<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Çeyrek Altın Kaç TL? Bugün Çeyrek Altın Fiyatı Öğle Kuru (19 Ağustos 2026)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ceyrek-altin-kac-tl-bugun-ceyrek-altin-fiyati-ogle-kuru-19-agustos-2026/895919/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ceyrek-altin-kac-tl-bugun-ceyrek-altin-fiyati-ogle-kuru-19-agustos-2026/895919/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:35:02 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Altın Fiyatları Son Durum: Çeyrek Altın fiyatı 19 Ağustos 2026 Öğle saatlerinde 10.931,99 TL seviyesinde işlem görüyor. Saat 12:35 itibarıyla Çeyrek Altın fiyatı yüzde 0,82 düşüş gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Altın Fiyatları Son Durum- Çeyrek Altın fiyatı güne düşüşle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde Çeyrek altın, aşağı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 19 Ağustos 2026 saat 12:35 itibarıyla:

1 Çeyrek Altın: 10.931,99 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,82 düştü gösterdi.

1 Çeyrek Altın Alış 10.688,02 TL, 1 Çeyrek Altın satış fiyatı ise 10.931,99 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda altın fiyatlarını etkileyen faktörler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, Çeyrek altın fiyatının seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel Çeyrek altın fiyatı, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest altın piyasasında:

Çeyrek Altın alış fiyatı: 10.688,02 TL

Çeyrek Altın satış fiyatı: 10.931,99 TL

Küresel piyasalarda altın fiyatlarını etkileyen faktörler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, Çeyrek altın fiyatının seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel altın fiyatları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Altın Fiyatları Son Durum- Çeyrek Altın fiyatı güne düşüşle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde Çeyrek altın, aşağı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 19 Ağustos 2026 saat 12:35 itibarıyla:

1 Çeyrek Altın: 10.931,99 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,82 düştü gösterdi.

1 Çeyrek Altın Alış 10.688,02 TL, 1 Çeyrek Altın satış fiyatı ise 10.931,99 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda altın fiyatlarını etkileyen faktörler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, Çeyrek altın fiyatının seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel Çeyrek altın fiyatı, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest altın piyasasında:

Çeyrek Altın alış fiyatı: 10.688,02 TL

Çeyrek Altın satış fiyatı: 10.931,99 TL

Küresel piyasalarda altın fiyatlarını etkileyen faktörler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, Çeyrek altın fiyatının seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel altın fiyatları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/ceyrek-altin-kac-tl-bugun-ceyrek-altin-fiyati-ogle-kuru-19-agustos-2026-20260819123501.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail'in Gazze'ye saldırılarında can kaybı 73 bin 407'ye yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-in-gazze-ye-saldirilarinda-can-kaybi-73-bin-407-ye-yukseldi/895918/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-in-gazze-ye-saldirilarinda-can-kaybi-73-bin-407-ye-yukseldi/895918/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:33:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Son 24 saatte bölgedeki hastanelere yaşamını yitiren 7 kişinin naaşı ve 23 yaralı getirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 407'ye yükseldi.Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere yaşamını yitiren 7 kişinin naaşı ve 23 yaralının getirildiği kaydedildi.Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 1273 kişinin yaşamını yitirdiği, 4 bin 223 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 813 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı belirtildi.İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 73 bin 407'ye, yaralı sayısının 174 bin 335'e yükseldiği bildirildi.Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâlâ binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : İsrail ordusunun Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 407'ye yükseldi.Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.Son 24 saatte Gazze'deki hastanelere yaşamını yitiren 7 kişinin naaşı ve 23 yaralının getirildiği kaydedildi.Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 1273 kişinin yaşamını yitirdiği, 4 bin 223 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 813 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı belirtildi.İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 73 bin 407'ye, yaralı sayısının 174 bin 335'e yükseldiği bildirildi.Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâlâ binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/israil-in-gazze-ye-saldirilarinda-can-kaybi-73-bin-407-ye-yukseldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Üniversitelilerin geliştirdiği yerli otonom insansız deniz aracı TEKNOFEST Mavi Vatan'da yarışacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/universitelilerin-gelistirdigi-yerli-otonom-insansiz-deniz-araci-teknofest-mavi-vatan-da-yarisacak/895917/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/universitelilerin-gelistirdigi-yerli-otonom-insansiz-deniz-araci-teknofest-mavi-vatan-da-yarisacak/895917/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:30:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Çanakkale / Çanakkale'de üniversitelilerden oluşan TALAY Takımı, su üstü ve hava unsurlarının koordineli hareket ettiği senaryolarda görev alabilen otonom insansız deniz aracı tasarladı - Takımın kaptanı Göktuğ Turhan: - Her şeyi tamamen yerli ve milli olarak üretip, kendi aracımızı yaptık]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Çanakkale Haberleri : ÇİĞDEM ALYANAK - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) öğrencilerinden oluşan TALAY Takımı'nın tasarladığı deniz ortamında tam bağımsız seyrüsefer, hedef tespiti ve dinamik görev icrası kabiliyetleriyle öne çıkan otonom insansız deniz aracı, TEKNOFEST Mavi Vatan'daki yarışmaların finalinde mücadele edecek.ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencilerince kurulan TALAY Takımı, TEKNOFEST Mavi Vatan'a İnsansız Deniz Aracı (İDA) kategorisinde katılmak için 6 ay önce kolları sıvadı.Çanakkale Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Konya ve Çanakkale'den sponsorların da destekleriyle, deniz ortamında tam bağımsız seyrüsefer, hedef tespiti ve dinamik görev icrası kabiliyetleriyle öne çıkan otonom insansız deniz aracını geliştiren öğrenciler, bu tasarımla geleceğin deniz teknolojilerine yerli dokunuşlarla yeni bir katkı sağladı.Su üstü ve hava unsurlarının koordineli hareket ettiği senaryolarda görev alabilen İDA, ileri mühendislik çözümlerini sahaya taşıyor.ROS 2 ve ArduPilot entegrasyonuyla yönetilen, zorlu deniz koşullarına uyarlanabilir otonom rota ve manevra kabiliyeti ile akıllı seyrüsefer kabiliyeti bulunan İDA, YOLOv8 mimarisi, derinlik kameraları ve lidar sensörleriyle gerçek zamanlı engel tespiti ve çevresel haritalama ​özelliklerine de sahip.TALAY Takımı'nın geliştirdiği İDA, uzun menzilli LoRa haberleşme modülleri ile yer istasyonu ve İHA arasında optimize edilmiş, kararlı veri akışı sayesinde kesintisiz ve güvenli iletişim sağlayabiliyor.Farklı mühendislik disiplinlerinin ortak vizyonuyla hayata geçirilen projede, araştırma-geliştirmeden saha testlerine kadar tüm süreçler, uzman alt birimlerin koordinasyonuyla yürütüldü.Feyza Nur Güncü ile İbrahim Çölgeçen'in öğrencilerin danışmanlığını üstlendiği projede Göktuğ Turhan takım kaptanı ve elektronik lider, Tuba Betül Özlü proje yöneticisi, Aziz Melih Çağlayan ​kaptan yardımcısı olarak görev yapıyor. Oğuz Tunç, Arif Esat Yılmaz, Hasan Hüseyin Yiğit ve Emirhan Usta'nın da bulunduğu projenin teknik ekibinde Zeynep Ceylin Gençay, Yunus Doğan, İbrahim Küçükçal, Mücahit Kurul, Yusuf Emre Yılmaz, Ekin Uğur Panko, Kamile Begüm Meşe yer alıyor.Kocaeli'de 20-23 Ağustos'ta düzenlenecek TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamındaki İnsansız Deniz Aracı Yarışmasının finalinde mücadele etmeye hak kazanan takım, kente dereceyle dönmeyi hedefliyor.Hedefimiz sadece yarışmaya katılıp geri gelmek değilTALAY takım kaptanı ve ÇOMÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği 1'inci sınıf öğrencisi Göktuğ Turhan, AA muhabirine, İDA'yı yaklaşık 6 ayda geliştirdiklerini, ardından TEKNOFEST'in aşamalarını geçtiklerini söyledi.Gölcük'te finale katılacaklarını hatırlatan Turhan, başarılı olup üniversiteye derece getirmeyi hedeflediklerini ifade etti.Üniversite öğrencileri olarak girişimcilik kurmayı hedeflediklerini aktaran Turhan, şöyle konuştu:Hedefimiz sadece bir yarışmaya katılıp geri gelmek değil. Bu platformu farklı süreçlerde farklı konularda ele almak istiyoruz. Can kurtaran botu olabilir, sahil güvenlik hizmetleri olabilir, kıyı arama, emniyet, kurtarma işleri olabilir. Geliştirdiğimiz araçla, yaptığımız Ar-Ge ile bunu farklı platformlarda yayınlayıp farklı şeyler yapmak istiyoruz. Bu kapsamda destek olan herkese teşekkür ediyoruz.Turhan, platformu istedikleri ölçüde üretebildiklerini ifade ederek, Her gövde 6 parçadan oluşuyor. Bu parçaları basmak yaklaşık 6 gün, kaplamak da 1 gün sürüyor. 7 günde bir gövdeyi hazırlayabiliyoruz. Seri üretime geçebilmek açısından geleneksel kalıp yöntemine kıyasla bizim yöntemimiz hem daha modüler hem de istediğimiz şekilde değiştirebiliyoruz. diye konuştu.Her şeyi tamamen yerli ve milliGeliştirdikleri İDA'yı benzerlerinden farklı kılan özellikleri sıralayan Turhan, şöyle devam etti:Ürünümüzü farklı kılan özellikler, kendi geliştirdiğimiz sensör füzyonlarımız, RPLIDAR ile etrafı 3 boyutlu olarak tarayıp, üstündeki derinlik kamerasıyla da nesneleri tanıyabiliyor. Gövde üretimini tamamen kendimiz yaptık. Türkiye'de yapılmadığı için kartları dışarıdan alıp boardlarımızı oturttuk, yani bütün bağlantılarını yaptık. Burada yapabileceğimiz her şeyi tamamen yerli ve milli olarak üretip, kendi aracımızı yaptık. Diğer araçlar fabrikasyon süreçten geçerken, kalıp işçiliği yapılırken, bunların hepsini, üniversite, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile evimizdeki atölyemizde sıfırdan toplayıp üretebiliyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Çanakkale Haberleri : ÇİĞDEM ALYANAK - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) öğrencilerinden oluşan TALAY Takımı'nın tasarladığı deniz ortamında tam bağımsız seyrüsefer, hedef tespiti ve dinamik görev icrası kabiliyetleriyle öne çıkan otonom insansız deniz aracı, TEKNOFEST Mavi Vatan'daki yarışmaların finalinde mücadele edecek.ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencilerince kurulan TALAY Takımı, TEKNOFEST Mavi Vatan'a İnsansız Deniz Aracı (İDA) kategorisinde katılmak için 6 ay önce kolları sıvadı.Çanakkale Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Konya ve Çanakkale'den sponsorların da destekleriyle, deniz ortamında tam bağımsız seyrüsefer, hedef tespiti ve dinamik görev icrası kabiliyetleriyle öne çıkan otonom insansız deniz aracını geliştiren öğrenciler, bu tasarımla geleceğin deniz teknolojilerine yerli dokunuşlarla yeni bir katkı sağladı.Su üstü ve hava unsurlarının koordineli hareket ettiği senaryolarda görev alabilen İDA, ileri mühendislik çözümlerini sahaya taşıyor.ROS 2 ve ArduPilot entegrasyonuyla yönetilen, zorlu deniz koşullarına uyarlanabilir otonom rota ve manevra kabiliyeti ile akıllı seyrüsefer kabiliyeti bulunan İDA, YOLOv8 mimarisi, derinlik kameraları ve lidar sensörleriyle gerçek zamanlı engel tespiti ve çevresel haritalama ​özelliklerine de sahip.TALAY Takımı'nın geliştirdiği İDA, uzun menzilli LoRa haberleşme modülleri ile yer istasyonu ve İHA arasında optimize edilmiş, kararlı veri akışı sayesinde kesintisiz ve güvenli iletişim sağlayabiliyor.Farklı mühendislik disiplinlerinin ortak vizyonuyla hayata geçirilen projede, araştırma-geliştirmeden saha testlerine kadar tüm süreçler, uzman alt birimlerin koordinasyonuyla yürütüldü.Feyza Nur Güncü ile İbrahim Çölgeçen'in öğrencilerin danışmanlığını üstlendiği projede Göktuğ Turhan takım kaptanı ve elektronik lider, Tuba Betül Özlü proje yöneticisi, Aziz Melih Çağlayan ​kaptan yardımcısı olarak görev yapıyor. Oğuz Tunç, Arif Esat Yılmaz, Hasan Hüseyin Yiğit ve Emirhan Usta'nın da bulunduğu projenin teknik ekibinde Zeynep Ceylin Gençay, Yunus Doğan, İbrahim Küçükçal, Mücahit Kurul, Yusuf Emre Yılmaz, Ekin Uğur Panko, Kamile Begüm Meşe yer alıyor.Kocaeli'de 20-23 Ağustos'ta düzenlenecek TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamındaki İnsansız Deniz Aracı Yarışmasının finalinde mücadele etmeye hak kazanan takım, kente dereceyle dönmeyi hedefliyor.Hedefimiz sadece yarışmaya katılıp geri gelmek değilTALAY takım kaptanı ve ÇOMÜ Elektrik ve Elektronik Mühendisliği 1'inci sınıf öğrencisi Göktuğ Turhan, AA muhabirine, İDA'yı yaklaşık 6 ayda geliştirdiklerini, ardından TEKNOFEST'in aşamalarını geçtiklerini söyledi.Gölcük'te finale katılacaklarını hatırlatan Turhan, başarılı olup üniversiteye derece getirmeyi hedeflediklerini ifade etti.Üniversite öğrencileri olarak girişimcilik kurmayı hedeflediklerini aktaran Turhan, şöyle konuştu:Hedefimiz sadece bir yarışmaya katılıp geri gelmek değil. Bu platformu farklı süreçlerde farklı konularda ele almak istiyoruz. Can kurtaran botu olabilir, sahil güvenlik hizmetleri olabilir, kıyı arama, emniyet, kurtarma işleri olabilir. Geliştirdiğimiz araçla, yaptığımız Ar-Ge ile bunu farklı platformlarda yayınlayıp farklı şeyler yapmak istiyoruz. Bu kapsamda destek olan herkese teşekkür ediyoruz.Turhan, platformu istedikleri ölçüde üretebildiklerini ifade ederek, Her gövde 6 parçadan oluşuyor. Bu parçaları basmak yaklaşık 6 gün, kaplamak da 1 gün sürüyor. 7 günde bir gövdeyi hazırlayabiliyoruz. Seri üretime geçebilmek açısından geleneksel kalıp yöntemine kıyasla bizim yöntemimiz hem daha modüler hem de istediğimiz şekilde değiştirebiliyoruz. diye konuştu.Her şeyi tamamen yerli ve milliGeliştirdikleri İDA'yı benzerlerinden farklı kılan özellikleri sıralayan Turhan, şöyle devam etti:Ürünümüzü farklı kılan özellikler, kendi geliştirdiğimiz sensör füzyonlarımız, RPLIDAR ile etrafı 3 boyutlu olarak tarayıp, üstündeki derinlik kamerasıyla da nesneleri tanıyabiliyor. Gövde üretimini tamamen kendimiz yaptık. Türkiye'de yapılmadığı için kartları dışarıdan alıp boardlarımızı oturttuk, yani bütün bağlantılarını yaptık. Burada yapabileceğimiz her şeyi tamamen yerli ve milli olarak üretip, kendi aracımızı yaptık. Diğer araçlar fabrikasyon süreçten geçerken, kalıp işçiliği yapılırken, bunların hepsini, üniversite, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile evimizdeki atölyemizde sıfırdan toplayıp üretebiliyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title> GRAFİKLİ - Uzmanların uyarılarına dikkat edilmesi boğulma riskini azaltıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/grafikli-uzmanlarin-uyarilarina-dikkat-edilmesi-bogulma-riskini-azaltiyor/895916/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/grafikli-uzmanlarin-uyarilarina-dikkat-edilmesi-bogulma-riskini-azaltiyor/895916/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:30:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Çanakkale / Yazın artan boğulma vakalarının önüne geçmek için göl, gölet ve akarsularda dibi görünmeyen yerlere girilmemesi, denizde şamandıra sınırının aşılmaması, cankurtaran bulunmayan noktalardan uzak durulması, akıntıya kapılınca panik yapılmadan kıyıya paralel yüzülmesi ve boğulma tehlikesi geçiren kişiye müdahale ederken önce kendi can güvenliğinin gözetilmesi önem taşıyor - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Denizcilik Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Ogün Gezen: - Kıyıya ne kadar uzaksanız, kurtulma süreniz kısıtlanıyor. Belirlenen alanlarda yüzmek boğulma vakalarını azaltıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Çanakkale Haberleri : ÇİĞDEM ALYANAK - Yaz aylarında deniz, göl, gölet ve akarsularda akıntı ve anaforlar, ani derinleşmeler, güvenli yüzme alanlarının dışına çıkılması, dibi görünmeyen yerlere girilmesi ve panik yapılması, can güvenliği açısından risk oluşturuyor.Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Denizcilik Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı ve gümüş cankurtaran eğitmeni Ogün Gezen, boğulma vakalarının yaşanmaması için dikkat edilmesi gerekenler hakkında uyarılarda bulundu.Gezen, deniz, göl, gölet ve akarsulardaki riskleri şöyle sıraladı:Yüzme bilmemek kadar bilinmeyen su koşulları da boğulmada etkiliAkıntı, anafor (girdap) ve ani derinleşmelerYüzme bilmemek, dibi görünmeyen ve bilinmeyen sulara girmekGöl ve göletlerde balçık ya da kum dip yapısıBoğulma tehlikesi geçiren kişiyi bilinçsizce kurtarmaya çalışmakŞamandıra dışına çıkıp akıntıya kapılma ya da sağlık problemi nedeniyle boğulmaAçığa yüzmenin düşük kondisyonla panik riskini artırmasıKıyıdan uzaklaştıkça kurtulma süresinin azalmasıPanik yapmanın yüzme dengesini bozmasıÖnerilerGümüş cankurtaran eğitmeni Ogün Gezen, hayat kurtaran şu önerilerde bulundu:Akarsu, gölet ve benzeri alanlarda yüzmek yerine güvenli olduğu belirlenmiş, gerekli denetim ve cankurtaran hizmetlerinin bulunduğu yerler tercih edilmeliBelirlenen alanlarda yüzülmeli, denizde şamandıra varsa aşılmamalıBilinen yerlerde suya girilmeli, belli bir mesafeden fazla gidilmemeliÇeken akıntıya karşı yüzülmemeli, akıntıdan kurtulmak için kıyıya paralel yüzülmeliKişi su üzerinde kalabiliyorsa enerjisini korumalı, sırtüstü pozisyonda dinlenmeli ve yardım istemeliDerin dalış yapanlar, iki kişiyle bu sporu gerçekleştirmeliCankurtaran olmayan yerde boğulma tehlikesi geçiren kişiye müdahale eden kişi, önce kendi can güvenliğini gözetmeliBoğulmak üzere olan kişi takip edilip mümkünse sığ/güvenli yere çekilmeliBilinmeyen akıntılar ya da anaforlar oluşabiliyorOgün Gezen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle gölet ve nehirlerde suyun derinliği ve dip yapısının dışarıdan her zaman görülememesinin risk oluşturduğuna dikkati çekerek, Dere ve göletlerde bilinmeyen akıntılar ya da anaforlar oluşabiliyor. Dip yapıları balçık ya da kum olabiliyor. Bu alanlara giren kişi balçık ya da kuma saplanabiliyor. Yüzme bilmeyen bir kişi, bu gibi durumlarda boğulma riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. diye konuştu.Gezen, akarsu, gölet ve benzeri alanlarda yüzmek yerine güvenli olduğu belirlenmiş, gerekli denetim ve cankurtaran hizmetlerinin bulunduğu yerlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.Yüzme bilen kişilerin de kendilerine aşırı güvenmemesi gerektiğine dikkati çeken Gezen, boğulmak üzere olan bir kişiyi kurtarmaya çalışırken eğitim ve ekipman olmadan suya girmenin kurtarıcının da hayatını tehlikeye atabileceğini ifade etti.Belirlenen alanların dışına çıkılmamalıGezen, cankurtaranın olmadığı yerlerde boğulma tehlikesi geçiren kişiye müdahale etmeye çalışan birinin öncelikle kendi hayatını düşünmesi gerektiğini vurguladı.Boğulmak üzere olan kişinin olabildiğince takip edilip sığ ve güvenli yere çekilerek karaya çıkarılması gerektiğini belirten Gezen, şunları söyledi:Cankurtaran olan bölgelerde yüzme alanları şamandıralarla belirlenmiş durumda. Boğulmaların çoğu, şamandıraların dışına çıkarak akıntıya kapılma ya da herhangi bir sağlık problemi nedeniyle kalp krizi geçirme sonucu yaşanabiliyor. Yüzme fiziksel kondisyon isteyen bir spor. Düzgün bir kondisyonunuz yoksa, açıkta yaşanan panik anında bu durum boğulma vakasına dönüşebiliyor. Kıyıya ne kadar uzaksanız, kurtulma süreniz kısıtlanıyor. Belirlenen alanlarda yüzmek boğulma vakalarını azaltıyor.Gezen, özellikle denizde karşılaşılan çeken akıntının, kıyıdan açığa doğru hareket eden güçlü bir su akımı olduğunu belirterek, bu akıntıya kapılan kişilerin panik yapmaması gerektiğini dile getirdi.Çeken akıntının kişiyi dibe çekmediğini, kıyıdan uzaklaştırdığını ifade eden Gezen, Akıntıya karşı yüzmek, fiziksel kondisyonunuzu hızla düşürüyor. Öncelikle sakin kalmak ve su üzerinde kalmaya çalışmak gerekiyor. Akıntıdan kurtulmak için kıyıya paralel yüzerek akıntının dışına çıkmak, ardından kıyıya doğru yönelmek gerekiyor. Boğulma vakalarındaki en büyük sıkıntılardan biri panik yapıp yüzme dengesini bozmak. dedi.Nefes tutmalı dalışta hiperventilasyon uyarısıBalık avlamak için zıpkınla dalış yapanların yaşadığı boğulma olaylarına da değinen Gezen, şunları kaydetti:Dalış endüstrisinin büyümesiyle dalış malzemelerine ulaşım kolaylaştı. Bu da zıpkınla balık avlayan sporcuların, daha iyi balığa ulaşmak için daha derinlere dalmasını sağladı. Bu süreçte 'hiperventilasyon' (vücudun o anki ihtiyacından çok daha hızlı ve derin nefes alıp verme durumu) dediğimiz bir olay var. Suyun yüzeyine çıktığımızda toparlanıp hızlı şekilde dibe dalma metodu. Bu metodu kullanan zıpkın sporcularında, daldıktan sonra yüzeye çıkarken 'sığ su bayılması' denilen olay meydana geliyor. Bayıldığınız zaman yanınızda bir arkadaşınız yoksa, bu durum ölümle sonuçlanabiliyor. Özellikle derin dalış yapanların iki kişiyle bu sporu gerçekleştirmeleri önemli. Serbest dalıcılar şamandıra kullanabilir. Hukuki olarak da teknelerin üzerinizden geçmemesini sağlar ve başınıza bir olay geldiğinde bulunmanızı kolaylaştırır.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Çanakkale Haberleri : ÇİĞDEM ALYANAK - Yaz aylarında deniz, göl, gölet ve akarsularda akıntı ve anaforlar, ani derinleşmeler, güvenli yüzme alanlarının dışına çıkılması, dibi görünmeyen yerlere girilmesi ve panik yapılması, can güvenliği açısından risk oluşturuyor.Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Denizcilik Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı ve gümüş cankurtaran eğitmeni Ogün Gezen, boğulma vakalarının yaşanmaması için dikkat edilmesi gerekenler hakkında uyarılarda bulundu.Gezen, deniz, göl, gölet ve akarsulardaki riskleri şöyle sıraladı:Yüzme bilmemek kadar bilinmeyen su koşulları da boğulmada etkiliAkıntı, anafor (girdap) ve ani derinleşmelerYüzme bilmemek, dibi görünmeyen ve bilinmeyen sulara girmekGöl ve göletlerde balçık ya da kum dip yapısıBoğulma tehlikesi geçiren kişiyi bilinçsizce kurtarmaya çalışmakŞamandıra dışına çıkıp akıntıya kapılma ya da sağlık problemi nedeniyle boğulmaAçığa yüzmenin düşük kondisyonla panik riskini artırmasıKıyıdan uzaklaştıkça kurtulma süresinin azalmasıPanik yapmanın yüzme dengesini bozmasıÖnerilerGümüş cankurtaran eğitmeni Ogün Gezen, hayat kurtaran şu önerilerde bulundu:Akarsu, gölet ve benzeri alanlarda yüzmek yerine güvenli olduğu belirlenmiş, gerekli denetim ve cankurtaran hizmetlerinin bulunduğu yerler tercih edilmeliBelirlenen alanlarda yüzülmeli, denizde şamandıra varsa aşılmamalıBilinen yerlerde suya girilmeli, belli bir mesafeden fazla gidilmemeliÇeken akıntıya karşı yüzülmemeli, akıntıdan kurtulmak için kıyıya paralel yüzülmeliKişi su üzerinde kalabiliyorsa enerjisini korumalı, sırtüstü pozisyonda dinlenmeli ve yardım istemeliDerin dalış yapanlar, iki kişiyle bu sporu gerçekleştirmeliCankurtaran olmayan yerde boğulma tehlikesi geçiren kişiye müdahale eden kişi, önce kendi can güvenliğini gözetmeliBoğulmak üzere olan kişi takip edilip mümkünse sığ/güvenli yere çekilmeliBilinmeyen akıntılar ya da anaforlar oluşabiliyorOgün Gezen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle gölet ve nehirlerde suyun derinliği ve dip yapısının dışarıdan her zaman görülememesinin risk oluşturduğuna dikkati çekerek, Dere ve göletlerde bilinmeyen akıntılar ya da anaforlar oluşabiliyor. Dip yapıları balçık ya da kum olabiliyor. Bu alanlara giren kişi balçık ya da kuma saplanabiliyor. Yüzme bilmeyen bir kişi, bu gibi durumlarda boğulma riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. diye konuştu.Gezen, akarsu, gölet ve benzeri alanlarda yüzmek yerine güvenli olduğu belirlenmiş, gerekli denetim ve cankurtaran hizmetlerinin bulunduğu yerlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.Yüzme bilen kişilerin de kendilerine aşırı güvenmemesi gerektiğine dikkati çeken Gezen, boğulmak üzere olan bir kişiyi kurtarmaya çalışırken eğitim ve ekipman olmadan suya girmenin kurtarıcının da hayatını tehlikeye atabileceğini ifade etti.Belirlenen alanların dışına çıkılmamalıGezen, cankurtaranın olmadığı yerlerde boğulma tehlikesi geçiren kişiye müdahale etmeye çalışan birinin öncelikle kendi hayatını düşünmesi gerektiğini vurguladı.Boğulmak üzere olan kişinin olabildiğince takip edilip sığ ve güvenli yere çekilerek karaya çıkarılması gerektiğini belirten Gezen, şunları söyledi:Cankurtaran olan bölgelerde yüzme alanları şamandıralarla belirlenmiş durumda. Boğulmaların çoğu, şamandıraların dışına çıkarak akıntıya kapılma ya da herhangi bir sağlık problemi nedeniyle kalp krizi geçirme sonucu yaşanabiliyor. Yüzme fiziksel kondisyon isteyen bir spor. Düzgün bir kondisyonunuz yoksa, açıkta yaşanan panik anında bu durum boğulma vakasına dönüşebiliyor. Kıyıya ne kadar uzaksanız, kurtulma süreniz kısıtlanıyor. Belirlenen alanlarda yüzmek boğulma vakalarını azaltıyor.Gezen, özellikle denizde karşılaşılan çeken akıntının, kıyıdan açığa doğru hareket eden güçlü bir su akımı olduğunu belirterek, bu akıntıya kapılan kişilerin panik yapmaması gerektiğini dile getirdi.Çeken akıntının kişiyi dibe çekmediğini, kıyıdan uzaklaştırdığını ifade eden Gezen, Akıntıya karşı yüzmek, fiziksel kondisyonunuzu hızla düşürüyor. Öncelikle sakin kalmak ve su üzerinde kalmaya çalışmak gerekiyor. Akıntıdan kurtulmak için kıyıya paralel yüzerek akıntının dışına çıkmak, ardından kıyıya doğru yönelmek gerekiyor. Boğulma vakalarındaki en büyük sıkıntılardan biri panik yapıp yüzme dengesini bozmak. dedi.Nefes tutmalı dalışta hiperventilasyon uyarısıBalık avlamak için zıpkınla dalış yapanların yaşadığı boğulma olaylarına da değinen Gezen, şunları kaydetti:Dalış endüstrisinin büyümesiyle dalış malzemelerine ulaşım kolaylaştı. Bu da zıpkınla balık avlayan sporcuların, daha iyi balığa ulaşmak için daha derinlere dalmasını sağladı. Bu süreçte 'hiperventilasyon' (vücudun o anki ihtiyacından çok daha hızlı ve derin nefes alıp verme durumu) dediğimiz bir olay var. Suyun yüzeyine çıktığımızda toparlanıp hızlı şekilde dibe dalma metodu. Bu metodu kullanan zıpkın sporcularında, daldıktan sonra yüzeye çıkarken 'sığ su bayılması' denilen olay meydana geliyor. Bayıldığınız zaman yanınızda bir arkadaşınız yoksa, bu durum ölümle sonuçlanabiliyor. Özellikle derin dalış yapanların iki kişiyle bu sporu gerçekleştirmeleri önemli. Serbest dalıcılar şamandıra kullanabilir. Hukuki olarak da teknelerin üzerinizden geçmemesini sağlar ve başınıza bir olay geldiğinde bulunmanızı kolaylaştırır.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/grafikli-uzmanlarin-uyarilarina-dikkat-edilmesi-bogulma-riskini-azaltiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, ikinci çeyrek iş gücü istatistiklerini değerlendirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-ikinci-ceyrek-is-gucu-istatistiklerini-degerlendirdi/895915/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-ikinci-ceyrek-is-gucu-istatistiklerini-degerlendirdi/895915/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:27:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yılın ikinci çeyreğinde tarım hariç sektörlerde son bir yılda ortalama kayıt dışı istihdam oranının yüzde 15,7 ile tarihsel ortalamanın oldukça altında seyrettiğini belirterek, Çalışanlarımıza sosyal güvence sağlayan kayıtlı istihdamın artması kamu maliyesi açısından da önemli kazanımlar sağlıyor. ifadesini kullandı.Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, nisan-haziran dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini değerlendirdi.İkinci çeyrekte mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranının yüzde 7,9'a gerilediğine ve istihdamın çeyreklik bazda 155 bin kişi arttığına dikkati çeken Şimşek, şunları kaydetti:Tarım hariç sektörlerde son bir yıldaki ortalama kayıt dışı istihdam oranı yüzde 15,7 ile tarihsel ortalamanın oldukça altında seyretti. Çalışanlarımıza sosyal güvence sağlayan kayıtlı istihdamın artması kamu maliyesi açısından da önemli kazanımlar sağlıyor. Beşeri sermayeyi güçlendiren, istihdamı destekleyen ve iş gücüne katılımı artıran politikalarımızı sürdürüyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yılın ikinci çeyreğinde tarım hariç sektörlerde son bir yılda ortalama kayıt dışı istihdam oranının yüzde 15,7 ile tarihsel ortalamanın oldukça altında seyrettiğini belirterek, Çalışanlarımıza sosyal güvence sağlayan kayıtlı istihdamın artması kamu maliyesi açısından da önemli kazanımlar sağlıyor. ifadesini kullandı.Şimşek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, nisan-haziran dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini değerlendirdi.İkinci çeyrekte mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranının yüzde 7,9'a gerilediğine ve istihdamın çeyreklik bazda 155 bin kişi arttığına dikkati çeken Şimşek, şunları kaydetti:Tarım hariç sektörlerde son bir yıldaki ortalama kayıt dışı istihdam oranı yüzde 15,7 ile tarihsel ortalamanın oldukça altında seyretti. Çalışanlarımıza sosyal güvence sağlayan kayıtlı istihdamın artması kamu maliyesi açısından da önemli kazanımlar sağlıyor. Beşeri sermayeyi güçlendiren, istihdamı destekleyen ve iş gücüne katılımı artıran politikalarımızı sürdürüyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/hazine-ve-maliye-bakani-simsek-ikinci-ceyrek-is-gucu-istatistiklerini-degerlendirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Batman'da nesli tehdit altındaki sarı benekli semender görüldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/batman-da-nesli-tehdit-altindaki-sari-benekli-semender-goruldu/895914/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/batman-da-nesli-tehdit-altindaki-sari-benekli-semender-goruldu/895914/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:27:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Batman / Batman'da nesli tehdit altında bulunan sarı benekli semender görüntülendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Batman Haberleri : Batman'da nesli tehdit altında bulunan sarı benekli semender görüntülendi.Valilikten yapılan açıklamaya göre, Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Şube Müdürlüğü ekiplerince il genelinde biyoçeşitlilik izleme ve saha çalışmaları yürütüldü.Çalışmalar kapsamında, ekolojik denge açısından önem taşıyan ve nesli tehdit altında olan Türk semenderi olarak bilinen sarı benekli semender doğal yaşam alanında kayıt altına alındı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Batman Haberleri : Batman'da nesli tehdit altında bulunan sarı benekli semender görüntülendi.Valilikten yapılan açıklamaya göre, Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Şube Müdürlüğü ekiplerince il genelinde biyoçeşitlilik izleme ve saha çalışmaları yürütüldü.Çalışmalar kapsamında, ekolojik denge açısından önem taşıyan ve nesli tehdit altında olan Türk semenderi olarak bilinen sarı benekli semender doğal yaşam alanında kayıt altına alındı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/batman-da-nesli-tehdit-altindaki-sari-benekli-semender-goruldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kocaeli'de otomobilin merdiven boşluğuna düştüğü kaza kamerada</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kocaeli-de-otomobilin-merdiven-bosluguna-dustugu-kaza-kamerada/895913/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kocaeli-de-otomobilin-merdiven-bosluguna-dustugu-kaza-kamerada/895913/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:27:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kocaeli / Kocaeli'nin Darıca ilçesinde kontrolden çıkan otomobilin bir binanın merdiven boşluğuna düştüğü kaza güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kocaeli Haberleri : Kocaeli'nin Darıca ilçesinde kontrolden çıkan otomobilin bir binanın merdiven boşluğuna düştüğü kaza güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.Dün Tuzla Caddesi'nde seyreden Ü.E. idaresindeki otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle kontrolden çıktı. Kaldırımda yürüyen 2 kişinin yakınından geçen otomobil, bir binanın merdiven boşluğuna düştü.Kazada yaralanan sürücü, Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.Bu arada, kaza anı binanın güvenlik kameralarınca kaydedildi.Görüntülerde, otomobilin yolda hızla ilerlediği sırada kontrolden çıkarak kaldırımda yürüyen 2 yayanın yakınından geçmesi, binanın merdiven boşluğuna düşmesi ve sürücünün araç içerisinden çıkarak kaldırıma uzanması yer alıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kocaeli Haberleri : Kocaeli'nin Darıca ilçesinde kontrolden çıkan otomobilin bir binanın merdiven boşluğuna düştüğü kaza güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.Dün Tuzla Caddesi'nde seyreden Ü.E. idaresindeki otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle kontrolden çıktı. Kaldırımda yürüyen 2 kişinin yakınından geçen otomobil, bir binanın merdiven boşluğuna düştü.Kazada yaralanan sürücü, Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.Bu arada, kaza anı binanın güvenlik kameralarınca kaydedildi.Görüntülerde, otomobilin yolda hızla ilerlediği sırada kontrolden çıkarak kaldırımda yürüyen 2 yayanın yakınından geçmesi, binanın merdiven boşluğuna düşmesi ve sürücünün araç içerisinden çıkarak kaldırıma uzanması yer alıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/kocaeli-de-otomobilin-merdiven-bosluguna-dustugu-kaza-kamerada.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gün ortasında deprem hareketliliği: Güncel liste (19.08.2026)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/gun-ortasinda-deprem-hareketliligi-guncel-liste-19-08-2026/895912/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/gun-ortasinda-deprem-hareketliligi-guncel-liste-19-08-2026/895912/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:25:03 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bugün sabah saatlerinden öğleye kadar meydana gelen depremler açıklandı. AFAD ve Kandilli'nin paylaştığı güncel deprem verileri haberimizin detaylarında.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Türkiye ve çevresinde meydana gelen son depremler, AFAD ve Kandilli Rasathanesi tarafından paylaşılan veriler doğrultusunda güncellendi. Son yaşanan depremlere ait veriler haberimizde.Aşağıdaki listede;Az önce meydana gelen depremlerBugün yaşanan sarsıntılarİl il deprem bilgileriyer almaktadır.Canlı son depremler listesine buradan ulaşabilirsiniz.Son Depremler ListesiAşağıda son 24 saatte meydana gelen depremler listelenmektedir:TarihYerBüyüklükDerinlikKaynak19.08.2026 11:29TANISIK-(MALATYA)1.3 ML10.3 kmKandilli19.08.2026 11:29Battalgazi (Malatya)1.5 ML13.3 kmAFAD19.08.2026 11:10Kadirli (Osmaniye)2.2 ML7.2 kmAFAD19.08.2026 11:10KIZYUSUFLU-KADIRLI (OSMANIYE)2.2 ML1.8 kmKandilli19.08.2026 10:53KOZLU-(BOLU)2.6 ML8.6 kmKandilli19.08.2026 10:23GUNLUCE ACIKLARI-MUGLA (AKDENIZ)2.5 ML53.1 kmKandilli19.08.2026 10:04Hilvan (Şanlıurfa)1.0 ML6.9 kmAFAD19.08.2026 08:54İskele (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti)1.3 ML7.0 kmAFAD19.08.2026 08:40Tuşba (Van)2.1 ML15.4 kmAFAD19.08.2026 08:40KARAAGAC-(VAN)2.0 ML10.2 kmKandilli19.08.2026 08:24GURCISTAN2.4 ML5.0 kmKandilli19.08.2026 08:24Akyaka (Kars)2.6 ML7.9 kmAFAD19.08.2026 08:19SARICOKEK-KAYNASLI (DUZCE)1.7 ML11.1 kmKandilli19.08.2026 08:19Kaynaşlı (Düzce)1.2 ML7.0 kmAFAD19.08.2026 08:17Sındırgı (Balıkesir)1.1 ML6.3 kmAFAD19.08.2026 08:17SOGUTLU-AKHISAR (MANISA)1.1 ML13.2 kmKandilli19.08.2026 07:49Kuyucak (Aydın)2.3 ML7.0 kmAFAD19.08.2026 07:49COBANISA-KUYUCAK (AYDIN)2.4 ML4.9 kmKandilli19.08.2026 07:38Gürün (Sivas)2.3 ML7.0 kmAFAD19.08.2026 07:38SULARBASI-GURUN (SIVAS)2.2 ML5.0 kmKandilli19.08.2026 06:40KOZLU-SINDIRGI (BALIKESIR)1.7 ML8.0 kmKandilli19.08.2026 06:40Sındırgı (Balıkesir)1.6 ML14.8 kmAFAD19.08.2026 06:11Kale (Malatya)1.2 ML12.7 kmAFAD19.08.2026 06:10VEYSELLI-ERDEMLI (MERSIN)1.7 ML8.4 kmKandilli19.08.2026 06:10Erdemli (Mersin)1.6 ML7.0 kmAFAD19.08.2026 05:47Yedisu (Bingöl)1.3 ML7.0 kmAFAD19.08.2026 05:38YELTEN-KORKUTELI (ANTALYA)2.0 ML61.9 kmKandilli19.08.2026 05:38Korkuteli (Antalya)2.0 ML71.3 kmAFAD19.08.2026 05:37Torbalı (İzmir)1.3 ML7.0 kmAFAD19.08.2026 05:33KAZANDERE-GOKSUN (KAHRAMANMARAS)1.5 ML16.1 kmKandilliNot: Deprem verileri Kandilli Rasathanesi ve AFAD kaynaklıdır. Veriler bilgilendirme amaçlıdır.Bu haber otomatik olarak oluşturulmuştur ve güncel deprem verilerini içermektedir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Türkiye ve çevresinde meydana gelen son depremler, AFAD ve Kandilli Rasathanesi tarafından paylaşılan veriler doğrultusunda güncellendi. Son yaşanan depremlere ait veriler haberimizde.Aşağıdaki listede;Az önce meydana gelen depremlerBugün yaşanan sarsıntılarİl il deprem bilgileriyer almaktadır.Canlı son depremler listesine buradan ulaşabilirsiniz.Son Depremler ListesiAşağıda son 24 saatte meydana gelen depremler listelenmektedir:TarihYerBüyüklükDerinlikKaynak19.08.2026 11:29TANISIK-(MALATYA)1.3 ML10.3 kmKandilli19.08.2026 11:29Battalgazi (Malatya)1.5 ML13.3 kmAFAD19.08.2026 11:10Kadirli (Osmaniye)2.2 ML7.2 kmAFAD19.08.2026 11:10KIZYUSUFLU-KADIRLI (OSMANIYE)2.2 ML1.8 kmKandilli19.08.2026 10:53KOZLU-(BOLU)2.6 ML8.6 kmKandilli19.08.2026 10:23GUNLUCE ACIKLARI-MUGLA (AKDENIZ)2.5 ML53.1 kmKandilli19.08.2026 10:04Hilvan (Şanlıurfa)1.0 ML6.9 kmAFAD19.08.2026 08:54İskele (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti)1.3 ML7.0 kmAFAD19.08.2026 08:40Tuşba (Van)2.1 ML15.4 kmAFAD19.08.2026 08:40KARAAGAC-(VAN)2.0 ML10.2 kmKandilli19.08.2026 08:24GURCISTAN2.4 ML5.0 kmKandilli19.08.2026 08:24Akyaka (Kars)2.6 ML7.9 kmAFAD19.08.2026 08:19SARICOKEK-KAYNASLI (DUZCE)1.7 ML11.1 kmKandilli19.08.2026 08:19Kaynaşlı (Düzce)1.2 ML7.0 kmAFAD19.08.2026 08:17Sındırgı (Balıkesir)1.1 ML6.3 kmAFAD19.08.2026 08:17SOGUTLU-AKHISAR (MANISA)1.1 ML13.2 kmKandilli19.08.2026 07:49Kuyucak (Aydın)2.3 ML7.0 kmAFAD19.08.2026 07:49COBANISA-KUYUCAK (AYDIN)2.4 ML4.9 kmKandilli19.08.2026 07:38Gürün (Sivas)2.3 ML7.0 kmAFAD19.08.2026 07:38SULARBASI-GURUN (SIVAS)2.2 ML5.0 kmKandilli19.08.2026 06:40KOZLU-SINDIRGI (BALIKESIR)1.7 ML8.0 kmKandilli19.08.2026 06:40Sındırgı (Balıkesir)1.6 ML14.8 kmAFAD19.08.2026 06:11Kale (Malatya)1.2 ML12.7 kmAFAD19.08.2026 06:10VEYSELLI-ERDEMLI (MERSIN)1.7 ML8.4 kmKandilli19.08.2026 06:10Erdemli (Mersin)1.6 ML7.0 kmAFAD19.08.2026 05:47Yedisu (Bingöl)1.3 ML7.0 kmAFAD19.08.2026 05:38YELTEN-KORKUTELI (ANTALYA)2.0 ML61.9 kmKandilli19.08.2026 05:38Korkuteli (Antalya)2.0 ML71.3 kmAFAD19.08.2026 05:37Torbalı (İzmir)1.3 ML7.0 kmAFAD19.08.2026 05:33KAZANDERE-GOKSUN (KAHRAMANMARAS)1.5 ML16.1 kmKandilliNot: Deprem verileri Kandilli Rasathanesi ve AFAD kaynaklıdır. Veriler bilgilendirme amaçlıdır.Bu haber otomatik olarak oluşturulmuştur ve güncel deprem verilerini içermektedir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/gun-ortasinda-deprem-hareketliligi-guncel-liste-19-08-2026-20260819122503.jpg" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsviçre Frangı Kaç TL? Güncel CHF/TL Öğle Kuru (19 Ağustos 2026)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/isvicre-frangi-kac-tl-guncel-chf-tl-ogle-kuru-19-agustos-2026/895911/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/isvicre-frangi-kac-tl-guncel-chf-tl-ogle-kuru-19-agustos-2026/895911/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:25:02 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum: Frank kuru 19 Ağustos 2026 Öğle saatlerinde 59,17 TL seviyesinde işlem görüyor. Saat 12:25 itibarıyla CHF/TL kuru yüzde 0,31 yükseliş gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum - Frank/TL kuru güne yüzde sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde frank, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 19 Ağustos 2026 saat 12:25 itibarıyla:

1 İsviçre Frangı (CHF): 59,1666 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,31 yükseldi gösterdi.

1 İsviçre Frangı (CHF) Alış 59,1329 TL, 1 İsviçre Frangı satış fiyatı ise 59,1666 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, frank kurunun seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel frank kuru, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest döviz piyasasında:

Frank alış fiyatı: 59,1329 TL

Frank satış fiyatı: 59,1666 TL

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, frank kurunun seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel döviz kurları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum - Frank/TL kuru güne yüzde sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde frank, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 19 Ağustos 2026 saat 12:25 itibarıyla:

1 İsviçre Frangı (CHF): 59,1666 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,31 yükseldi gösterdi.

1 İsviçre Frangı (CHF) Alış 59,1329 TL, 1 İsviçre Frangı satış fiyatı ise 59,1666 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, frank kurunun seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel frank kuru, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest döviz piyasasında:

Frank alış fiyatı: 59,1329 TL

Frank satış fiyatı: 59,1666 TL

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, frank kurunun seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel döviz kurları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/isvicre-frangi-kac-tl-guncel-chf-tl-ogle-kuru-19-agustos-2026-20260819122502.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>MEB'den 2026-2027 eğitim ve öğretim yılına ilişkin genelge:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/meb-den-2026-2027-egitim-ve-ogretim-yilina-iliskin-genelge/895910/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/meb-den-2026-2027-egitim-ve-ogretim-yilina-iliskin-genelge/895910/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:24:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile ortaya konulan milli duruş, Bakanlığın tavizsiz en temel önceliklerinden biri ve eğitim ve öğretim süreçlerinin ana hedeflerinden olacak - Okulun ve öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek hususlara ilişkin ihbar ve şikayetler değerlendirilerek derhal önlem alınacak - Veli görüşmeleri, ülke genelinde yalnızca Okul Randevu Sistemi üzerinden planlanarak yürütülecek. Velilerin randevusuz ziyaretlerine ve öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmeyecek - e-Okul sisteminde otomatik gerçekleşen okul kayıtlarından dolayı velilerin kayıt ücreti ödemesi söz konusu olmayacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bu yıl eğitim öğretimde yapılacak iş ve işlemlere ilişkin tüm illere genelge gönderdi.Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla yayımlanan 2026-2027 eğitim ve öğretim yılına ilişkin iş ve işlemler konulu genelgeye göre, 2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak.Genelge kapsamında, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile ortaya konulan milli duruş, Bakanlığın tavizsiz en temel önceliklerinden biri ve eğitim ve öğretim süreçlerinin ana hedeflerinden olacak.Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül ruhuna uygun olarak öğrencilerin hiçbir ayrım gözetilmeksizin, anayasal vatandaşlık anlayışı ve eşitlik ilkesi temelinde, milli birlik ve beraberliğe, vatana ve kardeşlik hukukuna sahip çıkacak şuurda yetiştirilmeleri sağlanacak. Bu amaç doğrultusunda 2026-2027 eğitim ve öğretim yılının ilk haftası ve yıl boyunca Bakanlık tarafından hazırlanan uygulama kılavuzları doğrultusunda etkinlikler düzenlenecek.Sağlıklı ve güvenli okul ikliminin tavizsiz şekilde korunması amacıyla, Okullarda Güvenlik Önlemlerinin Alınması konulu Genelge, Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu ve Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü ve İçişleri Bakanlığının Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirleri konulu yazısı hükümleri eksiksiz olarak uygulanacak, denetimler rutin aralıklarla sürdürülecek.Okul ve çevresine yönelik olası riskler gözden geçirilecekGenelgeye göre, il ve ilçe yürütme kurulları, eğitim öğretim yılı başında toplanarak görev ve sorumlulukları, okul ve çevresine yönelik olası riskleri gözden geçirecek ve planlamalar yapacak.Okul ortamlarında giriş-çıkışlar kontrollü sağlanacak, yaya ve araç trafiği ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak, acil durumlarda hızlı ve güvenli tahliyeyi sağlayacak bakım ve onarım çalışmaları tamamlanacak.Okulun ve öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek hususlara ilişkin ihbar ve şikayetler değerlendirilerek önlem alınacak.Olumsuz davranışların fiil ve suça dönüşmesini engellemek üzere ilgili kurumlarla eş güdüm halinde tüm koruyucu ve önleyici tedbirler hayata geçirilecek, bu hususta en ufak bir idari zafiyete veya ihmale müsaade edilmeyecek.Velilerin randevusuz ziyaretlerine izin verilmeyecekVeli görüşmeleri, ülke genelinde yalnızca Okul Randevu Sistemi üzerinden planlanarak yürütülecek. Velilerin randevusuz ziyaretlerine ve öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmeyecek.Öğretmenlerin mesleki haklarının korunması ve güvenli eğitim ortamlarının sürdürülmesi amacıyla bu uygulama, tüm eğitim kurumlarında istisnasız uygulanacak.Eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve eğitim çalışanları görevlerini yerine getirirken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, temsil sorumluluğunu ve öğrencilere örnek olma niteliğini gözetecek, kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket edecek ve önlük giyecek.Bu kapsamda eğitim ve öğretim yılı başında yapılacak öğretmenler kurulunda gerekli bilgilendirmeler yapılacak olup uygulama, milli eğitim müdürlüklerince takip edilecek ve mevzuata aykırı davranışlara izin verilmeyecek.e-Okul sisteminde otomatik gerçekleşen okul kayıtlarından dolayı velilerin kayıt ücreti ödemesi söz konusu olmayacak. Öğrenci kayıt işlemleri 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Adrese Dayalı Kayıt Sistemi (e-Kayıt) Usul ve Esasları gereğince yürütülecek, öğretmen norm dağılımının olumsuz etkilenmemesi, okullardaki sınıf mevcutlarının dengeli bir şekilde dağılımının yapılabilmesi, fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi, okulların tam kapasiteyle kullanımı gibi nedenler dolayısıyla kayıt bölgesi sınırlamalarına kesinlikle uygun davranılacak ve kayıt bölgeleri dışından öğrenci kaydı yapılmayacak.Velilerin ayrıca okul idaresiyle kayıt konusunda iletişim kurmasına gerek kalmadığından, kayıt parası veya başka ad altında zorunlu ücret talep edilmesi mümkün olmayacak. Velilerden kayıtlara ilişkin herhangi bir ücret istendiğine dair şikayet gelmesi halinde gereği yapılacak.Okullarda cep telefonu kullanılmayacakÖğrencilerin dijital imkanlardan doğru şekilde yararlanmasına yönelik rehberlik çalışmalarına ağırlık verilerek, dijital bağımlılığa neden olan etkenlere yönelik farkındalıkları artırılacak.Öğrencilerin sınıf içinde cep telefonu bulundurmamalarına ilişkin uygulamaya devam edilecek ve öğretmenler de sınıf içinde cep telefonu kullanmayacak.Ödev verme ya da bilgilendirmelerde Bakanlığın belirlediği dijital platformlar haricindeki araçların kullanımından kaçınılarak bu hususta öğrencilere ve velilere gerekli yönlendirmeler yapılacak.Öğrencilerin dijital dünyada güvenli, bilinçli, sorumlu ve değer temelli bir yaklaşımla hareket eden bireyler olarak yetişmelerini desteklemek amacıyla Duygu-Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi ile hazırlanan eğitim içeriklerinden etkin şekilde yararlanılacak.Okul öncesi eğitim, ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıf öğrencilerine yönelik uyum eğitimleri, Bakanlık tarafından belirlenen takvim ve program çerçevesinde gerçekleştirilecek.Okul öncesi eğitim ve ilkokul 1. sınıf öğrencilerine yönelik aile etkinliklerinde ailenin etkin katılımı esas alınacak. İlkokul 1. sınıf öğrencilerinin okuma bayramı etkinlikleri ise okuldaki tüm 1. sınıf öğrencilerini kapsayacak şekilde mayıs ayı içinde planlanacak.Maarifin Kalbinde Oyun teması esas alınacak2026-2027 eğitim ve öğretim yılında, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül eğitim anlayışı doğrultusunda Maarifin Kalbinde Oyun teması esas alınacak.Oyunun, çocuğun öğrenme, gelişim, sosyalleşme, üretme ve kendini ifade etme süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olduğu anlayışıyla yaş ve gelişim özelliklerine uygun, güvenli ve kapsayıcı oyun etkinliklerine ve geleneksel çocuk oyunlarına eğitim süreçlerinde yer verilecek.Bu çerçevede yapılacak planlama ve uygulamalar, Milli Eğitim Bakanlığı Oyun Politika Belgesi ilke ve esaslarına uygun şekilde yürütülecek.Bakanlığın en önemli paydaşlarından olan ailelerin eğitim sürecine etkin katılımının ve çocukların gelişimlerinin ev ortamında da desteklenmesi amacıyla okul-aile iş birliği güçlendirilecek.Ailemle Eğitim Yolculuğum çalışmaları, Bakanlıkça hazırlanan uygulama kılavuzları ve etkinlik kitaplarında yer alan usul ve esaslar doğrultusunda etkin şekilde yürütülecek, okul öncesi aile eğitim bültenleri velilere düzenli olarak ulaştırılacak.Türk dünyasına ilişkin materyaller ücretsiz dağıtılacakTürkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Türk dünyası ve gönül coğrafyasının ortak tarih, kültür ve medeniyet birikimini yansıtan değerlerin öğrenciler tarafından benimsenmesi, birlik ve beraberlik bilincinin güçlendirilmesi amacıyla bu yıl ortaokul kademesinde Hakan ile Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu, ortaöğretim kademesinde ise Türk Dünyası Kültür Atlası, Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu adlı materyaller, ücretsiz dağıtılan ders kitaplarıyla birlikte sıralarda yerini alacak.Öğrencilerin öğrenmelerini gerçek yaşamla ilişkilendirmeleri, yaparak ve yaşayarak öğrenmeleri, farklı öğrenme deneyimleri edinmeleri, içinde yaşadıkları toplumu ve coğrafyayı öncelikle öğrenmelerini desteklemek amacıyla okul dışı öğrenme ortamları eğitim ve öğretim süreçlerine etkin şekilde dahil edilecek ve Okul Dışı Öğrenme Ortamları Dijital Platformunda yer alan içeriklerden yararlanılacak.Kutlamalarda pedagojik ve etik ilkeler gözetilecekOkullarda gerçekleştirilecek tören, kutlama, anma günü, mezuniyet ve benzeri etkinliklerde kullanılacak müzik, video, broşür, pankart ve diğer materyaller Yönetmelik hükümleri doğrultusunda kurulan Eser İnceleme ve Seçme Kurulu onayıyla belirlenecek.Sosyal medya paylaşımlarında pedagojik ve etik ilkelere riayet edilecek. Mezuniyet etkinlikleri toplumsal değerler ve öğrenci kimliğiyle uyumlu olacak ve velilere ilave mali yük getirmeyecek şekilde planlanarak yürütülecek. Bakanlığın Mezuniyet Günü Etkinlikleri konulu Genelgesi ile belirtilen hususlara aykırı uygulamalara izin verilmeyecek.Özel öğretim kurumlarında görev yapan eğitim personeli ve diğer personelin, ilgili mevzuat kapsamında sözleşmeyle belirlenen özlük haklarının kurumlar tarafından yerine getirilip getirilmediği denetlenecek, bu kapsamdaki şikayetler titizlikle takip edilip sonuçlandırılacak.Velilere maddi yük oluşturulmayacakBakanlıkça ücretsiz dağıtılan kaynaklar dışındaki materyaller okul ve kurumlarda kullandırılmayacak. Öğrenci ihtiyaçlarının temininde veliler, belirli markalara ve yüksek maliyetli ithal kırtasiye setlerine mecbur bırakılmayacak. Bunun yerine ülkenin üretim kapasitesini destekleyecek yerli ürünlerin kullanımına imkan sağlanacak.Velilere maddi yük oluşturacak her türlü uygulamadan kaçınılacak, okullarda yönlendirme, reklam ve tanıtım organizasyonlarına kesinlikle müsaade edilmeyecek.Tüm eğitim kademelerinde Bakanlık tarafından belirlenen ortak sınav uygulamaları ile Bakanlık tarafından hazırlanan ölçme ve değerlendirme araçları dışında il, ilçe, okul veya sınıf genelinde öğrencileri birbirleriyle yarıştıran, sıralamaya tabi tutan ya da velilere ilave mali yük getiren deneme sınavı, hazır bulunuşluk uygulaması, tarama sınavı ve benzeri sınavların okullarda uygulanmasına veya öğrencilere satın aldırılmasına izin verilmeyecek.Özel yayınevleri veya diğer kişi ve kuruluşlar tarafından bu amaçla hazırlanan sınavlar da aynı kapsamda değerlendirilecek.Bakanlığın ölçme ve değerlendirme politikalarıyla örtüşmeyen ve öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebilecek, adı veya niteliği ne olursa olsun Bakanlık dışında hazırlanan ve organize edilen sınav niteliği taşıyan hiçbir uygulamanın okullarda yapılmasına izin verilmeyecek.Yaşam Becerileri Projesi kapsamında hazırlanan uygulama kılavuzu ve etkinlik kitapları doğrultusunda eğitim ve öğretim süreçleri planlanacak.Okullarda bulunan uygun fiziki ortamlar öğrencilerin yaşam becerilerini uygulayarak geliştirebilecekleri şekilde değerlendirilecek ve uygulamaların yaygınlaştırılmasına yönelik gerekli tedbirler alınacak.İş sağlığı ve güvenliği tedbirleri eksiksiz uygulanacak.Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında atölye, laboratuvar ve işletmelerde yapılan mesleki eğitimlerde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüm tedbirler, eksiksiz uygulanacak.İşletmelerde mesleki eğitim ve staj yapılacak iş yerleri, alan/dal uygunluğu, usta öğretici/eğitici personel yeterliliği, öğrenci kapasitesi ve öğretim programına uygunluk açısından eğitim başlamadan önce titizlikle seçilecek ve uygun işletmelerle sözleşme yapılacak.Uygunluk şartlarını kaybeden veya eksiklik tespit edilen işletmelerle yapılan sözleşmeler, mevzuata uygun şekilde ivedilikle feshedilecek.Koordinatör öğretmenler, eğitim süreçlerini görevleri başında düzenli ve etkin biçimde izleyecek, süreçlerin takibi için İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj (MEB-İMES) mobil uygulaması tüm paydaşlarca aktif ve zorunlu olarak kullanılacak.Haberimiz Olsun etkin kullanılacakÖğrencilerin medya okuryazarlığı ve dijital iletişim becerilerini geliştirmeleri yönündeki hedefler doğrultusunda hazırlanan Haberimiz Olsun dijital platformunda yayımlanan video, sesli ve yazılı dijital medya içeriklerinden eğitim ortamlarında yararlanılacak.Bu içerikler, ilgili derslerin konu ve öğrenme çıktılarıyla ilişkilendirilerek eğitim süreçlerine dahil edilecek ve okullarda dezenformasyonla mücadeleyi destekleyen, güncel, şeffaf ve doğru bilgiye dayalı bir medya kültürünün geliştirilmesine yönelik gerekli planlamalar yapılacak.Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası etkinliklerinde yerli sanayi ve teknoloji ürünleri tanıtılarak, öğrencilere milli kalkınma şuuru sadece bu haftaya mahsus olmayacak şekilde yıl içindeki diğer etkinliklerle de kazandırılacak.Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında finansal okuryazarlık, tasarruf kültürü ile yerli üretim ve tüketim bilincini güçlendirecek, öğrencilerin bilim ve teknolojinin üreticisi olmalarını destekleyecek faaliyetlere yer verilecek.Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerini sürdüren, özel yetenekli öğrenciler dahil olmak üzere özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için eğitim gördükleri okullarda destek eğitim odaları açılacak.Bu odalarda verilecek eğitim planlanacak, öğretmen görevlendirmeleri yapılacak ve öğrencilerin Bireyselleştirilmiş Eğitim Programları (BEP) dikkate alınarak eğitim süreçlerine etkin katılımları sağlanacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bu yıl eğitim öğretimde yapılacak iş ve işlemlere ilişkin tüm illere genelge gönderdi.Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla yayımlanan 2026-2027 eğitim ve öğretim yılına ilişkin iş ve işlemler konulu genelgeye göre, 2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak.Genelge kapsamında, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile ortaya konulan milli duruş, Bakanlığın tavizsiz en temel önceliklerinden biri ve eğitim ve öğretim süreçlerinin ana hedeflerinden olacak.Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül ruhuna uygun olarak öğrencilerin hiçbir ayrım gözetilmeksizin, anayasal vatandaşlık anlayışı ve eşitlik ilkesi temelinde, milli birlik ve beraberliğe, vatana ve kardeşlik hukukuna sahip çıkacak şuurda yetiştirilmeleri sağlanacak. Bu amaç doğrultusunda 2026-2027 eğitim ve öğretim yılının ilk haftası ve yıl boyunca Bakanlık tarafından hazırlanan uygulama kılavuzları doğrultusunda etkinlikler düzenlenecek.Sağlıklı ve güvenli okul ikliminin tavizsiz şekilde korunması amacıyla, Okullarda Güvenlik Önlemlerinin Alınması konulu Genelge, Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu ve Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü ve İçişleri Bakanlığının Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirleri konulu yazısı hükümleri eksiksiz olarak uygulanacak, denetimler rutin aralıklarla sürdürülecek.Okul ve çevresine yönelik olası riskler gözden geçirilecekGenelgeye göre, il ve ilçe yürütme kurulları, eğitim öğretim yılı başında toplanarak görev ve sorumlulukları, okul ve çevresine yönelik olası riskleri gözden geçirecek ve planlamalar yapacak.Okul ortamlarında giriş-çıkışlar kontrollü sağlanacak, yaya ve araç trafiği ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak, acil durumlarda hızlı ve güvenli tahliyeyi sağlayacak bakım ve onarım çalışmaları tamamlanacak.Okulun ve öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek hususlara ilişkin ihbar ve şikayetler değerlendirilerek önlem alınacak.Olumsuz davranışların fiil ve suça dönüşmesini engellemek üzere ilgili kurumlarla eş güdüm halinde tüm koruyucu ve önleyici tedbirler hayata geçirilecek, bu hususta en ufak bir idari zafiyete veya ihmale müsaade edilmeyecek.Velilerin randevusuz ziyaretlerine izin verilmeyecekVeli görüşmeleri, ülke genelinde yalnızca Okul Randevu Sistemi üzerinden planlanarak yürütülecek. Velilerin randevusuz ziyaretlerine ve öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmeyecek.Öğretmenlerin mesleki haklarının korunması ve güvenli eğitim ortamlarının sürdürülmesi amacıyla bu uygulama, tüm eğitim kurumlarında istisnasız uygulanacak.Eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve eğitim çalışanları görevlerini yerine getirirken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, temsil sorumluluğunu ve öğrencilere örnek olma niteliğini gözetecek, kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket edecek ve önlük giyecek.Bu kapsamda eğitim ve öğretim yılı başında yapılacak öğretmenler kurulunda gerekli bilgilendirmeler yapılacak olup uygulama, milli eğitim müdürlüklerince takip edilecek ve mevzuata aykırı davranışlara izin verilmeyecek.e-Okul sisteminde otomatik gerçekleşen okul kayıtlarından dolayı velilerin kayıt ücreti ödemesi söz konusu olmayacak. Öğrenci kayıt işlemleri 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Adrese Dayalı Kayıt Sistemi (e-Kayıt) Usul ve Esasları gereğince yürütülecek, öğretmen norm dağılımının olumsuz etkilenmemesi, okullardaki sınıf mevcutlarının dengeli bir şekilde dağılımının yapılabilmesi, fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi, okulların tam kapasiteyle kullanımı gibi nedenler dolayısıyla kayıt bölgesi sınırlamalarına kesinlikle uygun davranılacak ve kayıt bölgeleri dışından öğrenci kaydı yapılmayacak.Velilerin ayrıca okul idaresiyle kayıt konusunda iletişim kurmasına gerek kalmadığından, kayıt parası veya başka ad altında zorunlu ücret talep edilmesi mümkün olmayacak. Velilerden kayıtlara ilişkin herhangi bir ücret istendiğine dair şikayet gelmesi halinde gereği yapılacak.Okullarda cep telefonu kullanılmayacakÖğrencilerin dijital imkanlardan doğru şekilde yararlanmasına yönelik rehberlik çalışmalarına ağırlık verilerek, dijital bağımlılığa neden olan etkenlere yönelik farkındalıkları artırılacak.Öğrencilerin sınıf içinde cep telefonu bulundurmamalarına ilişkin uygulamaya devam edilecek ve öğretmenler de sınıf içinde cep telefonu kullanmayacak.Ödev verme ya da bilgilendirmelerde Bakanlığın belirlediği dijital platformlar haricindeki araçların kullanımından kaçınılarak bu hususta öğrencilere ve velilere gerekli yönlendirmeler yapılacak.Öğrencilerin dijital dünyada güvenli, bilinçli, sorumlu ve değer temelli bir yaklaşımla hareket eden bireyler olarak yetişmelerini desteklemek amacıyla Duygu-Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi ile hazırlanan eğitim içeriklerinden etkin şekilde yararlanılacak.Okul öncesi eğitim, ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıf öğrencilerine yönelik uyum eğitimleri, Bakanlık tarafından belirlenen takvim ve program çerçevesinde gerçekleştirilecek.Okul öncesi eğitim ve ilkokul 1. sınıf öğrencilerine yönelik aile etkinliklerinde ailenin etkin katılımı esas alınacak. İlkokul 1. sınıf öğrencilerinin okuma bayramı etkinlikleri ise okuldaki tüm 1. sınıf öğrencilerini kapsayacak şekilde mayıs ayı içinde planlanacak.Maarifin Kalbinde Oyun teması esas alınacak2026-2027 eğitim ve öğretim yılında, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül eğitim anlayışı doğrultusunda Maarifin Kalbinde Oyun teması esas alınacak.Oyunun, çocuğun öğrenme, gelişim, sosyalleşme, üretme ve kendini ifade etme süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olduğu anlayışıyla yaş ve gelişim özelliklerine uygun, güvenli ve kapsayıcı oyun etkinliklerine ve geleneksel çocuk oyunlarına eğitim süreçlerinde yer verilecek.Bu çerçevede yapılacak planlama ve uygulamalar, Milli Eğitim Bakanlığı Oyun Politika Belgesi ilke ve esaslarına uygun şekilde yürütülecek.Bakanlığın en önemli paydaşlarından olan ailelerin eğitim sürecine etkin katılımının ve çocukların gelişimlerinin ev ortamında da desteklenmesi amacıyla okul-aile iş birliği güçlendirilecek.Ailemle Eğitim Yolculuğum çalışmaları, Bakanlıkça hazırlanan uygulama kılavuzları ve etkinlik kitaplarında yer alan usul ve esaslar doğrultusunda etkin şekilde yürütülecek, okul öncesi aile eğitim bültenleri velilere düzenli olarak ulaştırılacak.Türk dünyasına ilişkin materyaller ücretsiz dağıtılacakTürkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Türk dünyası ve gönül coğrafyasının ortak tarih, kültür ve medeniyet birikimini yansıtan değerlerin öğrenciler tarafından benimsenmesi, birlik ve beraberlik bilincinin güçlendirilmesi amacıyla bu yıl ortaokul kademesinde Hakan ile Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu, ortaöğretim kademesinde ise Türk Dünyası Kültür Atlası, Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu adlı materyaller, ücretsiz dağıtılan ders kitaplarıyla birlikte sıralarda yerini alacak.Öğrencilerin öğrenmelerini gerçek yaşamla ilişkilendirmeleri, yaparak ve yaşayarak öğrenmeleri, farklı öğrenme deneyimleri edinmeleri, içinde yaşadıkları toplumu ve coğrafyayı öncelikle öğrenmelerini desteklemek amacıyla okul dışı öğrenme ortamları eğitim ve öğretim süreçlerine etkin şekilde dahil edilecek ve Okul Dışı Öğrenme Ortamları Dijital Platformunda yer alan içeriklerden yararlanılacak.Kutlamalarda pedagojik ve etik ilkeler gözetilecekOkullarda gerçekleştirilecek tören, kutlama, anma günü, mezuniyet ve benzeri etkinliklerde kullanılacak müzik, video, broşür, pankart ve diğer materyaller Yönetmelik hükümleri doğrultusunda kurulan Eser İnceleme ve Seçme Kurulu onayıyla belirlenecek.Sosyal medya paylaşımlarında pedagojik ve etik ilkelere riayet edilecek. Mezuniyet etkinlikleri toplumsal değerler ve öğrenci kimliğiyle uyumlu olacak ve velilere ilave mali yük getirmeyecek şekilde planlanarak yürütülecek. Bakanlığın Mezuniyet Günü Etkinlikleri konulu Genelgesi ile belirtilen hususlara aykırı uygulamalara izin verilmeyecek.Özel öğretim kurumlarında görev yapan eğitim personeli ve diğer personelin, ilgili mevzuat kapsamında sözleşmeyle belirlenen özlük haklarının kurumlar tarafından yerine getirilip getirilmediği denetlenecek, bu kapsamdaki şikayetler titizlikle takip edilip sonuçlandırılacak.Velilere maddi yük oluşturulmayacakBakanlıkça ücretsiz dağıtılan kaynaklar dışındaki materyaller okul ve kurumlarda kullandırılmayacak. Öğrenci ihtiyaçlarının temininde veliler, belirli markalara ve yüksek maliyetli ithal kırtasiye setlerine mecbur bırakılmayacak. Bunun yerine ülkenin üretim kapasitesini destekleyecek yerli ürünlerin kullanımına imkan sağlanacak.Velilere maddi yük oluşturacak her türlü uygulamadan kaçınılacak, okullarda yönlendirme, reklam ve tanıtım organizasyonlarına kesinlikle müsaade edilmeyecek.Tüm eğitim kademelerinde Bakanlık tarafından belirlenen ortak sınav uygulamaları ile Bakanlık tarafından hazırlanan ölçme ve değerlendirme araçları dışında il, ilçe, okul veya sınıf genelinde öğrencileri birbirleriyle yarıştıran, sıralamaya tabi tutan ya da velilere ilave mali yük getiren deneme sınavı, hazır bulunuşluk uygulaması, tarama sınavı ve benzeri sınavların okullarda uygulanmasına veya öğrencilere satın aldırılmasına izin verilmeyecek.Özel yayınevleri veya diğer kişi ve kuruluşlar tarafından bu amaçla hazırlanan sınavlar da aynı kapsamda değerlendirilecek.Bakanlığın ölçme ve değerlendirme politikalarıyla örtüşmeyen ve öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebilecek, adı veya niteliği ne olursa olsun Bakanlık dışında hazırlanan ve organize edilen sınav niteliği taşıyan hiçbir uygulamanın okullarda yapılmasına izin verilmeyecek.Yaşam Becerileri Projesi kapsamında hazırlanan uygulama kılavuzu ve etkinlik kitapları doğrultusunda eğitim ve öğretim süreçleri planlanacak.Okullarda bulunan uygun fiziki ortamlar öğrencilerin yaşam becerilerini uygulayarak geliştirebilecekleri şekilde değerlendirilecek ve uygulamaların yaygınlaştırılmasına yönelik gerekli tedbirler alınacak.İş sağlığı ve güvenliği tedbirleri eksiksiz uygulanacak.Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında atölye, laboratuvar ve işletmelerde yapılan mesleki eğitimlerde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüm tedbirler, eksiksiz uygulanacak.İşletmelerde mesleki eğitim ve staj yapılacak iş yerleri, alan/dal uygunluğu, usta öğretici/eğitici personel yeterliliği, öğrenci kapasitesi ve öğretim programına uygunluk açısından eğitim başlamadan önce titizlikle seçilecek ve uygun işletmelerle sözleşme yapılacak.Uygunluk şartlarını kaybeden veya eksiklik tespit edilen işletmelerle yapılan sözleşmeler, mevzuata uygun şekilde ivedilikle feshedilecek.Koordinatör öğretmenler, eğitim süreçlerini görevleri başında düzenli ve etkin biçimde izleyecek, süreçlerin takibi için İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj (MEB-İMES) mobil uygulaması tüm paydaşlarca aktif ve zorunlu olarak kullanılacak.Haberimiz Olsun etkin kullanılacakÖğrencilerin medya okuryazarlığı ve dijital iletişim becerilerini geliştirmeleri yönündeki hedefler doğrultusunda hazırlanan Haberimiz Olsun dijital platformunda yayımlanan video, sesli ve yazılı dijital medya içeriklerinden eğitim ortamlarında yararlanılacak.Bu içerikler, ilgili derslerin konu ve öğrenme çıktılarıyla ilişkilendirilerek eğitim süreçlerine dahil edilecek ve okullarda dezenformasyonla mücadeleyi destekleyen, güncel, şeffaf ve doğru bilgiye dayalı bir medya kültürünün geliştirilmesine yönelik gerekli planlamalar yapılacak.Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası etkinliklerinde yerli sanayi ve teknoloji ürünleri tanıtılarak, öğrencilere milli kalkınma şuuru sadece bu haftaya mahsus olmayacak şekilde yıl içindeki diğer etkinliklerle de kazandırılacak.Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında finansal okuryazarlık, tasarruf kültürü ile yerli üretim ve tüketim bilincini güçlendirecek, öğrencilerin bilim ve teknolojinin üreticisi olmalarını destekleyecek faaliyetlere yer verilecek.Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerini sürdüren, özel yetenekli öğrenciler dahil olmak üzere özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için eğitim gördükleri okullarda destek eğitim odaları açılacak.Bu odalarda verilecek eğitim planlanacak, öğretmen görevlendirmeleri yapılacak ve öğrencilerin Bireyselleştirilmiş Eğitim Programları (BEP) dikkate alınarak eğitim süreçlerine etkin katılımları sağlanacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/meb-den-2026-2027-egitim-ve-ogretim-yilina-iliskin-genelge.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İngiltere'de yıllık enflasyon temmuzda yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/avro-bolgesi-nde-yillik-enflasyon-temmuzda-yuzde-2-9-a-yukseldi/895909/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/avro-bolgesi-nde-yillik-enflasyon-temmuzda-yuzde-2-9-a-yukseldi/895909/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:24:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / İngiltere'de yıllık enflasyon Orta Doğu'daki savaş nedeniyle artan enerji fiyatlarının etkisiyle temmuzda yüzde 2,9 seviyesine çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İngiltere'de yıllık enflasyon Orta Doğu'daki savaş nedeniyle artan enerji fiyatlarının etkisiyle temmuzda yüzde 2,9 seviyesine çıktı.İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS), temmuz ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı.Buna göre, haziranda yüzde 2,6 olan yıllık enflasyon temmuzda yüzde 2,9'a yükseldi. Aylık enflasyon da yüzde 0,3 oldu.Konut ve hane halkı hizmetleri ile mobilya fiyatlarındaki artışlar, yıllık ve aylık enflasyondaki değişimde yukarı yönlü etki yaptı. Ulaştırma fiyatları ise aşağı yönlü baskı yaparak bu etkiyi kısmen dengeledi.İngiltere'de enerji ve gıda fiyatları hariç tutulan çekirdek enflasyon ise yıllık bazda yüzde 2,6 ile değişiklik göstermedi. Hizmetler sektörü enflasyonu yıllık bazda yüzde 3,4'e geriledi. Hizmetler enflasyonu haziranda yıllık yüzde 3,6 olmuştu.ABD/İsrail-İran Savaşı sonrası artan enerji fiyatları hane halkları için yaşam maliyetlerinde yeni bir baskıya yol açtı. Bu durum ülkede enflasyonun hız kazanmasında etkili oldu.ONS Fiyatlardan Sorumlu Direktör Yardımcısı Mike Hardie, enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde, enflasyonun temmuzda hız kazanmasında gaz fiyatlarındaki keskin artışın belirleyici olduğunu belirterek, Bu, gaz fiyatlarındaki yaklaşık 4 yıldır gördüğümüz en büyük artıştı. ifadesini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : İngiltere'de yıllık enflasyon Orta Doğu'daki savaş nedeniyle artan enerji fiyatlarının etkisiyle temmuzda yüzde 2,9 seviyesine çıktı.İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi (ONS), temmuz ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı.Buna göre, haziranda yüzde 2,6 olan yıllık enflasyon temmuzda yüzde 2,9'a yükseldi. Aylık enflasyon da yüzde 0,3 oldu.Konut ve hane halkı hizmetleri ile mobilya fiyatlarındaki artışlar, yıllık ve aylık enflasyondaki değişimde yukarı yönlü etki yaptı. Ulaştırma fiyatları ise aşağı yönlü baskı yaparak bu etkiyi kısmen dengeledi.İngiltere'de enerji ve gıda fiyatları hariç tutulan çekirdek enflasyon ise yıllık bazda yüzde 2,6 ile değişiklik göstermedi. Hizmetler sektörü enflasyonu yıllık bazda yüzde 3,4'e geriledi. Hizmetler enflasyonu haziranda yıllık yüzde 3,6 olmuştu.ABD/İsrail-İran Savaşı sonrası artan enerji fiyatları hane halkları için yaşam maliyetlerinde yeni bir baskıya yol açtı. Bu durum ülkede enflasyonun hız kazanmasında etkili oldu.ONS Fiyatlardan Sorumlu Direktör Yardımcısı Mike Hardie, enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde, enflasyonun temmuzda hız kazanmasında gaz fiyatlarındaki keskin artışın belirleyici olduğunu belirterek, Bu, gaz fiyatlarındaki yaklaşık 4 yıldır gördüğümüz en büyük artıştı. ifadesini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/avro-bolgesi-nde-yillik-enflasyon-temmuzda-yuzde-2-9-a-yukseldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bolu'da kamyonet ile hafif ticari aracın çarpıştığı kazada 4 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bolu-da-kamyonet-ile-hafif-ticari-aracin-carpistigi-kazada-4-kisi-yaralandi/895908/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bolu-da-kamyonet-ile-hafif-ticari-aracin-carpistigi-kazada-4-kisi-yaralandi/895908/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:24:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Bolu / Bolu'da kamyonet ile hafif ticari aracın çarpışması sonucu 2'si çocuk 4 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Bolu Haberleri : Bolu'da kamyonet ile hafif ticari aracın çarpışması sonucu 2'si çocuk 4 kişi yaralandı. Sağlık Mahallesi'nde M.C. idaresindeki 34 PGU 035 plakalı kamyonet, kavşakta İ.D. yönetimindeki 14 AAY 365 plakalı hafif ticari araçla çarpıştı.İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Kazada yaralanan 2'si çocuk 4 kişi, sağlık personelinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Bolu Haberleri : Bolu'da kamyonet ile hafif ticari aracın çarpışması sonucu 2'si çocuk 4 kişi yaralandı. Sağlık Mahallesi'nde M.C. idaresindeki 34 PGU 035 plakalı kamyonet, kavşakta İ.D. yönetimindeki 14 AAY 365 plakalı hafif ticari araçla çarpıştı.İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.Kazada yaralanan 2'si çocuk 4 kişi, sağlık personelinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/bolu-da-kamyonet-ile-hafif-ticari-aracin-carpistigi-kazada-4-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Arap Birliği, İsrail'in Suriye'deki askeri havaalanına düzenlediği saldırıları kınadı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/arap-birligi-israil-in-suriye-deki-askeri-havaalanina-duzenledigi-saldirilari-kinadi/895907/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/arap-birligi-israil-in-suriye-deki-askeri-havaalanina-duzenledigi-saldirilari-kinadi/895907/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:21:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Dünya / Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi, İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinde bulunan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği saldırıları kınadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Dünya Haberleri : Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi, İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinde bulunan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği saldırıları kınadı.Fehmi, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İsrail'in, İdlib ilindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na yönelik saldırısının Suriye'nin egemenliğinin ve uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu belirtti.İsrail'in kışkırtıcı ve haksız saldırılarının hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu vurgulayan Fehmi, İsrail'i kaos yaymak ve çatışma alanlarını genişletmekle suçladı.Fehmi, saldırıların İsrail Başbakanı'nın ülke içi  siyasi hedeflerine hizmet ettiğini belirterek, İsrail'in bölgedeki güvenlik ve istikrar pahasına siyasi ve seçim çıkarları elde etmeye çalıştığını ifade etti.Arap Birliği Genel Sekreteri Fehmi, uluslararası aktörlere ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine, İsrail'i bu küstah saldırıları durdurmaya zorlamaları çağrısında bulundu.Ne olmuştu?İsrail ordusuna ait savaş uçakları, Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na saldırı düzenlemişti.Saldırıda can kaybı ya da yaralanan olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmamıştı.Suriyeli yetkili, İsrail savaş uçaklarının Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na 8 saldırı düzenlediğini belirterek, saldırılarda pistin yanı sıra hangarda atıl durumdaki bir yapının hedef alındığını kaydetmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Dünya Haberleri : Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi, İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinde bulunan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na düzenlediği saldırıları kınadı.Fehmi, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İsrail'in, İdlib ilindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na yönelik saldırısının Suriye'nin egemenliğinin ve uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu belirtti.İsrail'in kışkırtıcı ve haksız saldırılarının hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu vurgulayan Fehmi, İsrail'i kaos yaymak ve çatışma alanlarını genişletmekle suçladı.Fehmi, saldırıların İsrail Başbakanı'nın ülke içi  siyasi hedeflerine hizmet ettiğini belirterek, İsrail'in bölgedeki güvenlik ve istikrar pahasına siyasi ve seçim çıkarları elde etmeye çalıştığını ifade etti.Arap Birliği Genel Sekreteri Fehmi, uluslararası aktörlere ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine, İsrail'i bu küstah saldırıları durdurmaya zorlamaları çağrısında bulundu.Ne olmuştu?İsrail ordusuna ait savaş uçakları, Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na saldırı düzenlemişti.Saldırıda can kaybı ya da yaralanan olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmamıştı.Suriyeli yetkili, İsrail savaş uçaklarının Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na 8 saldırı düzenlediğini belirterek, saldırılarda pistin yanı sıra hangarda atıl durumdaki bir yapının hedef alındığını kaydetmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/arap-birligi-israil-in-suriye-deki-askeri-havaalanina-duzenledigi-saldirilari-kinadi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ANALİZ - Yaklaşık 30 yıl sonra gelen müdahale: ABD neden Japon yenini savunuyor?</title>
      <link>https://www.canligaste.com/analiz-yaklasik-30-yil-sonra-gelen-mudahale-abd-neden-japon-yenini-savunuyor/895906/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/analiz-yaklasik-30-yil-sonra-gelen-mudahale-abd-neden-japon-yenini-savunuyor/895906/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:21:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Başka bir ifadeyle ABD bugün yeni savunurken yalnızca Japonya’ya yardım etmiyor, kendi finansal çıkarlarını ve Asya’daki jeoekonomik düzeni de koruyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Türk-Alman Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Semih Emre Çekin, ABD ve Japonya’nın yenin değer kaybını sınırlamaya yönelik ortak müdahalesinin arka planını ve küresel yansımalarını AA Analiz için kaleme aldı.***ABD ve Japonya, 31 Temmuz 2026’da Japonya’nın para birimi olan yenin değer kaybını sınırlamak amacıyla yaklaşık 30 yıl sonra yeniden birlikte döviz piyasasına müdahale etti. Müdahalenin sonucunda değer kazanan para birimi, sadece birkaç gün sonra tekrar değer kaybetmeye başladı. Bu gelişme ilk bakışta Japon ekonomisine özgü bir sorun gibi değerlendirilse de yenin son 40 yılın en düşük seviyelerine gerilemesi, Japonya’nın yıllardır uyguladığı sıra dışı para politikasının sınırlarını, küresel “carry trade” mekanizmasının kırılganlığını ve ABD’nin Asya’daki ekonomi ve güvenlik alanlarındaki ittifaklarını aynı anda gündeme getiriyor. Bu nedenle ABD Hazinesinin yenin savunulmasına katılması, basit bir kur müdahalesinin ötesinde anlamlar taşıyor.Japonya bu aşamaya nasıl geldi?Japonya, 1990’lardan itibaren düşük büyüme ve deflasyonla mücadele etmek için dünyadaki en gevşek para politikalarından birini uyguladı ve süreç özellikle 2012 sonrasında hızlandı. Japonya Merkez Bankası (BoJ) büyük miktarda Japon devlet tahvili satın aldı, 2016’da ise 10 yıllık tahvil faizini sıfıra yakın tutmayı hedefleyen “getiri eğrisi kontrolü” politikasını uygulamaya başladı. Bunun sonucunda Japonya’nın faiz oranları, ABD ve diğer gelişmiş ülkelere kıyasla çok düşük kaldı ve faiz farkı giderek açıldı.Bu politika Japon devletinin borçlanma maliyetini uzun süre düşük tuttu ancak aynı zamanda yenin zayıflaması için de güçlü bir mekanizma oldu. Düşük faizli yenden borçlanıp daha yüksek getirili dolar veya diğer para birimi cinsinden varlıklara yatırım yapmak, yani “carry trade”, küresel piyasalarda önemli bir stratejiye dönüştü. Nitekim faiz farkının açıldığı dönemlerde yabancı yatırımcıların yen cinsinden tahvilleri sattığı ve yenin değer kaybettiği görülüyor. Bu gelişmelerle birlikte Japon kamu sektörü de geniş bilançosu nedeniyle adeta dünyanın en büyük döviz “carry trader”larından biri haline geldi.Sorun, bu düzenin tersine çevrilmesinin kolay olmaması. BoJ enflasyonu sınırlamak ve yeni güçlendirmek için faizleri daha hızlı yükseltirse, Japon kamu sektörünün faiz giderleri hızla artar. Üstelik sorunun diğer tarafında kur riski de var. Dolayısıyla BoJ bir ikilemle karşı karşıya: Faizi yükseltmek bilançoya ve kamu maliyesine zarar verebilir, düşük tutmak ise yenin daha fazla değer kaybetmesine ve enflasyonist baskının artmasına yol açabilir.Bu müdahaleyi eski müdahalelerden ayıran ne?Japonya geçmişte de para biriminin aşırı hareketlerini sınırlamak için döviz piyasasına müdahale etti. Ancak son müdahale, ABD’nin de sürece katılmasıyla farklı bir boyut kazanıyor. Yaklaşık 30 yıl önce Asya finans krizinin yaşandığı dönemde görülen türden bir koordinasyonun yeniden ortaya çıkması, ABD‘nin yen meselesini yalnızca Japonya ile sınırlı bir ekonomik sorun olarak değerlendirmediğini gösteriyor. ABD’nin iki önemli kaygısı olabilir: Birincisi, 1997’deki Asya krizinin akabinde gözlemlenen rekabetçi devalüasyonların bölgeye yayılması. Asya’nın Çin’den sonra en büyük ikinci ekonomisi olan Japonya’nın para biriminin hızlı değer kaybı, diğer Asya ekonomilerinde de ihracat rekabetini korumak amacıyla para birimlerini zayıflatma baskısı yaratabilir. İkincisi ise Japonya’nın, ABD tahvil faizlerinin zaten yükseldiği bir dönemde elindeki büyük Amerikan Hazine tahvillerinin önemli bir kısmını satma ihtimali. Böylesi satışlar ABD tahvil piyasasında ilave faiz baskısı yaratabilir.Dolayısıyla ABD’nin amacı yalnızca yenin değerlenmesini sağlamak değil, Japonya’da kur, tahvil ve faiz piyasaları arasında birbirini besleyen bir istikrarsızlık zincirinin oluşmasını ve bunun Asya ekonomileri, Amerikan ekonomisi ve küresel ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini engellemek.Jeoekonomik faktörlerABD ile Çin arasındaki rekabet artık yalnızca ticaret tarifeleri veya teknoloji kısıtlamaları üzerinden yürümüyor; finansal sistemler ve sermaye akımları da bu rekabetin bir parçası. Nitekim müdahalenin Çin ile stratejik rekabetin ekonomik boyutunun öne çıktığı bir döneme denk gelmesi, ABD-Japonya finansal işbirliğine farklı bir anlam kazandırıyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, müdahalenin akabinde yaptığı 3 Ağustos 2026 tarihli açıklamada, ekonomik güvenliğin milli güvenlik olduğunu ve ABD’nin müttefiklerini destekleyeceğini vurguladı. Çıkan bazı haberlere göre, ABD Hazinesinin müdahale sürecinde yeni desteklemek için avro satması ve Avrupalı yetkililerini süreç hakkında bilgilendirmemesi ise Trump hükümetinin Avrupa’ya karşı benimsediği soğuk tutumun bir yansıması olarak değerlendirilebilir.Japonya, ABD’nin Asya’daki en önemli ekonomik ve stratejik ortaklarından biri. Bu nedenle Japon finans sisteminde ciddi bir sarsıntı ABD açısından üç farklı sorun yaratabilir. Birincisi, bölgesel finansal güven zedelenir ve Asya’da kur savaşları ihtimali yükselir. İkincisi, Japon sermayesinin ABD tahvil piyasasından çekilmesi ABD’nin finansman maliyetlerini artırabilir. Üçüncüsü ve daha önemlisi, ABD’nin Çin karşısında oluşturmaya çalıştığı ekonomik ittifak sisteminin önemli ayaklarından biri zayıflar.Başka bir ifadeyle ABD bugün yeni savunurken yalnızca Japonya’ya yardım etmiyor, kendi finansal çıkarlarını ve Asya’daki jeoekonomik düzeni de koruyor. Bu, 1990’ların müdahalelerine kıyasla önemli bir fark. O dönemde temel kaygı bölgesel finansal krizin yayılmasını önlemekti. Bugün ise buna küresel carry trade, devasa kamu bilançoları, ABD tahvil piyasasının kırılganlığı ve Çin’le stratejik rekabet gibi yeni katmanlar eklenmiş durumda.Kolay bir çıkış var mı?Japonya’nın önündeki seçenekler hem sınırlı hem de farklı sorunları beraberinde getiriyor. Faizleri hızlı artırmak yeni güçlendirebilir fakat aynı zamanda kamu borcunun finansman maliyetini yükseltir ve bilanço zararlarını büyütebilir. Faizleri düşük tutmak ise yen üzerindeki baskının ve enflasyon riskinin devam etmesine neden olabilir. Bu nedenle ortak döviz müdahalesi kısa vadede piyasaya güçlü bir sinyal verse de tek başına yapısal sorunu çözmüyor. Nitekim müdahalenin sonunda yen hızlıca değer kazanmış olsa da müdahaleden birkaç gün sonra tekrar değer kaybetmeye başladı.Ortaya çıkan tablo aslında Japonya’nın yaklaşık 30 yıldır uyguladığı para politikası deneyinin sınırlarını ve risklerini gösteriyor. ABD’nin devreye girmesi ise bu maliyetlerin yalnızca Japonya’ya ait olmadığını ortaya koyuyor. Yenin istikrarı artık Japon para politikasından çok daha büyük meselelerin, küresel finansal istikrarın, ABD’nin kendi finansman koşullarının ve Asya’daki jeoekonomik güç dengesinin bir parçası haline gelmiş durumda.[Doç. Dr. Semih Emre Çekin, Türk-Alman Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesidir.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.Muhabir: Sena Çavuş]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Türk-Alman Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Semih Emre Çekin, ABD ve Japonya’nın yenin değer kaybını sınırlamaya yönelik ortak müdahalesinin arka planını ve küresel yansımalarını AA Analiz için kaleme aldı.***ABD ve Japonya, 31 Temmuz 2026’da Japonya’nın para birimi olan yenin değer kaybını sınırlamak amacıyla yaklaşık 30 yıl sonra yeniden birlikte döviz piyasasına müdahale etti. Müdahalenin sonucunda değer kazanan para birimi, sadece birkaç gün sonra tekrar değer kaybetmeye başladı. Bu gelişme ilk bakışta Japon ekonomisine özgü bir sorun gibi değerlendirilse de yenin son 40 yılın en düşük seviyelerine gerilemesi, Japonya’nın yıllardır uyguladığı sıra dışı para politikasının sınırlarını, küresel “carry trade” mekanizmasının kırılganlığını ve ABD’nin Asya’daki ekonomi ve güvenlik alanlarındaki ittifaklarını aynı anda gündeme getiriyor. Bu nedenle ABD Hazinesinin yenin savunulmasına katılması, basit bir kur müdahalesinin ötesinde anlamlar taşıyor.Japonya bu aşamaya nasıl geldi?Japonya, 1990’lardan itibaren düşük büyüme ve deflasyonla mücadele etmek için dünyadaki en gevşek para politikalarından birini uyguladı ve süreç özellikle 2012 sonrasında hızlandı. Japonya Merkez Bankası (BoJ) büyük miktarda Japon devlet tahvili satın aldı, 2016’da ise 10 yıllık tahvil faizini sıfıra yakın tutmayı hedefleyen “getiri eğrisi kontrolü” politikasını uygulamaya başladı. Bunun sonucunda Japonya’nın faiz oranları, ABD ve diğer gelişmiş ülkelere kıyasla çok düşük kaldı ve faiz farkı giderek açıldı.Bu politika Japon devletinin borçlanma maliyetini uzun süre düşük tuttu ancak aynı zamanda yenin zayıflaması için de güçlü bir mekanizma oldu. Düşük faizli yenden borçlanıp daha yüksek getirili dolar veya diğer para birimi cinsinden varlıklara yatırım yapmak, yani “carry trade”, küresel piyasalarda önemli bir stratejiye dönüştü. Nitekim faiz farkının açıldığı dönemlerde yabancı yatırımcıların yen cinsinden tahvilleri sattığı ve yenin değer kaybettiği görülüyor. Bu gelişmelerle birlikte Japon kamu sektörü de geniş bilançosu nedeniyle adeta dünyanın en büyük döviz “carry trader”larından biri haline geldi.Sorun, bu düzenin tersine çevrilmesinin kolay olmaması. BoJ enflasyonu sınırlamak ve yeni güçlendirmek için faizleri daha hızlı yükseltirse, Japon kamu sektörünün faiz giderleri hızla artar. Üstelik sorunun diğer tarafında kur riski de var. Dolayısıyla BoJ bir ikilemle karşı karşıya: Faizi yükseltmek bilançoya ve kamu maliyesine zarar verebilir, düşük tutmak ise yenin daha fazla değer kaybetmesine ve enflasyonist baskının artmasına yol açabilir.Bu müdahaleyi eski müdahalelerden ayıran ne?Japonya geçmişte de para biriminin aşırı hareketlerini sınırlamak için döviz piyasasına müdahale etti. Ancak son müdahale, ABD’nin de sürece katılmasıyla farklı bir boyut kazanıyor. Yaklaşık 30 yıl önce Asya finans krizinin yaşandığı dönemde görülen türden bir koordinasyonun yeniden ortaya çıkması, ABD‘nin yen meselesini yalnızca Japonya ile sınırlı bir ekonomik sorun olarak değerlendirmediğini gösteriyor. ABD’nin iki önemli kaygısı olabilir: Birincisi, 1997’deki Asya krizinin akabinde gözlemlenen rekabetçi devalüasyonların bölgeye yayılması. Asya’nın Çin’den sonra en büyük ikinci ekonomisi olan Japonya’nın para biriminin hızlı değer kaybı, diğer Asya ekonomilerinde de ihracat rekabetini korumak amacıyla para birimlerini zayıflatma baskısı yaratabilir. İkincisi ise Japonya’nın, ABD tahvil faizlerinin zaten yükseldiği bir dönemde elindeki büyük Amerikan Hazine tahvillerinin önemli bir kısmını satma ihtimali. Böylesi satışlar ABD tahvil piyasasında ilave faiz baskısı yaratabilir.Dolayısıyla ABD’nin amacı yalnızca yenin değerlenmesini sağlamak değil, Japonya’da kur, tahvil ve faiz piyasaları arasında birbirini besleyen bir istikrarsızlık zincirinin oluşmasını ve bunun Asya ekonomileri, Amerikan ekonomisi ve küresel ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini engellemek.Jeoekonomik faktörlerABD ile Çin arasındaki rekabet artık yalnızca ticaret tarifeleri veya teknoloji kısıtlamaları üzerinden yürümüyor; finansal sistemler ve sermaye akımları da bu rekabetin bir parçası. Nitekim müdahalenin Çin ile stratejik rekabetin ekonomik boyutunun öne çıktığı bir döneme denk gelmesi, ABD-Japonya finansal işbirliğine farklı bir anlam kazandırıyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, müdahalenin akabinde yaptığı 3 Ağustos 2026 tarihli açıklamada, ekonomik güvenliğin milli güvenlik olduğunu ve ABD’nin müttefiklerini destekleyeceğini vurguladı. Çıkan bazı haberlere göre, ABD Hazinesinin müdahale sürecinde yeni desteklemek için avro satması ve Avrupalı yetkililerini süreç hakkında bilgilendirmemesi ise Trump hükümetinin Avrupa’ya karşı benimsediği soğuk tutumun bir yansıması olarak değerlendirilebilir.Japonya, ABD’nin Asya’daki en önemli ekonomik ve stratejik ortaklarından biri. Bu nedenle Japon finans sisteminde ciddi bir sarsıntı ABD açısından üç farklı sorun yaratabilir. Birincisi, bölgesel finansal güven zedelenir ve Asya’da kur savaşları ihtimali yükselir. İkincisi, Japon sermayesinin ABD tahvil piyasasından çekilmesi ABD’nin finansman maliyetlerini artırabilir. Üçüncüsü ve daha önemlisi, ABD’nin Çin karşısında oluşturmaya çalıştığı ekonomik ittifak sisteminin önemli ayaklarından biri zayıflar.Başka bir ifadeyle ABD bugün yeni savunurken yalnızca Japonya’ya yardım etmiyor, kendi finansal çıkarlarını ve Asya’daki jeoekonomik düzeni de koruyor. Bu, 1990’ların müdahalelerine kıyasla önemli bir fark. O dönemde temel kaygı bölgesel finansal krizin yayılmasını önlemekti. Bugün ise buna küresel carry trade, devasa kamu bilançoları, ABD tahvil piyasasının kırılganlığı ve Çin’le stratejik rekabet gibi yeni katmanlar eklenmiş durumda.Kolay bir çıkış var mı?Japonya’nın önündeki seçenekler hem sınırlı hem de farklı sorunları beraberinde getiriyor. Faizleri hızlı artırmak yeni güçlendirebilir fakat aynı zamanda kamu borcunun finansman maliyetini yükseltir ve bilanço zararlarını büyütebilir. Faizleri düşük tutmak ise yen üzerindeki baskının ve enflasyon riskinin devam etmesine neden olabilir. Bu nedenle ortak döviz müdahalesi kısa vadede piyasaya güçlü bir sinyal verse de tek başına yapısal sorunu çözmüyor. Nitekim müdahalenin sonunda yen hızlıca değer kazanmış olsa da müdahaleden birkaç gün sonra tekrar değer kaybetmeye başladı.Ortaya çıkan tablo aslında Japonya’nın yaklaşık 30 yıldır uyguladığı para politikası deneyinin sınırlarını ve risklerini gösteriyor. ABD’nin devreye girmesi ise bu maliyetlerin yalnızca Japonya’ya ait olmadığını ortaya koyuyor. Yenin istikrarı artık Japon para politikasından çok daha büyük meselelerin, küresel finansal istikrarın, ABD’nin kendi finansman koşullarının ve Asya’daki jeoekonomik güç dengesinin bir parçası haline gelmiş durumda.[Doç. Dr. Semih Emre Çekin, Türk-Alman Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesidir.]* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.Muhabir: Sena Çavuş]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Beşiktaş, Kauno Zalgiris maçının hazırlıklarını tamamladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/besiktas-kauno-zalgiris-macinin-hazirliklarini-tamamladi/895905/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/besiktas-kauno-zalgiris-macinin-hazirliklarini-tamamladi/895905/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:21:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında yarın Litvanya'nın Kauno Zalgiris takımını ağırlayacak Beşiktaş, son antrenmanını yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında yarın Litvanya'nın Kauno Zalgiris takımını ağırlayacak Beşiktaş, son antrenmanını yaptı.BJK Nevzat Demir Tesisleri'ndeki antrenmanın basına açık 15 dakikalık bölümünde siyah-beyazlı oyuncular, ısınma hareketlerinin ardından kondisyon çalışmaları yaptı.Basına kapalı bölümde ise siyah-beyazlı ekibin, taktik çalışma yaptığı kaydedildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında yarın Litvanya'nın Kauno Zalgiris takımını ağırlayacak Beşiktaş, son antrenmanını yaptı.BJK Nevzat Demir Tesisleri'ndeki antrenmanın basına açık 15 dakikalık bölümünde siyah-beyazlı oyuncular, ısınma hareketlerinin ardından kondisyon çalışmaları yaptı.Basına kapalı bölümde ise siyah-beyazlı ekibin, taktik çalışma yaptığı kaydedildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/besiktas-kauno-zalgiris-macinin-hazirliklarini-tamamladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Dağcıların rotasındaki Ağrı Dağı yılın en yoğun dönemini yaşıyor </title>
      <link>https://www.canligaste.com/dagcilarin-rotasindaki-agri-dagi-yilin-en-yogun-donemini-yasiyor/895904/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dagcilarin-rotasindaki-agri-dagi-yilin-en-yogun-donemini-yasiyor/895904/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:21:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ağrı / Türkiye'nin zirvesi olan Ağrı Dağı, yılın en yoğun sezonunda yerli ve yabancı dağcı kafilelerini ağırlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ağrı Haberleri : Türkiye'nin zirvesi olan Ağrı Dağı, yılın en yoğun sezonunda yerli ve yabancı dağcı kafilelerini ağırlıyor.Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesindeki 5 bin 137 metre rakımlı Ağrı Dağı, yılın her mevsimi dağcıların rotasında bulunuyor.Zirvesinde 4 mevsim buzulların olduğu Ağrı Dağı'na çıkmak isteyen dağcılar, gruplar halinde Doğubayazıt ilçesine gelerek bölgedeki rehberler eşliğinde minibüslerle tırmanışın başlangıç yeri olan Çevirme ve Elle mezralarına getiriliyor.Dağcılar, saatlerce süren zorlu yürüyüşün ardından 3 bin 200 metrede bulunan kamp alanına ulaşıp yüksek rakıma uyum sağlamak için dinleniyor.Sonraki gün 4 bin 200 metre rakımdaki kamp alanına ulaşan dağcılar, gece tırmanışa başlayıp zorlu patika yollardan geçerek gün doğumunda zirveye ulaşmanın mutluluğunu yaşıyor.Dağcılar, zirvede vakit geçirdikten sonra inişe geçip zorlu tırmanışı tamamlıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ağrı Haberleri : Türkiye'nin zirvesi olan Ağrı Dağı, yılın en yoğun sezonunda yerli ve yabancı dağcı kafilelerini ağırlıyor.Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesindeki 5 bin 137 metre rakımlı Ağrı Dağı, yılın her mevsimi dağcıların rotasında bulunuyor.Zirvesinde 4 mevsim buzulların olduğu Ağrı Dağı'na çıkmak isteyen dağcılar, gruplar halinde Doğubayazıt ilçesine gelerek bölgedeki rehberler eşliğinde minibüslerle tırmanışın başlangıç yeri olan Çevirme ve Elle mezralarına getiriliyor.Dağcılar, saatlerce süren zorlu yürüyüşün ardından 3 bin 200 metrede bulunan kamp alanına ulaşıp yüksek rakıma uyum sağlamak için dinleniyor.Sonraki gün 4 bin 200 metre rakımdaki kamp alanına ulaşan dağcılar, gece tırmanışa başlayıp zorlu patika yollardan geçerek gün doğumunda zirveye ulaşmanın mutluluğunu yaşıyor.Dağcılar, zirvede vakit geçirdikten sonra inişe geçip zorlu tırmanışı tamamlıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/dagcilarin-rotasindaki-agri-dagi-yilin-en-yogun-donemini-yasiyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ankara Üniversitesi ve TİKA, Tanzanya'da Pediatrik Dental Sedasyon Ünitesi kurdu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ankara-universitesi-ve-tika-tanzanya-da-pediatrik-dental-sedasyon-unitesi-kurdu/895903/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ankara-universitesi-ve-tika-tanzanya-da-pediatrik-dental-sedasyon-unitesi-kurdu/895903/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:20:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Ankara Üniversitesi ve TİKA işbirliğiyle Tanzanya'da kurulan Pediatrik Dental Sedasyon Ünitesi törenle hizmete açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara Üniversitesi ve TİKA işbirliğiyle Tanzanya'da kurulan Pediatrik Dental Sedasyon Ünitesi törenle hizmete açıldı.Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ve beraberindeki heyet, Pediatrik Dental Sedasyon Ünitesi projesinin yürütüldüğü Muhimbili Sağlık Bilimleri Üniversitesini (MUHAS) ziyaret ederek, Üniversite Rektörü Prof. Appolinary A.R. Kamuhabwa ve yönetimiyle bir araya geldi. Türkiye'nin Darüsselam Büyükelçisi Dr. Bekir Gezer ve TİKA Tanzanya Koordinatörü Halim Ömer Söğüt'ün de heyete eşlik ettiği görüşmede, Ankara Üniversitesi-MUHAS ve TİKA işbirliğinde yürütülen projelerde gelinen son aşama ve gelecekte hayata geçirilmesi planlanan vizyoner projeler ele alındı. Görüşmenin ardından, MUHAS Diş Hekimliği Fakültesi bünyesinde kurulan Pediatrik Dental Sedasyon Ünitesi açılışı ile Paramedik Eğitimi İş Birliği Protokolü imza törenine geçildi.Türkiye'nin Darüsselam Büyükelçisi Dr. Bekir Gezer, burada yaptığı konuşmada, iki kardeş ülke olan Türkiye ve Tanzanya arasındaki ilişkilerin her geçen gün geliştiğini görmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Hayata geçirilen projelerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Gezer, İlişkilerimizin her alanda daha da ilerlediğini göreceğiz. Birlikte yapacak daha çok işimiz var. ifadelerini kullandı. Birlikte sürdürülebilir bir sağlık hizmeti oluşturuyoruzAnkara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar da sağlıkla ilgili iki önemli adımı hayata geçirmiş olmaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, açılışı yapılan kliniğin, Ankara Üniversitesi ile Tanzanya arasında uzun yıllardır adım adım geliştirilen dostluğun ve akademik işbirliğinin somut bir sonucu olduğunu vurguladı. Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinin Tanzanya ile ilişkilerinin yıllar öncesine uzandığını anımsatan Ünüvar, Zanzibar'da gerçekleştirilen sosyal sorumluluk faaliyetleriyle başlayan sürecin, eğitim programları, akademisyen ve öğrenci hareketlilikleri, klinik eğitimler ve ortak kapasite geliştirme çalışmalarıyla devam ettiğini anlattı.TİKA'nın gerekli ekipman ve altyapının oluşturulmasına önemli katkılar sağladığını, Ankara Üniversitesinin de klinik bilgi birikimini, akademik deneyimini ve eğitim kapasitesini ortaya koyduğunu aktaran Ünüvar, şunları kaydetti:Daha da önemlisi, Tanzanyalı diş hekimleri Ankara Üniversitesinde 'dental sedasyon' konusunda yoğun teorik ve klinik eğitim aldılar. Hasta güvenliği, klinik protokoller ve özellikle çocuk hastaların sedasyon altında güvenli biçimde tedavi edilmesine yönelik uygulamalı eğitimler gerçekleştirdiler. Dolayısıyla bugün buraya yalnızca bir teknoloji ya da cihaz getirmiş değiliz. Bilgiyi paylaşıyoruz, insan kaynağını geliştiriyoruz ve birlikte sürdürülebilir bir sağlık hizmeti oluşturuyoruz. İsteğimiz, somut faydalar üretebilecek ilişki kurmakMUHAS Rektörü Prof. Appolinary A.R. Kamuhabwa ise Tanzanya ve Türkiye arasında yıllar önce başlayan bir dostluğun bulunduğunu, bu yapılanların iki ülke arasındaki dostluğun devamı olduğunu belirtti.MUHAS olarak, Ankara Üniversitesini sadece bir partner kurum değil, stratejik akademik ortak olarak gördüklerinin altını çizen Kamuhabwa, Bizim isteğimiz, somut faydalar üretebilecek bir ilişki kurmak. Bu insanlar eğitim aldı, bunlar somut faydalar. Bu eğitimi alanlar, şu anda başkalarını eğitiyorlar. Bu çok takdire şayan. ifadelerini kullandı. TİKA Koordinatörü Halim Ömer Söğüt de TİKA olarak Tanzanya'da gerçekleştirdikleri projeler hakkında bilgi verdi. Ardından katılımcılar, sedasyon ünitesini gezerek, çalışanlardan verilen hizmetler hakkında bilgi aldı. ​​​​​​​Ankara Üniversitesi heyeti, Tanzanya temasları kapsamında Darüsselam Büyükelçiliği ve TİKA Tanzanya Koordinatörlüğünü de ziyaret etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Ankara Üniversitesi ve TİKA işbirliğiyle Tanzanya'da kurulan Pediatrik Dental Sedasyon Ünitesi törenle hizmete açıldı.Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ve beraberindeki heyet, Pediatrik Dental Sedasyon Ünitesi projesinin yürütüldüğü Muhimbili Sağlık Bilimleri Üniversitesini (MUHAS) ziyaret ederek, Üniversite Rektörü Prof. Appolinary A.R. Kamuhabwa ve yönetimiyle bir araya geldi. Türkiye'nin Darüsselam Büyükelçisi Dr. Bekir Gezer ve TİKA Tanzanya Koordinatörü Halim Ömer Söğüt'ün de heyete eşlik ettiği görüşmede, Ankara Üniversitesi-MUHAS ve TİKA işbirliğinde yürütülen projelerde gelinen son aşama ve gelecekte hayata geçirilmesi planlanan vizyoner projeler ele alındı. Görüşmenin ardından, MUHAS Diş Hekimliği Fakültesi bünyesinde kurulan Pediatrik Dental Sedasyon Ünitesi açılışı ile Paramedik Eğitimi İş Birliği Protokolü imza törenine geçildi.Türkiye'nin Darüsselam Büyükelçisi Dr. Bekir Gezer, burada yaptığı konuşmada, iki kardeş ülke olan Türkiye ve Tanzanya arasındaki ilişkilerin her geçen gün geliştiğini görmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Hayata geçirilen projelerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Gezer, İlişkilerimizin her alanda daha da ilerlediğini göreceğiz. Birlikte yapacak daha çok işimiz var. ifadelerini kullandı. Birlikte sürdürülebilir bir sağlık hizmeti oluşturuyoruzAnkara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar da sağlıkla ilgili iki önemli adımı hayata geçirmiş olmaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, açılışı yapılan kliniğin, Ankara Üniversitesi ile Tanzanya arasında uzun yıllardır adım adım geliştirilen dostluğun ve akademik işbirliğinin somut bir sonucu olduğunu vurguladı. Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinin Tanzanya ile ilişkilerinin yıllar öncesine uzandığını anımsatan Ünüvar, Zanzibar'da gerçekleştirilen sosyal sorumluluk faaliyetleriyle başlayan sürecin, eğitim programları, akademisyen ve öğrenci hareketlilikleri, klinik eğitimler ve ortak kapasite geliştirme çalışmalarıyla devam ettiğini anlattı.TİKA'nın gerekli ekipman ve altyapının oluşturulmasına önemli katkılar sağladığını, Ankara Üniversitesinin de klinik bilgi birikimini, akademik deneyimini ve eğitim kapasitesini ortaya koyduğunu aktaran Ünüvar, şunları kaydetti:Daha da önemlisi, Tanzanyalı diş hekimleri Ankara Üniversitesinde 'dental sedasyon' konusunda yoğun teorik ve klinik eğitim aldılar. Hasta güvenliği, klinik protokoller ve özellikle çocuk hastaların sedasyon altında güvenli biçimde tedavi edilmesine yönelik uygulamalı eğitimler gerçekleştirdiler. Dolayısıyla bugün buraya yalnızca bir teknoloji ya da cihaz getirmiş değiliz. Bilgiyi paylaşıyoruz, insan kaynağını geliştiriyoruz ve birlikte sürdürülebilir bir sağlık hizmeti oluşturuyoruz. İsteğimiz, somut faydalar üretebilecek ilişki kurmakMUHAS Rektörü Prof. Appolinary A.R. Kamuhabwa ise Tanzanya ve Türkiye arasında yıllar önce başlayan bir dostluğun bulunduğunu, bu yapılanların iki ülke arasındaki dostluğun devamı olduğunu belirtti.MUHAS olarak, Ankara Üniversitesini sadece bir partner kurum değil, stratejik akademik ortak olarak gördüklerinin altını çizen Kamuhabwa, Bizim isteğimiz, somut faydalar üretebilecek bir ilişki kurmak. Bu insanlar eğitim aldı, bunlar somut faydalar. Bu eğitimi alanlar, şu anda başkalarını eğitiyorlar. Bu çok takdire şayan. ifadelerini kullandı. TİKA Koordinatörü Halim Ömer Söğüt de TİKA olarak Tanzanya'da gerçekleştirdikleri projeler hakkında bilgi verdi. Ardından katılımcılar, sedasyon ünitesini gezerek, çalışanlardan verilen hizmetler hakkında bilgi aldı. ​​​​​​​Ankara Üniversitesi heyeti, Tanzanya temasları kapsamında Darüsselam Büyükelçiliği ve TİKA Tanzanya Koordinatörlüğünü de ziyaret etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/ankara-universitesi-ve-tika-tanzanya-da-pediatrik-dental-sedasyon-unitesi-kurdu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Euro Kaç TL? Güncel EUR/TL Öğle Kuru (19 Ağustos 2026)</title>
      <link>https://www.canligaste.com/euro-kac-tl-guncel-eur-tl-ogle-kuru-19-agustos-2026/895901/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/euro-kac-tl-guncel-eur-tl-ogle-kuru-19-agustos-2026/895901/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:20:02 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum: Euro kuru 19 Ağustos 2026 Öğle saatlerinde 55,65 TL seviyesinde işlem görüyor. Saat 12:20 itibarıyla EUR/TL kuru yüzde 0,27 yükseliş gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum - Euro/TL kuru güne yüzde sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde euro, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 19 Ağustos 2026 saat 12:20 itibarıyla:

1 Euro (EUR): 55,6526 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,27 yükseldi gösterdi.

1 Euro (EUR) Alış 55,6419 TL, 1 Euro satış fiyatı ise 55,6526 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, euro kurunun seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel euro kuru, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest döviz piyasasında:

Euro alış fiyatı: 55,6419 TL

Euro satış fiyatı: 55,6526 TL

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, euro kurunun seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel döviz kurları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Döviz Kurları Son Durum - Euro/TL kuru güne yüzde sınırlı yükselişle başladı. Serbest piyasada Öğle saatlerinde euro, yukarı yönlü seyrini koruyor.

Tikopara.com.tr verilerine göre 19 Ağustos 2026 saat 12:20 itibarıyla:

1 Euro (EUR): 55,6526 TL

Günlük değişim: Yüzde 0,27 yükseldi gösterdi.

1 Euro (EUR) Alış 55,6419 TL, 1 Euro satış fiyatı ise 55,6526 TL olarak gerçekleşti.

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentiler ve yurt içi ekonomik gelişmeler, euro kurunun seyrinde etkili olmaya devam ediyor.

Güncel euro kuru, anlık fiyatlar ve piyasa verileri tikopara.com.tr üzerinden canlı olarak takip edilebiliyor.

Öğle saatlerinde serbest döviz piyasasında:

Euro alış fiyatı: 55,6419 TL

Euro satış fiyatı: 55,6526 TL

Küresel piyasalarda merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ile yurt içindeki ekonomik gelişmeler, euro kurunun seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Güncel döviz kurları ve detaylı piyasa analizleri tikopara.com.tr üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/euro-kac-tl-guncel-eur-tl-ogle-kuru-19-agustos-2026-20260819122002.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun'u andı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tbmm-baskani-kurtulmus-prof-dr-ahmet-haluk-dursun-u-andi/895900/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tbmm-baskani-kurtulmus-prof-dr-ahmet-haluk-dursun-u-andi/895900/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:18:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[TBMM / TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı ve tarihçi Prof.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[TBMM Haberleri : TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı ve tarihçi Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun'u vefatının 7. yılında andı.Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi:Kıymetli kardeşim, eğitim ve kültür dünyamızın müstesna isimlerinden, akademisyen Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun'u vefatının seneidevriyesinde rahmetle yad ediyorum. Ömrünü eğitime ve tarihimizin genç nesillere aktarılmasına adayan Haluk Hocamız, eserleri ve yetiştirdiği nesillerin yanı sıra nice gönülde derin izler ve güzel hatıralar bıraktı. Mekanı cennet, makamı ali olsun.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[TBMM Haberleri : TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı ve tarihçi Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun'u vefatının 7. yılında andı.Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi:Kıymetli kardeşim, eğitim ve kültür dünyamızın müstesna isimlerinden, akademisyen Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun'u vefatının seneidevriyesinde rahmetle yad ediyorum. Ömrünü eğitime ve tarihimizin genç nesillere aktarılmasına adayan Haluk Hocamız, eserleri ve yetiştirdiği nesillerin yanı sıra nice gönülde derin izler ve güzel hatıralar bıraktı. Mekanı cennet, makamı ali olsun.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/tbmm-baskani-kurtulmus-prof-dr-ahmet-haluk-dursun-u-andi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tekirdağlı çiftçinin ürününe parsel bazlı güvence</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tekirdagli-ciftcinin-urunune-parsel-bazli-guvence/895899/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tekirdagli-ciftcinin-urunune-parsel-bazli-guvence/895899/</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:18:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Tarım ve Orman Bakanlığınca 2026'da pilot il seçilen Tekirdağ'da uygulanan Parsel Bazlı Verim Sigortası, çiftçilerin kendi tarlalarındaki verim kaybına göre tazminat almasına imkan sağlıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : FIRAT ÇAKIR - Tekirdağ'da çiftçiler, Tarım ve Orman Bakanlığınca bu yıl pilot olarak uygulamaya alınan Parsel Bazlı Verim Sigortası ile ürünlerini yangın ve doğal afetlerin yol açabileceği kayıplara karşı güvence altına alıyor.Kentte üreticilerin köy ortalaması yerine doğrudan kendi tarlalarındaki verim kaybına göre tazminat almasına imkan sağlayan uygulamaya ilgi artarken, tarım sigortalarında sigortalılık oranı yüzde 80'in üzerine çıktı.Tekirdağ Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, AA muhabirine, üreticilerin emeğini ve tarımsal üretimin devamlılığını güvence altına alan sigorta sisteminin önemli olduğunu söyledi.Kentte bu yıl tarım sigortalarında sigortalılık oranının yüzde 80'i aştığını belirten Aksoy, gelecek yıllarda bu oranı yüzde 100'e çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.Parsel Bazlı Verim Sigortası'nın ilk yılında üreticilerden yoğun ilgi gördüğünü anlatan Aksoy, uygulamanın Tekirdağ’da başarılı olması halinde Türkiye geneline yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini dile getirdi.Aksoy, Amacımız sigortalılık oranını mümkünse yüzde 100'e kadar çıkarmak. Şu anda yüzde 80'in üzerindeyiz. Sahada yaptığımız çalışmalarla gelecek yıllarda bunu yüzde 100’e kadar çıkarmayı hedefliyoruz. dedi.Çiftçilerin ürünlerini Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kaydettirmelerinin ve Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) kapsamında sigortalatmalarının önemli olduğunu vurgulayan Aksoy, parsel bazlı sistemin üreticilerin karşılaşabileceği risklerin azaltılmasına katkı sunduğunu belirtti.Aksoy, TARSİM'in de tarımsal üretim yapan çiftçilerin doğal afetler ve riskler yüzünden yaşadığı maddi kayıpları karşılayan devlet destekli bir sigorta sistemi olduğunu hatırlattı.Uygulamanın Türkiye açısından da önemli bir model olduğunu ifade eden Aksoy, şöyle konuştu:Tekirdağ, TARSİM sigortasında parsel bazlı sigortanın pilot uygulamasını yaptı. Bu uygulama ilimizde başarılı olacak. Başarılı olduğu takdirde Bakanımızın talimatıyla parsel bazlı sigortayı ülkemizin tamamına yaymayı hedefliyoruz. Bu sigorta sistemi dünyada örnek olacak bir sigorta sistemi. Çiftçilerimizin bu konuda hassas davranmalarını rica ediyorum.Aksoy, kentte yaklaşık 24 bin çiftçinin bulunduğunu, özellikle küçük parsellerde gerçekleştirilen üretimin kayıt altına alınmasının önem taşıdığını aktardı.Kavun ve karpuz üreticilerine de ÇKS ve TARSİM çağrısında bulunan Aksoy, kayıtlı üretimin tarımsal planlamaya katkı sağladığını söyledi.Aksoy, Çiftçilerimizden ricamız, karpuz ve kavun alanlarında yapılan üretimleri Çiftçi Kayıt Sistemi’ne ve TARSİM’e bildirmeleri ve kayıt altına almaları. Biz böylelikle kaç bin dekar alanda ne kadar ürün ekildiğini, ne kadar fide dikildiğini görmüş olacağız. Buna göre üretim uygulaması yapmış olacağız. ifadelerini kullandı.Bir izmarit emeğimizi kül edebilirKayı Mahallesi'nde üreticilik yapan Türker Liman da Parsel Bazlı Verim Sigortası sayesinde ürünlerini olası risklere karşı güvenceye aldıklarını söyledi.Arazilerinin bir bölümünün ana yol kenarında bulunduğunu anlatan Liman, yaz aylarında artan araç ve tatilci yoğunluğu nedeniyle özellikle yangın riskine karşı buğday ekili alanlarını sigortalattıklarını belirtti.Liman, Yol boyunda buğday ekmiş olduğumuz arazilerimiz var. Bunları sigorta yaparak olası bir yangına karşı kendimizi korumak istedik. Yaz aylarında tatilci yoğunluğu oluyor. Yola atılacak bir izmarit emeğimizi kül edebilir. Bu yüzden bu sigorta ile kendimizi güvenceye aldık. diye konuştu.Üretici Ali Kayı da sigortadan yararlandığını belirterek, doğal afetlerin tarımsal üretimde ciddi kayıplara yol açabileceğini ve tüm çiftçilerin ürünlerini sigortalatarak güvence altına alması gerektiğini ifade etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : FIRAT ÇAKIR - Tekirdağ'da çiftçiler, Tarım ve Orman Bakanlığınca bu yıl pilot olarak uygulamaya alınan Parsel Bazlı Verim Sigortası ile ürünlerini yangın ve doğal afetlerin yol açabileceği kayıplara karşı güvence altına alıyor.Kentte üreticilerin köy ortalaması yerine doğrudan kendi tarlalarındaki verim kaybına göre tazminat almasına imkan sağlayan uygulamaya ilgi artarken, tarım sigortalarında sigortalılık oranı yüzde 80'in üzerine çıktı.Tekirdağ Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, AA muhabirine, üreticilerin emeğini ve tarımsal üretimin devamlılığını güvence altına alan sigorta sisteminin önemli olduğunu söyledi.Kentte bu yıl tarım sigortalarında sigortalılık oranının yüzde 80'i aştığını belirten Aksoy, gelecek yıllarda bu oranı yüzde 100'e çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.Parsel Bazlı Verim Sigortası'nın ilk yılında üreticilerden yoğun ilgi gördüğünü anlatan Aksoy, uygulamanın Tekirdağ’da başarılı olması halinde Türkiye geneline yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini dile getirdi.Aksoy, Amacımız sigortalılık oranını mümkünse yüzde 100'e kadar çıkarmak. Şu anda yüzde 80'in üzerindeyiz. Sahada yaptığımız çalışmalarla gelecek yıllarda bunu yüzde 100’e kadar çıkarmayı hedefliyoruz. dedi.Çiftçilerin ürünlerini Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kaydettirmelerinin ve Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) kapsamında sigortalatmalarının önemli olduğunu vurgulayan Aksoy, parsel bazlı sistemin üreticilerin karşılaşabileceği risklerin azaltılmasına katkı sunduğunu belirtti.Aksoy, TARSİM'in de tarımsal üretim yapan çiftçilerin doğal afetler ve riskler yüzünden yaşadığı maddi kayıpları karşılayan devlet destekli bir sigorta sistemi olduğunu hatırlattı.Uygulamanın Türkiye açısından da önemli bir model olduğunu ifade eden Aksoy, şöyle konuştu:Tekirdağ, TARSİM sigortasında parsel bazlı sigortanın pilot uygulamasını yaptı. Bu uygulama ilimizde başarılı olacak. Başarılı olduğu takdirde Bakanımızın talimatıyla parsel bazlı sigortayı ülkemizin tamamına yaymayı hedefliyoruz. Bu sigorta sistemi dünyada örnek olacak bir sigorta sistemi. Çiftçilerimizin bu konuda hassas davranmalarını rica ediyorum.Aksoy, kentte yaklaşık 24 bin çiftçinin bulunduğunu, özellikle küçük parsellerde gerçekleştirilen üretimin kayıt altına alınmasının önem taşıdığını aktardı.Kavun ve karpuz üreticilerine de ÇKS ve TARSİM çağrısında bulunan Aksoy, kayıtlı üretimin tarımsal planlamaya katkı sağladığını söyledi.Aksoy, Çiftçilerimizden ricamız, karpuz ve kavun alanlarında yapılan üretimleri Çiftçi Kayıt Sistemi’ne ve TARSİM’e bildirmeleri ve kayıt altına almaları. Biz böylelikle kaç bin dekar alanda ne kadar ürün ekildiğini, ne kadar fide dikildiğini görmüş olacağız. Buna göre üretim uygulaması yapmış olacağız. ifadelerini kullandı.Bir izmarit emeğimizi kül edebilirKayı Mahallesi'nde üreticilik yapan Türker Liman da Parsel Bazlı Verim Sigortası sayesinde ürünlerini olası risklere karşı güvenceye aldıklarını söyledi.Arazilerinin bir bölümünün ana yol kenarında bulunduğunu anlatan Liman, yaz aylarında artan araç ve tatilci yoğunluğu nedeniyle özellikle yangın riskine karşı buğday ekili alanlarını sigortalattıklarını belirtti.Liman, Yol boyunda buğday ekmiş olduğumuz arazilerimiz var. Bunları sigorta yaparak olası bir yangına karşı kendimizi korumak istedik. Yaz aylarında tatilci yoğunluğu oluyor. Yola atılacak bir izmarit emeğimizi kül edebilir. Bu yüzden bu sigorta ile kendimizi güvenceye aldık. diye konuştu.Üretici Ali Kayı da sigortadan yararlandığını belirterek, doğal afetlerin tarımsal üretimde ciddi kayıplara yol açabileceğini ve tüm çiftçilerin ürünlerini sigortalatarak güvence altına alması gerektiğini ifade etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
