<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>İstanbul Fitness Haftası yarın başlayacak</title>
      <link>https://www.canligaste.com/istanbul-fitness-haftasi-yarin-baslayacak/899357/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/istanbul-fitness-haftasi-yarin-baslayacak/899357/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:54:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu tarafından organize edilen İstanbul Fitness Haftası, yarın başlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu tarafından organize edilen İstanbul Fitness Haftası, yarın başlayacak.Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilecek organizasyon, 30 Ağustos Pazar gününe kadar sürecek.Organizasyonda, Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası ve Dünya Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri ile IFBB Dünya Fitness Spor Oyunları da düzenlenecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu tarafından organize edilen İstanbul Fitness Haftası, yarın başlayacak.Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilecek organizasyon, 30 Ağustos Pazar gününe kadar sürecek.Organizasyonda, Türkiye Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası ve Dünya Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri ile IFBB Dünya Fitness Spor Oyunları da düzenlenecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bakan Bolat, Türkiye-Suriye Ticaret Heyeti ve İkili İş Görüşmeleri toplantısının açılışında konuştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bakan-bolat-turkiye-suriye-ticaret-heyeti-ve-ikili-is-gorusmeleri-toplantisinin-acilisinda-konustu/899356/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bakan-bolat-turkiye-suriye-ticaret-heyeti-ve-ikili-is-gorusmeleri-toplantisinin-acilisinda-konustu/899356/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:51:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Orta Doğu, Körfez ülkeleri ve Türkiye-Suriye arasında çok güzel bir ekonomik ittifak doğmaya başladığını belirterek, Mekke Anlaşması ile olan güvenlik ittifakı birçok ülkenin de katılımıyla genişleyecek. Ekonomik ittifak da ekonomik entegrasyon da hızlanacaktır. dedi.Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) organizasyonuyla Şam'da düzenlenen Türkiye-Suriye Ticaret Heyeti ve İkili İş Görüşmeleri toplantısında konuşan Bolat, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik işbirliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Bolat, bu akşam 63. Uluslararası Şam Fuarı'nın açılacağını hatırlatarak, Türkiye'den 200 kişilik iş insanı heyetiyle geldiklerini bildirdi.Türkiye olarak geçen yıl olduğu gibi bu yıl da yaklaşık 33 firma ve 1000'e yakın ziyaretçinin katılımıyla Şam Uluslararası Fuarı'nda yerlerini alacaklarını kaydeden Bolat, Türkiye salonunun açılışını gerçekleştireceğiz. Suriye ve Türkiye ekonomileri arasında çok yakın bir entegrasyon var. 8 Aralık devrimi başarıldıktan ve yeni Suriye kurulduktan sonra çok yakın bir koordinasyon içinde Suriye hükümeti ve bakanlıklarıyla çalışıyoruz. Türkiye ve Suriyeli yatırımcılar, sanayiciler, KOBİ'ler, tüccarlar, ihracatçılar yıllardır çok yakın işbirliği içinde görev yapıyorlar. İnsanlar önce komşusuyla ticaret yapar, komşusuyla ortaklık kurar ve yol arkadaşlığı yapar. diye konuştu.Bolat, dünya ekonomisinin ve ticaretinin jeopolitik gerilimler, bölgesel savaşlar ve büyük ekonomiler arasındaki ticaret savaşları nedeniyle zorlu bir dönemden geçtiğine dikkati çekerek, bölgesel işbirliğine her zamankinden fazla ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.JETCO ve bankacılık alanında adımlar sürüyorBakan Bolat, iki ülke arasındaki kurumsal adımlara değinerek, Gümrük İşbirliği Anlaşması'nın imzalandığını ve işbirliği komitesinin kurulduğunu hatırlattı.Bolat, Ekonomi ve Ticaret Komitesinin (JETCO) kuruluşunun geçen yıl ağustos ayında Ankara'da atılan imzalarla gerçekleştiğini belirterek, ilk toplantının nisan ayında İstanbul'da yapıldığını anımsattı.Merkez bankaları arasındaki işbirliğinin sürdüğünü ve Türk bankalarının Suriye'de kuruluşu konusunda olumlu gelişmeler beklediklerini aktaran Bolat, sınır illeri ve ticaret-sanayi odaları arasındaki işbirliklerinin de hız kazandığını kaydetti.Bakan Bolat, fuar katılımlarına ilişkin Suriye'deki fuarlarda yerimizi alıyoruz. Geçen yıl 8 Suriye fuarına katıldık, 2026'da da 8 fuara iştirak ediyoruz. Gelecek ay eylülde yapılacak olan 'Suriye'nin Yeniden İnşası, İmarı Fuarı'nda da TOKİ başta olmak üzere Türk inşaat ve yapı malzemeleri firmaları geniş katılımla yer alacak. değerlendirmesini yaptı.Orta Doğu&#039;da ülkeler arasında çok güzel ekonomik ittifak doğmaya başladıBolat, bölgesel lojistik ve ticaret hatlarına işaret ederek, Hürmüz Boğazı'ndaki aksamaların enerji tedariki, petrokimya ürünleri ve küresel navlun fiyatlarında aksamalara yol açtığını ifade etti.Bu kapsamda Türkiye, Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerine uzanan transit ticaret koridorunun açıldığını ve ulaştırma bakanlıklarının anlaşmalar imzaladığını belirten Bolat, petrol ve doğal gaz boru hatları konusunda da yeni projelendirme çalışmalarının yürütüldüğünü kaydetti.Bolat, son dönemde imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşmasına da değinerek, şöyle devam etti:Orta Doğu, Körfez ülkeleri ve Türkiye-Suriye arasında çok güzel bir ekonomik ittifak doğmaya başladı. Mekke Anlaşması ile olan güvenlik ittifakı birçok ülkenin de katılımıyla inşallah genişleyecek. Ekonomik ittifak da ekonomik entegrasyon da hızlanacaktır. Bazen hayır görünen durumlardan şer olabiliyor ama şer görünen durumlardan da inşallah hayır çıkacaktır. Özellikle İsrail'in bölge ülkelerine yönelik tehditleri ve istikrarsızlaştırma çabaları karşısında bölge ülkeleri yekvücut bir araya gelerek güçlü ittifaklar kurma konusunda büyük gelişmeler kaydediyorlar.Bölge ülkelerinin tehditler karşısında ortak hareket etmesinin önemine işaret eden Bolat, Suriye'nin 14 yıllık yıkım ve despot rejimden kurtulmasının ardından birlik ve bütünlük içinde güçlü bir şekilde yoluna devam edeceğini, bölgedeki ekonomik entegrasyonun halkların refahına katkı sunacağını belirtti.Bakan Bolat, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Bolat, bu yıl sonuna kadar Nusaybin-Kamışlı Gümrük Kapısı'nın açılması konusunda Suriye tarafından söz aldıklarını belirterek, Bu hem Suriye'ye yeni bir giriş kapısı hem de Irak'a ve Körfez'e transit ticaret anlamında çok olumlu bir adım olacak. şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Orta Doğu, Körfez ülkeleri ve Türkiye-Suriye arasında çok güzel bir ekonomik ittifak doğmaya başladığını belirterek, Mekke Anlaşması ile olan güvenlik ittifakı birçok ülkenin de katılımıyla genişleyecek. Ekonomik ittifak da ekonomik entegrasyon da hızlanacaktır. dedi.Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) organizasyonuyla Şam'da düzenlenen Türkiye-Suriye Ticaret Heyeti ve İkili İş Görüşmeleri toplantısında konuşan Bolat, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik işbirliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Bolat, bu akşam 63. Uluslararası Şam Fuarı'nın açılacağını hatırlatarak, Türkiye'den 200 kişilik iş insanı heyetiyle geldiklerini bildirdi.Türkiye olarak geçen yıl olduğu gibi bu yıl da yaklaşık 33 firma ve 1000'e yakın ziyaretçinin katılımıyla Şam Uluslararası Fuarı'nda yerlerini alacaklarını kaydeden Bolat, Türkiye salonunun açılışını gerçekleştireceğiz. Suriye ve Türkiye ekonomileri arasında çok yakın bir entegrasyon var. 8 Aralık devrimi başarıldıktan ve yeni Suriye kurulduktan sonra çok yakın bir koordinasyon içinde Suriye hükümeti ve bakanlıklarıyla çalışıyoruz. Türkiye ve Suriyeli yatırımcılar, sanayiciler, KOBİ'ler, tüccarlar, ihracatçılar yıllardır çok yakın işbirliği içinde görev yapıyorlar. İnsanlar önce komşusuyla ticaret yapar, komşusuyla ortaklık kurar ve yol arkadaşlığı yapar. diye konuştu.Bolat, dünya ekonomisinin ve ticaretinin jeopolitik gerilimler, bölgesel savaşlar ve büyük ekonomiler arasındaki ticaret savaşları nedeniyle zorlu bir dönemden geçtiğine dikkati çekerek, bölgesel işbirliğine her zamankinden fazla ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.JETCO ve bankacılık alanında adımlar sürüyorBakan Bolat, iki ülke arasındaki kurumsal adımlara değinerek, Gümrük İşbirliği Anlaşması'nın imzalandığını ve işbirliği komitesinin kurulduğunu hatırlattı.Bolat, Ekonomi ve Ticaret Komitesinin (JETCO) kuruluşunun geçen yıl ağustos ayında Ankara'da atılan imzalarla gerçekleştiğini belirterek, ilk toplantının nisan ayında İstanbul'da yapıldığını anımsattı.Merkez bankaları arasındaki işbirliğinin sürdüğünü ve Türk bankalarının Suriye'de kuruluşu konusunda olumlu gelişmeler beklediklerini aktaran Bolat, sınır illeri ve ticaret-sanayi odaları arasındaki işbirliklerinin de hız kazandığını kaydetti.Bakan Bolat, fuar katılımlarına ilişkin Suriye'deki fuarlarda yerimizi alıyoruz. Geçen yıl 8 Suriye fuarına katıldık, 2026'da da 8 fuara iştirak ediyoruz. Gelecek ay eylülde yapılacak olan 'Suriye'nin Yeniden İnşası, İmarı Fuarı'nda da TOKİ başta olmak üzere Türk inşaat ve yapı malzemeleri firmaları geniş katılımla yer alacak. değerlendirmesini yaptı.Orta Doğu&#039;da ülkeler arasında çok güzel ekonomik ittifak doğmaya başladıBolat, bölgesel lojistik ve ticaret hatlarına işaret ederek, Hürmüz Boğazı'ndaki aksamaların enerji tedariki, petrokimya ürünleri ve küresel navlun fiyatlarında aksamalara yol açtığını ifade etti.Bu kapsamda Türkiye, Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerine uzanan transit ticaret koridorunun açıldığını ve ulaştırma bakanlıklarının anlaşmalar imzaladığını belirten Bolat, petrol ve doğal gaz boru hatları konusunda da yeni projelendirme çalışmalarının yürütüldüğünü kaydetti.Bolat, son dönemde imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşmasına da değinerek, şöyle devam etti:Orta Doğu, Körfez ülkeleri ve Türkiye-Suriye arasında çok güzel bir ekonomik ittifak doğmaya başladı. Mekke Anlaşması ile olan güvenlik ittifakı birçok ülkenin de katılımıyla inşallah genişleyecek. Ekonomik ittifak da ekonomik entegrasyon da hızlanacaktır. Bazen hayır görünen durumlardan şer olabiliyor ama şer görünen durumlardan da inşallah hayır çıkacaktır. Özellikle İsrail'in bölge ülkelerine yönelik tehditleri ve istikrarsızlaştırma çabaları karşısında bölge ülkeleri yekvücut bir araya gelerek güçlü ittifaklar kurma konusunda büyük gelişmeler kaydediyorlar.Bölge ülkelerinin tehditler karşısında ortak hareket etmesinin önemine işaret eden Bolat, Suriye'nin 14 yıllık yıkım ve despot rejimden kurtulmasının ardından birlik ve bütünlük içinde güçlü bir şekilde yoluna devam edeceğini, bölgedeki ekonomik entegrasyonun halkların refahına katkı sunacağını belirtti.Bakan Bolat, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Bolat, bu yıl sonuna kadar Nusaybin-Kamışlı Gümrük Kapısı'nın açılması konusunda Suriye tarafından söz aldıklarını belirterek, Bu hem Suriye'ye yeni bir giriş kapısı hem de Irak'a ve Körfez'e transit ticaret anlamında çok olumlu bir adım olacak. şeklinde konuştu.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/bakan-bolat-turkiye-suriye-ticaret-heyeti-ve-ikili-is-gorusmeleri-toplantisinin-acilisinda-konustu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Ankara'da Malezya-Türkiye Medya Buluşması etkinliği yapıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ankara-da-malezya-turkiye-medya-bulusmasi-etkinligi-yapildi/899355/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ankara-da-malezya-turkiye-medya-bulusmasi-etkinligi-yapildi/899355/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:48:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Malezya'nın Ankara Büyükelçiliği ev sahipliğinde, Malezya-Türkiye Medya Buluşması etkinliği düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Malezya'nın Ankara Büyükelçiliği ev sahipliğinde, Malezya-Türkiye Medya Buluşması etkinliği düzenlendi.Büyükelçilikte yapılan etkinliğin ev sahipliğini Malezya'nın Ankara Büyükelçisi Adlan Mohd Shaffieq yaparken, buluşmaya Türk medya temsilcileri katıldı.Büyükelçi Shaffieq, ülkesinin ticaret, yatırım, savunma, turizm, helal endüstrisi, sağlık, eğitim ve ikili ilişkilerin geleceğine ilişkin görüşlerini dile getirdi.Türkiye ile ekonomik ilişkilerin daha da güçlendirilmesine ve ikili ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarma yönündeki ortak hedefin desteklenmesine yönelik Malezya'nın kararlılığını vurgulayan Shaffieq, ayrıca iki ülke arasında iş dünyası bağlantılarının güçlendirilmesinin, yatırım akışlarının artırılmasının ve pazara erişimin geliştirilmesinin önemine dikkati çekti.Shaffieq, Visit Malaysia Year 2026 (VMY2026) programına işaret ederek, Türk medyasını Malezya'nın turizm, iş ve yatırım açısından tercih edilen bir destinasyon olarak tanıtılmasına daha fazla katkıda bulunmaya davet etti.Malezya-Türkiye Medya Buluşması etkinliğinde, Malezya mutfağından yemekler ikram edilirken, Malezya kültürüne ait el sanatları, müzik aletleri ve kumaşlar tanıtıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Malezya'nın Ankara Büyükelçiliği ev sahipliğinde, Malezya-Türkiye Medya Buluşması etkinliği düzenlendi.Büyükelçilikte yapılan etkinliğin ev sahipliğini Malezya'nın Ankara Büyükelçisi Adlan Mohd Shaffieq yaparken, buluşmaya Türk medya temsilcileri katıldı.Büyükelçi Shaffieq, ülkesinin ticaret, yatırım, savunma, turizm, helal endüstrisi, sağlık, eğitim ve ikili ilişkilerin geleceğine ilişkin görüşlerini dile getirdi.Türkiye ile ekonomik ilişkilerin daha da güçlendirilmesine ve ikili ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarma yönündeki ortak hedefin desteklenmesine yönelik Malezya'nın kararlılığını vurgulayan Shaffieq, ayrıca iki ülke arasında iş dünyası bağlantılarının güçlendirilmesinin, yatırım akışlarının artırılmasının ve pazara erişimin geliştirilmesinin önemine dikkati çekti.Shaffieq, Visit Malaysia Year 2026 (VMY2026) programına işaret ederek, Türk medyasını Malezya'nın turizm, iş ve yatırım açısından tercih edilen bir destinasyon olarak tanıtılmasına daha fazla katkıda bulunmaya davet etti.Malezya-Türkiye Medya Buluşması etkinliğinde, Malezya mutfağından yemekler ikram edilirken, Malezya kültürüne ait el sanatları, müzik aletleri ve kumaşlar tanıtıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/ankara-da-malezya-turkiye-medya-bulusmasi-etkinligi-yapildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Manchester City, 18 yaşındaki Faslı futbolcu Ayyoub Bouaddi'nin transferini gerçekleştirdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/manchester-city-18-yasindaki-fasli-futbolcu-ayyoub-bouaddi-nin-transferini-gerceklestirdi/899353/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/manchester-city-18-yasindaki-fasli-futbolcu-ayyoub-bouaddi-nin-transferini-gerceklestirdi/899353/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:45:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Premier Lig ekibinin Bouaddi'yi Lille'den 86 milyon sterline (100 milyon avro) varan bir bonservis ücretiyle transfer ettiği belirtildi - Manchester City; Rodri, Silva ve Reinders'ın takımdan ayrılmasının ardından Anderson ve Bouaddi'yi transfer ederek orta sahasını yeniden yapılandırıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- İngiltere Premier Lig ekiplerinden Manchester City, Lille'den 18 yaşındaki Faslı orta saha oyuncusu Ayyoub Bouaddi'nin transferini gerçekleştirdi.Kulüpten yapılan açıklamada, Faslı milli futbolcu Ayyoub Bouaddi ile uluslararası transfer onayı şartıyla 5 yıllık sözleşme imzalamış olmaktan mutluluk duyuyoruz. 18 yaşındaki orta saha oyuncusu, Fransız ekibi Lille'den transfer oldu ve bu anlaşma onu 2031 yılına kadar Etihad Stadı'nda tutacak. bilgisi verildi.İngiliz medyasına göre Manchester City, Bouaddi'yi Lille'den 86 milyon sterline (100 milyon avro) varan bir bonservis ücretiyle transfer etti.Orta saha oyuncusu, geçen sezon Lille formasıyla Ligue 1'de 30 maça çıktı.Fas Milli Takımı'nda geçen mayıs ayında ilk maçına çıkan Bouaddi, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda da forma giydi ve Fas'ın çeyrek finale yükseldiği altı maçın beşinde ilk 11'de yer aldı.Manchester City; Rodri, Bernardo Silva ve Tijjani Reinders'ın takımdan ayrılmasının ardından Elliot Anderson ve Ayyoub Bouaddi'yi transfer ederek orta sahasını yeniden yapılandırıyor.Bouaddi, Elliot Anderson'ın Nottingham Forest'tan 116 milyon sterline varan bir anlaşmayla Manchester City'ye transfer olmasının ardından kulübün yaz transfer dönemindeki ikinci büyük orta saha transferi oldu.​​​​​​​]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- İngiltere Premier Lig ekiplerinden Manchester City, Lille'den 18 yaşındaki Faslı orta saha oyuncusu Ayyoub Bouaddi'nin transferini gerçekleştirdi.Kulüpten yapılan açıklamada, Faslı milli futbolcu Ayyoub Bouaddi ile uluslararası transfer onayı şartıyla 5 yıllık sözleşme imzalamış olmaktan mutluluk duyuyoruz. 18 yaşındaki orta saha oyuncusu, Fransız ekibi Lille'den transfer oldu ve bu anlaşma onu 2031 yılına kadar Etihad Stadı'nda tutacak. bilgisi verildi.İngiliz medyasına göre Manchester City, Bouaddi'yi Lille'den 86 milyon sterline (100 milyon avro) varan bir bonservis ücretiyle transfer etti.Orta saha oyuncusu, geçen sezon Lille formasıyla Ligue 1'de 30 maça çıktı.Fas Milli Takımı'nda geçen mayıs ayında ilk maçına çıkan Bouaddi, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda da forma giydi ve Fas'ın çeyrek finale yükseldiği altı maçın beşinde ilk 11'de yer aldı.Manchester City; Rodri, Bernardo Silva ve Tijjani Reinders'ın takımdan ayrılmasının ardından Elliot Anderson ve Ayyoub Bouaddi'yi transfer ederek orta sahasını yeniden yapılandırıyor.Bouaddi, Elliot Anderson'ın Nottingham Forest'tan 116 milyon sterline varan bir anlaşmayla Manchester City'ye transfer olmasının ardından kulübün yaz transfer dönemindeki ikinci büyük orta saha transferi oldu.​​​​​​​]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/manchester-city-18-yasindaki-fasli-futbolcu-ayyoub-bouaddi-nin-transferini-gerceklestirdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Saros Körfezi'ne yeni resifler bırakıldı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/saros-korfezi-ne-yeni-resifler-birakildi/899352/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/saros-korfezi-ne-yeni-resifler-birakildi/899352/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:45:13 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Edirne / Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Gizligider: - Simge yapıların küçültülmüş modelleri resif görevi görecek, kültürel zenginliğimizi suyun altına taşıyacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Edirne Haberleri : Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Saros Körfezi'ne bırakılan yapay resiflerin deniz canlıları için yeni yaşam alanları oluşturacağını söyledi.Gizligider, İbrice Limanı'nda Saros Körfezi Yapay Resif Projesi kapsamında düzenlenen programda yaptığı konuşmada, körfezin Türkiye'nin önemli doğal zenginliklerinden biri olduğunu belirtti.Tarım ve Orman Bakanlığının toprak, su, orman, balıkçılık ve gıda başta olmak üzere geniş bir alanda koruma ve sürdürülebilirliği sağlama görevi yürüttüğünü ifade eden Gizligider, yapay resif çalışmalarına büyük önem verdiklerini dile getirdi.Projenin deniz canlılarına yeni yaşam alanları kazandıracağını anlatan Gizligider, Deniz canlılarına yeni bir habitat, adeta yeni evler oluşturuyoruz. Burada deniz canlıları açısından bir artış ve bereket bekliyoruz. Projenin kültürel ve turizm açısından sağlayacağı katkılar da ayrı bir değer taşıyor. dedi.Edirne&#039;nin simge yapıları su altındaGizligider, proje kapsamında Selimiye Camisi, Meriç Köprüsü, Edirne Sarayı, Adalet Kasrı ve Makedonya Kulesi'nin küçültülmüş modellerinin yaklaşık 20 metre derinliğe yerleştirileceğini belirtti.Yapıların resif görevi göreceğini belirten Gizligider, Kültürel zenginliğimizi suyun altına da taşımış olacağız. Aynı zamanda deniz canlıları açısından yeni bir habitat oluşacak. dedi.Resiflerin yerleştirileceği derinliğin bilimsel değerlendirmeler sonucunda belirlendiğini aktaran Gizligider, bölgedeki deniz çayırlarının projeden olumsuz etkilenmemesi için gerekli hesaplamaların yapıldığını kaydetti.Bakanlığın yapay resif çalışmalarına 2009'da başladığını anlatan Gizligider, Türkiye genelindeki 82 noktaya 10 bin 187 yapay resif bloğu ile 289 antitrol bloğu olmak üzere 10 bin 476 blok yerleştirildiğini söyledi.Projenin etkileri takip edilecekGizligider, Saros Körfezi'ne bırakılan resiflerin etkilerinin dalgıçlar, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ilçe müdürlüğü ve Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünce düzenli olarak izleneceğini belirtti.Çalışmanın sonuçlarının aşama aşama değerlendirileceğini vurgulayan Gizligider, Beklediğimiz faydayı elde edip etmediğimizi, ölçümlerde değişikliğe ihtiyaç bulunup bulunmadığını ve başka bölgelerde yeni uygulamalar yapılıp yapılamayacağını takip edeceğiz. Bu projeden son derece umutluyuz. Yapay resifler, koruma ve kullanma dengesinin önemli araçlarından biri olacak. diye devam etti.Edirne&#039;de 6 bin 171 metrekare hayalet ağ temizlendiDenizlerdeki terk edilmiş av araçlarının temizlenmesine yönelik Hayalet Ağ Projesi hakkında da bilgi veren Gizligider, Türkiye genelinde 991 milyon metrekarelik alanın tarandığını söyledi.Çalışmalar kapsamında 3 milyon 387 bin metrekareden fazla hayalet ağ ile yaklaşık 99 bin av aracının su kaynaklarından çıkarıldığını belirten Gizligider, bu sayede yaklaşık 11 milyon su canlısının ölümünün önlendiğinin değerlendirildiğini ifade etti.Edirne'de de 15 farklı noktada çalışma yürütüldüğünü aktaran Gizligider, 66 bin metrekarelik sucul alanın tarandığını, 6 bin 171 metrekare hayalet ağ ile 54 av aracının sudan çıkarıldığını bildirdi.Türkiye genelinde 497 milyon yavru balık su kaynaklarına bırakıldıBalıklandırma faaliyetlerine de değinen Gizligider, 2004-2025 yıllarında Türkiye genelinde 497 milyon yavru balığın su kaynaklarıyla buluşturulduğunu, 2026'da ise 65 milyon yavru balığın bırakılmasının planlandığını kaydetti.Edirne'de bugüne kadar yaklaşık 13 milyon yavru balığın su kaynaklarına bırakıldığını belirten Gizligider, yalnızca bu yıl kentte 1,3 milyon yavru balığın suyla buluşturulduğunu söyledi.Gizligider, İpsala'daki üretim istasyonunda yetiştirilen 6 milyon sazan yavrusunun da bölge illerindeki su kaynaklarına bırakılması amacıyla çalışmaların sürdüğünü sözlerine ekledi.İbrice Limanı önemli bir dalış merkeziEdirne Valisi Yunus Sezer de İbrice Limanı'nın Türkiye'nin önemli dalış turizmi merkezlerinden biri olduğunu söyledi.Geçen yıl denize batırılan tankın görüntülerinin internet ortamında yaklaşık 7 milyon kişi tarafından izlendiğini belirten Sezer, bölgede bu yıl 15 bin ile 20 bin arasında dalış gerçekleştirildiğini ifade etti.Yapay resiflerin deniz yaşamının yanı sıra dalış turizmine de katkı sağlayacağını vurgulayan Sezer, Amacımız daha düzenli sahiller, daha nitelikli bir turizm ve bu doğa harikası bölgenin bütün değerleriyle korunmasıdır. dedi.Sezer, Sazlıdere ile Erikli arasındaki yaklaşık 30 kilometrelik sahil yolunu gelecek yıl tamamlamayı planladıklarını kaydetti.Diğer konuşmacılarAK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal da yapay resiflerin bölgenin turizm potansiyelini artırırken deniz yaşamının gelişmesine katkı sağladığını söyledi.Projenin kaçak avcılık ve trol faaliyetlerinin zararlarının önlenmesine de destek olduğunu belirten Aksal, çalışmanın Keşan, Edirne ve Türkiye turizmine katkı sağlayacağına inandığını kaydetti.Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan ise bölgede ilk yapay resif çalışmalarının 2006'da başladığını, proje kapsamında resif blokları ile gemi ve uçak batıklarının denizle buluşturulduğunu anlattı.Turizmin yalnızca deniz, kum ve güneşle sınırlandırılmaması gerektiğini belirten Özcan, yapay resiflerin su altı turizmini geliştirmek, yerel balıkçılığı desteklemek ve kaçak avcılığı önlemek açısından önemli olduğunu kaydetti.Edirne İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse de Mini Edirne konseptiyle hazırlanan yapay resiflerin yaklaşık 20 metre derinliğe yerleştirileceğini söyledi.Yaklaşık 9 milyon liralık projeyle balık stoklarının artırılması, küçük ölçekli balıkçılığın desteklenmesi, deniz ekosisteminin korunması ve kaçak trol avcılığıyla mücadele edilmesinin amaçlandığını belirten Köse, çalışmanın kentin tanıtımına da katkı sağlayacağını ifade etti.Konuşmaların ardından Makedonya Kulesi ilk olmak üzere tarihi yapıların küçültülmüş modelleri İbrice Limanı açığında dalgıçlar eşliğinde batırıldı.Programa, Keşan Kaymakamı Aziz Mercan, AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, kurum müdürleri ve davetliler katıldı.Saros Körfezine daha önce de Airbus A330 tipi yolcu uçağı, M62 T model muharebe tankı ve çeşitli obje ve simge eserlerin benzerleri batırılmıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Edirne Haberleri : Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Saros Körfezi'ne bırakılan yapay resiflerin deniz canlıları için yeni yaşam alanları oluşturacağını söyledi.Gizligider, İbrice Limanı'nda Saros Körfezi Yapay Resif Projesi kapsamında düzenlenen programda yaptığı konuşmada, körfezin Türkiye'nin önemli doğal zenginliklerinden biri olduğunu belirtti.Tarım ve Orman Bakanlığının toprak, su, orman, balıkçılık ve gıda başta olmak üzere geniş bir alanda koruma ve sürdürülebilirliği sağlama görevi yürüttüğünü ifade eden Gizligider, yapay resif çalışmalarına büyük önem verdiklerini dile getirdi.Projenin deniz canlılarına yeni yaşam alanları kazandıracağını anlatan Gizligider, Deniz canlılarına yeni bir habitat, adeta yeni evler oluşturuyoruz. Burada deniz canlıları açısından bir artış ve bereket bekliyoruz. Projenin kültürel ve turizm açısından sağlayacağı katkılar da ayrı bir değer taşıyor. dedi.Edirne&#039;nin simge yapıları su altındaGizligider, proje kapsamında Selimiye Camisi, Meriç Köprüsü, Edirne Sarayı, Adalet Kasrı ve Makedonya Kulesi'nin küçültülmüş modellerinin yaklaşık 20 metre derinliğe yerleştirileceğini belirtti.Yapıların resif görevi göreceğini belirten Gizligider, Kültürel zenginliğimizi suyun altına da taşımış olacağız. Aynı zamanda deniz canlıları açısından yeni bir habitat oluşacak. dedi.Resiflerin yerleştirileceği derinliğin bilimsel değerlendirmeler sonucunda belirlendiğini aktaran Gizligider, bölgedeki deniz çayırlarının projeden olumsuz etkilenmemesi için gerekli hesaplamaların yapıldığını kaydetti.Bakanlığın yapay resif çalışmalarına 2009'da başladığını anlatan Gizligider, Türkiye genelindeki 82 noktaya 10 bin 187 yapay resif bloğu ile 289 antitrol bloğu olmak üzere 10 bin 476 blok yerleştirildiğini söyledi.Projenin etkileri takip edilecekGizligider, Saros Körfezi'ne bırakılan resiflerin etkilerinin dalgıçlar, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ilçe müdürlüğü ve Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünce düzenli olarak izleneceğini belirtti.Çalışmanın sonuçlarının aşama aşama değerlendirileceğini vurgulayan Gizligider, Beklediğimiz faydayı elde edip etmediğimizi, ölçümlerde değişikliğe ihtiyaç bulunup bulunmadığını ve başka bölgelerde yeni uygulamalar yapılıp yapılamayacağını takip edeceğiz. Bu projeden son derece umutluyuz. Yapay resifler, koruma ve kullanma dengesinin önemli araçlarından biri olacak. diye devam etti.Edirne&#039;de 6 bin 171 metrekare hayalet ağ temizlendiDenizlerdeki terk edilmiş av araçlarının temizlenmesine yönelik Hayalet Ağ Projesi hakkında da bilgi veren Gizligider, Türkiye genelinde 991 milyon metrekarelik alanın tarandığını söyledi.Çalışmalar kapsamında 3 milyon 387 bin metrekareden fazla hayalet ağ ile yaklaşık 99 bin av aracının su kaynaklarından çıkarıldığını belirten Gizligider, bu sayede yaklaşık 11 milyon su canlısının ölümünün önlendiğinin değerlendirildiğini ifade etti.Edirne'de de 15 farklı noktada çalışma yürütüldüğünü aktaran Gizligider, 66 bin metrekarelik sucul alanın tarandığını, 6 bin 171 metrekare hayalet ağ ile 54 av aracının sudan çıkarıldığını bildirdi.Türkiye genelinde 497 milyon yavru balık su kaynaklarına bırakıldıBalıklandırma faaliyetlerine de değinen Gizligider, 2004-2025 yıllarında Türkiye genelinde 497 milyon yavru balığın su kaynaklarıyla buluşturulduğunu, 2026'da ise 65 milyon yavru balığın bırakılmasının planlandığını kaydetti.Edirne'de bugüne kadar yaklaşık 13 milyon yavru balığın su kaynaklarına bırakıldığını belirten Gizligider, yalnızca bu yıl kentte 1,3 milyon yavru balığın suyla buluşturulduğunu söyledi.Gizligider, İpsala'daki üretim istasyonunda yetiştirilen 6 milyon sazan yavrusunun da bölge illerindeki su kaynaklarına bırakılması amacıyla çalışmaların sürdüğünü sözlerine ekledi.İbrice Limanı önemli bir dalış merkeziEdirne Valisi Yunus Sezer de İbrice Limanı'nın Türkiye'nin önemli dalış turizmi merkezlerinden biri olduğunu söyledi.Geçen yıl denize batırılan tankın görüntülerinin internet ortamında yaklaşık 7 milyon kişi tarafından izlendiğini belirten Sezer, bölgede bu yıl 15 bin ile 20 bin arasında dalış gerçekleştirildiğini ifade etti.Yapay resiflerin deniz yaşamının yanı sıra dalış turizmine de katkı sağlayacağını vurgulayan Sezer, Amacımız daha düzenli sahiller, daha nitelikli bir turizm ve bu doğa harikası bölgenin bütün değerleriyle korunmasıdır. dedi.Sezer, Sazlıdere ile Erikli arasındaki yaklaşık 30 kilometrelik sahil yolunu gelecek yıl tamamlamayı planladıklarını kaydetti.Diğer konuşmacılarAK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal da yapay resiflerin bölgenin turizm potansiyelini artırırken deniz yaşamının gelişmesine katkı sağladığını söyledi.Projenin kaçak avcılık ve trol faaliyetlerinin zararlarının önlenmesine de destek olduğunu belirten Aksal, çalışmanın Keşan, Edirne ve Türkiye turizmine katkı sağlayacağına inandığını kaydetti.Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan ise bölgede ilk yapay resif çalışmalarının 2006'da başladığını, proje kapsamında resif blokları ile gemi ve uçak batıklarının denizle buluşturulduğunu anlattı.Turizmin yalnızca deniz, kum ve güneşle sınırlandırılmaması gerektiğini belirten Özcan, yapay resiflerin su altı turizmini geliştirmek, yerel balıkçılığı desteklemek ve kaçak avcılığı önlemek açısından önemli olduğunu kaydetti.Edirne İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse de Mini Edirne konseptiyle hazırlanan yapay resiflerin yaklaşık 20 metre derinliğe yerleştirileceğini söyledi.Yaklaşık 9 milyon liralık projeyle balık stoklarının artırılması, küçük ölçekli balıkçılığın desteklenmesi, deniz ekosisteminin korunması ve kaçak trol avcılığıyla mücadele edilmesinin amaçlandığını belirten Köse, çalışmanın kentin tanıtımına da katkı sağlayacağını ifade etti.Konuşmaların ardından Makedonya Kulesi ilk olmak üzere tarihi yapıların küçültülmüş modelleri İbrice Limanı açığında dalgıçlar eşliğinde batırıldı.Programa, Keşan Kaymakamı Aziz Mercan, AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, kurum müdürleri ve davetliler katıldı.Saros Körfezine daha önce de Airbus A330 tipi yolcu uçağı, M62 T model muharebe tankı ve çeşitli obje ve simge eserlerin benzerleri batırılmıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Yunanistan'da Batı Nil virüsü vakalarının 2018'deki rekoru aşabileceği tahmin ediliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/yunanistan-da-bati-nil-virusu-vakalarinin-2018-deki-rekoru-asabilecegi-tahmin-ediliyor/899351/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/yunanistan-da-bati-nil-virusu-vakalarinin-2018-deki-rekoru-asabilecegi-tahmin-ediliyor/899351/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:42:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Gümülcine / Yunanistan'da Batı Nil virüsünün yayılmaya devam ettiği, bu yılki salgın vakalarının ülkede rekorun kaydedildiği 2018'deki seviyeyi aşabileceği tahmininde bulunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Gümülcine Haberleri : Yunanistan'da Batı Nil virüsünün yayılmaya devam ettiği, bu yılki salgın vakalarının ülkede rekorun kaydedildiği 2018'deki seviyeyi aşabileceği tahmininde bulunuldu.Yunan basınındaki haberlerde, vakaların ağustos sonlarında zirveye ulaşmasının beklendiği, yeni vakaların ise eylül sonuna kadar görülmeye devam edebileceği belirtildi.Haberlerde, başkent Atina'nın kuzeyindeki Kifisia ile Filothei ve Psihiko bölgelerinde ilk kez vaka tespit edildiği, bunun üzerine sivrisinekle mücadele çalışmalarının yoğunlaştırıldığı kaydedildi.Girit'te de bu yıl ilk kez Batı Nil virüsü vakası tespit edildiğine işaret edilen haberlerde, Atina'dan Girit'in Yerapetra bölgesine seyahat eden 75 yaşındaki bir kişinin virüs nedeniyle Heraklion'daki Venizelio Hastanesi'nin yoğun bakım ünitesinde tedavi gördüğü ve sağlık durumunun stabil olduğu aktarıldı.Haberlerde, Attika bölgesi genelinde 33 belediyede vaka kaydedildiği, Attika'nın doğusunun da virüsün yayılımı açısından en fazla etkilenen bölgeler arasında olduğu bilgisi verildi.Vakaların ayrıca Tesalya, Orta Makedonya, Mora Yarımadası, Orta Yunanistan ve Girit bölgelerinde de görüldüğü ifade edilen haberlerde, Yunanistan'da 2018'de 317 Batı Nil virüsü vakasının kaydedildiği, virüs nedeniyle 51 kişinin hayatını kaybettiği hatırlatıldı.Haberlerde, bu yılki vaka sayısının 2018'de kaydedilen seviyeyi aşabileceğinin tahmin edildiği bildirildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Gümülcine Haberleri : Yunanistan'da Batı Nil virüsünün yayılmaya devam ettiği, bu yılki salgın vakalarının ülkede rekorun kaydedildiği 2018'deki seviyeyi aşabileceği tahmininde bulunuldu.Yunan basınındaki haberlerde, vakaların ağustos sonlarında zirveye ulaşmasının beklendiği, yeni vakaların ise eylül sonuna kadar görülmeye devam edebileceği belirtildi.Haberlerde, başkent Atina'nın kuzeyindeki Kifisia ile Filothei ve Psihiko bölgelerinde ilk kez vaka tespit edildiği, bunun üzerine sivrisinekle mücadele çalışmalarının yoğunlaştırıldığı kaydedildi.Girit'te de bu yıl ilk kez Batı Nil virüsü vakası tespit edildiğine işaret edilen haberlerde, Atina'dan Girit'in Yerapetra bölgesine seyahat eden 75 yaşındaki bir kişinin virüs nedeniyle Heraklion'daki Venizelio Hastanesi'nin yoğun bakım ünitesinde tedavi gördüğü ve sağlık durumunun stabil olduğu aktarıldı.Haberlerde, Attika bölgesi genelinde 33 belediyede vaka kaydedildiği, Attika'nın doğusunun da virüsün yayılımı açısından en fazla etkilenen bölgeler arasında olduğu bilgisi verildi.Vakaların ayrıca Tesalya, Orta Makedonya, Mora Yarımadası, Orta Yunanistan ve Girit bölgelerinde de görüldüğü ifade edilen haberlerde, Yunanistan'da 2018'de 317 Batı Nil virüsü vakasının kaydedildiği, virüs nedeniyle 51 kişinin hayatını kaybettiği hatırlatıldı.Haberlerde, bu yılki vaka sayısının 2018'de kaydedilen seviyeyi aşabileceğinin tahmin edildiği bildirildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Sudan'ın Güney Kurdufan eyaletinde muhalif silahlı grubun saldırılarında 27 kişi öldü</title>
      <link>https://www.canligaste.com/sudan-in-guney-kurdufan-eyaletinde-muhalif-silahli-grubun-saldirilarinda-27-kisi-oldu/899350/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/sudan-in-guney-kurdufan-eyaletinde-muhalif-silahli-grubun-saldirilarinda-27-kisi-oldu/899350/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:42:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul / Sudan'ın Güney Kurdufan eyaletinde Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) adlı isyancı grubun düzenlediği öne sürülen saldırılarda, aralarında 4 çocuğun da bulunduğu 27 kişinin öldüğü bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri : Sudan'ın Güney Kurdufan eyaletinde Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) adlı isyancı grubun düzenlediği öne sürülen saldırılarda, aralarında 4 çocuğun da bulunduğu 27 kişinin öldüğü bildirildi.Ulusal basındaki haberlere göre, SPLM-N unsurları Güney Kurdufan'da Otoro kabilesinin yaşadığı Gerdud ve Ebu Hamama bölgelerine saldırılar düzenledi.Saldırılarda, aralarında 4 çocuğun da bulunduğu 27 kişi hayatını kaybetti.Sudan Doktorlar Ağı adlı platformdan yapılan açıklamada, saldırıların SPLM-N ile bölgede yaşayan Otoro kabilesi arasındaki anlaşmazlıkların ardından gerçekleştiği ve olaylar nedeniyle çok sayıda kişinin Ebu Hitan bölgesi ile Sudan ordusunun kontrolündeki Güney Kurdufan'ın merkezi Kadugli'ye doğru göç etmek zorunda kaldığı aktarıldı.Ağ, etnik veya kabile aidiyeti nedeniyle sivillere yönelik misilleme niteliğindeki eylemlerin kabul edilemez olduğunu belirterek, bu tür ihlallerin sürmesinin Güney Kurdufan'daki çatışmaları daha geniş çaplı etnik çatışmalara dönüştürebileceği uyarısında bulundu.Ağ, uluslararası toplum ile insan hakları ve insani yardım kuruluşlarına, sivillere yönelik saldırıların durdurulması için SPLM-N'ye baskı yapma çağrısında bulundu.Sudan'da Nisan 2023'ten bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında devam eden çatışmalar nedeniyle on binlerce kişi öldü, yaklaşık 13 milyon kişi yerinden edildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri : Sudan'ın Güney Kurdufan eyaletinde Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) adlı isyancı grubun düzenlediği öne sürülen saldırılarda, aralarında 4 çocuğun da bulunduğu 27 kişinin öldüğü bildirildi.Ulusal basındaki haberlere göre, SPLM-N unsurları Güney Kurdufan'da Otoro kabilesinin yaşadığı Gerdud ve Ebu Hamama bölgelerine saldırılar düzenledi.Saldırılarda, aralarında 4 çocuğun da bulunduğu 27 kişi hayatını kaybetti.Sudan Doktorlar Ağı adlı platformdan yapılan açıklamada, saldırıların SPLM-N ile bölgede yaşayan Otoro kabilesi arasındaki anlaşmazlıkların ardından gerçekleştiği ve olaylar nedeniyle çok sayıda kişinin Ebu Hitan bölgesi ile Sudan ordusunun kontrolündeki Güney Kurdufan'ın merkezi Kadugli'ye doğru göç etmek zorunda kaldığı aktarıldı.Ağ, etnik veya kabile aidiyeti nedeniyle sivillere yönelik misilleme niteliğindeki eylemlerin kabul edilemez olduğunu belirterek, bu tür ihlallerin sürmesinin Güney Kurdufan'daki çatışmaları daha geniş çaplı etnik çatışmalara dönüştürebileceği uyarısında bulundu.Ağ, uluslararası toplum ile insan hakları ve insani yardım kuruluşlarına, sivillere yönelik saldırıların durdurulması için SPLM-N'ye baskı yapma çağrısında bulundu.Sudan'da Nisan 2023'ten bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında devam eden çatışmalar nedeniyle on binlerce kişi öldü, yaklaşık 13 milyon kişi yerinden edildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/sudan-in-guney-kurdufan-eyaletinde-muhalif-silahli-grubun-saldirilarinda-27-kisi-oldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>AK Parti Genel Başkanvekili Ala'dan Suriye'deki gelişmelere ilişkin açıklama:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-celik-ten-suriye-deki-gelismelere-iliskin-paylasim/899349/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-celik-ten-suriye-deki-gelismelere-iliskin-paylasim/899349/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:40:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Suriye'de istikrarın tahkimine yönelik atılan somut adımları yakından takip ediyor ve memnuniyetle karşılıyoruz - Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde Türkiye olarak Suriye'nin barış ve istikrarına katkı sağlayacak her türlü çabayı desteklemeye, bölgenin huzur ve güvenliğini güçlendirecek girişimlere katkı sunmaya devam edeceğiz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Suriye'de istikrarın tahkimine yönelik atılan somut adımları yakından takip ettiklerini ve memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi.Ala, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:Suriye'de istikrarın tahkimine yönelik atılan somut adımları yakından takip ediyor ve memnuniyetle karşılıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde Türkiye olarak Suriye'nin barış ve istikrarına katkı sağlayacak her türlü çabayı desteklemeye, bölgenin huzur ve güvenliğini güçlendirecek girişimlere katkı sunmaya devam edeceğiz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Suriye'de istikrarın tahkimine yönelik atılan somut adımları yakından takip ettiklerini ve memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi.Ala, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:Suriye'de istikrarın tahkimine yönelik atılan somut adımları yakından takip ediyor ve memnuniyetle karşılıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde Türkiye olarak Suriye'nin barış ve istikrarına katkı sağlayacak her türlü çabayı desteklemeye, bölgenin huzur ve güvenliğini güçlendirecek girişimlere katkı sunmaya devam edeceğiz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/ak-parti-genel-baskan-yardimcisi-celik-ten-suriye-deki-gelismelere-iliskin-paylasim.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Altın Portakal Film Festivali'nin Kısa Film Yarışması jüri üyeleri belli oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/altin-portakal-film-festivali-nin-kisa-film-yarismasi-juri-uyeleri-belli-oldu/899348/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/altin-portakal-film-festivali-nin-kisa-film-yarismasi-juri-uyeleri-belli-oldu/899348/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:39:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Antalya / 63.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Antalya Haberleri : 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Kısa Film Yarışması'nda jüri üyeleri Hakkı Kurtuluş, Melike Kasaplar ve Belkıs Bayrak oldu.Festivalin basın bürosundan yapılan açıklamaya göre, etkinlik 24-31 Ekim tarihlerinde sinemaseverlerle buluşacak.Bu yılki festivalin Kısa Film Yarışması'nın jüri üyeleri Hakkı Kurtuluş, Melike Kasaplar ve Belkıs Bayrak'tan oluştu.Yarışmada, en iyi kısa filme 250 bin lira, jüri özel ödülü sahibine ise heykelcik verilecek.Festival kapsamında düzenlenen Ulusal Belgesel Film Yarışması jurisinde ise Sabire Soytok, Selçuk Metin ve Aslı Akdağ yer aldı.63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ödüller 31 Ekim 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek ödül töreninde açıklanacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Antalya Haberleri : 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Kısa Film Yarışması'nda jüri üyeleri Hakkı Kurtuluş, Melike Kasaplar ve Belkıs Bayrak oldu.Festivalin basın bürosundan yapılan açıklamaya göre, etkinlik 24-31 Ekim tarihlerinde sinemaseverlerle buluşacak.Bu yılki festivalin Kısa Film Yarışması'nın jüri üyeleri Hakkı Kurtuluş, Melike Kasaplar ve Belkıs Bayrak'tan oluştu.Yarışmada, en iyi kısa filme 250 bin lira, jüri özel ödülü sahibine ise heykelcik verilecek.Festival kapsamında düzenlenen Ulusal Belgesel Film Yarışması jurisinde ise Sabire Soytok, Selçuk Metin ve Aslı Akdağ yer aldı.63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ödüller 31 Ekim 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek ödül töreninde açıklanacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Siber saldırılar, Alman şirketlerine en az 211 milyar avroya mal oldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/siber-saldirilar-alman-sirketlerine-en-az-211-milyar-avroya-mal-oldu/899347/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/siber-saldirilar-alman-sirketlerine-en-az-211-milyar-avroya-mal-oldu/899347/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:39:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Siber saldırılarda yabancı istihbarat servislerinin payı yüzde 37'ye yükselerek rekor kırarken, Çin ve Rusya ilk sıralarda yer aldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Alman şirketlerine yönelik veri hırsızlığı, endüstriyel casusluk ve sabotaj eylemlerinin ülke ekonomisine yıllık faturasının 211 milyar avro ile 270,8 milyar avro arasında gerçekleştiği bildirildi.Almanya'nın bilgi, iletişim ve yeni medya sektörlerinin çatı kuruluşu BITKOM'un 10'dan fazla çalışanı olan 1003 Alman şirket ile yaptığı siber saldırılar araştırmasının sonuçları açıklandı.Başkent Berlin'de anket sonuçlarını açıklayan BITKOM Başkanı Ralf Wintergerst, veri hırsızlığı ve sabotaj vakalarının arttığını, şirketlerin yabancı istihbarat servislerinin daha profesyonel saldırılarıyla karşı karşıya olduğunu belirtti.Dijital suçların ve casusluk faaliyetlerinin karanlıkta kalan boyutunun her geçen gün büyüdüğünü vurgulayan Wintergerst, Şirketlerin neredeyse tamamı bu saldırılardan kanıtlanabilir şekilde etkileniyor ya da etkilendiğinden şüpheleniyor. En dikkat çekici değişim, failler arasında yabancı istihbarat servislerinin oranındaki keskin artıştır. İstihbarat servisleri artık çok daha profesyonel ve gizli operasyonlar yürüterek şirketlerin karşısına yeni meydan okumalar çıkarıyor. Aynı zamanda yapay zeka, profesyonel olmayan saldırganlara bile tamamen yeni imkanlar sunuyor.Wintergerst, devlet destekli casusluk ile organize suç arasındaki çizginin bulandığına dikkati çekerek, Birçok ülkede istihbarat servisleri suç şebekelerinin altyapısını kullanıyor. Suçlulara da siyasi direktiflere uygun hedefleri seçtikleri sürece serbest hareket alanı tanınıyor. değerlendirmesinde bulundu.Almanya siber operasyonların hedefindeToplantıda konuşan Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) Başkanı Sinan Selen de, BITKOM tarafından elde edilen bulguların, teşkilatın sahada gözlemlediği yüksek tehdit seviyesiyle tamamen örtüştüğünü belirtti.Almanya'nın bir ekonomik merkez olarak hem devletlerin hem de devlet dışı aktörlerin siber operasyon menzilinde olduğunu savunan Selen, şu uyarılarda bulundu:Yabancı istihbarat servisleri hibrit faaliyetlerini yoğunlaştırdı ve Alman ekonomisine yönelik saldırılardan giderek daha fazla sorumlu hale geldi. Rusya'nın devam eden saldırgan savaşı ve siber saldırılarda yapay zekanın gizlice, artan oranlarda kullanılması şirketlerimiz için büyük bir sınavdır. Sektörlerin tamamı hedef alınmakta, hassas veriler çalınmakta ve günlük ticari akış kesintiye uğramaktadır. Özellikle güvenlik ve savunma sanayimiz yabancı servisler için birincil cazibe merkezidir. Karşı casusluk birimi olarak odak noktamız, ekonomimize yönelik bu saldırıları erken aşamada tespit etmek, engellemek ve bertaraf etmektir.Kanıtlanamayan siber saldırı şüpheleri artıyorAnket verilerine göre, Alman şirketlerine yönelik veri hırsızlığı, endüstriyel casusluk ve sabotaj eylemlerinin ülke ekonomisine yıllık faturası 211 milyar ile 270,8 milyar avro arasında gerçekleşti. Bu süreçte başarılı bir saldırıya uğradığını kesin olarak teyit edebilen şirketlerin oranı geçen yılki yüzde 87 seviyesinden yüzde 67'ye gerilerken, saldırıdan şüphelenen ancak bunu kesin olarak kanıtlayamayanların oranı ise yüzde 10'dan yüzde 29'a yükseldi.Son bir yılda saldırıya uğrayan Alman şirketlerinin yüzde 37'si en az bir atağın arkasında yabancı bir devletin istihbarat servisinin olduğunu tespit etti. Bu oran bir önceki yıl yüzde 28, 2023 yılında ise yalnızca yüzde 7 seviyesindeydi. Failin menşeini belirleyebilen şirketlerin verilerine göre küresel aktörlerin dağılımında yüzde 52 ile Çin ilk sırada yer alırken, onu yüzde 49 ile Rusya izledi. Raporda, organize suç örgütlerinin ise yüzde 62 ile hala en büyük fail grubunu oluşturduğu belirtildi.Yapay zeka saldırı biçimlerini değiştiriyorTeknolojik dönüşümün siber suç pazarını da değiştirdiğini ortaya koyan araştırmaya göre, klasik fidye yazılımı ile şantaj vakaları azalırken, yapay zeka destekli otomatik aramalar ve gerçeğinden ayırt edilemeyen ses veya video kayıtları üzerinden yapılan nitelikli dolandırıcılık türleri hızla tırmanışa geçti.Şirketlerin yüzde 82'si gelecekte yapay zeka kaynaklı saldırıların daha da artmasını bekliyor.Buna karşın, siber saldırılara karşı kendini iyi hazırlanmış hisseden Alman şirketlerinin oranı yüzde 50 seviyesinden yüzde 43'e geriledi. Siber güvenliğe ayrılan bütçenin toplam bilgi teknolojileri bütçesi içindeki payı ise yüzde 18'de sabit kalarak durgunluk sinyali verdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Alman şirketlerine yönelik veri hırsızlığı, endüstriyel casusluk ve sabotaj eylemlerinin ülke ekonomisine yıllık faturasının 211 milyar avro ile 270,8 milyar avro arasında gerçekleştiği bildirildi.Almanya'nın bilgi, iletişim ve yeni medya sektörlerinin çatı kuruluşu BITKOM'un 10'dan fazla çalışanı olan 1003 Alman şirket ile yaptığı siber saldırılar araştırmasının sonuçları açıklandı.Başkent Berlin'de anket sonuçlarını açıklayan BITKOM Başkanı Ralf Wintergerst, veri hırsızlığı ve sabotaj vakalarının arttığını, şirketlerin yabancı istihbarat servislerinin daha profesyonel saldırılarıyla karşı karşıya olduğunu belirtti.Dijital suçların ve casusluk faaliyetlerinin karanlıkta kalan boyutunun her geçen gün büyüdüğünü vurgulayan Wintergerst, Şirketlerin neredeyse tamamı bu saldırılardan kanıtlanabilir şekilde etkileniyor ya da etkilendiğinden şüpheleniyor. En dikkat çekici değişim, failler arasında yabancı istihbarat servislerinin oranındaki keskin artıştır. İstihbarat servisleri artık çok daha profesyonel ve gizli operasyonlar yürüterek şirketlerin karşısına yeni meydan okumalar çıkarıyor. Aynı zamanda yapay zeka, profesyonel olmayan saldırganlara bile tamamen yeni imkanlar sunuyor.Wintergerst, devlet destekli casusluk ile organize suç arasındaki çizginin bulandığına dikkati çekerek, Birçok ülkede istihbarat servisleri suç şebekelerinin altyapısını kullanıyor. Suçlulara da siyasi direktiflere uygun hedefleri seçtikleri sürece serbest hareket alanı tanınıyor. değerlendirmesinde bulundu.Almanya siber operasyonların hedefindeToplantıda konuşan Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) Başkanı Sinan Selen de, BITKOM tarafından elde edilen bulguların, teşkilatın sahada gözlemlediği yüksek tehdit seviyesiyle tamamen örtüştüğünü belirtti.Almanya'nın bir ekonomik merkez olarak hem devletlerin hem de devlet dışı aktörlerin siber operasyon menzilinde olduğunu savunan Selen, şu uyarılarda bulundu:Yabancı istihbarat servisleri hibrit faaliyetlerini yoğunlaştırdı ve Alman ekonomisine yönelik saldırılardan giderek daha fazla sorumlu hale geldi. Rusya'nın devam eden saldırgan savaşı ve siber saldırılarda yapay zekanın gizlice, artan oranlarda kullanılması şirketlerimiz için büyük bir sınavdır. Sektörlerin tamamı hedef alınmakta, hassas veriler çalınmakta ve günlük ticari akış kesintiye uğramaktadır. Özellikle güvenlik ve savunma sanayimiz yabancı servisler için birincil cazibe merkezidir. Karşı casusluk birimi olarak odak noktamız, ekonomimize yönelik bu saldırıları erken aşamada tespit etmek, engellemek ve bertaraf etmektir.Kanıtlanamayan siber saldırı şüpheleri artıyorAnket verilerine göre, Alman şirketlerine yönelik veri hırsızlığı, endüstriyel casusluk ve sabotaj eylemlerinin ülke ekonomisine yıllık faturası 211 milyar ile 270,8 milyar avro arasında gerçekleşti. Bu süreçte başarılı bir saldırıya uğradığını kesin olarak teyit edebilen şirketlerin oranı geçen yılki yüzde 87 seviyesinden yüzde 67'ye gerilerken, saldırıdan şüphelenen ancak bunu kesin olarak kanıtlayamayanların oranı ise yüzde 10'dan yüzde 29'a yükseldi.Son bir yılda saldırıya uğrayan Alman şirketlerinin yüzde 37'si en az bir atağın arkasında yabancı bir devletin istihbarat servisinin olduğunu tespit etti. Bu oran bir önceki yıl yüzde 28, 2023 yılında ise yalnızca yüzde 7 seviyesindeydi. Failin menşeini belirleyebilen şirketlerin verilerine göre küresel aktörlerin dağılımında yüzde 52 ile Çin ilk sırada yer alırken, onu yüzde 49 ile Rusya izledi. Raporda, organize suç örgütlerinin ise yüzde 62 ile hala en büyük fail grubunu oluşturduğu belirtildi.Yapay zeka saldırı biçimlerini değiştiriyorTeknolojik dönüşümün siber suç pazarını da değiştirdiğini ortaya koyan araştırmaya göre, klasik fidye yazılımı ile şantaj vakaları azalırken, yapay zeka destekli otomatik aramalar ve gerçeğinden ayırt edilemeyen ses veya video kayıtları üzerinden yapılan nitelikli dolandırıcılık türleri hızla tırmanışa geçti.Şirketlerin yüzde 82'si gelecekte yapay zeka kaynaklı saldırıların daha da artmasını bekliyor.Buna karşın, siber saldırılara karşı kendini iyi hazırlanmış hisseden Alman şirketlerinin oranı yüzde 50 seviyesinden yüzde 43'e geriledi. Siber güvenliğe ayrılan bütçenin toplam bilgi teknolojileri bütçesi içindeki payı ise yüzde 18'de sabit kalarak durgunluk sinyali verdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hatay'da sahte dolarla dolandırıcılık yaptığı iddia edilen 3 zanlı tutuklandı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/hatay-da-sahte-dolarla-dolandiricilik-yaptigi-iddia-edilen-3-zanli-tutuklandi/899346/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hatay-da-sahte-dolarla-dolandiricilik-yaptigi-iddia-edilen-3-zanli-tutuklandi/899346/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:36:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Hatay / Hatay'ın İskenderun ilçesinde sahte dolarla dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 3 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Hatay Haberleri : Hatay'ın İskenderun ilçesinde sahte dolarla dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 3 şüpheli tutuklandı.Alınan bilgiye göre M.S, 23 Ağustos'ta Numune Mahallesi'nde hayvan alım ve satım işlemi için tanıştığı 3 kişinin, sayma bahanesiyle aldıkları Türk lirası, avro ve dolarları çaldığı iddiasıyla polise başvurdu.İhbar üzerine çalışma başlatan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, M.S'nin ucuz dolar sattıklarını öne süren zanlılara 750 bin lira değerinde ödeme yaptığını ve karşılığında aldığı 70 bin dolarlık banknotların sahte olduğunu anlayınca şikayette bulunduğunu belirledi.Soruşturmayı genişleten ekipler, şüpheliler H.U, S.U. ve G.A'yı Arsuz ilçesinde düzenlenen operasyonda yakaladı.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 zanlı, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Hatay Haberleri : Hatay'ın İskenderun ilçesinde sahte dolarla dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 3 şüpheli tutuklandı.Alınan bilgiye göre M.S, 23 Ağustos'ta Numune Mahallesi'nde hayvan alım ve satım işlemi için tanıştığı 3 kişinin, sayma bahanesiyle aldıkları Türk lirası, avro ve dolarları çaldığı iddiasıyla polise başvurdu.İhbar üzerine çalışma başlatan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, M.S'nin ucuz dolar sattıklarını öne süren zanlılara 750 bin lira değerinde ödeme yaptığını ve karşılığında aldığı 70 bin dolarlık banknotların sahte olduğunu anlayınca şikayette bulunduğunu belirledi.Soruşturmayı genişleten ekipler, şüpheliler H.U, S.U. ve G.A'yı Arsuz ilçesinde düzenlenen operasyonda yakaladı.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 zanlı, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/hatay-da-sahte-dolarla-dolandiricilik-yaptigi-iddia-edilen-3-zanli-tutuklandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Muğlaspor, genç kaleci Batıhan Gebecelioğlu'nu kadrosuna kattı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/muglaspor-genc-kaleci-batihan-gebecelioglu-nu-kadrosuna-katti/899345/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/muglaspor-genc-kaleci-batihan-gebecelioglu-nu-kadrosuna-katti/899345/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:36:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Spor: Trendyol 1.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol 1. Lig ekiplerinden Muğlaspor, son olarak Vanspor FK forması giyen 22 yaşındaki kaleci Batıhan Gebecelioğlu ile sözleşme imzaladı.Kariyerinde Antalyaspor, Manisa FK, GMG Kastamonuspor, Mazıdağı Fosfatspor ve Vanspor FK formaları giyen Batıhan Gebecelioğlu, yeşil-beyazlı ekibe katıldı.Batıhan Gebecelioğlu'nun imza törenine Muğlaspor Sosyal Komite Üyesi Özge Demirel ve Basın Sözcüsü Avukat Nacide Bülbül de katıldı.Kulüpten yapılan açıklamada, genç kaleciye yeşil-beyazlı forma altında başarılar dilendi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Spor Haberleri -- Trendyol 1. Lig ekiplerinden Muğlaspor, son olarak Vanspor FK forması giyen 22 yaşındaki kaleci Batıhan Gebecelioğlu ile sözleşme imzaladı.Kariyerinde Antalyaspor, Manisa FK, GMG Kastamonuspor, Mazıdağı Fosfatspor ve Vanspor FK formaları giyen Batıhan Gebecelioğlu, yeşil-beyazlı ekibe katıldı.Batıhan Gebecelioğlu'nun imza törenine Muğlaspor Sosyal Komite Üyesi Özge Demirel ve Basın Sözcüsü Avukat Nacide Bülbül de katıldı.Kulüpten yapılan açıklamada, genç kaleciye yeşil-beyazlı forma altında başarılar dilendi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Moğolistan'daki UNCCD 17. Taraflar Konferansı'nda, COP31 Başkanı Murat Kurum'un video mesajı yayımlandı:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mogolistan-daki-unccd-17-taraflar-konferansi-nda-cop31-baskani-murat-kurum-un-video-mesaji-yayimlandi/899342/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mogolistan-daki-unccd-17-taraflar-konferansi-nda-cop31-baskani-murat-kurum-un-video-mesaji-yayimlandi/899342/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:36:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve arazi tahribatı birbirinden ayrı sorunlar değildir. Bugün dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan orman yangınları, bir milyondan fazla türün yok olma tehdidi altında olması ve dünya arazilerinin yüzde 40'a varan bölümünün tahrip olması bize çok açık bir mesaj veriyor. Daha hızlı ve daha güçlü adımlar atmalıyız]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve arazi tahribatı birbirinden ayrı sorunlar değildir. Bugün dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan orman yangınları, bir milyondan fazla türün yok olma tehdidi altında olması ve dünya arazilerinin yüzde 40'a varan bölümünün tahrip olması bize çok açık bir mesaj veriyor. Daha hızlı ve daha güçlü adımlar atmalıyız. ifadelerini kullandı.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Moğolistan'da düzenlenen Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi'nin (UNCCD) 17. Taraflar Konferansı'nda (COP17), COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un video mesajı yayımlandı.Kurum, mesajında, Türkiye'nin çölleşme ve arazi tahribatıyla mücadelede yürüttüğü çalışmaları anlattı, COP31 Başkanlığı'nın hedef ve öncelik alanları hakkında bilgi verdi.Türkiye'nin 2015'te COP12'ye ev sahipliği yaptığını hatırlatan Kurum, Ankara'da, 2030'a kadar arazi tahribatının dengelendiği bir dünyaya ulaşma hedefinin sürece dahil edilmesine katkı sunduk. Ardından Ankara girişimini başlattık. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin hedeflerini belirlemelerine ve uygulamalarına destek olduk. Bugün yüzü aşkın ülkenin bu hedeflere ulaşmış olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. ifadelerini kullandı.İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve arazi tahribatı birbirinden ayrı sorunlar değildirKurum, çölleşme ve arazi tahribatıyla mücadelede Rio Sözleşmeleri'nin önemine dikkati çekerek şöyle devam etti:İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve arazi tahribatı birbirinden ayrı sorunlar değildir. Bugün dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan orman yangınları, bir milyondan fazla türün yok olma tehdidi altında olması ve dünya arazilerinin yüzde 40'a varan bölümünün tahrip olması bize çok açık bir mesaj veriyor. Daha hızlı ve daha güçlü adımlar atmalıyız. Bunun için Rio Sözleşmeleri arasındaki işbirliğini artırmalı ve bu işbirliğini sahada somut sonuçlara dönüştürmeliyiz. Türkiye olarak bu yönde önemli bir adım attık. Rio Sinerjisi Protokolü'nü imzaladık. Bu yaklaşım, COP31 Başkanlığımızın da temel anlayışlarından biridir. Biz COP31 sürecini, siyasi liderliği, çok taraflı müzakereleri ve uygulamayı bir araya getiren kapsamlı bir süreç olarak ele alıyoruz.Türkiye'nin COP31 Başkanlığını diyalog, uzlaşı ve aksiyon olmak üzere 3 temel yaklaşım üzerine kurduğunu anımsatan Kurum, Diyalogla ülkeleri aynı masa etrafında buluşturacağız. Uzlaşıyla ortak iradeyi güçlendireceğiz. Aksiyonla bu iradeyi somut sonuçlara dönüştüreceğiz. Artık söz değil, eylem istiyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Kasımda dünyanın en güzel şehirlerinden Antalya&#039;mızda buluşalımMurat Kurum, COP31 Eylem Gündemi'nde, temiz enerji dönüşümü, sıfır atık ve döngüsel ekonomi, iklime dayanıklı şehirler, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım, yeşil sanayileşme ve Rio sinerjileri başlıklarının öncelikli alanlar olarak belirlendiğinin altını çizdi.COP31'in 2035 uygulama hedeflerine de dikkati çeken Kurum, İklim Uygulama Köprüsü ile iklim finansmanının sahaya daha hızlı ve etkili ulaşmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Ben tarihi bir dönüm noktası olacağına inandığımız COP31 zirvemizde sizleri de görmekten büyük mutluluk duyacağımızı belirtmek istiyorum. Kasımda dünyanın en güzel şehirlerinden Antalya’mızda buluşalım. ifadelerini kullandı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve arazi tahribatı birbirinden ayrı sorunlar değildir. Bugün dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan orman yangınları, bir milyondan fazla türün yok olma tehdidi altında olması ve dünya arazilerinin yüzde 40'a varan bölümünün tahrip olması bize çok açık bir mesaj veriyor. Daha hızlı ve daha güçlü adımlar atmalıyız. ifadelerini kullandı.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Moğolistan'da düzenlenen Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi'nin (UNCCD) 17. Taraflar Konferansı'nda (COP17), COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un video mesajı yayımlandı.Kurum, mesajında, Türkiye'nin çölleşme ve arazi tahribatıyla mücadelede yürüttüğü çalışmaları anlattı, COP31 Başkanlığı'nın hedef ve öncelik alanları hakkında bilgi verdi.Türkiye'nin 2015'te COP12'ye ev sahipliği yaptığını hatırlatan Kurum, Ankara'da, 2030'a kadar arazi tahribatının dengelendiği bir dünyaya ulaşma hedefinin sürece dahil edilmesine katkı sunduk. Ardından Ankara girişimini başlattık. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin hedeflerini belirlemelerine ve uygulamalarına destek olduk. Bugün yüzü aşkın ülkenin bu hedeflere ulaşmış olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. ifadelerini kullandı.İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve arazi tahribatı birbirinden ayrı sorunlar değildirKurum, çölleşme ve arazi tahribatıyla mücadelede Rio Sözleşmeleri'nin önemine dikkati çekerek şöyle devam etti:İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve arazi tahribatı birbirinden ayrı sorunlar değildir. Bugün dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan orman yangınları, bir milyondan fazla türün yok olma tehdidi altında olması ve dünya arazilerinin yüzde 40'a varan bölümünün tahrip olması bize çok açık bir mesaj veriyor. Daha hızlı ve daha güçlü adımlar atmalıyız. Bunun için Rio Sözleşmeleri arasındaki işbirliğini artırmalı ve bu işbirliğini sahada somut sonuçlara dönüştürmeliyiz. Türkiye olarak bu yönde önemli bir adım attık. Rio Sinerjisi Protokolü'nü imzaladık. Bu yaklaşım, COP31 Başkanlığımızın da temel anlayışlarından biridir. Biz COP31 sürecini, siyasi liderliği, çok taraflı müzakereleri ve uygulamayı bir araya getiren kapsamlı bir süreç olarak ele alıyoruz.Türkiye'nin COP31 Başkanlığını diyalog, uzlaşı ve aksiyon olmak üzere 3 temel yaklaşım üzerine kurduğunu anımsatan Kurum, Diyalogla ülkeleri aynı masa etrafında buluşturacağız. Uzlaşıyla ortak iradeyi güçlendireceğiz. Aksiyonla bu iradeyi somut sonuçlara dönüştüreceğiz. Artık söz değil, eylem istiyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Kasımda dünyanın en güzel şehirlerinden Antalya&#039;mızda buluşalımMurat Kurum, COP31 Eylem Gündemi'nde, temiz enerji dönüşümü, sıfır atık ve döngüsel ekonomi, iklime dayanıklı şehirler, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım, yeşil sanayileşme ve Rio sinerjileri başlıklarının öncelikli alanlar olarak belirlendiğinin altını çizdi.COP31'in 2035 uygulama hedeflerine de dikkati çeken Kurum, İklim Uygulama Köprüsü ile iklim finansmanının sahaya daha hızlı ve etkili ulaşmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Ben tarihi bir dönüm noktası olacağına inandığımız COP31 zirvemizde sizleri de görmekten büyük mutluluk duyacağımızı belirtmek istiyorum. Kasımda dünyanın en güzel şehirlerinden Antalya’mızda buluşalım. ifadelerini kullandı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/mogolistan-daki-unccd-17-taraflar-konferansi-nda-cop31-baskani-murat-kurum-un-video-mesaji-yayimlandi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kastamonu'da özel bireyler için ahşap tepsi boyama etkinliği düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kastamonu-da-ozel-bireyler-icin-ahsap-tepsi-boyama-etkinligi-duzenlendi/899341/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kastamonu-da-ozel-bireyler-icin-ahsap-tepsi-boyama-etkinligi-duzenlendi/899341/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:30:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kastamonu / Kastamonu'da özel gereksinimli bireylere yönelik boyama etkinliği gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kastamonu Haberleri : Kastamonu'da özel gereksinimli bireylere yönelik boyama etkinliği gerçekleştirildi.Kastamonu Belediyesi ile Kastamonu Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği işbirliğinde Belediye Engelsiz Yaşam Merkezi'nde düzenlenen programda, Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Sanatkarı Haşim Süzme öncülüğünde 35 özel gereksinimli birey ahşap tepsileri boyadı.Keyifli vakit geçiren özel bireyler, etkinlik sonunda boyadıkları tepsileri evlerine götürdüler.Haşim Süzme, AA muhabirine, bu etkinlik için Antalya'dan, çocukluğunun geçtiği Kastamonu'ya geldiği için çok mutlu olduğunu söyledi.Çocukluğunun, babasının polis memuru olarak görev yaptığı Kastamonu'da geçtiğini belirten Süzme, Her gelişimde özel bireylerimize destek olmaya çalışıyoruz. Yalnız Kastamonu değil, bütün Türkiye ve yurt dışındakilere de destek olmaya çalışıyoruz. diye konuştu.Kastamonu Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği Başkanı Huriye Boyraz da etkinliğin özel bireyler için çok kıymetli olduğunu söyledi.Haşim Süzme'nin Türkiye'nin dört bir yanındaki özel bireylere ahşap materyaller, özellikle zeka geliştirici materyaller ve oyuncaklar gönderdiğini belirten Boyraz, Gerçekten ahşap materyalleri, özellikle zeka geliştirici materyalleri, oyuncakları hiç ücret talep etmeden, hiçbir karşılık beklemeden hediye ediyor. Bizler için de bu gerçekten çok gurur verici. Benim çocuklarım bugün çok mutlu. ifadelerini kullandı.Etkinliğe katılan özel bireylerin atölyeye katılmak için köylerden geldiğini anlatan Boyraz, Çocuklarımızın hepsi atölye çalışmasına gelmek için köylerden geldiler. Bu da çok kıymetli. Onlar da çok mutlu oldular bugün. Hepsi tepsi boyamaya gidiyoruz diye evlerinden, köylerinden geldiler. Duyguları onların gülüşlerinden belli ediyorlar. dedi.Kastamonu Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi sorumlusu Hilal Kübra Cebeci ise etkinliğin öğrencilerin motivasyonunu artırmak ve bireysel gelişimlerini desteklemek amacıyla düzenlendiğini söyledi.Cebeci, Bugün burada öğrencilerimizin motivasyonunu artırıcı ve bireysel gelişimleri destekleyici etkinlikte bulunduk. Hepsi tepsilerini yaptılar. Rengarenk tepsiler oluşturdular. dedi.Etkinliğin amacına ilişkin Cebeci, Amacımız öğrencilerimizin mutlu olması. Bizim zaten en temel arzumuz bu. Çocuklar buraya mutlu gelsinler, mutlu gitsinler. Şu anda onu destekledik. Hepsini çok seviyoruz. ifadelerini kullandı.Cebeci, etkinliğe 35 öğrencinin katıldığını belirterek, Haşim Süzme'ye teşekkür etti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kastamonu Haberleri : Kastamonu'da özel gereksinimli bireylere yönelik boyama etkinliği gerçekleştirildi.Kastamonu Belediyesi ile Kastamonu Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği işbirliğinde Belediye Engelsiz Yaşam Merkezi'nde düzenlenen programda, Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları Sanatkarı Haşim Süzme öncülüğünde 35 özel gereksinimli birey ahşap tepsileri boyadı.Keyifli vakit geçiren özel bireyler, etkinlik sonunda boyadıkları tepsileri evlerine götürdüler.Haşim Süzme, AA muhabirine, bu etkinlik için Antalya'dan, çocukluğunun geçtiği Kastamonu'ya geldiği için çok mutlu olduğunu söyledi.Çocukluğunun, babasının polis memuru olarak görev yaptığı Kastamonu'da geçtiğini belirten Süzme, Her gelişimde özel bireylerimize destek olmaya çalışıyoruz. Yalnız Kastamonu değil, bütün Türkiye ve yurt dışındakilere de destek olmaya çalışıyoruz. diye konuştu.Kastamonu Özel Bireyler ve Aileleri Dayanışma Derneği Başkanı Huriye Boyraz da etkinliğin özel bireyler için çok kıymetli olduğunu söyledi.Haşim Süzme'nin Türkiye'nin dört bir yanındaki özel bireylere ahşap materyaller, özellikle zeka geliştirici materyaller ve oyuncaklar gönderdiğini belirten Boyraz, Gerçekten ahşap materyalleri, özellikle zeka geliştirici materyalleri, oyuncakları hiç ücret talep etmeden, hiçbir karşılık beklemeden hediye ediyor. Bizler için de bu gerçekten çok gurur verici. Benim çocuklarım bugün çok mutlu. ifadelerini kullandı.Etkinliğe katılan özel bireylerin atölyeye katılmak için köylerden geldiğini anlatan Boyraz, Çocuklarımızın hepsi atölye çalışmasına gelmek için köylerden geldiler. Bu da çok kıymetli. Onlar da çok mutlu oldular bugün. Hepsi tepsi boyamaya gidiyoruz diye evlerinden, köylerinden geldiler. Duyguları onların gülüşlerinden belli ediyorlar. dedi.Kastamonu Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi sorumlusu Hilal Kübra Cebeci ise etkinliğin öğrencilerin motivasyonunu artırmak ve bireysel gelişimlerini desteklemek amacıyla düzenlendiğini söyledi.Cebeci, Bugün burada öğrencilerimizin motivasyonunu artırıcı ve bireysel gelişimleri destekleyici etkinlikte bulunduk. Hepsi tepsilerini yaptılar. Rengarenk tepsiler oluşturdular. dedi.Etkinliğin amacına ilişkin Cebeci, Amacımız öğrencilerimizin mutlu olması. Bizim zaten en temel arzumuz bu. Çocuklar buraya mutlu gelsinler, mutlu gitsinler. Şu anda onu destekledik. Hepsini çok seviyoruz. ifadelerini kullandı.Cebeci, etkinliğe 35 öğrencinin katıldığını belirterek, Haşim Süzme'ye teşekkür etti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/kastamonu-da-ozel-bireyler-icin-ahsap-tepsi-boyama-etkinligi-duzenlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Basit konaklama tesisleri ile plaj işletmelerine ilişkin yönetmelikte değişiklik</title>
      <link>https://www.canligaste.com/basit-konaklama-tesisleri-ile-plaj-isletmelerine-iliskin-yonetmelikte-degisiklik/899340/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/basit-konaklama-tesisleri-ile-plaj-isletmelerine-iliskin-yonetmelikte-degisiklik/899340/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:28:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Resmi Gazete'de yayımlanan değişikliğe göre, kapasitesi 25 oda ve üzeri olan tesislerin girişinde resepsiyon bulunması zorunlu olacak - Yüzme havuzu bulunan tesislerde, havuz ve güneşlenme alanlarında kaymayı önleyici zemin kaplaması bulunacak. Havuzlarda emniyet basamakları ile derinliğin değiştiği her kademede ölçülerin gösterilmesi şartı aranacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : Kapasitesi 25 oda ve üzeri olan tesislerin girişinde resepsiyon bulunması zorunlu hale getirildi.Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanan Basit Konaklama Tesisleri ile Plaj İşletmelerinin Belgelendirilmesine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlandı.Düzenlemeyle, basit konaklama turizm işletme belgeleri, ölüme bağlı tasarruf veya miras yoluyla intikal haricindeki nedenlerle devredilemeyecek.Belgenin bu hükme aykırı şekilde devredildiğinin tespiti halinde valilikçe işlem yapılacak.Basit konaklama tesisleri için asgari nitelikler belirlendiYönetmeliğe eklenen yeni maddeyle basit konaklama tesislerinde aranacak asgari nitelikler de düzenlendi.Buna göre, kapasitesi 25 oda ve üzeri olan tesislerin girişinde resepsiyon bulunması zorunlu olacak. Tesiste yiyecek ve içecek servisi yapılması halinde malzemelerin, saklama ve servis sırasında bozulmalarını önleyecek şekilde uygun ısıda muhafaza edilmesi gerekecek.Tesislerde ilk yardım malzemeleri bulundurulacak ve ilk yardım sertifikası bulunan personel istihdam edilecek. Ayrıca tesislerin temizlik ve bakımlarının düzenli olarak yapılması ve haşerelerle düzenli mücadele yürütülmesi zorunlu olacak.Yüzme havuzlarına yönelik şartlarDüzenlemeyle yüzme havuzu bulunan basit konaklama tesislerinde de çeşitli standartlar getirildi.Buna göre, havuzların zemin ve duvarlarının uygun ve nitelikli malzemeyle kaplı olması, çevresinde taşma oluğu veya aynı işlevi gören benzer sistemin bulunması ve suyun sürekli temizliğini sağlayacak filtrasyon ve dezenfeksiyon sisteminin kurulması gerekecek.Havuz ve güneşlenme alanlarında kaymayı önleyici zemin kaplaması bulunacak. Havuzlarda emniyet basamakları ile derinliğin değiştiği her kademede ölçülerin gösterilmesi şartı aranacak.Çocuklar için en fazla 50 santimetre derinliğinde ayrı bir havuz bulunması gerekecek. Havuz kullanım kurallarının Türkçe ve en az iki yabancı dilde belirtildiği levhanın bulunması, soyunma kabini ve duşun yer alması da zorunlu olacak.Tesislerde havuz sayısı ve büyüklükleri dikkate alınarak en az iki sertifikalı cankurtaran bulundurulacak.Sadece 12 yaş ve üzeri müşterileri kabul eden konaklama tesislerinde, bu pazarlama ve işletme politikasının müşterilere önceden bildirilmesi şartıyla çocuk havuzu aranmayacak. Ancak tesisin bu politikasını değiştirmesi halinde, yeni uygulamaya geçmeden önce çocuk havuzu yapılması gerekecek.Eğlence havuzlarına da düzenleme yapıldıTesislerde kaydırak, şelale, dalga havuzu ve benzeri eğlence amaçlı su aktivitelerinin gerçekleştirildiği havuzların bulunması halinde de çeşitli güvenlik şartları uygulanacak.Eğlence havuzlarının faal olduğu zamanlarda düzen ve emniyeti sağlamakla görevli personel bulundurulacak.Havuz çevresinde kaymayı önleyici zemin kaplaması bulunacak, suyun sürekli temizliğini sağlayan sistem kurulacak ve havuz kullanım kuralları Türkçe ile en az iki yabancı dilde levhayla belirtilecek.Odalarda bulunması gerekenler belirlendiYönetmelikle basit konaklama tesislerinin yatak odalarında bulunması gereken asgari donanımlar da belirlendi.Buna göre, odalarda standartlara uygun yatak, kişi başı bir yastık, yastık kılıfı, el ve banyo havlusu, çarşaf, iklim koşullarına göre pike veya yorgan, yatak başucu sehpası veya benzeri düzenleme, genel aydınlatma, doğal havalandırma, priz, çöp kutusu, elbise dolabı veya benzeri düzenleme ile perde veya benzeri düzenleme bulunacak.Oda kapılarında elektronik kilit bulunmaması halinde ilave kilit sistemi yapılacak.Banyolarda ise suyun yayılımını engelleyici eşik veya benzeri düzenleme, duş kabini veya duş perdesi, vitrifiye, armatür, batarya, duş donanımı, ayna, çöp kutusu ve sabun bulundurulması gerekecek.Yönetmelikle ayrıca plaj işletmeleri ve basit konaklama tesislerinin belirlenen nitelikleri sağlamasının zorunlu olduğu hükme bağlandı. Bu belgelere sahip tesislerin denetimlerinde Bakanlık kontrolörlerinin de görev alması düzenlendi.Yeni asgari niteliklere ilişkin hükümler 1 Kasım'da yürürlüğe girecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : Kapasitesi 25 oda ve üzeri olan tesislerin girişinde resepsiyon bulunması zorunlu hale getirildi.Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanan Basit Konaklama Tesisleri ile Plaj İşletmelerinin Belgelendirilmesine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlandı.Düzenlemeyle, basit konaklama turizm işletme belgeleri, ölüme bağlı tasarruf veya miras yoluyla intikal haricindeki nedenlerle devredilemeyecek.Belgenin bu hükme aykırı şekilde devredildiğinin tespiti halinde valilikçe işlem yapılacak.Basit konaklama tesisleri için asgari nitelikler belirlendiYönetmeliğe eklenen yeni maddeyle basit konaklama tesislerinde aranacak asgari nitelikler de düzenlendi.Buna göre, kapasitesi 25 oda ve üzeri olan tesislerin girişinde resepsiyon bulunması zorunlu olacak. Tesiste yiyecek ve içecek servisi yapılması halinde malzemelerin, saklama ve servis sırasında bozulmalarını önleyecek şekilde uygun ısıda muhafaza edilmesi gerekecek.Tesislerde ilk yardım malzemeleri bulundurulacak ve ilk yardım sertifikası bulunan personel istihdam edilecek. Ayrıca tesislerin temizlik ve bakımlarının düzenli olarak yapılması ve haşerelerle düzenli mücadele yürütülmesi zorunlu olacak.Yüzme havuzlarına yönelik şartlarDüzenlemeyle yüzme havuzu bulunan basit konaklama tesislerinde de çeşitli standartlar getirildi.Buna göre, havuzların zemin ve duvarlarının uygun ve nitelikli malzemeyle kaplı olması, çevresinde taşma oluğu veya aynı işlevi gören benzer sistemin bulunması ve suyun sürekli temizliğini sağlayacak filtrasyon ve dezenfeksiyon sisteminin kurulması gerekecek.Havuz ve güneşlenme alanlarında kaymayı önleyici zemin kaplaması bulunacak. Havuzlarda emniyet basamakları ile derinliğin değiştiği her kademede ölçülerin gösterilmesi şartı aranacak.Çocuklar için en fazla 50 santimetre derinliğinde ayrı bir havuz bulunması gerekecek. Havuz kullanım kurallarının Türkçe ve en az iki yabancı dilde belirtildiği levhanın bulunması, soyunma kabini ve duşun yer alması da zorunlu olacak.Tesislerde havuz sayısı ve büyüklükleri dikkate alınarak en az iki sertifikalı cankurtaran bulundurulacak.Sadece 12 yaş ve üzeri müşterileri kabul eden konaklama tesislerinde, bu pazarlama ve işletme politikasının müşterilere önceden bildirilmesi şartıyla çocuk havuzu aranmayacak. Ancak tesisin bu politikasını değiştirmesi halinde, yeni uygulamaya geçmeden önce çocuk havuzu yapılması gerekecek.Eğlence havuzlarına da düzenleme yapıldıTesislerde kaydırak, şelale, dalga havuzu ve benzeri eğlence amaçlı su aktivitelerinin gerçekleştirildiği havuzların bulunması halinde de çeşitli güvenlik şartları uygulanacak.Eğlence havuzlarının faal olduğu zamanlarda düzen ve emniyeti sağlamakla görevli personel bulundurulacak.Havuz çevresinde kaymayı önleyici zemin kaplaması bulunacak, suyun sürekli temizliğini sağlayan sistem kurulacak ve havuz kullanım kuralları Türkçe ile en az iki yabancı dilde levhayla belirtilecek.Odalarda bulunması gerekenler belirlendiYönetmelikle basit konaklama tesislerinin yatak odalarında bulunması gereken asgari donanımlar da belirlendi.Buna göre, odalarda standartlara uygun yatak, kişi başı bir yastık, yastık kılıfı, el ve banyo havlusu, çarşaf, iklim koşullarına göre pike veya yorgan, yatak başucu sehpası veya benzeri düzenleme, genel aydınlatma, doğal havalandırma, priz, çöp kutusu, elbise dolabı veya benzeri düzenleme ile perde veya benzeri düzenleme bulunacak.Oda kapılarında elektronik kilit bulunmaması halinde ilave kilit sistemi yapılacak.Banyolarda ise suyun yayılımını engelleyici eşik veya benzeri düzenleme, duş kabini veya duş perdesi, vitrifiye, armatür, batarya, duş donanımı, ayna, çöp kutusu ve sabun bulundurulması gerekecek.Yönetmelikle ayrıca plaj işletmeleri ve basit konaklama tesislerinin belirlenen nitelikleri sağlamasının zorunlu olduğu hükme bağlandı. Bu belgelere sahip tesislerin denetimlerinde Bakanlık kontrolörlerinin de görev alması düzenlendi.Yeni asgari niteliklere ilişkin hükümler 1 Kasım'da yürürlüğe girecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/basit-konaklama-tesisleri-ile-plaj-isletmelerine-iliskin-yonetmelikte-degisiklik.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Spot piyasada doğal gaz fiyatları / 26 Ağustos 2026</title>
      <link>https://www.canligaste.com/spot-piyasada-elektrik-fiyatlari-26-agustos-2026/899339/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/spot-piyasada-elektrik-fiyatlari-26-agustos-2026/899339/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:27:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / Spot doğal gaz piyasasında dün 1000 metreküp doğal gazın referans fiyatı 17 bin 179 lira olarak belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Spot doğal gaz piyasasında dün 1000 metreküp doğal gazın referans fiyatı 17 bin 179 lira olarak belirlendi.Enerji Piyasaları İşletme AŞ verilerine göre, dün spot doğal gaz piyasasında işlem hacmi 4 milyon 930 bin 373 lira oldu. Bu tutar, önceki gün 4 milyon 212 bin 775 lira olarak açıklanmıştı.Spot doğal gaz piyasasında dün 1000 metreküp doğal gazın referans fiyatı 17 bin 179 lira olarak belirlenirken, gaz ticaret miktarı 287 bin metreküp oldu.Piyasa katılımcıları için dengeleme gazı alış fiyatı 18 bin 37 lira 95 kuruş, satış fiyatı ise 16 bin 320 lira 5 kuruş olarak belirlendi.Türkiye'ye dün 98 milyon 912 bin 804 metreküp gaz girişi gerçekleşti. Piyasaya arz edilen doğal gaz miktarı ise 98 milyon 964 bin 620 metreküp olarak kayıtlara geçti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : Spot doğal gaz piyasasında dün 1000 metreküp doğal gazın referans fiyatı 17 bin 179 lira olarak belirlendi.Enerji Piyasaları İşletme AŞ verilerine göre, dün spot doğal gaz piyasasında işlem hacmi 4 milyon 930 bin 373 lira oldu. Bu tutar, önceki gün 4 milyon 212 bin 775 lira olarak açıklanmıştı.Spot doğal gaz piyasasında dün 1000 metreküp doğal gazın referans fiyatı 17 bin 179 lira olarak belirlenirken, gaz ticaret miktarı 287 bin metreküp oldu.Piyasa katılımcıları için dengeleme gazı alış fiyatı 18 bin 37 lira 95 kuruş, satış fiyatı ise 16 bin 320 lira 5 kuruş olarak belirlendi.Türkiye'ye dün 98 milyon 912 bin 804 metreküp gaz girişi gerçekleşti. Piyasaya arz edilen doğal gaz miktarı ise 98 milyon 964 bin 620 metreküp olarak kayıtlara geçti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/spot-piyasada-elektrik-fiyatlari-26-agustos-2026.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İçişleri Bakanlığından Malul Gaziler Haftası mesajı:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/icisleri-bakanligindan-malul-gaziler-haftasi-mesaji/899338/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/icisleri-bakanligindan-malul-gaziler-haftasi-mesaji/899338/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:24:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara / Kahraman gazilerimize saygı, minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri : İçişleri Bakanlığı, 26-30 Ağustos Malul Gaziler Haftası dolayısıyla mesaj yayımladı.Bakanlığın sosyal medya hesabından paylaşılan mesajda, şu ifadelere yer verildi:Yarınlarımızı güvenle inşa edebilmemiz ve çocuklarımıza güçlü bir gelecek bırakabilmemiz için canlarını ortaya koyan malul gazilerimiz, vatan sevgisinin ve fedakarlığın en kıymetli temsilcileridir ve milletimizin gönlünde daima müstesna bir yere sahip olacaktır. 26-30 Ağustos Malul Gaziler Haftası'nda kahraman gazilerimize saygı, minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri : İçişleri Bakanlığı, 26-30 Ağustos Malul Gaziler Haftası dolayısıyla mesaj yayımladı.Bakanlığın sosyal medya hesabından paylaşılan mesajda, şu ifadelere yer verildi:Yarınlarımızı güvenle inşa edebilmemiz ve çocuklarımıza güçlü bir gelecek bırakabilmemiz için canlarını ortaya koyan malul gazilerimiz, vatan sevgisinin ve fedakarlığın en kıymetli temsilcileridir ve milletimizin gönlünde daima müstesna bir yere sahip olacaktır. 26-30 Ağustos Malul Gaziler Haftası'nda kahraman gazilerimize saygı, minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/icisleri-bakanligindan-malul-gaziler-haftasi-mesaji.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail'in hedefindeki kurum: UNRWA </title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-in-hedefindeki-kurum-unrwa/899337/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-in-hedefindeki-kurum-unrwa/899337/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:21:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kudüs / İsrail'in UNRWA'ya karşı izlediği politika, 1948 ve sonrasında yerinden edilen milyonlarca Filistinli mültecinin geri dönüş hakkını ortadan kaldırmaya teşebbüs olarak değerlendiriliyor - İsrail'in başlattığı karalama kampanyası nedeniyle bazı bağışçı ülkelerin sağladıkları desteği durdurduğu UNRWA, yaşadığı mali açmaza rağmen 6 milyon Filistinli mülteciye destek olmaya çalışıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kudüs Haberleri : FARUK HANEDAR - Kuruluşundan bu yana Filistinlileri savaş, işgal ve yerinden edilmenin ağır sonuçlarıyla karşı karşıya bırakan İsrail, 76 yıldır milyonlarca Filistinli mültecinin en temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansını (UNRWA) da hedef tahtasına koydu. İsrail, Ekim 2023'te Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını başlatmasının ardından UNRWA'yı da karalama kampanyalarının hedefi haline getirdi. Ajansın tesislerine düzenlenen saldırılarda tonlarca gıda ve ilaç da kullanılamaz hale geldi.UNRWA'nın Ağustos 2026 verilerine göre, İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarında öğretmenler, sağlık çalışanları ve insani yardım görevlileri olmak üzere 311 UNRWA personeli ve 82 destek personeli hayatını kaybetti. İsrail’in Gazze’ye yönelik 2 yıldan fazla süren saldırılarında 100’den fazlası okul olmak üzere 312 UNRWA tesisi yıkıldı veya hasar gördü.Gazze'de 12 bin çalışanı bulunan UNRWA'nın bazı çalışanlarının 7 Ekim saldırılarına katıldığı iddiasıyla Ajansın kapatılması gerektiğini savunan İsrail'in tezleri BM tarafından reddedildi ve yürütülen soruşturma sonucunda İsrail'in iddiasını doğrulayacak kanıt olmadığı açıklandı. Buna rağmen İsrail Meclisi, 28 Ekim 2024'te UNRWA'nın işgal altındaki Doğu Kudüs'ün yanı sıra İsrail'deki faaliyetlerine son verilmesini öngören yasa tasarısını kabul etti ve bu yasa, 1 Şubat 2025'te yürürlüğe girdi.Yasanın yürürlüğe girmesinin ardından UNRWA'nın işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan merkezlerine baskın düzenleyerek faaliyetlerini durduran İsrail, Ajansın Şeyh Cerrah Mahallesi'ndeki genel merkezine de 20 Ocak 2026'da baskın düzenleyerek yerleşkeye el koydu, içerideki tesisleri yıktı ve araziye İsrail bayrağı çekti. İsrail, Kalendiya Eğitim Merkezine de el koyduSene başında UNRWA'nın işgal altındaki Doğu Kudüs'ün kuzeyinde, Ayrım Duvarı'nın Batı Şeria tarafında kalan Kalendiya Eğitim Merkezinin elektrik ve suyunu kesen, Arap çalışanları çıkaran İsrail, 25 Ağustos'ta merkeze baskın düzenleyerek el koydu.İsrail bu adımıyla, UNRWA verilerine göre, mesleki eğitim merkezinde eğitim gören 15-19 yaş aralığında 350 öğrencinin eğitim hakkını elinden alırken Tel Aviv yönetiminin Ajansa karşı izlediği politika, işgal altındaki Batı Şeria'da son derece kötü olan sosyo-ekonomik şartları her geçen gün daha da kötüleştiriyor. İsrail'in Ajansa karşı izlediği politika, 1948 ve sonrasında yerinden edilen milyonlarca Filistinli mültecinin geri dönüş hakkını ortadan kaldırmaya teşebbüs olarak değerlendiriliyor.Nitekim 1948'de yerlerinden edilen 57 Filistin köyünden gelen 17-18 bin mültecinin yaşadığı, yaklaşık 360 dönümlük alan üzerine kurulu Kalendiya Mülteci Kampındaki merkeze el koyma UNRWA'ya karşı atılan bu adım, İsrail'in Filistinli mültecilerin geri dönüş hakkını ortadan kaldırmaya yönelik sistematik politikasının bir parçası olarak görülüyor. Filistinli mültecilere destek olan: UNRWAUNRWA, İsrail'in 14 Mayıs 1948'de işgal altında tuttuğu Filistin topraklarında bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Filistinlileri sürgün ettiği Nekbenin (Büyük Felaket) ardından, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 8 Aralık 1949 tarih ve 302 sayılı kararıyla Filistinli mültecilere doğrudan yardım ve çalışma programları yürütmek amacıyla kuruldu.Faaliyet alanı, 1 Haziran 1946 ile 15 Mayıs 1948 tarihleri arasında normal ikamet yerleri Filistin olan ve 1948'de hem evlerini hem geçim kaynaklarını kaybeden kişiler olarak tanımlanan Ajans, faaliyete başladığı 1950'de 750 bin Filistinli mültecinin ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışıyordu. UNRWA, başlangıçta Filistinli mülteciler sorununa çözüm bulunana kadar geçici süreyle kurulmuş olsa da çözüm bulunamadığı için BM Genel Kurulu, Ajansın görev süresini defalarca yeniledi ve BM Genel Kurulu kararıyla görev süresi 30 Haziran 2029'a kadar uzatıldı. Filistinli mültecilerin hayatını bir nebze olsun kolaylaştırabilmek için faaliyet gösteren Ajansın hizmetlerinden bugün yaklaşık 6 milyon Filistinli mülteci yararlanabiliyor.Buna karşın, İsrail'in başlattığı karalama kampanyası, bazı bağışçı ülkelerin Ajansa sağladıkları mali desteği askıya almış, bağışların durdurulması, bütçesinin büyük bölümünü gönüllü katkılardan sağlayan Ajansı derin bir mali açmazla karşı karşıya bıraktı. ​​​​​​​UNRWA, yaklaşık 6 milyon mülteciye temel yaşam ihtiyaçları için katkı sağlıyorUNRWA'nın güncel verilerine göre, işgal altındaki Batı Şeria, Gazze Şeridi, Ürdün, Lübnan ve Suriye'deki kamplarda yaklaşık 6 milyon Filistinli mülteci bulunuyor. UNRWA, İsrail'in işgali altındaki Filistin topraklarında 19'u Batı Şeria, 8'i Gazze Şeridi olmak üzere 27; komşu ülkeler Ürdün'de 10, Lübnan'da 12 ve Suriye'de 9 olmak üzere 31; toplamda ise 58 resmi kayıtlı mülteci kampındaki Filistinlilerin temel ihtiyaçlarını karşılıyor. İşgal altındaki Batı Şeria, Ürdün, Lübnan ve Suriye'de UNRWA'ya ait 420'den fazla okulda okulda 240 binin üzerinde Filistinli çocuk eğitim görürken bu okullarda toplam 11 binden fazla eğitim personeli istihdam ediliyor.  İsrail'in bombardıman ve işgalle büyük yıkıma neden olduğu Gazze Şeridi'nde ise savaş öncesinde 288 okulda 300 binden fazla Filistinli öğrenci eğitimden faydalanıyordu. İsrail'in son saldırılarından önce Gazze'de bulunanlar dahil toplam 3 binden fazla personelin çalıştığı yaklaşık 150 sağlık merkezinde, senelik 10 milyondan fazla Filistinli mülteci sağlık hizmetlerinden ücretsiz faydalanıyor.Yaklaşık 2 milyonu Gazze Şeridi'nde olmak üzere 2,6 milyon Filistinli mülteci, acil gıda ve nakit yardımından faydalanıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kudüs Haberleri : FARUK HANEDAR - Kuruluşundan bu yana Filistinlileri savaş, işgal ve yerinden edilmenin ağır sonuçlarıyla karşı karşıya bırakan İsrail, 76 yıldır milyonlarca Filistinli mültecinin en temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansını (UNRWA) da hedef tahtasına koydu. İsrail, Ekim 2023'te Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını başlatmasının ardından UNRWA'yı da karalama kampanyalarının hedefi haline getirdi. Ajansın tesislerine düzenlenen saldırılarda tonlarca gıda ve ilaç da kullanılamaz hale geldi.UNRWA'nın Ağustos 2026 verilerine göre, İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırılarında öğretmenler, sağlık çalışanları ve insani yardım görevlileri olmak üzere 311 UNRWA personeli ve 82 destek personeli hayatını kaybetti. İsrail’in Gazze’ye yönelik 2 yıldan fazla süren saldırılarında 100’den fazlası okul olmak üzere 312 UNRWA tesisi yıkıldı veya hasar gördü.Gazze'de 12 bin çalışanı bulunan UNRWA'nın bazı çalışanlarının 7 Ekim saldırılarına katıldığı iddiasıyla Ajansın kapatılması gerektiğini savunan İsrail'in tezleri BM tarafından reddedildi ve yürütülen soruşturma sonucunda İsrail'in iddiasını doğrulayacak kanıt olmadığı açıklandı. Buna rağmen İsrail Meclisi, 28 Ekim 2024'te UNRWA'nın işgal altındaki Doğu Kudüs'ün yanı sıra İsrail'deki faaliyetlerine son verilmesini öngören yasa tasarısını kabul etti ve bu yasa, 1 Şubat 2025'te yürürlüğe girdi.Yasanın yürürlüğe girmesinin ardından UNRWA'nın işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan merkezlerine baskın düzenleyerek faaliyetlerini durduran İsrail, Ajansın Şeyh Cerrah Mahallesi'ndeki genel merkezine de 20 Ocak 2026'da baskın düzenleyerek yerleşkeye el koydu, içerideki tesisleri yıktı ve araziye İsrail bayrağı çekti. İsrail, Kalendiya Eğitim Merkezine de el koyduSene başında UNRWA'nın işgal altındaki Doğu Kudüs'ün kuzeyinde, Ayrım Duvarı'nın Batı Şeria tarafında kalan Kalendiya Eğitim Merkezinin elektrik ve suyunu kesen, Arap çalışanları çıkaran İsrail, 25 Ağustos'ta merkeze baskın düzenleyerek el koydu.İsrail bu adımıyla, UNRWA verilerine göre, mesleki eğitim merkezinde eğitim gören 15-19 yaş aralığında 350 öğrencinin eğitim hakkını elinden alırken Tel Aviv yönetiminin Ajansa karşı izlediği politika, işgal altındaki Batı Şeria'da son derece kötü olan sosyo-ekonomik şartları her geçen gün daha da kötüleştiriyor. İsrail'in Ajansa karşı izlediği politika, 1948 ve sonrasında yerinden edilen milyonlarca Filistinli mültecinin geri dönüş hakkını ortadan kaldırmaya teşebbüs olarak değerlendiriliyor.Nitekim 1948'de yerlerinden edilen 57 Filistin köyünden gelen 17-18 bin mültecinin yaşadığı, yaklaşık 360 dönümlük alan üzerine kurulu Kalendiya Mülteci Kampındaki merkeze el koyma UNRWA'ya karşı atılan bu adım, İsrail'in Filistinli mültecilerin geri dönüş hakkını ortadan kaldırmaya yönelik sistematik politikasının bir parçası olarak görülüyor. Filistinli mültecilere destek olan: UNRWAUNRWA, İsrail'in 14 Mayıs 1948'de işgal altında tuttuğu Filistin topraklarında bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Filistinlileri sürgün ettiği Nekbenin (Büyük Felaket) ardından, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 8 Aralık 1949 tarih ve 302 sayılı kararıyla Filistinli mültecilere doğrudan yardım ve çalışma programları yürütmek amacıyla kuruldu.Faaliyet alanı, 1 Haziran 1946 ile 15 Mayıs 1948 tarihleri arasında normal ikamet yerleri Filistin olan ve 1948'de hem evlerini hem geçim kaynaklarını kaybeden kişiler olarak tanımlanan Ajans, faaliyete başladığı 1950'de 750 bin Filistinli mültecinin ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışıyordu. UNRWA, başlangıçta Filistinli mülteciler sorununa çözüm bulunana kadar geçici süreyle kurulmuş olsa da çözüm bulunamadığı için BM Genel Kurulu, Ajansın görev süresini defalarca yeniledi ve BM Genel Kurulu kararıyla görev süresi 30 Haziran 2029'a kadar uzatıldı. Filistinli mültecilerin hayatını bir nebze olsun kolaylaştırabilmek için faaliyet gösteren Ajansın hizmetlerinden bugün yaklaşık 6 milyon Filistinli mülteci yararlanabiliyor.Buna karşın, İsrail'in başlattığı karalama kampanyası, bazı bağışçı ülkelerin Ajansa sağladıkları mali desteği askıya almış, bağışların durdurulması, bütçesinin büyük bölümünü gönüllü katkılardan sağlayan Ajansı derin bir mali açmazla karşı karşıya bıraktı. ​​​​​​​UNRWA, yaklaşık 6 milyon mülteciye temel yaşam ihtiyaçları için katkı sağlıyorUNRWA'nın güncel verilerine göre, işgal altındaki Batı Şeria, Gazze Şeridi, Ürdün, Lübnan ve Suriye'deki kamplarda yaklaşık 6 milyon Filistinli mülteci bulunuyor. UNRWA, İsrail'in işgali altındaki Filistin topraklarında 19'u Batı Şeria, 8'i Gazze Şeridi olmak üzere 27; komşu ülkeler Ürdün'de 10, Lübnan'da 12 ve Suriye'de 9 olmak üzere 31; toplamda ise 58 resmi kayıtlı mülteci kampındaki Filistinlilerin temel ihtiyaçlarını karşılıyor. İşgal altındaki Batı Şeria, Ürdün, Lübnan ve Suriye'de UNRWA'ya ait 420'den fazla okulda okulda 240 binin üzerinde Filistinli çocuk eğitim görürken bu okullarda toplam 11 binden fazla eğitim personeli istihdam ediliyor.  İsrail'in bombardıman ve işgalle büyük yıkıma neden olduğu Gazze Şeridi'nde ise savaş öncesinde 288 okulda 300 binden fazla Filistinli öğrenci eğitimden faydalanıyordu. İsrail'in son saldırılarından önce Gazze'de bulunanlar dahil toplam 3 binden fazla personelin çalıştığı yaklaşık 150 sağlık merkezinde, senelik 10 milyondan fazla Filistinli mülteci sağlık hizmetlerinden ücretsiz faydalanıyor.Yaklaşık 2 milyonu Gazze Şeridi'nde olmak üzere 2,6 milyon Filistinli mülteci, acil gıda ve nakit yardımından faydalanıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>OYAK Denizcilik ve Liman İşletmelerinden İskenderun'a liman ve lojistik yatırımı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/oyak-denizcilik-ve-liman-isletmelerinden-iskenderun-a-liman-ve-lojistik-yatirimi/899336/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/oyak-denizcilik-ve-liman-isletmelerinden-iskenderun-a-liman-ve-lojistik-yatirimi/899336/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:20:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ekonomi / OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri Genel Müdürü Emre Atay: - Yeni liman ve demir yolu lojistik merkezi yatırımlarımızla hem Türkiye hem de bölge coğrafyasında oyun kurucu bir rol üstlenerek küresel lojistik ağlarındaki konumumuzu perçinliyoruz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ekonomi Haberleri : OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri, yeni liman ve demir yolu lojistik merkezini Hatay'ın İskenderun ilçesinde hayata geçirecek.Şirketten yapılan açıklamaya göre, genel kargo ve dökme katı yük taşımacılığında Türkiye genelinde yüzde 10'un üzerinde pazar payına sahip olan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri, yeni dönemde uluslararası standartlarda sürdürülebilir rekabet gücüne odaklandı.Şirket, küresel hedefleri doğrultusunda oluşturduğu stratejik yatırım planı ve yeni iş modelleriyle küresel lojistik ağlarındaki konumunu sağlamlaştırmaya odaklandı.Mevcut uzmanlığını stratejik yeni liman ve lojistik merkezi yatırımlarıyla yeni hizmet alanlarına taşıyan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri, liderlik vizyonunu uluslararası ölçekte de güçlendiriyor.İlk olacak bazı yenilikçi uygulamaları operasyonlarımıza entegre etmeyi hedefliyoruzAçıklamada görüşlerine yer verilen OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri Genel Müdürü Emre Atay, Temmuz 2025'teki yönetim değişimiyle başlayan yeni dönemi kritik bir stratejik dönüm noktası olarak ifade etti.Atay, OYAK'ın 2030 vizyonu doğrultusunda rotalarını ulusal ve uluslararası ölçekteki liman yatırımları ile küresel stratejik ortaklıklara çevirdiklerini vurguladı.Genişleme stratejisi doğrultusunda, şirketin sektördeki konumunu küresel bir aktör olarak güçlendirmeyi hedeflediklerine dikkati çeken Atay, mevcut uzmanlıklarını, yeni hizmet alanlarına taşıyarak liderlik vizyonlarını küresel ölçekte güçlendirdiklerini vurguladı.Atay, bu vizyon çerçevesinde çalışmalarını sürdürdüklerini aktararak, Liman işletmeciliğinde dünyada sayılı örnekler arasında gösterilen ve Türkiye'de ilk olacak bazı yenilikçi uygulamaları da yakın dönemde operasyonlarımıza entegre etmeyi hedefliyoruz. değerlendirmesini yaptı.Türkiye sanayisinin lokomotifi olan demir-çelik ve enerji tesislerinin tedarik zincirinde kritik bir köprü görevi üstlendiklerini ifade eden Atay, şunları kaydetti:Bu stratejik sorumluluğumuzun bilinciyle, operasyonel süreklilikten ödün vermeden, tüm paydaşlarımıza da aynı yüksek hizmet standartlarında çözümler sunarak ekosistemimize değer katmaya devam ediyoruz. Bölgesel kalkınmanın merkezinde yer almayı hedefliyoruz. Gelecek projeksiyonumuz doğrultusunda İskenderun Bölgesi'nin lojistik ekosistemini dönüştürecek yeni liman ve demir yolu lojistik merkezi yatırımlarımızla hem Türkiye hem de bölge coğrafyasında oyun kurucu bir rol üstlenerek küresel lojistik ağlarındaki konumumuzu perçinliyoruz.Kuruluşumuzdan bu yana toplamda 12 bin 200 gemilik operasyon hacmiAtay, 2026 hedefleri doğrultusunda küresel rekabete odaklanan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmelerinin gelecek vizyonuna değinerek, Modernizasyon çalışmalarına hız kazandırdığımız vinç parkurumuz ve yapısal olarak güçlendirdiğimiz rıhtımlarımızla, 2026 projeksiyonlarımızı çevresel sürdürülebilirlik, teknolojik inovasyon ve yüksek verimlilik temelleri üzerine inşa ediyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Genel kargo ve dökme katı yük odağındaki tüm süreçleri, koşulsuz müşteri memnuniyeti hedefiyle optimize ettiklerini kaydeden Atay, temel stratejilerinin, hizmet kalitelerini uluslararası standartların üzerine taşıyarak portföylerini genişletmek ve mevcut yük segmentlerindeki elleçleme hacimlerini sürdürülebilir bir ivmeyle artırmak olduğunun altını çizdi.Atay, OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri'nin geniş hizmet yelpazesine ve operasyonel gücüne dikkati çekerek, liman, iskele, antrepo ve yükleme-boşaltma tesisleri işleterek entegre bir liman hizmetleri ağı sunduklarını hatırlattı.Yıllık 44 milyon metrik ton operasyon kapasitesiyle Erdemir ve İsdemir Liman Tesisleri'nde operasyonlarını başarıyla yönettiklerini aktaran Atay, şöyle devam etti:2025'te mevcut liman tesislerimizde toplam 21,72 milyon ton yük elleçleyerek, 'Genel Kargo ve Dökme Katı Yük' segmentinde Türkiye genelinde yüzde 10 pazar payına ulaşmış ve bu ürün gruplarında liderliğimizi sürdürmüş bulunuyoruz. Grup içi hizmetlerimizin yanı sıra grup dışı müşteri portföyümüzü de hızla büyütüyoruz. Limanlarımızda elleçlenen tonajlara baktığımızda, 2026'nın ilk iki çeyreği itibarıyla grup dışı üçüncü şahıs firmalara sunduğumuz hizmet oranı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41 artmış durumda.Atay, 2025 itibarıyla Türkiye genelinde dökme katı ve genel kargo gemilerinde yaklaşık 1370 gemiye hizmet verdiklerini belirterek, Kuruluşumuzdan bu yana toplamda 12 bin 200 gemilik operasyon hacmine ulaşmanın gururunu yaşamaktayız. 30’a yakın firmayı kapsayan geniş acente ağımız ile hizmet verdiğimiz şirketlere güçlü bir çözüm ortağı olarak konumlanmaktayız. değerlendirmesinde bulundu.Dökme katı ve genel kargonun yanı sıra, müşterilerine ait LPG ve yakıt tankerlerine de acentelik hizmeti verdiklerini kaydeden Atay, şunları kaydetti:Önümüzdeki dönemde hedefimiz, hizmet kalitemizden ödün vermeden mevcut hacmimizi istikrarlı şekilde artırmak, yurt içinde ve yurt dışında acentelik yapılanmamızı genişletmektir. Grup içi olarak sunduğumuz genel kargo, kuru yük, LPG ve akaryakıt tanker gemisi acenteliği hizmetlerimizin yanı sıra Türk Boğazları ve limanlarında grup dışı üçüncü şahıs acentelik faaliyetlerimizi de aralıksız sürdürüyoruz. Bu kapsamda, son dönemde dünya devi firmalarla imzaladığımız anlaşmalar doğrultusunda ve yılın son çeyreğini de hesaba kattığımızda, 2026 sonunda üçüncü şahıs grup dışı gemi sayımızda 2025'e kıyasla yüzde 50'nin üzerinde bir artış öngörülmektedir.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ekonomi Haberleri : OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri, yeni liman ve demir yolu lojistik merkezini Hatay'ın İskenderun ilçesinde hayata geçirecek.Şirketten yapılan açıklamaya göre, genel kargo ve dökme katı yük taşımacılığında Türkiye genelinde yüzde 10'un üzerinde pazar payına sahip olan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri, yeni dönemde uluslararası standartlarda sürdürülebilir rekabet gücüne odaklandı.Şirket, küresel hedefleri doğrultusunda oluşturduğu stratejik yatırım planı ve yeni iş modelleriyle küresel lojistik ağlarındaki konumunu sağlamlaştırmaya odaklandı.Mevcut uzmanlığını stratejik yeni liman ve lojistik merkezi yatırımlarıyla yeni hizmet alanlarına taşıyan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri, liderlik vizyonunu uluslararası ölçekte de güçlendiriyor.İlk olacak bazı yenilikçi uygulamaları operasyonlarımıza entegre etmeyi hedefliyoruzAçıklamada görüşlerine yer verilen OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri Genel Müdürü Emre Atay, Temmuz 2025'teki yönetim değişimiyle başlayan yeni dönemi kritik bir stratejik dönüm noktası olarak ifade etti.Atay, OYAK'ın 2030 vizyonu doğrultusunda rotalarını ulusal ve uluslararası ölçekteki liman yatırımları ile küresel stratejik ortaklıklara çevirdiklerini vurguladı.Genişleme stratejisi doğrultusunda, şirketin sektördeki konumunu küresel bir aktör olarak güçlendirmeyi hedeflediklerine dikkati çeken Atay, mevcut uzmanlıklarını, yeni hizmet alanlarına taşıyarak liderlik vizyonlarını küresel ölçekte güçlendirdiklerini vurguladı.Atay, bu vizyon çerçevesinde çalışmalarını sürdürdüklerini aktararak, Liman işletmeciliğinde dünyada sayılı örnekler arasında gösterilen ve Türkiye'de ilk olacak bazı yenilikçi uygulamaları da yakın dönemde operasyonlarımıza entegre etmeyi hedefliyoruz. değerlendirmesini yaptı.Türkiye sanayisinin lokomotifi olan demir-çelik ve enerji tesislerinin tedarik zincirinde kritik bir köprü görevi üstlendiklerini ifade eden Atay, şunları kaydetti:Bu stratejik sorumluluğumuzun bilinciyle, operasyonel süreklilikten ödün vermeden, tüm paydaşlarımıza da aynı yüksek hizmet standartlarında çözümler sunarak ekosistemimize değer katmaya devam ediyoruz. Bölgesel kalkınmanın merkezinde yer almayı hedefliyoruz. Gelecek projeksiyonumuz doğrultusunda İskenderun Bölgesi'nin lojistik ekosistemini dönüştürecek yeni liman ve demir yolu lojistik merkezi yatırımlarımızla hem Türkiye hem de bölge coğrafyasında oyun kurucu bir rol üstlenerek küresel lojistik ağlarındaki konumumuzu perçinliyoruz.Kuruluşumuzdan bu yana toplamda 12 bin 200 gemilik operasyon hacmiAtay, 2026 hedefleri doğrultusunda küresel rekabete odaklanan OYAK Denizcilik ve Liman İşletmelerinin gelecek vizyonuna değinerek, Modernizasyon çalışmalarına hız kazandırdığımız vinç parkurumuz ve yapısal olarak güçlendirdiğimiz rıhtımlarımızla, 2026 projeksiyonlarımızı çevresel sürdürülebilirlik, teknolojik inovasyon ve yüksek verimlilik temelleri üzerine inşa ediyoruz. değerlendirmesinde bulundu.Genel kargo ve dökme katı yük odağındaki tüm süreçleri, koşulsuz müşteri memnuniyeti hedefiyle optimize ettiklerini kaydeden Atay, temel stratejilerinin, hizmet kalitelerini uluslararası standartların üzerine taşıyarak portföylerini genişletmek ve mevcut yük segmentlerindeki elleçleme hacimlerini sürdürülebilir bir ivmeyle artırmak olduğunun altını çizdi.Atay, OYAK Denizcilik ve Liman İşletmeleri'nin geniş hizmet yelpazesine ve operasyonel gücüne dikkati çekerek, liman, iskele, antrepo ve yükleme-boşaltma tesisleri işleterek entegre bir liman hizmetleri ağı sunduklarını hatırlattı.Yıllık 44 milyon metrik ton operasyon kapasitesiyle Erdemir ve İsdemir Liman Tesisleri'nde operasyonlarını başarıyla yönettiklerini aktaran Atay, şöyle devam etti:2025'te mevcut liman tesislerimizde toplam 21,72 milyon ton yük elleçleyerek, 'Genel Kargo ve Dökme Katı Yük' segmentinde Türkiye genelinde yüzde 10 pazar payına ulaşmış ve bu ürün gruplarında liderliğimizi sürdürmüş bulunuyoruz. Grup içi hizmetlerimizin yanı sıra grup dışı müşteri portföyümüzü de hızla büyütüyoruz. Limanlarımızda elleçlenen tonajlara baktığımızda, 2026'nın ilk iki çeyreği itibarıyla grup dışı üçüncü şahıs firmalara sunduğumuz hizmet oranı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41 artmış durumda.Atay, 2025 itibarıyla Türkiye genelinde dökme katı ve genel kargo gemilerinde yaklaşık 1370 gemiye hizmet verdiklerini belirterek, Kuruluşumuzdan bu yana toplamda 12 bin 200 gemilik operasyon hacmine ulaşmanın gururunu yaşamaktayız. 30’a yakın firmayı kapsayan geniş acente ağımız ile hizmet verdiğimiz şirketlere güçlü bir çözüm ortağı olarak konumlanmaktayız. değerlendirmesinde bulundu.Dökme katı ve genel kargonun yanı sıra, müşterilerine ait LPG ve yakıt tankerlerine de acentelik hizmeti verdiklerini kaydeden Atay, şunları kaydetti:Önümüzdeki dönemde hedefimiz, hizmet kalitemizden ödün vermeden mevcut hacmimizi istikrarlı şekilde artırmak, yurt içinde ve yurt dışında acentelik yapılanmamızı genişletmektir. Grup içi olarak sunduğumuz genel kargo, kuru yük, LPG ve akaryakıt tanker gemisi acenteliği hizmetlerimizin yanı sıra Türk Boğazları ve limanlarında grup dışı üçüncü şahıs acentelik faaliyetlerimizi de aralıksız sürdürüyoruz. Bu kapsamda, son dönemde dünya devi firmalarla imzaladığımız anlaşmalar doğrultusunda ve yılın son çeyreğini de hesaba kattığımızda, 2026 sonunda üçüncü şahıs grup dışı gemi sayımızda 2025'e kıyasla yüzde 50'nin üzerinde bir artış öngörülmektedir.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsviçreli çiftçiler, kavurucu sıcakların yol açtığı olumsuzluklarla kışı bekliyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/isvicreli-ciftciler-kavurucu-sicaklarin-yol-actigi-olumsuzluklarla-kisi-bekliyor/899335/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/isvicreli-ciftciler-kavurucu-sicaklarin-yol-actigi-olumsuzluklarla-kisi-bekliyor/899335/</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:15:12 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Cenevre / İsviçre'de bu yaz etkili olan sıcak hava dalgaları tarım sektöründe sorunlara yol açarken, çiftçiler kötü senaryo ile kış aylarında karşılaşabileceklerini ve birçok çiftliğin kapanabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Cenevre Haberleri : İsviçre'de bu yaz etkili olan sıcak hava dalgaları tarım sektöründe sorunlara yol açarken, çiftçiler kötü senaryo ile kış aylarında karşılaşabileceklerini ve birçok çiftliğin kapanabileceğini belirtti.İsviçre'nin kamu yayın kuruluşu SRF'nin haberine göre, sıcak yaz ayları tarım sektöründe sorunlara neden olurken, birçok çiftçi için varoluşsal zorlukların henüz ortaya çıkmamış olabileceği kaydedildi.Bern Çiftçiler Birliği Başkanı Jürg Iseli, bu kış birçok çiftçi için yaşanabilecek zor zamanların henüz gelmediğine inandığını kaydetti.Iseli, En kötü senaryo yılın başında samanlıkların boş kalması, silaj balyalarının tükenmesi ve çiftçilerin bunun gerçekte ne anlama geldiğini anlamaları olur. dedi.Birçok çiftçinin pes etme olasılığını ve bunun da ortalamanın üzerinde çiftliğin kapanmasına yol açabileceğini ifade eden Iseli, şu anda kapanan çiftliklerden haberdar olduğunu dile getirdi.Iseli, bu çiftlik yöneticilerinin daha önce çiftçi yardım hattını arayıp aramadıklarının ise belirsiz olduğuna dikkati çekti.Yardım hattını aramak, pes etmeye yaklaşmanın bir adımı diye düşünüyorum. diyen Iseli, sektörden çekilenlerin arazilerinin muhtemelen çok kısa sürede diğer işletmeler tarafından alınacağını, 2026 yazındaki sıcak hava dalgasının bu yapısal değişimi hızlandırdığını söyledi.Çiftçilerin en acil konularla ilgilenmekle çok meşgul olduklarını varsayıyoruzÇiftçi ve aynı çiftçi yardım hattında iletişim görevlisi olarak çalışan Marie-Louise Koller, Çiftçilerin şu anda geçimlerini sağlamak, hayvanlarını yönetmek ve öncelikle en acil konularla ilgilenmekle çok meşgul olduklarını varsayıyoruz. ifadesini kullandı.Yılın ilerleyen dönemlerinde çiftçi yardım hattındaki çağrı sayısının artmasını beklediklerini kaydeden Koller, Her zaman bir damla fıçıyı taşırır ve bu yıl gerçekten de sıcak geçen yaz bazı çiftlik yöneticilerini pes etmeye zorlayabilir. diye konuştu.Koller, sıcak yaz döneminin tek başına birinin çiftliğinden vazgeçmesi için yeterli sebep olmaması gerektiğine inandığını, temeli sağlam bir işletmenin zorlu bir yılı bile atlatabileceğini de sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Cenevre Haberleri : İsviçre'de bu yaz etkili olan sıcak hava dalgaları tarım sektöründe sorunlara yol açarken, çiftçiler kötü senaryo ile kış aylarında karşılaşabileceklerini ve birçok çiftliğin kapanabileceğini belirtti.İsviçre'nin kamu yayın kuruluşu SRF'nin haberine göre, sıcak yaz ayları tarım sektöründe sorunlara neden olurken, birçok çiftçi için varoluşsal zorlukların henüz ortaya çıkmamış olabileceği kaydedildi.Bern Çiftçiler Birliği Başkanı Jürg Iseli, bu kış birçok çiftçi için yaşanabilecek zor zamanların henüz gelmediğine inandığını kaydetti.Iseli, En kötü senaryo yılın başında samanlıkların boş kalması, silaj balyalarının tükenmesi ve çiftçilerin bunun gerçekte ne anlama geldiğini anlamaları olur. dedi.Birçok çiftçinin pes etme olasılığını ve bunun da ortalamanın üzerinde çiftliğin kapanmasına yol açabileceğini ifade eden Iseli, şu anda kapanan çiftliklerden haberdar olduğunu dile getirdi.Iseli, bu çiftlik yöneticilerinin daha önce çiftçi yardım hattını arayıp aramadıklarının ise belirsiz olduğuna dikkati çekti.Yardım hattını aramak, pes etmeye yaklaşmanın bir adımı diye düşünüyorum. diyen Iseli, sektörden çekilenlerin arazilerinin muhtemelen çok kısa sürede diğer işletmeler tarafından alınacağını, 2026 yazındaki sıcak hava dalgasının bu yapısal değişimi hızlandırdığını söyledi.Çiftçilerin en acil konularla ilgilenmekle çok meşgul olduklarını varsayıyoruzÇiftçi ve aynı çiftçi yardım hattında iletişim görevlisi olarak çalışan Marie-Louise Koller, Çiftçilerin şu anda geçimlerini sağlamak, hayvanlarını yönetmek ve öncelikle en acil konularla ilgilenmekle çok meşgul olduklarını varsayıyoruz. ifadesini kullandı.Yılın ilerleyen dönemlerinde çiftçi yardım hattındaki çağrı sayısının artmasını beklediklerini kaydeden Koller, Her zaman bir damla fıçıyı taşırır ve bu yıl gerçekten de sıcak geçen yaz bazı çiftlik yöneticilerini pes etmeye zorlayabilir. diye konuştu.Koller, sıcak yaz döneminin tek başına birinin çiftliğinden vazgeçmesi için yeterli sebep olmaması gerektiğine inandığını, temeli sağlam bir işletmenin zorlu bir yılı bile atlatabileceğini de sözlerine ekledi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/08/isvicreli-ciftciler-kavurucu-sicaklarin-yol-actigi-olumsuzluklarla-kisi-bekliyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
