13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumunda Küresel Krizlere Kur'ani Çözümler aranacak

TAKİP ET

İstanbul / Program kapsamında Kur'an ve Sünnet Ekseninde Yeni Dünya Düzeninde Medeniyet Tasavvuru, Vahiy Merkezli Toplum ve Aile, Kur'an ve Sünnet Perspektifinden Modern Çağın Sosyal Meseleleri ve Kur'an ve Sünnet Ekseninde Modern Çağın Manevi Meseleleri başlıklı dört tematik forum düzenlenecek

İstanbul Haberleri : AHMET ESAD ŞANİ - Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu 13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, 4-6 Ekim'de tüm dünyadan akademisyen, din alimi, araştırmacı ve fikir insanlarını İstanbul'da bir araya getirecek.

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı (İİKV) tarafından Küresel Krizlere Kur'ani Çözümler temasıyla düzenlenecek sempozyumda, savaşlardan adaletsizliğe, aile kurumunun karşı karşıya olduğu sorunlardan gençliğin anlam arayışına, dijitalleşmeden çevre ve ekonomi krizlerine kadar çağın temel meseleleri ele alınacak.

Sempozyumun açılış programı 4 Ekim'de Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) yapılacak. Akademik oturumlar ile tematik forumlar ise 5-6 Ekim'de Pullman İstanbul Hotel & Convention Center'da devam edecek.

Program kapsamında Kur'an ve Sünnet Ekseninde Yeni Dünya Düzeninde Medeniyet Tasavvuru, Vahiy Merkezli Toplum ve Aile, Kur'an ve Sünnet Perspektifinden Modern Çağın Sosyal Meseleleri ve Kur’an ve Sünnet Ekseninde Modern Çağın Manevi Meseleleri başlıklı dört tematik forum düzenlenecek.

Forumlarda çağdaş dünyanın karşı karşıya bulunduğu sorunlar, farklı disiplinlerden akademisyen ve düşünürlerin katılımıyla tartışılacak.

İnsanlık bir kurtuluş çaresi, bir nefes arıyor

İİKV Mütevelli Heyeti Başkanı Said Yüce, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sempozyumun ilkinin 1991'de gerçekleştirildiğini ve daha önce yapılan 12 sempozyuma dünya genelinden binlerce akademisyenin katıldığını belirtti.

Salgın ve çeşitli nedenlerle organizasyona bir süre ara verildiğini aktaran Yüce, 13. kez düzenlenen sempozyumun küresel bir etkisinin olduğunu ve insanlığın içinden geçtiği buhranlı dönemde hayati bir rol üstlenmesini beklediklerini söyledi.

Dünyanın büyük krizlerden geçtiğine işaret eden Yüce, Akşam televizyonlara baktığımızda, haberleri incelediğimiz zaman her tarafta, yani ekonomi, siyasi ve aile hayatında veya ülkeler arasındaki savaşlarda, çatışmalarda çok ciddi krizlerden geçiliyor. İnsanlık bir yangın ve buhran içerisinde. Bir kurtuluş çaresi, bir nefes arıyor. Bütün bunlara başlıkta da ifade ettiğimiz gibi 'Küresel Krizlere Kur'ani Çözümler' diye bir çerçeve koymak istedik. Çünkü kainatın bir sahibi ve yaratıcısı var. dedi.

Bugün kriz, sadece savaşlar ve çatışmalar değil

Kainattaki kusursuz nizama dikkati çeken Yüce, en büyük krizin yaratıcıyı tanımamaktan kaynaklandığını dile getirerek, Allah'ın peygamberler ve mukaddes kitaplar aracılığıyla fıtrata uygun yaşama usullerini bildirdiğini vurguladı.

Bu çağda yaşanan krizlerin insanı yaratılış gayesinden uzaklaştırdığını söyleyen Yüce, fıtrata yönelik müdahalelere dikkati çekerek, Bugün kriz, sadece savaşlar ve çatışmalar değil. İnsanın, kadının, erkeğin, gıdanın, tohumun fıtratı bozuluyor. Bütün bunlarla ne yazık ki oynuyorlar. Bunların acı sonuçlarını da toplum içinde hepimiz yaşıyoruz. görüşlerini paylaştı.

Said Yüce, toplumları etkileyen sahtekarlık, yalan, tecavüz ve ahlaki sarsıntılara karşı en önemli çözümün Kur'an eczanesi olduğunun altını çizerek, insanlığın bu krizlerden kurtulabilmesi için İslamiyet'in öngördüğü doğruluğun davranışlarla ortaya konulması gerektiğini söyledi.

Bediüzzaman Said Nursi'nin eserlerinde modern medeniyetin aksayan yönleri ile Kur'an medeniyetini mukayese ettiğini aktaran Yüce, şunları kaydetti:

Bediüzzaman Hazretleri beş temel sözde medeniyet esasından bahsediyor. Birincisi 'kuvvetli olan haklıdır' anlayışı. İkincisi menfaat üzerine dayalı ilişki biçimi. Üçüncüsü ırkçılık, yani kavmiyetçilik iddiası. Dördüncüsü cidal, yani sürekli çatışma hali. Beşincisi ise heva ve heves, yani sadece hazları için yaşayan insan modeli olan hedonizmdir. Buna karşılık Kur'an medeniyeti bize kuvvet yerine hakkı esas almayı emreder. Menfaat yerine fazileti ve erdemi getirir. Çatışma yerine teavün, yani yardımlaşma düsturunu koyar. Irkçılığa karşı hem insani hem İslami kardeşliği esas alır. Hedonizme karşı ise Allah'ın rızasına uygun bir hayatı sunar.

FETÖ dini değerleri ve Risale-i Nur'u istismar etti

Yüce, 15 Temmuz darbe girişiminde Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) dini değerleri ve Risale-i Nur eserlerini kendi kirli emellerine alet etmeye çalıştığını dile getirerek, Allah'a şükür devletimiz, milletimiz de hakkına, hukukuna sahip çıkıyor, basiretle davranıyor. Yanlış olanları ayıklıyor. 15 Temmuz'da bu darbe teşebbüsünde bulunan hain FETÖ girişimi ne yazık ki sadece Kur'an'ı değil, Risale-i Nur'ları, İslam'a ait her şeyi istismar etti. Her şeyi kendi kötü, kirli emellerine alet edip kullandı. diye konuştu.

Bediüzzaman'ın bütün talebelerinin o dönemde yekvücut bir şekilde Cumhurbaşkanı'nın yanında durarak bu yapıyla hiçbir alakalarının olmadığını ifade ettiklerini belirten Yüce, Sonrasında Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Risale-i Nur'lar Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından basıldı ve basılmaya da devam ediyor. Arzumuz ve tavsiyemiz eğitim kurumlarının, din bilimcilerinin ve tüm toplumun Diyanet İşleri Başkanlığının bastığı ve sahiplendiği bu eserlerden istifade etmesidir. dedi.

Sunumlar Türkçe, Arapça, İngilizce ve Rusça yapılacak

Sempozyum Bilim Kurulu Başkanı ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bayram Özer ise organizasyon için yaklaşık 1,5 yıllık yoğun bir hazırlık dönemi geçirdiklerini anlattı.

Uluslararası camiaya yapılan davetler neticesinde akademik çevrelerden çok geniş bir teveccühle yaklaşık 700 tebliğ başvurusu aldıkları bilgisini veren Özer, Beş kıtadan başvuru geldi, fakat tamamını kabul edemedik. Hem fiziksel imkanlarımız hem ekonomik şartlarımızdan dolayı 262 tebliğ sunulacak. Bunların önemli bir kısmı yüz yüze, 30 tanesi de çevrim içi olacak. dedi.

Özer, sempozyumda dünyanın farklı ülkelerinden akademisyenlerin bildiri sunacağını aktararak, sunumların Türkçe, Arapça, İngilizce ve Rusça olmak üzere 4 dilde yapılacağını, en yoğun başvurunun 400 bildiri ile Arapça dilinde gerçekleştiğini ve bu rakamların İslam dünyasının entelektüel birikiminin aktarımı için önemli olduğunu kaydetti.

Sempozyumun sadece tebliğ sunumlarıyla sınırlı kalmayacağını, kapsamlı forumlar ve açılış oturumlarıyla küresel bir fikir platformuna dönüşeceğine işaret eden Özer, bu çağda medeniyet anlamında yaşanan krizleri sempozyumda konu edindiklerini söyledi.

Bayram Özer, Endonezya, ABD, İngiltere, Mısır ve Suriye gibi ülkelerden kanaat önderleri, akademisyenler ve sivil toplum temsilcilerinin İstanbul'da buluşacağını belirterek, şunları aktardı:

Sempozyum temamız 'Küresel Krizlere Kur'ani Çözümler' olmakla beraber alt başlıkları da önemli konuları içeriyor. Akademisyenleri, yaşadığımız çağda Müslüman toplumlar olarak bütün dünyaya, bütün insanlığa verebileceğimiz mesajlar, çözümler, öneriler ne olur diyerek Kur'an, hadisler ve İslami kaynaklar başta olmak üzere, Risale-i Nur'u biraz daha merkeze alarak fikirler ortaya koymaya davet ettik. Gelen tebliğlerin her birinde bu bakış açısıyla aile, toplum, çevre, ekonomi, iktisat gibi konularda, bütün medeniyet anlamında günümüzde yaşadığımızı düşündüğümüz sorunlarla ilgili fikirler ortaya konuldu.

Yurt içinden ve dışından 20'yi aşkın üniversitenin, 448 farklı kuruluşun akademik destek verdiği sempozyumun paydaşları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Hava Yolları, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) yer alıyor.



Bediüzzaman Bediüzzaman Said Nursi İstanbul İlim ve Kültür Vakfı sempozyum