İskeçe Seçilmiş Müftüsü Trampa, müftü atamaları sürecini "hukuk tanımazlık" olarak nitelendirdi
Gümülcine — Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, Dimetoka kentinde yapılan müftü ataması ile İskeçe ve Gümülcine kentlerinde başlatılan yeni atama sürecini 'hukuk tanımazlığın sonucu' olarak nitelendirdi.
Gümülcine Haberleri — Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, Dimetoka kentinde yapılan müftü ataması ile İskeçe ve Gümülcine kentlerinde başlatılan yeni atama sürecini “hukuk tanımazlığın sonucu” olarak nitelendirdi.
Trampa, Batı Trakya'da yayımlanan Ülkü gazetesine verdiği röportajda, Yunanistan’ın uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini söyleyerek müftülük kurumunun özerkliğinin son yasal düzenlemelerle zedelendiğini ve azınlık iradesinin yok sayıldığını ifade etti.
Müftülük meselesinin temelinde hukuki ihlallerin bulunduğunu belirten Trampa, 1913 Atina ve 1923 Lozan Antlaşmaları ile 2345/1990 sayılı yasanın uygulanmasını talep ettiklerini kaydetti.
Son çıkarılan müftülük yasasının, müftülükleri “sıradan bir devlet dairesine” dönüştürdüğünü vurgulayan Trampa, bu düzenlemenin müftülük makamının itibarını zedelediğini bildirdi.
Dimetoka’daki sürece de değinen Trampa, “seçim” görüntüsü altında yapılan işlemin atamadan ibaret olduğunu, bunun azınlık iradesini yansıtmadığını ve meşru olmadığını ifade etti.
Benzer uygulamaların Gümülcine ve İskeçe’de de hayata geçirilmek istendiğini belirten Trampa, söz konusu yaklaşımın azınlık ile devlet arasındaki güven ilişkisini zedelediğini ve mevcut sorunları derinleştirdiğini dile getirdi.
Trampa, Lozan Antlaşması çerçevesinde öngörülen mütekabiliyet ilkesi kapsamında İstanbul’daki Rum azınlığa tanınan hakların Batı Trakya Türk azınlığına eşit şekilde sağlanmadığını söyleyerek bu durumun hukuki ve demokratik açıdan sorun teşkil ettiğini kaydetti.
Batı Trakya Türk azınlığına da vakıf, eğitim ve dini kurumlarını yönetme hakkının tanınması gerektiğini ifade eden Trampa, bu taleplerin uluslararası hukuktan doğan haklar olduğunu vurguladı.