EDİTÖR MASASI 2 - PISA 2025 uygulamasına katılan öğrenci ve okulları OECD belirledi

TAKİP ET

Ankara / Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: - (PISA) Ne okulları ne öğrencileri tespit ettik. Kendilerinin tespit ettiği steril bir ortamda sınavların uygulanmasıyla ilgili gerekli tedbirleri aldık - Az sayıda da olsa sınıftaki cep telefonu kullanımını biraz abartan öğretmen arkadaşlarımız vardı. Bu yıl, öğretmen arkadaşlarımıza da derste cep telefonu kullanmamaları konusunda bir uyarıda bulunduk - FETÖ vesayeti diyor ki: 'Milli Eğitim'in öğretmenleri, ders kitapları, okulları işe yaramaz. Siz, orada 12 yıl boşa okuyorsunuz, 3-6 ay bizim dershaneye gelin başarılı olun.' Böyle bir algı olduğu sürece, sizin eğitim sisteminiz bu vesayetten kurtulmadığı sürece başarılı olma ihtimali yok. Bunu ben, Türkiye içinde çok kullanıyordum. Ama bunu PISA Yönetim Kurulu Başkanı'nın skorlar üzerinden tespit etmiş olması benim açımdan çok önemli bir nokta

Ankara Haberleri : Editör Masası'na konuk olan Tekin, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

PISA 2025 sonuçları açıklanmadan yaklaşık 15 gün önce PISA yönetimiyle çevrim içi bir toplantı yaptıklarını anlatan Tekin, Toplantıda PISA Yönetim Kurulu Başkanı bizden şöyle bir şey istedi. Dedi ki: '8 Eylül'de yapacağınız konuşmada, bizim çok dikkatimizi çeken bir şey var, bunu diğer ülkelere anlatmanızı istiyoruz. Türkiye olağanüstü bir başarı çıtası gösteriyor. Fakat ilginç olan bir şey var, bu çıta, 2015'ten sonra yükselişe geçiyor. diye konuştu.

Yabancı bir gözlemcinin bu analizi yaptığına göre 2015'te Türkiye'de önemli bir şey olması gerektiğini kaydeden Tekin, şöyle konuştu:

Biz, 2014'te Dershane Kanunu'nu çıkarırken, dershanelerle ilgili en önemli iddiamız şuydu: 'Dershane dediğimiz yapılar, Milli Eğitim Bakanlığının ders kitapları, öğretim programları, okullar ve öğretmenleri bir vesayet mekanizması'. Siz okulda ne öğretirseniz öğretin, piyasada bir algı oluşmuş, bir sektör var, FETÖ vesayeti. Bu vesayet diyor ki: 'Milli Eğitim'in öğretmenleri, ders kitapları, okulları işe yaramaz. Siz, orada 12 yıl boşa okuyorsunuz, 3-6 ay bizim dershaneye gelin başarılı olun.' Böyle bir algı olduğu sürece, sizin eğitim sisteminiz bu vesayetten kurtulmadığı sürece başarılı olma ihtimali yok. Bunu ben, Türkiye içinde çok kullanıyordum. Ama bunu PISA Yönetim Kurulu Başkanı'nın skorlar üzerinden tespit etmiş olması benim açımdan çok önemli bir nokta.

Türkiye'nin PISA skorlarında başarılı olmasındaki 4 neden

Bakan Tekin, o tarihten itibaren özel öğretim kurslarına Programlarının, müfredatlarının Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanması ve Milli Eğitim Bakanlığı müfredatıyla uyumlu olması şartını getirdiklerini bildirdi.

FETÖ vesayetinin kaldırılması, müfredatın yenilenmesi, öğretmen kaynağının artırılması ve fiziki kapasite. Bu 4 nedenden dolayı Türkiye, PISA skorlarında başarılı oldu diyebilir miyiz? sorusuna Tekin, Evet. yanıtını verdi.

Bakan Tekin, 2014'te okullarda, Destekleme ve Yetiştirme Kurslarının (DYK) başlatıldığına işaret ederek, öğrencilerin dershanelerden alacağı hizmeti, ücretsiz okullarda almaya başladığını anlattı.

OECD'nin (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) ilgili birimleriyle Milli Eğitim Bakanlığı arasındaki kopukluğu gidermek üzere OECD bünyesinde bir eğitim ateşeliği açıldığını bildiren Tekin, Bu diyalog mekanizmalarını sağlıklı kurduk ve bu noktaya geldik. dedi.

PISA değerlendirme süreçleri

Bakan Tekin, PISA değerlendirmelerinin nasıl yapıldığını da anlattı.

Milli Eğitim Bakanlığının OECD'nin PISA yönetimine Türkiye ile ilgili istatistiki bilgileri, okulların listelerini ve öğrenci sayısını verdiğini aktaran Tekin, OECD'nin aynı zamanda TÜİK'ten illerin ve bölgesel kalkınmışlık endeksleri üzerinden hazırlanan raporları da aldığını belirtti.

Türkiye'deki okulların listesi ve öğrenci sayıları ile avantajlı ve dezavantajlı öğrencileri tespit etmek için TÜİK'ten alınan verilerle OECD'nin bir örneklem çıkardığını kaydeden Tekin, Bu örneklemi, onlar tespit ediyorlar. Bu örneklemdeki öğrenci listesini de kendilerine ulaştırdığımız için öğrencileri de kendileri tespit edip bize bildiriyorlar. Ve sınav uygulandığı ana kadar bizim haberimiz yok, biz bilmiyoruz. Biz sadece okulları biliyoruz. diye konuştu.

Bu sınavın, öğrencilerin karne notuna etki etmeyecek bir sınav olduğunu, bu nedenle öğrencileri motive etmek için birşey yapmak gerektiğini belirten Tekin, O yaş grubundaki bir çocuğu 3,5 saat ekran başında konsantrasyonunu, dikkatini dağıtmadan tutabilmek için ülkeler okul bazlı motivasyon programları yapıyorlar. Sadece buna müsaade edildi. Bu da yine PISA'nın kontrolünde. dedi.

Bakan Tekin, Ne okulları biz tespit ettik ne öğrencileri biz tespit ettik. Tamamen kendilerinin tespit ettiği bir steril ortamda biz sınavların uygulanması ile ilgili gerekli tedbirleri aldık sadece. ifadelerini kullandı.

Okullarda dijitalleşme ve telefon kullanımı

Avrupa ülkelerinin PISA puanlarında yaşanan düşüşün en büyük nedenlerinden bir tanesini dijitalleşme ve telefon kullanımı olarak gördüğü belirtilerek, buna ilişkin değerlendirmesi sorulan Tekin, 2023'te bakan olarak göreve başlamasının ardından her yaz eğitim öğretim yılı ile ilgili genel uygulamaları anımsatan birer genelge yayınladıklarını hatırlattı.

Türkiye'nin, öğrencilere cep telefonu yasağa getiren ilk ülkelerden biri olduğunun altını çizen Tekin, ardından birçok Avrupa ülkesinde okullarda cep telefonu kullanımının yasaklandığına dikkati çekti.

Öğretmen ders anlatırken sosyal medyadan paylaşımlar yapılmasının öğrencilerin motivasyonunu dağıttığına işaret eden Tekin, okulu manipüle etmelerine sebep olabilecek bir alanın orada oluştuğunun da altını çizdi.

Türkiye genelinde tüm okullarda uygulanan cep telefonu kullanımı yasağına bu sene bir şey daha eklediklerini dile getiren Tekin, Az sayıda da olsa sınıftaki cep telefonu kullanımını biraz abartan öğretmen arkadaşlarımız vardı. Bu yıl, öğretmen arkadaşlarımıza da derste cep telefonu kullanmamaları konusunda bir uyarıda bulunduk. diye konuştu.

OECD tarafından Slovakya'nın başkenti Bratislava'da düzenlenen PISA 2025 Bölgesel Toplantısı'nda da hemen hemen bütün eğitim bakanlarının ortak probleminin bu konu olduğunu aktaran Tekin, Çocukların cep telefonu, sosyal medya üzerinden hem eğitim-öğretim süreçlerini aksatacak bir dikkat dağınıklığına sebebiyet vermesi hem de eğitim politikalarını manipüle edecek içerikler sebebiyle çok rahatsızlardı. ifadelerini kullandı.

Siber Güvenlik Başkanlığıyla birlikte bir yazılım geliştirebilir miyiz diye çalışıyoruz

Bakan Tekin şöyle devam etti:

Sosyal medyaya sahip olan şirketlerin de sosyal bir sorumluluk bilinciyle, basit yazılımlarla bunu engelleyebileceklerini düşünüyorum. Büyük sorumluluk onlara düşüyor. ABD'deki dava biliyorsunuz ciddi bir tazminatla sonuçlandı. Bunun neticesinde sosyal medya platformlarının içeriklerini ve kullanıcıları buna göre tasnif edecekleri yazılımlar geliştirmeleri gerektiğini düşünüyorum, insanlık için. Biz kendi ülkemizde bu problemi ne kadar çözmeye çalışırsak çalışalım, bizim yapabileceğimiz şey sadece ve sadece dersliklerde, okulda bunu engellemek.

Bunu 'ebeveyn filtresi' gibi bir filtreyle Siber Güvenlik Başkanlığıyla birlikte bir çözüm, bir yazılım geliştirebilir miyiz diye çalışıyoruz. diyen Tekin, ebeveynler ancak buna rıza gösterirse, çocukları koruyabilirlerse bunun yapılabilecek bir şey olduğunu kaydetti.

(Sürecek)

Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin