İran'da Reisi'nin hayatını kaybettiği olay dış politika dengelerini de etkiledi
Ankara — Kazanın ardından ve sonraki aylarda suikast veya sabotaj ihtimali zaman zaman kamuoyunda ve medyada gündeme geldi ancak bu iddialar resmi olarak doğrulanmazken somut kanıtlarla desteklenmiş bir sonuç da ortaya konulmadı - Kazadan kısa süre sonra alınan erken seçim kararıyla 2024 yazında yapılan seçimleri Mesud Pezeşkiyan kazandı - Bu değişim, İran'da yürütme erkinin muhafazakarlardan reformistlere geçmesi anlamına gelse de dış politika ve güvenlik alanlarında temel çizgi büyük ölçüde aynı kaldı
Ankara Haberleri — İran'da dönemin Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin 19 Mayıs 2024’te Doğu Azerbaycan eyaletinde yaşanan helikopter kazasında hayatını kaybettiği olay ikinci yılını doldururken, tarihinde nadir görülen üst düzey bir yönetici kaybı olarak kayda geçen olay sonrası ülkede hem siyasi geçiş süreci hem de dış politika dengeleri etkilendi.
Reisi, kazanın yaşandığı gün İran ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik temaslar kapsamında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile birlikte Aras Nehri üzerindeki ortak baraj projelerinin açılışına katılmıştı.
İran heyeti, Kız Kalesi ve Hudaferin Barajı bölgelerindeki temaslarını tamamladıktan sonra Tebriz’e dönüş için 3 helikopterlik bir konvoyla havalandı. Reisi’nin bulunduğu Bell 212 tipi helikopterde Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ve Doğu Azerbaycan Valisi dahil üst düzey isimler yer alıyordu.
- Kötü hava koşulları uyarısına rağmen uçuş gerçekleştirildi
Bölgedeki meteorolojik raporlar, yoğun sis, yağış ve düşük görüş mesafesi konusunda uyarılar içeriyordu. Buna rağmen uçuşun gerçekleştirilmesi, sonradan kazanın seyrine ilişkin en kritik unsurlardan biri olarak değerlendirildi.
Yerel saatle öğleden sonra helikopter konvoyu, Doğu Azerbaycan’ın Verzekan ilçesi yakınlarında yoğun sis içinde ilerlerken Reisi’nin bulunduğu hava aracı diğer iki helikopterden ayrıldı.
Diğer iki helikopter güvenli şekilde iniş yaparken, Reisi’nin helikopteri dağlık bölgede gözden kayboldu. İlk bilgiler, pilotun yoğun sis nedeniyle acil iniş denemesi yaptığını ortaya koydu.
Kazanın ardından İran içinde geniş çaplı arama kurtarma operasyonu başlatıldı. Ancak bölgenin engebeli yapısı ve kötü hava koşulları çalışmaları ciddi şekilde yavaşlattı.
Cumhurbaşkanı Reisi ve beraberindekileri taşıyan helikopterin enkazına Türkiye'nin görevlendirdiği Akıncı İHA'nın da tespitleriyle 15 saatlik çalışma sonucu 20 Mayıs sabahı ulaşıldı. Helikopterde bulunan tüm yolcuların hayatını kaybettiği doğrulandı. Cenazeler daha sonra Tebriz’e, oradan da Tahran ve Meşhed’e götürüldü.
- Tahran, Kum, Meşhed ve Tebriz’de cenaze törenleri düzenlendi
İran’da 5 günlük ulusal yas ilan edilirken Tahran, Kum, Meşhed ve Tebriz’de düzenlenen cenaze törenlerine yüzbinlerce kişi katıldı.
Reisi’nin naaşı Meşhed’de İmam Rıza Türbesi’ne defnedildi.
- Suikast iddiaları doğrulanmadı
Kazanın hemen ardından ve sonraki aylarda suikast veya sabotaj ihtimali zaman zaman kamuoyunda ve medyada gündeme geldi ancak bu iddialar resmi olarak doğrulanmazken somut kanıtlarla desteklenmiş bir sonuç da ortaya konulmadı.
İran Genelkurmay Başkanlığının soruşturma raporunda kazanın nedeni, yoğun sis, kötü hava koşulları ve dağlık arazide görüş kaybı olarak açıklandı. Raporda açık şekilde, dış müdahale gibi ihtimallerin tespit edilmediği belirtildi.
- İran’da yürütme erki muhafazakarlardan reformistlere geçti
Kazadan kısa süre sonra erken seçim kararı alındı. 2024 yazında yapılan seçimleri Mesud Pezeşkiyan kazandı.
Bu değişim, İran’da yürütme erkinin muhafazakarlardan reformistlere geçmesi anlamına gelse de dış politika ve güvenlik alanlarında temel çizgi büyük ölçüde aynı kaldı.
Reisi sonrası dönemde en belirgin değişim, devlet yönetiminde kullanılan dil ve önceliklerin sıralamasında oldu. Yeni yönetim daha çok ekonomik sorunlara, iç istikrara ve diplomatik temaslara odaklanan bir yaklaşım benimsedi.
- ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü iki savaş, Pezeşkiyan hükümetinin yumuşama politikasını baltaladı
Buna karşın, bu süreçte İsrail ve ABD ile gerginlik iki kez doğrudan savaşa dönüştü.
Reisi’nin ölümü bir yön değişiminden çok, yönetim tarzında kısmi bir yumuşama ve ekonomik odaklanma dönemi başlatsa da ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan 12 gün ve 40 gün savaşları adı verilen iki savaş da bu süreci engelledi.
İç politikada ise güvenlik kurumlarının belirleyici rolü devam ederken, yeni yönetim ekonomik istikrar ve toplumsal gerilimlerin azaltılmasına öncelik verdi. Bu süreçte Reisi döneminde hazırlanan zorunlu başörtüsü yasası uygulanmadı, internet kısıtlamaları kısmen kaldırıldı.
Diğer yandan İran’ın nükleer programı, Reisi sonrası dönemde de müzakere ve caydırıcılık dengesi içinde sürerken, uluslararası anlaşmazlıklar çözüme ulaşmadı.