<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>AB'den İngiltere'ye ürünlerinin Made in EU kapsamına alınması için Gümrük Birliği önerisi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ab-den-ingiltere-ye-urunlerinin-made-in-eu-kapsamina-alinmasi-icin-gumruk-birligi-onerisi/915996/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ab-den-ingiltere-ye-urunlerinin-made-in-eu-kapsamina-alinmasi-icin-gumruk-birligi-onerisi/915996/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 15:13:24 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / İngiltere'ye, ürünlerinin Made in EU düzenlemeleri kapsamında değerlendirilmesini istemesine karşılık Avrupa Birliği (AB) yetkililerinin, Gümrük Birliği'ne katılmasını önerdiği öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İngiltere'ye, ürünlerinin Made in EU düzenlemeleri kapsamında değerlendirilmesini istemesine karşılık Avrupa Birliği (AB) yetkililerinin, Gümrük Birliği'ne katılmasını önerdiği öne sürüldü.İngiliz Financial Times gazetesinde yer alan habere göre İngiltere, ürünlerinin AB'nin planladığı Made in EU kapsamında değerlendirilmesi için girişimlerde bulunuyor.İngiliz ürünlerinin AB kamu alımlarında ve desteklemelerinde üye ülke ürünleriyle eşit muamele görmesini isteyen İngiltere, AB yetkilileri ile görüşmeler yürütüyor. Bu kapsamda AB tarafı, İngiltere'ye bu konudaki sorunların çözümü için en uygun yolun Gümrük Birliği'ne katılması olduğu görüşünü iletti.Çinli üreticilerin İngiltere üzerinden AB pazarına girerek Birliğin tarifelerinden kaçınabileceğinden endişe duyan AB, İngiltere'nin ticaret politikasını Birlik ile daha uyumlu hale getirmesini ve Çin'in elektrikli otomobillerine AB ile aynı oranda gümrük vergisi uygulamasını istiyor.Öte yandan, İngiltere Başbakanı Andy Burnham, ülkesinin AB ile Gümrük Birliği'ne veya tek pazara katılmasının gündemlerinde olmadığını açıklamıştı.AB Komisyonunun Sanayi Hızlandırma Yasası teklifindeki Made in EU düzenlemesi, belirli stratejik sektörlerde kamu alımları ve destek programlarında AB menşeli ürünlere öncelik verilmesini öngörüyor.Teklifte, AB ile ilgili anlaşmaları bulunan üçüncü ülkelerde imal edilen ürünlerin de belirli koşullarda bu kapsamda değerlendirilmesine imkan tanınıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İngiltere'ye, ürünlerinin Made in EU düzenlemeleri kapsamında değerlendirilmesini istemesine karşılık Avrupa Birliği (AB) yetkililerinin, Gümrük Birliği'ne katılmasını önerdiği öne sürüldü.İngiliz Financial Times gazetesinde yer alan habere göre İngiltere, ürünlerinin AB'nin planladığı Made in EU kapsamında değerlendirilmesi için girişimlerde bulunuyor.İngiliz ürünlerinin AB kamu alımlarında ve desteklemelerinde üye ülke ürünleriyle eşit muamele görmesini isteyen İngiltere, AB yetkilileri ile görüşmeler yürütüyor. Bu kapsamda AB tarafı, İngiltere'ye bu konudaki sorunların çözümü için en uygun yolun Gümrük Birliği'ne katılması olduğu görüşünü iletti.Çinli üreticilerin İngiltere üzerinden AB pazarına girerek Birliğin tarifelerinden kaçınabileceğinden endişe duyan AB, İngiltere'nin ticaret politikasını Birlik ile daha uyumlu hale getirmesini ve Çin'in elektrikli otomobillerine AB ile aynı oranda gümrük vergisi uygulamasını istiyor.Öte yandan, İngiltere Başbakanı Andy Burnham, ülkesinin AB ile Gümrük Birliği'ne veya tek pazara katılmasının gündemlerinde olmadığını açıklamıştı.AB Komisyonunun Sanayi Hızlandırma Yasası teklifindeki Made in EU düzenlemesi, belirli stratejik sektörlerde kamu alımları ve destek programlarında AB menşeli ürünlere öncelik verilmesini öngörüyor.Teklifte, AB ile ilgili anlaşmaları bulunan üçüncü ülkelerde imal edilen ürünlerin de belirli koşullarda bu kapsamda değerlendirilmesine imkan tanınıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ab-den-ingiltere-ye-urunlerinin-made-in-eu-kapsamina-alinmasi-icin-gumruk-birligi-onerisi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ATO Başkanı Baran, Odanın eylül ayı meclis toplantısında konuştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ato-baskani-baran-odanin-eylul-ayi-meclis-toplantisinda-konustu/915995/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ato-baskani-baran-odanin-eylul-ayi-meclis-toplantisinda-konustu/915995/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 15:13:23 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, fiyat istikrarı sağlanırken üretim, yatırım, istihdam ve ticaret kapasitesinin korunması gerektiğini belirterek, Her fırsatta ve her ortamda dile getirdiğimiz üzere, enflasyonla mücadele ederken reel sektör, üretim, yatırım, ticaret ve ihracat ihmal edilmemeli. açıklamasında bulundu.Odadan yapılan yazılı açıklamaya göre, kurumun 29. dönem eylül ayı olağan meclis toplantısı ATO'da gerçekleştirildi.Baran, yaptığı konuşmada, pandeminin etkilerinin sürdüğü dönemde göreve geldiğini, aradan geçen sürede dünya ve Türkiye ekonomisinin, önemli bir dönüşümden geçtiğini anlattı.Pandeminin ardından yaşanan jeopolitik gelişmelerin, ekonomik dengeleri yeniden şekillendirdiğine ve bu gelişmelerin Türkiye ekonomisi ile reel sektörü de etkilediğine işaret eden Baran, şu değerlendirmelerde bulundu:Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası sürecinde reel sektörün finansmana erişimi zorlaştı, üretim ve ticaret maliyetleri yükseldi, işletmelerin sermaye ihtiyacı arttı. Bununla birlikte, enflasyondaki gerilemeyi önemli bir kazanım olarak görüyoruz. Fiyat istikrarı sağlanırken üretim, yatırım, istihdam ve ticaret kapasitesinin korunması gerekiyor. Her fırsatta ve her ortamda dile getirdiğimiz üzere enflasyonla mücadele ederken reel sektör, üretim, yatırım, ticaret ve ihracat ihmal edilmemeli.Vadeli satışlarda KDV için erteleme önerisiBaran, işletmelerin finansmana erişim ve işletme sermayesi konusunda yaşadıkları sorunlara dikkati çekerek, ticaretin büyük ölçüde vadeli gerçekleştirildiği bir dönemde satış bedeli tahsil edilmeden KDV ödenmesinin, işletmelerin sermayesi ve nakit akışı üzerinde ilave yük oluşturduğunu vurguladı. KDV'yi peşin ödemenin, işletme bilançolarına olumsuz yansıdığının altını çizen Baran, vadeli satışlarda hesaplanan KDV'nin ödeme süresinin, ticari işlemin tahsilat vadesi dikkate alınarak belirlenmesi ve satış bedeli henüz tahsil edilmemiş işlemlerde KDV ödeme yükümlülüğünün 3 ay veya 6 ay süreyle ertelenmesine imkan sağlayacak düzenleme yapılması önerisinde bulundu.Kasım 2022'den bu yana ATO meslek komitelerinin 4 bin 950, komisyonların da 249 toplantı gerçekleştirdiğini anlatan Baran, bu toplantılarda sektörleri ilgilendiren konuların ele alındığını ve toplam 8 bin 39 karara imza atıldığını belirtti.Meslek komitelerinin, ülkenin ekonomik yol haritasına katkı sağlayacak 350'den fazla tespit ve çözüm önerisini içeren dosya ve raporlarını ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlara ilettiğini bildiren Baran, Üyelerimizi ilgilendiren yaklaşık 5 bin güncel gelişme ve mevzuat konusunu da sektörel olarak filtreleyerek kendileriyle paylaştık. Bu süreçte bizleri kabul ederek iş dünyamızın meselelerini dinleyen ve çözüm arayışlarımıza destek veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz'a, TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu'na, bakanlarımıza, bürokratlarımıza, kamu kurum ve kuruluşlarımızın yöneticilerine teşekkür ediyorum. ifadelerini kullandı.Baran, 4 yıllık görev dönemi boyunca atılan her adımda Oda üyelerinin hak ve menfaatlerini gözetmeye, Ankara'nın ve ülkenin kalkınma sürecine katkı sağlamaya gayret ettiklerini vurgulayarak, 10 Ekim'de gerçekleştirilecek komite ve meclis üyeliği seçimlerinin hayırlı olmasını temenni etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, fiyat istikrarı sağlanırken üretim, yatırım, istihdam ve ticaret kapasitesinin korunması gerektiğini belirterek, Her fırsatta ve her ortamda dile getirdiğimiz üzere, enflasyonla mücadele ederken reel sektör, üretim, yatırım, ticaret ve ihracat ihmal edilmemeli. açıklamasında bulundu.Odadan yapılan yazılı açıklamaya göre, kurumun 29. dönem eylül ayı olağan meclis toplantısı ATO'da gerçekleştirildi.Baran, yaptığı konuşmada, pandeminin etkilerinin sürdüğü dönemde göreve geldiğini, aradan geçen sürede dünya ve Türkiye ekonomisinin, önemli bir dönüşümden geçtiğini anlattı.Pandeminin ardından yaşanan jeopolitik gelişmelerin, ekonomik dengeleri yeniden şekillendirdiğine ve bu gelişmelerin Türkiye ekonomisi ile reel sektörü de etkilediğine işaret eden Baran, şu değerlendirmelerde bulundu:Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası sürecinde reel sektörün finansmana erişimi zorlaştı, üretim ve ticaret maliyetleri yükseldi, işletmelerin sermaye ihtiyacı arttı. Bununla birlikte, enflasyondaki gerilemeyi önemli bir kazanım olarak görüyoruz. Fiyat istikrarı sağlanırken üretim, yatırım, istihdam ve ticaret kapasitesinin korunması gerekiyor. Her fırsatta ve her ortamda dile getirdiğimiz üzere enflasyonla mücadele ederken reel sektör, üretim, yatırım, ticaret ve ihracat ihmal edilmemeli.Vadeli satışlarda KDV için erteleme önerisiBaran, işletmelerin finansmana erişim ve işletme sermayesi konusunda yaşadıkları sorunlara dikkati çekerek, ticaretin büyük ölçüde vadeli gerçekleştirildiği bir dönemde satış bedeli tahsil edilmeden KDV ödenmesinin, işletmelerin sermayesi ve nakit akışı üzerinde ilave yük oluşturduğunu vurguladı. KDV'yi peşin ödemenin, işletme bilançolarına olumsuz yansıdığının altını çizen Baran, vadeli satışlarda hesaplanan KDV'nin ödeme süresinin, ticari işlemin tahsilat vadesi dikkate alınarak belirlenmesi ve satış bedeli henüz tahsil edilmemiş işlemlerde KDV ödeme yükümlülüğünün 3 ay veya 6 ay süreyle ertelenmesine imkan sağlayacak düzenleme yapılması önerisinde bulundu.Kasım 2022'den bu yana ATO meslek komitelerinin 4 bin 950, komisyonların da 249 toplantı gerçekleştirdiğini anlatan Baran, bu toplantılarda sektörleri ilgilendiren konuların ele alındığını ve toplam 8 bin 39 karara imza atıldığını belirtti.Meslek komitelerinin, ülkenin ekonomik yol haritasına katkı sağlayacak 350'den fazla tespit ve çözüm önerisini içeren dosya ve raporlarını ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlara ilettiğini bildiren Baran, Üyelerimizi ilgilendiren yaklaşık 5 bin güncel gelişme ve mevzuat konusunu da sektörel olarak filtreleyerek kendileriyle paylaştık. Bu süreçte bizleri kabul ederek iş dünyamızın meselelerini dinleyen ve çözüm arayışlarımıza destek veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz'a, TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu'na, bakanlarımıza, bürokratlarımıza, kamu kurum ve kuruluşlarımızın yöneticilerine teşekkür ediyorum. ifadelerini kullandı.Baran, 4 yıllık görev dönemi boyunca atılan her adımda Oda üyelerinin hak ve menfaatlerini gözetmeye, Ankara'nın ve ülkenin kalkınma sürecine katkı sağlamaya gayret ettiklerini vurgulayarak, 10 Ekim'de gerçekleştirilecek komite ve meclis üyeliği seçimlerinin hayırlı olmasını temenni etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Muş'ta meralardaki hayvanların su ihtiyacı için 800 sıvat dağıtıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mus-ta-meralardaki-hayvanlarin-su-ihtiyaci-icin-800-sivat-dagitildi/915994/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mus-ta-meralardaki-hayvanlarin-su-ihtiyaci-icin-800-sivat-dagitildi/915994/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 15:08:22 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muş / Muş'ta hayvancılığı desteklemek ve meralarda hayvanların suya erişimini kolaylaştırmak amacıyla İl Özel İdaresince 160 köye 800 sıvat dağıtıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muş Haberleri : Muş'ta hayvancılığı desteklemek ve meralarda hayvanların suya erişimini kolaylaştırmak amacıyla İl Özel İdaresince 160 köye 800 sıvat dağıtıldı.İl Özel İdaresi ek hizmet binası sahasında düzenlenen törende, sıvatlar köy muhtarlarına teslim edildi. Programda konuşan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür, meralarda hayvanların suya erişimini kolaylaştırmayı ve kırsalda hayvancılığın sürdürülebilirliğini hedeflediklerini söyledi.Kentin tarım ve hayvancılık değerlerinin korunması gerektiğini belirten Yentür, şunları kaydetti:“Muş 368 köyden, 217 mezradan oluşan bir şehirdir. Kırsalda yaklaşık 175 bin nüfus yaşamaktadır. Yükselecek değerimiz tarım ve hayvancılık. Muş tarım ve hayvancılıkla büyüyebilir. Biz turizm ve sanayi şehri değiliz. Tarım ve hayvancılıkla bereketli bir ovamız var. İyi su kaynaklarımız var. Elhamdülillah iyi bir havamız vardır. Bu değerlerimizi korumamız lazım. Meralarda yaşayan hayvanların suya erişimini kolaylaştırmak amacıyla 2014 yılından bu yana çalışmalar yürütüyoruz. İlimiz genelinde yaklaşık bugünkü verilerle 1 milyon 411 bin civarında küçükbaş, 250 bin civarında da büyükbaş hayvanımız vardır. Kırsalda, merada, çayırda yaşayan bu hayvanların suya erişimini kolaylaştırmak ve bu sorunu gidermek için 2014'ten bu tarafa DAP İdaresiyle beraber ortaklaşa hizmetler yürütmekteyiz.Çiftçilere 10 yıldır sıvat dağıttıklarını ifade eden Yentür, Yaklaşık 3 bin 300 adet sıvat dağıttık. 2025 yılında idaremiz tarafından 1000 adet sac sıvat dediğimiz bu sıvatlardan aldık. Bu sene de yine Rabb'im nasip etti, 800 tanesini aldık. dedi.Yoncalıöz Köyü Muhtarı Ramazan Balkaya da sıvatların hayvancılığın sürdürülebilmesi açısından önemli olduğunu belirterek Köyümüzde yaklaşık 5 bin 500 küçükbaş hayvanımız var. Suyumuz yaklaşık 1 kilometre uzakta. Bu sıvatlar sayesinde o suyu oradan sıvata alacağız. Allah razı olsun. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muş Haberleri : Muş'ta hayvancılığı desteklemek ve meralarda hayvanların suya erişimini kolaylaştırmak amacıyla İl Özel İdaresince 160 köye 800 sıvat dağıtıldı.İl Özel İdaresi ek hizmet binası sahasında düzenlenen törende, sıvatlar köy muhtarlarına teslim edildi. Programda konuşan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür, meralarda hayvanların suya erişimini kolaylaştırmayı ve kırsalda hayvancılığın sürdürülebilirliğini hedeflediklerini söyledi.Kentin tarım ve hayvancılık değerlerinin korunması gerektiğini belirten Yentür, şunları kaydetti:“Muş 368 köyden, 217 mezradan oluşan bir şehirdir. Kırsalda yaklaşık 175 bin nüfus yaşamaktadır. Yükselecek değerimiz tarım ve hayvancılık. Muş tarım ve hayvancılıkla büyüyebilir. Biz turizm ve sanayi şehri değiliz. Tarım ve hayvancılıkla bereketli bir ovamız var. İyi su kaynaklarımız var. Elhamdülillah iyi bir havamız vardır. Bu değerlerimizi korumamız lazım. Meralarda yaşayan hayvanların suya erişimini kolaylaştırmak amacıyla 2014 yılından bu yana çalışmalar yürütüyoruz. İlimiz genelinde yaklaşık bugünkü verilerle 1 milyon 411 bin civarında küçükbaş, 250 bin civarında da büyükbaş hayvanımız vardır. Kırsalda, merada, çayırda yaşayan bu hayvanların suya erişimini kolaylaştırmak ve bu sorunu gidermek için 2014'ten bu tarafa DAP İdaresiyle beraber ortaklaşa hizmetler yürütmekteyiz.Çiftçilere 10 yıldır sıvat dağıttıklarını ifade eden Yentür, Yaklaşık 3 bin 300 adet sıvat dağıttık. 2025 yılında idaremiz tarafından 1000 adet sac sıvat dediğimiz bu sıvatlardan aldık. Bu sene de yine Rabb'im nasip etti, 800 tanesini aldık. dedi.Yoncalıöz Köyü Muhtarı Ramazan Balkaya da sıvatların hayvancılığın sürdürülebilmesi açısından önemli olduğunu belirterek Köyümüzde yaklaşık 5 bin 500 küçükbaş hayvanımız var. Suyumuz yaklaşık 1 kilometre uzakta. Bu sıvatlar sayesinde o suyu oradan sıvata alacağız. Allah razı olsun. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/mus-ta-meralardaki-hayvanlarin-su-ihtiyaci-icin-800-sivat-dagitildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ankara Garı terör saldırısı davasında dosyası ayrılan sanıkların yargılanmasına devam edildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ankara-gari-teror-saldirisi-davasinda-dosyasi-ayrilan-saniklarin-yargilanmasina-devam-edildi/915993/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ankara-gari-teror-saldirisi-davasinda-dosyasi-ayrilan-saniklarin-yargilanmasina-devam-edildi/915993/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 15:08:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Terör örgütü DEAŞ'ın Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015'te düzenlediği ve 101 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısına ilişkin davadan dosyaları ayrılan 1'i tutuklu, 15'i firari 16 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Terör örgütü DEAŞ'ın Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015'te düzenlediği ve 101 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısına ilişkin davadan dosyaları ayrılan 1'i tutuklu, 15'i firari 16 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, müşteki aileler ve taraf avukatları hazır bulunurken, tutuklu sanık Ömer Deniz Dündar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.Duruşmayı Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile bazı milletvekilleri de takip etti.Mahkeme Başkanı, Dündar'ın Gaziantep'teki arabada ve mühimmat kemerlerinin bandında çıkan parmak izlerine ilişkin evrakın dosyaya geldiğini belirterek, sanık Dündar'a söz verdi.Tutuklu sanık Dündar, arabada tespit edilen parmak izlerini ve hakkındaki suçlamaları reddederek, Benim Gaziantep'teki araçta parmak izimin çıkması imkansızdır. Bu konunun yeniden araştırılmasını istiyorum. Arabanın üzerinde parmak izimin olması imkansız. Araba Türkiye'deydi, ben ise Suriye'deydim. Türkiye'de olsam o insanlarla birlikte yakalanırdım, arabadakileri de tanımıyorum. beyanında bulundu.Dündar, mühimmat kemerlerinin bandında çıkan parmak izlerine ilişkin ise şöyle konuştu:Örgüt titiz davranırdı, çıplak elle dokunulmazdı patlayıcı kemerlere. Parmak izim 2014'ten kalma olabilir. Oraya nasıl ulaştı, bir bilgim yok. 2014'te 'Abdülhakim' kod adlı Ahmet Güneş'e çok eskiden misafir olmuştum, benden kemeri tutmamı istemişti, parmak izleri oradan kalmış olabilir.Mustafa Dokucu ile 2013'te tanıştığını ve radikalleştiğini söyleyen Dündar, 2014'te örgüte katılmak için Suriye'ye geçtim. İslam çayevi açılırken ben Suriye'deydim. Örgütün başı ve ders verenler de Adıyaman'daydı. Dokucu'nun talimatıyla Suriye'ye geçmiştim. dedi.Dündar, örgüte mensup herkesin canlı bomba olduğuna dair bir algının oluşturulduğunu ancak böyle bir şeyin söz konusu olmadığını öne sürerek, Örgüt, bunu dayatmaz. Kişinin kendi isteğiyle yapar. Bir üstüne bildirir ve o kişi kısa sürede değerlendirilir. Bu zorunluluk değil, gönüllülük esaslıdır. Ben canlı bomba değildim, böyle bir talebim olmadı. ifadelerini kullandı.2014 ve 2026 arasında Türkiye'de olmadığını iddia eden Dündar, şu beyanda bulundu:Gar katliamı Yunus Durmaz'ın kendi faaliyetidir. IŞİD'in üst kademesinin bile bu eylemden haberi yoktu. İdari sorumlu olduğum iddia ediliyor. İdari sorumlu demek, para dağıtan, kayıt tutan kişidir. Ben idari bir kişi değildim, ben Yunus Durmaz'ın ekibinde mutfak sorumlusuydum. Ben katliamda Suriye'deydim. Gaziantep'teki hücre evlerinde yoktum. Orada olduğuma dair somut bir delil de yok.Sanık beyanının ardından söz verilen müşteki avukatları, bir ay sonra saldırının üzerinden 11 yıl geçmiş olacağını hatırlatarak, Ankara'nın merkezinde Türkiye'nin en büyük katliamının gerçekleştiğini söyledi.Müşteki avukatları, suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istediklerini, sanıkların insanlığa karşı suç kapsamında yargılanmasını ve sanıklar hakkında bu suçtan iddianame hazırlanması gerektiğini vurgulayarak, tutuklu sanık Dündar'ın sonraki celse huzurda hazır edilmesini de talep etti.Beyanların ardından görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, mahkemeden eksik hususların giderilmesini, gelmeyen evrakların akıbetinin sorulmasını ve sanığın tutukluluk halinin devamını istedi.Ara kararını açıklayan mahkeme, Suriye ve Irak'ta yakalanarak getirildiği iddia edilen örgüt üyelerinin bu dosyanın sanığı olup olmadıklarının tespiti için Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatına (MİT) yazı yazılmasına ve sanığın bir sonraki celse hazır edilmesine hükmetti.Duruşma, 3 Aralık'a ertelendi.Davanın geçmişiAnkara Cumhuriyet Başsavcılığının terör saldırısıyla ilgili hazırladığı iddianame, 13 Temmuz 2016'da Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmiş ve ilk duruşması 7 Kasım 2016'da görülmüştü.Yargılama sonucu mahkeme 3 Ağustos 2018'de davayı karara bağlamış ve 9 sanık anayasal düzeni ihlal suçundan birer, 100 kişiyi kasten öldürme suçundan da 100'er kez olmak üzere toplam 101'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmış, davanın firari 16 sanığı hakkındaki dava dosyasının da ayrılmasına hükmedilmişti.Tutuklu sanık Ömer Deniz Dündar, MİT'in Suriye'de yaptığı operasyon sonucu mayısta yakalanarak Türkiye'ye getirilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Terör örgütü DEAŞ'ın Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015'te düzenlediği ve 101 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısına ilişkin davadan dosyaları ayrılan 1'i tutuklu, 15'i firari 16 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, müşteki aileler ve taraf avukatları hazır bulunurken, tutuklu sanık Ömer Deniz Dündar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.Duruşmayı Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile bazı milletvekilleri de takip etti.Mahkeme Başkanı, Dündar'ın Gaziantep'teki arabada ve mühimmat kemerlerinin bandında çıkan parmak izlerine ilişkin evrakın dosyaya geldiğini belirterek, sanık Dündar'a söz verdi.Tutuklu sanık Dündar, arabada tespit edilen parmak izlerini ve hakkındaki suçlamaları reddederek, Benim Gaziantep'teki araçta parmak izimin çıkması imkansızdır. Bu konunun yeniden araştırılmasını istiyorum. Arabanın üzerinde parmak izimin olması imkansız. Araba Türkiye'deydi, ben ise Suriye'deydim. Türkiye'de olsam o insanlarla birlikte yakalanırdım, arabadakileri de tanımıyorum. beyanında bulundu.Dündar, mühimmat kemerlerinin bandında çıkan parmak izlerine ilişkin ise şöyle konuştu:Örgüt titiz davranırdı, çıplak elle dokunulmazdı patlayıcı kemerlere. Parmak izim 2014'ten kalma olabilir. Oraya nasıl ulaştı, bir bilgim yok. 2014'te 'Abdülhakim' kod adlı Ahmet Güneş'e çok eskiden misafir olmuştum, benden kemeri tutmamı istemişti, parmak izleri oradan kalmış olabilir.Mustafa Dokucu ile 2013'te tanıştığını ve radikalleştiğini söyleyen Dündar, 2014'te örgüte katılmak için Suriye'ye geçtim. İslam çayevi açılırken ben Suriye'deydim. Örgütün başı ve ders verenler de Adıyaman'daydı. Dokucu'nun talimatıyla Suriye'ye geçmiştim. dedi.Dündar, örgüte mensup herkesin canlı bomba olduğuna dair bir algının oluşturulduğunu ancak böyle bir şeyin söz konusu olmadığını öne sürerek, Örgüt, bunu dayatmaz. Kişinin kendi isteğiyle yapar. Bir üstüne bildirir ve o kişi kısa sürede değerlendirilir. Bu zorunluluk değil, gönüllülük esaslıdır. Ben canlı bomba değildim, böyle bir talebim olmadı. ifadelerini kullandı.2014 ve 2026 arasında Türkiye'de olmadığını iddia eden Dündar, şu beyanda bulundu:Gar katliamı Yunus Durmaz'ın kendi faaliyetidir. IŞİD'in üst kademesinin bile bu eylemden haberi yoktu. İdari sorumlu olduğum iddia ediliyor. İdari sorumlu demek, para dağıtan, kayıt tutan kişidir. Ben idari bir kişi değildim, ben Yunus Durmaz'ın ekibinde mutfak sorumlusuydum. Ben katliamda Suriye'deydim. Gaziantep'teki hücre evlerinde yoktum. Orada olduğuma dair somut bir delil de yok.Sanık beyanının ardından söz verilen müşteki avukatları, bir ay sonra saldırının üzerinden 11 yıl geçmiş olacağını hatırlatarak, Ankara'nın merkezinde Türkiye'nin en büyük katliamının gerçekleştiğini söyledi.Müşteki avukatları, suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istediklerini, sanıkların insanlığa karşı suç kapsamında yargılanmasını ve sanıklar hakkında bu suçtan iddianame hazırlanması gerektiğini vurgulayarak, tutuklu sanık Dündar'ın sonraki celse huzurda hazır edilmesini de talep etti.Beyanların ardından görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, mahkemeden eksik hususların giderilmesini, gelmeyen evrakların akıbetinin sorulmasını ve sanığın tutukluluk halinin devamını istedi.Ara kararını açıklayan mahkeme, Suriye ve Irak'ta yakalanarak getirildiği iddia edilen örgüt üyelerinin bu dosyanın sanığı olup olmadıklarının tespiti için Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatına (MİT) yazı yazılmasına ve sanığın bir sonraki celse hazır edilmesine hükmetti.Duruşma, 3 Aralık'a ertelendi.Davanın geçmişiAnkara Cumhuriyet Başsavcılığının terör saldırısıyla ilgili hazırladığı iddianame, 13 Temmuz 2016'da Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmiş ve ilk duruşması 7 Kasım 2016'da görülmüştü.Yargılama sonucu mahkeme 3 Ağustos 2018'de davayı karara bağlamış ve 9 sanık anayasal düzeni ihlal suçundan birer, 100 kişiyi kasten öldürme suçundan da 100'er kez olmak üzere toplam 101'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmış, davanın firari 16 sanığı hakkındaki dava dosyasının da ayrılmasına hükmedilmişti.Tutuklu sanık Ömer Deniz Dündar, MİT'in Suriye'de yaptığı operasyon sonucu mayısta yakalanarak Türkiye'ye getirilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ankara-gari-teror-saldirisi-davasinda-dosyasi-ayrilan-saniklarin-yargilanmasina-devam-edildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kırıkkale Hayvan Pazarı şap hastalığı nedeniyle geçici olarak kapatıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kirikkale-hayvan-pazari-sap-hastaligi-nedeniyle-gecici-olarak-kapatildi/915991/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kirikkale-hayvan-pazari-sap-hastaligi-nedeniyle-gecici-olarak-kapatildi/915991/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 15:06:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kırıkkale / Kırıkkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, kentteki hayvan pazarının şap hastalığı nedeniyle geçici olarak kapatıldığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kırıkkale Haberleri : Kırıkkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, kentteki hayvan pazarının şap hastalığı nedeniyle geçici olarak kapatıldığını açıkladı.Müdürlükten yapılan açıklamada, kentte şap hastalığı vakası tespit edildiği, hayvan sağlığının korunması ve hastalığın yayılmasının önlenmesi amacıyla Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonunca Kırıkkale Hayvan Pazarı'nın geçici olarak kapatıldığı bildirildi. Hayvan hareketlerinin durdurulduğu kaydedilen açıklamada, hastalığın yayılmasının önlenmesi amacıyla ekipler tarafından kontrol, denetim ve veteriner sağlık tedbirlerinin uygulandığı, hastalıkla mücadele kapsamında belirlenen karantina ve biyogüvenlik tedbirlere titizlikle uyulmasının önemli olduğu vurgulandı.Açıklamada yetiştiricilerin, hayvan hareketleri ve hayvan alım-satımında resmi makamlarca alınan kararlara ve veteriner hekimlerin uyarılarına riayet etmelerinin önemli olduğu belirtildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kırıkkale Haberleri : Kırıkkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, kentteki hayvan pazarının şap hastalığı nedeniyle geçici olarak kapatıldığını açıkladı.Müdürlükten yapılan açıklamada, kentte şap hastalığı vakası tespit edildiği, hayvan sağlığının korunması ve hastalığın yayılmasının önlenmesi amacıyla Hayvan Sağlık Zabıtası Komisyonunca Kırıkkale Hayvan Pazarı'nın geçici olarak kapatıldığı bildirildi. Hayvan hareketlerinin durdurulduğu kaydedilen açıklamada, hastalığın yayılmasının önlenmesi amacıyla ekipler tarafından kontrol, denetim ve veteriner sağlık tedbirlerinin uygulandığı, hastalıkla mücadele kapsamında belirlenen karantina ve biyogüvenlik tedbirlere titizlikle uyulmasının önemli olduğu vurgulandı.Açıklamada yetiştiricilerin, hayvan hareketleri ve hayvan alım-satımında resmi makamlarca alınan kararlara ve veteriner hekimlerin uyarılarına riayet etmelerinin önemli olduğu belirtildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kirikkale-hayvan-pazari-sap-hastaligi-nedeniyle-gecici-olarak-kapatildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>5. Uluslararası Bilimsel Araştırmalar ve İnovasyon Kongresi başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/5-uluslararasi-bilimsel-arastirmalar-ve-inovasyon-kongresi-basladi/915990/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/5-uluslararasi-bilimsel-arastirmalar-ve-inovasyon-kongresi-basladi/915990/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 15:06:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas / Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin (SBTÜ) 34 ülkeden bilim insanlarını bir araya getirdiği 5.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri : Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin (SBTÜ) 34 ülkeden bilim insanlarını bir araya getirdiği 5. Sivas Uluslararası Bilimsel Araştırmalar ve İnovasyon Kongresi başladı.SBTÜ'den yapılan açıklamaya göre, İktisadi Kalkınma ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü (İKSAD) tarafından düzenlenen ve üç gün sürecek kongrede farklı ülkelerden akademisyenler, araştırmacılar ve bilim insanları, bilimsel araştırmalarını paylaşarak farklı disiplinlerde bilgi ve deneyim alışverişinde bulunacak.SBTÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Sabit Horoz, kongrenin açılışında, Türkiye'nin yanı sıra Hindistan, Nijerya, Pakistan, İran, Tunus, Fas, Endonezya, Romanya, Ukrayna, İtalya, Vietnam, Meksika, Amerika Birleşik Devletleri, Azerbaycan, Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Rusya, Malezya ve Irak'ın da aralarında bulunduğu 34 ülkeden katılımcıların yer aldığı kongrenin, SBTÜ'nün uluslararası akademik etkileşim ve bilimsel işbirlikleri açısından önemli bir buluşma noktası olduğunu ifade etti.Kongre kapsamında mühendislik, fen bilimleri, tarım, yapay zeka, malzeme bilimi, enerji, biyoteknoloji, sosyal bilimler ve farklı araştırma alanlarında çok sayıda bildiri sunuluyor.Programın ilk gününde SBTÜ kampüsünde yüz yüze oturumlar gerçekleştirilirken, sonraki oturumlarda çevrim içi sunumlarla bilimsel paylaşım devam edecek.5. Sivas Uluslararası Bilimsel Araştırmalar ve İnovasyon Kongresi, 27 Eylül'de sona erecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri : Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin (SBTÜ) 34 ülkeden bilim insanlarını bir araya getirdiği 5. Sivas Uluslararası Bilimsel Araştırmalar ve İnovasyon Kongresi başladı.SBTÜ'den yapılan açıklamaya göre, İktisadi Kalkınma ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü (İKSAD) tarafından düzenlenen ve üç gün sürecek kongrede farklı ülkelerden akademisyenler, araştırmacılar ve bilim insanları, bilimsel araştırmalarını paylaşarak farklı disiplinlerde bilgi ve deneyim alışverişinde bulunacak.SBTÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Sabit Horoz, kongrenin açılışında, Türkiye'nin yanı sıra Hindistan, Nijerya, Pakistan, İran, Tunus, Fas, Endonezya, Romanya, Ukrayna, İtalya, Vietnam, Meksika, Amerika Birleşik Devletleri, Azerbaycan, Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Rusya, Malezya ve Irak'ın da aralarında bulunduğu 34 ülkeden katılımcıların yer aldığı kongrenin, SBTÜ'nün uluslararası akademik etkileşim ve bilimsel işbirlikleri açısından önemli bir buluşma noktası olduğunu ifade etti.Kongre kapsamında mühendislik, fen bilimleri, tarım, yapay zeka, malzeme bilimi, enerji, biyoteknoloji, sosyal bilimler ve farklı araştırma alanlarında çok sayıda bildiri sunuluyor.Programın ilk gününde SBTÜ kampüsünde yüz yüze oturumlar gerçekleştirilirken, sonraki oturumlarda çevrim içi sunumlarla bilimsel paylaşım devam edecek.5. Sivas Uluslararası Bilimsel Araştırmalar ve İnovasyon Kongresi, 27 Eylül'de sona erecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/5-uluslararasi-bilimsel-arastirmalar-ve-inovasyon-kongresi-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Papa 14. Leo, makineler cenneti arasında insanlığın kaybedilmemesi konusunda uyardı:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/papa-14-leo-makineler-cenneti-arasinda-insanligin-kaybedilmemesi-konusunda-uyardi/915987/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/papa-14-leo-makineler-cenneti-arasinda-insanligin-kaybedilmemesi-konusunda-uyardi/915987/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 15:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ile-De-France / Günlük hayatımızı işgal eden ve belirleyen 'makineler cenneti' arasında insanlığımızı kaybetmemek için acilen zihinleri, iyi olanı görebilen etik muhakeme konusunda eğitmek gerekiyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ile-De-France Haberleri : Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, insanların günlük hayatlarını işgal eden ve belirleyen makineler cenneti arasında insanlığını kaybetmemesi için zihinlerin, iyi olanı görebilen etik muhakeme konusunda eğitilmesi gerektiğini belirtti.Leo'nun Fransa'daki 4 günlük ilk ziyaretinin başlangıcında haberdar etmek için ülke genelindeki tüm kiliselerde yerel saatle 10.00'dan itibaren çanlar çaldı.Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve eşi Brigitte Macron, Papa'yı ülkedeki Orly Havalimanı'nda resmi törenle ağırladı.Ardından Macron ve Papa, başkent Paris'teki Elysee Sarayı’nda ikili görüşme yaptı.Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Papa, Sizinle birlikte devasa bir kültürel ve dini mirası olan bu ülkede yaşayanları selamlıyorum. Onlar, bünyesindeki köken çeşitliliğinin demokratik hayatı canlandırdığı ve birlikte yaşama sanatını zenginleştirdiği bir halkı oluşturuyor. ifadelerini kullandı.Papa, bilim, sanat, edebiyat ve felsefenin güzel, iyi, hakikate yöneltildiğinde insanlığın iyiliğine katkı sağlayabileceğine işaret ederek, İnsan onuruna ve insanın doğasından kaynaklanan temel hak ve özgürlüklere saygı meselesi her dönemde gündeme gelmekte ve toplumdaki gelişmelere ve teknik ilerlemeye eşlik ediyor. dedi.Asırlar boyunca teknolojik gelişimin insanların hayat koşullarını son derece geliştirdiğini kaydeden Papa, teknoloji gelişiminin iyiliğe hizmet etmek dışında kullanılan araçlarının belirsiz yönünü de gösterdiğini söyledi.Papa, göreve geldiğinde kiliselere gönderdiği ilk mektubunda yapay zeka temasına değindiğini hatırlatarak, Günlük hayatımızı işgal eden ve belirleyen 'makineler cenneti' arasında insanlığımızı kaybetmemek için acilen zihinleri, iyi olanı görebilen etik muhakeme konusunda eğitmek gerekiyor. diye konuştu.Özgür bir toplumun tek tipliliği empoze etmediği ve inanç çeşitliliğini korumak için otoriter eğilimleri engelleyip etik diyaloğa katkı sunduğu değerlendirmesinde bulunan Papa, şöyle devam etti:Bu diyalog, farklı kültür ve dini aidiyetleri olan insanların birlikte yaşamaya ve toplumun inşasına katkılarını sunmaya çağrıldığı günümüz Fransası bağlamında da son derece aciliyet teşkil ediyor. Hayat hakkının korunmasının diğer her türlü insan hakkının temelini oluşturduğunu güçlü şekilde yeniden dile getiriyorum. Günümüzde bilimin tüm acılarımıza bir çözüm ve teselli sunmasını bekleme eğilimi var.Papa, insanları iyilikten alıkoymamak için bilim ve teknolojinin vicdanla aydınlatılması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:Bilim ve teknolojiyi, genetik manipülasyon, taşıyıcı annelik, organ satışı veya planlanmış ölümün sunulmasını teşvik eden çıkar girişimlerine dönüştürme riski taşıyan mevcut toplumların sapmalarını zaman zaman kaygıyla gözlemliyorum.Karşılıklı saygı ve her bir insanın hayatının korunmasının herkesin sorumluluğu olduğunu söyleyen Papa, Hakiki laiklik, dini boyutu dışlayan değildir, aksine ondan eğitim kaynağı olarak yararlanmayı bilir. dedi.Papa, okulda ve toplum nezdindeki diyaloğun önemini vurgulayarak, Adil bir laiklik, dini kamusal alandan veya eğitimden dışlamaktan değil, devlet ve dini kurumların iletişimlerini koparmaması ve güçlerini ortak iyiliğin hizmetinde birleştirmesi için çalışmaktan geçiyor. yorumunda bulundu.Savaşların ve çatışmaların halkları etkilediğinden bahseden Papa, insan onurunu yaralayan bu tür acıların karşısında sessiz kalınamayacağını vurguladı.Yapay zeka bir efendi değil, hizmetkar olmalıCumhurbaşkanı Macron da Fransa'da Papa'yı ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, Papa'nın Normandiyalı köklerinden gurur duyduklarını belirtti.Fransa ve Katoliklik arasında 2 bin yıllık özel bir bağ olduğuna dikkati çeken Macron, Fransa'nın yaklaşık 120 yıl önce kilise ve devlet işlerini birbirinden ayırmaya karar verdiğini hatırlattı.Macron, Fransa'daki laikliğin dinin reddi anlamına gelmediğini savunarak, Müslümanlara ve Yahudilere karşı eylemlerin arttığına dikkati çekti.Bu kabul edilemez hoşgörüsüzlük eylemlerinin Hristiyan dininin merkezini de vurduğunu belirten Macron, İbadet yerlerini korumak için önemli bir mücadele veriyoruz. dedi.Macron, her cephede barış arayışının varoluşsal bir gereklilik olduğunun altını çizerek, Bu ortak değer için yürütülen mücadeleye duyarsız kalabilecek hiçbir Katolik yok. diye konuştu.Bunun Yahudiler, Müslümanlar, Protestanlar ve Ortodokslar için de geçerli olduğunu vurgulayan Macron, barıştan, çok taraflılıktan, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'na saygı duyulmasından yana olduğunu dile getirdi.Macron, barışın silahların sessizliğinden daha fazla olduğunu kaydederek, (Barış) Adaleti, güvenliği, insan haklarına saygıyı, ulusların egemenliğini ve halkların kendi kaderlerini tayin edebilmesini kapsıyor. dedi.Yapay zeka hakkında ise Macron, Dijital makinenin gücü karşısında insanoğlu kendisine ait yerde durmalı. Yapay zeka bir efendi değil, hizmetkar olmalı. yorumunu yaptı.Macron, teknoloji gelişimi, adalet ve hümanizm arasında uzlaşma sağlayarak uluslararası bir kuruluşun kurulması beklentisini dile getirerek, her hayatın birbiriyle eş değerde olduğunu vurguladı.Papa 14. Leo, ziyareti kapsamında Paris, Saint-Denis, Lourdes ve Metz kentlerinde düzenlenen programlara katılacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ile-De-France Haberleri : Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, insanların günlük hayatlarını işgal eden ve belirleyen makineler cenneti arasında insanlığını kaybetmemesi için zihinlerin, iyi olanı görebilen etik muhakeme konusunda eğitilmesi gerektiğini belirtti.Leo'nun Fransa'daki 4 günlük ilk ziyaretinin başlangıcında haberdar etmek için ülke genelindeki tüm kiliselerde yerel saatle 10.00'dan itibaren çanlar çaldı.Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve eşi Brigitte Macron, Papa'yı ülkedeki Orly Havalimanı'nda resmi törenle ağırladı.Ardından Macron ve Papa, başkent Paris'teki Elysee Sarayı’nda ikili görüşme yaptı.Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Papa, Sizinle birlikte devasa bir kültürel ve dini mirası olan bu ülkede yaşayanları selamlıyorum. Onlar, bünyesindeki köken çeşitliliğinin demokratik hayatı canlandırdığı ve birlikte yaşama sanatını zenginleştirdiği bir halkı oluşturuyor. ifadelerini kullandı.Papa, bilim, sanat, edebiyat ve felsefenin güzel, iyi, hakikate yöneltildiğinde insanlığın iyiliğine katkı sağlayabileceğine işaret ederek, İnsan onuruna ve insanın doğasından kaynaklanan temel hak ve özgürlüklere saygı meselesi her dönemde gündeme gelmekte ve toplumdaki gelişmelere ve teknik ilerlemeye eşlik ediyor. dedi.Asırlar boyunca teknolojik gelişimin insanların hayat koşullarını son derece geliştirdiğini kaydeden Papa, teknoloji gelişiminin iyiliğe hizmet etmek dışında kullanılan araçlarının belirsiz yönünü de gösterdiğini söyledi.Papa, göreve geldiğinde kiliselere gönderdiği ilk mektubunda yapay zeka temasına değindiğini hatırlatarak, Günlük hayatımızı işgal eden ve belirleyen 'makineler cenneti' arasında insanlığımızı kaybetmemek için acilen zihinleri, iyi olanı görebilen etik muhakeme konusunda eğitmek gerekiyor. diye konuştu.Özgür bir toplumun tek tipliliği empoze etmediği ve inanç çeşitliliğini korumak için otoriter eğilimleri engelleyip etik diyaloğa katkı sunduğu değerlendirmesinde bulunan Papa, şöyle devam etti:Bu diyalog, farklı kültür ve dini aidiyetleri olan insanların birlikte yaşamaya ve toplumun inşasına katkılarını sunmaya çağrıldığı günümüz Fransası bağlamında da son derece aciliyet teşkil ediyor. Hayat hakkının korunmasının diğer her türlü insan hakkının temelini oluşturduğunu güçlü şekilde yeniden dile getiriyorum. Günümüzde bilimin tüm acılarımıza bir çözüm ve teselli sunmasını bekleme eğilimi var.Papa, insanları iyilikten alıkoymamak için bilim ve teknolojinin vicdanla aydınlatılması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:Bilim ve teknolojiyi, genetik manipülasyon, taşıyıcı annelik, organ satışı veya planlanmış ölümün sunulmasını teşvik eden çıkar girişimlerine dönüştürme riski taşıyan mevcut toplumların sapmalarını zaman zaman kaygıyla gözlemliyorum.Karşılıklı saygı ve her bir insanın hayatının korunmasının herkesin sorumluluğu olduğunu söyleyen Papa, Hakiki laiklik, dini boyutu dışlayan değildir, aksine ondan eğitim kaynağı olarak yararlanmayı bilir. dedi.Papa, okulda ve toplum nezdindeki diyaloğun önemini vurgulayarak, Adil bir laiklik, dini kamusal alandan veya eğitimden dışlamaktan değil, devlet ve dini kurumların iletişimlerini koparmaması ve güçlerini ortak iyiliğin hizmetinde birleştirmesi için çalışmaktan geçiyor. yorumunda bulundu.Savaşların ve çatışmaların halkları etkilediğinden bahseden Papa, insan onurunu yaralayan bu tür acıların karşısında sessiz kalınamayacağını vurguladı.Yapay zeka bir efendi değil, hizmetkar olmalıCumhurbaşkanı Macron da Fransa'da Papa'yı ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, Papa'nın Normandiyalı köklerinden gurur duyduklarını belirtti.Fransa ve Katoliklik arasında 2 bin yıllık özel bir bağ olduğuna dikkati çeken Macron, Fransa'nın yaklaşık 120 yıl önce kilise ve devlet işlerini birbirinden ayırmaya karar verdiğini hatırlattı.Macron, Fransa'daki laikliğin dinin reddi anlamına gelmediğini savunarak, Müslümanlara ve Yahudilere karşı eylemlerin arttığına dikkati çekti.Bu kabul edilemez hoşgörüsüzlük eylemlerinin Hristiyan dininin merkezini de vurduğunu belirten Macron, İbadet yerlerini korumak için önemli bir mücadele veriyoruz. dedi.Macron, her cephede barış arayışının varoluşsal bir gereklilik olduğunun altını çizerek, Bu ortak değer için yürütülen mücadeleye duyarsız kalabilecek hiçbir Katolik yok. diye konuştu.Bunun Yahudiler, Müslümanlar, Protestanlar ve Ortodokslar için de geçerli olduğunu vurgulayan Macron, barıştan, çok taraflılıktan, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'na saygı duyulmasından yana olduğunu dile getirdi.Macron, barışın silahların sessizliğinden daha fazla olduğunu kaydederek, (Barış) Adaleti, güvenliği, insan haklarına saygıyı, ulusların egemenliğini ve halkların kendi kaderlerini tayin edebilmesini kapsıyor. dedi.Yapay zeka hakkında ise Macron, Dijital makinenin gücü karşısında insanoğlu kendisine ait yerde durmalı. Yapay zeka bir efendi değil, hizmetkar olmalı. yorumunu yaptı.Macron, teknoloji gelişimi, adalet ve hümanizm arasında uzlaşma sağlayarak uluslararası bir kuruluşun kurulması beklentisini dile getirerek, her hayatın birbiriyle eş değerde olduğunu vurguladı.Papa 14. Leo, ziyareti kapsamında Paris, Saint-Denis, Lourdes ve Metz kentlerinde düzenlenen programlara katılacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/papa-14-leo-makineler-cenneti-arasinda-insanligin-kaybedilmemesi-konusunda-uyardi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Şanlıurfa merkezli deprem sonrası acil ve temel ihtiyaçlar için 10 milyon lira kaynak aktarıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sanliurfa-merkezli-deprem-sonrasi-acil-ve-temel-ihtiyaclar-icin-10-milyon-lira-kaynak-aktarildi/915984/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sanliurfa-merkezli-deprem-sonrasi-acil-ve-temel-ihtiyaclar-icin-10-milyon-lira-kaynak-aktarildi/915984/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 15:03:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: - Merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan 5,4 büyüklüğündeki depremden etkilenen vatandaşlarımızın ilk etapta acil ve temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Şanlıurfa, Adıyaman ve Diyarbakır illerimize toplam 10 milyon lira tutarında kaynak aktardık]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan 5,4 büyüklüğündeki depremden etkilenen vatandaşların ilk etapta acil ve temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 10 milyon lira tutarında kaynak aktardıklarını bildirdi.Göktaş, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan 5,4 büyüklüğündeki depremden etkilenen vatandaşlarımızın ilk etapta acil ve temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Şanlıurfa, Adıyaman ve Diyarbakır illerimize toplam 10 milyon lira tutarında kaynak aktardık. bilgisini verdi.Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları ile ilk andan itibaren sahada etkin bir şekilde çalışmalar sürdürdüklerini, hane ziyaretleri de gerçekleştirdiklerini kaydeden Göktaş, Rabb'im, ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan 5,4 büyüklüğündeki depremden etkilenen vatandaşların ilk etapta acil ve temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 10 milyon lira tutarında kaynak aktardıklarını bildirdi.Göktaş, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan 5,4 büyüklüğündeki depremden etkilenen vatandaşlarımızın ilk etapta acil ve temel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Şanlıurfa, Adıyaman ve Diyarbakır illerimize toplam 10 milyon lira tutarında kaynak aktardık. bilgisini verdi.Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları ile ilk andan itibaren sahada etkin bir şekilde çalışmalar sürdürdüklerini, hane ziyaretleri de gerçekleştirdiklerini kaydeden Göktaş, Rabb'im, ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/sanliurfa-merkezli-deprem-sonrasi-acil-ve-temel-ihtiyaclar-icin-10-milyon-lira-kaynak-aktarildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Gürlek, HSK'nin Yargının Etkinliği İzleme ve Değerlendirme Toplantısında konuştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-gurlek-hsk-nin-yarginin-etkinligi-izleme-ve-degerlendirme-toplantisinda-konustu/915982/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-gurlek-hsk-nin-yarginin-etkinligi-izleme-ve-degerlendirme-toplantisinda-konustu/915982/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 15:03:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Adalet Bakanı Akın Gürlek, Son 6 ayda toplam 196 yeni mahkeme kurduk, 284 mahkemeyi faaliyete geçirdik ve 180 ihtisas mahkemesi kurulmasına ilişkin karar aldık. Ayrıca 982 adli yargı ve 52 idari yargı olmak üzere toplamda 1034 hakim ve savcı yardımcısını göreve başlattık. Şimdi bu kapasiteyi ihtiyaç duyulan yerlere yönlendirerek dosya birikimine yol açan dengesizlikleri gidereceğiz. dedi.Hakimler ve Savcılar Kurulunca (HSK) Şişli'de bir otelde düzenlenen Yargının Etkinliği İzleme ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılış konuşmasını gerçekleştiren Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kamuoyuna açıkladığı dördüncü yargı reformu stratejisi doğrultusunda, Adalet Bakanlığının HSK ile yargı hizmetlerini daha etkin, hızlı ve erişilebilir kılmak için çalıştığını dile getirdi.Gürlek, Bugün 597 mahalde 26 bin 777 hakim ve cumhuriyet savcımız görev yapıyor. Bu büyük teşkilatın imkanlarını geliştirirken, vatandaşlarımızın adalete makul sürede ulaşmasını önceliğimiz olarak görüyoruz. Hızlı bir yargıdan söz ederken kastımız, dosyayı aceleyle kapatmak değildir. Her dosyaya gereken özeni gösterecek, fakat kimsenin hakkına kavuşmak için gereksiz yere beklemesine de razı olmayacağız. diye konuştu.Bir dosya yıllarca bekletildiğinde, yalnızca yargılamanın uzamadığını, bir insanın hayatındaki belirsizliğin de uzadığını, hakkını arayan vatandaş için adaletin sonunda ulaşacağı karardan ibaret olmadığını aktaran Gürlek, söz konusu karara makul sürede ulaşabilmesinin de adaletin gereği olduğunu, bunun için çalışırken adil yargılanma hakkından, hakimlik teminatından ve mahkemelerin bağımsızlığından asla ödün vermeyeceklerini söyledi.Gürlek, bu amaçla, adli yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri adalet komisyonları bünyesinde, mülhakat adliyelerini de kapsayan 204 birimde Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarını faaliyete geçirdiklerini, bu büroların özellikle uzun süren soruşturma ve yargılamalarda gecikmenin idari ve teknik nedenlerini tespit ederek çözüm için gerekli adımları atacaklarını aktardı.Sorunun kaynağını bulacak, çözülebilen bir engeli kaldıracağızBakan Gürlek, Örneğin iş dağılımındaki bir aksaklık, personel ihtiyacı veya teknik bir engel yargılamayı uzatıyorsa bunun tespit edilmesini, ilgili idari birim tarafından giderilmesini sağlayacağız. Gecikmiş dosyaya uzaktan bakıp genel bir açıklamayla yetinmeyeceğiz. Sorunun kaynağını bulacak, çözülebilen bir engeli kaldıracağız. ifadelerini kullandı.Bakan Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü:Burada altını özellikle çizmek isterim, hiçbir idari mekanizma, hakimin vicdani kanaatinin veya cumhuriyet savcısının soruşturma yetkisinin yerine geçemez. Yargılamanın içeriğine ve sonucuna hiçbir şekilde müdahale edilmeyecektir. Mahallinde giderilebilecek idari ve teknik sorunlar yerinde çözülecektir. Yerel imkanları aşan yapısal meseleler ise Bakanlığımızın ve Hakimler ve Savcılar Kurulumuzun ilgili birimlerine iletilerek çözülecektir. Büroların kuruluşuna ve işleyişine ilişkin uygulama birliğini sağlamak için hazırladığımız rehberi de teşkilatımızla ve kamuoyuyla paylaştık.Başsavcılıklara ve Adalet Komisyonu Başkanlıklarına bu süreçte önemli görevler düştüğünü, başsavcılıkların soruşturmalarda, adalet komisyonu başkanlarının ise dava dosyalarında gecikmeye yol açan idari ve teknik nedenleri izleyeceklerini ifade eden Gürlek, gecikmenin nedenlerini ve çözüm yollarını belirleyerek gerekli idari tedbirlerin alınmasına öncülük edeceklerini, hakimler ve cumhuriyet savcılarının da kendi imkanlarıyla aşamadıkları idari ve teknik güçlüklerde bu destekten yararlanacaklarını söyledi.Bakan Gürlek, konuşmasında, Bakanlığımız ve Kurulumuz, kendilerine iletilen yapısal sorunlar için süratle harekete geçecektir. Dosyayı en iyi bilen meslektaşlarımız, birimlerimiz kendi görev alanlarında çözüm üretecektir. Herkes üzerine düşeni zamanında yaptığında, gecikme karşısında çaresiz kalmayacağız. HSK bünyesinde Yargının Etkinliği Bürosunun fiziki imkanlarını ve insan kaynaklarını da güçlendirdik. Böylece sahadan gelen sorunları daha yakından izleyip çözümünü takip edeceğiz. Mahallinde çözülemeyen bir meselenin merkezde cevapsız kalmasına izin vermeyeceğiz. Sahadan gelen her tespiti, alınan tedbirin sonucuna kadar takip edeceğiz. diye konuştu.Vatandaşın gecikmeyle ilgili sesini doğrudan duyabilmek için Alo Adalet 135 hattını da kurduklarını hatırlatan Gürlek, Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünün geliştirdiği yazılım ve merkezde kurulan çağrı merkeziyle, yapay zeka desteğiyle birlikte kurduklarını, sistemin Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde pilot olarak uygulamaya geçtiğini belirtti.Gürlek, ilk etapta 5 yılı aşan davalar ve 3 yılı aşan soruşturmalar için vatandaşların bu hatta başvurabileceklerini, gecikme nedeni hakkında bilgi alabileceklerini, süreci hızlandırabilecek idari tedbirlerin değerlendirilmesini isteyebileceklerini söyledi.Pilot uygulamanın ardından hattı ekim ayında Türkiye genelinde hizmete sunmayı planladıklarını, burada amacın hakime veya cumhuriyet savcısına dosyanın nasıl sonuçlanacağını söylemek olmadığını ifade eden Gürlek, vatandaşın gecikmeye dair başvurusunu alıp idari ya da teknik bir çözüm mümkünse ilgili birimleri harekete geçirmek olduğunu aktardı.Gürlek, bu ayrımı uygulamanın her aşamasında titizlikle koruyacaklarını, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarının Alo Adalet Hattı'nın kurumsal altyapısını da oluşturduğunu, vatandaşla yargı birimleri arasında bilgi akışının sağlanacağını, başvuruların ve gecikme nedenlerinin ilgili birimlere ulaşmasına yardımcı olacağını, vatandaşa bir başvuru kapısı açarken, o kapıdan gelen talebin teşkilat içinde karşılıksız kalmamasını da sağlamış olacaklarını dile getirdi.Bakan Gürlek, şöyle devam etti:İlk aşamada 3 yılı aşan soruşturmalar ile 5 yılı aşan dava dosyalarına odaklandık. Fakat hedefimiz yalnızca yıllanmış dosyaları eritmek olamaz. Asıl hedefimiz, yeni dosyaların da yıllanmasına izin vermeyen, bütün soruşturma ve yargılamaları makul sürede, belirlenen hedef süreler içinde tamamlayan bir işleyiş kurmaktır. Ayrıca UYAP altyapısında yapay zeka teknolojilerinden de etkin yararlanılmasına yönelik çalışmalar, yargı süreçlerinin hızlandırılması ve adalet hizmetlerinde verimliliğin artırılması hedefleri doğrultusunda sürdürülmektedir. Bu kapsamda 'UYAP AI' projesinin faaliyete geçirilmesine ilişkin süreci hızlandırıyoruz. Yargılamaların süresini etkileyen iş yükü ve kadro dağılımını da ele alıyoruz. Son 6 ayda toplam 196 yeni mahkeme kurduk, 284 mahkemeyi faaliyete geçirdik ve 180 ihtisas mahkemesi kurulmasına ilişkin karar aldık. Ayrıca 982 adli yargı ve 52 idari yargı olmak üzere toplamda 1034 hakim ve savcı yardımcısını göreve başlattık. Şimdi bu kapasiteyi ihtiyaç duyulan yerlere yönlendirerek dosya birikimine yol açan dengesizlikleri gidereceğiz.Dosyanın karara bağlanması kadar gerekçeli kararın zamanında yazılmasının da önemli olduğunu dile getiren Gürlek, HSK'nin dönemsel kontrolleri ve gelen ihbarlar üzerine bu alanda iyileştirme gördüklerini, kararların gerekçeleri onaylanmadan terfi değerlendirmesinde esas alınmamasına ilişkin HSK ilke kararıyla, yalnızca yazımdan kaynaklanan gecikmelere karşı da somut adım attıklarını söyledi.Gürlek, duruşmanın bitmesi, vatandaşın bekleyişinin bittiği anlamına gelmediğini, gerekçeli kararın zamanında yazılmadığında vatandaşın hakkına ulaşmasının da geciktiğini, bu nedenle kararın gerekçesini ve zamanında yazılmasını, yargı hizmetinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini söyledi.Öte yandan, uzun süredir bekleyen dosyaların çoğu zaman hacimli ve emek isteyen dosyalar olduğunu, bu dosyalara zaman ayıran meslektaşlarının emeğini görmeleri gerektiğini, gecikmiş dosyaları karara bağlayan hakimlerin lehine, terfide iş yüzdesine ilave puan verilmesini sağlayacak düzenlemeyi planladıklarını belirtti.Önünüze gelen dosya ne kadar hacimli, ne kadar eski olursa olsun üzerine kararlılıkla gidinAkın Gürlek konuşmasında, Buradan hakim ve cumhuriyet savcısı arkadaşlarıma sesleniyorum: Önünüze gelen dosya ne kadar hacimli ne kadar eski olursa olsun, üzerine kararlılıkla gidin. Çünkü her dosyanın ardında adalet bekleyen bir insan vardır. Kendimizi onun yerine koyalım. Çalışmanızı aksatan idari veya teknik bir engelle karşılaştığınızda cumhuriyet başsavcılarımız, adalet komisyonu başkanlarımız, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları, Hakimler ve Savcılar Kurulumuz ve Bakanlığımız her zaman sizin yanınızda olacaktır. Hiçbir meslektaşımızı bu güçlüklerle baş başa bırakmayacağız. dedi.Soruşturmalardaki iş yükünü dengelemek için HSK Birinci Dairesinin bu hafta aldığı kararla, cumhuriyet başsavcı vekilleri ve asliye ceza merkezlerinde cumhuriyet başsavcılarının soruşturma dosyalarından belirli oranda iş üstlenmesini düzenleyen taslak metnin Genel Kurul gündemine alınmasına karar verildiği yönünde adım attıklarını aktaran Gürlek, böylece hem tecrübelerinden daha fazla yararlanacaklarını hem de dosyaların sonuçlanmasına katkı sağlayacaklarını aktardı.Gürlek, yargı mensuplarının çalışma hayatını doğrudan ilgilendiren atama sistemini de daha öngörülebilir hale getirdiklerini, HSK Genel Kurulunun kararıyla, yer değiştirme suretiyle atamalarda hizmet puanını temel ölçüt olarak kabul ettiğini, görev yapılan mahallin katsayısı ve fiili hizmet süresi üzerinden hesaplanacak puan, meslektaşları tarafından önceden görülebileceğini, terfi, teftiş ve disiplin durumlarının puana nasıl yansıyacağına ilişkin esasları da ayrıca belirleyeceklerini kaydetti.Kararda öngörülen istisnalar saklı kalmak üzere, bu sistemi 2027 yılı Ana Yaz Kararnamesi'yle uygulamaya geçireceklerini, atama ölçütlerinin önceden bilinmesinin meslektaşlarının çalışma huzuruna ve teşkilata duyduğu güvene katkı sağlayacağını belirten Gürlek, Bütün bu adımları bir hedef için atıyoruz, vatandaşımızın hakkına adil bir yargılama sonunda ve makul sürede ulaşılabilen bir yargı için. Yargıya duyulan güven, açıkladığımız tedbirlerin adliyelerimizde nasıl hayata geçirildiğiyle güçlenecektir. Bu nedenle bugün sizlerin tecrübesine, tespitlerine ve açık sözlü önerilerine ihtiyaç duyuyoruz. dedi.Milletimizin ekonomik haklarına göz diken çıkar odaklarının hileli yöntemlerle ortaya koyduğu usulsüzlükleri tespit etmek ve hukuku süratli bir şekilde işletmek için ciddi görevlerimiz varBakan Gürlek, İstanbul'un dosya sayısı ve uyuşmazlıkların çeşitliliği bakımından bu çalışmaların sonuçlarını görmek için önemli bir uygulama alanı olduğunu, bugün yapılacak oturumlarda etkinlik bürolarının işleyişini, geciken dosyaların durumunu ve karşılaştıkları güçlükleri açıkça konuşmalarını istediğini söyledi.Burada dile getirilen hiçbir somut sorunu yalnızca toplantı notlarında bırakmak istemediğini, tespitleri alacakları yeni kararları, sahadaki uygulamaya yansıtacaklarını dile getiren Gürlek, şöyle devam etti:Şunu unutmayalım, Türkiye, adalet alanında yoğun ve çok yönlü bir gündemden geçiyor. Üzerimizde büyük sorumluluk bulunuyor, vatandaşlarımızın bizden beklentileri de her geçen gün artıyor. Suç örgütlerinin aktif yapı stokundan faili meçhul ve uzun süredir çözülemeyen dosyalara kadar önümüzde geniş bir mücadele alanı bulunuyor. Bunun yanında, son günlerde de şahit olduğumuz üzere, milletimizin ekonomik haklarına göz diken çıkar odaklarının hileli yöntemlerle ortaya koyduğu usulsüzlükleri tespit etmek ve hukuku süratli bir şekilde işletmek için ciddi görevlerimiz var.HSK'nin de süreç boyunca yargı işleyişini pürdikkat takip etmesi, aksayan her noktayı zamanında tespit etmesi ve gerektiğinde ve etkili hamleler yapmasının şart olduğunu ifade eden Gürlek, Bizim derdimiz, vatandaşlarımızın yargıya güvenle başvurabildiği güçlü ve sağlam bir adalet düzenini korumaktır. Adalet hızlı ve güvenilir olduğu sürece Türkiye güçlü ve huzurlu olur. ifadelerini kullandı.Bakan Gürlek konuşmasını şöyle tamamladı:Bugün burada toplantımızın asıl amacı HSK kurulumuz burada, üyelerimiz, başkanvekillerimiz, daire başkanlarımız burada. Hep birlikte yargının sorunları varsa bunları dile getirmek. Burada HSK üyelerimizle ayrı ayrı oturumlar yapacak, sizin notlarınızı alacak, hep birlikte bir aksaklık varsa işlenen bir yön varsa, bu konuda HSK olarak ve Bakanlık olarak biz her zaman sizin yanınızdayız. İdari olarak yapılması gereken işler konusunda sizin yanınızdayız. HSK Başkanvekilimiz, daire başkanımız, kıymetli üyelerimiz, hepimiz bunun için geldik. Sizlerden gelecek öneriler çok önemli. Biliyorsunuz yeni yargı paketimiz var, bazı şeyleri kanunla çözebiliyoruz, bazı şeyleri de HSK uygulamasıyla çözebiliyoruz. Biz enerjimizi tamamen yargının hızlanması için, meslektaşlarımızın sorunlarının çözülmesi için verimli bir şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Sizlerden de bu konularda çekimser olmamanızı, önerileriniz, görüşleriniz varsa burada katkı sağlamanızı temenni ediyorum.Törene, Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, HSK Başkanvekili ve 2. Daire Başkanı Fuzuli Aydoğdu, HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, HSK Genel Sekreteri Ahmet Uğuz, HSK üyeleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, diğer adliyelerin başsavcıları ve adalet komisyonu başkanları katıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Adalet Bakanı Akın Gürlek, Son 6 ayda toplam 196 yeni mahkeme kurduk, 284 mahkemeyi faaliyete geçirdik ve 180 ihtisas mahkemesi kurulmasına ilişkin karar aldık. Ayrıca 982 adli yargı ve 52 idari yargı olmak üzere toplamda 1034 hakim ve savcı yardımcısını göreve başlattık. Şimdi bu kapasiteyi ihtiyaç duyulan yerlere yönlendirerek dosya birikimine yol açan dengesizlikleri gidereceğiz. dedi.Hakimler ve Savcılar Kurulunca (HSK) Şişli'de bir otelde düzenlenen Yargının Etkinliği İzleme ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılış konuşmasını gerçekleştiren Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kamuoyuna açıkladığı dördüncü yargı reformu stratejisi doğrultusunda, Adalet Bakanlığının HSK ile yargı hizmetlerini daha etkin, hızlı ve erişilebilir kılmak için çalıştığını dile getirdi.Gürlek, Bugün 597 mahalde 26 bin 777 hakim ve cumhuriyet savcımız görev yapıyor. Bu büyük teşkilatın imkanlarını geliştirirken, vatandaşlarımızın adalete makul sürede ulaşmasını önceliğimiz olarak görüyoruz. Hızlı bir yargıdan söz ederken kastımız, dosyayı aceleyle kapatmak değildir. Her dosyaya gereken özeni gösterecek, fakat kimsenin hakkına kavuşmak için gereksiz yere beklemesine de razı olmayacağız. diye konuştu.Bir dosya yıllarca bekletildiğinde, yalnızca yargılamanın uzamadığını, bir insanın hayatındaki belirsizliğin de uzadığını, hakkını arayan vatandaş için adaletin sonunda ulaşacağı karardan ibaret olmadığını aktaran Gürlek, söz konusu karara makul sürede ulaşabilmesinin de adaletin gereği olduğunu, bunun için çalışırken adil yargılanma hakkından, hakimlik teminatından ve mahkemelerin bağımsızlığından asla ödün vermeyeceklerini söyledi.Gürlek, bu amaçla, adli yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri adalet komisyonları bünyesinde, mülhakat adliyelerini de kapsayan 204 birimde Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarını faaliyete geçirdiklerini, bu büroların özellikle uzun süren soruşturma ve yargılamalarda gecikmenin idari ve teknik nedenlerini tespit ederek çözüm için gerekli adımları atacaklarını aktardı.Sorunun kaynağını bulacak, çözülebilen bir engeli kaldıracağızBakan Gürlek, Örneğin iş dağılımındaki bir aksaklık, personel ihtiyacı veya teknik bir engel yargılamayı uzatıyorsa bunun tespit edilmesini, ilgili idari birim tarafından giderilmesini sağlayacağız. Gecikmiş dosyaya uzaktan bakıp genel bir açıklamayla yetinmeyeceğiz. Sorunun kaynağını bulacak, çözülebilen bir engeli kaldıracağız. ifadelerini kullandı.Bakan Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü:Burada altını özellikle çizmek isterim, hiçbir idari mekanizma, hakimin vicdani kanaatinin veya cumhuriyet savcısının soruşturma yetkisinin yerine geçemez. Yargılamanın içeriğine ve sonucuna hiçbir şekilde müdahale edilmeyecektir. Mahallinde giderilebilecek idari ve teknik sorunlar yerinde çözülecektir. Yerel imkanları aşan yapısal meseleler ise Bakanlığımızın ve Hakimler ve Savcılar Kurulumuzun ilgili birimlerine iletilerek çözülecektir. Büroların kuruluşuna ve işleyişine ilişkin uygulama birliğini sağlamak için hazırladığımız rehberi de teşkilatımızla ve kamuoyuyla paylaştık.Başsavcılıklara ve Adalet Komisyonu Başkanlıklarına bu süreçte önemli görevler düştüğünü, başsavcılıkların soruşturmalarda, adalet komisyonu başkanlarının ise dava dosyalarında gecikmeye yol açan idari ve teknik nedenleri izleyeceklerini ifade eden Gürlek, gecikmenin nedenlerini ve çözüm yollarını belirleyerek gerekli idari tedbirlerin alınmasına öncülük edeceklerini, hakimler ve cumhuriyet savcılarının da kendi imkanlarıyla aşamadıkları idari ve teknik güçlüklerde bu destekten yararlanacaklarını söyledi.Bakan Gürlek, konuşmasında, Bakanlığımız ve Kurulumuz, kendilerine iletilen yapısal sorunlar için süratle harekete geçecektir. Dosyayı en iyi bilen meslektaşlarımız, birimlerimiz kendi görev alanlarında çözüm üretecektir. Herkes üzerine düşeni zamanında yaptığında, gecikme karşısında çaresiz kalmayacağız. HSK bünyesinde Yargının Etkinliği Bürosunun fiziki imkanlarını ve insan kaynaklarını da güçlendirdik. Böylece sahadan gelen sorunları daha yakından izleyip çözümünü takip edeceğiz. Mahallinde çözülemeyen bir meselenin merkezde cevapsız kalmasına izin vermeyeceğiz. Sahadan gelen her tespiti, alınan tedbirin sonucuna kadar takip edeceğiz. diye konuştu.Vatandaşın gecikmeyle ilgili sesini doğrudan duyabilmek için Alo Adalet 135 hattını da kurduklarını hatırlatan Gürlek, Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünün geliştirdiği yazılım ve merkezde kurulan çağrı merkeziyle, yapay zeka desteğiyle birlikte kurduklarını, sistemin Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde pilot olarak uygulamaya geçtiğini belirtti.Gürlek, ilk etapta 5 yılı aşan davalar ve 3 yılı aşan soruşturmalar için vatandaşların bu hatta başvurabileceklerini, gecikme nedeni hakkında bilgi alabileceklerini, süreci hızlandırabilecek idari tedbirlerin değerlendirilmesini isteyebileceklerini söyledi.Pilot uygulamanın ardından hattı ekim ayında Türkiye genelinde hizmete sunmayı planladıklarını, burada amacın hakime veya cumhuriyet savcısına dosyanın nasıl sonuçlanacağını söylemek olmadığını ifade eden Gürlek, vatandaşın gecikmeye dair başvurusunu alıp idari ya da teknik bir çözüm mümkünse ilgili birimleri harekete geçirmek olduğunu aktardı.Gürlek, bu ayrımı uygulamanın her aşamasında titizlikle koruyacaklarını, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarının Alo Adalet Hattı'nın kurumsal altyapısını da oluşturduğunu, vatandaşla yargı birimleri arasında bilgi akışının sağlanacağını, başvuruların ve gecikme nedenlerinin ilgili birimlere ulaşmasına yardımcı olacağını, vatandaşa bir başvuru kapısı açarken, o kapıdan gelen talebin teşkilat içinde karşılıksız kalmamasını da sağlamış olacaklarını dile getirdi.Bakan Gürlek, şöyle devam etti:İlk aşamada 3 yılı aşan soruşturmalar ile 5 yılı aşan dava dosyalarına odaklandık. Fakat hedefimiz yalnızca yıllanmış dosyaları eritmek olamaz. Asıl hedefimiz, yeni dosyaların da yıllanmasına izin vermeyen, bütün soruşturma ve yargılamaları makul sürede, belirlenen hedef süreler içinde tamamlayan bir işleyiş kurmaktır. Ayrıca UYAP altyapısında yapay zeka teknolojilerinden de etkin yararlanılmasına yönelik çalışmalar, yargı süreçlerinin hızlandırılması ve adalet hizmetlerinde verimliliğin artırılması hedefleri doğrultusunda sürdürülmektedir. Bu kapsamda 'UYAP AI' projesinin faaliyete geçirilmesine ilişkin süreci hızlandırıyoruz. Yargılamaların süresini etkileyen iş yükü ve kadro dağılımını da ele alıyoruz. Son 6 ayda toplam 196 yeni mahkeme kurduk, 284 mahkemeyi faaliyete geçirdik ve 180 ihtisas mahkemesi kurulmasına ilişkin karar aldık. Ayrıca 982 adli yargı ve 52 idari yargı olmak üzere toplamda 1034 hakim ve savcı yardımcısını göreve başlattık. Şimdi bu kapasiteyi ihtiyaç duyulan yerlere yönlendirerek dosya birikimine yol açan dengesizlikleri gidereceğiz.Dosyanın karara bağlanması kadar gerekçeli kararın zamanında yazılmasının da önemli olduğunu dile getiren Gürlek, HSK'nin dönemsel kontrolleri ve gelen ihbarlar üzerine bu alanda iyileştirme gördüklerini, kararların gerekçeleri onaylanmadan terfi değerlendirmesinde esas alınmamasına ilişkin HSK ilke kararıyla, yalnızca yazımdan kaynaklanan gecikmelere karşı da somut adım attıklarını söyledi.Gürlek, duruşmanın bitmesi, vatandaşın bekleyişinin bittiği anlamına gelmediğini, gerekçeli kararın zamanında yazılmadığında vatandaşın hakkına ulaşmasının da geciktiğini, bu nedenle kararın gerekçesini ve zamanında yazılmasını, yargı hizmetinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini söyledi.Öte yandan, uzun süredir bekleyen dosyaların çoğu zaman hacimli ve emek isteyen dosyalar olduğunu, bu dosyalara zaman ayıran meslektaşlarının emeğini görmeleri gerektiğini, gecikmiş dosyaları karara bağlayan hakimlerin lehine, terfide iş yüzdesine ilave puan verilmesini sağlayacak düzenlemeyi planladıklarını belirtti.Önünüze gelen dosya ne kadar hacimli, ne kadar eski olursa olsun üzerine kararlılıkla gidinAkın Gürlek konuşmasında, Buradan hakim ve cumhuriyet savcısı arkadaşlarıma sesleniyorum: Önünüze gelen dosya ne kadar hacimli ne kadar eski olursa olsun, üzerine kararlılıkla gidin. Çünkü her dosyanın ardında adalet bekleyen bir insan vardır. Kendimizi onun yerine koyalım. Çalışmanızı aksatan idari veya teknik bir engelle karşılaştığınızda cumhuriyet başsavcılarımız, adalet komisyonu başkanlarımız, Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları, Hakimler ve Savcılar Kurulumuz ve Bakanlığımız her zaman sizin yanınızda olacaktır. Hiçbir meslektaşımızı bu güçlüklerle baş başa bırakmayacağız. dedi.Soruşturmalardaki iş yükünü dengelemek için HSK Birinci Dairesinin bu hafta aldığı kararla, cumhuriyet başsavcı vekilleri ve asliye ceza merkezlerinde cumhuriyet başsavcılarının soruşturma dosyalarından belirli oranda iş üstlenmesini düzenleyen taslak metnin Genel Kurul gündemine alınmasına karar verildiği yönünde adım attıklarını aktaran Gürlek, böylece hem tecrübelerinden daha fazla yararlanacaklarını hem de dosyaların sonuçlanmasına katkı sağlayacaklarını aktardı.Gürlek, yargı mensuplarının çalışma hayatını doğrudan ilgilendiren atama sistemini de daha öngörülebilir hale getirdiklerini, HSK Genel Kurulunun kararıyla, yer değiştirme suretiyle atamalarda hizmet puanını temel ölçüt olarak kabul ettiğini, görev yapılan mahallin katsayısı ve fiili hizmet süresi üzerinden hesaplanacak puan, meslektaşları tarafından önceden görülebileceğini, terfi, teftiş ve disiplin durumlarının puana nasıl yansıyacağına ilişkin esasları da ayrıca belirleyeceklerini kaydetti.Kararda öngörülen istisnalar saklı kalmak üzere, bu sistemi 2027 yılı Ana Yaz Kararnamesi'yle uygulamaya geçireceklerini, atama ölçütlerinin önceden bilinmesinin meslektaşlarının çalışma huzuruna ve teşkilata duyduğu güvene katkı sağlayacağını belirten Gürlek, Bütün bu adımları bir hedef için atıyoruz, vatandaşımızın hakkına adil bir yargılama sonunda ve makul sürede ulaşılabilen bir yargı için. Yargıya duyulan güven, açıkladığımız tedbirlerin adliyelerimizde nasıl hayata geçirildiğiyle güçlenecektir. Bu nedenle bugün sizlerin tecrübesine, tespitlerine ve açık sözlü önerilerine ihtiyaç duyuyoruz. dedi.Milletimizin ekonomik haklarına göz diken çıkar odaklarının hileli yöntemlerle ortaya koyduğu usulsüzlükleri tespit etmek ve hukuku süratli bir şekilde işletmek için ciddi görevlerimiz varBakan Gürlek, İstanbul'un dosya sayısı ve uyuşmazlıkların çeşitliliği bakımından bu çalışmaların sonuçlarını görmek için önemli bir uygulama alanı olduğunu, bugün yapılacak oturumlarda etkinlik bürolarının işleyişini, geciken dosyaların durumunu ve karşılaştıkları güçlükleri açıkça konuşmalarını istediğini söyledi.Burada dile getirilen hiçbir somut sorunu yalnızca toplantı notlarında bırakmak istemediğini, tespitleri alacakları yeni kararları, sahadaki uygulamaya yansıtacaklarını dile getiren Gürlek, şöyle devam etti:Şunu unutmayalım, Türkiye, adalet alanında yoğun ve çok yönlü bir gündemden geçiyor. Üzerimizde büyük sorumluluk bulunuyor, vatandaşlarımızın bizden beklentileri de her geçen gün artıyor. Suç örgütlerinin aktif yapı stokundan faili meçhul ve uzun süredir çözülemeyen dosyalara kadar önümüzde geniş bir mücadele alanı bulunuyor. Bunun yanında, son günlerde de şahit olduğumuz üzere, milletimizin ekonomik haklarına göz diken çıkar odaklarının hileli yöntemlerle ortaya koyduğu usulsüzlükleri tespit etmek ve hukuku süratli bir şekilde işletmek için ciddi görevlerimiz var.HSK'nin de süreç boyunca yargı işleyişini pürdikkat takip etmesi, aksayan her noktayı zamanında tespit etmesi ve gerektiğinde ve etkili hamleler yapmasının şart olduğunu ifade eden Gürlek, Bizim derdimiz, vatandaşlarımızın yargıya güvenle başvurabildiği güçlü ve sağlam bir adalet düzenini korumaktır. Adalet hızlı ve güvenilir olduğu sürece Türkiye güçlü ve huzurlu olur. ifadelerini kullandı.Bakan Gürlek konuşmasını şöyle tamamladı:Bugün burada toplantımızın asıl amacı HSK kurulumuz burada, üyelerimiz, başkanvekillerimiz, daire başkanlarımız burada. Hep birlikte yargının sorunları varsa bunları dile getirmek. Burada HSK üyelerimizle ayrı ayrı oturumlar yapacak, sizin notlarınızı alacak, hep birlikte bir aksaklık varsa işlenen bir yön varsa, bu konuda HSK olarak ve Bakanlık olarak biz her zaman sizin yanınızdayız. İdari olarak yapılması gereken işler konusunda sizin yanınızdayız. HSK Başkanvekilimiz, daire başkanımız, kıymetli üyelerimiz, hepimiz bunun için geldik. Sizlerden gelecek öneriler çok önemli. Biliyorsunuz yeni yargı paketimiz var, bazı şeyleri kanunla çözebiliyoruz, bazı şeyleri de HSK uygulamasıyla çözebiliyoruz. Biz enerjimizi tamamen yargının hızlanması için, meslektaşlarımızın sorunlarının çözülmesi için verimli bir şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Sizlerden de bu konularda çekimser olmamanızı, önerileriniz, görüşleriniz varsa burada katkı sağlamanızı temenni ediyorum.Törene, Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, HSK Başkanvekili ve 2. Daire Başkanı Fuzuli Aydoğdu, HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, HSK Genel Sekreteri Ahmet Uğuz, HSK üyeleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, diğer adliyelerin başsavcıları ve adalet komisyonu başkanları katıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/bakan-gurlek-hsk-nin-yarginin-etkinligi-izleme-ve-degerlendirme-toplantisinda-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Nijerya'da gözaltında ölen 37 kişinin yakınlarından kötü muamele iddiası</title>
      <link>https://www.canligaste.com/nijerya-da-gozaltinda-olen-37-kisinin-yakinlarindan-kotu-muamele-iddiasi/915978/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/nijerya-da-gozaltinda-olen-37-kisinin-yakinlarindan-kotu-muamele-iddiasi/915978/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:58:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Abuja / Nijerya'nın Niger eyaletinde yasa dışı madencilik yaptıkları şüphesiyle gözaltına alınan ve 18 Eylül'de nezarette hayatını kaybeden 37 kişinin yakınları, güvenlik görevlilerinin şüphelilere kötü muamelede bulunduğunu iddia etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Abuja Haberleri : Nijerya'nın Niger eyaletinde yasa dışı madencilik yaptıkları şüphesiyle gözaltına alınan ve 18 Eylül'de nezarette hayatını kaybeden 37 kişinin yakınları, güvenlik görevlilerinin şüphelilere kötü muamelede bulunduğunu iddia etti. Niger eyaletinin başkenti Minna'da Nijerya Güvenlik ve Sivil Savunma Birliğinin (NSCDC) tesisinde tutulan 67 kişiden 37'sinin hayatını kaybetmesi üzerine soruşturma başlatıldı.Nijer Valisi Umar Bago, yaptığı açıklamada, 37 kişinin tek bir hücrede tutulmaları nedeniyle havasızlıktan ölmüş olabileceklerini belirtti.Hayatını kaybedenlerin yakınları ise AA muhabirine yaptıkları açıklamalarda, gözaltındaki aile üyelerinin fiziksel şiddete maruz kaldığını iddia etti.Ölen Usman Whalid'in babası Saba Usman, Oğlumun vücudundaki yaraları gösteren fotoğraf ve videolar elimde. Gördüklerime dayanarak gözaltında işkence sonucu öldürüldüğüne inanıyorum. dedi.Hayatını kaybedenlerden Lawan Mohammed'in babası da oğlunun gözaltında ciddi fiziksel yaralar aldığını belirterek hükümetten adaletin sağlanmasını istedi.Mohammed, oğluna kahvaltı götürmek için ertesi gün tesise gittiğinde oğlunun başının şişmiş olduğunu ve vücudunda başka ciddi yaralar bulunduğunu ifade etti.Hükümet kapsamlı soruşturma başlattıNijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu, olayla ilgili kapsamlı ve şeffaf soruşturma yürütülmesi talimatı verdi.Tinubu, yasa dışı madencilikle suçlanan kişilerin devlet gözetiminde bulundukları süre boyunca yaşam, insan onuru ve insani muamele görme haklarının bulunduğunu belirtti.Olayla bağlantılı NSCDC yetkilileri görevden uzaklaştırılırken ölümlerin nedenlerini araştırmak üzere hukuk, güvenlik, madencilik ve sağlık sektörlerinden uzmanların yer aldığı 10 kişilik komite oluşturuldu.İçişleri Bakanı Olubunmi Tunji-Ojo, soruşturma kapsamında delilleri yok etmeye veya gizlemeye çalışan, tanıkları tehdit eden ya da soruşturmayı engelleyen kişilerin gerekli yaptırımlarla karşılaşacağını söyledi.Nijerya Barolar Birliği Başkanı Oyinkansola Badejo-Okusanya da devlet gözetimindeki 37 kişinin hayatını kaybetmesini son derece ciddi bir mesele olarak nitelendirdi.Öte yandan hükümet, yasa dışı madencilik yaptığı tespit edilen kişilerin kanunları ihlal etmeleri halinde sorumlu tutulması gerektiğini belirtiyor.Olay, Nijerya'daki gözaltı merkezlerinin koşulları ve devlet gözetimindeki şüphelilere yönelik muamele konusunda tartışmaları yeniden gündeme getirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Abuja Haberleri : Nijerya'nın Niger eyaletinde yasa dışı madencilik yaptıkları şüphesiyle gözaltına alınan ve 18 Eylül'de nezarette hayatını kaybeden 37 kişinin yakınları, güvenlik görevlilerinin şüphelilere kötü muamelede bulunduğunu iddia etti. Niger eyaletinin başkenti Minna'da Nijerya Güvenlik ve Sivil Savunma Birliğinin (NSCDC) tesisinde tutulan 67 kişiden 37'sinin hayatını kaybetmesi üzerine soruşturma başlatıldı.Nijer Valisi Umar Bago, yaptığı açıklamada, 37 kişinin tek bir hücrede tutulmaları nedeniyle havasızlıktan ölmüş olabileceklerini belirtti.Hayatını kaybedenlerin yakınları ise AA muhabirine yaptıkları açıklamalarda, gözaltındaki aile üyelerinin fiziksel şiddete maruz kaldığını iddia etti.Ölen Usman Whalid'in babası Saba Usman, Oğlumun vücudundaki yaraları gösteren fotoğraf ve videolar elimde. Gördüklerime dayanarak gözaltında işkence sonucu öldürüldüğüne inanıyorum. dedi.Hayatını kaybedenlerden Lawan Mohammed'in babası da oğlunun gözaltında ciddi fiziksel yaralar aldığını belirterek hükümetten adaletin sağlanmasını istedi.Mohammed, oğluna kahvaltı götürmek için ertesi gün tesise gittiğinde oğlunun başının şişmiş olduğunu ve vücudunda başka ciddi yaralar bulunduğunu ifade etti.Hükümet kapsamlı soruşturma başlattıNijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu, olayla ilgili kapsamlı ve şeffaf soruşturma yürütülmesi talimatı verdi.Tinubu, yasa dışı madencilikle suçlanan kişilerin devlet gözetiminde bulundukları süre boyunca yaşam, insan onuru ve insani muamele görme haklarının bulunduğunu belirtti.Olayla bağlantılı NSCDC yetkilileri görevden uzaklaştırılırken ölümlerin nedenlerini araştırmak üzere hukuk, güvenlik, madencilik ve sağlık sektörlerinden uzmanların yer aldığı 10 kişilik komite oluşturuldu.İçişleri Bakanı Olubunmi Tunji-Ojo, soruşturma kapsamında delilleri yok etmeye veya gizlemeye çalışan, tanıkları tehdit eden ya da soruşturmayı engelleyen kişilerin gerekli yaptırımlarla karşılaşacağını söyledi.Nijerya Barolar Birliği Başkanı Oyinkansola Badejo-Okusanya da devlet gözetimindeki 37 kişinin hayatını kaybetmesini son derece ciddi bir mesele olarak nitelendirdi.Öte yandan hükümet, yasa dışı madencilik yaptığı tespit edilen kişilerin kanunları ihlal etmeleri halinde sorumlu tutulması gerektiğini belirtiyor.Olay, Nijerya'daki gözaltı merkezlerinin koşulları ve devlet gözetimindeki şüphelilere yönelik muamele konusunda tartışmaları yeniden gündeme getirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/nijerya-da-gozaltinda-olen-37-kisinin-yakinlarindan-kotu-muamele-iddiasi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ASELSAN'ın derinlerdeki milli gözü DERİNGÖZ, Fırat Nehri'nde keşif yaptı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aselsan-in-derinlerdeki-milli-gozu-deringoz-firat-nehri-nde-kesif-yapti/915977/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aselsan-in-derinlerdeki-milli-gozu-deringoz-firat-nehri-nde-kesif-yapti/915977/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:58:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / ASELSAN tarafından geliştirilen DERİNGÖZ Otonom Sualtı Aracı, Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde, Fırat Nehri'nde keşif ve gözetleme görevinde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : ASELSAN tarafından geliştirilen DERİNGÖZ Otonom Sualtı Aracı, Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde, Fırat Nehri'nde keşif ve gözetleme görevinde bulundu.Kadim toprakların can suyu olarak nitelendirilen Fırat Nehri'nde görevlendirilen DERİNGÖZ, bölgenin sular altında kalan tarihi ve doğal dokusunu inceledi.Nehrin derinliklerine uzanan keşif görevinde, Halfeti'nin tarihi hafızasına ve doğal yapısına DERİNGÖZ'ün kamerası ve sensörleri üzerinden tanıklık edildi. Araç, sular altında kalan eski yerleşim izlerini ve bölgenin su altı topografyasını tarayarak görüntüledi.ASELSAN'ın sosyal medya hesabından keşif faaliyetine ilişkin video paylaşıldı. Operatör kontrolünde su altında ve su üstünde ilerleyen araca ait görüntülerin yer aldığı paylaşımda, ASELSAN DERİNGÖZ, kadim toprakların can suyu Fırat'ta, Halfeti'yi keşfediyor. Şanlıurfa Halfeti’nin eşsiz güzelliklerine ve suyun altında kalan izlere DERİNGÖZ Otonom Sualtı Aracı ile tanıklık ettik. ifadelerine yer verildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : ASELSAN tarafından geliştirilen DERİNGÖZ Otonom Sualtı Aracı, Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde, Fırat Nehri'nde keşif ve gözetleme görevinde bulundu.Kadim toprakların can suyu olarak nitelendirilen Fırat Nehri'nde görevlendirilen DERİNGÖZ, bölgenin sular altında kalan tarihi ve doğal dokusunu inceledi.Nehrin derinliklerine uzanan keşif görevinde, Halfeti'nin tarihi hafızasına ve doğal yapısına DERİNGÖZ'ün kamerası ve sensörleri üzerinden tanıklık edildi. Araç, sular altında kalan eski yerleşim izlerini ve bölgenin su altı topografyasını tarayarak görüntüledi.ASELSAN'ın sosyal medya hesabından keşif faaliyetine ilişkin video paylaşıldı. Operatör kontrolünde su altında ve su üstünde ilerleyen araca ait görüntülerin yer aldığı paylaşımda, ASELSAN DERİNGÖZ, kadim toprakların can suyu Fırat'ta, Halfeti'yi keşfediyor. Şanlıurfa Halfeti’nin eşsiz güzelliklerine ve suyun altında kalan izlere DERİNGÖZ Otonom Sualtı Aracı ile tanıklık ettik. ifadelerine yer verildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/aselsan-in-derinlerdeki-milli-gozu-deringoz-firat-nehri-nde-kesif-yapti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Karaman'da evlerinde ölü bulunan çiftin cenazeleri defnedildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/karaman-da-evlerinde-olu-bulunan-ciftin-cenazeleri-defnedildi/915976/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/karaman-da-evlerinde-olu-bulunan-ciftin-cenazeleri-defnedildi/915976/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:58:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Karaman / Karaman'da evlerinde ölü bulunan karı kocanın cenazeleri toprağa verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Karaman Haberleri : Karaman'da evlerinde ölü bulunan karı kocanın cenazeleri toprağa verildi. Ankara Adli Tıp Kurumunda yapılan otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edilen çiftin cenazeleri, Karaman'a getirildi.Fatma Özcan'ın cenazesi, Ahmet Yesevi Camisi'nde cuma namazının ardından kılınan cenaze namazına müteakip Hamidiye Mahallesi'ndeki Şehir Mezarlığı'nda defnedildi.Namık Özcan'ın cenazesi ise merkeze bağlı Akçaşehir beldesinde toprağa verildi.Olay23 Eylül'de Zembilli Ali Efendi Mahallesi 762. Sokak'taki 11 katlı apartmanın 3. katında oturan Namık Özcan (53) ve Fatma Özcan (45) evlerinde ölü bulunmuştu.Çiftin cesetlerinin bulunduğu dairede, Siyanür var, girmeyin yazılı kağıt ve bir miktar kimyasal madde bulunduğu öğrenilmişti.AFAD ekiplerince dairede inceleme yapılmış, çiftin cenazeleri otopsi için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Karaman Haberleri : Karaman'da evlerinde ölü bulunan karı kocanın cenazeleri toprağa verildi. Ankara Adli Tıp Kurumunda yapılan otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edilen çiftin cenazeleri, Karaman'a getirildi.Fatma Özcan'ın cenazesi, Ahmet Yesevi Camisi'nde cuma namazının ardından kılınan cenaze namazına müteakip Hamidiye Mahallesi'ndeki Şehir Mezarlığı'nda defnedildi.Namık Özcan'ın cenazesi ise merkeze bağlı Akçaşehir beldesinde toprağa verildi.Olay23 Eylül'de Zembilli Ali Efendi Mahallesi 762. Sokak'taki 11 katlı apartmanın 3. katında oturan Namık Özcan (53) ve Fatma Özcan (45) evlerinde ölü bulunmuştu.Çiftin cesetlerinin bulunduğu dairede, Siyanür var, girmeyin yazılı kağıt ve bir miktar kimyasal madde bulunduğu öğrenilmişti.AFAD ekiplerince dairede inceleme yapılmış, çiftin cenazeleri otopsi için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/karaman-da-evlerinde-olu-bulunan-ciftin-cenazeleri-defnedildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Vefa Buluşması projesi kapsamında şehit aileleri Trabzon'u gezdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/vefa-bulusmasi-projesi-kapsaminda-sehit-aileleri-trabzon-u-gezdi/915974/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/vefa-bulusmasi-projesi-kapsaminda-sehit-aileleri-trabzon-u-gezdi/915974/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:56:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas / İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün destekleriyle, Sivas Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından yürütülen Vefa Buluşması projesi kapsamında, Sivas'taki şehit aileleri Trabzon'u gezdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri : İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün destekleriyle, Sivas Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından yürütülen Vefa Buluşması projesi kapsamında, Sivas'taki şehit aileleri Trabzon'u gezdi.Dernek Başkanı Fatih Deveci, yaptığı yazılı açıklamada, aziz şehitlerin kıymetli emanetleri olan anneleri ve eşlerine yalnız olmadıklarını hissettirmek, aralarındaki gönül bağlarını güçlendirmek, birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirmek ve hayatın her alanında yanlarında olduklarını göstermek için bu geziyi tertip etiklerini belirtti.Deveci, bunun sadece bir gezi olmadığnı, aynı acıyı ve aynı gururu paylaşan şehit ailelerini bir araya getirmek olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:Aziz şehitlerimizin bizlere emaneti olan kıymetli annelerimiz ve eşlerimizle büyük bir aileyiz. Bizim için önemli olan sadece birlikte yolculuk etmek değil, ailelerimizin yanında olduğumuzu hissettirmek, gönüllerine dokunmak ve aramızdaki kardeşlik bağını daha da güçlendirmektir. Şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak, iyi günlerinde de zor günlerinde de yanlarında olmak en önemli sorumluluğumuzdur. Başta projemize sağladıkları desteklerden dolayı İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğümüze, AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler'e, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek'e ve Sivas Belediye Başkanımız Adem Uzun'a şehit ailelerimiz ve derneğimiz adına teşekkür ediyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri : İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün destekleriyle, Sivas Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından yürütülen Vefa Buluşması projesi kapsamında, Sivas'taki şehit aileleri Trabzon'u gezdi.Dernek Başkanı Fatih Deveci, yaptığı yazılı açıklamada, aziz şehitlerin kıymetli emanetleri olan anneleri ve eşlerine yalnız olmadıklarını hissettirmek, aralarındaki gönül bağlarını güçlendirmek, birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirmek ve hayatın her alanında yanlarında olduklarını göstermek için bu geziyi tertip etiklerini belirtti.Deveci, bunun sadece bir gezi olmadığnı, aynı acıyı ve aynı gururu paylaşan şehit ailelerini bir araya getirmek olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:Aziz şehitlerimizin bizlere emaneti olan kıymetli annelerimiz ve eşlerimizle büyük bir aileyiz. Bizim için önemli olan sadece birlikte yolculuk etmek değil, ailelerimizin yanında olduğumuzu hissettirmek, gönüllerine dokunmak ve aramızdaki kardeşlik bağını daha da güçlendirmektir. Şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak, iyi günlerinde de zor günlerinde de yanlarında olmak en önemli sorumluluğumuzdur. Başta projemize sağladıkları desteklerden dolayı İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğümüze, AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler'e, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek'e ve Sivas Belediye Başkanımız Adem Uzun'a şehit ailelerimiz ve derneğimiz adına teşekkür ediyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/vefa-bulusmasi-projesi-kapsaminda-sehit-aileleri-trabzon-u-gezdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İçişleri Bakanlığı'nda DOLUNAY Projesi'ne ilişkin çalışma toplantısı düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/icisleri-bakanligi-nda-dolunay-projesi-ne-iliskin-calisma-toplantisi-duzenlendi/915971/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/icisleri-bakanligi-nda-dolunay-projesi-ne-iliskin-calisma-toplantisi-duzenlendi/915971/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:51:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Bakan Mustafa Çiftçi: - DOLUNAY sayesinde siber dolandırıcılık vakalarına karşı yapay zeka destekli analiz, hızlı adli süreç ve kurumlar arası güçlü koordinasyon sağlayacağız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Dolandırıcılıkla Mücadele Merkezi (DOLUNAY) Projesi'ne ilişkin Bakanlık'ta çalışma toplantısı düzenlendiğini bildirdi.Bakan Çiftçi, NSosyal hesabından Dolandırıcılar için çember daralıyor başlığıyla toplantıya ilişkin açıklamada bulundu.Çiftçi, DOLUNAY sayesinde siber dolandırıcılık vakalarına karşı yapay zeka destekli analiz, hızlı adli süreç ve kurumlar arası güçlü koordinasyon sağlayacağız. ifadesini kullandı.İhbarlara dakikalar içinde müdahale edileceğini, suçluların para trafiği ve dijital izlerinin anlık olarak takip edilip vatandaşların mağduriyetinin büyümeden önleneceğini bildiren Çiftçi, şunları kaydetti:Devletimizin tüm imkanlarını milletimizin huzuru ve güvenliği için seferber ediyoruz. Milletimizin iyi niyetini suistimal ederek alın terinin karşılığını, emeğini ve helal rızkını çalanlar şunu çok iyi bilsinler: Peşinizdeyiz, hangi deliğe saklanırsanız saklanın, tüm izlerinizi adım adım takip edip sizi mutlaka yakalayacak ve adalete teslim edeceğiz. Hiçbir suç cezasız kalmayacak. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı hedefimiz doğrultusunda halkımızın huzuru, güvenliği ve esenliği için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Dolandırıcılıkla Mücadele Merkezi (DOLUNAY) Projesi'ne ilişkin Bakanlık'ta çalışma toplantısı düzenlendiğini bildirdi.Bakan Çiftçi, NSosyal hesabından Dolandırıcılar için çember daralıyor başlığıyla toplantıya ilişkin açıklamada bulundu.Çiftçi, DOLUNAY sayesinde siber dolandırıcılık vakalarına karşı yapay zeka destekli analiz, hızlı adli süreç ve kurumlar arası güçlü koordinasyon sağlayacağız. ifadesini kullandı.İhbarlara dakikalar içinde müdahale edileceğini, suçluların para trafiği ve dijital izlerinin anlık olarak takip edilip vatandaşların mağduriyetinin büyümeden önleneceğini bildiren Çiftçi, şunları kaydetti:Devletimizin tüm imkanlarını milletimizin huzuru ve güvenliği için seferber ediyoruz. Milletimizin iyi niyetini suistimal ederek alın terinin karşılığını, emeğini ve helal rızkını çalanlar şunu çok iyi bilsinler: Peşinizdeyiz, hangi deliğe saklanırsanız saklanın, tüm izlerinizi adım adım takip edip sizi mutlaka yakalayacak ve adalete teslim edeceğiz. Hiçbir suç cezasız kalmayacak. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı hedefimiz doğrultusunda halkımızın huzuru, güvenliği ve esenliği için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/icisleri-bakanligi-nda-dolunay-projesi-ne-iliskin-calisma-toplantisi-duzenlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>KKTC Başbakanı Üstel, Girne açıklarındaki gemi kazasındaki kayıpların aileleriyle bir araya geldi:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kktc-basbakani-ustel-girne-aciklarindaki-gemi-kazasindaki-kayiplarin-aileleriyle-bir-araya-geldi/915970/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kktc-basbakani-ustel-girne-aciklarindaki-gemi-kazasindaki-kayiplarin-aileleriyle-bir-araya-geldi/915970/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:48:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Gemide ulaşılmamış bir alan kalmadı. Yapılan kapsamlı aramalarda geminin içinde başka bir naaşa rastlanmadı - Facianın yaşanmasında ihmali veya kusuru olduğu tespit edilen kim varsa yasalar önünde gerekli cezaya çarptırılması için tüm süreçlerin takipçisi olacağız. Kim olursa olsun, adalet önünde hesabını verecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarındaki gemi kazasına ilişkin kayıp vatandaşların aileleri ile bir araya gelip, arama çalışmalarında gelinen son aşama hakkında bilgi verirken, Facianın yaşanmasında ihmali veya kusuru olduğu tespit edilen kim varsa, yasalar önünde gerekli cezaya çarptırılması için tüm süreçlerin takipçisi olacağız. Kim olursa olsun, adalet önünde hesabını verecek. ifadesini kullandı. KKTC Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Üstel, Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının ardından yürütülen arama çalışmalarında gelinen son aşamaya ilişkin kayıp vatandaşların aileleriyle bir araya geldi.Toplantıda, arama çalışmalarında elde edilen görüntüler ailelerle paylaşılırken geminin içerisinde yürütülen tarama ve teknik çalışmalar ayrıntılı şekilde aktarıldı.Gemide ulaşılmamış bir alan kalmadıÜstel, burada yaptığı konuşmada, kazanın ilk anından itibaren KKTC devletinin kayıplara ulaşmak için elindeki tüm imkanları seferber ettiğini belirterek Gemide ulaşılmamış bir alan kalmadı. Yapılan kapsamlı aramalarda geminin içinde başka bir naaşa rastlanmadı. ifadesini kullandı.Geçen hafta ulaşılan naaşa da son derece zor şartlarda ulaşıldığını belirten Üstel, Ancak aramalarımız sona ermiş değildir. Denizaltında ve su yüzeyinde bulunabilecek naaşlara ulaşmak için havada, karada ve denizde çalışmalarımız devam ediyor. dedi.Üstel, facianın sorumlularından hesap sorulacağını söylediBugün bulunan VDR’nin (Seyir Veri Kaydedicisi) polise teslim edildiğini ve gerekli incelemenin ilgili makamlarca yürütüleceğini aktaran Üstel, dünyadaki arama kurtarma çalışmalarında kullanılan imkanları seferber ettiklerinin altını çizdi.Üstel, ailelerin endişesini yürekten paylaştığını belirterek, tüm imkanlarıyla kayıplara ulaşmak için çalışmaları sürdüreceklerini vurguladı.Hukuki süreçleri de yakından takip ettiklerini söyleyen Üstel, Facianın yaşanmasında ihmali veya kusuru olduğu tespit edilen kim varsa, yasalar önünde gerekli cezaya çarptırılması için tüm süreçlerin takipçisi olacağız. Kim olursa olsun, adalet önünde hesabını verecek. diye konuştu.Girne&#039;de batan gemiKKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan Filo Jet isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos Pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamış, Girne Limanı'na dönmeye çalıştığı sırada batmıştı.Toplam 267 yolcu ve mürettebatın bulunduğu geminin batmasının ardından 239 kişi kurtarılmıştı. Girne açıklarında 554 metre derinlikte enkazı bulunan gemideki 15 yolcu hayatını kaybetti, kayıp 13 kişinin bulunması için de çalışmalar devam ediyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarındaki gemi kazasına ilişkin kayıp vatandaşların aileleri ile bir araya gelip, arama çalışmalarında gelinen son aşama hakkında bilgi verirken, Facianın yaşanmasında ihmali veya kusuru olduğu tespit edilen kim varsa, yasalar önünde gerekli cezaya çarptırılması için tüm süreçlerin takipçisi olacağız. Kim olursa olsun, adalet önünde hesabını verecek. ifadesini kullandı. KKTC Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Üstel, Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasının ardından yürütülen arama çalışmalarında gelinen son aşamaya ilişkin kayıp vatandaşların aileleriyle bir araya geldi.Toplantıda, arama çalışmalarında elde edilen görüntüler ailelerle paylaşılırken geminin içerisinde yürütülen tarama ve teknik çalışmalar ayrıntılı şekilde aktarıldı.Gemide ulaşılmamış bir alan kalmadıÜstel, burada yaptığı konuşmada, kazanın ilk anından itibaren KKTC devletinin kayıplara ulaşmak için elindeki tüm imkanları seferber ettiğini belirterek Gemide ulaşılmamış bir alan kalmadı. Yapılan kapsamlı aramalarda geminin içinde başka bir naaşa rastlanmadı. ifadesini kullandı.Geçen hafta ulaşılan naaşa da son derece zor şartlarda ulaşıldığını belirten Üstel, Ancak aramalarımız sona ermiş değildir. Denizaltında ve su yüzeyinde bulunabilecek naaşlara ulaşmak için havada, karada ve denizde çalışmalarımız devam ediyor. dedi.Üstel, facianın sorumlularından hesap sorulacağını söylediBugün bulunan VDR’nin (Seyir Veri Kaydedicisi) polise teslim edildiğini ve gerekli incelemenin ilgili makamlarca yürütüleceğini aktaran Üstel, dünyadaki arama kurtarma çalışmalarında kullanılan imkanları seferber ettiklerinin altını çizdi.Üstel, ailelerin endişesini yürekten paylaştığını belirterek, tüm imkanlarıyla kayıplara ulaşmak için çalışmaları sürdüreceklerini vurguladı.Hukuki süreçleri de yakından takip ettiklerini söyleyen Üstel, Facianın yaşanmasında ihmali veya kusuru olduğu tespit edilen kim varsa, yasalar önünde gerekli cezaya çarptırılması için tüm süreçlerin takipçisi olacağız. Kim olursa olsun, adalet önünde hesabını verecek. diye konuştu.Girne&#039;de batan gemiKKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan Filo Jet isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos Pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamış, Girne Limanı'na dönmeye çalıştığı sırada batmıştı.Toplam 267 yolcu ve mürettebatın bulunduğu geminin batmasının ardından 239 kişi kurtarılmıştı. Girne açıklarında 554 metre derinlikte enkazı bulunan gemideki 15 yolcu hayatını kaybetti, kayıp 13 kişinin bulunması için de çalışmalar devam ediyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/kktc-basbakani-ustel-girne-aciklarindaki-gemi-kazasindaki-kayiplarin-aileleriyle-bir-araya-geldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Gastronomi Turizmi Derneği arasında işbirliği protokolü imzalandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-ile-gastronomi-turizmi-dernegi-arasinda-isbirligi-protokolu-imzalandi/915969/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-ile-gastronomi-turizmi-dernegi-arasinda-isbirligi-protokolu-imzalandi/915969/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:48:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş: - Bu işbirliğiyle kadınların gastronomi alanındaki bilgi ve becerilerini nitelikli üretime dönüştürmelerini, ulusal ve uluslararası pazarlarda kalıcı bir yer edinmelerini hedefliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakanlık ile Gastronomi Turizmi Derneği arasında işbirliği protokolü imzalandığını bildirdi.Göktaş, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:Bugün, Gastronomi Turizmi Derneği ile imzaladığımız işbirliği protokolüyle Aile Destek Merkezlerimiz ve Sosyal Dayanışma Merkezlerimizde gastronomi alanındaki eğitim ve üretim süreçlerini yeni imkanlarla güçlendiriyoruz. Bu işbirliğiyle kadınların gastronomi alanındaki bilgi ve becerilerini nitelikli üretime dönüştürmelerini, ulusal ve uluslararası pazarlarda kalıcı bir yer edinmelerini hedefliyoruz. Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Sayın Gürkan Boztepe başta olmak üzere emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakanlık ile Gastronomi Turizmi Derneği arasında işbirliği protokolü imzalandığını bildirdi.Göktaş, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:Bugün, Gastronomi Turizmi Derneği ile imzaladığımız işbirliği protokolüyle Aile Destek Merkezlerimiz ve Sosyal Dayanışma Merkezlerimizde gastronomi alanındaki eğitim ve üretim süreçlerini yeni imkanlarla güçlendiriyoruz. Bu işbirliğiyle kadınların gastronomi alanındaki bilgi ve becerilerini nitelikli üretime dönüştürmelerini, ulusal ve uluslararası pazarlarda kalıcı bir yer edinmelerini hedefliyoruz. Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Sayın Gürkan Boztepe başta olmak üzere emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-ile-gastronomi-turizmi-dernegi-arasinda-isbirligi-protokolu-imzalandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ren Nehri'ndeki sığlaşma, taşımacılığı durma noktasına getirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ren-nehri-ndeki-siglasma-tasimaciligi-durma-noktasina-getirdi/915967/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ren-nehri-ndeki-siglasma-tasimaciligi-durma-noktasina-getirdi/915967/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:48:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Almanya ekonomisi için önem taşıyan Ren Nehri’ndeki referans su seviyesi yeniden rekor düzeyde gerileyerek taşımacılığı durma noktasına getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Almanya ekonomisi için önem taşıyan Ren Nehri’ndeki referans su seviyesi yeniden rekor düzeyde gerileyerek taşımacılığı durma noktasına getirdi.Almanya Federal Su Yolları ve Gemicilik İdaresi (WSV) tarafından yapılan açıklamada, Koblenz yakınlarında bulunan ve nehir taşımacılığı için stratejik bir darboğaz konumunda olan Kaub Geçidi'ndeki referans su seviyesinin 2 santimetreye kadar düştüğü bildirildi.WSV yetkilileri, ölçülen bu yeni rekor değerin kesin olarak doğrulanması gerektiğini ancak ön verilerin tarihi bir dip seviyeye işaret ettiğini aktardı.1880'lerden bu yana su seviyesi ölçümlerinin yapıldığı Ren Nehri'nde bu ölçümler gemicilik sektörü için referans nokta teşkil ediyor.Nehrin Kaub Geçidi'ndeki gerçek su derinliği ise bu referans göstergeden 1 metreden daha fazla bir derinliğe sahip ancak tonlarca yük taşıyan ticari gemilerin nehir tabanına çarpmadan ilerleyebilmesi için bu derinlik yetersiz kalıyor.Tedarik zinciri kırıldı, sanayi üretimi yavaşladıAlman basınındaki haberlere göre, Avrupa genelinde aylardır etkili olan şiddetli kuraklık ve aşırı sıcaklar nedeniyle Ren Nehri taşımacılık faaliyetleri açısından esasen ikiye bölünmüş durumda.Nehrin orta kesiminde yer alan Kaub yakınlarındaki sığlaşma nedeniyle büyük nehir gemileri bu bölgeden geçemiyor. Bu durum taşımacılıkta verimsizliğe ve tedarik zinciri sorunlarına yol açıyor.Ekonomistler, nehirdeki lojistik tıkanıklığın Alman ekonomisini doğrudan yavaşlattığına ve temmuz ayında sanayi üretiminde yaşanan aylık yüzde 1,1'lik düşüşte büyük paya sahip olduğuna dikkati çekiyor.Avrupa'nın en önemli ticari su yollarından biri olan Ren Nehri, tahıl, mineraller, cevherler, kömür ve benzin dahil olmak üzere petrol ürünlerinin taşınmasında kritik rol oynuyor.Su seviyesindeki aşırı düşüş, nakliyecileri yük gemilerini sadece kısmen doldurmaya zorluyor. Bu durum navlun maliyetlerini hızla artırırken piyasada ham madde tedariki sıkıntılarına da yol açıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Almanya ekonomisi için önem taşıyan Ren Nehri’ndeki referans su seviyesi yeniden rekor düzeyde gerileyerek taşımacılığı durma noktasına getirdi.Almanya Federal Su Yolları ve Gemicilik İdaresi (WSV) tarafından yapılan açıklamada, Koblenz yakınlarında bulunan ve nehir taşımacılığı için stratejik bir darboğaz konumunda olan Kaub Geçidi'ndeki referans su seviyesinin 2 santimetreye kadar düştüğü bildirildi.WSV yetkilileri, ölçülen bu yeni rekor değerin kesin olarak doğrulanması gerektiğini ancak ön verilerin tarihi bir dip seviyeye işaret ettiğini aktardı.1880'lerden bu yana su seviyesi ölçümlerinin yapıldığı Ren Nehri'nde bu ölçümler gemicilik sektörü için referans nokta teşkil ediyor.Nehrin Kaub Geçidi'ndeki gerçek su derinliği ise bu referans göstergeden 1 metreden daha fazla bir derinliğe sahip ancak tonlarca yük taşıyan ticari gemilerin nehir tabanına çarpmadan ilerleyebilmesi için bu derinlik yetersiz kalıyor.Tedarik zinciri kırıldı, sanayi üretimi yavaşladıAlman basınındaki haberlere göre, Avrupa genelinde aylardır etkili olan şiddetli kuraklık ve aşırı sıcaklar nedeniyle Ren Nehri taşımacılık faaliyetleri açısından esasen ikiye bölünmüş durumda.Nehrin orta kesiminde yer alan Kaub yakınlarındaki sığlaşma nedeniyle büyük nehir gemileri bu bölgeden geçemiyor. Bu durum taşımacılıkta verimsizliğe ve tedarik zinciri sorunlarına yol açıyor.Ekonomistler, nehirdeki lojistik tıkanıklığın Alman ekonomisini doğrudan yavaşlattığına ve temmuz ayında sanayi üretiminde yaşanan aylık yüzde 1,1'lik düşüşte büyük paya sahip olduğuna dikkati çekiyor.Avrupa'nın en önemli ticari su yollarından biri olan Ren Nehri, tahıl, mineraller, cevherler, kömür ve benzin dahil olmak üzere petrol ürünlerinin taşınmasında kritik rol oynuyor.Su seviyesindeki aşırı düşüş, nakliyecileri yük gemilerini sadece kısmen doldurmaya zorluyor. Bu durum navlun maliyetlerini hızla artırırken piyasada ham madde tedariki sıkıntılarına da yol açıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Galatasaray Kulübü ile 1905 GSYİAD arasında sponsorluk anlaşması yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/galatasaray-kulubu-ile-1905-gsyiad-arasinda-sponsorluk-anlasmasi-yapildi/915966/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/galatasaray-kulubu-ile-1905-gsyiad-arasinda-sponsorluk-anlasmasi-yapildi/915966/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:43:39 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Yapılan anlaşma kapsamında Galatasaray Daikin Kadın Voleybol Takımı'nın forma sırt sponsorluğunu 1905 GSYİAD üstlendi - Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek: - Hedefimiz sadece futbolda değil, mücadele ettiğimiz bütün branşlarda en üst seviyede rekabet etmek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Galatasaray Kulübü ile 1905 Galatasaraylı Yönetici ve İş İnsanları Derneği (1905 GSYİAD) arasında sponsorluk anlaşması yapıldı.Anlaşmaya göre Galatasaray Daikin Kadın Voleybol Takımı'nın forma sırt sponsorluğunu 1905 GSYİAD üstlendi.RAMS Park'taki törene Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, sarı-kırmızılı kulübün başkan yardımcısı Mehmet Cibara ve 1905 GSYİAD Başkanı Murat Sancaktar katıldı.Dursun Özbek, kurulduğu günden bu yana GSYİAD'ın Galatasaray'a çok önemli katkılar yaptığını aktararak, GSYİAD, çok önemli bir kuruluş. Daha önce erkek voleybol takımına sponsor olmuşlardı. Galatasaray'a olan bağlılıklarını bir kez daha gösteriyorlar. Hedefimiz sadece futbolda değil, mücadele ettiğimiz bütün branşlarda en üst seviyede rekabet etmek. Uluslararası alanda ülkemizi en iyi şekilde temsil eden bir takım olmak istiyoruz. Galatasaray'ın hak ettiği başarılara ulaşması için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Sürdürülebilir bir mali yapıya ve mükemmel tesislere sahip olmak gerekiyor. Amatör branşlara olan sponsorluk desteklerini önemsiyoruz. Galatasaray'ın en büyük gücü, her zaman camiası olmuştur. GSYİAD'ın verdiği desteğin artarak devam etmesini istiyoruz. Bu destek, Galatasaray Daikin Kadın Voleybol Takımı'nın başarılarına önemli katkı sağlayacaktır. ifadelerini kullandı.Cibara: GSYİAD, bizim için sadece bir sponsor değil.Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Mehmet Cibara ise eskiden GSYİAD'da görev aldığını belirterek, 20-22 yıl önce GSYİAD'ın bu kadar başarılı olacağını düşünmemiştim. Bu gelişmede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. GSYİAD, bizim için sadece bir sponsor değil. Onlar bize her zaman destek veren ayrılmaz bir parçamız. Bu işbiriliği için herkese teşekkür ediyorum. diye konuştu.Geçen sezon Galatasaray Daikin Kadın Voleybol Takımı'nın geniş bir kadrosu olduğunu vurgulayan Cibara, Geçen sezon geniş kadro ile oynamanın dezavantajlarını yaşadık. Başantrenörümüz, yeni bir kadro kurulmasını istedi. Geçen seneki yapılanmadan daha değişik bir yola gittik. İhtiyacımız olmadığı sürece yeni bir smaçör transferi yapmayacağız. değerlendirmesinde bulundu.Sancaktar: Bunu bir sorumluluk olarak görüyoruzGSYİAD Başkanı Murat Sancaktar, A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın geçtiğimiz dönemde çok önemli başarılar elde ettiğini aktararak, Milli takımımızı kutluyorum. Bu yıl Avrupa Şampiyonası ve Milletler Ligi'nde şampiyonluğa ulaşarak göğsümüzü kabarttılar. Onlara ne kadar teşekkür etsek az. Bizleri her zamanki gibi gururlandırdılar. diye konuştu.Dernek olarak kuruluşlarının 25. yılına girdiklerini hatırlatan Sancaktar, Kulübümüzün ihtiyaç duyduğu her anda onların yanında olduk. Bunu bir sorumluluk olarak görüyoruz. GSYİAD'a duydukları güvenden dolayı Dursun Özbek ve yönetimine teşekkür ediyoruz. Biz bu birlikteliğe farklı bakıyoruz. GSYİAD olarak bir süredir erkek voleybol takımına sponsor oluyorduk. Şimdi de aynı desteği kadınlara vereceğiz. Bu sene CEV Kadınlar Şampiyonlar Ligi'ne katılmaya hak kazandık. Sultanlar Ligi ve Şampiyonlar Ligi'nde iyi başarılara imza atacağımıza inanıyorum. açıklamasını yaptı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Galatasaray Kulübü ile 1905 Galatasaraylı Yönetici ve İş İnsanları Derneği (1905 GSYİAD) arasında sponsorluk anlaşması yapıldı.Anlaşmaya göre Galatasaray Daikin Kadın Voleybol Takımı'nın forma sırt sponsorluğunu 1905 GSYİAD üstlendi.RAMS Park'taki törene Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, sarı-kırmızılı kulübün başkan yardımcısı Mehmet Cibara ve 1905 GSYİAD Başkanı Murat Sancaktar katıldı.Dursun Özbek, kurulduğu günden bu yana GSYİAD'ın Galatasaray'a çok önemli katkılar yaptığını aktararak, GSYİAD, çok önemli bir kuruluş. Daha önce erkek voleybol takımına sponsor olmuşlardı. Galatasaray'a olan bağlılıklarını bir kez daha gösteriyorlar. Hedefimiz sadece futbolda değil, mücadele ettiğimiz bütün branşlarda en üst seviyede rekabet etmek. Uluslararası alanda ülkemizi en iyi şekilde temsil eden bir takım olmak istiyoruz. Galatasaray'ın hak ettiği başarılara ulaşması için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Sürdürülebilir bir mali yapıya ve mükemmel tesislere sahip olmak gerekiyor. Amatör branşlara olan sponsorluk desteklerini önemsiyoruz. Galatasaray'ın en büyük gücü, her zaman camiası olmuştur. GSYİAD'ın verdiği desteğin artarak devam etmesini istiyoruz. Bu destek, Galatasaray Daikin Kadın Voleybol Takımı'nın başarılarına önemli katkı sağlayacaktır. ifadelerini kullandı.Cibara: GSYİAD, bizim için sadece bir sponsor değil.Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Mehmet Cibara ise eskiden GSYİAD'da görev aldığını belirterek, 20-22 yıl önce GSYİAD'ın bu kadar başarılı olacağını düşünmemiştim. Bu gelişmede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. GSYİAD, bizim için sadece bir sponsor değil. Onlar bize her zaman destek veren ayrılmaz bir parçamız. Bu işbiriliği için herkese teşekkür ediyorum. diye konuştu.Geçen sezon Galatasaray Daikin Kadın Voleybol Takımı'nın geniş bir kadrosu olduğunu vurgulayan Cibara, Geçen sezon geniş kadro ile oynamanın dezavantajlarını yaşadık. Başantrenörümüz, yeni bir kadro kurulmasını istedi. Geçen seneki yapılanmadan daha değişik bir yola gittik. İhtiyacımız olmadığı sürece yeni bir smaçör transferi yapmayacağız. değerlendirmesinde bulundu.Sancaktar: Bunu bir sorumluluk olarak görüyoruzGSYİAD Başkanı Murat Sancaktar, A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın geçtiğimiz dönemde çok önemli başarılar elde ettiğini aktararak, Milli takımımızı kutluyorum. Bu yıl Avrupa Şampiyonası ve Milletler Ligi'nde şampiyonluğa ulaşarak göğsümüzü kabarttılar. Onlara ne kadar teşekkür etsek az. Bizleri her zamanki gibi gururlandırdılar. diye konuştu.Dernek olarak kuruluşlarının 25. yılına girdiklerini hatırlatan Sancaktar, Kulübümüzün ihtiyaç duyduğu her anda onların yanında olduk. Bunu bir sorumluluk olarak görüyoruz. GSYİAD'a duydukları güvenden dolayı Dursun Özbek ve yönetimine teşekkür ediyoruz. Biz bu birlikteliğe farklı bakıyoruz. GSYİAD olarak bir süredir erkek voleybol takımına sponsor oluyorduk. Şimdi de aynı desteği kadınlara vereceğiz. Bu sene CEV Kadınlar Şampiyonlar Ligi'ne katılmaya hak kazandık. Sultanlar Ligi ve Şampiyonlar Ligi'nde iyi başarılara imza atacağımıza inanıyorum. açıklamasını yaptı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/galatasaray-kulubu-ile-1905-gsyiad-arasinda-sponsorluk-anlasmasi-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ankara'da yasa dışı sorgu panel soruşturmasında 2 şüpheli gözaltına alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ankara-da-yasa-disi-sorgu-panel-sorusturmasinda-2-supheli-gozaltina-alindi/915962/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ankara-da-yasa-disi-sorgu-panel-sorusturmasinda-2-supheli-gozaltina-alindi/915962/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:43:33 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen siber güvenlik soruşturması kapsamında, milyonlarca kişiye ait kimlik ve iletişim bilgilerinin sorgulanmasına imkan tanıyan yasa dışı panelin yöneticisi 2 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen siber güvenlik soruşturması kapsamında, milyonlarca kişiye ait kimlik ve iletişim bilgilerinin sorgulanmasına imkan tanıyan yasa dışı panelin yöneticisi 2 şüpheli gözaltına alındı.Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, siber güvenlik ve kişisel verilerin korunmasına yönelik yasa dışı panellere ilişkin soruşturma başlatıldı.Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Siber Güvenlik Başkanlığı ve Ankara İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalarda, Dragon Hackerz isimli yasa dışı sorgu paneli takibe alındı.Bu kapsamda, 101 milyon kişiye ait kimlik verisi ile 118 milyon GSM numarasının sorgulanmasına imkan sağladığı belirlenen paneli yöneten şüphelilere yönelik 24 Eylül'de operasyon düzenlendi.Operasyonda 2 şüpheli gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen siber güvenlik soruşturması kapsamında, milyonlarca kişiye ait kimlik ve iletişim bilgilerinin sorgulanmasına imkan tanıyan yasa dışı panelin yöneticisi 2 şüpheli gözaltına alındı.Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, siber güvenlik ve kişisel verilerin korunmasına yönelik yasa dışı panellere ilişkin soruşturma başlatıldı.Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Siber Güvenlik Başkanlığı ve Ankara İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalarda, Dragon Hackerz isimli yasa dışı sorgu paneli takibe alındı.Bu kapsamda, 101 milyon kişiye ait kimlik verisi ile 118 milyon GSM numarasının sorgulanmasına imkan sağladığı belirlenen paneli yöneten şüphelilere yönelik 24 Eylül'de operasyon düzenlendi.Operasyonda 2 şüpheli gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/ankara-da-yasa-disi-sorgu-panel-sorusturmasinda-2-supheli-gozaltina-alindi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Konya'da DOSD Meram'ın kuruluş yılıyla ilgili toplantı yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/konya-da-dosd-meram-in-kurulus-yiliyla-ilgili-toplanti-yapildi/915960/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/konya-da-dosd-meram-in-kurulus-yiliyla-ilgili-toplanti-yapildi/915960/</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:41:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Konya / Konya'da Meram Down Sendromlu Bireyler Yaşam Destek Merkezi (DOSD Meram), kuruluşunun üçüncü yılı olması nedeniyle değerlendirme toplantısı düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Konya Haberleri : Konya'da Meram Down Sendromlu Bireyler Yaşam Destek Merkezi (DOSD Meram), kuruluşunun üçüncü yılı olması nedeniyle değerlendirme toplantısı düzenlendi.Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, DOSD Meram'da yaptığı konuşmada, merkezin, down sendromlu bireyler ve aileleri için yeni bir dönemin kapısını araladığını söyledi.Üç yıl içerisinde ortaya çıkan gelişimin önemli olduğunu dile getiren Kavuş, şöyle konuştu:21 öğrenciyle başlayan DOSD Meram, bugün 220'den fazla öğrencisi ile bir aileye dönüştü. Eğitim ve terapi hizmetlerinin genişlemesi, spor ve mesleki eğitim alanlarında yeni imkanların oluşturulması merkezin büyüyen yapısını ortaya koyuyor. DOSD Meram'ın yalnızca bireylere değil, ailelere de dokunan bir anlayışla çalışmalarını sürdürmesi, merkezin kuruluşundaki temel hedeflerin zaman içerisinde daha kapsamlı bir yapıya kavuştuğunu da gösteriyor. Böylece başlangıçta kurulan hayal, üç yıl içinde somut bir yaşam destek modeline dönüştü. Üç yaşındayız, ama on üç yıllık tecrübeye sahibiz.Buradaki her etkinlik, eğitimin ve terapinin bir parçasıdırKavuş, DOSD Meram'da 0-3 yaş grubundan 25 yaşa kadar farklı yaş grupları ve dönemlere yönelik destek programlarının uygulandığını belirtti.Eken müdahalenin önemli olduğunu aktaran Kavuş, şunları kaydetti:Erken müdahale, temel eğitime hazırlık, temel eğitime destek, mesleki eğitim ve istihdam ile bağımsız yaşam, spor ve toplumsal uyum başlıklarında çalışmalar yürütüyoruz. Özel eğitim, fizyoterapi, dil ve konuşma terapisi, ergoterapi, psikolojik destek, spor ve grup eğitimleri uzman kadrolarla gerçekleştiriliyor. DOSD Meram Spor Kulübü aracılığıyla down sendromlu bireylerin lisanslı sporcu olarak yetişmeleri ve ulusal ve uluslararası müsabakalara katılmaları destekleniyor. Buradaki her etkinlik, eğitimin ve terapinin bir parçasıdır. Nihai hedefimiz Konya'da yaşayıp da dokunmadığımız down sendromlu bir birey kalmamasıdır.Program, pasta kesimi ve binanın gezilmesiyle sona erdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Konya Haberleri : Konya'da Meram Down Sendromlu Bireyler Yaşam Destek Merkezi (DOSD Meram), kuruluşunun üçüncü yılı olması nedeniyle değerlendirme toplantısı düzenlendi.Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, DOSD Meram'da yaptığı konuşmada, merkezin, down sendromlu bireyler ve aileleri için yeni bir dönemin kapısını araladığını söyledi.Üç yıl içerisinde ortaya çıkan gelişimin önemli olduğunu dile getiren Kavuş, şöyle konuştu:21 öğrenciyle başlayan DOSD Meram, bugün 220'den fazla öğrencisi ile bir aileye dönüştü. Eğitim ve terapi hizmetlerinin genişlemesi, spor ve mesleki eğitim alanlarında yeni imkanların oluşturulması merkezin büyüyen yapısını ortaya koyuyor. DOSD Meram'ın yalnızca bireylere değil, ailelere de dokunan bir anlayışla çalışmalarını sürdürmesi, merkezin kuruluşundaki temel hedeflerin zaman içerisinde daha kapsamlı bir yapıya kavuştuğunu da gösteriyor. Böylece başlangıçta kurulan hayal, üç yıl içinde somut bir yaşam destek modeline dönüştü. Üç yaşındayız, ama on üç yıllık tecrübeye sahibiz.Buradaki her etkinlik, eğitimin ve terapinin bir parçasıdırKavuş, DOSD Meram'da 0-3 yaş grubundan 25 yaşa kadar farklı yaş grupları ve dönemlere yönelik destek programlarının uygulandığını belirtti.Eken müdahalenin önemli olduğunu aktaran Kavuş, şunları kaydetti:Erken müdahale, temel eğitime hazırlık, temel eğitime destek, mesleki eğitim ve istihdam ile bağımsız yaşam, spor ve toplumsal uyum başlıklarında çalışmalar yürütüyoruz. Özel eğitim, fizyoterapi, dil ve konuşma terapisi, ergoterapi, psikolojik destek, spor ve grup eğitimleri uzman kadrolarla gerçekleştiriliyor. DOSD Meram Spor Kulübü aracılığıyla down sendromlu bireylerin lisanslı sporcu olarak yetişmeleri ve ulusal ve uluslararası müsabakalara katılmaları destekleniyor. Buradaki her etkinlik, eğitimin ve terapinin bir parçasıdır. Nihai hedefimiz Konya'da yaşayıp da dokunmadığımız down sendromlu bir birey kalmamasıdır.Program, pasta kesimi ve binanın gezilmesiyle sona erdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/09/konya-da-dosd-meram-in-kurulus-yiliyla-ilgili-toplanti-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
