MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, AA Finans Masası'na konuk oldu: (2)

TAKİP ET

Ekonomi / Bugün mesela Dünya Ticaret Örgütünü kaç ülke dinliyor, gerçekten Dünya Ticaret Örgütünün kriterlerine ya da yönetmeliklerine uyarak kaç ülke kaldı ticaret yapan? Bu bir soru işareti, bakılsa çok az. Dünyanın genel anlamda o regülatif düzenini kaybettiği ve herkesin işine geleni yapmayı tercih ettiği bir dönemden geçiyoruz ama bizim için tüm bu süreçler risk barındırdığı kadarıyla fırsat da barındırıyor diye düşünüyorum - MÜSİAD olarak daha çok bu dönem Afrika, Orta Doğu ama Orta Doğu'nun daha çok Arap coğrafyası, daha çok Suudi Arabistan ve etraf ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri üzerine endeksleniyoruz. Ben önümüzdeki ay Tanzanya'ya bir ziyarette bulunacağım. Onun sonrasında Senegal ve Gana programımız var, buralarda ticaret merkezleri kurmayı düşünüyoruz

Ekonomi Haberleri : Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.

OVP’deki 450 milyar dolarlık ihracat hedefine değinen Özdemir, Türkiye'nin yeni pazarlara açılması gerektiğini dile getirdi.

Özdemir, dünyada ciddi bir rekabet problemi olduğunu belirterek, Çin'in baskısı, dış pazarlarda küçülen bir Avrupa pazarı var. Dolayısıyla bunların hepsi aslında daraltıcı faktörler. Etrafımızda çokça savaş var. Yani bizim çokça ticaret yapmış olduğumuz Irak gibi, Körfez ülkeleri gibi ya da Rusya gibi, Ukrayna gibi bu bölgelerin tamamında da jeopolitik krizler var. Açıkçası bundan belki 8-10 sene öncesi için Türkiye sanayicisi açısından açısından en etkin durumdaki pazarların birçoğu bugün ciddi anlamda küçülmüş durumda. Buna rağmen biz ihracat hacmimizi artırabiliyorsak ki artırdık, bu son derece önemli bir başarıdır ama tabii 450 milyar dolar gibi de bir hedef var. İşte bu hedefi oluşturabilmemiz için yeni yatırımlar yapmamız lazım. ifadelerini kullandı.

Avrupa tarafında ciddi bir daralmanın olduğunu kaydeden Özdemir, Enteresandır ama bu Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmalar ve belirsizlik nedeniyle Avrupa'dan Doğu Asya ülkelerine yapılacak bir kısım siparişlerin son dönemde ülkemize girdiğini görüyoruz, tekstil gibi mobilya gibi alanlarda. Açıkçası etrafımızdaki bu kaos bazen bizim işimize de yarıyor. Genel itibarıyla tabii ki çeper ülkelerimizde ve bizim özellikle çokça rekabetçi olduğumuz, çok rahat ürün ulaştırabildiğimiz, lojistik anlamında avantajlarımızı kullanabildiğimiz birçok etraf ülkelerimizde maalesef ya siyasi krizler ya savaş ya ekonomik problemler var. dedi.

Burhan Özdemir, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Dolayısıyla biz MÜSİAD olarak daha çok bu dönem Afrika, Orta Doğu, ama Orta Doğu'nun daha çok Arap coğrafyası, daha çok Suudi Arabistan ve etraf ülkeleri ve Türk Cumhuriyetleri üzerine endeksleniyoruz. Ben önümüzdeki ay Tanzanya'ya bir ziyarette bulunacağım. Onun sonrasında Senegal ve Gana programımız var. Buralarda ticaret merkezleri kurmayı düşünüyoruz. Üyelerimizin ürünlerini ilgili ülkelerdeki serbest bölgelerde, kuracağımız ticaret merkezlerinde, konsinye ürün olarak sergileyip oradaki karşılıklarını ve rekabet edebilme kabiliyetlerini test etmek istiyoruz. Alacağımız sonuçlar olduğunu düşünüyorum çünkü belli araştırmalar yaptık. Aslında ilk etapta Cibuti yani Etiyopya pazarıyla alakalı Cibuti'yi bir röper noktası olarak belirlemiştik. Ama orada bir kısım Cibuti'den Etiyopya'ya oradan Sudan'a geçiş noktasında bazı ticari anlaşmalara takıldığımızı fark edince daha çok Tanzanya tarafına şu anda odaklanmamız var. Senegal ve Gana onun peşinden gelecek. O da Batı Afrika ayağı olarak. Oralarda bu denemelere başlıyoruz. Aynı şeyi Türk Cumhuriyetlerinde düşünüyoruz.

Suudi Arabistan pazarının da ıskalanmaması gerektiğini düşündüğünü ifade eden Özdemir, Şunu görüyorum bizim müteahhitlik ve yapı malzemeleri sektörümüz aslında o pazarı neredeyse kaybetmiş durumda. Çok daha aktif olabileceğimiz bir bölge. Ama tabii geçmişte yaşadığımız bazı siyasi krizler oldu. Özellikle 2017, 2018, 2019 dönemlerinde. O dönemde kaybedilen bir güven vardı ama o güvenin tekrardan en son Mekke Anlaşmasıyla tesis edildiğini görüyoruz. diye konuştu.

Avrupa'nın da kaybettiği bir güç var

Özdemir, Suudi Arabistan'a özellikle müteahhitlik ve yapı malzemeleri alanında kesinlikle odaklanılması gerektiğini vurgulayarak, aralık ayında Suudi Arabistan Konut Bakanlığı ve Yatırım Bakanlığı ev sahipliğinde orada bir program yapıp, anlamlı sayıda MÜSİAD üyesi iş insanını Suudi Arabistan'a götürmek istediklerini söyledi.

Bu dönemde siyasi olarak ilişkilerin güçlü olduğu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin itibar gördüğü ve birbirine karşı güven telkin edebilen ülkelerle yapılacak ticarete daha fazla dikkat kesilmesi gerektiğini düşündüğünü ifade eden Özdemir, Tabii ki Avrupa pazarı bizim için en büyük pazar. Bunu tartışmaya gerek yok ama Avrupa'nın da kaybettiği bir güç var. Gerçi son dönem PMI verileri daha olumlu gelmeye başladı Avrupa'dan ama bu geçici midir kalıcı mıdır, onu göreceğiz. dedi.

Özdemir, jeopolitik etkenlerin sadece Türkiye için değil, tüm dünya için geçerli olduğuna işaret ederek, İngiltere'de faiz artırımına gidildiğini ve dünyada bu krizin tüm etkilerinin son derece canlı bir şekilde hissedildiğini anlattı.

Dünyada bu krizin tüm etkilerinin son derece yakından hissedildiğini dile getiren Özdemir, Hürmüz, Ukrayna ve benzeri muhtemel dünyayı karışıklığa sevk edici jeopolitik problemlerin hepsinin aslında Türkiye'nin çeper noktasında olduğunu belirtti.

Özdemir, Eski dünya düzeni yıkıldı ama yeni dünya düzeni tam olarak tesis edilemedi ve bunun belirsizliğini aslında dünya yaşıyor. Bugün mesela Dünya Ticaret Örgütü'nü kaç ülke dinliyor, gerçekten Dünya Ticaret Örgütü'nün kriterlerine ya da yönetmeliklerine uyarak kaç ülke kaldı ticaret yapan? Bu bir soru işareti, bakılsa çok az. Dünyanın genel anlamda o regülatif düzenini kaybettiği ve herkesin işine geleni yapmayı tercih ettiği bir dönemden geçiyoruz ama bizim için tüm bu süreçler risk barındırdığı kadarıyla fırsat da barındırıyor diye düşünüyorum ben. ifadelerini kullandı.

Özdemir, ABD'nin Orta Doğu coğrafyası ile ilgili ne olursa olsun bir kaos olsun beklentisinin hep var olduğunu dile getirerek, savaşın kısa süreceğini zannetmediğini ve bir şekliyle dünyanın da bundan etkilenmeye başladığını söyledi.

Türkiye'nin yanı başındaki Rusya-Ukrayna Savaşı'na işaret eden Özdemir, o savaşın ilk üç ayında Türkiye'nin enerji açığının 19 milyar dolar olduğunu dile getirdi.

Özdemir, Hürmüz Boğazındaki gerilimin tamamıyla enerji krizinin olduğu bir savaş olduğunu kaydederek, Bu kadar enerjiye odaklı bir problem olmasına rağmen Hürmüz Boğazı'nda yaşanan problemin başlangıcından itibaren 3 aylık bir süre aldığınızda vermiş olduğunuz enerji açığı 14 milyar dolar. Yani Ukrayna Savaşı'nın başladığı ilk 3 ayda 19 milyar dolarlık bir enerji açığı verirken, burada 14 milyar dolarlık yani aşağı yukarı 5 milyar dolar daha düşük maliyetle aşabilmişiz. diye konuştu.

Dünyanın bu durumu uzun süre taşıyamacağını vurgulayan Özdemir, Brend petrolün 107 dolar olduğu bir gündeyiz, yani bugün ve bunun belki çok dramatik rakamlara da çıkabileceği söyleniyor, 150 dolarlara kadar tırmanacağını konuşanlar var. Dün söylenseydi bu, 'hadi canım oradan' derdi herkes ama bugün hiç kimse çok ekstrem örneklere bile 'yok canım olmaz' demiyor. Öyle bir dünyadan geçiyoruz. şeklinde konuştu.

Özdemir, konuşmasına şöyle devam etti:

Bazı yerlerde, bazı eleştiriler görüyoruz çok anlamlı bulmuyorum ama yeri geldiği için söyleyeyim, 'Savaşla mücadele eden Ukrayna'da bile enflasyon bizden daha düşük, işte İran'da şu gibi' aynı denklemlerden bahsetmiyoruz. Yani bizim cari açığımızla onların cari açığı, bizim enerji açığımızla onların enerji ihtiyacı, bizim endüstri ve sanayi kapasitemizle onların endüstri ve sanayi kapasitesi aynı şeyler değil. Dolayısıyla 'Falanca ülkeden bile daha yüksek enflasyonumuz var' derken o falanca ülkenin ne olduğu, nüfusunun ne olduğu, potansiyelinin ne olduğu, ne ürettiği, ne yaptığına bakmak lazım. Ülkemiz öyle bir ülke ki, öyle bir lokasyonda ki tüm bu savaşlardan tüm dış etkenlerin tamamından bire bir etkilenen bir ülke. Dolayısıyla ben tamamını düşündüğümüzde çok da itidalli ve doğru yönetildiğini düşünüyorum birçok alanda. Tabii ki eksiklikler var. Biz de eleştiriyoruz. Ama bunu da böyle görmek gerektiğini not etmek istiyorum.

(Sürecek)

AA Finans Masası MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir