Dervişoğlu, İYİ Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu:

TAKİP ET

Tbmm — Öcalan'ın statüsü bellidir, bir terör hükümlüsüdür, Kürtlerin temsilcisi de lideri de değildir, siyasallaşma başlığı altında ona rol biçilemez, örgüt mensuplarına ulaşması, talimat iletmesi, temas etmesi kabul edilemez - Emekli, bu bayramda torununa harçlık verememenin mahcubiyetini yaşıyor. Anne baba evladına bayramlık alamamanın sızısını taşıyor. Gençler, gelecek kaygısıyla bayrama giriyor

Tbmm Haberleri — İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Öcalan'ın statüsü bellidir, bir terör hükümlüsüdür, Kürtlerin temsilcisi de lideri de değildir, siyasallaşma başlığı altında ona rol biçilemez, örgüt mensuplarına ulaşması, talimat iletmesi, temas etmesi kabul edilemez. dedi.

Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısında, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'nın tüm yurtta coşkuyla kutlandığını belirterek, 19 Mayıs'ın yalnızca Samsun'a çıkış değil, teslimiyete karşı bir direniş olduğunu vurguladı.

Terörsüz Türkiye sürecini eleştiren Dervişoğlu, PKK'nın bir terör örgütü, Abdullah Öcalan'ın ise 25 yıldır terörü İmralı'dan yöneten elebaşı olduğunu ifade etti. Terör örgütü PKK'nın zaten hukuk dışı olduğunu belirten Dervişoğlu, şunları söyledi:

Terör örgütü PKK parti, dernek, şirket değildir. Eli kanlı canilerin, katillerin, katli vaciplerin, Türkiye'yi, Türk milletini hedef alan soysuzların bütünüdür. Kendini feshetmesi mümkün değildir. Bu katiller sürüsünü Türk askeri ve Türk polisi tasfiye eder. Türk Devleti de sebeplerini ve sonuçlarını bertaraf eder. Terörsüz Türkiye'nin yolu İmralı'dan geçmez. Terörsüz Türkiye'nin yolu Türk milletinin iradesinden, Türk devletinin kudretinden, hukukun üstünlüğünden, amasız fakatsız mutlak adaletten, yasaklardan arınmış Türkiye'den, tam ve kamil demokrasiden, Cumhuriyet'in üniter yapısından, şehitlerimizin aziz hatırasından, gazilerimizin onurundan geçer. Onların ne için neyi feda ettiğini anlamaktan geçer.

İstihbarat eskilerinin makalelerden kesilip yapıştırılan doktrinlerinin bölgesel ve tarihsel pratiklere rağmen hala bir tez gibi sunulmaya çalışıldığını iddia eden Dervişoğlu, Öcalan'ın statüsü bellidir, bir terör hükümlüsüdür, Kürtlerin temsilcisi de lideri de değildir, siyasallaşma başlığı altında ona rol biçilemez, örgüt mensuplarına ulaşması, talimat iletmesi, temas etmesi kabul edilemez. diye konuştu.

Terörsüz Türkiye sürecinin bir de sınır ötesi boyutu bulunduğuna dile getiren Dervişoğlu, şu açıklamalarda bulundu:

Süreç en başından beri yalnızca Türkiye içindeki PKK unsurlarından söz etmiyor, İran'dan, Irak'tan, Suriye'den farklı adlarla faaliyet gösteren yapılardan söz ediyor. PKK'dan, YPG'den, PJAK'tan, KCK'dan söz ediyor. Ardından da Öcalan'ın bu yapıların faaliyetlerini sonlandırmada etkili olabileceği varsayılıyor. Burada çok ağır bir stratejik risk vardır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, başka ülkelerdeki terör uzantılarını Öcalan eliyle yöneten devlet görüntüsüne düşemez. Türkiye, sınır ötesindeki bölücü terör ağlarını, yönlendiren ve siyasallaştıran bir aktör gibi gösterilemez. Biz yıllardır ne diyoruz? PKK/YPG terör örgütüdür. PJAK da KCK da aynı bölgesel vekalet ağının parçalarıdır. Bunlar bölgesel istikrarsızlık üreten terör ağlarıdır.

Dervişoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin terörle mücadele ile ilgili bir tek koordinasyon merkezinin bulunduğunu, bu merkezin de Mili Güvenlik Kurulu olduğunu söyledi.

Terörsüz Türkiye sürecinde Kuzey İrlanda IRA, İspanya ETA örneklerinin verildiğini anımsatan Dervişoğlu, Türkiye'nin tarihini, devlet yapısını, terörle mücadelesini, başka ülkelerin şartlarıyla sulandıramazsınız. Kuzey İrlanda başka bir tarihtir. IRA başka bir örgüt yapısıdır. Oradaki mezhepsel, tarihsel ve siyasal zemin bambaşkadır. Kesindir ki Türkiye, bir sömürge imparatorluğunun ardılı değildir. Anadolu, bir ada değildir. Kürtler İrlandalı değildir. dedi.

- Muhalefet, iktidarın kurguladığı oyun sahasında birbirini tüketmemeli

Dervişoğlu, Cumhuriyetin temel niteliklerini, Türk milletinin egemenliğini, üniter devleti, bayrağı, vatanın bölünmez bütünlüğü ile Anayasanın ilk dört maddesini tartışamayacaklarını kaydetti. Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Dervişoğlu, 'Yeni anayasa' diyorsunuz. Evvela mevcuda uyun. Yeni anayasa, kimin için ve ne içindir? diye konuştu. Muhalefetin politikalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dervişoğlu, şunları kaydetti:

Hiçbirimiz, birbirimizle uğraşarak bu düzeni değiştiremeyiz. Her eleştirene 'AKP’li' diyerek siyaset kuramayız. Her farklı düşüneni ajan ilan ederek iktidar olamayız. Her partinin seçmenini düşmanlaştırarak çoğunluk inşa edemeyiz. Biz muhalefeti de milliyetçiliği de inancımızı da Atatürk'ümüzü de tekelleştirmeye müsaade etmeyiz. Biz muhalefete akıl, ciddiyet ve sorumluluk hatırlatmaya talibiz. Biz kimsenin gölgesinde kaybolmayız. Kimseyi de kendi gölgemize mahkum etmeye çalışmayız. CHP'ye oy veren vatandaş da AK Partiye ve MHP’ye oy veren vatandaş da bizim vatandaşımızdır. Saadet'e, Yeniden Refah'a, Zafer'e, Anahtar'a gönül veren de bizim vatandaşımızdır. Mesele partilerin ve partililerin küçük hesapları değildir, mesele Türkiye'nin büyük geleceğidir, milletin yeniden nefes almasıdır. O yüzden herkes aklını başına almalıdır. Muhalefet, iktidarın kurguladığı oyun sahasında birbirini tüketmemelidir. Muhalefet, halkın umudunu hoyratça harcamamalıdır. Muhalefet, süreç bağımlılığına kapılıp, sonuç alma iradesini kaybetmemelidir. İktidarın yöntemleri ve yol göstericiliği ile strateji kurgulanmaz. Daha bir şey olmadan, yalanla, riyayla, iftirayla plan kurmaya kalkarsanız, başkalarının kullanım alanında ki aparatlardan yararlanmaya yeltenirseniz, Allah korusun, bir şey olduğunuzda da milleti felakete sürüklersiniz. Bu ülkenin insanı artık kavga değil, ciddiyet istiyor, laf değil, program istiyor, öfke değil, akıl istiyor, slogan değil, iktidar olma kudreti istiyor.

Partisinde yaşanan istifalara da değinen Dervişoğlu, Gün olur, bazıları yorgunluğa, yılgınlığa düşebilir. Gün olur, bazıları anlaşmazlığa da düşebilir. 'Aynı menzile bu yol daha doğru gidiyor' da diyebilir. Ama cüzdanı için riyaya sapıyor, ikbali için gaflete batıyorsa, güce el pençe divan olmak için kulluğa boyun eğdiği için, egosuna, kibrine yenik düştüğü için gidiyorsa, Türk milleti, Türk vatanı bu haldeyken, yakasındaki güneş ona zül geliyorsa, işte artık o zaman siz buna 'cepheden firar etmek' deriz. değerlendirmesinde bulundu.

Kurban Bayramı'nın yaklaştığını hatırlatan Dervişoğlu, bayramların milletin birbirine en çok yaklaştığı, kırgınlıkların yumuşadığı, hanelerin bereketlendiği, sofraların paylaşıldığı, duaların birleştiği günler olduğunu vurguladı.

Birçok vatandaşın Kurban Bayramı'na buruk girdiğini ileri süren Dervişoğlu, Emekli, bu bayramda torununa harçlık verememenin mahcubiyetini yaşıyor. Anne baba, evladına bayramlık alamamanın sızısını taşıyor. Gençler, gelecek kaygısıyla bayrama giriyor. Esnaf piyasanın durgunluğuyla boğuşuyor. Çiftçi maliyetlerin altında eziliyor. Bu vesileyle muktedirlere millet adına 'insaf' diyorum. Merkez Bankası, enflasyon tahminini tam 10 puan arttırdı. Azıcık ihlas ve vicdan sahibi olun da bu bayramda o 10 puanlık farkı bu millete verin. Milletimizin sofrasına hiç olmazsa 10 puanlık bereket, hanesine 10 puanlık huzur, kalbine 10 puanlık umut getirmek sizin, onaylamak bizim boynunuzun borcudur. ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu İYİ Parti TBMM Grup Toplantısı