AK Parti Genel Başkanvekili Elitaş'tan Avrupa Parlamentosunun 2025 Yılı Türkiye Raporu'na tepki:

TAKİP ET

Ankara — Avrupa Parlamentosu Genel Kurulunda kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu, ülkemizin son yıllarda ortaya koyduğu çok yönlü gelişim iradesini, bölgesel ve küresel ölçekte üstlendiği yapıcı rolü ve insanlık adına sergilediği vicdani duruşu kavrayamayan sığ bir bakış açısını yansıtmaktadır

Ankara Haberleri — AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulunda kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu, ülkemizin son yıllarda ortaya koyduğu çok yönlü gelişim iradesini, bölgesel ve küresel ölçekte üstlendiği yapıcı rolü ve insanlık adına sergilediği vicdani duruşu kavrayamayan sığ bir bakış açısını yansıtmaktadır. ifadesini kullandı.

Elitaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

Avrupa Parlamentosu Genel Kurulunda kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu, ülkemizin son yıllarda ortaya koyduğu çok yönlü gelişim iradesini, bölgesel ve küresel ölçekte üstlendiği yapıcı rolü ve insanlık adına sergilediği vicdani duruşu kavrayamayan sığ bir bakış açısını yansıtmaktadır. Yakın dönem dünya siyasi tarihine bakıldığında Türkiye'nin yalnızca kendi iç dinamikleriyle değil, küresel meselelerde üstlendiği sorumlulukla da öne çıktığı açıkça görülmektedir. Bölgesel krizlerde barışı, diplomasiyi ve müzakereyi önceleyen Türkiye, Avrupa toplumu için de hayatiyet arz eden enerji arz güvenliği, gıda güvenliği, göç yönetimi ve insani yardım gibi alanlarda etkin ve yapıcı bir rol üstlenmiştir.

- İnsanlık onurunun güçlü savunucusu Türkiye

Mustafa Elitaş, Türkiye'nin, Orta Doğu'da yaşanan savaşlar, Rusya-Ukrayna Savaşı, göç dalgaları ve güvenlik krizleri karşısında hem kendi sınırlarını ve toplumsal huzurunu koruduğunu hem de istikrarsızlığın Avrupa başta olmak üzere daha geniş coğrafyalara yayılmasının önünde çok önemli bir denge unsuru olduğunu vurguladı.

Bu süreçte, Türkiye'nin diplomatik gayretlerinin, Avrupa kamuoyunda çoğu zaman takdir edildiğini belirten Elitaş, buna karşılık Avrupa'nın mülteci krizleri karşısında verdiği sınavın evrensel insan hakları ve vicdan bakımından ciddi soru işaretleri doğurduğuna dikkati çekti.

Elitaş, Savaşın, yokluğun ve çaresizliğin ortasında kalan insanlara karşı geliştirilen dışlayıcı, seçici ve faydacı yaklaşımlar hafızalardaki yerini aynı zamanda tarihi bir ibret vesikası olarak hala korumaktadır. Türkiye ise bütün zorluklara rağmen mazlumlara, mağdurlara ve savaş mağdurlarına insan onuruna yakışır bir anlayışla yaklaşmış, 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' düsturunu yalnızca kendi vatandaşları için değil, insanlığın ortak vicdanı adına da yaşatmıştır. değerlendirmesinde bulundu.

- Raporun gerçekçi, dengeli ve hakkaniyetli olduğu söylenemez

Türkiye'nin, Gazze başta olmak üzere dünyanın vicdanını yaralayan insani krizler karşısında temel hakları, yaşam hakkını, uluslararası hukuku ve insanlık onurunu en güçlü biçimde savunan ülkelerden biri olduğunu aktaran Elitaş, şöyle devam etti:

Türkiye'nin bu duruşu, yalnızca siyasi bir tercih değil, tarihinden, medeniyet birikiminden ve millet iradesinden beslenen ahlaki bir sorumluluktur. Hal böyleyken, Türkiye'ye insan hakları ve hukuk konusunda ders verme iddiasıyla hazırlanan bu raporun gerçekçi, dengeli ve hakkaniyetli olduğunu söylemek asla mümkün değildir. Türkiye'nin barışa, istikrara ve insani diplomasiye yaptığı katkılarını görmezden gelen her değerlendirme ve rapor yok hükmündedir. Eski alışkanlıklarla Türkiye'ye yön tayin etmeye, siyasi mühendislik yöntemleriyle ülkemizin iç dinamiklerini etkilemeye çalışan çevreler artık karşılarında kendi kararlarını kendi alan, kendi istikametini kendi belirleyen güçlü bir Türkiye bulmaktadır. Bu durumun bazı çevrelerde rahatsızlık meydana getirdiği elbette aşikardır.

- Türkiye barışın, huzurun, insan onurunun güçlü savunucusu olmaya devam edecek

Türkiye'nin her türlü terör ve terörizmle mücadelesini kararlılıkla sürdürürken, iç huzurunu, kardeşliğini ve toplumsal güvenliğini tahkim edecek adımları da atmaya devam edeceğini vurgulayan Elitaş, şu görüşleri paylaştı:

Terör örgütlerine ve Türkiye karşıtı yapılara farklı adlar altında alan açan çevrelerin ülkemize demokrasi ve hukuk dersi vermeye kalkışması ise büyük bir çelişkidir. Bu nedenle söz konusu rapor, objektif bir değerlendirmeden ziyade, Türkiye'nin yükselen gücü ve bağımsız duruşu karşısında duyulan siyasi rahatsızlığın ve hazımsızlığın bir yansıması olarak görülmektedir. Türkiye'nin gelişmesinden rahatsız olanlar, aslında aynı zamanda daha adil, daha vicdanlı ve daha yaşanabilir bir dünya arayışından da rahatsızlık duymaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, milletiyle birlikte barışın, huzurun, insan onurunun, temel hak ve özgürlüklerin, sosyal adaletin ve küresel istikrarın güçlü savunucusu olmaya devam edecektir. Hiçbir taraflı rapor, hiçbir siyasi hesap ve hiçbir dış yönlendirme Türkiye'yi insanlığa hizmet yolundaki kararlı yürüyüşünden alıkoyamayacaktır. Türkiye, devletiyle, milletiyle, tarihi birikimiyle ve Türkiye Yüzyılı vizyonuyla kendi coğrafyasından başlayarak dünyaya barış, güven, adalet ve umut taşıma iradesini kararlılıkla sürdürecektir.

2025 Yılı Türkiye Raporu AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu