Böbrek taşı ameliyatı sonrası ölüme ilişkin doktor hakkında dava açıldı
Erzurum / Erzurum'da özel hastanede yapılan böbrek taşı ameliyatı sonrası hayatını kaybeden kadının ölümüyle ilgili hakkında dava açılan uzman doktorun taksirle ölüme neden olmak suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi
Erzurum Haberleri : MUHAMMET MUTAF - Erzurum'da özel bir hastanede böbrek taşı ameliyatından iki gün sonra hayatını kaybeden 60 yaşındaki Seval Günaydınlı'nın ölümüyle ilgili uzman doktor M.B.K. hakkında taksirle ölüme neden olmak suçundan dava açıldı.
Seval Günaydınlı'nın 4 Mayıs 2025'te kentteki özel bir hastanede yapılan ameliyat sonucu hayatını kaybetmesi üzerine olayda ihmali bulunduğu öne sürülen uzman doktor M.B.K. hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca taksirle ölüme neden olmak suçundan başlatılan soruşturma tamamlandı.
Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, müşteki beyanları, sanık savunması, Adli Tıp Raporu, İdari Tahkikat Dosyası ve raporlar yer aldı.
İddianamede, müştekilerin avukatı Yusuf Çakal'ın sunduğu şikayet dilekçesine de yer verildi.
Dilekçede, Günaydınlı'nın daha önce geçirdiği sezaryen ameliyatları nedeniyle mesanesinin normal anatomik yapısının bozulduğu ve sağ üreterinin normal yerinde olmadığı halde böbrek taşı ameliyatının sürdürüldüğü belirtildi.
Ameliyatın ardından gelişen komplikasyonun ayrıntılarının hastane kayıtlarına açık şekilde yazılmadığı ifade edilen dilekçede, komplikasyonun zamanında fark edilmemesi ve gerekli müdahalenin yapılmamasının tıbbi standartlara aykırı olduğu öne sürüldü.
Dilekçede ayrıca bu durumların, ameliyatı gerçekleştiren doktorun gerekli özeni göstermediğini ortaya koyduğu iddia edildi.
İddianamede, Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulundan M.B.K. hakkında soruşturma izni istendiği ve iznin çıktığı, bu karara M.B.K'nin itiraz ettiği, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirtildi.
Doktor, yaptığı işlemlerin tıbba uygun olduğunu savundu
Sanık M.B.K'nin tahkikat aşamasında ve kollukta alınan ifadelerinde, yaptığı işlemlerin tıbba uygun olduğunu öne sürerek, üzerine atılı suçları kabul etmediği belirtilen iddianamede, Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunun raporuyla ilgili şunlar ifade edildi:
Mevcut belgelere göre kişinin ölümünün ürosepsis (idrar yolu enfeksiyonunun kan dolaşımına yayılarak tüm vücutta ciddi ve yaşamı tehdit eden bir iltihabi yanıt oluşturduğu acil bir tıbbi durum) ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, sağ yan ağrısı ve bulantı şikayetleri ile 1 Mayıs 2025'te özel hastane acil servisine başvuran, tetkiklerinde beyaz küre yüksekliği (akyuvarların normalden fazla olması) ve böbrekte taş tespit edilen hastanın M.B.K. adına servise yatırılarak takip edilmesinin uygun olduğu ancak hastanın piyelonefritik (böbrek enfeksiyonu ile ilişkili) böbrek olarak değerlendirilerek öncelikli olarak üriner drenajın sağlanması gerektiği, dolayısıyla hastanın böbrek taşını kırmaya yönelik ameliyata alınmasının tıbben uygun olmadığı, diğer yandan ameliyat yerine drenaj yapılması halinde dahi sepsis (enfeksiyona bağlı organ fonksiyon bozukluğu) riskinin olduğu cihetle kurtulmasının kesin olmadığı oy birliğiyle mütalaa olunur.
İddianamede, sanık M.B.K'nin taksirle ölüme neden olmak suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Müştekilerin avukatı Yusuf Çakal, AA muhabirine, Günaydınlı'nın sağ karın ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuru yaptığını, acil serviste değerlendirme sonucu servise yönlendirildiğini söyledi.
Sonraki gün yapılan değerlendirmeler sonucunda ameliyat kararı verildiğini ifade eden Çakal, Ameliyattan önce yapılan tahliller neticesinde müvekkillerinin annesinin beyaz küresinin yüksek olduğu ve diğer kan tahlillerinde ameliyat edilmesine sakınca herhangi bir durum olmadığı yönünde bir kanaate varılıyor ve ameliyata alınıyor. Ameliyata başlandıktan sonra sağ kısımda bulunan böbreğe müdahale edilmesi esnasında idrar torbasının üst kısmında geçmişte müvekkillerin annesinin sezaryen geçmişi olmasından kaynaklı olarak tahribatlar olduğu görülüyor. dedi.
Ameliyattan sonra enfeksiyon gelişiyor ve 2 gün sonra rahmetli oluyor
Çakal, bu noktada doktorun diğer servis birimlerine başvuru yaparak ameliyata devam edip etmeme hususunda onay alması gerektiğini savunarak, şöyle devam etti:
Fakat doktor bey bu müdahaleye devam ederek sağ kısmında bulunan böbrek taşını alıyor. Ameliyattan sonraki süreçte enfeksiyon gelişiyor ve 2 gün sonra rahmetli oluyor. Bu ölüm neticesinde herhangi bir otopsi raporu hastane tarafından düzenlenmiyor. Bizler de ailenin tarafımıza başvurmasından sonra bu olayı detaylı baştan sona anlatır ve doktorun kusurlu olduğunu düşündüğümüz tarafları bildirir şekilde Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar ve şikayet dilekçemizi sunduk. Soruşturma izni için Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı Sağlık Bakanlığına başvuru yaptı ve neticesinde doktor hakkında soruşturma izni verildi. Doktor tarafından bu soruşturma iznine itiraz edildi ve bu itirazlar reddedildikten sonra soruşturmaya devam edildi.
Adli Tıp Kurumuna başvuru yapılarak değerlendirme raporu talep edildiğini anlatan Çakal, Gelen bu rapor neticesinde ameliyata alınmadan önce müvekkillerin annesinin enfeksiyon değerlerinin yüksek olduğu ve ameliyat edilmeden önce servise yatırılarak takip edilmesinin uygun olacağına ilişkin rapor tanzim edildi. Yine müvekkillerin annesinin vefatından sonra otopsi raporu düzenlenmemesinin de kusurlu olduğuna ilişkin rapor tanzim edildi. Adli Tıp Kurumu ayrıca müvekkillerin annesinin idrar torbasındaki zedelenmelerin ameliyat esnasında doktor tarafından değerlendirilerek ameliyata devam edilip edilmemesi hususlarında doktorun değerlendirmemesinden kaynaklı olarak da kusurlu olduğuna ilişkin rapor tanzim etti. Anlatmış olduğumuz hususlar doğrultusunda sanık hakkında taksirle ölüme sebebiyet vermekten kaynaklı olarak dava açıldı. diye konuştu.