FAO, Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadele deneyimini kardeş ülkelere aktarıyor
Ankara / Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık: - Güney-Güney işbirliği çerçevesinde Türkiye'nin köklü ormancılık ve yangınla mücadele deneyimini Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan gibi dost ülkelere aktarmak üzere ortak eğitim programları düzenliyoruz - Birleşmiş Milletler Çevre Programı ortaklığındaki Küresel Yangın Yönetim Merkezi üzerinden uydu bazlı erken uyarı sistemlerini ve yangın davranış analizlerini sahadaki karar vericilerin kullanımına sunuyoruz
Ankara Haberleri : HÜLYA ÖMÜR UYLAŞ - Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, Güney-Güney işbirliği çerçevesinde Türkiye'nin köklü ormancılık ve yangınla mücadele deneyimini Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan gibi dost ve kardeş ülkelere aktarmak üzere ortak eğitim programları düzenlediklerini belirterek, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ortaklığındaki Küresel Yangın Yönetim Merkezi üzerinden uydu bazlı erken uyarı sistemlerini ve yangın davranış analizlerini sahadaki karar vericilerin kullanımına sunuyoruz. dedi.
Selışık, AA muhabirine, Akdeniz Havzası'nın küresel ortalamanın üzerinde ısındığını söyledi.
Orman Genel Müdürlüğü (OGM) verilerine göre geçen yıl Türkiye'de 3 bin 224 orman yangınında 81 bin 473 hektar alanın zarar gördüğünü, bu verilerin yangınların şiddetinin ve ekosistem üzerindeki baskısının ne kadar arttığını da gösterdiğini vurgulayan Selışık, 2025'te yangın sayısı bir önceki yıla göre azalmış olsa da yanan alanın yaklaşık 3 katına çıkması, yangın davranışlarının değiştiğini ve iklim şartlarının krizi derinleştirdiğini ortaya koyuyor. diye konuştu.
Bu yılın 8 aylık döneminde 1038 yangın ve yaklaşık 1962 hektar alanla görece daha hafif bir tablo oluşsa da mevsimsel kuraklık ve biriken biyokütle riskini yakından takip ettiklerini dile getiren Selışık, şu değerlendirmede bulundu:
Saha düzeyinde koruyucu önlemler geliştiriyoruz. Bu eğilim yalnızca Türkiye'ye özgü değil. FAO ve UNEP'in son değerlendirmelerine göre iklim değişikliği nedeniyle aşırı yangın olaylarının sıklığının yüzyıl ortasına kadar yüzde 30'a, yüzyıl sonuna kadar ise yüzde 50'ye kadar artması bekleniyor. Küresel ölçekte ormanlar yalnızca biyolojik çeşitliliğin yaklaşık yüzde 80'ine ev sahipliği yapmakla kalmıyor, aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadelede kritik karbon yutakları olarak da işlev görüyor. Bu nedenle her büyük yangın yalnızca ağaç kaybı değil, aynı zamanda iklim direncinin zayıflaması anlamına geliyor.
İhmal kaynaklı yangınlar 40 bin hektardan fazla alanı etkiledi
Selışık, Türkiye'de geçen yıl çıkan yangınların neredeyse yüzde 90'ının insan faktöründen kaynaklandığına dikkati çekerek, ihmal kaynaklı yangınların tek başına 40 bin hektardan fazla alanı etkilediğini söyledi.
Bu tablo nedeniyle sadece söndürme odaklı müdahaleleri yeterli görmediklerini vurgulayan Selışık, FAO'nun Bütünleşik Yangın Yönetimi (IFM) modeliyle inceleme, risk azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme aşamalarının tamamını kapsayan bütüncül bir model uyguluyoruz. İnsan kaynaklı riskleri en aza indirmek adına yerel toplulukların eğitilmesini, erken farkındalık çalışmalarını ve kontrollü yakma gibi risk azaltıcı önleyici tedbirlerin sistemli uygulanmasını teşvik ediyoruz. Orman yangınlarının büyük bölümü önlenebilir niteliktedir. Bu nedenle FAO olarak yangın yönetimini yalnızca acil durum müdahalesi olarak değil, davranış değişikliği, toplumsal bilinç ve risk azaltımı odaklı bir kalkınma konusu olarak ele alıyoruz. ifadelerini kullandı.
Selışık, İzmir, Muğla ve Antalya gibi yangın riski yüksek bölgelerde kırsal toplulukları yalnızca afetlerden etkilenen gruplar olarak değil, çözümün parçası olarak gördüklerine dikkati çekerek, yerel halkın bilinçlendirilmesinin, risklerin önceden azaltılması, sürdürülebilir arazi kullanımı ve yangın sonrası iyileşme süreçleri kadar önem taşıdığını söyledi.
Biyolojik Çeşitlilik Odaklı Yangın Sonrası Ekosistem Restorasyonu Rehberi hazırladık
Toplum Tabanlı Yangın Yönetimi uygulamalarını desteklediklerini, yerel bilgi ve deneyimi modern yangın yönetimi yaklaşımlarıyla bir araya getirdiklerini belirten Selışık, FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı kapsamında yürütülen çalışmaların önemli bir ayağını kapasite geliştirme faaliyetleri oluşturuyor. Bu kapsamda, 'Uluslararası Türk Ormancılık Eğitim Merkezi'nin Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi' ile Antalya'daki merkezin teknik ve kurumsal kapasitesi güçlendiriliyor. Simülasyon sistemleri, modern eğitim modülleri ve uygulamalı programlar sayesinde yangın önleme, hazırlık, müdahale ve restorasyon konularında hem Türkiye'den hem de Orta Asya ve Kafkasya ülkelerinden uzmanların eğitim alması sağlanıyor. Böylece, Türkiye'nin ormancılık ve yangın yönetimi alanındaki tecrübesi bölgesel ölçekte paylaşılırken ülkeler arasında bilgi alışverişi ve ortak öğrenme de teşvik ediliyor. diye konuştu.
Selışık, bunun yanında yangınlardan etkilenen ekosistemlerin yeniden ayağa kaldırılmasına yönelik somut çalışmalar da yürüttükleri bilgisini vererek, 2021'deki büyük yangınların ardından Muğla'da uygulamaya alınan Yangın Sonrası Orman ve Maki Ekosistemlerinin Restorasyonu Projesi kapsamında, Orman Genel Müdürlüğü ve Doğa Koruma Merkezi ile çalıştıklarını, yangınların biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkilerini değerlendirdiklerini ve saha uygulamaları gerçekleştirdiklerini anlattı.
Türkiye'nin ilk kapsamlı Biyolojik Çeşitlilik Odaklı Yangın Sonrası Ekosistem Restorasyonu Rehberi'ni hazırladıklarını vurgulayan Selışık, bu çalışmanın, yangın sonrası alanlarda doğal gençleşmenin desteklenmesi, erozyonun önlenmesi, habitatların korunması ve iklim değişikliğine daha dayanıklı ekosistemlerin oluşturulması için bilim temelli bir yol haritası sunduğunu söyledi.
Bütünleşik yangın yönetimi yaklaşımını destekliyoruz
Selışık, yaptıkları işbirliklerinin önemine de değinerek, şunları kaydetti:
Güney-Güney işbirliği çerçevesinde Türkiye'nin köklü ormancılık ve yangınla mücadele deneyimini Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan gibi dost ülkelere aktarmak üzere ortak eğitim programları düzenliyoruz. UNEP ortaklığındaki Küresel Yangın Yönetim Merkezi üzerinden uydu bazlı erken uyarı sistemlerini ve yangın davranış analizlerini sahadaki karar vericilerin kullanımına sunuyoruz. Yangınlarla mücadele yalnızca alevleri söndürmekten ibaret değildir. Yangın öncesinde riskleri azaltmak, yangın sırasında etkili müdahale etmek ve yangın sonrasında ekosistemleri doğru şekilde iyileştirmek aynı bütünün parçalarıdır. FAO olarak tam da bu nedenle bütünleşik yangın yönetimi yaklaşımını destekliyor ve ormanların iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale gelmesi için ülkelerle birlikte çalışıyoruz