteceğiz. Dolayısıyla tüm arkadaşlarımıza şimdiden kolaylık diliyorum. Önümüzde 2,5 yıllık bir süreç var. Bu kısıtlı zamanda Üsküdar'ın çok ciddi problemleri, sorunları var, el ele verip üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun, proplem yok. dedi.Konuşmasının ardından mührü teslim alan Gültekin, görevine başladı.Gültekin'in mührü teslim aldığı sırada CHP ve Yeni Parti temsilcilerinin yer almadığı görüldü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul 2. İdare Mahkemesinin Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçimine ilişkin yürütmeyi durdurma kararı sonrası Belediye Meclisi'nde tekrarlanan seçimin 4. tur oylamasında, 42 oydan 23'ünü alarak belediye başkan vekilliğine seçilen AK Parti'li Meclis Üyesi Dündar Ziya Gültekin, görevine başladı.Beraberindeki heyetle Üsküdar Belediyesi binasına gelen Gültekin'i, başkanlık odasında partililer ve vatandaşlar karşıladı.Kendisini karşılayanlarla tek tek selamlaşan Gültekin, burada yaptğı konuşmada, birbirine inanan iki insanın çok büyük şeyler başarabileceğini, çok büyük mücadeleler verebileceğini belirterek, Allah'a hamd olsun beraber omuz omuza yol verdiğimiz gerek AK Parti Üsküdar İlçe Başkanımız gerekse MHP İlçe Başkanımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum.dedi.Gültekin, bu süreçte nasıl bir ve beraber olunur, nasıl birlikten kuvvet doğar herkese gösterdiklerini ifade ederek, O yüzden bu sürecin başından sonuna kadar bizlerin arkasında kale gibi duran, başta meclis üyesi arkadaşlarım olmak üzere tüm teşkilat mensuplarımıza çok teşekkür ediyorum. diye konuştu.Yaklaşık 1,5 aydır, geçmiş dönemdeki belediye başkanının rüşvet ve irtikap suçundan görevinden alınmasından itibaren, Üsküdar, İstanbul ve Türkiye gündeminin tek bir noktaya kilitlendiğini kaydeden Gültekin, onun da Üsküdar'daki seçimler olduğunu dile getirdi.Gültekin, bu süreci büyük bir sukünetle götürdüklerini, yapılan bütün tezviratlara susarak, cevap vermeyerek yol yürüdüklerini belirterek, Bu gündemlerle beraber esas Üsküdar'ın konuları, sorunları malasef gündemden uzaklaşmış oldu. Bugün artık seçim geride kaldı. Dün itibarıyla biz o işi bitirdik. Artık Üsküdarlı vatandaşlarımızla kolkola girip hep beraber onlara hizmet etme vakti. şeklinde konuştu.El ele verip üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun, proplem yokGültekin, 7,5 senedir Üsküdar'da AK Parti'den meclis üyeliği yaptığını, bunun uzun bir dönemini de grup başkanvekili olarak geçirdiğini anlatarak, ilçenin sıkıntılarını son 2,5 senedir sürekli Meclis'te veya bulundukları ortamda vatandaşlara, halka anlatmaya çalıştıklarını dile getirdi.Üsküdar'ın mevcut personel kalitesinin, liyakatinin ne denli yüksek olduğunu, Üsküdar Belediyesinin kurumsal yapısının tıkır tıkır işleyen bir sistem olduğunu anlattıklarını dile getiren Gültekin, Dışarıdan buraya gelen memurların, belediye başkan yardımcılarının, bununla ilgili hatta bir söylemim var o çok konuşulduğu için tekrar edeyim, navigasyonla belediyeye gelen memurlar, belediye başkan yardımcıları istemiyoruz dedim defarlarca. Kendi çocuğunu Üsküdar'ın parkındaki salıncakta sallandırmayacak olanlar, kendi emekliliğinde bu ilçenin kırahathanelerinde çay içmeyecek olanlar, bizim geleceğimizle ilgili planlar yaptılar, kararlar verdiler. Buna hep karşı olduk. ifadelerini kullandı.Gültekin, her noktada Üsküdar'daki personel arkadaşlarının liyakatinden bahsettiklerini ifade ederek, kadrolarıyla Üsküdar'ın bütün problemlerini, sıkıntılarını en hızlı şekilde çözmek için el ele vereceklerini, mücadelelerinin ise şimdi başladığını söyledi.Mesai arkadaşlarına da seslenen Gültekin, Biz belediyeyi buradan değil sokaktan yöneteceğiz. Dolayısıyla tüm arkadaşlarımıza şimdiden kolaylık diliyorum. Önümüzde 2,5 yıllık bir süreç var. Bu kısıtlı zamanda Üsküdar'ın çok ciddi problemleri, sorunları var, el ele verip üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun, proplem yok. dedi.Konuşmasının ardından mührü teslim alan Gültekin, görevine başladı.Gültekin'in mührü teslim aldığı sırada CHP ve Yeni Parti temsilcilerinin yer almadığı görüldü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Borsadan rekor işlem hacmi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/borsadan-rekor-islem-hacmi/906441/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/borsadan-rekor-islem-hacmi/906441/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:42:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,70 değer kazanarak 14.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,70 değer kazanarak 14.505,48 puandan tamamlarken, 328,6 milyar lirayla tüm zamanların en yüksek işlem hacmini gerçekleştirdi.BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 100,23 puan arttı.Bankacılık endeksi yüzde 2,43, holding endeksi yüzde 0,26 değer kaybetti.Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 3,25 ile kimya petrol plastik, en fazla kaybettiren ise yüzde 3,90 ile bilişim olarak belirlendi.Orta Doğu'daki yeni saldırıların enerji arzına ilişkin endişeleri artırması küresel piyasalarda risk iştahını törpülerken yurt içi piyasalar pozitif ayrışıyor.Analistler, yarın yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararı, yurt dışında ise Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararı ve ABD'de Üretici Fiyat Endeksinin (ÜFE) takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.700 puanın direnç, 14.400 ve 14.300 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.Bu arada AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor.Ankete katılan ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı da yüzde 35 olarak hesaplandı.ECB'nin ise yarın politika faizlerinde artırıma gitmesi bekleniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,70 değer kazanarak 14.505,48 puandan tamamlarken, 328,6 milyar lirayla tüm zamanların en yüksek işlem hacmini gerçekleştirdi.BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 100,23 puan arttı.Bankacılık endeksi yüzde 2,43, holding endeksi yüzde 0,26 değer kaybetti.Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 3,25 ile kimya petrol plastik, en fazla kaybettiren ise yüzde 3,90 ile bilişim olarak belirlendi.Orta Doğu'daki yeni saldırıların enerji arzına ilişkin endişeleri artırması küresel piyasalarda risk iştahını törpülerken yurt içi piyasalar pozitif ayrışıyor.Analistler, yarın yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararı, yurt dışında ise Avrupa Merkez Bankasının (ECB) faiz kararı ve ABD'de Üretici Fiyat Endeksinin (ÜFE) takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.700 puanın direnç, 14.400 ve 14.300 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.Bu arada AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, TCMB'nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor.Ankete katılan ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı da yüzde 35 olarak hesaplandı.ECB'nin ise yarın politika faizlerinde artırıma gitmesi bekleniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Almanya'nın eski Başbakanı Merkel, Avrupa'nın Rusya ile yeniden diyalog başlatması gerektiğini söyledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/almanya-nin-eski-basbakani-merkel-avrupa-nin-rusya-ile-yeniden-diyalog-baslatmasi-gerektigini-soyledi/906440/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/almanya-nin-eski-basbakani-merkel-avrupa-nin-rusya-ile-yeniden-diyalog-baslatmasi-gerektigini-soyledi/906440/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:39:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Viyana Haberleri : Almanya'nın eski Başbakanı Angela Merkel, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i Ukrayna savaşı nedeniyle eleştirirken Avrupa'nın Rusya ile diyaloğu yeniden başlatmaya çalışması gerektiğini söyledi.Merkel, 1 Eylül'de Romanya televizyonu Pro TV'ye verdiği demeçte, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Eski Başbakan Merkel, Putin'in artık var olmayan bir imparatorluğu yeniden kurma düşüncesinin hiçbir haklı gerekçesi yok. dedi.Şubat 2022'de Ukrayna'ya saldırarak attığı adım sonsuza kadar onun adıyla anılacak. diyen Merkel, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra büyük çabalarla yeniden tesis edilen düzeni yok etti. ifadesini kullandı.Merkel, Rusya, yeniden diyalog kurmaya çalışmamız gereken bir ülke olmaya devam ediyor. Ancak Putin'in hukuk ilkelerini ihlal ettiği gerçeği göz ardı edilemez. Bu, Putin'in mirası ya da korkunç vasiyeti. diye konuştu.Angela Merkel, Almanya'da 2005-2021 yılları arasında başbakanlık yapmış ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında Helmut Kohl'den sonra bu görevde en uzun süre kalan isim olmuştu.Merkel, görev süresi boyunca Moskova'yı kamuoyu önünde eleştirirken Kremlin ile görüşmenin kaçınılmaz olduğu konusunda ısrarcı bir tutum sergilemişti.Çoğu telefonla olmak üzere Batılı liderler arasında Kremlin ile en sık görüşen isim olan Merkel, o dönemde Doğu Ukrayna'daki çatışmanın yalnızca siyasi yollarla çözülebileceğini dile getirmişti.Rusya, Almanya&#039;nın kararlarını gerçek bir savaşın başlangıcı şeklinde nitelendirmiştiAlmanya'daki Leipzig-Halle Havalimanı'nda 4 Ağustos'ta Ukrayna'ya ait bir nakliye uçağının yakınında patlayıcı düzeneği içerdiği değerlendirilen İHA bulunmuştu.ABD istihbaratı, bulunan patlayıcı yüklü İHA'nın özelliklerinin, Rus askeri istihbaratına özgü olduğunu iddia etmişti.Almanya hükümeti, 1 Eylül'de, olayla ilgili soruşturmada elde edilen bulguların Rusya'yı sorumlu gösterdiğini belirterek, bir dizi tedbir açıklamıştı.Karar gereği, Rusya'nın Bonn Başkonsolosluğu 18 Eylül itibarıyla kapatılacak, Berlin'deki Rus Evi ile ilgili sözleşme feshedilecek, Rus vatandaşlarına yönelik giriş kontrolleri sıkılaştırılacak ve Rusya'nın sözde gölge filosuna yönelik baskı artırılacak.Konu üzerine Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Almanya’nın Rusya'ya yönelik aldığı kararları gerçek bir savaşın başlangıcı olarak nitelendirerek, Onlar (Almanlar), yine savaş istiyor. ifadelerini kullanmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Viyana Haberleri : Almanya'nın eski Başbakanı Angela Merkel, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i Ukrayna savaşı nedeniyle eleştirirken Avrupa'nın Rusya ile diyaloğu yeniden başlatmaya çalışması gerektiğini söyledi.Merkel, 1 Eylül'de Romanya televizyonu Pro TV'ye verdiği demeçte, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Eski Başbakan Merkel, Putin'in artık var olmayan bir imparatorluğu yeniden kurma düşüncesinin hiçbir haklı gerekçesi yok. dedi.Şubat 2022'de Ukrayna'ya saldırarak attığı adım sonsuza kadar onun adıyla anılacak. diyen Merkel, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra büyük çabalarla yeniden tesis edilen düzeni yok etti. ifadesini kullandı.Merkel, Rusya, yeniden diyalog kurmaya çalışmamız gereken bir ülke olmaya devam ediyor. Ancak Putin'in hukuk ilkelerini ihlal ettiği gerçeği göz ardı edilemez. Bu, Putin'in mirası ya da korkunç vasiyeti. diye konuştu.Angela Merkel, Almanya'da 2005-2021 yılları arasında başbakanlık yapmış ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında Helmut Kohl'den sonra bu görevde en uzun süre kalan isim olmuştu.Merkel, görev süresi boyunca Moskova'yı kamuoyu önünde eleştirirken Kremlin ile görüşmenin kaçınılmaz olduğu konusunda ısrarcı bir tutum sergilemişti.Çoğu telefonla olmak üzere Batılı liderler arasında Kremlin ile en sık görüşen isim olan Merkel, o dönemde Doğu Ukrayna'daki çatışmanın yalnızca siyasi yollarla çözülebileceğini dile getirmişti.Rusya, Almanya&#039;nın kararlarını gerçek bir savaşın başlangıcı şeklinde nitelendirmiştiAlmanya'daki Leipzig-Halle Havalimanı'nda 4 Ağustos'ta Ukrayna'ya ait bir nakliye uçağının yakınında patlayıcı düzeneği içerdiği değerlendirilen İHA bulunmuştu.ABD istihbaratı, bulunan patlayıcı yüklü İHA'nın özelliklerinin, Rus askeri istihbaratına özgü olduğunu iddia etmişti.Almanya hükümeti, 1 Eylül'de, olayla ilgili soruşturmada elde edilen bulguların Rusya'yı sorumlu gösterdiğini belirterek, bir dizi tedbir açıklamıştı.Karar gereği, Rusya'nın Bonn Başkonsolosluğu 18 Eylül itibarıyla kapatılacak, Berlin'deki Rus Evi ile ilgili sözleşme feshedilecek, Rus vatandaşlarına yönelik giriş kontrolleri sıkılaştırılacak ve Rusya'nın sözde gölge filosuna yönelik baskı artırılacak.Konu üzerine Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Almanya’nın Rusya'ya yönelik aldığı kararları gerçek bir savaşın başlangıcı olarak nitelendirerek, Onlar (Almanlar), yine savaş istiyor. ifadelerini kullanmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/almanya-nin-eski-basbakani-merkel-avrupa-nin-rusya-ile-yeniden-diyalog-baslatmasi-gerektigini-soyledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Başkentteki kaçakçılık operasyonunda 2 milyon 160 bin makaron ele geçirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/baskentteki-kacakcilik-operasyonunda-2-milyon-160-bin-makaron-ele-gecirildi/906439/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/baskentteki-kacakcilik-operasyonunda-2-milyon-160-bin-makaron-ele-gecirildi/906439/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:39:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki kaçakçılık operasyonunda içi kıyılmış tütünle dolu 2 milyon 160 bin makaron ele geçirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki kaçakçılık operasyonunda içi kıyılmış tütünle dolu 2 milyon 160 bin makaron ele geçirildi.Ankara Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce dün kaçakçılık operasyonu düzenledi.Operasyonda, içi kıyılmış tütünle dolu 2 milyon 160 bin makaron ele geçirildi, olayla ilgili bir şüpheli gözaltına alındı.Şüpheli hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında adli işlem başlatıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki kaçakçılık operasyonunda içi kıyılmış tütünle dolu 2 milyon 160 bin makaron ele geçirildi.Ankara Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce dün kaçakçılık operasyonu düzenledi.Operasyonda, içi kıyılmış tütünle dolu 2 milyon 160 bin makaron ele geçirildi, olayla ilgili bir şüpheli gözaltına alındı.Şüpheli hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında adli işlem başlatıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/baskentteki-kacakcilik-operasyonunda-2-milyon-160-bin-makaron-ele-gecirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bingöl'de meşe ormanlarında trüf mantarı potansiyeli araştırılacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bingol-de-mese-ormanlarinda-truf-mantari-potansiyeli-arastirilacak/906438/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bingol-de-mese-ormanlarinda-truf-mantari-potansiyeli-arastirilacak/906438/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:36:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bingöl / Bingöl'de meşe ormanlarında doğal olarak yetişme potansiyeli bulunan trüf mantarı türlerinin ve üretim alanlarının belirlenmesi amacıyla yürütülecek proje için protokol imzalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bingöl Haberleri : Bingöl'de meşe ormanlarında doğal olarak yetişme potansiyeli bulunan trüf mantarı türlerinin ve üretim alanlarının belirlenmesi amacıyla yürütülecek proje için protokol imzalandı.Valilik Toplantı Salonu'nda düzenlenen, Fırat Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen Bingöl Meşe Ormanlarında Trüf Mantarı Potansiyelinin Belirlenmesi ve Trüf Avcılığı Arama-Hasat Kapasitesinin Geliştirilmesi projesinin protokol imza törenine Vali Cahit Çelik, Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak ve Bingöl Orman İşletme Müdürü İbrahim Börü katıldı.Proje kapsamında uygun meşe ormanı alanlarında saha çalışmaları yapılarak trüf mantarının varlığı araştırılacak, yetişme ortamı ve ekolojik koşullar değerlendirilecek.İlgili personele ve yerel paydaşlara trüf mantarının aranmasına, tespit edilmesine ve sürdürülebilir yöntemlerle hasat edilmesine yönelik teorik ve uygulamalı eğitimler verilecek.Çalışmadan elde edilecek sonuçların olumlu olması halinde trüf mantarının kültüre alınması, kontrollü üretimi ve ekonomik değer zincirinin geliştirilmesine yönelik yeni projelere altyapı oluşturması hedefleniyor.Vali Çelik, törende yaptığı konuşmada, Fırat Kalkınma Ajansının bölgesel kalkınma açısından önemli bir görev üstlendiğini söyledi.Trüf mantarının ekonomik değerinin yüksek olduğuna dikkati çeken Çelik, Trüf mantarı gerçekten maddi olarak değeri çok yüksek olan bir ürün. Bizim özellikle Yedisu ilçesinde meşe ağaçlarının dibinde bulunması zor olan bir ürün. ifadelerini kullandı.Proje kapsamında trüf mantarının yetiştirilmesine yönelik çalışmalar yapılacağını aktaran Çelik, İnşallah arkadaşlarımız bunu kültür mantarı çerçevesinde yetiştirme konusunda çabaları olacak. İnşallah bu sene de trüf mantarının ilimizde yetiştirilmesi, ekonomiye kazandırılması konusunda güzel bir çalışma olur. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bingöl Haberleri : Bingöl'de meşe ormanlarında doğal olarak yetişme potansiyeli bulunan trüf mantarı türlerinin ve üretim alanlarının belirlenmesi amacıyla yürütülecek proje için protokol imzalandı.Valilik Toplantı Salonu'nda düzenlenen, Fırat Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen Bingöl Meşe Ormanlarında Trüf Mantarı Potansiyelinin Belirlenmesi ve Trüf Avcılığı Arama-Hasat Kapasitesinin Geliştirilmesi projesinin protokol imza törenine Vali Cahit Çelik, Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak ve Bingöl Orman İşletme Müdürü İbrahim Börü katıldı.Proje kapsamında uygun meşe ormanı alanlarında saha çalışmaları yapılarak trüf mantarının varlığı araştırılacak, yetişme ortamı ve ekolojik koşullar değerlendirilecek.İlgili personele ve yerel paydaşlara trüf mantarının aranmasına, tespit edilmesine ve sürdürülebilir yöntemlerle hasat edilmesine yönelik teorik ve uygulamalı eğitimler verilecek.Çalışmadan elde edilecek sonuçların olumlu olması halinde trüf mantarının kültüre alınması, kontrollü üretimi ve ekonomik değer zincirinin geliştirilmesine yönelik yeni projelere altyapı oluşturması hedefleniyor.Vali Çelik, törende yaptığı konuşmada, Fırat Kalkınma Ajansının bölgesel kalkınma açısından önemli bir görev üstlendiğini söyledi.Trüf mantarının ekonomik değerinin yüksek olduğuna dikkati çeken Çelik, Trüf mantarı gerçekten maddi olarak değeri çok yüksek olan bir ürün. Bizim özellikle Yedisu ilçesinde meşe ağaçlarının dibinde bulunması zor olan bir ürün. ifadelerini kullandı.Proje kapsamında trüf mantarının yetiştirilmesine yönelik çalışmalar yapılacağını aktaran Çelik, İnşallah arkadaşlarımız bunu kültür mantarı çerçevesinde yetiştirme konusunda çabaları olacak. İnşallah bu sene de trüf mantarının ilimizde yetiştirilmesi, ekonomiye kazandırılması konusunda güzel bir çalışma olur. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bingol-de-mese-ormanlarinda-truf-mantari-potansiyeli-arastirilacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ordu'da otomobil ile motosikletin çarpıştığı kazada 1 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ordu-da-otomobil-ile-motosikletin-carpistigi-kazada-1-kisi-yaralandi/906437/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ordu-da-otomobil-ile-motosikletin-carpistigi-kazada-1-kisi-yaralandi/906437/</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:36:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ordu / Ordu'da otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu 1 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ordu Haberleri : Ordu'da otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu 1 kişi yaralandı.Alınan bilgiye göre, B.A. idaresindeki 34 FG 6437 plakalı otomobil, Samsun yönünden Giresun istikametine seyir halindeyken Altınordu ilçesi Şarkiye Mahallesi'ndeki kavşakta Dursun Biran Yılmaz'ın kullandığı 52 AGK 950 plakalı motosikletle çarpıştı.İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Kazada yaralanan Yılmaz, olay yerindeki müdahalenin ardından Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.Yılmaz'ın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.Kentte yayın yapan Ordu Boztepe TV'nin Yönetim Kurulu Başkanı olduğu belirtilen Yılmaz'ın yaralandığı kaza anı çevredeki güvenlik kameralarınca kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ordu Haberleri : Ordu'da otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu 1 kişi yaralandı.Alınan bilgiye göre, B.A. idaresindeki 34 FG 6437 plakalı otomobil, Samsun yönünden Giresun istikametine seyir halindeyken Altınordu ilçesi Şarkiye Mahallesi'ndeki kavşakta Dursun Biran Yılmaz'ın kullandığı 52 AGK 950 plakalı motosikletle çarpıştı.İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Kazada yaralanan Yılmaz, olay yerindeki müdahalenin ardından Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.Yılmaz'ın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.Kentte yayın yapan Ordu Boztepe TV'nin Yönetim Kurulu Başkanı olduğu belirtilen Yılmaz'ın yaralandığı kaza anı çevredeki güvenlik kameralarınca kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ordu-da-otomobil-ile-motosikletin-carpistigi-kazada-1-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
