Kolon kanserinde erken tanı için düzenli tarama önerisi

TAKİP ET

İstanbul — Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Mutluay Soyer: - Erken teşhis edilen hastalarda tedavi başarısı belirgin şekilde artıyor

İstanbul Haberleri — Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Mutluay Soyer, erken evrede çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebilen kolon kanserinin erken tanıyla önlenebilen ve tedavi başarısı yüksek bir kanser türü olduğunu, bu nedenle düzenli taramaların hayati önem taşıdığını belirtti.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, kolorektal kanserler, dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer almaya devam ediyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kolon ve rektum kanserleri erkeklerde en sık görülen üçüncü, kadınlarda ise ikinci kanser türü olarak öne çıkıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Uzmanı Soyer, kolorektal kanserlerin yaklaşık yüzde 95'inin polip adı verilen oluşumlardan kaynaklandığını kaydetti.

Soyer, bağırsak iç yüzeyinde gelişen et beni benzeri yapılar olan poliplerin özellikle adenomatöz türlerinin zaman içerisinde kansere dönüşme potansiyeline sahip olduğunu belirterek, Poliplerin büyük bölümü başlangıç döneminde herhangi bir şikayete yol açmadan gelişebiliyor. Bu nedenle düzenli tarama programları erken tanı açısından kritik önem taşıyor. ifadelerini kullandı.

Bazı poliplerin yıllar içerisinde büyüyerek kansere dönüşebildiğini aktaran Soyer, Erken dönemde çıkarılan poliplerle bu riskin azaltılabildiği ifade ediliyor. Bu polipler kolonoskopi sırasında çıkarılmasıyla kanser gelişimini önlüyor. Yaş ilerledikçe polip görülme sıklığı artıyor. Bu nedenle düzenli taramalar ihmal edilmemelidir. değerlendirmelerini yaptı.

Soyer, kolon kanseri taramasında dışkıda gizli kan testi, rektosigmoidoskopi ve kolonoskopi yöntemlerinin kullanıldığı bilgisini paylaşarak, kolonoskopinin tüm kalın bağırsağın ayrıntılı şekilde değerlendirilmesine olanak sağladığını ifade etti.

İşlem sırasında şüpheli alanların değerlendirilebildiğini ve gerekli durumlarda biyopsi alınabildiğini aktaran Soyer, İşlem sırasında saptanan polipler aynı seansta çıkarılabiliyor. Bu durum kansere dönüşebilecek lezyonların erken dönemde ortadan kaldırılmasına katkı sağlar. Kontrol kolonoskopi zamanlamasının ise çıkarılan poliplerin sayısı, boyutu ve patolojik özelliklerine göre planlanır. değerlendirmelerinde bulundu.

- Genetik ve çevresel etkenler önemli

Soyer, normal risk grubundaki bireylerde 45 yaş sonrası kolon kanseri taraması önerildiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

Ailesinde kolon kanseri veya polip öyküsü bulunan kişilerde taramaya daha erken yaşlarda başlanması gerekiyor. Son yıllarda genç yaş grubunda kolon kanseri vakalarında artış görüldüğüne dikkat çekilirken, bu nedenle uluslararası kılavuzlarda tarama yaşının güncellendiği belirtiliyor. Özellikle risk grubunda bulunan bireylerin düzenli kontrollerini aksatmamasının erken tanı açısından büyük önem taşıdığı ifade ediliyor. Tarama programlarının yalnızca şikayeti bulunan bireyler için değil, sağlıklı kişiler için de koruyucu sağlık yaklaşımının önemli bir parçası olduğu vurgulanıyor. Özellikle aile öyküsü bulunan bireylerde taramalar, ailede tanı alan kişiden yaklaşık 10 yıl önce veya en geç 40 yaşında başlaması gerekiyor. Genetik geçişli bazı hastalıklarda ise çok daha erken yaşlarda takip gerekiyor.

Kolon kanseri gelişiminde genetik faktörlerin yanı sıra çevresel etkenlerin de önemli rol oynadığını aktaran Soyer, sigara kullanımı, fazla kırmızı et tüketimi, obezite, diyabet, insülin direnci ve inflamatuvar bağırsak hastalıklarının risk faktörleri arasında yer aldığını ifade etti.

Soyer, işlenmiş gıdaların yoğun tüketildiği beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam tarzının kolon sağlığını olumsuz etkileyebildiğini, düzenli fiziksel aktivite yapılması, lifli gıdalarla beslenme ve sebze-meyve tüketiminin koruyucu etki gösterdiğini belirtti.

Dışkılama alışkanlığında değişiklik, uzun süren kabızlık veya ishal, dışkıda kan görülmesi, karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı ve kansızlık gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Soyer, şunları kaydetti:

Özellikle uzun süre devam eden sindirim sistemi şikayetlerinin ihmal edilmemesi gerektiği belirtiliyor. Uzmanlar, erken dönemde yapılan değerlendirmelerin hastalığın kontrol altına alınabilmesi açısından önemli avantaj sağlayabildiğini ifade ediyor. Düzenli sağlık kontrollerinin ve tarama programlarının kolon kanserine bağlı ölüm oranlarının azaltılmasında önemli rol oynadığı vurgulanıyor. Düzenli tarama programları sayesinde kolon kanseri erken dönemde saptanabiliyor. Erken teşhis edilen hastalarda tedavi başarısının belirgin şekilde artıyor.

Gastroenteroloji Medicana Sağlık Grubu Özlem Mutluay Soyer