El çizimleriyle oluşan defter, tasarım ve sanatın buluşma noktası oldu

TAKİP ET

İstanbul / Dünyanın önde gelen otomotiv markalarından birinde uzun yıllar çalıştıktan sonra kariyerine Türkiye'de devam eden Ege Argüden'in, çocukluk yıllarında başlayan çizim tutkusunu yansıttığı ve el çizimi eserlerle adeta bir sanat eserine dönüşen defteri, sosyal medyada büyük ilgi uyandırdı - Ege Argüden: - Bence el çizimi çok önemli ve her zaman önemli olmaya da devam edecek. Özellikle günümüzde yapay zekanın daha çok artmasıyla bir sürü insan el çizimindeki orijinal karakteri ve el emeğine daha da çok ilgi göstermeye başladı. Belki de o yüzden benim çizimlerim bu kadar ilgi gördü

İstanbul Haberleri : HAMDİ DİNDİREK / ASUDE KÖKLÜ - Dünyanın önde gelen otomotiv markalarından birinde çalıştıktan sonra Türkiye'ye dönen Ege Argüden'in, çocukluk yıllarında başlayan çizim tutkusuyla Ayasofya'nın mimari detaylarından deniz canlılarına kadar uzanan gözlemlerini aktardığı defteri, sosyal medyada ilgi görüyor.

Çocukluk yıllarında araç tasarımları çizmeye başlayan Argüden, genç yaşta stajlarla başladığı tasarım yolculuğunu ABD'deki eğitimi ve otomotiv kariyeriyle sürdürdü.

İstanbul'da kendi tasarım stüdyosunu kuran Argüden, doğadan mimariye pek çok alandaki gözlemlerini çizimleriyle kayıt altına alıyor.

Ayasofya'nın mimari detaylarını, balıkların yüzgeçlerini ya da doğadaki geometrik formları çizen Argüden, AA muhabirine yaptığı açıklamada, doğaya, otomobillere, uçaklara ve teknelere büyük ilgi duyduğunu söyledi.

Babasının, 6 yaşındayken kendisine otomobil tasarımcılığı mesleğinden bahsettiğini belirten Argüden, o gün otomobil tasarımcısı olmaya karar verdiğini ifade etti.

Küçük yaşlarda internetten araştırma yapıp, babasının getirdiği kitapları okuyarak ve diğer araba tasarımcılarının çizimlerini kopyalayarak çizim teknikleri hakkında çok fazla şey öğrendiğini kaydeden Argüden, 12 yaşıma geldiğimde elimde araba tasarımlarından oluşan bir portfolyo vardı. Ekber Onuk ve Eralp Noyan'la tanışma fırsatı buldum. Ekber Onuk zamanında ilk Türk arabası Anadol STC'yi tasarlayan ekibin başındaydı. Eralp Noyan da Anadol STC'nin tasarımcısıydı. dedi.

Onuk ve Noyan'a portfolyosunu gösterdiğini ve onların da çok beğenerek kendisini staja davet ettiklerini anlatan Argüden, Orada birkaç sene staj yaptım. 15 yaşındayken Türk araba tasarım dünyasının duayeni olan Murat Günak, Türkiye'ye ziyarete gelmişti ve onunla tanışma fırsatı buldum. diye konuştu.

Argüden, daha sonra Günak'ın davetiyle Almanya'da lise yıllarında staj yapma fırsatı bulduğunu belirterek, üniversite eğitimini ise Kaliforniya'daki ArtCenter College of Design'da araç tasarımı alanında tamamladığını söyledi.

Hızlı not tuttuğum bir defterden daha çok araştırma defterine dönüştü

Mezuniyet projesi olarak yaptığı aracın çok ilgi gördüğünü ve birkaç markanın kendisiyle ilgilenmeye başladığını aktaran Argüden, Amerikan araba sanayisinin doğduğu yer olan Michigan'da dünyaca ünlü bir otomotiv firmasının tasarım stüdyosunda dış tasarımcı olarak çalışmaya başladığını anlattı.

Argüden, yaklaşık 10 yıl çalıştığı otomotiv markasında farklı projelerde ve baş tasarımcı olarak görev aldıktan sonra, tasarım alanındaki çalışmalarını çeşitlendirmek amacıyla Türkiye’ye dönerek kendi stüdyosunu kurduğunu ve tekne, otomotiv ile endüstriyel tasarım alanlarında çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Sosyal medyada çizimlerini paylaştığı defterin 'günlük' olarak nitelendirildiğini ancak bunun doğru bir tanımlama olmadığını aktaran Argüden, Daha çok bir eskiz ya da araştırma defteri demek daha doğru olur. dedi.

Her zaman teknelere ilgi duyduğunu ve bu konuda bilgi sahibi olduğunu ifade eden Argüden, Ben doğadan hayatım boyunca çok ilham almışımdır. Bu yüzden deniz canlılarını araştırmaya başladım, çünkü teknenin formuna uygulayabileceğim bilgiler vardı. Bunları da aynı deftere resmettim ve üzerine notlar aldım. Her sayfada daha fazla özen göstererek çalışmaya başladım. Bu defter, hızlı not tuttuğum bir defter olmaktan çıkıp daha çok bir araştırma defterine dönüşmeye başladı. ifadesini kullandı.

Dünya ve Türk mimarisini incelediğini söyleyen Argüden, defterinin hala devam eden bir araştırma alanı olduğunu kaydetti.

Daha defterin bitmesine çok yol var

Hayatının kırılma noktasının 15 yaşındayken Murat Günak tarafından Almanya'ya davet edilip staja gitmesi olduğunun altını çizen Argüden, sözlerini şöyle sürdürdü:

Tasarım sürecinde kullanabilecek farklı bir sürü araç var. Ama bence el çizimi çok önemli ve her zaman önemli olmaya da devam edecek. Özellikle günümüzde yapay zekanın daha çok artmasıyla bir sürü insan el çizimindeki orijinal karakteri ve el emeğine daha da çok ilgi göstermeye başladı. Belki de o yüzden benim çizimlerim bu kadar ilgi gördü.

Argüden, yeteneğin bu işin küçük bir kısmı olduğunu, çizimde asıl önemli olanın temel bilgileri öğrenmek, mantığını kavramak ve sürekli pratik yapmak olduğunu dile getirdi.

Defterindeki görsellerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından kendisine çok sayıda mesaj geldiğini ve herkese teşekkür ettiğini belirten Argüden, 'Bu defteri paylaşacak mıyım?' diye çok soran oldu, almak isteyen oldu. Daha defterin bitmesine çok yol var. Bitirince mutlaka insanlarla paylaşmanın bir yolunu bulacağım. dedi.

çizim Ege Argüden otomobil Tasarım yetenek