Küçükbaş hayvan varlığındaki yükseliş yetiştiriciyi memnun etti
Ekonomi / TÜDKİYEB Genel Başkanı Turan Saldırıcıer: - 2023'te 52,4 milyon baş seviyesine kadar gerileyen küçükbaş hayvan varlığının yeniden 55-60 milyon baş bandına ulaşması ve son dönemde korunması, sektörümüz açısından dikkat çekici bir gelişmedir
Ekonomi Haberleri : HÜLYA ÖMÜR UYLAŞ - Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Turan Saldırıcıer, ülkede 2023'te 52,4 milyon baş seviyesine kadar gerileyen küçükbaş hayvan varlığının yeniden 55-60 milyon baş bandına ulaşmasının ve bu seviyenin son dönemde korunmasının sektör açısından dikkat çekici gelişme olduğunu belirtti.
Saldırıcıer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) verilerine göre Türkiye'nin küçükbaş hayvan varlığının 60 milyon 815 bine ulaştığını söyledi.
Küçükbaş hayvan varlığında yaşanan gelişmeye dikkati çeken Saldırıcıer, şu ifadeleri kullandı:
Bu veriyi son 5 yıl üzerinden değerlendirmenin daha anlamlı olacağını düşünüyorum. Yıl sonu verilerine göre, küçükbaş hayvan varlığımız 2021'de 57,5 milyon, 2022'de 56,3 milyon, 2023'te 52,4 milyon başa geriledi. 2024'te 54,9 milyon, 2025'te ise 57,9 milyon başa yükseldi. Bu tabloya baktığımızda, 2023'te yaşanan gerilemenin ardından 2024 ve 2025 yıllarında yeniden yükselen bir seyir görüyoruz. 2023'te 52,4 milyon baş seviyesine kadar gerileyen küçükbaş hayvan varlığının yeniden 55-60 milyon baş bandına ulaşması ve son dönemde korunması, sektörümüz açısından dikkat çekici bir gelişmedir.
Saldırıcıer, haziran verilerini değerlendirirken küçükbaş hayvancılığın yıl içindeki biyolojik ve mevsimsel üretim döngüsünün de dikkate alınması gerektiğini dile getirerek, özellikle doğumların kuzu ve oğlak sayısındaki artışla dönemsel sürü hareketlerinin haziran ile aralık arasındaki hayvan varlığı rakamlarını etkileyebildiğini belirtti.
Bu nedenle 2026'ya ilişkin nihai değerlendirmenin yıl sonu verileri ortaya çıktıktan sonra ele alınması gerektiğini vurgulayan Saldırıcıer, TÜDKİYEB olarak bu değişimi değerlendirirken, yetiştiricimizin üretimde kalmasını destekleyen uygulamalar, anaç varlığının korunmasına yönelik politikalar, kadın ve genç yetiştiricilerin üretime katılımının teşvik edilmesi ve örgütlü yapının güçlendirilmesi gibi unsurların da birlikte ele alınması gerektiğini düşünüyoruz. diye konuştu.