İsrail hapishanelerinde bir bacağını kaybeden Filistinli Safedi: Hapisten çıktığımda oğlumun şehit olduğunu öğrendim
Gazze — Gözaltına alındığım ilk andan itibaren ellerim ve ayaklarım arkadan bağlıydı. İlk günden itibaren bacağımda ağrılar başladı. Doktor istedim ama reddedildi - Bizi uykusuz bırakıyorlardı, üzerimize su sıkıyorlardı, yüksek sesle rahatsız ediyorlardı. Yazın aşırı sıcakta, kışın ise aşırı soğukta tutulduk. Tıbbi ihmal nedeniyle sağ ayağım ampute edildi
Gazze Haberleri — İsrail hapishanelerinde 20 aydan fazla işkence ve kötü muameleye maruz kalan Filistinli eski esir Cibril Halil Raşid es-Safedi, tıbbi ihmal sonucu sağ bacağını kaybetti, tahliye edildikten sonra da 22 yaşındaki tek oğlu Yahya’nın şehit olduğunu öğrendi.
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentine bağlı Hamad bölgesinde yaşayan Safedi, AA muhabirine, gözaltına alınmasından serbest bırakılmasına kadar geçen süreçte yaşadıklarını anlattı.
Konuşurken zaman zaman zorlanan Safedi, cezaevinde maruz kaldığı işkence, kötü muamele ve tıbbi ihmalin hayatında derin izler bıraktığını belirterek, hapishaneden bedenen ve ruhen büyük kayıplarla çıktığını ifade etti.
Safedi, İsrail ordusunun Hamad bölgesini kuşatmasının ardından 3 Nisan 2024’te eşi ve çocuklarıyla birlikte bölgeden ayrılmaya çalışırken gözaltına alındığını, bu sürecin yalnızca özgürlüğünden mahrum bırakılması değil, aynı zamanda ağır fiziksel ve psikolojik şiddetin başlangıcı olduğunu söyledi.
- Gözaltının ilk günlerinden itibaren sağlık durumu kötüleşti
Gözaltına alındığı ilk andan itibaren ellerinin arkadan, ayaklarının da bağlı tutulduğunu anlatan Safedi, yaşadığı ilk sağlık sorunlarını şu sözlerle aktardı:
Tutukluluğumun ikinci gününden itibaren bacağımda ağrı başladı. Doktor talep ettim ama reddedildi. Dokuzuncu günde sağlık durumum daha da kötüye gitti. 25 gün sonra sağ ayağım kesildi. Tıbbi ihmal nedeniyle ayağımı kaybettim.
Ayağının ampute edilmesinin ardından birkaç gün sahra hastanesinde tutulduğunu, daha sonra yeniden cezaevine götürüldüğünü anlatan Safedi, halen diğer bacağında da sinir hasarı bulunduğunu, bazı bölgelerde his kaybı yaşadığını ve mevcut protezin yalnızca sınırlı şekilde hareket etmesini sağladığını söyledi.
- Cevaplardan memnun kalmadıklarında dövüyorlardı
Gözaltı ve hapis sürecinde ağır işkence ve sorgulara maruz kaldığını anlatan Safedi, saatler süren sorguların fiziksel şiddetle iç içe geçtiğini belirtti.
Safedi, Cevaplardan memnun kalmadıklarında bizi dövüyorlardı. diye konuştu.
Disko adı verilen ahşap bir odada elleri kelepçeli ve gözleri kapalı olarak tahtadan bir yatakta yatmaya zorlandığını ve burada 3 gün sorgulandığını ve işkence gördüğünü anlatan Safedi, sorgu sırasında elektrik verilen sandalyelere bağlandıklarını anlattı.
Safedi, Ellerimiz ve ayaklarımız bağlıydı. Bizi uykusuz bırakıyorlardı, üzerimize su sıkıyorlardı, tahammül edilemeyecek derecede yüksek sesle rahatsız ediyorlardı. Yazın aşırı sıcakta, kışın ise aşırı soğukta tutulduk. ifadelerini kullandı.
Sık sık farklı askeri noktalara ve gözaltı merkezlerine sevk edildiklerini söyleyen Safedi, gecenin ilerleyen saatlerinde kamyonlarla başka bölgelere götürüldüklerini, ellerindeki plastik kelepçelerin bazı yerlerde demir kelepçelerle değiştirildiğini anlattı.
Bir grup gençle birlikte otobüs ve kamyonlarla taşındıklarını kaydeden Safedi, sevk edilenlerin tamamının darp edildiğini, cop ve tekmelerle dövüldüğünü, bazı tutukluların vücutlarının her tarafında darp izleri oluştuğunu söyledi.
- Köpeklerle işkence ve cinsel saldırı
Maruz kaldıkları muamelenin yalnızca dayak ve fiziki şiddetle sınırlı olmadığını vurgulayan Safedi, bazı esirlere yönelik cinsel saldırı ve köpeklerle işkence yapıldığını anlattı.
Safedi, gözaltı sürecinde kendisinin de cinsel saldırı tehdidine maruz kaldığını, ancak bunun fiilen uygulanmadığını söyledi.
Bazı tutuklulara köpeklerle işkence ve taciz yapıldığını ve bazı askerlerin esirlere cinsel saldırıda bulunduğuna ilişkin bilgiler aldıklarını aktaran Safedi, cezaevlerinde ağır hak ihlallerinin yaşandığını belirtti.
Ofer cezaevinde kaldıkları sırada yanlarına gelen diğer esirlerden Askalan Hapishanesi’nde bazı esirlerin taciz ve işkence nedeniyle yaşamını yitirdiğini duyduklarını belirten Safedi, Ofer cezaevinde tutulan iki gencin 12 askerin karıştığı cinsel saldırı ve işkence sonucu hayatını kaybettiğinin kendilerine aktarıldığını ifade etti.
Hapishanedeki şartların son derece ağır olduğunu dile getiren Safedi, esirlerin sistematik biçimde darbedildiğini, hakarete uğradığını, psikolojik baskıya maruz bırakıldığını ve insanlık dışı koşullarda tutulduğunu kaydetti.
- 90 kilodan, 50 kiloya düştüm
Cezaevindeki ağır koşulların fiziksel yıkımını da anlatan Safedi, gözaltına alındığında yaklaşık 90 kilo olduğunu, cezaevinde yaşadığı koşullar nedeniyle 50 kiloya kadar düştüğünü, tahliye edildiğinde ise 69 kilo olduğunu ifade etti.
Safedi, cezaevinde yaşadığı süreç nedeniyle bugün de fiziksel ve psikolojik tedavi gördüğünü, özellikle uyku sorunları ve travmanın etkilerinin sürdüğünü belirtti.
- Tahliye edildiğinde oğlunun şehit olduğunu öğrendi
Alıkonulduktan 1 yıl 8 ay 9 gün sonra, 13 Ekim 2025’te serbest bırakıldığını anlatan Safedi, tahliye edildikten sonra yaşadığı en büyük acının ise oğlunun ölüm haberini almak olduğunu söyledi.
Nasır Hastanesi’ndeyken birinin telefonundan eşine ulaşabildiğini belirten Safedi, o anı şu sözlerle anlattı:
Eşime ilk sorduğum şey, ‘Yahya nerede?’ oldu. Dışarıda başka gençleri gördüm ama onu göremedim. Sonra bana Yahya’nın şehit olduğunu söylediler.
Safedi, 22 yaşındaki tek oğlu Yahya’nın, annesi için evlerinden bazı ihtiyaç malzemelerini almaya çalışırken İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini belirterek, Hapisten çıktım ve oğlumun şehit olduğunu o zaman öğrendim. Onu son kez göremedim. dedi.
Bu acının, cezaevinde yaşadıklarından sonra kendisi için ikinci büyük yıkım olduğunu ifade eden Safedi, Tek oğlunu kaybetmek çok zor. diye konuştu.