İmamoğlu / İBB davasının 72. duruşması sona erdi
İstanbul / İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 72.
İstanbul Haberleri : İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 72. duruşması, bazı tutuklu sanıkların tahliyeye ilişkin taleplerinin alınmasının ardından tamamlandı.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, bir kısım tutuklu sanıklara ve avukatlarına aylık tutukluluk incelemesi kapsamında tahliye talepleri için söz verildi.
Tutuklu sanıklardan biri olan CHP Parti Meclisi Üyesi sanık Baki Aydöner'in kardeşi Bulut Aydöner, eylemleriyle ilgili çokça sanığın dinlendiğini ifade ederek, uydurma beyanlarla tutuklandığını savundu.
Sanık Aydöner, yaptığı işlerin ticari işler olduğunu belirterek, Ben çantacı, emanetçi değilim. Ağabeyim dahil kimseden talimat almadım. Şirketim paravan şirket değil. dedi.
Kolluk ve savcılık ifadelerinden itibaren olayları doğru bir şekilde anlattığını, şüpheden sanık olarak kendisinin yararlanması gerektiğini aktaran Aydöner, 15 aydır tutuklu olduğunu ve sağlık sorunları yaşadığını anlattı.
Ağabeyi dışında salonda kimseyi tanımadığını öne süren Aydöner, kaçma şüphesinin bulunmadığından tahliyesini talep etti.
Tutuklu sanıklardan iş insanı Hüsnü Yüksel Tunar, cezaevi şartlarından bahsetti.
Tutukluluk değerlendirmelerinin yapıldığı 1 aylık sürenin kendilerine 1 yıl olarak geldiğini ifade eden Tunar, iki kişinin beyanı nedeniyle tutuklandığını öne sürdü.
Sanık Tunar, örgüt üyeliği nedeniyle tutuklu olduğunu belirterek, İş yaptığım birkaç kişi hariç kimseyi tanımıyorum. Siyasi bir kimliğim yok, siyaseti sevmem. Böyle bir örgüt içerisinde bulunmam mümkün değil. Düşünce dünyam da buna müsait değil. Birisinin emri altında olmak bana göre değil. Bir fotoğraf, bir bilgi, bir delil yok. Böyle bir örgütün varlığını ben bilmiyorum. İçinde olmayı da şiddetle reddediyorum, tahliyemi talep ediyorum. diye konuştu.
Tutuklu sanıklar arasında yer alan İBB iştiraklerinden Ağaç AŞ Genel Müdürü Ali Sukas'ın özel kalemi Murat Or, örgütün hiyerarşisinde yer almadığını, rüşvet iddialarının kendisiyle bir bağlantısının olmadığını savundu.
Or, tutukluluk süresi göz önüne alınarak tahliyesini istedi.
Tutuklu sanık, görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, tam 17 aydır tutuklu olduğunu ve uzun hikayeler anlatmayacağını belirtti.
Şahan, Ne kendim için bir menfaat elde etmişim, ne görevimin dışına çıkmışım. Ben, bana emanet edileni korumaya çalıştım. ifadelerini kullandı.
Şişli’nin hakkını istediğini, görevini yaptığını aktaran Şahan, Her şeyi anlattım. Deliller var, kaçma şüphem yok. Delil karartma imkanım yok ama 17 aydır tutukluyum. Bu dosyayı baştan sona okudum. Bu isnatlarla beni burada tutacak bir şey yok. Bir belediye başkanının işi kendisine emanet edileni korumaktır. beyanında bulundu.
Şahan, özgürlüğüne, kızına ve ailesine Şişli'ye kavuşmak istediğini dile getirerek, Bırakın işimizi yapalım, bu ülkenin geleceği için çalışalım. dedi.
İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar da iddianameye konu ihale süreçlerinin titizlikle yürütüldüğünü ve kamu zararının olmadığını iddia etti.
Tutuklu sanık Avşar, tahliyesini istedi.
Bir diğer tutuklu sanık İSTTELKOM AŞ Genel Müdürü Melih Geçek, bir gizli tanığın adını ifadesinde geçirmesi nedeniyle tutuklandığını öne sürdü.
Geçek, İstanbulluların verilerini toplama iddialarının gerçek olmadığını belirterek, suç delillerini gizlemekten de suçlandığını kaydetti.
Örgüt üyeliği iddialarını reddeden Geçek, tahliyesini talep etti.
Bazı sanıkların avukatları da müvekkilleri yerine söz alarak, tahliye talebinde bulundu.
Duruşma, tahliyeye ilişkin taleplerin alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.