Avro Bölgesi inşaat sektöründe durgunluk sürüyor
Ekonomi / Avrupa ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan inşaatta durgunluk sinyalleri devam ediyor.
Ekonomi Haberleri : Avrupa ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan inşaatta durgunluk sinyalleri devam ediyor.
Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Avro Bölgesi'nin Temmuz 2026 dönemine ilişkin mevsimsellikten arındırılmış inşaat üretimi ilk tahminlerini açıkladı.
Haziran ayında yaşanan sert düşüşlerin ardından temmuz ayında da sektörde toparlanma emaresi görülmedi. İnşaat üretimi, yıllık bazda hem Avro Bölgesi hem de AB genelinde sert geriledi.
Avro Bölgesi'nde inşaat üretimi temmuzda bir önceki aya kıyasla değişim göstermedi ancak sektördeki asıl daralma yıllık bazda hissedildi. Bölgedeki inşaat üretimi, Temmuz 2025'e göre yüzde 2 azaldı.
AB genelinde ise inşaat üretimi temmuzda aylık bazda yüzde 0,3, yıllık bazda yüzde 1,8 gerileme kaydetti.
Haziran ayında inşaat üretimi Avro Bölgesi'nde yüzde 1,5, AB'de ise yüzde 1,3 düşüş göstermişti.
Sektörün alt kırılımları incelendiğinde, yıllık bazda en büyük darbeyi bina inşaatlarının aldığı görüldü. Avro Bölgesi'nde bina inşaatı üretimi yıllık bazda yüzde 6,4 düştü.
Altyapı projelerini kapsayan sivil mühendislik ise yüzde 0,6 artış gösterdi. AB genelinde de bina inşaatları yıllık bazda yüzde 5,6 geriledi.
AB üyesi ülkeler arasında inşaat üretiminde hem aylık hem yıllık bazda tam bir ayrışma yaşandı.
Haziran ayına göre temmuzda aylık bazda inşaat üretiminin en çok düştüğü ülkeler yüzde 4,7 ile Macaristan, yüzde 3,8 ile Polonya ve İsveç, yüzde 2,2 ile Avusturya oldu.
Aylık bazda en fazla artış ise yüzde 2,8 ile Belçika, yüzde 2,1 ile Çekya ve yüzde 1,9 ile Slovakya'da ölçüldü.
Temmuz 2025 ile kıyaslandığında yıllık bazda en sert düşüş yaşayan ülkeler sırasıyla yüzde 12,2 ile Macaristan, yüzde 9,7 ile İspanya ve yüzde 5,0 ile Fransa oldu. Yıllık bazda en güçlü büyüme performansı ise yüzde 12,8 ile Finlandiya, yüzde 11,6 ile Slovenya ve yüzde 4,8 ile Bulgaristan'da kaydedildi.
Konut açığı
Avrupa genelinde yüksek faiz ortamı ve artan maliyetler inşaat sektöründeki daralmayı tetiklerken uzmanlar, AB’nin büyük ekonomilerinde konut açığının son 20 yılın en yüksek seviyesine çıktığını belirtiyor.
Yeni konut üretiminin durma noktasına gelmesi, yükselen maliyetler ve mülteci akını bölgedeki krizi büyütüyor. Halkın yarısının kirada yaşadığı bölgenin metropollerinde yüksek enerji faturaları ve kira zamları yüzünden aile bütçesinin yarısından fazlası barınma ve ısınmaya gidiyor. Bu durum, bölgedeki zengin ile fakir arasındaki refah makasının konut piyasasındaki eşitsizlikler üzerinden daha da açılmasına ve toplumsal tabakalar arasındaki kırılmanın korkutucu boyutlara ulaşmasına neden oluyor.