Lübnanlı çiftçiler, İsrail askerlerince kaçırılma veya öldürülme korkusuyla tarım alanlarına gidemiyor
Lübnanlı çiftçi Mustafa Serhan: - "Her gün ateş açılıyor ve her gün darp olayları oluyor. Traktörleri dahi bombaladılar, hiçbir şeyimiz kalmadı artık" - Lübnanlı çiftçi Halid Abdulal: - "Geriye bir şey kalmadı. Ne ev ne de incir bahçesi kaldı, bu bölgenin tümünde her şeyi yok ettiler. Zeytin ve incir bahçelerini, tarım alanları ve ekipmanlarının hepsini yok ettiler"
MAHMUT GELDİ - Lübnan'ın güneyinde çiftçilikle geçimini sağlayanlar, İsrail ordusunun kendilerine ateş açması veya kaçırma tehditleri nedeniyle tarım alanlarına ulaşamadıklarını ifade ediyor.
İsrail ordusu, Hizbullah ile 8 Ekim 2023'te başlayan karşılıklı çatışmaların ardından Eylül 2024'te Lübnan'ı geniş çaplı hava saldırılarıyla hedef aldı.
Başkent Beyrut'un yanı sıra ülkenin güneyi ve doğu bölgelerine şiddetli saldırılar düzenleyen İsrail ordusu, güneydeki sınır beldelerine de kara saldırıları düzenleyerek ciddi yıkıma yol açtı.
İsrail ordusunun hava ve kara saldırıları sonucu 1 milyondan fazla Lübnanlı yerinden edildi.
Lübnan ile İsrail arasında 27 Kasım 2024'te yapılan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail, sıklıkla anlaşmayı ihlal ediyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığının açıklamalarına göre, İsrail ordusunun ateşkesin ardından düzenlediği saldırılarda en az 86 kişi hayatını kaybetti, 285 kişi yaralandı.
- Lübnanlı çiftçi zeytin bahçesine ulaşamıyor
Lübnanlı çiftçi Mustafa Serhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Lübnan'ın güneyinde İsrail sınırına yakın Mecidiye beldesi sakinlerinin tarım ve hayvancılıkla geçimlerini sağladığını söyledi.
Burada hem büyükbaş hayvan çiftlikleri hem tavuk çiftliklerinin olduğunu anlatan Serhan, ayrıca bölgede karpuzun yanı sıra zeytin ve avokado yetiştirildiğini belirtti.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarından olumsuz etkilendiklerine aktaran Serhan, şunları kaydetti:
"Savaş yıkıma neden oldu ve görüldüğü üzere her tarafta yıkım var. Örneğin şu arkamda duran zeytin bahçesine bugün dahi ulaşma imkanımız yok. Her gün ateş açılıyor ve her gün darp olayları oluyor. İhlaller az değil, oldukça fazla."
- "Burada hayata tutunabilecek hiçbir şey kalmadı"
Kendileriyle bugüne kadar resmi düzeyde ilgilenen olmadığını söyleyen Serhan, "Bugüne kadar kimse gelip de sormadı, ne devlet ne de başkası. Burada nasıl yaşadığımızı soran olmadı." ifadelerini kullandı.
Eskiden su kuyularının olduğunu ancak onların da kullanılamaz hale getirildiğini anlatan Serhan, elektrik şebekesi ve güneş panellerinin saldırılar nedeniyle devre dışı kaldığını belirtti.
Bölgede hayat belirtisi kalmadığına dikkati çeken Lübnanlı çiftçi, "Burada hayata tutunabilecek hiçbir şey kalmadı. Hayata tutunmak istiyorsan kendi imkanlarınla bir şeyler yapmalısın." diye konuştu.
- "Traktörleri dahi bombaladılar"
İsrail'in Lübnan'a saldırılarının şiddetlenmesiyle bölgeden ayrılmak zorunda kaldıklarına vurgu yapan Serhan, şöyle devam etti:
"Bölgeden ayrıldığımızda her tarafta iş ve tarımcılık vardı. Buradan tüm Lübnan'a karpuz gönderiyorduk, belki de yurt dışına ihraç ediliyordu.
Bugün ise karpuz üretimi yapamıyoruz. Öyle ki tarım araçları olan traktörleri dahi bombaladılar. Hiçbir şeyimiz kalmadı artık."
Lübnanlı çiftçi, savaş nedeniyle bölgeden ayrılmadan önce sahip oldukları atları Beka bölgesine götürdüklerini ve şu anda atlarını barındıracakları bir yer kalmadığı için geri getiremediklerini ifade etti.
- Bölgede inşaata izin verilmiyor
Bölgede halihazırda inşaata izin verilmediğine ve atlarını koymak için bir yer yapmanın yasak olduğuna dikkati çeken Serhan, "Bu yasak da devletten geldi. Yani şu anda buraya bir çadır kurmak veya geçici bir konteyner ev getirip içinde konaklama imkanın yok." ifadelerini kullandı.
Serhan, belirsizlik içinde olduklarını dile getirerek şunları kaydetti:
"Burada 5-6 milyon dolarlık bir yer bırakmışsın, geri döndüğünde hiçbir şey kalmadığını görüyorsun. Düşman İsrail tarafından buldozerlerle sürülmüşler, tüm ağaçlar sökülmüş, asırlık zeytin ağaçlarını sökerek yanlarında götürmüşler. Hiçbir şey bırakmamışlar."
Lübnanlı Serhan, dün gençlerle oturdukları sırada yakınlarında silah seslerini duyduklarını, onun öncesinde de bir insansız hava aracıyla (İHA) bulundukları yere saldırı düzenlendiğini anlattı.
İsrail'in daha sonra bir Lübnanlıyı ateş açtıktan sonra bölgeden kaçırdığını söyleyen Serhan "Burada güvende değilsin, uyuma imkanın olsa dahi sabah kalktığında kendini Lübnan'da mı yoksa işgal altındaki topraklarda mı bulacaksın, emin olamıyorsun." ifadelerini kullandı.
- "İki yıldan beri hiçbir şey ekemiyoruz"
Serhan, bölgenin büyük çiftçilerinden biri olduklarını söyleyerek yaşadıkları zorluklara dair şunları anlattı:
"İki yıldan beri hiçbir şey ekemiyoruz. Zeytin de aynı şekilde 2 yıldan beri hiç toplama imkanımız olmadı. Bizim 600 bin dolara mal olan bir avokado bahçemiz vardı ve savaşın başladığı yıl ürün verecekti ancak buldozerlerle sürüldü ve ondan hiçbir verim almadan yok oldu."
Hollanda'dan 25 inek ithal ettiklerini ve bunları Lübnan'da çoğaltmak istediklerini ifade eden Serhan, her bir ineğin kendilerine 5-6 bin dolara mal olduğunu ancak İsrail'in Lübnan'a saldırılarını başlatması nedeniyle söz konusu inekleri 2 bin dolara satmak zorunda kaldıklarını kaydetti.
AA muhabirine bahçelerini gösteren Serhan, bugün dahi oraya gidemediğini, öldürülme veya kaçırılma korkusu taşıdıklarını dile getirdi.
İsrail askerlerinin tarlalarına giden Lübnanlı çiftçileri tehditlerle ve ateş açarak uzaklaştırdığına işaret eden Serhan, Lübnan sınırlarında kendilerine ait arazilere yaklaşmalarının şu anda yasak olduğunu kaydetti.
- "Birçok alana girmek kesinlikle yasak"
Lübnanlı çiftçi Halid Abdulal da İsrail yakınlarında yer alan Abbasiye beldesinden Mecidiye beldesine kadar birçok alana girmenin kesinlikle yasak olduğunu belirtti.
Buralardaki arazilere girilmesi durumunda İsrail askerleri tarafından kaçırılacaklarını ya da kurşunların hedefi olacaklarını aktaran Abdulal, şunları kaydetti:
"Geriye bir şey kalmadı. Ne ev ne de incir bahçeleri kaldı, bu bölgenin tümünde her şeyi yok ettiler. Zeytin ve incir bahçelerini, tarım alanları ve ekipmanlarının hepsini yok ettiler."