<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>İsrail ordusunun Gazze'de Filistinlilere açtığı ateş sonucu yaşlı bir kadın yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-ordusunun-gazze-de-filistinlilere-actigi-ates-sonucu-yasli-bir-kadin-yaralandi/901271/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-ordusunun-gazze-de-filistinlilere-actigi-ates-sonucu-yasli-bir-kadin-yaralandi/901271/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:54:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İsrail Ordusunun Gazze / Han Yunus'ta geçen hafta düzenlenen saldırıda yaralanan 21 yaşındaki Filistinli de yaşamını yitirdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İsrail Ordusunun Gazze Haberleri : İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta açtığı ateş sonucu yaşlı bir kadın yaralandı, geçen haftaki saldırıda ağır yaralanan 21 yaşındaki bir genç ise bugün yaşamını yitirdi.Görgü tanıklarının aktardığına göre, İsrail ordusu Han Yunus'un güneybatısında Filistinlilere ateş açtı. Açılan ateşte yaşlı bir kadın yaralandı.İsrail ordusu ayrıca Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi ile Cibaliya Mülteci Kampı'nı top atışlarıyla hedef aldı.İsrail askerleri, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampı'nda zorla yerinden edilen Filistinlilerin kaldığı evlere de yoğun şekilde ateş açtı.Geçen haftaki saldırıda ağır yaralanan 21 yaşındaki genç hayatını kaybettiÖte yandan hastane kaynakları, İsrail ordusunun geçen hafta Han Yunus'un batısındaki Emel Mahallesi'nde sivilleri hedef aldığı bombalı saldırıda ağır yaralanan 21 yaşındaki Muhammed Nasıreddin'in bu sabah hayatını kaybettiğini aktardı. İsrail, 10 Ekim 2025'ten bu yana yürürlükte olan ateşkese ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'ye yönelik saldırılarını durdurması çağrısına rağmen Gazze Şeridi'ni hedef almayı sürdürüyor.Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan son açıklamaya göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail'in saldırılarında 1313 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 361 kişi yaralandı. İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana süren saldırılarında ise toplam can kaybı 73 bin 449'a, yaralı sayısı 174 bin 472'ye ulaştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İsrail Ordusunun Gazze Haberleri : İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta açtığı ateş sonucu yaşlı bir kadın yaralandı, geçen haftaki saldırıda ağır yaralanan 21 yaşındaki bir genç ise bugün yaşamını yitirdi.Görgü tanıklarının aktardığına göre, İsrail ordusu Han Yunus'un güneybatısında Filistinlilere ateş açtı. Açılan ateşte yaşlı bir kadın yaralandı.İsrail ordusu ayrıca Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi ile Cibaliya Mülteci Kampı'nı top atışlarıyla hedef aldı.İsrail askerleri, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampı'nda zorla yerinden edilen Filistinlilerin kaldığı evlere de yoğun şekilde ateş açtı.Geçen haftaki saldırıda ağır yaralanan 21 yaşındaki genç hayatını kaybettiÖte yandan hastane kaynakları, İsrail ordusunun geçen hafta Han Yunus'un batısındaki Emel Mahallesi'nde sivilleri hedef aldığı bombalı saldırıda ağır yaralanan 21 yaşındaki Muhammed Nasıreddin'in bu sabah hayatını kaybettiğini aktardı. İsrail, 10 Ekim 2025'ten bu yana yürürlükte olan ateşkese ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'ye yönelik saldırılarını durdurması çağrısına rağmen Gazze Şeridi'ni hedef almayı sürdürüyor.Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan son açıklamaya göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail'in saldırılarında 1313 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 361 kişi yaralandı. İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana süren saldırılarında ise toplam can kaybı 73 bin 449'a, yaralı sayısı 174 bin 472'ye ulaştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/israil-ordusunun-gazze-de-filistinlilere-actigi-ates-sonucu-yasli-bir-kadin-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İzlanda'da halk, AB müzakerelerinin yeniden başlatılmasını istemiyor </title>
      <link>https://www.canligaste.com/izlanda-da-halk-ab-muzakerelerinin-yeniden-baslatilmasini-istemiyor/901270/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/izlanda-da-halk-ab-muzakerelerinin-yeniden-baslatilmasini-istemiyor/901270/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:39:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzlanda / İzlanda'da halkın yüzde 50'den fazlası, Avrupa Birliği (AB) müzakereleri yeniden başlatılsın mı? sorusunun yöneltildiği referandumda Hayır cevabını verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzlanda Haberleri : İzlanda'da halkın yüzde 50'den fazlası, Avrupa Birliği (AB) müzakereleri yeniden başlatılsın mı? sorusunun yöneltildiği referandumda Hayır cevabını verdi.İzlanda kamu yayın kuruluşu RUV'un paylaştığı verilere göre, yaklaşık 400 bin nüfuslu İzlanda'da dün yapılan referandumda yüzde 52,5'lik kesim, AB'ye üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılmasını istemedi.AB müzakereleri için düzenlenen referandumda oyların yüzde 70'e yakını sayıldı, yüzde 47,5 oranında Evet oyu çıktı.İzlanda Başbakanı Kristrun Frostadottir, yaptığı açıklamada, referanduma katılımdan son derece memnun olduğunu, hükümetin sonuca göre hareket edeceğini söyledi.Süreç askıya alınmıştıİzlanda, AB üyelik başvurusunu 2009'da yapmış, üyelik müzakerelerinin devam ettiği 2013'te AB karşıtı hükümetin başa gelmesiyle süreç askıya alınmıştı.Ülkede 2024'te yapılan son seçimde Sosyal Demokrat İttifakı liderliğinde kurulan koalisyon, müzakerelerin yeniden başlatılıp başlatılmaması konusunda referanduma gitme kararı almıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzlanda Haberleri : İzlanda'da halkın yüzde 50'den fazlası, Avrupa Birliği (AB) müzakereleri yeniden başlatılsın mı? sorusunun yöneltildiği referandumda Hayır cevabını verdi.İzlanda kamu yayın kuruluşu RUV'un paylaştığı verilere göre, yaklaşık 400 bin nüfuslu İzlanda'da dün yapılan referandumda yüzde 52,5'lik kesim, AB'ye üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılmasını istemedi.AB müzakereleri için düzenlenen referandumda oyların yüzde 70'e yakını sayıldı, yüzde 47,5 oranında Evet oyu çıktı.İzlanda Başbakanı Kristrun Frostadottir, yaptığı açıklamada, referanduma katılımdan son derece memnun olduğunu, hükümetin sonuca göre hareket edeceğini söyledi.Süreç askıya alınmıştıİzlanda, AB üyelik başvurusunu 2009'da yapmış, üyelik müzakerelerinin devam ettiği 2013'te AB karşıtı hükümetin başa gelmesiyle süreç askıya alınmıştı.Ülkede 2024'te yapılan son seçimde Sosyal Demokrat İttifakı liderliğinde kurulan koalisyon, müzakerelerin yeniden başlatılıp başlatılmaması konusunda referanduma gitme kararı almıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Muğla'da başladıktan sonra Antalya'ya sıçrayan orman yangını kontrol altına alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mugla-da-basladiktan-sonra-antalya-ya-sicrayan-orman-yangini-kontrol-altina-alindi/901268/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mugla-da-basladiktan-sonra-antalya-ya-sicrayan-orman-yangini-kontrol-altina-alindi/901268/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:36:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya / Muğla'nın Seydikemer ilçesinde başlayarak rüzgarın etkisiyle Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan orman yangını kontrol altına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri : Muğla'nın Seydikemer ilçesinde başlayarak rüzgarın etkisiyle Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan orman yangını kontrol altına alındı.Dün öğle saatlerinde Seydikemer ilçesi Korubükü Mahallesi yakınlarındaki tarım alanında çıkan yangın, şiddetli rüzgarın etkisiyle ormanlık alana yayıldı.Saklıkent Kanyonu yakınlarında çıkan yangın, kuzeyden esen kuvvetli rüzgarın etkisiyle kanyondan geçen dereyi aşarak Antalya'nın Kaş ilçesi sınırlarındaki ormanlık alana sıçradı.Yangında Palamut Mahallesi'ndeki bazı evler hasar gördü.Rüzgarın etkisiyle büyüyen alevler Çavdır Mahallesi'ne ulaştı. Tedbir amacıyla tahliye edilen mahallede bazı ev ve seralar yangında zarar gördü.Ekiplerin havadan ve karadan yoğun müdahalesi sonucu yangın kontrol altına alındı.Bölgede ekiplerin soğutma çalışmaları sürüyor.Orman Genel Müdürlüğünün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, Muğla'nın Seydikemer ilçesinde orman dışı alanda başlayarak, Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan yangını ekiplerimizin havadan ve karadan yoğun müdahalesi sonucunda kontrol altına aldık. Bölgede soğutma çalışmalarımız devam ediyor. Yangınla mücadelemize destek veren tüm kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize, gönüllülerimize ve vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz. ifadelerine yer verildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri : Muğla'nın Seydikemer ilçesinde başlayarak rüzgarın etkisiyle Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan orman yangını kontrol altına alındı.Dün öğle saatlerinde Seydikemer ilçesi Korubükü Mahallesi yakınlarındaki tarım alanında çıkan yangın, şiddetli rüzgarın etkisiyle ormanlık alana yayıldı.Saklıkent Kanyonu yakınlarında çıkan yangın, kuzeyden esen kuvvetli rüzgarın etkisiyle kanyondan geçen dereyi aşarak Antalya'nın Kaş ilçesi sınırlarındaki ormanlık alana sıçradı.Yangında Palamut Mahallesi'ndeki bazı evler hasar gördü.Rüzgarın etkisiyle büyüyen alevler Çavdır Mahallesi'ne ulaştı. Tedbir amacıyla tahliye edilen mahallede bazı ev ve seralar yangında zarar gördü.Ekiplerin havadan ve karadan yoğun müdahalesi sonucu yangın kontrol altına alındı.Bölgede ekiplerin soğutma çalışmaları sürüyor.Orman Genel Müdürlüğünün ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, Muğla'nın Seydikemer ilçesinde orman dışı alanda başlayarak, Antalya'nın Kaş ilçesine sıçrayan yangını ekiplerimizin havadan ve karadan yoğun müdahalesi sonucunda kontrol altına aldık. Bölgede soğutma çalışmalarımız devam ediyor. Yangınla mücadelemize destek veren tüm kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize, gönüllülerimize ve vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz. ifadelerine yer verildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/mugla-da-basladiktan-sonra-antalya-ya-sicrayan-orman-yangini-kontrol-altina-alindi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Şanlıurfa'da taşlı ve sopalı kavgada 6 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sanliurfa-da-tasli-ve-sopali-kavgada-6-kisi-yaralandi/901267/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sanliurfa-da-tasli-ve-sopali-kavgada-6-kisi-yaralandi/901267/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:36:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa / Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde çıkan taşlı ve sopalı kavgada 6 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Şanlıurfa Haberleri : Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde çıkan taşlı ve sopalı kavgada 6 kişi yaralandı.Hayati Harrani Mahallesi'nde iki grup arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan tartışma, taş ve sopaların kullanıldığı kavgaya dönüştü.İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.Kavgada yaralanan 6 kişi, ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı.Polis ekipleri, kavgaya karışanları yakalamak için çalışma başlattı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Şanlıurfa Haberleri : Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde çıkan taşlı ve sopalı kavgada 6 kişi yaralandı.Hayati Harrani Mahallesi'nde iki grup arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan tartışma, taş ve sopaların kullanıldığı kavgaya dönüştü.İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.Kavgada yaralanan 6 kişi, ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı.Polis ekipleri, kavgaya karışanları yakalamak için çalışma başlattı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/sanliurfa-da-tasli-ve-sopali-kavgada-6-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rusya: Ukrayna'da Sumi bölgesinde 2 yerleşim birimini ele geçirdik</title>
      <link>https://www.canligaste.com/rusya-ukrayna-da-sumi-bolgesinde-2-yerlesim-birimini-ele-gecirdik/901265/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/rusya-ukrayna-da-sumi-bolgesinde-2-yerlesim-birimini-ele-gecirdik/901265/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:27:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Rusya: Ukrayna / Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'da Sumi bölgesinde Velikiy Prikol ve Sadki yerleşim yerlerini ele geçirdiklerini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Rusya: Ukrayna Haberleri : Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'da Sumi bölgesinde Velikiy Prikol ve Sadki yerleşim yerlerini ele geçirdiklerini bildirdi.Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'da cephenin tüm yönlerinde ilerleme kaydettiği belirtildi.Açıklamada, Kuzey Askeri Kuvvetleri birlikleri, Velikiy Prikol ve Sadki yerleşim birimleri üzerinde kontrol sağladı. ifadesi kullanıldı.Bakanlık, dün, Ukrayna'da Sumi ve Donetsk bölgelerinde 3 yerleşim birimini ele geçirdiklerini duyurmuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Rusya: Ukrayna Haberleri : Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'da Sumi bölgesinde Velikiy Prikol ve Sadki yerleşim yerlerini ele geçirdiklerini bildirdi.Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'da cephenin tüm yönlerinde ilerleme kaydettiği belirtildi.Açıklamada, Kuzey Askeri Kuvvetleri birlikleri, Velikiy Prikol ve Sadki yerleşim birimleri üzerinde kontrol sağladı. ifadesi kullanıldı.Bakanlık, dün, Ukrayna'da Sumi ve Donetsk bölgelerinde 3 yerleşim birimini ele geçirdiklerini duyurmuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/rusya-ukrayna-da-sumi-bolgesinde-2-yerlesim-birimini-ele-gecirdik.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrailli Bakan Ben-Gvir, Filistinli kadın tutuklularla alay ettiği görüntüleri paylaştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israilli-bakan-ben-gvir-filistinli-kadin-tutuklularla-alay-ettigi-goruntuleri-paylasti/901264/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israilli-bakan-ben-gvir-filistinli-kadin-tutuklularla-alay-ettigi-goruntuleri-paylasti/901264/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:24:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Filistinli kadın tutukluların kaldığı hücreyi basarak, Bu durumda olmanızın sorumlusu benim ve bundan memnunum.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Filistinli kadın tutukluların kaldığı hücreyi basarak, Bu durumda olmanızın sorumlusu benim ve bundan memnunum. sözleriyle kadınlarla alay etti.Ben-Gvir, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, İsrail hapishanesinde Filistinli kadın tutukluların bulunduğu hücreyi bastığı anlara ilişkin görüntüleri paylaştı.Görüntülerde Filistinli bir kadın tutuklunun, hapishanedeki koşulların son derece kötü olduğunu ve en temel kişisel ihtiyaçlardan dahi mahrum bırakıldıklarını belirterek, Üç gün oldu banyo yapamadık. Kıyafetlerimiz temiz değil, şartlar çok kötü. dediği görülüyor.Ben-Gvir ise Hapishanedeki iyi günleriniz bitti. Artık durum bu. Bunların baş sorumlusu benim ve bundan memnunum. diyerek alay ediyor.Şartların iyileştirilmesini isteyen kadın tutukluya Ben-Gvir, Size neden yardım edeyim ki? şeklinde cevap veriyor.Burası otel değil diyerek alay etmiştiBen-Gvir'in Ulusal Güvenlik Bakanlığı görevine gelmesinden bu yana İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklulara yönelik hak ihlalleri giderek arttı.İsrailli Bakan, daha önce de birkaç kez Filistinli tutukluların bulunduğu İsrail hapishanelerini ziyaret ederek onlara hakaret etmiş, şartların iyileşmesini isteyen bir kadın tutukluya, Burası otel değil. demişti.Filistinli ve uluslararası insan hakları kuruluşlarına göre, İsrail hapishanelerinde 350'si çocuk, 94'ü kadın olmak üzere 9 bin 500'den fazla Filistinli tutuluyor.Açlık, işkence ve tıbbi ihmal gibi ağır koşullara maruz bırakılan onlarca Filistinli, İsrail hapishanelerindeki kötü muamele nedeniyle hayatını kaybetti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Filistinli kadın tutukluların kaldığı hücreyi basarak, Bu durumda olmanızın sorumlusu benim ve bundan memnunum. sözleriyle kadınlarla alay etti.Ben-Gvir, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, İsrail hapishanesinde Filistinli kadın tutukluların bulunduğu hücreyi bastığı anlara ilişkin görüntüleri paylaştı.Görüntülerde Filistinli bir kadın tutuklunun, hapishanedeki koşulların son derece kötü olduğunu ve en temel kişisel ihtiyaçlardan dahi mahrum bırakıldıklarını belirterek, Üç gün oldu banyo yapamadık. Kıyafetlerimiz temiz değil, şartlar çok kötü. dediği görülüyor.Ben-Gvir ise Hapishanedeki iyi günleriniz bitti. Artık durum bu. Bunların baş sorumlusu benim ve bundan memnunum. diyerek alay ediyor.Şartların iyileştirilmesini isteyen kadın tutukluya Ben-Gvir, Size neden yardım edeyim ki? şeklinde cevap veriyor.Burası otel değil diyerek alay etmiştiBen-Gvir'in Ulusal Güvenlik Bakanlığı görevine gelmesinden bu yana İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklulara yönelik hak ihlalleri giderek arttı.İsrailli Bakan, daha önce de birkaç kez Filistinli tutukluların bulunduğu İsrail hapishanelerini ziyaret ederek onlara hakaret etmiş, şartların iyileşmesini isteyen bir kadın tutukluya, Burası otel değil. demişti.Filistinli ve uluslararası insan hakları kuruluşlarına göre, İsrail hapishanelerinde 350'si çocuk, 94'ü kadın olmak üzere 9 bin 500'den fazla Filistinli tutuluyor.Açlık, işkence ve tıbbi ihmal gibi ağır koşullara maruz bırakılan onlarca Filistinli, İsrail hapishanelerindeki kötü muamele nedeniyle hayatını kaybetti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Rusya Savunma Bakanlığı: Ukrayna'nın enerji tesislerine saldırı hazırlıklarına başladık</title>
      <link>https://www.canligaste.com/rusya-savunma-bakanligi-ukrayna-nin-enerji-tesislerine-saldiri-hazirliklarina-basladik/901263/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/rusya-savunma-bakanligi-ukrayna-nin-enerji-tesislerine-saldiri-hazirliklarina-basladik/901263/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:24:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Moskova / Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'nın enerji tesislerine yönelik yoğun saldırı düzenleme hazırlıklarına başladıklarını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Moskova Haberleri : Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'nın enerji tesislerine yönelik yoğun saldırı düzenleme hazırlıklarına başladıklarını bildirdi.Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'nın askeri sanayi tesislerine yönelik saldırıları sürdürdüğü belirtildi.Gece başkent Kiev'de patlayıcı maddelerin depolanması için kullanılan asbestli çimento ürünleri fabrikasının insansız hava araçlarıyla (İHA) vurulduğu aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:Alınan talimatlar doğrultusunda, Rusya Silahlı Kuvvetleri, Kiev yönetiminin Rus sivil altyapısı ve yakıt enerji sektörüne yönelik devam eden saldırılarına karşılık Ukrayna'nın enerji tesislerine geniş çaplı saldırılar düzenleme konusunda hazırlıklara başladı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Moskova Haberleri : Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna'nın enerji tesislerine yönelik yoğun saldırı düzenleme hazırlıklarına başladıklarını bildirdi.Bakanlıktan yapılan açıklamada, Rus ordusunun Ukrayna'nın askeri sanayi tesislerine yönelik saldırıları sürdürdüğü belirtildi.Gece başkent Kiev'de patlayıcı maddelerin depolanması için kullanılan asbestli çimento ürünleri fabrikasının insansız hava araçlarıyla (İHA) vurulduğu aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:Alınan talimatlar doğrultusunda, Rusya Silahlı Kuvvetleri, Kiev yönetiminin Rus sivil altyapısı ve yakıt enerji sektörüne yönelik devam eden saldırılarına karşılık Ukrayna'nın enerji tesislerine geniş çaplı saldırılar düzenleme konusunda hazırlıklara başladı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/rusya-savunma-bakanligi-ukrayna-nin-enerji-tesislerine-saldiri-hazirliklarina-basladik.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>KARADENİZBİRLİK ayçiçeği alımlarına başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/karadenizbirlik-aycicegi-alimlarina-basladi/901261/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/karadenizbirlik-aycicegi-alimlarina-basladi/901261/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:21:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Karadeniz Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (KARADENİZBİRLİK), ayçiçeği alımlarına başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Karadeniz Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (KARADENİZBİRLİK), ayçiçeği alımlarına başladı.KARADENİZBİRLİK Genel Müdürü Ünal Erarslan, yazılı açıklamasında ayçiçeği alımlarıyla yağ üretiminin hızlanacağını ve talepler doğrultusunda üretimde artış yapılacağını belirtti.Sınırlı imkanlarına rağmen üreticilere yönelik hizmet ve desteklerini sürdürdüklerine işaret eden Erarslan, Bu kapsamda 2026 yılı ürün alımları öncesi üretici ortaklarımıza 122 milyon liralık ayni ve nakdi destekte bulunduk. Piyasa şartları çerçevesinde ayçiçeği alımlarında üreticiyi mağdur etmeyecek en iyi fiyatı uygulayacağız. Yeni sezonda ürün rekoltesinin yüksek olmasını bekliyoruz. İklim koşulları geçen yıla göre bu sezon çok daha iyi geçti. Geçen yılki kuraklığı yaşamadık. Bu nedenle rekoltenin yüksek olacağını düşünüyoruz. ifadelerini kullandı.Samsun, Çorum, Amasya, Tokat, Kırıkkale ve Kırşehir ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 12 kooperatifte ve alım merkezlerinde yeni sezon ürünleri almaya devam ettiklerini belirten Erarslan, şunları kaydetti:Bu sezonda yaklaşık 35 bin ton ürün almayı hedefliyoruz. KARADENİZBİRLİK, ülke ekonomisine katkı sunmaya devam ediyor. Birliğimiz, üreticisinden aldığı ham madde ile ürettiği yüzde 100 saf ve helal sertifikalı KARADENİZBİRLİK markalı ayçiçeği yağı ile de tüketiciye hizmet vermekte ve bu konuda piyasayı regüle ederek aşırı fiyat artışlarını önlemekte, bölge ve ülke ekonomisine de katkı sunmaktadır. Üretici kesiminin sürekli olarak yeterli gelir elde edebilmesi ve üretimin devamını sağlama çabalarına da devam etmekteyiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Karadeniz Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (KARADENİZBİRLİK), ayçiçeği alımlarına başladı.KARADENİZBİRLİK Genel Müdürü Ünal Erarslan, yazılı açıklamasında ayçiçeği alımlarıyla yağ üretiminin hızlanacağını ve talepler doğrultusunda üretimde artış yapılacağını belirtti.Sınırlı imkanlarına rağmen üreticilere yönelik hizmet ve desteklerini sürdürdüklerine işaret eden Erarslan, Bu kapsamda 2026 yılı ürün alımları öncesi üretici ortaklarımıza 122 milyon liralık ayni ve nakdi destekte bulunduk. Piyasa şartları çerçevesinde ayçiçeği alımlarında üreticiyi mağdur etmeyecek en iyi fiyatı uygulayacağız. Yeni sezonda ürün rekoltesinin yüksek olmasını bekliyoruz. İklim koşulları geçen yıla göre bu sezon çok daha iyi geçti. Geçen yılki kuraklığı yaşamadık. Bu nedenle rekoltenin yüksek olacağını düşünüyoruz. ifadelerini kullandı.Samsun, Çorum, Amasya, Tokat, Kırıkkale ve Kırşehir ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 12 kooperatifte ve alım merkezlerinde yeni sezon ürünleri almaya devam ettiklerini belirten Erarslan, şunları kaydetti:Bu sezonda yaklaşık 35 bin ton ürün almayı hedefliyoruz. KARADENİZBİRLİK, ülke ekonomisine katkı sunmaya devam ediyor. Birliğimiz, üreticisinden aldığı ham madde ile ürettiği yüzde 100 saf ve helal sertifikalı KARADENİZBİRLİK markalı ayçiçeği yağı ile de tüketiciye hizmet vermekte ve bu konuda piyasayı regüle ederek aşırı fiyat artışlarını önlemekte, bölge ve ülke ekonomisine de katkı sunmaktadır. Üretici kesiminin sürekli olarak yeterli gelir elde edebilmesi ve üretimin devamını sağlama çabalarına da devam etmekteyiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nijerya'nın Kano eyaletinde Mevlid-i Nebi için ilk kez atlı geçiş töreni düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nijerya-nin-kano-eyaletinde-mevlid-i-nebi-icin-ilk-kez-atli-gecis-toreni-duzenlendi/901260/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nijerya-nin-kano-eyaletinde-mevlid-i-nebi-icin-ilk-kez-atli-gecis-toreni-duzenlendi/901260/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:18:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Nijerya'nın Kano eyaletinde Mevlid-i Nebi dolayısıyla ilk kez geleneksel atlı geçiş töreni düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Nijerya'nın Kano eyaletinde Mevlid-i Nebi dolayısıyla ilk kez geleneksel atlı geçiş töreni düzenlendi.Kano Emiri Sanusi Lamido Sanusi'nin de katıldığı törende, geleneksel kıyafetler giyen atlılar, özenle süslenmiş atlarıyla geçiş yaptı.Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte Mevlid-i Nebi, dualar ve geleneksel törenlerle kutlandı.Törene katılan Ahmad Hassan Lolloki, yaptığı açıklamada, Mevlid-i Nebi dolayısıyla bir araya geldiklerini belirterek, Kano eyaletinde ilk kez bu kapsamda atlı bir tören düzenlenmesinin kendileri için büyük önem taşıdığını kaydetti.Lolloki, Peygamber sevgisi için burada toplandık. Kano eyaletinde Mevlid-i Nebi için ilk kez böyle bir tören düzenleniyor. Bu bizim için çok önemli. Allah'a şükrediyoruz. dedi.Katılımcılardan Umar Shehu Usman da etkinliğin düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Bugün çok mutluyuz. Bu bir ilk ancak son olmasını istemiyoruz. Bu geleneğin devam etmesini diliyoruz. ifadelerini kullandı.Kano eyaletinde İslami geleneklerle yerel kültürün bir arada yaşatıldığı etkinlik, vatandaşların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Nijerya'nın Kano eyaletinde Mevlid-i Nebi dolayısıyla ilk kez geleneksel atlı geçiş töreni düzenlendi.Kano Emiri Sanusi Lamido Sanusi'nin de katıldığı törende, geleneksel kıyafetler giyen atlılar, özenle süslenmiş atlarıyla geçiş yaptı.Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte Mevlid-i Nebi, dualar ve geleneksel törenlerle kutlandı.Törene katılan Ahmad Hassan Lolloki, yaptığı açıklamada, Mevlid-i Nebi dolayısıyla bir araya geldiklerini belirterek, Kano eyaletinde ilk kez bu kapsamda atlı bir tören düzenlenmesinin kendileri için büyük önem taşıdığını kaydetti.Lolloki, Peygamber sevgisi için burada toplandık. Kano eyaletinde Mevlid-i Nebi için ilk kez böyle bir tören düzenleniyor. Bu bizim için çok önemli. Allah'a şükrediyoruz. dedi.Katılımcılardan Umar Shehu Usman da etkinliğin düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Bugün çok mutluyuz. Bu bir ilk ancak son olmasını istemiyoruz. Bu geleneğin devam etmesini diliyoruz. ifadelerini kullandı.Kano eyaletinde İslami geleneklerle yerel kültürün bir arada yaşatıldığı etkinlik, vatandaşların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/nijerya-nin-kano-eyaletinde-mevlid-i-nebi-icin-ilk-kez-atli-gecis-toreni-duzenlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yemek masasına file gererek masa tenisine başlayan Ebubekir İnce, Avrupa'dan 3 madalyayla döndü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yemek-masasina-file-gererek-masa-tenisine-baslayan-ebubekir-ince-avrupa-dan-3-madalyayla-dondu/901259/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yemek-masasina-file-gererek-masa-tenisine-baslayan-ebubekir-ince-avrupa-dan-3-madalyayla-dondu/901259/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:12:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Sivas'ta okul seçmelerinde keşfedilip yaklaşık 1,5 yıl önce masa tenisine başlayan Ebubekir İnce, katıldığı İşitme Engelliler Avrupa Gençlik Oyunları'nda 3 madalya kazandı - Milli sporcu Ebubekir İnce: Kısa sürede büyük başarı elde ettim. Hedefim dünya şampiyonalarında ve olimpiyatlarda madalya kazanmak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- SERHAT ZAFER - Sivas'ta kardeşleriyle evlerinde eğlence amacıyla yemek masasına file gererek oynamaya başladığı masa tenisinde milli takıma seçilen Ebubekir İnce, İşitme Engelliler Avrupa Gençlik Oyunları'ndan 3 madalyayla döndü.Kentte yaşayan Enes İnce'nin dört çocuğundan biri olan 15 yaşındaki Ebubekir, işitme engelli olarak dünyaya geldi.Şehit Halil Kantarcı Özel Eğitim Meslek Lisesi 10. sınıf öğrencisi Ebubekir, kardeşleriyle eğlence amacıyla evlerindeki yemek masasına file kurarak masa tenisi oynamaya başladı.Okul seçmelerinde keşfedilen Ebubekir, yaklaşık 1,5 yıl önce başladığı masa tenisinde kısa sürede önemli başarılar elde etti.Almanya'nın Hannover kentinde 17-23 Ağustos tarihlerinde düzenlenen İşitme Engelliler Avrupa Gençlik Oyunları'nda Türkiye'yi temsil eden milli sporcu, 3 farklı kategoride altın, gümüş ve bronz madalya kazandı.Ebubekir, çift erkeklerde Rüzgar Alp Yalçınkaya ile birlikte altın, 16 yaş altı kategorisinde gümüş, karışık çiftlerde ise Elvin Oktay ile birlikte bronz madalyanın sahibi oldu.Çok çalışarak madalyalara ulaştıİşitme cihazı kullanan milli sporcu Ebubekir İnce, AA muhabirine, küçükken evlerindeki yemek masasında babası ve ağabeyi ile masa tenisi oynamaya başladığını söyledi.Okuldaki öğretmeninin yönlendirmesiyle Masa Tenisi Milli Takımı Antrenörü Erkan Deliktaş ile tanıştığını belirten Ebubekir, çok çalışarak madalyalara ulaştığını ifade etti.Hedefleri hakkında konuşan Ebubekir, Kısa sürede büyük başarı elde ettim. Hedefim dünya şampiyonalarında ve olimpiyatlarda madalya kazanmak. dedi.Ebubekir, masa tenisi sporunun çok güzel olduğunu vurgulayarak, engellileri spor yapmaya davet etti.Yetenek taramasında keşfedildiBaba Enes İnce de oğlunun küçük yaşlarda eğlence amacıyla yemek masasına file gererek kardeşleriyle ve kendisiyle masa tenisi oynamaya başladığını söyledi.Sonrasında kendi aralarında maçlar yapmaya başladıklarını anlatan İnce, okulda düzenlenen yetenek taramasında milli takım antrenörü Erkan Deliktaş'ın oğlu Ebubekir'i keşfettiğini belirtti.Oğlunun başarısının kendisini mutlu ettiğini aktaran İnce, Ebubekir'in evde eğlence amaçlı maçlar yapmaya devam ettiğini dile getirdi.- Ebubekir'den umutluyuzGençlik ve Spor İl Müdürlüğü Masa Tenisi Antrenörü ve İşitme Engelliler Spor Federasyonu Milli Takım Antrenörü Erkan Deliktaş ise Ebubekir ile seçmeler için gittikleri okulda tanıştıklarını söyledi.Ailesi ve öğretmeniyle konuşarak Ebubekir'i yaklaşık 1,5 yıl önce bu sporla tanıştırdıklarını anlatan Deliktaş, sporcuyu haftanın 6 günü çift antrenman yaparak müsabakalara hazırladıklarını ifade etti.Ebubekir'in kentte ilk kez katıldığı Okullar Türkiye Şampiyonası'nda altın madalya kazandığını vurgulayan Deliktaş, Avrupa'da da önemli derece elde ettiğini kaydetti.Deliktaş, sporcusunun başarısından büyük mutluluk duyduğunu belirterek, Bundan sonraki hedefimiz büyükler Avrupa Şampiyonası, dünya ve olimpiyat şampiyonluğu. Ebubekir'den umutluyuz. Ebubekir'i normal sporcularla da yarıştırıyoruz. 3-6 Eylül'de Ankara'da Gençler Bölge Takım müsabakaları var ve Ebubekir'i orada da yarıştıracağız. diye konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- SERHAT ZAFER - Sivas'ta kardeşleriyle evlerinde eğlence amacıyla yemek masasına file gererek oynamaya başladığı masa tenisinde milli takıma seçilen Ebubekir İnce, İşitme Engelliler Avrupa Gençlik Oyunları'ndan 3 madalyayla döndü.Kentte yaşayan Enes İnce'nin dört çocuğundan biri olan 15 yaşındaki Ebubekir, işitme engelli olarak dünyaya geldi.Şehit Halil Kantarcı Özel Eğitim Meslek Lisesi 10. sınıf öğrencisi Ebubekir, kardeşleriyle eğlence amacıyla evlerindeki yemek masasına file kurarak masa tenisi oynamaya başladı.Okul seçmelerinde keşfedilen Ebubekir, yaklaşık 1,5 yıl önce başladığı masa tenisinde kısa sürede önemli başarılar elde etti.Almanya'nın Hannover kentinde 17-23 Ağustos tarihlerinde düzenlenen İşitme Engelliler Avrupa Gençlik Oyunları'nda Türkiye'yi temsil eden milli sporcu, 3 farklı kategoride altın, gümüş ve bronz madalya kazandı.Ebubekir, çift erkeklerde Rüzgar Alp Yalçınkaya ile birlikte altın, 16 yaş altı kategorisinde gümüş, karışık çiftlerde ise Elvin Oktay ile birlikte bronz madalyanın sahibi oldu.Çok çalışarak madalyalara ulaştıİşitme cihazı kullanan milli sporcu Ebubekir İnce, AA muhabirine, küçükken evlerindeki yemek masasında babası ve ağabeyi ile masa tenisi oynamaya başladığını söyledi.Okuldaki öğretmeninin yönlendirmesiyle Masa Tenisi Milli Takımı Antrenörü Erkan Deliktaş ile tanıştığını belirten Ebubekir, çok çalışarak madalyalara ulaştığını ifade etti.Hedefleri hakkında konuşan Ebubekir, Kısa sürede büyük başarı elde ettim. Hedefim dünya şampiyonalarında ve olimpiyatlarda madalya kazanmak. dedi.Ebubekir, masa tenisi sporunun çok güzel olduğunu vurgulayarak, engellileri spor yapmaya davet etti.Yetenek taramasında keşfedildiBaba Enes İnce de oğlunun küçük yaşlarda eğlence amacıyla yemek masasına file gererek kardeşleriyle ve kendisiyle masa tenisi oynamaya başladığını söyledi.Sonrasında kendi aralarında maçlar yapmaya başladıklarını anlatan İnce, okulda düzenlenen yetenek taramasında milli takım antrenörü Erkan Deliktaş'ın oğlu Ebubekir'i keşfettiğini belirtti.Oğlunun başarısının kendisini mutlu ettiğini aktaran İnce, Ebubekir'in evde eğlence amaçlı maçlar yapmaya devam ettiğini dile getirdi.- Ebubekir'den umutluyuzGençlik ve Spor İl Müdürlüğü Masa Tenisi Antrenörü ve İşitme Engelliler Spor Federasyonu Milli Takım Antrenörü Erkan Deliktaş ise Ebubekir ile seçmeler için gittikleri okulda tanıştıklarını söyledi.Ailesi ve öğretmeniyle konuşarak Ebubekir'i yaklaşık 1,5 yıl önce bu sporla tanıştırdıklarını anlatan Deliktaş, sporcuyu haftanın 6 günü çift antrenman yaparak müsabakalara hazırladıklarını ifade etti.Ebubekir'in kentte ilk kez katıldığı Okullar Türkiye Şampiyonası'nda altın madalya kazandığını vurgulayan Deliktaş, Avrupa'da da önemli derece elde ettiğini kaydetti.Deliktaş, sporcusunun başarısından büyük mutluluk duyduğunu belirterek, Bundan sonraki hedefimiz büyükler Avrupa Şampiyonası, dünya ve olimpiyat şampiyonluğu. Ebubekir'den umutluyuz. Ebubekir'i normal sporcularla da yarıştırıyoruz. 3-6 Eylül'de Ankara'da Gençler Bölge Takım müsabakaları var ve Ebubekir'i orada da yarıştıracağız. diye konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yapay zeka için diplomasi trafiği artacak, vitrin İstanbul olacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yapay-zeka-icin-diplomasi-trafigi-artacak-vitrin-istanbul-olacak/901257/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yapay-zeka-icin-diplomasi-trafigi-artacak-vitrin-istanbul-olacak/901257/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Türkiye, 2027 sonuna kadar en az 5 ülkeyle ikili yapay zeka işbirliği çerçeve anlaşması imzalayacak, 3 uluslararası kurumla mutabakat sağlayacak - Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı, D8 ve bölgesel kuruluşlarla ortak yapay zeka altyapıları, modelleri ve kapasite geliştirme programları yürütülecek, İstanbul yapay zeka buluşmalarının kalbi olacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : ZEYNEP DUYAR - Türkiye, yapay zeka alanında küresel standartların belirlenmesinde etkin rol üstlenmek, yerli ürün ve modellerin ihracatını kolaylaştırmak ve bölgesel liderliğini güçlendirmek amacıyla uluslararası kuruluşlar ve ülkeler arasında mekik diplomasisini artırıyor.AA muhabirinin edindiği bilgiye göre ilgili kurum ve kuruluşlar, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinesinde yürütülen 2026-2030 dönemi Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında uluslararası işbirliği ve diplomasi hedeflerine odaklandı.Türkiye, OECD Yapay Zeka İlkeleri ve Küresel Yapay Zeka Güvenliği Ağı başta olmak üzere Birleşmiş Milletler (BM) ve G20 platformlarındaki yapay zeka gündemine katkısını sürdürecek. ISO/IEC, ITU ve UNESCO gibi standart ve etik yönetişim platformlarında yürütülen çalışmalara teknik katkı sağlanacak.Yapay zeka alanında ikili ve bölgesel teknoloji ittifakları, veri anlaşmaları ve hesaplama kaynaklarının paylaşımına yönelik çerçeve anlaşmalar geliştirilecek. Hedef pazarlarda Türkiye'nin yapay zeka ürünleri ve sektörel temel modelleri için karşılıklı tanıma ve uygunluk işbirliği mekanizmaları oluşturulacak.En az 5 ülkeyle ikili anlaşmaTürkiye'nin 2027 sonuna kadar en az 5 ülkeyle ikili yapay zeka işbirliği çerçeve anlaşması imzalaması, en az 3 uluslararası kurumla mutabakat anlaşması yapması ve en az 3 hedef pazarda yapay zeka ürün ve model ihracatına yönelik karşılıklı tanıma veya uygunluk işbirliği başlatması hedefleniyor.OECD, G20, BM, ISO/IEC, ITU ve UNESCO süreçlerinde Türkiye tarafından teknik görüş veya pozisyon belgesi sunulacak, ortak bildirilere katkı ya da çalışma gruplarına katılım sağlanacak.Uluslararası işbirliklerinin başarısı, yalnızca imzalanan anlaşmalarla ölçülmeyecek. Her işbirliğinde teknik çalışma grubu, ortak test protokolü, karşılıklı tanıma mekanizması, ortak proje çağrısı, veri ve hesaplama paylaşımı çerçevesi veya ihracatı kolaylaştıran somut çıktılar aranacak. Sonuçlar, yıllık ilerleme raporlarıyla izlenecek.Veri ve hesaplama paylaşımında KVKK, uluslararası veri koruma yükümlülükleri, veri egemenliği, karşılıklılık, ulusal güvenlik, ticari sır ve fikri mülkiyet ilkeleri gözetilecek.Türk Dilleri Büyük Dil Modeli, 2027 sonuna kadar üretim ortamına alınacakTürkiye, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), D8 ve bölgesel ortaklarla kapasite geliştirme programları yürüterek güvenilir yapay zeka çözümlerinin bölgesel yayılımında köprü rolü üstlenecek.Bölgesel işbirliklerinin, geniş kapsamlı çok taraflı programlardan önce sınırlı sayıda ülke ve somut kullanım senaryolarıyla pilot uygulamaları yapılacak. İlk aşamada ortak dil teknolojileri, kamuda yapay zeka okuryazarlığı, tarım ve enerjide dar kapsamlı pilot uygulamalar başlatılacak, başarılı modeller çok taraflı platformlara taşınacak.TDT üyesi en az 2 ülkeyle pilot çalışma başlatılarak Oğuz, Kıpçak ve Karluk dil ailelerini kapsayan ortak Türk Dilleri Büyük Dil Modeli geliştirilecek. Modelin eğitiminde ortak altyapı kullanılacak ve üye ülkelerin yüksek başarımlı hesaplama kapasitelerinden birlikte yararlanılacak.Model, kamu hizmetleri, eğitim, çeviri, bilgi erişimi ve kültürel miras uygulamalarında kullanılacak. Veri katkıları, fikri mülkiyet, lisanslama ve ticarileştirme koşulları ortak yönetişim protokolüyle belirlenecek. Modelin ilk versiyonunun 2027 sonuna kadar üretim ortamına alınması planlanıyor.D8 ülkeleriyle tarım, enerji, ticaret ve sanayi alanlarında ortak pilot projeler, İİT kapsamında ise güvenilir ve etik yapay zeka yönetişimi, kamu hizmetlerinde yapay zeka kapasitesi ve dijital okuryazarlık programları yürütülecek.Benzer iklim, dil ailesi veya sektörel yapıya sahip ülkelerle tarım, enerji ve sağlık alanlarında veri katalogları, ortak veri erişim mekanizmaları ve model adaptasyon programları oluşturulacak.Ortak veri merkezleri geliyorBölgesel ortaklarla veri merkezi yatırımları, paylaşımlı hesaplama kapasitesi ve veri yönetişimi modelleri üzerinde çalışılacak. TDT üyeleri, Körfez ülkeleri ve yakın coğrafyada enerji ve bağlantı avantajı bulunan ülkeler öncelikli ortaklar olacak.2027 sonuna kadar en az 3 bölgesel ortakla kapasite geliştirme programı başlatılması, en az 2 stratejik ortakla ortak hesaplama altyapısı veya veri merkezi anlaşması oluşturulması ve en az 2 sektörde ortak veri kataloğu ya da model adaptasyon programının devreye alınması hedefleniyor.TDT, D8 veya İİT kapsamında en az bir bölgesel yapay zeka işbirliği programı kurulacak, bu programlardan en az 500 kamu personeli, araştırmacı veya girişimci yararlanacak.Yapay zekanın kalbi İstanbul&#039;da atacakİstanbul ise Türkiye'nin uluslararası yapay zeka vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandırılacak. Küresel etkinlikler, yatırımcı buluşmaları, demo günleri ve ortak geliştirme programları İstanbul merkezli yürütülecek. Terminal İstanbul gibi platformlar, bu çalışmaların buluşma zemini olacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : ZEYNEP DUYAR - Türkiye, yapay zeka alanında küresel standartların belirlenmesinde etkin rol üstlenmek, yerli ürün ve modellerin ihracatını kolaylaştırmak ve bölgesel liderliğini güçlendirmek amacıyla uluslararası kuruluşlar ve ülkeler arasında mekik diplomasisini artırıyor.AA muhabirinin edindiği bilgiye göre ilgili kurum ve kuruluşlar, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinesinde yürütülen 2026-2030 dönemi Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında uluslararası işbirliği ve diplomasi hedeflerine odaklandı.Türkiye, OECD Yapay Zeka İlkeleri ve Küresel Yapay Zeka Güvenliği Ağı başta olmak üzere Birleşmiş Milletler (BM) ve G20 platformlarındaki yapay zeka gündemine katkısını sürdürecek. ISO/IEC, ITU ve UNESCO gibi standart ve etik yönetişim platformlarında yürütülen çalışmalara teknik katkı sağlanacak.Yapay zeka alanında ikili ve bölgesel teknoloji ittifakları, veri anlaşmaları ve hesaplama kaynaklarının paylaşımına yönelik çerçeve anlaşmalar geliştirilecek. Hedef pazarlarda Türkiye'nin yapay zeka ürünleri ve sektörel temel modelleri için karşılıklı tanıma ve uygunluk işbirliği mekanizmaları oluşturulacak.En az 5 ülkeyle ikili anlaşmaTürkiye'nin 2027 sonuna kadar en az 5 ülkeyle ikili yapay zeka işbirliği çerçeve anlaşması imzalaması, en az 3 uluslararası kurumla mutabakat anlaşması yapması ve en az 3 hedef pazarda yapay zeka ürün ve model ihracatına yönelik karşılıklı tanıma veya uygunluk işbirliği başlatması hedefleniyor.OECD, G20, BM, ISO/IEC, ITU ve UNESCO süreçlerinde Türkiye tarafından teknik görüş veya pozisyon belgesi sunulacak, ortak bildirilere katkı ya da çalışma gruplarına katılım sağlanacak.Uluslararası işbirliklerinin başarısı, yalnızca imzalanan anlaşmalarla ölçülmeyecek. Her işbirliğinde teknik çalışma grubu, ortak test protokolü, karşılıklı tanıma mekanizması, ortak proje çağrısı, veri ve hesaplama paylaşımı çerçevesi veya ihracatı kolaylaştıran somut çıktılar aranacak. Sonuçlar, yıllık ilerleme raporlarıyla izlenecek.Veri ve hesaplama paylaşımında KVKK, uluslararası veri koruma yükümlülükleri, veri egemenliği, karşılıklılık, ulusal güvenlik, ticari sır ve fikri mülkiyet ilkeleri gözetilecek.Türk Dilleri Büyük Dil Modeli, 2027 sonuna kadar üretim ortamına alınacakTürkiye, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), D8 ve bölgesel ortaklarla kapasite geliştirme programları yürüterek güvenilir yapay zeka çözümlerinin bölgesel yayılımında köprü rolü üstlenecek.Bölgesel işbirliklerinin, geniş kapsamlı çok taraflı programlardan önce sınırlı sayıda ülke ve somut kullanım senaryolarıyla pilot uygulamaları yapılacak. İlk aşamada ortak dil teknolojileri, kamuda yapay zeka okuryazarlığı, tarım ve enerjide dar kapsamlı pilot uygulamalar başlatılacak, başarılı modeller çok taraflı platformlara taşınacak.TDT üyesi en az 2 ülkeyle pilot çalışma başlatılarak Oğuz, Kıpçak ve Karluk dil ailelerini kapsayan ortak Türk Dilleri Büyük Dil Modeli geliştirilecek. Modelin eğitiminde ortak altyapı kullanılacak ve üye ülkelerin yüksek başarımlı hesaplama kapasitelerinden birlikte yararlanılacak.Model, kamu hizmetleri, eğitim, çeviri, bilgi erişimi ve kültürel miras uygulamalarında kullanılacak. Veri katkıları, fikri mülkiyet, lisanslama ve ticarileştirme koşulları ortak yönetişim protokolüyle belirlenecek. Modelin ilk versiyonunun 2027 sonuna kadar üretim ortamına alınması planlanıyor.D8 ülkeleriyle tarım, enerji, ticaret ve sanayi alanlarında ortak pilot projeler, İİT kapsamında ise güvenilir ve etik yapay zeka yönetişimi, kamu hizmetlerinde yapay zeka kapasitesi ve dijital okuryazarlık programları yürütülecek.Benzer iklim, dil ailesi veya sektörel yapıya sahip ülkelerle tarım, enerji ve sağlık alanlarında veri katalogları, ortak veri erişim mekanizmaları ve model adaptasyon programları oluşturulacak.Ortak veri merkezleri geliyorBölgesel ortaklarla veri merkezi yatırımları, paylaşımlı hesaplama kapasitesi ve veri yönetişimi modelleri üzerinde çalışılacak. TDT üyeleri, Körfez ülkeleri ve yakın coğrafyada enerji ve bağlantı avantajı bulunan ülkeler öncelikli ortaklar olacak.2027 sonuna kadar en az 3 bölgesel ortakla kapasite geliştirme programı başlatılması, en az 2 stratejik ortakla ortak hesaplama altyapısı veya veri merkezi anlaşması oluşturulması ve en az 2 sektörde ortak veri kataloğu ya da model adaptasyon programının devreye alınması hedefleniyor.TDT, D8 veya İİT kapsamında en az bir bölgesel yapay zeka işbirliği programı kurulacak, bu programlardan en az 500 kamu personeli, araştırmacı veya girişimci yararlanacak.Yapay zekanın kalbi İstanbul&#039;da atacakİstanbul ise Türkiye'nin uluslararası yapay zeka vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandırılacak. Küresel etkinlikler, yatırımcı buluşmaları, demo günleri ve ortak geliştirme programları İstanbul merkezli yürütülecek. Terminal İstanbul gibi platformlar, bu çalışmaların buluşma zemini olacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/yapay-zeka-icin-diplomasi-trafigi-artacak-vitrin-istanbul-olacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>GRAFİKLİ - Kırgızistan 6. Dünya Göçebe Oyunlarına hazır</title>
      <link>https://www.canligaste.com/grafikli-kirgizistan-6-dunya-gocebe-oyunlarina-hazir/901256/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/grafikli-kirgizistan-6-dunya-gocebe-oyunlarina-hazir/901256/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:06:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kırgızistan / Kırgızistan, 6. Dünya Göçebe Oyunları ile 90'dan fazla ülkeden 4 bin sporcuyu ve binlerce ziyaretçiyi ağırlayarak, kadim göçebe kültürünü yeniden dünyayla buluşturuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kırgızistan Haberleri : NAZİR ALİYEV - Güçte birlik, ruhta birlik sloganıyla düzenlenecek 6. Dünya Göçebe Oyunları, 31 Ağustos-6 Eylül tarihlerinde ev sahibi Kırgızistan'da gerçekleştirilecek.Dünyanın göçebe halklarının etnik sporlarını ve geleneksel kültürünü korumayı, geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı amaçlayan Dünya Göçebe Oyunları, 31 Ağustos'ta yerel saatle 21.00'de Bişkek Arena Stadyumu'nda düzenlenecek açılış töreniyle başlayacak.Organizasyonda, ülkenin eşsiz doğası, zengin göçebe kültürü, misafirperverliği, ikramperverliği ve organizasyonun simgesi olan kar parsının yanı sıra Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov liderliğinde ülkede gerçekleştirilen reformlar da dünyaya tanıtılacak.İlk 3'ü 2014, 2016 ve 2018'de Kırgızistan'da yapılan, ardından Türkiye'de (İznik) ve Kazakistan'da (Astana) organize edilen bu oyunlar, yeniden başlangıç noktasına dönüyor.Göçebe halkların kültürlerini keşfetmek için önemli fırsat sunan Dünya Göçebe Oyunları'nda ziyaretçiler, atölyelere katılabilecek, geleneksel el sanatlarını ve göçebe mutfağını deneyimleyebilecek.Oyunların organizasyonu, Kırgızistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu tarafından üstlenildi.Açılış, Bağımsızlık Günü&#039;nde Bişkek Arena&#039;da yapılacakOyunların görkemli açılış töreni, Kırgızistan'ın Bağımsızlık Günü'nün 35. yılı kutlamalarıyla eş zamanlı 31 Ağustos akşamı başkentteki 51 bin seyirci kapasiteli Bişkek Arena Stadyumu'nda gerçekleştirilecek.Törene, 1 Eylül'de Kırgızistan'ın dönem başkanlığında gerçekleşecek Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Liderler Zirvesi'ne katılacak devlet başkanları ve heyetlerin katılması bekleniyor.Kültür programları ve resmi kapanış törenleri de doğal güzellikleriyle ünlü Issık Göl kıyısındaki Çolpon-Ata şehri ile Kırçın Yaylası'nda tertip edilecek.Açılış töreninde, suların birleşme anı canlandırılacakOlimpiyat Oyunları'ndaki meşale geleneğine benzer şekilde Dünya Göçebe Oyunları'nın ana sembolü haline gelen su, birlik ve beraberliğin simgesi olmaya hazırlanıyor.Başlatılan Su Kervanı projesi kapsamında, ülkenin 40 şehrinde 40 gün boyunca dolaşılarak ​​​​​​​Tanrı Dağı'ndaki kutsal kaynaklardan alınan sular toplandı.Ülkenin dört bir yanını temsil eden yiğitler tarafından özel kaplara doldurularak başkent Bişkek’e getirilen bu sular, 6. Dünya Göçebe Oyunları'nın görkemli açılış töreninde tarihi bir anın başrolü olacak.Bişkek Arena Stadyumu'na giriş yapacak yiğitler, Kırgızistan'ın tüm bölgelerinden taşınan suları, uluslararası katılımcı ülkelerin delegasyonlarının getirdiği sularla buluşturacak.Tüm suların tek bir dev kapta harmanlanacağı bu an, dünya halkları arasındaki bağı, kültürel uyumu ve karşılıklı saygıyı simgeleyerek organizasyonun unutulmaz sembollerinden biri haline gelecek.Issık Göl&#039;deki müsabakalara 90&#039;ı aşkın ülke ve 4 bin sporcu bekleniyorOrganizasyona, bu yıl 90'ı aşkın ülkeden 4 bin sporcu ve heyet temsilcisinin yanı sıra binlerce yabancı turistin katılması bekleniyor.At yarışı, milli güreş, geleneksel entelektüel oyunlar, dövüş sanatları, geleneksel okçuluk, ulusal kuş avcılığı gibi 42 spor dalında düzenlenecek oyunlarda, etkinliklerin sorunsuz ilerlemesi için 3 bin gönüllü görev yapacak.Resmi maskot: Kar parsı BatayKırgızistan dağlarının asil hakimi ve ülkenin ulusal sembolü olan kar leoparı (kar parsı), bu yılki oyunların resmi maskotu ve görsel yüzü oldu.Batay adı verilen maskot; gücü, özgürlüğü ve sarsılmaz duruşu simgeliyor. İsimdeki Ba kelimesi leopar anlamını taşırken, ikinci kısmı olan Tay ise destek anlamına gelen kelimenin kısaltmasından oluşuyor.Oyunlarda spor, kültür ve bilim tek çatı altında toplanacakSpor, kültür ve bilim olmak üzere 3 temel sütun üzerine inşa edilen organizasyon, geçmişin kadim değerlerini modern dünya ile buluşturmayı hedefliyor.Dünya Göçebe Oyunları, Issık Göl'ü kıyısındaki Çolpon-Ata şehir hipodromundaki Kök Börü Arenası'nda, Gazprom Spor Kompleksi'nde, Ruh Ordo Cengiz Aytmatov Kültür Merkezi'nde, Örnök tatil köyündeki Kurmancan Datka Göçebe Medeniyeti Merkezi'nde, Kara-Oy tatil köyündeki Avrasya Otel Spor Alanı'nda ve Bosteri tatil köyündeki Dordoy Nomad Amfi Tiyatrosu'nda 6 farklı ana merkezde toplam 835 kültürel etkinlik düzenlenecek.Atlı okçuluk, kısa ve uzun mesafe at yarışları ile heyecan verici at müsabakaları, Çolpon-Ata Hipodromu ve Kök Börü Arenası'nda izlenebilecek.Ulusal ve uluslararası stillerdeki güreşler, Gazprom Spor Kompleksi'nde, zeka ve strateji oyunları kategorisinde turnuvalar, Avrasya Otel Spor Alanı'nda geçecek.Yüzlerce çadırın ve dev sahnelerin kurulduğu Kırçın Yaylası'nda etno-pazarlar, geleneksel okçuluk, kartal ve şahinle avcılık gösterileri, halat çekme, sırıkla atlama, bilek güreşi, en hızlı çadır kurma yarışları ve geleneksel mutfak festivalleri ile spor gösterileri düzenlenecek.Ülkenin dört bir yanından gelen zanaatkarların el sanatları, geleneksel müzik ve dans gösterileri, etnokültürel festivaller, unutulmaya yüz tutmuş ritüeller ve ulusal mutfağın eşsiz lezzetleri burada sergilenecek.Dünya Göçebe Oyunları kapsamında 3 Eylül'de Örnök tatil köyündeki Kurmancan Datka Göçebe Medeniyeti Merkezi'nde Göçebe Medeniyetler: Miras, Paradigmalar ve Gelecek Perspektifleri başlıklı uluslararası bilimsel konferansı gerçekleştirilecek.Oyunların resmi kapanış töreni, konser programı ve 7. Dünya Göçebe Oyunları'na ev sahipliği yapma hakkının devri töreni de 6 Eylül'de yerel saatle 18.00-00.00 arasında şehir hipodromunda yapılacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kırgızistan Haberleri : NAZİR ALİYEV - Güçte birlik, ruhta birlik sloganıyla düzenlenecek 6. Dünya Göçebe Oyunları, 31 Ağustos-6 Eylül tarihlerinde ev sahibi Kırgızistan'da gerçekleştirilecek.Dünyanın göçebe halklarının etnik sporlarını ve geleneksel kültürünü korumayı, geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı amaçlayan Dünya Göçebe Oyunları, 31 Ağustos'ta yerel saatle 21.00'de Bişkek Arena Stadyumu'nda düzenlenecek açılış töreniyle başlayacak.Organizasyonda, ülkenin eşsiz doğası, zengin göçebe kültürü, misafirperverliği, ikramperverliği ve organizasyonun simgesi olan kar parsının yanı sıra Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov liderliğinde ülkede gerçekleştirilen reformlar da dünyaya tanıtılacak.İlk 3'ü 2014, 2016 ve 2018'de Kırgızistan'da yapılan, ardından Türkiye'de (İznik) ve Kazakistan'da (Astana) organize edilen bu oyunlar, yeniden başlangıç noktasına dönüyor.Göçebe halkların kültürlerini keşfetmek için önemli fırsat sunan Dünya Göçebe Oyunları'nda ziyaretçiler, atölyelere katılabilecek, geleneksel el sanatlarını ve göçebe mutfağını deneyimleyebilecek.Oyunların organizasyonu, Kırgızistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu tarafından üstlenildi.Açılış, Bağımsızlık Günü&#039;nde Bişkek Arena&#039;da yapılacakOyunların görkemli açılış töreni, Kırgızistan'ın Bağımsızlık Günü'nün 35. yılı kutlamalarıyla eş zamanlı 31 Ağustos akşamı başkentteki 51 bin seyirci kapasiteli Bişkek Arena Stadyumu'nda gerçekleştirilecek.Törene, 1 Eylül'de Kırgızistan'ın dönem başkanlığında gerçekleşecek Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Liderler Zirvesi'ne katılacak devlet başkanları ve heyetlerin katılması bekleniyor.Kültür programları ve resmi kapanış törenleri de doğal güzellikleriyle ünlü Issık Göl kıyısındaki Çolpon-Ata şehri ile Kırçın Yaylası'nda tertip edilecek.Açılış töreninde, suların birleşme anı canlandırılacakOlimpiyat Oyunları'ndaki meşale geleneğine benzer şekilde Dünya Göçebe Oyunları'nın ana sembolü haline gelen su, birlik ve beraberliğin simgesi olmaya hazırlanıyor.Başlatılan Su Kervanı projesi kapsamında, ülkenin 40 şehrinde 40 gün boyunca dolaşılarak ​​​​​​​Tanrı Dağı'ndaki kutsal kaynaklardan alınan sular toplandı.Ülkenin dört bir yanını temsil eden yiğitler tarafından özel kaplara doldurularak başkent Bişkek’e getirilen bu sular, 6. Dünya Göçebe Oyunları'nın görkemli açılış töreninde tarihi bir anın başrolü olacak.Bişkek Arena Stadyumu'na giriş yapacak yiğitler, Kırgızistan'ın tüm bölgelerinden taşınan suları, uluslararası katılımcı ülkelerin delegasyonlarının getirdiği sularla buluşturacak.Tüm suların tek bir dev kapta harmanlanacağı bu an, dünya halkları arasındaki bağı, kültürel uyumu ve karşılıklı saygıyı simgeleyerek organizasyonun unutulmaz sembollerinden biri haline gelecek.Issık Göl&#039;deki müsabakalara 90&#039;ı aşkın ülke ve 4 bin sporcu bekleniyorOrganizasyona, bu yıl 90'ı aşkın ülkeden 4 bin sporcu ve heyet temsilcisinin yanı sıra binlerce yabancı turistin katılması bekleniyor.At yarışı, milli güreş, geleneksel entelektüel oyunlar, dövüş sanatları, geleneksel okçuluk, ulusal kuş avcılığı gibi 42 spor dalında düzenlenecek oyunlarda, etkinliklerin sorunsuz ilerlemesi için 3 bin gönüllü görev yapacak.Resmi maskot: Kar parsı BatayKırgızistan dağlarının asil hakimi ve ülkenin ulusal sembolü olan kar leoparı (kar parsı), bu yılki oyunların resmi maskotu ve görsel yüzü oldu.Batay adı verilen maskot; gücü, özgürlüğü ve sarsılmaz duruşu simgeliyor. İsimdeki Ba kelimesi leopar anlamını taşırken, ikinci kısmı olan Tay ise destek anlamına gelen kelimenin kısaltmasından oluşuyor.Oyunlarda spor, kültür ve bilim tek çatı altında toplanacakSpor, kültür ve bilim olmak üzere 3 temel sütun üzerine inşa edilen organizasyon, geçmişin kadim değerlerini modern dünya ile buluşturmayı hedefliyor.Dünya Göçebe Oyunları, Issık Göl'ü kıyısındaki Çolpon-Ata şehir hipodromundaki Kök Börü Arenası'nda, Gazprom Spor Kompleksi'nde, Ruh Ordo Cengiz Aytmatov Kültür Merkezi'nde, Örnök tatil köyündeki Kurmancan Datka Göçebe Medeniyeti Merkezi'nde, Kara-Oy tatil köyündeki Avrasya Otel Spor Alanı'nda ve Bosteri tatil köyündeki Dordoy Nomad Amfi Tiyatrosu'nda 6 farklı ana merkezde toplam 835 kültürel etkinlik düzenlenecek.Atlı okçuluk, kısa ve uzun mesafe at yarışları ile heyecan verici at müsabakaları, Çolpon-Ata Hipodromu ve Kök Börü Arenası'nda izlenebilecek.Ulusal ve uluslararası stillerdeki güreşler, Gazprom Spor Kompleksi'nde, zeka ve strateji oyunları kategorisinde turnuvalar, Avrasya Otel Spor Alanı'nda geçecek.Yüzlerce çadırın ve dev sahnelerin kurulduğu Kırçın Yaylası'nda etno-pazarlar, geleneksel okçuluk, kartal ve şahinle avcılık gösterileri, halat çekme, sırıkla atlama, bilek güreşi, en hızlı çadır kurma yarışları ve geleneksel mutfak festivalleri ile spor gösterileri düzenlenecek.Ülkenin dört bir yanından gelen zanaatkarların el sanatları, geleneksel müzik ve dans gösterileri, etnokültürel festivaller, unutulmaya yüz tutmuş ritüeller ve ulusal mutfağın eşsiz lezzetleri burada sergilenecek.Dünya Göçebe Oyunları kapsamında 3 Eylül'de Örnök tatil köyündeki Kurmancan Datka Göçebe Medeniyeti Merkezi'nde Göçebe Medeniyetler: Miras, Paradigmalar ve Gelecek Perspektifleri başlıklı uluslararası bilimsel konferansı gerçekleştirilecek.Oyunların resmi kapanış töreni, konser programı ve 7. Dünya Göçebe Oyunları'na ev sahipliği yapma hakkının devri töreni de 6 Eylül'de yerel saatle 18.00-00.00 arasında şehir hipodromunda yapılacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/grafikli-kirgizistan-6-dunya-gocebe-oyunlarina-hazir.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>SOLO Çağdaş Dans Festivali farklı coğrafyaların modern dansını Ankara'da buluşturuyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/solo-cagdas-dans-festivali-farkli-cografyalarin-modern-dansini-ankara-da-bulusturuyor/901255/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/solo-cagdas-dans-festivali-farkli-cografyalarin-modern-dansini-ankara-da-bulusturuyor/901255/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:04:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / 14 ülkeden 24 dansçıyı Ankara'da buluşturan 9. SOLO Çağdaş Dans Festivali, farklı coğrafyalardan solo performansları sanatseverlerle bir araya getiriyor, atölye ve söyleşilerle çağdaş dansın farklı yönlerine ışık tutuyor - Festival Direktörü Zihni Tümer: - Burada tek amacımız Türkiye'den dansçıları hak ettikleri sahnelere taşıyabilmek. Bunu da başaracağız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : FATMA NUR CANDAN - Çağdaş dansın solo performanslar üzerinden farklı coğrafyalardaki güncel üretimlerini Ankara'da bir araya getiren 9. SOLO Çağdaş Dans Festivali, 14 ülkeden 24 dans sanatçısının katılımıyla CerModern'de sanatseverlerle buluşuyor.CerModern Açık Hava Sahnesi'nde gerçekleştirilen festival kapsamında farklı ülkelerden gelen dansçılar, solo performanslarını izleyiciyle paylaşıyor.Sanatçı söyleşileri ve atölyelerin de yer aldığı festivalde, farklı dans pratikleri ve çağdaş dans yaklaşımları bir arada görülüyor.CerModern Genel Sanat Yönetmeni ve Festival Direktörü Zihni Tümer, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, festivalin 10'uncu yılına yaklaştığını belirterek, Solo disiplini, dans türleri arasında bizim tutup çıkarmamız gereken ve dünyada da yavaş yavaş filizlenen bir disiplin. dedi.Festivalin başladığı dönemde dünyada yalnızca 3 solo dans festivali bulunduğunu ifade eden Tümer, Biz dördüncüydük. Bunca zaman içerisinde beş tane sayabiliriz. Dolayısıyla hem sanatçılar hem izleyiciler hem de dünyada gördüğü ilgi açısından çok önemli bir yere geldi. diye konuştu.Türkiye&#039;de izleyici bunu sevecek dedik, tutunduFestivalin ilk yıllarında solo dansın izleyici açısından farklı ve alışılmadık görüldüğünü anlatan Tümer, zaman içerisinde bu yaklaşımın sanat disiplini içerisinde karşılık bulduğunu dile getirdi.Tümer, Türkiye'de izleyici bunu beğenecek, sevecek. Farklı bir dil olarak görecek dedik ve nihayetinde tutundu. Çağdaş sanat böyle bir şeydir zaten. Duruma karşı angaje bir reaksiyonunuz vardır ve onu ne yapıyorsanız pratik olarak sanat alanında onu dönüştürürsünüz aslında. şeklinde konuştu.Solo dansın dansçının bedeni, felsefe ve hikaye anlatımı üzerinden şekillenen bir yapı sunduğunu belirten Tümer, Bu, dans disiplininde tutunup fakat geriye doğru, tersine doğru bir mühendislikle ortaya çıkan, dansçının beden, felsefe ve hikaye anlatımı üzerinden gördüğü üç ayak üzerine kurulu bir yapı. ifadelerini kullandı.Solo dansın Türkiye'de de gelişen bir faaliyet alanına dönüştüğünü aktaran Tümer, festivalin geldiği noktadan memnun olduklarını söyledi.Uluslararası işbirlikleri güçleniyorBu yıl 14 ülkeden 24 dansçının festivale katıldığını belirten Tümer, uluslararası niteliğin SOLO'nun temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.Tümer, genç sanatçıların kendi aralarındaki iletişimde festivalin önemli bir yer tuttuğuna işaret ederek, Özellikle Türkiye'den dansçılar Avrupa'ya, dünyaya açıldıkları zaman orada birebir kendi mesleğiyle iletişim kurabilmesi başlı başına bir kazanç. dedi.Farklı ülkelerdeki festivalleri yıl içerisinde ziyaret ederek deneyimleri Türkiye'ye aktardıklarını kaydeden Tümer, bu ilişkilerin zaman içerisinde ortaklık ve işbirliklerine dönüştüğünü söyledi.İtalya'nın Torino kentinde düzenlenen Solo Coreografico ile her yıl devam eden bir ortaklıklarının bulunduğunu aktaran Tümer, şimdiye kadar 4 dansçıyı diğer festivallere götürdüklerini, bu ilişkileri daha da geliştirerek sürdürmek istediklerini dile getirdi.Festivalin Ankara'da düzenlenmesinin önemine de değinen Tümer, farklı ülkelerden sanatçıların tek sahnede buluşmasının Ankara'nın sanat izleyicisi tarafından ilgiyle karşılandığını belirtti.Ankara'daki izleyicinin festivaldeki hikaye anlatımını sahiplendiğini aktaran Tümer, Hem didaktik olarak, diğer taraftan da oradaki felsefi bütünlüğünü algılama noktasında Ankara samimiyetle kucaklıyor Solo Dance Festivali'ni. Biz çok memnunuz. değerlendirmesinde bulundu.Atölyelere gençler yoğun ilgi gösteriyorFestival kapsamında performansların yanı sıra atölye ve söyleşilerin de düzenlendiğini belirten Tümer, bu etkinliklerin çağdaş dansın farklı yönleriyle anlaşılması açısından önem taşıdığını söyledi.Dansçıların koreograf olarak gerçekleştirdiği atölyelere özellikle gençlerin yoğun ilgi gösterdiğini anlatan Tümer, video dans, farklı mekanların dans alanı olarak kullanılması ve dans tarihi gibi başlıklarda söyleşiler gerçekleştirildiğini dile getirdi.Tümer, SOLO'nun bundan sonraki süreçte hem Ankara hem de CerModern açısından üzerine yeni çalışmalar eklenerek büyütülmesini hedeflediklerini kaydetti.Festival Direktörü Tümer, gelecek dönemde kurumsal ilişkileri geliştirmeyi hedeflediklerini belirterek, Burada tek amacımız Türkiye'den dansçıları hak ettikleri sahnelere taşıyabilmek. Bunu da başaracağız. diye konuştu.Farklı ülkelerden gelen dansçıların solo performanslarını izleyiciyle buluşturan festival, bugün sona erecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : FATMA NUR CANDAN - Çağdaş dansın solo performanslar üzerinden farklı coğrafyalardaki güncel üretimlerini Ankara'da bir araya getiren 9. SOLO Çağdaş Dans Festivali, 14 ülkeden 24 dans sanatçısının katılımıyla CerModern'de sanatseverlerle buluşuyor.CerModern Açık Hava Sahnesi'nde gerçekleştirilen festival kapsamında farklı ülkelerden gelen dansçılar, solo performanslarını izleyiciyle paylaşıyor.Sanatçı söyleşileri ve atölyelerin de yer aldığı festivalde, farklı dans pratikleri ve çağdaş dans yaklaşımları bir arada görülüyor.CerModern Genel Sanat Yönetmeni ve Festival Direktörü Zihni Tümer, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, festivalin 10'uncu yılına yaklaştığını belirterek, Solo disiplini, dans türleri arasında bizim tutup çıkarmamız gereken ve dünyada da yavaş yavaş filizlenen bir disiplin. dedi.Festivalin başladığı dönemde dünyada yalnızca 3 solo dans festivali bulunduğunu ifade eden Tümer, Biz dördüncüydük. Bunca zaman içerisinde beş tane sayabiliriz. Dolayısıyla hem sanatçılar hem izleyiciler hem de dünyada gördüğü ilgi açısından çok önemli bir yere geldi. diye konuştu.Türkiye&#039;de izleyici bunu sevecek dedik, tutunduFestivalin ilk yıllarında solo dansın izleyici açısından farklı ve alışılmadık görüldüğünü anlatan Tümer, zaman içerisinde bu yaklaşımın sanat disiplini içerisinde karşılık bulduğunu dile getirdi.Tümer, Türkiye'de izleyici bunu beğenecek, sevecek. Farklı bir dil olarak görecek dedik ve nihayetinde tutundu. Çağdaş sanat böyle bir şeydir zaten. Duruma karşı angaje bir reaksiyonunuz vardır ve onu ne yapıyorsanız pratik olarak sanat alanında onu dönüştürürsünüz aslında. şeklinde konuştu.Solo dansın dansçının bedeni, felsefe ve hikaye anlatımı üzerinden şekillenen bir yapı sunduğunu belirten Tümer, Bu, dans disiplininde tutunup fakat geriye doğru, tersine doğru bir mühendislikle ortaya çıkan, dansçının beden, felsefe ve hikaye anlatımı üzerinden gördüğü üç ayak üzerine kurulu bir yapı. ifadelerini kullandı.Solo dansın Türkiye'de de gelişen bir faaliyet alanına dönüştüğünü aktaran Tümer, festivalin geldiği noktadan memnun olduklarını söyledi.Uluslararası işbirlikleri güçleniyorBu yıl 14 ülkeden 24 dansçının festivale katıldığını belirten Tümer, uluslararası niteliğin SOLO'nun temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.Tümer, genç sanatçıların kendi aralarındaki iletişimde festivalin önemli bir yer tuttuğuna işaret ederek, Özellikle Türkiye'den dansçılar Avrupa'ya, dünyaya açıldıkları zaman orada birebir kendi mesleğiyle iletişim kurabilmesi başlı başına bir kazanç. dedi.Farklı ülkelerdeki festivalleri yıl içerisinde ziyaret ederek deneyimleri Türkiye'ye aktardıklarını kaydeden Tümer, bu ilişkilerin zaman içerisinde ortaklık ve işbirliklerine dönüştüğünü söyledi.İtalya'nın Torino kentinde düzenlenen Solo Coreografico ile her yıl devam eden bir ortaklıklarının bulunduğunu aktaran Tümer, şimdiye kadar 4 dansçıyı diğer festivallere götürdüklerini, bu ilişkileri daha da geliştirerek sürdürmek istediklerini dile getirdi.Festivalin Ankara'da düzenlenmesinin önemine de değinen Tümer, farklı ülkelerden sanatçıların tek sahnede buluşmasının Ankara'nın sanat izleyicisi tarafından ilgiyle karşılandığını belirtti.Ankara'daki izleyicinin festivaldeki hikaye anlatımını sahiplendiğini aktaran Tümer, Hem didaktik olarak, diğer taraftan da oradaki felsefi bütünlüğünü algılama noktasında Ankara samimiyetle kucaklıyor Solo Dance Festivali'ni. Biz çok memnunuz. değerlendirmesinde bulundu.Atölyelere gençler yoğun ilgi gösteriyorFestival kapsamında performansların yanı sıra atölye ve söyleşilerin de düzenlendiğini belirten Tümer, bu etkinliklerin çağdaş dansın farklı yönleriyle anlaşılması açısından önem taşıdığını söyledi.Dansçıların koreograf olarak gerçekleştirdiği atölyelere özellikle gençlerin yoğun ilgi gösterdiğini anlatan Tümer, video dans, farklı mekanların dans alanı olarak kullanılması ve dans tarihi gibi başlıklarda söyleşiler gerçekleştirildiğini dile getirdi.Tümer, SOLO'nun bundan sonraki süreçte hem Ankara hem de CerModern açısından üzerine yeni çalışmalar eklenerek büyütülmesini hedeflediklerini kaydetti.Festival Direktörü Tümer, gelecek dönemde kurumsal ilişkileri geliştirmeyi hedeflediklerini belirterek, Burada tek amacımız Türkiye'den dansçıları hak ettikleri sahnelere taşıyabilmek. Bunu da başaracağız. diye konuştu.Farklı ülkelerden gelen dansçıların solo performanslarını izleyiciyle buluşturan festival, bugün sona erecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/solo-cagdas-dans-festivali-farkli-cografyalarin-modern-dansini-ankara-da-bulusturuyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Akdağ'ın eteklerindeki Yeşilgöl yaz sıcaklarında doğaseverleri ağırlıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/akdag-in-eteklerindeki-yesilgol-yaz-sicaklarinda-dogaseverleri-agirliyor/901254/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/akdag-in-eteklerindeki-yesilgol-yaz-sicaklarinda-dogaseverleri-agirliyor/901254/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:03:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya / Antalya'nın Kaş ilçesinde Batı Toroslar'ın ikinci en yüksek zirvesi Akdağ'ın eteklerinde yer alan Yeşilgöl, doğal güzelliği ve serin havasıyla yaz aylarında doğaseverlerin uğrak noktaları arasında bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri : Antalya'nın Kaş ilçesinde Batı Toroslar'ın ikinci en yüksek zirvesi Akdağ'ın eteklerinde yer alan Yeşilgöl, doğal güzelliği ve serin havasıyla yaz aylarında doğaseverlerin uğrak noktaları arasında bulunuyor.Yaklaşık 1800 metre rakımda bulunan krater gölü, Akdağ'ın yamaçlarında eriyen kar sularıyla besleniyor.Yeşilin farklı tonlarını barındıran göl, yaklaşık 50 dekarlık alanıyla ziyaretçilerine etkileyici bir manzara sunuyor.Gölün suları aşağı doğru akarak Gömbe Ovası'na ulaşıyor. Kaynaktan gelen suyun bir bölümü Kaş, Elmalı ve Demre ilçelerindeki bazı mahallelerin içme suyu ihtiyacının karşılanmasında, bir bölümü ise Gömbe ve Elmalı ovalarındaki meyve bahçelerinin sulanmasında kullanılıyor.Yaz sıcaklarından uzaklaşmak isteyen ziyaretçilerden bazıları Yeşilgöl'e günübirlik gelirken, bazıları da çadır kurarak bölgede geceyi geçiriyor.Öte yandan, geçmişte bazı kişilerin araçlarıyla göl kıyısına kadar ilerleyerek çim alanlara zarar vermesi üzerine bölgede önlem alındı. Araçların göle yaklaşmak için kullandığı güzergahlara taşlar yerleştirilerek araç geçişinin önüne geçildi.Doğal dokusuyla dikkati çeken Yeşilgöl, serin havası, manzarası ve çevresindeki bitki örtüsüyle ziyaretçilerine doğayla iç içe vakit geçirme imkanı sunuyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri : Antalya'nın Kaş ilçesinde Batı Toroslar'ın ikinci en yüksek zirvesi Akdağ'ın eteklerinde yer alan Yeşilgöl, doğal güzelliği ve serin havasıyla yaz aylarında doğaseverlerin uğrak noktaları arasında bulunuyor.Yaklaşık 1800 metre rakımda bulunan krater gölü, Akdağ'ın yamaçlarında eriyen kar sularıyla besleniyor.Yeşilin farklı tonlarını barındıran göl, yaklaşık 50 dekarlık alanıyla ziyaretçilerine etkileyici bir manzara sunuyor.Gölün suları aşağı doğru akarak Gömbe Ovası'na ulaşıyor. Kaynaktan gelen suyun bir bölümü Kaş, Elmalı ve Demre ilçelerindeki bazı mahallelerin içme suyu ihtiyacının karşılanmasında, bir bölümü ise Gömbe ve Elmalı ovalarındaki meyve bahçelerinin sulanmasında kullanılıyor.Yaz sıcaklarından uzaklaşmak isteyen ziyaretçilerden bazıları Yeşilgöl'e günübirlik gelirken, bazıları da çadır kurarak bölgede geceyi geçiriyor.Öte yandan, geçmişte bazı kişilerin araçlarıyla göl kıyısına kadar ilerleyerek çim alanlara zarar vermesi üzerine bölgede önlem alındı. Araçların göle yaklaşmak için kullandığı güzergahlara taşlar yerleştirilerek araç geçişinin önüne geçildi.Doğal dokusuyla dikkati çeken Yeşilgöl, serin havası, manzarası ve çevresindeki bitki örtüsüyle ziyaretçilerine doğayla iç içe vakit geçirme imkanı sunuyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/akdag-in-eteklerindeki-yesilgol-yaz-sicaklarinda-dogaseverleri-agirliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Emekli marangoz yaptığı resimlerle beldenin duvarlarını renklendiriyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/emekli-marangoz-yaptigi-resimlerle-beldenin-duvarlarini-renklendiriyor/901253/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/emekli-marangoz-yaptigi-resimlerle-beldenin-duvarlarini-renklendiriyor/901253/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:03:20 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Yozgat / Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesinde yaşayan ve geçirdiği mide ameliyatının ardından başladığı resim çalışmalarını geliştirerek beldenin duvarlarını renklendiren emekli marangoz Gürsel Cemali Ertürk: - Resim çizerken kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Yozgat Haberleri : SAİT ÇELİK - Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesinde yaşayan 65 yaşındaki emekli marangoz Gürsel Cemali Ertürk, kızının tavsiyesiyle yöneldiği resim çalışmalarını Uzunlu beldesinin duvarlarına taşıdı.Yaklaşık 13 yıl önce marangozluktan emekli olan Ertürk, geçirdiği mide ameliyatının ardından kızının resim yapmasını önermesi üzerine çocukluk hayalini gerçekleştirmeye karar verdi.Ertürk, herhangi bir eğitim almadan sosyal medyadan incelediği çalışmalarla kendisini geliştirerek, zamanla tuval ve karakalem çalışmalarına yöneldi.Bugüne kadar yaklaşık 3 bin 300 resim yapan ve 3 sergi açan Ertürk, evinin yanı sıra park ve bahçelerde de resim yapıyor.Ertürk'ün çalışmalarını beğenen Uzunlu Belde Belediye Başkanı Mustafa Uçar'ın beldedeki duvarlara resim yapmasını istemesi üzerine emekli marangoz, bu kez fırçasını belediyeye ait duvarları renklendirmek için eline aldı.Yaklaşık 600-700 metrelik duvarlar için önce çizimler hazırlayan Ertürk, ardından başladığı boyama çalışmalarının ilk etabını yaklaşık 3 ayda tamamladı.Resim yaparken her şeyi kafamdan siler atarımGürsel Cemali Ertürk, AA muhabirine, resme yönelmesinde mide ameliyatının ardından evinde kaldığı kızının tavsiyesinin etkili olduğunu söyledi.Resim çizmeyi çocukluğundan beri çok sevdiğini ifade eden Ertürk, evini atölye gibi kullandığını ve 13 yıldır çizim yaptığını belirtti.Ertürk, resim yapmanın kendisi için önemli bir uğraş haline geldiğini anlatarak, Resim çizmek bana hastalığı da unutturur, borcu da unutturur, her şeyi kafamdan siler atarım. Hiçbir şey kalmaz kafamda. Resme odaklanırım, saatlerce resim çizerim. Bir resim bir günümü de iki günümü de alabilir. Resim çizerken kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. dedi.Evinin önünde ve parkta resim çizdiğini, merak edip yanına gelen çocukların da hevesli olduklarını dile getiren Ertürk, bildiği kadarıyla onları yönlendirmeye ve teşvik etmeye çalıştığını belirtti.Resim çizmek için hiç eğitim almadımErtürk, Uzunlu Belde Belediye Başkanı Mustafa Uçar'ın, evinin önünde resim çizdiğini görmesinin ardından belediyeye ait duvarları boyamayı teklif ettiğini anlatarak, şunları kaydetti:Burada resim yaparken başkanım geldi, 'Madem güzel güzel resim yapıyorsun, bir gün gel de bizim oralara da resim çiz' dedi. Ben de 'Başkanım, 13 yıllık birikimim var. Sen bana bırak, ben buralara güzel bir eser bırakayım' dedim. Resim çizmek için hiç eğitim almadım. Belediyeye ait yaklaşık 600-700 metrelik duvarlar vardı. İlk önce planlar yaptım, çizimlerimi hazırladım. Ondan sonra boyamaya geçtim. Bu çalışmalar yaklaşık 3 ayımı aldı.Ertürk, ilerleyen günlerde parkta hazırlanacak alana Atatürk ve Osmanlı tuğrası resimleri yapmayı planladığını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Yozgat Haberleri : SAİT ÇELİK - Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesinde yaşayan 65 yaşındaki emekli marangoz Gürsel Cemali Ertürk, kızının tavsiyesiyle yöneldiği resim çalışmalarını Uzunlu beldesinin duvarlarına taşıdı.Yaklaşık 13 yıl önce marangozluktan emekli olan Ertürk, geçirdiği mide ameliyatının ardından kızının resim yapmasını önermesi üzerine çocukluk hayalini gerçekleştirmeye karar verdi.Ertürk, herhangi bir eğitim almadan sosyal medyadan incelediği çalışmalarla kendisini geliştirerek, zamanla tuval ve karakalem çalışmalarına yöneldi.Bugüne kadar yaklaşık 3 bin 300 resim yapan ve 3 sergi açan Ertürk, evinin yanı sıra park ve bahçelerde de resim yapıyor.Ertürk'ün çalışmalarını beğenen Uzunlu Belde Belediye Başkanı Mustafa Uçar'ın beldedeki duvarlara resim yapmasını istemesi üzerine emekli marangoz, bu kez fırçasını belediyeye ait duvarları renklendirmek için eline aldı.Yaklaşık 600-700 metrelik duvarlar için önce çizimler hazırlayan Ertürk, ardından başladığı boyama çalışmalarının ilk etabını yaklaşık 3 ayda tamamladı.Resim yaparken her şeyi kafamdan siler atarımGürsel Cemali Ertürk, AA muhabirine, resme yönelmesinde mide ameliyatının ardından evinde kaldığı kızının tavsiyesinin etkili olduğunu söyledi.Resim çizmeyi çocukluğundan beri çok sevdiğini ifade eden Ertürk, evini atölye gibi kullandığını ve 13 yıldır çizim yaptığını belirtti.Ertürk, resim yapmanın kendisi için önemli bir uğraş haline geldiğini anlatarak, Resim çizmek bana hastalığı da unutturur, borcu da unutturur, her şeyi kafamdan siler atarım. Hiçbir şey kalmaz kafamda. Resme odaklanırım, saatlerce resim çizerim. Bir resim bir günümü de iki günümü de alabilir. Resim çizerken kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. dedi.Evinin önünde ve parkta resim çizdiğini, merak edip yanına gelen çocukların da hevesli olduklarını dile getiren Ertürk, bildiği kadarıyla onları yönlendirmeye ve teşvik etmeye çalıştığını belirtti.Resim çizmek için hiç eğitim almadımErtürk, Uzunlu Belde Belediye Başkanı Mustafa Uçar'ın, evinin önünde resim çizdiğini görmesinin ardından belediyeye ait duvarları boyamayı teklif ettiğini anlatarak, şunları kaydetti:Burada resim yaparken başkanım geldi, 'Madem güzel güzel resim yapıyorsun, bir gün gel de bizim oralara da resim çiz' dedi. Ben de 'Başkanım, 13 yıllık birikimim var. Sen bana bırak, ben buralara güzel bir eser bırakayım' dedim. Resim çizmek için hiç eğitim almadım. Belediyeye ait yaklaşık 600-700 metrelik duvarlar vardı. İlk önce planlar yaptım, çizimlerimi hazırladım. Ondan sonra boyamaya geçtim. Bu çalışmalar yaklaşık 3 ayımı aldı.Ertürk, ilerleyen günlerde parkta hazırlanacak alana Atatürk ve Osmanlı tuğrası resimleri yapmayı planladığını sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'de 6 ayda düzenlenen yatırım teşvik belgelerine imalat sektörü damga vurdu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-de-6-ayda-duzenlenen-yatirim-tesvik-belgelerine-imalat-sektoru-damga-vurdu/901252/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-de-6-ayda-duzenlenen-yatirim-tesvik-belgelerine-imalat-sektoru-damga-vurdu/901252/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:03:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Bu yılın ocak-haziran döneminde 2 bin 410 yatırım teşvik belgesi düzenlenirken 447,9 milyar liralık sabit yatırım yapılması ve 64 bin 416 kişilik istihdam hedeflendi - Toplam sabit yatırım tutarının 189,6 milyar lirası imalat sektörü için ayrılırken bu sektörü 127,1 milyar lira ile enerji, 108,9 milyar lira ile hizmetler, 13,9 milyar lira ile tarım ve 8,5 milyar lira ile madencilik sektörü izledi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ZEYNEP DUYAR - Türkiye'de bu yılın 6 ayında 2 bin 410 yatırım teşvik belgesi düzenlenirken imalat sektörü 1770 belgeyle ilk sırada yer aldı.AA muhabirinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, ulusal veya uluslararası sermayeli yatırımcıları desteklemek amacıyla çeşitli teşvik programları uygulanıyor. Böylece Türkiye'nin yerli ve uluslararası yatırımcılar için cazibe merkezi haline getirilmesi amaçlanıyor.Bu kapsamda bu yılın ocak-haziran döneminde 2 bin 437 yatırım projesi için 2 bin 410 teşvik belgesi düzenlenirken yaklaşık 447,9 milyar liralık sabit yatırım yapılması ve 64 bin 416 kişilik istihdam oluşturulması hedeflendi. Söz konusu dönemde düzenlenen yatırım teşvik belgelerinin 2 bin 291'i yerli, 119'u ise yabancı sermayeli firmalarca alındı. Yerli firmalar için düzenlenen belgelerde öngörülen toplam sabit yatırım tutarı 412,6 milyar lira, yabancı sermayeli firmalar için düzenlenen belgelerde öngörülen toplam sabit yatırım tutarı 35,3 milyar lira oldu.İmalatta 42 bine yakın istihdam hedeflendiBu dönemde verilen teşvik belgesi sayısında Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'yı içine alan 1. Bölge 998 belgeyle ilk sırada yer aldı.Bu bölgeyi 480 belgeyle 2. Bölge, 322 belgeyle 6. Bölge, 279 belgeyle 3. Bölge, 176 belgeyle 5. Bölge ve 146 belgeyle 4. Bölge izledi.Projeler kapsamında, 1. Bölge'de 180,1 milyar liralık, 2. Bölge'de 79,6 milyar liralık, 3. Bölge'de 43 milyar liralık, 4. Bölge'de 24,1 milyar liralık, 5. Bölge'de 37,5 milyar liralık ve 6. Bölge'de 41,5 milyar liralık yatırım yapılması planlandı.Ayrıca muhtelif bölgelerde de öngörülen sabit yatırım tutarı 42,2 milyar lira olan 9 yatırım teşvik belgesi düzenlendi.Yatırım teşvik belgelerinde beklenen 447,9 milyar liralık toplam sabit yatırım tutarının 189,6 milyar lirası imalat sektörü için ayrılırken bu sektörü 127,1 milyar lira ile enerji, 108,9 milyar lira ile hizmetler, 13,9 milyar lira ile tarım ve 8,5 milyar lira ile madencilik sektörü izledi.İmalat sektörüne yönelik söz konusu dönemde 1770 belge verilirken, bu sektörü 322 belge ile hizmetler, 151 belge ile enerji, 134 belge ile tarım, 33 belge ile madencilik takip etti.Sektörlerde öngörülen istihdam imalatta 41 bin 914, hizmetlerde 18 bin 856, tarımda 1598, madencilikte 1054 ve enerjide 994 olarak tahmin edildi.Yatırım teşviklerinde çalışmalar sürüyorSanayi ve Teknoloji Bakanlığı yatırım teşvikleri konusunda çeşitli adımlar atmaya devam ediyor. Bu kapsamda yıl sonuna kadar Yatırım Teşvik Sistemi ve Proje Bazlı Yatırım Teşvik Sistemi kapsamında üst politika belgelerinde yer alan ülkenin ekonomik hedefleri ile ulusal ve uluslararası yatırımcıların ihtiyaçları doğrultusunda yatırım teşvik uygulamalarının yürütülmesine devam edilecek.Yatırım teşvik belgelerine ilişkin bilgi, istatistik ve değerlendirmelerin yer aldığı 6 Yatırım Teşvik Verileri Bülteni hazırlanacak ve Bakanlık internet sitesinde yayımlanacak. Ticaret sicili müdürlükleri, noterler ve firmalardan gelen form ve bildirimlerde yer alan firma bilgileri bilgi sistemine kaydedilerek raporlamalar yapılacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ZEYNEP DUYAR - Türkiye'de bu yılın 6 ayında 2 bin 410 yatırım teşvik belgesi düzenlenirken imalat sektörü 1770 belgeyle ilk sırada yer aldı.AA muhabirinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, ulusal veya uluslararası sermayeli yatırımcıları desteklemek amacıyla çeşitli teşvik programları uygulanıyor. Böylece Türkiye'nin yerli ve uluslararası yatırımcılar için cazibe merkezi haline getirilmesi amaçlanıyor.Bu kapsamda bu yılın ocak-haziran döneminde 2 bin 437 yatırım projesi için 2 bin 410 teşvik belgesi düzenlenirken yaklaşık 447,9 milyar liralık sabit yatırım yapılması ve 64 bin 416 kişilik istihdam oluşturulması hedeflendi. Söz konusu dönemde düzenlenen yatırım teşvik belgelerinin 2 bin 291'i yerli, 119'u ise yabancı sermayeli firmalarca alındı. Yerli firmalar için düzenlenen belgelerde öngörülen toplam sabit yatırım tutarı 412,6 milyar lira, yabancı sermayeli firmalar için düzenlenen belgelerde öngörülen toplam sabit yatırım tutarı 35,3 milyar lira oldu.İmalatta 42 bine yakın istihdam hedeflendiBu dönemde verilen teşvik belgesi sayısında Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'yı içine alan 1. Bölge 998 belgeyle ilk sırada yer aldı.Bu bölgeyi 480 belgeyle 2. Bölge, 322 belgeyle 6. Bölge, 279 belgeyle 3. Bölge, 176 belgeyle 5. Bölge ve 146 belgeyle 4. Bölge izledi.Projeler kapsamında, 1. Bölge'de 180,1 milyar liralık, 2. Bölge'de 79,6 milyar liralık, 3. Bölge'de 43 milyar liralık, 4. Bölge'de 24,1 milyar liralık, 5. Bölge'de 37,5 milyar liralık ve 6. Bölge'de 41,5 milyar liralık yatırım yapılması planlandı.Ayrıca muhtelif bölgelerde de öngörülen sabit yatırım tutarı 42,2 milyar lira olan 9 yatırım teşvik belgesi düzenlendi.Yatırım teşvik belgelerinde beklenen 447,9 milyar liralık toplam sabit yatırım tutarının 189,6 milyar lirası imalat sektörü için ayrılırken bu sektörü 127,1 milyar lira ile enerji, 108,9 milyar lira ile hizmetler, 13,9 milyar lira ile tarım ve 8,5 milyar lira ile madencilik sektörü izledi.İmalat sektörüne yönelik söz konusu dönemde 1770 belge verilirken, bu sektörü 322 belge ile hizmetler, 151 belge ile enerji, 134 belge ile tarım, 33 belge ile madencilik takip etti.Sektörlerde öngörülen istihdam imalatta 41 bin 914, hizmetlerde 18 bin 856, tarımda 1598, madencilikte 1054 ve enerjide 994 olarak tahmin edildi.Yatırım teşviklerinde çalışmalar sürüyorSanayi ve Teknoloji Bakanlığı yatırım teşvikleri konusunda çeşitli adımlar atmaya devam ediyor. Bu kapsamda yıl sonuna kadar Yatırım Teşvik Sistemi ve Proje Bazlı Yatırım Teşvik Sistemi kapsamında üst politika belgelerinde yer alan ülkenin ekonomik hedefleri ile ulusal ve uluslararası yatırımcıların ihtiyaçları doğrultusunda yatırım teşvik uygulamalarının yürütülmesine devam edilecek.Yatırım teşvik belgelerine ilişkin bilgi, istatistik ve değerlendirmelerin yer aldığı 6 Yatırım Teşvik Verileri Bülteni hazırlanacak ve Bakanlık internet sitesinde yayımlanacak. Ticaret sicili müdürlükleri, noterler ve firmalardan gelen form ve bildirimlerde yer alan firma bilgileri bilgi sistemine kaydedilerek raporlamalar yapılacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Enerji dönüşümünde kritik mineraller yeni bağımlılık alanı oluşturuyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/enerji-donusumunde-kritik-mineraller-yeni-bagimlilik-alani-olusturuyor/901251/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/enerji-donusumunde-kritik-mineraller-yeni-bagimlilik-alani-olusturuyor/901251/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:03:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi Koordinatörü Mehmet Doğan Üçok: - İşleme kapasitesinin az sayıda ülke ve sanayi merkezinde yoğunlaşması, yeni bir sanayi ve teknoloji bağımlılığına zemin hazırlayabilir - Madencilik, rafinaj, geri dönüşüm, stoklama ve deniz taşımacılığını birlikte ele alan daha bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç var]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : FİRDEVS YÜKSEL / HANDAN KAZANCI - Enerji dönüşümü fosil yakıtlara olan ithalat bağımlılığını azaltırken, temiz enerji teknolojilerinin üretimi, kritik minerallerin işlenmesi ve tedarik zincirlerindeki yoğunlaşma yeni enerji güvenliği risklerini beraberinde getiriyor.Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, dünyada temiz enerji teknolojilerinde kullanılan kritik mineral talebi 2024'teki 12,3 milyon tondan 2050'de yaklaşık 43 milyon tona çıkacak.Gelecek projeksiyonlarına göre, yoğunlaşma ise madencilikten çok rafinaj aşamasında olacak.Halihazırda dünyada lityum rafinaj kapasitesinin yüzde 85'i ve batarya sınıfı grafit işleme kapasitesinin yüzde 91'i üç ülkenin elinde bulunuyor. Nadir toprak elementleri hariç tutulduğunda, her mineraldeki en büyük rafinaj ülkesinin ortalama payı 2023'te yüzde 70'ten 2025'te yüzde 72'ye yükseldi.Buna karşın küresel kritik mineral yatırımları ise 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 9 geriledi.Tedarik zincirleri jeopolitik risklere açıkSabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Koordinatörü Dr. Mehmet Doğan Üçok, AA muhabirine, enerji dönüşümünün dışa bağımlılığı tamamen ortadan kaldırmadığını, daha çok niteliğini değiştirdiğini söyledi.Üçok, güneş ve rüzgar enerjisi kullanımının yakıt ithalatı ihtiyacını ve dış kaynaklı arz şoklarına maruziyeti azalttığını ancak bağımlılığın bir bölümünün kritik minerallere, bunların işlenmesine ve temiz enerji teknolojilerine kaydığını aktardı.Söz konusu kaynakların işlenmesinde belirli ülkelerin öne çıktığına işaret eden Üçok, İşleme kapasitesinin az sayıda ülke ve sanayi merkezinde yoğunlaşması, yeni bir sanayi ve teknoloji bağımlılığına zemin hazırlayabilir. dedi.Üçok, ABD/İsrail-İran Savaşı kaynaklı Hürmüz Boğazı'nda yaşanan arz kesintilerinin kritik mineral tedarik zincirlerine de etkileri olduğuna dikkati çekerek, Kriz, kritik mineral zincirlerini yalnızca taşımacılık üzerinden değil, işleme girdileri üzerinden de etkiledi. diye konuştu.Hürmüz üzerinden kükürt akışındaki aksamanın, mineral işlemede temel girdi olan sülfürik asidin fiyatını da yükselttiğini ifade eden Üçok, bazı süreçlerde asit maliyetinin enerji maliyetini aşarak en büyük harcama kalemi haline geldiğini söyledi.Üçok, kritik minerallerdeki kırılganlığın Asya'daki stratejik deniz yolları ile Çin merkezli rafinaj ve ileri işleme kapasitesinin aynı coğrafyada yoğunlaşmasından ortaya çıktığını aktardı.Bölgede yaşanacak bir savaş veya uzun süreli deniz yolu kesintisinin taşımacılık, rafinaj ve üretim merkezlerine erişimi sınırlayabileceğini anlatan Üçok, alternatif rotaların maliyet ve teslim sürelerini artıracağını, alternatif işleme kapasitesini kısa sürede devreye almanın ise çok daha zor olduğunu dile getirdi.Üçok, Çin'in galyum, batarya sınıfı grafit ve yüksek saflıkta manganez işleme kapasitesinde küresel payının yüzde 90'ı aştığını, nadir toprak elementlerinin rafinaj ve ayrıştırılmasındaki payının ise yaklaşık yüzde 85 olduğunu ifade etti.Geçen yıl nadir toprak elementlerindeki ihracat kısıtlamalarının bazı otomotiv üreticilerini kapasite kullanımını azaltmaya veya üretime geçici olarak ara vermeye zorladığını söyleyen Üçok, ihracat kısıtlamalarının tam uygulanması halinde Çin dışında kritik minerallere bağımlılığın yıllık yaklaşık 6,5 trilyon dolarlık üretimi riske atabileceğinin altını çizdi.Rafinajda çeşitlendirme enerji güvenliği için kritikÜçok, Önümüzdeki 10 yılın en büyük jeopolitik riski, deniz yolu kesintileri ile rafinaj ve ihracat kontrolünün aynı kriz içinde birleşmesi olabilir. Böyle bir durumda lojistik darboğazlar ile işleme kapasitesine erişim sorunu birbirini besleyebilir. Rafinaj kapasitesi ve ihracat kontrolleri de büyük güç rekabetinde daha seçici baskı araçlarına dönüşebilir. değerlendirmesinde bulundu.Dünyada yeni rafinaj kapasitesi oluşturmanın yüksek sermayenin yanı sıra teknoloji, özel ekipman, izin süreçleri ve uzun vadeli alım güvencesini gerektirdiğini belirten Üçok, Fiyat oynaklığı ve yatırımcıların artan temkinliliği de yatırım ortamını zorlaştırıyor. ifadesini kullandı.Üçok, Madencilikte yeni üretim merkezleri ortaya çıksa bile rafinajın aynı hızla çeşitlenmesi kolay görünmüyor. dedi.Enerji dönüşümünde mineralin çıkarılması kadar nerede ve kim tarafından işlendiğinin de stratejik önem taşıdığını kaydeden Üçok, avantajın giderek rezerv sahibi olmaktan ziyade minerali yüksek katma değerli ürüne dönüştürme kapasitesine dayandığını söyledi.Mehmet Doğan Üçok, enerji dönüşümünün getirdiği bağımlılıkları azaltmak için tek bir çözüm bulunmadığına işaret ederek, şöyle konuştu:Politika seçenekleri petrol çağındakinden daha çeşitli çünkü mineraller stoklanabiliyor, geri dönüştürülebiliyor ve kısmen ikame edilebiliyor. Bu doğrultuda coğrafi çeşitlendirme, geri dönüşüm, teknolojik ikame ve stratejik stok oluşturma gibi adımlar dikkati çekiyor. Uluslararası koordinasyon da önemli. Madencilik, rafinaj, geri dönüşüm, stoklama ve deniz taşımacılığını birlikte ele alan daha bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç var.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : FİRDEVS YÜKSEL / HANDAN KAZANCI - Enerji dönüşümü fosil yakıtlara olan ithalat bağımlılığını azaltırken, temiz enerji teknolojilerinin üretimi, kritik minerallerin işlenmesi ve tedarik zincirlerindeki yoğunlaşma yeni enerji güvenliği risklerini beraberinde getiriyor.Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, dünyada temiz enerji teknolojilerinde kullanılan kritik mineral talebi 2024'teki 12,3 milyon tondan 2050'de yaklaşık 43 milyon tona çıkacak.Gelecek projeksiyonlarına göre, yoğunlaşma ise madencilikten çok rafinaj aşamasında olacak.Halihazırda dünyada lityum rafinaj kapasitesinin yüzde 85'i ve batarya sınıfı grafit işleme kapasitesinin yüzde 91'i üç ülkenin elinde bulunuyor. Nadir toprak elementleri hariç tutulduğunda, her mineraldeki en büyük rafinaj ülkesinin ortalama payı 2023'te yüzde 70'ten 2025'te yüzde 72'ye yükseldi.Buna karşın küresel kritik mineral yatırımları ise 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 9 geriledi.Tedarik zincirleri jeopolitik risklere açıkSabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Koordinatörü Dr. Mehmet Doğan Üçok, AA muhabirine, enerji dönüşümünün dışa bağımlılığı tamamen ortadan kaldırmadığını, daha çok niteliğini değiştirdiğini söyledi.Üçok, güneş ve rüzgar enerjisi kullanımının yakıt ithalatı ihtiyacını ve dış kaynaklı arz şoklarına maruziyeti azalttığını ancak bağımlılığın bir bölümünün kritik minerallere, bunların işlenmesine ve temiz enerji teknolojilerine kaydığını aktardı.Söz konusu kaynakların işlenmesinde belirli ülkelerin öne çıktığına işaret eden Üçok, İşleme kapasitesinin az sayıda ülke ve sanayi merkezinde yoğunlaşması, yeni bir sanayi ve teknoloji bağımlılığına zemin hazırlayabilir. dedi.Üçok, ABD/İsrail-İran Savaşı kaynaklı Hürmüz Boğazı'nda yaşanan arz kesintilerinin kritik mineral tedarik zincirlerine de etkileri olduğuna dikkati çekerek, Kriz, kritik mineral zincirlerini yalnızca taşımacılık üzerinden değil, işleme girdileri üzerinden de etkiledi. diye konuştu.Hürmüz üzerinden kükürt akışındaki aksamanın, mineral işlemede temel girdi olan sülfürik asidin fiyatını da yükselttiğini ifade eden Üçok, bazı süreçlerde asit maliyetinin enerji maliyetini aşarak en büyük harcama kalemi haline geldiğini söyledi.Üçok, kritik minerallerdeki kırılganlığın Asya'daki stratejik deniz yolları ile Çin merkezli rafinaj ve ileri işleme kapasitesinin aynı coğrafyada yoğunlaşmasından ortaya çıktığını aktardı.Bölgede yaşanacak bir savaş veya uzun süreli deniz yolu kesintisinin taşımacılık, rafinaj ve üretim merkezlerine erişimi sınırlayabileceğini anlatan Üçok, alternatif rotaların maliyet ve teslim sürelerini artıracağını, alternatif işleme kapasitesini kısa sürede devreye almanın ise çok daha zor olduğunu dile getirdi.Üçok, Çin'in galyum, batarya sınıfı grafit ve yüksek saflıkta manganez işleme kapasitesinde küresel payının yüzde 90'ı aştığını, nadir toprak elementlerinin rafinaj ve ayrıştırılmasındaki payının ise yaklaşık yüzde 85 olduğunu ifade etti.Geçen yıl nadir toprak elementlerindeki ihracat kısıtlamalarının bazı otomotiv üreticilerini kapasite kullanımını azaltmaya veya üretime geçici olarak ara vermeye zorladığını söyleyen Üçok, ihracat kısıtlamalarının tam uygulanması halinde Çin dışında kritik minerallere bağımlılığın yıllık yaklaşık 6,5 trilyon dolarlık üretimi riske atabileceğinin altını çizdi.Rafinajda çeşitlendirme enerji güvenliği için kritikÜçok, Önümüzdeki 10 yılın en büyük jeopolitik riski, deniz yolu kesintileri ile rafinaj ve ihracat kontrolünün aynı kriz içinde birleşmesi olabilir. Böyle bir durumda lojistik darboğazlar ile işleme kapasitesine erişim sorunu birbirini besleyebilir. Rafinaj kapasitesi ve ihracat kontrolleri de büyük güç rekabetinde daha seçici baskı araçlarına dönüşebilir. değerlendirmesinde bulundu.Dünyada yeni rafinaj kapasitesi oluşturmanın yüksek sermayenin yanı sıra teknoloji, özel ekipman, izin süreçleri ve uzun vadeli alım güvencesini gerektirdiğini belirten Üçok, Fiyat oynaklığı ve yatırımcıların artan temkinliliği de yatırım ortamını zorlaştırıyor. ifadesini kullandı.Üçok, Madencilikte yeni üretim merkezleri ortaya çıksa bile rafinajın aynı hızla çeşitlenmesi kolay görünmüyor. dedi.Enerji dönüşümünde mineralin çıkarılması kadar nerede ve kim tarafından işlendiğinin de stratejik önem taşıdığını kaydeden Üçok, avantajın giderek rezerv sahibi olmaktan ziyade minerali yüksek katma değerli ürüne dönüştürme kapasitesine dayandığını söyledi.Mehmet Doğan Üçok, enerji dönüşümünün getirdiği bağımlılıkları azaltmak için tek bir çözüm bulunmadığına işaret ederek, şöyle konuştu:Politika seçenekleri petrol çağındakinden daha çeşitli çünkü mineraller stoklanabiliyor, geri dönüştürülebiliyor ve kısmen ikame edilebiliyor. Bu doğrultuda coğrafi çeşitlendirme, geri dönüşüm, teknolojik ikame ve stratejik stok oluşturma gibi adımlar dikkati çekiyor. Uluslararası koordinasyon da önemli. Madencilik, rafinaj, geri dönüşüm, stoklama ve deniz taşımacılığını birlikte ele alan daha bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç var.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tech Visa Programı ile 47 teknoloji girişimi projelerini Türkiye'ye taşıdı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tech-visa-programi-ile-47-teknoloji-girisimi-projelerini-turkiye-ye-tasidi/901249/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tech-visa-programi-ile-47-teknoloji-girisimi-projelerini-turkiye-ye-tasidi/901249/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:03:19 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Türkiye'nin küresel teknoloji girişimlerini ve alanında uzman yabancı yetenekleri ülkeye çekmek amacıyla yürüttüğü programa 53 ülkeden 492 başvuru yapıldı - Değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamlayan 82 girişim programa kabul edilirken, bunlardan 47'si Türkiye'de şirketini kurdu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ZEYNEP DUYAR - Teknoloji alanında kritik uzmanlığa sahip yabancı yetenekleri ve yenilikçi girişimleri ülkeye çekmek amacıyla yürütülen Türkiye Tech Visa Programı'na 53 ülkeden başvuru alınırken 47 teknoloji girişiminin ülkede şirket kurması sağlandı.AA muhabirinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre program kapsamında yılın ilk yarısında 53 ülkeden 492 başvuru alındı.Başvurular ön incelemenin ardından teknoparklar tarafından değerlendirildi ve komisyon süreçlerinden geçirildi. Bu aşamaları başarıyla tamamlayan 82 girişim programa kabul edildi.Kabul edilen girişimlerden 47'si Türkiye'de şirket kurarken ülkede faaliyetlerine başlayan girişimcilere işlerini büyütmelerine ve teknoloji ekosistemine uyum sağlamalarına yönelik hızlandırma eğitimleri verildi.Yeni şirketlerin kurulması desteklenecekProgramın yılın ikinci yarısındaki uygulama takvimi de belirlendi.Bu kapsamda yıl sonuna kadar programa yapılan başvurulara ilişkin değerlendirme faaliyetleri sürdürülecek. Başarılı bulunan girişimlerin Türkiye'de şirket kurmaları desteklenecek ve girişimcilere yönelik hızlandırma eğitimleri düzenlenecek.Böylece programa kabul edilen girişimlerin yalnızca Türkiye'ye gelmeleri değil, şirketleşerek kalıcı olmaları, yerli teknoloji ekosistemiyle işbirliği geliştirmeleri ve Türkiye üzerinden küresel pazarlara açılmaları amaçlanıyor.Türkiye Tech Visa, teknoloji alanında kritik uzmanlıklara sahip profesyoneller ile yenilikçi iş modeli ve teknoloji tabanlı çalışmaları bulunan girişimler için özel bir davet programı olarak uygulanıyor.Başvurular, teknoloji alanında çalışan bireysel yetenekler ve girişimler için oluşturulan iki ayrı kanal üzerinden gerçekleştiriliyor.Üç yıllık özel çalışma izniPrograma kabul edilen teknoloji profesyonelleri ve girişimcilere Türkiye'de uzun vadeli plan yapabilmeleri için 3 yıllık özel çalışma izni sağlanıyor. Katılımcıların ailelerinin oturma izni süreçlerinin de kolaylaştırılması öngörülüyor.Program kapsamında ayrıca ilgili koşulları sağlayan katılımcılara gelir ve kurumlar vergisi muafiyetleri, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetlerinden yararlanma imkanı sunuluyor.Türkiye'de faaliyet göstermek isteyen girişimlere teknoparklar ile kuluçka merkezlerinde ofis imkanı sağlanırken şirketlerin girişim sermayesi yatırımlarına, proje finansmanına, kamu teşviklerine ve destek programlarına erişimleri de kolaylaştırılıyor.Şirketlere 6 aylık danışmanlıkPrograma kabul edilen girişimcilerin Türkiye'de kurdukları şirketlere 6 ay boyunca hukuki, mali ve teknik süreçlerde danışmanlık veriliyor.Girişimcilerin kuruluş işlemlerinden teşvik mekanizmalarına, yatırım süreçlerinden teknoloji ekosistemine entegrasyona kadar ihtiyaç duydukları alanlarda yönlendirilmeleri sağlanıyor.Türkiye Tech Visa Programı ile yabancı teknoloji şirketlerinin merkezlerini veya operasyonlarını Türkiye'ye taşıması, nitelikli insan kaynağının ülkeye kazandırılması ve ülkenin teknoloji ve yenilikçilik alanında küresel çekim merkezlerinden biri haline gelmesi amaçlanıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ZEYNEP DUYAR - Teknoloji alanında kritik uzmanlığa sahip yabancı yetenekleri ve yenilikçi girişimleri ülkeye çekmek amacıyla yürütülen Türkiye Tech Visa Programı'na 53 ülkeden başvuru alınırken 47 teknoloji girişiminin ülkede şirket kurması sağlandı.AA muhabirinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre program kapsamında yılın ilk yarısında 53 ülkeden 492 başvuru alındı.Başvurular ön incelemenin ardından teknoparklar tarafından değerlendirildi ve komisyon süreçlerinden geçirildi. Bu aşamaları başarıyla tamamlayan 82 girişim programa kabul edildi.Kabul edilen girişimlerden 47'si Türkiye'de şirket kurarken ülkede faaliyetlerine başlayan girişimcilere işlerini büyütmelerine ve teknoloji ekosistemine uyum sağlamalarına yönelik hızlandırma eğitimleri verildi.Yeni şirketlerin kurulması desteklenecekProgramın yılın ikinci yarısındaki uygulama takvimi de belirlendi.Bu kapsamda yıl sonuna kadar programa yapılan başvurulara ilişkin değerlendirme faaliyetleri sürdürülecek. Başarılı bulunan girişimlerin Türkiye'de şirket kurmaları desteklenecek ve girişimcilere yönelik hızlandırma eğitimleri düzenlenecek.Böylece programa kabul edilen girişimlerin yalnızca Türkiye'ye gelmeleri değil, şirketleşerek kalıcı olmaları, yerli teknoloji ekosistemiyle işbirliği geliştirmeleri ve Türkiye üzerinden küresel pazarlara açılmaları amaçlanıyor.Türkiye Tech Visa, teknoloji alanında kritik uzmanlıklara sahip profesyoneller ile yenilikçi iş modeli ve teknoloji tabanlı çalışmaları bulunan girişimler için özel bir davet programı olarak uygulanıyor.Başvurular, teknoloji alanında çalışan bireysel yetenekler ve girişimler için oluşturulan iki ayrı kanal üzerinden gerçekleştiriliyor.Üç yıllık özel çalışma izniPrograma kabul edilen teknoloji profesyonelleri ve girişimcilere Türkiye'de uzun vadeli plan yapabilmeleri için 3 yıllık özel çalışma izni sağlanıyor. Katılımcıların ailelerinin oturma izni süreçlerinin de kolaylaştırılması öngörülüyor.Program kapsamında ayrıca ilgili koşulları sağlayan katılımcılara gelir ve kurumlar vergisi muafiyetleri, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetlerinden yararlanma imkanı sunuluyor.Türkiye'de faaliyet göstermek isteyen girişimlere teknoparklar ile kuluçka merkezlerinde ofis imkanı sağlanırken şirketlerin girişim sermayesi yatırımlarına, proje finansmanına, kamu teşviklerine ve destek programlarına erişimleri de kolaylaştırılıyor.Şirketlere 6 aylık danışmanlıkPrograma kabul edilen girişimcilerin Türkiye'de kurdukları şirketlere 6 ay boyunca hukuki, mali ve teknik süreçlerde danışmanlık veriliyor.Girişimcilerin kuruluş işlemlerinden teşvik mekanizmalarına, yatırım süreçlerinden teknoloji ekosistemine entegrasyona kadar ihtiyaç duydukları alanlarda yönlendirilmeleri sağlanıyor.Türkiye Tech Visa Programı ile yabancı teknoloji şirketlerinin merkezlerini veya operasyonlarını Türkiye'ye taşıması, nitelikli insan kaynağının ülkeye kazandırılması ve ülkenin teknoloji ve yenilikçilik alanında küresel çekim merkezlerinden biri haline gelmesi amaçlanıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Almanya'da aşırı sağın yükselişi ülke ekonomisinde endişe oluşturuyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/almanya-da-asiri-sagin-yukselisi-ulke-ekonomisinde-endise-olusturuyor/901248/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/almanya-da-asiri-sagin-yukselisi-ulke-ekonomisinde-endise-olusturuyor/901248/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Eylül ayında 3 eyalette yapılacak parlamento seçimleri öncesinde yükselişe geçen aşırı sağcı AfD'nin yabancı düşmanı politikalarının, iş gücü piyasasına ve ekonomik büyümeye ağır darbe vuracağı belirtiliyor - Ekonomi uzmanları, göçmen iş gücünün azalması durumunda eyaletlerdeki yıllık büyümenin yüzde 1'e yakın düşebileceğini ve sağlık başta olmak üzere kritik sektörlerin çöküş riskiyle karşılaşacağını vurguluyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : BAHATTİN GÖNÜLTAŞ - Almanya'da eylül ayında yapılacak kritik eyalet seçimleri öncesinde, göçmen karşıtı söylemleriyle bilinen aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yükselişi, ülkenin ekonomik geleceğine yönelik endişeleri artırıyor.Ekonomistler, AfD'nin yabancı düşmanı politikalarının iş gücü piyasasına ve ekonomik büyümeye ağır darbe vuracağı uyarısında bulunuyor.Almanya'da 6 Eylül'de Saksonya-Anhalt'ta, 20 Eylül'de ise Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern'de seçimler gerçekleştirilecek.Son anketler, bu eyaletlerde Sol Parti (Die Linke) ve göçmen karşıtı AfD'nin sandıktan en güçlü yapılar olarak çıkabileceğine işaret ediyor.Berlin&#039;de aşırı sağ ve sol kıskacıBaşkent Berlin'de 20 Eylül'de yapılması planlanan seçimler öncesinde siyasi kutuplaşma zirveye ulaştı.Kentte idareyi elinde bulunduran Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) koalisyonunun ise kan kaybettiği değerlendiriliyor.Berlin Eyalet Başkanı Kai Wegner'in istifasının ardından CDU'nun adayı olan Stefan Evers'in tanınırlığının düşük olmasının, seçim sonuçlarını daha da belirsiz hale getirdiği ifade ediliyor.Seçim sonrası Berlin'de Sol Parti, Yeşiller ve SPD'den oluşan üçlü bir sol koalisyon ihtimali de masada bulunuyor.Alman kamuoyu araştırma şirketi INSA tarafından yapılan son araştırmaya göre AfD, Berlin genelinde yüzde 17 ile üçüncü sırada yer aldı.AfD, Berlin'deki konut krizini de göçmenlere bağlayarak, sosyal konutların sadece yerlilere verilmesi vaadiyle kampanya yürütüyor.AfD'nin ekonomi programı ve eleştirilerSiyasi kulislerde bu tartışmalar sürerken, ekonomi dünyasından AfD'nin ekonomi programına ve ideolojisine yönelik sert eleştiriler geliyor.Alman basınında yer alan analizlerde, AfD’nin iktidara gelmesi durumunda ülke ekonomisinde yaşanabilecek kırılmalar; ekonomik refahın daralma riski, göç politikalarının yaratacağı iş gücü açığı, Avro Bölgesi'nden çıkış senaryolarının doğuracağı ihracat zararları, bütçede oluşabilecek açıklar ve iklim politikalarının dışa bağımlılığı artırma tehlikesi olmak üzere 5 temel başlıkta ele alınıyor. Bu değerlendirmelere göre, popülist hükümetlerin uyguladığı ekonomi politikaları uzun vadede üretimi ortalama yüzde 10 daraltabilir.Bu durum, Almanya için yaklaşık 450 milyar avroluk devasa bir ekonomik kayıp anlamına geliyor. Ülkedeki şirketlerin yüzde 93'ünün hukukun üstünlüğünü en önemli yatırım kriteri olarak görmesi, demokratik kurumların zarar görmesi halinde uluslararası yatırımların tamamen durabileceğini ortaya koyuyor.AfD’nin kitlesel sınır dışı ve göç karşıtı söylemleri, yaşlanan Alman nüfusu karşısında ciddi bir iş gücü krizini tetikliyor. Uzmanlar, göçün durması halinde gelecek 15 yılda 7 milyon iş gücü açığı yaşanacağını öngörüyor. Halihazırda göçmenler, Doğu Almanya Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'nın (GSYH) yüzde 11’ini (68 milyar avro), Almanya genelinin ise yüzde 14’ünü (572 milyar avro) üretiyor.Partinin Brexit benzeri bir süreçle Avrupa Birliği (AB) ve Avro Bölgesi'nden ayrılma politikası ise ihracat odaklı Alman modeline en büyük darbeyi vuracak nitelikte görülüyor.Olası bir ayrılığın 5 yıl içinde 700 milyar avro kayba ve 2,5 milyon istihdamın riske girmesine yol açacağı hesaplanıyor. Bu senaryoda, Saksonya-Anhalt eyaletinde hane halkı gelirlerinin yüzde 6'dan fazla düşeceği tahmin ediliyor.Mali tarafta ise AfD'nin vergi ve emeklilik vaatlerinin bütçede 180 milyar avroluk bir delik açacağı, önerilen vergi sisteminin dar gelirliyi değil, sadece yüksek gelirlileri desteklediği vurgulanıyor.Ayrıca partinin yenilenebilir enerji karşıtlığı ve yeniden Rus gazına bağımlılık odaklı iklim politikalarının, Almanya’nın enerjide dışa bağımlılığını ve kırılganlığını artıracağı belirtiliyor.Ekonomistlerden AfD uyarısı: Büyümeyi yarı yarıya düşürürHalle Ekonomik Araştırma Enstitüsü (IWH) Başkanı Reint Gropp, AfD’nin yönetime gelmesi durumunda eyalet ekonomilerinin büyük zarar göreceğini vurguladı.Yabancı düşmanı politikaların ekonomi için yıkıcı olduğunu belirten Gropp, AfD’nin yöneteceği bir eyalette yıllık ekonomik büyüme yüzde 0,5 ile yüzde 1 arasında düşebilir. İnsanlar ekonomik gerçeklerle değil, artık var olmayan hayali bir 'mavi gözlü, sarışın Alman dünyası' özlemiyle bu partiye oy veriyor. değerlendirmesinde bulundu.Her 5 doktordan biri yabancıAlmanya'da nitelikli iş gücü açığının ve emekli olan Alman vatandaşlarının sayısının her geçen gün arttığına dikkati çeken uzmanlar, mevcut ekonomik büyümenin tamamen göçmenler sayesinde sürdürülebildiğini belirtiyor.Verilere göre, göçmenlerin oluşturduğu katma değerin ortadan kalkması durumunda birçok sektörün çökeceği öngörülüyor. Saksonya-Anhalt genelinde gıda üretimi, inşaat, gastronomi ve lojistik sektörlerinde çalışanların yüzde 33 ile yüzde 40'ını göçmenler oluşturuyor. Daha da önemlisi, eyalette görev yapan her 5 doktordan birinin yabancı uyruklu olduğu belirtiliyor.Saksonya-Anhalt eyaletinde AfD tek başına iktidar hedefliyor6 Eylül'de sandık başına gitmeye hazırlanan Saksonya-Anhalt eyaletinde anketlerde AfD yüzde 42 ile açık ara önde gidiyor. Onu yüzde 22 ile CDU ve yüzde 13 ile Sol Parti takip ediyor. Yüzde 5 barajı sınırında bulunan SPD, Yeşiller, FDP ve Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) ise parlamento dışı kalma riskiyle karşı karşıya.Meclisteki diğer partilerin AfD'ye karşı uyguladığı siyasi tecrit politikası devam ederken, AfD söz konusu eyalette tek başına hükümet kurma hedefiyle hareket ediyor.Almanya'nın ekonomik açıdan en dezavantajlı eyaletlerinden Saksonya-Anhalt'ta kişi başına düşen GSYH, ülke ortalamasının yüzde 14 altında kalıyor.Eski Doğu Almanya eyaletleri gibi batı bölgelerinin gerisinde kalan eyalette nüfus da hızla yaşlanıyor. Yapılan öngörülere göre, bölgenin gelecek 10 yılda çalışma çağındaki nüfusunun yüzde 13'ünü kaybedeceği, 67 yaş üstü nüfusun ise yüzde 8 artacağı tahmin ediliyor.Sandıktan çıkacak olası bir yenilginin, Başbakan Friedrich Merz üzerindeki parti içi baskıyı tırmandırarak Berlin'de siyasi bir tıkanıklığa ve Avrupa Birliği (AB) genelinde çalkantılara yol açabileceği belirtiliyor.Almanya’da sıcak siyaset sonbaharıING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, yayımladığı analizde, eyalet seçimlerinin federal politikaları sarsacağını belirterek, süreci Almanya’nın sıcak siyasi sonbaharı olarak nitelendirdi. Bölgesel seçimlerin hem yerel bir oylama hem de federal hükümetin popülaritesini ölçen bir anket olduğunu vurgulayan Brzeski, Üç eyaletteki seçimlerin sonuçları, Berlin'deki siyasi iklimi belirleyecek, hatta mevcut koalisyon hükümetinin vaktinden önce sonunu getirebilecek güçte. uyarısında bulundu.Hükümetin durgunlaşan ekonomiyi canlandıracak yapısal reformları hayata geçirmekte yavaş kaldığına işaret eden Brzeski, aşırı sağın bu durumdan beslendiğini kaydetti. Brzeski, piyasaların ve iş dünyasının AfD’nin yükselişine daha fazla dikkat etmesi gerektiğinin altını çizerek, şunları aktardı:AfD'nin ekonomi politikası hala ne çıkacağı belli olmayan bir sürpriz torbası gibi. Gerçekte ne istedikleri belirsiz ve vaatleri arasında büyük çelişkiler var. Parti programları incelendiğinde, bütçede en büyük finansman açığına sahip olan yapının AfD olduğu görülüyor.Vaatlerin sadece yüzde 10&#039;undan azı karşılanabiliyorIWH'nin AfD'nin seçim programına yönelik maliyet analizine de değinen Brzeski, partinin yıllık yaklaşık 2,5 milyar avroluk bir finansman ihtiyacı yarattığını, buna karşın kanıtlanabilir tasarruf vaatlerinin yalnızca 243 milyon avroda kaldığını belirtti.Brzeski, Vadedilen her bir avronun 10 sentinden daha azı karşılanabiliyor. Ortaya çıkan en az 2,2 milyar avroluk açık, eyaletin toplam vergi gelirlerinin dörtte birine denk geliyor. Ancak maliyetlerin ve ekonomik gerçeklerin tartışma kazandırdığına inananlar için acı olan durum şu ki; bu rapor kamuoyuna açıklandıktan sonra bile AfD'nin anketlerdeki yükselişi devam etti. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : BAHATTİN GÖNÜLTAŞ - Almanya'da eylül ayında yapılacak kritik eyalet seçimleri öncesinde, göçmen karşıtı söylemleriyle bilinen aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yükselişi, ülkenin ekonomik geleceğine yönelik endişeleri artırıyor.Ekonomistler, AfD'nin yabancı düşmanı politikalarının iş gücü piyasasına ve ekonomik büyümeye ağır darbe vuracağı uyarısında bulunuyor.Almanya'da 6 Eylül'de Saksonya-Anhalt'ta, 20 Eylül'de ise Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern'de seçimler gerçekleştirilecek.Son anketler, bu eyaletlerde Sol Parti (Die Linke) ve göçmen karşıtı AfD'nin sandıktan en güçlü yapılar olarak çıkabileceğine işaret ediyor.Berlin&#039;de aşırı sağ ve sol kıskacıBaşkent Berlin'de 20 Eylül'de yapılması planlanan seçimler öncesinde siyasi kutuplaşma zirveye ulaştı.Kentte idareyi elinde bulunduran Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) koalisyonunun ise kan kaybettiği değerlendiriliyor.Berlin Eyalet Başkanı Kai Wegner'in istifasının ardından CDU'nun adayı olan Stefan Evers'in tanınırlığının düşük olmasının, seçim sonuçlarını daha da belirsiz hale getirdiği ifade ediliyor.Seçim sonrası Berlin'de Sol Parti, Yeşiller ve SPD'den oluşan üçlü bir sol koalisyon ihtimali de masada bulunuyor.Alman kamuoyu araştırma şirketi INSA tarafından yapılan son araştırmaya göre AfD, Berlin genelinde yüzde 17 ile üçüncü sırada yer aldı.AfD, Berlin'deki konut krizini de göçmenlere bağlayarak, sosyal konutların sadece yerlilere verilmesi vaadiyle kampanya yürütüyor.AfD'nin ekonomi programı ve eleştirilerSiyasi kulislerde bu tartışmalar sürerken, ekonomi dünyasından AfD'nin ekonomi programına ve ideolojisine yönelik sert eleştiriler geliyor.Alman basınında yer alan analizlerde, AfD’nin iktidara gelmesi durumunda ülke ekonomisinde yaşanabilecek kırılmalar; ekonomik refahın daralma riski, göç politikalarının yaratacağı iş gücü açığı, Avro Bölgesi'nden çıkış senaryolarının doğuracağı ihracat zararları, bütçede oluşabilecek açıklar ve iklim politikalarının dışa bağımlılığı artırma tehlikesi olmak üzere 5 temel başlıkta ele alınıyor. Bu değerlendirmelere göre, popülist hükümetlerin uyguladığı ekonomi politikaları uzun vadede üretimi ortalama yüzde 10 daraltabilir.Bu durum, Almanya için yaklaşık 450 milyar avroluk devasa bir ekonomik kayıp anlamına geliyor. Ülkedeki şirketlerin yüzde 93'ünün hukukun üstünlüğünü en önemli yatırım kriteri olarak görmesi, demokratik kurumların zarar görmesi halinde uluslararası yatırımların tamamen durabileceğini ortaya koyuyor.AfD’nin kitlesel sınır dışı ve göç karşıtı söylemleri, yaşlanan Alman nüfusu karşısında ciddi bir iş gücü krizini tetikliyor. Uzmanlar, göçün durması halinde gelecek 15 yılda 7 milyon iş gücü açığı yaşanacağını öngörüyor. Halihazırda göçmenler, Doğu Almanya Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'nın (GSYH) yüzde 11’ini (68 milyar avro), Almanya genelinin ise yüzde 14’ünü (572 milyar avro) üretiyor.Partinin Brexit benzeri bir süreçle Avrupa Birliği (AB) ve Avro Bölgesi'nden ayrılma politikası ise ihracat odaklı Alman modeline en büyük darbeyi vuracak nitelikte görülüyor.Olası bir ayrılığın 5 yıl içinde 700 milyar avro kayba ve 2,5 milyon istihdamın riske girmesine yol açacağı hesaplanıyor. Bu senaryoda, Saksonya-Anhalt eyaletinde hane halkı gelirlerinin yüzde 6'dan fazla düşeceği tahmin ediliyor.Mali tarafta ise AfD'nin vergi ve emeklilik vaatlerinin bütçede 180 milyar avroluk bir delik açacağı, önerilen vergi sisteminin dar gelirliyi değil, sadece yüksek gelirlileri desteklediği vurgulanıyor.Ayrıca partinin yenilenebilir enerji karşıtlığı ve yeniden Rus gazına bağımlılık odaklı iklim politikalarının, Almanya’nın enerjide dışa bağımlılığını ve kırılganlığını artıracağı belirtiliyor.Ekonomistlerden AfD uyarısı: Büyümeyi yarı yarıya düşürürHalle Ekonomik Araştırma Enstitüsü (IWH) Başkanı Reint Gropp, AfD’nin yönetime gelmesi durumunda eyalet ekonomilerinin büyük zarar göreceğini vurguladı.Yabancı düşmanı politikaların ekonomi için yıkıcı olduğunu belirten Gropp, AfD’nin yöneteceği bir eyalette yıllık ekonomik büyüme yüzde 0,5 ile yüzde 1 arasında düşebilir. İnsanlar ekonomik gerçeklerle değil, artık var olmayan hayali bir 'mavi gözlü, sarışın Alman dünyası' özlemiyle bu partiye oy veriyor. değerlendirmesinde bulundu.Her 5 doktordan biri yabancıAlmanya'da nitelikli iş gücü açığının ve emekli olan Alman vatandaşlarının sayısının her geçen gün arttığına dikkati çeken uzmanlar, mevcut ekonomik büyümenin tamamen göçmenler sayesinde sürdürülebildiğini belirtiyor.Verilere göre, göçmenlerin oluşturduğu katma değerin ortadan kalkması durumunda birçok sektörün çökeceği öngörülüyor. Saksonya-Anhalt genelinde gıda üretimi, inşaat, gastronomi ve lojistik sektörlerinde çalışanların yüzde 33 ile yüzde 40'ını göçmenler oluşturuyor. Daha da önemlisi, eyalette görev yapan her 5 doktordan birinin yabancı uyruklu olduğu belirtiliyor.Saksonya-Anhalt eyaletinde AfD tek başına iktidar hedefliyor6 Eylül'de sandık başına gitmeye hazırlanan Saksonya-Anhalt eyaletinde anketlerde AfD yüzde 42 ile açık ara önde gidiyor. Onu yüzde 22 ile CDU ve yüzde 13 ile Sol Parti takip ediyor. Yüzde 5 barajı sınırında bulunan SPD, Yeşiller, FDP ve Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) ise parlamento dışı kalma riskiyle karşı karşıya.Meclisteki diğer partilerin AfD'ye karşı uyguladığı siyasi tecrit politikası devam ederken, AfD söz konusu eyalette tek başına hükümet kurma hedefiyle hareket ediyor.Almanya'nın ekonomik açıdan en dezavantajlı eyaletlerinden Saksonya-Anhalt'ta kişi başına düşen GSYH, ülke ortalamasının yüzde 14 altında kalıyor.Eski Doğu Almanya eyaletleri gibi batı bölgelerinin gerisinde kalan eyalette nüfus da hızla yaşlanıyor. Yapılan öngörülere göre, bölgenin gelecek 10 yılda çalışma çağındaki nüfusunun yüzde 13'ünü kaybedeceği, 67 yaş üstü nüfusun ise yüzde 8 artacağı tahmin ediliyor.Sandıktan çıkacak olası bir yenilginin, Başbakan Friedrich Merz üzerindeki parti içi baskıyı tırmandırarak Berlin'de siyasi bir tıkanıklığa ve Avrupa Birliği (AB) genelinde çalkantılara yol açabileceği belirtiliyor.Almanya’da sıcak siyaset sonbaharıING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, yayımladığı analizde, eyalet seçimlerinin federal politikaları sarsacağını belirterek, süreci Almanya’nın sıcak siyasi sonbaharı olarak nitelendirdi. Bölgesel seçimlerin hem yerel bir oylama hem de federal hükümetin popülaritesini ölçen bir anket olduğunu vurgulayan Brzeski, Üç eyaletteki seçimlerin sonuçları, Berlin'deki siyasi iklimi belirleyecek, hatta mevcut koalisyon hükümetinin vaktinden önce sonunu getirebilecek güçte. uyarısında bulundu.Hükümetin durgunlaşan ekonomiyi canlandıracak yapısal reformları hayata geçirmekte yavaş kaldığına işaret eden Brzeski, aşırı sağın bu durumdan beslendiğini kaydetti. Brzeski, piyasaların ve iş dünyasının AfD’nin yükselişine daha fazla dikkat etmesi gerektiğinin altını çizerek, şunları aktardı:AfD'nin ekonomi politikası hala ne çıkacağı belli olmayan bir sürpriz torbası gibi. Gerçekte ne istedikleri belirsiz ve vaatleri arasında büyük çelişkiler var. Parti programları incelendiğinde, bütçede en büyük finansman açığına sahip olan yapının AfD olduğu görülüyor.Vaatlerin sadece yüzde 10&#039;undan azı karşılanabiliyorIWH'nin AfD'nin seçim programına yönelik maliyet analizine de değinen Brzeski, partinin yıllık yaklaşık 2,5 milyar avroluk bir finansman ihtiyacı yarattığını, buna karşın kanıtlanabilir tasarruf vaatlerinin yalnızca 243 milyon avroda kaldığını belirtti.Brzeski, Vadedilen her bir avronun 10 sentinden daha azı karşılanabiliyor. Ortaya çıkan en az 2,2 milyar avroluk açık, eyaletin toplam vergi gelirlerinin dörtte birine denk geliyor. Ancak maliyetlerin ve ekonomik gerçeklerin tartışma kazandırdığına inananlar için acı olan durum şu ki; bu rapor kamuoyuna açıklandıktan sonra bile AfD'nin anketlerdeki yükselişi devam etti. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/almanya-da-asiri-sagin-yukselisi-ulke-ekonomisinde-endise-olusturuyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'nin yeni Turcornu HubX'in başarısı, gözleri mobil uygulama alanındaki yeni girişimcilere çevirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-nin-yeni-turcornu-hubx-in-basarisi-gozleri-mobil-uygulama-alanindaki-yeni-girisimcilere-cevirdi/901247/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-nin-yeni-turcornu-hubx-in-basarisi-gozleri-mobil-uygulama-alanindaki-yeni-girisimcilere-cevirdi/901247/</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Mobil Uygulama Geliştiricileri ve Yayıncıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Ekiz: - Bugüne kadar ülkemizin unicorn hikayesi ağırlıklı olarak e-ticaret ve oyun şirketleri üzerinden anlatıldı. HubX ile birlikte mobil uygulama sektörü de bu listede kendine ait, hakkıyla kazanılmış bir yer edindi - TOBB Yazılım Meclisi Mobil Uygulama Komitesi Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcisi Mesut Numanoğlu: - HubX'in unicorn olmasıyla birlikte bundan sonra çıkacak yeni unicorn'ların artık oyun sektöründen değil, mobil uygulama sektöründen gelmesini bekliyoruz. Bu, Türkiye'nin teknoloji ihracatı stratejisi açısından da kritik bir sinyal]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ZEYNEP DUYAR - Mobil uygulama geliştiricileri, Türkiye'nin 8'inci Turcornu (unicorn) olan HubX'in başarısının, bu alandaki yeni Turcorn'ların sayısını artırmasını bekliyor.İzmir merkezli yapay zeka odaklı mobil ürünler geliştiricisi HubX'in, Point72 Private Investments'tan aldığı yaklaşık 75 milyon dolarlık yatırımla 1,2 milyar dolar değerlemeye ulaşarak Türkiye'nin 8'inci Turcornu olması, mobil uygulama sektöründeki beklentileri artırdı.Mobil Uygulama Geliştiricileri ve Yayıncıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yazılım Meclisi Mobil Uygulama Komitesi Başkanı Volkan Ekiz, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, HubX'in bu başarısının, sektör için bir dönüm noktası olduğunu belirtti.HubX'in İzmir'den çıkıp 190'dan fazla ülkede yüz milyonlarca kullanıcıya ulaşmasının, Türk mobil uygulama geliştiricilerinin küresel ölçekte rekabet edebildiğinin en somut kanıtı olduğuna işaret eden Ekiz, Bugüne kadar ülkemizin unicorn hikayesi ağırlıklı olarak e-ticaret ve oyun şirketleri üzerinden anlatıldı. HubX ile birlikte mobil uygulama sektörü de bu listede kendine ait, hakkıyla kazanılmış bir yer edindi. Derneğimiz ve TOBB Yazılım Meclisi olarak bunu yalnızca bir şirketin değil, tüm ekosistemin başarısı olarak görüyoruz. dedi.Ekiz, bu büyümenin arkasında yalnızca girişimcilerin değil, kamunun sağladığı desteğin de payı olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:Hizmet İhracatçıları Birliğinin yazılım sektörüne yönelik çalışmaları ve Ticaret Bakanlığının AR-GE, pazarlama ve yurt dışı birim desteği hibeleri, mobil uygulama şirketlerimizin küresel pazarlarda büyümesinde belirleyici rol oynuyor. Bu destek mekanizmaları olmasaydı, bugün konuştuğumuz büyüme hikayelerinin çoğu bu hızda gerçekleşemezdi. Derneğimiz, bu desteklerin sektördeki daha fazla girişime ulaşması için kurumlarla yakın temas halinde çalışıyor.Türkiye&#039;nin teknoloji ihracatı stratejisi açısından da kritik bir sinyalTOBB Yazılım Meclisi Mobil Uygulama Komitesi Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcisi Mesut Numanoğlu da HubX'in yükselişinin, küresel pazardaki daha büyük bir eğilimin parçası olduğunu söyledi.Son dönemde açıklanan verilerin, Apple App Store'da ABD tüketici harcamalarının bu yılın ikinci çeyreğinde son 10 yılda ilk kez gerilediğini gösterdiğini aktaran Numanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:Burada kritik bir ayrım var, gerilemenin temel kaynağı oyun kategorisi. Dünyada tüketicilerin oyun kategorisinde yaptığı harcamalar düşüş trendine girerken, oyun dışı mobil uygulamalar ise büyüme ivmesini koruyarak yoluna devam ediyor. Apple ekosistemindeki uygulama içi gelirin oyun sektöründen mobil uygulama sektörüne kaydığını görüyoruz. HubX'in unicorn olmasıyla birlikte bundan sonra çıkacak yeni unicorn'ların artık oyun sektöründen değil, mobil uygulama sektöründen gelmesini bekliyoruz. Bu, Türkiye'nin teknoloji ihracatı stratejisi açısından da kritik bir sinyal.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : ZEYNEP DUYAR - Mobil uygulama geliştiricileri, Türkiye'nin 8'inci Turcornu (unicorn) olan HubX'in başarısının, bu alandaki yeni Turcorn'ların sayısını artırmasını bekliyor.İzmir merkezli yapay zeka odaklı mobil ürünler geliştiricisi HubX'in, Point72 Private Investments'tan aldığı yaklaşık 75 milyon dolarlık yatırımla 1,2 milyar dolar değerlemeye ulaşarak Türkiye'nin 8'inci Turcornu olması, mobil uygulama sektöründeki beklentileri artırdı.Mobil Uygulama Geliştiricileri ve Yayıncıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yazılım Meclisi Mobil Uygulama Komitesi Başkanı Volkan Ekiz, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, HubX'in bu başarısının, sektör için bir dönüm noktası olduğunu belirtti.HubX'in İzmir'den çıkıp 190'dan fazla ülkede yüz milyonlarca kullanıcıya ulaşmasının, Türk mobil uygulama geliştiricilerinin küresel ölçekte rekabet edebildiğinin en somut kanıtı olduğuna işaret eden Ekiz, Bugüne kadar ülkemizin unicorn hikayesi ağırlıklı olarak e-ticaret ve oyun şirketleri üzerinden anlatıldı. HubX ile birlikte mobil uygulama sektörü de bu listede kendine ait, hakkıyla kazanılmış bir yer edindi. Derneğimiz ve TOBB Yazılım Meclisi olarak bunu yalnızca bir şirketin değil, tüm ekosistemin başarısı olarak görüyoruz. dedi.Ekiz, bu büyümenin arkasında yalnızca girişimcilerin değil, kamunun sağladığı desteğin de payı olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:Hizmet İhracatçıları Birliğinin yazılım sektörüne yönelik çalışmaları ve Ticaret Bakanlığının AR-GE, pazarlama ve yurt dışı birim desteği hibeleri, mobil uygulama şirketlerimizin küresel pazarlarda büyümesinde belirleyici rol oynuyor. Bu destek mekanizmaları olmasaydı, bugün konuştuğumuz büyüme hikayelerinin çoğu bu hızda gerçekleşemezdi. Derneğimiz, bu desteklerin sektördeki daha fazla girişime ulaşması için kurumlarla yakın temas halinde çalışıyor.Türkiye&#039;nin teknoloji ihracatı stratejisi açısından da kritik bir sinyalTOBB Yazılım Meclisi Mobil Uygulama Komitesi Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcisi Mesut Numanoğlu da HubX'in yükselişinin, küresel pazardaki daha büyük bir eğilimin parçası olduğunu söyledi.Son dönemde açıklanan verilerin, Apple App Store'da ABD tüketici harcamalarının bu yılın ikinci çeyreğinde son 10 yılda ilk kez gerilediğini gösterdiğini aktaran Numanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:Burada kritik bir ayrım var, gerilemenin temel kaynağı oyun kategorisi. Dünyada tüketicilerin oyun kategorisinde yaptığı harcamalar düşüş trendine girerken, oyun dışı mobil uygulamalar ise büyüme ivmesini koruyarak yoluna devam ediyor. Apple ekosistemindeki uygulama içi gelirin oyun sektöründen mobil uygulama sektörüne kaydığını görüyoruz. HubX'in unicorn olmasıyla birlikte bundan sonra çıkacak yeni unicorn'ların artık oyun sektöründen değil, mobil uygulama sektöründen gelmesini bekliyoruz. Bu, Türkiye'nin teknoloji ihracatı stratejisi açısından da kritik bir sinyal.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
