GRAFİKLİ - Afrika'nın büyüyen genç nüfusuna çocuk ölüm oranları gölge düşürüyor

TAKİP ET

İstanbul — UNICEF'in ortaya koyduğu veriler, hızla artan çocuk nüfusuna rağmen bölgesel eşitsizlikler, su krizi ve sistem eksiklikleri nedeniyle 5 yaş altı çocuk ölümlerinin Kuzey Afrika'da her 1000 doğumda 21 seviyesinde olduğunu, Batı Afrika'da ise 94'e kadar çıktığını gösteriyor

İstanbul Haberleri — SAADET FİRDEVS APARI - Afrika, hızla artan çocuk nüfusuyla küresel alanda öne çıkarken 5 yaş altı çocuk ölümlerine ilişkin veriler, kıtadaki nüfusa eşlik eden zorluklara işaret ediyor.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonunun (UNICEF) 2026 Afrika Çocukları İstatistik Özeti’ne göre, 2024 itibarıyla Afrika’da yaklaşık 691 milyon çocuk yaşıyor. Çocuklar, kıta nüfusunun yüzde 46’sını oluşturuyor.

Rapora göre Afrika’da her yıl 46,6 milyon doğum gerçekleşirken toplam doğurganlık oranı, kadın başına 4 çocuk seviyesinde bulunuyor. Bu da dünya ortalamasının iki katına işaret ediyor. Bu demografik yapı, Afrika’yı dünyanın en genç bölgelerinden biri haline getirirken çocuklara yönelik temel hizmetlerin kapsamı ve erişimi önemini koruyor.

Çocuk ölümlerinin çok olmasında eğitim yetersizliği, göç ve sağlık hizmetlerine erişim kısıtlaması, yetersiz beslenme ve yeterli bütçenin ayrılamaması gösteriliyor.

- Çocuk ölümleri yüksek seyrediyor

Raporda yer alan verilere göre, Afrika’da 5 yaş altı çocuk ölümleri, bölgelere göre farklılık gösteriyor.

Afrika genelinde 1000'de 67 olan 5 yaş altı ölüm oranı, Kuzey Afrika’da 21’e kadar düşerken Batı Afrika’da 94’e çıkıyor. Bu rakam Orta Afrika'da 82, Doğu Afrika'da 51, Güney Afrika'da ise 49.

Bu farklılıklar, kıta genelinde çocuk sağlığı göstergelerinin dengeli dağılım sergilemediğini ortaya koyuyor. Beslenme verileri, çocuk sağlığı açısından en kritik alanlardan birine işaret ediyor.

Kıta genelinde doğum ağırlığı düşüklüğü oranı yüzde 14 seviyesinde. Kuzey Afrika’da yüzde 12 olan oran, Orta Afrika’da yüzde 40 seviyesine kadar çıkıyor.

Kadınlarda anemi oranının yüzde 36’ya çıkması, özellikle anne-çocuk sağlığı zincirinde beslenme kaynaklı risklerin devam ettiğini ortaya koyuyor. Kadın anemisi, Orta Afrika’da yüzde 41 ile en yüksek seviyeye ulaşıyor.

- Her 100 bin doğumda 410 anne hayatını kaybediyor

Sağlık verileri, anne ve yeni doğan sağlığında bölgesel uçurumlara işaret ediyor.

Afrika genelinde anne ölüm oranı 100 bin doğumda 410 olarak hesaplanırken Batı Afrika’da 694’e kadar yükseliyor. Kuzey Afrika’da ise 52 ile en düşük seviyeye iniyor. Doğumların yüzde 24'ünde uzman sağlık personeli bulunmuyor, yüzde 33'ü evde gerçekleşiyor. Sezaryen oranının yüzde 12 olması ise sağlık hizmetlerine erişimde hem eksiklik hem de bölgesel dengesizliklere işaret ediyor.

Temel sanitasyon hizmetlerine erişimde de bölgesel farklılıklar dikkati çekiyor. Kuzey Afrika’da bu hizmetlere erişim oranı yüzde 92, Orta Afrika’da ise yüzde 24.

- Sanitasyon hizmetlerine erişim küresel ortalamanın altında

Raporda su, sanitasyon ve hijyen (WASH) alanına ilişkin göstergelere de geniş yer veriliyor.

2024 itibarıyla Afrika genelinde nüfusun yüzde 71’i temel su, yüzde 45’i sanitasyon, yüzde 38’i ise hijyen hizmetlerine erişebiliyor. Sanitasyon hizmetlerine erişim, küresel ortalama olan yüzde 82’nin altında kalıyor. Sağlık tesislerinde ise temel sanitasyon hizmetlerine erişim yüzde 25, hijyen hizmetlerine erişim yüzde 37 seviyesinde kaydediliyor. Su erişimi ise yüzde 68 olarak görülüyor.

Okullarda 2023 verilerine göre temel su hizmetlerine erişim yüzde 49, sanitasyon hizmetlerine erişim yüzde 57, hijyen hizmetlerine erişim ise yüzde 42 olarak kaydediliyor.

- Kamu harcamaları ve sosyal koruma

Raporda Afrika’daki çocuklara yönelik kamu harcamalarına ilişkin veriler de yer alıyor.

Kıta genelinde devlet gelirleri ortalama gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 18’i seviyesinde bulunurken sağlık harcamaları yüzde 1,9, eğitim harcamaları yüzde 4,1 ve sosyal koruma harcamaları yüzde 1,3 olarak belirtiliyor. Buna karşılık dış yardımların (ODA) milli gelire oranının yüzde 5,9’a ulaşması, birçok ülkenin dış finansmana bağımlı yapısını güçlendiriyor.

Çocuklara yönelik sosyal koruma programlarının kapsama oranının ise birçok ülkede yüzde 20’nin altında kaldığı ifade ediliyor.

Bu veriler, kamu kaynaklarının dağılımı ve kapsamı açısından çocuklara yönelik hizmetlerin mevcut durumunu ortaya koyuyor.

- Veri eksiklikleri dikkati çekiyor

Raporda bazı alanlarda veri eksikliklerine de işaret ediliyor.

Özellikle engelli çocuklara ilişkin göstergeler ile okul ve sağlık tesislerindeki su ve hijyen hizmetlerine dair verilerin bazı ülkelerde sınırlı olduğu belirtiliyor. Bu durum, çocuklara yönelik hizmetlerin izlenmesi ve değerlendirilmesi süreçlerinde veri sistemlerinin önemini vurguluyor.

Raporda yer alan veriler, Afrika’da hızla artan çocuk nüfusunun, sağlık, beslenme ve temel hizmetlere erişim göstergeleriyle birlikte ele alındığını ortaya koyuyor. Kıta genelinde çocuk nüfusunun büyüklüğü dikkati çekerken yaşam koşullarına ilişkin göstergeler de bölgesel farklılıklar ve hizmet erişimi çerçevesinde değerlendiriliyor.

Afrika’daki demografik yapı ile çocuklara yönelik hizmetlerin kapsamı arasındaki ilişki, raporda öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Göç, ekonomik göstergeler, beslenme, eğitim ve anne-çocuk sağlığı başlıklarında derlenen veriler, Afrika’nın “genç nüfus avantajı” olarak tanımlanan yapısının aynı zamanda ciddi yapısal kırılganlıklar içerdiğini gösteriyor. Göç başlığında rapor, çocuklara ilişkin verilerin büyük ölçüde eksik ya da tahmini olduğunu vurguluyor.

Raporda, özellikle iç yerinden edilme (IDP) vakalarında çocukların çoğu zaman ayrı kategori olarak izlenmediğine işaret ediliyor. Bu durum, kıta genelinde çocuk göç hareketliliğinin gerçekte olduğundan daha düşük görünebileceği riskini beraberinde getiriyor.

- Afrika'da ilkokulu tamamlama oranı yüzde 71

Eğitim başlığında ise “öğrenme krizi” dikkati çekiyor.

İlköğretim çağındaki çocukların yaklaşık yüzde 19’unun okul dışında olduğu belirtilirken ilkokulu tamamlama oranı yüzde 71’de kalıyor. Ortaöğretimde cinsiyet farkı belirginleşiyor, erkeklerde tamamlama oranı yüzde 49 iken kız çocuklarında bu oran daha düşük seviyelerde seyrediyor.

Birçok ülkede temel okuma ve matematik becerilerinde öğrenme yoksulluğunun yüzde 50 ile 90 arasında değiştiği ifade ediliyor. Bazı Afrika ülkelerinde öğrenme yoksulluğu oranının yüzde 90’ın üzerine çıktığı belirtiliyor. Bu durum, çocukların eğitim sistemine erişiminin yanı sıra öğrenme çıktılarının da izlenmesi gerektiğini ortaya koyan göstergeler arasında yer alıyor.

Rapordaki veriler bir bütün olarak değerlendirildiğinde Afrika’da genç nüfus artışının sosyal altyapı ile aynı hızda desteklenemediği görülüyor.

Eğitimde öğrenme açıkları, beslenmede kronik yetersizlikler, sağlıkta yüksek anne ölüm oranları ve göç verilerindeki eksiklikler, kıtanın insani kalkınma alanında çok katmanlı baskı altında olduğunu gösteriyor.

Afrika çocuk nüfusu rapor UNICEF