ABD vatandaşı Myanmarlı aktivist, Çin'de casusluk şüphesiyle gözaltına alındı
Pekin — ABD vatandaşı Myanmarlı aktivist Min Zin'in, Çin'de casusluk şüphesiyle gözaltına alındığı bildirildi.
Pekin Haberleri — ABD vatandaşı Myanmarlı aktivist Min Zin'in, Çin'de casusluk şüphesiyle gözaltına alındığı bildirildi.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, Pekin'de düzenlenen olağan basın toplantısında, Min Zin'in, casusluk faaliyetinde bulunduğu ve Çin'in güvenliğini tehdit ettiği şüphesiyle gözaltına alındığını doğruladı.
ABD basınında yer alan haberlere göre, Min Zin, 3 Haziran'da bir konferansa katılmak üzerine gittiği Çin'in Myanmar'a komşu Yünnan eyaletinin Kunming şehrinde ortadan kaybolmuştu.
Ülkenin o zamanki adıyla Burma'da 1988'de cunta yönetimine yönelik protestolarda öğrenci hareketi içinde yer alan bir aktivist olan Min Zin, daha sonra siyasi sığınma başvurusuyla ABD vatandaşlığına geçmişti.
ABD'de California Üniversitesi'nde doktorasını sürdüren Min Zin, kurucusu olduğu Strateji ve Politika Enstitüsü (ISP) adlı düşünce kuruluşu aracılığıyla Myanmar üzerine yayımladığı analizlerle tanınıyor.
- Myanmar Devlet Başkanı Hlaing'in ziyareti öncesine denk geldi
Çin'in Myanmar ile ilişkileri hakkında da analizler yazan ve daha önce birçok kez konferanslar için ülkeyi ziyaret eden Min Zin'in gözaltına alınmasının, Myanmar Devlet Başkanı Min Aung Hlaing'in Pekin'e yapacağı ziyaret ile aynı gün duyurulması dikkati çekti.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin, aynı basın toplantısında, Hlaing'in 15-19 Haziran tarihlerinde Pekin'de resmi ziyarette bulunacağını bildirmişti.
Min Zin'in kurduğu ISP, 2021'deki darbe öncesinde Myanmar'ın Yangon şehrinde faaliyet yürütürken, darbenin ardından Tayland'a taşınmıştı.
- Myanmar'da askeri darbe
Myanmar ordusu, 2020'deki genel seçimlerde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılmasıyla ülkede yaşanan siyasi gerilimin ardından 1 Şubat 2021'de yönetime el koymuştu.
Ordu, ülkenin fiili lideri ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii başta olmak üzere pek çok yetkili ile iktidar partisi yöneticisini gözaltına almış ve 1 yıllığına olağanüstü hal ilan etmişti.
Darbenin ve muhalefetin barışçı protestolarının kanlı şekilde bastırılmasının ardından başlayan silahlı direniş ve ülke genelindeki çatışmalar, 6 bin kişinin ölümüne ve yaklaşık 3 milyon kişinin yerinden edilmesine sebep olmuştu.
28 Aralık 2025-25 Ocak 2026'da yapılan genel seçimlerde ordu destekli Birlik İçin Dayanışma ve Kalkınma Partisi (USDP) alt meclis Pyithu Hluttaw'da 231, üst meclis Amyotha Hluttaw'da 108 sandalye kazanarak hükümet kurmak için gerekli çoğunluğu elde etmişti.
Genel seçimlerin ardından toplanan parlamento, 10 Nisan'da askeri cuntanın lideri Min Aung Hlaing'i devlet başkanı seçmişti.
- Çin'in tutumu
Çin, Myanmar'daki askeri darbenin ardından cunta yönetimini kınamaktan kaçınmış, Myanmar'a yönelik yaptırımlar sonrası silah tedarik etmeyi sürdürmüştü.
Darbenin ardından cunta yönetiminin bağımlılığının giderek arttığı Çin, Singapur'u geride bırakarak Myanmar'ın en büyük ticari ortağı haline gelmişti.
Pekin yönetimi sözcülerinin ülkedeki durum ne yönde değişirse değişsin Myanmar'ın egemenliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü destekleyeceği sözü, muhalefet tarafından cunta yönetimine örtülü destek olarak yorumlanmıştı.
Silahlı muhalif gruplar, darbenin ardından ülkedeki Çin'e ait fabrikaları ve inşaat projelerini hedef alan eylemlerde bulunmuştu.
Pekin yönetimi, ülkedeki siyasi istikrarsızlığın merkezi hükümet ile etnik silahlı gruplar arasındaki çatışmaları da yoğunlaştırmasıyla sınır güvenliği tedbirlerini artırma yoluna giderken, cunta yönetimi ile isyancı gruplar arasında zaman zaman arabulucu ve uzlaştırıcı rol de oynuyor.