<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Nepal'de aşırı sağcı gruplar ülkenin çok kültürlü yapısını tehdit ediyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nepal-de-asiri-sagci-gruplar-ulkenin-cok-kulturlu-yapisini-tehdit-ediyor/889074/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nepal-de-asiri-sagci-gruplar-ulkenin-cok-kulturlu-yapisini-tehdit-ediyor/889074/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 11:06:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Nepalli doktora öğrencisi Muhammed Javed Ensari: - Hindutvacılar Müslümanların dini değerlerine hakaret etmek için şarkılar çalıyor. Bu gruplar, şarkılarını özellikle Müslümanların dini günlerinde ve cami önlerinde çalıyor. Halk, bu tür müziklere K-pop kültürüne atıfta bulunarak H-pop diyor - Sosyal medya üzerinden yayılan aşırılık yanlısı fikirler ülkedeki kozmopolit yapıyı tehdit ediyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : ÖMER FARUK MADANOĞLU - Türkiye'de doktora öğrencisi olan Nepalli Muhammed Javed Ensari, Nepal'de son dönemde yaşanan şiddet olaylarının artmasında sosyal medyadaki nefret söyleminin etkili olduğunu, aşırı sağcı grupların cami önlerinde Müslümanlara hakaret eden şarkılar çaldıklarını söyledi. Nepal'in Sunsari bölgesinde dini simgeler, bayraklar ve hoparlör kullanımı üzerinden tırmanan sözlü tartışmalar, gruplar arasında şiddetli çatışmalara dönüştü.Aşırı sağcı Hindutva gruplarının camilere ve Müslümanlara ait iş yerlerine yönelik saldırıları, ülkedeki tansiyonun son dönemde büyük oranda yükselmesine neden oldu.Türkiye'de doktora öğrencisi Nepalli Muhammed Javed Ensari, AA muhabirine Nepal'de son dönemde artan nefret söylemleri, sosyal medya üzerinden yürütülen provokasyonlar, Müslümanlara yönelik hedef göstermeler ve yaşanan toplumsal olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Ensari, ülkesinde son dönemde yaşanan toplumsal gerilimin Hindutva ideolojisi etrafında örgütlenen aşırı grupların, Nepal'in farklı inanç ve etnik grupların birlikte yaşama kültürünü tehdit ettiğini söyledi. Nepal'de saldırıları yapan grupların özellikle Hindutva ideolojisi üzerinden hareket ettiğine dikkati çeken Ensari, söz konusu anlayışın Hinduizm ile aynı değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.Son yıllarda özellikle sosyal medya üzerinden yayılan aşırılık yanlısı fikirlerin ülkedeki kozmopolit yapıyı tehdit etmeye başladığını savunan Ensari, bazı grupların toplumsal ayrışmayı artıran söylemler kullandığını ileri sürdü.Ensari, Nepal'de Facebook'un yaygın kullanılan platformlardan biri olduğunu belirterek bazı hesapların Müslümanlara yönelik nefret içerikli paylaşımların sistematik olarak yapıldığını iddia etti.Bölgede bulunan Müslümanların daha önce polisten aldıkları talimat doğrultusunda doğrudan müdahale etmek yerine güvenlik güçlerine haber verdiklerini söyleyen Ensari, daha sonra yaşananların polis ile söz konusu grup arasında bir gerilime dönüştüğünü savundu.Ensari, olaylar sırasında bir kişinin hayatını kaybettiğini ve yaşananların ardından bazı çevrelerin sorumluluğu Müslümanlara yüklemeye çalıştığını belirtti.Polisle çatışmaya giren ve daha sonra Müslümanlara yönelik saldırıları tetikleyen grupların ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini ifade eden Ensari, devlet kurumlarının olaylar büyümeden harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.Cami önlerinde Müslümanlara hakaret eden şarkılar çalıyorlarEnsari, bazı grupların dini etkinlikler sırasında Müslümanları hedef alan provokatif faaliyetlerde bulunduğunu ileri sürerek Hindutvacılar Müslümanların dini değerlerine hakaret etmek için şarkılar çalıyor. Bu gruplar, şarkılarını özellikle Müslümanların dini günlerinde ve cami önlerinde çalıyor. Halk, bu tür müziklere K-pop kültürüne atıfta bulunarak H-pop diyor. diye konuştu.Ensari, aşırılık yanlısı yapıların yalnızca Müslümanları hedef almadığını, nefret anlayışının zaman içerisinde başka topluluklara da yönelebileceğini savundu.Toplumda biz ve onlar anlayışının oluşturulmasının tehlikeli olduğunu belirten Ensari, bir grubun hedef haline getirilmesinin uzun vadede daha geniş sorunlara yol açabileceğini ifade etti.Ensari, Hindutva ideolojisi etrafında hareket eden aşırı grupların sadece dini farklılıklar üzerinden değil, toplumdaki diğer ayrışmaları da kullanabildiğini iddia ederek Bugün Hindu-Müslüman ayrımı üzerinden hareket edenler yarın başka bir grubu hedef alabilir. Çünkü mesele sadece iki toplum arasındaki bir sorun değil, insanları birbirine karşı düşmanlaştıran anlayışın kendisidir. değerlendirmesinde bulundu.Kast sistemi ve ayrımcılık iddialarıEnsari, Nepal'deki kast sistemiyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak tarihsel olarak toplum içinde var olan bazı ayrımcılık anlayışlarının kimi aşırı gruplar tarafından Müslümanlara yönelik söylemlerde de kullanıldığını savundu.Nepal'deki aşırılık yanlısı çevrelerin Müslümanları toplumun daha alt bir kesimi gibi görmeye çalıştığını ve bunun kabul edilemez olduğunu söyleyen Ensari, Bazı kişiler kendi aralarındaki kast anlayışında en alt tabakada gördüklerinden bile Müslümanları daha aşağıda görmeye çalışıyor. Bu, insan onuruna aykırı bir anlayıştır. dedi.Hükümete kimlik kontrolü ve takip çağrısıJaved Ensari, Nepal'deki bazı Hindutva yanlısı grupların Hindistan'daki benzer hareketlerden etkilendiğini öne sürdü. Hindistan'daki bazı Hindutva yanlısı isimlerin Nepal'deki gruplara destek veren açıklamalar yaptığını savunan Ensari, sosyal medya üzerinden bu yapıların birbirini güçlendirdiğini iddia etti.Özellikle olaylara karışan kişilerin kimliklerinin, geçmişlerinin ve bağlantılarının daha etkin şekilde takip edilmesi gerektiğini savunan Ensari, bunun için gerekli altyapının oluşturulması gerektiğini söyledi.Ensari, bazı olaylarda farklı grupların birbirini suçladığını belirterek Gerçek sorumluların ortaya çıkarılması için kapsamlı araştırmalar yapılması gerekiyor. Bir kişinin suç kaydı varsa bunu nasıl takip edeceksiniz? Kimlik kontrolü konusunda güçlü bir altyapı olması gerekiyor. Kim kimdir, nereden geliyor, kimlerden destek alıyor bilinmeli. değerlendirmesinde bulundu.Yüzlerce çiçekten oluşan bir buket gibiydikNepal'in uzun yıllardır farklı dini ve etnik grupların bir arada yaşayabildiği ülkelerden biri olduğunu ifade eden Ensari, ülkesinin bu yönünün kendileri için önemli bir değer olduğunu vurguladı.Ensari, milli marştaki ifadelerin farklı toplulukların bir bütün oluşturmasını temsil ettiğini belirterek Yüzlerce çiçekten oluşan bir buket gibi farklılıklarımızla bir arada yaşayabilmek bizim için gurur kaynağıydı. Farklı etnik ve dini gruplar birbirleriyle barış içinde yaşayabiliyordu. ifadelerini kullandı.Nepal hükümetinin geçmişte farklı topluluklar arasında yaşanan sorunlarda arabulucu rol üstlendiğini hatırlatan Ensari, benzer adımların bugün de atılabileceğini söyledi.Toplumdaki tüm kesimlerin barıştan yana tavır alması gerektiğini ve farklılıkların çatışma nedeni değil, birlikte yaşamın bir parçası olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Ensari, Bu fanatik grupların çok yakından takip edilmesi gerekiyor. Kim olursa olsun toplumu kışkırtan, nefret yayan herkes hukuk önünde hesap vermeli. Benim çağrım barış olsun. Farklılıklarımıza rağmen birbirimize saygı duyarak birlikte yaşayabilmeliyiz. Daha önce nasıl komşu olarak yaşadıysak yine aynı şekilde yaşamaya devam etmeliyiz. değerlendirmesini yaptı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : ÖMER FARUK MADANOĞLU - Türkiye'de doktora öğrencisi olan Nepalli Muhammed Javed Ensari, Nepal'de son dönemde yaşanan şiddet olaylarının artmasında sosyal medyadaki nefret söyleminin etkili olduğunu, aşırı sağcı grupların cami önlerinde Müslümanlara hakaret eden şarkılar çaldıklarını söyledi. Nepal'in Sunsari bölgesinde dini simgeler, bayraklar ve hoparlör kullanımı üzerinden tırmanan sözlü tartışmalar, gruplar arasında şiddetli çatışmalara dönüştü.Aşırı sağcı Hindutva gruplarının camilere ve Müslümanlara ait iş yerlerine yönelik saldırıları, ülkedeki tansiyonun son dönemde büyük oranda yükselmesine neden oldu.Türkiye'de doktora öğrencisi Nepalli Muhammed Javed Ensari, AA muhabirine Nepal'de son dönemde artan nefret söylemleri, sosyal medya üzerinden yürütülen provokasyonlar, Müslümanlara yönelik hedef göstermeler ve yaşanan toplumsal olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Ensari, ülkesinde son dönemde yaşanan toplumsal gerilimin Hindutva ideolojisi etrafında örgütlenen aşırı grupların, Nepal'in farklı inanç ve etnik grupların birlikte yaşama kültürünü tehdit ettiğini söyledi. Nepal'de saldırıları yapan grupların özellikle Hindutva ideolojisi üzerinden hareket ettiğine dikkati çeken Ensari, söz konusu anlayışın Hinduizm ile aynı değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.Son yıllarda özellikle sosyal medya üzerinden yayılan aşırılık yanlısı fikirlerin ülkedeki kozmopolit yapıyı tehdit etmeye başladığını savunan Ensari, bazı grupların toplumsal ayrışmayı artıran söylemler kullandığını ileri sürdü.Ensari, Nepal'de Facebook'un yaygın kullanılan platformlardan biri olduğunu belirterek bazı hesapların Müslümanlara yönelik nefret içerikli paylaşımların sistematik olarak yapıldığını iddia etti.Bölgede bulunan Müslümanların daha önce polisten aldıkları talimat doğrultusunda doğrudan müdahale etmek yerine güvenlik güçlerine haber verdiklerini söyleyen Ensari, daha sonra yaşananların polis ile söz konusu grup arasında bir gerilime dönüştüğünü savundu.Ensari, olaylar sırasında bir kişinin hayatını kaybettiğini ve yaşananların ardından bazı çevrelerin sorumluluğu Müslümanlara yüklemeye çalıştığını belirtti.Polisle çatışmaya giren ve daha sonra Müslümanlara yönelik saldırıları tetikleyen grupların ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini ifade eden Ensari, devlet kurumlarının olaylar büyümeden harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.Cami önlerinde Müslümanlara hakaret eden şarkılar çalıyorlarEnsari, bazı grupların dini etkinlikler sırasında Müslümanları hedef alan provokatif faaliyetlerde bulunduğunu ileri sürerek Hindutvacılar Müslümanların dini değerlerine hakaret etmek için şarkılar çalıyor. Bu gruplar, şarkılarını özellikle Müslümanların dini günlerinde ve cami önlerinde çalıyor. Halk, bu tür müziklere K-pop kültürüne atıfta bulunarak H-pop diyor. diye konuştu.Ensari, aşırılık yanlısı yapıların yalnızca Müslümanları hedef almadığını, nefret anlayışının zaman içerisinde başka topluluklara da yönelebileceğini savundu.Toplumda biz ve onlar anlayışının oluşturulmasının tehlikeli olduğunu belirten Ensari, bir grubun hedef haline getirilmesinin uzun vadede daha geniş sorunlara yol açabileceğini ifade etti.Ensari, Hindutva ideolojisi etrafında hareket eden aşırı grupların sadece dini farklılıklar üzerinden değil, toplumdaki diğer ayrışmaları da kullanabildiğini iddia ederek Bugün Hindu-Müslüman ayrımı üzerinden hareket edenler yarın başka bir grubu hedef alabilir. Çünkü mesele sadece iki toplum arasındaki bir sorun değil, insanları birbirine karşı düşmanlaştıran anlayışın kendisidir. değerlendirmesinde bulundu.Kast sistemi ve ayrımcılık iddialarıEnsari, Nepal'deki kast sistemiyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak tarihsel olarak toplum içinde var olan bazı ayrımcılık anlayışlarının kimi aşırı gruplar tarafından Müslümanlara yönelik söylemlerde de kullanıldığını savundu.Nepal'deki aşırılık yanlısı çevrelerin Müslümanları toplumun daha alt bir kesimi gibi görmeye çalıştığını ve bunun kabul edilemez olduğunu söyleyen Ensari, Bazı kişiler kendi aralarındaki kast anlayışında en alt tabakada gördüklerinden bile Müslümanları daha aşağıda görmeye çalışıyor. Bu, insan onuruna aykırı bir anlayıştır. dedi.Hükümete kimlik kontrolü ve takip çağrısıJaved Ensari, Nepal'deki bazı Hindutva yanlısı grupların Hindistan'daki benzer hareketlerden etkilendiğini öne sürdü. Hindistan'daki bazı Hindutva yanlısı isimlerin Nepal'deki gruplara destek veren açıklamalar yaptığını savunan Ensari, sosyal medya üzerinden bu yapıların birbirini güçlendirdiğini iddia etti.Özellikle olaylara karışan kişilerin kimliklerinin, geçmişlerinin ve bağlantılarının daha etkin şekilde takip edilmesi gerektiğini savunan Ensari, bunun için gerekli altyapının oluşturulması gerektiğini söyledi.Ensari, bazı olaylarda farklı grupların birbirini suçladığını belirterek Gerçek sorumluların ortaya çıkarılması için kapsamlı araştırmalar yapılması gerekiyor. Bir kişinin suç kaydı varsa bunu nasıl takip edeceksiniz? Kimlik kontrolü konusunda güçlü bir altyapı olması gerekiyor. Kim kimdir, nereden geliyor, kimlerden destek alıyor bilinmeli. değerlendirmesinde bulundu.Yüzlerce çiçekten oluşan bir buket gibiydikNepal'in uzun yıllardır farklı dini ve etnik grupların bir arada yaşayabildiği ülkelerden biri olduğunu ifade eden Ensari, ülkesinin bu yönünün kendileri için önemli bir değer olduğunu vurguladı.Ensari, milli marştaki ifadelerin farklı toplulukların bir bütün oluşturmasını temsil ettiğini belirterek Yüzlerce çiçekten oluşan bir buket gibi farklılıklarımızla bir arada yaşayabilmek bizim için gurur kaynağıydı. Farklı etnik ve dini gruplar birbirleriyle barış içinde yaşayabiliyordu. ifadelerini kullandı.Nepal hükümetinin geçmişte farklı topluluklar arasında yaşanan sorunlarda arabulucu rol üstlendiğini hatırlatan Ensari, benzer adımların bugün de atılabileceğini söyledi.Toplumdaki tüm kesimlerin barıştan yana tavır alması gerektiğini ve farklılıkların çatışma nedeni değil, birlikte yaşamın bir parçası olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Ensari, Bu fanatik grupların çok yakından takip edilmesi gerekiyor. Kim olursa olsun toplumu kışkırtan, nefret yayan herkes hukuk önünde hesap vermeli. Benim çağrım barış olsun. Farklılıklarımıza rağmen birbirimize saygı duyarak birlikte yaşayabilmeliyiz. Daha önce nasıl komşu olarak yaşadıysak yine aynı şekilde yaşamaya devam etmeliyiz. değerlendirmesini yaptı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/nepal-de-asiri-sagci-gruplar-ulkenin-cok-kulturlu-yapisini-tehdit-ediyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>7 yıl önce sahiplendiği ördek Moli ile Akdeniz'in mavi sularında tatil yapıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/7-yil-once-sahiplendigi-ordek-moli-ile-akdeniz-in-mavi-sularinda-tatil-yapiyor/889073/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/7-yil-once-sahiplendigi-ordek-moli-ile-akdeniz-in-mavi-sularinda-tatil-yapiyor/889073/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 11:06:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Mersin / Ankara'da yavruyken sahiplendiği ördeğini Mersin'deki tatilinde de yanından ayırmayan Rahmi Demirtaş, can dostu ile denizin tadını çıkarıyor - Demirtaş: - Moli ile her yere gidiyoruz, şu an birlikte tatildeyiz. En sevdiği şey yüzmek. Ailemizin bir ferdi oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Mersin Haberleri : MURAT PANCAR - Ankara'dan tatil için Mersin'in Silifke ilçesine gelen Rahmi Demirtaş, 7 yıldır yanından ayırmadığı Moli adlı ördekle denizde yüzüp kıyıda yürüyüş yapıyor. Ailesiyle tatile çıkan Demirtaş, 7 yıl önce evinde beslemeye başladığı ördeğini de seyahatine dahil etti.Can dostu olarak gördüğü ördeği Moli ile yüzmek için eşiyle Silifke'nin Yeşilovacık Mahallesi'ndeki Mavikent Sahili'ne gelen Demirtaş, ördeğiyle Akdeniz'in mavi sularının keyfini çıkarıyor.Demirtaş'ın, güneşlenirken ve kıyıda yürüyüş yaparken yanından ayırmadığı Moliye çevredekiler de ilgi gösteriyor.Bizim için vazgeçilmez olduRahmi Demirtaş, AA muhabirine, yavruyken sahiplendiği Molinin zamanla eve uyum sağladığını söyledi.Ördekle arasında güçlü bir bağ oluştuğunu dile getiren Demirtaş, Moliye 7 yıldır özenle baktığını belirtti.Demirtaş, seyahate çıkarken can dostunu da yanına aldığını ve denizin tadını çıkardıklarını ifade ederek Moli ile her yere gidiyoruz, şu an birlikte tatildeyiz. En sevdiği şey yüzmek. Ailemizin bir ferdi oldu. Ankara'da evin içinde bizimle yaşıyor. Nereye gidersek yanımızda götürüyoruz. Buraya da geldiği için çok mutlu oldu. diye konuştu.Yürüyüş yaparken ördeğinin kendisini takip ettiğini anlatan Demirtaş, Moli bizim için vazgeçilmez oldu. Birlikte eğleniyoruz. Benden ayrılamıyor. dedi.Demirtaş, ördeğiyle tatil yapmanın unutulmaz bir deneyim olduğunu sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Mersin Haberleri : MURAT PANCAR - Ankara'dan tatil için Mersin'in Silifke ilçesine gelen Rahmi Demirtaş, 7 yıldır yanından ayırmadığı Moli adlı ördekle denizde yüzüp kıyıda yürüyüş yapıyor. Ailesiyle tatile çıkan Demirtaş, 7 yıl önce evinde beslemeye başladığı ördeğini de seyahatine dahil etti.Can dostu olarak gördüğü ördeği Moli ile yüzmek için eşiyle Silifke'nin Yeşilovacık Mahallesi'ndeki Mavikent Sahili'ne gelen Demirtaş, ördeğiyle Akdeniz'in mavi sularının keyfini çıkarıyor.Demirtaş'ın, güneşlenirken ve kıyıda yürüyüş yaparken yanından ayırmadığı Moliye çevredekiler de ilgi gösteriyor.Bizim için vazgeçilmez olduRahmi Demirtaş, AA muhabirine, yavruyken sahiplendiği Molinin zamanla eve uyum sağladığını söyledi.Ördekle arasında güçlü bir bağ oluştuğunu dile getiren Demirtaş, Moliye 7 yıldır özenle baktığını belirtti.Demirtaş, seyahate çıkarken can dostunu da yanına aldığını ve denizin tadını çıkardıklarını ifade ederek Moli ile her yere gidiyoruz, şu an birlikte tatildeyiz. En sevdiği şey yüzmek. Ailemizin bir ferdi oldu. Ankara'da evin içinde bizimle yaşıyor. Nereye gidersek yanımızda götürüyoruz. Buraya da geldiği için çok mutlu oldu. diye konuştu.Yürüyüş yaparken ördeğinin kendisini takip ettiğini anlatan Demirtaş, Moli bizim için vazgeçilmez oldu. Birlikte eğleniyoruz. Benden ayrılamıyor. dedi.Demirtaş, ördeğiyle tatil yapmanın unutulmaz bir deneyim olduğunu sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Galatasaray, NBA Avrupa'da yer almak için gün sayıyor:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/galatasaray-nba-avrupa-da-yer-almak-icin-gun-sayiyor/889072/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/galatasaray-nba-avrupa-da-yer-almak-icin-gun-sayiyor/889072/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 11:06:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Sarı-kırmızılı kulübün erkek basketboldan sorumlu yöneticisi Mecit Mert Çetinkaya: Galatasaray'ın NBA Avrupa'ya katılması basketbolda çağ atlaması, bambaşka bir evreye geçmesi demek. Tüm mücadelemiz de bundan sonra bununla ilgili olacak. Eğer bu işin matematiğini de uydurabilirsek umarım önümüzdeki sene Galatasaray NBA Avrupa'da yer alan ilk Türk takımı olacak - Hem NBA Avrupa'ya girmemiz hem de Aslantepe projesindeki basketbol salonumuzun bitirilmesiyle Galatasaray'da başta basketbol olmak üzere diğer bütün amatör branşlar çok hızlı bir şekilde gelişecektir - Savaşan, direnen ve mücadele eden bir Galatasaray oluşturmak için uğraşıyoruz. Oyuncu seçerken de takımı kurarken de bu özellikleri ilk planda düşünerek transferler yapıyoruz - Şu an bir 5 numarayla anlaşmak üzereyiz, yine bir Avrupa Ligi oyuncusu. Ondan sonra iki oyuncu daha alma planımız var. Bunlardan bir tanesi oyun kurucu ve skorer, diğeri de yine bir 5 numara]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRAH OKTAY - Galatasaray Kulübü Basketboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mecit Mert Çetinkaya, sarı-kırmızılı erkek basketbol takımının, hayata geçirilmesi planlanan NBA Avrupa organizasyonunda yer alacağına inandığını söyledi.Türkiye Basketbol Federasyonunda (TBF) uzun yıllar yöneticilik yapan, mayıs ayı sonunda Dursun Özbek başkanlığındaki yeni yönetim kurulunda basketboldan sorumlu yönetici olarak göreve getirilen Mecit Mert Çetinkaya, AA muhabirine basketbol şubesiyle ilgili açıklamalarda bulunduNBA Avrupa'nın çok önemli bir turnuva olacağına değinen Çetinkaya, NBA Avrupa, önümüzdeki sene başlanması planlanan bir proje ve Galatasaray bu projenin en büyük adaylarından biri. Hatta şu an bence tek adayı. Bundan önceki yönetimde Sayın Can Natan'ın olağanüstü çabasıyla bir yere getirdiği bir pozisyondayız. Onlara gerekli sunumları yaptık ve kabul gördük. Şu an sadece iş planı hakkında bazı müzakereler var. Maddi konularda anlaşmaya çalışıyoruz. Basketbol AŞ'nin kurulması gerekiyor. Şirketin hisselerinin bazı fonlar tarafından alınması, bizim NBA'den hisse almamız gerekiyor. Bunun tamamen netleşmesi için biraz daha süre var. Galatasaray'ın NBA Avrupa'ya katılması basketbolda çağ atlaması, bambaşka bir evreye geçmesi demek. Tüm mücadelemiz de bundan sonra bununla ilgili olacak. Eğer bu işin matematiğini de uydurabilirsek umarım önümüzdeki sene Galatasaray NBA Avrupa'da yer alan ilk Türk takımı olacak. ifadelerini kullandı.Galatasaray'ın başlattığı tesisleşme hamlesine vurgu yapan Mecit Mert Çetinkaya, Aslantepe projesi gerçekten çok büyük. Başkanımızın dediği gibi Galatasaray'a çağ atlatacak bir proje. Oraya çok büyük bir yatırım yapıyoruz. Aslantepe, sadece basketbol için değil, tüm amatör branşlar için inanılmaz fayda sağlayacak. Orada voleybol, atletizm, sutopu, yüzme ve diğer bütün branşlarla ilgili çok büyük bir tesisleşme var. Uzun bir süreç olacak. Yaklaşık 3 sene sürecek gibi gözüküyor ama çok hızlı bir şekilde ilerliyoruz. Başkanımızın önderliğinde bütün finansmanı organize edilmiş durumda. İnşaata da başladık. İlk etapta basketbol salonunun bitirilmesi planlanıyor. Hem NBA Avrupa'ya girmemiz hem de Aslantepe projesindeki basketbol salonumuzun bitirilmesiyle Galatasaray'da başta basketbol olmak üzere diğer bütün amatör branşlar çok hızlı bir şekilde gelişecektir. diye konuştu.Karakterli bir takım kurmaya çalışıyoruzSarı-kırmızılı kulübün yöneticisi, erkek basketbolda karakterli bir takım kurmak istediklerini dile getirdi.Yönetimde basketboldan sorumlu olduktan sonra İtalyan başantrenör Gianmarco Pozzecco ile yola devam kararı aldıklarını aktaran Çetinkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:Ben ilk geldiğimde hocayla devam etme kararı aldım. Çünkü hocamız taraftar nezdinde sevilen, sayılan bir hoca. Ateşli bir hoca. Dolayısıyla ilk kararımız hocayla devam oldu. Daha sonra kulübümüze sporcu olarak da destek veren Micov'la yollarımızı ayırdık, ona teşekkür ettik. Micov bizim için değerli bir kişilik. Oyunculuk zamanında da sevilen biriydi. Fakat ben geldiğimde kendi dilimi konuşabileceğim, daha önceden tanıdığım, sırtımı yaslayabileceğim, güvenebileceğim biriyle devam etmek istedim. Dolayısıyla federasyonda da birlikte çalıştığım Özgün Önver ile devam etme kararı aldık. Süreç de bu kararın ne kadar doğru olduğunu gösterdi. Hem camianın hem de benim görüşüme göre Özgün ile devam etmemiz çok doğru bir tercihti. Kendisi çalışkan, dürüst ve bu işi çok iyi bilen biri. Türkiye Basketbol Federasyonunda yıllarca lig direktörlüğü yaptı. Dolayısıyla hem ligi hem oyuncuları gayet yakından tanıyor. Bu da Galatasaray'a çok büyük artılar sağladı.Mecit Mert Çetinkaya, takım kurarken oyuncuların karakterine de önem verdiklerine değinerek, Karakterli bir takım kurmaya çalışıyoruz. Takımı kurarken oyuncuların kişiliğini ve karakterini de çok iyi bir analiz sürecinden geçiriyoruz. Oyun kalitesinin ötesinde 'Takıma arkadaşlık ve dostluk anlamında ne katabilir, herhangi bir problem yaşatma riski var mı?' gibi analizler yapıyoruz. dedi.Yaptıkları yeni transferlele ilgili konuşan Çetinkaya, Buğrahan bizim içimizden gelen bir arkadaşımız. İlk onunla görüştüm. Kendisinden çok şey beklediğimizi söyledim. O da bunu büyük bir olgunlukla karşıladı ve bu sezon bunun bilinciyle hareket edeceğine dair bize söz verdi. Dolayısıyla yerli oyuncular arasında ilk anlaşmamızı Buğrahan ile yaptık. Ardından en iyi yerli oyunculardan biri olan Şehmuz ile anlaşmak için hemen girişimlere başladık. Bu da bizim için zorlu bir süreçti. Şehmuz hem karakteri hem de oyun kalitesiyle çok değerli bir oyuncu. Onu ikna sürecini başarıyla tamamladık. O da bize inandı, güvendi ve bu süreci hayırlısıyla sonuçlandırdık. Daha sonra Metu transferini gerçekleştirdik. Bu arada Pierre ve Nikolic takviyelerini de yaptık. Oyuncuların tamamının, oyun kalitelerinin yanı sıra karakterleriyle de Galatasaray'ı üst seviyelere taşıyacağına inanıyoruz. Savaşan, direnen ve mücadele eden bir Galatasaray oluşturmak için uğraşıyoruz. Oyuncu seçerken de takımı kurarken de bu özellikleri ön planda tutuyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Üç oyuncu daha alacağızMecit Mert Çetinkaya, transfer çalışmalarını 3 oyuncu daha alarak tamamlayacaklarını söyledi.Kadroya bir oyun kurucu ve iki 5 numara daha katacaklarına değinen Çetinkaya, şunları kaydetti:Şu an bir 5 numarayla anlaşmak üzereyiz, yine bir Avrupa Ligi oyuncusu. Muhtemelen bir iki gün içinde bu da açıklanır. Ondan sonra iki oyuncu daha alma planımız var. Bunlardan bir tanesi oyun kurucu ve skorer. Bununla ilgili de çok ince eleyip sık dokuyoruz. Elimizde çok iyi bir oyuncu portföyü var. Bunların içinden Galatasaray'a yakışan, Galatasaray'ı yüksek seviyelere taşıyabilecek en iyi oyuncuyu seçmek için uzunca bir süredir mücadele ediyoruz. Bunu da muhtemelen önümüzdeki hafta sonuçlandırırız diye düşünüyorum. En son olarak yine bir 5 numara daha alma gibi bir hedefimiz var. Ondan sonra da takımı artık tamamen kurmuş olacağız. Bu sene taraftara gerçekten mücadele eden, yılmayan ve onlara gurur veren bir takım çıkartacağımızdan eminim.Avrupa Ligi seviyesindeki oyuncuları ikna etmenin uzun sürdüğünü vurgulayan Çetinkaya, Transfer yaparken farklı denklemleri kullandık. Metu transferinde Osimhen devreye girdi, Şehmuz'un transferinde Özgün'ün çok büyük katkısı oldu. İkna süreçleri gerçekten kolay değil. Çünkü bunların hepsi Avrupa Ligi oyuncusu. Bir Avrupa Ligi oyuncusunu Şampiyonlar Ligi'nde oynayan bir takıma transfer ederken zorluklar çekiyorsunuz. Ancak hem idarecilerimizin hem yöneticilerimizin hem de Galatasaray camiasının büyüklüğü oyuncuyu ikna sürecinde çok büyük bir etken oluyor. Bunun hepsini de farklı argümanlar kullanarak oyuncuya aktarıyoruz. Süreçler belki biraz daha uzun oluyor. Başka takımların belki 3-5 günde ikna edeceği oyuncuları biz 3 hafta mesai harcayarak ikna ediyoruz. Ancak bir şekilde buraya kadar elimizi attığımız her oyuncuyu almayı başardık. Umarım bundan sonraki 2-3 transferde de aynı başarıyı gösterir, güzel ve mücadeleci bir takım kurarız. ifadelerini kullandı.Bütçede geçen senenin üzerine çıkacağızMecit Mert Çetinkaya, yeni sponsorluklarla takım bütçesini artıracaklarını söyledi.Yönetim kurulunun bütçeyi kendileri göreve gelmeden önce belirlediğini anlatan Çetinkaya, Yeni sezondaki bütçemiz zaten biz yönetime gelmeden önce az çok belliydi. Biz bu bütçeyi nasıl arttırırız diye çalışmalara başladık. Bunun da en büyük girdisinin sponsorluklar ve tribün geliri olduğunun bilincindeyiz. Dolayısıyla sponsorluklara çok önem veriyoruz. Bugüne kadar 3 sponsorla imzamızı attık. Önümüzdeki hafta 3 sponsorla daha imzamızı atıp sponsor sayımızı artıracağız. MCT Technic'in haricinde 7'ye çıkartacağız. Bu sayı daha da artacak. Sağ olsunlar, onlar da takıma ve bize güveniyorlar, desteklerini esirgemiyorlar. Bütün sponsorlarımıza da teşekkür etmek istiyorum. Sponsorluklardan gelen para haricinde tribün gelirlerinden de bu sene yüksek bir meblağ bekliyoruz. Geçen senenin üzerine çıkacağız. Bu paralarla beraber geçen sene onaylanan bütçenin biraz daha üstüne çıkacağız gibi gözüküyor. Tabii rakiplerimizin yine bazılarının bütçeleri bizim 3-4 katımız olabiliyor. Biz yine de elimizdeki bütçeyi en verimli şekilde kullanıp onlara kafa tutacak bir takım çıkartacağız. diye konuştu.Kadın basketbolda çift kupa hedefliyoruzGalatasaray Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Çetinkaya, kadın basketbolda geçen sezon finalde kaybettikleri Avrupa Ligi ve Türkiye Ligi şampiyonluklarını taraftara hediye etmek istediklerini aktardı.Kadın basketbolda iyi bir yapılanma olduğunu aktaran Çetinkaya, Kadın basketbolda başkan yardımcımız Mehmet Cibara'nın çok büyük mesaisi var. Geçen sene hem Avrupa Ligi hem de Türkiye Ligi'nde final oynamamıza rağmen kaybedilmiş iki tane kupa var. Bu sene çok kuvvetli bir takım kuruldu. Hem Avrupa'da hem Türkiye Ligi'nde bu sene iki kupayı da taraftarımıza hediye edeceğizi düşünüyorum. şeklinde görüş belirtti.TBF ile ilişkilerimiz olumlu gidecektirÇetinkaya, TBF ile ilişkilerinin olumlu seyredeceğini düşündüğünü dile getirdi.Uzun süre TBF'de Başkan Hidayet Türkoğlu ile birlikte çalıştığını hatırlatan Çetinkaya, Şu andaki başkanımızla birlikte federasyonda 10 seneye yakın görev yaptım. Tabii bunun avantajlarını görüyoruz. İkili ilişkilerimizin hem kurumsal bazda hem de ilişki bazında bence olumlu gideceğini düşünüyorum. Şu ana kadar da bize her konuda destek oldular. Hem salon konusunda hem de diğer taleplerimiz doğrultusunda bize ellerinden geldiğince destek oluyorlar. Bundan sonraki süreçte de düzenli, iyi ve problemsiz ilişkiler yaşamayı hedefliyoruz. açıklamasını yaptı.Camianın içinde büyümüş birisiyimMecit Mert Çetinkaya, babası Mecit Çetinkaya'nın Galatasaray forması giyen eski bir atlet olduğunu belirterek sarı-kırmızılı camiada büyüdüğünü söyledi.Galatasaray taraftarının beklentilerinin ve bu görevin sorumluluğunun farkında olduğunu dile getiren sarı-kırmızılı kulübün yöneticisi, şöyle konuştu:Çocukluğumdan beri camianın içinde büyümüş birisiyim. Babam eski Galatasaraylı milli sporcu. 50'den fazla Galatasaray formasıyla milli olmuş bir eski bir atlet. Dolayısıyla hep eski sporcuların içerisinde, daha sonra o sporcuların idareci olmasıyla beraber onlardan sonraki kuşak sporcularla beraber büyümüş biriyim açıkçası. Yaşımız 13-14'e geldikten sonra da o ruhu hissettiğim için Galatasaray taraftarı olarak tribünde yetişmiş biriyim. Deplasmanlar olsun, içerideki tüm maçlar olsun bu havayı solumuş biriyim. Dolayısıyla şimdi de her Galatasaray taraftarının hayali olan yöneticilik koltuğunda oturuyorum. Bunun da anlamını, değerini çok iyi hisseden, omuzlarında da bu sorumluluğu hisseden biriyim. İnşallah bunda da başarılı olurum diye düşünüyorum.Camiaya ve taraftara layık işler yapmak istediklerini aktaran Çetinkaya, Şu anda 47 yaşındayım. Yaklaşık 30-35 senedir de hem tribünde hem ekran başında camiayı, basketbolu, voleybolu, özellikle futbolunu çok yakından takip eden biriyim. Allah'a şükürler olsun Galatasaray bizi hep mutlu etti. Hiçbir zaman başımızı öne eğdirmedi. Rakiplerimize karşı alnımız her zaman açık, başımız her zaman dik gezdik. Bunun gururuyla bu koltuğa oturdum. Şimdi de bunu daha net görebiliyorum. Hem yönetimsel olarak hem camia olarak diğer kulüplerden ne kadar farklı olduğumuzu çok iyi bilen, gören biriyim. Dolayısıyla Galatasaray'ın farkının hepimiz bilincindeyiz ve ona layık olmak için elimizden geldiğince çalışıyoruz. ifadelerini kullandı.Taraftarı yeniden salona çekecek takımı kuracaklarını belirten Mecit Mert Çetinkaya, Taraftarın gücünün hepimiz farkındayız. Eski Abdi İpekçi Spor Salonu'nnaki basketbol maçlarının atmosferini de taraftarımız gayet iyi bilir. Derbiler ve Avrupa maçlarındaki atmosferi hepiniz çok iyi hatırlıyoruz. Basketbolda eğer bir ivme yakalarsak, sportif olarak da bir başarı eşiğini geçersek taraftarın tekrardan salona hızlı bir şekilde çekileceğini düşünüyorum. Mücadeleci ve savaşan bir takım olduğu sürece taraftarın salona geleceğinden eminim. Salon atmosferinin de her geçen gün daha iyi olmasıyla tekrardan o ruhu yakalayacağımızdan en ufak şüphem yok. İnşallah hepimiz için hayırlı bir sene olur. Hepimiz burada Galatasaray için çalışıyoruz. İşimizden, gücümüzden, mesaimizden harcıyoruz. Önemli olan bu armayı, bu taraftarı mutlu etmek, armayı gururlandırmak, her zaman şampiyonluklarla, kupalarla taçlandırmak. Hepimiz bunun için mücadele ediyoruz. Umarım basketbolda, futbolda ve diğer tüm branşlarda güzel bir sezon geçiririz . Hem yöneticiler hem de taraftarlar olarak tek temennimiz bu. diyerek sözlerini tamamladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- EMRAH OKTAY - Galatasaray Kulübü Basketboldan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mecit Mert Çetinkaya, sarı-kırmızılı erkek basketbol takımının, hayata geçirilmesi planlanan NBA Avrupa organizasyonunda yer alacağına inandığını söyledi.Türkiye Basketbol Federasyonunda (TBF) uzun yıllar yöneticilik yapan, mayıs ayı sonunda Dursun Özbek başkanlığındaki yeni yönetim kurulunda basketboldan sorumlu yönetici olarak göreve getirilen Mecit Mert Çetinkaya, AA muhabirine basketbol şubesiyle ilgili açıklamalarda bulunduNBA Avrupa'nın çok önemli bir turnuva olacağına değinen Çetinkaya, NBA Avrupa, önümüzdeki sene başlanması planlanan bir proje ve Galatasaray bu projenin en büyük adaylarından biri. Hatta şu an bence tek adayı. Bundan önceki yönetimde Sayın Can Natan'ın olağanüstü çabasıyla bir yere getirdiği bir pozisyondayız. Onlara gerekli sunumları yaptık ve kabul gördük. Şu an sadece iş planı hakkında bazı müzakereler var. Maddi konularda anlaşmaya çalışıyoruz. Basketbol AŞ'nin kurulması gerekiyor. Şirketin hisselerinin bazı fonlar tarafından alınması, bizim NBA'den hisse almamız gerekiyor. Bunun tamamen netleşmesi için biraz daha süre var. Galatasaray'ın NBA Avrupa'ya katılması basketbolda çağ atlaması, bambaşka bir evreye geçmesi demek. Tüm mücadelemiz de bundan sonra bununla ilgili olacak. Eğer bu işin matematiğini de uydurabilirsek umarım önümüzdeki sene Galatasaray NBA Avrupa'da yer alan ilk Türk takımı olacak. ifadelerini kullandı.Galatasaray'ın başlattığı tesisleşme hamlesine vurgu yapan Mecit Mert Çetinkaya, Aslantepe projesi gerçekten çok büyük. Başkanımızın dediği gibi Galatasaray'a çağ atlatacak bir proje. Oraya çok büyük bir yatırım yapıyoruz. Aslantepe, sadece basketbol için değil, tüm amatör branşlar için inanılmaz fayda sağlayacak. Orada voleybol, atletizm, sutopu, yüzme ve diğer bütün branşlarla ilgili çok büyük bir tesisleşme var. Uzun bir süreç olacak. Yaklaşık 3 sene sürecek gibi gözüküyor ama çok hızlı bir şekilde ilerliyoruz. Başkanımızın önderliğinde bütün finansmanı organize edilmiş durumda. İnşaata da başladık. İlk etapta basketbol salonunun bitirilmesi planlanıyor. Hem NBA Avrupa'ya girmemiz hem de Aslantepe projesindeki basketbol salonumuzun bitirilmesiyle Galatasaray'da başta basketbol olmak üzere diğer bütün amatör branşlar çok hızlı bir şekilde gelişecektir. diye konuştu.Karakterli bir takım kurmaya çalışıyoruzSarı-kırmızılı kulübün yöneticisi, erkek basketbolda karakterli bir takım kurmak istediklerini dile getirdi.Yönetimde basketboldan sorumlu olduktan sonra İtalyan başantrenör Gianmarco Pozzecco ile yola devam kararı aldıklarını aktaran Çetinkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:Ben ilk geldiğimde hocayla devam etme kararı aldım. Çünkü hocamız taraftar nezdinde sevilen, sayılan bir hoca. Ateşli bir hoca. Dolayısıyla ilk kararımız hocayla devam oldu. Daha sonra kulübümüze sporcu olarak da destek veren Micov'la yollarımızı ayırdık, ona teşekkür ettik. Micov bizim için değerli bir kişilik. Oyunculuk zamanında da sevilen biriydi. Fakat ben geldiğimde kendi dilimi konuşabileceğim, daha önceden tanıdığım, sırtımı yaslayabileceğim, güvenebileceğim biriyle devam etmek istedim. Dolayısıyla federasyonda da birlikte çalıştığım Özgün Önver ile devam etme kararı aldık. Süreç de bu kararın ne kadar doğru olduğunu gösterdi. Hem camianın hem de benim görüşüme göre Özgün ile devam etmemiz çok doğru bir tercihti. Kendisi çalışkan, dürüst ve bu işi çok iyi bilen biri. Türkiye Basketbol Federasyonunda yıllarca lig direktörlüğü yaptı. Dolayısıyla hem ligi hem oyuncuları gayet yakından tanıyor. Bu da Galatasaray'a çok büyük artılar sağladı.Mecit Mert Çetinkaya, takım kurarken oyuncuların karakterine de önem verdiklerine değinerek, Karakterli bir takım kurmaya çalışıyoruz. Takımı kurarken oyuncuların kişiliğini ve karakterini de çok iyi bir analiz sürecinden geçiriyoruz. Oyun kalitesinin ötesinde 'Takıma arkadaşlık ve dostluk anlamında ne katabilir, herhangi bir problem yaşatma riski var mı?' gibi analizler yapıyoruz. dedi.Yaptıkları yeni transferlele ilgili konuşan Çetinkaya, Buğrahan bizim içimizden gelen bir arkadaşımız. İlk onunla görüştüm. Kendisinden çok şey beklediğimizi söyledim. O da bunu büyük bir olgunlukla karşıladı ve bu sezon bunun bilinciyle hareket edeceğine dair bize söz verdi. Dolayısıyla yerli oyuncular arasında ilk anlaşmamızı Buğrahan ile yaptık. Ardından en iyi yerli oyunculardan biri olan Şehmuz ile anlaşmak için hemen girişimlere başladık. Bu da bizim için zorlu bir süreçti. Şehmuz hem karakteri hem de oyun kalitesiyle çok değerli bir oyuncu. Onu ikna sürecini başarıyla tamamladık. O da bize inandı, güvendi ve bu süreci hayırlısıyla sonuçlandırdık. Daha sonra Metu transferini gerçekleştirdik. Bu arada Pierre ve Nikolic takviyelerini de yaptık. Oyuncuların tamamının, oyun kalitelerinin yanı sıra karakterleriyle de Galatasaray'ı üst seviyelere taşıyacağına inanıyoruz. Savaşan, direnen ve mücadele eden bir Galatasaray oluşturmak için uğraşıyoruz. Oyuncu seçerken de takımı kurarken de bu özellikleri ön planda tutuyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Üç oyuncu daha alacağızMecit Mert Çetinkaya, transfer çalışmalarını 3 oyuncu daha alarak tamamlayacaklarını söyledi.Kadroya bir oyun kurucu ve iki 5 numara daha katacaklarına değinen Çetinkaya, şunları kaydetti:Şu an bir 5 numarayla anlaşmak üzereyiz, yine bir Avrupa Ligi oyuncusu. Muhtemelen bir iki gün içinde bu da açıklanır. Ondan sonra iki oyuncu daha alma planımız var. Bunlardan bir tanesi oyun kurucu ve skorer. Bununla ilgili de çok ince eleyip sık dokuyoruz. Elimizde çok iyi bir oyuncu portföyü var. Bunların içinden Galatasaray'a yakışan, Galatasaray'ı yüksek seviyelere taşıyabilecek en iyi oyuncuyu seçmek için uzunca bir süredir mücadele ediyoruz. Bunu da muhtemelen önümüzdeki hafta sonuçlandırırız diye düşünüyorum. En son olarak yine bir 5 numara daha alma gibi bir hedefimiz var. Ondan sonra da takımı artık tamamen kurmuş olacağız. Bu sene taraftara gerçekten mücadele eden, yılmayan ve onlara gurur veren bir takım çıkartacağımızdan eminim.Avrupa Ligi seviyesindeki oyuncuları ikna etmenin uzun sürdüğünü vurgulayan Çetinkaya, Transfer yaparken farklı denklemleri kullandık. Metu transferinde Osimhen devreye girdi, Şehmuz'un transferinde Özgün'ün çok büyük katkısı oldu. İkna süreçleri gerçekten kolay değil. Çünkü bunların hepsi Avrupa Ligi oyuncusu. Bir Avrupa Ligi oyuncusunu Şampiyonlar Ligi'nde oynayan bir takıma transfer ederken zorluklar çekiyorsunuz. Ancak hem idarecilerimizin hem yöneticilerimizin hem de Galatasaray camiasının büyüklüğü oyuncuyu ikna sürecinde çok büyük bir etken oluyor. Bunun hepsini de farklı argümanlar kullanarak oyuncuya aktarıyoruz. Süreçler belki biraz daha uzun oluyor. Başka takımların belki 3-5 günde ikna edeceği oyuncuları biz 3 hafta mesai harcayarak ikna ediyoruz. Ancak bir şekilde buraya kadar elimizi attığımız her oyuncuyu almayı başardık. Umarım bundan sonraki 2-3 transferde de aynı başarıyı gösterir, güzel ve mücadeleci bir takım kurarız. ifadelerini kullandı.Bütçede geçen senenin üzerine çıkacağızMecit Mert Çetinkaya, yeni sponsorluklarla takım bütçesini artıracaklarını söyledi.Yönetim kurulunun bütçeyi kendileri göreve gelmeden önce belirlediğini anlatan Çetinkaya, Yeni sezondaki bütçemiz zaten biz yönetime gelmeden önce az çok belliydi. Biz bu bütçeyi nasıl arttırırız diye çalışmalara başladık. Bunun da en büyük girdisinin sponsorluklar ve tribün geliri olduğunun bilincindeyiz. Dolayısıyla sponsorluklara çok önem veriyoruz. Bugüne kadar 3 sponsorla imzamızı attık. Önümüzdeki hafta 3 sponsorla daha imzamızı atıp sponsor sayımızı artıracağız. MCT Technic'in haricinde 7'ye çıkartacağız. Bu sayı daha da artacak. Sağ olsunlar, onlar da takıma ve bize güveniyorlar, desteklerini esirgemiyorlar. Bütün sponsorlarımıza da teşekkür etmek istiyorum. Sponsorluklardan gelen para haricinde tribün gelirlerinden de bu sene yüksek bir meblağ bekliyoruz. Geçen senenin üzerine çıkacağız. Bu paralarla beraber geçen sene onaylanan bütçenin biraz daha üstüne çıkacağız gibi gözüküyor. Tabii rakiplerimizin yine bazılarının bütçeleri bizim 3-4 katımız olabiliyor. Biz yine de elimizdeki bütçeyi en verimli şekilde kullanıp onlara kafa tutacak bir takım çıkartacağız. diye konuştu.Kadın basketbolda çift kupa hedefliyoruzGalatasaray Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Çetinkaya, kadın basketbolda geçen sezon finalde kaybettikleri Avrupa Ligi ve Türkiye Ligi şampiyonluklarını taraftara hediye etmek istediklerini aktardı.Kadın basketbolda iyi bir yapılanma olduğunu aktaran Çetinkaya, Kadın basketbolda başkan yardımcımız Mehmet Cibara'nın çok büyük mesaisi var. Geçen sene hem Avrupa Ligi hem de Türkiye Ligi'nde final oynamamıza rağmen kaybedilmiş iki tane kupa var. Bu sene çok kuvvetli bir takım kuruldu. Hem Avrupa'da hem Türkiye Ligi'nde bu sene iki kupayı da taraftarımıza hediye edeceğizi düşünüyorum. şeklinde görüş belirtti.TBF ile ilişkilerimiz olumlu gidecektirÇetinkaya, TBF ile ilişkilerinin olumlu seyredeceğini düşündüğünü dile getirdi.Uzun süre TBF'de Başkan Hidayet Türkoğlu ile birlikte çalıştığını hatırlatan Çetinkaya, Şu andaki başkanımızla birlikte federasyonda 10 seneye yakın görev yaptım. Tabii bunun avantajlarını görüyoruz. İkili ilişkilerimizin hem kurumsal bazda hem de ilişki bazında bence olumlu gideceğini düşünüyorum. Şu ana kadar da bize her konuda destek oldular. Hem salon konusunda hem de diğer taleplerimiz doğrultusunda bize ellerinden geldiğince destek oluyorlar. Bundan sonraki süreçte de düzenli, iyi ve problemsiz ilişkiler yaşamayı hedefliyoruz. açıklamasını yaptı.Camianın içinde büyümüş birisiyimMecit Mert Çetinkaya, babası Mecit Çetinkaya'nın Galatasaray forması giyen eski bir atlet olduğunu belirterek sarı-kırmızılı camiada büyüdüğünü söyledi.Galatasaray taraftarının beklentilerinin ve bu görevin sorumluluğunun farkında olduğunu dile getiren sarı-kırmızılı kulübün yöneticisi, şöyle konuştu:Çocukluğumdan beri camianın içinde büyümüş birisiyim. Babam eski Galatasaraylı milli sporcu. 50'den fazla Galatasaray formasıyla milli olmuş bir eski bir atlet. Dolayısıyla hep eski sporcuların içerisinde, daha sonra o sporcuların idareci olmasıyla beraber onlardan sonraki kuşak sporcularla beraber büyümüş biriyim açıkçası. Yaşımız 13-14'e geldikten sonra da o ruhu hissettiğim için Galatasaray taraftarı olarak tribünde yetişmiş biriyim. Deplasmanlar olsun, içerideki tüm maçlar olsun bu havayı solumuş biriyim. Dolayısıyla şimdi de her Galatasaray taraftarının hayali olan yöneticilik koltuğunda oturuyorum. Bunun da anlamını, değerini çok iyi hisseden, omuzlarında da bu sorumluluğu hisseden biriyim. İnşallah bunda da başarılı olurum diye düşünüyorum.Camiaya ve taraftara layık işler yapmak istediklerini aktaran Çetinkaya, Şu anda 47 yaşındayım. Yaklaşık 30-35 senedir de hem tribünde hem ekran başında camiayı, basketbolu, voleybolu, özellikle futbolunu çok yakından takip eden biriyim. Allah'a şükürler olsun Galatasaray bizi hep mutlu etti. Hiçbir zaman başımızı öne eğdirmedi. Rakiplerimize karşı alnımız her zaman açık, başımız her zaman dik gezdik. Bunun gururuyla bu koltuğa oturdum. Şimdi de bunu daha net görebiliyorum. Hem yönetimsel olarak hem camia olarak diğer kulüplerden ne kadar farklı olduğumuzu çok iyi bilen, gören biriyim. Dolayısıyla Galatasaray'ın farkının hepimiz bilincindeyiz ve ona layık olmak için elimizden geldiğince çalışıyoruz. ifadelerini kullandı.Taraftarı yeniden salona çekecek takımı kuracaklarını belirten Mecit Mert Çetinkaya, Taraftarın gücünün hepimiz farkındayız. Eski Abdi İpekçi Spor Salonu'nnaki basketbol maçlarının atmosferini de taraftarımız gayet iyi bilir. Derbiler ve Avrupa maçlarındaki atmosferi hepiniz çok iyi hatırlıyoruz. Basketbolda eğer bir ivme yakalarsak, sportif olarak da bir başarı eşiğini geçersek taraftarın tekrardan salona hızlı bir şekilde çekileceğini düşünüyorum. Mücadeleci ve savaşan bir takım olduğu sürece taraftarın salona geleceğinden eminim. Salon atmosferinin de her geçen gün daha iyi olmasıyla tekrardan o ruhu yakalayacağımızdan en ufak şüphem yok. İnşallah hepimiz için hayırlı bir sene olur. Hepimiz burada Galatasaray için çalışıyoruz. İşimizden, gücümüzden, mesaimizden harcıyoruz. Önemli olan bu armayı, bu taraftarı mutlu etmek, armayı gururlandırmak, her zaman şampiyonluklarla, kupalarla taçlandırmak. Hepimiz bunun için mücadele ediyoruz. Umarım basketbolda, futbolda ve diğer tüm branşlarda güzel bir sezon geçiririz . Hem yöneticiler hem de taraftarlar olarak tek temennimiz bu. diyerek sözlerini tamamladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/galatasaray-nba-avrupa-da-yer-almak-icin-gun-sayiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Samsun'da aranan 4 hükümlü yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/samsun-da-aranan-4-hukumlu-yakalandi/889071/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/samsun-da-aranan-4-hukumlu-yakalandi/889071/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 11:06:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Samsun / Samsun'da haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 4 kişi yakalandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Samsun Haberleri : Samsun'da haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 4 kişi yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü İnfaz Büro Amirliği ekiplerince, aranan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlatıldı.İlkadım ilçesinde, belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda, dolandırıcılık suçundan 5 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan A.G, kasten yaralama suçundan hakkında 9 yıl 6 ay 5 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan C.K. ile 6136 sayılı ateşli silahlar kanuna muhalefet suçundan 5 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan B.D. yakalandı.19 Mayıs İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince de Kendisini kamu görevlisi, banka, sigorta veya kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık ve malvarlığı değerlerini yurt dışına çıkarma suçlarından 7 ayrı dosyası bulunan İ.G. (39) yakalandı.Hükümlüler, işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Samsun Haberleri : Samsun'da haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 4 kişi yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü İnfaz Büro Amirliği ekiplerince, aranan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlatıldı.İlkadım ilçesinde, belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda, dolandırıcılık suçundan 5 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan A.G, kasten yaralama suçundan hakkında 9 yıl 6 ay 5 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan C.K. ile 6136 sayılı ateşli silahlar kanuna muhalefet suçundan 5 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan B.D. yakalandı.19 Mayıs İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince de Kendisini kamu görevlisi, banka, sigorta veya kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık ve malvarlığı değerlerini yurt dışına çıkarma suçlarından 7 ayrı dosyası bulunan İ.G. (39) yakalandı.Hükümlüler, işlemlerinin ardından cezaevine teslim edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/samsun-da-aranan-4-hukumlu-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kendi kendine öğrendiği zanaatla çeyrek asırdır ahşaba ses veriyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kendi-kendine-ogrendigi-zanaatla-ceyrek-asirdir-ahsaba-ses-veriyor/889070/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kendi-kendine-ogrendigi-zanaatla-ceyrek-asirdir-ahsaba-ses-veriyor/889070/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 11:04:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Konya / Konya'nın Güneysınır ilçesinde yaşayan 75 yaşındaki Mustafa Özdemir'in, emeklilik yıllarında kendi çabasıyla öğrendiği enstrüman yapımı yaşam tutkusu haline geldi - Bağlama, ut ve kabak kemane başta olmak üzere çeşitli enstrümanlar üreten Özdemir: - Enstrüman çalmayı öğrendikten sonra yapmaya başladım. Bunları yapınca her şeyden vazgeçtim]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Konya Haberleri : SERHAT ÇETİNKAYA - Konya'nın Güneysınır ilçesinde yaşayan 75 yaşındaki Mustafa Özdemir, terzilik ve motosiklet tamirciliğinin ardından emeklilik yıllarında kendi kendine öğrendiği enstrüman yapımını yaşamının vazgeçilmez uğraşına dönüştürdü.Evinin bahçesinde kurduğu atölyede çeyrek asırdır ahşaba şekil veren Özdemir, bağlama, ut ve kabak kemane başta olmak üzere çeşitli müzik aletleri ve baston üretiyor.Herhangi bir ustanın yanında çıraklık yapmadan deneme yanılma yöntemiyle geliştirdiği becerisi sayesinde hem enstrüman yapan hem de onları çalabilen Özdemir, sabahın ilk saatlerinde atölyesinin kapısını açarak ahşabın cinsine göre o gün yapacağı enstrümanı belirliyor.Kimi zaman bir bağlamanın teknesini yapan kimi zaman sapını şekillendiren Özdemir, yaptığı bastonlara da gün içinde son dokunuşlarda bulunuyor.Atölyeden yükselen testere ve zımpara sesi, zaman zaman yerini kendi yaptığı enstrümanlardan yükselen nağmelere bırakıyor.Ben hiçbir işi ustadan görmedimÖzdemir, AA muhabirine, çocukluğundan bu yana el emeği gerektiren işlere ilgi duyduğunu söyledi.Yaşamında 20 yıl terzilik, 20 yıl da motosiklet tamirciliği yaptığını belirten Özdemir, bu meslekleri de kendi kendine öğrendiğini anlattı.Müzik tutkusunun çocukluk yıllarına dayandığını vurgulayan Özdemir, 1963'ten beri saz çalıyordum. 2000'de de saz yapmaya başladım. Sonra ut yapmaya başladım. Daha sonra kabak kemane yapmaya başladım. Böyle geldi geçti ömrümüz. Benim hiç ustam yok. Kimsenin yanında da görmedim. Allah vergisi işte. Ben hiçbir işi ustadan görmedim. Sıfırdan her şeyini yaparım. diye konuştu.Özdemir, yaptığı enstrümanları çoğu zaman hediye ettiğini, bazı alanların da 'emeğinin karşılığı' diye bir miktar para verdiğini ifade etti.Bende koleksiyon hastalığı da varAhşapla uğraşmayı çok sevdiğini, atölyesinde vakit geçirirken çok huzurlu olduğunu dile getiren Özdemir, şöyle konuştu:Bir de bastona merak sardım. Yapmaya başladım. Kendime göre bastonlara model veriyorum. Bir şeyler yapıyorum. Her ağaçtan yapayım diye düşündüm. Bir de kendi kendime söz verdim, '150 tane yapayım, bırakayım' dedim. İşte 150 tane yaptım atölyeme astım. Hepsi kendime ait. Yaptıktan sonra bakıyorum, beğenmezsem 'sevap olur' diye bir fakire veriyorum. Beğendiğimi asıyorum. Böyle koleksiyon yapıyorum. Bende koleksiyon hastalığı da var.Küçük yaşta annesini ve babasını kaybettiğini, zorlu bir yaşam sürdüğünü belirten Özdemir, çeşitli el becerileriyle uğraşmanın ve müziğin kendisini her anlamda koruduğuna işaret etti.Uğraşları sayesinde zamanının değer kazandığına değinen Özdemir, Enstrüman çalmayı öğrendikten sonra yapmaya başladım. Bunları yapınca her şeyden vazgeçtim. Becerdim de Allah'a şükür. Müzik beni kötü alışkanlıklardan vazgeçirdi. Dünyanın telaşında geldik, geçtik. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Konya Haberleri : SERHAT ÇETİNKAYA - Konya'nın Güneysınır ilçesinde yaşayan 75 yaşındaki Mustafa Özdemir, terzilik ve motosiklet tamirciliğinin ardından emeklilik yıllarında kendi kendine öğrendiği enstrüman yapımını yaşamının vazgeçilmez uğraşına dönüştürdü.Evinin bahçesinde kurduğu atölyede çeyrek asırdır ahşaba şekil veren Özdemir, bağlama, ut ve kabak kemane başta olmak üzere çeşitli müzik aletleri ve baston üretiyor.Herhangi bir ustanın yanında çıraklık yapmadan deneme yanılma yöntemiyle geliştirdiği becerisi sayesinde hem enstrüman yapan hem de onları çalabilen Özdemir, sabahın ilk saatlerinde atölyesinin kapısını açarak ahşabın cinsine göre o gün yapacağı enstrümanı belirliyor.Kimi zaman bir bağlamanın teknesini yapan kimi zaman sapını şekillendiren Özdemir, yaptığı bastonlara da gün içinde son dokunuşlarda bulunuyor.Atölyeden yükselen testere ve zımpara sesi, zaman zaman yerini kendi yaptığı enstrümanlardan yükselen nağmelere bırakıyor.Ben hiçbir işi ustadan görmedimÖzdemir, AA muhabirine, çocukluğundan bu yana el emeği gerektiren işlere ilgi duyduğunu söyledi.Yaşamında 20 yıl terzilik, 20 yıl da motosiklet tamirciliği yaptığını belirten Özdemir, bu meslekleri de kendi kendine öğrendiğini anlattı.Müzik tutkusunun çocukluk yıllarına dayandığını vurgulayan Özdemir, 1963'ten beri saz çalıyordum. 2000'de de saz yapmaya başladım. Sonra ut yapmaya başladım. Daha sonra kabak kemane yapmaya başladım. Böyle geldi geçti ömrümüz. Benim hiç ustam yok. Kimsenin yanında da görmedim. Allah vergisi işte. Ben hiçbir işi ustadan görmedim. Sıfırdan her şeyini yaparım. diye konuştu.Özdemir, yaptığı enstrümanları çoğu zaman hediye ettiğini, bazı alanların da 'emeğinin karşılığı' diye bir miktar para verdiğini ifade etti.Bende koleksiyon hastalığı da varAhşapla uğraşmayı çok sevdiğini, atölyesinde vakit geçirirken çok huzurlu olduğunu dile getiren Özdemir, şöyle konuştu:Bir de bastona merak sardım. Yapmaya başladım. Kendime göre bastonlara model veriyorum. Bir şeyler yapıyorum. Her ağaçtan yapayım diye düşündüm. Bir de kendi kendime söz verdim, '150 tane yapayım, bırakayım' dedim. İşte 150 tane yaptım atölyeme astım. Hepsi kendime ait. Yaptıktan sonra bakıyorum, beğenmezsem 'sevap olur' diye bir fakire veriyorum. Beğendiğimi asıyorum. Böyle koleksiyon yapıyorum. Bende koleksiyon hastalığı da var.Küçük yaşta annesini ve babasını kaybettiğini, zorlu bir yaşam sürdüğünü belirten Özdemir, çeşitli el becerileriyle uğraşmanın ve müziğin kendisini her anlamda koruduğuna işaret etti.Uğraşları sayesinde zamanının değer kazandığına değinen Özdemir, Enstrüman çalmayı öğrendikten sonra yapmaya başladım. Bunları yapınca her şeyden vazgeçtim. Becerdim de Allah'a şükür. Müzik beni kötü alışkanlıklardan vazgeçirdi. Dünyanın telaşında geldik, geçtik. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sağlıklı Hayat Merkezlerinde uzaktan hasta değerlendirme dönemi başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/saglikli-hayat-merkezlerinde-uzaktan-hasta-degerlendirme-donemi-basladi/889069/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/saglikli-hayat-merkezlerinde-uzaktan-hasta-degerlendirme-donemi-basladi/889069/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 11:04:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Sistem ile vatandaşlar, psikolojik destek, sigara bırakma polikliniği ve sosyal destek hizmetlerine Sağlıklı Hayat Merkezlerine gitmeden görüntülü görüşmeyle erişebiliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : DİLHAN TÜRKER YILDIZ - Sağlık Bakanlığı, koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla psikolojik destek, sigara bırakma polikliniği ve sosyal destek hizmetlerinin dijital ortam üzerinden de sunulmasını sağlayan Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemini (UHDS) Sağlıklı Hayat Merkezlerinde de hayata geçirdi.Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen UHDS kapsamında, 5 Temmuz itibarıyla 81 ildeki Sağlıklı Hayat Merkezleri'nde görev yapan psikolog ve sosyal çalışmacılar için randevu cetvelleri oluşturuldu. Hazırlıklarını tamamlayan illerde sistem aktif olarak kullanılmaya başlandı.Yeni uygulama sayesinde vatandaşlar, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden aktif branşlara doğrudan randevu oluşturabiliyor. Sistem, psikolojik destek, sigara bırakma polikliniği ve sosyal destek hizmetleri kapsamında kullanılarak söz konusu hizmetlerin uzaktan erişilebilir şekilde sunulmasını sağlayacak.UHDS ile randevu süreçlerinin daha hızlı, etkin ve erişilebilir şekilde yürütülmesi, vatandaşların koruyucu sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve dijital sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması hedeflendi.Bu kapsamda, randevu oluşturan vatandaşlar, sağlıklı hayat merkezine gitmeden bulundukları yerden hekimleriyle görüntülü görüşme gerçekleştirebiliyor.Türkiye genelinde faaliyet gösteren 351 Sağlıklı Hayat Merkezinde 17 farklı birimde ücretsiz hizmet sunuluyor. Bu merkezlerde psikososyal destek, beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite programları, bağımlılıkla mücadele gibi birçok alanda bütüncül hizmet veriliyor.​​​​​​​ Uygulama sayesinde koruyucu sağlık hizmetlerini vatandaşın ayağına götürüyoruzSağlık Bakanlığı Sincan 100. Yıl Sağlıklı Hayat Merkezi'nde görev yapan Dr. Zeynep Aydemir Güven, AA muhabirine, Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi'nin (UHDS) vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırdığını söyledi.Güven, vatandaşların evde, işte ya da yolculuk sırasında bulundukları yerden sağlık profesyonellerine ulaşabildiğini, özellikle sigara bırakma poliklinikleri gibi düzenli takip gerektiren hizmetlerde vatandaşların danışmanlık ve takip süreçlerini aksatmadan sürdürebileceğini ifade etti.Uygulamanın fiziksel olarak sağlık merkezlerine ulaşmakta güçlük çeken vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırdığını vurgulayan Güven, Özellikle yaşlılarımız, engelli vatandaşlarımız, bakıma muhtaç bireyler ya da kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlarımız için bu sistem tam anlamıyla bir fırsat eşitliği sunuyor. dedi.Güven, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunulan hizmetlerin ücretsiz olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:Vatandaşlarımız MHRS üzerinden aktif olan branşlara doğrudan randevu oluşturabiliyor. Randevunun ardından kendilerine gönderilen kısa mesajdaki bağlantıya tıklayarak görüşmeye katılabiliyor. Sağlık hizmeti sadece hastalık ortaya çıktığında değil hastalıkları önlemek için de vardır. Tütün kullanımı gibi bağımlılıklarla mücadele ve sağlıklı yaşam danışmanlığı koruyucu hekimliğin kalbinde yer alıyor. Bu uygulama sayesinde koruyucu sağlık hizmetlerini vatandaşımızın ayağına götürmüş oluyoruz. Vatandaşlara sağlık sorunlarını ertelememeleri uyarısında bulunan Güven, Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi'ni aktif şekilde kullanmalarını, randevularına sadık kalmalarını, görüşme öncesinde varsa sorularını not etmelerini ve görüşmelerini sakin, sessiz bir ortamda gerçekleştirmelerini önerdi.Sigarayı bırakmaya kararlıyımSigara bırakma polikliniği hizmetinden Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi (UHDS) üzerinden yararlanan 37 yaşındaki Erdi Güzel, sigarayı bırakmak amacıyla MHRS üzerinden randevu oluşturduğunu söyledi.Güzel, bir arkadaşının tavsiyesiyle UHDS'yi öğrendiğini belirterek, Yoğun iş tempom ve izin alamamam nedeniyle merkeze gelemiyordum. İstediğim gün ve saate hemen ilk randevumu aldım. Hocamızla bütün detayları konuştuk. Bundan sonraki randevularımı da yine bu sistem üzerinden alıp sigarayı bırakmaya kararlıyım. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : DİLHAN TÜRKER YILDIZ - Sağlık Bakanlığı, koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla psikolojik destek, sigara bırakma polikliniği ve sosyal destek hizmetlerinin dijital ortam üzerinden de sunulmasını sağlayan Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemini (UHDS) Sağlıklı Hayat Merkezlerinde de hayata geçirdi.Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen UHDS kapsamında, 5 Temmuz itibarıyla 81 ildeki Sağlıklı Hayat Merkezleri'nde görev yapan psikolog ve sosyal çalışmacılar için randevu cetvelleri oluşturuldu. Hazırlıklarını tamamlayan illerde sistem aktif olarak kullanılmaya başlandı.Yeni uygulama sayesinde vatandaşlar, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden aktif branşlara doğrudan randevu oluşturabiliyor. Sistem, psikolojik destek, sigara bırakma polikliniği ve sosyal destek hizmetleri kapsamında kullanılarak söz konusu hizmetlerin uzaktan erişilebilir şekilde sunulmasını sağlayacak.UHDS ile randevu süreçlerinin daha hızlı, etkin ve erişilebilir şekilde yürütülmesi, vatandaşların koruyucu sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve dijital sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması hedeflendi.Bu kapsamda, randevu oluşturan vatandaşlar, sağlıklı hayat merkezine gitmeden bulundukları yerden hekimleriyle görüntülü görüşme gerçekleştirebiliyor.Türkiye genelinde faaliyet gösteren 351 Sağlıklı Hayat Merkezinde 17 farklı birimde ücretsiz hizmet sunuluyor. Bu merkezlerde psikososyal destek, beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite programları, bağımlılıkla mücadele gibi birçok alanda bütüncül hizmet veriliyor.​​​​​​​ Uygulama sayesinde koruyucu sağlık hizmetlerini vatandaşın ayağına götürüyoruzSağlık Bakanlığı Sincan 100. Yıl Sağlıklı Hayat Merkezi'nde görev yapan Dr. Zeynep Aydemir Güven, AA muhabirine, Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi'nin (UHDS) vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırdığını söyledi.Güven, vatandaşların evde, işte ya da yolculuk sırasında bulundukları yerden sağlık profesyonellerine ulaşabildiğini, özellikle sigara bırakma poliklinikleri gibi düzenli takip gerektiren hizmetlerde vatandaşların danışmanlık ve takip süreçlerini aksatmadan sürdürebileceğini ifade etti.Uygulamanın fiziksel olarak sağlık merkezlerine ulaşmakta güçlük çeken vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırdığını vurgulayan Güven, Özellikle yaşlılarımız, engelli vatandaşlarımız, bakıma muhtaç bireyler ya da kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlarımız için bu sistem tam anlamıyla bir fırsat eşitliği sunuyor. dedi.Güven, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunulan hizmetlerin ücretsiz olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:Vatandaşlarımız MHRS üzerinden aktif olan branşlara doğrudan randevu oluşturabiliyor. Randevunun ardından kendilerine gönderilen kısa mesajdaki bağlantıya tıklayarak görüşmeye katılabiliyor. Sağlık hizmeti sadece hastalık ortaya çıktığında değil hastalıkları önlemek için de vardır. Tütün kullanımı gibi bağımlılıklarla mücadele ve sağlıklı yaşam danışmanlığı koruyucu hekimliğin kalbinde yer alıyor. Bu uygulama sayesinde koruyucu sağlık hizmetlerini vatandaşımızın ayağına götürmüş oluyoruz. Vatandaşlara sağlık sorunlarını ertelememeleri uyarısında bulunan Güven, Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi'ni aktif şekilde kullanmalarını, randevularına sadık kalmalarını, görüşme öncesinde varsa sorularını not etmelerini ve görüşmelerini sakin, sessiz bir ortamda gerçekleştirmelerini önerdi.Sigarayı bırakmaya kararlıyımSigara bırakma polikliniği hizmetinden Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi (UHDS) üzerinden yararlanan 37 yaşındaki Erdi Güzel, sigarayı bırakmak amacıyla MHRS üzerinden randevu oluşturduğunu söyledi.Güzel, bir arkadaşının tavsiyesiyle UHDS'yi öğrendiğini belirterek, Yoğun iş tempom ve izin alamamam nedeniyle merkeze gelemiyordum. İstediğim gün ve saate hemen ilk randevumu aldım. Hocamızla bütün detayları konuştuk. Bundan sonraki randevularımı da yine bu sistem üzerinden alıp sigarayı bırakmaya kararlıyım. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/saglikli-hayat-merkezlerinde-uzaktan-hasta-degerlendirme-donemi-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Başkentten 7 ayda 10,8 milyar dolarla rekor ihracat</title>
      <link>https://www.canligaste.com/baskentten-7-ayda-10-8-milyar-dolarla-rekor-ihracat/889067/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/baskentten-7-ayda-10-8-milyar-dolarla-rekor-ihracat/889067/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 11:03:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Ankara'dan ocak-temmuz döneminde ABD'ye 865 milyon 739 bin dolar, Slovakya'ya 786 milyon 748 bin dolar ve Ukrayna'ya 736 milyon 761 bin dolar tutarında ihracat yapıldı - Bu dönemde yapılan ihracatta ilk sırada 1 milyar 253 milyon 66 bin dolarla elektrik ve elektronik sektörü yer aldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : SERHAT TUTAK - Başkentin ihracatı, yılın 7 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,4 artarak en yüksek ocak-temmuz dönemi rakamı olan 10 milyar 811 milyon doları buldu.AA muhabirinin Ticaret Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, ocak-temmuz döneminde Türkiye'nin ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 artarak 161 milyar 601 milyon dolara çıktı.Bu dönemde Ankara'nın ihracatında da dikkat çekici artış yaşandı.Başkentin Ocak-Temmuz 2023'te 6 milyar 879 milyon dolar olan ihracatı, 2024'ün aynı döneminde 7 milyar 586 milyon dolara, 2025'in aynı döneminde de 8 milyar 771 milyon dolara yükseldi.2026&#039;da en fazla satış yapılan ülke ABDAnkara'dan bu yılın ocak-temmuz döneminde yapılan ihracat da geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 23,4 artarak 10 milyar 811 milyon dolara ulaştı. Bu rakam, başkentin en yüksek ocak-temmuz dönemi ihracatı oldu.Ankara'nın ihracatının ülkelere göre dağılımı incelendiğinde, ocak-temmuz döneminde ABD'nin en fazla dış satım yapılan ülke olduğu görüldü. Bu dönemde ABD'ye 865 milyon 739 bin dolar tutarında ihracat gerçekleştirildi. Bu ülkeyi, 786 milyon 748 bin dolarla Slovakya, 736 milyon 761 bin dolarla Ukrayna, 725 milyon 326 bin dolarla Birleşik Krallık ve 704 milyon 855 bin dolarla Çin takip etti.Başkentin ihracatında elektrik ve elektronik sektörü liderAnkara'dan yılın 7 ayında yapılan dış satımda, elektrik ve elektronik sektörü 1 milyar 253 milyon 66 bin dolarla ilk sırada yer aldı. Bu sektörü, 1 milyar 166 milyon 976 bin dolarla otomotiv endüstrisi, 1 milyar 56 milyon 998 bin dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri ve 1 milyar 40 milyon 346 bin dolarla makine ve aksamları izledi.Ocak-temmuz döneminde ihracatını oransal olarak en fazla artıran sektör ise yüzde 487,2 ile süs bitkileri ve mamulleri oldu.Söz konusu sektörü, yüzde 92,4 ile fındık ve mamulleri, yüzde 73,8 ile elektrik ve elektronik ve yüzde 35,3 ile çimento cam seramik ve toprak ürünleri takip etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : SERHAT TUTAK - Başkentin ihracatı, yılın 7 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,4 artarak en yüksek ocak-temmuz dönemi rakamı olan 10 milyar 811 milyon doları buldu.AA muhabirinin Ticaret Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, ocak-temmuz döneminde Türkiye'nin ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 artarak 161 milyar 601 milyon dolara çıktı.Bu dönemde Ankara'nın ihracatında da dikkat çekici artış yaşandı.Başkentin Ocak-Temmuz 2023'te 6 milyar 879 milyon dolar olan ihracatı, 2024'ün aynı döneminde 7 milyar 586 milyon dolara, 2025'in aynı döneminde de 8 milyar 771 milyon dolara yükseldi.2026&#039;da en fazla satış yapılan ülke ABDAnkara'dan bu yılın ocak-temmuz döneminde yapılan ihracat da geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 23,4 artarak 10 milyar 811 milyon dolara ulaştı. Bu rakam, başkentin en yüksek ocak-temmuz dönemi ihracatı oldu.Ankara'nın ihracatının ülkelere göre dağılımı incelendiğinde, ocak-temmuz döneminde ABD'nin en fazla dış satım yapılan ülke olduğu görüldü. Bu dönemde ABD'ye 865 milyon 739 bin dolar tutarında ihracat gerçekleştirildi. Bu ülkeyi, 786 milyon 748 bin dolarla Slovakya, 736 milyon 761 bin dolarla Ukrayna, 725 milyon 326 bin dolarla Birleşik Krallık ve 704 milyon 855 bin dolarla Çin takip etti.Başkentin ihracatında elektrik ve elektronik sektörü liderAnkara'dan yılın 7 ayında yapılan dış satımda, elektrik ve elektronik sektörü 1 milyar 253 milyon 66 bin dolarla ilk sırada yer aldı. Bu sektörü, 1 milyar 166 milyon 976 bin dolarla otomotiv endüstrisi, 1 milyar 56 milyon 998 bin dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri ve 1 milyar 40 milyon 346 bin dolarla makine ve aksamları izledi.Ocak-temmuz döneminde ihracatını oransal olarak en fazla artıran sektör ise yüzde 487,2 ile süs bitkileri ve mamulleri oldu.Söz konusu sektörü, yüzde 92,4 ile fındık ve mamulleri, yüzde 73,8 ile elektrik ve elektronik ve yüzde 35,3 ile çimento cam seramik ve toprak ürünleri takip etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tuz Gölü'nde flamingolar yavrularını kreş sistemi ile büyütüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tuz-golu-nde-flamingolar-yavrularini-kres-sistemi-ile-buyutuyor/889066/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tuz-golu-nde-flamingolar-yavrularini-kres-sistemi-ile-buyutuyor/889066/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 11:03:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Aksaray / Flamingoların önemli üreme alanlarından biri olan Tuz Gölü'nde yaklaşık 12 bin 800 yavru, çok az kuş türünde görülen kreş sistemi sayesinde yetişkin flamingoların gözetiminde gelişimlerini sürdürüyor - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca gölde yürütülen projenin koordinatörü Prof. Dr. Ahmet Karataş: - Gölde 6 bin çiftin üzerinde yetişkin flamingo bulunuyor. Bunların 5 bin 500'den fazlası günlük beslenmeye giderken, kalan birkaç yüz tanesi yavruların başında duruyor. Onları herhangi bir tehlikeye karşı bir araya topluyor, gezdiriyor, doğru besin yerine götürüyor ve bu şekilde onlara özel bir kreş imkanı sağlamış oluyor. Bu kreş sistemi, flamingo ve penguen gibi çok sınırlı sayıda türde geçerli]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Aksaray Haberleri : HACI ÖZKAN - Ankara, Konya ve Aksaray il sınırlarının kesiştiği bölgede bulunan Tuz Gölü'nde kuluçkadan çıkan yaklaşık 12 bin 800 yavru flamingo, çok az kuş türünde görülen kreş sistemi sayesinde yetişkin flamingoların korumasında büyüyor.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yürütülen Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi Tür ve Habitatların Araştırılması, Korunması ve İzlenmesi Projesi ile nesli tehlike altında olan türleri yaşatmak, korumak ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalar yapılıyor.Bu kapsamda dünyada flamingoların kuluçkaya yattığı en önemli sulak alanlar arasında bulunan Tuz Gölü'nde tür izleme çalışmalarıyla flamingo popülasyonu araştırılıyor.Projenin koordinatörü Prof. Dr. Ahmet Karataş, AA muhabirine, bu yıl flamingolarla ilgili çalışmalara yeniden başladıklarını, yapılan sayımlarda yaklaşık 12 bin 800 yavru flamingo tespit edildiğini söyledi.Bu rakamın son yılların en iyi değerlerinden biri olduğunu ifade eden Karataş, flamingoların bölgedeki varlığının su kaynaklarının durumuyla yakından ilişkili olduğunu belirtti.Yağışlar flamingoların beslenme ve üreme alanlarına olumlu katkı sağladıKarataş, bu yıl kış ve bahar döneminde yağışların son yıllara göre oldukça iyi geçtiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:Bu yalnızca Tuz Gölü'ne değil, çevredeki sulak alanlara da olumlu yansıdı. Geçmiş yıllarda kuruyan Tersakan ve Bolluk gölleri ile Kulu Gölü'nde belirli ölçekte su bulunuyor. Yağışlar flamingoların beslenme ve üreme alanlarına olumlu katkı sağladı. Ancak su miktarındaki artışın rehavete yol açmaması gerekir. Bölgede daha fazla tarımsal sulamaya yönelinmesi yeni bir tehlike oluşturabilir. Suyu idareli kullanmamız lazım. Su sadece insanoğlunun, çiftçilerin değil, doğadaki bütün canlıların hakkıdır. Onların da yaşam haklarını koruyabilme adına suyu hep beraber koruyacağız.Tuz Gölü'nün dünyadaki en önemli flamingo üreme alanlarından biri olduğunu anlatan Karataş, burada yavruların kreş sistemi olarak bilinen yöntemle büyütüldüğünü bildirdi.Karataş, dünyada yaklaşık 11 bin kuş türü olduğunu, bunların içinde elli kadar türün kreş sistemini kullandığını dile getirerek, şöyle devam etti:İnsanlar çalışmaya gittiğinde çocuklarını kreşlere bırakıyor. Burada 3-5 tane öğretmen çok sayıda kişinin çocuğuna bakıyor. İşte flamingolardaki kreş sistemi de bu şekilde. Gölde 12 bin 800 yavru var. Bunların ikişer yavrusu olduğunu düşünsek gölde 6 bin çiftin üzerinde yetişkin flamingo bulunuyor. Bunların 5 bin 500'den fazlası günlük beslenmeye giderken, kalan birkaç yüz tanesi yavruların başında duruyor. Onları herhangi bir tehlikeye karşı bir araya topluyor, gezdiriyor, doğru besin yerine götürüyor ve bu şekilde onlara özel bir kreş imkanı sağlamış oluyor. Bu kreş sistemi, flamingo ve penguen gibi çok sınırlı sayıda türde geçerli.Artemia salina adlı karidesi ve bazı algleri yiyerek besleniyorlarFlamingoların yavrularını besine yakın olan yerde tutmaya çalıştığını anlatan Karataş, flamingoların birçok kuş türü gibi her şeyi yiyen bir tür olmadığını anlattı.Karataş, flamingoların Artemia salina adlı tuz karidesi ve bazı algleri yiyerek beslendiğini belirterek, Ağızlarında cep tarağı gibi taraksı bir organ var. Bununla hayvanın balık yemesi, tohum ya da bitkiyle beslenmesi mümkün değil. Bu besinleri en yoğun bulabildikleri alanlar Tuz Gölü ile Konya'nın Cihanbeyli ilçesindeki Tersakan ve Bolluk gölleri. Üremek için daha çok Tuz Gölü'nün orta kısmını kullanıyorlar. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Aksaray Haberleri : HACI ÖZKAN - Ankara, Konya ve Aksaray il sınırlarının kesiştiği bölgede bulunan Tuz Gölü'nde kuluçkadan çıkan yaklaşık 12 bin 800 yavru flamingo, çok az kuş türünde görülen kreş sistemi sayesinde yetişkin flamingoların korumasında büyüyor.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yürütülen Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi Tür ve Habitatların Araştırılması, Korunması ve İzlenmesi Projesi ile nesli tehlike altında olan türleri yaşatmak, korumak ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalar yapılıyor.Bu kapsamda dünyada flamingoların kuluçkaya yattığı en önemli sulak alanlar arasında bulunan Tuz Gölü'nde tür izleme çalışmalarıyla flamingo popülasyonu araştırılıyor.Projenin koordinatörü Prof. Dr. Ahmet Karataş, AA muhabirine, bu yıl flamingolarla ilgili çalışmalara yeniden başladıklarını, yapılan sayımlarda yaklaşık 12 bin 800 yavru flamingo tespit edildiğini söyledi.Bu rakamın son yılların en iyi değerlerinden biri olduğunu ifade eden Karataş, flamingoların bölgedeki varlığının su kaynaklarının durumuyla yakından ilişkili olduğunu belirtti.Yağışlar flamingoların beslenme ve üreme alanlarına olumlu katkı sağladıKarataş, bu yıl kış ve bahar döneminde yağışların son yıllara göre oldukça iyi geçtiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:Bu yalnızca Tuz Gölü'ne değil, çevredeki sulak alanlara da olumlu yansıdı. Geçmiş yıllarda kuruyan Tersakan ve Bolluk gölleri ile Kulu Gölü'nde belirli ölçekte su bulunuyor. Yağışlar flamingoların beslenme ve üreme alanlarına olumlu katkı sağladı. Ancak su miktarındaki artışın rehavete yol açmaması gerekir. Bölgede daha fazla tarımsal sulamaya yönelinmesi yeni bir tehlike oluşturabilir. Suyu idareli kullanmamız lazım. Su sadece insanoğlunun, çiftçilerin değil, doğadaki bütün canlıların hakkıdır. Onların da yaşam haklarını koruyabilme adına suyu hep beraber koruyacağız.Tuz Gölü'nün dünyadaki en önemli flamingo üreme alanlarından biri olduğunu anlatan Karataş, burada yavruların kreş sistemi olarak bilinen yöntemle büyütüldüğünü bildirdi.Karataş, dünyada yaklaşık 11 bin kuş türü olduğunu, bunların içinde elli kadar türün kreş sistemini kullandığını dile getirerek, şöyle devam etti:İnsanlar çalışmaya gittiğinde çocuklarını kreşlere bırakıyor. Burada 3-5 tane öğretmen çok sayıda kişinin çocuğuna bakıyor. İşte flamingolardaki kreş sistemi de bu şekilde. Gölde 12 bin 800 yavru var. Bunların ikişer yavrusu olduğunu düşünsek gölde 6 bin çiftin üzerinde yetişkin flamingo bulunuyor. Bunların 5 bin 500'den fazlası günlük beslenmeye giderken, kalan birkaç yüz tanesi yavruların başında duruyor. Onları herhangi bir tehlikeye karşı bir araya topluyor, gezdiriyor, doğru besin yerine götürüyor ve bu şekilde onlara özel bir kreş imkanı sağlamış oluyor. Bu kreş sistemi, flamingo ve penguen gibi çok sınırlı sayıda türde geçerli.Artemia salina adlı karidesi ve bazı algleri yiyerek besleniyorlarFlamingoların yavrularını besine yakın olan yerde tutmaya çalıştığını anlatan Karataş, flamingoların birçok kuş türü gibi her şeyi yiyen bir tür olmadığını anlattı.Karataş, flamingoların Artemia salina adlı tuz karidesi ve bazı algleri yiyerek beslendiğini belirterek, Ağızlarında cep tarağı gibi taraksı bir organ var. Bununla hayvanın balık yemesi, tohum ya da bitkiyle beslenmesi mümkün değil. Bu besinleri en yoğun bulabildikleri alanlar Tuz Gölü ile Konya'nın Cihanbeyli ilçesindeki Tersakan ve Bolluk gölleri. Üremek için daha çok Tuz Gölü'nün orta kısmını kullanıyorlar. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/tuz-golu-nde-flamingolar-yavrularini-kres-sistemi-ile-buyutuyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Mera ıslah projeleri ile modern şartlarda besicilik yapıyorlar</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mera-islah-projeleri-ile-modern-sartlarda-besicilik-yapiyorlar/889065/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mera-islah-projeleri-ile-modern-sartlarda-besicilik-yapiyorlar/889065/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 11:03:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Siirt / Tarım ve Orman Bakanlığınca yürütülen Mera Islah ve Amenajman Projeleri kapsamında Siirt'te üreticilerin kullanımına yönelik sondaj kuyuları açıldı, güneş enerjili su temin sistemleri, süt sağım yerleri, çoban barınakları ve hayvanların sulanması için sıvatlar yapıldı - İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şanverdi: - Bu projelerle verimimizi artırıyoruz, hayvancılık yapan çiftçilerimizin uzak yerlere gitmesini engelliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Siirt Haberleri : MEHMET NİYAZİ DENİZ - Siirt'te yürütülen Mera Islah ve Amenajman Projeleri sayesinde besiciler konforlu şartlarda faaliyet yürütüyor.Tarım ve Orman Bakanlığının destekleriyle geçen yıl başlatılan çalışmalar kapsamında Şirvan ilçesinin Durankaya köyü ile Pervari ilçesinin Çat köyünde hayvancılıkta altyapının güçlendirilmesine yönelik yatırımlar hayata geçirildi.Durankaya köyünde mera alanında hayvanların su ihtiyacının kesintisiz karşılanabilmesi amacıyla 1 milyon 463 bin lira yatırımla sondaj kuyusu açılarak güneş enerjili su temin sistemi oluşturuldu, süt sağım yeri ile hayvanların sulanması için sıvatlar yapıldı, mera kullanım şartları iyileştirildi.Çat köyünde de 1 milyon 956 bin lira yatırımla sondaj kuyusu ve güneş enerjili su temin sistemi kuruldu, süt sağım yeri, çoban barınağı ve sıvatlar yapıldı.Üreticilere daha konforlu bir yaşam alanı sağlamaya çalışıyoruzİl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şanverdi, AA muhabirine, Siirt'in tarım ve hayvancılık yönünden büyük potansiyele sahip olduğunu söyledi.Tarım ve hayvancılığın kentin en önemli ekonomik kaynaklarından biri olduğunu belirten Şanverdi, Tarım ve hayvancılık ilimizin tabiri caizse dinamosu ve en önemli ekonomik kaynağı. Siirt küçükbaş hayvancılıkta yaklaşık 1 milyon 500 bin hayvan varlığıyla Türkiye'de 8. sırada, 500 bin keçi varlığıyla da 3. sırada yer almaktadır. diye konuştu.Şanverdi, mera alanlarının verimli olmasının hayvancılığın gelişmesi açısından önemli olduğunu ifade ederek, Mera Islah ve Amenajman Projeleri kapsamında yapılan altyapı yatırımlarının bölgede üreticilerin yüzünü güldürdüğünü belirtti.Hayvancılığı desteklemeye devam edeceklerini anlatan Şanverdi, 2022 yılında yaklaşık 22 bin hektar olan mera varlığımızı 2026 yılı haziran ayı itibarıyla yaklaşık 47 bin hektara ulaştırdık. Özellikle 2025 ve 2026 yılında yaptığımız çalışmalarla mera varlığımızı artırdık. dedi.Şanverdi, projeler doğrultusunda su kaynaklarının artırılmasına yönelik çalışmalar yaptıklarını belirterek, şunları kaydetti:Meralar daha önce güvenlik ve sulama açısından sıkıntılıydı. Bakanlığımızın projeleri kapsamında köylerimizde, meramızda sondaj çalışması yaptık. Su hayattır. Meralarımızın daha katma değerli bir hale gelmesi, hayvanlarımızın daha iyi otlayabilmesi için geçen yıl sondaj kuyuları açtık. Üreticilerimiz daha önce kısa bir süre yaylada kaldıktan sonra daha uzak yerlere gidiyordu. Su kaynağıyla meralarımız daha verimli oldu. Üreticilerimiz 4-5 aydan fazla burada kalmaya başladılar. Bu projelerle verimimizi artırıyoruz, hayvancılık yapan çiftçilerimizin uzak yerlere gitmesini engelliyoruz. Sondajla beraber özellikle süt sağım yerleri, gölgelikler, çoban barınakları, çoban barınaklarının üzerindeki güneş panelleriyle üreticilere daha konforlu bir yaşam alanı sağlamaya çalışıyoruz.Eskiden su olmadığı için yaylada ancak bir ay kalabiliyordukÇat köyü muhtarı ve hayvancılıkla uğraşan Mehmet Fırat da yapılan yatırımların köydeki hayvancılığa önemli katkı sağladığını belirtti.Daha önce su sıkıntısı nedeniyle yaşanan sorunların yapılan sondaj çalışmasıyla giderildiğini anlatan Fırat, şunları söyledi:Dedelerimizin döneminden bu yana bu merayı kullanıyoruz. Daha önce içme suyumuz yoktu. Yağmur sularının biriktiği göletlerden hem biz hem de hayvanlarımız faydalanıyordu. Eskiden su olmadığı için yaylada ancak bir ay kalabiliyorduk. Şimdi ise 4-5 ay kalabiliyoruz. Burada yaklaşık 3 bin küçükbaş hayvan bulunuyor. Köyümüzde yaklaşık 300 hane var. Sondaj sayesinde hem insanların hem de hayvanlarımızın içme suyu ihtiyacı karşılandı. Sondajdan çıkan su İl Sağlık Müdürlüğünce analiz edildi ve kaliteli bir içme suyu olduğu belirlendi. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun.Durankaya köyü muhtarı Sıtkı Cengiz de projelerle köyde hayvancılık altyapısının güçlendiğini belirtti.Cengiz, 70 haneli köyün büyük kısmının geçim kaynağının hayvancılık olduğunu belirterek, Yaklaşık 2 bin 500 küçükbaş ve 100'e yakın büyükbaş hayvanımız var. Daha önce su olmadığı için hayvanlarımız bu alana gelemiyordu. Köyümüzde sondaj çalışması yapıldı. Yapılan sondajla suya kavuştuk. dedi.Köyde hayvancılıkla uğraşan Cafer Cengiz ise yapılan çalışmanın üreticilere büyük kolaylık sağladığını söyledi.Daha önce bölgede su sıkıntısı yaşandığını anlatan Cengiz, Su kaynakları yetersiz olduğu için hayvanlarımızı yaylaya götürmek zorunda kalıyorduk. Şimdi ise burada su var. Yapılan çalışmadan memnunuz. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Siirt Haberleri : MEHMET NİYAZİ DENİZ - Siirt'te yürütülen Mera Islah ve Amenajman Projeleri sayesinde besiciler konforlu şartlarda faaliyet yürütüyor.Tarım ve Orman Bakanlığının destekleriyle geçen yıl başlatılan çalışmalar kapsamında Şirvan ilçesinin Durankaya köyü ile Pervari ilçesinin Çat köyünde hayvancılıkta altyapının güçlendirilmesine yönelik yatırımlar hayata geçirildi.Durankaya köyünde mera alanında hayvanların su ihtiyacının kesintisiz karşılanabilmesi amacıyla 1 milyon 463 bin lira yatırımla sondaj kuyusu açılarak güneş enerjili su temin sistemi oluşturuldu, süt sağım yeri ile hayvanların sulanması için sıvatlar yapıldı, mera kullanım şartları iyileştirildi.Çat köyünde de 1 milyon 956 bin lira yatırımla sondaj kuyusu ve güneş enerjili su temin sistemi kuruldu, süt sağım yeri, çoban barınağı ve sıvatlar yapıldı.Üreticilere daha konforlu bir yaşam alanı sağlamaya çalışıyoruzİl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şanverdi, AA muhabirine, Siirt'in tarım ve hayvancılık yönünden büyük potansiyele sahip olduğunu söyledi.Tarım ve hayvancılığın kentin en önemli ekonomik kaynaklarından biri olduğunu belirten Şanverdi, Tarım ve hayvancılık ilimizin tabiri caizse dinamosu ve en önemli ekonomik kaynağı. Siirt küçükbaş hayvancılıkta yaklaşık 1 milyon 500 bin hayvan varlığıyla Türkiye'de 8. sırada, 500 bin keçi varlığıyla da 3. sırada yer almaktadır. diye konuştu.Şanverdi, mera alanlarının verimli olmasının hayvancılığın gelişmesi açısından önemli olduğunu ifade ederek, Mera Islah ve Amenajman Projeleri kapsamında yapılan altyapı yatırımlarının bölgede üreticilerin yüzünü güldürdüğünü belirtti.Hayvancılığı desteklemeye devam edeceklerini anlatan Şanverdi, 2022 yılında yaklaşık 22 bin hektar olan mera varlığımızı 2026 yılı haziran ayı itibarıyla yaklaşık 47 bin hektara ulaştırdık. Özellikle 2025 ve 2026 yılında yaptığımız çalışmalarla mera varlığımızı artırdık. dedi.Şanverdi, projeler doğrultusunda su kaynaklarının artırılmasına yönelik çalışmalar yaptıklarını belirterek, şunları kaydetti:Meralar daha önce güvenlik ve sulama açısından sıkıntılıydı. Bakanlığımızın projeleri kapsamında köylerimizde, meramızda sondaj çalışması yaptık. Su hayattır. Meralarımızın daha katma değerli bir hale gelmesi, hayvanlarımızın daha iyi otlayabilmesi için geçen yıl sondaj kuyuları açtık. Üreticilerimiz daha önce kısa bir süre yaylada kaldıktan sonra daha uzak yerlere gidiyordu. Su kaynağıyla meralarımız daha verimli oldu. Üreticilerimiz 4-5 aydan fazla burada kalmaya başladılar. Bu projelerle verimimizi artırıyoruz, hayvancılık yapan çiftçilerimizin uzak yerlere gitmesini engelliyoruz. Sondajla beraber özellikle süt sağım yerleri, gölgelikler, çoban barınakları, çoban barınaklarının üzerindeki güneş panelleriyle üreticilere daha konforlu bir yaşam alanı sağlamaya çalışıyoruz.Eskiden su olmadığı için yaylada ancak bir ay kalabiliyordukÇat köyü muhtarı ve hayvancılıkla uğraşan Mehmet Fırat da yapılan yatırımların köydeki hayvancılığa önemli katkı sağladığını belirtti.Daha önce su sıkıntısı nedeniyle yaşanan sorunların yapılan sondaj çalışmasıyla giderildiğini anlatan Fırat, şunları söyledi:Dedelerimizin döneminden bu yana bu merayı kullanıyoruz. Daha önce içme suyumuz yoktu. Yağmur sularının biriktiği göletlerden hem biz hem de hayvanlarımız faydalanıyordu. Eskiden su olmadığı için yaylada ancak bir ay kalabiliyorduk. Şimdi ise 4-5 ay kalabiliyoruz. Burada yaklaşık 3 bin küçükbaş hayvan bulunuyor. Köyümüzde yaklaşık 300 hane var. Sondaj sayesinde hem insanların hem de hayvanlarımızın içme suyu ihtiyacı karşılandı. Sondajdan çıkan su İl Sağlık Müdürlüğünce analiz edildi ve kaliteli bir içme suyu olduğu belirlendi. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun.Durankaya köyü muhtarı Sıtkı Cengiz de projelerle köyde hayvancılık altyapısının güçlendiğini belirtti.Cengiz, 70 haneli köyün büyük kısmının geçim kaynağının hayvancılık olduğunu belirterek, Yaklaşık 2 bin 500 küçükbaş ve 100'e yakın büyükbaş hayvanımız var. Daha önce su olmadığı için hayvanlarımız bu alana gelemiyordu. Köyümüzde sondaj çalışması yapıldı. Yapılan sondajla suya kavuştuk. dedi.Köyde hayvancılıkla uğraşan Cafer Cengiz ise yapılan çalışmanın üreticilere büyük kolaylık sağladığını söyledi.Daha önce bölgede su sıkıntısı yaşandığını anlatan Cengiz, Su kaynakları yetersiz olduğu için hayvanlarımızı yaylaya götürmek zorunda kalıyorduk. Şimdi ise burada su var. Yapılan çalışmadan memnunuz. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/mera-islah-projeleri-ile-modern-sartlarda-besicilik-yapiyorlar.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yapay zeka araçlarındaki seçenek fazlalığı yapay zeka yorgunluğuna neden olabiliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yapay-zeka-araclarindaki-secenek-fazlaligi-yapay-zeka-yorgunluguna-neden-olabiliyor/889064/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yapay-zeka-araclarindaki-secenek-fazlaligi-yapay-zeka-yorgunluguna-neden-olabiliyor/889064/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 11:03:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yaşar Şekerci: - Yapay zeka araçlarının hepsini deneyeceğim, hepsini kullanacağım, bütün araçları deneyip hareket edeceğim derseniz, bu durum yapay zeka yorgunluğuna (AI Fatigue) neden olur]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : ASUDE KÖKLÜ / ZEYNEP HAFSA MESTEN - Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yaşar Şekerci, kullanıcıların Yapay zeka araçlarının hepsini deneyeceğim. anlayışıyla hareket etmesinin yapay zeka yorgunluğuna (AI Fatigue) yol açabileceğini belirterek, kişilerin kendi ihtiyaçlarına uygun birkaç aracı yetkin kullanmasının yeterli olabileceğini söyledi.Çağın en yaygın kullanılan teknolojik geliştirmelerinden üretken yapay zeka araçları, günlük kullanımda vatandaşlara büyük kolaylık sağlarken, zaman zaman bu teknolojilerden gereken verim alınamayabiliyor.Yaşar Şekerci, AA muhabirine, yapay zeka araçlarının kullanımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Şekerci, yapay zeka araçlarının özellikle rutin ve tekrarlı işlerde önemli kolaylık sağladığını ancak araştırma, analiz, karar verme ve özgün üretim gerektiren işlerde henüz istenilen seviyede olmadığını ifade etti.Bu işlemlerde yapay zekanın konunun bağlamını ve derinliğini bilmediğini dile getiren Şekerci, O anki araştırmanın ya da çalışmanın, işlemin neye ihtiyaç duyacağını tam olarak çözemiyor. Bunu çözmek için de sürekli bir takip sorusuyla ilerliyor. dedi.Yapay zekadan beklenen sonuca ulaşmanın her zaman mümkün olmadığını, bazı durumlarda kullanıcıların daha iyi bir çıktı için tekrar eden sorgulamalarla ilerlediğini belirten Şekerci, bu sürecin, kullanıcıların yapay zekadan beklentileri ile teknolojinin mevcut sınırları arasındaki farktan kaynaklanabildiğini kaydetti.Üretken yapay zeka araçlarının yalnızca ChatGPT, Gemini, Claude gibi genel modellerle sınırlı olmadığını, görsel üretim, video, ses ve transkripsiyon gibi farklı alanlara yönelik çok sayıda aracın bulunduğunu anlatan Şekerci, Yapay zeka araçlarının hepsini deneyeceğim, hepsini kullanacağım, bütün araçları deneyip hareket edeceğim derseniz, bu durum yapay zeka yorgunluğuna (AI Fatigue) neden olur. diye konuştu.Şekerci, bu süreçte gelişmeleri kaçırma korkusu anlamına gelen FOMO (Fear of Missing Out) ve daha iyi seçeneği kaçırma korkusu denilen FOBO (Fear of Better Options) duygularının da etkili olabileceğine dikkati çekerek, teknolojinin hızlı ilerlemesinin kullanıcıda sürekli yeni araçları takip etme baskısı oluşturabildiğini söyledi.Her aracın herkes için gerekli olmadığını vurgulayan Şekerci, kişilerin kendi ihtiyaçlarına uygun birkaç aracı yetkin kullanmasının yeterli olabileceğini vurguladı.Yapay zekaya teyit ederek bakmak önemliŞekerci, yapay zeka kullanımında sürekli yeni denemeler yapmanın ve istenen sonuca ulaşmak için tekrar tekrar ilerlemenin kullanıcı üzerinde ek bir yük oluşturabileceğini dile getirdi.Yapay zeka okuryazarlığında eleştirel yaklaşımın önemine değinen Şekerci, üretilen çıktıların olduğu gibi kabul edilmemesi gerektiğini, yapay zekanın halüsinasyon görerek doğru görünen ancak gerçeğe dayanmayan sonuçlar da üretebileceğini belirtti.Bu araçların kullanımında dengeli bir güven yaklaşımının önemli olduğuna işaret eden Şekerci, Yapay zekaya tümden güvenmek ya da tamamen her şeye şüpheyle yaklaşmak yerine hep bir kontrol ve teyit ederek bakmak önemli. değerlendirmesinde bulundu.Şekerci, yapay zeka kullanıcısını orkestra şefine benzeterek, Buradaki rolümüzün bir süpervizör, bir orkestra şefi gibi olduğunu düşünüyorum. Birçok farklı yapay zeka aracı var, sen o işi yapan, yöneten kişisin. ifadelerini kullandı.Etkili bir yapay zeka kullanımında kişinin öncelikle hedefini ve ortaya çıkarmak istediği sonucu bilmesi gerektiğini anlatan Şekerci, amaçsız kullanımın verimli sonuç veremeyeceğini söyledi.Hiç fikri olmayan insana yapay zeka hiçbir şey yapamazŞekerci, yapay zekanın insanın yerine geçen bağımsız bir üretici olarak değil, insan tarafından yönlendirilen bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydederek, şöyle konuştu:Yapay zekanın her zaman verim garantisi yok. Bazen biz işlem yaparken şunun farkına varırız, 'Ben bu işi kendim 3 dakikada yapabilirim. Yapay zekaya bunu attım, ona bir şeyleri açıklamak o işi yapmaktan daha zor geldi.' dediğimiz durumlarda oturup kendimiz yapabiliriz. Bu bir fayda-maliyet hesabı olarak düşünülebilir.Karar verme, strateji geliştirme ve özgün üretim gibi alanlarda yapay zekanın tamamen insanın yerini alamayacağını vurgulayan Şekerci, Sana bir fikir verebilir, farklı bakış açıları oluşturabilir. Senin fikrin vardır, onu bir yere götürebilir, sen sonra onun üzerine bir şey koyabilirsin. Ama hiç fikri olmayan insana yapay zeka hiçbir şey yapamaz  dedi.Şekerci, yapay zekanın kullanımında temel noktanın, bu teknolojinin zihindeki konumlandırılması olduğunu belirtti.Yapay zekanın önemli bir dönüşüm aracı olduğunu ancak insanın yerine geçen bağımsız bir sistem olarak görülmemesi gerektiğini dile getiren Şekerci, Elektriğin bulunuşu gibi düşünebiliriz bunu. Elektrik ortaya çıktıktan sonra nasıl bir sürü araç çıktıysa yapay zeka çıktıktan sonra da hayatımızda, işimizde değişimler, dönüşümler oluyor. Ama sonunda bunun bir araç olduğunu, hayatımızı ve işimizi kolaylaştıracak bir parça olduğunu unutmamak gerekiyor. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : ASUDE KÖKLÜ / ZEYNEP HAFSA MESTEN - Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yaşar Şekerci, kullanıcıların Yapay zeka araçlarının hepsini deneyeceğim. anlayışıyla hareket etmesinin yapay zeka yorgunluğuna (AI Fatigue) yol açabileceğini belirterek, kişilerin kendi ihtiyaçlarına uygun birkaç aracı yetkin kullanmasının yeterli olabileceğini söyledi.Çağın en yaygın kullanılan teknolojik geliştirmelerinden üretken yapay zeka araçları, günlük kullanımda vatandaşlara büyük kolaylık sağlarken, zaman zaman bu teknolojilerden gereken verim alınamayabiliyor.Yaşar Şekerci, AA muhabirine, yapay zeka araçlarının kullanımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Şekerci, yapay zeka araçlarının özellikle rutin ve tekrarlı işlerde önemli kolaylık sağladığını ancak araştırma, analiz, karar verme ve özgün üretim gerektiren işlerde henüz istenilen seviyede olmadığını ifade etti.Bu işlemlerde yapay zekanın konunun bağlamını ve derinliğini bilmediğini dile getiren Şekerci, O anki araştırmanın ya da çalışmanın, işlemin neye ihtiyaç duyacağını tam olarak çözemiyor. Bunu çözmek için de sürekli bir takip sorusuyla ilerliyor. dedi.Yapay zekadan beklenen sonuca ulaşmanın her zaman mümkün olmadığını, bazı durumlarda kullanıcıların daha iyi bir çıktı için tekrar eden sorgulamalarla ilerlediğini belirten Şekerci, bu sürecin, kullanıcıların yapay zekadan beklentileri ile teknolojinin mevcut sınırları arasındaki farktan kaynaklanabildiğini kaydetti.Üretken yapay zeka araçlarının yalnızca ChatGPT, Gemini, Claude gibi genel modellerle sınırlı olmadığını, görsel üretim, video, ses ve transkripsiyon gibi farklı alanlara yönelik çok sayıda aracın bulunduğunu anlatan Şekerci, Yapay zeka araçlarının hepsini deneyeceğim, hepsini kullanacağım, bütün araçları deneyip hareket edeceğim derseniz, bu durum yapay zeka yorgunluğuna (AI Fatigue) neden olur. diye konuştu.Şekerci, bu süreçte gelişmeleri kaçırma korkusu anlamına gelen FOMO (Fear of Missing Out) ve daha iyi seçeneği kaçırma korkusu denilen FOBO (Fear of Better Options) duygularının da etkili olabileceğine dikkati çekerek, teknolojinin hızlı ilerlemesinin kullanıcıda sürekli yeni araçları takip etme baskısı oluşturabildiğini söyledi.Her aracın herkes için gerekli olmadığını vurgulayan Şekerci, kişilerin kendi ihtiyaçlarına uygun birkaç aracı yetkin kullanmasının yeterli olabileceğini vurguladı.Yapay zekaya teyit ederek bakmak önemliŞekerci, yapay zeka kullanımında sürekli yeni denemeler yapmanın ve istenen sonuca ulaşmak için tekrar tekrar ilerlemenin kullanıcı üzerinde ek bir yük oluşturabileceğini dile getirdi.Yapay zeka okuryazarlığında eleştirel yaklaşımın önemine değinen Şekerci, üretilen çıktıların olduğu gibi kabul edilmemesi gerektiğini, yapay zekanın halüsinasyon görerek doğru görünen ancak gerçeğe dayanmayan sonuçlar da üretebileceğini belirtti.Bu araçların kullanımında dengeli bir güven yaklaşımının önemli olduğuna işaret eden Şekerci, Yapay zekaya tümden güvenmek ya da tamamen her şeye şüpheyle yaklaşmak yerine hep bir kontrol ve teyit ederek bakmak önemli. değerlendirmesinde bulundu.Şekerci, yapay zeka kullanıcısını orkestra şefine benzeterek, Buradaki rolümüzün bir süpervizör, bir orkestra şefi gibi olduğunu düşünüyorum. Birçok farklı yapay zeka aracı var, sen o işi yapan, yöneten kişisin. ifadelerini kullandı.Etkili bir yapay zeka kullanımında kişinin öncelikle hedefini ve ortaya çıkarmak istediği sonucu bilmesi gerektiğini anlatan Şekerci, amaçsız kullanımın verimli sonuç veremeyeceğini söyledi.Hiç fikri olmayan insana yapay zeka hiçbir şey yapamazŞekerci, yapay zekanın insanın yerine geçen bağımsız bir üretici olarak değil, insan tarafından yönlendirilen bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydederek, şöyle konuştu:Yapay zekanın her zaman verim garantisi yok. Bazen biz işlem yaparken şunun farkına varırız, 'Ben bu işi kendim 3 dakikada yapabilirim. Yapay zekaya bunu attım, ona bir şeyleri açıklamak o işi yapmaktan daha zor geldi.' dediğimiz durumlarda oturup kendimiz yapabiliriz. Bu bir fayda-maliyet hesabı olarak düşünülebilir.Karar verme, strateji geliştirme ve özgün üretim gibi alanlarda yapay zekanın tamamen insanın yerini alamayacağını vurgulayan Şekerci, Sana bir fikir verebilir, farklı bakış açıları oluşturabilir. Senin fikrin vardır, onu bir yere götürebilir, sen sonra onun üzerine bir şey koyabilirsin. Ama hiç fikri olmayan insana yapay zeka hiçbir şey yapamaz  dedi.Şekerci, yapay zekanın kullanımında temel noktanın, bu teknolojinin zihindeki konumlandırılması olduğunu belirtti.Yapay zekanın önemli bir dönüşüm aracı olduğunu ancak insanın yerine geçen bağımsız bir sistem olarak görülmemesi gerektiğini dile getiren Şekerci, Elektriğin bulunuşu gibi düşünebiliriz bunu. Elektrik ortaya çıktıktan sonra nasıl bir sürü araç çıktıysa yapay zeka çıktıktan sonra da hayatımızda, işimizde değişimler, dönüşümler oluyor. Ama sonunda bunun bir araç olduğunu, hayatımızı ve işimizi kolaylaştıracak bir parça olduğunu unutmamak gerekiyor. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/yapay-zeka-araclarindaki-secenek-fazlaligi-yapay-zeka-yorgunluguna-neden-olabiliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hacıyev'e göre, Ermenistan'daki anayasa değişikliği barışın önünü açabilir:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/azerbaycan-cumhurbaskani-musaviri-haciyev-e-gore-ermenistan-daki-anayasa-degisikligi-barisin-onunu-acabilir/889063/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/azerbaycan-cumhurbaskani-musaviri-haciyev-e-gore-ermenistan-daki-anayasa-degisikligi-barisin-onunu-acabilir/889063/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 11:03:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Ermenistan anayasasında Azerbaycan'a karşı bir toprak iddiası konusu var. Biz de onun yeni anayasada olmamasını, yani çıkarılmasını bekliyoruz. Ermenistan tarafından da böyle niyetler var]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Azerbaycan ile Ermenistan arasında Washington'da imzalanan barış anlaşmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçtiğini hatırlatan Hacıyev, bu sürecin Azerbaycan'ın barışa bağlılığını ortaya koyduğunu söyledi.Ermenistan'da seçimlerin ardından yeni anayasa hazırlık sürecini yakından takip ettiklerini belirten Hacıyev, Ermenistan anayasasında Azerbaycan'a karşı bir toprak iddiası konusu var. Biz de onun yeni anayasada olmamasını yani çıkarılmasını bekliyoruz. Ermenistan tarafından da böyle niyetler var. ifadelerini kullandı.Hacıyev, Ermenistan'da referandum yapılıp yeni anayasa kabul edildiği ve buradaki olan o maddenin anayasadan çıkarıldığı takdirde biz barış anlaşmasının nihai olarak imzalanması için herhangi bir engel ve problem görmüyoruz. diye konuştu.Bölgede fiili anlamda barış ortamının bulunduğunu vurgulayan Hacıyev, Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışın tesis edilmesi yönündeki çabaların sürdüğünü aktardı.Karabağ&#039;da 9 şehir ve 300 köy yeniden inşa ediliyorKarabağ'daki yeniden imar çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Hacıyev, bölgede kapsamlı bir inşa sürecinin devam ettiğini söyledi.Hacıyev, Karabağ'da bugün 9 şehir ve 300 köyü sıfırdan inşa ediyoruz. Yani yeni şehirler, yeni kasabalar ve yeni köyler kuruluyor. dedi.Kısa sürede bölgede binlerce kilometrelik yol, köprü ve tünel inşa edildiğini aktaran Hacıyev, yaklaşık 60 bin kişinin Karabağ'da yaşamaya, çalışmaya ve eğitim görmeye başladığını belirtti.Öte yandan mayın tehdidinin devam ettiğini vurgulayan Hacıyev, mayın temizleme faaliyetleri sayesinde vatandaşların kademeli olarak şehir ve kasabalara yerleştirildiğini ifade etti.Hacıyev, Doğal bir cennet olan Karabağ'da bir cennet yaratma sürecindeyiz. ifadesini kullandı.Ermenistan ve ABD tarafından verilen sinyaller, inşaat çalışmalarının bu yıl başlayacağını gösteriyorZengezur Koridoru'na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hacıyev, Ermenistan ve ABD tarafından verilen sinyaller, fizibilite çalışmalarının artık son aşamada olduğunu ve inşaat çalışmalarının bu yıl başlayacağını gösteriyor. diye konuştu.Azerbaycan tarafında Bakü'den Zengilan'a uzanan çift yönlü kara yolunun son aşamaya geldiğini, demir yolu hattının da tamamlanmak üzere olduğunu dile getiren Hacıyev, Nahçıvan'daki demir yolu altyapısının yeniden inşa edildiğini söyledi.Türkiye'nin de Kars-Iğdır demir yolu hattını inşa ettiğini hatırlatan Hacıyev, bu projelerin tamamlanmasıyla Nahçıvan'ı Türkiye'ye bağlayacak demir yolu hattının hayata geçirileceğini ifade etti.Hacıyev, Ermenistan ve ABD’nin Zengezur Koridoru yani Trump Koridoru olarak adlandırdıkları projenin inşaat sürecini de başlatmalarını bekliyoruz. dedi.Türk-Azerbaycan ilişkilerini baltalamaya çalışanları hain olarak adlandırıyorumTürk halkına mesaj da veren Hacıyev, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin tarihi miras olduğunu belirterek Türkiye ve Azerbaycan, dünya için kardeşliğin bir örneğidir. Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler ve bu dostluk, bu kardeşlik, atalarımız ve dedelerimizden bize miras kalan bir armağan ve bir hatıradır. değerlendirmesini yaptı.İki ülke arasındaki ilişkilere zarar vermek isteyen çevrelerin bulunduğunu dile getiren Hacıyev, Bu çirkin niyetlerinin başarılı olabileceğini sanmıyorum. Yaptıkları tek şey kirli propagandadır. Türk-Azerbaycan ilişkilerini baltalamaya çalışanları hain olarak adlandırıyorum. İster Türkiye'de ister Azerbaycan'da olsunlar, böyle bir niyeti ortaya koyanlar asla hedeflerine ulaşamazlar. Çünkü etle tırnak arasına kimse giremez. ifadelerini kullandı.Hacıyev, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki kardeşliğin halkların iradesi ve iki ülke cumhurbaşkanlarının liderliğiyle daha da güçleneceğini sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Azerbaycan ile Ermenistan arasında Washington'da imzalanan barış anlaşmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçtiğini hatırlatan Hacıyev, bu sürecin Azerbaycan'ın barışa bağlılığını ortaya koyduğunu söyledi.Ermenistan'da seçimlerin ardından yeni anayasa hazırlık sürecini yakından takip ettiklerini belirten Hacıyev, Ermenistan anayasasında Azerbaycan'a karşı bir toprak iddiası konusu var. Biz de onun yeni anayasada olmamasını yani çıkarılmasını bekliyoruz. Ermenistan tarafından da böyle niyetler var. ifadelerini kullandı.Hacıyev, Ermenistan'da referandum yapılıp yeni anayasa kabul edildiği ve buradaki olan o maddenin anayasadan çıkarıldığı takdirde biz barış anlaşmasının nihai olarak imzalanması için herhangi bir engel ve problem görmüyoruz. diye konuştu.Bölgede fiili anlamda barış ortamının bulunduğunu vurgulayan Hacıyev, Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışın tesis edilmesi yönündeki çabaların sürdüğünü aktardı.Karabağ&#039;da 9 şehir ve 300 köy yeniden inşa ediliyorKarabağ'daki yeniden imar çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Hacıyev, bölgede kapsamlı bir inşa sürecinin devam ettiğini söyledi.Hacıyev, Karabağ'da bugün 9 şehir ve 300 köyü sıfırdan inşa ediyoruz. Yani yeni şehirler, yeni kasabalar ve yeni köyler kuruluyor. dedi.Kısa sürede bölgede binlerce kilometrelik yol, köprü ve tünel inşa edildiğini aktaran Hacıyev, yaklaşık 60 bin kişinin Karabağ'da yaşamaya, çalışmaya ve eğitim görmeye başladığını belirtti.Öte yandan mayın tehdidinin devam ettiğini vurgulayan Hacıyev, mayın temizleme faaliyetleri sayesinde vatandaşların kademeli olarak şehir ve kasabalara yerleştirildiğini ifade etti.Hacıyev, Doğal bir cennet olan Karabağ'da bir cennet yaratma sürecindeyiz. ifadesini kullandı.Ermenistan ve ABD tarafından verilen sinyaller, inşaat çalışmalarının bu yıl başlayacağını gösteriyorZengezur Koridoru'na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hacıyev, Ermenistan ve ABD tarafından verilen sinyaller, fizibilite çalışmalarının artık son aşamada olduğunu ve inşaat çalışmalarının bu yıl başlayacağını gösteriyor. diye konuştu.Azerbaycan tarafında Bakü'den Zengilan'a uzanan çift yönlü kara yolunun son aşamaya geldiğini, demir yolu hattının da tamamlanmak üzere olduğunu dile getiren Hacıyev, Nahçıvan'daki demir yolu altyapısının yeniden inşa edildiğini söyledi.Türkiye'nin de Kars-Iğdır demir yolu hattını inşa ettiğini hatırlatan Hacıyev, bu projelerin tamamlanmasıyla Nahçıvan'ı Türkiye'ye bağlayacak demir yolu hattının hayata geçirileceğini ifade etti.Hacıyev, Ermenistan ve ABD’nin Zengezur Koridoru yani Trump Koridoru olarak adlandırdıkları projenin inşaat sürecini de başlatmalarını bekliyoruz. dedi.Türk-Azerbaycan ilişkilerini baltalamaya çalışanları hain olarak adlandırıyorumTürk halkına mesaj da veren Hacıyev, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin tarihi miras olduğunu belirterek Türkiye ve Azerbaycan, dünya için kardeşliğin bir örneğidir. Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler ve bu dostluk, bu kardeşlik, atalarımız ve dedelerimizden bize miras kalan bir armağan ve bir hatıradır. değerlendirmesini yaptı.İki ülke arasındaki ilişkilere zarar vermek isteyen çevrelerin bulunduğunu dile getiren Hacıyev, Bu çirkin niyetlerinin başarılı olabileceğini sanmıyorum. Yaptıkları tek şey kirli propagandadır. Türk-Azerbaycan ilişkilerini baltalamaya çalışanları hain olarak adlandırıyorum. İster Türkiye'de ister Azerbaycan'da olsunlar, böyle bir niyeti ortaya koyanlar asla hedeflerine ulaşamazlar. Çünkü etle tırnak arasına kimse giremez. ifadelerini kullandı.Hacıyev, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki kardeşliğin halkların iradesi ve iki ülke cumhurbaşkanlarının liderliğiyle daha da güçleneceğini sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/azerbaycan-cumhurbaskani-musaviri-haciyev-e-gore-ermenistan-daki-anayasa-degisikligi-barisin-onunu-acabilir.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sanovel uluslararası yatırımlarla küresel pazarlardaki konumunu güçlendiriyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sanovel-uluslararasi-yatirimlarla-kuresel-pazarlardaki-konumunu-guclendiriyor/889061/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sanovel-uluslararasi-yatirimlarla-kuresel-pazarlardaki-konumunu-guclendiriyor/889061/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 11:00:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Sanovel CEO'su Hülya Yalın: - Vizyonumuz kapsamında 2035'e kadar etki alanımızı 2 katına çıkarmayı, orta vadede Türk ilaç pazarında ilk 10 firma arasında yer almayı ve yurt dışında Sanovel markasını küresel bir dev haline getirmeyi hedefliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Sanovel Üst Yöneticisi (CEO) Hülya Yalın, yerli bir şirket olarak uluslararası yatırımcıların hissedarları arasında yer almasının, Türk ilaç sektörünün ve Türkiye'nin üretim gücünün uluslararası arenadaki gücünü tescil ettiğini belirtti.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye ilaç sektöründe faaliyet gösteren Sanovel, uluslararası yatırımlarla güçlenen yapısı, AR-GE yatırımları ve ihracat odaklı büyüme stratejisiyle küresel pazarlardaki konumunu pekiştiriyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Sanovel CEO'su Hülya Yalın, 43 yıldır Türkiye ilaç sanayisinin gelişimine öncülük eden lider şirketlerden biri olduklarını aktardı.Kökleri bu topraklarda olan şirketin şeffaflık, kalite, bilim ve insan odaklı değerlerden ödün vermeden büyüdüğünü belirten Yalın, bugün hem Türkiye hem de küresel pazarlar için güvenilir bir çözüm ortağı haline geldiklerini vurguladı.Yalın, gücünü Türkiye'den alan, yüzde 100 yerli üretimiyle ülkenin sağlık ekosistemindeki konumunu her geçen gün daha da kuvvetlendiren bir Türk şirketi olduklarına dikkati çekerek, faaliyetlerini Türkiye merkezli sürdürdüklerini, AR-GE, üretim, kalite süreçleri ve tüm ihracat operasyonlarını İstanbul Levent'teki genel müdürlük ile Silivri'deki yüksek teknolojili AR-GE merkezinden ve üretim kampüsünden yönettiklerini anlattı.Yaklaşık 2 bin kişiye istihdam sağlayan güçlü yapıyla hareket ettiklerine değinen Yalın, yerli üretimi desteklemeyi ve Türkiye'nin ilaçta dışa bağımlılığını azaltmayı kurumsal bir ödevden daha çok milli bir görev olarak kabul ettiklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:Ürün portföyümüzün tamamı reçeteli ilaçlardan oluşuyor. Ağrı ve inflamasyon, endokrin ve metabolizma, gastrointestinal, hematoloji, hepatoloji, kardiyovasküler, multipl skleroz, nöroloji ve psikiyatri gibi akut ve kronik tedavi alanlarında faaliyet gösteriyoruz. Toplam 60'tan fazla marka ve 180'i aşkın üründen oluşan çok geniş bir ürün portföyüne sahibiz. Toplamda 400'ün üzerinde ruhsatlı ürünümüz bulunuyor. Türkiye'nin yanı sıra 5 kıtada 50'den fazla ülkenin de ilaç ihtiyacını her koşulda güvenle karşılıyoruz.AR-GE çalışmalarını 80 bilim insanıyla yürütüyoruzSon 5 yıldaki büyüme rakamlarına değinen Yalın, IQVIA verilerine göre değer bazında 10,5 kat, kutu bazında ise 1,5 kat büyüme gösterdiklerini, diyabet alanında jenerik firmalar arasında lider konumda olduklarını aktararak, Kardiyoloji alanında jenerik firmalar arasında ikinci, merkezi sinir sistemi alanında ise total pazarda ikinci sıradayız. MS pazarında ise jenerik firmalar arasında ikinci sırada, total pazarda ise üçüncü sırada yer alıyoruz. ifadelerini kullandı.Yurt içi pazarda yükselişlerini sürdürürken uluslararası pazarlarda ihracatı yaklaşık 4 kat büyüttüklerini anlatan Yalın, üretim miktarını 60'tan 91,5 milyon kutuya taşıdıklarını, son 5 yılda fabrikaya yaptıkları 26 milyon dolar yatırımla yeni ekipmanlar temin ettiklerini kaydetti.Yalın, 2035 vizyonu doğrultusunda verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı bir gelecek planıyla ilerlediklerini belirterek, Oluşturduğumuz proje takımlarından biri onkoloji odağında faaliyet gösteriyor. Çoğunluğu ithal olan onkoloji ürünlerini ülkemizde üreterek, bu ürünlerin erişilebilirliğini artırmayı, sürdürülebilir sağlığa katkı sunmayı ve ülkemizin döviz kaynaklarının korunmasına destek olmayı önemsiyoruz. Vizyonumuz kapsamında 2035'e kadar etki alanımızı 2 katına çıkarmayı, orta vadede Türk ilaç pazarında ilk 10 firma arasında yer almayı ve yurt dışında Sanovel markasını küresel bir dev haline getirmeyi hedefliyoruz. değerlendirmesini yaptı.İhracat yolculuğuna 2005 yılında başladıklarını ve bugün çok ileri bir boyuta taşıdıklarını vurgulayan Yalın, şu anda 400'ün üzerinde ruhsatla Kanada'dan ABD ve Avrupa'ya kadar 50 ülkedeki ihracat faaliyetlerini sürdürdüklerini, Türkiye'nin cari açığının azaltılmasına ve net döviz girdisi sağlanmasına katkıda bulunduklarını anlattı.Yalın, fabrikadaki süreçlerin uluslararası standartlara uygunluğunu tescillediklerine değinerek, Avrupa'da EMA ve EU GMP, ABD’de ise US FDA onaylarımızla tescillemiş olmaktan gurur duyuyoruz. Bulunduğumuz ve yeni giriş yapmayı planladığımız pazarlarda 200'den fazla ruhsat onayı bekliyoruz. değerlendirmesinde bulundu.AR-GE çalışmalarını 80 bilim insanıyla yürüttüklerini ve sektörde bu alana en fazla kaynak ayıran şirketlerden biri olduklarını bildiren Yalın, Alman mühendislik şirketi PharmaPlan tarafından tasarlanan tesisteki AR-GE merkezinde, konvansiyonel ilaçların ötesine geçerek kombinasyon ürünler, yeni üretim teknolojileriyle farklı dozaj şekilleri içeren ürünler ve ağızda dağılan tablet projeleri geliştirdiklerini belirtti.Sürdürülebilirlik hedeflerimizde önemli atılımlar gerçekleştirdikTüm faaliyetlerinde Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nı rehber aldıklarına dikkati çeken Yalın, çevresel performansı düzenli takip ederek, 2025 yılında karbon ayak izinde yüzde 14,3, su ayak izinde ise yüzde 13,9 oranında net azaltım sağladıklarını ifade etti.Yalın, Cumhuriyet'in 102'nci yılında 102 kız öğrenciye profesyonel koçluk desteği verdiklerini belirterek, Fırsat Eşitliği Modeli Sertifikası'nı almaya hak kazanarak toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımını tescillediklerini, Forbes Türkiye ve Statista işbirliğiyle gerçekleştirilen Türkiye'nin En İyi İşverenleri 2026 listesinde yer almaktan memnuniyet duyduklarını aktardı.Şirketin devredildiği veya değerinin altında satıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını kaydeden Yalın, her şirkette olduğu gibi idari süreçlerle ilgili oluşan değişimlerin, güçlü geleceği desteklemek, operasyonel mükemmeliyet ve organizasyonel çevikliği güçlendirmek adına atılan doğal dönüşüm adımları olduğunu anlattı.Bazı dönemler gündeme getirilen geçmiş hissedarlarla ilgili süreçlerin tüzel kişiliği ve bugünkü operasyonel faaliyetleri ilgilendiren bir konu olmadığına işaret eden Yalın, şu değerlendirmelerde bulundu:Şirketimiz, 2020 yılı itibarıyla kurumsallaşma yolculuğunu stratejik yatırımlarla halihazırda güçlendirmeye başlamış, büyüme, globalleşme ve sürdürülebilirlik hedeflerinde önemli atılımlar gerçekleştirmişti. Uluslararası yatırımcıların sağladığı bu yeni katkı ve güven ortamı, küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü çok daha fazla geliştirecek ve perçinleyecek. Sanovel bu ülkenin milli bir değeri ve geleceğini kararlılıkla Türkiye'de inşa ediyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Sanovel Üst Yöneticisi (CEO) Hülya Yalın, yerli bir şirket olarak uluslararası yatırımcıların hissedarları arasında yer almasının, Türk ilaç sektörünün ve Türkiye'nin üretim gücünün uluslararası arenadaki gücünü tescil ettiğini belirtti.Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye ilaç sektöründe faaliyet gösteren Sanovel, uluslararası yatırımlarla güçlenen yapısı, AR-GE yatırımları ve ihracat odaklı büyüme stratejisiyle küresel pazarlardaki konumunu pekiştiriyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Sanovel CEO'su Hülya Yalın, 43 yıldır Türkiye ilaç sanayisinin gelişimine öncülük eden lider şirketlerden biri olduklarını aktardı.Kökleri bu topraklarda olan şirketin şeffaflık, kalite, bilim ve insan odaklı değerlerden ödün vermeden büyüdüğünü belirten Yalın, bugün hem Türkiye hem de küresel pazarlar için güvenilir bir çözüm ortağı haline geldiklerini vurguladı.Yalın, gücünü Türkiye'den alan, yüzde 100 yerli üretimiyle ülkenin sağlık ekosistemindeki konumunu her geçen gün daha da kuvvetlendiren bir Türk şirketi olduklarına dikkati çekerek, faaliyetlerini Türkiye merkezli sürdürdüklerini, AR-GE, üretim, kalite süreçleri ve tüm ihracat operasyonlarını İstanbul Levent'teki genel müdürlük ile Silivri'deki yüksek teknolojili AR-GE merkezinden ve üretim kampüsünden yönettiklerini anlattı.Yaklaşık 2 bin kişiye istihdam sağlayan güçlü yapıyla hareket ettiklerine değinen Yalın, yerli üretimi desteklemeyi ve Türkiye'nin ilaçta dışa bağımlılığını azaltmayı kurumsal bir ödevden daha çok milli bir görev olarak kabul ettiklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:Ürün portföyümüzün tamamı reçeteli ilaçlardan oluşuyor. Ağrı ve inflamasyon, endokrin ve metabolizma, gastrointestinal, hematoloji, hepatoloji, kardiyovasküler, multipl skleroz, nöroloji ve psikiyatri gibi akut ve kronik tedavi alanlarında faaliyet gösteriyoruz. Toplam 60'tan fazla marka ve 180'i aşkın üründen oluşan çok geniş bir ürün portföyüne sahibiz. Toplamda 400'ün üzerinde ruhsatlı ürünümüz bulunuyor. Türkiye'nin yanı sıra 5 kıtada 50'den fazla ülkenin de ilaç ihtiyacını her koşulda güvenle karşılıyoruz.AR-GE çalışmalarını 80 bilim insanıyla yürütüyoruzSon 5 yıldaki büyüme rakamlarına değinen Yalın, IQVIA verilerine göre değer bazında 10,5 kat, kutu bazında ise 1,5 kat büyüme gösterdiklerini, diyabet alanında jenerik firmalar arasında lider konumda olduklarını aktararak, Kardiyoloji alanında jenerik firmalar arasında ikinci, merkezi sinir sistemi alanında ise total pazarda ikinci sıradayız. MS pazarında ise jenerik firmalar arasında ikinci sırada, total pazarda ise üçüncü sırada yer alıyoruz. ifadelerini kullandı.Yurt içi pazarda yükselişlerini sürdürürken uluslararası pazarlarda ihracatı yaklaşık 4 kat büyüttüklerini anlatan Yalın, üretim miktarını 60'tan 91,5 milyon kutuya taşıdıklarını, son 5 yılda fabrikaya yaptıkları 26 milyon dolar yatırımla yeni ekipmanlar temin ettiklerini kaydetti.Yalın, 2035 vizyonu doğrultusunda verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı bir gelecek planıyla ilerlediklerini belirterek, Oluşturduğumuz proje takımlarından biri onkoloji odağında faaliyet gösteriyor. Çoğunluğu ithal olan onkoloji ürünlerini ülkemizde üreterek, bu ürünlerin erişilebilirliğini artırmayı, sürdürülebilir sağlığa katkı sunmayı ve ülkemizin döviz kaynaklarının korunmasına destek olmayı önemsiyoruz. Vizyonumuz kapsamında 2035'e kadar etki alanımızı 2 katına çıkarmayı, orta vadede Türk ilaç pazarında ilk 10 firma arasında yer almayı ve yurt dışında Sanovel markasını küresel bir dev haline getirmeyi hedefliyoruz. değerlendirmesini yaptı.İhracat yolculuğuna 2005 yılında başladıklarını ve bugün çok ileri bir boyuta taşıdıklarını vurgulayan Yalın, şu anda 400'ün üzerinde ruhsatla Kanada'dan ABD ve Avrupa'ya kadar 50 ülkedeki ihracat faaliyetlerini sürdürdüklerini, Türkiye'nin cari açığının azaltılmasına ve net döviz girdisi sağlanmasına katkıda bulunduklarını anlattı.Yalın, fabrikadaki süreçlerin uluslararası standartlara uygunluğunu tescillediklerine değinerek, Avrupa'da EMA ve EU GMP, ABD’de ise US FDA onaylarımızla tescillemiş olmaktan gurur duyuyoruz. Bulunduğumuz ve yeni giriş yapmayı planladığımız pazarlarda 200'den fazla ruhsat onayı bekliyoruz. değerlendirmesinde bulundu.AR-GE çalışmalarını 80 bilim insanıyla yürüttüklerini ve sektörde bu alana en fazla kaynak ayıran şirketlerden biri olduklarını bildiren Yalın, Alman mühendislik şirketi PharmaPlan tarafından tasarlanan tesisteki AR-GE merkezinde, konvansiyonel ilaçların ötesine geçerek kombinasyon ürünler, yeni üretim teknolojileriyle farklı dozaj şekilleri içeren ürünler ve ağızda dağılan tablet projeleri geliştirdiklerini belirtti.Sürdürülebilirlik hedeflerimizde önemli atılımlar gerçekleştirdikTüm faaliyetlerinde Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nı rehber aldıklarına dikkati çeken Yalın, çevresel performansı düzenli takip ederek, 2025 yılında karbon ayak izinde yüzde 14,3, su ayak izinde ise yüzde 13,9 oranında net azaltım sağladıklarını ifade etti.Yalın, Cumhuriyet'in 102'nci yılında 102 kız öğrenciye profesyonel koçluk desteği verdiklerini belirterek, Fırsat Eşitliği Modeli Sertifikası'nı almaya hak kazanarak toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımını tescillediklerini, Forbes Türkiye ve Statista işbirliğiyle gerçekleştirilen Türkiye'nin En İyi İşverenleri 2026 listesinde yer almaktan memnuniyet duyduklarını aktardı.Şirketin devredildiği veya değerinin altında satıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını kaydeden Yalın, her şirkette olduğu gibi idari süreçlerle ilgili oluşan değişimlerin, güçlü geleceği desteklemek, operasyonel mükemmeliyet ve organizasyonel çevikliği güçlendirmek adına atılan doğal dönüşüm adımları olduğunu anlattı.Bazı dönemler gündeme getirilen geçmiş hissedarlarla ilgili süreçlerin tüzel kişiliği ve bugünkü operasyonel faaliyetleri ilgilendiren bir konu olmadığına işaret eden Yalın, şu değerlendirmelerde bulundu:Şirketimiz, 2020 yılı itibarıyla kurumsallaşma yolculuğunu stratejik yatırımlarla halihazırda güçlendirmeye başlamış, büyüme, globalleşme ve sürdürülebilirlik hedeflerinde önemli atılımlar gerçekleştirmişti. Uluslararası yatırımcıların sağladığı bu yeni katkı ve güven ortamı, küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü çok daha fazla geliştirecek ve perçinleyecek. Sanovel bu ülkenin milli bir değeri ve geleceğini kararlılıkla Türkiye'de inşa ediyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD'de açlık grevi protestolarına sahne olan gözaltı tesisinde bir göçmen hayatını kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-de-aclik-grevi-protestolarina-sahne-olan-gozalti-tesisinde-bir-gocmen-hayatini-kaybetti/889059/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-de-aclik-grevi-protestolarina-sahne-olan-gozalti-tesisinde-bir-gocmen-hayatini-kaybetti/889059/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:54:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Abd / ABD'nin New Jersey eyaletinde kötü şartlar nedeniyle protesto edilen Delaney Hall Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) gözaltı tesisinde bir göçmenin hayatını kaybettiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Abd Haberleri : ABD'nin New Jersey eyaletinde kötü şartlar nedeniyle protesto edilen Delaney Hall Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) gözaltı tesisinde bir göçmenin hayatını kaybettiği bildirildi.ICE tarafından New Jersey'deki Delaney Hall göçmen gözaltı merkezine ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, 18 Haziran'dan bu yana gözaltı merkezinde tutulan 41 yaşındaki El Salvadorlu Edwin Lopez-Cornejo'nun tıbbi acil durum yaşadığı ve hemen ardından 1 Ağustos'ta yaşamını yitirdiği belirtildi.Açıklamada ayrıca, Lopez-Cornejo'nun resmi ölüm nedeninin ayrıntılı tıbbi incelemelerin ardından belli olacağı kaydedildi.Öte yandan Demokrat politikacılar ve insan hakları grupları, daha önce insanlık dışı kötü şartlar nedeniyle protestolara sahne olan tesisteki ölümün önlenebilir olup olmadığına ilişkin kuşkuların olduğuna işaret etti.Demokrat Senatör Cory Booker, Bu, Delaney Hall'daki ilk ölüm değil ve önlem alınmadığı takdirde son da olmayacak. Tesisi ziyaret ettim ve koşullara kendi gözlerimle şahit oldum. Delaney Hall ivedilikle ve kalıcı olarak kapatılmalıdır. ifadelerini kullandı.Açlık grevi düzenlenmiştiNewark'taki Delaney Hall ICE tesisinde tutulan yaklaşık 300 göçmen, tesisteki insanlık dışı kötü şartlar nedeniyle mayısta açlık grevi protestoları düzenlemişti.Protestoculara destek için bir grup gösterici tesisin önünde toplanmış, ICE'ın uygulamalarını ve tesisteki kötü gözaltı şartlarını protesto etmişti.ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ise Delaney Hall tesisine yönelik kötü muamele ve sağlık hizmeti eksikliği iddialarını asılsız olarak nitelendirerek, gözaltındakilere üç öğün yemek, sağlık hizmeti ve yasal süreçlere erişim sağlandığını savunuyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Abd Haberleri : ABD'nin New Jersey eyaletinde kötü şartlar nedeniyle protesto edilen Delaney Hall Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) gözaltı tesisinde bir göçmenin hayatını kaybettiği bildirildi.ICE tarafından New Jersey'deki Delaney Hall göçmen gözaltı merkezine ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, 18 Haziran'dan bu yana gözaltı merkezinde tutulan 41 yaşındaki El Salvadorlu Edwin Lopez-Cornejo'nun tıbbi acil durum yaşadığı ve hemen ardından 1 Ağustos'ta yaşamını yitirdiği belirtildi.Açıklamada ayrıca, Lopez-Cornejo'nun resmi ölüm nedeninin ayrıntılı tıbbi incelemelerin ardından belli olacağı kaydedildi.Öte yandan Demokrat politikacılar ve insan hakları grupları, daha önce insanlık dışı kötü şartlar nedeniyle protestolara sahne olan tesisteki ölümün önlenebilir olup olmadığına ilişkin kuşkuların olduğuna işaret etti.Demokrat Senatör Cory Booker, Bu, Delaney Hall'daki ilk ölüm değil ve önlem alınmadığı takdirde son da olmayacak. Tesisi ziyaret ettim ve koşullara kendi gözlerimle şahit oldum. Delaney Hall ivedilikle ve kalıcı olarak kapatılmalıdır. ifadelerini kullandı.Açlık grevi düzenlenmiştiNewark'taki Delaney Hall ICE tesisinde tutulan yaklaşık 300 göçmen, tesisteki insanlık dışı kötü şartlar nedeniyle mayısta açlık grevi protestoları düzenlemişti.Protestoculara destek için bir grup gösterici tesisin önünde toplanmış, ICE'ın uygulamalarını ve tesisteki kötü gözaltı şartlarını protesto etmişti.ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ise Delaney Hall tesisine yönelik kötü muamele ve sağlık hizmeti eksikliği iddialarını asılsız olarak nitelendirerek, gözaltındakilere üç öğün yemek, sağlık hizmeti ve yasal süreçlere erişim sağlandığını savunuyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İçme ve kullanma suyu havzalarının korunmasına ilişkin yönetmelikte değişiklik</title>
      <link>https://www.canligaste.com/icme-ve-kullanma-suyu-havzalarinin-korunmasina-iliskin-yonetmelikte-degisiklik/889058/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/icme-ve-kullanma-suyu-havzalarinin-korunmasina-iliskin-yonetmelikte-degisiklik/889058/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:51:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Yönetmelikle, havzaların korunmasına yönelik kurallar güncellenirken, havzalara zarar verecek faaliyetlere ilişkin tedbirler artırıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İçme ve kullanma suyu havzalarının korunmasına yönelik yönetmelikte düzenleme yapılarak, havzalara zarar verecek faaliyetlere ilişkin tedbirler artırıldı.Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan, İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.İçme ve kullanma suyu havzalarında, noktasal ve yayılı kaynaklı kirliliklerin önlenmesine yönelik tedbirler ilgili kurumlar tarafından alınacak. Söz konusu havzalarda teknik açıdan uygun olan ağaçlandırma, erozyon ve sediment taşınımı tedbirleri alınacak, bu faaliyetler orman alanlarında ise Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek. Havzalardaki koruma alanlarının sınırları, bilimsel temelli çalışmalara göre belirlenecek. Havza koruma alanları ile bu alanlara ait koruma hükümleri, kadastro paftalarına işlenecek ve tapu sicilinin beyanlar hanesinde belirtilecek.Büyükşehir belediyelerine içme ve kullanma suyu sağlanan kaynaklar için koruma planları, büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlüklerince hazırlanacak. Bunlar dışındaki yerleşimlere sağlanan kaynaklar için koruma planları, Bakanlık veya Bakanlığın koordinasyonunda ilgili idarece yürütülecek. Bakanlık, içme ve kullanma suyu havzalarının kalite ve miktar açısından korunması ve yapısal faaliyetlerin tespitine yönelik coğrafi bilgi sistemi altlıklı su veri tabanı oluşturacak. İdarelerle kurum ve kuruluşlar, yapılan denetimler ve idari işlemlere ilişkin bilgileri, ocak ve temmuz aylarında olmak üzere yılda iki kez dijital bilgi sistemine kaydedecek.Su yüzeyinde yapılacak yapılara sınırİçme ve kullanma suyu amaçlı yerüstü su kaynaklarının maksimum su seviyesine kadar olan su biriktirme alanını ifade eden su yüzeyinde, içme ve kullanma suyu teminiyle ilişkili teknik yapılar haricinde, hiçbir yapı yapılamayacak. Su yüzeyine arıtılsa dahi atıksuların doğrudan deşarjına izin verilmeyecek, doğrudan veya dolaylı olarak her türlü atık ve artıkların boşaltılması yasak olacak.İçme ve kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan tabii göl, baraj gölü ve göletlerde su ürünleri yetiştiriciliği tesislerine izin verilmeyecek.Devlet Su İşleri tarafından ekonomik bölge oluşturulan tabii göl, baraj gölü ve göletlerde, su ürünleri avcılığına ve maksimum su seviyesindeki göl alanı 75 bin hektardan büyük baraj göllerinde asgari su kotundaki göl alanının binde birine kadar alanda yetiştiriciliğe Bakanlıkça izin verilebilebilecek. İçme ve kullanma suyu alma yapısına 1000 metreden daha yakın olan alanlarda ve bu yapıların bulunduğu koylarda, su ürünleri yetiştiriciliği yapılmayacak.Akaryakıtla çalışan araçlar kullanılmayacakSu yüzeyinde yelkenli, kürekli, akümülatör veya elektrik ile çalışan vasıtalara, sallara ve bu kapsamda yapılacak sportif faaliyetlere, Bakanlığın uygun görüşü ile izin verilebilecek ama akaryakıt ile çalışan kayık, motor gibi araçların kullanılmasına izin verilmeyecek.Su yüzeyinde yeni yol, köprü, viyadük gibi yapılara izin verilmeyecek, yenilenebilir enerji santralleri dahil olmak üzere, hiçbir enerji santrali kurulmayacak.Mutlak koruma alanlarında yeni akaryakıt, gaz dolum, kara araçları için kullanılacak şarj dolum istasyonları ve kimyasal madde depoları ile sıvı ve katı yakıt depoları kurulmayacak. Mevcut istasyonlar, Türk Standardları Enstitüsünün ilgili standartlarına uygun hale getirilinceye kadar kapatılacak.Mevcut havza koruma planları, 1 yıl içinde yönetmelikle belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yeniden düzenlenecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İçme ve kullanma suyu havzalarının korunmasına yönelik yönetmelikte düzenleme yapılarak, havzalara zarar verecek faaliyetlere ilişkin tedbirler artırıldı.Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan, İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.İçme ve kullanma suyu havzalarında, noktasal ve yayılı kaynaklı kirliliklerin önlenmesine yönelik tedbirler ilgili kurumlar tarafından alınacak. Söz konusu havzalarda teknik açıdan uygun olan ağaçlandırma, erozyon ve sediment taşınımı tedbirleri alınacak, bu faaliyetler orman alanlarında ise Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek. Havzalardaki koruma alanlarının sınırları, bilimsel temelli çalışmalara göre belirlenecek. Havza koruma alanları ile bu alanlara ait koruma hükümleri, kadastro paftalarına işlenecek ve tapu sicilinin beyanlar hanesinde belirtilecek.Büyükşehir belediyelerine içme ve kullanma suyu sağlanan kaynaklar için koruma planları, büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlüklerince hazırlanacak. Bunlar dışındaki yerleşimlere sağlanan kaynaklar için koruma planları, Bakanlık veya Bakanlığın koordinasyonunda ilgili idarece yürütülecek. Bakanlık, içme ve kullanma suyu havzalarının kalite ve miktar açısından korunması ve yapısal faaliyetlerin tespitine yönelik coğrafi bilgi sistemi altlıklı su veri tabanı oluşturacak. İdarelerle kurum ve kuruluşlar, yapılan denetimler ve idari işlemlere ilişkin bilgileri, ocak ve temmuz aylarında olmak üzere yılda iki kez dijital bilgi sistemine kaydedecek.Su yüzeyinde yapılacak yapılara sınırİçme ve kullanma suyu amaçlı yerüstü su kaynaklarının maksimum su seviyesine kadar olan su biriktirme alanını ifade eden su yüzeyinde, içme ve kullanma suyu teminiyle ilişkili teknik yapılar haricinde, hiçbir yapı yapılamayacak. Su yüzeyine arıtılsa dahi atıksuların doğrudan deşarjına izin verilmeyecek, doğrudan veya dolaylı olarak her türlü atık ve artıkların boşaltılması yasak olacak.İçme ve kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan tabii göl, baraj gölü ve göletlerde su ürünleri yetiştiriciliği tesislerine izin verilmeyecek.Devlet Su İşleri tarafından ekonomik bölge oluşturulan tabii göl, baraj gölü ve göletlerde, su ürünleri avcılığına ve maksimum su seviyesindeki göl alanı 75 bin hektardan büyük baraj göllerinde asgari su kotundaki göl alanının binde birine kadar alanda yetiştiriciliğe Bakanlıkça izin verilebilebilecek. İçme ve kullanma suyu alma yapısına 1000 metreden daha yakın olan alanlarda ve bu yapıların bulunduğu koylarda, su ürünleri yetiştiriciliği yapılmayacak.Akaryakıtla çalışan araçlar kullanılmayacakSu yüzeyinde yelkenli, kürekli, akümülatör veya elektrik ile çalışan vasıtalara, sallara ve bu kapsamda yapılacak sportif faaliyetlere, Bakanlığın uygun görüşü ile izin verilebilecek ama akaryakıt ile çalışan kayık, motor gibi araçların kullanılmasına izin verilmeyecek.Su yüzeyinde yeni yol, köprü, viyadük gibi yapılara izin verilmeyecek, yenilenebilir enerji santralleri dahil olmak üzere, hiçbir enerji santrali kurulmayacak.Mutlak koruma alanlarında yeni akaryakıt, gaz dolum, kara araçları için kullanılacak şarj dolum istasyonları ve kimyasal madde depoları ile sıvı ve katı yakıt depoları kurulmayacak. Mevcut istasyonlar, Türk Standardları Enstitüsünün ilgili standartlarına uygun hale getirilinceye kadar kapatılacak.Mevcut havza koruma planları, 1 yıl içinde yönetmelikle belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yeniden düzenlenecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kuzey Kore'den RIMPAC tatbikatına yeni seviyede caydırıcılıkla karşılık verileceği mesajı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kuzey-kore-den-rimpac-tatbikatina-yeni-seviyede-caydiricilikla-karsilik-verilecegi-mesaji/889057/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kuzey-kore-den-rimpac-tatbikatina-yeni-seviyede-caydiricilikla-karsilik-verilecegi-mesaji/889057/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:51:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kuzey Kore / Pyongyang yönetimi, 24 Haziran-31 Temmuz'da düzenlenen çok uluslu RIMPAC 2026 deniz tatbikatını kınadı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kuzey Kore Haberleri : Kuzey Kore, Pasifik bölgesinde ABD öncülüğündeki çok uluslu RIMPAC deniz tatbikatına yeni bir seviyede caydırıcılıkla karşılık vereceğini bildirdi.Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberinde, Pyongyang yönetiminin, 24 Haziran-31 Temmuz'da düzenlenen RIMPAC 2026 deniz tatbikatını kınadığı ifade edildi.Tatbikatın, bölgede saldırganlığın savaş provası olarak nitelendirildiği haberde, Kuzey Kore'nin buna yeni bir seviyede caydırıcılıkla karşılık vereceği belirtildi.Haberde, Güney Kore ve Japonya'nın da roller üstlendiği tatbikata yönelik ABD'nin Pasifik'te mutlak bir askeri hegemonya kurma girişimi nitelendirmesi yapıldı.Kısaca RIMPAC olarak bilinen ve iki yılda bir düzenlenen Pasifik Kıyısı (Rim of the Pacific), dünyanın en büyük çok uluslu deniz savaş tatbikatı olarak kabul ediliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kuzey Kore Haberleri : Kuzey Kore, Pasifik bölgesinde ABD öncülüğündeki çok uluslu RIMPAC deniz tatbikatına yeni bir seviyede caydırıcılıkla karşılık vereceğini bildirdi.Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberinde, Pyongyang yönetiminin, 24 Haziran-31 Temmuz'da düzenlenen RIMPAC 2026 deniz tatbikatını kınadığı ifade edildi.Tatbikatın, bölgede saldırganlığın savaş provası olarak nitelendirildiği haberde, Kuzey Kore'nin buna yeni bir seviyede caydırıcılıkla karşılık vereceği belirtildi.Haberde, Güney Kore ve Japonya'nın da roller üstlendiği tatbikata yönelik ABD'nin Pasifik'te mutlak bir askeri hegemonya kurma girişimi nitelendirmesi yapıldı.Kısaca RIMPAC olarak bilinen ve iki yılda bir düzenlenen Pasifik Kıyısı (Rim of the Pacific), dünyanın en büyük çok uluslu deniz savaş tatbikatı olarak kabul ediliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/kuzey-kore-den-rimpac-tatbikatina-yeni-seviyede-caydiricilikla-karsilik-verilecegi-mesaji.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ÖZEL HABER GÜNDEMİ / 4 Ağustos 2026</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ozel-haber-gundemi-4-agustos-2026/889056/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ozel-haber-gundemi-4-agustos-2026/889056/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:48:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / ANADOLU AJANSI]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Kurucusu: Mustafa Kemal Atatürk / 6 Nisan 19201- Türk boğazlarından yılın ilk yarısında 40 binden fazla gemi geçtiİstanbul Boğazı&#039;ndan bu yılın ilk 6 ayında geçen gemi sayısı 19 bin 277, Çanakkale Boğazı&#039;ndan geçen gemi sayısı ise 20 bin 941 olarak hesaplandıBoğazlardan geçen gemilerin 13 bin 127&#039;si genel kargo, 7 bin 777&#039;si dökme yük, 5 bin 188&#039;i ise konteyner gemisi oldu(Mertkan Oruç/Ankara)2- Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hikmet Hacıyev'e göre, Ermenistan'daki anayasa değişikliği barışın önünü açabilir:Ermenistan anayasasında Azerbaycan&#039;a karşı bir toprak iddiası konusu var. Biz de onun yeni anayasada olmamasını, yani çıkarılmasını bekliyoruz. Ermenistan tarafından da böyle niyetler var(Muhammet Tarhan/Bakü) (Fotoğraflı/Görüntülü)3- BTM girişimleri yılın ilk yarısında 11 milyon dolarlık yatırım çektiİTO ve BTM Başkanı Şekib Avdagiç:Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’ndeki girişimler ilk altı ayda 11 milyon dolarlık yatırım çekti. Bugüne kadar yatırım alan toplam BTM girişimi sayısı 143&#039;e ulaştı. 10 yılda BTM girişimlerinin aldığı toplam yatırım 66 milyon doları, toplam değerleme 560 milyon doları aştıBTM’nin uyguladığı iki özel program sayesinde gençler ve kadınlar girişimcilik yolculuklarına ilk adımlarını atıyor. Genç girişimciliği erken yaşta desteklemeyi stratejik önceliklerimiz arasında görüyoruz(Kaan Ulu/İstanbul) (Fotoğraflı)4- Başkentten 7 ayda 10,8 milyar dolarla rekor ihracatAnkara&#039;dan ocak-temmuz döneminde ABD&#039;ye 865 milyon 739 bin dolar, Slovakya&#039;ya 786 milyon 748 bin dolar ve Ukrayna&#039;ya 736 milyon 761 bin dolar tutarında ihracat yapıldıBu dönemde yapılan ihracatta ilk sırada 1 milyar 253 milyon 66 bin dolarla elektrik ve elektronik sektörü yer aldı(Serhat Tutak/Ankara)5- Tarım emtia piyasasında geçen ay buğday rüzgarı estiBuğdayın kile başına fiyatı temmuz ayında 7,1125 dolarla Mayıs 2024&#039;ten bu yana en yüksek seviyeyi gördüVadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen:El Nino hava olayına ilişkin riskler buğday fiyatları üzerinde etkili oluyor(Burhan Sansarlıoğlu/İstanbul)6- Mimar Sinan'ın mirası Su Kemeri Vadisi ile kültür ve yaşam alanına dönüşüyorEsenler&#039;deki 467 yıllık tarihi Avasköy Su Kemeri çevresinde yapılan çalışmalarla hayata geçirilen vadide, yürüyüş ve bisiklet yolları, dinlenme alanları ile sosyal tesisin yanı sıra İstanbul&#039;un su medeniyetini anlatacak Su Müzesi ve Çocuk Köyü&#039;nün yapımı için çalışmalar sürüyorEsenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu:Şehirler gelenekleriyle yaşarlar. İnsanlar yaşadığı şehrin hikayesini bilirlerse o hikayeyle kendini bütünleştirirler. Biz de Esenler&#039;in tarihi hafızasını öne çıkartarak onu hatırlatarak burada yaşayan insanlara anlatmaya çalışıyoruz(Mücahit Türetken/İstanbul) (Fotoğraflı-Görüntülü)7- Yapay zeka araçlarındaki seçenek fazlalığı yapay zeka yorgunluğuna neden olabiliyorGalatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yaşar Şekerci:Yapay zeka araçlarının hepsini deneyeceğim, hepsini kullanacağım, bütün araçları deneyip hareket edeceğim derseniz, bu durum yapay zeka yorgunluğuna (AI Fatigue) neden olur(Asude Köklü-Zeynep Hafsa Mesten/İstanbul) (Fotoğraflı)8- Galatasaray, NBA Avrupa'da yer almak için gün sayıyor:Sarı-kırmızılı kulübün erkek basketboldan sorumlu yöneticisi Mecit Mert Çetinkaya:Galatasaray'ın NBA Avrupa'ya katılması basketbolda çağ atlaması, bambaşka bir evreye geçmesi demek. Tüm mücadelemiz de bundan sonra bununla ilgili olacak. Eğer bu işin matematiğini de uydurabilirsek umarım önümüzdeki sene Galatasaray NBA Avrupa'da yer alan ilk Türk takımı olacakHem NBA Avrupa&#039;ya girmemiz hem de Aslantepe projesindeki basketbol salonumuzun bitirilmesiyle Galatasaray&#039;da başta basketbol olmak üzere diğer bütün amatör branşlar çok hızlı bir şekilde gelişecektirSavaşan, direnen ve mücadele eden bir Galatasaray oluşturmak için uğraşıyoruz. Oyuncu seçerken de takımı kurarken de bu özellikleri ilk planda düşünerek transferler yapıyoruzŞu an bir 5 numarayla anlaşmak üzereyiz, yine bir Avrupa Ligi oyuncusu. Ondan sonra iki oyuncu daha alma planımız var. Bunlardan bir tanesi oyun kurucu ve skorer, diğeri de yine bir 5 numara(Emrah Oktay/İstanbul) (Fotoğraflı-Görüntülü)9- Motosikletin Öncü kardeşleri zirveye sürüyorİkiz kardeşler Deniz ve Can Öncü&#039;nün çocuk yaşta başladıkları motosiklet serüveni, dünya şampiyonalarında zirve hedefiyle devam ediyorDeniz Öncü:En büyük meydan okuma sakatlıktan geri dönmekti ve bunu başardıkHedefim yeniden yarışlar kazanıp MotoGP'de Toprak Razgatlıoğlu abimle beraber yarışmakCan Öncü:Hayalim Kenan Sofuoğlu abim gibi 5 kez dünya şampiyonu olmakSüpersport&#039;ta şampiyonluk hedefinden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz(Fatih Çakmak/Ankara) (Fotoğraflı-Görüntülü)***Anadolu Ajansının yayımladığı haber, video, fotoğraf, grafik ile internet için oluşturduğu içerikler, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz. Abonelerimiz de sözleşme kapsamı dışında bu yayınları çoğaltamaz, başka kurum ve kuruluşlara aktaramaz. Aykırı davrananlar hakkında hukuki ve cezai her türlü başvuru hakkımız saklıdır.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Kurucusu: Mustafa Kemal Atatürk / 6 Nisan 19201- Türk boğazlarından yılın ilk yarısında 40 binden fazla gemi geçtiİstanbul Boğazı&#039;ndan bu yılın ilk 6 ayında geçen gemi sayısı 19 bin 277, Çanakkale Boğazı&#039;ndan geçen gemi sayısı ise 20 bin 941 olarak hesaplandıBoğazlardan geçen gemilerin 13 bin 127&#039;si genel kargo, 7 bin 777&#039;si dökme yük, 5 bin 188&#039;i ise konteyner gemisi oldu(Mertkan Oruç/Ankara)2- Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hikmet Hacıyev'e göre, Ermenistan'daki anayasa değişikliği barışın önünü açabilir:Ermenistan anayasasında Azerbaycan&#039;a karşı bir toprak iddiası konusu var. Biz de onun yeni anayasada olmamasını, yani çıkarılmasını bekliyoruz. Ermenistan tarafından da böyle niyetler var(Muhammet Tarhan/Bakü) (Fotoğraflı/Görüntülü)3- BTM girişimleri yılın ilk yarısında 11 milyon dolarlık yatırım çektiİTO ve BTM Başkanı Şekib Avdagiç:Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’ndeki girişimler ilk altı ayda 11 milyon dolarlık yatırım çekti. Bugüne kadar yatırım alan toplam BTM girişimi sayısı 143&#039;e ulaştı. 10 yılda BTM girişimlerinin aldığı toplam yatırım 66 milyon doları, toplam değerleme 560 milyon doları aştıBTM’nin uyguladığı iki özel program sayesinde gençler ve kadınlar girişimcilik yolculuklarına ilk adımlarını atıyor. Genç girişimciliği erken yaşta desteklemeyi stratejik önceliklerimiz arasında görüyoruz(Kaan Ulu/İstanbul) (Fotoğraflı)4- Başkentten 7 ayda 10,8 milyar dolarla rekor ihracatAnkara&#039;dan ocak-temmuz döneminde ABD&#039;ye 865 milyon 739 bin dolar, Slovakya&#039;ya 786 milyon 748 bin dolar ve Ukrayna&#039;ya 736 milyon 761 bin dolar tutarında ihracat yapıldıBu dönemde yapılan ihracatta ilk sırada 1 milyar 253 milyon 66 bin dolarla elektrik ve elektronik sektörü yer aldı(Serhat Tutak/Ankara)5- Tarım emtia piyasasında geçen ay buğday rüzgarı estiBuğdayın kile başına fiyatı temmuz ayında 7,1125 dolarla Mayıs 2024&#039;ten bu yana en yüksek seviyeyi gördüVadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen:El Nino hava olayına ilişkin riskler buğday fiyatları üzerinde etkili oluyor(Burhan Sansarlıoğlu/İstanbul)6- Mimar Sinan'ın mirası Su Kemeri Vadisi ile kültür ve yaşam alanına dönüşüyorEsenler&#039;deki 467 yıllık tarihi Avasköy Su Kemeri çevresinde yapılan çalışmalarla hayata geçirilen vadide, yürüyüş ve bisiklet yolları, dinlenme alanları ile sosyal tesisin yanı sıra İstanbul&#039;un su medeniyetini anlatacak Su Müzesi ve Çocuk Köyü&#039;nün yapımı için çalışmalar sürüyorEsenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu:Şehirler gelenekleriyle yaşarlar. İnsanlar yaşadığı şehrin hikayesini bilirlerse o hikayeyle kendini bütünleştirirler. Biz de Esenler&#039;in tarihi hafızasını öne çıkartarak onu hatırlatarak burada yaşayan insanlara anlatmaya çalışıyoruz(Mücahit Türetken/İstanbul) (Fotoğraflı-Görüntülü)7- Yapay zeka araçlarındaki seçenek fazlalığı yapay zeka yorgunluğuna neden olabiliyorGalatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yaşar Şekerci:Yapay zeka araçlarının hepsini deneyeceğim, hepsini kullanacağım, bütün araçları deneyip hareket edeceğim derseniz, bu durum yapay zeka yorgunluğuna (AI Fatigue) neden olur(Asude Köklü-Zeynep Hafsa Mesten/İstanbul) (Fotoğraflı)8- Galatasaray, NBA Avrupa'da yer almak için gün sayıyor:Sarı-kırmızılı kulübün erkek basketboldan sorumlu yöneticisi Mecit Mert Çetinkaya:Galatasaray'ın NBA Avrupa'ya katılması basketbolda çağ atlaması, bambaşka bir evreye geçmesi demek. Tüm mücadelemiz de bundan sonra bununla ilgili olacak. Eğer bu işin matematiğini de uydurabilirsek umarım önümüzdeki sene Galatasaray NBA Avrupa'da yer alan ilk Türk takımı olacakHem NBA Avrupa&#039;ya girmemiz hem de Aslantepe projesindeki basketbol salonumuzun bitirilmesiyle Galatasaray&#039;da başta basketbol olmak üzere diğer bütün amatör branşlar çok hızlı bir şekilde gelişecektirSavaşan, direnen ve mücadele eden bir Galatasaray oluşturmak için uğraşıyoruz. Oyuncu seçerken de takımı kurarken de bu özellikleri ilk planda düşünerek transferler yapıyoruzŞu an bir 5 numarayla anlaşmak üzereyiz, yine bir Avrupa Ligi oyuncusu. Ondan sonra iki oyuncu daha alma planımız var. Bunlardan bir tanesi oyun kurucu ve skorer, diğeri de yine bir 5 numara(Emrah Oktay/İstanbul) (Fotoğraflı-Görüntülü)9- Motosikletin Öncü kardeşleri zirveye sürüyorİkiz kardeşler Deniz ve Can Öncü&#039;nün çocuk yaşta başladıkları motosiklet serüveni, dünya şampiyonalarında zirve hedefiyle devam ediyorDeniz Öncü:En büyük meydan okuma sakatlıktan geri dönmekti ve bunu başardıkHedefim yeniden yarışlar kazanıp MotoGP'de Toprak Razgatlıoğlu abimle beraber yarışmakCan Öncü:Hayalim Kenan Sofuoğlu abim gibi 5 kez dünya şampiyonu olmakSüpersport&#039;ta şampiyonluk hedefinden hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz(Fatih Çakmak/Ankara) (Fotoğraflı-Görüntülü)***Anadolu Ajansının yayımladığı haber, video, fotoğraf, grafik ile internet için oluşturduğu içerikler, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz. Abonelerimiz de sözleşme kapsamı dışında bu yayınları çoğaltamaz, başka kurum ve kuruluşlara aktaramaz. Aykırı davrananlar hakkında hukuki ve cezai her türlü başvuru hakkımız saklıdır.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/ozel-haber-gundemi-4-agustos-2026.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul'da uyuşturucu operasyonunda 5 şüpheli yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-da-uyusturucu-operasyonunda-5-supheli-yakalandi/889055/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-da-uyusturucu-operasyonunda-5-supheli-yakalandi/889055/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:48:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / İstanbul'da sokak satıcılarına yönelik uyuşturucu operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul'da sokak satıcılarına yönelik uyuşturucu operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sokak satıcısı olarak bilinen uyuşturucu ticareti yapan şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı.Gaziosmanpaşa başta olmak üzere kent genelinde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 5 şüpheli gözaltına alındı.Zanlılar, işlemleri için emniyet müdürlüğüne götürüldü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : İstanbul'da sokak satıcılarına yönelik uyuşturucu operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sokak satıcısı olarak bilinen uyuşturucu ticareti yapan şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı.Gaziosmanpaşa başta olmak üzere kent genelinde düzenlenen eş zamanlı operasyonda 5 şüpheli gözaltına alındı.Zanlılar, işlemleri için emniyet müdürlüğüne götürüldü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/istanbul-da-uyusturucu-operasyonunda-5-supheli-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Güney Kore'de ABD hava üssüne izinsiz giren 8 öğrenci aktivist gözaltına alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/guney-kore-de-abd-hava-ussune-izinsiz-giren-8-ogrenci-aktivist-gozaltina-alindi/889054/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/guney-kore-de-abd-hava-ussune-izinsiz-giren-8-ogrenci-aktivist-gozaltina-alindi/889054/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:48:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Güney Kore'de bulunan ABD'ye ait Osan Hava Üssü'ne izinsiz giren 8 öğrenci aktivist gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Güney Kore'de bulunan ABD'ye ait Osan Hava Üssü'ne izinsiz giren 8 öğrenci aktivist gözaltına alındı.Yonhap'ın haberine göre, aktivist öğrenciler, başkent Seul'ün yaklaşık 60 kilometre güneyindeki Pyeongtaek kentinde bulunan Osan Hava Üssü'nün ana giriş kapısından üs yerleşkesine girdi.Polis, aktivistlerden 6'sının ABD karşıtı sloganlar atarak yerleşkeye girdiğini, diğer 2 kişinin ise girişte durdurulduğunu belirtti.ABD Kore Kuvvetleri (USFK), aktivistleri olay yerinde gözaltına aldıktan sonra Güney Kore polisine teslim etti.İzinsiz girişin nedeninin henüz belirlenemediğini söyleyen polis, şüpheliler hakkında soruşturma başlatılacağını aktardı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Güney Kore'de bulunan ABD'ye ait Osan Hava Üssü'ne izinsiz giren 8 öğrenci aktivist gözaltına alındı.Yonhap'ın haberine göre, aktivist öğrenciler, başkent Seul'ün yaklaşık 60 kilometre güneyindeki Pyeongtaek kentinde bulunan Osan Hava Üssü'nün ana giriş kapısından üs yerleşkesine girdi.Polis, aktivistlerden 6'sının ABD karşıtı sloganlar atarak yerleşkeye girdiğini, diğer 2 kişinin ise girişte durdurulduğunu belirtti.ABD Kore Kuvvetleri (USFK), aktivistleri olay yerinde gözaltına aldıktan sonra Güney Kore polisine teslim etti.İzinsiz girişin nedeninin henüz belirlenemediğini söyleyen polis, şüpheliler hakkında soruşturma başlatılacağını aktardı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/guney-kore-de-abd-hava-ussune-izinsiz-giren-8-ogrenci-aktivist-gozaltina-alindi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Avrupa borsaları pozitif seyrediyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/avrupa-borsalari-pozitif-seyrediyor/889053/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/avrupa-borsalari-pozitif-seyrediyor/889053/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:48:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Avrupa borsaları, şirket bilançolarından alınan olumlu sinyaller ve teknoloji şirketlerine yönelik iyimserliklerle pozitif seyrediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Avrupa borsaları, şirket bilançolarından alınan olumlu sinyaller ve teknoloji şirketlerine yönelik iyimserliklerle pozitif seyrediyor.Orta Doğu'daki görüşmeler hassas zeminde ilerlemesine karşın, hızlanan bilanço sezonunda teknoloji şirketlerinin iyi gelen finansal sonuçları Avrupa borsalarında risk iştahını destekliyor.Bu doğrultuda yapay zeka tabanlı veri analitiği yazılımları geliştiren ABD'li teknoloji şirketi Palantir'in genel olarak olumlu gelen bilançosu ve şirketin gelecek döneme ilişkin gelir tahminlerini artırması piyasalarda iyimser beklentileri öne çıkardı.Öte yandan, bugün önemli teknoloji şirketlerinin finansal sonuçları yakından izlenecek. Bu şirketlerden halka arz sonrası ilk çeyrek bilançosunu açıklayacak SpaceX ve Advanced Micro Devices'ın (AMD) finansal sonuçları yatırımcıların odağında olacak.Diğer taraftan Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Madrid ve Rabat'ın İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı olan Sebte'ye (Ceuta) yönelik düzensiz göç girişimlerinin ardından geri dönüş işlemlerini hızlı şekilde yürütmelerini överek, tarafların İspanya ana karası ve Avrupa'ya yönelik yasa dışı hareketleri başarılı şekilde engellediğini belirtti.Bu gelişmelerle, Avrupa piyasalarında saat 10.30 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,6 yükselişle 656 puanda, İngiltere'de FTSE 100 endeksi önceki kapanışa göre yüzde 0,5 artışla 10.915 puanda seyrediyor.Almanya'da DAX 40 endeksi önceki kapanışa göre yüzde 0,8 primle 26.243 puanda, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1 artışla 53.398 puanda, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,4 primle 8.651 puanda ve İspanya'da IBEX 35 endeksi yüzde 0,1 değer kazancıyla 19.999 puanda bulunuyor.Analistler, günün geri kalanında Avro Bölgesi'nde veri gündeminin sakin olduğunu belirterek, jeopolitik gelişmelerin yatırımcıların odağında olduğunu söyledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Avrupa borsaları, şirket bilançolarından alınan olumlu sinyaller ve teknoloji şirketlerine yönelik iyimserliklerle pozitif seyrediyor.Orta Doğu'daki görüşmeler hassas zeminde ilerlemesine karşın, hızlanan bilanço sezonunda teknoloji şirketlerinin iyi gelen finansal sonuçları Avrupa borsalarında risk iştahını destekliyor.Bu doğrultuda yapay zeka tabanlı veri analitiği yazılımları geliştiren ABD'li teknoloji şirketi Palantir'in genel olarak olumlu gelen bilançosu ve şirketin gelecek döneme ilişkin gelir tahminlerini artırması piyasalarda iyimser beklentileri öne çıkardı.Öte yandan, bugün önemli teknoloji şirketlerinin finansal sonuçları yakından izlenecek. Bu şirketlerden halka arz sonrası ilk çeyrek bilançosunu açıklayacak SpaceX ve Advanced Micro Devices'ın (AMD) finansal sonuçları yatırımcıların odağında olacak.Diğer taraftan Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Madrid ve Rabat'ın İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı olan Sebte'ye (Ceuta) yönelik düzensiz göç girişimlerinin ardından geri dönüş işlemlerini hızlı şekilde yürütmelerini överek, tarafların İspanya ana karası ve Avrupa'ya yönelik yasa dışı hareketleri başarılı şekilde engellediğini belirtti.Bu gelişmelerle, Avrupa piyasalarında saat 10.30 itibarıyla Stoxx Europe 600 gösterge endeksi yüzde 0,6 yükselişle 656 puanda, İngiltere'de FTSE 100 endeksi önceki kapanışa göre yüzde 0,5 artışla 10.915 puanda seyrediyor.Almanya'da DAX 40 endeksi önceki kapanışa göre yüzde 0,8 primle 26.243 puanda, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1 artışla 53.398 puanda, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,4 primle 8.651 puanda ve İspanya'da IBEX 35 endeksi yüzde 0,1 değer kazancıyla 19.999 puanda bulunuyor.Analistler, günün geri kalanında Avro Bölgesi'nde veri gündeminin sakin olduğunu belirterek, jeopolitik gelişmelerin yatırımcıların odağında olduğunu söyledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yunanistan-Türkiye Hackathonu İnovasyon Yarışması'na başvurular başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yunanistan-turkiye-hackathonu-inovasyon-yarismasi-na-basvurular-basladi/889052/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yunanistan-turkiye-hackathonu-inovasyon-yarismasi-na-basvurular-basladi/889052/</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:48:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kocaeli / Türkiye ve Yunanistan'daki gençler arasında inovasyonu, işbirliğini ve karşılıklı anlayışı teşvik etme amacıyla düzenlenen Yunanistan-Türkiye Hackathonu İnovasyon Yarışması için başvurular başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kocaeli Haberleri : Türkiye ve Yunanistan'daki gençler arasında inovasyonu, işbirliğini ve karşılıklı anlayışı teşvik etme amacıyla düzenlenen Yunanistan-Türkiye Hackathonu İnovasyon Yarışması için başvurular başladı.Bilişim Vadisinden yapılan açıklamaya göre, hackathon, Dışişleri ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıkları, Yunanistan Dijital Yönetişim ve Yapay Zeka ile Dışişleri bakanlıkları, Bilişim Vadisi ve Atina Ticaret ve Sanayi Odası (ACCI) bünyesindeki Atina Girişimcilik Kuluçka Merkezi (THEA) tarafından düzenleniyor.Bu yıl hackathon, yapay zeka temasıyla sağlık ve biyoteknoloji alanında inovasyon, afetlere dayanıklı akıllı şehir yönetimi, sürdürülebilir tarım, kişiselleştirilmiş seyahat ve akıllı turizm alanlarında yenilikçi çözümler üretmeyi hedefliyor.Bu kritik alanlara odaklanan yarışma, katılımcılara bugünün ve geleceğin zorluklarına yönelik yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirme fırsatı sunuyor.Yarışmaya, 18-35 yaş arasındaki gençler, üniversite öğrencileri, genç girişimciler ve araştırmacılar başvurabilecek.5 aydan kısa sürede tamamlanması planlanan etkinliğe fikirlerini sunan Türkiye'deki ekipler, Bilişim Vadisi'nin özel değerlendirme komitesi tarafından değerlendirilecek. Benzer değerlendirme süreci, Yunanistan'dan başvuran ekipler için THEA tarafından yürütülecek. Ardından her iki ülkeden seçilen 20'şer ekip eşleştirilerek toplam 20 karma takım oluşturulacak.Her karma takım, iki ülkeden mentörlerin desteğiyle nihai inovatif çözüm önerisini geliştirecek. Hazırlanan projeler, ortak jüri tarafından değerlendirilecek ve 10 takım yarı finale yükselmeye hak kazanacak.Hackathon'un yarı final etabı, 26 ve 27 Kasım'da Atina'da gerçekleştirilecek ve buradan 6 takım finale yükselecek. Final etabı ile ödül töreni ise 3 ve 4 Aralık'ta İstanbul'da düzenlenecek.Son başvuru tarihi 11 Eylül olarak belirlenen yarışmada ilk üçe giren takımlar para ödülü almaya hak kazanacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kocaeli Haberleri : Türkiye ve Yunanistan'daki gençler arasında inovasyonu, işbirliğini ve karşılıklı anlayışı teşvik etme amacıyla düzenlenen Yunanistan-Türkiye Hackathonu İnovasyon Yarışması için başvurular başladı.Bilişim Vadisinden yapılan açıklamaya göre, hackathon, Dışişleri ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıkları, Yunanistan Dijital Yönetişim ve Yapay Zeka ile Dışişleri bakanlıkları, Bilişim Vadisi ve Atina Ticaret ve Sanayi Odası (ACCI) bünyesindeki Atina Girişimcilik Kuluçka Merkezi (THEA) tarafından düzenleniyor.Bu yıl hackathon, yapay zeka temasıyla sağlık ve biyoteknoloji alanında inovasyon, afetlere dayanıklı akıllı şehir yönetimi, sürdürülebilir tarım, kişiselleştirilmiş seyahat ve akıllı turizm alanlarında yenilikçi çözümler üretmeyi hedefliyor.Bu kritik alanlara odaklanan yarışma, katılımcılara bugünün ve geleceğin zorluklarına yönelik yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler geliştirme fırsatı sunuyor.Yarışmaya, 18-35 yaş arasındaki gençler, üniversite öğrencileri, genç girişimciler ve araştırmacılar başvurabilecek.5 aydan kısa sürede tamamlanması planlanan etkinliğe fikirlerini sunan Türkiye'deki ekipler, Bilişim Vadisi'nin özel değerlendirme komitesi tarafından değerlendirilecek. Benzer değerlendirme süreci, Yunanistan'dan başvuran ekipler için THEA tarafından yürütülecek. Ardından her iki ülkeden seçilen 20'şer ekip eşleştirilerek toplam 20 karma takım oluşturulacak.Her karma takım, iki ülkeden mentörlerin desteğiyle nihai inovatif çözüm önerisini geliştirecek. Hazırlanan projeler, ortak jüri tarafından değerlendirilecek ve 10 takım yarı finale yükselmeye hak kazanacak.Hackathon'un yarı final etabı, 26 ve 27 Kasım'da Atina'da gerçekleştirilecek ve buradan 6 takım finale yükselecek. Final etabı ile ödül töreni ise 3 ve 4 Aralık'ta İstanbul'da düzenlenecek.Son başvuru tarihi 11 Eylül olarak belirlenen yarışmada ilk üçe giren takımlar para ödülü almaya hak kazanacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/yunanistan-turkiye-hackathonu-inovasyon-yarismasi-na-basvurular-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
