Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern seçimleri Almanya siyasetinin geleceği için kritik önemde

TAKİP ET

Dünya / Berlin'de Sol Parti'nin başbakan adayı Elif Eralp, anketlerde önde çıkıyor - Mecklenburg-Vorpommern'de SPD ile AfD arasındaki birincilik yarışı kadar Almanya Başbakanı Merz'in partisi CDU'nun baraj altında kalıp kalmayacağı merak ediliyor

Dünya Haberleri : Almanya'da 20 Eylül'de Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde yapılacak seçimler, iki eyaletin yeni yönetimlerini belirlemenin yanında Başbakan Friedrich Merz ve federal hükümet açısından da önemli sonuçlar doğurabilir.

Başkent Berlin'de Merz'in partisi Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU ile muhalefetteki Sol Parti (Die Linke) birincilik için yarışırken, Mecklenburg-Vorpommern'de iSosyal Demokrat Parti (SPD) ile Almanya için Alternatif Partisi (AfD) arasındaki mücadele son günlerde başa baş bir görünüme büründü.

Alman kamu yayın kuruluşu ZDF'nin yaptığı son ankete göre Berlin'de Sol Parti yüzde 22 ile ilk sırada bulunurken CDU yüzde 20 ile ikinci durumda.

AfD yüzde 18, Yeşiller yüzde 15, SPD yüzde 12 seviyesinde bulunuyor.

Berlin'de CDU iktidarı kaybedebilir

Berlin'de 2023'ten bu yana CDU-SPD koalisyonu görev yapıyor. Ancak mevcut koalisyonun yeniden çoğunluk oluşturması son anketlere göre mümkün görünmüyor.

CDU-SPD toplamda yüzde 32 oranında kalıyor. Buna karşılık Sol Parti-SPD-Yeşiller ve CDU-SPD-Yeşiller seçeneklerinin her ikisi de parlamenter çoğunluk sağlayabilecek durumda.

Bu nedenle seçimden sonra başkentte koalisyon görüşmelerinin belirleyici olması bekleniyor.

Sol Parti birinci çıkarsa, Sol Parti-SPD-Yeşiller koalisyonu gündeme gelebilecek seçeneklerden biri olacak. CDU'nun birinci parti olması halinde ise CDU-SPD-Yeşiller koalisyonu mevcut tabloya göre alternatiflerden biri olarak öne çıkıyor.

Berlin'deki mevcut siyasi tablo, seçim sonrasında iki partili bir hükümet yerine üç partili bir koalisyonun kurulması ihtimalini güçlendiriyor.

Eralp ve Evers arasındaki yarış

Sol Parti'nin 45 yaşındaki başbakan adayı Elif Eralp, özellikle konut kiraları, ulaşım ve sosyal politikaları kampanyasının merkezine yerleştiriyor.

Eralp belediyeye ait konutlarda kira artışlarının yıllık yüzde 1 ile sınırlandırılacağını ve yılda 7 bin 500 yeni belediye konutu yapılacağını ifade ediyor.

CDU'nun başbakan adayı Stefan Evers ise kampanyasını güvenlik, kamu düzeni ve devletin işleyişinin güçlendirilmesi konularına yoğunlaştırıyor.

Mecklenburg-Vorpommern'de ise seçim, SPD ile AfD arasındaki mücadeleye dönüşmüş durumda. ZDF'nin son anketinde SPD yüzde 37 ile AfD'nin bir puan önünde bulunuyor.

CDU için kritik eşik

Mecklenburg-Vorpommern'de CDU açısından dikkati çeken konu ise partinin yüzde 5 seçim barajına çok yakın olması.

CDU son anketlerde yüzde 6 seviyesinde gözüküyor. Yeşiller de yüzde 5 seviyesinde bulunuyor.

Dolayısıyla diğer partilerin barajı geçip geçmemesi, seçim sonrası sandalye dağılımını ve koalisyon hesaplarını doğrudan etkileyebilir.

Mevcut SPD-Sol Parti hükümetinin yeniden kurulabilmesi de anketlerdeki mevcut tabloyla mümkün görünmüyor.

SPD-Sol Parti koalisyonunun devamı için Yeşillerin de parlamentoya girmesi ve üçlü koalisyon kurulması gerekebilir.

AfD ile diğer partiler arasında koalisyon kurulması ise partilerin mevcut tutumları nedeniyle seçenek olarak görülmüyor.

Af

D birinci çıkarsa ne olacak?

Mecklenburg-Vorpommern'de AfD birinci çıksa dahi, parlamentoda tek başına çoğunluğu sağlayamadığı sürece hükümet olması muhtemel gözükmüyor. Diğer partilerin AfD ile koalisyon kurmama tutumları devam ediyor.

Bu durumda SPD'nin diğer partilerle koalisyon kurarak hükümeti oluşturması veya parlamento aritmetiğine bağlı başka modeller gündeme gelebilecek.

Seçimler Merz açısından neden önemli?

Almanya'da yarın yapılacak iki seçim de eyalet seçimleri olduğu için doğrudan Federal Meclis'teki hükümet çoğunluğunu değiştirmeyecek. Ancak sonuçların CDU ve Başbakan Merz açısından siyasi bir gösterge olarak değerlendirilmesi bekleniyor.

CDU, Mecklenburg-Vorpommern'de yüzde 6 civarında kalması halinde tarihinin en düşük sonuçlarından biriyle karşı karşıya kalabilir.

Berlin'de de birinciliği Sol Parti'ye kaptırması ve hükümetten çıkması durumunda, CDU'nun ülkenin hem doğusundaki hem de başkentteki siyasi konumuna ilişkin tartışmaların artması beklenebilir.

Alman medyasında seçimler öncesinde Merz'in CDU içerisindeki konumuna ilişkin tartışmalar da gündeme geliyor.

Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern seçimlerinin CDU açısından federal düzeyde önemli bir siyasi test olarak değerlendirildiği, kötü sonuçların parti içindeki tartışmaları artırabileceğine ilişkin analizlere yer veriliyor.

Bununla birlikte, eyalet seçimlerindeki sonuçların tek başına federal hükümetin veya başbakanın görev süresini sona erdirmediği, Merz'in geleceğine ilişkin tartışmaların parti içi siyasi süreçlere bağlı olduğu belirtiliyor.

Mecklenburg-Vorpommern'de CDU'nun baraj altında kalması veya çok düşük bir oy oranında kalması, Saksonya-Anhalt'taki yenilginin ardından parti içinde Merz'in federal liderliğiyle ilgili tartışmaları daha da görünür hale getirebilecek gelişmeler arasında değerlendiriliyor.

Ancak olası kötü sonuçların Başbakan Merz'in istifasına yol açması da göz ardı edilmiyor.

Seçimler Berlin'de CDU ile Sol Parti arasındaki liderlik ve koalisyon mücadelesine, Mecklenburg-Vorpommern'de ise SPD ile AfD arasındaki başa baş yarışa sahne olacak. Her iki eyalette de küçük partilerin yüzde 5 barajını aşıp aşamayacağı, seçim sonrasındaki hükümet formüllerinin belirlenmesinde kritik rol oynayacak.

Almanya Almanya'da eyalet meclisi seçimleri