AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Demokratik protesto hakkı ile vandallık ve barbarlığı birbirinden ayırıyoruz. Karşı olduğumuz ve asla müsamaha göstermeyeceğimiz şey vandallık ve barbarlıktır." dedi.Çelik, parti genel merkezinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.CHP'nin köklü bir parti olduğunu söyleyen Çelik, "Bir sürü siyasi tartışmamız ve siyasi rekabetimiz olmasına rağmen özellikle Sayın Deniz Baykal milli tutum sahibi bir irade ortaya koymuştu ama bugün CHP Genel Başkanı, başka bir ülkenin başbakanının desteği söz konusu olmadığı için terk edilmiş hissettiğini ifade edebiliyor. Niçin terk edilmiş hissediyor? Bunu da öncelikle Cumhuriyet Halk Partisine gönül vermiş olan milli değerler konusundaki hassasiyetini çok iyi bildiğimiz vatandaşlarımızın ve milletimizin takdirine sunuyoruz." diye konuştu.Özel'in parti içindeki sorunları yönetebilmek için sürekli İstanbul'un başsavcısı, valisi ve emniyet müdürünü hedef aldığını belirten Çelik, "Yargı kararlarını ve soruşturma süreçlerini demokratik sistemde medeni üslupla eleştirmek sonuna kadar haktır ve bu eleştiri dünyanın bütün demokrasilerinde yapılır. Bizde de her zaman yargı kararları ile ilgili çok ciddi eleştiriler olmuştur. Fakat doğrudan İstanbul Başsavcısının şahsını hedef alarak hakaretamiz ifadelerle bu sürecin tehditlerle yürütülmeye çalışılması CHP Genel Başkanlığı ve CHP yönetimi açısından büyük bir kabiliyetsizliğin, yetersizliğin işareti olarak gündeme gelmektedir." ifadelerini kullandı.- "Adlarımız farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir"CHP yöneticilerinin yaptıkları çağrılarla demokratik protesto haklarını kullanan vatandaşları kendi iç kavgalarının bir parçası haline getirmeye çalıştıklarını dile getiren Çelik, şöyle devam etti:"Demokratik protesto hakkı ile vandallık ve barbarlığı birbirinden ayırıyoruz. Karşı olduğumuz ve asla müsamaha göstermeyeceğimiz şey vandallık ve barbarlıktır. Her yerde vatandaşlarımızın farklı görüşleri olabilir. Bütün bu süreçte bizi en çok üzen şey bir üniversiteden yansıyan karşıt düşüncedeki üniversiteli kardeşlerimizin birbirine saldırmasıdır. Hangi fikirden olursa olsun üniversitedeki kardeşlerimize, genç arkadaşlarımıza sesleniyoruz. Türkiye'de hangi partiyi tutarsanız tutun, hangi meşrepten olursanız olun, hangi mezhepten olursanız olun, kendinizi etnik olarak ne olarak adlandırırsanız adlandırın, adlarımız farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir."Herkesin Anayasa'ya ve kanunlara uygun olduğu sürece demokratik protesto hakkını kullanması gerektiğini vurgulayan Ömer Çelik, "Sayın Özgür Özel'in hakkını yemiş olmayalım, diyor ki 'Ben herhangi bir şekilde fiziki şiddet ya da saldırı olmaması için hassasiyet gösteren bir dil kullanıyorum.' Fakat tecrübeli bir siyasetçinin, bu kadar kontrolsüz ve sorumsuz şekilde sokak çağrısı yaptığı zaman yani orada kullandığı cümleleri alt alta yazdığınız zaman, bunun sonuçlarının kontrol edilemeyeceğini bilmesi gerekir. Bilmiyorsa o çağrıyı yapmaması, o makamda oturmaması gerekir. Onun sonuçlarının nereye gideceği bellidir. Demokratik protesto hakkı ile şiddetin ayrıştırılması konusu, demokrasinin esaslarından bir tanesidir ve buna herkesin çok büyük bir hassasiyetle yaklaşması gerekir." dedi.Özgür Özel'in kitap ve kahve satan firmaları hedef gösterdiğini belirten Çelik, CHP Genel Başkanı'nın kahve içmek ve kitap satmak üzerinden toplumu ikiye bölmeye çalıştığını söyledi.Herkese sağduyulu olmayı tavsiye ettiklerini kaydeden Çelik, "Yargı süreçlerine yönelik farklı görüşlerin olması gayet doğaldır. Ama bunun yolu demokratik siyasi dille tartışmaktan geçer. Bu derece zehirli bir dille tartışmak, demokrasinin birtakım imkan ve kabiliyetleri kullansanız da demokratik süreçleri zehirlemek anlamına gelir." diye konuştu.- "Gereken mücadeleyi veririz"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın şahsına, merhum annesine ve ailesine yönelik galiz ifadeleri bir kere daha lanetlediklerini vurgulayan Çelik, "Bunu yapanların emniyet güçleri tarafından hızlı bir şekilde tespit edildiğini biliyoruz. Bugün de böyle bir eylem oldu, biri tarafından ve gereği yapıldı. Bu lanetli bir eylemdir. Bu haysiyetten ve şereften yoksun insanların yapacağı işlerdir. Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsına, merhum annesine, muhterem ailesine yönelik bu zehirli dilin kullanılmasına karşı AK Parti olarak bütün gücümüzle gereken mücadeleyi her zeminde veririz. Bu bizim kırmızı çizgimizdir. Bu konuda hiç kimse sabrımızı test etmemelidir." değerlendirmesinde bulundu.İsrail'in Gazze’de soykırım yapmaya devam ettiğini dile getiren Çelik, mübarek günlerin bereketinin, insanlık onurunu ayakta tutan Gazzelilerin üzerlerinde olmasını temenni ettiklerini belirtti.- "Esas olan terör örgütünün silah bırakması ve kendisini fes etmesidir"Terörsüz Türkiye konusundaki iradenin aynı kararlılıkla devam ettiğini vurgulayan Ömer Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bölgedeki gelişmelere baktığımızda Sayın Devlet Bahçeli'nin tarihi çağrısı, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade aslında hem bölge halklarının barışı açısından hem ülkemizin terör belasından kurtulması açısından çok geniş bir çerçevede etki yaratacaktır. Milletimizin Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmasında ve bölge halklarının barış içinde yaşamasında çok büyük bir çerçeveyi ortaya çıkaracaktır. Bunu önümüzdeki safhaları itibarıyla de kararlılıkla sürdüreceğiz. Şimdi beklenen safha, terör örgütünün silah bırakması ve kendisini feshetmesidir. Terör örgütünün silah bırakması ve kendisini feshetmesiyle ilgili kurulan şerh veya kurulan birtakım yönlendirme cümlelerinin herhangi bir ehemmiyeti yoktur. Esas olan terör örgütünün silah bırakması ve kendisini feshetmesidir."MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye bir kez daha şifa dilediklerini söyleyen Çelik, "Kendisinin iyileşme sürecinde tedavisi devam ederken Türkiye'nin meseleleriyle ilgili ortaya koyduğu hassasiyet ve halen Türkiye'nin bütün meselelerine dönük olarak sağduyulu ve basiretli yaklaşımlarını şükranla karşılıyoruz. Sayın Bahçeli'nin sağlığına dönük nefret dili kullananları lanetliyoruz. Bunların milletimizin değerleriyle insanlıkla herhangi bir nasibi olmayan kimseler olduğunu biliyoruz. Sayın Bahçeli'nin sağlığıyla ilgili spekülasyon cümleleri kuranların hiçbirine itibar edilmemesi gerekir." dedi.(Bitti)
Yerel Haberler
Yayınlanma: 27 Mart 2025 - 18:24
AK Parti Sözcüsü Çelik, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)
"Demokratik protesto hakkı ile vandallık ve barbarlığı birbirinden ayırıyoruz. Karşı olduğumuz ve asla müsamaha göstermeyeceğimiz şey vandallık ve barbarlıktır" - "Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsına, merhum annesine, muhterem ailesine yönelik bu zehirli dilin kullanılmasına karşı AK Parti olarak bütün gücümüzle gereken mücadeleyi her zeminde veririz. Bu bizim kırmızı çizgimizdir"
Yerel Haberler
27 Mart 2025 - 18:24

EDİTÖR

Anadolu Ajansı haberleri, son dakika gelişmeleri. Bu haber Anadolu Ajansı tarafından servis edilmiştir. Anadolu Ajansı tarafından geçilen tüm...
İlginizi Çekebilir