Ekonomi Haberleri : Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Tıbbi Genetik Uzmanı Prof. Dr. Zeynep Ocak, Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) vakalarının yaklaşık yüzde 10'unun genetik kökenli olduğunu belirterek, bazı gen mutasyonlarında hedefe yönelik ilaç tedavilerinin gündeme geldiğini ifade etti.Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Ocak, genetik tanının yalnızca hastalığın nedenini anlamak için değil, uygun hastalarda tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi açısından da önem taşıdığını aktardı.
ALS'nin kas güçsüzlüğü, kaslarda erime, seğirme, konuşma ve yutma güçlüğü gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini kaydeden Ocak, hastalığın her bireyde aynı hızda ve belirtilerle ilerlemediğini anlattı.Ocak, ALS vakalarının büyük bölümünün aile öyküsü olmadan ortaya çıktığını belirterek, ALS hastalarının yaklaşık yüzde 90'ında hastalık sporadik dediğimiz şekilde, yani ailede bilinen bir ALS öyküsü olmadan gelişir. Ancak vakaların yaklaşık yüzde 10'unda genetik geçiş söz konusudur. Bu nedenle özellikle ailede ALS, erken yaşta başlayan nörolojik hastalıklar veya frontotemporal demans öyküsü varsa genetik değerlendirme ihmal edilmemelidir. ifadelerini kullandı.Genetik testlerin hastalığın nedenini ortaya koymada önemli rol oynadığını vurgulayan Ocak, ALS ile ilişkili farklı genlerde mutasyonların tanımlandığını kaydetti. Ocak, genetik değişikliklerin saptanmasının, hem hastanın klinik takibine katkı sağladığına hem de risk altında olabilecek aile bireyleri için yol gösterici olabileceğine dikkati çekerek, genetik test kararının nöroloji ve tıbbi genetik değerlendirmesiyle verilmesi gerektiğini belirtti.
ALS'nin kas güçsüzlüğü, kaslarda erime, seğirme, konuşma ve yutma güçlüğü gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini kaydeden Ocak, hastalığın her bireyde aynı hızda ve belirtilerle ilerlemediğini anlattı.Ocak, ALS vakalarının büyük bölümünün aile öyküsü olmadan ortaya çıktığını belirterek, ALS hastalarının yaklaşık yüzde 90'ında hastalık sporadik dediğimiz şekilde, yani ailede bilinen bir ALS öyküsü olmadan gelişir. Ancak vakaların yaklaşık yüzde 10'unda genetik geçiş söz konusudur. Bu nedenle özellikle ailede ALS, erken yaşta başlayan nörolojik hastalıklar veya frontotemporal demans öyküsü varsa genetik değerlendirme ihmal edilmemelidir. ifadelerini kullandı.Genetik testlerin hastalığın nedenini ortaya koymada önemli rol oynadığını vurgulayan Ocak, ALS ile ilişkili farklı genlerde mutasyonların tanımlandığını kaydetti. Ocak, genetik değişikliklerin saptanmasının, hem hastanın klinik takibine katkı sağladığına hem de risk altında olabilecek aile bireyleri için yol gösterici olabileceğine dikkati çekerek, genetik test kararının nöroloji ve tıbbi genetik değerlendirmesiyle verilmesi gerektiğini belirtti.


