MHP Genel Başkanı Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu 23. Dönem Sertifika Töreni'nde konuştu:
Ankara — Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına alınmış tarihi bir sorumluluktur. 21. yüzyılın 'Türk ve Türkiye Yüzyılı' olabilmesinin en temel şartı elbette ki kendi içimizde bir ve bütün olmayı başarmaktır. Bunun için ortaya koyduğumuz öncelikli hedef de Terörsüz Türkiye'dir. - Terörsüz Türkiye, bölgesel çatışmalar ve zamanın ruhunu okuyan bir devlet politikasıdır. Bu politika hem siyasi hem ahlaki hem de gelecek nesillerimize karşı tarihi bir sorumluluktur
Ankara Haberleri — MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına alınmış tarihi bir sorumluluktur. 21. yüzyılın 'Türk ve Türkiye Yüzyılı' olabilmesinin en temel şartı elbette ki kendi içimizde bir ve bütün olmayı başarmaktır. Bunun için ortaya koyduğumuz öncelikli hedef de Terörsüz Türkiye'dir. dedi.
Bahçeli, MHP Genel Merkezi'nde düzenlenen Siyaset ve Liderlik Okulu 23. Dönem Sertifika Töreni'ne katıldı.
Bahçeli, burada yaptığı konuşmada Siyaset ve Liderlik Okulu'nun 17 yılı aşan eğitim sürecinde 23. dönemde öğrenim gören 40 kişiyle toplam 820 kişinin sertifika aldığını söyledi.
Bahçeli, 23. Dönem'in temasının Bilim-Bilgi-Kültür olarak belirlendiğini hatırlatarak, Bilgi ancak ve ancak anlayış ile anlam kazanır ve anlayış, amel arasında kurulan ahengin en ayırt edici vasfıdır. Akılsız bir bilgi neredeyse bilgisizlik olarak düşünülür ve bunun akıl idrak ile tedavi edilmesi gerektiği öğütlenir. Bilgi, akıl ve eylem arasındaki ahenkli bir birlikteliği ihtiva ederse ortaya ideal olan sonuçlar çıkar. diye konuştu.
Yusuf Has Hacib'in ahlak anlayışının üç temel kavramla birbirine perçinlenmiş olarak görüldüğünü, ancak bunları anlamlı fiillere dönüştürecek olanın da bilgi olduğunun unutulmaması gerektiğini söyleyen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
Türklerde bilgi ve kültür ilişkisi, salt teorik bir bilgi birikiminden ziyade, hayatın her alanına sirayet eden ve 'Türk Bilgeliği' olarak adlandırılan pratik bir erdem ve yaşam tarzı üzerine inşa edilmiştir. Türklerin binlerce yılı aşkın bir süredir farklı coğrafyalarda, çeşitli din ve alfabe değişikliklerine rağmen kimliklerini koruyarak varlıklarını sürdürebilmelerinin temelinde bu köklü bilgelik geleneği yatmaktadır. Türk kültüründe bilgi ile kültürün kaynaştığı ana dayanak noktası Türk töresidir. Töre, sadece yazılı olmayan yasalar değil, Türk milletinin genel kabul görmüş hayat tarzını, insan anlayışını ve evren algısını temsil eden ortak bir bilgi yekunudur.
Bu bağlamda bilgi, toplumun ortak tecrübesiyle şekillenir ve töreye bağlılık, Türklerin belirleyici kültürel özelliği olarak öne çıkar. Töre bir bilgi kalıbını temsil ederken, bilgelik bu bilginin yeni durumlara dinamik bir şekilde uygulanmasıdır. Türk düşünce geleneğinde 'bilgi sahibi' ile 'bilge' arasında önemli bir ayrım vardır. Bilgi, ancak kişisel sezgi ve milletin irfanıyla bilgeliğe dönüşür. Bilgi sahibi, sadece dış dünyaya ait bilgilere sahip olan kişiyken, bilge, bu bilgileri kendi varlığıyla ilişkilendiren, 'kendini bilen' ve bilgisini erdemli eylemlere dönüştüren kişidir. Dolayısıyla bilgi, ancak kültürel değerlerle ve erdemle birleştiğinde 'hikmet' seviyesine ulaşır ve toplumda saygı görür.
Orhun Yazıtlarında devlet adamlarının adlarının önünde bilge sıfatının bulunmasının, bilginin yönetim ve kültürle ne kadar iç içe olduğunun önemli bir göstergesi olduğuna dikkati çeken Bahçeli, bilgi ve kültür arasındaki bu ilişkiyi pekiştiren en önemli unsurlardan birinin de dil olduğunu vurguladı.
- Batılı ülkelerin ikiyüzlülüğü
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 21. yüzyılda dünya düzeninin yeniden şekillendiğini belirterek, Batı ve Doğu'nun değerler sistemi çatışmakta, bu gidişat bütün milletleri büyük bir öngörülemezliğin içine doğru sürüklemektedir dedi.
Batı'nın yüzlerce yıldır inşa ettiği değer dünyasının, reel dünyada karşılığı olmayan, kendi çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir anlam ve önem ihtiva etmeyen bir boşluğa düştüğünü aktaran Bahçeli, Modern dünyanın değerlerini kendi toplumlarının refahı ve ötekileri sömürmenin aracı olarak kullanmaları, Batılı ülkelerin ikiyüzlülüğünü açık bir şekilde ortaya koymuştur. ifadelerini kullandı.
Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Bugünkü dünya sisteminin aktörlerinin, idealize ederek batı dışı dünyaya dayatmaya çalıştıkları değerleri sömürü düzenlerini devam ettirmenin bir aracı olarak kullanmaları, bu değerleri içi boş, sadece kavramsal gerçekliği olan ama ameli karşılığı bulunmayan retoriğe dönüştürmüştür. Batı, 'ötekisi' olarak gördüğü bütün toplumları daha fazla sömürmek için 'kültürel ve moral değerler' ile oynamıştır.
Onları tarihsel bağlarından koparmış ve kendi zenginliklerini devam ettirmeye hizmet edecek bir yaşam biçimine mahkum etmiştir. Batı, batı dışı milletleri kendi çıkarları doğrultusunda kategorize etmekten, tanımlamaktan da geri kalmamıştır. Bugün, az gelişmiş ya da gelişmekte olan devletler şeklinde kalıplaşan tanımlamalar tam anlamıyla batılı akılla yapılan sınıflandırmanın ürünüdür.
Tarihte birçok defa başarıldığı gibi tekrar Türkçe bir dünya kurumanın eşiğinde olduğumuz bilinmelidir ifadelerini kullanan Bahçeli, şunları söyledi:
Bunun adı 'Türk ve Türkiye Yüzyılıdır' ve tarih ırmağı bu yatağa doğru akmaktadır. Unutulmamalıdır ki bu coğrafyada gerçekleşen her olay, sonuçları itibarıyla sadece bölge ile sınırlı kalmayacak ve bütün dünyayı etkileyecektir. Bu coğrafya yüzlerce devletin beşiğini sallamış ve salasını vermiştir. Bu tarihin herkese tembihi, şüphe götürmez bir gerçekliğidir. Üzerinde yaşadığımız coğrafya büyük imparatorluklar coğrafyasıdır, anılar ve tarih burada çok güçlüdür. Bunun aksini iddia edenler, tarihle ve Türk ile kavga etmeyi göze almalıdır. İnancımız tamdır. Gözümüz karadır. Kılıcımız keskindir. Yolumuz hak yoludur.
Bu coğrafyada var olmak, varoluş iradesi göstermek ve varoluş iradesinden kaynaklı tasavvur sahibi olmak kuşkusuz köklerinizin ve kültürünüzün derinliği ile doğru orantılıdır. Türkler bu coğrafyada 'Beylikler', 'İmparatorluklar' ve 'Milli Devlet' olarak varlık göstermişlerdir ve bu ebediyen devam edecek bir durumdur. Tarihsel açıdan Anadolu'da bin yıldır millet aynı millet, devlet aynı devlettir. Değişen sadece yönetim biçimleridir. Bu da tarihi gerçekliğe ve zamanın ruhuna uygun ve tarih içinde olmanın doğal sonucudur.
- Bölgemizde kaos, çatışma ya da savaş istemiyoruz
Bölgesel istikrarsızlık, jeopolitik çatallaşma ve küresel kırılganlıkların Türkiye'nin her daim güçlü olması tespitini ortaya koyduğunu belirten Bahçeli, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Yurtta sulh, cihanda sulh sözüne derin anlam atfettiklerini vurguladı.
Bahçeli, Bölgemizde kaos, çatışma ya da savaş istemiyoruz. Ancak bizim dışımızdaki gelişmeler bu süreçleri tetikliyor, bu durum bize daha fazla çalışma, ortak bir irade ile var olma zorunluluğunu telkin ve tembih ediyor. diye konuştu.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yeni dünya düzeninde hem düşünce hem de meta üretiminde söz sahibi olmasını zorunlu kıldığını ifade eden Bahçeli, Bu zeminin hazırlanması için her türlü fedakarlıkta bulunulması ve buna uygun politika geliştirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluk olarak karşımızda duruyor. Zaman, stratejik bir hedefe doğru ilerlediği sürece anlamlıdır. Dolayısıyla 21. yüzyılı 'Türk ve Türkiye Yüzyılı' olarak değerlendiren Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakının iradesiyle gelecek bizim olacaktır. değerlendirmesinde bulundu.
- Terörsüz Türkiye Türk milletinin kardeşlik projesidir
Dünya ve bölgesel süreçler ile iç politik gelişmelerin bugün tam olarak çöl metaforunu çağrıştırdığını aktaran Bahçeli, Çöl, belirsizlik ve güvensizlik mekanıdır. Her zaman değişimin hızlı olduğu bu mekanda istikrarsızlık ve öngörülemezlik hakimdir. Hedefinize ulaşacak yönü tayin etme ve doğru yolu bulma oldukça zordur. Bu mekanda yol bulmak ancak tecrübeyle mümkündür ve ataların sesine, tarihin tecrübesine kulak vermeyi gerekli değil zorunlu kılmaktadır. ifadelerini kullandı.
Bugünün içinde dün olduğunu, yarının içinde de bugünün olacağını belirten Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:
Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına alınmış tarihi bir sorumluluktur. 21. yüzyılın 'Türk ve Türkiye Yüzyılı' olabilmesinin en temel şartı elbette ki kendi içimizde bir ve bütün olmayı başarmaktır. Bunun için ortaya koyduğumuz öncelikli hedef de Terörsüz Türkiye'dir. Terörsüz Türkiye, öngörülemezlik, güvensizlik ve belirsizlikle malul ve çöl metaforu ile tanımlayabileceğimiz dünya durumunda, tarihsel tecrübeye, atalarının sesine kulak vererek yönünü tayin etmek isteyen Türk milletinin kardeşlik projesidir.
Terörsüz Türkiye, emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır. Terörsüz Türkiye, dünya dengeler sisteminde Türkiye'yi en sağlıklı, en sağlam pozisyona yerleştirmek Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini, bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır. Terörsüz Türkiye, bölgesel çatışmalar ve zamanın ruhunu okuyan bir devlet politikasıdır. Bu politika hem siyasi hem ahlaki hem de gelecek nesillerimize karşı tarihi bir sorumluluktur. Bu düşünce ile kararlar almalı, kendimizi değil, milletimizin huzurunu, refahını rehber edinmeliyiz.
- Bu taşın altına el değil, beden konulduğunun bilincinde olmalıyız
Terörsüz Türkiye politikasının bin yıllık kardeşlikten ilham aldığını, Cumhur İttifakı olarak devlet ve millet adına bu taşın altına el değil, beden konulduğunun bilincinde olmalıyız. ifadelerini kullanan Bahçeli, Basit siyasi çıkarları adına iç dünyası yoksullaşmış olanların bunu idrak etmeleri mümkün olsa da itiraf etmeleri çok zor hatta gayri mümkündür. Nefsine teslim olmuşların, hakikate gözünü kapatanların, kulaklarını tıkayanların devlet ve millete vereceği hiçbir şey yoktur dedi.
Terörsüz Türkiye politikasının bölge ve ülke açısından makul bir stratejik konumlanma olduğunu belirten Bahçeli, Görmeyenler içinse zaten hayat bir çöldür diye konuştu.
Siyaset ve Liderlik Okulu'nun 23. dönemini tamamlayan katılımcılara başarılar dileyen Bahçeli, okul yöneticileri ile katkı sunan öğretim üyelerine teşekkürlerini iletti, tüm katılımcıların ve Türk-İslam aleminin Kurban Bayramı'nı tebrik etti.
-Devlet Kapısı isimli eser hediye edildi
Konuşmaların ardından dönem öğrencilerine sertifikaları verildi.
Siyaset ve Liderlik Okulu 23. Dönem öğrencileri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye Anadolu Selçuklu Devleti mimarisinden esinlenerek hazırlanan Konya İnce Minareli Medrese taç kapısının minyatürü olan, her iki yanında Allah ve Hz. Muhammed yazan, alt köşelerde sonsuzluğu simgeleyen hayat ağacı, kenar kanadında Fetih Suresi ve Yasin Suresi'ne yer verilen Devlet Kapısı isimli eseri hediye etti.
Program kapsamında MHP Genel Merkezi önüne Biz Kardeşiz adlı ağaçlar dikildi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin Türkiye Cumhuriyeti'ni kucaklayan anlayışını simgelemesi amacıyla köknarın yürütmeyi, sedirin yargıyı, ladinin ise yasamayı temsil ettiği belirtildi.
Etkinliğe katılanlara bin yıllık kardeşlik temasıyla köknar, sedir ve ladin tohumları hediye edildi.