EDİTÖR MASASI 1 - Kurtulmuş'tan 467 oy, milletin Terörsüz Türkiye sürecine desteğinin siyasete yansıması vurgusu
TBMM / TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: - (Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un Meclis'te 467 oyla kabulü) Bu sayı, milletin kahir ekseriyetinin Terörsüz Türkiye'ye verdiği desteğin siyasete yansımasıdır - Şehitlerimizin, gazilerimizin, maşeri vicdanın, büyük çoğunluğun kabul edeceği şekilde dengeyi oluşturmaya çalıştık - Milli duyguları rencide edecek, mesela Komisyon çalışmalarının, rapor hazırlama süreçlerinin hiçbirisinde devletin temel nitelikleriyle ilgili bir tartışma gündeme gelmemiştir, hiç kimse teklif etmemiştir - Bazılarının söylediğinin aksine milli hassasiyetin, devlet yapısının tamamının korunabildiği ortak bir kararlılıkla süreç yürütülmüştür. Onun için de böylesine büyük destek sağladı
TBMM Haberleri : Editör Masası'na konuk olan Kurtulmuş, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.
Terörsüz Türkiye ile tarihin en önemli süreçlerinden birisinin yaşandığını belirten Kurtulmuş, Cumhuriyet'in ilk asrının yarısında terörle Türkiye'nin ayaklarına pranga vurulduğunu, şehitler verildiğini, çok sayıda insanın hayatını kaybettiğini, maddi imkanların heba edildiğini hatırlattı.
Türk-Kürt arasında bir husumet sokulmaya, Türkiye'nin bölünmeye ve parçalanmaya çalışıldığına dikkati çeken Kurtulmuş, süreçte ağır bedeller ödendiğini dile getirdi.
Terörsüz Türkiye sürecinde yapılanları anlatan Kurtulmuş, dünyada 8-9 yılda ve daha uzun sürelerde gelinen noktaya Türkiye'nin bir yılda ulaştığını söyledi.
Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye kapsamında TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ilk toplantısını 5 Ağustos 2025'te yaptığını anımsattı.
Komisyon'da bütün partilerin temsil edildiğini aktaran Kurtulmuş, Komisyon'un 21 toplantısında farklı kesimlerin temsilcilerinin dinlendiğini kaydetti.
Herkesin Komisyon'daki toplantılarda herhangi bir kısıtlama olmadan görüşlerini, önerilerini dile getirdiğinin altını çizen Kurtulmuş, konuşan kişilerin ardından kimsenin aleyhe söz almadığını, bunun olağanüstü yüksek bir demokrasi örneği olduğunu belirtti.
467 rakamı nadir görülen, ulaşılan bir rakam
Komisyon raporunun partilerin uzlaşısıyla 18 Şubat'ta hazırlandığını hatırlatan Kurtulmuş, raporun önemli dökümanlar arasında yer aldığını söyledi.
Kurtulmuş, Komisyon'un, çalışmalarda en etkili, demokratik araçlardan birisi olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
Yasa çalışmaları sırasında şuna dikkat ettik. Elimizde ittifakla kabul edilmiş bir rapor var. 47 kişinin oy verdiği, bütün partilerin oy verdiği rapor. Şunu söyledik, hazırlanacak olan yasa da bu raporun 6. bölümündeki PKK/KCK'nın kendisini feshetmesi, silahları bırakmasıyla birlikte ortaya çıkacak süreci yönetmek üzere yasal çerçeve oluşturuyor. Meclis'te 467 milletvekilimizin oyuyla kabul edilen yasa da raporun 6. bölümünde ittifak edilmiş olan genel bir çerçeveye uygun yasadır. Bu sayı, milletin kahir ekseriyetinin Terörsüz Türkiye'ye verdiği desteğin siyasete yansımasıdır. Partiler içerisinde farklı görüşler olabilir ama bizim de beklentilerimizin çok üstünde 467 rakamı, nadir görülen, ulaşılan bir rakam. Bu çok önemli. Milletin vermiş olduğu desteğin siyasete yansıması olarak bunun okunması gerektiğini düşünüyorum.
Türkiye'de bütün kesimlerin terörden illallah dediğini aktaran Kurtulmuş, önceki dönemlerde hiç kimsenin giremediği Gabar ve Cudi Dağı'nda şenlikler düzenlendiğini, 2 senedir kimsenin burnunun kanamadığını söyledi.
Bölgede yatırım imkanlarının rahat ortama kavuştuğunu dile getiren Kurtulmuş, Barış ve esenlik havasını toplumun tamamı satın aldı. Bunun siyasete yansımasıdır. dedi.
Süreçte bazı hassasiyetleri ortaya koyduklarının altını çizen Kurtulmuş, maşeri vicdanın kabul edeceği hareketleri yapabilmenin, kararları alabilmenin önemli olduğunu kaydetti.
Bu yasanın meselesi devletin bir grupla barış sağlaması değil
Şehit yakınlarının, gazilerin, bu mücadeleye büyük destek vermiş halkın duygularını asla incitmeyecek şekilde hareket edilmesinin önemini vurgulayan Kurtulmuş, bunu başından itibaren hem Komisyon hem yasa çalışmalarında dikkate aldıklarını belirtti.
Kurtulmuş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun öncesinde TBMM'de şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren kanunun kabul edildiğini hatırlattı.
Bu yasa üzerinde de tam bir mutabakat olduğunu dile getiren Kurtulmuş, bütün siyasi parti gruplarının konuşmalarında yasaya destek verdiğini aktardı.
Kurtulmuş, şunları kaydetti:
Şehitlerimizin, gazilerimizin, maşeri vicdanın, büyük çoğunluğun kabul edeceği şekilde dengeyi oluşturmaya çalıştık. Başından itibaren söylediğimiz bir şey vardı, Kürt'ün onurunu, Türk'ün gururunu koruyarak, bu ülkedeki etnik fay hatlarını asla harekete geçirmeyecek, tam tersine barış ve kardeşliği sağlayacak bir çalışmanın yapılması. Yasa, buna dikkat etti. Bu yasanın meselesi, etnik gruplar arasında bir barış değil, devletin bir grupla barış sağlaması değil. Devlet herhangi bir şekilde savaşın içerisine girmedi ki barış olsun. Terör örgütü, silahlı kalkışma vardı. Şimdi silahlı terör örgütü diyor ki 'Ben vazgeçtim, kendimi feshediyorum, silahlarımı teslim ediyorum.' Bu sürecin başlamasıyla birlikte de terörün tamamen ortadan kaldırılması için yapılan yasal düzenleme.
Çok ciddi bir hüsnükabulle karşılandığını görüyoruz
Bu yasanın muhatabının terör örgütü üyeleri, terör örgütünün çevresi olduğunu belirten Kurtulmuş, bunların hepsini çok hassas bir şekilde yürüttüklerini vurguladı.
Kurtulmuş, şunları ifade etti:
Burada milli duyguları rencide edecek, mesela Komisyon çalışmalarının, rapor hazırlama süreçlerinin hiçbirisinde devletin temel nitelikleriyle ilgili bir tartışma gündeme gelmemiştir, hiç kimse teklif etmemiştir. 'Anayasa'nın ilk 4 maddesinin değiştirilmesi, bir üniter yapıyı zedeleyecek teklifler, federasyon, konfederasyon teklifleri' gibi hatta resmi dil konusunda bile en ufak bir öneride bulunulmamıştır. Bazılarının söylediğinin aksine milli hassasiyetin, devlet yapısının tamamının korunabildiği ortak bir kararlılıkla süreç yürütülmüştür. Onun için de böylesine büyük destek sağladı. Toplumun geniş kesimleri tarafından da çok ciddi bir hüsnükabulle karşılandığını görüyoruz.
(Sürecek)