Genç bağlama ustası el yapımı enstrümanlarını müşterileriyle buluşturuyor
Adana — Adana'da dut, ladin ve akgürgen ağaçlarının parçalarından oyma ve yaprak bağlama yapan 28 yaşındaki Yusuf Can Akdoğan, kişiye özel enstrümanlar da üretiyor - Akdoğan: - Bazı müşteriler beni gördükleri zaman şaşırıyor, 'Usta nerede?' diyorlar, beni çırak sanıyorlar. Kendimi miras taşıyıcısı olarak adlandırıyorum
Adana Haberleri — KORAY KILIÇ - Adana'da çıraklıkla başladığı bağlama yapımını atölyesinde sürdüren 28 yaşındaki Yusuf Can Akdoğan, ağaç parçalarını işleyerek tasarladığı enstrümanlarını yurt içi ve dışındaki müşterilerine ulaştırıyor.
Akdoğan, 7 yaşındayken babasının işlettiği çay ocağının bitişiğindeki saz ustasının yanında çıraklığa başladı.
Bir yandan atölyede meslek öğrenen Akdoğan, diğer yandan eğitimini sürdürüp Çukurova Üniversitesi Adana Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Bölümünü kazandı.
Akdoğan, çocukluk hayalini gerçekleştirmek için eğitimine ara verip 5 yıl önce Seyhan ilçesi Çınarlı Mahallesi'nde atölye açtı.
Atölyesinde dut, ladin ve akgürgen ağaçlarının parçalarından oyma ve yaprak bağlama yapan Akdoğan, kişiye özel enstrümanlar da üretiyor.
Genç yaşta bağlama yapımında ustalaşan Akdoğan, el emeği ürünlerini kargo yoluyla yurt içi ve dışındaki müşterilerine gönderiyor.
- Bir şeyler üretmek beni cezbediyor
Yusuf Can Akdoğan, AA muhabirine, bağlama çalmayı ve üretmeyi sevdiğini söyledi.
Çocuk yaşlarda mesleğin inceliklerini öğrenmeye başladığını dile getiren Akdoğan, şöyle konuştu:
Uzun süre atölyenin tozunu yuttum. Yaklaşık 17-18 yıllık çıraklık dönemim oldu. Bir ağaca şekil vermek, yeni bir şeyler üretmek bence her insanı cezbeder, beni de cezbetti. Ustamı hep rende atarken ve planyayı kullanırken izler, heves ederdim. İlk zamanlarda beni tezgaha yaklaştırmıyorlardı. Sonra yavaş yavaş zımpara yapıp rende atarak bugünlere geldik. Atölyeyi, üstümün kirlenmesini, bir şeyler üretmeyi ve yenilik yapmayı seviyorum.
Bağlama üretiminin tutku olduğunu anlatan Akdoğan, Bazı müşteriler beni gördükleri zaman şaşırıyor, 'Usta nerede?' diyorlar, beni çırak sanıyorlar. Kendimi miras taşıyıcısı olarak adlandırıyorum. Bu mesleği nesilden nesile aktarmayı, bir eleman alıp onu yetiştirmeyi istiyorum. dedi.
- Milimlerle uğraşıyoruz
Akdoğan, bir bağlamayı yaklaşık 2 ayda tamamladığını belirterek, şunları kaydetti:
Bir haftada da bağlama çıkar ama çok sağlıklı olmaz. Ağaç tutkalı kullanıyoruz ve bekleme süresi var. Sapı, kapağı, klavyesini yapıştırdığımızda kaynaşması lazım. Beklenmesi gereken zaman var, milimlerle uğraşıyoruz. Yarım milim uzun veya kısa yaptığımızda sesler, çalım rahatlığı gibi şeyler değişiyor. Kişiye özel bağlamalar yapıyorum. Kişinin parmaklarına, fiziksel özelliklerine göre bağlama yapıyorum. Türkiye ve yurt dışından sürekli talep var, gönderiyorum. Dünyanın her yerine bağlamalarım gitti ve gitmeye devam ediyor.