Almanya: Husilerin Babulmendeb'deki kontrolü enerji piyasaları için risk oluşturuyor
Dünya / Almanya Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Kızıldeniz'in girişinde bulunan stratejik Babulmendeb Boğazı'ndaki kontrolünün artmasının enerji piyasaları açısından ciddi risk oluşturduğu, sevkiyatların daha fazla kısıtlanabileceği uyarısında bulundu.
Dünya Haberleri : Almanya Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Kızıldeniz'in girişinde bulunan stratejik Babulmendeb Boğazı'ndaki kontrolünün artmasının enerji piyasaları açısından ciddi risk oluşturduğu, sevkiyatların daha fazla kısıtlanabileceği uyarısında bulundu.
Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Martin Hinterseher, Berlin'de düzenlenen basın toplantısında Yemen ve Kızıldeniz'deki son gelişmelere ilişkin değerlendirme yaptı.
Babulmendeb Boğazı'ndakiler başta olmak üzere bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini vurgulayan Hinterseher, Son haberler, bunların arasında bir liman kentinin ele geçirilmesi de yer alıyor, bizim açımızdan endişe vericidir. dedi.
Husilerin haftalardır uluslararası deniz trafiğini kısıtlamaya ve rehin almaya çalıştığını belirten Hinterseher, Husilerin ayrıca Suudi Arabistan'daki enerji tesislerini hedef aldığını ve son dönemde Yemen hükümetine yönelik saldırılarını artırdıklarını söyledi.
Hinterseher, İran'ı ve Husilerin faaliyetlerini kınadıklarını belirterek, Meşru Yemen hükümetini destekliyoruz. dedi.
Enerji arzına ilişkin endişe
Husilerin Kızıldeniz'de bulunan stratejik deniz yolu üzerindeki kontrolünün artmasının enerji piyasaları açısından da ciddi risk oluşturduğunu dile getiren Hinterseher, bölgeden petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatlarının daha fazla kısıtlanabileceği uyarısında bulundu.
Hinterseher, bunun dünya piyasalarındaki enerji arzını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Suudi Arabistan'ın petrol üretimindeki düşüşe dikkati çeken Hinterseher, Riyad'ın dün OPEC'e 4 Ağustos itibarıyla günlük petrol üretiminin yaklaşık 6 milyon varile gerilediğini bildirdiğini aktardı.
Bunun 1990'dan bu yana Suudi Arabistan'ın kaydettiği en düşük petrol üretim seviyesi olduğuna işaret eden Hinterseher, gelişmelerin enerji piyasaları açısından yakından izlendiğini sözlerine ekledi.