İmamoğlu / İBB davasının 81. duruşması devam ediyor

TAKİP ET

İstanbul / İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 51'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 81.

İstanbul Haberleri : İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 51'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 81. duruşması, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla sürüyor.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda görülen duruşmanın öğleden sonraki oturumunda, tutuksuz sanık Ensar Güney savunma yaptı.

Güney, 40 yıldır sadece çiçekçilik yaptığını, 20 senedir de Ağaç AŞ'yle çalıştığını söyledi:

Ağaç AŞ'de iki sefer mağdur olduğunu kaydeden Güney, Birinci mağduriyetim 2019-2022 yıllarında. 40 milyon lira eski yönetimden kalan bir alacağım vardı. Bu alacağımı alamadım ve hiç çalışmadım, ticaret de yapmadım. Daha sonra 2022 yılında, 'Tekrar çalışalım, parayı da ödeyelim.' diye geldiler. Ben 40 milyon lirayı, 4 milyon dolar aşağı yukarı, 2023 yılı sonu 2024 yılı başına çıkararak, aşağı yukarı 1 milyon dolara düşerek aldım. Daha sonraki çalışmamda aşağı yukarı 175 milyon lira aldım. 2022-2025 yılları arasında mal verdim. Bu kalan 100 milyonum en son kaldı. Bir gün haber geldi ve ödemeleri yaparak bu parayı 6 ay geç olarak aldım. ifadelerini kullandı.

Güney'in çapraz sorgusu

Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, sanığın çapraz sorgusu sırasında, Daha önce verdiğiniz ifadede yüzde 10 olayından bahsetmişsiniz. Nedir bu yüzde 10? sorusunu sordu.

Bunun üzerine Güney, Orada çalışan Ümit Bey var, satın alma müdürü. O Yalova'ya geldi, 'Sizden yüzde 10 para talep edecekler bu alacağa karşılık. Yukarıdan istenmiş. Bunu verirseniz bu ödemeyi yapabileceklerini söylüyorlar.' dedi. ifadelerini kullandı.

Daha önce benzer bir talep gelmiş miydi? sorusuna karşılık Güney, Hayır. cevabını verdi.

Güney, İfadenizin devamında 35 bin avro gibi bir rakamdan bahsetmişsiniz. Ali Sukas'tan söz ediyorsunuz. O durum nedir? sorusuna da şöyle yanıtladı:

Ümit bana bunu söyleyince ben hani ne hazırlayayım falan gibi baktım. Bir 35 bin avro yanıma alarak gittim. Beni aradılar oradan görüşmek istiyorlar diye. Gittim, 35 bin avroyu verdim. Onun akabinde bana yüklü bir ödeme yapılacağını söylediler. Tahmin ediyorum 8-10 milyon civarında, bir ay içerisinde bir para geldi, ekim ayıydı zannediyorum. Daha sonra şubata kadar ödeme geldi gelmedi belki ufak tefek olabilir. Ondan sonra ben gittim, 100 milyon bir alacağım vardı. Tekrar bir 15 bin dolar cebime koyarak götürdüm. Onu da vererek, ondan sonra konuştuk işte, 'İki, üç ay çek verin para veremeyecekseniz.' dedim.

Başkan Aylan'ın, Kime verdiniz bu 35 bin avroyu, nerede teslim ettiniz? sorusuna karşılık Güney, Ali Bey'e odasında. şeklinde cevap verdi.

Güney, Daha sonra verdim dediğiniz 15 bin dolar, o ne kadar süre sonra oldu? sorusunu, Odasında verdim onu da. Tahmin ediyorum yani, tam hatırlayamıyorum. Şubat ayıydı. Daha sonra 4 ayla 8 ay arasında 8 parça çek verdiler. O şekilde hesabımızı kapattık. diye cevapladı.

Duruşma savcısının, Ümit Polat, Yalova'ya ziyarete gelmiş ya hani, o süreç nasıl gerçekleşti? sorusuna Güney, Yani gayet spontane geldi. Yani ziyarete geldiğinde böyle biraz sıkıntılı, panik halinde, biraz canı sıkılmış bir şekilde, bir liste vardı hatta elinde. 'Böyle böyle Ali Bey böyle şeyler söyledi.' dedi. İşte 'Ben de söyleyeyim.' dedi. ifadelerini kullandı.

Bir liste mi vardı elinde? Ne vardı listenin içeriğinde? sorusuna karşılık Güney, Gösterdi işte. Tabii, gördüm, isimler vardı. Tam isimleri hatırlayamıyorum fakat en çok S. diye bir firma vardı, büyük bir firma olduğunu biliyorum onun. Bir tek onu hatırlıyorum, başka bir şey hatırlamıyorum. Firma isimleri. cevabını verdi.

Savcının, İfadenizde bu süreçte, 'Ümit Polat'ın bana söylediği hususu Ali Sukas'a sordum.' demişsiniz. Sorduğunuzda ne cevap aldınız? sorusunun ardından Güney, Ali Bey'e gittim ben dedim, 'Ne istiyorsunuz? Ümit geldi bana sordu.' dedim. O da bana dedi ki, 'Ben size para söyleyemem. Sen kendin bir bak, kendi durumuna göre bir ödeme yap.' Ben de dedim, '35 bin avro yanımda getirdim, vereyim.' 'Olur.' dedi. Ondan sonra bir daha aradıklarında, zaten ödemeler yapılamadı fazla, bir daha aradıklarında 15 bin dolar götürdüm, verdim. dedi.

Peki 'Yukarısı sıkıştırıyor.' şeklinde bir söylem oldu mu size? sorusunu Güney, 'Yukarıdan talep ediliyor, sıkıştırıyor.' değil, 'Talep ediliyor, isteniyor.' dendi. diye cevapladı.

Güney, Bu bahsettiğiniz paraları da Ağaç AŞ'de elden verdiniz, doğru mu Ali Sukas'a? sorusuna karşılık, Evet. dedi.

Yeni sistem dediğiniz sisteme ne zaman geçildi? Yani zorlaşan? sorusunu Güney, 2019'dan sonra hep zordu. Zaten, 'Para yok.' deniliyordu. Ben de onun için para da istemedim yani. 2019'da 'Belediyede para yok. Yurt dışından para aranıyor.' gibi laflar oluyordu. diye cevapladı.

Güney, Peki hep zorlanıyordu da niye 2022'den sonra çalışmaya devam ettiniz şeklindeki soruyu, Şunun için çalışmaya devam ettim, ben çok güvenip para vermiş olan bir firma değilim fakat alttaki çocukları eskiden beri tanıyorum. Ben bir de para için çok düşkün bir insan değilim. Hani çalışmayı seven, o çocuklarda geldiler gittiler o şekilde başladık yani. Hem de paramızı alalım. diye başladık tabii ki. diye cevapladı.

Sanık Ali Sukas'ın, Ben devraldığımda 40 milyon alacağınız mı vardı Ağaç AŞ'den? sorusu üzerine Güney, Vardı evet. 4 milyon dolardı, 1 milyon dolar aldık, sesimi de çıkartmadım. Şimdi çıkartıyorum yani. diye konuştu.

30 bin doları kendi iş yerimde teslim ettim

Tutuksuz sanıklardan iş insanı Alaeddin Vardar ise savunmasında, 20 Aralık'ta bir 34 milyon hesabıma para geçti. 4 Ocak'ta da bir 30 milyon gibi bir bakiyemiz geldi. Toplam 64 milyon bir para geçti hesabımıza. Bundan sonra da ben peyderpey kendi hesabımdan aldığım o 30 bin doları üçer beşer yaparak çekmeceme koydum. Bir gün akşam Satın Alma Müdürü Polat ofisime geldi. Dedi ki, 'Patron gönderdi.'. Dedim, 'Tamam abi.' Ben de hazırlamış olduğum 30 bin doları poşette Polat'a teslim ettim. dedi.

Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın, 30 bin doları kime teslim etmiştin? sorusuna karşı Vardar, Ümit Polat'a, poşette, hatırladığım 30 bin doları İkitelli Organize'deki kendi iş yerimde teslim ettim. diye cevap verdi.

Ali Sukas'a teslim ettim dediğin 10 bin doları nerede teslim ettin? sorusunu Vardar, Ali Bey'in odasında masaya koydum. diye cevapladı.

Vardar, Girdiğinde kimse var mıydı odada? sorusuna, Odada kimse yoktu. diye cevap verdi.

Parayı getirdiğini, götürdüğünü gören kimse var mı? sorusuna karşılık ise Vardar, Yok. dedi.

Kamu kurumlarından iş almak için rüşvet verme ihtiyacım yoktur

Tutuksuz sanık iş insanı Savaş Bayraktar savunmasında, fidancılık firmasının sahibi olduğunu, Ağaç AŞ'ye zaman zaman mal verdiğini ve firmasının İstanbul ve Türkiye'nin her yerinde sayısız ihaleler alarak, başarıyla teslim ettiğini söyledi.

Sanık Bayraktar, firmasının 22 milyon lira kurumlar vergisi ödediğini anlatarak, Dolayısıyla Ağaç AŞ'den aldığım işler ciromun yüzde 5, yüzde 10'unu geçmez. Kamu kurumlarından iş almak için rüşvet verme ihtiyacım yoktur. Firmamın ticaretinden doğan alacaklarımı nakit sıkışıklığından dolayı tahsil edebilmek için karşılıklı menfaat anlaşması yapan kişi değilim. savunmasını yaptı.

Mahkeme Başkanı Aylan, İfadenizde demişsiniz ki, 'Ağaç AŞ'de bulunan ofise seçimden sonraki iki hafta içerisinde gittim ve bu parayı poşet içerisinde masasına bıraktım.' Kim talep etti bu parayı? Ne parasıydı bu sorularını sordu.

Sanık Bayraktar da, soruya şu şekilde cevap verdi:

Ümit Polat. 500 bin liraydı. 2023 Aralık ayında bizimle pazarlık yaptılar, birtakım mallar almak istediklerini söylediler. Parayı da nakit ödeyeceklerini söylediler. Sonradan 2024 Mart ayında faturalarımızı kestik, paralarımız nakit yatmadı. Sonrasında ben Ali Bey'e ve Ümit Bey'e defalarca bir iki sefer gittim. Ben de, 'Buna göre birtakım yeni alımlar yaptım, ödemelerim var, ödemelerimi yapın.' dedim. Ali Bey bana 'Büyükşehirden para geldiği takdirde ödeme yaparız, şu anda paramız yok.' dedi. Sonrasında Ümit Bey bana 'Paranın ödenebilmesi için 50 bin dolar hazırla getir.' dedi. Ben de kendisine böyle bir para getiremeyeceğimi, çünkü böyle bir paramın şu anda nakit olmadığını söyledim. Sonrasında seçim oldu. Seçimden sonra firmama bir para gönderildi. Seçimden sonra da bir miktar param vardı. Ümit Bey beni aradı, 'Hani gelecektin gelmedin.' dedi. Ben de ne için aradığını biliyordum. Onun için bu parayı hazırladım, bir çanta içerisinde kendisine verdim. Benden alıp çekmecesine koydu.

Duruşmaya ara verildi.

dava İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü