<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Pakistan ve Kuveyt dışişleri bakanları bölgesel durumu görüştü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/pakistan-ve-kuveyt-disisleri-bakanlari-bolgesel-durumu-gorustu/856127/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/pakistan-ve-kuveyt-disisleri-bakanlari-bolgesel-durumu-gorustu/856127/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:48:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Kuveyt Dışişleri Bakanı Cerrah Cabir el-Ahmed es-Sabah ile telefon görüşmesinde bölgesel durumu ele aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Kuveyt Dışişleri Bakanı Cerrah Cabir el-Ahmed es-Sabah ile telefon görüşmesinde bölgesel durumu ele aldı.Pakistan Dışişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre Dar, Kuveytli mevkidaşı Sabah ile telefonda görüştü.Sabah, Pakistan'ın arabuluculuk rolünü ve ABD ile İran arasındaki teması kolaylaştırma çabalarını takdir ederken, Dar da Pakistan'ın bölgede kalıcı barış ve istikrara ulaşmanın yolu olarak diplomasiyi ve sürdürülebilir etkileşimi destekleme taahhüdünü yineledi.İki taraf da devam eden diplomatik girişimlerin yakın gelecekte olumlu bir sonuca ulaşmasını ve kalıcı barış getirmesine yönelik temennilerini paylaştı.​​​​​​​]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Kuveyt Dışişleri Bakanı Cerrah Cabir el-Ahmed es-Sabah ile telefon görüşmesinde bölgesel durumu ele aldı.Pakistan Dışişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre Dar, Kuveytli mevkidaşı Sabah ile telefonda görüştü.Sabah, Pakistan'ın arabuluculuk rolünü ve ABD ile İran arasındaki teması kolaylaştırma çabalarını takdir ederken, Dar da Pakistan'ın bölgede kalıcı barış ve istikrara ulaşmanın yolu olarak diplomasiyi ve sürdürülebilir etkileşimi destekleme taahhüdünü yineledi.İki taraf da devam eden diplomatik girişimlerin yakın gelecekte olumlu bir sonuca ulaşmasını ve kalıcı barış getirmesine yönelik temennilerini paylaştı.​​​​​​​]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/pakistan-ve-kuveyt-disisleri-bakanlari-bolgesel-durumu-gorustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TBMM Genel Kurulu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tbmm-genel-kurulu/856126/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tbmm-genel-kurulu/856126/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:48:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tbmm — AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu: - Mutlak butlanla ilgili karar tamamen CHP'nin kendi iç çekişmesinin sonucudur. Bu mesele CHP'nin iç çekişmesinin, iç çatışmasının neticesidir - CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın: - Mutlak butlan kararı bir siyasi partinin iç işi değildir, demokrasiye yapılmış darbedir - MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay: - Yolsuzluğun partisi, rozeti, mazereti olmaz. Belediyeler başta olmak üzere tüm kamu görevlileri hizmet ve sorumluluk alanıdır, rant, istismar ve çıkar ağı değildir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tbmm Haberleri — AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Mutlak butlanla ilgili karar tamamen CHP'nin kendi iç çekişmesinin sonucudur. Bu mesele CHP'nin iç çekişmesinin, iç çatışmasının neticesidir. dedi.TBMM Genel Kurulunda siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Kurban Bayramı süresince çok sayıda trafik kazasının yaşandığını hatırlattı. Trafik kazalarında 70 kişinin hayatını kaybettiğini aktaran Ekmen, vatandaşların uçak ve otobüs bileti fiyatları dolayısıyla seyahat edemediğini söyledi.Kurban Bayramı'nın, istinaf mahkemesinin CHP ile ilgili verdiği mutlak butlan kararına yönelik tartışmalarla geçtiğini söyleyen Ekmen, hukukçular arasında yargılama usulü ile tedbir kararı açısından görüş farklılıkları bulunduğunu savundu. Ekmen, Bu karar, vatandaş tarafından zaman ve gündem ayarlı siyasi mühendislik kararı olarak görüldüğü için tartışma yarattı. dedi.İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) hububat alım fiyatlarını açıkladığını anımsattı.Buğday alım fiyatlarının enflasyon oranının altında artırıldığını savunan Çömez, Köyler boşaldı. Ortalama çiftçi yaşı 58. Aktif olarak çiftçilik yapanların sayısı da azalıyor. Tarım planlı şekilde çökertiliyor. diye konuştu.- Türkiye, bölgesinde adalet çağrısını yükselten bir ülkedirMHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümünü kutladı.İstanbul'un fethinin sadece sur yıkma olayı olmadığının altını çizen Akçay, 1453'te Bizans zulmüne son verildiğini belirtti.İsrail'in Filistin'deki zulmünün gözlerden uzak tutulamayacağına işaret eden Akçay, yaşananların İslam dünyasının ortak sınavı olduğunu kaydetti.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Kudüs Paktını gündeme getirdiğini hatırlatan Akçay, uluslararası toplumun yetersizliği karşısında Türkiye'nin tarihi sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini söyledi.MHP Grup Başkanvekili Akçay, Türkiye'nin tarih boyunca mazlumun yanında durmayı ilke edindiğini dile getirerek, Türkiye, bugün Gazze meselesinde diplomatik, insani ve siyasi kanalları kullanarak ateşkesin sağlanması, insani yardımların ulaştırılması için çaba göstermektedir. Türkiye, yalnızca kendi sınırlarını koruyan ülke değil, bölgesinde adalet çağrısını yükselten bir ülkedir. diye konuştu.Kamu görevinin şahsi menfaatin, rüşvetin ve yolsuzluğun aracı haline getirilemeyeceğini vurgulayan Akçay, hizmet kurumlarına yönelik güvenin zedelenmesinin toplumsal ve ahlaki tahribat anlamına geldiğini kaydetti.Akçay, parti olarak temiz siyaseti, temiz yönetimi ve temiz toplumu savunduklarını ifade ederek, Yolsuzluğun partisi, rozeti, mazereti olmaz. Belediyeler başta olmak üzere tüm kamu görevlileri hizmet ve sorumluluk alanıdır, rant, istismar ve çıkar ağı değildir. Siyasetin daha şeffaf, hesap verebilir, ahlaklı zemine ve etik kurallara bağlanması milli bir ihtiyaçtır. dedi.DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, İnfaz Kanunu'nda değişiklikler yapılması, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporu doğrultusundaki yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.İktidarı eleştiren Temelli, yasal düzenlemelerle ilgili adım atılmamasının cezaevindekilerde de umutsuzluk oluşturduğunu öne sürdü.- CHP, çok darbelere muhatap olmuşturCHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, bazı vatandaşların kurban kesemediğini, bunun da iktisadi krizin göstergesi olduğunu iddia etti.İstinaf mahkemesinin CHP ile ilgili verdiği mutlak butlan kararını eleştiren Günaydın, Mutlak butlan kararı bir siyasi partinin iç işi değildir, demokrasiye yapılmış darbedir. ifadesini kullandı.Mutlak butlan kararının seçilenin ve seçenin güvenliğini ortadan kaldırdığını savunan Günaydın, Siyasi Etik Yasası'nı çıkaralım çağrısı yaparak, AK Parti milletvekillerini mal varlıklarını açıklamaya davet etti.CHP Grup Başkanvekili Günaydın, CHP, çok darbelere muhatap olmuştur. Bütün darbelerden dün olduğu gibi bugün de gelecekte de güçlenerek çıktık ve çıkmaya devam edeceğiz. dedi.- Millet, sizi kendi içinizde arınmaya çağıyorAK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Türk Hava Kuvvetlerinin kuruluşunun 115'inci yılını kutladı.Savunma sanayisindeki başarıların, yerli ve milli teknoloji hamlelerinin temelinde büyük birikimin bulunduğunu dile getiren Akbaşoğlu, Atatürk'ün 'İstikbal göklerdedir' sözünü, HÜRKUŞ'la, GÖKBEY'le, KAAN'la, KIZILELMA'yla ete kemiğe büründüren Recep Tayyip Erdoğan'dır, AK Parti'dir, Cumhur İttifakı'dır. ifadelerini kullandı.Akbaşoğlu, hizmet ve eser siyasetiyle yol yürüdüklerini, çok sayıda yatırımı hayata geçirdiklerini söyledi.İstinaf mahkemesinin CHP'yle ilgili verdiği mutlak butlan kararına ilişkin de açıklamalarda bulunan Akbaşoğlu, şunları kaydetti:Mutlak butlanla ilgili karar tamamen CHP'nin kendi iç çekişmesinin sonucudur. Bu mesele CHP'nin iç çekişmesinin, iç çatışmasının neticesidir. CHP, kendi içinde kumpas kurmuşsa kurmuştur, bunun iktidarla, AK Parti'yle alakası söz konusu değildir. Siz, milletin parasını, belediyelerin kasasını, kamu kurumlarının kasasını boşaltan kendi belediye başkanlarınızın elini kesmeniz, disipline vermeniz lazımdı. Onlara hesap sorup arınmanız lazımdı ama bunları yapmıyorsunuz. Kendi içinizde yaşadıklarınızı AK Parti'ye boca etmeye çalışıyorsunuz. Millet, sizi kendi içinizde arınmaya, temizlenmeye, hırsızlıklardan hesap sormaya çağıyor.Daha sonra yeniden söz alan CHP Grup Başkanvekili Günaydın, kendisinin mal varlığını açıkladığını belirterek, Muhammet Emin Akbaşoğlu'nu milletvekili olmadan önceki ve milletvekili olduktan sonraki mal varlığını açıklamaya davet etti.CHP ve AK Parti milletvekilleri arasındaki kısa süreli tartışmanın ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, Kim hırsızsa hesap verecek, burnundan fitil fitil getirilecek. Kim devleti soymuşsa, milletin parasına el uzatmışsa bunlar hesap verecek. Zehir zıkkım olsun. Hangi partili olursa olsun bu millet bunun hesabını soracak. diye konuştu.Tartışmaların devam etmesi üzerine Adan, birleşime ara verdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tbmm Haberleri — AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Mutlak butlanla ilgili karar tamamen CHP'nin kendi iç çekişmesinin sonucudur. Bu mesele CHP'nin iç çekişmesinin, iç çatışmasının neticesidir. dedi.TBMM Genel Kurulunda siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Kurban Bayramı süresince çok sayıda trafik kazasının yaşandığını hatırlattı. Trafik kazalarında 70 kişinin hayatını kaybettiğini aktaran Ekmen, vatandaşların uçak ve otobüs bileti fiyatları dolayısıyla seyahat edemediğini söyledi.Kurban Bayramı'nın, istinaf mahkemesinin CHP ile ilgili verdiği mutlak butlan kararına yönelik tartışmalarla geçtiğini söyleyen Ekmen, hukukçular arasında yargılama usulü ile tedbir kararı açısından görüş farklılıkları bulunduğunu savundu. Ekmen, Bu karar, vatandaş tarafından zaman ve gündem ayarlı siyasi mühendislik kararı olarak görüldüğü için tartışma yarattı. dedi.İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) hububat alım fiyatlarını açıkladığını anımsattı.Buğday alım fiyatlarının enflasyon oranının altında artırıldığını savunan Çömez, Köyler boşaldı. Ortalama çiftçi yaşı 58. Aktif olarak çiftçilik yapanların sayısı da azalıyor. Tarım planlı şekilde çökertiliyor. diye konuştu.- Türkiye, bölgesinde adalet çağrısını yükselten bir ülkedirMHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümünü kutladı.İstanbul'un fethinin sadece sur yıkma olayı olmadığının altını çizen Akçay, 1453'te Bizans zulmüne son verildiğini belirtti.İsrail'in Filistin'deki zulmünün gözlerden uzak tutulamayacağına işaret eden Akçay, yaşananların İslam dünyasının ortak sınavı olduğunu kaydetti.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Kudüs Paktını gündeme getirdiğini hatırlatan Akçay, uluslararası toplumun yetersizliği karşısında Türkiye'nin tarihi sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini söyledi.MHP Grup Başkanvekili Akçay, Türkiye'nin tarih boyunca mazlumun yanında durmayı ilke edindiğini dile getirerek, Türkiye, bugün Gazze meselesinde diplomatik, insani ve siyasi kanalları kullanarak ateşkesin sağlanması, insani yardımların ulaştırılması için çaba göstermektedir. Türkiye, yalnızca kendi sınırlarını koruyan ülke değil, bölgesinde adalet çağrısını yükselten bir ülkedir. diye konuştu.Kamu görevinin şahsi menfaatin, rüşvetin ve yolsuzluğun aracı haline getirilemeyeceğini vurgulayan Akçay, hizmet kurumlarına yönelik güvenin zedelenmesinin toplumsal ve ahlaki tahribat anlamına geldiğini kaydetti.Akçay, parti olarak temiz siyaseti, temiz yönetimi ve temiz toplumu savunduklarını ifade ederek, Yolsuzluğun partisi, rozeti, mazereti olmaz. Belediyeler başta olmak üzere tüm kamu görevlileri hizmet ve sorumluluk alanıdır, rant, istismar ve çıkar ağı değildir. Siyasetin daha şeffaf, hesap verebilir, ahlaklı zemine ve etik kurallara bağlanması milli bir ihtiyaçtır. dedi.DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, İnfaz Kanunu'nda değişiklikler yapılması, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporu doğrultusundaki yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.İktidarı eleştiren Temelli, yasal düzenlemelerle ilgili adım atılmamasının cezaevindekilerde de umutsuzluk oluşturduğunu öne sürdü.- CHP, çok darbelere muhatap olmuşturCHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, bazı vatandaşların kurban kesemediğini, bunun da iktisadi krizin göstergesi olduğunu iddia etti.İstinaf mahkemesinin CHP ile ilgili verdiği mutlak butlan kararını eleştiren Günaydın, Mutlak butlan kararı bir siyasi partinin iç işi değildir, demokrasiye yapılmış darbedir. ifadesini kullandı.Mutlak butlan kararının seçilenin ve seçenin güvenliğini ortadan kaldırdığını savunan Günaydın, Siyasi Etik Yasası'nı çıkaralım çağrısı yaparak, AK Parti milletvekillerini mal varlıklarını açıklamaya davet etti.CHP Grup Başkanvekili Günaydın, CHP, çok darbelere muhatap olmuştur. Bütün darbelerden dün olduğu gibi bugün de gelecekte de güçlenerek çıktık ve çıkmaya devam edeceğiz. dedi.- Millet, sizi kendi içinizde arınmaya çağıyorAK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Türk Hava Kuvvetlerinin kuruluşunun 115'inci yılını kutladı.Savunma sanayisindeki başarıların, yerli ve milli teknoloji hamlelerinin temelinde büyük birikimin bulunduğunu dile getiren Akbaşoğlu, Atatürk'ün 'İstikbal göklerdedir' sözünü, HÜRKUŞ'la, GÖKBEY'le, KAAN'la, KIZILELMA'yla ete kemiğe büründüren Recep Tayyip Erdoğan'dır, AK Parti'dir, Cumhur İttifakı'dır. ifadelerini kullandı.Akbaşoğlu, hizmet ve eser siyasetiyle yol yürüdüklerini, çok sayıda yatırımı hayata geçirdiklerini söyledi.İstinaf mahkemesinin CHP'yle ilgili verdiği mutlak butlan kararına ilişkin de açıklamalarda bulunan Akbaşoğlu, şunları kaydetti:Mutlak butlanla ilgili karar tamamen CHP'nin kendi iç çekişmesinin sonucudur. Bu mesele CHP'nin iç çekişmesinin, iç çatışmasının neticesidir. CHP, kendi içinde kumpas kurmuşsa kurmuştur, bunun iktidarla, AK Parti'yle alakası söz konusu değildir. Siz, milletin parasını, belediyelerin kasasını, kamu kurumlarının kasasını boşaltan kendi belediye başkanlarınızın elini kesmeniz, disipline vermeniz lazımdı. Onlara hesap sorup arınmanız lazımdı ama bunları yapmıyorsunuz. Kendi içinizde yaşadıklarınızı AK Parti'ye boca etmeye çalışıyorsunuz. Millet, sizi kendi içinizde arınmaya, temizlenmeye, hırsızlıklardan hesap sormaya çağıyor.Daha sonra yeniden söz alan CHP Grup Başkanvekili Günaydın, kendisinin mal varlığını açıkladığını belirterek, Muhammet Emin Akbaşoğlu'nu milletvekili olmadan önceki ve milletvekili olduktan sonraki mal varlığını açıklamaya davet etti.CHP ve AK Parti milletvekilleri arasındaki kısa süreli tartışmanın ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, Kim hırsızsa hesap verecek, burnundan fitil fitil getirilecek. Kim devleti soymuşsa, milletin parasına el uzatmışsa bunlar hesap verecek. Zehir zıkkım olsun. Hangi partili olursa olsun bu millet bunun hesabını soracak. diye konuştu.Tartışmaların devam etmesi üzerine Adan, birleşime ara verdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/tbmm-genel-kurulu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GKRY, İngiltere'den aşırı sağın iktidar olması halinde Ada'daki üsler için güvence istiyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gkry-ingiltere-den-asiri-sagin-iktidar-olmasi-halinde-ada-daki-usler-icin-guvence-istiyor/856124/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gkry-ingiltere-den-asiri-sagin-iktidar-olmasi-halinde-ada-daki-usler-icin-guvence-istiyor/856124/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:45:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kktc — Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), aşırı sağcı İngiliz siyasetçi Nigel Farage'ın başbakan olması durumunda İngiltere'den Ada'daki egemen üslerini, Orta Doğu'ya yönelik saldırılar için tek taraflı olarak kullanamayacağına dair güvence istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kktc Haberleri — Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), aşırı sağcı İngiliz siyasetçi Nigel Farage'ın başbakan olması durumunda İngiltere'den Ada'daki egemen üslerini, Orta Doğu'ya yönelik saldırılar için tek taraflı olarak kullanamayacağına dair güvence istedi.Politico'nun haberine göre, GKRY, Farage'ın başbakanlık koltuğuna oturması halinde, Ada'daki İngiliz üslerini savaş durumunda saldırılar için tek taraflı kullanmasını engellemek üzere bu ülkeden güvence istiyor.Kıbrıs (GKRY) İngiltere'ye ait askeri üslerini Farage'ın etkilerinden korumaya çalışıyor başlıklı haberde, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'in, Kıbrıs'taki İngiliz askeri üslerini İran'a yönelik hava saldırılarında ABD tarafından kullanmasına izin vermeyi önce reddettiği daha sonra üslerin İran saldırılarını önlemek amacıyla belirli ve sınırlı savunma amaçlı kullanılmasına izin verdiği hatırlatıldı. İngiltere'de 7 Mayıs'taki 140 seçim bölgesinde 5000'in üzerinde belediye meclisi sandalyesi ve bazı belediye başkanlıkları için yapılan seçimde sandıktan aşırı sağ çıkarken, haberde hem İngiliz hem de GKRY'deki yetkililerin, Farage liderliğindeki Reform UK Partisinin de aralarında bulunduğu bir İngiliz hükümetinin farklı kararlar alma ihtimalinden endişelendikleri ileri sürüldü.Haberde, Güney Kıbrıs'taki egemen İngiliz üslerinin yıllardır hassas bir konu olmaya devam ettiğine değinilerek, ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırıların ardından 2 Mart'ta Akrotiri Hava Üssü'ne düzenlenen İHA saldırısıyla GKRY'nin güvenlik endişelerinin arttığı belirtildi.İngiltere Savunma Bakanlığı, Politico'ya yaptığı açıklamada, ocak ayından bu yana GKRY'ye radar sistemleri, insansız hava aracı (İHA) karşıtı sistemler ve hızlı jetler dahil olmak üzere ek savunma yetenekleri konuşlandırdığını ve İran ile yaşanan çatışmanın ardından bu yeteneklerin daha da güçlendirildiğini aktardı.- Güney Kıbrıs'taki İngiliz egemen üsleriİngiltere'nin kabul ettiği 1960'da yapılan Kıbrıs Bağımsızlık Anlaşması sonucu Akrotiri (Ağrotur) ve Dikelya'da İngiltere'nin kendi toprağı sayılan 2 egemen üssü ile Troodos Dağı'nda radar istasyonu ile bazı askeri izleme alanları bulunuyor.İngiltere, ayrıca bu üsler ve radar istasyonu dışında Ada'da 40 kadar askeri tesis ve kontrol noktası edinme hakkına sahip olduğu, fakat bunların sadece 15 kadarının aktif olduğu biliniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kktc Haberleri — Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), aşırı sağcı İngiliz siyasetçi Nigel Farage'ın başbakan olması durumunda İngiltere'den Ada'daki egemen üslerini, Orta Doğu'ya yönelik saldırılar için tek taraflı olarak kullanamayacağına dair güvence istedi.Politico'nun haberine göre, GKRY, Farage'ın başbakanlık koltuğuna oturması halinde, Ada'daki İngiliz üslerini savaş durumunda saldırılar için tek taraflı kullanmasını engellemek üzere bu ülkeden güvence istiyor.Kıbrıs (GKRY) İngiltere'ye ait askeri üslerini Farage'ın etkilerinden korumaya çalışıyor başlıklı haberde, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'in, Kıbrıs'taki İngiliz askeri üslerini İran'a yönelik hava saldırılarında ABD tarafından kullanmasına izin vermeyi önce reddettiği daha sonra üslerin İran saldırılarını önlemek amacıyla belirli ve sınırlı savunma amaçlı kullanılmasına izin verdiği hatırlatıldı. İngiltere'de 7 Mayıs'taki 140 seçim bölgesinde 5000'in üzerinde belediye meclisi sandalyesi ve bazı belediye başkanlıkları için yapılan seçimde sandıktan aşırı sağ çıkarken, haberde hem İngiliz hem de GKRY'deki yetkililerin, Farage liderliğindeki Reform UK Partisinin de aralarında bulunduğu bir İngiliz hükümetinin farklı kararlar alma ihtimalinden endişelendikleri ileri sürüldü.Haberde, Güney Kıbrıs'taki egemen İngiliz üslerinin yıllardır hassas bir konu olmaya devam ettiğine değinilerek, ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırıların ardından 2 Mart'ta Akrotiri Hava Üssü'ne düzenlenen İHA saldırısıyla GKRY'nin güvenlik endişelerinin arttığı belirtildi.İngiltere Savunma Bakanlığı, Politico'ya yaptığı açıklamada, ocak ayından bu yana GKRY'ye radar sistemleri, insansız hava aracı (İHA) karşıtı sistemler ve hızlı jetler dahil olmak üzere ek savunma yetenekleri konuşlandırdığını ve İran ile yaşanan çatışmanın ardından bu yeteneklerin daha da güçlendirildiğini aktardı.- Güney Kıbrıs'taki İngiliz egemen üsleriİngiltere'nin kabul ettiği 1960'da yapılan Kıbrıs Bağımsızlık Anlaşması sonucu Akrotiri (Ağrotur) ve Dikelya'da İngiltere'nin kendi toprağı sayılan 2 egemen üssü ile Troodos Dağı'nda radar istasyonu ile bazı askeri izleme alanları bulunuyor.İngiltere, ayrıca bu üsler ve radar istasyonu dışında Ada'da 40 kadar askeri tesis ve kontrol noktası edinme hakkına sahip olduğu, fakat bunların sadece 15 kadarının aktif olduğu biliniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD'de açık iş sayısı nisanda arttı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-de-acik-is-sayisi-nisanda-artti/856122/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-de-acik-is-sayisi-nisanda-artti/856122/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:39:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[New York — Ülkede açık iş sayısı, nisanda bir önceki aya kıyasla 731 binlik artış kaydetti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[New York Haberleri — ABD'de JOLTS açık iş sayısı, nisanda 7 milyon 618 bin ile piyasa beklentilerinin üzerine çıktı.ABD Çalışma Bakanlığı, nisan ayına ilişkin JOLTS açık iş sayısı verilerini açıkladı.Buna göre, ülkedeki açık iş sayısı, nisanda bir önceki aya kıyasla 731 bin artışla 7 milyon 618 bine ulaşırken, Mayıs 2024'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.Piyasa beklentilerinin oldukça üzerinde gerçekleşen açık iş sayısının bu dönemde 6 milyon 860 bin olması öngörülüyordu.Açık iş sayısına ilişkin mart ayı verisi 6 milyon 887 bin olarak kaydedilmişti.Nisanda açık iş sayısı, profesyonel ve ticari hizmetler sektöründe artarken finans ve sigorta sektöründe azaldı.İşe alım sayısı aynı dönemde 419 bin azalışla 5 milyon 116 bin oldu.Ülkede istifa ve işten çıkarılma dahil işinden ayrılanların sayısı da bu dönemde 399 bin azalarak 4 milyon 978 bine geriledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[New York Haberleri — ABD'de JOLTS açık iş sayısı, nisanda 7 milyon 618 bin ile piyasa beklentilerinin üzerine çıktı.ABD Çalışma Bakanlığı, nisan ayına ilişkin JOLTS açık iş sayısı verilerini açıkladı.Buna göre, ülkedeki açık iş sayısı, nisanda bir önceki aya kıyasla 731 bin artışla 7 milyon 618 bine ulaşırken, Mayıs 2024'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.Piyasa beklentilerinin oldukça üzerinde gerçekleşen açık iş sayısının bu dönemde 6 milyon 860 bin olması öngörülüyordu.Açık iş sayısına ilişkin mart ayı verisi 6 milyon 887 bin olarak kaydedilmişti.Nisanda açık iş sayısı, profesyonel ve ticari hizmetler sektöründe artarken finans ve sigorta sektöründe azaldı.İşe alım sayısı aynı dönemde 419 bin azalışla 5 milyon 116 bin oldu.Ülkede istifa ve işten çıkarılma dahil işinden ayrılanların sayısı da bu dönemde 399 bin azalarak 4 milyon 978 bine geriledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail'in Lübnan'da 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısı 3 bin 468'e yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-in-lubnan-da-2-mart-tan-bu-yana-duzenledigi-saldirilarda-olenlerin-sayisi-3-bin-468-e-yukseldi/856121/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-in-lubnan-da-2-mart-tan-bu-yana-duzenledigi-saldirilarda-olenlerin-sayisi-3-bin-468-e-yukseldi/856121/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:36:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Beyrut — İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana ateşkese rağmen Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 35 artarak, 3 bin 468'e ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Beyrut Haberleri — İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana ateşkese rağmen Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 35 artarak, 3 bin 468'e ulaştı.İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılara ilişkin ölü ve yaralı sayısına dair son verilerini paylaştı.Buna göre, söz konusu dönemde İsrail saldırılarında 3 bin 468 kişi hayatını kaybetti, 10 bin 577 kişi yaralandı.Hayatını kaybedenlerin 128'ini sağlık çalışanları oluştururken, 371 sağlık görevlisi de İsrail saldırılarında yaralandı.Sağlık Bakanlığı, dünkü açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan itibaren Lübnan'a düzenlediği saldırılarda 3 bin 433 kişinin öldüğünü bildirmişti.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında 4. tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Beyrut Haberleri — İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana ateşkese rağmen Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 35 artarak, 3 bin 468'e ulaştı.İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılara ilişkin ölü ve yaralı sayısına dair son verilerini paylaştı.Buna göre, söz konusu dönemde İsrail saldırılarında 3 bin 468 kişi hayatını kaybetti, 10 bin 577 kişi yaralandı.Hayatını kaybedenlerin 128'ini sağlık çalışanları oluştururken, 371 sağlık görevlisi de İsrail saldırılarında yaralandı.Sağlık Bakanlığı, dünkü açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan itibaren Lübnan'a düzenlediği saldırılarda 3 bin 433 kişinin öldüğünü bildirmişti.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında 4. tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israil-in-lubnan-da-2-mart-tan-bu-yana-duzenledigi-saldirilarda-olenlerin-sayisi-3-bin-468-e-yukseldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Almanya Başbakanı Merz, Lübnan'ın güneyinde artan gerilimi endişeyle takip ettiklerini söyledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/almanya-basbakani-merz-lubnan-in-guneyinde-artan-gerilimi-endiseyle-takip-ettiklerini-soyledi/856120/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/almanya-basbakani-merz-lubnan-in-guneyinde-artan-gerilimi-endiseyle-takip-ettiklerini-soyledi/856120/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:30:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Berlin — Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Lübnan'ın güneyinde son dönemde artan gerilimi büyük endişeyle takip ettiklerini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Berlin Haberleri — Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Lübnan'ın güneyinde son dönemde artan gerilimi büyük endişeyle takip ettiklerini bildirdi.Merz, Macaristan Başbakanı Peter Magyar ile Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına değinen Merz, Lübnan'ın güneyinde son zamanlarda şiddetin tırmanışını büyük endişeyle izlediklerini söyledi.Hizbullah'ın İsrail'dekilere yönelik saldırılarını derhal sonlandırması ve silahlarını bırakması gerektiğini savunan Merz, İsrail'e de nisan ayında varılan ateşkes anlaşmasına bağlı kalması ve Lübnan'daki sivil halkı koruması çağrısında bulundu.İsrail ve Lübnan arasında başlatılan doğrudan görüşme sürecinin sürdürülmesini desteklediklerini ifade eden Merz, bölgede tansiyonun düşürülmesinin önemli olduğunu kaydetti.Merz, ABD Başkanı Donald Trump ile İran yönetimi arasında yürütülen müzakerelerde ilerleme sağlanabilmesi için gerilimin azaltılmasının gerekli olduğunu belirtti.Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'un New York'ta yaptığı değerlendirmelere katıldığını kaydeden Merz, hükümet olarak gerginliğin azaltılmasına katkı sunmak ve ateşkesin yeniden tesisi için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.Öte yandan Merz, Ukrayna'ya yönelik desteklerinin süreceğini vurgulayarak, Macaristan hükümetiyle askeri yardım konusunu görüşeceklerini ifade etti.Ukrayna'ya olan bağlılıklarından taviz vermeyeceklerini belirten Merz, Rusya'ya yönelik yaptırımlar ve Kiev'e sağlanan askeri desteğin savaşın mümkün olan en kısa sürede sona erdirilmesi için doğru araçlar olduğunu kaydetti.- Macaristan Başbakanı MagyarMacaristan Başbakanı Magyar ise ülkesinin Ukrayna'ya ne asker ne de silah göndereceğini vurguladı.Magyar, Ukrayna ile Macaristan arasında Ukrayna'daki Macar azınlığın dil, kültür ve eğitim haklarıyla ilgili teknik müzakereler yürütüldüğünü dile getirdi.Ukrayna'daki Macar azınlığa işaret eden Magyar, Elbette bir azınlık iseniz, bir azınlığın parçasıysanız, okulda, idarede veya kültürde kendi ana dilinizi kullanabilmeniz önemlidir. Bu bir lüks değildir. Bu temel bir insan hakkıdır ve Avrupa Birliği'ne üyelik müzakerelerini başlatmak isteyen bir ülkenin bu temel insan haklarına uyması gerektiğine inanıyoruz. Ukrayna ile bu konuyu çözüme kavuşturabileceğimiz konusunda çok iyimserim ve Ukrayna-Macaristan ilişkilerinde yeni bir sayfa açmaya hazırım. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Berlin Haberleri — Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Lübnan'ın güneyinde son dönemde artan gerilimi büyük endişeyle takip ettiklerini bildirdi.Merz, Macaristan Başbakanı Peter Magyar ile Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına değinen Merz, Lübnan'ın güneyinde son zamanlarda şiddetin tırmanışını büyük endişeyle izlediklerini söyledi.Hizbullah'ın İsrail'dekilere yönelik saldırılarını derhal sonlandırması ve silahlarını bırakması gerektiğini savunan Merz, İsrail'e de nisan ayında varılan ateşkes anlaşmasına bağlı kalması ve Lübnan'daki sivil halkı koruması çağrısında bulundu.İsrail ve Lübnan arasında başlatılan doğrudan görüşme sürecinin sürdürülmesini desteklediklerini ifade eden Merz, bölgede tansiyonun düşürülmesinin önemli olduğunu kaydetti.Merz, ABD Başkanı Donald Trump ile İran yönetimi arasında yürütülen müzakerelerde ilerleme sağlanabilmesi için gerilimin azaltılmasının gerekli olduğunu belirtti.Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul'un New York'ta yaptığı değerlendirmelere katıldığını kaydeden Merz, hükümet olarak gerginliğin azaltılmasına katkı sunmak ve ateşkesin yeniden tesisi için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.Öte yandan Merz, Ukrayna'ya yönelik desteklerinin süreceğini vurgulayarak, Macaristan hükümetiyle askeri yardım konusunu görüşeceklerini ifade etti.Ukrayna'ya olan bağlılıklarından taviz vermeyeceklerini belirten Merz, Rusya'ya yönelik yaptırımlar ve Kiev'e sağlanan askeri desteğin savaşın mümkün olan en kısa sürede sona erdirilmesi için doğru araçlar olduğunu kaydetti.- Macaristan Başbakanı MagyarMacaristan Başbakanı Magyar ise ülkesinin Ukrayna'ya ne asker ne de silah göndereceğini vurguladı.Magyar, Ukrayna ile Macaristan arasında Ukrayna'daki Macar azınlığın dil, kültür ve eğitim haklarıyla ilgili teknik müzakereler yürütüldüğünü dile getirdi.Ukrayna'daki Macar azınlığa işaret eden Magyar, Elbette bir azınlık iseniz, bir azınlığın parçasıysanız, okulda, idarede veya kültürde kendi ana dilinizi kullanabilmeniz önemlidir. Bu bir lüks değildir. Bu temel bir insan hakkıdır ve Avrupa Birliği'ne üyelik müzakerelerini başlatmak isteyen bir ülkenin bu temel insan haklarına uyması gerektiğine inanıyoruz. Ukrayna ile bu konuyu çözüme kavuşturabileceğimiz konusunda çok iyimserim ve Ukrayna-Macaristan ilişkilerinde yeni bir sayfa açmaya hazırım. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/almanya-basbakani-merz-lubnan-in-guneyinde-artan-gerilimi-endiseyle-takip-ettiklerini-soyledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana ateşkese rağmen Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 35 artarak, 3 bin 468'e yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-ordusunun-2-mart-tan-bu-yana-ateskese-ragmen-lubnan-a-duzenledigi-saldirilarda-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-35-artarak-3-bin-468-e-yukseldi/856119/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-ordusunun-2-mart-tan-bu-yana-ateskese-ragmen-lubnan-a-duzenledigi-saldirilarda-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-35-artarak-3-bin-468-e-yukseldi/856119/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:27:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Beyrut — ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Beyrut Haberleri —]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Beyrut Haberleri —]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israil-ordusunun-2-mart-tan-bu-yana-ateskese-ragmen-lubnan-a-duzenledigi-saldirilarda-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-35-artarak-3-bin-468-e-yukseldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Göktaş, Veriden Vizyona Üç Kuşak Türkiye araştırmasına ilişkin düzenlenen programda konuştu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-goktas-veriden-vizyona-uc-kusak-turkiye-arastirmasina-iliskin-duzenlenen-programda-konustu/856117/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-goktas-veriden-vizyona-uc-kusak-turkiye-arastirmasina-iliskin-duzenlenen-programda-konustu/856117/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:21:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Araştırmamızı, farklı bölgesel ve sosyoekonomik özelliklere sahip 12 ilde yürüttük. 6 bin 530 haneye ulaşıldı. 10 bin 408 vatandaşımızla yüz yüze görüşmeler yaptık - Araştırmamızda, dört bölgesel tipolojiyi ve üç kuşağı birlikte ele aldık. Kadınların ve erkeklerin beklentileri birlikte değerlendirildi. Bu yönüyle çalışma, ülkemizde bu ölçekte yapılmış nadir araştırmalar arasına adını yazdırdı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Veriden Vizyona Üç Kuşak Türkiye araştırmasını farklı bölgesel ve sosyoekonomik özelliklere sahip 12 ilde yürüttüklerini, 6 bin 530 haneye ulaşıldığını, 10 bin 408 vatandaşla yüz yüze görüşmeler yaptıklarını söyledi.Bakan Göktaş, Ankara Hakimevi'nde düzenlenen Veriden Vizyona Üç Kuşak Türkiye araştırma bulguları paylaşım programında yaptığı konuşmada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Enstitü Sosyal işbirliğinde gerçekleştirdikleri ve aileye dair bilinenleri yeniden düşündürecek çalışmanın sonuçlarını paylaşacaklarını belirtti.Evlilik ve Doğurganlığın Çok Boyutlu Perspektiften Karşılaştırmalı İncelenmesi: Deneyimler, Algılar ve Planlar Araştırması ile aile hayatına yön veren tercihlerin sadece bugünün şartlarıyla değil, kuşaktan kuşağa aktarılan tecrübelerle nasıl şekillendiğini görmek istediklerini belirten Göktaş, evlilik ve çocuk sahibi olma fikrinin farklı bölgelerde nasıl karşılık bulduğunu veriler üzerinden okumayı hedeflediklerini bildirdi.- Kuşaklar arası ilişkiler farklılaşıyorÇalışmanın Türkiye ve aileler için hayırlara vesile olmasını dileyen Bakan Göktaş, şunları kaydetti:Çocuğun güven duygusu, bir gencin yön bulma arayışı, yaşlının huzurlu bir hayat sürmesi öncelikle aile içinde karşılık bulur. Genç ve dinamik nüfus, bu tablonun ayrılmaz parçasıdır. Dolayısıyla aileyi yalnızca bireysel tercihlerden ibaret, nüfusu da sadece sayısal artış veya azalış meselesi olarak ele alamayız. Çünkü bugün sadece Türkiye'de değil, birçok ülkede aile yapıları değişiyor. Nüfus dengeleri dönüşüyor, kuşaklar arası ilişkiler farklılaşıyor. Evliliklerin azalması, gençlerin daha geç evlenmesi, çocuk sahibi olma kararının ertelenmesi ve doğurganlık hızının düşmesi artık geçici eğilimler olarak görülemez. Bu gelişmeler, çalışma hayatını, sosyal güvenlik sistemini, milli savunma gücünü, sağlık ve bakım hizmetlerini, üretim kapasitesini ve kuşaklar arası dayanışmayı doğrudan etkilemektedir.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllar önce güçlü bir öngörüyle, aile ve dinamik nüfus yapısının karşı karşıya kaldığı risklere dikkati çektiğini hatırlatan Göktaş, Geldiğimiz nokta, Sayın Cumhurbaşkanımızın, bu riskleri varoluşsal bir tehdit olarak görmesinin ne kadar isabetli olduğunu teyit etmekte. Biz, bugün, bu uyarıyı, devlet aklıyla ve kararlı bir iradeyle üstlenilmesi gereken tarihi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Aileyi güçlendirmeyi, dinamik nüfusumuzu korumayı, milletimizin bekası ve devletimizin istikbaliyle doğrudan ilgili stratejik bir alan olarak görüyoruz. diye konuştu.Çalışmaları, sahip oldukları köklü tarihi birikim, bilimsel zeminde şekillenen politikalar ve insanı merkeze alan bir yönetim anlayışı üzerine kurduklarını vurgulayan Göktaş, Hiç şüphesiz, son yıllarda attığımız tüm adımlar, bu esaslar üzerinde yükselen, büyük medeniyet yürüyüşümüzün birbirini tamamlayan halkalarıdır. dedi.Göktaş, 2024'te yürürlüğe koydukları, ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik bir ilk olan Vizyon Belgesi ve Eylem Planı politikalarında yeni bir dönemin kapısını araladıklarını söyledi.- Aile dostu ekosistemi kamu politikalarının merkezine yerleştirdikNüfus Politikaları Kurulu ile çalışmaları kurumlar arası güçlü bir eş güdüm zeminine taşıdıklarını dile getiren Göktaş, aile ve nüfus politikalarını sahayı doğrudan dikkate alan bir yaklaşımla şekillendirmek için Aile Enstitüsünü kurduklarını belirtti.Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:2025 Aile Yılı'nda, çalışmalarımıza güçlü bir ivme kazandırdık. Aile Yılı boyunca 20 bine yakın etkinlik düzenledik. Hanelerimize dokunan projeler hayata geçirdik. Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerimizin kuracağı yuvaların huzuruna hizmet eden bereketli bir desteğe dönüştürdük. Doğum desteklerimizi yeniden yapılandırarak büyüyen ailelerimize destek sunduk. TOKİ sosyal konutlarında, üç ve daha fazla çocuğa sahip ailelerimize özel kontenjan ayırdık. Memurlarımızın, çocukları ilkokul çağına gelene kadar yarı zamanlı çalışma hakkından yararlanmalarının önünü açtık. Kamu kurum ve kuruluşlarımızda kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için adımlar attık. Doğum sonrası annelik ve babalık izni sürelerinin uzatılması çalışmalarına öncülük ettik. Çocuklarımızı dijital mecraların zararlı etkilerinden korumak amacıyla kapsamlı bir hukuki düzenlemeyi hayata geçirdik. Geliştirdiğimiz özgün modeli, 'aile diplomasisi' ile bu alandaki tecrübemizi uluslararası düzeyde daha da görünür hale getirdik. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2026-2035 dönemini 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' olarak ilan etmesiyle, uzun soluklu bir dönüşümün ilk atılımlarını yaptık. 'Aileyle köklenen, nüfusla güçlenen, istikbale yükselen Türkiye' idealini yeni dönemin ana istikameti haline getirdik.Milli Aile Haftası ile aile bağlarını ve nesiller arası dayanışmayı, Türkiye'nin geleceğine güç veren milli bir sahiplenmeye dönüştürdüklerini söyleyen Göktaş, Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi ile de Türkiye'nin geleceğini kuşatan stratejik politikalarını ortaya koyduklarını belirtti.Aile ve nüfus politikalarıyla Türkiye'nin kalkınma ve gelecek vizyonunu ana akım unsurlarından biri haline getirdiklerini ifade eden Göktaş, Bu anlayışla aile dostu ekosistemi kamu politikalarının merkezine yerleştirdik. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz. Devletimizin çatısı ne kadar sağlam olursa olsun, o çatıyı ayakta tutacak olan güçlü ailelerdir. dedi.- Araştırmamızda, dört bölgesel tipolojiyi ve üç kuşağı birlikte ele aldıkAraştırma sonuçlarının büyük vizyonun hanelere temas eden yüzü olduğuna işaret eden Göktaş, araştırmaya ilişkin şunları kaydetti:Araştırmamızı, farklı bölgesel ve sosyoekonomik özelliklere sahip 12 ilde yürüttük. 6 bin 530 haneye ulaşıldı. 10 bin 408 vatandaşımızla yüz yüze görüşmeler yaptık. Araştırmamızda, dört bölgesel tipolojiyi ve üç kuşağı birlikte ele aldık. Kadınların ve erkeklerin beklentileri birlikte değerlendirildi. Bu yönüyle çalışma, ülkemizde bu ölçekte yapılmış nadir araştırmalar arasına adını yazdırdı. Araştırmamız evlilik ve doğurganlık olgularını üç temel boyutta inceledi, deneyimler, algılar ve planlar. Yani sadece 'Ne oldu?' sorusuna değil. 'İnsanlar bunu nasıl değerlendiriyor?', 'Nasıl anlamlandırılıyor?' ve 'Gelecek için ne düşünüyor, ne istiyor?' sorularına cevap da aradık. Bu çalışma bizlere yalnızca bugünün fotoğrafını sunmadı. Aynı zamanda, kuşaklar arası değişimi, bölgesel farklılıkları ve toplumsal beklentileri bir arada resmeden dinamik bir Türkiye tablosunu ortaya koydu.Göktaş, araştırmanın, evlilik kurumunun, toplumun ana omurgası olmayı sürdürdüğünü, evli bireylerin yüzde 96,28'inin hayatında tek evlilik yapması ve evlilik süresinin yaklaşık 20 yıl olmasının evliliklerin büyük oranda kalıcı bir yapı taşıdığını gösterdiğini belirtti.Bu tablonun, toplumun aileye ve evliliğe verdiği değerin, hala güçlü biçimde devam ettiğini ortaya koyduğunu söyleyen Göktaş, şöyle devam etti:Ancak aynı araştırma, üzerinde dikkatle durmamız gereken bazı uyarılar da veriyor. Özellikle doğurganlık konusunda, kuşaklar arasında belirgin bir değişim görüyoruz. Ortalama canlı doğum sayısının, birinci kuşaktan ikinci kuşağa neredeyse yarı yarıya gerilediği dikkat çekiyor. Üstelik bu düşüş, ülke genelinde aynı seyri izlemiyor. Bölgelerimiz arasında belirgin farklılıklar da gösteriyor. Vizyon belgemizin temel ilkelerinden biri olan yerele duyarlılık tam da burada anlam kazanıyor. Çözümün tek tip reçetelerle değil, her bölgenin ihtiyacını, sosyolojik yapısını, beklentisini ve imkanlarını dikkate alan politikalarla mümkün olduğunun altını çiziyor.- Bu araştırma ile Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuz bütün dünya için güçlü bir referans olacaktırÜçüncü kuşakta evlenmeyi düşünmeyenlerin oranının yüzde 40'a yaklaşmasının da herkes için ciddi bir uyarı olduğuna dikkati çeken Göktaş, şunları kaydetti:İdeal ilk evlilik yaşının yükselmesi ile ideal çocuk sayısına dair tercihlerin düşmesi de dikkatle okunması gereken önemli göstergelerdir. Öte yandan, katılımcıların yüzde 90'ından fazlası çocuk sahibi olmanın aile olma duygusunu pekiştirdiğini düşünüyor. Bir çocuğun kardeşi olması gerektiği fikri de yine yüzde 90'ların üzerinde destek görüyor. Bu sonuçlar bize çok kıymetli bir hakikati gösteriyor. Toplumumuzun aileye, çocuğa ve kardeşlik duygusuna verdiği değer güçlü biçimde yaşamaya devam ediyor. Bizim görevimiz, bu zemini doğru politikalarla desteklemektir. Gençlerin yuva kurmasını, ailelerin çocuk sahibi olmasını, çocukların güvenli ve huzurlu evlerde büyümesini kolaylaştırmaktır. Daha kalabalık ailelerle daha müreffeh bir geleceğe hep birlikte hazırlanmaktır. Türkiye, bu alanda sadece kendi tedbirlerini alan bir ülke değildir. Aynı hassasiyeti taşıyan ülkelerle işbirliği geliştiren, uluslararası mecralarda aile ve nüfus meselesine dikkat çeken öncü bir ülkedir. İnşallah bu araştırma ile Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuz, bütün dünya için güçlü bir referans olacaktır.Bakan Göktaş, programda paylaşılan her bulgunun en güçlü zırhları olan ailelerin, ışıkları hiç sönmeyen hanelerin hikayesine katkı sunacağını belirterek, Biz, aileyle köklenen, nüfusla güçlenen, istikbale yükselen bir Türkiye için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. Hep birlikte aile tezgahında dokunan güçlü nesiller yetiştirmeyi sürdüreceğiz. Bu milletin vicdanını, merhametli çocukların kalplerinde büyüteceğiz. dedi.Saha çalışmaları için TÜİK'e, işbirliği için Enstitü Sosyal ve çalışma arkadaşlarına teşekkür eden Göktaş, araştırmanın hayırlar getirmesini diledi.Programda, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Mehmet Arabacı ve Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr. İpek Coşkun Armağan da konuşma yaptı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Veriden Vizyona Üç Kuşak Türkiye araştırmasını farklı bölgesel ve sosyoekonomik özelliklere sahip 12 ilde yürüttüklerini, 6 bin 530 haneye ulaşıldığını, 10 bin 408 vatandaşla yüz yüze görüşmeler yaptıklarını söyledi.Bakan Göktaş, Ankara Hakimevi'nde düzenlenen Veriden Vizyona Üç Kuşak Türkiye araştırma bulguları paylaşım programında yaptığı konuşmada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Enstitü Sosyal işbirliğinde gerçekleştirdikleri ve aileye dair bilinenleri yeniden düşündürecek çalışmanın sonuçlarını paylaşacaklarını belirtti.Evlilik ve Doğurganlığın Çok Boyutlu Perspektiften Karşılaştırmalı İncelenmesi: Deneyimler, Algılar ve Planlar Araştırması ile aile hayatına yön veren tercihlerin sadece bugünün şartlarıyla değil, kuşaktan kuşağa aktarılan tecrübelerle nasıl şekillendiğini görmek istediklerini belirten Göktaş, evlilik ve çocuk sahibi olma fikrinin farklı bölgelerde nasıl karşılık bulduğunu veriler üzerinden okumayı hedeflediklerini bildirdi.- Kuşaklar arası ilişkiler farklılaşıyorÇalışmanın Türkiye ve aileler için hayırlara vesile olmasını dileyen Bakan Göktaş, şunları kaydetti:Çocuğun güven duygusu, bir gencin yön bulma arayışı, yaşlının huzurlu bir hayat sürmesi öncelikle aile içinde karşılık bulur. Genç ve dinamik nüfus, bu tablonun ayrılmaz parçasıdır. Dolayısıyla aileyi yalnızca bireysel tercihlerden ibaret, nüfusu da sadece sayısal artış veya azalış meselesi olarak ele alamayız. Çünkü bugün sadece Türkiye'de değil, birçok ülkede aile yapıları değişiyor. Nüfus dengeleri dönüşüyor, kuşaklar arası ilişkiler farklılaşıyor. Evliliklerin azalması, gençlerin daha geç evlenmesi, çocuk sahibi olma kararının ertelenmesi ve doğurganlık hızının düşmesi artık geçici eğilimler olarak görülemez. Bu gelişmeler, çalışma hayatını, sosyal güvenlik sistemini, milli savunma gücünü, sağlık ve bakım hizmetlerini, üretim kapasitesini ve kuşaklar arası dayanışmayı doğrudan etkilemektedir.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllar önce güçlü bir öngörüyle, aile ve dinamik nüfus yapısının karşı karşıya kaldığı risklere dikkati çektiğini hatırlatan Göktaş, Geldiğimiz nokta, Sayın Cumhurbaşkanımızın, bu riskleri varoluşsal bir tehdit olarak görmesinin ne kadar isabetli olduğunu teyit etmekte. Biz, bugün, bu uyarıyı, devlet aklıyla ve kararlı bir iradeyle üstlenilmesi gereken tarihi bir sorumluluk olarak ele alıyoruz. Aileyi güçlendirmeyi, dinamik nüfusumuzu korumayı, milletimizin bekası ve devletimizin istikbaliyle doğrudan ilgili stratejik bir alan olarak görüyoruz. diye konuştu.Çalışmaları, sahip oldukları köklü tarihi birikim, bilimsel zeminde şekillenen politikalar ve insanı merkeze alan bir yönetim anlayışı üzerine kurduklarını vurgulayan Göktaş, Hiç şüphesiz, son yıllarda attığımız tüm adımlar, bu esaslar üzerinde yükselen, büyük medeniyet yürüyüşümüzün birbirini tamamlayan halkalarıdır. dedi.Göktaş, 2024'te yürürlüğe koydukları, ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik bir ilk olan Vizyon Belgesi ve Eylem Planı politikalarında yeni bir dönemin kapısını araladıklarını söyledi.- Aile dostu ekosistemi kamu politikalarının merkezine yerleştirdikNüfus Politikaları Kurulu ile çalışmaları kurumlar arası güçlü bir eş güdüm zeminine taşıdıklarını dile getiren Göktaş, aile ve nüfus politikalarını sahayı doğrudan dikkate alan bir yaklaşımla şekillendirmek için Aile Enstitüsünü kurduklarını belirtti.Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:2025 Aile Yılı'nda, çalışmalarımıza güçlü bir ivme kazandırdık. Aile Yılı boyunca 20 bine yakın etkinlik düzenledik. Hanelerimize dokunan projeler hayata geçirdik. Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerimizin kuracağı yuvaların huzuruna hizmet eden bereketli bir desteğe dönüştürdük. Doğum desteklerimizi yeniden yapılandırarak büyüyen ailelerimize destek sunduk. TOKİ sosyal konutlarında, üç ve daha fazla çocuğa sahip ailelerimize özel kontenjan ayırdık. Memurlarımızın, çocukları ilkokul çağına gelene kadar yarı zamanlı çalışma hakkından yararlanmalarının önünü açtık. Kamu kurum ve kuruluşlarımızda kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için adımlar attık. Doğum sonrası annelik ve babalık izni sürelerinin uzatılması çalışmalarına öncülük ettik. Çocuklarımızı dijital mecraların zararlı etkilerinden korumak amacıyla kapsamlı bir hukuki düzenlemeyi hayata geçirdik. Geliştirdiğimiz özgün modeli, 'aile diplomasisi' ile bu alandaki tecrübemizi uluslararası düzeyde daha da görünür hale getirdik. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2026-2035 dönemini 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' olarak ilan etmesiyle, uzun soluklu bir dönüşümün ilk atılımlarını yaptık. 'Aileyle köklenen, nüfusla güçlenen, istikbale yükselen Türkiye' idealini yeni dönemin ana istikameti haline getirdik.Milli Aile Haftası ile aile bağlarını ve nesiller arası dayanışmayı, Türkiye'nin geleceğine güç veren milli bir sahiplenmeye dönüştürdüklerini söyleyen Göktaş, Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi ile de Türkiye'nin geleceğini kuşatan stratejik politikalarını ortaya koyduklarını belirtti.Aile ve nüfus politikalarıyla Türkiye'nin kalkınma ve gelecek vizyonunu ana akım unsurlarından biri haline getirdiklerini ifade eden Göktaş, Bu anlayışla aile dostu ekosistemi kamu politikalarının merkezine yerleştirdik. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz. Devletimizin çatısı ne kadar sağlam olursa olsun, o çatıyı ayakta tutacak olan güçlü ailelerdir. dedi.- Araştırmamızda, dört bölgesel tipolojiyi ve üç kuşağı birlikte ele aldıkAraştırma sonuçlarının büyük vizyonun hanelere temas eden yüzü olduğuna işaret eden Göktaş, araştırmaya ilişkin şunları kaydetti:Araştırmamızı, farklı bölgesel ve sosyoekonomik özelliklere sahip 12 ilde yürüttük. 6 bin 530 haneye ulaşıldı. 10 bin 408 vatandaşımızla yüz yüze görüşmeler yaptık. Araştırmamızda, dört bölgesel tipolojiyi ve üç kuşağı birlikte ele aldık. Kadınların ve erkeklerin beklentileri birlikte değerlendirildi. Bu yönüyle çalışma, ülkemizde bu ölçekte yapılmış nadir araştırmalar arasına adını yazdırdı. Araştırmamız evlilik ve doğurganlık olgularını üç temel boyutta inceledi, deneyimler, algılar ve planlar. Yani sadece 'Ne oldu?' sorusuna değil. 'İnsanlar bunu nasıl değerlendiriyor?', 'Nasıl anlamlandırılıyor?' ve 'Gelecek için ne düşünüyor, ne istiyor?' sorularına cevap da aradık. Bu çalışma bizlere yalnızca bugünün fotoğrafını sunmadı. Aynı zamanda, kuşaklar arası değişimi, bölgesel farklılıkları ve toplumsal beklentileri bir arada resmeden dinamik bir Türkiye tablosunu ortaya koydu.Göktaş, araştırmanın, evlilik kurumunun, toplumun ana omurgası olmayı sürdürdüğünü, evli bireylerin yüzde 96,28'inin hayatında tek evlilik yapması ve evlilik süresinin yaklaşık 20 yıl olmasının evliliklerin büyük oranda kalıcı bir yapı taşıdığını gösterdiğini belirtti.Bu tablonun, toplumun aileye ve evliliğe verdiği değerin, hala güçlü biçimde devam ettiğini ortaya koyduğunu söyleyen Göktaş, şöyle devam etti:Ancak aynı araştırma, üzerinde dikkatle durmamız gereken bazı uyarılar da veriyor. Özellikle doğurganlık konusunda, kuşaklar arasında belirgin bir değişim görüyoruz. Ortalama canlı doğum sayısının, birinci kuşaktan ikinci kuşağa neredeyse yarı yarıya gerilediği dikkat çekiyor. Üstelik bu düşüş, ülke genelinde aynı seyri izlemiyor. Bölgelerimiz arasında belirgin farklılıklar da gösteriyor. Vizyon belgemizin temel ilkelerinden biri olan yerele duyarlılık tam da burada anlam kazanıyor. Çözümün tek tip reçetelerle değil, her bölgenin ihtiyacını, sosyolojik yapısını, beklentisini ve imkanlarını dikkate alan politikalarla mümkün olduğunun altını çiziyor.- Bu araştırma ile Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuz bütün dünya için güçlü bir referans olacaktırÜçüncü kuşakta evlenmeyi düşünmeyenlerin oranının yüzde 40'a yaklaşmasının da herkes için ciddi bir uyarı olduğuna dikkati çeken Göktaş, şunları kaydetti:İdeal ilk evlilik yaşının yükselmesi ile ideal çocuk sayısına dair tercihlerin düşmesi de dikkatle okunması gereken önemli göstergelerdir. Öte yandan, katılımcıların yüzde 90'ından fazlası çocuk sahibi olmanın aile olma duygusunu pekiştirdiğini düşünüyor. Bir çocuğun kardeşi olması gerektiği fikri de yine yüzde 90'ların üzerinde destek görüyor. Bu sonuçlar bize çok kıymetli bir hakikati gösteriyor. Toplumumuzun aileye, çocuğa ve kardeşlik duygusuna verdiği değer güçlü biçimde yaşamaya devam ediyor. Bizim görevimiz, bu zemini doğru politikalarla desteklemektir. Gençlerin yuva kurmasını, ailelerin çocuk sahibi olmasını, çocukların güvenli ve huzurlu evlerde büyümesini kolaylaştırmaktır. Daha kalabalık ailelerle daha müreffeh bir geleceğe hep birlikte hazırlanmaktır. Türkiye, bu alanda sadece kendi tedbirlerini alan bir ülke değildir. Aynı hassasiyeti taşıyan ülkelerle işbirliği geliştiren, uluslararası mecralarda aile ve nüfus meselesine dikkat çeken öncü bir ülkedir. İnşallah bu araştırma ile Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuz, bütün dünya için güçlü bir referans olacaktır.Bakan Göktaş, programda paylaşılan her bulgunun en güçlü zırhları olan ailelerin, ışıkları hiç sönmeyen hanelerin hikayesine katkı sunacağını belirterek, Biz, aileyle köklenen, nüfusla güçlenen, istikbale yükselen bir Türkiye için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. Hep birlikte aile tezgahında dokunan güçlü nesiller yetiştirmeyi sürdüreceğiz. Bu milletin vicdanını, merhametli çocukların kalplerinde büyüteceğiz. dedi.Saha çalışmaları için TÜİK'e, işbirliği için Enstitü Sosyal ve çalışma arkadaşlarına teşekkür eden Göktaş, araştırmanın hayırlar getirmesini diledi.Programda, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Mehmet Arabacı ve Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü Dr. İpek Coşkun Armağan da konuşma yaptı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/bakan-goktas-veriden-vizyona-uc-kusak-turkiye-arastirmasina-iliskin-duzenlenen-programda-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Döviz kurları / 2 Haziran 2026</title>
      <link>https://www.canligaste.com/doviz-kurlari-2-haziran-2026/856116/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/doviz-kurlari-2-haziran-2026/856116/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:18:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İstanbul ve Ankara serbest piyasalarında alınıp satılan döviz türlerinin dünkü ve bugünkü alış ile satış fiyatları şöyle:PAZARTESİSALIİSTANBULAlışSatışAlışSatışABD doları45,890045,906045,927045,9280Avro53,317053,447053,507053,5080Sterlin61,601061,882061,907061,9170İsviçre frangı58,276058,553058,420058,4300ANKARAABD doları45,875045,955045,897045,9770Avro53,406053,486053,467053,5470Sterlin61,818062,028061,847062,0570.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — İstanbul ve Ankara serbest piyasalarında alınıp satılan döviz türlerinin dünkü ve bugünkü alış ile satış fiyatları şöyle:PAZARTESİSALIİSTANBULAlışSatışAlışSatışABD doları45,890045,906045,927045,9280Avro53,317053,447053,507053,5080Sterlin61,601061,882061,907061,9170İsviçre frangı58,276058,553058,420058,4300ANKARAABD doları45,875045,955045,897045,9770Avro53,406053,486053,467053,5470Sterlin61,818062,028061,847062,0570]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — İstanbul ve Ankara serbest piyasalarında alınıp satılan döviz türlerinin dünkü ve bugünkü alış ile satış fiyatları şöyle:PAZARTESİSALIİSTANBULAlışSatışAlışSatışABD doları45,890045,906045,927045,9280Avro53,317053,447053,507053,5080Sterlin61,601061,882061,907061,9170İsviçre frangı58,276058,553058,420058,4300ANKARAABD doları45,875045,955045,897045,9770Avro53,406053,486053,467053,5470Sterlin61,818062,028061,847062,0570]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İran basını: Tahran-Washington arasındaki mesaj alışverişi birkaç gündür kesintiye uğradı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iran-basini-tahran-washington-arasindaki-mesaj-alisverisi-birkac-gundur-kesintiye-ugradi/856115/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iran-basini-tahran-washington-arasindaki-mesaj-alisverisi-birkac-gundur-kesintiye-ugradi/856115/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:12:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — İran basını, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamasının aksine Tahran-Washington arasında mesaj alışverişinin birkaç gündür kesintiye uğradığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — İran basını, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamasının aksine Tahran-Washington arasında mesaj alışverişinin birkaç gündür kesintiye uğradığını bildirdi.İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansının, İran-ABD müzakere süreci hakkında bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, İran-ABD arasında şu anda mesaj alışverişi durdu.ABD Başkanı Trump'ın, İran ile görüşmelerin devam ettiğine dair açıklamasına rağmen görüşmelerin birkaç gündür durdurulduğunu aktaran söz konusu kaynak, İran'ın ABD'ye son mesajının İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü Lübnan ile ilgili olduğunu belirtti.İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi başta olmak üzere İranlı yetkililer, dün yaptıkları açıklamalarda, Lübnan'daki saldırıların durdurulmasının da İran-ABD arasındaki geçici ateşkesin parçası olduğunu belirterek, buna karşılık verileceğini duyurmuştu.İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı ise İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının devam etmesi nedeniyle İran'ın arabulucular üzerinden ABD ile gerçekleştirdiği mesaj alışverişini durdurduğunu, görüşmelerin tekrar başlaması için İsrail’in Lübnan’a saldırıları sonlandırmasını ve işgal ettiği bölgelerden çekilmesini şart koştuğunu bildirmişti.Haberde ayrıca, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapatmayı ve Babulmendeb Boğazı dahil olmak üzere diğer cephelerin aktif hale getirilmesini gündeme aldığı belirtilmişti.ABD Başkanı Trump ise dün yaptığı açıklamada, müzakerelerin hızlı bir tempoda devam ettiğini öne sürmüştü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — İran basını, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamasının aksine Tahran-Washington arasında mesaj alışverişinin birkaç gündür kesintiye uğradığını bildirdi.İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansının, İran-ABD müzakere süreci hakkında bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, İran-ABD arasında şu anda mesaj alışverişi durdu.ABD Başkanı Trump'ın, İran ile görüşmelerin devam ettiğine dair açıklamasına rağmen görüşmelerin birkaç gündür durdurulduğunu aktaran söz konusu kaynak, İran'ın ABD'ye son mesajının İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü Lübnan ile ilgili olduğunu belirtti.İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi başta olmak üzere İranlı yetkililer, dün yaptıkları açıklamalarda, Lübnan'daki saldırıların durdurulmasının da İran-ABD arasındaki geçici ateşkesin parçası olduğunu belirterek, buna karşılık verileceğini duyurmuştu.İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı ise İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının devam etmesi nedeniyle İran'ın arabulucular üzerinden ABD ile gerçekleştirdiği mesaj alışverişini durdurduğunu, görüşmelerin tekrar başlaması için İsrail’in Lübnan’a saldırıları sonlandırmasını ve işgal ettiği bölgelerden çekilmesini şart koştuğunu bildirmişti.Haberde ayrıca, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapatmayı ve Babulmendeb Boğazı dahil olmak üzere diğer cephelerin aktif hale getirilmesini gündeme aldığı belirtilmişti.ABD Başkanı Trump ise dün yaptığı açıklamada, müzakerelerin hızlı bir tempoda devam ettiğini öne sürmüştü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/iran-basini-tahran-washington-arasindaki-mesaj-alisverisi-birkac-gundur-kesintiye-ugradi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yunanistan, Kerpe Adası'nda yaşanabilecek su sıkıntısı ihtimaline karşı olağanüstü hal ilan etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yunanistan-kerpe-adasi-nda-yasanabilecek-su-sikintisi-ihtimaline-karsi-olaganustu-hal-ilan-etti/856114/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yunanistan-kerpe-adasi-nda-yasanabilecek-su-sikintisi-ihtimaline-karsi-olaganustu-hal-ilan-etti/856114/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:12:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Atina — Yunanistan, yaz aylarında beklenen turist yoğunluğunun su sıkıntısını artırabileceği endişesiyle Kerpe Adası'nda 3 aylık olağanüstü hal ilan etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Atina Haberleri — Yunanistan, yaz aylarında beklenen turist yoğunluğunun su sıkıntısını artırabileceği endişesiyle Kerpe Adası'nda 3 aylık olağanüstü hal ilan etti.Yunan Devlet Televizyonu ERT'nin haberine göre, Ege Denizi'nde bulunan Kerpe Adası'nda barajın su seviyesinin düşmesi ve yaz sezonuna kadar artması beklenen su tüketimi nedeniyle olağanüstü hal kararı alındı.Yunanistan Denizcilik ve Ada Politikaları Bakanlığının aldığı karar 3 ay süreyle geçerli olacak.Olağanüstü hal kararıyla, Ada'daki su sıkıntısıyla mücadele kapsamında alınacak tedbirlerin ve ilgili süreçlerin hızlandırılmasının amaçlandığı belirtildi.Yaz aylarında turist sayısının artması dolayısıyla birçok adada su sıkıntısı yaşanıyor. Kerpe Adası'nda önceki yıllarda da benzer sıkıntılar yüzünden aşırı su kullanımını kısıtlayıcı tedbirler alınmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Atina Haberleri — Yunanistan, yaz aylarında beklenen turist yoğunluğunun su sıkıntısını artırabileceği endişesiyle Kerpe Adası'nda 3 aylık olağanüstü hal ilan etti.Yunan Devlet Televizyonu ERT'nin haberine göre, Ege Denizi'nde bulunan Kerpe Adası'nda barajın su seviyesinin düşmesi ve yaz sezonuna kadar artması beklenen su tüketimi nedeniyle olağanüstü hal kararı alındı.Yunanistan Denizcilik ve Ada Politikaları Bakanlığının aldığı karar 3 ay süreyle geçerli olacak.Olağanüstü hal kararıyla, Ada'daki su sıkıntısıyla mücadele kapsamında alınacak tedbirlerin ve ilgili süreçlerin hızlandırılmasının amaçlandığı belirtildi.Yaz aylarında turist sayısının artması dolayısıyla birçok adada su sıkıntısı yaşanıyor. Kerpe Adası'nda önceki yıllarda da benzer sıkıntılar yüzünden aşırı su kullanımını kısıtlayıcı tedbirler alınmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aksaray'da sanayi tüpü yüklü tırda çıkan yangında hasar oluştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aksaray-da-sanayi-tupu-yuklu-tirda-cikan-yanginda-hasar-olustu/856113/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aksaray-da-sanayi-tupu-yuklu-tirda-cikan-yanginda-hasar-olustu/856113/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:12:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Aksaray — Aksaray'da sanayi tipi tüp yüklü tırda çıkan yangın hasara neden oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Aksaray Haberleri — Aksaray'da sanayi tipi tüp yüklü tırda çıkan yangın hasara neden oldu.Aksaray-Nevşehir kara yolunun 10. kilometresinde sürücüsü ve plakası öğrenilemeyen sanayi tipi tüp yüklü tırda, henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.Yangın, rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı.Ekiplerin yaklaşık 2 saatlik müdahalesinin ardından araç ve ormanlık alandaki yangın söndürüldü.Araç ve ormanda hasara yol açan yangın nedeniyle kapatılan Aksaray-Nevşehir kara yolu olay sonrası yeniden trafiğe açıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Aksaray Haberleri — Aksaray'da sanayi tipi tüp yüklü tırda çıkan yangın hasara neden oldu.Aksaray-Nevşehir kara yolunun 10. kilometresinde sürücüsü ve plakası öğrenilemeyen sanayi tipi tüp yüklü tırda, henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.Yangın, rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçradı.Ekiplerin yaklaşık 2 saatlik müdahalesinin ardından araç ve ormanlık alandaki yangın söndürüldü.Araç ve ormanda hasara yol açan yangın nedeniyle kapatılan Aksaray-Nevşehir kara yolu olay sonrası yeniden trafiğe açıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/aksaray-da-sanayi-tupu-yuklu-tirda-cikan-yanginda-hasar-olustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada sanıkların yargılanmasına devam edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutune-yonelik-davada-saniklarin-yargilanmasina-devam-edildi/856112/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutune-yonelik-davada-saniklarin-yargilanmasina-devam-edildi/856112/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:06:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararının ardından 76 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararının ardından 76 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, Serdar Sertçelik ve Bora Kaplan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.Mahkeme başkanı, duruşmaya sanık beyanlarıyla devam edileceğini bildirdi.Tutuksuz sanık Tansel Aktan, önceki beyanlarının geçerli olduğunu, dosyaya zorla dahil edildiğini ileri sürerek, olaylarla ilgisinin olmadığını, Bora Kaplan'ın yanında yalnızca sigortalı şekilde çalıştığını beyan etti.Söz alan tutuklu sanık Bora Kaplan, avukatı Umut Köroğlu'nun tanık olarak dinlenilmesini talep etti.Bunun üzerine tanık olarak beyanda bulunan Umut Köroğlu, Bora'nın ifadesi alınmadan önce polisler, 'Murat müdürün selamını getirdik. Buraya geliş amacımız yalnızca ifade almak değil, seninle konuşmak ve senden bazı taleplerde bulunmak istiyoruz.' dediler. diye konuştu.Polislerin, Bora Kaplan'a, eşi ile kız kardeşlerinin gözaltında olduğunu söylediklerini öne süren Köroğlu, Kaplan'a bazı kişiler hakkında ifade vermesi halinde kendisine yardımcı olunacağının, eşi ve kız kardeşlerinin serbest bırakılacağının, örgüt yöneticiliği suçlamasının örgüt üyeliğine dönüştürülebileceğinin ve kısa sürede tahliye olabileceğinin söylendiğini iddia etti. Tanık beyanının ardından savunma yapması için söz verilen sanık Bora Kaplan, dosyadaki dijital materyallerin yeterince incelenmediğini ileri sürerek, şu beyanda bulundu:Burada bizim masumiyetimizi ortaya çıkaracak ses kayıtları, görüntüler ve yazışmalar var. Bunların saklanmaya çalışıldığını düşünüyoruz. Adamlar sahte telefon yapmışlar. Bu telefonu bile kabul ediyorsunuz. Biz resmi yazışmaları getiriyoruz ama delilleri gizlemek için gözümüze bakarak, bizi katlediyorsunuz. Dijital verilerin hepsini kısa sürede incelemek mümkün değil. Olay tarihlerini, kişileri ve bağlantılarını bilmeden bu kayıtların anlamını çözemezsiniz. Mahkemenin veya dosyayı bilen bir bilirkişinin kapsamlı inceleme yapması gerekiyor.Sanık Murat Çelik ve diğer polislerin kendisine düşman gibi davrandıklarını, ayrıca Esenboğa Havaliman'ında gözaltına alındığı sırada arabadan inerken elinde silah olmadığını savunan Kaplan, Gözaltına alındığımda dizi seti gibi bir sahne oluşturmuşlar, ben ellerimi kaldırmama rağmen beni beton zemine yatırdılar. ifadelerini kullandı.Duruşmaya, yarın sanık beyanlarıyla devam edilecek.- Davanın geçmişiAnkara Cumhuriyet Başsavcılığınca suç örgütünün kurucusu ve yöneticisi Ayhan kod adlı sanık Bora Kaplan ile diğer yönetici sanıklar Fethi Koyuncu, Mutlu Ayaş, Yusuf İzzet Savaş, Kanber Keskin ve Serdar Sertçelik'in aralarında bulunduğu 61 sanığın suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek, kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma, eziyet, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, suç üstlenme ve suçluyu kayırma suçlarından cezalandırılması talebiyle iddianame düzenlendi.İddianame, 17 Ocak 2024'te Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.61 sanığın yargılandığı davada karar 3 Aralık 2024'te çıktı, örgüt elebaşı Bora Kaplan'a 68 yıl, diğer 36 sanığa ise 1 yıl 6 ay 22 günden 21 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası verildi.Bölge Adliye Mahkemesi, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü üyelerinin yeniden yargılanması için dosyayı Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'ne geri gönderdi.- Yeni iddianame düzenlendiAyhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik yeni iddianame, 12 Eylül 2025'te Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturmasında görev alan ve sonrasında tutuklanan eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan'ın avukatının hukuk bürosunun kapısına bırakılan poşetin içerisinde bir cep telefonu bulunması ve telefonun savcılığa teslim edilmesi üzerine başlayan soruşturma sonucunda hazırlandı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosunca, birleştirme talebiyle Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik, aralarında elebaşı Kaplan'ın olduğu 6 sanık hakkında hazırlanan yeni iddianame, 20 Mart'ta Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.İddianamede, Bora Kaplan suç örgütü elebaşı, kırmızı bültenle aranırken Macaristan'da yakalanarak Türkiye'ye getirilen Serdar Sertçelik ile Cengiz Haliç, Erhan Bakioğlu, Önder Polat ve Tarık Teoman ise şüpheli olarak yer aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararının ardından 76 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, Serdar Sertçelik ve Bora Kaplan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.Mahkeme başkanı, duruşmaya sanık beyanlarıyla devam edileceğini bildirdi.Tutuksuz sanık Tansel Aktan, önceki beyanlarının geçerli olduğunu, dosyaya zorla dahil edildiğini ileri sürerek, olaylarla ilgisinin olmadığını, Bora Kaplan'ın yanında yalnızca sigortalı şekilde çalıştığını beyan etti.Söz alan tutuklu sanık Bora Kaplan, avukatı Umut Köroğlu'nun tanık olarak dinlenilmesini talep etti.Bunun üzerine tanık olarak beyanda bulunan Umut Köroğlu, Bora'nın ifadesi alınmadan önce polisler, 'Murat müdürün selamını getirdik. Buraya geliş amacımız yalnızca ifade almak değil, seninle konuşmak ve senden bazı taleplerde bulunmak istiyoruz.' dediler. diye konuştu.Polislerin, Bora Kaplan'a, eşi ile kız kardeşlerinin gözaltında olduğunu söylediklerini öne süren Köroğlu, Kaplan'a bazı kişiler hakkında ifade vermesi halinde kendisine yardımcı olunacağının, eşi ve kız kardeşlerinin serbest bırakılacağının, örgüt yöneticiliği suçlamasının örgüt üyeliğine dönüştürülebileceğinin ve kısa sürede tahliye olabileceğinin söylendiğini iddia etti. Tanık beyanının ardından savunma yapması için söz verilen sanık Bora Kaplan, dosyadaki dijital materyallerin yeterince incelenmediğini ileri sürerek, şu beyanda bulundu:Burada bizim masumiyetimizi ortaya çıkaracak ses kayıtları, görüntüler ve yazışmalar var. Bunların saklanmaya çalışıldığını düşünüyoruz. Adamlar sahte telefon yapmışlar. Bu telefonu bile kabul ediyorsunuz. Biz resmi yazışmaları getiriyoruz ama delilleri gizlemek için gözümüze bakarak, bizi katlediyorsunuz. Dijital verilerin hepsini kısa sürede incelemek mümkün değil. Olay tarihlerini, kişileri ve bağlantılarını bilmeden bu kayıtların anlamını çözemezsiniz. Mahkemenin veya dosyayı bilen bir bilirkişinin kapsamlı inceleme yapması gerekiyor.Sanık Murat Çelik ve diğer polislerin kendisine düşman gibi davrandıklarını, ayrıca Esenboğa Havaliman'ında gözaltına alındığı sırada arabadan inerken elinde silah olmadığını savunan Kaplan, Gözaltına alındığımda dizi seti gibi bir sahne oluşturmuşlar, ben ellerimi kaldırmama rağmen beni beton zemine yatırdılar. ifadelerini kullandı.Duruşmaya, yarın sanık beyanlarıyla devam edilecek.- Davanın geçmişiAnkara Cumhuriyet Başsavcılığınca suç örgütünün kurucusu ve yöneticisi Ayhan kod adlı sanık Bora Kaplan ile diğer yönetici sanıklar Fethi Koyuncu, Mutlu Ayaş, Yusuf İzzet Savaş, Kanber Keskin ve Serdar Sertçelik'in aralarında bulunduğu 61 sanığın suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek, kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma, eziyet, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, suç üstlenme ve suçluyu kayırma suçlarından cezalandırılması talebiyle iddianame düzenlendi.İddianame, 17 Ocak 2024'te Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.61 sanığın yargılandığı davada karar 3 Aralık 2024'te çıktı, örgüt elebaşı Bora Kaplan'a 68 yıl, diğer 36 sanığa ise 1 yıl 6 ay 22 günden 21 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezası verildi.Bölge Adliye Mahkemesi, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü üyelerinin yeniden yargılanması için dosyayı Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'ne geri gönderdi.- Yeni iddianame düzenlendiAyhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik yeni iddianame, 12 Eylül 2025'te Ayhan Bora Kaplan suç örgütü soruşturmasında görev alan ve sonrasında tutuklanan eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan'ın avukatının hukuk bürosunun kapısına bırakılan poşetin içerisinde bir cep telefonu bulunması ve telefonun savcılığa teslim edilmesi üzerine başlayan soruşturma sonucunda hazırlandı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosunca, birleştirme talebiyle Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik, aralarında elebaşı Kaplan'ın olduğu 6 sanık hakkında hazırlanan yeni iddianame, 20 Mart'ta Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.İddianamede, Bora Kaplan suç örgütü elebaşı, kırmızı bültenle aranırken Macaristan'da yakalanarak Türkiye'ye getirilen Serdar Sertçelik ile Cengiz Haliç, Erhan Bakioğlu, Önder Polat ve Tarık Teoman ise şüpheli olarak yer aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/ayhan-bora-kaplan-suc-orgutune-yonelik-davada-saniklarin-yargilanmasina-devam-edildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yozgat'ta 2 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yozgat-ta-2-kisi-kkka-hastaligi-teshisiyle-tedavi-goruyor/856111/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yozgat-ta-2-kisi-kkka-hastaligi-teshisiyle-tedavi-goruyor/856111/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:03:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Yozgat — Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan 2 kişi, Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde tedavi ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yozgat Haberleri — Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan 2 kişi, Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde tedavi ediliyor.Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde gazetecilere açıklamada bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şebnem Eren Gök, hastanede KKKA hastalığı şüphesiyle tedavi gören 2 hasta olduğunu söyledi.Hastalığın insanlara kene aracılığıyla bulaştığını anımsatan Gök, özellikle tarım, hayvancılık ve çiftçilikle uğraşan kişilerin kene ile daha sık karşılaştığını ifade etti. Gök, Kene tuttuğu zaman eğer virüs taşıyorsa hastalığı kişilere de bulaştırıyor. İlk belirtileri, halsizlik, ateş, kas ağrısı, bulantı, kusma olarak herhangi bir hastalık gibi başlıyor. Daha sonra kanamalarla seyrediyor. Eğer hastalık ağır seyrederse ölüme kadar gidebiliyor. diye konuştu.Gök, hastaneye KKKA hastalığı tanısıyla gelen 3 hastadan 2'sinin tedavisinin sürdüğünü, birinin ise taburcu edildiğini belirtti.Hastanede KKKA hastalığı tanısıyla tedavi gören Cengiz Berk de yaşadığı sürecin oldukça zor geçtiğini ifade ederek, kenenin asla hafife alınmaması gerektiğine dikkati çekti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Yozgat Haberleri — Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan 2 kişi, Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde tedavi ediliyor.Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde gazetecilere açıklamada bulunan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şebnem Eren Gök, hastanede KKKA hastalığı şüphesiyle tedavi gören 2 hasta olduğunu söyledi.Hastalığın insanlara kene aracılığıyla bulaştığını anımsatan Gök, özellikle tarım, hayvancılık ve çiftçilikle uğraşan kişilerin kene ile daha sık karşılaştığını ifade etti. Gök, Kene tuttuğu zaman eğer virüs taşıyorsa hastalığı kişilere de bulaştırıyor. İlk belirtileri, halsizlik, ateş, kas ağrısı, bulantı, kusma olarak herhangi bir hastalık gibi başlıyor. Daha sonra kanamalarla seyrediyor. Eğer hastalık ağır seyrederse ölüme kadar gidebiliyor. diye konuştu.Gök, hastaneye KKKA hastalığı tanısıyla gelen 3 hastadan 2'sinin tedavisinin sürdüğünü, birinin ise taburcu edildiğini belirtti.Hastanede KKKA hastalığı tanısıyla tedavi gören Cengiz Berk de yaşadığı sürecin oldukça zor geçtiğini ifade ederek, kenenin asla hafife alınmaması gerektiğine dikkati çekti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/yozgat-ta-2-kisi-kkka-hastaligi-teshisiyle-tedavi-goruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rize'de Sağlığını Tanı Geleceğini Koru etkinliği düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/rize-de-sagligini-tani-gelecegini-koru-etkinligi-duzenlendi/856110/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/rize-de-sagligini-tani-gelecegini-koru-etkinligi-duzenlendi/856110/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:00:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Rize — Rize'de, Sağlığını Tanı Geleceğini Koru etkinliği organize edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Rize Haberleri — Rize'de, Sağlığını Tanı Geleceğini Koru etkinliği organize edildi.Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Aktif Yaşlanma ve Sağlıklı Yaşam Topluluğu gönüllülerince, bir alışveriş merkezinde düzenlenen etkinlikte, vatandaşların boy, kilo, tansiyon ve şeker ölçümü yapıldı.Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Hilal Pekmezci, proje ile toplumsal farkındalık kazandırmayı amaçladıklarını söyledi.Koruyucu sağlık hizmetlerine odaklanmanın önemine işaret eden Pekmezci, kişilerin sağlık okuryazarlıklarını artırmayı hedeflediklerini vurguladı.Ölçüm yaptıran 69 yaşındaki Emine Taşçı da Alışveriş merkezine gezmeye geldim. Ölçümlerimi yaptırdım, her şey güzel çıktı. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Rize Haberleri — Rize'de, Sağlığını Tanı Geleceğini Koru etkinliği organize edildi.Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Aktif Yaşlanma ve Sağlıklı Yaşam Topluluğu gönüllülerince, bir alışveriş merkezinde düzenlenen etkinlikte, vatandaşların boy, kilo, tansiyon ve şeker ölçümü yapıldı.Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Hilal Pekmezci, proje ile toplumsal farkındalık kazandırmayı amaçladıklarını söyledi.Koruyucu sağlık hizmetlerine odaklanmanın önemine işaret eden Pekmezci, kişilerin sağlık okuryazarlıklarını artırmayı hedeflediklerini vurguladı.Ölçüm yaptıran 69 yaşındaki Emine Taşçı da Alışveriş merkezine gezmeye geldim. Ölçümlerimi yaptırdım, her şey güzel çıktı. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/rize-de-sagligini-tani-gelecegini-koru-etkinligi-duzenlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ümit Karan uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçundan hakim karşısında</title>
      <link>https://www.canligaste.com/umit-karan-uyusturucu-madde-ticareti-yapma-veya-saglama-sucundan-hakim-karsisinda/856109/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/umit-karan-uyusturucu-madde-ticareti-yapma-veya-saglama-sucundan-hakim-karsisinda/856109/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 17:00:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Mahkeme heyeti, Karan'ın yurt dışı çıkış yasağı ve imza atma şeklindeki adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — İstanbul'daki uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan eski futbolcu Ümit Karan'ın, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı davada adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verildi.İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Ümit Karan ve avukatları katıldı.Kimlik tespitinde lise mezunu olduğunu belirten Karan, aylık gelirinin de 700 bin lira olduğunu söyledi.Karan savunmasında, kimseye uyuşturucu temin etmediğini ve ticaretini yapmadığını öne sürdü.Mahkemede olmasının nedeninin eski sevgilisi Ş.N.Ö'nün hakkında verdiği beyanlar olduğunu ileri süren Karan, Kendisiyle ilişki yaşadık ayrıldık ama bunu kabul edemedi. Bana ve yakın çevreme ulaşmaya çalıştı. Ben engelledim, en sonunda intikam almak için bana bu iftirayı attı. iddiasında bulundu.Duruşmada tanık olarak dinlenen Ş.N.Ö, sanık Karan'dan uyuşturucu madde satın almadığını belirterek, Karan'ın el çantasında uyuşturucu madde bulundurduğunu, kendisine de ikram edince kullandığını ifade etti. Ş.N.Ö, bu durumun hatırladığı kadarıyla iki kere olduğunu söyledi.Tanık S.D. ise sanık Karan'la fotoğrafını sosyal medyada paylaştıktan sonra, tanık Ş.N.Ö'nün kendisine ulaşarak tehdit içerikli mesajlar gönderdiğini dile getirdi. Karan'a sebebini sorduğunda, eski sevgilisi olduğunu, engellediğini ama her yerden ulaşmaya çalıştığını söylediğini aktaran S.D, Karan'ın uyuşturucu madde sattığını veya temin ettiğini hiç görmediğini belirtti.Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanık Karan'ın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Karan'ın yurt dışı çıkış yasağı ve imza atma şeklindeki adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek, duruşmayı Eylül ayına erteledi.- İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, eski futbolcu Ümit Karan'ın evinde arama yapıldığı, herhangi bir suç veya suç unsuruna rastlanmadığı belirtiliyor.Soruşturma dosyasına dilekçe sunan E.Ö. adlı kişinin, Ümit Karan maddeyi müdüriyette içiyordu, polis geldiğini duyunca başka bir mekana geçtik, cebinde 3-4 tane küçük poşette bir şeyler vardı. Orada tanımadığım birilerine verdi, yasaklı maddeyi ilk defa orada gördüm. şeklindeki beyanları iddianamede yer alıyor.İddianamede, Karan'ın savunmasında her ne kadar üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçlamasını kabul etmese de uyuşturucu madde kullandığına dair aleyhine birçok beyanın olması, kullanıcı olduğu değerlendirilen Ş.N.Ö'nün Karan hakkında bana farklı zamanlarda uyuşturucu madde verdi demesi, Adli Tıp Kurumu raporlarıyla Karan ile Ş.N.Ö'nün kokain kullandığının tespit edilmesi hususlarının ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirildiği belirtiliyor.Hazırlanan iddianamede, Şüphelinin soruşturma kapsamında, kullanıcının vücut örneklerinde tespit edilen kokain uyuşturucu maddesini 3 farklı zamanda bir kullanıcıya temin etmek, sağlamak, başkasına vermek suretiyle üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği hususunda kamu davası açmaya yeter delile ulaşıldığı anlaşılmıştır. ifadelerine yer veriliyor.Karan'ın, zincirleme şekilde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği belirtilen iddianamede, 12,5 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılması isteniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — İstanbul'daki uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan eski futbolcu Ümit Karan'ın, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı davada adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verildi.İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık Ümit Karan ve avukatları katıldı.Kimlik tespitinde lise mezunu olduğunu belirten Karan, aylık gelirinin de 700 bin lira olduğunu söyledi.Karan savunmasında, kimseye uyuşturucu temin etmediğini ve ticaretini yapmadığını öne sürdü.Mahkemede olmasının nedeninin eski sevgilisi Ş.N.Ö'nün hakkında verdiği beyanlar olduğunu ileri süren Karan, Kendisiyle ilişki yaşadık ayrıldık ama bunu kabul edemedi. Bana ve yakın çevreme ulaşmaya çalıştı. Ben engelledim, en sonunda intikam almak için bana bu iftirayı attı. iddiasında bulundu.Duruşmada tanık olarak dinlenen Ş.N.Ö, sanık Karan'dan uyuşturucu madde satın almadığını belirterek, Karan'ın el çantasında uyuşturucu madde bulundurduğunu, kendisine de ikram edince kullandığını ifade etti. Ş.N.Ö, bu durumun hatırladığı kadarıyla iki kere olduğunu söyledi.Tanık S.D. ise sanık Karan'la fotoğrafını sosyal medyada paylaştıktan sonra, tanık Ş.N.Ö'nün kendisine ulaşarak tehdit içerikli mesajlar gönderdiğini dile getirdi. Karan'a sebebini sorduğunda, eski sevgilisi olduğunu, engellediğini ama her yerden ulaşmaya çalıştığını söylediğini aktaran S.D, Karan'ın uyuşturucu madde sattığını veya temin ettiğini hiç görmediğini belirtti.Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanık Karan'ın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, Karan'ın yurt dışı çıkış yasağı ve imza atma şeklindeki adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek, duruşmayı Eylül ayına erteledi.- İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, eski futbolcu Ümit Karan'ın evinde arama yapıldığı, herhangi bir suç veya suç unsuruna rastlanmadığı belirtiliyor.Soruşturma dosyasına dilekçe sunan E.Ö. adlı kişinin, Ümit Karan maddeyi müdüriyette içiyordu, polis geldiğini duyunca başka bir mekana geçtik, cebinde 3-4 tane küçük poşette bir şeyler vardı. Orada tanımadığım birilerine verdi, yasaklı maddeyi ilk defa orada gördüm. şeklindeki beyanları iddianamede yer alıyor.İddianamede, Karan'ın savunmasında her ne kadar üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçlamasını kabul etmese de uyuşturucu madde kullandığına dair aleyhine birçok beyanın olması, kullanıcı olduğu değerlendirilen Ş.N.Ö'nün Karan hakkında bana farklı zamanlarda uyuşturucu madde verdi demesi, Adli Tıp Kurumu raporlarıyla Karan ile Ş.N.Ö'nün kokain kullandığının tespit edilmesi hususlarının ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirildiği belirtiliyor.Hazırlanan iddianamede, Şüphelinin soruşturma kapsamında, kullanıcının vücut örneklerinde tespit edilen kokain uyuşturucu maddesini 3 farklı zamanda bir kullanıcıya temin etmek, sağlamak, başkasına vermek suretiyle üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği hususunda kamu davası açmaya yeter delile ulaşıldığı anlaşılmıştır. ifadelerine yer veriliyor.Karan'ın, zincirleme şekilde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği belirtilen iddianamede, 12,5 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılması isteniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/umit-karan-uyusturucu-madde-ticareti-yapma-veya-saglama-sucundan-hakim-karsisinda.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>MÜSİAD İzmir Şubesi'nin yeni hizmet binası açıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/musiad-izmir-subesi-nin-yeni-hizmet-binasi-acildi/856108/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/musiad-izmir-subesi-nin-yeni-hizmet-binasi-acildi/856108/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:57:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir — Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: - Türkiye bugün, Çin'den sonra, Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir - AK Parti Genel Sekreteri İnan: - 25 sene boyunca bir arada olanların bu şehir, bu şehrin esnafları ve sanayicisi için tek bir adım atmadığını gördük. Şimdi ise bölünmüşlüklerinden bir fayda beklemek açıkçası çölde su aramak gibi bir şey]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri — Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin bugün Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta Çin'den sonra en önde gelen ihracatçı ülke olduğunu söyledi.Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Şubesi'nin yeni hizmet binasının açılış törenine katılan Bakan Kacır, dünyanın jeopolitik, ekonomik ve teknolojik açıdan önemli dönüşümler yaşandığı bir süreçten geçtiğini belirtti.Bu dönemde ülkelerin yüksek teknoloji alanlarında üretim kapasitesini artırmaya ve tedarik zincirlerini güçlendirmeye yöneldiğini ifade eden Kacır, Türkiye'nin son 23 yılda oluşturduğu güçlü üretim ve teknoloji alt yapısıyla büyüme ve kalkınma yolculuğunu sürdürdüğünü, 2002 yılında 41 milyar dolar olan sanayi katma değerinin 250 milyar doların üzerine yükseldiğini kaydetti.Kacır, Türkiye'nin askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada, ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde de Avrupa'da lider olduğunu anlatarak, alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgar türbini üretiminde de Avrupa'nın önde gelen üreticileri arasında olduğunu ifade etti.İhracatta rekabet gücü ve kapasitenin arttığını belirten Kacır, 2002'de 36 milyar dolar olan yıllık ürün ihracatımızı 276 milyar dolara çıkardık. Türkiye bugün, Çin'den sonra, Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir. dedi.- Yatırım, üretim ve teknolojiye desteklerBakan Kacır, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda yatırım, üretim ve teknolojiyi desteklemeyi sürdüreceklerini belirterek, yüksek teknoloji yatırımlarını teşvik etmek amacıyla HIT-30 Programı'nı hayata geçirdiklerini söyledi.Kritik ve stratejik alanlarda yatırımlara finansman desteği sağladıklarını ifade eden Kacır, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı kapsamında 445 milyar lira yatırım tutarına sahip 81 projenin önünü açtıklarını kaydetti.Kacır, yeni teşvik sistemiyle teknoloji odaklı yatırımları desteklediklerini dile getirerek, Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında toplam yatırım büyüklüğü 194 milyar lira olan 215 projenin desteklenmesine karar verildiğini söyledi.İleri malzeme teknolojileri ve kritik ham maddeler ile biyoteknoloji ve sürdürülebilir yaşam teknolojileri yatırımlarının hızlandırılacağını belirten Kacır, Bu vesileyle siz kıymetli müteşebbislerimizi, başvuruları 31 Temmuz'a kadar devam edecek olan bu çağrılarımıza katılmaya, Türkiye'nin kritik teknolojilerde üretim kabiliyetini daha ileri taşımaya davet ediyorum. ifadelerini kullandı.Bakan Kacır yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarına da ayrıcalıklı destekler sunduklarını aktararak, şöyle devam etti:Her üç program kapsamındaki yatırımlar için öz kaynakla gerçekleştirilecek makine alımlarında makine bedelinin yüzde 25'ine, yatırım tutarının yüzde 15'ine ve 301 milyon liraya kadar nakdi destek sunuyoruz. Yatırım kredilerinde 14,8 puana kadar desteği sağlıyoruz.Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi istihdam yoğun sektörlerde İstihdamı Koruma Programı'nı devreye aldıklarına değinen Kacır, hem KOBİ'lere hem büyük ölçekli işletmelere çalışan başına aylık 3 bin 500 lira destek sağladıklarını ifade etti. Kacır, imalat sanayisine yönelik 100 milyar liralık finansman desteği sunduklarını, Türkiye'nin kalkınma hedeflerine ulaşmasında iş dünyasının önemli rol üstlendiğini kaydetti.- Çölde su aramak gibi bir şeyAK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan da yeni hizmet binasının hayırlı olmasını diledi.Kentte önemli binalar inşa edilirken İzmir Büyükşehir Belediyesinin binasının nerede olduğunu bilmediklerini ifade eden İnan, Düşünün biz parti olarak da MÜSİAD olarak da vatandaşımıza hizmet ettiğimiz adresleri güçlendirerek yolumuza devam ediyoruz. Ama 25 senelik Cumhuriyet Halk Partisi belediyesi bugün İzmirliye uzun senedir, 6-7 senedir tek bir hizmet binasını kazandıramadı. dedi.İnan ilk yerel seçimde netice alarak İzmir'e belediye hizmet binası kazandıracaklarını vurgulayarak şunları kaydetti:25 sene boyunca bir arada olanların bu şehir, bu şehrin esnafları ve sanayicisi için tek bir adım atmadığını gördük. Şimdi ise bölünmüşlüklerinden bir fayda beklemek açıkçası çölde su aramak gibi bir şey. O nedenle bugün İzmirli hemşehrilerimizin gönlü ferah olsun, hizmet getirecek hamdolsun Valimiz, odalarımız, Cumhur İttifakı milletvekillerimiz, rektörlerimiz, MÜSİAD'ımız var.Programda İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir ve MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan Temur da konuşma yaptı.Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri — Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin bugün Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta Çin'den sonra en önde gelen ihracatçı ülke olduğunu söyledi.Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Şubesi'nin yeni hizmet binasının açılış törenine katılan Bakan Kacır, dünyanın jeopolitik, ekonomik ve teknolojik açıdan önemli dönüşümler yaşandığı bir süreçten geçtiğini belirtti.Bu dönemde ülkelerin yüksek teknoloji alanlarında üretim kapasitesini artırmaya ve tedarik zincirlerini güçlendirmeye yöneldiğini ifade eden Kacır, Türkiye'nin son 23 yılda oluşturduğu güçlü üretim ve teknoloji alt yapısıyla büyüme ve kalkınma yolculuğunu sürdürdüğünü, 2002 yılında 41 milyar dolar olan sanayi katma değerinin 250 milyar doların üzerine yükseldiğini kaydetti.Kacır, Türkiye'nin askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada, ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde de Avrupa'da lider olduğunu anlatarak, alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar, rüzgar türbini üretiminde de Avrupa'nın önde gelen üreticileri arasında olduğunu ifade etti.İhracatta rekabet gücü ve kapasitenin arttığını belirten Kacır, 2002'de 36 milyar dolar olan yıllık ürün ihracatımızı 276 milyar dolara çıkardık. Türkiye bugün, Çin'den sonra, Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir. dedi.- Yatırım, üretim ve teknolojiye desteklerBakan Kacır, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda yatırım, üretim ve teknolojiyi desteklemeyi sürdüreceklerini belirterek, yüksek teknoloji yatırımlarını teşvik etmek amacıyla HIT-30 Programı'nı hayata geçirdiklerini söyledi.Kritik ve stratejik alanlarda yatırımlara finansman desteği sağladıklarını ifade eden Kacır, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı kapsamında 445 milyar lira yatırım tutarına sahip 81 projenin önünü açtıklarını kaydetti.Kacır, yeni teşvik sistemiyle teknoloji odaklı yatırımları desteklediklerini dile getirerek, Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında toplam yatırım büyüklüğü 194 milyar lira olan 215 projenin desteklenmesine karar verildiğini söyledi.İleri malzeme teknolojileri ve kritik ham maddeler ile biyoteknoloji ve sürdürülebilir yaşam teknolojileri yatırımlarının hızlandırılacağını belirten Kacır, Bu vesileyle siz kıymetli müteşebbislerimizi, başvuruları 31 Temmuz'a kadar devam edecek olan bu çağrılarımıza katılmaya, Türkiye'nin kritik teknolojilerde üretim kabiliyetini daha ileri taşımaya davet ediyorum. ifadelerini kullandı.Bakan Kacır yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarına da ayrıcalıklı destekler sunduklarını aktararak, şöyle devam etti:Her üç program kapsamındaki yatırımlar için öz kaynakla gerçekleştirilecek makine alımlarında makine bedelinin yüzde 25'ine, yatırım tutarının yüzde 15'ine ve 301 milyon liraya kadar nakdi destek sunuyoruz. Yatırım kredilerinde 14,8 puana kadar desteği sağlıyoruz.Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi istihdam yoğun sektörlerde İstihdamı Koruma Programı'nı devreye aldıklarına değinen Kacır, hem KOBİ'lere hem büyük ölçekli işletmelere çalışan başına aylık 3 bin 500 lira destek sağladıklarını ifade etti. Kacır, imalat sanayisine yönelik 100 milyar liralık finansman desteği sunduklarını, Türkiye'nin kalkınma hedeflerine ulaşmasında iş dünyasının önemli rol üstlendiğini kaydetti.- Çölde su aramak gibi bir şeyAK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan da yeni hizmet binasının hayırlı olmasını diledi.Kentte önemli binalar inşa edilirken İzmir Büyükşehir Belediyesinin binasının nerede olduğunu bilmediklerini ifade eden İnan, Düşünün biz parti olarak da MÜSİAD olarak da vatandaşımıza hizmet ettiğimiz adresleri güçlendirerek yolumuza devam ediyoruz. Ama 25 senelik Cumhuriyet Halk Partisi belediyesi bugün İzmirliye uzun senedir, 6-7 senedir tek bir hizmet binasını kazandıramadı. dedi.İnan ilk yerel seçimde netice alarak İzmir'e belediye hizmet binası kazandıracaklarını vurgulayarak şunları kaydetti:25 sene boyunca bir arada olanların bu şehir, bu şehrin esnafları ve sanayicisi için tek bir adım atmadığını gördük. Şimdi ise bölünmüşlüklerinden bir fayda beklemek açıkçası çölde su aramak gibi bir şey. O nedenle bugün İzmirli hemşehrilerimizin gönlü ferah olsun, hizmet getirecek hamdolsun Valimiz, odalarımız, Cumhur İttifakı milletvekillerimiz, rektörlerimiz, MÜSİAD'ımız var.Programda İzmir Valisi Süleyman Elban, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir ve MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan Temur da konuşma yaptı.Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail'in, Lübnan'ın Sur kentinde hastane çevresine düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısı 4'e yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-in-lubnan-in-sur-kentinde-hastane-cevresine-duzenledigi-saldirilarda-olenlerin-sayisi-4-e-yukseldi/856107/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-in-lubnan-in-sur-kentinde-hastane-cevresine-duzenledigi-saldirilarda-olenlerin-sayisi-4-e-yukseldi/856107/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:57:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Beyrut — İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Sur kentinde bulunan Cebel Amil Hastanesi çevresine dün düzenlediği hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 4'e yükseldiği, 127 kişinin de yaralandığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Beyrut Haberleri — İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Sur kentinde bulunan Cebel Amil Hastanesi çevresine dün düzenlediği hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 4'e yükseldiği, 127 kişinin de yaralandığı bildirildi.İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in dün akşam saatlerinde Cebel Amil Hastanesi çevresini hedef alan hava saldırılarında 4 kişinin yaşamını yitirdiği, 127 kişinin yaralandığı belirtildi.Açıklamada, yaralılardan 39'unun hastanenin sağlık, hemşirelik ve idari personelinden oluştuğu kaydedildi.Hastane çalışanları arasındaki yaralıların 4 doktor, 27 hemşire ve 8 idari personelden oluştuğu ifade edilen açıklamada, bunlardan 4'ünün durumunun ağır olduğu ve yoğun bakımda tedavi gördüğü aktarıldı.Saldırının hastanenin çeşitli kat ve bölümlerinde büyük hasara yol açtığı belirtilen açıklamada, otoparkın da ciddi şekilde zarar gördüğü kaydedildi.Sağlık Bakanlığı açıklamasında, tüm risklere rağmen hastaneyi açık tutarak sağlık hizmetlerini sürdürmeye devam eden yönetim ve çalışanların gösterdiği cesaret ve fedakarlığın takdirle karşılandığı ifade edildi.Açıklamada ayrıca, saldırının yol açtığı can kayıpları, yaralanmalar ve maddi hasarın, İsrail'in uluslararası hukuk ile uluslararası toplumun kabul ettiği kural ve kararları hiçe saydığını bir kez daha ortaya koyduğu savunuldu.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti bu süreçte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmeler sonucunda 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.Lübnan Sağlık Bakanlığı yaptığı son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan beri ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 433 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Beyrut Haberleri — İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Sur kentinde bulunan Cebel Amil Hastanesi çevresine dün düzenlediği hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 4'e yükseldiği, 127 kişinin de yaralandığı bildirildi.İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in dün akşam saatlerinde Cebel Amil Hastanesi çevresini hedef alan hava saldırılarında 4 kişinin yaşamını yitirdiği, 127 kişinin yaralandığı belirtildi.Açıklamada, yaralılardan 39'unun hastanenin sağlık, hemşirelik ve idari personelinden oluştuğu kaydedildi.Hastane çalışanları arasındaki yaralıların 4 doktor, 27 hemşire ve 8 idari personelden oluştuğu ifade edilen açıklamada, bunlardan 4'ünün durumunun ağır olduğu ve yoğun bakımda tedavi gördüğü aktarıldı.Saldırının hastanenin çeşitli kat ve bölümlerinde büyük hasara yol açtığı belirtilen açıklamada, otoparkın da ciddi şekilde zarar gördüğü kaydedildi.Sağlık Bakanlığı açıklamasında, tüm risklere rağmen hastaneyi açık tutarak sağlık hizmetlerini sürdürmeye devam eden yönetim ve çalışanların gösterdiği cesaret ve fedakarlığın takdirle karşılandığı ifade edildi.Açıklamada ayrıca, saldırının yol açtığı can kayıpları, yaralanmalar ve maddi hasarın, İsrail'in uluslararası hukuk ile uluslararası toplumun kabul ettiği kural ve kararları hiçe saydığını bir kez daha ortaya koyduğu savunuldu.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti bu süreçte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmeler sonucunda 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında dördüncü tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.Lübnan Sağlık Bakanlığı yaptığı son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan beri ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 433 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, orduya Lübnan'a yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini söylemişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israil-in-lubnan-in-sur-kentinde-hastane-cevresine-duzenledigi-saldirilarda-olenlerin-sayisi-4-e-yukseldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Finlandiya Dışişleri Bakanı Valtonen'i kabul etti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tbmm-baskani-kurtulmus-finlandiya-disisleri-bakani-valtonen-i-kabul-etti/856105/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tbmm-baskani-kurtulmus-finlandiya-disisleri-bakani-valtonen-i-kabul-etti/856105/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:54:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tbmm — TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret gerçekleştirdiği Helsinki'de Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen'i kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tbmm Haberleri — TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret gerçekleştirdiği Helsinki'de Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen'i kabul etti.Kurtulmuş, Finlandiya Parlamentosu'nda (Eduskunta) gerçekleşen kabulde, Türkiye ve Finlandiya arasındaki karşılıklı ziyaretlerin ilişkilerin her alanda gelişmesine olumlu katkı sunacağına inandığını ifade etti.Türkiye'nin yakın dönemde NATO çerçevesinde iki önemli toplantıya ev sahipliği yapacağını, bunlardan birisinin de 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO Liderler Zirvesi, diğerinin ise 28-29 Haziran'da İstanbul'da gerçekleştirilecek NATO Parlamenter Zirvesi olduğunu anımsatan Kurtulmuş, bu toplantıların NATO'nun geleceği ve Avrupa'nın güvenliği bakımından yeni perspektiflerin ortaya çıkmasına vesile olacağını vurguladı.Hem NATO hem Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin yeni ve daha önce olmayan sınamalarla, görüş ayrılıklarıyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Kurtulmuş, yaşanan gelişmelerin Avrupa'nın güvenliğinin yeniden düşünülmesini, NATO'nun fonksiyonlarının gözden geçirilmesini zorunlu kıldığını kaydetti.Türkiye'nin, AB üyeliğini stratejik bir hedef olarak gördüğünü belirten Kurtulmuş, Finlandiya'ya bu konuda verdiği destek için teşekkür etti.Son dönemlerde yaşanan sınamaların, birçok meselenin sadece silahla çözülebilecek sorunlar olmadığını gösterdiğini ifade eden Kurtulmuş, Türkiye'nin ülkeler arasındaki sorunların çözümünde diplomasiyi, müzakereyi, karşılıklı rızaya dayalı görüşmeleri en geçerli yol olarak kabul ettiğini vurguladı.Finlandiya'nın da arabuluculuk konusunda ciddi tecrübeye sahip olduğunu belirten Kurtulmuş, bölgesel ve küresel sorunların çözülmesi konusunda müzakereye dayalı anlayışı geliştirmenin önemine değindi.İki ülkenin, NATO'nun yeni fonksiyonları ve Avrupa'da güvenliğin nasıl artırılabileceği gibi birçok konuda yaklaşımının benzer olduğunu söyleyen Kurtulmuş, başta savunma sanayi olmak üzere, eğitim, enerji, turizm alanlarında iki ülke arasında ciddi iş birliklerinin geliştirilmesi imkanının bulunduğunu kaydetti.Görüşmede, Türkiye-Finlandiya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, Türkiye-İsveç Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Konya Milletvekili Abdullah Ağralı, TBMM İdare Amiri ve DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, TBMM İdare Amiri ve MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay, TBMM Katip Üyesi ve CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç ile Türkiye’nin Helsinki Büyükelçisi Deniz Çakar da yer aldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tbmm Haberleri — TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret gerçekleştirdiği Helsinki'de Finlandiya Dışişleri Bakanı Elina Valtonen'i kabul etti.Kurtulmuş, Finlandiya Parlamentosu'nda (Eduskunta) gerçekleşen kabulde, Türkiye ve Finlandiya arasındaki karşılıklı ziyaretlerin ilişkilerin her alanda gelişmesine olumlu katkı sunacağına inandığını ifade etti.Türkiye'nin yakın dönemde NATO çerçevesinde iki önemli toplantıya ev sahipliği yapacağını, bunlardan birisinin de 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO Liderler Zirvesi, diğerinin ise 28-29 Haziran'da İstanbul'da gerçekleştirilecek NATO Parlamenter Zirvesi olduğunu anımsatan Kurtulmuş, bu toplantıların NATO'nun geleceği ve Avrupa'nın güvenliği bakımından yeni perspektiflerin ortaya çıkmasına vesile olacağını vurguladı.Hem NATO hem Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin yeni ve daha önce olmayan sınamalarla, görüş ayrılıklarıyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Kurtulmuş, yaşanan gelişmelerin Avrupa'nın güvenliğinin yeniden düşünülmesini, NATO'nun fonksiyonlarının gözden geçirilmesini zorunlu kıldığını kaydetti.Türkiye'nin, AB üyeliğini stratejik bir hedef olarak gördüğünü belirten Kurtulmuş, Finlandiya'ya bu konuda verdiği destek için teşekkür etti.Son dönemlerde yaşanan sınamaların, birçok meselenin sadece silahla çözülebilecek sorunlar olmadığını gösterdiğini ifade eden Kurtulmuş, Türkiye'nin ülkeler arasındaki sorunların çözümünde diplomasiyi, müzakereyi, karşılıklı rızaya dayalı görüşmeleri en geçerli yol olarak kabul ettiğini vurguladı.Finlandiya'nın da arabuluculuk konusunda ciddi tecrübeye sahip olduğunu belirten Kurtulmuş, bölgesel ve küresel sorunların çözülmesi konusunda müzakereye dayalı anlayışı geliştirmenin önemine değindi.İki ülkenin, NATO'nun yeni fonksiyonları ve Avrupa'da güvenliğin nasıl artırılabileceği gibi birçok konuda yaklaşımının benzer olduğunu söyleyen Kurtulmuş, başta savunma sanayi olmak üzere, eğitim, enerji, turizm alanlarında iki ülke arasında ciddi iş birliklerinin geliştirilmesi imkanının bulunduğunu kaydetti.Görüşmede, Türkiye-Finlandiya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, Türkiye-İsveç Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Konya Milletvekili Abdullah Ağralı, TBMM İdare Amiri ve DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, TBMM İdare Amiri ve MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay, TBMM Katip Üyesi ve CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç ile Türkiye’nin Helsinki Büyükelçisi Deniz Çakar da yer aldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/tbmm-baskani-kurtulmus-finlandiya-disisleri-bakani-valtonen-i-kabul-etti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Washington'daki İsrail-Lübnan 4. tur görüşmeleri başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/washington-daki-israil-lubnan-4-tur-gorusmeleri-basladi/856104/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/washington-daki-israil-lubnan-4-tur-gorusmeleri-basladi/856104/</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:51:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Washington Dc — İsrail ile Lübnan arasındaki 4.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Washington Dc Haberleri — İsrail ile Lübnan arasındaki 4. tur doğrudan görüşmelerinin ABD Dışişleri Bakanlığında başladığı bildirildi.İsrail ve Arap medyasına açıklama yapan yetkililer, Washington'daki Dışişleri Bakanlığında doğrudan görüşmelerin yeni turunun yerel saatle 09.00 civarında başladığını belirtti.Söz konusu görüşmelere, daha önceki turlarda olduğu gibi ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ve Bakanlık Yetkilisi Mike Needham, Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh ile eski Büyükelçisi ve Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Simon Karam, İsrail'i temsilen ise İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter ile İsrail'in Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Yossi Draznin'in ve diğer bazı yetkililerin katıldığı aktarıldı.- İsrail ile Lübnan arasındaki görüşmelerİsrail ve Lübnan'ın Washington'daki büyükelçileri, 14 Nisan, 23 Nisan ve 14 Mayıs'ta ABD arabuluculuğunda müzakerelere hazırlık kapsamında bir araya gelmişti.ABD Dışişleri Bakanlığında gerçekleştirilen ilk toplantı, 1993'ten bu yana en üst düzey doğrudan görüşme olarak kayıtlara geçmişti.Görüşmelere, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Lübnan ve İsrail'in Washington büyükelçileri katılmıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etmişti.Lübnan'da İsrail ile doğrudan müzakere başlığı, iç siyasette ve kamuoyunda en tartışmalı konuların başında geliyor.Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Nevvaf Selam, müzakereleri kanın durdurulması ve kalıcı çözüm için zorunlu ve tek seçenek olarak değerlendirirken, Hizbullah ve ona yakın çevreler ise doğrudan temasları teslimiyet şeklinde nitelendirerek sürece karşı çıkıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Washington Dc Haberleri — İsrail ile Lübnan arasındaki 4. tur doğrudan görüşmelerinin ABD Dışişleri Bakanlığında başladığı bildirildi.İsrail ve Arap medyasına açıklama yapan yetkililer, Washington'daki Dışişleri Bakanlığında doğrudan görüşmelerin yeni turunun yerel saatle 09.00 civarında başladığını belirtti.Söz konusu görüşmelere, daha önceki turlarda olduğu gibi ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ve Bakanlık Yetkilisi Mike Needham, Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh ile eski Büyükelçisi ve Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Simon Karam, İsrail'i temsilen ise İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter ile İsrail'in Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Yossi Draznin'in ve diğer bazı yetkililerin katıldığı aktarıldı.- İsrail ile Lübnan arasındaki görüşmelerİsrail ve Lübnan'ın Washington'daki büyükelçileri, 14 Nisan, 23 Nisan ve 14 Mayıs'ta ABD arabuluculuğunda müzakerelere hazırlık kapsamında bir araya gelmişti.ABD Dışişleri Bakanlığında gerçekleştirilen ilk toplantı, 1993'ten bu yana en üst düzey doğrudan görüşme olarak kayıtlara geçmişti.Görüşmelere, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Lübnan ve İsrail'in Washington büyükelçileri katılmıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etmişti.Lübnan'da İsrail ile doğrudan müzakere başlığı, iç siyasette ve kamuoyunda en tartışmalı konuların başında geliyor.Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Nevvaf Selam, müzakereleri kanın durdurulması ve kalıcı çözüm için zorunlu ve tek seçenek olarak değerlendirirken, Hizbullah ve ona yakın çevreler ise doğrudan temasları teslimiyet şeklinde nitelendirerek sürece karşı çıkıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/washington-daki-israil-lubnan-4-tur-gorusmeleri-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
