Moldova bağımsızlığının 35. yılını kutluyor
Kişinev / Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla 1991'de bağımsızlığını elde eden Moldova, AB'ye üyelik sürecini ilerletirken Rusya'dan uzaklaşma politikası izliyor - Transdinyester sorunu ve Gagauz Özerk Yeri'ndeki siyasi ayrışmalarla karşı karşıya kalan Moldova'da, Romanya ile birleşme ihtimali de zaman zaman gündeme geliyor
Kişinev Haberleri : DMİTRİ CHİRCİU - Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) dağılmasıyla 1991’de ilan ettiği bağımsızlığının 35. yılını kutlayan Moldova, Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik sürecini ilerletirken Rusya'yla ilişkilerinde mesafeyi artırıyor.
Eski SSCB'den ayrılan Moldova'da parlamento, 27 Ağustos 1991'de bağımsızlık bildirgesini kabul etti.
Bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Batı ile ilişkilerini geliştirmeye yönelen Moldova, AB ile 1994’te ortaklık ve işbirliği anlaşması imzaladı. 1998’de yürürlüğe giren anlaşma, taraflar arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin temelini oluşturdu.
Cumhurbaşkanı Maia Sandu'nun 2020'de seçilmesi ve kurduğu Eylem ve Dayanışma Partisinin (PAS) 2021'de iktidara gelmesiyle ülkenin Avrupa'ya yönelimi güçlendi.
AB'ye katılım için 2022'de başvuran Moldova'ya aynı yıl aday ülke statüsü verilerek 2024'te üyelik müzakereleri başlatıldı. Ülkede, AB’ye katılım hedefinin anayasaya dahil edilmesi amacıyla 2024'te düzenlenen referandumda ise vatandaşlar anayasa değişikliğini küçük bir farkla kabul etti.
2030’a kadar AB’ye üye olmayı hedefleyen Moldova’nın Avrupa entegrasyonu, dış ve iç politikasının temel gündemlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Rusya ile ilişkiler geriledi
Moldova yönetiminin Batı yanlısı politikası, Rusya ile ilişkilerin son yıllarda ciddi biçimde gerilmesine yol açtı.
Moskova'dan uzaklaşma politikasını izleyen Kişinev, devam eden savaşta Ukrayna’ya siyasi destek vererek Rusya'yı Moldova’nın iç siyasetine müdahale etmek, güvenliğine tehdit oluşturmak ve Avrupa entegrasyonunu engellemekle suçladı.
Ülkede, Rusça yayın yapan bazı medya kuruluşlarına yönelik kısıtlamalar getirildi, Rus Evi olarak bilinen Rusya Kültür Merkezinin faaliyetleri sonlandırıldı.
Rusya ile Moldova, enerji kaynakları alanında da sorunlar yaşadı. Eskiden doğal gaz ihtiyacının önemli kısmını Rusya’dan karşılayan Moldova, Romanya gibi Avrupa ülkeleri üzerinden alternatif tedarik kanallarına yöneldi.
Zaman zaman karşılıklı olarak diplomatlarını sınır dışı eden iki ülke arasında, insansız hava araçları (İHA) kaynaklı gerginlik de baş gösterdi. Son olarak Kişinev, Ukrayna sınırına yakın topraklarında İHA'ların düşmesinden Rusya'yı sorumlu tutarak, Kişinev Büyükelçisini istişareler için çağırdı.
BDT ve AEB'den uzaklaşma
Batı’ya yönelişiyle Doğu ekseninden uzaklaşan Moldova, 1994’te katıldığı Bağımsız Devletler Topluluğundan (BDT) çıkma yönünde adımlar attı.
Kişinev yönetimi, 2022’den itibaren BDT toplantılarına katılımı askıya alırken sonraki yıllarda topluluk kapsamında imzalanan çok sayıda anlaşmadan çekildi, bu yıl ise ülkenin BDT üyeliğinden çıkmasına karar verdi.
Moldova, 2018’de gözlemci statüsü aldığı Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ile ilişkilerini de giderek zayıflattı.
Moldova’nın Romanya ile birleşmesi ihtimali
Moldova’nın Avrupa’ya entegrasyon süreciyle birlikte komşu ülke Romanya ile birleşmesi ihtimali, son dönemde yeniden tartışma konusu oldu.
Cumhurbaşkanı Sandu’nun, olası bir referandumda ülkesinin Romanya ile birleşmesi için oy kullanacağı yönündeki açıklaması, konuyu yeniden gündeme getirdi. Sandu, vatandaşların çoğunun kendisiyle aynı görüşü paylaşmadığını, bu nedenle Kişinev'in AB ile entegrasyonunun daha gerçekçi bir hedef olduğunu belirtse de birleşmenin Moldova’nın AB’ye entegrasyonunu hızlandırabileceğini savundu.
Romanya da Moldova'yla olası bir birleşme referandumuna olumlu yaklaştı. Cumhurbaşkanı Nicușor Dan, birleşme kararının Moldova halkına ait olduğunu, halkın bu yönde irade ortaya koyması halinde, Romanya’nın buna göre hareket edeceğini bildirdi. Romanya Temsilciler Meclisi ise ülkenin Moldova ile birleşmesini öngören yasa teklifini onayladı.
Transdinyester meselesi
Moldova’nın bağımsızlığından bu yana karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri, Dinyester Nehri’nin doğu kıyısında, Rusya’nın desteğiyle tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Transdinyester bölgesi.
Bağımsızlık ilanından sonra Moldova ile Transdinyester arasında başlayan silahlı çatışmalar, Temmuz 1992’de ateşkesle son buldu.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) şemsiyesi altında 1993'te meselenin çözümüne ilişkin 5+2 formatında (Moldova, Transdinyester, Ukrayna, Rusya, AGİT ile AB ve ABD) başlayan süreç ise sonuç vermedi.
Kişinev, bu bölgenin, Moldova’nın anayasal alanına yeniden dahil edilmesini savunuyor, Rusya’nın bölgedeki askeri varlığının sona erdirilmesini talep ediyor.
Transdinyester’deki varlığını sürdüren Rusya ise bölge sakinlerinin haklarını ve güvenliğini dış politikasının öncelikleri arasında tutmayı sürdürüyor.
Bu doğrultuda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, mayıs ayında, Transdinyester sakinlerinin Rus vatandaşlığı edinmesini kolaylaştıran bir karar imzaladı.
Yaklaşık 220 bin Rus vatandaşının yaşadığı Transdinyester’in sözde yönetimi ise daha önce, Kişinev’in baskılarına karşı Rusya’dan koruma talep etti.
Gagauz Özerk Yeri'yle siyasi ayrışmalar
Moldova’nın güneyinde Bucak olarak adlandırılan topraklarda yaşayan Gagauz Türkleri, ülkenin siyasi dengelerinde önemli bir yere sahip.
Gagauzlar, eski Sovyetler Birliği’nin dağılması sürecinde 19 Ağustos 1990’da cumhuriyet ilan etti. Hiçbir ülke tarafından tanınmayan bu yapı, yaklaşık 4 yıl varlığını sürdürdü.
Türkiye’nin arabuluculuk rolüyle de Kişinev ve Komrat arasında sağlanan uzlaşı sonucunda, 23 Aralık 1994’te Moldova sınırları içinde özel hukuki statüye sahip Gagauz Özerk Yeri kuruldu.
Kişinev ile Komrat arasındaki ilişkiler, son yıllarda Moldova’nın Avrupa entegrasyonu politikası ve Gagauz Özerk Yeri'ndeki Rusya’ya yakın siyasi eğilimler nedeniyle geriledi.
Gerilim, Gagauz Özerk Yeri Başkanı Yevgeniya Gutsul hakkındaki dava süreciyle birlikte daha da arttı. Gutsul, Moldova’da yasaklanan Şor Partisi’nin yasa dışı finansmanına ilişkin davada 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Buna tepki gösteren Komrat, kararı siyasi olarak nitelendirirken, Kişinev sürecin hukuki nitelikte olduğunu savundu.
Kişinev ile Komrat arasındaki anlaşmazlıklar, bölgenin özerklik yetkileri ve bölgesel kurumların işleyişi konusunda da devam etti.
Gagauz Halk Meclisi için seçimlerin düzenlenmesine ilişkin hukuki anlaşmazlıkların yaşanmasının ardından Moldova Anayasa Mahkemesi, temmuzda, 23 Aralık 1994 tarihli Gagauz Özerk Yeri'nin özel hukuki statüsüne dair kanundaki bazı maddeleri anayasaya aykırı buldu. Mahkeme kararıyla bölgenin merkezden bağımsız olarak seçim komisyonu oluşturma ve seçim düzenleme, adalet, içişleri, bilgi ve güvenlik yetkililerini belirleme hakları kaldırıldı.
Türkiye-Moldova ilişkileri
Moldova’yı tanıyan ilk ülkelerden biri olan Türkiye, Kişinev ile 1992’de diplomatik ilişkiler kurdu.
İkili ilişkiler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2018’de Moldova'yı ziyaret etmesiyle ivme kazandı ve stratejik ortaklık seviyesine çıkarıldı. Bu gelişmeyi, 2019'da Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin, 2020'de de Ortak Stratejik Planlama Grubu’nun ilk toplantılarının yapılması takip etti.
Ülkeler arasında üst düzey temaslar sonraki yıllarda da devam etti. Moldova Cumhurbaşkanı Sandu’nun nisanda Antalya Diplomasi Forumu'na katılması ve Erdoğan'la görüşmesi, bu temasların son örneklerinden biri oldu.
Moldova'nın toprak bütünlüğünden yana olan Türkiye, 30 yılı aşkın süredir Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) aracılığıyla ülkede sosyal ve ekonomik projeleri hayata geçiriyor. Türkiye'nin Gagauz Özerk Yeri'ne eğitim ve kalkınma desteği de sürüyor.