Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu: (2)

TAKİP ET

Dünya / Bütçede eşel mobilin de bir etkisi var. Mazotta yıl sonuna kadar da kısmi sübvansiyon ve dolayısıyla ÖTV kaybı devam edecek. Bizim tahminimiz yaklaşık 400 milyar liralık gelirden vazgeçtik. Vatandaşlar için küresel ve bölgesel savaş şokunun etkisini sınırlamak adına bütçe imkanı elverdiği için böyle bir adım attık - Özellikle para politikasının duruşunu bozmadan, bütçe ve kamu imkanlarıyla, seçici kredi ve programlarla imalat sanayisini önümüzdeki dönem daha güçlü destekleyeceğiz

Dünya Haberleri : Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bütçede eşel mobil sisteminin etkisinin bulunduğunu, mazotta yıl sonuna kadar da kısmi sübvansiyon ve dolayısıyla ÖTV kaybının devam edeceğini belirterek, Bizim tahminimiz yaklaşık 400 milyar liralık gelirden vazgeçtik. Ancak vatandaşlar için küresel ve bölgesel savaş şokunun etkisini sınırlamak adına bütçe imkanı elverdiği için böyle bir adım attık. dedi.

Şimşek, NTV'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Geçen yıl Orta Vadeli Program'ı (OVP) hazırlarken, söz konusu dönemde petrol fiyatlarının 60-65 dolar olarak öngörüldüğünü, kendilerinin de 65 dolarlık bir varsayımda bulunduklarını bildiren Şimşek, gelinen noktada ortalamanın 90 dolar olarak hesaplandığını söyledi. Buna rağmen petrolün çoklu arz şoku nedeniyle 140-150 dolar bandında fiyatlandığına işaret eden Şimşek, Hürmüz Boğazı'nın kapanması, önemli bir şoktu. Küresel petrol ve doğal gaz arzının önemli bir kısmı, petrokimyayı ve gübreyi ciddi şekilde etkileyecek bir risk. Rafineriler vuruluyor, ancak bizim açımızdan daha da önemlisi, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda Rusya'nın rafineri altyapısı vuruluyor. Bu mazot gibi nihai ürünlere olumsuz yansıyor. Bu da rekabet gücünden tutun, enflasyona kadar ciddi etkileri olan bir alan. ifadelerini kullandı.

Şimşek, eşel mobil ile bu baskıyı yönetmeye çalıştıklarını, ancak bunun da bir sınırının bulunduğunu vurgulayarak, savaş olmaması halinde çok büyük ihtimalle enflasyonun bugünkü seviyesinden en az 7 puan daha aşağıda olacağını kaydetti. Program ve aldıkları gerekli tedbirler olmasaydı, enflasyonun çok daha yukarı seviyelerde seyredeceğine ve karşı karşıya olunan şokun tek boyutlu olmadığına dikkati çeken Şimşek, sadece enerji emtiasında değil, diğer emtia fiyatlarında, petrokimyada ve birçok ham maddede dramatik artışlar yaşandığını anlattı.

Bütçe dengelerinde bir sorun görmüyorum

Programda, hep sürdürülebilir cari açığı hedeflediklerinin altını çizen Şimşek, Genelde piyasacılar petrole bakıyor, ancak bu yanlış bir bakış açısı. Petrolün türevleri var, mesela gübre doğrudan petrol ürünü değil ama etkileniyor. Dolayısıyla cari açık, bu sene yüzde 2'nin altında çok rahat olabilirdi ama yaşanan dış gelişmelerle maalesef yüzde 2,6 veya 2,7 gibi bir rakam olacak. OVP'de yüzde 2,6'lık bir tahmin var ve bu yönetilebilir. diye konuştu.

Şimşek, rezerv konusunda da yeterlilik açısından birçok kriterin karşılandığını belirterek, bu konunun herhangi bir şekilde endişe kaynağı olmadığını anlattı. Tüm bunlara rağmen, savaş yaşanmasaydı enflasyonun daha düşük, cari açığın da çok daha makul seviyelerde gerçekleşebileceğini dile getiren Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu:

Bütçede eşel mobilin de bir etkisi var. Sürekli değişen bir ortamla karşı karşıyayız. Mazotta yıl sonuna kadar da kısmi sübvansiyon ve dolayısıyla ÖTV kaybı devam edecek. ÖTV'den kısmen vazgeçmeye devam edeceğiz. Bizim tahminimiz yaklaşık 400 milyar liralık gelirden vazgeçtik. Bu geliri elde etmemiş olmak demek, aynı zamanda bizim faiz dışı fazlayı da bir miktar aşağı çekiyor, borçlanma ihtiyacını ortaya koyuyor. Aslında yarım trilyona yakın bir büyüklük. Bu ciddi bir rakam, 10 milyar dolar ve üzerinden bahsediyoruz. Ancak vatandaşlar için küresel ve bölgesel savaş şokunun etkisini sınırlamak adına bütçe imkanı elverdiği için böyle bir adım attık. Bütçe dengelerinde bir sorun görmüyorum.

İmalat sanayisini daha güçlü destekleyeceğiz

Şimşek, küresel belirsizliklere rağmen bütçe ayağının sağlam olduğunu, bütçede disiplini tesis ettiklerini ve iyi bir noktada bulunduklarına dikkati çekerek, Türkiye'nin benzer ülkelere kıyasla bütçe açığını ve kamu borcunu daha düşük seviyelerde tuttuğunu söyledi. Bütçe açığını, temkinli davranarak 2027 için yüzde 3,5 olarak öngördüklerini aktaran Şimşek, Çünkü deprem harcamalarının önemli bir kısmını borçlandık, onun getirdiği bir faiz yükü var. dedi.

Ayrıca gelecek yıl için bazı alanları önceliklendirdiklerinin altını çizen Şimşek, özellikle savunma alanındaki harcamaları yüzde 229, sosyal konut bütçesini yüzde 150 artırdıklarını, sulamadan sanayi altyapısına kadar birçok alana ciddi kaynak aktardıklarını vurguladı.

Şimşek, petrol fiyatlarının gelecek yıl öngördükleri üzere 76-77 dolar seviyelerine gerilemesi halinde, eşel mobile ihtiyaç kalmayacağına işaret ederek, yapısal dönüşüm anlamında ilerleyen dönemlerde atılacak öncelikli adımlara da dikkati çekti. Bu anlamda sanayide dönüşümün, kritik ve somut bir alan olduğuna değinen Şimşek, şöyle devam etti:

İhracatımızda orta yüksek ve yüksek teknoloji payı, savunma sanayisinin liderliğinde hızlı bir şekilde artıyor, ancak bizim için geleneksel emek yoğun sektörler de çok değerli. Bu nedenle özellikle para politikasının duruşunu bozmadan, bütçe ve kamu imkanlarıyla, seçici kredi ve programlarla imalat sanayisini önümüzdeki dönem daha güçlü destekleyeceğiz. İşletme sermayesine yönelik programları da açıkladık, bu programları büyüterek devam edeceğiz. Bizim için istihdam çok önemli. Sanayi birikiminin korunması ve sanayimizin güçlendirilmesi, orta vadeli programda birinci konu.

15-29 yaş nüfusuna yönelik çalışmalara öncelik verdik

Şimşek, Türkiye'nin son 25 yılda petrol ve doğal gaz ithalatına 1 trilyon dolar ödediğini bildirdi. Bu kapsamda ithalatı azaltmak için yeşil dönüşüme ihtiyaç olduğunun altını çizen Şimşek, dijital dönüşümün de ıskalanamayacağını vurguladı.

Özellikle, 15-29 yaş nüfusuna yönelik çalışmalara da öncelik verdiklerini dile getiren Şimşek, şunları kaydetti:

Eğitimde ve iş başında olmayan nüfusu hedefleyen güçlü programları, reform olarak görüyorum. Bu kategoriler için daha esnek çalışma modelleri, Türkiye'nin menfaatinedir. Yani çalışanın haklarını koruyalım ama bir miktar da esneklik sağlayalım. Dolayısıyla istihdamın, iş gücüne katılımın artması bakımından o anlamda bir reform çok faydalı olur.

(Bitti)

eşel mobil sistemi gündem Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek mazot Orta Vadeli Program