Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti: (2)

TAKİP ET

Ekonomi / Son dönem yaşanan jeopolitik gelişmelerle birlikte küresel enerji fiyatlarında yeniden yükseliş izlenmektedir. Bu doğrultuda, mayıs ve haziran ayında gerileyen yurt içi enerji fiyatlarının temmuz ayında akaryakıt ve elektrik fiyatları öncülüğünde aylık bazda yükseleceği öngörülmektedir - Öncü veriler, ana eğilimin temmuz ayında geçici olarak yükseleceğini ima etmektedir. Mevsimsellikten arındırıldığında, aylık hizmet enflasyonunda yükseliş gözlenmekte, bu gelişmede sağlık hizmetleri fiyatlarının etkisi öne çıkmaktadır

Ekonomi Haberleri : Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Para Politikası Kurulu (PPK) Toplantı Özeti'nde son dönem yaşanan jeopolitik gelişmelerle birlikte küresel enerji fiyatlarında yeniden yükseliş izlendiği belirtilerek, Bu doğrultuda, mayıs ve haziran ayında gerileyen yurt içi enerji fiyatlarının temmuz ayında akaryakıt ve elektrik fiyatları öncülüğünde aylık bazda yükseleceği öngörülmektedir. değerlendirmesinde bulunuldu.

TCMB Para Politikası Kurulunun 23 Temmuz'daki toplantısına ilişkin özet yayımlandı.

Özette tüketici fiyatlarının haziran ayında yüzde 0,99 oranında arttığı, yıllık enflasyonun 0,50 puan düşerek yüzde 32,11 seviyesinde gerçekleştiği anımsatılarak, aylık bazda haziranda enerji fiyatları gerilerken ana gruplar genelinde fiyat artışlarının bir önceki aya kıyasla yavaşladığı bildirildi.

Bu dönemde yıllık enflasyonun enerji ve hizmet gruplarında azaldığı, diğer ana gruplarda sınırlı miktarda yükseldiği belirtilen özette, B endeksinin (enerji, işlenmemiş gıda ürünleri alkollü içecekler ve tütün ile altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı 0,12 puan azalışla yüzde 31,18’e gerilerken C endeksinin (enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içecekler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE) yıllık değişim oranı 0,60 puan düşüşle yüzde 29,84 olmuştur. ifadeleri kullanıldı.

Özette, yıllık tüketici enflasyonuna enerji ve hizmet gruplarının katkısının bir önceki aya kıyasla sırasıyla 0,37 ve 0,21 puan azaldığı, alkol-tütün-altın ve temel mallar gruplarının katkısının sırasıyla 0,06 ve 0,02 puan arttığı kaydedilerek gıda ve alkolsüz içeceklerin katkısının ise değişmediği kaydedildi.

Haziranda aylık bazda enerji fiyatlarında gözlenen düşüşte elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki artışa karşın uluslararası petrol fiyatlarında söz konusu dönemdeki gerileme ile düşen akaryakıt fiyatlarının etkili olduğu ifade edilen özette, bu dönemde gıda fiyatlarındaki ılımlı seyirde sebze ürünleri öncülüğünde fiyatları gerileyen işlenmemiş gıda alt grubunun rol oynadığı, işlenmiş gıdada aylık enflasyonun yüksek seyrini koruduğu bildirildi.

Özette, şu değerlendirmelere yer verildi:

Diğer taraftan, alkollü içecekler ve tütün grubunda fiyatlar yükselmiş, bu gelişmede tütün ürünlerindeki üretici firma kaynaklı fiyat artışları öne çıkmıştır. Hizmet grubunda aylık enflasyon, akaryakıt fiyatları düşüşüne bağlı olarak ulaştırma hizmetlerindeki fiyat artışının sınırlı kalmasıyla yavaşlamıştır. Temel mal grubunda fiyatlar, geçtiğimiz iki ayda yeni sezona geçişin belirgin etkilerinin izlendiği giyim ve ayakkabı alt grubunda indirimlerin etkisiyle düşerken dayanıklı mallarda nispeten ılımlı seyrini sürdürmüştür. Enflasyonun ana eğilimi, haziran ayında sınırlı bir miktar gerilemiştir. Mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon, B ve C endeksinde bir önceki aya kıyasla düşüş göstermiştir. Fiyat artışları, B endeksini oluşturan gruplardan temel mal ve işlenmiş gıdada görece yatay seyrederken hizmet grubunda zayıflamıştır. Diğer taraftan, dağılım bazlı ana eğilim göstergelerindeki yavaşlama görece düşük kalmıştır. TCMB bünyesinde takip edilen göstergeler, üç aylık ortalamalar bazında ise sınırlı bir miktar artış kaydetmiştir.

Hava yolu ile yolcu taşımacılığı ücretlerinde düşüş izlenmiştir

Özette, haziran itibarıyla üç aylık ortalamalar bazında mevsim etkilerinden arındırılmış enflasyonun bir önceki aya kıyasla hizmet sektöründe gerilerken temel mallarda ise yükseldiği bilgisi verildi.

Bu gelişmede, savaşın etkilerinin belirgin olduğu petrokimya ürünleri ile bağlantısı güçlü olan diğer temel mal kalemlerinin etkisinin hissedildiği ifade edilen özette, Hizmet sektöründe hakim olan fiyatlama davranışı, önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına neden olmakta ve hizmet enflasyonu mallara göre yüksek seyretmektedir. Haziran ayı itibarıyla yıllık bazda mal enflasyonu yüzde 28, hizmet enflasyonu ise yüzde 40 civarında seyretmektedir. ifadelerine yer verildi.

Özette şunlar kaydedildi:

Alt gruplar bazında incelendiğinde yıllık enflasyon, haberleşme grubunda bir miktar yükselirken lokanta ve otel grubunda yataya yakın seyretmiş, diğer alt gruplarda ise gerilemiştir. Yakın dönemde yüksek aylık artışlar kaydeden ulaştırma hizmetleri fiyatları, akaryakıt fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak haziran ayında yüzde 0,58 ile sınırlı bir oranda yükselmiştir. Bu dönemde hava yolu ile yolcu taşımacılığı ücretlerinde düşüş izlenmiştir. Kira aylık enflasyonu, kontrat yenileme oranındaki mevsimsel artışların da etkisiyle yüzde 2,66 olarak gerçekleşmiş, bu grupta yıllık enflasyon 1,90 puan düşüşle yüzde 47,87 olmuştur. Bu dönemde aylık enflasyon, lokanta-otel grubunda (yüzde 2,11) konaklama hizmetlerine de bağlı olarak mevsimsel etkilerle artarken haberleşme grubunda önceki aya benzer bir oranda (yüzde 1,60) gerçekleşmiştir.

Özette, yurt içi üretici fiyatlarının haziranda yüzde 1,80 artarken yıllık üretici enflasyonunun 0,84 puan düşerek yüzde 28,09 olarak gerçekleştiği hatırlatıldı.

Ana sanayi gruplarına göre incelendiğinde, enerji fiyatlarının artış oranının bir önceki aya kıyasla yavaşlamasına rağmen öne çıkmaya devam ettiği belirtilen özette, aylık fiyat artışının dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,24 ile sınırlı kaldığı bildirildi.

Özette, sektörel bazda incelendiğinde ham petrol ve doğal gaz, kömür ve linyit, elektrik-gaz ile tütün ürünlerinin görece yüksek fiyat artışı gösteren alt grupları oluşturduğu kaydedildi.

Haziranda uluslararası emtia fiyatlarının, enerjide daha belirgin olmak üzere gerilediğine işaret edilen özette, bununla uyumlu olarak FAO gıda fiyatları endeksinin, haziranda şeker ve tahıl fiyatları öncülüğünde sınırlı miktarda gerilerken yağlardaki fiyat artış eğiliminin sürdüğü ifade edildi.

Özette şu değerlendirmeler yer aldı:

Temmuz ayının ilk üç haftası itibarıyla tarımsal emtia fiyatları artış göstermiş, enerji emtia fiyatları da tırmanan jeopolitik gerilimin etkisiyle yeniden yükselme eğilimine girmiştir. Ham petrol fiyatlarındaki yüksek oynaklık sürmektedir. Haziran ayında gerileyen Brent petrol fiyatları, temmuz ayının üçüncü haftası itibarıyla 92 ABD doları seviyesine ulaşmıştır. Benzer şekilde TTF doğal gaz fiyatları, haziran ayındaki gerileme sonrasında temmuz ayının aynı dönemi için yükselmiştir. Altın fiyatlarındaki düşüş eğilimi, son dönemde de sürmektedir. Jeopolitik gelişmelere ilişkin belirsizlikler başta enerji ve ham madde akışında kesintilere neden olarak üretim maliyetlerini artırmakta ve küresel ölçekte enflasyonist baskı oluşturma riski taşımaktadır.

Jeopolitik gelişmelerle nisan ve mayıs aylarında tarihsel ortalamasının belirgin biçimde üzerinde gerçekleşen Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi, haziran ayında gerilemekle birlikte görece yüksek seyretmeye devam etmiştir. tespitine yer verilen özette şu bilgiler paylaşıldı:

Hürmüz Boğazı kaynaklı riskler varlığını korumakta, küresel navlun maliyetleri olumsuz seyretmektedir. Küresel ve Çin’e yönelik konteyner fiyat endekslerinde mart ayından itibaren görülen yükseliş devam etmektedir. Kuru yük taşımacılık maliyetleri, haziran ayında kaydettiği gerileme sonrası temmuz ayında dalgalı bir seyir izlemektedir. Öte yandan, döviz kuru sepeti, temmuz ayının ilk üç haftası itibarıyla ılımlı seyrini sürdürerek maliyet baskılarını kısmen sınırlamıştır. Mevsimsel etkilerden arındırılmış imalat sanayi PMI verileri, haziran ayında girdi ve fiyat endekslerinde zayıflama gösterirken teslim sürelerinde de kısmi bir düzelmeye işaret etmiştir.

Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları, dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir

Özette, temmuzda piyasa katılımcılarının enflasyon beklentilerinde kısmi yükseliş gözlendiği vurgulandı.

Piyasa Katılımcıları Anketi'nin sonuçlarına göre, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin 0,1 puan yükselerek yüzde 29,2 seviyesinde, 2027 yıl sonu enflasyon beklentisinin 0,1 puan artışla yüzde 21,5 düzeyinde gerçekleştiği belirtilen özette, 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi 0,2 puan yükselerek yüzde 24 olurken 24 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisinin 0,5 puan azalışla yüzde 17,8 olarak ölçüldüğü bildirildi.

Özette, 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisinin ise 0,4 puanlık düşüşle yüzde 11,5 olarak gerçekleştiği kaydedildi.

Reel sektör beklentilerine bakıldığında firmaların 12 ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisinin, haziranda yatay seyrederek yüzde 33,1 seviyesinde ölçüldüğü bilgisi verilen özette, Aynı dönemde hane halkının 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 3,4 puan düşüşle yüzde 46,1 seviyesine gerilemiştir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları, dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir. ifadeleri kullanıldı.

Özette, öncü verilerin ana eğilimin temmuz ayında geçici olarak yükseleceğini ima ettiğinin altı çizilerek, şu değerlendirmelere yer verildi:

Mevsimsellikten arındırıldığında, aylık hizmet enflasyonunda yükseliş gözlenmekte, bu gelişmede sağlık hizmetleri fiyatlarının etkisi öne çıkmaktadır. SGK Sağlık Uygulamaları Tebliği'nde yapılan muayene katılım payı düzenlemesinin temmuz ayında aylık tüketici enflasyonunu 0,22 puan artıracağı öngörülmektedir. Buna ek olarak temmuz ayında sağlık hizmetleri fiyatları üzerinde Türk Tabipleri Birliği tarife artışlarının yansımaları da gözlenecektir. Kira enflasyonunun kontrat yenileme oranındaki mevsimsel etkilerle aylık bazda bir miktar yükselse de yıllık bazda yavaşlamaya devam edeceği değerlendirilmektedir. Temel mal grubunda, giyim ve ayakkabı tarafında temmuz ayında sezon indirimlerinin geçen seneye kıyasla daha sınırlı kalacağı tahmin edilmektedir. Dayanıklı tüketim mallarında ise aylık enflasyonun beyaz eşya ve mobilya fiyatlarındaki gelişmelere istinaden bir miktar yükselmesi beklenmektedir. İşlenmemiş gıda fiyatlarında sebze fiyatları kaynaklı artış gözlenirken işlenmiş gıda fiyatlarının artış oranında yavaşlama öngörülmektedir.

Özette, gıda grubuna ilişkin öncü veriler bütün olarak değerlendirildiğinde grubun yıllık enflasyonunda yükselişe işaret ettiği bildirildi.

Son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerle küresel enerji fiyatlarında yeniden yükseliş izlendiğine işaret edilen özette, bu doğrultuda mayıs ve haziranda gerileyen yurt içi enerji fiyatlarının temmuz ayında akaryakıt ve elektrik fiyatları öncülüğünde aylık bazda yükseleceğinin öngörüldüğü belirtildi.

Özette, elektrik fiyatlarında gerek piyasa takas fiyatı gerekse Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) gelişmeleri neticesinde Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) kaynaklı yükseliş beklendiği kaydedilerek, şunlar ifade edildi:

Akaryakıt fiyatlarında 6 aylık Yİ-ÜFE artışının ima ettiği maktu vergi güncellemesinin temmuz ayı için uygulanmaması olumlu bir gelişme olurken yeniden yükseliş eğilimine giren ham petrol fiyatları ve aynı döneme denk gelen eşel mobil sisteminden kademeli çıkış stratejisi, enflasyon görünümünü olumsuz yönde etkilemektedir. Maktu vergi güncellemesinin de etkisiyle temmuz ayında alkollü içecek fiyatlarında artış kaydedilmektedir. Tütün ürünlerinde nispi ÖTV oranı düşürülürken maktu verginin artırılmasının enflasyon üzerindeki yukarı yönlü etkisinin ise ağustos ayında gözlenebileceği değerlendirilmektedir. Yakın dönemde açıklanan ek gümrük vergilerinin tüketici enflasyonuna etkisinin, kapsamdaki ürünlerin toplam ithalat ve tüketimdeki düşük payı nedeniyle oldukça sınırlı olması beklenmektedir. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir.

Kurul, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır

Özette, Kurul (Para Politikası Kurulu) politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar verildiği ve Kurulun ayrıca Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tuttuğu anımsatıldı.

Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceği vurgulanan özette şu bilgiler paylaşıldı:

Kurul, politika faizine ilişkin atılacak adımları, enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması, ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir.

Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.

(Bitti)

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti