Cezaevindeki Tunuslu muhalif Şabbi'nin kızı, Gannuşi'nin cezaevinde sıcaktan bayıldığını söyledi

TAKİP ET

İstanbul Haberleri — Tunuslu muhalif sosyal demokrat siyasetçi Ahmed Necib eş-Şabbi’nin kızı Hayfa eş-Şabbi, Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi’nin cezaevinde aşırı sıcak nedeniyle bayıldığını gördüğünü belirtti.

Hayfa eş-Şabbi, çok sayıda muhalif, siyasi isim ve medya mensubunun tutulduğu cezaevlerinde yaz aylarında artan şiddetli sıcağa karşın yeterli havalandırma imkanı olmadığını belirterek, Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi'nin avukat görüş odasında aşırı sıcak nedeniyle bayıldığını söyledi.

Şabbi, Murnakiye Cezaevi’nde tutulan babasını ziyaret ettikten sonra Facebook hesabından görüntülü açıklama yaptı. Gözyaşları içinde konuşan Şabbi, özellikle hava sıcaklıklarının yükseldiği dönemde cezaevi koşullarının son derece ağır olduğunu savunarak siyasi çevrelere ve topluma sosyal medyadaki dayanışma mesajlarıyla yetinmeyip somut adımlar atma çağrısında bulundu.

Babasının yanı sıra Abdülhamid Cellasi ve Ziyad el-Hani’yi de ziyaret ettiğini belirten Şabbi, cezaevinden psikolojik olarak ağır etkilenmiş halde ayrıldığını dile getirdi.

Cezaevinden nefes alamayacak ve yürüyemeyecek halde çıktım. diye konuşan Şabbi, buna ülkenin yaz aylarında yaşadığı aşırı sıcaklarda yaptığı ziyaret sırasında tanık olduğu koşulların neden olduğunu dile getirdi.

Şabbi, cezaevinden ayrıldığı sırada hava sıcaklığının son derece yüksek olduğunu belirterek, kendi ifadesine göre termometrelerin 52 dereceyi gösterdiğini söyledi. Ardından evine gitmek üzere aracına bindiğini aktaran Şabbi, buna karşın babası ile mazlumlar olarak nitelediği diğer tutukluların cezaevinde kalmaya devam ettiğini dile getirdi.

Aşırı sıcak, tutukluların yaşadığı krize yeni bir boyut ekliyor

Şabbi, tutukluların dar, kısıtlı alanlarda yaşamak zorunda bırakıldığını belirtti. Bazı tutukluların, 16 metrekareyi geçmeyen odalarda günün büyük bölümünü geçirdiğini kaydeden Şabbi, bu odalardan yalnızca günde iki saatliğine çıkabildiklerini söyledi.

Tutuklu yakınlarının ziyaretlerin ilişkin ise Şabbi, ziyaretçilerin bile bekledikleri sırada maruz kaldığı sıcağa dayanmakta zorlandığını; yeterli havalandırma imkanının olmadığını kaydetti.

Şabbi'nin tutukluluk koşullarına ilişkin aktardığı ayrıntılar, bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadı.

Ancak bu tanıklık, Tunus'taki cezaevlerinin koşullarını ve özellikle ileri yaştaki veya sağlık sorunları bulunan mahkumlar açısından sıcak hava dalgası karşısındaki tedbirlerini yeniden gündeme taşıdı.

Cezaevinde dördüncü yaz

Şabbi, muhaliflerin cezaevlerinde ağır koşullarda tutulmaya devam edilmesine karşı uyarıda bulunurken, çok sayıda tutuklunun, koşullarında herhangi bir değişiklik yapılmadan cezaevinde dördüncü yazını geçirdiğini ifade etti.

Yaşanabilecek olumsuzluklardan toplum ile siyasi elitleri sorumlu tutan Şabbi, İçinde bulunduğumuz duruma sessiz kaldığımız için hepimiz sorumluyuz. dedi.

Şabbi, Tunus hapishanelerinde babası Ahmed Necib Şabbi, Raşid Gannuşi, Abir Musi, Ayaşi Hammami ve Ziyad El Hani'nin dışında çok sayıda siyasinin ve muhalifin tutulduğunu söyledi.

Raşid el-Gannuşi’nin sağlık durumuna ilişkin konuştu

Şabbi, açıklamasında Tunus’ta tutuklu bulunan Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi'nin sağlık durumuna da değindi. Geçen cuma günü hastaneden cezaevine döndükten sonra Gannuşi’yi gördüğünü belirten Şabbi, Gannuşi’nin avukat görüş odasında aşırı sıcak nedeniyle bayıldığını belirtti.

Bu olaya bizzat tanıklık ettim. diyerek cezaevindeki Gannuşi’nin sağlık durumunun kötüleştiği yönündeki sözlerini yineleyen Şabbi, bu durumun sorumluluğunun yalnızca cezaevi yönetimine ait olmadığını savunarak, kendi görüşüne göre sorumluluğun siyasi yetkililer, toplum ve aydın kesimlere kadar uzandığını ifade etti.

Cezaevlerini aşan kriz

Şabbi, tutuklular meselesi ile Tunus'un içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar arasında da bağlantı olduğuna dikkati çekti.

Ülkenin büyük bir kriz yaşadığını belirten Şabbi, bazı vatandaşların su ve elektrik kesintilerini protesto etmek için sokağa çıktığını, diğerlerinin ise yüksek sıcaklıkların yol açtığı olumsuzluklarla mücadele ettiğini söyledi.

Şabbi, krizin cezaevleriyle sınırlı kalmayıp toplumun tamamını etkilediğini; tutukluların koşulları karşısındaki sessizliğin, siyasi ve toplumsal yaşamda daha kapsamlı bir krizi yansıttığını ifade etti.

Cezaevinde tutulan kişilerin yalnızca kendi haklarını değil, gelecek nesillerin haklarını da savunduğunu ifade eden Şabbi, toplumun bu koşullar altında söz konusu kişilerin tutukluluğunun sürmesine nasıl sessiz kalabildiğini sorguladı.

Tutuklular konusunda ortak sorumluluk üstlenilmesi çağrısında bulunan Şabbi, siyaset ve medya dünyasından tanınmış isimlerin cezaevinde tutulmasının, kamuoyundaki sessizlikten ve ülkenin siyasi geleceğinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini kaydetti.

Tunus siyasi krizinin merkezinde hapishaneler yer alıyor

Şabbi'nin açıklamaları, Tunus siyaset sahnesinde, yetkililerin güvenlik ve siyasi meselelerle ilgili olduğunu söylediği adli dosyalar çerçevesinde bir dizi önde gelen muhalifin gözaltında tutulmaya devam ettiği bir dönemde geldi.

Muhalifler ve insan hakları örgütleri ise bu tutuklamaları ve yargılamaları, Cumhurbaşkanı Kays Said'e karşı çıkanları hedef alan bir kampanyanın parçası olarak görüyor.

Said'in Temmuz 2021'de açıkladığı ve parlamentonun çalışmalarının dondurulmasını, ardından da feshedilmesini içeren olağanüstü önlemlerden bu yana Tunus, seçilmiş kurumların rolünün önemli ölçüde azaldığı ve yetkililer ile muhalifleri arasındaki çatışmanın tırmandığı yeni bir siyasi döneme girdi.

Takip eden yıllarda, tutuklamalar Nahda hareketinin liderleri, sivil ve solcu muhalefetle bağlantılı isimler, gazeteciler, aktivistler ve avukatlar da dahil olmak üzere çeşitli kesimlerden gelen siyasi figürleri hedef alırken, yetkililer yargının bağımsız olduğunu ve kovuşturmaların yasal dosyalara dayandığını savunuyor.

Muhalif kesim ve insan hakları örgütleri, yargı süreçlerinin genel olarak yetkililerin siyasi muhaliflerini hedef aldığını ve uzun süre gözaltında tutulmalarının ve cezaevi koşullarının giderek artan bir endişe kaynağı olduğunu söylüyor.

Gannuşi