
İstanbul Haberleri — Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından yapılan "77. Uluslararası Uzay Kongresi" (IAC) kapsamında düzenlenen "Sınır yoktu: Uzayda İtalyan-Türk ortaklığı" başlıklı oturumda, Türkiye ile İtalya arasında uzay alanında yürütülen işbirliği ele alındı.
Anadolu Ajansının "Global İletişim Ortağı" olduğu kongre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ile SAHA İstanbul'un ev sahipliğinde Antalya NEST Kongre Merkezi'nde yapılıyor.
IAF Global Networking Forum oturumları çerçevesinde "Sınır yoktu: Uzayda İtalyan-Türk ortaklığı" başlıklı oturum düzenlendi.
Oturumun açılışında konuşan İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Giuseppe Manzo, iki ülke arasındaki temaslara değinerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin NATO Ankara Zirvesi sırasında bir araya geldiğini hatırlattı.
Manzo, iki liderin zirve sırasında uzay işbirliğini ele aldığını ve bunun iki ülke için de öncelikli bir konu olduğunu söyleyerek, “Bu, herkesi, bizi ve gelecek neslimizi etkileyen bir konu.” dedi.
İki ülke arasındaki ilişkilerin tarihi bağlara dayandığına işaret eden Manzo, “Bu köklü temellerin üzerine yenilerini inşa etmek istiyoruz. Bunun da ötesine geçen bir şey ortaya koymak istiyoruz, sınırları, hatta gökyüzünü bile aşan bir şey.” ifadesini kullandı.
Büyükelçi Manzo, Axiom Mission 3 kapsamında İtalyan ve Türk astronotların birlikte uzayda görev aldığını anımsatarak, Türk-İtalyan ikili ilişkilerinin önemine değindi.
İtalya’nın Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Departmanı Başkanı Andrea Della Nebbia'nın moderatörlüğündeki oturumda konuşmacı olarak İtalya Uzay Ajansı Özel Komiseri Mario Cospito, Türkiye'nin ilk astronotu Tuğgeneral Alper Gezeravcı, Axiom-3 ekibinde yer alan İtalyan astronot Walter Villadei, TUA Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu yer aldı.
Cospito, iki ülkenin diyalogdan yapısal işbirliğine doğru ilerlediğine işaret ederek, 2025'te TUA ile İtalya Uzay Ajansı arasında 10 yıllık bir çerçeve sağlayan mutabakat zaptının imzalanmasına atıfta bulundu.
Bu anlaşmanın uzaya yönelik birçok alanda geniş işbirliğini kapsadığını kaydeden Cospito, "Bugün ise bu çerçeveyi, somut ortak bir misyona dönüştürmek için çalışmamız özellikle önemli." dedi.
Cospito, müzakere sürecinde ortak projeler olduğuna değinerek, ortak misyonun teknolojik amaçları, sorumlulukları, kapasiteleri paylaşmak ve misyonu tamamlamak için birlikte çalışmak anlamına geldiğini söyledi.
Türkiye’nin 10 aşamalı uzay hedefleri
TUA Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Karabeyoğlu da TUA’nın kuruluşuna ilişkin bilgiler vererek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzay çalışmalarına dair 10 aşamalı bir yol haritası çizdiğini anımsattı.
Bu hedeflerden birinin, uzaya bir Türk vatandaşının gönderilmesi olduğuna dikkati çeken Karabeyoğlu, bir diğer zorlu hedefin de Ay’a bir uzay aracı göndermek olduğunu kaydetti.
Karabeyoğlu, bu hedefin gerçekleşmesine az bir zaman kaldığını dile getirerek, Ay'a 2027’nin ilk aylarında Türkiye’de geliştirilen ve üretilen bir uzay aracı gönderileceğini duyurdu.
Uzay aracının hazır olduğuna dikkati çeken Karabeyoğlu, bunun son derece heyecan verici olduğunu söyledi.
Karabeyoğlu, bir diğer hedefin de Türkiye’ye ait bir uzay limanı kurmak olduğunu belirterek, Somali’nin uzay limanına yakın bir yerde uzay limanı kurmayı planladığını aktardı.
İtalya’nın Kenya’ya yakın bir uzay limanı olduğunu dile getiren Karabeyoğlu, Türk-İtalyan uzay işbirliğinin büyük önem taşıdığının altını çizdi.
"En başından itibaren İtalya’nın desteğini çok güçlü ve derinden hissettik"
Gezeravcı da oturumun başlığına atıfta bulunarak, "Bizim için gökyüzü, 2022’de Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın gece yarısı tüm ulusa yaptığı açıklamayla Türkiye'nin ilk vatandaşını uzaya gönderme kararını duyurmasına kadar gerçekten de sınırlıydı." dedi.
Uzaya bir Türk vatandaşının gönderilmesi kararı duyurulduğunda 43 yaşında olduğunu belirten Gezeravcı, o zamana kadar gökyüzünün gerçekten sınırlı olduğunu vurguladı.
Gezeravcı, çocukluğundan beri pilot olmanın, gökyüzünde olmanın her zaman hayallerinin merkezinde olduğunu kaydederek, o zamanlarda, uzaya gitmeyi sadece diğer ülkelerin vatandaşlarına tanınan bir ayrıcalık olarak gördüğünü söyledi.
Bu fikrinin, Türk hükümetinin “uzaya astronot gönderme” duyurusuyla değiştiğini belirten Gezeravcı, "Bu tek bir insanın hayalinin gerçekleşmesi değil, bir milletin hayalinin gerçekleşmesiydi. Çocuklarımız artık geleceğe adım atma konusunda çok daha özgüvenli." dedi.
Gezeravcı, İtalya’nın havacılık alanında Türkiye’ye desteğine değinerek, "En başından itibaren İtalya'nın desteğini çok güçlü ve derinden hissettik." ifadesini kullandı.
Villadei ise uzaya gidildiğinde birçok teknik beceri ve yeteneğe sahip olunması ve eğitim sürecinde kritik durumlarla nasıl başa çıkılacağının öğrenilmesi gerektiğini anlatarak, ekip üyeleriyle kurulan ilişkinin önemine dikkati çekti.
Uzaya birlikte gittiğiniz insanlara güvenmeniz gerektiğini ve ekiplerin 11 ay boyunca birlikte eğitim gördüğünü anlatan Villadei, uzaya gitmenin insanların kendi sınırlarını keşfetmesi ve zorlaması için de eşsiz bir fırsat olduğunun altını çizdi.
Villadei, uzaya gidebilmenin kolektif bir çaba olduğunu ve astronotların yalnız olmadığını kaydederek, dostluğun işbirliği anlamına geldiğini ve bunun İtalya ile Türkiye arasında uzayda nasıl var olduğunu anlattı.
"İtalya ve Türkiye’nin gelecekte güçlü ortaklar olmaları için çok fırsat var"
Uzayın pek çok farklı alanda gençler için büyük bir fırsat teşkil ettiğini aktaran Villadei, "İşbirliği açısından İtalya ve Türkiye'nin gelecekte güçlü ortaklar olmaları için çok sayıda fırsat var." dedi.
Oturumun ardından Leonardo Uzay İşleri Birimi Genel Müdürü Massimo Comparini ise uzay sanayisi ve Türkiye ile İtalya arasında bu alandaki işbirliğine dair bilgi vererek, teknolojinin çok hızlı şekilde dönüşmesi nedeniyle uzayın da değiştiğine işaret etti.
Uzay ile bilim arasında bir bağlantı olması gerektiğini kaydeden Comparini, uzay teknolojileri ve Dünya'yı uzaydan gözlemleme kabiliyeti olmadan Dünya'da sürdürülebilir olunmayacağını ve bunun geleceğin önemli bir parçası olduğunu kaydetti.




