İstanbul'da NATO 2026: Ankara zirvesine giderken İstanbul'dan bir bakış etkinliğinde iki panel düzenlendi

TAKİP ET

Ankara — Kadir Has Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serhat Güvenç: - Sistemin üç önemli aktörü, aynı anda revizyonist gündemler buluyor. Üç revizyonist büyük güçle bir arada yaşamak zorundayız. Rusya, Çin ve ABD. Bu, büyük güç olmayanlar, popüler tabiriyle orta boy ülkeler için çok ciddi sorunlar anlamına geliyor

Ankara Haberleri — Türk Atlantik Konseyi ve YATA Türkiye tarafından İstanbul'da NATO 2026: Ankara zirvesine giderken İstanbul'dan bir bakış etkinliği kapsamında, NATO'nun Geleceği ve Avrupa Güvenlik Mimarisi ve NATO ve Türkiye'nin Stratejik Özerkliği panelleri düzenlendi.

Türk Atlantik Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Mete Toptaş'ın moderatörlüğünde düzenlenen etkinlik kapsamında yapılan NATO'nun Geleceği ve Avrupa Güvenlik Mimarisi paneline İstanbul Gelişim Üniversitesinden Dr. Ayşe Küçük, Kadir Has Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serhat Güvenç ve İstanbul Politikalar Merkezi Editörü Megan Gisclon konuşmacı olarak katıldı.

Kadir Has Üniversitesinden Prof. Dr. Güvenç yaptığı konuşmada, askeri anlamda NATO'nun zirve açıklamalarında yer aldığı şekliyle hala Rus tehdidini önemsediğini düşündüğünü aktararak Bu (Rusya), aslında NATO'yu bir askeri ittifak olarak bir arada tutan en önemli nedenlerden biri oldu. dedi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Tayvan'a silah satışını askıya aldığını ve Avrupa'ya desteği azalttığını belirten Güvenç, (Bunlar) Amerika'nın artık hiçbir ülke için dünyanın hiçbir yerinde, dünyanın bütün coğrafyalarındaki ülkeler için çok da güvenilir ve ipiyle kuyuya inilebilir bir müttefik olmadığına işaret ediyor. Dolayısıyla Avrupa'dan baktığımızda öncelikli tehdit elbette Rusya, ikinci tehdit ABD'nin kendisi. diye konuştu.

Uluslararası sistem tarihinden bakıldığında çok özgün bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu söyleyen Güvenç, Sistemin üç önemli aktörü, aynı anda revizyonist gündemler buluyor. Üç revizyonist büyük güçle bir arada yaşamak zorundayız. Rusya, Çin ve ABD. Bu, büyük güç olmayanlar, popüler tabiriyle orta boy ülkeler için çok ciddi sorunlar anlamında geliyor. Siyasi, stratejik ve güvenlik anlamında. ifadelerini kullandı.

İstanbul Gelişim Üniversitesinden Dr. Küçük de ABD olmadan Avrupa'nın kendi güvenliğini sağlamasının mevcut koşullarda kolay görünmediğini, özellikle nükleer caydırıcılık alanında Avrupa ülkelerinin Washington'a bağımlı olduğunu söyledi.

Küçük, ABD ile Avrupa arasındaki savunma yükünün paylaşımına ilişkin tartışmaların, Soğuk Savaş döneminden bu yana sürdüğünü ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Avrupa ülkelerini savunma harcamalarını artırmaya yönlendirdiğini hatırlatan Küçük, ABD'nin Rusya-Ukrayna savaşına desteğini azaltma eğiliminin Avrupa'yı daha fazla sorumluluk üstlenmeye ittiğini belirtti.

İstanbul Politikalar Merkezinden Gisclon da NATO'nun önceliklerini ABD'ninkilerle uyumlu hale getirme konusunun oldukça olumsuz bir şekilde tasvir edildiğini ancak bunun Avrupa'nın da yararına olacağını dile getirdi.

Trump yönetiminin yeni bir Monroe Doktrini ilan ettiğini aktaran Gisclon, ABD'nin Batı yarım küreye odaklandığı 1800'lerin başındaki politikaya yeniden odaklanıldığını kaydetti.

Gisclon, ABD birliklerinin Avrupa'dan çekilmesi ya da en azından Avrupa'daki varlığını azaltması olasılığına ilişkin, Avrupa'nın kendi bölgesinde daha fazla yeteneğe sahip olmasının kendisinin menfaatine olacağı değerlendirmesini yaptı.

- Kriz ortamında zirve

İstinye Üniversitesinden Prof. Dr. Fahri Erenel de etkinlik kapsamında düzenlenen NATO ve Türkiye'nin Stratejik Özerkliği adlı panelde konuştu.

Zirvenin bir kriz ortamında yapıldığına dikkati çeken Erenel, Siyasi sistemlere olan güvenin azaldığı, mevcut yapıları iyileştirmek yerine bunları köreltmek anlayışlı siyasi aktörlerin ön planda olduğu bir dönemde yapılıyor. dedi.

Türkiye'nin NATO üyesi olduğunu ve ittifaka Yunanistan'la birlikte girdiğini hatırlatan Erenel, Türkiye'nin aynı zamanda NATO üyeleri tarafından da bir şekilde tehdit edildiği değerlendirmesinde bulundu.

Erenel, Fransa ve Yunanistan'ın, yaptıkları savunma işbirliği anlaşmasını uzattıkları bir dönemde, adeta Avrupa Birliği'nin doğu çizgisini çizdikleri bir zamanda, bunları yaşıyoruz. diye konuştu.

NATO