İslam İşbirliği Teşkilatı Üye Devletleri 1. Müslüman Diaspora Forumu Ankara'da başladı

TAKİP ET

Ankara / Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdulhadi Turus: - Sınırlarımız farklı olabilir fakat vicdanımız, kardeşliğimiz ve mesuliyetimiz ortaktır - İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi Genel Direktörü Zehra Zümrüt Selçuk: - Diaspora toplumlarının politika yapıcı hale gelmesi büyük önem arz etmektedir. Diasporayı politika süreçlerinin etkin bir paydaşı olarak görmek zorundayız

Ankara Haberleri : Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Dışişleri Bakanlığı ve İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) alt kuruluşlarından İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) işbirliğinde düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Üye Devletleri 1. Müslüman Diaspora Forumu Ankara'da başladı.

Kur'an-ı Kerim tilaveti ve Müslüman diasporalara dair gösterilen kısa filmle başlayan açılış programında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, YTB Başkanı Abdulhadi Turus, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, İİT Filistin ve Kudüs İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Büyükelçi Dr. Dawas Dawas, SESRIC Genel Direktörü Zehra Zümrüt Selçuk, Pakistan'ın Yurt Dışındaki Pakistanlılar ve İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesinden Sorumlu Federal Bakanı Chaudhry Salik Hussain ve Azerbaycan Diaspora Komitesi Başkanı Fuat Muradov, konuşmacı olarak yer aldı.

YTB Başkanı Turus, forumda yaptığı konuşmada, Müslüman diasporalarının oluşum süreçlerinin aynı olmadığını belirterek, yaşadıkları coğrafyaların, göç hikayelerinin, kuşak tecrübelerinin, karşılaştıkları meselelerin, imkanlarının ve gelecekten beklentilerinin birbirinden farklı olduğunu söyledi.

Ülkelerin bu alanlarda geliştirdiği kurumların, hizmetlerin ve çalışma modellerinin de kendi şartları içerisinde şekillendiğini anlatan Turus, bu nedenle dinlemeye, tecrübe paylaşımına ve müşterek meseleleri birlikte düşünmeye ihtiyaç duyduklarını ifade etti.

Turus, bugün Müslüman diasporaların karşı karşıya bulunduğu meselelerin her geçen gün değiştiğini, çeşitlendiğini ve yeni boyutlar kazandığını kaydederek, İslamofobi, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve hak ihlalleri varlığını sürdürürken, yeni kuşakların kimlik ve aidiyetlerini koruması, eğitim imkanları, toplumsal ve siyasi temsil, sivil toplumun güçlendirilmesi, dijital dünyanın beraberinde getirdiği yeni sınamalar ve kamu hizmetlerine erişim gibi başlıklar da giderek daha fazla önem kazanıyor. diye konuştu.

Vicdanımız, kardeşliğimiz ve mesuliyetimiz ortak

Turus, Gazze'de yaşananların bugün ortak vicdanın en ağır imtihanlarından biri olduğunu belirterek, Sınırlarımız farklı olabilir fakat vicdanımız, kardeşliğimiz ve mesuliyetimiz ortaktır. Bize düşen, bu ortak hassasiyeti yalnızca zor zamanlarda ortaya çıkan bir dayanışma olarak bırakmamak, kalıcı bir işbirliğine ve ortak hareket kapasitesine dönüştürebilmektir. ifadelerini kullandı.

Dünyanın dört bir yanında bilim üreten, üniversitelerde kürsü sahibi olan, girişimler kuran, sanat ve kültür hayatına yön veren, sivil toplumda ve kamu hayatında sorumluluk üstlenen büyük bir Müslüman insan kaynağı bulunduğunu dile getiren Turus, yalnızca sorunlar değil, çok büyük bir beşeri, entelektüel, ekonomik ve sosyal imkan da bulunduğuna dikkati çekti.

SESRIC Genel Direktörü Selçuk da tecrübelerini çevresi ve toplumu için ortak bir değere dönüştüren güçlü bir diasporaya ihtiyaç duyduklarını belirtti.

Selçuk, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan milyonlarca Müslümanın, kimliklerini, kültürlerini ve köken ülkeleriyle bağlarını sürdürdüklerini, aynı zamanda yaşadıkları ülkelerin ekonomik hayatına farklı sektörlerde katkı sunduklarını ifade etti.

Bu çerçevede diaspora meselesinin sadece göç ve uyum başlıkları altında değerlendirilmesinin mümkün olmadığına dikkati çeken Selçuk, Müslüman toplulukların Gazze'deki soykırım, Müslüman karşıtlığı (İslamofobi), ayrımcılık, nefret söylemi ve önyargılar gibi karşı karşıya kaldığı meseleler olduğunu anlattı.

Diaspora toplumlarının politika yapıcı hale gelmesi büyük önem arz ediyor

Selçuk, gelecek nesillerin, kökleriyle bağlarını koruyan ve yaşadıkları toplumların eşit bireyleri olarak desteklenmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayarak, Müslüman diasporaların taşıdığı büyük potansiyeli bugün bütün boyutlarıyla değerlendirmek için buradayız. Bu birikim diaspora politikalarının önündeki geniş imkan alanını da göstermekte ve bu süreçte diaspora toplumlarının politika yapıcı hale gelmesi büyük önem arz etmektedir. Diasporayı politika süreçlerinin etkin bir paydaşı olarak görmek zorundayız. diye konuştu.

İİT Genel Sekreter Yardımısı Dawas ise İİT'nin milyonlarca insanı temsil eden bir kurum olarak toplumlar arasında köprü görevi gördüğünü belirterek, Müslüman toplulukların bulundukları bölgelerin kalkınmasına katkıda bulunduğunu, bu bölgelere dillerini, kültürlerini ve deneyimlerini taşıyarak farklı toplumlarla etkileşimin yolunu açtığını söyledi.

Dawas, bunun ortaklık, işbirliği ve koordinasyon açısından da önemli olduğuna işaret ederek, farklı ülkelerdeki vatandaşlar ile diaspora toplulukları arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin ve işbirliğinin artırılmasının gerekliliğine dikkati çekti.

Hepimizin Filistin davasına sahip çıkması çok önemli

Dawas, bu çerçevede forumun son derece önemli olduğunu kaydederek, farklı kurumlar arasındaki koordinasyonun artırılması gerektiğini ifade etti.

İİT olarak Filistin konusunda adil bir çözüm ortaya konulması ve İsrail saldırganlığının durdurulması yönünde ortak bir irade sergilediklerini aktaran Dawas, Hepimizin desteği, Filistin davasına sahip çıkması ve benimsemesi hepimiz için çok önemli. dedi.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Kulaklıkaya da bu forumun, İİT üyesi ülkelerin ilgili grupları arasında diaspora alanındaki işbirliğini daha da pekiştirecek daimi bir ortak platformun kurulmasına zemin hazırlamasını temenni ettiğini söyledi.

Diasporanın, yerleştiği ülkenin toplumsal dokusunun ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmesi gerektiğini dile getiren Kulaklıkaya, 60 milyonun üzerinde bir nüfusa ulaştığı tahmin edilen İİT üyesi ülkelerin diasporasının başta Avrupa ve Kuzey Amerika olmak üzere dünyada etkili ağlar oluşturduğunu ve köprü vazifesi gördüğünü anlattı.

Kulaklıkaya, diasporaların​​​​​​​ hem geldikleri köken ülkeler hem de ikamet ettikleri ev sahibi ülkeler için önemli bir sosyal ve ekonomik fırsat olduğuna değindi.

Diasporaları manipüle girişimi tüm taraflara zarar verir

Diaspora topluluklarının köken ülkeleri ile yaşadıkları ülkeler arasında kendi kimliklerini sürekli yeniden tanımlama ve koruma mücadelesi verdiğine dikkati çeken Kulaklıkaya, şu değerlendirmede bulundu:

İster ev sahibi ülkeden, ister kaynak ülkeden olsun, diasporaları manipüle etmeye veya yabancılaştırmaya yönelik her türlü girişim, başta diaspora mensupları olmak üzere tüm taraflara zarar verir. Daha somut ve acil bir endişe kaynağı ise din ve etnik kökene dayalı her türlü ayrımcılıktır. Yabancı düşmanlığıyla ve bizim durumumuzda bilhassa İslamofobi ile mücadele, uluslararası değerler, evrensel ilkeler ve insancıl hukuk açısından önemli bir gerekliliktir.

Kulaklıkaya, temel gayelerinin, diasporanın haklarını korumak ve onların desteğiyle güçlü köprüler inşa etmek olması gerektiğini dile getirdi.

Diasporaların ve Müslüman toplulukların, işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan mezalim konusunda pek çok ülkede kamuoylarının bilinçlendirilmesinde öncü bir rol oynadığına dikkati çeken Kulaklıkaya, şunları kaydetti:

İsrail, bu saldırgan ve yayılmacı politikalarını esasen bazı destekçi ülkelerin desteğiyle yürütebilmiştir. Ancak bu destek giderek gerilemekte, Filistinlilerin yaşadığı derin acılara dair küresel bir farkındalık oluşturmaya başlamıştır. Diaspora teşkilatlarımız arasındaki işbirliğini artırarak Filistin diasporasına sarsılmaz desteğimizi göstermek de hepimizin en önemli görevidir. Ortak gücümüz, kararlılığımız ve dayanışmamız Filistin davasını savunmada ve böylece uluslararası hukuka saygıyı yeniden tesis etmede belirleyici olacaktır. Unutmamalıyız ki İsrail'e verilen kayıtsız şartsız destek pek çok kurumda siyonist lobi ve örgütlerin etkin varlığının doğrudan bir sonucudur. Dolayısıyla haklı ve meşru bir davayı sahiplenmek ve desteklemek hem ülkelerimizin hem diasporalarımızın vicdani ve ahlaki bir sorumluluğudur.

Diasporalar köprü haline geldi

Azerbaycan Diaspora Komitesi Başkanı Muradov da artık köprü haline gelen diasporaların, sosyal, ekonomik, bilimsel ve kültürel yaşama katkı sağladığını ifade etti.

Modern bir diaspora politikasının temelinde diaspora teşkilatlarının ve örgütlenmelerinin kalıcı şekilde ilişkilerle pekiştirilmesinin yattığını anlatan Muradov, ikinci ve üçüncü nesillerin kültürlerini ve geleneklerini muhafaza edebilmeleri, aidiyetlerinin güçlendirilmesi açısından gençlerle çalışmanın en önemli öncelikler arasında yer aldığını söyledi.

Muradov, Müslüman diasporanın ve toplumların ortak birtakım sorunların çözümünde birlikte hareket etmek durumunda olduğuna işaret ederek, ulusal ve dini kimliğin muhafaza edilmesinin öneminin yanı sıra genç nesillerin köklerini muhafaza etmelerinin ve kendi kültürlerini sürdürülebilir kılmalarının önemine dikkati çekti.

Ankara'da başlatılan bu diyaloğun zaman içerisinde çok somut girişimleri beraberinde getireceğini belirten Muradov, bu forumun ileride ortak projeler oluşturma imkanı sağlayacağını ve daha derin kurumsal işbirliklerini de beraberinde getireceğini ifade etti.

Pakistanlı Bakan Hussain de Müslüman camiasının hiçbir şekilde ayrıştırılmamasının ya da farklı görülmemesinin ülkesinin temel anlayışı olduğunu aktararak, Pakistan'ın inanç gücünü ithal etmek değil, ihraç etmek yönünde bir politika yürüttüğünü anlattı.

Diasporanın anlamlı şekilde toplumlarla etkileşimleri sürdürebiliyor olması gerektiğini kaydeden Hussain, güçlü köklerin etkileşimi artıracağını ve toplumdaki ortak değerlerin işbirliğini pekiştireceğini dile getirdi.

Hussain, dünyada hareketin giderek artmasıyla bağların güçlenme ihtiyacının da arttığını belirterek, düzensiz hareketlerin önlenmesine dair aksiyonların da birlikte alınmasının önemli olduğuna değindi.

Ayrıca Hussain, Müslüman diasporasının Filistinliler için insani destekten hak savunuculuğuna kadar her alanda aktif rol alması gerektiğinin altını çizdi.

diaspora YTB Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı