Ramallah Haberleri — KAYS EBU SEMRA - ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'ın, İsrail hükümetinden bazı yetkilileri Washington'ın İran politikasını etkilemeye çalışmakla suçlaması, Donald Trump yönetimi ile Binyamin Netanyahu hükümeti arasındaki ilişkilerin geleceğine yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.Filistinli uzmanlar, AA muhabirine yaptıkları değerlendirmelerde, Vance’ın açıklamalarının ABD yönetimi ile İsrail hükümeti arasında giderek artan görüş ayrılıklarını ortaya koyduğunu ancak bunların henüz iki ülke arasında bir kopuşa işaret etmediğini belirtti.Uzmanlara göre, Tel Aviv yönetiminin mevcut politikalarını sürdürmesi halinde Washington-Tel Aviv ilişkilerinin kademeli olarak yeniden şekilleneceği yeni bir döneme girilebilir.Vance, 16 Temmuz'da basına yaptığı açıklamada, İsrailli bazı yetkililerin İran’la yürütülen diplomatik süreci başarısızlığa uğratmak amacıyla Amerikan kamuoyunu etkilemeye çalıştığını söyledi.ABD dış politikasının Washington’da belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Vance, İran’ın nükleer silah edinmesinin engellenmesinin, ABD’nin Orta Doğu’da yeni bir savaşa sürüklenmesi anlamına gelmemesi gerektiğini ifade etti.Söz konusu açıklamalar, İran konusunda ABD ile İsrail arasında yaşanan görüş ayrılıklarının arttığı bir dönemde geldi.ABD ile İran, 18 Haziran’da ateşkes sağlanması ve 28 Şubat’ta ABD ile İsrail’in İran’a karşı başlattığı saldırıların sona erdirilmesi amacıyla Pakistan ve Katar arabuluculuğunda müzakerelere başlanmasını öngören bir mutabakat zaptı imzalamıştı.ABD Başkanı Trump ise İran’ın 7 Temmuz’da Hürmüz Boğazı’ndan geçen 3 gemiye, belirlenen seyir güzergahına uymadıkları gerekçesiyle saldırmasının ardından çatışmaların yeniden başlaması üzerine 8 Temmuz’da ateşkesin sona erdiğini açıklamıştı.Washington yönetimi de bunun üzerine İran’daki bazı noktalara saldırılar düzenlemişti.
Bergusi, Vance’ın İsrail hükümetine yönelik eleştirilerinin Tel Aviv’de kaygıya yol açtığını, özellikle Trump’ın görev süresinin sona ermesinin ardından başkanlığa aday olabileceğine ilişkin değerlendirmelerin bu endişeyi artırdığını kaydetti.ABD’nin askeri müdahalelerini sınırlandırmayı savunan Cumhuriyetçi bir başkanın İsrail’in çıkarlarına hizmet etmeyebileceğini savunan Bergusi, Demokrat Parti içinde de İsrail’i eleştiren seslerin giderek yükseldiğini söyledi.
Söz konusu kampanyanın Vance'ın Cumhuriyetçi Partinin önde gelen başkan adaylarından biri olmasını engellemeyi amaçladığına dikkati çeken Bergusi, onun Beyaz Saray'a çıkmasının ABD'nin İsrail'i savunmak için bölgesel çatışmalara girme isteğini azaltabileceğini kaydetti.
Bergusi, buna rağmen Washington ile Tel Aviv arasında bir kopuştan söz edilemeyeceğini vurgulayarak, İki ülke arasındaki görüş ayrılıkları bir kopuş anlamına gelmiyor. Trump yönetimi, önceki yönetimlerle kıyaslandığında İsrail’in tutumlarına hala en yakın Amerikan yönetimi. değerlendirmesinde bulundu.
İki ülke arasındaki stratejik ilişkinin temelinde henüz bir değişiklik yaşanmadığını kaydeden Bergusi, ilişkinin yönünün büyük ölçüde Trump’ın alacağı kararlara bağlı olduğunu ifade etti.
Bergusi, Trump'ın özellikle İran konusunda zaman zaman Netanyahu'nun politikalarını benimsediğini, ancak Amerikan çıkarlarının gerektirdiğini düşündüğü durumlarda İsrail hükümetine baskı yapmaktan da çekinmediğini ifade etti.ABD’nin son dönemde İsrail’i Lübnan’ın güneyinden çekilmeye ve İran meselesine odaklanmaya yönlendiren baskılarını buna örnek gösteren Bergusi, İsrail’de seçim süreci yaklaştıkça Washington ile Tel Aviv arasındaki görüş ayrılıklarının büyüyebileceğini ifade etti.Bergusi, Netanyahu’nun siyasi hesapları ile ABD yönetiminin İran’la yeniden anlaşmaya varma isteğinin çelişmesi halinde iki taraf arasında daha önce görülmemiş bir siyasi gerilim yaşanabileceğini savundu.
Görüş ayrılığı var ancak kopuş yok
İsrail uzmanı Haldun el-Bergusi, Vance’ın açıklamalarının onun tutumunda ani bir değişikliği temsil etmediğini aksine aylardır açıkladığı yaklaşımıyla örtüştüğünü söyledi.Vance’ın ABD’nin yeni savaşlara dahil olmasına karşı çıkan ve ülkesinin yurt dışındaki askeri müdahalelerini azaltmasını savunan bir yaklaşım benimsediğini belirten Bergusi, bunun Washington’ı bölgede İsrail’in çıkarlarına hizmet eden çatışmalara sürüklemeye alışmış İsrail anlayışıyla çeliştiğini ifade etti.Bergusi, Vance’ın İsrail hükümetine yönelik eleştirilerinin Tel Aviv’de kaygıya yol açtığını, özellikle Trump’ın görev süresinin sona ermesinin ardından başkanlığa aday olabileceğine ilişkin değerlendirmelerin bu endişeyi artırdığını kaydetti.ABD’nin askeri müdahalelerini sınırlandırmayı savunan Cumhuriyetçi bir başkanın İsrail’in çıkarlarına hizmet etmeyebileceğini savunan Bergusi, Demokrat Parti içinde de İsrail’i eleştiren seslerin giderek yükseldiğini söyledi.
Vance’ın başkanlık ihtimali İsrail’i kaygılandırıyor
Bergusi, bu endişelerin, Vance’ı siyasi olarak hedef alan erken bir İsrail kampanyasının başlamasını açıklayabileceğini belirtti.Söz konusu kampanyanın Vance'ın Cumhuriyetçi Partinin önde gelen başkan adaylarından biri olmasını engellemeyi amaçladığına dikkati çeken Bergusi, onun Beyaz Saray'a çıkmasının ABD'nin İsrail'i savunmak için bölgesel çatışmalara girme isteğini azaltabileceğini kaydetti.
Bergusi, buna rağmen Washington ile Tel Aviv arasında bir kopuştan söz edilemeyeceğini vurgulayarak, İki ülke arasındaki görüş ayrılıkları bir kopuş anlamına gelmiyor. Trump yönetimi, önceki yönetimlerle kıyaslandığında İsrail’in tutumlarına hala en yakın Amerikan yönetimi. değerlendirmesinde bulundu.
İki ülke arasındaki stratejik ilişkinin temelinde henüz bir değişiklik yaşanmadığını kaydeden Bergusi, ilişkinin yönünün büyük ölçüde Trump’ın alacağı kararlara bağlı olduğunu ifade etti.
Bergusi, Trump'ın özellikle İran konusunda zaman zaman Netanyahu'nun politikalarını benimsediğini, ancak Amerikan çıkarlarının gerektirdiğini düşündüğü durumlarda İsrail hükümetine baskı yapmaktan da çekinmediğini ifade etti.ABD’nin son dönemde İsrail’i Lübnan’ın güneyinden çekilmeye ve İran meselesine odaklanmaya yönlendiren baskılarını buna örnek gösteren Bergusi, İsrail’de seçim süreci yaklaştıkça Washington ile Tel Aviv arasındaki görüş ayrılıklarının büyüyebileceğini ifade etti.Bergusi, Netanyahu’nun siyasi hesapları ile ABD yönetiminin İran’la yeniden anlaşmaya varma isteğinin çelişmesi halinde iki taraf arasında daha önce görülmemiş bir siyasi gerilim yaşanabileceğini savundu.




