<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Hiperaktivite teşhisiyle havuza adım attı, yüzmede 9 yılda 83 madalya kazandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hiperaktivite-teshisiyle-havuza-adim-atti-yuzmede-9-yilda-83-madalya-kazandi/858974/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hiperaktivite-teshisiyle-havuza-adim-atti-yuzmede-9-yilda-83-madalya-kazandi/858974/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:48:14 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Elazığ — Elazığ'da çocuk yaşta konulan hiperaktivite teşhisinin ardından fazla enerjisini disipline etmesi için yüzme sporuna yönlendirilen 17 yaşındaki Mehmet Arda Öner: - Öncelikle hedefim milli takıma girmek ve ülkemi uluslararası yarışlarda temsil etmek. Aynı zamanda eğitim hayatımda da iyi bir kariyer yapmak, diş hekimi olmak istiyorum]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Elazığ Haberleri — İSMAİL ŞEN - Elazığ'da çocuk yaşta konulan hiperaktivite teşhisinin ardından fazla enerjisini havuzda disipline eden 17 yaşındaki Mehmet Arda Öner, 9 yıllık kariyerine 83 madalya ve Türkiye dereceleri sığdırdı.Henüz 6-7 yaşlarındayken yerinde duramadığı gerekçesiyle doktora götürülen Öner'e hiperaktivite teşhisi konuldu.Öner, doktorların tavsiyesi ve ailesinin yönlendirmesiyle yüzme sporuyla tanıştı.Olimpik yüzme havuzunda eğitime başladıktan sonra 8 yaşındayken Elazığ Belediyesi Spor Kulübü antrenörlerince paletli yüzmedeki yeteneği keşfedilen Öner, bu alanda kulüp adına pek çok müsabakaya katıldı.Katıldığı yarışmalarda 9 yılda 83 madalya, kupa ve başarı belgeleri kazanan Öner, milli yüzücü olup Türkiye'yi uluslararası müsabakalarda temsil etmek istiyor.- İlk madalyamı 8 yaşında aldımÖner, AA muhabirine, hiperaktivite teşhisinin ardından doktorların fazla enerjisini disipline edebilmesi için spor yapmasını tavsiye ettiğini söyledi.Babam da hem yüzme öğrenmem hem de enerjimi boşaltmam için yüzmeye yazdırdı. Yüzmeye başladıktan sonra yeteneğim olduğunu fark ettiler ve bu dalda daha profesyonel bir şekilde ilerleyebilmem için Elazığ Belediyesi Spor Kulübüne aldılar. Ben de ondan sonra yüzmeyi bırakamadım. diyen Öner, zamanla yüzme sporuna büyük bir tutkuyla bağlandığını, bu sporun hem zihinsel hem de bedensel gelişimine çok katkı sağladığını belirtti.Fen lisesinde okuduğunu ifade eden Öner, şunları kaydetti:Öncelikle hedefim milli takıma girmek ve ülkemi uluslararası yarışlarda temsil etmek, aynı zamanda eğitim hayatımda da iyi bir kariyer yapmak, diş hekimi olmak istiyorum. Yüzmeyi çok sevdiğim için eğitimimi ve yüzmeyi birlikte sürdürmek istiyorum. Bugüne kadar ulusal yarışmalarda, Türkiye şampiyonası ve milli takım seçmelerinde 400 metre çift palette Türkiye ikinciliği, 200 metre çift palette ise Türkiye üçüncülüğü derecem var. Onun dışında okul sporları Türkiye finallerinde, 50 metre çift palette Türkiye üçüncülüğüm ve 100 metre çift palette Türkiye üçüncülüğüm bulunmakta. İlk madalyamı 8 yaşında aldım, 8 yaşından bu yana toplamda 83 madalya kazandım, hedefim ise milli takıma girebilmek.- Ailesi olarak elimizden gelen desteği veriyoruzAnne Zuhal Öner de Arda'nın daha emeklerken bile çok hareketli olduğunu, yürümeye başladıktan sonra hiperaktif olduğunu anladıklarını belirtti.Doktorun ilaç tedavisi ya da spor tavsiye ettiğini, bunun üzerine ilaç tedavisi yerine Arda'yı yüzmeye yönlendirdiklerini ifade eden Öner, Yüzmede daha iyi olacağını düşündük, suyu da zaten çok seviyordu. Böylelikle yüzmeye başladı, hiç bırakmadı, dereceleri de var. Okul hayatı da başarılı, LGS döneminde sınavlarını hiç aksatmadı, fen lisesini kazandı. Şu anda derslerinde de çok iyi. Ailesi olarak elimizden gelen desteği veriyoruz, kendisine her konuda güveniyoruz. diye konuştu.Yüzme antrenörü Seda Gündoğdu da Arda'nın paletli yüzmede gelecek vadeden bir sporcu olduğunu vurgulayarak, Arda'yla hiperaktivitesi sayesinde tanıştık, iyi ki de tanıştık. Arda başarılarıyla kulübümüzü ve ilimizi fazlasıyla gururlandırarak önemli başarılar elde etti, etmeye de devam edecek inşallah. Kulübümüze destek veren Belediye Başkanı'mız Şahin Şerifoğulları ve Kulüp Başkanı'mız Nazif Bilginoğlu'na da teşekkür ediyoruz. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Elazığ Haberleri — İSMAİL ŞEN - Elazığ'da çocuk yaşta konulan hiperaktivite teşhisinin ardından fazla enerjisini havuzda disipline eden 17 yaşındaki Mehmet Arda Öner, 9 yıllık kariyerine 83 madalya ve Türkiye dereceleri sığdırdı.Henüz 6-7 yaşlarındayken yerinde duramadığı gerekçesiyle doktora götürülen Öner'e hiperaktivite teşhisi konuldu.Öner, doktorların tavsiyesi ve ailesinin yönlendirmesiyle yüzme sporuyla tanıştı.Olimpik yüzme havuzunda eğitime başladıktan sonra 8 yaşındayken Elazığ Belediyesi Spor Kulübü antrenörlerince paletli yüzmedeki yeteneği keşfedilen Öner, bu alanda kulüp adına pek çok müsabakaya katıldı.Katıldığı yarışmalarda 9 yılda 83 madalya, kupa ve başarı belgeleri kazanan Öner, milli yüzücü olup Türkiye'yi uluslararası müsabakalarda temsil etmek istiyor.- İlk madalyamı 8 yaşında aldımÖner, AA muhabirine, hiperaktivite teşhisinin ardından doktorların fazla enerjisini disipline edebilmesi için spor yapmasını tavsiye ettiğini söyledi.Babam da hem yüzme öğrenmem hem de enerjimi boşaltmam için yüzmeye yazdırdı. Yüzmeye başladıktan sonra yeteneğim olduğunu fark ettiler ve bu dalda daha profesyonel bir şekilde ilerleyebilmem için Elazığ Belediyesi Spor Kulübüne aldılar. Ben de ondan sonra yüzmeyi bırakamadım. diyen Öner, zamanla yüzme sporuna büyük bir tutkuyla bağlandığını, bu sporun hem zihinsel hem de bedensel gelişimine çok katkı sağladığını belirtti.Fen lisesinde okuduğunu ifade eden Öner, şunları kaydetti:Öncelikle hedefim milli takıma girmek ve ülkemi uluslararası yarışlarda temsil etmek, aynı zamanda eğitim hayatımda da iyi bir kariyer yapmak, diş hekimi olmak istiyorum. Yüzmeyi çok sevdiğim için eğitimimi ve yüzmeyi birlikte sürdürmek istiyorum. Bugüne kadar ulusal yarışmalarda, Türkiye şampiyonası ve milli takım seçmelerinde 400 metre çift palette Türkiye ikinciliği, 200 metre çift palette ise Türkiye üçüncülüğü derecem var. Onun dışında okul sporları Türkiye finallerinde, 50 metre çift palette Türkiye üçüncülüğüm ve 100 metre çift palette Türkiye üçüncülüğüm bulunmakta. İlk madalyamı 8 yaşında aldım, 8 yaşından bu yana toplamda 83 madalya kazandım, hedefim ise milli takıma girebilmek.- Ailesi olarak elimizden gelen desteği veriyoruzAnne Zuhal Öner de Arda'nın daha emeklerken bile çok hareketli olduğunu, yürümeye başladıktan sonra hiperaktif olduğunu anladıklarını belirtti.Doktorun ilaç tedavisi ya da spor tavsiye ettiğini, bunun üzerine ilaç tedavisi yerine Arda'yı yüzmeye yönlendirdiklerini ifade eden Öner, Yüzmede daha iyi olacağını düşündük, suyu da zaten çok seviyordu. Böylelikle yüzmeye başladı, hiç bırakmadı, dereceleri de var. Okul hayatı da başarılı, LGS döneminde sınavlarını hiç aksatmadı, fen lisesini kazandı. Şu anda derslerinde de çok iyi. Ailesi olarak elimizden gelen desteği veriyoruz, kendisine her konuda güveniyoruz. diye konuştu.Yüzme antrenörü Seda Gündoğdu da Arda'nın paletli yüzmede gelecek vadeden bir sporcu olduğunu vurgulayarak, Arda'yla hiperaktivitesi sayesinde tanıştık, iyi ki de tanıştık. Arda başarılarıyla kulübümüzü ve ilimizi fazlasıyla gururlandırarak önemli başarılar elde etti, etmeye de devam edecek inşallah. Kulübümüze destek veren Belediye Başkanı'mız Şahin Şerifoğulları ve Kulüp Başkanı'mız Nazif Bilginoğlu'na da teşekkür ediyoruz. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/hiperaktivite-teshisiyle-havuza-adim-atti-yuzmede-9-yilda-83-madalya-kazandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Etiyopya'da gündelik hayat mavi-beyaz minibüslerle akıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/etiyopya-da-gundelik-hayat-mavi-beyaz-minibuslerle-akiyor/858971/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/etiyopya-da-gundelik-hayat-mavi-beyaz-minibuslerle-akiyor/858971/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:48:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Addis Ababa — Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da mavi-beyaz renkleriyle dikkati çeken minibüs taksiler, şehir içi ulaşımda yaygın olarak kullanılıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Addis Ababa Haberleri — Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da şehir içi ulaşım genellikle, mavi-beyaz renkleriyle dikkati çeken minibüs taksilerle sağlanıyor.Sabahın erken saatlerinden itibaren yollara çıkan minibüsler işine, okuluna ve pazara gitmek isteyen çok sayıda kişiyi kentin farklı noktalarına taşıyor.Addis Ababa'nın yoğun trafiğinde sıkça görülen mavi-beyaz minibüsler, duraklarda bekleyen yolcular, güzergahları seslenerek duyuran yardımcılar ve kısa mesafeli seferleriyle şehir hayatının en görünür unsurları arasında yer alıyor.Kentte otobüs, hafif raylı sistem ve farklı ulaşım düzenlemeleriyle toplu taşımanın geliştirilmesine yönelik adımlar atılsa da minibüsler, özellikle günlük ulaşımda yaygın kullanılan araçlar arasında bulunuyor.Modern binalar, diplomatik temsilcilikler, pazarlar ve yokuşlu mahallelerin iç içe geçtiği başkentte minibüsler, hem ekonomik ulaşım aracı hem de gündelik yaşamın ritmini yansıtan bir şehir detayı olarak öne çıkıyor.Daha önce şehir merkezinde görülen Tuk-tuk olarak da bilinen ve yerel halkın Bajaj diye adlandırdığı üç tekerlekli motorlu taksiler ise yapılan düzenlemelerin ardından başkentin merkezi yerine daha çok çevre ve kırsal bölgelerde kullanılıyor.Addis Ababa'daki mavi-beyaz minibüsler, modernleşen ulaşım sistemine rağmen kentin kalabalık caddelerinde gündelik hayatın akışını taşımayı sürdürüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Addis Ababa Haberleri — Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da şehir içi ulaşım genellikle, mavi-beyaz renkleriyle dikkati çeken minibüs taksilerle sağlanıyor.Sabahın erken saatlerinden itibaren yollara çıkan minibüsler işine, okuluna ve pazara gitmek isteyen çok sayıda kişiyi kentin farklı noktalarına taşıyor.Addis Ababa'nın yoğun trafiğinde sıkça görülen mavi-beyaz minibüsler, duraklarda bekleyen yolcular, güzergahları seslenerek duyuran yardımcılar ve kısa mesafeli seferleriyle şehir hayatının en görünür unsurları arasında yer alıyor.Kentte otobüs, hafif raylı sistem ve farklı ulaşım düzenlemeleriyle toplu taşımanın geliştirilmesine yönelik adımlar atılsa da minibüsler, özellikle günlük ulaşımda yaygın kullanılan araçlar arasında bulunuyor.Modern binalar, diplomatik temsilcilikler, pazarlar ve yokuşlu mahallelerin iç içe geçtiği başkentte minibüsler, hem ekonomik ulaşım aracı hem de gündelik yaşamın ritmini yansıtan bir şehir detayı olarak öne çıkıyor.Daha önce şehir merkezinde görülen Tuk-tuk olarak da bilinen ve yerel halkın Bajaj diye adlandırdığı üç tekerlekli motorlu taksiler ise yapılan düzenlemelerin ardından başkentin merkezi yerine daha çok çevre ve kırsal bölgelerde kullanılıyor.Addis Ababa'daki mavi-beyaz minibüsler, modernleşen ulaşım sistemine rağmen kentin kalabalık caddelerinde gündelik hayatın akışını taşımayı sürdürüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırılarda 2 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-ordusunun-lubnan-in-guneyine-duzenledigi-saldirilarda-2-kisi-yaralandi/858970/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-ordusunun-lubnan-in-guneyine-duzenledigi-saldirilarda-2-kisi-yaralandi/858970/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:48:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Beyrut — İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki birçok bölgeye düzenlediği hava ve topçu saldırılarında 2 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Beyrut Haberleri — İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki birçok bölgeye düzenlediği hava ve topçu saldırılarında 2 kişi yaralandı.İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail topçuları Sur kentine bağlı Burc Kalavay beldesini aralıklarla bombaladı.İsrail savaş uçakları da gece saatlerinden bu yana Sur kentindeki Sarifa, Kalavay ve Deyr Kifa beldelerine saldırılar düzenledi.İsrail'e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sur'a bağlı Şehhabiyye beldesini hedef aldığı saldırıda ise 2 kişi yaralandı. Yaralılar tedavi için Hiram Hastanesi'ne kaldırıldı.İsrail topçuları gece yarısından sonra Sur'a bağlı Braşit ve Şakra beldelerinin tepelerini aralıklarla bombaladı.Öte yandan İsrail savaş uçakları, Cizzin ilçesine bağlı Katrani bölgesindeki Şebil Toplanma Alanı'nı da hedef aldı.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı.Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 593 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington'daki 4. tur görüşmelerin ardından 3 Haziran'da İsrail ve Lübnan'ın, Hizbullah'ın saldırılarını tamamen durdurması ve tüm unsurlarını Litani Nehri'nin güneyinden çekmesi şartıyla geniş kapsamlı ateşkes konusunda mutabakata vardığını duyurmuştu. Hizbullah ise şartlı ateşkesi reddettiğini açıklamıştı.Ancak duyurulan ateşkes anlaşmalarına rağmen İsrail ordusu saldırılarını sürdürüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Beyrut Haberleri — İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki birçok bölgeye düzenlediği hava ve topçu saldırılarında 2 kişi yaralandı.İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail topçuları Sur kentine bağlı Burc Kalavay beldesini aralıklarla bombaladı.İsrail savaş uçakları da gece saatlerinden bu yana Sur kentindeki Sarifa, Kalavay ve Deyr Kifa beldelerine saldırılar düzenledi.İsrail'e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sur'a bağlı Şehhabiyye beldesini hedef aldığı saldırıda ise 2 kişi yaralandı. Yaralılar tedavi için Hiram Hastanesi'ne kaldırıldı.İsrail topçuları gece yarısından sonra Sur'a bağlı Braşit ve Şakra beldelerinin tepelerini aralıklarla bombaladı.Öte yandan İsrail savaş uçakları, Cizzin ilçesine bağlı Katrani bölgesindeki Şebil Toplanma Alanı'nı da hedef aldı.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı.Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 3 bin 593 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington'daki 4. tur görüşmelerin ardından 3 Haziran'da İsrail ve Lübnan'ın, Hizbullah'ın saldırılarını tamamen durdurması ve tüm unsurlarını Litani Nehri'nin güneyinden çekmesi şartıyla geniş kapsamlı ateşkes konusunda mutabakata vardığını duyurmuştu. Hizbullah ise şartlı ateşkesi reddettiğini açıklamıştı.Ancak duyurulan ateşkes anlaşmalarına rağmen İsrail ordusu saldırılarını sürdürüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/israil-ordusunun-lubnan-in-guneyine-duzenledigi-saldirilarda-2-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İstanbul Boğazı'nda gemi trafiği askıya alındı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-bogazi-nda-gemi-trafigi-askiya-alindi/858969/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-bogazi-nda-gemi-trafigi-askiya-alindi/858969/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:48:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İstanbul Boğazı'nda gemi trafiği çift yönlü askıya alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — İstanbul Boğazı'nda gemi trafiği çift yönlü askıya alındı.Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün internet sitesinden yapılan duyuruda, İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiğinin saat 11.00 itibarıyla çift yönlü askıya alındığı bildirildi.Gemi trafiğinin, Boğaz'da Türkiye Yelken Federasyonu sorumluluğunda düzenlenen 41. Yıl Amiral Kupası Yarışı dolayısıyla askıya alındığı öğrenildi. Yarışların saat 17.00'ye kadar sürmesi öngörülüyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — İstanbul Boğazı'nda gemi trafiği çift yönlü askıya alındı.Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün internet sitesinden yapılan duyuruda, İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiğinin saat 11.00 itibarıyla çift yönlü askıya alındığı bildirildi.Gemi trafiğinin, Boğaz'da Türkiye Yelken Federasyonu sorumluluğunda düzenlenen 41. Yıl Amiral Kupası Yarışı dolayısıyla askıya alındığı öğrenildi. Yarışların saat 17.00'ye kadar sürmesi öngörülüyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sakarya'da kahverengi kokarca ile mücadele çalışmaları sürüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sakarya-da-kahverengi-kokarca-ile-mucadele-calismalari-suruyor/858968/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sakarya-da-kahverengi-kokarca-ile-mucadele-calismalari-suruyor/858968/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:48:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sakarya — Sakarya'da, özellikle yaz döneminde etkili olan ve başta fındık olmak üzere tarımsal üretime zarar veren kahverengi kokarca zararlısına karşı samuray arısı salımı, feromon tuzaklar ve ilaçlama yöntemleriyle mücadele ediliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sakarya Haberleri — Sakarya'da, özellikle yaz döneminde etkili olan ve başta fındık olmak üzere tarımsal üretime zarar veren kahverengi kokarca zararlısına karşı samuray arısı salımı, feromon tuzaklar ve ilaçlama yöntemleriyle mücadele ediliyor. Sakarya İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerince zararlının popülasyonunun takip edilmesi, yayılımının önlenmesi ve üretimde oluşturduğu kayıpların azaltılması amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütülüyor.Kocaali ilçesine bağlı Şerbetpınarı Mahallesi'nde Birlikte Mücadele, Bereketli Gelecek sloganıyla düzenlenen toplu mücadele programında üreticilere ilaç desteği sağlandı, fındık üreticilerine bitki koruma ürünleri dağıtılarak traktörlerle toplu ilaçlama çalışmaları gerçekleştirildi.Yaklaşık 167 bin dekar fındık arazisi bulunan ilçede kahverengi kokarcaya karşı kullanılan Tarım ve Orman Bakanlığınca ruhsatlandırılmış 1000 kutu bitki koruma ürünü ile 160 funnel tipi feromon tuzağı dağıtıldı, yetkililerce 52 bilinçlendirme eğitimi düzenlendi.Kocaali Belediye Başkanı Turan Yüzücü, AA muhabirine, kahverengi kokarca ile mücadelenin bireysel değil toplumsal sorumluluk olduğunu belirtti.Kaymakamlık, belediye, ziraat odaları ve muhtarlıkların işbirliğiyle çalışma başlattıklarını anlatan Yüzücü, vatandaşların İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü aracılığıyla düzenlenen toplantılarla bilgilendirildiğini söyledi.Yüzücü, Bu zararlıya karşı etkili bir mücadele yürütülmezse hem vatandaşımızın geliri hem de ülke ekonomisi zarar görecektir. Bu nedenle mücadeleyi toplu şekilde yapmak zorundayız. Vatandaşlarımızı bilinçlendirmeye yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Belediye, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, ziraat odaları ve muhtarlarımızla bu mücadeleyi sürdüreceğiz. dedi.Kahverengi kokarca zararlısıyla mücadeleye dikkati çekmek amacıyla Kokarcayı Getir, Hediyeni Al kampanyasını da hayata geçirdiklerini belirten Yüzücü, kampanyanın toplumda farkındalık oluşturmayı amaçladığını kaydetti.Tarım ve Orman İl Müdürü Asım Baş ise fındığın hem Sakarya hem de Türkiye için stratejik öneme sahip bir ürün olduğunu ifade etti.Kahverengi kokarca ile mücadelenin yıl boyunca kesintisiz sürdüğünü vurgulayan Baş, Kış döneminde eğitim, bilgilendirme, bilinçlendirme faaliyetleri, kışlak kontrolleri ve ilaç dağıtımlarıyla başlayan süreç, feromon tuzakların kurulması ve farklı yöntemlerle yapılan ilaçlama çalışmalarıyla devam ediyor. Özellikle yoğunluğun görüldüğü bölgelerde toplu ilaçlama faaliyetlerimiz sürüyor. diye konuştu. Bu yıl mücadelede daha başarılı sonuçlar beklediklerini dile getiren Baş, üreticilerin konuya ilişkin bilinç düzeyinin arttığını ve toplu mücadelenin öneminin daha iyi anlaşıldığını kaydetti.Baş, üreticilerin gerekli mücadeleyi yapmaması durumunda ilgili mevzuatlar kapsamında idari yaptırım uygulanabileceğini de sözlerine ekledi.Fındık üreticisi Muhammet Resüloğlu, kahverengi kokarca nedeniyle fındıkta kalite kayıpları yaşandığını belirterek, Zararlı, fındığın iç kısmında bozulmaya neden oluyor. Bu da randıman düşüklüğüne yol açıyor ve ürünün değerini azaltıyor. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sakarya Haberleri — Sakarya'da, özellikle yaz döneminde etkili olan ve başta fındık olmak üzere tarımsal üretime zarar veren kahverengi kokarca zararlısına karşı samuray arısı salımı, feromon tuzaklar ve ilaçlama yöntemleriyle mücadele ediliyor. Sakarya İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerince zararlının popülasyonunun takip edilmesi, yayılımının önlenmesi ve üretimde oluşturduğu kayıpların azaltılması amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütülüyor.Kocaali ilçesine bağlı Şerbetpınarı Mahallesi'nde Birlikte Mücadele, Bereketli Gelecek sloganıyla düzenlenen toplu mücadele programında üreticilere ilaç desteği sağlandı, fındık üreticilerine bitki koruma ürünleri dağıtılarak traktörlerle toplu ilaçlama çalışmaları gerçekleştirildi.Yaklaşık 167 bin dekar fındık arazisi bulunan ilçede kahverengi kokarcaya karşı kullanılan Tarım ve Orman Bakanlığınca ruhsatlandırılmış 1000 kutu bitki koruma ürünü ile 160 funnel tipi feromon tuzağı dağıtıldı, yetkililerce 52 bilinçlendirme eğitimi düzenlendi.Kocaali Belediye Başkanı Turan Yüzücü, AA muhabirine, kahverengi kokarca ile mücadelenin bireysel değil toplumsal sorumluluk olduğunu belirtti.Kaymakamlık, belediye, ziraat odaları ve muhtarlıkların işbirliğiyle çalışma başlattıklarını anlatan Yüzücü, vatandaşların İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü aracılığıyla düzenlenen toplantılarla bilgilendirildiğini söyledi.Yüzücü, Bu zararlıya karşı etkili bir mücadele yürütülmezse hem vatandaşımızın geliri hem de ülke ekonomisi zarar görecektir. Bu nedenle mücadeleyi toplu şekilde yapmak zorundayız. Vatandaşlarımızı bilinçlendirmeye yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Belediye, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, ziraat odaları ve muhtarlarımızla bu mücadeleyi sürdüreceğiz. dedi.Kahverengi kokarca zararlısıyla mücadeleye dikkati çekmek amacıyla Kokarcayı Getir, Hediyeni Al kampanyasını da hayata geçirdiklerini belirten Yüzücü, kampanyanın toplumda farkındalık oluşturmayı amaçladığını kaydetti.Tarım ve Orman İl Müdürü Asım Baş ise fındığın hem Sakarya hem de Türkiye için stratejik öneme sahip bir ürün olduğunu ifade etti.Kahverengi kokarca ile mücadelenin yıl boyunca kesintisiz sürdüğünü vurgulayan Baş, Kış döneminde eğitim, bilgilendirme, bilinçlendirme faaliyetleri, kışlak kontrolleri ve ilaç dağıtımlarıyla başlayan süreç, feromon tuzakların kurulması ve farklı yöntemlerle yapılan ilaçlama çalışmalarıyla devam ediyor. Özellikle yoğunluğun görüldüğü bölgelerde toplu ilaçlama faaliyetlerimiz sürüyor. diye konuştu. Bu yıl mücadelede daha başarılı sonuçlar beklediklerini dile getiren Baş, üreticilerin konuya ilişkin bilinç düzeyinin arttığını ve toplu mücadelenin öneminin daha iyi anlaşıldığını kaydetti.Baş, üreticilerin gerekli mücadeleyi yapmaması durumunda ilgili mevzuatlar kapsamında idari yaptırım uygulanabileceğini de sözlerine ekledi.Fındık üreticisi Muhammet Resüloğlu, kahverengi kokarca nedeniyle fındıkta kalite kayıpları yaşandığını belirterek, Zararlı, fındığın iç kısmında bozulmaya neden oluyor. Bu da randıman düşüklüğüne yol açıyor ve ürünün değerini azaltıyor. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/sakarya-da-kahverengi-kokarca-ile-mucadele-calismalari-suruyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kocaeli'de ambulansın yoldan çıktığı kazada biri hasta 3 kişi yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kocaeli-de-ambulansin-yoldan-ciktigi-kazada-biri-hasta-3-kisi-yaralandi/858967/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kocaeli-de-ambulansin-yoldan-ciktigi-kazada-biri-hasta-3-kisi-yaralandi/858967/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:48:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kocaeli — Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde yoldan çıkan ambulanstaki hasta ile 2 sağlık görevlisi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kocaeli Haberleri — Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde yoldan çıkan ambulanstaki hasta ile 2 sağlık görevlisi yaralandı.Kandıra-Kaynarca Yolu'nda seyreden 41 BDJ 615 plakalı ambulans, Akbal Mahallesi’ndeki köprüye girdiği sırada yoldan çıkarak yeşillik alana savruldu.Eğimli alanda askıda kalan ambulans, dere yatağına düşmeden durabildi. Kazada, ambulanstaki hasta ile 2 sağlık görevlisi hafif yaralandı.İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.Yaralılar, Kandıra Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kocaeli Haberleri — Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde yoldan çıkan ambulanstaki hasta ile 2 sağlık görevlisi yaralandı.Kandıra-Kaynarca Yolu'nda seyreden 41 BDJ 615 plakalı ambulans, Akbal Mahallesi’ndeki köprüye girdiği sırada yoldan çıkarak yeşillik alana savruldu.Eğimli alanda askıda kalan ambulans, dere yatağına düşmeden durabildi. Kazada, ambulanstaki hasta ile 2 sağlık görevlisi hafif yaralandı.İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.Yaralılar, Kandıra Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/kocaeli-de-ambulansin-yoldan-ciktigi-kazada-biri-hasta-3-kisi-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Milli dalgıç Kardelen Çarpar'ın hedefi dünya kürsüsü:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/milli-dalgic-kardelen-carpar-in-hedefi-dunya-kursusu/858966/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/milli-dalgic-kardelen-carpar-in-hedefi-dunya-kursusu/858966/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:48:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tekirdağ — İnşallah çalışmaya devam ederek daha da güzel yerlere geleceğim. Dünya şampiyonasında ilk üçe girerek ülkemi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum. Madalyalarla dönmek benim için gurur verici olur]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tekirdağ Haberleri — MESUT KARADUMAN - Serbest dalışta Türkiye şampiyonluğu bulunan milli sporcu Kardelen Çarpar (15), dünya şampiyonasında kürsüde yer almak hedefiyle hazırlıklarını sürdürüyor.Geçen yıl arkadaşının tavsiyesiyle serbest dalışa başlayan Çarpar, katıldığı Türkiye Şampiyonası'nda ikincilik elde etti.Genç sporcu, çalışmalarını sürdürerek bu yıl nisan ayında Tekirdağ'da katıldığı Serbest Dalış Havuz Türkiye Şampiyonası ve Milli Takım Seçmeleri'nde 2 altın, 2 gümüş madalya alarak başarılı sonuçlara imza attı.Milli takıma seçilen Çarpar, 9-15 Haziran tarihlerinde Sırbistan'da düzenlenecek Serbest Dalış Havuz Dünya Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil etme hakkı kazandı.Milli sporcu, kürsüde yer alarak başarılarına dünya şampiyonluğu elde etmek istiyor.Kardelen Çarpar, AA muhabirine, derecelerine yenilerini eklemek için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.Her zaman daha iyi dereceler elde etmek için çalıştığını belirten Çarpar, Arkadaşımın tavsiyesiyle geçen yıl serbest dalışla tanıştım. Zamanla kendimi geliştirdim ve katıldığım Türkiye Şampiyonası'nda ikinci oldum. Ondan sonra yeni dereceler için çok çalıştım. Emeklerimin karşılığını bu seneki Türkiye Şampiyonası'nda aldım. Şampiyonada 2 altın, 2 gümüş madalya kazandım. dedi.Milli sporcu, her zaman kendisini geliştirmeye çalıştığını ve başarılarıyla adından söz ettirmek istediğini dile getirdi.Serbest dalışta kısa sürede önemli başarılara imza attığını ifade eden Çarpar, Kısa sürede bu kadar güzel dereceler alacağımı beklemiyordum. Elimden gelenin en iyisini ortaya koymaya çalıştım ve bu dereceler geldi. Çok çalışıyorum. Çok güzel yerlere geldim. İnşallah çalışmaya devam ederek daha da güzel yerlere geleceğim. Dünya şampiyonasında ilk üçe girerek ülkemi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum. Madalyalarla dönmek benim için gurur verici olur. diye konuştu.- Kendisinden dünya şampiyonasında derece bekliyoruz.Antrenör Sertan Aydın da sporcusunun dünya şampiyonasında altın madalya kazanmak için mücadele edeceğini aktardı.Türkiye Şampiyonası'nda sporcusunun güzel dereceler kazandığını ifade eden Aydın, Kardelen elde ettiği derecelerle ülkemizi dünya şampiyonasında temsil etme hakkı kazandı. Kendisinden dünya şampiyonasında derece bekliyoruz. Çalışmaları sonucu emeğinin karşılığını aldı. İnşallah Sırbistan'dan da madalyalarla dönecektir. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tekirdağ Haberleri — MESUT KARADUMAN - Serbest dalışta Türkiye şampiyonluğu bulunan milli sporcu Kardelen Çarpar (15), dünya şampiyonasında kürsüde yer almak hedefiyle hazırlıklarını sürdürüyor.Geçen yıl arkadaşının tavsiyesiyle serbest dalışa başlayan Çarpar, katıldığı Türkiye Şampiyonası'nda ikincilik elde etti.Genç sporcu, çalışmalarını sürdürerek bu yıl nisan ayında Tekirdağ'da katıldığı Serbest Dalış Havuz Türkiye Şampiyonası ve Milli Takım Seçmeleri'nde 2 altın, 2 gümüş madalya alarak başarılı sonuçlara imza attı.Milli takıma seçilen Çarpar, 9-15 Haziran tarihlerinde Sırbistan'da düzenlenecek Serbest Dalış Havuz Dünya Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil etme hakkı kazandı.Milli sporcu, kürsüde yer alarak başarılarına dünya şampiyonluğu elde etmek istiyor.Kardelen Çarpar, AA muhabirine, derecelerine yenilerini eklemek için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.Her zaman daha iyi dereceler elde etmek için çalıştığını belirten Çarpar, Arkadaşımın tavsiyesiyle geçen yıl serbest dalışla tanıştım. Zamanla kendimi geliştirdim ve katıldığım Türkiye Şampiyonası'nda ikinci oldum. Ondan sonra yeni dereceler için çok çalıştım. Emeklerimin karşılığını bu seneki Türkiye Şampiyonası'nda aldım. Şampiyonada 2 altın, 2 gümüş madalya kazandım. dedi.Milli sporcu, her zaman kendisini geliştirmeye çalıştığını ve başarılarıyla adından söz ettirmek istediğini dile getirdi.Serbest dalışta kısa sürede önemli başarılara imza attığını ifade eden Çarpar, Kısa sürede bu kadar güzel dereceler alacağımı beklemiyordum. Elimden gelenin en iyisini ortaya koymaya çalıştım ve bu dereceler geldi. Çok çalışıyorum. Çok güzel yerlere geldim. İnşallah çalışmaya devam ederek daha da güzel yerlere geleceğim. Dünya şampiyonasında ilk üçe girerek ülkemi en iyi şekilde temsil etmek istiyorum. Madalyalarla dönmek benim için gurur verici olur. diye konuştu.- Kendisinden dünya şampiyonasında derece bekliyoruz.Antrenör Sertan Aydın da sporcusunun dünya şampiyonasında altın madalya kazanmak için mücadele edeceğini aktardı.Türkiye Şampiyonası'nda sporcusunun güzel dereceler kazandığını ifade eden Aydın, Kardelen elde ettiği derecelerle ülkemizi dünya şampiyonasında temsil etme hakkı kazandı. Kendisinden dünya şampiyonasında derece bekliyoruz. Çalışmaları sonucu emeğinin karşılığını aldı. İnşallah Sırbistan'dan da madalyalarla dönecektir. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Lübnan'ın güneyinde 4 İsrail askeri yaralandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/lubnan-in-guneyinde-4-israil-askeri-yaralandi/858965/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/lubnan-in-guneyinde-4-israil-askeri-yaralandi/858965/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:48:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kudüs — İsrail'in işgal ve saldırılarını sürdürdüğü Lübnan'ın güneyinde, Hizbullah'ın düzenlediği insansız hava aracı (İHA) saldırısında 4 İsrail askerinin yaralandığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kudüs Haberleri — İsrail'in işgal ve saldırılarını sürdürdüğü Lübnan'ın güneyinde, Hizbullah'ın düzenlediği insansız hava aracı (İHA) saldırısında 4 İsrail askerinin yaralandığı belirtildi.İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, İHA saldırısının dün gerçekleştirildiğini aktardı.Haberde, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ın patlayıcı yüklü İHA ile düzenlediği saldırıda yaralanan 4 yedek askerin tedavi için hastaneye kaldırıldığı ve ailelerinin bilgilendirildiği ifade edildi.İşgali sürdürdüğü Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ın İHA saldırılarını önlemede başarısız olan İsrail, bunun için farklı çözüm arayışlarına yönelmişti.Son olarak dün bölgede biri subay 2 İsrail askerinin öldüğünün açıklanmasıyla birlikte, 2 Mart'tan bu yana ölen İsrail askerlerinin sayısı 30'a yükselmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kudüs Haberleri — İsrail'in işgal ve saldırılarını sürdürdüğü Lübnan'ın güneyinde, Hizbullah'ın düzenlediği insansız hava aracı (İHA) saldırısında 4 İsrail askerinin yaralandığı belirtildi.İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, İHA saldırısının dün gerçekleştirildiğini aktardı.Haberde, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ın patlayıcı yüklü İHA ile düzenlediği saldırıda yaralanan 4 yedek askerin tedavi için hastaneye kaldırıldığı ve ailelerinin bilgilendirildiği ifade edildi.İşgali sürdürdüğü Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ın İHA saldırılarını önlemede başarısız olan İsrail, bunun için farklı çözüm arayışlarına yönelmişti.Son olarak dün bölgede biri subay 2 İsrail askerinin öldüğünün açıklanmasıyla birlikte, 2 Mart'tan bu yana ölen İsrail askerlerinin sayısı 30'a yükselmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/lubnan-in-guneyinde-4-israil-askeri-yaralandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Tekirdağ kirazında 3 bin ton rekolte bekleniyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tekirdag-kirazinda-3-bin-ton-rekolte-bekleniyor/858964/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tekirdag-kirazinda-3-bin-ton-rekolte-bekleniyor/858964/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:48:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tekirdağ — Tekirdağ'da tadı ve aromasıyla benzerlerinden ayrılan, adına festival düzenlenen kirazdan bu yıl 3 bin ton kiraz rekolte bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tekirdağ Haberleri — Tekirdağ'da tadı ve aromasıyla benzerlerinden ayrılan, adına festival düzenlenen kirazdan bu yıl 3 bin ton kiraz rekolte bekleniyor.İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, AA muhabirine geçen yıl 2 bin 460 ton rekolte elde edildiğini anımsattı.Bu yıl kent geneli 3 bin ton rekolte beklendiğini ifade eden Aksoy, Tekirdağ kirazının görüntüsü ve lezzetiyle adından söz ettirdiğini vurguladı.- Yapraktan fazla kiraz varÜreticilerden Eşref Meral, hasattan elde ettikleri verimden memnun olduklarını söyledi.Geçen yıl kiraz bahçelerinde istenilen verimin alınamadığını ancak bu yıl herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadıklarını anlatan Meral, Bu yıl çok güzel. Kirazlar harika, 'yapraktan fazla kiraz var' desem yeridir. Bu sene bahçemde 4-5 ton rekolte bekliyorum. Geçen yıl 900 kilogramda kalmıştık. Bu sene verim çok güzel. En az 4 ton çıkar. diye konuştu.Meral, Tekirdağ kirazının en kısa sürede tescil edilmesi gerektiğini belirterek, bunun hem pazarlama kolaylığı sağlayacağını hem de Tekirdağ kirazını diğer kirazlardan ayıran özelliklerin korunması açısından önemli olduğunu ifade etti.Üreticilerden Hamdiye Batur da Tekirdağ kirazının farklı bir tada sahip olduğunu anlattı.Öte yandan Tekirdağ Kiraz Festivali, bu yıl 11-14 Haziran tarihlerinde düzenlenecek.Kiraz tanıtım etkinliği, en iyi kiraz yarışması, spor turnuvaları, açık hava sinema gösterileri, resim ve kompozisyon yarışmaları ile konserler düzenlenecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tekirdağ Haberleri — Tekirdağ'da tadı ve aromasıyla benzerlerinden ayrılan, adına festival düzenlenen kirazdan bu yıl 3 bin ton kiraz rekolte bekleniyor.İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, AA muhabirine geçen yıl 2 bin 460 ton rekolte elde edildiğini anımsattı.Bu yıl kent geneli 3 bin ton rekolte beklendiğini ifade eden Aksoy, Tekirdağ kirazının görüntüsü ve lezzetiyle adından söz ettirdiğini vurguladı.- Yapraktan fazla kiraz varÜreticilerden Eşref Meral, hasattan elde ettikleri verimden memnun olduklarını söyledi.Geçen yıl kiraz bahçelerinde istenilen verimin alınamadığını ancak bu yıl herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadıklarını anlatan Meral, Bu yıl çok güzel. Kirazlar harika, 'yapraktan fazla kiraz var' desem yeridir. Bu sene bahçemde 4-5 ton rekolte bekliyorum. Geçen yıl 900 kilogramda kalmıştık. Bu sene verim çok güzel. En az 4 ton çıkar. diye konuştu.Meral, Tekirdağ kirazının en kısa sürede tescil edilmesi gerektiğini belirterek, bunun hem pazarlama kolaylığı sağlayacağını hem de Tekirdağ kirazını diğer kirazlardan ayıran özelliklerin korunması açısından önemli olduğunu ifade etti.Üreticilerden Hamdiye Batur da Tekirdağ kirazının farklı bir tada sahip olduğunu anlattı.Öte yandan Tekirdağ Kiraz Festivali, bu yıl 11-14 Haziran tarihlerinde düzenlenecek.Kiraz tanıtım etkinliği, en iyi kiraz yarışması, spor turnuvaları, açık hava sinema gösterileri, resim ve kompozisyon yarışmaları ile konserler düzenlenecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/tekirdag-kirazinda-3-bin-ton-rekolte-bekleniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Vezneciler şehitleri terör saldırısının 10. yılında anıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/vezneciler-sehitleri-teror-saldirisinin-10-yilinda-anildi/858963/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/vezneciler-sehitleri-teror-saldirisinin-10-yilinda-anildi/858963/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:30:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Fatih Vezneciler'de 2016'da Çevik Kuvvet araçlarının geçişi sırasında PKK'lı teröristlerce düzenlenen bombalı saldırıda şehit olan polisler için Edirnekapı Şehitliği'nde anma töreni düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Fatih Vezneciler'de 2016'da Çevik Kuvvet araçlarının geçişi sırasında PKK'lı teröristlerce düzenlenen bombalı saldırıda şehit olan polisler için Edirnekapı Şehitliği'nde anma töreni düzenlendi.İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından, terör saldırısının 10. yılında düzenlenen anma programına, şehit aileleri, polis ekipleri ve vatandaşlar katıldı.Şehitlerin anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Kur'an-ı Kerim okundu ve dua edildi.Şehit polislerin kabirlerine karanfiller bırakıldıktan sonra polisler şehitliğe gelen çocuklara oyuncak dağıttı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Fatih Vezneciler'de 2016'da Çevik Kuvvet araçlarının geçişi sırasında PKK'lı teröristlerce düzenlenen bombalı saldırıda şehit olan polisler için Edirnekapı Şehitliği'nde anma töreni düzenlendi.İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından, terör saldırısının 10. yılında düzenlenen anma programına, şehit aileleri, polis ekipleri ve vatandaşlar katıldı.Şehitlerin anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Kur'an-ı Kerim okundu ve dua edildi.Şehit polislerin kabirlerine karanfiller bırakıldıktan sonra polisler şehitliğe gelen çocuklara oyuncak dağıttı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Malatya'da Uluslararası Arslantepe Yarı Maratonu başladı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/malatya-da-uluslararasi-arslantepe-yari-maratonu-basladi/858962/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/malatya-da-uluslararasi-arslantepe-yari-maratonu-basladi/858962/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:27:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Malatya — Malatya'da bu yıl ilk kez 2 bin sporcu ve vatandaşın katılımıyla düzenlenen Uluslararası Arslantepe Yarı Maratonu başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Malatya Haberleri — Malatya'da bu yıl ilk kez 2 bin sporcu ve vatandaşın katılımıyla düzenlenen Uluslararası Arslantepe Yarı Maratonu başladı. Organizasyona, 100. Yıl Parkı önünde kurulan yarış alanında 2.1K Halk Koşusu, Arslantepe Höyüğü önünde 21 kilometre ve Mehmet Buyruk Caddesi üzerinde 10 kilometre koşusuyla start verildi.Tarihin başladığı yerde, yeniden aynı heyecanda buluşuyoruz sloganıyla düzenlenen organizasyonda, Etiyopya, Rusya, Meksika, Gürcistan, Romanya ve Ukrayna'dan 26 elit sporcu yer aldı.Kent merkezinde devam eden koşuyu birçok vatandaş, protokol üyesi ve sporsever izledi.Organizasyonun sonunda 100. Yıl Parkı önünde dereceye giren yarışmacılara ödülleri takdim edilecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Malatya Haberleri — Malatya'da bu yıl ilk kez 2 bin sporcu ve vatandaşın katılımıyla düzenlenen Uluslararası Arslantepe Yarı Maratonu başladı. Organizasyona, 100. Yıl Parkı önünde kurulan yarış alanında 2.1K Halk Koşusu, Arslantepe Höyüğü önünde 21 kilometre ve Mehmet Buyruk Caddesi üzerinde 10 kilometre koşusuyla start verildi.Tarihin başladığı yerde, yeniden aynı heyecanda buluşuyoruz sloganıyla düzenlenen organizasyonda, Etiyopya, Rusya, Meksika, Gürcistan, Romanya ve Ukrayna'dan 26 elit sporcu yer aldı.Kent merkezinde devam eden koşuyu birçok vatandaş, protokol üyesi ve sporsever izledi.Organizasyonun sonunda 100. Yıl Parkı önünde dereceye giren yarışmacılara ödülleri takdim edilecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/malatya-da-uluslararasi-arslantepe-yari-maratonu-basladi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Dünya Kupası'nın en tecrübeli hakemi Ravshan Irmatov</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dunya-kupasi-nin-en-tecrubeli-hakemi-ravshan-irmatov/858961/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dunya-kupasi-nin-en-tecrubeli-hakemi-ravshan-irmatov/858961/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:24:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Özbek Ravshan Irmatov, 11 karşılaşmayla Dünya Kupası tarihinin en fazla maç yöneten hakemi olarak kayıtlara geçti - Kupaların en çok kırmızı kart gösteren hakemi Meksikalı Arturo Brizio Carter, 2 kupada 7 kez kırmızı kartına başvurdu - Dünya Kupası tarihinin en genç hakemi 27 yaşındaki Uruguaylı Francisco Mateucci, en yaşlısı ise 53 yaşındaki İngiliz George Reader oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — MUTLU DEMİRTAŞTAN - Dünya Kupası'nın en çok maç yöneten hakemi, Özbek Ravshan Irmatov oldu.Irmatov, kupa tarihinde 2010'da 5, 2014'te 4 ve 2018'de 2 olmak üzere 11 maçta görev yaptı.Arjantinli Nestor Pitana, 2014 (4) ve 2018'de (5) 9 maçı yöneterek bu alanda ikinci sırada yer aldı. Bu iki ismi, 8'er maçla Fransız Joel Quiniou, Meksikalı Benito Archundia Tellez ve Uruguaylı Jorge Larrionda Pietrafesa takip etti.- En genci 27, en yaşlısı 53Dünya kupalarında maç yöneten hakemler içinde en genci 27, en yaşlısı ise 53 yaşında.Uruguaylı Francisco Mateucci, henüz 27 yaşından 62 gün almışken 1930'da ülkesinde düzenlenen turnuvada görev aldı ve Dünya Kupası'nda düdük çalan en genç hakem olarak tarihe geçti.Dünya Kupası'nın en yaşlı hakemi ise 1950 Brezilya'da görev alan İngiliz George Reader oldu. Reader, 1950 Dünya Kupası'nda görev yaptığında 53 yaşından 236 gün almıştı.- Kırmızı kart rekoru Meksikalı hakemdeDünya Kupası tarihinin en çok kırmızı kart gösteren hakemi, Meksikalı Arturo Brizio Carter oldu.Carter, 1994 ABD ve 1998 Fransa'da görev alıp 7 kez kırmızı kartına başvurdu. Meksikalı hakem ABD'de 3, Fransa'da ise 4 kez kırmızı kartını cebinden çıkardı.Dünya Kupası organizasyonunun ilk kırmızı kartını ise Türk hakem Doğan Babacan, 1974 Dünya Kupası'nda gösterdi.- Üç Dünya Kupası'nda yer alan hakemlerDünya Kupası'nda hakemler, en çok 3 organizasyona katılabildi.Üç Dünya Kupası'nda düdük çalan hakemler şunlar:HakemÜlkesiKupalarJohn LangenusBelçika1930, 34, 38Ivan Eklindİsveç1934, 38, 50Benjamin GriffithsGaller1950, 54, 58Arthur Ellisİngiltere1950, 54, 58Istvan ZsoltMacaristan1954, 58, 66Juan Gardeazabalİspanya1958, 62, 66Arturo YamasakiPeru1962, 66, 70Bobby Davidsonİskoçya1962, 70, 74Kurt TschenscherBatı Almanya1966, 70, 74Ramon BarretoUruguay1970, 74, 78Abraham Kleinİsrail1970, 78, 82Nicolae RaineaRomanya1974, 78, 82Erik Fredrikssonİsveç1982, 86, 90Jamal Al-SharifSuriye1986, 90, 94Joel QuiniouFransa1986, 90, 94Ali Mohamed BujsaimBirleşik Arap Emirlikleri1994, 98, 2002Oscar RuizKolombiya2002, 06, 10Carlos SimonBrezilya2002, 06, 10Marco RodriguezMeksika2006, 10, 14Ravshan IrmatovÖzbekistan2010, 14, 18Marco Rodriguez MorenoMeksika2006, 10, 14]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — MUTLU DEMİRTAŞTAN - Dünya Kupası'nın en çok maç yöneten hakemi, Özbek Ravshan Irmatov oldu.Irmatov, kupa tarihinde 2010'da 5, 2014'te 4 ve 2018'de 2 olmak üzere 11 maçta görev yaptı.Arjantinli Nestor Pitana, 2014 (4) ve 2018'de (5) 9 maçı yöneterek bu alanda ikinci sırada yer aldı. Bu iki ismi, 8'er maçla Fransız Joel Quiniou, Meksikalı Benito Archundia Tellez ve Uruguaylı Jorge Larrionda Pietrafesa takip etti.- En genci 27, en yaşlısı 53Dünya kupalarında maç yöneten hakemler içinde en genci 27, en yaşlısı ise 53 yaşında.Uruguaylı Francisco Mateucci, henüz 27 yaşından 62 gün almışken 1930'da ülkesinde düzenlenen turnuvada görev aldı ve Dünya Kupası'nda düdük çalan en genç hakem olarak tarihe geçti.Dünya Kupası'nın en yaşlı hakemi ise 1950 Brezilya'da görev alan İngiliz George Reader oldu. Reader, 1950 Dünya Kupası'nda görev yaptığında 53 yaşından 236 gün almıştı.- Kırmızı kart rekoru Meksikalı hakemdeDünya Kupası tarihinin en çok kırmızı kart gösteren hakemi, Meksikalı Arturo Brizio Carter oldu.Carter, 1994 ABD ve 1998 Fransa'da görev alıp 7 kez kırmızı kartına başvurdu. Meksikalı hakem ABD'de 3, Fransa'da ise 4 kez kırmızı kartını cebinden çıkardı.Dünya Kupası organizasyonunun ilk kırmızı kartını ise Türk hakem Doğan Babacan, 1974 Dünya Kupası'nda gösterdi.- Üç Dünya Kupası'nda yer alan hakemlerDünya Kupası'nda hakemler, en çok 3 organizasyona katılabildi.Üç Dünya Kupası'nda düdük çalan hakemler şunlar:HakemÜlkesiKupalarJohn LangenusBelçika1930, 34, 38Ivan Eklindİsveç1934, 38, 50Benjamin GriffithsGaller1950, 54, 58Arthur Ellisİngiltere1950, 54, 58Istvan ZsoltMacaristan1954, 58, 66Juan Gardeazabalİspanya1958, 62, 66Arturo YamasakiPeru1962, 66, 70Bobby Davidsonİskoçya1962, 70, 74Kurt TschenscherBatı Almanya1966, 70, 74Ramon BarretoUruguay1970, 74, 78Abraham Kleinİsrail1970, 78, 82Nicolae RaineaRomanya1974, 78, 82Erik Fredrikssonİsveç1982, 86, 90Jamal Al-SharifSuriye1986, 90, 94Joel QuiniouFransa1986, 90, 94Ali Mohamed BujsaimBirleşik Arap Emirlikleri1994, 98, 2002Oscar RuizKolombiya2002, 06, 10Carlos SimonBrezilya2002, 06, 10Marco RodriguezMeksika2006, 10, 14Ravshan IrmatovÖzbekistan2010, 14, 18Marco Rodriguez MorenoMeksika2006, 10, 14]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/dunya-kupasi-nin-en-tecrubeli-hakemi-ravshan-irmatov.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Dünya kupalarının eğlenceli yüzleri: Maskotlar</title>
      <link>https://www.canligaste.com/dunya-kupalarinin-eglenceli-yuzleri-maskotlar/858960/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/dunya-kupalarinin-eglenceli-yuzleri-maskotlar/858960/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:21:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — FIFA Dünya Kupası için 1966 yılından bu yana tasarlanan resmi maskotlarda genellikle aslan, köpek, horoz ve leopar gibi hayvan figürleri tercih edildi - Geyik, jaguar ve kartalın kullanıldığı 2026 Dünya Kupası'nın resmi maskotları Maple (Kanada), Zayu (Meksika) ve Clutch (ABD) oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — MUTLU DEMİRTAŞTAN - FIFA tarafından 4 yılda bir düzenlenen Dünya kupalarında alınan sonuçların yanı sıra aslan, köpek, horoz, leopar gibi maskot olarak seçilen hayvan figürleri de hafızalarda yerini alıyor.FIFA'nın ilk kez 1930 yılında Uruguay'da dorganize ettiği Dünya Kupası için ilk resmi maskot, 1966'da oluşturuldu. İngiltere 1966 için belirlenen maskot, World Cup Willie adlı bir aslandı.ABD 1994'ün maskotu, Striker adlı sevimli bir köpek oldu. Fransa 1998'in maskotu, Footix isimli, kırmızı ibikli bir horoz olarak hafızalarda yer etti. Almanya 2006'nın maskotu olarak da Goleo VI adlı aslana karar verildi.Katar 2022'de alışkanlığın dışına çıkıldı ve maskot olarak hayvan figürü yerine Katar'ın geleneksel beyaz kıyafetinden yaratılan La'eeb isimli uçan karakter seçildi.- Maple, Zayu ve ClutchABD, Kanada ve Meksika'nın ev sahipliğindeki 2026 FIFA Dünya Kupası'nda her ülke için birer maskot tanıtıldı.Dünya Kupası'nda Kanada'yı Geyik Maple, Meksika'yı Jaguar Zayu, ABD'yi Kel Kartal Clutch temsil edecek.Kanada, Meksika ve ABD formaları giyen maskotların, ev sahibi ülkelerin kültürünü, mirasını ve ruhunu yansıtması amaçlandı.Maple kaleci, Zayu forvet, Clutch ise orta saha olarak tasvir edildi.- Fuleco ve ZabivakaBrezilya 2014'ün maskotu, Fuleco ismi verilen ülkeye özgü bir hayvan türü 3 bantlı armadillo oldu.Fuleco'nun ismi için futbol ve ekoloji kelimelerinden esinlenildi. Fuleco'nun üzerindeki mavi kabuk, masmavi gökyüzünü simgeledi. Maskotun çim sahadan esinlenerek tasarlanan yeşil şortunun üzerine giydiği beyaz tişörtte, Brasil 2014 ifadesi yer aldı. Fuleco, elindeki futbol topuyla arkadaşlarına maharetlerini sergiledi.Rusya 2018'de kahverengi ve beyaz kürklü bir Avrasya kurdu, maskot olarak tercih edildi. Zabivaka adı verilen maskot, Rusya bayrağının renkleri beyaz, mavi ve kırmızıdan oluşan tişört ve şort giydi. Turuncu koruma gözlüğü takan maskotun tişörtünde Russia 2018 yazısına yer verildi.- Willie, Striker, Footix, Goleo VI, Zakumiİngiltere 1966 için tasarlanan World Cup Willie, kupa tarihinin ilk maskotu oldu.Uzun yeleli Willie, İngiltere bayrağından yapılmış, üzerinde Dünya Kupası yazan bir forma giydi.ABD 1994'ün maskotu da Willie gibi bir hayvandı. Çizgi film karakterlerini andıran bir köpek olan Striker, üzerinde ABD bayrağının renklerini taşıdığı şort ve tişört giydi. Futbol topuna sol ayağını dayayarak poz veren maskotun formasında ABD 1994 yazısı yer aldı.Fransa 1998'de de hayvan maskot geleneği devam etti. Kırmızı ibikli, sarı gagalı ve mavi tüylü horoz Footix, sağ elinde tuttuğu futbol topuyla gülümsüyordu.Almanya 2006'nın maskotu Goleo VI, tıpkı Willie gibi bir aslandı. Elinde konuşan topu Pille ile dolaşan Goleo, 1950 ve 1970'lerde Almanya Milli Takımı'nın kullandığı gibi yakası ve kol kenarları siyah, forma numarası 06 olan, beyaz forma ile siyah krampon giydi.2010 yılında Güney Afrika'da düzenlenen Dünya Kupası'nın resmi maskotu ise futbol sahasında kamufle olmak amacıyla saçlarını yeşile boyayan, maceraperest Afrika leoparı Zakumi oldu. Bu sevimli maskotun adı, Güney Afrika'nın uluslararası plaka işareti ZA ile 2010 yılına atıfta bulunmak amacıyla birçok yerli dilinde 10 anlamına gelen Kumi ifadelerinin yan yana getirilmesiyle oluştu.- Diğer maskotlarDünya Kupası'nda kullanılan diğer maskotlar, Meksika 1970'te kafasında Meksika şapkasıyla Juanito adlı bir çocuk, Batı Almanya 1974'te Tip ve Tap adlı Alman kardeşler, Arjantin 1978'de küçük futbolcu Gauchito oldu.İspanya 1982'de Naranjito isimli, gülümseyen bir portakal, maskot olarak kullanıldı.Meksika 1986'nın maskotu, Meksika mutfağının vazgeçilmezlerinden, acı biber Pique idi. Bu sevimli biberin elinde bir top, kafasında da boyundan büyük bir Meksika şapkası bulunuyordu.İtalya 1990'ın maskotu, Ciao ise kafası toptan, vücudu İtalya bayrağının rengindeki küplerden yapılmış bir insan figürüydü.Güney Kore-Japonya 2002'nin maskotu için de 3 dijital karakter seçildi. Ato, Kaz, ve Nik isimleri verilen karakterler, turuncu, mor ve mavi renkleriyle futbolseverlerin karşısına çıktı.Geleneksel beyaz kıyafetiyle uçan Katar 2022 maskotuna ise süper yetenekli oyuncu anlamındaki Arapça bir kelime olan La'eeb ismi verildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — MUTLU DEMİRTAŞTAN - FIFA tarafından 4 yılda bir düzenlenen Dünya kupalarında alınan sonuçların yanı sıra aslan, köpek, horoz, leopar gibi maskot olarak seçilen hayvan figürleri de hafızalarda yerini alıyor.FIFA'nın ilk kez 1930 yılında Uruguay'da dorganize ettiği Dünya Kupası için ilk resmi maskot, 1966'da oluşturuldu. İngiltere 1966 için belirlenen maskot, World Cup Willie adlı bir aslandı.ABD 1994'ün maskotu, Striker adlı sevimli bir köpek oldu. Fransa 1998'in maskotu, Footix isimli, kırmızı ibikli bir horoz olarak hafızalarda yer etti. Almanya 2006'nın maskotu olarak da Goleo VI adlı aslana karar verildi.Katar 2022'de alışkanlığın dışına çıkıldı ve maskot olarak hayvan figürü yerine Katar'ın geleneksel beyaz kıyafetinden yaratılan La'eeb isimli uçan karakter seçildi.- Maple, Zayu ve ClutchABD, Kanada ve Meksika'nın ev sahipliğindeki 2026 FIFA Dünya Kupası'nda her ülke için birer maskot tanıtıldı.Dünya Kupası'nda Kanada'yı Geyik Maple, Meksika'yı Jaguar Zayu, ABD'yi Kel Kartal Clutch temsil edecek.Kanada, Meksika ve ABD formaları giyen maskotların, ev sahibi ülkelerin kültürünü, mirasını ve ruhunu yansıtması amaçlandı.Maple kaleci, Zayu forvet, Clutch ise orta saha olarak tasvir edildi.- Fuleco ve ZabivakaBrezilya 2014'ün maskotu, Fuleco ismi verilen ülkeye özgü bir hayvan türü 3 bantlı armadillo oldu.Fuleco'nun ismi için futbol ve ekoloji kelimelerinden esinlenildi. Fuleco'nun üzerindeki mavi kabuk, masmavi gökyüzünü simgeledi. Maskotun çim sahadan esinlenerek tasarlanan yeşil şortunun üzerine giydiği beyaz tişörtte, Brasil 2014 ifadesi yer aldı. Fuleco, elindeki futbol topuyla arkadaşlarına maharetlerini sergiledi.Rusya 2018'de kahverengi ve beyaz kürklü bir Avrasya kurdu, maskot olarak tercih edildi. Zabivaka adı verilen maskot, Rusya bayrağının renkleri beyaz, mavi ve kırmızıdan oluşan tişört ve şort giydi. Turuncu koruma gözlüğü takan maskotun tişörtünde Russia 2018 yazısına yer verildi.- Willie, Striker, Footix, Goleo VI, Zakumiİngiltere 1966 için tasarlanan World Cup Willie, kupa tarihinin ilk maskotu oldu.Uzun yeleli Willie, İngiltere bayrağından yapılmış, üzerinde Dünya Kupası yazan bir forma giydi.ABD 1994'ün maskotu da Willie gibi bir hayvandı. Çizgi film karakterlerini andıran bir köpek olan Striker, üzerinde ABD bayrağının renklerini taşıdığı şort ve tişört giydi. Futbol topuna sol ayağını dayayarak poz veren maskotun formasında ABD 1994 yazısı yer aldı.Fransa 1998'de de hayvan maskot geleneği devam etti. Kırmızı ibikli, sarı gagalı ve mavi tüylü horoz Footix, sağ elinde tuttuğu futbol topuyla gülümsüyordu.Almanya 2006'nın maskotu Goleo VI, tıpkı Willie gibi bir aslandı. Elinde konuşan topu Pille ile dolaşan Goleo, 1950 ve 1970'lerde Almanya Milli Takımı'nın kullandığı gibi yakası ve kol kenarları siyah, forma numarası 06 olan, beyaz forma ile siyah krampon giydi.2010 yılında Güney Afrika'da düzenlenen Dünya Kupası'nın resmi maskotu ise futbol sahasında kamufle olmak amacıyla saçlarını yeşile boyayan, maceraperest Afrika leoparı Zakumi oldu. Bu sevimli maskotun adı, Güney Afrika'nın uluslararası plaka işareti ZA ile 2010 yılına atıfta bulunmak amacıyla birçok yerli dilinde 10 anlamına gelen Kumi ifadelerinin yan yana getirilmesiyle oluştu.- Diğer maskotlarDünya Kupası'nda kullanılan diğer maskotlar, Meksika 1970'te kafasında Meksika şapkasıyla Juanito adlı bir çocuk, Batı Almanya 1974'te Tip ve Tap adlı Alman kardeşler, Arjantin 1978'de küçük futbolcu Gauchito oldu.İspanya 1982'de Naranjito isimli, gülümseyen bir portakal, maskot olarak kullanıldı.Meksika 1986'nın maskotu, Meksika mutfağının vazgeçilmezlerinden, acı biber Pique idi. Bu sevimli biberin elinde bir top, kafasında da boyundan büyük bir Meksika şapkası bulunuyordu.İtalya 1990'ın maskotu, Ciao ise kafası toptan, vücudu İtalya bayrağının rengindeki küplerden yapılmış bir insan figürüydü.Güney Kore-Japonya 2002'nin maskotu için de 3 dijital karakter seçildi. Ato, Kaz, ve Nik isimleri verilen karakterler, turuncu, mor ve mavi renkleriyle futbolseverlerin karşısına çıktı.Geleneksel beyaz kıyafetiyle uçan Katar 2022 maskotuna ise süper yetenekli oyuncu anlamındaki Arapça bir kelime olan La'eeb ismi verildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/dunya-kupalarinin-eglenceli-yuzleri-maskotlar.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>2026 FIFA Dünya Kupası'nda D Grubu: ABD</title>
      <link>https://www.canligaste.com/2026-fifa-dunya-kupasi-nda-d-grubu-abd/858959/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/2026-fifa-dunya-kupasi-nda-d-grubu-abd/858959/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:18:18 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Organizasyona ev sahipliği yapan ülkelerden ABD, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Türkiye, Paraguay ve Avustralya ile eşleşti - Bugüne dek 11 kez turnuvada yer alan Amerika Birleşik Devletleri, 1930'daki ilk Dünya Kupası'nda yarı final oynama başarısı gösterdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — BOZHAN MEMİŞ - Meksika ve Kanada ile 2026 FIFA Dünya Kupası'nın ev sahiplerinden ABD, organizasyonda 12. kez boy gösterecek.A Milli Futbol Takımı'nın yer aldığı D Grubu'nda mücadele edecek ABD, turnuvaya 1994'ten sonra ikinci kez ev sahipliği yapacak. Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye, Paraguay ve Avustralya'ya karşı gruptan çıkma mücadelesi verecek.Ev sahibi kontenjanından Dünya Kupası'na direkt katılan ABD'nin teknik direktörlüğünü Arjantinli Mauricio Pochettino yapıyor. ABD'nin öne çıkan oyuncuları, Dünya Kupası geçmişi ve kadrosuyla ilgili ayrıntılar şöyle:- Öne çıkan oyuncularıAmerika Birleşik Devletleri'nin güncel kadrosunda önemli yıldız oyuncular yer alıyor.Milan'da forma giyen Christian Pulisic'in yanı sıra Monaco forması giyen Folarin Balogun ve PSV'nin forveti Ricardo Pepi, takımın gol yollarındaki etkili isimleri.Bayer Leverkusen'de oynayan Malik Tillman, Juventus'tan Weston McKennie, Atletico Madridli Tanner Tessmann, Marsilyalı Timothy Weah ve Leeds United'da forma giyen Brenden Aaronson, orta sahadaki önemli futbolcular olarak dikkati çekiyor.- Dünya Kupası geçmişiABD Milli Futbol Takımı, Dünya Kupası'nda 11 kez mücadele etti. Kuzey Amerika Kıtası'nın temsilcisi olan ABD, 1930'da Uruguay'da düzenlenen ilk Dünya Kupası'nda en iyi derecesini elde etti. Turnuvada yarı final oynayan ABD, sonradan yapılan sıralamayla organizasyonu 3. sırada tamamladı.2002 yılında A Milli Futbol Takımı'nın 3. olarak tamamladığı Dünya Kupası'nda Güney Kore, Portekiz ve Polonya'nın yer aldığı grubu ikinci sırada tamamlayarak son 16 turunda Meksika'yla eşleşen ABD, rakibini 2-0 mağlup ederek çeyrek finale yükselmişti. ABD mücadeleden 1-0 yenik ayrılarak turnuvaya çeyrek finalde veda etmişti. Bu sonuç, 1930'da elde edilen yarı final başarısının ardından ABD'nin Dünya Kupası'nda ulaştığı en yüksek derece oldu.ABD'nin Dünya Kupası geçmişi şöyle:1930 - 3.'lük1934 - İlk tur1950 - İlk tur1990 - İlk tur1994 - İkinci tur1998 - İlk tur2002 - Çeyrek final2006 - İlk tur2010 - İkinci tur2014 - İkinci tur2022 - İkinci tur- Dünya Kupası kadrosuKaleci: Chris Brady (Chicago Fire), Matt Freese (New York City), Matt Turner (New England Revolution)Defans: Max Arfsten (Columbus Crew), Sergino Dest (PSV Eindhoven), Alex Freeman (Villarreal), Mark McKenzie (Toulouse), Tim Ream (Charlotte), Chris Richards (Crystal Palace), Antonee Robinson (Fulham), Miles Robinson (Cincinnati), Joe Scally (Borussia Mönchengladbach), Auston Trusty (Celtic)Orta saha: Tyler Adams (Bournemouth), Sebastian Berhalter (Vancouver Whitecaps), Weston McKennie (Juventus), Cristian Roldan (Seattle Sounders), Brenden Aaronson (Leeds United), Christian Pulisic (Milan), Gio Reyna (Borussia Mönchengladbach), Malik Tillman (Bayer Leverkusen), Tim Weah (Marsilya), Alejandro Zendejas (Club America)Forvet: Folarin Balogun (Monaco), Ricardo Pepi (PSV Eindhoven), Haji Wright (Coventry City)- Maç takvimiABD'nin 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'nda oynayacağı maçların TSİ programı şöyle:13 Haziran Cumartesi:04.00 ABD-Paraguay (Los Angeles Stadı-Los Angeles)19 Haziran Cuma:22.00 ABD-Avustralya (Seattle Stadı-Seattle)26 Haziran Cuma:05.00 Türkiye-ABD (Los Angeles Stadı-Los Angeles)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — BOZHAN MEMİŞ - Meksika ve Kanada ile 2026 FIFA Dünya Kupası'nın ev sahiplerinden ABD, organizasyonda 12. kez boy gösterecek.A Milli Futbol Takımı'nın yer aldığı D Grubu'nda mücadele edecek ABD, turnuvaya 1994'ten sonra ikinci kez ev sahipliği yapacak. Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye, Paraguay ve Avustralya'ya karşı gruptan çıkma mücadelesi verecek.Ev sahibi kontenjanından Dünya Kupası'na direkt katılan ABD'nin teknik direktörlüğünü Arjantinli Mauricio Pochettino yapıyor. ABD'nin öne çıkan oyuncuları, Dünya Kupası geçmişi ve kadrosuyla ilgili ayrıntılar şöyle:- Öne çıkan oyuncularıAmerika Birleşik Devletleri'nin güncel kadrosunda önemli yıldız oyuncular yer alıyor.Milan'da forma giyen Christian Pulisic'in yanı sıra Monaco forması giyen Folarin Balogun ve PSV'nin forveti Ricardo Pepi, takımın gol yollarındaki etkili isimleri.Bayer Leverkusen'de oynayan Malik Tillman, Juventus'tan Weston McKennie, Atletico Madridli Tanner Tessmann, Marsilyalı Timothy Weah ve Leeds United'da forma giyen Brenden Aaronson, orta sahadaki önemli futbolcular olarak dikkati çekiyor.- Dünya Kupası geçmişiABD Milli Futbol Takımı, Dünya Kupası'nda 11 kez mücadele etti. Kuzey Amerika Kıtası'nın temsilcisi olan ABD, 1930'da Uruguay'da düzenlenen ilk Dünya Kupası'nda en iyi derecesini elde etti. Turnuvada yarı final oynayan ABD, sonradan yapılan sıralamayla organizasyonu 3. sırada tamamladı.2002 yılında A Milli Futbol Takımı'nın 3. olarak tamamladığı Dünya Kupası'nda Güney Kore, Portekiz ve Polonya'nın yer aldığı grubu ikinci sırada tamamlayarak son 16 turunda Meksika'yla eşleşen ABD, rakibini 2-0 mağlup ederek çeyrek finale yükselmişti. ABD mücadeleden 1-0 yenik ayrılarak turnuvaya çeyrek finalde veda etmişti. Bu sonuç, 1930'da elde edilen yarı final başarısının ardından ABD'nin Dünya Kupası'nda ulaştığı en yüksek derece oldu.ABD'nin Dünya Kupası geçmişi şöyle:1930 - 3.'lük1934 - İlk tur1950 - İlk tur1990 - İlk tur1994 - İkinci tur1998 - İlk tur2002 - Çeyrek final2006 - İlk tur2010 - İkinci tur2014 - İkinci tur2022 - İkinci tur- Dünya Kupası kadrosuKaleci: Chris Brady (Chicago Fire), Matt Freese (New York City), Matt Turner (New England Revolution)Defans: Max Arfsten (Columbus Crew), Sergino Dest (PSV Eindhoven), Alex Freeman (Villarreal), Mark McKenzie (Toulouse), Tim Ream (Charlotte), Chris Richards (Crystal Palace), Antonee Robinson (Fulham), Miles Robinson (Cincinnati), Joe Scally (Borussia Mönchengladbach), Auston Trusty (Celtic)Orta saha: Tyler Adams (Bournemouth), Sebastian Berhalter (Vancouver Whitecaps), Weston McKennie (Juventus), Cristian Roldan (Seattle Sounders), Brenden Aaronson (Leeds United), Christian Pulisic (Milan), Gio Reyna (Borussia Mönchengladbach), Malik Tillman (Bayer Leverkusen), Tim Weah (Marsilya), Alejandro Zendejas (Club America)Forvet: Folarin Balogun (Monaco), Ricardo Pepi (PSV Eindhoven), Haji Wright (Coventry City)- Maç takvimiABD'nin 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'nda oynayacağı maçların TSİ programı şöyle:13 Haziran Cumartesi:04.00 ABD-Paraguay (Los Angeles Stadı-Los Angeles)19 Haziran Cuma:22.00 ABD-Avustralya (Seattle Stadı-Seattle)26 Haziran Cuma:05.00 Türkiye-ABD (Los Angeles Stadı-Los Angeles)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/2026-fifa-dunya-kupasi-nda-d-grubu-abd.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'nin limon ihracatı ilk 4 ayda 195 milyon dolara ulaştı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-nin-limon-ihracati-ilk-4-ayda-195-milyon-dolara-ulasti/858958/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-nin-limon-ihracati-ilk-4-ayda-195-milyon-dolara-ulasti/858958/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:18:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir — Türkiye, 2026 yılının ocak-nisan döneminde 195 milyon dolarlık limon ihracatı gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri — Türkiye, 2026 yılının ocak-nisan döneminde 195 milyon dolarlık limon ihracatı gerçekleştirdi.Ege İhracatçı Birliklerinden yapılan açıklamaya göre, Türkiye limon ihracatında öne çıkan ülkeler arasında dünyada 5'inci sırada yer alıyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, ihracatın miktar bazında azaldığını, gelir artışının ise ihraç fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandığını belirtti.Türkiye'nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 3 milyar 703 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatının yüzde 11'inin limondan elde edildiğini aktaran Balık, üretilen yaş meyve ve sebzenin ortalama yüzde 7'sinin ihraç edildiğini, limonda ise bu oranın yüzde 33'e ulaştığını kaydetti.Balık, ocak-nisan dönemine ilişkin Limon ihracatımız yüzde 18 artışla 165 milyon dolardan 195 milyon dolara çıktı. 2026 yılı sonunda limon ihracatında 500 milyon doları aşmayı hedefliyoruz. ifadesini kullandı.Türkiye'nin 2002 yılında 230 bin ton seviyesinde bulunan limon ihracatının 2024'te 577 bin tona ulaştığını dile getiren Balık, 2026 yılı rekoltesiyle ilgili konuşmanın erken olduğunu, 2025 yılından daha yüksek bir rekolte beklediklerini belirtti.Balık ocak-nisan döneminde en fazla talep gösteren ülkeler sıralamasında Irak'ın 64,5 milyon dolarla ilk sırada, Rusya'nın 50 milyon dolarla ikinci, Romanya'nın ise 14,5 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldığını ifade etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri — Türkiye, 2026 yılının ocak-nisan döneminde 195 milyon dolarlık limon ihracatı gerçekleştirdi.Ege İhracatçı Birliklerinden yapılan açıklamaya göre, Türkiye limon ihracatında öne çıkan ülkeler arasında dünyada 5'inci sırada yer alıyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, ihracatın miktar bazında azaldığını, gelir artışının ise ihraç fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandığını belirtti.Türkiye'nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 3 milyar 703 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatının yüzde 11'inin limondan elde edildiğini aktaran Balık, üretilen yaş meyve ve sebzenin ortalama yüzde 7'sinin ihraç edildiğini, limonda ise bu oranın yüzde 33'e ulaştığını kaydetti.Balık, ocak-nisan dönemine ilişkin Limon ihracatımız yüzde 18 artışla 165 milyon dolardan 195 milyon dolara çıktı. 2026 yılı sonunda limon ihracatında 500 milyon doları aşmayı hedefliyoruz. ifadesini kullandı.Türkiye'nin 2002 yılında 230 bin ton seviyesinde bulunan limon ihracatının 2024'te 577 bin tona ulaştığını dile getiren Balık, 2026 yılı rekoltesiyle ilgili konuşmanın erken olduğunu, 2025 yılından daha yüksek bir rekolte beklediklerini belirtti.Balık ocak-nisan döneminde en fazla talep gösteren ülkeler sıralamasında Irak'ın 64,5 milyon dolarla ilk sırada, Rusya'nın 50 milyon dolarla ikinci, Romanya'nın ise 14,5 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldığını ifade etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sivas'ta yıldırım isabet eden çoban hayatını kaybetti</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sivas-ta-yildirim-isabet-eden-coban-hayatini-kaybetti/858957/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sivas-ta-yildirim-isabet-eden-coban-hayatini-kaybetti/858957/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:15:17 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Sivas — Sivas'ın Kangal ilçesinde yıldırım isabet eden çoban yaşamını yitirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Sivas Haberleri — Sivas'ın Kangal ilçesinde yıldırım isabet eden çoban yaşamını yitirdi.Çat köyünde arazide hayvan otlatan Kurban Bayır'a (49) yıldırım isabet etti.İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.Ekiplerin yaptığı kontrolde Bayır'ın hayatını kaybettiği belirlendi.Cenaze, otopsi işlemleri için Kangal Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Sivas Haberleri — Sivas'ın Kangal ilçesinde yıldırım isabet eden çoban yaşamını yitirdi.Çat köyünde arazide hayvan otlatan Kurban Bayır'a (49) yıldırım isabet etti.İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.Ekiplerin yaptığı kontrolde Bayır'ın hayatını kaybettiği belirlendi.Cenaze, otopsi işlemleri için Kangal Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/sivas-ta-yildirim-isabet-eden-coban-hayatini-kaybetti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Afrika'nın gıda paradoksu: Verimli topraklar, açlıkla mücadele eden milyonlar</title>
      <link>https://www.canligaste.com/afrika-nin-gida-paradoksu-verimli-topraklar-aclikla-mucadele-eden-milyonlar/858954/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/afrika-nin-gida-paradoksu-verimli-topraklar-aclikla-mucadele-eden-milyonlar/858954/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:12:16 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Kıtada iklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık, uzun süren silahlı çatışmalar, ekonomik kırılganlıklar ve yükselen gıda fiyatlarının etkisiyle son yılların en ciddi gıda güvenliği krizlerinden biri yaşanıyor, özellikle Sudan, Somali ve Sahel kuşağındaki ülkeler, açlık ve yetersiz beslenmenin en ağır hissedildiği bölgeler arasında yer alıyor - Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Afrika Çalışmaları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elem Eyrice Tepeciklioğlu: - Afrika'da gıda güvensizliği, tek bir nedenden kaynaklanmıyor. Çatışmalar, iklim krizi, yatırım eksikliği ve yapısal sorunlar iç içe geçmiş durumda - İHH Program Geliştirme ve Strateji Koordinatörü Faruk Erkılıç: - İnsanların sadece bugün karınlarını doyurmalarını değil yarın kendi ayakları üzerinde durabilmelerini hedefleyen yaklaşımlar kalıcı çözüm sağlayacaktır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — GÜLSÜM İNCEKAYA - Afrika kıtası, geniş ve verimli tarım arazilerine sahip olmasına rağmen milyonlarca insanın açlık ve yetersiz beslenmeyle mücadele ettiği gıda paradoksuyla karşı karşıya bulunuyor.Kıtada iklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık, uzun süren silahlı çatışmalar, ekonomik kırılganlıklar ve yükselen gıda fiyatlarının etkisiyle son yılların en ciddi gıda güvenliği krizlerinden biri yaşanıyor.Birleşmiş Milletler (BM), Dünya Gıda Programı (WFP), Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve UNICEF verileri, kıtanın birçok bölgesinde milyonlarca kişinin yeterli ve besleyici gıdaya erişemediğini ortaya koyuyor.BM Genel Kurulunun 2018'de aldığı kararla ilan edilen ve her yıl 7 Haziran'da kutlanan Dünya Gıda Güvenliği Günü, güvenilir ve yeterli gıdaya erişimin önemine dikkati çekiyor ancak Afrika'nın birçok bölgesinde temel sorun, gıdanın güvenliğinden önce gıdaya erişebilmek olarak öne çıkıyor.Özellikle Sudan, Somali ve Sahel kuşağındaki ülkeler, açlık ve yetersiz beslenmenin en ağır hissedildiği bölgeler arasında yer alıyor. Sudan'da Nisan 2023'ten bu yana süren çatışmalar, dünyanın en büyük yerinden edilme krizlerinden birine dönüşmüş durumda. BM verilerine göre ülkede yaklaşık 19,5 milyon kişi akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya bulunuyor. Bunların yaklaşık 135 bini ise uluslararası sınıflandırmalara göre felaket düzeyindeki açlık koşullarında yaşam mücadelesi veriyor.Çatışmalar nedeniyle tarım alanlarının kullanılamaması, üretimin aksaması ve insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında yaşanan güçlükler, ülkedeki krizi daha da derinleştiriyor. UNICEF de yüz binlerce çocuğun ağır akut yetersiz beslenme riski altında bulunduğu uyarısı yapıyor.Afrika Boynuzu'nun en kırılgan ülkelerinden Somali'de de kuraklık, düzensiz yağışlar ve güvenlik sorunları, milyonlarca kişinin geçim kaynaklarını kaybetmesine neden oldu. Uluslararası kuruluşlar, yaklaşık 4,4 milyon Somalilinin açlık riskiyle karşı karşıya olduğunu ve 1,8 milyondan fazla çocuğun akut yetersiz beslenme tehlikesi altında bulunduğunu belirtiyor.Batı ile Orta Afrika arasında uzanan Sahel kuşağında ise güvenlik sorunları ile iklim kaynaklı şoklar, iç içe geçmiş durumda.Mali, Burkina Faso, Nijer ve Çad gibi ülkelerde milyonlarca kişi yerinden edilirken tarımsal üretim ve ticaret ağları da ciddi zarar görüyor. Uzmanlar, yükselen gıda fiyatları, yerinden edilmeler ve iklim kaynaklı afetlerin bölgede kronikleşen açlık riskine yol açtığına dikkati çekiyor.UNICEF verilerine göre, Doğu ve Güney Afrika'da yaklaşık 13 milyon çocuk akut yetersiz beslenme sorunu yaşıyor. Yardım kuruluşları, bunun yalnızca insani değil sağlık, eğitim ve ekonomik kalkınma açısından da uzun vadeli sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.- Afrika'da gıda güvensizliği, tek bir nedenden kaynaklanmıyorAnkara Sosyal Bilimler Üniversitesi Afrika Çalışmaları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elem Eyrice Tepeciklioğlu, AA muhabirine kıtanın, dünyanın en geniş ekilebilir tarım arazilerinden bazılarına sahip olduğunu, buna rağmen birçok ülkede açlık ve yetersiz beslenmenin devam ettiğini söyledi.Tepeciklioğlu, Afrika'da gıda güvensizliği, tek bir nedenden kaynaklanmıyor. Çatışmalar, iklim krizi, yatırım eksikliği ve yapısal sorunlar iç içe geçmiş durumda. dedi.Kıtadaki siyasi ve etnik çatışmaların, üretim süreçlerini ve tedarik zincirlerini sekteye uğrattığına dikkati çeken Tepeciklioğlu, Sudan'da yaşananların bunun en çarpıcı örneklerinden biri olduğunu söyledi.İklim krizinin, gıda güvenliğini tehdit eden başlıca unsurların arasında yer aldığını vurgulayan Tepeciklioğlu, özellikle Sahel ve Doğu Afrika'da düzensiz yağışların, kuraklık ve sellerin tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini dile getirdi.Tepeciklioğlu, Afrika, iklim krizine en az katkı sağlayan bölge olmasına rağmen en çok etkilenen bölgelerden biri. ifadesini kullandı.Kıtada tarımsal üretimin önündeki engellerin yalnızca iklim ve güvenlik sorunlarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Tepeciklioğlu, depolama altyapısının yetersizliği, modern tarım tekniklerinin sınırlı kullanımı ve küçük ölçekli çiftçilerin finansman ile pazara erişimde yaşadığı güçlüklerin de üretimi kısıtladığını anlattı.Tepeciklioğlu, Afrikalı üreticilerin uluslararası pazarlara açılmak için gerekli standartları ve sertifikasyon süreçlerini karşılamakta zorlandıklarını belirterek, birçok ülkede çiftçilerin yeterli teşvik ve destek mekanizmalarından yararlanamadıklarını söyledi.Tarım sektörüne yapılacak yatırımların hem üretimi artıracağını hem de dışa bağımlılığı azaltacağını ifade eden Tepeciklioğlu, yetersiz beslenmenin özellikle çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimi üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğine dikkati çekti.- Gıda güvensizliği insanların geleceğini etkiliyorİnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Program Geliştirme ve Strateji Koordinatörü Faruk Erkılıç da sahada gözlemledikleri tablonun, gıda güvensizliğinin yalnızca açlık sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini ortaya koyduğunu söyledi.Özellikle Afrika Boynuzu'nda dönem dönem yaşanan kuraklıklar nedeniyle birçok ailenin günde yalnızca bir öğün yemekle yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Erkılıç, kuraklık sebebiyle hayvanlarını kaybeden ve üretim yapamayan ailelerin geçim kaynaklarını tamamen yitirebildiklerine işaret etti.Erkılıç, Özellikle bebekler ve küçük çocuklar, yeterli besine ulaşamadıkları için ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor. Hamile ve emziren annelerin yetersiz beslenmesi de hem anne hem de çocuk sağlığını olumsuz etkiliyor. Kısacası gıda güvensizliği, bir zincir gibi insanların sağlığını, eğitimini, üretkenliğini ve geleceğini etkiliyor. diye konuştu.Çatışmalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan ailelerin çoğu zaman sahip oldukları tüm gelir kaynaklarını kaybettiklerini anlatan Erkılıç, bu durumun özellikle çocuklar, hamile ve emziren anneler, yaşlılar ve engelli bireyler üzerinde daha ağır sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.Erkılıç, yetersiz beslenmenin çocukların yalnızca aç kalmasına yol açmadığını, fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerini de olumsuz etkilediğini söyledi.Bağışıklık sistemi zayıflayan çocukların normal şartlarda kolay atlatabilecekleri hastalıklar karşısında daha savunmasız hale geldiklerini belirten Erkılıç, erken dönemde müdahale edilmeyen vakaların ilerleyen yıllarda kalıcı sağlık sorunlarına neden olabildiğini dile getirdi.Erkılıç, temiz suya erişim ve hijyen imkanlarının yetersizliğinin de kolera ve akut ishal gibi hastalıkların yayılmasına zemin hazırladığını, birçok bölgede sağlık tesislerinin personel ve ekipman açısından yetersiz kaldığını belirtti.Gıda güvenliğinin yalnızca bir yardım meselesi olmadığını, sağlık, eğitim, gelecek, onur ve temel bir hak meselesi olduğunu vurgulayan Erkılıç, şunları söyledi:Her çocuğun sağlıklı büyüme, öğrenme ve gelişme hakkı vardır. Bu nedenle gıda güvensizliğiyle mücadele, insani bir sorumluluğun ötesinde temel bir hak meselesidir. Bu nedenle ihtiyaç duyulan şey, yalnızca kısa süreli ve tek seferlik yardımlar değildir. Tarımın güçlendirilmesi, su kaynaklarının geliştirilmesi, sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve insanların kendi geçimlerini sağlayabilecekleri sürdürülebilir projelerin de yapılması gerekiyor.Uluslararası toplumun, yardım kuruluşlarının ve ilgili tüm paydaşların daha güçlü ve uzun vadeli dayanışma ortaya koymasının büyük önem taşıdığını belirten Erkılıç, İnsanların sadece bugün karınlarını doyurmalarını değil yarın kendi ayakları üzerinde durabilmelerini hedefleyen yaklaşımlar kalıcı çözüm sağlayacaktır. dedi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — GÜLSÜM İNCEKAYA - Afrika kıtası, geniş ve verimli tarım arazilerine sahip olmasına rağmen milyonlarca insanın açlık ve yetersiz beslenmeyle mücadele ettiği gıda paradoksuyla karşı karşıya bulunuyor.Kıtada iklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık, uzun süren silahlı çatışmalar, ekonomik kırılganlıklar ve yükselen gıda fiyatlarının etkisiyle son yılların en ciddi gıda güvenliği krizlerinden biri yaşanıyor.Birleşmiş Milletler (BM), Dünya Gıda Programı (WFP), Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve UNICEF verileri, kıtanın birçok bölgesinde milyonlarca kişinin yeterli ve besleyici gıdaya erişemediğini ortaya koyuyor.BM Genel Kurulunun 2018'de aldığı kararla ilan edilen ve her yıl 7 Haziran'da kutlanan Dünya Gıda Güvenliği Günü, güvenilir ve yeterli gıdaya erişimin önemine dikkati çekiyor ancak Afrika'nın birçok bölgesinde temel sorun, gıdanın güvenliğinden önce gıdaya erişebilmek olarak öne çıkıyor.Özellikle Sudan, Somali ve Sahel kuşağındaki ülkeler, açlık ve yetersiz beslenmenin en ağır hissedildiği bölgeler arasında yer alıyor. Sudan'da Nisan 2023'ten bu yana süren çatışmalar, dünyanın en büyük yerinden edilme krizlerinden birine dönüşmüş durumda. BM verilerine göre ülkede yaklaşık 19,5 milyon kişi akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya bulunuyor. Bunların yaklaşık 135 bini ise uluslararası sınıflandırmalara göre felaket düzeyindeki açlık koşullarında yaşam mücadelesi veriyor.Çatışmalar nedeniyle tarım alanlarının kullanılamaması, üretimin aksaması ve insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında yaşanan güçlükler, ülkedeki krizi daha da derinleştiriyor. UNICEF de yüz binlerce çocuğun ağır akut yetersiz beslenme riski altında bulunduğu uyarısı yapıyor.Afrika Boynuzu'nun en kırılgan ülkelerinden Somali'de de kuraklık, düzensiz yağışlar ve güvenlik sorunları, milyonlarca kişinin geçim kaynaklarını kaybetmesine neden oldu. Uluslararası kuruluşlar, yaklaşık 4,4 milyon Somalilinin açlık riskiyle karşı karşıya olduğunu ve 1,8 milyondan fazla çocuğun akut yetersiz beslenme tehlikesi altında bulunduğunu belirtiyor.Batı ile Orta Afrika arasında uzanan Sahel kuşağında ise güvenlik sorunları ile iklim kaynaklı şoklar, iç içe geçmiş durumda.Mali, Burkina Faso, Nijer ve Çad gibi ülkelerde milyonlarca kişi yerinden edilirken tarımsal üretim ve ticaret ağları da ciddi zarar görüyor. Uzmanlar, yükselen gıda fiyatları, yerinden edilmeler ve iklim kaynaklı afetlerin bölgede kronikleşen açlık riskine yol açtığına dikkati çekiyor.UNICEF verilerine göre, Doğu ve Güney Afrika'da yaklaşık 13 milyon çocuk akut yetersiz beslenme sorunu yaşıyor. Yardım kuruluşları, bunun yalnızca insani değil sağlık, eğitim ve ekonomik kalkınma açısından da uzun vadeli sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.- Afrika'da gıda güvensizliği, tek bir nedenden kaynaklanmıyorAnkara Sosyal Bilimler Üniversitesi Afrika Çalışmaları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elem Eyrice Tepeciklioğlu, AA muhabirine kıtanın, dünyanın en geniş ekilebilir tarım arazilerinden bazılarına sahip olduğunu, buna rağmen birçok ülkede açlık ve yetersiz beslenmenin devam ettiğini söyledi.Tepeciklioğlu, Afrika'da gıda güvensizliği, tek bir nedenden kaynaklanmıyor. Çatışmalar, iklim krizi, yatırım eksikliği ve yapısal sorunlar iç içe geçmiş durumda. dedi.Kıtadaki siyasi ve etnik çatışmaların, üretim süreçlerini ve tedarik zincirlerini sekteye uğrattığına dikkati çeken Tepeciklioğlu, Sudan'da yaşananların bunun en çarpıcı örneklerinden biri olduğunu söyledi.İklim krizinin, gıda güvenliğini tehdit eden başlıca unsurların arasında yer aldığını vurgulayan Tepeciklioğlu, özellikle Sahel ve Doğu Afrika'da düzensiz yağışların, kuraklık ve sellerin tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini dile getirdi.Tepeciklioğlu, Afrika, iklim krizine en az katkı sağlayan bölge olmasına rağmen en çok etkilenen bölgelerden biri. ifadesini kullandı.Kıtada tarımsal üretimin önündeki engellerin yalnızca iklim ve güvenlik sorunlarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Tepeciklioğlu, depolama altyapısının yetersizliği, modern tarım tekniklerinin sınırlı kullanımı ve küçük ölçekli çiftçilerin finansman ile pazara erişimde yaşadığı güçlüklerin de üretimi kısıtladığını anlattı.Tepeciklioğlu, Afrikalı üreticilerin uluslararası pazarlara açılmak için gerekli standartları ve sertifikasyon süreçlerini karşılamakta zorlandıklarını belirterek, birçok ülkede çiftçilerin yeterli teşvik ve destek mekanizmalarından yararlanamadıklarını söyledi.Tarım sektörüne yapılacak yatırımların hem üretimi artıracağını hem de dışa bağımlılığı azaltacağını ifade eden Tepeciklioğlu, yetersiz beslenmenin özellikle çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimi üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğine dikkati çekti.- Gıda güvensizliği insanların geleceğini etkiliyorİnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Program Geliştirme ve Strateji Koordinatörü Faruk Erkılıç da sahada gözlemledikleri tablonun, gıda güvensizliğinin yalnızca açlık sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini ortaya koyduğunu söyledi.Özellikle Afrika Boynuzu'nda dönem dönem yaşanan kuraklıklar nedeniyle birçok ailenin günde yalnızca bir öğün yemekle yaşamını sürdürmeye çalıştığını belirten Erkılıç, kuraklık sebebiyle hayvanlarını kaybeden ve üretim yapamayan ailelerin geçim kaynaklarını tamamen yitirebildiklerine işaret etti.Erkılıç, Özellikle bebekler ve küçük çocuklar, yeterli besine ulaşamadıkları için ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor. Hamile ve emziren annelerin yetersiz beslenmesi de hem anne hem de çocuk sağlığını olumsuz etkiliyor. Kısacası gıda güvensizliği, bir zincir gibi insanların sağlığını, eğitimini, üretkenliğini ve geleceğini etkiliyor. diye konuştu.Çatışmalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan ailelerin çoğu zaman sahip oldukları tüm gelir kaynaklarını kaybettiklerini anlatan Erkılıç, bu durumun özellikle çocuklar, hamile ve emziren anneler, yaşlılar ve engelli bireyler üzerinde daha ağır sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.Erkılıç, yetersiz beslenmenin çocukların yalnızca aç kalmasına yol açmadığını, fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimlerini de olumsuz etkilediğini söyledi.Bağışıklık sistemi zayıflayan çocukların normal şartlarda kolay atlatabilecekleri hastalıklar karşısında daha savunmasız hale geldiklerini belirten Erkılıç, erken dönemde müdahale edilmeyen vakaların ilerleyen yıllarda kalıcı sağlık sorunlarına neden olabildiğini dile getirdi.Erkılıç, temiz suya erişim ve hijyen imkanlarının yetersizliğinin de kolera ve akut ishal gibi hastalıkların yayılmasına zemin hazırladığını, birçok bölgede sağlık tesislerinin personel ve ekipman açısından yetersiz kaldığını belirtti.Gıda güvenliğinin yalnızca bir yardım meselesi olmadığını, sağlık, eğitim, gelecek, onur ve temel bir hak meselesi olduğunu vurgulayan Erkılıç, şunları söyledi:Her çocuğun sağlıklı büyüme, öğrenme ve gelişme hakkı vardır. Bu nedenle gıda güvensizliğiyle mücadele, insani bir sorumluluğun ötesinde temel bir hak meselesidir. Bu nedenle ihtiyaç duyulan şey, yalnızca kısa süreli ve tek seferlik yardımlar değildir. Tarımın güçlendirilmesi, su kaynaklarının geliştirilmesi, sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve insanların kendi geçimlerini sağlayabilecekleri sürdürülebilir projelerin de yapılması gerekiyor.Uluslararası toplumun, yardım kuruluşlarının ve ilgili tüm paydaşların daha güçlü ve uzun vadeli dayanışma ortaya koymasının büyük önem taşıdığını belirten Erkılıç, İnsanların sadece bugün karınlarını doyurmalarını değil yarın kendi ayakları üzerinde durabilmelerini hedefleyen yaklaşımlar kalıcı çözüm sağlayacaktır. dedi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>ABD/İsrail-İran Savaşı'nda 100 günün küresel ekonomi ve ticarete faturası ağır oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/abd-israil-iran-savasi-nda-100-gunun-kuresel-ekonomi-ve-ticarete-faturasi-agir-oldu/858951/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/abd-israil-iran-savasi-nda-100-gunun-kuresel-ekonomi-ve-ticarete-faturasi-agir-oldu/858951/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:12:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[London, City Of — Hürmüz Boğazı'ndaki ticaret akışının durma noktasına gelmesi nedeniyle yaşanan petrol şoku, sıvılaştırılmış doğal gaz ve gübre tedarikindeki arz kısıtları ekonomi ve ticaretteki büyümeyi baskılarken, birçok ülkede yüksek enflasyon endişelerini yeniden tetikledi - Küresel ekonomik büyümenin 2025'teki yüzde 3,4 seviyesinden bu yıl yüzde 2,8'e gerileyeceği tahmin edilirken, dünya ekonomisinin büyüklüğünün 118 trilyon dolar olduğu dikkate alındığında, büyümenin 0,6 puan zayıflaması küresel ekonomi açısından en az 700 milyar dolarlık potansiyel kayıp anlamına geliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[London, City Of Haberleri — NURAN ERKUL - ABD/İsrail-İran Savaşı'nın üzerinden geçen 100 günde Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların petrol, doğal gaz ve gübre arzını sekteye uğratması nedeniyle küresel ekonomi ve ticarette büyümenin bu yıl belirgin şekilde yavaşlayacağı öngörülüyor.ABD/İsrail-İran Savaşı'nın 28 Şubat'ta başlamasının ardından insani kayıpların yanı sıra küresel ekonomi için de büyük zorluklar oluştu.İran'ın ABD ve İsrail saldırılarına misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nda ticari gemi trafiğini büyük ölçüde durdurması nedeniyle küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yüzde 20'si, gübre ticaretinin yüzde 30'u, üre arzının yaklaşık yüzde 40'ı, kükürt arzının yüzde 50'si ve fosfat tedarikinin yüzde 30'u bu aksaklıktan etkilendi.7 Haziran'da savaşın 100'üncü gününe girilirken, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol'a göre özellikle petrol ve petrol ürünlerindeki arz şoku, tarihteki en büyük enerji krizine yol açtı.IEA verilerine göre, dünyanın günlük petrol tüketimi nisanda 104 milyon varil seviyesinde gerçekleşti ancak petrol arzı 95,1 milyon varilde kaldı. Hürmüz Boğazı'nda akışın durma noktasına gelmesiyle Körfez'deki petrol üreticilerinin savaş öncesine göre günlük kaybı 14,4 milyon varile ulaştı.Arz sıkışıklığı nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı halihazırda savaş öncesi seviyenin yüzde 30, Avrupa gaz fiyatları ise yüzde 50 üzerinde seyrediyor.Dünya Deniz Taşımacılığı Konseyi verilerine göre, gemi yakıt maliyetleri de bu dönemde yüzde 59 artış gösterdi. Küresel taşımacılık ağındaki aksaklıklar ve yükselen yakıt maliyetleri tedarik zinciri üzerinde giderek daha fazla baskı oluşturuyor.Fiyatlardaki ani artış, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin mahsur kalması nedeniyle küresel filonun daralması ve nakliye maliyetlerinin yükselmesi ve birçok ülkenin ihracat ve ithalat dengesinin bozulması, daha yüksek enflasyon beklentilerini güçlendirdi.Arz kısıtına bağlı olarak tüketim zayıflaması ve şirketlerin de girdi maliyetlerini artırması, küresel ekonomi ve ticarete yönelik büyüme tahminlerin de aşağı yönlü keskin revizyonlara neden oldu.- Büyümede en az 700 milyar dolarlık potansiyel kayıpAA muhabirinin Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) Ekonomik Görünüm Raporu'ndan derlediği bilgilere göre, savaşa ilişkin gelişmeler ve savaşın süresi, küresel ekonomik büyüme için belirleyici olacak. Savaşın nispeten kısa sürmesi halinde küresel ekonomik büyümenin 2025'teki yüzde 3,4 seviyesinden bu yıl yüzde 2,8'e düşeceği ve 2027'de yeniden yüzde 3,1 seviyesine yükseleceği öngörülüyor.Dünya ekonomisinin halihazırda yaklaşık 118 trilyon dolar büyüklüğünde olduğu dikkate alındığında, büyümenin 0,6 puan zayıflaması küresel ekonomi açısından en az 700 milyar dolarlık potansiyel kayıp anlamına geliyor.Ancak savaş ve ticaret akışındaki aksaklıkların daha uzun sürmesi halinde dünya ekonomisindeki büyüme bu yıl yüzde 2,1 ve 2027'de yüzde 1,8 seviyesine kadar zayıflayabilir.- Petrol stokları gelecek 2 ayda daha fazla azalabilirUluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings ise savaşın tetiklediği petrol krizi nedeniyle bu yıla ilişkin küresel ekonomik büyüme tahminini 0,2 puan aşağı çekerek yüzde 2,4'e indirdi. Ancak petrol şokunun küresel ekonomik aktivite üzerindeki etkisi, yapay zekayla bağlantılı teknoloji yatırımlarındaki beklenenden güçlü ivme sayesinde kısmen dengeleniyor. Bu durum da dünya ticaretindeki büyümeyi ve Asya ülkelerinin ihracatını destekliyor.Fitch Ratings, ticaretin 14 haftadır durma noktasında olduğu Hürmüz Boğazı'nın temmuza kadar yeniden açılmayacağını öngörüyor.Boğazdan akışın kısa sürede normale dönemeyeceği göz önünde bulundurulduğunda, petrol piyasalarının gelecek 2 ayda stokların azalması nedeniyle daha da sıkılaşması bekleniyor.- Ticaret büyümesinde yavaşlamaOECD, küresel ticaretteki büyümenin de 2025'teki yüzde 5 seviyesinden bu yıl yüzde 3,1'e ve 2027'de yüzde 2,9'a düşeceğini öngörüyor. Bu yıl özellikle Körfez ekonomileriyle yapılan ticaretteki keskin düşüşün yanı sıra artan enerji ve taşımacılık maliyetlerinin etkisiyle ticaretteki toplam büyümenin yılın ikinci ve üçüncü çeyreğinde zayıflaması bekleniyor.Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, 2025'te yüzde 4,6 büyüyen küresel ticarette bu oranın bu yıl yüzde 1,9'a ve 2027'de yüzde 2,6'ya düşeceği tahmin ediliyor. Enerji şokunun etkisi ağır olmasına rağmen yapay zekayla bağlantılı ürünlerdeki güçlü talep artışı zayıflamayı kısmen dengeliyor.Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD), küresel ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 2,6 seviyesine yavaşlayacağını tahmin ederken, dünya ekonomisinin daha kırılgan bir döneme ilerlediği uyarısında bulundu.- Gelişmekte olan petrol ithalatçısı ülkelere 20 milyar dolar ek faturaUNCTAD'a göre, özellikle petrol ithalatına bağımlı gelişmekte olan ülkeler için ekonomik zorluklar giderek ağırlaşıyor. Ekonomik zorluklar karşısında kırılgan durumda olan 75 ülkeden 65'i net petrol ithalatçısı ve bu ülkelerde bir milyar insan bulunuyor. Bu nüfusun yüzde 30'undan fazlası günlük 3 doların altında bir gelirle yaşıyor.Ancak mevcut ithalat seviyeleri dikkate alındığında, petrol fiyatındaki artışın ithal yakıta bağımlı bu ekonomilerin yıllık ithalat faturalarına 20 milyar dolardan fazla ek yük getirebileceği hesaplanıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[London, City Of Haberleri — NURAN ERKUL - ABD/İsrail-İran Savaşı'nın üzerinden geçen 100 günde Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların petrol, doğal gaz ve gübre arzını sekteye uğratması nedeniyle küresel ekonomi ve ticarette büyümenin bu yıl belirgin şekilde yavaşlayacağı öngörülüyor.ABD/İsrail-İran Savaşı'nın 28 Şubat'ta başlamasının ardından insani kayıpların yanı sıra küresel ekonomi için de büyük zorluklar oluştu.İran'ın ABD ve İsrail saldırılarına misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nda ticari gemi trafiğini büyük ölçüde durdurması nedeniyle küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yüzde 20'si, gübre ticaretinin yüzde 30'u, üre arzının yaklaşık yüzde 40'ı, kükürt arzının yüzde 50'si ve fosfat tedarikinin yüzde 30'u bu aksaklıktan etkilendi.7 Haziran'da savaşın 100'üncü gününe girilirken, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol'a göre özellikle petrol ve petrol ürünlerindeki arz şoku, tarihteki en büyük enerji krizine yol açtı.IEA verilerine göre, dünyanın günlük petrol tüketimi nisanda 104 milyon varil seviyesinde gerçekleşti ancak petrol arzı 95,1 milyon varilde kaldı. Hürmüz Boğazı'nda akışın durma noktasına gelmesiyle Körfez'deki petrol üreticilerinin savaş öncesine göre günlük kaybı 14,4 milyon varile ulaştı.Arz sıkışıklığı nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı halihazırda savaş öncesi seviyenin yüzde 30, Avrupa gaz fiyatları ise yüzde 50 üzerinde seyrediyor.Dünya Deniz Taşımacılığı Konseyi verilerine göre, gemi yakıt maliyetleri de bu dönemde yüzde 59 artış gösterdi. Küresel taşımacılık ağındaki aksaklıklar ve yükselen yakıt maliyetleri tedarik zinciri üzerinde giderek daha fazla baskı oluşturuyor.Fiyatlardaki ani artış, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin mahsur kalması nedeniyle küresel filonun daralması ve nakliye maliyetlerinin yükselmesi ve birçok ülkenin ihracat ve ithalat dengesinin bozulması, daha yüksek enflasyon beklentilerini güçlendirdi.Arz kısıtına bağlı olarak tüketim zayıflaması ve şirketlerin de girdi maliyetlerini artırması, küresel ekonomi ve ticarete yönelik büyüme tahminlerin de aşağı yönlü keskin revizyonlara neden oldu.- Büyümede en az 700 milyar dolarlık potansiyel kayıpAA muhabirinin Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) Ekonomik Görünüm Raporu'ndan derlediği bilgilere göre, savaşa ilişkin gelişmeler ve savaşın süresi, küresel ekonomik büyüme için belirleyici olacak. Savaşın nispeten kısa sürmesi halinde küresel ekonomik büyümenin 2025'teki yüzde 3,4 seviyesinden bu yıl yüzde 2,8'e düşeceği ve 2027'de yeniden yüzde 3,1 seviyesine yükseleceği öngörülüyor.Dünya ekonomisinin halihazırda yaklaşık 118 trilyon dolar büyüklüğünde olduğu dikkate alındığında, büyümenin 0,6 puan zayıflaması küresel ekonomi açısından en az 700 milyar dolarlık potansiyel kayıp anlamına geliyor.Ancak savaş ve ticaret akışındaki aksaklıkların daha uzun sürmesi halinde dünya ekonomisindeki büyüme bu yıl yüzde 2,1 ve 2027'de yüzde 1,8 seviyesine kadar zayıflayabilir.- Petrol stokları gelecek 2 ayda daha fazla azalabilirUluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings ise savaşın tetiklediği petrol krizi nedeniyle bu yıla ilişkin küresel ekonomik büyüme tahminini 0,2 puan aşağı çekerek yüzde 2,4'e indirdi. Ancak petrol şokunun küresel ekonomik aktivite üzerindeki etkisi, yapay zekayla bağlantılı teknoloji yatırımlarındaki beklenenden güçlü ivme sayesinde kısmen dengeleniyor. Bu durum da dünya ticaretindeki büyümeyi ve Asya ülkelerinin ihracatını destekliyor.Fitch Ratings, ticaretin 14 haftadır durma noktasında olduğu Hürmüz Boğazı'nın temmuza kadar yeniden açılmayacağını öngörüyor.Boğazdan akışın kısa sürede normale dönemeyeceği göz önünde bulundurulduğunda, petrol piyasalarının gelecek 2 ayda stokların azalması nedeniyle daha da sıkılaşması bekleniyor.- Ticaret büyümesinde yavaşlamaOECD, küresel ticaretteki büyümenin de 2025'teki yüzde 5 seviyesinden bu yıl yüzde 3,1'e ve 2027'de yüzde 2,9'a düşeceğini öngörüyor. Bu yıl özellikle Körfez ekonomileriyle yapılan ticaretteki keskin düşüşün yanı sıra artan enerji ve taşımacılık maliyetlerinin etkisiyle ticaretteki toplam büyümenin yılın ikinci ve üçüncü çeyreğinde zayıflaması bekleniyor.Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, 2025'te yüzde 4,6 büyüyen küresel ticarette bu oranın bu yıl yüzde 1,9'a ve 2027'de yüzde 2,6'ya düşeceği tahmin ediliyor. Enerji şokunun etkisi ağır olmasına rağmen yapay zekayla bağlantılı ürünlerdeki güçlü talep artışı zayıflamayı kısmen dengeliyor.Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD), küresel ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 2,6 seviyesine yavaşlayacağını tahmin ederken, dünya ekonomisinin daha kırılgan bir döneme ilerlediği uyarısında bulundu.- Gelişmekte olan petrol ithalatçısı ülkelere 20 milyar dolar ek faturaUNCTAD'a göre, özellikle petrol ithalatına bağımlı gelişmekte olan ülkeler için ekonomik zorluklar giderek ağırlaşıyor. Ekonomik zorluklar karşısında kırılgan durumda olan 75 ülkeden 65'i net petrol ithalatçısı ve bu ülkelerde bir milyar insan bulunuyor. Bu nüfusun yüzde 30'undan fazlası günlük 3 doların altında bir gelirle yaşıyor.Ancak mevcut ithalat seviyeleri dikkate alındığında, petrol fiyatındaki artışın ithal yakıta bağımlı bu ekonomilerin yıllık ithalat faturalarına 20 milyar dolardan fazla ek yük getirebileceği hesaplanıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>2026 FIFA Dünya Kupası'nda D Grubu: Avustralya</title>
      <link>https://www.canligaste.com/2026-fifa-dunya-kupasi-nda-d-grubu-avustralya/858950/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/2026-fifa-dunya-kupasi-nda-d-grubu-avustralya/858950/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:12:15 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Tarihinde 6 kez Dünya Kupası'nda boy gösteren Avustralya, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Türkiye, ABD ve Paraguay ile eşleşti -  Avustralya'nın organizasyondaki en büyük başarısı 2006 ve 2022'de gruptan çıkmak oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — BOZHAN MEMİŞ - ABD, Meksika ve Kanada'nın ev sahipliğindeki 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacak Avustralya, üst üste 6. kez turnuvada boy gösterecek.D Grubu'nda Türkiye, ABD ve Paraguay ile mücadele edecek Avustralya'nın kupaya katılma mücadelesi, öne çıkan oyuncuları, Dünya Kupası geçmişi ve kadrosuyla ilgili ayrıntılar şöyle:- Kupaya katılma mücadelesiTeknik direktörlüğünü Avustralyalı Tony Popovic'in yaptığı Okyanusya temsilcisi, Asya Elemeleri C Grubu'nu 3. sırada tamamlayarak üst üste 6. kez Dünya Kupası'na katılma hakkı kazandı.Japonya'nın lider olduğu grupta Suudi Arabistan, Endonezya, Çin ve Bahreyn'i geride bırakan Avustralya, 10 maçta 5 galibiyet, 4 beraberlik ve 1 yenilgi yaşayarak 19 puan topladı.Avustralya Milli Takımı'nın eleme müsabakalarında aldığı sonuçlar ve puan durumu şöyle:- Sonuçlar:Avustralya-Bahreyn: 0-1Endonezya-Avustralya: 0-0Avustralya-Çin: 3-1Japonya-Avustralya: 1-1Avustralya-Suudi Arabistan: 0-0Bahreyn-Avustralya: 2-2Avustralya-Endonezya: 5-1Çin-Avustralya: 0-2Avustralya-Japonya: 1-0Suudi Arabistan-Avustralya: 1-2- Puan durumu:TAKIMOGBMAYAvPJaponya107213032723Avustralya10541167919Suudi Arabistan1034378-113Endonezya10334920-1112Çin10307720-139Bahreyn10136516-116- Öne çıkan oyuncularAvustralya'nın güncel kadrosundaki en önemli isimlerden birisi İtalya'da Parma forması giyen savunma oyuncusu Alessandro Circati.Circati'nin yanı sıra Feyenoord'da oynayan Jordan Bos ve Watford'lu hücum oyuncusu Nestory Irankunda da dikkati çeken isimler.Takımın en tecrübeli isimlerinden birisi ise, Türkiye'de uzun yıllar forma giyen ve Türk vatandaşlığı da bulunan Aziz Behiç.- Dünya Kupası geçmişiAvustralya Milli Futbol Takımı, Dünya Kupası'nda bugüne kadar 6 kez mücadele etti. Avustralya'nın organizasyondaki en iyi derecesi ise ikinci tur.Avustralya'nın Dünya Kupası geçmişi şöyle:1974 - İlk tur2006 - İkinci tur2010 - İlk tur2014 - İlk tur2018 - İlk tur2022 - İkinci tur- Dünya Kupası kadrosuKaleci: Patrick Beach (Melbourne City), Paul Izzo (Randers), Mathew Ryan (Levante UD)Defans: Aziz Behich (Melbourne City), Jordan Bos (Feyenoord), Cameron Burgess (Swansea City), Alessandro Circati (Parma), Milos Degenek (APOEL), Jason Geria (Albirex Niigata), Lucas Herrington (Colorado Rapids), Jacob Italiano (Grazer), Harry Souttar (Leicester City), Kai Trewin (New York City)Orta Saha: Cameron Devlin (Heart of Midlothian), Ajdin Hrustic (Heracles Almelo), Jackson Irvine (St. Pauli), Connor Metcalfe (St. Pauli), Paul Okon-Engstler (Sydney), Aiden O'Neill (New York City)Forvet: Nestory Irankunda (Watford), Mathew Leckie (Melbourne City), Awer Mabil (CD Castellon), Mohamed Toure (Norwich City), Nishan Velupillay (Melborne Victory), Cristian Volpato (US Sassuolo), Tete Yengi (Machida Zelvia)- Maç takvimiAvustralya'nın 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'nda oynayacağı maçların TSİ programı şöyle:14 Haziran Cumartesi:07.00 Avustralya-Türkiye (BC Place Stadı-Vancouver)19 Haziran Cuma:22.00 ABD-Avustralya (Seattle Stadı-Seattle)26 Haziran Cuma:05.00 Paraguay-Avustralya (San Francisco Bay Area Stadı-San Francisco)]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — BOZHAN MEMİŞ - ABD, Meksika ve Kanada'nın ev sahipliğindeki 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacak Avustralya, üst üste 6. kez turnuvada boy gösterecek.D Grubu'nda Türkiye, ABD ve Paraguay ile mücadele edecek Avustralya'nın kupaya katılma mücadelesi, öne çıkan oyuncuları, Dünya Kupası geçmişi ve kadrosuyla ilgili ayrıntılar şöyle:- Kupaya katılma mücadelesiTeknik direktörlüğünü Avustralyalı Tony Popovic'in yaptığı Okyanusya temsilcisi, Asya Elemeleri C Grubu'nu 3. sırada tamamlayarak üst üste 6. kez Dünya Kupası'na katılma hakkı kazandı.Japonya'nın lider olduğu grupta Suudi Arabistan, Endonezya, Çin ve Bahreyn'i geride bırakan Avustralya, 10 maçta 5 galibiyet, 4 beraberlik ve 1 yenilgi yaşayarak 19 puan topladı.Avustralya Milli Takımı'nın eleme müsabakalarında aldığı sonuçlar ve puan durumu şöyle:- Sonuçlar:Avustralya-Bahreyn: 0-1Endonezya-Avustralya: 0-0Avustralya-Çin: 3-1Japonya-Avustralya: 1-1Avustralya-Suudi Arabistan: 0-0Bahreyn-Avustralya: 2-2Avustralya-Endonezya: 5-1Çin-Avustralya: 0-2Avustralya-Japonya: 1-0Suudi Arabistan-Avustralya: 1-2- Puan durumu:TAKIMOGBMAYAvPJaponya107213032723Avustralya10541167919Suudi Arabistan1034378-113Endonezya10334920-1112Çin10307720-139Bahreyn10136516-116- Öne çıkan oyuncularAvustralya'nın güncel kadrosundaki en önemli isimlerden birisi İtalya'da Parma forması giyen savunma oyuncusu Alessandro Circati.Circati'nin yanı sıra Feyenoord'da oynayan Jordan Bos ve Watford'lu hücum oyuncusu Nestory Irankunda da dikkati çeken isimler.Takımın en tecrübeli isimlerinden birisi ise, Türkiye'de uzun yıllar forma giyen ve Türk vatandaşlığı da bulunan Aziz Behiç.- Dünya Kupası geçmişiAvustralya Milli Futbol Takımı, Dünya Kupası'nda bugüne kadar 6 kez mücadele etti. Avustralya'nın organizasyondaki en iyi derecesi ise ikinci tur.Avustralya'nın Dünya Kupası geçmişi şöyle:1974 - İlk tur2006 - İkinci tur2010 - İlk tur2014 - İlk tur2018 - İlk tur2022 - İkinci tur- Dünya Kupası kadrosuKaleci: Patrick Beach (Melbourne City), Paul Izzo (Randers), Mathew Ryan (Levante UD)Defans: Aziz Behich (Melbourne City), Jordan Bos (Feyenoord), Cameron Burgess (Swansea City), Alessandro Circati (Parma), Milos Degenek (APOEL), Jason Geria (Albirex Niigata), Lucas Herrington (Colorado Rapids), Jacob Italiano (Grazer), Harry Souttar (Leicester City), Kai Trewin (New York City)Orta Saha: Cameron Devlin (Heart of Midlothian), Ajdin Hrustic (Heracles Almelo), Jackson Irvine (St. Pauli), Connor Metcalfe (St. Pauli), Paul Okon-Engstler (Sydney), Aiden O'Neill (New York City)Forvet: Nestory Irankunda (Watford), Mathew Leckie (Melbourne City), Awer Mabil (CD Castellon), Mohamed Toure (Norwich City), Nishan Velupillay (Melborne Victory), Cristian Volpato (US Sassuolo), Tete Yengi (Machida Zelvia)- Maç takvimiAvustralya'nın 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'nda oynayacağı maçların TSİ programı şöyle:14 Haziran Cumartesi:07.00 Avustralya-Türkiye (BC Place Stadı-Vancouver)19 Haziran Cuma:22.00 ABD-Avustralya (Seattle Stadı-Seattle)26 Haziran Cuma:05.00 Paraguay-Avustralya (San Francisco Bay Area Stadı-San Francisco)]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/2026-fifa-dunya-kupasi-nda-d-grubu-avustralya.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>KDK'den kanser hastalarının yumurta dondurma bedelinin SGK tarafından karşılanmasına ilişkin tavsiye</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kdk-den-kanser-hastalarinin-yumurta-dondurma-bedelinin-sgk-tarafindan-karsilanmasina-iliskin-tavsiye/858949/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kdk-den-kanser-hastalarinin-yumurta-dondurma-bedelinin-sgk-tarafindan-karsilanmasina-iliskin-tavsiye/858949/</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 11:12:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Meme kanseri tedavisi için kemoterapi alması gereken 29 yaşındaki kadın, bu işlemin kısırlığa yol açabileceğini öğrenince yumurta dondurma işlemi yaptırdı - İşlem giderinin SGK tarafından karşılanması talebi reddedilen kadının başvurusunu inceleyen KDK, bu bedelin SGK tarafından karşılanmasına yönelik düzenleme yapılması tavsiyesinde bulundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — ABDULLAH SARİCA - Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), kemoterapi tedavisinin kısırlık riski taşıması nedeniyle yumurta dondurma işlemi yaptıran kadının başvurusu üzerine, söz konusu işlem bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmasına yönelik düzenleme yapılmasını tavsiye etti.KDK'nin kararına göre, meme kanseri tanısı konulan bir kadın, tedavi süreci hakkında yapılan bilgilendirmede, kemoterapi tedavisinin kısırlığa yol açabileceğini öğrendi.Anne olma umudunu kaybetmemek için yumurta dondurma işlemi yaptıran kadın, bu işlemin tıbben zorunlu görüldüğüne dair sağlık kurulu raporu aldı.İşlem bedelinin karşılanması için başvurduğu SGK'den olumsuz yanıt alan kadın, konuyu KDK'ye taşıdı.Başvuruyla ilgili inceleme başlatan KDK, SGK ve Sağlık Bakanlığından bilgi istedi. Kurumlardan gelen yazılarda, tüp bebek tedavisine ilişkin sunulan sağlık hizmetlerinin Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında karşılandığı, yumurta dondurma işleminin ise karşılanmadığı bildirildi.Yazılarda, tüp bebek tedavisi için mevzuatta evli olma şartının arandığı belirtildi.Başvurucuyu haklı bulan KDK, kısırlık riski nedeniyle yumurta dondurma işleminin yapılması tıbben uygun görülen bireylere uygulanacak tedavi bedelinin, Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında belirlenecek şartlarla karşılanabilmesi için gerekli düzenleme çalışmalarının başlatılması için SGK'ye tavsiyede bulundu.- Ebeveyn olma beklentisi Türk toplumunda ayrı bir önem taşıyorKararda, Anayasa'nın Ailenin korunması ve çocuk hakları kenar başlıklı 41. maddesinde ailenin, Türk toplumunun temeli olduğunun belirtildiğini hatırlatıldı.Aile kurma ve çocuk sahibi olmanın, arzu eden her birey için maddi ve manevi varlığını koruma ile bireyin kişiliğini ve kendini gerçekleştirmesinin bir parçası olarak kabul edilmesi gerektiği vurgulanan kararda, Ebeveyn olma beklentisi Türk toplumunun inançları, değer yargıları ve sosyo kültürü göz önünde bulundurulduğunda bireyler yönünden ayrı bir önem taşımaktadır. ifadesi kullanıldı.Kararda, 29 yaşında ve bekar olan kadının, kemoterapi nedeniyle kısırlık riski taşıdığının ve bunun için yumurta dondurma işleminin uygun olduğunun tıbbi otoritelerce kabul edildiği anımsatılarak, şunlar kaydedildi:Bahse konu riskin gerçekleşmesi durumunda başvuranın genetik ebeveyn olması ancak kendisinden alınacak sağlıklı yumurtaların saklanması ve daha sonra üremeye yardımcı yöntemlerin kullanılmasıyla mümkün olabilecektir. Başvuran, bedelinin tamamını kendisi karşılamak koşuluyla bu işlemi yaptırabilmektedir. Ancak başvuranın halihazırda evli olmaması nedeniyle yumurta dondurma yöntemi dışındaki tüp bebek uygulamalarından yararlanmasına mevzuat izin vermemektedir. Buna göre meselenin başvuran yönünden hayati öneme haiz olduğu kabul edilmelidir. Kısırlık riski nedeniyle yumurta dondurma işleminin yapılması tıbben uygun görülen bireylerin işleminin hiçbir şartta karşılanmamasının dayandığı açıkça makul bir temele rastlanmamıştır.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — ABDULLAH SARİCA - Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), kemoterapi tedavisinin kısırlık riski taşıması nedeniyle yumurta dondurma işlemi yaptıran kadının başvurusu üzerine, söz konusu işlem bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmasına yönelik düzenleme yapılmasını tavsiye etti.KDK'nin kararına göre, meme kanseri tanısı konulan bir kadın, tedavi süreci hakkında yapılan bilgilendirmede, kemoterapi tedavisinin kısırlığa yol açabileceğini öğrendi.Anne olma umudunu kaybetmemek için yumurta dondurma işlemi yaptıran kadın, bu işlemin tıbben zorunlu görüldüğüne dair sağlık kurulu raporu aldı.İşlem bedelinin karşılanması için başvurduğu SGK'den olumsuz yanıt alan kadın, konuyu KDK'ye taşıdı.Başvuruyla ilgili inceleme başlatan KDK, SGK ve Sağlık Bakanlığından bilgi istedi. Kurumlardan gelen yazılarda, tüp bebek tedavisine ilişkin sunulan sağlık hizmetlerinin Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında karşılandığı, yumurta dondurma işleminin ise karşılanmadığı bildirildi.Yazılarda, tüp bebek tedavisi için mevzuatta evli olma şartının arandığı belirtildi.Başvurucuyu haklı bulan KDK, kısırlık riski nedeniyle yumurta dondurma işleminin yapılması tıbben uygun görülen bireylere uygulanacak tedavi bedelinin, Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında belirlenecek şartlarla karşılanabilmesi için gerekli düzenleme çalışmalarının başlatılması için SGK'ye tavsiyede bulundu.- Ebeveyn olma beklentisi Türk toplumunda ayrı bir önem taşıyorKararda, Anayasa'nın Ailenin korunması ve çocuk hakları kenar başlıklı 41. maddesinde ailenin, Türk toplumunun temeli olduğunun belirtildiğini hatırlatıldı.Aile kurma ve çocuk sahibi olmanın, arzu eden her birey için maddi ve manevi varlığını koruma ile bireyin kişiliğini ve kendini gerçekleştirmesinin bir parçası olarak kabul edilmesi gerektiği vurgulanan kararda, Ebeveyn olma beklentisi Türk toplumunun inançları, değer yargıları ve sosyo kültürü göz önünde bulundurulduğunda bireyler yönünden ayrı bir önem taşımaktadır. ifadesi kullanıldı.Kararda, 29 yaşında ve bekar olan kadının, kemoterapi nedeniyle kısırlık riski taşıdığının ve bunun için yumurta dondurma işleminin uygun olduğunun tıbbi otoritelerce kabul edildiği anımsatılarak, şunlar kaydedildi:Bahse konu riskin gerçekleşmesi durumunda başvuranın genetik ebeveyn olması ancak kendisinden alınacak sağlıklı yumurtaların saklanması ve daha sonra üremeye yardımcı yöntemlerin kullanılmasıyla mümkün olabilecektir. Başvuran, bedelinin tamamını kendisi karşılamak koşuluyla bu işlemi yaptırabilmektedir. Ancak başvuranın halihazırda evli olmaması nedeniyle yumurta dondurma yöntemi dışındaki tüp bebek uygulamalarından yararlanmasına mevzuat izin vermemektedir. Buna göre meselenin başvuran yönünden hayati öneme haiz olduğu kabul edilmelidir. Kısırlık riski nedeniyle yumurta dondurma işleminin yapılması tıbben uygun görülen bireylerin işleminin hiçbir şartta karşılanmamasının dayandığı açıkça makul bir temele rastlanmamıştır.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/06/kdk-den-kanser-hastalarinin-yumurta-dondurma-bedelinin-sgk-tarafindan-karsilanmasina-iliskin-tavsiye.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
