Küresel borçlar 2026'nın ilk yarısında 365 trilyon doları aştı
Ekonomi / Yılın ilk yarısında küresel borç tutarı 10 trilyon dolardan fazla arttı - Türkiye'de borçların GSYH'ye oranı dikkate alındığında, bu yılın ikinci çeyreğinde hanehalkına ait borçlar yüzde 10,6'ya çıkarken, finansal olmayan şirket borçları yüzde 38,4'e, kamu borçları yüzde 25,1'e ve finansal sektör borçları yüzde 17,4'e geriledi
Ekonomi Haberleri : Küresel borçlar, bu yılın ilk yarısında 365,5 trilyon dolara ulaştı.
Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF), Küresel Borç Monitörü raporunu yayımladı.
Rapora göre, küresel borç 2026'nın ilk yarısında 10 trilyon dolardan fazla artarak 365,5 trilyon dolara yükseldi.
Söz konusu artış, geçen yılın aynı döneminde kaydedilen 21 trilyon dolarlık artışın yarısından az oldu.
Bu durumun yükselen faiz oranları, artan borç servis maliyetleri, yükselen enerji fiyatları ve İran ile yaşanan çatışmanın ihraççıların güveni üzerindeki etkisinden kaynaklanan baskıyı yansıttığı belirtildi.
Artışın büyük bölümünü kamu ve finans dışı şirket borçları oluşturdu
Borç artışındaki yavaşlama, faiz oranlarına en duyarlı sektörler olan finans kuruluşları ve hanehalklarında daha belirgin görülürken, toplam borç artışı 5 yıllık ortalamanın üzerinde kalmaya devam etti.
Artışın büyük bölümünü kamu ve finansal olmayan şirket borçları oluştururken, her iki sektörün borcu da yeni rekor seviyelere ulaştı.
Küresel borcun dağılımına bakıldığında, yılın ikinci çeyreği itibarıyla hanehalkına ait borçlar 65,7 trilyon dolara, finansal olmayan şirketlere ait borçlar 105,1 trilyon dolara, kamu borçları 110,5 trilyon dolara ve finansal sektör borçları 84,3 trilyon dolara yükseldi.
Borç artışının büyük kısmı gelişmekte olan piyasalardan kaynaklandı
Borç artışının büyük bölümünü gelişmekte olan piyasalar oluşturdu. Bu ülkelerin toplam borcu 2026'nın ikinci çeyreğinde 110,6 trilyon dolara ulaşırken, artışa Çin öncülük etti.
Gelişmiş piyasaların toplam borcu ise aynı dönemde 255 trilyon dolara çıktı.
Gelişmiş piyasalarda borç birikiminin daha belirgin şekilde yavaşladığı, ancak mali baskıların artmaya devam ettiği belirtildi.
ABD, Fransa, İngiltere ve Japonya'nın büyük bütçe açıkları ve artan faiz giderleriyle karşı karşıya olduğu kaydedildi.
Borç oranındaki iyileşmede yüksek enflasyon etkisi
Küresel borcun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYH) oranı yaklaşık yüzde 310 seviyesinde bulunurken, bu oran 2021'in başındaki zirvenin yaklaşık 25 puan altında kaldı.
Ancak görünürdeki bu iyileşmenin büyük ölçüde gerçek anlamda borç yükünün azaltılması veya mali konsolidasyondan ziyade nominal büyümeyi artıran ve borç oranlarının yükselmesini engelleyen yüksek enflasyondan kaynaklandığı belirtildi.
GSYH'ye oranları dikkate alındığında, hanehalkına ait borçlar bu yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 56,3'ten yüzde 55,8'e ve finansal sektöre ait borçlar yüzde 71,5'ten yüzde 70,7'ye geriledi. Aynı dönemde finansal olmayan şirketlere ait borçların GSYH'ye oranı yüzde 89'dan yüzde 89,9'a ve kamu borçlarının oranı yüzde 92,4'ten yüzde 94,7'ye çıktı.
Türkiye'de ise borçların GSYH'ye oranları dikkate alındığında, bu yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla hanehalkına ait borçlar yüzde 10,2'den yüzde 10,6'ya yükseldi. Aynı dönemde finansal olmayan şirket borçlarının GSYH'ye oranı yüzde 39,3'ten yüzde 38,4'e, kamu borcunun oranı yüzde 26,6'dan yüzde 25,1'e ve finansal sektör borçlarının oranı yüzde 17,9'dan yüzde 17,4'e geriledi.
Gelişmiş ekonomilerin faiz harcamaları küresel yapay zeka harcamalarını geride bırakıyor
Öte yandan, G7 ülkelerinde kamunun ortalama borçlanma maliyetleri 2008 ortasından bu yana en yüksek seviyeye ulaşırken, yıllık faiz giderleri yaklaşık yüzde 85 arttı.
Gelişmiş ekonomiler, son bir yılda yalnızca uluslararası piyasalarda işlem gören devlet tahvilleri için 3,5 trilyon doların üzerinde faiz ödedi.
Bu tutarın, küresel yapay zeka harcamaları için tahmin edilen 2,6 trilyon doların, savunma harcamaları için 3,1 trilyon doların ve enerji harcamaları için 3,4 trilyon doların üzerinde olduğu belirtildi.