<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Müzelerdeki eserler özgün malzemeye uygun tekniklerle yenilenerek ziyaretçilerle buluşturulacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/muzelerdeki-eserler-ozgun-malzemeye-uygun-tekniklerle-yenilenerek-ziyaretcilerle-bulusturulacak/825432/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/muzelerdeki-eserler-ozgun-malzemeye-uygun-tekniklerle-yenilenerek-ziyaretcilerle-bulusturulacak/825432/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:40:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: - Kültür varlıklarımızın korunması ve geleceğe aktarılması için restorasyon ve konservasyon çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. İstanbul Arkeoloji Müzelerimize ait ahşap lahitlerde ve tekstil eserlerde, bilimsel yöntemler ve özgün malzemeye uygun uygulamalarla çalışmalarımızı sürdürüyor, eserlerimizi yeniden sergilenmeye hazırlıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Kültür ve Turizm Bakanlığı, müzelerde bilimsel yöntemler ve özgün malzemeye uygun tekniklerle yürütülen restorasyon ve konservasyon çalışmalarıyla eserlerin korunmasının ve yeniden ziyaretçilerle buluşturulmasının hedeflendiğini bildirdi.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, kültür varlıklarının korunmasına yönelik çalışmalar, müzelerde yürütülen kapsamlı restorasyon ve konservasyon uygulamalarıyla kesintisiz şekilde devam ediyor.Bilimsel yöntemler ve özgün malzemeye uygun tekniklerle gerçekleştirilen çalışmalarla, eserlerin hem korunması hem de yeniden ziyaretçiyle buluşması amaçlanıyor.Bu kapsamda İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonunda yer alan ahşap lahitler, müzenin teşhir ve tanzim çalışmalarıyla eş zamanlı olarak restorasyon sürecine alındı.Restorasyon ve Konservasyon Merkez Laboratuvarı uzmanları tarafından yürütülen çalışmalarda, eserlerin mevcut durumları ayrıntılı şekilde belgelenerek gerekli müdahaleler gerçekleştirildi. Konservasyon sürecinde, farklı ışık teknikleri kullanılarak yapılan fotoğraflama çalışmalarıyla bozulmalar kayıt altına alındı.Ardından özgün malzemeye uyumlu sağlamlaştırma uygulamaları gerçekleştirilirken eksik bölümlerde dolgu ve rötuş işlemleri yapıldı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından eserler yeni vitrinlerinde sergilenmek üzere hazırlık sürecine alındı.- Çalışmalar, Türkiye'nin kültürel mirasının korunmasında önemli rol oynuyorRestorasyon çalışmalarında arkeolojik eserlerin yanı sıra müzelere ait tekstil eserler de kapsamlı bir konservasyon sürecinden geçirildi.Bu doğrultuda Kocaeli Osman Hamdi Bey Evi ve Müzesine ait halılar ile Nevşehir Hacı Bektaş Veli Müzesine ait sancak üzerinde yürütülen çalışmalar tamamlandı.Belgeleme, temizlik ve yüzey düzleştirme işlemlerinin ardından eksik bölgeler uygun malzemelerle tamamlandı. Eserler, koruma standartlarına uygun şekilde asitsiz kutular içinde paketlenerek ait oldukları müzelere nakledildi ve yeniden sergilenmeye hazır hale getirildi.Yürütülen restorasyon ve konservasyon çalışmaları, kültür varlıklarının özgün yapısını koruyarak gelecek kuşaklara aktarılmasını hedefliyor. Bilimsel yöntemler ve uzman ekiplerin titiz çalışmalarıyla sürdürülen bu süreç, Türkiye'nin kültürel mirasının korunmasında önemli rol oynuyor.- Çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruzKültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da konuya ilişkin NSosyal hesabından paylaşımda bulundu.Gerçekleştirilen çalışmalara dikkati çeken Ersoy, şunları kaydetti:Kültür varlıklarımızın korunması ve geleceğe aktarılması için restorasyon ve konservasyon çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. İstanbul Arkeoloji Müzelerimize ait ahşap lahitlerde ve tekstil eserlerde, bilimsel yöntemler ve özgün malzemeye uygun uygulamalarla çalışmalarımızı sürdürüyor, eserlerimizi yeniden sergilenmeye hazırlıyoruz. Farklı müzelerimize ait eserlerin aslına uygun şekilde korunarak geleceğe taşınmasını sağlayan tüm Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekiplerimize teşekkür ediyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Kültür ve Turizm Bakanlığı, müzelerde bilimsel yöntemler ve özgün malzemeye uygun tekniklerle yürütülen restorasyon ve konservasyon çalışmalarıyla eserlerin korunmasının ve yeniden ziyaretçilerle buluşturulmasının hedeflendiğini bildirdi.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, kültür varlıklarının korunmasına yönelik çalışmalar, müzelerde yürütülen kapsamlı restorasyon ve konservasyon uygulamalarıyla kesintisiz şekilde devam ediyor.Bilimsel yöntemler ve özgün malzemeye uygun tekniklerle gerçekleştirilen çalışmalarla, eserlerin hem korunması hem de yeniden ziyaretçiyle buluşması amaçlanıyor.Bu kapsamda İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonunda yer alan ahşap lahitler, müzenin teşhir ve tanzim çalışmalarıyla eş zamanlı olarak restorasyon sürecine alındı.Restorasyon ve Konservasyon Merkez Laboratuvarı uzmanları tarafından yürütülen çalışmalarda, eserlerin mevcut durumları ayrıntılı şekilde belgelenerek gerekli müdahaleler gerçekleştirildi. Konservasyon sürecinde, farklı ışık teknikleri kullanılarak yapılan fotoğraflama çalışmalarıyla bozulmalar kayıt altına alındı.Ardından özgün malzemeye uyumlu sağlamlaştırma uygulamaları gerçekleştirilirken eksik bölümlerde dolgu ve rötuş işlemleri yapıldı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından eserler yeni vitrinlerinde sergilenmek üzere hazırlık sürecine alındı.- Çalışmalar, Türkiye'nin kültürel mirasının korunmasında önemli rol oynuyorRestorasyon çalışmalarında arkeolojik eserlerin yanı sıra müzelere ait tekstil eserler de kapsamlı bir konservasyon sürecinden geçirildi.Bu doğrultuda Kocaeli Osman Hamdi Bey Evi ve Müzesine ait halılar ile Nevşehir Hacı Bektaş Veli Müzesine ait sancak üzerinde yürütülen çalışmalar tamamlandı.Belgeleme, temizlik ve yüzey düzleştirme işlemlerinin ardından eksik bölgeler uygun malzemelerle tamamlandı. Eserler, koruma standartlarına uygun şekilde asitsiz kutular içinde paketlenerek ait oldukları müzelere nakledildi ve yeniden sergilenmeye hazır hale getirildi.Yürütülen restorasyon ve konservasyon çalışmaları, kültür varlıklarının özgün yapısını koruyarak gelecek kuşaklara aktarılmasını hedefliyor. Bilimsel yöntemler ve uzman ekiplerin titiz çalışmalarıyla sürdürülen bu süreç, Türkiye'nin kültürel mirasının korunmasında önemli rol oynuyor.- Çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruzKültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da konuya ilişkin NSosyal hesabından paylaşımda bulundu.Gerçekleştirilen çalışmalara dikkati çeken Ersoy, şunları kaydetti:Kültür varlıklarımızın korunması ve geleceğe aktarılması için restorasyon ve konservasyon çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. İstanbul Arkeoloji Müzelerimize ait ahşap lahitlerde ve tekstil eserlerde, bilimsel yöntemler ve özgün malzemeye uygun uygulamalarla çalışmalarımızı sürdürüyor, eserlerimizi yeniden sergilenmeye hazırlıyoruz. Farklı müzelerimize ait eserlerin aslına uygun şekilde korunarak geleceğe taşınmasını sağlayan tüm Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekiplerimize teşekkür ediyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Belçika'da gönüllü askerlik programına 3 binden fazla kişi başvurdu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/belcika-da-gonullu-askerlik-programina-3-binden-fazla-kisi-basvurdu/825430/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/belcika-da-gonullu-askerlik-programina-3-binden-fazla-kisi-basvurdu/825430/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:39:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Brüksel — Belçika’da 17 yaşındaki gençlere yönelik başlatılan gönüllü askerlik programına 3 binden fazla başvuru yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Brüksel Haberleri — Belçika’da 17 yaşındaki gençlere yönelik başlatılan gönüllü askerlik programına 3 binden fazla başvuru yapıldı. Resmi haber ajansı Belga'da yer alan habere göre başvuruların sona erdiği programa katılmak üzere, toplam 3 bin 248 kişi kayıt yaptırdı.Adaylar temel zeka testi, fiziki yeterlilik değerlendirmesi ve teknik testlerden oluşan bir eleme sürecinden geçecek.Bu aşamanın ardından 500 aday, ordu bünyesinde yedek asker olarak eğitim alma hakkı kazanacak.Başvuranların yaklaşık yüzde 20’sini kadınlar oluşturuyor. İlk grubun eğitime ağustos ayında başlaması planlanırken katılımcıların büyük bölümünün kara kuvvetlerinde görev alacağı belirtiliyor.Program kapsamında katılımcılara harita okuma, temel taktikler ve ilk yardım gibi konularda eğitim verilecek.Belçika ordusu tarafından ilk kez düzenlenen gönüllü askerliğe ilişkin açıklamada, Savunma Bakanı Theo Francken’in, başvuru sayısından memnuniyet duyduğu ifade edildi.Açıklamada, Bu rakamlar, gençlerin, jeopolitik düzeyde oyun oynama döneminin sona erdiğinin farkında olduğunu açıkça gösteriyor. değerlendirmesine yer verildi.Francken, 17 yaşındaki 149 bin gence mektup göndererek gönüllü askerliğe başvurma çağrısında bulunmuştu.Zorunlu askerlik uygulamasının 1994'te askıya alındığı Belçika’da, ordu tamamen profesyonel ve gönüllülük esasına dayalı bir yapıyla faaliyet gösteriyor. Bu kapsamda orduya katılım, maaşlı profesyonel askerlik veya yedek askerlik sistemi üzerinden gerçekleşiyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Brüksel Haberleri — Belçika’da 17 yaşındaki gençlere yönelik başlatılan gönüllü askerlik programına 3 binden fazla başvuru yapıldı. Resmi haber ajansı Belga'da yer alan habere göre başvuruların sona erdiği programa katılmak üzere, toplam 3 bin 248 kişi kayıt yaptırdı.Adaylar temel zeka testi, fiziki yeterlilik değerlendirmesi ve teknik testlerden oluşan bir eleme sürecinden geçecek.Bu aşamanın ardından 500 aday, ordu bünyesinde yedek asker olarak eğitim alma hakkı kazanacak.Başvuranların yaklaşık yüzde 20’sini kadınlar oluşturuyor. İlk grubun eğitime ağustos ayında başlaması planlanırken katılımcıların büyük bölümünün kara kuvvetlerinde görev alacağı belirtiliyor.Program kapsamında katılımcılara harita okuma, temel taktikler ve ilk yardım gibi konularda eğitim verilecek.Belçika ordusu tarafından ilk kez düzenlenen gönüllü askerliğe ilişkin açıklamada, Savunma Bakanı Theo Francken’in, başvuru sayısından memnuniyet duyduğu ifade edildi.Açıklamada, Bu rakamlar, gençlerin, jeopolitik düzeyde oyun oynama döneminin sona erdiğinin farkında olduğunu açıkça gösteriyor. değerlendirmesine yer verildi.Francken, 17 yaşındaki 149 bin gence mektup göndererek gönüllü askerliğe başvurma çağrısında bulunmuştu.Zorunlu askerlik uygulamasının 1994'te askıya alındığı Belçika’da, ordu tamamen profesyonel ve gönüllülük esasına dayalı bir yapıyla faaliyet gösteriyor. Bu kapsamda orduya katılım, maaşlı profesyonel askerlik veya yedek askerlik sistemi üzerinden gerçekleşiyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/belcika-da-gonullu-askerlik-programina-3-binden-fazla-kisi-basvurdu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İletişim Başkanı Duran, NATO'nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma konferansında konuştu:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iletisim-baskani-duran-nato-nun-ankara-zamani-dayanikli-bir-ittifak-icin-stratejik-konumlanma-konferansinda-konustu/825428/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iletisim-baskani-duran-nato-nun-ankara-zamani-dayanikli-bir-ittifak-icin-stratejik-konumlanma-konferansinda-konustu/825428/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:39:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Bundan sonraki süreçte de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, her türlü krizin çözümünde adaleti merkeze alan bir çözüm için diplomasinin tüm imkanlarını kullanmaya devam edeceğiz - Ateşkese rağmen, Netanyahu hükümeti, Lübnan'a yönelik saldırıları ile barış ve istikrarı tesis etmeye yönelik uluslararası adımları hedef almayı sürdürmektedir. Türkiye olarak Lübnan'ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün muhafazasına güçlü desteğimizi yineliyor, uluslararası toplumu bir an evvel harekete geçmeye davet ediyoruz - NATO, yapısal savaş ortamında kendisini dönüştürerek dayanıklılığı, caydırıcılığı ve kriz yönetimini merkeze alan güçlü ve bütüncül bir yaklaşımı benimsemek zorundadır. Türkiye, bu bağlamda NATO'ya, bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da çok ciddi katkılar yapabilecek güç ve kapasiteyi haizdir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Bundan sonraki süreçte de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, her türlü krizin çözümünde adaleti merkeze alan bir çözüm için diplomasinin tüm imkanlarını kullanmaya devam edeceğiz. dedi.Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve SETA tarafından bir otelde düzenlenen NATO'nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma konferansına katıldı.NATO'nun, dünyanın Soğuk Savaş iklimine girdiği bir dönemde üye ülkelerin güvenliğini teminat altına almak ve dönemin jeopolitik gerilimleri karşısında kolektif bir savunma ve caydırıcılık mekanizması oluşturmak amacıyla kurulduğunu belirten Duran, şöyle konuştu:Bugün baktığımızda, NATO bu anlamda misyonunu önemli ölçüde gerçekleştirdi. Fakat Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle 1990'lı yıllarda hem NATO hem de tüm küresel aktörler için güvenlik yaklaşımlarını yeniden değerlendirme zarureti ortaya çıktı. İşte tam bu evrede NATO, klasik savunma anlayışının ötesine geçerek bazı çok boyutlu görevler üstlendi. Bu bir anlamda gelişen şartlar karşısında ittifakın kendini güncelleyebilme kapasitesinin de bir tezahürüydü. Günümüzde uluslararası sistem açısından tekrar yeni bir konjonktürle karşı karşıyayız. Haliyle NATO ittifakı da tekrar güçlü bir dönüşüm baskısıyla karşı karşıya. Ortaya çıkan tabloya baktığımızda birbiriyle farklı başlıklarda kesişen çok sayıda krizin aynı anda yaşandığını; uluslararası sistemi ayakta tutan yapılarda ciddi kırılmaların meydana geldiğini görüyoruz. Diğer bir ifadeyle, uluslararası düzen, çok boyutlu ve derin bir kırılma yaşıyor. Geçici bir kriz döneminden çok kalıcı ve yapısal bir dönüşüm evresi olarak tanımlayabileceğimiz bu süreç; yeni sorunları beraberinde getirdiği gibi doğal olarak yeni çözümlere olan ihtiyacı da perçinliyor.- NATO, kendisini dönüştürerek bir yaklaşımı benimsemek zorundaRusya-Ukrayna savaşının Soğuk Savaş sonrası dönemin en büyük meydan okumalarından biri olduğuna dikkati çeken Duran, bu gelişmenin Avrupa'da güvenliğin ve savunmanın nasıl sağlanacağı sorusunu da gündeme getirdiğini vurguladı.Donald Trump'ın ikinci başkanlık dönemiyle ABD'nin NATO'ya ilişkin ortaya koyduğu yeni yaklaşım ile NATO'dan ayrılabileceğine yönelik mesajların Avrupa ülkelerini savunma kapasitelerini güçlendirmeye ve güvenlik politikalarına yeniden öncelik vermeye sevk ettiği tespitinde bulunan Duran, şunları kaydetti:Türkiye ise bu tablo karşısında NATO ittifakının iş birliğini güçlendirmesi ve dayanıklılığını her anlamda daha da artırması gerektiğini vurguladı, vurgulamayı da sürdürüyor. Ne var ki NATO üyesi ülkelerin; kendi önceliklerini göz önünde bulundurarak farklı savunma paradigmalarını benimsediklerini, bunun da doğal olarak ittifak içerisinde bazı fikir ayrılıklarını doğurduğunu müşahede ediyoruz. Bu durum bize şunu açık biçimde gösteriyor: NATO, yapısal savaş ortamında kendisini dönüştürerek dayanıklılığı, caydırıcılığı ve kriz yönetimini merkeze alan güçlü ve bütüncül bir yaklaşımı benimsemek zorundadır. Türkiye, bu bağlamda NATO'ya, bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da çok ciddi katkılar yapabilecek güç ve kapasiteyi haizdir. Aynı şekilde, NATO da Türkiye'nin güvenlik ihtiyaçlarının karşılanması noktasında çok önemli bir ittifaktır.- Türkiye, 360 derece güvenlik perspektifiyle örnek teşkil edebilecek pozisyondaBurhanettin Duran, bugünün krizleri konuşulurken ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın küresel sistemde bir eskalasyon endişesini doğurduğunun da gözden kaçırılmaması gerektiğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:40 gün boyunca süren gerilim, dünyanın farklı noktalarındaki krizlerin çatışmalara evrilme ihtimalini canlı tutmakta ve geleneksel güvenlik paradigmasının dönüşümünü de tetiklemektedir. Oluşan bu jeopolitik rekabet ortamı da silahlanma, etnik ve mezhepsel çatışmalar, enerji ve ticaret savaşları gibi birçok riski uhdesinde barındırıyor. Üstelik küresel sistemin işleyişinde önemli rolü olan uluslararası kurum ve kuruluşların bu tablo karşısında etkisiz kaldığı bir gerçek. Bakınız bugün Birleşmiş Milletler, çatışmalara müdahale etme, onları durdurma ya da önleme noktasında işlevini büyük ölçüde yitirmiş halde. Sözünü ettiğimiz bu gelişmeler NATO'nun kendi içindeki dayanıklılığını ve iş birliğini tahkim etmesinin ne denli hayati olduğunu bizlere gösteriyor.NATO'nun güçlü olduğu ölçüde müttefiklerinin güvenliğini temin edebileceğini ve dayanıklılığını geliştirdiği nispette krizlere yapıcı çözümler sunabileceğini dile getiren Duran, Türkiye bu anlamda NATO'nun en stratejik paydaşlarından biridir. Türkiye, ittifaka 'istikrar' başta olmak üzere farklı bağlamlarda kritik katkılar sağlayan bir ülkedir. Jeopolitik konumu ve tarihsel bağlarıyla Orta Doğu'da sözü geçen; Karadeniz'in ve Doğu Akdeniz'in güvenliği konusunda ise ittifak içerisinde öne çıkan bir aktördür. Aynı zamanda, Türkiye, benimsediği 360 derece güvenlik perspektifiyle modern tehditleri yönetme konusunda NATO üyesi ülkelere örnek teşkil edebilecek bir pozisyondadır. Bu güvenlik perspektifiyle ülkemiz; askeri, siyasi, ekonomik ve teknolojik alandaki tehditlerle, iletişim sahasında oluşan riskleri bütüncül biçimde ele almakta, sert güç ve yumuşak gücünü entegre biçimde kullanarak güvenliğini tesis etmektedir. dedi.- Türkiye, güvenli liman olma vasfını sürdürmekteTürkiye'nin son 20 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde geliştirdiği imkan ve kabiliyetleriyle hem bölgesel hem de küresel alanda belirleyici bir güç haline geldiğini belirten Duran, şunları söyledi:Türkiye, bu süreçte yalnızca kendi iç güvenliğini sağlamaya odaklanmamış; aynı zamanda bölgesel ve küresel ölçekte barış ve güvenlik ortamının korunması ve güçlendirilmesi için de kararlılıkla çaba göstermiştir. Bu çerçevede Türkiye, barış ve istikrarı esas alan dış politikasıyla bölgesinde bir darüsselam, bir barış yurdu ve aynı zamanda bir güvenli liman olma vasfını sürdürmektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ifadeleriyle 'Bugün barış, huzur, istikrar denince akla ilk Türkiye gelmekte; Suriye'den Gazze'ye, Körfez'den Rusya Ukrayna arasındaki çatışmaya kadar hiçbir yerde Türkiye'siz bir denklem kurulamamaktadır'. Yakın geçmişe baktığımızda; Rusya-Ukrayna arasındaki krizde Türkiye'nin yapıcı rol üstlendiğini, lider diplomasisi yürüterek tarafları birçok kez barış masasında bir araya getirdiğini görebiliriz. Nitekim bu yapıcı girişimler tahıl koridoru anlaşmasıyla dünyayı olası bir gıda krizinden kurtarmıştır. Yine on yıllarca süren Karabağ krizinin adil bir çözüme kavuşmasında Türkiye kilit rol oynamıştır.- Türkiye, krizin savaşa evrilmemesi için diplomasiyi devreye soktuDuran, Suriye'de 13 yıl boyunca devam eden iç savaşın Suriye halkının birlik ve bütünlüğünü esas alacak biçimde sonuçlanmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı liderliğinin belirleyici olduğuna dikkati çekerek, şu bilgileri paylaştı:Keza Afrika Boynuzu'nda Somali ile Etiyopya arasındaki anlaşmazlığın çözüm adresi Ankara olmuştur. Son olarak Türkiye, ABD ile İran arasında iki haftalık ateşkesin sağlanmasına da ciddi katkılarda bulunmuştur. Aslında Türkiye, krizin savaşa evrilmemesi için diplomasinin tüm imkanlarını en baştan itibaren devreye sokmuştu. Liderler arasında diyalog kurma girişimi de dahil olmak üzere farklı inisiyatifleri ortaya koyduk. Tarafları İstanbul'da bir araya getirerek çatışma iklimine meydan vermemenin, barışı sağlamanın mücadelesini gösterdik. Bölge ülkeleriyle temasa geçerek farklılıkları minimum seviyeye düşürmeye çalıştık. Savaş başladıktan sonra ise, ABD ve İran ile doğrudan görüşmeler de dahil geniş bir diplomatik seferberlik ilan ettik. Savaşın bölgeye yayılmaması için bölge ülkeleriyle ikili temaslar gerçekleştirdik. Bu kapsamda aralarında Pakistan, Katar, Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman başta olmak üzere bölge ülkeleriyle savaşı durdurmaya çabaladık. Aynı şekilde; Rusya, İspanya, Fransa, İtalya, Almanya başta olmak üzere 20'nin üzerinde küresel aktörle ikili temaslar gerçekleştirdik. Ben, Sayın Cumhurbaşkanımızın barışı sağlamak için harcadığı mesaiye yakinen şahitlik eden biri olarak bu konudaki liderliğine müteşekkir olmamız gerektiği kanaatindeyim.- NATO Zirvesi'nin bu yıl Ankara'da gerçekleşecek olması anlamlıSöz konusu süreçte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Dışişleri Bakanlığı ve MİT başta olmak üzere ilgili tüm kurumların, barışın tesisi için yürüttüğü çalışmaları yakından takip ettiğini aktaran Burhanettin Duran, şöyle devam etti:Bundan sonraki süreçte de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, her türlü krizin çözümünde adaleti merkeze alan bir çözüm için diplomasinin tüm imkanlarını kullanmaya devam edeceğiz. Ne yazık ki, bölgede henüz sağlanan ateşkese rağmen, Netanyahu hükümeti, Lübnan'a yönelik saldırıları ile barış ve istikrarı tesis etmeye yönelik uluslararası adımları hedef almayı sürdürmektedir. Türkiye olarak Lübnan'ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün muhafazasına güçlü desteğimizi yineliyor, uluslararası toplumu bir an evvel harekete geçmeye davet ediyoruz. Buraya kadar ele aldığımız tüm süreçler, Türkiye'nin küresel barış ve istikrar açısından ne kadar önemli bir aktör olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda NATO Zirvesi'nin bu yıl Ankara'da gerçekleşecek olması da ayrıca anlamlıdır. Böylesi stratejik önemi haiz bir ülkenin başkentinde liderlerin vereceği mesajlar, NATO'nun geleceği açısından büyük ölçüde belirleyici olacaktır.- İletişim alanı artık çatışma ve savaşların bizzat parçası haline gelmiştirİletişim alanı göz ardı edilerek bugünün sorunlarına çözüm aranamayacağını belirten Duran, şu hususlara dikkati çekti:Zira iletişim alanı; dezenformasyon, algı yönetimi, yapay zeka tabanlı sahte içerikler ve daha nice unsurla artık çatışma ve savaşların bizzat parçası haline gelmiştir. İletişim alanında hibrit tehditler karşısında devletler, enformasyon trafiğinin tamamını kapsayacak bütüncül bir stratejik iletişim yaklaşımını benimsemek durumundadır. NATO da üye ülkelerin stratejik iletişim kapasitelerinin arttırılmasını öncelikleri arasına almıştır. Bugün NATO kapsamında dayanıklılığın pekişeceği yeni bir stratejik konumlanmadan söz edeceksek, mevcut küresel krizleri iletişim bağlamında da derinlemesine irdelememiz; bu alanda geliştirilecek iş birliği imkanları üzerine fikir teatilerinde bulunmamız gerekir. Zira modern çağda barış ve adaleti tesis edecek küresel güvenlik mimarisi, mutlaka ama mutlaka hakikat temelli bir iletişim alanına ihtiyaç duymaktadır.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Bundan sonraki süreçte de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, her türlü krizin çözümünde adaleti merkeze alan bir çözüm için diplomasinin tüm imkanlarını kullanmaya devam edeceğiz. dedi.Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve SETA tarafından bir otelde düzenlenen NATO'nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma konferansına katıldı.NATO'nun, dünyanın Soğuk Savaş iklimine girdiği bir dönemde üye ülkelerin güvenliğini teminat altına almak ve dönemin jeopolitik gerilimleri karşısında kolektif bir savunma ve caydırıcılık mekanizması oluşturmak amacıyla kurulduğunu belirten Duran, şöyle konuştu:Bugün baktığımızda, NATO bu anlamda misyonunu önemli ölçüde gerçekleştirdi. Fakat Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle 1990'lı yıllarda hem NATO hem de tüm küresel aktörler için güvenlik yaklaşımlarını yeniden değerlendirme zarureti ortaya çıktı. İşte tam bu evrede NATO, klasik savunma anlayışının ötesine geçerek bazı çok boyutlu görevler üstlendi. Bu bir anlamda gelişen şartlar karşısında ittifakın kendini güncelleyebilme kapasitesinin de bir tezahürüydü. Günümüzde uluslararası sistem açısından tekrar yeni bir konjonktürle karşı karşıyayız. Haliyle NATO ittifakı da tekrar güçlü bir dönüşüm baskısıyla karşı karşıya. Ortaya çıkan tabloya baktığımızda birbiriyle farklı başlıklarda kesişen çok sayıda krizin aynı anda yaşandığını; uluslararası sistemi ayakta tutan yapılarda ciddi kırılmaların meydana geldiğini görüyoruz. Diğer bir ifadeyle, uluslararası düzen, çok boyutlu ve derin bir kırılma yaşıyor. Geçici bir kriz döneminden çok kalıcı ve yapısal bir dönüşüm evresi olarak tanımlayabileceğimiz bu süreç; yeni sorunları beraberinde getirdiği gibi doğal olarak yeni çözümlere olan ihtiyacı da perçinliyor.- NATO, kendisini dönüştürerek bir yaklaşımı benimsemek zorundaRusya-Ukrayna savaşının Soğuk Savaş sonrası dönemin en büyük meydan okumalarından biri olduğuna dikkati çeken Duran, bu gelişmenin Avrupa'da güvenliğin ve savunmanın nasıl sağlanacağı sorusunu da gündeme getirdiğini vurguladı.Donald Trump'ın ikinci başkanlık dönemiyle ABD'nin NATO'ya ilişkin ortaya koyduğu yeni yaklaşım ile NATO'dan ayrılabileceğine yönelik mesajların Avrupa ülkelerini savunma kapasitelerini güçlendirmeye ve güvenlik politikalarına yeniden öncelik vermeye sevk ettiği tespitinde bulunan Duran, şunları kaydetti:Türkiye ise bu tablo karşısında NATO ittifakının iş birliğini güçlendirmesi ve dayanıklılığını her anlamda daha da artırması gerektiğini vurguladı, vurgulamayı da sürdürüyor. Ne var ki NATO üyesi ülkelerin; kendi önceliklerini göz önünde bulundurarak farklı savunma paradigmalarını benimsediklerini, bunun da doğal olarak ittifak içerisinde bazı fikir ayrılıklarını doğurduğunu müşahede ediyoruz. Bu durum bize şunu açık biçimde gösteriyor: NATO, yapısal savaş ortamında kendisini dönüştürerek dayanıklılığı, caydırıcılığı ve kriz yönetimini merkeze alan güçlü ve bütüncül bir yaklaşımı benimsemek zorundadır. Türkiye, bu bağlamda NATO'ya, bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da çok ciddi katkılar yapabilecek güç ve kapasiteyi haizdir. Aynı şekilde, NATO da Türkiye'nin güvenlik ihtiyaçlarının karşılanması noktasında çok önemli bir ittifaktır.- Türkiye, 360 derece güvenlik perspektifiyle örnek teşkil edebilecek pozisyondaBurhanettin Duran, bugünün krizleri konuşulurken ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın küresel sistemde bir eskalasyon endişesini doğurduğunun da gözden kaçırılmaması gerektiğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:40 gün boyunca süren gerilim, dünyanın farklı noktalarındaki krizlerin çatışmalara evrilme ihtimalini canlı tutmakta ve geleneksel güvenlik paradigmasının dönüşümünü de tetiklemektedir. Oluşan bu jeopolitik rekabet ortamı da silahlanma, etnik ve mezhepsel çatışmalar, enerji ve ticaret savaşları gibi birçok riski uhdesinde barındırıyor. Üstelik küresel sistemin işleyişinde önemli rolü olan uluslararası kurum ve kuruluşların bu tablo karşısında etkisiz kaldığı bir gerçek. Bakınız bugün Birleşmiş Milletler, çatışmalara müdahale etme, onları durdurma ya da önleme noktasında işlevini büyük ölçüde yitirmiş halde. Sözünü ettiğimiz bu gelişmeler NATO'nun kendi içindeki dayanıklılığını ve iş birliğini tahkim etmesinin ne denli hayati olduğunu bizlere gösteriyor.NATO'nun güçlü olduğu ölçüde müttefiklerinin güvenliğini temin edebileceğini ve dayanıklılığını geliştirdiği nispette krizlere yapıcı çözümler sunabileceğini dile getiren Duran, Türkiye bu anlamda NATO'nun en stratejik paydaşlarından biridir. Türkiye, ittifaka 'istikrar' başta olmak üzere farklı bağlamlarda kritik katkılar sağlayan bir ülkedir. Jeopolitik konumu ve tarihsel bağlarıyla Orta Doğu'da sözü geçen; Karadeniz'in ve Doğu Akdeniz'in güvenliği konusunda ise ittifak içerisinde öne çıkan bir aktördür. Aynı zamanda, Türkiye, benimsediği 360 derece güvenlik perspektifiyle modern tehditleri yönetme konusunda NATO üyesi ülkelere örnek teşkil edebilecek bir pozisyondadır. Bu güvenlik perspektifiyle ülkemiz; askeri, siyasi, ekonomik ve teknolojik alandaki tehditlerle, iletişim sahasında oluşan riskleri bütüncül biçimde ele almakta, sert güç ve yumuşak gücünü entegre biçimde kullanarak güvenliğini tesis etmektedir. dedi.- Türkiye, güvenli liman olma vasfını sürdürmekteTürkiye'nin son 20 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde geliştirdiği imkan ve kabiliyetleriyle hem bölgesel hem de küresel alanda belirleyici bir güç haline geldiğini belirten Duran, şunları söyledi:Türkiye, bu süreçte yalnızca kendi iç güvenliğini sağlamaya odaklanmamış; aynı zamanda bölgesel ve küresel ölçekte barış ve güvenlik ortamının korunması ve güçlendirilmesi için de kararlılıkla çaba göstermiştir. Bu çerçevede Türkiye, barış ve istikrarı esas alan dış politikasıyla bölgesinde bir darüsselam, bir barış yurdu ve aynı zamanda bir güvenli liman olma vasfını sürdürmektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ifadeleriyle 'Bugün barış, huzur, istikrar denince akla ilk Türkiye gelmekte; Suriye'den Gazze'ye, Körfez'den Rusya Ukrayna arasındaki çatışmaya kadar hiçbir yerde Türkiye'siz bir denklem kurulamamaktadır'. Yakın geçmişe baktığımızda; Rusya-Ukrayna arasındaki krizde Türkiye'nin yapıcı rol üstlendiğini, lider diplomasisi yürüterek tarafları birçok kez barış masasında bir araya getirdiğini görebiliriz. Nitekim bu yapıcı girişimler tahıl koridoru anlaşmasıyla dünyayı olası bir gıda krizinden kurtarmıştır. Yine on yıllarca süren Karabağ krizinin adil bir çözüme kavuşmasında Türkiye kilit rol oynamıştır.- Türkiye, krizin savaşa evrilmemesi için diplomasiyi devreye soktuDuran, Suriye'de 13 yıl boyunca devam eden iç savaşın Suriye halkının birlik ve bütünlüğünü esas alacak biçimde sonuçlanmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı liderliğinin belirleyici olduğuna dikkati çekerek, şu bilgileri paylaştı:Keza Afrika Boynuzu'nda Somali ile Etiyopya arasındaki anlaşmazlığın çözüm adresi Ankara olmuştur. Son olarak Türkiye, ABD ile İran arasında iki haftalık ateşkesin sağlanmasına da ciddi katkılarda bulunmuştur. Aslında Türkiye, krizin savaşa evrilmemesi için diplomasinin tüm imkanlarını en baştan itibaren devreye sokmuştu. Liderler arasında diyalog kurma girişimi de dahil olmak üzere farklı inisiyatifleri ortaya koyduk. Tarafları İstanbul'da bir araya getirerek çatışma iklimine meydan vermemenin, barışı sağlamanın mücadelesini gösterdik. Bölge ülkeleriyle temasa geçerek farklılıkları minimum seviyeye düşürmeye çalıştık. Savaş başladıktan sonra ise, ABD ve İran ile doğrudan görüşmeler de dahil geniş bir diplomatik seferberlik ilan ettik. Savaşın bölgeye yayılmaması için bölge ülkeleriyle ikili temaslar gerçekleştirdik. Bu kapsamda aralarında Pakistan, Katar, Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman başta olmak üzere bölge ülkeleriyle savaşı durdurmaya çabaladık. Aynı şekilde; Rusya, İspanya, Fransa, İtalya, Almanya başta olmak üzere 20'nin üzerinde küresel aktörle ikili temaslar gerçekleştirdik. Ben, Sayın Cumhurbaşkanımızın barışı sağlamak için harcadığı mesaiye yakinen şahitlik eden biri olarak bu konudaki liderliğine müteşekkir olmamız gerektiği kanaatindeyim.- NATO Zirvesi'nin bu yıl Ankara'da gerçekleşecek olması anlamlıSöz konusu süreçte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Dışişleri Bakanlığı ve MİT başta olmak üzere ilgili tüm kurumların, barışın tesisi için yürüttüğü çalışmaları yakından takip ettiğini aktaran Burhanettin Duran, şöyle devam etti:Bundan sonraki süreçte de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, her türlü krizin çözümünde adaleti merkeze alan bir çözüm için diplomasinin tüm imkanlarını kullanmaya devam edeceğiz. Ne yazık ki, bölgede henüz sağlanan ateşkese rağmen, Netanyahu hükümeti, Lübnan'a yönelik saldırıları ile barış ve istikrarı tesis etmeye yönelik uluslararası adımları hedef almayı sürdürmektedir. Türkiye olarak Lübnan'ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün muhafazasına güçlü desteğimizi yineliyor, uluslararası toplumu bir an evvel harekete geçmeye davet ediyoruz. Buraya kadar ele aldığımız tüm süreçler, Türkiye'nin küresel barış ve istikrar açısından ne kadar önemli bir aktör olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda NATO Zirvesi'nin bu yıl Ankara'da gerçekleşecek olması da ayrıca anlamlıdır. Böylesi stratejik önemi haiz bir ülkenin başkentinde liderlerin vereceği mesajlar, NATO'nun geleceği açısından büyük ölçüde belirleyici olacaktır.- İletişim alanı artık çatışma ve savaşların bizzat parçası haline gelmiştirİletişim alanı göz ardı edilerek bugünün sorunlarına çözüm aranamayacağını belirten Duran, şu hususlara dikkati çekti:Zira iletişim alanı; dezenformasyon, algı yönetimi, yapay zeka tabanlı sahte içerikler ve daha nice unsurla artık çatışma ve savaşların bizzat parçası haline gelmiştir. İletişim alanında hibrit tehditler karşısında devletler, enformasyon trafiğinin tamamını kapsayacak bütüncül bir stratejik iletişim yaklaşımını benimsemek durumundadır. NATO da üye ülkelerin stratejik iletişim kapasitelerinin arttırılmasını öncelikleri arasına almıştır. Bugün NATO kapsamında dayanıklılığın pekişeceği yeni bir stratejik konumlanmadan söz edeceksek, mevcut küresel krizleri iletişim bağlamında da derinlemesine irdelememiz; bu alanda geliştirilecek iş birliği imkanları üzerine fikir teatilerinde bulunmamız gerekir. Zira modern çağda barış ve adaleti tesis edecek küresel güvenlik mimarisi, mutlaka ama mutlaka hakikat temelli bir iletişim alanına ihtiyaç duymaktadır.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/iletisim-baskani-duran-nato-nun-ankara-zamani-dayanikli-bir-ittifak-icin-stratejik-konumlanma-konferansinda-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Arz Portföy büyüme aşamasındaki teknoloji girişimleri için ArzLab programını başlattı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/arz-portfoy-buyume-asamasindaki-teknoloji-girisimleri-icin-arzlab-programini-baslatti/825427/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/arz-portfoy-buyume-asamasindaki-teknoloji-girisimleri-icin-arzlab-programini-baslatti/825427/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:39:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Arz Portföy Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Eren: - Türkiye'de girişimcilik ruhu çok fazla. Ancak bunların süreç içerisinde desteklenmesi ülkemiz, Arz Portföy ve girişimci için hayati bir öneme sahip. Bu desteklenme, onlara yol göstermeyi, karşılıklı bir ilişkiyi gerektirir - Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen: - Türkiye için bundan sonra stratejik kritik alanlardan bir tanesi çip tasarımı, üretimi, paketlenmesi ve kullanımı süreci olacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Arz Portföy Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Eren, ArzLab programı etkinliğinde, Türkiye'de girişimcilik ruhunun çok fazla olduğunu belirterek, Ancak bunların süreç içerisinde desteklenmesi ülkemiz, Arz Portföy ve girişimci için hayati bir öneme sahip. Bu desteklenme, onlara yol göstermeyi, karşılıklı bir ilişkiyi gerektirir. dedi.Arz Portföy, büyüme aşamasındaki teknoloji girişimlerine yatırım öncesinden başlayarak somut değer sunma vizyonuyla ArzLab programını hayata geçirdi.ArzLab-Girişimlerin Büyüme Laboratuvarı programı açılış etkinliği, girişimler, mentörleri ve ekosistem paydaşlarının katılımıyla gerçekleştirildi.Arz Portföy Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Eren, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, Arz Portföy olarak yaptıkları ArzLab programının kendileri için çok stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti.Eren, Türkiye'de girişimcilik ruhunun çok fazla olduğuna işaret ederek, Ancak bunların süreç içerisinde desteklenmesi ülkemiz, Arz Portföy ve girişimci için hayati bir öneme sahip. Bu desteklenme, onlara yol göstermeyi, karşılıklı bir ilişkiyi gerektirir. diye konuştu.Girişimcilerin önce kimi dinleyeceğine karar vermelerinin önemli olduğuna dikkati çeken Eren, Çünkü, aynı bizim normal sosyal medyada, hayatımızda olduğu gibi her yerden çok fazla sayıda bilgi geliyor. Bu bilgilerden neyi dinleyeceğine karar vermesi lazım. Dinleyeceği kişilerin kendi karakterlerine uygun insanlar olması lazım. Çünkü girişim ve karakter özdeşleşiyor. ifadelerini kullandı.Eren, bilgilerin çok dinamik olduğu bir dönemde yaşandığına işaret ederek, Bulunduğumuz coğrafya da kendi içinde riskler barındırıyor. Belirsizliğe dair hiçbir bilgi edinilmeden geçilmemesi gerekiyor. Bunun da tek yolu sürekli bilgi edinilmesi. değerlendirmesinde bulundu.- Türkiye son 20 yılda çok ciddi değişiklikler yaşadıBilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen ise ekosistemin oluşabilmesi için en kritik şeyin temelde aktörlerin bir araya gelmesi, iletişim, irtibat ve etkileşimin kurulması olduğunu ifade ederek, bu tür programların en kritik faydasının bu etkileşimi sağlamak olduğunu söyledi.Türkiye'nin son 20 yılda çok ciddi değişiklikler yaşadığını aktaran Tüzgen, Savunma sanayisiyle başladı. Sivil teknolojilerin çeşitli alanlarında devam etti. Her alanda, yani kamuda, özel sektörde, sivil toplumda, eğitimde, finansta, sağlıkta, aklınıza gelen her alanda çok ciddi değişiklikler yaşadığımız bir dönem oldu. dedi.Tüzgen, Türkiye için bundan sonra stratejik kritik alanlardan bir tanesinin çip tasarımı, üretimi, paketlenmesi ve kullanımı süreci olacağına işaret ederek, Bu alanda Arz Portföy'ün öncülük edip anlamlı yatırımlar yapması ülke adına hem gurur verici hem gelecek için ümit vadedici. Bundan sonraki işbirliklerimiz de güçlenerek ülke adına verimli olacak şekilde devam eder. diye konuştu.- Teknoparkların sayısı 20 senedir çok hızlı arttıBoğaziçi Teknopark Genel Müdürü Cem Duran da teknoparkların sayısının 20 senedir çok hızlı arttığını ve 2'den şu anda 114'e geldiğini belirterek, teknoparklar olarak girişimcilik tarafındaki eksikleri eğitimler, mentörlükler ve kuluçka hizmetleriyle kapatmaya çalıştıklarını anlattı.Dijitalpark Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin de Türkiye'nin en büyük teknoparkları arasında olduklarını aktararak, ArzLab'in bir paydaşı ve Arz Portföy gibi ülkenin girişim sermayesi ekosisteminin öncülerinden olan bir partnerle beraber olmaktan çok mutlu olduklarını kaydetti.- Amacımız, doğru fikirlerin doğru zamanda doğru kaynaklarla buluşmasını sağlamakArz Portföy Yönetici Ortağı Murat Onuk da ArzLab'in Arz Portföy'ün girişimcilik ekosistemine yaklaşımında önemli bir adımı temsil ettiğini dile getirerek, girişimlerle etkileşimi yatırım öncesinde başlatan ve yatırım sonrasında da sürdüren bütünsel bir model benimsediklerini ifade etti.Onuk, global ölçekte büyümeye veya yatırıma hazırlanan girişimlerin ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren ArzLab programını bu anlayışla tasarladıklarını bildirdi.ArzLab'i, girişimlerin büyüme potansiyelini güçlendiren ve yatırım sürecine giden yolu daha sağlam temellere oturtan bir platform olarak konumlandırdıklarını aktaran Onuk, Amacımız, doğru fikirlerin doğru zamanda doğru kaynaklarla buluşmasını sağlamak. diye konuştu.- ArzLab'den kapsamlı mentörlük ve danışmanlık desteğiGlobal pazarlarda ölçeklenme potansiyeli yüksek girişimlerin büyüme yolculuğunu hızlandırmayı hedefleyen ArzLab, satış, pazarlama, ürün geliştirme, finans ve yatırım başlıklarında kapsamlı mentörlük ve danışmanlık desteği sunuyor.Program kapsamında girişimler, farklı teknoparklarla kurulan işbirlikleri sayesinde güçlü bir inovasyon ağına dahil olma fırsatı da yakalayacak. Nisan-haziran ayları arasında yürütülecek ArzLab, özellikle yatırım alarak hızlı bir büyüme ivmesi yakalamayı hedefleyen yüksek potansiyelli girişimlere odaklanıyor.Programa kabul edilen girişimler, alanında uzman mentörlerle birebir çalışma imkanı bularak ölçeklenme süreçlerine hazırlanacak, yatırımcı görüşmelerinde fark yaratan stratejik bilgi ve etkili sunum yetkinliklerini geliştirecek.Program süresince ArzLab’a seçilen girişimler, Boğaziçi Teknopark, Bilişim Vadisi ve Dijitalpark Teknokent işbirlikleri kapsamında sunulan ücretsiz açık ofis imkanlarından yararlanabilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Arz Portföy Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Eren, ArzLab programı etkinliğinde, Türkiye'de girişimcilik ruhunun çok fazla olduğunu belirterek, Ancak bunların süreç içerisinde desteklenmesi ülkemiz, Arz Portföy ve girişimci için hayati bir öneme sahip. Bu desteklenme, onlara yol göstermeyi, karşılıklı bir ilişkiyi gerektirir. dedi.Arz Portföy, büyüme aşamasındaki teknoloji girişimlerine yatırım öncesinden başlayarak somut değer sunma vizyonuyla ArzLab programını hayata geçirdi.ArzLab-Girişimlerin Büyüme Laboratuvarı programı açılış etkinliği, girişimler, mentörleri ve ekosistem paydaşlarının katılımıyla gerçekleştirildi.Arz Portföy Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Eren, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, Arz Portföy olarak yaptıkları ArzLab programının kendileri için çok stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti.Eren, Türkiye'de girişimcilik ruhunun çok fazla olduğuna işaret ederek, Ancak bunların süreç içerisinde desteklenmesi ülkemiz, Arz Portföy ve girişimci için hayati bir öneme sahip. Bu desteklenme, onlara yol göstermeyi, karşılıklı bir ilişkiyi gerektirir. diye konuştu.Girişimcilerin önce kimi dinleyeceğine karar vermelerinin önemli olduğuna dikkati çeken Eren, Çünkü, aynı bizim normal sosyal medyada, hayatımızda olduğu gibi her yerden çok fazla sayıda bilgi geliyor. Bu bilgilerden neyi dinleyeceğine karar vermesi lazım. Dinleyeceği kişilerin kendi karakterlerine uygun insanlar olması lazım. Çünkü girişim ve karakter özdeşleşiyor. ifadelerini kullandı.Eren, bilgilerin çok dinamik olduğu bir dönemde yaşandığına işaret ederek, Bulunduğumuz coğrafya da kendi içinde riskler barındırıyor. Belirsizliğe dair hiçbir bilgi edinilmeden geçilmemesi gerekiyor. Bunun da tek yolu sürekli bilgi edinilmesi. değerlendirmesinde bulundu.- Türkiye son 20 yılda çok ciddi değişiklikler yaşadıBilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen ise ekosistemin oluşabilmesi için en kritik şeyin temelde aktörlerin bir araya gelmesi, iletişim, irtibat ve etkileşimin kurulması olduğunu ifade ederek, bu tür programların en kritik faydasının bu etkileşimi sağlamak olduğunu söyledi.Türkiye'nin son 20 yılda çok ciddi değişiklikler yaşadığını aktaran Tüzgen, Savunma sanayisiyle başladı. Sivil teknolojilerin çeşitli alanlarında devam etti. Her alanda, yani kamuda, özel sektörde, sivil toplumda, eğitimde, finansta, sağlıkta, aklınıza gelen her alanda çok ciddi değişiklikler yaşadığımız bir dönem oldu. dedi.Tüzgen, Türkiye için bundan sonra stratejik kritik alanlardan bir tanesinin çip tasarımı, üretimi, paketlenmesi ve kullanımı süreci olacağına işaret ederek, Bu alanda Arz Portföy'ün öncülük edip anlamlı yatırımlar yapması ülke adına hem gurur verici hem gelecek için ümit vadedici. Bundan sonraki işbirliklerimiz de güçlenerek ülke adına verimli olacak şekilde devam eder. diye konuştu.- Teknoparkların sayısı 20 senedir çok hızlı arttıBoğaziçi Teknopark Genel Müdürü Cem Duran da teknoparkların sayısının 20 senedir çok hızlı arttığını ve 2'den şu anda 114'e geldiğini belirterek, teknoparklar olarak girişimcilik tarafındaki eksikleri eğitimler, mentörlükler ve kuluçka hizmetleriyle kapatmaya çalıştıklarını anlattı.Dijitalpark Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin de Türkiye'nin en büyük teknoparkları arasında olduklarını aktararak, ArzLab'in bir paydaşı ve Arz Portföy gibi ülkenin girişim sermayesi ekosisteminin öncülerinden olan bir partnerle beraber olmaktan çok mutlu olduklarını kaydetti.- Amacımız, doğru fikirlerin doğru zamanda doğru kaynaklarla buluşmasını sağlamakArz Portföy Yönetici Ortağı Murat Onuk da ArzLab'in Arz Portföy'ün girişimcilik ekosistemine yaklaşımında önemli bir adımı temsil ettiğini dile getirerek, girişimlerle etkileşimi yatırım öncesinde başlatan ve yatırım sonrasında da sürdüren bütünsel bir model benimsediklerini ifade etti.Onuk, global ölçekte büyümeye veya yatırıma hazırlanan girişimlerin ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren ArzLab programını bu anlayışla tasarladıklarını bildirdi.ArzLab'i, girişimlerin büyüme potansiyelini güçlendiren ve yatırım sürecine giden yolu daha sağlam temellere oturtan bir platform olarak konumlandırdıklarını aktaran Onuk, Amacımız, doğru fikirlerin doğru zamanda doğru kaynaklarla buluşmasını sağlamak. diye konuştu.- ArzLab'den kapsamlı mentörlük ve danışmanlık desteğiGlobal pazarlarda ölçeklenme potansiyeli yüksek girişimlerin büyüme yolculuğunu hızlandırmayı hedefleyen ArzLab, satış, pazarlama, ürün geliştirme, finans ve yatırım başlıklarında kapsamlı mentörlük ve danışmanlık desteği sunuyor.Program kapsamında girişimler, farklı teknoparklarla kurulan işbirlikleri sayesinde güçlü bir inovasyon ağına dahil olma fırsatı da yakalayacak. Nisan-haziran ayları arasında yürütülecek ArzLab, özellikle yatırım alarak hızlı bir büyüme ivmesi yakalamayı hedefleyen yüksek potansiyelli girişimlere odaklanıyor.Programa kabul edilen girişimler, alanında uzman mentörlerle birebir çalışma imkanı bularak ölçeklenme süreçlerine hazırlanacak, yatırımcı görüşmelerinde fark yaratan stratejik bilgi ve etkili sunum yetkinliklerini geliştirecek.Program süresince ArzLab’a seçilen girişimler, Boğaziçi Teknopark, Bilişim Vadisi ve Dijitalpark Teknokent işbirlikleri kapsamında sunulan ücretsiz açık ofis imkanlarından yararlanabilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul'da uyuşturucu operasyonunda 343 bin sentetik hap ele geçirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-da-uyusturucu-operasyonunda-343-bin-sentetik-hap-ele-gecirildi/825426/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-da-uyusturucu-operasyonunda-343-bin-sentetik-hap-ele-gecirildi/825426/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:36:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Sultanbeyli ve Çekmeköy'de bir ev ve depoya düzenlenen eş zamanlı operasyonda 343 bin sentetik ecza hap ile uyuşturucu imalatında kullanılan 3 makine ele geçirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Sultanbeyli ve Çekmeköy'de bir ev ve depoya düzenlenen eş zamanlı operasyonda 343 bin sentetik ecza hap ile uyuşturucu imalatında kullanılan 3 makine ele geçirildi.Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin katılımıyla narkotik madde ticaretine yönelik çalışma yapıldı.İstihbari ve saha çalışmalarının ardından Sultanbeyli ve Çekmeköy'deki bir ev ile depoya düzenlenen operasyonda bir şüpheli gözaltına alındı.Adreslerde yapılan aramalarda satışa hazır halde 343 bin sentetik ecza hap ile uyuşturucu imalatında kullanılan 3 makine ve çok sayıda boş kapsül ele geçirildi.Hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan işlem yapılan şüpheliye, adli kontrol tedbiri uygulandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Sultanbeyli ve Çekmeköy'de bir ev ve depoya düzenlenen eş zamanlı operasyonda 343 bin sentetik ecza hap ile uyuşturucu imalatında kullanılan 3 makine ele geçirildi.Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin katılımıyla narkotik madde ticaretine yönelik çalışma yapıldı.İstihbari ve saha çalışmalarının ardından Sultanbeyli ve Çekmeköy'deki bir ev ile depoya düzenlenen operasyonda bir şüpheli gözaltına alındı.Adreslerde yapılan aramalarda satışa hazır halde 343 bin sentetik ecza hap ile uyuşturucu imalatında kullanılan 3 makine ve çok sayıda boş kapsül ele geçirildi.Hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan işlem yapılan şüpheliye, adli kontrol tedbiri uygulandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İş Bankası turizm sektörüne yönelik dijital platform FINinTEK'i devreye aldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/is-bankasi-turizm-sektorune-yonelik-dijital-platform-finintek-i-devreye-aldi/825425/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/is-bankasi-turizm-sektorune-yonelik-dijital-platform-finintek-i-devreye-aldi/825425/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:36:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz: - FINinTEK'in finans ve teknolojiyi bir araya getiren dijital altyapısıyla turizm sektörüne daha fazla katkı sağlayacağımıza inanıyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Türkiye İş Bankası, iştiraki Softtech ile geliştirdiği turizm sektöründe finansman ve operasyon süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren FINinTEK Dijital Turizm Platformu'nu kullanıma sundu. Şirketten yapılan açıklamaya göre, ilk olarak Setur ile hayata geçirilen FINinTEK, sektör paydaşlarının hem operasyonel hem de finansal süreçlerini tek bir platform üzerinden hızlı, güvenli ve kolay şekilde yürütmelerini sağlıyor. Turizm, doğası, tarihi ve kültürel mirası, sağlık, gastronomi, kongre, yayla ve kış turizmi gibi alanlarda sahip olduğu güçlü potansiyeliyle Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörleri arasında yer alıyor. Sektörün taşıdığı potansiyelin sürdürülebilir büyümeye daha fazla katkı sağlayabilmesi için süreçlerin, verimliliği artıracak ve değişen ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde bütüncül yöntemlerle teknolojiyle, dijital uygulamalarla entegre olması önem taşıyor.Turizmi stratejik öncelikleri arasında gören Türkiye İş Bankası da iştiraki Softtech ile birlikte FINinTEK Dijital Turizm Platformu'nu geliştirdi. Acentelerin ana firma olarak konumlandırıldığı platform, ilk olarak Setur ile hayata geçirildi. Acentelerle otelleri, tedarikçileri ve finansal kuruluşları tek bir çatı altında buluşturan platform, tarafların işlemlerini uçtan uca dijital olarak tek bir yerden yürütmelerini sağlıyor. FINinTEK'in tanıtımı, İş Bankasının Antalya'da açtığı Turizm İhtisas Şubesi'nde gerçekleştirildi.Kapalı bir ekosistem yapısıyla faaliyet gösterecek olan platforma otellerin başvuruları, acente onayı ve kontrolünün ardından bankaya iletilecek. Böylelikle hem acenteler çekle ön ödeme yapma maliyetinden kurtularak süreçlerini daha verimli hale getirecek hem de tüm akışın dijital ortamdan takip edilmesi sağlanmış olacak. Platforma özel hazırlanacak kampanyalar ile oteller, acente garantörlüğü ya da alacak temlikiyle finansmana ulaşırken, acentelerin otellere yapacağı sezon öncesi avanslar ve yurt dışından sağlanacak finansal kaynaklar da Platform üzerinden sunulabilecek. Taraflar arasındaki iş akışlarını hızlandıran Platform ile operasyonel maliyetler azalırken süreçler dijital ortamda şeffaf bir şekilde izlenebilecek.- Sektörün güven ve hıza dayalı dijital dönüşümünde daha fazla rol üstlenmek istiyoruzAçıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, turizm ekosistemindeki paydaşların süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren FINinTEK'in, bundan sonra açık bankacılık ve servis bankacılığı uygulamalarıyla geliştirecekleri dijital ürün ve hizmetler için de güçlü bir altyapı sunduğunu belirtti.Turizmin Türkiye ekonomisi için sadece gelir kalemi değil stratejik kaldıraç alanlarından biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, şu değerlendirmede bulundu:Sektör, istihdamın geniş tabana yayılmasından döviz girdisiyle cari açığın daraltılmasına, bölgesel kalkınmaya kadar ekonomik aktivitenin kritik direnç noktalarından biri haline geldi. Biz de bir taraftan turizme yönelik finansal destek mekanizmalarımızı genişletirken bir taraftan da sektörün güven ve hıza dayalı dijital dönüşümünde daha fazla rol üstlenmek istiyoruz. FINinTEK'in finans ve teknolojiyi bir araya getiren dijital altyapısıyla turizm sektörüne daha fazla katkı sağlayacağımıza inanıyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Türkiye İş Bankası, iştiraki Softtech ile geliştirdiği turizm sektöründe finansman ve operasyon süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren FINinTEK Dijital Turizm Platformu'nu kullanıma sundu. Şirketten yapılan açıklamaya göre, ilk olarak Setur ile hayata geçirilen FINinTEK, sektör paydaşlarının hem operasyonel hem de finansal süreçlerini tek bir platform üzerinden hızlı, güvenli ve kolay şekilde yürütmelerini sağlıyor. Turizm, doğası, tarihi ve kültürel mirası, sağlık, gastronomi, kongre, yayla ve kış turizmi gibi alanlarda sahip olduğu güçlü potansiyeliyle Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörleri arasında yer alıyor. Sektörün taşıdığı potansiyelin sürdürülebilir büyümeye daha fazla katkı sağlayabilmesi için süreçlerin, verimliliği artıracak ve değişen ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde bütüncül yöntemlerle teknolojiyle, dijital uygulamalarla entegre olması önem taşıyor.Turizmi stratejik öncelikleri arasında gören Türkiye İş Bankası da iştiraki Softtech ile birlikte FINinTEK Dijital Turizm Platformu'nu geliştirdi. Acentelerin ana firma olarak konumlandırıldığı platform, ilk olarak Setur ile hayata geçirildi. Acentelerle otelleri, tedarikçileri ve finansal kuruluşları tek bir çatı altında buluşturan platform, tarafların işlemlerini uçtan uca dijital olarak tek bir yerden yürütmelerini sağlıyor. FINinTEK'in tanıtımı, İş Bankasının Antalya'da açtığı Turizm İhtisas Şubesi'nde gerçekleştirildi.Kapalı bir ekosistem yapısıyla faaliyet gösterecek olan platforma otellerin başvuruları, acente onayı ve kontrolünün ardından bankaya iletilecek. Böylelikle hem acenteler çekle ön ödeme yapma maliyetinden kurtularak süreçlerini daha verimli hale getirecek hem de tüm akışın dijital ortamdan takip edilmesi sağlanmış olacak. Platforma özel hazırlanacak kampanyalar ile oteller, acente garantörlüğü ya da alacak temlikiyle finansmana ulaşırken, acentelerin otellere yapacağı sezon öncesi avanslar ve yurt dışından sağlanacak finansal kaynaklar da Platform üzerinden sunulabilecek. Taraflar arasındaki iş akışlarını hızlandıran Platform ile operasyonel maliyetler azalırken süreçler dijital ortamda şeffaf bir şekilde izlenebilecek.- Sektörün güven ve hıza dayalı dijital dönüşümünde daha fazla rol üstlenmek istiyoruzAçıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, turizm ekosistemindeki paydaşların süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren FINinTEK'in, bundan sonra açık bankacılık ve servis bankacılığı uygulamalarıyla geliştirecekleri dijital ürün ve hizmetler için de güçlü bir altyapı sunduğunu belirtti.Turizmin Türkiye ekonomisi için sadece gelir kalemi değil stratejik kaldıraç alanlarından biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, şu değerlendirmede bulundu:Sektör, istihdamın geniş tabana yayılmasından döviz girdisiyle cari açığın daraltılmasına, bölgesel kalkınmaya kadar ekonomik aktivitenin kritik direnç noktalarından biri haline geldi. Biz de bir taraftan turizme yönelik finansal destek mekanizmalarımızı genişletirken bir taraftan da sektörün güven ve hıza dayalı dijital dönüşümünde daha fazla rol üstlenmek istiyoruz. FINinTEK'in finans ve teknolojiyi bir araya getiren dijital altyapısıyla turizm sektörüne daha fazla katkı sağlayacağımıza inanıyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Çeyrek Altın Kaç TL? Bugün Çeyrek Altın Fiyatı Öğle Kuru (09 Nisan 2026)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ceyrek-altin-kac-tl-bugun-ceyrek-altin-fiyati-ogle-kuru-09-nisan-2026/825424/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ceyrek-altin-kac-tl-bugun-ceyrek-altin-fiyati-ogle-kuru-09-nisan-2026/825424/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:35:02 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Altın Fiyatları Son Durum: Çeyrek Altın fiyatı 09 Nisan 2026 Öğle saatlerinde 11.144,16 TL seviyesinde işlem görüyor. Saat 12:35 itibarıyla Çeyrek Altın fiyatı yüzde 1,17 düşüş gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Altın Fiyatları Son Durum- Çeyrek Altın fiyatı güne düşüşle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde Çeyrek altın, aşağı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 09 Nisan 2026 saat 12:35 itibarıyla:

1 Çeyrek Altın: 11.144,16 TL

Günlük değişim: Yüzde 1,17 düştü gösterdi.

1 Çeyrek Altın Alış 10.888,83 TL, 1 Çeyrek Altın satış fiyatı ise 11.144,16 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda altın fiyatlarını etkileyen faktörler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, Çeyrek altın fiyatının seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel Çeyrek altın fiyatı, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest altın piyasasında:

Çeyrek Altın alış fiyatı: 10.888,83 TL

Çeyrek Altın satış fiyatı: 11.144,16 TL

Küresel piyasalarda altın fiyatlarını etkileyen faktörler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, Çeyrek altın fiyatının seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel altın fiyatları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Altın Fiyatları Son Durum- Çeyrek Altın fiyatı güne düşüşle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde Çeyrek altın, aşağı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 09 Nisan 2026 saat 12:35 itibarıyla:

1 Çeyrek Altın: 11.144,16 TL

Günlük değişim: Yüzde 1,17 düştü gösterdi.

1 Çeyrek Altın Alış 10.888,83 TL, 1 Çeyrek Altın satış fiyatı ise 11.144,16 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda altın fiyatlarını etkileyen faktörler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, Çeyrek altın fiyatının seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel Çeyrek altın fiyatı, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest altın piyasasında:

Çeyrek Altın alış fiyatı: 10.888,83 TL

Çeyrek Altın satış fiyatı: 11.144,16 TL

Küresel piyasalarda altın fiyatlarını etkileyen faktörler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, Çeyrek altın fiyatının seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel altın fiyatları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/ceyrek-altin-kac-tl-bugun-ceyrek-altin-fiyati-ogle-kuru-09-nisan-2026-20260409123502.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı: Düşmanların zenginleştirmeyi sınırlama talepleri yerine getirilmeyecek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iran-atom-enerjisi-kurumu-baskani-dusmanlarin-zenginlestirmeyi-sinirlama-talepleri-yerine-getirilmeyecek/825423/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iran-atom-enerjisi-kurumu-baskani-dusmanlarin-zenginlestirmeyi-sinirlama-talepleri-yerine-getirilmeyecek/825423/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:33:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, ABD'nin İran'a uranyum zenginleştirmeyi durdurması taleplerini kabul etmeyeceklerini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, ABD'nin İran'a uranyum zenginleştirmeyi durdurması taleplerini kabul etmeyeceklerini söyledi.Yarı resmi haber ajansı ISNA'ya göre İslami, ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki saldırılarında hayatını kaybeden önceki İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ölümünün 40'ıncı gününde Tahran'da düzenlenen tören sırasında basına konuştu.ABD'nin savaşla elde edemediğini müzakere masasında alamayacağını ifade eden İslami, Bu acımasız savaş dahil olmak üzere tüm düşman komploları ve eylemleri sonuç vermedi ve şimdi müzakereler yoluyla bir sonuca varmak istiyorlarsa bu sadece kendi ve Siyonistlerin zevki içindir. dedi.ABD'nin, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini ortadan kaldırma taleplerine dair İslami, Düşmanların zenginleştirmeyi sınırlama talepleri yerine getirilmeyecek. İran'ın zenginleştirme programını sınırlama iddiaları ve talepleri, sadece mezara kadar gidecek dileklerdir. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, ABD'nin İran'a uranyum zenginleştirmeyi durdurması taleplerini kabul etmeyeceklerini söyledi.Yarı resmi haber ajansı ISNA'ya göre İslami, ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki saldırılarında hayatını kaybeden önceki İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ölümünün 40'ıncı gününde Tahran'da düzenlenen tören sırasında basına konuştu.ABD'nin savaşla elde edemediğini müzakere masasında alamayacağını ifade eden İslami, Bu acımasız savaş dahil olmak üzere tüm düşman komploları ve eylemleri sonuç vermedi ve şimdi müzakereler yoluyla bir sonuca varmak istiyorlarsa bu sadece kendi ve Siyonistlerin zevki içindir. dedi.ABD'nin, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini ortadan kaldırma taleplerine dair İslami, Düşmanların zenginleştirmeyi sınırlama talepleri yerine getirilmeyecek. İran'ın zenginleştirme programını sınırlama iddiaları ve talepleri, sadece mezara kadar gidecek dileklerdir. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/iran-atom-enerjisi-kurumu-baskani-dusmanlarin-zenginlestirmeyi-sinirlama-talepleri-yerine-getirilmeyecek.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adana'da okul kulüpleri ile sporculara malzeme desteği </title>
      <link>https://www.canligaste.com/adana-da-okul-kulupleri-ile-sporculara-malzeme-destegi/825422/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/adana-da-okul-kulupleri-ile-sporculara-malzeme-destegi/825422/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:30:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Adana — Adana'da düzenlenen Geleceğin Sporcularına Destek Programı kapsamında okul kulüpleri ile sporculara malzeme desteği yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Adana Haberleri — Adana'da düzenlenen Geleceğin Sporcularına Destek Programı kapsamında okul kulüpleri ile sporculara malzeme desteği yapıldı.Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce Menderes Spor Salonu'nda düzenlenen programda, halk oyunları ve karate gösterisi sunuldu.Vali Mustafa Yavuz, programda, sporun birleştirici gücünü 15 ilçeye yayarak devam ettireceklerini söyledi.Sporun iyileştirici gücüne inandıklarını belirten Yavuz, Spor, gençlerimizin, çocuklarımızın ve her yaştan vatandaşlarımızın sağlığı, ruh ve beden bütünlüğü ile ilgili çok önemli bir yere sahip. Bundan sonra ikinci, üçüncü etaplarla birlikte farklı okullarımıza ve çocuklarımıza spor malzemesi dağıtma ve onları buluşturma etkinliklerine devam edeceğiz. diye konuştu.Vali Yavuz, bugün 10 binden fazla spor malzemesinin dağıtımının yapılacağını ifade etti.Projede emeği geçenlere teşekkür eden Yavuz, gençlerin ve çocukların spora yönlendirilmesini istedi.Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Loğoğlu da dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocuk ve gençlerin potansiyellerini açığa çıkarmak adına kapsamlı bir program tasarlandığını kaydetti.Konuşmaların ardından öğrencilere spor malzemeleri verildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Adana Haberleri — Adana'da düzenlenen Geleceğin Sporcularına Destek Programı kapsamında okul kulüpleri ile sporculara malzeme desteği yapıldı.Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce Menderes Spor Salonu'nda düzenlenen programda, halk oyunları ve karate gösterisi sunuldu.Vali Mustafa Yavuz, programda, sporun birleştirici gücünü 15 ilçeye yayarak devam ettireceklerini söyledi.Sporun iyileştirici gücüne inandıklarını belirten Yavuz, Spor, gençlerimizin, çocuklarımızın ve her yaştan vatandaşlarımızın sağlığı, ruh ve beden bütünlüğü ile ilgili çok önemli bir yere sahip. Bundan sonra ikinci, üçüncü etaplarla birlikte farklı okullarımıza ve çocuklarımıza spor malzemesi dağıtma ve onları buluşturma etkinliklerine devam edeceğiz. diye konuştu.Vali Yavuz, bugün 10 binden fazla spor malzemesinin dağıtımının yapılacağını ifade etti.Projede emeği geçenlere teşekkür eden Yavuz, gençlerin ve çocukların spora yönlendirilmesini istedi.Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Loğoğlu da dezavantajlı mahallelerde yaşayan çocuk ve gençlerin potansiyellerini açığa çıkarmak adına kapsamlı bir program tasarlandığını kaydetti.Konuşmaların ardından öğrencilere spor malzemeleri verildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/adana-da-okul-kulupleri-ile-sporculara-malzeme-destegi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Uşak'ta evde 284 sikke ele geçirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/usak-ta-evde-284-sikke-ele-gecirildi/825421/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/usak-ta-evde-284-sikke-ele-gecirildi/825421/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:30:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Uşak — Uşak'ın Eşme ilçesinde bir evde farklı dönemlere ait 284 sikke ele geçirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Uşak Haberleri — Uşak'ın Eşme ilçesinde bir evde farklı dönemlere ait 284 sikke ele geçirildi.İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince Çaykışla köyünde H.S'ye ait eve operasyon düzenlendi.Yapılan aramada, farklı dönemlere ait 284 sikke, tarihi eser niteliğinde 5 obje, 3 ruhsatsız av tüfeği ve 1 kurusıkı tabanca bulundu.Gözaltına alınan şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Uşak Haberleri — Uşak'ın Eşme ilçesinde bir evde farklı dönemlere ait 284 sikke ele geçirildi.İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince Çaykışla köyünde H.S'ye ait eve operasyon düzenlendi.Yapılan aramada, farklı dönemlere ait 284 sikke, tarihi eser niteliğinde 5 obje, 3 ruhsatsız av tüfeği ve 1 kurusıkı tabanca bulundu.Gözaltına alınan şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/usak-ta-evde-284-sikke-ele-gecirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Burdur'daki trafik kazasında ölen 7 kişinin cenazeleri yakınlarına teslim edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/burdur-daki-trafik-kazasinda-olen-7-kisinin-cenazeleri-yakinlarina-teslim-edildi/825420/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/burdur-daki-trafik-kazasinda-olen-7-kisinin-cenazeleri-yakinlarina-teslim-edildi/825420/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:30:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Burdur — Burdur'un Bucak ilçesinde tarım işçilerini taşıyan minibüs ile tırın çarpışması sonucu hayatını kaybeden 7 kişinin cenazeleri, hastanedeki işlemlerin ardından yakınlarına teslim edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Burdur Haberleri — Burdur'un Bucak ilçesinde tarım işçilerini taşıyan minibüs ile tırın çarpışması sonucu hayatını kaybeden 7 kişinin cenazeleri, hastanedeki işlemlerin ardından yakınlarına teslim edildi.Kazada ölen Hayrınsa Karaca (53), Yeter Gümüş (61), Elmas Yüce (40), Cemile Çakır (60), Gülsüm Özkan (61), Adil Özkan (63) ve Zeynep Minaz'ın (23) Bucak Devlet Hastanesi morgundaki işlemleri tamamlandı.Ölen kişilerin cenazeleri yakınları tarafından teslim alındı.Karaca ve Gümüş'ün Bucak ilçesine bağlı Kargı köyünde, Yüce, Çakır, Gülsüm ve Adil Özkan'ın Kocaaliler beldesinde, Minaz'ın ise Kayı köyünde toprağa verileceği öğrenildi.Öte yandan, kazada yaralanan tırın sürücüsü Gürkan Gür ile minibüsteki Esin Keskin ve Zülgariye Öztürk'ün Antalya'daki hastanelerde tedavilerinin sürdüğü belirtildi. Antalya Şehir Hastanesi'nde tedaviye alınan Keskin'in sağlık durumunun ağır olduğu bildirildi.- OlayIsparta-Antalya kara yolu Kargı Tüneli çıkışı Karaöz mevkisinde dün Adil Özkan'ın kullandığı 15 ADU 494 plakalı tarım işçilerini taşıyan minibüs ile Gürkan Gür yönetimindeki 07 CHB 269 çekici, 07 CCJ 799 dorse plakalı tır çarpışmıştı. Kazada 7 kişi ölmüş, 3 kişi de yaralanmıştı.Tarım işçilerinin çalışmak için gittikleri Antalya'dan minibüsle Bucak'a dönerlerken kazanın meydana geldiği öğrenilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Burdur Haberleri — Burdur'un Bucak ilçesinde tarım işçilerini taşıyan minibüs ile tırın çarpışması sonucu hayatını kaybeden 7 kişinin cenazeleri, hastanedeki işlemlerin ardından yakınlarına teslim edildi.Kazada ölen Hayrınsa Karaca (53), Yeter Gümüş (61), Elmas Yüce (40), Cemile Çakır (60), Gülsüm Özkan (61), Adil Özkan (63) ve Zeynep Minaz'ın (23) Bucak Devlet Hastanesi morgundaki işlemleri tamamlandı.Ölen kişilerin cenazeleri yakınları tarafından teslim alındı.Karaca ve Gümüş'ün Bucak ilçesine bağlı Kargı köyünde, Yüce, Çakır, Gülsüm ve Adil Özkan'ın Kocaaliler beldesinde, Minaz'ın ise Kayı köyünde toprağa verileceği öğrenildi.Öte yandan, kazada yaralanan tırın sürücüsü Gürkan Gür ile minibüsteki Esin Keskin ve Zülgariye Öztürk'ün Antalya'daki hastanelerde tedavilerinin sürdüğü belirtildi. Antalya Şehir Hastanesi'nde tedaviye alınan Keskin'in sağlık durumunun ağır olduğu bildirildi.- OlayIsparta-Antalya kara yolu Kargı Tüneli çıkışı Karaöz mevkisinde dün Adil Özkan'ın kullandığı 15 ADU 494 plakalı tarım işçilerini taşıyan minibüs ile Gürkan Gür yönetimindeki 07 CHB 269 çekici, 07 CCJ 799 dorse plakalı tır çarpışmıştı. Kazada 7 kişi ölmüş, 3 kişi de yaralanmıştı.Tarım işçilerinin çalışmak için gittikleri Antalya'dan minibüsle Bucak'a dönerlerken kazanın meydana geldiği öğrenilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/burdur-daki-trafik-kazasinda-olen-7-kisinin-cenazeleri-yakinlarina-teslim-edildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı pazar günü yapılacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-yurt-disindan-ogrenci-kabul-sinavi-pazar-gunu-yapilacak/825418/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-yurt-disindan-ogrenci-kabul-sinavi-pazar-gunu-yapilacak/825418/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:30:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy: - Dünyanın farklı coğrafyalarından ülkemizde eğitim görmek isteyen öğrenciler için adil, şeffaf ve ölçülebilir bir sistem sunuyoruz. Bu kapsamda 9 bin 513 aday, TR-YÖS'e başvurdu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca, Türkiye Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı'nın (TR-YÖS/1) 12 Nisan Pazar günü yapılacağı bildirildi.ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmek isteyen öğrencilerin gireceği ve sonuçlarını bu kurumlara kabul için başvururken kullanabileceği TR-YÖS, 12 Nisan Pazar günü Türkiye'de 15 ilde, yurt dışında 26 ülkede toplam 50 sınav merkezinde gerçekleştirilecek.Sınav için 60 bina ve 447 salon kullanılacak. Türkiye'nin uluslararası öğrenci politikası açısından önem taşıyan sınav, Türkçe, Almanca, İngilizce, Fransızca, Rusça ve Arapça olmak üzere 6 dilde uygulanacak.Soru kitapçığında sorular Türkçe olacak, Almanca, İngilizce, Fransızca, Rusça ve Arapça dillerinde sorunun çevirisi yer alacak.TR-YÖS, Türkiye saatiyle 11.15'te başlayacak. Sınavda adaylara, Sayısal Yetenek Testi ile Temel Matematik Testi uygulanacak. Sayısal Yetenek Testi'nde 40, Temel Matematik Testi'nde 40 soru olacak ve adaylara 100 dakika cevaplama süresi verilecek.Ek süre kullanması uygun görülen engelli adaylar, 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecek. Nüfus cüzdanı bulunmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf olmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günü açık bulundurulacak.Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgelerine, ÖSYM'nin ais.osym.gov.tr adresinden erişebilecek. Sonuçlar, 7 Mayıs'ta açıklanacak ve sınavın geçerliliği yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl olacak.- Ülkemizin uluslararası düzeydeki etkinliğine büyük katkı sağlayacakAçıklamada görüşlerine yer verilen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, TR-YÖS uygulamasının, ÖSYM'nin dünyanın dört bir yanına yayılan sınav tecrübesini ve etkinliğini ortaya koyduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:Dünyanın farklı coğrafyalarından ülkemizde eğitim görmek isteyen öğrenciler için adil, şeffaf ve ölçülebilir bir sistem sunuyoruz. Bu kapsamda 9 bin 513 aday, TR-YÖS'e başvurdu. Yaptığımız işbirlikleri ile yurt dışı sınav merkezlerinde teknik altyapımız her yıl gelişiyor. Ülkemizin uluslararası düzeydeki etkinliğine büyük katkı sağlayacak olan TR-YÖS uygulamasını çok kıymetli görüyoruz. TR-YÖS için yurt içi ve yurt dışında görev yapacak personelimize gerekli eğitimler verildi. Toplam 2 bin 74 kişi sınavda görev yapacak. Sınava katılacak tüm adaylara başarılar, sınav görevlilerimize kolaylıklar dilerim.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca, Türkiye Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı'nın (TR-YÖS/1) 12 Nisan Pazar günü yapılacağı bildirildi.ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmek isteyen öğrencilerin gireceği ve sonuçlarını bu kurumlara kabul için başvururken kullanabileceği TR-YÖS, 12 Nisan Pazar günü Türkiye'de 15 ilde, yurt dışında 26 ülkede toplam 50 sınav merkezinde gerçekleştirilecek.Sınav için 60 bina ve 447 salon kullanılacak. Türkiye'nin uluslararası öğrenci politikası açısından önem taşıyan sınav, Türkçe, Almanca, İngilizce, Fransızca, Rusça ve Arapça olmak üzere 6 dilde uygulanacak.Soru kitapçığında sorular Türkçe olacak, Almanca, İngilizce, Fransızca, Rusça ve Arapça dillerinde sorunun çevirisi yer alacak.TR-YÖS, Türkiye saatiyle 11.15'te başlayacak. Sınavda adaylara, Sayısal Yetenek Testi ile Temel Matematik Testi uygulanacak. Sayısal Yetenek Testi'nde 40, Temel Matematik Testi'nde 40 soru olacak ve adaylara 100 dakika cevaplama süresi verilecek.Ek süre kullanması uygun görülen engelli adaylar, 30 dakika ilave sürelerini kullanabilecek. Nüfus cüzdanı bulunmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf olmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri sınav günü açık bulundurulacak.Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgelerine, ÖSYM'nin ais.osym.gov.tr adresinden erişebilecek. Sonuçlar, 7 Mayıs'ta açıklanacak ve sınavın geçerliliği yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl olacak.- Ülkemizin uluslararası düzeydeki etkinliğine büyük katkı sağlayacakAçıklamada görüşlerine yer verilen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, TR-YÖS uygulamasının, ÖSYM'nin dünyanın dört bir yanına yayılan sınav tecrübesini ve etkinliğini ortaya koyduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:Dünyanın farklı coğrafyalarından ülkemizde eğitim görmek isteyen öğrenciler için adil, şeffaf ve ölçülebilir bir sistem sunuyoruz. Bu kapsamda 9 bin 513 aday, TR-YÖS'e başvurdu. Yaptığımız işbirlikleri ile yurt dışı sınav merkezlerinde teknik altyapımız her yıl gelişiyor. Ülkemizin uluslararası düzeydeki etkinliğine büyük katkı sağlayacak olan TR-YÖS uygulamasını çok kıymetli görüyoruz. TR-YÖS için yurt içi ve yurt dışında görev yapacak personelimize gerekli eğitimler verildi. Toplam 2 bin 74 kişi sınavda görev yapacak. Sınava katılacak tüm adaylara başarılar, sınav görevlilerimize kolaylıklar dilerim.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/turkiye-yurt-disindan-ogrenci-kabul-sinavi-pazar-gunu-yapilacak.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gram Altın Kaç TL? Bugün Gram Altın Fiyatı Öğle Kuru (09 Nisan 2026)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gram-altin-kac-tl-bugun-gram-altin-fiyati-ogle-kuru-09-nisan-2026/825417/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gram-altin-kac-tl-bugun-gram-altin-fiyati-ogle-kuru-09-nisan-2026/825417/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:30:02 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Altın Fiyatları Son Durum: Gram Altın fiyatı 09 Nisan 2026 Öğle saatlerinde 6.782,46 TL seviyesinde işlem görüyor. Saat 12:30 itibarıyla Gram Altın fiyatı yüzde 0,38 yükseliş gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Altın Fiyatları Son Durum- Gram Altın fiyatı güne sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde gram altın, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 09 Nisan 2026 saat 12:30 itibarıyla:

1 Gram Altın: 6.782,46 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,38 yükseldi gösterdi.

1 Gram Altın Alış 6.781,57 TL, 1 Gram Altın satış fiyatı ise 6.782,46 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda altın fiyatlarını etkileyen faktörler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, gram altın fiyatının seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel gram altın fiyatı, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest altın piyasasında:

Gram Altın alış fiyatı: 6.781,57 TL

Gram Altın satış fiyatı: 6.782,46 TL

Küresel piyasalarda altın fiyatlarını etkileyen faktörler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, gram altın fiyatının seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel altın fiyatları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Altın Fiyatları Son Durum- Gram Altın fiyatı güne sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde gram altın, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 09 Nisan 2026 saat 12:30 itibarıyla:

1 Gram Altın: 6.782,46 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,38 yükseldi gösterdi.

1 Gram Altın Alış 6.781,57 TL, 1 Gram Altın satış fiyatı ise 6.782,46 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda altın fiyatlarını etkileyen faktörler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, gram altın fiyatının seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel gram altın fiyatı, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest altın piyasasında:

Gram Altın alış fiyatı: 6.781,57 TL

Gram Altın satış fiyatı: 6.782,46 TL

Küresel piyasalarda altın fiyatlarını etkileyen faktörler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, gram altın fiyatının seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel altın fiyatları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/gram-altin-kac-tl-bugun-gram-altin-fiyati-ogle-kuru-09-nisan-2026-20260409123002.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>2. Türk Devletleri Onkologları Kongresi, Özbekistan'da yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/2-turk-devletleri-onkologlari-kongresi-ozbekistan-da-yapildi/825416/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/2-turk-devletleri-onkologlari-kongresi-ozbekistan-da-yapildi/825416/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:27:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Taşkent — Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: - Türk dünyasında sağlık alanında tüm anlayışı değiştirecek yeni yaklaşımlar ortaya koymak zorundayız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Taşkent Haberleri — 2. Türk Devletleri Onkologları Kongresi, Özbekistan’ın tarihi Semerkant şehrinde düzenlendi.Özbekistan Sağlık Bakanı Asilbek Hudayarov’un ev sahipliğindeki kongreye Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’dan çok sayıda uzman, doktor ve bilim insanı katıldı, kongrenin açılışında Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da hazır bulundu.Açılışta konuşan Hudayarov, bu önemli etkinliğin tarihi Semerkant'ta yapılmasından duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Türk devletlerinden çok sayıda uzman ve doktoru ortak tarih ve medeniyetin kesiştiği şehirde bir araya getiren kongrenin önemini vurguladı.Hudayarov, ilki Bakü’de düzenlenen kongrede  onkoloji hastalıklarının teşhis ve tedavisine yönelik Türk devletleri arasında bilgi ve tecrübe değişimi açısından önemli kararların alınacağına inandığını belirtti.Memişoğlu da ilmin kadim merkezlerinden Semerkant’ta bulunmaktan memnuniyet duyduğunu dile getirerek, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin iki ülke cumhurbaşkanlarının öncülüğünde diplomatik ortaklığın çok ötesine geçtiğini, tek millet, iki devlet anlayışıyla köklü kardeşlik ve kader birliğine dönüştüğünü söyledi. Memişoğlu, Bizler, aradaki mesafelere rağmen kalpleri daima bir atan büyük bir ailenin mensuplarıyız. dedi.Bu kadim toprakların İbni Sina, Uluğ Bey ve İmam Buhari gibi büyükleri yetiştirdiğinin ve asırlar boyunca ilim yolcularını ağırlayan ulu medreseleriyle tüm insanlığı aydınlattığının altını çizen Memişoğlu, şunları kaydetti:Tıbbın, bilimin ve irfanın tohumlarının serpildiği, gölgesinde nice alimlerin yetiştiği bu müstesna topraklarda bugün modern tıbbın en kıymetli alanlarından biri olan onkoloji üzerine ortak bir şuur çerçevesinde toplanmış bulunuyoruz.Ecdadımızın eşsiz mirasının doğduğu bu topraklarda böylesine kıymetli bir kongrenin düzenlenmesini sadece bilimsel bir buluşma olarak değil tarihi köklerimize ve sarsılmaz kardeşlik hukukumuza sahip çıkmak adına da son derece anlamlı buluyorum.- Kanserle mücadelede tıbbi başarı ancak uluslararası işbirliği, bilimsel paylaşım ve ortak akılla mümkünMemişoğlu, kanserle mücadelede tıbbi başarının ancak uluslararası işbirliği, bilimsel paylaşım ve ortak akılla mümkün olabileceğine dikkati çekerek, Türk dünyası olarak sahip bulundukları güçlü bağların bu alanda önemli bir dayanışma potansiyeli oluşturduğunu söyledi.Teşhis, etkili tedavi ve hasta odaklı sağlık hizmetleri konusunda önemli adımlar attıklarının altını çizen Memişoğlu, önleme, tarama ve tedavi hizmetlerini kapsayan Ulusal Kanser Kontrol Programı'nı başarıyla uyguladıklarını, kanser taramalarını ülke genelindeki tüm sağlık kuruluşlarında tamamen ücretsiz gerçekleştirdiklerini anlattı.Memişoğlu, “Sağlıkta Dönüşüm” ve “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” tecrübesi, Şehir Hastaneleri Modeli ve kamu-özel işbirliği deneyimlerini kardeş ülkelerin hizmetine sunmaya hazır olduklarını belirterek, ilaç ve tıbbi cihaz üretiminde ortak fabrikaların kurulması ve bölgesel tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi yönünde çok net bir iradeye sahip olduklarını vurguladı.- Türk dünyasında sağlık alanında tüm anlayışı değiştirecek yeni yaklaşımlar ortaya koymak zorundayızTürk dünyasında sağlık alanında tüm anlayışı değiştirecek yeni yaklaşımlar ortaya koymak zorundayız. diyen Bakan Memişoğlu, rollerinin mevcut tedavi yöntemlerinin ve tıbbi cihazların kullanımının ötesine geçmesi gerektiğini söyledi.Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:Bilgi ve tecrübelerimizle araştıran, geliştiren ve üreten bir anlayışa sahip olmalıyız. Biz, Türkiye olarak bu vizyonla Üreten Sağlık Modeli'ni hayata geçirdik. Bilim insanlarımızın, sağlık çalışanlarımızın, “Yeni bir fikrim var.” diyen herkesin önerisine değer veriyor, bunları insanımızın sağlığına fayda sağlayacak ürünlere dönüştürüyoruz. Bu vizyonun merkezinde olan, Sağlık Bakanlığımıza bağlı inovasyon gücümüz TÜSEB bünyesinde dev bir ekosistem kurduk.Hizmete sunduğumuz Üreten Sağlık Portalı ve teknoloji transfer ofislerimiz aracılığıyla sanayiciyi, üreticiyi ve bilim insanını aynı çatı altında buluşturuyoruz. Sağlık Bakanlığı olarak geride bıraktığımız 2025 yılında yaklaşık iki bin projeye destek verdik.- Teknolojik ve bilimsel birikimi, Türk dünyasının ortak geleceğini şekillendirecek stratejik bir güç olarak görüyoruzMemişoğlu, bu emeklerin en somut ve gurur verici sonuçlarını onkoloji alanında almaya başladıklarını, Ulusal Genom Projesi kapsamında 12 bin biyolojik örnek toplayarak Türkiye’nin ulusal gen bankasının temellerini attıklarını dile getirdi.Bakan Memişoğlu, şunları ifade etti:Bu devasa birikimi yalnızca Türkiye için değil müşterek araştırmalar yapmak üzere tüm Türk dünyası için ortak bir bilimsel zemin olarak görüyoruz. Bir diğer büyük gururumuz ise hematolojik kanserlerde kişiselleştirilmiş tedavinin zirvesi olan CAR-T hücre tedavisidir. Bu teknolojiyi Sağlık Bakanlığımızın çatısı altında yerli imkanlarla geliştirdik.Sağlık Bakanlığımızın teşviki ile yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz kalp akciğer makinemizi, mobil röntgen cihazımızı, OED cihazlarımızı, ventilatörlerimizi, monitörizasyon ekipmanlarımızı, anestezi cihazımızı ve yerli sağlık teknolojilerinde yeni bir çağ açtığımızın gökyüzündeki ilanı olan milli gururumuz GÖKBEY ambulans helikopterimizi de Özbekistan ve diğer kardeş ülkelerimizle ortak kullanıma açmaya hazırız. Biz, sağlık alanındaki tüm bu teknolojik ve bilimsel birikimi sadece ulusal bir başarı olarak değil Türk dünyasının ortak geleceğini şekillendirecek stratejik bir güç olarak görüyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeler için “Birliğimiz gücümüzdür” vurgusunu hatırlatan Memişoğlu, “Bu sesleniş, ülkelerimiz arasındaki işbirliğiyle geleceğe daha güvenle bakabilmemiz için bir çağrıdır. Türk devletleri olarak ortak hareket etmeli, sağlıkta eşitliği sağlamak adına somut adımlar atmalıyız. Bu vesileyle, Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında Sağlık Bakanlığımıza bağlı ilgili kurumlar olan USHAŞ ve TÜSEB'in koordinasyonunda “Bölgesel Sağlık İşbirliği Ağı” kurulmasını var gücümüzle destekliyoruz. ifadelerini kullandı.- Bakan Memişoğlu, Özbek mevkidaşı Asilbek Hudayarov ile görüştüBakan Memişoğlu, kongre kapsamında görüştüğü Özbek mevkidaşı Asilbek Hudayarov ile ikili işbirliklerini ele aldı.Görüşmenin ardından basına değerlendirmelerde bulunan Memişoğlu, iki ülke cumhurbaşkanlarının dirayetleri ve liderliğinde tüm alanlarda olduğu gibi sağlık alanında da iki ülke arasındaki işbirliğinin çok iyi seviyelere ulaştığını söyledi.Bu toprakların sadece Türk tarihinin değil tıp tarihinin de merkezlerinden olduğunun, burada yetişen ilim insanlarının bugünkü tıbbın bu seviyeye gelmesinde en büyük temelini oluşturduklarının altını çizen Memişoğlu, bu bölgeleri ziyaret ederek hem geçmişlerini anladıklarını hem de liderlerinin öncülüğünde daha iyi gelecek için çalıştıklarını dile getirdi.Memişoğlu, sağlık alanında da daha ileri işbirlikleriyle Özbekistan'daki insanlara sağlık hizmetini ulaştırmış olacaklarını, ocak ayında imzaladıkları işbirliği anlaşmasıyla Özbek vatandaşlarına da sağlık hizmetlerini gerektiği zaman verebileceklerini söyledi.Kemal Memişoğlu, Türk dünyası, artık kendi benliğiyle, kendi bilim insanlarıyla, ürettikleriyle sağlıkta da söz sahibi. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Taşkent Haberleri — 2. Türk Devletleri Onkologları Kongresi, Özbekistan’ın tarihi Semerkant şehrinde düzenlendi.Özbekistan Sağlık Bakanı Asilbek Hudayarov’un ev sahipliğindeki kongreye Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’dan çok sayıda uzman, doktor ve bilim insanı katıldı, kongrenin açılışında Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da hazır bulundu.Açılışta konuşan Hudayarov, bu önemli etkinliğin tarihi Semerkant'ta yapılmasından duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Türk devletlerinden çok sayıda uzman ve doktoru ortak tarih ve medeniyetin kesiştiği şehirde bir araya getiren kongrenin önemini vurguladı.Hudayarov, ilki Bakü’de düzenlenen kongrede  onkoloji hastalıklarının teşhis ve tedavisine yönelik Türk devletleri arasında bilgi ve tecrübe değişimi açısından önemli kararların alınacağına inandığını belirtti.Memişoğlu da ilmin kadim merkezlerinden Semerkant’ta bulunmaktan memnuniyet duyduğunu dile getirerek, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin iki ülke cumhurbaşkanlarının öncülüğünde diplomatik ortaklığın çok ötesine geçtiğini, tek millet, iki devlet anlayışıyla köklü kardeşlik ve kader birliğine dönüştüğünü söyledi. Memişoğlu, Bizler, aradaki mesafelere rağmen kalpleri daima bir atan büyük bir ailenin mensuplarıyız. dedi.Bu kadim toprakların İbni Sina, Uluğ Bey ve İmam Buhari gibi büyükleri yetiştirdiğinin ve asırlar boyunca ilim yolcularını ağırlayan ulu medreseleriyle tüm insanlığı aydınlattığının altını çizen Memişoğlu, şunları kaydetti:Tıbbın, bilimin ve irfanın tohumlarının serpildiği, gölgesinde nice alimlerin yetiştiği bu müstesna topraklarda bugün modern tıbbın en kıymetli alanlarından biri olan onkoloji üzerine ortak bir şuur çerçevesinde toplanmış bulunuyoruz.Ecdadımızın eşsiz mirasının doğduğu bu topraklarda böylesine kıymetli bir kongrenin düzenlenmesini sadece bilimsel bir buluşma olarak değil tarihi köklerimize ve sarsılmaz kardeşlik hukukumuza sahip çıkmak adına da son derece anlamlı buluyorum.- Kanserle mücadelede tıbbi başarı ancak uluslararası işbirliği, bilimsel paylaşım ve ortak akılla mümkünMemişoğlu, kanserle mücadelede tıbbi başarının ancak uluslararası işbirliği, bilimsel paylaşım ve ortak akılla mümkün olabileceğine dikkati çekerek, Türk dünyası olarak sahip bulundukları güçlü bağların bu alanda önemli bir dayanışma potansiyeli oluşturduğunu söyledi.Teşhis, etkili tedavi ve hasta odaklı sağlık hizmetleri konusunda önemli adımlar attıklarının altını çizen Memişoğlu, önleme, tarama ve tedavi hizmetlerini kapsayan Ulusal Kanser Kontrol Programı'nı başarıyla uyguladıklarını, kanser taramalarını ülke genelindeki tüm sağlık kuruluşlarında tamamen ücretsiz gerçekleştirdiklerini anlattı.Memişoğlu, “Sağlıkta Dönüşüm” ve “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” tecrübesi, Şehir Hastaneleri Modeli ve kamu-özel işbirliği deneyimlerini kardeş ülkelerin hizmetine sunmaya hazır olduklarını belirterek, ilaç ve tıbbi cihaz üretiminde ortak fabrikaların kurulması ve bölgesel tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi yönünde çok net bir iradeye sahip olduklarını vurguladı.- Türk dünyasında sağlık alanında tüm anlayışı değiştirecek yeni yaklaşımlar ortaya koymak zorundayızTürk dünyasında sağlık alanında tüm anlayışı değiştirecek yeni yaklaşımlar ortaya koymak zorundayız. diyen Bakan Memişoğlu, rollerinin mevcut tedavi yöntemlerinin ve tıbbi cihazların kullanımının ötesine geçmesi gerektiğini söyledi.Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:Bilgi ve tecrübelerimizle araştıran, geliştiren ve üreten bir anlayışa sahip olmalıyız. Biz, Türkiye olarak bu vizyonla Üreten Sağlık Modeli'ni hayata geçirdik. Bilim insanlarımızın, sağlık çalışanlarımızın, “Yeni bir fikrim var.” diyen herkesin önerisine değer veriyor, bunları insanımızın sağlığına fayda sağlayacak ürünlere dönüştürüyoruz. Bu vizyonun merkezinde olan, Sağlık Bakanlığımıza bağlı inovasyon gücümüz TÜSEB bünyesinde dev bir ekosistem kurduk.Hizmete sunduğumuz Üreten Sağlık Portalı ve teknoloji transfer ofislerimiz aracılığıyla sanayiciyi, üreticiyi ve bilim insanını aynı çatı altında buluşturuyoruz. Sağlık Bakanlığı olarak geride bıraktığımız 2025 yılında yaklaşık iki bin projeye destek verdik.- Teknolojik ve bilimsel birikimi, Türk dünyasının ortak geleceğini şekillendirecek stratejik bir güç olarak görüyoruzMemişoğlu, bu emeklerin en somut ve gurur verici sonuçlarını onkoloji alanında almaya başladıklarını, Ulusal Genom Projesi kapsamında 12 bin biyolojik örnek toplayarak Türkiye’nin ulusal gen bankasının temellerini attıklarını dile getirdi.Bakan Memişoğlu, şunları ifade etti:Bu devasa birikimi yalnızca Türkiye için değil müşterek araştırmalar yapmak üzere tüm Türk dünyası için ortak bir bilimsel zemin olarak görüyoruz. Bir diğer büyük gururumuz ise hematolojik kanserlerde kişiselleştirilmiş tedavinin zirvesi olan CAR-T hücre tedavisidir. Bu teknolojiyi Sağlık Bakanlığımızın çatısı altında yerli imkanlarla geliştirdik.Sağlık Bakanlığımızın teşviki ile yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz kalp akciğer makinemizi, mobil röntgen cihazımızı, OED cihazlarımızı, ventilatörlerimizi, monitörizasyon ekipmanlarımızı, anestezi cihazımızı ve yerli sağlık teknolojilerinde yeni bir çağ açtığımızın gökyüzündeki ilanı olan milli gururumuz GÖKBEY ambulans helikopterimizi de Özbekistan ve diğer kardeş ülkelerimizle ortak kullanıma açmaya hazırız. Biz, sağlık alanındaki tüm bu teknolojik ve bilimsel birikimi sadece ulusal bir başarı olarak değil Türk dünyasının ortak geleceğini şekillendirecek stratejik bir güç olarak görüyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeler için “Birliğimiz gücümüzdür” vurgusunu hatırlatan Memişoğlu, “Bu sesleniş, ülkelerimiz arasındaki işbirliğiyle geleceğe daha güvenle bakabilmemiz için bir çağrıdır. Türk devletleri olarak ortak hareket etmeli, sağlıkta eşitliği sağlamak adına somut adımlar atmalıyız. Bu vesileyle, Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında Sağlık Bakanlığımıza bağlı ilgili kurumlar olan USHAŞ ve TÜSEB'in koordinasyonunda “Bölgesel Sağlık İşbirliği Ağı” kurulmasını var gücümüzle destekliyoruz. ifadelerini kullandı.- Bakan Memişoğlu, Özbek mevkidaşı Asilbek Hudayarov ile görüştüBakan Memişoğlu, kongre kapsamında görüştüğü Özbek mevkidaşı Asilbek Hudayarov ile ikili işbirliklerini ele aldı.Görüşmenin ardından basına değerlendirmelerde bulunan Memişoğlu, iki ülke cumhurbaşkanlarının dirayetleri ve liderliğinde tüm alanlarda olduğu gibi sağlık alanında da iki ülke arasındaki işbirliğinin çok iyi seviyelere ulaştığını söyledi.Bu toprakların sadece Türk tarihinin değil tıp tarihinin de merkezlerinden olduğunun, burada yetişen ilim insanlarının bugünkü tıbbın bu seviyeye gelmesinde en büyük temelini oluşturduklarının altını çizen Memişoğlu, bu bölgeleri ziyaret ederek hem geçmişlerini anladıklarını hem de liderlerinin öncülüğünde daha iyi gelecek için çalıştıklarını dile getirdi.Memişoğlu, sağlık alanında da daha ileri işbirlikleriyle Özbekistan'daki insanlara sağlık hizmetini ulaştırmış olacaklarını, ocak ayında imzaladıkları işbirliği anlaşmasıyla Özbek vatandaşlarına da sağlık hizmetlerini gerektiği zaman verebileceklerini söyledi.Kemal Memişoğlu, Türk dünyası, artık kendi benliğiyle, kendi bilim insanlarıyla, ürettikleriyle sağlıkta da söz sahibi. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/2-turk-devletleri-onkologlari-kongresi-ozbekistan-da-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gün ortasında deprem hareketliliği: Güncel liste (09.04.2026)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gun-ortasinda-deprem-hareketliligi-guncel-liste-09-04-2026/825415/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gun-ortasinda-deprem-hareketliligi-guncel-liste-09-04-2026/825415/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:25:02 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bugün sabah saatlerinden öğleye kadar meydana gelen depremler açıklandı. AFAD ve Kandilli'nin paylaştığı güncel deprem verileri haberimizin detaylarında.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Türkiye ve çevresinde meydana gelen son depremler, AFAD ve Kandilli Rasathanesi tarafından paylaşılan veriler doğrultusunda güncellendi. Son yaşanan depremlere ait veriler haberimizde.Aşağıdaki listede;Az önce meydana gelen depremlerBugün yaşanan sarsıntılarİl il deprem bilgileriyer almaktadır.Canlı son depremler listesine buradan ulaşabilirsiniz.Son Depremler ListesiAşağıda son 24 saatte meydana gelen depremler listelenmektedir:TarihYerBüyüklükDerinlikKaynak09.04.2026 11:03AKTAS-SINDIRGI (BALIKESIR)1.3 ML12.1 kmKandilli09.04.2026 11:02Seydikemer (Muğla)0.9 ML7.4 kmAFAD09.04.2026 10:57Patnos (Ağrı)2.0 ML7.0 kmAFAD09.04.2026 10:57GENCALI-PATNOS (AGRI)2.0 ML29.2 kmKandilli09.04.2026 10:01KOBAKLAR-GORDES (MANISA)1.3 ML11.6 kmKandilli09.04.2026 10:01Sındırgı (Balıkesir)0.9 ML7.0 kmAFAD09.04.2026 09:59TEKOREN-SIVRIHISAR (ESKISEHIR)1.2 ML0.0 kmKandilli09.04.2026 09:56Kavaklıdere (Muğla)2.4 ML7.0 kmAFAD09.04.2026 09:56SENYAYLA-(MUGLA)2.5 ML15.1 kmKandilli09.04.2026 09:47Serinhisar (Denizli)0.9 ML9.4 kmAFAD09.04.2026 09:20KOMURKOY-GOKSUN (KAHRAMANMARAS)1.4 ML5.0 kmKandilli09.04.2026 09:14YEMISLI-SIMAV (KUTAHYA)1.4 ML11.9 kmKandilli09.04.2026 09:14Simav (Kütahya)1.1 ML7.0 kmAFAD09.04.2026 09:07EGIRLER-SIMAV (KUTAHYA)1.5 ML16.0 kmKandilli09.04.2026 09:07Simav (Kütahya)1.4 ML7.0 kmAFAD09.04.2026 08:08Ege Denizi - [21.41 km] Seferihisar (İzmir)1.7 ML7.0 kmAFAD09.04.2026 08:08KUSADASI KORFEZI (EGE DENIZI)2.0 ML8.3 kmKandilli09.04.2026 07:46YUREGIL-SINDIRGI (BALIKESIR)1.0 ML5.4 kmKandilli09.04.2026 07:46Sındırgı (Balıkesir)0.7 ML6.4 kmAFAD09.04.2026 07:27Simav (Kütahya)0.9 ML13.0 kmAFAD09.04.2026 07:03EGE DENIZI2.7 ML18.0 kmKandilli09.04.2026 06:38Kale (Malatya)2.4 ML9.6 kmAFAD09.04.2026 06:38CANAKCI-KALE (MALATYA)2.4 ML5.0 kmKandilli09.04.2026 06:18SAHINKAYA-SINDIRGI (BALIKESIR)1.1 ML7.8 kmKandilli09.04.2026 06:18Sındırgı (Balıkesir)1.0 ML7.0 kmAFAD09.04.2026 06:13YEMISLI-SIMAV (KUTAHYA)1.5 ML11.1 kmKandilli09.04.2026 06:13Simav (Kütahya)1.2 ML9.2 kmAFAD09.04.2026 06:04Merkez (Muş)1.3 ML7.3 kmAFAD09.04.2026 05:56CANAKCI-KALE (MALATYA)1.4 ML5.0 kmKandilli09.04.2026 05:56Kale (Malatya)1.6 ML11.8 kmAFADNot: Deprem verileri Kandilli Rasathanesi ve AFAD kaynaklıdır. Veriler bilgilendirme amaçlıdır.Bu haber otomatik olarak oluşturulmuştur ve güncel deprem verilerini içermektedir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Türkiye ve çevresinde meydana gelen son depremler, AFAD ve Kandilli Rasathanesi tarafından paylaşılan veriler doğrultusunda güncellendi. Son yaşanan depremlere ait veriler haberimizde.Aşağıdaki listede;Az önce meydana gelen depremlerBugün yaşanan sarsıntılarİl il deprem bilgileriyer almaktadır.Canlı son depremler listesine buradan ulaşabilirsiniz.Son Depremler ListesiAşağıda son 24 saatte meydana gelen depremler listelenmektedir:TarihYerBüyüklükDerinlikKaynak09.04.2026 11:03AKTAS-SINDIRGI (BALIKESIR)1.3 ML12.1 kmKandilli09.04.2026 11:02Seydikemer (Muğla)0.9 ML7.4 kmAFAD09.04.2026 10:57Patnos (Ağrı)2.0 ML7.0 kmAFAD09.04.2026 10:57GENCALI-PATNOS (AGRI)2.0 ML29.2 kmKandilli09.04.2026 10:01KOBAKLAR-GORDES (MANISA)1.3 ML11.6 kmKandilli09.04.2026 10:01Sındırgı (Balıkesir)0.9 ML7.0 kmAFAD09.04.2026 09:59TEKOREN-SIVRIHISAR (ESKISEHIR)1.2 ML0.0 kmKandilli09.04.2026 09:56Kavaklıdere (Muğla)2.4 ML7.0 kmAFAD09.04.2026 09:56SENYAYLA-(MUGLA)2.5 ML15.1 kmKandilli09.04.2026 09:47Serinhisar (Denizli)0.9 ML9.4 kmAFAD09.04.2026 09:20KOMURKOY-GOKSUN (KAHRAMANMARAS)1.4 ML5.0 kmKandilli09.04.2026 09:14YEMISLI-SIMAV (KUTAHYA)1.4 ML11.9 kmKandilli09.04.2026 09:14Simav (Kütahya)1.1 ML7.0 kmAFAD09.04.2026 09:07EGIRLER-SIMAV (KUTAHYA)1.5 ML16.0 kmKandilli09.04.2026 09:07Simav (Kütahya)1.4 ML7.0 kmAFAD09.04.2026 08:08Ege Denizi - [21.41 km] Seferihisar (İzmir)1.7 ML7.0 kmAFAD09.04.2026 08:08KUSADASI KORFEZI (EGE DENIZI)2.0 ML8.3 kmKandilli09.04.2026 07:46YUREGIL-SINDIRGI (BALIKESIR)1.0 ML5.4 kmKandilli09.04.2026 07:46Sındırgı (Balıkesir)0.7 ML6.4 kmAFAD09.04.2026 07:27Simav (Kütahya)0.9 ML13.0 kmAFAD09.04.2026 07:03EGE DENIZI2.7 ML18.0 kmKandilli09.04.2026 06:38Kale (Malatya)2.4 ML9.6 kmAFAD09.04.2026 06:38CANAKCI-KALE (MALATYA)2.4 ML5.0 kmKandilli09.04.2026 06:18SAHINKAYA-SINDIRGI (BALIKESIR)1.1 ML7.8 kmKandilli09.04.2026 06:18Sındırgı (Balıkesir)1.0 ML7.0 kmAFAD09.04.2026 06:13YEMISLI-SIMAV (KUTAHYA)1.5 ML11.1 kmKandilli09.04.2026 06:13Simav (Kütahya)1.2 ML9.2 kmAFAD09.04.2026 06:04Merkez (Muş)1.3 ML7.3 kmAFAD09.04.2026 05:56CANAKCI-KALE (MALATYA)1.4 ML5.0 kmKandilli09.04.2026 05:56Kale (Malatya)1.6 ML11.8 kmAFADNot: Deprem verileri Kandilli Rasathanesi ve AFAD kaynaklıdır. Veriler bilgilendirme amaçlıdır.Bu haber otomatik olarak oluşturulmuştur ve güncel deprem verilerini içermektedir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/gun-ortasinda-deprem-hareketliligi-guncel-liste-09-04-2026-20260409122502.jpg" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsviçre Frangı Kaç TL? Güncel CHF/TL Öğle Kuru (09 Nisan 2026)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/isvicre-frangi-kac-tl-guncel-chf-tl-ogle-kuru-09-nisan-2026/825414/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/isvicre-frangi-kac-tl-guncel-chf-tl-ogle-kuru-09-nisan-2026/825414/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:25:01 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum: Frank kuru 09 Nisan 2026 Öğle saatlerinde 56,38 TL seviyesinde işlem görüyor. Saat 12:25 itibarıyla CHF/TL kuru yüzde 0,20 yükseliş gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum - Frank/TL kuru güne yüzde sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde frank, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 09 Nisan 2026 saat 12:25 itibarıyla:

1 İsviçre Frangı (CHF): 56,3783 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,20 yükseldi gösterdi.

1 İsviçre Frangı (CHF) Alış 56,3414 TL, 1 İsviçre Frangı satış fiyatı ise 56,3783 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, frank kurunun seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel frank kuru, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest döviz piyasasında:

Frank alış fiyatı: 56,3414 TL

Frank satış fiyatı: 56,3783 TL

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, frank kurunun seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel döviz kurları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum - Frank/TL kuru güne yüzde sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde frank, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 09 Nisan 2026 saat 12:25 itibarıyla:

1 İsviçre Frangı (CHF): 56,3783 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,20 yükseldi gösterdi.

1 İsviçre Frangı (CHF) Alış 56,3414 TL, 1 İsviçre Frangı satış fiyatı ise 56,3783 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, frank kurunun seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel frank kuru, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest döviz piyasasında:

Frank alış fiyatı: 56,3414 TL

Frank satış fiyatı: 56,3783 TL

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, frank kurunun seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel döviz kurları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/isvicre-frangi-kac-tl-guncel-chf-tl-ogle-kuru-09-nisan-2026-20260409122501.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Samsun'da bir kişiyi silahla öldürdüğü iddia edilen şüpheli yakalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/samsun-da-bir-kisiyi-silahla-oldurdugu-iddia-edilen-supheli-yakalandi/825413/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/samsun-da-bir-kisiyi-silahla-oldurdugu-iddia-edilen-supheli-yakalandi/825413/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:24:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Samsun — Samsun'un Terme ilçesinde tartıştığı kişiyi silahla öldürdüğü ileri sürülen şüpheli gözaltın alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Samsun Haberleri — Samsun'un Terme ilçesinde tartıştığı kişiyi silahla öldürdüğü ileri sürülen şüpheli gözaltın alındı.Aralarında alacak verecek meselesi nedeniyle husumet bulunduğu belirtilen C.Ç. (58) ile B.S.K. (23), konuşmak için gece Terme ilçesinde buluştu.Burada taraflar arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine B.S.K, tabancasının kabzasıyla C.Ç'nin başına vurdu. C.Ç. ise eline geçirdiği silahla B.S.K'ye ateş etti.Sağlık ekiplerince Terme Devlet Hastanesi'ne kaldırılan B.S.K, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Olay yerinden kaçan zanlı, Terme İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin çalışmasıyla yakalandı.Gözaltına alınan şüpheli, emniyet müdürlüğüne götürüldü.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Samsun Haberleri — Samsun'un Terme ilçesinde tartıştığı kişiyi silahla öldürdüğü ileri sürülen şüpheli gözaltın alındı.Aralarında alacak verecek meselesi nedeniyle husumet bulunduğu belirtilen C.Ç. (58) ile B.S.K. (23), konuşmak için gece Terme ilçesinde buluştu.Burada taraflar arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine B.S.K, tabancasının kabzasıyla C.Ç'nin başına vurdu. C.Ç. ise eline geçirdiği silahla B.S.K'ye ateş etti.Sağlık ekiplerince Terme Devlet Hastanesi'ne kaldırılan B.S.K, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Olay yerinden kaçan zanlı, Terme İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin çalışmasıyla yakalandı.Gözaltına alınan şüpheli, emniyet müdürlüğüne götürüldü.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/samsun-da-bir-kisiyi-silahla-oldurdugu-iddia-edilen-supheli-yakalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Borsa İstanbul'da gong Ağaoğlu Avrasya Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ için çaldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/borsa-istanbul-da-gong-agaoglu-avrasya-gayrimenkul-yatirim-ortakligi-as-icin-caldi/825412/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/borsa-istanbul-da-gong-agaoglu-avrasya-gayrimenkul-yatirim-ortakligi-as-icin-caldi/825412/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:24:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun: - Halka arzla bu yolda önemli bir adım atan Ağaoğlu Avrasya Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, yatırımcılarının desteğiyle bu alandaki hedeflerini daha da ileriye taşıyacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Talep toplama sürecini tamamlayan Ağaoğlu Avrasya Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ'nin (Ağaoğlu GYO) payları, Borsa İstanbul'da düzenlenen gong töreniyle AAGYO koduyla işlem görmeye başladı.Tören, Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Ağaoğlu GYO Genel Müdürü Sena Ağaoğlu Kırcal, Ağaoğlu Şirketler Grubu Üst Yöneticisi (CEO) Burak Kutluğ, İnfo Yatırım Menkul Değerler Genel Müdürü Hüseyin Tarkan Akgül, şirket yetkilileri ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi.Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun, törende yaptığı konuşmada, sektöründe köklü bir geçmişe sahip olan Ağaoğlu'nun kurumsal gayrimenkul geliştirme alanında lider şirketlerden biri olduğunu söyledi.Şehirlerin sürdürülebilir dönüşümünde gayrimenkul yatırım ortaklıklarının önemli bir katkı sunduğuna değinen Ergun, Halka arzla bu yolda önemli bir adım atan Ağaoğlu Avrasya Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, yatırımcılarının desteğiyle bu alandaki hedeflerini daha da ileriye taşıyacak. Bu halka arzda emeği geçen değerli şirket yöneticilerimize ve aracı kurumumuza teşekkür eder, halka arzın sermaye piyasalarına hayırlı olmasını dilerim. şeklinde konuştu.Kırcal da şirketin, Ağaoğlu ailesinin geçmiş dönemine birçok başarı ekleyerek yatırımcılarıyla büyümeye ve değer üretmeye devam edeceğini dile getirdi.Halka arz sürecinde yoğun ilgi gördüklerini söyleyen Kırcal, söz konusu ilginin hem geçmişe hem de geleceğe yönelik vizyonlarına duyulan güvenin güçlü bir göstergesi olduğunu aktardı.İnfo Yatırım Menkul Değerler Genel Müdürü Hüseyin Tarkan Akgül, payları Borsa İstanbul'da işlem görmeye başlayan Ağaoğlu GYO'nun halka arz sürecinde başarılı bir talep toplama dönemi geçirdiğini belirtti.Vakıf Yatırım ile eş konsorsiyum lideri oldukları Ağaoğlu GYO halka arzına yaklaşık 1 milyon yatırımcının katılım sağladığını aktaran Akgül, Toplam talep, halka arz büyüklüğünün 3,6 katı olarak gerçekleşti. Halka arzla öz kaynak yapısını daha da güçlendirerek, planladığı yeni projeler ve stratejik yatırımlarıyla sektördeki konumunu pekiştirecek Ağaoğlu GYO'ya ve değerli ekibine bundan sonraki yolculuklarında başarılar diliyorum. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Talep toplama sürecini tamamlayan Ağaoğlu Avrasya Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ'nin (Ağaoğlu GYO) payları, Borsa İstanbul'da düzenlenen gong töreniyle AAGYO koduyla işlem görmeye başladı.Tören, Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Ağaoğlu GYO Genel Müdürü Sena Ağaoğlu Kırcal, Ağaoğlu Şirketler Grubu Üst Yöneticisi (CEO) Burak Kutluğ, İnfo Yatırım Menkul Değerler Genel Müdürü Hüseyin Tarkan Akgül, şirket yetkilileri ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi.Borsa İstanbul AŞ Genel Müdürü Korkmaz Ergun, törende yaptığı konuşmada, sektöründe köklü bir geçmişe sahip olan Ağaoğlu'nun kurumsal gayrimenkul geliştirme alanında lider şirketlerden biri olduğunu söyledi.Şehirlerin sürdürülebilir dönüşümünde gayrimenkul yatırım ortaklıklarının önemli bir katkı sunduğuna değinen Ergun, Halka arzla bu yolda önemli bir adım atan Ağaoğlu Avrasya Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, yatırımcılarının desteğiyle bu alandaki hedeflerini daha da ileriye taşıyacak. Bu halka arzda emeği geçen değerli şirket yöneticilerimize ve aracı kurumumuza teşekkür eder, halka arzın sermaye piyasalarına hayırlı olmasını dilerim. şeklinde konuştu.Kırcal da şirketin, Ağaoğlu ailesinin geçmiş dönemine birçok başarı ekleyerek yatırımcılarıyla büyümeye ve değer üretmeye devam edeceğini dile getirdi.Halka arz sürecinde yoğun ilgi gördüklerini söyleyen Kırcal, söz konusu ilginin hem geçmişe hem de geleceğe yönelik vizyonlarına duyulan güvenin güçlü bir göstergesi olduğunu aktardı.İnfo Yatırım Menkul Değerler Genel Müdürü Hüseyin Tarkan Akgül, payları Borsa İstanbul'da işlem görmeye başlayan Ağaoğlu GYO'nun halka arz sürecinde başarılı bir talep toplama dönemi geçirdiğini belirtti.Vakıf Yatırım ile eş konsorsiyum lideri oldukları Ağaoğlu GYO halka arzına yaklaşık 1 milyon yatırımcının katılım sağladığını aktaran Akgül, Toplam talep, halka arz büyüklüğünün 3,6 katı olarak gerçekleşti. Halka arzla öz kaynak yapısını daha da güçlendirerek, planladığı yeni projeler ve stratejik yatırımlarıyla sektördeki konumunu pekiştirecek Ağaoğlu GYO'ya ve değerli ekibine bundan sonraki yolculuklarında başarılar diliyorum. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/borsa-istanbul-da-gong-agaoglu-avrasya-gayrimenkul-yatirim-ortakligi-as-icin-caldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Adana'da iş makineleri, inşaat ve altyapı sektörlerinin geleceği ele alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/adana-da-is-makineleri-insaat-ve-altyapi-sektorlerinin-gelecegi-ele-alindi/825411/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/adana-da-is-makineleri-insaat-ve-altyapi-sektorlerinin-gelecegi-ele-alindi/825411/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:21:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Adana — Adana'da, iş makineleri, inşaat ve altyapı sektörlerinin geleceğine yön vermeyi hedefleyen MEGATRENDS 2030 Raporu Tanıtım Toplantısı düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Adana Haberleri — Adana'da, iş makineleri, inşaat ve altyapı sektörlerinin geleceğine yön vermeyi hedefleyen MEGATRENDS 2030 Raporu Tanıtım Toplantısı düzenlendi.Adana Sanayi Odasından (ADASO) yapılan açıklamaya göre, KOMATEK 2026 Uluslararası İş ve İnşaat Makina, Teknoloji ve Aletleri İhtisas Fuarı ana sponsorluğunda düzenlenen toplantı, TOBB Makine Teçhizatı ve İmalatı Meclisi paydaşlığında, Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) işbirliğinde ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı tarafından hazırlanan rapor kapsamında, ADASO ev sahipliğinde sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi.ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, toplantıda, iş makineleri ve inşaat sektörlerinin yalnızca ekonomik büyümenin değil, sürdürülebilir kalkınmanın da temel taşları olduğunu belirtti.Rekabetin artık sadece üretmekle değil, akıllı, verimli ve sürdürülebilir üretimle mümkün olduğunu vurgulayan Kıvanç, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve yapay zeka gibi küresel megatrendlerin sektörde köklü değişimlere yol açtığını ifade etti.İMDER Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve İstif Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Derneği (İSDER) Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Karataş, sektörün dönüşüm hızına dikkati çekti.Eskiden on yıllara yayılan değişimlerin artık birkaç yıl içinde gerçekleştiğini ifade eden Karataş, MEGATRENDS 2030 Projesi'nin sektör için bir tercih değil, stratejik zorunluluk olduğunu belirtti.Türkiye'nin iş ve inşaat makineleri sektöründe son 20 yılda ihracatını yüzde 130'un üzerinde artırarak yıllık 2,5 milyar dolar seviyesine ulaştığını vurgulayan Karataş, sektörün doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 1 milyon kişiye istihdam sağladığını dile getirdi.Geçen yıl satışların yüzde 10 artışla 16 bin adedi aştığını ancak 2026'nın ilk iki ayında yüzde 25'lik daralma yaşandığını anlatan Karataş, buna rağmen orta ve uzun vadede büyüme ivmesinin süreceğini ifade etti.MEGATRENDS 2030 Yürütme Kurulu Üyesi Berat Kuzu ise projenin çıkış noktasını ölçemediğiniz ve öngöremediğiniz bir geleceği yönetemezsiniz sözleriyle özetledi.Akademik bilgiyle sektör deneyimini bir araya getiren kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirten Kuzu, ilk yıl raporunda öngörülerin yüzde 80'in üzerinde gerçekleşme oranına ulaştığını açıkladı.Toplantıda, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı tarafından hazırlanan MEGATRENDS 2030 raporu, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Ünsalan tarafından sunuldu.Raporda, sektörün önümüzdeki 5 yıllık dönemde dijitalleşme, IoT teknolojileri, sürdürülebilirlik ve yeni iş modelleri ekseninde şekilleneceği vurgulandı.Toplantı daha sonra Küresel Ufuk, Stratejik Vizyon başlıklı panelle devam etti.Moderatörlüğünü İMDER-İSDER Genel Sekreteri Oğuz Yusuf Yiğit, üstlendiği ve sektörün farklı alanlarını temsil eden önemli isimlerin yer aldığı panelde, küresel rekabet koşulları, sektörün dönüşüm süreci, afetlere dirençli altyapı yatırımları ve yerli üretimin stratejik önemi çok boyutlu ele alındı.Katılımcılar, MEGATRENDS 2030 raporunun ortaya koyduğu veriler ışığında sektörün önümüzdeki dönemde izlemesi gereken yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Panel, soru-yanıt ile son buldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Adana Haberleri — Adana'da, iş makineleri, inşaat ve altyapı sektörlerinin geleceğine yön vermeyi hedefleyen MEGATRENDS 2030 Raporu Tanıtım Toplantısı düzenlendi.Adana Sanayi Odasından (ADASO) yapılan açıklamaya göre, KOMATEK 2026 Uluslararası İş ve İnşaat Makina, Teknoloji ve Aletleri İhtisas Fuarı ana sponsorluğunda düzenlenen toplantı, TOBB Makine Teçhizatı ve İmalatı Meclisi paydaşlığında, Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) işbirliğinde ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı tarafından hazırlanan rapor kapsamında, ADASO ev sahipliğinde sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi.ADASO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, toplantıda, iş makineleri ve inşaat sektörlerinin yalnızca ekonomik büyümenin değil, sürdürülebilir kalkınmanın da temel taşları olduğunu belirtti.Rekabetin artık sadece üretmekle değil, akıllı, verimli ve sürdürülebilir üretimle mümkün olduğunu vurgulayan Kıvanç, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve yapay zeka gibi küresel megatrendlerin sektörde köklü değişimlere yol açtığını ifade etti.İMDER Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve İstif Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Derneği (İSDER) Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Karataş, sektörün dönüşüm hızına dikkati çekti.Eskiden on yıllara yayılan değişimlerin artık birkaç yıl içinde gerçekleştiğini ifade eden Karataş, MEGATRENDS 2030 Projesi'nin sektör için bir tercih değil, stratejik zorunluluk olduğunu belirtti.Türkiye'nin iş ve inşaat makineleri sektöründe son 20 yılda ihracatını yüzde 130'un üzerinde artırarak yıllık 2,5 milyar dolar seviyesine ulaştığını vurgulayan Karataş, sektörün doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 1 milyon kişiye istihdam sağladığını dile getirdi.Geçen yıl satışların yüzde 10 artışla 16 bin adedi aştığını ancak 2026'nın ilk iki ayında yüzde 25'lik daralma yaşandığını anlatan Karataş, buna rağmen orta ve uzun vadede büyüme ivmesinin süreceğini ifade etti.MEGATRENDS 2030 Yürütme Kurulu Üyesi Berat Kuzu ise projenin çıkış noktasını ölçemediğiniz ve öngöremediğiniz bir geleceği yönetemezsiniz sözleriyle özetledi.Akademik bilgiyle sektör deneyimini bir araya getiren kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirten Kuzu, ilk yıl raporunda öngörülerin yüzde 80'in üzerinde gerçekleşme oranına ulaştığını açıkladı.Toplantıda, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı tarafından hazırlanan MEGATRENDS 2030 raporu, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Ünsalan tarafından sunuldu.Raporda, sektörün önümüzdeki 5 yıllık dönemde dijitalleşme, IoT teknolojileri, sürdürülebilirlik ve yeni iş modelleri ekseninde şekilleneceği vurgulandı.Toplantı daha sonra Küresel Ufuk, Stratejik Vizyon başlıklı panelle devam etti.Moderatörlüğünü İMDER-İSDER Genel Sekreteri Oğuz Yusuf Yiğit, üstlendiği ve sektörün farklı alanlarını temsil eden önemli isimlerin yer aldığı panelde, küresel rekabet koşulları, sektörün dönüşüm süreci, afetlere dirençli altyapı yatırımları ve yerli üretimin stratejik önemi çok boyutlu ele alındı.Katılımcılar, MEGATRENDS 2030 raporunun ortaya koyduğu veriler ışığında sektörün önümüzdeki dönemde izlemesi gereken yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Panel, soru-yanıt ile son buldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/adana-da-is-makineleri-insaat-ve-altyapi-sektorlerinin-gelecegi-ele-alindi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>AB: İsrail'in Lübnan'a saldırıları ABD-İran ateşkesini baskı altına sokuyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ab-israil-in-lubnan-a-saldirilari-abd-iran-ateskesini-baski-altina-sokuyor/825410/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ab-israil-in-lubnan-a-saldirilari-abd-iran-ateskesini-baski-altina-sokuyor/825410/</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:21:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Brüksel — Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, İsrail'in Lübnan'a saldırılarında yüzlerce kişinin öldüğünü ve bunların meşru müdafaa kapsamına girdiğinin savunulmasının zor olduğunu belirterek, İsrail'in eylemlerinin ABD-İran ateşkesini ciddi bir baskı altına soktuğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Brüksel Haberleri — Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, İsrail'in Lübnan'a saldırılarında yüzlerce kişinin öldüğünü ve bunların meşru müdafaa kapsamına girdiğinin savunulmasının zor olduğunu belirterek, İsrail'in eylemlerinin ABD-İran ateşkesini ciddi bir baskı altına soktuğunu vurguladı.Kallas, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada Hizbullah Lübnan'ı savaşa sürükledi ancak İsrail'in kendini savunma hakkı, bu kadar büyük bir yıkıma yol açmayı haklı çıkarmaz. ifadelerini kullandı.İsrail'in dün geceki saldırılarında yüzlerce kişi öldü, bu nedenle bu kadar sert eylemlerin meşru müdafaa kapsamına girdiğini savunmak zor. değerlendirmesini yapan Kallas, şöyle devam etti:İsrail'in eylemleri ABD-İran ateşkesini ciddi bir baskı altına sokuyor. İran ateşkesi Lübnan'ı da kapsamalıdır. Hizbullah, kabul ettiği gibi silahsızlanmalıdır. AB, Lübnan'ın Hizbullah'ı silahsızlandırma çabalarını desteklemektedir.- ABD-İran arasında İsrail’i de kapsayan geçici ateşkesABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından İran’ın misillemeleriyle bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan'da saat 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu.Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti.“İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı açıklamasında bulunan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad'da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi.Türkiye, Pakistan ve Mısır; ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi.Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Brüksel Haberleri — Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, İsrail'in Lübnan'a saldırılarında yüzlerce kişinin öldüğünü ve bunların meşru müdafaa kapsamına girdiğinin savunulmasının zor olduğunu belirterek, İsrail'in eylemlerinin ABD-İran ateşkesini ciddi bir baskı altına soktuğunu vurguladı.Kallas, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada Hizbullah Lübnan'ı savaşa sürükledi ancak İsrail'in kendini savunma hakkı, bu kadar büyük bir yıkıma yol açmayı haklı çıkarmaz. ifadelerini kullandı.İsrail'in dün geceki saldırılarında yüzlerce kişi öldü, bu nedenle bu kadar sert eylemlerin meşru müdafaa kapsamına girdiğini savunmak zor. değerlendirmesini yapan Kallas, şöyle devam etti:İsrail'in eylemleri ABD-İran ateşkesini ciddi bir baskı altına sokuyor. İran ateşkesi Lübnan'ı da kapsamalıdır. Hizbullah, kabul ettiği gibi silahsızlanmalıdır. AB, Lübnan'ın Hizbullah'ı silahsızlandırma çabalarını desteklemektedir.- ABD-İran arasında İsrail’i de kapsayan geçici ateşkesABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından İran’ın misillemeleriyle bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan'da saat 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu.Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti.“İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı açıklamasında bulunan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad'da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi.Türkiye, Pakistan ve Mısır; ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi.Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/04/ab-israil-in-lubnan-a-saldirilari-abd-iran-ateskesini-baski-altina-sokuyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
