Ahşap tutkusunu belgesellerle geliştiren 80 yaşındaki usta köylüleri için mobilya üretiyor

TAKİP ET

Düzce — Düzce'de yaşayan 80 yaşındaki İhsan Akbaş, belgesellerden edindiği bilgilerle geliştirdiği ahşap tutkusunu, eşinin vefatının ardından teselli bulduğu atölyesinde hem hobiye hem de ihtiyaç sahipleri için iyiliğe dönüştürüyor - Akbaş: - Belgesellerde görüyorum, bilgi alıyorum. Gördüklerimin kafamda ölçüsünü alıyorum, sonradan zamanla neyin ne olacağını kendim tasarlıyor, yapıyorum

Düzce Haberleri — GÖKSEL CÜNEYT İĞDE - Düzce'de ahşaba yatkınlığını televizyon kanallarında izlediği belgesellerden etkilenerek üretime çeviren 80 yaşındaki İhsan Akbaş, evinin bahçesinde inşa ettiği atölyede 20 yıldır mobilya tasarlayıp üretiyor.

Fındık yetiştiricisi, emekli ve 5 çocuk sahibi Akbaş, merkeze bağlı Kavakbıçkı köyünde evinin bahçesinde garaj ve samanlık olarak kullandığı yapıda, uzun yıllar boş zamanlarında kendisi ve köylüler için tarım aletlerinin sap kısımlarını yaptı.

2005 yılında yapının üzerine yıldırım düşmesi üzerine bahçesine marangoz atölyesi inşa eden Akbaş, ahşaba yatkınlığını televizyon kanallarında marangozluk üzerine belgeseller izleyerek geliştirdi, masa, sandalye, sehpa gibi mobilya ürünleri ve oyuncak yapmaya başladı.

Kendisi ve maddi durumu iyi olmayan köylüler için üretim yapan Akbaş, AA muhabirine, mobilya üretimine televizyonda yayınlanan bir belgeselde kafe için hazırlanan katlanır masaların yapımını izledikten sonra karar verdiğini söyledi.

Belgesellerin işi öğrenmesinde etkisinin büyük olduğunu dile getiren Akbaş, Belgesellerde görüyorum, bilgi alıyorum. Gördüklerimin kafamda ölçüsünü alıyorum, sonradan zamanla neyin ne olacağını kendim tasarlıyor, yapıyorum. Başarılı da oldum. Birine muhtaç olmadım, kendi işimi kendim gördüm. dedi.

- Mobilyayla uğraşmak beni teselli ediyor

Akbaş, paraya ihtiyacı olmadığını, yetiştirdiği fındığın yıldan yıla hem kendisine hem de yaptığı hayırlara yettiğini belirterek, şöyle devam etti:

Ben hobi amaçlı yapıyorum. Parasal yönde bir kalem dikmem, bir makine çalıştırmam. Birilerini ve özellikle bir çocuk sevindirmek umreye gitmiş kadar beni çok sevindiriyor. Mesela birinin çekyatı, masası kırılır. Ben giderim nalburdan malzemeleri alırım, ihtiyacı, eksiği, kırığı çıkığı olana yaparım, teslim ederim. Güle güle gitsin, dua ederek gitsin. Benim için dua paradan çok daha önemli.

Akbaş, 5,5 yıl önce 56 yıldır aynı yastığa baş koyduğu eşi Naime Akbaş'ın vefatının ardından yaşadığı acının atölye sayesinde hafiflediğini dile getirdi.

Mobilya üretmenin kendisini teselli ettiğini anlatan Akbaş, sözlerini şöyle tamamladı:

Hanımım öldükten sonra doyasıya bir öğün yemek yemedim. Annem, babam öldü ama Cenab-ı Allah kimseye eş acısı göstermesin, çok zor. Ben Allah'a böyle dua ediyorum. Hanımımla 56 sene evli kaldık, tam 56 sene hiç ayrılmamak kaydıyla beraber çalıştık, yedik, içtik. Hanımın ölümü beni aşırı derecede etkiledi. Atölye sağlığım için de çok iyi geliyor, çok rahatım. Burada çalıştığım sürece kafama hiçbir şey takılmaz. Evde ezan okunmadan sabah namazına kalkarım ve kıldıktan sonra hemen atölyeme gelirim.

80 yaşındaki marangoz İhsan Akbaş ahşap atölye Düzce mobilya