Anne kız imzası taşıyan Gül Kapsül Koleksiyonu çocukların eğitimine destek olacak

TAKİP ET

İstanbul — Sanatçı Gülbün Mesara: - Bu özel koleksiyonda yer alan eserler, tutkunun ve titiz araştırmaların bir sonucu. TEGV ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu özel proje için samimi dileğim, üretilen eserlerle herkesin benim bulduğum neşe ve güzelliği hissetmesi ve çocuklara hep beraber anlamlı bir katkıda bulunmaktır

İstanbul Haberleri — Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ile MESARA işbirliğiyle hazırlanan Gül Kapsül Koleksiyonu, Pera Müzesi'nde sanatseverlerle buluştu.

Sınırlı sayıda üretilen koleksiyonun satışından elde edilen gelir, çocukların nitelikli eğitimine destek olmak amacıyla kullanılacak.

Koleksiyonda yer alan tasarımlar 16. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan köklü bir sanat geleneğinden ilhamla Osmanlı tezhip ve minyatür sanatlarını yalnızca süsleme değil, aynı zamanda hikaye anlatımı ve kültürel aktarım aracı olarak da gözler önüne seriyor.

- Gül, benim için sevginin, tutkunun ve güzelliğin güçlü bir sembolü

Gülbün Mesara, basın mensuplarına koleksiyona dair yaptığı açıklamada, öğrencilik yıllarından itibaren çiçek desenleri üzerine yoğunlaştığını, özellikle de gül motifleri üzerine çalıştığını söyledi.

Klasik minyatür eğitimiyle sanat yolculuğuna başladığını belirten Mesara, Çiçek desenlerine ağırlık verdim. Gül deseninin her türlü kitapta, el yazmalarında çok çeşitli örnekleri mevcut. Çok ilgimi çekti. Onun için bir koleksiyon oluşturdum. Bir büyük gül koleksiyonum var. Sanatımızda gül, Peygamberimizi sembolize ediyor. Benim ismimle bir alakası yok. O çok ağırlık taşıyan bir konu. Bu şekilde yola çıktık, hala çalışmaya devam ediyorum. dedi.

Mesara, yalnızca gül değil, tüm Osmanlı çiçekleri üzerine çalıştığını aktararak tezhip ile kadın figürleri üzerine de yoğun araştırmalar yaptığını ve bu süreçte büyük bir koleksiyona sahip olduğunu anlattı.

Gül Kapsül Koleksiyonuna dair değerlendirmelerde bulunan Gülbün Mesara, şunları kaydetti:

Gül, benim için sevginin, tutkunun ve güzelliğin güçlü bir sembolü. Bu anlamlar hem kişisel hikayem hem de kültürel mirasımız ile iç içe. 50 yılı aşkın süredir eski Türk el yazmaları ve el sanatlarındaki süslemeleri inceliyorum. Bu gül yolculuğu, çiçeğin sanattaki merkezi rolünü ve zengin üslup çeşitliliğini ortaya koydu. Bu özel koleksiyonda yer alan eserler, bu uzun tutkunun ve titiz araştırmaların bir sonucu. TEGV ile birlikte gerçekleştirdiğimiz bu özel proje için samimi dileğim, üretilen eserlerle herkesin benim bulduğum neşe ve güzelliği hissetmesi ve çocuklara hep beraber anlamlı bir katkıda bulunmaktır.

Mesara, yeni nesillere bu eserleri tanıtmak istediğini dile getirerek Rahmetli babam Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı'ydı. Onun kurduğu atölyede, sanata atölye hocası olarak başladım. Çok ilgi görüyordu, haftada bir gündü. Oradan pek çok talebe yetiştirdik. Hala oradan yetişip bana devam edenler var. Yardıma ihtiyacı olanlara her zaman için kapım açık. Arşivimden faydalandırıyorum. diye konuştu.

- Annemiz ömrü boyunca dedemizin ekolünü sürdürdü

MESARA markası CEO'su Gülden Mesara da projeye yaklaşık iki yıl önce başladıklarını belirterek şunları kaydetti:

Annemin elinde 2 binden fazla eser var. Uzun zamandır ben ve kız kardeşim 'Bu eserleri nasıl değerlendirebiliriz, yeni nesilleri nasıl tezhip ve minyatür konuları daha iyi anlatabiliriz' diye düşünüyorduk. Aklımıza bir marka kurmak geldi. MESARA fikri oradan doğdu. Çağdaş sanatçı bir Türk kadını olarak annemizin hikayesini anlatalım dedik. Şal ve çanta fikri de oldu. Gerçekten elimizde çok fazla sanat eseri var. Hem dedem Prof. Dr. Süheyl Ünver'in mirası hem annemizin birçok eseri var. Açıkçası annemizin hikayesinin yeterince bilinmediğini düşündük. Annemiz ömrü boyunca dedemizin ekolünü başarıyla sürdürdü. Çok gurur duyuyoruz ama aynı zamanda kendisi de çok değerli bir sanatçı.

Ailece eğitime çok önem verdiklerinin altını çizen Gülden Mesara, TEGV de yıllardır destek verdiğimiz bir kuruluş. 'İlk projeyi TEGV'e yapsak ne kadar güzel olur.' dedik. Annemizle ilgili bir hikaye olduğu için Anneler Günü'yle özdeşleştirmek istedik. Zaten ürünlerin üretimi neredeyse bir yıl sürdü. Çünkü orijinal eseri çantaya ve şala basmak gerçekten çok zor. Özellikle Türkiye'de üretim yapmak istedik. Bursa'da ve Denizli'de çok özel atölyeler bulduk, araştırdık. ifadelerini kullandı.

- Her bir ürünün hem sanatın zarafetini hem de eğitimin dönüştürücü gücünü taşıdığına inanıyoruz

TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı ise çocukların çağdaş eğitim fırsatlarına erişmesini sağlayacak sürdürülebilir ve yaratıcı işbirliklerine büyük önem verdiklerini belirterek Gülbün Mesara'nın geleneksel Türk sanatlarını yıllardır büyük bir ustalıkla yaşatan özgün sanat yaklaşımını, çocuklarımızın geleceğine katkı sağlayan bir sosyal fayda projesiyle buluşturmak bizim için çok kıymetli. MESARA işbirliğiyle hayata geçirilen Gül Kapsül Koleksiyonu, kültürel mirasımızı çağdaş tasarımla yeniden yorumlarken aynı zamanda çocukların eğitim yolculuğuna umut olacak anlamlı bir desteğe dönüşüyor. Her bir ürünün hem sanatın zarafetini hem de eğitimin dönüştürücü gücünü taşıdığına inanıyoruz. değerlendirmesini yaptı.

Anneler Günü öncesinde satışa sunulan ve sınırlı sayıda üretilen koleksiyon eşarp, omuz çantası ve el çantasından oluşuyor. Koleksiyondaki tüm ürünler tegvdukkan.com üzerinden TEGV Dükkan'da ve Pera Müzesi Mağazası'nda satışa sunulurken etkinlikte elde edilen gelirin tamamı 100'den fazla TEGV çocuğunun nitelikli eğitimle buluşmasına katkı sağlayacak.

- Gülbün Mesara hakkında

Sanatçı, araştırmacı ve eğitmen Mesara, 2022'de Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görüldü.

Sanat eğitimini, İstanbul Üniversitesi hocalarından ve Tıp Tarihi Enstitüsünün kurucusu olan babası Süheyl Ünver'den alan Mesara, Üsküdar Amerikan Kız Koleji yıllarında başladığı sanat yolculuğunda tezhip ve minyatür alanında derinleşti.

Babasının asistanlığını üstlenmesinin ardından eğitmenlik yaparak pek çok öğrenci yetiştirdi. 1976-1980 yıllarında Türk Kadınları Kültür Derneği bünyesindeki kursların başkanlığını yürüten, ardından Amerika Birleşik Devletleri'nde müze ve kütüphanelerde araştırmalar yapan Mesara, yurt içi ve yurt dışında sergilere katıldı.

Mesara, 1983'te babasının vefatının ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi bünyesindeki Süheyl Ünver Nakışhanesi'nin başkanlığını üstlendi.

Uzun yıllar geleneksel Türk sanatları alanında eğitim vermeye devam etti. Halen klasik tezyini motifleri çağdaş yorumlarla ele aldığı kişisel çalışmalarını sürdürüyor.

Mesara'nın Türk Sanatında İnce Kağıt Oymacılığı (Katı) (1991), A. Süheyl Ünver Bibliyografyası (1998) ve The Turkish Rose (1999) adlı eserleri bulunuyor.

Gül Kapsül Koleksiyonu MESARA Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı