AK Parti Genel Başkanvekili Elitaş'tan İsrail Dışişleri Bakanlığına tepki:

TAKİP ET

Ankara / İsrail için Gazzeli bir çocuk, bir bebek, bir yaşlı ne kadar yok edilmesi gereken bir hedef olarak görülüyorsa, bu mazlumların hakkını, hukukunu ve feryadını dünyaya taşıyan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da aynı şizofrenik duyguların hedefi haline getirilmektedir

Ankara Haberleri : AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, İsrail için Gazzeli bir çocuk, bir bebek, bir yaşlı ne kadar yok edilmesi gereken bir hedef olarak görülüyorsa, bu mazlumların hakkını, hukukunu ve feryadını dünyaya taşıyan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da aynı şizofrenik duyguların hedefi haline getirilmektedir. ifadesini kullandı.

Elitaş, sosyal medya hesabından, İsrail Dışişleri Bakanlığının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına ilişkin paylaşımda bulundu.

Terör devleti İsrail ve soykırım suçunu işleyen katil yöneticileri için saldırganlığın, dünya barışını her deminde ve defasında tehdit etmenin artık yalnızca politik bir tercih değil, bireysel ve kurumsal anlamda patolojik bir kimliğe dönüştüğünü belirten Elitaş, İsrail devletinin ve bu suçları işleyen yöneticilerinin mazlumlara, masumlara ve onların gür sedası olanlara karşı sergilediği saldırganlık ile tahammülsüzlüğün, dünyanın gözü önünde yaşandığına dikkati çekti.

Elitaş, şunları kaydetti:

İsrail için Gazzeli bir çocuk, bir bebek, bir yaşlı ne kadar yok edilmesi gereken bir hedef olarak görülüyorsa bu mazlumların hakkını, hukukunu ve feryadını dünyaya taşıyan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da aynı şizofrenik duyguların hedefi haline getirilmektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a saldırmakla Gazzeli masumlara saldırmak arasında kurulan bu patolojik bağ, İsrail'in soykırımcı anlayışının devlet nezdinde kişilik ve karakterle birleşerek kurumsallaşmış defosudur.

Türkiye'nin kandan, kaostan ve terörden beslenen her türlü yapıya karşı planlı, sistematik ve stratejik bir mücadele yürüttüğünü vurgulayan Elitaş, Türkiye'nin terörsüz bölge stratejisinin kuklacıyı bu denli öfkelendirmesi tesadüf değildir. ifadesini kullandı.

Elitaş, kuklaları olan terör örgütleriyle iplerinin tek tek kesilmesinin, sahnedeki rollerinin boşa çıkması ve kurulan senaryoların işlemez hale gelmesinin, İsrail'i perde gerisinde yalnızlaştırdığını, perde önünde ise kendi gölgesiyle bıraktığını ifade etti.

Müfterilik kalan son savunma refleksi

Kuklalar sahneden çekildikçe kuklacıların görünür hale geldiğini, ipler koptukça perde arkasındaki katil kuklacının açığa çıktığını belirten Elitaş, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Filistin ve Gazze konusunda yürüttüğü sistematik diplomasiyle uluslararası kurumların ve dünya kamuoyunun dikkatini masumların ve mazlumların hukukuna yöneltmiş, İsrail'e destek veren çevrelerde dahi artık 'yeter, bir yere kadar, buraya kadar' cümlelerinin kurulmasını sağlayan güçlü bir vicdani ve siyasi zemin oluşturmuştur. değerlendirmesinde bulundu.

Mustafa Elitaş, şu ifadeleri kullandı:

Karşımızda müsrif bir tüccar var, dünyanın kendisine sunduğu siyasi, diplomatik ve kurumsal krediyi barışla, huzurla ve güvenlikle birlikte yaşamanın imkanlarını kendi soykırımcı ve katliamcı politikaları uğruna tüketen bir müsrif tüccar üstelik israf ettiği yalnızca kendi kaynakları değildir. İnsan hayatını, yaşam hakkını, özgürlüğü, hukuku, insan onurunu, adaleti ve evrensel normları, yani insanlığın ortak sermayesini kendi kanlı tezgahında tüketen müsrif bir tüccardır. Çocukların geleceğini, annelerin duasını, hukukun terazisini ve insanlığın müşterek vicdanını bir maliyet kalemi gibi gören bir müsrifliktir bu. Fakat bütün bu israfa rağmen netice alamayan müflis bir tüccar da var karşımızda. Kartları boşa çıkan, kuklaları işlevsizleşen, tezgahı işlemeyen, kredisi tükenen ve bütün vahşetine rağmen aradığı siyasi neticeyi elde edemeyen müflis bir tüccar. Müsrifliğin müflisliğe dönüştüğü yerde katil İsrail artık müfteri tüccara da dönüştürmüştür. Kendi başarısızlığının bilançosuyla yüzleşemeyen, tezgahının tezgahtarlarıyla birlikte boşa çıkmasının ardından iftiraya, suçlamaya ve antisemitizm söylemi arkasına sığınarak suçlarını görünmez kılmaya çalışan ve tekrar müşteri toplamaya yeltenen müfteri bir tüccar. Müsriflik kaynakları tüketmiş, müflislik tezgahı çökertmiş, müfterilik ise geriye kalan son savunma refleksi haline gelmiştir.

İflas eden bir siyaset

Ortaya çıkan bilançonun açık olduğunu belirten Elitaş, İsraf edilen insanlık, tükenen kredi, bozulan mizan, çöken tezgah ve iflas eden bir siyaset. ifadesini kullandı.

Elitaş, şunları kaydetti:

Dünya devletleri ve kamuoyu nezdinde bütün kredilerini tüketen ve tükenmişlik sendromu yaşayan kuklacı İsrail'in antisemitizm adı altında kuklalarıyla dramatik ve teatral bir oyun sahneye koyması, seyirci toplamaktan öte bir heyecan barındırmayan hezeyan dolu duygusal bir heyelandır. Hezeyan büyüdükçe yapay heyecan çoğalmış, heyecan çoğaldıkça siyasi ve ahlaki heyelan derinleşmiştir. Katil İsrail bu heyelanın altında kalmıştır. Mazlumlar ve masumlar için yaşasın özgürlük.

AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş israil tepki