AB Yüksek Temsilcisi Kallas, dış politikada Avrupa'nın ortak tutumunu temsil ettiğini savundu
Brüksel — Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, dış politika kararlarına yönelik eleştirilere verdiği yanıtta her zaman Avrupa'yı temsil ettiğini, Rusya ve Orta Doğu meselelerinde AB'nin büyük ölçüde hemfikir olduğunu savundu.
Brüksel Haberleri — Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, dış politika kararlarına yönelik eleştirilere verdiği yanıtta her zaman Avrupa'yı temsil ettiğini, Rusya ve Orta Doğu meselelerinde AB'nin büyük ölçüde hemfikir olduğunu savundu.
Kallas, Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulunda, ABD ile İran arasında açıklanan anlaşmanın ardından Orta Doğu'da barış ve istikrar çabalarında AB'nin rolü başlıklı oturumda konuştu.
Son iki gündür bölgede temkinli bir iyimserlik için nedenler bulunduğunu ifade eden Kallas, ABD ile İran arasında savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik mutabakatın bir dönüm noktası olabileceğini dile getirdi.
Kallas, mutabakatın İran'ın nükleer programı ve bölgesel istikrar gibi konularda daha kapsamlı görüşmeler için zemin hazırlama potansiyeli taşıdığını ve küresel enerji piyasaları üzerindeki baskıyı da azaltabileceğini belirtti.
Yüksek Temsilci, Herhangi bir çözümün sürdürülebilir olabilmesi için uluslararası hukukla tamamen uyumlu olması ve uygulanmasının doğrulanabilir olması gerekiyor. Hürmüz Boğazı yeniden açılmalı ve serbest geçişe imkan tanımalıdır. dedi.
Umman, Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır'ın yapıcı katkılarının yanı sıra Pakistan ve Katar'ın öncülüğündeki arabuluculuk çabalarını takdir ettiğini söyleyen Kallas, bu girişimlerin daha geniş çaplı bir savaşın önlenmesinde ve anlaşmaya varılmasında önemli rol oynadığını vurguladı.
Kallas, AB'nin sürecin sonraki aşamalarına ekonomik araçlar ve teknik uzmanlık dahil çeşitli alanlarda katkı sağlamaya hazır olduğunu ancak en zorlu aşamaya henüz gelindiğini anlattı.
AB'nin Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığına ilave maliyet getirecek her türlü tedbire karşı olduğunun altını çizen Kallas, seyrüsefer özgürlüğünü kısıtlayacak girişimlere karşı uluslararası ortaklarla koordinasyon içinde çalıştıklarını aktardı.
Kallas, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde faaliyet gösteren AB'nin Aspides deniz operasyonunun ticari gemilerin güvenliğini sağlamayı sürdürdüğünü, Yemen'deki Husilerin deniz taşımacılığına yönelik tehditlerinin devam ettiğini ve bölgede rekor sayıda geminin devriye görevi yürüttüğünü ifade etti.
Lübnan ile İsrail arasındaki ateşkesin sürdürülmesinin önemine işaret eden Kallas, Lübnanlı yetkililerin özellikle Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına yönelik çabalarını desteklemeye devam edeceklerini söyledi.
- İsrail'e yaptırımlar
Gazze ve Batı Şeria'daki gelişmelere de değinen Kallas, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini genişletme planlarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu yineledi.
AB'ye üye ülkelerin bu konuda somut adımlar talep ettiğini belirten Kallas, AB Komisyonu'ndan yasa dışı yerleşimlerden kaynaklanan ithalatı engellemeyi amaçlayan tedbirler dahil, çeşitli ticari seçenekler hazırlamasını isteyeceğini kaydetti.
Kallas, AB'nin İsrail-Filistin ihtilafında iki devletli çözüme desteğinin sürdüğünü vurgulayarak, Gazze'ye derhal ve engelsiz insani yardım ulaştırılması çağrısında bulundu.
Yüksek Temsilci, kapsamlı barış planı çerçevesinde Hamas'ın silah bırakması ve sınır kapılarının tamamen açılması gerektiğini sözlerine ekledi.
- Kallas kendisine yönelik eleştirilere yanıt verdi
Oturumda özellikle İsrail politikası olmak üzere dış politika yapımı konusunda milletvekillerinin sert eleştirilerine maruz kalan Kallas, yeniden söz aldığında İran'a yönelik yaptırımların devam edeceğini söyledi.
Hem Rusya hem de Orta Doğu politikasında AB'nin birleşik pozisyona sahip olduğunu savunan Kallas, Her zaman Avrupa'nın pozisyonunu temsil ettim. diye konuştu.
Kallas, Orta Doğu'da barış konusunda şunları kaydetti:
Temel sorunun İsrail-Filistin sorunu olduğu konusunda kesinlikle hemfikirim, bu nedenle diğer tüm savaşların bununla ilgili olduğu doğrudur. Bu konuda bir anlaşmaya varamazsak veya bu süreci normalleştiremezsek, bu savaşlar tekrar tekrar yaşanacaktır ve bu konuda da hemfikirim.
ABD öncülüğündeki barış planının hesap verebilirlik ve mülteciler konularını ele almadığını belirten Kallas, Ailenize yapılan haksızlıktan sorumlu tutulan kimseyi görmezseniz, intikam ve misilleme arayışına gireceksiniz ve bu kısır döngü devam edecek. Diğer sorun ise mülteciler. Batı Şeria'dan sürülen ve gidecek hiçbir yeri olmayan tüm o insanlar. Yani, gerçekten de bu da ele alınmalı. ifadelerini kullandı.