ABD, Küba'nın istihbarat operasyonlarıyla üst düzey kurumlarına sızdığını öne sürdü:
Ankara — Kübalılar, casusluk, sızma, sabotaj, vekil ağlar ve ABD'yi kendisine karşı kışkırtmayı amaçlayan devrimci bir yapılanma üzerine kurulu, uzun süreli bir yıpratma savaşı için yeni bir model mükemmelleştirdi
Ankara Haberleri — ABD hükümeti, Küba istihbaratının ABD'de yürüttüğü faaliyetlerle Washington yönetiminin üst kademelerine sızdığını iddia etti.
ABD Dışişleri Bakanlığınca yayımlanan Küba: 21. Yüzyıl Komünizminin Başkenti başlıklı 100 sayfalık raporda, Havana yönetimi yaklaşık 70 yıldır ABD'de bozgunculuk kampanyası yürütmekle suçlandı.
Raporda, Küba'nın bu kampanya kapsamında Washington yönetiminin üst kademelerine sızdığı, ABD'li aktivistleri kendi safına çektiği, ülkedeki sol terör dalgasını desteklediği ve dış istihbarat faaliyetleri yürüttüğü öne sürüldü.
Küba yönetiminin ABD'ye karşı yürüttüğü faaliyetlerin düzensiz ve gizli yöntemlerle sürdürüldüğü iddia edilen raporda, bu kampanyanın uzun yıllardır devam ettiği savunuldu.
Havana yönetiminin ABD'yi askeri olarak yenecek kapasiteye sahip olmadığı aktarılan raporda, Kübalılar, casusluk, sızma, sabotaj, vekil ağlar ve ABD'yi kendisine karşı kışkırtmayı amaçlayan devrimci bir yapılanma üzerine kurulu, uzun süreli bir yıpratma savaşı için yeni bir model mükemmelleştirdi. ifadesi kullanıldı.
Raporda, Küba'nın istihbarat faaliyetlerinin ABD için benzeri olmayan bir tehdit oluşturduğu iddia edilerek, Küba'nın ABD'deki ajanları aracılığıyla Çin, Rusya, İran ve Kuzey Kore gibi ülkelere bilgi ve istihbarat aktardığı ileri sürüldü.
ABD ile Küba arasındaki kriz
ABD Başkanı Donald Trump, 30 Ocak'ta Küba'ya petrol satan veya sağlayan ülkelerden gelen tüm mallara gümrük vergisi uygulanmasını öngören başkanlık kararnamesini imzalamıştı.
Beyaz Saray, bu kararın, Küba'nın zararlı eylem ve politikalarına karşı ABD'nin ulusal güvenlik ve dış politika çıkarlarını korumayı amaçladığını savunmuştu.
Küba ile ilgili açıklamalarında, İran'dan sonra bu ülkeye yönelerek Havana yönetimiyle görüşeceklerini ifade eden Trump, Küba'nın çökmüş bir devlet olduğunu ve ancak ABD'nin bu ülkedeki siyasi ve ekonomik sorunları çözebileceğini öne sürmüştü.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ise ABD'nin ülkesine askeri olarak müdahalede bulunmak için bahane aradığını vurgulayarak, böyle bir durumda bölgenin kan gölüne döneceği uyarısı yapmıştı.
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 23 Haziran'da Küba ekonomisini domine eden ve ordunun kontrolünde faaliyet gösteren GAESA adlı holding ile bağlantılı şirketleri yaptırım listesine eklediklerini açıklamış, söz konusu yapının Küba halkının kaynaklarını çalarak kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını savunmuştu.