Eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada tutuklanan Altaylı'nın hakimlik kararına ulaşıldı
İstanbul / Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan, başka davadan hükümlü Enver Altaylı hakkındaki sulh ceza hakimliğinin karar yazısına ulaşıldı.
İstanbul Haberleri : Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan, başka davadan hükümlü Enver Altaylı hakkındaki sulh ceza hakimliğinin karar yazısına ulaşıldı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin kasten öldürme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma ile 2937 sayılı yasaya muhalefet suçlarından başlatılan soruşturma sürüyor.
Soruşturma kapsamında tutuklanan şüpheli Enver Altaylı hakkında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin karar yazısına ulaşıldı.
Hakimliğin kararında, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli Enver Altaylı'nın kasten öldürme suçundan tutuklanmasının talep edildiği belirtilerek, olay nedeniyle tutulan tutanaklar, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgeler dikkate alındığında, şüphelinin suçu işlediğine dair somut olgulara dayalı kuvvetli şüphe nedenleri ile kuvvetli delillerin bulunduğu kaydedildi.
Kararda, suçun şüpheli aleyhine değişme ihtimali, atılı suçun vasıf ve mahiyeti, suçun gerçekleştirilme şekli, atılı suçtan şüphelinin alabileceği muhtemel cezanın alt ve üst sınırı ile cezanın ağırlığı dikkate alındığında, şüphelinin kaçma veya saklanma ihtimalinin varlığı, kaçtığı veya saklandığı takdirde de firari olarak dosyayı sürüncemede bırakabilme ihtimalinin olduğu belirtildi.
Delillerin henüz toplanmadığı dikkate alındığında, şüpheli Altaylı'nın delilleri karartma ihtimalinin bulunduğu, serbest kaldığı takdirde dosya içerisinde yer alan diğer şahıslar üzerinde baskı oluşturabileceğinin değerlendirildiği belirtilen kararda, şüpheli Altaylı'nın üzerine atılı suçtan tutuklanmasına karar verildiği aktarıldı.
Enver Altaylı, hakimlikteki sorgusunda, 9 yıldır cezaevinde olduğunu belirterek televizyonlarda ve gazetelerde Kaşif Kozinoğlu'nun katili kendisiymiş gibi bir hava yaratıldığını öne sürdü.
Son 2 ayda adının geçtiği çok sayıda haber bulunduğunu ileri süren Altaylı, Ortada 'infaz' kelimesinin dahi geçmediği bir metinden, benim Kaşif Kozinoğlu hakkında adeta infaz emri verdiğim, ölümünü planladığım veya hedef gösterdiğim sonucu çıkarılıyor. beyanında bulundu.
Altaylı, FETÖ elebaşına gönderilmek üzere mektup yazmadığını iddia ederek, Bu iddia konusu mektup, Kozinoğlu ölmeden 4 yıl önce yazılmıştır. Ayrıca ben Kaşif Kozinoğlu'nu hiç tanımıyorum. Kendisiyle ilgili hiç kimseye rapor vermedim. beyanında bulundu.
Üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen Altaylı, serbest bırakılmayı talep etti.
Ne olmuştu?
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.
Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. ifadelerini kullanmıştı.
Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek şunları kaydetmişti:
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir.
Gözaltına alınan 10 zanlıdan 1'i tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9'u serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda, 1'i muhabir, 1'i kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlılar, adliyeye sevk edilmişti.
Savcılıkça ifadeleri alınan 1'i muhabir olmak üzere 3 şüpheli tutuklanmaları, kameramanın da aralarında bulunduğu 3 zanlı yurt dışına çıkış yasağı ve imza atmak, diğer 3 şüpheli ise yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmişti.
Hakimlik, muhabirin de arasında olduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da arasında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümüne üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan karar kapsamında fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti.
Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan bilgi sahibi sıfatıyla savcılığa ifade vermişti.
Başsavcılıkça Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin incelenmesine karar verilmişti.
Tutuklu sayısı 8'e yükseldi
Soruşturma kapsamında, olay tarihinde görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve jandarma albay Hasan Atilla Uğur da gözaltına alınmıştı.
Silivri Adliyesi'ne sevk edilen Doğan ve İşgören'in tutuklanmasına karar veren hakimlik, şüpheliler Ataman ve Uğur hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetmişti.
Devam eden çalışmalarda, eski gazeteci Osman Arslan, ambulans şoförü Süleyman Kaba, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ve dönemin vardiya amiri Kazım Beyke de gözaltına alınmıştı.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ambulans şoförü Kaba'nın, jandarmadaki ifadesinin ardından mevcut delil durumu da gözetilerek serbest bırakılmasına karar verilmişti.
Hakimlik, Arslan'ın suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve yasaklanan bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklama suçlarından tutuklanmasına, Vatan ile Beyke hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.
Soruşturma kapsamında sağlık sorunları nedeniyle şüpheli sıfatıyla ifadesi alınamayan ve Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kapsamında yargılandığı davada hükümlü olan Enver Altaylı da ifadesinin alınması için bugün Silivri Adliyesi'ne getirilmişti.
Savcılık ifadesi tamamlanan şüpheli Altaylı, kasten öldürmeye azmettirme suçundan tutuklama talebiyle su lh ceza hakimliğine sevk edilmişti. Hakimlik, Enver Altaylı'nın tutuklanmasına karar vermişti.