HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Kayabaşı, Elazığ'da konuştu:
Elazığ — İş güvencesiyle alakalı İş Kanunu'nda yer almış olan düzenlemelerin kapsamının genişletilmesini ve işçi arkadaşlarımız için de tıpkı memurlarda olduğu gibi mutlak iş güvencesini sağlayan bir sisteme geçilmesini öneriyoruz
Elazığ Haberleri — HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı, İş güvencesiyle alakalı İş Kanunu'nda yer almış olan düzenlemelerin kapsamının genişletilmesini ve işçi arkadaşlarımız için de tıpkı memurlarda olduğu gibi mutlak iş güvencesini sağlayan bir sisteme geçilmesini öneriyoruz. dedi.
Kayabaşı, Elazığ'da Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen Sendikal Örgütlenme ve İş Mevzuatının Güncel Sorunları konulu basın açıklamasında, 1 Mayıs haftası kapsamında yönetim kurulu kararı doğrultusunda çeşitli etkinlikler düzenlediklerini söyledi.
İş mevzuatındaki aksaklıklar, konfederasyonun önerileri ve sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri ele aldıklarını belirten Kayabaşı, 2003'te çıkarılan 4857 sayılı İş Kanunu'nun içeriğiyle alakalı ciddi anlamda olumlu gelişmelerin söz konusu olduğunu ifade etti.
Kayabaşı, iş güvencesinin genişletilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:
İş güvencesiyle alakalı İş Kanunu'nda yer almış olan düzenlemelerin kapsamının genişletilmesini ve işçi arkadaşlarımıza tıpkı memurlarda olduğu gibi mutlak iş güvencesini sağlayan bir sisteme geçilmesini öneriyoruz. Sendikaların üç temel vazifesi var: İşçinin iş ve ücret güvencesini sağlamak, iş yerindeki işiyle alakalı karşı karşıya kalacağı riskleri ortadan kaldıracak iş sağlığı güvenliğiyle ilgili tedbirleri almak.
İş mevzuatında yapılacak değişikliklere de değinen Kayabaşı, İşçi kesimini ilgilendiren mevzuat değişikliklerinin çalışma komisyonu tarafından parlamentoya sunulmasını talep ediyoruz. İşçi kesimi olarak yaşamış olduğumuz sorunları parlamentoda dile getirelim. İşverenler de gelsin bu konuyla alakalı yaşayacakları sorunları dile getirsinler. ifadelerini kullandı.
Kayabaşı, şöyle konuştu:
Bir iş yerinde örgütlendiğimizde hemen karşımızda maalesef 'Sendikayı burada istemiyoruz.' diyen bir işveren kitlesiyle karşı karşıya kalıyoruz. İşveren ile diyalog mekanizmalarını devreye sokarak bir araya gelmeye çalışıyoruz ama ilk yaptıkları şey bakanlık tarafından bizlere verilmiş olan olumlu yetki tespitlerine maalesef mesnetsiz ve herhangi bir somut delil olmadan itiraz edilmesi. Bu yetki davaları neredeyse 3-4 yıl gibi süreler devam ediyor. Süre içerisinde çoğu iş yerimizde maalesef işçi arkadaşlarımız haksız uygulamalarla işten çıkartılıyor. Haksız uygulamalarla işten çıkartıldığı için toplu iş sözleşmesi sistemimiz de akamete uğratılıyor.
Filistin başta olmak üzere dünyadaki mağdur ve mazlumlara karşı sorumluluklarının bulunduğunu ifade eden Kayabaşı, insani yardım faaliyetlerini sürdürdüklerini belirtti.
Bölgedeki savaşların ekonomik etkilerine değinen Kayabaşı, Türkiye'nin de bu savaşların olumsuz etkilerini hissettiğini kaydetti.
Kayabaşı, Cumhurbaşkanımızın buradaki liderliği çok önemli. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milli güvenlikle alakalı alınması gereken tedbirlerin devletimiz adına alınmış olduğunu görmek de bizleri ziyadesiyle memnun ediyor. Savaşın da bir an evvel son bulmasını diliyoruz. şeklinde konuştu.