CAIR San Diego Direktörü Nizam, ABD Kongresi üyelerini İslamofobi ile mücadeleye çağırdı:
New York — Artık Kongrenin, Senatonun, tüm seçilmiş yetkililerin ve tüm kolluk kuvvetlerinin, Müslüman toplumunun can ve mal güvenliğini son derece ciddiye almaları, bu konuda somut adımlar atmaları ve bu İslamofobik gidişata kesin olarak son vermeleri konusunda vakit gelip geçmektedir - Aklı başında hiç kimse böyle korkunç bir şey beklemez ancak bize yöneltilen nefret ve bağnazlığın işaretleri vardı
New York Haberleri — MÜCAHİT OKTAY - Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) San Diego Direktörü Tahzeen Nizam, aynı bölgede bulunan San Diego İslam Merkezi'ne yönelik nefret saldırısı sonrası, ABD Kongresi üyelerine seslenerek ülkedeki İslamofobik gidişata son vermeleri gerektiğini söyledi.
San Diego'da 30 yılı aşkın süredir yaşayan kadın aktivist Nizam, bölgedeki Müslümanların sorunlarını uzun süredir gözlemliyor ve çözümü için çalışıyor, son bir yıldır CAIR'in çatısı altında bölgedeki Müslümanların haklarını savunmak için mücadele veriyor.
Nizam, AA muhabirine 18 Mayıs'taki saldırının detaylarıyla ilgili, San Diego İslam Merkezi'nde sadece caminin değil anaokulundan 12. sınıfa kadar örgün eğitim veren okulun da bulunduğunu, saldırganların güvenlik görevlisi ile iki kişiyi öldürmekle kalmayıp caminin içinde rastgele ateş açarak İslam ve Müslümanlara karşı duydukları nefreti ortaya koyduklarını söyledi.
ABD'li politikacıların sorumluluklarına işaret eden Nizam, Kongremizden ve Senatomuzdan İslamofobi'yi durdurmalarını, bünyelerinde barındırdıkları o İslam karşıtı grubun faaliyetlerine son vermelerini, hem yönetimden hem de Kongre ile Senato sıralarından yayılan Müslüman ve Arap karşıtı söylemleri susturmalarını talep ediyoruz. Zira biz de tıpkı onlar kadar, bu topraklara aitiz. ifadelerini kullandı.
Ülkedeki herkes gibi kendilerinin de ABD ulusunu oluşturan dokuların parçası olduklarını vurgulayan Nizam, Müslümanların endişeleri ve güvenliğinin görmezden gelinmesinin, ülke yöneticileri adına utanç verici olduğunu söyledi.
- İslam Merkezi, daha önce de şiddetin hedefi oldu
San Diego'da uzun yıllardır yaşayan ve bölgenin geçmişi hakkında geniş bilgiye sahip olan Tahzeen Nizam, San Diego İslam Merkezi'nin daha önce de İslamofobik saldırılara maruz kaldığını belirtti.
Nizam, 11 Eylül sonrası dönemden bu yana mescide tehditler gelmeye devam etti, duvarlara grafitiler yazıldı. Mescit telefonunun mesaj kutusuna ölüm tehditleri bırakıldı ve e-postalar gönderildi yani hepimiz bu tür şeyleri daha önce de yaşadık ancak 7 Ekim'den (2023) bu yana geçen 2,5 yılda San Diego'da, ülke genelinde ve dünyadaki Müslüman topluluğu, artan İslamofobi, Müslüman karşıtı, Arap karşıtı söylemlerle karşı karşıya kaldı. dedi.
San Diego'daki Müslüman çocukların okulda zorbalığa uğradıklarını söyleyen Nizam, Filistin'e destek veren bazı yetişkinlerin işlerini kaybettiklerini, bölgedeki Müslüman topluluğunun seçilmiş yetkililer tarafından görmezden gelindiğini anlattı.
Yine de iki ırkçı tarafından gerçekleştirilen bu saldırıyı beklemediklerini dile getiren STK lideri, Aklı başında hiç kimse böyle korkunç bir şey beklemez ancak bize yöneltilen nefret ve bağnazlığın işaretleri vardı. İslam Merkezi'nin hedef alınacağına dair işaretler vardı. dedi.
Nizam, soruşturma ilerledikçe bu iki gencin internette çok fazla Müslüman karşıtı söylemde bulunduğuna dair kanıtlar gördüklerini, internette tanışan saldırganların Müslümanlar hakkında çok aşağılayıcı konuşmalar yaptıklarını söyledi.
Yetkililerin üzerlerine düşeni yapmaları durumunda bu tarz olayların önüne geçilebileceğine işaret eden Nizam, Öğrencilerden biri, son birkaç günde ortaya çıkan 75 sayfalık manifesto bastırmış, Müslümanlar ve diğer azınlıklara duydukları nefreti ortaya koymuş. Bu soruşturmanın ilerleyen aşamalarında bunun ne kadar nefret dolu bir şey olduğunu ve doğru bilgilerle bunların hepsinin önlenebileceğini daha da çok anlıyoruz. diye konuştu.
- Saldırgan, Yeni Zelanda'daki cami saldırısını taklit etmek istemiş
Nizam, San Diego İslam Merkezi'ne saldıran gençlerden birinin ele geçirilen manifestosunda Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde 2019'da gerçekleştirilen cami saldırısına öykündüğü bölüme dikkati çekti.
Nizam, Evet, genç adamın geride bıraktığı manifestoda Yeni Zelanda'daki silahlı saldırının bazı ayrıntıları anlatılmış ve bunu nasıl taklit etmek istediğini belirtilmiş yani bu, onların ders çıkardığı ve kopyalamaya çalıştığı bir şeydi. diye konuştu.
Temsil ettiği CAIR organizasyonu adına San Diego Müslüman topluluğunun sorunlarına çözüm ürettiklerini anlatan Nizam, Aynı zamanda yerel kolluk kuvvetlerimizden, yerel seçilmiş yetkililerimizden İslamofobi ve bu tür tehditleri çok çok ciddiye almalarını talep etmek için de buradayız çünkü tehditler var olduğunda ve biz bunlara müdahale etmediğimizde, onları hafifletmeye çalıştığımızda, bu tür toplu silahlı saldırılar meydana geliyor. değerlendirmesinde bulundu.
- Trump yönetiminin Müslümanlara yönelik söylemlerinin cesaretlendirici etkisi
STK lideri Nizam, ABD Başkanı Donald Trump'ın kurduğu yönetim kadrosunda yer alan bazı üst düzey isimlerin ülkedeki Müslümanlara karşı aşağılayıcı sözler kullanmasının, İslamofobik olayları tetiklediğini ifade etti.
Bu konuda örnekler veren Nizam, Kongre ve Senato üyeleri de oturumlar sırasında Müslümanları solucan, böcek ve benzeri türlü hakaretamiz sözlerle hedef almaktadır. Onların yaydığı bu nefret dili yüzünden ırkçı iki silahlı saldırgan, kendilerini cesaretlenmiş ve motive olmuş hissederek İslam Merkezi'ne gelmiş, 3 cesur kahramanımızı katletmiş, çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin hayatlarını tehlikeye atmıştır. dedi.
Nizam, Eğer bu gidişata 'Dur' demezlerse bu olaylar yaşanmaya devam edecektir. Artık Kongrenin, Senatonun, tüm seçilmiş yetkililerin ve tüm kolluk kuvvetlerinin, Müslüman toplumunun can ve mal güvenliğini son derece ciddiye almaları, bu konuda somut adımlar atmaları ve bu İslamofobik gidişata kesin olarak son vermeleri konusunda vakit gelip geçmektedir. uyarısında bulundu.