Alman sanatçı Pousttchi, İstanbul Modern'e konuk oldu

TAKİP ET

İstanbul / İstanbul Modern, 10.

İstanbul Haberleri : İstanbul Modern, 10. koleksiyon sergisi Aynı Mavinin Altında kapsamında Alman sanatçı Bettina Pousttchi'yi ağırladı.

Dikey Otoyollar: Bettina Pousttchi ile Söyleşi başlıklı programda sanatçı, gündelik kent nesnelerini dönüştürme biçimini, sanat pratiğini ve kamusal alana yaklaşımını değerlendirdi.

İstanbul Modern Artistik Direktörü Çelenk Bafra'nın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide sanatçı, müzenin girişinde yer alan ve çelik yol bariyerlerinden ürettiği Dikey Otoyollar, Versiyon II (Vertical Highways, Version II) heykelinin sürecini ve ardındaki kavramsal çerçeveyi anlattı.

Pousttchi, yaklaşık 20 yıl önce sokak dubaları ve bariyerlerle başladığı heykel serüveninde oto korkuluklarının en yeni aşama olduğunu belirterek, kamusal alandaki sınırlandırıcı nesnelerin kendisini her zaman düşündürdüğünü ifade etti.

Nesneyi tanırsınız ama ortaya çıkan sonuç sizi şaşırtır

Bariyerlerin yalnızca kısıtlayıcı değil, aynı zamanda koruyucu bir işleve sahip olduğuna dikkati çeken sanatçı, Sokak bariyerleri hareketi sınırlar ama aynı zamanda hayat kurtarıcıdır, kesinlikle koruyucudur. Bu hep içine girdiğimiz bir denge. Özgürlüğümüzü kısıtlıyor mu yoksa bize güvenlik mi sağlıyor? Bence güvenlik ile özgürlük arasındaki bu denge, şu anda dünyada yeni bir biçimde müzakere edilen bir konu. dedi.

Pousttchi, eserlerinde gündelik nesneleri alışılmadık yöntemlerle dönüştürdüğünü aktararak, form arayışındaki yaklaşımını şu sözlerle anlattı:

Sokaktan bir nesne kullandığımda onu her zaman alışılmadık bir şekilde dönüştürmeye çalışırım. Böylece nesneyi tanırsınız ama ortaya çıkan sonuç sizi şaşırtır. Oto korkulukları normalde kilometreler boyunca çok yatay görmeye alıştığınız bir şeydir. Bu nedenle mimariyle ve çevreyle ilişki kurması adına onları dikey bir konuma getirmek şaşırtıcı oldu. Atölyede her bir nesneyi tek tek, küçük bir makinede yavaşça bükerek dönüştürüyorum. Önceden planladığım bir fikir oluyor ama uygulamaya geçtiğimde tamamen farklı yapıyorum. Nihayetinde formu bulmak son derece akışkan ve sezgisel bir süreç.

Kendimi 18 yıldır süren küresel bir seyahat projesinin içinde buldum

Heykellerinde rengin her zaman formdan sonra geldiğine işaret eden Pousttchi, Berlin'de griyle başlayıp bordoya, ardından kırmızıya yöneldiğini ve mat toz boya tercih ettiğini dile getirerek, Çelik olan masif bir nesneye mat boya uyguladığınızda neredeyse kadifemsi, yumuşak bir yüzey kazanıyor ve bu da malzeme ile biçim arasında çok güzel bir gerilim yaratıyor. değerlendirmesinde bulundu.

Serinin ilk versiyonunu Berlin Merkez Tren İstasyonu için tasarladığını, İstanbul Modern'in girişindeki ikinci versiyonun ise Art Basel Unlimited'de sergilendikten sonra Oya ve Bülent Eczacıbaşı'nın bağışıyla müze koleksiyonuna dahil edildiğini aktaran sanatçı, eserin üçüncü versiyonunun New York'taki Rockefeller Center'da izleyiciyle buluştuğunu söyledi.

Bettina Pousttchi, eserin İstanbul Modern yerleşkesiyle bütünleştiğini ifade ederek, Heykel neredeyse burası için yapılmış gibi duruyor. Renzo Piano'nun mimarisiyle, merdivenlerle ve diğer yöndeki saat kulesiyle çok güzel bir uyum yakaladı. İnsanların heykelin önünde fotoğraf çektirdiğini ve onu benimsediğini görmek beni çok mutlu etti. Heykelin kesinlikle İstanbul'un sahip olduğu bu inanılmaz enerjiyle güçlü bir diyaloğu var. görüşlerini paylaştı.

Pousttchi, sanat pratiğinde mimari seramiğe duyduğu ilginin yanı sıra 2008'den bu yana yürüttüğü World Time Clock projesine ilişkin şunları anlattı:

Dünyanın her saat diliminde yer alan bir kamusal saati, her zaman aynı anda, yani ikiye beş kala fotoğraflamaya karar verdim. Zamanın insan eliyle nasıl yapılandırıldığı üzerine düşünürken doğan basit bir fikirdi. Ancak Avustralya gibi yerlere tesadüfen gidemeyeceğimi fark edince bir anda kendimi 18 yıldır süren küresel bir seyahat projesinin içinde buldum. Bu süreçte zaman algısının, sınırların ve jeopolitiğin nasıl değiştiğini gördüm. Bazı ülkeler açıldı, bazıları kapandı, Rusya gibi ülkeler saat sistemlerini değiştirdi. Başta sadece 5 saatti, sonra 24'e, bugün ise 44 saate ulaştı. Ömrüm yettiğince bu projeyi sürdürme niyetindeyim.

Aynı Mavinin Altında Bettina Pousttchii İstanbul Modern