KÜRESEL MEDYADA FİLİSTİNLİLER - Kavramlar, İsrail lehine çarpıtıldı

TAKİP ET

Ankara — Küresel medya, Filistin'de yaşananları işgal ya da soykırım yerine operasyon, savunma ve terörle mücadele gibi İsrail'i aklayan ifadelerle aktardı - İsrail'in saldırıları çatışma olarak aktarılırken, Filistinlilerin zorla topraklarından çıkarılıp yerlerine Yahudilerin yerleştirilmesi işgal gerçeğini gizleyen yerleşim olarak sunuldu

Ankara Haberleri — küresel ana akım medyanın haberlerinde Filistinlilerin nasıl temsil edildiğini incelemek amacıyla hazırladığı Küresel Medyada Filistinliler başlıklı dosya haberin birinci bölümünde, Filistin'deki işgal gerçeğinin kavramlar üzerinden nasıl aklanmaya çalışıldığı ele alındı.

- Sorunun temeli işgal

Filistin'deki temel sorun, İsrail'in 1948'den bu yana sürdürdüğü işgal ve işgal politikaları olmasına rağmen, küresel ana akım medya kuruluşları işgal gerçeğini perdeleyen yayınlar yaptı.

Filistin'de açık bir işgal ve sömürgecilik pratiği yaşanmasına rağmen, bu gerçekler uzun yıllar boyunca uluslararası medya ve siyasi söylemde çoğunlukla sorun, kriz, çatışma ya da mesele gibi nötr kavramlarla aktarıldı.

Oysa uluslararası hukuka göre toprakların işgal edilmesi, sivillerin öldürülmesi ve zorla yerlerinden edilmesi, evlere el konulması, iş yerlerinin yıkılması, tarım alanlarının tahrip edilmesi, hayvanların gasbedilmesi, mahallelerin abluka altına alınması ve insanların hareket özgürlüğünün sistematik biçimde kısıtlanması işgal, etnik temizlik, apartheid ve hatta birçok uluslararası hukuk uzmanı ile insan hakları kuruluşu tarafından soykırım olarak nitelendiriliyor.

CNN'in 2 Nisan 2025 tarihli haberinde ise İsrail'in Gazze'deki saldırılarını artırması askeri operasyonu genişletmek, toprakları işgal etmesi ele geçirmek ve halkı zorla yerinden etmesi bölgeyi terk etme emri olarak tanımlandı.

- Kaçınılan ve tercih edilen sözcükler

Küresel medya, İsrail'in eylemlerini hukuki ve ahlaki açıdan doğru biçimde tanımlayan işgal, saldırı, istila, katliam, abluka, soykırım, etnik temizlik ve apartheid gibi kavramları kullanmaktan özellikle kaçındı.

Örneğin New York Times yönetiminin, İsrail'in eylemlerini tanımlarken soykırım, etnik temizlik, işgal edilmiş bölge ve katliam gibi kavramların kullanılmasına sansür uyguladığı ortaya çıktı.

Buna karşılık haberlerde, İsrail'in yasa dışı saldırıları ve işgalleri, operasyon, savunma, güvenlik önlemi, kontrol altına alma ve terörle mücadele gibi meşru ve zorunlu güvenlik tedbirleri olarak sunuldu.

Uluslararası hukuka göre İsrail, Filistin'de işgalci güç konumunda bulunsa da BBC, CNN, New York Times ve Washington Post gibi medya kuruluşları, çoğu zaman İsrail'in kontrol ettiği bölgeler, tartışmalı topraklar ya da Filistinlilerin hak iddia ettiği alanlar gibi ifadeler kullanarak işgal gerçeğini doğrudan yansıtmaktan kaçındı.

BBC'nin 27 Ağustos 2024 tarihli, İsrailli yerleşimciler, savaşın gölgesinde Filistin topraklarına el koyuyor - bunu kalıcı hale getirmeyi umuyor başlıklı haberinde, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler yerleşimci olarak tanımlanırken, toprakların işgali ise ele geçirme ifadesiyle aktarıldı.

Benzer şekilde Associated Press'in (AP) 3 Şubat 2026 tarihli haberinde de İsrail'in Batı Şeria'daki işgali, İsrail güvenlik kabinesi, Batı Şeria üzerindeki kontrolü güçlendirmeyi amaçlayan önlemleri onayladı. şeklinde aktarıldı. Böylece Batı Şeria'nın işgali, kontrol ve önlemler gibi yumuşak kavramlarla sunuldu.

Ayrıca aynı medya kuruluşları, işgal gerçeğini arka planda bırakarak İsrail'i Orta Doğu'nun tek laik ve demokratik devleti, İsrail ordusunu ise savunma gücü olarak tanımladı.

- Saldırı, gerginlik olarak aktarıldı

İsrail askerleri, işgal altındaki Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere düzenli olarak ateşli silahlar, zırhlı araçlar ve gaz bombalarıyla saldırırken, medya, bu eylemleri sıklıkla çatışma, anlaşmazlık, gerginlik ya da şiddetin tırmanması gibi ifadelerle aktardı.

New York Times'ın 5 Mayıs 2025 tarihli haberinde, İsrail'in Gazze'ye saldırması gerilimin artması olarak ifade edildi.

Çatışma, anlaşmazlık, gerginlik ve şiddetin tırmanması gibi ifadeler, iki eşit taraf arasında karşılıklı bir mücadele varmış izlenimi uyandırdı. Bu eşitsizliğin çatışma kavramıyla örtülmesi, faili ve şiddetin niteliğini gizledi.

- Yerleşim değil, gasp

Küresel medya kuruluşları, İsrail hükümetinin işgalci iskan politikasını yerleşim, Filistin halkının mal ve mülküne el koyanları yerleşimci olarak tanımladı.

Örneğin Reuters, 9 Nisan 2026 tarihli haberinde, Batı Şeria'daki Filistin topraklarının işgal edilmesini yeni yerleşimler, toprakları işgal edenleri ise yerleşimciler olarak nitelendirdi.

Uluslararası hukuka göre, bir işgalci gücün işgal ettiği topraklara kendi nüfusunu transfer etmesi ve bu topraklarda kalıcı yerleşimler kurması savaş suçunu oluştururken, buna rağmen medyanın bu durumu yalnızca yerleşim ve yerleşimci ifadeleriyle aktarması, söz konusu hukuksuzluğun üzerine örten bir işlev gördü.

- Saldırı mı, misilleme mi?

Batı medyasında İsrail'in eylemleri sıklıkla misilleme olarak sunulurken, Filistinlilerin ya da diğer bölge aktörlerinin eylemleri saldırı, provokasyon ya da düşmanca girişim olarak aktarıldı.

Bir araştırmada, ABD ve İngiliz medyasında misilleme teriminin haberlerin yüzde 79'unda İsrail'in eylemleri için, yalnızca yüzde 9'unda ise Filistinlilerin eylemleri için kullanıldığı tespit edildi.

Misilleme ifadesiyle, İsrail'in saldırıları meşru ve zorunlu bir karşılık gibi gösterildi.

- İki taraf söyleminin yarattığı yanılsama

Haberlerde, İsrail ile Filistin arasındaki eylemler için sıkça kullanılan her iki taraf ifadesi de sahte bir tarafsızlık üretti.

İsrail ile işgal altında yaşayan Filistin halkını aynı düzlemde sunan iki taraf söylemi, yapısal şiddeti ve işgal gerçeğini görünmez kılarak, kamuoyunun, yaşananları doğru bağlamda değerlendirmesini engelledi.

- İsrail-Hamas Savaşı söylemi

Batılı medya kuruluşları, haberlerinde sıklıkla İsrail-Hamas Savaşı tanımlamasını kullandı. Bu tanımlama, İsrail'in yalnızca Hamas'la mücadele ettiği algısını oluştururken, Filistin halkının tamamını hedef alan işgal ve saldırı gerçeğini perdeledi.

Ayrıca işgale karşı ortaya çıkmış bir direniş hareketi Hamas'ın bir devlet gibi sunulması, eşit güçlere sahip iki taraf varmış izlenimi yarattı.

kavramların çarpıtılması Küresel Medyada Filistinliler