☰
✕

Ankara Garı terör saldırısı davasında dosyası ayrılan sanıkların yargılanmasına devam edildi

TAKİP ET

Ankara / Terör örgütü DEAŞ'ın Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015'te düzenlediği ve 101 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısına ilişkin davadan dosyaları ayrılan 1'i tutuklu, 15'i firari 16 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.

Ankara Haberleri : Terör örgütü DEAŞ'ın Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015'te düzenlediği ve 101 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısına ilişkin davadan dosyaları ayrılan 1'i tutuklu, 15'i firari 16 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, müşteki aileler ve taraf avukatları hazır bulunurken, tutuklu sanık Ömer Deniz Dündar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.

Duruşmayı Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile bazı milletvekilleri de takip etti.

Mahkeme Başkanı, Dündar'ın Gaziantep'teki arabada ve mühimmat kemerlerinin bandında çıkan parmak izlerine ilişkin evrakın dosyaya geldiğini belirterek, sanık Dündar'a söz verdi.

Tutuklu sanık Dündar, arabada tespit edilen parmak izlerini ve hakkındaki suçlamaları reddederek, Benim Gaziantep'teki araçta parmak izimin çıkması imkansızdır. Bu konunun yeniden araştırılmasını istiyorum. Arabanın üzerinde parmak izimin olması imkansız. Araba Türkiye'deydi, ben ise Suriye'deydim. Türkiye'de olsam o insanlarla birlikte yakalanırdım, arabadakileri de tanımıyorum. beyanında bulundu.

Dündar, mühimmat kemerlerinin bandında çıkan parmak izlerine ilişkin ise şöyle konuştu:

Örgüt titiz davranırdı, çıplak elle dokunulmazdı patlayıcı kemerlere. Parmak izim 2014'ten kalma olabilir. Oraya nasıl ulaştı, bir bilgim yok. 2014'te 'Abdülhakim' kod adlı Ahmet Güneş'e çok eskiden misafir olmuştum, benden kemeri tutmamı istemişti, parmak izleri oradan kalmış olabilir.

Mustafa Dokucu ile 2013'te tanıştığını ve radikalleştiğini söyleyen Dündar, 2014'te örgüte katılmak için Suriye'ye geçtim. İslam çayevi açılırken ben Suriye'deydim. Örgütün başı ve ders verenler de Adıyaman'daydı. Dokucu'nun talimatıyla Suriye'ye geçmiştim. dedi.

Dündar, örgüte mensup herkesin canlı bomba olduğuna dair bir algının oluşturulduğunu ancak böyle bir şeyin söz konusu olmadığını öne sürerek, Örgüt, bunu dayatmaz. Kişinin kendi isteğiyle yapar. Bir üstüne bildirir ve o kişi kısa sürede değerlendirilir. Bu zorunluluk değil, gönüllülük esaslıdır. Ben canlı bomba değildim, böyle bir talebim olmadı. ifadelerini kullandı.

2014 ve 2026 arasında Türkiye'de olmadığını iddia eden Dündar, şu beyanda bulundu:

Gar katliamı Yunus Durmaz'ın kendi faaliyetidir. IŞİD'in üst kademesinin bile bu eylemden haberi yoktu. İdari sorumlu olduğum iddia ediliyor. İdari sorumlu demek, para dağıtan, kayıt tutan kişidir. Ben idari bir kişi değildim, ben Yunus Durmaz'ın ekibinde mutfak sorumlusuydum. Ben katliamda Suriye'deydim. Gaziantep'teki hücre evlerinde yoktum. Orada olduğuma dair somut bir delil de yok.

Sanık beyanının ardından söz verilen müşteki avukatları, bir ay sonra saldırının üzerinden 11 yıl geçmiş olacağını hatırlatarak, Ankara'nın merkezinde Türkiye'nin en büyük katliamının gerçekleştiğini söyledi.

Müşteki avukatları, suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istediklerini, sanıkların insanlığa karşı suç kapsamında yargılanmasını ve sanıklar hakkında bu suçtan iddianame hazırlanması gerektiğini vurgulayarak, tutuklu sanık Dündar'ın sonraki celse huzurda hazır edilmesini de talep etti.

Beyanların ardından görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, mahkemeden eksik hususların giderilmesini, gelmeyen evrakların akıbetinin sorulmasını ve sanığın tutukluluk halinin devamını istedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme, Suriye ve Irak'ta yakalanarak getirildiği iddia edilen örgüt üyelerinin bu dosyanın sanığı olup olmadıklarının tespiti için Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatına (MİT) yazı yazılmasına ve sanığın bir sonraki celse hazır edilmesine hükmetti.

Duruşma, 3 Aralık'a ertelendi.

Davanın geçmişi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının terör saldırısıyla ilgili hazırladığı iddianame, 13 Temmuz 2016'da Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmiş ve ilk duruşması 7 Kasım 2016'da görülmüştü.

Yargılama sonucu mahkeme 3 Ağustos 2018'de davayı karara bağlamış ve 9 sanık anayasal düzeni ihlal suçundan birer, 100 kişiyi kasten öldürme suçundan da 100'er kez olmak üzere toplam 101'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmış, davanın firari 16 sanığı hakkındaki dava dosyasının da ayrılmasına hükmedilmişti.

Tutuklu sanık Ömer Deniz Dündar, MİT'in Suriye'de yaptığı operasyon sonucu mayısta yakalanarak Türkiye'ye getirilmişti.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi Ankara Garı deaş Özgür Özel terör örgütü terör saldırısı