<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:yandex="http://news.yandex.ru" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel>
    <title>Son Dakika Haber ve En Son Güncel Haberler - Canlı Gaste</title>
    <description>Canlı Gaste - Güncel RSS Feed</description>
    <link>https://www.canligaste.com/</link>
    <language>tr</language>
    <atom:link rel="self" href="https://www.canligaste.com/news-yandex/yandex-news.xml" type="application/rss+xml"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title>Türkiye, Yunanistan'ın “Türk Boğazları” ifadesine itirazı üzerine BM’ye mektup yazdı</title>
      <link>https://www.canligaste.com/turkiye-yunanistan-in-turk-bogazlari-ifadesine-itirazi-uzerine-bm-ye-mektup-yazdi/845600/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/turkiye-yunanistan-in-turk-bogazlari-ifadesine-itirazi-uzerine-bm-ye-mektup-yazdi/845600/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:57:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[New York — Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, önceki hafta BM Güvenlik Konseyinde Yunanistan’ın “Türk Boğazları” ifadesine itiraz etmesi üzerine BM’ye mektup yazdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[New York Haberleri — Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, önceki hafta BM Güvenlik Konseyinde Yunanistan’ın “Türk Boğazları” ifadesine itiraz etmesi üzerine BM’ye mektup yazdı.BM Güvenlik Konseyi Dönem Başkanı Çin'in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e hitaben yazılan mektupta Yıldız, Yunanistan’ın “Türk Boğazları” ifadesine itiraz etmesini “iç siyasi çıkarlara hizmet etmeyi amaçladığını” ve “talihsiz bulduklarını” belirtti.Yıldız, “Türkiye, Yunanistan'ın temelsiz iddialarını kesin ve tamamen reddeder. Yaygın olarak kullanılan coğrafi bir terimi siyasallaştırma girişimleri, yapıcı diyaloğa, bölgesel istikrara veya 1936 Montrö Sözleşmesi rejiminin doğru anlaşılmasına katkıda bulunmaz.” dedi.Türk Boğazları teriminin, İstanbul ve Çanakkale boğazlarını topluca ifade eden, yerleşik bir coğrafi terim olduğunu ve bunların Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliği altında bulunduğunu vurgulayan Yıldız, “'Türk Boğazları' terimi tanımlayıcı, coğrafi olarak doğru ve Montrö Sözleşmesi'nin devam eden uygulamasıyla tamamen uyumludur.” ifadelerini kullandı.Yıldız, tamamen bir devletin egemenliği altında bulunan coğrafi mekanların yetkili makamlar tarafından belirlenen resmi isimlerle kullanılabileceğine işaret ederek, bu bağlamda, Türk Boğazları teriminin, Uluslararası Denizcilik Teşkilatı (IMO) ve NATO'nun kararları ve belgeleri de dahil olmak üzere çok sayıda uluslararası belgede geleneksel ve tutarlı bir şekilde kullanıldığının altını çizdi.Ayrıca 1936 Montrö Sözleşmesi'nin İstanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı'ndan geçişleri düzenleyen yasal bir sözleşme olduğuna işaret eden Yıldız, bu amacın ötesinde, sözleşmenin coğrafi isimleri standartlaştırmayı amaçlamadığını belirtti.Bu çerçevede “Yunanistan’ın Türk Boğazları dışında bir terminolojiyi dayatma girişimlerinin ancak tarihsel özlemlerle gerekçelendirilebileceğini” vurgulayan Yıldız, “Bu girişimler Türk Boğazları'nın ne yasal ne de siyasi statüsünü değiştirmeyecektir.” ifadelerini paylaştı.Türkiye’nin, egemenliği ve yargı yetkisi doğrultusunda Türk Boğazları terimini kullanmaya devam edeceğini vurgulayan Yıldız, Yunanistan da dahil olmak üzere tüm BM üyesi devletlerin bu yerleşik ve meşru kullanıma saygı göstermesini beklediklerini kaydetti.- BM Güvenlik Konseyinde “Türk Boğazları” tartışmasıTürkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, 29 Nisan’da, Denizcilik alanında su yollarının güvenliği ve korunması başlığıyla toplanan ve Hürmüz Boğazı’ndaki güncel durumun da ele alındığı BM Güvenlik Konseyindeki konuşmasında İstanbul ve Çanakkale boğazları için “Türk Boğazları” ifadesini kullanmış ve Türkiye’nin boğazlarda seyrüsefer serbestisinin sağlanması için aldığı önlemleri sıralamıştı.Bunun üzerine Yunanistan temsilcisi, toplantı gündeminin dışına çıkarak “Türk Boğazları” teriminin kullanımının, 1936 Montrö Sözleşmesi'yle tutarlı olmadığını öne sürerek, uygun terminolojinin “Boğazlar” ve özellikle “Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı” şeklinde olduğunu iddia etmişti.BM Güvenlik Konseyinde yaşanan “Türk Boğazları” tartışmasına Yunan basını da geniş yer vermişti.Yunanistan’ın coğrafi isimlerin ulusal resmi formlarıyla kullanılmasına öncelik veren yerleşik uluslararası uygulama ve ilkelere rağmen uzun yıllardır sadece BM’de değil NATO’da da Türk Boğazları teriminin kullanımı nedeniyle İttifak çalışmalarını bloke etmeye çalıştığı biliniyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[New York Haberleri — Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, önceki hafta BM Güvenlik Konseyinde Yunanistan’ın “Türk Boğazları” ifadesine itiraz etmesi üzerine BM’ye mektup yazdı.BM Güvenlik Konseyi Dönem Başkanı Çin'in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e hitaben yazılan mektupta Yıldız, Yunanistan’ın “Türk Boğazları” ifadesine itiraz etmesini “iç siyasi çıkarlara hizmet etmeyi amaçladığını” ve “talihsiz bulduklarını” belirtti.Yıldız, “Türkiye, Yunanistan'ın temelsiz iddialarını kesin ve tamamen reddeder. Yaygın olarak kullanılan coğrafi bir terimi siyasallaştırma girişimleri, yapıcı diyaloğa, bölgesel istikrara veya 1936 Montrö Sözleşmesi rejiminin doğru anlaşılmasına katkıda bulunmaz.” dedi.Türk Boğazları teriminin, İstanbul ve Çanakkale boğazlarını topluca ifade eden, yerleşik bir coğrafi terim olduğunu ve bunların Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliği altında bulunduğunu vurgulayan Yıldız, “'Türk Boğazları' terimi tanımlayıcı, coğrafi olarak doğru ve Montrö Sözleşmesi'nin devam eden uygulamasıyla tamamen uyumludur.” ifadelerini kullandı.Yıldız, tamamen bir devletin egemenliği altında bulunan coğrafi mekanların yetkili makamlar tarafından belirlenen resmi isimlerle kullanılabileceğine işaret ederek, bu bağlamda, Türk Boğazları teriminin, Uluslararası Denizcilik Teşkilatı (IMO) ve NATO'nun kararları ve belgeleri de dahil olmak üzere çok sayıda uluslararası belgede geleneksel ve tutarlı bir şekilde kullanıldığının altını çizdi.Ayrıca 1936 Montrö Sözleşmesi'nin İstanbul Boğazı, Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazı'ndan geçişleri düzenleyen yasal bir sözleşme olduğuna işaret eden Yıldız, bu amacın ötesinde, sözleşmenin coğrafi isimleri standartlaştırmayı amaçlamadığını belirtti.Bu çerçevede “Yunanistan’ın Türk Boğazları dışında bir terminolojiyi dayatma girişimlerinin ancak tarihsel özlemlerle gerekçelendirilebileceğini” vurgulayan Yıldız, “Bu girişimler Türk Boğazları'nın ne yasal ne de siyasi statüsünü değiştirmeyecektir.” ifadelerini paylaştı.Türkiye’nin, egemenliği ve yargı yetkisi doğrultusunda Türk Boğazları terimini kullanmaya devam edeceğini vurgulayan Yıldız, Yunanistan da dahil olmak üzere tüm BM üyesi devletlerin bu yerleşik ve meşru kullanıma saygı göstermesini beklediklerini kaydetti.- BM Güvenlik Konseyinde “Türk Boğazları” tartışmasıTürkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, 29 Nisan’da, Denizcilik alanında su yollarının güvenliği ve korunması başlığıyla toplanan ve Hürmüz Boğazı’ndaki güncel durumun da ele alındığı BM Güvenlik Konseyindeki konuşmasında İstanbul ve Çanakkale boğazları için “Türk Boğazları” ifadesini kullanmış ve Türkiye’nin boğazlarda seyrüsefer serbestisinin sağlanması için aldığı önlemleri sıralamıştı.Bunun üzerine Yunanistan temsilcisi, toplantı gündeminin dışına çıkarak “Türk Boğazları” teriminin kullanımının, 1936 Montrö Sözleşmesi'yle tutarlı olmadığını öne sürerek, uygun terminolojinin “Boğazlar” ve özellikle “Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı” şeklinde olduğunu iddia etmişti.BM Güvenlik Konseyinde yaşanan “Türk Boğazları” tartışmasına Yunan basını da geniş yer vermişti.Yunanistan’ın coğrafi isimlerin ulusal resmi formlarıyla kullanılmasına öncelik veren yerleşik uluslararası uygulama ve ilkelere rağmen uzun yıllardır sadece BM’de değil NATO’da da Türk Boğazları teriminin kullanımı nedeniyle İttifak çalışmalarını bloke etmeye çalıştığı biliniyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/turkiye-yunanistan-in-turk-bogazlari-ifadesine-itirazi-uzerine-bm-ye-mektup-yazdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasının 37. duruşması sona erdi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/imamoglu-cikar-amacli-suc-orgutu-davasinin-37-durusmasi-sona-erdi/845599/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/imamoglu-cikar-amacli-suc-orgutu-davasinin-37-durusmasi-sona-erdi/845599/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:57:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 77'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 37.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 77'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 37. duruşmasında bir kısım sanıkların savunmaları alındı.İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanık iş insanı Seza Büyükçulha savunma yaptı.Sanık Büyükçulha, iddianamede isminin ne eylemlerde, ne sonuç kısmında geçmediğini, örgüt mensuplarının örgütsel konumlarına dair bir sayfalık yorum ve şema kısmında geçtiğini söyledi.İmamoğlu ile bir otelde karşılaştıklarını, bu otelde kameraların bantlanması olayının yaşandığını ve İmamoğlu ile güvenlik kameralarındaki görüntüsünün meşhur olduğunu belirten sanık Büyükçulha, Ekrem İmamoğlu benim çocukluk arkadaşımdır. Otele 6 Mart tarihinde 17.00 civarı gittim. Saat 13.30 civarı hastanede doktor randevum vardı, ayaklarımdan ameliyat olmuştum. Doktor havuz ve spor salonunu önermişti. Zaten bunları otelde sürekli olarak yapmaktaydım. Yemek yiyordum, bir anda yemek yediğim yerden Ekrem İmamoğlu'nun aracını gördüm. Ben de 'O kardeşim geliyor, gideyim bir sarılayım kucaklayayım.' diyerek kapıya gittim. ifadelerini kullandı.Büyükçulha, İmamoğlu ile ayak üstü sohbet ettiğini, sonrasında evine döndüğünü anlattı.Telefon tapelerinde arkadaş muhabbetinde geçen şeylerin yer aldığını savunan sanık Büyükçulha, rüşvet vermek iddiasıyla tutuklandığını, bu durumun komik olduğunu belirtti.- Örgüt mensubu olduğum suçlamaları gerçeği yansıtmamaktadırDuruşmada, sanık Büyükçulha'nın avukatının beyanının ardından tutuklu sanık Kültür AŞ Hakediş Şefi Gökhan Köseoğlu'nun savunması alındı.Sanık Köseoğlu, iddianamede suç örgütüne üye olduğu ve Murat Ongun'un talimatıyla hareket ettiği iddialarının olduğunu belirterek, Esasen mali müşavirim. 2015'te Kültür AŞ'de muhasebe personeli olarak göreve başladım, sonrasında Hakediş Şefi oldum. dedi.İddianamede yer alan örgüt şemasındaki kişilerin yüzde 85'ini tanımadığını savunan Köseoğlu, diğer yüzde 15'lik kısımdaki kişileri ise çalışan ve ihaleleri alan kişiler olmaları nedeniyle tanıdığını, bu kişilerle de iş sebebiyle görüşmek zorunda olduğunu söyledi.Köseoğlu, Murat Ongun'a bağlı hareket ettiğimden bahsediliyor. Benim bir tanışıklığım yok, toplantı yapmışlığım yok, kendisiyle bir bağlantım yok. Telefon numarası dahi yoktur. Hiçbir HTS kaydım bile yoktur. Bir örgüt üyesi düşünün, 4 sene önce müfettişe tanık olduğum usulsüzlükleri anlatarak yardımcı oldum. Örgüt mensubu olduğum suçlamaları gerçeği yansıtmamaktadır. savunmasını yaptı.Kültür AŞ'de ihale alan firmalar belli olduktan ve sözleşmeler imzalandıktan sonra, onaylanan iş ve işlemlerin resmi dokümanlarını hazırlayıp, ilgili birimlere sunan birimde çalıştığını anlatan Köseoğlu, Hiçbir imzam ve takdirim yoktur. İddianamede, hakediş işlemlerine ilişkin bir usulsüzlük söz konusu değildir. beyanında bulundu.- Sanık Köseoğlu'nun çapraz sorgusuSanık Köseoğlu'nun savunmasını tamamlamasının ardından çapraz sorgusuna geçildi.Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın Etkin pişmanlık kapsamında verdiğin ifadeleri bir baskı altında verdin mi? sorusuna sanık Köseoğlu, Hayır bir baskı altında vermedim. yanıtını verdi.Başkan Aylan'ın, Bu Reklam İstanbul isimli firmayla ilgili birtakım anlatımların olmuş. Serdal Taşkın'ın (eski Kültür AŞ Genel Müdürü) sana birtakım söylemleri olduğundan bahsetmişsin. O hususları bir anlat bize bakalım nasıl gelişti, nerede görüştünüz bu konuyu? sorusuna da Köseoğlu, şu yanıtı verdi:Serdal Bey'in odasına girip çıktığım için, o dönem içerisinde Reklam İstanbul firmasından bahsetti. 2019'da içerisinde sanırım kurulmuş bir firma. Yani öyle hatırlıyorum evraklarından. Herhangi bir iş deneyimi ve yeterliliğinin olmadığı, herhangi bir ihaleye veya satın alma sürecinde bulunamayacağından bahsetti. O yüzden yani ufak ufak işler verilerek, şirketin yapmış olduğu iş deneyimlerinin arttırılarak, büyük ihalelere katılması konusunda söylemleri olmuştu.Daha sonrasında hatırladığı kadarıyla Reklam İstanbul'a ilk hakedişini 2020'nin Mart ayında verdiklerini aktaran Köseoğlu, şunları kaydetti:Ondan sonra, 2020'nin Mart ayından itibaren ufak ufak işler verilerek, daha sonrasındaki büyük hacimli işler verilmeye başlandı. O arada da iş deneyim belgesi oluştu. Çünkü 3G kapsamında yapılmış olan ihalelerde belli bir limit üstünde iş deneyim belgesi aranma şartı var Kültür AŞ'nin yönetmeliği gereği. O yüzden ufak ufak işler verilmesi gerekiyor ki hacim artmalı ve daha sonrasındaki daha büyük ihalelere katılabilmesi için bir iş deneyim belgesi oluşma süreci olması gerekiyor. Bununla ilgili bana söylemi, anlatımları oldu.Köseoğlu, Reklam İstanbul'un evraklarda normalde şirket ortaklığında iki kişinin yazdığını, şirketin aslında Murat Ongun'un olduğunu duyduğunu söyledi.Cumhuriyet savcısının, 26 Eylül 2025 tarihli beyanınızda, 'İhaleler öncesinde gördüğüm listelerde, ihaleyi kazanacak firmalar olduğunu ihaleler yapılıp sonuçlandıktan sonra görüp anlıyordum.' demişsiniz. Bunların isimlerini nerede görüyordunuz? sorusuna sanık Köseoğlu, Ben birçok departmana zaten hakediş işlemleriyle ilgili gidiyorum. Plan organizasyon müdürlüğünün içerisine gittiğimde, Güldem Şık'ın odasında, evrakları arasında gördüğüm liste. Kendi ajandasında özel olarak yazdığı, başlığı 'ihale' olan ve birkaç firmanın olduğu isimler. yanıtını verdi.Savcının Bu listede kimin alacağı mı yazıyordu yani? sorusunu ise Köseoğlu, Kimin alacağı diye değil. Sadece o firmalar, üstünde ihale ve yıldız falan yazıyordu. Bu arada bu firmaların isimlerinin tamamını ben aynı anda görmüş değilim. şeklinde cevapladı.Sanığın savunmasını tamamlamasının ardından duruşma, yarına ertelendi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 77'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 37. duruşmasında bir kısım sanıkların savunmaları alındı.İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanık iş insanı Seza Büyükçulha savunma yaptı.Sanık Büyükçulha, iddianamede isminin ne eylemlerde, ne sonuç kısmında geçmediğini, örgüt mensuplarının örgütsel konumlarına dair bir sayfalık yorum ve şema kısmında geçtiğini söyledi.İmamoğlu ile bir otelde karşılaştıklarını, bu otelde kameraların bantlanması olayının yaşandığını ve İmamoğlu ile güvenlik kameralarındaki görüntüsünün meşhur olduğunu belirten sanık Büyükçulha, Ekrem İmamoğlu benim çocukluk arkadaşımdır. Otele 6 Mart tarihinde 17.00 civarı gittim. Saat 13.30 civarı hastanede doktor randevum vardı, ayaklarımdan ameliyat olmuştum. Doktor havuz ve spor salonunu önermişti. Zaten bunları otelde sürekli olarak yapmaktaydım. Yemek yiyordum, bir anda yemek yediğim yerden Ekrem İmamoğlu'nun aracını gördüm. Ben de 'O kardeşim geliyor, gideyim bir sarılayım kucaklayayım.' diyerek kapıya gittim. ifadelerini kullandı.Büyükçulha, İmamoğlu ile ayak üstü sohbet ettiğini, sonrasında evine döndüğünü anlattı.Telefon tapelerinde arkadaş muhabbetinde geçen şeylerin yer aldığını savunan sanık Büyükçulha, rüşvet vermek iddiasıyla tutuklandığını, bu durumun komik olduğunu belirtti.- Örgüt mensubu olduğum suçlamaları gerçeği yansıtmamaktadırDuruşmada, sanık Büyükçulha'nın avukatının beyanının ardından tutuklu sanık Kültür AŞ Hakediş Şefi Gökhan Köseoğlu'nun savunması alındı.Sanık Köseoğlu, iddianamede suç örgütüne üye olduğu ve Murat Ongun'un talimatıyla hareket ettiği iddialarının olduğunu belirterek, Esasen mali müşavirim. 2015'te Kültür AŞ'de muhasebe personeli olarak göreve başladım, sonrasında Hakediş Şefi oldum. dedi.İddianamede yer alan örgüt şemasındaki kişilerin yüzde 85'ini tanımadığını savunan Köseoğlu, diğer yüzde 15'lik kısımdaki kişileri ise çalışan ve ihaleleri alan kişiler olmaları nedeniyle tanıdığını, bu kişilerle de iş sebebiyle görüşmek zorunda olduğunu söyledi.Köseoğlu, Murat Ongun'a bağlı hareket ettiğimden bahsediliyor. Benim bir tanışıklığım yok, toplantı yapmışlığım yok, kendisiyle bir bağlantım yok. Telefon numarası dahi yoktur. Hiçbir HTS kaydım bile yoktur. Bir örgüt üyesi düşünün, 4 sene önce müfettişe tanık olduğum usulsüzlükleri anlatarak yardımcı oldum. Örgüt mensubu olduğum suçlamaları gerçeği yansıtmamaktadır. savunmasını yaptı.Kültür AŞ'de ihale alan firmalar belli olduktan ve sözleşmeler imzalandıktan sonra, onaylanan iş ve işlemlerin resmi dokümanlarını hazırlayıp, ilgili birimlere sunan birimde çalıştığını anlatan Köseoğlu, Hiçbir imzam ve takdirim yoktur. İddianamede, hakediş işlemlerine ilişkin bir usulsüzlük söz konusu değildir. beyanında bulundu.- Sanık Köseoğlu'nun çapraz sorgusuSanık Köseoğlu'nun savunmasını tamamlamasının ardından çapraz sorgusuna geçildi.Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın Etkin pişmanlık kapsamında verdiğin ifadeleri bir baskı altında verdin mi? sorusuna sanık Köseoğlu, Hayır bir baskı altında vermedim. yanıtını verdi.Başkan Aylan'ın, Bu Reklam İstanbul isimli firmayla ilgili birtakım anlatımların olmuş. Serdal Taşkın'ın (eski Kültür AŞ Genel Müdürü) sana birtakım söylemleri olduğundan bahsetmişsin. O hususları bir anlat bize bakalım nasıl gelişti, nerede görüştünüz bu konuyu? sorusuna da Köseoğlu, şu yanıtı verdi:Serdal Bey'in odasına girip çıktığım için, o dönem içerisinde Reklam İstanbul firmasından bahsetti. 2019'da içerisinde sanırım kurulmuş bir firma. Yani öyle hatırlıyorum evraklarından. Herhangi bir iş deneyimi ve yeterliliğinin olmadığı, herhangi bir ihaleye veya satın alma sürecinde bulunamayacağından bahsetti. O yüzden yani ufak ufak işler verilerek, şirketin yapmış olduğu iş deneyimlerinin arttırılarak, büyük ihalelere katılması konusunda söylemleri olmuştu.Daha sonrasında hatırladığı kadarıyla Reklam İstanbul'a ilk hakedişini 2020'nin Mart ayında verdiklerini aktaran Köseoğlu, şunları kaydetti:Ondan sonra, 2020'nin Mart ayından itibaren ufak ufak işler verilerek, daha sonrasındaki büyük hacimli işler verilmeye başlandı. O arada da iş deneyim belgesi oluştu. Çünkü 3G kapsamında yapılmış olan ihalelerde belli bir limit üstünde iş deneyim belgesi aranma şartı var Kültür AŞ'nin yönetmeliği gereği. O yüzden ufak ufak işler verilmesi gerekiyor ki hacim artmalı ve daha sonrasındaki daha büyük ihalelere katılabilmesi için bir iş deneyim belgesi oluşma süreci olması gerekiyor. Bununla ilgili bana söylemi, anlatımları oldu.Köseoğlu, Reklam İstanbul'un evraklarda normalde şirket ortaklığında iki kişinin yazdığını, şirketin aslında Murat Ongun'un olduğunu duyduğunu söyledi.Cumhuriyet savcısının, 26 Eylül 2025 tarihli beyanınızda, 'İhaleler öncesinde gördüğüm listelerde, ihaleyi kazanacak firmalar olduğunu ihaleler yapılıp sonuçlandıktan sonra görüp anlıyordum.' demişsiniz. Bunların isimlerini nerede görüyordunuz? sorusuna sanık Köseoğlu, Ben birçok departmana zaten hakediş işlemleriyle ilgili gidiyorum. Plan organizasyon müdürlüğünün içerisine gittiğimde, Güldem Şık'ın odasında, evrakları arasında gördüğüm liste. Kendi ajandasında özel olarak yazdığı, başlığı 'ihale' olan ve birkaç firmanın olduğu isimler. yanıtını verdi.Savcının Bu listede kimin alacağı mı yazıyordu yani? sorusunu ise Köseoğlu, Kimin alacağı diye değil. Sadece o firmalar, üstünde ihale ve yıldız falan yazıyordu. Bu arada bu firmaların isimlerinin tamamını ben aynı anda görmüş değilim. şeklinde cevapladı.Sanığın savunmasını tamamlamasının ardından duruşma, yarına ertelendi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/imamoglu-cikar-amacli-suc-orgutu-davasinin-37-durusmasi-sona-erdi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Fotoğraf sanatçısı Nevzat Yıldırım'ın Gök Kubbe sergisi sanatseverlerle buluştu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/fotograf-sanatcisi-nevzat-yildirim-in-gok-kubbe-sergisi-sanatseverlerle-bulustu/845598/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/fotograf-sanatcisi-nevzat-yildirim-in-gok-kubbe-sergisi-sanatseverlerle-bulustu/845598/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:57:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İstanbul — Sanatçı ve akademisyen Nevzat Yıldırım'ın hazırladığı Gök Kubbe sergisi sanatseverlerle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İstanbul Haberleri — Sanatçı ve akademisyen Nevzat Yıldırım'ın hazırladığı Gök Kubbe sergisi sanatseverlerle buluştu.Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü'nde açılan sergide, Yıldırım'ın İstanbul'un ikonik siluetini oluşturan tarihi camileri ve kubbeleri fotoğrafladığı eserler yer alıyor.Serginin açılış törenine Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü ile kültür sanat ve akademi dünyasından pek çok isim katıldı.Açılışta konuşan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü, sanatın medeniyet birikimini geleceğe taşıyan en temel unsur olduğunu söyledi.Yıldız Holding'in her zaman mutlu et mutlu ol anlayışında olduğunu ifade eden Tütüncü, 'Gök Kubbe' sergisi, İstanbul'un tarihi camileri ve kubbeleri üzerinden şehrin hafızasını sanatın imkanlarıyla görünür kılıyor. Yıldırım'ın objektifinden İstanbul, ışığın, zamanın ve mekanın iç içe geçtiği özgün bir anlatımla karşımıza çıkıyor. Sergide yer alan eserler, bizleri bu kültürel ve tarihi mirasa dair yeniden düşünmeye davet ediyor. dedi.- Kubbeleri, optik ve düşünsel düzlemde zamansız bir sanat formuna dönüştürmeyi amaçladımNevzat Yıldırım ise açılışta İstanbul'un kubbelerinin Osmanlı'dan bugüne uzanan çok katmanlı bir medeniyet hafızasının izlerini taşıdığını aktardı.Kubbelerin paylaşılan bir gökyüzü fikrinin somutlaşmış hali olduğuna işaret eden Yıldırım, Bu yönüyle İstanbul'un kubbeleri, geçmiş ile bugün arasında kurulan görsel ve düşünsel köprülerin belki de en güçlü imgelerindendir. diye konuştu.Gök Kubbe projesini mekan temsili ile İstanbul sevgisi arasında konumlanan bir fotoğraf dizisi olarak tanımlayan Yıldırım, Bu çalışmada, İstanbul'un kent siluetinin en ikonik mimari formları olan kubbeleri, fotoğrafın kendi diliyle optik ve düşünsel düzlemde zamansız bir sanat formuna dönüştürmeyi amaçladım. dedi.Sanatçı, AA muhabirine yaptığı açıklamada ise İstanbul'un yüzyıllara dayanan hikayesinde kubbelerin şehrin alametifarikası olduğunu belirterek, şunları kaydetti:Farklı yüzyıllarda, farklı düşünceden, farklı inançtan, farklı kültürden insanları aynı çatı altında toplayan kubbe formlarını estetik açıdan fotoğrafın kendi diliyle üst üste çekim tekniğiyle anlatmaya çalıştım. Bu kubbeler insanları bir araya getiriyor ve birleştiriyor. Bütün dünyevi düşüncelerden, hırslardan, başka türlü duygulardan ayrıştırıyor. Yani aslında insan kendini kubbe formu altında belki de yeniden bulmuş oluyor.Sergide, İstanbul'un en önemli selatin camilerine yer verdiğini dile getiren Nevzat Yıldırım, fotoğraflardaki kubbe formlarının rastlantısal değil, belirli bir estetik kurgu ve matematiksel hesaplama doğrultusunda üretildiğini ifade etti.Fotoğrafın temel dilinin ışık olduğuna dikkat çeken Yıldırım, her bir eserin üst üste çekim tekniğiyle oluşturulduğunu vurguladı.Eserleri genç yaştan itibaren ABD, Boston Güzel Sanatlar Müzesi gibi uluslararası modern sanat koleksiyonlarına giren Yıldırım'ın doktora eğitimi sonrası ortaya koyduğu seçki, İstanbul'un çok katmanlı hafızasını fotoğrafın kendi diliyle aktarıyor.Sergi, 26 Temmuz'a kadar 09.00-17.00 saatleri arasında randevu alınarak Yıldız Holding Seminer Salonu'nda ziyarete açık olacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İstanbul Haberleri — Sanatçı ve akademisyen Nevzat Yıldırım'ın hazırladığı Gök Kubbe sergisi sanatseverlerle buluştu.Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü'nde açılan sergide, Yıldırım'ın İstanbul'un ikonik siluetini oluşturan tarihi camileri ve kubbeleri fotoğrafladığı eserler yer alıyor.Serginin açılış törenine Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü ile kültür sanat ve akademi dünyasından pek çok isim katıldı.Açılışta konuşan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mehmet Tütüncü, sanatın medeniyet birikimini geleceğe taşıyan en temel unsur olduğunu söyledi.Yıldız Holding'in her zaman mutlu et mutlu ol anlayışında olduğunu ifade eden Tütüncü, 'Gök Kubbe' sergisi, İstanbul'un tarihi camileri ve kubbeleri üzerinden şehrin hafızasını sanatın imkanlarıyla görünür kılıyor. Yıldırım'ın objektifinden İstanbul, ışığın, zamanın ve mekanın iç içe geçtiği özgün bir anlatımla karşımıza çıkıyor. Sergide yer alan eserler, bizleri bu kültürel ve tarihi mirasa dair yeniden düşünmeye davet ediyor. dedi.- Kubbeleri, optik ve düşünsel düzlemde zamansız bir sanat formuna dönüştürmeyi amaçladımNevzat Yıldırım ise açılışta İstanbul'un kubbelerinin Osmanlı'dan bugüne uzanan çok katmanlı bir medeniyet hafızasının izlerini taşıdığını aktardı.Kubbelerin paylaşılan bir gökyüzü fikrinin somutlaşmış hali olduğuna işaret eden Yıldırım, Bu yönüyle İstanbul'un kubbeleri, geçmiş ile bugün arasında kurulan görsel ve düşünsel köprülerin belki de en güçlü imgelerindendir. diye konuştu.Gök Kubbe projesini mekan temsili ile İstanbul sevgisi arasında konumlanan bir fotoğraf dizisi olarak tanımlayan Yıldırım, Bu çalışmada, İstanbul'un kent siluetinin en ikonik mimari formları olan kubbeleri, fotoğrafın kendi diliyle optik ve düşünsel düzlemde zamansız bir sanat formuna dönüştürmeyi amaçladım. dedi.Sanatçı, AA muhabirine yaptığı açıklamada ise İstanbul'un yüzyıllara dayanan hikayesinde kubbelerin şehrin alametifarikası olduğunu belirterek, şunları kaydetti:Farklı yüzyıllarda, farklı düşünceden, farklı inançtan, farklı kültürden insanları aynı çatı altında toplayan kubbe formlarını estetik açıdan fotoğrafın kendi diliyle üst üste çekim tekniğiyle anlatmaya çalıştım. Bu kubbeler insanları bir araya getiriyor ve birleştiriyor. Bütün dünyevi düşüncelerden, hırslardan, başka türlü duygulardan ayrıştırıyor. Yani aslında insan kendini kubbe formu altında belki de yeniden bulmuş oluyor.Sergide, İstanbul'un en önemli selatin camilerine yer verdiğini dile getiren Nevzat Yıldırım, fotoğraflardaki kubbe formlarının rastlantısal değil, belirli bir estetik kurgu ve matematiksel hesaplama doğrultusunda üretildiğini ifade etti.Fotoğrafın temel dilinin ışık olduğuna dikkat çeken Yıldırım, her bir eserin üst üste çekim tekniğiyle oluşturulduğunu vurguladı.Eserleri genç yaştan itibaren ABD, Boston Güzel Sanatlar Müzesi gibi uluslararası modern sanat koleksiyonlarına giren Yıldırım'ın doktora eğitimi sonrası ortaya koyduğu seçki, İstanbul'un çok katmanlı hafızasını fotoğrafın kendi diliyle aktarıyor.Sergi, 26 Temmuz'a kadar 09.00-17.00 saatleri arasında randevu alınarak Yıldız Holding Seminer Salonu'nda ziyarete açık olacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Netanyahu'nun İran'a saldırılar sırasında BAE'yi gizlice ziyaret ettiği duyuruldu</title>
      <link>https://www.canligaste.com/netanyahu-nun-iran-a-saldirilar-sirasinda-bae-yi-gizlice-ziyaret-ettigi-duyuruldu/845597/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/netanyahu-nun-iran-a-saldirilar-sirasinda-bae-yi-gizlice-ziyaret-ettigi-duyuruldu/845597/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:54:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kudüs — İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş sırasında Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) gizlice ziyaret ettiği açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kudüs Haberleri — İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş sırasında Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) gizlice ziyaret ettiği açıklandı.İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, Netanyahu’nun ziyareti sırasında BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile görüştüğü bildirildi.Açıklamada, Netanyahu'nun gerçekleştirdiği ziyaretin İsrail ve BAE arasındaki ilişkilerde tarihi bir ilerlemeye yol açtığı değerlendirmesi yapıldı.ABD merkezli Axios haber platformu 26 Nisan tarihli haberinde, İsrail ile BAE arasında askeri, güvenlik ve istihbarat işbirliğinin savaş sırasında üst düzeye çıktığını yazmıştı.Axios'a konuşan yetkililer, Netanyahu'nun Al Nahyan ile savaşın ilk günlerinde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından İsrail ordusuna ait bir Demir Kubbe bataryası ve kullanımından sorumlu onlarca İsrail askerinin BAE'ye gönderilmesi talimatını verdiğini bildirmişti.ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ise Tel Aviv'de katıldığı bir konferansta İsrail'in savaş sırasında BAE'ye Demir Kubbe bataryaları ve bunların işletilmesine yardımcı olacak asker gönderdiğini doğrulamıştı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kudüs Haberleri — İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş sırasında Birleşik Arap Emirlikleri'ni (BAE) gizlice ziyaret ettiği açıklandı.İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan açıklamada, Netanyahu’nun ziyareti sırasında BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile görüştüğü bildirildi.Açıklamada, Netanyahu'nun gerçekleştirdiği ziyaretin İsrail ve BAE arasındaki ilişkilerde tarihi bir ilerlemeye yol açtığı değerlendirmesi yapıldı.ABD merkezli Axios haber platformu 26 Nisan tarihli haberinde, İsrail ile BAE arasında askeri, güvenlik ve istihbarat işbirliğinin savaş sırasında üst düzeye çıktığını yazmıştı.Axios'a konuşan yetkililer, Netanyahu'nun Al Nahyan ile savaşın ilk günlerinde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından İsrail ordusuna ait bir Demir Kubbe bataryası ve kullanımından sorumlu onlarca İsrail askerinin BAE'ye gönderilmesi talimatını verdiğini bildirmişti.ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ise Tel Aviv'de katıldığı bir konferansta İsrail'in savaş sırasında BAE'ye Demir Kubbe bataryaları ve bunların işletilmesine yardımcı olacak asker gönderdiğini doğrulamıştı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/netanyahu-nun-iran-a-saldirilar-sirasinda-bae-yi-gizlice-ziyaret-ettigi-duyuruldu.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Eric Cantona'dan Mervan Barguti için tasarlanan formaya destek</title>
      <link>https://www.canligaste.com/eric-cantona-dan-mervan-barguti-icin-tasarlanan-formaya-destek/845596/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/eric-cantona-dan-mervan-barguti-icin-tasarlanan-formaya-destek/845596/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:54:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Greater London — Filistin'in 2002'deki milli takımından ilham alınarak tasarlanan formanın üzerinde Mervan'a Özgürlük yazıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Greater London Haberleri — Eski Fransız futbolcu ve aktör Eric Cantona, Filistin'in sembol liderlerinden 2002 yılından bu yana İsrail hapishanelerinde tutuklu Mervan Barguti için tasarlanan formaya destek verdi.Cantona, ABD merkezli Instagram şirketinin sosyal medya platformunda, 2002'deki Filistin Milli Takımı formasından ilham alınarak tasarlanan ve üzerinde Mervan'a Özgürlük yazılı formayla fotoğrafını paylaştı.Tutuklandığı sırada milletvekili olan Mervan Barguti’yi İsrail'in 2002'de hapse attığı hatırlatılarak Barguti, uluslararası hukuk uzmanlarının kusurlu ve yasadışı olarak eleştirdiği bir davanın ardından, tanımadığı bir mahkeme tarafından mahkum edildi. Nelson Mandela gibi, onun özgürlük mücadelesi de koca bir ulusun mücadelesini simgeler hale geldi ve yine Mandela gibi o da, sporun insanları birleştirme gücüne inanan tutkulu bir futbol taraftarıdır. ifadeleri kullanıldı.Paylaşımda, Mervan, tutuklanışından bu yana yedinci kez, çocuklarıyla birlikte bir Dünya Kupası'nı daha izleme şansını kaçıracak. Onun onuruna, esir alındığı yıl 2002'deki Filistin Milli Takımı'nın formasından ilham alan yeni bir 'Mervan'a Özgürlük' futbol forması tasarladık. Bu, bir formadan daha fazlasıdır. Futbolun gerçekte neyi temsil ettiğinin bir hatırlatıcısıdır: birlik, adalet, özgürlük, dürüstlük, direnç ve pes etmeyi reddetmek. denildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Greater London Haberleri — Eski Fransız futbolcu ve aktör Eric Cantona, Filistin'in sembol liderlerinden 2002 yılından bu yana İsrail hapishanelerinde tutuklu Mervan Barguti için tasarlanan formaya destek verdi.Cantona, ABD merkezli Instagram şirketinin sosyal medya platformunda, 2002'deki Filistin Milli Takımı formasından ilham alınarak tasarlanan ve üzerinde Mervan'a Özgürlük yazılı formayla fotoğrafını paylaştı.Tutuklandığı sırada milletvekili olan Mervan Barguti’yi İsrail'in 2002'de hapse attığı hatırlatılarak Barguti, uluslararası hukuk uzmanlarının kusurlu ve yasadışı olarak eleştirdiği bir davanın ardından, tanımadığı bir mahkeme tarafından mahkum edildi. Nelson Mandela gibi, onun özgürlük mücadelesi de koca bir ulusun mücadelesini simgeler hale geldi ve yine Mandela gibi o da, sporun insanları birleştirme gücüne inanan tutkulu bir futbol taraftarıdır. ifadeleri kullanıldı.Paylaşımda, Mervan, tutuklanışından bu yana yedinci kez, çocuklarıyla birlikte bir Dünya Kupası'nı daha izleme şansını kaçıracak. Onun onuruna, esir alındığı yıl 2002'deki Filistin Milli Takımı'nın formasından ilham alan yeni bir 'Mervan'a Özgürlük' futbol forması tasarladık. Bu, bir formadan daha fazlasıdır. Futbolun gerçekte neyi temsil ettiğinin bir hatırlatıcısıdır: birlik, adalet, özgürlük, dürüstlük, direnç ve pes etmeyi reddetmek. denildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Konya'da bir evde 4 tabanca ile 8 fişek ele geçirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/konya-da-bir-evde-4-tabanca-ile-8-fisek-ele-gecirildi/845595/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/konya-da-bir-evde-4-tabanca-ile-8-fisek-ele-gecirildi/845595/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:52:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Konya — Konya’nın Seydişehir ilçesinde polis ekipleri tarafından bir adrese düzenlenen operasyonda 4 tabanca ile 8 fişek ele geçirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Konya Haberleri — Konya’nın Seydişehir ilçesinde polis ekipleri tarafından bir adrese düzenlenen operasyonda 4 tabanca ile 8 fişek ele geçirildi.İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince Alaylar 1 Mahallesi'nde bir eve operasyon düzenlendi.Evde yapılan aramada 4 tabanca ile 8 fişek ele geçirilirken, evde ikamet ettiği belirlenen 1 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Konya Haberleri — Konya’nın Seydişehir ilçesinde polis ekipleri tarafından bir adrese düzenlenen operasyonda 4 tabanca ile 8 fişek ele geçirildi.İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince Alaylar 1 Mahallesi'nde bir eve operasyon düzenlendi.Evde yapılan aramada 4 tabanca ile 8 fişek ele geçirilirken, evde ikamet ettiği belirlenen 1 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/konya-da-bir-evde-4-tabanca-ile-8-fisek-ele-gecirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İsrail'in ateşkese rağmen Lübnan'daki hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 18'e yükseldi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/israil-in-ateskese-ragmen-lubnan-daki-hava-saldirilarinda-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-18-e-yukseldi/845594/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/israil-in-ateskese-ragmen-lubnan-daki-hava-saldirilarinda-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-18-e-yukseldi/845594/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:51:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Beyrut — İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Lübnan'ın farklı bölgelerine yönelik hava saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı 18'e çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Beyrut Haberleri — İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Lübnan'ın farklı bölgelerine yönelik hava saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı 18'e çıktı.İsrail ordusu, 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güney bölgelerine yönelik saldırılarını sürdürüyor.Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları öğleden sonra Nebatiye'nin Romin beldesinde bir evi hedef aldı. Saldırıda evin tamamen yıkıldığı, evde bulunan 3 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı belirtildi.Güneydeki Haruf beldesine düzenlenen İsrail saldırısında 1, Abbasiye'de ise 2 kişi yaşamını yitirdi.İsrail ordusunun, öğle saatlerinden bu yana Lübnan'ın farklı bölgelerinde 7 araca insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlediği saldırılarda da 12 kişi hayatını kaybetmişti.Böylece İsrail'in bugün Lübnan'a düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısı 18'e yükseldi.Öte yandan İsrail ordusu akşam saatlerinden bu yana, Lübnan'ın güneyindeki Abbasiye, Kefer Sir, Neumeyriyye, Kefer Hatta, Zehrani, Cercu, Doğu Zavtar, Arabsalim ve Suhmur beldelerine hava saldırıları düzenledi.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.Lübnan Sağlık Bakanlığının son verilerine göre, 2 Mart'tan bu yana ateşkes ilanına rağmen devam eden İsrail saldırılarında yaklaşık 2 bin 900 kişi hayatını kaybetti.Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Beyrut Haberleri — İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Lübnan'ın farklı bölgelerine yönelik hava saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı 18'e çıktı.İsrail ordusu, 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güney bölgelerine yönelik saldırılarını sürdürüyor.Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları öğleden sonra Nebatiye'nin Romin beldesinde bir evi hedef aldı. Saldırıda evin tamamen yıkıldığı, evde bulunan 3 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı belirtildi.Güneydeki Haruf beldesine düzenlenen İsrail saldırısında 1, Abbasiye'de ise 2 kişi yaşamını yitirdi.İsrail ordusunun, öğle saatlerinden bu yana Lübnan'ın farklı bölgelerinde 7 araca insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlediği saldırılarda da 12 kişi hayatını kaybetmişti.Böylece İsrail'in bugün Lübnan'a düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısı 18'e yükseldi.Öte yandan İsrail ordusu akşam saatlerinden bu yana, Lübnan'ın güneyindeki Abbasiye, Kefer Sir, Neumeyriyye, Kefer Hatta, Zehrani, Cercu, Doğu Zavtar, Arabsalim ve Suhmur beldelerine hava saldırıları düzenledi.- İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve ateşkesİsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.Lübnan Sağlık Bakanlığının son verilerine göre, 2 Mart'tan bu yana ateşkes ilanına rağmen devam eden İsrail saldırılarında yaklaşık 2 bin 900 kişi hayatını kaybetti.Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/israil-in-ateskese-ragmen-lubnan-daki-hava-saldirilarinda-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-18-e-yukseldi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>2026 Avrupa Tekvando Şampiyonası</title>
      <link>https://www.canligaste.com/2026-avrupa-tekvando-sampiyonasi/845593/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/2026-avrupa-tekvando-sampiyonasi/845593/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:51:09 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Münih — Kadınlarda Sude Yaren Uzunçavdar gümüş, Hatice Kübra İlgün bronz madalya kazandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Münih Haberleri — Almanya'da düzenlenen 2026 Avrupa Tekvando Şampiyonası'nda kadınlar 73 kiloda Sude Yaren Uzunçavdar, gümüş madalya kazandı.Münih kentindeki BMW Park'ta düzenlenen şampiyonanın üçüncü gününde Sude Yaren Çavdar, kadınlar 73 kiloda tatamiye çıktı.Son 16 turunda Moldova’dan Loredana Porcescu'yu eleyen Sude Yaren, çeyrek finalde Karadağ'dan Andela Berisaj'u mağlup etti.Yarı finalde Büyük Britanya'dan Rebecda McGowan'ı 2-1 yenen 20 yaşındaki milli sporcu, finalde dünya ve Avrupa şampiyonlukları ile olimpiyat üçüncülüğü bulunan Belçikalı Sarah Haari'nin rakibi oldu.Rakibine 2-0 yenilen Sude, gümüş madalya aldı. Genç sporcu 2024'te de gümüş madalya kazanmıştı.- Hatice Kübra İlgün'den bronz madalyaKadınlar 57 kiloda tatamiye çıkan Hatice Kübra İlgün, bronz madalya kazandı.Son 16 turunda Litvanya'dan Gerda Meistininkaite'yi yenen Hatice Kübra, çeyrek finalde ise Polonya'dan Nikol Lisowska'yı saf dışı bıraktı.Yarı finalde iki numaralı seribaşı Belaruslu Yuliya Vitko'ya 2-0 yenilen Hatice Kübra İlgün, finale kalma şansını kullanamadı ve şampiyonayı bronz madalyayla tamamladı.Daha öne Avrupa şampiyonalarında bir altın, iki gümüş madalyası olan milli sporcu, bu seviyede 4. madalyasını elde etti.Öte yandan Erkekler 63 kiloda İbrahim Öter ile 87 kiloda Orkun Ateşli son 16 turunda şampiyonaya veda etti.- Olimpik takımda madalya sayısı 7'ye yükseldiTürkiye'nin Avrupa Tekvando Şampiyonası'nda madalya sayısı 7'ye yükseldi.Milli takım ilk üç günde 2 altın, 2 gümüş ve 3 bronz madalya kazandı.Şampiyona yarın sona erecek.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Münih Haberleri — Almanya'da düzenlenen 2026 Avrupa Tekvando Şampiyonası'nda kadınlar 73 kiloda Sude Yaren Uzunçavdar, gümüş madalya kazandı.Münih kentindeki BMW Park'ta düzenlenen şampiyonanın üçüncü gününde Sude Yaren Çavdar, kadınlar 73 kiloda tatamiye çıktı.Son 16 turunda Moldova’dan Loredana Porcescu'yu eleyen Sude Yaren, çeyrek finalde Karadağ'dan Andela Berisaj'u mağlup etti.Yarı finalde Büyük Britanya'dan Rebecda McGowan'ı 2-1 yenen 20 yaşındaki milli sporcu, finalde dünya ve Avrupa şampiyonlukları ile olimpiyat üçüncülüğü bulunan Belçikalı Sarah Haari'nin rakibi oldu.Rakibine 2-0 yenilen Sude, gümüş madalya aldı. Genç sporcu 2024'te de gümüş madalya kazanmıştı.- Hatice Kübra İlgün'den bronz madalyaKadınlar 57 kiloda tatamiye çıkan Hatice Kübra İlgün, bronz madalya kazandı.Son 16 turunda Litvanya'dan Gerda Meistininkaite'yi yenen Hatice Kübra, çeyrek finalde ise Polonya'dan Nikol Lisowska'yı saf dışı bıraktı.Yarı finalde iki numaralı seribaşı Belaruslu Yuliya Vitko'ya 2-0 yenilen Hatice Kübra İlgün, finale kalma şansını kullanamadı ve şampiyonayı bronz madalyayla tamamladı.Daha öne Avrupa şampiyonalarında bir altın, iki gümüş madalyası olan milli sporcu, bu seviyede 4. madalyasını elde etti.Öte yandan Erkekler 63 kiloda İbrahim Öter ile 87 kiloda Orkun Ateşli son 16 turunda şampiyonaya veda etti.- Olimpik takımda madalya sayısı 7'ye yükseldiTürkiye'nin Avrupa Tekvando Şampiyonası'nda madalya sayısı 7'ye yükseldi.Milli takım ilk üç günde 2 altın, 2 gümüş ve 3 bronz madalya kazandı.Şampiyona yarın sona erecek.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İletişim Başkanlığından NATO'nun Geleceği ve Polonya-Türkiye Savunma İşbirliği paneline ilişkin açıklama:</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iletisim-baskanligindan-nato-nun-gelecegi-ve-polonya-turkiye-savunma-isbirligi-paneline-iliskin-aciklama/845592/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iletisim-baskanligindan-nato-nun-gelecegi-ve-polonya-turkiye-savunma-isbirligi-paneline-iliskin-aciklama/845592/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:45:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Panelde, küresel istikrarsızlık ve çatışma ikliminin, Temmuz 2026'da Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ni müttefikler arasında birlik, uyum ve dayanışmayı güçlendirmek için kritik bir dönüm noktası haline getirdiği ifade edildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, Polonya'nın başkenti Varşova'da, Doğu Araştırmaları Merkezi (OSW) işbirliğiyle NATO'nun Geleceği ve Polonya-Türkiye Savunma İşbirliği başlıklı panel düzenlendi.İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirileceği anımsatıldı.Zirve dolayısıyla Avrupa'daki çeşitli müttefik ülkelerin başkentlerinde İletişim Başkanlığınca etkinlikler yapıldığı belirtilen açıklamada, Polonya merkezli Doğu Araştırmaları Merkezi işbirliğiyle NATO'nun Geleceği ve Polonya-Türkiye Savunma İşbirliği başlıklı panel düzenlendiği ifade edildi.Açıklamaya göre, etkinlik kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Varşova Büyükelçisi Rauf Alp Denktaş'ın ev sahipliğinde, Büyükelçilik yerleşkesinde basın mensuplarıyla bir araya gelindi.NATO Parlamenter Asamblesi Üyesi Milletvekili Fatma Aksal ve ODTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oktay Fırat Tanrısever'in de yer aldığı toplantıda basın mensuplarının Türkiye'nin NATO'ya ilişkin yaklaşımına ve son dönemde yaşanan uluslararası meselelere ilişkin soruları yanıtlandı.Basına kapalı olarak Doğu Araştırmaları Merkezi Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Departmanı Başkanı Karol Wasilewski'nin moderatörlüğünde düzenlenen panelde, Aksal, Tanrısever, Polonya Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Güvenlik Politikaları Departmanı Genel Müdür Yardımcısı Damian Przenioslo ve Doğu Araştırmaları Merkezi Güvenlik ve Savunma Departmanı Başkanı ve Genel Müdür Yardımcısı Justyna Gotkowska konuşmacı olarak değerlendirmelerde bulundu.Büyükelçi Denktaş ve Polonya'da güvenlik ile dış politika konusunda çalışan bürokratlar, akademisyenlerle düşünce kuruluşu temsilcileri de panele katıldı.Panelde, küresel istikrarsızlık ve çatışma ikliminin, Temmuz 2026'da Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ni müttefikler arasında birlik, uyum ve dayanışmayı güçlendirmek için kritik bir dönüm noktası haline getirdiği ifade edildi. Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki artan istikrarsızlık ve çatışmanın, belirsizliği artırdığı vurgulanarak NATO'nun müttefikler için sağladığı güvenlik şemsiyesinin önemine dikkat çekilen panelde, Türkiye'nin NATO'ya ilişkin perspektifinin ele alınarak, Türkiye'nin kuruluşundan bu yana ittifaka sunduğu katkılar ile NATO içerisindeki stratejik rolü değerlendirildi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, Polonya'nın başkenti Varşova'da, Doğu Araştırmaları Merkezi (OSW) işbirliğiyle NATO'nun Geleceği ve Polonya-Türkiye Savunma İşbirliği başlıklı panel düzenlendi.İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirileceği anımsatıldı.Zirve dolayısıyla Avrupa'daki çeşitli müttefik ülkelerin başkentlerinde İletişim Başkanlığınca etkinlikler yapıldığı belirtilen açıklamada, Polonya merkezli Doğu Araştırmaları Merkezi işbirliğiyle NATO'nun Geleceği ve Polonya-Türkiye Savunma İşbirliği başlıklı panel düzenlendiği ifade edildi.Açıklamaya göre, etkinlik kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Varşova Büyükelçisi Rauf Alp Denktaş'ın ev sahipliğinde, Büyükelçilik yerleşkesinde basın mensuplarıyla bir araya gelindi.NATO Parlamenter Asamblesi Üyesi Milletvekili Fatma Aksal ve ODTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oktay Fırat Tanrısever'in de yer aldığı toplantıda basın mensuplarının Türkiye'nin NATO'ya ilişkin yaklaşımına ve son dönemde yaşanan uluslararası meselelere ilişkin soruları yanıtlandı.Basına kapalı olarak Doğu Araştırmaları Merkezi Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Departmanı Başkanı Karol Wasilewski'nin moderatörlüğünde düzenlenen panelde, Aksal, Tanrısever, Polonya Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Güvenlik Politikaları Departmanı Genel Müdür Yardımcısı Damian Przenioslo ve Doğu Araştırmaları Merkezi Güvenlik ve Savunma Departmanı Başkanı ve Genel Müdür Yardımcısı Justyna Gotkowska konuşmacı olarak değerlendirmelerde bulundu.Büyükelçi Denktaş ve Polonya'da güvenlik ile dış politika konusunda çalışan bürokratlar, akademisyenlerle düşünce kuruluşu temsilcileri de panele katıldı.Panelde, küresel istikrarsızlık ve çatışma ikliminin, Temmuz 2026'da Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'ni müttefikler arasında birlik, uyum ve dayanışmayı güçlendirmek için kritik bir dönüm noktası haline getirdiği ifade edildi. Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki artan istikrarsızlık ve çatışmanın, belirsizliği artırdığı vurgulanarak NATO'nun müttefikler için sağladığı güvenlik şemsiyesinin önemine dikkat çekilen panelde, Türkiye'nin NATO'ya ilişkin perspektifinin ele alınarak, Türkiye'nin kuruluşundan bu yana ittifaka sunduğu katkılar ile NATO içerisindeki stratejik rolü değerlendirildi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/iletisim-baskanligindan-nato-nun-gelecegi-ve-polonya-turkiye-savunma-isbirligi-paneline-iliskin-aciklama.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Hentbol: 2027 Dünya Şampiyonası Avrupa Elemeleri 3. Tur </title>
      <link>https://www.canligaste.com/hentbol-2027-dunya-sampiyonasi-avrupa-elemeleri-3-tur/845591/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/hentbol-2027-dunya-sampiyonasi-avrupa-elemeleri-3-tur/845591/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:42:08 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Norveç: 43 - Türkiye: 30]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — A Milli Erkek Hentbol Takımı, 2027 Dünya Şampiyonası Avrupa Elemeleri 3. turu ilk maçında deplasmanda Norveç'e 43-30 yenildi.Gjovik kentindeki Olimpik Spor Salonu'nda oynanan karşılaşmanın ilk yarısını Norveç, 23-20 önde geçti.Karşılaşmanın ikinci yarısında da üstünlüğünü sürdüren ev sahibi takım, maçı 43-30 kazandı.Karşılaşmanın rövanşı 16 Mayıs Cumartesi günü Ankara'da oynayacak.A Milli Erkek Hentbol Takımı, Norveç'i elemesi halinde tarihinde ilk kez Dünya Şampiyonası'na katılacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — A Milli Erkek Hentbol Takımı, 2027 Dünya Şampiyonası Avrupa Elemeleri 3. turu ilk maçında deplasmanda Norveç'e 43-30 yenildi.Gjovik kentindeki Olimpik Spor Salonu'nda oynanan karşılaşmanın ilk yarısını Norveç, 23-20 önde geçti.Karşılaşmanın ikinci yarısında da üstünlüğünü sürdüren ev sahibi takım, maçı 43-30 kazandı.Karşılaşmanın rövanşı 16 Mayıs Cumartesi günü Ankara'da oynayacak.A Milli Erkek Hentbol Takımı, Norveç'i elemesi halinde tarihinde ilk kez Dünya Şampiyonası'na katılacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/hentbol-2027-dunya-sampiyonasi-avrupa-elemeleri-3-tur.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kastamonu Üniversitesi'nde 20. Yıl Gençlik Festivali düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kastamonu-universitesi-nde-20-yil-genclik-festivali-duzenlendi/845590/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kastamonu-universitesi-nde-20-yil-genclik-festivali-duzenlendi/845590/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:39:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Kastamonu — Kastamonu Üniversitesinin kuruluşunun 20.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Kastamonu Haberleri — Kastamonu Üniversitesinin kuruluşunun 20. yılı dolayısıyla 20. Yıl Gençlik Festivali düzenlendi.Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Ayyıldız Spor Kompleksi'nde gerçekleştirilen festivalde, yaptığı konuşmada, üniversitenin 20. yılını kutladıklarına işaret etti.Üniversitenin 2006 yılında kurulduğunu hatırlatan Topal, Kadim medeniyetimizin geçmişinden aldığı güçle, tarihiyle, tabiatıyla, kültürüyle ve eşsiz lezzetleriyle müstesna bir yere sahip olan Kastamonu'da üniversitemiz de şehrin önemli değerlerinden biri olmuştur. dedi.Kastamonu Üniversitesinin kuruluşundan bu yana bilim, kültür, sanat ve spor alanlarında önemli başarılara imza attığını belirten Topal, yetiştirdiği öğrenciler ve kente sağladığı katkılarla Türkiye'nin seçkin üniversiteleri arasında yer aldığını anlattı.Festival kapsamında hem Kastamonu'nun yöresel lezzetlerinin hem de yabancı öğrencilerin hazırladığı farklı ülkelere ait tatların tanıtılacağını dile getiren Topal, halk oyunları gösterileri, yarışmalar, canlı müzik ve birbirinden renkli etkinlikler yapılacağını kaydetti.Konuşmaların ardından Rektör Topal ve Vali Yardımcısı Mevlüt Özmen ile diğer katılımcılar, festivalin açılış kurdelesini kesti.Festival alanında kurulan stantlarda Kastamonu'nun coğrafi işaretli ürünleri ile dünya mutfağı lezzetleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.Festivalde Raksan Halk Dansları Topluluğu ile Vali Aydın Arslan Ortaokulu öğrencilerinin yanı sıra yabancı öğrenciler, ülkelerine özgü kıyafetlerle sahne alarak dans gösterileri gerçekleştirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Kastamonu Haberleri — Kastamonu Üniversitesinin kuruluşunun 20. yılı dolayısıyla 20. Yıl Gençlik Festivali düzenlendi.Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Ayyıldız Spor Kompleksi'nde gerçekleştirilen festivalde, yaptığı konuşmada, üniversitenin 20. yılını kutladıklarına işaret etti.Üniversitenin 2006 yılında kurulduğunu hatırlatan Topal, Kadim medeniyetimizin geçmişinden aldığı güçle, tarihiyle, tabiatıyla, kültürüyle ve eşsiz lezzetleriyle müstesna bir yere sahip olan Kastamonu'da üniversitemiz de şehrin önemli değerlerinden biri olmuştur. dedi.Kastamonu Üniversitesinin kuruluşundan bu yana bilim, kültür, sanat ve spor alanlarında önemli başarılara imza attığını belirten Topal, yetiştirdiği öğrenciler ve kente sağladığı katkılarla Türkiye'nin seçkin üniversiteleri arasında yer aldığını anlattı.Festival kapsamında hem Kastamonu'nun yöresel lezzetlerinin hem de yabancı öğrencilerin hazırladığı farklı ülkelere ait tatların tanıtılacağını dile getiren Topal, halk oyunları gösterileri, yarışmalar, canlı müzik ve birbirinden renkli etkinlikler yapılacağını kaydetti.Konuşmaların ardından Rektör Topal ve Vali Yardımcısı Mevlüt Özmen ile diğer katılımcılar, festivalin açılış kurdelesini kesti.Festival alanında kurulan stantlarda Kastamonu'nun coğrafi işaretli ürünleri ile dünya mutfağı lezzetleri ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.Festivalde Raksan Halk Dansları Topluluğu ile Vali Aydın Arslan Ortaokulu öğrencilerinin yanı sıra yabancı öğrenciler, ülkelerine özgü kıyafetlerle sahne alarak dans gösterileri gerçekleştirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/kastamonu-universitesi-nde-20-yil-genclik-festivali-duzenlendi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Gençlerbirliği-Trabzonspor maçından notlar</title>
      <link>https://www.canligaste.com/genclerbirligi-trabzonspor-macindan-notlar/845589/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/genclerbirligi-trabzonspor-macindan-notlar/845589/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:39:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Natura Dünyası Gençlerbirliği'ne konuk olan Trabzonspor, Beşiktaş maçının ilk 11'ine göre 2 değişiklikle sahaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Natura Dünyası Gençlerbirliği'ne konuk olan Trabzonspor, Beşiktaş maçının ilk 11'ine göre 2 değişiklikle sahaya çıktı.Trabzonspor'un, Trendyol Süper Lig'in 33. haftasında Beşiktaş'ı 2-1 yendiği maçta sonradan oyuna giren Nijeryalı milli golcü Paul Onuachu, ilk 11'e dönerken Umut Nayir yedek soyundu.Bordo-mavili takımda Ozan Tufan'ın yerine ise ilk 11'de Wagner Pina görev yaptı.Trabzonspor, Türkiye Kupası mücadelesine Andre Onana, Pina, Salih Malkoçoğlu, Chibuike Nwaiwu, Mathias Lovik, Benjamin Bouchouari, Christ Oulai, Oleksandr Zubkov, Ernest Muçi, Anthony Nwakaeme ve Onuachu'dan oluşan 11 ile başladı.Onuralp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Onuralp Çakıroğlu, Tim Jabol Folcarelli, Ozan Tufan, Boran Başkan, Stefan Savic, Umut Nayir, Taha Emre İnce ve Felipe Augusto ise yedek kulübesinde yer aldı.- Metin Diyadin'den rotasyonSüper Lig'de kümede kalma mücadelesi veren Natura Dünyası Gençlerbirliği'nde teknik direktör Metin Diyadin, Kasımpaşa'yı 3-2 yendikleri maçın ilk 11'ini tamamen değiştirdi.Rotasyona giden Diyadin, ligde az şans bulan ve genç oyunculardan kurulu bir kadro tercih etti.Başkent ekibinin ilk 11'ini Erhan Erentürk, Fıratcan Üzüm, Yiğit Hamza Aydar, Arda Çağan Çelik, Matej Hanousek, Ousmane Diabate, Ensar Kemaloğlu, Samed Onur, Göktan Gürpüz, Erk Arda Aslan ve Furkan Ayaz Özcan oluşturdu.Kırmızı-siyahlıların 11'inde altyapıdan 4 futbolcu yer aldı. Genç futbolcular Yiğit Hamza ve Erk Arda, A takımla ilk kez 11'de maça başladı.Diyadin; Henry Onyekuru ve Mbaye Niang'ı, Kasımpaşa maçında olduğu gibi 21 kişilik kadroya dahil etmedi.Ligde 31 puanla küme düşme hattının hemen üzerinde yer alan Gençlerbirliği, son hafta deplasmanda yine Trabzonspor ile karşılaşacak.- Tribünler dolduMetin Diyadin'in bu sezonki ikinci dönemine Kasımpaşa galibiyetiyle başlayarak ligde kalma umutlarını artıran Gençlerbirliği'nde taraftarlar, kupada 15 yıl sonra oynadıkları yarı final maçına ilgi gösterdi.Eryaman Stadı'nın 20 bin kişilik  tribünlerini dolduran kırmızı-siyahlı taraftarlar, takımlarını destekledi.Trabzonspor taraftarlarına kale arkasının tamamı verildi. Kendilerine ayrılan tribünde yerlerini alan bordo-mavili futbolseverler de deplasmanda takımlarını yalnız bırakmadı.İki takım oyuncuları seremoniye Futbola aşığız, küfüre karşıyız yazılı pankartla çıktı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Natura Dünyası Gençlerbirliği'ne konuk olan Trabzonspor, Beşiktaş maçının ilk 11'ine göre 2 değişiklikle sahaya çıktı.Trabzonspor'un, Trendyol Süper Lig'in 33. haftasında Beşiktaş'ı 2-1 yendiği maçta sonradan oyuna giren Nijeryalı milli golcü Paul Onuachu, ilk 11'e dönerken Umut Nayir yedek soyundu.Bordo-mavili takımda Ozan Tufan'ın yerine ise ilk 11'de Wagner Pina görev yaptı.Trabzonspor, Türkiye Kupası mücadelesine Andre Onana, Pina, Salih Malkoçoğlu, Chibuike Nwaiwu, Mathias Lovik, Benjamin Bouchouari, Christ Oulai, Oleksandr Zubkov, Ernest Muçi, Anthony Nwakaeme ve Onuachu'dan oluşan 11 ile başladı.Onuralp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Onuralp Çakıroğlu, Tim Jabol Folcarelli, Ozan Tufan, Boran Başkan, Stefan Savic, Umut Nayir, Taha Emre İnce ve Felipe Augusto ise yedek kulübesinde yer aldı.- Metin Diyadin'den rotasyonSüper Lig'de kümede kalma mücadelesi veren Natura Dünyası Gençlerbirliği'nde teknik direktör Metin Diyadin, Kasımpaşa'yı 3-2 yendikleri maçın ilk 11'ini tamamen değiştirdi.Rotasyona giden Diyadin, ligde az şans bulan ve genç oyunculardan kurulu bir kadro tercih etti.Başkent ekibinin ilk 11'ini Erhan Erentürk, Fıratcan Üzüm, Yiğit Hamza Aydar, Arda Çağan Çelik, Matej Hanousek, Ousmane Diabate, Ensar Kemaloğlu, Samed Onur, Göktan Gürpüz, Erk Arda Aslan ve Furkan Ayaz Özcan oluşturdu.Kırmızı-siyahlıların 11'inde altyapıdan 4 futbolcu yer aldı. Genç futbolcular Yiğit Hamza ve Erk Arda, A takımla ilk kez 11'de maça başladı.Diyadin; Henry Onyekuru ve Mbaye Niang'ı, Kasımpaşa maçında olduğu gibi 21 kişilik kadroya dahil etmedi.Ligde 31 puanla küme düşme hattının hemen üzerinde yer alan Gençlerbirliği, son hafta deplasmanda yine Trabzonspor ile karşılaşacak.- Tribünler dolduMetin Diyadin'in bu sezonki ikinci dönemine Kasımpaşa galibiyetiyle başlayarak ligde kalma umutlarını artıran Gençlerbirliği'nde taraftarlar, kupada 15 yıl sonra oynadıkları yarı final maçına ilgi gösterdi.Eryaman Stadı'nın 20 bin kişilik  tribünlerini dolduran kırmızı-siyahlı taraftarlar, takımlarını destekledi.Trabzonspor taraftarlarına kale arkasının tamamı verildi. Kendilerine ayrılan tribünde yerlerini alan bordo-mavili futbolseverler de deplasmanda takımlarını yalnız bırakmadı.İki takım oyuncuları seremoniye Futbola aşığız, küfüre karşıyız yazılı pankartla çıktı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/genclerbirligi-trabzonspor-macindan-notlar.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Kazan'da Modest Fashion Day defilesi düzenlendi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/kazan-da-modest-fashion-day-defilesi-duzenlendi/845588/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/kazan-da-modest-fashion-day-defilesi-duzenlendi/845588/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:30:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tataristan — Defilede, Malezya, Endonezya, Özbekistan, Rusya, Türkmenistan, Fas ve Pakistan'dan katılan tasarımcıların koleksiyonlarına yer verildi - Koleksiyonlarda muhafazakar tasarımlar ile kültürel renk ve kumaş tercihleri öne çıktı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tataristan Haberleri — global iletişim ortağı olduğu Rusya-İslam Dünyası: KazanForum 2026 kapsamında, bu yıl 17'ncisi düzenlenen forum, ekonomi, ticaret, finans, kültür ve yaratıcı endüstriler alanlarında çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yapıyor.Forumun kültürel programı kapsamında yer alan Modest Fashion Day, Kazan'daki Pyramida Kültür ve Eğlence Merkezi’nde moda dünyasının dikkatini çeken etkinliklerden biri oldu.Etkinlikte, muhafazakar giyim sektörünün geliştirilmesi, tasarımcıların uluslararası görünürlüğünün artırılması ve İslam dünyası ile Rusya arasındaki moda endüstrisi iş birliklerinin güçlendirilmesi hedeflendi.Ayrıca, kültürel miras, modern tasarım anlayışı ve geleneksel motiflerin bir araya getirilmesiyle mütevazı moda konseptinin küresel ölçekte görünürlüğünün artırılması amacıyla modeller, farklı ülkelerden tasarımcıların koleksiyonlarını tanıttı.Defilede, Malezya, Endonezya, Özbekistan, Rusya, Türkmenistan, Fas ve Pakistan'dan katılan tasarımcıların hazırladığı modern ve geleneksel çizgileri bir araya getiren tasarımlar izleyicilerin beğenisine sunuldu.Koleksiyonlarda muhafazakar giyim anlayışına uygun abiye, günlük ve özel tasarım parçaların yer aldığı görülürken, renk ve kumaş seçimlerinde bölgesel kültürel etkilerin öne çıkması dikkati çekti.Forum kapsamında ayrıca iş dünyası temsilcileri ve tasarımcıların bir araya gelerek sektörün gelişimine yönelik görüş alışverişinde bulunması planlanıyor.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tataristan Haberleri — global iletişim ortağı olduğu Rusya-İslam Dünyası: KazanForum 2026 kapsamında, bu yıl 17'ncisi düzenlenen forum, ekonomi, ticaret, finans, kültür ve yaratıcı endüstriler alanlarında çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yapıyor.Forumun kültürel programı kapsamında yer alan Modest Fashion Day, Kazan'daki Pyramida Kültür ve Eğlence Merkezi’nde moda dünyasının dikkatini çeken etkinliklerden biri oldu.Etkinlikte, muhafazakar giyim sektörünün geliştirilmesi, tasarımcıların uluslararası görünürlüğünün artırılması ve İslam dünyası ile Rusya arasındaki moda endüstrisi iş birliklerinin güçlendirilmesi hedeflendi.Ayrıca, kültürel miras, modern tasarım anlayışı ve geleneksel motiflerin bir araya getirilmesiyle mütevazı moda konseptinin küresel ölçekte görünürlüğünün artırılması amacıyla modeller, farklı ülkelerden tasarımcıların koleksiyonlarını tanıttı.Defilede, Malezya, Endonezya, Özbekistan, Rusya, Türkmenistan, Fas ve Pakistan'dan katılan tasarımcıların hazırladığı modern ve geleneksel çizgileri bir araya getiren tasarımlar izleyicilerin beğenisine sunuldu.Koleksiyonlarda muhafazakar giyim anlayışına uygun abiye, günlük ve özel tasarım parçaların yer aldığı görülürken, renk ve kumaş seçimlerinde bölgesel kültürel etkilerin öne çıkması dikkati çekti.Forum kapsamında ayrıca iş dünyası temsilcileri ve tasarımcıların bir araya gelerek sektörün gelişimine yönelik görüş alışverişinde bulunması planlanıyor.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Lübnanlı kaynak: Yarınki görüşme öncesi İsrail'in saldırılarındaki tırmanışı düşürmek için temaslar yürütülüyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/lubnanli-kaynak-yarinki-gorusme-oncesi-israil-in-saldirilarindaki-tirmanisi-dusurmek-icin-temaslar-yurutuluyor/845587/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/lubnanli-kaynak-yarinki-gorusme-oncesi-israil-in-saldirilarindaki-tirmanisi-dusurmek-icin-temaslar-yurutuluyor/845587/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:24:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Beyrut — Lübnanlı üst düzey bir kaynak, ABD arabuluculuğunda yarın İsrail ile yapılacak doğrudan müzakerelerin 3.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Beyrut Haberleri — Lübnanlı üst düzey bir kaynak, ABD arabuluculuğunda yarın İsrail ile yapılacak doğrudan müzakerelerin 3. turu öncesinde, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının şiddetinin düşürülmesi için temaslar yürütüldüğünü belirtti.Adının açıklanmasını istemeyen Lübnanlı kaynak, AA’ya yaptığı açıklamada, İsrail’in ateşkese rağmen son günlerde Lübnan’a yönelik yoğunlaştırdığı saldırıların, Washington’da yarın yapılacak doğrudan müzakerelerin 3. turunu olumsuz etkilememesini umduklarını söyledi.Yarınki görüşme öncesi İsrail'in saldırılarındaki tırmanışı düşürmek için temaslar yürütülüyor. Bu kapsamda bazı güvenceler de talep ediliyor. diyen kaynak, sahadaki duruma rağmen görüşmelerin olumlu ilerlemesini umut ettiklerini kaydetti.Lübnan'da 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen son günlerde İsrail'in saldırıları yoğun şekilde sürüyor.- İsrail ile Lübnan arasında başlayan görüşmelerİsrail ve Lübnan’ın Washington'daki büyükelçileri, 14 ve 23 Nisan'da ABD arabuluculuğunda müzakerelere hazırlık kapsamında bir araya gelmişti.ABD Dışişleri Bakanlığında gerçekleştirilen ilk toplantı, 1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme olarak kayıtlara geçmişti.Görüşmelere ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Lübnan ve İsrail'in Washington büyükelçileri katılmıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etmişti.ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisinin AA muhabirine yaptığı yazılı açıklamada, İsrail ile Lübnan arasındaki doğrudan müzakerelerin üçüncü turunun 14 veya 15 Mayıs'ta yapılacağı bilgisi verilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Beyrut Haberleri — Lübnanlı üst düzey bir kaynak, ABD arabuluculuğunda yarın İsrail ile yapılacak doğrudan müzakerelerin 3. turu öncesinde, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının şiddetinin düşürülmesi için temaslar yürütüldüğünü belirtti.Adının açıklanmasını istemeyen Lübnanlı kaynak, AA’ya yaptığı açıklamada, İsrail’in ateşkese rağmen son günlerde Lübnan’a yönelik yoğunlaştırdığı saldırıların, Washington’da yarın yapılacak doğrudan müzakerelerin 3. turunu olumsuz etkilememesini umduklarını söyledi.Yarınki görüşme öncesi İsrail'in saldırılarındaki tırmanışı düşürmek için temaslar yürütülüyor. Bu kapsamda bazı güvenceler de talep ediliyor. diyen kaynak, sahadaki duruma rağmen görüşmelerin olumlu ilerlemesini umut ettiklerini kaydetti.Lübnan'da 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen son günlerde İsrail'in saldırıları yoğun şekilde sürüyor.- İsrail ile Lübnan arasında başlayan görüşmelerİsrail ve Lübnan’ın Washington'daki büyükelçileri, 14 ve 23 Nisan'da ABD arabuluculuğunda müzakerelere hazırlık kapsamında bir araya gelmişti.ABD Dışişleri Bakanlığında gerçekleştirilen ilk toplantı, 1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme olarak kayıtlara geçmişti.Görüşmelere ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Lübnan ve İsrail'in Washington büyükelçileri katılmıştı.ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etmişti.ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisinin AA muhabirine yaptığı yazılı açıklamada, İsrail ile Lübnan arasındaki doğrudan müzakerelerin üçüncü turunun 14 veya 15 Mayıs'ta yapılacağı bilgisi verilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/genel/detayfotowebp.webp" type="image/webp" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>DenizBank 3. IAAF İzmir Sanat Fuarı kapılarını açtı </title>
      <link>https://www.canligaste.com/denizbank-3-iaaf-izmir-sanat-fuari-kapilarini-acti/845586/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/denizbank-3-iaaf-izmir-sanat-fuari-kapilarini-acti/845586/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:24:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[İzmir — DenizBank'ın kültür ve sanatın herkes için erişilebilirliğini yaygınlaştırma hedefiyle ana destekçiliğini üstlendiği DenizBank 3.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[İzmir Haberleri — DenizBank'ın kültür ve sanatın herkes için erişilebilirliğini yaygınlaştırma hedefiyle ana destekçiliğini üstlendiği DenizBank 3. IAAF İzmir Sanat Fuarı açıldı.Demos Fuarcılık tarafından Fuar İzmir'de açılışı yapılan, Türkiye'den ve yurt dışından 120 galeri ve 1600'e yakın sanatçının katıldığı fuarda, resim, heykel, rölyef ve cam sanatı gibi farklı disiplinlerden oluşan çok sayıda eser görülebilecek.Fuarda 18-26 yaş arası gençlerin kültür sanat ekosistemine güçlü bir başlangıç yapmasını desteklemek amacıyla bu yıl ilk kez hayata geçirilen Geleceğin Sanatçıları Programı kapsamında, 100 genç sanatçının eseri de sergileniyor.- Sanat farklı yaklaşımların aynı potada olmasına imkan tanıyan bir araçDenizBank Genel Müdür Yardımcısı Tuba Köseoğlu Okçu, fuarın açılışında yaptığı konuşmada, sanat fuarının İstanbul ayağının da ana destekçisi olduklarını ve burada 10 bine yakın eserin sergilendiğini anımsattı.İzmir'de hem Türkiye'den hem de yurt dışından 120 galeri ve 1600'e yakın sanatçının eserlerini sergileyeceğini belirten Okçu, Bu 5 günlük buluşma inanıyoruz ki sanatın o esas fonksiyonunu yerine getirecek. O esas fonksiyon derken DenizBank olarak şuna inanıyoruz: Sanat farklı yaklaşımları, nesilleri, görüş açılarını, düşünceleri aynı potada olmasına imkan tanıyan çok önemli bir araç. Sanat, toplumlarda diyaloğun, toleransın, empatinin olabilmesi için ve esasında birlikte farklı insanların yaşayabilmesi için en önemli, keyifli araç. ifadelerini kullandı.Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan, İzmir'e çok değerli sanatçıları getirdiklerini, 5 gün boyunca sanat etkinliği gerçekleştireceklerini söyledi.Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Başkanı Denizhan Özer ise Türkiye'nin çok önemli 48 sanatçının yanı sıra yurt dışından da çok önemli misafirlerin fuara katıldığını bildirdi.Fuar, 17 Mayıs'a kadar açık kalacak.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[İzmir Haberleri — DenizBank'ın kültür ve sanatın herkes için erişilebilirliğini yaygınlaştırma hedefiyle ana destekçiliğini üstlendiği DenizBank 3. IAAF İzmir Sanat Fuarı açıldı.Demos Fuarcılık tarafından Fuar İzmir'de açılışı yapılan, Türkiye'den ve yurt dışından 120 galeri ve 1600'e yakın sanatçının katıldığı fuarda, resim, heykel, rölyef ve cam sanatı gibi farklı disiplinlerden oluşan çok sayıda eser görülebilecek.Fuarda 18-26 yaş arası gençlerin kültür sanat ekosistemine güçlü bir başlangıç yapmasını desteklemek amacıyla bu yıl ilk kez hayata geçirilen Geleceğin Sanatçıları Programı kapsamında, 100 genç sanatçının eseri de sergileniyor.- Sanat farklı yaklaşımların aynı potada olmasına imkan tanıyan bir araçDenizBank Genel Müdür Yardımcısı Tuba Köseoğlu Okçu, fuarın açılışında yaptığı konuşmada, sanat fuarının İstanbul ayağının da ana destekçisi olduklarını ve burada 10 bine yakın eserin sergilendiğini anımsattı.İzmir'de hem Türkiye'den hem de yurt dışından 120 galeri ve 1600'e yakın sanatçının eserlerini sergileyeceğini belirten Okçu, Bu 5 günlük buluşma inanıyoruz ki sanatın o esas fonksiyonunu yerine getirecek. O esas fonksiyon derken DenizBank olarak şuna inanıyoruz: Sanat farklı yaklaşımları, nesilleri, görüş açılarını, düşünceleri aynı potada olmasına imkan tanıyan çok önemli bir araç. Sanat, toplumlarda diyaloğun, toleransın, empatinin olabilmesi için ve esasında birlikte farklı insanların yaşayabilmesi için en önemli, keyifli araç. ifadelerini kullandı.Demos Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Aslan, İzmir'e çok değerli sanatçıları getirdiklerini, 5 gün boyunca sanat etkinliği gerçekleştireceklerini söyledi.Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği Başkanı Denizhan Özer ise Türkiye'nin çok önemli 48 sanatçının yanı sıra yurt dışından da çok önemli misafirlerin fuara katıldığını bildirdi.Fuar, 17 Mayıs'a kadar açık kalacak.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/denizbank-3-iaaf-izmir-sanat-fuari-kapilarini-acti.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Akyurt'ta ÇEDES Yıl Sonu Şenliği gerçekleştirildi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/akyurt-ta-cedes-yil-sonu-senligi-gerceklestirildi/845585/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/akyurt-ta-cedes-yil-sonu-senligi-gerceklestirildi/845585/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:24:07 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — Ankara'da, Akyurt İlçe Müftülüğü tarafından düzenlenen ÇEDES Yıl Sonu Şenliği düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara'da, Akyurt İlçe Müftülüğü tarafından düzenlenen ÇEDES Yıl Sonu Şenliği düzenlendi.ÇEDES Projesi kapsamında düzenlenen programa Akyurt Kaymakamı Hamit Genç, Akyurt Belediye Başkan Yardımcısı Nadi Tiryaki, Akyurt Müftüsü Adem Yıldız, Akyurt Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Eren Poyrazoğlu, İlçe Sağlık Müdürü Dr. Aytaç Kara ile diğer ilgililer, din görevlileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.Programda gerçekleştirilen protokol konuşmaları, semazen gösterileri ve judo gösterileri katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Daha sonra ortaokullardan gelen yaklaşık 200 öğrenci, kurulan çeşitli etkinlik istasyonlarında hem eğlendi hem öğrendi.Program kapsamında ayrıca 7-10 Yaş Kur'an Kursları Sergisi'nin açılışı da yapıldı.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — Ankara'da, Akyurt İlçe Müftülüğü tarafından düzenlenen ÇEDES Yıl Sonu Şenliği düzenlendi.ÇEDES Projesi kapsamında düzenlenen programa Akyurt Kaymakamı Hamit Genç, Akyurt Belediye Başkan Yardımcısı Nadi Tiryaki, Akyurt Müftüsü Adem Yıldız, Akyurt Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Eren Poyrazoğlu, İlçe Sağlık Müdürü Dr. Aytaç Kara ile diğer ilgililer, din görevlileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.Programda gerçekleştirilen protokol konuşmaları, semazen gösterileri ve judo gösterileri katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Daha sonra ortaokullardan gelen yaklaşık 200 öğrenci, kurulan çeşitli etkinlik istasyonlarında hem eğlendi hem öğrendi.Program kapsamında ayrıca 7-10 Yaş Kur'an Kursları Sergisi'nin açılışı da yapıldı.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/akyurt-ta-cedes-yil-sonu-senligi-gerceklestirildi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Bodrum'da Rus anne ve kızının öldürülmesine ilişkin davada sanığa 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası</title>
      <link>https://www.canligaste.com/bodrum-da-rus-anne-ve-kizinin-oldurulmesine-iliskin-davada-saniga-2-kez-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi/845584/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/bodrum-da-rus-anne-ve-kizinin-oldurulmesine-iliskin-davada-saniga-2-kez-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi/845584/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:21:10 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muğla — Muğla'nın Bodrum ilçesinde Rus anneyle kızının silahla vurularak öldürülmesine ilişkin davada tutuklu yargılanan sanığa boşandığı eşe karşı tasarlayarak öldürme ve çocuğu veya beden ya da ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı tasarlayarak öldürme suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muğla Haberleri — Muğla'nın Bodrum ilçesinde Rus anneyle kızının silahla vurularak öldürülmesine ilişkin davada tutuklu yargılanan sanığa boşandığı eşe karşı tasarlayarak öldürme ve çocuğu veya beden ya da ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı tasarlayarak öldürme suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasına, tutuklu sanık Andrej Kuslevic ile taraf avukatları katıldı.Mahkemede tercüman vasıtasıyla söz verilen sanık Andrej Kuslevic, savcının karartı gibi dediği kişinin kendisinin olmadığını savundu.Bodrum'daki otelde olduğunu kabul eden Kuslevic, Anladığıma göre bu suçu işlediğime dair video üzerinden suçlama yapılmaktadır. Bana izletilen videolarda kendimi göremedim. Anladığım kadarıyla bir video kısmı var o Almanya'daki adliyede bilirkişiye gönderilmiş ve oradan da ben olduğuma dair bir kanaat oluşmamıştır. Almanya Savcılığı'ndan talebim üzerine gönderilen videoda bilirkişi incelemesi yapılmış ve bana ait bir görüntü tespit edilememiştir. diye konuştu.Duruşmada son sözleri sorulan sanık Kuslevic, şunları kaydetti:Ceza ve suçlamaları kabul etmiyorum, itiraz ediyorum. Benim psikolojik olarak herhangi bir rahatsızlığım yok. Bu suçu işleyecek herhangi bir sebebim olmadığını tekrar etmek istiyorum. Zaten maddi gelirim iyidir. Düzgün çalışan bir şirketim, sabit gelirim ve sağlam bir aile düzenim olduğundan dolayı böyle bir suça karışmak için hiçbir sebebim yoktur. Ben yeterince suçsuz olduğumu ispatlamaya çalıştım. Bu yüzden sadece adil bir karar verilmesini istiyorum. Suçsuz olduğumu düşünüyorum, beraatime karar verilmesini talep ediyorumMahkeme heyeti, sanık Andrej Kuslevic hakkında, boşandığı eşe karşı tasarlayarak öldürme ve çocuğu veya beden ya da ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı tasarlayarak öldürme suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.Duruşma sonrası adliye çıkışında gazetecilere açıklama yapan sanığın avukatı Ebru Çınar Kuvvet, karara itiraz edeceklerini ifade etti.- OlayBodrum'da yaşayan Irina Dvizova ile kızı Dayana'nın, İçmeler mevkisinde Tavşanburnu yolu kenarındaki dik yamaçta 28 Kasım 2023'te 3 metre arayla çarşafa sarılı cesetleri bulunmuştu. Silahla vurularak öldürüldüğü belirlenen anne ile kızının katil zanlısının eski eşi Andrej Kuslevic olduğu, şüphelinin 5 yaşındaki oğulları M.K'yi de yanına alarak yurt dışına çıktığı tespit edilmişti.Rus uyruklu anne ile kızın cenazeleri, 13 Aralık 2023'te yakınları tarafından teslim alınmış, zanlı hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkarılmıştı. Almanya'da yakalanan Andrej Kuslevic, 6 Şubat'ta Türkiye'ye iade edilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muğla Haberleri — Muğla'nın Bodrum ilçesinde Rus anneyle kızının silahla vurularak öldürülmesine ilişkin davada tutuklu yargılanan sanığa boşandığı eşe karşı tasarlayarak öldürme ve çocuğu veya beden ya da ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı tasarlayarak öldürme suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasına, tutuklu sanık Andrej Kuslevic ile taraf avukatları katıldı.Mahkemede tercüman vasıtasıyla söz verilen sanık Andrej Kuslevic, savcının karartı gibi dediği kişinin kendisinin olmadığını savundu.Bodrum'daki otelde olduğunu kabul eden Kuslevic, Anladığıma göre bu suçu işlediğime dair video üzerinden suçlama yapılmaktadır. Bana izletilen videolarda kendimi göremedim. Anladığım kadarıyla bir video kısmı var o Almanya'daki adliyede bilirkişiye gönderilmiş ve oradan da ben olduğuma dair bir kanaat oluşmamıştır. Almanya Savcılığı'ndan talebim üzerine gönderilen videoda bilirkişi incelemesi yapılmış ve bana ait bir görüntü tespit edilememiştir. diye konuştu.Duruşmada son sözleri sorulan sanık Kuslevic, şunları kaydetti:Ceza ve suçlamaları kabul etmiyorum, itiraz ediyorum. Benim psikolojik olarak herhangi bir rahatsızlığım yok. Bu suçu işleyecek herhangi bir sebebim olmadığını tekrar etmek istiyorum. Zaten maddi gelirim iyidir. Düzgün çalışan bir şirketim, sabit gelirim ve sağlam bir aile düzenim olduğundan dolayı böyle bir suça karışmak için hiçbir sebebim yoktur. Ben yeterince suçsuz olduğumu ispatlamaya çalıştım. Bu yüzden sadece adil bir karar verilmesini istiyorum. Suçsuz olduğumu düşünüyorum, beraatime karar verilmesini talep ediyorumMahkeme heyeti, sanık Andrej Kuslevic hakkında, boşandığı eşe karşı tasarlayarak öldürme ve çocuğu veya beden ya da ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı tasarlayarak öldürme suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.Duruşma sonrası adliye çıkışında gazetecilere açıklama yapan sanığın avukatı Ebru Çınar Kuvvet, karara itiraz edeceklerini ifade etti.- OlayBodrum'da yaşayan Irina Dvizova ile kızı Dayana'nın, İçmeler mevkisinde Tavşanburnu yolu kenarındaki dik yamaçta 28 Kasım 2023'te 3 metre arayla çarşafa sarılı cesetleri bulunmuştu. Silahla vurularak öldürüldüğü belirlenen anne ile kızının katil zanlısının eski eşi Andrej Kuslevic olduğu, şüphelinin 5 yaşındaki oğulları M.K'yi de yanına alarak yurt dışına çıktığı tespit edilmişti.Rus uyruklu anne ile kızın cenazeleri, 13 Aralık 2023'te yakınları tarafından teslim alınmış, zanlı hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkarılmıştı. Almanya'da yakalanan Andrej Kuslevic, 6 Şubat'ta Türkiye'ye iade edilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/bodrum-da-rus-anne-ve-kizinin-oldurulmesine-iliskin-davada-saniga-2-kez-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu, akademisyenleri dinledi</title>
      <link>https://www.canligaste.com/tbmm-okul-saldirilarinin-nedenlerini-arastirma-komisyonu-akademisyenleri-dinledi/845583/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/tbmm-okul-saldirilarinin-nedenlerini-arastirma-komisyonu-akademisyenleri-dinledi/845583/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:18:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Tbmm — İstanbul Medeniyet Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Bıkmazer: - Aileler, öneriler olsa da çocuklarını çocuk psikiyatrisine getirmiyorlar. Getirseler de ilaç yazdırmak, belirli tanıların sisteme girilmesini istemiyorlar. Çünkü çocuklarının etiketlendiklerini düşünüyorlar. Asker, polis, pilot olunmasının önünde bir engel olduklarını ifade ediyorlar - Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Koçtürk: - Çocuğun kendisini yetersiz görmesi bireysel çarpıtmalara yol açıyor. Çocuk kendisini yetersiz görüyor, dışlanıyor ve intikam düşünceleri oluşuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Tbmm Haberleri — TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu, çocuk ve ergen ruh sağlığı, çocuk psikiyatri ve sosyal pediatri alanında uzman akademisyenleri dinledi.Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Komisyon, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı.Toplantıda sunum yapan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve Adli Tıp Kurumu Altıncı Adli Tıp İhtisas Kurulu üyesi Doç. Dr. Alperen Bıkmazer, akran zorbalığının, sadece okul ve aileler tarafından değil toplumun bütün katmanları tarafından ele alınması gereken bir problem olduğunu söyledi.Hem mağdur hem de suça sürüklenen çocuklarda olumsuz çocukluk deneyimi oranının diğer çocuklara göre çok fazla olduğunu vurgulayan Bıkmazer, Şiddet içeriklerine yoğun maruziyetin olması zihinlerde bir normalizasyon sağlayabiliyor. Adli Tıp Kurumunda çocuklara oynadıkları oyunları ya da izledikleri dizileri sorduğumuzda hep aynı şeyleri söylüyorlar. Artık biz bir süre sonra 'Şunu izliyorsun, bunu oynuyorsun değil mi' diye sorunca 'Evet, nereden bildiniz' şeklinde geri bildirimler alıyoruz. diye konuştu.Son dönemde yaşanan olaylara bakıldığında çocukların silaha çok kolay erişim sağladıklarının altını çizen Bıkmazer, çocukların artık deneyimleri ve yeni bilgileri, ebeveynlerinden, sosyal ortamlarından ve yakın çevresinden değil sosyal medyadan ya da yapay zekadan öğrenmeye başladıklarını anlattı.Suç ya da şiddet eğilimli çocuklardaki psikiyatrik problemlere dikkati çeken Bıkmazer, sözlerini şöyle sürdürdü:Normal popülasyondan hemen hemen 7-8 kat fazla olduğunu artık bütün çalışmalarda görüyoruz. Özellikle dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu. Kahramanmaraş olayında da gördük. Aileler, öneriler olsa da çocuklarını çocuk psikiyatrisine getirmiyorlar. Getirseler de ilaç yazdırmak, belirli tanıların sisteme girilmesini istemiyorlar. Çünkü çocuklarının etiketlendiklerini düşünüyorlar. Asker, polis, pilot olunmasının önünde bir engel olduklarını ifade ediyorlar. 'Bizim çocuğumuz zaten asker, polis olamayacak ama ya 10 sene sonra cerrah da hakim de olamazsa' gibi farklı endişeleri var. Bu da aynı Maraş olayında gördüğümüz gibi ruh sağlığı alanında yardım alma önlemine bir engel gibi gözükmekte.Cinsel suç işleyen çocukların, diğer suçları işleyen çocuklara göre daha erken yaşlarda kişisel bilgisayara sahip olduklarını dile getiren Bıkmazer, Kişisel bilgisayara daha erken sahip olan çocuklarda cinsel suç daha fazla görülüyor. Muhtemelen denetim eksikliğinden dolayı cinsel uyaranlara çocuklar daha erken yaşta maruz kalıp o uyaranları zihinlerinde işlemleyemiyorlar ve bundan dolayı bir risk faktörü oluşturuyor. dedi.Bıkmazer, okul terkinin veya okula ara vermenin çocukların suça sürüklenmesini ve madde kullanım riskini 2-3 kat artırdığına dikkati çekerek, okullaşma oranının artırılması ve okul terkinin önüne geçilmesi konusunda daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerektiğini kaydetti.- Çocuklar için dijital, olağan bir durumİstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci de TÜBİTAK desteğiyle Türkiye genelinde yürütülen Krizler Çağında Çocuk Olmak: Türkiye'de Pandemi Sonrasında Çocukların İyi Olma Halini Yeniden Düşünmek başlıklı araştırmaya ilişkin bilgi verdi.Araştırmanın bulgularının, çocukların dijital dünyayı farklı şekillerde deneyimlediğini ve bu alanın hem riskler hem de fırsatlar barındırdığını ortaya koyduğunu dile getiren Semerci, şöyle devam etti:Dijitali biz yeni bir alan olarak tarif ettik. Yani dedik ki bugün yaşadığımız çağda riskleri ve fırsatları koymalıyız. Birincisi çocukların gözünden dijital olan dünya ve dijital olmayan dünya diye bir ayrım yok. Çocuklar için dijital, olağan bir durum. Dijital ortam çocukların olağan akışıdır ve dijital ortam sadece sosyal medya değildir. Yani 15 yaş altına sosyal medyayı yasaklama tartışmasının çok ötesinde bir şeyden bahsettiğimizi anlamamız gerekiyor. Türkiye ve dünyada var olan eşitsizlikler, sınıfsallıklar, kesişimsel kırılganlıkların hepsi dijitale yansıyor. O yüzden artık dijital dünya yerine dijital alan demeye çalışıyoruz.Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nilüfer Koçtürk ise çocuklarda saldırganlığa ilişkin sunum yaptı.Şiddet davranışının tek bir bireysel anomali değil, ailesel, kurumsal ve toplumsal etkenlerin birbirini beslediği sistematik bir çöküşün sonucu olduğunu ifade eden Koçtürk, Çocuğun kendisini yetersiz görmesi bireysel çarpıtmalara yol açıyor. Çocuk kendisini yetersiz görüyor, dışlanıyor ve intikam düşünceleri oluşuyor. Tanınma duygusu ve tarihe damga vurma isteğiyle 'Ben kendimi öyle güçlü hissedeceğim ki bunları yapınca, hiç kimse beni unutmayacak. Benim gücümü görecekler. İnsanlar beni tanıyacak' diyor. ifadelerini kullandı.- Ailenin desteklenmesi çok önemliAnkara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Ulukol, okulda ve ergenler arasında şiddetin önlenmesine ilişkin bilgi verdi.1990'lı yılların sonundan itibaren istismara ve şiddete uğrayan çocuklarla çalıştığını belirten Ulukol, şu değerlendirmelerde bulundu:Aile başat rol alıyor. Çocuğun ailesini aynaladığını bilmemiz lazım. Bir çocuk ergenlik dönemindeki yanlış ya da aşırı davranışları aslında aileyi anlatıyor. Bu nedenle ailenin desteklenmesi çok önemli. Ayrıca çocuğun, ailenin ardından örnek alabileceği ikinci alan okul ve öğretmenleri. Eğer çocuk hem ailede hem de okulda sahiplenilmediyse işte o zaman çeteler ya da sosyal medya üzerinden arkadaş olduğunu sandığı insanlar tarafından sahipleniliyor.Komisyon toplantısında milletvekilleri de görüş, öneri ve eleştirilerini dile getirdi.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Tbmm Haberleri — TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu, çocuk ve ergen ruh sağlığı, çocuk psikiyatri ve sosyal pediatri alanında uzman akademisyenleri dinledi.Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Komisyon, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı.Toplantıda sunum yapan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve Adli Tıp Kurumu Altıncı Adli Tıp İhtisas Kurulu üyesi Doç. Dr. Alperen Bıkmazer, akran zorbalığının, sadece okul ve aileler tarafından değil toplumun bütün katmanları tarafından ele alınması gereken bir problem olduğunu söyledi.Hem mağdur hem de suça sürüklenen çocuklarda olumsuz çocukluk deneyimi oranının diğer çocuklara göre çok fazla olduğunu vurgulayan Bıkmazer, Şiddet içeriklerine yoğun maruziyetin olması zihinlerde bir normalizasyon sağlayabiliyor. Adli Tıp Kurumunda çocuklara oynadıkları oyunları ya da izledikleri dizileri sorduğumuzda hep aynı şeyleri söylüyorlar. Artık biz bir süre sonra 'Şunu izliyorsun, bunu oynuyorsun değil mi' diye sorunca 'Evet, nereden bildiniz' şeklinde geri bildirimler alıyoruz. diye konuştu.Son dönemde yaşanan olaylara bakıldığında çocukların silaha çok kolay erişim sağladıklarının altını çizen Bıkmazer, çocukların artık deneyimleri ve yeni bilgileri, ebeveynlerinden, sosyal ortamlarından ve yakın çevresinden değil sosyal medyadan ya da yapay zekadan öğrenmeye başladıklarını anlattı.Suç ya da şiddet eğilimli çocuklardaki psikiyatrik problemlere dikkati çeken Bıkmazer, sözlerini şöyle sürdürdü:Normal popülasyondan hemen hemen 7-8 kat fazla olduğunu artık bütün çalışmalarda görüyoruz. Özellikle dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu. Kahramanmaraş olayında da gördük. Aileler, öneriler olsa da çocuklarını çocuk psikiyatrisine getirmiyorlar. Getirseler de ilaç yazdırmak, belirli tanıların sisteme girilmesini istemiyorlar. Çünkü çocuklarının etiketlendiklerini düşünüyorlar. Asker, polis, pilot olunmasının önünde bir engel olduklarını ifade ediyorlar. 'Bizim çocuğumuz zaten asker, polis olamayacak ama ya 10 sene sonra cerrah da hakim de olamazsa' gibi farklı endişeleri var. Bu da aynı Maraş olayında gördüğümüz gibi ruh sağlığı alanında yardım alma önlemine bir engel gibi gözükmekte.Cinsel suç işleyen çocukların, diğer suçları işleyen çocuklara göre daha erken yaşlarda kişisel bilgisayara sahip olduklarını dile getiren Bıkmazer, Kişisel bilgisayara daha erken sahip olan çocuklarda cinsel suç daha fazla görülüyor. Muhtemelen denetim eksikliğinden dolayı cinsel uyaranlara çocuklar daha erken yaşta maruz kalıp o uyaranları zihinlerinde işlemleyemiyorlar ve bundan dolayı bir risk faktörü oluşturuyor. dedi.Bıkmazer, okul terkinin veya okula ara vermenin çocukların suça sürüklenmesini ve madde kullanım riskini 2-3 kat artırdığına dikkati çekerek, okullaşma oranının artırılması ve okul terkinin önüne geçilmesi konusunda daha fazla hassasiyet gösterilmesi gerektiğini kaydetti.- Çocuklar için dijital, olağan bir durumİstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci de TÜBİTAK desteğiyle Türkiye genelinde yürütülen Krizler Çağında Çocuk Olmak: Türkiye'de Pandemi Sonrasında Çocukların İyi Olma Halini Yeniden Düşünmek başlıklı araştırmaya ilişkin bilgi verdi.Araştırmanın bulgularının, çocukların dijital dünyayı farklı şekillerde deneyimlediğini ve bu alanın hem riskler hem de fırsatlar barındırdığını ortaya koyduğunu dile getiren Semerci, şöyle devam etti:Dijitali biz yeni bir alan olarak tarif ettik. Yani dedik ki bugün yaşadığımız çağda riskleri ve fırsatları koymalıyız. Birincisi çocukların gözünden dijital olan dünya ve dijital olmayan dünya diye bir ayrım yok. Çocuklar için dijital, olağan bir durum. Dijital ortam çocukların olağan akışıdır ve dijital ortam sadece sosyal medya değildir. Yani 15 yaş altına sosyal medyayı yasaklama tartışmasının çok ötesinde bir şeyden bahsettiğimizi anlamamız gerekiyor. Türkiye ve dünyada var olan eşitsizlikler, sınıfsallıklar, kesişimsel kırılganlıkların hepsi dijitale yansıyor. O yüzden artık dijital dünya yerine dijital alan demeye çalışıyoruz.Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nilüfer Koçtürk ise çocuklarda saldırganlığa ilişkin sunum yaptı.Şiddet davranışının tek bir bireysel anomali değil, ailesel, kurumsal ve toplumsal etkenlerin birbirini beslediği sistematik bir çöküşün sonucu olduğunu ifade eden Koçtürk, Çocuğun kendisini yetersiz görmesi bireysel çarpıtmalara yol açıyor. Çocuk kendisini yetersiz görüyor, dışlanıyor ve intikam düşünceleri oluşuyor. Tanınma duygusu ve tarihe damga vurma isteğiyle 'Ben kendimi öyle güçlü hissedeceğim ki bunları yapınca, hiç kimse beni unutmayacak. Benim gücümü görecekler. İnsanlar beni tanıyacak' diyor. ifadelerini kullandı.- Ailenin desteklenmesi çok önemliAnkara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Ulukol, okulda ve ergenler arasında şiddetin önlenmesine ilişkin bilgi verdi.1990'lı yılların sonundan itibaren istismara ve şiddete uğrayan çocuklarla çalıştığını belirten Ulukol, şu değerlendirmelerde bulundu:Aile başat rol alıyor. Çocuğun ailesini aynaladığını bilmemiz lazım. Bir çocuk ergenlik dönemindeki yanlış ya da aşırı davranışları aslında aileyi anlatıyor. Bu nedenle ailenin desteklenmesi çok önemli. Ayrıca çocuğun, ailenin ardından örnek alabileceği ikinci alan okul ve öğretmenleri. Eğer çocuk hem ailede hem de okulda sahiplenilmediyse işte o zaman çeteler ya da sosyal medya üzerinden arkadaş olduğunu sandığı insanlar tarafından sahipleniliyor.Komisyon toplantısında milletvekilleri de görüş, öneri ve eleştirilerini dile getirdi.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/tbmm-okul-saldirilarinin-nedenlerini-arastirma-komisyonu-akademisyenleri-dinledi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>İran Dışişleri Bakanı Erakçi: “Kuveyt’in İran teknesine müdahalesi yasa dışı”</title>
      <link>https://www.canligaste.com/iran-disisleri-bakani-erakci-kuveyt-in-iran-teknesine-mudahalesi-yasa-disi/845582/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/iran-disisleri-bakani-erakci-kuveyt-in-iran-teknesine-mudahalesi-yasa-disi/845582/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:18:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Ankara — İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Kuveyt’in “Bubiyan Adası'na sızmaya girişiminde bulunduğunu” açıkladığı İran teknesine müdahalesini “yasa dışı” olarak nitelendirerek karşılık verme haklarını saklı tuttuklarını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Ankara Haberleri — İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Kuveyt’in “Bubiyan Adası'na sızmaya girişiminde bulunduğunu” açıkladığı İran teknesine müdahalesini “yasa dışı” olarak nitelendirerek karşılık verme haklarını saklı tuttuklarını belirtti.Erakçi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, Kuveyt’in, İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı silahlı bir grubun Kuveyt'e karşı düşmanca eylemlerde bulunmak amacıyla Bubiyan Adası'na sızmaya girişiminde bulunduğuna yönelik açıklamasına ilişkin paylaşım yaptı.Erakçi, “Açık bir şekilde anlaşmazlık yaratma girişimiyle, Kuveyt bir İran teknesine yasa dışı bir saldırı düzenledi ve Basra Körfezi'nde 4 vatandaşımızı gözaltına aldı.” ifadelerini kullandı.Kuveyt’in müdahalesine tepki gösteren Erakçi, “Bu yasa dışı eylem, ABD'nin İran'a saldırmak için kullandığı bir adanın yakınında gerçekleşti.” bilgisini paylaştı.İran vatandaşlarının derhal serbest bırakılmasını talep ettiklerini belirten Erakçi, Karşılık verme haklarını saklı tuttuklarını kaydetti.- Kuveyt ile İran arasında tekneyle sızma girişimi iddiasıKuveyt, 12 Mayıs’ta İran Devrim Muhafızları Ordusu'na mensup olduğu belirtilen silahlı bir grubun, Kuveyt’e karşı düşmanca eylemler gerçekleştirmek amacıyla Bubiyan Adası’na sızmaya çalıştığını duyurmuştu.Kuveyt İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu grubun, özel olarak kiralanmış bir balıkçı teknesiyle Bubiyan Adası'na sızmakla görevlendirildiğini itiraf ettiği belirtilmişti.İran Dışişleri Bakanlığı ise iddiaların asılsız olduğunu ve söz konusu 4 İranlının deniz devriye görevi sırasında seyrüsefer sisteminde meydana gelen arıza sebebiyle Kuveyt kara sularına girdiği ancak Kuveyt’in bu konuyu “siyasi propaganda” haline dönüştürdüğü ifade edilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Ankara Haberleri — İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Kuveyt’in “Bubiyan Adası'na sızmaya girişiminde bulunduğunu” açıkladığı İran teknesine müdahalesini “yasa dışı” olarak nitelendirerek karşılık verme haklarını saklı tuttuklarını belirtti.Erakçi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, Kuveyt’in, İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı silahlı bir grubun Kuveyt'e karşı düşmanca eylemlerde bulunmak amacıyla Bubiyan Adası'na sızmaya girişiminde bulunduğuna yönelik açıklamasına ilişkin paylaşım yaptı.Erakçi, “Açık bir şekilde anlaşmazlık yaratma girişimiyle, Kuveyt bir İran teknesine yasa dışı bir saldırı düzenledi ve Basra Körfezi'nde 4 vatandaşımızı gözaltına aldı.” ifadelerini kullandı.Kuveyt’in müdahalesine tepki gösteren Erakçi, “Bu yasa dışı eylem, ABD'nin İran'a saldırmak için kullandığı bir adanın yakınında gerçekleşti.” bilgisini paylaştı.İran vatandaşlarının derhal serbest bırakılmasını talep ettiklerini belirten Erakçi, Karşılık verme haklarını saklı tuttuklarını kaydetti.- Kuveyt ile İran arasında tekneyle sızma girişimi iddiasıKuveyt, 12 Mayıs’ta İran Devrim Muhafızları Ordusu'na mensup olduğu belirtilen silahlı bir grubun, Kuveyt’e karşı düşmanca eylemler gerçekleştirmek amacıyla Bubiyan Adası’na sızmaya çalıştığını duyurmuştu.Kuveyt İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu grubun, özel olarak kiralanmış bir balıkçı teknesiyle Bubiyan Adası'na sızmakla görevlendirildiğini itiraf ettiği belirtilmişti.İran Dışişleri Bakanlığı ise iddiaların asılsız olduğunu ve söz konusu 4 İranlının deniz devriye görevi sırasında seyrüsefer sisteminde meydana gelen arıza sebebiyle Kuveyt kara sularına girdiği ancak Kuveyt’in bu konuyu “siyasi propaganda” haline dönüştürdüğü ifade edilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/iran-disisleri-bakani-erakci-kuveyt-in-iran-teknesine-mudahalesi-yasa-disi.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
    <item>
      <title>Muğla'da 4 yıl önce kaybolan kadının ölümüyle ilgili 4'ü tutuklu 10 sanık yargılanıyor</title>
      <link>https://www.canligaste.com/mugla-da-4-yil-once-kaybolan-kadinin-olumuyle-ilgili-4-u-tutuklu-10-sanik-yargilaniyor/845581/</link>
      <guid isPermaLink="true">https://www.canligaste.com/mugla-da-4-yil-once-kaybolan-kadinin-olumuyle-ilgili-4-u-tutuklu-10-sanik-yargilaniyor/845581/</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 20:15:11 +0300</pubDate>
      <description><![CDATA[Muğla — Muğla'nın Fethiye ilçesinde 4 yıl önce kayıp başvurusunda bulunulan kadının ölümüyle ilgili 4'ü tutuklu 10 sanık yargılanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Muğla Haberleri — Muğla'nın Fethiye ilçesinde 4 yıl önce kayıp başvurusunda bulunulan kadının ölümüyle ilgili 4'ü tutuklu 10 sanık yargılanıyor.Fethiye 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, tutuklu sanıklar T.D, M.D. ile A.D. ve tarafların avukatları hazır bulundu.Kadının eşi M.D. ise duruşmaya tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.Sanık M.D, cinayeti planlı ve kasıtlı işlemediğini ve olayın töre cinayeti olmadığını iddia etti.Eşinin kaçtığını, ailesiyle sürekli irtibat halinde karısını aradığını anlatan M.D, Onu öldürme niyetim yoktu. Öyle bir niyetim olsa kardeşlerimi bu işe katmazdım. O gün ailesini aramazdım. Olay anı eşim yüzüme vurduğunda yüzümden et kalktı. Hala izi duruyor. Ben de kendimi kaybettim ve onu vurdum. Amacım onu ailesine götürmekti. Namus meselesi değildi. Öyle olsaydı kaçtığı kişi ve ailesini de öldürürdüm. dedi.Mahkeme başkanının Neden yanında silah vardı? sorusuna M.D, Ben silahı çok seviyorum. 15-16 yaşından beri silah taşırım. Yanımda özellikle eşimi öldürmek amacıyla silah götürmedim. cevabını verdi.Sanık T.D ise cinayetle ilgisi bulunmadığını, suçsuz yere cezaevinde yattığını öne sürdü.Tahliye ve beraatını talep eden T.D, Perişan olduk. 14 yaşında oğlum ben cezaevinde olduğumdan çalışmak için okulu bırakmak zorunda kaldı. ifadesini kullandı.Diğer sanık M.D. de hiçbir suçu olmadığını ve beraatını talep etti.Olayı öğrendiğinde, ihbarda bulunacağını söylediği anda kuzeni M.D.'nin kendisini ölümle tehdit ettiğini iddia eden M.D, Sanığın kardeşi T.D. olmasaydı belki ben de vururdu. Ailem perişan oldu. Yatalak kardeşim var ve ona ben bakıyordum. O da çok kötü duruma düştü. Benim hiçbir suçum yok. diye konuştu.Sanık A.D. de cinayetle ilgisi bulunmadığını, kardeşi ile eşinin arasındaki sorunları gidermek, çocuklara sahip çıkmak için kente geldiklerini ileri sürdü.Duruşmada tanık Z.P. de dinlendi ve daha önce alınan tanık ifadeleri okundu.Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.- OlayFethiye ilçesinde 4 yıl önce kayıp başvurusunda bulunulan kadının ölümüyle ilgili 19 Temmuz 2025'te Antalya, Diyarbakır, Elazığ ve Mersin'de eş zamanlı düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheliden 4'ü tutuklanmış, 6'sı adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.Kayıp kadın A.D.'nin eşi M.D. ile T.D, A.D, M.D. ve tutuksuz yargılanan 6 kişi hakkında tasarlayarak töre saiki ile kasten öldürme, kasten öldürme suçlarından hazırlanan iddianame Fethiye 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.]]></content:encoded>
      <yandex:full-text><![CDATA[Muğla Haberleri — Muğla'nın Fethiye ilçesinde 4 yıl önce kayıp başvurusunda bulunulan kadının ölümüyle ilgili 4'ü tutuklu 10 sanık yargılanıyor.Fethiye 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, tutuklu sanıklar T.D, M.D. ile A.D. ve tarafların avukatları hazır bulundu.Kadının eşi M.D. ise duruşmaya tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.Sanık M.D, cinayeti planlı ve kasıtlı işlemediğini ve olayın töre cinayeti olmadığını iddia etti.Eşinin kaçtığını, ailesiyle sürekli irtibat halinde karısını aradığını anlatan M.D, Onu öldürme niyetim yoktu. Öyle bir niyetim olsa kardeşlerimi bu işe katmazdım. O gün ailesini aramazdım. Olay anı eşim yüzüme vurduğunda yüzümden et kalktı. Hala izi duruyor. Ben de kendimi kaybettim ve onu vurdum. Amacım onu ailesine götürmekti. Namus meselesi değildi. Öyle olsaydı kaçtığı kişi ve ailesini de öldürürdüm. dedi.Mahkeme başkanının Neden yanında silah vardı? sorusuna M.D, Ben silahı çok seviyorum. 15-16 yaşından beri silah taşırım. Yanımda özellikle eşimi öldürmek amacıyla silah götürmedim. cevabını verdi.Sanık T.D ise cinayetle ilgisi bulunmadığını, suçsuz yere cezaevinde yattığını öne sürdü.Tahliye ve beraatını talep eden T.D, Perişan olduk. 14 yaşında oğlum ben cezaevinde olduğumdan çalışmak için okulu bırakmak zorunda kaldı. ifadesini kullandı.Diğer sanık M.D. de hiçbir suçu olmadığını ve beraatını talep etti.Olayı öğrendiğinde, ihbarda bulunacağını söylediği anda kuzeni M.D.'nin kendisini ölümle tehdit ettiğini iddia eden M.D, Sanığın kardeşi T.D. olmasaydı belki ben de vururdu. Ailem perişan oldu. Yatalak kardeşim var ve ona ben bakıyordum. O da çok kötü duruma düştü. Benim hiçbir suçum yok. diye konuştu.Sanık A.D. de cinayetle ilgisi bulunmadığını, kardeşi ile eşinin arasındaki sorunları gidermek, çocuklara sahip çıkmak için kente geldiklerini ileri sürdü.Duruşmada tanık Z.P. de dinlendi ve daha önce alınan tanık ifadeleri okundu.Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.- OlayFethiye ilçesinde 4 yıl önce kayıp başvurusunda bulunulan kadının ölümüyle ilgili 19 Temmuz 2025'te Antalya, Diyarbakır, Elazığ ve Mersin'de eş zamanlı düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheliden 4'ü tutuklanmış, 6'sı adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.Kayıp kadın A.D.'nin eşi M.D. ile T.D, A.D, M.D. ve tutuksuz yargılanan 6 kişi hakkında tasarlayarak töre saiki ile kasten öldürme, kasten öldürme suçlarından hazırlanan iddianame Fethiye 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.]]></yandex:full-text>
      <enclosure url="https://www.canligaste.com/images/haberler/2026/05/mugla-da-4-yil-once-kaybolan-kadinin-olumuyle-ilgili-4-u-tutuklu-10-sanik-yargilaniyor.webp" type="image/jpeg" length="0"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
