Koleksiyoner Bekir Cantemir, yapay zekanın sahaflara ve yayıncılığa etkilerini değerlendirdi

TAKİP ET

İstanbul Haberleri — ÜMİT AKSOY - Avrupa'nın farklı ülkelerinde son zamanlarda yapay zeka şirketlerinin sahaflarda bulunan kitapları toplu bir şekilde satın alarak sahaf raflarını boşaltması dikkati çekiyor.

Koleksiyoner ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Bekir Cantemir, yapay zekanın geleceği bunun sahaflara ve yayıncılığa etkilerine dair AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Cantemir, yapay zeka şirketlerinin sahaflardan temin edilen kitapları dijital ortama aktardığını, bu süreçte tek nüsha eserlerin değil, piyasada bulunan kitapların kullanıldığını belirterek, bunun bilgi eksikliğini gidermeye değil, insanlığın ürettiği bilgi birikimini dijitalleştirmeye yönelik bir çalışma olduğunu söyledi.

Yapay zekayı obur ve hazımsız olarak düşünmüyorum

Yapay zeka ve bu teknolojiyi geliştiren aktörlerin faaliyetlerinin sağlıklı değerlendirilebilmesi için modern çağın dönüşüm dinamiklerinin doğru okunmasının önemine işaret eden Cantemir, şöyle devam etti:

19. yüzyıldan beri modern okullarla 'makbul vatandaş' yetiştirme ameliyesi hepimizi şekillendirdi. Hepimiz ihtiyacımız olsun, olmasın tarih, coğrafya, biyoloji ve fizik gördük. Zaten bu bilgilerle üretilen iktidar alanı içinde yaşamıyor muyuz? Beslenmeden, sağlığa, psikolojiden tarihe birçok alanda kitabi bilgi, çağlar boyunca aktarılan görgü ve hikmeti tasfiye etmedi mi? Sahafiye malzemenin taranması, bir iktidar kurmak yerine var olan iktidarı dağıtıcı bir işlev de görebilir. Bu nedenle yapay zekayı obur ve hazımsız olarak düşünmüyorum.

Cantemir, yapay zeka şirketlerinin kültürel alana ilişkin çalışmalarına dair, Bence burada kimilerinin ifade ettiği gibi bir 'kültürel tasfiye' söz konusu değil. Bunun yerine tam tersine kültür alanının herkese açılması durumu var. Sahaflarda bulunan 1920'lere ait bir jeoloji ya da tarih kitabının taranıp herkes için kullanıma açılması durumu var. Kitabın matbu halinin yok edilmesi ayrı bir tartışma konusu. Ülkeler milli kütüphanelerini tasfiye kararı alırsa, o zaman bu konuyu konuşabiliriz. değerlendirmesinde bulundu.

Yapay zeka modern okullardan özgürleşme aracına dönüşüyor

Okur-kitap ilişkisindeki dönüşüme de değinen Bekir Cantemir, zorunlu bilgi edinme anlayışının yerini ihtiyaç odaklı öğrenmeye bıraktığını belirterek, dijitalleşmeyle bilgiye erişimin kolaylaştığını ancak bu yeni dönemin beraberinde çeşitli sorunları da getirdiğini ifade etti.

Cantemir, bugün ekran bağımlılığının büyük bir sorun olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

Sanki dünya cennetmiş ve sorunların kaynağı yapay zeka imiş... Yaşayan insan sayısı hala çok fazla. Bu nedenle ilgilisi hala kitap ile bağını koruyor. Geçen yıl New York'ta Antik Kitaplar Fuarı'na katılmıştım. Fuara gelen ziyaretçilerin çoğunluğu 50 yaş üstü idi. Artık Batı'da da insanlar, eskisi gibi kitap toplamaya ilgi göstermiyor. Kitabın prestiji form değiştiriyor. İnsanlığın matbaanın yaygınlaşması ile birlikte kitapla girdiği ilişki, 21. yüzyılda internet alanında yaşanıyor.

Yapay zeka çalışmaları kapsamında kitapların dijital ortama aktarılmasının bilgiye erişimi kolaylaştırdığını, ancak fiziksel nüshaların imha edilmesinin üzücü olduğunu dile getiren Cantemir, kitapların herkesin kullanımına açılmasını ise olumlu bulduğunu söyledi.

Cantemir, yapay zekanın modernliğin ortaya çıkardığı çeşitli formlara karşı bir değişim imkanı taşıdığının altını çizerek, Modern bilgi ile girdiğimiz ilişki formu modernize ediliyor. Nasıl ki İslam dünyasındaki yazma eserlerden faydalanan modern Avrupa düşünürleri birçok yerde referans vermedi. Kendilerininmiş gibi kullandı. Şimdi bu bilgi edinme biçimi herkese teşmil olundu. Yapay zeka modern okullardan özgürleşme aracına dönüşüyor. görüşlerini paylaştı.

dijital yayıncılık Kitap sahaf Üsküdar Sahaflar Derneği Başkanı Bahtiyar İstekli yapay zeka Yayıncılık