Almanya'da aşırı sağın yükselişi ülke ekonomisinde endişe oluşturuyor

TAKİP ET

Ekonomi / Eylül ayında 3 eyalette yapılacak parlamento seçimleri öncesinde yükselişe geçen aşırı sağcı AfD'nin yabancı düşmanı politikalarının, iş gücü piyasasına ve ekonomik büyümeye ağır darbe vuracağı belirtiliyor - Ekonomi uzmanları, göçmen iş gücünün azalması durumunda eyaletlerdeki yıllık büyümenin yüzde 1'e yakın düşebileceğini ve sağlık başta olmak üzere kritik sektörlerin çöküş riskiyle karşılaşacağını vurguluyor

Ekonomi Haberleri : BAHATTİN GÖNÜLTAŞ - Almanya'da eylül ayında yapılacak kritik eyalet seçimleri öncesinde, göçmen karşıtı söylemleriyle bilinen aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yükselişi, ülkenin ekonomik geleceğine yönelik endişeleri artırıyor.

Ekonomistler, AfD'nin yabancı düşmanı politikalarının iş gücü piyasasına ve ekonomik büyümeye ağır darbe vuracağı uyarısında bulunuyor.

Almanya'da 6 Eylül'de Saksonya-Anhalt'ta, 20 Eylül'de ise Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern'de seçimler gerçekleştirilecek.

Son anketler, bu eyaletlerde Sol Parti (Die Linke) ve göçmen karşıtı AfD'nin sandıktan en güçlü yapılar olarak çıkabileceğine işaret ediyor.

Berlin'de aşırı sağ ve sol kıskacı

Başkent Berlin'de 20 Eylül'de yapılması planlanan seçimler öncesinde siyasi kutuplaşma zirveye ulaştı.

Kentte idareyi elinde bulunduran Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) koalisyonunun ise kan kaybettiği değerlendiriliyor.

Berlin Eyalet Başkanı Kai Wegner'in istifasının ardından CDU'nun adayı olan Stefan Evers'in tanınırlığının düşük olmasının, seçim sonuçlarını daha da belirsiz hale getirdiği ifade ediliyor.

Seçim sonrası Berlin'de Sol Parti, Yeşiller ve SPD'den oluşan üçlü bir sol koalisyon ihtimali de masada bulunuyor.

Alman kamuoyu araştırma şirketi INSA tarafından yapılan son araştırmaya göre AfD, Berlin genelinde yüzde 17 ile üçüncü sırada yer aldı.

AfD, Berlin'deki konut krizini de göçmenlere bağlayarak, sosyal konutların sadece yerlilere verilmesi vaadiyle kampanya yürütüyor.

Af

D'nin ekonomi programı ve eleştiriler

Siyasi kulislerde bu tartışmalar sürerken, ekonomi dünyasından AfD'nin ekonomi programına ve ideolojisine yönelik sert eleştiriler geliyor.

Alman basınında yer alan analizlerde, AfD’nin iktidara gelmesi durumunda ülke ekonomisinde yaşanabilecek kırılmalar; ekonomik refahın daralma riski, göç politikalarının yaratacağı iş gücü açığı, Avro Bölgesi'nden çıkış senaryolarının doğuracağı ihracat zararları, bütçede oluşabilecek açıklar ve iklim politikalarının dışa bağımlılığı artırma tehlikesi olmak üzere 5 temel başlıkta ele alınıyor. Bu değerlendirmelere göre, popülist hükümetlerin uyguladığı ekonomi politikaları uzun vadede üretimi ortalama yüzde 10 daraltabilir.

Bu durum, Almanya için yaklaşık 450 milyar avroluk devasa bir ekonomik kayıp anlamına geliyor. Ülkedeki şirketlerin yüzde 93'ünün hukukun üstünlüğünü en önemli yatırım kriteri olarak görmesi, demokratik kurumların zarar görmesi halinde uluslararası yatırımların tamamen durabileceğini ortaya koyuyor.

AfD’nin kitlesel sınır dışı ve göç karşıtı söylemleri, yaşlanan Alman nüfusu karşısında ciddi bir iş gücü krizini tetikliyor. Uzmanlar, göçün durması halinde gelecek 15 yılda 7 milyon iş gücü açığı yaşanacağını öngörüyor. Halihazırda göçmenler, Doğu Almanya Gayri Safi Yurt İçi Hasılası'nın (GSYH) yüzde 11’ini (68 milyar avro), Almanya genelinin ise yüzde 14’ünü (572 milyar avro) üretiyor.

Partinin Brexit benzeri bir süreçle Avrupa Birliği (AB) ve Avro Bölgesi'nden ayrılma politikası ise ihracat odaklı Alman modeline en büyük darbeyi vuracak nitelikte görülüyor.

Olası bir ayrılığın 5 yıl içinde 700 milyar avro kayba ve 2,5 milyon istihdamın riske girmesine yol açacağı hesaplanıyor. Bu senaryoda, Saksonya-Anhalt eyaletinde hane halkı gelirlerinin yüzde 6'dan fazla düşeceği tahmin ediliyor.

Mali tarafta ise AfD'nin vergi ve emeklilik vaatlerinin bütçede 180 milyar avroluk bir delik açacağı, önerilen vergi sisteminin dar gelirliyi değil, sadece yüksek gelirlileri desteklediği vurgulanıyor.

Ayrıca partinin yenilenebilir enerji karşıtlığı ve yeniden Rus gazına bağımlılık odaklı iklim politikalarının, Almanya’nın enerjide dışa bağımlılığını ve kırılganlığını artıracağı belirtiliyor.

Ekonomistlerden Af

D uyarısı: Büyümeyi yarı yarıya düşürür

Halle Ekonomik Araştırma Enstitüsü (IWH) Başkanı Reint Gropp, AfD’nin yönetime gelmesi durumunda eyalet ekonomilerinin büyük zarar göreceğini vurguladı.

Yabancı düşmanı politikaların ekonomi için yıkıcı olduğunu belirten Gropp, AfD’nin yöneteceği bir eyalette yıllık ekonomik büyüme yüzde 0,5 ile yüzde 1 arasında düşebilir. İnsanlar ekonomik gerçeklerle değil, artık var olmayan hayali bir 'mavi gözlü, sarışın Alman dünyası' özlemiyle bu partiye oy veriyor. değerlendirmesinde bulundu.

Her 5 doktordan biri yabancı

Almanya'da nitelikli iş gücü açığının ve emekli olan Alman vatandaşlarının sayısının her geçen gün arttığına dikkati çeken uzmanlar, mevcut ekonomik büyümenin tamamen göçmenler sayesinde sürdürülebildiğini belirtiyor.

Verilere göre, göçmenlerin oluşturduğu katma değerin ortadan kalkması durumunda birçok sektörün çökeceği öngörülüyor. Saksonya-Anhalt genelinde gıda üretimi, inşaat, gastronomi ve lojistik sektörlerinde çalışanların yüzde 33 ile yüzde 40'ını göçmenler oluşturuyor. Daha da önemlisi, eyalette görev yapan her 5 doktordan birinin yabancı uyruklu olduğu belirtiliyor.

Saksonya-Anhalt eyaletinde Af

D tek başına iktidar hedefliyor

6 Eylül'de sandık başına gitmeye hazırlanan Saksonya-Anhalt eyaletinde anketlerde AfD yüzde 42 ile açık ara önde gidiyor. Onu yüzde 22 ile CDU ve yüzde 13 ile Sol Parti takip ediyor. Yüzde 5 barajı sınırında bulunan SPD, Yeşiller, FDP ve Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) ise parlamento dışı kalma riskiyle karşı karşıya.

Meclisteki diğer partilerin AfD'ye karşı uyguladığı siyasi tecrit politikası devam ederken, AfD söz konusu eyalette tek başına hükümet kurma hedefiyle hareket ediyor.

Almanya'nın ekonomik açıdan en dezavantajlı eyaletlerinden Saksonya-Anhalt'ta kişi başına düşen GSYH, ülke ortalamasının yüzde 14 altında kalıyor.

Eski Doğu Almanya eyaletleri gibi batı bölgelerinin gerisinde kalan eyalette nüfus da hızla yaşlanıyor. Yapılan öngörülere göre, bölgenin gelecek 10 yılda çalışma çağındaki nüfusunun yüzde 13'ünü kaybedeceği, 67 yaş üstü nüfusun ise yüzde 8 artacağı tahmin ediliyor.

Sandıktan çıkacak olası bir yenilginin, Başbakan Friedrich Merz üzerindeki parti içi baskıyı tırmandırarak Berlin'de siyasi bir tıkanıklığa ve Avrupa Birliği (AB) genelinde çalkantılara yol açabileceği belirtiliyor.

Almanya’da sıcak siyaset sonbaharı

ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, yayımladığı analizde, eyalet seçimlerinin federal politikaları sarsacağını belirterek, süreci Almanya’nın sıcak siyasi sonbaharı olarak nitelendirdi. Bölgesel seçimlerin hem yerel bir oylama hem de federal hükümetin popülaritesini ölçen bir anket olduğunu vurgulayan Brzeski, Üç eyaletteki seçimlerin sonuçları, Berlin'deki siyasi iklimi belirleyecek, hatta mevcut koalisyon hükümetinin vaktinden önce sonunu getirebilecek güçte. uyarısında bulundu.

Hükümetin durgunlaşan ekonomiyi canlandıracak yapısal reformları hayata geçirmekte yavaş kaldığına işaret eden Brzeski, aşırı sağın bu durumdan beslendiğini kaydetti. Brzeski, piyasaların ve iş dünyasının AfD’nin yükselişine daha fazla dikkat etmesi gerektiğinin altını çizerek, şunları aktardı:

AfD'nin ekonomi politikası hala ne çıkacağı belli olmayan bir sürpriz torbası gibi. Gerçekte ne istedikleri belirsiz ve vaatleri arasında büyük çelişkiler var. Parti programları incelendiğinde, bütçede en büyük finansman açığına sahip olan yapının AfD olduğu görülüyor.

Vaatlerin sadece yüzde 10'undan azı karşılanabiliyor

IWH'nin AfD'nin seçim programına yönelik maliyet analizine de değinen Brzeski, partinin yıllık yaklaşık 2,5 milyar avroluk bir finansman ihtiyacı yarattığını, buna karşın kanıtlanabilir tasarruf vaatlerinin yalnızca 243 milyon avroda kaldığını belirtti.

Brzeski, Vadedilen her bir avronun 10 sentinden daha azı karşılanabiliyor. Ortaya çıkan en az 2,2 milyar avroluk açık, eyaletin toplam vergi gelirlerinin dörtte birine denk geliyor. Ancak maliyetlerin ve ekonomik gerçeklerin tartışma kazandırdığına inananlar için acı olan durum şu ki; bu rapor kamuoyuna açıklandıktan sonra bile AfD'nin anketlerdeki yükselişi devam etti. ifadelerini kullandı.

AfD Almanya Almanya için Alternatif (AfD) Berlin eyalet SEÇİM