İstanbul'da Okuldan Öğrendim, Yapay Zeka Eğitim Programı tanıtım toplantısı yapıldı

TAKİP ET

İstanbul / Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci: - Çocuklarımız yapay zekayı bağlamı ve değeri belirsiz ekranlardan değil, okulun öğretmeninden kendisini anne ve baba gibi koruyan kollayan, gözeten öğretmeninden öğrensin. Kendi değerleriyle kurulmuş bir öğrenme ortamında öğrensin istiyoruz - Koç Holding CEO'su Levent Çakıroğlu: - Mevcut eğitim yapısını güçlendiren ve farklı derslere yayılan bu modelle bugün Türkiye'de ortaokul düzeyindeki yaklaşık 5,2 milyon öğrencinin tamamına ulaşmayı hedefliyoruz

İstanbul Haberleri : İstanbul'da, Milli Eğitim Bakanlığı, Koç Vakfı ve Koç Holdingin birlikte hayata geçirdiği, Okuldan Öğrendim, Yapay Zeka Eğitim Programının tanıtım toplantısı gerçekleştirildi.

Beykoz Koç Ortaokulu konferans salonunda düzenlenen etkinlik, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Okul öğrencilerinden oluşan koronun türküler seslendirdiği toplantıda, programla ilgili tanıtım filmi gösterildi.

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, programda yaptığı konuşmada, geçen hafta başlayan eğitim ve öğretim yılının öğrenciler ve öğretmenler için hayırlı olmasını diledi.

Yelkenci, Vehbi Koç Vakfı ve Koç Holding ile yürütülen projede, Massachusetts Teknoloji Enstitüsünün (MIT) tecrübelerinden de yararlanıldığını, projenin MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğü ile Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünün destekleriyle hayata geçtiğini söyledi.

Yapay zekanın bu çağda dönüşümün en hızlı yaşandığı alanlardan birisi olduğunu ifade eden Yelkenci, Çocuklarımız bu teknolojiyle bugün zaten doğrudan muhataplar. Teknoloji insana hız kazandırır, işini kolaylaştırır şüphesiz. Fakat istikameti insan belirler. İnsanı o istikamete hazırlayan da şüphesiz eğitimdir. dedi.

Yapay zekanın ve dijital teknolojinin geçmişine bakıldığında Harezmi ve Cezeri'nin çok önemli katkılar sunduğunu dile getiren Yelkenci, Harezmi öncelikle sıfırı matematiğe hediye ederek bilgisayar bilişim bilimlerinin, teknolojilerinin temelini atmıştır. Sonrasında algoritmik düşünce yöntemini yine matematiğe kazandırarak yapay zekanın temelini atmıştır. Bugün Şırnak'ın Cizre ilçesinde yaşamış olan Cezeri'yi hatırladığımızda da robotik ve kodlamanın köklerine, daha öncesinde tabii ki fiziğin mekanik alanının köklerine inmiş oluruz. Biz esasında çok büyük bir mirasın üzerinde oturuyoruz. diye konuştu.

Yelkenci, yapay zekanın doğru şekilde kullanılmasının önemli olduğunu vurgulayarak, Yapay zeka bir araçtır, bir teknolojidir. Hiçbir zaman amaç değildir. Dün dijital teknolojinin bilgisayar olarak tahakkuk eden ürünü, bugün yapay zeka olarak tahakkuk etmektedir. Dolayısıyla biz bunları kullanırız. Ne için kullanırız? İnsana fayda üretmek için kullanırız. Peki insana fayda üretirken neyi gözetmeliyiz? Diğer bütün canlılara, bütün tabiata, hayvanlara, bitkilere, canlı cansız bütün çevremize zarar vermeme hassasiyetini merkeze koyarız. ifadelerini kullandı.

Biz öğrencilerimizi, teknolojiyi tüketen değil onu yöneten ve üreten insanlar olarak görüyoruz

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde yapay zeka okuryazarlığıyla birlikte, öğrencilerin birçok alanda okur yazarlık düşüncesini geliştirmesine önem verdiklerini ifade eden Yelkenci, şunları kaydetti:

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne bunu şu şekilde yerleştirdik. Öyle bir bu okuryazarlık becerisini çocuklarımıza kazandıralım ki bir sistematik olsun. Hangi alanla ve hangi okuryazarlık alanıyla, hangi sistemle karşılaşırsa karşılaşsın o geliştirmiş olduğu sistematikle, okuryazarlık sistemiyle o alanı çözebilsin. Sistem okuryazarlığı bir sistemin farkında olmayı onu oluşturan parçaları bilmeyi, parçalar arasındaki ilişkileri kavramayı, sistemin amacını ve işlevini anlamayı ifade eder. Hedefimiz yapay zekayı yalnızca tüketen değil onu anlayan, etik değerlerle sorgulayan ve toplumsal fayda için tasarlayan, üreten nesiller yetiştirmektir. Bu anlamda biz öğrencilerimizi, evlatlarımızı yarının bilim insanları olarak teknolojiyi tüketen değil onu yöneten ve üreten insanlar olarak görüyoruz.

Yelkenci. Milli Eğitim Bakanlığının ortaokullarda seçmeli yapay zeka uygulamaları dersini geliştirdiğini ve bu dersi Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli anlayışıyla uyguladığını belirterek, 2025-2026 eğitim öğretim yılında 21 bin 543'ü 7. sınıf, 50 bin 870'i 8. sınıf olmak üzere toplam 72 bin 400 öğrencinin bu dersi seçtiğini söyledi.

Çocukların yapay zekayı öğretmenlerinden öğrenmesinin çok önemli olduğunu dile getiren Yelkenci, Çocuklarımız yapay zekayı bağlamı ve değeri belirsiz ekranlardan değil okulun öğretmeninden, kendisini anne ve baba gibi koruyan kollayan, gözeten öğretmeninden öğrensin. Kendi değerleriyle kurulmuş bir öğrenme ortamında öğrensin istiyoruz. Yapay zeka uygulamaları dersi başlı başına hiçbir şey değildir. Biz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni kurgularken de diğer işlerimizi yaparken de pozitivist bilim felsefesinin zihinleri sınırlandıran, atomize eden disiplinlerarasılıktan uzaklaştıran yönünden uzak durmaya çalışıyoruz. değerlendirmesinde bulundu.

Yelkenci, hedeflerinin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin ruhuyla milli ve manevi değerlere bağlı, insanlığa ait ortak değerleri donanmış erdemli bir insan yetiştirmek olduğunu ifade ederek, projeye verdikleri destek için Koç Holdinge, Koç Vakfına, MIT'ye, Gazi Üniversitesine, Boğaziçi Üniversitesine, MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğüne ve katkı sunan herkese teşekkür etti.

Programı doğrudan saha deneyimiyle şekillendirdik

Koç Holding CEO'su Levent Çakıroğlu da eğitimin Türkiye'nin geleceğini belirleyen en önemli alanların başında geldiğini belirterek, bu alanda geleceğe yönelik çok kıymetli bir girişimi bugün burada hep beraber başlatacak olmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi.

Türkiye'nin eğitim alanında büyük başarılar elde ettiğini aktaran Çakıroğlu, Ülkemiz fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarının tamamında PISA değerlendirmelerinde bir önceki yıla kıyasla tüm OECD ülkeleri arasında en fazla gelişim gösteren ülke oldu. Bu gerçekten son derece gurur veren, heyecanlandıran bir gelişme. Bu vesileyle başta bakanlığımızın kıymetli bürokratlarına, çalışanlarına, değerli öğretmenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyor ve tebrik ediyorum. diye konuştu.

Çakıroğlu, teknolojik gelişmeler ve yapay zekayla birlikte yetişen yeni nesilleri bu alanda iyi bir şekilde yetiştirmenin önemli olduğunu vurgulayarak, Bugün sahnede gördüğümüz öğrencilerimiz ve onların dönem arkadaşları aslında yapay zekayla büyüyen ilk nesil. Yapay zeka bu öğrencilerimiz için eğitim ve çalışma hayatının doğal bir parçası olacak. Çocuklarımızı geleceğe hazırlamak, onlara bu teknolojiyi kullanma becerisinden fazlasını kazandırmayı gerektiriyor. Karşılarına çıkan bilgiyi sorgulamalarını, doğru ile yanlışı ayırt etmelerini ve teknolojiyi güvenli, etik ve sorumlu biçimde kullanmalarını öğretmek kritik hale geliyor. ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Bakanlığının bu alandaki vizyonunu ve çalışmalarını çok kıymetli bulduğunu dile getiren Çakıroğlu, Eğitimde Yapay Zeka Politika Belgesi ve Eğitim Eylem Planı bu dönüşüm için kapsamlı bir çerçeve ortaya koyuyor. dedi.

Çakıroğlu, Milli Eğitim Bakanlığıyla işbirliğiyle hayata geçirdikleri yapay zeka eğitim programıyla öğrencilerin yapay zeka ile üretken, etik ve sorgulayan bir ilişki kurmalarını hedeflediklerini belirterek, programı Bakanlığın halihazırdaki eğitim programlarını ve yapay zeka alanındaki çalışmalarını tamamlayacak, mevcut ders yapısı içinde uygulanabilecek ve daha geniş ölçekte yaygınlaştırılabilecek şekilde kurguladıklarını anlattı.

Milli Eğitim Bakanlığıyla birlikte geliştirdikleri içeriklerde, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü bünyesindeki sorumlu yapay zeka eğitim ve toplumsal payda alanlarında çalışan RAISE girişiminin eğitim içeriklerinden ve uzmanlığından yararlandıklarını kaydeden Çakıroğlu, Boğaziçi Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi'ndeki akademisyen ekiplerin katkılarıyla ülkenin ihtiyaçlarına uyarladık. Teknoloji ve tasarım, bilişim teknolojileri, yazılım, fen bilgisi, matematik, beden eğitimi gibi farklı derslerde de kullanılabilecek disiplinler arası bir yaklaşımla tasarladık. Böylece mevcut eğitim yapısını güçlendiren ve farklı derslere yayılan bu modelle bugün Türkiye'de ortaokul düzeyindeki yaklaşık 5,2 milyon öğrencinin tamamına ulaşmayı hedefliyoruz. ifadelerini kullandı.

Çakıroğlu, bu ölçekte bir çalışmanın sınıfın gerçek ihtiyaçlarına karşılık vermesi ve öğretmenler için kullanılabilir olmasının kritik olduğunu kaydederek, Bu nedenle öncelikle öğretmenlerimizi dinledik. 39 il ve 13 farklı branştan ortaokul öğretmenlerinin katıldığı kapsamlı bir ihtiyaç analizi gerçekleştirdik. Beklentileri ve sınıf içi deneyimleri anlamaya çalıştık. Bu çalıştayların sonuçları programı geliştirme sürecine de doğrudan taşındı. 23 ilden, 11 branştan 95 öğretmen, akademisyen ve bakanlık uzmanıyla sınıf içi senaryolar üzerinde çalıştık, programı doğrudan saha deneyimiyle şekillendirdik. diye konuştu.

Konuşmaların ardından Yelkenci ve Çakıroğlu sınıfları ziyaret ederek, öğrenci ve öğretmenlerle sohbet etti.

Programa, MEB Temel Eğitim Genel Müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Mustafa Canlı, Beykoz Kaymakamı Fatih Ürkmezler, öğrenciler ve öğretmenler katıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı, Koç Holding ve Vehbi Koç Vakfı işbirliğinde hayata geçirilen Yapay Zeka Eğitim Programı ile ortaokul düzeyinde yapay zeka okuryazarlığının yaygınlaştırılmasını amaçlıyor.

İstanbul Koç Holding koç vakfı Mİlli Eğitim Bakanlığı Okuldan Öğrendim Yapay Zeka Eğitim Programı